DrTus.

com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

1

MĐKROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
1. Bir haftadır Türkiye’de olduğunu ifade eden 36 yaşındaki Đngiliz vatandaşı bir kadın iki gündür devam eden periumbilikal karın ağrısı; sulu, çok miktarda defekasyon yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Yapılan muayenesinde vital bulgularının normal sınırlarda olduğu saptanan hastanın yapılan dışkı mikroskopisinde fekal lökosit ve eritrosit görülmüyor, yalnızca sindirilmemiş gıda artıkları saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Salmonella enteritidis Vibrio cholerae Enteroaderen Escherichia coli (EAEC) Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC) Shigella flexneri

Salmonella enteritidis, mayonez gibi infekte çiğ yumurtadan hazırlanan besinler yenince insanlara bulaşır. Yüksek ateş, üşüme, bulantı, kusma, baş ve karın ağrısı ve kanlı-cerahatli ishal görülür. Vibrio cholerae’nin neden olduğu gastroenteritlerde; karın ağrısı ve tenezm olmaksızın pirinç suyu gibi ishal; durdurulamayan, bulantısız ve öğürtüsüz kusma ile sıvı ve elektrolit kaybına ait belirti ve bulgular görülür. Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC); plazmid kontrolünde iki tür ekzotoksin yapısında enterotoksin üretir. Barsak epitel hücrelerinde adenilat siklaz aktivasyonu ile cAMP artışına yol açar. Sonuçta, aşırı su ve elektrolit salınımı gerçekleşir. ETEC, turist ishallerinin en sık etkenidir (>%50). Enteroagregatif (Enteroaderent) Escherichia coli (EAEC); ETEC gibi ST salgılayarak sulu ishal gelişimine neden olur. Turist ishallerinin diğer bir etkenidir. Shigella flexneri; yüksek ateş, toksik tablo, kanlı, mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolite neden olur. Cevap: D 2. Son iki gündür karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk hasta acil servise göz aklarında sararma, yüzde ve bacaklarında şişme yakınması ile getiriliyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde hemoglobin 5.5 g/dL, hematoktit %17, trombosit 32.000/mm3, bilirubin direkt 3.2 mg/dL, bilirubin indirekt 5.4 mg/dL, üre 116 mg/dL, kreatinin 4 mg/dL olarak saptanıyor. Hasta yakınından alınan anamnezde hastanın beş gün önce okul kantininden aldığı hamburgeri yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đdiyopatik trombositopenik purpura B. Hemolitik üremik sendrom C. Akut viral hepatit D. Poststreptokoksik glomerulonefrit E. G6PD eksikliğine bağlı hemoliz Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC); Escherichia coli O157:H7 kökenidir. Shiga ekzotoksinine benzer (Shigalike) toksini (verotoksin) vardır. Bu nedenle bu kökenlere Verotoksijenik Escherichia coli adı da verilmiştir. Ekzotoksin faj kontrolünde yapılır. Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınları bildirilmiştir. Bu olguların %10’unda, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve glomerüler kapillerlerde mikrotrombüsler sonucu ortaya çıkan böbrek yetmezliği ile özel bir tablonun (hemolitik üremik sendrom) gelişimine neden olmaktadır. Bu tablodan, kana karışan verotoksin sorumludur. Bakteriyel bir invazyon ise söz konusu değildir. Cevap: B

1

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

2

3.

Daha öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 43 yaşındaki obez bir kadın hasta; karın ağrısı, bulantı, kusma, üşüme ve titreme yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ateş 38.8oC olarak ölçülüyor ve karın sağ üst kadranda derin palpasyon ile hassasiyet saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz, transaminaz yüksekliği, alkalen fosfataz (ALP) ve gama glutamil transferaz (GGT) yüksekliği saptanıyor. Yapılan ultrasonografik incelemede safra kesesi duvarının ödemli olduğu dikkati çekiyor. Sözü edilen klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterococcus faecalis B. Klebsiella pneumoniae C. Escherichia coli D. Enterococcus faecium E. Salmonella typhi

Tanımlanan klinik tablo akut kolesistittir. Escherichia coli, akut kolesistitlere yol açan en sık etkendir. Bunu Klebsiella pneumoniae ve enterokoklar izler. Salmonella typhi ise RES hastalığına neden olur. Cevap: C 4. Yirmiiki yaşında bir kadın; kasıklarında ağrı, idrar yaparken yanma hissi ve sık idrara çıkma yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada bol lökosit ve bakteri görülüyor, tam kan sayımında lökosit sayısı normal sınırlarda, eritrosit sedimentasyon hızı ise saatte 12 mm olarak saptanıyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, verilebilecek en uygun ampirik tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Üç gün süre ile oral kinolon Bir hafta süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile oral amoksisilin Üç gün süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile parenteral kinolon.

Genç kadınlarda gelişen akut nonkomplike sistit tedavisinde; ampirik, üç günlük oral ko-trimoksazol tedavisi en uygun seçenektir. Daha uzun tedavi rejimleri; gebelerde, vajinal diyafram kullananlarda, yaşlılarda ve diyabetiklerde önerilir. Gebelerde ko-trimoksazol başarısızlıklarında kinolonlar kullanılamaz. Oral sefalosporinler ya da amoksisilin tercih edilir. Direnç gelişimini önlemek veya minimize etmek için nonkomplike olgularda florokinolonların kullanılması önerilmez. Sadece rekürrent sistitlerde, tedavi başarısızlıklarında ve diğer ilaçlara toleranssız ya da allerjik olgularda uygulanabilir. Nitrofurantoin ve β-laktamlı ilaçlar, vajinadaki Escherichia coli’lerin eliminasyonunda yetersiz kaldıkları için, uygun seçenekler değildir. Cevap: D 5. Yetmişiki yaşındaki bir erkek hasta acil servise; ateş, üşüme, titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22.000/mm3 (%85 nötrofil), eritrosit sedimentasyon hızı 64 mm/saat olarak saptanıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada 20-25 lökosit ve bol bakteri görülüyor. Bu hastada klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Akut nonkomplike sistit Akut komplike piyelonefrit Akut nonkomplike piyelonefrit Asemptomatik bakteriüri Perinefritik apse

Akut nonkomplike sistit: Genç kadınlarda görülür. Dizüri ve pollakiürinin yanı sıra sık sık acil idrar yapma gereksinimi, buna rağmen az miktarda, bulanık, %30 olguda kanlı idrar yapma, %10 sıklıkla suprapubik ağrı ve duyarlılığın artması gibi yakınmalar vardır. Ateş yükselmez, lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği bulunmaz.

2

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
Đnfeksiyon genellikle üretra ve mesanede sınırlıdır.

3

Akut nonkomplike piyelonefrit: Genç kadınlarda gelişir; gram negatif sepsis ile sistit benzeri semptomlar ve hafif lomber ağrı arasında değişen şiddette olabilir. Etken, çoğunlukla (>%80) üropatojen Escherichia coli’dir. Piyelonefrit gelişen olgularda ateş yükselir, zaman zaman şiddetlenen lomber ağrı, baş, karın ve bel ağrıları, muayenede kostovertebral açının künt perküsyonunda ağrı bulunur. Alt üriner infeksiyonların tersine piyelonefritte lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği de görülür. Komplike üriner infeksiyonlar: Genç erkeklerde, <50 yaşta gonore ve klamidyal infeksiyonlar gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar hariç üriner infeksiyonlar oldukça nadirdir. Gelişirse, genelde anatomik patolojilere sekonderdir. Altmış beş yaşın üzerindeki erkeklerde ise prostat hipertrofisi gibi üriner infeksiyon gelişimini kolaylaştıran patolojilerin varlığında geliştiği için, aksi kanıtlanmadıkça komplike üriner infeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir. Bu hastalarda, kadınların aksine genellikle alt üriner infeksiyonlara kısa zamanda piyelonefrit de eşlik eder. Üriner kateter kullanımı, üriner sistem taşı, obstrüktif üropati, vezikoüreteral reflü varlığı ve sisteme yapılan endoskopik girişimler sonucunda gelişen üriner infeksiyonlar da komplike olarak değerlendirilmelidir. Cevap: B 6. Alkolizm öyküsü olan 53 yaşındaki bir erkek hasta son bir aydır karnında şişkinlik, nefes darlığı; son iki gündür ise karın ağrısı, ateş, üşüme titreme yakınmaları ile acil servise başvuruluyor. Yapılan muayenesinde ateş 390C olarak saptanıyor, karında distansiyon ve periumbilikal yüzeysel venlerde belirginleşme dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Sekonder bakteriyel peritonit Akut böbrek yetmezliği Spontan bakteriyel peritonit Akut pankreatit Toksik megakolon

Spontan bakteriyel peritonit (SBP): Assit sıvısında mm3’de 250 ve üstünde nötrofil bulunması ve yapılan kültür çalışmalarında tek bir bakterinin soyutlanması durumunda söz konusudur. Kronik karaciğer hastalığı nedenli siroz olgularında ve assit ile seyreden diğer hastalıklarda gelişen en sık infeksiyon tablosudur. Olgularda ateş ve batında hassasiyet, musküler defans, rebound sıklıkla saptanır. Sirotik hastalarda hepatik ensefalopati, böbrek fonksiyonlarında gerileme, sarılık, lökositoz varlığında SBP öncelikle düşünülmelidir. Cevap: C 7. Yukarıdaki soruda tanımlanan klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Escherichia coli Bacteroides fragilis Streptococcus pneumoniae Staphylococcus aureus Koagülaz negatif stafilokoklar

Escherichia coli, hastane içi ya da dışında edinilmiş üriner sistem infeksiyonlarının en sık nedenidir. Hastane dışında edinilmiş üriner infeksiyonların >%80’inden, hastanede gelişen üriner infeksiyonların ise %40-50’sinden sorumludur. Üriner kateter takılması önemli bir risk faktörüdür. Cevap: A 8. Son iki gündür devam eden kanlı ve mukuslu ishal, ateş, karın ağrısı yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk, kasılma ve bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 6.700/mm3, periferik yaymasında %90 nötrofil (%30 bant formu) görülüyor. Yapılan dışkı kültüründe laktoz negatif, hareketsiz basil izole ediliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Campylobacter jejuni B. Enterohemorajik Escherichia coli

3

eritrosit sedimantasyon hızı 105 mm/saat olduğu görülüyor. kusma. bu tabloda bakteriyemi hedefsizdir. Yapılan ilk tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Salmonella typhimurium da bakteriyemiye neden olabilir. karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuruyor. piyelonefrit. çekilen grafide ise sağ tibia diyafizinde periosteal kalınlaşma saptanıyor. artrit. Virgül. Salmonella typhi B. TH: 1/400. başta Salmonella enteritidis olmak üzere tüm Salmonella türlerince oluşturulan infeksiyonların seyrinde de gelişebilir. Neisseria gonorrhoeae E. anti-O ve anti-H antikorlarının aglütinasyon testi ile araştırılması prensibine dayanır: 4 . IgM yapısındadır. Đmmünite sorunu bulunmayan bireylerde. AIDS’liler ve küçük çocuklarda.200/mm3 (%75 nötrofil). rastlantısal olarak organ ve dokulara otururlar: Menenjit (infantlarda).DrTus. eritrosit sedimantasyon hızı 45 mm/saat olarak saptanıyor. Anti-H antikoru ise 10-12. C. Hasta Salmonella paratyphi B infeksiyonu geçirmektedir. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 14. Shigella sonnei: En sık şigelloz etenidir. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Cevap: D 9. Salmonella enteritidis 4 Campylobacter jejuni: Jejunum. B. Ancak. Orak hücreli anemisi olan 12 yaşında bir çocukta sağ bacak pretibial bölgede kızarıklık. Grup aglütinasyon testinin özgüllük ve duyarlılığı kan kültüründen daha azdır. pnömoni ve endokardit görülebilir. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. mukozada apse ve ülserler gelişir. PBH: 1/800. Shigella dysenteriae E. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. Shigella dysenteriae (Shiga basili): Tipik şigellozun yanı sıra küçük çocuklarda konvülsiyonlara neden olur. IgG yapısındadır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kontamine besinin yenmesinden kısa süre sonra basiller kana karışır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. ağrı yakınmaları geliyor. bulantı. kolanjit. Kandaki bakteriler. dil paslı görünümde saptanıyor. ödem. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Aort anevrizmalarına yerleşir ve endarterite yol açar. Dalak apseleri. Salmonella choleraesuis Salmonella bakteriyemisi. Laktoz negatif ve hareketli bir bakteridir. nabız 88/dakika. Enterohemorajik Escherichia coli: Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınlarına neden olur. baş ağrısı. Shigella sonnei D. aortite neden olan en sık infektif nedendir. toksik tablo. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. PBO: 1/400. Hasta Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmektedir. apandisit ile karıştırılabilir. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. yılankavi hareketli bakterilerdir. üşüme. Hastanın muayenesinde ateş 39oC. PAH: 1/ 800. Bu nedenle. Sonucun yorumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. Serumda. E. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. Hastaya eskiden TAB aşısı uygulanmış olabilir. Haemophilus influenzae D. gün içinde yükselip düşen ateş. orak hücreli anemili olgularda daha sık olmak üzere osteomiyelit gibi lokal yerleşimler gelişir. Uygun tedavisi başlanan olguda ikinci hafta sonunda yapılan Gruber-Widal (Grup Aglütinasyon) testinde şu titreler elde elde ediliyor. Cevap: E 10. yüksek ateş. D. Staphylococcus epidermidis C. Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. sepsis ve lokal yerleşim: En sık izole edilen etken Salmonella choleraesuis’dir. 1. günlerde pozitifleşir. Kırksekiz yaşında bir erkek hasta son bir haftadır devam eden.000/mm3 (%86 nötrofil). PAO: 1/100. sert vücutlu. Enterik ateşte gelişen RES hedefli bakteriyeminin aksine. hafta sonundan itibaren anti-O antikoru (O aglütinasyonu) pozitifleşir. Laktoz negatif ve hareketlidir. TO: 1/200. Hasta eskiden Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmiş olabilir. kanlı. özellikle geriatrik hastalar. ileum ve kolona invaze olur. yüksek ateş. Gruber-Widal testi (grup aglütinasyonu).

Cevap: C 11. PBH: 1/400 ise tanı. hem de Salmonella paratyphi kökenlerine) ait anti-O antikoru titresi yüksekliği var ise sorumlu etken. Altı hafta süre ile 6 g/gün amoksisilin kullanımı 21 gün süre ile 3 g/gün kloramfenikol kullanımı Yedi gün süre ile 4 g/gün seftriakson kullanımı Yedi gün süre ile 1 g/gün siprofloksasin kullanımı Taşıyıcılık durumunda tedavi gerekli değildir Salmonellozda iki tür taşıyıcılık söz konusudur.DrTus. nekahat taşıyıcılığı). ilkinden iki hafta sonra bakıldığında. hastane infeksiyonlarından sorumlu ünlü etkenlerdir. Diğer gram negatif bakteri nedenli pnömonilere göre mortalitesi oldukça yüksektir (%60-80). anlamlı düzeyde titre artışı olmuşsa ve eş zamanlı olarak anti-O antikoru titresinde de artış belirlenmişse. Ancak. Ancak. ağır seyirli bir lober pnömoni tablosudur. anti-O titresi en yüksek olandır. Bir grup aglütinasyonu sonucunda birden çok türe (örneğin. TO: 1/400. D. PAH: 1/400. yara ve katetere bağlı üriner infeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastane infeksiyonlarına neden olur. yapılan muayene ve rutin tetkiklerinde ise herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. yanıltıcı sonuçları nedeniyle. E. Bu tablonun görüldüğü hastalarda çoğunlukla patolojinin gelişmesini kolaylaştıran. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. 5 . Yemek fabrikasında çalışan bir kadın işçinin rutin portör muayenesi sırasında yapılan dışkı kültüründe Salmonella typhi izole ediliyor. kaviteleşmeye ve apseleşmeye eğilimli. Hemen hemen her olguda haftalarca süren basil saçılımı beklenen gelişimdir (geçici. E. özellikle de ventilatör tedavisi altındaki hastalarda akut alt solunum yolu infeksiyonlarına (Friedlander pnömonisi) neden olur. Örneğin. Kanlı. nontifoid infeksiyon geçirenlerin ise <%1’inde bir yılı aşkın süreyle dışkı veya nadiren de idrar ile basil saçılımı sürebilir (kronik taşıyıcılık). D. nekrotizan. kaviter pnömonilere yol açması beklenmez. Hastaya uygulanan bronkoalveolar lavaj işleminde elde edilen kanlı materyalin gram boyamasında iri gram negatif basiller görülüyor. Güncel tıpta. PBO: 1/200. TH: 1/400. hem Salmonella typhi. dilüsyon yöntemine göre değişmek üzere.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Her iki antikor için de pozitiflik. Yalancı pozitif ya da çapraz reaksiyonlar gösterebilir. aşılılarda veya uzun yıllar önce hastalığı geçirenlerde pozitif bulunabilir. C. ileri yaş ve diyabet gibi başka risk faktörleri de bulunur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Tek başına pozitifliğinin tanısal değeri yoktur. B. Tifoid ateş geçirenlerin %1-5. Hemorajik. >1/100-1/160’dır. Alınan anamnezde yaklaşık iki yıl önce tifo tanısı ile hastanede yatarak tedavi gördüğü öğreniliyor. kiremit renkli balgam tipiktir. Bunlar içinde Escherichia coli ve Proteus mirabilis öncelikle üriner infeksiyonlara. Bunlar içinde ventilatör nedenli pnömonilere neden olma olasılığı en fazla olanı Acinetobacter baumannii’dir. Klebsiella pneumoniae ise şu tablolardan sorumludur: • Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ). anlamlıdır. Bir üçüncü basamak sağlık kurumunun yoğun bakım servisinde kafa travması nedeni ile üç haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan hastada son 48 saattir devam eden ateş yüksekliği nedeni ile çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda konsolidasyon ve kaviteleşme ile birlikte sağ plevral efüzyon görülüyor. Cevap: A 12. Serratia marcescens başta pnömoni. Altı hafta süre ile yüksek doz (erişkinde 6 g/gün) amoksisilin ve ampisilin verilir. 5 Anti-H antikoru. Salmonella paratyphi A infeksiyonudur. Escherichia coli Serratia marcescens Proteus mirabilis Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Seçeneklerdeki tüm bakteriler. B. altta yatan ağır primer bir hastalık. Safra taşı bulunan tıbbi tedaviye dirençli olgularda kolesistektomi uygulanır. eski şöhretini yitirmiştir. PAO: 1/800.

Bazılarında ise karbapenemler kullanılmak zorunda kalınabilir. C. E. Bu olgulardaki taşların radyolojik görünümü tipiktir. erkek geyik boynuzu şeklindedir. Cevap: A 14. E. diyabetiklerde. vasküler veya üriner kateter kullanımına bağlı olarak gelişen infeksiyonlarda da ön sıralarda yer alır. Aynı hasta yaklaşık üç hafta sonra sol el bileğinde şişlik. • Klebsiella pneumoniae. D. Kronik taş irritasyonuna yol açması nedeni ile neoplastik tablolar ile ilişkilendirilmiştir. Bazı kökenlerinde genişlemiş spektrumlu β laktamaz (ESBL) sentezleme özelliği vardır. C. D. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmalarıyla başvuruyor. infeksiyon (sitruvid) taşları gelişir. sefalosporinler dahil pek çok β laktamlı (BL) antimikrobiyal kullanılamaz. Hastanın anamnezi dikkate alındığında akla gelebilecek en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Bunlardan bazıları BL+BL inhibitörlerine ve kinolonlara duyarlıdır. Bir hastanede ne kadar çok sefalosporin kullanılıyor ise ESBL gelişme şanssızlığı o kadar fazladır. E. KOAH’lılarda. C. ESBL (Genişlemiş Spektrumlu β Laktamaz) üreten suşların yaygın olduğu bilinen bir üniversite hastanesinin Üroloji servisinde yatmakta olan ve üriner kateteri olan 60 yaşındaki bir erkek hastada gelişen ateşin etiyolojisini araştırmak için alınan idrar kültüründe iri mukoid koloniler oluşturan. Cevap: E 13.DrTus. Alkalen idrarda magnezyum. üroepitelyum depresse olur. Karın ağrısı. ağrı. Sefalosporinler Üçüncü kuşak kinolonlar β laktam + β laktamaz inhibitörü Karbapenemler Dördüncü kuşak kinolonlar Klebsiella pneumoniae’nin hastane kökenleri çoklu antimikrobiyal direncine sahiptir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 6 • Özellikle alkoliklerde. laktoz pozitif. fagositoz ve kompleman etkinlikleri azalır. amonyum. D. iki yaşın altıdaki çocuklarda ve immün yetmezliği olanlarda üst solunum yolu içeriğinin aspire edilmesi ile hastane dışında da şiddetli lober pnömoni tablolarına yol açabilir. Bu kökenlerce meydana getirilen infeksiyonların sağaltımında. Hemen hemen tüm kökenleri ampisilin ve amoksisiline dirençlidir. YBÜ koşullarında. Yapılan ultrasonografik incelemede de görünümün üriner sistem taşına ait olduğu doğrulanıyor. Sırt ağrısı ve hematüri yakınmaları olan 35 yaşındaki kadın hastanın çekilen direkt üriner sistem grafilerinde sol böbrek kaliksleri ve pelvisini dolduran opasite görülüyor. B. kızarıklık. Cevap: C 15. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Akut eklem romatizması Juvenil romatoid artrit Reaktif artrit Sistemik lupus eritematozus Reiter sendromu 6 . Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Proteus mirabilis Klebsiella pneumoniae Mycoplasma genitalium Proteus cinsi bakteriler üreaz enzimleri ile üreyi CO2 ve NH3’e parçalarlar. ateş ve kanlı ishal yakınması ile başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastada yapılan mikrobiyolojik incelemeler sonucunda Yersinia enterocolitica nedenli kolit saptanıyor ve tedavi ediliyor. hareketsiz. Bu hastada aşağıdaki hangi grup antibiyotiğin ampirik olarak kullanımının tedavide yararsız olacağı düşünülmelidir? A. B. fosfat gibi mineraller presipite olur. B. böylece pH 9’lara kadar yükselir. gram negatif basiller saptanıyor.

eritem ve büller saptanıyor. E. C. terminal ileit 2. Dışkıda lökosit veya eritrosit görülmez. Hematokrit artışı Đdrar dansitesinde artma Üre düzeyinde artma Hipoglisemi Metabolik alkaloz • • • • • Kolera gravis tablosundaki laboratuvar bulguları • Rutin Testler: Lökosit ve eritrosit sayısı fazla bulunur. sol el bileğinde şişlik. Dışkının karanlık alan mikroskopisinde çok hareketli bakteriler vardır. Konjunktivit + üretrit + artrit (Reiter sendromu). gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmaları mevcuttur. Büyük ve orta eklemleri tutar. yukarıda sayılan klinik tablolardan herhangi birinin başlangıcından birkaç hafta sonra gelişir. Sunulan hastada. Đdrar dansitesi artar. kış aylarında fazla olmak üzere. HLA-B27 antijeni ve bakteri antijenlerinin benzerliği ana nedendir. Kolera gravis tablosu ile gelen 42 yaşındaki bir kadın hastada yapılan rutin biyokimyasal incelemelerde aşağıdaki bulgulardan hangisi beklenmez? A. Bu özellikler seçenekler içinde en çok Reiter sendromu ile örtüşmektedir. Yirmidört yaşında bir erkek hasta beş gün önce denize girerken ayağını istiridye kestiğini ifade ediyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 7 Yersinia enterocolitica. bakteriyemi. hematokrit yükselir (hemokonsantrasyon). miyokardit. Ayağındaki yaranın iyileşmemesi ve ağrısının artması nedeni ile başvuran hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde ödem. Kendisine karşı gelişen antikorlara bağlı immün kompleks hastalıkları: Başta gastroenterit olmak üzere. Vibrio parahaemolyticus B. Vital bulguları normal sınırlarda saptanın hastanın yarasından alınan örnekten yapılan Gram boyamada kıvrık gram negatif basiller görülüyor. • Mikrobiyolojik Tetkikler: Dışkıdaki bakterinin soyutlanma ve tanımlanmasına yöneliktir: Dışkı pirinç suyu ya da su gibidir. uzun kuluçka süreli besin zehirlenmesi etkenidir. perikardit. Hipoglisemi.DrTus. Dışkının basit ve spesifik kültürleri yapılır. Cevap: E 17. Vibrio vulnificus C. kızarıklık. Neden olduğu klinik tablolar: 1. Cholerae polivalan O1 antiserumu ile dışkıda aglütinasyon gelişir. Metabolik asidoz ile uyumlu kan gazı bulguları elde edilir. Cevap: E 16. B. ağrı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Eritema nodozum Temporal arterit Diğerleri: Tenosinovit. D. mezenter lenfadenit. Bakterinin kendisine bağlı olarak gelişen tablolar: Enterokolit. Campylobacter fetus 7 . konjunktivit + üveit + irit. glomerülonefrit. yüksek üre ve kreatinin düzeyleri belirlenir. Reaktif artrit: En sık görülen tablodur. Henöch Schönlein Purpurası.

C. B. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. bir besin zehirlenmesine yol açar. Jejunum. Campylobacter fetus: Sıklıkla gastrointestinal sistemden kan dolaşımına invaze olarak özellikle yaşlılarda. Yapılan dışkı mikroskopisinde lökosit ve eritrosit görülmüyor. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. Campylobacter jejuni E. Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. oksidaz pozitif bakterilerdir. Vibrio vulnificus Vibrio parahaemolyticus Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Vibrio cholerae Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce akşam yemeğinde karides salatası yediği öğreniliyor. meningoensefalit. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. nabzının ise filiform olduğu dikkat çekiyor. endokardit. Sonra büller. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden. alkoliklerde. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Hastanın yapılan muayenesinde konfüze olduğu. kıvrık. bazen dizanteriform olabilen ishal. Kompanse alkolik siroz nedeni ile takip edilmekte olan 56 yaşındaki erkek bir hasta acil servise ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile getiriliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. bulantı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Vibrio cholerae Vibrio parahaemolyticus Vibrio vulnificus Plesiomonas shigelloides 8 . B. çok hızlı hareket eden bakterilerin varlığı dikkati çekiyor. immünitesi bozuk. Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır ve kolitlere neden olur. veziküller ve nekroz gelişir. ateş. Lezyonlar ağrılıdır. ileum ve kolona invaze olur. kronik karaciğer. Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Đyi pişmemiş deniz ürünleri (kabukluları) ile bulaşır. C. Cevap: B 18. mukozada apse ve ülserler gelişir. Proteus mirabilis 8 Vibrio parahaemolyticus: Uzak Doğu’da en sık besin zehirlenmesi nedenidir. ateşinin 390C. çiğ olarak yenmesi ile bulaşır. Hasta yakınlarından alınan anamnezde iki gün önce kabuklu deniz ürünleri içeren bir yemek yediği öğreniliyor. ileum ve kolona invaze olur. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Vibrio vulnificus: Gram negatif. sert vücutlu. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. diyabetik veya altta yatan kronik bir hastalığı olan bireylerde sepsis. ateşsiz. beyin apsesi ve kolesistite neden olur. D. Genelde kendini sınırlayan. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden yenmesi ile bulaşır. Kolonu tutarak invazif tarzda. mukozada apse ve ülserler gelişir. baş ağrısı ile özel. Nadiren (≈ %1) bakteriyemi gelişebilir. arteriyel tansiyonunun 75/40 mmHg. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Cevap: A 19. D. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar.DrTus. kusma. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. E. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. Karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuran 28 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal olarak saptanıyor. Jejunum.

lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. Kolonu tutarak invazif tarzda.DrTus. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. Kanlı ishal ve yüksek ateş nedeni ile getirilen dört yaşındaki bir kız çocuğunun ailesinden alınan anamnezde çocuğun daha önceden buna benzer bir hastalık geçirmediği ancak. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. toksik tablo. ateşsiz. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Otuzdokuz yaşındaki bir erkek hasta açlık durumunda ortaya çıkan ve yemekle kaybolan epigastrik ağrı. kronik karaciğer. kusma. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Escherichia coli: Farklı özellikli ekzotoksinleri ile sulu (ETEC. apandisit ile karıştırılabilir. B. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. mukozada apse ve ülserler gelişir. baş ağrısı ile özel. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. midede yanma hissi ve hazımsızlık yakınmaları ile başvuruyor. Salmonella enteritidis Shigella flexneri Escherichia coli Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. Cevap: E 21. Virgül. Oksidaz. EAEC). Hareketli. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. bulantı. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. D. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. laktoz ve glukoz pozitif. gram negatif. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. bazen dizanteriform olabilen ishal. Shigella sonnei Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. kusma. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Bu nedenle. kanlı. Genelde kendini sınırlayan. sert vücutlu. Dışkıda antijen arama 9 . Endoskopik inceleme yapılmasını kabul etmeyen hastada çekilen baryumlu özofagus mide duodenum grafisinde duodenal ülserle uyumlu görünüm saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. glukoz pozitif ve hareketli bir bakteridir. Genelde kendini sınırlayan. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. yüksek ateş. yılankavi hareketli bakterilerdir. laktoz ve glukoz negatif. glukoz pozitif ve hareketsiz bir bakteridir. kanlı (EHEC) ishallere ya da intestinal villus dejenerasyonu sonucunda ozmotik ishallere (EPEC) neden olur. alkoliklerde. Yapılan dışkı kültüründe izole edilen bakterinin özellikleri şöyledir. hareketli. hareketli bir bakteridir. laktoz ve gram negatif. bir besin zehirlenmesine yol açar. gram ve laktoz negatif. gram ve laktoz negatif. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. bulantı. üşüme. Shigella flexneri: Yüksek ateş. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. gram negatif. Oksidaz ve gram negatif. Cevap: D 20. 9 Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. girişimsel olmayan tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. ateşsiz. Shigella sonnei: Yüksek ateş. hareketli bir bakteridir. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. son bir yıldır hipogammaglobülinemi tanısı ile izlendiği öğreniliyor. laktoz ve glukoz negatif. oksidaz pozitif. C. Oksidaz. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. kanlı. Campylobacter jejuni: Jejunum. ileum ve kolona invaze olur. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. Oksidaz ve glukoz pozitif. E. Hastadan alınan kanlı ve mukuslu görünümdeki dışkı örneğinin mikroskopik incelemesinde bol lökosit ve eritrosit görülüyor. oksidaz pozitif bulunuyor. ateş. Söz konusu olguda Helicobacter pylori eradikasyon tedavisine karar verebilmek için kullanılabilecek en duyarlı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. toksik tablo.

hatta haftalarca süren simetrik. cerahatli dışkılama nedeniyle pediatri kliniğinde 24 saat süreyle müşahede altında tutulduğu öğreniliyor. Dışkıda antijen arama: Özellikle tedavinin izleminde yüksek özgüllükte kullanılabilen bir yöntemdir. En büyük dezavantajı. Standart immünglobülin tedavisi C. Periferik sinirlerde ve spinal köklerde demiyelinasyon hakimdir. D. Campylobacter gastroenteriti. Özgüllüğü %86-95. mikoplazmozlar ve bakteriyel kolitlerden sonra gelişir. C. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. Serumda spesifik antikor arama Üre solunum testi CLO (Campylobacter Like Organism) testi Kültür 10 Helicobacter pylori tanı yöntemleri • Girişimsel olmayan teknikler: Üre-solunum testi: Çabuk sonuç alınan. yüksek ateş ve günde 8-10 kez bazen kanlı. Plazmaferez B. saptanabilir en sık infeksiyöz nedenidir. Guillain-Barré sendromu (GBS): Campylobacter jejuni. assendan motor ve/veya duyusal paraliziler hakimdir. Caroli triadı D. Kloramfenikol tedavisi haftalarca sonra gelişen B. Yukarıda sözü edilen hastanın tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygun seçenektir? A. Özgüllüğü %89-100. duyarlılığı ise %90-100’dür. Özgüllüğü %95-99. mukuslu. duyarlılığı %95-99’dur. duyarlılığı %89-98’dir. Cevap: D 23. • Girişimsel teknikler: Histopatolojik değerlendirme: Oldukça özgül (%95-99) ve duyarlı (%93-99) bir tanı sağlar. Kültür: Özgüllüğü en yüksek (%100) tanı yöntemidir. Yapılan nörolojik muayenede her iki alt ekstremitede adale tonus kaybı ve hiporefleksi saptanıyor. çok güvenilir bir tanı yöntemidir. Tifo: Genelde kabızlıkla seyreder. Üç gündür bacaklarında güçsüzlük ve yürüme güçsüzlüğü yakınması ile pediatrik nöroloji polikliniğine getirilen 11 yaşındaki bir erkek çocuğun bir hafta önce karın ağrısı. tablodan sorumlu mekanizmanın moleküler benzerlik olduğu düşünülmektedir. günler. Özgüllüğü %95-98.DrTus. Total kas paralizisine kadar gidebilir. Bannwarth sendromu: Lyme hastalığında. Helicobacter pylori antikorları: Kanda spesifik IgG ve IgA aranması ve kantitasyonu.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. enterit tarzında ishal görülebilirse de kanlı. Şiddetli kraniyal gece nöraljileri ile seyreder. Reiter sendromu C. sayılanlar içinde duyarlılığı en düşük (%77-92) tanı yöntemi olmasıdır. Guillain-Barré sendromu 10 . Klamidyal infeksiyonlar. Caroli triadı: Đkterik hepatit B olgularında görülebilen Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ülüsüdür. cerahatli dışkılama beklenmez. eritema migrans tablosundan meningoradikülonörit tablosudur. Bakterinin lipooligosakkarid tabakasında insan sinir hücrelerindeki gangliosidlere oldukça benzer epitoplar bulunduğu için. Antiviral tedavi E. Kortikoterapi D. Tifo E. duyarlılığı %88-100’dür. Bazı olgularda sulu. tarama ve tedaviye yanıtın kontrolü amacı ile kullanılır. Cevap: C 22. E. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Tabloya. Üreaz testi: Biyopsi örneğinde üreaz testi yapılarak bir saat gibi kısa bir süre içinde (en hızlı) tanı konur. Bannwarth sendromu Reiter sendromu: Konjunktivit+üretrit+artrit üçlüsüdür. mukuslu.

Hastaya timpanosentez yapılmış ve elde edilen materyalin gram boyamasında gram negatif boyanan kokobasiller görülüyor. Yüksek ısı ile. • X faktörü: Hemoglobinin yapısında bulunan. yüzde bası hissi ile ağrı ve burun tıkanıklılığı yakınmaları ile başvuruyor. E. 11 . Bu faktörleri ortama kazandırmak için eritrositler soğumakta olan temel besiyerine yüksek ısıda eklenir. Üremeleri için besiyerinde X ve V faktörlerine gereksinirler. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak saptanıyor. üreme ortamında X ve V faktörler sağlanamadığı için taze koyun kanlı agarda üretilemez. %5 koyun kanlı agar Çikolatamsı agar EMB agar Mc Conkey agar Endo agar Olguda akut sinüzit tanımlanıyor. B. fakültatif anaerop kokobasillerdir. balık sürüsü şeklinde. Yüksek ateş ve kulak ağrısı yakınmaları nedeni ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan otoskopik muayenesinde kulak zarı eritemli ve bombeleşmiş olarak görülüyor. Böylece hemolize edilmiş olurlar (çikolatamsı agar). Streptococcus pneumoniae Haemophilus influenzae Moraxella catarrhalis Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Soruda tanımlanan tablo akut otitis media’dır. gram negatif kokobasiller görülüyor. Cevap: B 26. Bu nedenle. Hastanın yapılan muayenesinde yaklaşık 1 cm çapında. • V faktörü: Isıya dayanıksız olan NAD ve NADP’dir. • Moraxella catarrhalis: Gram negatif. ısıya dayanıklı 4 pirol halkasıdır. Şüpheli cinsel temas öyküsü bulunan hastadan. Bakterinin hemolizini bulunmadığı için eritrositleri hemolize edemez. adi besiyerlerinde üretilemez. • Haemophilus influenzae: Gram negatif. Bu tablonun en sık üç etkeninin mikrobiyolojik özellikleri şunlardır: • Streptococcus pneumoniae: Gram pozitif. katalaz pozitif. yaranın yaklaşık bir hafta önce ağrılı bir sivilce şeklinde başladığı öğreniliyor. Bu durumda kanlı agara. Bu nedenle çikolatamsı agarda iyi ürer. şebnem tanesi gibi koloniler oluşturur. katalaz ve oksidaz negatif diplokoklar. %20-30 gibi önemli bir miktarı da motor sekellerle yaşamını sürdürür. gram negatif. etkin bir tedavisi bilinmemekle birlikte intravenöz immünglobülin (IVIG) tedavisi ve plazmaferez yararlı bulunmuştur. sinüs ponksiyonu ile elde edilen materyalin Gram yöntemi ile boyanması sonucunda. Ülser tabanından ve fistülden alınan materyalin Gram yöntemi ile boyanmasında. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 11 Guillain-Barré sendromunda olguların %70-80’i 1 ay-1 yıl içinde sekelsizce iyileşirken. Çikolatamsı agar bulunmayan laboratuvarlarda bakterinin üretiminde kanlı agar kullanılabilir. katalaz ve oksidaz pozitif diplokoklardır. Cevap: B 25. Bu hastada klinik tablodan sorumlu etkeni kesin olarak izole etmek için aşağıdaki hangi besiyerine ekim yapılmalıdır? A. En sık üç etkeninden birisi olan Haemophilus influenzae. Otuzaltı yaşındaki bir kadın hasta ateş. Ancak kanlı agar. eritrositlerin hemolize edilmesini sağlamak için Staphylococcus aureus ekilir (süt anne fenomeni). Çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksiller sinüste hava-sıvı seviyesi saptanan hastadan.DrTus. Kesin. Dolayısıyla X ve V faktör tüm besiyeri ortamına dağılmış halde değildir. Mortalitesi %5’in altındadır. kratere benzeyen ülser ve sol inguinal bölgede 3x2 cm ebatlarında yumuşak. B. E. Otuzdört yaşındaki bir erkek hasta skrotumunda şiddetli ağrıya neden olan yara ve kasıklarında ağrılı şişlik yakınmaları ile başvuruyor. D. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. koyun kanında bulunan ve V faktör için inhibitör özellikteki bazı maddeler (yağ asiti. nadir elementler) de elimine edilmiş olur. hazırlanma tekniği gereği eritrositleri sağlam olarak içermektedir. çok ağrılı ve fistülize olmuş LAP saptanıyor. rinoskopik muayenede sağ nazal antrumda pürülan akıntı görülüyor. D. küçük kokobasiller görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. nabız 120/dakika. Cevap: E 24.

Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. dalgalı ateş şeklindedir. aerop. en sık etkenidir. Salmonella typhi B. Bartonella henselae D. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. B. oksidaz pozitif. Treponema pallidum C. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. halsizlik. CRP 24 mg/dL. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Calymmatobacterium granulomatis E. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Afipia felis C. Francisella tularensis: Tularemi (akut süpüratif lenfadenit) etkenidir. fakültatif intrasellüler bir basildir. ısırılma yerinde şişlik.) vardır. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. ALT 78 U/L olarak tespit ediliyor. iştahsızlık ve kilo kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Sabaha doğru bol terleme ile düşer. Francisella tularensis E. Üç gün önce bir sokak köpeği tarafından sağ ön kolundan ısırılan 20 yaşındaki bir erkek hasta.200/mm3 (%70 mononükleer). non-fermentatif. Đlk lezyon daha çok burundadır. At. Pasteurella multocida 12 . Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. baş ve kas ağrısı vb.DrTus. Shigella sonnei Bruselloz: Brucella türlerince oluşturulan bir hastalıktır. Burkholderia mallei: Bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. Herpes simplex tip 2 B. irinli ruam düğmecikleri oluşur. Gram negatif. Belirtiler öğleden sonra başlar. Vibrio vulnificus D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Pasteurella multocida E. hepatosplenomegali ile birlikte sol sakroilyak eklem germe (FABER) testinin pozitif olduğu görülüyor. eritrosit sedimantasyon hızı 80 mm/saat. Üşüme ve titreme ile ateş yükselir. AST 47 U/L. Brucella melitensis C. Köyde yaşayan 35 yaşındaki bir kadın hasta yaklaşık iki haftadır devam eden. Apse içeriğinden alınan materyalin gram boyamasında bol lökosit ile birlikte gram negatif kokobasiller görülüyor. Cevap: D 28. En sık tutulan eklem.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sonra ateş artar. genişleyen Yüzeyel Kenarları girinti-çıkıntılı Ülser Sayısı Tek Bir/birkaç Çok Tek Birden çok Ülserde Ağrı Ağrısız Çok ağrılı Ağrısız Ağrısız Ağrılı Ağrısız Ağrılı Genelde yok Ağrılı Ağrılı LAP Cevap: B 27. sağ ön kolda apse oluşumu ve sağ epitroklear LAP varlığı bulunuyor. Gezici eklem-kas ağrıları sıktır. akşama doğru yükselip sabaha karşı bol terleme ile düşen ateş. Başlangıçta genel infeksiyon belirtileri (halsizlik.20C. Chlamydia trachomatis 12 GENĐTAL ÜLSERLERĐN AYIRICI TANISI Hastalık Sifiliz Şankroid Donovanyoz LGV* Genital herpes Ülser Özelliği Sert kenarlı Krater tarzında Kırmızı. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. sellülit. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Haemophilus ducreyi D. Akut olgularda sıklıkla artrit gözlenir. burun mukozası şişer. lenfadenit ve apselere yol açabilir. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. infekte tavşanla temas sonucu gelişir. Köpek ısırması ile değil. Burkholderia mallei Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. sakroilyak eklemdir. Köpek. katır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 1. iştahsızlık. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. püstüller gelişir. gramla boyanamayan bir bakteridir.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 13 Çoğunlukla çift taraflıdır. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi E. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. • Artrit gibi bir fokal osteoartiküler tutulum var ise. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. Çiftçilik yapan 52 yaşındaki bir erkek hasta yaklaşık on gündür devam eden. kuşak sefalosporin uygulanır. Mevcut antibiyotik tedavisinin 10 haftaya tamamlanması B. tercihen streptomisin içeren. Lenfomonositoz belirgindir. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi ve kapak replasmanı D. sürekli sistolik üfürüm saptanıyor. Cevap: A 29. • Kronik olgularda klasik tedavi + immünmodülatörler (levamizol gibi) veya 4-6 hafta klasik tedaviye ek olarak 6 ay oksitetrasiklin verilebilir. • Gebelerde rifampisin 6 hafta ve ek olarak ko-trimoksazol (4-6 hafta) verilir. • Gelişen nükslerde başlıca neden. ateşinin yeniden yükselmesi. 3/6 şiddetinde. Bu hastada uygulanması gereken en doğru tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. renal tutulumda piyüri. bol terleme ile düşen ateş. Bruselloz tedavisinde kullanılan antimikrobiyallere direnç söz konusu değildir. Sedimantasyon orta derecede yüksek bulunur. Beş yaşındaki bir kız çocuğu genellikle kusma ile sonuçlanan şiddetli öksürük atakları. aynı süre ile kullanılabilir. tedavi yetersizlikleridir. Altı hafta süre ile doksisiklin+ko-trimoksazol+streptomisin kombinasyonu Bruselloz. sternum sağ kenarında ikinci interkostal aralıkta daha belirgin. nabız 116/dakika olarak ölçülmüş. hepatosplenomegali belirleniyor. göz aklarında kanlanma yakınmaları ile getiriliyor. halsizlik. doksisiklin ve rifampisin 6 hafta kullanılır. uzun süreli klasik tedavi ve gereğinde antiinflamatuvarlar kullanılır. Cevap: B 30. Hastanın yapılan muayenesinde daha önceki başvurusunda saptanmayan olan. Cevap: C 31. Erişkinlerde doksisiklin + rifampisin veya streptomisin kombinasyonu kullanılır. • Nörobrusellozda başlangıçta rifampisin + 3. Son bir haftadır bruselloz tanısı ile doksisiklin+rifampisin kombinasyonu ile tedavi edilmekte olan hasta. Brucella Tüp Aglütinasyonu 1/320 titrede pozitif olarak belirleniyor. Altı hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu C. Sonra doksisiklin + rifampisin kombinasyonu klinik tablo ve en önemlisi BOS düzelinceye kadar sürdürülür. merdiven ve yokuş çıkma zorlukları vardır. Artrit gibi fokal infeksiyon var ise tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır.50C. nefes darlığı ve bacaklarında şişme yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Bu nedenle nükslerde ilk uygulanan kombinasyon. CRP 35 mg/dL. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Eklem tutulumu var ise rifampisin yerine streptomisin tercih edilmelidir. Genelde lökopeni. iştahsızlık ve şiddetli bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Medikal tedavinin kesilerek hemen kapak replasmanı yapılması Özel durumlarda uygulanan bruselluz protokolleri: • Yedi yaştan küçükler rifampisin + ko-trimoksazol ile sağaltılır. Örneğin. kombine antimikrobiyal kullanımının gerekli olduğu bir hastalıktır. Yürüme. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin kombinasyonu D. Boğmaca ön tanısı ile takip edilmeye başlanan hastada aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgulardan hangisi bu tanıyı desteklemez? 13 . Febril proteinüri. 10 hafta doksisiklin + iki hafta streptomisin kombinasyonu E. normokrom normositer anemi vardır.DrTus. Đki hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu B. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3400/mm3 (%75 mononükleer). Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin verilmesi C. • Endokarditte tetrasiklin + streptomisin + ko-trimoksazol 6 hafta ve kapak replasmanı yapılır. silendirüri görülebilir.

lenfadenit ve apselere yol açabilir. Köpek. Dolaşımda hapis kalan çok sayıdaki T lenfosit. HACEK grubu B. Cevap: C 32. tifo benzeri (septik). koltuk altında ağrılı şişlik ve yüksek ateş yakınmaları ile başvuruyor. lenfositik lökositoza neden olur. kentöz öksürük dönemi bunu izler. Cevap: B 33. Alt solunum yoluna biriken mukoid balgam çıkarılamaz. Eritrosit sedimantasyon hızı normaldir. fluktuasyon veren LAP saptanıyor. %75-80 ülsero-glandüler hastalık tablosudur. Kan kültürleri alınan hastanın yapılan ekokardiyografik incelemesinde triküspit kapakta vejetasyonlar saptanıyor. pertussijen etkisi ile iki hafta süreli nezle ve düşük dereceli ateş ile başlar. Nötrofilik lökositoz D. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. glandüler (%10-25) ve her biri <%5 sıklıkla görülebilen orofarinjeal. çevresi eritemli. Acinetobacter baumannii C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. okülo-glandüler formlar ve inhalasyon bulaşı sonucunda veya diğer formlara sekonder olarak gelişebilen pnömonidir. genelde ellere bulaştığı için aksiller LAP gelişimi ve fistülleşme görülür. Yersinia pestis Francisella tularensis Afipia felis Bartonella henselae Pasteurella multocida Yersinia pestis: Veba etkenidir. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Kafa içi basıncı artışı nedeni ile beyin parankimi içine küçük kanamalar ve buna bağlı olarak da konvülsiyonlar görülür. en sık etkenidir. Francisella tularensis: Tularemi hastalığının etkenidir. T lenfosit yüzey reseptörlerini kapatarak bunların lenfoid dokuya tutunmalarını önler. Akut süpüratif bir lenfadenittir. sellülit. En sık karşılaşılan klinik formu. apse formasyonu. ağrılı. Nedeni bilinmeyen ateş etiyolojisini araştırmak için yatırılan bir hastanın alınan anamnezinde üç yıldan beri damar içi uyuşturucu kullandığı öğreniliyor. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. Ülseroglandüler şekilde. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Öksürük sonunda balgam çoğu zaman kusma ile çıkarılır. Pertussijen. hayvanların yünleri ile temas ettiğini ifade eden hastanın yapılan muayenesinde sağ el dorsalinde. Fare pirelerinin ısırması sonucunda gelişen yüksek ateş ve süpüratif lenfadenit tablosudur. herhangi bir hayvan tarafından ısırılmadığını ancak. Normal sınırlarda bulunan eritrosit sedimantasyon hızı 14 Boğmaca.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Đki hafta ile iki ay arasında sürebilen. Klebsiella pneumoniae 14 . Hayvancılık yapan 49 yaşındaki bir erkek hasta sağ elinde yara. Subfebril ateş varlığı B. Dil frenulumunda ülsere yara C. Konvülsif ataklar E. E. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. 3x4 cm ebatlarında. bol lökosit ile birlikte küçük gram negatif kokobasiller görülmesine rağmen koyun kanlı agar ve EMB agarda üreme olmuyor. Afipia felis: Bir proteobakteridir. C. Tulareminin kuluçka süresi 2-10 gündür. ülsere yara ve sağ aksiller bölgede. Alınan anamnezde. Diğerleri. Trakeal sitotoksin etkisi ile siliyer aktivite bozulur. Lenf nodundan alınan materyalin Gram yöntemiyle yapılan boyamasında.DrTus. B. Bu olguda kan kültürü sonuçları alınıncaya kadar aşağıdaki hangi gram negatif etkeni de içine alacak şekilde ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalıdır? A. yüksek ateş (en sık semptom). D. Stenotrophomonas maltophilia D. Aynı nedenlerle konjunktival kanamalar ve epistaksis de gözlenebilir. Aşırı öğürme nedeniyle dil frenulumunda gelişen ülserler tipiktir.

glukozu fermente etmeyen. oksidaz pozitif. bu olgulardan sorumlu en sık patojendir. baş ağrısı ve kusma yakınmaları ortaya çıkıyor. 15 . Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22. Đkinci sırada.000/mm3 (%80 nötrofil). B. Duyarlılık testi sonuçlarının beklenemeyeceği durumlarda. göğüs ağrısı. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. Piperasilin + tobramisin Pseudomonas aeruginosa.400/mm3 lökosit saptanmıştır. bu olgularda gelişen Pseudomonas aeruginosa infeksiyonunun sıklığını açıklamaktadır. mezlosilin. sol kalp tutulumuna göre daha subakut seyreder. Aztreonom E. Pseudomonas aeruginosa 15 Pseudomonas aeruginosa. Bu kolaylaştırıcı faktörlere ek olarak yapılan havuz pansumanları. Kistik fibrozis tanısı ile izlenmekte olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk. infeksiyon riskini daha da artırmaktadır. hareketli basillerdir. Escherichia coli Listeria monocytogenes Neisseria meningitidis Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa B. Yapılan üriner veya vasküler kateter uygulamalarında lokal defans mekanizmaları bozulacağından. piperasilin) VEYA Seftazidim ve seftriakson gibi anti-psödomonal 3. bu girişimlerin sıklıkla yapıldığı hastalar önemli risk gruplarını oluşturur. gentamisin veya amikasin gibi bir aminoglikozid VE. solunum sayısı 26/dakika. Pseudomonas endokarditlerinde en sık tutulan kapak triküspid kapaktır. dudaklar ve parmak uçları siyanotik görünümde saptanıyor ve her iki akciğerde yaygın ronküsler ve kaba inspiratuvar raller işitiliyor. gram negatif bir basildir. Pseudomonas aeruginosa. E. hareketli basiller ürüyor. Akciğer embolileri sıktır. polar flajellası ile hareketli. iki yaşından büyük kistik fibrozlu hastalarda. Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç tutulursa. Staphylococcus aureus yer alır. BOS’tan yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde gram negatif basiller görülüyor. ateş. Cevap: E 34. tobramisin. oksidaz pozitif. Seftriakson + klaritromisin D. kültürde ise gram negatif. gram negatif. birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. Herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan 40 yaşındaki bir erkek hasta spinal anestezi altında sol indirekt inguinal herni nedeni ile opere ediliyor. Yanık yaralarının zaten ıslak ve nemli olması. zorunlu aerop. Bu hastada kullanılabilecek en uygun ampirik antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Staphylococcus aureus. Fizik muayenede ense sertliği. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. D. glukozu fermente etmeyen. kronik dönemdeki akciğer infeksiyonu ataklarının başta gelen (%60) etkenidir. laktoz negatif. Bir anti-pseudomonal penisilin (karbenisilin. yanık ve yara infeksiyonlarına yol açar. %75 nötrofil olmak üzere 2. nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile getiriliyor. öksürük. Operasyondan üç gün sonra hastada ateş. Hastane ortamında yapılan invazif girişimlere bağlı olarak üriner. laktoz negatif. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Lomber ponksiyon ya da beyin cerrahisi operasyonlarından sonra meydana gelen akut bakteriyel menenjitlerde ilk planda düşünülmesi gereken etkendir. Sıklıkla bakteriyemi ve sepsis tabloları da mevcut patolojiye eşlik eder. CRP 96 mg/dL olarak saptanıyor ve çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın infiltrasyon ve atelektazik alanlar görülüyor. kuşak sefalosporin VEYA Karbapenemler kombine edilir. Đntravenöz ilaç bağımlılarında görülen sağ kalp (triküspid) endokarditlerinin en sık ikinci etkenidir.DrTus. Sefuroksim + klaritromisin C. nabız 140/dakika. Telitromisin Pseudomonas aeruginosa. Bakteriyel endokarditlerin sadece %510’unda etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir. C. Cevap: D 35.

Nazal taşıyıcı olan sağlık çalışanları Ameliyatta kullanılan cerrahi setler Hastanenin havalandırma sistemi Kontamine dezenfektan solüsyonlar Hastanın nazal florası Pseudomonas aeruginosa. Pseudomonas aeruginosa B. çürümüş bitki ve çiçeklerde. Neonatal oftalmi. Klebsiella pneumoniae için tek fark hareketsiz olmasıdır. başka bakterilerde bulunmadığından ayırt edicidir. C. Kültür sonucunda üreyen bakteri Stenotrophomonas maltophilia olarak bildiriliyor. hareketsiz bakteriler izole ediliyor. Neisseria meningitidis ise gram negatif. blefarit. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Escherichia coli Acinetobacter baumannii Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa. sadece oksidatif mekanizmalarla glukozu kullanır. D. beyaz küre sayısı: 22. bulanık görme ve bol miktarda cerahatli akıntı yakınmaları ile başvuruyor. Listeria monocytogenes gram pozitif bir kokobasildir. zorunlu aerop. E.sırada). Kontakt lens kullanımı sonucunda gelişen bakteriyel keratitlerin ana nedenini oluşturur. yanık infeksiyonu ve yara bölgelerini. Klebsiella pneumoniae C. Karbonhidratları fermente etmez. Escherichia coli 16 . hareketli basillerdir. konjunktivit ve orbital sellülite de neden olabilir. piyosiyanin pigmenti ile turkuaz-mavi renge. Bakteriyel keratitlerin en sık etkenidir. 5. piyoverdin (floresan veren madde) ile ultraviyole ışığı altında sarı-yeşil renge. nötrofili. Cevap: D 38. 5. C. gram negatif bir basildir. Hastane infeksiyonu etkenidir (%10. üretildikleri besiyerlerini. glukozu fermente etmeyen. Atmış yaşındaki bir kadın hastaya bir üçüncü basamak sağlık kuruluşunun Genel Cerrahi servisinde taşlı kolesistit nedeni ile açık kolesistektomi uygulanıyor. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. non-enzimatik bir proteindir. Hekzaklorofen gibi bazı dezenfektan ve antiseptiklerde yaşayabilir. B. Ekimlerin yapıldığı Mueller-Hinton agarda ürediğinde besiyeri rengini açık yeşil renge boyayan bu etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Cevap: E 36. oksidaz negatif. Cevap: A 37. E. laktoz pozitif. glukozu fermente eden. D.Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. Toprakta. yanma. gram negatif. oksidaz ve katalaz pozitif diplokoktur. oksidaz negatif. minimum beslenme gereksinimi olan bir bakteridir. Hergün yara pansumanı yapıldığı halde ameliyat sonrası beşinci günde cerrahi yarada açılma. hareketli. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif. gram negatif. musluk suyunda.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 16 Escherichia coli. Bazı Pseudomonas türleri. ventilatör gününde ateş yükseliyor. Bunlardan piyosiyanin. Yapılan muayenede vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın oftalmolojik muayenesinde keratit tanısı konuyor. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Bu hastada en olası bulaşma kaynağı aşağıdakilerden hangisidir? A. Miyopi nedeni ile kontakt lens kullanan 23 yaşındaki bir kadın hasta sağ gözünde kızarıklık. B.DrTus. eritem ve pürülan akıntı saptanmış ve yara kültürü alınıyor. piyorubin ile de kahverengi-kırmızı renge boyar.000/mm3. Pürülan akıntıdan alınan materyalin Gram boyamasında gram negatif basiller görülüyor.

miyelografi) amacı ile yapılan girişimlerden sonra gelişen hastane infeksiyonlarının pek de nadir olmayan etkenlerindendir. Pseudomonas aeruginosa Brucella abortus Yersinia pestis Burkholderia pseudomallei Burkholderia mallei Burkholderia mallei. Streptomisin. Aerop ve non-fermentatif üreme özelliğindedir. bakteriyemi. Kronik form yavaş gidişli bir infeksiyondur. burun mukozası şişer. D. endokardit. sağ ön kolunda şişlikler ve burnunun içinde şişme. E. Alınan anamnezde hayvancılıkla uğraştığı ve at yetiştirdiği. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. toprak ve çürümüş bitkilerde bulunan bir ortam bakterisidir. Hastanede. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. ateş. Cevap: E 40. yaygın apselerle seyreder. E. genel durum bozulur. Sonra ateş artar. Đlk lezyon daha çok burundadır. B. Stenotrophomonas maltophilia 17 Acinetobacter baumannii. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. tetrasiklin kullanılır. Hastane ortamında. sağlıklı bireylerde hastalığa yol açmaz. Ventilatör ve invazif monitörler gibi cansız hastane objelerinde kolonize olabilir. Pnömoni (en sık). Aşağıdakilerden hangisi kistik fibrozlu hastalarda ağır seyirli nekrotizan pnömoni etkenidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli ise fermentasyon yapabilen bakterilerdir. Yapılan muayenesinde ateş 38. irinli ruam düğmecikleri oluşur. katır. sağ ön kolda cilt altında yumuşak kıvamlı kitle lezyonları ve sağ aksiller LAP görülüyor. atlarından birisinin hastalandığı için veteriner hekim tarafından tedavi edilmekte olduğu öğreniliyor. tedavi (ventilatör.DrTus. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. menenjit ve üriner infeksiyonlara yol açabilir.70C olarak ölçülüyor. Non-fermentatif Önemli Bakterilerin Ayrımı Oksidaz Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Hareket + + - + - Cevap: D 39. burun mukozasında eritem. At. Endotoksik bir hastalıktır. B. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia’nın aksine hareketsiz. Acinetobacter baumannii E. Bölgesel LAP vardır (akut ruam). Üç önemli non-fermentatif hastane infeksiyonu etkeninin ayırıcı özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. çevreden 17 . Stenotrophomonas maltophilia Burkholderia pseudomallei Acinetobacter baumannii Burkholderia cepacia Burkholderia mallei Burkholderia cepacia: Su. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. C. bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. ödem ve püstüler lezyonlar. kokobasil şeklinde ve oksidaz negatiftir. periton diyalizi) veya tanı (lomber ponksiyon. püstüller gelişir. kloramfenikol. Genel olarak. C. Tanı kobay testleri ile konur. D. Ellidört yaşındaki bir erkek hasta.

hareketsiz. fırsatçı hastane infeksiyonlarına yol açar. Toprakta. Bir üniversite hastanesinin yoğun bakım bölümünde kafa travması nedeni ile bir haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan bilinci kapalı bir hastada ateş yüksekliği nedeni ile yapılan tetkikler sonucunda ventilatöre bağlı pnömoni geliştiği saptanıyor. Đnfeksiyon spektrumu geniştir. oksidaz pozitif. Acinetobacter baumannii: Gram negatif. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Serratia marcescens D. baş ağrısı ve burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuran 22 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda akut maksiler sinüzit tanısı konuluyor. Kontamine dezenfektanlar aracılığı ile hastane epidemilerine neden olan nadir. non-fermentatif basildir. non-fermentatif basiller izole ediliyor. menenjit. yara ve üriner sistem infeksiyonlarına yol açabilir. Aşağıdaki antibiyotiklerden hangisi bu etkene yönelik tedavide uygun bir seçenek değildir? 18 . kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Tedavi ve korunmada gecikilmiş. minimum enerji gereksinimi ile ıslak bırakılmış hastane zeminlerinde dahi uzun süre yaşamını sürdürebilen ve çoğul antimikrobiyal direnç özelliği ile hastane infeksiyonlarının gelişimine yol açan. Đnsan dış kulak yolu florasında yer alan. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 18 hastalara. hareketli. oksidaz negatif. Stenotrophomonas maltophilia ve Acinetobacter baumannii oksidaz negatif gram negatif basillerdir. Acinetobacter baumannii Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. Stenotrophomonas maltophilia E. hareketli bir bakteridir. Uzun süredir geniş spektrumlu antimikrobiyal sağaltım uygulanan. fırsatçı bir hastane infeksiyonu etkenidir. oksidaz pozitif. Serratia marcescens. Özellikle kistik fibrozlu hastalar için önemli bir tehdittir.DrTus. Cevap: B 42. oksidaz negatif. non-fermentatif basildir. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. altta yatan ciddi hastalığı bulunan veya immünitesi zayıflamış hastalarda önemli. 2-3 epitel hücresi ve bol gram negatif basil görülüyor. gün geçtikçe önemi daha çok kavranmaya başlamış bir etkendir. Alınan balgam kültüründe ise gram negatif. Hastaya yapılan sinüs ponksiyonu ile alınan materyalin kültürü sonucunda ise Moraxella catarrhalis izole ediliyor. B. oksidaz pozitif. non-fermentatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastalarda izole edilen kökenler genellikle çoğul ilaç direnci sergilerler. pnömoni. musluk suyunda. D. Bir haftadan beri devam eden ateş. Pseudomonas aeruginosa B. hastalardan da diğer hastalara kolayca bulaştırılabilen. Cevap: A 43. hareketli. hareketli. progressif bir seyirle nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi tablolarının gelişimine yol açar. hareketli. Klebsiella pneumoniae C. oksidaz negatif. Bakteriyemi. Cevap: D 41. çürümüş bitki ve çiçeklerde. Klebsiella pneumoniae. Transtrakeal aspirasyon yöntemi ile alınan balgam örneğinin Gram boyamasında her sahada 20-25 lökosit. terminal dönemdeki kistik fibrozlu olgularda. Stenotrophomonas maltophilia: Non-fermentatif. gram negatif. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir A. kontrol altında tutulamamış. Birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. C.

D. fusiform. Bu nedenle bu türlerce oluşturulan infeksiyonlar penisilin-G. anemi. Corynebacterium jeikeum E. Cevap: A 45. normal insan oral florasında bulunan. yaralanma veya ısırılmadan sonraki hafta içinde. kızarıklık ve ağrı geliştiğini ifade ederek yeniden başvuruyor. Aynı hasta bir hafta sonra ısırılma yerinde şişlik. gram negatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. C. yavaş bir seyir ile gelişmeye başlar. ampisilin ve amoksisilin ile tedavi edilmemelidir. Yapılan muayenede ısırılma yerinde sellülit geliştiği saptanıyor. E. kok. Bu hastada izole edilme olasılığı en fazla gram negatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. anaerop. Hastaya gerekli girişimler yapıldıktan sonra metronidazol tedavisi verilerek evine gönderiliyor. oksidaz pozitif. çok şekillilik (basil. Acil servise başvuran 35 yaşındaki bir erkek hasta darba uğradığını ve saldırgan tarafından sol ön kolundan ısırıldığını ifade ediyor. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Haemophilus influenzae D. non-fermentatif. Eikenella corrodens C. nötropenik olgularda kateter infeksiyonları. pnömoni ve yara infeksiyonlarına neden olabilir. Doğada. Haemophilus aprophilus Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. hepatosplenomegali. fakültatif anaerop. cilt florasında bulunan gram pozitif difteroid bir basildir. fakültatif anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? A. %90-95 oranında beta laktamaz üreten bir bakteridir. fare oral florasında bulunur. Corynebacterium diphtheriae de gram pozitif difteroid bir basildir. Bu olgudan alınmış olan seri kan kültürlerinde ilk üç gün içerisinde herhangi bir mikroorganizma izole edilemiyor. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Fusobacterium nucleatum D. Akut otit ve sinüzitlerin güncel ampirik tedavisi. non-fermentatif. Đnatçı bir infeksiyon sergiler. nötrofilik lökositoz. Neoplazmı bulunan. B. Yara yeri infeksiyonu. Yapılan tıbbi değerlendirmede. kokobasil) özelliği gösteren bir basildir. fakültatif anaerop küçük bir basildir. Bu hastada bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan. Bunun dışında kalan antimikrobiyallere oldukça duyarlıdırlar. Đnfeksiyon. Streptobacillus moniliformis B. Corynebacterium jeikeum. Cevap: D 44. gram negatif bir basildir. Fusobacterium nucleatum. Streptobacillus moniliformis. Corynebacterium diphtheriae Eikenella corrodens. Atmışyedi yaşındaki erkek bir hastanın iki gün önce ateşi yükseliyor.DrTus. genel durumu bozuluyor. genellikle diğer ağız içi bakteriler ve özellikle streptokoklarla mikst haldedir. insanın normal oral florasında bulunan gram negatif. Pseudomonas aeruginosa C. Bu nedenle duyarlılık testi yapılmaksızın diğer antimikrobiyaller kullanılabilir. amoksisilin+klavülanik asit (ilk tercih) veya sülbaktam+ampisilindir. trombositopeni. Bakteriyel endokarditlerin %5-10’unda ise etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir: Haemophilus aphrophilus veya Haemophilus parainfluenza Actinobacillus actinomycetemcomitans Cardiobacterium hominis 19 . Đnsan ve hayvan ısırıklarının ve yumruklaşma sonucu elde gelişen inatçı ve ciddi ezilme infeksiyonlarının önemli bir etkenidir. Enterococcus faecalis B. oksidaz pozitif. Brucella melitensis E. Sefaklor Sefuroksim Ampisilin + Sülbaktam Amoksisilin + Klavulanik asit Azitromisin 19 Moraxella catarrhalis.

çok ağrılı genital ülserlere neden olur. kolayca kanayan ülserler ortaya çıkar. Haemophilus cinsi bakterilerin hayvanlarda bulunan örneğin Haemophilus parasuis (domuz) ya da Haemophilus felis (kedi) gibi türleri de vardır. Haemophilus influenzae: Gram yöntemi ile zor. oksidaz pozitif. hareketsiz. Bölgesel LAP saptanıyor. Tanımlanan gram negatif. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. daha önce bulunsa dahi canlı kalamazlar. Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. basil ya da özellikle klinik örneklerde kokobasil şeklinde. Afipia felis D. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. Bartonella henselae C. non-fermentatif. ısırılma yerinde kabarcıklar ve koltuk altında ağrılı şişlik gelişmesi nedeni ile getiriliyor. beklenen bir bulaş yolu değildir.000/mm3 (%75 nötrofil). Toprakta. tulum.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Eikenella corrodens Kingella kingae Cevap: E 20 46. E. en sık etkenidir. Pseudomonas aeruginosa B. Cevap: C 47. ağrısız. C. Kapsüllü kökenleri (tip b) küçük çocuklarda (2 ay-6 yaş) menenjit. Kuluçka süresi on günden üç aya kadar değişebilir. Kasığında yara ve skrotumunda şişlik yakınmaları ile başvuran 32 yaşındaki erkek bir hastanın yapılan muayenesinde sağ inguinal bölgeden anüse doğru uzayan ağrısız kolay kanayan ülserler ve iyileşmiş ülserlere ait granülomatöz doku varlığı ile birlikte skrotumda ödem saptanıyor.80C olarak ölçülmüş. B. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. Daha sonra kıvrımlar boyunca anüse doğru genişleyen. eritrosit sedimantasyon hızı 43 mm/saat olarak saptanıyor. gramla boyanamayan bir bakteridir. oksidaz pozitif. Tereyağında 4 ay canlı kalabilirler. oksidaz pozitif. çoğu kökeni kapsüllü olan. genital ülserlere yol açmaz. Neisseriae gonorrhoeae Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Treponema pallidum Neisseriae gonorrhoeae gram negatif diplokoktur ve gonokoksik üretrit etkenidir. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. mavi-menekşe renkte boyanır. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. non-fermentatif. çürümüş bitki ve çiçeklerde. Tekrarlı ülserler iyileştikçe bölgede 20 . cinsel temas ile bulaşan granüloma inguinale (donovanyoz) hastalığının etkenidir. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Brucella melitensis E. fakültatif intrasellüler basil tanımlaması ile örtüşmektedir. Haemophilus ducreyi. Bu hastada bu tabloya neden olabilen gram negatif. bazen pleomorfik görünümlü bakterilerdir. küçük. Katalaz ve oksidaz pozitiftirler. fakültatif intrasellüler basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 14. aerop. akut epiglottid gibi ciddi infeksiyonlara. kapsülsüz kökenleri ise erişkinlerde akut otit ve sinüzitlere neden olan bir bakteridir. Đki aydan fazla (3 ay) bekletilen tuzlu teneke peynirinde. D. Hayvan ısırması. Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. En önemli bulaşma yolu çiğ sütten yapılmış taze peynirdir. Ülserler ve granülomatöz dokudan alınan materyalin Giemsa boyası ile boyanan preparatlarının incelenmesi sonucunda nötrofil ve monositlerin sitoplazmaları içinde bipolar boyanan kokobasiller görülüyor. Hareketsiz. gram negatif boyanan küçük basillerdir. Brucella melitensis: Hayvan etkenidir. Kapsüllü. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ortamdan bulaşarak hastane infeksiyonlarına neden olur. sağ aksiller bölgede 2x3 cm boyutlarında LAP saptanıyor. kaşar peyniri ve yoğurt ile bulaşmazlar. hareketli. Genital bölgede önceleri küçük bir nodül ya da papül şeklinde başlar. Calymmatobacterium granulomatis. aerop. Yaklaşık iki hafta önce evcil bir kedi tarafından sağ elinden ısırılan yedi yaşındaki bir kız çocuğu. musluk suyunda. Haemophilus influenzae hayvan ısırığı ile insana bulaşabilen bir bakteri değildir.DrTus.

Mobiluncus. ortamdaki protein yapıları aminoasite dönüştürür. Ayrıca serbest olarak bulunan gram negatif. Disparoni ve beyaz renkli. genişlemeye eğilimli olmayan ülserlerdir. bu tür infeksiyonlara vajinit değil. Kokulu vajinal akıntı başlıca semptom olabilir. monosit.3 serotipleri ile de küçük ülserli. Chlamydia trachomatis. Bakteriyel vajinoz . Bu bakteriler arasında tipik bir kommensallik söz konusudur. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides ve Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliğine girer. Doksisiklin D. L1. Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. büyük LAP ile ortaya çıkan lenfogranuloma venereum’a neden olur. bir bakteriyel infeksiyonda beklenenden oldukça azdır. Bakteriyel vajinit . laktobasiller azalmıştır. Đnfeksiyon bölgesindeki. gümüşleme tekniği kullanılarak yapılan boyanması halinde. Bu arada ortam pH değişikliği nedeni ile laktobasiller azalır ve asidite daha da bozulur. tek.DrTus. Lenf dolaşımı bozulduğu için lenfödem ve dış genital organ elefantiyazı görülebilir. Cevap: C 48. Sonuç olarak. Vajinal sekresyonda lökosit sayısı. ortamda Gardnerella vaginalis artmış ise. ve Gardnerella vaginalis D.Mobiluncus sp. peptostreptokok. ancak sayıca artmaları halinde yardımlaşarak vajinada yüzeyel bir inflamasyona yol açan Gardnerella vaginalis. Vajinal sürüntüden yapılan boyamalarda. bu bakterilerin vajinal mukozaya invazyon yapmaması ve sadece yüzeyel hücre destrüksiyonuna neden olmalarıdır. Sonuçta. Cevap: E 49. bakteriyel vajinozlar için oldukça değerli bulgulardır. deformitelere yol açan çok sayıda lezyon kalır. Bölgesel LAP yoktur. yapışkan vajinal akıntı yakınması ile Jinekoloji polikliniğine başvuran 32 yaşındaki bir kadından alınan akıntı örneğinin Gram boyası ile yapılan preparatında az sayıda lökosit ile birlikte vajinal epitel hücreleri üzerine yapışmış çok sayıda gram negatif kokobasil görülyor. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Kaşıntı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 21 ağrısız. Ortam daha da alkali hal alır. Tüm vajinal infeksiyonlar içinde en sık karşılaşılan tablodur. histiyosit ve plazmositlerin sitoplazmasında. Olguların en az yarısı asemptomatiktir. D-K serotipleri ile non-gonokoksik üretritlere. B. kıvrık basillerin varlığı saptanıyor. Vajinozlarda ise yoktur.Gardnerella vaginalis E. granülomatöz. Bunun nedeni. anaeroplar ise bunlardan amin oluşturur. Hastalık şankr ile başlar. Bakterilerin iki ucundaki şişliğe benzer bu görünümlere “Donovan cisimcikleri” adı verilir. Bacteroides türleri gibi anaerop bakterilerin ve genital mikoplazmaların yol açtığı ortak tablo için kullanılır. Gardnerella vaginalis. Bunlar. Bakteriyel vajinoz . Bakteriyel vajinit .2. Ko-trimoksazol B. Süt görünümünde. Klindamisin E. preparat incelenirken az sayıda lökosit ve özellikle Mobiluncus türlerinin ve ipucu hücrelerinin (yassı epitel hücresi üzerinde kümeleşmiş gram labil kokobasiller) görülmesi. Lezyondaki bakteriler standart boyama yöntemleri ile değil. vajinit etkenlerinin aksine. ya da nadirdir. ve Gardnerella vaginalis Bakteriyel vajinoz: Normalde vajinal florada yer alan. bu hücrelerin içinde bipolar boyanan (çengelli iğne görünümünü anımsatan) 1-25 adet kokobasil görülür. Yukarıdaki laboratuvar bulgusu dikkate alınırsa hastanın tedavisinde kullanılabilecek en uygun antimikrobiyal aşağıdakilerden hangisidir? A. Hangi etkenle gelişirse gelişsin. gümüşleme ile boyanabilirler ve çok kıvrımlı ipsi görünüm sergilerler. Granülomatöz lezyonlardan alınan materyalin Wright ya da Giemsa boyaları ile. HIV infeksiyonu bulaşı için bir risk faktörü olduğuna inanılmaktadır. Flukonazol C. nötrofil. koyu vajinal akıntı yakınmaları ile başvuran hastadan alınan vajinal akıntı örneğine %10 KOH damlatılınca balık kokusunu andıran bir koku ortaya çıktığı görülüyor. Bakteriyel vajinit . dizüri ve disparoni nadirdir. Aminler bölgedeki pH’ı yükseltir ve Gardnerella vaginalis için rahat bir ortam oluşur. vajinoz adı verilmiştir.Mobiluncus sp. Metronidazol 21 . sert kenarlı. vajinitlerde mutlaka vajinal mukozada ödem ve eritem görülür. ağrısız. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. vakuoller içinde ürerler.Gardnerella vaginalis C.Mobiluncus sp. yenidoğan-infant pnömonilerine ve alt palpebral konjunktivitlere.

lenfadenit ve lenfanjit gelişir. Cevap: D 50. kesin vajinoz tanısı koydurur. Yukarıda tanımlanan tablo ve yol açan etkenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. Ancak bir kolaylaştırıcı bakteri kolonizasyonu söz konusu ise bakteriyel vajinoz gelişimine katkıda bulunur. Gram negatif diplokok şekillidir. Normal vajinal florada bulunan ve gram labil boyanan kokobasillerdir. yapışkan vajinal akıntı özeldir. lokal ve sistemik belirtilerle seyreden epidemik infeksiyonlara (Haverhill hastalığı) neden olabilir. fare ısırığı hastalığının diğer bir etkenidir. Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlara neden olmaz. Pontiac hastalığı – Streptobacillus moniliformis Streptobacillus moniliformis. Cevap: D 22 . Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. Spirillum minor (minus da denir). sol inguinal LAP ve sağ dizde artrit saptanıyor. Clostridium difficile: Đnsan dahil memelilerin barsağında bulunan gram pozitif sporlu basillerdir. Neisseria gonorrhoeae: Gonokoksik üretrit ve servisit etkenidir. Tedavi edilmemiş olgularda karşılaşılabilen en ciddi komplikasyon. Yüksek ateş. virgülsü basiller belirleniyor. sonra şişlikte irinleşme ve ülserasyon ile birlikte bölgesel LAP. Mobiluncus sp. günden sonra başlar. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Neisseria gonorrhoeae B) Gardnerella vaginalis C) Staphylococcus aureus D) Clostridium difficile E) Mobiluncus sp.: Zorunlu anaerop. hareketli bir vajinoz etkenidir. Cevap: E 51. ancak gram labil boyanan. süt gibi vajinal akıntı. On gün önce bir fare tarafından sol ayak baş parmağından ısırıldığını ifade eden 30 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. daha önceden kapak anomalisi bulunan hastalarda gelişen fatal infektif endokardittir. Balık kokusunda. süt gibi. Sodoku hastalığı – Spirillum minus Sodoku hastalığı – Streptobacillus moniliformis Haverhill hastalığı – Spirillum minus Haverhill hastalığı – Streptobacillus moniliformis. Bakteriyel vajinozların tedavisinde antianaerop özellikli ilaçlardan en çok metronidazol tercih edilir.DrTus. Tekrarlı olgularda lokal probiyotik (laktobasil) kullanımı da etkin bulunmuştur. Haverhill hastalığında. 4-5 nötrofilik lökosit ve çoğunlukla epitel hücrelerine yapışmış ve kümeler yapmış halde görülen gram pozitif ve negatif kokobasiller ile gram pozitif küçük. nadir laktobasiller. Gardnerella vaginalis gibi gram pozitif duvar yapılı. yani ısırılmayı izleyen 10. Özellikle sodoku. Gardnerella vaginalis: Bu sorunun çeldiricisidir. fakültatif anaerop. ısırık yerinde kırmızı-kahverengi şişlik. tedavi edilmez ise birçok kereler tekrarlayabilir. Kemiricilerin ağız florası ile kirlenmiş besinlerle de bulaşabilir. akıntı yaymasında her sahada bol yassı epitel hücresi. sağ dizinde şişlik. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. Staphylococcus aureus: Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlarda adı geçmeyen kümeler halinde yaşayan gram pozitif koklardır. diğerlerine ek olarak ekstremite artritleri de görülür. Varlığı. Spiroketler içinde değerlendirilmesi daha doğrudur. Tek ve yüksek dozda veya 5-7 günlük rutin dozda kullanılabilir. kıvrık görünümlü (curved). kızarıklık. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. Đki hastalık tablosunda da sistemik ve lokal belirtiler ısırık yarası iyileştikten sonra. Haverhill = Sodoku + Artrit. B. kas ağrıları. Cinsel ilişki sırasında vajinada yanma hissi ile polikliniğe başvuran 34 yaşındaki bir bayanın muayenesinde.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 22 Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. D. çok şekillilik özelliği gösteren bir basildir. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. Hastanın yapılan muayenesinde sol ayak baş parmağında ülsere yara. E. Sodoku hastalığında yaygın cilt döküntüleri de görülebilir. C. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. Neden olduğu fare ısırığı hastalığına Sodoku hastalığı adı verilmiştir. ağrı ve kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor.

halsizlik. solunum sayısı 18/dakika olarak saptanıyor ve sağ akciğer bazalinde inspiryum sonu ince raller işitiliyor. yaygın. Balgamda PCR ile etkenin saptanması E. mikroskopik hematüri. CRP: 96 mg/dL olarak saptanıyor ve rutin biyokimya tetkiklerinde hiponatremi (120 mEq/L) bulunuyor. B. Başlıca klinik özellikler şunlardır: • Ateş genellikle 400C’a kadar yükselir. Balgam incelemesinde bol nötrofil görülüyor. nabız 120/dakika. kas ağrıları. atipik pnömoni etkenleri arasında yer almakla birlikte. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg. bronşiyolit tablolarının söz konusu olduğu bir atipik pnömoni tablosundan. • Olguların %10’unda böbrek yetmezliği bulguları (proteinüri. hipofosfatemi.500/mm3 (%90 nötrofil). tipik pnömoni tablosuna neden olur. Bununla birlikte. Akciğer biyopsi örneğinde floresan antikor boyama yöntemi ile antijen saptanması D. Đdrarda etkene ait antijen saptanması C. Cevap: A 23 . hastaların balgamının Gram yöntemi ile boyaması durumunda. Gram yöntemiyle boyanmayan bir atipik pnömoni etkenidir. • Olguların yarıdan azında karın ağrısı. miyokardit ve perikardit gibi kalp tutulumları görülebilir. Balgamda bol nötrofilik lökosit ve gram pozitif diplokoklar görülürler. cerahatli balgama neden olmayan bir atipik pnömoni etkenidir. D. E. toplum nedenli pnömonilerin en sık etkenidir. Moraxella catarrhalis gram negatif diplokoktur. göğüs ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile acil servise başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 23 52. tipik pnömoni tablosu da sergileyebilir. Cerahatli balgama neden olmaz. Cevap: E 53. Ekstrapulmoner tutulumun nadir olduğu. KOAH’lılarda akut alevlenmelerin üçüncü sıradaki etkenidir. Balgam örneğinin Gram boyamasında lökositlerle birlikte gram negatif kokobasillerin varlığı B. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında akla getirilmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. anormal kan üre ve kreatinin değerleri vb. 46 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. • Hiponatremi. Chlamydia pneumoniae. Hastanın çekilen PA akciğer grafisinde sağ alt lobda infiltrasyon ve sağ plevral efüzyon saptanıyor. herhangi bir bakterinin gösterilememesi önemli bir tanısal destektir. Özellikle hastanede yatan.DrTus. Anlaşılabileceği gibi. Mart ayı sonunda. baş ağrısı. alveolitle özel. oldukça ağır seyirli bir tipiklober pnömoniye kadar değişebilir. • Çoğunlukla balgam çıkarılmayan (non-prodüktif) kuru öksürük vardır. eritrosit sedimantasyon hızı 76 mm/saat. kusma ve sulu ishal gibi gastrointestinal sistem belirtileri tabloya eklenir. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. altta yatan ciddi bir hastalığı olan hücresel immünite yetmezlikli hastalarda alveolleri de etkileyerek genelde çift taraflı. ciddi bir pnömoni tablosuna yol açar. • Nadir bazı olgularda hepatit. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin yukarıda tanımlanan olguda saptanması beklenmez? A. Mycoplasma pneumoniae de klamidyalar gibi Gram yöntemiyle boyanmayan. Su borularından veya havalandırma sistemlerinden bulaşır. Balgam örneğinin Charcoal Yeast Extract Agar besiyerine ekimi ile etkenin saptanması Lejyoner hastalığının tanında. Alınan anamnezde yaklaşık bir hafta önce iş toplantısı nedeni ile bir turistik otelde konakladığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Klinik yelpaze. Legionella pneumophila lejyoner hastalığının etkenidir. Streptococcus pneumoniae Chlamydia pneumoniae Moraxella catarrhalis Mycoplasma pneumoniae Legionella pneumophila Streptococcus pneumoniae. C. serumda LDH yüksekliği önemli özelliğidir.) elde edilebilir. bulantı. az ya da çok sayıda nötrofil görülür. öksürük.

Hastadan alınan anamnezde iki gün önce bir hayat kadını ile cinsel temasta bulunduğu öğreniliyor. Yirmiiki yaşındaki erkek hasta. kadında ise uterus serviksinden alınan sürüntü Gram ve Metilen Mavisi yöntemi ile boyanır. Yukarıda tanımlanan klinik bulgular dikkate alındığında. Balgam pürülan. Neisseria gonorrhoeae – Fitz-Hugh-Curtis Sendromu D. Metilen Mavisi yöntemi ile boyanan akıntı yaymasında nötrofiller içerisinde ve bir miktar da dışarısında tipik diplokokların. glans ucunda kaşıntı. E. inguinal bölgede patolojik LAP saptanmıyor.DrTus. dizüri.Fitz-Hugh-Curtis Sendromu 24 . Neisseria gonorrhoeae – Akut kolesistit C. B. pas renginde ve çoğu zaman kanlıdır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazları minimal yüksek olarak saptanın hastanın batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer çevresinde sıvı toplanması görülüyor. Streptococcus pneumoniae D. Gram boyama ile herhangi bir mikroorganizma saptanamıyor. nötrofillerin içinde çok sayıda diplokok görülüyor. yani lober pnömoni tablosudur. Gram boyamada ise gram negatif diplokokların görülmesi tipiktir ve kesin tanı koydurur. Chlamydia trachomatis . akıntı ve idrar yaparken yanma hissi yakınmaları ile başvuruyor. Şu bilgiyi unutmayınız. Semptomatik erkeklerde Gram boyamanın duyarlılık ve özgüllüğü >%95’dir. gram negatif basil pnömonilerinde ise gram negatif basiller belirlenir. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Legionella pneumophila E. Trichomonas vaginalis Neisseria gonorrhoeae Chlamydia trachomatis Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Erkeklerde gonokok infeksiyonları: Olguların %95’inde görünür tablolara yol açtığı için erkeklerde infeksiyon daha sık tanımlanabilir. Muayene sırasında glans peniste hiperemi ve sarı-yeşilimsi renkte üretral akıntı varlığı dikkati çekiyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 24 54. Legionella pneumophila. Aynı hasta bir hafta sonra ateş. düşünülmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Balgamın Gram yöntemi ile boyanmasında her bir 100X sahada >25 nötrofil ve sorumlu etkenler görülebilir. Cevap: D 55. standart Gram yöntemi ile boyanmaz. Yapılan muayenede vital bulgular normal sınırlarda saptanıyor. Bu olgudan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ön üretrit ile başlar. Chlamydia psittaci C. Coxiella burnetii B. D. Mycoplasma pneumoniae Balgamda fazla nötrofil görüldüğüne göre tablo alveolit. Üretral akıntının Metilen Mavisi boyamasında. Lober pnömonilerde kanda da belirgin bir nötrofilik lökositoz vardır. Hastanın yapılan muayenesinde palpasyonla karaciğerde ağrı ve oskültasyonda karaciğer üzerinde frotman varlığı dikkati çekiyor. Erkekte üretral akıntı. Standart besiyerlerine yapılan ekimlerde üreme olmuyor. hiperemi ve en önemlisi yeşilimsi-sarı üretral akıntıdır. PA akciğer grafisinde bilateral alt lober tutulum görülüyor. Bu yaklaşımın erken tanı değeri oldukça fazladır. sağ üst kadranda karın ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Başlıca belirtileri. penis başında kızarıklık. Neisseria gonorrhoeae – Pelvik inflamatuvar hastalık B. Oysa olgumuzda Gram yöntemi ile etken görülememiştir. dizüri ve sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı yakınmaları ile başvuruyor ve trikomonas vajiniti tanısı ile ampirik olarak metronidazol tedavisine alınıyor. C. Örneğin pnömokoksik pnömonilerde kapsüllü gram pozitif diplokoklar. Lober pnömoni kliniği veren bir hastanın bronkoalveoler lavaj yapılarak elde edilen solunum sekresyonunda her bir 100x mikroskop alanında ortalama 30 nötrofil görülüyor. Cevap: B 56. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta disparoni.

Đhmal edilirse sıklıkla körlüğe yol açan iki taraflı göz infeksiyonları (ophthalmia neonatarum) gelişir. Gonokoklarla karşılaştırıldığında. eklemlerde şişlik ve hiperemi görülür. B. katalaz ve oksidaz pozitif. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülen. Erkeklerde ise çok nadirdir. ağrı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan 34 yaşındaki bir kadın hasta. D. Tablo. E. Gonokoklar. Yenidoğanların doğumdan sonraki ilk birkaç saat içinde gelişen konjunktivitleri. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. Korunma amacı ile doğumdan hemen sonra göze %1 AgNO3 veya eritromisinli damlalar damlatılır. Çoğu olguda yüksek ateş.DrTus. Neisseria gonorrhoeae klamidyalar gibi. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 380C. olguda disseminasyonun kesin delili olarak kabul edilir. glukozu fermente eden. dirsek eklemlerinde asimetrik septik monoartrit şeklindedir. Haemophilus influenzae ise basil-kokobasil morfolojisindedir. Brucella melitensis Brucella abortus Neisseria meningitidis Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. her iki cinsten. Diğer etkenler de septik artrite neden olabilir. sol dizde eritem. Yenidoğanlarda ilk birkaç (1-2) gün içinde gelişen konjunktivitlerde gonokoklar. Yapılan muayenede göz kapaklarında eritem ve ödem saptanıyor. Metronidazole bağlı toksik hepatit 25 Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. Bakteriyi sinovyal sıvıdan üretmek mümkündür. Bu koruyucu yaklaşımın rutine girmesinden sonra oldukça nadir karşılaşılan bir klinik antitedir. Cevap: D 58. C. Sol diz ekleminin ultrasonografik incelemesinde eklemde efüzyon varlığı görülüyor. katalaz ve oksidaz pozitif. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole edilmiş olduğu bildiriliyor. Staphylococcus aureus Streptococcus agalactiae Neisseria meningitidis Haemophilus influenzae Neisseria gonorrhoeae Yenidoğan gonokok infeksiyonları: Anneden doğum sırasında yenidoğana bakteri bulaşı gerçekleşebilir. el. Hastada sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı görünmesi nedeniyle seçim gonokoklar lehinde olmalıdır. göz kapaklarında şişlik ve cerahatli akıntı yakınmaları ile getiriliyor. Çoğu olguda yüksek ateş. Herhangi bir sağlık personelinin müdahalesi olmadan ev şartlarında doğduğu öğrenilen henüz iki günlük bir yenidoğan. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. meningokokların septik artrite neden olması olasılığı çok düşüktür. çoğunlukla göze damlatılan bu damlalara bağlıdır. C. lenfatik yayılımla perihepatite yol açabilir (Fitz-Hugh-Curtis sendromu). B. sol dizinde şişlik. el bileği. Erkeklerde ise çok nadirdir. 25 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. ödem ve sıcaklık artışı saptanıyor. ilk haftadan (5-12 gün) sonra meydana gelen konjunktivitlerde ise öncelikle klamidyal etkenler düşünülmelidir. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. cinsel aktif (15-50 yaş arası) bireylerde görülen en sık septik artrit etkenidir. Gezici eklem ağrıları. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). D. nabız 100/dakika. Cevap: C 57. Soru cümlesinde bunların ayrımında kullanabileceğimiz çok önemli veriler mevcuttur. Göz kapakları elle açıldığı zaman bol miktarda pürülan materyalin fışkırır tarzda dışarıya boşaldığı görülüyor. glukozu fermente eden. Diğer seçeneklerdeki bakterilerden Brucella türleri kokobasil. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole ediliyor. diz (sık). Artritin görülmesi.

D. gövde ve ekstremitelerde peteşiyal döküntüler dikkati çekiyor. C. renginin boz. D. B. D. E. Hasta yakınlarından alınan anamnezde hastada penisiline karşı tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü saptanıyor. Kloramfenikol Seftriakson Ko-trimoksazol Eritromisin Ampisilin Verilen klinik özellikler olguda menenjit olabileceğini göstermektedir. B. B. penisiline diğer kökenlere göre daha duyarlıdırlar. Bu olguda kullanılabilecek alternatif antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: D 60. • PID’de tablo düzelinceye kadar sefoksitin + doksisiklin. E. Menenjit tedavisi genel olarak ampirik olarak yapılır. Klinik veriler. BOS yayması ve lateks aglütinasyon testi sonucunda (gram negatif diplokok. Daha sonra tedavi. geliştirebilmektedirler. Hastadan alınan BOS örneğinin Gram boyalı preparatlarının incelenmesinde gram negatif diplokoklar görülüyor. Ateş. görünümünün ise bulanık olduğu saptanıyor. hücre sayısı 2400/mm3 (tamamı nötrofil). Ponksiyon sırasında BOS basıncının çok arttığı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: E 26 59.DrTus. • Disseminasyona yol açan kökenler. şeker 22 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). baş ağrısı. amoksisilin-klavülanik asit ya da kinolonlar ile yedi gün daha sürdürülür. sonra tek başına 10-14 gün doksisiklin veya tek doz seftriakson. baş ağrısı. • Komplike olmamış gonore ve epididimitte seftriakson tek doz ve 7 gün doksisiklin kullanılır. C. Seftriakson Doksisiklin Metronidazol Seftriakson + Doksisiklin Ko-trimoksazol PBP değişimi ile de penisilin direnci Gonokoklar. Alınan BOS örneğinin analizi sonucu elde edilen diğer bulgular ise şunlardır: Protein 68 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları nedeni ile getirilen bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. Aşağıdaki etkenlerden hangisi ile oluşturulan menenjitlerde bu olguda tanımlanan BOS bulguları elde edilemez? A. Ateş. sonrasında 10-14 gün doksisiklin uygulanır. Listeria monocytogenes Escherichia coli Mycobacterium tuberculosis Neisseria meningitidis Streptococcus pneumoniae Aşağıdaki tabloya bakınız. Tedavide klamidyal etkenler de hedeflenir. sefuroksim aksetil. bulantı. Cevap: C 61. Beş gün önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 26 yaşındaki bir erkek hastada son üç gündür devam eden üretral akıntı mevcuttur. Semptomlar düzelinceye kadar seftriakson uygulanır. Hastadan alınan üretral akıntı örneğinin Metilen Mavisi ile boyalı preparatı incelendiğinde bol lökosit ve lökosit stoplazmasında bulunan diplokoklar görülüyor. bulantı ve kusma yakınmaları ile başvuran bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor ve lomber ponksiyon yapılıyor. ciltte peteşiyal 26 . C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. meningokokların aksine penisilinaz üretebilirler. E.

C. Meningokoklara karşı temas öncesi korunmada kapsül aşıları kullanılır. renginin boz. Tek doz 1. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. 2 kapsül (600 mg) verilir (222 formülü). Kernig ve Brudzinski bulgularının pozitif saptanması nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor ve şu bulgular elde ediliyor: Basınç normal. Dört gün boyunca 600mg/gün rifampisin vermek. BOS glukozunun 18 mg/dL. Alternatif kemoprofilaksi yaklaşımları ise tek doz oral siprofloksasin veya tek doz seftriakson injeksiyonudur. Cevap: B 63. 27 . BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. C. Yukarıda tanımlanan olgu ile aynı evi paylaşan yetişkin aile bireylerinin korunması için uygulanabilecek en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đki gün boyunca 2x600 mg/gün rifampisin vermek. Ellidokuz yaşındaki bir erkek hasta ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. D. B.DrTus. glukoz 55 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Herpes simpleks virüs Treponema pallidum Lenfositik koriyomenenjit virüsü Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. renksiz. C. B. Ateş. B. baş ağrısı. BOS proteininin 78 mg/dL olduğu görülüyor. hücre 2. Penisilin allerjisi var ise kloramfenikol uygulanır. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. BOS şekeri düşük. proteini yüksektir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 27 döküntüler) olgunun meningokoksik menenjit olduğu anlaşılmış ise ilk seçenek penisilin-G’dir. D. Cevap: A 62. Bu hastada ampirik olarak başlanması gereken en uygun antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A. Temas sonrasında ise erişkinlere rifampisin 2 gün. Sefotaksim + Ampisilin Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim + Vankomisin + Ampisilin INH + Rifampisin Asiklovir Akut Pürülan Menenjitlerin Ampirik Tedavisi YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay 3 ay-50 yaş > 50 yaş ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol Meropenem Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: C 64. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS basıncının arttığı. BOS glukoz düzeyi düşük. görünüm normal. E. E. protein 32 mg/dL (normali 15-45 mg/dL).600/mm3 (%90 nötrofil). E. D. 2 kez. kusma yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ense sertliği. Bir doz A+C aşısı uygulamak.200/mm3 (tamamı mononükleer).2 milyon ünite benzatin penisilin G uygulamak. hücre sayısının 3. Profilaksi gerekli değildir. görünümünün bulanık olduğu.

şeker miktarını 18 mg/dL bulunuyor. ateş. görünümünü bulanık bulunuyor. Beyin omurilik sıvısı basıncını çok artmış. En çok tutulan sinir. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. koma ve nöbetler görülür. Tüberküloz menenjit. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. Yüksek ateş. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pnömokok menenjiti B) Kriptokok menenjiti C) Kandida menenjiti 28 . Neden olduğu klinik tablo tümüyle nörotoksinine bağlıdır. bulantı. kafa tabanında çıplak ve düz bir seyir izleyen N.DrTus. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. renginin ksantokromik olduğu. esasen bir meningoensefalittir. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Hastalığın ilk döneminde baş ağrısı. BOS renksiz ve berraktır. proteini yüksektir. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. ajitasyon. BOS glukoz düzeyi düşük. halsizlik gibi nonspesifik belirtiler varken. şuur bulanıklılığı. rengini boz. baş ağrısı. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. bekletilen BOS’ta örümcek ağı görünümünde fibrin pıhtısı gelişir. glukozu normal düzeydedir. Tüberküloz menenjitte BOS’a nekroz odaklarından bol miktarda protein debris dökülür. Baskın belirtiler kafa çiftlerine aittir. Pıhtıdan yapılan asidorezistan boyamada basil görme şansı daha fazladır. meninks irritasyon belirtileri. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. ikinci dönemde letarji. Buradaki nekroz SAA’ya açılınca inflamasyon burada da başlar. Yapılan testlerde beyin omurilik sıvısı protein miktarı 210 mg/dL. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. Ancak. Beyin omurilik sıvısı yaymasında lökositler içinde gram negatif diplokoklar belirleniyor. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. Clostridium botulinum Treponema pallidum Lenfositik Koriyomenenjit Virüsü Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Clostridium botulinum menenjit gibi invazif infeksiyonlara neden olmaz. hücre sayısının 350/mm3 (tümü mononükleer). B. bulguları ve kafa çifti tutulumları.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 28 Herpes simpleks virüsü menenjiti akut aseptik menenjittir. kusma. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Hastadan alınan BOS örneğinin incelenmesinde basıncın arttığı. içe şaşılık) görülmez. tüberküloz menenjitte olduğu gibi özellikle beyin tabanı tutulum bulguları (ör. Retinada nadiren tüberkülom da görülebilir. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. Cevap: E 65. lenfosit içerir. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. glukozun 12 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Cevap: D 66. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. E. D. BOS şekeri düşük. davranış değişiklikleri. C.abducens’dir. proteinin 118 mg/dL (normali 15-45 mg/dL) olduğu görülüyor. son dönemde ise ciddi nörolojik belirtiler. uykuya eğilimli olma ve çift görme yakınmaları ile başvuruyor. içe şaşılık görülür. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. Triptofan testi pozitiftir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ gözde içe şaşılık olduğu görülüyor. Tutulum daha çok pO2’nin yüksek olduğu beyin tabanındadır. protein düzeyi artmıştır. Primer bakteriyemi sırasında ilk tutulan bölge beyin subkorteksidir. ense sertliği ve cildinde peteşiyal döküntüler bulunan 28 yaşındaki bir mahkuma menenjit ön tanısı ile lomber ponksiyon yapılıyor. Hidrosefali en sık komplikasyondur. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.

Menstrual TSS. diplokok. Bu durumda sorumlu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri tek dayanağımızı oluşturuyor: PnömokokGram pozitif diplokok KriptokokGram pozitif blastokonidya KandidaGram pozitif blastokonidya ve psödohifler Meningokok Gram negatif diplokok Grup B streptokokGram pozitif kok. baş dönmesi. kırmızı raş (güneş yanığı gibi eritematöz döküntü) Başlangıçtan 1-2 hafta sonra özellikle el ve ayak tabanlarında deskuamasyon Aşağıdakilerden üç ya da fazla organ/sistemde anormallik bulunması: Gastrointestinal: Kusma. ağız ve vajinada kırmızı renk artışı Cevap: E 68. Ancak. B. nazal tampon yapılmışlarda. bunun bir pürülan menenjit olduğu anlaşılmaktadır. D. kreatinin 3 mg/dL (normali 0. solunum sayısı 22/dakika olarak saptanıyor. kusma ve tüm vücudunda yaygın kırmızı döküntülerin ortaya çıkması yakınmaları ile tekrar başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ancak.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D) Meningokok menenjiti E) Grup B streptokok menenjiti 29 Olguda verilen BOS bulgularından. Myoma uteri tanısı ile histerektomi uygulanan 46 yaşındaki bir hasta taburcu olduktan bir hafta sonra yüksek ateş. günümüzde bu tipteki tamponlar artık kullanılmadığı için vajinal tampon nedenli olgu sayısı azalmıştır. cilt ve cerrahi alan infeksiyonlarında (post-operatif). Hastanın yapılan muayenesinde ateş 39. influenza gibi çok çeşitli infeksiyonların zemininde her iki cinsiyetten hastalarda da (non-menstrual) gelişebilir. C. ALT: 115 U/L (normali 10-40 U/L). dahil) Yaygın.000/mm3.5-1. ishal Musküler: Şiddetli kas ağrısı Hepatik: Karaciğer fonksiyon bozukluğu Renal: Kanda üre ve kreatinin artışı Hematolojik: Trombositopeni nedenli ekimozlar Merkez sinir sistemi: Dizoryantasyon veya konfüzyon (bilinç sislenmesi) Mukozalar: Lokal kan akımı artışı nedeniyle göz. pürülan akıntı ve eritem varlığı dikkati çekmiş ve yara kültürü alınıyor. trombosit: 94. Epistaksis nedeni ile acil serviste anterior nazal tampon uygulanan 34 yaşındaki bir erkek hasta bir gün sonra ateş. yaygın kas ağrıları.40C. arteriyel tansiyon 80/50mmHg. bayılma ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan muayenesi sırasında insizyon yerinde açılma. pnömoni. zincirler Cevap: D 67. konjuktivaların hiperemik görünümde olduğu ve yaygın eritematöz döküntü bulunduğu belirleniyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit: 14. BUN: 62 mg/dL (normali 15-40 mg/dL). Kültür sonucunda 29 .9 0C) Hipotansiyon (baş dönmesi. süperabsorban (magnezyum bağlayan) vajinal tamponları kullanan kadınlarda görülmüştür. nabız 124/dakika. E. ampiyem. Hastalığın tanımlanmasında beş klinik kriter söz konusudur (CDC): Ateş (≥ 38. tüm seçeneklerin pürülan menenjitlerden oluşturulması. Kızıl Kızamık Meningokoksemi Salmonelloz Stafilokok toksik şok sendromu Stafilokok toksik şok sendromu (TSS) menstrual ya da non-menstrual nedenlere bağlı olabilir. senkop vb. soruyu zorlaştırıyor. osteomiyelit.5 mg/dL) olarak saptanıyor.DrTus. menstrual dönemdeki. Bunun dışında.000/mm3 (%88 nötrofil).

şişlik. Bunun dışında en çok mitral kapak tutulumu gözlenir. Bu risk grubundaki infeksiyonlar.) ve nafsilin gibi bir antistafilokok penisilin tedavisinden oluşturulmalıdır. B.DrTus. uygun ve enerjik sıvı repasmanı. sol dizinde kızarıklık. Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus Escherichia coli Septik artritlerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle olmalıdır: YenidoğanStreptococcus agalactiae 2 ay-6 yaşHaemophilus influenzae 6-18 yaşStaphylococcus aureus 18-50 yaşNeisseria gonorrhoeae 30 . Pseudomonas aeruginosa ikinci sıradadır. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. TSST-1 sentezini %90 baskılar. Cevap: A 70. 30 Toksik şok tanısı ile gözlem altına alınan hastada başlanabilecek en uygun antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Özellikle IV ilaç bağımlılarında gelişimi önemlidir. eritrosit sedimantasyon hızı 95 mm/saat olduğu görülmüş. gram pozitif koklar izole ediliyor. C. ARDS’de ventilatör tedavisi vb. D. Endokardit gelişmiş ise mortalitesi %50’dir. Klindamisin. yapılan ultrasonografik incelemede sol diz ekleminde efüzyon saptanıyor. diğerlerine göre daha iyi bir klinik seyir sergilerler. E. Bu durumda mortalite %3’ün altına indirilmiştir. Yapılan ekokardiyografik incelemede triküspit kapakta vejetasyon saptanan hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 24.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kanlı agarda beta hemoliz yapan. ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 11 yaşındaki bir kız çocuğu. her iki atriyo-ventriküler kapak da tutulmakla birlikte. Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Streptococcus viridans Staphylococcus epidermidis Streptococcus sanguis Yaşamı tehdit eden Staphylococcus aureus infeksiyonları arasında ilk sırayı bakteriyemi alır. D. D. Buna ilk gün içinde klindamisin eklenmesi önerilir. kanamalar için kan ürünü transfüzyonu. Bu olgularda etken çoğunlukla Staphylococcus aureus’dur. Son iki haftadır devam eden ateş. katalaz ve koagülaz pozitif. B. Benzatin penisilin G Kristalize penisilin + Klindamisin Nafsilin + Klindamisin Eritromisin Metronidazol Stafilokok toksik şok sendromunun tedavisi. B. triküspid (sağ kalp) tutulumu daha fazladır. Sepsis gelişmiş ise mortalite yüksektir (%30). E. sorunlu sistemlerin desteklenmesi (üremide diyaliz. Cevap: C 69. terleme ve halsizlik yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde son iki yıldır damar içi ilaç kullandığı öğreniliyor. E. Metastatik organ tutulumu ≈ %90 olguda görülür.400/mm3 (%92 nötrofil).

D. Cevap: B 72. çekilen grafide ise sağ tibia metafizinde periosteal kalınlaşma ve yeni kemik oluşumu saptanıyor. E. eritrosit sedimantasyon hızı 74 mm/saat olduğu görülüyor. Staphylococcus aureus. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Etken kapsüllü tiplerdir (Hib). Deri buruşuk görünümlüdür. Ciddi düzeyde sıvı ve elektrolit kaybı ile seyreder. Cevap: C 73. Yenidoğanlarda umbilikal korddan hematojen yayılım ile alt ekstremite osteomiyelitlerine neden olabilir. Pseudomonas aeruginosa. sağ bacak pretibial bölge distalinde kızarıklık. E. Sıklıkla bakteriyemi de gelişir. vücudunda içi sıvı dolu kabarcıklar çıkması ve genel durum bozukluğu yakınmaları ile getiriliyor. Büllöz impetigo Toksik şok sendromu Ritter hastalığı Fronkül Karbonkül Haşlanmış deri sendromu (Ritter Hastalığı): Genellikle yenidoğanlarda ve infantlarda görülür. Nikolsky bulgusu pozitif olarak saptanıyor. Fronkül: Kıl folliküllerini aşan inflamasyondur. Karbonkül: Daha çok nazal portörlerde görülür. haşlanmış deri sendromunun aksine. kolayca sıyrılır. Diğeri ise Staphylococcus aureus’tur. ölümün de en önemli nedenidir. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Büllerin içeriğinden alınan örneğin Gram boyası ile yapılan incelemesinde herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. Erişkinlerde ise hematojen yayılım ile daha çok vertebral osteomiyelite neden olur. Đki aylık bir bebek.DrTus. Geniş bir bölgeyi ilgilendiren. D. ekzotoksin nedeniyle oluştukları için. Nikolsky belirtisi negatiftir ve bül kültüründen bakteri üretilebilir. Haemophilus influenzae Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Salmonella typhi Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae oyun çocuğu (2 ay-6 yaş) septik artritlerinden ve osteomiyelitlerinden sorumludur. Oniki yaşındaki bir erkek çocukta son üç haftadır devam eden. Cildi hafifçe çekince dahi büller patlar. Bebeğin yapılan muayenesinde tüm vücudunda yaygın büllöz lezyonlar görülüyor. titreme gibi sistemik belirtiler de bulunur. Ağız çevresinde hiperemi ve inflamasyon ile başlar. Follikülit: Kıl follikülleri ile sınırlı inflamasyondur. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 17. Deskuame olurlar ve 7-10 günde iz bırakmadan iyileşirler. Büllöz impetigoda. Büllöz impetigo: Haşlanmış deri sendromunun lokalize formudur. boyunda fazladır. Follikülit ve fronkülden farklı olarak ateş. derin dokuları tutan cilt ve cilt altı doku infeksiyonudur. C. Büllerde. ağrı yakınmaları mevcuttur. şişlik.000/mm3 (%82 nötrofil). Đskemik inme nedeni ile 10 günden beri Nöroloji yoğun bakım servisinde mekanik ventilasyon uygulanan 55 yaşındaki bir erkek hastada ateş gelişmesi nedeni ile yapılan radyolojik incelemede sağ akciğerde infiltrasyonla 31 . C. osteomiyelitlerden sorumlu bakterilerin ilk sırasındadır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 50 yaş üzeriStaphylococcus aureus Cevap: D 31 71. Salmonella typhi ise orak hücreli anemisi olanlardaki osteomiyelitlerden sorumlu iki etkenden birisidir. Yenidoğan impetigolarının en sık etkenidir. Lezyonlarda içi pürülan materyal ile dolu birçok sinüs vardır. bakteri bulunmaz. B. Kenarlarına basılırsa yer değiştirirler (Nikolsky belirtisi pozitiftir). B. Hızla büllöz karakter kazanarak tüm vücuda yayılırlar. hastanede yapılan girişimler veya büyük operasyonlar sonrasında görülen bir servikal osteomiyelit etkenidir.

ampiyem ve pnömatosel ile komplike pnömonilerde akla gelmelidir. osteomiyelit. Ventilatör tedavisi sırasında gelişen hastane kaynaklı pnömonilerin Pseudomonas aeruginosa’dan sonraki en sık etkenidir. E. enterokoklar ile at başı yarışan. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 32 birlikte pnömatosel oluşumu görülüyor. Perinefritik apseler en sık asendan yolla gelişir. Diyalizat sıvısının incelenmesinde lökosit sayısının 650/mm3 (tümü nötrofil) olduğu saptanmış ve Gram boyamasında gram pozitif koklar görülüyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökositoz. Streptococcus pneumoniae Escherichia coli Staphylococcus aureus Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus’un sistem ve organ infeksiyonları: Organlara yayılım çoğunlukla bir infeksiyon odağından bakteriyemi ya da komşuluk yoluyladır. Cevap: C 75. linezolid) yeni bir umutmuş gibi görünmektedir. Son bir yıldır sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan 54 yaşındaki bir kadın hasta ateş ve karın ağrısı yakınmaları ile geliyor. Bu olguda kullanılabilecek en uygun antibiyotik seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Cevap: E 74. ampiyem. titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. D. penisilin bağlayan proteinlerinde köklü değişimler yaparak (metisilin-oksasilin direnci. Dolayısıyla en sık etkeni E. D. C. Amoksisilin + Tazobaktam Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson Seftazidim Teikoplanin Staphylococcus aureus. Đnsanoğlu bunun çaresini. batından alınan diyalizatın görünümünün ise bulanık olduğu dikkati çekiyor. CRP yüksekliğine ek olarak ultrasonografik incelemede sağ böbrek çevresinde apse ile uyumlu sıvı toplanması saptanıyor. MRSA). perikardit. menenjit (endokarditli olgularda sık). otit. eritrosit sedimantasyon hızı artışı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. tüm beta laktamlı antibiyotiklere dirençli hale gelmiştir. Pnömoni. sorunlu iki gram pozitif koktan biridir.DrTus. Đnsanoğlunun beta laktamlı antibiyotik atağına karşı ilkin beta laktamaz sentezlemeyi öğrenmişlerdir. Başta grip olmak üzere. Oksazolidinonlar (ör. üşüme. Ancak çok geçmeden bakteri. Bronkoalveoler lavaj uygulanan hastadan alınan örneklerin kültürü sonucunda beta hemoliz yapan.coli’dir. Yapılan antibiyogramda etkenin oksasiline dirençli olduğu saptanıyor. Staphylococcus aureus Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Enterococcus faecalis 32 . Đnsanoğlu. septik artrit. Akciğer apsesi. B. Đnsanoğlu buna karşı glikopeptid yapılı antimikrobiyalleri bulmuşsa da. Hematojen yayılım sonucu gelişen perinefritik apselerde ise Staphylococcus aureus sık izole edilen bir bakteridir. sinüzit ve perinefritik apseye yol açabilir. alınan idrar kültüründe bakteri saptanmıyor. katalaz ve koagülaz pozitif gram pozitif koklar izole edilmiştir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. viral üst solunum yolu infeksiyonlarına sekonder olarak veya aspirasyon sonrasında pnömoni gelişebilir. B. geçici olarak beta laktamaz inhibitörleri ile bulmuştur. E. bu son felaketten sonra hücre duvarı üzerine yoğunlaşmış olan ilgi alanını protein sentezi üzerine yöneltmiştir. Mevsimsel influenza salgını sırasında pnömoni gelişmesi nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilen 67 yaşındaki bir kadın hasta taburcu edildikten iki gün sonra ateş. C. son birkaç yıl içinde transpozon aracılı VanA tipi vankomisin ve teikoplanin direnci göstermeye başlamışlardır. D. Hastanın yapılan muayenesi sırasında kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülmüş.

Hastane kaynaklı kateter infeksiyonlarının en sık etkenleri gram pozitif bakterilerdir. Bu tabloya yol açan kökenler hastane dışı bakteriler olduğu için metisilin direnci nadirdir. prostetik cihazlar. En sık etkenler. ekzopolisakkarid) tabakası sayesinde plastik ve cam gibi yabancı yüzeylere kolayca yapışabilir. kateter 33 . Diğer yüksek riskli bir uygulama olan femoral kateterizasyona ise özel amaçlı kullanımlar dışında diğerleri kadar sık başvurulmamaktadır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yatışının birinci haftasında ateşi yükselen hastanın yapılan muayenesinde kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülüyor. Cevap: B 76. Romatizmal kapak hastalığı nedeni ile mitral prostetik kapak replasmanı yapılan 27 yaşındaki bir kadın hasta ameliyattan bir ay sonra yüksek ateş. Candida türleri ve enterokoklardır. E. Yapılan muayenede mitral odakta. özellikle hastane ortamında ciddi infeksiyon tablolarına yol açabilir. Staphylococcus epidermidis. pansistolik ejeksiyon üfürümü saptanan hastanın yapılan ekokardiyografik muayenesinde prostetik kapağın yerinden oynamış olduğu görülüyor. novobiyosine duyarlı koklar izole ediliyor. tek lümenlilere oranla daha fazla manipülasyon ile takılır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Kateterden ve periferik venden alınan kan kültürlerinde gram pozitif. Đnternal juguler venden takılması halinde kolonizasyon ve infeksiyon riski. Kateter nedenli KDĐ’nin %90’ından (en sık) sorumludurlar. daha sonra gelişmiş ise geç prostetik kapak endokarditleri adı verilir. nefes darlığı ve çarpıntı yakınmaları ile başvuruyor. B. • Erken prostetik kapak endokarditleri (<2 ay): Staphylococcus epidermidis (%35) Staphylococcus aureus (%17) • Geç prostetik kapak endokarditleri (>2 ay) Staphylococcus epidermidis (%26) Viridans streptokoklar (%25) (>12 ayda en sık etken) Cevap: E 77. B.DrTus. sol koltuk altına yayılan. kateter kaynaklı KDĐ açısından rutinde kullanılan en riskli kateter. C. Staphylococcus epidermidis. subklaviyen vene göre yaklaşık 3 kat yüksektir. Bu hastada alınan kan kültürlerinde izole edilmesi beklenen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đntravenöz ya da kalıcı periton kateterleri. Devamlı ayaktan periton diyalizi uygulanan (devamlı periton kateteri bulunan) hastalarda gelişen peritonitlerde de en sık etken. çoğunlukla apatojendir. giriş bölgesini daha fazla travmatize eder ve böylece infeksiyon riski daha da artar. Staphylococcus epidermidis’dir. Çok lümenlileri. Anti-stafilokok penisilinlerle tedaviye iyi yanıt alınır. koagülaz negatif. C. Vücudunun %27’sinde ikinci dereceden alev yanığı bulunması nedeni ile yanık ünitesinde yatan bir hastaya juguler kateter takılıyor. 3/6 şiddetinde. Enterococcus faecium 33 Staphylococcus epidermidis. Kısaca. E. kalp pili elektrotları ve ventriküloperitoneal şant nedeniyle gelişen infeksiyonlarda öncelikle akla gelmelidir. En dışındaki yapışıcı (slime. D. D. Viridans streptokoklar Enterococcus faecium Staphylococcus aureus Enterococcus faecalis Staphylococcus epidermidis Prostetik kapak endokarditleri: Operasyondan sonraki 60 gün içinde gelişmiş ise bu olgulara erken. Bununla birlikte. juguler santral venöz kateterdir. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Enterococcus faecium Tünelsiz santral venöz kateterler (ne yazık ki) en sık kullanılan santral kateterlerdir. Staphylococcus aureus. katalaz pozitif.

DrTus. Stafilokoklar Arasındaki Fark S. E. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. Staphylococcus epidermidis Ureaplasma urealyticum Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus saprophyticus.aureus Koagülaz pozitifliği Mannitolü parçalama Protein-A içerme Kanlı agarda β hemoliz Novobiyosine duyarlılık Fakültatif anaerop üreyebilme Evet Evet Evet Evet Evet Evet S. C. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor.epidermidis Hayır Hayır Hayır Hayır Evet Evet S. Yapılan muayenede ateş 400C. 34 Olgumuzda sorumlu etken olarak gram pozitif. D. novobiyosine duyarlı koklar bildirilmiştir. Epstein-Barr virüsü Corynebacterium diphtheriae Adenovirüs Streptococcus pyogenes Mycoplasma pneumoniae 34 . çok şiddetli olmayan boğaz ağrısı. sık idrara çıkma yakınmaları ile başvuruyor. katalaz pozitif. Yirmidört yaşındaki yeni evli bir kadın hasta idrar yaparken yanma hissi.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kaynaklı infeksiyonlardan en sık izole edilen patojendir. ön servikal zincirde birkaç tane tek tek LAP saptanıyor. D. Sekiz yaşındaki bir kız çocuğu. B. novobiyosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. Đdrar mikroskopisinde her alanda 20-25 lökosit ve bol bakteri görülen hastanın idrarından yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde 100x büyütmede her alanda 1-2 adet gram pozitif kok görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. saprophyticus Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Cevap: A 78. E. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. bulantı ve kusma yakınmaları ile getiriliyor. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. koagülaz negatif. B. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). yüksek ateş. C. farinkste hiperemi. Cevap: E 79. tonsillalar üzerinde nokta tarzında eksudalar ve yumuşak damakta peteşiler görülmüş.

%10-15’i Streptococcus pyogenes’e (en sık bakteriyel etken). Streptokokların yol açtığı tablolar arasında da en sık karşılaşılan infeksiyon hastalığı. Önce veziküller gelişir. sol ayak dorsalinde ise sınırları belirsiz. Piyodermi çoğunlukla yüz ve ekstremitelerde görülür. 2-4 günlük kuluçka süresinin ardından. yaz aylarında görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 35 Streptokoksik farenjit: Tüm farenjitlerin %80’i virüslere. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur.50C ateş vardır. Đki yaşın altındaki çocuklarda çok nadirdir. Fronkül: Staphylococcus aureus nedeniyle gelişen. kusma gibi gastrointestinal semptomlar ağırlıklı olarak sergilenebilir. Yapılan muayenede sol ayak parmak aralarında tinea pedis lezyonları. streptokoksik farenjit için çok güçlü bir destekçidir. Bölgesel lenfadenit ile seyredebilir. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. şişlik. Lokal ağrı. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Yara. HSV). sol yanağında üzeri sarımsı. bal renginde krutla kaplı piyodermi görülmüş. Sonra lezyonlar patlayarak bal rengi krutlarla kaplanır. bir adet servikal LAP saptanıyor. eritem ve yüksek ateş vardır. Baş. arta kalanı Mycoplasma pneumoniae ve nadiren de Corynebacterium diphtheriae’ye aittir. Yüzeysel dokuları tutan. Küçük çocuklarda bu gibi tipik bir tablodan başka bulantı. boğaz ağrısı ve >38. nefritojenik kökenler olan M49 ve M57’dir. Piyodermilerde ASO negatif bulunur. Cevap: D 80. Cevap: E 81. Streptokoksik farenjit. farenjittir. Sellülit B. Bazen derin ülserler oluşabilir (ektima). C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Piyodermiye yol açan A grubu kökenleri. aniden başlar. C ve G grubundaki streptokoklar. tonsillada noktavi eksüdalar. Erizipel 35 . Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. kırmızı. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Erizipel Ektima gangrenosum Sellülit Fronkül Đmpetigo Erizipel: Genelde A. RSV. yanık. Çocuklarda ve yaşlılarda fazladır. Hastanın yapılan muayenesinde ateşinin olmadığı görülüyor. C. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Đnfeksiyon sonrasında AGN toksik komplikasyonu gelişebilir. Sellülit: Genellikle A. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. D. platal peteşi ve ağrılı.DrTus. Beş yaşındaki bir erkek çocuk. Yirmiiki yaşındaki bir erkek hasta sol ayak üzerinde kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. bu yaş grubundaki farenjitler büyük çoğunlukla viraldir (parainfluenza virüsü. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. B. kıl folliküllerini aşmış inflamasyondur. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Travma. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Ateşin çok yüksek olması. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. Tüm yaş grupları arasında en çok 515 yaşlarda görülür. yüzünde çıkan yaralar nedeni ile getiriliyor. E. tek tek anterior servikal LAP görülür. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Farinks hiperemisi. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. Lezyonlar ağrısız ve kaşıntılıdır. ciltle aynı seviyede. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. eritemli bir alan görülüyor. A.

Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Lokal ağrı. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce yakınmalarının boğaz ağrısı ve ateş şeklinde başladığı ve daha sonra yanağındaki ağrılı kızarıklığın ortaya çıktığı öğreniliyor. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Lokal ağrı. halsizlik yakınmaları ile başvuruyor. Karbonkül 36 Sellülit: Genellikle A. Atmışdört yaşındaki tip II diyabeti olan bir erkek hasta ateş. A. Ectima gangrenosum – Pseudomonas aeruginosa. Erizipel: Genelde A.60C. Cevap: E 83. C. Cevap: A 82. eritem ve yüksek ateş vardır. Ektima gangrenosum E. tonsillalarda hipertrofi ve nokta şeklinde eksuda odakları ile birlikte sol yanakta sınırları belirgin. üşüme. arteriyel tansiyon 85/50 mmHg olarak ölçülüyor. büllöz lezyonlar ve nekrotik alanlar geliştiği görülüyor. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Yüzeysel dokuları tutan. skrotum ve kasıklarında ağrılı yara yakınmaları ile başvuruyor. baş dönmesi. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. D. B. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. C ve G grubundaki streptokoklar. Yara. Yapılan muayenede orofarinkste hiperemi. Sellülit: Genellikle A. C ve G grubundaki streptokoklar. Karbonkül: Staphylococcus aureus nedeniyle ortaya çıkan ciddi cilt ve cilt altı infeksiyonudur. Impetigo contagiosa – Staphylococcus aureus. Yüzeysel dokuları tutan. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. perine ve pubik bölgede cildin mavimsi bir renk aldığı. kırmızı. Ulcus molle – Haemophilus ducreyi B. titreme. şişlik. şişlik. ağrı ile birlikte ateş. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. skrotum. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. A. Yetmişiki yaşındaki bir kadın hasta sol yanağında kızarıklık. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. nabız 126/dakika. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Sellülit – Streptococcus pyogenes. Bu hastada tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Travma. yanık.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Erizipel: Genelde A. kırmızı. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. yanık. yaz aylarında görülür. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Yapılan muayenede ateş 38. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Travma. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. E. eritem ve yüksek ateş vardır. yaz aylarında görülür.DrTus. Yara. Granuloma inguinale – Calymmatobacterium granulomatis 36 . ciltten kabarık eritemli alan görülüyor. Đmpetigo D. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Erizipel – A grubu beta hemolitik streptokok Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Impetigo contagiosa – Streptococcus pyogenes.

Yara. akut dermal gangren.DrTus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Onbir yaşındaki bir kız çocuğu nedensiz ağlama atakları. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. ASO titresi yüksekliği şarttır Karditi de bulunmalıdır Artriti de bulunmalıdır Subkutan nodülleri de bulunmalıdır Başka bulgu gerekli değildir Akut romatizmal ateşin tanısında şu kriterler aranır: Geçirilmiş bir streptokok infeksiyonu delili: Boğaz kültürü veya hızlı streptokok antijen testi pozitifliği ve/veya ASO 37 . lohusalarda ise puerperal infeksyonlara neden olurlar. Bu tablo için başlıca kolaylaştırıcı risk faktörleri. Yoğun skrotal ödem. nekrotizan sinerjistik sellülit): Genital bölge ile sınırlı kalmayan. peptokok) mikst bakteriyel bir infeksiyondur. Cevap: D 84. E. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis 37 Fournier gangreni (skrotumun nekrotizan fasiiti): Özellikle yaşlı erkeklerde görülür. Streptococcus pyogenes ve/veya Staphylococcus aureus gibi aerop bakteriler (tip II) veya aerop bakterilerle birlikte Bacteroides fragilis gibi anaerop bakterilerce (tip I) oluşturulan mikst infeksiyonlardır. Nekrotizan fasiit (hemolitik streptokoksik gangren. B grubu streptokoklar ise yenidoğanlarda bakteriyemi. C. Etiyolojisinde ana rolü Streptococcus pyogenes oynar. Cevap: B 85. perine ve perianal bölge nekrozlarıyla seyreden bir gangren tablosudur. C. ağız çevresinde daha az olmak üzere yaygın eritematöz döküntü ve sol ön kolda sarımsı. Escherichia coli) ve non-klostridyal anaerop (Bacteroides fragilis. Fournier gangreni – Streptococcus pyogenes E. granuloma inguinale ve lenfogranuloma venereum gibi genital ülserler ise böyle bir gangrenle karıştırılamayacak kadar sınırlı ve yüzeyel lezyonlardır. Meleney ülseri. Hastanın yapılan nörolojik muayenesi sonucunda tanımlanan hareketlerin koreiform hareketler olduğu saptanıyor. Aerop (Streptococcus pyogenes. bal rengi krutla kaplı. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. E. Büllöz ya da nekrotik lezyon sergilemezler. hastane gangreni. Bu olgunun tanısının konulabilmesi açısından aşağıdakilerden hangi seçenek en doğrudur? A. diyabet. ellerinde ve kollarında uyanıkken ortaya çıkan amaçsız yılankavi hareketler nedeniyle getiriliyor. Özetle nekrotizan fasiitler. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. yaz aylarında görülür. D. uzun süreli steroid kullanımı. veziküler lezyonlar içeren pyodermi görülüyor. Meleney ülseri – Streptococcus pyogenes D. enterokok. yaygın formdur. Hastanın yapılan muayenesinde eklem fleksor yüzlerinde daha koyu. Ulcus molle. D. A. Streptococcus pyogenes B grubu streptokok C grubu streptokok G grubu streptokok Staphylococcus aureus Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. dikkat bozukluğu. B. B. Aşağıdaki etkenlerden hangisi yukarıda tanımlanan tablodan sorumlu olamaz? A. sol ön kolunda yara ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile getiriliyor. obezite ve siroz olarak tanımlanmıştır. ateş. peptostreptokok. maligniteler. sepsis ve menenjitlere. alkolizm.

nabız 140/dakika olarak ölçülmüş. 38 Majör kriterler: Poliartrit. ASO titresi yüksekliği C. iki minör Jones kriterinin varlığı aranır. > 27 kg için 1. Kültür alınması gerekli değildir. beyaz kript apselerinin varlığı dikkat çekiyor. Đnsan hücresi membranındaki kolesterole bağlanarak membrana penetre olurlar. orofarinks hiperemik. Organizmada kendine karşı anti-Streptolizin-O antikoru (ASO) oluşur. Tedaviye alınıp alınmamanın akut glomerülonefrit gelişimi üzerine herhangi bir etkisi gösterilememiştir. varlığı halinde ASO pozitifliği veya başka bir majör/minör kriter aranmaz). akut romatizmal ateş gelişimini önler. Geçirilmiş infeksiyon delilidir. boğaz ağrısı. cilt infeksiyonlarında ASO pozitifleşmez. sonradan üzerinde sarı renkli kabuk gelişen bir yara çıktığı ve herhangi bir tedavi görmediği. subkütan nodüller. Hızla antibiyotik tedavisine başlanmalıdır B.3. EKG’de uzamış PR aralığı. laboratuvar olarak akut faz protein pozitifliği (C reaktif protein pozitifliği.200. Đdrarda protein varlığı E. Cevap: E 86. • Đki majör veya • Bir majör. C. boğaz kültürünün antibiyogram sonucuna göre antibiyotik tedavisi düzenlenmelidir E. kardit (ikisi de 3 hafta sonra gelişir). kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Direnç söz konusu değildir. Đdrar mikroskopisinde eritrosit silendirlerinin varlığı D. Anti-DNaz B pozitifliği B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI yüksekliği ve ek olarak. Cevap: B 87. Ampirik antibiyotik tedavisine başlanıp 10 gün devam edilmelidir. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi glomerulonefrit” varlığını desteklemez? yukarıda tanımlanan olguda “poststreptokoksik akut A. Cevap: C 38 . Sydenham koresi (1-8 ay sonra gelişir. Kanlı agardaki derin hemolizden sorumludur.DrTus. Streptokok infeksiyonlarında genel tedavi ilkeleri: Pnömokok ve enterokokların dışında kalan tüm streptokoklar penisiline oldukça duyarlıdır. tonsillalar hipertrofik olarak görülmüş ve tonsilla yüzeylerinde küçük. geçirgenliğini artırırlar. Boğaz kültürü sonucu ile dokuz gün içinde antibiyotik tedavisine başlanmalıdır D. son üç aydır herhangi bir üst solunum yolu infeksiyonu geçirmediği öğreniliyor. Böbrek biyopsisinde diffüz proliferatif glomerulonefrit saptanması Streptolizin-O: Kuvvetli immünojendir. G streptokoklarda bulunur. Ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalı. Hasta ailesinden alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce çocuğun yanağında. eritema marjinatum. Grup A. Streptokoksilerde ilk seçenek her zaman penisilinlerdir. sedimantasyonda yükseklik). Minör kriterler: Klinik olarak artralji ve ateş. Yapılan muayenesinde ateş 400C.3. Cilt lipidleri Streptolizin-O hemolizinlerini inaktive ettiklerinden. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta aynı gün içinde aniden başlayan yüksek ateş. Sekiz yaşındaki bir erkek çocuk sabahları kalktığında göz kapakları ile el ve ayaklarında ileri derecede şişme ve idrarının koyu renkli çıkması yakınmaları ile getiriliyor. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. Yalnızca semptomatik tedavi verilerek on gün sonra kontrole çağrılmalıdır C. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Farenjitlerde tedavi. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. Allerji varsa eritromisin uygun diğer bir seçenektir.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır.

C. ayı arasında gelişir. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. Bakteriyemi (en sık). Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. katalaz negatif. %6. Sondanın konulmasından beş gün sonra hastada ateş yüksekliği saptanıyor.2 milyon ünite ĐM yoldan verilmelidir.3. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar izole ediliyor. boğaz ağrısı yakınmaları ile polikliniğe başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastadan alınan boğaz kültüründe “A grubu beta hemolitik streptokok” izole edildiği bildiriliyor.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmelidir. Farenjitlerde tedavi. Bakteriyemi ile seyreden menenjit (en sık). B. Üç hafta boyunca haftada bir kez 1. Streptococcus pneumoniae Streptococcus pyogenes Streptococcus agalactiae Enterococcus faecalis Enterococcus faecium Yenidoğanlarda tanımlanan tabloya grup B streptokoklar ve daha nadir olarak enterokoklar neden olabilmektedir. 39 . katalaz negatif. B. Erken membran rüptürü nedeni ile 35 haftalık olarak doğan bir bebekte doğumdan 48 saat sonra hipotermi saptanıyor. Sepsis ön tanısı ile kan kültürleri alınıyor ve kültürlerde gram pozitif.5 NaCl içeren besiyerlerinde üreyebilen diplokoklar izole ediliyor.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır.DrTus. pnömoni ve menenjit görülür. Tek doz 1. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar. Yenidoğan menenjitli erken başlangıçlı infeksiyonlardan en sık izole edilen serotip. En sık izole edilen serotip. > 27 kg için 1. Bu nedenle alınan idrar kültüründe gram pozitif.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmesi yeterlidir. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalı sonrada tek doz benzatin penisilin G 1. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada kullanılabilecek en uygun tedavi seçeneğidir? A. D. katalaz negatif. E. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalıdır. E. Antibiyogram sonucuna göre karar verilmelidir. grup B streptokokları desteklemektedir. D. akut romatizmal ateş gelişimini önler. Kan kültürlerinde izole edilmiş olan gram pozitif. Cevap: C 90. Yüksek ateş. Cevap: D 89. osteomiyelit ve artrit bu döneme ait infeksiyon tablolarıdır. Mortalitesi fazladır. serotip III’tür. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. • Geç başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın 1. alfa hemoliz yapan.3. Mortalitesi erken başlangıçlı infeksiyona göre hayli düşüktür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 39 88. Yenidoğanlarda Grup B streptokok infeksiyonları: • Erken başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın ilk 20 saat-5 günü içinde gelişir. C.200. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde yatmakta olan paraplejik bir hastaya mesane disfonksiyonu nedeni ile Foley sonda konuluyor. haftası – 3. erken infeksiyonda da olduğu gibi serotip III’tür.

Klinik izolatların büyük çoğunluğu Enterococcus faecalis’tir. Polimikrobiyal bakteriyemilerde de en sık karşılaşılan gram pozitif patojendir. 40 . Üriner infeksiyonlar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterococcus faecalis Streptococcus pneumoniae Streptococcus bovis Streptococcus agalactiae Staphylococcus saprophyticus 40 Grup D streptokoklar. E. B. Enterokoklar şekil olarak pnömokoklara benzer. hastane kaynaklıdır. genital. oral florasında yer alırlar. Enterococcus faecium): %6.5 NaCl’li ortamda üreyebilmeleri ile nonenterokoklardan (Streptococcus bovis) ayırt edilirler. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. • Enterokoklar (Enterococcus faecalis. Sistoskopi sonrasında ateş yüksekliği saptanan bir hastanın yapılan tetkikleri sonucunda infektif endokardit saptanıyor ve alınan kan kültürlerinde Enterococcus faecalis izole ediliyor. Ampisilin+Sülbaktam Seftriakson Amikasin Teikoplanin Vankomisin Enterokoklar. ürkütücü antibiyotik direnç paternleri ile mortalitesi yüksek hastane infeksiyonlarına neden olurlar. D. Barsak. Safra varlığında eskulini hidrolize ederler. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. B. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). Enterokoklara karşı hiçbir antimikrobiyal ile bakterisidal etki sağlanamaz. C. C. • Non-enterokoklar (Streptococcus bovis): Aynı zamanda bir viridans streptokok olarak da değerlendirilir.DrTus. E. enterokoklar ve nonenterokoklar olarak iki başlıkta incelenir. villöz adenom. Đnsan normal barsak. Aşağıdaki antibiyotik seçeneklerinden hangisinin bu hastada kullanılması uygun değildir? A. Streptococcus pyogenes gibi PYR testi pozitiftir. Cevap: A 91. D. Sefalosporinlere ve antistafilokok penisilinlere doğal dirençlidirler.

yukarıdaki seçeneklerin beta laktamaz inhibitörlü preparatları tercih edilmelidir. Paranazal sinüslerin tomografik incelemesi D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI SEFALOSPORĐNLERE DĐRENÇLĐ BAKTERĐLER Legionella pneumophila Enterococcus faecalis Listeria monocytogenes 41 Aminoglikozidler.DrTus. kilo kaybı. Kan kültürlerinde izole edilmesi halinde gastrointestinal sistemin öncelikle dışkıda gizli kan aranması ve sonrasında da görüntüleme yöntemleri ile irdelenmesi gereklidir. ancak bir beta laktamlı antimikrobiyal veya vankomisin ile birlikte kullanıldıklarında etkili olabilir. Daha dirençli olgularda karbapenemler kullanılabilir. Allerjik ya da dirençli olgularda vankomisin veya teikoplanin oldukça etkili bir seçenektir. Beta laktamaz üretebildikleri için. Dışkıda gizli kan aranması Streptococcus bovis: Barsak. Son bir haftadır devam eden ateş. Ateş. titreme yakınmaları nedeni ile takip edilmekte olan 76 yaşındaki bir erkek hastadan alınan kan kültürlerinde Streptococcus bovis izole ediliyor. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi E. Transözafajiyal ekokardiyografi B. Cevap: E 93. halsizlik yakınmaları ile başvuran 23 yaşındaki bir kadın hastanın 41 . Đnfeksiyonların tedavisinde ampisilin veya ureidopenisilinler yine de ilk tercih olmalıdır. Cevap: B 92. Bronkoalveolar lavaj sıvısının sitopatolojik incelemesi C. Bu hastada bakteriyeminin en olası kaynağını bulmak için ilk aşamada istenebilecek laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir? A. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). villöz adenom. üşüme.

hastalıktan sorumlu mikroorganizmaya bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Osler nodülleri. Streptococcus pneumoniae Neden olduğu hastalıkların başında sıklık sırasına göre otitis media (%30). Pseudomonas aeruginosa C. Endokardit geliştirirler. 42 . Endokarditte gelişen klinik tablo. Moraxella catarrhalis D. Otitis media ve sinüzit olgularının en sık etkenidir. Streptococcus mitior (mitis) ve Streptococcus anginosus dekstran yapısındaki glikokaliksleri ile. el tırnaklarının altında splinter hemorajiler ve mitral odakta 2/4 şiddetinde diyastolik üfürüm saptanıyor. paranazal sinüzit (%10-15) ve kafa tabanı kırığı nedenli menenjitler (%10) gelmektedir. Staphylococcus epidermidis C. pnömoni ve menenjit gibi septik komplikasyonlar. diş çekimi gibi flora bakterilerini kana karıştırıcı hazırlayıcı faktörler söz konusudur. Streptococcus pyogenes Streptococcus sanguis (en sık). mikotik anevrizmalar. Streptococcus mutans. Enterococcus faecalis D. Ağız içi girişimler. Haemophilus influenzae (tiplendirilmemiş. Bu hastanın ampirik tedavisinde öncelikle gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hasarlı doğal kalp kapağı endokarditlerinde en sık etkenlerdir. sıklık sırası ile. Her iki klinik antite için diğer sık etkenler. Hastanın yapılan otoskopik muayenesinde sol kulak zarında eritem ve kabarıklık saptanıyor. Bu hastadan alınan kan kültürlerinde izole edilmesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kapsülsüz kökenler) ve Moraxella catarrhalis’dir. peteşiler ve Janeway lezyonları gibi cilt bulguları sıktır (%20-50). Mycoplasma pneumoniae B. Remittant ateşten sonra elde edilen en sık bulgu ise kalpte üfürüm duyulmasıdır (%85). çomak parmak ve retinada Roth lekeleri diğer bulgulardır. Staphylococcus aureus B. splinter hemoraji. pnömoniler (%25). Haemophilus ducreyi E. Ancak. Cevap: D 94. Splenomegali (%20-55).DrTus. Streptococcus sanguis E. Yapılan muayenesinde göz dibinde Roth lekeleri.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 42 alınan anamnezinde çocukluğunda sık farenjit geçirdiği için tonsillektomi ameliyatı olduğu ve üç ay önce de bir dişinin çekildiği öğreniliyor. etken ne olursa olsun en sık görülen belirti (çoğunlukla remittant) ateştir (%80-90). Yaklaşık bir hafta önce üst solunum yolu infeksiyonu geçirdiğini ifade eden 18 yaşındaki bir erkek hasta sol kulağında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. endokartta önceki inflamasyon nedeni ile gelişmiş olan sikatris dokusuna yapışırlar.

pnömoninin en önemli nedenidir. solunum sayısı 24/dakika olarak ölçülüyor. ateş. pnömokok pnömonisi. sonrasında ise iki kez menenjit geçirdiği ifade edilen 34 yaşındaki bir erkek hasta. Ani bir başlangıç ve çoğu zaman tek bir titreme atağı ile yükselen ateş tipiktir. Cevap: A 96. B. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. E. Multipl miyelom. siroz. Orak hücreli anemisi olan çocuklarda infeksiyon riski normal popülasyona göre 100 kat daha fazladır. Hodgkin hastalığı. anti-pnömokok immünitedeki defekt nedeniyle pnömokok infeksiyonlarına sağlıklı popülasyona göre daha duyarlıdırlar. Göğüs yan ağrısı çoğu olguda mevcuttur. nefrotik sendrom. baş ağrısı ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. herpes labialis lezyonu görülen hastanın sol akciğer bazalinde kaba inspiratuvar rallerin varlığı saptanıyor. C. splenektomi. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer alt lobda konsolidasyon görülen hastanın balgam ve kan kültürlerinde üremesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. nabız 130/dakika. meningokoksik menenjit. Yakınlarından alınan anamnezde üç yıl önce düşmeye bağlı kafa travması nedeni ile hastanede yattığı ve burnundan su geldiği. Otitis media. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. lenfoma.70C olarak ölçülüyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 43 Viral üst solunum yolu infeksiyonları. tümörler gibi mekanik veya allerjik nedenlerle üst solunum yolu anatomisi ve siliyer aktivitesinde meydana gelebilen değişiklikler kolaylaştırıcı faktörlerdir. B. Cevap: E 95. Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilmekte olan 14 yaşındaki bir kız çocuğu yüksek ateş. orak hücreli anemi. C. ense sertliği ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. E. bilinç letarjik olarak değerlendiriliyor. böbrek yetmezliği. Herpes labialis’in yandaş infeksiyon olarak görüldüğü en sık dört hastalık. Göz dibi muayenesinde papil stazı saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılmıyor. kemik iliği alıcıları ve HIV infeksiyonlular. Streptococcus pneumoniae Salmonella typhi Pseudomonas aeruginosa Mycoplasma pneumoniae Klebsiella pneumoniae En sık toplumdan edinilmiş pnömoni etkenidir. kooperasyon kurulamamış. sıtma ve gram negatif sepsistir (başta Escherichia coli). Bu hastada en uygun aşağıdaki seçeneklerden hangisinin ampirik olarak başlanması en uygundur? A. D. D. anatomik yatkınlık nedeni ile daha çok 2-5 yaş grubu çocuklarda görülür. Nazofarinks florasında bulunan veya eklenen pnömokokların aspire edilmesi. Kristalize penisilin G + Gentamisin Sefotaksim Seftriakson Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson + Vankomisin 43 .DrTus. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile getiriliyor.

Yapılan tıbbi değerlendirmede. şiddetli baş ağrısı ve ajitasyon tablosu ile acil servise başvuruyor. nötrofilik lökositoz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 44 YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol 3 ay-50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Meropenem > 50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: E 97. Cevap: D 98. Bu olguda acil olarak başlanması gereken en uygun ampirik antibiyotik rejimi aşağıda verilenlerden hangisi olmalıdır? I.DrTus. Vankomisin A) I+III B) I+II+IV C) Yalnızca II D) I+III+IV E) II+III Đleri yaş menenjitlerinde önde gelen etkenler Streptococcus pneumoniaelar. Bu nedenle hastayı riske etmemek için tedaviye vankomisin de eklenmelidir. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Bu nedenle tedavide mutlaka bu üç etkenin de gözetilmesi gereklidir. Đlk iki etkene sefotaksim ya da seftriakson etkiliyse de Listeria monocytogenes. anemi. Enterococcus faecalis 44 . Hastaya yapılan lomber ponksiyon sonucunda akut pürülan menenjit tanısı konuyor. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Bu olgunun alınmış olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. Son yıllarda pömokoklar arasında PBP değişimi ile edinilen beta laktam direnci saptanmaya başlanmıştır. hepatosplenomegali. gram negatif basiller ve Listeria monocytogenes’dir. trombositopeni. genel durum bozuluyor. Ampisilin II. Prostat hipertrofisine sekonder piyelonefrit tanısı ile yatarak tedavi gören 67 yaşındaki erkek bir hastanın. Đmipenem III. Yapılan fizik bakı sonucunda menenjit ön tanısı konuyor. akut olarak gelişen yüksek ateş. üriner sonda takıldıktan üç gün sonra ateşi yükseliyor. Beyin omurilik sıvısından yapılan mikrobiyolojik boyamalarda herhangi bir mikroorganizma belirlenemiyor. hiçbir sefalosporine duyarlı değildir. Bu nedenle ampirik tedavide mutlaka ampisilin de bulunmalıdır. Altmışbeş yaşındaki bir hasta. Sefotaksim IV.

ekokardiyografide kapaklarda vejetasyonlar görülmesi ve vazgeçilemez tetkik. anemi. Streptococcus bovis Streptococcus bovis. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Çoğunlukla da hastane kaynaklıdır. aerop üreyen. novobiosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. nötrofilik lökositoz. Streptococcus agalactiae B. Kolon kanseri nedeniyle operasyona hazırlanan 56 yaşındaki yaşındaki kadın bir hastanın ateşi yükseliyor. Enterococcus faecalis C. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus. Staphylococcus aureus C. Enterococcus faecalis B. Chapman besiyerini sarartmayan. fakültatif anaerop üremeyen ve novobiosine dirençli koklar izole ediliyor. Staphylococcus aureus D. Yapılan muayenesinde sol el dorsalinde godet 45 . kalp odaklarında üfürüm duyulması. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm.DrTus. Cevap: E 100. hayvancılık yaptığı öğreniliyor. Bu hastada alınan olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). Cevap: A 99. peridivertikülit. Staphylococcus epidermidis C. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. Endokardit sorularının bazı anahtar kelimeleri olduğunu unutmayınız. gram (+). hepatosplenomegali.Sol elinde bir haftadan beri devam eden şişlik ve yara çıkması yakınmaları ile başvuran 46 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde. kan kültürü gibi. Cevap: D 101. villöz adenom. Staphylococcus aureus D. Staphylococcus saprophyticus E. Özellikle üriner girişimerden sonra gelişen endokarditlerde ilk akla gelmesi gereken etkenlerdir. oksidaz (-).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Yapılan tıbbi değerlendirmede. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. trombositopeni. Pseudomonas aeruginosa E. kanlı agarda non-hemolitik. Streptococcus anginosus D. Clostridium septicum E. zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. genel durumu bozuluyor. barsak (özellikle kolon) kanseri. Streptococcus mutans 45 Üriner infeksiyonlar. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. katalaz (+).Sistit saptanan 24 yaşında yeni evli bir kadının idrar kültüründe.

Đlk kasılmalar bazen yara bölgesinde. Deri şarbonu: Daha çok el. E. günde yüz. D. Eller hiçbir zaman hastalığa katılmaz. Yara kenarından alınan sürüntünün Gram boyamasının incelenmesinde az sayıda lökosit ve bol miktarda. risus sardonicus) görülmeye başlanır. trismus (çene kilitlenmesi. Cevap: A 46 . Ekzotoksinde letal faktör baskın ise nekroz da büyüktür (malign püstül). Ateş yükselmez. Sezaryen kesi ile doğum yapmış olan 24 yaşındaki bir kadın hasta postpartum 15. lockjaw) gelişir. bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Kasılmalar. C. C. gram pozitif basil belirleniyor. Tularemi ise cilt ülseri ve ilgili lenf nodülünde süpüratif lenfadenit ile özel bir tablodur. Bilincin kapalı olması Trismus varlığı Hastanın ateşinin olmaması Hastada tetanojen bir yara bulunmaması Ellerde kasılma görülmemesi Genel tetanoz. Kanlı eksüdada çok az hücre. basınca iz bırakmayan. Bölgesel LAP görülür. Bulaştan 12-36 saat sonra makül. Tedavisiz olgularda mortalite %20’dir. boyun. Daha sonra diğer yüz kasları da tutulur ve alaycı gülüş manzarası (donuk yüz. tüm çevre yumuşak dokularını da etkileyen şiddetli. sporsuz. B. kol. Masseter kas ilk tutulandır.DrTus. Önceleri kısa süreliyken. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisi tetanoz tanısından uzaklaşmamıza yardımcı olur? A. paravertebral adale spazmlarına bağlı olarak hastanın gövde ve başı hiperekstansiyon. 2-3 haftada nedbe bırakarak iyileşir. Kuluçka süresi 4-7 gündür. Cevap: D 102. ancak hastanın immün durumuna bağlı olarak yaralanmadan haftalar. bunun üzerinde veziküller ve üstünde siyah kabuk bulunan ülsere yara görülüyor. E. daha sonra papül. en sık görülen tetanoz tablosudur. birkaç lökosit ve eritrositler ile bol miktarda basil bulunur. Bunu izleyen dönemde. kaşıntı. Son 1-2 günde neşesizlik. baş. Yara difterisi ise psödomembran ile örtülü olmalı ve ayrıca soruda nörolojik bulgular da belirtilmelidir. sonra püstül ve ülser gelişir. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. nöbetler esnasında. yüzde trismus benzeri kasılma. gövde ve bacaklarda hiperekstansiyon. çoğunlukla da yüzde başlar. Ülserler. bacaklar ve gövdede kasılma. genel durum daha kötüdür (malign ödem). yüz bölgelerinde görülür. Hastanın bilinci terminal döneme kadar açıktır. Kasılmalar enerjiden bağımsızdır. yumuşak ödem görülebilir. 7-10 gün sonra tipik eskar dokusu ile kaplanır. Lezyonlar ağrısızdır. yara yerinde ağrı. Olay boyunda ise asfiksiye neden olabilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 46 bırakmayan ödem. D. Ekzotoksinde ödem faktör baskın ise ülser olmaksızın veya küçük bir papül bulunurken. kollar. rahatsızlık hissi gibi prodromal belirtiler olabilir. Orbita gibi gevşek bir dokuda gelişmiş ise ödem fazladır. kollarda fleksiyon pozisyonu olduğu görülüyor. zaten hiperirritabl haldeki hastanın dış etmenlerce her uyarılışında gelişir. yanma. bacaklar ise ekstansiyon halini alır (opistotonus). hatta yıllar sonra dahi gelişebilir. Gazlı gangrende ise etkilenen ana doku adaledir ve doku içinde amfizem mevcuttur. Nekrotizan fasiit Gazlı gangren Yara difterisi Deri şarbonu Tularemi Nekrotizan fasiitte adaleye kadarki cilt-ciltaltı bölgelerinde nekroz tipiktir. kollar fleksiyon. vezikül. gitgide uzayan bu nöbet periyotlarında şiddetli kas ağrıları ve hatta kemik kırıkları dahi gelişebilir. B.

E. immünositleri uyarmaya yetecek miktarda serbest toksin bulunmaz. aşı takvimi sürdürülür. Gözlem altına alınan hastada daha sonra bulanık görme yakınmaları ortaya çıkıyor. B. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam kullanılır. D. Hasta kasılmalara neden olan fiziksel uyaranlardan uzaklaştırılır. 10 gün süre ile penisilin tedavisi uygulanır. Genel tetanoz tanısı ile yatırılan hastanın tedavisinde uygulanması zorunlu olmayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A.Bulantı ve ağız kuruluğu yakınmaları ile acil servise başvuran 26 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde yaklaşık sekiz saat önce evde yapılmış sebze konservesi yediği öğreniliyor. klinik tabloyu kamçılayabilirler. B. Yalnızca yara temizliği yapılır. E.Hastalık sırasında kanda. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor.Ayağına paslı çivi batması yakınması ile başvuran 41 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde çocukluk aşılarını tam olarak anımsayamadığı ve son on yıldır tetanoz aşısı yapılmadığı öğreniliyor. 47 . aşılı ise yapma THIG + - Cevap: C 105. Tetanoz aşısı ve THIG uygulaması yeterlidir. Tetanoz tedavisi: Hasta öncelikle gürültü. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı ve THIG yapılır. Cevap: D 104. santral etkili bir GABA antagonisti olarak kabul edildiklerinden. soğuk gibi uyaranlardan uzaklaştırılır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 47 103.Yaklaşık bir hafta önce düşme nedeni ile sol elinden yaralandığını ifade eden 38 yaşındaki bir erkek hasta tüm vücudunda yaygın kasılmalar nedeni ile getiriliyor. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı yapılır. Bu nedenle tetanoz tedavisinde ilk seçenek olmaktan çıkmışlardır. Hastadan alınan anamnezde kasılmaların iki gün önce yara çevresinde başladığı. C. Bu nedenle hastalığı geçirenlere. Yara temizliği ve THIG uygulaması yapılır. tetanoz antitoksini) kullanımı tartışmalıdır. Gerekli hibernasyon ve anestezi yapıldıktan sonra yaranın uygun şekilde debridmanı ve irrigasyonu toksin üretecek vejetatif bakteri sayısını azaltacağı için yarar sağlayabilir. sıcak.DrTus. D. Bu hastada en uygun tetanoz profilaksisi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. aşılı ise yapma Aşı + Son 5 yıldan fazla aşısız ise yap. Profilaktik antibiyotik verilmesi yeterlidir. THIG ile aynı zamanda tetanoz aşısı da yapılır. Penisilinler. sonrasında da kasılmaların yüze ve ardından tüm vücuda yayıldığı öğreniliyor. Solunum problemi var ise intübe edilir. ışık. C. THIG uygulanan bölgeden farklı bir bölgeye simultane tetanoz toksoid aşısı yapılır. Kasılmalar başladıktan sonra tetanoz hiperimmün globülin (THIG. Temiz-Küçük Yara Aşı Anamnezi Üç dozdan az. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam uygulanır. kuşkulu Tamamlamış / en az 3 aşı yapılmış/sürüyor Kirli-Tetanojen Yara THIG - Aşı + Son 10 yıldır aşısız ise yap.

Đlk nörolojik semptomlar görme bozuklukları (ör. Aşağıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi söz konusu hastanın prognozu üzerinde en olumlu etkiye sahiptir? A. diplopi. idrar retansiyonu. D. Hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde krepitasyonla birlikte skleralarda ikter. Cevap: D 107. kabızlık (kabızlık ile ünlü besin zehirlenmesi!). pitoz.Düşme sonucu sağ ön kolunu bir taş parçasına çarpıp yaralayan 15 yaşındaki bir erkek hastada iki gün sonra yara çevresinde ağrı. iki yönlü filmlerde radyolojik olarak da belirlenebilen (çok önemli bulgu) 48 . baş dönmesi ve ardından da flask tipte kas paralizileri başlar. Yaradan alınan sürüntü örneğinin Gram boyalı preparatları incelendiğinde az sayıda lökositle birlikte gram pozitif basiller. B. C. ciltte solukluk ve taşikardi varlığı da dikkati çekiyor. ses kısıklığı. Đlk paraliziler kraniyal sinirlerle ilgili olup. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada aşağıdaki klinik belirti ve bulgulardan hangisi botulizm tanısını desteklemez? A. anemi ve toksemi ile karakterize bir infeksiyon hastalığıdır. geç kalınırsa komşu organ ve yapılarda koyu kahverengi veya siyah renkli. Kuluçka süresi altı saat ile üç hafta (1-4 gün) arasındadır. 18-32 saat sonra güçsüzlük. halsizlik. disfaji. daha sonra dessendan hal alır.000 Clostridium perfringens sporunun girebilmesi sonucunda gelişir. C. geç olgularda ise 100-200 bin ü verilir. çok pis ve tipik kokulu nekrotik bölgeler gelişir. Nörolojik patolojiler çift taraflıdır. Cevap: C 106. F toksinleri sorumludur. Ateş ve bilinç normaldir. hastanın kusturulması erken olgularda yararlıdır. Đskelet kası ve yumuşak dokuda nekroz. D. Mide bikarbonatlı su ile yıkanır. Çevre dokularda ve özellikle de kas içinde. ciddi olgularda 30-100 bin ü. bulanık görme. E. olguların büyük çoğunluğunda vardır) Diğerleri: Midriyazis. B. Yaranın önce çevresinde. E. ağız kuruluğu ve bulanık görme yakınmaları olan yetişkin bir erkek hasta yakınmaları başladıktan 36 saat sonra hastaneye başvuruyor ve botulizm tanısı konuluyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. şişme ve siyahlaşma ile birlikte kötü koku ortaya çıkıyor. A+B+E trivalan antitoksinin en kısa sürede (ilk 24 saatte) IV olarak uygulanması hayat kurtarıcıdır. en az 1. Bulantı. kabızlık. Hastanın bilincinin açık olması Hastada konstipasyon olması Miyozis saptanması Diplopi varlığı Hastada ateş olmaması 48 Besin zehirlenmesi: A. E. E. Erken olgularda 10-50 bin ü. D. Clostridium novyi Clostridium septicum Clostridium difficile Clostridium ramosum Clostridium perfringens Klostridyal miyonekroz (gazlı gangren): Gazlı gangren. Gerekli ise ventilatör desteği sağlanır. C. Toksin ile (bakterinin kendisi ile değil) kontamine besinlerin yenmesinden altı saat sonra ağız kuruluğu ve mideden emilime bağlı olarak bulantı gelişir. gram pozitif koklar ve gram negatif basiller görülüyor. çoğunlukla bir travma sonucunda dolaşımı bozulmuş veya devitalize kas veya yumuşak dokuya. Hastanın kusturulması Midenin bikarbonatlı su ile yıkanması Guanidin kullanımı Trivalan antitoksinin damar içi yoldan verilmesi Mekanik ventilasyon uygulanması Botulizm tedavisinde. Yara yerinde şiddetli ağrı ile başlayabilir. bulanık görme) ile ilgilidir: Bulantı (ilk semptom) Ağız kuruluğu (ilk semptom) Akomodasyon paralizisi (ilk nörolojik semptom. dispne. B.

D. ilk seçeneğin metronidazol olması yönündedir. Cevap: E 108.DrTus. olguların %10-40’ında yalnız veya mikst infeksiyon halinde bulunur. Kesin tanı konulamayan şüpheli olgularda endoskopik biyopsi yapılarak kolonda psödomembranların saptanması ile histopatolojik tanıya gidilebilir. Clostridium novyi ve Clostridium septicum da gazlı gangren etkenleri olsa da posttravmatik gazlı gangren olgularında en sık etken Clostridium perfringens’dir (%80-90). Clostridium difficile. karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki hafta önce alt solunum yolu infeksiyonu tanısı ile ağızdan klaritromisin kullandığı öğreniliyor. Toksini bağlayıcı özelliği olan kolestiramin de diğer bir seçenektir. erişilebilir ve ucuz olması nedeniyle EIA kullanılır. Oral metronidazol Oral vankomisin Kolestiramin Saccharomyces içeren probiyotikler Lactobacillus içeren probiyotikler Psödomembranöz kolit tanısı konduğunda kullanılan antimikrobiyal tedavisi durdurulur ve gereği halinde primer gerekçeye yönelik tedavi daha az yan etkili (aminoglikozid. Dışkı kültürü EIA ile dışkıda toksin A saptanması Doku kültüründe toksin B saptanması PCR ile toksin A saptanması Kanda toksin B saptanması Psödomembranöz kolitin mikrobiyolojik tanısı. arteriyel tansiyon 100/60 mmHg olarak ölçülüyor. Oral vankomisin tedavisi. genel durum bozukluğu gelişir. C. B. nabız 112/dakika. modern görüş. Dışkının mikroskopik incelemesinde bol lökosit. diğer ilaçlardan ayrı zamanda verilmelidir.Üç gündür devam eden ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 49 gaz birikimine tanık olunur. Palpasyonla krepitasyon alınması tipiktir. doku kültüründe sitotoksin (CdB) ölçümü (altın standart). Cevap: C 109. Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri gibi bakteriler ya da Saccharomyces türleri gibi mantarlardan hazırlanmış olan probiyotik maddeler de özellikle tekrarlı PMK olgularının sağaltımında kullanılan modern 49 . Bu özellikteki salgıda olması gerekenden çok daha az sayıda lökosit belirlenmesi anlamlıdır. psödomembranöz kolit etkenidir. eritrosit ve maya hücreleri görülen hastada Clostridium difficile nedenli psödomembranöz kolit tanısının kesin olarak konulabileceği en güvenilir. sarılık. C. ko-trimoksazol vb. vankomisine (dahi) dirençli enterokokların (VRE) gelişmesine neden olabilmektedir. Yara salgılarından hazırlanan preparatlarda gram pozitif. yaşamı tehdit eden ciddi olgular için saklanmalıdır. birden fazla Clostridium cinsi rol oynamaktadır. buna bağlı olarak da (yüksek ateş olmaksızın) taşikardi. bazen sporlu. çoğunlukla sporsuz bakteriler ve pek çok olguda gram pozitif kok veya gram negatif basillerin de eşlik ettiğinin görülmesi önemlidir. Bir şelatör olduğundan. girişimsel olmayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A.) olanlarla sürdürülür. Bu nedenle. Gazlı gangrenli hastalarda ciddi ve hızlı hemolize bağlı solgunluk. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. dışkıda enterotoksinlerin gösterilmesi ile konur. Antibiyotiğe bağlı ishal tanısı konulan hastada aşağıdaki tedavi seçeneklerinden hangisinin ilk sırada düşünülmemelidir? A. CdA veya CdB PCR veya daha az duyarlılığına rağmen kolay. Bu amaçla. E. D.50C. Yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastada dışkının mikroskopik incelemesinde her alanda çok sayıda maya hücresi görülüyor. Clostridium ramosum ise piyojenik intraabdominal infeksiyonlara (apselere) neden olur. kinolon. B. Psödomembranöz kolite yönelik olarak daha önceleri sıklıkla tercih edilen oral vankomisin kullanımı. Çoğunlukla bir klinik örnekte bir değil. Clostridium novyi. Dağılımı bozulmuş gastrointestinal sistem florasının yeniden normale dönüştürülmesine katkıda bulunan. E. Yaklaşık bir ay önce sinüzit tanısı ile klindamisin kullanan 25 yaşındaki bir kadın hastada son iki gündür devam eden karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları başlıyor.

Bacteroides ovatus. ateş ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran 43 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. sağ akciğer alt zonda inspiryum sonunda kaba raller işitiliyor ve çomak parmak varlığı dikkati çekiyor. Hemen hemen 400 bakteri cinsini bir arada bulundurabilir. sağ üst kadranda derin palpasyonla hassasiyet ve skleralarda ikter saptanıyor.2) olarak bulunuyor. Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Peptococcus sp. Bacteroides thetaiotaomicron.2-1. Hastanın çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer alt lobda konsolide alan görülüyor. kötü kokulu gangren gelişmiştir. peptostreptokoklar. Bir aydan beri devam eden ateş. Bacteroides distasonis. B.30C. divertikül gelişimi gibi nedenlerle motilitesi aksarsa. AST 47 U/L (N: 15-35). Bunların da büyük kısmını Bacteroides fragilis grubu bakteriler oluşturur. karaciğer apsesi. Direkt Bilirubin: 2. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. öksürük. D. kilo kaybı ve halsizlik yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Portal venöz dönüş nedeni ile. Đndirekt Bilirubin: 1. Obstrüksiyon. E. eritrosit sedimantasyon hızı 75 mm/saat.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI seçeneklerdir. D. E. peritonit ve karaciğer apselerine neden olur. Gerçekten de apse formundaki hemen hemen tüm intraabdominal infeksiyonlarda sözü geçmektedir. daha az olarak da Bacteriodes fragilis’dir. hızla ilerleyen.1 mg/dL (N: 0. neden olduğu en sık visseral abdominal infeksiyondur.3 mg/dL (N: 0-0. Prevotella türleri ve Fusobacterium nucleatum’dur. Kolon florasının >%95’i anaeroptur.5).80C olarak ölçülmüş.600/mm3 (%86 nötrofil). Ultrason rehberliğinde yapılan iğne aspirasyon materyalinin anaerop kültüründen izole edilen gram negatif basilin aşağıdakilerden hangisi olma olasılığı en yüksektir? A. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıdaki olguda tanımlanan lezyondan izole edilmesi beklenmez? A. C. Cevap: B 50 110. Escherichia coli’nin 1000 katı kadardır. tümör veya spontan barsak perforasyonuna ve operasyonuna sekonder olarak gelişen apandisit. • Bacteroides fragilis grubu: Đnce barsaklarda anaerop bakteri sayısı azdır. Hastanın çekilen tomografisinde ise apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. Kolon. Bunlar çoğunlukla endojen ve apse formunda infeksiyonlardır. Buradaki Bacteroides türlerinin sayısı. Bacteroides fragilis Fragilis dışı Bacteroides türleri Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Clostridium novyi Bacteroides fragilis infeksiyonları. Önceki bir batın travmasına. Bacteroides uniformis. insanların en çok bakteri içeren bölgesidir. Bu grup içinde kolonda en fazla bulunanlar Bacteroides vulgata. Yapılan batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer sağ lobda 4x5 cm ebatlarında içi sıvı dolu lezyon görülüyor. Dışkının 1/5’i bakterilerden oluşmaktadır. Cevap: E 111.DrTus. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 14. genelde cerrahi veya künt travmalar sonrasında ya da kronik barsak hastalıkları zemininde gelişir. ALT:88 U/L (N: 15-40). nonfragilis Bacteroides türleri (Bacteroides urealyticus). eritrosit sedimantasyon hızı yüksekliği ve normokrom normositer anemi saptanıyor. kolon florasına benzer şekilde değişim gösterebilir. iğsi görünümlü anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? 50 . Burada Bacteroides fragilis grubu bakterilerin bulunması beklenmez. Lezyondan alınan sürüntü örneğinin Gram boyası ile boyalı preparatlarında görülebilen gram negatif. Kolon cerrahisi sonrasında metastatik organ (örneğin akciğer) apselerine neden olabilir. C.Son üç haftadır devam eden karın sağ üst kısmında ağrı. Cevap: A 112. uçları lanset ucu şeklinde. nabız 110/dakika olarak saptanıyor. Bacteroides urealyticus Bacteroides fragilis • Non-fragilis Bacteroides türleri: Orofarinks florasında bulunan anaerop bakteriler. Protein-kalori malnütrisyonu saptanan dört yaşındaki bir çocuğun sağ yanağında ve ağız mukozasında ani başlangıçlı. B.

kuşak sefalosporin 114. Söz konusu olgudaki intraabdominal infeksiyonun antibiyotik/antibiyotikler aşağıdakilerden hangisidir? A. iştahsızlık. Ağız florasında bulunur. bazen yaşamı tehdit edebilen tablolara ilerleyebilir. B.DrTus. burayı daraltabilir. E. anaerop bir bakteridir. Bacteroides fragilis Prevotella melaninogenica Treponema vincenti Peptococcus sp. karın sağ alt kadranda kas defansı ve rebound bulgusu pozitif olarak saptanıyor. kusma. Metronidazol Siprofloksasin Sefoksitin Metronidazol + Seftriakson Penisilin G + Metronidazol tedavisi için verilmesi gereken en uygun Anaerop intraabdominal. E. Ağız mukozası. iğsi görünümlü ve iri (3-10 m). C. cilt ve/veya yumuşak doku infeksiyonlarında kullanılacak kombinasyonlar şunlardır: Metronidazol Aminoglikozid veya + veya Florokinolon veya Azaktam Cevap: D veya Sefoksitin 3. D. Oral kaviteye yayılıp. uçları lanset ucu şeklinde. Üç gündür devam eden karın ağrısı. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. Diş ve kemik kaybı görülür. plöropnömonik irinli lezyonlar ve genital gangrenlere de neden olur. kabızlık ve ateş yakınmaları ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Dental infeksiyonların başta gelen etkenlerindendir. Otuzbeş yaşındaki bir kadın hasta boynunun sağ tarafında. bağışıklık sistemi depresse ve/veya oral hijyeni kötü kişilerde gelişen akut nekrotizan ülseratif jinjivittir. kızarıklık. aspirasyon pnömonisi. Özellikle bakımsız ağızlarda fazladır. • Noma (cancrum oris. Cevap: E 113. non-fragilis Bacteroides türleri gibi diğer gram negatif anaeroplar ve peptostreptokoklar gibi anaerop koklarla birlikte diş ile ilgili birçok mikst infeksiyon tablosuna neden olur: • Plaut-Vincent anjini: Özellikle Treponema vincenti gibi oral anaerop spiroketlerle birlikte. gingivitis ulcerosa. beyin apsesi. diş ve çevresinde gangrenler gelişir. subdural ampiyem. altta yatan ciddi bir hastalığı olanlarda ve malnütrisyone hastalarda oral mukoza ve yüzde akut. Derin boyun fasyaları boyunca mediastene kadar yayılabilir. B. D. gangrenöz stomatit): Çocuklarda. Treponema vincenti. Bu bölgedeki infeksiyonlar. anatomik uygunluk nedeniyle dokular arasından hızla yayılır ve ciddi. fulminant ve gangrenlerle seyreden bir infeksiyondur. Küçük bir vezikül ile başlayıp hızla ülsere olur. ağrı ve içinden 51 . Fusobacterium nucleatum 51 Fusobacterium nucleatum. C. Provatella melaninogenica başta olmak üzere. • Diğerleri: Stomatitis ulcerosa. Laparotomi yapılan hastada perfore apandisit saptanmış ve cerrahi tedavisi yapılıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. yayılır. kadın genital organları. hareketsiz. iki aydır devam eden. şişlik. • Ludwig anjini: Sublingual ve submandibuler sellülittir. kronik otitis media. kronik sinüzit. bulantı. karaciğer ve beyin apseleri.

baş ağrısı ve sol kolunda güçsüzlük yakınmaları ile başvuruyor. Aktinomikozun aksine. Cevap: C 116. Nocardia asteroides Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium avium-intracellulare Mycobacterium bovis Actinomyces türleri. kaldırılmaya çalışılınca kanayan membranlar ve belirgin servikal LAP saptanıyor. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 52 sarı renkli irin gelen delikler oluşması yakınmaları ile başvuruyor. Hastalık. D. gram pozitif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çok sayıda. kanlı balgam çıkarma. Bronkoalveoler lavajla alınan örneğin Gram boyalı preparatlarında gram pozitif. ağrılı bir sellülit ile başlar. En sık karşılaşılan tablo serviko-fasiyal tiptir. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. endojen. yumuşak damağa doğru yayılan. Florada yer alan diğer bakterilerle birlikte. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ premolar dişinin çekildiği öğreniliyor. beyin tomografisinde ise beyin apsesi ile uyumlu. tek. klinik materyalde ve kültürlerinde mantarlar gibi filamansı görünümlü hif formları sergiler. B. Lezyonlar yakın boşluklara ve cilde fistülize olur. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. • Merkez sinir sistemi infeksiyonu: Nokardiyoz olgularının 1/3’ünde tekil veya çoğul beyin apseleri görülür. normal ağız. Vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın lezyonundan alınan pürülan materyalin mikroskopta küçük büyütmede incelenmesinde sarı renkli granüller görülüyor. Sinüsler ve çoğul apseler oluşturarak yayılır. Cevap: B 115. Çürük bir dişten veya diş çekiminden kaynaklanır.Çocukluk dönemi aşıları ile ilgili kesin anamnez alınamayan beş yaşındaki bir kız çocuğu iki haftadır devam eden ateş. bu yapıların ARB pozitif olduğu saptanıyor. öksürük. çoğunlukla anaerop bakterilerdir. B. C. yavaş seyirli. Bu hastanın öncelikle başvuru zamanı dikkate alınırsa öncelikle hangi organ/sisteme ait komplikasyonlara karşı önlem alınmalıdır? A. aylarca hatta yıllarca sürebilir. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Gram pozitif bakterilerdir. D. boğaz ağrısı.DrTus. Actinomyces israelii. Merkezi sinir sistemi Kalp Akciğerler Periferik sinirler 52 . • Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. Sülfür granülleri içeren irinin yüze veya boyna drene olduğu fistüllerle seyreder. gastrointestinal sistem ve kadın genital sistem florasında bulunan. C. C. diş cebi. mikst infeksiyonlar oluşturur. Nocardia asteroides en sık rastlanan türdür. Kronik gidişlidir. Asite rezistan boyama yöntemi ile boyanmaları yoluyla Actinomyces türlerinden ayırt edilir. D. halka şeklinde lezyon görülüyor. E. aerop Actinomycetes olarak ifade edilebilir. Çekilen toraks tomografisinde her iki akciğerde yaygın. burun. boynunda şişlik ve solunum güçlüğü yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın yapılan muayenesinde tüm tonsillaları kaplayan. Kültür ortamında ve dokuda hifsel formlarda görülürse de gerçekte bir bakteridir. Mycobacterium tuberculosis Actinomyces israelii Nocardia asteroides Aspergillus fumigatus Histoplasma capsulatum Nocardia cinsi bakteriler. B. diş eti. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. dallanmış filamantöz yapılar görülmüş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.Steroid ve sitostatik ilaç tedavisi görmekte olan SLE hastası 43 yaşındaki bir kadın üç haftadır devam eden ateş. apse ile uyumlu lezyon.

Schick testi E. Hastalığın 5. Hastalığın 7. larinks. E. Ritm bozuklukları gelişir. haftasında. Đnjeksiyon yerinde hiperemi ve nekroz var ise sonuç pozitiftir. Psödomembrandan alınan sürüntü materyalinin çini mürekkebi ile boyanması B. 53 . Paralitik komplikasyonlar.. farinks.-7. aşağıdaki laboratuvar yöntemlerinden hangisini kullanarak kesin olarak kanıtlayabiliriz? A. Boğaz ağrısı streptokoksik farenjite göre daha hafiftir. haftalarda paralitik komplikasyonlar gelişir. B. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor ve yaranın üzerinde kirli beyaz renkte bir membran olduğu gözleniyor. kilo gibi faktörler dikkate alınmaz: • Hafif/erken olgularda. Bu olgunun larinks difterisi olduğunu.DrTus. Yirmialtı yaşındaki bir erkek hasta sol elinde üç haftadan beri devam eden yara yakınması ile başvuruyor. Antitoksin yoktur. C. difteriye yakalanmaz. haftada toksemik tablo izler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Eğer o zamana kadar yaşayabilirse. cerahatsiz ve ağrılıdır. Materyalin Albert-Neisser yöntemi ile boyanması ve Ernst-Babes cisimciklerinin görülmesi C. ses kısıklığı ve morarma yakınmaları ile getiriliyor. motor tarzdadır: Hastalığın 3. IM.Yedi yaşındaki bir erkek çocuk solunum zorluğu. Cevap: E 118. haftadan itibaren başlar. yara ve lokal difteride . hırıltılı solunum. sergilenen klinik tablo belirler. haftasında akomodasyon paralizisi. Ventrikül fibrilasyonuna ilerleyebilir. 3. Hastanın yapılan muayenesinde inspiratuvar stridor varlığı ile birlikte tonsilleri kaplayan ve larinkse yayılan. diyafragma. at. periferik sinirlerde paralizi gelişir. Lokal antibiyotik uygulamaması yeterlidir Penisilin G verilir Eritromisin verilir Tek doz antitoksin ve aşı uygulanır Tek doz antitoksin uygulanır Difteri Tedavisi: Mümkün olan en kısa sürede tek doz halinde antitoksin uygulanır. Đlk hafta belirtilerini 2. Bireyde yeterli antitoksin vardır. Servikal LAP oldukça belirgindir. Cevap: B 117. Membranın çevresinde eritem ve ödem hattı vardır. Genelde düşük dereceli bir ateş görülür. zorlukla kaldırılabilen membranlar ve servikal LAP saptanıyor. yaş. Heterologdur.. Miyokardit 2. Larinkse ilerleyerek asfiksiye yol açmaması ile larinks tipinden ayrılır. sığır veya koyundan hazırlanmıştır. Bu hastada başlanacak en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Đmmündifüzyon yöntemi ile difteri toksini varlığının gösterilmesi Difteri Tanısı: • Psödomembran bölgesinin sürüntü materyali + Çini mürekkebi → Şekil • Materyal + Albert-Neisser Boyası → Ernst-Babes cisimcikleri • Kültür → Loeffler Serumu • Đmmünodiffüzyon. Hızla yayılan ödem ve tüm tonsillaya yayılan psödomembran gelişir. nöral tutulumlar sonucunda 3. Loeffler serumuna ekim yapılarak etkenin izole edilmesi D. hım hım konuşma ile özel palatum paralizisi. Bu nedenle anafilaksi riski taşır. Ölüm toksemi ve paralitik komplikasyonlardandır. haftasında kalp. Kalıcı değildir. elek testi → Toksin (kesin tanı için gereklidir) • Difteriye duyarlılık testi (Schick testi): Toksin cilt içine verilince reaksiyon yok ise “sonuç negatiftir”. D. kişi difteriye duyarlıdır olarak yorumlanır. haftanın en önemli komplikasyonudur. Toksinin dozunu. Membrandan alınan sürüntü örneğinin çini mürekkebi ile boyanmasında topuz şeklinde bakteriler görülüyor ve alınan kültürde Corynebacterium diphtheriae izole ediliyor. Göz 53 Boğaz difterisi: En sık karşılaşılan klinik formdur. 20-30 bin ü.

bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor ve akut gastroenterit tanısı ile semptomatik tedavi veriliyor. C.5 saatte yavaş infüzyon. • Geç dönem infeksiyonu: Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusudur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. 220C’da takla atma benzeri hareketler yapması ile Corynebacterium türlerinden ayırt edilir. kokobasil veya diplokok şekli ile pnömokoklara benzeyen. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Aynı hasta iki hafta sonra erken doğum yapıyor. Streptococcus pneumoniae Klebsiella pneumoniae Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis 54 . toraks bilgisayarlı tomografisi tetkikinde ise plevral efüzyon varlığı saptanmış. Köyde yaşayan ve bir hafta öncesine kadar tarlada çalıştığını ifade eden 28 haftalık hamile bir kadın ateş. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. Bakteri. apse) odaklara neden olamaz. 60-100 bin ü.DrTus. Tablo diğer pürülan menenjitlere göre siliktir. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. Mycobacterium tuberculosis Salmonella typhi Brucella melitensis Clostridium difficile Listeria monocytogenes Mycobacterium tuberculosis intrauterin bulaşabilse de gelişen miliyer tüberkülozda piyojenik (ör.60C olarak ölçülüyor. Bazen gelişme geriliği ve iştahsızlıktan ibaret olabilir. dalak ve beyinde apse ve granülomlar saptanıyor.. dalak. akciğer parankimi ise normal olarak bildiriliyor... Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. Cevap: D 119. kanlı agarda mavi koloniler yapan. Yersinia enterocolitica gibi soğuk ortamda üreyebilir. Cevap: E 120. ishal. B. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta iki haftadan beri devam eden sağ yan ağrısı. karın ağrısı. Listeria monocytogenes. B. kaldı ki gram yöntemi ile boyanamaz ve sorudaki gibi bir üreme özelliği yoktur. Salmonella typhi ve Brucella melitensis gram negatif basillerdir ve intrauterin bulaşarak sözü edilen tablolara neden olmazlar.400/mm3 (%75 nötrofil). sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin kaybolduğu ve aynı alanda perküsyonla matite alındığı saptanıyor. Karaciğer. 500 mL serum fizyolojik içinde. akciğer. yeterli bağışıklığı kazanamazlar. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI • Nazofarinks tipinde . eritrosit sedimantasyon hızı 55 mm/saat olarak belirleniyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 13. IV. 54 + Erken olgularda antimikrobiyaller (penisilin. D. IM. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. ateş ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Doğumdan genellikle 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. gram pozitif bir basildir. Çekilen postero-anterior akciğer grafisinde plevral efüzyonla uyumlu görünüm.. Hastalığı geçirenlerin de aşılanmaları gereklidir. Küçük basil. Yenidoğanlarda görülebilen iki farklı tablo tanımlanmıştır: • Erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica): Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental olarak geçmesi nedeniyle gelişir. 1. tetanozda da olduğu gibi. hareketsiz basiller izole ediliyor. üşüme. titreme. kana karışmaz ve fetus infeksiyonuna yol açmaz. prematüre bebekte karaciğer. 200 bin ü. Bebekteki apselerden alınan materyalden gram pozitif. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Clostridium difficile invazif tablolara neden olmaz. eritromisin) etkilidir. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. D. insanda hastalık yapabilen tek Listeria türüdür. • Gecikilmiş olgularda . Đnfeksiyonu geçirenler.

AIDS gibi immün sistem hastalıkları veya ilaçlar nedeniyle immün sistemde meydana gelen süpresyon sonucunda. Genital tüberküloz da nadir bir tablo değildir. basilin o anda organizmada bulunduğu bölgede gelişir. Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkenidir. alkolizm. Sonuçta. sekonder olarak kabul edilir. maligniteler.Skrotumunda bir aydır devam eden şişlik. Aynı tabloya. lenfadenittir. Yapılan ultrasonografik incelemede sol epididimiste apse oluşumu görülen hastadaki klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. b) Sekonder ekzojen infeksiyon (re-infeksiyon): Teorik olarak akciğerde gelişir ve kural olarak apeks bölgesindedir. C. E.Sağ elinde ağrısız şişlik ve akıntılı yara yakınması ile başvuran 17 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde bir hafta önce yüzme havuzunda elini merdivene çarparak yaraladığı öğreniliyor. Kadınlarda salpenjit. gastrointestinal-ürogenital-dalak-eklem-kemik ve deri tbc gibi organ ve doku tbc’leri veya uygun konakta venalara açılım ile miliyer tbc görülebilir. Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Nocardia asteroides Candida albicans Brucella melitensis Erişkinlerde reaktivasyona bağlı ekstrapulmoner tbc tabloları da görülebilir. ağrı ve akıntılı yara yakınmaları ile başvuran 35 yaşındaki bir hastanın yapılan muayenesinde sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntısı olan çok sayıda fistül görülüyor.DrTus. Primer infeksiyon sırasında hematojen yayılımla çeşitli organlara yerleşmiş olan. Cevap: B 122. Yapılan muayenesinde sağ elinde kazeöz akıntısı olan granülom saptanan hastadaki lezyondan alınan materyalin ARB boyanmasında ARB pozitif basiller görülüyor. a) Sekonder endojen infeksiyon (reaktivasyon): Primer tbc sırasındaki yayılım sonucunda. daha az olarak da organlarda prodüktif reaksiyon ile sınırlandırılmış dormant basillerin tekrar üreyebilme yeteneği kazanması ile gelişir. anti-tbc immünitenin sessizleştirdiği ilk basillerin tekrar aktive olmaları ile gelişmişse reaktivasyon. C. hiler lenf bezinden komşuluk yolu ile ya da Simon odağının reaktivasyonu ile akciğer ve plevra tbc. malnutrisyon. kazeifikasyon nekrozu nedeniyle tbc ile uyumludur. B. Bu odaklarda yıllarca suskun halde bekleyen basiller. Piyüri. Bu özellik. granülomatöz hepatit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. diyabet gibi sistemik hastalıklar. erkeklerde ise epididimit en sık genital tbc tablolarıdır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. hematüri ve proteinüri böbrek tbc’sinde önemli bir bulgudur. D. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. Mycobacterium marinum Mycobacterium kansasii Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi Mycobacterium tuberculosis Atipik Mikobakteriler: Mycobacterium marinum: Havuz bulaşı sonucu ciltte gelişen granülomların etkeni olan atipik bir mikobakteridir. kez karşılaşma ile ekzojen olarak meydana gelmişse re-infeksiyondan söz edilir. Yani reaktivasyon. ayrıca lenfadenit. rubeola ve influenza gibi immünite kıran infeksiyonlar. daha çok lenf bezlerinde. daha az olmakla birlikte. Mycobacterium kansasii: Akciğer infeksiyonuna (pnömoni) neden olur. Diyabetiklerde atipik lokalizasyonlarla karşılaşılabilir. Genitoüriner tbc içinde ise en çok böbrek tbc saptanır. 55 . Genelde tek servikal bölgede ve taraflıdır. E. Mycoplasma pneumoniae 55 Sekonder tbc infeksiyonu (erişkin Tbc): Đlkinden en az 5 yıl sonra gelişen tbc olguları. tbc basilleriyle 2. Bunlar arasında en sık karşılaşılanı. Olgumuzda da sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntıdan söz ediliyor. menenjit. bazen de gebelik nedeni ile reaktive olur. Cevap: C 121.

Peptostreptokok E. Bacteroides fragilis B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 56 Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi: Posttravmatik cilt infeksiyonlarına veya IV kateter infeksiyonlarına neden olur. Cevap: A 123. Cevap: B 56 . C. D. başka anaeropların yandaşı olarak mikst infeksiyonlara çeşni katan bakterilerdir (ben hayatım boyunca bunların insan versiyonlarından çok korkmuşumdur). günde yüksek ateş. Aynı tabloya. Cevap: C 124. gram pozitif küçük bir basildir. E. Sorudaki anahtar kelimeler. Stenotrophomonas maltophilia Propionibacterium acnes prostetik cihazları (şant.) olanlarda fırsatçı infeksiyonlara. Propionibacterium acnes C. Kalça protezi yapılan ve postoperatif 4. Havuzdan cilt yolu ile bulaş söz konusu değildir. Peptostreptokoklar ise tek başına bir adam olamayan. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. immün yetmezliklilerde sepsislere yol açabilen anaerop. Boynunda ağrısız şişlikler yakınması ile getirilen beş yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde sağ ön servikal zincirde iki adet ağrısız. daha az olmakla birlikte. Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium kansasii Mycobacterium marinum Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkeni Mycobacterium scrofulaceum’dur. Clostridium septicum D. hareketsiz sert kıvamlı LAP saptanıyor. Mycobacterium tuberculosis: Đnsan etkenidir. B. genel durum bozukluğu nedeniyle yoğun bakıma nakledilen 65 yaşındaki bir hastaya sepsis tanısı konuyor.DrTus. Bu hastada sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yukarıda tanımlanan tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kalça protezi. aerop besiyerinde ürememiş… Bacteroides fragilis ve Clostridium septicum’un protezlere ilgisi yoktur. Hastaya eksizyonel lenf nodu biyopsisi yapılıyor ve histopatolojik incelemede granülomatöz lenfadenit saptanıyor. protez eklem vb. Alınan hiçbir aerop kan kültüründe üreme saptanmıyor. yaşlı.

Bu bireylerde sonraki yıllarda çok ciddi bir immünite defekti gelişmedikçe miliyer tüberküloz görülmez. Cevap: D 127. Sınırlı bir kazeifikasyon nekrozu ve kalsifikasyon ile tam bir şifa gelişir. Miliyer tüberküloz B. gövde ve uçlarda döküntü ile anal bölgede ortaya çıkan şişlikler yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde avuç içi ve ayak tabanlarında daha belirgin olmak üzere yaygın. Apikal akciğer tüberkülozu C. Sekonder sifiliz Edinsel sifiliz: a) Erken sifiliz: Primer sifiliz: Şankır Sekonder sifiliz: Rozeoller. Floresan Antikor Testi (FAT) başlıcalarıdır. Ağız lezyonları. kenarları sert.DrTus. KızamıkçıkD. PPD uygulaması sonucunda gelişen endurasyon çapı 6 mm E. Cevap: A 126. RPR b) Treponemal testler: TPI. kondilomatöz lezyonlar görülüyor. MHA-TP. servikal ve epitroklear LAP ile birlikte perianal. Etkenle karşılaşma yerinde kalsifiye nodül D. VDRL. dilinde ağrısız. kondilomata lata. nonpatojen spiroketler karışıklıklara yol açabileceği için uygunsuzdur. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. makülopapüler döküntü. zemini temiz ülsere yara ve submandibular ağrısız LAP nedeni ile başvuruyor. sapsız. çok güvenilir bir testtir). FTA-ABS (yalancı pozitif sonuç yoktur. Genital tüberküloz BCG uygulanmış kişilerde basil ile akciğerde karşılaşılan ilk anda gelişen şiddetli ve sınırlayıcı bir yanıt ile olay durdurulur. • Serolojik (indirekt) tanı: a) Non-treponemal testler: Wassermann-Kolmer.Ateş.Bebekliğinde tüberküloz aşısı uygulanmış. Meningokoksemi C. Otuziki yaşındaki bir kadın hasta. B. Karanlık alan mikroskopisi. FTA-200. birleşmeyen. Materyal. alopesi. D. epitroklear ağrısız LAP.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 57 125. b) Latent sifiliz 57 . Levaditi yöntemi ile boyama. TPHA. C. ağız dışı bölgelerin lezyonlarından alınır. FTA. direkt tanısal prosedürlerin çok sınırlı olduğu sifilizde en güvenilir ve çabuk tanı yöntemidir. ilk pozitifleşen. E. Toksoplazmoz E. ağızda plak müköz. Bu hastaya primer sifiliz tanısı koydurabilecek en erken pozitifleşen ve en güvenilir laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. KızamıkB. VDRL RPR TPHA FTA-ABS Karanlık alan mikroskopisi Sifiliz tanısı: • Direkt tanı: Karanlık alan mikroskopisi. immünite sorunu bulunmayan 21 yaşındaki bir erişkin için gelişme olasılığı en az patoloji aşağıdakilerden hangisidir? A.

trombosit sayısı 325. Borrelia recurrentis bit ve kenelerle bulaşır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI c) Geç (tersiyer) sifiliz: 58 Nörosifiliz: Kronik aseptik menenjit. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 12. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. Ixodes pacificus kenelerinin insanları ısırması ile bulaşır. gittikçe 58 . fokal belirtiler. yaklaşık 15 cm çapında ortası soluk eritemli alan görülüyor.70C. Kırım Kongo Hemorajik Ateşi Virüsü Borrelia recurrentis Streptococcus pyogenes Erysipelothrix rhusiopathiae Borrelia burgdorferi Kırım Kongo Hemorajik Ateşinde hepatik nekroz. halsizlik. tabes dorsalis. Babesia divergens).300/mm3 (%78 nötrofil). Örneğin büyükbaş hayvan eti ile parenteral temas sonucunda elde gelişen erizipeloid hastalığının etkenidir. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. D. Dönem: Kenenin ısırık yerinin çevresinde eritema migrans gelişir. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. üşüme. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. bu olaydan bir hafta sonra yakınmalarının başladığı. Isırık yerinden başlayan eritem. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki ay önce tarlada çalışırken ayağına yapışmış bir keneyi uzaklaştırdığı. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. Kardiyovasküler sifiliz: Aortit Geç benign sifiliz: Organ ve dokularda granülomatöz lezyonlar (gom). C. B. Hastanın ateşli olduğu dönemde alınan periferik yaymanın incelenmesinde eritrositler arasında gevşek spiral şeklinde. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. direkt olarak eritrositleri infekte eder. Borrelia burgdorferi Babesia microti Wuchereria bancrofti Borrelia recurrentis Leishmania donovani Babesia türleri (Babesia microti. tekrarlayan ateşlere neden olur. kişilik bozuklukları. titreme. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. CRP (++) olarak belirleniyor. ipsi yapılar görülüyor. ateşinin yaklaşık 10 günde bir tekrarladığı ve birkaç gün sürdükten sonra kendiliğinden düştüğü öğreniliyor. Kana karışan sporozoitler. Isırıktan 330 gün sonra hastalık tablosu gelişir: 1.Otuziki yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. hemorajiler. Cevap: E 128. genel paraliziler. Yapılan muayenesinde skleraların subikterik olduğu görülüyor ve Traube alanında perküsyonla mat ses saptanıyor. E.Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta ateş. hemiparezi. halüsinasyonlar. lökopeni ve trombositopeni görülür. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. Cevap: D 129. kenelerden bulaşmaz ve halkalar halinde yayılan lezyonlara neden olmaz. kas-eklem ağrıları ve sol uyluğunda kızarıklık yakınmaları ile başvuruor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.000/mm3. Erysipelothrix rhusiopathiae bir hayvan etkenidir. Bu nedenle. hemipleji. kene tarafından ısırılan yerin çevresinde. Streptococcus pyogenes insan etkenidir. büyüklük hezeyanları gibi nörolojik ve psikiyatrik bozukluklar. B. C. illüzyonlar. Borrelia burgdorferi Lyme hastalığının etkenidir. nabız 130/dakika olarak saptanıyor. eritrosit sedimantasyon hızı 32 mm/saat. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. D. E. Anamnezinde yaklaşık iki hafta önce piknik yaparken sol uyluğundan bir kene tarafından ısırıldığını ve bu olaydan bir hafta sonra da yakınmalarının başladığını ifade eden hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. sol uyluk ön kısmında. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar.DrTus.

2. Mikroorganizma çok ince ve hareketlidir. BOS’ta tümü mononükleer olmak üzere 650/mm3 hücre görülüyor. Hepatit A ve E ‘de nötrofilik lökositoz görülmez. Muayenesinde skleralarda ve ciltte ikterik görünümle birlikte. B. Bu nedenle sağlam mukoza ve ciltten bulaşabilir. Tedavi edilmezse aylarca sürebilen latent döneme ve 2. Bazı salgınlardan. Hastadan alınan anamnezde belediyede işçi olarak çalıştığı ve iki hafta önce tıkalı kanalizasyon borularını temizledikleri. genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere büyük eklemlerde kronik oligo ya da poliartritler (arteritli artrit) gelişir. Lezyonlar 3-4 hafta sonra kaybolur. ateş. yerleşim yerlerindeki su taşkınları ve seller sorumlu tutulmuştur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.Pediculus corporis infestasyonu saptanan ve tedavi edilen 45 yaşındaki bir erkek hasta iki hafta sonra yüksek ateş.3 mg/dL. üre 54 mg/dL. nabız 136/dakika. Đkterli olgularda karaciğer transaminazları yüksek bulunur. bundan bir hafta sonra grip benzeri yakınmalarının başladığı ve antigribal ilaçlar kullandığı öğreniliyor. Lyme hastalığında hastalığın başlangıç günlerinde tipik cilt lezyonları (eritema migrans) olmalıdır. Cevap: E 130. kraniyal nörit. miyoperikardit. ikter ve renal patolojilerin bulunması beklenmez. Kızamık Meningokoksik menenjit Riketsiyoz Sekonder sifiliz Veba Kızamık virüsü ve meningokoklar bitlerin ısırması sonucu değil. Enteroviral menenjitlerde öncelikle bilinç problemleri ve kafaiçi basıncı artması ile ilgili fizik bulgular verilmelidir. kreatinin 3. bilinç değişikliği ve cildinde döküntü yakınmaları ile getiriliyor. D. E. Kanalizasyon işçileri. Böbrek tutulumunda da üre. C. Kontamine besinlerin yenmesi veya içilmesi ile de insanlara bulaşır. arteriyel tansiyon 85/40 mmHg olarak ölçülüyor.DrTus. ALT 415 U/L. Bu durumda ciltte döküntüler ve 59 . Dönem: Bir önceki dönemden aylar. B. ensefalit) ve kardit (valvüler tutulum olmaksızın AV blok. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın muayenesinde ateş 400C.8 mg/dL olarak saptanıyor. Farelerin idrarı ile kontamine besin ve sulardan insanlara bulaşır. kusma. boğa gözü denen görünüm ortaya çıkar. HAV infeksiyonu HEV infeksiyonu Lyme hastalığı Weil hastalığı Enterovirüs menenjiti Weil hastalığının etkeni. Dönem: Nörolojik hastalık tabloları (meningoradikülonörit. baş ağrısı. hepatik bulguların varlığı ile viral menenjitten ayırt edilir. döneme geçer. doku ve organa ulaşır. Nötrofil ağırlıklı 15-20 bin lökositoz olması ile viral hepatitlerden. arazi koşullarında yaşayan askerler. miyalji görülür. baş ağrısı. Tetkiklerinde lökosit sayısı 18. Bu durumda. artralji. Vaskülite neden olur.000/mm3 (%90 nötrofil). BOS protein ve glukoz düzeyleri ise normal sınırlarda bulunuyor. avuç ve ayak tabanlarını tutmayan makülopapüler döküntü görülüyor. kreatinin patolojileri belirlenir. pire. (eskiden) postacılar ve çeltik işçileri hastalık açısından yüksek risk taşırlar. total bilirubin 4. Kana karışan etken. gövde ve uçlarda yaygın. Cevap: D 131. Kırküç yaşındaki bir erkek hasta. E. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. kene gibi artropodlarla bulaşır. C. döküntülerin ise iki gün önce omuzlardan başlayıp gövdeye yayıldığı öğreniliyor. Kernig ve Brudzinski bulguları negatif olarak saptanıyor. Riketsiyalar insanlara bit. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 59 genişler ve genişledikçe de ortası solar. çiftçiler. Ayrıca. bir haftadan daha kısa süren bakteriyemi (leptospiremi) sonucunda portal yoldan karaciğere ve bu arada merkez sinir sistemi ve göz içi sıvısı dahil birçok sıvı. menenjit. Hasta ve yakınlarından alınan anamnezde ateşinin yaklaşık bir haftadan beri devam ettiği. Đlk haftadan sonra kan ve BOS’ta belirlenemez. Đdrar ile atılmaya başlar ve haftalarca idrardan izole edilebilir. 3. yıllar sonra. göz aklarında sararma ve idrar yapamama yakınmaları ile başvuruyor. madenciler. Genel infeksiyon belirtileri. konjestif kalp yetmezliği) gelişir. bizzat insanlardan insanlara bulaşır. Leptospira icterohaemorrhagiae’dir.

E. Meningokoksemide ise yüksek ateş ve belirgin merkez sinir sistemi patolojilerine ek olarak bazen peteşiyal cilt döküntüleri ortaya çıkar. Bartonella henselae B. Cevap: C 132. HAV infeksiyonu erişkinlerde ciddi seyreder. D. bazen ek olarak görülen pnömoni ve sepsis tablosudur. diğer atipik pnömonilerden ayrımında yararlıdır. lenfadenitler. Ardından yaygın cilt ve mukoza belirtileri ve epitroklear LAP geliştiği bildirilmelidir. Yukarıda tanımlanan lezyona yol açabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. atipik pnömonidir. Vebada ise pire ısırığından ve daha sonra da ısırılan ekstremite radikal lenf nodüllerinde süpüratif lenfadenit belirtilmiş olmalıdır. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve hepatomegali saptanıyor. Tifüs Veba Meningokoksemi Q humması HAV infeksiyonu Tifüs bit ile temas sonrasında gelişen peteşiyal cilt döküntüleri ve yüksek ateşle başlar. Laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI organ patolojileri gözlenir. özellikle gözlerin arkalarında hissedilen şiddetli baş ağrısı. Analjeziklere yanıtsız retroorbital baş ağrısı oldukça tipik bir bulgusudur. karaciğer transaminazlarında yükseklik ve hiperbilirubinemi saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. mor renkli. B. şiddetli baş ağrısı. içi kanla dolu. 60 Sekonder sifilizde daha önce gelişmiş olan cilt lezyonundan (şankır) söz edilmelidir. C. Tipik klinik tablo. Yapılan muayenesinde sağ bacak ön yüzünde fluktuasyon veren. Yirmidört yaşındaki bir kadın hasta üç günden beri devam eden ateş. Yapılan histopatolojik incelemede lezyonların vasküler endotel kökenli olduğu tespit ediliyor. ikterik tablolar çizebilir. Coxiella burnetii Q humması etkenidir. Veba pire ile temas sonrasında gelişen yüksek ateş.DrTus. Olguların yarısında hepatosplenomegali vardır. Gelişen granülomatöz hepatit. ağrısız. daha sonra organ belirti ve yetmezlikleri ile devam eder. Bununla birlikte. göğüs ağrısı. Bu özelliği. pulmoner yakınmalar ve nötrofilik lökositoz görülmesi beklenmez. göğüs ağrısı ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuruyor. kistik lezyon saptanıyor. Cevap: D 133. Bartonella bacilliformis 60 . CD4+ hücre sayısı 280/mm3 olan HIV infeksiyonlu bir hasta sağ bacağında mor renkli şişlikler yakınması ile başvuruyor.

genital bir ülserden ve belirgin inguinal LAP bulgusundan (oluk belirtisi) söz edilmeliydi. Soruda bu sorulsaydı. cilt ve visseral organlarda vasküler proliferasyon ile seyreden bir hastalıktır. 3 serotipleri ile oluşturulur: • Đnguinal sendrom: Hastalığın başlangıç dönemidir. Lenfogranuloma venereum – Haemophilus ducreyi E. E. karaciğer ve dalak gibi visseral organlarda kan dolu kesecikler (kistler) oluşur. Yapılan muayenesinde meatus çevresinde eritem ile birlikte pürülan akıntı olduğu görülüyor. Erkeklerde baskın klinik formdur. Ureaplasma urealyticum akut NGU’ların ikinci en sık etkenidir. kadında ek olarak servikal mukustan materyal alınır ve belirtilen ortamlara ekilir (altın standart). Bir hafta önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 25 yaşındaki bir erkek hasta penil akıntı ve idrar yaparken yanma yakınmaları ile başvuruyor.DrTus. Haemophilus ducreyi çok ağrılı. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce şüpheli cinsel temasta bulunduğu. Calymmatobacterium granulomatis donovanyoz etkenidir. Ciltte. Olgumuzda da olduğu gibi klamidyalar. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis D. Konak hücre üremesini engellemek için sikloheksimid eklenmiş McCoy. Akıntıdan alınan örneğin Gram yöntemi ile boyanmasında her alanda bol nötrofil lökosit görülüyor. Nongonokoksik üretrit – Chlamydia trachomatis C. HeLa gibi canlı besiyerlerinde. ağrılı inguinal LAP saptanıyor. döletli yumurta sarı kesesinde veya deney hayvanlarında üretilebilirler.Erişkin bir erkek hasta sağ kasığında ağrılı şişlik yakınması ile başvuruyor. HIV infeksiyonunun B klinik kategorisi içinde yer alır. Lenfogranuloma venereum Chlamydia trachomatis L1.2. çok sayıda. Treponema pallidum Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Herpes simpeks virüs tip 2 Treponema pallidum sifiliz etkenidir. sert. krater tarzında genital ülserlere neden olur. Hastanın yapılan muayenesinde inguinal ligament tarafından iki gruba ayrılmış ve aralarında oluk gibi boşluk oluşmuş. Cevap: A 134. Büyük çoğunlukla HIV infeksiyonlu hastalarda. bundan bir hafta sonra da gripal infeksiyonu andıran yakınmalarla birlikte penisinde ağrısız bir sivilce çıktığı öğreniliyor. Lenfogranuloma venereum (LGV): Chlamydia trachomatis’in L1. ağrısız bir ülser ve tek bir LAP görülür. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Gonore – Neisseria gonorrhoeae B. C. Nongonokoksik üretrit – Ureaplasma urealyticum Olgumuz gonore olsaydı etken Gram boyamada görülürdü. Ehrlichia chaffeensis E. Klamidyal NGU varlığında meatal hiperemi ve üretral akıntı görülür. Đnklüzyon cisimcikleri.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. 2. Erkek ve kadın infeksiyonlarında pamuklu eküvyon ile üretra içinden. Erkek ve kadında en sık görülen akut nongonokoksik üretritlerin (NGU) etkeni Chlamydia trachomatis’tir. Đnguinal LAP’dansa genişleyen ağrısız ülserler ön plandadır. D. kullanılan boyalara göre farklı özellikler sergilerler ve tanıyı kolaylaştırırlar. Bu tabloya kadınların pek 61 . Ehrlichia sennetsu 61 Basiler anjiyomatöz: Bartonella hanselae ve Bartonella quintana infeksiyonudur. Bartonella quintana D. Akıntıdan alınan örneğin Modifiye Thayer Martin besiyerine ekiminde de herhangi bir bakteri saptanmıyor Yukarıda tanımlanan olgu ve en sık neden olan etken aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. B. Tek. Dizüri başlıca semptomdur. herhangi bir bakteriyel etkene rastlanılmıyor. Cevap: B 135.3 infeksiyonudur (Haemophilus ducreyi değil). Gram yöntemi gibi standart boyalarla boyanmazlar ve sentetik besiyerlerinde üretilemezler.

Gençler etkeni eve getirir. Hastadan alınan anamnezde yakınmalarının iki gün önce ateş ve boğaz ağrısı ile başladığı daha sonra ise öksürük geliştiği öğreniliyor. non-prodüktif öksürük ve büllöz mirinjit (kulak zarında çok ağrılı. MRSA. kışla. Cevap: B 138. Pseudomonas aeruginosa. Kaviter lezyon … Friedlander pnömonisi. Klebsiella pneumoniae ve Acinetobacter türleridir. eritrosit sedimantasyon hızı 28 mm/saat. • Genito-anorektal sendrom: Genellikle ilk dönemin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülen tablodur. B. çabuk iyileşir. E. Büyüyen lenf nodlarının arasındaki cilt çökük göründüğü için. Kadında ise ilk lezyon genelde vajinadadır ve tablo siliktir. bronş ve bronşiyolleri tutan bir seyir izlemesi anamnez açısından önemlidir. Cevap: E 137. Pseudomonas aeruginosa Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Acinetobacter baumannii Stenotrophomonas maltophilia Soruda bir ventilatör nedenli pnömoni tablosu veriliyor. CRP 48 mg/dL olarak saptanıyor. Yüksek ateş. ağrısız. 5. D. yaz aylarındaki pnömonilerin ise ilk sırasında (%50) yer alır. hareketli bakteriler izole ediliyor. Bunun en sık ilk dört etkeni. D. nabız 112/dakika olarak ölçülmüş. Yapılan laboratuvar tetkiklerde lökosit sayısı: 12. Onaltı yaşındaki bir kız öğrenci ateş. Herpes simpeks virüs tip 2 genital infeksiyonu veziküllerle özeldir. Chlamydia trachomatis Chlamydia pneumoniae Coxiella burnetii Chlamydia psittaci Mycoplasma pneumoniae Primer atipik pnömoni 5-30 yaş hastalığıdır. kuru öksürük ve sol kulağında ağrı yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Escherichia coli ise hareketli bir bakteridir. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif koloniler ve gram negatif. Ayırıcı tanısı da sorudaki testlerle yapılabilir. otoskopik incelemede sol kulak zarında eritemle birlikte bül varlığı görülüyor. trakea. Ancak burada sınırlanamayan etken. ilk lezyondan 1-4 hafta sonra inguinal lenf nodlarına yerleşerek genelde tek taraflı bubonların gelişimine yol açar. Mycoplasma pneumoniae tarafından oluşturulur. Cevap: D 136. Okul. Toplumdan edinilmiş pnömonilerin pnömokoklardan sonra 2. diğer aile fertlerine bulaştırır ve böylece aile içi infeksiyonlara yol açar. Beyza küre sayısı: 22. gününde ateş yükseliyor.000/mm3. glukozu fermente etmeyen. nötrofili. Ateş. Tipik olarak önce farinksi. Lenf nodları ağrılıdır.500/mm3 (%75 nötrofil). oksidaz pozitif. ülseratif bir papül gelişir. Acinetobacter baumannii oksidaz (-) ama non-fermentatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 62 azında tanık olunur. Düşük grade ateş. Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. derin halsizlik ve kabızlık yakınması ile başvuran 21 yaşındaki erkek bir hastanın 62 . B. sonra sırası ile larinks. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia oksidaz (+).DrTus. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Büllöz mirinjit. hapishane salgınlarının önemli etkenidir. E. PA akciğer grafisinde sağ akciğer orta zonda infiltrasyon görülüyor. Tedavi edilmezse spontan olarak geriler ya da cilde açılırlar. Yapılan muayenede ateş 38. buna oluk (groove) belirtisi de denmektedir. baş ve sırt ağrısı. Çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda ekmek içi görünümünde infiltrasyon varlığı dikkati çekiyor. drene edilince iyileşen bül) gibi ekstrapulmoner tutulumlarla giden bir tablodur. non-fermentatif (glukozu fermente etmeyen). Çoğu zaman ayakta geçirilir. pürülan akıntı görülmeye başlanır. C. sırasında (%10-15). Bu tablodan sorumlu olabilme olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C.80C. baş ve adale ağrıları eşliğinde genital bölgede. erkekte genellikle peniste. Sıkışık ortamlarda kolaylıkla bulaşır. Etken lenfatiklerle rektuma ulaşır ve anal kanama. diğer seçeneklerdeki klamidyal etkenlerce veya Coxiella burnetii tarafından oluşturulan pnömonilerde görülmez.

Acil tetkiklerde. splenomegali? Retiküloendotelyal sistem hastalığı . Proteus mirabilis B.. Cilt listeriyozu gelişir D. ürobilinojen artmış. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Keratokonjunktivit gelişir Granulomatosis infantiseptica: Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental bulaşı nedeniyle gelişir. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. Pseudomonas aeruginosa C. hafif dehidratasyona ait dil bulguları. Cilt belirtileri? Cilt kurudur.. Pnömoni. Komplikasyon zengini bir hastalık . B.... Diskordans? Đlk haftanın yoğun endotoksemik ortamında konfüzyon belirgin hale gelir . Piyelonefrit gelişir E.Gebelik sırasında anne tarafından geçirilen listeriyozun. D. Lactobacillus acidophilus Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. Granulomatosis infantiseptica gelişir B. proteinüri. Bruselloz Sıtma Lejyoner hastalığı Enterik ateş Viral hepatit Bir olgunun enterik ateş olup olmadığını anlamak için önemli birkaç noktaya dikkat ediniz: Verilen her ateşin mutlaka olması gereken nabzını hesaplayınız . 90/60 mmHg arteriyel kan basıncı. 390C ateş. Cevap: D 140. %5 monosit. normal mikroskopi saptanıyor. Beyza küre sayısı: 3. Hepatomegali.. Akut bakteriyel menenjit gelişir C. 63 . multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. Karaciğer. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. hareketsiz kokobasiller görülüyor. akciğer..com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 63 fizik muayenesinde genel durum orta. E. Akıntının mikroskopisinde epitel hücreleri üzerine yapışmış halde gram negatif. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir.. Lökopeni. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. Neisseria gonorrhoeae D. ketonüri.DrTus. Bu olguda patolojiyi açıklayabilecek en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Balık kokusunda.. terlemez. Htc: %38. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. C. bitkin.. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. şuur açık ve somnolans düzeyinde. Hb: 11 g. idrar dansitesi 1028. yapışkan vajinal akıntı özeldir. lökosit formülünde %46 nötrofil. bozuk ağız hijyeni. piyelonefrit gibi birçok organ tutulumu? Đkinci haftada belirgin organomegaliler . Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. 108 vuru/dakika nabız.200/mm3. Gardnerella vaginalis E.. hepatosplenomegali belirleniyor. göğüs cildinde basınca solan 6 adet çilek rengi ciltten kabarık döküntüler. %49 lenfosit. Şuur? Đlk hafta sonundan itibaren göğüs ve karın cildinde rozeoller . eozinofil kaybı? Cevap: D 139. dalak. anemi.. batın bombeliği. süt gibi. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. bulaş gelişimi halinde fetusa en olası etkisi aşağıdakilerden hangisidir? A. her iki akciğer orta zonlarda ronküsler ve bazallerinde raller.Doğurganlık çağındaki bir kadın vajinal akıntı yakınması ile polikliniğe başvuruyor.

Bacillus cereus D. Alınan örneğin kanlı agara ekilmesi sonucunda da beta hemoliz yapan. erişkin inklüzyonlu alt palpebra konjunktiviti. yenidoğan pnömonisi (2-3 hafta). Klebsiella pneumoniae D. 370C’da hareketsiz. meninks irritasyon belirtileri.Böbrek transplante edilmiş. Corynebacterium jeikeum B. Staphylococcus aureus E. Cevap: B 142. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. Chlamydia trachomatis L 2 ve 3 B. Bu hastada etken olarak öncelikle aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi düşünülmelidir? A. Cevap: E 143. oda sıcaklığında hareketli. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. Streptococcus pneumoniae B. Yenidoğanlarda gelişen inklüzyonlu alt palpebral konjunktivitlerin en olası etkenleri aşağıdakilerden hangisidir? A. yenidoğan (1-3 hafta) inklüzyonlu konjunktiviti. Neisseria meningitidis Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. operasyondan iki ay sonra pnömoni ve şuur bulanıklılığı. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. Chlamydia trachomatis L 1 ve 3 C. Aktinomikozun aksine. Lactobacillus acidophilus 64 . gram (+) basillerin ürediği gözleniyor. Meningoensefalit tanısı konan immünsüpresyondaki bir hastanın BOS’unda gram pozitif basiller gözleniyor. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Chlamydia trachomatis B ve Ba E. Chlamydia trachomatis A ve C D. ürogenital infeksiyonlar (sık) ve pelvik inflamatuvar hastalığa yol açar. Erysipelothrix rhusiopathiae C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 64 141. Nocardia asteroides C. Chlamydia trachomatis D-K Chlamydia trachomatis’in D-K serotipleri.DrTus. bilgisayarlı tomografide multiloküle apse belirleniyor. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere.

Erysipelothrix rhusiopathiae E. ikinci. üçüncü haftalarda lenfositoz belirlenir ve formülden eozinofillerin kaybolduğu görülür. yenidoğan infeksiyonları. hücresel immünitesi defektif olanlarda sık menenjit. Salmonella typhi infeksiyonlarında hemolitik anemi. hepatosplenomegali görülür. lökositoz. nötrofili B. hayvanlarla uğraşanlarda subklinik ülsere yara infeksiyonlarıdır. bakteriyemi. Ateş-nabız diskordansı. lökopeni. Her iki durumda da sorumlu bakteriler penisilinlere yüksek oranda duyarlıdırlar. diskondans. Listeria monocytogenes 65 Listeria monocytogenes küçük basil/kokobasil/diplokok şeklinde görülebilen. Plesiomonas shigelloides “Laktoz pozitif vibrio” olarak anılan Vibrio vulnificus. Genel durumu ilerleyen günlerde daha da bozulan hastada sepsis gelişiyor. Bu nedenle antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir. nötrofili. eozinofili Enterik ateş. epidemiyolojik tarama amacı dışında. Enterik ateşin yardımcı tanı yöntemlerinden olan tam kan sayımında lökopeni sıklıkla gözlenen bir bulgusudur. endotoksemik belirtiler. gram pozitif. febril proteinüri. lenfomonositoz E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Orta düzeyde sedimantasyon artışı vardır. dikrot nabız. tuttuğu balığı çıkarırken eline olta iğnesi battıktan sonra ateşi yükseliyor. istiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. bunların sokması/yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. ikinci haftada devamlı ateş. çok hareketli bakteriler belirleniyor. Boğaz sürüntüsü E. Beyin omurilik sıvısı D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. lökopeni. Kanlı agardan başka triptikazlı buyyon ve Brain-Heart infüzyon agarda iyi ürer. bir tonsillitin A grubu beta hemolitik streptokok nedenli olup olmadığının belirlenmesinde ya da difteri tanısında kullanılır. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. Kan kültüründe gram negatif. Bacillus anthracis D. Tedavisinde geç kalınan sepsisinde mortalite %50’lere ulaşabilir. Enterik ateşte aşağıdakilerden hangisinde verilen bulguların görülmesi en olasıdır? A. Cevap: E 144. hiperemi ve büllöz cilt lezyonları belirleniyor. bazı olgularda silendirüri. bol çeşitlilikte semptom ve bulgularla seyreder.DrTus. Đğne batma yerinde ağrı. kültürleri tereyağı kokar. Çoğu olguda. laktoz ve oksidaz pozitif. ağrılıdır. hastalık haftalarına göre değişen. Bir balıkçının. karaciğer fonksiyonlarında bozulma. dikrot nabız. göğüs ve karın cildinde taş rozeler. Splenomegali. Yersinia gibi soğuk ortamda üreyebilmeleri klinik ve laboratuvar öneme sahiptir. 220C’da hareketli basillerdir. Aşağıdaki klinik materyallerden hangisinin uygun besiyerlerinde bakteri üretilmesi halinde antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir? A. Kan Boğaz kültürü. lökositoz. Kanlı agarda mavi-yeşil koloniler yapar. Đdrar C. ağır olgularda ve böbrek tutulumlarında üre ve kreatinin düzeylerinde artma belirlenebilir. lenfomonositoz D. Tonsillit. Cevap: D 146. sonra remittan ateş. Cevap: D 65 . ikter C. sonra büller. Zaman içinde normokrom normositer anemi. Splenomegali. Vibrio vulnificus B. Yara akıntısı B. Başlıca hastalık tabloları. Cevap: A 145. Birinci haftada önce intermittan. Vibrio parahaemolyticus C. Hepatomegali. veziküller ve nekroz gelişir.

Haemophilus influenzae tip b C. Cevap: C 148. Bu arada. hastanın beyin tomografisinde kribriform laminada çoğul kırıklar belirleniyor. Üç yaşındaki bir çocuk yüksekten düşüyor. normal nazofarinks florasında bulunan Streptococcus pneumoniae’dir. ilk olay sonrasında başvurduğu hastanede lomber ponksiyon yapıldığı öğreniliyor. travayda bulaş sonucunda da yenidoğan menenjitlerine neden olan bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Legionella pneumophila C. Haemophilus influenzae tip b C. Hastane ortamında yapılan her invazif girişimde söz konusu olan sık hastane etkenleri ile infeksiyon.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 66 147. Pseudomonas aeruginosa B. Önceki sorudaki çocuğa. apseler ve granülomlarla seyreden hastalığa. Neisseria meningitidis E. Đntrauterin infeksiyon sonucunda menenjit. Staphylococcus aureus Post-travmatik kafa tabanı kırıklarında gelişen menenjitlerin yarıdan çoğunda etken. Mycobacterium marinum 66 . Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bacillus anthracis D. Önemli bir travmatolojik patoloji belirlenmediği için 24 saat gözleme alınıyor. Pseudomonas aeruginosa B. Listeria monocytogenes E. Staphylococcus aureus B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Streptococcus pneumoniae D. Neisseria meningitidis E. bu çocuk için de geçerli olabilir.DrTus. Cevap: A 149. Bu olguda da sorumlu etken en büyük olasılıkla bu bakteridir. Yapılan fizik bakı ve tetkiklerde akut pürülan menenjit tanısı konuluyor. Bu nedenle öncelikle hastane etkenlerinin düşünülmesi doğru yaklaşım olmalıdır. Streptococcus pneumoniae D. Hastanın beyin tomografisinde ise kraniyal kemik yapılarında bir patoloji belirlenmiyor. Olaydan 5 gün sonra ortaya çıkan şuur problemi nedeniyle acil servise getiriliyor. Listeria monocytogenes Kafa tabanı kırığı olmayan bu olguda anamnezde lomber ponksiyon bilgisi olduğunu unutmayınız.

Hastanın üst dudağında herpes labialis lezyonu mevcuttur. 15 dakika-2 saat kadar sürebilir. difterinin 2. bir yakınmaları kalmaz. Titreme (soğuk dönem): Sıtma nöbetinde ilk karakteristik belirtidir. C. nabız 120/dakika. Hemokültür Gaita kültürü Đdrar kültürü Periferik yayma Kalın damla incelemesi Sıtmada klinik belirtiler denince nöbet akla gelmelidir: 1. parazitlerin yeni eritrositleri infekte etme dönemiyle iz düşen kuru dönem izler. trombositler 85. Cevap: D 150. Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusu ise geç dönem infeksiyonu görülür. septik artrite benzeyen artritler gelişir.200/mm3 (%65 nötrofil). II+IV Enterik ateşin 1. ateş daima düzensizdir. Tüberkülozda ise beklenen kardiyak patoloji perikardittir. Ateşli kuru dönem: Titremeyi. Doğumdan 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. Eğer bulaş intrauterin yaşam sırasında gelişmiş ise hastalık. Dalak kot kenarını yaklaşık 3 cm geçmiş olarak saptanıyor. kene ısırması ile insana bulaşır. ısırılmadan 3-30 gün sonra hastalık tablosu gelişir. Đkinci dönemde nörolojik hastalık tabloları ve miyokardit gelişir. ALT: 53 U/L olarak bulunuyor. AST 45 U/L. B. Đlerleyen 67 . Difteri IV. Kendilerini iyi hissederler. II+III+IV E.DrTus. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 13. D. Hb: 9 g/dL. I+II+IV B. Deri sıcak ve kurudur. II+IV C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 67 Listeria monocytogenes.000/mm3. 3. titreme. Enterik ateş II. Yapılan muayenesinde ateş 39. Cevap: C 151.40C. hastalar derin uykuya dalar. haftasında endotoksik. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce turistik gezi için GAP turuna katıldığı öğreniliyor. Lyme hastalığı A. derin bir anemi gelişmemiş ise. Birden çok inokülasyon varsa. miyoperikardit ve konjestif kalp yetmezliğine neden olabilir. 2. Parazitin kana dökülmesi sırasında gelişir. haftasında ekzotoksik miyokardit gelişebilir. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir hastalıktır. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. %50-80 olguda splenomegali ve %25-40 hepatomegali bulunur. tipik ateşli nöbetler. erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica) şeklindedir. Đlk nöbetler düzensizdir. Seyrinde kalbi tutan aşağıdaki infeksiyon hastalıklarından hangisi miyokardit sonucu ritm bozukluklarına neden olur? I. Erken gebelik döneminde geçirilmişse abortus veya “ölü fetus” nedenidir. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. gün aşırı ortaya çıkan yüksek ateş ve baş ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Uyandıktan sonra. Hct: %26. Tüberküloz III. Lyme hastalığı. Hastalığın son dönemde ise bir önceki dönemden aylar-yıllar sonra genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere. Valvüler tutulum olmaksızın AV blok. arteriyel tansiyon 130/55 mmHg olarak ölçülüyor. Sıtma hastalarında. I+III+IV D. bulaşma zamanına göre iki farklı bebek infeksiyonuna yol açar. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta bir haftadır devam eden. Nöbetler derin bir halsizliğe yol açar. E. üşüme. Terleme (ıslak dönem): Birkaç (2-7) saat süren ateş şiddetli terleme ile düşer. nöbet sonlanmış olur. Đlk dönemde ısırık yerinin çevresinde Erythema Chronicum Migrans (ECM) gelişir. Yukarıdaki klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak ilk yapılması gereken laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. ateşin hızla 40-410C’a yükseldiği.

DrTus. Üst gastrointestinal sistem kanaması nedeni ile hastaneye yatırılan 45 yaşındaki bir kadın hastaya acil olarak. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve splenomegali saptanan hastanın yapılan periferik yayma incelemesinde eritrositler içinde yonca yaprağına benzeyen. sağ arka servikal zincirde iki adet ağrılı. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. Plasmodium vivax Plasmodium ovale Babesia microti Plasmodium malariae Plasmodium falciparum Babesia türleri (Babesia microti. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3. ateş 38. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. Hastadan alınan anamnezde. Transfüzyondan iki gün sonra hastada üşüme ve titreme ile yükselen. D. Bunların tedavisinde de tek başına üç gün klorokin kullanımı yeterlidir. mutlaka yapılması gereken en değerli testtir. klorokin verilir. E. bazofilik yapılar görülüyor. B. Kana karışan sporozoitler. C. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. D. Cevap: E 152. Bu nedenle. Kalın damlanın boyanmasında fiksasyon işlemi yapılmaz. üşüme. titreme ve sonrasında bol terleme yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce kene tarafından ısırıldığı. C reaktif protein 12 mg/dL olarak bulunuyor. Bu amaçla yapılan kalın damla preparasyonu ile parazitin var olup olmadığı. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. Çoğu olguda herpes labialis belirlenebilir. öncesinde herhangi bir bağışıklık sorunu olmadığı anlaşılmıştır. sonrasında bol terleme ile kendiliğinden düşen ateş geliştiği görülüyor. ancak. Ateş. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. Kan transfüzyonu ile gelişen sıtmada da hepatik şizogoni yoktur. yumuşak kıvamlı ve birbirinden ayrı duran. E. B. periferik yayma ile ise parazitin türü belirlenir. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. Babesia divergens). Gebelerin tedavisinde klorokin güvenlidir.40C. birer tane olmak üzere taşlı yüzük şeklinde yapılar görülüyor. C. keneyi kendisinin çıkardığı ve herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı öğreniliyor. Cevap: B 153. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. Sıtma tanısında temel ilke.600/mm3 (%57 mononükleer lökosit). Gebelik süresince sadece eritrositer formlar hedeflenir. alınan kanda parazitin gösterilmesidir. mononükleer 68 . son bir haftadır devam eden ateş ve boynunda ağrılı şişlikler nedeni ile başvuruyor. Yukarıdaki bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Bu hastaya en uygun tedavi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesinde. Yapılan periferik yaymanın incelenmesinde. eritrosit sedimantasyon hızı 15 mm/saat. Üç gün klorakin ve 14 gün primakin Üç gün klorakin Üç gün primakin ve 14 gün klorakin Tek doz primakin Üç gün meflokin Klorokin direnci bulunmayan bölgelerde. Cevap: C 154. Hasta ve donörden yapılan periferik yayma incelemesinde normalden iri eritrositler içinde. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. direkt olarak eritrositleri infekte eder. bir yakınından alınan iki ünite taze tam kan transfüzyonu yapılıyor. parazitin eritrositten elimine edilmesi amacı ile sadece klorokin kullanılır. Yirmiyedi yaşındaki bir kadın hasta.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 68 nöbetler sonucunda hastada anemi gelişir. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. hareketli lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor.

D. Yüksek ateş. D. kızamıkçıkta ise seyrek maküler veya makülopapüler döküntüler görülür. el ayaları ve ayak tabanları hariç tüm vücut bölgeleri cildinde makülopapüler veya eritematöz raş görülebilir. sonra cerahatli LAP görülmelidir. B. Benzer döküntüler sekonder sifilizin ikinci döneminde de (rozeoller) görülebilir. Bu hastada aşağıdaki hangi iki klinik tablonun ayrımını öncelikle yapmak uygun olacaktır? A. Bu nedenle ayrıcı tanıda bu ikisi öncelikle düşünülmelidir. Ancak. splenomegalinin varlığı ve sedimantasyonun düşük olması bu tanıdan da uzaklaştırmaktadır. E. nötrofilik lökositoz olmaması nedeniyle streptokoksik tonsillit Semptomatik Toxoplasma gondii infeksiyonu gelişmesi halinde en sık görülen klinik tablo lenfadenittir. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir? 69 . Mycobacterium tuberculosis de servikal LAP gelişimine yol açabilir. E. Francisella tularensis infeksiyonunda öncelikle cilt ülseri ya da tonsillit. 69 Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında. Cevap: C 155. splenomegali bulunması ve düşünülmemelidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI hücrelerin %10’dan fazlasının atipik lenfositler olduğu görülüyor.DrTus. Olguda sözü edilen döküntülerin aksine kızılda fırça ile sürülmüş gibi (skarlatiniform) kırmızı döküntüler. ateşle birlikte avuç içi. Epstein-Barr virüsü Streptococcus pyogenes Toxoplasma gondii Francisella tularensis Mycobacterium tuberculosis Epstein-Barr virüsü mononükleozda konglomere servikal LAP. Kızıl – Kızamıkçık Kızıl – Toksoplazmoz Kızamıkçık – Toksoplazmoz Sekonder Sifiliz – Kızıl Sekonder Sifiliz – Toksoplazmoz Döküntülü tip toksoplazmoz: Saçlı deri. C. dört günden beri devam eden ateş ve yaygın döküntü yakınmaları ile acil servise başvuran 19 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde. C. öncelikle aşağıdaki hangi etkene yönelik özgül laboratuvar testlerine başvurulması en uygun yaklaşımdır? A. lenfositik lökositoz ve atipik lenfositoz görülür. Hastadan istenen Rubeola IgM tetkikinin sonucu negatif olarak bulunuyor. Diğer sistem bulguları doğal olarak saptanıyor. çevresi ödemli apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. vücudunun sol yarısında uyuşma ve güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. posterior servikal LAP. Olgumuzdaki verilere uymamaktadır. şiddetli boğaz ağrısı. Olguda <390C ateş. B. Yapılan tetkiklerinde CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olarak saptanan hastanın çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemesinde sağ hemisfer temporal lobda üç adet. Cevap: E 156. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan. Son beş yıldır bilinen ancak tedavi altında olmayan HIV infeksiyonu olduğu öğrenilen 36 yaşındaki erkek bir hasta. hepatosplenomegali ve atipik lenfositoz ile EBV mononükleoz benzeri bir tablo çizer. ayak tabanı ve saçlı deri dışında tüm vücutta yaygın makülopapüler döküntü görülüyor.

pnömoni. Bu olgularda yalın olarak pnömoni ve koriyoretinit de gözlenebilir. Doğuma yakın dönemde annenin suçiçeği geçirmesi D. E. ya da yay şeklinde periventriküler kalsifikasyonlar görülür. beyinde birden çok odakta apse benzeri lezyonlar saptanır. Bu hastada tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A. nöbetler. Paranoid psikoz. C. Sylvius kanalı ve Monro deliğinin obstrüksiyonu nedeniyle hidrosefali gelişir. B. anksiyete ve ajitasyon gibi nöropsikiyatrik bozukluklar görülebilir. • Đkinci üç ayda gelişen anne infeksiyonlarında fötusta ensefalit. hücresel immüniteyi bozan pek çok hastalıkta. hepatit. yaygın ve yay şeklinde ve ayrıca periventriküler bölgede noktavi kalsifikasyonlar ile iki taraflı koriyoretinit varlığı saptanıyor. Bu olgularda sıklıkla Sabin-Feldman Kompleksi gözlenir. En sık başlangıç tablosu hemiparezi ve/veya konuşma bozukluklarıdır. yaşlılarda. Cevap: B 70 . Periakuaduktal ve periventriküler vaskülit ve nekrozlar tipiktir. Toxoplasma ensefaliti. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. Olguların çoğunda (3/4’ünde) latent halde kalır. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi Konjenital toksoplazmoz: • Gebeliğin ilk üç ayındaki bulaş durumunda gebelik. Beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemede. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. hidrosefali. Olguların %30’unda gelişir. Doğum sonrasında herhangi bir patoloji belirlenmemiş ve dolayısıyla tedavi edilmemiş latent infeksiyonlu bebeklerde sonraki yıllarda (sıklıkla ilk üç yaşta) en sık gelişen klinik tablo.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. nodüler veya düz çizgiler şeklinde yaygın. Yenidoğanda makülopapüler döküntüler. Lezyon gelişen bölge ile ilgili. demans. Sabin-Feldman Kompleksi • Son üç ayındaki anne infeksiyonlarında ölü doğum ya da merkez sinir sistemi tutulumu oldukça nadirdir. Yaygın bir ensefalopati ve çoğunlukla subakut başlangıçlı fokal nörolojik belirtiler söz konusudur.DrTus. Toksoplazma ensefaliti Primer beyin lenfoması Sistiserkoz Bakteriyel beyin apsesi Kriptokokkoz 70 Đmmünite problemi olanlarda serebral toksoplazmoz: Toksoplazmoz. hematolojik malignitesi olanlar veya organ transplantasyonu alıcıları gibi immünsüpressif tedavi alanlarda karşılaşılan ciddi bir infeksiyondur. Hidrosefali ve psikomotor gelişme geriliği nedeni ile izlenmekte olan iki aylık bir bebekte yapılan tetkikler sonucunda beyinde. başta HIV infeksiyonu/AIDS olmak üzere. BOS’da lenfositik pleositoz vardır. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında en sık görülen fokal merkez sinir sistemi lezyonu nedenidir. anemi ve ikter görülebilir. görme bozuklukları. Beyinde. çoğu zaman abortus veya daha sonraki dönemde ölü doğum ile sonuçlanır. çift taraflı koriyoretinit. Aslında meningoensefalit tarzındadır. glukoz normaldir. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamık geçirmesi B. kafa çifti tutulumları. serebellar bulgular ve bilinç problemleri ortaya çıkar. Cevap: A 157. D. koriyoretinittir. epileptik ataklar ve psikomotor gerilik gibi daha çok merkez sinir sistemi ile ilgili patolojiler ön plandadır. mikrosefali.

Bu hastanın tedavisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. askariyaz.DrTus. kancalı kurt ve Strongyloides stercoralis infeksiyonlarında olduğu gibi. Lenf nodlarındaki erişkin formların uyarısı ile gelişen kronik inflamasyon ve proliferasyon sonucunda lenfatik drenaj bozulur. E. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer ve böbrek fonksiyonları normal sınırlarda saptanan hastaya yapılan Doppler ultrasonografik incelemede alt ekstremite damar yapılarında herhangi bir patoloji saptanmıyor. C. fötal infeksiyon var: Đlk 16 haftada pirimetamin kullanılamaz. intrauterin infeksiyon saptanan olgularda anneye tek başına sülfadiazin verilir. B. Bazı olgularda şilüri. özellikle de alt ekstremiteyi ve genital organları boşaltan lenfatiklerdeki bu problem yüzünden. Fötusu %60 korur. Daha geç gebelik haftalarında ise klasik üçlü tedavi uygulanabilir. Cevap: D 160. şilöz assit ve şilo-toraks görülebilir. başlangıçta larva seyahatleri nedeniyle. B. kilo kaybı. C.Akut toksoplazmoz geçiren altı aylık gebe bir kadına amniyosentez yapılıyor ve amniyon sıvısında toksoplazma PCR testi negatif olarak saptanıyor. E. Erişkin bir erkek hasta sol bacağı ve skrotumunda yavaş olarak gelişen şişme yakınmaları ile başvuruyor. D. Cevap: A 159.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 71 158. şiddetli lenfödem gelişir. ciltte koyulaşma yakınmaları ile başvuran. Özellikle alt ekstremiteler ve genital bölgedeki lenfatik blokaj nedeni ile elefantiyaz tablosu gelişir. sol bacak ve perineal bölgede godet bırakmayan ödem saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Periferik kan lökositleri – Leishmania Periferik kan lökositleri – Leptomonas Dalak aspiratı – Leishmania Kemik iliği – Leptomonas Burun kazıntısı – Leishmania 71 . Spiramisin verilir Yalnızca sülfadiazin verilir Primetamin + sülfadiazin + folinik asit verilir Tedavi gerekli değildir Medikal abortus uygulanır Gebelerde toksoplazmoz tedavisi: • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. B. eozinofilik akciğer gelişebilir. Loa loa Dracunculus medinensis Onchocerca volvulus Wuchereria bancrofti Trichinella spiralis Wuchereria bancrofti infeksiyonunda. Vücudun diğer bölgelerinde. C. E. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. fötal infeksiyon yok: Fötusun infeksiyondan korunması için spiramisin kullanılır. D. dolaşımı bozulan bölgelerdeki sekonder infeksiyonlar da bu patolojiye katkıda bulunur. • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Bu arada. klinik ve laboratuvar olarak Kala-Azar hastalığı düşünülen bir olguda tanı amacı ile örnek alınabilecek en uygun doku ve bu örnekte mikroskopik incelemede görülecek olan parazit formu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. D. Ateş. Bu nedenle.

özefagus ve kolon gibi boşluklu organların kas tonusunu düzenleyen kas ve sinir hücrelerinde sinsi. Acanthamoeba histolytica Entamoeba histolytica Entamoeba dispar Entamoeba hartmanni Naegleria fowlerii Naegleria fowlerii inhalasyon ile veya kontamine kaplıca ve havuz sularından direkt yolla bulaşır. Parazit ile ileri derecede meşgul olmak zorunda kalan RES görevlerini yapamaz. Bu amaçla çok daha güvenilir olarak dalak aspiratı (>%95 pozitif) kullanılmalıdır. hatta yaşam boyu sürebilir. Hastanın yakınlarından alınan anamnezde hastanın üç gün önce bir baraj gölünde yüzdüğü öğreniliyor. diğer sistem bulguları ise normal olarak değerlendiriliyor. Kronik dönemde de kalp yetmezliği en sık ölüm nedenidir. Anemi. Dilate kardiyomyopatiye bağlı kalp yetmezliği. Cevap: E 163. BOS kanlı ve pürülandır. son 24 saat içinde gelişen ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. C. Cevap: C 162. Ateş. lenfoid dokuların Leishmania donovani tarafından işgalidir. kanlı ve bulanık görünümde BOS alınıyor. Novyi) besiyerine ekim yapılır. Yoğun gamma globülin artışı nedeniyle serum protein gölüne dönüştüğünden. Kalp dilate olur (magakardiyum. nötropenik lökopeni. kusma ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde. sedimantasyon >100 mm/saat bulunur. karın ağrısı. B. varsa cilt lezyonlarının aspirasyonundan etken gösterilebilir. Cevap: C 161. bulantı. Dalak aspiratı. Bu dönemde.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 72 Kala-Azar. proteinüri. E. Trypanosoma brucei gambiense Trypanosoma brucei rhodesiense Trypanosoma cruzi Leishmania brasiliensis Leishmania donovani Tedavi edilmemiş ve akut dönemi atlatmış şagaslı hastalar kronik döneme girerler. eritrosit sedimantasyon hızı 25 mm/saat.000/mm3 (%88 nötrofil). Hipergammaglobülinemi. Kültürde leptomonaspromastigot formları görülür. Hastanın dili kuru. hareketli amipler içerir. Yıllarca. Organlar genişlemeye başlar. D. epiteloid hücreler ve makrofajlar içinde tipik Leishman-Donovan cisimcikleri halinde görülür. ateş 390C. Buradan fila olfactoria aracılığı ile beyne invaze olur. kalp. Çok ağır seyirli meningoensefalit (primer amip meningoensefaliti) ve miyokardite yol açar. Acanthamoeba türlerinden farklı olarak normal immüniteli bireylerde de hastalık yapar. Erken tanı ve tedaviye rağmen 4-5 gün içinde kaybedilirler. Makroskopik olarak kanlı ve mukuslu görünümde olan dışkının mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrositle birlikte Entamoeba histolytica kistleri görülüyor. BOS’un mikroskopik incelemesinde her alanda bol nötrofilik lökosit ve eritrositle birlikte hareketli amipler görülüyor. Biyopsi materyallerinden NNN (Nicolle. başta kemik iliği ve dalak olmak üzere. Bunun sonucunda da kan hücresi ve işe yarar nitelikte antikor sentezi yapılamaz. C. E. Mc Neal. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hematüri sıktır. D. 72 . barsak peristaltizmi artmış olarak saptanıyor. Olguların çoğunluğunu çocuklar ve genç erişkinler oluşturur. Yapılan muayenede Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. burun kazıntısından. pansitopeni. nabız 118/dakika. Hastanın lökosit tabakasından (buffy-coat).Yirmiiki yaşındaki erkek bir hasta.DrTus. hasta serumuna bir damla formalin damlatılınca serumun katılaşması ile ortaya konabilir (Formol-Jel Testi). CRP 24 mg/dL olarak bildiriliyor. kemik iliği aspiratı (%60-80 pozitif) ve lenf bezi biyopsisi materyallerinden Giemsa yöntemiyle yapılan boyamalarla etkenin Leishmania formları lökositler. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. nazofarinkse yerleşir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. megaözafagus ve megakolon saptanan Perulu bir hastada tanımlanan patolojilere neden olan etken aşağıdakilerden hangisi olabilir? A. ancak sürekli ilerleyen bir disfonksiyon söz konusudur. dilate kardiyomiyopati). B.

E. D. Cevap: E 165. Bunu Isospora belli ve Microsporidia türleri izler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A. yassı. Kadınlarda asemptomatik infeksiyon veya sulu. Biyopsi materyalinin incelenmesinde intestinal epitel hücrelerinin yüzeyinde vakuoller içinde yan yana oval yapılar görülüyor. Tanıda intestinal biyopsi öncelikli ve en güvenilir yöntemdir. hareketli parçalar gördüğünü ifade ediyor. Yapılan rutin mikroskopik incelemelerde ve kültürlerde herhangi bir patojen izole edilemeyen hastanın yakınmalarının düzelmemesi ve genel durumunun giderek bozulması nedeni ile intestinal biyopsi yapılıyor. Đnfekte insan veya hayvan dışkılarındaki ookistler su ve yiyeceklerle alınır. Non-Hodkgin lenfoma tanısı ile tedavi görmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hastada ateş. bronkoalveoler sıvı ve safra materyallerinin de ışık veya faz-kontrast mikroskopi ile incelenmesi gibi yöntemlerle ookistler görülebilir. Amibik fulminant kolittir D. köpüklü vajinal akıntı (en sık). Asemptomatik amibiyazlı kişide farklı bir etkene bağlı kolit tablosu gelişmiştir C. ondüle membranı (dalgalı zarı) ve dört flajellası ile dönerek-ileri hareket eder. immünitesi yeterince gelişmemiş olan yaş grubunda (< 2 yaş) diğer yaşlara oranla daha sık görülür. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Çiğ et tüketim öyküsü araştırılmalıdır 73 . Cryptosporodium parvum Dışkı hijyeninin kısmen yetersiz olduğu. Semptomatik non-invaziv Entamoeba histolytica infeksiyonudur B. Bunun dışında. B. Blastocystis hominis D. Giardia lamblia Blastocystis hominis Trichomonas vaginalis Entamoeba hartmanni Entamoeba histolytica Trichomonas vaginalis. AIDS başta olmak üzere. Yapılan muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanamayan hasta ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. Diğer seçeneklerdeki etkenler bu şekilde bir biyopsi bulgusu görülemez. Tek doz niklozamid tedavisi verilebilir C. Balantidium coli C. Üç gün üst üste dışkıda parazit yumurtası aranmalıdır B. yeşilimsi renkli vajinal akıntı ve vulvada kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. Akut amibik rektokolittir 73 Olguda kanlı ve mukuslu görünümlü dışkının yapılan mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrosit saptanması amipli dizanteri ile uyumsuzdur. Cevap: C 166. kist formu gösterilememiştir. Sadece trofozoiti bilinmektedir. Malaşit Yeşili gibi boyalarla boyanması. C. ciddi hücresel immünite defekti olan hastalarda görülen en sık kronik ishal etkenidir. Yan yana dört muz şeklinde görünen hareketli sporozoitler serbestleşir. yeşilimsi. Kronik non-dizanterik sendromdur E. Bir kadın hasta son 10 gündür iç çamaşırında beyaz renkli. Đnvazif bir kolit tablosu ön plandadır. kötü kokulu. Akıntıdan alınan örneğin doğrudan mikroskopik incelemesinde flajellalı. Balantidium coli E. dışkının asite dirençli boyalarla (EZN) veya Giemsa. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve laboratuvar bulgusu gözönüne alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Servikste tipik olarak noktavi kanamalı bölgeler görülür (çilek serviks. Đntestinal epitel hücrelerine yapışır. Sindirim kanalında açılır. Hücrelerin sitoplazması dışında bir kesecik içine alınırlar. dönerek ileri hareket eden parazitler görülüyor.DrTus. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta sulu. kanlı ve mukuslu ishal yakınmaları ortaya çıkıyor. kötü kokulu. dışkı. Cevap: B 164. kaşıntı (ikinci sık semptom) ve yanma ile tipik bir vajinit tablosuna neden olur. karın ağrısı. Giardia intestinalis B. kolpitis makülaris).

Erişkin. Cevap: D 169. Larva ile infekte hayvan eti pişirilmeden yenince insanlar tarafından sistiserkuslar alınır. ateş. Biliyer siroz gelişimi sıktır. ALP ve GGT düzeylerinde artma saptanıyor. kan ile beslenir. Tedavide ek olarak purgatif bir ilaç verilmesi gerekli değildir 74 Taenia saginata: Dünyada en yaygın sestod infeksiyonu etkenidir. direkt hiperbilirubinemi. Dışkıdan yapılan parazitolojik incelemede. Hymenolepis nana E. karın ağrısı. öksürük ve yaygın kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides 74 . Taenia saginata yumurtaları insanlar için infektif değildir. Proglottid dışkı ile atılsa da tedavisiz olgularda skoleks 15 yıl insan barsağına konuk olur. ishal ve eozinofili başlıca semptomdur. En uçtakiler gebe halkalardır. Diphyllobothrium latum Đnsanlara larva içeren balıkların çiğ olarak yenmesi sonucu bulaşır. Balıkların çiğ olarak yenmesi sonucunda da insan infeksiyonu gelişir. kolanjit ve tıkanma sarılığına neden olur. Fasciola hepatica C. karın ağrısı. eklem ağrıları. Tatlı suda. Eozinofili. Uterus çok miktarda yumurta ile doludur. Cevap: D 167. Yapılan laboratuvar tetkiklerde eozinofili. Tatlı su kabuklularınca (kopepodlarca) yutulur. Halkalar skoleks ve boyundan uzaklaştıkça daha gelişkin hal alırlar. Yumurtalar ve/veya proglottidler insan dışkısı ile dış ortama atılır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. ateş. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken sestod aşağıdakilerden hangisidir? A. D. C. Balıklar tarafından bu kabuklular yenince kurtçuklar alınır. Hermafrodit olduklarından kendi kendilerini döllerler. Paragonimus westermani B. splenomegali ve gövdesinde yaygın ürtiker plakları saptanıyor. Karın ağrısı ve ishal yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde sık sık. Kurtçuklar balık kasında pleroserkoide dönüşürler. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Diğer aile üyelerine de tedavi verilmelidir E. Aile tedavisi gerektirmez.DrTus. küçülür (akordiyon karaciğer). Yapılan muayenesinde servikal ve aksiller LAP ile birlikte. çiğ balık içeren Uzakdoğu yemekleri yapan lokantalarda yemek yediği öğreniliyor. uzun süre (10-13 yıl) safra yollarına mekanik toksik etkide bulunur. Cevap: E 168. gelişmeye başlarlar.cm’sinden itibaren ince barsağa tutunurlar. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bir gölde kıyı balıkçılığı yaptığını söyleyen erişkin bir erkek. yüksek ateş. Karın ağrısı. E. Taenia saginata D. Bu arada. Kopepodlarda küçük kurtçuklara (proserkoid) dönüşürler. B. Karaciğer aralıklı olarak büyür. Fasciolopsis buski Heterophyes heterophyes Schistosoma haematobium Fasciola hepatica Paragonimus westermani Fasciola hepatica’nın safra yollarına yerleşme döneminde. yumurta içinde erginleşen hareketli korasidyum larvalar yumurtadan ayrılır. cilt ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde cilt ve skleralarda ikter ile birlikte hepatomegali saptanıyor. Đnce barsaklara iki adet emici oluğu ile tutunarak erişkin hale ilerler. kapaklı helmint yumurtaları görülüyor. Jejunumun 50. Duodenumdan itibaren skoleks dışa döner.

D. Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum 75 Şistozomiyaz üç dönem halinde incelenebilir. C. larvası ile bulunur. ateş. E. 75 . bol. Đnfeksiyon (larva) dönemi: Serkaryaların cildi deldiği yerde. Nadiren lober tutulum ile daha şiddetli bir tablo çizebilir. Larva seyahatine bağlı klinik tablolar: Akciğerdeki evrim döneminde. Yumurtlama (erişkin) dönemi: Đnfeksiyonun 1-2. B. larva antijenlerine karşı gelişen aşırı duyarlılık nedeni ile yüksek ateş. Yapılan muayenesinde her iki akciğerde yaygın ronküsler işitilen hastaya çekilen akciğer grafisinde iki taraflı hiler infiltrasyon görülüyor. genellikle tekrarlı temaslardan sonra. artralji. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yetişkin bir kadın hasta bir haftadan beri devam eden ateş. öksürük. 2.Karın ağrısı ve kilo alamama yakınmaları ile getirilen sekiz yaşındaki bir çocuk hastada yapılan dışkı incelemesinde. trakea. lümendeki sıvı besinlerle beslenir. alveolleri geçerken inflamasyona neden olur ve yüksek ateş ile birlikte astmatik solunum görülebilir. Strongyloides stercoralis Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Necator americanus Ancylostoma duodenale Strongyloides stercoralis dışkıda yumurtası ile değil. D. östaki tüpleri gibi anatomik boşluklara anormal göçler de söz konusu olabilir.DrTus. Giemsa ile boyanmasında ise balgamın bol eozinofil içerdiği saptanıyor. Yumurtası safra ile boyanmaz. balgam çıkarma ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. sarımsı ve çok sayıda eozinofil içeren balgam ve eozinofili ile özel Loeffler sendromu gözlenebilir. splenomegali ve karın ağrısı ile özel Katayama sendromu görülebilir. Cevap: A 171. C. B. LAP. Erişkin forma ait belirtiler: En önemli patolojiler larvanın erişkin forma geliştiği döneme aittir. Đnce barsaktaki erişkin. safra ile boyalı helmint yumurtaları görülüyor. Metabolik aktivitesine bağlı olarak kolik tarzında epigastrik karın ağrılarına veya abdominal rahatsızlık hissine yol açabilir. Allerjik reaksiyonlar gözlenebilir. Tam kan ve periferik yayma incelemesinde lökositoz ve eozinofili saptanan hastanın balgam örneğinin Gram yöntemiyle boyanmasında herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. E. çevresi girintili-çıkıntılı. burun ya da anüsten dışarı çıkması da olasıdır. E. larvalar intrahepatik portal venlerde olgunlaştıktan sonra çiftleşirler.ayında. Damar içindeyken gövdelerini konak antijenleri ile kaplayarak immüniteden kaçınabilirler. Cevap: E 170. Serum hastalığı benzeri allerjik reaksiyonlar (ürtiker). Tersil gidiş ile mide. Yumurtaların dışındaki protein örtüye dışkıdaki partiküller yapıştığı için girintili-çıkıntılı bir görünüm sergilerler. 1. öksürük. 24 saat içinde dermatit (yüzücü kaşıntısı) görülür. Dişi erkekten ayrılarak ilgili bölge venalarına yumurtlar. Ascaris lumbricoides infeksiyonunun tanısı dışkıda safra ile boyanmış yumurtalarının görülmesi ile konur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Ağız. Kronik (yumurta irritasyonu) dönem: Yumurtaların bırakıldığı organ ve dokularda yumurtaların sekrete ettikleri antijenlerin kronik irritasyonu sonucu fibrozis ve granülomlar oluşur. D. Tekrarlı karşılaşmalarda (re-infeksiyonlarda). 2. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum Askariyazda klinik tablo: 1. C. 3.

Üretra yolunu kullanarak enterik bakterileri mesaneye ulaştırabilirler. Kısa sürede erkek ölür. Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Trichuris trichiura Schistosoma haematobium Trichomonas vaginalis Enterobius vermicularis’in dişi ve erkekleri.DrTus. Tersil infeksiyona (retro-infeksiyon) yol açabilirler. ılık ortamda 3 haftada gelişir. D. Necator americanus ve Ancylostoma duodenale kancalı kurtlardır.Sık tekrarlayan alt üriner sistem infeksiyonu ve perianal bölgede özellikle geceleri olan şiddetli kaşıntı yakınmaları olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunda özellikle varlığı araştırılması gereken nematod aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: D 174. Akut miyeloblastik lösemi tanısı ile izlenmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hasta. anüste yumurtadan kurtulan larvalar yukarı gidişle kolona ulaşabilirler. C.7-1. gece saatlerinde anal bölge cildine kadar gelir. Đlginç olarak. kriptalara girer. Đnflamatuvar barsak hastalığı ön tanısı ile kolonoskopi yapılan hastanın kolon mukozasında çok sayıda. Enterobius vermicularis Ancylostoma duodenale Necator americanus Trichuris trichiura Hymenolepis nana Enterobius vermicularis de çekuma yerleşir. Dışkı ile yumurta atılır. yaklaşık 45 cm uzunlukta yuvarlak parazitler görülüyor. inatçı kanlı ishal ve kilo kaybı görülür. Daha sonra barsak lümenine geçerek kalın barsağa (çekuma) ilerler. ileus ve apandisit gibi tablolar da gelişebilir. Ciddi olgularda. Embriyo dışarıda nemli. kolonda çiftleşir. E. Sebze. geceleri anal bölgedeki kaşıntıdır. B. verilen boyuttan daha küçük nematoddur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Yumurtası safra ile sarı boyanır. Bu şekilde mukozaya gömülü olarak uzun yıllar yaşar. Yumurtası safra ile boyanmaz. D. Ancylostoma duodenale ve Necator americanus ince barsak parazitleridir. Kenarları tırtıksızdır. diğer tarafı dışa bombeli şekilde görülür. karın ağrısı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C.5 cm büyüklüğündedir. Oval. 10 gün burada kalır. Nadiren de kadın genital bölgesi aracılığı ile peritona ulaşabilirler. Bu olgularda mental değişiklikler. 76 Enterobius vermicularis’in yumurtası tek tarafı düz. Hastalığın seyrinde eozinofili ve allerjik reaksiyonlar sıklıkla görülen özelliklerdir. Cevap: B 172. karın ağrısı ve kilo kaybı yakınmaları nedeni ile başvuran erişkin bir erkek hastanın yapılan tetkiklerinde anemi ve eozinofili saptanıyor. 0. En önemli belirti. Yumurta safra ile boyanmaz. Buraya 5-15 bin yumurta bırakır ve ölür. Yutulan Trichuris trichiura yumurtasından ince barsaklarda larva açığa çıkar. Hymenolepis nana da ince barsağa yerleşen bir sestoddur. meyva ile tekrar insana alınır. Đnce baş kısımları ile mukozaya gömülerek 3 ayda 3-5 cm uzunluktaki erişkin forma gelişir. Dişi. B. düzgün kenarlı yumurtarı ile kolayca tanınırlar. Uzun süredir devam eden ve zaman zaman kanlı olabilen ishal.5 cm boyutlarında nematodlardır. En çok 1. E. ancak kanlı ishale neden olmayan. aniden başlayan genel durum 76 . Cevap: B 173. mukozaya gömülü. distansiyon.

kalp. karaciğer. Yumurtalar köpek dışkısı ile alınır. ateş. pulmoner ve intestinal fazlar vardır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde belirgin eozinofili ve serum CPK düzeyinde artma belirleniyor. Akciğer (sıklıkla. C. Yerleştiği organ ile ilgili yer işgal eden larva lezyonlarına neden olur. Sonuçta ölürler. B. Mortalite >%80’dir. aynı zamanda da larvaları ile miyalji gibi kas bulguları verirler. Çiftleşme sonrasında doğurulan larvalar adaleye yerleşir. Akciğer parankiminde. D. Larva sayısının fazla olduğu ciddi olgularda ağır nöro-psikiyatrik tablolar (psikoz. döküntü ve şiddetli kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. kaslarda hassasiyet ve barsak peristaltizminde artma dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Periorbital ödem. E. Sidirim sistemine ulaştıktan sonra erişkin formda serbestçe yaşar. Oluşan allerjik reaksiyon ve granülomlar asıl patolojiyi belirler. Hematolojik malignitelilerde sıktır. nabız 106/dakika. Hasta yaşayabilirse larva içeren doku kistleri dejenerasyon ile kalsifiye olurlar. beyne ve göze. sonra da plevral kaviteyi geçer. ince barsak duvarını delerek transperitoneal yoldan ulaştıkları diyafragmayı. Hastadan alınan anamnezde bir hafta önce çiğ köfte yediği öğreniliyor. Đnsanlarda erişkin forma ilerleyemez. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. beyin. Kronikleşmeden sonra bir nedenle immünite bozulursa gelişen otoinfeksiyonlar sonucu disseminasyon ile çok şiddetli. ensefalit ve pnömoni tabloları belirebilir. erişkinleri ile gastrointestinal sistem bulguları. Ascaris lumbricoides akciğerde larva formunda bulunur.DrTus. meningoensefalit. Sıklıkla karaciğere. böbrek gibi organlara yerleşir. Menenjit. Paragonimus westermani iyi pişirilmeden yenen yengeçler ile bulaşır. Larvaların yerleşmesi sonucunda. Cevap: C 77 . Strongyloides stercoralis infeksiyonunda kutanöz. Yapılan muayenesinde ateş 38. Sonraki dönemlerde ampirik antibiyotik tedavisine rağmen çoklu organ yetmezliği gelişen hasta kaybediliyor. konjestif kalp yetmezliği ve diyafragma da etkilenmişse respiratuvar arrest ile hastayı ölüme götürebilir. allerjik cilt döküntüleri. Peptik ülser benzeri belirtilere ve eozinofiliye yol açar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 77 bozukluğu ve ateş nedeni ile acil servise başvuruyor. kas ağrıları. hem ara konağı hem de son konağı aynı canlı olan (domuz veya insan) bir nematoddur. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak ölçülüyor. fibröz bir kapsül ile çevrelenmiş psödokistler içinde yaşar. Metaserkaryalar. Larvanın salgıladığı toksik ürünlerin neden olduğu vaskülit tabloları belirebilir.80C. Akciğer parankimine ulaşır. D. Đshal ve ardından ateş. peritonit gibi ciddi komplikasyonlar da görülebilir. Trichinella spiralis Toxocara canis Paragonimus westermani Ascaris lumbricoides Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis bulaştan sonra ince barsaklara yerleşir. eozinofilik pnömonilere neden olur. Otoinfeksiyon gelişen barsak bölgelerinden enterik bakteriyel etkenlerin de kana invazyonu sonucunda sepsis tabloları gelişebilir. Wuchereria bancrofti Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis Ascaris lumbricoides Toxocara cati Trichinella spiralis. B. bazen de böbrek. Postmortem inceleme sırasında tüm visseral organların bir helmint larvası tarafından istila edildiği görülüyor Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. serebro-vasküler olaylar) gelişebilir. miyokardit. Zamanla kistler genişleyince bronşiyollere açılır. Toxocara canis visseral larva migrans etkenidir. E. fatal olabilen hiperinfeksiyon tabloları ortaya çıkabilir. bronkospazm). C. Cevap: E 175. karın ağrısı. Dolayısıyla. Parazit dolaşıma geçerek organ belirtilerine neden olur.Otuzsekiz yaşındaki bir erkek hasta son üç gündür devam eden ishal. Barsakta açılan yumurtalardan çıkan larvalar dolaşım ile organ ve dokulara göç eder. periorbital ödem ve eozinofili gelişir. merkez sinir sistemi ve kaslara ulaşır. Sonuç olarak.

Rotavirus Ekovirüs Norwalk virüsü Astrovirus Adenovirüs Rotavirus. sulu. Ekovirüs. öpüşen tonsillalar ve splenomegali söz konusudur. ateş. yüksek ateş. D. öksürük. tek tek servikal LAP ile kendini gösteren bir hastalıktır. şiddetli boğaz ağrısı. Norwalk virüsü de kısa süreli. iki günden beri devam eden ateş. B. yüksek ateş ile seyreden ozmotik ishal etkenidir. Yukarıda tanımlanan klinik tabloya yol açan en sık viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan batın ultrasonografisinde ileum enine kesitinde hedef tahtası görünümü saptanıyor. üst solunum yolu infeksiyonları. Cevap: D 177. Yatışının ikinci gününde kusmaları şiddetlenen hastanın dışkısının çilek jölesine benzer görünümde kanlı çıkmaya başladığı görülüyor. 1x1 cm boyutlarında LAP dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 7600/mm3 (%58 nötrofil). piknik ishallerine neden olur. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. Sitomegalovirüs. Streptococcus pyogenes. Yüksek ateş. CRP: 4 mg/dL olarak saptanıyor. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta. sulu ishallere neden olur. cilt ve göz tutulumundan ibaret infeksiyonlara neden olur. Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Adenovirüs Streptococcus pyogenes Epstein-Barr virüsü mononükleoz. hareketli. sulu ishal yakınmaları ile getiriliyor. E. eksüdatif farenjit. konjunktivit. yüz. D. eritrosit sedimantasyon hızı: 15 mm/saat. 78 . Herpes simpleks virüs-1. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. C. soğuk algınlığı. burun tıkanıklığı ve gözlerinde yanma. yaygın lenfadenopati. Adenovirüs infeksiyonları için aşağıdaki tabloya bakınız. boğaz ağrısı. puberte sonrasında geçirilirse ağır seyirli bir tablo oluşturur. immün yetmezliklilerde çoğunlukla asemptomatik bir infeksiyona neden olur. B.DrTus. Bazen hafif ateş. lökopeni ve hafif bir hepatit tablsu ile de kendini gösterebilir. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. batma yakınmaları ile başvuruyor. C. Astrovirüs de kısa süreli. Akut gastroenterit tanısı ile yatırılan hastaya semptomatik tedaviye başlanıyor. kusma. bebeklik döneminde genelde ağız.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 78 176. Yapılan muayenesinde konjunktivalar ve orofarinkste hiperemi ile ön servikal zincirde ağrısız. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. E. kendiliğinden iyileşen. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.

Herpes simpleks virüs-1: Tanımlanan tabloya en uygun viral etkendir. farinks ödemi ve hiperemisi. ateş. C. splenomegali ve her iki alt ekstremite distalinde. rotavirüsten sonra ikinci sırayı almaktadır (tüm olguların %30’u).Sitomegalovirüs Bell paralizisi – Sitomegalovirüs Guillain-Barré sendromu – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu: Poliomiyelit tehdidinden kurtulduktan sonraki dönemde en çok görülen flask paralizi tablosudur. Epstein-Barr virüsü ve Sitomegalovirüs: Veziküler infeksiyonlara neden olmaz. Herpes simpleks virüs-1’e göre olasılık çok daha düşüktür. kansız ishal. bazen göze ve diğer mukozalara da bulaşabilir. Adv 40-41) yüksek ateş. B. C. boğaz ağrısı ve bacaklarında güç kaybı nedeni ile yürüyememe yakınmaları ile getiriliyor. Yüksek ateş. ağrılı servikal LAP ve splenomegali. Cevap: E 178. bacaklarında güç kaybının ise son iki gün içinde geliştiği öğreniliyor. Hodgkin lenfoması.DrTus. Alınan anamnezde ateş ve boğaz ağrısının yaklaşık bir haftadır devam ettiği. HSV). Etken çoğunlukla HSV1’dir. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. E. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. aydan 5 yaşına kadarki dönemde sıktır. küçük çocuklarda invajinasyona yol açabilir. yumuşak paralizi ve duyu kaybı varlığı saptanıyor. Postinfeksiyöz demiyelinizan polinöropati ya da akut inflamatuvar polinörit olarak da isimlendirilebilir. Boğaz ağrısı. Bu hastada görülen nörolojik komplikasyon ve etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü: Yüksek ateş ve ciltte veziküllerle başlar.Poliovirüs Bell paralizisi – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu . Virüsle ilk kez karşılaşan erişkinlerde ise akut herpetik faringotonsillit şeklindedir. 6. Oral infeksiyonlar küçük çocuklarda. %18 oranında atipik lenfositler ve karaciğer transaminaz yüksekliği bulunuyor. Anne-baba kaynaklı olarak küçük çocuklarda da oral infeksiyonlara yol açabilir. Bu durum.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 79 Adenovirüs (enterik adenovirüsler. farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlara neden olma olasılığı çok düşüktür. Herpes labialis’li erişkinlerin lezyonları ile veya virüs saçan salyaları ile yakın kontakt sonucu gelişir. Özellikle Campylobacter jejuni. kusma ve karın ağrısı ile kendini gösteren ishal tablolarına yol açar. Campylobacter gastroenteriti. GBS nedenleri arasında şimdilik kaydıyla saptanabilir en sık infeksiyöz etkendir. Bölgesel LAP saptanır. SLE ve aşı uygulamaları gibi pek çok farklı nedenle de ortaya çıkabilir. Barsaklardaki lenfatiklerde hipertrofi de tabloya eklenebilir. boğaz ağrısı. Yapılan muayenede eksüdatif tonsillitle birlikte ağrılı servikal LAP. D. Herpes simpleks virüs-2: Herpes simpleks virüs-1 nedeniyle erişkinlerde gelişen akut oral infeksiyonlar. Bunlar dışında cerrahi girişimler. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfositik lökositoz. B. Olgumuzda mevcut eksüdatif tonsillit. Hastanın yapılan muayenesinde farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlar görülüyor. Paralitik polio . D. E. tıbbi aciller arasında değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. çoğunlukla oral seks snrasında Herpes simpleks virüs-2 tarafından da oluşturulabilir. Olası diğer infeksiyöz nedenler. Söz konusu klinik tablonun en sık karşılaşılan etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: B 179. mikoplazmoz ve viral infeksiyonlardır (EBV. Otoimmün. Çocuklarda ve immün yetmezliklilerde gastroenterit nedeniyle hastane bakımı gerektiren viral etkenler arasında. Üç yaşındaki bir çocuk ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile getiriliyor. söz konusu tablonun EBV olduğunu 79 . simetrik. Tonsilla ve farinkste veziküler lezyonlarla kendini gösterir. genel infeksiyon belirtileri ve ağız içi-jinjiva vezikülleri ile özel bir tablo halinde (jinjivostomatit) görülür. CMV.

afazi. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile acil servise getiriliyor. boğaz ağrısı. Bu hastada kesin tanı için öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Yapılan muayenesinde üzerleri eksüda ile örtülü hiperemik ve hipertrofik tonsiller. Tanımız EBV mononükleoz. anosmi. E. jeneralize konvülsif ataklar. BOS’ta PCR ile virüs varlığının belirlenmesi çok değerlidir. Ateş. Yenidoğanlarda erişkinlere göre daha sık karşılaşılır. C. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. karın ağrısı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. EA IgG EBNA IgG Paul-Bunnel testi EBV VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Genç yaş + Boğaz ağrısı + Membranöz tonsillit + Ampisilin raşı + Damak peteşileri + Servikal paketli LAP. Yenidoğanlar hariç etken HSV1’dir. hafıza kaybı. bulantı. çoğunlukla da temporal lob belirtileri ile kendini gösterir. ateş. nekrotizan ve tedavisiz olgularda %70 fatal seyirli viral bir ensefalittir. Yirmibeş yaşındaki bir erkek hasta. BOS’ta HSV IgM antikorları da aranmalıdır.DrTus. B. bilinç değişiklikleri gibi ensefalitlerde görülen belirti ve bulguların yanında.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI vurguluyor. Beyin manyetik rezonans görüntülemesinin incelenmesinde sol temporal lobda intensite artışı bildiriliyor. BOS glukoz ve protein düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. C. Cevap: E 80 180. meninks irritasyon belirtileri. B. Alınan anamnezde bir gün önce ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile başvurduğu birinci basamak sağlık kuruluşunda kriptik tonsillit tanısı ile oral ampisilin-sülbaktam tedavisi başlandığı ve bugün de döküntülerin ortaya çıktığı öğreniliyor. baş ağrısı. Diğer ensefalitler içinde de en ağır olandır. Hastaya yapılan lomber ponksiyonda ise alınan BOS örneğinin 350/mm3 eritrosit içerdiği görülmüş. BOS’ta herhangi bir patoloji belirlenemeyebilir. Olguların yarısında primer infeksiyon sırasında gelişir. CRP 24 mg/L olarak saptanıyor. Nadiren BOS glukoz düzeyleri düşük bulunabilir. baş ağrısı. Ekovirüs Rabies virus Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 HSV ensefaliti: Akut. yumuşak damakta peteşiyal döküntüler. davranış bozuklukları. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 17. E. Cevap: D 181. Diğer viral menenjit ve ensefalit bulguları yanında çok sayıda eritrosit görülmesi önemlidir. Hastalarda EEG ve görüntüleme tetkiklerinde patolojiler 80 . Patoloji genelde tek bir temporal lobdadır.300/mm3 (%63 mononükleer lökosit). Onsekiz yaşındaki bir genç kız. D. ateş. halüsinasyonlar ve fokal epileptik ataklar gibi lokal nekrozlara bağlı limbik sistem ve orbito-frontal. servikal konglomere LAP ile birlikte tüm vücutta yaygın maküler döküntü görülüyor. Yapılan EEG incelemesinde temporal lobda patolojik değişiklikler saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Paralizilere ve komaya ilerleyebilir. Kesin tanı için EBV VCA IgM istenir. D. kusma.

malignite. Yapılan muayenesinde sol torakal bölgede bir dermatom alanına uyan bölgede eritemli zemin üzerinde çok sayıda veziküler lezyon olduğu görülüyor. E. radyolojik bulgular elde edilmeden ve BOS patolojileri henüz gelişmeden önce tanıyı düşündürecek en erken veriler olabilir. gözyaşı ve nazal sekresyonda azalma görülür. E. Patolojik EEG bulguları. D. koriyoretinit ve kortikal atrofiye bağlı motor fonksiyon bozuklukları görülüyor. erken tanıda kullanışlıdır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. nörolojik tablo oturmadan. Manyetik rezonans görüntüleme. Bu olgularda kalıcı sekel olasılığı fazladır. Ramsey-Hunt Sendromu – Sitomegalovirüs Herpes Labialis – Herpes simpleks virüs-1 Ekzema Herpetikum – Varisella zoster virüsü Ramsey-Hunt Sendromu – Varisella zoster virüsü Ekzema Herpetikum – Herpes simpleks virüs-1 Zona. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Gecikilmiş olgularda antiviral tedavi beyin hasarını önleyemez. dış kulakta veziküller. baş dönmesi ve işitme azlığı yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: A 183. B. Lezyonların zemininden alınan sürüntü örneklerinin Giemsa ile boyanması sonucunda epitel hücrelerinin nükleusunda bazofilik inklüzyon cisimciklerinin bulunduğu görülüyor. 8. C. Hastadan alınan anamnezde son üç gündür yüksek ateşle seyreden viral bir üst solunum yolu infeksiyonu nedeni ile semptomatik ilaçlar kullandığı öğreniliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 81 belirlenebilir. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Đleri yaş.DrTus. sağ dış kulak yolundan zigomatik bölgeye doğru yayılan veziküler. bunların innerve ettikleri dermatomlara geri dönerler. büllöz lezyonlar görülüyor. gangliyon geniculate’deki reaktivasyon sonucu gelişmiş ise ciddi düzeyde yüz felci. Erken tedavi yaşam şansını artırır. sinir tutulumu (Rumsey-Hunt sendromu). tomografiden daha duyarlıdır.Üç aylık bir bebeğin yapılan muayenesinde alt ekstremitelerde hipoplazi. zonaya yol açarlar. Duyu sinirleri boyunca. Lezyon bölgesindeki ağrı çok şiddetli olabilir ve lezyonlar krutlandıktan aylarca sonrasına kadar sürebilir (post-herpetik nevralji). Gruplu ve çok ağrılı veziküler sekonder lezyonlara. Tanımlanan patolojilere neden olabilen viral infeksiyon tablosu aşağıdakilerden hangisidir? 81 . Cevap: D 184. Cevap: D 182. B. Yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. özellikle Hodgkin lenfoması ve immün yetmezlik gibi hücresel immünite kusurlarında VZV reaktivasyonları gelişebilir. Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta sağ kulağında ağrılı kabarcıklar çıkması. Kırksekiz yaşındaki bir kadın hasta göğüs sol yan tarafında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. damak kaynaklı tad ve salivasyon kaybı. Diğer yöntemlerle tanıya varılamamış olgularda kesin tanı için stereotaktik beyin biyopsisi ile alınan materyal floresan antikor boyama ile incelenir. C.

Epstein-Barr virüsü Hepatit B virüsü Hepatit C virüsü Sitomegalovirüs Transfusion Transmitted Virus CMV mononükleoz: Normal immüniteli bireylerde gelişen akut primer CMV infeksiyonu tablosudur. kalp patolojileri (ör. Cevap: E 185. miyalji ve LAP ile kendini gösterebilir. ölüm triadı olarak anılır. lökopeni ve pnömoni üçlüsü. Serumda Mycoplasma pneumoniae antikorları aranması C. Toksoplazmoz. Đdrarda Legionella antijeni aranması B. C. D. Yapılan muayenesinde orofarinkste hiperemi ve splenomegali saptanan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde. karaciğer transplantasyonunda karşılaşılan en sık viral komplikasyondur. öksürük. belirgin LAP bulunmaması ile ayırt edilir. mikroftalmi. PDA). bebek aktif infekte doğar. ikinci üç ayda MSS patolojileri (ensefalit). Lökopeni. Serumda Epstein-Barr virüsü VCA IgM araştırılması D. Çoğu zaman asemptomatiktir. yüksek ateş. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Heterofil antikor negatiftir. Kızamıkçıkta mikrosefali. atipik lenfositoz. ancak yanıt alınamıyor. Cevap: D 186. IgG araştırılması Transplant sendromları: Böbrek. Gebeliğin son üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi B. interstisyel infiltrasyon saptanan hastaya ampirik olarak moksifloksasin tedavisi başlanmış. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi D. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. EBV mononüleozdan. ilk 20 hafta içinde ise %2 olasılıkla fötusa da bulaşır. lökosit formülünde %26 nötrofil. %25’i atipik lenfositler olmak üzere %69 lenfosit ve %5 monosit ve karaciğer transaminaz yüksekliği belirleniyor. mikroftalmi. B. 1/3’ü ölür. Akciğer trasplantasyonu yapılacak olgularda erken ölüm ve rejeksiyon için 82 .DrTus. iskelet anomalileri vb. kortikal atrofi. kemik iliği. akciğer ve kalp transplantasyonu yapılanlarda 40 gün ateşi olarak bilinen bir tabloya neden olur. karaciğer enzim patolojileri belirlenebilir. CMV pnömonisi. koriyoretinit (konjenital varisella sendromu) gelişir. şiddetli boğaz ağrısı olmaması ve servikal. lökosit sayısı 3. ilerleyici bir tablo çizebilir. Koroner by-pass ameliyatı geçiren ve ameliyat sırasında üç ünite taze tam kan transfüzyonu yapılan bir hastada ameliyattan dört gün sonra ateş ile birlikte kas-eklem ağrıları gelişiyor. E. Keza. karaciğer. Transplant sendromları. CMV mononükleozda B lenfosit immortalizasyonu yoktur. ilk üç ayda abortus. görülür. Tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Koroner by pass operasyonu gibi sık transfüzyon gerektiren durumlar sonrasında da gelişebilir. Genel bir halsizlik tablosu. Ensefalitte hidrosefali. Fötusta organ (özellikle ekstremite) hipoplazileri. PPD testi yapılması E. Doğuma yakın geçirilmişse. Yapılan Monospot test negatif olarak saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Çekilen akciğer grafisinde iki taraflı heterojen. Hepatit. Gebeliğin ilk üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi 82 VZV. son üç ayda ise latent infeksiyonlara neden olur. Serumda Sitomegalovirüs IgM. periventriküler ve parankimde yaygın serebral kalsifikasyonlar tipiktir.Böbrek nakli yapılan 43 yaşındaki erkek bir hasta ameliyattan iki ay sonra ateş. böbrek transplantasyonu yapılan olgularda gelişen en sık infeksiyöz komplikasyondur. Đnsan hücrelerinde mitozu metafazda durdurur.200/mm3. Gebeliğin ilk üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. gebeliğin ilk üç ayında geçirilen infeksiyon sırasında %10 olasılıkla.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. hafif ateşle seyredebildiği gibi bazen ciddi.

) görülebilir. gastrit. Papilloma virüs infeksiyonu gibi toplumdan edinilmiş. toksoplazmoz. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken ve tedavisi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Tutulum bölgesi hipoesteziktir. blefarit. %95 tek taraflıdır. Terminal dönemde bir AIDS hastası gözlerinde yanma. Đnterstisyel pnömoni. merkez sinir sistemi hastalıkları ve hepatit diğer tablolardır. Đki yaşındaki bir çocuk iki gündür devam eden yüksek ateş. Yan etkisi fazladır. Cevap: E 187. rekürrent göz infeksiyonları gelişebilir. Gansiklovir ise oldukça başarılı tedavi sağlar. Virüsün trigeminal gangliyonlara yerleşmesi sonucunda keratit. keratokonjunktivit gibi sekonder. 1-6 ay: Listeriyoz. Çocuk Hastalıkları servisinde gözlem altına alınan hastada ateş kendiliğinden düşüyor ve sonrasında omuzlardan karına yayılan eritemli döküntü ortaya çıkıyor. yara kaynaklı) infeksiyonlar. Primer semptomatik HSV göz infeksiyonları vezikülerdir. E. Son yıllarda özellikle gansiklovire dirençli olgularda foskarnet kullanımı ile iyi sonuçlar alınmaktadır. Floresan boyama ile dendritik ülserasyonlar kolayca tanınabilir. layşmanyoz. Aspergillus. palpebralarda ödem ve veziküller görülür. Pneumocystis carinii ve Nocardia pnömonileri Đlk 6 aydan sonra: Tüberküloz • Diğer infeksiyonlar: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş (kateter.DrTus. gastrointestinal ülserler (özofajit. Primer infeksiyon genelde yüzeyel kalmaya meylederken. Yapılan oftalmolojik muayenesinde koriyoretinit saptanıyor. kolit). donörün CMV seropozitif. yeşil renkli ishal ve zaman zaman ortaya çıkan kasılma yakınmaları ile getiriliyor. D. kızarma ve görme kaybı yakınmaları ile başvuruyor. inatçı infeksiyonlar. strongiloidoz. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfopeni dışında patolojik bulgu saptanamayan hastada tanımlanan klinik tablo ve en olası etken ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 83 en önemli risk faktörü. görme azalmıştır. tedavi edilmezse hızla körlüğe ilerler. batı Nil ensefaliti vb. sekonder keratitler derin dokulara ilerleme sonucunda körlüğe kadar gidebilir. Risk gruplarında bu tedaviye CMV immünglobülini de eklenir. Herpes simpleks virüs-1 – Asiklovir Herpes simpleks virüs-2 – Asiklovir Sitomegalovirüs – Gansiklovir Sitomegalovirüs – Asiklovir Herpes simpleks virüs-1 – Foskarnet AIDS’de CMV infeksiyonu: Terminal dönemde sıktır. Eritema kronikum migrans – Borrelia burgdorferi 83 . alıcının ise seronegatif bulunmasıdır. Cevap: C 188. Koriyoretinit de çok sık görülmektedir (%30). Yüksek ateşle seyreden infeksiyöz mononükleoz tablosu gelişir. Tedavisinde asiklovir etkisizdir. kriptokokkoz. greftten bulaşan viral infeksiyonlar (hepatit B. Đlk 6 aydan sonra: CMV koliti/retiniti. Solid organ transplantasyonu yapılmış alıcılarda gelişebilme olasılığı yüksek infeksiyonlar şöyle sıralanabilir: • Akciğer infeksiyonları: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş pnömoniler 1-4 ay: HSV pnömonisi (ilk viral pulmoner infeksiyon) 1-6 ay: CMV. B. C.

membranöz glomerülonefrit ve poliarteritis nodosa (PAN) gelişebilir. artralji. C. artrit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. D. Akut ürtiker – anti-HCV Papüler akrodermatit – anti-HAV IgM Giannotti-Crosti sendromu – anti-HBc IgM Caroli triadı – anti-HCV Giannotti-Crosti sendromu – anti-HAV IgM Hepatit B’nin kuluçka süresi 50-180 gündür. Sadece %15-25 olgu ikteriktir. Multipl miyelom 4. ensefalit) ait hırçınlık. B. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik inceleme aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. • Pencere fazı. dev lenf bezi hiperplazisi) Cevap: D 84 . Đkterlilerde kronikleşme riski subklinik ve anikteriklerden daha düşüktür. roseola infantum): Daha çok 6 ay-3 yaş arası çocuklarda görülen HHV-6 infeksiyonudur. Lenfomalar (ör. Đkterik olgularda Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ile karakterize Caroli triadı görülebilir. En son yüz ve kollarda gelişir (Şekil IV-18). • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir.) 3. tüm Kaposi sarkomlar 2. B lenfositlerden köken alan Non-Hodgkin lenfoma C. Đmmün kompleks hastalığı belirtileri sıktır. Vaskülit. E. Tedavide gansiklovir kısmen etkilidir. Bu dönemde sinir sistemi tutulumuna (menenjit. On yaşın altındaki çocuklarda Cilt döküntüsü + Lenfadenopati + Lenfadenit ile seyreden Giannotti-Crosti sendromu (infantil akrodermatit) de tanımlanmıştır. Cevap: D 189. Birden başlayan 39-40oC ateş 2-3 gün sürer. Klasik tip Kaposi sarkomu B. Hastanın yapılan muayenesinde tüm vücutta yaygın papüler döküntü ile birlikte servikal ve aksiller çok sayıda ağrısız hareketli LAP varlığı dikkati çekiyor.Aşağıdaki malignitelerden hangisinde Đnsan Herpesvirüsü-8’e ait DNA’nın saptanması beklenmez? A. Sekiz yaşındaki bir çocuk yaygın cilt döküntüleri nedeniyle getiriliyor. C. D. kronik infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgG pozitif bulunur. yeşil renkli ishal ve servikal-oksipital LAP görülür. Negatif ise asla infekte olmamıştır. bakılamıyor ise HBeAg sınırlı bilgi verir.DrTus. Cevap: C 190. Multisentrik Castleman hastalığı (anjiyofolliküler lenf bezi hiperplazisi. Tüylü hücreli lösemi E. Eritema infeksiyozum – Parvovirüs B19 Eritema multiforme – Mycoplasma pneumoniae Roseola infantum – Đnsan Herpesvirüsü-6 Ekzantema subitum – Đnsan Herpesvirüsü-7 84 6. Negatif ise asla akut olamaz. Ateş düştükten sonra omuzdan başlayan. • Viral replikasyonun en iyi göstergesi HBV DNA düzeyidir. E. Đnfeksiyonun klinik başlangıcı (preikterik dönem) genellikle gürültüsüz ve sinsidir. akut infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgM. Afrika tipi Kaposi sarkomu Đnsan Herpesvirüsü-8 ile ilişkili hastalıklar: 1. Hastalık (ekzantema subitum. HBV infeksiyonu ile ilgili serolojik özellikler şöyle özetlenebilir: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. ekstranodal B lenfosit lenfomaları. konvülsiyon. AIDS’lilerde gelişenler dahil olmak üzere. daha sonra karın cildine yayılan ekzantemler tipiktir. Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonlularda görülen Kaposi sarkoma D. primer efüzyon lenfoması vb. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazlarının normalin 10 katından fazla arttığı saptanıyor.

dilate kardiyomyopati geliştiği görülüyor. Đndirekt Bilirubin 3. yassı epitel hücreleridir. Kronik hemolitik anemi olgularında görülen aplastik krizlerin %80-90 gibi çok büyük bir bölümünden sorumludur. C. Cevap: C 192. Hastanın yapılan muayenesinde vulva’da saplı. üşüme.6 mg/dL (N: 0. • Genital kanserler: Serotip 16 ve 18 infeksiyonları sonrasında. B. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 4.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 85 191. E. Sorumlu viral genler E6 ve E7’dir. Hct:%16. D. • Serviks. D. hiperkeratinize papüller görülüyor.5) olarak saptanıyor. fötusun karaciğer. Aplastik kriz gelişir. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta perianal bölgede ortaya çıkan siğiller nedeni ile başvuruyor. Retikülosit boyamasında retikülositoz görülmeyen hastada tanımlanan tabloya neden olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E.5-1. özellikle HIV infeksiyonlularda fazla olmak üzere. • Cilt siğilleri: Serotip 1-4 tarafından oluşturulur. Malign dönüşüm nadirdir. Keratin tabakada kalınlaşmaya. Sitomegalovirüs Epstein-Barr virüsü Parvovirüs B19 Đnsan Herpesvirüsü-6 Adenovirüs Đnsan Parvovirüsü B19. talasemi gibi kronik hemolitik anemilerin varlığında 5-7 gün süre ile eritropoez durur. Kondiloma lata – Treponema pallidum Molluscum contagiosum – Poksvirüs Herpes genitalis – Herpes simpleks virüs-2 Zona zoster – Varisella zoster virüsü Kondiloma aküminata – Đnsan papilloma virüsü Hedef hücreler. ALT 30 U/L (N: 15-40). En çok çocuklarda görülür. B. Cevap: E 193. AST 18 U/L (N: 1535). 7. megakaryositlerde. genital yassı epitel hücrelerinde bulunan. Virüsün bu hücrelerdeki P kan grubu antijenlerini reseptör olarak algıladığı kabul edilir. kemik iliğindeki mitotik eritroid progenitör hücrelerde. vulva ve penis siğilleri (kondilomata aküminata): Çoğunlukla serotip 6. CRP 12 mg/L.DrTus. Cinsel temas ile bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenlerden birisidir.2 g/dL. C. göz aklarında ve ciltte sararma yakınmaları ile başvuruyor. herediter sferositoz.5-1). 11 tarafından oluşturulur. hiperkeratoza. Medikal abortus uygulanıyor ve fetusun ileri derecede ödemli olduğu.Gebeliğinin ikinci üç aylık döneminde yüksek ateşle seyreden viral bir infeksiyon geçiren bir gebede yapılan kontrolde fetusun uterus içinde öldüğü saptanıyor. Orak hücreli anemi tanısı ile izlenmekte olan 28 yaşındaki bir erkek hasta ateş. kanser gelişimi gözlenmiştir.300/mm3 (%55 nötrofil). eritrosit sedimantasyon hızı 23 mm/saat.2 mg/dL (N: 0. titreme. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en olası etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Đnfeksiyon sırasında orak hücreli anemi. Virüs. miyokard ve endotelyal hücrelerinde çoğalır. Direkt Bilirubin 1. ABO ve Rh uyuşmazlığı öyküsü olmayan gebede sözü edilen tabloya neden en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu bölgenin en sık iyi huylu epitelyal tümörleridir. üremeyi baskılayan gen ürünlerinin hatalı yapımına neden olur. Parvovirüs B19 85 . Hücrelerin proliferasyonu engellenemez. cerrahi eksizyonla alınan lezyonların mikroskopik incelemesinde epidermis yassı hücrelerinde vakuolleşme varlığı dikkati çekiyor. tipik ve tanısal önemi bulunan vakuolleşmeye yol açar (koilositoz). 11 tarafından oluşturulur. Hb 5. • Oral kavite siğilleri: Serotip 6.

Bulaş ilk üç ayda gelişirse gebelik abortus ile sonuçlanır. hiperakut dönemde serumda bol miktarda bulunsa da immünolojik yöntemlerle saptanamaz. Olgumuzda anti-HBc IgM negatiftir. Đkinci üç ayda gelişen intrauterin infeksiyon sonucunda hidrops fötalis ortaya çıkar. B. protein kinaz aktivitesi gösteren bir antijendir. sadece hepatosit nükleusunda bulunan.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Anti-HBc IgM ve HBV DNA pozitif olarak bulunur. Üçüncü üç aydaki bulaşta sorun yaşanmaz. Aktivasyon gösteren kronik Hepatit B virüsü infeksiyonu vardır Olgumuzu HBV infeksiyonu serolojik özelliklerine göre irdeleyelim: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. yani virüsle karşılaşmıştır. inkübasyon döneminin sonunda bulunan yetişkin bir hasta için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin tanısal değeri yoktur? A. Halen akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir B. E. Antijenitesi çok güçlü olup. göz aklarında sararma. Halen hiperakut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir E. infeksiyonun erken döneminde anti-HBc gelişimine yol açar. Đntrauterin infeksiyonda fiziksel anomali söz konusu değildir. • HBeAg replikasyon göstergesidir. Serumda HBsAg pozitiftir Serumda HBeAg pozitif olabilir Hepatosit nükleusunda HBcAg saptanabilir Serumda Anti-HBc IgM saptanabilir Serumda HBV DNA pozitiftir HBcAg. D. Bu nedenle. yani replikasyon vardır. E. Halsizlik. iştahsızlık. Olgumuzda anti-HBc IgG pozitiftir. HBcAg. Negatif ise asla infekte olmamıştır.DrTus. Olgumuzda HBeAg pozitiftir. Ölü doğum gerçekleşebilir. C. Cevap: A 194. olgumuzdaki gibi hiperakut dönemde serumda HBsAg. anti-HBc IgM tarafından erkenden nötralize edilir. Parenteral yoldan alınan Hepatit B virüsü ile infekte olan. Negatif ise asla akut olamaz. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. Geçen hafta akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmiştir D. D. Herpes simpleks virüs-2 Sitomegalovirüs Rubella virus Toxoplasma gondii 86 Parvovirüs B19 nedenli non-immün hidrops fötalis: Đnfeksiyonu geçiren annelerin 1/3’ü virüsü fötusa bulaştırır. Halen kronik Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır C. Bunun dışında. 86 . Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir hastada aniden gelişen bilinç değişikliği nedeni ile akut fulminant hepatit tablosu geliştiğinden kuşkulanılıyor. Cevap: C 196. yani akut değildir. C. HBeAg. idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir kadın hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Cevap: E 195. HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HBc IgG + + + Bu hastanın tanısı ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A.

Uzun (20 gün) yarı ömrü nedeniyle albümin. Serum albümininde düşme Serum üre düzeyinde düşme Protrombin zamanında uzama Serum amonyak düzeyinde düşme ALT düzeyinde yükselme Viral hepatitlerin akut dönemde ALT ve AST değerleri birkaç bin IU’ya kadar çıkar. Bunlar. Cevap: C 197. C. Anti-HAV IgM B. AST’ye göre daha duyarlı ve özgüldür. akut olgularda çok fazla etkilenmez. GÜNLER ALT(U/L) 0 1230 3 675 7 1460 14 1140 28 720 Yedinci günde saptanan ALT artışını açıklayabilmek için öncelikle yapılması gereken laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. antiproliferatif ve antiviral etkinliği nedeniyle IFN-α tedavisi ve antiviral ilaç kombinasyonları kullanılmaktadır. HBV DNA pozitif (≥105 kopya/mL). Önce interferon tedavisi verildikten sonra antiviral başlanmalıdır D. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan ve damar içi ilaç bağımlılığı öyküsü olan yetişkin bir hastanın günlere göre ALT değerleri aşağıdaki tabloda veriliyor. tiroidit gibi otoimmün hastalıklar veya başka bir immünopati veya ağır kardiyovasküler sorunlar var ise IFN-α tedavisi güvenle uygulanamaz. D. Akut ve/veya kronik olgularda karaciğerin sentez etkinliklerini gösteren kan albümin ve üre düzeyleri düşer. HBsAg pozitifliğinin altı aydan daha fazla sürdüğünün bilinmesidir. E. Đnterferon ile birlikte antiviral de verilmelidir C. karaciğer hasarının bulunmadığı anlamına gelmez. Dekompanse siroz. Hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisi sonucunda ise karaciğer sirozu saptanıyor. Seri protrombin zamanı ölçümleri. karaciğer histopatolojisinde lobüler yapısı bozulmuş. Cevap: E 198. Bununla birlikte. akut olgularda gelişen karaciğer nekrozu ve yetmezliğinin izlenmesinde oldukça uygun bir yöntemdir. Anti-HCV 87 . Karaciğer transaminazları normalin üst sınırının en az iki katı yükseklikte (>100 IU/mL). Tek başına interferon verilmelidir B. fibrozis gelişmeye başlamış. normal değerde bulunmaları.DrTus. Bu olguda interferon tedavisi kontrendikedir Kronik HBV infeksiyonu tedavisi: Kronikliğin ilk kuralı. protrombin zamanı uzar. karaciğer transaminaz düzeyleri normalin üst sınırının üç katı düzeyinde saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 87 Söz konusu klinik tablonun varlığını destekleyen en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir? A. karaciğer sentez fonksiyonlarını değil. Bu verilebilecek immünmodülatör ve antiviral tedavi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. Đmmünstimülan. Kronik olguların izlenmesinde ise protrombin zamanından daha değerlidir. Aşağıdaki tabloda serolojik bulguları verilen hastanın HBV DNA düzeyi yüksek (>105 kopya/mL). Önce antiviral verildikten sonra interferon başlanmalıdır E. B. klinik olarak agresif seyreden KAH olgularında tedavi uygulanmalıdır. nekroinflamatuvar aktiviteyi ve hepatosellüler hasarı kabaca gösteren belirteçlerdir (lizis enzimleri). ALT.

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

88

C. HBV DNA D. HBeAg E. Anti-HDV IgM HBV-HDV ko-infeksiyon: Aynı zamanda geçirilen, ikisi için de akut tablonun eş zamanlı olduğu infeksiyondur. HBV infeksiyonunun seyri ağırlaşmaz, aksine HBV replikasyonunu baskılayarak inflamasyonu azaltabilir. Hatta, %2-10 olguda HBsAg negatifleşmesi gerçekleşebilir. Fulminans (%2-20) ve kronikleşme (%2-7) oranı da düşüktür. Önce antiHBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede bulunur. Anti-HDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Đki ALT piki ile özeldir. Đlki HBV, ikincisi HDV infeksiyonuna aittir.

Cevap: E 199. Sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılığı tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir erkek hasta; göz akları ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde ALT 985 U/L (N: 15-40), total bilirubin: 4.28 mg/dL (N: 0.2 – 1.2) olarak saptanıyor. Hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
HBsAg Anti-HAV IgG HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM
+ + + +

Serolojik çalışma sonuçları aşağıdaki tabloda verilen hastanın tanısı ile ilgili aşağıdaki seçeneklerden hangisi en doğrudur? A. Kronik Hepatit B virüsü infeksiyonuna Hepatit A virüsü infeksiyonu eklenmiştir B. Hepatit B virüsü taşıyıcısı hastada Hepatit A virüsü infeksiyonu gelişmiştir C. HDV ile süperinfeksiyon gelişmiştir D. HDV ile ko-infeksiyon gelişmiştir E. Tanımlanan tablo sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılarında görülebilen olağan bir durumdur HBV-HDV süperinfeksiyonu: Daha önce kronik bir HBV infeksiyonu varken sonradan HDV infeksiyonu gelişmesi durumudur. Mevcut tablo ağırlaşır. Daha önce stabil halde bulunan inaktif HBV taşıyıcısında relaps ve fulminant seyir (%10-20) gelişir, kronikleşme şanssızlığı artar (%70-95). HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgG mutlaka pozitif, anti-

88

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
HBc IgM ise çoğunlukla negatif ya da düşük titrede pozitiftir.

89

Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM pozitif, anti-HBc IgM ise negatiftir. Bu profil HBV-HDV süperinfeksiyonu ile uyumludur. Anti-HAV IgG pozitifliği ise kafa karıştırmak için verilmiştir. Çoğumuzda olduğu gibi daha önce HAV infeksiyonunun geçirilmiş olduğunu gösterir. Mevcut tablo ile ilişiği yoktur. Cevap: C 200. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile hastanede yatmakta olan yetişkin bir hastanın düşmekte olan ALT değerinin yeniden yükselmesi nedeni ile yapılan serolojik çalışmaların sonuçları aşağıdaki tabloda veriliyor.

HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM

+ + + +

Bu hasta ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. B. C. D. E. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı yanlıştır Hastada HBV-HDV ko-infeksiyonu gelişmiştir Hepatit B virüsü infeksiyonu iyileşmiştir Hastada kronik HDV infeksiyonu vardır Hastada HBV-HDV süperinfeksiyonu gelişmiştir

HBV-HDV ko-infeksiyonu: Önce anti-HBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede pozitif bulunur. AntiHDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgM pozitif bulunmuştur; yani HBV de HDV de akut infeksiyona yol açmıştır. Bu tabloda HBV-HDV ko-infeksiyonundan söz edebiliriz. Cevap: B

201. Ateş, öksürük, nefes darlığı yakınmaları ile başvuran 60 yaşındaki bir erkek hasta muayene ve laboratuvar tetkik sonuçlarına göre viral pnömoni ön tanısı ile hastaneye yatırılıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü

Đnfluenzanın kuluçka süresi oldukça kısadır (1-2 gün). Yüksek ateş, genel infeksiyon belirtileri, yaygın kas ve eklem ağrıları nedeniyle paçavra hastalığı adını da alır. Miyozit ve gastrointestinal yakınmalar B tipinde A’ya göre daha fazladır. Solunum yolunda siliyer hücre disfonksiyonuna neden olur. Đmmüniteyi baskılayan bir hastalık olduğu için, Influenza A tipinin yol açtığı infeksiyonlarda Haemophilus influenzae, Staphylococcus aureus ve pnömokok pnömonileri ve otitis media gibi bakteriyel süperinfeksiyonlara sıklıkla rastlanır. Bu tablolara en duyarlı bireyler; gebeler, yaşlılar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastalarıdır. Anerji, virüsün lenfoid hücrelerdeki apopitozu hızlandırmasına bağlanır. Đnfluenza A ve B virüsleri, erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Toplumdan edinilmiş tüm viral pnömonilerin >%50 gibi büyük bir oranından sorumludur. Hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerindeki bireylerden oluşur. Çocuklarda ise en sık viral pnömoni etkeni RSV’dir. Cevap: C

89

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

90

202. On haftalık gebe bir kadın; ateş, baş ağrısı, kusma ve her iki çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile başvuruyor.. Hastadan alınan anamnezde hastanın altı yaşındaki kızının on gün önce kabakulak geçirdiği öğreniliyor. Bu hastanın yeni doğacak olan çocuğunda görülmesi en olası fetal anomali aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Endokardiyal fibroelastoz Mikrosefali Mikrooftalmi Ekstremite hipoplazileri Anensefali

Đlk üç ayındaki bir gebede geçirilen kabakulak, intrauterin fetal ölüm riskini artırır; doğabilmiş ise düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Neden olduğu, kanıtlanmış bir konjenital anomali yoktur. Bununla birlikte, intrauterin infeksiyon ile genellikle tek taraflı olarak görülen sensörinöral sağırlık ve endokardiyal fibroelastoz gelişimi söz konusudur. Mikrosefali öncelikle kızamıkçığı düşündürmelidir. Mikrooftalmi kızamıkçığı ve toksoplazmozu düşündürmelidir. Ekstremite hipoplazileri VZV infeksiyonunu düşündürmelidir. Anensefalinin kesin nedeni bilinmiyor. Hereditenin rolü ekarte edilememişse de katkısı ile ilgili kesin bir kanıt da bulunamamıştır. Annenin antiepileptik kullanması ya da insüline bağımlı diyabetinin bulunması riski anlamlı düzeyde artırır. Diyete folik asid (0.4 mg/gün) eklenmesi ise nöral tüp defektlerinin gelişimini önemli derecede düşürmüştür (1/1.000-2.000’den 3/10.000’e). Cevap: A 203. Oniki yaşındaki bir kız çocuk; ateş ve sol çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın ailesinden alınan anamnezde bir yaşında ve altı yaşında iki kez kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapıldığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum ve idrar amilaz düzeyleri yüksek olarak saptanan hastanın ultrasonografik incelemesinde sol parotiste ödem saptanıyor. Bu hastada tanımlanan tabloya neden olmayan viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Sitomegalovirüs Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 Kızamık virüsü Coxsackie virüs

Kabakulak geçiren bireyde ömür boyu koruyucu immünite söz konusudur. Hastalığı bir kez geçiren bir daha hastalanmaz. Eğer bu bireylerde bir kez daha parotit gelişmiş ise etken; parainfluenza virüsü, CMV, HIV, Coxsackie A virüsü gibi parotite neden olabilen diğer virüslere ya da başta Staphylococcus aureus olmak üzere aerop ya da Bacteroides türleri, anaerop koklar gibi anaerop bakteriler nedeniyle gelişmiş olabilir. Cevap: D 204. Kızamık tanısı ile hastaneye yatırılan yetişkin bir erkek hasta sol kulağında ağrı ve dolgunluk olduğunu ifade ediyor. Yapılan otoskopik muayenesinde sol timpanik zarın eritemli ve bombeleşmiş olduğu görülüyor. Bu hastada tanımlanan komplikasyondan sorumlu en sık etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Staphylococcus aureus Haemophilus influenzae Measles virüsü Streptococcus pneumoniae Moraxella catarrhalis

En sık kızamık komplikasyonları, solunum sistemi ile ilgilidir. Bu tutulum, direkt olarak virüse bağlı olabildiği gibi, daha

90

öksürük. Beş yaşın altındaki küçük çocuklarda en sık krup (laringotrakeobronşit) etkenidir. Đnfluenza C virüsü C. farenjit ve nezleye (runny nose). Yan boyun grafisi ise normal olarak değerlendiriliyor. Respiratuvar sinsisyal virüsB. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. nadiren de parotitlere neden olur. Yapılan muayenede interkostal çekilmeler ve wheezing varlığı dikkati çekiyor.DrTus. substernal ve supraklavikular çekilmeler ile birlikte inspiratuvar stridor saptanmıştır. Đnfluenza B C. subglottik daralmayı işaret eder. öksürük ve solunum zorluğu yakınmaları ile getiriliyor. Çoğu pnömoni ve bronşiyolit olgusu afebrildir. Daha büyük çocuk ve erişkinlerde ise soğuk algınlığı tablolarına. Hastalığın seyrinde sekonder bakteriyel (pnömokoksik) pnömonilere nadiren rastlanır. Herpes simpleks virüs Virüs. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Cevap: D 205. dispne. Pnömoni ve bronşiyolit gibi alt solunum yolu tutulumları görülür. Đki yaşındaki bir erkek çocuk. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. en sık karşılaşılan kızamık komplikasyonudur. Respiratuvar sinsisyal virüs Parainfluenza virüsü Đnfluenza A virüsü Ekovirüs Rinovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs nedenli ilk infeksiyonlar çoğunlukla en şiddetlidir. Ayrıca bu yaş grubunda bronşiyolit ve pnömonilere de yol açar. sık nefes alma ve hırıltılı solunum yakınmaları ile getiriliyor. Toplum kökenli pnömoni tanısı ile geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine başlanan hastanı ateşi 48 saatlik tedaviye rağmen düşmüyor. herhangi bir pnömonik infiltrasyon saptanmıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. sadece alt ve üst solunum yolunda replike olabilir. Cevap: C 206.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 91 çok bakteriyel süperinfeksiyonlar sonucu gelişir. Wheezing. Tüberküloz reaktivasyonu gelişebilir. Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis gibi farinks florası bakterileridir. nefes darlığı ve hırıltılı soluma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Apne. bronşit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. viremiye neden olmaz. Boyun grafisinde kalem ucu bulgusunun saptanması. sıklıkla orta kulak ve bronş sistemi etkilenir. Đkinci sık komplikasyon ise bakteriyel ve/veya kızamık virüsü tarafından oluşturulan pnömonilerdir. hafif ateş. C. Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan interstisyel infiltrasyon görülüyor. Cevap: A 207. Bunun gerekçesi. zaman zaman solunum durması. B. yüksek ateş. öksürük. Bakteriyel süperinfeksiyonlardan. Önemli düzeyde anerji oluşur. Parainfluenza virüsüD. Đnfluenza A virüsü B.60C olarak ölçülüyor. Coxsackie virüs E. Çekilen akciğer grafisinde akciğerlerde havalanma artışı ve buna bağlı olarak diyafragmanın aşağı itildiği görülüyor. Otitis media. laringotrakeobronşitlerin hemen hemen yarısında görülür. D. Dört aylık bir bebek. Çekilen düz boyun grafisinde subglottik ödemi gösteren “kalem ucu” bulgusu görülüyor. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ otitis media saptanıyor. Parainfluenza virüsü 91 . en çok karşılaşılan akut komplikasyonlardan biridir ve çoğu zaman hastalığın başlangıç bulgusudur. virüs nedeniyle solunum yolu epitel hücrelerinde oluşturulan destrüksiyon ve hücresel immünitenin depresyonudur. yapılan muayenede inspiryum sırasında interkostal. Üç yaşındaki bir kız çocuk. E. Başlıca etkenler pnömokoklar (en sık).

Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. bunun dışında patolojik bulgu saptanmıyor. el-ayak-ağız hastalığı. pulmoner patolojiye eşlik eden otitis media ve geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine yanıtsızlık. yüksek ateş. lökosit sayısı. üst solunum yolu infeksiyonları. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. Hastanın yapılan muayenesinde yumuşak damak. dispne. Herpanjina: Bir Coxsackie A virus infeksiyonudur. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. aseptik menenjit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. Coxsackie A virüsü: Herpanjina. C. B. Olgumuzun yaşı. Cevap: C 209. pulmoner ve üst solunum yolu komplikasyonları döküntüler çıktıktan sonra belirir. öncelikle Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunu düşündürmelidir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ pektoral kasın bastırmakla ağrılı olduğu saptanmış. E. Onyedi yaşındaki bir erkek hasta. kusma ve yumuşak damak-uvula-tonsilla ve dilde veziküllerle karakterize. C. Ekovirüs Enterovirus tip 68 Coxsackie A virüs Enterovirus tip 70 Coxsackie B virüs Ekovirüs: Soğuk algınlığı. CK-MB düzeyleri normal sınırlarda ve akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. hareketle artan sağ yan ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. miyokardit. kendini sınırlayan bir hastalıktır. Varisella zoster virüsü Sitomegalovirüs Coxsackie B virüsü Coxsackie A virüsü 92 . CRP. D. erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. bulantı. Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunla alt solunum yolu tutulumlarının önemli bir yandaşı otitis media’dır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza A virüsü ilk iki yaş grubunda değil. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. uvula.DrTus. akut hemorajik konjunktivit. 92 Kızamık virüsü infeksiyonu cilt belirtileri ile başlar. D. bulantı. eritrosit sedimantasyon hızı. Yetişkin bir erkek hasta aynı gün içinde başlayan ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Parainfluenza virüsü daha büyük yaş gruplarındaki en sık krup etkenidir. eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP değerleri normal sınırlarda saptanıyor. boğaz ağrısı. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde. konjunktivit. anoreksi. Enterovirus tip 70: Bulber subkonjunktival peteşiyal hemorajilerle seyreden akut hemorajik konjunktivitlerin ana nedenidir. Cevap: E 208. aseptik menenjit. B. Coxsackie B virüsü: Plörodini. Yüksek ateş. perikardit. Wheezing. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. tonsiller ve dil yüzeyinde veziküler lezyonlar görülüyor. Kızamık virüsü E. kusma ve iştahsızlık yakınmaları ile başvuruyor. Enterovirus tip 68: Bazı çocuk pnömoni ve bronşiyolitlerinden sorumludur. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı. boğaz ağrısı. Đnfluenza C virüsü basit bir soğuk algınlığı tablosuna neden olur.

Hasta kanı ile kontamine eşyalarla parenteral temas – Anti-HEV IgM B. E. B. Diğer seçeneklerde hepatit B’ye ait akut belirteçlerin bulunmaması. D. Mortalitesi yüksektir. hepatomegali ve parmak uçlarında siyanoz varlığı dikkati çekiyor. E. hemofili hastası gibi özellikli bir risk grubu içinde bulunmadıkça. Bu hastada tanıya yönelik olarak yapılması gereken ilk serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. ayaklarında şişme ve parmaklarında morarma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Đki yaşındaki bir kız çocuk. Tüm akut. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. öksürük. Dört günde sonlansa da birkaç kez yineleyebilir. %40’ından HBV. Zaten diğer seçenekler de bu tanıya gidilmesi yönünde zorlamaktadır. Miyokarditlerin en sık gerekçesi viral infeksiyonlardır. şeytan gribi): Coxsackie B virüsü infeksiyonudur. Musluk suyu – Anti-HBc IgM D. Salgının en olası kaynağı ve hastalardan öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Cevap: B 211. Birden başlayan ateş ve hareketle artan unilateral göğüs ağrısı. Olgumuzun yaş grubu dikkate alınırsa en olası etken HAV’dır. Yapılan muayenesinde ağrılı. yüksek ateş. Etkilenen bölgede adaleler de ağrılı olabilir. yumuşak kıvamlı bir hepatomegali dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde ise üst sınırlarının yaklaşık 50 katı kadar artmış AST ve ALT değerleri ve orta derecede yükselmiş direkt ve indirekt bilirubin düzeyleri dışında patolojik bulgu saptanmıyor. bulantı ve kusma görülür. Kaldı ki HCV infeksiyonu bu derece şiddetli klinik tablolarla ve 50 kat artış gibi transaminaz patolojileriyle seyretmemektedir. Bronholm hastalığı. taşikardi. sarılık. çocuklarda abdominal ağrı. C. Đnfeksiyonlara bağlı hepatitlerde. Đnfantlar tehdit altındadır.DrTus. Viral miyokarditlerin de en sık etkeni. Musluk suyu – HEV Ag E. kardiyomegali. halsizlik. Hastanın yapılan muayenesinde taşikardi ve takipne ile birlikte ayak ve pretibial bölgede godet bırakan ödem.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Cevap: C 210. solunum zorluğu. lizis enzimlerini 50 kat gibi çok fazla artıran gerekçeler bakteriler ve protozoonlardansa virüsler olabilir. hepatomegali ve siyanoz ile karakterizedir. bu çocuğun hepatit geçirmekte olduğunu belirtmektedir. Ekim ayında bir ilköğretim okulunun birinci sınıf öğrencileri arasında ortaya çıkan akut viral hepatit salgınında alınan serum örneklerinde anti-HAV IgM testinin sonucu negatif olarak saptanıyor. Ekovirüs Coxsackie B virüs Sitomegalovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs Mumps virüs Tanımlanan klinik tablo miyokardit ile uyumludur. Çekilen telekardiyografide kardiyomegali saptanmış. bulantı. Kantinde satılan katı gıdalar – Anti-HBc IgM 93 . hepatit C’nin görülmemesi tanıyı desteklemektedir. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile getiriliyor. kusma. Musluk suyu – Anti-HEV IgG C. Birden gelişen kalp yetmezliği. Ülkemizde HAV infeksiyonu büyük çoğunlukla çocukluk yaşlarında geçirilmektedir. ayrıca çocuklarda. C. %20’sinden ise HCV sorumludur. B. HCV RNA Anti-HBc total HBV DNA Anti-HAV IgM Anti-HCV Verilen tablo. Ekovirüs 93 Plörodini (epidemik miyalji. Cevap: D 212. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. klinik belirtilerle seyreden viral hepatitlerin yaklaşık %30-35’inden HAV. D. Coxsackie B virüsüdür. EKG’de ise PR mesafesinde uzama görülüyor. iştahsızlık.

HBV infeksiyonları olamaz. anti-HBc IgM negatif olarak saptanıyor. Semptomatik Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu E. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A. mortalitesi HAV’dan 10 kat daha fazladır (%1-2). protrombin zamanı 22 sn (N<15). Anti-HCVD. Cevap: B 213. Cevap: A 215. boğaz ağrısı. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır.5-1). Yapılan muayenesinde ateş. Rotavirüs Salmonella enteritidis Norwalk virüs Enterotoksijenik Escherichia coli Ekovirüs Rotavirüs. Genellikle 39-400C yüksek ateş. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tabloya neden olabilen etkenin tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken laboratuvar test aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 94 Hepatit E Virüsü. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. bilirubin total 20 mg/dL (N: 0. Hastalık infant ve küçük çocuklarda. C. Damar içi uyuşturucu kullandığı bilinen yetişkin bir erkek hasta. Đnfeksiyon sırasında hiperakut dönemde IgM ile birlikte IgG de pozitifleşir. kas-eklem ağrıları ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. cildinde. Olgumuzda anti-HAV IgM negatif ve anti-HBc IgM negatif verildiğine göre bu olgu asla akut HAV. kusma. D. Primer infeksiyon: Virüsün yeni alındığı ve ilk replikasyonun başladığı dönemde hastalarda herhangi bir belirti 94 . E. Yapılan dışkı mikroskopik incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmeyen olguda sıvı desteği tedavisi başlanıyor ve ishal yakınması on gün devam ettikten sonra kendiliğinden iyileşiyor. kusma. Gebelerde çok ağır seyreden böyle bir viral hepatit tablosu vardır. Yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer ekojenitesinde staetozu düşündüren artış bildiriyor. karın ağrısı ve ardından da ishal ile başlar. erişkinlere oranla daha ağır seyreder. Klinik AIDS HIV infeksiyonunda klinik seyir: a. Gebelerde infeksiyon daha ağır seyreder. serum amonyak düzeyi 158 g/dL (N: 15-56). Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. Hastanın yapılan tetkiklerinde AST 347 U/L (N: 15-35). Dışkıda lökosit ve kan yoktur. Klinik latent dönemde Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu C. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. şiddetli bulantı. Asla kronikleşmez. Yaklaşık bir ay önce ortak injektör kullandığı bir arkadaşında Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu saptandığı öğreniliyor. ateş. ateş. HBV DNAB. Đshal bir hafta veya daha uzun sürebilir. bebek (6 ay-2 yaş) ishallerine yol açan en sık (%50) etkendir. bulantı. ALT 578 U/L (N: 15-40). Viral hepatit varlığında bilinç değişikliklerinin gelişmesi. olguda ciddi bir seyrin. AIDS ile ilişkili kompleks D. Hastanede kalma süresi daha uzun ve klinik seyir de daha ağırdır. HEV infeksiyonu. Dehidratasyon diğer çocuk ishali etkenlerinin yol açtığından çok daha şiddetlidir. HCV RNA Hepatit E Virüsü. anti-HAV IgM negatif. kusma ve ishal yakınmaları ile getiriliyor. Kuluçka süresi 1-7 gündür. servikal LAP ve yaygın makülopapüler döküntü dışında patolojik bulgu saptanmıyor. bir akut hepatik yetmezlik tablosunun bulunduğunu ortaya koymaktadır. protrombin zamanının tehlikeli boyutlarda uzamış ve serum amonyak düzeyinin artmış bulunması. Anti-HEV IgG E. göz aklarında sararma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. Tanısında anti-HEV IgM ya da IgG antikorları araştırılır. Ancak. B. Cevap: D 214. Asla kronikleşmez. özellikle üçüncü üç ayda mortalite %25 gibi oldukça yüksektir. Otuziki haftalık gebe bir kadın.Bir yaşındaki bir bebek. Anti-HDV IgM C.DrTus. Akut retroviral sendrom B.

Đntrasellüler patojenlerin neden olduğu fırsatçı infeksiyonlar ve fırsatçı tümörler gelişir. Cryptococcus neoformans B. D. B. Basiler anjiyomatöz Oral ve tekrarlı vulvovajinal kandidoz Zona Listeriyoz Đmmün trombositopenik purpura Servikal displazi. CD4+ T lenfosit sayısının 400/mm3’ün altına inmesi ile. makülopapüler döküntüler. semptomatik HIV infeksiyonu döneminden yaklaşık 1-2 yıl sonra AIDS gelişimine tanık olunur. Cevap: E 217. lezyonlardan alınan örneklerin direkt mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan mayalar görülüyor. c. Olguların %50-70’inde ise inatçı genel LAP (PGL) gelişebilir.DrTus. Aspergillus fumigatus 95 . Damar içi ilaç bağımlısı yetişkin bir erkek hasta yutma sırasında boğaz ve göğüs arkasında ağrı yakınmaları ile başvuruyor. servikal LAP. immün yetmezlik dönemine yaklaşıldığını haber veren hastalıklar gelişmeye başlar. bulantı. adale ve eklem ağrıları. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. farenjit. C. Bazılarında ise infeksiyöz mononükleoz benzeri bir tablo (akut retroviral sendrom) gelişebilir. Görülme sıklığına göre. Klinik-latent dönem: Primer infeksiyondan sonra klinik olarak (kronik) latent dönem başlar. in situ serviks kanseri Tubo-ovaryen apse ile komplike pelvik inflamatuvar hastalık Periferik nöropati AIDS’e ilerleme semptomları (ARC) Saçlı oral lökoplaki • Kategori C: Klinik AIDS tablolarını sergileyen hastalar bu grup içinde yer alır. ateş (en sık). Cevap: A 216. b. d. Hastaya yapılan endoskopide özofagusta eritemli zeminde beyaz kümeler şeklinde lezyonlar görülüyor. Akut retroviral sendrom Asemptomatik infeksiyon Persistan jeneralize LAP • Kategori B: Semptomatik HIV infeksiyonu tablolarıdır. Tekrarlayan vulvovajinal kandidoz Zona zoster Basiler anjiyomatöz Tuboovaryan apse Đnatçı yaygın LAP HIV infeksiyonu/AIDS Klinik Sınıflaması: • Kategori A: Asemptomatik ve klinik-latent dönem tablolarını kapsar. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 95 bulunmayabilir. kusma ve aseptik menenjit tabloları sergileyebilir. Đmmün yetmezlik gelişimi-Klinik AIDS: Tedavisiz olgularda. Semptomatik HIV infeksiyonları: Uzunca bir dönem sessiz kalan olgularda. ishal. Bu dönemde viral latens yoktur. Candida albicans C. Hastanın yapılan tetkikleri sırasında anti-HIV 1+2 ve Western-Blotting testleri pozitif olarak bulunuyor. Anti-HIV testi ve HIV RNA pozitif olarak saptanan bir kadın hastada aşağıdaki klinik tablolardan hangisi CDC (Centers for Disease Control) kategori B ile uyumlu değildir? A. Akut dönemden birkaç ay (2-6 ay) sonra antiHIV pozitifleşir (serokonversiyon). CD4+ T lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor.

Kandida özofajiti ağır bir tablodur. Bu hali ile melanositik bir lezyona ya da papülloskuamöz bir erüpsiyona benzer. Lezyonlar öncelikle ağrısız. zeminde yatan immünite problemi olduğu için kısa süreli antifungal tedavi ile sağaltılamazlar. B. giderek rengi koyulaşarak büyümüş ve papüler bir lezyona dönüşüyor. boyun. Cevap: B 96 . tenosinovit vb. aşı uygulaması sonrasında da görülebilir. Rubeola IgM Rubella IgM Anti-VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Mumps IgM Adelösan Dönemde ve Erişkinlerde Kızamıkçık: Pediatrik gruba göre klinik belirtilerin şiddeti ve komplikasyonları daha fazladır. Carpal-Tunnel sendromu. CDC kategori C HIV infeksiyonu bulunan erişkin bir erkek hastanın sol bacağında. Histoplasma capsulatum E. yoksa diğer kan damarlarına mı ait olduğu tartışmaları süregelmiştir. tümörün immatür mezenşimal hücrelerden kaynak almış olabileceği söylenebilir. kol ve bacaklarda daha sık olmakla birlikte.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Bazı olgularda visseral organ tutulumu da görülür. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında görülen Kaposi sarkomu. Eklem tutulumu. vajina gibi) bir yerleşimin yayılması sonucunda gelişir.) dikkat çekicidir. Đnterfalanjial el eklemleri. Hastanın yapılan muayenesinde sert damakta peteşiler. el bileklerinde ağrı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Türü ne olursa olsun tüm Kaposi sarkomu olgularında. Özofagusta eritemli zeminde beyaz plaklar görülür. bronşit gibi derin kandidozlar çok önemli AIDS delilleridir. asemptomatik eritematöz makül şeklinde başlar. maküler bir lezyon ortaya çıkmış. C. Cevap: D 219. prolifere olan endotelin lenfatiklere mi. E. Çocukluk dönemi aşıları konusunda yeterli bilgi alınamayan hastada tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik araştırma aşağıdakilerden hangisidir? A. Kalıcı hücresel immünite defekti olan şahıslarda lokal (tırnak. Ateş. Cevap: B 218. halsizlik ve üst solunum sistemi belirtileriyle başlar. Mukozal yüzeyler. E.DrTus. artrit. AIDS olgularında en sık (%10-25) görülen malignitedir. Diğer türlere göre. C. Özellikle kadınlarda fazla (>%30) olmak üzere eklem tutulumları (artralji. Çağdaş görüşe göre iki sistemden hiçbirisine ait olmadığı. Gövde. Pneumocystis carini 96 Kronik mukokutanöz kandidoz: Gelişmesi sürpriz olarak karşılanan ciddi kandidoz tablolarıdır. Bu ilk lezyonlar genişler. %20 olguda HIV infeksiyonunun AIDS’e ilerlediğini ortaya koyan ilk bulgudur. AIDS’de gelişenlerde oral kavite tutulumu fazladır. Yirmiüç yaşındaki bir kadın hasta ateş. tümör dokusunda Kaposi Sarkom Associated Herpesvirus (KS/AV. Sorun. posterior servikal ve suboksipital bölgede birleşme eğiliminde LAP ile birlikte yüz ve gövdede seyrek makülopapüler döküntüler saptanıyor. renk koyulaşır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Birkaç haftada kaybolsa da bazen aylarca. el bilekleri ve dizler en çok tutulan eklemlerdir. Lezyondan alınan biyopsi sonucunda mezenşimal kökenli hücrelerden gelişen bir malignite olduğu saptanıyor. ancak geçicidir. D. D. hatta yıllarca sürebilir. boyun arka kısmında şişlik. Özofajit. trakeit. HHV-8) belirlenmiştir. B. pek çok cilt bölgesini tutabilir. pretibial bölgede eritemli. Görülme sıklığı çok fazla (%20-40) olan endojen bir mantar hastalığıdır. başta gastrointestinal ve respiratuvar sistemler olmak üzere birçok visseral organ tutulabilir. Non-Hodgkin lenfoma Hodgkin lenfoma Bazal hücreli karsinom Kaposi sarkomu Yassı hücreli karsinom Kaposi sarkomu: Damar endoteline ait olduğu kabul edilmekle birlikte.

B. spastik kuadriparezi. HLA DR3 varlığında fazla) 12. D. C. ASD. VSD. Đntrauterin gelişme geriliği 5. Kalp: Patent ductus arteriosus (PDA). Trombositopeni 7. Merkez sinir sistemi: Sıktır. ensefalit. miyokardit. Mental retardasyon. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). Pnömoni 9. Yetişkin bir erkek hasta yüz ve ellerinde daha belirgin olan yaralar çıkması nedeni ile başvuruyor. foramen ovale açıklığı. hidrosefali. pulmoner stenoz. Toksoplazmoz Kızamık Kızamıkçık Sitomegalovirüs Suçiçeği Konjenital Rubella Sendromu: 1. Göz: Katarakt. E. HSK gelişim riski fazladır. 3. 4. D. HBsAg Anti-HCV Anti-HEV IgG Anti-HBc IgM Anti-HAV IgM HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: Kronik olgularda karaciğer ultrasonografisinde karaciğer steatozu görülür. esansiyel mikst kriyoglobülinemi gelişiminin ana nedenidir.DrTus. katarakt ve sensörinöral tipte işitme kaybı saptanıyor. Yenidoğan bir erkek çocukta mental retardasyon.Đmmün yetmezlik tabloları 11. Hepatit C virüsü B. Cevap: B 222. Yapılan Dermatoloji konsültasyonu sonucu porfiria kutanea tarda tanısı konulan hastada öncelikle araştırılması gereken viral infeksiyon etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. HCV infeksiyonu. 2.Kemik anomalileri Cevap: C 221. Kronik hepatit C nedenli siroz olgularının %50’sinde saptanır. C. E. mikrosefali. En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. mikrosefali.Diğer endokrinopatiler 13. glokom. Ateş. pigmenter retinopati. mikroftalmi. Bu hastada bir sonraki aşamada öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Yapılan muayenesinde özellikle güneşe maruz kalan vücut bölümlerinde ülsere. iris hipoplazisi. Epstein-Barr virüsü 97 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 97 220. Hepatit 6. B. Sözü edilen anomalilere neden olabilen en olası konjenital infeksiyon aşağıdakilerden hangisidir? A. ağrısız lezyonlar görülüyor.Cilt döküntü ve kanamaları (kemik iliği problemleri) 10.Diabetes mellitus (tip I. kas ve eklem ağrıları ve peteşiyal döküntü yakınmaları nedeni ile izlenen yetişkin bir kadın hastanın yapılan tetkikleri sonucunda esansiyel mikst kriyoglobülinemiye bağlı vaskülit tanısı konuluyor. mikroftalmi. Hepatosplenomegali 8. sensorinöral sağırlık ve progressif rubella panensefaliti (>10 yaşta) görülür.

bir saat önce. Etkinliği kanıtlanmamakla birlikte. skarlaşma. ancak hastalığı asemptomatik olarak veya çok hafif belirtilerle geçiren yabani tavşanlar. Üç gün önce kene tarafından ısırılan bir çiftçide yüksek ateş. 20 IU/kg HRIG yarısı yara çevresine. kusma. Yaranın acilen sabunlu su ile temizlenmesi. ülserleşme. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). bulantı. hormonlar) faktörlere bağlı olarak gelişebilir. tiroidit. kuduzdan korunmada en etkili yöntemdir. Uygun tedaviye rağmen mortalite %50’ye ulaşabilir Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi. Parvovirüs B19 D. cilt altına kadar inen laserasyon saptanıyor. Kene ısırmasından 1-3 gün. daha sonra ise cilt ve mukozalarda peteşiyal-purpurik döküntülerle birlikte diş etlerinde kanamalar ortaya çıkıyor. baş ağrısı. baş ağrısı ve ishal yakınmaları gelişiyor. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. Cevap: A 223. insan ve hayvanlara kenelerle bulaştırılan bir Bunyaviridae-Nairovirüs infeksiyonudur. mezanjiyoproliferatif glomerülonefrit. Yara sabun ve su ile yıkanmalıdır. trombositopeni. Tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen olguların %10-50’si kaybedilir. Atılacaksa önce bölgeye immünglobülin uygulanır. 0. bacağından ısırıldığını ifade eden yetişkin bir kadın hasta acil servise başvuruyor. Bir hafta önce bir Uzakdoğu ülkesinden dönen erişkin bir kadın hasta ateş. infekte insan veya hayvan sekresyonlarına temastan 5-6 gün sonra yüksek ateş. Belirtiler erişkin çağda başlar. Hastalığın ağır formunda akut ikterik hepatit. Özgül bir tedavisi yoktur. PAN ve agranülositoz gibi komplikasyonlar görülebilir. Viremik hasta kanının transfüzyonu yolu ile de bulaş tanımlanmıştır. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır? A. Lokal yara tedavisi. D. en çok görülen porfiria türüdür. yarısı ise gluteal kas içine olmak üzere uygulanmalıdır.DrTus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Evcil ve yabani hayvanlar veya göçmen kuşlar tarafından da bulaştırılabilir C. tilkiler. Tedavide ribavirin kullanılabilir E. Olgularda lökopeni ve ağır trombositopeni dikkat çekici düzeydedir. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. Daha çok yaz ve sonbahar aylarında salgınlar yapar. virüsü derin dokulara veya nöronlara iletme riski nedeniyle. virüsler. porfiria kutanea tarda. Kuduz gelişimini %90 önler. Bir sokak köpeği tarafından. E. koagülopati. peteşiyal cilt döküntüleri ve ciddi visseral kanamalar görülebilir. Hepatit B virüsü E. Cevap: D 225. kas-eklem ağrıları. Bunyaviridae içinde yer alan bir etken tarafından oluşturulmuş olabilir B. Lökositoz ve trombositoz en dikkat çekici laboratuvar bulgularıdır D. Yaraya. Ayrıca. Klorokin ve venaseksiyon tedavisinden yararlanılabilir. ışığa maruz kalan cilt bölgelerinde büllöz lezyonlar. kas-eklem ağrıları. 98 . Genetik (üroporfirinojen III dekarboksilaz gen mutasyonu) ya da non-genetik (fazla demir alımı. Virüs göçmen kuşlarda da belirlenmiştir. ribavirin kullanımı önerilmiştir. ishal ve yaygın miyalji ile başlar. 0 ve 3. Yara hemen sütüre edilmelidir. C. Đnfekte olmuş. B. sığır ve koyunlar gibi çiftlik hayvanları ve evcil hayvanların kan ve lenfası ile temasın da bulaşta etkili olduğu bilinmektedir. Porfiria kutanea tarda. pigment değişiklikleri ve kıllanmada artış görülür. baş ağrısı. aplastik anemi. çok gerekmedikçe sütür atılmamalıdır. yaygın damar içi pıhtılaşması (DIC). Isırılan şahıs hemen aşılama programına alınır. Bu hastanın korunması için öncelikle yapılması gereken girişim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Cevap: C 224. Karaciğer demir miktarındaki artış nedeniyle kanser riski de fazladır. güneş ışığına duyarlılığın artması. Rubeola virüs 98 HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. Alınan anamnezde yaklaşık bir yıl önce benzer bir olay nedeniyle tam doz kuduz aşılaması yapıldığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde sol bacak arka yüzünde yaklaşık üç cm uzunlukta. kuduzdan korunmanın ana ilkesidir. Trombosit süspansiyonu tedavisi yaşam kurtarıcı olabilir. 7 ve 28.

D. stratum corneum’u aşmaz. sırt ve boyunda kahverenginde yuvarlak-oval ve renk değişimi dışında belirti vermeyen lezyonlar vardır. üşüme ve titreme ile yükselen inatçı bir ateş. Bu hastadan alınan örneklerin kültürlerinden aşağıdaki etkenlerden hangisinin izole edilmesi beklenmez? A. Trichophyton rubrum C. üremek için yağ asitlerine gereksindiği için ciltteki sebumdan zengin bölgelerde kolayca kazınabilen seboreik hiperkeratoz tarzında bir hastalık (Ptyriasis versicolor) oluşturur. Sonraki hafta içinde ateş tekrar yükselir. akciğer hasarının derecesi hakkında fikir verebilir. dispne ve olguların %10-20’sinde yapay solunum desteği gerektirecek şiddette akut solunum yetmezliği gelişir. Bunu. Hızla solunum yetmezliği gelişen ve mekanik ventilasyon uygulanmaya başlanan hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında öncelikle düşünülmesi gereken klinik tablo ve etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Serumda saptanan yüksek LDH düzeyleri. azollü kremler veya 5-10 günlük 200 mg/gün oral ketokonazol veya itrokonazol tedavisi etkilidir. Yaz tatili dönüşünde gövdesinde gelişen lekeler nedeni ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde. hiperkeratotik lezyonlar görülüyor. halsizlik. hızla ilerleyen. Tedavide %2 selenyum sülfitli losyon. Yuvarlak maya formları ve kısa hifler halinde ürer (spagetti ve köfte görünümü). Gövdenin üst kısmında. Hastalar lenfopeniktir. Cevap: D 227. kabalaşma ve şekil bozukluğu yakınmaları ile Dermatoloji polikliniğine başvuran yetişkin bir erkek hastanın ayak tırnaklarından alınan kazıntıların doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar saptanıyor. moleküler yöntemlerle (PCR) virüsün balgam. Microsporum canis D. Cevap: E 226. B. Lipidden zengin parenteral nütrisyon uygulananlarda ise kateter kaynaklı invazif hastalık tablolarına yol açabilir. Mantar. Ebola-Marburg Hastalığı – Filovirus Đnfluenza – Đnfluenza virüs (H5N1) Dangue – Bunyavirus Hantaan virüs pulmoner sendromu – Bunyavirüs SARS – Coronavirus Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu Coronavirus (SARS-CoV) infeksiyonunun kuluçka süresi ortalama 6 (2-10) gündür.DrTus. Her iki ayak baş parmaklarının tırnaklarında sararma. Mortalite %10. hatta bazı serilerde %20’lere ulaşmıştır. iki taraflı. yaygın interstisyel infiltrasyon görülür. Microsporum canis B. Yapılan kan tetkiklerinde lenfopeni ve LDH yüksekliği dikkati çeken hastada çekilen akciğer grafisinde iki taraflı. yuvarlak. E. Trichophyton rubrum C. Epidermophyton floccosum Malassezia furfur. kas ve eklemlerde rijidite ve miyalji semptomları izler. yaygın interstisyel infiltrasyon görülüyor. Doku kültürlerinde etkenin üretimi. Malassezia furfur E. baş ağrısı. kaşıntısı ve ağrısı olmayan. C. Trichophyton schoenleinii 99 . Çoğu olguda birkaç gün içinde ateş düşer. Gelişmesinde ısı ve nem gibi lokal konak faktörleri etkilidir. kan ve dışkıda aranması ve özgül antikorların araştırılması (EIA) ile özgül tanısı konulmaktadır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 99 öksürük ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Trichosporon beigelii B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gövde üst kısmında kahverengi. Kuru öksürük. nazofarinks sürüntüsü. Akciğer grafilerinde.

Epidermophyton floccosum Trichophyton mentagrophytes Trichophyton tonsurans Microsporum canis Trichophyton rubrum Tinea pedis (atlet ayağı): Karşılaşılan en sık dermatofitozdur. Amatör sporcu olduğunu söyleyen 18 yaşındaki bir erkek hasta. C. Cevap: E 230. • Microsporum: Microsporum canis. Trichophyton schoenleinii. Mikrokonidyumu bulunmaz. En fazla saptanan etkenler (sırası ile) Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Ayak parmakları arasında kaşıntı yakınması ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde her iki ayak dördüncü ve beşinci parmaklar arasında ki ciltte fissürleşme ve maserasyon görülüyor. Trichophyton tonsurans Epidermophyton floccosum Microsporum gypseum Trichophyton rubrum Microsporum canis Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. Saçı ve deriyi tutarken. Mikrokonidyumu bulunmaz. interdigitale’dir. Hem saç hem cilt hem de tırnağı infekte ederler. veziküllü ve kaşıntılı özelliktedir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Trichophyton mentagrophytes var interdigitale ve Trichophyton tonsurans dermatofitozdan soyutlanan en sık Trichophyton türleridir. Microsporum audouinii.DrTus. Genelde mikrokonidyum yaparlar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Lezyonun kenarlarından alınan kazıntının %10 KOH ile muamelesinden sonra yapılan mikroskopik incelemesinde raket şeklinde makrokonidyumları olan fungal yapılar görülüyor. Trichophyton mentagrophytes E. uyluklara doğru yayılan. Hastanın yapılan muayenesinde her iki inguinal bölgede. Cevap: A 228. D. kasıklarında kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Microsporum gypseum önemli türlerdir. Tanımlanan klinik tablonun etkeni aşağıdakilerden hangisi olamaz? A. Epidermophyton floccosum 100 • Trichophyton: Trichophyton rubrum. Çoğunlukla makrokonidyumlar yaparlar. E. E. ortası soluk ve pullanmış lezyonlar görülüyor. asla tırnağı etkilemezler. Cevap: B 229. deride ise eritem ve püstüller olduğu görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde saçlı deride bir alanda saçların çıkış yerinden birkaç milimetre sonra kırılarak döküldüğü. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. C. B. kenarları eritemli ve kabarık. • Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. D. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. On yaşındaki bir kız çocuğu saçlarının bir kısmının dökülmesi yakınması ile getiriliyor. Ayak sırtı ile taban cildi sınırında başlar. C. Tinea inguinalis – Trichophyton rubrum Tinea corporis – Epidermophyton floccosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum 100 . B. B. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. D. Ayak parmakları arasında lezyonlar sulu.

Alınan kazıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar görülüyor. Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Oluşan tabloya favus denir. Genç erkek (asker. Puberte sonrasında görülür. Tedavi edilen olgunun daha sonra yapılan kontrollerinde saç kaybının kalıcı olduğu görülüyor. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Sıklıkla bakteriyel süperinfeksiyonlarla komplikedir. atlet) hastalığıdır. Cevap: D 231. Etkenleri Epidermophyton floccosum veya Trichophyton rubrum’dur. eritemli bir lezyon görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Genellikle penis ve skrotumu etkilemez. Yapılan muayenesinde yuvarlak. C. Trichophyton verrucosum (en sık). eritem gibi yangısal reaksiyonlar nadiren görülür. Tinea capitis – Trichophyton tonsurans Favus – Trichophyton schoenleinii Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum Tinea barbae: Hayvancılıkla uğraşanların hastalığıdır. B. Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Favus – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Siyah piedra – Piedraia hortae Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Trichophyton schoenleinii. Cevap: D 232. saçı medullasına kadar invaze eder. E. C. kabuklanmış lezyonla birlikte saç dökülmesi saptanıyor. saç tellerinin çıkış yerinden kırılarak döküldüğü görülüyor. Yetişkin bir erkek hasta. Tinea unguium – Trichophyton rubrum 101 Tinea inguinalis (cruris): Kasıklarda gelişen kaşıntılı dermatofitozdur. D.DrTus. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen yedi yaşındaki bir erkek çocuğun yapılan muayenesinde saçlı deri frontal kısmında kötü kokulu. Alınan saç kılı örneklerinin mikroskopik incelemesinde saç kökü ve içine yerleşmiş fungal yapılar görülüyor. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen sekiz yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde saçlı derinin normal görünümde olduğu ancak.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. E. sağ yanağında sakal bölgesinde kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Saç içinde tüneller oluşturur. C. B. ciltten çıkış yerinde kırılır. Cevap: C 101 . Çocuklarda en sık etken Trichophyton tonsurans’tır. Çevrede pullanma. interdigitale tarafından oluşturulan sakal cildi dermatofitozudur. B. Hastalık oldukça bulaşıcıdır. D. Bölgesel ve kalıcı kelliğe yol açar. Bu hastada en olası tanı ve en sık yol açan etken aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Saç. sınırları belirgin. Saçlı deride inflamasyon ve pis kokulu kabuklanma (skutula) görülür. E. D. Trichophyton schoenleinii Microsporum canis Trichophyton verrucosum Epidermophyton floccosum Trichophyton tonsurans Saç kökü ve içinin infeksiyonuna endotriks infeksiyon denir. Cevap: E 233.

Lezyonlarda artrospor veya hif bulunmaz. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. kaşıntılı kabarcıklar yakınması ile başvuruyor. Kısa süre önce tinea pedis tanısı konularak lokal antifungal ilaçlarla tedavisine başlanan yetişkin bir kadın hasta. Zoofilik dermatofitlerle gelişenler daha çok inflamasyonla ve hatta püstüllerle (kerion) seyreder. Yapılan muayenesinde el ve el bileğinde ülserler ile birlikte ön kolda ağrısız eritemli cilt altı nodül ve lenfanjit saptanıyor. Bunlar daha sonra ülserleşir. C. Maduramikoz Tinea pedis’li bazı hastalarda. Tinea corporis C. Tinea manuumB. C. tinea bölgesi dışında. Başka bir deyişle mantar antijenlerine karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur. Tinea unguum E. Keriona yol açan en sık etken Trichophyton verrucosum’dur. Daha çok el ve ayaklarda küçük folliküler papül. Cevap: C 236. Buna kerion celsi denmektedir. kaşıntılı.DrTus. Olay kronikleşir. saçlı deri cildinde süpüratif lezyonla birlikte saç kaybı olduğu saptanıyor. Alınan cilt örneklerinin mikroskopik incelemesinde mikrokonidyumlar oluşturan fungal yapılar görülüyor. Lenfatiklerde sert şişlikler oluşur. B. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. ciltten kabarık ve hızla yayılan lezyonlardır. Yapılan sistemik muayenesinde ve rutin laboratuvar tetkiklerinde herhangi bir patoloji saptanmayan hastadan alınan rutin kültürlerde herhangi bir bakteri izole edilmiyor. veziküller ve püstüller görülür. mantar antijenlerinin tetiklediği immün mekanizmalar sorumludur. E. Lezyonlardan alınan örneklerin mikroskopik incelemesinde herhangi bir fungal yapı görülmüyor. Lenfatik yayılım sonucunda buna yakın proksimal bölgelerde yenileri oluşur. Id reaksiyonlularda intradermal uygulanan trikofitin ile tüberkülin tipi (Tip IV) ADR gelişimi saptanır. E. Maduramikoz Kromomikoz Lobomikoz Sporotrikoz Histoplazmoz Lenfo-kutanöz sporotrikoz: Olguların %80’inde görülen klinik tablodur. D. Ciltte akut veziküler ekzema türünde lezyonlar gelişir. Saç örneklerinin mikroskopik incelemesinde ise saç teli gövdesinin dışını tutan fungal yapılar görülüyor. dış sınırı ise kırmızı renktedir. Cevap: A 235. Tinea pedis tedavi edilince kendiliğinden iyileşir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 102 234. Genelde sistemik belirti vermez ve laboratuvar olarak normaldir. ellerinde yeni ortaya çıkan. Travma sonucu bitkilerden bulaşır (çiçekçi hastalığı). D. Đd reaksiyonuD. B. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. genellikle el parmaklarında dermatofitid veya kısaca id reaksiyonu adı verilen bir tablo tanımlanmıştır. Yapılan muayenesinde her iki el dorsalinde papül ve veziküller saptanıyor. Anüler. Cevap: D 102 . Bölge lenfatikleri kalın olarak ele gelir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ondört yaşındaki bir erkek çocuk saçlı deride yara ve buna bağlı saç dökülmesi yakınmaları ile başvuruyor. Tablodan. Yapılan muayenesinde sol temporal bölgede. Özellikle ektotriks infeksiyonlarda olay eskidikçe lezyon piyojen karakter kazanır. Lezyonun ortasında çok az inflamasyon vardır. Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Tipik dermatofitoz lezyonlarına tinea adı verilir. Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta sağ eline diken batmasından sonra gelişen ağrısız yaralar nedeni ile başvuruyor. Antropofilik dermatofitlerle gelişenler ise kronikleşmeye daha meyillidir. Bulaşın olduğu ekstremite bölgesinde tipik olarak ağrısız eritematöz subkutan nodüller gelişir. pullanmış.

ayakta miçetom+endure şişlik+cerahat boşaldıktan sonra çok sayıda boşluk. drene olmaya eğilimli granülom ve apseler (miçetom) meydana gelir. Yapılan muayenesinde ayak sırtında cilt. El ve ayakta apselerle seyreden lokal. Bağ dokusu ve kemik dokularda süpüratif. son üç ay içinde yavaşça gelişen. kronik. En çok ayak sırtında. Önce ciltte inflamasyon oluştururlar. D. Cevap: A 103 .DrTus. Miçetom – Madurella mycetomatis Sporotrikoz . B. travma sonucunda dokulara geçer. E. yaralanan ve toprakla temas eden bölgelerde gelişir. Önemli triad.Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta. Sıklıkla orta yaş grubundaki çiftçi erkeklerde görülür. cilt altı.Sporothrix schenckii Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi Maduramikoz – Nocardia asteroides Zigomikoz – Rhizopus sp. fasya. C. içinden irin akan şişlik yakınmaları nedeni ile başvuruyor. ağrısız. Apseler drene edildikten sonra yerlerinde boşluklar kalıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 103 237. sonra cilt altına invaze olurlar. Toprak ve çürümüş bitkilerde yaşayan etken mantarlar. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. kemik ve kasta ağrısız lezyonlarla seyreder. kafa ve boyunda. Cilt. sağ ayak sırtında. cilt altı ve kemik dokuları tutan. apse ve granülomlar görülmüştür. nadiren eller. yavaş gelişimli bir infeksiyondur.

Maduramikoz – Nocardia asteroites Zigomikoz – Rhizopus sp. Fonsecaea pedrosoi (en sık). Cladosporium ve Exophiala gibi gri-kahverengi hifler oluşturan.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 104 238. öksürük. Coccidioides immitis E. toprak ve çürümüş bitki mantarlarınca oluşturulur. B. Lezyonlar. Lezyonlardan alınan kazıntıda tipik kahverengi hiflerin ve birleşik halde duran. kaşıntılı. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer apeksinde kavite oluşumu görülen hastadan doğrudan ve bronkoalveoler lavaj yöntemi ile alınan balgam örneklerinin aside dirençli boyaması negatif olarak bildiriliyor. küçük ve pembe bir papül ile başlar. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ ayak sırtına diken battığı öğreniliyor. Cilt ve cilt altında lokalize kronik fungal infeksiyondur. C. Cevap: B 239. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Uzun bir süre önce dahi olsa. Kaşıntılı. Pneumocystis cariniB. E. D. bölünmemiş mantar hücresi kümelerinin (sklerotik cisimler) görülmesi veya kültür ile tanıya varılabilir. Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi. Tedavide lezyon küçükken cerrahi olarak veya kriyoşirurjikal olarak çıkarılması yeterli olabilir. tipik olarak verriköz. kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile başvuruyor. Candida albicans C. lenfadenit nedeni ile tıkanma sonucu bölgede lenfödem. ancak çoğunlukla ağrısızdır. 104 . Burası iyileşirken yanında yenileri çıkar ve gruplar halinde. Histoplasma capsulatum D. Verrüköz lezyonlardan alınan kazıntı örneklerinin mikroskopik incelemesinde kahverengi hiflerle birlikte bölünmemiş mantar hücresi kümeleri (sklerotik cisimler) görülüyor. Asemptomatik infeksiyon: Sadece akciğer filminde belirlenir. sklerotik ve hiperplazik cilt değişiklikleri şeklinde görülen keratolitik apselerden ibarettir. küçük. Bronkoalveoler lavaj örneklerinin Giemsa ile boyanmasında ise alveoler makrofajlar içinde tomurcuklanmış. Phialophora. patogenezi ve kliniği tüberküloza benzeyen bir hastalıktır. Yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Yetişkin bir erkek hasta sağ bacağında şişme yakınması ile başvuruyor. siyah noktalar içeren verrüköz lezyonlarla birlikte sağ bacakta yaygın lenfödem saptanmıştır. Bu nedenle çoğu olguda medikal tedavi gereklidir. 1. Hastanın yapılan muayenesinde ayak sırtında ağrısız. geçirilmiş travma öyküsü önemlidir. hatta elefantiyaz gelişimine de yol açabilir.DrTus. Lezyonlar kaşıntılı. Lezyon tamamen çıkarılamamışsa nüksler gelişir. Đki ay önce bir mağara keşfine katıldığını ifade eden bir araştırmacı. Lenfatik yayılımla daha uzak bölgelere ulaşabildiği gibi. Miçetom – Madurella mycetomatis. Sporotrikoz – Sporothrix schenckii. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Aspergillus fumigatus Histoplazmoz. verriköz ve yer yer siyahımsı noktalanmalı bir hal alır. ateş. oval maya hücreleri görülüyor.

Candida albicans Cryptococcus neoformans Kriptokok menenjiti. son iki hafta içinde yavaşça gelişen baş ağrısı. fatal seyreder. hepatosplenomegali. kusma. fatal seyreder. Primer akut akciğer hastalığı: Grip gibi tablo. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. E. ateş nedeni ile getiriliyor. pürülan balgam. Yapılan lomber ponksiyonda. Reaktivasyon sonucu gelişen apikal akciğer tüberkülozuna benzer. Tanı. AIDS nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir kadın hasta. akciğer infiltrasyonu ile erişkinlerin primer tüberkülozuna (Ghon kompleksine) benzer. Hastanın yapılan muayenesinde dil ve orofarinkste ülserler. E.DrTus. CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olan erişkin HIV infeksiyonlu bir kadın. basıncı artmış olan BOS gri renkli. Hastadan alınan periferik yaymanın incelenmesinde monositlerin sitoplazmasında tomurcuklanmış maya hücreleri görülüyor. Kronik kaviter hastalık: Öksürük. Cevap: A 241. D. D. bulantısız şiddetli kusmalar. C.000/mm3’ün altındadır ve nötrofil sayısı lenfosit sayısından daha fazladır. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. apekste kavite. 3. Progressif dissemine hastalık: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. Mycobacterium tuberculosis Toxoplasma gondii Rhizopus sp. BOS’ta hücre sayısı genelde 1. LAP gelişir. BOS örneklerinin çini mürekkebi ile boyanarak incelenmesinde boya almayan geniş boşluklar içinde çiftler halinde bulunan maya hücreleri görülüyor. hepatosplenomegali. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. Cevap: E 242. akciğer infiltrasyonu görülür. B. antijen saptanması ile pekiştirilebilir. sol kolunda ve bacağında güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. kişilik değişiklikleri nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor. Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Candida glabrata Cryptococcus neoformans Blastomyces dermatitidis Progressif dissemine histoplazmoz: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. immünite problemi yaşayanlarda görülen kronik pürülan bir menenjittir. bulanık olarak görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 105 2. dispne. 105 . Non-Hodgkin lenfoma nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir erkek hastada son bir hafta içinde gelişen baş ağrısı. servikal ve aksiller LAP ile birlikte hepatosplenomegali saptanıyor. 4. LAP gelişir. Cevap: C 240. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hemoptizi. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS incelemesi bulguları aşağıdaki gibidir: Basınç Renk Görünüm Hücre Protein Glukoz : : : : : : Artmış Gri Bulanık 350/mm (%60PMNL) 3 Artmış Azalmış Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. B. hiler LAP.

dalak ve beyindir (menenjit). ateş. üriner sondalı hastaların idrarında yoğun olarak Candida görülmesi patolojik bir durum olarak karşılanmamalıdır. Kolon kanseri nedeni ile kemoterapi görmekte olan yetişkin bir erkek hastanın mutlak nötrofil sayısının 450/mm3 olduğu görülüyor. bacaklarında şişme 106 . çarpıntı. sistemik mikoz etkenlerinin aksine tanı. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tablo aşağıdaki fungal infeksiyonlardan hangisinin görülme riskini artırır? A.DrTus. Damar içi ilaç bağımlısı olduğu öğrenilen yetişkin bir kadın hasta. BOS’dan etkenin üretilmesi mümkündür. endokardit: Uzun süre uygulanmış olan IV ve üriner kateterizasyon. En çok etkilenen organlar böbrekler. kalp (endokardit). Bunun dışında üreaz testi ve nitrat redüksiyon testi ile de tanıya varılabilir. antijen saptanması ile konur. D. Ayrıca BOS’un çini mürekkebi ile negatif boyaması ile de geniş kapsül ve blastokonidya görülebilir. Esasen. Kronik mukokutanöz kandidoz D. E. Mantarın kapsüler antijeni BOS ve serum gibi klinik örneklerde lateks aglütinasyonu ile aranabilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: E 244. Ancak. Đntertrijinöz kandidoz B. C. Coccidioides immitis Candida krusei Candida tropicalis Cryptococcus neoformans Histoplasma capsulatum 106 Kriptokok menenjitinde tanı. yüksek mortaliteli sistemik kandidoz (Candida sepsisi) ve multifokal nodüler veya apse formunda organ kandidozları gelişebilmektedir. Cevap: D 243. B. karaciğer. Olguların %50-75’inde tanısaldır. IV ilaç bağımlılığı ve hiperalimentasyon uygulamaları gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında gelişir. Oral kandidoz C. nefes darlığı. uzun süreli kostikosteroid veya immünsüpressif tedavi kullanımı ve hematolojik maligniteler söz konusu ise. Candida sepsisi Kandidemi. Kandidüri E. sistemik kandidoz. Bu olgularda sınırlı bir kandidemi yaşanması doğaldır. bu olgularda bir de kronik granülomatöz hastalık gibi bir fagosit fonksiyon bozukluğu.

Hastanın yapılan muayenesinde sternum alt ucunda 3⁄4 şiddetinde diyastolik üfürüm duyuluyor. Yetişkin bir kadın hasta vulvada kaşıntı ve peynire benzeyen vajinal akıntı yakınmaları ile başvurmuştur. yapılan ekokardiyografik incelemede ise trikuspid kapağa yerleşmiş iri vejetasyon saptanıyor. C. Cevap: D 246. plaklardan alınan örneklerin doğrudan mikroskopik incelemesinde üzerlerinde blastokonidyumlar bulunduran psödohifler görülüyor. disparoni ve eksternal dizüriden oluşan klinik tablo. immünsüpresyon. vajinal kandidozda vajinal pH değişmez. Candida albicans vulvovajiniti olgularında hastaların daha önce antibiyotik kullanıp kullanmadıkları sorgulanmalıdır.DrTus. C. Alınan kan kültürlerinde germ tüp oluşturmayan maya hücreleri izole ediliyor. yanma ve yutma zorluğu yakınmaları ile başvuruyor. Hastalığın başlangıç döneminde vajinal pH yüksek ise etkenin mukozaya yapışması kolaylaşır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. en sık izole edilen Candida türüdür. E. AIDS nedeniyle antiretroviral tedavi almakta olan yetişkin bir erkek hasta göğüs arkasında ağrı. E. Diğer vajinit etkeni olan Trichomonas vaginalis infeksiyonunda ise tersine. hormon replasman tedavileri. vajinal ağrı ve yanma. Yapılan endoskopik incelemede özofagus mukozasında eritemli zemin üzerinde beyaz renkli plaklar izleniyor. menstruasyon döneminden bir hafta önce başlar. Kemik iliği transplant alıcısı hastalarda Candida krusei ve Candida lusitaniae birlikteliği dikkat çekicidir. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 107 yakınmaları ile başvuruyor. Albicans dışı Candida endokarditlerinde bazı özellikler vardır: Lösemili hastalarda gelişen infektif endokardit olgularında Candida tropicalis sıklığı gittikçe artmaktadır.5’in altındadır. Candida krusei ve Candida parapsilosis infeksiyon sıklığında artış kaydedilmiştir. Cevap: A 245. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi yukarıda tanımlanan klinik tablo için kolaylaştırıcı faktör değildir? A. Candida parapsilosis Candida albicans Torulopsis glabrata Candida krusei Candida tropicalis Büyük vejetasyonlar ve yüksek mortalite riski ile bilinen Candida endokarditlerinde en sık etken Candida albicans’tır. 4. yakınmalar menstruasyon sonrasında belirginleşir. psödohif gelişimi ve miçelyal fazın sürdürülebilmesi. diyabet. D. slime tabakası üretebilmesine bağlanmaktadır. oral kontraseptif kullanımı ve özellikle de gebelik gibi kolaylaştırıcı faktörler akılda tutulmalıdır. Genel bir ilke olarak. En sık fungal etken. asidik pH’ta daha kolaydır. Candida albicans’tır (%8590). Đntravenöz ilaç bağımlılarında gelişen endokarditlerde Candida parapsilosis. germ tüp testinin pozitif olduğu saptanıyor. peynirsi akıntı. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı Kontrol edilmemiş diyabet Gebelik Vajinal pH > 5 olması Oral kontraseptif kullanımı Kandida vulvovajinit: Trichomonas vajinitlerinden daha sık görülür. Bunun dışında. Son yıllarda (özellikle) Candida glabrata. Uzun süre flukonazol ile tedavi edilmesine rağmen klinik düzelme sağlanamayan olguda aşağıdaki antifungallerden hangisi tercih edilmelidir? 107 . Vajinal kandidozda kaşıntı (en sık semptom) ve çoğunlukla yoğun. Alınan akıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan maya hücreleri görülmüş. Bu özellik. Candida parapsilosis’in protez kalp kapak endokarditlerine de neden olabilme yeteneği. bakteriyel vajinozlar ve trikomonal vajinitlerden ayrım açısından önemlidir. Candida tropicalis. B. beyaz. D. Ancak.

hafif konidyumlarla insanlara bulaşır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. yuvarlak. E. Yapılan muayenesinde postnazal pürülan akıntı saptanan hastanın çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksillar sinüste havalanma azalması ile birlikte hava-sıvı seviyesi varlığı görülüyor. ketokonazole göre daha üstün etkilidir. AIDS olgularında gelişen özofajitlerde flukonazol. Anatomi ve fizyolojiyi düzeltmek için cerrahi küretaj tedavisi uygulanır. azol direnci gösteren Candida türlerine etkilidir. Cevap: E 247. Aspergillus türleri. bronkoskopi ile alınan örneklerin incelenmesinde ise 450 açı ile dallanan septalı hifler ve bunlardan çıkan düz konidyoforlar içeren küf mantarı görülüyor. Allerjiyi körükleyeceğinden sinüs içindeki mantar debrislerinin ve allerjik müsinin cerrahi olarak temizlenmesi gereklidir. burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuruyor. b) Allerjik-eozinofilik fungal sinüzit: Çevre havasında yoğun olarak bulunan Aspergillus fumigatus ve Curvularia lunata mantarlarına karşı gelişen allerjik bir patolojidir. özefagus ve cilt kandidozlarında (kronik mukokutanöz kandidozlarda) sürekli flukonazol süpresyonu önerilmektedir. En sık karşılaşılan etken Aspergillus fumigatus’dur. progressif yüz şişliği ve görme bozuklukları (orbital apeks sendromu) başlıca semptomlar olabilir. D. Geniş bir üreme ısısı toleransları vardır. vulvovajinal. ciddi oral. ciddi. Bu yapının ucunda bulunan. Sağ maksillar sinüsten ponksiyonla alınan örneğin incelenmesinde 450 açı ile dallanan septalı hifler içeren küf mantarı varlığı saptanıyor. önemli bir sorunun başlangıcı olabilir. Özellikle azol tedavisine rağmen sağaltılamayan özofajitlerde vorikonazol veya kaspofungin tedavisi tercih edilmelidir. C. derin kandidozlarda ise amfoterisin-B kullanılmalıdır. Cerrahi ve anti-fungal tedavi gerektirir. Kültürlerde kadife görünümü sergilerle r. bitki çürümesinde etkindir. E. C. doğadaki en yaygın mantardır. C. Kronik sinüzitlerin büyük bir çoğunluğundan sorumludur. 108 . hızla ilerleyen. düzgün kenarlı radyoopak lezyon izleniyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kronik baş ağrısı. Genelde inflamasyon oluşturmaksızın sinüste kitle yakınmalarına neden olur. Toprakta bol miktarda bulunur. Çoğul dirençli türlerce oluşturulan. 450 açı ile dallanan septalı hifler ve hiflerden çıkmış düz konidyoforlar yapar. Cevap: C 248. Aspergillus flavus Rhizopus sp. c) Kronik yavaş seyirli sinüzit: Bir immün yetmezlik olmaksızın. bir Candida türünde (Candida lusitaniae) amfoterisin-B direncinin bildirilmiş olması. Öncesinde akciğer tüberkülozu nedeni ile tedavi gördüğü öğrenilen yetişkin bir erkek hasta öksürükle birlikte kan gelmesi yakınması ile başvuruyor. dehidrate. Küf mantarıdır. Vorikonazol ve ekinokandinler. D. Ketokonazol Nistatin Đtrakonazol Flusitozin Vorikonazol 108 Kalıcı immün yetmezlik olgularında tekrarlı. Anti-fungal tedavi gerekmez. Başlıca etkeni Aspergillus flavus’tur. B. D. Histoplasma capsulatum Coccidioides immitis Aspergillus fumigatus Blastomyces dermatitidis Aspergillus flavus Aspergillus. B. granülomatöz fungal sinüzit tablosudur. baş ağrısı. Bununla birlikte. Doğada ve insan dokusunda hep aynı formda (küf) bulunur. B. E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. On yıldır tip 1 diabetes mellitus tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir kadın hasta ateş.DrTus. Candida albicans Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Mantar Sinüzitleri: a) Sinüste mantar topu: En çok maksiller sinüste görülür. aylar-yıllar içinde gelişen invazif. Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer apeksinde yer alan kavite içinde.

ateş. E. ekstrasellüler yaşayan bir mantardır. Mucor ve Rhizomucor türlerince oluşturulan fırsatçı mantar infeksiyonlarıdır. D. Balgamda. B. Bir süre sonra siyanoza varabilen solunum yetmezliği gelişir. Aseksüel üremeleri sporanjiyosporlar ile. (daha nadir olarak) Absidia. carotis interna trombozu. kemik iliği). 109 . E. Tedavi ve profilaksisinde ko-trimoksazol kullanılır. Kavernöz sinüs ve A. Absidia sp. Sabouraud dekstroz agara yapılan ekimlerde. Rhizopus sp. ve VII. Risk grubu hastalarda. saprofit küf mantarlarından olan Zygomycetes sınıfı. insan alveollerinde. Cevap: E 249. Ketoasidoz tablosundaki diyabet hastalarında nötrofil fonksiyonları da bozulduğu için Zygomycetes mantarlarının çoğalması inhibe edilemez. Tedavisiz olgular asfiksi ile ölür. Balgam tipik olarak köpüklüdür ve eozinofilik eksuda görünümündedir. Yapılan muayenesinde sol maksillar sinüs üzerinde ödem ve hassasiyetle birlikte sol alt göz kapağında siyah krutlu lezyon görülüyor. Bu tablo. Candida sp. Pneumocystis carinii Cryptococcus neoformans Coccidioides immitis Sporothrix schenckii Histoplasma capsulatum Pneumocystis carinii. Damarlara invaze olma özelliği nedeniyle retinal arter trombozu ve sonuçta görme kaybı ortaya çıkar. Mukormikoz etkenleri. Yapılan tetkiklerde açlık kan şekeri 468 mg/dL (N: 60-105) olarak saptanan hastanın idrar tetkikinde ketonüri belirleniyor. Çekilen kraniyal bilgisayarlı tomografisinde sol maksillar sinüs içinde mukozal kalınlaşma. karaciğer. C. Akciğer filminde hilustan yayılan infiltrasyon ve akciğerde buzlu cam manzarası görülür. Đnfeksiyon paranazal sinüslerde başlar. Mucor sp. öksürük. kulak. Yapılan tetkikler sırasında anti-HIV ve HIV RNA pozitif olarak saptanan hastanın CD4+ lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. orbita. mantarın vasküler invazyonunun diğer sonuçlarıdır. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuran yetişkin bir erkek hastanın çekilen PA akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan infiltrasyon ve akciğerlerde buzlu cam manzarası görülüyor. D. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıda tanımlanan klinik tabloya neden olma olasılığı en fazladır? A. C. duyarlılık ve özgüllüğü en yüksek yöntem olan bronko-alveoler lavaj ile alınan sıvı ve akciğer endoskopik veya transtorasik biyopsisi ile alınan doku örneklerinde Giemsa boyama ile kist ve trofozoitler görülür. Hastalarda V. hava-sıvı seviyesi ve maksillar sinüs duvarını invaze ederek sol orbitaya yayılmış kitle lezyonu görülüyor. baş ağrısı ve sol alt göz kapağında siyah renkli şişlik yakınması ile acil servise başvuruyor. hızla ve bolca üreyerek petri kutusu kapağını kaldıracak kadar kabarık koloniler yaparlar. Serebral apseler belirlenebilir. orbital sellülit ve pitoz gelişir. Mucoraceae ailesi içinde yer alan (sıklıkla) Rhizopus. Cevap: B 250. Ko-trimoksazol profilaksisi uygulanmayan HIV infeksiyonu olgularında CD4+ T lenfosit sayısının mm3’de 200’ün altına düşmesi halinde interstisyel plazma hücreli pnömonilere neden olur. Sadece AIDS olgularında görülen ekstrapulmoner fırsatçı infeksiyonlar da bilinmektedir (göz. Rinoserebral zigomikoz: En sık görülen klinik formdur. Mucorales takımı. Rhizomucor sp. Bronkoalveolar lavaj ile alınan örneğin Giemsa boyası ile boyanmış preparatlarında kistik yapılar görülüyor. kafa çifti tutulumları görülebilir. septasız ve birbirine dik açı yapmış hifler yapma şeklindedir. B. yüz ve beyne yayılır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 109 d) Fulminant-akut invazif fungal sinüzit (rinoserebral mukormikoz): Đmmünite sorunu olanlarda gelişen ve sinüslerdeki progressif destrüksiyon sonucu orbital kavite ve beyin vasküler yaplarına invaze olan agressif sinüzit tablosudur.DrTus. uzun süredir nötropenide bulunan lösemili veya organ transplantasyonu uygulanmış hastalarda da tanımlanmıştır. Hastalarda yüz ve baş ağrısı. Erkenden agressif cerrahi ve parenteral anti-fungal tedavi gerektirir. Aseksüel ve seksüel üreme dönemleri vardır. Konjunktivalarda şişlikler belirir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ellibeş yaşındaki bir kadın hasta ateş. Ateş. Mucorales mantarları başlıca etkenlerdir. sinsi başlangıçlı ve başka bir etkenin sorumlu tutulamadığı yüksek ateş ve pnömoni tablosu hastalığı düşündürmelidir.

öksürük Farenjit yok. lökositoz Lökopeni. BOS boz renkli. lenfositoz Lökopeni.influenzae (3) Grup B Streptokok E. vb. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker normal LCM’de >2000/mm3 Aseptik M.3 için Lateks Ag.Testi KRONĐK MENENJĐTLER Pürülan (Fungal) C.DrTus.monocytogenes. lastik kıvamlı Var.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 110 AKUT MENENJĐTLER Pürülan (Bakteriyel) Primer: N.tuberculosis T. cilt döküntüleri Enantemler. Koplik lekeleri Farenjit yok LAP Ön servikal. Bull neck Konglomere Belirleyici değil Damak peteşisi Var Yok Var Var Kan lökositi Nötrofilik lökositoz Belirleyici özellik yok Atipik lenfositoz. PelEpstein Konglomere.%40 lenfosit Şeker düşük Đmmün yetmezlikli Ksantokromik. lenfositoz Değişken.HSV) Plasmodium türleri Toxoplasma gondii L.coli L. yanıltıcı Rubella Rubeola Hodgkin lenfoması Subfebril Yüksek Dalgalı.meningitidis (1) Sekonder: S. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker düşük Protein çok fazla Ateş Streptokoksik Difteri EBV mononükleoz Adenoviral Çok yüksek Genelde subfebril Değişken. Forscheimer Yok Yok 110 . noktavi eksüda Tonsillayı aşan psödomembran Çok şiş ve çok ağrılı.2. yüksek Orta düzeyde Farinks/Klinik Hiperemik.neoformans Candida türleri Coccidioides immitis Aseptik Viral (Mumps. Theodor arazı Belirleyici değil Konglomere. lenfositoz Lökopeni. tek tek Konglomere. gribeyaz membranlar Membranlı. bulanık Binlerce/mm3 nötrofil Şeker çok düşük 1. ek olarak konjunktivit.pneumoniae (2) H. rinore.icterohaemorrhagiae Mycoplasma pneumoniae Beyin apse ve tümörü Vertebra osteomiyeliti Renksiz.pallidum Boz-bulanık %60 nötr.

DrTus.7.14 11.37 5.2.7.39.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 111 HASTA GRUPLARI Yenidoğan Đnfant Çocuk HASTALIKLAR Fatal dissemine hastalık Nezle.34.7 8.5 1-7 3.7.11.19. üriner infeksiyon Menenjit.32 Erişkin (daha çok askerlerde) Tüm yaş grupları Đmmün yetmezlikli Meningoensefalit Akut solunum yolu infeksiyonu Pnömoni Epidemik keratokonjunktivit Pnömoni.7.12. ensefalit 111 .31.21 40.21 4.41 2.21.4.12 3.6. farenjit Akut febril farenjit Faringokonjunktival ateş Hemorajik sistit Đshal SORUMLU SEROTĐPLER 3.30 1.35.14. 42-47 7.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful