DrTus.

com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

1

MĐKROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
1. Bir haftadır Türkiye’de olduğunu ifade eden 36 yaşındaki Đngiliz vatandaşı bir kadın iki gündür devam eden periumbilikal karın ağrısı; sulu, çok miktarda defekasyon yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Yapılan muayenesinde vital bulgularının normal sınırlarda olduğu saptanan hastanın yapılan dışkı mikroskopisinde fekal lökosit ve eritrosit görülmüyor, yalnızca sindirilmemiş gıda artıkları saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Salmonella enteritidis Vibrio cholerae Enteroaderen Escherichia coli (EAEC) Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC) Shigella flexneri

Salmonella enteritidis, mayonez gibi infekte çiğ yumurtadan hazırlanan besinler yenince insanlara bulaşır. Yüksek ateş, üşüme, bulantı, kusma, baş ve karın ağrısı ve kanlı-cerahatli ishal görülür. Vibrio cholerae’nin neden olduğu gastroenteritlerde; karın ağrısı ve tenezm olmaksızın pirinç suyu gibi ishal; durdurulamayan, bulantısız ve öğürtüsüz kusma ile sıvı ve elektrolit kaybına ait belirti ve bulgular görülür. Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC); plazmid kontrolünde iki tür ekzotoksin yapısında enterotoksin üretir. Barsak epitel hücrelerinde adenilat siklaz aktivasyonu ile cAMP artışına yol açar. Sonuçta, aşırı su ve elektrolit salınımı gerçekleşir. ETEC, turist ishallerinin en sık etkenidir (>%50). Enteroagregatif (Enteroaderent) Escherichia coli (EAEC); ETEC gibi ST salgılayarak sulu ishal gelişimine neden olur. Turist ishallerinin diğer bir etkenidir. Shigella flexneri; yüksek ateş, toksik tablo, kanlı, mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolite neden olur. Cevap: D 2. Son iki gündür karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk hasta acil servise göz aklarında sararma, yüzde ve bacaklarında şişme yakınması ile getiriliyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde hemoglobin 5.5 g/dL, hematoktit %17, trombosit 32.000/mm3, bilirubin direkt 3.2 mg/dL, bilirubin indirekt 5.4 mg/dL, üre 116 mg/dL, kreatinin 4 mg/dL olarak saptanıyor. Hasta yakınından alınan anamnezde hastanın beş gün önce okul kantininden aldığı hamburgeri yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đdiyopatik trombositopenik purpura B. Hemolitik üremik sendrom C. Akut viral hepatit D. Poststreptokoksik glomerulonefrit E. G6PD eksikliğine bağlı hemoliz Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC); Escherichia coli O157:H7 kökenidir. Shiga ekzotoksinine benzer (Shigalike) toksini (verotoksin) vardır. Bu nedenle bu kökenlere Verotoksijenik Escherichia coli adı da verilmiştir. Ekzotoksin faj kontrolünde yapılır. Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınları bildirilmiştir. Bu olguların %10’unda, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve glomerüler kapillerlerde mikrotrombüsler sonucu ortaya çıkan böbrek yetmezliği ile özel bir tablonun (hemolitik üremik sendrom) gelişimine neden olmaktadır. Bu tablodan, kana karışan verotoksin sorumludur. Bakteriyel bir invazyon ise söz konusu değildir. Cevap: B

1

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

2

3.

Daha öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 43 yaşındaki obez bir kadın hasta; karın ağrısı, bulantı, kusma, üşüme ve titreme yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ateş 38.8oC olarak ölçülüyor ve karın sağ üst kadranda derin palpasyon ile hassasiyet saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz, transaminaz yüksekliği, alkalen fosfataz (ALP) ve gama glutamil transferaz (GGT) yüksekliği saptanıyor. Yapılan ultrasonografik incelemede safra kesesi duvarının ödemli olduğu dikkati çekiyor. Sözü edilen klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterococcus faecalis B. Klebsiella pneumoniae C. Escherichia coli D. Enterococcus faecium E. Salmonella typhi

Tanımlanan klinik tablo akut kolesistittir. Escherichia coli, akut kolesistitlere yol açan en sık etkendir. Bunu Klebsiella pneumoniae ve enterokoklar izler. Salmonella typhi ise RES hastalığına neden olur. Cevap: C 4. Yirmiiki yaşında bir kadın; kasıklarında ağrı, idrar yaparken yanma hissi ve sık idrara çıkma yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada bol lökosit ve bakteri görülüyor, tam kan sayımında lökosit sayısı normal sınırlarda, eritrosit sedimentasyon hızı ise saatte 12 mm olarak saptanıyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, verilebilecek en uygun ampirik tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Üç gün süre ile oral kinolon Bir hafta süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile oral amoksisilin Üç gün süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile parenteral kinolon.

Genç kadınlarda gelişen akut nonkomplike sistit tedavisinde; ampirik, üç günlük oral ko-trimoksazol tedavisi en uygun seçenektir. Daha uzun tedavi rejimleri; gebelerde, vajinal diyafram kullananlarda, yaşlılarda ve diyabetiklerde önerilir. Gebelerde ko-trimoksazol başarısızlıklarında kinolonlar kullanılamaz. Oral sefalosporinler ya da amoksisilin tercih edilir. Direnç gelişimini önlemek veya minimize etmek için nonkomplike olgularda florokinolonların kullanılması önerilmez. Sadece rekürrent sistitlerde, tedavi başarısızlıklarında ve diğer ilaçlara toleranssız ya da allerjik olgularda uygulanabilir. Nitrofurantoin ve β-laktamlı ilaçlar, vajinadaki Escherichia coli’lerin eliminasyonunda yetersiz kaldıkları için, uygun seçenekler değildir. Cevap: D 5. Yetmişiki yaşındaki bir erkek hasta acil servise; ateş, üşüme, titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22.000/mm3 (%85 nötrofil), eritrosit sedimentasyon hızı 64 mm/saat olarak saptanıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada 20-25 lökosit ve bol bakteri görülüyor. Bu hastada klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Akut nonkomplike sistit Akut komplike piyelonefrit Akut nonkomplike piyelonefrit Asemptomatik bakteriüri Perinefritik apse

Akut nonkomplike sistit: Genç kadınlarda görülür. Dizüri ve pollakiürinin yanı sıra sık sık acil idrar yapma gereksinimi, buna rağmen az miktarda, bulanık, %30 olguda kanlı idrar yapma, %10 sıklıkla suprapubik ağrı ve duyarlılığın artması gibi yakınmalar vardır. Ateş yükselmez, lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği bulunmaz.

2

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
Đnfeksiyon genellikle üretra ve mesanede sınırlıdır.

3

Akut nonkomplike piyelonefrit: Genç kadınlarda gelişir; gram negatif sepsis ile sistit benzeri semptomlar ve hafif lomber ağrı arasında değişen şiddette olabilir. Etken, çoğunlukla (>%80) üropatojen Escherichia coli’dir. Piyelonefrit gelişen olgularda ateş yükselir, zaman zaman şiddetlenen lomber ağrı, baş, karın ve bel ağrıları, muayenede kostovertebral açının künt perküsyonunda ağrı bulunur. Alt üriner infeksiyonların tersine piyelonefritte lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği de görülür. Komplike üriner infeksiyonlar: Genç erkeklerde, <50 yaşta gonore ve klamidyal infeksiyonlar gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar hariç üriner infeksiyonlar oldukça nadirdir. Gelişirse, genelde anatomik patolojilere sekonderdir. Altmış beş yaşın üzerindeki erkeklerde ise prostat hipertrofisi gibi üriner infeksiyon gelişimini kolaylaştıran patolojilerin varlığında geliştiği için, aksi kanıtlanmadıkça komplike üriner infeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir. Bu hastalarda, kadınların aksine genellikle alt üriner infeksiyonlara kısa zamanda piyelonefrit de eşlik eder. Üriner kateter kullanımı, üriner sistem taşı, obstrüktif üropati, vezikoüreteral reflü varlığı ve sisteme yapılan endoskopik girişimler sonucunda gelişen üriner infeksiyonlar da komplike olarak değerlendirilmelidir. Cevap: B 6. Alkolizm öyküsü olan 53 yaşındaki bir erkek hasta son bir aydır karnında şişkinlik, nefes darlığı; son iki gündür ise karın ağrısı, ateş, üşüme titreme yakınmaları ile acil servise başvuruluyor. Yapılan muayenesinde ateş 390C olarak saptanıyor, karında distansiyon ve periumbilikal yüzeysel venlerde belirginleşme dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Sekonder bakteriyel peritonit Akut böbrek yetmezliği Spontan bakteriyel peritonit Akut pankreatit Toksik megakolon

Spontan bakteriyel peritonit (SBP): Assit sıvısında mm3’de 250 ve üstünde nötrofil bulunması ve yapılan kültür çalışmalarında tek bir bakterinin soyutlanması durumunda söz konusudur. Kronik karaciğer hastalığı nedenli siroz olgularında ve assit ile seyreden diğer hastalıklarda gelişen en sık infeksiyon tablosudur. Olgularda ateş ve batında hassasiyet, musküler defans, rebound sıklıkla saptanır. Sirotik hastalarda hepatik ensefalopati, böbrek fonksiyonlarında gerileme, sarılık, lökositoz varlığında SBP öncelikle düşünülmelidir. Cevap: C 7. Yukarıdaki soruda tanımlanan klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Escherichia coli Bacteroides fragilis Streptococcus pneumoniae Staphylococcus aureus Koagülaz negatif stafilokoklar

Escherichia coli, hastane içi ya da dışında edinilmiş üriner sistem infeksiyonlarının en sık nedenidir. Hastane dışında edinilmiş üriner infeksiyonların >%80’inden, hastanede gelişen üriner infeksiyonların ise %40-50’sinden sorumludur. Üriner kateter takılması önemli bir risk faktörüdür. Cevap: A 8. Son iki gündür devam eden kanlı ve mukuslu ishal, ateş, karın ağrısı yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk, kasılma ve bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 6.700/mm3, periferik yaymasında %90 nötrofil (%30 bant formu) görülüyor. Yapılan dışkı kültüründe laktoz negatif, hareketsiz basil izole ediliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Campylobacter jejuni B. Enterohemorajik Escherichia coli

3

sert vücutlu. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 14. kolanjit. ileum ve kolona invaze olur. Đmmünite sorunu bulunmayan bireylerde. eritrosit sedimantasyon hızı 45 mm/saat olarak saptanıyor. Shigella sonnei D. toksik tablo. ağrı yakınmaları geliyor. Shigella dysenteriae (Shiga basili): Tipik şigellozun yanı sıra küçük çocuklarda konvülsiyonlara neden olur. Kırksekiz yaşında bir erkek hasta son bir haftadır devam eden. kanlı. Uygun tedavisi başlanan olguda ikinci hafta sonunda yapılan Gruber-Widal (Grup Aglütinasyon) testinde şu titreler elde elde ediliyor. eritrosit sedimantasyon hızı 105 mm/saat olduğu görülüyor. Salmonella enteritidis 4 Campylobacter jejuni: Jejunum. Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde.000/mm3 (%86 nötrofil). piyelonefrit. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Salmonella typhi B. Orak hücreli anemisi olan 12 yaşında bir çocukta sağ bacak pretibial bölgede kızarıklık. orak hücreli anemili olgularda daha sık olmak üzere osteomiyelit gibi lokal yerleşimler gelişir. Kandaki bakteriler. Enterohemorajik Escherichia coli: Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınlarına neden olur. Salmonella typhimurium da bakteriyemiye neden olabilir. 1. PAO: 1/100. IgM yapısındadır.DrTus. yüksek ateş. Gruber-Widal testi (grup aglütinasyonu). kusma. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. üşüme. çekilen grafide ise sağ tibia diyafizinde periosteal kalınlaşma saptanıyor. Shigella dysenteriae E. Virgül. PBO: 1/400. TH: 1/400. C. gün içinde yükselip düşen ateş. Salmonella choleraesuis Salmonella bakteriyemisi. Dalak apseleri. nabız 88/dakika. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. baş ağrısı. Ancak. yılankavi hareketli bakterilerdir. Neisseria gonorrhoeae E. D. dil paslı görünümde saptanıyor. pnömoni ve endokardit görülebilir. Cevap: E 10. PAH: 1/ 800. Hasta eskiden Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmiş olabilir. Hasta Salmonella paratyphi B infeksiyonu geçirmektedir. Cevap: D 9. E. Enterik ateşte gelişen RES hedefli bakteriyeminin aksine. Hastanın muayenesinde ateş 39oC. özellikle geriatrik hastalar. Laktoz negatif ve hareketli bir bakteridir. Grup aglütinasyon testinin özgüllük ve duyarlılığı kan kültüründen daha azdır. TO: 1/200. Aort anevrizmalarına yerleşir ve endarterite yol açar. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. sepsis ve lokal yerleşim: En sık izole edilen etken Salmonella choleraesuis’dir. Serumda. bu tabloda bakteriyemi hedefsizdir. karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuruyor. Sonucun yorumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. başta Salmonella enteritidis olmak üzere tüm Salmonella türlerince oluşturulan infeksiyonların seyrinde de gelişebilir. Shigella sonnei: En sık şigelloz etenidir. ödem. PBH: 1/800. artrit. Laktoz negatif ve hareketlidir. hafta sonundan itibaren anti-O antikoru (O aglütinasyonu) pozitifleşir. bulantı. Bu nedenle. günlerde pozitifleşir. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. Yapılan ilk tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Hasta Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmektedir. mukozada apse ve ülserler gelişir.200/mm3 (%75 nötrofil). Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. Hastaya eskiden TAB aşısı uygulanmış olabilir. AIDS’liler ve küçük çocuklarda. Anti-H antikoru ise 10-12. Staphylococcus epidermidis C. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. rastlantısal olarak organ ve dokulara otururlar: Menenjit (infantlarda).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. apandisit ile karıştırılabilir. B. anti-O ve anti-H antikorlarının aglütinasyon testi ile araştırılması prensibine dayanır: 4 . Haemophilus influenzae D. IgG yapısındadır. yüksek ateş. Kontamine besinin yenmesinden kısa süre sonra basiller kana karışır. aortite neden olan en sık infektif nedendir.

Cevap: C 11. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hem Salmonella typhi. kiremit renkli balgam tipiktir. Bunlar içinde ventilatör nedenli pnömonilere neden olma olasılığı en fazla olanı Acinetobacter baumannii’dir. aşılılarda veya uzun yıllar önce hastalığı geçirenlerde pozitif bulunabilir. yapılan muayene ve rutin tetkiklerinde ise herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Bunlar içinde Escherichia coli ve Proteus mirabilis öncelikle üriner infeksiyonlara. dilüsyon yöntemine göre değişmek üzere.DrTus. nekrotizan. Ancak. E. nontifoid infeksiyon geçirenlerin ise <%1’inde bir yılı aşkın süreyle dışkı veya nadiren de idrar ile basil saçılımı sürebilir (kronik taşıyıcılık). Serratia marcescens başta pnömoni. Diğer gram negatif bakteri nedenli pnömonilere göre mortalitesi oldukça yüksektir (%60-80). Tifoid ateş geçirenlerin %1-5. özellikle de ventilatör tedavisi altındaki hastalarda akut alt solunum yolu infeksiyonlarına (Friedlander pnömonisi) neden olur. PAH: 1/400. Hemen hemen her olguda haftalarca süren basil saçılımı beklenen gelişimdir (geçici. hem de Salmonella paratyphi kökenlerine) ait anti-O antikoru titresi yüksekliği var ise sorumlu etken. nekahat taşıyıcılığı). ilkinden iki hafta sonra bakıldığında. Cevap: A 12. Hemorajik. >1/100-1/160’dır. 5 . Tek başına pozitifliğinin tanısal değeri yoktur. C. B. anlamlıdır. anlamlı düzeyde titre artışı olmuşsa ve eş zamanlı olarak anti-O antikoru titresinde de artış belirlenmişse. kaviter pnömonilere yol açması beklenmez. Yalancı pozitif ya da çapraz reaksiyonlar gösterebilir. Altı hafta süre ile 6 g/gün amoksisilin kullanımı 21 gün süre ile 3 g/gün kloramfenikol kullanımı Yedi gün süre ile 4 g/gün seftriakson kullanımı Yedi gün süre ile 1 g/gün siprofloksasin kullanımı Taşıyıcılık durumunda tedavi gerekli değildir Salmonellozda iki tür taşıyıcılık söz konusudur. D. PAO: 1/800. anti-O titresi en yüksek olandır. Escherichia coli Serratia marcescens Proteus mirabilis Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Seçeneklerdeki tüm bakteriler. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. yara ve katetere bağlı üriner infeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastane infeksiyonlarına neden olur. E. Ancak.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Her iki antikor için de pozitiflik. Örneğin. Altı hafta süre ile yüksek doz (erişkinde 6 g/gün) amoksisilin ve ampisilin verilir. D. Salmonella paratyphi A infeksiyonudur. altta yatan ağır primer bir hastalık. Alınan anamnezde yaklaşık iki yıl önce tifo tanısı ile hastanede yatarak tedavi gördüğü öğreniliyor. Yemek fabrikasında çalışan bir kadın işçinin rutin portör muayenesi sırasında yapılan dışkı kültüründe Salmonella typhi izole ediliyor. Güncel tıpta. kaviteleşmeye ve apseleşmeye eğilimli. Hastaya uygulanan bronkoalveolar lavaj işleminde elde edilen kanlı materyalin gram boyamasında iri gram negatif basiller görülüyor. hastane infeksiyonlarından sorumlu ünlü etkenlerdir. yanıltıcı sonuçları nedeniyle. Bir üçüncü basamak sağlık kurumunun yoğun bakım servisinde kafa travması nedeni ile üç haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan hastada son 48 saattir devam eden ateş yüksekliği nedeni ile çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda konsolidasyon ve kaviteleşme ile birlikte sağ plevral efüzyon görülüyor. Klebsiella pneumoniae ise şu tablolardan sorumludur: • Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ). eski şöhretini yitirmiştir. TO: 1/400. C. 5 Anti-H antikoru. Kanlı. ağır seyirli bir lober pnömoni tablosudur. PBO: 1/200. PBH: 1/400 ise tanı. B. Bir grup aglütinasyonu sonucunda birden çok türe (örneğin. Bu tablonun görüldüğü hastalarda çoğunlukla patolojinin gelişmesini kolaylaştıran. ileri yaş ve diyabet gibi başka risk faktörleri de bulunur. Safra taşı bulunan tıbbi tedaviye dirençli olgularda kolesistektomi uygulanır. TH: 1/400.

üroepitelyum depresse olur. ateş ve kanlı ishal yakınması ile başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastada yapılan mikrobiyolojik incelemeler sonucunda Yersinia enterocolitica nedenli kolit saptanıyor ve tedavi ediliyor. Kronik taş irritasyonuna yol açması nedeni ile neoplastik tablolar ile ilişkilendirilmiştir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. erkek geyik boynuzu şeklindedir. sefalosporinler dahil pek çok β laktamlı (BL) antimikrobiyal kullanılamaz. gram negatif basiller saptanıyor. Alkalen idrarda magnezyum. Bazılarında ise karbapenemler kullanılmak zorunda kalınabilir. vasküler veya üriner kateter kullanımına bağlı olarak gelişen infeksiyonlarda da ön sıralarda yer alır. hareketsiz.DrTus. Sırt ağrısı ve hematüri yakınmaları olan 35 yaşındaki kadın hastanın çekilen direkt üriner sistem grafilerinde sol böbrek kaliksleri ve pelvisini dolduran opasite görülüyor. Bir hastanede ne kadar çok sefalosporin kullanılıyor ise ESBL gelişme şanssızlığı o kadar fazladır. D. Cevap: A 14. Bunlardan bazıları BL+BL inhibitörlerine ve kinolonlara duyarlıdır. E. böylece pH 9’lara kadar yükselir. B. D. fagositoz ve kompleman etkinlikleri azalır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 6 • Özellikle alkoliklerde. B. Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Proteus mirabilis Klebsiella pneumoniae Mycoplasma genitalium Proteus cinsi bakteriler üreaz enzimleri ile üreyi CO2 ve NH3’e parçalarlar. iki yaşın altıdaki çocuklarda ve immün yetmezliği olanlarda üst solunum yolu içeriğinin aspire edilmesi ile hastane dışında da şiddetli lober pnömoni tablolarına yol açabilir. Bu kökenlerce meydana getirilen infeksiyonların sağaltımında. E. Aynı hasta yaklaşık üç hafta sonra sol el bileğinde şişlik. D. Sefalosporinler Üçüncü kuşak kinolonlar β laktam + β laktamaz inhibitörü Karbapenemler Dördüncü kuşak kinolonlar Klebsiella pneumoniae’nin hastane kökenleri çoklu antimikrobiyal direncine sahiptir. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmalarıyla başvuruyor. C. Bu hastada aşağıdaki hangi grup antibiyotiğin ampirik olarak kullanımının tedavide yararsız olacağı düşünülmelidir? A. E. Yapılan ultrasonografik incelemede de görünümün üriner sistem taşına ait olduğu doğrulanıyor. ağrı. Bu olgulardaki taşların radyolojik görünümü tipiktir. amonyum. Cevap: C 15. Bazı kökenlerinde genişlemiş spektrumlu β laktamaz (ESBL) sentezleme özelliği vardır. • Klebsiella pneumoniae. Hemen hemen tüm kökenleri ampisilin ve amoksisiline dirençlidir. Cevap: E 13. YBÜ koşullarında. fosfat gibi mineraller presipite olur. ESBL (Genişlemiş Spektrumlu β Laktamaz) üreten suşların yaygın olduğu bilinen bir üniversite hastanesinin Üroloji servisinde yatmakta olan ve üriner kateteri olan 60 yaşındaki bir erkek hastada gelişen ateşin etiyolojisini araştırmak için alınan idrar kültüründe iri mukoid koloniler oluşturan. C. laktoz pozitif. kızarıklık. C. KOAH’lılarda. diyabetiklerde. B. infeksiyon (sitruvid) taşları gelişir. Hastanın anamnezi dikkate alındığında akla gelebilecek en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Karın ağrısı. Akut eklem romatizması Juvenil romatoid artrit Reaktif artrit Sistemik lupus eritematozus Reiter sendromu 6 .

kızarıklık. E. uzun kuluçka süreli besin zehirlenmesi etkenidir. B. Kolera gravis tablosu ile gelen 42 yaşındaki bir kadın hastada yapılan rutin biyokimyasal incelemelerde aşağıdaki bulgulardan hangisi beklenmez? A. Bu özellikler seçenekler içinde en çok Reiter sendromu ile örtüşmektedir. ağrı. yüksek üre ve kreatinin düzeyleri belirlenir. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmaları mevcuttur. • Mikrobiyolojik Tetkikler: Dışkıdaki bakterinin soyutlanma ve tanımlanmasına yöneliktir: Dışkı pirinç suyu ya da su gibidir. mezenter lenfadenit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 7 Yersinia enterocolitica. eritem ve büller saptanıyor. Ayağındaki yaranın iyileşmemesi ve ağrısının artması nedeni ile başvuran hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde ödem. Dışkının karanlık alan mikroskopisinde çok hareketli bakteriler vardır. Dışkıda lökosit veya eritrosit görülmez. Vibrio parahaemolyticus B. bakteriyemi. Reaktif artrit: En sık görülen tablodur. terminal ileit 2. Neden olduğu klinik tablolar: 1. HLA-B27 antijeni ve bakteri antijenlerinin benzerliği ana nedendir. konjunktivit + üveit + irit. Hipoglisemi. Hematokrit artışı Đdrar dansitesinde artma Üre düzeyinde artma Hipoglisemi Metabolik alkaloz • • • • • Kolera gravis tablosundaki laboratuvar bulguları • Rutin Testler: Lökosit ve eritrosit sayısı fazla bulunur. Vital bulguları normal sınırlarda saptanın hastanın yarasından alınan örnekten yapılan Gram boyamada kıvrık gram negatif basiller görülüyor. Metabolik asidoz ile uyumlu kan gazı bulguları elde edilir. kış aylarında fazla olmak üzere. D.DrTus. Büyük ve orta eklemleri tutar. Henöch Schönlein Purpurası. glomerülonefrit. Đdrar dansitesi artar. C. Kendisine karşı gelişen antikorlara bağlı immün kompleks hastalıkları: Başta gastroenterit olmak üzere. Bakterinin kendisine bağlı olarak gelişen tablolar: Enterokolit. Eritema nodozum Temporal arterit Diğerleri: Tenosinovit. Vibrio vulnificus C. hematokrit yükselir (hemokonsantrasyon). sol el bileğinde şişlik. perikardit. Dışkının basit ve spesifik kültürleri yapılır. Cevap: E 17. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yukarıda sayılan klinik tablolardan herhangi birinin başlangıcından birkaç hafta sonra gelişir. miyokardit. Yirmidört yaşında bir erkek hasta beş gün önce denize girerken ayağını istiridye kestiğini ifade ediyor. Sunulan hastada. Cholerae polivalan O1 antiserumu ile dışkıda aglütinasyon gelişir. Campylobacter fetus 7 . Cevap: E 16. Konjunktivit + üretrit + artrit (Reiter sendromu).

Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden. Hastanın yapılan muayenesinde konfüze olduğu. oksidaz pozitif bakterilerdir. beyin apsesi ve kolesistite neden olur. B. çok hızlı hareket eden bakterilerin varlığı dikkati çekiyor. Jejunum. alkoliklerde. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. B. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır ve kolitlere neden olur. bulantı. ateş. bazen dizanteriform olabilen ishal. veziküller ve nekroz gelişir. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ileum ve kolona invaze olur. sert vücutlu. Karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuran 28 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal olarak saptanıyor. ateşsiz. Vibrio vulnificus: Gram negatif. kronik karaciğer. Yapılan dışkı mikroskopisinde lökosit ve eritrosit görülmüyor. Cevap: B 18. ileum ve kolona invaze olur. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce akşam yemeğinde karides salatası yediği öğreniliyor. Genelde kendini sınırlayan. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden yenmesi ile bulaşır. mukozada apse ve ülserler gelişir. Kompanse alkolik siroz nedeni ile takip edilmekte olan 56 yaşındaki erkek bir hasta acil servise ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile getiriliyor. çiğ olarak yenmesi ile bulaşır. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. Jejunum. baş ağrısı ile özel. kıvrık. bir besin zehirlenmesine yol açar. Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. Vibrio vulnificus Vibrio parahaemolyticus Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Vibrio cholerae Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Cevap: A 19. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Proteus mirabilis 8 Vibrio parahaemolyticus: Uzak Doğu’da en sık besin zehirlenmesi nedenidir. C. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. C. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Sonra büller. arteriyel tansiyonunun 75/40 mmHg. meningoensefalit. endokardit. immünitesi bozuk. D. E. Kolonu tutarak invazif tarzda. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kusma. Campylobacter jejuni E. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Campylobacter fetus: Sıklıkla gastrointestinal sistemden kan dolaşımına invaze olarak özellikle yaşlılarda. Lezyonlar ağrılıdır. Nadiren (≈ %1) bakteriyemi gelişebilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. ateşinin 390C. Hasta yakınlarından alınan anamnezde iki gün önce kabuklu deniz ürünleri içeren bir yemek yediği öğreniliyor. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. Đyi pişmemiş deniz ürünleri (kabukluları) ile bulaşır. diyabetik veya altta yatan kronik bir hastalığı olan bireylerde sepsis. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. mukozada apse ve ülserler gelişir.DrTus. Vibrio cholerae Vibrio parahaemolyticus Vibrio vulnificus Plesiomonas shigelloides 8 . nabzının ise filiform olduğu dikkat çekiyor. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. D.

baş ağrısı ile özel. girişimsel olmayan tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. Dışkıda antijen arama 9 . 9 Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır. Otuzdokuz yaşındaki bir erkek hasta açlık durumunda ortaya çıkan ve yemekle kaybolan epigastrik ağrı. Escherichia coli: Farklı özellikli ekzotoksinleri ile sulu (ETEC.DrTus. kusma. kanlı. toksik tablo. E. gram negatif. Cevap: D 20. Genelde kendini sınırlayan. yılankavi hareketli bakterilerdir. ileum ve kolona invaze olur. Hareketli. Hastadan alınan kanlı ve mukuslu görünümdeki dışkı örneğinin mikroskopik incelemesinde bol lökosit ve eritrosit görülüyor. Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. hareketli bir bakteridir. glukoz pozitif ve hareketsiz bir bakteridir. Virgül. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. apandisit ile karıştırılabilir. EAEC). bulantı. hareketli bir bakteridir. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. bulantı. ateşsiz. laktoz ve glukoz negatif. toksik tablo. laktoz ve glukoz pozitif. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. üşüme. gram negatif. Shigella sonnei Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. Oksidaz ve gram negatif. Campylobacter jejuni: Jejunum. midede yanma hissi ve hazımsızlık yakınmaları ile başvuruyor. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. son bir yıldır hipogammaglobülinemi tanısı ile izlendiği öğreniliyor. kusma.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. C. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. Kanlı ishal ve yüksek ateş nedeni ile getirilen dört yaşındaki bir kız çocuğunun ailesinden alınan anamnezde çocuğun daha önceden buna benzer bir hastalık geçirmediği ancak. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. gram ve laktoz negatif. D. bazen dizanteriform olabilen ishal. Kolonu tutarak invazif tarzda. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. Oksidaz ve glukoz pozitif. bir besin zehirlenmesine yol açar. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. ateş. glukoz pozitif ve hareketli bir bakteridir. yüksek ateş. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. Endoskopik inceleme yapılmasını kabul etmeyen hastada çekilen baryumlu özofagus mide duodenum grafisinde duodenal ülserle uyumlu görünüm saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Söz konusu olguda Helicobacter pylori eradikasyon tedavisine karar verebilmek için kullanılabilecek en duyarlı. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Salmonella enteritidis Shigella flexneri Escherichia coli Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. Cevap: E 21. Oksidaz. hareketli. Bu nedenle. laktoz ve glukoz negatif. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. gram ve laktoz negatif. sert vücutlu. oksidaz pozitif. alkoliklerde. laktoz ve gram negatif. kanlı. mukozada apse ve ülserler gelişir. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. Genelde kendini sınırlayan. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. kanlı (EHEC) ishallere ya da intestinal villus dejenerasyonu sonucunda ozmotik ishallere (EPEC) neden olur. Yapılan dışkı kültüründe izole edilen bakterinin özellikleri şöyledir. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. B. oksidaz pozitif bulunuyor. Oksidaz. Shigella flexneri: Yüksek ateş. ateşsiz. kronik karaciğer. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. Shigella sonnei: Yüksek ateş.

saptanabilir en sık infeksiyöz nedenidir. çok güvenilir bir tanı yöntemidir. Reiter sendromu C. Standart immünglobülin tedavisi C. Bazı olgularda sulu. enterit tarzında ishal görülebilirse de kanlı. duyarlılığı ise %90-100’dür. C. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Bannwarth sendromu: Lyme hastalığında. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. tarama ve tedaviye yanıtın kontrolü amacı ile kullanılır. mikoplazmozlar ve bakteriyel kolitlerden sonra gelişir. yüksek ateş ve günde 8-10 kez bazen kanlı. Cevap: C 22. Üç gündür bacaklarında güçsüzlük ve yürüme güçsüzlüğü yakınması ile pediatrik nöroloji polikliniğine getirilen 11 yaşındaki bir erkek çocuğun bir hafta önce karın ağrısı. Üreaz testi: Biyopsi örneğinde üreaz testi yapılarak bir saat gibi kısa bir süre içinde (en hızlı) tanı konur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. duyarlılığı %88-100’dür. günler. Guillain-Barré sendromu 10 . Tifo E. Özgüllüğü %95-99. Özgüllüğü %86-95. Bannwarth sendromu Reiter sendromu: Konjunktivit+üretrit+artrit üçlüsüdür. Serumda spesifik antikor arama Üre solunum testi CLO (Campylobacter Like Organism) testi Kültür 10 Helicobacter pylori tanı yöntemleri • Girişimsel olmayan teknikler: Üre-solunum testi: Çabuk sonuç alınan. duyarlılığı %89-98’dir. Antiviral tedavi E. eritema migrans tablosundan meningoradikülonörit tablosudur. Campylobacter gastroenteriti. mukuslu. D. Cevap: D 23. Caroli triadı D. Şiddetli kraniyal gece nöraljileri ile seyreder. Tabloya. hatta haftalarca süren simetrik. duyarlılığı %95-99’dur. Kültür: Özgüllüğü en yüksek (%100) tanı yöntemidir. Periferik sinirlerde ve spinal köklerde demiyelinasyon hakimdir. Caroli triadı: Đkterik hepatit B olgularında görülebilen Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ülüsüdür. Özgüllüğü %95-98. cerahatli dışkılama beklenmez. En büyük dezavantajı. Bakterinin lipooligosakkarid tabakasında insan sinir hücrelerindeki gangliosidlere oldukça benzer epitoplar bulunduğu için. Yukarıda sözü edilen hastanın tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygun seçenektir? A. Yapılan nörolojik muayenede her iki alt ekstremitede adale tonus kaybı ve hiporefleksi saptanıyor. tablodan sorumlu mekanizmanın moleküler benzerlik olduğu düşünülmektedir. E. Klamidyal infeksiyonlar. Helicobacter pylori antikorları: Kanda spesifik IgG ve IgA aranması ve kantitasyonu.DrTus. mukuslu. Kloramfenikol tedavisi haftalarca sonra gelişen B. cerahatli dışkılama nedeniyle pediatri kliniğinde 24 saat süreyle müşahede altında tutulduğu öğreniliyor. Guillain-Barré sendromu (GBS): Campylobacter jejuni. sayılanlar içinde duyarlılığı en düşük (%77-92) tanı yöntemi olmasıdır. Plazmaferez B. assendan motor ve/veya duyusal paraliziler hakimdir. Tifo: Genelde kabızlıkla seyreder. Dışkıda antijen arama: Özellikle tedavinin izleminde yüksek özgüllükte kullanılabilen bir yöntemdir. • Girişimsel teknikler: Histopatolojik değerlendirme: Oldukça özgül (%95-99) ve duyarlı (%93-99) bir tanı sağlar. Total kas paralizisine kadar gidebilir. Özgüllüğü %89-100. Kortikoterapi D.

gram negatif kokobasiller görülüyor. Yüksek ısı ile. B. E.DrTus. • Haemophilus influenzae: Gram negatif. katalaz ve oksidaz pozitif diplokoklardır. Çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksiller sinüste hava-sıvı seviyesi saptanan hastadan. fakültatif anaerop kokobasillerdir. Bu nedenle. gram negatif. Otuzaltı yaşındaki bir kadın hasta ateş. Böylece hemolize edilmiş olurlar (çikolatamsı agar). B. E. Yüksek ateş ve kulak ağrısı yakınmaları nedeni ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan otoskopik muayenesinde kulak zarı eritemli ve bombeleşmiş olarak görülüyor. nadir elementler) de elimine edilmiş olur. Bakterinin hemolizini bulunmadığı için eritrositleri hemolize edemez. çok ağrılı ve fistülize olmuş LAP saptanıyor. • Moraxella catarrhalis: Gram negatif. • X faktörü: Hemoglobinin yapısında bulunan. Bu nedenle çikolatamsı agarda iyi ürer. Mortalitesi %5’in altındadır. Dolayısıyla X ve V faktör tüm besiyeri ortamına dağılmış halde değildir. C. rinoskopik muayenede sağ nazal antrumda pürülan akıntı görülüyor. C. En sık üç etkeninden birisi olan Haemophilus influenzae. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak saptanıyor. hazırlanma tekniği gereği eritrositleri sağlam olarak içermektedir. Bu tablonun en sık üç etkeninin mikrobiyolojik özellikleri şunlardır: • Streptococcus pneumoniae: Gram pozitif. Ülser tabanından ve fistülden alınan materyalin Gram yöntemi ile boyanmasında. koyun kanında bulunan ve V faktör için inhibitör özellikteki bazı maddeler (yağ asiti. adi besiyerlerinde üretilemez. Cevap: E 24. D. katalaz pozitif. Cevap: B 25. Bu durumda kanlı agara. D. nabız 120/dakika. katalaz ve oksidaz negatif diplokoklar. Üremeleri için besiyerinde X ve V faktörlerine gereksinirler. üreme ortamında X ve V faktörler sağlanamadığı için taze koyun kanlı agarda üretilemez. Çikolatamsı agar bulunmayan laboratuvarlarda bakterinin üretiminde kanlı agar kullanılabilir. 11 . Otuzdört yaşındaki bir erkek hasta skrotumunda şiddetli ağrıya neden olan yara ve kasıklarında ağrılı şişlik yakınmaları ile başvuruyor. Streptococcus pneumoniae Haemophilus influenzae Moraxella catarrhalis Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Soruda tanımlanan tablo akut otitis media’dır. Hastaya timpanosentez yapılmış ve elde edilen materyalin gram boyamasında gram negatif boyanan kokobasiller görülüyor. eritrositlerin hemolize edilmesini sağlamak için Staphylococcus aureus ekilir (süt anne fenomeni). %20-30 gibi önemli bir miktarı da motor sekellerle yaşamını sürdürür. Ancak kanlı agar. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 11 Guillain-Barré sendromunda olguların %70-80’i 1 ay-1 yıl içinde sekelsizce iyileşirken. balık sürüsü şeklinde. Bu hastada klinik tablodan sorumlu etkeni kesin olarak izole etmek için aşağıdaki hangi besiyerine ekim yapılmalıdır? A. küçük kokobasiller görülüyor. kratere benzeyen ülser ve sol inguinal bölgede 3x2 cm ebatlarında yumuşak. %5 koyun kanlı agar Çikolatamsı agar EMB agar Mc Conkey agar Endo agar Olguda akut sinüzit tanımlanıyor. Hastanın yapılan muayenesinde yaklaşık 1 cm çapında. ısıya dayanıklı 4 pirol halkasıdır. Şüpheli cinsel temas öyküsü bulunan hastadan. Cevap: B 26. • V faktörü: Isıya dayanıksız olan NAD ve NADP’dir. Kesin. şebnem tanesi gibi koloniler oluşturur. yüzde bası hissi ile ağrı ve burun tıkanıklılığı yakınmaları ile başvuruyor. sinüs ponksiyonu ile elde edilen materyalin Gram yöntemi ile boyanması sonucunda. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yaranın yaklaşık bir hafta önce ağrılı bir sivilce şeklinde başladığı öğreniliyor. Bu faktörleri ortama kazandırmak için eritrositler soğumakta olan temel besiyerine yüksek ısıda eklenir. etkin bir tedavisi bilinmemekle birlikte intravenöz immünglobülin (IVIG) tedavisi ve plazmaferez yararlı bulunmuştur.

en sık etkenidir. genişleyen Yüzeyel Kenarları girinti-çıkıntılı Ülser Sayısı Tek Bir/birkaç Çok Tek Birden çok Ülserde Ağrı Ağrısız Çok ağrılı Ağrısız Ağrısız Ağrılı Ağrısız Ağrılı Genelde yok Ağrılı Ağrılı LAP Cevap: B 27. Apse içeriğinden alınan materyalin gram boyamasında bol lökosit ile birlikte gram negatif kokobasiller görülüyor. Köpek.) vardır. Burkholderia mallei Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. ısırılma yerinde şişlik. Üç gün önce bir sokak köpeği tarafından sağ ön kolundan ısırılan 20 yaşındaki bir erkek hasta. Salmonella typhi B. ALT 78 U/L olarak tespit ediliyor. Đlk lezyon daha çok burundadır.DrTus. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. Bartonella henselae D. Cevap: D 28. sağ ön kolda apse oluşumu ve sağ epitroklear LAP varlığı bulunuyor. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor.200/mm3 (%70 mononükleer). Chlamydia trachomatis 12 GENĐTAL ÜLSERLERĐN AYIRICI TANISI Hastalık Sifiliz Şankroid Donovanyoz LGV* Genital herpes Ülser Özelliği Sert kenarlı Krater tarzında Kırmızı. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. lenfadenit ve apselere yol açabilir. Francisella tularensis: Tularemi (akut süpüratif lenfadenit) etkenidir. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. hepatosplenomegali ile birlikte sol sakroilyak eklem germe (FABER) testinin pozitif olduğu görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. infekte tavşanla temas sonucu gelişir. Sonra ateş artar. irinli ruam düğmecikleri oluşur. akşama doğru yükselip sabaha karşı bol terleme ile düşen ateş. Calymmatobacterium granulomatis E. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 1. Haemophilus ducreyi D. Herpes simplex tip 2 B. Akut olgularda sıklıkla artrit gözlenir. Gram negatif. Afipia felis C. At. CRP 24 mg/dL. fakültatif intrasellüler bir basildir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Pasteurella multocida E. Pasteurella multocida 12 . gramla boyanamayan bir bakteridir. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. Belirtiler öğleden sonra başlar. non-fermentatif. iştahsızlık. Vibrio vulnificus D. sakroilyak eklemdir. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Köpek ısırması ile değil. katır. dalgalı ateş şeklindedir. Üşüme ve titreme ile ateş yükselir. eritrosit sedimantasyon hızı 80 mm/saat. Shigella sonnei Bruselloz: Brucella türlerince oluşturulan bir hastalıktır. Treponema pallidum C. sellülit. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. Francisella tularensis E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. En sık tutulan eklem. Sabaha doğru bol terleme ile düşer. baş ve kas ağrısı vb. Burkholderia mallei: Bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. AST 47 U/L. püstüller gelişir. aerop. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Brucella melitensis C.20C. iştahsızlık ve kilo kaybı yakınmaları ile başvuruyor. halsizlik. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. oksidaz pozitif. Köyde yaşayan 35 yaşındaki bir kadın hasta yaklaşık iki haftadır devam eden. burun mukozası şişer. Başlangıçta genel infeksiyon belirtileri (halsizlik. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Gezici eklem-kas ağrıları sıktır.

Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin verilmesi C. • Artrit gibi bir fokal osteoartiküler tutulum var ise. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin kombinasyonu D.50C. Son bir haftadır bruselloz tanısı ile doksisiklin+rifampisin kombinasyonu ile tedavi edilmekte olan hasta. nabız 116/dakika olarak ölçülmüş. Eklem tutulumu var ise rifampisin yerine streptomisin tercih edilmelidir. • Kronik olgularda klasik tedavi + immünmodülatörler (levamizol gibi) veya 4-6 hafta klasik tedaviye ek olarak 6 ay oksitetrasiklin verilebilir. Medikal tedavinin kesilerek hemen kapak replasmanı yapılması Özel durumlarda uygulanan bruselluz protokolleri: • Yedi yaştan küçükler rifampisin + ko-trimoksazol ile sağaltılır. Mevcut antibiyotik tedavisinin 10 haftaya tamamlanması B. silendirüri görülebilir. • Nörobrusellozda başlangıçta rifampisin + 3. Lenfomonositoz belirgindir. Artrit gibi fokal infeksiyon var ise tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır. Bu hastada uygulanması gereken en doğru tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi ve kapak replasmanı D. Sedimantasyon orta derecede yüksek bulunur. ateşinin yeniden yükselmesi. aynı süre ile kullanılabilir. Örneğin. hepatosplenomegali belirleniyor. göz aklarında kanlanma yakınmaları ile getiriliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3400/mm3 (%75 mononükleer). Boğmaca ön tanısı ile takip edilmeye başlanan hastada aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgulardan hangisi bu tanıyı desteklemez? 13 . kuşak sefalosporin uygulanır. 3/6 şiddetinde. Cevap: C 31. Đki hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu B. sternum sağ kenarında ikinci interkostal aralıkta daha belirgin. doksisiklin ve rifampisin 6 hafta kullanılır. uzun süreli klasik tedavi ve gereğinde antiinflamatuvarlar kullanılır. Çiftçilik yapan 52 yaşındaki bir erkek hasta yaklaşık on gündür devam eden. tedavi yetersizlikleridir. tercihen streptomisin içeren. Bruselloz tedavisinde kullanılan antimikrobiyallere direnç söz konusu değildir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Cevap: B 30. renal tutulumda piyüri.DrTus. Sonra doksisiklin + rifampisin kombinasyonu klinik tablo ve en önemlisi BOS düzelinceye kadar sürdürülür. • Gebelerde rifampisin 6 hafta ve ek olarak ko-trimoksazol (4-6 hafta) verilir. Yürüme. • Gelişen nükslerde başlıca neden. kombine antimikrobiyal kullanımının gerekli olduğu bir hastalıktır. Hastanın yapılan muayenesinde daha önceki başvurusunda saptanmayan olan. iştahsızlık ve şiddetli bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. merdiven ve yokuş çıkma zorlukları vardır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 13 Çoğunlukla çift taraflıdır. normokrom normositer anemi vardır. Bu nedenle nükslerde ilk uygulanan kombinasyon. sürekli sistolik üfürüm saptanıyor. halsizlik. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. Genelde lökopeni. Cevap: A 29. bol terleme ile düşen ateş. Brucella Tüp Aglütinasyonu 1/320 titrede pozitif olarak belirleniyor. CRP 35 mg/dL. Altı hafta süre ile doksisiklin+ko-trimoksazol+streptomisin kombinasyonu Bruselloz. Erişkinlerde doksisiklin + rifampisin veya streptomisin kombinasyonu kullanılır. 10 hafta doksisiklin + iki hafta streptomisin kombinasyonu E. Febril proteinüri. Beş yaşındaki bir kız çocuğu genellikle kusma ile sonuçlanan şiddetli öksürük atakları. • Endokarditte tetrasiklin + streptomisin + ko-trimoksazol 6 hafta ve kapak replasmanı yapılır. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi E. nefes darlığı ve bacaklarında şişme yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Altı hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu C.

koltuk altında ağrılı şişlik ve yüksek ateş yakınmaları ile başvuruyor. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. Öksürük sonunda balgam çoğu zaman kusma ile çıkarılır. En sık karşılaşılan klinik formu. okülo-glandüler formlar ve inhalasyon bulaşı sonucunda veya diğer formlara sekonder olarak gelişebilen pnömonidir. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. Kafa içi basıncı artışı nedeni ile beyin parankimi içine küçük kanamalar ve buna bağlı olarak da konvülsiyonlar görülür. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Afipia felis: Bir proteobakteridir. Akut süpüratif bir lenfadenittir. Köpek. Trakeal sitotoksin etkisi ile siliyer aktivite bozulur. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Nötrofilik lökositoz D. Konvülsif ataklar E. Bu olguda kan kültürü sonuçları alınıncaya kadar aşağıdaki hangi gram negatif etkeni de içine alacak şekilde ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalıdır? A. Alt solunum yoluna biriken mukoid balgam çıkarılamaz. Cevap: C 32. herhangi bir hayvan tarafından ısırılmadığını ancak. 3x4 cm ebatlarında. ülsere yara ve sağ aksiller bölgede. Dil frenulumunda ülsere yara C. Ülseroglandüler şekilde. glandüler (%10-25) ve her biri <%5 sıklıkla görülebilen orofarinjeal. ağrılı. en sık etkenidir. lenfadenit ve apselere yol açabilir. Subfebril ateş varlığı B. Acinetobacter baumannii C. Yersinia pestis Francisella tularensis Afipia felis Bartonella henselae Pasteurella multocida Yersinia pestis: Veba etkenidir. Pertussijen. çevresi eritemli. T lenfosit yüzey reseptörlerini kapatarak bunların lenfoid dokuya tutunmalarını önler. Cevap: B 33. Đki hafta ile iki ay arasında sürebilen. Hayvancılık yapan 49 yaşındaki bir erkek hasta sağ elinde yara. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. Alınan anamnezde.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. HACEK grubu B. yüksek ateş (en sık semptom). Eritrosit sedimantasyon hızı normaldir. Aynı nedenlerle konjunktival kanamalar ve epistaksis de gözlenebilir. D. B. Diğerleri. fluktuasyon veren LAP saptanıyor. %75-80 ülsero-glandüler hastalık tablosudur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. pertussijen etkisi ile iki hafta süreli nezle ve düşük dereceli ateş ile başlar. Tulareminin kuluçka süresi 2-10 gündür. Dolaşımda hapis kalan çok sayıdaki T lenfosit. Francisella tularensis: Tularemi hastalığının etkenidir. Kan kültürleri alınan hastanın yapılan ekokardiyografik incelemesinde triküspit kapakta vejetasyonlar saptanıyor. apse formasyonu. kentöz öksürük dönemi bunu izler. Aşırı öğürme nedeniyle dil frenulumunda gelişen ülserler tipiktir. Normal sınırlarda bulunan eritrosit sedimantasyon hızı 14 Boğmaca. Stenotrophomonas maltophilia D. Lenf nodundan alınan materyalin Gram yöntemiyle yapılan boyamasında. tifo benzeri (septik). Fare pirelerinin ısırması sonucunda gelişen yüksek ateş ve süpüratif lenfadenit tablosudur. lenfositik lökositoza neden olur. C. bol lökosit ile birlikte küçük gram negatif kokobasiller görülmesine rağmen koyun kanlı agar ve EMB agarda üreme olmuyor. E. genelde ellere bulaştığı için aksiller LAP gelişimi ve fistülleşme görülür. sellülit. hayvanların yünleri ile temas ettiğini ifade eden hastanın yapılan muayenesinde sağ el dorsalinde.DrTus. Nedeni bilinmeyen ateş etiyolojisini araştırmak için yatırılan bir hastanın alınan anamnezinde üç yıldan beri damar içi uyuşturucu kullandığı öğreniliyor. Klebsiella pneumoniae 14 .

Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22. infeksiyon riskini daha da artırmaktadır. Đkinci sırada. Aztreonom E. yanık ve yara infeksiyonlarına yol açar. Bir anti-pseudomonal penisilin (karbenisilin. hareketli basillerdir. Yapılan üriner veya vasküler kateter uygulamalarında lokal defans mekanizmaları bozulacağından. öksürük. oksidaz pozitif. iki yaşından büyük kistik fibrozlu hastalarda. hareketli basiller ürüyor. laktoz negatif. solunum sayısı 26/dakika. mezlosilin. sol kalp tutulumuna göre daha subakut seyreder. Staphylococcus aureus. dudaklar ve parmak uçları siyanotik görünümde saptanıyor ve her iki akciğerde yaygın ronküsler ve kaba inspiratuvar raller işitiliyor. C. Escherichia coli Listeria monocytogenes Neisseria meningitidis Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa B. Kistik fibrozis tanısı ile izlenmekte olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk. Bakteriyel endokarditlerin sadece %510’unda etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir. polar flajellası ile hareketli. Bu kolaylaştırıcı faktörlere ek olarak yapılan havuz pansumanları. Pseudomonas aeruginosa. glukozu fermente etmeyen. kültürde ise gram negatif. tobramisin. Operasyondan üç gün sonra hastada ateş. Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç tutulursa. piperasilin) VEYA Seftazidim ve seftriakson gibi anti-psödomonal 3. baş ağrısı ve kusma yakınmaları ortaya çıkıyor.400/mm3 lökosit saptanmıştır. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. Duyarlılık testi sonuçlarının beklenemeyeceği durumlarda. Sefuroksim + klaritromisin C. nabız 140/dakika. bu olgulardan sorumlu en sık patojendir. göğüs ağrısı. Staphylococcus aureus yer alır. Telitromisin Pseudomonas aeruginosa. glukozu fermente etmeyen.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Yanık yaralarının zaten ıslak ve nemli olması. gentamisin veya amikasin gibi bir aminoglikozid VE. Seftriakson + klaritromisin D. ateş. zorunlu aerop. Herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan 40 yaşındaki bir erkek hasta spinal anestezi altında sol indirekt inguinal herni nedeni ile opere ediliyor. Bu hastada kullanılabilecek en uygun ampirik antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. oksidaz pozitif. 15 . B. birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. Cevap: D 35. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. Lomber ponksiyon ya da beyin cerrahisi operasyonlarından sonra meydana gelen akut bakteriyel menenjitlerde ilk planda düşünülmesi gereken etkendir. Hastane ortamında yapılan invazif girişimlere bağlı olarak üriner. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. kronik dönemdeki akciğer infeksiyonu ataklarının başta gelen (%60) etkenidir. bu girişimlerin sıklıkla yapıldığı hastalar önemli risk gruplarını oluşturur. Pseudomonas aeruginosa 15 Pseudomonas aeruginosa. E. CRP 96 mg/dL olarak saptanıyor ve çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın infiltrasyon ve atelektazik alanlar görülüyor. gram negatif bir basildir. Akciğer embolileri sıktır. Sıklıkla bakteriyemi ve sepsis tabloları da mevcut patolojiye eşlik eder. Piperasilin + tobramisin Pseudomonas aeruginosa. nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile getiriliyor. %75 nötrofil olmak üzere 2. bu olgularda gelişen Pseudomonas aeruginosa infeksiyonunun sıklığını açıklamaktadır. kuşak sefalosporin VEYA Karbapenemler kombine edilir. Cevap: E 34. laktoz negatif. D. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gram negatif. Đntravenöz ilaç bağımlılarında görülen sağ kalp (triküspid) endokarditlerinin en sık ikinci etkenidir. hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. Pseudomonas endokarditlerinde en sık tutulan kapak triküspid kapaktır.000/mm3 (%80 nötrofil). BOS’tan yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde gram negatif basiller görülüyor. Fizik muayenede ense sertliği.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 16 Escherichia coli. çürümüş bitki ve çiçeklerde. gram negatif. C. piyosiyanin pigmenti ile turkuaz-mavi renge. Neonatal oftalmi. blefarit. Bazı Pseudomonas türleri. yanma. glukozu fermente eden. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. oksidaz negatif. Atmış yaşındaki bir kadın hastaya bir üçüncü basamak sağlık kuruluşunun Genel Cerrahi servisinde taşlı kolesistit nedeni ile açık kolesistektomi uygulanıyor. Bunlardan piyosiyanin. Yapılan muayenede vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın oftalmolojik muayenesinde keratit tanısı konuyor. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir.000/mm3. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. minimum beslenme gereksinimi olan bir bakteridir. oksidaz negatif. piyoverdin (floresan veren madde) ile ultraviyole ışığı altında sarı-yeşil renge. C. Pseudomonas aeruginosa B. hareketli basillerdir. sadece oksidatif mekanizmalarla glukozu kullanır. glukozu fermente etmeyen. konjunktivit ve orbital sellülite de neden olabilir. Listeria monocytogenes gram pozitif bir kokobasildir. nötrofili. ventilatör gününde ateş yükseliyor. D. B. 5. hareketsiz bakteriler izole ediliyor. Bu hastada en olası bulaşma kaynağı aşağıdakilerden hangisidir? A. E. zorunlu aerop. Ekimlerin yapıldığı Mueller-Hinton agarda ürediğinde besiyeri rengini açık yeşil renge boyayan bu etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. yanık infeksiyonu ve yara bölgelerini. Cevap: E 36. Cevap: A 37. oksidaz ve katalaz pozitif diplokoktur.DrTus. Escherichia coli 16 . Hastane infeksiyonu etkenidir (%10.Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. laktoz pozitif. eritem ve pürülan akıntı saptanmış ve yara kültürü alınıyor. Karbonhidratları fermente etmez. 5.sırada). hareketli. Hergün yara pansumanı yapıldığı halde ameliyat sonrası beşinci günde cerrahi yarada açılma. Nazal taşıyıcı olan sağlık çalışanları Ameliyatta kullanılan cerrahi setler Hastanenin havalandırma sistemi Kontamine dezenfektan solüsyonlar Hastanın nazal florası Pseudomonas aeruginosa. Kontakt lens kullanımı sonucunda gelişen bakteriyel keratitlerin ana nedenini oluşturur. Klebsiella pneumoniae için tek fark hareketsiz olmasıdır. D. gram negatif. Toprakta. beyaz küre sayısı: 22. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif. Neisseria meningitidis ise gram negatif. Pürülan akıntıdan alınan materyalin Gram boyamasında gram negatif basiller görülüyor. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Escherichia coli Acinetobacter baumannii Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa. Cevap: D 38. Hekzaklorofen gibi bazı dezenfektan ve antiseptiklerde yaşayabilir. B. musluk suyunda. Miyopi nedeni ile kontakt lens kullanan 23 yaşındaki bir kadın hasta sağ gözünde kızarıklık. non-enzimatik bir proteindir. piyorubin ile de kahverengi-kırmızı renge boyar. Kültür sonucunda üreyen bakteri Stenotrophomonas maltophilia olarak bildiriliyor. Bakteriyel keratitlerin en sık etkenidir. üretildikleri besiyerlerini. başka bakterilerde bulunmadığından ayırt edicidir. gram negatif bir basildir. bulanık görme ve bol miktarda cerahatli akıntı yakınmaları ile başvuruyor. Klebsiella pneumoniae C.

Alınan anamnezde hayvancılıkla uğraştığı ve at yetiştirdiği. menenjit ve üriner infeksiyonlara yol açabilir. C. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. Üç önemli non-fermentatif hastane infeksiyonu etkeninin ayırıcı özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. C. Endotoksik bir hastalıktır. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia’nın aksine hareketsiz. Tanı kobay testleri ile konur. Aerop ve non-fermentatif üreme özelliğindedir. miyelografi) amacı ile yapılan girişimlerden sonra gelişen hastane infeksiyonlarının pek de nadir olmayan etkenlerindendir. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. sağ ön kolunda şişlikler ve burnunun içinde şişme. Streptomisin. Non-fermentatif Önemli Bakterilerin Ayrımı Oksidaz Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Hareket + + - + - Cevap: D 39.DrTus. Đlk lezyon daha çok burundadır. periton diyalizi) veya tanı (lomber ponksiyon. Ellidört yaşındaki bir erkek hasta. bakteriyemi. D. bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. Sonra ateş artar. genel durum bozulur. B. Acinetobacter baumannii E. Pnömoni (en sık). mikro-çatlaklardan organizmaya girer. sağ ön kolda cilt altında yumuşak kıvamlı kitle lezyonları ve sağ aksiller LAP görülüyor. At. burun mukozasında eritem.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. atlarından birisinin hastalandığı için veteriner hekim tarafından tedavi edilmekte olduğu öğreniliyor. yaygın apselerle seyreder. ödem ve püstüler lezyonlar. püstüller gelişir. irinli ruam düğmecikleri oluşur. Aşağıdakilerden hangisi kistik fibrozlu hastalarda ağır seyirli nekrotizan pnömoni etkenidir? A. Stenotrophomonas maltophilia Burkholderia pseudomallei Acinetobacter baumannii Burkholderia cepacia Burkholderia mallei Burkholderia cepacia: Su. Cevap: E 40. kloramfenikol. E. Bölgesel LAP vardır (akut ruam). E. ateş. tedavi (ventilatör. Stenotrophomonas maltophilia 17 Acinetobacter baumannii. Ventilatör ve invazif monitörler gibi cansız hastane objelerinde kolonize olabilir. Hastane ortamında. kokobasil şeklinde ve oksidaz negatiftir. Yapılan muayenesinde ateş 38. B. Pseudomonas aeruginosa Brucella abortus Yersinia pestis Burkholderia pseudomallei Burkholderia mallei Burkholderia mallei. katır. çevreden 17 .70C olarak ölçülüyor. Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli ise fermentasyon yapabilen bakterilerdir. toprak ve çürümüş bitkilerde bulunan bir ortam bakterisidir. Hastanede. sağlıklı bireylerde hastalığa yol açmaz. tetrasiklin kullanılır. Genel olarak. endokardit. Kronik form yavaş gidişli bir infeksiyondur. D. burun mukozası şişer.

oksidaz pozitif. 2-3 epitel hücresi ve bol gram negatif basil görülüyor. pnömoni. minimum enerji gereksinimi ile ıslak bırakılmış hastane zeminlerinde dahi uzun süre yaşamını sürdürebilen ve çoğul antimikrobiyal direnç özelliği ile hastane infeksiyonlarının gelişimine yol açan. Stenotrophomonas maltophilia: Non-fermentatif. non-fermentatif basiller izole ediliyor. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Cevap: A 43. Aşağıdaki antibiyotiklerden hangisi bu etkene yönelik tedavide uygun bir seçenek değildir? 18 . Tedavi ve korunmada gecikilmiş. gün geçtikçe önemi daha çok kavranmaya başlamış bir etkendir. Özellikle kistik fibrozlu hastalar için önemli bir tehdittir. non-fermentatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Bir üniversite hastanesinin yoğun bakım bölümünde kafa travması nedeni ile bir haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan bilinci kapalı bir hastada ateş yüksekliği nedeni ile yapılan tetkikler sonucunda ventilatöre bağlı pnömoni geliştiği saptanıyor. hareketsiz. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Stenotrophomonas maltophilia ve Acinetobacter baumannii oksidaz negatif gram negatif basillerdir. Serratia marcescens D. hareketli. progressif bir seyirle nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi tablolarının gelişimine yol açar. Serratia marcescens. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. C. hareketli bir bakteridir. fırsatçı hastane infeksiyonlarına yol açar. oksidaz negatif. Birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. oksidaz pozitif. çürümüş bitki ve çiçeklerde. hareketli. oksidaz negatif. Acinetobacter baumannii Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. hastalardan da diğer hastalara kolayca bulaştırılabilen. Acinetobacter baumannii: Gram negatif. yara ve üriner sistem infeksiyonlarına yol açabilir. D. Pseudomonas aeruginosa B. baş ağrısı ve burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuran 22 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda akut maksiler sinüzit tanısı konuluyor. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. E. B. oksidaz negatif. Alınan balgam kültüründe ise gram negatif. gram negatif. kontrol altında tutulamamış. musluk suyunda. menenjit. hareketli. Klebsiella pneumoniae C. Toprakta. Klebsiella pneumoniae. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir A.DrTus. non-fermentatif basildir. Kontamine dezenfektanlar aracılığı ile hastane epidemilerine neden olan nadir. Đnsan dış kulak yolu florasında yer alan. non-fermentatif basildir. Cevap: B 42. Hastaya yapılan sinüs ponksiyonu ile alınan materyalin kültürü sonucunda ise Moraxella catarrhalis izole ediliyor. Đnfeksiyon spektrumu geniştir. Bu hastalarda izole edilen kökenler genellikle çoğul ilaç direnci sergilerler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 18 hastalara. oksidaz pozitif. terminal dönemdeki kistik fibrozlu olgularda. hareketli. Bir haftadan beri devam eden ateş. Transtrakeal aspirasyon yöntemi ile alınan balgam örneğinin Gram boyamasında her sahada 20-25 lökosit. altta yatan ciddi hastalığı bulunan veya immünitesi zayıflamış hastalarda önemli. Uzun süredir geniş spektrumlu antimikrobiyal sağaltım uygulanan. Cevap: D 41. Stenotrophomonas maltophilia E. Bakteriyemi. fırsatçı bir hastane infeksiyonu etkenidir.

Streptobacillus moniliformis B. Aynı hasta bir hafta sonra ısırılma yerinde şişlik. Corynebacterium jeikeum E. anemi. kok. non-fermentatif. yavaş bir seyir ile gelişmeye başlar. Fusobacterium nucleatum D. Đnfeksiyon. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Đnatçı bir infeksiyon sergiler. gram negatif bir basildir. Eikenella corrodens C. non-fermentatif. çok şekillilik (basil. fare oral florasında bulunur. kokobasil) özelliği gösteren bir basildir. hepatosplenomegali. Yapılan tıbbi değerlendirmede. trombositopeni. Doğada. E. Bakteriyel endokarditlerin %5-10’unda ise etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir: Haemophilus aphrophilus veya Haemophilus parainfluenza Actinobacillus actinomycetemcomitans Cardiobacterium hominis 19 . Bu nedenle bu türlerce oluşturulan infeksiyonlar penisilin-G. Haemophilus aprophilus Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. Pseudomonas aeruginosa C. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. fakültatif anaerop. normal insan oral florasında bulunan. Acil servise başvuran 35 yaşındaki bir erkek hasta darba uğradığını ve saldırgan tarafından sol ön kolundan ısırıldığını ifade ediyor. Cevap: A 45. cilt florasında bulunan gram pozitif difteroid bir basildir. Bunun dışında kalan antimikrobiyallere oldukça duyarlıdırlar. Yara yeri infeksiyonu. Haemophilus influenzae D. B. Fusobacterium nucleatum. Atmışyedi yaşındaki erkek bir hastanın iki gün önce ateşi yükseliyor. Cevap: D 44. fusiform. nötrofilik lökositoz. ampisilin ve amoksisilin ile tedavi edilmemelidir. Hastaya gerekli girişimler yapıldıktan sonra metronidazol tedavisi verilerek evine gönderiliyor. C. pnömoni ve yara infeksiyonlarına neden olabilir. %90-95 oranında beta laktamaz üreten bir bakteridir. D. fakültatif anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan muayenede ısırılma yerinde sellülit geliştiği saptanıyor. genellikle diğer ağız içi bakteriler ve özellikle streptokoklarla mikst haldedir. gram negatif. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. Enterococcus faecalis B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Sefaklor Sefuroksim Ampisilin + Sülbaktam Amoksisilin + Klavulanik asit Azitromisin 19 Moraxella catarrhalis. oksidaz pozitif. yaralanma veya ısırılmadan sonraki hafta içinde. Neoplazmı bulunan. nötropenik olgularda kateter infeksiyonları. Corynebacterium diphtheriae Eikenella corrodens. Bu nedenle duyarlılık testi yapılmaksızın diğer antimikrobiyaller kullanılabilir. Corynebacterium diphtheriae de gram pozitif difteroid bir basildir. Corynebacterium jeikeum. amoksisilin+klavülanik asit (ilk tercih) veya sülbaktam+ampisilindir. kızarıklık ve ağrı geliştiğini ifade ederek yeniden başvuruyor. anaerop. oksidaz pozitif. Brucella melitensis E. insanın normal oral florasında bulunan gram negatif. genel durumu bozuluyor. fakültatif anaerop küçük bir basildir. Bu hastada izole edilme olasılığı en fazla gram negatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Streptobacillus moniliformis.DrTus. Akut otit ve sinüzitlerin güncel ampirik tedavisi. Đnsan ve hayvan ısırıklarının ve yumruklaşma sonucu elde gelişen inatçı ve ciddi ezilme infeksiyonlarının önemli bir etkenidir. Bu hastada bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan. Bu olgudan alınmış olan seri kan kültürlerinde ilk üç gün içerisinde herhangi bir mikroorganizma izole edilemiyor.

Kapsüllü kökenleri (tip b) küçük çocuklarda (2 ay-6 yaş) menenjit. Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. cinsel temas ile bulaşan granüloma inguinale (donovanyoz) hastalığının etkenidir. Brucella melitensis: Hayvan etkenidir. kaşar peyniri ve yoğurt ile bulaşmazlar. oksidaz pozitif. kolayca kanayan ülserler ortaya çıkar. daha önce bulunsa dahi canlı kalamazlar. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. B. Kuluçka süresi on günden üç aya kadar değişebilir. Ülserler ve granülomatöz dokudan alınan materyalin Giemsa boyası ile boyanan preparatlarının incelenmesi sonucunda nötrofil ve monositlerin sitoplazmaları içinde bipolar boyanan kokobasiller görülüyor.000/mm3 (%75 nötrofil). beklenen bir bulaş yolu değildir. en sık etkenidir. musluk suyunda. Brucella melitensis E. oksidaz pozitif. Haemophilus cinsi bakterilerin hayvanlarda bulunan örneğin Haemophilus parasuis (domuz) ya da Haemophilus felis (kedi) gibi türleri de vardır. Calymmatobacterium granulomatis. Katalaz ve oksidaz pozitiftirler.80C olarak ölçülmüş. Kapsüllü. Afipia felis D. fakültatif intrasellüler basil tanımlaması ile örtüşmektedir. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Eikenella corrodens Kingella kingae Cevap: E 20 46. Bölgesel LAP saptanıyor. çürümüş bitki ve çiçeklerde. Tekrarlı ülserler iyileştikçe bölgede 20 . ağrısız. çok ağrılı genital ülserlere neden olur. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. aerop. Genital bölgede önceleri küçük bir nodül ya da papül şeklinde başlar. gramla boyanamayan bir bakteridir. basil ya da özellikle klinik örneklerde kokobasil şeklinde. Pseudomonas aeruginosa B. D. Bartonella henselae C. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. En önemli bulaşma yolu çiğ sütten yapılmış taze peynirdir. E. Toprakta. Ortamdan bulaşarak hastane infeksiyonlarına neden olur. ısırılma yerinde kabarcıklar ve koltuk altında ağrılı şişlik gelişmesi nedeni ile getiriliyor. hareketli. Cevap: C 47. Yaklaşık iki hafta önce evcil bir kedi tarafından sağ elinden ısırılan yedi yaşındaki bir kız çocuğu. Đki aydan fazla (3 ay) bekletilen tuzlu teneke peynirinde. non-fermentatif. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Bu hastada bu tabloya neden olabilen gram negatif. eritrosit sedimantasyon hızı 43 mm/saat olarak saptanıyor. çoğu kökeni kapsüllü olan. oksidaz pozitif. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 14. bazen pleomorfik görünümlü bakterilerdir. Hareketsiz. Haemophilus ducreyi. Neisseriae gonorrhoeae Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Treponema pallidum Neisseriae gonorrhoeae gram negatif diplokoktur ve gonokoksik üretrit etkenidir. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. Hayvan ısırması. tulum. küçük. genital ülserlere yol açmaz. Tanımlanan gram negatif. Haemophilus influenzae: Gram yöntemi ile zor. Kasığında yara ve skrotumunda şişlik yakınmaları ile başvuran 32 yaşındaki erkek bir hastanın yapılan muayenesinde sağ inguinal bölgeden anüse doğru uzayan ağrısız kolay kanayan ülserler ve iyileşmiş ülserlere ait granülomatöz doku varlığı ile birlikte skrotumda ödem saptanıyor. Daha sonra kıvrımlar boyunca anüse doğru genişleyen. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. kapsülsüz kökenleri ise erişkinlerde akut otit ve sinüzitlere neden olan bir bakteridir. C. gram negatif boyanan küçük basillerdir. mavi-menekşe renkte boyanır. non-fermentatif. fakültatif intrasellüler basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Tereyağında 4 ay canlı kalabilirler. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hareketsiz. Haemophilus influenzae hayvan ısırığı ile insana bulaşabilen bir bakteri değildir. akut epiglottid gibi ciddi infeksiyonlara.DrTus. sağ aksiller bölgede 2x3 cm boyutlarında LAP saptanıyor. aerop.

Bakteriyel vajinoz . Aminler bölgedeki pH’ı yükseltir ve Gardnerella vaginalis için rahat bir ortam oluşur. monosit. Vajinozlarda ise yoktur. Kaşıntı. Bacteroides türleri gibi anaerop bakterilerin ve genital mikoplazmaların yol açtığı ortak tablo için kullanılır. Vajinal sürüntüden yapılan boyamalarda.Mobiluncus sp. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. gümüşleme ile boyanabilirler ve çok kıvrımlı ipsi görünüm sergilerler. Hastalık şankr ile başlar. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides ve Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliğine girer. Granülomatöz lezyonlardan alınan materyalin Wright ya da Giemsa boyaları ile. bakteriyel vajinozlar için oldukça değerli bulgulardır. Bakteriyel vajinit . B. ortamda Gardnerella vaginalis artmış ise. Tüm vajinal infeksiyonlar içinde en sık karşılaşılan tablodur. Cevap: E 49. kıvrık basillerin varlığı saptanıyor. Bunun nedeni. granülomatöz. koyu vajinal akıntı yakınmaları ile başvuran hastadan alınan vajinal akıntı örneğine %10 KOH damlatılınca balık kokusunu andıran bir koku ortaya çıktığı görülüyor. Yukarıdaki laboratuvar bulgusu dikkate alınırsa hastanın tedavisinde kullanılabilecek en uygun antimikrobiyal aşağıdakilerden hangisidir? A.Mobiluncus sp. sert kenarlı. Bu arada ortam pH değişikliği nedeni ile laktobasiller azalır ve asidite daha da bozulur. Gardnerella vaginalis. Chlamydia trachomatis. histiyosit ve plazmositlerin sitoplazmasında. Olguların en az yarısı asemptomatiktir. ortamdaki protein yapıları aminoasite dönüştürür. ve Gardnerella vaginalis Bakteriyel vajinoz: Normalde vajinal florada yer alan. bu hücrelerin içinde bipolar boyanan (çengelli iğne görünümünü anımsatan) 1-25 adet kokobasil görülür. ya da nadirdir. Bölgesel LAP yoktur. Ayrıca serbest olarak bulunan gram negatif. Đnfeksiyon bölgesindeki. nötrofil. bir bakteriyel infeksiyonda beklenenden oldukça azdır. dizüri ve disparoni nadirdir. Metronidazol 21 . Sonuç olarak. genişlemeye eğilimli olmayan ülserlerdir. Bakterilerin iki ucundaki şişliğe benzer bu görünümlere “Donovan cisimcikleri” adı verilir.2.3 serotipleri ile de küçük ülserli.Gardnerella vaginalis C. ancak sayıca artmaları halinde yardımlaşarak vajinada yüzeyel bir inflamasyona yol açan Gardnerella vaginalis. Lezyondaki bakteriler standart boyama yöntemleri ile değil. Doksisiklin D. Sonuçta.DrTus. vajinit etkenlerinin aksine. Disparoni ve beyaz renkli. vajinoz adı verilmiştir. tek. Hangi etkenle gelişirse gelişsin. Bakteriyel vajinit .Mobiluncus sp.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 21 ağrısız. laktobasiller azalmıştır. bu tür infeksiyonlara vajinit değil. Ko-trimoksazol B.Gardnerella vaginalis E. bu bakterilerin vajinal mukozaya invazyon yapmaması ve sadece yüzeyel hücre destrüksiyonuna neden olmalarıdır. preparat incelenirken az sayıda lökosit ve özellikle Mobiluncus türlerinin ve ipucu hücrelerinin (yassı epitel hücresi üzerinde kümeleşmiş gram labil kokobasiller) görülmesi. HIV infeksiyonu bulaşı için bir risk faktörü olduğuna inanılmaktadır. Bakteriyel vajinoz . Vajinal sekresyonda lökosit sayısı. deformitelere yol açan çok sayıda lezyon kalır. vajinitlerde mutlaka vajinal mukozada ödem ve eritem görülür. D-K serotipleri ile non-gonokoksik üretritlere. Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. Lenf dolaşımı bozulduğu için lenfödem ve dış genital organ elefantiyazı görülebilir. Mobiluncus. Cevap: C 48. Bakteriyel vajinit . ağrısız. peptostreptokok. yenidoğan-infant pnömonilerine ve alt palpebral konjunktivitlere. ve Gardnerella vaginalis D. Flukonazol C. Bunlar. yapışkan vajinal akıntı yakınması ile Jinekoloji polikliniğine başvuran 32 yaşındaki bir kadından alınan akıntı örneğinin Gram boyası ile yapılan preparatında az sayıda lökosit ile birlikte vajinal epitel hücreleri üzerine yapışmış çok sayıda gram negatif kokobasil görülyor. Bu bakteriler arasında tipik bir kommensallik söz konusudur. Süt görünümünde. gümüşleme tekniği kullanılarak yapılan boyanması halinde. Kokulu vajinal akıntı başlıca semptom olabilir. anaeroplar ise bunlardan amin oluşturur. Klindamisin E. L1. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. büyük LAP ile ortaya çıkan lenfogranuloma venereum’a neden olur. Ortam daha da alkali hal alır. vakuoller içinde ürerler.

aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. nadir laktobasiller. Sodoku hastalığında yaygın cilt döküntüleri de görülebilir. günden sonra başlar. lenfadenit ve lenfanjit gelişir. sol inguinal LAP ve sağ dizde artrit saptanıyor. Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlara neden olmaz. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. ancak gram labil boyanan. Gram negatif diplokok şekillidir. sağ dizinde şişlik. Cevap: D 50.: Zorunlu anaerop. Normal vajinal florada bulunan ve gram labil boyanan kokobasillerdir. E. yani ısırılmayı izleyen 10. Kemiricilerin ağız florası ile kirlenmiş besinlerle de bulaşabilir. yapışkan vajinal akıntı özeldir. diğerlerine ek olarak ekstremite artritleri de görülür. Bakteriyel vajinozların tedavisinde antianaerop özellikli ilaçlardan en çok metronidazol tercih edilir. D. Tekrarlı olgularda lokal probiyotik (laktobasil) kullanımı da etkin bulunmuştur. süt gibi vajinal akıntı. Clostridium difficile: Đnsan dahil memelilerin barsağında bulunan gram pozitif sporlu basillerdir. kesin vajinoz tanısı koydurur. virgülsü basiller belirleniyor. Yüksek ateş. Đki hastalık tablosunda da sistemik ve lokal belirtiler ısırık yarası iyileştikten sonra. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. kas ağrıları. daha önceden kapak anomalisi bulunan hastalarda gelişen fatal infektif endokardittir. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. fakültatif anaerop. Özellikle sodoku. Spiroketler içinde değerlendirilmesi daha doğrudur. Neden olduğu fare ısırığı hastalığına Sodoku hastalığı adı verilmiştir. Mobiluncus sp. ağrı ve kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. C. sonra şişlikte irinleşme ve ülserasyon ile birlikte bölgesel LAP. süt gibi. Spirillum minor (minus da denir). On gün önce bir fare tarafından sol ayak baş parmağından ısırıldığını ifade eden 30 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Gardnerella vaginalis: Bu sorunun çeldiricisidir. B. Balık kokusunda. Hastanın yapılan muayenesinde sol ayak baş parmağında ülsere yara. Neisseria gonorrhoeae: Gonokoksik üretrit ve servisit etkenidir. Tedavi edilmemiş olgularda karşılaşılabilen en ciddi komplikasyon. lokal ve sistemik belirtilerle seyreden epidemik infeksiyonlara (Haverhill hastalığı) neden olabilir. kızarıklık. Varlığı.DrTus. Sodoku hastalığı – Spirillum minus Sodoku hastalığı – Streptobacillus moniliformis Haverhill hastalığı – Spirillum minus Haverhill hastalığı – Streptobacillus moniliformis. Yukarıda tanımlanan tablo ve yol açan etkenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. Cinsel ilişki sırasında vajinada yanma hissi ile polikliniğe başvuran 34 yaşındaki bir bayanın muayenesinde. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. Cevap: E 51. kıvrık görünümlü (curved). Tek ve yüksek dozda veya 5-7 günlük rutin dozda kullanılabilir. fare ısırığı hastalığının diğer bir etkenidir. Haverhill hastalığında. Pontiac hastalığı – Streptobacillus moniliformis Streptobacillus moniliformis. akıntı yaymasında her sahada bol yassı epitel hücresi. çok şekillilik özelliği gösteren bir basildir. 4-5 nötrofilik lökosit ve çoğunlukla epitel hücrelerine yapışmış ve kümeler yapmış halde görülen gram pozitif ve negatif kokobasiller ile gram pozitif küçük. Cevap: D 22 . ısırık yerinde kırmızı-kahverengi şişlik. tedavi edilmez ise birçok kereler tekrarlayabilir. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Neisseria gonorrhoeae B) Gardnerella vaginalis C) Staphylococcus aureus D) Clostridium difficile E) Mobiluncus sp. Haverhill = Sodoku + Artrit. Gardnerella vaginalis gibi gram pozitif duvar yapılı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 22 Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. hareketli bir vajinoz etkenidir. Ancak bir kolaylaştırıcı bakteri kolonizasyonu söz konusu ise bakteriyel vajinoz gelişimine katkıda bulunur. Staphylococcus aureus: Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlarda adı geçmeyen kümeler halinde yaşayan gram pozitif koklardır.

tipik pnömoni tablosu da sergileyebilir. az ya da çok sayıda nötrofil görülür. anormal kan üre ve kreatinin değerleri vb. yaygın. tipik pnömoni tablosuna neden olur. baş ağrısı. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında akla getirilmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. öksürük. göğüs ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Balgamda PCR ile etkenin saptanması E. E. • Olguların yarıdan azında karın ağrısı. miyokardit ve perikardit gibi kalp tutulumları görülebilir. Đdrarda etkene ait antijen saptanması C. CRP: 96 mg/dL olarak saptanıyor ve rutin biyokimya tetkiklerinde hiponatremi (120 mEq/L) bulunuyor. Balgam örneğinin Charcoal Yeast Extract Agar besiyerine ekimi ile etkenin saptanması Lejyoner hastalığının tanında. Streptococcus pneumoniae Chlamydia pneumoniae Moraxella catarrhalis Mycoplasma pneumoniae Legionella pneumophila Streptococcus pneumoniae.) elde edilebilir. Ekstrapulmoner tutulumun nadir olduğu. hastaların balgamının Gram yöntemi ile boyaması durumunda. serumda LDH yüksekliği önemli özelliğidir. bronşiyolit tablolarının söz konusu olduğu bir atipik pnömoni tablosundan. kas ağrıları. Başlıca klinik özellikler şunlardır: • Ateş genellikle 400C’a kadar yükselir. nabız 120/dakika. Chlamydia pneumoniae.500/mm3 (%90 nötrofil). atipik pnömoni etkenleri arasında yer almakla birlikte. • Nadir bazı olgularda hepatit. KOAH’lılarda akut alevlenmelerin üçüncü sıradaki etkenidir. Legionella pneumophila lejyoner hastalığının etkenidir. mikroskopik hematüri. altta yatan ciddi bir hastalığı olan hücresel immünite yetmezlikli hastalarda alveolleri de etkileyerek genelde çift taraflı. herhangi bir bakterinin gösterilememesi önemli bir tanısal destektir. Cevap: A 23 . • Olguların %10’unda böbrek yetmezliği bulguları (proteinüri. Gram yöntemiyle boyanmayan bir atipik pnömoni etkenidir. hipofosfatemi. Hastanın çekilen PA akciğer grafisinde sağ alt lobda infiltrasyon ve sağ plevral efüzyon saptanıyor. Cerahatli balgama neden olmaz. oldukça ağır seyirli bir tipiklober pnömoniye kadar değişebilir.DrTus. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. Bununla birlikte. toplum nedenli pnömonilerin en sık etkenidir. halsizlik. Anlaşılabileceği gibi. ciddi bir pnömoni tablosuna yol açar. C. eritrosit sedimantasyon hızı 76 mm/saat. kusma ve sulu ishal gibi gastrointestinal sistem belirtileri tabloya eklenir. Alınan anamnezde yaklaşık bir hafta önce iş toplantısı nedeni ile bir turistik otelde konakladığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 23 52. Klinik yelpaze. 46 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Mart ayı sonunda. Balgam örneğinin Gram boyamasında lökositlerle birlikte gram negatif kokobasillerin varlığı B. Akciğer biyopsi örneğinde floresan antikor boyama yöntemi ile antijen saptanması D. alveolitle özel. cerahatli balgama neden olmayan bir atipik pnömoni etkenidir. • Çoğunlukla balgam çıkarılmayan (non-prodüktif) kuru öksürük vardır. Moraxella catarrhalis gram negatif diplokoktur. Su borularından veya havalandırma sistemlerinden bulaşır. • Hiponatremi. D. Balgamda bol nötrofilik lökosit ve gram pozitif diplokoklar görülürler. bulantı. B. Mycoplasma pneumoniae de klamidyalar gibi Gram yöntemiyle boyanmayan. solunum sayısı 18/dakika olarak saptanıyor ve sağ akciğer bazalinde inspiryum sonu ince raller işitiliyor. Cevap: E 53. Özellikle hastanede yatan. Balgam incelemesinde bol nötrofil görülüyor. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin yukarıda tanımlanan olguda saptanması beklenmez? A.

dizüri ve sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı yakınmaları ile başvuruyor ve trikomonas vajiniti tanısı ile ampirik olarak metronidazol tedavisine alınıyor. Chlamydia psittaci C. Gram boyama ile herhangi bir mikroorganizma saptanamıyor. hiperemi ve en önemlisi yeşilimsi-sarı üretral akıntıdır. Trichomonas vaginalis Neisseria gonorrhoeae Chlamydia trachomatis Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Erkeklerde gonokok infeksiyonları: Olguların %95’inde görünür tablolara yol açtığı için erkeklerde infeksiyon daha sık tanımlanabilir. standart Gram yöntemi ile boyanmaz. inguinal bölgede patolojik LAP saptanmıyor. pas renginde ve çoğu zaman kanlıdır. Lober pnömonilerde kanda da belirgin bir nötrofilik lökositoz vardır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazları minimal yüksek olarak saptanın hastanın batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer çevresinde sıvı toplanması görülüyor. penis başında kızarıklık. Standart besiyerlerine yapılan ekimlerde üreme olmuyor. glans ucunda kaşıntı. Erkekte üretral akıntı. Oysa olgumuzda Gram yöntemi ile etken görülememiştir. D. Yapılan muayenede vital bulgular normal sınırlarda saptanıyor. Neisseria gonorrhoeae – Pelvik inflamatuvar hastalık B. Neisseria gonorrhoeae – Akut kolesistit C. Streptococcus pneumoniae D. Cevap: B 56. yani lober pnömoni tablosudur. Ön üretrit ile başlar. Legionella pneumophila E. Chlamydia trachomatis . nötrofillerin içinde çok sayıda diplokok görülüyor. C. Bu yaklaşımın erken tanı değeri oldukça fazladır. Mycoplasma pneumoniae Balgamda fazla nötrofil görüldüğüne göre tablo alveolit.DrTus. Muayene sırasında glans peniste hiperemi ve sarı-yeşilimsi renkte üretral akıntı varlığı dikkati çekiyor. Hastadan alınan anamnezde iki gün önce bir hayat kadını ile cinsel temasta bulunduğu öğreniliyor. kadında ise uterus serviksinden alınan sürüntü Gram ve Metilen Mavisi yöntemi ile boyanır. Yirmiiki yaşındaki erkek hasta. Semptomatik erkeklerde Gram boyamanın duyarlılık ve özgüllüğü >%95’dir. Balgam pürülan. B. PA akciğer grafisinde bilateral alt lober tutulum görülüyor. Başlıca belirtileri. Coxiella burnetii B. Şu bilgiyi unutmayınız.Fitz-Hugh-Curtis Sendromu 24 . Balgamın Gram yöntemi ile boyanmasında her bir 100X sahada >25 nötrofil ve sorumlu etkenler görülebilir. Hastanın yapılan muayenesinde palpasyonla karaciğerde ağrı ve oskültasyonda karaciğer üzerinde frotman varlığı dikkati çekiyor. Üretral akıntının Metilen Mavisi boyamasında. Metilen Mavisi yöntemi ile boyanan akıntı yaymasında nötrofiller içerisinde ve bir miktar da dışarısında tipik diplokokların. Bu olgudan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yukarıda tanımlanan klinik bulgular dikkate alındığında. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. dizüri. Gram boyamada ise gram negatif diplokokların görülmesi tipiktir ve kesin tanı koydurur. Cevap: D 55. gram negatif basil pnömonilerinde ise gram negatif basiller belirlenir. sağ üst kadranda karın ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Legionella pneumophila. Neisseria gonorrhoeae – Fitz-Hugh-Curtis Sendromu D. akıntı ve idrar yaparken yanma hissi yakınmaları ile başvuruyor. düşünülmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 24 54. Örneğin pnömokoksik pnömonilerde kapsüllü gram pozitif diplokoklar. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta disparoni. Aynı hasta bir hafta sonra ateş. Lober pnömoni kliniği veren bir hastanın bronkoalveoler lavaj yapılarak elde edilen solunum sekresyonunda her bir 100x mikroskop alanında ortalama 30 nötrofil görülüyor. E.

Diğer etkenler de septik artrite neden olabilir. Erkeklerde ise çok nadirdir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 380C. el bileği. Gezici eklem ağrıları. Yapılan muayenede göz kapaklarında eritem ve ödem saptanıyor. sol dizinde şişlik. ilk haftadan (5-12 gün) sonra meydana gelen konjunktivitlerde ise öncelikle klamidyal etkenler düşünülmelidir. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). Neisseria gonorrhoeae klamidyalar gibi. Erkeklerde ise çok nadirdir. Yenidoğanların doğumdan sonraki ilk birkaç saat içinde gelişen konjunktivitleri. dirsek eklemlerinde asimetrik septik monoartrit şeklindedir. nabız 100/dakika. katalaz ve oksidaz pozitif. Brucella melitensis Brucella abortus Neisseria meningitidis Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. meningokokların septik artrite neden olması olasılığı çok düşüktür. Soru cümlesinde bunların ayrımında kullanabileceğimiz çok önemli veriler mevcuttur. Đhmal edilirse sıklıkla körlüğe yol açan iki taraflı göz infeksiyonları (ophthalmia neonatarum) gelişir. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. Gonokoklarla karşılaştırıldığında. Cevap: C 57. ağrı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Çoğu olguda yüksek ateş. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole edilmiş olduğu bildiriliyor. çoğunlukla göze damlatılan bu damlalara bağlıdır. D. olguda disseminasyonun kesin delili olarak kabul edilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Artritin görülmesi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Gonokoklar. eklemlerde şişlik ve hiperemi görülür. Diğer seçeneklerdeki bakterilerden Brucella türleri kokobasil. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan 34 yaşındaki bir kadın hasta. E. Tablo. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Staphylococcus aureus Streptococcus agalactiae Neisseria meningitidis Haemophilus influenzae Neisseria gonorrhoeae Yenidoğan gonokok infeksiyonları: Anneden doğum sırasında yenidoğana bakteri bulaşı gerçekleşebilir. diz (sık). Korunma amacı ile doğumdan hemen sonra göze %1 AgNO3 veya eritromisinli damlalar damlatılır. glukozu fermente eden. 25 . E. sol dizde eritem.DrTus. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). el. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. cinsel aktif (15-50 yaş arası) bireylerde görülen en sık septik artrit etkenidir. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülen. Herhangi bir sağlık personelinin müdahalesi olmadan ev şartlarında doğduğu öğrenilen henüz iki günlük bir yenidoğan. Metronidazole bağlı toksik hepatit 25 Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. katalaz ve oksidaz pozitif. Çoğu olguda yüksek ateş. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. Yenidoğanlarda ilk birkaç (1-2) gün içinde gelişen konjunktivitlerde gonokoklar. ödem ve sıcaklık artışı saptanıyor. B. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. her iki cinsten. B. C. göz kapaklarında şişlik ve cerahatli akıntı yakınmaları ile getiriliyor. Hastada sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı görünmesi nedeniyle seçim gonokoklar lehinde olmalıdır. Sol diz ekleminin ultrasonografik incelemesinde eklemde efüzyon varlığı görülüyor. glukozu fermente eden. Bu koruyucu yaklaşımın rutine girmesinden sonra oldukça nadir karşılaşılan bir klinik antitedir. Haemophilus influenzae ise basil-kokobasil morfolojisindedir. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. lenfatik yayılımla perihepatite yol açabilir (Fitz-Hugh-Curtis sendromu). Göz kapakları elle açıldığı zaman bol miktarda pürülan materyalin fışkırır tarzda dışarıya boşaldığı görülüyor. Cevap: D 58. Bakteriyi sinovyal sıvıdan üretmek mümkündür. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole ediliyor. C.

Cevap: C 61. Beş gün önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 26 yaşındaki bir erkek hastada son üç gündür devam eden üretral akıntı mevcuttur. geliştirebilmektedirler. E. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları nedeni ile getirilen bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. Bu olguda kullanılabilecek alternatif antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir? A. • Komplike olmamış gonore ve epididimitte seftriakson tek doz ve 7 gün doksisiklin kullanılır. görünümünün ise bulanık olduğu saptanıyor. Aşağıdaki etkenlerden hangisi ile oluşturulan menenjitlerde bu olguda tanımlanan BOS bulguları elde edilemez? A.DrTus. Klinik veriler. sonrasında 10-14 gün doksisiklin uygulanır. Kloramfenikol Seftriakson Ko-trimoksazol Eritromisin Ampisilin Verilen klinik özellikler olguda menenjit olabileceğini göstermektedir. amoksisilin-klavülanik asit ya da kinolonlar ile yedi gün daha sürdürülür. D. B. Menenjit tedavisi genel olarak ampirik olarak yapılır. Cevap: D 60. C. gövde ve ekstremitelerde peteşiyal döküntüler dikkati çekiyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: E 26 59. D. Hastadan alınan BOS örneğinin Gram boyalı preparatlarının incelenmesinde gram negatif diplokoklar görülüyor. E. sefuroksim aksetil. B. • Disseminasyona yol açan kökenler. Seftriakson Doksisiklin Metronidazol Seftriakson + Doksisiklin Ko-trimoksazol PBP değişimi ile de penisilin direnci Gonokoklar. Listeria monocytogenes Escherichia coli Mycobacterium tuberculosis Neisseria meningitidis Streptococcus pneumoniae Aşağıdaki tabloya bakınız. hücre sayısı 2400/mm3 (tamamı nötrofil). D. C. B. Ponksiyon sırasında BOS basıncının çok arttığı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Daha sonra tedavi. Tedavide klamidyal etkenler de hedeflenir. Hastadan alınan üretral akıntı örneğinin Metilen Mavisi ile boyalı preparatı incelendiğinde bol lökosit ve lökosit stoplazmasında bulunan diplokoklar görülüyor. Alınan BOS örneğinin analizi sonucu elde edilen diğer bulgular ise şunlardır: Protein 68 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). bulantı ve kusma yakınmaları ile başvuran bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor ve lomber ponksiyon yapılıyor. ciltte peteşiyal 26 . bulantı. baş ağrısı. BOS yayması ve lateks aglütinasyon testi sonucunda (gram negatif diplokok. C. E. renginin boz. sonra tek başına 10-14 gün doksisiklin veya tek doz seftriakson. şeker 22 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Hasta yakınlarından alınan anamnezde hastada penisiline karşı tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü saptanıyor. Ateş. • PID’de tablo düzelinceye kadar sefoksitin + doksisiklin. baş ağrısı. Ateş. Semptomlar düzelinceye kadar seftriakson uygulanır. meningokokların aksine penisilinaz üretebilirler. penisiline diğer kökenlere göre daha duyarlıdırlar.

BOS şekeri düşük. 2 kapsül (600 mg) verilir (222 formülü). renksiz. Alternatif kemoprofilaksi yaklaşımları ise tek doz oral siprofloksasin veya tek doz seftriakson injeksiyonudur. Tek doz 1. Ellidokuz yaşındaki bir erkek hasta ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 27 döküntüler) olgunun meningokoksik menenjit olduğu anlaşılmış ise ilk seçenek penisilin-G’dir. Temas sonrasında ise erişkinlere rifampisin 2 gün. C. BOS glukozunun 18 mg/dL. hücre sayısının 3. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. 27 . Dört gün boyunca 600mg/gün rifampisin vermek. C. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS basıncının arttığı. Kernig ve Brudzinski bulgularının pozitif saptanması nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor ve şu bulgular elde ediliyor: Basınç normal. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. Meningokoklara karşı temas öncesi korunmada kapsül aşıları kullanılır. B. E.DrTus. Yukarıda tanımlanan olgu ile aynı evi paylaşan yetişkin aile bireylerinin korunması için uygulanabilecek en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. BOS glukoz düzeyi düşük. D. B. BOS proteininin 78 mg/dL olduğu görülüyor. görünümünün bulanık olduğu. Bir doz A+C aşısı uygulamak. kusma yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ense sertliği.600/mm3 (%90 nötrofil). D. proteini yüksektir. Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Herpes simpleks virüs Treponema pallidum Lenfositik koriyomenenjit virüsü Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. B. hücre 2. renginin boz. baş ağrısı. Ateş. protein 32 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). Profilaksi gerekli değildir. görünüm normal.2 milyon ünite benzatin penisilin G uygulamak. 2 kez. Đki gün boyunca 2x600 mg/gün rifampisin vermek.200/mm3 (tamamı mononükleer). glukoz 55 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. Bu hastada ampirik olarak başlanması gereken en uygun antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 62. E. C. Cevap: B 63. Sefotaksim + Ampisilin Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim + Vankomisin + Ampisilin INH + Rifampisin Asiklovir Akut Pürülan Menenjitlerin Ampirik Tedavisi YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay 3 ay-50 yaş > 50 yaş ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol Meropenem Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: C 64. E. Penisilin allerjisi var ise kloramfenikol uygulanır.

Beyin omurilik sıvısı basıncını çok artmış. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. bulantı. C. Ancak. Hidrosefali en sık komplikasyondur. Tüberküloz menenjit. Tüberküloz menenjitte BOS’a nekroz odaklarından bol miktarda protein debris dökülür. E. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. ateş. şuur bulanıklılığı. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. bulguları ve kafa çifti tutulumları. koma ve nöbetler görülür. Clostridium botulinum Treponema pallidum Lenfositik Koriyomenenjit Virüsü Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Clostridium botulinum menenjit gibi invazif infeksiyonlara neden olmaz. davranış değişiklikleri. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. Pıhtıdan yapılan asidorezistan boyamada basil görme şansı daha fazladır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 28 Herpes simpleks virüsü menenjiti akut aseptik menenjittir. Baskın belirtiler kafa çiftlerine aittir. son dönemde ise ciddi nörolojik belirtiler. Primer bakteriyemi sırasında ilk tutulan bölge beyin subkorteksidir.abducens’dir. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. protein düzeyi artmıştır. Hastalığın ilk döneminde baş ağrısı. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. rengini boz. Yapılan testlerde beyin omurilik sıvısı protein miktarı 210 mg/dL. proteini yüksektir. Retinada nadiren tüberkülom da görülebilir. ajitasyon. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta. kafa tabanında çıplak ve düz bir seyir izleyen N.DrTus. D. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. BOS şekeri düşük. görünümünü bulanık bulunuyor. şeker miktarını 18 mg/dL bulunuyor. Triptofan testi pozitiftir. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. glukozu normal düzeydedir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pnömokok menenjiti B) Kriptokok menenjiti C) Kandida menenjiti 28 . glukozun 12 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). BOS renksiz ve berraktır. ense sertliği ve cildinde peteşiyal döküntüler bulunan 28 yaşındaki bir mahkuma menenjit ön tanısı ile lomber ponksiyon yapılıyor. bekletilen BOS’ta örümcek ağı görünümünde fibrin pıhtısı gelişir. proteinin 118 mg/dL (normali 15-45 mg/dL) olduğu görülüyor. Yüksek ateş. Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. B. esasen bir meningoensefalittir. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. tüberküloz menenjitte olduğu gibi özellikle beyin tabanı tutulum bulguları (ör. kusma. halsizlik gibi nonspesifik belirtiler varken. Neden olduğu klinik tablo tümüyle nörotoksinine bağlıdır. uykuya eğilimli olma ve çift görme yakınmaları ile başvuruyor. ikinci dönemde letarji. hücre sayısının 350/mm3 (tümü mononükleer). Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Tutulum daha çok pO2’nin yüksek olduğu beyin tabanındadır. Hastadan alınan BOS örneğinin incelenmesinde basıncın arttığı. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. Beyin omurilik sıvısı yaymasında lökositler içinde gram negatif diplokoklar belirleniyor. Cevap: E 65. renginin ksantokromik olduğu. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. baş ağrısı. BOS glukoz düzeyi düşük. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. Buradaki nekroz SAA’ya açılınca inflamasyon burada da başlar. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ gözde içe şaşılık olduğu görülüyor. En çok tutulan sinir. Cevap: D 66. içe şaşılık) görülmez. lenfosit içerir. meninks irritasyon belirtileri. içe şaşılık görülür.

bayılma ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor.DrTus. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit: 14. ishal Musküler: Şiddetli kas ağrısı Hepatik: Karaciğer fonksiyon bozukluğu Renal: Kanda üre ve kreatinin artışı Hematolojik: Trombositopeni nedenli ekimozlar Merkez sinir sistemi: Dizoryantasyon veya konfüzyon (bilinç sislenmesi) Mukozalar: Lokal kan akımı artışı nedeniyle göz. Hastalığın tanımlanmasında beş klinik kriter söz konusudur (CDC): Ateş (≥ 38. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 39. kreatinin 3 mg/dL (normali 0. Myoma uteri tanısı ile histerektomi uygulanan 46 yaşındaki bir hasta taburcu olduktan bir hafta sonra yüksek ateş. Bunun dışında. Ancak. kırmızı raş (güneş yanığı gibi eritematöz döküntü) Başlangıçtan 1-2 hafta sonra özellikle el ve ayak tabanlarında deskuamasyon Aşağıdakilerden üç ya da fazla organ/sistemde anormallik bulunması: Gastrointestinal: Kusma. konjuktivaların hiperemik görünümde olduğu ve yaygın eritematöz döküntü bulunduğu belirleniyor. arteriyel tansiyon 80/50mmHg. E. yaygın kas ağrıları. Epistaksis nedeni ile acil serviste anterior nazal tampon uygulanan 34 yaşındaki bir erkek hasta bir gün sonra ateş. kusma ve tüm vücudunda yaygın kırmızı döküntülerin ortaya çıkması yakınmaları ile tekrar başvuruyor. influenza gibi çok çeşitli infeksiyonların zemininde her iki cinsiyetten hastalarda da (non-menstrual) gelişebilir. Bu durumda sorumlu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri tek dayanağımızı oluşturuyor: PnömokokGram pozitif diplokok KriptokokGram pozitif blastokonidya KandidaGram pozitif blastokonidya ve psödohifler Meningokok Gram negatif diplokok Grup B streptokokGram pozitif kok. BUN: 62 mg/dL (normali 15-40 mg/dL). baş dönmesi.9 0C) Hipotansiyon (baş dönmesi. Kızıl Kızamık Meningokoksemi Salmonelloz Stafilokok toksik şok sendromu Stafilokok toksik şok sendromu (TSS) menstrual ya da non-menstrual nedenlere bağlı olabilir. soruyu zorlaştırıyor. osteomiyelit.5-1. süperabsorban (magnezyum bağlayan) vajinal tamponları kullanan kadınlarda görülmüştür.000/mm3. ampiyem. pnömoni. günümüzde bu tipteki tamponlar artık kullanılmadığı için vajinal tampon nedenli olgu sayısı azalmıştır. Hastanın yapılan muayenesi sırasında insizyon yerinde açılma. Menstrual TSS. ağız ve vajinada kırmızı renk artışı Cevap: E 68. dahil) Yaygın. pürülan akıntı ve eritem varlığı dikkati çekmiş ve yara kültürü alınıyor. B.40C. trombosit: 94. solunum sayısı 22/dakika olarak saptanıyor. senkop vb. bunun bir pürülan menenjit olduğu anlaşılmaktadır. D. tüm seçeneklerin pürülan menenjitlerden oluşturulması. Kültür sonucunda 29 . nabız 124/dakika. ALT: 115 U/L (normali 10-40 U/L). cilt ve cerrahi alan infeksiyonlarında (post-operatif). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D) Meningokok menenjiti E) Grup B streptokok menenjiti 29 Olguda verilen BOS bulgularından. diplokok. Ancak.5 mg/dL) olarak saptanıyor.000/mm3 (%88 nötrofil). nazal tampon yapılmışlarda. zincirler Cevap: D 67. menstrual dönemdeki.

Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus Escherichia coli Septik artritlerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle olmalıdır: YenidoğanStreptococcus agalactiae 2 ay-6 yaşHaemophilus influenzae 6-18 yaşStaphylococcus aureus 18-50 yaşNeisseria gonorrhoeae 30 . Pseudomonas aeruginosa ikinci sıradadır. Benzatin penisilin G Kristalize penisilin + Klindamisin Nafsilin + Klindamisin Eritromisin Metronidazol Stafilokok toksik şok sendromunun tedavisi. terleme ve halsizlik yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde son iki yıldır damar içi ilaç kullandığı öğreniliyor. ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Bu risk grubundaki infeksiyonlar. diğerlerine göre daha iyi bir klinik seyir sergilerler. B. uygun ve enerjik sıvı repasmanı. Son iki haftadır devam eden ateş. Özellikle IV ilaç bağımlılarında gelişimi önemlidir. B. şişlik. katalaz ve koagülaz pozitif. sol dizinde kızarıklık. B. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 24. her iki atriyo-ventriküler kapak da tutulmakla birlikte. Cevap: C 69. Endokardit gelişmiş ise mortalitesi %50’dir. D. Bu olgularda etken çoğunlukla Staphylococcus aureus’dur. gram pozitif koklar izole ediliyor. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 11 yaşındaki bir kız çocuğu. Bunun dışında en çok mitral kapak tutulumu gözlenir. sorunlu sistemlerin desteklenmesi (üremide diyaliz. E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. TSST-1 sentezini %90 baskılar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kanlı agarda beta hemoliz yapan. Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Streptococcus viridans Staphylococcus epidermidis Streptococcus sanguis Yaşamı tehdit eden Staphylococcus aureus infeksiyonları arasında ilk sırayı bakteriyemi alır. 30 Toksik şok tanısı ile gözlem altına alınan hastada başlanabilecek en uygun antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. triküspid (sağ kalp) tutulumu daha fazladır. Yapılan ekokardiyografik incelemede triküspit kapakta vejetasyon saptanan hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Buna ilk gün içinde klindamisin eklenmesi önerilir. Sepsis gelişmiş ise mortalite yüksektir (%30). D.) ve nafsilin gibi bir antistafilokok penisilin tedavisinden oluşturulmalıdır.400/mm3 (%92 nötrofil). D. yapılan ultrasonografik incelemede sol diz ekleminde efüzyon saptanıyor. Bu durumda mortalite %3’ün altına indirilmiştir. Cevap: A 70. C. Klindamisin. eritrosit sedimantasyon hızı 95 mm/saat olduğu görülmüş. C. kanamalar için kan ürünü transfüzyonu. E. ARDS’de ventilatör tedavisi vb. C. Metastatik organ tutulumu ≈ %90 olguda görülür. E.DrTus.

vücudunda içi sıvı dolu kabarcıklar çıkması ve genel durum bozukluğu yakınmaları ile getiriliyor.DrTus. Deri buruşuk görünümlüdür. C. Kenarlarına basılırsa yer değiştirirler (Nikolsky belirtisi pozitiftir). Staphylococcus aureus. Salmonella typhi ise orak hücreli anemisi olanlardaki osteomiyelitlerden sorumlu iki etkenden birisidir. haşlanmış deri sendromunun aksine. Sıklıkla bakteriyemi de gelişir. Cildi hafifçe çekince dahi büller patlar. ölümün de en önemli nedenidir. çekilen grafide ise sağ tibia metafizinde periosteal kalınlaşma ve yeni kemik oluşumu saptanıyor. bakteri bulunmaz. Deskuame olurlar ve 7-10 günde iz bırakmadan iyileşirler. eritrosit sedimantasyon hızı 74 mm/saat olduğu görülüyor. Ağız çevresinde hiperemi ve inflamasyon ile başlar. Đskemik inme nedeni ile 10 günden beri Nöroloji yoğun bakım servisinde mekanik ventilasyon uygulanan 55 yaşındaki bir erkek hastada ateş gelişmesi nedeni ile yapılan radyolojik incelemede sağ akciğerde infiltrasyonla 31 . Cevap: B 72. titreme gibi sistemik belirtiler de bulunur. hastanede yapılan girişimler veya büyük operasyonlar sonrasında görülen bir servikal osteomiyelit etkenidir. Geniş bir bölgeyi ilgilendiren. ekzotoksin nedeniyle oluştukları için. Fronkül: Kıl folliküllerini aşan inflamasyondur. osteomiyelitlerden sorumlu bakterilerin ilk sırasındadır. derin dokuları tutan cilt ve cilt altı doku infeksiyonudur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 50 yaş üzeriStaphylococcus aureus Cevap: D 31 71. Follikülit ve fronkülden farklı olarak ateş. Pseudomonas aeruginosa. Đki aylık bir bebek. D. Yenidoğan impetigolarının en sık etkenidir. şişlik. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Nikolsky belirtisi negatiftir ve bül kültüründen bakteri üretilebilir. Cevap: C 73. Etken kapsüllü tiplerdir (Hib). Büllerin içeriğinden alınan örneğin Gram boyası ile yapılan incelemesinde herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. Büllerde. Büllöz impetigo Toksik şok sendromu Ritter hastalığı Fronkül Karbonkül Haşlanmış deri sendromu (Ritter Hastalığı): Genellikle yenidoğanlarda ve infantlarda görülür. Diğeri ise Staphylococcus aureus’tur. ağrı yakınmaları mevcuttur. Büllöz impetigoda. kolayca sıyrılır. Karbonkül: Daha çok nazal portörlerde görülür. Hızla büllöz karakter kazanarak tüm vücuda yayılırlar. Follikülit: Kıl follikülleri ile sınırlı inflamasyondur. Erişkinlerde ise hematojen yayılım ile daha çok vertebral osteomiyelite neden olur. sağ bacak pretibial bölge distalinde kızarıklık. Haemophilus influenzae Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Salmonella typhi Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae oyun çocuğu (2 ay-6 yaş) septik artritlerinden ve osteomiyelitlerinden sorumludur. B. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 17. Büllöz impetigo: Haşlanmış deri sendromunun lokalize formudur. Oniki yaşındaki bir erkek çocukta son üç haftadır devam eden. Ciddi düzeyde sıvı ve elektrolit kaybı ile seyreder. E. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. D. boyunda fazladır. C.000/mm3 (%82 nötrofil). Bebeğin yapılan muayenesinde tüm vücudunda yaygın büllöz lezyonlar görülüyor. Lezyonlarda içi pürülan materyal ile dolu birçok sinüs vardır. B. Nikolsky bulgusu pozitif olarak saptanıyor. Yenidoğanlarda umbilikal korddan hematojen yayılım ile alt ekstremite osteomiyelitlerine neden olabilir. E.

katalaz ve koagülaz pozitif gram pozitif koklar izole edilmiştir. viral üst solunum yolu infeksiyonlarına sekonder olarak veya aspirasyon sonrasında pnömoni gelişebilir. sorunlu iki gram pozitif koktan biridir. ampiyem ve pnömatosel ile komplike pnömonilerde akla gelmelidir. Staphylococcus aureus Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Enterococcus faecalis 32 . Hastanın yapılan muayenesi sırasında kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülmüş. bu son felaketten sonra hücre duvarı üzerine yoğunlaşmış olan ilgi alanını protein sentezi üzerine yöneltmiştir. Streptococcus pneumoniae Escherichia coli Staphylococcus aureus Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus’un sistem ve organ infeksiyonları: Organlara yayılım çoğunlukla bir infeksiyon odağından bakteriyemi ya da komşuluk yoluyladır. Đnsanoğlu bunun çaresini. son birkaç yıl içinde transpozon aracılı VanA tipi vankomisin ve teikoplanin direnci göstermeye başlamışlardır. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 32 birlikte pnömatosel oluşumu görülüyor. Oksazolidinonlar (ör. alınan idrar kültüründe bakteri saptanmıyor. Başta grip olmak üzere. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökositoz. Bronkoalveoler lavaj uygulanan hastadan alınan örneklerin kültürü sonucunda beta hemoliz yapan. Diyalizat sıvısının incelenmesinde lökosit sayısının 650/mm3 (tümü nötrofil) olduğu saptanmış ve Gram boyamasında gram pozitif koklar görülüyor. Dolayısıyla en sık etkeni E. Mevsimsel influenza salgını sırasında pnömoni gelişmesi nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilen 67 yaşındaki bir kadın hasta taburcu edildikten iki gün sonra ateş. C. osteomiyelit. enterokoklar ile at başı yarışan. Akciğer apsesi. otit. MRSA). B. sinüzit ve perinefritik apseye yol açabilir. Đnsanoğlunun beta laktamlı antibiyotik atağına karşı ilkin beta laktamaz sentezlemeyi öğrenmişlerdir. Ventilatör tedavisi sırasında gelişen hastane kaynaklı pnömonilerin Pseudomonas aeruginosa’dan sonraki en sık etkenidir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. Đnsanoğlu. linezolid) yeni bir umutmuş gibi görünmektedir. D. septik artrit. eritrosit sedimantasyon hızı artışı. geçici olarak beta laktamaz inhibitörleri ile bulmuştur. Cevap: E 74.DrTus.coli’dir. Yapılan antibiyogramda etkenin oksasiline dirençli olduğu saptanıyor. perikardit. tüm beta laktamlı antibiyotiklere dirençli hale gelmiştir. Đnsanoğlu buna karşı glikopeptid yapılı antimikrobiyalleri bulmuşsa da. ampiyem. Ancak çok geçmeden bakteri. Cevap: C 75. menenjit (endokarditli olgularda sık). B. üşüme. penisilin bağlayan proteinlerinde köklü değişimler yaparak (metisilin-oksasilin direnci. Hematojen yayılım sonucu gelişen perinefritik apselerde ise Staphylococcus aureus sık izole edilen bir bakteridir. D. C. CRP yüksekliğine ek olarak ultrasonografik incelemede sağ böbrek çevresinde apse ile uyumlu sıvı toplanması saptanıyor. Amoksisilin + Tazobaktam Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson Seftazidim Teikoplanin Staphylococcus aureus. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Pnömoni. Perinefritik apseler en sık asendan yolla gelişir. B. C. titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Son bir yıldır sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan 54 yaşındaki bir kadın hasta ateş ve karın ağrısı yakınmaları ile geliyor. batından alınan diyalizatın görünümünün ise bulanık olduğu dikkati çekiyor. Bu olguda kullanılabilecek en uygun antibiyotik seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. D.

Hastane kaynaklı kateter infeksiyonlarının en sık etkenleri gram pozitif bakterilerdir. sol koltuk altına yayılan. Devamlı ayaktan periton diyalizi uygulanan (devamlı periton kateteri bulunan) hastalarda gelişen peritonitlerde de en sık etken. özellikle hastane ortamında ciddi infeksiyon tablolarına yol açabilir. Đnternal juguler venden takılması halinde kolonizasyon ve infeksiyon riski. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. juguler santral venöz kateterdir. • Erken prostetik kapak endokarditleri (<2 ay): Staphylococcus epidermidis (%35) Staphylococcus aureus (%17) • Geç prostetik kapak endokarditleri (>2 ay) Staphylococcus epidermidis (%26) Viridans streptokoklar (%25) (>12 ayda en sık etken) Cevap: E 77. Candida türleri ve enterokoklardır. En sık etkenler. ekzopolisakkarid) tabakası sayesinde plastik ve cam gibi yabancı yüzeylere kolayca yapışabilir. novobiyosine duyarlı koklar izole ediliyor. Yapılan muayenede mitral odakta. Yatışının birinci haftasında ateşi yükselen hastanın yapılan muayenesinde kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülüyor. tek lümenlilere oranla daha fazla manipülasyon ile takılır. C. kateter 33 . nefes darlığı ve çarpıntı yakınmaları ile başvuruyor. Staphylococcus epidermidis’dir. D. kateter kaynaklı KDĐ açısından rutinde kullanılan en riskli kateter. Kısaca. Vücudunun %27’sinde ikinci dereceden alev yanığı bulunması nedeni ile yanık ünitesinde yatan bir hastaya juguler kateter takılıyor. Staphylococcus epidermidis. B. Romatizmal kapak hastalığı nedeni ile mitral prostetik kapak replasmanı yapılan 27 yaşındaki bir kadın hasta ameliyattan bir ay sonra yüksek ateş. Staphylococcus epidermidis. Bununla birlikte. koagülaz negatif. Staphylococcus aureus. Kateter nedenli KDĐ’nin %90’ından (en sık) sorumludurlar. E. B. prostetik cihazlar. katalaz pozitif. subklaviyen vene göre yaklaşık 3 kat yüksektir. Bu hastada alınan kan kültürlerinde izole edilmesi beklenen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Viridans streptokoklar Enterococcus faecium Staphylococcus aureus Enterococcus faecalis Staphylococcus epidermidis Prostetik kapak endokarditleri: Operasyondan sonraki 60 gün içinde gelişmiş ise bu olgulara erken. D. En dışındaki yapışıcı (slime. C.DrTus. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Enterococcus faecium Tünelsiz santral venöz kateterler (ne yazık ki) en sık kullanılan santral kateterlerdir. çoğunlukla apatojendir. Diğer yüksek riskli bir uygulama olan femoral kateterizasyona ise özel amaçlı kullanımlar dışında diğerleri kadar sık başvurulmamaktadır. kalp pili elektrotları ve ventriküloperitoneal şant nedeniyle gelişen infeksiyonlarda öncelikle akla gelmelidir. Çok lümenlileri. Kateterden ve periferik venden alınan kan kültürlerinde gram pozitif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. 3/6 şiddetinde. pansistolik ejeksiyon üfürümü saptanan hastanın yapılan ekokardiyografik muayenesinde prostetik kapağın yerinden oynamış olduğu görülüyor. Bu tabloya yol açan kökenler hastane dışı bakteriler olduğu için metisilin direnci nadirdir. E. Enterococcus faecium 33 Staphylococcus epidermidis. Cevap: B 76. daha sonra gelişmiş ise geç prostetik kapak endokarditleri adı verilir. Anti-stafilokok penisilinlerle tedaviye iyi yanıt alınır. giriş bölgesini daha fazla travmatize eder ve böylece infeksiyon riski daha da artar. Đntravenöz ya da kalıcı periton kateterleri.

Staphylococcus epidermidis Ureaplasma urealyticum Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus saprophyticus. 34 Olgumuzda sorumlu etken olarak gram pozitif. katalaz pozitif. C. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. bulantı ve kusma yakınmaları ile getiriliyor. novobiyosine duyarlı koklar bildirilmiştir. Epstein-Barr virüsü Corynebacterium diphtheriae Adenovirüs Streptococcus pyogenes Mycoplasma pneumoniae 34 . Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. ön servikal zincirde birkaç tane tek tek LAP saptanıyor. Đdrar mikroskopisinde her alanda 20-25 lökosit ve bol bakteri görülen hastanın idrarından yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde 100x büyütmede her alanda 1-2 adet gram pozitif kok görülüyor. yüksek ateş. tonsillalar üzerinde nokta tarzında eksudalar ve yumuşak damakta peteşiler görülmüş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kaynaklı infeksiyonlardan en sık izole edilen patojendir. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. Yapılan muayenede ateş 400C. E. sık idrara çıkma yakınmaları ile başvuruyor. Yirmidört yaşındaki yeni evli bir kadın hasta idrar yaparken yanma hissi. çok şiddetli olmayan boğaz ağrısı.epidermidis Hayır Hayır Hayır Hayır Evet Evet S. farinkste hiperemi. novobiyosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). saprophyticus Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Cevap: A 78. Sekiz yaşındaki bir kız çocuğu. D. Stafilokoklar Arasındaki Fark S.aureus Koagülaz pozitifliği Mannitolü parçalama Protein-A içerme Kanlı agarda β hemoliz Novobiyosine duyarlılık Fakültatif anaerop üreyebilme Evet Evet Evet Evet Evet Evet S. E.DrTus. C. Cevap: E 79. koagülaz negatif.

streptokoksik farenjit için çok güçlü bir destekçidir. Lezyonlar ağrısız ve kaşıntılıdır. arta kalanı Mycoplasma pneumoniae ve nadiren de Corynebacterium diphtheriae’ye aittir. 2-4 günlük kuluçka süresinin ardından. ciltle aynı seviyede. Erizipel 35 . farenjittir. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. B. kıl folliküllerini aşmış inflamasyondur. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. nefritojenik kökenler olan M49 ve M57’dir. sol ayak dorsalinde ise sınırları belirsiz. Bölgesel lenfadenit ile seyredebilir. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. yüzünde çıkan yaralar nedeni ile getiriliyor. Yara. RSV. yaz aylarında görülür. Baş. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Bazen derin ülserler oluşabilir (ektima). %10-15’i Streptococcus pyogenes’e (en sık bakteriyel etken). Piyodermilerde ASO negatif bulunur. Piyodermi çoğunlukla yüz ve ekstremitelerde görülür. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. aniden başlar. Streptokokların yol açtığı tablolar arasında da en sık karşılaşılan infeksiyon hastalığı. bu yaş grubundaki farenjitler büyük çoğunlukla viraldir (parainfluenza virüsü. Küçük çocuklarda bu gibi tipik bir tablodan başka bulantı. Çocuklarda ve yaşlılarda fazladır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 35 Streptokoksik farenjit: Tüm farenjitlerin %80’i virüslere. Yirmiiki yaşındaki bir erkek hasta sol ayak üzerinde kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. bir adet servikal LAP saptanıyor. sol yanağında üzeri sarımsı. Piyodermiye yol açan A grubu kökenleri. platal peteşi ve ağrılı. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. yanık. C ve G grubundaki streptokoklar. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Ateşin çok yüksek olması. kırmızı. Travma. Đnfeksiyon sonrasında AGN toksik komplikasyonu gelişebilir.DrTus. kusma gibi gastrointestinal semptomlar ağırlıklı olarak sergilenebilir. boğaz ağrısı ve >38. Yüzeysel dokuları tutan. Yapılan muayenede sol ayak parmak aralarında tinea pedis lezyonları. Önce veziküller gelişir. A. şişlik. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. HSV). Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesinde ateşinin olmadığı görülüyor. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. tonsillada noktavi eksüdalar. Tüm yaş grupları arasında en çok 515 yaşlarda görülür. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Lokal ağrı. E. Streptokoksik farenjit. Cevap: E 81. Erizipel Ektima gangrenosum Sellülit Fronkül Đmpetigo Erizipel: Genelde A. Beş yaşındaki bir erkek çocuk. Sellülit: Genellikle A. eritemli bir alan görülüyor. C. Fronkül: Staphylococcus aureus nedeniyle gelişen. Cevap: D 80. Sonra lezyonlar patlayarak bal rengi krutlarla kaplanır. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Sellülit B. D. eritem ve yüksek ateş vardır. Farinks hiperemisi. bal renginde krutla kaplı piyodermi görülmüş.50C ateş vardır. Đki yaşın altındaki çocuklarda çok nadirdir. tek tek anterior servikal LAP görülür.

direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. şişlik.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Yapılan muayenede ateş 38. Ulcus molle – Haemophilus ducreyi B. halsizlik yakınmaları ile başvuruyor. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir.DrTus. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. A. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Ektima gangrenosum E. C ve G grubundaki streptokoklar. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce yakınmalarının boğaz ağrısı ve ateş şeklinde başladığı ve daha sonra yanağındaki ağrılı kızarıklığın ortaya çıktığı öğreniliyor. kırmızı. Ectima gangrenosum – Pseudomonas aeruginosa. tonsillalarda hipertrofi ve nokta şeklinde eksuda odakları ile birlikte sol yanakta sınırları belirgin. üşüme. yaz aylarında görülür. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. yanık. Impetigo contagiosa – Streptococcus pyogenes. Karbonkül: Staphylococcus aureus nedeniyle ortaya çıkan ciddi cilt ve cilt altı infeksiyonudur. Cevap: E 83. ciltten kabarık eritemli alan görülüyor. Sellülit – Streptococcus pyogenes. Travma. Yara. Yara. Erizipel – A grubu beta hemolitik streptokok Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Granuloma inguinale – Calymmatobacterium granulomatis 36 .60C. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. baş dönmesi. Travma. Bu hastada tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Lokal ağrı. C. eritem ve yüksek ateş vardır. Atmışdört yaşındaki tip II diyabeti olan bir erkek hasta ateş. D. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. perine ve pubik bölgede cildin mavimsi bir renk aldığı. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Erizipel: Genelde A. titreme. şişlik. Yetmişiki yaşındaki bir kadın hasta sol yanağında kızarıklık. ağrı ile birlikte ateş. Erizipel: Genelde A. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Yüzeysel dokuları tutan. eritem ve yüksek ateş vardır. C ve G grubundaki streptokoklar. nabız 126/dakika. kırmızı. yaz aylarında görülür. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. Impetigo contagiosa – Staphylococcus aureus. Đmpetigo D. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Sellülit: Genellikle A. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. E. büllöz lezyonlar ve nekrotik alanlar geliştiği görülüyor. B. Yüzeysel dokuları tutan. skrotum ve kasıklarında ağrılı yara yakınmaları ile başvuruyor. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Lokal ağrı. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. Yapılan muayenede orofarinkste hiperemi. skrotum. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. arteriyel tansiyon 85/50 mmHg olarak ölçülüyor. Karbonkül 36 Sellülit: Genellikle A. yanık. A. Cevap: A 82. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır.

Meleney ülseri – Streptococcus pyogenes D. veziküler lezyonlar içeren pyodermi görülüyor. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Büllöz ya da nekrotik lezyon sergilemezler. B grubu streptokoklar ise yenidoğanlarda bakteriyemi. E. ateş. Aerop (Streptococcus pyogenes. granuloma inguinale ve lenfogranuloma venereum gibi genital ülserler ise böyle bir gangrenle karıştırılamayacak kadar sınırlı ve yüzeyel lezyonlardır. Escherichia coli) ve non-klostridyal anaerop (Bacteroides fragilis. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis 37 Fournier gangreni (skrotumun nekrotizan fasiiti): Özellikle yaşlı erkeklerde görülür. A. B. peptostreptokok.DrTus. Nekrotizan fasiit (hemolitik streptokoksik gangren. Aşağıdaki etkenlerden hangisi yukarıda tanımlanan tablodan sorumlu olamaz? A. Cevap: D 84. Streptococcus pyogenes B grubu streptokok C grubu streptokok G grubu streptokok Staphylococcus aureus Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Cevap: B 85. yaz aylarında görülür. ağız çevresinde daha az olmak üzere yaygın eritematöz döküntü ve sol ön kolda sarımsı. sepsis ve menenjitlere. akut dermal gangren. Hastanın yapılan nörolojik muayenesi sonucunda tanımlanan hareketlerin koreiform hareketler olduğu saptanıyor. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. perine ve perianal bölge nekrozlarıyla seyreden bir gangren tablosudur. yaygın formdur. Onbir yaşındaki bir kız çocuğu nedensiz ağlama atakları. C. Meleney ülseri. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. nekrotizan sinerjistik sellülit): Genital bölge ile sınırlı kalmayan. uzun süreli steroid kullanımı. Streptococcus pyogenes ve/veya Staphylococcus aureus gibi aerop bakteriler (tip II) veya aerop bakterilerle birlikte Bacteroides fragilis gibi anaerop bakterilerce (tip I) oluşturulan mikst infeksiyonlardır. Özetle nekrotizan fasiitler. D. obezite ve siroz olarak tanımlanmıştır. dikkat bozukluğu. hastane gangreni. E. diyabet. peptokok) mikst bakteriyel bir infeksiyondur. B. Etiyolojisinde ana rolü Streptococcus pyogenes oynar. ASO titresi yüksekliği şarttır Karditi de bulunmalıdır Artriti de bulunmalıdır Subkutan nodülleri de bulunmalıdır Başka bulgu gerekli değildir Akut romatizmal ateşin tanısında şu kriterler aranır: Geçirilmiş bir streptokok infeksiyonu delili: Boğaz kültürü veya hızlı streptokok antijen testi pozitifliği ve/veya ASO 37 . Yoğun skrotal ödem. Bu tablo için başlıca kolaylaştırıcı risk faktörleri. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. D. C. sol ön kolunda yara ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile getiriliyor. Bu olgunun tanısının konulabilmesi açısından aşağıdakilerden hangi seçenek en doğrudur? A. Ulcus molle. enterokok. ellerinde ve kollarında uyanıkken ortaya çıkan amaçsız yılankavi hareketler nedeniyle getiriliyor. bal rengi krutla kaplı. Yara. alkolizm. lohusalarda ise puerperal infeksyonlara neden olurlar. Hastanın yapılan muayenesinde eklem fleksor yüzlerinde daha koyu. Fournier gangreni – Streptococcus pyogenes E. maligniteler.

• Đki majör veya • Bir majör. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. 38 Majör kriterler: Poliartrit. Hasta ailesinden alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce çocuğun yanağında. Cevap: C 38 . boğaz ağrısı. geçirgenliğini artırırlar.3. Streptokok infeksiyonlarında genel tedavi ilkeleri: Pnömokok ve enterokokların dışında kalan tüm streptokoklar penisiline oldukça duyarlıdır. varlığı halinde ASO pozitifliği veya başka bir majör/minör kriter aranmaz). tonsillalar hipertrofik olarak görülmüş ve tonsilla yüzeylerinde küçük. EKG’de uzamış PR aralığı. sedimantasyonda yükseklik). orofarinks hiperemik. Allerji varsa eritromisin uygun diğer bir seçenektir. sonradan üzerinde sarı renkli kabuk gelişen bir yara çıktığı ve herhangi bir tedavi görmediği. Boğaz kültürü sonucu ile dokuz gün içinde antibiyotik tedavisine başlanmalıdır D. kardit (ikisi de 3 hafta sonra gelişir). son üç aydır herhangi bir üst solunum yolu infeksiyonu geçirmediği öğreniliyor. Sekiz yaşındaki bir erkek çocuk sabahları kalktığında göz kapakları ile el ve ayaklarında ileri derecede şişme ve idrarının koyu renkli çıkması yakınmaları ile getiriliyor. Kültür alınması gerekli değildir. Anti-DNaz B pozitifliği B. Böbrek biyopsisinde diffüz proliferatif glomerulonefrit saptanması Streptolizin-O: Kuvvetli immünojendir. nabız 140/dakika olarak ölçülmüş. Ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalı. akut romatizmal ateş gelişimini önler. laboratuvar olarak akut faz protein pozitifliği (C reaktif protein pozitifliği. cilt infeksiyonlarında ASO pozitifleşmez. ASO titresi yüksekliği C. Đnsan hücresi membranındaki kolesterole bağlanarak membrana penetre olurlar. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. eritema marjinatum. Đdrar mikroskopisinde eritrosit silendirlerinin varlığı D. Yalnızca semptomatik tedavi verilerek on gün sonra kontrole çağrılmalıdır C. Sydenham koresi (1-8 ay sonra gelişir. Cevap: B 87.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI yüksekliği ve ek olarak. Direnç söz konusu değildir. iki minör Jones kriterinin varlığı aranır. Grup A. Kanlı agardaki derin hemolizden sorumludur. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta aynı gün içinde aniden başlayan yüksek ateş. boğaz kültürünün antibiyogram sonucuna göre antibiyotik tedavisi düzenlenmelidir E. > 27 kg için 1. G streptokoklarda bulunur. Yapılan muayenesinde ateş 400C. Cevap: E 86. beyaz kript apselerinin varlığı dikkat çekiyor.200. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi glomerulonefrit” varlığını desteklemez? yukarıda tanımlanan olguda “poststreptokoksik akut A. Tedaviye alınıp alınmamanın akut glomerülonefrit gelişimi üzerine herhangi bir etkisi gösterilememiştir. Geçirilmiş infeksiyon delilidir. Minör kriterler: Klinik olarak artralji ve ateş.DrTus. Farenjitlerde tedavi.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır. Hızla antibiyotik tedavisine başlanmalıdır B. Streptokoksilerde ilk seçenek her zaman penisilinlerdir. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. C. Cilt lipidleri Streptolizin-O hemolizinlerini inaktive ettiklerinden. Ampirik antibiyotik tedavisine başlanıp 10 gün devam edilmelidir. Đdrarda protein varlığı E. Organizmada kendine karşı anti-Streptolizin-O antikoru (ASO) oluşur. subkütan nodüller.3.

Bakteriyemi (en sık). Streptococcus pneumoniae Streptococcus pyogenes Streptococcus agalactiae Enterococcus faecalis Enterococcus faecium Yenidoğanlarda tanımlanan tabloya grup B streptokoklar ve daha nadir olarak enterokoklar neden olabilmektedir. > 27 kg için 1. Cevap: D 89. Cevap: C 90. • Geç başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın 1. Yüksek ateş. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada kullanılabilecek en uygun tedavi seçeneğidir? A. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6.DrTus.5 NaCl içeren besiyerlerinde üreyebilen diplokoklar izole ediliyor. Mortalitesi erken başlangıçlı infeksiyona göre hayli düşüktür. C. E. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar. katalaz negatif.3. C. Tek doz 1. akut romatizmal ateş gelişimini önler.3. boğaz ağrısı yakınmaları ile polikliniğe başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastadan alınan boğaz kültüründe “A grubu beta hemolitik streptokok” izole edildiği bildiriliyor. Yenidoğan menenjitli erken başlangıçlı infeksiyonlardan en sık izole edilen serotip.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 39 88.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmesi yeterlidir. erken infeksiyonda da olduğu gibi serotip III’tür. Kan kültürlerinde izole edilmiş olan gram pozitif. Mortalitesi fazladır. Farenjitlerde tedavi. Yenidoğanlarda Grup B streptokok infeksiyonları: • Erken başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın ilk 20 saat-5 günü içinde gelişir.200. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. osteomiyelit ve artrit bu döneme ait infeksiyon tablolarıdır.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmelidir.2 milyon ünite ĐM yoldan verilmelidir. D. serotip III’tür. B. Sepsis ön tanısı ile kan kültürleri alınıyor ve kültürlerde gram pozitif. Sondanın konulmasından beş gün sonra hastada ateş yüksekliği saptanıyor. Üç hafta boyunca haftada bir kez 1. ayı arasında gelişir. D. %6. pnömoni ve menenjit görülür. Bakteriyemi ile seyreden menenjit (en sık). Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde yatmakta olan paraplejik bir hastaya mesane disfonksiyonu nedeni ile Foley sonda konuluyor. E. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalı sonrada tek doz benzatin penisilin G 1. Antibiyogram sonucuna göre karar verilmelidir. katalaz negatif. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalıdır. Erken membran rüptürü nedeni ile 35 haftalık olarak doğan bir bebekte doğumdan 48 saat sonra hipotermi saptanıyor. 39 . dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar izole ediliyor. En sık izole edilen serotip. grup B streptokokları desteklemektedir. haftası – 3. alfa hemoliz yapan. Bu nedenle alınan idrar kültüründe gram pozitif. katalaz negatif. B.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır.

D. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Enterococcus faecium): %6. E. B. Enterococcus faecalis Streptococcus pneumoniae Streptococcus bovis Streptococcus agalactiae Staphylococcus saprophyticus 40 Grup D streptokoklar.DrTus. E. Klinik izolatların büyük çoğunluğu Enterococcus faecalis’tir. genital. villöz adenom. Enterokoklar şekil olarak pnömokoklara benzer. B. Đnsan normal barsak. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hastane kaynaklıdır. C. Safra varlığında eskulini hidrolize ederler.5 NaCl’li ortamda üreyebilmeleri ile nonenterokoklardan (Streptococcus bovis) ayırt edilirler. ürkütücü antibiyotik direnç paternleri ile mortalitesi yüksek hastane infeksiyonlarına neden olurlar. Ampisilin+Sülbaktam Seftriakson Amikasin Teikoplanin Vankomisin Enterokoklar. Enterokoklara karşı hiçbir antimikrobiyal ile bakterisidal etki sağlanamaz. Barsak. • Non-enterokoklar (Streptococcus bovis): Aynı zamanda bir viridans streptokok olarak da değerlendirilir. D. C. Polimikrobiyal bakteriyemilerde de en sık karşılaşılan gram pozitif patojendir. Sefalosporinlere ve antistafilokok penisilinlere doğal dirençlidirler. oral florasında yer alırlar. Streptococcus pyogenes gibi PYR testi pozitiftir. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). 40 . enterokoklar ve nonenterokoklar olarak iki başlıkta incelenir. Cevap: A 91. Üriner infeksiyonlar. Aşağıdaki antibiyotik seçeneklerinden hangisinin bu hastada kullanılması uygun değildir? A. • Enterokoklar (Enterococcus faecalis. Sistoskopi sonrasında ateş yüksekliği saptanan bir hastanın yapılan tetkikleri sonucunda infektif endokardit saptanıyor ve alınan kan kültürlerinde Enterococcus faecalis izole ediliyor.

Ateş. Kan kültürlerinde izole edilmesi halinde gastrointestinal sistemin öncelikle dışkıda gizli kan aranması ve sonrasında da görüntüleme yöntemleri ile irdelenmesi gereklidir.DrTus. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. üşüme. titreme yakınmaları nedeni ile takip edilmekte olan 76 yaşındaki bir erkek hastadan alınan kan kültürlerinde Streptococcus bovis izole ediliyor. Bronkoalveolar lavaj sıvısının sitopatolojik incelemesi C. Transözafajiyal ekokardiyografi B. Paranazal sinüslerin tomografik incelemesi D. Cevap: B 92. kilo kaybı. Đnfeksiyonların tedavisinde ampisilin veya ureidopenisilinler yine de ilk tercih olmalıdır. Allerjik ya da dirençli olgularda vankomisin veya teikoplanin oldukça etkili bir seçenektir. Bu hastada bakteriyeminin en olası kaynağını bulmak için ilk aşamada istenebilecek laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir? A. Daha dirençli olgularda karbapenemler kullanılabilir. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). Çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI SEFALOSPORĐNLERE DĐRENÇLĐ BAKTERĐLER Legionella pneumophila Enterococcus faecalis Listeria monocytogenes 41 Aminoglikozidler. Cevap: E 93. halsizlik yakınmaları ile başvuran 23 yaşındaki bir kadın hastanın 41 . Son bir haftadır devam eden ateş. yukarıdaki seçeneklerin beta laktamaz inhibitörlü preparatları tercih edilmelidir. villöz adenom. Beta laktamaz üretebildikleri için. Dışkıda gizli kan aranması Streptococcus bovis: Barsak. ancak bir beta laktamlı antimikrobiyal veya vankomisin ile birlikte kullanıldıklarında etkili olabilir.

Haemophilus ducreyi E. Otitis media ve sinüzit olgularının en sık etkenidir. Hasarlı doğal kalp kapağı endokarditlerinde en sık etkenlerdir. Splenomegali (%20-55). Ağız içi girişimler. Pseudomonas aeruginosa C. 42 . Moraxella catarrhalis D. el tırnaklarının altında splinter hemorajiler ve mitral odakta 2/4 şiddetinde diyastolik üfürüm saptanıyor. çomak parmak ve retinada Roth lekeleri diğer bulgulardır. endokartta önceki inflamasyon nedeni ile gelişmiş olan sikatris dokusuna yapışırlar. mikotik anevrizmalar. pnömoni ve menenjit gibi septik komplikasyonlar. Hastanın yapılan otoskopik muayenesinde sol kulak zarında eritem ve kabarıklık saptanıyor. Endokarditte gelişen klinik tablo. paranazal sinüzit (%10-15) ve kafa tabanı kırığı nedenli menenjitler (%10) gelmektedir. Staphylococcus epidermidis C. Cevap: D 94. kapsülsüz kökenler) ve Moraxella catarrhalis’dir. Staphylococcus aureus B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 42 alınan anamnezinde çocukluğunda sık farenjit geçirdiği için tonsillektomi ameliyatı olduğu ve üç ay önce de bir dişinin çekildiği öğreniliyor. Endokardit geliştirirler. sıklık sırası ile. peteşiler ve Janeway lezyonları gibi cilt bulguları sıktır (%20-50). Bu hastanın ampirik tedavisinde öncelikle gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. etken ne olursa olsun en sık görülen belirti (çoğunlukla remittant) ateştir (%80-90). Osler nodülleri. Streptococcus mitior (mitis) ve Streptococcus anginosus dekstran yapısındaki glikokaliksleri ile. pnömoniler (%25). Streptococcus pneumoniae Neden olduğu hastalıkların başında sıklık sırasına göre otitis media (%30). Mycoplasma pneumoniae B. Her iki klinik antite için diğer sık etkenler. splinter hemoraji. Yaklaşık bir hafta önce üst solunum yolu infeksiyonu geçirdiğini ifade eden 18 yaşındaki bir erkek hasta sol kulağında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. Ancak. hastalıktan sorumlu mikroorganizmaya bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Enterococcus faecalis D. Remittant ateşten sonra elde edilen en sık bulgu ise kalpte üfürüm duyulmasıdır (%85). Streptococcus sanguis E. Streptococcus pyogenes Streptococcus sanguis (en sık).DrTus. Streptococcus mutans. diş çekimi gibi flora bakterilerini kana karıştırıcı hazırlayıcı faktörler söz konusudur. Yapılan muayenesinde göz dibinde Roth lekeleri. Bu hastadan alınan kan kültürlerinde izole edilmesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Haemophilus influenzae (tiplendirilmemiş.

C. herpes labialis lezyonu görülen hastanın sol akciğer bazalinde kaba inspiratuvar rallerin varlığı saptanıyor. Göz dibi muayenesinde papil stazı saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılmıyor. sıtma ve gram negatif sepsistir (başta Escherichia coli). B. Yakınlarından alınan anamnezde üç yıl önce düşmeye bağlı kafa travması nedeni ile hastanede yattığı ve burnundan su geldiği. Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilmekte olan 14 yaşındaki bir kız çocuğu yüksek ateş. nabız 130/dakika. kemik iliği alıcıları ve HIV infeksiyonlular.70C olarak ölçülüyor. E. anti-pnömokok immünitedeki defekt nedeniyle pnömokok infeksiyonlarına sağlıklı popülasyona göre daha duyarlıdırlar. meningokoksik menenjit. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer alt lobda konsolidasyon görülen hastanın balgam ve kan kültürlerinde üremesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 96. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. E. pnömoninin en önemli nedenidir. tümörler gibi mekanik veya allerjik nedenlerle üst solunum yolu anatomisi ve siliyer aktivitesinde meydana gelebilen değişiklikler kolaylaştırıcı faktörlerdir. Hodgkin hastalığı. C. lenfoma. ateş. Göğüs yan ağrısı çoğu olguda mevcuttur. Bu hastada en uygun aşağıdaki seçeneklerden hangisinin ampirik olarak başlanması en uygundur? A. nefrotik sendrom.DrTus. Nazofarinks florasında bulunan veya eklenen pnömokokların aspire edilmesi. solunum sayısı 24/dakika olarak ölçülüyor. B. D. orak hücreli anemi. Streptococcus pneumoniae Salmonella typhi Pseudomonas aeruginosa Mycoplasma pneumoniae Klebsiella pneumoniae En sık toplumdan edinilmiş pnömoni etkenidir. D. splenektomi. böbrek yetmezliği. siroz. sonrasında ise iki kez menenjit geçirdiği ifade edilen 34 yaşındaki bir erkek hasta. Cevap: E 95. Multipl miyelom. Kristalize penisilin G + Gentamisin Sefotaksim Seftriakson Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson + Vankomisin 43 . kooperasyon kurulamamış. Orak hücreli anemisi olan çocuklarda infeksiyon riski normal popülasyona göre 100 kat daha fazladır. ense sertliği ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. Herpes labialis’in yandaş infeksiyon olarak görüldüğü en sık dört hastalık. anatomik yatkınlık nedeni ile daha çok 2-5 yaş grubu çocuklarda görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 43 Viral üst solunum yolu infeksiyonları. baş ağrısı ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. Ani bir başlangıç ve çoğu zaman tek bir titreme atağı ile yükselen ateş tipiktir. bilinç letarjik olarak değerlendiriliyor. pnömokok pnömonisi. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Otitis media.

Bu nedenle ampirik tedavide mutlaka ampisilin de bulunmalıdır. Đmipenem III. gram negatif basiller ve Listeria monocytogenes’dir. Bu olguda acil olarak başlanması gereken en uygun ampirik antibiyotik rejimi aşağıda verilenlerden hangisi olmalıdır? I. Altmışbeş yaşındaki bir hasta. anemi. Hastaya yapılan lomber ponksiyon sonucunda akut pürülan menenjit tanısı konuyor. Bu nedenle tedavide mutlaka bu üç etkenin de gözetilmesi gereklidir. Son yıllarda pömokoklar arasında PBP değişimi ile edinilen beta laktam direnci saptanmaya başlanmıştır. Yapılan fizik bakı sonucunda menenjit ön tanısı konuyor. Beyin omurilik sıvısından yapılan mikrobiyolojik boyamalarda herhangi bir mikroorganizma belirlenemiyor. Prostat hipertrofisine sekonder piyelonefrit tanısı ile yatarak tedavi gören 67 yaşındaki erkek bir hastanın. şiddetli baş ağrısı ve ajitasyon tablosu ile acil servise başvuruyor. Yapılan tıbbi değerlendirmede. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. üriner sonda takıldıktan üç gün sonra ateşi yükseliyor. Ampisilin II. hiçbir sefalosporine duyarlı değildir. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. akut olarak gelişen yüksek ateş. Enterococcus faecalis 44 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 44 YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol 3 ay-50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Meropenem > 50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: E 97. hepatosplenomegali. Cevap: D 98. Bu nedenle hastayı riske etmemek için tedaviye vankomisin de eklenmelidir. Đlk iki etkene sefotaksim ya da seftriakson etkiliyse de Listeria monocytogenes. genel durum bozuluyor. Bu olgunun alınmış olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. Sefotaksim IV. trombositopeni. nötrofilik lökositoz.DrTus. Vankomisin A) I+III B) I+II+IV C) Yalnızca II D) I+III+IV E) II+III Đleri yaş menenjitlerinde önde gelen etkenler Streptococcus pneumoniaelar.

kalp odaklarında üfürüm duyulması. Cevap: A 99. Özellikle üriner girişimerden sonra gelişen endokarditlerde ilk akla gelmesi gereken etkenlerdir. Enterococcus faecalis B. barsak (özellikle kolon) kanseri. Chapman besiyerini sarartmayan. kan kültürü gibi. villöz adenom. Staphylococcus epidermidis C. aerop üreyen. anemi. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. Kolon kanseri nedeniyle operasyona hazırlanan 56 yaşındaki yaşındaki kadın bir hastanın ateşi yükseliyor. hayvancılık yaptığı öğreniliyor. Cevap: E 100. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Staphylococcus saprophyticus E. peridivertikülit. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). Yapılan muayenesinde sol el dorsalinde godet 45 . Streptococcus agalactiae B. genel durumu bozuluyor. Clostridium septicum E. Enterococcus faecalis C. trombositopeni. Çoğunlukla da hastane kaynaklıdır. ekokardiyografide kapaklarda vejetasyonlar görülmesi ve vazgeçilemez tetkik. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Yapılan tıbbi değerlendirmede.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Streptococcus bovis Streptococcus bovis. novobiosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. Endokardit sorularının bazı anahtar kelimeleri olduğunu unutmayınız.Sistit saptanan 24 yaşında yeni evli bir kadının idrar kültüründe. Bu hastada alınan olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. gram (+). nötrofilik lökositoz. Streptococcus mutans 45 Üriner infeksiyonlar. Staphylococcus aureus C. Staphylococcus aureus D. Cevap: D 101. Staphylococcus aureus D. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. hepatosplenomegali. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus. Streptococcus anginosus D. kanlı agarda non-hemolitik. Pseudomonas aeruginosa E.Sol elinde bir haftadan beri devam eden şişlik ve yara çıkması yakınmaları ile başvuran 46 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde. katalaz (+). zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. oksidaz (-). fakültatif anaerop üremeyen ve novobiosine dirençli koklar izole ediliyor.DrTus.

B. yara yerinde ağrı. B. Cevap: D 102. Kuluçka süresi 4-7 gündür. Nekrotizan fasiit Gazlı gangren Yara difterisi Deri şarbonu Tularemi Nekrotizan fasiitte adaleye kadarki cilt-ciltaltı bölgelerinde nekroz tipiktir.DrTus. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. Son 1-2 günde neşesizlik. kollar. günde yüz. kollarda fleksiyon pozisyonu olduğu görülüyor. Deri şarbonu: Daha çok el. genel durum daha kötüdür (malign ödem). Bu hastada ilk düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. boyun. gitgide uzayan bu nöbet periyotlarında şiddetli kas ağrıları ve hatta kemik kırıkları dahi gelişebilir. ancak hastanın immün durumuna bağlı olarak yaralanmadan haftalar. gövde ve bacaklarda hiperekstansiyon. C. Yara difterisi ise psödomembran ile örtülü olmalı ve ayrıca soruda nörolojik bulgular da belirtilmelidir. bacaklar ve gövdede kasılma. risus sardonicus) görülmeye başlanır. Ekzotoksinde ödem faktör baskın ise ülser olmaksızın veya küçük bir papül bulunurken. Önceleri kısa süreliyken. kol. Masseter kas ilk tutulandır. yüz bölgelerinde görülür. Hastanın bilinci terminal döneme kadar açıktır. 7-10 gün sonra tipik eskar dokusu ile kaplanır. sonra püstül ve ülser gelişir. birkaç lökosit ve eritrositler ile bol miktarda basil bulunur. Tularemi ise cilt ülseri ve ilgili lenf nodülünde süpüratif lenfadenit ile özel bir tablodur. paravertebral adale spazmlarına bağlı olarak hastanın gövde ve başı hiperekstansiyon. 2-3 haftada nedbe bırakarak iyileşir. sporsuz. Daha sonra diğer yüz kasları da tutulur ve alaycı gülüş manzarası (donuk yüz. D. E. baş. yumuşak ödem görülebilir. zaten hiperirritabl haldeki hastanın dış etmenlerce her uyarılışında gelişir. Cevap: A 46 . Orbita gibi gevşek bir dokuda gelişmiş ise ödem fazladır. Đlk kasılmalar bazen yara bölgesinde. D. bacaklar ise ekstansiyon halini alır (opistotonus). bunun üzerinde veziküller ve üstünde siyah kabuk bulunan ülsere yara görülüyor. Olay boyunda ise asfiksiye neden olabilir. nöbetler esnasında. lockjaw) gelişir. Sezaryen kesi ile doğum yapmış olan 24 yaşındaki bir kadın hasta postpartum 15. Bunu izleyen dönemde. Bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisi tetanoz tanısından uzaklaşmamıza yardımcı olur? A. E. çoğunlukla da yüzde başlar. bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. vezikül. Yara kenarından alınan sürüntünün Gram boyamasının incelenmesinde az sayıda lökosit ve bol miktarda. Ateş yükselmez. kollar fleksiyon. Kanlı eksüdada çok az hücre. Lezyonlar ağrısızdır. Ekzotoksinde letal faktör baskın ise nekroz da büyüktür (malign püstül). Kasılmalar. gram pozitif basil belirleniyor. C. rahatsızlık hissi gibi prodromal belirtiler olabilir. yanma. Eller hiçbir zaman hastalığa katılmaz. yüzde trismus benzeri kasılma. Ülserler. trismus (çene kilitlenmesi. kaşıntı. en sık görülen tetanoz tablosudur. daha sonra papül. Gazlı gangrende ise etkilenen ana doku adaledir ve doku içinde amfizem mevcuttur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 46 bırakmayan ödem. Bulaştan 12-36 saat sonra makül. Bölgesel LAP görülür. basınca iz bırakmayan. tüm çevre yumuşak dokularını da etkileyen şiddetli. Tedavisiz olgularda mortalite %20’dir. Bilincin kapalı olması Trismus varlığı Hastanın ateşinin olmaması Hastada tetanojen bir yara bulunmaması Ellerde kasılma görülmemesi Genel tetanoz. Kasılmalar enerjiden bağımsızdır. hatta yıllar sonra dahi gelişebilir.

THIG ile aynı zamanda tetanoz aşısı da yapılır.Ayağına paslı çivi batması yakınması ile başvuran 41 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde çocukluk aşılarını tam olarak anımsayamadığı ve son on yıldır tetanoz aşısı yapılmadığı öğreniliyor. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam uygulanır. 47 . aşılı ise yapma Aşı + Son 5 yıldan fazla aşısız ise yap. Penisilinler. klinik tabloyu kamçılayabilirler. Tetanoz tedavisi: Hasta öncelikle gürültü. Yalnızca yara temizliği yapılır. Gerekli hibernasyon ve anestezi yapıldıktan sonra yaranın uygun şekilde debridmanı ve irrigasyonu toksin üretecek vejetatif bakteri sayısını azaltacağı için yarar sağlayabilir. sonrasında da kasılmaların yüze ve ardından tüm vücuda yayıldığı öğreniliyor. Tetanoz aşısı ve THIG uygulaması yeterlidir. Hasta kasılmalara neden olan fiziksel uyaranlardan uzaklaştırılır. C.Yaklaşık bir hafta önce düşme nedeni ile sol elinden yaralandığını ifade eden 38 yaşındaki bir erkek hasta tüm vücudunda yaygın kasılmalar nedeni ile getiriliyor. Solunum problemi var ise intübe edilir. Kasılmalar başladıktan sonra tetanoz hiperimmün globülin (THIG. ışık. sıcak. D. Cevap: D 104. C. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı yapılır. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı ve THIG yapılır.Hastalık sırasında kanda. Temiz-Küçük Yara Aşı Anamnezi Üç dozdan az. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. soğuk gibi uyaranlardan uzaklaştırılır.DrTus. immünositleri uyarmaya yetecek miktarda serbest toksin bulunmaz. D. Gözlem altına alınan hastada daha sonra bulanık görme yakınmaları ortaya çıkıyor. Bu hastada en uygun tetanoz profilaksisi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. Profilaktik antibiyotik verilmesi yeterlidir. santral etkili bir GABA antagonisti olarak kabul edildiklerinden. kuşkulu Tamamlamış / en az 3 aşı yapılmış/sürüyor Kirli-Tetanojen Yara THIG - Aşı + Son 10 yıldır aşısız ise yap. B. B. Bu nedenle tetanoz tedavisinde ilk seçenek olmaktan çıkmışlardır. Hastadan alınan anamnezde kasılmaların iki gün önce yara çevresinde başladığı. 10 gün süre ile penisilin tedavisi uygulanır. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam kullanılır. tetanoz antitoksini) kullanımı tartışmalıdır. Yara temizliği ve THIG uygulaması yapılır. THIG uygulanan bölgeden farklı bir bölgeye simultane tetanoz toksoid aşısı yapılır.Bulantı ve ağız kuruluğu yakınmaları ile acil servise başvuran 26 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde yaklaşık sekiz saat önce evde yapılmış sebze konservesi yediği öğreniliyor. aşı takvimi sürdürülür. E. aşılı ise yapma THIG + - Cevap: C 105. Bu nedenle hastalığı geçirenlere.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 47 103. Genel tetanoz tanısı ile yatırılan hastanın tedavisinde uygulanması zorunlu olmayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. E.

disfaji. Yara yerinde şiddetli ağrı ile başlayabilir. Cevap: C 106. hastanın kusturulması erken olgularda yararlıdır. A+B+E trivalan antitoksinin en kısa sürede (ilk 24 saatte) IV olarak uygulanması hayat kurtarıcıdır. bulanık görme) ile ilgilidir: Bulantı (ilk semptom) Ağız kuruluğu (ilk semptom) Akomodasyon paralizisi (ilk nörolojik semptom. gram pozitif koklar ve gram negatif basiller görülüyor. B. Bulantı. ciddi olgularda 30-100 bin ü. B. Clostridium novyi Clostridium septicum Clostridium difficile Clostridium ramosum Clostridium perfringens Klostridyal miyonekroz (gazlı gangren): Gazlı gangren. B. Nörolojik patolojiler çift taraflıdır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. E. Aşağıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi söz konusu hastanın prognozu üzerinde en olumlu etkiye sahiptir? A. Ateş ve bilinç normaldir. C. E. E. halsizlik. çok pis ve tipik kokulu nekrotik bölgeler gelişir. Đlk paraliziler kraniyal sinirlerle ilgili olup.DrTus. en az 1. Hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde krepitasyonla birlikte skleralarda ikter. daha sonra dessendan hal alır. iki yönlü filmlerde radyolojik olarak da belirlenebilen (çok önemli bulgu) 48 . bulanık görme. C. B. geç olgularda ise 100-200 bin ü verilir. baş dönmesi ve ardından da flask tipte kas paralizileri başlar. Đlk nörolojik semptomlar görme bozuklukları (ör. dispne. Toksin ile (bakterinin kendisi ile değil) kontamine besinlerin yenmesinden altı saat sonra ağız kuruluğu ve mideden emilime bağlı olarak bulantı gelişir. Đskelet kası ve yumuşak dokuda nekroz. şişme ve siyahlaşma ile birlikte kötü koku ortaya çıkıyor. Hastanın bilincinin açık olması Hastada konstipasyon olması Miyozis saptanması Diplopi varlığı Hastada ateş olmaması 48 Besin zehirlenmesi: A. geç kalınırsa komşu organ ve yapılarda koyu kahverengi veya siyah renkli. C. pitoz. D. Hastanın kusturulması Midenin bikarbonatlı su ile yıkanması Guanidin kullanımı Trivalan antitoksinin damar içi yoldan verilmesi Mekanik ventilasyon uygulanması Botulizm tedavisinde.000 Clostridium perfringens sporunun girebilmesi sonucunda gelişir. Gerekli ise ventilatör desteği sağlanır.Düşme sonucu sağ ön kolunu bir taş parçasına çarpıp yaralayan 15 yaşındaki bir erkek hastada iki gün sonra yara çevresinde ağrı. kabızlık. idrar retansiyonu. Yaranın önce çevresinde. olguların büyük çoğunluğunda vardır) Diğerleri: Midriyazis. Kuluçka süresi altı saat ile üç hafta (1-4 gün) arasındadır. kabızlık (kabızlık ile ünlü besin zehirlenmesi!). çoğunlukla bir travma sonucunda dolaşımı bozulmuş veya devitalize kas veya yumuşak dokuya. Mide bikarbonatlı su ile yıkanır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada aşağıdaki klinik belirti ve bulgulardan hangisi botulizm tanısını desteklemez? A. anemi ve toksemi ile karakterize bir infeksiyon hastalığıdır. Yaradan alınan sürüntü örneğinin Gram boyalı preparatları incelendiğinde az sayıda lökositle birlikte gram pozitif basiller. E. diplopi. ağız kuruluğu ve bulanık görme yakınmaları olan yetişkin bir erkek hasta yakınmaları başladıktan 36 saat sonra hastaneye başvuruyor ve botulizm tanısı konuluyor. Erken olgularda 10-50 bin ü. ciltte solukluk ve taşikardi varlığı da dikkati çekiyor. ses kısıklığı. 18-32 saat sonra güçsüzlük. F toksinleri sorumludur. Çevre dokularda ve özellikle de kas içinde. D. Cevap: D 107.

Clostridium novyi. CdA veya CdB PCR veya daha az duyarlılığına rağmen kolay. Bir şelatör olduğundan. B. karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki hafta önce alt solunum yolu infeksiyonu tanısı ile ağızdan klaritromisin kullandığı öğreniliyor.50C. Yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastada dışkının mikroskopik incelemesinde her alanda çok sayıda maya hücresi görülüyor. birden fazla Clostridium cinsi rol oynamaktadır.) olanlarla sürdürülür. sarılık.Üç gündür devam eden ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 49 gaz birikimine tanık olunur. B. vankomisine (dahi) dirençli enterokokların (VRE) gelişmesine neden olabilmektedir. Psödomembranöz kolite yönelik olarak daha önceleri sıklıkla tercih edilen oral vankomisin kullanımı. Bu amaçla. yaşamı tehdit eden ciddi olgular için saklanmalıdır. Clostridium difficile. D. dışkıda enterotoksinlerin gösterilmesi ile konur. Cevap: C 109. ko-trimoksazol vb. Dışkı kültürü EIA ile dışkıda toksin A saptanması Doku kültüründe toksin B saptanması PCR ile toksin A saptanması Kanda toksin B saptanması Psödomembranöz kolitin mikrobiyolojik tanısı. erişilebilir ve ucuz olması nedeniyle EIA kullanılır. eritrosit ve maya hücreleri görülen hastada Clostridium difficile nedenli psödomembranöz kolit tanısının kesin olarak konulabileceği en güvenilir. Palpasyonla krepitasyon alınması tipiktir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. girişimsel olmayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. genel durum bozukluğu gelişir. bazen sporlu. Clostridium novyi ve Clostridium septicum da gazlı gangren etkenleri olsa da posttravmatik gazlı gangren olgularında en sık etken Clostridium perfringens’dir (%80-90). C. Clostridium ramosum ise piyojenik intraabdominal infeksiyonlara (apselere) neden olur. Oral vankomisin tedavisi. Cevap: E 108. psödomembranöz kolit etkenidir. kinolon. Çoğunlukla bir klinik örnekte bir değil. nabız 112/dakika. Dağılımı bozulmuş gastrointestinal sistem florasının yeniden normale dönüştürülmesine katkıda bulunan. Oral metronidazol Oral vankomisin Kolestiramin Saccharomyces içeren probiyotikler Lactobacillus içeren probiyotikler Psödomembranöz kolit tanısı konduğunda kullanılan antimikrobiyal tedavisi durdurulur ve gereği halinde primer gerekçeye yönelik tedavi daha az yan etkili (aminoglikozid. Bu nedenle. E.DrTus. diğer ilaçlardan ayrı zamanda verilmelidir. D. Yara salgılarından hazırlanan preparatlarda gram pozitif. Yaklaşık bir ay önce sinüzit tanısı ile klindamisin kullanan 25 yaşındaki bir kadın hastada son iki gündür devam eden karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları başlıyor. çoğunlukla sporsuz bakteriler ve pek çok olguda gram pozitif kok veya gram negatif basillerin de eşlik ettiğinin görülmesi önemlidir. Kesin tanı konulamayan şüpheli olgularda endoskopik biyopsi yapılarak kolonda psödomembranların saptanması ile histopatolojik tanıya gidilebilir. Bu özellikteki salgıda olması gerekenden çok daha az sayıda lökosit belirlenmesi anlamlıdır. Dışkının mikroskopik incelemesinde bol lökosit. ilk seçeneğin metronidazol olması yönündedir. C. olguların %10-40’ında yalnız veya mikst infeksiyon halinde bulunur. doku kültüründe sitotoksin (CdB) ölçümü (altın standart). Antibiyotiğe bağlı ishal tanısı konulan hastada aşağıdaki tedavi seçeneklerinden hangisinin ilk sırada düşünülmemelidir? A. Toksini bağlayıcı özelliği olan kolestiramin de diğer bir seçenektir. Gazlı gangrenli hastalarda ciddi ve hızlı hemolize bağlı solgunluk. modern görüş. arteriyel tansiyon 100/60 mmHg olarak ölçülüyor. E. Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri gibi bakteriler ya da Saccharomyces türleri gibi mantarlardan hazırlanmış olan probiyotik maddeler de özellikle tekrarlı PMK olgularının sağaltımında kullanılan modern 49 . buna bağlı olarak da (yüksek ateş olmaksızın) taşikardi.

Bir aydan beri devam eden ateş.1 mg/dL (N: 0. öksürük. Cevap: E 111. Portal venöz dönüş nedeni ile. tümör veya spontan barsak perforasyonuna ve operasyonuna sekonder olarak gelişen apandisit. Protein-kalori malnütrisyonu saptanan dört yaşındaki bir çocuğun sağ yanağında ve ağız mukozasında ani başlangıçlı. nabız 110/dakika olarak saptanıyor. • Bacteroides fragilis grubu: Đnce barsaklarda anaerop bakteri sayısı azdır. kötü kokulu gangren gelişmiştir. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 14. hızla ilerleyen. Ultrason rehberliğinde yapılan iğne aspirasyon materyalinin anaerop kültüründen izole edilen gram negatif basilin aşağıdakilerden hangisi olma olasılığı en yüksektir? A. kolon florasına benzer şekilde değişim gösterebilir. B. C. E. AST 47 U/L (N: 15-35). Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıdaki olguda tanımlanan lezyondan izole edilmesi beklenmez? A. genelde cerrahi veya künt travmalar sonrasında ya da kronik barsak hastalıkları zemininde gelişir. ALT:88 U/L (N: 15-40). Bacteroides uniformis. Önceki bir batın travmasına. Bu grup içinde kolonda en fazla bulunanlar Bacteroides vulgata.600/mm3 (%86 nötrofil). Hastanın çekilen tomografisinde ise apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. Kolon cerrahisi sonrasında metastatik organ (örneğin akciğer) apselerine neden olabilir. sağ üst kadranda derin palpasyonla hassasiyet ve skleralarda ikter saptanıyor. divertikül gelişimi gibi nedenlerle motilitesi aksarsa.80C olarak ölçülmüş. Dışkının 1/5’i bakterilerden oluşmaktadır. daha az olarak da Bacteriodes fragilis’dir. C. nonfragilis Bacteroides türleri (Bacteroides urealyticus). peritonit ve karaciğer apselerine neden olur. Burada Bacteroides fragilis grubu bakterilerin bulunması beklenmez. Prevotella türleri ve Fusobacterium nucleatum’dur.Son üç haftadır devam eden karın sağ üst kısmında ağrı.5). Escherichia coli’nin 1000 katı kadardır. Bacteroides distasonis.DrTus. Yapılan batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer sağ lobda 4x5 cm ebatlarında içi sıvı dolu lezyon görülüyor. E. D. peptostreptokoklar. Cevap: B 50 110. Bunların da büyük kısmını Bacteroides fragilis grubu bakteriler oluşturur. sağ akciğer alt zonda inspiryum sonunda kaba raller işitiliyor ve çomak parmak varlığı dikkati çekiyor. Buradaki Bacteroides türlerinin sayısı. Gerçekten de apse formundaki hemen hemen tüm intraabdominal infeksiyonlarda sözü geçmektedir.2-1. Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Peptococcus sp. Đndirekt Bilirubin: 1.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI seçeneklerdir. Bunlar çoğunlukla endojen ve apse formunda infeksiyonlardır. neden olduğu en sık visseral abdominal infeksiyondur. Kolon. uçları lanset ucu şeklinde. insanların en çok bakteri içeren bölgesidir. D. Bacteroides ovatus. Bacteroides thetaiotaomicron. Bacteroides fragilis Fragilis dışı Bacteroides türleri Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Clostridium novyi Bacteroides fragilis infeksiyonları. Bacteroides urealyticus Bacteroides fragilis • Non-fragilis Bacteroides türleri: Orofarinks florasında bulunan anaerop bakteriler. Obstrüksiyon. Kolon florasının >%95’i anaeroptur.2) olarak bulunuyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. kilo kaybı ve halsizlik yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Cevap: A 112. eritrosit sedimantasyon hızı yüksekliği ve normokrom normositer anemi saptanıyor. Hastanın çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer alt lobda konsolide alan görülüyor. ateş ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran 43 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. iğsi görünümlü anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? 50 .30C. B.3 mg/dL (N: 0-0. Hemen hemen 400 bakteri cinsini bir arada bulundurabilir. karaciğer apsesi. Direkt Bilirubin: 2. eritrosit sedimantasyon hızı 75 mm/saat. Lezyondan alınan sürüntü örneğinin Gram boyası ile boyalı preparatlarında görülebilen gram negatif.

yayılır. kronik otitis media. • Diğerleri: Stomatitis ulcerosa. fulminant ve gangrenlerle seyreden bir infeksiyondur. ağrı ve içinden 51 . altta yatan ciddi bir hastalığı olanlarda ve malnütrisyone hastalarda oral mukoza ve yüzde akut. Özellikle bakımsız ağızlarda fazladır. cilt ve/veya yumuşak doku infeksiyonlarında kullanılacak kombinasyonlar şunlardır: Metronidazol Aminoglikozid veya + veya Florokinolon veya Azaktam Cevap: D veya Sefoksitin 3. burayı daraltabilir. C. E. B. aspirasyon pnömonisi. Cevap: E 113. plöropnömonik irinli lezyonlar ve genital gangrenlere de neden olur. iki aydır devam eden. Metronidazol Siprofloksasin Sefoksitin Metronidazol + Seftriakson Penisilin G + Metronidazol tedavisi için verilmesi gereken en uygun Anaerop intraabdominal. Provatella melaninogenica başta olmak üzere. E. bazen yaşamı tehdit edebilen tablolara ilerleyebilir. Treponema vincenti. Fusobacterium nucleatum 51 Fusobacterium nucleatum. Oral kaviteye yayılıp. Laparotomi yapılan hastada perfore apandisit saptanmış ve cerrahi tedavisi yapılıyor. beyin apsesi. gangrenöz stomatit): Çocuklarda. Üç gündür devam eden karın ağrısı. B. şişlik. D. non-fragilis Bacteroides türleri gibi diğer gram negatif anaeroplar ve peptostreptokoklar gibi anaerop koklarla birlikte diş ile ilgili birçok mikst infeksiyon tablosuna neden olur: • Plaut-Vincent anjini: Özellikle Treponema vincenti gibi oral anaerop spiroketlerle birlikte.DrTus. anaerop bir bakteridir. kuşak sefalosporin 114. gingivitis ulcerosa. subdural ampiyem. Derin boyun fasyaları boyunca mediastene kadar yayılabilir. Dental infeksiyonların başta gelen etkenlerindendir. uçları lanset ucu şeklinde. karaciğer ve beyin apseleri. kronik sinüzit. iştahsızlık. hareketsiz. karın sağ alt kadranda kas defansı ve rebound bulgusu pozitif olarak saptanıyor. bulantı. C. Ağız mukozası. diş ve çevresinde gangrenler gelişir. Bacteroides fragilis Prevotella melaninogenica Treponema vincenti Peptococcus sp. kadın genital organları. kızarıklık. Diş ve kemik kaybı görülür. • Ludwig anjini: Sublingual ve submandibuler sellülittir. anatomik uygunluk nedeniyle dokular arasından hızla yayılır ve ciddi. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. Ağız florasında bulunur. • Noma (cancrum oris. Otuzbeş yaşındaki bir kadın hasta boynunun sağ tarafında. kusma. kabızlık ve ateş yakınmaları ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Küçük bir vezikül ile başlayıp hızla ülsere olur. bağışıklık sistemi depresse ve/veya oral hijyeni kötü kişilerde gelişen akut nekrotizan ülseratif jinjivittir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Söz konusu olgudaki intraabdominal infeksiyonun antibiyotik/antibiyotikler aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu bölgedeki infeksiyonlar. D. iğsi görünümlü ve iri (3-10 m).

Asite rezistan boyama yöntemi ile boyanmaları yoluyla Actinomyces türlerinden ayırt edilir. C. Hastanın yapılan muayenesinde tüm tonsillaları kaplayan. tek. Actinomyces israelii. kanlı balgam çıkarma. • Merkez sinir sistemi infeksiyonu: Nokardiyoz olgularının 1/3’ünde tekil veya çoğul beyin apseleri görülür. bu yapıların ARB pozitif olduğu saptanıyor. aerop Actinomycetes olarak ifade edilebilir. endojen. halka şeklinde lezyon görülüyor. Çürük bir dişten veya diş çekiminden kaynaklanır. D. burun. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. boğaz ağrısı. klinik materyalde ve kültürlerinde mantarlar gibi filamansı görünümlü hif formları sergiler. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. yavaş seyirli. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. dallanmış filamantöz yapılar görülmüş. Sinüsler ve çoğul apseler oluşturarak yayılır. normal ağız. Nocardia asteroides Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium avium-intracellulare Mycobacterium bovis Actinomyces türleri. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. ağrılı bir sellülit ile başlar. Hastalık. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 52 sarı renkli irin gelen delikler oluşması yakınmaları ile başvuruyor. baş ağrısı ve sol kolunda güçsüzlük yakınmaları ile başvuruyor. gastrointestinal sistem ve kadın genital sistem florasında bulunan.DrTus. apse ile uyumlu lezyon. E. Florada yer alan diğer bakterilerle birlikte. Cevap: B 115. çok sayıda. diş eti. beyin tomografisinde ise beyin apsesi ile uyumlu.Çocukluk dönemi aşıları ile ilgili kesin anamnez alınamayan beş yaşındaki bir kız çocuğu iki haftadır devam eden ateş. Nocardia asteroides en sık rastlanan türdür. D. çoğunlukla anaerop bakterilerdir. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ premolar dişinin çekildiği öğreniliyor. Kronik gidişlidir. Merkezi sinir sistemi Kalp Akciğerler Periferik sinirler 52 . • Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. Cevap: C 116. B. Bu hastanın öncelikle başvuru zamanı dikkate alınırsa öncelikle hangi organ/sisteme ait komplikasyonlara karşı önlem alınmalıdır? A. Çekilen toraks tomografisinde her iki akciğerde yaygın. B. Sülfür granülleri içeren irinin yüze veya boyna drene olduğu fistüllerle seyreder. aylarca hatta yıllarca sürebilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gram pozitif. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür.Steroid ve sitostatik ilaç tedavisi görmekte olan SLE hastası 43 yaşındaki bir kadın üç haftadır devam eden ateş. Bronkoalveoler lavajla alınan örneğin Gram boyalı preparatlarında gram pozitif. kaldırılmaya çalışılınca kanayan membranlar ve belirgin servikal LAP saptanıyor. B. Mycobacterium tuberculosis Actinomyces israelii Nocardia asteroides Aspergillus fumigatus Histoplasma capsulatum Nocardia cinsi bakteriler. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. mikst infeksiyonlar oluşturur. yumuşak damağa doğru yayılan. En sık karşılaşılan tablo serviko-fasiyal tiptir. C. E. öksürük. Kültür ortamında ve dokuda hifsel formlarda görülürse de gerçekte bir bakteridir. Gram pozitif bakterilerdir. Lezyonlar yakın boşluklara ve cilde fistülize olur. Aktinomikozun aksine. boynunda şişlik ve solunum güçlüğü yakınmaları ile getiriliyor. Vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın lezyonundan alınan pürülan materyalin mikroskopta küçük büyütmede incelenmesinde sarı renkli granüller görülüyor. diş cebi.

Heterologdur. yara ve lokal difteride . Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor ve yaranın üzerinde kirli beyaz renkte bir membran olduğu gözleniyor. 3. difteriye yakalanmaz. 20-30 bin ü. Schick testi E. Bu olgunun larinks difterisi olduğunu. Boğaz ağrısı streptokoksik farenjite göre daha hafiftir. haftadan itibaren başlar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. zorlukla kaldırılabilen membranlar ve servikal LAP saptanıyor. haftasında akomodasyon paralizisi. aşağıdaki laboratuvar yöntemlerinden hangisini kullanarak kesin olarak kanıtlayabiliriz? A. haftada toksemik tablo izler. Bu hastada başlanacak en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. B. sergilenen klinik tablo belirler. hım hım konuşma ile özel palatum paralizisi. Göz 53 Boğaz difterisi: En sık karşılaşılan klinik formdur. Đmmündifüzyon yöntemi ile difteri toksini varlığının gösterilmesi Difteri Tanısı: • Psödomembran bölgesinin sürüntü materyali + Çini mürekkebi → Şekil • Materyal + Albert-Neisser Boyası → Ernst-Babes cisimcikleri • Kültür → Loeffler Serumu • Đmmünodiffüzyon. 53 . Toksinin dozunu. Bireyde yeterli antitoksin vardır. Yirmialtı yaşındaki bir erkek hasta sol elinde üç haftadan beri devam eden yara yakınması ile başvuruyor. sığır veya koyundan hazırlanmıştır.. Lokal antibiyotik uygulamaması yeterlidir Penisilin G verilir Eritromisin verilir Tek doz antitoksin ve aşı uygulanır Tek doz antitoksin uygulanır Difteri Tedavisi: Mümkün olan en kısa sürede tek doz halinde antitoksin uygulanır. Paralitik komplikasyonlar. haftasında kalp. Ritm bozuklukları gelişir. C. Membranın çevresinde eritem ve ödem hattı vardır. Hastalığın 5. diyafragma. haftanın en önemli komplikasyonudur. yaş. Hızla yayılan ödem ve tüm tonsillaya yayılan psödomembran gelişir. Ventrikül fibrilasyonuna ilerleyebilir.-7. E. at. Psödomembrandan alınan sürüntü materyalinin çini mürekkebi ile boyanması B. larinks. nöral tutulumlar sonucunda 3. IM. Servikal LAP oldukça belirgindir. Antitoksin yoktur. Hastalığın 7. Hastanın yapılan muayenesinde inspiratuvar stridor varlığı ile birlikte tonsilleri kaplayan ve larinkse yayılan. Genelde düşük dereceli bir ateş görülür. Ölüm toksemi ve paralitik komplikasyonlardandır. Bu nedenle anafilaksi riski taşır. Loeffler serumuna ekim yapılarak etkenin izole edilmesi D. Materyalin Albert-Neisser yöntemi ile boyanması ve Ernst-Babes cisimciklerinin görülmesi C. ses kısıklığı ve morarma yakınmaları ile getiriliyor. hırıltılı solunum. haftalarda paralitik komplikasyonlar gelişir. Eğer o zamana kadar yaşayabilirse. farinks. periferik sinirlerde paralizi gelişir. elek testi → Toksin (kesin tanı için gereklidir) • Difteriye duyarlılık testi (Schick testi): Toksin cilt içine verilince reaksiyon yok ise “sonuç negatiftir”.. Cevap: B 117. Miyokardit 2. Đnjeksiyon yerinde hiperemi ve nekroz var ise sonuç pozitiftir. Membrandan alınan sürüntü örneğinin çini mürekkebi ile boyanmasında topuz şeklinde bakteriler görülüyor ve alınan kültürde Corynebacterium diphtheriae izole ediliyor. kilo gibi faktörler dikkate alınmaz: • Hafif/erken olgularda. Larinkse ilerleyerek asfiksiye yol açmaması ile larinks tipinden ayrılır. kişi difteriye duyarlıdır olarak yorumlanır.Yedi yaşındaki bir erkek çocuk solunum zorluğu. motor tarzdadır: Hastalığın 3. Kalıcı değildir. haftasında. Cevap: E 118. D. cerahatsiz ve ağrılıdır. Đlk hafta belirtilerini 2.DrTus.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI • Nazofarinks tipinde . ishal. C. kokobasil veya diplokok şekli ile pnömokoklara benzeyen. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 13. insanda hastalık yapabilen tek Listeria türüdür.DrTus. dalak. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.400/mm3 (%75 nötrofil). Salmonella typhi ve Brucella melitensis gram negatif basillerdir ve intrauterin bulaşarak sözü edilen tablolara neden olmazlar. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. 220C’da takla atma benzeri hareketler yapması ile Corynebacterium türlerinden ayırt edilir. Streptococcus pneumoniae Klebsiella pneumoniae Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis 54 . kaldı ki gram yöntemi ile boyanamaz ve sorudaki gibi bir üreme özelliği yoktur. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. 54 + Erken olgularda antimikrobiyaller (penisilin. Đnfeksiyonu geçirenler. tetanozda da olduğu gibi. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. Bazen gelişme geriliği ve iştahsızlıktan ibaret olabilir. Bakteri.. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. D. B. sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin kaybolduğu ve aynı alanda perküsyonla matite alındığı saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. toraks bilgisayarlı tomografisi tetkikinde ise plevral efüzyon varlığı saptanmış. kanlı agarda mavi koloniler yapan. Hastalığı geçirenlerin de aşılanmaları gereklidir. Cevap: E 120. Yersinia enterocolitica gibi soğuk ortamda üreyebilir. E.5 saatte yavaş infüzyon. hareketsiz basiller izole ediliyor. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. • Geç dönem infeksiyonu: Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusudur. Mycobacterium tuberculosis Salmonella typhi Brucella melitensis Clostridium difficile Listeria monocytogenes Mycobacterium tuberculosis intrauterin bulaşabilse de gelişen miliyer tüberkülozda piyojenik (ör. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. yeterli bağışıklığı kazanamazlar. IV. eritromisin) etkilidir. B. bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor ve akut gastroenterit tanısı ile semptomatik tedavi veriliyor. D. akciğer parankimi ise normal olarak bildiriliyor.. ateş ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. prematüre bebekte karaciğer.60C olarak ölçülüyor. üşüme.. Küçük basil. karın ağrısı. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta iki haftadan beri devam eden sağ yan ağrısı. Tablo diğer pürülan menenjitlere göre siliktir. gram pozitif bir basildir. Listeria monocytogenes. Köyde yaşayan ve bir hafta öncesine kadar tarlada çalıştığını ifade eden 28 haftalık hamile bir kadın ateş. Doğumdan genellikle 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. eritrosit sedimantasyon hızı 55 mm/saat olarak belirleniyor. Yenidoğanlarda görülebilen iki farklı tablo tanımlanmıştır: • Erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica): Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental olarak geçmesi nedeniyle gelişir. • Gecikilmiş olgularda . titreme. kana karışmaz ve fetus infeksiyonuna yol açmaz. IM.. 1. Cevap: D 119. Çekilen postero-anterior akciğer grafisinde plevral efüzyonla uyumlu görünüm. dalak ve beyinde apse ve granülomlar saptanıyor. apse) odaklara neden olamaz. 500 mL serum fizyolojik içinde. Aynı hasta iki hafta sonra erken doğum yapıyor. Karaciğer. 200 bin ü. Clostridium difficile invazif tablolara neden olmaz. Bebekteki apselerden alınan materyalden gram pozitif. C. 60-100 bin ü. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. akciğer.

malnutrisyon. Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Nocardia asteroides Candida albicans Brucella melitensis Erişkinlerde reaktivasyona bağlı ekstrapulmoner tbc tabloları da görülebilir. anti-tbc immünitenin sessizleştirdiği ilk basillerin tekrar aktive olmaları ile gelişmişse reaktivasyon. alkolizm. ağrı ve akıntılı yara yakınmaları ile başvuran 35 yaşındaki bir hastanın yapılan muayenesinde sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntısı olan çok sayıda fistül görülüyor. a) Sekonder endojen infeksiyon (reaktivasyon): Primer tbc sırasındaki yayılım sonucunda. kazeifikasyon nekrozu nedeniyle tbc ile uyumludur. basilin o anda organizmada bulunduğu bölgede gelişir. menenjit. Sonuçta. daha az olmakla birlikte. B. Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkenidir. Genital tüberküloz da nadir bir tablo değildir. Bu özellik. Aynı tabloya. Yapılan muayenesinde sağ elinde kazeöz akıntısı olan granülom saptanan hastadaki lezyondan alınan materyalin ARB boyanmasında ARB pozitif basiller görülüyor. Bunlar arasında en sık karşılaşılanı. sekonder olarak kabul edilir. E.DrTus. kez karşılaşma ile ekzojen olarak meydana gelmişse re-infeksiyondan söz edilir. granülomatöz hepatit. Primer infeksiyon sırasında hematojen yayılımla çeşitli organlara yerleşmiş olan. Kadınlarda salpenjit. E. AIDS gibi immün sistem hastalıkları veya ilaçlar nedeniyle immün sistemde meydana gelen süpresyon sonucunda. C. Yani reaktivasyon. Diyabetiklerde atipik lokalizasyonlarla karşılaşılabilir. hematüri ve proteinüri böbrek tbc’sinde önemli bir bulgudur. b) Sekonder ekzojen infeksiyon (re-infeksiyon): Teorik olarak akciğerde gelişir ve kural olarak apeks bölgesindedir. 55 . Piyüri. hiler lenf bezinden komşuluk yolu ile ya da Simon odağının reaktivasyonu ile akciğer ve plevra tbc. Genelde tek servikal bölgede ve taraflıdır. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. ayrıca lenfadenit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. rubeola ve influenza gibi immünite kıran infeksiyonlar. C.Skrotumunda bir aydır devam eden şişlik. Bu odaklarda yıllarca suskun halde bekleyen basiller. B. Cevap: B 122. maligniteler. Yapılan ultrasonografik incelemede sol epididimiste apse oluşumu görülen hastadaki klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. daha çok lenf bezlerinde. Mycobacterium kansasii: Akciğer infeksiyonuna (pnömoni) neden olur. Genitoüriner tbc içinde ise en çok böbrek tbc saptanır. Mycoplasma pneumoniae 55 Sekonder tbc infeksiyonu (erişkin Tbc): Đlkinden en az 5 yıl sonra gelişen tbc olguları. D. Cevap: C 121. lenfadenittir. gastrointestinal-ürogenital-dalak-eklem-kemik ve deri tbc gibi organ ve doku tbc’leri veya uygun konakta venalara açılım ile miliyer tbc görülebilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. tbc basilleriyle 2. Olgumuzda da sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntıdan söz ediliyor. bazen de gebelik nedeni ile reaktive olur. diyabet gibi sistemik hastalıklar. daha az olarak da organlarda prodüktif reaksiyon ile sınırlandırılmış dormant basillerin tekrar üreyebilme yeteneği kazanması ile gelişir. Mycobacterium marinum Mycobacterium kansasii Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi Mycobacterium tuberculosis Atipik Mikobakteriler: Mycobacterium marinum: Havuz bulaşı sonucu ciltte gelişen granülomların etkeni olan atipik bir mikobakteridir. erkeklerde ise epididimit en sık genital tbc tablolarıdır.Sağ elinde ağrısız şişlik ve akıntılı yara yakınması ile başvuran 17 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde bir hafta önce yüzme havuzunda elini merdivene çarparak yaraladığı öğreniliyor.

aerop besiyerinde ürememiş… Bacteroides fragilis ve Clostridium septicum’un protezlere ilgisi yoktur. Cevap: C 124.) olanlarda fırsatçı infeksiyonlara. Mycobacterium tuberculosis: Đnsan etkenidir. Propionibacterium acnes C. Bacteroides fragilis B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 56 Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi: Posttravmatik cilt infeksiyonlarına veya IV kateter infeksiyonlarına neden olur. başka anaeropların yandaşı olarak mikst infeksiyonlara çeşni katan bakterilerdir (ben hayatım boyunca bunların insan versiyonlarından çok korkmuşumdur). immün yetmezliklilerde sepsislere yol açabilen anaerop. Aynı tabloya. B. kalça protezi. Cevap: A 123. E. genel durum bozukluğu nedeniyle yoğun bakıma nakledilen 65 yaşındaki bir hastaya sepsis tanısı konuyor. daha az olmakla birlikte. Yukarıda tanımlanan tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Havuzdan cilt yolu ile bulaş söz konusu değildir. Clostridium septicum D. Alınan hiçbir aerop kan kültüründe üreme saptanmıyor. Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium kansasii Mycobacterium marinum Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkeni Mycobacterium scrofulaceum’dur. Peptostreptokoklar ise tek başına bir adam olamayan. Peptostreptokok E. C. Stenotrophomonas maltophilia Propionibacterium acnes prostetik cihazları (şant. Cevap: B 56 . gram pozitif küçük bir basildir. hareketsiz sert kıvamlı LAP saptanıyor. protez eklem vb. Sorudaki anahtar kelimeler. yaşlı. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. Hastaya eksizyonel lenf nodu biyopsisi yapılıyor ve histopatolojik incelemede granülomatöz lenfadenit saptanıyor. Bu hastada sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. günde yüksek ateş. Kalça protezi yapılan ve postoperatif 4. D.DrTus. Boynunda ağrısız şişlikler yakınması ile getirilen beş yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde sağ ön servikal zincirde iki adet ağrısız.

dilinde ağrısız. gövde ve uçlarda döküntü ile anal bölgede ortaya çıkan şişlikler yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde avuç içi ve ayak tabanlarında daha belirgin olmak üzere yaygın. Sınırlı bir kazeifikasyon nekrozu ve kalsifikasyon ile tam bir şifa gelişir. epitroklear ağrısız LAP. • Serolojik (indirekt) tanı: a) Non-treponemal testler: Wassermann-Kolmer.DrTus. RPR b) Treponemal testler: TPI. KızamıkçıkD. Apikal akciğer tüberkülozu C. FTA-200. Etkenle karşılaşma yerinde kalsifiye nodül D. VDRL. Toksoplazmoz E. MHA-TP. b) Latent sifiliz 57 . Bu bireylerde sonraki yıllarda çok ciddi bir immünite defekti gelişmedikçe miliyer tüberküloz görülmez. E. birleşmeyen. Floresan Antikor Testi (FAT) başlıcalarıdır. C. Levaditi yöntemi ile boyama. servikal ve epitroklear LAP ile birlikte perianal. FTA-ABS (yalancı pozitif sonuç yoktur. VDRL RPR TPHA FTA-ABS Karanlık alan mikroskopisi Sifiliz tanısı: • Direkt tanı: Karanlık alan mikroskopisi. Bu hastaya primer sifiliz tanısı koydurabilecek en erken pozitifleşen ve en güvenilir laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. makülopapüler döküntü. PPD uygulaması sonucunda gelişen endurasyon çapı 6 mm E. ağızda plak müköz. D.Ateş.Bebekliğinde tüberküloz aşısı uygulanmış. direkt tanısal prosedürlerin çok sınırlı olduğu sifilizde en güvenilir ve çabuk tanı yöntemidir. Cevap: D 127. kondilomata lata. Ağız lezyonları. FTA. Genital tüberküloz BCG uygulanmış kişilerde basil ile akciğerde karşılaşılan ilk anda gelişen şiddetli ve sınırlayıcı bir yanıt ile olay durdurulur. KızamıkB. Sekonder sifiliz Edinsel sifiliz: a) Erken sifiliz: Primer sifiliz: Şankır Sekonder sifiliz: Rozeoller. immünite sorunu bulunmayan 21 yaşındaki bir erişkin için gelişme olasılığı en az patoloji aşağıdakilerden hangisidir? A. B. zemini temiz ülsere yara ve submandibular ağrısız LAP nedeni ile başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 57 125. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Materyal. kenarları sert. ilk pozitifleşen. Miliyer tüberküloz B. alopesi. nonpatojen spiroketler karışıklıklara yol açabileceği için uygunsuzdur. ağız dışı bölgelerin lezyonlarından alınır. Otuziki yaşındaki bir kadın hasta. çok güvenilir bir testtir). Cevap: A 126. Karanlık alan mikroskopisi. kondilomatöz lezyonlar görülüyor. sapsız. TPHA. Meningokoksemi C.

Cevap: E 128. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki ay önce tarlada çalışırken ayağına yapışmış bir keneyi uzaklaştırdığı. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. fokal belirtiler. CRP (++) olarak belirleniyor.Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta ateş. Borrelia burgdorferi Lyme hastalığının etkenidir. hemiparezi. B. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. C. Bu nedenle. genel paraliziler. illüzyonlar. Hastanın ateşli olduğu dönemde alınan periferik yaymanın incelenmesinde eritrositler arasında gevşek spiral şeklinde. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. Streptococcus pyogenes insan etkenidir.Otuziki yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Babesia divergens). Örneğin büyükbaş hayvan eti ile parenteral temas sonucunda elde gelişen erizipeloid hastalığının etkenidir. E. kenelerden bulaşmaz ve halkalar halinde yayılan lezyonlara neden olmaz. ipsi yapılar görülüyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 12. halsizlik. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. D. gittikçe 58 . büyüklük hezeyanları gibi nörolojik ve psikiyatrik bozukluklar. Dönem: Kenenin ısırık yerinin çevresinde eritema migrans gelişir. Borrelia burgdorferi Babesia microti Wuchereria bancrofti Borrelia recurrentis Leishmania donovani Babesia türleri (Babesia microti. Isırık yerinden başlayan eritem. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. halüsinasyonlar. kas-eklem ağrıları ve sol uyluğunda kızarıklık yakınmaları ile başvuruor. kene tarafından ısırılan yerin çevresinde. Erysipelothrix rhusiopathiae bir hayvan etkenidir. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir.000/mm3. C. hemipleji. tekrarlayan ateşlere neden olur. D. kişilik bozuklukları. hemorajiler. Kardiyovasküler sifiliz: Aortit Geç benign sifiliz: Organ ve dokularda granülomatöz lezyonlar (gom). Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. Kırım Kongo Hemorajik Ateşi Virüsü Borrelia recurrentis Streptococcus pyogenes Erysipelothrix rhusiopathiae Borrelia burgdorferi Kırım Kongo Hemorajik Ateşinde hepatik nekroz. eritrosit sedimantasyon hızı 32 mm/saat. bu olaydan bir hafta sonra yakınmalarının başladığı. Cevap: D 129. Anamnezinde yaklaşık iki hafta önce piknik yaparken sol uyluğundan bir kene tarafından ısırıldığını ve bu olaydan bir hafta sonra da yakınmalarının başladığını ifade eden hastanın yapılan muayenesinde ateş 38.DrTus. sol uyluk ön kısmında.300/mm3 (%78 nötrofil). B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. lökopeni ve trombositopeni görülür. titreme. Borrelia recurrentis bit ve kenelerle bulaşır. nabız 130/dakika olarak saptanıyor. Isırıktan 330 gün sonra hastalık tablosu gelişir: 1. tabes dorsalis. Yapılan muayenesinde skleraların subikterik olduğu görülüyor ve Traube alanında perküsyonla mat ses saptanıyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.70C. direkt olarak eritrositleri infekte eder. Ixodes pacificus kenelerinin insanları ısırması ile bulaşır. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. Kana karışan sporozoitler. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. üşüme. yaklaşık 15 cm çapında ortası soluk eritemli alan görülüyor. trombosit sayısı 325. ateşinin yaklaşık 10 günde bir tekrarladığı ve birkaç gün sürdükten sonra kendiliğinden düştüğü öğreniliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI c) Geç (tersiyer) sifiliz: 58 Nörosifiliz: Kronik aseptik menenjit. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. E.

Dönem: Bir önceki dönemden aylar. ALT 415 U/L. Kontamine besinlerin yenmesi veya içilmesi ile de insanlara bulaşır. Hastanın muayenesinde ateş 400C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 59 genişler ve genişledikçe de ortası solar. Lezyonlar 3-4 hafta sonra kaybolur. D. Bu nedenle sağlam mukoza ve ciltten bulaşabilir. Riketsiyalar insanlara bit. Vaskülite neden olur. Kernig ve Brudzinski bulguları negatif olarak saptanıyor. Dönem: Nörolojik hastalık tabloları (meningoradikülonörit. nabız 136/dakika. hepatik bulguların varlığı ile viral menenjitten ayırt edilir. Kanalizasyon işçileri.3 mg/dL. Bu durumda ciltte döküntüler ve 59 . artralji. Böbrek tutulumunda da üre. ensefalit) ve kardit (valvüler tutulum olmaksızın AV blok. madenciler.DrTus. arazi koşullarında yaşayan askerler. baş ağrısı. total bilirubin 4. bir haftadan daha kısa süren bakteriyemi (leptospiremi) sonucunda portal yoldan karaciğere ve bu arada merkez sinir sistemi ve göz içi sıvısı dahil birçok sıvı. gövde ve uçlarda yaygın. Hastadan alınan anamnezde belediyede işçi olarak çalıştığı ve iki hafta önce tıkalı kanalizasyon borularını temizledikleri. E. bizzat insanlardan insanlara bulaşır. Enteroviral menenjitlerde öncelikle bilinç problemleri ve kafaiçi basıncı artması ile ilgili fizik bulgular verilmelidir. B. kreatinin patolojileri belirlenir. çiftçiler. yerleşim yerlerindeki su taşkınları ve seller sorumlu tutulmuştur. 2. 3. boğa gözü denen görünüm ortaya çıkar. Đlk haftadan sonra kan ve BOS’ta belirlenemez.8 mg/dL olarak saptanıyor. Kırküç yaşındaki bir erkek hasta. genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere büyük eklemlerde kronik oligo ya da poliartritler (arteritli artrit) gelişir. Ayrıca. kraniyal nörit. kene gibi artropodlarla bulaşır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.000/mm3 (%90 nötrofil). kusma. D. yıllar sonra. Kana karışan etken. üre 54 mg/dL. B. Lyme hastalığında hastalığın başlangıç günlerinde tipik cilt lezyonları (eritema migrans) olmalıdır. HAV infeksiyonu HEV infeksiyonu Lyme hastalığı Weil hastalığı Enterovirüs menenjiti Weil hastalığının etkeni. doku ve organa ulaşır. miyoperikardit. Bazı salgınlardan. E. pire. Đkterli olgularda karaciğer transaminazları yüksek bulunur. BOS protein ve glukoz düzeyleri ise normal sınırlarda bulunuyor. ikter ve renal patolojilerin bulunması beklenmez. Tetkiklerinde lökosit sayısı 18. Farelerin idrarı ile kontamine besin ve sulardan insanlara bulaşır. döküntülerin ise iki gün önce omuzlardan başlayıp gövdeye yayıldığı öğreniliyor. göz aklarında sararma ve idrar yapamama yakınmaları ile başvuruyor. C. baş ağrısı. ateş. C. Hepatit A ve E ‘de nötrofilik lökositoz görülmez. bilinç değişikliği ve cildinde döküntü yakınmaları ile getiriliyor. konjestif kalp yetmezliği) gelişir. Tedavi edilmezse aylarca sürebilen latent döneme ve 2. kreatinin 3. Mikroorganizma çok ince ve hareketlidir. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor.Pediculus corporis infestasyonu saptanan ve tedavi edilen 45 yaşındaki bir erkek hasta iki hafta sonra yüksek ateş. Cevap: D 131. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Nötrofil ağırlıklı 15-20 bin lökositoz olması ile viral hepatitlerden. Đdrar ile atılmaya başlar ve haftalarca idrardan izole edilebilir. Kızamık Meningokoksik menenjit Riketsiyoz Sekonder sifiliz Veba Kızamık virüsü ve meningokoklar bitlerin ısırması sonucu değil. döneme geçer. (eskiden) postacılar ve çeltik işçileri hastalık açısından yüksek risk taşırlar. BOS’ta tümü mononükleer olmak üzere 650/mm3 hücre görülüyor. Cevap: E 130. Muayenesinde skleralarda ve ciltte ikterik görünümle birlikte. menenjit. Hasta ve yakınlarından alınan anamnezde ateşinin yaklaşık bir haftadan beri devam ettiği. bundan bir hafta sonra grip benzeri yakınmalarının başladığı ve antigribal ilaçlar kullandığı öğreniliyor. Bu durumda. Genel infeksiyon belirtileri. miyalji görülür. avuç ve ayak tabanlarını tutmayan makülopapüler döküntü görülüyor. Leptospira icterohaemorrhagiae’dir. arteriyel tansiyon 85/40 mmHg olarak ölçülüyor.

Tifüs Veba Meningokoksemi Q humması HAV infeksiyonu Tifüs bit ile temas sonrasında gelişen peteşiyal cilt döküntüleri ve yüksek ateşle başlar. E. Veba pire ile temas sonrasında gelişen yüksek ateş. göğüs ağrısı.DrTus. 60 Sekonder sifilizde daha önce gelişmiş olan cilt lezyonundan (şankır) söz edilmelidir. diğer atipik pnömonilerden ayrımında yararlıdır. Bununla birlikte. Gelişen granülomatöz hepatit. ağrısız. C. Olguların yarısında hepatosplenomegali vardır. Tipik klinik tablo. Yirmidört yaşındaki bir kadın hasta üç günden beri devam eden ateş. özellikle gözlerin arkalarında hissedilen şiddetli baş ağrısı. B. Ardından yaygın cilt ve mukoza belirtileri ve epitroklear LAP geliştiği bildirilmelidir. Bartonella henselae B. atipik pnömonidir. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve hepatomegali saptanıyor. lenfadenitler. şiddetli baş ağrısı. Analjeziklere yanıtsız retroorbital baş ağrısı oldukça tipik bir bulgusudur. D. Yukarıda tanımlanan lezyona yol açabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. HAV infeksiyonu erişkinlerde ciddi seyreder. Cevap: C 132. ikterik tablolar çizebilir. CD4+ hücre sayısı 280/mm3 olan HIV infeksiyonlu bir hasta sağ bacağında mor renkli şişlikler yakınması ile başvuruyor. karaciğer transaminazlarında yükseklik ve hiperbilirubinemi saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. pulmoner yakınmalar ve nötrofilik lökositoz görülmesi beklenmez. içi kanla dolu. Laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. bazen ek olarak görülen pnömoni ve sepsis tablosudur. Bu özelliği.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI organ patolojileri gözlenir. Yapılan muayenesinde sağ bacak ön yüzünde fluktuasyon veren. Cevap: D 133. Yapılan histopatolojik incelemede lezyonların vasküler endotel kökenli olduğu tespit ediliyor. mor renkli. daha sonra organ belirti ve yetmezlikleri ile devam eder. Bartonella bacilliformis 60 . Coxiella burnetii Q humması etkenidir. kistik lezyon saptanıyor. Meningokoksemide ise yüksek ateş ve belirgin merkez sinir sistemi patolojilerine ek olarak bazen peteşiyal cilt döküntüleri ortaya çıkar. Vebada ise pire ısırığından ve daha sonra da ısırılan ekstremite radikal lenf nodüllerinde süpüratif lenfadenit belirtilmiş olmalıdır. göğüs ağrısı ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuruyor.

2. Gram yöntemi gibi standart boyalarla boyanmazlar ve sentetik besiyerlerinde üretilemezler. Bu tabloya kadınların pek 61 . Ureaplasma urealyticum akut NGU’ların ikinci en sık etkenidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. ağrısız bir ülser ve tek bir LAP görülür. Olgumuzda da olduğu gibi klamidyalar. Ehrlichia chaffeensis E. Lenfogranuloma venereum – Haemophilus ducreyi E. döletli yumurta sarı kesesinde veya deney hayvanlarında üretilebilirler.Erişkin bir erkek hasta sağ kasığında ağrılı şişlik yakınması ile başvuruyor. Ciltte. Akıntıdan alınan örneğin Gram yöntemi ile boyanmasında her alanda bol nötrofil lökosit görülüyor. Tek. E.2. karaciğer ve dalak gibi visseral organlarda kan dolu kesecikler (kistler) oluşur. Bartonella quintana D. Đnguinal LAP’dansa genişleyen ağrısız ülserler ön plandadır. D. Soruda bu sorulsaydı. Nongonokoksik üretrit – Chlamydia trachomatis C. Cevap: B 135. HIV infeksiyonunun B klinik kategorisi içinde yer alır. herhangi bir bakteriyel etkene rastlanılmıyor. Klamidyal NGU varlığında meatal hiperemi ve üretral akıntı görülür. Haemophilus ducreyi çok ağrılı. ağrılı inguinal LAP saptanıyor. Nongonokoksik üretrit – Ureaplasma urealyticum Olgumuz gonore olsaydı etken Gram boyamada görülürdü. B. Gonore – Neisseria gonorrhoeae B. Hastanın yapılan muayenesinde inguinal ligament tarafından iki gruba ayrılmış ve aralarında oluk gibi boşluk oluşmuş. cilt ve visseral organlarda vasküler proliferasyon ile seyreden bir hastalıktır. Calymmatobacterium granulomatis donovanyoz etkenidir. Lenfogranuloma venereum Chlamydia trachomatis L1. Lenfogranuloma venereum (LGV): Chlamydia trachomatis’in L1. kadında ek olarak servikal mukustan materyal alınır ve belirtilen ortamlara ekilir (altın standart). genital bir ülserden ve belirgin inguinal LAP bulgusundan (oluk belirtisi) söz edilmeliydi. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 3 serotipleri ile oluşturulur: • Đnguinal sendrom: Hastalığın başlangıç dönemidir. Cevap: A 134. C. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce şüpheli cinsel temasta bulunduğu. Büyük çoğunlukla HIV infeksiyonlu hastalarda.DrTus. kullanılan boyalara göre farklı özellikler sergilerler ve tanıyı kolaylaştırırlar. Bir hafta önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 25 yaşındaki bir erkek hasta penil akıntı ve idrar yaparken yanma yakınmaları ile başvuruyor. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis D. Erkeklerde baskın klinik formdur. Akıntıdan alınan örneğin Modifiye Thayer Martin besiyerine ekiminde de herhangi bir bakteri saptanmıyor Yukarıda tanımlanan olgu ve en sık neden olan etken aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. krater tarzında genital ülserlere neden olur.3 infeksiyonudur (Haemophilus ducreyi değil). Konak hücre üremesini engellemek için sikloheksimid eklenmiş McCoy. Erkek ve kadın infeksiyonlarında pamuklu eküvyon ile üretra içinden. Erkek ve kadında en sık görülen akut nongonokoksik üretritlerin (NGU) etkeni Chlamydia trachomatis’tir. Đnklüzyon cisimcikleri. Dizüri başlıca semptomdur. Ehrlichia sennetsu 61 Basiler anjiyomatöz: Bartonella hanselae ve Bartonella quintana infeksiyonudur. çok sayıda. Treponema pallidum Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Herpes simpeks virüs tip 2 Treponema pallidum sifiliz etkenidir. bundan bir hafta sonra da gripal infeksiyonu andıran yakınmalarla birlikte penisinde ağrısız bir sivilce çıktığı öğreniliyor. HeLa gibi canlı besiyerlerinde. Yapılan muayenesinde meatus çevresinde eritem ile birlikte pürülan akıntı olduğu görülüyor. sert.

nabız 112/dakika olarak ölçülmüş. Sıkışık ortamlarda kolaylıkla bulaşır. D. Bunun en sık ilk dört etkeni. Bu tablodan sorumlu olabilme olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tipik olarak önce farinksi. Kadında ise ilk lezyon genelde vajinadadır ve tablo siliktir. hapishane salgınlarının önemli etkenidir. Tedavi edilmezse spontan olarak geriler ya da cilde açılırlar. Cevap: B 138. Yapılan laboratuvar tetkiklerde lökosit sayısı: 12. çabuk iyileşir. Yapılan muayenede ateş 38. baş ve sırt ağrısı. Büyüyen lenf nodlarının arasındaki cilt çökük göründüğü için. Çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda ekmek içi görünümünde infiltrasyon varlığı dikkati çekiyor. B. glukozu fermente etmeyen. eritrosit sedimantasyon hızı 28 mm/saat. Beyza küre sayısı: 22. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia oksidaz (+). non-prodüktif öksürük ve büllöz mirinjit (kulak zarında çok ağrılı. Cevap: E 137. oksidaz pozitif. E. Büllöz mirinjit. derin halsizlik ve kabızlık yakınması ile başvuran 21 yaşındaki erkek bir hastanın 62 . PA akciğer grafisinde sağ akciğer orta zonda infiltrasyon görülüyor. bronş ve bronşiyolleri tutan bir seyir izlemesi anamnez açısından önemlidir. Gençler etkeni eve getirir. MRSA. 5.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 62 azında tanık olunur. Düşük grade ateş. Acinetobacter baumannii oksidaz (-) ama non-fermentatif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gününde ateş yükseliyor. ilk lezyondan 1-4 hafta sonra inguinal lenf nodlarına yerleşerek genelde tek taraflı bubonların gelişimine yol açar. trakea. otoskopik incelemede sol kulak zarında eritemle birlikte bül varlığı görülüyor. ülseratif bir papül gelişir. Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. Yüksek ateş. diğer seçeneklerdeki klamidyal etkenlerce veya Coxiella burnetii tarafından oluşturulan pnömonilerde görülmez. Klebsiella pneumoniae ve Acinetobacter türleridir. Ancak burada sınırlanamayan etken. hareketli bakteriler izole ediliyor. sonra sırası ile larinks. Etken lenfatiklerle rektuma ulaşır ve anal kanama. Mycoplasma pneumoniae tarafından oluşturulur. Herpes simpeks virüs tip 2 genital infeksiyonu veziküllerle özeldir. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif koloniler ve gram negatif. C. Çoğu zaman ayakta geçirilir. E. Hastadan alınan anamnezde yakınmalarının iki gün önce ateş ve boğaz ağrısı ile başladığı daha sonra ise öksürük geliştiği öğreniliyor.DrTus. • Genito-anorektal sendrom: Genellikle ilk dönemin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülen tablodur. Ateş. buna oluk (groove) belirtisi de denmektedir.000/mm3.80C. kışla. Lenf nodları ağrılıdır. Escherichia coli ise hareketli bir bakteridir. erkekte genellikle peniste. nötrofili. B. pürülan akıntı görülmeye başlanır. Toplumdan edinilmiş pnömonilerin pnömokoklardan sonra 2. Okul. Cevap: D 136. C.500/mm3 (%75 nötrofil). drene edilince iyileşen bül) gibi ekstrapulmoner tutulumlarla giden bir tablodur. Kaviter lezyon … Friedlander pnömonisi. D. ağrısız. kuru öksürük ve sol kulağında ağrı yakınmaları ile acil servise başvuruyor. diğer aile fertlerine bulaştırır ve böylece aile içi infeksiyonlara yol açar. non-fermentatif (glukozu fermente etmeyen). sırasında (%10-15). CRP 48 mg/dL olarak saptanıyor. yaz aylarındaki pnömonilerin ise ilk sırasında (%50) yer alır. Onaltı yaşındaki bir kız öğrenci ateş. Pseudomonas aeruginosa Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Acinetobacter baumannii Stenotrophomonas maltophilia Soruda bir ventilatör nedenli pnömoni tablosu veriliyor. baş ve adale ağrıları eşliğinde genital bölgede. Chlamydia trachomatis Chlamydia pneumoniae Coxiella burnetii Chlamydia psittaci Mycoplasma pneumoniae Primer atipik pnömoni 5-30 yaş hastalığıdır. Ayırıcı tanısı da sorudaki testlerle yapılabilir. Pseudomonas aeruginosa.

süt gibi. hepatosplenomegali belirleniyor. 390C ateş. batın bombeliği. idrar dansitesi 1028. proteinüri. Keratokonjunktivit gelişir Granulomatosis infantiseptica: Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental bulaşı nedeniyle gelişir. normal mikroskopi saptanıyor. hareketsiz kokobasiller görülüyor. Lökopeni. 90/60 mmHg arteriyel kan basıncı.. bozuk ağız hijyeni.Gebelik sırasında anne tarafından geçirilen listeriyozun.. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. Karaciğer. akciğer. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur.. Diskordans? Đlk haftanın yoğun endotoksemik ortamında konfüzyon belirgin hale gelir . her iki akciğer orta zonlarda ronküsler ve bazallerinde raller. Akut bakteriyel menenjit gelişir C. Granulomatosis infantiseptica gelişir B. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. Şuur? Đlk hafta sonundan itibaren göğüs ve karın cildinde rozeoller . Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. %49 lenfosit. eozinofil kaybı? Cevap: D 139.200/mm3.. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. terlemez.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 63 fizik muayenesinde genel durum orta. anemi. Akıntının mikroskopisinde epitel hücreleri üzerine yapışmış halde gram negatif. göğüs cildinde basınca solan 6 adet çilek rengi ciltten kabarık döküntüler. Htc: %38. %5 monosit. bitkin. ürobilinojen artmış. D. ketonüri. Hb: 11 g.. piyelonefrit gibi birçok organ tutulumu? Đkinci haftada belirgin organomegaliler . hafif dehidratasyona ait dil bulguları.. Cilt listeriyozu gelişir D. Komplikasyon zengini bir hastalık . Neisseria gonorrhoeae D. Hepatomegali. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir.DrTus. dalak.Doğurganlık çağındaki bir kadın vajinal akıntı yakınması ile polikliniğe başvuruyor. Beyza küre sayısı: 3. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. 108 vuru/dakika nabız... Piyelonefrit gelişir E. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. Proteus mirabilis B.. Bu olguda patolojiyi açıklayabilecek en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir? A.. Pseudomonas aeruginosa C. lökosit formülünde %46 nötrofil. bulaş gelişimi halinde fetusa en olası etkisi aşağıdakilerden hangisidir? A. splenomegali? Retiküloendotelyal sistem hastalığı . Pnömoni.. Balık kokusunda. E. şuur açık ve somnolans düzeyinde. C. 63 . Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Lactobacillus acidophilus Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. Bruselloz Sıtma Lejyoner hastalığı Enterik ateş Viral hepatit Bir olgunun enterik ateş olup olmadığını anlamak için önemli birkaç noktaya dikkat ediniz: Verilen her ateşin mutlaka olması gereken nabzını hesaplayınız . Cevap: D 140. Cilt belirtileri? Cilt kurudur. Acil tetkiklerde. B.. Gardnerella vaginalis E. yapışkan vajinal akıntı özeldir.

yenidoğan pnömonisi (2-3 hafta). yenidoğan (1-3 hafta) inklüzyonlu konjunktiviti.Böbrek transplante edilmiş. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. gram (+) basillerin ürediği gözleniyor. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Staphylococcus aureus E. Corynebacterium jeikeum B. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. Chlamydia trachomatis B ve Ba E. Bacillus cereus D. Chlamydia trachomatis L 1 ve 3 C. Nocardia asteroides C. Erysipelothrix rhusiopathiae C. Alınan örneğin kanlı agara ekilmesi sonucunda da beta hemoliz yapan. operasyondan iki ay sonra pnömoni ve şuur bulanıklılığı. bilgisayarlı tomografide multiloküle apse belirleniyor. ürogenital infeksiyonlar (sık) ve pelvik inflamatuvar hastalığa yol açar. Aktinomikozun aksine.DrTus. Yenidoğanlarda gelişen inklüzyonlu alt palpebral konjunktivitlerin en olası etkenleri aşağıdakilerden hangisidir? A. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Meningoensefalit tanısı konan immünsüpresyondaki bir hastanın BOS’unda gram pozitif basiller gözleniyor. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. Lactobacillus acidophilus 64 . Chlamydia trachomatis D-K Chlamydia trachomatis’in D-K serotipleri. Cevap: B 142.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 64 141. Chlamydia trachomatis A ve C D. 370C’da hareketsiz. oda sıcaklığında hareketli. Klebsiella pneumoniae D. Streptococcus pneumoniae B. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. Neisseria meningitidis Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. meninks irritasyon belirtileri. Cevap: E 143. Chlamydia trachomatis L 2 ve 3 B. erişkin inklüzyonlu alt palpebra konjunktiviti. Bu hastada etken olarak öncelikle aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi düşünülmelidir? A.

diskondans. Genel durumu ilerleyen günlerde daha da bozulan hastada sepsis gelişiyor. Başlıca hastalık tabloları. Yara akıntısı B. nötrofili. Her iki durumda da sorumlu bakteriler penisilinlere yüksek oranda duyarlıdırlar. Yersinia gibi soğuk ortamda üreyebilmeleri klinik ve laboratuvar öneme sahiptir. Beyin omurilik sıvısı D. bunların sokması/yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. hücresel immünitesi defektif olanlarda sık menenjit. hepatosplenomegali görülür. lökopeni. göğüs ve karın cildinde taş rozeler. laktoz ve oksidaz pozitif. dikrot nabız. gram pozitif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Kan Boğaz kültürü. Birinci haftada önce intermittan. Plesiomonas shigelloides “Laktoz pozitif vibrio” olarak anılan Vibrio vulnificus. Kanlı agarda mavi-yeşil koloniler yapar. Kanlı agardan başka triptikazlı buyyon ve Brain-Heart infüzyon agarda iyi ürer. Zaman içinde normokrom normositer anemi. Bir balıkçının. ikinci haftada devamlı ateş. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. Cevap: D 65 . Ateş-nabız diskordansı. epidemiyolojik tarama amacı dışında. febril proteinüri. Vibrio parahaemolyticus C. 220C’da hareketli basillerdir. ağır olgularda ve böbrek tutulumlarında üre ve kreatinin düzeylerinde artma belirlenebilir. Cevap: D 146. sonra remittan ateş. ağrılıdır. Çoğu olguda. ikter C. ikinci. Kan kültüründe gram negatif. hiperemi ve büllöz cilt lezyonları belirleniyor. Hepatomegali. Erysipelothrix rhusiopathiae E. Enterik ateşin yardımcı tanı yöntemlerinden olan tam kan sayımında lökopeni sıklıkla gözlenen bir bulgusudur. veziküller ve nekroz gelişir. Splenomegali. bazı olgularda silendirüri. Bacillus anthracis D. Cevap: E 144. nötrofili B. Bu nedenle antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir. Vibrio vulnificus B. Đğne batma yerinde ağrı. bakteriyemi. Cevap: A 145. üçüncü haftalarda lenfositoz belirlenir ve formülden eozinofillerin kaybolduğu görülür. hayvanlarla uğraşanlarda subklinik ülsere yara infeksiyonlarıdır. lökositoz. Splenomegali. Boğaz sürüntüsü E. lenfomonositoz E. Salmonella typhi infeksiyonlarında hemolitik anemi. kültürleri tereyağı kokar. eozinofili Enterik ateş. Listeria monocytogenes 65 Listeria monocytogenes küçük basil/kokobasil/diplokok şeklinde görülebilen. lökositoz. Tedavisinde geç kalınan sepsisinde mortalite %50’lere ulaşabilir. karaciğer fonksiyonlarında bozulma. bir tonsillitin A grubu beta hemolitik streptokok nedenli olup olmadığının belirlenmesinde ya da difteri tanısında kullanılır. Enterik ateşte aşağıdakilerden hangisinde verilen bulguların görülmesi en olasıdır? A. dikrot nabız. lökopeni. sonra büller. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Aşağıdaki klinik materyallerden hangisinin uygun besiyerlerinde bakteri üretilmesi halinde antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir? A.DrTus. Orta düzeyde sedimantasyon artışı vardır. çok hareketli bakteriler belirleniyor. endotoksemik belirtiler. Đdrar C. lenfomonositoz D. istiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. bol çeşitlilikte semptom ve bulgularla seyreder. tuttuğu balığı çıkarırken eline olta iğnesi battıktan sonra ateşi yükseliyor. hastalık haftalarına göre değişen. yenidoğan infeksiyonları. Tonsillit.

DrTus. Haemophilus influenzae tip b C. travayda bulaş sonucunda da yenidoğan menenjitlerine neden olan bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Pseudomonas aeruginosa B. Önceki sorudaki çocuğa. Üç yaşındaki bir çocuk yüksekten düşüyor. Mycobacterium marinum 66 . Hastane ortamında yapılan her invazif girişimde söz konusu olan sık hastane etkenleri ile infeksiyon. apseler ve granülomlarla seyreden hastalığa. Listeria monocytogenes E. Pseudomonas aeruginosa B. ilk olay sonrasında başvurduğu hastanede lomber ponksiyon yapıldığı öğreniliyor. Bu arada. Bacillus anthracis D. Yapılan fizik bakı ve tetkiklerde akut pürülan menenjit tanısı konuluyor. Bu olguda da sorumlu etken en büyük olasılıkla bu bakteridir. Cevap: C 148. Đntrauterin infeksiyon sonucunda menenjit. Cevap: A 149.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 66 147. Listeria monocytogenes Kafa tabanı kırığı olmayan bu olguda anamnezde lomber ponksiyon bilgisi olduğunu unutmayınız. bu çocuk için de geçerli olabilir. Streptococcus pneumoniae D. Streptococcus pneumoniae D. Olaydan 5 gün sonra ortaya çıkan şuur problemi nedeniyle acil servise getiriliyor. Legionella pneumophila C. Bu nedenle öncelikle hastane etkenlerinin düşünülmesi doğru yaklaşım olmalıdır. Haemophilus influenzae tip b C. Staphylococcus aureus B. Hastanın beyin tomografisinde ise kraniyal kemik yapılarında bir patoloji belirlenmiyor. normal nazofarinks florasında bulunan Streptococcus pneumoniae’dir. Neisseria meningitidis E. Önemli bir travmatolojik patoloji belirlenmediği için 24 saat gözleme alınıyor. hastanın beyin tomografisinde kribriform laminada çoğul kırıklar belirleniyor. Staphylococcus aureus Post-travmatik kafa tabanı kırıklarında gelişen menenjitlerin yarıdan çoğunda etken. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Neisseria meningitidis E.

Kendilerini iyi hissederler. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. Tüberkülozda ise beklenen kardiyak patoloji perikardittir. Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusu ise geç dönem infeksiyonu görülür.000/mm3. Ateşli kuru dönem: Titremeyi. parazitlerin yeni eritrositleri infekte etme dönemiyle iz düşen kuru dönem izler. Dalak kot kenarını yaklaşık 3 cm geçmiş olarak saptanıyor. kene ısırması ile insana bulaşır. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir hastalıktır. ateş daima düzensizdir. I+II+IV B. Doğumdan 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. Hastalığın son dönemde ise bir önceki dönemden aylar-yıllar sonra genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere. Đlerleyen 67 . II+III+IV E. Deri sıcak ve kurudur. derin bir anemi gelişmemiş ise. ısırılmadan 3-30 gün sonra hastalık tablosu gelişir. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 13. Yapılan muayenesinde ateş 39. tipik ateşli nöbetler. Birden çok inokülasyon varsa. Terleme (ıslak dönem): Birkaç (2-7) saat süren ateş şiddetli terleme ile düşer. erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica) şeklindedir. Erken gebelik döneminde geçirilmişse abortus veya “ölü fetus” nedenidir. AST 45 U/L. Hct: %26. Hastanın üst dudağında herpes labialis lezyonu mevcuttur.40C. C. nabız 120/dakika. Difteri IV. 2.DrTus. arteriyel tansiyon 130/55 mmHg olarak ölçülüyor. 15 dakika-2 saat kadar sürebilir. 3. ateşin hızla 40-410C’a yükseldiği. II+IV C. Nöbetler derin bir halsizliğe yol açar. Uyandıktan sonra. haftasında ekzotoksik miyokardit gelişebilir. difterinin 2. Eğer bulaş intrauterin yaşam sırasında gelişmiş ise hastalık. titreme. Đlk dönemde ısırık yerinin çevresinde Erythema Chronicum Migrans (ECM) gelişir. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce turistik gezi için GAP turuna katıldığı öğreniliyor. %50-80 olguda splenomegali ve %25-40 hepatomegali bulunur. Seyrinde kalbi tutan aşağıdaki infeksiyon hastalıklarından hangisi miyokardit sonucu ritm bozukluklarına neden olur? I. Hemokültür Gaita kültürü Đdrar kültürü Periferik yayma Kalın damla incelemesi Sıtmada klinik belirtiler denince nöbet akla gelmelidir: 1. trombositler 85. miyoperikardit ve konjestif kalp yetmezliğine neden olabilir. nöbet sonlanmış olur. haftasında endotoksik. I+III+IV D. B. bir yakınmaları kalmaz. Đkinci dönemde nörolojik hastalık tabloları ve miyokardit gelişir. Parazitin kana dökülmesi sırasında gelişir. Yukarıdaki klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak ilk yapılması gereken laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. Titreme (soğuk dönem): Sıtma nöbetinde ilk karakteristik belirtidir. Lyme hastalığı. Đlk nöbetler düzensizdir. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 67 Listeria monocytogenes. Cevap: C 151. Valvüler tutulum olmaksızın AV blok. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. bulaşma zamanına göre iki farklı bebek infeksiyonuna yol açar. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta bir haftadır devam eden. Lyme hastalığı A.200/mm3 (%65 nötrofil). septik artrite benzeyen artritler gelişir. E. Tüberküloz III. II+IV Enterik ateşin 1. Sıtma hastalarında. gün aşırı ortaya çıkan yüksek ateş ve baş ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. üşüme. hastalar derin uykuya dalar. Cevap: D 150. Hb: 9 g/dL. ALT: 53 U/L olarak bulunuyor. Enterik ateş II.

Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. Hastadan alınan anamnezde. Üst gastrointestinal sistem kanaması nedeni ile hastaneye yatırılan 45 yaşındaki bir kadın hastaya acil olarak. Çoğu olguda herpes labialis belirlenebilir. Bunların tedavisinde de tek başına üç gün klorokin kullanımı yeterlidir. hareketli lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor.DrTus. keneyi kendisinin çıkardığı ve herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı öğreniliyor. Yirmiyedi yaşındaki bir kadın hasta. Bu nedenle. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. Yapılan periferik yaymanın incelenmesinde. Bu amaçla yapılan kalın damla preparasyonu ile parazitin var olup olmadığı. C reaktif protein 12 mg/dL olarak bulunuyor. B. parazitin eritrositten elimine edilmesi amacı ile sadece klorokin kullanılır. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. Cevap: E 152. Transfüzyondan iki gün sonra hastada üşüme ve titreme ile yükselen. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Hastanın yapılan muayenesinde. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. Sıtma tanısında temel ilke.600/mm3 (%57 mononükleer lökosit). karaciğere veya başka bir organa uğramadan. sonrasında bol terleme ile kendiliğinden düşen ateş geliştiği görülüyor. son bir haftadır devam eden ateş ve boynunda ağrılı şişlikler nedeni ile başvuruyor. Üç gün klorakin ve 14 gün primakin Üç gün klorakin Üç gün primakin ve 14 gün klorakin Tek doz primakin Üç gün meflokin Klorokin direnci bulunmayan bölgelerde. E. Kana karışan sporozoitler. bazofilik yapılar görülüyor. Kalın damlanın boyanmasında fiksasyon işlemi yapılmaz. bir yakınından alınan iki ünite taze tam kan transfüzyonu yapılıyor. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. Plasmodium vivax Plasmodium ovale Babesia microti Plasmodium malariae Plasmodium falciparum Babesia türleri (Babesia microti. mutlaka yapılması gereken en değerli testtir. E. öncesinde herhangi bir bağışıklık sorunu olmadığı anlaşılmıştır. alınan kanda parazitin gösterilmesidir. sağ arka servikal zincirde iki adet ağrılı. ateş 38. Kan transfüzyonu ile gelişen sıtmada da hepatik şizogoni yoktur. mononükleer 68 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 68 nöbetler sonucunda hastada anemi gelişir. üşüme. eritrosit sedimantasyon hızı 15 mm/saat. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. titreme ve sonrasında bol terleme yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce kene tarafından ısırıldığı. Gebelerin tedavisinde klorokin güvenlidir. Cevap: B 153. Cevap: C 154. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. periferik yayma ile ise parazitin türü belirlenir. Yukarıdaki bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. birer tane olmak üzere taşlı yüzük şeklinde yapılar görülüyor. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve splenomegali saptanan hastanın yapılan periferik yayma incelemesinde eritrositler içinde yonca yaprağına benzeyen. yumuşak kıvamlı ve birbirinden ayrı duran. C. klorokin verilir. D. ancak. D. Babesia divergens). Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. B. C. Bu hastaya en uygun tedavi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Hasta ve donörden yapılan periferik yayma incelemesinde normalden iri eritrositler içinde. Ateş.40C. direkt olarak eritrositleri infekte eder. Gebelik süresince sadece eritrositer formlar hedeflenir.

Kızıl – Kızamıkçık Kızıl – Toksoplazmoz Kızamıkçık – Toksoplazmoz Sekonder Sifiliz – Kızıl Sekonder Sifiliz – Toksoplazmoz Döküntülü tip toksoplazmoz: Saçlı deri. Son beş yıldır bilinen ancak tedavi altında olmayan HIV infeksiyonu olduğu öğrenilen 36 yaşındaki erkek bir hasta.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI hücrelerin %10’dan fazlasının atipik lenfositler olduğu görülüyor. C. lenfositik lökositoz ve atipik lenfositoz görülür. 69 Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında. Olgumuzdaki verilere uymamaktadır. öncelikle aşağıdaki hangi etkene yönelik özgül laboratuvar testlerine başvurulması en uygun yaklaşımdır? A. Benzer döküntüler sekonder sifilizin ikinci döneminde de (rozeoller) görülebilir. Diğer sistem bulguları doğal olarak saptanıyor. şiddetli boğaz ağrısı. ateşle birlikte avuç içi. Yüksek ateş. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir? 69 . Yapılan tetkiklerinde CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olarak saptanan hastanın çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemesinde sağ hemisfer temporal lobda üç adet. Mycobacterium tuberculosis de servikal LAP gelişimine yol açabilir. D. Ancak. nötrofilik lökositoz olmaması nedeniyle streptokoksik tonsillit Semptomatik Toxoplasma gondii infeksiyonu gelişmesi halinde en sık görülen klinik tablo lenfadenittir. splenomegali bulunması ve düşünülmemelidir. ayak tabanı ve saçlı deri dışında tüm vücutta yaygın makülopapüler döküntü görülüyor. posterior servikal LAP. el ayaları ve ayak tabanları hariç tüm vücut bölgeleri cildinde makülopapüler veya eritematöz raş görülebilir. vücudunun sol yarısında uyuşma ve güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada aşağıdaki hangi iki klinik tablonun ayrımını öncelikle yapmak uygun olacaktır? A. B.DrTus. Olguda sözü edilen döküntülerin aksine kızılda fırça ile sürülmüş gibi (skarlatiniform) kırmızı döküntüler. sonra cerahatli LAP görülmelidir. C. Bu nedenle ayrıcı tanıda bu ikisi öncelikle düşünülmelidir. B. E. D. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan. E. çevresi ödemli apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. dört günden beri devam eden ateş ve yaygın döküntü yakınmaları ile acil servise başvuran 19 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde. Cevap: E 156. Epstein-Barr virüsü Streptococcus pyogenes Toxoplasma gondii Francisella tularensis Mycobacterium tuberculosis Epstein-Barr virüsü mononükleozda konglomere servikal LAP. Francisella tularensis infeksiyonunda öncelikle cilt ülseri ya da tonsillit. kızamıkçıkta ise seyrek maküler veya makülopapüler döküntüler görülür. Hastadan istenen Rubeola IgM tetkikinin sonucu negatif olarak bulunuyor. splenomegalinin varlığı ve sedimantasyonun düşük olması bu tanıdan da uzaklaştırmaktadır. Olguda <390C ateş. Cevap: C 155. hepatosplenomegali ve atipik lenfositoz ile EBV mononükleoz benzeri bir tablo çizer.

Toxoplasma ensefaliti. Olguların %30’unda gelişir. hematolojik malignitesi olanlar veya organ transplantasyonu alıcıları gibi immünsüpressif tedavi alanlarda karşılaşılan ciddi bir infeksiyondur. beyinde birden çok odakta apse benzeri lezyonlar saptanır. BOS’da lenfositik pleositoz vardır. kafa çifti tutulumları. Yaygın bir ensefalopati ve çoğunlukla subakut başlangıçlı fokal nörolojik belirtiler söz konusudur. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. D. C. çoğu zaman abortus veya daha sonraki dönemde ölü doğum ile sonuçlanır. nodüler veya düz çizgiler şeklinde yaygın. Yenidoğanda makülopapüler döküntüler. En sık başlangıç tablosu hemiparezi ve/veya konuşma bozukluklarıdır. Bu olgularda sıklıkla Sabin-Feldman Kompleksi gözlenir. yaşlılarda. Cevap: A 157. görme bozuklukları. Cevap: B 70 . Doğuma yakın dönemde annenin suçiçeği geçirmesi D. hücresel immüniteyi bozan pek çok hastalıkta. Sylvius kanalı ve Monro deliğinin obstrüksiyonu nedeniyle hidrosefali gelişir. başta HIV infeksiyonu/AIDS olmak üzere. Hidrosefali ve psikomotor gelişme geriliği nedeni ile izlenmekte olan iki aylık bir bebekte yapılan tetkikler sonucunda beyinde. demans. hidrosefali. Paranoid psikoz. Beyinde. hepatit. • Đkinci üç ayda gelişen anne infeksiyonlarında fötusta ensefalit. Bu olgularda yalın olarak pnömoni ve koriyoretinit de gözlenebilir. Periakuaduktal ve periventriküler vaskülit ve nekrozlar tipiktir. Toksoplazma ensefaliti Primer beyin lenfoması Sistiserkoz Bakteriyel beyin apsesi Kriptokokkoz 70 Đmmünite problemi olanlarda serebral toksoplazmoz: Toksoplazmoz. ya da yay şeklinde periventriküler kalsifikasyonlar görülür. glukoz normaldir. çift taraflı koriyoretinit. nöbetler. mikrosefali.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Sabin-Feldman Kompleksi • Son üç ayındaki anne infeksiyonlarında ölü doğum ya da merkez sinir sistemi tutulumu oldukça nadirdir. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında en sık görülen fokal merkez sinir sistemi lezyonu nedenidir. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. Lezyon gelişen bölge ile ilgili. Bu hastada tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi Konjenital toksoplazmoz: • Gebeliğin ilk üç ayındaki bulaş durumunda gebelik. anemi ve ikter görülebilir. yaygın ve yay şeklinde ve ayrıca periventriküler bölgede noktavi kalsifikasyonlar ile iki taraflı koriyoretinit varlığı saptanıyor. Aslında meningoensefalit tarzındadır. koriyoretinittir. serebellar bulgular ve bilinç problemleri ortaya çıkar. Beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemede. pnömoni.DrTus. Olguların çoğunda (3/4’ünde) latent halde kalır. E. Doğum sonrasında herhangi bir patoloji belirlenmemiş ve dolayısıyla tedavi edilmemiş latent infeksiyonlu bebeklerde sonraki yıllarda (sıklıkla ilk üç yaşta) en sık gelişen klinik tablo. epileptik ataklar ve psikomotor gerilik gibi daha çok merkez sinir sistemi ile ilgili patolojiler ön plandadır. anksiyete ve ajitasyon gibi nöropsikiyatrik bozukluklar görülebilir. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamık geçirmesi B.

sol bacak ve perineal bölgede godet bırakmayan ödem saptanıyor. E. Cevap: D 160. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış.DrTus. C. Loa loa Dracunculus medinensis Onchocerca volvulus Wuchereria bancrofti Trichinella spiralis Wuchereria bancrofti infeksiyonunda.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 71 158. C. D. Bu hastanın tedavisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. şilöz assit ve şilo-toraks görülebilir. fötal infeksiyon yok: Fötusun infeksiyondan korunması için spiramisin kullanılır. B. başlangıçta larva seyahatleri nedeniyle. kilo kaybı. Bazı olgularda şilüri. ciltte koyulaşma yakınmaları ile başvuran. • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Spiramisin verilir Yalnızca sülfadiazin verilir Primetamin + sülfadiazin + folinik asit verilir Tedavi gerekli değildir Medikal abortus uygulanır Gebelerde toksoplazmoz tedavisi: • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer ve böbrek fonksiyonları normal sınırlarda saptanan hastaya yapılan Doppler ultrasonografik incelemede alt ekstremite damar yapılarında herhangi bir patoloji saptanmıyor. klinik ve laboratuvar olarak Kala-Azar hastalığı düşünülen bir olguda tanı amacı ile örnek alınabilecek en uygun doku ve bu örnekte mikroskopik incelemede görülecek olan parazit formu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Bu nedenle. kancalı kurt ve Strongyloides stercoralis infeksiyonlarında olduğu gibi. Vücudun diğer bölgelerinde. eozinofilik akciğer gelişebilir. Periferik kan lökositleri – Leishmania Periferik kan lökositleri – Leptomonas Dalak aspiratı – Leishmania Kemik iliği – Leptomonas Burun kazıntısı – Leishmania 71 . E. Ateş. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Fötusu %60 korur. Cevap: A 159. dolaşımı bozulan bölgelerdeki sekonder infeksiyonlar da bu patolojiye katkıda bulunur. D. şiddetli lenfödem gelişir. E. fötal infeksiyon var: Đlk 16 haftada pirimetamin kullanılamaz. intrauterin infeksiyon saptanan olgularda anneye tek başına sülfadiazin verilir. B. C. Bu arada. D. özellikle de alt ekstremiteyi ve genital organları boşaltan lenfatiklerdeki bu problem yüzünden. Erişkin bir erkek hasta sol bacağı ve skrotumunda yavaş olarak gelişen şişme yakınmaları ile başvuruyor. Lenf nodlarındaki erişkin formların uyarısı ile gelişen kronik inflamasyon ve proliferasyon sonucunda lenfatik drenaj bozulur. Daha geç gebelik haftalarında ise klasik üçlü tedavi uygulanabilir. askariyaz. Özellikle alt ekstremiteler ve genital bölgedeki lenfatik blokaj nedeni ile elefantiyaz tablosu gelişir.Akut toksoplazmoz geçiren altı aylık gebe bir kadına amniyosentez yapılıyor ve amniyon sıvısında toksoplazma PCR testi negatif olarak saptanıyor.

Bu amaçla çok daha güvenilir olarak dalak aspiratı (>%95 pozitif) kullanılmalıdır. burun kazıntısından.Yirmiiki yaşındaki erkek bir hasta. Makroskopik olarak kanlı ve mukuslu görünümde olan dışkının mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrositle birlikte Entamoeba histolytica kistleri görülüyor. Trypanosoma brucei gambiense Trypanosoma brucei rhodesiense Trypanosoma cruzi Leishmania brasiliensis Leishmania donovani Tedavi edilmemiş ve akut dönemi atlatmış şagaslı hastalar kronik döneme girerler. Organlar genişlemeye başlar. Cevap: E 163. Yıllarca. Ateş. Mc Neal. BOS’un mikroskopik incelemesinde her alanda bol nötrofilik lökosit ve eritrositle birlikte hareketli amipler görülüyor. Hastanın yakınlarından alınan anamnezde hastanın üç gün önce bir baraj gölünde yüzdüğü öğreniliyor. varsa cilt lezyonlarının aspirasyonundan etken gösterilebilir. Kronik dönemde de kalp yetmezliği en sık ölüm nedenidir. Erken tanı ve tedaviye rağmen 4-5 gün içinde kaybedilirler. Hastanın lökosit tabakasından (buffy-coat).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 72 Kala-Azar. kusma ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde.000/mm3 (%88 nötrofil). Kalp dilate olur (magakardiyum. Yapılan muayenede Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. Cevap: C 162. 72 . epiteloid hücreler ve makrofajlar içinde tipik Leishman-Donovan cisimcikleri halinde görülür. nazofarinkse yerleşir. Novyi) besiyerine ekim yapılır. Buradan fila olfactoria aracılığı ile beyne invaze olur. Biyopsi materyallerinden NNN (Nicolle. ateş 390C. karın ağrısı. Bunun sonucunda da kan hücresi ve işe yarar nitelikte antikor sentezi yapılamaz. E. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. proteinüri. barsak peristaltizmi artmış olarak saptanıyor. D. ancak sürekli ilerleyen bir disfonksiyon söz konusudur. Bu dönemde. Dalak aspiratı. Acanthamoeba türlerinden farklı olarak normal immüniteli bireylerde de hastalık yapar. Acanthamoeba histolytica Entamoeba histolytica Entamoeba dispar Entamoeba hartmanni Naegleria fowlerii Naegleria fowlerii inhalasyon ile veya kontamine kaplıca ve havuz sularından direkt yolla bulaşır. dilate kardiyomiyopati). nötropenik lökopeni. Çok ağır seyirli meningoensefalit (primer amip meningoensefaliti) ve miyokardite yol açar. kanlı ve bulanık görünümde BOS alınıyor. hatta yaşam boyu sürebilir. Parazit ile ileri derecede meşgul olmak zorunda kalan RES görevlerini yapamaz. C. BOS kanlı ve pürülandır. Cevap: C 161. kalp. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. nabız 118/dakika. lenfoid dokuların Leishmania donovani tarafından işgalidir. Yoğun gamma globülin artışı nedeniyle serum protein gölüne dönüştüğünden. E. megaözafagus ve megakolon saptanan Perulu bir hastada tanımlanan patolojilere neden olan etken aşağıdakilerden hangisi olabilir? A. diğer sistem bulguları ise normal olarak değerlendiriliyor. CRP 24 mg/dL olarak bildiriliyor. Hipergammaglobülinemi. bulantı. eritrosit sedimantasyon hızı 25 mm/saat. Kültürde leptomonaspromastigot formları görülür. pansitopeni. B. Anemi. Olguların çoğunluğunu çocuklar ve genç erişkinler oluşturur. son 24 saat içinde gelişen ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. başta kemik iliği ve dalak olmak üzere. C. hematüri sıktır. sedimantasyon >100 mm/saat bulunur. hasta serumuna bir damla formalin damlatılınca serumun katılaşması ile ortaya konabilir (Formol-Jel Testi). D. Dilate kardiyomyopatiye bağlı kalp yetmezliği. özefagus ve kolon gibi boşluklu organların kas tonusunu düzenleyen kas ve sinir hücrelerinde sinsi.DrTus. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. Hastanın dili kuru. kemik iliği aspiratı (%60-80 pozitif) ve lenf bezi biyopsisi materyallerinden Giemsa yöntemiyle yapılan boyamalarla etkenin Leishmania formları lökositler. hareketli amipler içerir.

Cevap: C 166. Hücrelerin sitoplazması dışında bir kesecik içine alınırlar. dönerek ileri hareket eden parazitler görülüyor. Biyopsi materyalinin incelenmesinde intestinal epitel hücrelerinin yüzeyinde vakuoller içinde yan yana oval yapılar görülüyor. Kronik non-dizanterik sendromdur E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A. Yapılan rutin mikroskopik incelemelerde ve kültürlerde herhangi bir patojen izole edilemeyen hastanın yakınmalarının düzelmemesi ve genel durumunun giderek bozulması nedeni ile intestinal biyopsi yapılıyor. Đntestinal epitel hücrelerine yapışır. kötü kokulu. Giardia lamblia Blastocystis hominis Trichomonas vaginalis Entamoeba hartmanni Entamoeba histolytica Trichomonas vaginalis. Bunu Isospora belli ve Microsporidia türleri izler. Kadınlarda asemptomatik infeksiyon veya sulu. Malaşit Yeşili gibi boyalarla boyanması. E. Asemptomatik amibiyazlı kişide farklı bir etkene bağlı kolit tablosu gelişmiştir C. Akut amibik rektokolittir 73 Olguda kanlı ve mukuslu görünümlü dışkının yapılan mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrosit saptanması amipli dizanteri ile uyumsuzdur. immünitesi yeterince gelişmemiş olan yaş grubunda (< 2 yaş) diğer yaşlara oranla daha sık görülür. Sindirim kanalında açılır. Servikste tipik olarak noktavi kanamalı bölgeler görülür (çilek serviks. hareketli parçalar gördüğünü ifade ediyor. B. bronkoalveoler sıvı ve safra materyallerinin de ışık veya faz-kontrast mikroskopi ile incelenmesi gibi yöntemlerle ookistler görülebilir.DrTus. AIDS başta olmak üzere. Balantidium coli E. Bir kadın hasta son 10 gündür iç çamaşırında beyaz renkli. Çiğ et tüketim öyküsü araştırılmalıdır 73 . Bunun dışında. D. kist formu gösterilememiştir. Đnfekte insan veya hayvan dışkılarındaki ookistler su ve yiyeceklerle alınır. kolpitis makülaris). Balantidium coli C. Üç gün üst üste dışkıda parazit yumurtası aranmalıdır B. yeşilimsi renkli vajinal akıntı ve vulvada kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. C. Amibik fulminant kolittir D. Diğer seçeneklerdeki etkenler bu şekilde bir biyopsi bulgusu görülemez. Yan yana dört muz şeklinde görünen hareketli sporozoitler serbestleşir. Giardia intestinalis B. dışkı. kanlı ve mukuslu ishal yakınmaları ortaya çıkıyor. Cevap: B 164. kaşıntı (ikinci sık semptom) ve yanma ile tipik bir vajinit tablosuna neden olur. Non-Hodkgin lenfoma tanısı ile tedavi görmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hastada ateş. Akıntıdan alınan örneğin doğrudan mikroskopik incelemesinde flajellalı. Tek doz niklozamid tedavisi verilebilir C. ciddi hücresel immünite defekti olan hastalarda görülen en sık kronik ishal etkenidir. Cryptosporodium parvum Dışkı hijyeninin kısmen yetersiz olduğu. yeşilimsi. karın ağrısı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tanıda intestinal biyopsi öncelikli ve en güvenilir yöntemdir. Sadece trofozoiti bilinmektedir. Cevap: E 165. Semptomatik non-invaziv Entamoeba histolytica infeksiyonudur B. Đnvazif bir kolit tablosu ön plandadır. Blastocystis hominis D. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta sulu. Yapılan muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanamayan hasta ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. dışkının asite dirençli boyalarla (EZN) veya Giemsa. köpüklü vajinal akıntı (en sık). Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve laboratuvar bulgusu gözönüne alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kötü kokulu. ondüle membranı (dalgalı zarı) ve dört flajellası ile dönerek-ileri hareket eder. yassı.

Cevap: D 167.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Proglottid dışkı ile atılsa da tedavisiz olgularda skoleks 15 yıl insan barsağına konuk olur.cm’sinden itibaren ince barsağa tutunurlar. Jejunumun 50. Tatlı su kabuklularınca (kopepodlarca) yutulur. karın ağrısı. direkt hiperbilirubinemi. ateş. Duodenumdan itibaren skoleks dışa döner. ALP ve GGT düzeylerinde artma saptanıyor. Karın ağrısı ve ishal yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde sık sık. Karın ağrısı. kapaklı helmint yumurtaları görülüyor. Paragonimus westermani B. küçülür (akordiyon karaciğer). splenomegali ve gövdesinde yaygın ürtiker plakları saptanıyor. Bu arada. Hermafrodit olduklarından kendi kendilerini döllerler. Fasciolopsis buski Heterophyes heterophyes Schistosoma haematobium Fasciola hepatica Paragonimus westermani Fasciola hepatica’nın safra yollarına yerleşme döneminde. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yumurtalar ve/veya proglottidler insan dışkısı ile dış ortama atılır. Larva ile infekte hayvan eti pişirilmeden yenince insanlar tarafından sistiserkuslar alınır. çiğ balık içeren Uzakdoğu yemekleri yapan lokantalarda yemek yediği öğreniliyor. Halkalar skoleks ve boyundan uzaklaştıkça daha gelişkin hal alırlar. Uterus çok miktarda yumurta ile doludur. öksürük ve yaygın kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. cilt ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde cilt ve skleralarda ikter ile birlikte hepatomegali saptanıyor. Kurtçuklar balık kasında pleroserkoide dönüşürler. Hymenolepis nana E. Biliyer siroz gelişimi sıktır. Erişkin. Cevap: D 169. Balıkların çiğ olarak yenmesi sonucunda da insan infeksiyonu gelişir. ateş. uzun süre (10-13 yıl) safra yollarına mekanik toksik etkide bulunur. Tedavide ek olarak purgatif bir ilaç verilmesi gerekli değildir 74 Taenia saginata: Dünyada en yaygın sestod infeksiyonu etkenidir. Taenia saginata yumurtaları insanlar için infektif değildir. Aile tedavisi gerektirmez. D.DrTus. Diphyllobothrium latum Đnsanlara larva içeren balıkların çiğ olarak yenmesi sonucu bulaşır. Diğer aile üyelerine de tedavi verilmelidir E. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken sestod aşağıdakilerden hangisidir? A. En uçtakiler gebe halkalardır. ishal ve eozinofili başlıca semptomdur. Karaciğer aralıklı olarak büyür. Cevap: E 168. E. Dışkıdan yapılan parazitolojik incelemede. Bir gölde kıyı balıkçılığı yaptığını söyleyen erişkin bir erkek. gelişmeye başlarlar. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yüksek ateş. Taenia saginata D. eklem ağrıları. karın ağrısı. Yapılan laboratuvar tetkiklerde eozinofili. Kopepodlarda küçük kurtçuklara (proserkoid) dönüşürler. Tatlı suda. B. yumurta içinde erginleşen hareketli korasidyum larvalar yumurtadan ayrılır. Fasciola hepatica C. kolanjit ve tıkanma sarılığına neden olur. Balıklar tarafından bu kabuklular yenince kurtçuklar alınır. Yapılan muayenesinde servikal ve aksiller LAP ile birlikte. Đnce barsaklara iki adet emici oluğu ile tutunarak erişkin hale ilerler. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides 74 . kan ile beslenir. Eozinofili.

Metabolik aktivitesine bağlı olarak kolik tarzında epigastrik karın ağrılarına veya abdominal rahatsızlık hissine yol açabilir. Cevap: E 170. Ağız. Allerjik reaksiyonlar gözlenebilir. 3. 2. E.ayında. E. Ascaris lumbricoides infeksiyonunun tanısı dışkıda safra ile boyanmış yumurtalarının görülmesi ile konur. Đnce barsaktaki erişkin. 2. Tam kan ve periferik yayma incelemesinde lökositoz ve eozinofili saptanan hastanın balgam örneğinin Gram yöntemiyle boyanmasında herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. C. Cevap: A 171. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum Askariyazda klinik tablo: 1. Yumurtlama (erişkin) dönemi: Đnfeksiyonun 1-2. B. artralji. Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum 75 Şistozomiyaz üç dönem halinde incelenebilir. balgam çıkarma ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Yetişkin bir kadın hasta bir haftadan beri devam eden ateş. Erişkin forma ait belirtiler: En önemli patolojiler larvanın erişkin forma geliştiği döneme aittir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. alveolleri geçerken inflamasyona neden olur ve yüksek ateş ile birlikte astmatik solunum görülebilir. trakea. ateş.Karın ağrısı ve kilo alamama yakınmaları ile getirilen sekiz yaşındaki bir çocuk hastada yapılan dışkı incelemesinde. Serum hastalığı benzeri allerjik reaksiyonlar (ürtiker). C. Larva seyahatine bağlı klinik tablolar: Akciğerdeki evrim döneminde. Yapılan muayenesinde her iki akciğerde yaygın ronküsler işitilen hastaya çekilen akciğer grafisinde iki taraflı hiler infiltrasyon görülüyor. Damar içindeyken gövdelerini konak antijenleri ile kaplayarak immüniteden kaçınabilirler. larva antijenlerine karşı gelişen aşırı duyarlılık nedeni ile yüksek ateş. Yumurtaların dışındaki protein örtüye dışkıdaki partiküller yapıştığı için girintili-çıkıntılı bir görünüm sergilerler. Nadiren lober tutulum ile daha şiddetli bir tablo çizebilir. burun ya da anüsten dışarı çıkması da olasıdır. Đnfeksiyon (larva) dönemi: Serkaryaların cildi deldiği yerde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. LAP. larvalar intrahepatik portal venlerde olgunlaştıktan sonra çiftleşirler. D. östaki tüpleri gibi anatomik boşluklara anormal göçler de söz konusu olabilir. Dişi erkekten ayrılarak ilgili bölge venalarına yumurtlar. genellikle tekrarlı temaslardan sonra. sarımsı ve çok sayıda eozinofil içeren balgam ve eozinofili ile özel Loeffler sendromu gözlenebilir. Kronik (yumurta irritasyonu) dönem: Yumurtaların bırakıldığı organ ve dokularda yumurtaların sekrete ettikleri antijenlerin kronik irritasyonu sonucu fibrozis ve granülomlar oluşur. D. B. Tersil gidiş ile mide. safra ile boyalı helmint yumurtaları görülüyor.DrTus. splenomegali ve karın ağrısı ile özel Katayama sendromu görülebilir. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tekrarlı karşılaşmalarda (re-infeksiyonlarda). öksürük. öksürük. bol. 75 . 24 saat içinde dermatit (yüzücü kaşıntısı) görülür. Yumurtası safra ile boyanmaz. C. Giemsa ile boyanmasında ise balgamın bol eozinofil içerdiği saptanıyor. larvası ile bulunur. D. Strongyloides stercoralis Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Necator americanus Ancylostoma duodenale Strongyloides stercoralis dışkıda yumurtası ile değil. 1. lümendeki sıvı besinlerle beslenir. çevresi girintili-çıkıntılı. E.

düzgün kenarlı yumurtarı ile kolayca tanınırlar. kriptalara girer. Đlginç olarak. anüste yumurtadan kurtulan larvalar yukarı gidişle kolona ulaşabilirler. distansiyon. diğer tarafı dışa bombeli şekilde görülür. Yutulan Trichuris trichiura yumurtasından ince barsaklarda larva açığa çıkar. Uzun süredir devam eden ve zaman zaman kanlı olabilen ishal.7-1. C. Ciddi olgularda. Đnce baş kısımları ile mukozaya gömülerek 3 ayda 3-5 cm uzunluktaki erişkin forma gelişir. D. Necator americanus ve Ancylostoma duodenale kancalı kurtlardır. Buraya 5-15 bin yumurta bırakır ve ölür. E. ancak kanlı ishale neden olmayan. En çok 1. En önemli belirti. Daha sonra barsak lümenine geçerek kalın barsağa (çekuma) ilerler.5 cm büyüklüğündedir. inatçı kanlı ishal ve kilo kaybı görülür. kolonda çiftleşir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Yumurtası safra ile sarı boyanır. Yumurta safra ile boyanmaz. geceleri anal bölgedeki kaşıntıdır. verilen boyuttan daha küçük nematoddur. Enterobius vermicularis Ancylostoma duodenale Necator americanus Trichuris trichiura Hymenolepis nana Enterobius vermicularis de çekuma yerleşir. Embriyo dışarıda nemli. meyva ile tekrar insana alınır. Akut miyeloblastik lösemi tanısı ile izlenmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hasta. Dışkı ile yumurta atılır. ileus ve apandisit gibi tablolar da gelişebilir. Yumurtası safra ile boyanmaz. Cevap: B 173. D. 10 gün burada kalır. 0. Tersil infeksiyona (retro-infeksiyon) yol açabilirler. B. Cevap: B 172. Bu olgularda mental değişiklikler.5 cm boyutlarında nematodlardır. B. Dişi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.Sık tekrarlayan alt üriner sistem infeksiyonu ve perianal bölgede özellikle geceleri olan şiddetli kaşıntı yakınmaları olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunda özellikle varlığı araştırılması gereken nematod aşağıdakilerden hangisidir? A. ılık ortamda 3 haftada gelişir. Đnflamatuvar barsak hastalığı ön tanısı ile kolonoskopi yapılan hastanın kolon mukozasında çok sayıda. karın ağrısı. Oval. C. Hastalığın seyrinde eozinofili ve allerjik reaksiyonlar sıklıkla görülen özelliklerdir. karın ağrısı ve kilo kaybı yakınmaları nedeni ile başvuran erişkin bir erkek hastanın yapılan tetkiklerinde anemi ve eozinofili saptanıyor. Kısa sürede erkek ölür. Cevap: D 174. Bu şekilde mukozaya gömülü olarak uzun yıllar yaşar. aniden başlayan genel durum 76 . Ancylostoma duodenale ve Necator americanus ince barsak parazitleridir. yaklaşık 45 cm uzunlukta yuvarlak parazitler görülüyor. Kenarları tırtıksızdır. mukozaya gömülü. Nadiren de kadın genital bölgesi aracılığı ile peritona ulaşabilirler. Üretra yolunu kullanarak enterik bakterileri mesaneye ulaştırabilirler. gece saatlerinde anal bölge cildine kadar gelir.DrTus. Hymenolepis nana da ince barsağa yerleşen bir sestoddur. Sebze. 76 Enterobius vermicularis’in yumurtası tek tarafı düz. E. Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Trichuris trichiura Schistosoma haematobium Trichomonas vaginalis Enterobius vermicularis’in dişi ve erkekleri.

Zamanla kistler genişleyince bronşiyollere açılır. peritonit gibi ciddi komplikasyonlar da görülebilir. E. eozinofilik pnömonilere neden olur. Yerleştiği organ ile ilgili yer işgal eden larva lezyonlarına neden olur. Strongyloides stercoralis infeksiyonunda kutanöz. Sıklıkla karaciğere. D. sonra da plevral kaviteyi geçer. Menenjit. allerjik cilt döküntüleri. aynı zamanda da larvaları ile miyalji gibi kas bulguları verirler. B. Akciğer parankiminde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Trichinella spiralis Toxocara canis Paragonimus westermani Ascaris lumbricoides Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis bulaştan sonra ince barsaklara yerleşir. hem ara konağı hem de son konağı aynı canlı olan (domuz veya insan) bir nematoddur. bronkospazm). bazen de böbrek. erişkinleri ile gastrointestinal sistem bulguları. Sonuçta ölürler. merkez sinir sistemi ve kaslara ulaşır. ateş. C. kalp. Larva sayısının fazla olduğu ciddi olgularda ağır nöro-psikiyatrik tablolar (psikoz. Metaserkaryalar. Đshal ve ardından ateş.DrTus. fibröz bir kapsül ile çevrelenmiş psödokistler içinde yaşar. konjestif kalp yetmezliği ve diyafragma da etkilenmişse respiratuvar arrest ile hastayı ölüme götürebilir. Ascaris lumbricoides akciğerde larva formunda bulunur. karın ağrısı. Cevap: E 175. Đnsanlarda erişkin forma ilerleyemez. fatal olabilen hiperinfeksiyon tabloları ortaya çıkabilir. Postmortem inceleme sırasında tüm visseral organların bir helmint larvası tarafından istila edildiği görülüyor Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Akciğer parankimine ulaşır. Çiftleşme sonrasında doğurulan larvalar adaleye yerleşir. Yumurtalar köpek dışkısı ile alınır. B. C. E. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak ölçülüyor. böbrek gibi organlara yerleşir. periorbital ödem ve eozinofili gelişir. Toxocara canis visseral larva migrans etkenidir. Paragonimus westermani iyi pişirilmeden yenen yengeçler ile bulaşır. Peptik ülser benzeri belirtilere ve eozinofiliye yol açar. ensefalit ve pnömoni tabloları belirebilir.80C. D. kas ağrıları. Yapılan muayenesinde ateş 38. Dolayısıyla. Sonraki dönemlerde ampirik antibiyotik tedavisine rağmen çoklu organ yetmezliği gelişen hasta kaybediliyor. Parazit dolaşıma geçerek organ belirtilerine neden olur. Otoinfeksiyon gelişen barsak bölgelerinden enterik bakteriyel etkenlerin de kana invazyonu sonucunda sepsis tabloları gelişebilir. pulmoner ve intestinal fazlar vardır. Hasta yaşayabilirse larva içeren doku kistleri dejenerasyon ile kalsifiye olurlar. Mortalite >%80’dir. miyokardit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 77 bozukluğu ve ateş nedeni ile acil servise başvuruyor. Barsakta açılan yumurtalardan çıkan larvalar dolaşım ile organ ve dokulara göç eder. karaciğer. Wuchereria bancrofti Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis Ascaris lumbricoides Toxocara cati Trichinella spiralis. Hastadan alınan anamnezde bir hafta önce çiğ köfte yediği öğreniliyor. Sidirim sistemine ulaştıktan sonra erişkin formda serbestçe yaşar. Larvaların yerleşmesi sonucunda. meningoensefalit. serebro-vasküler olaylar) gelişebilir. Periorbital ödem. Oluşan allerjik reaksiyon ve granülomlar asıl patolojiyi belirler. Sonuç olarak. döküntü ve şiddetli kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. kaslarda hassasiyet ve barsak peristaltizminde artma dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Akciğer (sıklıkla. Larvanın salgıladığı toksik ürünlerin neden olduğu vaskülit tabloları belirebilir. Hematolojik malignitelilerde sıktır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde belirgin eozinofili ve serum CPK düzeyinde artma belirleniyor. beyne ve göze. Cevap: C 77 . ince barsak duvarını delerek transperitoneal yoldan ulaştıkları diyafragmayı. beyin. nabız 106/dakika. Kronikleşmeden sonra bir nedenle immünite bozulursa gelişen otoinfeksiyonlar sonucu disseminasyon ile çok şiddetli.Otuzsekiz yaşındaki bir erkek hasta son üç gündür devam eden ishal.

ateş. B. Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Adenovirüs Streptococcus pyogenes Epstein-Barr virüsü mononükleoz. cilt ve göz tutulumundan ibaret infeksiyonlara neden olur. Akut gastroenterit tanısı ile yatırılan hastaya semptomatik tedaviye başlanıyor. yaygın lenfadenopati. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. öpüşen tonsillalar ve splenomegali söz konusudur. hareketli. eritrosit sedimantasyon hızı: 15 mm/saat. Herpes simpleks virüs-1. E. sulu ishallere neden olur. Rotavirus Ekovirüs Norwalk virüsü Astrovirus Adenovirüs Rotavirus. burun tıkanıklığı ve gözlerinde yanma. soğuk algınlığı. yüz. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. Streptococcus pyogenes. piknik ishallerine neden olur. bebeklik döneminde genelde ağız. Sitomegalovirüs. 78 . konjunktivit. batma yakınmaları ile başvuruyor. Norwalk virüsü de kısa süreli. yüksek ateş. immün yetmezliklilerde çoğunlukla asemptomatik bir infeksiyona neden olur. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta. kendiliğinden iyileşen. Yapılan batın ultrasonografisinde ileum enine kesitinde hedef tahtası görünümü saptanıyor. B. Yüksek ateş. D. üst solunum yolu infeksiyonları. Bazen hafif ateş. CRP: 4 mg/dL olarak saptanıyor.DrTus. E. sulu ishal yakınmaları ile getiriliyor. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 78 176. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan muayenesinde konjunktivalar ve orofarinkste hiperemi ile ön servikal zincirde ağrısız. Ekovirüs. boğaz ağrısı. öksürük. eksüdatif farenjit. şiddetli boğaz ağrısı. lökopeni ve hafif bir hepatit tablsu ile de kendini gösterebilir. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. Yatışının ikinci gününde kusmaları şiddetlenen hastanın dışkısının çilek jölesine benzer görünümde kanlı çıkmaya başladığı görülüyor. Adenovirüs infeksiyonları için aşağıdaki tabloya bakınız. Cevap: D 177. sulu. C. kusma. 1x1 cm boyutlarında LAP dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 7600/mm3 (%58 nötrofil). iki günden beri devam eden ateş. puberte sonrasında geçirilirse ağır seyirli bir tablo oluşturur. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. tek tek servikal LAP ile kendini gösteren bir hastalıktır. Yukarıda tanımlanan klinik tabloya yol açan en sık viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Astrovirüs de kısa süreli. C. yüksek ateş ile seyreden ozmotik ishal etkenidir.

GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. bacaklarında güç kaybının ise son iki gün içinde geliştiği öğreniliyor.Poliovirüs Bell paralizisi – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu . E. simetrik. C. farinks ödemi ve hiperemisi. kusma ve karın ağrısı ile kendini gösteren ishal tablolarına yol açar. Postinfeksiyöz demiyelinizan polinöropati ya da akut inflamatuvar polinörit olarak da isimlendirilebilir. boğaz ağrısı. GBS nedenleri arasında şimdilik kaydıyla saptanabilir en sık infeksiyöz etkendir. D. farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlara neden olma olasılığı çok düşüktür. genel infeksiyon belirtileri ve ağız içi-jinjiva vezikülleri ile özel bir tablo halinde (jinjivostomatit) görülür. Etken çoğunlukla HSV1’dir. Herpes simpleks virüs-1’e göre olasılık çok daha düşüktür. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü: Yüksek ateş ve ciltte veziküllerle başlar. Yüksek ateş. Campylobacter gastroenteriti.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 79 Adenovirüs (enterik adenovirüsler. rotavirüsten sonra ikinci sırayı almaktadır (tüm olguların %30’u). ateş. boğaz ağrısı ve bacaklarında güç kaybı nedeni ile yürüyememe yakınmaları ile getiriliyor. D. 6. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. B. SLE ve aşı uygulamaları gibi pek çok farklı nedenle de ortaya çıkabilir. HSV). mikoplazmoz ve viral infeksiyonlardır (EBV. Barsaklardaki lenfatiklerde hipertrofi de tabloya eklenebilir. Bu durum. Anne-baba kaynaklı olarak küçük çocuklarda da oral infeksiyonlara yol açabilir. Paralitik polio . Herpes labialis’li erişkinlerin lezyonları ile veya virüs saçan salyaları ile yakın kontakt sonucu gelişir. Çocuklarda ve immün yetmezliklilerde gastroenterit nedeniyle hastane bakımı gerektiren viral etkenler arasında. Otoimmün. Tonsilla ve farinkste veziküler lezyonlarla kendini gösterir. kansız ishal. splenomegali ve her iki alt ekstremite distalinde. Herpes simpleks virüs-2: Herpes simpleks virüs-1 nedeniyle erişkinlerde gelişen akut oral infeksiyonlar. söz konusu tablonun EBV olduğunu 79 . Olası diğer infeksiyöz nedenler. Cevap: E 178. Bölgesel LAP saptanır. küçük çocuklarda invajinasyona yol açabilir. %18 oranında atipik lenfositler ve karaciğer transaminaz yüksekliği bulunuyor. Virüsle ilk kez karşılaşan erişkinlerde ise akut herpetik faringotonsillit şeklindedir. yumuşak paralizi ve duyu kaybı varlığı saptanıyor. Alınan anamnezde ateş ve boğaz ağrısının yaklaşık bir haftadır devam ettiği. Bu hastada görülen nörolojik komplikasyon ve etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Hodgkin lenfoması. Epstein-Barr virüsü ve Sitomegalovirüs: Veziküler infeksiyonlara neden olmaz. Oral infeksiyonlar küçük çocuklarda. Boğaz ağrısı. Söz konusu klinik tablonun en sık karşılaşılan etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Herpes simpleks virüs-1: Tanımlanan tabloya en uygun viral etkendir. C. B. tıbbi aciller arasında değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. Bunlar dışında cerrahi girişimler. Adv 40-41) yüksek ateş. CMV. Üç yaşındaki bir çocuk ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile getiriliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfositik lökositoz. ağrılı servikal LAP ve splenomegali. çoğunlukla oral seks snrasında Herpes simpleks virüs-2 tarafından da oluşturulabilir. Olgumuzda mevcut eksüdatif tonsillit.DrTus. aydan 5 yaşına kadarki dönemde sıktır. E.Sitomegalovirüs Bell paralizisi – Sitomegalovirüs Guillain-Barré sendromu – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu: Poliomiyelit tehdidinden kurtulduktan sonraki dönemde en çok görülen flask paralizi tablosudur. Hastanın yapılan muayenesinde farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlar görülüyor. Cevap: B 179. Özellikle Campylobacter jejuni. Yapılan muayenede eksüdatif tonsillitle birlikte ağrılı servikal LAP. bazen göze ve diğer mukozalara da bulaşabilir.

davranış bozuklukları. Yenidoğanlar hariç etken HSV1’dir. bulantı. boğaz ağrısı. Hastaya yapılan lomber ponksiyonda ise alınan BOS örneğinin 350/mm3 eritrosit içerdiği görülmüş. yumuşak damakta peteşiyal döküntüler. anosmi. jeneralize konvülsif ataklar. Paralizilere ve komaya ilerleyebilir. hafıza kaybı. afazi. C. ateş. Ekovirüs Rabies virus Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 HSV ensefaliti: Akut. Diğer viral menenjit ve ensefalit bulguları yanında çok sayıda eritrosit görülmesi önemlidir. Kesin tanı için EBV VCA IgM istenir. E. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 17. B. Bu hastada kesin tanı için öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. D. Hastalarda EEG ve görüntüleme tetkiklerinde patolojiler 80 . E. Nadiren BOS glukoz düzeyleri düşük bulunabilir. ateş. BOS’ta PCR ile virüs varlığının belirlenmesi çok değerlidir. Yirmibeş yaşındaki bir erkek hasta. B. Beyin manyetik rezonans görüntülemesinin incelenmesinde sol temporal lobda intensite artışı bildiriliyor. D. bilinç değişiklikleri gibi ensefalitlerde görülen belirti ve bulguların yanında. Alınan anamnezde bir gün önce ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile başvurduğu birinci basamak sağlık kuruluşunda kriptik tonsillit tanısı ile oral ampisilin-sülbaktam tedavisi başlandığı ve bugün de döküntülerin ortaya çıktığı öğreniliyor. Patoloji genelde tek bir temporal lobdadır. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. halüsinasyonlar ve fokal epileptik ataklar gibi lokal nekrozlara bağlı limbik sistem ve orbito-frontal. Yenidoğanlarda erişkinlere göre daha sık karşılaşılır. baş ağrısı. C. Diğer ensefalitler içinde de en ağır olandır. Tanımız EBV mononükleoz. Onsekiz yaşındaki bir genç kız. kusma. baş ağrısı. Yapılan muayenesinde üzerleri eksüda ile örtülü hiperemik ve hipertrofik tonsiller. meninks irritasyon belirtileri. çoğunlukla da temporal lob belirtileri ile kendini gösterir. Cevap: E 80 180. nekrotizan ve tedavisiz olgularda %70 fatal seyirli viral bir ensefalittir. BOS glukoz ve protein düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile acil servise getiriliyor. EA IgG EBNA IgG Paul-Bunnel testi EBV VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Genç yaş + Boğaz ağrısı + Membranöz tonsillit + Ampisilin raşı + Damak peteşileri + Servikal paketli LAP. BOS’ta HSV IgM antikorları da aranmalıdır. servikal konglomere LAP ile birlikte tüm vücutta yaygın maküler döküntü görülüyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI vurguluyor.300/mm3 (%63 mononükleer lökosit). Olguların yarısında primer infeksiyon sırasında gelişir. Ateş. BOS’ta herhangi bir patoloji belirlenemeyebilir. CRP 24 mg/L olarak saptanıyor. karın ağrısı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan EEG incelemesinde temporal lobda patolojik değişiklikler saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: D 181.DrTus.

Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 183. erken tanıda kullanışlıdır. Diğer yöntemlerle tanıya varılamamış olgularda kesin tanı için stereotaktik beyin biyopsisi ile alınan materyal floresan antikor boyama ile incelenir. Ramsey-Hunt Sendromu – Sitomegalovirüs Herpes Labialis – Herpes simpleks virüs-1 Ekzema Herpetikum – Varisella zoster virüsü Ramsey-Hunt Sendromu – Varisella zoster virüsü Ekzema Herpetikum – Herpes simpleks virüs-1 Zona. büllöz lezyonlar görülüyor. tomografiden daha duyarlıdır. 8. zonaya yol açarlar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. radyolojik bulgular elde edilmeden ve BOS patolojileri henüz gelişmeden önce tanıyı düşündürecek en erken veriler olabilir. Gruplu ve çok ağrılı veziküler sekonder lezyonlara.DrTus. Hastadan alınan anamnezde son üç gündür yüksek ateşle seyreden viral bir üst solunum yolu infeksiyonu nedeni ile semptomatik ilaçlar kullandığı öğreniliyor. B. Lezyonların zemininden alınan sürüntü örneklerinin Giemsa ile boyanması sonucunda epitel hücrelerinin nükleusunda bazofilik inklüzyon cisimciklerinin bulunduğu görülüyor. bunların innerve ettikleri dermatomlara geri dönerler. Patolojik EEG bulguları. E. baş dönmesi ve işitme azlığı yakınmaları ile başvuruyor. D. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 81 belirlenebilir. Bu olgularda kalıcı sekel olasılığı fazladır. damak kaynaklı tad ve salivasyon kaybı. malignite. Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta sağ kulağında ağrılı kabarcıklar çıkması. gangliyon geniculate’deki reaktivasyon sonucu gelişmiş ise ciddi düzeyde yüz felci. Manyetik rezonans görüntüleme. Yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. dış kulakta veziküller. koriyoretinit ve kortikal atrofiye bağlı motor fonksiyon bozuklukları görülüyor. gözyaşı ve nazal sekresyonda azalma görülür. Kırksekiz yaşındaki bir kadın hasta göğüs sol yan tarafında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. Lezyon bölgesindeki ağrı çok şiddetli olabilir ve lezyonlar krutlandıktan aylarca sonrasına kadar sürebilir (post-herpetik nevralji). sinir tutulumu (Rumsey-Hunt sendromu). sağ dış kulak yolundan zigomatik bölgeye doğru yayılan veziküler. özellikle Hodgkin lenfoması ve immün yetmezlik gibi hücresel immünite kusurlarında VZV reaktivasyonları gelişebilir. Cevap: D 184.Üç aylık bir bebeğin yapılan muayenesinde alt ekstremitelerde hipoplazi. E. Tanımlanan patolojilere neden olabilen viral infeksiyon tablosu aşağıdakilerden hangisidir? 81 . Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Đleri yaş. B. Erken tedavi yaşam şansını artırır. C. Yapılan muayenesinde sol torakal bölgede bir dermatom alanına uyan bölgede eritemli zemin üzerinde çok sayıda veziküler lezyon olduğu görülüyor. C. Gecikilmiş olgularda antiviral tedavi beyin hasarını önleyemez. Duyu sinirleri boyunca. nörolojik tablo oturmadan. Cevap: D 182.

hafif ateşle seyredebildiği gibi bazen ciddi. ancak yanıt alınamıyor. karaciğer enzim patolojileri belirlenebilir.DrTus. interstisyel infiltrasyon saptanan hastaya ampirik olarak moksifloksasin tedavisi başlanmış. B. Ensefalitte hidrosefali. Gebeliğin son üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi B. Koroner by pass operasyonu gibi sık transfüzyon gerektiren durumlar sonrasında da gelişebilir. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi D. PPD testi yapılması E. Heterofil antikor negatiftir. atipik lenfositoz. lökopeni ve pnömoni üçlüsü. Lökopeni. Akciğer trasplantasyonu yapılacak olgularda erken ölüm ve rejeksiyon için 82 . karaciğer transplantasyonunda karşılaşılan en sık viral komplikasyondur.200/mm3.Böbrek nakli yapılan 43 yaşındaki erkek bir hasta ameliyattan iki ay sonra ateş. iskelet anomalileri vb. yüksek ateş. Toksoplazmoz. IgG araştırılması Transplant sendromları: Böbrek. kemik iliği. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. EBV mononüleozdan. akciğer ve kalp transplantasyonu yapılanlarda 40 gün ateşi olarak bilinen bir tabloya neden olur. Cevap: D 186. görülür. Tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Đnsan hücrelerinde mitozu metafazda durdurur. ikinci üç ayda MSS patolojileri (ensefalit). Yapılan Monospot test negatif olarak saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Çekilen akciğer grafisinde iki taraflı heterojen. Gebeliğin ilk üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. Kızamıkçıkta mikrosefali. Fötusta organ (özellikle ekstremite) hipoplazileri. şiddetli boğaz ağrısı olmaması ve servikal. böbrek transplantasyonu yapılan olgularda gelişen en sık infeksiyöz komplikasyondur. Serumda Mycoplasma pneumoniae antikorları aranması C. CMV pnömonisi. karaciğer. D. Keza. Hepatit. Gebeliğin ilk üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi 82 VZV. miyalji ve LAP ile kendini gösterebilir. Transplant sendromları. gebeliğin ilk üç ayında geçirilen infeksiyon sırasında %10 olasılıkla. PDA). ilk 20 hafta içinde ise %2 olasılıkla fötusa da bulaşır. bebek aktif infekte doğar. Epstein-Barr virüsü Hepatit B virüsü Hepatit C virüsü Sitomegalovirüs Transfusion Transmitted Virus CMV mononükleoz: Normal immüniteli bireylerde gelişen akut primer CMV infeksiyonu tablosudur. E. Çoğu zaman asemptomatiktir. kalp patolojileri (ör. %25’i atipik lenfositler olmak üzere %69 lenfosit ve %5 monosit ve karaciğer transaminaz yüksekliği belirleniyor. ölüm triadı olarak anılır. 1/3’ü ölür. mikroftalmi. belirgin LAP bulunmaması ile ayırt edilir. koriyoretinit (konjenital varisella sendromu) gelişir. kortikal atrofi. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. ilerleyici bir tablo çizebilir. Yapılan muayenesinde orofarinkste hiperemi ve splenomegali saptanan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde. Genel bir halsizlik tablosu. öksürük. Cevap: E 185. ilk üç ayda abortus. son üç ayda ise latent infeksiyonlara neden olur. lökosit formülünde %26 nötrofil. periventriküler ve parankimde yaygın serebral kalsifikasyonlar tipiktir. Doğuma yakın geçirilmişse. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. CMV mononükleozda B lenfosit immortalizasyonu yoktur. Đdrarda Legionella antijeni aranması B. Serumda Epstein-Barr virüsü VCA IgM araştırılması D. Koroner by-pass ameliyatı geçiren ve ameliyat sırasında üç ünite taze tam kan transfüzyonu yapılan bir hastada ameliyattan dört gün sonra ateş ile birlikte kas-eklem ağrıları gelişiyor. mikroftalmi. lökosit sayısı 3. Serumda Sitomegalovirüs IgM.

B. Primer infeksiyon genelde yüzeyel kalmaya meylederken. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 83 en önemli risk faktörü. Primer semptomatik HSV göz infeksiyonları vezikülerdir. kolit). palpebralarda ödem ve veziküller görülür. tedavi edilmezse hızla körlüğe ilerler. Son yıllarda özellikle gansiklovire dirençli olgularda foskarnet kullanımı ile iyi sonuçlar alınmaktadır. %95 tek taraflıdır. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken ve tedavisi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A.) görülebilir. Papilloma virüs infeksiyonu gibi toplumdan edinilmiş. 1-6 ay: Listeriyoz. Pneumocystis carinii ve Nocardia pnömonileri Đlk 6 aydan sonra: Tüberküloz • Diğer infeksiyonlar: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş (kateter. blefarit. yeşil renkli ishal ve zaman zaman ortaya çıkan kasılma yakınmaları ile getiriliyor. kriptokokkoz. Virüsün trigeminal gangliyonlara yerleşmesi sonucunda keratit. alıcının ise seronegatif bulunmasıdır. toksoplazmoz. sekonder keratitler derin dokulara ilerleme sonucunda körlüğe kadar gidebilir. Koriyoretinit de çok sık görülmektedir (%30). Eritema kronikum migrans – Borrelia burgdorferi 83 . Yüksek ateşle seyreden infeksiyöz mononükleoz tablosu gelişir. Risk gruplarında bu tedaviye CMV immünglobülini de eklenir. Floresan boyama ile dendritik ülserasyonlar kolayca tanınabilir. rekürrent göz infeksiyonları gelişebilir. Đki yaşındaki bir çocuk iki gündür devam eden yüksek ateş. Herpes simpleks virüs-1 – Asiklovir Herpes simpleks virüs-2 – Asiklovir Sitomegalovirüs – Gansiklovir Sitomegalovirüs – Asiklovir Herpes simpleks virüs-1 – Foskarnet AIDS’de CMV infeksiyonu: Terminal dönemde sıktır. strongiloidoz. Gansiklovir ise oldukça başarılı tedavi sağlar. C. layşmanyoz. görme azalmıştır. gastrit. donörün CMV seropozitif. E. Cevap: C 188. Đnterstisyel pnömoni. gastrointestinal ülserler (özofajit. Terminal dönemde bir AIDS hastası gözlerinde yanma. inatçı infeksiyonlar. C. Tedavisinde asiklovir etkisizdir. Aspergillus. Tutulum bölgesi hipoesteziktir. Çocuk Hastalıkları servisinde gözlem altına alınan hastada ateş kendiliğinden düşüyor ve sonrasında omuzlardan karına yayılan eritemli döküntü ortaya çıkıyor. Yan etkisi fazladır. keratokonjunktivit gibi sekonder. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfopeni dışında patolojik bulgu saptanamayan hastada tanımlanan klinik tablo ve en olası etken ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. yara kaynaklı) infeksiyonlar. Yapılan oftalmolojik muayenesinde koriyoretinit saptanıyor. batı Nil ensefaliti vb. Đlk 6 aydan sonra: CMV koliti/retiniti. merkez sinir sistemi hastalıkları ve hepatit diğer tablolardır. greftten bulaşan viral infeksiyonlar (hepatit B. kızarma ve görme kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Solid organ transplantasyonu yapılmış alıcılarda gelişebilme olasılığı yüksek infeksiyonlar şöyle sıralanabilir: • Akciğer infeksiyonları: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş pnömoniler 1-4 ay: HSV pnömonisi (ilk viral pulmoner infeksiyon) 1-6 ay: CMV. Cevap: E 187.DrTus.

artrit. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik inceleme aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. artralji. C. Hastanın yapılan muayenesinde tüm vücutta yaygın papüler döküntü ile birlikte servikal ve aksiller çok sayıda ağrısız hareketli LAP varlığı dikkati çekiyor. Tedavide gansiklovir kısmen etkilidir. Birden başlayan 39-40oC ateş 2-3 gün sürer. Cevap: D 189.DrTus. Sekiz yaşındaki bir çocuk yaygın cilt döküntüleri nedeniyle getiriliyor. daha sonra karın cildine yayılan ekzantemler tipiktir. Hastalık (ekzantema subitum. E. Đnfeksiyonun klinik başlangıcı (preikterik dönem) genellikle gürültüsüz ve sinsidir. Cevap: C 190. kronik infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgG pozitif bulunur. bakılamıyor ise HBeAg sınırlı bilgi verir. Multisentrik Castleman hastalığı (anjiyofolliküler lenf bezi hiperplazisi. konvülsiyon. membranöz glomerülonefrit ve poliarteritis nodosa (PAN) gelişebilir. Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonlularda görülen Kaposi sarkoma D. akut infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgM. Afrika tipi Kaposi sarkomu Đnsan Herpesvirüsü-8 ile ilişkili hastalıklar: 1. ekstranodal B lenfosit lenfomaları.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Eritema infeksiyozum – Parvovirüs B19 Eritema multiforme – Mycoplasma pneumoniae Roseola infantum – Đnsan Herpesvirüsü-6 Ekzantema subitum – Đnsan Herpesvirüsü-7 84 6. Negatif ise asla infekte olmamıştır. Đmmün kompleks hastalığı belirtileri sıktır. Ateş düştükten sonra omuzdan başlayan. Sadece %15-25 olgu ikteriktir. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazlarının normalin 10 katından fazla arttığı saptanıyor. B lenfositlerden köken alan Non-Hodgkin lenfoma C. Negatif ise asla akut olamaz. En son yüz ve kollarda gelişir (Şekil IV-18). Klasik tip Kaposi sarkomu B. yeşil renkli ishal ve servikal-oksipital LAP görülür.Aşağıdaki malignitelerden hangisinde Đnsan Herpesvirüsü-8’e ait DNA’nın saptanması beklenmez? A. AIDS’lilerde gelişenler dahil olmak üzere. On yaşın altındaki çocuklarda Cilt döküntüsü + Lenfadenopati + Lenfadenit ile seyreden Giannotti-Crosti sendromu (infantil akrodermatit) de tanımlanmıştır. Vaskülit. tüm Kaposi sarkomlar 2. HBV infeksiyonu ile ilgili serolojik özellikler şöyle özetlenebilir: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. ensefalit) ait hırçınlık. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. Multipl miyelom 4. Akut ürtiker – anti-HCV Papüler akrodermatit – anti-HAV IgM Giannotti-Crosti sendromu – anti-HBc IgM Caroli triadı – anti-HCV Giannotti-Crosti sendromu – anti-HAV IgM Hepatit B’nin kuluçka süresi 50-180 gündür. • Viral replikasyonun en iyi göstergesi HBV DNA düzeyidir.) 3. primer efüzyon lenfoması vb. C. D. D. B. dev lenf bezi hiperplazisi) Cevap: D 84 . E. Bu dönemde sinir sistemi tutulumuna (menenjit. Tüylü hücreli lösemi E. Đkterlilerde kronikleşme riski subklinik ve anikteriklerden daha düşüktür. Lenfomalar (ör. • Pencere fazı. roseola infantum): Daha çok 6 ay-3 yaş arası çocuklarda görülen HHV-6 infeksiyonudur. Đkterik olgularda Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ile karakterize Caroli triadı görülebilir.

2 g/dL. genital yassı epitel hücrelerinde bulunan. Sorumlu viral genler E6 ve E7’dir. B. Direkt Bilirubin 1. • Genital kanserler: Serotip 16 ve 18 infeksiyonları sonrasında. • Cilt siğilleri: Serotip 1-4 tarafından oluşturulur.5) olarak saptanıyor. yassı epitel hücreleridir. • Oral kavite siğilleri: Serotip 6. Kondiloma lata – Treponema pallidum Molluscum contagiosum – Poksvirüs Herpes genitalis – Herpes simpleks virüs-2 Zona zoster – Varisella zoster virüsü Kondiloma aküminata – Đnsan papilloma virüsü Hedef hücreler. • Serviks. CRP 12 mg/L. D. Cevap: C 192. üşüme. eritrosit sedimantasyon hızı 23 mm/saat. titreme. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en olası etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A.6 mg/dL (N: 0. herediter sferositoz. Parvovirüs B19 85 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 85 191. göz aklarında ve ciltte sararma yakınmaları ile başvuruyor. Đnfeksiyon sırasında orak hücreli anemi. Virüsün bu hücrelerdeki P kan grubu antijenlerini reseptör olarak algıladığı kabul edilir. Hct:%16. kanser gelişimi gözlenmiştir.2 mg/dL (N: 0. kemik iliğindeki mitotik eritroid progenitör hücrelerde. E. ABO ve Rh uyuşmazlığı öyküsü olmayan gebede sözü edilen tabloya neden en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. vulva ve penis siğilleri (kondilomata aküminata): Çoğunlukla serotip 6. tipik ve tanısal önemi bulunan vakuolleşmeye yol açar (koilositoz). 11 tarafından oluşturulur. Virüs. Medikal abortus uygulanıyor ve fetusun ileri derecede ödemli olduğu. Hücrelerin proliferasyonu engellenemez. Orak hücreli anemi tanısı ile izlenmekte olan 28 yaşındaki bir erkek hasta ateş. En çok çocuklarda görülür. Hastanın yapılan muayenesinde vulva’da saplı. 11 tarafından oluşturulur.5-1).300/mm3 (%55 nötrofil).DrTus.Gebeliğinin ikinci üç aylık döneminde yüksek ateşle seyreden viral bir infeksiyon geçiren bir gebede yapılan kontrolde fetusun uterus içinde öldüğü saptanıyor. Keratin tabakada kalınlaşmaya. Cevap: E 193. Aplastik kriz gelişir. ALT 30 U/L (N: 15-40). Bu bölgenin en sık iyi huylu epitelyal tümörleridir. miyokard ve endotelyal hücrelerinde çoğalır. 7. cerrahi eksizyonla alınan lezyonların mikroskopik incelemesinde epidermis yassı hücrelerinde vakuolleşme varlığı dikkati çekiyor. D. Malign dönüşüm nadirdir. C. üremeyi baskılayan gen ürünlerinin hatalı yapımına neden olur. AST 18 U/L (N: 1535). hiperkeratoza. talasemi gibi kronik hemolitik anemilerin varlığında 5-7 gün süre ile eritropoez durur.5-1. C. megakaryositlerde. Sitomegalovirüs Epstein-Barr virüsü Parvovirüs B19 Đnsan Herpesvirüsü-6 Adenovirüs Đnsan Parvovirüsü B19. Hb 5. özellikle HIV infeksiyonlularda fazla olmak üzere. dilate kardiyomyopati geliştiği görülüyor. fötusun karaciğer. Kronik hemolitik anemi olgularında görülen aplastik krizlerin %80-90 gibi çok büyük bir bölümünden sorumludur. hiperkeratinize papüller görülüyor. B. Retikülosit boyamasında retikülositoz görülmeyen hastada tanımlanan tabloya neden olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cinsel temas ile bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenlerden birisidir. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta perianal bölgede ortaya çıkan siğiller nedeni ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 4. E. Đndirekt Bilirubin 3.

DrTus. Halsizlik. protein kinaz aktivitesi gösteren bir antijendir. C. Geçen hafta akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmiştir D. Üçüncü üç aydaki bulaşta sorun yaşanmaz. Herpes simpleks virüs-2 Sitomegalovirüs Rubella virus Toxoplasma gondii 86 Parvovirüs B19 nedenli non-immün hidrops fötalis: Đnfeksiyonu geçiren annelerin 1/3’ü virüsü fötusa bulaştırır. sadece hepatosit nükleusunda bulunan. anti-HBc IgM tarafından erkenden nötralize edilir. yani akut değildir. Bunun dışında. Đkinci üç ayda gelişen intrauterin infeksiyon sonucunda hidrops fötalis ortaya çıkar. Olgumuzda anti-HBc IgG pozitiftir. 86 . Ölü doğum gerçekleşebilir. D. Parenteral yoldan alınan Hepatit B virüsü ile infekte olan. Olgumuzda anti-HBc IgM negatiftir. HBcAg. D. C. yani virüsle karşılaşmıştır. Cevap: A 194. E. Negatif ise asla infekte olmamıştır. HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HBc IgG + + + Bu hastanın tanısı ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. Halen akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir B. infeksiyonun erken döneminde anti-HBc gelişimine yol açar. iştahsızlık. idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir kadın hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir hastada aniden gelişen bilinç değişikliği nedeni ile akut fulminant hepatit tablosu geliştiğinden kuşkulanılıyor. Bu nedenle. Cevap: E 195.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Halen kronik Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır C. göz aklarında sararma. Anti-HBc IgM ve HBV DNA pozitif olarak bulunur. Serumda HBsAg pozitiftir Serumda HBeAg pozitif olabilir Hepatosit nükleusunda HBcAg saptanabilir Serumda Anti-HBc IgM saptanabilir Serumda HBV DNA pozitiftir HBcAg. inkübasyon döneminin sonunda bulunan yetişkin bir hasta için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin tanısal değeri yoktur? A. E. HBeAg. B. Antijenitesi çok güçlü olup. Aktivasyon gösteren kronik Hepatit B virüsü infeksiyonu vardır Olgumuzu HBV infeksiyonu serolojik özelliklerine göre irdeleyelim: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. Cevap: C 196. Bulaş ilk üç ayda gelişirse gebelik abortus ile sonuçlanır. Halen hiperakut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir E. • HBeAg replikasyon göstergesidir. hiperakut dönemde serumda bol miktarda bulunsa da immünolojik yöntemlerle saptanamaz. Olgumuzda HBeAg pozitiftir. olgumuzdaki gibi hiperakut dönemde serumda HBsAg. yani replikasyon vardır. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. Đntrauterin infeksiyonda fiziksel anomali söz konusu değildir. Negatif ise asla akut olamaz.

Hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisi sonucunda ise karaciğer sirozu saptanıyor. HBV DNA pozitif (≥105 kopya/mL). Đnterferon ile birlikte antiviral de verilmelidir C. B. Akut ve/veya kronik olgularda karaciğerin sentez etkinliklerini gösteren kan albümin ve üre düzeyleri düşer. Kronik olguların izlenmesinde ise protrombin zamanından daha değerlidir. fibrozis gelişmeye başlamış. Bu olguda interferon tedavisi kontrendikedir Kronik HBV infeksiyonu tedavisi: Kronikliğin ilk kuralı. ALT. karaciğer hasarının bulunmadığı anlamına gelmez. protrombin zamanı uzar. HBsAg pozitifliğinin altı aydan daha fazla sürdüğünün bilinmesidir. Cevap: E 198. D. Serum albümininde düşme Serum üre düzeyinde düşme Protrombin zamanında uzama Serum amonyak düzeyinde düşme ALT düzeyinde yükselme Viral hepatitlerin akut dönemde ALT ve AST değerleri birkaç bin IU’ya kadar çıkar. Önce antiviral verildikten sonra interferon başlanmalıdır E. akut olgularda gelişen karaciğer nekrozu ve yetmezliğinin izlenmesinde oldukça uygun bir yöntemdir. Cevap: C 197. Aşağıdaki tabloda serolojik bulguları verilen hastanın HBV DNA düzeyi yüksek (>105 kopya/mL). Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan ve damar içi ilaç bağımlılığı öyküsü olan yetişkin bir hastanın günlere göre ALT değerleri aşağıdaki tabloda veriliyor. Anti-HCV 87 . Uzun (20 gün) yarı ömrü nedeniyle albümin. Anti-HAV IgM B. Bunlar. Seri protrombin zamanı ölçümleri. karaciğer sentez fonksiyonlarını değil. karaciğer transaminaz düzeyleri normalin üst sınırının üç katı düzeyinde saptanıyor.DrTus. Tek başına interferon verilmelidir B. klinik olarak agresif seyreden KAH olgularında tedavi uygulanmalıdır. GÜNLER ALT(U/L) 0 1230 3 675 7 1460 14 1140 28 720 Yedinci günde saptanan ALT artışını açıklayabilmek için öncelikle yapılması gereken laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. akut olgularda çok fazla etkilenmez. nekroinflamatuvar aktiviteyi ve hepatosellüler hasarı kabaca gösteren belirteçlerdir (lizis enzimleri). antiproliferatif ve antiviral etkinliği nedeniyle IFN-α tedavisi ve antiviral ilaç kombinasyonları kullanılmaktadır. normal değerde bulunmaları. Đmmünstimülan. Karaciğer transaminazları normalin üst sınırının en az iki katı yükseklikte (>100 IU/mL). tiroidit gibi otoimmün hastalıklar veya başka bir immünopati veya ağır kardiyovasküler sorunlar var ise IFN-α tedavisi güvenle uygulanamaz. Önce interferon tedavisi verildikten sonra antiviral başlanmalıdır D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 87 Söz konusu klinik tablonun varlığını destekleyen en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir? A. Dekompanse siroz. Bu verilebilecek immünmodülatör ve antiviral tedavi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. karaciğer histopatolojisinde lobüler yapısı bozulmuş. AST’ye göre daha duyarlı ve özgüldür. E. Bununla birlikte. C.

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

88

C. HBV DNA D. HBeAg E. Anti-HDV IgM HBV-HDV ko-infeksiyon: Aynı zamanda geçirilen, ikisi için de akut tablonun eş zamanlı olduğu infeksiyondur. HBV infeksiyonunun seyri ağırlaşmaz, aksine HBV replikasyonunu baskılayarak inflamasyonu azaltabilir. Hatta, %2-10 olguda HBsAg negatifleşmesi gerçekleşebilir. Fulminans (%2-20) ve kronikleşme (%2-7) oranı da düşüktür. Önce antiHBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede bulunur. Anti-HDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Đki ALT piki ile özeldir. Đlki HBV, ikincisi HDV infeksiyonuna aittir.

Cevap: E 199. Sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılığı tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir erkek hasta; göz akları ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde ALT 985 U/L (N: 15-40), total bilirubin: 4.28 mg/dL (N: 0.2 – 1.2) olarak saptanıyor. Hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
HBsAg Anti-HAV IgG HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM
+ + + +

Serolojik çalışma sonuçları aşağıdaki tabloda verilen hastanın tanısı ile ilgili aşağıdaki seçeneklerden hangisi en doğrudur? A. Kronik Hepatit B virüsü infeksiyonuna Hepatit A virüsü infeksiyonu eklenmiştir B. Hepatit B virüsü taşıyıcısı hastada Hepatit A virüsü infeksiyonu gelişmiştir C. HDV ile süperinfeksiyon gelişmiştir D. HDV ile ko-infeksiyon gelişmiştir E. Tanımlanan tablo sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılarında görülebilen olağan bir durumdur HBV-HDV süperinfeksiyonu: Daha önce kronik bir HBV infeksiyonu varken sonradan HDV infeksiyonu gelişmesi durumudur. Mevcut tablo ağırlaşır. Daha önce stabil halde bulunan inaktif HBV taşıyıcısında relaps ve fulminant seyir (%10-20) gelişir, kronikleşme şanssızlığı artar (%70-95). HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgG mutlaka pozitif, anti-

88

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
HBc IgM ise çoğunlukla negatif ya da düşük titrede pozitiftir.

89

Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM pozitif, anti-HBc IgM ise negatiftir. Bu profil HBV-HDV süperinfeksiyonu ile uyumludur. Anti-HAV IgG pozitifliği ise kafa karıştırmak için verilmiştir. Çoğumuzda olduğu gibi daha önce HAV infeksiyonunun geçirilmiş olduğunu gösterir. Mevcut tablo ile ilişiği yoktur. Cevap: C 200. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile hastanede yatmakta olan yetişkin bir hastanın düşmekte olan ALT değerinin yeniden yükselmesi nedeni ile yapılan serolojik çalışmaların sonuçları aşağıdaki tabloda veriliyor.

HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM

+ + + +

Bu hasta ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. B. C. D. E. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı yanlıştır Hastada HBV-HDV ko-infeksiyonu gelişmiştir Hepatit B virüsü infeksiyonu iyileşmiştir Hastada kronik HDV infeksiyonu vardır Hastada HBV-HDV süperinfeksiyonu gelişmiştir

HBV-HDV ko-infeksiyonu: Önce anti-HBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede pozitif bulunur. AntiHDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgM pozitif bulunmuştur; yani HBV de HDV de akut infeksiyona yol açmıştır. Bu tabloda HBV-HDV ko-infeksiyonundan söz edebiliriz. Cevap: B

201. Ateş, öksürük, nefes darlığı yakınmaları ile başvuran 60 yaşındaki bir erkek hasta muayene ve laboratuvar tetkik sonuçlarına göre viral pnömoni ön tanısı ile hastaneye yatırılıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü

Đnfluenzanın kuluçka süresi oldukça kısadır (1-2 gün). Yüksek ateş, genel infeksiyon belirtileri, yaygın kas ve eklem ağrıları nedeniyle paçavra hastalığı adını da alır. Miyozit ve gastrointestinal yakınmalar B tipinde A’ya göre daha fazladır. Solunum yolunda siliyer hücre disfonksiyonuna neden olur. Đmmüniteyi baskılayan bir hastalık olduğu için, Influenza A tipinin yol açtığı infeksiyonlarda Haemophilus influenzae, Staphylococcus aureus ve pnömokok pnömonileri ve otitis media gibi bakteriyel süperinfeksiyonlara sıklıkla rastlanır. Bu tablolara en duyarlı bireyler; gebeler, yaşlılar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastalarıdır. Anerji, virüsün lenfoid hücrelerdeki apopitozu hızlandırmasına bağlanır. Đnfluenza A ve B virüsleri, erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Toplumdan edinilmiş tüm viral pnömonilerin >%50 gibi büyük bir oranından sorumludur. Hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerindeki bireylerden oluşur. Çocuklarda ise en sık viral pnömoni etkeni RSV’dir. Cevap: C

89

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

90

202. On haftalık gebe bir kadın; ateş, baş ağrısı, kusma ve her iki çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile başvuruyor.. Hastadan alınan anamnezde hastanın altı yaşındaki kızının on gün önce kabakulak geçirdiği öğreniliyor. Bu hastanın yeni doğacak olan çocuğunda görülmesi en olası fetal anomali aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Endokardiyal fibroelastoz Mikrosefali Mikrooftalmi Ekstremite hipoplazileri Anensefali

Đlk üç ayındaki bir gebede geçirilen kabakulak, intrauterin fetal ölüm riskini artırır; doğabilmiş ise düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Neden olduğu, kanıtlanmış bir konjenital anomali yoktur. Bununla birlikte, intrauterin infeksiyon ile genellikle tek taraflı olarak görülen sensörinöral sağırlık ve endokardiyal fibroelastoz gelişimi söz konusudur. Mikrosefali öncelikle kızamıkçığı düşündürmelidir. Mikrooftalmi kızamıkçığı ve toksoplazmozu düşündürmelidir. Ekstremite hipoplazileri VZV infeksiyonunu düşündürmelidir. Anensefalinin kesin nedeni bilinmiyor. Hereditenin rolü ekarte edilememişse de katkısı ile ilgili kesin bir kanıt da bulunamamıştır. Annenin antiepileptik kullanması ya da insüline bağımlı diyabetinin bulunması riski anlamlı düzeyde artırır. Diyete folik asid (0.4 mg/gün) eklenmesi ise nöral tüp defektlerinin gelişimini önemli derecede düşürmüştür (1/1.000-2.000’den 3/10.000’e). Cevap: A 203. Oniki yaşındaki bir kız çocuk; ateş ve sol çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın ailesinden alınan anamnezde bir yaşında ve altı yaşında iki kez kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapıldığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum ve idrar amilaz düzeyleri yüksek olarak saptanan hastanın ultrasonografik incelemesinde sol parotiste ödem saptanıyor. Bu hastada tanımlanan tabloya neden olmayan viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Sitomegalovirüs Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 Kızamık virüsü Coxsackie virüs

Kabakulak geçiren bireyde ömür boyu koruyucu immünite söz konusudur. Hastalığı bir kez geçiren bir daha hastalanmaz. Eğer bu bireylerde bir kez daha parotit gelişmiş ise etken; parainfluenza virüsü, CMV, HIV, Coxsackie A virüsü gibi parotite neden olabilen diğer virüslere ya da başta Staphylococcus aureus olmak üzere aerop ya da Bacteroides türleri, anaerop koklar gibi anaerop bakteriler nedeniyle gelişmiş olabilir. Cevap: D 204. Kızamık tanısı ile hastaneye yatırılan yetişkin bir erkek hasta sol kulağında ağrı ve dolgunluk olduğunu ifade ediyor. Yapılan otoskopik muayenesinde sol timpanik zarın eritemli ve bombeleşmiş olduğu görülüyor. Bu hastada tanımlanan komplikasyondan sorumlu en sık etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Staphylococcus aureus Haemophilus influenzae Measles virüsü Streptococcus pneumoniae Moraxella catarrhalis

En sık kızamık komplikasyonları, solunum sistemi ile ilgilidir. Bu tutulum, direkt olarak virüse bağlı olabildiği gibi, daha

90

Respiratuvar sinsisyal virüsB. zaman zaman solunum durması. Çekilen düz boyun grafisinde subglottik ödemi gösteren “kalem ucu” bulgusu görülüyor. Cevap: C 206. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. en sık karşılaşılan kızamık komplikasyonudur. Çekilen akciğer grafisinde akciğerlerde havalanma artışı ve buna bağlı olarak diyafragmanın aşağı itildiği görülüyor. Daha büyük çocuk ve erişkinlerde ise soğuk algınlığı tablolarına. Parainfluenza virüsü 91 . Đnfluenza A virüsü B. Tüberküloz reaktivasyonu gelişebilir. D. Respiratuvar sinsisyal virüs Parainfluenza virüsü Đnfluenza A virüsü Ekovirüs Rinovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs nedenli ilk infeksiyonlar çoğunlukla en şiddetlidir. Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan interstisyel infiltrasyon görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 207. Coxsackie virüs E. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. nadiren de parotitlere neden olur. Çoğu pnömoni ve bronşiyolit olgusu afebrildir. Başlıca etkenler pnömokoklar (en sık). interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. bronşit. laringotrakeobronşitlerin hemen hemen yarısında görülür. öksürük. Đki yaşındaki bir erkek çocuk. Đnfluenza B C. Üç yaşındaki bir kız çocuk. Apne.DrTus. sadece alt ve üst solunum yolunda replike olabilir. E. herhangi bir pnömonik infiltrasyon saptanmıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 91 çok bakteriyel süperinfeksiyonlar sonucu gelişir. Dört aylık bir bebek. Herpes simpleks virüs Virüs. Đnfluenza C virüsü C. Bunun gerekçesi. dispne. virüs nedeniyle solunum yolu epitel hücrelerinde oluşturulan destrüksiyon ve hücresel immünitenin depresyonudur. Đkinci sık komplikasyon ise bakteriyel ve/veya kızamık virüsü tarafından oluşturulan pnömonilerdir.60C olarak ölçülüyor. viremiye neden olmaz. sıklıkla orta kulak ve bronş sistemi etkilenir. Otitis media. Parainfluenza virüsüD. Boyun grafisinde kalem ucu bulgusunun saptanması. Yan boyun grafisi ise normal olarak değerlendiriliyor. C. hafif ateş. Hastanın yapılan muayenesinde sağ otitis media saptanıyor. B. Pnömoni ve bronşiyolit gibi alt solunum yolu tutulumları görülür. Cevap: D 205. farenjit ve nezleye (runny nose). yapılan muayenede inspiryum sırasında interkostal. Ayrıca bu yaş grubunda bronşiyolit ve pnömonilere de yol açar. sık nefes alma ve hırıltılı solunum yakınmaları ile getiriliyor. Toplum kökenli pnömoni tanısı ile geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine başlanan hastanı ateşi 48 saatlik tedaviye rağmen düşmüyor. Wheezing. Beş yaşın altındaki küçük çocuklarda en sık krup (laringotrakeobronşit) etkenidir. Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis gibi farinks florası bakterileridir. nefes darlığı ve hırıltılı soluma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. öksürük. öksürük ve solunum zorluğu yakınmaları ile getiriliyor. substernal ve supraklavikular çekilmeler ile birlikte inspiratuvar stridor saptanmıştır. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastalığın seyrinde sekonder bakteriyel (pnömokoksik) pnömonilere nadiren rastlanır. subglottik daralmayı işaret eder. Yapılan muayenede interkostal çekilmeler ve wheezing varlığı dikkati çekiyor. en çok karşılaşılan akut komplikasyonlardan biridir ve çoğu zaman hastalığın başlangıç bulgusudur. Bakteriyel süperinfeksiyonlardan. Önemli düzeyde anerji oluşur. yüksek ateş.

Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. CK-MB düzeyleri normal sınırlarda ve akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde. Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunla alt solunum yolu tutulumlarının önemli bir yandaşı otitis media’dır. Hastanın yapılan muayenesinde sağ pektoral kasın bastırmakla ağrılı olduğu saptanmış. pulmoner patolojiye eşlik eden otitis media ve geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine yanıtsızlık. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. miyokardit. bulantı. C. yüksek ateş. lökosit sayısı. Coxsackie B virüsü: Plörodini. B. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. aseptik menenjit. akut hemorajik konjunktivit. hareketle artan sağ yan ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. bunun dışında patolojik bulgu saptanmıyor. kusma ve iştahsızlık yakınmaları ile başvuruyor. C. öncelikle Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunu düşündürmelidir. Yetişkin bir erkek hasta aynı gün içinde başlayan ateş. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. B. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. Onyedi yaşındaki bir erkek hasta. anoreksi. tonsiller ve dil yüzeyinde veziküler lezyonlar görülüyor. Kızamık virüsü E. Cevap: E 208. D. Coxsackie A virüsü: Herpanjina. erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. üst solunum yolu infeksiyonları. Wheezing. Olgumuzun yaşı. dispne. bulantı. Hastanın yapılan muayenesinde yumuşak damak. Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza A virüsü ilk iki yaş grubunda değil. pulmoner ve üst solunum yolu komplikasyonları döküntüler çıktıktan sonra belirir.DrTus. uvula. boğaz ağrısı. aseptik menenjit. Cevap: C 209. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đnfluenza C virüsü basit bir soğuk algınlığı tablosuna neden olur. kendini sınırlayan bir hastalıktır. Enterovirus tip 70: Bulber subkonjunktival peteşiyal hemorajilerle seyreden akut hemorajik konjunktivitlerin ana nedenidir. Yüksek ateş. Parainfluenza virüsü daha büyük yaş gruplarındaki en sık krup etkenidir. CRP. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. kusma ve yumuşak damak-uvula-tonsilla ve dilde veziküllerle karakterize. Herpanjina: Bir Coxsackie A virus infeksiyonudur. perikardit. Enterovirus tip 68: Bazı çocuk pnömoni ve bronşiyolitlerinden sorumludur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. boğaz ağrısı. Varisella zoster virüsü Sitomegalovirüs Coxsackie B virüsü Coxsackie A virüsü 92 . el-ayak-ağız hastalığı. Ekovirüs Enterovirus tip 68 Coxsackie A virüs Enterovirus tip 70 Coxsackie B virüs Ekovirüs: Soğuk algınlığı. eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP değerleri normal sınırlarda saptanıyor. 92 Kızamık virüsü infeksiyonu cilt belirtileri ile başlar. konjunktivit. eritrosit sedimantasyon hızı. D.

çocuklarda abdominal ağrı. Hasta kanı ile kontamine eşyalarla parenteral temas – Anti-HEV IgM B. C. EKG’de ise PR mesafesinde uzama görülüyor. bulantı. Tüm akut. bu çocuğun hepatit geçirmekte olduğunu belirtmektedir. Đnfantlar tehdit altındadır. Musluk suyu – Anti-HEV IgG C. Kaldı ki HCV infeksiyonu bu derece şiddetli klinik tablolarla ve 50 kat artış gibi transaminaz patolojileriyle seyretmemektedir. Cevap: C 210. Đki yaşındaki bir kız çocuk. kusma. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. B. Cevap: D 212. Viral miyokarditlerin de en sık etkeni. ayaklarında şişme ve parmaklarında morarma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Birden başlayan ateş ve hareketle artan unilateral göğüs ağrısı. E. şeytan gribi): Coxsackie B virüsü infeksiyonudur. Diğer seçeneklerde hepatit B’ye ait akut belirteçlerin bulunmaması. Salgının en olası kaynağı ve hastalardan öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Hastanın yapılan muayenesinde taşikardi ve takipne ile birlikte ayak ve pretibial bölgede godet bırakan ödem. iştahsızlık. halsizlik. Bronholm hastalığı. C.DrTus. Yapılan muayenesinde ağrılı. Kantinde satılan katı gıdalar – Anti-HBc IgM 93 . Đnfeksiyonlara bağlı hepatitlerde. öksürük. Cevap: B 211. %40’ından HBV. solunum zorluğu. lizis enzimlerini 50 kat gibi çok fazla artıran gerekçeler bakteriler ve protozoonlardansa virüsler olabilir. Miyokarditlerin en sık gerekçesi viral infeksiyonlardır. %20’sinden ise HCV sorumludur. klinik belirtilerle seyreden viral hepatitlerin yaklaşık %30-35’inden HAV. kardiyomegali. Çekilen telekardiyografide kardiyomegali saptanmış. Musluk suyu – HEV Ag E. HCV RNA Anti-HBc total HBV DNA Anti-HAV IgM Anti-HCV Verilen tablo. yüksek ateş. Ekovirüs 93 Plörodini (epidemik miyalji. yumuşak kıvamlı bir hepatomegali dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde ise üst sınırlarının yaklaşık 50 katı kadar artmış AST ve ALT değerleri ve orta derecede yükselmiş direkt ve indirekt bilirubin düzeyleri dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Ülkemizde HAV infeksiyonu büyük çoğunlukla çocukluk yaşlarında geçirilmektedir. D. ayrıca çocuklarda. Ekovirüs Coxsackie B virüs Sitomegalovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs Mumps virüs Tanımlanan klinik tablo miyokardit ile uyumludur. hepatit C’nin görülmemesi tanıyı desteklemektedir. hemofili hastası gibi özellikli bir risk grubu içinde bulunmadıkça. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile getiriliyor. Dört günde sonlansa da birkaç kez yineleyebilir. bulantı ve kusma görülür. Musluk suyu – Anti-HBc IgM D. Ekim ayında bir ilköğretim okulunun birinci sınıf öğrencileri arasında ortaya çıkan akut viral hepatit salgınında alınan serum örneklerinde anti-HAV IgM testinin sonucu negatif olarak saptanıyor. Bu hastada tanıya yönelik olarak yapılması gereken ilk serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Olgumuzun yaş grubu dikkate alınırsa en olası etken HAV’dır. Etkilenen bölgede adaleler de ağrılı olabilir. Mortalitesi yüksektir. Coxsackie B virüsüdür. hepatomegali ve siyanoz ile karakterizedir. E. Zaten diğer seçenekler de bu tanıya gidilmesi yönünde zorlamaktadır. hepatomegali ve parmak uçlarında siyanoz varlığı dikkati çekiyor. Birden gelişen kalp yetmezliği. taşikardi. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. B. sarılık.

bir akut hepatik yetmezlik tablosunun bulunduğunu ortaya koymaktadır. Olgumuzda anti-HAV IgM negatif ve anti-HBc IgM negatif verildiğine göre bu olgu asla akut HAV.5-1). Dışkıda lökosit ve kan yoktur. Akut retroviral sendrom B. özellikle üçüncü üç ayda mortalite %25 gibi oldukça yüksektir. Dehidratasyon diğer çocuk ishali etkenlerinin yol açtığından çok daha şiddetlidir. Semptomatik Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu E. bulantı. Kuluçka süresi 1-7 gündür. olguda ciddi bir seyrin. Ancak. AIDS ile ilişkili kompleks D. serum amonyak düzeyi 158 g/dL (N: 15-56). Gebelerde infeksiyon daha ağır seyreder. Hastalık infant ve küçük çocuklarda. Rotavirüs Salmonella enteritidis Norwalk virüs Enterotoksijenik Escherichia coli Ekovirüs Rotavirüs.Bir yaşındaki bir bebek. Anti-HCVD. Yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer ekojenitesinde staetozu düşündüren artış bildiriyor. B. Tanısında anti-HEV IgM ya da IgG antikorları araştırılır. Đshal bir hafta veya daha uzun sürebilir. Viral hepatit varlığında bilinç değişikliklerinin gelişmesi. Yapılan muayenesinde ateş. karın ağrısı ve ardından da ishal ile başlar. göz aklarında sararma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. kas-eklem ağrıları ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan dışkı mikroskopik incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmeyen olguda sıvı desteği tedavisi başlanıyor ve ishal yakınması on gün devam ettikten sonra kendiliğinden iyileşiyor. Cevap: D 214. Damar içi uyuşturucu kullandığı bilinen yetişkin bir erkek hasta. servikal LAP ve yaygın makülopapüler döküntü dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. Asla kronikleşmez. kusma. Hastanede kalma süresi daha uzun ve klinik seyir de daha ağırdır. HBV DNAB. Cevap: A 215. protrombin zamanının tehlikeli boyutlarda uzamış ve serum amonyak düzeyinin artmış bulunması. C. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tabloya neden olabilen etkenin tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken laboratuvar test aşağıdakilerden hangisidir? A. erişkinlere oranla daha ağır seyreder. Genellikle 39-400C yüksek ateş.DrTus. şiddetli bulantı. D. Asla kronikleşmez. kusma ve ishal yakınmaları ile getiriliyor. Yaklaşık bir ay önce ortak injektör kullandığı bir arkadaşında Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu saptandığı öğreniliyor. ateş. bebek (6 ay-2 yaş) ishallerine yol açan en sık (%50) etkendir. protrombin zamanı 22 sn (N<15). HEV infeksiyonu. ALT 578 U/L (N: 15-40). Anti-HEV IgG E. kusma. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. anti-HBc IgM negatif olarak saptanıyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde AST 347 U/L (N: 15-35). Otuziki haftalık gebe bir kadın. anti-HAV IgM negatif. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A. cildinde. HBV infeksiyonları olamaz. bilirubin total 20 mg/dL (N: 0. Primer infeksiyon: Virüsün yeni alındığı ve ilk replikasyonun başladığı dönemde hastalarda herhangi bir belirti 94 . Cevap: B 213. boğaz ağrısı. mortalitesi HAV’dan 10 kat daha fazladır (%1-2). Klinik latent dönemde Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu C. ateş. Gebelerde çok ağır seyreden böyle bir viral hepatit tablosu vardır. Klinik AIDS HIV infeksiyonunda klinik seyir: a. HCV RNA Hepatit E Virüsü. E. Anti-HDV IgM C. Đnfeksiyon sırasında hiperakut dönemde IgM ile birlikte IgG de pozitifleşir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 94 Hepatit E Virüsü. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır.

Đmmün yetmezlik gelişimi-Klinik AIDS: Tedavisiz olgularda. Aspergillus fumigatus 95 . d. c. Candida albicans C. CD4+ T lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. lezyonlardan alınan örneklerin direkt mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan mayalar görülüyor. E. C. Görülme sıklığına göre. Cevap: A 216. Basiler anjiyomatöz Oral ve tekrarlı vulvovajinal kandidoz Zona Listeriyoz Đmmün trombositopenik purpura Servikal displazi. Damar içi ilaç bağımlısı yetişkin bir erkek hasta yutma sırasında boğaz ve göğüs arkasında ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Cryptococcus neoformans B. semptomatik HIV infeksiyonu döneminden yaklaşık 1-2 yıl sonra AIDS gelişimine tanık olunur. farenjit. Olguların %50-70’inde ise inatçı genel LAP (PGL) gelişebilir. Hastaya yapılan endoskopide özofagusta eritemli zeminde beyaz kümeler şeklinde lezyonlar görülüyor. Semptomatik HIV infeksiyonları: Uzunca bir dönem sessiz kalan olgularda. makülopapüler döküntüler. ishal. Klinik-latent dönem: Primer infeksiyondan sonra klinik olarak (kronik) latent dönem başlar. Bu dönemde viral latens yoktur. B. b. Tekrarlayan vulvovajinal kandidoz Zona zoster Basiler anjiyomatöz Tuboovaryan apse Đnatçı yaygın LAP HIV infeksiyonu/AIDS Klinik Sınıflaması: • Kategori A: Asemptomatik ve klinik-latent dönem tablolarını kapsar. Akut retroviral sendrom Asemptomatik infeksiyon Persistan jeneralize LAP • Kategori B: Semptomatik HIV infeksiyonu tablolarıdır. Đntrasellüler patojenlerin neden olduğu fırsatçı infeksiyonlar ve fırsatçı tümörler gelişir. Bazılarında ise infeksiyöz mononükleoz benzeri bir tablo (akut retroviral sendrom) gelişebilir.DrTus. bulantı. Akut dönemden birkaç ay (2-6 ay) sonra antiHIV pozitifleşir (serokonversiyon). CD4+ T lenfosit sayısının 400/mm3’ün altına inmesi ile. Cevap: E 217. D. ateş (en sık). servikal LAP. adale ve eklem ağrıları. Anti-HIV testi ve HIV RNA pozitif olarak saptanan bir kadın hastada aşağıdaki klinik tablolardan hangisi CDC (Centers for Disease Control) kategori B ile uyumlu değildir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kusma ve aseptik menenjit tabloları sergileyebilir. in situ serviks kanseri Tubo-ovaryen apse ile komplike pelvik inflamatuvar hastalık Periferik nöropati AIDS’e ilerleme semptomları (ARC) Saçlı oral lökoplaki • Kategori C: Klinik AIDS tablolarını sergileyen hastalar bu grup içinde yer alır. immün yetmezlik dönemine yaklaşıldığını haber veren hastalıklar gelişmeye başlar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 95 bulunmayabilir. Hastanın yapılan tetkikleri sırasında anti-HIV 1+2 ve Western-Blotting testleri pozitif olarak bulunuyor.

pretibial bölgede eritemli. giderek rengi koyulaşarak büyümüş ve papüler bir lezyona dönüşüyor. Cevap: B 96 . Özofagusta eritemli zeminde beyaz plaklar görülür. ancak geçicidir. maküler bir lezyon ortaya çıkmış. zeminde yatan immünite problemi olduğu için kısa süreli antifungal tedavi ile sağaltılamazlar. Bu hali ile melanositik bir lezyona ya da papülloskuamöz bir erüpsiyona benzer.) dikkat çekicidir. tenosinovit vb. Diğer türlere göre. bronşit gibi derin kandidozlar çok önemli AIDS delilleridir. Türü ne olursa olsun tüm Kaposi sarkomu olgularında. Rubeola IgM Rubella IgM Anti-VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Mumps IgM Adelösan Dönemde ve Erişkinlerde Kızamıkçık: Pediatrik gruba göre klinik belirtilerin şiddeti ve komplikasyonları daha fazladır. Görülme sıklığı çok fazla (%20-40) olan endojen bir mantar hastalığıdır. CDC kategori C HIV infeksiyonu bulunan erişkin bir erkek hastanın sol bacağında. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında görülen Kaposi sarkomu. AIDS’de gelişenlerde oral kavite tutulumu fazladır. Kandida özofajiti ağır bir tablodur. E. hatta yıllarca sürebilir. Lezyonlar öncelikle ağrısız. el bilekleri ve dizler en çok tutulan eklemlerdir. vajina gibi) bir yerleşimin yayılması sonucunda gelişir. Çağdaş görüşe göre iki sistemden hiçbirisine ait olmadığı. prolifere olan endotelin lenfatiklere mi. halsizlik ve üst solunum sistemi belirtileriyle başlar. Cevap: D 219. Mukozal yüzeyler. Đnterfalanjial el eklemleri. HHV-8) belirlenmiştir. Sorun. boyun arka kısmında şişlik. B. Cevap: B 218. posterior servikal ve suboksipital bölgede birleşme eğiliminde LAP ile birlikte yüz ve gövdede seyrek makülopapüler döküntüler saptanıyor. kol ve bacaklarda daha sık olmakla birlikte. tümörün immatür mezenşimal hücrelerden kaynak almış olabileceği söylenebilir. B. Ateş. aşı uygulaması sonrasında da görülebilir. Özofajit. Bu ilk lezyonlar genişler. E. başta gastrointestinal ve respiratuvar sistemler olmak üzere birçok visseral organ tutulabilir. AIDS olgularında en sık (%10-25) görülen malignitedir. Kalıcı hücresel immünite defekti olan şahıslarda lokal (tırnak. C. Yirmiüç yaşındaki bir kadın hasta ateş. Non-Hodgkin lenfoma Hodgkin lenfoma Bazal hücreli karsinom Kaposi sarkomu Yassı hücreli karsinom Kaposi sarkomu: Damar endoteline ait olduğu kabul edilmekle birlikte. pek çok cilt bölgesini tutabilir. Hastanın yapılan muayenesinde sert damakta peteşiler. tümör dokusunda Kaposi Sarkom Associated Herpesvirus (KS/AV. Eklem tutulumu.DrTus. Bazı olgularda visseral organ tutulumu da görülür. D. Carpal-Tunnel sendromu. renk koyulaşır. trakeit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. asemptomatik eritematöz makül şeklinde başlar. el bileklerinde ağrı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. D. Pneumocystis carini 96 Kronik mukokutanöz kandidoz: Gelişmesi sürpriz olarak karşılanan ciddi kandidoz tablolarıdır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. %20 olguda HIV infeksiyonunun AIDS’e ilerlediğini ortaya koyan ilk bulgudur. Histoplasma capsulatum E. Lezyondan alınan biyopsi sonucunda mezenşimal kökenli hücrelerden gelişen bir malignite olduğu saptanıyor. boyun. Özellikle kadınlarda fazla (>%30) olmak üzere eklem tutulumları (artralji. Gövde. Birkaç haftada kaybolsa da bazen aylarca. artrit. C. yoksa diğer kan damarlarına mı ait olduğu tartışmaları süregelmiştir. Çocukluk dönemi aşıları konusunda yeterli bilgi alınamayan hastada tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik araştırma aşağıdakilerden hangisidir? A.

Hepatit C virüsü B. B. Kalp: Patent ductus arteriosus (PDA). katarakt ve sensörinöral tipte işitme kaybı saptanıyor. Kronik hepatit C nedenli siroz olgularının %50’sinde saptanır. iris hipoplazisi. spastik kuadriparezi. 2.Đmmün yetmezlik tabloları 11. Hepatosplenomegali 8. Ateş. hidrosefali. sensorinöral sağırlık ve progressif rubella panensefaliti (>10 yaşta) görülür. HLA DR3 varlığında fazla) 12. glokom. Yapılan muayenesinde özellikle güneşe maruz kalan vücut bölümlerinde ülsere.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 97 220. Hepatit 6. D. Toksoplazmoz Kızamık Kızamıkçık Sitomegalovirüs Suçiçeği Konjenital Rubella Sendromu: 1. esansiyel mikst kriyoglobülinemi gelişiminin ana nedenidir. 3. miyokardit.DrTus. HCV infeksiyonu. Pnömoni 9. Yenidoğan bir erkek çocukta mental retardasyon. Cevap: B 222.Kemik anomalileri Cevap: C 221. kas ve eklem ağrıları ve peteşiyal döküntü yakınmaları nedeni ile izlenen yetişkin bir kadın hastanın yapılan tetkikleri sonucunda esansiyel mikst kriyoglobülinemiye bağlı vaskülit tanısı konuluyor.Diabetes mellitus (tip I. ensefalit. D. Yapılan Dermatoloji konsültasyonu sonucu porfiria kutanea tarda tanısı konulan hastada öncelikle araştırılması gereken viral infeksiyon etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. E. Sözü edilen anomalilere neden olabilen en olası konjenital infeksiyon aşağıdakilerden hangisidir? A. pulmoner stenoz. mikrosefali. Bu hastada bir sonraki aşamada öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. mikroftalmi. Yetişkin bir erkek hasta yüz ve ellerinde daha belirgin olan yaralar çıkması nedeni ile başvuruyor. mikrosefali. mikroftalmi. C. Göz: Katarakt. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte).Diğer endokrinopatiler 13. HBsAg Anti-HCV Anti-HEV IgG Anti-HBc IgM Anti-HAV IgM HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: Kronik olgularda karaciğer ultrasonografisinde karaciğer steatozu görülür. ASD. VSD. Epstein-Barr virüsü 97 . 4. Trombositopeni 7. Đntrauterin gelişme geriliği 5. Merkez sinir sistemi: Sıktır. C. En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. foramen ovale açıklığı. B. pigmenter retinopati. E. ağrısız lezyonlar görülüyor. Mental retardasyon.Cilt döküntü ve kanamaları (kemik iliği problemleri) 10. HSK gelişim riski fazladır.

Etkinliği kanıtlanmamakla birlikte. 0 ve 3. sığır ve koyunlar gibi çiftlik hayvanları ve evcil hayvanların kan ve lenfası ile temasın da bulaşta etkili olduğu bilinmektedir. hormonlar) faktörlere bağlı olarak gelişebilir. daha sonra ise cilt ve mukozalarda peteşiyal-purpurik döküntülerle birlikte diş etlerinde kanamalar ortaya çıkıyor. ancak hastalığı asemptomatik olarak veya çok hafif belirtilerle geçiren yabani tavşanlar. Cevap: C 224. Bir hafta önce bir Uzakdoğu ülkesinden dönen erişkin bir kadın hasta ateş. Olgularda lökopeni ve ağır trombositopeni dikkat çekici düzeydedir. Bu hastanın korunması için öncelikle yapılması gereken girişim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. tiroidit. Cevap: D 225. virüsler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Belirtiler erişkin çağda başlar. Genetik (üroporfirinojen III dekarboksilaz gen mutasyonu) ya da non-genetik (fazla demir alımı. trombositopeni. Đnfekte olmuş. Rubeola virüs 98 HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji.DrTus. Klorokin ve venaseksiyon tedavisinden yararlanılabilir. Ayrıca. Alınan anamnezde yaklaşık bir yıl önce benzer bir olay nedeniyle tam doz kuduz aşılaması yapıldığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde sol bacak arka yüzünde yaklaşık üç cm uzunlukta. Trombosit süspansiyonu tedavisi yaşam kurtarıcı olabilir. Porfiria kutanea tarda. baş ağrısı ve ishal yakınmaları gelişiyor. mezanjiyoproliferatif glomerülonefrit. kusma. 7 ve 28. 0. Viremik hasta kanının transfüzyonu yolu ile de bulaş tanımlanmıştır. Yaraya. çok gerekmedikçe sütür atılmamalıdır. Isırılan şahıs hemen aşılama programına alınır. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır? A. cilt altına kadar inen laserasyon saptanıyor. Hastalığın ağır formunda akut ikterik hepatit. Bunyaviridae içinde yer alan bir etken tarafından oluşturulmuş olabilir B. 98 . Yara sabun ve su ile yıkanmalıdır. insan ve hayvanlara kenelerle bulaştırılan bir Bunyaviridae-Nairovirüs infeksiyonudur. baş ağrısı. Daha çok yaz ve sonbahar aylarında salgınlar yapar. B. Virüs göçmen kuşlarda da belirlenmiştir. Bir sokak köpeği tarafından. Yaranın acilen sabunlu su ile temizlenmesi. yarısı ise gluteal kas içine olmak üzere uygulanmalıdır. Cevap: A 223. tilkiler. D. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. C. koagülopati. kuduzdan korunmanın ana ilkesidir. ribavirin kullanımı önerilmiştir. infekte insan veya hayvan sekresyonlarına temastan 5-6 gün sonra yüksek ateş. aplastik anemi. 20 IU/kg HRIG yarısı yara çevresine. Özgül bir tedavisi yoktur. porfiria kutanea tarda. bir saat önce. peteşiyal cilt döküntüleri ve ciddi visseral kanamalar görülebilir. Tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen olguların %10-50’si kaybedilir. PAN ve agranülositoz gibi komplikasyonlar görülebilir. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. kuduzdan korunmada en etkili yöntemdir. ülserleşme. skarlaşma. Yara hemen sütüre edilmelidir. Kene ısırmasından 1-3 gün. Karaciğer demir miktarındaki artış nedeniyle kanser riski de fazladır. Hepatit B virüsü E. Atılacaksa önce bölgeye immünglobülin uygulanır. virüsü derin dokulara veya nöronlara iletme riski nedeniyle. Uygun tedaviye rağmen mortalite %50’ye ulaşabilir Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi. Lokal yara tedavisi. kas-eklem ağrıları. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). güneş ışığına duyarlılığın artması. kas-eklem ağrıları. ışığa maruz kalan cilt bölgelerinde büllöz lezyonlar. ishal ve yaygın miyalji ile başlar. E. Evcil ve yabani hayvanlar veya göçmen kuşlar tarafından da bulaştırılabilir C. yaygın damar içi pıhtılaşması (DIC). Üç gün önce kene tarafından ısırılan bir çiftçide yüksek ateş. Parvovirüs B19 D. Tedavide ribavirin kullanılabilir E. Kuduz gelişimini %90 önler. bacağından ısırıldığını ifade eden yetişkin bir kadın hasta acil servise başvuruyor. pigment değişiklikleri ve kıllanmada artış görülür. baş ağrısı. bulantı. Lökositoz ve trombositoz en dikkat çekici laboratuvar bulgularıdır D. en çok görülen porfiria türüdür.

gövde üst kısmında kahverengi. kaşıntısı ve ağrısı olmayan. Akciğer grafilerinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ebola-Marburg Hastalığı – Filovirus Đnfluenza – Đnfluenza virüs (H5N1) Dangue – Bunyavirus Hantaan virüs pulmoner sendromu – Bunyavirüs SARS – Coronavirus Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu Coronavirus (SARS-CoV) infeksiyonunun kuluçka süresi ortalama 6 (2-10) gündür. B. Cevap: D 227. Hastalar lenfopeniktir. Mantar. Bu hastadan alınan örneklerin kültürlerinden aşağıdaki etkenlerden hangisinin izole edilmesi beklenmez? A. Doku kültürlerinde etkenin üretimi. Yuvarlak maya formları ve kısa hifler halinde ürer (spagetti ve köfte görünümü). azollü kremler veya 5-10 günlük 200 mg/gün oral ketokonazol veya itrokonazol tedavisi etkilidir. Tedavide %2 selenyum sülfitli losyon. Epidermophyton floccosum Malassezia furfur. hızla ilerleyen. Cevap: E 226. Trichophyton rubrum C. üşüme ve titreme ile yükselen inatçı bir ateş. iki taraflı. Her iki ayak baş parmaklarının tırnaklarında sararma. moleküler yöntemlerle (PCR) virüsün balgam. Trichophyton rubrum C. Kuru öksürük. Gövdenin üst kısmında. hatta bazı serilerde %20’lere ulaşmıştır. üremek için yağ asitlerine gereksindiği için ciltteki sebumdan zengin bölgelerde kolayca kazınabilen seboreik hiperkeratoz tarzında bir hastalık (Ptyriasis versicolor) oluşturur. Microsporum canis D. yaygın interstisyel infiltrasyon görülür. Yapılan kan tetkiklerinde lenfopeni ve LDH yüksekliği dikkati çeken hastada çekilen akciğer grafisinde iki taraflı. Bunu. Serumda saptanan yüksek LDH düzeyleri. yaygın interstisyel infiltrasyon görülüyor. stratum corneum’u aşmaz. baş ağrısı. Malassezia furfur E. E. nazofarinks sürüntüsü. Microsporum canis B. sırt ve boyunda kahverenginde yuvarlak-oval ve renk değişimi dışında belirti vermeyen lezyonlar vardır. Gelişmesinde ısı ve nem gibi lokal konak faktörleri etkilidir. Hızla solunum yetmezliği gelişen ve mekanik ventilasyon uygulanmaya başlanan hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında öncelikle düşünülmesi gereken klinik tablo ve etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Lipidden zengin parenteral nütrisyon uygulananlarda ise kateter kaynaklı invazif hastalık tablolarına yol açabilir. akciğer hasarının derecesi hakkında fikir verebilir. halsizlik. hiperkeratotik lezyonlar görülüyor. C. kas ve eklemlerde rijidite ve miyalji semptomları izler.DrTus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 99 öksürük ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Trichosporon beigelii B. dispne ve olguların %10-20’sinde yapay solunum desteği gerektirecek şiddette akut solunum yetmezliği gelişir. Sonraki hafta içinde ateş tekrar yükselir. D. Yaz tatili dönüşünde gövdesinde gelişen lekeler nedeni ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde. Trichophyton schoenleinii 99 . kan ve dışkıda aranması ve özgül antikorların araştırılması (EIA) ile özgül tanısı konulmaktadır. yuvarlak. kabalaşma ve şekil bozukluğu yakınmaları ile Dermatoloji polikliniğine başvuran yetişkin bir erkek hastanın ayak tırnaklarından alınan kazıntıların doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar saptanıyor. Çoğu olguda birkaç gün içinde ateş düşer. Mortalite %10.

D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. Ayak parmakları arasında lezyonlar sulu.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Saçı ve deriyi tutarken. En fazla saptanan etkenler (sırası ile) Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. kenarları eritemli ve kabarık. Trichophyton schoenleinii. Ayak sırtı ile taban cildi sınırında başlar. E. Amatör sporcu olduğunu söyleyen 18 yaşındaki bir erkek hasta. veziküllü ve kaşıntılı özelliktedir. ortası soluk ve pullanmış lezyonlar görülüyor. D. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. B. D. Tanımlanan klinik tablonun etkeni aşağıdakilerden hangisi olamaz? A. Tinea inguinalis – Trichophyton rubrum Tinea corporis – Epidermophyton floccosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum 100 . C. E. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Cevap: B 229. Hem saç hem cilt hem de tırnağı infekte ederler. uyluklara doğru yayılan. interdigitale’dir. Mikrokonidyumu bulunmaz. • Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. • Microsporum: Microsporum canis. Trichophyton tonsurans Epidermophyton floccosum Microsporum gypseum Trichophyton rubrum Microsporum canis Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. Mikrokonidyumu bulunmaz. asla tırnağı etkilemezler. Cevap: A 228. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. Cevap: E 230. Epidermophyton floccosum Trichophyton mentagrophytes Trichophyton tonsurans Microsporum canis Trichophyton rubrum Tinea pedis (atlet ayağı): Karşılaşılan en sık dermatofitozdur. C. Microsporum audouinii. Ayak parmakları arasında kaşıntı yakınması ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde her iki ayak dördüncü ve beşinci parmaklar arasında ki ciltte fissürleşme ve maserasyon görülüyor. Trichophyton mentagrophytes E. B. Lezyonun kenarlarından alınan kazıntının %10 KOH ile muamelesinden sonra yapılan mikroskopik incelemesinde raket şeklinde makrokonidyumları olan fungal yapılar görülüyor. C. deride ise eritem ve püstüller olduğu görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde her iki inguinal bölgede. On yaşındaki bir kız çocuğu saçlarının bir kısmının dökülmesi yakınması ile getiriliyor. kasıklarında kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan muayenesinde saçlı deride bir alanda saçların çıkış yerinden birkaç milimetre sonra kırılarak döküldüğü. B. Microsporum gypseum önemli türlerdir. Epidermophyton floccosum 100 • Trichophyton: Trichophyton rubrum. Trichophyton mentagrophytes var interdigitale ve Trichophyton tonsurans dermatofitozdan soyutlanan en sık Trichophyton türleridir. Çoğunlukla makrokonidyumlar yaparlar. Genelde mikrokonidyum yaparlar.

Saç dökülmesi yakınması ile getirilen yedi yaşındaki bir erkek çocuğun yapılan muayenesinde saçlı deri frontal kısmında kötü kokulu. B. eritemli bir lezyon görülüyor. atlet) hastalığıdır. Tinea capitis – Trichophyton tonsurans Favus – Trichophyton schoenleinii Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum Tinea barbae: Hayvancılıkla uğraşanların hastalığıdır. C. Trichophyton schoenleinii Microsporum canis Trichophyton verrucosum Epidermophyton floccosum Trichophyton tonsurans Saç kökü ve içinin infeksiyonuna endotriks infeksiyon denir. Cevap: C 101 . Çevrede pullanma.DrTus. D. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Favus – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Siyah piedra – Piedraia hortae Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Trichophyton schoenleinii. E. Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Cevap: D 231. sağ yanağında sakal bölgesinde kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada en olası tanı ve en sık yol açan etken aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Genellikle penis ve skrotumu etkilemez. Cevap: D 232. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Sıklıkla bakteriyel süperinfeksiyonlarla komplikedir. sınırları belirgin. Saç. Cevap: E 233. C. Saçlı deride inflamasyon ve pis kokulu kabuklanma (skutula) görülür. Yetişkin bir erkek hasta. E. Tedavi edilen olgunun daha sonra yapılan kontrollerinde saç kaybının kalıcı olduğu görülüyor. B. C. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen sekiz yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde saçlı derinin normal görünümde olduğu ancak. Tinea unguium – Trichophyton rubrum 101 Tinea inguinalis (cruris): Kasıklarda gelişen kaşıntılı dermatofitozdur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. kabuklanmış lezyonla birlikte saç dökülmesi saptanıyor. eritem gibi yangısal reaksiyonlar nadiren görülür. Alınan kazıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar görülüyor. Trichophyton verrucosum (en sık). saç tellerinin çıkış yerinden kırılarak döküldüğü görülüyor. Etkenleri Epidermophyton floccosum veya Trichophyton rubrum’dur. E. saçı medullasına kadar invaze eder. interdigitale tarafından oluşturulan sakal cildi dermatofitozudur. Bölgesel ve kalıcı kelliğe yol açar. B. Yapılan muayenesinde yuvarlak. ciltten çıkış yerinde kırılır. Hastalık oldukça bulaşıcıdır. Çocuklarda en sık etken Trichophyton tonsurans’tır. Oluşan tabloya favus denir. Saç içinde tüneller oluşturur. Genç erkek (asker. Puberte sonrasında görülür. Alınan saç kılı örneklerinin mikroskopik incelemesinde saç kökü ve içine yerleşmiş fungal yapılar görülüyor.

Zoofilik dermatofitlerle gelişenler daha çok inflamasyonla ve hatta püstüllerle (kerion) seyreder. E. Travma sonucu bitkilerden bulaşır (çiçekçi hastalığı). Bulaşın olduğu ekstremite bölgesinde tipik olarak ağrısız eritematöz subkutan nodüller gelişir. Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Tipik dermatofitoz lezyonlarına tinea adı verilir. Buna kerion celsi denmektedir. Cevap: A 235. pullanmış.DrTus. ciltten kabarık ve hızla yayılan lezyonlardır. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Lenfatiklerde sert şişlikler oluşur. Id reaksiyonlularda intradermal uygulanan trikofitin ile tüberkülin tipi (Tip IV) ADR gelişimi saptanır. Keriona yol açan en sık etken Trichophyton verrucosum’dur. Maduramikoz Tinea pedis’li bazı hastalarda. Tinea unguum E. Daha çok el ve ayaklarda küçük folliküler papül. Antropofilik dermatofitlerle gelişenler ise kronikleşmeye daha meyillidir. C. mantar antijenlerinin tetiklediği immün mekanizmalar sorumludur. C. Bunlar daha sonra ülserleşir. Özellikle ektotriks infeksiyonlarda olay eskidikçe lezyon piyojen karakter kazanır. tinea bölgesi dışında. Alınan cilt örneklerinin mikroskopik incelemesinde mikrokonidyumlar oluşturan fungal yapılar görülüyor. Bölge lenfatikleri kalın olarak ele gelir. Tinea manuumB. Saç örneklerinin mikroskopik incelemesinde ise saç teli gövdesinin dışını tutan fungal yapılar görülüyor. Cevap: C 236. Ondört yaşındaki bir erkek çocuk saçlı deride yara ve buna bağlı saç dökülmesi yakınmaları ile başvuruyor. Tinea pedis tedavi edilince kendiliğinden iyileşir. Kısa süre önce tinea pedis tanısı konularak lokal antifungal ilaçlarla tedavisine başlanan yetişkin bir kadın hasta. kaşıntılı kabarcıklar yakınması ile başvuruyor. veziküller ve püstüller görülür. D. Đd reaksiyonuD. Lezyonlarda artrospor veya hif bulunmaz. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Ciltte akut veziküler ekzema türünde lezyonlar gelişir. Maduramikoz Kromomikoz Lobomikoz Sporotrikoz Histoplazmoz Lenfo-kutanöz sporotrikoz: Olguların %80’inde görülen klinik tablodur. Genelde sistemik belirti vermez ve laboratuvar olarak normaldir. Başka bir deyişle mantar antijenlerine karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur. Yapılan sistemik muayenesinde ve rutin laboratuvar tetkiklerinde herhangi bir patoloji saptanmayan hastadan alınan rutin kültürlerde herhangi bir bakteri izole edilmiyor. Tinea corporis C. kaşıntılı. Anüler. Cevap: D 102 . Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta sağ eline diken batmasından sonra gelişen ağrısız yaralar nedeni ile başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. dış sınırı ise kırmızı renktedir. Lenfatik yayılım sonucunda buna yakın proksimal bölgelerde yenileri oluşur. ellerinde yeni ortaya çıkan. Olay kronikleşir. Yapılan muayenesinde el ve el bileğinde ülserler ile birlikte ön kolda ağrısız eritemli cilt altı nodül ve lenfanjit saptanıyor. Lezyonlardan alınan örneklerin mikroskopik incelemesinde herhangi bir fungal yapı görülmüyor. Yapılan muayenesinde her iki el dorsalinde papül ve veziküller saptanıyor. saçlı deri cildinde süpüratif lezyonla birlikte saç kaybı olduğu saptanıyor. E. Lezyonun ortasında çok az inflamasyon vardır. Tablodan. genellikle el parmaklarında dermatofitid veya kısaca id reaksiyonu adı verilen bir tablo tanımlanmıştır. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 102 234. Yapılan muayenesinde sol temporal bölgede. B. D.

Toprak ve çürümüş bitkilerde yaşayan etken mantarlar. El ve ayakta apselerle seyreden lokal. cilt altı ve kemik dokuları tutan. yavaş gelişimli bir infeksiyondur. cilt altı. D. E. C. fasya. Sıklıkla orta yaş grubundaki çiftçi erkeklerde görülür. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Önce ciltte inflamasyon oluştururlar. Cilt. Cevap: A 103 . ayakta miçetom+endure şişlik+cerahat boşaldıktan sonra çok sayıda boşluk. son üç ay içinde yavaşça gelişen. drene olmaya eğilimli granülom ve apseler (miçetom) meydana gelir. Yapılan muayenesinde ayak sırtında cilt. içinden irin akan şişlik yakınmaları nedeni ile başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 103 237. Miçetom – Madurella mycetomatis Sporotrikoz . sağ ayak sırtında. kafa ve boyunda.Sporothrix schenckii Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi Maduramikoz – Nocardia asteroides Zigomikoz – Rhizopus sp. yaralanan ve toprakla temas eden bölgelerde gelişir. Bağ dokusu ve kemik dokularda süpüratif. sonra cilt altına invaze olurlar. travma sonucunda dokulara geçer. nadiren eller.DrTus. Önemli triad.Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta. Apseler drene edildikten sonra yerlerinde boşluklar kalıyor. kronik. B. apse ve granülomlar görülmüştür. kemik ve kasta ağrısız lezyonlarla seyreder. En çok ayak sırtında. ağrısız.

Hastanın yapılan muayenesinde ayak sırtında ağrısız. oval maya hücreleri görülüyor. patogenezi ve kliniği tüberküloza benzeyen bir hastalıktır. Cevap: B 239. Yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Miçetom – Madurella mycetomatis. Uzun bir süre önce dahi olsa. Cladosporium ve Exophiala gibi gri-kahverengi hifler oluşturan. kaşıntılı. ateş. Verrüköz lezyonlardan alınan kazıntı örneklerinin mikroskopik incelemesinde kahverengi hiflerle birlikte bölünmemiş mantar hücresi kümeleri (sklerotik cisimler) görülüyor.DrTus. ancak çoğunlukla ağrısızdır. Burası iyileşirken yanında yenileri çıkar ve gruplar halinde. Lezyonlardan alınan kazıntıda tipik kahverengi hiflerin ve birleşik halde duran. 1. C. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ ayak sırtına diken battığı öğreniliyor. Histoplasma capsulatum D. D. Bu nedenle çoğu olguda medikal tedavi gereklidir. Candida albicans C. küçük. Coccidioides immitis E. geçirilmiş travma öyküsü önemlidir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. verriköz ve yer yer siyahımsı noktalanmalı bir hal alır. Kaşıntılı. Yetişkin bir erkek hasta sağ bacağında şişme yakınması ile başvuruyor. toprak ve çürümüş bitki mantarlarınca oluşturulur. Lezyonlar. E. öksürük. tipik olarak verriköz. Đki ay önce bir mağara keşfine katıldığını ifade eden bir araştırmacı. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer apeksinde kavite oluşumu görülen hastadan doğrudan ve bronkoalveoler lavaj yöntemi ile alınan balgam örneklerinin aside dirençli boyaması negatif olarak bildiriliyor. B. Asemptomatik infeksiyon: Sadece akciğer filminde belirlenir. Maduramikoz – Nocardia asteroites Zigomikoz – Rhizopus sp. lenfadenit nedeni ile tıkanma sonucu bölgede lenfödem. Aspergillus fumigatus Histoplazmoz. Fonsecaea pedrosoi (en sık). Lenfatik yayılımla daha uzak bölgelere ulaşabildiği gibi. siyah noktalar içeren verrüköz lezyonlarla birlikte sağ bacakta yaygın lenfödem saptanmıştır. Sporotrikoz – Sporothrix schenckii. kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Pneumocystis cariniB. Lezyon tamamen çıkarılamamışsa nüksler gelişir. sklerotik ve hiperplazik cilt değişiklikleri şeklinde görülen keratolitik apselerden ibarettir. bölünmemiş mantar hücresi kümelerinin (sklerotik cisimler) görülmesi veya kültür ile tanıya varılabilir. 104 . Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi. Phialophora. hatta elefantiyaz gelişimine de yol açabilir. küçük ve pembe bir papül ile başlar. Tedavide lezyon küçükken cerrahi olarak veya kriyoşirurjikal olarak çıkarılması yeterli olabilir. Lezyonlar kaşıntılı. Cilt ve cilt altında lokalize kronik fungal infeksiyondur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 104 238. Bronkoalveoler lavaj örneklerinin Giemsa ile boyanmasında ise alveoler makrofajlar içinde tomurcuklanmış.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 105 2. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. bulanık olarak görülür.DrTus. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. hemoptizi. sol kolunda ve bacağında güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. fatal seyreder. Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Candida glabrata Cryptococcus neoformans Blastomyces dermatitidis Progressif dissemine histoplazmoz: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. Reaktivasyon sonucu gelişen apikal akciğer tüberkülozuna benzer. son iki hafta içinde yavaşça gelişen baş ağrısı. Hastanın yapılan muayenesinde dil ve orofarinkste ülserler. hepatosplenomegali. immünite problemi yaşayanlarda görülen kronik pürülan bir menenjittir. Cevap: E 242. Mycobacterium tuberculosis Toxoplasma gondii Rhizopus sp. kusma. servikal ve aksiller LAP ile birlikte hepatosplenomegali saptanıyor. fatal seyreder. AIDS nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir kadın hasta. Cevap: A 241. Cevap: C 240. C. Non-Hodgkin lenfoma nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir erkek hastada son bir hafta içinde gelişen baş ağrısı. D. Tanı. hepatosplenomegali. hiler LAP. 3. pürülan balgam. 4. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. BOS örneklerinin çini mürekkebi ile boyanarak incelenmesinde boya almayan geniş boşluklar içinde çiftler halinde bulunan maya hücreleri görülüyor. antijen saptanması ile pekiştirilebilir. ateş nedeni ile getiriliyor. B. akciğer infiltrasyonu görülür. LAP gelişir. Primer akut akciğer hastalığı: Grip gibi tablo. akciğer infiltrasyonu ile erişkinlerin primer tüberkülozuna (Ghon kompleksine) benzer. LAP gelişir. Progressif dissemine hastalık: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. 105 . E. B. dispne. CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olan erişkin HIV infeksiyonlu bir kadın. Candida albicans Cryptococcus neoformans Kriptokok menenjiti. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. Kronik kaviter hastalık: Öksürük. Yapılan lomber ponksiyonda. D. C. E. apekste kavite. kişilik değişiklikleri nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor.000/mm3’ün altındadır ve nötrofil sayısı lenfosit sayısından daha fazladır. Hastadan alınan periferik yaymanın incelenmesinde monositlerin sitoplazmasında tomurcuklanmış maya hücreleri görülüyor. bulantısız şiddetli kusmalar. basıncı artmış olan BOS gri renkli. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS incelemesi bulguları aşağıdaki gibidir: Basınç Renk Görünüm Hücre Protein Glukoz : : : : : : Artmış Gri Bulanık 350/mm (%60PMNL) 3 Artmış Azalmış Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. BOS’ta hücre sayısı genelde 1.

Kronik mukokutanöz kandidoz D. Đntertrijinöz kandidoz B. uzun süreli kostikosteroid veya immünsüpressif tedavi kullanımı ve hematolojik maligniteler söz konusu ise. Kolon kanseri nedeni ile kemoterapi görmekte olan yetişkin bir erkek hastanın mutlak nötrofil sayısının 450/mm3 olduğu görülüyor. Ayrıca BOS’un çini mürekkebi ile negatif boyaması ile de geniş kapsül ve blastokonidya görülebilir. bu olgularda bir de kronik granülomatöz hastalık gibi bir fagosit fonksiyon bozukluğu. En çok etkilenen organlar böbrekler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Coccidioides immitis Candida krusei Candida tropicalis Cryptococcus neoformans Histoplasma capsulatum 106 Kriptokok menenjitinde tanı. karaciğer. endokardit: Uzun süre uygulanmış olan IV ve üriner kateterizasyon. B. Esasen. üriner sondalı hastaların idrarında yoğun olarak Candida görülmesi patolojik bir durum olarak karşılanmamalıdır. dalak ve beyindir (menenjit). yüksek mortaliteli sistemik kandidoz (Candida sepsisi) ve multifokal nodüler veya apse formunda organ kandidozları gelişebilmektedir. E. IV ilaç bağımlılığı ve hiperalimentasyon uygulamaları gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında gelişir. Bunun dışında üreaz testi ve nitrat redüksiyon testi ile de tanıya varılabilir.DrTus. bacaklarında şişme 106 . Olguların %50-75’inde tanısaldır. ateş. D. sistemik mikoz etkenlerinin aksine tanı. Oral kandidoz C. Mantarın kapsüler antijeni BOS ve serum gibi klinik örneklerde lateks aglütinasyonu ile aranabilir. Ancak. antijen saptanması ile konur. BOS’dan etkenin üretilmesi mümkündür. Cevap: D 243. Kandidüri E. Cevap: E 244. sistemik kandidoz. nefes darlığı. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tablo aşağıdaki fungal infeksiyonlardan hangisinin görülme riskini artırır? A. C. Candida sepsisi Kandidemi. Damar içi ilaç bağımlısı olduğu öğrenilen yetişkin bir kadın hasta. kalp (endokardit). çarpıntı. Bu olgularda sınırlı bir kandidemi yaşanması doğaldır.

bakteriyel vajinozlar ve trikomonal vajinitlerden ayrım açısından önemlidir. D. Alınan kan kültürlerinde germ tüp oluşturmayan maya hücreleri izole ediliyor. Cevap: A 245. oral kontraseptif kullanımı ve özellikle de gebelik gibi kolaylaştırıcı faktörler akılda tutulmalıdır. asidik pH’ta daha kolaydır. Yapılan endoskopik incelemede özofagus mukozasında eritemli zemin üzerinde beyaz renkli plaklar izleniyor. 4. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı Kontrol edilmemiş diyabet Gebelik Vajinal pH > 5 olması Oral kontraseptif kullanımı Kandida vulvovajinit: Trichomonas vajinitlerinden daha sık görülür. Candida parapsilosis Candida albicans Torulopsis glabrata Candida krusei Candida tropicalis Büyük vejetasyonlar ve yüksek mortalite riski ile bilinen Candida endokarditlerinde en sık etken Candida albicans’tır. Candida albicans vulvovajiniti olgularında hastaların daha önce antibiyotik kullanıp kullanmadıkları sorgulanmalıdır. Ancak. Vajinal kandidozda kaşıntı (en sık semptom) ve çoğunlukla yoğun. hormon replasman tedavileri. yapılan ekokardiyografik incelemede ise trikuspid kapağa yerleşmiş iri vejetasyon saptanıyor. yanma ve yutma zorluğu yakınmaları ile başvuruyor.DrTus. En sık fungal etken. vajinal kandidozda vajinal pH değişmez. C. Alınan akıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan maya hücreleri görülmüş. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 107 yakınmaları ile başvuruyor. immünsüpresyon. slime tabakası üretebilmesine bağlanmaktadır. diyabet. Candida tropicalis. Candida parapsilosis’in protez kalp kapak endokarditlerine de neden olabilme yeteneği. Albicans dışı Candida endokarditlerinde bazı özellikler vardır: Lösemili hastalarda gelişen infektif endokardit olgularında Candida tropicalis sıklığı gittikçe artmaktadır. psödohif gelişimi ve miçelyal fazın sürdürülebilmesi. Bunun dışında. Kemik iliği transplant alıcısı hastalarda Candida krusei ve Candida lusitaniae birlikteliği dikkat çekicidir. D. Cevap: D 246. Đntravenöz ilaç bağımlılarında gelişen endokarditlerde Candida parapsilosis.5’in altındadır. B. Candida krusei ve Candida parapsilosis infeksiyon sıklığında artış kaydedilmiştir. Genel bir ilke olarak. Diğer vajinit etkeni olan Trichomonas vaginalis infeksiyonunda ise tersine. AIDS nedeniyle antiretroviral tedavi almakta olan yetişkin bir erkek hasta göğüs arkasında ağrı. Hastalığın başlangıç döneminde vajinal pH yüksek ise etkenin mukozaya yapışması kolaylaşır. C. Yetişkin bir kadın hasta vulvada kaşıntı ve peynire benzeyen vajinal akıntı yakınmaları ile başvurmuştur. beyaz. Uzun süre flukonazol ile tedavi edilmesine rağmen klinik düzelme sağlanamayan olguda aşağıdaki antifungallerden hangisi tercih edilmelidir? 107 . menstruasyon döneminden bir hafta önce başlar. germ tüp testinin pozitif olduğu saptanıyor. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi yukarıda tanımlanan klinik tablo için kolaylaştırıcı faktör değildir? A. Hastanın yapılan muayenesinde sternum alt ucunda 3⁄4 şiddetinde diyastolik üfürüm duyuluyor. E. plaklardan alınan örneklerin doğrudan mikroskopik incelemesinde üzerlerinde blastokonidyumlar bulunduran psödohifler görülüyor. E. disparoni ve eksternal dizüriden oluşan klinik tablo. Son yıllarda (özellikle) Candida glabrata. Bu özellik. Candida albicans’tır (%8590). vajinal ağrı ve yanma. yakınmalar menstruasyon sonrasında belirginleşir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. en sık izole edilen Candida türüdür. peynirsi akıntı.

Anti-fungal tedavi gerekmez. Kronik sinüzitlerin büyük bir çoğunluğundan sorumludur. En sık karşılaşılan etken Aspergillus fumigatus’dur. AIDS olgularında gelişen özofajitlerde flukonazol. b) Allerjik-eozinofilik fungal sinüzit: Çevre havasında yoğun olarak bulunan Aspergillus fumigatus ve Curvularia lunata mantarlarına karşı gelişen allerjik bir patolojidir. Küf mantarıdır. vulvovajinal. dehidrate. Başlıca etkeni Aspergillus flavus’tur. E. On yıldır tip 1 diabetes mellitus tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir kadın hasta ateş. yuvarlak. azol direnci gösteren Candida türlerine etkilidir. Candida albicans Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Mantar Sinüzitleri: a) Sinüste mantar topu: En çok maksiller sinüste görülür. bronkoskopi ile alınan örneklerin incelenmesinde ise 450 açı ile dallanan septalı hifler ve bunlardan çıkan düz konidyoforlar içeren küf mantarı görülüyor. Kültürlerde kadife görünümü sergilerle r. burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. bitki çürümesinde etkindir. Aspergillus türleri. C. Genelde inflamasyon oluşturmaksızın sinüste kitle yakınmalarına neden olur. B. Sağ maksillar sinüsten ponksiyonla alınan örneğin incelenmesinde 450 açı ile dallanan septalı hifler içeren küf mantarı varlığı saptanıyor. Anatomi ve fizyolojiyi düzeltmek için cerrahi küretaj tedavisi uygulanır. 108 . Öncesinde akciğer tüberkülozu nedeni ile tedavi gördüğü öğrenilen yetişkin bir erkek hasta öksürükle birlikte kan gelmesi yakınması ile başvuruyor.DrTus. özefagus ve cilt kandidozlarında (kronik mukokutanöz kandidozlarda) sürekli flukonazol süpresyonu önerilmektedir. ketokonazole göre daha üstün etkilidir. baş ağrısı. Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer apeksinde yer alan kavite içinde. bir Candida türünde (Candida lusitaniae) amfoterisin-B direncinin bildirilmiş olması. ciddi oral. c) Kronik yavaş seyirli sinüzit: Bir immün yetmezlik olmaksızın. düzgün kenarlı radyoopak lezyon izleniyor. B. Histoplasma capsulatum Coccidioides immitis Aspergillus fumigatus Blastomyces dermatitidis Aspergillus flavus Aspergillus. Toprakta bol miktarda bulunur. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Aspergillus flavus Rhizopus sp. ciddi. Geniş bir üreme ısısı toleransları vardır. hafif konidyumlarla insanlara bulaşır. Bu yapının ucunda bulunan. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 450 açı ile dallanan septalı hifler ve hiflerden çıkmış düz konidyoforlar yapar. granülomatöz fungal sinüzit tablosudur. Cevap: E 247. aylar-yıllar içinde gelişen invazif. Ketokonazol Nistatin Đtrakonazol Flusitozin Vorikonazol 108 Kalıcı immün yetmezlik olgularında tekrarlı. Cerrahi ve anti-fungal tedavi gerektirir. Cevap: C 248. Özellikle azol tedavisine rağmen sağaltılamayan özofajitlerde vorikonazol veya kaspofungin tedavisi tercih edilmelidir. önemli bir sorunun başlangıcı olabilir. Yapılan muayenesinde postnazal pürülan akıntı saptanan hastanın çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksillar sinüste havalanma azalması ile birlikte hava-sıvı seviyesi varlığı görülüyor. derin kandidozlarda ise amfoterisin-B kullanılmalıdır. D. D. Doğada ve insan dokusunda hep aynı formda (küf) bulunur. Bununla birlikte. B. Allerjiyi körükleyeceğinden sinüs içindeki mantar debrislerinin ve allerjik müsinin cerrahi olarak temizlenmesi gereklidir. E. E. progressif yüz şişliği ve görme bozuklukları (orbital apeks sendromu) başlıca semptomlar olabilir. hızla ilerleyen. C. Çoğul dirençli türlerce oluşturulan. Kronik baş ağrısı. Vorikonazol ve ekinokandinler. doğadaki en yaygın mantardır.

Damarlara invaze olma özelliği nedeniyle retinal arter trombozu ve sonuçta görme kaybı ortaya çıkar. kulak. Tedavi ve profilaksisinde ko-trimoksazol kullanılır. (daha nadir olarak) Absidia. B. Absidia sp. Cevap: E 249. Bronkoalveolar lavaj ile alınan örneğin Giemsa boyası ile boyanmış preparatlarında kistik yapılar görülüyor. ateş. sinsi başlangıçlı ve başka bir etkenin sorumlu tutulamadığı yüksek ateş ve pnömoni tablosu hastalığı düşündürmelidir. Ateş. Serebral apseler belirlenebilir. Ko-trimoksazol profilaksisi uygulanmayan HIV infeksiyonu olgularında CD4+ T lenfosit sayısının mm3’de 200’ün altına düşmesi halinde interstisyel plazma hücreli pnömonilere neden olur. Sadece AIDS olgularında görülen ekstrapulmoner fırsatçı infeksiyonlar da bilinmektedir (göz. Ketoasidoz tablosundaki diyabet hastalarında nötrofil fonksiyonları da bozulduğu için Zygomycetes mantarlarının çoğalması inhibe edilemez. Aseksüel üremeleri sporanjiyosporlar ile. Hastalarda V. Mucorales takımı. Aseksüel ve seksüel üreme dönemleri vardır. Candida sp. orbital sellülit ve pitoz gelişir. Tedavisiz olgular asfiksi ile ölür.DrTus. carotis interna trombozu. Yapılan tetkikler sırasında anti-HIV ve HIV RNA pozitif olarak saptanan hastanın CD4+ lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. Risk grubu hastalarda. insan alveollerinde. C. ve VII. Bu tablo. kemik iliği). Rhizomucor sp. Đnfeksiyon paranazal sinüslerde başlar. Ellibeş yaşındaki bir kadın hasta ateş. orbita. baş ağrısı ve sol alt göz kapağında siyah renkli şişlik yakınması ile acil servise başvuruyor. karaciğer. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuran yetişkin bir erkek hastanın çekilen PA akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan infiltrasyon ve akciğerlerde buzlu cam manzarası görülüyor. mantarın vasküler invazyonunun diğer sonuçlarıdır. duyarlılık ve özgüllüğü en yüksek yöntem olan bronko-alveoler lavaj ile alınan sıvı ve akciğer endoskopik veya transtorasik biyopsisi ile alınan doku örneklerinde Giemsa boyama ile kist ve trofozoitler görülür. Sabouraud dekstroz agara yapılan ekimlerde. Mucor ve Rhizomucor türlerince oluşturulan fırsatçı mantar infeksiyonlarıdır. yüz ve beyne yayılır. Erkenden agressif cerrahi ve parenteral anti-fungal tedavi gerektirir. Balgamda. D. Hastalarda yüz ve baş ağrısı. septasız ve birbirine dik açı yapmış hifler yapma şeklindedir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: B 250. Mucor sp. Mukormikoz etkenleri. uzun süredir nötropenide bulunan lösemili veya organ transplantasyonu uygulanmış hastalarda da tanımlanmıştır. Mucoraceae ailesi içinde yer alan (sıklıkla) Rhizopus. saprofit küf mantarlarından olan Zygomycetes sınıfı. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıda tanımlanan klinik tabloya neden olma olasılığı en fazladır? A. Rhizopus sp. ekstrasellüler yaşayan bir mantardır. Pneumocystis carinii Cryptococcus neoformans Coccidioides immitis Sporothrix schenckii Histoplasma capsulatum Pneumocystis carinii. hava-sıvı seviyesi ve maksillar sinüs duvarını invaze ederek sol orbitaya yayılmış kitle lezyonu görülüyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 109 d) Fulminant-akut invazif fungal sinüzit (rinoserebral mukormikoz): Đmmünite sorunu olanlarda gelişen ve sinüslerdeki progressif destrüksiyon sonucu orbital kavite ve beyin vasküler yaplarına invaze olan agressif sinüzit tablosudur. Kavernöz sinüs ve A. kafa çifti tutulumları görülebilir. Mucorales mantarları başlıca etkenlerdir. Yapılan tetkiklerde açlık kan şekeri 468 mg/dL (N: 60-105) olarak saptanan hastanın idrar tetkikinde ketonüri belirleniyor. Akciğer filminde hilustan yayılan infiltrasyon ve akciğerde buzlu cam manzarası görülür. C. hızla ve bolca üreyerek petri kutusu kapağını kaldıracak kadar kabarık koloniler yaparlar. B. öksürük. 109 . Konjunktivalarda şişlikler belirir. Balgam tipik olarak köpüklüdür ve eozinofilik eksuda görünümündedir. Yapılan muayenesinde sol maksillar sinüs üzerinde ödem ve hassasiyetle birlikte sol alt göz kapağında siyah krutlu lezyon görülüyor. D. E. Çekilen kraniyal bilgisayarlı tomografisinde sol maksillar sinüs içinde mukozal kalınlaşma. E. Bir süre sonra siyanoza varabilen solunum yetmezliği gelişir. Rinoserebral zigomikoz: En sık görülen klinik formdur.

ek olarak konjunktivit. rinore. vb.Testi KRONĐK MENENJĐTLER Pürülan (Fungal) C.%40 lenfosit Şeker düşük Đmmün yetmezlikli Ksantokromik. lenfositoz Değişken. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker normal LCM’de >2000/mm3 Aseptik M. BOS boz renkli. lastik kıvamlı Var.pneumoniae (2) H. yanıltıcı Rubella Rubeola Hodgkin lenfoması Subfebril Yüksek Dalgalı. bulanık Binlerce/mm3 nötrofil Şeker çok düşük 1.coli L. yüksek Orta düzeyde Farinks/Klinik Hiperemik. lenfositoz Lökopeni.DrTus. Bull neck Konglomere Belirleyici değil Damak peteşisi Var Yok Var Var Kan lökositi Nötrofilik lökositoz Belirleyici özellik yok Atipik lenfositoz. Forscheimer Yok Yok 110 .monocytogenes. lökositoz Lökopeni.pallidum Boz-bulanık %60 nötr. lenfositoz Lökopeni.icterohaemorrhagiae Mycoplasma pneumoniae Beyin apse ve tümörü Vertebra osteomiyeliti Renksiz.meningitidis (1) Sekonder: S. cilt döküntüleri Enantemler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 110 AKUT MENENJĐTLER Pürülan (Bakteriyel) Primer: N. öksürük Farenjit yok. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker düşük Protein çok fazla Ateş Streptokoksik Difteri EBV mononükleoz Adenoviral Çok yüksek Genelde subfebril Değişken.tuberculosis T. gribeyaz membranlar Membranlı. Theodor arazı Belirleyici değil Konglomere. PelEpstein Konglomere.HSV) Plasmodium türleri Toxoplasma gondii L. noktavi eksüda Tonsillayı aşan psödomembran Çok şiş ve çok ağrılı. Koplik lekeleri Farenjit yok LAP Ön servikal. tek tek Konglomere.3 için Lateks Ag.2.influenzae (3) Grup B Streptokok E.neoformans Candida türleri Coccidioides immitis Aseptik Viral (Mumps.

21.39.21 40.14.6.7.7.2.30 1.41 2.12 3.4.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 111 HASTA GRUPLARI Yenidoğan Đnfant Çocuk HASTALIKLAR Fatal dissemine hastalık Nezle.37 5.31.19.14 11.7.DrTus. üriner infeksiyon Menenjit.7.5 1-7 3.21 4. farenjit Akut febril farenjit Faringokonjunktival ateş Hemorajik sistit Đshal SORUMLU SEROTĐPLER 3.12.34.35. ensefalit 111 .32 Erişkin (daha çok askerlerde) Tüm yaş grupları Đmmün yetmezlikli Meningoensefalit Akut solunum yolu infeksiyonu Pnömoni Epidemik keratokonjunktivit Pnömoni.11.7 8. 42-47 7.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful