DrTus.

com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

1

MĐKROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
1. Bir haftadır Türkiye’de olduğunu ifade eden 36 yaşındaki Đngiliz vatandaşı bir kadın iki gündür devam eden periumbilikal karın ağrısı; sulu, çok miktarda defekasyon yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Yapılan muayenesinde vital bulgularının normal sınırlarda olduğu saptanan hastanın yapılan dışkı mikroskopisinde fekal lökosit ve eritrosit görülmüyor, yalnızca sindirilmemiş gıda artıkları saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Salmonella enteritidis Vibrio cholerae Enteroaderen Escherichia coli (EAEC) Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC) Shigella flexneri

Salmonella enteritidis, mayonez gibi infekte çiğ yumurtadan hazırlanan besinler yenince insanlara bulaşır. Yüksek ateş, üşüme, bulantı, kusma, baş ve karın ağrısı ve kanlı-cerahatli ishal görülür. Vibrio cholerae’nin neden olduğu gastroenteritlerde; karın ağrısı ve tenezm olmaksızın pirinç suyu gibi ishal; durdurulamayan, bulantısız ve öğürtüsüz kusma ile sıvı ve elektrolit kaybına ait belirti ve bulgular görülür. Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC); plazmid kontrolünde iki tür ekzotoksin yapısında enterotoksin üretir. Barsak epitel hücrelerinde adenilat siklaz aktivasyonu ile cAMP artışına yol açar. Sonuçta, aşırı su ve elektrolit salınımı gerçekleşir. ETEC, turist ishallerinin en sık etkenidir (>%50). Enteroagregatif (Enteroaderent) Escherichia coli (EAEC); ETEC gibi ST salgılayarak sulu ishal gelişimine neden olur. Turist ishallerinin diğer bir etkenidir. Shigella flexneri; yüksek ateş, toksik tablo, kanlı, mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolite neden olur. Cevap: D 2. Son iki gündür karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk hasta acil servise göz aklarında sararma, yüzde ve bacaklarında şişme yakınması ile getiriliyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde hemoglobin 5.5 g/dL, hematoktit %17, trombosit 32.000/mm3, bilirubin direkt 3.2 mg/dL, bilirubin indirekt 5.4 mg/dL, üre 116 mg/dL, kreatinin 4 mg/dL olarak saptanıyor. Hasta yakınından alınan anamnezde hastanın beş gün önce okul kantininden aldığı hamburgeri yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đdiyopatik trombositopenik purpura B. Hemolitik üremik sendrom C. Akut viral hepatit D. Poststreptokoksik glomerulonefrit E. G6PD eksikliğine bağlı hemoliz Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC); Escherichia coli O157:H7 kökenidir. Shiga ekzotoksinine benzer (Shigalike) toksini (verotoksin) vardır. Bu nedenle bu kökenlere Verotoksijenik Escherichia coli adı da verilmiştir. Ekzotoksin faj kontrolünde yapılır. Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınları bildirilmiştir. Bu olguların %10’unda, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve glomerüler kapillerlerde mikrotrombüsler sonucu ortaya çıkan böbrek yetmezliği ile özel bir tablonun (hemolitik üremik sendrom) gelişimine neden olmaktadır. Bu tablodan, kana karışan verotoksin sorumludur. Bakteriyel bir invazyon ise söz konusu değildir. Cevap: B

1

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

2

3.

Daha öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 43 yaşındaki obez bir kadın hasta; karın ağrısı, bulantı, kusma, üşüme ve titreme yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ateş 38.8oC olarak ölçülüyor ve karın sağ üst kadranda derin palpasyon ile hassasiyet saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz, transaminaz yüksekliği, alkalen fosfataz (ALP) ve gama glutamil transferaz (GGT) yüksekliği saptanıyor. Yapılan ultrasonografik incelemede safra kesesi duvarının ödemli olduğu dikkati çekiyor. Sözü edilen klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterococcus faecalis B. Klebsiella pneumoniae C. Escherichia coli D. Enterococcus faecium E. Salmonella typhi

Tanımlanan klinik tablo akut kolesistittir. Escherichia coli, akut kolesistitlere yol açan en sık etkendir. Bunu Klebsiella pneumoniae ve enterokoklar izler. Salmonella typhi ise RES hastalığına neden olur. Cevap: C 4. Yirmiiki yaşında bir kadın; kasıklarında ağrı, idrar yaparken yanma hissi ve sık idrara çıkma yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada bol lökosit ve bakteri görülüyor, tam kan sayımında lökosit sayısı normal sınırlarda, eritrosit sedimentasyon hızı ise saatte 12 mm olarak saptanıyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, verilebilecek en uygun ampirik tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Üç gün süre ile oral kinolon Bir hafta süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile oral amoksisilin Üç gün süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile parenteral kinolon.

Genç kadınlarda gelişen akut nonkomplike sistit tedavisinde; ampirik, üç günlük oral ko-trimoksazol tedavisi en uygun seçenektir. Daha uzun tedavi rejimleri; gebelerde, vajinal diyafram kullananlarda, yaşlılarda ve diyabetiklerde önerilir. Gebelerde ko-trimoksazol başarısızlıklarında kinolonlar kullanılamaz. Oral sefalosporinler ya da amoksisilin tercih edilir. Direnç gelişimini önlemek veya minimize etmek için nonkomplike olgularda florokinolonların kullanılması önerilmez. Sadece rekürrent sistitlerde, tedavi başarısızlıklarında ve diğer ilaçlara toleranssız ya da allerjik olgularda uygulanabilir. Nitrofurantoin ve β-laktamlı ilaçlar, vajinadaki Escherichia coli’lerin eliminasyonunda yetersiz kaldıkları için, uygun seçenekler değildir. Cevap: D 5. Yetmişiki yaşındaki bir erkek hasta acil servise; ateş, üşüme, titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22.000/mm3 (%85 nötrofil), eritrosit sedimentasyon hızı 64 mm/saat olarak saptanıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada 20-25 lökosit ve bol bakteri görülüyor. Bu hastada klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Akut nonkomplike sistit Akut komplike piyelonefrit Akut nonkomplike piyelonefrit Asemptomatik bakteriüri Perinefritik apse

Akut nonkomplike sistit: Genç kadınlarda görülür. Dizüri ve pollakiürinin yanı sıra sık sık acil idrar yapma gereksinimi, buna rağmen az miktarda, bulanık, %30 olguda kanlı idrar yapma, %10 sıklıkla suprapubik ağrı ve duyarlılığın artması gibi yakınmalar vardır. Ateş yükselmez, lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği bulunmaz.

2

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
Đnfeksiyon genellikle üretra ve mesanede sınırlıdır.

3

Akut nonkomplike piyelonefrit: Genç kadınlarda gelişir; gram negatif sepsis ile sistit benzeri semptomlar ve hafif lomber ağrı arasında değişen şiddette olabilir. Etken, çoğunlukla (>%80) üropatojen Escherichia coli’dir. Piyelonefrit gelişen olgularda ateş yükselir, zaman zaman şiddetlenen lomber ağrı, baş, karın ve bel ağrıları, muayenede kostovertebral açının künt perküsyonunda ağrı bulunur. Alt üriner infeksiyonların tersine piyelonefritte lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği de görülür. Komplike üriner infeksiyonlar: Genç erkeklerde, <50 yaşta gonore ve klamidyal infeksiyonlar gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar hariç üriner infeksiyonlar oldukça nadirdir. Gelişirse, genelde anatomik patolojilere sekonderdir. Altmış beş yaşın üzerindeki erkeklerde ise prostat hipertrofisi gibi üriner infeksiyon gelişimini kolaylaştıran patolojilerin varlığında geliştiği için, aksi kanıtlanmadıkça komplike üriner infeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir. Bu hastalarda, kadınların aksine genellikle alt üriner infeksiyonlara kısa zamanda piyelonefrit de eşlik eder. Üriner kateter kullanımı, üriner sistem taşı, obstrüktif üropati, vezikoüreteral reflü varlığı ve sisteme yapılan endoskopik girişimler sonucunda gelişen üriner infeksiyonlar da komplike olarak değerlendirilmelidir. Cevap: B 6. Alkolizm öyküsü olan 53 yaşındaki bir erkek hasta son bir aydır karnında şişkinlik, nefes darlığı; son iki gündür ise karın ağrısı, ateş, üşüme titreme yakınmaları ile acil servise başvuruluyor. Yapılan muayenesinde ateş 390C olarak saptanıyor, karında distansiyon ve periumbilikal yüzeysel venlerde belirginleşme dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Sekonder bakteriyel peritonit Akut böbrek yetmezliği Spontan bakteriyel peritonit Akut pankreatit Toksik megakolon

Spontan bakteriyel peritonit (SBP): Assit sıvısında mm3’de 250 ve üstünde nötrofil bulunması ve yapılan kültür çalışmalarında tek bir bakterinin soyutlanması durumunda söz konusudur. Kronik karaciğer hastalığı nedenli siroz olgularında ve assit ile seyreden diğer hastalıklarda gelişen en sık infeksiyon tablosudur. Olgularda ateş ve batında hassasiyet, musküler defans, rebound sıklıkla saptanır. Sirotik hastalarda hepatik ensefalopati, böbrek fonksiyonlarında gerileme, sarılık, lökositoz varlığında SBP öncelikle düşünülmelidir. Cevap: C 7. Yukarıdaki soruda tanımlanan klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Escherichia coli Bacteroides fragilis Streptococcus pneumoniae Staphylococcus aureus Koagülaz negatif stafilokoklar

Escherichia coli, hastane içi ya da dışında edinilmiş üriner sistem infeksiyonlarının en sık nedenidir. Hastane dışında edinilmiş üriner infeksiyonların >%80’inden, hastanede gelişen üriner infeksiyonların ise %40-50’sinden sorumludur. Üriner kateter takılması önemli bir risk faktörüdür. Cevap: A 8. Son iki gündür devam eden kanlı ve mukuslu ishal, ateş, karın ağrısı yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk, kasılma ve bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 6.700/mm3, periferik yaymasında %90 nötrofil (%30 bant formu) görülüyor. Yapılan dışkı kültüründe laktoz negatif, hareketsiz basil izole ediliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Campylobacter jejuni B. Enterohemorajik Escherichia coli

3

rastlantısal olarak organ ve dokulara otururlar: Menenjit (infantlarda). Dalak apseleri. Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. bulantı. Enterohemorajik Escherichia coli: Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınlarına neden olur. özellikle geriatrik hastalar. mukozada apse ve ülserler gelişir. Serumda. Shigella sonnei: En sık şigelloz etenidir. Bu nedenle. kolanjit. D. Shigella dysenteriae (Shiga basili): Tipik şigellozun yanı sıra küçük çocuklarda konvülsiyonlara neden olur. Hasta Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmektedir. üşüme. Shigella dysenteriae E. IgM yapısındadır. artrit. Staphylococcus epidermidis C. 1. S harfi ya da martı kanadı şeklinde.200/mm3 (%75 nötrofil). aortite neden olan en sık infektif nedendir. AIDS’liler ve küçük çocuklarda. kanlı. Cevap: D 9. C. Ancak. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. B. Salmonella enteritidis 4 Campylobacter jejuni: Jejunum. Hastaya eskiden TAB aşısı uygulanmış olabilir. Neisseria gonorrhoeae E. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Salmonella typhimurium da bakteriyemiye neden olabilir. TO: 1/200. ileum ve kolona invaze olur. Shigella sonnei D. TH: 1/400. Grup aglütinasyon testinin özgüllük ve duyarlılığı kan kültüründen daha azdır. eritrosit sedimantasyon hızı 105 mm/saat olduğu görülüyor. ödem. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 14. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. toksik tablo. PBO: 1/400. baş ağrısı. sert vücutlu. orak hücreli anemili olgularda daha sık olmak üzere osteomiyelit gibi lokal yerleşimler gelişir. hafta sonundan itibaren anti-O antikoru (O aglütinasyonu) pozitifleşir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yüksek ateş. Cevap: E 10. anti-O ve anti-H antikorlarının aglütinasyon testi ile araştırılması prensibine dayanır: 4 . Uygun tedavisi başlanan olguda ikinci hafta sonunda yapılan Gruber-Widal (Grup Aglütinasyon) testinde şu titreler elde elde ediliyor. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. Hasta eskiden Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmiş olabilir. piyelonefrit. Hasta Salmonella paratyphi B infeksiyonu geçirmektedir. nabız 88/dakika. Kırksekiz yaşında bir erkek hasta son bir haftadır devam eden. apandisit ile karıştırılabilir. PBH: 1/800. Laktoz negatif ve hareketlidir. Gruber-Widal testi (grup aglütinasyonu). gün içinde yükselip düşen ateş. Aort anevrizmalarına yerleşir ve endarterite yol açar. başta Salmonella enteritidis olmak üzere tüm Salmonella türlerince oluşturulan infeksiyonların seyrinde de gelişebilir. Salmonella typhi B. eritrosit sedimantasyon hızı 45 mm/saat olarak saptanıyor. Salmonella choleraesuis Salmonella bakteriyemisi. Sonucun yorumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A.000/mm3 (%86 nötrofil). bu tabloda bakteriyemi hedefsizdir. Hastanın muayenesinde ateş 39oC. E. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. Anti-H antikoru ise 10-12. pnömoni ve endokardit görülebilir. Đmmünite sorunu bulunmayan bireylerde.DrTus. dil paslı görünümde saptanıyor. Enterik ateşte gelişen RES hedefli bakteriyeminin aksine. PAH: 1/ 800. yüksek ateş. yılankavi hareketli bakterilerdir. kusma. Kandaki bakteriler. IgG yapısındadır. Yapılan ilk tetkiklerinde lökosit sayısı 3. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Kontamine besinin yenmesinden kısa süre sonra basiller kana karışır. PAO: 1/100. sepsis ve lokal yerleşim: En sık izole edilen etken Salmonella choleraesuis’dir. Haemophilus influenzae D. karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuruyor. Virgül. çekilen grafide ise sağ tibia diyafizinde periosteal kalınlaşma saptanıyor. günlerde pozitifleşir. ağrı yakınmaları geliyor. Laktoz negatif ve hareketli bir bakteridir. Orak hücreli anemisi olan 12 yaşında bir çocukta sağ bacak pretibial bölgede kızarıklık.

Safra taşı bulunan tıbbi tedaviye dirençli olgularda kolesistektomi uygulanır. Altı hafta süre ile yüksek doz (erişkinde 6 g/gün) amoksisilin ve ampisilin verilir. nekahat taşıyıcılığı). Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. kaviteleşmeye ve apseleşmeye eğilimli. ilkinden iki hafta sonra bakıldığında. dilüsyon yöntemine göre değişmek üzere. nekrotizan. Yemek fabrikasında çalışan bir kadın işçinin rutin portör muayenesi sırasında yapılan dışkı kültüründe Salmonella typhi izole ediliyor. TH: 1/400. D. hem Salmonella typhi. yapılan muayene ve rutin tetkiklerinde ise herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Yalancı pozitif ya da çapraz reaksiyonlar gösterebilir. Hemen hemen her olguda haftalarca süren basil saçılımı beklenen gelişimdir (geçici. D. yanıltıcı sonuçları nedeniyle. Güncel tıpta. Alınan anamnezde yaklaşık iki yıl önce tifo tanısı ile hastanede yatarak tedavi gördüğü öğreniliyor.DrTus. Tifoid ateş geçirenlerin %1-5. E. kiremit renkli balgam tipiktir. Hastaya uygulanan bronkoalveolar lavaj işleminde elde edilen kanlı materyalin gram boyamasında iri gram negatif basiller görülüyor. hem de Salmonella paratyphi kökenlerine) ait anti-O antikoru titresi yüksekliği var ise sorumlu etken. anti-O titresi en yüksek olandır. PBH: 1/400 ise tanı. nontifoid infeksiyon geçirenlerin ise <%1’inde bir yılı aşkın süreyle dışkı veya nadiren de idrar ile basil saçılımı sürebilir (kronik taşıyıcılık). özellikle de ventilatör tedavisi altındaki hastalarda akut alt solunum yolu infeksiyonlarına (Friedlander pnömonisi) neden olur. hastane infeksiyonlarından sorumlu ünlü etkenlerdir. yara ve katetere bağlı üriner infeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastane infeksiyonlarına neden olur. Altı hafta süre ile 6 g/gün amoksisilin kullanımı 21 gün süre ile 3 g/gün kloramfenikol kullanımı Yedi gün süre ile 4 g/gün seftriakson kullanımı Yedi gün süre ile 1 g/gün siprofloksasin kullanımı Taşıyıcılık durumunda tedavi gerekli değildir Salmonellozda iki tür taşıyıcılık söz konusudur. E. 5 Anti-H antikoru. B. Escherichia coli Serratia marcescens Proteus mirabilis Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Seçeneklerdeki tüm bakteriler. anlamlı düzeyde titre artışı olmuşsa ve eş zamanlı olarak anti-O antikoru titresinde de artış belirlenmişse. kaviter pnömonilere yol açması beklenmez. Serratia marcescens başta pnömoni. TO: 1/400. aşılılarda veya uzun yıllar önce hastalığı geçirenlerde pozitif bulunabilir. Cevap: A 12. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: C 11. Bir üçüncü basamak sağlık kurumunun yoğun bakım servisinde kafa travması nedeni ile üç haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan hastada son 48 saattir devam eden ateş yüksekliği nedeni ile çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda konsolidasyon ve kaviteleşme ile birlikte sağ plevral efüzyon görülüyor. Diğer gram negatif bakteri nedenli pnömonilere göre mortalitesi oldukça yüksektir (%60-80). 5 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Her iki antikor için de pozitiflik. Bu tablonun görüldüğü hastalarda çoğunlukla patolojinin gelişmesini kolaylaştıran. ileri yaş ve diyabet gibi başka risk faktörleri de bulunur. PAO: 1/800. Klebsiella pneumoniae ise şu tablolardan sorumludur: • Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ). eski şöhretini yitirmiştir. Ancak. PBO: 1/200. Örneğin. Kanlı. Salmonella paratyphi A infeksiyonudur. anlamlıdır. Hemorajik. altta yatan ağır primer bir hastalık. Bunlar içinde Escherichia coli ve Proteus mirabilis öncelikle üriner infeksiyonlara. C. ağır seyirli bir lober pnömoni tablosudur. Bir grup aglütinasyonu sonucunda birden çok türe (örneğin. >1/100-1/160’dır. PAH: 1/400. C. B. Ancak. Tek başına pozitifliğinin tanısal değeri yoktur. Bunlar içinde ventilatör nedenli pnömonilere neden olma olasılığı en fazla olanı Acinetobacter baumannii’dir.

D. Cevap: A 14. Aynı hasta yaklaşık üç hafta sonra sol el bileğinde şişlik. • Klebsiella pneumoniae. infeksiyon (sitruvid) taşları gelişir. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmalarıyla başvuruyor. Bu hastada aşağıdaki hangi grup antibiyotiğin ampirik olarak kullanımının tedavide yararsız olacağı düşünülmelidir? A. hareketsiz. Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Proteus mirabilis Klebsiella pneumoniae Mycoplasma genitalium Proteus cinsi bakteriler üreaz enzimleri ile üreyi CO2 ve NH3’e parçalarlar. böylece pH 9’lara kadar yükselir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Bazılarında ise karbapenemler kullanılmak zorunda kalınabilir. C. Bazı kökenlerinde genişlemiş spektrumlu β laktamaz (ESBL) sentezleme özelliği vardır. D. Bu olgulardaki taşların radyolojik görünümü tipiktir.DrTus. B. üroepitelyum depresse olur. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 6 • Özellikle alkoliklerde. vasküler veya üriner kateter kullanımına bağlı olarak gelişen infeksiyonlarda da ön sıralarda yer alır. Akut eklem romatizması Juvenil romatoid artrit Reaktif artrit Sistemik lupus eritematozus Reiter sendromu 6 . iki yaşın altıdaki çocuklarda ve immün yetmezliği olanlarda üst solunum yolu içeriğinin aspire edilmesi ile hastane dışında da şiddetli lober pnömoni tablolarına yol açabilir. KOAH’lılarda. Alkalen idrarda magnezyum. fagositoz ve kompleman etkinlikleri azalır. sefalosporinler dahil pek çok β laktamlı (BL) antimikrobiyal kullanılamaz. Bu kökenlerce meydana getirilen infeksiyonların sağaltımında. laktoz pozitif. B. Cevap: E 13. Hastanın anamnezi dikkate alındığında akla gelebilecek en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. E. Bunlardan bazıları BL+BL inhibitörlerine ve kinolonlara duyarlıdır. kızarıklık. Hemen hemen tüm kökenleri ampisilin ve amoksisiline dirençlidir. gram negatif basiller saptanıyor. B. ESBL (Genişlemiş Spektrumlu β Laktamaz) üreten suşların yaygın olduğu bilinen bir üniversite hastanesinin Üroloji servisinde yatmakta olan ve üriner kateteri olan 60 yaşındaki bir erkek hastada gelişen ateşin etiyolojisini araştırmak için alınan idrar kültüründe iri mukoid koloniler oluşturan. ağrı. C. YBÜ koşullarında. Kronik taş irritasyonuna yol açması nedeni ile neoplastik tablolar ile ilişkilendirilmiştir. D. Sefalosporinler Üçüncü kuşak kinolonlar β laktam + β laktamaz inhibitörü Karbapenemler Dördüncü kuşak kinolonlar Klebsiella pneumoniae’nin hastane kökenleri çoklu antimikrobiyal direncine sahiptir. Yapılan ultrasonografik incelemede de görünümün üriner sistem taşına ait olduğu doğrulanıyor. Karın ağrısı. amonyum. Bir hastanede ne kadar çok sefalosporin kullanılıyor ise ESBL gelişme şanssızlığı o kadar fazladır. diyabetiklerde. Sırt ağrısı ve hematüri yakınmaları olan 35 yaşındaki kadın hastanın çekilen direkt üriner sistem grafilerinde sol böbrek kaliksleri ve pelvisini dolduran opasite görülüyor. erkek geyik boynuzu şeklindedir. fosfat gibi mineraller presipite olur. Cevap: C 15. E. ateş ve kanlı ishal yakınması ile başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastada yapılan mikrobiyolojik incelemeler sonucunda Yersinia enterocolitica nedenli kolit saptanıyor ve tedavi ediliyor.

mezenter lenfadenit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 7 Yersinia enterocolitica. uzun kuluçka süreli besin zehirlenmesi etkenidir. Kolera gravis tablosu ile gelen 42 yaşındaki bir kadın hastada yapılan rutin biyokimyasal incelemelerde aşağıdaki bulgulardan hangisi beklenmez? A. Cevap: E 16. bakteriyemi. Büyük ve orta eklemleri tutar. Đdrar dansitesi artar. perikardit. Konjunktivit + üretrit + artrit (Reiter sendromu). Cholerae polivalan O1 antiserumu ile dışkıda aglütinasyon gelişir. Cevap: E 17. eritem ve büller saptanıyor. Sunulan hastada. Metabolik asidoz ile uyumlu kan gazı bulguları elde edilir. ağrı. Reaktif artrit: En sık görülen tablodur. Vital bulguları normal sınırlarda saptanın hastanın yarasından alınan örnekten yapılan Gram boyamada kıvrık gram negatif basiller görülüyor. yukarıda sayılan klinik tablolardan herhangi birinin başlangıcından birkaç hafta sonra gelişir. kış aylarında fazla olmak üzere. Hematokrit artışı Đdrar dansitesinde artma Üre düzeyinde artma Hipoglisemi Metabolik alkaloz • • • • • Kolera gravis tablosundaki laboratuvar bulguları • Rutin Testler: Lökosit ve eritrosit sayısı fazla bulunur. Vibrio vulnificus C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kızarıklık.DrTus. Dışkının basit ve spesifik kültürleri yapılır. D. B. sol el bileğinde şişlik. yüksek üre ve kreatinin düzeyleri belirlenir. Eritema nodozum Temporal arterit Diğerleri: Tenosinovit. • Mikrobiyolojik Tetkikler: Dışkıdaki bakterinin soyutlanma ve tanımlanmasına yöneliktir: Dışkı pirinç suyu ya da su gibidir. Henöch Schönlein Purpurası. Dışkıda lökosit veya eritrosit görülmez. Ayağındaki yaranın iyileşmemesi ve ağrısının artması nedeni ile başvuran hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde ödem. C. Dışkının karanlık alan mikroskopisinde çok hareketli bakteriler vardır. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmaları mevcuttur. Bakterinin kendisine bağlı olarak gelişen tablolar: Enterokolit. glomerülonefrit. HLA-B27 antijeni ve bakteri antijenlerinin benzerliği ana nedendir. Campylobacter fetus 7 . miyokardit. Vibrio parahaemolyticus B. Kendisine karşı gelişen antikorlara bağlı immün kompleks hastalıkları: Başta gastroenterit olmak üzere. konjunktivit + üveit + irit. hematokrit yükselir (hemokonsantrasyon). Yirmidört yaşında bir erkek hasta beş gün önce denize girerken ayağını istiridye kestiğini ifade ediyor. terminal ileit 2. Hipoglisemi. Neden olduğu klinik tablolar: 1. E. Bu özellikler seçenekler içinde en çok Reiter sendromu ile örtüşmektedir.

Cevap: B 18. Kolonu tutarak invazif tarzda. Genelde kendini sınırlayan. meningoensefalit. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. immünitesi bozuk. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. Lezyonlar ağrılıdır. Hastanın yapılan muayenesinde konfüze olduğu. kıvrık. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden yenmesi ile bulaşır. Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. Đyi pişmemiş deniz ürünleri (kabukluları) ile bulaşır. Campylobacter jejuni E. mukozada apse ve ülserler gelişir. endokardit. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. C. alkoliklerde. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. çok hızlı hareket eden bakterilerin varlığı dikkati çekiyor. bulantı.DrTus. mukozada apse ve ülserler gelişir. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden. oksidaz pozitif bakterilerdir. Jejunum. E. kronik karaciğer. D. Campylobacter fetus: Sıklıkla gastrointestinal sistemden kan dolaşımına invaze olarak özellikle yaşlılarda. ateşinin 390C. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce akşam yemeğinde karides salatası yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. beyin apsesi ve kolesistite neden olur. Yapılan dışkı mikroskopisinde lökosit ve eritrosit görülmüyor. ileum ve kolona invaze olur. bir besin zehirlenmesine yol açar. Cevap: A 19. Vibrio cholerae Vibrio parahaemolyticus Vibrio vulnificus Plesiomonas shigelloides 8 . Jejunum. Kompanse alkolik siroz nedeni ile takip edilmekte olan 56 yaşındaki erkek bir hasta acil servise ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile getiriliyor. Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Hasta yakınlarından alınan anamnezde iki gün önce kabuklu deniz ürünleri içeren bir yemek yediği öğreniliyor. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. ateşsiz. Karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuran 28 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal olarak saptanıyor. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Vibrio vulnificus Vibrio parahaemolyticus Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Vibrio cholerae Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Vibrio vulnificus: Gram negatif. kusma. arteriyel tansiyonunun 75/40 mmHg. çiğ olarak yenmesi ile bulaşır. baş ağrısı ile özel. Proteus mirabilis 8 Vibrio parahaemolyticus: Uzak Doğu’da en sık besin zehirlenmesi nedenidir. B. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. C. sert vücutlu. Sonra büller. D. bazen dizanteriform olabilen ishal. B. veziküller ve nekroz gelişir. ileum ve kolona invaze olur. Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır ve kolitlere neden olur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ateş. diyabetik veya altta yatan kronik bir hastalığı olan bireylerde sepsis. Nadiren (≈ %1) bakteriyemi gelişebilir. nabzının ise filiform olduğu dikkat çekiyor.

ateşsiz. Bu nedenle. gram ve laktoz negatif. Oksidaz. Oksidaz ve glukoz pozitif. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. kanlı. Salmonella enteritidis Shigella flexneri Escherichia coli Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. ileum ve kolona invaze olur. Otuzdokuz yaşındaki bir erkek hasta açlık durumunda ortaya çıkan ve yemekle kaybolan epigastrik ağrı. Genelde kendini sınırlayan. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. hareketli. glukoz pozitif ve hareketsiz bir bakteridir. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. sert vücutlu. laktoz ve glukoz negatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. ateşsiz. alkoliklerde. Cevap: D 20. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. laktoz ve glukoz pozitif. Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. bulantı. Dışkıda antijen arama 9 . hareketli bir bakteridir. Kolonu tutarak invazif tarzda. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Campylobacter jejuni: Jejunum. Hastadan alınan kanlı ve mukuslu görünümdeki dışkı örneğinin mikroskopik incelemesinde bol lökosit ve eritrosit görülüyor. toksik tablo. kanlı (EHEC) ishallere ya da intestinal villus dejenerasyonu sonucunda ozmotik ishallere (EPEC) neden olur. son bir yıldır hipogammaglobülinemi tanısı ile izlendiği öğreniliyor. oksidaz pozitif. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. ateş. 9 Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır. gram negatif. kusma. yüksek ateş. kronik karaciğer. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Virgül. Oksidaz ve gram negatif. EAEC). Shigella flexneri: Yüksek ateş. apandisit ile karıştırılabilir. Genelde kendini sınırlayan. hareketli bir bakteridir. yılankavi hareketli bakterilerdir. Shigella sonnei Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. bir besin zehirlenmesine yol açar. toksik tablo. girişimsel olmayan tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. baş ağrısı ile özel. gram ve laktoz negatif. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kanlı. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. laktoz ve glukoz negatif. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Hareketli. Yapılan dışkı kültüründe izole edilen bakterinin özellikleri şöyledir. Kanlı ishal ve yüksek ateş nedeni ile getirilen dört yaşındaki bir kız çocuğunun ailesinden alınan anamnezde çocuğun daha önceden buna benzer bir hastalık geçirmediği ancak. Cevap: E 21. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. Escherichia coli: Farklı özellikli ekzotoksinleri ile sulu (ETEC. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. kusma. glukoz pozitif ve hareketli bir bakteridir. D. Shigella sonnei: Yüksek ateş. laktoz ve gram negatif. üşüme. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. bulantı. mukozada apse ve ülserler gelişir. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. B. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Söz konusu olguda Helicobacter pylori eradikasyon tedavisine karar verebilmek için kullanılabilecek en duyarlı. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. bazen dizanteriform olabilen ishal.DrTus. Endoskopik inceleme yapılmasını kabul etmeyen hastada çekilen baryumlu özofagus mide duodenum grafisinde duodenal ülserle uyumlu görünüm saptanıyor. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. C. Oksidaz. oksidaz pozitif bulunuyor. gram negatif. midede yanma hissi ve hazımsızlık yakınmaları ile başvuruyor. E.

duyarlılığı ise %90-100’dür. cerahatli dışkılama beklenmez. yüksek ateş ve günde 8-10 kez bazen kanlı. Plazmaferez B. Total kas paralizisine kadar gidebilir. duyarlılığı %89-98’dir. Reiter sendromu C. sayılanlar içinde duyarlılığı en düşük (%77-92) tanı yöntemi olmasıdır. tarama ve tedaviye yanıtın kontrolü amacı ile kullanılır. Yukarıda sözü edilen hastanın tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygun seçenektir? A. mukuslu. Yapılan nörolojik muayenede her iki alt ekstremitede adale tonus kaybı ve hiporefleksi saptanıyor. eritema migrans tablosundan meningoradikülonörit tablosudur. Klamidyal infeksiyonlar. mukuslu. günler. mikoplazmozlar ve bakteriyel kolitlerden sonra gelişir. Caroli triadı D. Bannwarth sendromu: Lyme hastalığında. Kloramfenikol tedavisi haftalarca sonra gelişen B. Tifo: Genelde kabızlıkla seyreder. Bakterinin lipooligosakkarid tabakasında insan sinir hücrelerindeki gangliosidlere oldukça benzer epitoplar bulunduğu için. Bazı olgularda sulu. Bannwarth sendromu Reiter sendromu: Konjunktivit+üretrit+artrit üçlüsüdür. Antiviral tedavi E. çok güvenilir bir tanı yöntemidir.DrTus. Guillain-Barré sendromu 10 . Özgüllüğü %95-98. duyarlılığı %95-99’dur. • Girişimsel teknikler: Histopatolojik değerlendirme: Oldukça özgül (%95-99) ve duyarlı (%93-99) bir tanı sağlar. Campylobacter gastroenteriti. Üreaz testi: Biyopsi örneğinde üreaz testi yapılarak bir saat gibi kısa bir süre içinde (en hızlı) tanı konur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Tifo E. cerahatli dışkılama nedeniyle pediatri kliniğinde 24 saat süreyle müşahede altında tutulduğu öğreniliyor. enterit tarzında ishal görülebilirse de kanlı. D. tablodan sorumlu mekanizmanın moleküler benzerlik olduğu düşünülmektedir. Özgüllüğü %89-100. En büyük dezavantajı. Serumda spesifik antikor arama Üre solunum testi CLO (Campylobacter Like Organism) testi Kültür 10 Helicobacter pylori tanı yöntemleri • Girişimsel olmayan teknikler: Üre-solunum testi: Çabuk sonuç alınan. Guillain-Barré sendromu (GBS): Campylobacter jejuni. Kortikoterapi D. Cevap: D 23. Caroli triadı: Đkterik hepatit B olgularında görülebilen Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ülüsüdür. Periferik sinirlerde ve spinal köklerde demiyelinasyon hakimdir. assendan motor ve/veya duyusal paraliziler hakimdir. Üç gündür bacaklarında güçsüzlük ve yürüme güçsüzlüğü yakınması ile pediatrik nöroloji polikliniğine getirilen 11 yaşındaki bir erkek çocuğun bir hafta önce karın ağrısı. Helicobacter pylori antikorları: Kanda spesifik IgG ve IgA aranması ve kantitasyonu. Özgüllüğü %95-99. duyarlılığı %88-100’dür. C. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. saptanabilir en sık infeksiyöz nedenidir. Şiddetli kraniyal gece nöraljileri ile seyreder. E. Standart immünglobülin tedavisi C. Özgüllüğü %86-95. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. hatta haftalarca süren simetrik. Dışkıda antijen arama: Özellikle tedavinin izleminde yüksek özgüllükte kullanılabilen bir yöntemdir. Tabloya. Cevap: C 22. Kültür: Özgüllüğü en yüksek (%100) tanı yöntemidir.

Bu nedenle çikolatamsı agarda iyi ürer. nabız 120/dakika. %5 koyun kanlı agar Çikolatamsı agar EMB agar Mc Conkey agar Endo agar Olguda akut sinüzit tanımlanıyor. • V faktörü: Isıya dayanıksız olan NAD ve NADP’dir. Yüksek ateş ve kulak ağrısı yakınmaları nedeni ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan otoskopik muayenesinde kulak zarı eritemli ve bombeleşmiş olarak görülüyor. nadir elementler) de elimine edilmiş olur. küçük kokobasiller görülüyor. En sık üç etkeninden birisi olan Haemophilus influenzae. adi besiyerlerinde üretilemez. D. fakültatif anaerop kokobasillerdir. D. Cevap: E 24. Bu hastada klinik tablodan sorumlu etkeni kesin olarak izole etmek için aşağıdaki hangi besiyerine ekim yapılmalıdır? A. Mortalitesi %5’in altındadır. Bu durumda kanlı agara. katalaz pozitif. Çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksiller sinüste hava-sıvı seviyesi saptanan hastadan. yüzde bası hissi ile ağrı ve burun tıkanıklılığı yakınmaları ile başvuruyor. gram negatif kokobasiller görülüyor. Hastaya timpanosentez yapılmış ve elde edilen materyalin gram boyamasında gram negatif boyanan kokobasiller görülüyor. Bu nedenle. yaranın yaklaşık bir hafta önce ağrılı bir sivilce şeklinde başladığı öğreniliyor. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 11 . şebnem tanesi gibi koloniler oluşturur. katalaz ve oksidaz pozitif diplokoklardır. eritrositlerin hemolize edilmesini sağlamak için Staphylococcus aureus ekilir (süt anne fenomeni). Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Şüpheli cinsel temas öyküsü bulunan hastadan. %20-30 gibi önemli bir miktarı da motor sekellerle yaşamını sürdürür. hazırlanma tekniği gereği eritrositleri sağlam olarak içermektedir. etkin bir tedavisi bilinmemekle birlikte intravenöz immünglobülin (IVIG) tedavisi ve plazmaferez yararlı bulunmuştur. • Haemophilus influenzae: Gram negatif. Çikolatamsı agar bulunmayan laboratuvarlarda bakterinin üretiminde kanlı agar kullanılabilir. Ülser tabanından ve fistülden alınan materyalin Gram yöntemi ile boyanmasında. Bakterinin hemolizini bulunmadığı için eritrositleri hemolize edemez. Bu tablonun en sık üç etkeninin mikrobiyolojik özellikleri şunlardır: • Streptococcus pneumoniae: Gram pozitif. • X faktörü: Hemoglobinin yapısında bulunan.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 11 Guillain-Barré sendromunda olguların %70-80’i 1 ay-1 yıl içinde sekelsizce iyileşirken. kratere benzeyen ülser ve sol inguinal bölgede 3x2 cm ebatlarında yumuşak. C. Streptococcus pneumoniae Haemophilus influenzae Moraxella catarrhalis Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Soruda tanımlanan tablo akut otitis media’dır. B. rinoskopik muayenede sağ nazal antrumda pürülan akıntı görülüyor. koyun kanında bulunan ve V faktör için inhibitör özellikteki bazı maddeler (yağ asiti. gram negatif. Yüksek ısı ile. Böylece hemolize edilmiş olurlar (çikolatamsı agar). katalaz ve oksidaz negatif diplokoklar. Kesin. Dolayısıyla X ve V faktör tüm besiyeri ortamına dağılmış halde değildir. Hastanın yapılan muayenesinde yaklaşık 1 cm çapında. Otuzaltı yaşındaki bir kadın hasta ateş. Bu faktörleri ortama kazandırmak için eritrositler soğumakta olan temel besiyerine yüksek ısıda eklenir. E. üreme ortamında X ve V faktörler sağlanamadığı için taze koyun kanlı agarda üretilemez. B. Üremeleri için besiyerinde X ve V faktörlerine gereksinirler.DrTus. balık sürüsü şeklinde. ısıya dayanıklı 4 pirol halkasıdır. çok ağrılı ve fistülize olmuş LAP saptanıyor. Cevap: B 26. • Moraxella catarrhalis: Gram negatif. sinüs ponksiyonu ile elde edilen materyalin Gram yöntemi ile boyanması sonucunda. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak saptanıyor. E. Ancak kanlı agar. Cevap: B 25. Otuzdört yaşındaki bir erkek hasta skrotumunda şiddetli ağrıya neden olan yara ve kasıklarında ağrılı şişlik yakınmaları ile başvuruyor.

Köpek. hepatosplenomegali ile birlikte sol sakroilyak eklem germe (FABER) testinin pozitif olduğu görülüyor. oksidaz pozitif. püstüller gelişir. Francisella tularensis E. irinli ruam düğmecikleri oluşur. Pasteurella multocida 12 . sağ ön kolda apse oluşumu ve sağ epitroklear LAP varlığı bulunuyor. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Gram negatif. iştahsızlık ve kilo kaybı yakınmaları ile başvuruyor. eritrosit sedimantasyon hızı 80 mm/saat. halsizlik. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. Haemophilus ducreyi D. katır. Đlk lezyon daha çok burundadır. aerop. Sabaha doğru bol terleme ile düşer. non-fermentatif. Salmonella typhi B. Burkholderia mallei Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. burun mukozası şişer. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Üşüme ve titreme ile ateş yükselir. Calymmatobacterium granulomatis E. Treponema pallidum C. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. At. Francisella tularensis: Tularemi (akut süpüratif lenfadenit) etkenidir. Üç gün önce bir sokak köpeği tarafından sağ ön kolundan ısırılan 20 yaşındaki bir erkek hasta. CRP 24 mg/dL. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen.200/mm3 (%70 mononükleer). Brucella melitensis C. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. baş ve kas ağrısı vb. gramla boyanamayan bir bakteridir. akşama doğru yükselip sabaha karşı bol terleme ile düşen ateş. Köpek ısırması ile değil. Pasteurella multocida E. Burkholderia mallei: Bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir.DrTus. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına.) vardır. Afipia felis C. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. iştahsızlık. fakültatif intrasellüler bir basildir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Shigella sonnei Bruselloz: Brucella türlerince oluşturulan bir hastalıktır. Herpes simplex tip 2 B. AST 47 U/L. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. ALT 78 U/L olarak tespit ediliyor. Akut olgularda sıklıkla artrit gözlenir. Cevap: D 28. Gezici eklem-kas ağrıları sıktır. Chlamydia trachomatis 12 GENĐTAL ÜLSERLERĐN AYIRICI TANISI Hastalık Sifiliz Şankroid Donovanyoz LGV* Genital herpes Ülser Özelliği Sert kenarlı Krater tarzında Kırmızı. En sık tutulan eklem. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. Başlangıçta genel infeksiyon belirtileri (halsizlik. sellülit. ısırılma yerinde şişlik.20C. genişleyen Yüzeyel Kenarları girinti-çıkıntılı Ülser Sayısı Tek Bir/birkaç Çok Tek Birden çok Ülserde Ağrı Ağrısız Çok ağrılı Ağrısız Ağrısız Ağrılı Ağrısız Ağrılı Genelde yok Ağrılı Ağrılı LAP Cevap: B 27. Belirtiler öğleden sonra başlar. dalgalı ateş şeklindedir. sakroilyak eklemdir. Köyde yaşayan 35 yaşındaki bir kadın hasta yaklaşık iki haftadır devam eden. Sonra ateş artar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Apse içeriğinden alınan materyalin gram boyamasında bol lökosit ile birlikte gram negatif kokobasiller görülüyor. en sık etkenidir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 1. Vibrio vulnificus D. infekte tavşanla temas sonucu gelişir. Bartonella henselae D. lenfadenit ve apselere yol açabilir.

Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi ve kapak replasmanı D. CRP 35 mg/dL. • Gebelerde rifampisin 6 hafta ve ek olarak ko-trimoksazol (4-6 hafta) verilir. tercihen streptomisin içeren. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Cevap: C 31. Erişkinlerde doksisiklin + rifampisin veya streptomisin kombinasyonu kullanılır. sternum sağ kenarında ikinci interkostal aralıkta daha belirgin.DrTus. Cevap: B 30. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin kombinasyonu D. aynı süre ile kullanılabilir. Lenfomonositoz belirgindir. Örneğin. sürekli sistolik üfürüm saptanıyor. • Gelişen nükslerde başlıca neden. halsizlik. Eklem tutulumu var ise rifampisin yerine streptomisin tercih edilmelidir. Yürüme. uzun süreli klasik tedavi ve gereğinde antiinflamatuvarlar kullanılır. kombine antimikrobiyal kullanımının gerekli olduğu bir hastalıktır. Sonra doksisiklin + rifampisin kombinasyonu klinik tablo ve en önemlisi BOS düzelinceye kadar sürdürülür. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 13 Çoğunlukla çift taraflıdır. Beş yaşındaki bir kız çocuğu genellikle kusma ile sonuçlanan şiddetli öksürük atakları. 10 hafta doksisiklin + iki hafta streptomisin kombinasyonu E. Altı hafta süre ile doksisiklin+ko-trimoksazol+streptomisin kombinasyonu Bruselloz. renal tutulumda piyüri. nabız 116/dakika olarak ölçülmüş. Hastanın yapılan muayenesinde daha önceki başvurusunda saptanmayan olan. Son bir haftadır bruselloz tanısı ile doksisiklin+rifampisin kombinasyonu ile tedavi edilmekte olan hasta. kuşak sefalosporin uygulanır. Altı hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu C.50C. Bu nedenle nükslerde ilk uygulanan kombinasyon. Boğmaca ön tanısı ile takip edilmeye başlanan hastada aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgulardan hangisi bu tanıyı desteklemez? 13 . Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3400/mm3 (%75 mononükleer). • Artrit gibi bir fokal osteoartiküler tutulum var ise. bol terleme ile düşen ateş. doksisiklin ve rifampisin 6 hafta kullanılır. Đki hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu B. Febril proteinüri. iştahsızlık ve şiddetli bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. nefes darlığı ve bacaklarında şişme yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin verilmesi C. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Çiftçilik yapan 52 yaşındaki bir erkek hasta yaklaşık on gündür devam eden. Brucella Tüp Aglütinasyonu 1/320 titrede pozitif olarak belirleniyor. Mevcut antibiyotik tedavisinin 10 haftaya tamamlanması B. silendirüri görülebilir. Sedimantasyon orta derecede yüksek bulunur. • Nörobrusellozda başlangıçta rifampisin + 3. merdiven ve yokuş çıkma zorlukları vardır. • Endokarditte tetrasiklin + streptomisin + ko-trimoksazol 6 hafta ve kapak replasmanı yapılır. göz aklarında kanlanma yakınmaları ile getiriliyor. normokrom normositer anemi vardır. Bu hastada uygulanması gereken en doğru tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. ateşinin yeniden yükselmesi. Bruselloz tedavisinde kullanılan antimikrobiyallere direnç söz konusu değildir. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi E. • Kronik olgularda klasik tedavi + immünmodülatörler (levamizol gibi) veya 4-6 hafta klasik tedaviye ek olarak 6 ay oksitetrasiklin verilebilir. Artrit gibi fokal infeksiyon var ise tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır. 3/6 şiddetinde. hepatosplenomegali belirleniyor. tedavi yetersizlikleridir. Cevap: A 29. Medikal tedavinin kesilerek hemen kapak replasmanı yapılması Özel durumlarda uygulanan bruselluz protokolleri: • Yedi yaştan küçükler rifampisin + ko-trimoksazol ile sağaltılır. Genelde lökopeni.

D. bol lökosit ile birlikte küçük gram negatif kokobasiller görülmesine rağmen koyun kanlı agar ve EMB agarda üreme olmuyor. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. En sık karşılaşılan klinik formu. Aşırı öğürme nedeniyle dil frenulumunda gelişen ülserler tipiktir. sellülit. Diğerleri. Yersinia pestis Francisella tularensis Afipia felis Bartonella henselae Pasteurella multocida Yersinia pestis: Veba etkenidir. HACEK grubu B. genelde ellere bulaştığı için aksiller LAP gelişimi ve fistülleşme görülür. Fare pirelerinin ısırması sonucunda gelişen yüksek ateş ve süpüratif lenfadenit tablosudur. Trakeal sitotoksin etkisi ile siliyer aktivite bozulur. Cevap: C 32. Acinetobacter baumannii C. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. Cevap: B 33. Eritrosit sedimantasyon hızı normaldir. en sık etkenidir. C. T lenfosit yüzey reseptörlerini kapatarak bunların lenfoid dokuya tutunmalarını önler. tifo benzeri (septik). Pertussijen. Tulareminin kuluçka süresi 2-10 gündür. Akut süpüratif bir lenfadenittir. Subfebril ateş varlığı B. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Bu olguda kan kültürü sonuçları alınıncaya kadar aşağıdaki hangi gram negatif etkeni de içine alacak şekilde ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalıdır? A. fluktuasyon veren LAP saptanıyor. 3x4 cm ebatlarında. Afipia felis: Bir proteobakteridir. glandüler (%10-25) ve her biri <%5 sıklıkla görülebilen orofarinjeal. E. ülsere yara ve sağ aksiller bölgede. koltuk altında ağrılı şişlik ve yüksek ateş yakınmaları ile başvuruyor. kentöz öksürük dönemi bunu izler. hayvanların yünleri ile temas ettiğini ifade eden hastanın yapılan muayenesinde sağ el dorsalinde. Alt solunum yoluna biriken mukoid balgam çıkarılamaz. Alınan anamnezde. Köpek. Normal sınırlarda bulunan eritrosit sedimantasyon hızı 14 Boğmaca. apse formasyonu. Stenotrophomonas maltophilia D. Kan kültürleri alınan hastanın yapılan ekokardiyografik incelemesinde triküspit kapakta vejetasyonlar saptanıyor. Kafa içi basıncı artışı nedeni ile beyin parankimi içine küçük kanamalar ve buna bağlı olarak da konvülsiyonlar görülür. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Dil frenulumunda ülsere yara C. çevresi eritemli. okülo-glandüler formlar ve inhalasyon bulaşı sonucunda veya diğer formlara sekonder olarak gelişebilen pnömonidir. Lenf nodundan alınan materyalin Gram yöntemiyle yapılan boyamasında. Francisella tularensis: Tularemi hastalığının etkenidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. B. yüksek ateş (en sık semptom). Nedeni bilinmeyen ateş etiyolojisini araştırmak için yatırılan bir hastanın alınan anamnezinde üç yıldan beri damar içi uyuşturucu kullandığı öğreniliyor. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. Dolaşımda hapis kalan çok sayıdaki T lenfosit. Đki hafta ile iki ay arasında sürebilen. Hayvancılık yapan 49 yaşındaki bir erkek hasta sağ elinde yara. pertussijen etkisi ile iki hafta süreli nezle ve düşük dereceli ateş ile başlar. ağrılı. lenfositik lökositoza neden olur. Nötrofilik lökositoz D.DrTus. Öksürük sonunda balgam çoğu zaman kusma ile çıkarılır. Aynı nedenlerle konjunktival kanamalar ve epistaksis de gözlenebilir. lenfadenit ve apselere yol açabilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Klebsiella pneumoniae 14 . Ülseroglandüler şekilde. herhangi bir hayvan tarafından ısırılmadığını ancak. Konvülsif ataklar E. %75-80 ülsero-glandüler hastalık tablosudur.

bu olgularda gelişen Pseudomonas aeruginosa infeksiyonunun sıklığını açıklamaktadır. Pseudomonas aeruginosa. Đntravenöz ilaç bağımlılarında görülen sağ kalp (triküspid) endokarditlerinin en sık ikinci etkenidir. Escherichia coli Listeria monocytogenes Neisseria meningitidis Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa B. Staphylococcus aureus. Pseudomonas aeruginosa 15 Pseudomonas aeruginosa. Seftriakson + klaritromisin D. piperasilin) VEYA Seftazidim ve seftriakson gibi anti-psödomonal 3. Staphylococcus aureus yer alır. Cevap: D 35. kültürde ise gram negatif. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22. öksürük. Bu kolaylaştırıcı faktörlere ek olarak yapılan havuz pansumanları. oksidaz pozitif. hareketli basiller ürüyor. Bu hastada kullanılabilecek en uygun ampirik antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. solunum sayısı 26/dakika. glukozu fermente etmeyen. Telitromisin Pseudomonas aeruginosa. glukozu fermente etmeyen. Aztreonom E. dudaklar ve parmak uçları siyanotik görünümde saptanıyor ve her iki akciğerde yaygın ronküsler ve kaba inspiratuvar raller işitiliyor. tobramisin. nabız 140/dakika. gram negatif. ateş. BOS’tan yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde gram negatif basiller görülüyor. Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç tutulursa. bu olgulardan sorumlu en sık patojendir. kronik dönemdeki akciğer infeksiyonu ataklarının başta gelen (%60) etkenidir. gram negatif bir basildir. göğüs ağrısı. bu girişimlerin sıklıkla yapıldığı hastalar önemli risk gruplarını oluşturur.000/mm3 (%80 nötrofil). kuşak sefalosporin VEYA Karbapenemler kombine edilir.DrTus.400/mm3 lökosit saptanmıştır. Kistik fibrozis tanısı ile izlenmekte olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk. sol kalp tutulumuna göre daha subakut seyreder. gentamisin veya amikasin gibi bir aminoglikozid VE. Yanık yaralarının zaten ıslak ve nemli olması. nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile getiriliyor. Sıklıkla bakteriyemi ve sepsis tabloları da mevcut patolojiye eşlik eder. Fizik muayenede ense sertliği. Herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan 40 yaşındaki bir erkek hasta spinal anestezi altında sol indirekt inguinal herni nedeni ile opere ediliyor. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. Đkinci sırada. Hastane ortamında yapılan invazif girişimlere bağlı olarak üriner. laktoz negatif. B. D. Bakteriyel endokarditlerin sadece %510’unda etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir. oksidaz pozitif. hareketli basillerdir. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. polar flajellası ile hareketli. zorunlu aerop. laktoz negatif. Lomber ponksiyon ya da beyin cerrahisi operasyonlarından sonra meydana gelen akut bakteriyel menenjitlerde ilk planda düşünülmesi gereken etkendir. birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. Akciğer embolileri sıktır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. baş ağrısı ve kusma yakınmaları ortaya çıkıyor. CRP 96 mg/dL olarak saptanıyor ve çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın infiltrasyon ve atelektazik alanlar görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. iki yaşından büyük kistik fibrozlu hastalarda. Bir anti-pseudomonal penisilin (karbenisilin. mezlosilin. Piperasilin + tobramisin Pseudomonas aeruginosa. E. infeksiyon riskini daha da artırmaktadır. Duyarlılık testi sonuçlarının beklenemeyeceği durumlarda. Cevap: E 34. hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. Pseudomonas endokarditlerinde en sık tutulan kapak triküspid kapaktır. Yapılan üriner veya vasküler kateter uygulamalarında lokal defans mekanizmaları bozulacağından. Sefuroksim + klaritromisin C. C. yanık ve yara infeksiyonlarına yol açar. Operasyondan üç gün sonra hastada ateş. %75 nötrofil olmak üzere 2. 15 . eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat.

Bazı Pseudomonas türleri. konjunktivit ve orbital sellülite de neden olabilir. Pürülan akıntıdan alınan materyalin Gram boyamasında gram negatif basiller görülüyor. gram negatif bir basildir. Neisseria meningitidis ise gram negatif. Cevap: D 38. Neonatal oftalmi. D. Kontakt lens kullanımı sonucunda gelişen bakteriyel keratitlerin ana nedenini oluşturur. Cevap: A 37. D. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. minimum beslenme gereksinimi olan bir bakteridir. Bu hastada en olası bulaşma kaynağı aşağıdakilerden hangisidir? A. musluk suyunda. B. Atmış yaşındaki bir kadın hastaya bir üçüncü basamak sağlık kuruluşunun Genel Cerrahi servisinde taşlı kolesistit nedeni ile açık kolesistektomi uygulanıyor. Hastane infeksiyonu etkenidir (%10. Hekzaklorofen gibi bazı dezenfektan ve antiseptiklerde yaşayabilir. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Escherichia coli Acinetobacter baumannii Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hareketli. Cevap: E 36. piyoverdin (floresan veren madde) ile ultraviyole ışığı altında sarı-yeşil renge. blefarit. başka bakterilerde bulunmadığından ayırt edicidir. glukozu fermente eden. hareketli basillerdir. Bakteriyel keratitlerin en sık etkenidir. C. çürümüş bitki ve çiçeklerde. oksidaz negatif. Nazal taşıyıcı olan sağlık çalışanları Ameliyatta kullanılan cerrahi setler Hastanenin havalandırma sistemi Kontamine dezenfektan solüsyonlar Hastanın nazal florası Pseudomonas aeruginosa. eritem ve pürülan akıntı saptanmış ve yara kültürü alınıyor. piyorubin ile de kahverengi-kırmızı renge boyar. laktoz pozitif. Kültür sonucunda üreyen bakteri Stenotrophomonas maltophilia olarak bildiriliyor. E. Escherichia coli 16 . oksidaz negatif. Listeria monocytogenes gram pozitif bir kokobasildir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 16 Escherichia coli. glukozu fermente etmeyen. yanma. Bunlardan piyosiyanin. Toprakta. Klebsiella pneumoniae C. non-enzimatik bir proteindir.sırada). B. E. Yapılan muayenede vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın oftalmolojik muayenesinde keratit tanısı konuyor. üretildikleri besiyerlerini. bulanık görme ve bol miktarda cerahatli akıntı yakınmaları ile başvuruyor. beyaz küre sayısı: 22. Hergün yara pansumanı yapıldığı halde ameliyat sonrası beşinci günde cerrahi yarada açılma. Klebsiella pneumoniae için tek fark hareketsiz olmasıdır. Pseudomonas aeruginosa B. 5. Karbonhidratları fermente etmez. gram negatif. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif. Ekimlerin yapıldığı Mueller-Hinton agarda ürediğinde besiyeri rengini açık yeşil renge boyayan bu etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Miyopi nedeni ile kontakt lens kullanan 23 yaşındaki bir kadın hasta sağ gözünde kızarıklık. piyosiyanin pigmenti ile turkuaz-mavi renge. sadece oksidatif mekanizmalarla glukozu kullanır. hareketsiz bakteriler izole ediliyor. yanık infeksiyonu ve yara bölgelerini. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir.DrTus. gram negatif. nötrofili.Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. 5. oksidaz ve katalaz pozitif diplokoktur. zorunlu aerop.000/mm3. ventilatör gününde ateş yükseliyor. C.

Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli ise fermentasyon yapabilen bakterilerdir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. tetrasiklin kullanılır. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Tanı kobay testleri ile konur. kloramfenikol. Aşağıdakilerden hangisi kistik fibrozlu hastalarda ağır seyirli nekrotizan pnömoni etkenidir? A. tedavi (ventilatör. E.70C olarak ölçülüyor. Stenotrophomonas maltophilia Burkholderia pseudomallei Acinetobacter baumannii Burkholderia cepacia Burkholderia mallei Burkholderia cepacia: Su. yaygın apselerle seyreder.DrTus. kokobasil şeklinde ve oksidaz negatiftir. Stenotrophomonas maltophilia 17 Acinetobacter baumannii. Sonra ateş artar. Non-fermentatif Önemli Bakterilerin Ayrımı Oksidaz Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Hareket + + - + - Cevap: D 39. Hastane ortamında. Đlk lezyon daha çok burundadır. Aerop ve non-fermentatif üreme özelliğindedir. bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. atlarından birisinin hastalandığı için veteriner hekim tarafından tedavi edilmekte olduğu öğreniliyor. burun mukozası şişer. sağ ön kolda cilt altında yumuşak kıvamlı kitle lezyonları ve sağ aksiller LAP görülüyor. C. Streptomisin. Kronik form yavaş gidişli bir infeksiyondur. periton diyalizi) veya tanı (lomber ponksiyon. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. ateş. D. bakteriyemi. toprak ve çürümüş bitkilerde bulunan bir ortam bakterisidir. Pnömoni (en sık). burun mukozasında eritem. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. püstüller gelişir. Alınan anamnezde hayvancılıkla uğraştığı ve at yetiştirdiği. katır. Bölgesel LAP vardır (akut ruam). C. Yapılan muayenesinde ateş 38. Pseudomonas aeruginosa Brucella abortus Yersinia pestis Burkholderia pseudomallei Burkholderia mallei Burkholderia mallei. Acinetobacter baumannii E. Ellidört yaşındaki bir erkek hasta. menenjit ve üriner infeksiyonlara yol açabilir. D. E. ödem ve püstüler lezyonlar. çevreden 17 . Endotoksik bir hastalıktır. sağlıklı bireylerde hastalığa yol açmaz. At. Üç önemli non-fermentatif hastane infeksiyonu etkeninin ayırıcı özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Hastanede. irinli ruam düğmecikleri oluşur. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia’nın aksine hareketsiz. Cevap: E 40. Ventilatör ve invazif monitörler gibi cansız hastane objelerinde kolonize olabilir. B. Genel olarak. genel durum bozulur. B. sağ ön kolunda şişlikler ve burnunun içinde şişme. endokardit. miyelografi) amacı ile yapılan girişimlerden sonra gelişen hastane infeksiyonlarının pek de nadir olmayan etkenlerindendir.

Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 18 hastalara. hareketli bir bakteridir. Klebsiella pneumoniae C. hareketli. oksidaz pozitif. fırsatçı hastane infeksiyonlarına yol açar. C. Kontamine dezenfektanlar aracılığı ile hastane epidemilerine neden olan nadir. Đnfeksiyon spektrumu geniştir. gram negatif. Toprakta. Cevap: B 42. 2-3 epitel hücresi ve bol gram negatif basil görülüyor. altta yatan ciddi hastalığı bulunan veya immünitesi zayıflamış hastalarda önemli. baş ağrısı ve burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuran 22 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda akut maksiler sinüzit tanısı konuluyor. Pseudomonas aeruginosa B. hareketsiz. minimum enerji gereksinimi ile ıslak bırakılmış hastane zeminlerinde dahi uzun süre yaşamını sürdürebilen ve çoğul antimikrobiyal direnç özelliği ile hastane infeksiyonlarının gelişimine yol açan. oksidaz pozitif. çürümüş bitki ve çiçeklerde. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. gün geçtikçe önemi daha çok kavranmaya başlamış bir etkendir. hareketli. non-fermentatif basildir. Alınan balgam kültüründe ise gram negatif. Bakteriyemi. Acinetobacter baumannii: Gram negatif. Bu hastalarda izole edilen kökenler genellikle çoğul ilaç direnci sergilerler. musluk suyunda. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Hastaya yapılan sinüs ponksiyonu ile alınan materyalin kültürü sonucunda ise Moraxella catarrhalis izole ediliyor. non-fermentatif basiller izole ediliyor. progressif bir seyirle nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi tablolarının gelişimine yol açar. Stenotrophomonas maltophilia E. Stenotrophomonas maltophilia: Non-fermentatif. menenjit. Birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. Cevap: A 43. Tedavi ve korunmada gecikilmiş. D. Stenotrophomonas maltophilia ve Acinetobacter baumannii oksidaz negatif gram negatif basillerdir. Özellikle kistik fibrozlu hastalar için önemli bir tehdittir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir A. Klebsiella pneumoniae. oksidaz negatif. Serratia marcescens D. yara ve üriner sistem infeksiyonlarına yol açabilir. Acinetobacter baumannii Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. hastalardan da diğer hastalara kolayca bulaştırılabilen. Bir haftadan beri devam eden ateş.DrTus. Aşağıdaki antibiyotiklerden hangisi bu etkene yönelik tedavide uygun bir seçenek değildir? 18 . oksidaz negatif. terminal dönemdeki kistik fibrozlu olgularda. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Uzun süredir geniş spektrumlu antimikrobiyal sağaltım uygulanan. Serratia marcescens. oksidaz pozitif. oksidaz negatif. pnömoni. fırsatçı bir hastane infeksiyonu etkenidir. kontrol altında tutulamamış. E. hareketli. hareketli. non-fermentatif basildir. Cevap: D 41. non-fermentatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Đnsan dış kulak yolu florasında yer alan. Bir üniversite hastanesinin yoğun bakım bölümünde kafa travması nedeni ile bir haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan bilinci kapalı bir hastada ateş yüksekliği nedeni ile yapılan tetkikler sonucunda ventilatöre bağlı pnömoni geliştiği saptanıyor. Transtrakeal aspirasyon yöntemi ile alınan balgam örneğinin Gram boyamasında her sahada 20-25 lökosit.

hepatosplenomegali. D. oksidaz pozitif. Enterococcus faecalis B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Haemophilus aprophilus Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. fakültatif anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu olgudan alınmış olan seri kan kültürlerinde ilk üç gün içerisinde herhangi bir mikroorganizma izole edilemiyor. Đnsan ve hayvan ısırıklarının ve yumruklaşma sonucu elde gelişen inatçı ve ciddi ezilme infeksiyonlarının önemli bir etkenidir. Streptobacillus moniliformis. fare oral florasında bulunur. Cevap: A 45. non-fermentatif. Neoplazmı bulunan. fusiform. B.DrTus. Fusobacterium nucleatum D. yaralanma veya ısırılmadan sonraki hafta içinde. Đnfeksiyon. amoksisilin+klavülanik asit (ilk tercih) veya sülbaktam+ampisilindir. Yara yeri infeksiyonu. genellikle diğer ağız içi bakteriler ve özellikle streptokoklarla mikst haldedir. nötropenik olgularda kateter infeksiyonları. Akut otit ve sinüzitlerin güncel ampirik tedavisi. Aynı hasta bir hafta sonra ısırılma yerinde şişlik. kokobasil) özelliği gösteren bir basildir. Đnatçı bir infeksiyon sergiler. fakültatif anaerop küçük bir basildir. Yapılan muayenede ısırılma yerinde sellülit geliştiği saptanıyor. kızarıklık ve ağrı geliştiğini ifade ederek yeniden başvuruyor. Corynebacterium diphtheriae Eikenella corrodens. kok. Corynebacterium diphtheriae de gram pozitif difteroid bir basildir. Bu hastada izole edilme olasılığı en fazla gram negatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Haemophilus influenzae D. Doğada. Pseudomonas aeruginosa C. Corynebacterium jeikeum E. genel durumu bozuluyor. çok şekillilik (basil. anemi. E. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Sefaklor Sefuroksim Ampisilin + Sülbaktam Amoksisilin + Klavulanik asit Azitromisin 19 Moraxella catarrhalis. Streptobacillus moniliformis B. Bu hastada bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Fusobacterium nucleatum. Hastaya gerekli girişimler yapıldıktan sonra metronidazol tedavisi verilerek evine gönderiliyor. Corynebacterium jeikeum. C. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. nötrofilik lökositoz. pnömoni ve yara infeksiyonlarına neden olabilir. Brucella melitensis E. trombositopeni. anaerop. ampisilin ve amoksisilin ile tedavi edilmemelidir. insanın normal oral florasında bulunan gram negatif. gram negatif. %90-95 oranında beta laktamaz üreten bir bakteridir. oksidaz pozitif. Cevap: D 44. Bu nedenle duyarlılık testi yapılmaksızın diğer antimikrobiyaller kullanılabilir. normal insan oral florasında bulunan. gram negatif bir basildir. Yapılan tıbbi değerlendirmede. Atmışyedi yaşındaki erkek bir hastanın iki gün önce ateşi yükseliyor. fakültatif anaerop. yavaş bir seyir ile gelişmeye başlar. Bunun dışında kalan antimikrobiyallere oldukça duyarlıdırlar. non-fermentatif. Bakteriyel endokarditlerin %5-10’unda ise etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir: Haemophilus aphrophilus veya Haemophilus parainfluenza Actinobacillus actinomycetemcomitans Cardiobacterium hominis 19 . Eikenella corrodens C. Bu nedenle bu türlerce oluşturulan infeksiyonlar penisilin-G. cilt florasında bulunan gram pozitif difteroid bir basildir. Acil servise başvuran 35 yaşındaki bir erkek hasta darba uğradığını ve saldırgan tarafından sol ön kolundan ısırıldığını ifade ediyor.

eritrosit sedimantasyon hızı 43 mm/saat olarak saptanıyor. Cevap: C 47. mavi-menekşe renkte boyanır. Genital bölgede önceleri küçük bir nodül ya da papül şeklinde başlar. kolayca kanayan ülserler ortaya çıkar. non-fermentatif. Bartonella henselae C. En önemli bulaşma yolu çiğ sütten yapılmış taze peynirdir. Bölgesel LAP saptanıyor. Haemophilus influenzae: Gram yöntemi ile zor. non-fermentatif. Kuluçka süresi on günden üç aya kadar değişebilir. bazen pleomorfik görünümlü bakterilerdir. Tereyağında 4 ay canlı kalabilirler. Kasığında yara ve skrotumunda şişlik yakınmaları ile başvuran 32 yaşındaki erkek bir hastanın yapılan muayenesinde sağ inguinal bölgeden anüse doğru uzayan ağrısız kolay kanayan ülserler ve iyileşmiş ülserlere ait granülomatöz doku varlığı ile birlikte skrotumda ödem saptanıyor. küçük. oksidaz pozitif. Calymmatobacterium granulomatis. beklenen bir bulaş yolu değildir. Haemophilus ducreyi. Neisseriae gonorrhoeae Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Treponema pallidum Neisseriae gonorrhoeae gram negatif diplokoktur ve gonokoksik üretrit etkenidir. hareketsiz. aerop. Ülserler ve granülomatöz dokudan alınan materyalin Giemsa boyası ile boyanan preparatlarının incelenmesi sonucunda nötrofil ve monositlerin sitoplazmaları içinde bipolar boyanan kokobasiller görülüyor. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. gramla boyanamayan bir bakteridir.000/mm3 (%75 nötrofil). minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Đki aydan fazla (3 ay) bekletilen tuzlu teneke peynirinde. oksidaz pozitif. Daha sonra kıvrımlar boyunca anüse doğru genişleyen. Hareketsiz. Bu hastada bu tabloya neden olabilen gram negatif. kaşar peyniri ve yoğurt ile bulaşmazlar. çok ağrılı genital ülserlere neden olur. Katalaz ve oksidaz pozitiftirler. Haemophilus cinsi bakterilerin hayvanlarda bulunan örneğin Haemophilus parasuis (domuz) ya da Haemophilus felis (kedi) gibi türleri de vardır. oksidaz pozitif. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Toprakta. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Afipia felis D. fakültatif intrasellüler basil tanımlaması ile örtüşmektedir. gram negatif boyanan küçük basillerdir. ısırılma yerinde kabarcıklar ve koltuk altında ağrılı şişlik gelişmesi nedeni ile getiriliyor. en sık etkenidir. E. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. kapsülsüz kökenleri ise erişkinlerde akut otit ve sinüzitlere neden olan bir bakteridir. hareketli. B. Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. Haemophilus influenzae hayvan ısırığı ile insana bulaşabilen bir bakteri değildir. Tekrarlı ülserler iyileştikçe bölgede 20 . Brucella melitensis: Hayvan etkenidir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Eikenella corrodens Kingella kingae Cevap: E 20 46. C. Ortamdan bulaşarak hastane infeksiyonlarına neden olur. Hayvan ısırması. Kapsüllü kökenleri (tip b) küçük çocuklarda (2 ay-6 yaş) menenjit. Kapsüllü. basil ya da özellikle klinik örneklerde kokobasil şeklinde. fakültatif intrasellüler basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Yaklaşık iki hafta önce evcil bir kedi tarafından sağ elinden ısırılan yedi yaşındaki bir kız çocuğu. Tanımlanan gram negatif. genital ülserlere yol açmaz. cinsel temas ile bulaşan granüloma inguinale (donovanyoz) hastalığının etkenidir. D. Brucella melitensis E. çoğu kökeni kapsüllü olan. akut epiglottid gibi ciddi infeksiyonlara. ağrısız. tulum. çürümüş bitki ve çiçeklerde. musluk suyunda. Pseudomonas aeruginosa B. sağ aksiller bölgede 2x3 cm boyutlarında LAP saptanıyor. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 14. aerop. daha önce bulunsa dahi canlı kalamazlar. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış.80C olarak ölçülmüş. Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır.DrTus.

Olguların en az yarısı asemptomatiktir. Lezyondaki bakteriler standart boyama yöntemleri ile değil. bir bakteriyel infeksiyonda beklenenden oldukça azdır. Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. Ortam daha da alkali hal alır. Đnfeksiyon bölgesindeki. Bunlar. Bakteriyel vajinit . Bölgesel LAP yoktur. Tüm vajinal infeksiyonlar içinde en sık karşılaşılan tablodur. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. L1.Mobiluncus sp.DrTus. preparat incelenirken az sayıda lökosit ve özellikle Mobiluncus türlerinin ve ipucu hücrelerinin (yassı epitel hücresi üzerinde kümeleşmiş gram labil kokobasiller) görülmesi.3 serotipleri ile de küçük ülserli. vajinitlerde mutlaka vajinal mukozada ödem ve eritem görülür. bu tür infeksiyonlara vajinit değil. Cevap: C 48. Hastalık şankr ile başlar. genişlemeye eğilimli olmayan ülserlerdir. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides ve Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliğine girer. Lenf dolaşımı bozulduğu için lenfödem ve dış genital organ elefantiyazı görülebilir. Sonuçta. bu hücrelerin içinde bipolar boyanan (çengelli iğne görünümünü anımsatan) 1-25 adet kokobasil görülür. granülomatöz. Hangi etkenle gelişirse gelişsin. Yukarıdaki laboratuvar bulgusu dikkate alınırsa hastanın tedavisinde kullanılabilecek en uygun antimikrobiyal aşağıdakilerden hangisidir? A. kıvrık basillerin varlığı saptanıyor.Gardnerella vaginalis E. Vajinozlarda ise yoktur. anaeroplar ise bunlardan amin oluşturur. Chlamydia trachomatis. Klindamisin E. deformitelere yol açan çok sayıda lezyon kalır. peptostreptokok. histiyosit ve plazmositlerin sitoplazmasında. yenidoğan-infant pnömonilerine ve alt palpebral konjunktivitlere.2. gümüşleme tekniği kullanılarak yapılan boyanması halinde.Gardnerella vaginalis C. sert kenarlı. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. ortamdaki protein yapıları aminoasite dönüştürür. tek. Bakterilerin iki ucundaki şişliğe benzer bu görünümlere “Donovan cisimcikleri” adı verilir. Metronidazol 21 . vajinit etkenlerinin aksine. ya da nadirdir. bakteriyel vajinozlar için oldukça değerli bulgulardır. Kokulu vajinal akıntı başlıca semptom olabilir. HIV infeksiyonu bulaşı için bir risk faktörü olduğuna inanılmaktadır. Sonuç olarak. Cevap: E 49. Disparoni ve beyaz renkli. Vajinal sekresyonda lökosit sayısı. koyu vajinal akıntı yakınmaları ile başvuran hastadan alınan vajinal akıntı örneğine %10 KOH damlatılınca balık kokusunu andıran bir koku ortaya çıktığı görülüyor. Granülomatöz lezyonlardan alınan materyalin Wright ya da Giemsa boyaları ile. Bakteriyel vajinoz . Vajinal sürüntüden yapılan boyamalarda. Doksisiklin D. Gardnerella vaginalis. Bakteriyel vajinit . ve Gardnerella vaginalis Bakteriyel vajinoz: Normalde vajinal florada yer alan. Bakteriyel vajinoz . ağrısız. büyük LAP ile ortaya çıkan lenfogranuloma venereum’a neden olur. monosit. bu bakterilerin vajinal mukozaya invazyon yapmaması ve sadece yüzeyel hücre destrüksiyonuna neden olmalarıdır. Süt görünümünde. Bacteroides türleri gibi anaerop bakterilerin ve genital mikoplazmaların yol açtığı ortak tablo için kullanılır. Bakteriyel vajinit . vajinoz adı verilmiştir. Bunun nedeni. laktobasiller azalmıştır. gümüşleme ile boyanabilirler ve çok kıvrımlı ipsi görünüm sergilerler. Mobiluncus. Bu arada ortam pH değişikliği nedeni ile laktobasiller azalır ve asidite daha da bozulur.Mobiluncus sp. nötrofil. Flukonazol C. vakuoller içinde ürerler. dizüri ve disparoni nadirdir. Ayrıca serbest olarak bulunan gram negatif. Ko-trimoksazol B. ve Gardnerella vaginalis D. ancak sayıca artmaları halinde yardımlaşarak vajinada yüzeyel bir inflamasyona yol açan Gardnerella vaginalis.Mobiluncus sp.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 21 ağrısız. yapışkan vajinal akıntı yakınması ile Jinekoloji polikliniğine başvuran 32 yaşındaki bir kadından alınan akıntı örneğinin Gram boyası ile yapılan preparatında az sayıda lökosit ile birlikte vajinal epitel hücreleri üzerine yapışmış çok sayıda gram negatif kokobasil görülyor. Bu bakteriler arasında tipik bir kommensallik söz konusudur. Aminler bölgedeki pH’ı yükseltir ve Gardnerella vaginalis için rahat bir ortam oluşur. B. Kaşıntı. ortamda Gardnerella vaginalis artmış ise. D-K serotipleri ile non-gonokoksik üretritlere.

Tek ve yüksek dozda veya 5-7 günlük rutin dozda kullanılabilir. kas ağrıları. ısırık yerinde kırmızı-kahverengi şişlik. kızarıklık. Özellikle sodoku. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. Cevap: E 51. Varlığı. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. nadir laktobasiller. B. Spirillum minor (minus da denir). kesin vajinoz tanısı koydurur. Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlara neden olmaz. Balık kokusunda. Spiroketler içinde değerlendirilmesi daha doğrudur. Yukarıda tanımlanan tablo ve yol açan etkenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. diğerlerine ek olarak ekstremite artritleri de görülür. Staphylococcus aureus: Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlarda adı geçmeyen kümeler halinde yaşayan gram pozitif koklardır. lenfadenit ve lenfanjit gelişir. virgülsü basiller belirleniyor. lokal ve sistemik belirtilerle seyreden epidemik infeksiyonlara (Haverhill hastalığı) neden olabilir. akıntı yaymasında her sahada bol yassı epitel hücresi. C. çok şekillilik özelliği gösteren bir basildir. süt gibi vajinal akıntı. Cinsel ilişki sırasında vajinada yanma hissi ile polikliniğe başvuran 34 yaşındaki bir bayanın muayenesinde. Hastanın yapılan muayenesinde sol ayak baş parmağında ülsere yara. Tekrarlı olgularda lokal probiyotik (laktobasil) kullanımı da etkin bulunmuştur. Đki hastalık tablosunda da sistemik ve lokal belirtiler ısırık yarası iyileştikten sonra. Mobiluncus sp. Haverhill = Sodoku + Artrit. Neden olduğu fare ısırığı hastalığına Sodoku hastalığı adı verilmiştir. Gardnerella vaginalis gibi gram pozitif duvar yapılı. kıvrık görünümlü (curved). sağ dizinde şişlik. sonra şişlikte irinleşme ve ülserasyon ile birlikte bölgesel LAP. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. fare ısırığı hastalığının diğer bir etkenidir. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. Gram negatif diplokok şekillidir. D. Sodoku hastalığında yaygın cilt döküntüleri de görülebilir. süt gibi. ağrı ve kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. Sodoku hastalığı – Spirillum minus Sodoku hastalığı – Streptobacillus moniliformis Haverhill hastalığı – Spirillum minus Haverhill hastalığı – Streptobacillus moniliformis. Kemiricilerin ağız florası ile kirlenmiş besinlerle de bulaşabilir. Neisseria gonorrhoeae: Gonokoksik üretrit ve servisit etkenidir. Gardnerella vaginalis: Bu sorunun çeldiricisidir. Haverhill hastalığında. Cevap: D 22 . On gün önce bir fare tarafından sol ayak baş parmağından ısırıldığını ifade eden 30 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur.DrTus. Tedavi edilmemiş olgularda karşılaşılabilen en ciddi komplikasyon. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. fakültatif anaerop. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Neisseria gonorrhoeae B) Gardnerella vaginalis C) Staphylococcus aureus D) Clostridium difficile E) Mobiluncus sp. ancak gram labil boyanan. daha önceden kapak anomalisi bulunan hastalarda gelişen fatal infektif endokardittir. 4-5 nötrofilik lökosit ve çoğunlukla epitel hücrelerine yapışmış ve kümeler yapmış halde görülen gram pozitif ve negatif kokobasiller ile gram pozitif küçük. yani ısırılmayı izleyen 10. günden sonra başlar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 22 Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. Pontiac hastalığı – Streptobacillus moniliformis Streptobacillus moniliformis. Bakteriyel vajinozların tedavisinde antianaerop özellikli ilaçlardan en çok metronidazol tercih edilir. E. Yüksek ateş. Cevap: D 50. Clostridium difficile: Đnsan dahil memelilerin barsağında bulunan gram pozitif sporlu basillerdir. yapışkan vajinal akıntı özeldir. tedavi edilmez ise birçok kereler tekrarlayabilir. Normal vajinal florada bulunan ve gram labil boyanan kokobasillerdir. sol inguinal LAP ve sağ dizde artrit saptanıyor. Ancak bir kolaylaştırıcı bakteri kolonizasyonu söz konusu ise bakteriyel vajinoz gelişimine katkıda bulunur.: Zorunlu anaerop. hareketli bir vajinoz etkenidir.

solunum sayısı 18/dakika olarak saptanıyor ve sağ akciğer bazalinde inspiryum sonu ince raller işitiliyor. • Olguların yarıdan azında karın ağrısı. Legionella pneumophila lejyoner hastalığının etkenidir. Mart ayı sonunda. nabız 120/dakika. altta yatan ciddi bir hastalığı olan hücresel immünite yetmezlikli hastalarda alveolleri de etkileyerek genelde çift taraflı. mikroskopik hematüri. 46 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Balgam incelemesinde bol nötrofil görülüyor. anormal kan üre ve kreatinin değerleri vb. alveolitle özel. Hastanın çekilen PA akciğer grafisinde sağ alt lobda infiltrasyon ve sağ plevral efüzyon saptanıyor. Balgam örneğinin Gram boyamasında lökositlerle birlikte gram negatif kokobasillerin varlığı B. Chlamydia pneumoniae. Balgamda PCR ile etkenin saptanması E.500/mm3 (%90 nötrofil). az ya da çok sayıda nötrofil görülür. E. Akciğer biyopsi örneğinde floresan antikor boyama yöntemi ile antijen saptanması D. hastaların balgamının Gram yöntemi ile boyaması durumunda.) elde edilebilir.DrTus. herhangi bir bakterinin gösterilememesi önemli bir tanısal destektir. D. • Hiponatremi. halsizlik. C. Ekstrapulmoner tutulumun nadir olduğu. Moraxella catarrhalis gram negatif diplokoktur. kas ağrıları. bulantı. eritrosit sedimantasyon hızı 76 mm/saat. Cevap: E 53. toplum nedenli pnömonilerin en sık etkenidir. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında akla getirilmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. oldukça ağır seyirli bir tipiklober pnömoniye kadar değişebilir. yaygın. • Çoğunlukla balgam çıkarılmayan (non-prodüktif) kuru öksürük vardır. Cerahatli balgama neden olmaz. Başlıca klinik özellikler şunlardır: • Ateş genellikle 400C’a kadar yükselir. tipik pnömoni tablosu da sergileyebilir. Gram yöntemiyle boyanmayan bir atipik pnömoni etkenidir. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin yukarıda tanımlanan olguda saptanması beklenmez? A. Balgam örneğinin Charcoal Yeast Extract Agar besiyerine ekimi ile etkenin saptanması Lejyoner hastalığının tanında. ciddi bir pnömoni tablosuna yol açar. CRP: 96 mg/dL olarak saptanıyor ve rutin biyokimya tetkiklerinde hiponatremi (120 mEq/L) bulunuyor. Özellikle hastanede yatan. Balgamda bol nötrofilik lökosit ve gram pozitif diplokoklar görülürler. hipofosfatemi. Mycoplasma pneumoniae de klamidyalar gibi Gram yöntemiyle boyanmayan. göğüs ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile acil servise başvuruyor. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg. Klinik yelpaze. miyokardit ve perikardit gibi kalp tutulumları görülebilir. Cevap: A 23 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 23 52. serumda LDH yüksekliği önemli özelliğidir. • Olguların %10’unda böbrek yetmezliği bulguları (proteinüri. bronşiyolit tablolarının söz konusu olduğu bir atipik pnömoni tablosundan. cerahatli balgama neden olmayan bir atipik pnömoni etkenidir. öksürük. Alınan anamnezde yaklaşık bir hafta önce iş toplantısı nedeni ile bir turistik otelde konakladığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. KOAH’lılarda akut alevlenmelerin üçüncü sıradaki etkenidir. atipik pnömoni etkenleri arasında yer almakla birlikte. B. Streptococcus pneumoniae Chlamydia pneumoniae Moraxella catarrhalis Mycoplasma pneumoniae Legionella pneumophila Streptococcus pneumoniae. Anlaşılabileceği gibi. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. Đdrarda etkene ait antijen saptanması C. • Nadir bazı olgularda hepatit. baş ağrısı. Su borularından veya havalandırma sistemlerinden bulaşır. tipik pnömoni tablosuna neden olur. kusma ve sulu ishal gibi gastrointestinal sistem belirtileri tabloya eklenir. Bununla birlikte.

Cevap: B 56. dizüri ve sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı yakınmaları ile başvuruyor ve trikomonas vajiniti tanısı ile ampirik olarak metronidazol tedavisine alınıyor. Ön üretrit ile başlar. standart Gram yöntemi ile boyanmaz. sağ üst kadranda karın ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Balgamın Gram yöntemi ile boyanmasında her bir 100X sahada >25 nötrofil ve sorumlu etkenler görülebilir.DrTus. inguinal bölgede patolojik LAP saptanmıyor. Bu yaklaşımın erken tanı değeri oldukça fazladır. Neisseria gonorrhoeae – Akut kolesistit C. Cevap: D 55. Gram boyamada ise gram negatif diplokokların görülmesi tipiktir ve kesin tanı koydurur.Fitz-Hugh-Curtis Sendromu 24 . pas renginde ve çoğu zaman kanlıdır. Chlamydia psittaci C. C. yani lober pnömoni tablosudur. Mycoplasma pneumoniae Balgamda fazla nötrofil görüldüğüne göre tablo alveolit. Hastadan alınan anamnezde iki gün önce bir hayat kadını ile cinsel temasta bulunduğu öğreniliyor. Örneğin pnömokoksik pnömonilerde kapsüllü gram pozitif diplokoklar. Balgam pürülan. Legionella pneumophila. D. Oysa olgumuzda Gram yöntemi ile etken görülememiştir. akıntı ve idrar yaparken yanma hissi yakınmaları ile başvuruyor. nötrofillerin içinde çok sayıda diplokok görülüyor. düşünülmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Trichomonas vaginalis Neisseria gonorrhoeae Chlamydia trachomatis Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Erkeklerde gonokok infeksiyonları: Olguların %95’inde görünür tablolara yol açtığı için erkeklerde infeksiyon daha sık tanımlanabilir. Legionella pneumophila E. Semptomatik erkeklerde Gram boyamanın duyarlılık ve özgüllüğü >%95’dir. dizüri. Üretral akıntının Metilen Mavisi boyamasında. Lober pnömoni kliniği veren bir hastanın bronkoalveoler lavaj yapılarak elde edilen solunum sekresyonunda her bir 100x mikroskop alanında ortalama 30 nötrofil görülüyor. kadında ise uterus serviksinden alınan sürüntü Gram ve Metilen Mavisi yöntemi ile boyanır. Coxiella burnetii B. Neisseria gonorrhoeae – Fitz-Hugh-Curtis Sendromu D. Neisseria gonorrhoeae – Pelvik inflamatuvar hastalık B. B. hiperemi ve en önemlisi yeşilimsi-sarı üretral akıntıdır. E. Yapılan muayenede vital bulgular normal sınırlarda saptanıyor. Streptococcus pneumoniae D. Bu olgudan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Şu bilgiyi unutmayınız. Hastanın yapılan muayenesinde palpasyonla karaciğerde ağrı ve oskültasyonda karaciğer üzerinde frotman varlığı dikkati çekiyor. Chlamydia trachomatis . Aynı hasta bir hafta sonra ateş. Muayene sırasında glans peniste hiperemi ve sarı-yeşilimsi renkte üretral akıntı varlığı dikkati çekiyor. Başlıca belirtileri. PA akciğer grafisinde bilateral alt lober tutulum görülüyor. Metilen Mavisi yöntemi ile boyanan akıntı yaymasında nötrofiller içerisinde ve bir miktar da dışarısında tipik diplokokların. glans ucunda kaşıntı. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta disparoni. gram negatif basil pnömonilerinde ise gram negatif basiller belirlenir. Yirmiiki yaşındaki erkek hasta. Gram boyama ile herhangi bir mikroorganizma saptanamıyor. Erkekte üretral akıntı. Standart besiyerlerine yapılan ekimlerde üreme olmuyor. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. penis başında kızarıklık.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 24 54. Yukarıda tanımlanan klinik bulgular dikkate alındığında. Lober pnömonilerde kanda da belirgin bir nötrofilik lökositoz vardır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazları minimal yüksek olarak saptanın hastanın batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer çevresinde sıvı toplanması görülüyor.

Gonokoklar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. Staphylococcus aureus Streptococcus agalactiae Neisseria meningitidis Haemophilus influenzae Neisseria gonorrhoeae Yenidoğan gonokok infeksiyonları: Anneden doğum sırasında yenidoğana bakteri bulaşı gerçekleşebilir. B. Yenidoğanlarda ilk birkaç (1-2) gün içinde gelişen konjunktivitlerde gonokoklar. sol dizde eritem. Çoğu olguda yüksek ateş. dirsek eklemlerinde asimetrik septik monoartrit şeklindedir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. ödem ve sıcaklık artışı saptanıyor. Göz kapakları elle açıldığı zaman bol miktarda pürülan materyalin fışkırır tarzda dışarıya boşaldığı görülüyor. C. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülen. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan 34 yaşındaki bir kadın hasta. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole edilmiş olduğu bildiriliyor. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. Artritin görülmesi. Yapılan muayenede göz kapaklarında eritem ve ödem saptanıyor. katalaz ve oksidaz pozitif. el. 25 . C. el bileği. E. Gonokoklarla karşılaştırıldığında. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. cinsel aktif (15-50 yaş arası) bireylerde görülen en sık septik artrit etkenidir. Erkeklerde ise çok nadirdir. Brucella melitensis Brucella abortus Neisseria meningitidis Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir.DrTus. D. Yenidoğanların doğumdan sonraki ilk birkaç saat içinde gelişen konjunktivitleri. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. Đhmal edilirse sıklıkla körlüğe yol açan iki taraflı göz infeksiyonları (ophthalmia neonatarum) gelişir. Sol diz ekleminin ultrasonografik incelemesinde eklemde efüzyon varlığı görülüyor. glukozu fermente eden. E. lenfatik yayılımla perihepatite yol açabilir (Fitz-Hugh-Curtis sendromu). Çoğu olguda yüksek ateş. sol dizinde şişlik. katalaz ve oksidaz pozitif. Herhangi bir sağlık personelinin müdahalesi olmadan ev şartlarında doğduğu öğrenilen henüz iki günlük bir yenidoğan. Diğer etkenler de septik artrite neden olabilir. Neisseria gonorrhoeae klamidyalar gibi. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. Bakteriyi sinovyal sıvıdan üretmek mümkündür. Erkeklerde ise çok nadirdir. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole ediliyor. Metronidazole bağlı toksik hepatit 25 Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. Hastada sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı görünmesi nedeniyle seçim gonokoklar lehinde olmalıdır. Haemophilus influenzae ise basil-kokobasil morfolojisindedir. göz kapaklarında şişlik ve cerahatli akıntı yakınmaları ile getiriliyor. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). Bu koruyucu yaklaşımın rutine girmesinden sonra oldukça nadir karşılaşılan bir klinik antitedir. D. Korunma amacı ile doğumdan hemen sonra göze %1 AgNO3 veya eritromisinli damlalar damlatılır. Gezici eklem ağrıları. B. olguda disseminasyonun kesin delili olarak kabul edilir. Cevap: D 58. eklemlerde şişlik ve hiperemi görülür. ağrı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: C 57. diz (sık). ilk haftadan (5-12 gün) sonra meydana gelen konjunktivitlerde ise öncelikle klamidyal etkenler düşünülmelidir. Tablo. her iki cinsten. nabız 100/dakika. glukozu fermente eden. Diğer seçeneklerdeki bakterilerden Brucella türleri kokobasil. çoğunlukla göze damlatılan bu damlalara bağlıdır. meningokokların septik artrite neden olması olasılığı çok düşüktür. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 380C. Soru cümlesinde bunların ayrımında kullanabileceğimiz çok önemli veriler mevcuttur.

Seftriakson Doksisiklin Metronidazol Seftriakson + Doksisiklin Ko-trimoksazol PBP değişimi ile de penisilin direnci Gonokoklar. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları nedeni ile getirilen bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. geliştirebilmektedirler. hücre sayısı 2400/mm3 (tamamı nötrofil). BOS yayması ve lateks aglütinasyon testi sonucunda (gram negatif diplokok.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: E 26 59.DrTus. • PID’de tablo düzelinceye kadar sefoksitin + doksisiklin. B. Klinik veriler. amoksisilin-klavülanik asit ya da kinolonlar ile yedi gün daha sürdürülür. D. • Komplike olmamış gonore ve epididimitte seftriakson tek doz ve 7 gün doksisiklin kullanılır. bulantı. gövde ve ekstremitelerde peteşiyal döküntüler dikkati çekiyor. sonra tek başına 10-14 gün doksisiklin veya tek doz seftriakson. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu olguda kullanılabilecek alternatif antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir? A. Tedavide klamidyal etkenler de hedeflenir. penisiline diğer kökenlere göre daha duyarlıdırlar. Ateş. Beş gün önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 26 yaşındaki bir erkek hastada son üç gündür devam eden üretral akıntı mevcuttur. E. bulantı ve kusma yakınmaları ile başvuran bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor ve lomber ponksiyon yapılıyor. B. ciltte peteşiyal 26 . Cevap: C 61. Menenjit tedavisi genel olarak ampirik olarak yapılır. şeker 22 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). D. sefuroksim aksetil. baş ağrısı. B. meningokokların aksine penisilinaz üretebilirler. Alınan BOS örneğinin analizi sonucu elde edilen diğer bulgular ise şunlardır: Protein 68 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). görünümünün ise bulanık olduğu saptanıyor. • Disseminasyona yol açan kökenler. Semptomlar düzelinceye kadar seftriakson uygulanır. Hastadan alınan üretral akıntı örneğinin Metilen Mavisi ile boyalı preparatı incelendiğinde bol lökosit ve lökosit stoplazmasında bulunan diplokoklar görülüyor. C. Daha sonra tedavi. baş ağrısı. C. Listeria monocytogenes Escherichia coli Mycobacterium tuberculosis Neisseria meningitidis Streptococcus pneumoniae Aşağıdaki tabloya bakınız. Cevap: D 60. E. Hastadan alınan BOS örneğinin Gram boyalı preparatlarının incelenmesinde gram negatif diplokoklar görülüyor. E. Hasta yakınlarından alınan anamnezde hastada penisiline karşı tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü saptanıyor. Ponksiyon sırasında BOS basıncının çok arttığı. renginin boz. C. sonrasında 10-14 gün doksisiklin uygulanır. D. Aşağıdaki etkenlerden hangisi ile oluşturulan menenjitlerde bu olguda tanımlanan BOS bulguları elde edilemez? A. Ateş. Kloramfenikol Seftriakson Ko-trimoksazol Eritromisin Ampisilin Verilen klinik özellikler olguda menenjit olabileceğini göstermektedir.

2 milyon ünite benzatin penisilin G uygulamak. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS basıncının arttığı. hücre 2. BOS glukozunun 18 mg/dL. D. Sefotaksim + Ampisilin Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim + Vankomisin + Ampisilin INH + Rifampisin Asiklovir Akut Pürülan Menenjitlerin Ampirik Tedavisi YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay 3 ay-50 yaş > 50 yaş ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol Meropenem Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: C 64. Bu hastada ampirik olarak başlanması gereken en uygun antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A. Ateş. Meningokoklara karşı temas öncesi korunmada kapsül aşıları kullanılır.600/mm3 (%90 nötrofil). C. BOS proteininin 78 mg/dL olduğu görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. renginin boz.DrTus. görünüm normal. C.200/mm3 (tamamı mononükleer). BOS glukoz düzeyi düşük. E. hücre sayısının 3. Temas sonrasında ise erişkinlere rifampisin 2 gün. Dört gün boyunca 600mg/gün rifampisin vermek. D. Kernig ve Brudzinski bulgularının pozitif saptanması nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor ve şu bulgular elde ediliyor: Basınç normal. Ellidokuz yaşındaki bir erkek hasta ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. BOS şekeri düşük. B. renksiz. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. 2 kapsül (600 mg) verilir (222 formülü). Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. Penisilin allerjisi var ise kloramfenikol uygulanır. baş ağrısı. proteini yüksektir. 27 . Profilaksi gerekli değildir. kusma yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ense sertliği. E. Yukarıda tanımlanan olgu ile aynı evi paylaşan yetişkin aile bireylerinin korunması için uygulanabilecek en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 62. Tek doz 1. Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Herpes simpleks virüs Treponema pallidum Lenfositik koriyomenenjit virüsü Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. C. E. Bir doz A+C aşısı uygulamak. B. glukoz 55 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 27 döküntüler) olgunun meningokoksik menenjit olduğu anlaşılmış ise ilk seçenek penisilin-G’dir. 2 kez. Cevap: B 63. D. Đki gün boyunca 2x600 mg/gün rifampisin vermek. Alternatif kemoprofilaksi yaklaşımları ise tek doz oral siprofloksasin veya tek doz seftriakson injeksiyonudur. görünümünün bulanık olduğu. protein 32 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür.

Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. davranış değişiklikleri. bulantı. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. bulguları ve kafa çifti tutulumları. Hidrosefali en sık komplikasyondur. tüberküloz menenjitte olduğu gibi özellikle beyin tabanı tutulum bulguları (ör. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. rengini boz.abducens’dir. içe şaşılık görülür. Beyin omurilik sıvısı yaymasında lökositler içinde gram negatif diplokoklar belirleniyor. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. Clostridium botulinum Treponema pallidum Lenfositik Koriyomenenjit Virüsü Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Clostridium botulinum menenjit gibi invazif infeksiyonlara neden olmaz. görünümünü bulanık bulunuyor. kusma. glukozu normal düzeydedir. Hastalığın ilk döneminde baş ağrısı. BOS şekeri düşük. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir.DrTus. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. glukozun 12 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. şuur bulanıklılığı. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. ateş. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pnömokok menenjiti B) Kriptokok menenjiti C) Kandida menenjiti 28 . Lenfositik koriyomenenjit virüsü. son dönemde ise ciddi nörolojik belirtiler. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Beyin omurilik sıvısı basıncını çok artmış. uykuya eğilimli olma ve çift görme yakınmaları ile başvuruyor. Primer bakteriyemi sırasında ilk tutulan bölge beyin subkorteksidir. E. BOS glukoz düzeyi düşük. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. meninks irritasyon belirtileri. Baskın belirtiler kafa çiftlerine aittir. B. halsizlik gibi nonspesifik belirtiler varken. D. Tutulum daha çok pO2’nin yüksek olduğu beyin tabanındadır. bekletilen BOS’ta örümcek ağı görünümünde fibrin pıhtısı gelişir. renginin ksantokromik olduğu. ajitasyon. Yüksek ateş. içe şaşılık) görülmez. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. kafa tabanında çıplak ve düz bir seyir izleyen N. Retinada nadiren tüberkülom da görülebilir. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. ikinci dönemde letarji. lenfosit içerir. Yapılan testlerde beyin omurilik sıvısı protein miktarı 210 mg/dL. BOS renksiz ve berraktır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 28 Herpes simpleks virüsü menenjiti akut aseptik menenjittir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ gözde içe şaşılık olduğu görülüyor. ense sertliği ve cildinde peteşiyal döküntüler bulunan 28 yaşındaki bir mahkuma menenjit ön tanısı ile lomber ponksiyon yapılıyor. baş ağrısı. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. proteini yüksektir. En çok tutulan sinir. Ancak. Hastadan alınan BOS örneğinin incelenmesinde basıncın arttığı. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. hücre sayısının 350/mm3 (tümü mononükleer). Pıhtıdan yapılan asidorezistan boyamada basil görme şansı daha fazladır. Cevap: E 65. Cevap: D 66. Triptofan testi pozitiftir. Tüberküloz menenjitte BOS’a nekroz odaklarından bol miktarda protein debris dökülür. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta. Neden olduğu klinik tablo tümüyle nörotoksinine bağlıdır. Buradaki nekroz SAA’ya açılınca inflamasyon burada da başlar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tüberküloz menenjit. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. şeker miktarını 18 mg/dL bulunuyor. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. C. Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. koma ve nöbetler görülür. esasen bir meningoensefalittir. proteinin 118 mg/dL (normali 15-45 mg/dL) olduğu görülüyor. protein düzeyi artmıştır.

Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. menstrual dönemdeki. kırmızı raş (güneş yanığı gibi eritematöz döküntü) Başlangıçtan 1-2 hafta sonra özellikle el ve ayak tabanlarında deskuamasyon Aşağıdakilerden üç ya da fazla organ/sistemde anormallik bulunması: Gastrointestinal: Kusma. trombosit: 94. ishal Musküler: Şiddetli kas ağrısı Hepatik: Karaciğer fonksiyon bozukluğu Renal: Kanda üre ve kreatinin artışı Hematolojik: Trombositopeni nedenli ekimozlar Merkez sinir sistemi: Dizoryantasyon veya konfüzyon (bilinç sislenmesi) Mukozalar: Lokal kan akımı artışı nedeniyle göz. ampiyem. cilt ve cerrahi alan infeksiyonlarında (post-operatif). kusma ve tüm vücudunda yaygın kırmızı döküntülerin ortaya çıkması yakınmaları ile tekrar başvuruyor. BUN: 62 mg/dL (normali 15-40 mg/dL). soruyu zorlaştırıyor. baş dönmesi. pnömoni. E. Bunun dışında. kreatinin 3 mg/dL (normali 0.000/mm3. Hastanın yapılan muayenesi sırasında insizyon yerinde açılma.DrTus. konjuktivaların hiperemik görünümde olduğu ve yaygın eritematöz döküntü bulunduğu belirleniyor. ALT: 115 U/L (normali 10-40 U/L). zincirler Cevap: D 67. C. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 39. senkop vb. B. Kültür sonucunda 29 . osteomiyelit.40C. Hastalığın tanımlanmasında beş klinik kriter söz konusudur (CDC): Ateş (≥ 38. dahil) Yaygın. nazal tampon yapılmışlarda. arteriyel tansiyon 80/50mmHg. solunum sayısı 22/dakika olarak saptanıyor. Myoma uteri tanısı ile histerektomi uygulanan 46 yaşındaki bir hasta taburcu olduktan bir hafta sonra yüksek ateş. influenza gibi çok çeşitli infeksiyonların zemininde her iki cinsiyetten hastalarda da (non-menstrual) gelişebilir. tüm seçeneklerin pürülan menenjitlerden oluşturulması. D.9 0C) Hipotansiyon (baş dönmesi. Menstrual TSS. Bu durumda sorumlu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri tek dayanağımızı oluşturuyor: PnömokokGram pozitif diplokok KriptokokGram pozitif blastokonidya KandidaGram pozitif blastokonidya ve psödohifler Meningokok Gram negatif diplokok Grup B streptokokGram pozitif kok. yaygın kas ağrıları. günümüzde bu tipteki tamponlar artık kullanılmadığı için vajinal tampon nedenli olgu sayısı azalmıştır.5-1. süperabsorban (magnezyum bağlayan) vajinal tamponları kullanan kadınlarda görülmüştür.5 mg/dL) olarak saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit: 14. ağız ve vajinada kırmızı renk artışı Cevap: E 68.000/mm3 (%88 nötrofil). nabız 124/dakika. Kızıl Kızamık Meningokoksemi Salmonelloz Stafilokok toksik şok sendromu Stafilokok toksik şok sendromu (TSS) menstrual ya da non-menstrual nedenlere bağlı olabilir. Ancak. bunun bir pürülan menenjit olduğu anlaşılmaktadır. pürülan akıntı ve eritem varlığı dikkati çekmiş ve yara kültürü alınıyor. diplokok. Ancak.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D) Meningokok menenjiti E) Grup B streptokok menenjiti 29 Olguda verilen BOS bulgularından. bayılma ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Epistaksis nedeni ile acil serviste anterior nazal tampon uygulanan 34 yaşındaki bir erkek hasta bir gün sonra ateş.

D. ağrı yakınmaları ile getiriliyor. diğerlerine göre daha iyi bir klinik seyir sergilerler. C. E. Yapılan ekokardiyografik incelemede triküspit kapakta vejetasyon saptanan hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ARDS’de ventilatör tedavisi vb. Endokardit gelişmiş ise mortalitesi %50’dir. Cevap: C 69. Sepsis gelişmiş ise mortalite yüksektir (%30). Klindamisin. TSST-1 sentezini %90 baskılar. şişlik. Benzatin penisilin G Kristalize penisilin + Klindamisin Nafsilin + Klindamisin Eritromisin Metronidazol Stafilokok toksik şok sendromunun tedavisi. gram pozitif koklar izole ediliyor. Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Streptococcus viridans Staphylococcus epidermidis Streptococcus sanguis Yaşamı tehdit eden Staphylococcus aureus infeksiyonları arasında ilk sırayı bakteriyemi alır. 30 Toksik şok tanısı ile gözlem altına alınan hastada başlanabilecek en uygun antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. triküspid (sağ kalp) tutulumu daha fazladır. B. Bu olgularda etken çoğunlukla Staphylococcus aureus’dur. Özellikle IV ilaç bağımlılarında gelişimi önemlidir. sorunlu sistemlerin desteklenmesi (üremide diyaliz. eritrosit sedimantasyon hızı 95 mm/saat olduğu görülmüş. B.DrTus. C. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 24. uygun ve enerjik sıvı repasmanı. E. B.) ve nafsilin gibi bir antistafilokok penisilin tedavisinden oluşturulmalıdır. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 11 yaşındaki bir kız çocuğu. Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus Escherichia coli Septik artritlerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle olmalıdır: YenidoğanStreptococcus agalactiae 2 ay-6 yaşHaemophilus influenzae 6-18 yaşStaphylococcus aureus 18-50 yaşNeisseria gonorrhoeae 30 . Bu durumda mortalite %3’ün altına indirilmiştir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kanlı agarda beta hemoliz yapan. Bunun dışında en çok mitral kapak tutulumu gözlenir. Bu risk grubundaki infeksiyonlar. Pseudomonas aeruginosa ikinci sıradadır. her iki atriyo-ventriküler kapak da tutulmakla birlikte. kanamalar için kan ürünü transfüzyonu. Buna ilk gün içinde klindamisin eklenmesi önerilir. katalaz ve koagülaz pozitif.400/mm3 (%92 nötrofil). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Son iki haftadır devam eden ateş. Cevap: A 70. D. sol dizinde kızarıklık. D. terleme ve halsizlik yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde son iki yıldır damar içi ilaç kullandığı öğreniliyor. E. Metastatik organ tutulumu ≈ %90 olguda görülür. yapılan ultrasonografik incelemede sol diz ekleminde efüzyon saptanıyor.

eritrosit sedimantasyon hızı 74 mm/saat olduğu görülüyor. Nikolsky bulgusu pozitif olarak saptanıyor. Cildi hafifçe çekince dahi büller patlar. Erişkinlerde ise hematojen yayılım ile daha çok vertebral osteomiyelite neden olur. B. Follikülit ve fronkülden farklı olarak ateş. Karbonkül: Daha çok nazal portörlerde görülür. ekzotoksin nedeniyle oluştukları için. D. ağrı yakınmaları mevcuttur. boyunda fazladır. Cevap: C 73. hastanede yapılan girişimler veya büyük operasyonlar sonrasında görülen bir servikal osteomiyelit etkenidir. Büllerin içeriğinden alınan örneğin Gram boyası ile yapılan incelemesinde herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. Diğeri ise Staphylococcus aureus’tur. D. Büllöz impetigo Toksik şok sendromu Ritter hastalığı Fronkül Karbonkül Haşlanmış deri sendromu (Ritter Hastalığı): Genellikle yenidoğanlarda ve infantlarda görülür. Bebeğin yapılan muayenesinde tüm vücudunda yaygın büllöz lezyonlar görülüyor. E. derin dokuları tutan cilt ve cilt altı doku infeksiyonudur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hızla büllöz karakter kazanarak tüm vücuda yayılırlar. Nikolsky belirtisi negatiftir ve bül kültüründen bakteri üretilebilir. Kenarlarına basılırsa yer değiştirirler (Nikolsky belirtisi pozitiftir). Büllöz impetigoda. Đki aylık bir bebek. Sıklıkla bakteriyemi de gelişir. Lezyonlarda içi pürülan materyal ile dolu birçok sinüs vardır. Pseudomonas aeruginosa. haşlanmış deri sendromunun aksine. bakteri bulunmaz. çekilen grafide ise sağ tibia metafizinde periosteal kalınlaşma ve yeni kemik oluşumu saptanıyor.000/mm3 (%82 nötrofil). vücudunda içi sıvı dolu kabarcıklar çıkması ve genel durum bozukluğu yakınmaları ile getiriliyor. kolayca sıyrılır. Salmonella typhi ise orak hücreli anemisi olanlardaki osteomiyelitlerden sorumlu iki etkenden birisidir. Oniki yaşındaki bir erkek çocukta son üç haftadır devam eden. ölümün de en önemli nedenidir. Etken kapsüllü tiplerdir (Hib). Büllerde. Yenidoğan impetigolarının en sık etkenidir. Fronkül: Kıl folliküllerini aşan inflamasyondur. C.DrTus. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 17. C. Cevap: B 72. Yenidoğanlarda umbilikal korddan hematojen yayılım ile alt ekstremite osteomiyelitlerine neden olabilir. osteomiyelitlerden sorumlu bakterilerin ilk sırasındadır. E. titreme gibi sistemik belirtiler de bulunur. Ciddi düzeyde sıvı ve elektrolit kaybı ile seyreder. Ağız çevresinde hiperemi ve inflamasyon ile başlar. sağ bacak pretibial bölge distalinde kızarıklık.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 50 yaş üzeriStaphylococcus aureus Cevap: D 31 71. Deri buruşuk görünümlüdür. B. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Büllöz impetigo: Haşlanmış deri sendromunun lokalize formudur. Geniş bir bölgeyi ilgilendiren. şişlik. Follikülit: Kıl follikülleri ile sınırlı inflamasyondur. Staphylococcus aureus. Deskuame olurlar ve 7-10 günde iz bırakmadan iyileşirler. Haemophilus influenzae Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Salmonella typhi Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae oyun çocuğu (2 ay-6 yaş) septik artritlerinden ve osteomiyelitlerinden sorumludur. Đskemik inme nedeni ile 10 günden beri Nöroloji yoğun bakım servisinde mekanik ventilasyon uygulanan 55 yaşındaki bir erkek hastada ateş gelişmesi nedeni ile yapılan radyolojik incelemede sağ akciğerde infiltrasyonla 31 .

septik artrit. C.DrTus. Hastanın yapılan muayenesi sırasında kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülmüş. Cevap: E 74. C. Akciğer apsesi. bu son felaketten sonra hücre duvarı üzerine yoğunlaşmış olan ilgi alanını protein sentezi üzerine yöneltmiştir. Bronkoalveoler lavaj uygulanan hastadan alınan örneklerin kültürü sonucunda beta hemoliz yapan. Son bir yıldır sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan 54 yaşındaki bir kadın hasta ateş ve karın ağrısı yakınmaları ile geliyor. osteomiyelit. tüm beta laktamlı antibiyotiklere dirençli hale gelmiştir. Başta grip olmak üzere. Bu olguda kullanılabilecek en uygun antibiyotik seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. viral üst solunum yolu infeksiyonlarına sekonder olarak veya aspirasyon sonrasında pnömoni gelişebilir. B. E. linezolid) yeni bir umutmuş gibi görünmektedir. Đnsanoğlunun beta laktamlı antibiyotik atağına karşı ilkin beta laktamaz sentezlemeyi öğrenmişlerdir. sinüzit ve perinefritik apseye yol açabilir. MRSA). eritrosit sedimantasyon hızı artışı. Mevsimsel influenza salgını sırasında pnömoni gelişmesi nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilen 67 yaşındaki bir kadın hasta taburcu edildikten iki gün sonra ateş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: C 75. C. Dolayısıyla en sık etkeni E. Đnsanoğlu. CRP yüksekliğine ek olarak ultrasonografik incelemede sağ böbrek çevresinde apse ile uyumlu sıvı toplanması saptanıyor. Pnömoni. penisilin bağlayan proteinlerinde köklü değişimler yaparak (metisilin-oksasilin direnci. geçici olarak beta laktamaz inhibitörleri ile bulmuştur. Ventilatör tedavisi sırasında gelişen hastane kaynaklı pnömonilerin Pseudomonas aeruginosa’dan sonraki en sık etkenidir. Streptococcus pneumoniae Escherichia coli Staphylococcus aureus Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus’un sistem ve organ infeksiyonları: Organlara yayılım çoğunlukla bir infeksiyon odağından bakteriyemi ya da komşuluk yoluyladır. Yapılan antibiyogramda etkenin oksasiline dirençli olduğu saptanıyor. Đnsanoğlu bunun çaresini.coli’dir. perikardit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 32 birlikte pnömatosel oluşumu görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökositoz. üşüme. alınan idrar kültüründe bakteri saptanmıyor. Đnsanoğlu buna karşı glikopeptid yapılı antimikrobiyalleri bulmuşsa da. Hematojen yayılım sonucu gelişen perinefritik apselerde ise Staphylococcus aureus sık izole edilen bir bakteridir. otit. menenjit (endokarditli olgularda sık). E. Oksazolidinonlar (ör. ampiyem. Staphylococcus aureus Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Enterococcus faecalis 32 . D. Diyalizat sıvısının incelenmesinde lökosit sayısının 650/mm3 (tümü nötrofil) olduğu saptanmış ve Gram boyamasında gram pozitif koklar görülüyor. batından alınan diyalizatın görünümünün ise bulanık olduğu dikkati çekiyor. son birkaç yıl içinde transpozon aracılı VanA tipi vankomisin ve teikoplanin direnci göstermeye başlamışlardır. Perinefritik apseler en sık asendan yolla gelişir. B. sorunlu iki gram pozitif koktan biridir. D. B. enterokoklar ile at başı yarışan. D. ampiyem ve pnömatosel ile komplike pnömonilerde akla gelmelidir. titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. katalaz ve koagülaz pozitif gram pozitif koklar izole edilmiştir. Ancak çok geçmeden bakteri. Amoksisilin + Tazobaktam Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson Seftazidim Teikoplanin Staphylococcus aureus.

E. Bu hastada alınan kan kültürlerinde izole edilmesi beklenen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. tek lümenlilere oranla daha fazla manipülasyon ile takılır. Kısaca. daha sonra gelişmiş ise geç prostetik kapak endokarditleri adı verilir. Candida türleri ve enterokoklardır. Romatizmal kapak hastalığı nedeni ile mitral prostetik kapak replasmanı yapılan 27 yaşındaki bir kadın hasta ameliyattan bir ay sonra yüksek ateş. Staphylococcus epidermidis’dir. katalaz pozitif. C. Bu tabloya yol açan kökenler hastane dışı bakteriler olduğu için metisilin direnci nadirdir. Anti-stafilokok penisilinlerle tedaviye iyi yanıt alınır. Devamlı ayaktan periton diyalizi uygulanan (devamlı periton kateteri bulunan) hastalarda gelişen peritonitlerde de en sık etken. Yatışının birinci haftasında ateşi yükselen hastanın yapılan muayenesinde kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülüyor. koagülaz negatif. kateter 33 . Kateterden ve periferik venden alınan kan kültürlerinde gram pozitif. pansistolik ejeksiyon üfürümü saptanan hastanın yapılan ekokardiyografik muayenesinde prostetik kapağın yerinden oynamış olduğu görülüyor. B. 3/6 şiddetinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Staphylococcus epidermidis. Đnternal juguler venden takılması halinde kolonizasyon ve infeksiyon riski. En sık etkenler. En dışındaki yapışıcı (slime.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. özellikle hastane ortamında ciddi infeksiyon tablolarına yol açabilir.DrTus. C. Hastane kaynaklı kateter infeksiyonlarının en sık etkenleri gram pozitif bakterilerdir. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Enterococcus faecium Tünelsiz santral venöz kateterler (ne yazık ki) en sık kullanılan santral kateterlerdir. çoğunlukla apatojendir. juguler santral venöz kateterdir. nefes darlığı ve çarpıntı yakınmaları ile başvuruyor. giriş bölgesini daha fazla travmatize eder ve böylece infeksiyon riski daha da artar. Bununla birlikte. Kateter nedenli KDĐ’nin %90’ından (en sık) sorumludurlar. Staphylococcus aureus. kalp pili elektrotları ve ventriküloperitoneal şant nedeniyle gelişen infeksiyonlarda öncelikle akla gelmelidir. D. Staphylococcus epidermidis. Diğer yüksek riskli bir uygulama olan femoral kateterizasyona ise özel amaçlı kullanımlar dışında diğerleri kadar sık başvurulmamaktadır. Yapılan muayenede mitral odakta. sol koltuk altına yayılan. Cevap: B 76. Đntravenöz ya da kalıcı periton kateterleri. novobiyosine duyarlı koklar izole ediliyor. subklaviyen vene göre yaklaşık 3 kat yüksektir. B. Vücudunun %27’sinde ikinci dereceden alev yanığı bulunması nedeni ile yanık ünitesinde yatan bir hastaya juguler kateter takılıyor. ekzopolisakkarid) tabakası sayesinde plastik ve cam gibi yabancı yüzeylere kolayca yapışabilir. Enterococcus faecium 33 Staphylococcus epidermidis. Çok lümenlileri. kateter kaynaklı KDĐ açısından rutinde kullanılan en riskli kateter. • Erken prostetik kapak endokarditleri (<2 ay): Staphylococcus epidermidis (%35) Staphylococcus aureus (%17) • Geç prostetik kapak endokarditleri (>2 ay) Staphylococcus epidermidis (%26) Viridans streptokoklar (%25) (>12 ayda en sık etken) Cevap: E 77. E. prostetik cihazlar. Viridans streptokoklar Enterococcus faecium Staphylococcus aureus Enterococcus faecalis Staphylococcus epidermidis Prostetik kapak endokarditleri: Operasyondan sonraki 60 gün içinde gelişmiş ise bu olgulara erken. D.

Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. B. katalaz pozitif. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. ön servikal zincirde birkaç tane tek tek LAP saptanıyor.aureus Koagülaz pozitifliği Mannitolü parçalama Protein-A içerme Kanlı agarda β hemoliz Novobiyosine duyarlılık Fakültatif anaerop üreyebilme Evet Evet Evet Evet Evet Evet S.DrTus. sık idrara çıkma yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: E 79. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15).epidermidis Hayır Hayır Hayır Hayır Evet Evet S. novobiyosine duyarlı koklar bildirilmiştir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đdrar mikroskopisinde her alanda 20-25 lökosit ve bol bakteri görülen hastanın idrarından yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde 100x büyütmede her alanda 1-2 adet gram pozitif kok görülüyor. novobiyosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. çok şiddetli olmayan boğaz ağrısı. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. Yapılan muayenede ateş 400C. D. B. koagülaz negatif. 34 Olgumuzda sorumlu etken olarak gram pozitif. tonsillalar üzerinde nokta tarzında eksudalar ve yumuşak damakta peteşiler görülmüş. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kaynaklı infeksiyonlardan en sık izole edilen patojendir. Yirmidört yaşındaki yeni evli bir kadın hasta idrar yaparken yanma hissi. Stafilokoklar Arasındaki Fark S. saprophyticus Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Cevap: A 78. C. bulantı ve kusma yakınmaları ile getiriliyor. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. Sekiz yaşındaki bir kız çocuğu. E. Staphylococcus epidermidis Ureaplasma urealyticum Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus saprophyticus. Epstein-Barr virüsü Corynebacterium diphtheriae Adenovirüs Streptococcus pyogenes Mycoplasma pneumoniae 34 . C. yüksek ateş. farinkste hiperemi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D.

tek tek anterior servikal LAP görülür. Yirmiiki yaşındaki bir erkek hasta sol ayak üzerinde kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. farenjittir. Küçük çocuklarda bu gibi tipik bir tablodan başka bulantı. Piyodermi çoğunlukla yüz ve ekstremitelerde görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 35 Streptokoksik farenjit: Tüm farenjitlerin %80’i virüslere. Yara. yaz aylarında görülür. Önce veziküller gelişir. HSV). C. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Tüm yaş grupları arasında en çok 515 yaşlarda görülür. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. bu yaş grubundaki farenjitler büyük çoğunlukla viraldir (parainfluenza virüsü. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Streptokoksik farenjit. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. tonsillada noktavi eksüdalar. Erizipel 35 . Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. Piyodermilerde ASO negatif bulunur. yanık. Sellülit: Genellikle A. Cevap: D 80. Ateşin çok yüksek olması. arta kalanı Mycoplasma pneumoniae ve nadiren de Corynebacterium diphtheriae’ye aittir. sol yanağında üzeri sarımsı. bir adet servikal LAP saptanıyor. kıl folliküllerini aşmış inflamasyondur. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Streptokokların yol açtığı tablolar arasında da en sık karşılaşılan infeksiyon hastalığı. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir.50C ateş vardır. yüzünde çıkan yaralar nedeni ile getiriliyor.DrTus. Bölgesel lenfadenit ile seyredebilir. Piyodermiye yol açan A grubu kökenleri. nefritojenik kökenler olan M49 ve M57’dir. sol ayak dorsalinde ise sınırları belirsiz. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Travma. A. Baş. Yapılan muayenede sol ayak parmak aralarında tinea pedis lezyonları. bal renginde krutla kaplı piyodermi görülmüş. platal peteşi ve ağrılı. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. şişlik. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. B. Fronkül: Staphylococcus aureus nedeniyle gelişen. Sonra lezyonlar patlayarak bal rengi krutlarla kaplanır. %10-15’i Streptococcus pyogenes’e (en sık bakteriyel etken). Cevap: E 81. Çocuklarda ve yaşlılarda fazladır. Farinks hiperemisi. Sellülit B. boğaz ağrısı ve >38. Bazen derin ülserler oluşabilir (ektima). Yüzeysel dokuları tutan. Lezyonlar ağrısız ve kaşıntılıdır. D. C ve G grubundaki streptokoklar. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. kusma gibi gastrointestinal semptomlar ağırlıklı olarak sergilenebilir. Đnfeksiyon sonrasında AGN toksik komplikasyonu gelişebilir. RSV. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Hastanın yapılan muayenesinde ateşinin olmadığı görülüyor. kırmızı. ciltle aynı seviyede. 2-4 günlük kuluçka süresinin ardından. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. streptokoksik farenjit için çok güçlü bir destekçidir. aniden başlar. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. E. Erizipel Ektima gangrenosum Sellülit Fronkül Đmpetigo Erizipel: Genelde A. Lokal ağrı. eritemli bir alan görülüyor. Beş yaşındaki bir erkek çocuk. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Đki yaşın altındaki çocuklarda çok nadirdir. eritem ve yüksek ateş vardır.

Travma. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. ağrı ile birlikte ateş. Erizipel – A grubu beta hemolitik streptokok Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. kırmızı. Lokal ağrı. yaz aylarında görülür. Yapılan muayenede orofarinkste hiperemi. Erizipel: Genelde A. Yüzeysel dokuları tutan. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. eritem ve yüksek ateş vardır. C ve G grubundaki streptokoklar. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Karbonkül: Staphylococcus aureus nedeniyle ortaya çıkan ciddi cilt ve cilt altı infeksiyonudur. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. perine ve pubik bölgede cildin mavimsi bir renk aldığı. büllöz lezyonlar ve nekrotik alanlar geliştiği görülüyor. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Yüzeysel dokuları tutan. Granuloma inguinale – Calymmatobacterium granulomatis 36 . Ectima gangrenosum – Pseudomonas aeruginosa.DrTus. Cevap: A 82. nabız 126/dakika. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Sellülit: Genellikle A. D. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. A. eritem ve yüksek ateş vardır. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Ektima gangrenosum E. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. tonsillalarda hipertrofi ve nokta şeklinde eksuda odakları ile birlikte sol yanakta sınırları belirgin. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. Lokal ağrı. Đmpetigo D. üşüme. Yara. skrotum ve kasıklarında ağrılı yara yakınmaları ile başvuruyor. E. Impetigo contagiosa – Staphylococcus aureus. titreme. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. B.60C. Yapılan muayenede ateş 38. ciltten kabarık eritemli alan görülüyor. Bu hastada tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Yara. Sellülit – Streptococcus pyogenes. Karbonkül 36 Sellülit: Genellikle A. Atmışdört yaşındaki tip II diyabeti olan bir erkek hasta ateş. yaz aylarında görülür. C ve G grubundaki streptokoklar. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. yanık. Travma. Cevap: E 83. şişlik. halsizlik yakınmaları ile başvuruyor. Ulcus molle – Haemophilus ducreyi B. Impetigo contagiosa – Streptococcus pyogenes. skrotum. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. baş dönmesi. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce yakınmalarının boğaz ağrısı ve ateş şeklinde başladığı ve daha sonra yanağındaki ağrılı kızarıklığın ortaya çıktığı öğreniliyor. şişlik. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. C. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. Yetmişiki yaşındaki bir kadın hasta sol yanağında kızarıklık. Erizipel: Genelde A. kırmızı. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. arteriyel tansiyon 85/50 mmHg olarak ölçülüyor. yanık. A.

dikkat bozukluğu. enterokok. bal rengi krutla kaplı. peptokok) mikst bakteriyel bir infeksiyondur. Ulcus molle. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. B grubu streptokoklar ise yenidoğanlarda bakteriyemi. sepsis ve menenjitlere. Bu tablo için başlıca kolaylaştırıcı risk faktörleri. Aşağıdaki etkenlerden hangisi yukarıda tanımlanan tablodan sorumlu olamaz? A. Hastanın yapılan muayenesinde eklem fleksor yüzlerinde daha koyu. Streptococcus pyogenes B grubu streptokok C grubu streptokok G grubu streptokok Staphylococcus aureus Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Fournier gangreni – Streptococcus pyogenes E. Meleney ülseri. B. yaz aylarında görülür. Aerop (Streptococcus pyogenes. Etiyolojisinde ana rolü Streptococcus pyogenes oynar. A. Cevap: D 84. Escherichia coli) ve non-klostridyal anaerop (Bacteroides fragilis. uzun süreli steroid kullanımı. Özetle nekrotizan fasiitler. diyabet. perine ve perianal bölge nekrozlarıyla seyreden bir gangren tablosudur. Yoğun skrotal ödem. Hastanın yapılan nörolojik muayenesi sonucunda tanımlanan hareketlerin koreiform hareketler olduğu saptanıyor. sol ön kolunda yara ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile getiriliyor. ateş. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. E. Bu olgunun tanısının konulabilmesi açısından aşağıdakilerden hangi seçenek en doğrudur? A. maligniteler. nekrotizan sinerjistik sellülit): Genital bölge ile sınırlı kalmayan. Yara. Büllöz ya da nekrotik lezyon sergilemezler. veziküler lezyonlar içeren pyodermi görülüyor. B. Meleney ülseri – Streptococcus pyogenes D. Streptococcus pyogenes ve/veya Staphylococcus aureus gibi aerop bakteriler (tip II) veya aerop bakterilerle birlikte Bacteroides fragilis gibi anaerop bakterilerce (tip I) oluşturulan mikst infeksiyonlardır. ellerinde ve kollarında uyanıkken ortaya çıkan amaçsız yılankavi hareketler nedeniyle getiriliyor. lohusalarda ise puerperal infeksyonlara neden olurlar. yaygın formdur.DrTus. C. akut dermal gangren. obezite ve siroz olarak tanımlanmıştır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. hastane gangreni. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. ASO titresi yüksekliği şarttır Karditi de bulunmalıdır Artriti de bulunmalıdır Subkutan nodülleri de bulunmalıdır Başka bulgu gerekli değildir Akut romatizmal ateşin tanısında şu kriterler aranır: Geçirilmiş bir streptokok infeksiyonu delili: Boğaz kültürü veya hızlı streptokok antijen testi pozitifliği ve/veya ASO 37 . D. granuloma inguinale ve lenfogranuloma venereum gibi genital ülserler ise böyle bir gangrenle karıştırılamayacak kadar sınırlı ve yüzeyel lezyonlardır. D. alkolizm. C. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis 37 Fournier gangreni (skrotumun nekrotizan fasiiti): Özellikle yaşlı erkeklerde görülür. Onbir yaşındaki bir kız çocuğu nedensiz ağlama atakları. peptostreptokok. Cevap: B 85. Nekrotizan fasiit (hemolitik streptokoksik gangren. E. ağız çevresinde daha az olmak üzere yaygın eritematöz döküntü ve sol ön kolda sarımsı.

Sydenham koresi (1-8 ay sonra gelişir. laboratuvar olarak akut faz protein pozitifliği (C reaktif protein pozitifliği. Cevap: B 87. akut romatizmal ateş gelişimini önler.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi glomerulonefrit” varlığını desteklemez? yukarıda tanımlanan olguda “poststreptokoksik akut A. Ampirik antibiyotik tedavisine başlanıp 10 gün devam edilmelidir. G streptokoklarda bulunur. Cevap: E 86. 38 Majör kriterler: Poliartrit. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta aynı gün içinde aniden başlayan yüksek ateş. Farenjitlerde tedavi. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. Đnsan hücresi membranındaki kolesterole bağlanarak membrana penetre olurlar. sonradan üzerinde sarı renkli kabuk gelişen bir yara çıktığı ve herhangi bir tedavi görmediği. iki minör Jones kriterinin varlığı aranır. geçirgenliğini artırırlar. ASO titresi yüksekliği C. Allerji varsa eritromisin uygun diğer bir seçenektir. Tedaviye alınıp alınmamanın akut glomerülonefrit gelişimi üzerine herhangi bir etkisi gösterilememiştir. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Direnç söz konusu değildir. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Anti-DNaz B pozitifliği B. tonsillalar hipertrofik olarak görülmüş ve tonsilla yüzeylerinde küçük. sedimantasyonda yükseklik). eritema marjinatum. Grup A. Boğaz kültürü sonucu ile dokuz gün içinde antibiyotik tedavisine başlanmalıdır D. Ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalı. Yapılan muayenesinde ateş 400C. Streptokok infeksiyonlarında genel tedavi ilkeleri: Pnömokok ve enterokokların dışında kalan tüm streptokoklar penisiline oldukça duyarlıdır. • Đki majör veya • Bir majör. Streptokoksilerde ilk seçenek her zaman penisilinlerdir. > 27 kg için 1. Đdrarda protein varlığı E. kardit (ikisi de 3 hafta sonra gelişir).3. nabız 140/dakika olarak ölçülmüş. Hızla antibiyotik tedavisine başlanmalıdır B. Minör kriterler: Klinik olarak artralji ve ateş.DrTus. Organizmada kendine karşı anti-Streptolizin-O antikoru (ASO) oluşur. subkütan nodüller. boğaz kültürünün antibiyogram sonucuna göre antibiyotik tedavisi düzenlenmelidir E. boğaz ağrısı.200. Kültür alınması gerekli değildir. EKG’de uzamış PR aralığı. cilt infeksiyonlarında ASO pozitifleşmez. beyaz kript apselerinin varlığı dikkat çekiyor. Cilt lipidleri Streptolizin-O hemolizinlerini inaktive ettiklerinden. Kanlı agardaki derin hemolizden sorumludur. C. orofarinks hiperemik. Böbrek biyopsisinde diffüz proliferatif glomerulonefrit saptanması Streptolizin-O: Kuvvetli immünojendir. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. Geçirilmiş infeksiyon delilidir. son üç aydır herhangi bir üst solunum yolu infeksiyonu geçirmediği öğreniliyor.3. Sekiz yaşındaki bir erkek çocuk sabahları kalktığında göz kapakları ile el ve ayaklarında ileri derecede şişme ve idrarının koyu renkli çıkması yakınmaları ile getiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI yüksekliği ve ek olarak. Đdrar mikroskopisinde eritrosit silendirlerinin varlığı D. Cevap: C 38 . varlığı halinde ASO pozitifliği veya başka bir majör/minör kriter aranmaz). Yalnızca semptomatik tedavi verilerek on gün sonra kontrole çağrılmalıdır C. Hasta ailesinden alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce çocuğun yanağında.

Sondanın konulmasından beş gün sonra hastada ateş yüksekliği saptanıyor. En sık izole edilen serotip. osteomiyelit ve artrit bu döneme ait infeksiyon tablolarıdır. D.3. katalaz negatif. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. Streptococcus pneumoniae Streptococcus pyogenes Streptococcus agalactiae Enterococcus faecalis Enterococcus faecium Yenidoğanlarda tanımlanan tabloya grup B streptokoklar ve daha nadir olarak enterokoklar neden olabilmektedir. Antibiyogram sonucuna göre karar verilmelidir. > 27 kg için 1. Bu nedenle alınan idrar kültüründe gram pozitif.2 milyon ünite ĐM yoldan verilmelidir. Yenidoğanlarda Grup B streptokok infeksiyonları: • Erken başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın ilk 20 saat-5 günü içinde gelişir. %6. pnömoni ve menenjit görülür. erken infeksiyonda da olduğu gibi serotip III’tür. Farenjitlerde tedavi. boğaz ağrısı yakınmaları ile polikliniğe başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastadan alınan boğaz kültüründe “A grubu beta hemolitik streptokok” izole edildiği bildiriliyor. B.DrTus. haftası – 3. C. katalaz negatif. Üç hafta boyunca haftada bir kez 1.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmesi yeterlidir. E. Cevap: D 89. C. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar izole ediliyor. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar. Erken membran rüptürü nedeni ile 35 haftalık olarak doğan bir bebekte doğumdan 48 saat sonra hipotermi saptanıyor. Mortalitesi fazladır. akut romatizmal ateş gelişimini önler. B. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada kullanılabilecek en uygun tedavi seçeneğidir? A.200. D. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde yatmakta olan paraplejik bir hastaya mesane disfonksiyonu nedeni ile Foley sonda konuluyor. katalaz negatif. Mortalitesi erken başlangıçlı infeksiyona göre hayli düşüktür.3. ayı arasında gelişir. Bakteriyemi ile seyreden menenjit (en sık). alfa hemoliz yapan. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 39 88. 39 . Bakteriyemi (en sık).2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmelidir. serotip III’tür. grup B streptokokları desteklemektedir. Tek doz 1. E. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalı sonrada tek doz benzatin penisilin G 1. Kan kültürlerinde izole edilmiş olan gram pozitif. Yenidoğan menenjitli erken başlangıçlı infeksiyonlardan en sık izole edilen serotip.5 NaCl içeren besiyerlerinde üreyebilen diplokoklar izole ediliyor. • Geç başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın 1. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalıdır. Cevap: C 90. Sepsis ön tanısı ile kan kültürleri alınıyor ve kültürlerde gram pozitif. Yüksek ateş.

Barsak. villöz adenom. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. oral florasında yer alırlar. hastane kaynaklıdır. B. Safra varlığında eskulini hidrolize ederler. enterokoklar ve nonenterokoklar olarak iki başlıkta incelenir. Ampisilin+Sülbaktam Seftriakson Amikasin Teikoplanin Vankomisin Enterokoklar.5 NaCl’li ortamda üreyebilmeleri ile nonenterokoklardan (Streptococcus bovis) ayırt edilirler. E. Enterokoklara karşı hiçbir antimikrobiyal ile bakterisidal etki sağlanamaz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). Enterococcus faecalis Streptococcus pneumoniae Streptococcus bovis Streptococcus agalactiae Staphylococcus saprophyticus 40 Grup D streptokoklar. • Enterokoklar (Enterococcus faecalis.DrTus. Streptococcus pyogenes gibi PYR testi pozitiftir. D. D. Enterokoklar şekil olarak pnömokoklara benzer. Sistoskopi sonrasında ateş yüksekliği saptanan bir hastanın yapılan tetkikleri sonucunda infektif endokardit saptanıyor ve alınan kan kültürlerinde Enterococcus faecalis izole ediliyor. genital. C. Đnsan normal barsak. ürkütücü antibiyotik direnç paternleri ile mortalitesi yüksek hastane infeksiyonlarına neden olurlar. Cevap: A 91. E. C. 40 . Üriner infeksiyonlar. Enterococcus faecium): %6. Polimikrobiyal bakteriyemilerde de en sık karşılaşılan gram pozitif patojendir. Klinik izolatların büyük çoğunluğu Enterococcus faecalis’tir. Aşağıdaki antibiyotik seçeneklerinden hangisinin bu hastada kullanılması uygun değildir? A. Sefalosporinlere ve antistafilokok penisilinlere doğal dirençlidirler. B. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. • Non-enterokoklar (Streptococcus bovis): Aynı zamanda bir viridans streptokok olarak da değerlendirilir.

villöz adenom. kilo kaybı. Çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi E. Kan kültürlerinde izole edilmesi halinde gastrointestinal sistemin öncelikle dışkıda gizli kan aranması ve sonrasında da görüntüleme yöntemleri ile irdelenmesi gereklidir.DrTus. Son bir haftadır devam eden ateş. titreme yakınmaları nedeni ile takip edilmekte olan 76 yaşındaki bir erkek hastadan alınan kan kültürlerinde Streptococcus bovis izole ediliyor. Transözafajiyal ekokardiyografi B. ancak bir beta laktamlı antimikrobiyal veya vankomisin ile birlikte kullanıldıklarında etkili olabilir. Paranazal sinüslerin tomografik incelemesi D. Bu hastada bakteriyeminin en olası kaynağını bulmak için ilk aşamada istenebilecek laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir? A. Ateş. yukarıdaki seçeneklerin beta laktamaz inhibitörlü preparatları tercih edilmelidir. Đnfeksiyonların tedavisinde ampisilin veya ureidopenisilinler yine de ilk tercih olmalıdır. Allerjik ya da dirençli olgularda vankomisin veya teikoplanin oldukça etkili bir seçenektir. Cevap: B 92. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). halsizlik yakınmaları ile başvuran 23 yaşındaki bir kadın hastanın 41 . üşüme. Bronkoalveolar lavaj sıvısının sitopatolojik incelemesi C. Dışkıda gizli kan aranması Streptococcus bovis: Barsak. Cevap: E 93.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI SEFALOSPORĐNLERE DĐRENÇLĐ BAKTERĐLER Legionella pneumophila Enterococcus faecalis Listeria monocytogenes 41 Aminoglikozidler. Daha dirençli olgularda karbapenemler kullanılabilir. Beta laktamaz üretebildikleri için. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur.

splinter hemoraji. Staphylococcus epidermidis C. mikotik anevrizmalar. pnömoniler (%25). Osler nodülleri. Hasarlı doğal kalp kapağı endokarditlerinde en sık etkenlerdir. 42 . Streptococcus pyogenes Streptococcus sanguis (en sık). sıklık sırası ile. Cevap: D 94. paranazal sinüzit (%10-15) ve kafa tabanı kırığı nedenli menenjitler (%10) gelmektedir. Mycoplasma pneumoniae B. Hastanın yapılan otoskopik muayenesinde sol kulak zarında eritem ve kabarıklık saptanıyor. Haemophilus influenzae (tiplendirilmemiş. Pseudomonas aeruginosa C. Enterococcus faecalis D. Ancak. Splenomegali (%20-55).DrTus. Endokardit geliştirirler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 42 alınan anamnezinde çocukluğunda sık farenjit geçirdiği için tonsillektomi ameliyatı olduğu ve üç ay önce de bir dişinin çekildiği öğreniliyor. Staphylococcus aureus B. etken ne olursa olsun en sık görülen belirti (çoğunlukla remittant) ateştir (%80-90). hastalıktan sorumlu mikroorganizmaya bağlı olarak çeşitlilik gösterir. çomak parmak ve retinada Roth lekeleri diğer bulgulardır. Ağız içi girişimler. Otitis media ve sinüzit olgularının en sık etkenidir. Streptococcus mitior (mitis) ve Streptococcus anginosus dekstran yapısındaki glikokaliksleri ile. Bu hastanın ampirik tedavisinde öncelikle gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastadan alınan kan kültürlerinde izole edilmesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. pnömoni ve menenjit gibi septik komplikasyonlar. Remittant ateşten sonra elde edilen en sık bulgu ise kalpte üfürüm duyulmasıdır (%85). el tırnaklarının altında splinter hemorajiler ve mitral odakta 2/4 şiddetinde diyastolik üfürüm saptanıyor. kapsülsüz kökenler) ve Moraxella catarrhalis’dir. Haemophilus ducreyi E. Her iki klinik antite için diğer sık etkenler. endokartta önceki inflamasyon nedeni ile gelişmiş olan sikatris dokusuna yapışırlar. Streptococcus mutans. Streptococcus sanguis E. Yapılan muayenesinde göz dibinde Roth lekeleri. peteşiler ve Janeway lezyonları gibi cilt bulguları sıktır (%20-50). Endokarditte gelişen klinik tablo. Yaklaşık bir hafta önce üst solunum yolu infeksiyonu geçirdiğini ifade eden 18 yaşındaki bir erkek hasta sol kulağında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. Streptococcus pneumoniae Neden olduğu hastalıkların başında sıklık sırasına göre otitis media (%30). Moraxella catarrhalis D. diş çekimi gibi flora bakterilerini kana karıştırıcı hazırlayıcı faktörler söz konusudur.

Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer alt lobda konsolidasyon görülen hastanın balgam ve kan kültürlerinde üremesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. sonrasında ise iki kez menenjit geçirdiği ifade edilen 34 yaşındaki bir erkek hasta. Hodgkin hastalığı. ense sertliği ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. siroz. anti-pnömokok immünitedeki defekt nedeniyle pnömokok infeksiyonlarına sağlıklı popülasyona göre daha duyarlıdırlar. C. D. Otitis media. sıtma ve gram negatif sepsistir (başta Escherichia coli). nabız 130/dakika. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile getiriliyor. meningokoksik menenjit. Multipl miyelom. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 43 Viral üst solunum yolu infeksiyonları. Nazofarinks florasında bulunan veya eklenen pnömokokların aspire edilmesi. herpes labialis lezyonu görülen hastanın sol akciğer bazalinde kaba inspiratuvar rallerin varlığı saptanıyor.DrTus. Bu hastada en uygun aşağıdaki seçeneklerden hangisinin ampirik olarak başlanması en uygundur? A. Orak hücreli anemisi olan çocuklarda infeksiyon riski normal popülasyona göre 100 kat daha fazladır. B. nefrotik sendrom. anatomik yatkınlık nedeni ile daha çok 2-5 yaş grubu çocuklarda görülür. böbrek yetmezliği. Kristalize penisilin G + Gentamisin Sefotaksim Seftriakson Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson + Vankomisin 43 . Ani bir başlangıç ve çoğu zaman tek bir titreme atağı ile yükselen ateş tipiktir. splenektomi. B. Göz dibi muayenesinde papil stazı saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılmıyor. ateş. kooperasyon kurulamamış. Göğüs yan ağrısı çoğu olguda mevcuttur. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. pnömoninin en önemli nedenidir. E. orak hücreli anemi. lenfoma. E. Cevap: A 96. Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilmekte olan 14 yaşındaki bir kız çocuğu yüksek ateş. Herpes labialis’in yandaş infeksiyon olarak görüldüğü en sık dört hastalık. bilinç letarjik olarak değerlendiriliyor. C. Yakınlarından alınan anamnezde üç yıl önce düşmeye bağlı kafa travması nedeni ile hastanede yattığı ve burnundan su geldiği. kemik iliği alıcıları ve HIV infeksiyonlular. Cevap: E 95.70C olarak ölçülüyor. Streptococcus pneumoniae Salmonella typhi Pseudomonas aeruginosa Mycoplasma pneumoniae Klebsiella pneumoniae En sık toplumdan edinilmiş pnömoni etkenidir. tümörler gibi mekanik veya allerjik nedenlerle üst solunum yolu anatomisi ve siliyer aktivitesinde meydana gelebilen değişiklikler kolaylaştırıcı faktörlerdir. solunum sayısı 24/dakika olarak ölçülüyor. pnömokok pnömonisi. baş ağrısı ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor.

DrTus. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Bu nedenle hastayı riske etmemek için tedaviye vankomisin de eklenmelidir. Son yıllarda pömokoklar arasında PBP değişimi ile edinilen beta laktam direnci saptanmaya başlanmıştır. Bu olguda acil olarak başlanması gereken en uygun ampirik antibiyotik rejimi aşağıda verilenlerden hangisi olmalıdır? I. Bu nedenle tedavide mutlaka bu üç etkenin de gözetilmesi gereklidir. nötrofilik lökositoz. gram negatif basiller ve Listeria monocytogenes’dir. Bu olgunun alınmış olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan tıbbi değerlendirmede. üriner sonda takıldıktan üç gün sonra ateşi yükseliyor. akut olarak gelişen yüksek ateş. anemi.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 44 YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol 3 ay-50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Meropenem > 50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: E 97. Đlk iki etkene sefotaksim ya da seftriakson etkiliyse de Listeria monocytogenes. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. genel durum bozuluyor. Ampisilin II. trombositopeni. Bu nedenle ampirik tedavide mutlaka ampisilin de bulunmalıdır. hiçbir sefalosporine duyarlı değildir. Sefotaksim IV. Altmışbeş yaşındaki bir hasta. Cevap: D 98. Beyin omurilik sıvısından yapılan mikrobiyolojik boyamalarda herhangi bir mikroorganizma belirlenemiyor. Hastaya yapılan lomber ponksiyon sonucunda akut pürülan menenjit tanısı konuyor. Yapılan fizik bakı sonucunda menenjit ön tanısı konuyor. Đmipenem III. şiddetli baş ağrısı ve ajitasyon tablosu ile acil servise başvuruyor. Prostat hipertrofisine sekonder piyelonefrit tanısı ile yatarak tedavi gören 67 yaşındaki erkek bir hastanın. hepatosplenomegali. Enterococcus faecalis 44 . Vankomisin A) I+III B) I+II+IV C) Yalnızca II D) I+III+IV E) II+III Đleri yaş menenjitlerinde önde gelen etkenler Streptococcus pneumoniaelar.

Yapılan tıbbi değerlendirmede. trombositopeni.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). Staphylococcus saprophyticus E. Bu hastada alınan olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. Cevap: A 99. Yapılan muayenesinde sol el dorsalinde godet 45 . novobiosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. Enterococcus faecalis B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Streptococcus mutans 45 Üriner infeksiyonlar. Endokardit sorularının bazı anahtar kelimeleri olduğunu unutmayınız. peridivertikülit.Sol elinde bir haftadan beri devam eden şişlik ve yara çıkması yakınmaları ile başvuran 46 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde. hepatosplenomegali. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. Enterococcus faecalis C. Clostridium septicum E. Çoğunlukla da hastane kaynaklıdır. Chapman besiyerini sarartmayan. Streptococcus bovis Streptococcus bovis. gram (+). kan kültürü gibi. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus. genel durumu bozuluyor.Sistit saptanan 24 yaşında yeni evli bir kadının idrar kültüründe. Streptococcus anginosus D. villöz adenom. oksidaz (-). Pseudomonas aeruginosa E. Özellikle üriner girişimerden sonra gelişen endokarditlerde ilk akla gelmesi gereken etkenlerdir. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. Cevap: D 101. Staphylococcus aureus C. ekokardiyografide kapaklarda vejetasyonlar görülmesi ve vazgeçilemez tetkik. Staphylococcus aureus D. nötrofilik lökositoz. zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Staphylococcus aureus D. barsak (özellikle kolon) kanseri. Cevap: E 100. Streptococcus agalactiae B. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. kanlı agarda non-hemolitik. anemi. katalaz (+). fakültatif anaerop üremeyen ve novobiosine dirençli koklar izole ediliyor. Staphylococcus epidermidis C. hayvancılık yaptığı öğreniliyor. kalp odaklarında üfürüm duyulması. Kolon kanseri nedeniyle operasyona hazırlanan 56 yaşındaki yaşındaki kadın bir hastanın ateşi yükseliyor. aerop üreyen.

Bilincin kapalı olması Trismus varlığı Hastanın ateşinin olmaması Hastada tetanojen bir yara bulunmaması Ellerde kasılma görülmemesi Genel tetanoz. 2-3 haftada nedbe bırakarak iyileşir. paravertebral adale spazmlarına bağlı olarak hastanın gövde ve başı hiperekstansiyon. Hastanın bilinci terminal döneme kadar açıktır. D. yumuşak ödem görülebilir. 7-10 gün sonra tipik eskar dokusu ile kaplanır. Bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisi tetanoz tanısından uzaklaşmamıza yardımcı olur? A. gram pozitif basil belirleniyor. Cevap: D 102. baş. lockjaw) gelişir. trismus (çene kilitlenmesi. C. sporsuz. yüzde trismus benzeri kasılma. Masseter kas ilk tutulandır. kaşıntı. B. zaten hiperirritabl haldeki hastanın dış etmenlerce her uyarılışında gelişir. Kasılmalar enerjiden bağımsızdır. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. gitgide uzayan bu nöbet periyotlarında şiddetli kas ağrıları ve hatta kemik kırıkları dahi gelişebilir. en sık görülen tetanoz tablosudur. Ülserler. yanma. boyun. yara yerinde ağrı. Ateş yükselmez. nöbetler esnasında. kollar. Kuluçka süresi 4-7 gündür. D. Lezyonlar ağrısızdır. Eller hiçbir zaman hastalığa katılmaz. Yara kenarından alınan sürüntünün Gram boyamasının incelenmesinde az sayıda lökosit ve bol miktarda. bacaklar ve gövdede kasılma. ancak hastanın immün durumuna bağlı olarak yaralanmadan haftalar. Kanlı eksüdada çok az hücre.DrTus. Orbita gibi gevşek bir dokuda gelişmiş ise ödem fazladır. Tedavisiz olgularda mortalite %20’dir. gövde ve bacaklarda hiperekstansiyon. vezikül. Sezaryen kesi ile doğum yapmış olan 24 yaşındaki bir kadın hasta postpartum 15. Cevap: A 46 . E. sonra püstül ve ülser gelişir. çoğunlukla da yüzde başlar. Bunu izleyen dönemde. hatta yıllar sonra dahi gelişebilir. Nekrotizan fasiit Gazlı gangren Yara difterisi Deri şarbonu Tularemi Nekrotizan fasiitte adaleye kadarki cilt-ciltaltı bölgelerinde nekroz tipiktir. Daha sonra diğer yüz kasları da tutulur ve alaycı gülüş manzarası (donuk yüz. Bulaştan 12-36 saat sonra makül. kollar fleksiyon. Bölgesel LAP görülür. Đlk kasılmalar bazen yara bölgesinde. B. günde yüz. bacaklar ise ekstansiyon halini alır (opistotonus). Yara difterisi ise psödomembran ile örtülü olmalı ve ayrıca soruda nörolojik bulgular da belirtilmelidir. genel durum daha kötüdür (malign ödem). C. Deri şarbonu: Daha çok el. basınca iz bırakmayan. daha sonra papül. kollarda fleksiyon pozisyonu olduğu görülüyor. birkaç lökosit ve eritrositler ile bol miktarda basil bulunur. rahatsızlık hissi gibi prodromal belirtiler olabilir. Gazlı gangrende ise etkilenen ana doku adaledir ve doku içinde amfizem mevcuttur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 46 bırakmayan ödem. risus sardonicus) görülmeye başlanır. Son 1-2 günde neşesizlik. bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Olay boyunda ise asfiksiye neden olabilir. bunun üzerinde veziküller ve üstünde siyah kabuk bulunan ülsere yara görülüyor. E. Ekzotoksinde letal faktör baskın ise nekroz da büyüktür (malign püstül). kol. Tularemi ise cilt ülseri ve ilgili lenf nodülünde süpüratif lenfadenit ile özel bir tablodur. yüz bölgelerinde görülür. tüm çevre yumuşak dokularını da etkileyen şiddetli. Kasılmalar. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. Önceleri kısa süreliyken. Ekzotoksinde ödem faktör baskın ise ülser olmaksızın veya küçük bir papül bulunurken.

kuşkulu Tamamlamış / en az 3 aşı yapılmış/sürüyor Kirli-Tetanojen Yara THIG - Aşı + Son 10 yıldır aşısız ise yap.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 47 103. aşı takvimi sürdürülür. Temiz-Küçük Yara Aşı Anamnezi Üç dozdan az.DrTus. tetanoz antitoksini) kullanımı tartışmalıdır. aşılı ise yapma THIG + - Cevap: C 105. Yalnızca yara temizliği yapılır. aşılı ise yapma Aşı + Son 5 yıldan fazla aşısız ise yap. Profilaktik antibiyotik verilmesi yeterlidir. B. Hasta kasılmalara neden olan fiziksel uyaranlardan uzaklaştırılır. E. Hastadan alınan anamnezde kasılmaların iki gün önce yara çevresinde başladığı. D. Bu nedenle hastalığı geçirenlere. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor.Ayağına paslı çivi batması yakınması ile başvuran 41 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde çocukluk aşılarını tam olarak anımsayamadığı ve son on yıldır tetanoz aşısı yapılmadığı öğreniliyor. Cevap: D 104. Bu nedenle tetanoz tedavisinde ilk seçenek olmaktan çıkmışlardır. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam uygulanır. Genel tetanoz tanısı ile yatırılan hastanın tedavisinde uygulanması zorunlu olmayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A.Hastalık sırasında kanda. Gerekli hibernasyon ve anestezi yapıldıktan sonra yaranın uygun şekilde debridmanı ve irrigasyonu toksin üretecek vejetatif bakteri sayısını azaltacağı için yarar sağlayabilir. Kasılmalar başladıktan sonra tetanoz hiperimmün globülin (THIG. D. 47 . C.Yaklaşık bir hafta önce düşme nedeni ile sol elinden yaralandığını ifade eden 38 yaşındaki bir erkek hasta tüm vücudunda yaygın kasılmalar nedeni ile getiriliyor. Yara temizliği ve THIG uygulaması yapılır. sonrasında da kasılmaların yüze ve ardından tüm vücuda yayıldığı öğreniliyor. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı yapılır. C. santral etkili bir GABA antagonisti olarak kabul edildiklerinden. B. Tetanoz aşısı ve THIG uygulaması yeterlidir. THIG ile aynı zamanda tetanoz aşısı da yapılır. immünositleri uyarmaya yetecek miktarda serbest toksin bulunmaz. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam kullanılır. Tetanoz tedavisi: Hasta öncelikle gürültü. 10 gün süre ile penisilin tedavisi uygulanır. Penisilinler. Bu hastada en uygun tetanoz profilaksisi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı ve THIG yapılır. soğuk gibi uyaranlardan uzaklaştırılır. klinik tabloyu kamçılayabilirler. sıcak. Gözlem altına alınan hastada daha sonra bulanık görme yakınmaları ortaya çıkıyor. THIG uygulanan bölgeden farklı bir bölgeye simultane tetanoz toksoid aşısı yapılır. E.Bulantı ve ağız kuruluğu yakınmaları ile acil servise başvuran 26 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde yaklaşık sekiz saat önce evde yapılmış sebze konservesi yediği öğreniliyor. ışık. Solunum problemi var ise intübe edilir.

çok pis ve tipik kokulu nekrotik bölgeler gelişir. B. şişme ve siyahlaşma ile birlikte kötü koku ortaya çıkıyor. Aşağıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi söz konusu hastanın prognozu üzerinde en olumlu etkiye sahiptir? A. diplopi. C. en az 1. pitoz. 18-32 saat sonra güçsüzlük. daha sonra dessendan hal alır. baş dönmesi ve ardından da flask tipte kas paralizileri başlar. dispne. Cevap: D 107.000 Clostridium perfringens sporunun girebilmesi sonucunda gelişir. D. Yara yerinde şiddetli ağrı ile başlayabilir. Mide bikarbonatlı su ile yıkanır. idrar retansiyonu. ses kısıklığı. geç olgularda ise 100-200 bin ü verilir.DrTus. E. Hastanın bilincinin açık olması Hastada konstipasyon olması Miyozis saptanması Diplopi varlığı Hastada ateş olmaması 48 Besin zehirlenmesi: A. geç kalınırsa komşu organ ve yapılarda koyu kahverengi veya siyah renkli. D. Đskelet kası ve yumuşak dokuda nekroz. Erken olgularda 10-50 bin ü. olguların büyük çoğunluğunda vardır) Diğerleri: Midriyazis. Çevre dokularda ve özellikle de kas içinde. D. B. çoğunlukla bir travma sonucunda dolaşımı bozulmuş veya devitalize kas veya yumuşak dokuya. bulanık görme) ile ilgilidir: Bulantı (ilk semptom) Ağız kuruluğu (ilk semptom) Akomodasyon paralizisi (ilk nörolojik semptom. B. A+B+E trivalan antitoksinin en kısa sürede (ilk 24 saatte) IV olarak uygulanması hayat kurtarıcıdır. ağız kuruluğu ve bulanık görme yakınmaları olan yetişkin bir erkek hasta yakınmaları başladıktan 36 saat sonra hastaneye başvuruyor ve botulizm tanısı konuluyor. Cevap: C 106. Toksin ile (bakterinin kendisi ile değil) kontamine besinlerin yenmesinden altı saat sonra ağız kuruluğu ve mideden emilime bağlı olarak bulantı gelişir. Đlk paraliziler kraniyal sinirlerle ilgili olup.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada aşağıdaki klinik belirti ve bulgulardan hangisi botulizm tanısını desteklemez? A. Yaradan alınan sürüntü örneğinin Gram boyalı preparatları incelendiğinde az sayıda lökositle birlikte gram pozitif basiller. ciddi olgularda 30-100 bin ü. disfaji. Đlk nörolojik semptomlar görme bozuklukları (ör. halsizlik. F toksinleri sorumludur. kabızlık (kabızlık ile ünlü besin zehirlenmesi!). E. E. Nörolojik patolojiler çift taraflıdır. Hastanın kusturulması Midenin bikarbonatlı su ile yıkanması Guanidin kullanımı Trivalan antitoksinin damar içi yoldan verilmesi Mekanik ventilasyon uygulanması Botulizm tedavisinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Gerekli ise ventilatör desteği sağlanır. anemi ve toksemi ile karakterize bir infeksiyon hastalığıdır. ciltte solukluk ve taşikardi varlığı da dikkati çekiyor. iki yönlü filmlerde radyolojik olarak da belirlenebilen (çok önemli bulgu) 48 . hastanın kusturulması erken olgularda yararlıdır. Hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde krepitasyonla birlikte skleralarda ikter.Düşme sonucu sağ ön kolunu bir taş parçasına çarpıp yaralayan 15 yaşındaki bir erkek hastada iki gün sonra yara çevresinde ağrı. gram pozitif koklar ve gram negatif basiller görülüyor. C. kabızlık. Kuluçka süresi altı saat ile üç hafta (1-4 gün) arasındadır. Clostridium novyi Clostridium septicum Clostridium difficile Clostridium ramosum Clostridium perfringens Klostridyal miyonekroz (gazlı gangren): Gazlı gangren. bulanık görme. Bulantı. B. Yaranın önce çevresinde. Ateş ve bilinç normaldir. E.

C.50C. ilk seçeneğin metronidazol olması yönündedir. doku kültüründe sitotoksin (CdB) ölçümü (altın standart). Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri gibi bakteriler ya da Saccharomyces türleri gibi mantarlardan hazırlanmış olan probiyotik maddeler de özellikle tekrarlı PMK olgularının sağaltımında kullanılan modern 49 . C. Clostridium novyi ve Clostridium septicum da gazlı gangren etkenleri olsa da posttravmatik gazlı gangren olgularında en sık etken Clostridium perfringens’dir (%80-90). Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. arteriyel tansiyon 100/60 mmHg olarak ölçülüyor. ko-trimoksazol vb. Dağılımı bozulmuş gastrointestinal sistem florasının yeniden normale dönüştürülmesine katkıda bulunan. erişilebilir ve ucuz olması nedeniyle EIA kullanılır. diğer ilaçlardan ayrı zamanda verilmelidir. Psödomembranöz kolite yönelik olarak daha önceleri sıklıkla tercih edilen oral vankomisin kullanımı. Oral vankomisin tedavisi. Bu amaçla. D. olguların %10-40’ında yalnız veya mikst infeksiyon halinde bulunur. Bir şelatör olduğundan. genel durum bozukluğu gelişir. D. vankomisine (dahi) dirençli enterokokların (VRE) gelişmesine neden olabilmektedir.) olanlarla sürdürülür. Clostridium difficile. Gazlı gangrenli hastalarda ciddi ve hızlı hemolize bağlı solgunluk. Cevap: E 108.Üç gündür devam eden ateş. Oral metronidazol Oral vankomisin Kolestiramin Saccharomyces içeren probiyotikler Lactobacillus içeren probiyotikler Psödomembranöz kolit tanısı konduğunda kullanılan antimikrobiyal tedavisi durdurulur ve gereği halinde primer gerekçeye yönelik tedavi daha az yan etkili (aminoglikozid. nabız 112/dakika. Clostridium novyi. Dışkı kültürü EIA ile dışkıda toksin A saptanması Doku kültüründe toksin B saptanması PCR ile toksin A saptanması Kanda toksin B saptanması Psödomembranöz kolitin mikrobiyolojik tanısı. Toksini bağlayıcı özelliği olan kolestiramin de diğer bir seçenektir. Çoğunlukla bir klinik örnekte bir değil. sarılık. çoğunlukla sporsuz bakteriler ve pek çok olguda gram pozitif kok veya gram negatif basillerin de eşlik ettiğinin görülmesi önemlidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 49 gaz birikimine tanık olunur. buna bağlı olarak da (yüksek ateş olmaksızın) taşikardi. B. karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki hafta önce alt solunum yolu infeksiyonu tanısı ile ağızdan klaritromisin kullandığı öğreniliyor. yaşamı tehdit eden ciddi olgular için saklanmalıdır. girişimsel olmayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. E. Palpasyonla krepitasyon alınması tipiktir. psödomembranöz kolit etkenidir.DrTus. Dışkının mikroskopik incelemesinde bol lökosit. Yara salgılarından hazırlanan preparatlarda gram pozitif. bazen sporlu. Bu özellikteki salgıda olması gerekenden çok daha az sayıda lökosit belirlenmesi anlamlıdır. kinolon. eritrosit ve maya hücreleri görülen hastada Clostridium difficile nedenli psödomembranöz kolit tanısının kesin olarak konulabileceği en güvenilir. Yaklaşık bir ay önce sinüzit tanısı ile klindamisin kullanan 25 yaşındaki bir kadın hastada son iki gündür devam eden karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları başlıyor. modern görüş. Yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastada dışkının mikroskopik incelemesinde her alanda çok sayıda maya hücresi görülüyor. Bu nedenle. Kesin tanı konulamayan şüpheli olgularda endoskopik biyopsi yapılarak kolonda psödomembranların saptanması ile histopatolojik tanıya gidilebilir. Clostridium ramosum ise piyojenik intraabdominal infeksiyonlara (apselere) neden olur. E. Cevap: C 109. B. CdA veya CdB PCR veya daha az duyarlılığına rağmen kolay. dışkıda enterotoksinlerin gösterilmesi ile konur. birden fazla Clostridium cinsi rol oynamaktadır. Antibiyotiğe bağlı ishal tanısı konulan hastada aşağıdaki tedavi seçeneklerinden hangisinin ilk sırada düşünülmemelidir? A.

Buradaki Bacteroides türlerinin sayısı. nabız 110/dakika olarak saptanıyor. Lezyondan alınan sürüntü örneğinin Gram boyası ile boyalı preparatlarında görülebilen gram negatif. Yapılan batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer sağ lobda 4x5 cm ebatlarında içi sıvı dolu lezyon görülüyor. öksürük. Hastanın çekilen tomografisinde ise apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. Hemen hemen 400 bakteri cinsini bir arada bulundurabilir. Bacteroides thetaiotaomicron. Escherichia coli’nin 1000 katı kadardır. Prevotella türleri ve Fusobacterium nucleatum’dur. Cevap: A 112. Ultrason rehberliğinde yapılan iğne aspirasyon materyalinin anaerop kültüründen izole edilen gram negatif basilin aşağıdakilerden hangisi olma olasılığı en yüksektir? A. E. divertikül gelişimi gibi nedenlerle motilitesi aksarsa. Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Peptococcus sp.5). Obstrüksiyon. ateş ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran 43 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ateş 38.30C. B. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 14.80C olarak ölçülmüş. Gerçekten de apse formundaki hemen hemen tüm intraabdominal infeksiyonlarda sözü geçmektedir. Bacteroides urealyticus Bacteroides fragilis • Non-fragilis Bacteroides türleri: Orofarinks florasında bulunan anaerop bakteriler.Son üç haftadır devam eden karın sağ üst kısmında ağrı. tümör veya spontan barsak perforasyonuna ve operasyonuna sekonder olarak gelişen apandisit. eritrosit sedimantasyon hızı yüksekliği ve normokrom normositer anemi saptanıyor. • Bacteroides fragilis grubu: Đnce barsaklarda anaerop bakteri sayısı azdır. iğsi görünümlü anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? 50 . D.2) olarak bulunuyor. Bu grup içinde kolonda en fazla bulunanlar Bacteroides vulgata.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI seçeneklerdir. Đndirekt Bilirubin: 1. Cevap: B 50 110. Portal venöz dönüş nedeni ile. sağ üst kadranda derin palpasyonla hassasiyet ve skleralarda ikter saptanıyor.3 mg/dL (N: 0-0. peritonit ve karaciğer apselerine neden olur. sağ akciğer alt zonda inspiryum sonunda kaba raller işitiliyor ve çomak parmak varlığı dikkati çekiyor. uçları lanset ucu şeklinde. genelde cerrahi veya künt travmalar sonrasında ya da kronik barsak hastalıkları zemininde gelişir. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıdaki olguda tanımlanan lezyondan izole edilmesi beklenmez? A. Bunların da büyük kısmını Bacteroides fragilis grubu bakteriler oluşturur. Önceki bir batın travmasına. Bacteroides distasonis. Bacteroides fragilis Fragilis dışı Bacteroides türleri Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Clostridium novyi Bacteroides fragilis infeksiyonları. C. C. Bir aydan beri devam eden ateş. hızla ilerleyen. nonfragilis Bacteroides türleri (Bacteroides urealyticus). ALT:88 U/L (N: 15-40). daha az olarak da Bacteriodes fragilis’dir.600/mm3 (%86 nötrofil). Bunlar çoğunlukla endojen ve apse formunda infeksiyonlardır. kilo kaybı ve halsizlik yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. E. Cevap: E 111. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. Bacteroides uniformis. B. karaciğer apsesi. Bacteroides ovatus. Hastanın çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer alt lobda konsolide alan görülüyor.2-1. eritrosit sedimantasyon hızı 75 mm/saat.1 mg/dL (N: 0. peptostreptokoklar. kötü kokulu gangren gelişmiştir. Kolon. Direkt Bilirubin: 2. kolon florasına benzer şekilde değişim gösterebilir.DrTus. Burada Bacteroides fragilis grubu bakterilerin bulunması beklenmez. insanların en çok bakteri içeren bölgesidir. Dışkının 1/5’i bakterilerden oluşmaktadır. neden olduğu en sık visseral abdominal infeksiyondur. D. AST 47 U/L (N: 15-35). Kolon cerrahisi sonrasında metastatik organ (örneğin akciğer) apselerine neden olabilir. Protein-kalori malnütrisyonu saptanan dört yaşındaki bir çocuğun sağ yanağında ve ağız mukozasında ani başlangıçlı. Kolon florasının >%95’i anaeroptur.

anatomik uygunluk nedeniyle dokular arasından hızla yayılır ve ciddi. gingivitis ulcerosa. yayılır.DrTus. Provatella melaninogenica başta olmak üzere. burayı daraltabilir. E. Bu bölgedeki infeksiyonlar. anaerop bir bakteridir. bağışıklık sistemi depresse ve/veya oral hijyeni kötü kişilerde gelişen akut nekrotizan ülseratif jinjivittir. bulantı. • Diğerleri: Stomatitis ulcerosa. kusma. altta yatan ciddi bir hastalığı olanlarda ve malnütrisyone hastalarda oral mukoza ve yüzde akut. kronik otitis media. aspirasyon pnömonisi. fulminant ve gangrenlerle seyreden bir infeksiyondur. Küçük bir vezikül ile başlayıp hızla ülsere olur. Otuzbeş yaşındaki bir kadın hasta boynunun sağ tarafında. Derin boyun fasyaları boyunca mediastene kadar yayılabilir. Üç gündür devam eden karın ağrısı. kabızlık ve ateş yakınmaları ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. subdural ampiyem. Özellikle bakımsız ağızlarda fazladır. diş ve çevresinde gangrenler gelişir. Söz konusu olgudaki intraabdominal infeksiyonun antibiyotik/antibiyotikler aşağıdakilerden hangisidir? A. Treponema vincenti. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. plöropnömonik irinli lezyonlar ve genital gangrenlere de neden olur. Diş ve kemik kaybı görülür. şişlik. D. E. non-fragilis Bacteroides türleri gibi diğer gram negatif anaeroplar ve peptostreptokoklar gibi anaerop koklarla birlikte diş ile ilgili birçok mikst infeksiyon tablosuna neden olur: • Plaut-Vincent anjini: Özellikle Treponema vincenti gibi oral anaerop spiroketlerle birlikte. C. kronik sinüzit. • Ludwig anjini: Sublingual ve submandibuler sellülittir. kızarıklık. kadın genital organları. kuşak sefalosporin 114. C. B. Fusobacterium nucleatum 51 Fusobacterium nucleatum. bazen yaşamı tehdit edebilen tablolara ilerleyebilir. gangrenöz stomatit): Çocuklarda. iki aydır devam eden. iştahsızlık. • Noma (cancrum oris. Ağız florasında bulunur. iğsi görünümlü ve iri (3-10 m). beyin apsesi.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. ağrı ve içinden 51 . karın sağ alt kadranda kas defansı ve rebound bulgusu pozitif olarak saptanıyor. karaciğer ve beyin apseleri. uçları lanset ucu şeklinde. B. Ağız mukozası. cilt ve/veya yumuşak doku infeksiyonlarında kullanılacak kombinasyonlar şunlardır: Metronidazol Aminoglikozid veya + veya Florokinolon veya Azaktam Cevap: D veya Sefoksitin 3. Bacteroides fragilis Prevotella melaninogenica Treponema vincenti Peptococcus sp. hareketsiz. Metronidazol Siprofloksasin Sefoksitin Metronidazol + Seftriakson Penisilin G + Metronidazol tedavisi için verilmesi gereken en uygun Anaerop intraabdominal. Laparotomi yapılan hastada perfore apandisit saptanmış ve cerrahi tedavisi yapılıyor. D. Cevap: E 113. Oral kaviteye yayılıp. Dental infeksiyonların başta gelen etkenlerindendir.

Actinomyces israelii.Çocukluk dönemi aşıları ile ilgili kesin anamnez alınamayan beş yaşındaki bir kız çocuğu iki haftadır devam eden ateş. Aktinomikozun aksine. Gram pozitif bakterilerdir. Çekilen toraks tomografisinde her iki akciğerde yaygın. gram pozitif. gastrointestinal sistem ve kadın genital sistem florasında bulunan. çoğunlukla anaerop bakterilerdir. Cevap: C 116. Kronik gidişlidir. Hastalık. E. bu yapıların ARB pozitif olduğu saptanıyor. Vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın lezyonundan alınan pürülan materyalin mikroskopta küçük büyütmede incelenmesinde sarı renkli granüller görülüyor. Sülfür granülleri içeren irinin yüze veya boyna drene olduğu fistüllerle seyreder. B. öksürük. dallanmış filamantöz yapılar görülmüş. boynunda şişlik ve solunum güçlüğü yakınmaları ile getiriliyor. • Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. burun. Kültür ortamında ve dokuda hifsel formlarda görülürse de gerçekte bir bakteridir. B. D. D. baş ağrısı ve sol kolunda güçsüzlük yakınmaları ile başvuruyor. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ premolar dişinin çekildiği öğreniliyor. B. apse ile uyumlu lezyon. Bu hastanın öncelikle başvuru zamanı dikkate alınırsa öncelikle hangi organ/sisteme ait komplikasyonlara karşı önlem alınmalıdır? A. Asite rezistan boyama yöntemi ile boyanmaları yoluyla Actinomyces türlerinden ayırt edilir.Steroid ve sitostatik ilaç tedavisi görmekte olan SLE hastası 43 yaşındaki bir kadın üç haftadır devam eden ateş. endojen. ağrılı bir sellülit ile başlar. normal ağız. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Nocardia asteroides Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium avium-intracellulare Mycobacterium bovis Actinomyces türleri. Çürük bir dişten veya diş çekiminden kaynaklanır. yavaş seyirli. Merkezi sinir sistemi Kalp Akciğerler Periferik sinirler 52 . Mycobacterium tuberculosis Actinomyces israelii Nocardia asteroides Aspergillus fumigatus Histoplasma capsulatum Nocardia cinsi bakteriler. D. • Merkez sinir sistemi infeksiyonu: Nokardiyoz olgularının 1/3’ünde tekil veya çoğul beyin apseleri görülür. mikst infeksiyonlar oluşturur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 52 sarı renkli irin gelen delikler oluşması yakınmaları ile başvuruyor. boğaz ağrısı. Florada yer alan diğer bakterilerle birlikte. çok sayıda. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. C. aylarca hatta yıllarca sürebilir. tek. diş eti. yumuşak damağa doğru yayılan. kaldırılmaya çalışılınca kanayan membranlar ve belirgin servikal LAP saptanıyor. kanlı balgam çıkarma. Cevap: B 115. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. Bronkoalveoler lavajla alınan örneğin Gram boyalı preparatlarında gram pozitif. beyin tomografisinde ise beyin apsesi ile uyumlu. Hastanın yapılan muayenesinde tüm tonsillaları kaplayan. halka şeklinde lezyon görülüyor. Nocardia asteroides en sık rastlanan türdür. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. En sık karşılaşılan tablo serviko-fasiyal tiptir. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. aerop Actinomycetes olarak ifade edilebilir. Sinüsler ve çoğul apseler oluşturarak yayılır. Lezyonlar yakın boşluklara ve cilde fistülize olur. diş cebi. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. klinik materyalde ve kültürlerinde mantarlar gibi filamansı görünümlü hif formları sergiler. E.DrTus. C. C.

Genelde düşük dereceli bir ateş görülür. Miyokardit 2. cerahatsiz ve ağrılıdır. yara ve lokal difteride . periferik sinirlerde paralizi gelişir. Yirmialtı yaşındaki bir erkek hasta sol elinde üç haftadan beri devam eden yara yakınması ile başvuruyor. Đlk hafta belirtilerini 2. Paralitik komplikasyonlar. Membranın çevresinde eritem ve ödem hattı vardır. Bu nedenle anafilaksi riski taşır.. haftanın en önemli komplikasyonudur. zorlukla kaldırılabilen membranlar ve servikal LAP saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Antitoksin yoktur. farinks. Göz 53 Boğaz difterisi: En sık karşılaşılan klinik formdur. IM. Membrandan alınan sürüntü örneğinin çini mürekkebi ile boyanmasında topuz şeklinde bakteriler görülüyor ve alınan kültürde Corynebacterium diphtheriae izole ediliyor. E. ses kısıklığı ve morarma yakınmaları ile getiriliyor. hırıltılı solunum. Bu hastada başlanacak en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A.. kişi difteriye duyarlıdır olarak yorumlanır. Loeffler serumuna ekim yapılarak etkenin izole edilmesi D. Materyalin Albert-Neisser yöntemi ile boyanması ve Ernst-Babes cisimciklerinin görülmesi C. haftasında akomodasyon paralizisi. Hastalığın 7. Hastanın yapılan muayenesinde inspiratuvar stridor varlığı ile birlikte tonsilleri kaplayan ve larinkse yayılan. Đmmündifüzyon yöntemi ile difteri toksini varlığının gösterilmesi Difteri Tanısı: • Psödomembran bölgesinin sürüntü materyali + Çini mürekkebi → Şekil • Materyal + Albert-Neisser Boyası → Ernst-Babes cisimcikleri • Kültür → Loeffler Serumu • Đmmünodiffüzyon.Yedi yaşındaki bir erkek çocuk solunum zorluğu.DrTus. Servikal LAP oldukça belirgindir. Kalıcı değildir. Hızla yayılan ödem ve tüm tonsillaya yayılan psödomembran gelişir. Boğaz ağrısı streptokoksik farenjite göre daha hafiftir. haftadan itibaren başlar. B. Schick testi E. Ventrikül fibrilasyonuna ilerleyebilir. Heterologdur. sergilenen klinik tablo belirler. motor tarzdadır: Hastalığın 3. haftasında kalp. Ritm bozuklukları gelişir. larinks. Bireyde yeterli antitoksin vardır. Hastalığın 5. at. C. Larinkse ilerleyerek asfiksiye yol açmaması ile larinks tipinden ayrılır. 20-30 bin ü. Bu olgunun larinks difterisi olduğunu.-7. Cevap: E 118. Ölüm toksemi ve paralitik komplikasyonlardandır. Eğer o zamana kadar yaşayabilirse. difteriye yakalanmaz. 53 . yaş. diyafragma. Đnjeksiyon yerinde hiperemi ve nekroz var ise sonuç pozitiftir. D. haftasında. hım hım konuşma ile özel palatum paralizisi. haftada toksemik tablo izler. Cevap: B 117. 3. haftalarda paralitik komplikasyonlar gelişir. sığır veya koyundan hazırlanmıştır. elek testi → Toksin (kesin tanı için gereklidir) • Difteriye duyarlılık testi (Schick testi): Toksin cilt içine verilince reaksiyon yok ise “sonuç negatiftir”. nöral tutulumlar sonucunda 3. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor ve yaranın üzerinde kirli beyaz renkte bir membran olduğu gözleniyor. Lokal antibiyotik uygulamaması yeterlidir Penisilin G verilir Eritromisin verilir Tek doz antitoksin ve aşı uygulanır Tek doz antitoksin uygulanır Difteri Tedavisi: Mümkün olan en kısa sürede tek doz halinde antitoksin uygulanır. Toksinin dozunu. Psödomembrandan alınan sürüntü materyalinin çini mürekkebi ile boyanması B. aşağıdaki laboratuvar yöntemlerinden hangisini kullanarak kesin olarak kanıtlayabiliriz? A. kilo gibi faktörler dikkate alınmaz: • Hafif/erken olgularda.

Hastalığı geçirenlerin de aşılanmaları gereklidir. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 60-100 bin ü. toraks bilgisayarlı tomografisi tetkikinde ise plevral efüzyon varlığı saptanmış. Karaciğer. 500 mL serum fizyolojik içinde. Đnfeksiyonu geçirenler. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. ateş ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. apse) odaklara neden olamaz. 220C’da takla atma benzeri hareketler yapması ile Corynebacterium türlerinden ayırt edilir. Yenidoğanlarda görülebilen iki farklı tablo tanımlanmıştır: • Erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica): Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental olarak geçmesi nedeniyle gelişir.. eritrosit sedimantasyon hızı 55 mm/saat olarak belirleniyor. • Geç dönem infeksiyonu: Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusudur. titreme. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 13. D. akciğer. Cevap: E 120. IM. hareketsiz basiller izole ediliyor. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI • Nazofarinks tipinde . Clostridium difficile invazif tablolara neden olmaz. E. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. D. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. karın ağrısı. kokobasil veya diplokok şekli ile pnömokoklara benzeyen. gram pozitif bir basildir. Yersinia enterocolitica gibi soğuk ortamda üreyebilir. Bazen gelişme geriliği ve iştahsızlıktan ibaret olabilir. Bebekteki apselerden alınan materyalden gram pozitif. kanlı agarda mavi koloniler yapan. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta iki haftadan beri devam eden sağ yan ağrısı. Streptococcus pneumoniae Klebsiella pneumoniae Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis 54 . kana karışmaz ve fetus infeksiyonuna yol açmaz. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Köyde yaşayan ve bir hafta öncesine kadar tarlada çalıştığını ifade eden 28 haftalık hamile bir kadın ateş. Salmonella typhi ve Brucella melitensis gram negatif basillerdir ve intrauterin bulaşarak sözü edilen tablolara neden olmazlar. kaldı ki gram yöntemi ile boyanamaz ve sorudaki gibi bir üreme özelliği yoktur. Küçük basil. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. Listeria monocytogenes.. prematüre bebekte karaciğer. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir.5 saatte yavaş infüzyon. 200 bin ü. insanda hastalık yapabilen tek Listeria türüdür. sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin kaybolduğu ve aynı alanda perküsyonla matite alındığı saptanıyor. bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor ve akut gastroenterit tanısı ile semptomatik tedavi veriliyor. Aynı hasta iki hafta sonra erken doğum yapıyor. Doğumdan genellikle 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. tetanozda da olduğu gibi.. • Gecikilmiş olgularda .. Mycobacterium tuberculosis Salmonella typhi Brucella melitensis Clostridium difficile Listeria monocytogenes Mycobacterium tuberculosis intrauterin bulaşabilse de gelişen miliyer tüberkülozda piyojenik (ör. ishal. IV.60C olarak ölçülüyor. dalak. Bakteri. dalak ve beyinde apse ve granülomlar saptanıyor.400/mm3 (%75 nötrofil). C. B. yeterli bağışıklığı kazanamazlar. Tablo diğer pürülan menenjitlere göre siliktir. 1. Cevap: D 119. üşüme. Çekilen postero-anterior akciğer grafisinde plevral efüzyonla uyumlu görünüm. B. 54 + Erken olgularda antimikrobiyaller (penisilin. akciğer parankimi ise normal olarak bildiriliyor. eritromisin) etkilidir.DrTus.

Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkenidir. Olgumuzda da sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntıdan söz ediliyor. maligniteler. Sonuçta. alkolizm. Yapılan ultrasonografik incelemede sol epididimiste apse oluşumu görülen hastadaki klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. b) Sekonder ekzojen infeksiyon (re-infeksiyon): Teorik olarak akciğerde gelişir ve kural olarak apeks bölgesindedir. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. ayrıca lenfadenit. B. Bunlar arasında en sık karşılaşılanı. anti-tbc immünitenin sessizleştirdiği ilk basillerin tekrar aktive olmaları ile gelişmişse reaktivasyon.DrTus. daha çok lenf bezlerinde. granülomatöz hepatit. lenfadenittir. E. gastrointestinal-ürogenital-dalak-eklem-kemik ve deri tbc gibi organ ve doku tbc’leri veya uygun konakta venalara açılım ile miliyer tbc görülebilir. Primer infeksiyon sırasında hematojen yayılımla çeşitli organlara yerleşmiş olan. C. Mycoplasma pneumoniae 55 Sekonder tbc infeksiyonu (erişkin Tbc): Đlkinden en az 5 yıl sonra gelişen tbc olguları. daha az olmakla birlikte. menenjit. Bu odaklarda yıllarca suskun halde bekleyen basiller. Bu özellik. hiler lenf bezinden komşuluk yolu ile ya da Simon odağının reaktivasyonu ile akciğer ve plevra tbc. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Mycobacterium marinum Mycobacterium kansasii Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi Mycobacterium tuberculosis Atipik Mikobakteriler: Mycobacterium marinum: Havuz bulaşı sonucu ciltte gelişen granülomların etkeni olan atipik bir mikobakteridir. tbc basilleriyle 2. 55 . daha az olarak da organlarda prodüktif reaksiyon ile sınırlandırılmış dormant basillerin tekrar üreyebilme yeteneği kazanması ile gelişir. basilin o anda organizmada bulunduğu bölgede gelişir. bazen de gebelik nedeni ile reaktive olur. rubeola ve influenza gibi immünite kıran infeksiyonlar.Skrotumunda bir aydır devam eden şişlik. Diyabetiklerde atipik lokalizasyonlarla karşılaşılabilir. Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Nocardia asteroides Candida albicans Brucella melitensis Erişkinlerde reaktivasyona bağlı ekstrapulmoner tbc tabloları da görülebilir. kazeifikasyon nekrozu nedeniyle tbc ile uyumludur. D. Genelde tek servikal bölgede ve taraflıdır.Sağ elinde ağrısız şişlik ve akıntılı yara yakınması ile başvuran 17 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde bir hafta önce yüzme havuzunda elini merdivene çarparak yaraladığı öğreniliyor. E. erkeklerde ise epididimit en sık genital tbc tablolarıdır. Yani reaktivasyon. C. Cevap: B 122. Kadınlarda salpenjit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Cevap: C 121. hematüri ve proteinüri böbrek tbc’sinde önemli bir bulgudur. Mycobacterium kansasii: Akciğer infeksiyonuna (pnömoni) neden olur. kez karşılaşma ile ekzojen olarak meydana gelmişse re-infeksiyondan söz edilir. D. B. ağrı ve akıntılı yara yakınmaları ile başvuran 35 yaşındaki bir hastanın yapılan muayenesinde sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntısı olan çok sayıda fistül görülüyor. a) Sekonder endojen infeksiyon (reaktivasyon): Primer tbc sırasındaki yayılım sonucunda. Yapılan muayenesinde sağ elinde kazeöz akıntısı olan granülom saptanan hastadaki lezyondan alınan materyalin ARB boyanmasında ARB pozitif basiller görülüyor. malnutrisyon. Genitoüriner tbc içinde ise en çok böbrek tbc saptanır. Aynı tabloya. Piyüri. AIDS gibi immün sistem hastalıkları veya ilaçlar nedeniyle immün sistemde meydana gelen süpresyon sonucunda. sekonder olarak kabul edilir. Genital tüberküloz da nadir bir tablo değildir. diyabet gibi sistemik hastalıklar.

Aynı tabloya. Propionibacterium acnes C. immün yetmezliklilerde sepsislere yol açabilen anaerop. başka anaeropların yandaşı olarak mikst infeksiyonlara çeşni katan bakterilerdir (ben hayatım boyunca bunların insan versiyonlarından çok korkmuşumdur).) olanlarda fırsatçı infeksiyonlara. protez eklem vb. E. Peptostreptokok E. Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium kansasii Mycobacterium marinum Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkeni Mycobacterium scrofulaceum’dur. B. Kalça protezi yapılan ve postoperatif 4. Cevap: C 124. Cevap: B 56 . MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. yaşlı. kalça protezi. Clostridium septicum D. daha az olmakla birlikte.DrTus. günde yüksek ateş. C. gram pozitif küçük bir basildir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 56 Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi: Posttravmatik cilt infeksiyonlarına veya IV kateter infeksiyonlarına neden olur. Bacteroides fragilis B. Alınan hiçbir aerop kan kültüründe üreme saptanmıyor. Hastaya eksizyonel lenf nodu biyopsisi yapılıyor ve histopatolojik incelemede granülomatöz lenfadenit saptanıyor. genel durum bozukluğu nedeniyle yoğun bakıma nakledilen 65 yaşındaki bir hastaya sepsis tanısı konuyor. aerop besiyerinde ürememiş… Bacteroides fragilis ve Clostridium septicum’un protezlere ilgisi yoktur. Cevap: A 123. Boynunda ağrısız şişlikler yakınması ile getirilen beş yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde sağ ön servikal zincirde iki adet ağrısız. Havuzdan cilt yolu ile bulaş söz konusu değildir. Sorudaki anahtar kelimeler. Mycobacterium tuberculosis: Đnsan etkenidir. Yukarıda tanımlanan tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Bu hastada sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Stenotrophomonas maltophilia Propionibacterium acnes prostetik cihazları (şant. hareketsiz sert kıvamlı LAP saptanıyor. Peptostreptokoklar ise tek başına bir adam olamayan.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 57 125. KızamıkB.Bebekliğinde tüberküloz aşısı uygulanmış. dilinde ağrısız. Sınırlı bir kazeifikasyon nekrozu ve kalsifikasyon ile tam bir şifa gelişir. Etkenle karşılaşma yerinde kalsifiye nodül D. immünite sorunu bulunmayan 21 yaşındaki bir erişkin için gelişme olasılığı en az patoloji aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Bu bireylerde sonraki yıllarda çok ciddi bir immünite defekti gelişmedikçe miliyer tüberküloz görülmez. FTA. gövde ve uçlarda döküntü ile anal bölgede ortaya çıkan şişlikler yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde avuç içi ve ayak tabanlarında daha belirgin olmak üzere yaygın. Apikal akciğer tüberkülozu C. ağız dışı bölgelerin lezyonlarından alınır. zemini temiz ülsere yara ve submandibular ağrısız LAP nedeni ile başvuruyor. FTA-200. makülopapüler döküntü. Levaditi yöntemi ile boyama. Toksoplazmoz E.DrTus. Materyal. FTA-ABS (yalancı pozitif sonuç yoktur. çok güvenilir bir testtir). Miliyer tüberküloz B. E. Otuziki yaşındaki bir kadın hasta. sapsız. Ağız lezyonları. MHA-TP. TPHA. epitroklear ağrısız LAP. kondilomata lata. Cevap: D 127. nonpatojen spiroketler karışıklıklara yol açabileceği için uygunsuzdur. Karanlık alan mikroskopisi. kenarları sert. VDRL. PPD uygulaması sonucunda gelişen endurasyon çapı 6 mm E. alopesi. Meningokoksemi C. KızamıkçıkD. RPR b) Treponemal testler: TPI. Cevap: A 126. Floresan Antikor Testi (FAT) başlıcalarıdır. ilk pozitifleşen. kondilomatöz lezyonlar görülüyor. VDRL RPR TPHA FTA-ABS Karanlık alan mikroskopisi Sifiliz tanısı: • Direkt tanı: Karanlık alan mikroskopisi. ağızda plak müköz. C. Bu hastaya primer sifiliz tanısı koydurabilecek en erken pozitifleşen ve en güvenilir laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. Genital tüberküloz BCG uygulanmış kişilerde basil ile akciğerde karşılaşılan ilk anda gelişen şiddetli ve sınırlayıcı bir yanıt ile olay durdurulur. servikal ve epitroklear LAP ile birlikte perianal. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A.Ateş. direkt tanısal prosedürlerin çok sınırlı olduğu sifilizde en güvenilir ve çabuk tanı yöntemidir. D. birleşmeyen. • Serolojik (indirekt) tanı: a) Non-treponemal testler: Wassermann-Kolmer. Sekonder sifiliz Edinsel sifiliz: a) Erken sifiliz: Primer sifiliz: Şankır Sekonder sifiliz: Rozeoller. b) Latent sifiliz 57 .

Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 12. Kana karışan sporozoitler. Cevap: E 128. Erysipelothrix rhusiopathiae bir hayvan etkenidir. kene tarafından ısırılan yerin çevresinde.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI c) Geç (tersiyer) sifiliz: 58 Nörosifiliz: Kronik aseptik menenjit. Yapılan muayenesinde skleraların subikterik olduğu görülüyor ve Traube alanında perküsyonla mat ses saptanıyor. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine.DrTus. Borrelia recurrentis bit ve kenelerle bulaşır. titreme. Dönem: Kenenin ısırık yerinin çevresinde eritema migrans gelişir.70C.300/mm3 (%78 nötrofil). D. ipsi yapılar görülüyor. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki ay önce tarlada çalışırken ayağına yapışmış bir keneyi uzaklaştırdığı. Isırık yerinden başlayan eritem. C. büyüklük hezeyanları gibi nörolojik ve psikiyatrik bozukluklar. Ixodes pacificus kenelerinin insanları ısırması ile bulaşır. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. hemiparezi. nabız 130/dakika olarak saptanıyor. tekrarlayan ateşlere neden olur. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. hemorajiler. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. Streptococcus pyogenes insan etkenidir. gittikçe 58 . üşüme. E. eritrosit sedimantasyon hızı 32 mm/saat. fokal belirtiler. Isırıktan 330 gün sonra hastalık tablosu gelişir: 1. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yaklaşık 15 cm çapında ortası soluk eritemli alan görülüyor.Otuziki yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. halüsinasyonlar. lökopeni ve trombositopeni görülür. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. illüzyonlar. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. hemipleji. Babesia divergens). Hastanın ateşli olduğu dönemde alınan periferik yaymanın incelenmesinde eritrositler arasında gevşek spiral şeklinde. Borrelia burgdorferi Babesia microti Wuchereria bancrofti Borrelia recurrentis Leishmania donovani Babesia türleri (Babesia microti. bu olaydan bir hafta sonra yakınmalarının başladığı. Kardiyovasküler sifiliz: Aortit Geç benign sifiliz: Organ ve dokularda granülomatöz lezyonlar (gom). Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. tabes dorsalis. E. Cevap: D 129. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. Örneğin büyükbaş hayvan eti ile parenteral temas sonucunda elde gelişen erizipeloid hastalığının etkenidir. Kırım Kongo Hemorajik Ateşi Virüsü Borrelia recurrentis Streptococcus pyogenes Erysipelothrix rhusiopathiae Borrelia burgdorferi Kırım Kongo Hemorajik Ateşinde hepatik nekroz. Bu nedenle. CRP (++) olarak belirleniyor. halsizlik. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. C. D. sol uyluk ön kısmında. direkt olarak eritrositleri infekte eder. trombosit sayısı 325. kenelerden bulaşmaz ve halkalar halinde yayılan lezyonlara neden olmaz. B. B. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. Borrelia burgdorferi Lyme hastalığının etkenidir. genel paraliziler.000/mm3. kas-eklem ağrıları ve sol uyluğunda kızarıklık yakınmaları ile başvuruor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta ateş. Anamnezinde yaklaşık iki hafta önce piknik yaparken sol uyluğundan bir kene tarafından ısırıldığını ve bu olaydan bir hafta sonra da yakınmalarının başladığını ifade eden hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. kişilik bozuklukları. ateşinin yaklaşık 10 günde bir tekrarladığı ve birkaç gün sürdükten sonra kendiliğinden düştüğü öğreniliyor.

kraniyal nörit. Kana karışan etken. BOS protein ve glukoz düzeyleri ise normal sınırlarda bulunuyor. Riketsiyalar insanlara bit. B. artralji.8 mg/dL olarak saptanıyor. Muayenesinde skleralarda ve ciltte ikterik görünümle birlikte. C. D.DrTus. Kernig ve Brudzinski bulguları negatif olarak saptanıyor. E. Ayrıca. Hepatit A ve E ‘de nötrofilik lökositoz görülmez. döküntülerin ise iki gün önce omuzlardan başlayıp gövdeye yayıldığı öğreniliyor. üre 54 mg/dL. Enteroviral menenjitlerde öncelikle bilinç problemleri ve kafaiçi basıncı artması ile ilgili fizik bulgular verilmelidir. total bilirubin 4. Bazı salgınlardan. gövde ve uçlarda yaygın. Đkterli olgularda karaciğer transaminazları yüksek bulunur. kreatinin patolojileri belirlenir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đlk haftadan sonra kan ve BOS’ta belirlenemez. baş ağrısı. kusma. D. avuç ve ayak tabanlarını tutmayan makülopapüler döküntü görülüyor. Nötrofil ağırlıklı 15-20 bin lökositoz olması ile viral hepatitlerden. bir haftadan daha kısa süren bakteriyemi (leptospiremi) sonucunda portal yoldan karaciğere ve bu arada merkez sinir sistemi ve göz içi sıvısı dahil birçok sıvı. hepatik bulguların varlığı ile viral menenjitten ayırt edilir. Dönem: Bir önceki dönemden aylar. ensefalit) ve kardit (valvüler tutulum olmaksızın AV blok. BOS’ta tümü mononükleer olmak üzere 650/mm3 hücre görülüyor. Tetkiklerinde lökosit sayısı 18. Cevap: D 131. ikter ve renal patolojilerin bulunması beklenmez. Hastadan alınan anamnezde belediyede işçi olarak çalıştığı ve iki hafta önce tıkalı kanalizasyon borularını temizledikleri. bundan bir hafta sonra grip benzeri yakınmalarının başladığı ve antigribal ilaçlar kullandığı öğreniliyor. arteriyel tansiyon 85/40 mmHg olarak ölçülüyor. Leptospira icterohaemorrhagiae’dir. B. genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere büyük eklemlerde kronik oligo ya da poliartritler (arteritli artrit) gelişir. Farelerin idrarı ile kontamine besin ve sulardan insanlara bulaşır.3 mg/dL. Dönem: Nörolojik hastalık tabloları (meningoradikülonörit. Böbrek tutulumunda da üre. Cevap: E 130. Bu nedenle sağlam mukoza ve ciltten bulaşabilir. Đdrar ile atılmaya başlar ve haftalarca idrardan izole edilebilir. Kanalizasyon işçileri. bilinç değişikliği ve cildinde döküntü yakınmaları ile getiriliyor. döneme geçer. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kreatinin 3. Tedavi edilmezse aylarca sürebilen latent döneme ve 2. çiftçiler. nabız 136/dakika. ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 59 genişler ve genişledikçe de ortası solar. Bu durumda ciltte döküntüler ve 59 . E. bizzat insanlardan insanlara bulaşır. Hastanın muayenesinde ateş 400C. yıllar sonra. pire. Kızamık Meningokoksik menenjit Riketsiyoz Sekonder sifiliz Veba Kızamık virüsü ve meningokoklar bitlerin ısırması sonucu değil. kene gibi artropodlarla bulaşır. boğa gözü denen görünüm ortaya çıkar. konjestif kalp yetmezliği) gelişir. Vaskülite neden olur. 3. baş ağrısı. menenjit. arazi koşullarında yaşayan askerler. madenciler. miyoperikardit. Bu durumda. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. 2. Lyme hastalığında hastalığın başlangıç günlerinde tipik cilt lezyonları (eritema migrans) olmalıdır. Mikroorganizma çok ince ve hareketlidir. göz aklarında sararma ve idrar yapamama yakınmaları ile başvuruyor. Hasta ve yakınlarından alınan anamnezde ateşinin yaklaşık bir haftadan beri devam ettiği. Genel infeksiyon belirtileri. HAV infeksiyonu HEV infeksiyonu Lyme hastalığı Weil hastalığı Enterovirüs menenjiti Weil hastalığının etkeni. Lezyonlar 3-4 hafta sonra kaybolur. (eskiden) postacılar ve çeltik işçileri hastalık açısından yüksek risk taşırlar.Pediculus corporis infestasyonu saptanan ve tedavi edilen 45 yaşındaki bir erkek hasta iki hafta sonra yüksek ateş. miyalji görülür. ALT 415 U/L. doku ve organa ulaşır. C. yerleşim yerlerindeki su taşkınları ve seller sorumlu tutulmuştur.000/mm3 (%90 nötrofil). Kırküç yaşındaki bir erkek hasta. Kontamine besinlerin yenmesi veya içilmesi ile de insanlara bulaşır.

göğüs ağrısı. Yapılan muayenesinde sağ bacak ön yüzünde fluktuasyon veren. Bartonella henselae B. özellikle gözlerin arkalarında hissedilen şiddetli baş ağrısı. Coxiella burnetii Q humması etkenidir. Bartonella bacilliformis 60 . Bununla birlikte. B. D. kistik lezyon saptanıyor. lenfadenitler. Gelişen granülomatöz hepatit. 60 Sekonder sifilizde daha önce gelişmiş olan cilt lezyonundan (şankır) söz edilmelidir. diğer atipik pnömonilerden ayrımında yararlıdır. E. Yirmidört yaşındaki bir kadın hasta üç günden beri devam eden ateş. Tifüs Veba Meningokoksemi Q humması HAV infeksiyonu Tifüs bit ile temas sonrasında gelişen peteşiyal cilt döküntüleri ve yüksek ateşle başlar. Cevap: D 133. ikterik tablolar çizebilir. karaciğer transaminazlarında yükseklik ve hiperbilirubinemi saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Yapılan histopatolojik incelemede lezyonların vasküler endotel kökenli olduğu tespit ediliyor. bazen ek olarak görülen pnömoni ve sepsis tablosudur. HAV infeksiyonu erişkinlerde ciddi seyreder. daha sonra organ belirti ve yetmezlikleri ile devam eder. Vebada ise pire ısırığından ve daha sonra da ısırılan ekstremite radikal lenf nodüllerinde süpüratif lenfadenit belirtilmiş olmalıdır. Meningokoksemide ise yüksek ateş ve belirgin merkez sinir sistemi patolojilerine ek olarak bazen peteşiyal cilt döküntüleri ortaya çıkar. şiddetli baş ağrısı. göğüs ağrısı ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuruyor. Tipik klinik tablo. Yukarıda tanımlanan lezyona yol açabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve hepatomegali saptanıyor. içi kanla dolu. Olguların yarısında hepatosplenomegali vardır. Analjeziklere yanıtsız retroorbital baş ağrısı oldukça tipik bir bulgusudur. Veba pire ile temas sonrasında gelişen yüksek ateş. atipik pnömonidir. mor renkli. Cevap: C 132.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI organ patolojileri gözlenir.DrTus. Bu özelliği. Ardından yaygın cilt ve mukoza belirtileri ve epitroklear LAP geliştiği bildirilmelidir. ağrısız. CD4+ hücre sayısı 280/mm3 olan HIV infeksiyonlu bir hasta sağ bacağında mor renkli şişlikler yakınması ile başvuruyor. pulmoner yakınmalar ve nötrofilik lökositoz görülmesi beklenmez.

kadında ek olarak servikal mukustan materyal alınır ve belirtilen ortamlara ekilir (altın standart). E. 3 serotipleri ile oluşturulur: • Đnguinal sendrom: Hastalığın başlangıç dönemidir. herhangi bir bakteriyel etkene rastlanılmıyor. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. sert. Đnklüzyon cisimcikleri. bundan bir hafta sonra da gripal infeksiyonu andıran yakınmalarla birlikte penisinde ağrısız bir sivilce çıktığı öğreniliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Lenfogranuloma venereum Chlamydia trachomatis L1. Ureaplasma urealyticum akut NGU’ların ikinci en sık etkenidir. Akıntıdan alınan örneğin Gram yöntemi ile boyanmasında her alanda bol nötrofil lökosit görülüyor. Erkeklerde baskın klinik formdur.2. krater tarzında genital ülserlere neden olur. ağrısız bir ülser ve tek bir LAP görülür. Tek. Bir hafta önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 25 yaşındaki bir erkek hasta penil akıntı ve idrar yaparken yanma yakınmaları ile başvuruyor. C. genital bir ülserden ve belirgin inguinal LAP bulgusundan (oluk belirtisi) söz edilmeliydi.Erişkin bir erkek hasta sağ kasığında ağrılı şişlik yakınması ile başvuruyor. Erkek ve kadında en sık görülen akut nongonokoksik üretritlerin (NGU) etkeni Chlamydia trachomatis’tir. cilt ve visseral organlarda vasküler proliferasyon ile seyreden bir hastalıktır. B. Bartonella quintana D. Cevap: A 134. Lenfogranuloma venereum (LGV): Chlamydia trachomatis’in L1. Erkek ve kadın infeksiyonlarında pamuklu eküvyon ile üretra içinden. Cevap: B 135. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce şüpheli cinsel temasta bulunduğu. Calymmatobacterium granulomatis donovanyoz etkenidir. Haemophilus ducreyi çok ağrılı. D.DrTus. Gram yöntemi gibi standart boyalarla boyanmazlar ve sentetik besiyerlerinde üretilemezler. Büyük çoğunlukla HIV infeksiyonlu hastalarda.3 infeksiyonudur (Haemophilus ducreyi değil). Ciltte. karaciğer ve dalak gibi visseral organlarda kan dolu kesecikler (kistler) oluşur. Dizüri başlıca semptomdur. Ehrlichia chaffeensis E. Đnguinal LAP’dansa genişleyen ağrısız ülserler ön plandadır. Gonore – Neisseria gonorrhoeae B. Nongonokoksik üretrit – Chlamydia trachomatis C. döletli yumurta sarı kesesinde veya deney hayvanlarında üretilebilirler. çok sayıda. Bu tabloya kadınların pek 61 . Klamidyal NGU varlığında meatal hiperemi ve üretral akıntı görülür. Nongonokoksik üretrit – Ureaplasma urealyticum Olgumuz gonore olsaydı etken Gram boyamada görülürdü. Hastanın yapılan muayenesinde inguinal ligament tarafından iki gruba ayrılmış ve aralarında oluk gibi boşluk oluşmuş. Konak hücre üremesini engellemek için sikloheksimid eklenmiş McCoy. Akıntıdan alınan örneğin Modifiye Thayer Martin besiyerine ekiminde de herhangi bir bakteri saptanmıyor Yukarıda tanımlanan olgu ve en sık neden olan etken aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. HeLa gibi canlı besiyerlerinde. Ehrlichia sennetsu 61 Basiler anjiyomatöz: Bartonella hanselae ve Bartonella quintana infeksiyonudur. Olgumuzda da olduğu gibi klamidyalar. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis D. Soruda bu sorulsaydı. 2. ağrılı inguinal LAP saptanıyor. Lenfogranuloma venereum – Haemophilus ducreyi E. HIV infeksiyonunun B klinik kategorisi içinde yer alır. kullanılan boyalara göre farklı özellikler sergilerler ve tanıyı kolaylaştırırlar. Yapılan muayenesinde meatus çevresinde eritem ile birlikte pürülan akıntı olduğu görülüyor. Treponema pallidum Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Herpes simpeks virüs tip 2 Treponema pallidum sifiliz etkenidir.

Beyza küre sayısı: 22. derin halsizlik ve kabızlık yakınması ile başvuran 21 yaşındaki erkek bir hastanın 62 . Ayırıcı tanısı da sorudaki testlerle yapılabilir. non-fermentatif (glukozu fermente etmeyen). kuru öksürük ve sol kulağında ağrı yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Çoğu zaman ayakta geçirilir. Tipik olarak önce farinksi. MRSA. eritrosit sedimantasyon hızı 28 mm/saat. Sıkışık ortamlarda kolaylıkla bulaşır. Yüksek ateş. D.000/mm3. Bunun en sık ilk dört etkeni. hareketli bakteriler izole ediliyor. diğer aile fertlerine bulaştırır ve böylece aile içi infeksiyonlara yol açar. baş ve adale ağrıları eşliğinde genital bölgede. D. Okul. Pseudomonas aeruginosa Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Acinetobacter baumannii Stenotrophomonas maltophilia Soruda bir ventilatör nedenli pnömoni tablosu veriliyor.DrTus. Mycoplasma pneumoniae tarafından oluşturulur. buna oluk (groove) belirtisi de denmektedir. Lenf nodları ağrılıdır. Yapılan laboratuvar tetkiklerde lökosit sayısı: 12. gününde ateş yükseliyor. Düşük grade ateş. Herpes simpeks virüs tip 2 genital infeksiyonu veziküllerle özeldir. nabız 112/dakika olarak ölçülmüş.500/mm3 (%75 nötrofil). Cevap: E 137. CRP 48 mg/dL olarak saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 62 azında tanık olunur. nötrofili. 5. • Genito-anorektal sendrom: Genellikle ilk dönemin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülen tablodur. glukozu fermente etmeyen. Çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda ekmek içi görünümünde infiltrasyon varlığı dikkati çekiyor. sonra sırası ile larinks. trakea. C. Bu tablodan sorumlu olabilme olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hapishane salgınlarının önemli etkenidir. yaz aylarındaki pnömonilerin ise ilk sırasında (%50) yer alır. Büyüyen lenf nodlarının arasındaki cilt çökük göründüğü için. pürülan akıntı görülmeye başlanır. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia oksidaz (+). Hastadan alınan anamnezde yakınmalarının iki gün önce ateş ve boğaz ağrısı ile başladığı daha sonra ise öksürük geliştiği öğreniliyor. Pseudomonas aeruginosa. Ancak burada sınırlanamayan etken. bronş ve bronşiyolleri tutan bir seyir izlemesi anamnez açısından önemlidir. Tedavi edilmezse spontan olarak geriler ya da cilde açılırlar. Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. B. PA akciğer grafisinde sağ akciğer orta zonda infiltrasyon görülüyor. Büllöz mirinjit. C. baş ve sırt ağrısı. Cevap: D 136. diğer seçeneklerdeki klamidyal etkenlerce veya Coxiella burnetii tarafından oluşturulan pnömonilerde görülmez. ağrısız. ilk lezyondan 1-4 hafta sonra inguinal lenf nodlarına yerleşerek genelde tek taraflı bubonların gelişimine yol açar. Yapılan muayenede ateş 38. drene edilince iyileşen bül) gibi ekstrapulmoner tutulumlarla giden bir tablodur. Toplumdan edinilmiş pnömonilerin pnömokoklardan sonra 2. ülseratif bir papül gelişir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. non-prodüktif öksürük ve büllöz mirinjit (kulak zarında çok ağrılı. sırasında (%10-15). endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif koloniler ve gram negatif. E. Kadında ise ilk lezyon genelde vajinadadır ve tablo siliktir. otoskopik incelemede sol kulak zarında eritemle birlikte bül varlığı görülüyor.80C. Escherichia coli ise hareketli bir bakteridir. kışla. Ateş. Klebsiella pneumoniae ve Acinetobacter türleridir. B. Acinetobacter baumannii oksidaz (-) ama non-fermentatif. Kaviter lezyon … Friedlander pnömonisi. E. Chlamydia trachomatis Chlamydia pneumoniae Coxiella burnetii Chlamydia psittaci Mycoplasma pneumoniae Primer atipik pnömoni 5-30 yaş hastalığıdır. çabuk iyileşir. Gençler etkeni eve getirir. erkekte genellikle peniste. Etken lenfatiklerle rektuma ulaşır ve anal kanama. Onaltı yaşındaki bir kız öğrenci ateş. oksidaz pozitif. Cevap: B 138.

Neisseria gonorrhoeae D. Bu olguda patolojiyi açıklayabilecek en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. ürobilinojen artmış.. hafif dehidratasyona ait dil bulguları. ketonüri. Htc: %38. her iki akciğer orta zonlarda ronküsler ve bazallerinde raller. proteinüri. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar.. Lökopeni.Doğurganlık çağındaki bir kadın vajinal akıntı yakınması ile polikliniğe başvuruyor. hepatosplenomegali belirleniyor.. Proteus mirabilis B. D. yapışkan vajinal akıntı özeldir. idrar dansitesi 1028.. Bruselloz Sıtma Lejyoner hastalığı Enterik ateş Viral hepatit Bir olgunun enterik ateş olup olmadığını anlamak için önemli birkaç noktaya dikkat ediniz: Verilen her ateşin mutlaka olması gereken nabzını hesaplayınız . aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. Piyelonefrit gelişir E. Granulomatosis infantiseptica gelişir B. Beyza küre sayısı: 3...com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 63 fizik muayenesinde genel durum orta. dalak. Keratokonjunktivit gelişir Granulomatosis infantiseptica: Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental bulaşı nedeniyle gelişir. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. şuur açık ve somnolans düzeyinde. anemi. Hb: 11 g. %5 monosit. normal mikroskopi saptanıyor. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. Balık kokusunda. Gardnerella vaginalis E. bozuk ağız hijyeni.Gebelik sırasında anne tarafından geçirilen listeriyozun.200/mm3. Akıntının mikroskopisinde epitel hücreleri üzerine yapışmış halde gram negatif... 390C ateş. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Akut bakteriyel menenjit gelişir C. C. 63 .. %49 lenfosit. splenomegali? Retiküloendotelyal sistem hastalığı . B. 108 vuru/dakika nabız. Cilt listeriyozu gelişir D. Karaciğer. 90/60 mmHg arteriyel kan basıncı. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. akciğer. piyelonefrit gibi birçok organ tutulumu? Đkinci haftada belirgin organomegaliler . hareketsiz kokobasiller görülüyor.. Şuur? Đlk hafta sonundan itibaren göğüs ve karın cildinde rozeoller . Cevap: D 140. abortus veya “ölü fötus” görülebilir.. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. lökosit formülünde %46 nötrofil. E. Hepatomegali. göğüs cildinde basınca solan 6 adet çilek rengi ciltten kabarık döküntüler. süt gibi. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. Komplikasyon zengini bir hastalık . Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. eozinofil kaybı? Cevap: D 139. bulaş gelişimi halinde fetusa en olası etkisi aşağıdakilerden hangisidir? A. batın bombeliği. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. Lactobacillus acidophilus Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. Cilt belirtileri? Cilt kurudur. Diskordans? Đlk haftanın yoğun endotoksemik ortamında konfüzyon belirgin hale gelir . Pnömoni. Acil tetkiklerde. Pseudomonas aeruginosa C..DrTus. terlemez. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. bitkin.

yenidoğan (1-3 hafta) inklüzyonlu konjunktiviti. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. 370C’da hareketsiz. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. Neisseria meningitidis Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. Cevap: B 142. operasyondan iki ay sonra pnömoni ve şuur bulanıklılığı. Aktinomikozun aksine. yenidoğan pnömonisi (2-3 hafta). erişkin inklüzyonlu alt palpebra konjunktiviti. Corynebacterium jeikeum B. Alınan örneğin kanlı agara ekilmesi sonucunda da beta hemoliz yapan. Meningoensefalit tanısı konan immünsüpresyondaki bir hastanın BOS’unda gram pozitif basiller gözleniyor. Lactobacillus acidophilus 64 . Staphylococcus aureus E. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. Streptococcus pneumoniae B.DrTus. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.Böbrek transplante edilmiş. Chlamydia trachomatis A ve C D. bilgisayarlı tomografide multiloküle apse belirleniyor. Chlamydia trachomatis D-K Chlamydia trachomatis’in D-K serotipleri. oda sıcaklığında hareketli. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. meninks irritasyon belirtileri. Chlamydia trachomatis B ve Ba E. Nocardia asteroides C. Klebsiella pneumoniae D. Erysipelothrix rhusiopathiae C. Bu hastada etken olarak öncelikle aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi düşünülmelidir? A. Bacillus cereus D. Chlamydia trachomatis L 2 ve 3 B. Chlamydia trachomatis L 1 ve 3 C. gram (+) basillerin ürediği gözleniyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 64 141. ürogenital infeksiyonlar (sık) ve pelvik inflamatuvar hastalığa yol açar. Cevap: E 143. Yenidoğanlarda gelişen inklüzyonlu alt palpebral konjunktivitlerin en olası etkenleri aşağıdakilerden hangisidir? A.

ağrılıdır. lökositoz. 220C’da hareketli basillerdir. Vibrio parahaemolyticus C. Ateş-nabız diskordansı. Bacillus anthracis D. bunların sokması/yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. dikrot nabız. Zaman içinde normokrom normositer anemi. febril proteinüri. Splenomegali. Cevap: A 145. sonra remittan ateş. laktoz ve oksidaz pozitif. göğüs ve karın cildinde taş rozeler. Orta düzeyde sedimantasyon artışı vardır. sonra büller. tuttuğu balığı çıkarırken eline olta iğnesi battıktan sonra ateşi yükseliyor. Bu nedenle antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir. bazı olgularda silendirüri. Kanlı agarda mavi-yeşil koloniler yapar. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır.DrTus. Đğne batma yerinde ağrı. eozinofili Enterik ateş. veziküller ve nekroz gelişir. hepatosplenomegali görülür. istiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Plesiomonas shigelloides “Laktoz pozitif vibrio” olarak anılan Vibrio vulnificus. üçüncü haftalarda lenfositoz belirlenir ve formülden eozinofillerin kaybolduğu görülür. Kanlı agardan başka triptikazlı buyyon ve Brain-Heart infüzyon agarda iyi ürer. bakteriyemi. ağır olgularda ve böbrek tutulumlarında üre ve kreatinin düzeylerinde artma belirlenebilir. lökositoz. ikinci haftada devamlı ateş. Yersinia gibi soğuk ortamda üreyebilmeleri klinik ve laboratuvar öneme sahiptir. çok hareketli bakteriler belirleniyor. Salmonella typhi infeksiyonlarında hemolitik anemi. Kan Boğaz kültürü. Başlıca hastalık tabloları. Enterik ateşte aşağıdakilerden hangisinde verilen bulguların görülmesi en olasıdır? A. kültürleri tereyağı kokar. Đdrar C. Her iki durumda da sorumlu bakteriler penisilinlere yüksek oranda duyarlıdırlar. lenfomonositoz E. hiperemi ve büllöz cilt lezyonları belirleniyor. hücresel immünitesi defektif olanlarda sık menenjit. lökopeni. bir tonsillitin A grubu beta hemolitik streptokok nedenli olup olmadığının belirlenmesinde ya da difteri tanısında kullanılır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gram pozitif. Birinci haftada önce intermittan. ikinci. Çoğu olguda. Splenomegali. Vibrio vulnificus B. Boğaz sürüntüsü E. endotoksemik belirtiler. karaciğer fonksiyonlarında bozulma. Bir balıkçının. ikter C. Erysipelothrix rhusiopathiae E. nötrofili B. nötrofili. diskondans. hayvanlarla uğraşanlarda subklinik ülsere yara infeksiyonlarıdır. bol çeşitlilikte semptom ve bulgularla seyreder. Kan kültüründe gram negatif. Cevap: E 144. hastalık haftalarına göre değişen. Listeria monocytogenes 65 Listeria monocytogenes küçük basil/kokobasil/diplokok şeklinde görülebilen. lenfomonositoz D. Yara akıntısı B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Cevap: D 146. Enterik ateşin yardımcı tanı yöntemlerinden olan tam kan sayımında lökopeni sıklıkla gözlenen bir bulgusudur. Tedavisinde geç kalınan sepsisinde mortalite %50’lere ulaşabilir. Cevap: D 65 . Tonsillit. dikrot nabız. Aşağıdaki klinik materyallerden hangisinin uygun besiyerlerinde bakteri üretilmesi halinde antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir? A. epidemiyolojik tarama amacı dışında. yenidoğan infeksiyonları. Hepatomegali. lökopeni. Genel durumu ilerleyen günlerde daha da bozulan hastada sepsis gelişiyor. Beyin omurilik sıvısı D.

Listeria monocytogenes E. Haemophilus influenzae tip b C. Önceki sorudaki çocuğa. Olaydan 5 gün sonra ortaya çıkan şuur problemi nedeniyle acil servise getiriliyor. Neisseria meningitidis E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 66 147. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu olguda da sorumlu etken en büyük olasılıkla bu bakteridir. Üç yaşındaki bir çocuk yüksekten düşüyor. Cevap: A 149. apseler ve granülomlarla seyreden hastalığa.DrTus. Yapılan fizik bakı ve tetkiklerde akut pürülan menenjit tanısı konuluyor. Pseudomonas aeruginosa B. normal nazofarinks florasında bulunan Streptococcus pneumoniae’dir. Listeria monocytogenes Kafa tabanı kırığı olmayan bu olguda anamnezde lomber ponksiyon bilgisi olduğunu unutmayınız. Cevap: C 148. Bacillus anthracis D. Hastanın beyin tomografisinde ise kraniyal kemik yapılarında bir patoloji belirlenmiyor. Hastane ortamında yapılan her invazif girişimde söz konusu olan sık hastane etkenleri ile infeksiyon. Pseudomonas aeruginosa B. Neisseria meningitidis E. Bu arada. Legionella pneumophila C. Haemophilus influenzae tip b C. Mycobacterium marinum 66 . Bu nedenle öncelikle hastane etkenlerinin düşünülmesi doğru yaklaşım olmalıdır. bu çocuk için de geçerli olabilir. travayda bulaş sonucunda da yenidoğan menenjitlerine neden olan bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Streptococcus pneumoniae D. Staphylococcus aureus B. Önemli bir travmatolojik patoloji belirlenmediği için 24 saat gözleme alınıyor. Streptococcus pneumoniae D. Đntrauterin infeksiyon sonucunda menenjit. Staphylococcus aureus Post-travmatik kafa tabanı kırıklarında gelişen menenjitlerin yarıdan çoğunda etken. hastanın beyin tomografisinde kribriform laminada çoğul kırıklar belirleniyor. ilk olay sonrasında başvurduğu hastanede lomber ponksiyon yapıldığı öğreniliyor.

3. Yukarıdaki klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak ilk yapılması gereken laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Doğumdan 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. bulaşma zamanına göre iki farklı bebek infeksiyonuna yol açar. Hastalığın son dönemde ise bir önceki dönemden aylar-yıllar sonra genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere. Hct: %26.000/mm3. Cevap: C 151. D. Lyme hastalığı A. Uyandıktan sonra. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. II+III+IV E. Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusu ise geç dönem infeksiyonu görülür. gün aşırı ortaya çıkan yüksek ateş ve baş ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Đlk dönemde ısırık yerinin çevresinde Erythema Chronicum Migrans (ECM) gelişir. Đlerleyen 67 . tipik ateşli nöbetler. trombositler 85. Valvüler tutulum olmaksızın AV blok.DrTus. septik artrite benzeyen artritler gelişir. Eğer bulaş intrauterin yaşam sırasında gelişmiş ise hastalık. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce turistik gezi için GAP turuna katıldığı öğreniliyor. Nöbetler derin bir halsizliğe yol açar. Dalak kot kenarını yaklaşık 3 cm geçmiş olarak saptanıyor. üşüme. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 13. II+IV Enterik ateşin 1. bir yakınmaları kalmaz. Seyrinde kalbi tutan aşağıdaki infeksiyon hastalıklarından hangisi miyokardit sonucu ritm bozukluklarına neden olur? I. Erken gebelik döneminde geçirilmişse abortus veya “ölü fetus” nedenidir. difterinin 2. haftasında ekzotoksik miyokardit gelişebilir. Đkinci dönemde nörolojik hastalık tabloları ve miyokardit gelişir. Lyme hastalığı. Terleme (ıslak dönem): Birkaç (2-7) saat süren ateş şiddetli terleme ile düşer. ALT: 53 U/L olarak bulunuyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 67 Listeria monocytogenes. Parazitin kana dökülmesi sırasında gelişir. Difteri IV. Tüberküloz III.40C. derin bir anemi gelişmemiş ise. Ateşli kuru dönem: Titremeyi. Kendilerini iyi hissederler. Cevap: D 150. E. Đlk nöbetler düzensizdir. nöbet sonlanmış olur. nabız 120/dakika. Hb: 9 g/dL. II+IV C. Titreme (soğuk dönem): Sıtma nöbetinde ilk karakteristik belirtidir. miyoperikardit ve konjestif kalp yetmezliğine neden olabilir. Birden çok inokülasyon varsa. erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica) şeklindedir. ateşin hızla 40-410C’a yükseldiği. ateş daima düzensizdir. arteriyel tansiyon 130/55 mmHg olarak ölçülüyor. kene ısırması ile insana bulaşır. 2. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir hastalıktır. ısırılmadan 3-30 gün sonra hastalık tablosu gelişir. haftasında endotoksik. %50-80 olguda splenomegali ve %25-40 hepatomegali bulunur. Enterik ateş II.200/mm3 (%65 nötrofil). Hastanın üst dudağında herpes labialis lezyonu mevcuttur. hastalar derin uykuya dalar. Hemokültür Gaita kültürü Đdrar kültürü Periferik yayma Kalın damla incelemesi Sıtmada klinik belirtiler denince nöbet akla gelmelidir: 1. I+III+IV D. Sıtma hastalarında. Tüberkülozda ise beklenen kardiyak patoloji perikardittir. AST 45 U/L. I+II+IV B. Deri sıcak ve kurudur. parazitlerin yeni eritrositleri infekte etme dönemiyle iz düşen kuru dönem izler. titreme. B. Yapılan muayenesinde ateş 39. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta bir haftadır devam eden. 15 dakika-2 saat kadar sürebilir.

sonrasında bol terleme ile kendiliğinden düşen ateş geliştiği görülüyor. ateş 38. C. Babesia divergens). Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Bu hastaya en uygun tedavi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. Ateş. Hastanın yapılan muayenesinde. birer tane olmak üzere taşlı yüzük şeklinde yapılar görülüyor. alınan kanda parazitin gösterilmesidir. keneyi kendisinin çıkardığı ve herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı öğreniliyor. bir yakınından alınan iki ünite taze tam kan transfüzyonu yapılıyor. Bu amaçla yapılan kalın damla preparasyonu ile parazitin var olup olmadığı. üşüme. sağ arka servikal zincirde iki adet ağrılı. Çoğu olguda herpes labialis belirlenebilir. Gebelerin tedavisinde klorokin güvenlidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 68 nöbetler sonucunda hastada anemi gelişir. titreme ve sonrasında bol terleme yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce kene tarafından ısırıldığı. Gebelik süresince sadece eritrositer formlar hedeflenir. eritrosit sedimantasyon hızı 15 mm/saat. periferik yayma ile ise parazitin türü belirlenir. Bu nedenle. klorokin verilir. son bir haftadır devam eden ateş ve boynunda ağrılı şişlikler nedeni ile başvuruyor.40C. hareketli lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. parazitin eritrositten elimine edilmesi amacı ile sadece klorokin kullanılır. E. Kan transfüzyonu ile gelişen sıtmada da hepatik şizogoni yoktur. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve splenomegali saptanan hastanın yapılan periferik yayma incelemesinde eritrositler içinde yonca yaprağına benzeyen. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. mutlaka yapılması gereken en değerli testtir. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. Transfüzyondan iki gün sonra hastada üşüme ve titreme ile yükselen. direkt olarak eritrositleri infekte eder. öncesinde herhangi bir bağışıklık sorunu olmadığı anlaşılmıştır. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. C. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. Kana karışan sporozoitler. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. Cevap: E 152. D. Yukarıdaki bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Hasta ve donörden yapılan periferik yayma incelemesinde normalden iri eritrositler içinde. E. Yirmiyedi yaşındaki bir kadın hasta. mononükleer 68 . nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. ancak. Plasmodium vivax Plasmodium ovale Babesia microti Plasmodium malariae Plasmodium falciparum Babesia türleri (Babesia microti. D.600/mm3 (%57 mononükleer lökosit). Sıtma tanısında temel ilke. B. B. Üst gastrointestinal sistem kanaması nedeni ile hastaneye yatırılan 45 yaşındaki bir kadın hastaya acil olarak. Hastadan alınan anamnezde. Cevap: B 153. Cevap: C 154. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. Üç gün klorakin ve 14 gün primakin Üç gün klorakin Üç gün primakin ve 14 gün klorakin Tek doz primakin Üç gün meflokin Klorokin direnci bulunmayan bölgelerde. C reaktif protein 12 mg/dL olarak bulunuyor. Bunların tedavisinde de tek başına üç gün klorokin kullanımı yeterlidir. Kalın damlanın boyanmasında fiksasyon işlemi yapılmaz.DrTus. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. yumuşak kıvamlı ve birbirinden ayrı duran. Yapılan periferik yaymanın incelenmesinde. bazofilik yapılar görülüyor.

B. D. splenomegali bulunması ve düşünülmemelidir. posterior servikal LAP. Olguda sözü edilen döküntülerin aksine kızılda fırça ile sürülmüş gibi (skarlatiniform) kırmızı döküntüler. el ayaları ve ayak tabanları hariç tüm vücut bölgeleri cildinde makülopapüler veya eritematöz raş görülebilir. Olgumuzdaki verilere uymamaktadır. B. şiddetli boğaz ağrısı. ateşle birlikte avuç içi. Cevap: C 155. E. vücudunun sol yarısında uyuşma ve güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada aşağıdaki hangi iki klinik tablonun ayrımını öncelikle yapmak uygun olacaktır? A. sonra cerahatli LAP görülmelidir. dört günden beri devam eden ateş ve yaygın döküntü yakınmaları ile acil servise başvuran 19 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde. Olguda <390C ateş. Mycobacterium tuberculosis de servikal LAP gelişimine yol açabilir. kızamıkçıkta ise seyrek maküler veya makülopapüler döküntüler görülür. D. Ancak. splenomegalinin varlığı ve sedimantasyonun düşük olması bu tanıdan da uzaklaştırmaktadır. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir? 69 . Hastadan istenen Rubeola IgM tetkikinin sonucu negatif olarak bulunuyor. Son beş yıldır bilinen ancak tedavi altında olmayan HIV infeksiyonu olduğu öğrenilen 36 yaşındaki erkek bir hasta. nötrofilik lökositoz olmaması nedeniyle streptokoksik tonsillit Semptomatik Toxoplasma gondii infeksiyonu gelişmesi halinde en sık görülen klinik tablo lenfadenittir. hepatosplenomegali ve atipik lenfositoz ile EBV mononükleoz benzeri bir tablo çizer. C. Yapılan tetkiklerinde CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olarak saptanan hastanın çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemesinde sağ hemisfer temporal lobda üç adet. 69 Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında. Francisella tularensis infeksiyonunda öncelikle cilt ülseri ya da tonsillit.DrTus. Yüksek ateş. E. C. Diğer sistem bulguları doğal olarak saptanıyor. öncelikle aşağıdaki hangi etkene yönelik özgül laboratuvar testlerine başvurulması en uygun yaklaşımdır? A. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan. Bu nedenle ayrıcı tanıda bu ikisi öncelikle düşünülmelidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI hücrelerin %10’dan fazlasının atipik lenfositler olduğu görülüyor. Benzer döküntüler sekonder sifilizin ikinci döneminde de (rozeoller) görülebilir. çevresi ödemli apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. ayak tabanı ve saçlı deri dışında tüm vücutta yaygın makülopapüler döküntü görülüyor. Kızıl – Kızamıkçık Kızıl – Toksoplazmoz Kızamıkçık – Toksoplazmoz Sekonder Sifiliz – Kızıl Sekonder Sifiliz – Toksoplazmoz Döküntülü tip toksoplazmoz: Saçlı deri. lenfositik lökositoz ve atipik lenfositoz görülür. Cevap: E 156. Epstein-Barr virüsü Streptococcus pyogenes Toxoplasma gondii Francisella tularensis Mycobacterium tuberculosis Epstein-Barr virüsü mononükleozda konglomere servikal LAP.

yaygın ve yay şeklinde ve ayrıca periventriküler bölgede noktavi kalsifikasyonlar ile iki taraflı koriyoretinit varlığı saptanıyor. Toxoplasma ensefaliti. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi Konjenital toksoplazmoz: • Gebeliğin ilk üç ayındaki bulaş durumunda gebelik. serebellar bulgular ve bilinç problemleri ortaya çıkar. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamık geçirmesi B. Sylvius kanalı ve Monro deliğinin obstrüksiyonu nedeniyle hidrosefali gelişir. Toksoplazma ensefaliti Primer beyin lenfoması Sistiserkoz Bakteriyel beyin apsesi Kriptokokkoz 70 Đmmünite problemi olanlarda serebral toksoplazmoz: Toksoplazmoz. BOS’da lenfositik pleositoz vardır. Yaygın bir ensefalopati ve çoğunlukla subakut başlangıçlı fokal nörolojik belirtiler söz konusudur. hematolojik malignitesi olanlar veya organ transplantasyonu alıcıları gibi immünsüpressif tedavi alanlarda karşılaşılan ciddi bir infeksiyondur. epileptik ataklar ve psikomotor gerilik gibi daha çok merkez sinir sistemi ile ilgili patolojiler ön plandadır. başta HIV infeksiyonu/AIDS olmak üzere. E. Paranoid psikoz. Lezyon gelişen bölge ile ilgili. Hidrosefali ve psikomotor gelişme geriliği nedeni ile izlenmekte olan iki aylık bir bebekte yapılan tetkikler sonucunda beyinde. anemi ve ikter görülebilir. Sabin-Feldman Kompleksi • Son üç ayındaki anne infeksiyonlarında ölü doğum ya da merkez sinir sistemi tutulumu oldukça nadirdir. Aslında meningoensefalit tarzındadır. Bu olgularda yalın olarak pnömoni ve koriyoretinit de gözlenebilir. • Đkinci üç ayda gelişen anne infeksiyonlarında fötusta ensefalit. çift taraflı koriyoretinit. Beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemede. yaşlılarda. görme bozuklukları. hücresel immüniteyi bozan pek çok hastalıkta.DrTus. Cevap: B 70 . pnömoni. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. hidrosefali. C. çoğu zaman abortus veya daha sonraki dönemde ölü doğum ile sonuçlanır. nöbetler. Olguların %30’unda gelişir. Doğum sonrasında herhangi bir patoloji belirlenmemiş ve dolayısıyla tedavi edilmemiş latent infeksiyonlu bebeklerde sonraki yıllarda (sıklıkla ilk üç yaşta) en sık gelişen klinik tablo. D. Doğuma yakın dönemde annenin suçiçeği geçirmesi D. Olguların çoğunda (3/4’ünde) latent halde kalır. demans. beyinde birden çok odakta apse benzeri lezyonlar saptanır. glukoz normaldir. anksiyete ve ajitasyon gibi nöropsikiyatrik bozukluklar görülebilir. kafa çifti tutulumları. Beyinde. hepatit. En sık başlangıç tablosu hemiparezi ve/veya konuşma bozukluklarıdır. Yenidoğanda makülopapüler döküntüler. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında en sık görülen fokal merkez sinir sistemi lezyonu nedenidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. ya da yay şeklinde periventriküler kalsifikasyonlar görülür. koriyoretinittir. B. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. mikrosefali. nodüler veya düz çizgiler şeklinde yaygın. Bu olgularda sıklıkla Sabin-Feldman Kompleksi gözlenir. Periakuaduktal ve periventriküler vaskülit ve nekrozlar tipiktir. Bu hastada tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 157.

B. fötal infeksiyon yok: Fötusun infeksiyondan korunması için spiramisin kullanılır. D. Ateş. Vücudun diğer bölgelerinde. Bu arada. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer ve böbrek fonksiyonları normal sınırlarda saptanan hastaya yapılan Doppler ultrasonografik incelemede alt ekstremite damar yapılarında herhangi bir patoloji saptanmıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastanın tedavisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Lenf nodlarındaki erişkin formların uyarısı ile gelişen kronik inflamasyon ve proliferasyon sonucunda lenfatik drenaj bozulur. B. kancalı kurt ve Strongyloides stercoralis infeksiyonlarında olduğu gibi. özellikle de alt ekstremiteyi ve genital organları boşaltan lenfatiklerdeki bu problem yüzünden. Daha geç gebelik haftalarında ise klasik üçlü tedavi uygulanabilir. E. Erişkin bir erkek hasta sol bacağı ve skrotumunda yavaş olarak gelişen şişme yakınmaları ile başvuruyor. E. şilöz assit ve şilo-toraks görülebilir. C. ciltte koyulaşma yakınmaları ile başvuran. D. Periferik kan lökositleri – Leishmania Periferik kan lökositleri – Leptomonas Dalak aspiratı – Leishmania Kemik iliği – Leptomonas Burun kazıntısı – Leishmania 71 .DrTus. C. Bazı olgularda şilüri. Özellikle alt ekstremiteler ve genital bölgedeki lenfatik blokaj nedeni ile elefantiyaz tablosu gelişir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 71 158. şiddetli lenfödem gelişir. klinik ve laboratuvar olarak Kala-Azar hastalığı düşünülen bir olguda tanı amacı ile örnek alınabilecek en uygun doku ve bu örnekte mikroskopik incelemede görülecek olan parazit formu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. kilo kaybı. intrauterin infeksiyon saptanan olgularda anneye tek başına sülfadiazin verilir. D. askariyaz. eozinofilik akciğer gelişebilir. • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. C. Spiramisin verilir Yalnızca sülfadiazin verilir Primetamin + sülfadiazin + folinik asit verilir Tedavi gerekli değildir Medikal abortus uygulanır Gebelerde toksoplazmoz tedavisi: • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Fötusu %60 korur.Akut toksoplazmoz geçiren altı aylık gebe bir kadına amniyosentez yapılıyor ve amniyon sıvısında toksoplazma PCR testi negatif olarak saptanıyor. başlangıçta larva seyahatleri nedeniyle. sol bacak ve perineal bölgede godet bırakmayan ödem saptanıyor. Loa loa Dracunculus medinensis Onchocerca volvulus Wuchereria bancrofti Trichinella spiralis Wuchereria bancrofti infeksiyonunda. E. Cevap: D 160. Bu nedenle. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. fötal infeksiyon var: Đlk 16 haftada pirimetamin kullanılamaz. dolaşımı bozulan bölgelerdeki sekonder infeksiyonlar da bu patolojiye katkıda bulunur. Cevap: A 159.

Yapılan muayenede Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. nötropenik lökopeni. B. diğer sistem bulguları ise normal olarak değerlendiriliyor. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. Cevap: C 162. Cevap: C 161. Buradan fila olfactoria aracılığı ile beyne invaze olur. son 24 saat içinde gelişen ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. nazofarinkse yerleşir. Anemi. Kalp dilate olur (magakardiyum.Yirmiiki yaşındaki erkek bir hasta. Mc Neal. Trypanosoma brucei gambiense Trypanosoma brucei rhodesiense Trypanosoma cruzi Leishmania brasiliensis Leishmania donovani Tedavi edilmemiş ve akut dönemi atlatmış şagaslı hastalar kronik döneme girerler. Bu amaçla çok daha güvenilir olarak dalak aspiratı (>%95 pozitif) kullanılmalıdır. Kronik dönemde de kalp yetmezliği en sık ölüm nedenidir.DrTus. ateş 390C. Biyopsi materyallerinden NNN (Nicolle. nabız 118/dakika.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 72 Kala-Azar. E. proteinüri. eritrosit sedimantasyon hızı 25 mm/saat. Bunun sonucunda da kan hücresi ve işe yarar nitelikte antikor sentezi yapılamaz. Hastanın lökosit tabakasından (buffy-coat). Cevap: E 163. sedimantasyon >100 mm/saat bulunur. Olguların çoğunluğunu çocuklar ve genç erişkinler oluşturur. Kültürde leptomonaspromastigot formları görülür. Dilate kardiyomyopatiye bağlı kalp yetmezliği. Parazit ile ileri derecede meşgul olmak zorunda kalan RES görevlerini yapamaz. burun kazıntısından. Acanthamoeba türlerinden farklı olarak normal immüniteli bireylerde de hastalık yapar. Dalak aspiratı. pansitopeni. Acanthamoeba histolytica Entamoeba histolytica Entamoeba dispar Entamoeba hartmanni Naegleria fowlerii Naegleria fowlerii inhalasyon ile veya kontamine kaplıca ve havuz sularından direkt yolla bulaşır. BOS kanlı ve pürülandır. varsa cilt lezyonlarının aspirasyonundan etken gösterilebilir. bulantı. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. başta kemik iliği ve dalak olmak üzere. B. kalp. lenfoid dokuların Leishmania donovani tarafından işgalidir. C. kemik iliği aspiratı (%60-80 pozitif) ve lenf bezi biyopsisi materyallerinden Giemsa yöntemiyle yapılan boyamalarla etkenin Leishmania formları lökositler. ancak sürekli ilerleyen bir disfonksiyon söz konusudur. Novyi) besiyerine ekim yapılır.000/mm3 (%88 nötrofil). CRP 24 mg/dL olarak bildiriliyor. E. Erken tanı ve tedaviye rağmen 4-5 gün içinde kaybedilirler. Ateş. kusma ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde. hematüri sıktır. kanlı ve bulanık görünümde BOS alınıyor. Yıllarca. karın ağrısı. Hipergammaglobülinemi. hasta serumuna bir damla formalin damlatılınca serumun katılaşması ile ortaya konabilir (Formol-Jel Testi). hareketli amipler içerir. 72 . Yoğun gamma globülin artışı nedeniyle serum protein gölüne dönüştüğünden. epiteloid hücreler ve makrofajlar içinde tipik Leishman-Donovan cisimcikleri halinde görülür. Makroskopik olarak kanlı ve mukuslu görünümde olan dışkının mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrositle birlikte Entamoeba histolytica kistleri görülüyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. BOS’un mikroskopik incelemesinde her alanda bol nötrofilik lökosit ve eritrositle birlikte hareketli amipler görülüyor. megaözafagus ve megakolon saptanan Perulu bir hastada tanımlanan patolojilere neden olan etken aşağıdakilerden hangisi olabilir? A. C. D. dilate kardiyomiyopati). Bu dönemde. Çok ağır seyirli meningoensefalit (primer amip meningoensefaliti) ve miyokardite yol açar. özefagus ve kolon gibi boşluklu organların kas tonusunu düzenleyen kas ve sinir hücrelerinde sinsi. barsak peristaltizmi artmış olarak saptanıyor. Hastanın dili kuru. Organlar genişlemeye başlar. D. hatta yaşam boyu sürebilir. Hastanın yakınlarından alınan anamnezde hastanın üç gün önce bir baraj gölünde yüzdüğü öğreniliyor.

Blastocystis hominis D. hareketli parçalar gördüğünü ifade ediyor. Đntestinal epitel hücrelerine yapışır. Giardia intestinalis B. Biyopsi materyalinin incelenmesinde intestinal epitel hücrelerinin yüzeyinde vakuoller içinde yan yana oval yapılar görülüyor. Diğer seçeneklerdeki etkenler bu şekilde bir biyopsi bulgusu görülemez. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta sulu. kanlı ve mukuslu ishal yakınmaları ortaya çıkıyor. Yapılan muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanamayan hasta ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. Giardia lamblia Blastocystis hominis Trichomonas vaginalis Entamoeba hartmanni Entamoeba histolytica Trichomonas vaginalis. Balantidium coli C. Bunu Isospora belli ve Microsporidia türleri izler. Semptomatik non-invaziv Entamoeba histolytica infeksiyonudur B. Bunun dışında. Asemptomatik amibiyazlı kişide farklı bir etkene bağlı kolit tablosu gelişmiştir C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A. Yapılan rutin mikroskopik incelemelerde ve kültürlerde herhangi bir patojen izole edilemeyen hastanın yakınmalarının düzelmemesi ve genel durumunun giderek bozulması nedeni ile intestinal biyopsi yapılıyor. Cevap: E 165. bronkoalveoler sıvı ve safra materyallerinin de ışık veya faz-kontrast mikroskopi ile incelenmesi gibi yöntemlerle ookistler görülebilir. C. karın ağrısı. Üç gün üst üste dışkıda parazit yumurtası aranmalıdır B. Malaşit Yeşili gibi boyalarla boyanması. Tanıda intestinal biyopsi öncelikli ve en güvenilir yöntemdir. Servikste tipik olarak noktavi kanamalı bölgeler görülür (çilek serviks. Sadece trofozoiti bilinmektedir. Yan yana dört muz şeklinde görünen hareketli sporozoitler serbestleşir. Bir kadın hasta son 10 gündür iç çamaşırında beyaz renkli. ondüle membranı (dalgalı zarı) ve dört flajellası ile dönerek-ileri hareket eder. dışkının asite dirençli boyalarla (EZN) veya Giemsa. immünitesi yeterince gelişmemiş olan yaş grubunda (< 2 yaş) diğer yaşlara oranla daha sık görülür. B. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve laboratuvar bulgusu gözönüne alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kötü kokulu. Tek doz niklozamid tedavisi verilebilir C. Balantidium coli E. kist formu gösterilememiştir. Non-Hodkgin lenfoma tanısı ile tedavi görmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hastada ateş. Akıntıdan alınan örneğin doğrudan mikroskopik incelemesinde flajellalı. Kronik non-dizanterik sendromdur E. Đnvazif bir kolit tablosu ön plandadır. Cevap: C 166. dışkı. yeşilimsi renkli vajinal akıntı ve vulvada kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. Amibik fulminant kolittir D. D. kolpitis makülaris). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hücrelerin sitoplazması dışında bir kesecik içine alınırlar. Đnfekte insan veya hayvan dışkılarındaki ookistler su ve yiyeceklerle alınır. kötü kokulu. Cryptosporodium parvum Dışkı hijyeninin kısmen yetersiz olduğu. yassı. Kadınlarda asemptomatik infeksiyon veya sulu. yeşilimsi. Akut amibik rektokolittir 73 Olguda kanlı ve mukuslu görünümlü dışkının yapılan mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrosit saptanması amipli dizanteri ile uyumsuzdur. köpüklü vajinal akıntı (en sık). Sindirim kanalında açılır. ciddi hücresel immünite defekti olan hastalarda görülen en sık kronik ishal etkenidir. Cevap: B 164. kaşıntı (ikinci sık semptom) ve yanma ile tipik bir vajinit tablosuna neden olur.DrTus. E. AIDS başta olmak üzere. Çiğ et tüketim öyküsü araştırılmalıdır 73 . dönerek ileri hareket eden parazitler görülüyor.

Karın ağrısı. Karın ağrısı ve ishal yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde sık sık. cilt ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde cilt ve skleralarda ikter ile birlikte hepatomegali saptanıyor. küçülür (akordiyon karaciğer). E. gelişmeye başlarlar. Uterus çok miktarda yumurta ile doludur. Paragonimus westermani B. Erişkin. Duodenumdan itibaren skoleks dışa döner. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Fasciola hepatica C. splenomegali ve gövdesinde yaygın ürtiker plakları saptanıyor. Tatlı su kabuklularınca (kopepodlarca) yutulur. Balıklar tarafından bu kabuklular yenince kurtçuklar alınır. yüksek ateş. Aile tedavisi gerektirmez. Bu arada. C. D. yumurta içinde erginleşen hareketli korasidyum larvalar yumurtadan ayrılır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Dışkıdan yapılan parazitolojik incelemede. Kurtçuklar balık kasında pleroserkoide dönüşürler. ishal ve eozinofili başlıca semptomdur. Halkalar skoleks ve boyundan uzaklaştıkça daha gelişkin hal alırlar. Hermafrodit olduklarından kendi kendilerini döllerler. Yapılan muayenesinde servikal ve aksiller LAP ile birlikte. ALP ve GGT düzeylerinde artma saptanıyor. direkt hiperbilirubinemi. eklem ağrıları. ateş.DrTus. kolanjit ve tıkanma sarılığına neden olur. Jejunumun 50. Yapılan laboratuvar tetkiklerde eozinofili.cm’sinden itibaren ince barsağa tutunurlar. Eozinofili. Cevap: E 168. Biliyer siroz gelişimi sıktır. uzun süre (10-13 yıl) safra yollarına mekanik toksik etkide bulunur. En uçtakiler gebe halkalardır. karın ağrısı. karın ağrısı. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken sestod aşağıdakilerden hangisidir? A. Fasciolopsis buski Heterophyes heterophyes Schistosoma haematobium Fasciola hepatica Paragonimus westermani Fasciola hepatica’nın safra yollarına yerleşme döneminde. Larva ile infekte hayvan eti pişirilmeden yenince insanlar tarafından sistiserkuslar alınır. Karaciğer aralıklı olarak büyür. B. Taenia saginata yumurtaları insanlar için infektif değildir. Balıkların çiğ olarak yenmesi sonucunda da insan infeksiyonu gelişir. Hymenolepis nana E. Yumurtalar ve/veya proglottidler insan dışkısı ile dış ortama atılır. ateş. Diphyllobothrium latum Đnsanlara larva içeren balıkların çiğ olarak yenmesi sonucu bulaşır. Bir gölde kıyı balıkçılığı yaptığını söyleyen erişkin bir erkek. Tedavide ek olarak purgatif bir ilaç verilmesi gerekli değildir 74 Taenia saginata: Dünyada en yaygın sestod infeksiyonu etkenidir. Taenia saginata D. öksürük ve yaygın kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. Proglottid dışkı ile atılsa da tedavisiz olgularda skoleks 15 yıl insan barsağına konuk olur. kapaklı helmint yumurtaları görülüyor. çiğ balık içeren Uzakdoğu yemekleri yapan lokantalarda yemek yediği öğreniliyor. Cevap: D 169. Đnce barsaklara iki adet emici oluğu ile tutunarak erişkin hale ilerler. kan ile beslenir. Cevap: D 167. Tatlı suda.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides 74 . Kopepodlarda küçük kurtçuklara (proserkoid) dönüşürler. Diğer aile üyelerine de tedavi verilmelidir E.

Serum hastalığı benzeri allerjik reaksiyonlar (ürtiker). Strongyloides stercoralis Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Necator americanus Ancylostoma duodenale Strongyloides stercoralis dışkıda yumurtası ile değil. larvalar intrahepatik portal venlerde olgunlaştıktan sonra çiftleşirler. Nadiren lober tutulum ile daha şiddetli bir tablo çizebilir. çevresi girintili-çıkıntılı. Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum 75 Şistozomiyaz üç dönem halinde incelenebilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Ağız. safra ile boyalı helmint yumurtaları görülüyor. Damar içindeyken gövdelerini konak antijenleri ile kaplayarak immüniteden kaçınabilirler.Karın ağrısı ve kilo alamama yakınmaları ile getirilen sekiz yaşındaki bir çocuk hastada yapılan dışkı incelemesinde. Metabolik aktivitesine bağlı olarak kolik tarzında epigastrik karın ağrılarına veya abdominal rahatsızlık hissine yol açabilir. Yumurtaların dışındaki protein örtüye dışkıdaki partiküller yapıştığı için girintili-çıkıntılı bir görünüm sergilerler. artralji. larva antijenlerine karşı gelişen aşırı duyarlılık nedeni ile yüksek ateş. C. Yapılan muayenesinde her iki akciğerde yaygın ronküsler işitilen hastaya çekilen akciğer grafisinde iki taraflı hiler infiltrasyon görülüyor. 24 saat içinde dermatit (yüzücü kaşıntısı) görülür. D. C. burun ya da anüsten dışarı çıkması da olasıdır. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Allerjik reaksiyonlar gözlenebilir. Kronik (yumurta irritasyonu) dönem: Yumurtaların bırakıldığı organ ve dokularda yumurtaların sekrete ettikleri antijenlerin kronik irritasyonu sonucu fibrozis ve granülomlar oluşur. D. östaki tüpleri gibi anatomik boşluklara anormal göçler de söz konusu olabilir. trakea. alveolleri geçerken inflamasyona neden olur ve yüksek ateş ile birlikte astmatik solunum görülebilir. 2. Yetişkin bir kadın hasta bir haftadan beri devam eden ateş. Đnce barsaktaki erişkin. Đnfeksiyon (larva) dönemi: Serkaryaların cildi deldiği yerde. Tekrarlı karşılaşmalarda (re-infeksiyonlarda). LAP. ateş. bol. lümendeki sıvı besinlerle beslenir. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum Askariyazda klinik tablo: 1.DrTus. Cevap: A 171. genellikle tekrarlı temaslardan sonra. Cevap: E 170. Larva seyahatine bağlı klinik tablolar: Akciğerdeki evrim döneminde. Dişi erkekten ayrılarak ilgili bölge venalarına yumurtlar. splenomegali ve karın ağrısı ile özel Katayama sendromu görülebilir. 1. öksürük. Erişkin forma ait belirtiler: En önemli patolojiler larvanın erişkin forma geliştiği döneme aittir. Tam kan ve periferik yayma incelemesinde lökositoz ve eozinofili saptanan hastanın balgam örneğinin Gram yöntemiyle boyanmasında herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. 75 . Tersil gidiş ile mide. balgam çıkarma ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Ascaris lumbricoides infeksiyonunun tanısı dışkıda safra ile boyanmış yumurtalarının görülmesi ile konur. E. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. öksürük. 3. E. larvası ile bulunur. E. Yumurtlama (erişkin) dönemi: Đnfeksiyonun 1-2. sarımsı ve çok sayıda eozinofil içeren balgam ve eozinofili ile özel Loeffler sendromu gözlenebilir. D. B. Giemsa ile boyanmasında ise balgamın bol eozinofil içerdiği saptanıyor. 2. B.ayında. Yumurtası safra ile boyanmaz.

karın ağrısı. Üretra yolunu kullanarak enterik bakterileri mesaneye ulaştırabilirler. verilen boyuttan daha küçük nematoddur. Kenarları tırtıksızdır. yaklaşık 45 cm uzunlukta yuvarlak parazitler görülüyor. Uzun süredir devam eden ve zaman zaman kanlı olabilen ishal. kriptalara girer.DrTus. ancak kanlı ishale neden olmayan. Nadiren de kadın genital bölgesi aracılığı ile peritona ulaşabilirler. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu şekilde mukozaya gömülü olarak uzun yıllar yaşar. kolonda çiftleşir. distansiyon. Akut miyeloblastik lösemi tanısı ile izlenmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hasta.7-1. Buraya 5-15 bin yumurta bırakır ve ölür. Oval. Dişi. Cevap: B 173. Yumurta safra ile boyanmaz. En önemli belirti. gece saatlerinde anal bölge cildine kadar gelir. diğer tarafı dışa bombeli şekilde görülür. inatçı kanlı ishal ve kilo kaybı görülür. karın ağrısı ve kilo kaybı yakınmaları nedeni ile başvuran erişkin bir erkek hastanın yapılan tetkiklerinde anemi ve eozinofili saptanıyor.Sık tekrarlayan alt üriner sistem infeksiyonu ve perianal bölgede özellikle geceleri olan şiddetli kaşıntı yakınmaları olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunda özellikle varlığı araştırılması gereken nematod aşağıdakilerden hangisidir? A. aniden başlayan genel durum 76 . 10 gün burada kalır. D. Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Trichuris trichiura Schistosoma haematobium Trichomonas vaginalis Enterobius vermicularis’in dişi ve erkekleri. ılık ortamda 3 haftada gelişir. Sebze. Necator americanus ve Ancylostoma duodenale kancalı kurtlardır. Đnce baş kısımları ile mukozaya gömülerek 3 ayda 3-5 cm uzunluktaki erişkin forma gelişir.5 cm büyüklüğündedir. Ancylostoma duodenale ve Necator americanus ince barsak parazitleridir. anüste yumurtadan kurtulan larvalar yukarı gidişle kolona ulaşabilirler. Hymenolepis nana da ince barsağa yerleşen bir sestoddur. B. Đnflamatuvar barsak hastalığı ön tanısı ile kolonoskopi yapılan hastanın kolon mukozasında çok sayıda. Kısa sürede erkek ölür. meyva ile tekrar insana alınır. Yumurtası safra ile boyanmaz. ileus ve apandisit gibi tablolar da gelişebilir. Daha sonra barsak lümenine geçerek kalın barsağa (çekuma) ilerler. B. Cevap: D 174. Tersil infeksiyona (retro-infeksiyon) yol açabilirler.5 cm boyutlarında nematodlardır. Yutulan Trichuris trichiura yumurtasından ince barsaklarda larva açığa çıkar. Hastalığın seyrinde eozinofili ve allerjik reaksiyonlar sıklıkla görülen özelliklerdir. Enterobius vermicularis Ancylostoma duodenale Necator americanus Trichuris trichiura Hymenolepis nana Enterobius vermicularis de çekuma yerleşir. geceleri anal bölgedeki kaşıntıdır. En çok 1. Cevap: B 172. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Yumurtası safra ile sarı boyanır. Ciddi olgularda. Đlginç olarak. D. 76 Enterobius vermicularis’in yumurtası tek tarafı düz. mukozaya gömülü. düzgün kenarlı yumurtarı ile kolayca tanınırlar. E. Bu olgularda mental değişiklikler. C. 0. C. Dışkı ile yumurta atılır. Embriyo dışarıda nemli.

kalp. periorbital ödem ve eozinofili gelişir. E. merkez sinir sistemi ve kaslara ulaşır. bazen de böbrek. nabız 106/dakika. C. Çiftleşme sonrasında doğurulan larvalar adaleye yerleşir. Zamanla kistler genişleyince bronşiyollere açılır. Peptik ülser benzeri belirtilere ve eozinofiliye yol açar. B. B. Barsakta açılan yumurtalardan çıkan larvalar dolaşım ile organ ve dokulara göç eder. Cevap: E 175. C. D. Kronikleşmeden sonra bir nedenle immünite bozulursa gelişen otoinfeksiyonlar sonucu disseminasyon ile çok şiddetli. bronkospazm). miyokardit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 77 bozukluğu ve ateş nedeni ile acil servise başvuruyor. karaciğer. döküntü ve şiddetli kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor.80C. fibröz bir kapsül ile çevrelenmiş psödokistler içinde yaşar. erişkinleri ile gastrointestinal sistem bulguları. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak ölçülüyor. Menenjit. Sonuç olarak. Hasta yaşayabilirse larva içeren doku kistleri dejenerasyon ile kalsifiye olurlar. Akciğer parankimine ulaşır. Đshal ve ardından ateş. Periorbital ödem. ateş. kaslarda hassasiyet ve barsak peristaltizminde artma dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Ascaris lumbricoides akciğerde larva formunda bulunur. eozinofilik pnömonilere neden olur. Hastadan alınan anamnezde bir hafta önce çiğ köfte yediği öğreniliyor. Metaserkaryalar. Sıklıkla karaciğere. serebro-vasküler olaylar) gelişebilir. beyin. Strongyloides stercoralis infeksiyonunda kutanöz. Larvaların yerleşmesi sonucunda. Sonraki dönemlerde ampirik antibiyotik tedavisine rağmen çoklu organ yetmezliği gelişen hasta kaybediliyor. Larva sayısının fazla olduğu ciddi olgularda ağır nöro-psikiyatrik tablolar (psikoz. peritonit gibi ciddi komplikasyonlar da görülebilir. Dolayısıyla. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde belirgin eozinofili ve serum CPK düzeyinde artma belirleniyor. Sonuçta ölürler.Otuzsekiz yaşındaki bir erkek hasta son üç gündür devam eden ishal. kas ağrıları. Toxocara canis visseral larva migrans etkenidir. Larvanın salgıladığı toksik ürünlerin neden olduğu vaskülit tabloları belirebilir. D. ensefalit ve pnömoni tabloları belirebilir. ince barsak duvarını delerek transperitoneal yoldan ulaştıkları diyafragmayı. pulmoner ve intestinal fazlar vardır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sidirim sistemine ulaştıktan sonra erişkin formda serbestçe yaşar. karın ağrısı. Paragonimus westermani iyi pişirilmeden yenen yengeçler ile bulaşır. hem ara konağı hem de son konağı aynı canlı olan (domuz veya insan) bir nematoddur. Yapılan muayenesinde ateş 38. Mortalite >%80’dir. allerjik cilt döküntüleri. Wuchereria bancrofti Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis Ascaris lumbricoides Toxocara cati Trichinella spiralis. Otoinfeksiyon gelişen barsak bölgelerinden enterik bakteriyel etkenlerin de kana invazyonu sonucunda sepsis tabloları gelişebilir. aynı zamanda da larvaları ile miyalji gibi kas bulguları verirler. Hematolojik malignitelilerde sıktır. Cevap: C 77 . E. Trichinella spiralis Toxocara canis Paragonimus westermani Ascaris lumbricoides Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis bulaştan sonra ince barsaklara yerleşir. Yumurtalar köpek dışkısı ile alınır. Yerleştiği organ ile ilgili yer işgal eden larva lezyonlarına neden olur.DrTus. Akciğer parankiminde. Postmortem inceleme sırasında tüm visseral organların bir helmint larvası tarafından istila edildiği görülüyor Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Akciğer (sıklıkla. Oluşan allerjik reaksiyon ve granülomlar asıl patolojiyi belirler. beyne ve göze. meningoensefalit. böbrek gibi organlara yerleşir. konjestif kalp yetmezliği ve diyafragma da etkilenmişse respiratuvar arrest ile hastayı ölüme götürebilir. sonra da plevral kaviteyi geçer. fatal olabilen hiperinfeksiyon tabloları ortaya çıkabilir. Parazit dolaşıma geçerek organ belirtilerine neden olur. Đnsanlarda erişkin forma ilerleyemez.

Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. cilt ve göz tutulumundan ibaret infeksiyonlara neden olur. 78 . Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. Herpes simpleks virüs-1. tek tek servikal LAP ile kendini gösteren bir hastalıktır. öpüşen tonsillalar ve splenomegali söz konusudur. yüksek ateş ile seyreden ozmotik ishal etkenidir. boğaz ağrısı. hareketli. lökopeni ve hafif bir hepatit tablsu ile de kendini gösterebilir. üst solunum yolu infeksiyonları. kendiliğinden iyileşen. sulu ishallere neden olur. 1x1 cm boyutlarında LAP dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 7600/mm3 (%58 nötrofil). kusma. konjunktivit. Bazen hafif ateş. Ekovirüs. E. C. eritrosit sedimantasyon hızı: 15 mm/saat. Streptococcus pyogenes. sulu. sulu ishal yakınmaları ile getiriliyor. Cevap: D 177. Sitomegalovirüs. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta. burun tıkanıklığı ve gözlerinde yanma. Yukarıda tanımlanan klinik tabloya yol açan en sık viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yaygın lenfadenopati. B. Adenovirüs infeksiyonları için aşağıdaki tabloya bakınız. Yapılan muayenesinde konjunktivalar ve orofarinkste hiperemi ile ön servikal zincirde ağrısız. Yüksek ateş. yüksek ateş. yüz. Yapılan batın ultrasonografisinde ileum enine kesitinde hedef tahtası görünümü saptanıyor. piknik ishallerine neden olur. şiddetli boğaz ağrısı. B. Astrovirüs de kısa süreli. eksüdatif farenjit. D. immün yetmezliklilerde çoğunlukla asemptomatik bir infeksiyona neden olur. E. batma yakınmaları ile başvuruyor.DrTus. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. Norwalk virüsü de kısa süreli. bebeklik döneminde genelde ağız. soğuk algınlığı. öksürük. Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Adenovirüs Streptococcus pyogenes Epstein-Barr virüsü mononükleoz. Akut gastroenterit tanısı ile yatırılan hastaya semptomatik tedaviye başlanıyor. CRP: 4 mg/dL olarak saptanıyor. Rotavirus Ekovirüs Norwalk virüsü Astrovirus Adenovirüs Rotavirus. puberte sonrasında geçirilirse ağır seyirli bir tablo oluşturur. iki günden beri devam eden ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 78 176. ateş. D. Yatışının ikinci gününde kusmaları şiddetlenen hastanın dışkısının çilek jölesine benzer görünümde kanlı çıkmaya başladığı görülüyor.

C. söz konusu tablonun EBV olduğunu 79 . Cevap: B 179.Sitomegalovirüs Bell paralizisi – Sitomegalovirüs Guillain-Barré sendromu – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu: Poliomiyelit tehdidinden kurtulduktan sonraki dönemde en çok görülen flask paralizi tablosudur. tıbbi aciller arasında değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. Olası diğer infeksiyöz nedenler.DrTus. Üç yaşındaki bir çocuk ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile getiriliyor. ağrılı servikal LAP ve splenomegali. Bunlar dışında cerrahi girişimler. CMV. Yapılan muayenede eksüdatif tonsillitle birlikte ağrılı servikal LAP. splenomegali ve her iki alt ekstremite distalinde. Boğaz ağrısı. Postinfeksiyöz demiyelinizan polinöropati ya da akut inflamatuvar polinörit olarak da isimlendirilebilir. genel infeksiyon belirtileri ve ağız içi-jinjiva vezikülleri ile özel bir tablo halinde (jinjivostomatit) görülür. Herpes simpleks virüs-1: Tanımlanan tabloya en uygun viral etkendir. E. rotavirüsten sonra ikinci sırayı almaktadır (tüm olguların %30’u). Oral infeksiyonlar küçük çocuklarda. Alınan anamnezde ateş ve boğaz ağrısının yaklaşık bir haftadır devam ettiği. HSV). kansız ishal. 6. SLE ve aşı uygulamaları gibi pek çok farklı nedenle de ortaya çıkabilir. Adv 40-41) yüksek ateş. küçük çocuklarda invajinasyona yol açabilir. Hastanın yapılan muayenesinde farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlar görülüyor. Herpes simpleks virüs-2: Herpes simpleks virüs-1 nedeniyle erişkinlerde gelişen akut oral infeksiyonlar. boğaz ağrısı. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 79 Adenovirüs (enterik adenovirüsler. Yüksek ateş. D. Etken çoğunlukla HSV1’dir. D. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Herpes simpleks virüs-1’e göre olasılık çok daha düşüktür. Bu hastada görülen nörolojik komplikasyon ve etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Barsaklardaki lenfatiklerde hipertrofi de tabloya eklenebilir. Anne-baba kaynaklı olarak küçük çocuklarda da oral infeksiyonlara yol açabilir. simetrik. çoğunlukla oral seks snrasında Herpes simpleks virüs-2 tarafından da oluşturulabilir. Cevap: E 178. yumuşak paralizi ve duyu kaybı varlığı saptanıyor. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. GBS nedenleri arasında şimdilik kaydıyla saptanabilir en sık infeksiyöz etkendir. C. %18 oranında atipik lenfositler ve karaciğer transaminaz yüksekliği bulunuyor. Tonsilla ve farinkste veziküler lezyonlarla kendini gösterir. Bu durum. Bölgesel LAP saptanır. Olgumuzda mevcut eksüdatif tonsillit. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfositik lökositoz. farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlara neden olma olasılığı çok düşüktür. Hodgkin lenfoması. bazen göze ve diğer mukozalara da bulaşabilir. mikoplazmoz ve viral infeksiyonlardır (EBV. Özellikle Campylobacter jejuni. aydan 5 yaşına kadarki dönemde sıktır. Herpes labialis’li erişkinlerin lezyonları ile veya virüs saçan salyaları ile yakın kontakt sonucu gelişir.Poliovirüs Bell paralizisi – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu . Çocuklarda ve immün yetmezliklilerde gastroenterit nedeniyle hastane bakımı gerektiren viral etkenler arasında. B. Paralitik polio . Campylobacter gastroenteriti. Virüsle ilk kez karşılaşan erişkinlerde ise akut herpetik faringotonsillit şeklindedir. farinks ödemi ve hiperemisi. boğaz ağrısı ve bacaklarında güç kaybı nedeni ile yürüyememe yakınmaları ile getiriliyor. E. kusma ve karın ağrısı ile kendini gösteren ishal tablolarına yol açar. bacaklarında güç kaybının ise son iki gün içinde geliştiği öğreniliyor. Otoimmün. ateş. Epstein-Barr virüsü ve Sitomegalovirüs: Veziküler infeksiyonlara neden olmaz. Söz konusu klinik tablonun en sık karşılaşılan etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü: Yüksek ateş ve ciltte veziküllerle başlar.

Onsekiz yaşındaki bir genç kız. karın ağrısı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. yumuşak damakta peteşiyal döküntüler. ateş. baş ağrısı. Bu hastada kesin tanı için öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. meninks irritasyon belirtileri. Cevap: E 80 180. bilinç değişiklikleri gibi ensefalitlerde görülen belirti ve bulguların yanında. halüsinasyonlar ve fokal epileptik ataklar gibi lokal nekrozlara bağlı limbik sistem ve orbito-frontal.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI vurguluyor. nekrotizan ve tedavisiz olgularda %70 fatal seyirli viral bir ensefalittir. E. CRP 24 mg/L olarak saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 17. BOS’ta HSV IgM antikorları da aranmalıdır. Olguların yarısında primer infeksiyon sırasında gelişir.300/mm3 (%63 mononükleer lökosit). Cevap: D 181. Yapılan muayenesinde üzerleri eksüda ile örtülü hiperemik ve hipertrofik tonsiller. hafıza kaybı. Hastaya yapılan lomber ponksiyonda ise alınan BOS örneğinin 350/mm3 eritrosit içerdiği görülmüş. servikal konglomere LAP ile birlikte tüm vücutta yaygın maküler döküntü görülüyor. Ekovirüs Rabies virus Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 HSV ensefaliti: Akut. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile acil servise getiriliyor. E. D. jeneralize konvülsif ataklar.DrTus. Paralizilere ve komaya ilerleyebilir. Beyin manyetik rezonans görüntülemesinin incelenmesinde sol temporal lobda intensite artışı bildiriliyor. Kesin tanı için EBV VCA IgM istenir. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. baş ağrısı. boğaz ağrısı. Alınan anamnezde bir gün önce ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile başvurduğu birinci basamak sağlık kuruluşunda kriptik tonsillit tanısı ile oral ampisilin-sülbaktam tedavisi başlandığı ve bugün de döküntülerin ortaya çıktığı öğreniliyor. Ateş. D. Patoloji genelde tek bir temporal lobdadır. Diğer viral menenjit ve ensefalit bulguları yanında çok sayıda eritrosit görülmesi önemlidir. Yenidoğanlarda erişkinlere göre daha sık karşılaşılır. Hastalarda EEG ve görüntüleme tetkiklerinde patolojiler 80 . B. ateş. BOS glukoz ve protein düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. EA IgG EBNA IgG Paul-Bunnel testi EBV VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Genç yaş + Boğaz ağrısı + Membranöz tonsillit + Ampisilin raşı + Damak peteşileri + Servikal paketli LAP. Yapılan EEG incelemesinde temporal lobda patolojik değişiklikler saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Nadiren BOS glukoz düzeyleri düşük bulunabilir. BOS’ta herhangi bir patoloji belirlenemeyebilir. Yirmibeş yaşındaki bir erkek hasta. C. kusma. Diğer ensefalitler içinde de en ağır olandır. anosmi. BOS’ta PCR ile virüs varlığının belirlenmesi çok değerlidir. afazi. Tanımız EBV mononükleoz. davranış bozuklukları. çoğunlukla da temporal lob belirtileri ile kendini gösterir. Yenidoğanlar hariç etken HSV1’dir. B. bulantı.

nörolojik tablo oturmadan. Erken tedavi yaşam şansını artırır. Lezyon bölgesindeki ağrı çok şiddetli olabilir ve lezyonlar krutlandıktan aylarca sonrasına kadar sürebilir (post-herpetik nevralji). Cevap: D 184. C. D. radyolojik bulgular elde edilmeden ve BOS patolojileri henüz gelişmeden önce tanıyı düşündürecek en erken veriler olabilir. Manyetik rezonans görüntüleme. Yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. büllöz lezyonlar görülüyor. Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta sağ kulağında ağrılı kabarcıklar çıkması. C. B. Lezyonların zemininden alınan sürüntü örneklerinin Giemsa ile boyanması sonucunda epitel hücrelerinin nükleusunda bazofilik inklüzyon cisimciklerinin bulunduğu görülüyor. damak kaynaklı tad ve salivasyon kaybı. B. Yapılan muayenesinde sol torakal bölgede bir dermatom alanına uyan bölgede eritemli zemin üzerinde çok sayıda veziküler lezyon olduğu görülüyor. tomografiden daha duyarlıdır. D. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Duyu sinirleri boyunca. bunların innerve ettikleri dermatomlara geri dönerler. erken tanıda kullanışlıdır. Bu olgularda kalıcı sekel olasılığı fazladır. E. gangliyon geniculate’deki reaktivasyon sonucu gelişmiş ise ciddi düzeyde yüz felci. Patolojik EEG bulguları. zonaya yol açarlar. koriyoretinit ve kortikal atrofiye bağlı motor fonksiyon bozuklukları görülüyor. Cevap: D 182. dış kulakta veziküller. Diğer yöntemlerle tanıya varılamamış olgularda kesin tanı için stereotaktik beyin biyopsisi ile alınan materyal floresan antikor boyama ile incelenir. özellikle Hodgkin lenfoması ve immün yetmezlik gibi hücresel immünite kusurlarında VZV reaktivasyonları gelişebilir. malignite.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 81 belirlenebilir. Kırksekiz yaşındaki bir kadın hasta göğüs sol yan tarafında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. Gecikilmiş olgularda antiviral tedavi beyin hasarını önleyemez. Tanımlanan patolojilere neden olabilen viral infeksiyon tablosu aşağıdakilerden hangisidir? 81 . Ramsey-Hunt Sendromu – Sitomegalovirüs Herpes Labialis – Herpes simpleks virüs-1 Ekzema Herpetikum – Varisella zoster virüsü Ramsey-Hunt Sendromu – Varisella zoster virüsü Ekzema Herpetikum – Herpes simpleks virüs-1 Zona. sinir tutulumu (Rumsey-Hunt sendromu). Cevap: A 183. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Đleri yaş. Gruplu ve çok ağrılı veziküler sekonder lezyonlara. Hastadan alınan anamnezde son üç gündür yüksek ateşle seyreden viral bir üst solunum yolu infeksiyonu nedeni ile semptomatik ilaçlar kullandığı öğreniliyor. gözyaşı ve nazal sekresyonda azalma görülür. sağ dış kulak yolundan zigomatik bölgeye doğru yayılan veziküler. 8.Üç aylık bir bebeğin yapılan muayenesinde alt ekstremitelerde hipoplazi. baş dönmesi ve işitme azlığı yakınmaları ile başvuruyor.

Çoğu zaman asemptomatiktir. kemik iliği. iskelet anomalileri vb. Đnsan hücrelerinde mitozu metafazda durdurur. Koroner by pass operasyonu gibi sık transfüzyon gerektiren durumlar sonrasında da gelişebilir. karaciğer. ilk üç ayda abortus. koriyoretinit (konjenital varisella sendromu) gelişir. mikroftalmi. Đdrarda Legionella antijeni aranması B. Tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. 1/3’ü ölür. Lökopeni. Toksoplazmoz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Ensefalitte hidrosefali. Genel bir halsizlik tablosu. Akciğer trasplantasyonu yapılacak olgularda erken ölüm ve rejeksiyon için 82 . Kızamıkçıkta mikrosefali. E.200/mm3. D. %25’i atipik lenfositler olmak üzere %69 lenfosit ve %5 monosit ve karaciğer transaminaz yüksekliği belirleniyor. PPD testi yapılması E. Koroner by-pass ameliyatı geçiren ve ameliyat sırasında üç ünite taze tam kan transfüzyonu yapılan bir hastada ameliyattan dört gün sonra ateş ile birlikte kas-eklem ağrıları gelişiyor.DrTus. lökosit formülünde %26 nötrofil. Epstein-Barr virüsü Hepatit B virüsü Hepatit C virüsü Sitomegalovirüs Transfusion Transmitted Virus CMV mononükleoz: Normal immüniteli bireylerde gelişen akut primer CMV infeksiyonu tablosudur. Serumda Epstein-Barr virüsü VCA IgM araştırılması D. akciğer ve kalp transplantasyonu yapılanlarda 40 gün ateşi olarak bilinen bir tabloya neden olur. ancak yanıt alınamıyor. son üç ayda ise latent infeksiyonlara neden olur. CMV mononükleozda B lenfosit immortalizasyonu yoktur. CMV pnömonisi. kortikal atrofi. gebeliğin ilk üç ayında geçirilen infeksiyon sırasında %10 olasılıkla. C. karaciğer transplantasyonunda karşılaşılan en sık viral komplikasyondur.Böbrek nakli yapılan 43 yaşındaki erkek bir hasta ameliyattan iki ay sonra ateş. B. Transplant sendromları. Serumda Mycoplasma pneumoniae antikorları aranması C. lökopeni ve pnömoni üçlüsü. Çekilen akciğer grafisinde iki taraflı heterojen. Keza. Hepatit. bebek aktif infekte doğar. PDA). ilerleyici bir tablo çizebilir. lökosit sayısı 3. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. ölüm triadı olarak anılır. kalp patolojileri (ör. öksürük. periventriküler ve parankimde yaygın serebral kalsifikasyonlar tipiktir. Heterofil antikor negatiftir. Cevap: E 185. IgG araştırılması Transplant sendromları: Böbrek. hafif ateşle seyredebildiği gibi bazen ciddi. EBV mononüleozdan. belirgin LAP bulunmaması ile ayırt edilir. mikroftalmi. böbrek transplantasyonu yapılan olgularda gelişen en sık infeksiyöz komplikasyondur. Gebeliğin ilk üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. miyalji ve LAP ile kendini gösterebilir. Gebeliğin son üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi B. Serumda Sitomegalovirüs IgM. Gebeliğin ilk üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi 82 VZV. şiddetli boğaz ağrısı olmaması ve servikal. yüksek ateş. karaciğer enzim patolojileri belirlenebilir. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi D. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. atipik lenfositoz. Cevap: D 186. ikinci üç ayda MSS patolojileri (ensefalit). Doğuma yakın geçirilmişse. Yapılan Monospot test negatif olarak saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Fötusta organ (özellikle ekstremite) hipoplazileri. interstisyel infiltrasyon saptanan hastaya ampirik olarak moksifloksasin tedavisi başlanmış. görülür. ilk 20 hafta içinde ise %2 olasılıkla fötusa da bulaşır. Yapılan muayenesinde orofarinkste hiperemi ve splenomegali saptanan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde.

strongiloidoz. B. sekonder keratitler derin dokulara ilerleme sonucunda körlüğe kadar gidebilir. keratokonjunktivit gibi sekonder. alıcının ise seronegatif bulunmasıdır. greftten bulaşan viral infeksiyonlar (hepatit B. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken ve tedavisi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. %95 tek taraflıdır. Cevap: E 187. görme azalmıştır. Yapılan oftalmolojik muayenesinde koriyoretinit saptanıyor. Primer semptomatik HSV göz infeksiyonları vezikülerdir. tedavi edilmezse hızla körlüğe ilerler. Đki yaşındaki bir çocuk iki gündür devam eden yüksek ateş. Risk gruplarında bu tedaviye CMV immünglobülini de eklenir. Gansiklovir ise oldukça başarılı tedavi sağlar. palpebralarda ödem ve veziküller görülür. toksoplazmoz. Virüsün trigeminal gangliyonlara yerleşmesi sonucunda keratit. Çocuk Hastalıkları servisinde gözlem altına alınan hastada ateş kendiliğinden düşüyor ve sonrasında omuzlardan karına yayılan eritemli döküntü ortaya çıkıyor. merkez sinir sistemi hastalıkları ve hepatit diğer tablolardır. Papilloma virüs infeksiyonu gibi toplumdan edinilmiş. Terminal dönemde bir AIDS hastası gözlerinde yanma. inatçı infeksiyonlar. 1-6 ay: Listeriyoz. kızarma ve görme kaybı yakınmaları ile başvuruyor. layşmanyoz. Aspergillus. Đlk 6 aydan sonra: CMV koliti/retiniti. Đnterstisyel pnömoni. E. Tutulum bölgesi hipoesteziktir.) görülebilir. C. Herpes simpleks virüs-1 – Asiklovir Herpes simpleks virüs-2 – Asiklovir Sitomegalovirüs – Gansiklovir Sitomegalovirüs – Asiklovir Herpes simpleks virüs-1 – Foskarnet AIDS’de CMV infeksiyonu: Terminal dönemde sıktır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfopeni dışında patolojik bulgu saptanamayan hastada tanımlanan klinik tablo ve en olası etken ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. D. Pneumocystis carinii ve Nocardia pnömonileri Đlk 6 aydan sonra: Tüberküloz • Diğer infeksiyonlar: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş (kateter. Primer infeksiyon genelde yüzeyel kalmaya meylederken.DrTus. Yan etkisi fazladır. kriptokokkoz. Koriyoretinit de çok sık görülmektedir (%30). Cevap: C 188. Solid organ transplantasyonu yapılmış alıcılarda gelişebilme olasılığı yüksek infeksiyonlar şöyle sıralanabilir: • Akciğer infeksiyonları: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş pnömoniler 1-4 ay: HSV pnömonisi (ilk viral pulmoner infeksiyon) 1-6 ay: CMV. rekürrent göz infeksiyonları gelişebilir. Eritema kronikum migrans – Borrelia burgdorferi 83 . kolit). batı Nil ensefaliti vb. donörün CMV seropozitif. gastrointestinal ülserler (özofajit. Son yıllarda özellikle gansiklovire dirençli olgularda foskarnet kullanımı ile iyi sonuçlar alınmaktadır. Tedavisinde asiklovir etkisizdir. C. blefarit. Floresan boyama ile dendritik ülserasyonlar kolayca tanınabilir. gastrit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 83 en önemli risk faktörü. yeşil renkli ishal ve zaman zaman ortaya çıkan kasılma yakınmaları ile getiriliyor. Yüksek ateşle seyreden infeksiyöz mononükleoz tablosu gelişir. yara kaynaklı) infeksiyonlar.

En son yüz ve kollarda gelişir (Şekil IV-18). B. Eritema infeksiyozum – Parvovirüs B19 Eritema multiforme – Mycoplasma pneumoniae Roseola infantum – Đnsan Herpesvirüsü-6 Ekzantema subitum – Đnsan Herpesvirüsü-7 84 6. Negatif ise asla akut olamaz. On yaşın altındaki çocuklarda Cilt döküntüsü + Lenfadenopati + Lenfadenit ile seyreden Giannotti-Crosti sendromu (infantil akrodermatit) de tanımlanmıştır. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazlarının normalin 10 katından fazla arttığı saptanıyor. HBV infeksiyonu ile ilgili serolojik özellikler şöyle özetlenebilir: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. Akut ürtiker – anti-HCV Papüler akrodermatit – anti-HAV IgM Giannotti-Crosti sendromu – anti-HBc IgM Caroli triadı – anti-HCV Giannotti-Crosti sendromu – anti-HAV IgM Hepatit B’nin kuluçka süresi 50-180 gündür. • Pencere fazı. bakılamıyor ise HBeAg sınırlı bilgi verir.Aşağıdaki malignitelerden hangisinde Đnsan Herpesvirüsü-8’e ait DNA’nın saptanması beklenmez? A. konvülsiyon. ekstranodal B lenfosit lenfomaları. E. • Viral replikasyonun en iyi göstergesi HBV DNA düzeyidir. B lenfositlerden köken alan Non-Hodgkin lenfoma C. Cevap: C 190. ensefalit) ait hırçınlık. artralji. Hastanın yapılan muayenesinde tüm vücutta yaygın papüler döküntü ile birlikte servikal ve aksiller çok sayıda ağrısız hareketli LAP varlığı dikkati çekiyor. daha sonra karın cildine yayılan ekzantemler tipiktir. Sekiz yaşındaki bir çocuk yaygın cilt döküntüleri nedeniyle getiriliyor. Multisentrik Castleman hastalığı (anjiyofolliküler lenf bezi hiperplazisi. Negatif ise asla infekte olmamıştır.DrTus. E. dev lenf bezi hiperplazisi) Cevap: D 84 . Hastalık (ekzantema subitum. Tedavide gansiklovir kısmen etkilidir. yeşil renkli ishal ve servikal-oksipital LAP görülür. primer efüzyon lenfoması vb. Cevap: D 189. artrit. membranöz glomerülonefrit ve poliarteritis nodosa (PAN) gelişebilir. Vaskülit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Đkterlilerde kronikleşme riski subklinik ve anikteriklerden daha düşüktür. C. D. Ateş düştükten sonra omuzdan başlayan. Đmmün kompleks hastalığı belirtileri sıktır. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik inceleme aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Multipl miyelom 4. Đkterik olgularda Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ile karakterize Caroli triadı görülebilir. Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonlularda görülen Kaposi sarkoma D.) 3. D. akut infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgM. AIDS’lilerde gelişenler dahil olmak üzere. C. Birden başlayan 39-40oC ateş 2-3 gün sürer. tüm Kaposi sarkomlar 2. Lenfomalar (ör. Sadece %15-25 olgu ikteriktir. kronik infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgG pozitif bulunur. Klasik tip Kaposi sarkomu B. Tüylü hücreli lösemi E. Afrika tipi Kaposi sarkomu Đnsan Herpesvirüsü-8 ile ilişkili hastalıklar: 1. roseola infantum): Daha çok 6 ay-3 yaş arası çocuklarda görülen HHV-6 infeksiyonudur. Bu dönemde sinir sistemi tutulumuna (menenjit. Đnfeksiyonun klinik başlangıcı (preikterik dönem) genellikle gürültüsüz ve sinsidir. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir.

• Genital kanserler: Serotip 16 ve 18 infeksiyonları sonrasında. ALT 30 U/L (N: 15-40). Parvovirüs B19 85 . Hastanın yapılan muayenesinde vulva’da saplı.5-1. Retikülosit boyamasında retikülositoz görülmeyen hastada tanımlanan tabloya neden olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sitomegalovirüs Epstein-Barr virüsü Parvovirüs B19 Đnsan Herpesvirüsü-6 Adenovirüs Đnsan Parvovirüsü B19. Hct:%16. B. CRP 12 mg/L. Kronik hemolitik anemi olgularında görülen aplastik krizlerin %80-90 gibi çok büyük bir bölümünden sorumludur. üremeyi baskılayan gen ürünlerinin hatalı yapımına neden olur. Aplastik kriz gelişir. Cevap: E 193. B.300/mm3 (%55 nötrofil). yassı epitel hücreleridir. Orak hücreli anemi tanısı ile izlenmekte olan 28 yaşındaki bir erkek hasta ateş. • Oral kavite siğilleri: Serotip 6. E. Direkt Bilirubin 1. ABO ve Rh uyuşmazlığı öyküsü olmayan gebede sözü edilen tabloya neden en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. • Cilt siğilleri: Serotip 1-4 tarafından oluşturulur. megakaryositlerde. fötusun karaciğer.2 mg/dL (N: 0. Cinsel temas ile bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenlerden birisidir. C.DrTus. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en olası etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. AST 18 U/L (N: 1535). Bu bölgenin en sık iyi huylu epitelyal tümörleridir. C. Malign dönüşüm nadirdir. kanser gelişimi gözlenmiştir. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta perianal bölgede ortaya çıkan siğiller nedeni ile başvuruyor. cerrahi eksizyonla alınan lezyonların mikroskopik incelemesinde epidermis yassı hücrelerinde vakuolleşme varlığı dikkati çekiyor. • Serviks. Đnfeksiyon sırasında orak hücreli anemi.Gebeliğinin ikinci üç aylık döneminde yüksek ateşle seyreden viral bir infeksiyon geçiren bir gebede yapılan kontrolde fetusun uterus içinde öldüğü saptanıyor. Virüsün bu hücrelerdeki P kan grubu antijenlerini reseptör olarak algıladığı kabul edilir. Hücrelerin proliferasyonu engellenemez. dilate kardiyomyopati geliştiği görülüyor. Đndirekt Bilirubin 3. Cevap: C 192. vulva ve penis siğilleri (kondilomata aküminata): Çoğunlukla serotip 6. Keratin tabakada kalınlaşmaya. 11 tarafından oluşturulur. kemik iliğindeki mitotik eritroid progenitör hücrelerde. üşüme. D.6 mg/dL (N: 0. miyokard ve endotelyal hücrelerinde çoğalır. özellikle HIV infeksiyonlularda fazla olmak üzere. tipik ve tanısal önemi bulunan vakuolleşmeye yol açar (koilositoz). En çok çocuklarda görülür.5) olarak saptanıyor. Virüs. hiperkeratoza. Medikal abortus uygulanıyor ve fetusun ileri derecede ödemli olduğu. Sorumlu viral genler E6 ve E7’dir. Kondiloma lata – Treponema pallidum Molluscum contagiosum – Poksvirüs Herpes genitalis – Herpes simpleks virüs-2 Zona zoster – Varisella zoster virüsü Kondiloma aküminata – Đnsan papilloma virüsü Hedef hücreler. hiperkeratinize papüller görülüyor. titreme.2 g/dL. Hb 5. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 4. D.5-1). 11 tarafından oluşturulur. herediter sferositoz. E. 7. göz aklarında ve ciltte sararma yakınmaları ile başvuruyor. eritrosit sedimantasyon hızı 23 mm/saat. talasemi gibi kronik hemolitik anemilerin varlığında 5-7 gün süre ile eritropoez durur. genital yassı epitel hücrelerinde bulunan.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 85 191.

Olgumuzda anti-HBc IgM negatiftir. inkübasyon döneminin sonunda bulunan yetişkin bir hasta için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin tanısal değeri yoktur? A. Serumda HBsAg pozitiftir Serumda HBeAg pozitif olabilir Hepatosit nükleusunda HBcAg saptanabilir Serumda Anti-HBc IgM saptanabilir Serumda HBV DNA pozitiftir HBcAg. • HBeAg replikasyon göstergesidir. iştahsızlık. Cevap: A 194. Ölü doğum gerçekleşebilir. Anti-HBc IgM ve HBV DNA pozitif olarak bulunur. sadece hepatosit nükleusunda bulunan. olgumuzdaki gibi hiperakut dönemde serumda HBsAg. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir hastada aniden gelişen bilinç değişikliği nedeni ile akut fulminant hepatit tablosu geliştiğinden kuşkulanılıyor. Đntrauterin infeksiyonda fiziksel anomali söz konusu değildir. Üçüncü üç aydaki bulaşta sorun yaşanmaz. Olgumuzda anti-HBc IgG pozitiftir. B. yani replikasyon vardır. Parenteral yoldan alınan Hepatit B virüsü ile infekte olan. anti-HBc IgM tarafından erkenden nötralize edilir. yani virüsle karşılaşmıştır. HBcAg. Cevap: C 196. HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HBc IgG + + + Bu hastanın tanısı ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. C. protein kinaz aktivitesi gösteren bir antijendir. Olgumuzda HBeAg pozitiftir. Bulaş ilk üç ayda gelişirse gebelik abortus ile sonuçlanır. Negatif ise asla infekte olmamıştır. Cevap: E 195. göz aklarında sararma. E. hiperakut dönemde serumda bol miktarda bulunsa da immünolojik yöntemlerle saptanamaz. Negatif ise asla akut olamaz. Đkinci üç ayda gelişen intrauterin infeksiyon sonucunda hidrops fötalis ortaya çıkar. Aktivasyon gösteren kronik Hepatit B virüsü infeksiyonu vardır Olgumuzu HBV infeksiyonu serolojik özelliklerine göre irdeleyelim: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. infeksiyonun erken döneminde anti-HBc gelişimine yol açar. Bunun dışında. HBeAg. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. yani akut değildir. E. D. Halen hiperakut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir E. Halen kronik Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır C. Halen akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir B. idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir kadın hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Herpes simpleks virüs-2 Sitomegalovirüs Rubella virus Toxoplasma gondii 86 Parvovirüs B19 nedenli non-immün hidrops fötalis: Đnfeksiyonu geçiren annelerin 1/3’ü virüsü fötusa bulaştırır. C. D. Halsizlik. Antijenitesi çok güçlü olup. Bu nedenle.DrTus. 86 . Geçen hafta akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmiştir D.

akut olgularda çok fazla etkilenmez. Serum albümininde düşme Serum üre düzeyinde düşme Protrombin zamanında uzama Serum amonyak düzeyinde düşme ALT düzeyinde yükselme Viral hepatitlerin akut dönemde ALT ve AST değerleri birkaç bin IU’ya kadar çıkar. Aşağıdaki tabloda serolojik bulguları verilen hastanın HBV DNA düzeyi yüksek (>105 kopya/mL).DrTus. normal değerde bulunmaları. Cevap: E 198. Đmmünstimülan. antiproliferatif ve antiviral etkinliği nedeniyle IFN-α tedavisi ve antiviral ilaç kombinasyonları kullanılmaktadır. Önce antiviral verildikten sonra interferon başlanmalıdır E. Karaciğer transaminazları normalin üst sınırının en az iki katı yükseklikte (>100 IU/mL). Kronik olguların izlenmesinde ise protrombin zamanından daha değerlidir. Bu verilebilecek immünmodülatör ve antiviral tedavi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. ALT. Anti-HAV IgM B. Bu olguda interferon tedavisi kontrendikedir Kronik HBV infeksiyonu tedavisi: Kronikliğin ilk kuralı. AST’ye göre daha duyarlı ve özgüldür. E. karaciğer sentez fonksiyonlarını değil. klinik olarak agresif seyreden KAH olgularında tedavi uygulanmalıdır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 87 Söz konusu klinik tablonun varlığını destekleyen en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir? A. Dekompanse siroz. akut olgularda gelişen karaciğer nekrozu ve yetmezliğinin izlenmesinde oldukça uygun bir yöntemdir. nekroinflamatuvar aktiviteyi ve hepatosellüler hasarı kabaca gösteren belirteçlerdir (lizis enzimleri). HBV DNA pozitif (≥105 kopya/mL). tiroidit gibi otoimmün hastalıklar veya başka bir immünopati veya ağır kardiyovasküler sorunlar var ise IFN-α tedavisi güvenle uygulanamaz. karaciğer transaminaz düzeyleri normalin üst sınırının üç katı düzeyinde saptanıyor. protrombin zamanı uzar. Seri protrombin zamanı ölçümleri. D. Đnterferon ile birlikte antiviral de verilmelidir C. C. B. Uzun (20 gün) yarı ömrü nedeniyle albümin. Bununla birlikte. Akut ve/veya kronik olgularda karaciğerin sentez etkinliklerini gösteren kan albümin ve üre düzeyleri düşer. GÜNLER ALT(U/L) 0 1230 3 675 7 1460 14 1140 28 720 Yedinci günde saptanan ALT artışını açıklayabilmek için öncelikle yapılması gereken laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. fibrozis gelişmeye başlamış. Cevap: C 197. karaciğer histopatolojisinde lobüler yapısı bozulmuş. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan ve damar içi ilaç bağımlılığı öyküsü olan yetişkin bir hastanın günlere göre ALT değerleri aşağıdaki tabloda veriliyor. HBsAg pozitifliğinin altı aydan daha fazla sürdüğünün bilinmesidir. Hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisi sonucunda ise karaciğer sirozu saptanıyor. Önce interferon tedavisi verildikten sonra antiviral başlanmalıdır D. karaciğer hasarının bulunmadığı anlamına gelmez. Tek başına interferon verilmelidir B. Anti-HCV 87 . Bunlar.

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

88

C. HBV DNA D. HBeAg E. Anti-HDV IgM HBV-HDV ko-infeksiyon: Aynı zamanda geçirilen, ikisi için de akut tablonun eş zamanlı olduğu infeksiyondur. HBV infeksiyonunun seyri ağırlaşmaz, aksine HBV replikasyonunu baskılayarak inflamasyonu azaltabilir. Hatta, %2-10 olguda HBsAg negatifleşmesi gerçekleşebilir. Fulminans (%2-20) ve kronikleşme (%2-7) oranı da düşüktür. Önce antiHBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede bulunur. Anti-HDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Đki ALT piki ile özeldir. Đlki HBV, ikincisi HDV infeksiyonuna aittir.

Cevap: E 199. Sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılığı tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir erkek hasta; göz akları ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde ALT 985 U/L (N: 15-40), total bilirubin: 4.28 mg/dL (N: 0.2 – 1.2) olarak saptanıyor. Hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
HBsAg Anti-HAV IgG HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM
+ + + +

Serolojik çalışma sonuçları aşağıdaki tabloda verilen hastanın tanısı ile ilgili aşağıdaki seçeneklerden hangisi en doğrudur? A. Kronik Hepatit B virüsü infeksiyonuna Hepatit A virüsü infeksiyonu eklenmiştir B. Hepatit B virüsü taşıyıcısı hastada Hepatit A virüsü infeksiyonu gelişmiştir C. HDV ile süperinfeksiyon gelişmiştir D. HDV ile ko-infeksiyon gelişmiştir E. Tanımlanan tablo sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılarında görülebilen olağan bir durumdur HBV-HDV süperinfeksiyonu: Daha önce kronik bir HBV infeksiyonu varken sonradan HDV infeksiyonu gelişmesi durumudur. Mevcut tablo ağırlaşır. Daha önce stabil halde bulunan inaktif HBV taşıyıcısında relaps ve fulminant seyir (%10-20) gelişir, kronikleşme şanssızlığı artar (%70-95). HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgG mutlaka pozitif, anti-

88

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
HBc IgM ise çoğunlukla negatif ya da düşük titrede pozitiftir.

89

Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM pozitif, anti-HBc IgM ise negatiftir. Bu profil HBV-HDV süperinfeksiyonu ile uyumludur. Anti-HAV IgG pozitifliği ise kafa karıştırmak için verilmiştir. Çoğumuzda olduğu gibi daha önce HAV infeksiyonunun geçirilmiş olduğunu gösterir. Mevcut tablo ile ilişiği yoktur. Cevap: C 200. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile hastanede yatmakta olan yetişkin bir hastanın düşmekte olan ALT değerinin yeniden yükselmesi nedeni ile yapılan serolojik çalışmaların sonuçları aşağıdaki tabloda veriliyor.

HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM

+ + + +

Bu hasta ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. B. C. D. E. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı yanlıştır Hastada HBV-HDV ko-infeksiyonu gelişmiştir Hepatit B virüsü infeksiyonu iyileşmiştir Hastada kronik HDV infeksiyonu vardır Hastada HBV-HDV süperinfeksiyonu gelişmiştir

HBV-HDV ko-infeksiyonu: Önce anti-HBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede pozitif bulunur. AntiHDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgM pozitif bulunmuştur; yani HBV de HDV de akut infeksiyona yol açmıştır. Bu tabloda HBV-HDV ko-infeksiyonundan söz edebiliriz. Cevap: B

201. Ateş, öksürük, nefes darlığı yakınmaları ile başvuran 60 yaşındaki bir erkek hasta muayene ve laboratuvar tetkik sonuçlarına göre viral pnömoni ön tanısı ile hastaneye yatırılıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü

Đnfluenzanın kuluçka süresi oldukça kısadır (1-2 gün). Yüksek ateş, genel infeksiyon belirtileri, yaygın kas ve eklem ağrıları nedeniyle paçavra hastalığı adını da alır. Miyozit ve gastrointestinal yakınmalar B tipinde A’ya göre daha fazladır. Solunum yolunda siliyer hücre disfonksiyonuna neden olur. Đmmüniteyi baskılayan bir hastalık olduğu için, Influenza A tipinin yol açtığı infeksiyonlarda Haemophilus influenzae, Staphylococcus aureus ve pnömokok pnömonileri ve otitis media gibi bakteriyel süperinfeksiyonlara sıklıkla rastlanır. Bu tablolara en duyarlı bireyler; gebeler, yaşlılar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastalarıdır. Anerji, virüsün lenfoid hücrelerdeki apopitozu hızlandırmasına bağlanır. Đnfluenza A ve B virüsleri, erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Toplumdan edinilmiş tüm viral pnömonilerin >%50 gibi büyük bir oranından sorumludur. Hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerindeki bireylerden oluşur. Çocuklarda ise en sık viral pnömoni etkeni RSV’dir. Cevap: C

89

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

90

202. On haftalık gebe bir kadın; ateş, baş ağrısı, kusma ve her iki çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile başvuruyor.. Hastadan alınan anamnezde hastanın altı yaşındaki kızının on gün önce kabakulak geçirdiği öğreniliyor. Bu hastanın yeni doğacak olan çocuğunda görülmesi en olası fetal anomali aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Endokardiyal fibroelastoz Mikrosefali Mikrooftalmi Ekstremite hipoplazileri Anensefali

Đlk üç ayındaki bir gebede geçirilen kabakulak, intrauterin fetal ölüm riskini artırır; doğabilmiş ise düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Neden olduğu, kanıtlanmış bir konjenital anomali yoktur. Bununla birlikte, intrauterin infeksiyon ile genellikle tek taraflı olarak görülen sensörinöral sağırlık ve endokardiyal fibroelastoz gelişimi söz konusudur. Mikrosefali öncelikle kızamıkçığı düşündürmelidir. Mikrooftalmi kızamıkçığı ve toksoplazmozu düşündürmelidir. Ekstremite hipoplazileri VZV infeksiyonunu düşündürmelidir. Anensefalinin kesin nedeni bilinmiyor. Hereditenin rolü ekarte edilememişse de katkısı ile ilgili kesin bir kanıt da bulunamamıştır. Annenin antiepileptik kullanması ya da insüline bağımlı diyabetinin bulunması riski anlamlı düzeyde artırır. Diyete folik asid (0.4 mg/gün) eklenmesi ise nöral tüp defektlerinin gelişimini önemli derecede düşürmüştür (1/1.000-2.000’den 3/10.000’e). Cevap: A 203. Oniki yaşındaki bir kız çocuk; ateş ve sol çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın ailesinden alınan anamnezde bir yaşında ve altı yaşında iki kez kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapıldığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum ve idrar amilaz düzeyleri yüksek olarak saptanan hastanın ultrasonografik incelemesinde sol parotiste ödem saptanıyor. Bu hastada tanımlanan tabloya neden olmayan viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Sitomegalovirüs Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 Kızamık virüsü Coxsackie virüs

Kabakulak geçiren bireyde ömür boyu koruyucu immünite söz konusudur. Hastalığı bir kez geçiren bir daha hastalanmaz. Eğer bu bireylerde bir kez daha parotit gelişmiş ise etken; parainfluenza virüsü, CMV, HIV, Coxsackie A virüsü gibi parotite neden olabilen diğer virüslere ya da başta Staphylococcus aureus olmak üzere aerop ya da Bacteroides türleri, anaerop koklar gibi anaerop bakteriler nedeniyle gelişmiş olabilir. Cevap: D 204. Kızamık tanısı ile hastaneye yatırılan yetişkin bir erkek hasta sol kulağında ağrı ve dolgunluk olduğunu ifade ediyor. Yapılan otoskopik muayenesinde sol timpanik zarın eritemli ve bombeleşmiş olduğu görülüyor. Bu hastada tanımlanan komplikasyondan sorumlu en sık etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Staphylococcus aureus Haemophilus influenzae Measles virüsü Streptococcus pneumoniae Moraxella catarrhalis

En sık kızamık komplikasyonları, solunum sistemi ile ilgilidir. Bu tutulum, direkt olarak virüse bağlı olabildiği gibi, daha

90

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 91 çok bakteriyel süperinfeksiyonlar sonucu gelişir. öksürük ve solunum zorluğu yakınmaları ile getiriliyor. sıklıkla orta kulak ve bronş sistemi etkilenir. Dört aylık bir bebek. Yan boyun grafisi ise normal olarak değerlendiriliyor. Tüberküloz reaktivasyonu gelişebilir. Çekilen düz boyun grafisinde subglottik ödemi gösteren “kalem ucu” bulgusu görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. herhangi bir pnömonik infiltrasyon saptanmıyor. hafif ateş. Toplum kökenli pnömoni tanısı ile geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine başlanan hastanı ateşi 48 saatlik tedaviye rağmen düşmüyor. virüs nedeniyle solunum yolu epitel hücrelerinde oluşturulan destrüksiyon ve hücresel immünitenin depresyonudur. Bakteriyel süperinfeksiyonlardan. nefes darlığı ve hırıltılı soluma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. substernal ve supraklavikular çekilmeler ile birlikte inspiratuvar stridor saptanmıştır. Daha büyük çocuk ve erişkinlerde ise soğuk algınlığı tablolarına. en sık karşılaşılan kızamık komplikasyonudur. öksürük.60C olarak ölçülüyor. Cevap: A 207. Hastalığın seyrinde sekonder bakteriyel (pnömokoksik) pnömonilere nadiren rastlanır. Đkinci sık komplikasyon ise bakteriyel ve/veya kızamık virüsü tarafından oluşturulan pnömonilerdir. Respiratuvar sinsisyal virüsB. Đnfluenza C virüsü C. Önemli düzeyde anerji oluşur. sık nefes alma ve hırıltılı solunum yakınmaları ile getiriliyor. Parainfluenza virüsüD. yapılan muayenede inspiryum sırasında interkostal. C. Pnömoni ve bronşiyolit gibi alt solunum yolu tutulumları görülür. nadiren de parotitlere neden olur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Başlıca etkenler pnömokoklar (en sık). dispne. Wheezing. bronşit. Cevap: D 205. Bunun gerekçesi. Coxsackie virüs E. viremiye neden olmaz. Yapılan muayenede interkostal çekilmeler ve wheezing varlığı dikkati çekiyor. farenjit ve nezleye (runny nose). sadece alt ve üst solunum yolunda replike olabilir. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. en çok karşılaşılan akut komplikasyonlardan biridir ve çoğu zaman hastalığın başlangıç bulgusudur. subglottik daralmayı işaret eder. Cevap: C 206. yüksek ateş. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. Üç yaşındaki bir kız çocuk. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. laringotrakeobronşitlerin hemen hemen yarısında görülür.DrTus. Çekilen akciğer grafisinde akciğerlerde havalanma artışı ve buna bağlı olarak diyafragmanın aşağı itildiği görülüyor. Respiratuvar sinsisyal virüs Parainfluenza virüsü Đnfluenza A virüsü Ekovirüs Rinovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs nedenli ilk infeksiyonlar çoğunlukla en şiddetlidir. Herpes simpleks virüs Virüs. Ayrıca bu yaş grubunda bronşiyolit ve pnömonilere de yol açar. Otitis media. Beş yaşın altındaki küçük çocuklarda en sık krup (laringotrakeobronşit) etkenidir. Çoğu pnömoni ve bronşiyolit olgusu afebrildir. Đnfluenza A virüsü B. Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan interstisyel infiltrasyon görülüyor. Đki yaşındaki bir erkek çocuk. zaman zaman solunum durması. B. Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis gibi farinks florası bakterileridir. Parainfluenza virüsü 91 . Hastanın yapılan muayenesinde sağ otitis media saptanıyor. D. öksürük. Apne. E. Boyun grafisinde kalem ucu bulgusunun saptanması. Đnfluenza B C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.

kusma ve iştahsızlık yakınmaları ile başvuruyor. tonsiller ve dil yüzeyinde veziküler lezyonlar görülüyor. bulantı. Enterovirus tip 70: Bulber subkonjunktival peteşiyal hemorajilerle seyreden akut hemorajik konjunktivitlerin ana nedenidir. Yüksek ateş. öncelikle Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunu düşündürmelidir. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir.DrTus. B. konjunktivit. B. el-ayak-ağız hastalığı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. Coxsackie B virüsü: Plörodini. Ekovirüs Enterovirus tip 68 Coxsackie A virüs Enterovirus tip 70 Coxsackie B virüs Ekovirüs: Soğuk algınlığı. lökosit sayısı. Hastanın yapılan muayenesinde yumuşak damak. eritrosit sedimantasyon hızı. kendini sınırlayan bir hastalıktır. 92 Kızamık virüsü infeksiyonu cilt belirtileri ile başlar. Herpanjina: Bir Coxsackie A virus infeksiyonudur. Cevap: C 209. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. aseptik menenjit. üst solunum yolu infeksiyonları. yüksek ateş. miyokardit. hareketle artan sağ yan ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. D. C. E. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. pulmoner patolojiye eşlik eden otitis media ve geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine yanıtsızlık. anoreksi. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP değerleri normal sınırlarda saptanıyor. Hastanın yapılan muayenesinde sağ pektoral kasın bastırmakla ağrılı olduğu saptanmış. Kızamık virüsü E. kusma ve yumuşak damak-uvula-tonsilla ve dilde veziküllerle karakterize. CK-MB düzeyleri normal sınırlarda ve akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. Onyedi yaşındaki bir erkek hasta. boğaz ağrısı. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. aseptik menenjit. bulantı. Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunla alt solunum yolu tutulumlarının önemli bir yandaşı otitis media’dır. Coxsackie A virüsü: Herpanjina. Wheezing. boğaz ağrısı. Parainfluenza virüsü daha büyük yaş gruplarındaki en sık krup etkenidir. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. akut hemorajik konjunktivit. Olgumuzun yaşı. uvula. C. bunun dışında patolojik bulgu saptanmıyor. pulmoner ve üst solunum yolu komplikasyonları döküntüler çıktıktan sonra belirir. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. D. perikardit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yetişkin bir erkek hasta aynı gün içinde başlayan ateş. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde. Đnfluenza C virüsü basit bir soğuk algınlığı tablosuna neden olur. erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı. Varisella zoster virüsü Sitomegalovirüs Coxsackie B virüsü Coxsackie A virüsü 92 . Enterovirus tip 68: Bazı çocuk pnömoni ve bronşiyolitlerinden sorumludur. Cevap: E 208. dispne. Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza A virüsü ilk iki yaş grubunda değil. CRP.

Zaten diğer seçenekler de bu tanıya gidilmesi yönünde zorlamaktadır. ayrıca çocuklarda. EKG’de ise PR mesafesinde uzama görülüyor. Musluk suyu – Anti-HBc IgM D. yüksek ateş. kusma. Hastanın yapılan muayenesinde taşikardi ve takipne ile birlikte ayak ve pretibial bölgede godet bırakan ödem. Kantinde satılan katı gıdalar – Anti-HBc IgM 93 . Birden gelişen kalp yetmezliği. sarılık. hepatomegali ve parmak uçlarında siyanoz varlığı dikkati çekiyor. hepatit C’nin görülmemesi tanıyı desteklemektedir. Cevap: D 212. E. bu çocuğun hepatit geçirmekte olduğunu belirtmektedir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Ekim ayında bir ilköğretim okulunun birinci sınıf öğrencileri arasında ortaya çıkan akut viral hepatit salgınında alınan serum örneklerinde anti-HAV IgM testinin sonucu negatif olarak saptanıyor. bulantı ve kusma görülür. B. %40’ından HBV. Hasta kanı ile kontamine eşyalarla parenteral temas – Anti-HEV IgM B. Çekilen telekardiyografide kardiyomegali saptanmış. C. Kaldı ki HCV infeksiyonu bu derece şiddetli klinik tablolarla ve 50 kat artış gibi transaminaz patolojileriyle seyretmemektedir. E. çocuklarda abdominal ağrı. D. kardiyomegali. B. yumuşak kıvamlı bir hepatomegali dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde ise üst sınırlarının yaklaşık 50 katı kadar artmış AST ve ALT değerleri ve orta derecede yükselmiş direkt ve indirekt bilirubin düzeyleri dışında patolojik bulgu saptanmıyor. iştahsızlık. D. halsizlik. Viral miyokarditlerin de en sık etkeni. Salgının en olası kaynağı ve hastalardan öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Olgumuzun yaş grubu dikkate alınırsa en olası etken HAV’dır. Birden başlayan ateş ve hareketle artan unilateral göğüs ağrısı. Đnfantlar tehdit altındadır. Etkilenen bölgede adaleler de ağrılı olabilir. Dört günde sonlansa da birkaç kez yineleyebilir. hepatomegali ve siyanoz ile karakterizedir. taşikardi. öksürük. Ekovirüs Coxsackie B virüs Sitomegalovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs Mumps virüs Tanımlanan klinik tablo miyokardit ile uyumludur. hemofili hastası gibi özellikli bir risk grubu içinde bulunmadıkça. Đnfeksiyonlara bağlı hepatitlerde. Musluk suyu – HEV Ag E. C. klinik belirtilerle seyreden viral hepatitlerin yaklaşık %30-35’inden HAV. Mortalitesi yüksektir. Cevap: B 211. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Bu hastada tanıya yönelik olarak yapılması gereken ilk serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Diğer seçeneklerde hepatit B’ye ait akut belirteçlerin bulunmaması. bulantı. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile getiriliyor. Miyokarditlerin en sık gerekçesi viral infeksiyonlardır. Đki yaşındaki bir kız çocuk. Musluk suyu – Anti-HEV IgG C. şeytan gribi): Coxsackie B virüsü infeksiyonudur. Bronholm hastalığı.DrTus. Ekovirüs 93 Plörodini (epidemik miyalji. Ülkemizde HAV infeksiyonu büyük çoğunlukla çocukluk yaşlarında geçirilmektedir. HCV RNA Anti-HBc total HBV DNA Anti-HAV IgM Anti-HCV Verilen tablo. %20’sinden ise HCV sorumludur. lizis enzimlerini 50 kat gibi çok fazla artıran gerekçeler bakteriler ve protozoonlardansa virüsler olabilir. solunum zorluğu. ayaklarında şişme ve parmaklarında morarma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Yapılan muayenesinde ağrılı. Coxsackie B virüsüdür. Tüm akut. Cevap: C 210.

Đnfeksiyon sırasında hiperakut dönemde IgM ile birlikte IgG de pozitifleşir. Damar içi uyuşturucu kullandığı bilinen yetişkin bir erkek hasta. Gebelerde çok ağır seyreden böyle bir viral hepatit tablosu vardır. Rotavirüs Salmonella enteritidis Norwalk virüs Enterotoksijenik Escherichia coli Ekovirüs Rotavirüs. Anti-HEV IgG E. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. kas-eklem ağrıları ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Genellikle 39-400C yüksek ateş. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. şiddetli bulantı. E. Cevap: A 215. ateş. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. Cevap: B 213. AIDS ile ilişkili kompleks D. Otuziki haftalık gebe bir kadın. Gebelerde infeksiyon daha ağır seyreder. boğaz ağrısı.DrTus.5-1). ALT 578 U/L (N: 15-40). B. karın ağrısı ve ardından da ishal ile başlar. HCV RNA Hepatit E Virüsü. Klinik AIDS HIV infeksiyonunda klinik seyir: a. Anti-HCVD. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 94 Hepatit E Virüsü. protrombin zamanı 22 sn (N<15). Đshal bir hafta veya daha uzun sürebilir. bulantı. ateş. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tabloya neden olabilen etkenin tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken laboratuvar test aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: D 214. Yapılan dışkı mikroskopik incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmeyen olguda sıvı desteği tedavisi başlanıyor ve ishal yakınması on gün devam ettikten sonra kendiliğinden iyileşiyor. kusma. servikal LAP ve yaygın makülopapüler döküntü dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde AST 347 U/L (N: 15-35). kusma. Asla kronikleşmez. Olgumuzda anti-HAV IgM negatif ve anti-HBc IgM negatif verildiğine göre bu olgu asla akut HAV. Hastanede kalma süresi daha uzun ve klinik seyir de daha ağırdır. HBV infeksiyonları olamaz. Akut retroviral sendrom B. erişkinlere oranla daha ağır seyreder. anti-HAV IgM negatif. Tanısında anti-HEV IgM ya da IgG antikorları araştırılır. Asla kronikleşmez. cildinde. C. serum amonyak düzeyi 158 g/dL (N: 15-56). Semptomatik Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu E. bebek (6 ay-2 yaş) ishallerine yol açan en sık (%50) etkendir. Yapılan muayenesinde ateş. bilirubin total 20 mg/dL (N: 0. Hastalık infant ve küçük çocuklarda. Primer infeksiyon: Virüsün yeni alındığı ve ilk replikasyonun başladığı dönemde hastalarda herhangi bir belirti 94 . Dehidratasyon diğer çocuk ishali etkenlerinin yol açtığından çok daha şiddetlidir. Dışkıda lökosit ve kan yoktur. HBV DNAB. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. anti-HBc IgM negatif olarak saptanıyor. protrombin zamanının tehlikeli boyutlarda uzamış ve serum amonyak düzeyinin artmış bulunması. HEV infeksiyonu. Klinik latent dönemde Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu C. özellikle üçüncü üç ayda mortalite %25 gibi oldukça yüksektir. bir akut hepatik yetmezlik tablosunun bulunduğunu ortaya koymaktadır. kusma ve ishal yakınmaları ile getiriliyor. Kuluçka süresi 1-7 gündür. Yaklaşık bir ay önce ortak injektör kullandığı bir arkadaşında Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu saptandığı öğreniliyor. Anti-HDV IgM C.Bir yaşındaki bir bebek. Yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer ekojenitesinde staetozu düşündüren artış bildiriyor. mortalitesi HAV’dan 10 kat daha fazladır (%1-2). Viral hepatit varlığında bilinç değişikliklerinin gelişmesi. göz aklarında sararma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. D. Ancak. olguda ciddi bir seyrin.

servikal LAP. Bu dönemde viral latens yoktur. Akut retroviral sendrom Asemptomatik infeksiyon Persistan jeneralize LAP • Kategori B: Semptomatik HIV infeksiyonu tablolarıdır. ateş (en sık). Candida albicans C. Đntrasellüler patojenlerin neden olduğu fırsatçı infeksiyonlar ve fırsatçı tümörler gelişir. Hastaya yapılan endoskopide özofagusta eritemli zeminde beyaz kümeler şeklinde lezyonlar görülüyor. Basiler anjiyomatöz Oral ve tekrarlı vulvovajinal kandidoz Zona Listeriyoz Đmmün trombositopenik purpura Servikal displazi. Tekrarlayan vulvovajinal kandidoz Zona zoster Basiler anjiyomatöz Tuboovaryan apse Đnatçı yaygın LAP HIV infeksiyonu/AIDS Klinik Sınıflaması: • Kategori A: Asemptomatik ve klinik-latent dönem tablolarını kapsar.DrTus. D. Hastanın yapılan tetkikleri sırasında anti-HIV 1+2 ve Western-Blotting testleri pozitif olarak bulunuyor. d. farenjit. CD4+ T lenfosit sayısının 400/mm3’ün altına inmesi ile. kusma ve aseptik menenjit tabloları sergileyebilir. in situ serviks kanseri Tubo-ovaryen apse ile komplike pelvik inflamatuvar hastalık Periferik nöropati AIDS’e ilerleme semptomları (ARC) Saçlı oral lökoplaki • Kategori C: Klinik AIDS tablolarını sergileyen hastalar bu grup içinde yer alır. c. Cryptococcus neoformans B. Klinik-latent dönem: Primer infeksiyondan sonra klinik olarak (kronik) latent dönem başlar. Cevap: A 216. Bazılarında ise infeksiyöz mononükleoz benzeri bir tablo (akut retroviral sendrom) gelişebilir. Semptomatik HIV infeksiyonları: Uzunca bir dönem sessiz kalan olgularda. E. immün yetmezlik dönemine yaklaşıldığını haber veren hastalıklar gelişmeye başlar. Olguların %50-70’inde ise inatçı genel LAP (PGL) gelişebilir. bulantı. ishal. Đmmün yetmezlik gelişimi-Klinik AIDS: Tedavisiz olgularda. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: E 217. CD4+ T lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. B. Damar içi ilaç bağımlısı yetişkin bir erkek hasta yutma sırasında boğaz ve göğüs arkasında ağrı yakınmaları ile başvuruyor. b.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 95 bulunmayabilir. Aspergillus fumigatus 95 . Görülme sıklığına göre. makülopapüler döküntüler. Akut dönemden birkaç ay (2-6 ay) sonra antiHIV pozitifleşir (serokonversiyon). C. adale ve eklem ağrıları. semptomatik HIV infeksiyonu döneminden yaklaşık 1-2 yıl sonra AIDS gelişimine tanık olunur. Anti-HIV testi ve HIV RNA pozitif olarak saptanan bir kadın hastada aşağıdaki klinik tablolardan hangisi CDC (Centers for Disease Control) kategori B ile uyumlu değildir? A. lezyonlardan alınan örneklerin direkt mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan mayalar görülüyor.

prolifere olan endotelin lenfatiklere mi. Gövde. el bileklerinde ağrı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Bazı olgularda visseral organ tutulumu da görülür. %20 olguda HIV infeksiyonunun AIDS’e ilerlediğini ortaya koyan ilk bulgudur. Hastanın yapılan muayenesinde sert damakta peteşiler. Bu ilk lezyonlar genişler. C. boyun arka kısmında şişlik. B. el bilekleri ve dizler en çok tutulan eklemlerdir. yoksa diğer kan damarlarına mı ait olduğu tartışmaları süregelmiştir. AIDS’de gelişenlerde oral kavite tutulumu fazladır. zeminde yatan immünite problemi olduğu için kısa süreli antifungal tedavi ile sağaltılamazlar. pek çok cilt bölgesini tutabilir. posterior servikal ve suboksipital bölgede birleşme eğiliminde LAP ile birlikte yüz ve gövdede seyrek makülopapüler döküntüler saptanıyor. Kandida özofajiti ağır bir tablodur. tenosinovit vb. Yirmiüç yaşındaki bir kadın hasta ateş. Çağdaş görüşe göre iki sistemden hiçbirisine ait olmadığı. kol ve bacaklarda daha sık olmakla birlikte. Cevap: D 219. Đnterfalanjial el eklemleri. Sorun. Histoplasma capsulatum E. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında görülen Kaposi sarkomu. E. maküler bir lezyon ortaya çıkmış. artrit. Cevap: B 218. Cevap: B 96 . Pneumocystis carini 96 Kronik mukokutanöz kandidoz: Gelişmesi sürpriz olarak karşılanan ciddi kandidoz tablolarıdır. B. Rubeola IgM Rubella IgM Anti-VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Mumps IgM Adelösan Dönemde ve Erişkinlerde Kızamıkçık: Pediatrik gruba göre klinik belirtilerin şiddeti ve komplikasyonları daha fazladır. başta gastrointestinal ve respiratuvar sistemler olmak üzere birçok visseral organ tutulabilir. renk koyulaşır. Özofajit. asemptomatik eritematöz makül şeklinde başlar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Eklem tutulumu. Görülme sıklığı çok fazla (%20-40) olan endojen bir mantar hastalığıdır. Özofagusta eritemli zeminde beyaz plaklar görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. trakeit. CDC kategori C HIV infeksiyonu bulunan erişkin bir erkek hastanın sol bacağında. Çocukluk dönemi aşıları konusunda yeterli bilgi alınamayan hastada tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik araştırma aşağıdakilerden hangisidir? A. Lezyonlar öncelikle ağrısız. tümör dokusunda Kaposi Sarkom Associated Herpesvirus (KS/AV. halsizlik ve üst solunum sistemi belirtileriyle başlar. Carpal-Tunnel sendromu.) dikkat çekicidir. AIDS olgularında en sık (%10-25) görülen malignitedir. hatta yıllarca sürebilir. Non-Hodgkin lenfoma Hodgkin lenfoma Bazal hücreli karsinom Kaposi sarkomu Yassı hücreli karsinom Kaposi sarkomu: Damar endoteline ait olduğu kabul edilmekle birlikte. Ateş. Türü ne olursa olsun tüm Kaposi sarkomu olgularında. tümörün immatür mezenşimal hücrelerden kaynak almış olabileceği söylenebilir. Özellikle kadınlarda fazla (>%30) olmak üzere eklem tutulumları (artralji. boyun. pretibial bölgede eritemli. Mukozal yüzeyler. Bu hali ile melanositik bir lezyona ya da papülloskuamöz bir erüpsiyona benzer. Birkaç haftada kaybolsa da bazen aylarca. bronşit gibi derin kandidozlar çok önemli AIDS delilleridir. D.DrTus. aşı uygulaması sonrasında da görülebilir. E. ancak geçicidir. giderek rengi koyulaşarak büyümüş ve papüler bir lezyona dönüşüyor. Kalıcı hücresel immünite defekti olan şahıslarda lokal (tırnak. C. Lezyondan alınan biyopsi sonucunda mezenşimal kökenli hücrelerden gelişen bir malignite olduğu saptanıyor. D. Diğer türlere göre. vajina gibi) bir yerleşimin yayılması sonucunda gelişir. HHV-8) belirlenmiştir.

Diğer endokrinopatiler 13. ağrısız lezyonlar görülüyor. katarakt ve sensörinöral tipte işitme kaybı saptanıyor. VSD. Göz: Katarakt. E. C.DrTus. Mental retardasyon. spastik kuadriparezi. kas ve eklem ağrıları ve peteşiyal döküntü yakınmaları nedeni ile izlenen yetişkin bir kadın hastanın yapılan tetkikleri sonucunda esansiyel mikst kriyoglobülinemiye bağlı vaskülit tanısı konuluyor. D. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). 2. Yapılan Dermatoloji konsültasyonu sonucu porfiria kutanea tarda tanısı konulan hastada öncelikle araştırılması gereken viral infeksiyon etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. 3.Kemik anomalileri Cevap: C 221. esansiyel mikst kriyoglobülinemi gelişiminin ana nedenidir. mikrosefali. Yapılan muayenesinde özellikle güneşe maruz kalan vücut bölümlerinde ülsere. Trombositopeni 7. glokom. mikroftalmi. Yenidoğan bir erkek çocukta mental retardasyon. sensorinöral sağırlık ve progressif rubella panensefaliti (>10 yaşta) görülür. mikroftalmi. Pnömoni 9. HCV infeksiyonu. Ateş. foramen ovale açıklığı. Merkez sinir sistemi: Sıktır. Hepatosplenomegali 8. HSK gelişim riski fazladır. pulmoner stenoz. hidrosefali.Đmmün yetmezlik tabloları 11. E. HBsAg Anti-HCV Anti-HEV IgG Anti-HBc IgM Anti-HAV IgM HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: Kronik olgularda karaciğer ultrasonografisinde karaciğer steatozu görülür. Đntrauterin gelişme geriliği 5. Hepatit 6. iris hipoplazisi. ASD. Toksoplazmoz Kızamık Kızamıkçık Sitomegalovirüs Suçiçeği Konjenital Rubella Sendromu: 1. miyokardit. Cevap: B 222. C.Diabetes mellitus (tip I. Epstein-Barr virüsü 97 .Cilt döküntü ve kanamaları (kemik iliği problemleri) 10. B. Bu hastada bir sonraki aşamada öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Sözü edilen anomalilere neden olabilen en olası konjenital infeksiyon aşağıdakilerden hangisidir? A. Yetişkin bir erkek hasta yüz ve ellerinde daha belirgin olan yaralar çıkması nedeni ile başvuruyor. mikrosefali. Hepatit C virüsü B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 97 220. pigmenter retinopati. Kronik hepatit C nedenli siroz olgularının %50’sinde saptanır. B. D. En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. HLA DR3 varlığında fazla) 12. ensefalit. 4. Kalp: Patent ductus arteriosus (PDA).

Ayrıca. 0. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). tilkiler. ancak hastalığı asemptomatik olarak veya çok hafif belirtilerle geçiren yabani tavşanlar. baş ağrısı. Cevap: C 224. bir saat önce. insan ve hayvanlara kenelerle bulaştırılan bir Bunyaviridae-Nairovirüs infeksiyonudur. trombositopeni. Olgularda lökopeni ve ağır trombositopeni dikkat çekici düzeydedir. 7 ve 28.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Bunyaviridae içinde yer alan bir etken tarafından oluşturulmuş olabilir B. Evcil ve yabani hayvanlar veya göçmen kuşlar tarafından da bulaştırılabilir C.DrTus. koagülopati. kas-eklem ağrıları. infekte insan veya hayvan sekresyonlarına temastan 5-6 gün sonra yüksek ateş. kuduzdan korunmanın ana ilkesidir. Özgül bir tedavisi yoktur. Lökositoz ve trombositoz en dikkat çekici laboratuvar bulgularıdır D. güneş ışığına duyarlılığın artması. Atılacaksa önce bölgeye immünglobülin uygulanır. Bir hafta önce bir Uzakdoğu ülkesinden dönen erişkin bir kadın hasta ateş. tiroidit. baş ağrısı. Alınan anamnezde yaklaşık bir yıl önce benzer bir olay nedeniyle tam doz kuduz aşılaması yapıldığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde sol bacak arka yüzünde yaklaşık üç cm uzunlukta. Belirtiler erişkin çağda başlar. yarısı ise gluteal kas içine olmak üzere uygulanmalıdır. Yara sabun ve su ile yıkanmalıdır. E. hormonlar) faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Yaraya. D. kusma. cilt altına kadar inen laserasyon saptanıyor. Isırılan şahıs hemen aşılama programına alınır. çok gerekmedikçe sütür atılmamalıdır. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır? A. Hepatit B virüsü E. pigment değişiklikleri ve kıllanmada artış görülür. Üç gün önce kene tarafından ısırılan bir çiftçide yüksek ateş. ishal ve yaygın miyalji ile başlar. Hastalığın ağır formunda akut ikterik hepatit. Karaciğer demir miktarındaki artış nedeniyle kanser riski de fazladır. kuduzdan korunmada en etkili yöntemdir. 98 . ülserleşme. Etkinliği kanıtlanmamakla birlikte. porfiria kutanea tarda. ışığa maruz kalan cilt bölgelerinde büllöz lezyonlar. Cevap: A 223. PAN ve agranülositoz gibi komplikasyonlar görülebilir. 20 IU/kg HRIG yarısı yara çevresine. Trombosit süspansiyonu tedavisi yaşam kurtarıcı olabilir. Porfiria kutanea tarda. Tedavide ribavirin kullanılabilir E. Cevap: D 225. C. Tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen olguların %10-50’si kaybedilir. Daha çok yaz ve sonbahar aylarında salgınlar yapar. Viremik hasta kanının transfüzyonu yolu ile de bulaş tanımlanmıştır. Yara hemen sütüre edilmelidir. mezanjiyoproliferatif glomerülonefrit. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. bacağından ısırıldığını ifade eden yetişkin bir kadın hasta acil servise başvuruyor. bulantı. virüsler. Klorokin ve venaseksiyon tedavisinden yararlanılabilir. Uygun tedaviye rağmen mortalite %50’ye ulaşabilir Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi. kas-eklem ağrıları. Yaranın acilen sabunlu su ile temizlenmesi. daha sonra ise cilt ve mukozalarda peteşiyal-purpurik döküntülerle birlikte diş etlerinde kanamalar ortaya çıkıyor. Đnfekte olmuş. Bir sokak köpeği tarafından. B. Lokal yara tedavisi. 0 ve 3. Genetik (üroporfirinojen III dekarboksilaz gen mutasyonu) ya da non-genetik (fazla demir alımı. baş ağrısı ve ishal yakınmaları gelişiyor. virüsü derin dokulara veya nöronlara iletme riski nedeniyle. en çok görülen porfiria türüdür. Parvovirüs B19 D. Kene ısırmasından 1-3 gün. peteşiyal cilt döküntüleri ve ciddi visseral kanamalar görülebilir. aplastik anemi. sığır ve koyunlar gibi çiftlik hayvanları ve evcil hayvanların kan ve lenfası ile temasın da bulaşta etkili olduğu bilinmektedir. ribavirin kullanımı önerilmiştir. Kuduz gelişimini %90 önler. skarlaşma. yaygın damar içi pıhtılaşması (DIC). Rubeola virüs 98 HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. Virüs göçmen kuşlarda da belirlenmiştir. Bu hastanın korunması için öncelikle yapılması gereken girişim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A.

akciğer hasarının derecesi hakkında fikir verebilir.DrTus. hatta bazı serilerde %20’lere ulaşmıştır. yuvarlak. stratum corneum’u aşmaz. Epidermophyton floccosum Malassezia furfur. gövde üst kısmında kahverengi. halsizlik. E. Yaz tatili dönüşünde gövdesinde gelişen lekeler nedeni ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tedavide %2 selenyum sülfitli losyon. Microsporum canis D. Her iki ayak baş parmaklarının tırnaklarında sararma. Cevap: D 227. iki taraflı. Yapılan kan tetkiklerinde lenfopeni ve LDH yüksekliği dikkati çeken hastada çekilen akciğer grafisinde iki taraflı. kaşıntısı ve ağrısı olmayan. Trichosporon beigelii B. nazofarinks sürüntüsü. Malassezia furfur E. Ebola-Marburg Hastalığı – Filovirus Đnfluenza – Đnfluenza virüs (H5N1) Dangue – Bunyavirus Hantaan virüs pulmoner sendromu – Bunyavirüs SARS – Coronavirus Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu Coronavirus (SARS-CoV) infeksiyonunun kuluçka süresi ortalama 6 (2-10) gündür. D. hiperkeratotik lezyonlar görülüyor. kabalaşma ve şekil bozukluğu yakınmaları ile Dermatoloji polikliniğine başvuran yetişkin bir erkek hastanın ayak tırnaklarından alınan kazıntıların doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar saptanıyor. Gövdenin üst kısmında. üremek için yağ asitlerine gereksindiği için ciltteki sebumdan zengin bölgelerde kolayca kazınabilen seboreik hiperkeratoz tarzında bir hastalık (Ptyriasis versicolor) oluşturur. dispne ve olguların %10-20’sinde yapay solunum desteği gerektirecek şiddette akut solunum yetmezliği gelişir. Çoğu olguda birkaç gün içinde ateş düşer. Hızla solunum yetmezliği gelişen ve mekanik ventilasyon uygulanmaya başlanan hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında öncelikle düşünülmesi gereken klinik tablo ve etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 99 öksürük ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. kas ve eklemlerde rijidite ve miyalji semptomları izler. Microsporum canis B. yaygın interstisyel infiltrasyon görülüyor. Mantar. hızla ilerleyen. Hastalar lenfopeniktir. Serumda saptanan yüksek LDH düzeyleri. moleküler yöntemlerle (PCR) virüsün balgam. Bu hastadan alınan örneklerin kültürlerinden aşağıdaki etkenlerden hangisinin izole edilmesi beklenmez? A. üşüme ve titreme ile yükselen inatçı bir ateş. Doku kültürlerinde etkenin üretimi. Mortalite %10. Trichophyton schoenleinii 99 . yaygın interstisyel infiltrasyon görülür. baş ağrısı. Akciğer grafilerinde. B. Kuru öksürük. Trichophyton rubrum C. sırt ve boyunda kahverenginde yuvarlak-oval ve renk değişimi dışında belirti vermeyen lezyonlar vardır. Yuvarlak maya formları ve kısa hifler halinde ürer (spagetti ve köfte görünümü). Cevap: E 226. Gelişmesinde ısı ve nem gibi lokal konak faktörleri etkilidir. Lipidden zengin parenteral nütrisyon uygulananlarda ise kateter kaynaklı invazif hastalık tablolarına yol açabilir. azollü kremler veya 5-10 günlük 200 mg/gün oral ketokonazol veya itrokonazol tedavisi etkilidir. kan ve dışkıda aranması ve özgül antikorların araştırılması (EIA) ile özgül tanısı konulmaktadır. Sonraki hafta içinde ateş tekrar yükselir. Bunu. C. Trichophyton rubrum C.

Saçı ve deriyi tutarken. Ayak parmakları arasında kaşıntı yakınması ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde her iki ayak dördüncü ve beşinci parmaklar arasında ki ciltte fissürleşme ve maserasyon görülüyor. Trichophyton mentagrophytes var interdigitale ve Trichophyton tonsurans dermatofitozdan soyutlanan en sık Trichophyton türleridir. kenarları eritemli ve kabarık. Mikrokonidyumu bulunmaz. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. En fazla saptanan etkenler (sırası ile) Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Epidermophyton floccosum Trichophyton mentagrophytes Trichophyton tonsurans Microsporum canis Trichophyton rubrum Tinea pedis (atlet ayağı): Karşılaşılan en sık dermatofitozdur. Hastanın yapılan muayenesinde saçlı deride bir alanda saçların çıkış yerinden birkaç milimetre sonra kırılarak döküldüğü. D. Amatör sporcu olduğunu söyleyen 18 yaşındaki bir erkek hasta. • Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. Tinea inguinalis – Trichophyton rubrum Tinea corporis – Epidermophyton floccosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum 100 . Mikrokonidyumu bulunmaz. kasıklarında kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: A 228. C. Epidermophyton floccosum 100 • Trichophyton: Trichophyton rubrum. Trichophyton tonsurans Epidermophyton floccosum Microsporum gypseum Trichophyton rubrum Microsporum canis Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. Microsporum audouinii. E. B. • Microsporum: Microsporum canis. Microsporum gypseum önemli türlerdir. D. D. C. E. ortası soluk ve pullanmış lezyonlar görülüyor. On yaşındaki bir kız çocuğu saçlarının bir kısmının dökülmesi yakınması ile getiriliyor. uyluklara doğru yayılan. Ayak parmakları arasında lezyonlar sulu. Cevap: B 229. Trichophyton mentagrophytes E. interdigitale’dir. Genelde mikrokonidyum yaparlar. Lezyonun kenarlarından alınan kazıntının %10 KOH ile muamelesinden sonra yapılan mikroskopik incelemesinde raket şeklinde makrokonidyumları olan fungal yapılar görülüyor. Cevap: E 230.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. asla tırnağı etkilemezler. Çoğunlukla makrokonidyumlar yaparlar. C. Ayak sırtı ile taban cildi sınırında başlar. Trichophyton schoenleinii. Tanımlanan klinik tablonun etkeni aşağıdakilerden hangisi olamaz? A. deride ise eritem ve püstüller olduğu görülüyor. Hem saç hem cilt hem de tırnağı infekte ederler. Hastanın yapılan muayenesinde her iki inguinal bölgede.DrTus. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. B. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. veziküllü ve kaşıntılı özelliktedir.

Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Favus – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Siyah piedra – Piedraia hortae Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Trichophyton schoenleinii. D. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Trichophyton schoenleinii Microsporum canis Trichophyton verrucosum Epidermophyton floccosum Trichophyton tonsurans Saç kökü ve içinin infeksiyonuna endotriks infeksiyon denir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bölgesel ve kalıcı kelliğe yol açar. Bu hastada en olası tanı ve en sık yol açan etken aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Çevrede pullanma. Hastalık oldukça bulaşıcıdır. Saç. saç tellerinin çıkış yerinden kırılarak döküldüğü görülüyor. Genç erkek (asker. Cevap: D 232. B. B. sınırları belirgin. eritemli bir lezyon görülüyor. Sıklıkla bakteriyel süperinfeksiyonlarla komplikedir. Cevap: E 233. C. Tinea capitis – Trichophyton tonsurans Favus – Trichophyton schoenleinii Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum Tinea barbae: Hayvancılıkla uğraşanların hastalığıdır. Alınan kazıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar görülüyor. E. Cevap: C 101 . Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Alınan saç kılı örneklerinin mikroskopik incelemesinde saç kökü ve içine yerleşmiş fungal yapılar görülüyor. Tinea unguium – Trichophyton rubrum 101 Tinea inguinalis (cruris): Kasıklarda gelişen kaşıntılı dermatofitozdur.DrTus. ciltten çıkış yerinde kırılır. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Saçlı deride inflamasyon ve pis kokulu kabuklanma (skutula) görülür. Cevap: D 231. D. eritem gibi yangısal reaksiyonlar nadiren görülür. C. interdigitale tarafından oluşturulan sakal cildi dermatofitozudur. B. saçı medullasına kadar invaze eder. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen yedi yaşındaki bir erkek çocuğun yapılan muayenesinde saçlı deri frontal kısmında kötü kokulu. Yetişkin bir erkek hasta. atlet) hastalığıdır. Etkenleri Epidermophyton floccosum veya Trichophyton rubrum’dur. Trichophyton verrucosum (en sık). Puberte sonrasında görülür. Oluşan tabloya favus denir. D. C. kabuklanmış lezyonla birlikte saç dökülmesi saptanıyor. Yapılan muayenesinde yuvarlak. E. Çocuklarda en sık etken Trichophyton tonsurans’tır. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen sekiz yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde saçlı derinin normal görünümde olduğu ancak. sağ yanağında sakal bölgesinde kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Tedavi edilen olgunun daha sonra yapılan kontrollerinde saç kaybının kalıcı olduğu görülüyor. Genellikle penis ve skrotumu etkilemez. Saç içinde tüneller oluşturur.

Yapılan sistemik muayenesinde ve rutin laboratuvar tetkiklerinde herhangi bir patoloji saptanmayan hastadan alınan rutin kültürlerde herhangi bir bakteri izole edilmiyor. Id reaksiyonlularda intradermal uygulanan trikofitin ile tüberkülin tipi (Tip IV) ADR gelişimi saptanır. veziküller ve püstüller görülür. E. Genelde sistemik belirti vermez ve laboratuvar olarak normaldir. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Özellikle ektotriks infeksiyonlarda olay eskidikçe lezyon piyojen karakter kazanır. Tinea manuumB. ciltten kabarık ve hızla yayılan lezyonlardır. Travma sonucu bitkilerden bulaşır (çiçekçi hastalığı). dış sınırı ise kırmızı renktedir. Maduramikoz Kromomikoz Lobomikoz Sporotrikoz Histoplazmoz Lenfo-kutanöz sporotrikoz: Olguların %80’inde görülen klinik tablodur. Ciltte akut veziküler ekzema türünde lezyonlar gelişir. Lezyonun ortasında çok az inflamasyon vardır. Tinea corporis C. Lenfatik yayılım sonucunda buna yakın proksimal bölgelerde yenileri oluşur. Ondört yaşındaki bir erkek çocuk saçlı deride yara ve buna bağlı saç dökülmesi yakınmaları ile başvuruyor. Lenfatiklerde sert şişlikler oluşur. C. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Tipik dermatofitoz lezyonlarına tinea adı verilir. Cevap: C 236. Saç örneklerinin mikroskopik incelemesinde ise saç teli gövdesinin dışını tutan fungal yapılar görülüyor. Bunlar daha sonra ülserleşir. Tinea unguum E. Cevap: D 102 . Alınan cilt örneklerinin mikroskopik incelemesinde mikrokonidyumlar oluşturan fungal yapılar görülüyor. C. Đd reaksiyonuD. pullanmış. kaşıntılı. genellikle el parmaklarında dermatofitid veya kısaca id reaksiyonu adı verilen bir tablo tanımlanmıştır. kaşıntılı kabarcıklar yakınması ile başvuruyor. Anüler. mantar antijenlerinin tetiklediği immün mekanizmalar sorumludur. Antropofilik dermatofitlerle gelişenler ise kronikleşmeye daha meyillidir. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Tinea pedis tedavi edilince kendiliğinden iyileşir. D. Yapılan muayenesinde el ve el bileğinde ülserler ile birlikte ön kolda ağrısız eritemli cilt altı nodül ve lenfanjit saptanıyor. Zoofilik dermatofitlerle gelişenler daha çok inflamasyonla ve hatta püstüllerle (kerion) seyreder. Lezyonlardan alınan örneklerin mikroskopik incelemesinde herhangi bir fungal yapı görülmüyor. Buna kerion celsi denmektedir.DrTus. B. B. Bölge lenfatikleri kalın olarak ele gelir. saçlı deri cildinde süpüratif lezyonla birlikte saç kaybı olduğu saptanıyor. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta sağ eline diken batmasından sonra gelişen ağrısız yaralar nedeni ile başvuruyor. Tablodan. Cevap: A 235. Bulaşın olduğu ekstremite bölgesinde tipik olarak ağrısız eritematöz subkutan nodüller gelişir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 102 234. Maduramikoz Tinea pedis’li bazı hastalarda. Başka bir deyişle mantar antijenlerine karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur. tinea bölgesi dışında. Yapılan muayenesinde her iki el dorsalinde papül ve veziküller saptanıyor. Daha çok el ve ayaklarda küçük folliküler papül. E. Lezyonlarda artrospor veya hif bulunmaz. ellerinde yeni ortaya çıkan. Keriona yol açan en sık etken Trichophyton verrucosum’dur. Yapılan muayenesinde sol temporal bölgede. Kısa süre önce tinea pedis tanısı konularak lokal antifungal ilaçlarla tedavisine başlanan yetişkin bir kadın hasta. Olay kronikleşir.

En çok ayak sırtında. fasya. son üç ay içinde yavaşça gelişen. El ve ayakta apselerle seyreden lokal. yavaş gelişimli bir infeksiyondur. kronik. travma sonucunda dokulara geçer. ayakta miçetom+endure şişlik+cerahat boşaldıktan sonra çok sayıda boşluk. kafa ve boyunda. Yapılan muayenesinde ayak sırtında cilt. apse ve granülomlar görülmüştür. B. Önemli triad. cilt altı ve kemik dokuları tutan. Toprak ve çürümüş bitkilerde yaşayan etken mantarlar. drene olmaya eğilimli granülom ve apseler (miçetom) meydana gelir. Sıklıkla orta yaş grubundaki çiftçi erkeklerde görülür. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Miçetom – Madurella mycetomatis Sporotrikoz . sağ ayak sırtında. Önce ciltte inflamasyon oluştururlar. E. Cevap: A 103 . nadiren eller.Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta. içinden irin akan şişlik yakınmaları nedeni ile başvuruyor.DrTus. Bağ dokusu ve kemik dokularda süpüratif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 103 237. Apseler drene edildikten sonra yerlerinde boşluklar kalıyor. sonra cilt altına invaze olurlar. kemik ve kasta ağrısız lezyonlarla seyreder. C.Sporothrix schenckii Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi Maduramikoz – Nocardia asteroides Zigomikoz – Rhizopus sp. ağrısız. D. Cilt. cilt altı. yaralanan ve toprakla temas eden bölgelerde gelişir.

104 . Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile başvuruyor. Verrüköz lezyonlardan alınan kazıntı örneklerinin mikroskopik incelemesinde kahverengi hiflerle birlikte bölünmemiş mantar hücresi kümeleri (sklerotik cisimler) görülüyor. tipik olarak verriköz. kaşıntılı. Asemptomatik infeksiyon: Sadece akciğer filminde belirlenir. ancak çoğunlukla ağrısızdır. Aspergillus fumigatus Histoplazmoz. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer apeksinde kavite oluşumu görülen hastadan doğrudan ve bronkoalveoler lavaj yöntemi ile alınan balgam örneklerinin aside dirençli boyaması negatif olarak bildiriliyor. küçük. Bu nedenle çoğu olguda medikal tedavi gereklidir. Fonsecaea pedrosoi (en sık). Lenfatik yayılımla daha uzak bölgelere ulaşabildiği gibi. Tedavide lezyon küçükken cerrahi olarak veya kriyoşirurjikal olarak çıkarılması yeterli olabilir. Yetişkin bir erkek hasta sağ bacağında şişme yakınması ile başvuruyor. Lezyonlar kaşıntılı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 104 238. B. E. Lezyon tamamen çıkarılamamışsa nüksler gelişir. sklerotik ve hiperplazik cilt değişiklikleri şeklinde görülen keratolitik apselerden ibarettir. Lezyonlardan alınan kazıntıda tipik kahverengi hiflerin ve birleşik halde duran. patogenezi ve kliniği tüberküloza benzeyen bir hastalıktır. lenfadenit nedeni ile tıkanma sonucu bölgede lenfödem. Cevap: B 239. Pneumocystis cariniB. Phialophora. hatta elefantiyaz gelişimine de yol açabilir. Yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi. küçük ve pembe bir papül ile başlar. ateş. Candida albicans C. Sporotrikoz – Sporothrix schenckii. Bronkoalveoler lavaj örneklerinin Giemsa ile boyanmasında ise alveoler makrofajlar içinde tomurcuklanmış. Cilt ve cilt altında lokalize kronik fungal infeksiyondur. bölünmemiş mantar hücresi kümelerinin (sklerotik cisimler) görülmesi veya kültür ile tanıya varılabilir. Hastanın yapılan muayenesinde ayak sırtında ağrısız. öksürük. 1. Burası iyileşirken yanında yenileri çıkar ve gruplar halinde. C. geçirilmiş travma öyküsü önemlidir. toprak ve çürümüş bitki mantarlarınca oluşturulur. Cladosporium ve Exophiala gibi gri-kahverengi hifler oluşturan. Lezyonlar. verriköz ve yer yer siyahımsı noktalanmalı bir hal alır. siyah noktalar içeren verrüköz lezyonlarla birlikte sağ bacakta yaygın lenfödem saptanmıştır. Histoplasma capsulatum D.DrTus. Uzun bir süre önce dahi olsa. Kaşıntılı. oval maya hücreleri görülüyor. Miçetom – Madurella mycetomatis. Đki ay önce bir mağara keşfine katıldığını ifade eden bir araştırmacı. Maduramikoz – Nocardia asteroites Zigomikoz – Rhizopus sp. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ ayak sırtına diken battığı öğreniliyor. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Coccidioides immitis E.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 105 2. sol kolunda ve bacağında güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS incelemesi bulguları aşağıdaki gibidir: Basınç Renk Görünüm Hücre Protein Glukoz : : : : : : Artmış Gri Bulanık 350/mm (%60PMNL) 3 Artmış Azalmış Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B.DrTus. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. bulanık olarak görülür. 4. Progressif dissemine hastalık: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. Candida albicans Cryptococcus neoformans Kriptokok menenjiti. Tanı. AIDS nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir kadın hasta. apekste kavite. 3. LAP gelişir. Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Candida glabrata Cryptococcus neoformans Blastomyces dermatitidis Progressif dissemine histoplazmoz: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. servikal ve aksiller LAP ile birlikte hepatosplenomegali saptanıyor. 105 . Hastadan alınan periferik yaymanın incelenmesinde monositlerin sitoplazmasında tomurcuklanmış maya hücreleri görülüyor. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. C. pürülan balgam. kişilik değişiklikleri nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor. ateş nedeni ile getiriliyor. BOS örneklerinin çini mürekkebi ile boyanarak incelenmesinde boya almayan geniş boşluklar içinde çiftler halinde bulunan maya hücreleri görülüyor. BOS’ta hücre sayısı genelde 1. Cevap: E 242. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. Non-Hodgkin lenfoma nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir erkek hastada son bir hafta içinde gelişen baş ağrısı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hepatosplenomegali. E. hemoptizi. Cevap: C 240. C. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. bulantısız şiddetli kusmalar. Reaktivasyon sonucu gelişen apikal akciğer tüberkülozuna benzer. dispne. kusma. akciğer infiltrasyonu görülür. Cevap: A 241. Yapılan lomber ponksiyonda. antijen saptanması ile pekiştirilebilir. B.000/mm3’ün altındadır ve nötrofil sayısı lenfosit sayısından daha fazladır. hepatosplenomegali. D. Kronik kaviter hastalık: Öksürük. Primer akut akciğer hastalığı: Grip gibi tablo. akciğer infiltrasyonu ile erişkinlerin primer tüberkülozuna (Ghon kompleksine) benzer. basıncı artmış olan BOS gri renkli. D. immünite problemi yaşayanlarda görülen kronik pürülan bir menenjittir. Hastanın yapılan muayenesinde dil ve orofarinkste ülserler. fatal seyreder. fatal seyreder. Mycobacterium tuberculosis Toxoplasma gondii Rhizopus sp. E. hiler LAP. LAP gelişir. son iki hafta içinde yavaşça gelişen baş ağrısı. CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olan erişkin HIV infeksiyonlu bir kadın.

bu olgularda bir de kronik granülomatöz hastalık gibi bir fagosit fonksiyon bozukluğu. C. karaciğer. BOS’dan etkenin üretilmesi mümkündür. Bunun dışında üreaz testi ve nitrat redüksiyon testi ile de tanıya varılabilir. Coccidioides immitis Candida krusei Candida tropicalis Cryptococcus neoformans Histoplasma capsulatum 106 Kriptokok menenjitinde tanı. bacaklarında şişme 106 . Damar içi ilaç bağımlısı olduğu öğrenilen yetişkin bir kadın hasta. Olguların %50-75’inde tanısaldır. Esasen. Oral kandidoz C. Bu olgularda sınırlı bir kandidemi yaşanması doğaldır. Mantarın kapsüler antijeni BOS ve serum gibi klinik örneklerde lateks aglütinasyonu ile aranabilir. Kandidüri E. dalak ve beyindir (menenjit). Tanımlanan klinik ve laboratuvar tablo aşağıdaki fungal infeksiyonlardan hangisinin görülme riskini artırır? A. yüksek mortaliteli sistemik kandidoz (Candida sepsisi) ve multifokal nodüler veya apse formunda organ kandidozları gelişebilmektedir. Kronik mukokutanöz kandidoz D. kalp (endokardit). Candida sepsisi Kandidemi. Đntertrijinöz kandidoz B. B.DrTus. antijen saptanması ile konur. IV ilaç bağımlılığı ve hiperalimentasyon uygulamaları gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında gelişir. uzun süreli kostikosteroid veya immünsüpressif tedavi kullanımı ve hematolojik maligniteler söz konusu ise.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. sistemik mikoz etkenlerinin aksine tanı. sistemik kandidoz. ateş. Cevap: E 244. nefes darlığı. E. endokardit: Uzun süre uygulanmış olan IV ve üriner kateterizasyon. D. En çok etkilenen organlar böbrekler. Ancak. çarpıntı. Cevap: D 243. Kolon kanseri nedeni ile kemoterapi görmekte olan yetişkin bir erkek hastanın mutlak nötrofil sayısının 450/mm3 olduğu görülüyor. Ayrıca BOS’un çini mürekkebi ile negatif boyaması ile de geniş kapsül ve blastokonidya görülebilir. üriner sondalı hastaların idrarında yoğun olarak Candida görülmesi patolojik bir durum olarak karşılanmamalıdır.

plaklardan alınan örneklerin doğrudan mikroskopik incelemesinde üzerlerinde blastokonidyumlar bulunduran psödohifler görülüyor. Albicans dışı Candida endokarditlerinde bazı özellikler vardır: Lösemili hastalarda gelişen infektif endokardit olgularında Candida tropicalis sıklığı gittikçe artmaktadır. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 107 yakınmaları ile başvuruyor. beyaz. disparoni ve eksternal dizüriden oluşan klinik tablo. diyabet. D. 4. Candida parapsilosis’in protez kalp kapak endokarditlerine de neden olabilme yeteneği. Cevap: A 245. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi yukarıda tanımlanan klinik tablo için kolaylaştırıcı faktör değildir? A. Hastalığın başlangıç döneminde vajinal pH yüksek ise etkenin mukozaya yapışması kolaylaşır. peynirsi akıntı. Genel bir ilke olarak. yapılan ekokardiyografik incelemede ise trikuspid kapağa yerleşmiş iri vejetasyon saptanıyor. B.5’in altındadır. vajinal kandidozda vajinal pH değişmez. hormon replasman tedavileri. E. Bu özellik. C. Alınan kan kültürlerinde germ tüp oluşturmayan maya hücreleri izole ediliyor. oral kontraseptif kullanımı ve özellikle de gebelik gibi kolaylaştırıcı faktörler akılda tutulmalıdır. menstruasyon döneminden bir hafta önce başlar. Diğer vajinit etkeni olan Trichomonas vaginalis infeksiyonunda ise tersine. asidik pH’ta daha kolaydır. bakteriyel vajinozlar ve trikomonal vajinitlerden ayrım açısından önemlidir. Candida tropicalis. Son yıllarda (özellikle) Candida glabrata. Alınan akıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan maya hücreleri görülmüş. yakınmalar menstruasyon sonrasında belirginleşir. Candida krusei ve Candida parapsilosis infeksiyon sıklığında artış kaydedilmiştir. AIDS nedeniyle antiretroviral tedavi almakta olan yetişkin bir erkek hasta göğüs arkasında ağrı. germ tüp testinin pozitif olduğu saptanıyor. psödohif gelişimi ve miçelyal fazın sürdürülebilmesi.DrTus. yanma ve yutma zorluğu yakınmaları ile başvuruyor. D. Kemik iliği transplant alıcısı hastalarda Candida krusei ve Candida lusitaniae birlikteliği dikkat çekicidir. Yetişkin bir kadın hasta vulvada kaşıntı ve peynire benzeyen vajinal akıntı yakınmaları ile başvurmuştur. immünsüpresyon. Cevap: D 246. vajinal ağrı ve yanma. Uzun süre flukonazol ile tedavi edilmesine rağmen klinik düzelme sağlanamayan olguda aşağıdaki antifungallerden hangisi tercih edilmelidir? 107 . en sık izole edilen Candida türüdür. slime tabakası üretebilmesine bağlanmaktadır. B. Đntravenöz ilaç bağımlılarında gelişen endokarditlerde Candida parapsilosis. En sık fungal etken. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Vajinal kandidozda kaşıntı (en sık semptom) ve çoğunlukla yoğun. Bunun dışında. E. Candida albicans’tır (%8590). Ancak. Candida albicans vulvovajiniti olgularında hastaların daha önce antibiyotik kullanıp kullanmadıkları sorgulanmalıdır. Candida parapsilosis Candida albicans Torulopsis glabrata Candida krusei Candida tropicalis Büyük vejetasyonlar ve yüksek mortalite riski ile bilinen Candida endokarditlerinde en sık etken Candida albicans’tır. Hastanın yapılan muayenesinde sternum alt ucunda 3⁄4 şiddetinde diyastolik üfürüm duyuluyor. Yapılan endoskopik incelemede özofagus mukozasında eritemli zemin üzerinde beyaz renkli plaklar izleniyor. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı Kontrol edilmemiş diyabet Gebelik Vajinal pH > 5 olması Oral kontraseptif kullanımı Kandida vulvovajinit: Trichomonas vajinitlerinden daha sık görülür.

Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer apeksinde yer alan kavite içinde. özefagus ve cilt kandidozlarında (kronik mukokutanöz kandidozlarda) sürekli flukonazol süpresyonu önerilmektedir. Geniş bir üreme ısısı toleransları vardır. bitki çürümesinde etkindir. Ketokonazol Nistatin Đtrakonazol Flusitozin Vorikonazol 108 Kalıcı immün yetmezlik olgularında tekrarlı. Allerjiyi körükleyeceğinden sinüs içindeki mantar debrislerinin ve allerjik müsinin cerrahi olarak temizlenmesi gereklidir. Aspergillus türleri. C. Anatomi ve fizyolojiyi düzeltmek için cerrahi küretaj tedavisi uygulanır. b) Allerjik-eozinofilik fungal sinüzit: Çevre havasında yoğun olarak bulunan Aspergillus fumigatus ve Curvularia lunata mantarlarına karşı gelişen allerjik bir patolojidir. vulvovajinal. Kronik sinüzitlerin büyük bir çoğunluğundan sorumludur. yuvarlak. baş ağrısı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. ketokonazole göre daha üstün etkilidir. Doğada ve insan dokusunda hep aynı formda (küf) bulunur. Cerrahi ve anti-fungal tedavi gerektirir. E. doğadaki en yaygın mantardır. bronkoskopi ile alınan örneklerin incelenmesinde ise 450 açı ile dallanan septalı hifler ve bunlardan çıkan düz konidyoforlar içeren küf mantarı görülüyor. Vorikonazol ve ekinokandinler. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 450 açı ile dallanan septalı hifler ve hiflerden çıkmış düz konidyoforlar yapar. Toprakta bol miktarda bulunur. c) Kronik yavaş seyirli sinüzit: Bir immün yetmezlik olmaksızın. C. aylar-yıllar içinde gelişen invazif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. granülomatöz fungal sinüzit tablosudur. Özellikle azol tedavisine rağmen sağaltılamayan özofajitlerde vorikonazol veya kaspofungin tedavisi tercih edilmelidir. B. B. Anti-fungal tedavi gerekmez. AIDS olgularında gelişen özofajitlerde flukonazol. D. E. burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuruyor. dehidrate. Candida albicans Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Mantar Sinüzitleri: a) Sinüste mantar topu: En çok maksiller sinüste görülür.DrTus. On yıldır tip 1 diabetes mellitus tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir kadın hasta ateş. D. progressif yüz şişliği ve görme bozuklukları (orbital apeks sendromu) başlıca semptomlar olabilir. Cevap: C 248. Cevap: E 247. Yapılan muayenesinde postnazal pürülan akıntı saptanan hastanın çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksillar sinüste havalanma azalması ile birlikte hava-sıvı seviyesi varlığı görülüyor. azol direnci gösteren Candida türlerine etkilidir. düzgün kenarlı radyoopak lezyon izleniyor. Kültürlerde kadife görünümü sergilerle r. önemli bir sorunun başlangıcı olabilir. 108 . B. bir Candida türünde (Candida lusitaniae) amfoterisin-B direncinin bildirilmiş olması. C. hafif konidyumlarla insanlara bulaşır. Çoğul dirençli türlerce oluşturulan. Aspergillus flavus Rhizopus sp. Bu yapının ucunda bulunan. E. D. Genelde inflamasyon oluşturmaksızın sinüste kitle yakınmalarına neden olur. derin kandidozlarda ise amfoterisin-B kullanılmalıdır. Başlıca etkeni Aspergillus flavus’tur. Küf mantarıdır. ciddi oral. Öncesinde akciğer tüberkülozu nedeni ile tedavi gördüğü öğrenilen yetişkin bir erkek hasta öksürükle birlikte kan gelmesi yakınması ile başvuruyor. En sık karşılaşılan etken Aspergillus fumigatus’dur. ciddi. Kronik baş ağrısı. Bununla birlikte. Sağ maksillar sinüsten ponksiyonla alınan örneğin incelenmesinde 450 açı ile dallanan septalı hifler içeren küf mantarı varlığı saptanıyor. Histoplasma capsulatum Coccidioides immitis Aspergillus fumigatus Blastomyces dermatitidis Aspergillus flavus Aspergillus. hızla ilerleyen.

B. Mucorales takımı. duyarlılık ve özgüllüğü en yüksek yöntem olan bronko-alveoler lavaj ile alınan sıvı ve akciğer endoskopik veya transtorasik biyopsisi ile alınan doku örneklerinde Giemsa boyama ile kist ve trofozoitler görülür. Hastalarda yüz ve baş ağrısı. Ketoasidoz tablosundaki diyabet hastalarında nötrofil fonksiyonları da bozulduğu için Zygomycetes mantarlarının çoğalması inhibe edilemez. Damarlara invaze olma özelliği nedeniyle retinal arter trombozu ve sonuçta görme kaybı ortaya çıkar. Yapılan muayenesinde sol maksillar sinüs üzerinde ödem ve hassasiyetle birlikte sol alt göz kapağında siyah krutlu lezyon görülüyor. ateş. E. C. karaciğer. Kavernöz sinüs ve A. D. Đnfeksiyon paranazal sinüslerde başlar. Cevap: E 249. mantarın vasküler invazyonunun diğer sonuçlarıdır. Balgamda. Bronkoalveolar lavaj ile alınan örneğin Giemsa boyası ile boyanmış preparatlarında kistik yapılar görülüyor. Mucorales mantarları başlıca etkenlerdir. Rhizopus sp. B. carotis interna trombozu. Sadece AIDS olgularında görülen ekstrapulmoner fırsatçı infeksiyonlar da bilinmektedir (göz. baş ağrısı ve sol alt göz kapağında siyah renkli şişlik yakınması ile acil servise başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Mucor sp. Serebral apseler belirlenebilir. uzun süredir nötropenide bulunan lösemili veya organ transplantasyonu uygulanmış hastalarda da tanımlanmıştır. yüz ve beyne yayılır. Yapılan tetkiklerde açlık kan şekeri 468 mg/dL (N: 60-105) olarak saptanan hastanın idrar tetkikinde ketonüri belirleniyor. Akciğer filminde hilustan yayılan infiltrasyon ve akciğerde buzlu cam manzarası görülür. insan alveollerinde. kulak. C. sinsi başlangıçlı ve başka bir etkenin sorumlu tutulamadığı yüksek ateş ve pnömoni tablosu hastalığı düşündürmelidir. septasız ve birbirine dik açı yapmış hifler yapma şeklindedir. ve VII. 109 . Ko-trimoksazol profilaksisi uygulanmayan HIV infeksiyonu olgularında CD4+ T lenfosit sayısının mm3’de 200’ün altına düşmesi halinde interstisyel plazma hücreli pnömonilere neden olur. Balgam tipik olarak köpüklüdür ve eozinofilik eksuda görünümündedir. Sabouraud dekstroz agara yapılan ekimlerde.DrTus. hava-sıvı seviyesi ve maksillar sinüs duvarını invaze ederek sol orbitaya yayılmış kitle lezyonu görülüyor. Çekilen kraniyal bilgisayarlı tomografisinde sol maksillar sinüs içinde mukozal kalınlaşma. E. Absidia sp. Bu tablo. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuran yetişkin bir erkek hastanın çekilen PA akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan infiltrasyon ve akciğerlerde buzlu cam manzarası görülüyor. Konjunktivalarda şişlikler belirir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 109 d) Fulminant-akut invazif fungal sinüzit (rinoserebral mukormikoz): Đmmünite sorunu olanlarda gelişen ve sinüslerdeki progressif destrüksiyon sonucu orbital kavite ve beyin vasküler yaplarına invaze olan agressif sinüzit tablosudur. Yapılan tetkikler sırasında anti-HIV ve HIV RNA pozitif olarak saptanan hastanın CD4+ lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. ekstrasellüler yaşayan bir mantardır. Cevap: B 250. kemik iliği). Erkenden agressif cerrahi ve parenteral anti-fungal tedavi gerektirir. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıda tanımlanan klinik tabloya neden olma olasılığı en fazladır? A. Aseksüel ve seksüel üreme dönemleri vardır. hızla ve bolca üreyerek petri kutusu kapağını kaldıracak kadar kabarık koloniler yaparlar. Risk grubu hastalarda. Rhizomucor sp. Aseksüel üremeleri sporanjiyosporlar ile. orbital sellülit ve pitoz gelişir. Tedavisiz olgular asfiksi ile ölür. Pneumocystis carinii Cryptococcus neoformans Coccidioides immitis Sporothrix schenckii Histoplasma capsulatum Pneumocystis carinii. orbita. Mucoraceae ailesi içinde yer alan (sıklıkla) Rhizopus. Ateş. kafa çifti tutulumları görülebilir. saprofit küf mantarlarından olan Zygomycetes sınıfı. Candida sp. D. (daha nadir olarak) Absidia. öksürük. Mucor ve Rhizomucor türlerince oluşturulan fırsatçı mantar infeksiyonlarıdır. Ellibeş yaşındaki bir kadın hasta ateş. Hastalarda V. Rinoserebral zigomikoz: En sık görülen klinik formdur. Tedavi ve profilaksisinde ko-trimoksazol kullanılır. Mukormikoz etkenleri. Bir süre sonra siyanoza varabilen solunum yetmezliği gelişir.

yüksek Orta düzeyde Farinks/Klinik Hiperemik. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker normal LCM’de >2000/mm3 Aseptik M.neoformans Candida türleri Coccidioides immitis Aseptik Viral (Mumps. vb.Testi KRONĐK MENENJĐTLER Pürülan (Fungal) C. gribeyaz membranlar Membranlı. bulanık Binlerce/mm3 nötrofil Şeker çok düşük 1.monocytogenes. lökositoz Lökopeni. lenfositoz Değişken. Koplik lekeleri Farenjit yok LAP Ön servikal.tuberculosis T. rinore.%40 lenfosit Şeker düşük Đmmün yetmezlikli Ksantokromik. BOS boz renkli. Theodor arazı Belirleyici değil Konglomere. noktavi eksüda Tonsillayı aşan psödomembran Çok şiş ve çok ağrılı.meningitidis (1) Sekonder: S. tek tek Konglomere. lenfositoz Lökopeni.DrTus.3 için Lateks Ag.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 110 AKUT MENENJĐTLER Pürülan (Bakteriyel) Primer: N. Forscheimer Yok Yok 110 . yanıltıcı Rubella Rubeola Hodgkin lenfoması Subfebril Yüksek Dalgalı. lastik kıvamlı Var. ek olarak konjunktivit. cilt döküntüleri Enantemler. PelEpstein Konglomere.pallidum Boz-bulanık %60 nötr. lenfositoz Lökopeni.coli L.influenzae (3) Grup B Streptokok E.icterohaemorrhagiae Mycoplasma pneumoniae Beyin apse ve tümörü Vertebra osteomiyeliti Renksiz.2. Bull neck Konglomere Belirleyici değil Damak peteşisi Var Yok Var Var Kan lökositi Nötrofilik lökositoz Belirleyici özellik yok Atipik lenfositoz.HSV) Plasmodium türleri Toxoplasma gondii L.pneumoniae (2) H. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker düşük Protein çok fazla Ateş Streptokoksik Difteri EBV mononükleoz Adenoviral Çok yüksek Genelde subfebril Değişken. öksürük Farenjit yok.

6.39.11.14 11.19. 42-47 7.14.30 1.2.5 1-7 3.7.21 40. ensefalit 111 . üriner infeksiyon Menenjit.7.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 111 HASTA GRUPLARI Yenidoğan Đnfant Çocuk HASTALIKLAR Fatal dissemine hastalık Nezle.31.21 4.41 2.7.7.7 8.35.37 5.34.32 Erişkin (daha çok askerlerde) Tüm yaş grupları Đmmün yetmezlikli Meningoensefalit Akut solunum yolu infeksiyonu Pnömoni Epidemik keratokonjunktivit Pnömoni.4.DrTus.12.12 3. farenjit Akut febril farenjit Faringokonjunktival ateş Hemorajik sistit Đshal SORUMLU SEROTĐPLER 3.21.