DrTus.

com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

1

MĐKROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
1. Bir haftadır Türkiye’de olduğunu ifade eden 36 yaşındaki Đngiliz vatandaşı bir kadın iki gündür devam eden periumbilikal karın ağrısı; sulu, çok miktarda defekasyon yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Yapılan muayenesinde vital bulgularının normal sınırlarda olduğu saptanan hastanın yapılan dışkı mikroskopisinde fekal lökosit ve eritrosit görülmüyor, yalnızca sindirilmemiş gıda artıkları saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Salmonella enteritidis Vibrio cholerae Enteroaderen Escherichia coli (EAEC) Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC) Shigella flexneri

Salmonella enteritidis, mayonez gibi infekte çiğ yumurtadan hazırlanan besinler yenince insanlara bulaşır. Yüksek ateş, üşüme, bulantı, kusma, baş ve karın ağrısı ve kanlı-cerahatli ishal görülür. Vibrio cholerae’nin neden olduğu gastroenteritlerde; karın ağrısı ve tenezm olmaksızın pirinç suyu gibi ishal; durdurulamayan, bulantısız ve öğürtüsüz kusma ile sıvı ve elektrolit kaybına ait belirti ve bulgular görülür. Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC); plazmid kontrolünde iki tür ekzotoksin yapısında enterotoksin üretir. Barsak epitel hücrelerinde adenilat siklaz aktivasyonu ile cAMP artışına yol açar. Sonuçta, aşırı su ve elektrolit salınımı gerçekleşir. ETEC, turist ishallerinin en sık etkenidir (>%50). Enteroagregatif (Enteroaderent) Escherichia coli (EAEC); ETEC gibi ST salgılayarak sulu ishal gelişimine neden olur. Turist ishallerinin diğer bir etkenidir. Shigella flexneri; yüksek ateş, toksik tablo, kanlı, mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolite neden olur. Cevap: D 2. Son iki gündür karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk hasta acil servise göz aklarında sararma, yüzde ve bacaklarında şişme yakınması ile getiriliyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde hemoglobin 5.5 g/dL, hematoktit %17, trombosit 32.000/mm3, bilirubin direkt 3.2 mg/dL, bilirubin indirekt 5.4 mg/dL, üre 116 mg/dL, kreatinin 4 mg/dL olarak saptanıyor. Hasta yakınından alınan anamnezde hastanın beş gün önce okul kantininden aldığı hamburgeri yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đdiyopatik trombositopenik purpura B. Hemolitik üremik sendrom C. Akut viral hepatit D. Poststreptokoksik glomerulonefrit E. G6PD eksikliğine bağlı hemoliz Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC); Escherichia coli O157:H7 kökenidir. Shiga ekzotoksinine benzer (Shigalike) toksini (verotoksin) vardır. Bu nedenle bu kökenlere Verotoksijenik Escherichia coli adı da verilmiştir. Ekzotoksin faj kontrolünde yapılır. Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınları bildirilmiştir. Bu olguların %10’unda, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve glomerüler kapillerlerde mikrotrombüsler sonucu ortaya çıkan böbrek yetmezliği ile özel bir tablonun (hemolitik üremik sendrom) gelişimine neden olmaktadır. Bu tablodan, kana karışan verotoksin sorumludur. Bakteriyel bir invazyon ise söz konusu değildir. Cevap: B

1

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

2

3.

Daha öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 43 yaşındaki obez bir kadın hasta; karın ağrısı, bulantı, kusma, üşüme ve titreme yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ateş 38.8oC olarak ölçülüyor ve karın sağ üst kadranda derin palpasyon ile hassasiyet saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz, transaminaz yüksekliği, alkalen fosfataz (ALP) ve gama glutamil transferaz (GGT) yüksekliği saptanıyor. Yapılan ultrasonografik incelemede safra kesesi duvarının ödemli olduğu dikkati çekiyor. Sözü edilen klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterococcus faecalis B. Klebsiella pneumoniae C. Escherichia coli D. Enterococcus faecium E. Salmonella typhi

Tanımlanan klinik tablo akut kolesistittir. Escherichia coli, akut kolesistitlere yol açan en sık etkendir. Bunu Klebsiella pneumoniae ve enterokoklar izler. Salmonella typhi ise RES hastalığına neden olur. Cevap: C 4. Yirmiiki yaşında bir kadın; kasıklarında ağrı, idrar yaparken yanma hissi ve sık idrara çıkma yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada bol lökosit ve bakteri görülüyor, tam kan sayımında lökosit sayısı normal sınırlarda, eritrosit sedimentasyon hızı ise saatte 12 mm olarak saptanıyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, verilebilecek en uygun ampirik tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Üç gün süre ile oral kinolon Bir hafta süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile oral amoksisilin Üç gün süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile parenteral kinolon.

Genç kadınlarda gelişen akut nonkomplike sistit tedavisinde; ampirik, üç günlük oral ko-trimoksazol tedavisi en uygun seçenektir. Daha uzun tedavi rejimleri; gebelerde, vajinal diyafram kullananlarda, yaşlılarda ve diyabetiklerde önerilir. Gebelerde ko-trimoksazol başarısızlıklarında kinolonlar kullanılamaz. Oral sefalosporinler ya da amoksisilin tercih edilir. Direnç gelişimini önlemek veya minimize etmek için nonkomplike olgularda florokinolonların kullanılması önerilmez. Sadece rekürrent sistitlerde, tedavi başarısızlıklarında ve diğer ilaçlara toleranssız ya da allerjik olgularda uygulanabilir. Nitrofurantoin ve β-laktamlı ilaçlar, vajinadaki Escherichia coli’lerin eliminasyonunda yetersiz kaldıkları için, uygun seçenekler değildir. Cevap: D 5. Yetmişiki yaşındaki bir erkek hasta acil servise; ateş, üşüme, titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22.000/mm3 (%85 nötrofil), eritrosit sedimentasyon hızı 64 mm/saat olarak saptanıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada 20-25 lökosit ve bol bakteri görülüyor. Bu hastada klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Akut nonkomplike sistit Akut komplike piyelonefrit Akut nonkomplike piyelonefrit Asemptomatik bakteriüri Perinefritik apse

Akut nonkomplike sistit: Genç kadınlarda görülür. Dizüri ve pollakiürinin yanı sıra sık sık acil idrar yapma gereksinimi, buna rağmen az miktarda, bulanık, %30 olguda kanlı idrar yapma, %10 sıklıkla suprapubik ağrı ve duyarlılığın artması gibi yakınmalar vardır. Ateş yükselmez, lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği bulunmaz.

2

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
Đnfeksiyon genellikle üretra ve mesanede sınırlıdır.

3

Akut nonkomplike piyelonefrit: Genç kadınlarda gelişir; gram negatif sepsis ile sistit benzeri semptomlar ve hafif lomber ağrı arasında değişen şiddette olabilir. Etken, çoğunlukla (>%80) üropatojen Escherichia coli’dir. Piyelonefrit gelişen olgularda ateş yükselir, zaman zaman şiddetlenen lomber ağrı, baş, karın ve bel ağrıları, muayenede kostovertebral açının künt perküsyonunda ağrı bulunur. Alt üriner infeksiyonların tersine piyelonefritte lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği de görülür. Komplike üriner infeksiyonlar: Genç erkeklerde, <50 yaşta gonore ve klamidyal infeksiyonlar gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar hariç üriner infeksiyonlar oldukça nadirdir. Gelişirse, genelde anatomik patolojilere sekonderdir. Altmış beş yaşın üzerindeki erkeklerde ise prostat hipertrofisi gibi üriner infeksiyon gelişimini kolaylaştıran patolojilerin varlığında geliştiği için, aksi kanıtlanmadıkça komplike üriner infeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir. Bu hastalarda, kadınların aksine genellikle alt üriner infeksiyonlara kısa zamanda piyelonefrit de eşlik eder. Üriner kateter kullanımı, üriner sistem taşı, obstrüktif üropati, vezikoüreteral reflü varlığı ve sisteme yapılan endoskopik girişimler sonucunda gelişen üriner infeksiyonlar da komplike olarak değerlendirilmelidir. Cevap: B 6. Alkolizm öyküsü olan 53 yaşındaki bir erkek hasta son bir aydır karnında şişkinlik, nefes darlığı; son iki gündür ise karın ağrısı, ateş, üşüme titreme yakınmaları ile acil servise başvuruluyor. Yapılan muayenesinde ateş 390C olarak saptanıyor, karında distansiyon ve periumbilikal yüzeysel venlerde belirginleşme dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Sekonder bakteriyel peritonit Akut böbrek yetmezliği Spontan bakteriyel peritonit Akut pankreatit Toksik megakolon

Spontan bakteriyel peritonit (SBP): Assit sıvısında mm3’de 250 ve üstünde nötrofil bulunması ve yapılan kültür çalışmalarında tek bir bakterinin soyutlanması durumunda söz konusudur. Kronik karaciğer hastalığı nedenli siroz olgularında ve assit ile seyreden diğer hastalıklarda gelişen en sık infeksiyon tablosudur. Olgularda ateş ve batında hassasiyet, musküler defans, rebound sıklıkla saptanır. Sirotik hastalarda hepatik ensefalopati, böbrek fonksiyonlarında gerileme, sarılık, lökositoz varlığında SBP öncelikle düşünülmelidir. Cevap: C 7. Yukarıdaki soruda tanımlanan klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Escherichia coli Bacteroides fragilis Streptococcus pneumoniae Staphylococcus aureus Koagülaz negatif stafilokoklar

Escherichia coli, hastane içi ya da dışında edinilmiş üriner sistem infeksiyonlarının en sık nedenidir. Hastane dışında edinilmiş üriner infeksiyonların >%80’inden, hastanede gelişen üriner infeksiyonların ise %40-50’sinden sorumludur. Üriner kateter takılması önemli bir risk faktörüdür. Cevap: A 8. Son iki gündür devam eden kanlı ve mukuslu ishal, ateş, karın ağrısı yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk, kasılma ve bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 6.700/mm3, periferik yaymasında %90 nötrofil (%30 bant formu) görülüyor. Yapılan dışkı kültüründe laktoz negatif, hareketsiz basil izole ediliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Campylobacter jejuni B. Enterohemorajik Escherichia coli

3

DrTus. C. Hasta eskiden Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmiş olabilir. Hastaya eskiden TAB aşısı uygulanmış olabilir. yılankavi hareketli bakterilerdir. Cevap: D 9. anti-O ve anti-H antikorlarının aglütinasyon testi ile araştırılması prensibine dayanır: 4 . Dalak apseleri. üşüme. Kırksekiz yaşında bir erkek hasta son bir haftadır devam eden. hafta sonundan itibaren anti-O antikoru (O aglütinasyonu) pozitifleşir. IgG yapısındadır.000/mm3 (%86 nötrofil). Hasta Salmonella paratyphi B infeksiyonu geçirmektedir. aortite neden olan en sık infektif nedendir. PAH: 1/ 800. Enterik ateşte gelişen RES hedefli bakteriyeminin aksine. Laktoz negatif ve hareketlidir. Gruber-Widal testi (grup aglütinasyonu). Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. eritrosit sedimantasyon hızı 105 mm/saat olduğu görülüyor. Salmonella typhi B. Staphylococcus epidermidis C. TO: 1/200. Shigella dysenteriae E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.200/mm3 (%75 nötrofil). nabız 88/dakika. Aort anevrizmalarına yerleşir ve endarterite yol açar. Bu nedenle. E. pnömoni ve endokardit görülebilir. PBH: 1/800. toksik tablo. TH: 1/400. kolanjit. Serumda. özellikle geriatrik hastalar. sert vücutlu. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. sepsis ve lokal yerleşim: En sık izole edilen etken Salmonella choleraesuis’dir. Neisseria gonorrhoeae E. Shigella sonnei D. ağrı yakınmaları geliyor. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Grup aglütinasyon testinin özgüllük ve duyarlılığı kan kültüründen daha azdır. Shigella sonnei: En sık şigelloz etenidir. PAO: 1/100. rastlantısal olarak organ ve dokulara otururlar: Menenjit (infantlarda). bu tabloda bakteriyemi hedefsizdir. bulantı. Laktoz negatif ve hareketli bir bakteridir. apandisit ile karıştırılabilir. Kandaki bakteriler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Virgül. D. Orak hücreli anemisi olan 12 yaşında bir çocukta sağ bacak pretibial bölgede kızarıklık. Anti-H antikoru ise 10-12. B. Yapılan ilk tetkiklerinde lökosit sayısı 3. başta Salmonella enteritidis olmak üzere tüm Salmonella türlerince oluşturulan infeksiyonların seyrinde de gelişebilir. günlerde pozitifleşir. kusma. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. gün içinde yükselip düşen ateş. Sonucun yorumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. yüksek ateş. Salmonella choleraesuis Salmonella bakteriyemisi. PBO: 1/400. Cevap: E 10. eritrosit sedimantasyon hızı 45 mm/saat olarak saptanıyor. 1. Shigella dysenteriae (Shiga basili): Tipik şigellozun yanı sıra küçük çocuklarda konvülsiyonlara neden olur. Kontamine besinin yenmesinden kısa süre sonra basiller kana karışır. Đmmünite sorunu bulunmayan bireylerde. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. Hasta Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmektedir. dil paslı görünümde saptanıyor. Ancak. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 14. Enterohemorajik Escherichia coli: Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınlarına neden olur. ileum ve kolona invaze olur. yüksek ateş. Uygun tedavisi başlanan olguda ikinci hafta sonunda yapılan Gruber-Widal (Grup Aglütinasyon) testinde şu titreler elde elde ediliyor. Haemophilus influenzae D. orak hücreli anemili olgularda daha sık olmak üzere osteomiyelit gibi lokal yerleşimler gelişir. Salmonella enteritidis 4 Campylobacter jejuni: Jejunum. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. kanlı. IgM yapısındadır. çekilen grafide ise sağ tibia diyafizinde periosteal kalınlaşma saptanıyor. Salmonella typhimurium da bakteriyemiye neden olabilir. AIDS’liler ve küçük çocuklarda. mukozada apse ve ülserler gelişir. Hastanın muayenesinde ateş 39oC. Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. artrit. baş ağrısı. piyelonefrit. karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuruyor. ödem.

5 Anti-H antikoru. Tek başına pozitifliğinin tanısal değeri yoktur. ağır seyirli bir lober pnömoni tablosudur. anlamlıdır. eski şöhretini yitirmiştir. Bu tablonun görüldüğü hastalarda çoğunlukla patolojinin gelişmesini kolaylaştıran. Altı hafta süre ile 6 g/gün amoksisilin kullanımı 21 gün süre ile 3 g/gün kloramfenikol kullanımı Yedi gün süre ile 4 g/gün seftriakson kullanımı Yedi gün süre ile 1 g/gün siprofloksasin kullanımı Taşıyıcılık durumunda tedavi gerekli değildir Salmonellozda iki tür taşıyıcılık söz konusudur. Yalancı pozitif ya da çapraz reaksiyonlar gösterebilir. 5 . Yemek fabrikasında çalışan bir kadın işçinin rutin portör muayenesi sırasında yapılan dışkı kültüründe Salmonella typhi izole ediliyor. Hemorajik. Alınan anamnezde yaklaşık iki yıl önce tifo tanısı ile hastanede yatarak tedavi gördüğü öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yanıltıcı sonuçları nedeniyle. anti-O titresi en yüksek olandır. Cevap: C 11. özellikle de ventilatör tedavisi altındaki hastalarda akut alt solunum yolu infeksiyonlarına (Friedlander pnömonisi) neden olur. Kanlı. altta yatan ağır primer bir hastalık. kaviteleşmeye ve apseleşmeye eğilimli. Diğer gram negatif bakteri nedenli pnömonilere göre mortalitesi oldukça yüksektir (%60-80). Ancak. ileri yaş ve diyabet gibi başka risk faktörleri de bulunur. Serratia marcescens başta pnömoni.DrTus. nontifoid infeksiyon geçirenlerin ise <%1’inde bir yılı aşkın süreyle dışkı veya nadiren de idrar ile basil saçılımı sürebilir (kronik taşıyıcılık). Safra taşı bulunan tıbbi tedaviye dirençli olgularda kolesistektomi uygulanır. nekahat taşıyıcılığı). hem Salmonella typhi. ilkinden iki hafta sonra bakıldığında. Cevap: A 12. PBH: 1/400 ise tanı. B. PBO: 1/200. Ancak. Bir grup aglütinasyonu sonucunda birden çok türe (örneğin. dilüsyon yöntemine göre değişmek üzere. PAO: 1/800. Altı hafta süre ile yüksek doz (erişkinde 6 g/gün) amoksisilin ve ampisilin verilir. Hastaya uygulanan bronkoalveolar lavaj işleminde elde edilen kanlı materyalin gram boyamasında iri gram negatif basiller görülüyor. Bunlar içinde Escherichia coli ve Proteus mirabilis öncelikle üriner infeksiyonlara. D. aşılılarda veya uzun yıllar önce hastalığı geçirenlerde pozitif bulunabilir. Salmonella paratyphi A infeksiyonudur. >1/100-1/160’dır. Örneğin. E. yara ve katetere bağlı üriner infeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastane infeksiyonlarına neden olur. Escherichia coli Serratia marcescens Proteus mirabilis Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Seçeneklerdeki tüm bakteriler. hem de Salmonella paratyphi kökenlerine) ait anti-O antikoru titresi yüksekliği var ise sorumlu etken.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Her iki antikor için de pozitiflik. PAH: 1/400. Tifoid ateş geçirenlerin %1-5. yapılan muayene ve rutin tetkiklerinde ise herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. nekrotizan. Hemen hemen her olguda haftalarca süren basil saçılımı beklenen gelişimdir (geçici. anlamlı düzeyde titre artışı olmuşsa ve eş zamanlı olarak anti-O antikoru titresinde de artış belirlenmişse. Güncel tıpta. kaviter pnömonilere yol açması beklenmez. Klebsiella pneumoniae ise şu tablolardan sorumludur: • Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ). E. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. kiremit renkli balgam tipiktir. D. B. C. C. TH: 1/400. Bunlar içinde ventilatör nedenli pnömonilere neden olma olasılığı en fazla olanı Acinetobacter baumannii’dir. hastane infeksiyonlarından sorumlu ünlü etkenlerdir. Bir üçüncü basamak sağlık kurumunun yoğun bakım servisinde kafa travması nedeni ile üç haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan hastada son 48 saattir devam eden ateş yüksekliği nedeni ile çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda konsolidasyon ve kaviteleşme ile birlikte sağ plevral efüzyon görülüyor. TO: 1/400.

Bazılarında ise karbapenemler kullanılmak zorunda kalınabilir. C. YBÜ koşullarında. D. diyabetiklerde. Akut eklem romatizması Juvenil romatoid artrit Reaktif artrit Sistemik lupus eritematozus Reiter sendromu 6 . B. üroepitelyum depresse olur. Cevap: C 15. amonyum. Alkalen idrarda magnezyum. Yapılan ultrasonografik incelemede de görünümün üriner sistem taşına ait olduğu doğrulanıyor. Hastanın anamnezi dikkate alındığında akla gelebilecek en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. B. erkek geyik boynuzu şeklindedir. KOAH’lılarda. Bu hastada aşağıdaki hangi grup antibiyotiğin ampirik olarak kullanımının tedavide yararsız olacağı düşünülmelidir? A. Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Proteus mirabilis Klebsiella pneumoniae Mycoplasma genitalium Proteus cinsi bakteriler üreaz enzimleri ile üreyi CO2 ve NH3’e parçalarlar. • Klebsiella pneumoniae. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmalarıyla başvuruyor. E. Bir hastanede ne kadar çok sefalosporin kullanılıyor ise ESBL gelişme şanssızlığı o kadar fazladır. ESBL (Genişlemiş Spektrumlu β Laktamaz) üreten suşların yaygın olduğu bilinen bir üniversite hastanesinin Üroloji servisinde yatmakta olan ve üriner kateteri olan 60 yaşındaki bir erkek hastada gelişen ateşin etiyolojisini araştırmak için alınan idrar kültüründe iri mukoid koloniler oluşturan.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 6 • Özellikle alkoliklerde. Bu kökenlerce meydana getirilen infeksiyonların sağaltımında. D. Kronik taş irritasyonuna yol açması nedeni ile neoplastik tablolar ile ilişkilendirilmiştir. Bu olgulardaki taşların radyolojik görünümü tipiktir. fosfat gibi mineraller presipite olur. gram negatif basiller saptanıyor. Sefalosporinler Üçüncü kuşak kinolonlar β laktam + β laktamaz inhibitörü Karbapenemler Dördüncü kuşak kinolonlar Klebsiella pneumoniae’nin hastane kökenleri çoklu antimikrobiyal direncine sahiptir. iki yaşın altıdaki çocuklarda ve immün yetmezliği olanlarda üst solunum yolu içeriğinin aspire edilmesi ile hastane dışında da şiddetli lober pnömoni tablolarına yol açabilir. Cevap: A 14.DrTus. Bunlardan bazıları BL+BL inhibitörlerine ve kinolonlara duyarlıdır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hareketsiz. Sırt ağrısı ve hematüri yakınmaları olan 35 yaşındaki kadın hastanın çekilen direkt üriner sistem grafilerinde sol böbrek kaliksleri ve pelvisini dolduran opasite görülüyor. E. D. infeksiyon (sitruvid) taşları gelişir. laktoz pozitif. sefalosporinler dahil pek çok β laktamlı (BL) antimikrobiyal kullanılamaz. kızarıklık. Cevap: E 13. fagositoz ve kompleman etkinlikleri azalır. E. C. Aynı hasta yaklaşık üç hafta sonra sol el bileğinde şişlik. vasküler veya üriner kateter kullanımına bağlı olarak gelişen infeksiyonlarda da ön sıralarda yer alır. Bazı kökenlerinde genişlemiş spektrumlu β laktamaz (ESBL) sentezleme özelliği vardır. B. Karın ağrısı. böylece pH 9’lara kadar yükselir. ağrı. Hemen hemen tüm kökenleri ampisilin ve amoksisiline dirençlidir. C. ateş ve kanlı ishal yakınması ile başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastada yapılan mikrobiyolojik incelemeler sonucunda Yersinia enterocolitica nedenli kolit saptanıyor ve tedavi ediliyor.

gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmaları mevcuttur. Eritema nodozum Temporal arterit Diğerleri: Tenosinovit. Büyük ve orta eklemleri tutar. Vibrio vulnificus C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 7 Yersinia enterocolitica. Reaktif artrit: En sık görülen tablodur. Bu özellikler seçenekler içinde en çok Reiter sendromu ile örtüşmektedir. Neden olduğu klinik tablolar: 1. Vital bulguları normal sınırlarda saptanın hastanın yarasından alınan örnekten yapılan Gram boyamada kıvrık gram negatif basiller görülüyor. konjunktivit + üveit + irit. Sunulan hastada. E. eritem ve büller saptanıyor. Ayağındaki yaranın iyileşmemesi ve ağrısının artması nedeni ile başvuran hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde ödem. Cevap: E 16. B. Metabolik asidoz ile uyumlu kan gazı bulguları elde edilir. Kolera gravis tablosu ile gelen 42 yaşındaki bir kadın hastada yapılan rutin biyokimyasal incelemelerde aşağıdaki bulgulardan hangisi beklenmez? A. bakteriyemi. Kendisine karşı gelişen antikorlara bağlı immün kompleks hastalıkları: Başta gastroenterit olmak üzere. hematokrit yükselir (hemokonsantrasyon). Henöch Schönlein Purpurası. perikardit. Hipoglisemi. Cholerae polivalan O1 antiserumu ile dışkıda aglütinasyon gelişir. mezenter lenfadenit. Hematokrit artışı Đdrar dansitesinde artma Üre düzeyinde artma Hipoglisemi Metabolik alkaloz • • • • • Kolera gravis tablosundaki laboratuvar bulguları • Rutin Testler: Lökosit ve eritrosit sayısı fazla bulunur. HLA-B27 antijeni ve bakteri antijenlerinin benzerliği ana nedendir. Dışkının karanlık alan mikroskopisinde çok hareketli bakteriler vardır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: E 17. • Mikrobiyolojik Tetkikler: Dışkıdaki bakterinin soyutlanma ve tanımlanmasına yöneliktir: Dışkı pirinç suyu ya da su gibidir. glomerülonefrit. Dışkının basit ve spesifik kültürleri yapılır. Yirmidört yaşında bir erkek hasta beş gün önce denize girerken ayağını istiridye kestiğini ifade ediyor. sol el bileğinde şişlik. Vibrio parahaemolyticus B. yüksek üre ve kreatinin düzeyleri belirlenir. miyokardit. C. terminal ileit 2. uzun kuluçka süreli besin zehirlenmesi etkenidir. Bakterinin kendisine bağlı olarak gelişen tablolar: Enterokolit. kızarıklık.DrTus. Campylobacter fetus 7 . Đdrar dansitesi artar. Dışkıda lökosit veya eritrosit görülmez. D. ağrı. Konjunktivit + üretrit + artrit (Reiter sendromu). kış aylarında fazla olmak üzere. yukarıda sayılan klinik tablolardan herhangi birinin başlangıcından birkaç hafta sonra gelişir.

Vibrio vulnificus Vibrio parahaemolyticus Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Vibrio cholerae Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Jejunum. kıvrık. D. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. bir besin zehirlenmesine yol açar. baş ağrısı ile özel. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. B. ileum ve kolona invaze olur. mukozada apse ve ülserler gelişir. Campylobacter jejuni E. C. Jejunum. Proteus mirabilis 8 Vibrio parahaemolyticus: Uzak Doğu’da en sık besin zehirlenmesi nedenidir. mukozada apse ve ülserler gelişir. veziküller ve nekroz gelişir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Lezyonlar ağrılıdır. kusma. ateşsiz. oksidaz pozitif bakterilerdir. D. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Cevap: B 18. bazen dizanteriform olabilen ishal. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kolonu tutarak invazif tarzda. çok hızlı hareket eden bakterilerin varlığı dikkati çekiyor. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden yenmesi ile bulaşır. E. çiğ olarak yenmesi ile bulaşır. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. meningoensefalit. ateşinin 390C. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden. Yapılan dışkı mikroskopisinde lökosit ve eritrosit görülmüyor. kronik karaciğer. alkoliklerde. Cevap: A 19. Nadiren (≈ %1) bakteriyemi gelişebilir. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. B. Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuran 28 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal olarak saptanıyor. Campylobacter fetus: Sıklıkla gastrointestinal sistemden kan dolaşımına invaze olarak özellikle yaşlılarda. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. Vibrio cholerae Vibrio parahaemolyticus Vibrio vulnificus Plesiomonas shigelloides 8 . ileum ve kolona invaze olur. beyin apsesi ve kolesistite neden olur. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. Hastanın yapılan muayenesinde konfüze olduğu. diyabetik veya altta yatan kronik bir hastalığı olan bireylerde sepsis. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce akşam yemeğinde karides salatası yediği öğreniliyor. Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır ve kolitlere neden olur. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. bulantı.DrTus. Kompanse alkolik siroz nedeni ile takip edilmekte olan 56 yaşındaki erkek bir hasta acil servise ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile getiriliyor. ateş. sert vücutlu. Hasta yakınlarından alınan anamnezde iki gün önce kabuklu deniz ürünleri içeren bir yemek yediği öğreniliyor. nabzının ise filiform olduğu dikkat çekiyor. Genelde kendini sınırlayan. Đyi pişmemiş deniz ürünleri (kabukluları) ile bulaşır. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. Sonra büller. immünitesi bozuk. Vibrio vulnificus: Gram negatif. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. C. arteriyel tansiyonunun 75/40 mmHg. endokardit. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır.

Escherichia coli: Farklı özellikli ekzotoksinleri ile sulu (ETEC. ateş. laktoz ve glukoz negatif. EAEC). E. oksidaz pozitif bulunuyor. toksik tablo.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Shigella sonnei: Yüksek ateş. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. girişimsel olmayan tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. alkoliklerde. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. bulantı. yılankavi hareketli bakterilerdir. Dışkıda antijen arama 9 . yüksek ateş. Otuzdokuz yaşındaki bir erkek hasta açlık durumunda ortaya çıkan ve yemekle kaybolan epigastrik ağrı. Kanlı ishal ve yüksek ateş nedeni ile getirilen dört yaşındaki bir kız çocuğunun ailesinden alınan anamnezde çocuğun daha önceden buna benzer bir hastalık geçirmediği ancak. hareketli bir bakteridir. baş ağrısı ile özel. Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. bulantı. Shigella sonnei Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. gram ve laktoz negatif.DrTus. kanlı. kanlı. Söz konusu olguda Helicobacter pylori eradikasyon tedavisine karar verebilmek için kullanılabilecek en duyarlı. laktoz ve glukoz pozitif. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. gram ve laktoz negatif. Salmonella enteritidis Shigella flexneri Escherichia coli Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. kusma. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Oksidaz ve gram negatif. 9 Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır. C. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. Oksidaz ve glukoz pozitif. Yapılan dışkı kültüründe izole edilen bakterinin özellikleri şöyledir. Campylobacter jejuni: Jejunum. kronik karaciğer. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. son bir yıldır hipogammaglobülinemi tanısı ile izlendiği öğreniliyor. kusma. Genelde kendini sınırlayan. kanlı (EHEC) ishallere ya da intestinal villus dejenerasyonu sonucunda ozmotik ishallere (EPEC) neden olur. Endoskopik inceleme yapılmasını kabul etmeyen hastada çekilen baryumlu özofagus mide duodenum grafisinde duodenal ülserle uyumlu görünüm saptanıyor. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. glukoz pozitif ve hareketsiz bir bakteridir. Bu nedenle. laktoz ve gram negatif. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. sert vücutlu. hareketli bir bakteridir. glukoz pozitif ve hareketli bir bakteridir. gram negatif. B. Hareketli. ileum ve kolona invaze olur. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. ateşsiz. hareketli. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. Kolonu tutarak invazif tarzda. midede yanma hissi ve hazımsızlık yakınmaları ile başvuruyor. Shigella flexneri: Yüksek ateş. toksik tablo. apandisit ile karıştırılabilir. Virgül. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. mukozada apse ve ülserler gelişir. ateşsiz. bir besin zehirlenmesine yol açar. Oksidaz. Oksidaz. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. oksidaz pozitif. D. Genelde kendini sınırlayan. gram negatif. Cevap: E 21. laktoz ve glukoz negatif. üşüme. bazen dizanteriform olabilen ishal. Hastadan alınan kanlı ve mukuslu görünümdeki dışkı örneğinin mikroskopik incelemesinde bol lökosit ve eritrosit görülüyor. Cevap: D 20.

cerahatli dışkılama beklenmez. Özgüllüğü %86-95. D. Yapılan nörolojik muayenede her iki alt ekstremitede adale tonus kaybı ve hiporefleksi saptanıyor. Kloramfenikol tedavisi haftalarca sonra gelişen B. cerahatli dışkılama nedeniyle pediatri kliniğinde 24 saat süreyle müşahede altında tutulduğu öğreniliyor. Plazmaferez B. enterit tarzında ishal görülebilirse de kanlı. tarama ve tedaviye yanıtın kontrolü amacı ile kullanılır. En büyük dezavantajı. Helicobacter pylori antikorları: Kanda spesifik IgG ve IgA aranması ve kantitasyonu. Yukarıda sözü edilen hastanın tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygun seçenektir? A. Bazı olgularda sulu. Özgüllüğü %95-98. Bakterinin lipooligosakkarid tabakasında insan sinir hücrelerindeki gangliosidlere oldukça benzer epitoplar bulunduğu için. Standart immünglobülin tedavisi C. sayılanlar içinde duyarlılığı en düşük (%77-92) tanı yöntemi olmasıdır. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. Özgüllüğü %95-99. Reiter sendromu C. duyarlılığı %95-99’dur. Şiddetli kraniyal gece nöraljileri ile seyreder.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Periferik sinirlerde ve spinal köklerde demiyelinasyon hakimdir. eritema migrans tablosundan meningoradikülonörit tablosudur. Kortikoterapi D. duyarlılığı %88-100’dür. Üreaz testi: Biyopsi örneğinde üreaz testi yapılarak bir saat gibi kısa bir süre içinde (en hızlı) tanı konur. mukuslu. Campylobacter gastroenteriti. mukuslu. E. Dışkıda antijen arama: Özellikle tedavinin izleminde yüksek özgüllükte kullanılabilen bir yöntemdir. duyarlılığı ise %90-100’dür. hatta haftalarca süren simetrik. duyarlılığı %89-98’dir. Klamidyal infeksiyonlar. mikoplazmozlar ve bakteriyel kolitlerden sonra gelişir. Caroli triadı: Đkterik hepatit B olgularında görülebilen Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ülüsüdür. Serumda spesifik antikor arama Üre solunum testi CLO (Campylobacter Like Organism) testi Kültür 10 Helicobacter pylori tanı yöntemleri • Girişimsel olmayan teknikler: Üre-solunum testi: Çabuk sonuç alınan. çok güvenilir bir tanı yöntemidir. Bannwarth sendromu: Lyme hastalığında. tablodan sorumlu mekanizmanın moleküler benzerlik olduğu düşünülmektedir. Tabloya. yüksek ateş ve günde 8-10 kez bazen kanlı. Antiviral tedavi E. saptanabilir en sık infeksiyöz nedenidir. Kültür: Özgüllüğü en yüksek (%100) tanı yöntemidir. • Girişimsel teknikler: Histopatolojik değerlendirme: Oldukça özgül (%95-99) ve duyarlı (%93-99) bir tanı sağlar. Guillain-Barré sendromu (GBS): Campylobacter jejuni. Total kas paralizisine kadar gidebilir. Cevap: D 23. Tifo: Genelde kabızlıkla seyreder. Caroli triadı D.DrTus. Bannwarth sendromu Reiter sendromu: Konjunktivit+üretrit+artrit üçlüsüdür. Cevap: C 22. assendan motor ve/veya duyusal paraliziler hakimdir. C. Guillain-Barré sendromu 10 . günler. Tifo E. Özgüllüğü %89-100. Üç gündür bacaklarında güçsüzlük ve yürüme güçsüzlüğü yakınması ile pediatrik nöroloji polikliniğine getirilen 11 yaşındaki bir erkek çocuğun bir hafta önce karın ağrısı. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A.

Kesin. Bu tablonun en sık üç etkeninin mikrobiyolojik özellikleri şunlardır: • Streptococcus pneumoniae: Gram pozitif. Cevap: E 24. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. nabız 120/dakika. C. üreme ortamında X ve V faktörler sağlanamadığı için taze koyun kanlı agarda üretilemez. Şüpheli cinsel temas öyküsü bulunan hastadan. Yüksek ateş ve kulak ağrısı yakınmaları nedeni ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan otoskopik muayenesinde kulak zarı eritemli ve bombeleşmiş olarak görülüyor. Hastaya timpanosentez yapılmış ve elde edilen materyalin gram boyamasında gram negatif boyanan kokobasiller görülüyor. nadir elementler) de elimine edilmiş olur. rinoskopik muayenede sağ nazal antrumda pürülan akıntı görülüyor. gram negatif. adi besiyerlerinde üretilemez. fakültatif anaerop kokobasillerdir. E. katalaz pozitif. koyun kanında bulunan ve V faktör için inhibitör özellikteki bazı maddeler (yağ asiti. • V faktörü: Isıya dayanıksız olan NAD ve NADP’dir. %20-30 gibi önemli bir miktarı da motor sekellerle yaşamını sürdürür. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yaranın yaklaşık bir hafta önce ağrılı bir sivilce şeklinde başladığı öğreniliyor. C. %5 koyun kanlı agar Çikolatamsı agar EMB agar Mc Conkey agar Endo agar Olguda akut sinüzit tanımlanıyor. • Moraxella catarrhalis: Gram negatif. Otuzdört yaşındaki bir erkek hasta skrotumunda şiddetli ağrıya neden olan yara ve kasıklarında ağrılı şişlik yakınmaları ile başvuruyor. D. B. sinüs ponksiyonu ile elde edilen materyalin Gram yöntemi ile boyanması sonucunda. • X faktörü: Hemoglobinin yapısında bulunan. D. Çikolatamsı agar bulunmayan laboratuvarlarda bakterinin üretiminde kanlı agar kullanılabilir. katalaz ve oksidaz pozitif diplokoklardır. Cevap: B 26. Bu nedenle. • Haemophilus influenzae: Gram negatif. Streptococcus pneumoniae Haemophilus influenzae Moraxella catarrhalis Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Soruda tanımlanan tablo akut otitis media’dır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 11 Guillain-Barré sendromunda olguların %70-80’i 1 ay-1 yıl içinde sekelsizce iyileşirken. Bu durumda kanlı agara. çok ağrılı ve fistülize olmuş LAP saptanıyor. hazırlanma tekniği gereği eritrositleri sağlam olarak içermektedir. balık sürüsü şeklinde. Ülser tabanından ve fistülden alınan materyalin Gram yöntemi ile boyanmasında. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak saptanıyor. Bakterinin hemolizini bulunmadığı için eritrositleri hemolize edemez. Mortalitesi %5’in altındadır. Otuzaltı yaşındaki bir kadın hasta ateş. katalaz ve oksidaz negatif diplokoklar. B.DrTus. Cevap: B 25. şebnem tanesi gibi koloniler oluşturur. 11 . E. Yüksek ısı ile. kratere benzeyen ülser ve sol inguinal bölgede 3x2 cm ebatlarında yumuşak. eritrositlerin hemolize edilmesini sağlamak için Staphylococcus aureus ekilir (süt anne fenomeni). küçük kokobasiller görülüyor. yüzde bası hissi ile ağrı ve burun tıkanıklılığı yakınmaları ile başvuruyor. En sık üç etkeninden birisi olan Haemophilus influenzae. etkin bir tedavisi bilinmemekle birlikte intravenöz immünglobülin (IVIG) tedavisi ve plazmaferez yararlı bulunmuştur. Çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksiller sinüste hava-sıvı seviyesi saptanan hastadan. Böylece hemolize edilmiş olurlar (çikolatamsı agar). Bu faktörleri ortama kazandırmak için eritrositler soğumakta olan temel besiyerine yüksek ısıda eklenir. gram negatif kokobasiller görülüyor. Bu nedenle çikolatamsı agarda iyi ürer. Hastanın yapılan muayenesinde yaklaşık 1 cm çapında. ısıya dayanıklı 4 pirol halkasıdır. Üremeleri için besiyerinde X ve V faktörlerine gereksinirler. Bu hastada klinik tablodan sorumlu etkeni kesin olarak izole etmek için aşağıdaki hangi besiyerine ekim yapılmalıdır? A. Ancak kanlı agar. Dolayısıyla X ve V faktör tüm besiyeri ortamına dağılmış halde değildir.

Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. Burkholderia mallei: Bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. infekte tavşanla temas sonucu gelişir. irinli ruam düğmecikleri oluşur. sellülit. Burkholderia mallei Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. Cevap: D 28. hepatosplenomegali ile birlikte sol sakroilyak eklem germe (FABER) testinin pozitif olduğu görülüyor. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. Afipia felis C. katır. püstüller gelişir. iştahsızlık ve kilo kaybı yakınmaları ile başvuruyor. ALT 78 U/L olarak tespit ediliyor. aerop. Belirtiler öğleden sonra başlar.20C. fakültatif intrasellüler bir basildir. dalgalı ateş şeklindedir. Gram negatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Akut olgularda sıklıkla artrit gözlenir. lenfadenit ve apselere yol açabilir. sağ ön kolda apse oluşumu ve sağ epitroklear LAP varlığı bulunuyor. Haemophilus ducreyi D. Calymmatobacterium granulomatis E. Gezici eklem-kas ağrıları sıktır. genişleyen Yüzeyel Kenarları girinti-çıkıntılı Ülser Sayısı Tek Bir/birkaç Çok Tek Birden çok Ülserde Ağrı Ağrısız Çok ağrılı Ağrısız Ağrısız Ağrılı Ağrısız Ağrılı Genelde yok Ağrılı Ağrılı LAP Cevap: B 27. En sık tutulan eklem. sakroilyak eklemdir. Başlangıçta genel infeksiyon belirtileri (halsizlik.200/mm3 (%70 mononükleer). Đlk lezyon daha çok burundadır. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. baş ve kas ağrısı vb. Apse içeriğinden alınan materyalin gram boyamasında bol lökosit ile birlikte gram negatif kokobasiller görülüyor. non-fermentatif. Köpek. Brucella melitensis C. ısırılma yerinde şişlik. Pasteurella multocida 12 . halsizlik. gramla boyanamayan bir bakteridir. Vibrio vulnificus D. Treponema pallidum C. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. Köyde yaşayan 35 yaşındaki bir kadın hasta yaklaşık iki haftadır devam eden. burun mukozası şişer. oksidaz pozitif. akşama doğru yükselip sabaha karşı bol terleme ile düşen ateş. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Chlamydia trachomatis 12 GENĐTAL ÜLSERLERĐN AYIRICI TANISI Hastalık Sifiliz Şankroid Donovanyoz LGV* Genital herpes Ülser Özelliği Sert kenarlı Krater tarzında Kırmızı. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile.DrTus. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. Sabaha doğru bol terleme ile düşer. Üç gün önce bir sokak köpeği tarafından sağ ön kolundan ısırılan 20 yaşındaki bir erkek hasta. en sık etkenidir. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. Bartonella henselae D. Francisella tularensis E. iştahsızlık. Francisella tularensis: Tularemi (akut süpüratif lenfadenit) etkenidir. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. Salmonella typhi B. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. Üşüme ve titreme ile ateş yükselir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 1. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. CRP 24 mg/dL. AST 47 U/L. Köpek ısırması ile değil. eritrosit sedimantasyon hızı 80 mm/saat. Herpes simplex tip 2 B. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Sonra ateş artar. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Pasteurella multocida E. At.) vardır. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Shigella sonnei Bruselloz: Brucella türlerince oluşturulan bir hastalıktır.

Altı hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu C. Boğmaca ön tanısı ile takip edilmeye başlanan hastada aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgulardan hangisi bu tanıyı desteklemez? 13 . aynı süre ile kullanılabilir. Yürüme. Altı hafta süre ile doksisiklin+ko-trimoksazol+streptomisin kombinasyonu Bruselloz. Lenfomonositoz belirgindir. göz aklarında kanlanma yakınmaları ile getiriliyor. Sonra doksisiklin + rifampisin kombinasyonu klinik tablo ve en önemlisi BOS düzelinceye kadar sürdürülür. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi ve kapak replasmanı D. sürekli sistolik üfürüm saptanıyor. • Endokarditte tetrasiklin + streptomisin + ko-trimoksazol 6 hafta ve kapak replasmanı yapılır. Cevap: B 30.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 13 Çoğunlukla çift taraflıdır. tercihen streptomisin içeren. hepatosplenomegali belirleniyor. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin kombinasyonu D. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. uzun süreli klasik tedavi ve gereğinde antiinflamatuvarlar kullanılır. 3/6 şiddetinde. Cevap: C 31. kuşak sefalosporin uygulanır. Beş yaşındaki bir kız çocuğu genellikle kusma ile sonuçlanan şiddetli öksürük atakları. Artrit gibi fokal infeksiyon var ise tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır. Sedimantasyon orta derecede yüksek bulunur. sternum sağ kenarında ikinci interkostal aralıkta daha belirgin. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3400/mm3 (%75 mononükleer). Cevap: A 29. doksisiklin ve rifampisin 6 hafta kullanılır. • Kronik olgularda klasik tedavi + immünmodülatörler (levamizol gibi) veya 4-6 hafta klasik tedaviye ek olarak 6 ay oksitetrasiklin verilebilir. merdiven ve yokuş çıkma zorlukları vardır. Bu hastada uygulanması gereken en doğru tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin verilmesi C. Hastanın yapılan muayenesinde daha önceki başvurusunda saptanmayan olan. Mevcut antibiyotik tedavisinin 10 haftaya tamamlanması B. ateşinin yeniden yükselmesi. Brucella Tüp Aglütinasyonu 1/320 titrede pozitif olarak belirleniyor. Eklem tutulumu var ise rifampisin yerine streptomisin tercih edilmelidir.50C. Đki hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu B. CRP 35 mg/dL. normokrom normositer anemi vardır. Bu nedenle nükslerde ilk uygulanan kombinasyon. • Nörobrusellozda başlangıçta rifampisin + 3. Erişkinlerde doksisiklin + rifampisin veya streptomisin kombinasyonu kullanılır. silendirüri görülebilir. renal tutulumda piyüri. tedavi yetersizlikleridir. nabız 116/dakika olarak ölçülmüş. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi E. halsizlik. • Gebelerde rifampisin 6 hafta ve ek olarak ko-trimoksazol (4-6 hafta) verilir. Çiftçilik yapan 52 yaşındaki bir erkek hasta yaklaşık on gündür devam eden. Genelde lökopeni. • Artrit gibi bir fokal osteoartiküler tutulum var ise. Febril proteinüri. iştahsızlık ve şiddetli bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. kombine antimikrobiyal kullanımının gerekli olduğu bir hastalıktır.DrTus. Bruselloz tedavisinde kullanılan antimikrobiyallere direnç söz konusu değildir. Medikal tedavinin kesilerek hemen kapak replasmanı yapılması Özel durumlarda uygulanan bruselluz protokolleri: • Yedi yaştan küçükler rifampisin + ko-trimoksazol ile sağaltılır. Son bir haftadır bruselloz tanısı ile doksisiklin+rifampisin kombinasyonu ile tedavi edilmekte olan hasta. bol terleme ile düşen ateş. Örneğin. • Gelişen nükslerde başlıca neden. nefes darlığı ve bacaklarında şişme yakınmaları ile yeniden başvuruyor. 10 hafta doksisiklin + iki hafta streptomisin kombinasyonu E.

Normal sınırlarda bulunan eritrosit sedimantasyon hızı 14 Boğmaca. Francisella tularensis: Tularemi hastalığının etkenidir. Öksürük sonunda balgam çoğu zaman kusma ile çıkarılır. Aynı nedenlerle konjunktival kanamalar ve epistaksis de gözlenebilir. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. Tulareminin kuluçka süresi 2-10 gündür. herhangi bir hayvan tarafından ısırılmadığını ancak. Dil frenulumunda ülsere yara C. Alınan anamnezde.DrTus. 3x4 cm ebatlarında. B. ülsere yara ve sağ aksiller bölgede. T lenfosit yüzey reseptörlerini kapatarak bunların lenfoid dokuya tutunmalarını önler. Eritrosit sedimantasyon hızı normaldir. apse formasyonu. glandüler (%10-25) ve her biri <%5 sıklıkla görülebilen orofarinjeal. Akut süpüratif bir lenfadenittir. %75-80 ülsero-glandüler hastalık tablosudur. Cevap: B 33. Fare pirelerinin ısırması sonucunda gelişen yüksek ateş ve süpüratif lenfadenit tablosudur. en sık etkenidir. Bu olguda kan kültürü sonuçları alınıncaya kadar aşağıdaki hangi gram negatif etkeni de içine alacak şekilde ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalıdır? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. fluktuasyon veren LAP saptanıyor. Kafa içi basıncı artışı nedeni ile beyin parankimi içine küçük kanamalar ve buna bağlı olarak da konvülsiyonlar görülür. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. çevresi eritemli. Aşırı öğürme nedeniyle dil frenulumunda gelişen ülserler tipiktir. Subfebril ateş varlığı B. pertussijen etkisi ile iki hafta süreli nezle ve düşük dereceli ateş ile başlar. Konvülsif ataklar E. Köpek. Diğerleri. koltuk altında ağrılı şişlik ve yüksek ateş yakınmaları ile başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Nedeni bilinmeyen ateş etiyolojisini araştırmak için yatırılan bir hastanın alınan anamnezinde üç yıldan beri damar içi uyuşturucu kullandığı öğreniliyor. Kan kültürleri alınan hastanın yapılan ekokardiyografik incelemesinde triküspit kapakta vejetasyonlar saptanıyor. lenfadenit ve apselere yol açabilir. Ülseroglandüler şekilde. Cevap: C 32. Lenf nodundan alınan materyalin Gram yöntemiyle yapılan boyamasında. yüksek ateş (en sık semptom). E. Stenotrophomonas maltophilia D. C. Trakeal sitotoksin etkisi ile siliyer aktivite bozulur. ağrılı. genelde ellere bulaştığı için aksiller LAP gelişimi ve fistülleşme görülür. okülo-glandüler formlar ve inhalasyon bulaşı sonucunda veya diğer formlara sekonder olarak gelişebilen pnömonidir. bol lökosit ile birlikte küçük gram negatif kokobasiller görülmesine rağmen koyun kanlı agar ve EMB agarda üreme olmuyor. Afipia felis: Bir proteobakteridir. D. Nötrofilik lökositoz D. Đki hafta ile iki ay arasında sürebilen. Alt solunum yoluna biriken mukoid balgam çıkarılamaz. tifo benzeri (septik). hayvanların yünleri ile temas ettiğini ifade eden hastanın yapılan muayenesinde sağ el dorsalinde. En sık karşılaşılan klinik formu. kentöz öksürük dönemi bunu izler. Yersinia pestis Francisella tularensis Afipia felis Bartonella henselae Pasteurella multocida Yersinia pestis: Veba etkenidir. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. HACEK grubu B. Hayvancılık yapan 49 yaşındaki bir erkek hasta sağ elinde yara. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. Pertussijen. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Klebsiella pneumoniae 14 . Acinetobacter baumannii C. lenfositik lökositoza neden olur. Dolaşımda hapis kalan çok sayıdaki T lenfosit. sellülit.

hareketli basillerdir. glukozu fermente etmeyen. nabız 140/dakika. mezlosilin. E. Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç tutulursa. solunum sayısı 26/dakika.DrTus. bu girişimlerin sıklıkla yapıldığı hastalar önemli risk gruplarını oluşturur. Yapılan üriner veya vasküler kateter uygulamalarında lokal defans mekanizmaları bozulacağından. Cevap: D 35. nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile getiriliyor. %75 nötrofil olmak üzere 2. birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. kuşak sefalosporin VEYA Karbapenemler kombine edilir. 15 . CRP 96 mg/dL olarak saptanıyor ve çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın infiltrasyon ve atelektazik alanlar görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. ateş. BOS’tan yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde gram negatif basiller görülüyor. Bir anti-pseudomonal penisilin (karbenisilin. Bu kolaylaştırıcı faktörlere ek olarak yapılan havuz pansumanları. yanık ve yara infeksiyonlarına yol açar. Piperasilin + tobramisin Pseudomonas aeruginosa. Pseudomonas endokarditlerinde en sık tutulan kapak triküspid kapaktır. Đkinci sırada. dudaklar ve parmak uçları siyanotik görünümde saptanıyor ve her iki akciğerde yaygın ronküsler ve kaba inspiratuvar raller işitiliyor. kültürde ise gram negatif. Akciğer embolileri sıktır. Bakteriyel endokarditlerin sadece %510’unda etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir. bu olgulardan sorumlu en sık patojendir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. oksidaz pozitif. laktoz negatif. piperasilin) VEYA Seftazidim ve seftriakson gibi anti-psödomonal 3. Cevap: E 34. Duyarlılık testi sonuçlarının beklenemeyeceği durumlarda. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan 40 yaşındaki bir erkek hasta spinal anestezi altında sol indirekt inguinal herni nedeni ile opere ediliyor. Hastane ortamında yapılan invazif girişimlere bağlı olarak üriner. kronik dönemdeki akciğer infeksiyonu ataklarının başta gelen (%60) etkenidir. Lomber ponksiyon ya da beyin cerrahisi operasyonlarından sonra meydana gelen akut bakteriyel menenjitlerde ilk planda düşünülmesi gereken etkendir. gentamisin veya amikasin gibi bir aminoglikozid VE. Seftriakson + klaritromisin D. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. Escherichia coli Listeria monocytogenes Neisseria meningitidis Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa B. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. Pseudomonas aeruginosa 15 Pseudomonas aeruginosa. gram negatif. Đntravenöz ilaç bağımlılarında görülen sağ kalp (triküspid) endokarditlerinin en sık ikinci etkenidir. zorunlu aerop. gram negatif bir basildir. Pseudomonas aeruginosa. Operasyondan üç gün sonra hastada ateş. Telitromisin Pseudomonas aeruginosa. öksürük. oksidaz pozitif. hareketli basiller ürüyor. hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. göğüs ağrısı. D. bu olgularda gelişen Pseudomonas aeruginosa infeksiyonunun sıklığını açıklamaktadır. Yanık yaralarının zaten ıslak ve nemli olması. glukozu fermente etmeyen. Sefuroksim + klaritromisin C. Staphylococcus aureus yer alır. Bu hastada kullanılabilecek en uygun ampirik antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. tobramisin. sol kalp tutulumuna göre daha subakut seyreder.000/mm3 (%80 nötrofil). iki yaşından büyük kistik fibrozlu hastalarda. Fizik muayenede ense sertliği. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22. Aztreonom E. C. Staphylococcus aureus. laktoz negatif.400/mm3 lökosit saptanmıştır. Kistik fibrozis tanısı ile izlenmekte olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk. infeksiyon riskini daha da artırmaktadır. Sıklıkla bakteriyemi ve sepsis tabloları da mevcut patolojiye eşlik eder. B. polar flajellası ile hareketli. baş ağrısı ve kusma yakınmaları ortaya çıkıyor.

kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Pürülan akıntıdan alınan materyalin Gram boyamasında gram negatif basiller görülüyor. piyosiyanin pigmenti ile turkuaz-mavi renge. Hastane infeksiyonu etkenidir (%10. C. Hergün yara pansumanı yapıldığı halde ameliyat sonrası beşinci günde cerrahi yarada açılma. non-enzimatik bir proteindir. Bakteriyel keratitlerin en sık etkenidir. gram negatif. blefarit. yanma. hareketsiz bakteriler izole ediliyor. hareketli. yanık infeksiyonu ve yara bölgelerini. laktoz pozitif. Cevap: E 36. gram negatif bir basildir. Listeria monocytogenes gram pozitif bir kokobasildir. eritem ve pürülan akıntı saptanmış ve yara kültürü alınıyor. Kontakt lens kullanımı sonucunda gelişen bakteriyel keratitlerin ana nedenini oluşturur. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. glukozu fermente etmeyen. minimum beslenme gereksinimi olan bir bakteridir. konjunktivit ve orbital sellülite de neden olabilir. Bu hastada en olası bulaşma kaynağı aşağıdakilerden hangisidir? A. Neisseria meningitidis ise gram negatif. D. zorunlu aerop. çürümüş bitki ve çiçeklerde. piyoverdin (floresan veren madde) ile ultraviyole ışığı altında sarı-yeşil renge. musluk suyunda. üretildikleri besiyerlerini.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 16 Escherichia coli. Neonatal oftalmi. D. sadece oksidatif mekanizmalarla glukozu kullanır. Karbonhidratları fermente etmez. Hekzaklorofen gibi bazı dezenfektan ve antiseptiklerde yaşayabilir. bulanık görme ve bol miktarda cerahatli akıntı yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan muayenede vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın oftalmolojik muayenesinde keratit tanısı konuyor. Bunlardan piyosiyanin. E. B. glukozu fermente eden. Miyopi nedeni ile kontakt lens kullanan 23 yaşındaki bir kadın hasta sağ gözünde kızarıklık.Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. oksidaz negatif. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Escherichia coli Acinetobacter baumannii Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa. Cevap: A 37. Toprakta. gram negatif. Nazal taşıyıcı olan sağlık çalışanları Ameliyatta kullanılan cerrahi setler Hastanenin havalandırma sistemi Kontamine dezenfektan solüsyonlar Hastanın nazal florası Pseudomonas aeruginosa.sırada).000/mm3. Bazı Pseudomonas türleri. Cevap: D 38. Klebsiella pneumoniae için tek fark hareketsiz olmasıdır. ventilatör gününde ateş yükseliyor. hareketli basillerdir. E. piyorubin ile de kahverengi-kırmızı renge boyar. oksidaz ve katalaz pozitif diplokoktur. Klebsiella pneumoniae C. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif. başka bakterilerde bulunmadığından ayırt edicidir.DrTus. Atmış yaşındaki bir kadın hastaya bir üçüncü basamak sağlık kuruluşunun Genel Cerrahi servisinde taşlı kolesistit nedeni ile açık kolesistektomi uygulanıyor. B. C. nötrofili. Ekimlerin yapıldığı Mueller-Hinton agarda ürediğinde besiyeri rengini açık yeşil renge boyayan bu etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 5. beyaz küre sayısı: 22. Escherichia coli 16 . 5. Kültür sonucunda üreyen bakteri Stenotrophomonas maltophilia olarak bildiriliyor. Pseudomonas aeruginosa B. oksidaz negatif.

bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. ödem ve püstüler lezyonlar. D. ateş. tedavi (ventilatör. Sonra ateş artar. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. Non-fermentatif Önemli Bakterilerin Ayrımı Oksidaz Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Hareket + + - + - Cevap: D 39. toprak ve çürümüş bitkilerde bulunan bir ortam bakterisidir. Genel olarak. Üç önemli non-fermentatif hastane infeksiyonu etkeninin ayırıcı özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. C. çevreden 17 . endokardit. B. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. miyelografi) amacı ile yapılan girişimlerden sonra gelişen hastane infeksiyonlarının pek de nadir olmayan etkenlerindendir. burun mukozası şişer. periton diyalizi) veya tanı (lomber ponksiyon. Aşağıdakilerden hangisi kistik fibrozlu hastalarda ağır seyirli nekrotizan pnömoni etkenidir? A. E. Yapılan muayenesinde ateş 38. Ventilatör ve invazif monitörler gibi cansız hastane objelerinde kolonize olabilir. püstüller gelişir. yaygın apselerle seyreder. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Tanı kobay testleri ile konur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Hastanede. Ellidört yaşındaki bir erkek hasta. B. burun mukozasında eritem. Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli ise fermentasyon yapabilen bakterilerdir. C. katır. E. Stenotrophomonas maltophilia Burkholderia pseudomallei Acinetobacter baumannii Burkholderia cepacia Burkholderia mallei Burkholderia cepacia: Su.70C olarak ölçülüyor. Pnömoni (en sık). kokobasil şeklinde ve oksidaz negatiftir. Acinetobacter baumannii E. sağ ön kolunda şişlikler ve burnunun içinde şişme. bakteriyemi. Cevap: E 40.DrTus. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia’nın aksine hareketsiz. Pseudomonas aeruginosa Brucella abortus Yersinia pestis Burkholderia pseudomallei Burkholderia mallei Burkholderia mallei. irinli ruam düğmecikleri oluşur. genel durum bozulur. sağlıklı bireylerde hastalığa yol açmaz. Stenotrophomonas maltophilia 17 Acinetobacter baumannii. Endotoksik bir hastalıktır. menenjit ve üriner infeksiyonlara yol açabilir. Alınan anamnezde hayvancılıkla uğraştığı ve at yetiştirdiği. At. Hastane ortamında. Kronik form yavaş gidişli bir infeksiyondur. Bölgesel LAP vardır (akut ruam). sağ ön kolda cilt altında yumuşak kıvamlı kitle lezyonları ve sağ aksiller LAP görülüyor. D. kloramfenikol. Aerop ve non-fermentatif üreme özelliğindedir. Streptomisin. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Đlk lezyon daha çok burundadır. tetrasiklin kullanılır. atlarından birisinin hastalandığı için veteriner hekim tarafından tedavi edilmekte olduğu öğreniliyor.

pnömoni. fırsatçı hastane infeksiyonlarına yol açar. çürümüş bitki ve çiçeklerde. Pseudomonas aeruginosa B. Cevap: A 43. oksidaz pozitif. gün geçtikçe önemi daha çok kavranmaya başlamış bir etkendir. yara ve üriner sistem infeksiyonlarına yol açabilir. Bir üniversite hastanesinin yoğun bakım bölümünde kafa travması nedeni ile bir haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan bilinci kapalı bir hastada ateş yüksekliği nedeni ile yapılan tetkikler sonucunda ventilatöre bağlı pnömoni geliştiği saptanıyor. oksidaz negatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 18 hastalara. Stenotrophomonas maltophilia E. Alınan balgam kültüründe ise gram negatif. Acinetobacter baumannii Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. oksidaz negatif. minimum enerji gereksinimi ile ıslak bırakılmış hastane zeminlerinde dahi uzun süre yaşamını sürdürebilen ve çoğul antimikrobiyal direnç özelliği ile hastane infeksiyonlarının gelişimine yol açan. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir A. oksidaz pozitif. terminal dönemdeki kistik fibrozlu olgularda. hareketli. Bir haftadan beri devam eden ateş. Transtrakeal aspirasyon yöntemi ile alınan balgam örneğinin Gram boyamasında her sahada 20-25 lökosit. B. Bakteriyemi. Birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. D. non-fermentatif basiller izole ediliyor. 2-3 epitel hücresi ve bol gram negatif basil görülüyor. non-fermentatif basildir.DrTus. baş ağrısı ve burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuran 22 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda akut maksiler sinüzit tanısı konuluyor. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. altta yatan ciddi hastalığı bulunan veya immünitesi zayıflamış hastalarda önemli. C. hareketli. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Uzun süredir geniş spektrumlu antimikrobiyal sağaltım uygulanan. Cevap: D 41. gram negatif. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. fırsatçı bir hastane infeksiyonu etkenidir. Đnfeksiyon spektrumu geniştir. Kontamine dezenfektanlar aracılığı ile hastane epidemilerine neden olan nadir. progressif bir seyirle nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi tablolarının gelişimine yol açar. Özellikle kistik fibrozlu hastalar için önemli bir tehdittir. oksidaz negatif. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Stenotrophomonas maltophilia ve Acinetobacter baumannii oksidaz negatif gram negatif basillerdir. hareketli bir bakteridir. hareketli. hareketli. Serratia marcescens D. musluk suyunda. non-fermentatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Toprakta. Stenotrophomonas maltophilia: Non-fermentatif. Klebsiella pneumoniae C. E. menenjit. Acinetobacter baumannii: Gram negatif. kontrol altında tutulamamış. Đnsan dış kulak yolu florasında yer alan. hareketsiz. Aşağıdaki antibiyotiklerden hangisi bu etkene yönelik tedavide uygun bir seçenek değildir? 18 . hastalardan da diğer hastalara kolayca bulaştırılabilen. Bu hastalarda izole edilen kökenler genellikle çoğul ilaç direnci sergilerler. oksidaz pozitif. Cevap: B 42. non-fermentatif basildir. Klebsiella pneumoniae. Tedavi ve korunmada gecikilmiş. Serratia marcescens. Hastaya yapılan sinüs ponksiyonu ile alınan materyalin kültürü sonucunda ise Moraxella catarrhalis izole ediliyor.

mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. normal insan oral florasında bulunan. Bu hastada bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan. E. cilt florasında bulunan gram pozitif difteroid bir basildir. Haemophilus influenzae D. Fusobacterium nucleatum D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. gram negatif. non-fermentatif. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. Streptobacillus moniliformis. Bakteriyel endokarditlerin %5-10’unda ise etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir: Haemophilus aphrophilus veya Haemophilus parainfluenza Actinobacillus actinomycetemcomitans Cardiobacterium hominis 19 . nötropenik olgularda kateter infeksiyonları. fare oral florasında bulunur. Đnsan ve hayvan ısırıklarının ve yumruklaşma sonucu elde gelişen inatçı ve ciddi ezilme infeksiyonlarının önemli bir etkenidir. Bu olgudan alınmış olan seri kan kültürlerinde ilk üç gün içerisinde herhangi bir mikroorganizma izole edilemiyor. Doğada. Aynı hasta bir hafta sonra ısırılma yerinde şişlik. Streptobacillus moniliformis B. Đnfeksiyon. kızarıklık ve ağrı geliştiğini ifade ederek yeniden başvuruyor. trombositopeni. fusiform. Eikenella corrodens C. Yapılan tıbbi değerlendirmede. genellikle diğer ağız içi bakteriler ve özellikle streptokoklarla mikst haldedir. fakültatif anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Corynebacterium jeikeum E. C. Fusobacterium nucleatum. amoksisilin+klavülanik asit (ilk tercih) veya sülbaktam+ampisilindir. pnömoni ve yara infeksiyonlarına neden olabilir. Enterococcus faecalis B. Bunun dışında kalan antimikrobiyallere oldukça duyarlıdırlar. gram negatif bir basildir. anemi. Acil servise başvuran 35 yaşındaki bir erkek hasta darba uğradığını ve saldırgan tarafından sol ön kolundan ısırıldığını ifade ediyor. genel durumu bozuluyor. çok şekillilik (basil. Cevap: A 45. Cevap: D 44. kokobasil) özelliği gösteren bir basildir. nötrofilik lökositoz. anaerop. kok. Sefaklor Sefuroksim Ampisilin + Sülbaktam Amoksisilin + Klavulanik asit Azitromisin 19 Moraxella catarrhalis. insanın normal oral florasında bulunan gram negatif. hepatosplenomegali. Akut otit ve sinüzitlerin güncel ampirik tedavisi. yavaş bir seyir ile gelişmeye başlar. Yara yeri infeksiyonu. non-fermentatif. oksidaz pozitif. Yapılan muayenede ısırılma yerinde sellülit geliştiği saptanıyor. Hastaya gerekli girişimler yapıldıktan sonra metronidazol tedavisi verilerek evine gönderiliyor. yaralanma veya ısırılmadan sonraki hafta içinde. B. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Pseudomonas aeruginosa C. D. Corynebacterium diphtheriae Eikenella corrodens. Atmışyedi yaşındaki erkek bir hastanın iki gün önce ateşi yükseliyor. Đnatçı bir infeksiyon sergiler. Brucella melitensis E. fakültatif anaerop küçük bir basildir. Bu hastada izole edilme olasılığı en fazla gram negatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu nedenle duyarlılık testi yapılmaksızın diğer antimikrobiyaller kullanılabilir. Neoplazmı bulunan. fakültatif anaerop.DrTus. Haemophilus aprophilus Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. %90-95 oranında beta laktamaz üreten bir bakteridir. Corynebacterium diphtheriae de gram pozitif difteroid bir basildir. ampisilin ve amoksisilin ile tedavi edilmemelidir. oksidaz pozitif. Bu nedenle bu türlerce oluşturulan infeksiyonlar penisilin-G. Corynebacterium jeikeum.

Kapsüllü. kaşar peyniri ve yoğurt ile bulaşmazlar. kapsülsüz kökenleri ise erişkinlerde akut otit ve sinüzitlere neden olan bir bakteridir.000/mm3 (%75 nötrofil). genital ülserlere yol açmaz. Đki aydan fazla (3 ay) bekletilen tuzlu teneke peynirinde.80C olarak ölçülmüş. oksidaz pozitif. akut epiglottid gibi ciddi infeksiyonlara. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Tanımlanan gram negatif. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Neisseriae gonorrhoeae Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Treponema pallidum Neisseriae gonorrhoeae gram negatif diplokoktur ve gonokoksik üretrit etkenidir. tulum. çok ağrılı genital ülserlere neden olur. çürümüş bitki ve çiçeklerde. hareketli. Ülserler ve granülomatöz dokudan alınan materyalin Giemsa boyası ile boyanan preparatlarının incelenmesi sonucunda nötrofil ve monositlerin sitoplazmaları içinde bipolar boyanan kokobasiller görülüyor. Brucella melitensis E. Bu hastada bu tabloya neden olabilen gram negatif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Haemophilus cinsi bakterilerin hayvanlarda bulunan örneğin Haemophilus parasuis (domuz) ya da Haemophilus felis (kedi) gibi türleri de vardır. non-fermentatif. en sık etkenidir. cinsel temas ile bulaşan granüloma inguinale (donovanyoz) hastalığının etkenidir. Afipia felis D. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. aerop. hareketsiz. daha önce bulunsa dahi canlı kalamazlar. C. aerop. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Genital bölgede önceleri küçük bir nodül ya da papül şeklinde başlar. Toprakta. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. basil ya da özellikle klinik örneklerde kokobasil şeklinde. Haemophilus ducreyi. fakültatif intrasellüler basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Yaklaşık iki hafta önce evcil bir kedi tarafından sağ elinden ısırılan yedi yaşındaki bir kız çocuğu. Tekrarlı ülserler iyileştikçe bölgede 20 . Daha sonra kıvrımlar boyunca anüse doğru genişleyen. Katalaz ve oksidaz pozitiftirler. sağ aksiller bölgede 2x3 cm boyutlarında LAP saptanıyor. bazen pleomorfik görünümlü bakterilerdir. Haemophilus influenzae hayvan ısırığı ile insana bulaşabilen bir bakteri değildir. kolayca kanayan ülserler ortaya çıkar. Bölgesel LAP saptanıyor. Brucella melitensis: Hayvan etkenidir. Kuluçka süresi on günden üç aya kadar değişebilir. fakültatif intrasellüler basil tanımlaması ile örtüşmektedir. Hayvan ısırması. mavi-menekşe renkte boyanır. Tereyağında 4 ay canlı kalabilirler. ağrısız. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Kasığında yara ve skrotumunda şişlik yakınmaları ile başvuran 32 yaşındaki erkek bir hastanın yapılan muayenesinde sağ inguinal bölgeden anüse doğru uzayan ağrısız kolay kanayan ülserler ve iyileşmiş ülserlere ait granülomatöz doku varlığı ile birlikte skrotumda ödem saptanıyor. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. D. En önemli bulaşma yolu çiğ sütten yapılmış taze peynirdir. Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. çoğu kökeni kapsüllü olan.DrTus. gramla boyanamayan bir bakteridir. oksidaz pozitif. Pseudomonas aeruginosa B. gram negatif boyanan küçük basillerdir. non-fermentatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Eikenella corrodens Kingella kingae Cevap: E 20 46. küçük. Cevap: C 47. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 14. musluk suyunda. oksidaz pozitif. Ortamdan bulaşarak hastane infeksiyonlarına neden olur. Bartonella henselae C. E. eritrosit sedimantasyon hızı 43 mm/saat olarak saptanıyor. Hareketsiz. ısırılma yerinde kabarcıklar ve koltuk altında ağrılı şişlik gelişmesi nedeni ile getiriliyor. Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. Calymmatobacterium granulomatis. beklenen bir bulaş yolu değildir. Haemophilus influenzae: Gram yöntemi ile zor. Kapsüllü kökenleri (tip b) küçük çocuklarda (2 ay-6 yaş) menenjit.

bir bakteriyel infeksiyonda beklenenden oldukça azdır. Hastalık şankr ile başlar. Doksisiklin D. vakuoller içinde ürerler. granülomatöz. Bakterilerin iki ucundaki şişliğe benzer bu görünümlere “Donovan cisimcikleri” adı verilir. Süt görünümünde. Tüm vajinal infeksiyonlar içinde en sık karşılaşılan tablodur. Kaşıntı. deformitelere yol açan çok sayıda lezyon kalır. Bunun nedeni. Yukarıdaki laboratuvar bulgusu dikkate alınırsa hastanın tedavisinde kullanılabilecek en uygun antimikrobiyal aşağıdakilerden hangisidir? A. ağrısız.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 21 ağrısız.Gardnerella vaginalis C. ya da nadirdir.3 serotipleri ile de küçük ülserli. Lenf dolaşımı bozulduğu için lenfödem ve dış genital organ elefantiyazı görülebilir. yapışkan vajinal akıntı yakınması ile Jinekoloji polikliniğine başvuran 32 yaşındaki bir kadından alınan akıntı örneğinin Gram boyası ile yapılan preparatında az sayıda lökosit ile birlikte vajinal epitel hücreleri üzerine yapışmış çok sayıda gram negatif kokobasil görülyor. Sonuç olarak. Bakteriyel vajinit . aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides ve Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliğine girer. kıvrık basillerin varlığı saptanıyor. D-K serotipleri ile non-gonokoksik üretritlere. laktobasiller azalmıştır. Cevap: C 48. Olguların en az yarısı asemptomatiktir. L1. anaeroplar ise bunlardan amin oluşturur. Bakteriyel vajinit . ortamda Gardnerella vaginalis artmış ise. vajinitlerde mutlaka vajinal mukozada ödem ve eritem görülür. Bakteriyel vajinit . Ayrıca serbest olarak bulunan gram negatif. B. monosit. dizüri ve disparoni nadirdir. Gardnerella vaginalis. bu tür infeksiyonlara vajinit değil. Metronidazol 21 . Bacteroides türleri gibi anaerop bakterilerin ve genital mikoplazmaların yol açtığı ortak tablo için kullanılır. ancak sayıca artmaları halinde yardımlaşarak vajinada yüzeyel bir inflamasyona yol açan Gardnerella vaginalis. Vajinozlarda ise yoktur. Sonuçta. peptostreptokok. Vajinal sekresyonda lökosit sayısı. Aminler bölgedeki pH’ı yükseltir ve Gardnerella vaginalis için rahat bir ortam oluşur. koyu vajinal akıntı yakınmaları ile başvuran hastadan alınan vajinal akıntı örneğine %10 KOH damlatılınca balık kokusunu andıran bir koku ortaya çıktığı görülüyor. Flukonazol C. Ko-trimoksazol B. bakteriyel vajinozlar için oldukça değerli bulgulardır. Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. gümüşleme ile boyanabilirler ve çok kıvrımlı ipsi görünüm sergilerler. büyük LAP ile ortaya çıkan lenfogranuloma venereum’a neden olur. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. preparat incelenirken az sayıda lökosit ve özellikle Mobiluncus türlerinin ve ipucu hücrelerinin (yassı epitel hücresi üzerinde kümeleşmiş gram labil kokobasiller) görülmesi. sert kenarlı. Vajinal sürüntüden yapılan boyamalarda. Bunlar. Disparoni ve beyaz renkli. Kokulu vajinal akıntı başlıca semptom olabilir. vajinit etkenlerinin aksine.DrTus. gümüşleme tekniği kullanılarak yapılan boyanması halinde.Gardnerella vaginalis E. Granülomatöz lezyonlardan alınan materyalin Wright ya da Giemsa boyaları ile. vajinoz adı verilmiştir. yenidoğan-infant pnömonilerine ve alt palpebral konjunktivitlere. Bakteriyel vajinoz . Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Lezyondaki bakteriler standart boyama yöntemleri ile değil. Bu bakteriler arasında tipik bir kommensallik söz konusudur. Klindamisin E. Ortam daha da alkali hal alır. Chlamydia trachomatis.Mobiluncus sp. Hangi etkenle gelişirse gelişsin. bu bakterilerin vajinal mukozaya invazyon yapmaması ve sadece yüzeyel hücre destrüksiyonuna neden olmalarıdır.Mobiluncus sp. ve Gardnerella vaginalis Bakteriyel vajinoz: Normalde vajinal florada yer alan. Mobiluncus. ve Gardnerella vaginalis D. HIV infeksiyonu bulaşı için bir risk faktörü olduğuna inanılmaktadır.Mobiluncus sp. bu hücrelerin içinde bipolar boyanan (çengelli iğne görünümünü anımsatan) 1-25 adet kokobasil görülür. Bölgesel LAP yoktur. histiyosit ve plazmositlerin sitoplazmasında. Bakteriyel vajinoz . Bu arada ortam pH değişikliği nedeni ile laktobasiller azalır ve asidite daha da bozulur. ortamdaki protein yapıları aminoasite dönüştürür. genişlemeye eğilimli olmayan ülserlerdir. nötrofil. Đnfeksiyon bölgesindeki.2. Cevap: E 49. tek.

fakültatif anaerop. Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlara neden olmaz. Cinsel ilişki sırasında vajinada yanma hissi ile polikliniğe başvuran 34 yaşındaki bir bayanın muayenesinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Neisseria gonorrhoeae B) Gardnerella vaginalis C) Staphylococcus aureus D) Clostridium difficile E) Mobiluncus sp. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. Neisseria gonorrhoeae: Gonokoksik üretrit ve servisit etkenidir. Cevap: D 22 . akıntı yaymasında her sahada bol yassı epitel hücresi. Gardnerella vaginalis: Bu sorunun çeldiricisidir. On gün önce bir fare tarafından sol ayak baş parmağından ısırıldığını ifade eden 30 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. lokal ve sistemik belirtilerle seyreden epidemik infeksiyonlara (Haverhill hastalığı) neden olabilir. yapışkan vajinal akıntı özeldir. Balık kokusunda. sonra şişlikte irinleşme ve ülserasyon ile birlikte bölgesel LAP. Haverhill hastalığında. Tekrarlı olgularda lokal probiyotik (laktobasil) kullanımı da etkin bulunmuştur. Bakteriyel vajinozların tedavisinde antianaerop özellikli ilaçlardan en çok metronidazol tercih edilir. süt gibi. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. hareketli bir vajinoz etkenidir. Kemiricilerin ağız florası ile kirlenmiş besinlerle de bulaşabilir. nadir laktobasiller. Neden olduğu fare ısırığı hastalığına Sodoku hastalığı adı verilmiştir. ağrı ve kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. sağ dizinde şişlik. Normal vajinal florada bulunan ve gram labil boyanan kokobasillerdir. Cevap: E 51. fare ısırığı hastalığının diğer bir etkenidir. Pontiac hastalığı – Streptobacillus moniliformis Streptobacillus moniliformis. süt gibi vajinal akıntı. Özellikle sodoku. lenfadenit ve lenfanjit gelişir. Hastanın yapılan muayenesinde sol ayak baş parmağında ülsere yara. diğerlerine ek olarak ekstremite artritleri de görülür. kesin vajinoz tanısı koydurur. günden sonra başlar. daha önceden kapak anomalisi bulunan hastalarda gelişen fatal infektif endokardittir. Clostridium difficile: Đnsan dahil memelilerin barsağında bulunan gram pozitif sporlu basillerdir. Haverhill = Sodoku + Artrit. Tedavi edilmemiş olgularda karşılaşılabilen en ciddi komplikasyon. Đki hastalık tablosunda da sistemik ve lokal belirtiler ısırık yarası iyileştikten sonra. kas ağrıları. 4-5 nötrofilik lökosit ve çoğunlukla epitel hücrelerine yapışmış ve kümeler yapmış halde görülen gram pozitif ve negatif kokobasiller ile gram pozitif küçük. Mobiluncus sp. C. sol inguinal LAP ve sağ dizde artrit saptanıyor. kıvrık görünümlü (curved). Sodoku hastalığı – Spirillum minus Sodoku hastalığı – Streptobacillus moniliformis Haverhill hastalığı – Spirillum minus Haverhill hastalığı – Streptobacillus moniliformis. çok şekillilik özelliği gösteren bir basildir. Tek ve yüksek dozda veya 5-7 günlük rutin dozda kullanılabilir.DrTus. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. ancak gram labil boyanan. Yüksek ateş.: Zorunlu anaerop. Gardnerella vaginalis gibi gram pozitif duvar yapılı. kızarıklık. tedavi edilmez ise birçok kereler tekrarlayabilir. Yukarıda tanımlanan tablo ve yol açan etkenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. D. Gram negatif diplokok şekillidir. Sodoku hastalığında yaygın cilt döküntüleri de görülebilir. Spirillum minor (minus da denir). ısırık yerinde kırmızı-kahverengi şişlik. Varlığı. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 22 Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. E. Staphylococcus aureus: Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlarda adı geçmeyen kümeler halinde yaşayan gram pozitif koklardır. Spiroketler içinde değerlendirilmesi daha doğrudur. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. Ancak bir kolaylaştırıcı bakteri kolonizasyonu söz konusu ise bakteriyel vajinoz gelişimine katkıda bulunur. virgülsü basiller belirleniyor. yani ısırılmayı izleyen 10. B. Cevap: D 50.

tipik pnömoni tablosuna neden olur. Legionella pneumophila lejyoner hastalığının etkenidir. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg. cerahatli balgama neden olmayan bir atipik pnömoni etkenidir. Cevap: E 53. atipik pnömoni etkenleri arasında yer almakla birlikte. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında akla getirilmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Balgamda bol nötrofilik lökosit ve gram pozitif diplokoklar görülürler. Mycoplasma pneumoniae de klamidyalar gibi Gram yöntemiyle boyanmayan. kas ağrıları. Başlıca klinik özellikler şunlardır: • Ateş genellikle 400C’a kadar yükselir. C. Đdrarda etkene ait antijen saptanması C. Balgam örneğinin Charcoal Yeast Extract Agar besiyerine ekimi ile etkenin saptanması Lejyoner hastalığının tanında. toplum nedenli pnömonilerin en sık etkenidir. hipofosfatemi. az ya da çok sayıda nötrofil görülür. yaygın. Özellikle hastanede yatan. bulantı. • Hiponatremi. Ekstrapulmoner tutulumun nadir olduğu. göğüs ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Hastanın çekilen PA akciğer grafisinde sağ alt lobda infiltrasyon ve sağ plevral efüzyon saptanıyor. bronşiyolit tablolarının söz konusu olduğu bir atipik pnömoni tablosundan. • Çoğunlukla balgam çıkarılmayan (non-prodüktif) kuru öksürük vardır. KOAH’lılarda akut alevlenmelerin üçüncü sıradaki etkenidir. E.) elde edilebilir. Bununla birlikte. B. nabız 120/dakika. solunum sayısı 18/dakika olarak saptanıyor ve sağ akciğer bazalinde inspiryum sonu ince raller işitiliyor. D. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin yukarıda tanımlanan olguda saptanması beklenmez? A. baş ağrısı. CRP: 96 mg/dL olarak saptanıyor ve rutin biyokimya tetkiklerinde hiponatremi (120 mEq/L) bulunuyor. Anlaşılabileceği gibi. Su borularından veya havalandırma sistemlerinden bulaşır.500/mm3 (%90 nötrofil). Alınan anamnezde yaklaşık bir hafta önce iş toplantısı nedeni ile bir turistik otelde konakladığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. oldukça ağır seyirli bir tipiklober pnömoniye kadar değişebilir.DrTus. öksürük.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 23 52. • Nadir bazı olgularda hepatit. • Olguların %10’unda böbrek yetmezliği bulguları (proteinüri. hastaların balgamının Gram yöntemi ile boyaması durumunda. kusma ve sulu ishal gibi gastrointestinal sistem belirtileri tabloya eklenir. serumda LDH yüksekliği önemli özelliğidir. Gram yöntemiyle boyanmayan bir atipik pnömoni etkenidir. • Olguların yarıdan azında karın ağrısı. ciddi bir pnömoni tablosuna yol açar. altta yatan ciddi bir hastalığı olan hücresel immünite yetmezlikli hastalarda alveolleri de etkileyerek genelde çift taraflı. Balgam örneğinin Gram boyamasında lökositlerle birlikte gram negatif kokobasillerin varlığı B. Chlamydia pneumoniae. Cerahatli balgama neden olmaz. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. Mart ayı sonunda. tipik pnömoni tablosu da sergileyebilir. alveolitle özel. miyokardit ve perikardit gibi kalp tutulumları görülebilir. anormal kan üre ve kreatinin değerleri vb. mikroskopik hematüri. 46 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Balgamda PCR ile etkenin saptanması E. Akciğer biyopsi örneğinde floresan antikor boyama yöntemi ile antijen saptanması D. Balgam incelemesinde bol nötrofil görülüyor. eritrosit sedimantasyon hızı 76 mm/saat. halsizlik. Klinik yelpaze. Streptococcus pneumoniae Chlamydia pneumoniae Moraxella catarrhalis Mycoplasma pneumoniae Legionella pneumophila Streptococcus pneumoniae. Cevap: A 23 . Moraxella catarrhalis gram negatif diplokoktur. herhangi bir bakterinin gösterilememesi önemli bir tanısal destektir.

Cevap: B 56. B. D. Semptomatik erkeklerde Gram boyamanın duyarlılık ve özgüllüğü >%95’dir. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kadında ise uterus serviksinden alınan sürüntü Gram ve Metilen Mavisi yöntemi ile boyanır. yani lober pnömoni tablosudur. Legionella pneumophila E. Hastadan alınan anamnezde iki gün önce bir hayat kadını ile cinsel temasta bulunduğu öğreniliyor. inguinal bölgede patolojik LAP saptanmıyor. Örneğin pnömokoksik pnömonilerde kapsüllü gram pozitif diplokoklar. Lober pnömonilerde kanda da belirgin bir nötrofilik lökositoz vardır. pas renginde ve çoğu zaman kanlıdır. Legionella pneumophila. Ön üretrit ile başlar. dizüri ve sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı yakınmaları ile başvuruyor ve trikomonas vajiniti tanısı ile ampirik olarak metronidazol tedavisine alınıyor. nötrofillerin içinde çok sayıda diplokok görülüyor. Streptococcus pneumoniae D. Balgamın Gram yöntemi ile boyanmasında her bir 100X sahada >25 nötrofil ve sorumlu etkenler görülebilir.DrTus. Metilen Mavisi yöntemi ile boyanan akıntı yaymasında nötrofiller içerisinde ve bir miktar da dışarısında tipik diplokokların. hiperemi ve en önemlisi yeşilimsi-sarı üretral akıntıdır. sağ üst kadranda karın ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazları minimal yüksek olarak saptanın hastanın batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer çevresinde sıvı toplanması görülüyor. Muayene sırasında glans peniste hiperemi ve sarı-yeşilimsi renkte üretral akıntı varlığı dikkati çekiyor. Şu bilgiyi unutmayınız. dizüri. Yirmiiki yaşındaki erkek hasta. C. Aynı hasta bir hafta sonra ateş. penis başında kızarıklık. Yukarıda tanımlanan klinik bulgular dikkate alındığında. Oysa olgumuzda Gram yöntemi ile etken görülememiştir. Gram boyamada ise gram negatif diplokokların görülmesi tipiktir ve kesin tanı koydurur. Erkekte üretral akıntı. Mycoplasma pneumoniae Balgamda fazla nötrofil görüldüğüne göre tablo alveolit. E. standart Gram yöntemi ile boyanmaz. Standart besiyerlerine yapılan ekimlerde üreme olmuyor. Chlamydia psittaci C. Neisseria gonorrhoeae – Fitz-Hugh-Curtis Sendromu D. Başlıca belirtileri. Cevap: D 55. gram negatif basil pnömonilerinde ise gram negatif basiller belirlenir. Bu olgudan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Neisseria gonorrhoeae – Pelvik inflamatuvar hastalık B. Bu yaklaşımın erken tanı değeri oldukça fazladır. Üretral akıntının Metilen Mavisi boyamasında. akıntı ve idrar yaparken yanma hissi yakınmaları ile başvuruyor. Lober pnömoni kliniği veren bir hastanın bronkoalveoler lavaj yapılarak elde edilen solunum sekresyonunda her bir 100x mikroskop alanında ortalama 30 nötrofil görülüyor. Yapılan muayenede vital bulgular normal sınırlarda saptanıyor. Hastanın yapılan muayenesinde palpasyonla karaciğerde ağrı ve oskültasyonda karaciğer üzerinde frotman varlığı dikkati çekiyor. Chlamydia trachomatis . Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta disparoni. Trichomonas vaginalis Neisseria gonorrhoeae Chlamydia trachomatis Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Erkeklerde gonokok infeksiyonları: Olguların %95’inde görünür tablolara yol açtığı için erkeklerde infeksiyon daha sık tanımlanabilir. düşünülmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 24 54.Fitz-Hugh-Curtis Sendromu 24 . Balgam pürülan. glans ucunda kaşıntı. Gram boyama ile herhangi bir mikroorganizma saptanamıyor. Coxiella burnetii B. PA akciğer grafisinde bilateral alt lober tutulum görülüyor. Neisseria gonorrhoeae – Akut kolesistit C.

Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). el. Gezici eklem ağrıları. cinsel aktif (15-50 yaş arası) bireylerde görülen en sık septik artrit etkenidir. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole ediliyor. ağrı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. diz (sık). Korunma amacı ile doğumdan hemen sonra göze %1 AgNO3 veya eritromisinli damlalar damlatılır. Gonokoklarla karşılaştırıldığında. sol dizinde şişlik. 25 . Soru cümlesinde bunların ayrımında kullanabileceğimiz çok önemli veriler mevcuttur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Göz kapakları elle açıldığı zaman bol miktarda pürülan materyalin fışkırır tarzda dışarıya boşaldığı görülüyor. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. D. Yenidoğanların doğumdan sonraki ilk birkaç saat içinde gelişen konjunktivitleri. el bileği. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan 34 yaşındaki bir kadın hasta. olguda disseminasyonun kesin delili olarak kabul edilir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 380C. glukozu fermente eden. eklemlerde şişlik ve hiperemi görülür. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülen. Đhmal edilirse sıklıkla körlüğe yol açan iki taraflı göz infeksiyonları (ophthalmia neonatarum) gelişir. göz kapaklarında şişlik ve cerahatli akıntı yakınmaları ile getiriliyor. Sol diz ekleminin ultrasonografik incelemesinde eklemde efüzyon varlığı görülüyor. Hastada sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı görünmesi nedeniyle seçim gonokoklar lehinde olmalıdır. Artritin görülmesi. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. C. C. Gonokoklar. sol dizde eritem. Metronidazole bağlı toksik hepatit 25 Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. katalaz ve oksidaz pozitif. Erkeklerde ise çok nadirdir. dirsek eklemlerinde asimetrik septik monoartrit şeklindedir. ödem ve sıcaklık artışı saptanıyor. glukozu fermente eden. Erkeklerde ise çok nadirdir. ilk haftadan (5-12 gün) sonra meydana gelen konjunktivitlerde ise öncelikle klamidyal etkenler düşünülmelidir. Diğer etkenler de septik artrite neden olabilir. meningokokların septik artrite neden olması olasılığı çok düşüktür. katalaz ve oksidaz pozitif. Cevap: D 58. E. lenfatik yayılımla perihepatite yol açabilir (Fitz-Hugh-Curtis sendromu). Neisseria gonorrhoeae klamidyalar gibi. Bakteriyi sinovyal sıvıdan üretmek mümkündür. B. Çoğu olguda yüksek ateş. Staphylococcus aureus Streptococcus agalactiae Neisseria meningitidis Haemophilus influenzae Neisseria gonorrhoeae Yenidoğan gonokok infeksiyonları: Anneden doğum sırasında yenidoğana bakteri bulaşı gerçekleşebilir. Haemophilus influenzae ise basil-kokobasil morfolojisindedir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çoğunlukla göze damlatılan bu damlalara bağlıdır. B. Yenidoğanlarda ilk birkaç (1-2) gün içinde gelişen konjunktivitlerde gonokoklar. Yapılan muayenede göz kapaklarında eritem ve ödem saptanıyor. Tablo. her iki cinsten. nabız 100/dakika. D. Çoğu olguda yüksek ateş. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole edilmiş olduğu bildiriliyor. Cevap: C 57. E. Herhangi bir sağlık personelinin müdahalesi olmadan ev şartlarında doğduğu öğrenilen henüz iki günlük bir yenidoğan. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. Bu koruyucu yaklaşımın rutine girmesinden sonra oldukça nadir karşılaşılan bir klinik antitedir. Diğer seçeneklerdeki bakterilerden Brucella türleri kokobasil.DrTus. Brucella melitensis Brucella abortus Neisseria meningitidis Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir.

Cevap: C 61. Ateş. görünümünün ise bulanık olduğu saptanıyor. B. Cevap: D 60. D. bulantı. • Disseminasyona yol açan kökenler. Hastadan alınan üretral akıntı örneğinin Metilen Mavisi ile boyalı preparatı incelendiğinde bol lökosit ve lökosit stoplazmasında bulunan diplokoklar görülüyor. Menenjit tedavisi genel olarak ampirik olarak yapılır. Beş gün önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 26 yaşındaki bir erkek hastada son üç gündür devam eden üretral akıntı mevcuttur. sefuroksim aksetil. meningokokların aksine penisilinaz üretebilirler. • Komplike olmamış gonore ve epididimitte seftriakson tek doz ve 7 gün doksisiklin kullanılır. Bu olguda kullanılabilecek alternatif antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir? A. D. amoksisilin-klavülanik asit ya da kinolonlar ile yedi gün daha sürdürülür. baş ağrısı. Hastadan alınan BOS örneğinin Gram boyalı preparatlarının incelenmesinde gram negatif diplokoklar görülüyor. Klinik veriler. penisiline diğer kökenlere göre daha duyarlıdırlar. renginin boz. C. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları nedeni ile getirilen bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. BOS yayması ve lateks aglütinasyon testi sonucunda (gram negatif diplokok. Tedavide klamidyal etkenler de hedeflenir. ciltte peteşiyal 26 . sonra tek başına 10-14 gün doksisiklin veya tek doz seftriakson. Ponksiyon sırasında BOS basıncının çok arttığı. geliştirebilmektedirler. Ateş. sonrasında 10-14 gün doksisiklin uygulanır. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hücre sayısı 2400/mm3 (tamamı nötrofil). E. baş ağrısı. şeker 22 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Alınan BOS örneğinin analizi sonucu elde edilen diğer bulgular ise şunlardır: Protein 68 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). Kloramfenikol Seftriakson Ko-trimoksazol Eritromisin Ampisilin Verilen klinik özellikler olguda menenjit olabileceğini göstermektedir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: E 26 59. bulantı ve kusma yakınmaları ile başvuran bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor ve lomber ponksiyon yapılıyor.DrTus. Semptomlar düzelinceye kadar seftriakson uygulanır. Aşağıdaki etkenlerden hangisi ile oluşturulan menenjitlerde bu olguda tanımlanan BOS bulguları elde edilemez? A. Hasta yakınlarından alınan anamnezde hastada penisiline karşı tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü saptanıyor. C. gövde ve ekstremitelerde peteşiyal döküntüler dikkati çekiyor. B. Daha sonra tedavi. E. B. Seftriakson Doksisiklin Metronidazol Seftriakson + Doksisiklin Ko-trimoksazol PBP değişimi ile de penisilin direnci Gonokoklar. E. • PID’de tablo düzelinceye kadar sefoksitin + doksisiklin. C. Listeria monocytogenes Escherichia coli Mycobacterium tuberculosis Neisseria meningitidis Streptococcus pneumoniae Aşağıdaki tabloya bakınız.

proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. Penisilin allerjisi var ise kloramfenikol uygulanır. Temas sonrasında ise erişkinlere rifampisin 2 gün. Tek doz 1. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS basıncının arttığı.600/mm3 (%90 nötrofil). 2 kez. Alternatif kemoprofilaksi yaklaşımları ise tek doz oral siprofloksasin veya tek doz seftriakson injeksiyonudur. 2 kapsül (600 mg) verilir (222 formülü). Đki gün boyunca 2x600 mg/gün rifampisin vermek. renksiz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 27 döküntüler) olgunun meningokoksik menenjit olduğu anlaşılmış ise ilk seçenek penisilin-G’dir. 27 . Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. protein 32 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). BOS proteininin 78 mg/dL olduğu görülüyor. C. BOS şekeri düşük.200/mm3 (tamamı mononükleer). proteini yüksektir.DrTus. görünümünün bulanık olduğu. Yukarıda tanımlanan olgu ile aynı evi paylaşan yetişkin aile bireylerinin korunması için uygulanabilecek en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. hücre 2. Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Herpes simpleks virüs Treponema pallidum Lenfositik koriyomenenjit virüsü Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. Cevap: B 63.2 milyon ünite benzatin penisilin G uygulamak. hücre sayısının 3. Dört gün boyunca 600mg/gün rifampisin vermek. kusma yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ense sertliği. B. C. D. baş ağrısı. Profilaksi gerekli değildir. Meningokoklara karşı temas öncesi korunmada kapsül aşıları kullanılır. E. D. C. Ateş. glukoz 55 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Cevap: A 62. D. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. BOS glukoz düzeyi düşük. Ellidokuz yaşındaki bir erkek hasta ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. BOS glukozunun 18 mg/dL. Bu hastada ampirik olarak başlanması gereken en uygun antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A. renginin boz. görünüm normal. Sefotaksim + Ampisilin Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim + Vankomisin + Ampisilin INH + Rifampisin Asiklovir Akut Pürülan Menenjitlerin Ampirik Tedavisi YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay 3 ay-50 yaş > 50 yaş ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol Meropenem Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: C 64. E. B. Bir doz A+C aşısı uygulamak. Kernig ve Brudzinski bulgularının pozitif saptanması nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor ve şu bulgular elde ediliyor: Basınç normal. E.

içe şaşılık) görülmez. Triptofan testi pozitiftir. B. koma ve nöbetler görülür. Pıhtıdan yapılan asidorezistan boyamada basil görme şansı daha fazladır. BOS renksiz ve berraktır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 28 Herpes simpleks virüsü menenjiti akut aseptik menenjittir. son dönemde ise ciddi nörolojik belirtiler. glukozu normal düzeydedir. proteini yüksektir. meninks irritasyon belirtileri. içe şaşılık görülür. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. bekletilen BOS’ta örümcek ağı görünümünde fibrin pıhtısı gelişir. Cevap: D 66. Hidrosefali en sık komplikasyondur. uykuya eğilimli olma ve çift görme yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan testlerde beyin omurilik sıvısı protein miktarı 210 mg/dL. görünümünü bulanık bulunuyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. proteinin 118 mg/dL (normali 15-45 mg/dL) olduğu görülüyor. ense sertliği ve cildinde peteşiyal döküntüler bulunan 28 yaşındaki bir mahkuma menenjit ön tanısı ile lomber ponksiyon yapılıyor. ateş. kafa tabanında çıplak ve düz bir seyir izleyen N. Primer bakteriyemi sırasında ilk tutulan bölge beyin subkorteksidir. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Yüksek ateş. Clostridium botulinum Treponema pallidum Lenfositik Koriyomenenjit Virüsü Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Clostridium botulinum menenjit gibi invazif infeksiyonlara neden olmaz. şuur bulanıklılığı. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. tüberküloz menenjitte olduğu gibi özellikle beyin tabanı tutulum bulguları (ör. Beyin omurilik sıvısı yaymasında lökositler içinde gram negatif diplokoklar belirleniyor. protein düzeyi artmıştır. ajitasyon. Neden olduğu klinik tablo tümüyle nörotoksinine bağlıdır. BOS şekeri düşük. ikinci dönemde letarji. Beyin omurilik sıvısı basıncını çok artmış. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. Hastanın yapılan muayenesinde sağ gözde içe şaşılık olduğu görülüyor. davranış değişiklikleri. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pnömokok menenjiti B) Kriptokok menenjiti C) Kandida menenjiti 28 . esasen bir meningoensefalittir. D. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile.DrTus. Buradaki nekroz SAA’ya açılınca inflamasyon burada da başlar. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. kusma. Tüberküloz menenjit. Ancak.abducens’dir. baş ağrısı. halsizlik gibi nonspesifik belirtiler varken. lenfosit içerir. En çok tutulan sinir. BOS glukoz düzeyi düşük. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. Baskın belirtiler kafa çiftlerine aittir. bulantı. hücre sayısının 350/mm3 (tümü mononükleer). nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. E. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. glukozun 12 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. bulguları ve kafa çifti tutulumları. şeker miktarını 18 mg/dL bulunuyor. Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. Cevap: E 65. rengini boz. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Hastalığın ilk döneminde baş ağrısı. Retinada nadiren tüberkülom da görülebilir. renginin ksantokromik olduğu. Tüberküloz menenjitte BOS’a nekroz odaklarından bol miktarda protein debris dökülür. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. Hastadan alınan BOS örneğinin incelenmesinde basıncın arttığı. C. Tutulum daha çok pO2’nin yüksek olduğu beyin tabanındadır. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir.

BUN: 62 mg/dL (normali 15-40 mg/dL). günümüzde bu tipteki tamponlar artık kullanılmadığı için vajinal tampon nedenli olgu sayısı azalmıştır. ampiyem. senkop vb. Bu durumda sorumlu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri tek dayanağımızı oluşturuyor: PnömokokGram pozitif diplokok KriptokokGram pozitif blastokonidya KandidaGram pozitif blastokonidya ve psödohifler Meningokok Gram negatif diplokok Grup B streptokokGram pozitif kok. baş dönmesi. pnömoni. süperabsorban (magnezyum bağlayan) vajinal tamponları kullanan kadınlarda görülmüştür. zincirler Cevap: D 67. nabız 124/dakika.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D) Meningokok menenjiti E) Grup B streptokok menenjiti 29 Olguda verilen BOS bulgularından. Kızıl Kızamık Meningokoksemi Salmonelloz Stafilokok toksik şok sendromu Stafilokok toksik şok sendromu (TSS) menstrual ya da non-menstrual nedenlere bağlı olabilir. dahil) Yaygın.DrTus.5-1. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yaygın kas ağrıları. konjuktivaların hiperemik görünümde olduğu ve yaygın eritematöz döküntü bulunduğu belirleniyor. bayılma ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Menstrual TSS. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit: 14. solunum sayısı 22/dakika olarak saptanıyor. E. cilt ve cerrahi alan infeksiyonlarında (post-operatif). ALT: 115 U/L (normali 10-40 U/L). arteriyel tansiyon 80/50mmHg. menstrual dönemdeki. trombosit: 94. diplokok. Epistaksis nedeni ile acil serviste anterior nazal tampon uygulanan 34 yaşındaki bir erkek hasta bir gün sonra ateş. Kültür sonucunda 29 . D. influenza gibi çok çeşitli infeksiyonların zemininde her iki cinsiyetten hastalarda da (non-menstrual) gelişebilir. Hastanın yapılan muayenesi sırasında insizyon yerinde açılma. kreatinin 3 mg/dL (normali 0.000/mm3 (%88 nötrofil). ağız ve vajinada kırmızı renk artışı Cevap: E 68. Myoma uteri tanısı ile histerektomi uygulanan 46 yaşındaki bir hasta taburcu olduktan bir hafta sonra yüksek ateş. Ancak. Hastalığın tanımlanmasında beş klinik kriter söz konusudur (CDC): Ateş (≥ 38.9 0C) Hipotansiyon (baş dönmesi. B.000/mm3. tüm seçeneklerin pürülan menenjitlerden oluşturulması. bunun bir pürülan menenjit olduğu anlaşılmaktadır. C.40C. ishal Musküler: Şiddetli kas ağrısı Hepatik: Karaciğer fonksiyon bozukluğu Renal: Kanda üre ve kreatinin artışı Hematolojik: Trombositopeni nedenli ekimozlar Merkez sinir sistemi: Dizoryantasyon veya konfüzyon (bilinç sislenmesi) Mukozalar: Lokal kan akımı artışı nedeniyle göz. soruyu zorlaştırıyor. kırmızı raş (güneş yanığı gibi eritematöz döküntü) Başlangıçtan 1-2 hafta sonra özellikle el ve ayak tabanlarında deskuamasyon Aşağıdakilerden üç ya da fazla organ/sistemde anormallik bulunması: Gastrointestinal: Kusma. Ancak. Bunun dışında. osteomiyelit. kusma ve tüm vücudunda yaygın kırmızı döküntülerin ortaya çıkması yakınmaları ile tekrar başvuruyor. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 39. nazal tampon yapılmışlarda.5 mg/dL) olarak saptanıyor. pürülan akıntı ve eritem varlığı dikkati çekmiş ve yara kültürü alınıyor.

Bunun dışında en çok mitral kapak tutulumu gözlenir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kanlı agarda beta hemoliz yapan. E. Son iki haftadır devam eden ateş. triküspid (sağ kalp) tutulumu daha fazladır. kanamalar için kan ürünü transfüzyonu. terleme ve halsizlik yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde son iki yıldır damar içi ilaç kullandığı öğreniliyor. sol dizinde kızarıklık. Bu risk grubundaki infeksiyonlar. ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Sepsis gelişmiş ise mortalite yüksektir (%30). Özellikle IV ilaç bağımlılarında gelişimi önemlidir. Bu durumda mortalite %3’ün altına indirilmiştir. eritrosit sedimantasyon hızı 95 mm/saat olduğu görülmüş. Benzatin penisilin G Kristalize penisilin + Klindamisin Nafsilin + Klindamisin Eritromisin Metronidazol Stafilokok toksik şok sendromunun tedavisi. D. Yapılan ekokardiyografik incelemede triküspit kapakta vejetasyon saptanan hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. uygun ve enerjik sıvı repasmanı.DrTus. sorunlu sistemlerin desteklenmesi (üremide diyaliz. diğerlerine göre daha iyi bir klinik seyir sergilerler. Endokardit gelişmiş ise mortalitesi %50’dir. E. her iki atriyo-ventriküler kapak da tutulmakla birlikte.400/mm3 (%92 nötrofil). Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus Escherichia coli Septik artritlerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle olmalıdır: YenidoğanStreptococcus agalactiae 2 ay-6 yaşHaemophilus influenzae 6-18 yaşStaphylococcus aureus 18-50 yaşNeisseria gonorrhoeae 30 .) ve nafsilin gibi bir antistafilokok penisilin tedavisinden oluşturulmalıdır. D. gram pozitif koklar izole ediliyor. C. Pseudomonas aeruginosa ikinci sıradadır. B. Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Streptococcus viridans Staphylococcus epidermidis Streptococcus sanguis Yaşamı tehdit eden Staphylococcus aureus infeksiyonları arasında ilk sırayı bakteriyemi alır. Cevap: A 70. TSST-1 sentezini %90 baskılar. şişlik. yapılan ultrasonografik incelemede sol diz ekleminde efüzyon saptanıyor. Bu olgularda etken çoğunlukla Staphylococcus aureus’dur. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 11 yaşındaki bir kız çocuğu. katalaz ve koagülaz pozitif. Buna ilk gün içinde klindamisin eklenmesi önerilir. B. B. C. Klindamisin. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 24. 30 Toksik şok tanısı ile gözlem altına alınan hastada başlanabilecek en uygun antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. E. Cevap: C 69. Metastatik organ tutulumu ≈ %90 olguda görülür. ARDS’de ventilatör tedavisi vb.

Nikolsky bulgusu pozitif olarak saptanıyor. vücudunda içi sıvı dolu kabarcıklar çıkması ve genel durum bozukluğu yakınmaları ile getiriliyor. Fronkül: Kıl folliküllerini aşan inflamasyondur. ölümün de en önemli nedenidir. Đskemik inme nedeni ile 10 günden beri Nöroloji yoğun bakım servisinde mekanik ventilasyon uygulanan 55 yaşındaki bir erkek hastada ateş gelişmesi nedeni ile yapılan radyolojik incelemede sağ akciğerde infiltrasyonla 31 . Follikülit ve fronkülden farklı olarak ateş. Lezyonlarda içi pürülan materyal ile dolu birçok sinüs vardır. titreme gibi sistemik belirtiler de bulunur. Erişkinlerde ise hematojen yayılım ile daha çok vertebral osteomiyelite neden olur. E. Geniş bir bölgeyi ilgilendiren. Büllöz impetigoda. Sıklıkla bakteriyemi de gelişir. Cevap: B 72. Büllerin içeriğinden alınan örneğin Gram boyası ile yapılan incelemesinde herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. B. hastanede yapılan girişimler veya büyük operasyonlar sonrasında görülen bir servikal osteomiyelit etkenidir. D. ekzotoksin nedeniyle oluştukları için. Follikülit: Kıl follikülleri ile sınırlı inflamasyondur. B. boyunda fazladır. Deri buruşuk görünümlüdür. Diğeri ise Staphylococcus aureus’tur. ağrı yakınmaları mevcuttur. C. Cevap: C 73. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. çekilen grafide ise sağ tibia metafizinde periosteal kalınlaşma ve yeni kemik oluşumu saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 50 yaş üzeriStaphylococcus aureus Cevap: D 31 71. derin dokuları tutan cilt ve cilt altı doku infeksiyonudur. Ciddi düzeyde sıvı ve elektrolit kaybı ile seyreder. E. Büllöz impetigo Toksik şok sendromu Ritter hastalığı Fronkül Karbonkül Haşlanmış deri sendromu (Ritter Hastalığı): Genellikle yenidoğanlarda ve infantlarda görülür. Karbonkül: Daha çok nazal portörlerde görülür. şişlik. Ağız çevresinde hiperemi ve inflamasyon ile başlar. Pseudomonas aeruginosa. D. haşlanmış deri sendromunun aksine. kolayca sıyrılır. Bebeğin yapılan muayenesinde tüm vücudunda yaygın büllöz lezyonlar görülüyor. Deskuame olurlar ve 7-10 günde iz bırakmadan iyileşirler. bakteri bulunmaz. Oniki yaşındaki bir erkek çocukta son üç haftadır devam eden. Đki aylık bir bebek. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 17. Hızla büllöz karakter kazanarak tüm vücuda yayılırlar. Salmonella typhi ise orak hücreli anemisi olanlardaki osteomiyelitlerden sorumlu iki etkenden birisidir.000/mm3 (%82 nötrofil). Yenidoğanlarda umbilikal korddan hematojen yayılım ile alt ekstremite osteomiyelitlerine neden olabilir. Cildi hafifçe çekince dahi büller patlar. C. Büllöz impetigo: Haşlanmış deri sendromunun lokalize formudur. sağ bacak pretibial bölge distalinde kızarıklık. eritrosit sedimantasyon hızı 74 mm/saat olduğu görülüyor. Staphylococcus aureus. Yenidoğan impetigolarının en sık etkenidir. Nikolsky belirtisi negatiftir ve bül kültüründen bakteri üretilebilir. Haemophilus influenzae Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Salmonella typhi Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae oyun çocuğu (2 ay-6 yaş) septik artritlerinden ve osteomiyelitlerinden sorumludur. Kenarlarına basılırsa yer değiştirirler (Nikolsky belirtisi pozitiftir). Etken kapsüllü tiplerdir (Hib). osteomiyelitlerden sorumlu bakterilerin ilk sırasındadır. Büllerde.

perikardit. Đnsanoğlu buna karşı glikopeptid yapılı antimikrobiyalleri bulmuşsa da. bu son felaketten sonra hücre duvarı üzerine yoğunlaşmış olan ilgi alanını protein sentezi üzerine yöneltmiştir. Pnömoni. Mevsimsel influenza salgını sırasında pnömoni gelişmesi nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilen 67 yaşındaki bir kadın hasta taburcu edildikten iki gün sonra ateş. ampiyem ve pnömatosel ile komplike pnömonilerde akla gelmelidir. C. viral üst solunum yolu infeksiyonlarına sekonder olarak veya aspirasyon sonrasında pnömoni gelişebilir. üşüme. D. E. titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. tüm beta laktamlı antibiyotiklere dirençli hale gelmiştir.DrTus. katalaz ve koagülaz pozitif gram pozitif koklar izole edilmiştir. Cevap: E 74. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökositoz. otit. sinüzit ve perinefritik apseye yol açabilir. Başta grip olmak üzere. Ventilatör tedavisi sırasında gelişen hastane kaynaklı pnömonilerin Pseudomonas aeruginosa’dan sonraki en sık etkenidir. eritrosit sedimantasyon hızı artışı. Akciğer apsesi. alınan idrar kültüründe bakteri saptanmıyor. B. Perinefritik apseler en sık asendan yolla gelişir. Staphylococcus aureus Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Enterococcus faecalis 32 . septik artrit. Streptococcus pneumoniae Escherichia coli Staphylococcus aureus Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus’un sistem ve organ infeksiyonları: Organlara yayılım çoğunlukla bir infeksiyon odağından bakteriyemi ya da komşuluk yoluyladır. D. batından alınan diyalizatın görünümünün ise bulanık olduğu dikkati çekiyor. enterokoklar ile at başı yarışan. Amoksisilin + Tazobaktam Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson Seftazidim Teikoplanin Staphylococcus aureus. Hastanın yapılan muayenesi sırasında kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülmüş. son birkaç yıl içinde transpozon aracılı VanA tipi vankomisin ve teikoplanin direnci göstermeye başlamışlardır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 32 birlikte pnömatosel oluşumu görülüyor. Đnsanoğlunun beta laktamlı antibiyotik atağına karşı ilkin beta laktamaz sentezlemeyi öğrenmişlerdir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. MRSA). D. Đnsanoğlu. linezolid) yeni bir umutmuş gibi görünmektedir. penisilin bağlayan proteinlerinde köklü değişimler yaparak (metisilin-oksasilin direnci. Đnsanoğlu bunun çaresini. B. menenjit (endokarditli olgularda sık). sorunlu iki gram pozitif koktan biridir. Oksazolidinonlar (ör. E. osteomiyelit. Cevap: C 75. C. Bronkoalveoler lavaj uygulanan hastadan alınan örneklerin kültürü sonucunda beta hemoliz yapan. Diyalizat sıvısının incelenmesinde lökosit sayısının 650/mm3 (tümü nötrofil) olduğu saptanmış ve Gram boyamasında gram pozitif koklar görülüyor. ampiyem. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Son bir yıldır sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan 54 yaşındaki bir kadın hasta ateş ve karın ağrısı yakınmaları ile geliyor. CRP yüksekliğine ek olarak ultrasonografik incelemede sağ böbrek çevresinde apse ile uyumlu sıvı toplanması saptanıyor.coli’dir. Bu olguda kullanılabilecek en uygun antibiyotik seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Ancak çok geçmeden bakteri. geçici olarak beta laktamaz inhibitörleri ile bulmuştur. C. Yapılan antibiyogramda etkenin oksasiline dirençli olduğu saptanıyor. Dolayısıyla en sık etkeni E. Hematojen yayılım sonucu gelişen perinefritik apselerde ise Staphylococcus aureus sık izole edilen bir bakteridir.

D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu tabloya yol açan kökenler hastane dışı bakteriler olduğu için metisilin direnci nadirdir. juguler santral venöz kateterdir. pansistolik ejeksiyon üfürümü saptanan hastanın yapılan ekokardiyografik muayenesinde prostetik kapağın yerinden oynamış olduğu görülüyor. özellikle hastane ortamında ciddi infeksiyon tablolarına yol açabilir. katalaz pozitif. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Enterococcus faecium Tünelsiz santral venöz kateterler (ne yazık ki) en sık kullanılan santral kateterlerdir. E. Anti-stafilokok penisilinlerle tedaviye iyi yanıt alınır. Devamlı ayaktan periton diyalizi uygulanan (devamlı periton kateteri bulunan) hastalarda gelişen peritonitlerde de en sık etken. 3/6 şiddetinde.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Vücudunun %27’sinde ikinci dereceden alev yanığı bulunması nedeni ile yanık ünitesinde yatan bir hastaya juguler kateter takılıyor. kateter 33 . En dışındaki yapışıcı (slime. çoğunlukla apatojendir. tek lümenlilere oranla daha fazla manipülasyon ile takılır. En sık etkenler. Hastane kaynaklı kateter infeksiyonlarının en sık etkenleri gram pozitif bakterilerdir. Romatizmal kapak hastalığı nedeni ile mitral prostetik kapak replasmanı yapılan 27 yaşındaki bir kadın hasta ameliyattan bir ay sonra yüksek ateş. prostetik cihazlar. Yapılan muayenede mitral odakta. ekzopolisakkarid) tabakası sayesinde plastik ve cam gibi yabancı yüzeylere kolayca yapışabilir. Kısaca. subklaviyen vene göre yaklaşık 3 kat yüksektir. Bununla birlikte. kateter kaynaklı KDĐ açısından rutinde kullanılan en riskli kateter. Staphylococcus aureus. Cevap: B 76. Kateterden ve periferik venden alınan kan kültürlerinde gram pozitif. B. Viridans streptokoklar Enterococcus faecium Staphylococcus aureus Enterococcus faecalis Staphylococcus epidermidis Prostetik kapak endokarditleri: Operasyondan sonraki 60 gün içinde gelişmiş ise bu olgulara erken. novobiyosine duyarlı koklar izole ediliyor. Candida türleri ve enterokoklardır. Đnternal juguler venden takılması halinde kolonizasyon ve infeksiyon riski. E. C. kalp pili elektrotları ve ventriküloperitoneal şant nedeniyle gelişen infeksiyonlarda öncelikle akla gelmelidir. daha sonra gelişmiş ise geç prostetik kapak endokarditleri adı verilir. Bu hastada alınan kan kültürlerinde izole edilmesi beklenen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Çok lümenlileri. Staphylococcus epidermidis. Staphylococcus epidermidis. giriş bölgesini daha fazla travmatize eder ve böylece infeksiyon riski daha da artar.DrTus. Đntravenöz ya da kalıcı periton kateterleri. sol koltuk altına yayılan. nefes darlığı ve çarpıntı yakınmaları ile başvuruyor. • Erken prostetik kapak endokarditleri (<2 ay): Staphylococcus epidermidis (%35) Staphylococcus aureus (%17) • Geç prostetik kapak endokarditleri (>2 ay) Staphylococcus epidermidis (%26) Viridans streptokoklar (%25) (>12 ayda en sık etken) Cevap: E 77. Kateter nedenli KDĐ’nin %90’ından (en sık) sorumludurlar. koagülaz negatif. B. D. Yatışının birinci haftasında ateşi yükselen hastanın yapılan muayenesinde kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülüyor. Enterococcus faecium 33 Staphylococcus epidermidis. Staphylococcus epidermidis’dir. Diğer yüksek riskli bir uygulama olan femoral kateterizasyona ise özel amaçlı kullanımlar dışında diğerleri kadar sık başvurulmamaktadır.

Epstein-Barr virüsü Corynebacterium diphtheriae Adenovirüs Streptococcus pyogenes Mycoplasma pneumoniae 34 . Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor.aureus Koagülaz pozitifliği Mannitolü parçalama Protein-A içerme Kanlı agarda β hemoliz Novobiyosine duyarlılık Fakültatif anaerop üreyebilme Evet Evet Evet Evet Evet Evet S. novobiyosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. C. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. koagülaz negatif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. çok şiddetli olmayan boğaz ağrısı.DrTus. D. ön servikal zincirde birkaç tane tek tek LAP saptanıyor. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. Yapılan muayenede ateş 400C. Sekiz yaşındaki bir kız çocuğu. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). C. sık idrara çıkma yakınmaları ile başvuruyor. Yirmidört yaşındaki yeni evli bir kadın hasta idrar yaparken yanma hissi. tonsillalar üzerinde nokta tarzında eksudalar ve yumuşak damakta peteşiler görülmüş. yüksek ateş. farinkste hiperemi. E. E. D. katalaz pozitif. Stafilokoklar Arasındaki Fark S. B. Cevap: E 79. Staphylococcus epidermidis Ureaplasma urealyticum Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus saprophyticus. novobiyosine duyarlı koklar bildirilmiştir. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 34 Olgumuzda sorumlu etken olarak gram pozitif. bulantı ve kusma yakınmaları ile getiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kaynaklı infeksiyonlardan en sık izole edilen patojendir. saprophyticus Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Cevap: A 78. Đdrar mikroskopisinde her alanda 20-25 lökosit ve bol bakteri görülen hastanın idrarından yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde 100x büyütmede her alanda 1-2 adet gram pozitif kok görülüyor.epidermidis Hayır Hayır Hayır Hayır Evet Evet S.

Streptokokların yol açtığı tablolar arasında da en sık karşılaşılan infeksiyon hastalığı. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. platal peteşi ve ağrılı. yaz aylarında görülür. Sonra lezyonlar patlayarak bal rengi krutlarla kaplanır. sol ayak dorsalinde ise sınırları belirsiz. A. Piyodermiye yol açan A grubu kökenleri. Đnfeksiyon sonrasında AGN toksik komplikasyonu gelişebilir. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. yüzünde çıkan yaralar nedeni ile getiriliyor. aniden başlar. kusma gibi gastrointestinal semptomlar ağırlıklı olarak sergilenebilir. bir adet servikal LAP saptanıyor. Travma. Đki yaşın altındaki çocuklarda çok nadirdir. C. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Beş yaşındaki bir erkek çocuk. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Piyodermilerde ASO negatif bulunur. sol yanağında üzeri sarımsı. HSV). C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. RSV. Önce veziküller gelişir. tek tek anterior servikal LAP görülür. bu yaş grubundaki farenjitler büyük çoğunlukla viraldir (parainfluenza virüsü. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. kıl folliküllerini aşmış inflamasyondur. tonsillada noktavi eksüdalar. nefritojenik kökenler olan M49 ve M57’dir. B. Erizipel Ektima gangrenosum Sellülit Fronkül Đmpetigo Erizipel: Genelde A. %10-15’i Streptococcus pyogenes’e (en sık bakteriyel etken). eritem ve yüksek ateş vardır. Bazen derin ülserler oluşabilir (ektima). kırmızı. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. streptokoksik farenjit için çok güçlü bir destekçidir. Ateşin çok yüksek olması. eritemli bir alan görülüyor. Piyodermi çoğunlukla yüz ve ekstremitelerde görülür. Streptokoksik farenjit.DrTus. Sellülit: Genellikle A. Fronkül: Staphylococcus aureus nedeniyle gelişen. Cevap: E 81. Farinks hiperemisi. Küçük çocuklarda bu gibi tipik bir tablodan başka bulantı. bal renginde krutla kaplı piyodermi görülmüş. farenjittir. Lezyonlar ağrısız ve kaşıntılıdır. Tüm yaş grupları arasında en çok 515 yaşlarda görülür. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Yapılan muayenede sol ayak parmak aralarında tinea pedis lezyonları. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. E. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. arta kalanı Mycoplasma pneumoniae ve nadiren de Corynebacterium diphtheriae’ye aittir. C ve G grubundaki streptokoklar. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. Yüzeysel dokuları tutan. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. Sellülit B. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Çocuklarda ve yaşlılarda fazladır. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Cevap: D 80. Hastanın yapılan muayenesinde ateşinin olmadığı görülüyor. Yirmiiki yaşındaki bir erkek hasta sol ayak üzerinde kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. 2-4 günlük kuluçka süresinin ardından. Lokal ağrı. Erizipel 35 . boğaz ağrısı ve >38.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 35 Streptokoksik farenjit: Tüm farenjitlerin %80’i virüslere. Bölgesel lenfadenit ile seyredebilir. şişlik.50C ateş vardır. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. yanık. D. Yara. Baş. ciltle aynı seviyede.

Yüzeysel dokuları tutan. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. yaz aylarında görülür. Impetigo contagiosa – Staphylococcus aureus. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Yara. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Cevap: A 82. Cevap: E 83. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. şişlik. yanık. Yüzeysel dokuları tutan. Sellülit: Genellikle A. Lokal ağrı. eritem ve yüksek ateş vardır. Granuloma inguinale – Calymmatobacterium granulomatis 36 . ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. A. Ulcus molle – Haemophilus ducreyi B. Erizipel: Genelde A. nabız 126/dakika. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. titreme.60C. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. perine ve pubik bölgede cildin mavimsi bir renk aldığı. Travma. Ektima gangrenosum E. Karbonkül: Staphylococcus aureus nedeniyle ortaya çıkan ciddi cilt ve cilt altı infeksiyonudur. tonsillalarda hipertrofi ve nokta şeklinde eksuda odakları ile birlikte sol yanakta sınırları belirgin. arteriyel tansiyon 85/50 mmHg olarak ölçülüyor. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. yanık. kırmızı. Yetmişiki yaşındaki bir kadın hasta sol yanağında kızarıklık. Bu hastada tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce yakınmalarının boğaz ağrısı ve ateş şeklinde başladığı ve daha sonra yanağındaki ağrılı kızarıklığın ortaya çıktığı öğreniliyor. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Sellülit – Streptococcus pyogenes. C ve G grubundaki streptokoklar. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. Karbonkül 36 Sellülit: Genellikle A. halsizlik yakınmaları ile başvuruyor. ciltten kabarık eritemli alan görülüyor. B. Lokal ağrı. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Erizipel – A grubu beta hemolitik streptokok Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. üşüme. eritem ve yüksek ateş vardır. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir.DrTus. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. ağrı ile birlikte ateş. Yapılan muayenede orofarinkste hiperemi. kırmızı. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. A. büllöz lezyonlar ve nekrotik alanlar geliştiği görülüyor. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. C ve G grubundaki streptokoklar. Đmpetigo D. Erizipel: Genelde A. baş dönmesi. C. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Impetigo contagiosa – Streptococcus pyogenes. Yara. D. skrotum ve kasıklarında ağrılı yara yakınmaları ile başvuruyor. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Atmışdört yaşındaki tip II diyabeti olan bir erkek hasta ateş. Travma. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. Ectima gangrenosum – Pseudomonas aeruginosa. yaz aylarında görülür. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. E. şişlik. skrotum. Yapılan muayenede ateş 38.

enterokok. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis 37 Fournier gangreni (skrotumun nekrotizan fasiiti): Özellikle yaşlı erkeklerde görülür. Özetle nekrotizan fasiitler. C. E. uzun süreli steroid kullanımı. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. perine ve perianal bölge nekrozlarıyla seyreden bir gangren tablosudur. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Hastanın yapılan muayenesinde eklem fleksor yüzlerinde daha koyu. Meleney ülseri. Cevap: B 85. peptokok) mikst bakteriyel bir infeksiyondur. Yara.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. yaygın formdur. bal rengi krutla kaplı. peptostreptokok. Cevap: D 84. A. Bu olgunun tanısının konulabilmesi açısından aşağıdakilerden hangi seçenek en doğrudur? A. dikkat bozukluğu. veziküler lezyonlar içeren pyodermi görülüyor. ağız çevresinde daha az olmak üzere yaygın eritematöz döküntü ve sol ön kolda sarımsı. ASO titresi yüksekliği şarttır Karditi de bulunmalıdır Artriti de bulunmalıdır Subkutan nodülleri de bulunmalıdır Başka bulgu gerekli değildir Akut romatizmal ateşin tanısında şu kriterler aranır: Geçirilmiş bir streptokok infeksiyonu delili: Boğaz kültürü veya hızlı streptokok antijen testi pozitifliği ve/veya ASO 37 . Meleney ülseri – Streptococcus pyogenes D. Büllöz ya da nekrotik lezyon sergilemezler. ellerinde ve kollarında uyanıkken ortaya çıkan amaçsız yılankavi hareketler nedeniyle getiriliyor. D. hastane gangreni. Escherichia coli) ve non-klostridyal anaerop (Bacteroides fragilis. Streptococcus pyogenes B grubu streptokok C grubu streptokok G grubu streptokok Staphylococcus aureus Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. maligniteler. nekrotizan sinerjistik sellülit): Genital bölge ile sınırlı kalmayan. Bu tablo için başlıca kolaylaştırıcı risk faktörleri. obezite ve siroz olarak tanımlanmıştır. Ulcus molle. Hastanın yapılan nörolojik muayenesi sonucunda tanımlanan hareketlerin koreiform hareketler olduğu saptanıyor. Onbir yaşındaki bir kız çocuğu nedensiz ağlama atakları. B. ateş. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Aerop (Streptococcus pyogenes.DrTus. diyabet. yaz aylarında görülür. Fournier gangreni – Streptococcus pyogenes E. B grubu streptokoklar ise yenidoğanlarda bakteriyemi. D. B. E. C. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. granuloma inguinale ve lenfogranuloma venereum gibi genital ülserler ise böyle bir gangrenle karıştırılamayacak kadar sınırlı ve yüzeyel lezyonlardır. sepsis ve menenjitlere. lohusalarda ise puerperal infeksyonlara neden olurlar. Aşağıdaki etkenlerden hangisi yukarıda tanımlanan tablodan sorumlu olamaz? A. Nekrotizan fasiit (hemolitik streptokoksik gangren. Etiyolojisinde ana rolü Streptococcus pyogenes oynar. alkolizm. Yoğun skrotal ödem. sol ön kolunda yara ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile getiriliyor. Streptococcus pyogenes ve/veya Staphylococcus aureus gibi aerop bakteriler (tip II) veya aerop bakterilerle birlikte Bacteroides fragilis gibi anaerop bakterilerce (tip I) oluşturulan mikst infeksiyonlardır. akut dermal gangren.

Streptokoksilerde ilk seçenek her zaman penisilinlerdir. Streptokok infeksiyonlarında genel tedavi ilkeleri: Pnömokok ve enterokokların dışında kalan tüm streptokoklar penisiline oldukça duyarlıdır. Đdrarda protein varlığı E. Allerji varsa eritromisin uygun diğer bir seçenektir. 38 Majör kriterler: Poliartrit. kardit (ikisi de 3 hafta sonra gelişir). cilt infeksiyonlarında ASO pozitifleşmez. Boğaz kültürü sonucu ile dokuz gün içinde antibiyotik tedavisine başlanmalıdır D. EKG’de uzamış PR aralığı. Cevap: C 38 . C. Kanlı agardaki derin hemolizden sorumludur. Böbrek biyopsisinde diffüz proliferatif glomerulonefrit saptanması Streptolizin-O: Kuvvetli immünojendir. beyaz kript apselerinin varlığı dikkat çekiyor. iki minör Jones kriterinin varlığı aranır. Direnç söz konusu değildir. • Đki majör veya • Bir majör. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. Grup A. sonradan üzerinde sarı renkli kabuk gelişen bir yara çıktığı ve herhangi bir tedavi görmediği. Đnsan hücresi membranındaki kolesterole bağlanarak membrana penetre olurlar. Cevap: E 86. Sekiz yaşındaki bir erkek çocuk sabahları kalktığında göz kapakları ile el ve ayaklarında ileri derecede şişme ve idrarının koyu renkli çıkması yakınmaları ile getiriliyor. Ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalı. Hasta ailesinden alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce çocuğun yanağında. eritema marjinatum. tonsillalar hipertrofik olarak görülmüş ve tonsilla yüzeylerinde küçük.3. Kültür alınması gerekli değildir. ASO titresi yüksekliği C. Geçirilmiş infeksiyon delilidir. Anti-DNaz B pozitifliği B. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta aynı gün içinde aniden başlayan yüksek ateş. nabız 140/dakika olarak ölçülmüş. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. laboratuvar olarak akut faz protein pozitifliği (C reaktif protein pozitifliği. Cevap: B 87. orofarinks hiperemik. boğaz kültürünün antibiyogram sonucuna göre antibiyotik tedavisi düzenlenmelidir E.3. > 27 kg için 1. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. sedimantasyonda yükseklik). akut romatizmal ateş gelişimini önler. Minör kriterler: Klinik olarak artralji ve ateş. Đdrar mikroskopisinde eritrosit silendirlerinin varlığı D. Farenjitlerde tedavi. G streptokoklarda bulunur. Sydenham koresi (1-8 ay sonra gelişir.200. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. subkütan nodüller.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi glomerulonefrit” varlığını desteklemez? yukarıda tanımlanan olguda “poststreptokoksik akut A. Hızla antibiyotik tedavisine başlanmalıdır B. son üç aydır herhangi bir üst solunum yolu infeksiyonu geçirmediği öğreniliyor. varlığı halinde ASO pozitifliği veya başka bir majör/minör kriter aranmaz).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI yüksekliği ve ek olarak. boğaz ağrısı.DrTus. Ampirik antibiyotik tedavisine başlanıp 10 gün devam edilmelidir. Tedaviye alınıp alınmamanın akut glomerülonefrit gelişimi üzerine herhangi bir etkisi gösterilememiştir. geçirgenliğini artırırlar. Organizmada kendine karşı anti-Streptolizin-O antikoru (ASO) oluşur. Cilt lipidleri Streptolizin-O hemolizinlerini inaktive ettiklerinden. Yapılan muayenesinde ateş 400C. Yalnızca semptomatik tedavi verilerek on gün sonra kontrole çağrılmalıdır C.

Farenjitlerde tedavi. alfa hemoliz yapan. Tek doz 1. Bakteriyemi (en sık). Mortalitesi erken başlangıçlı infeksiyona göre hayli düşüktür. grup B streptokokları desteklemektedir.3.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmesi yeterlidir. Streptococcus pneumoniae Streptococcus pyogenes Streptococcus agalactiae Enterococcus faecalis Enterococcus faecium Yenidoğanlarda tanımlanan tabloya grup B streptokoklar ve daha nadir olarak enterokoklar neden olabilmektedir. Yenidoğanlarda Grup B streptokok infeksiyonları: • Erken başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın ilk 20 saat-5 günü içinde gelişir. E. %6.200.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 39 88. serotip III’tür. En sık izole edilen serotip. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde yatmakta olan paraplejik bir hastaya mesane disfonksiyonu nedeni ile Foley sonda konuluyor.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6.3. • Geç başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın 1. Kan kültürlerinde izole edilmiş olan gram pozitif. E. Üç hafta boyunca haftada bir kez 1. Antibiyogram sonucuna göre karar verilmelidir. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalı sonrada tek doz benzatin penisilin G 1. haftası – 3. ayı arasında gelişir. katalaz negatif.DrTus. Bakteriyemi ile seyreden menenjit (en sık). Sepsis ön tanısı ile kan kültürleri alınıyor ve kültürlerde gram pozitif. C. Sondanın konulmasından beş gün sonra hastada ateş yüksekliği saptanıyor. 39 .5 NaCl içeren besiyerlerinde üreyebilen diplokoklar izole ediliyor. Erken membran rüptürü nedeni ile 35 haftalık olarak doğan bir bebekte doğumdan 48 saat sonra hipotermi saptanıyor. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar izole ediliyor.2 milyon ünite ĐM yoldan verilmelidir. C. akut romatizmal ateş gelişimini önler. boğaz ağrısı yakınmaları ile polikliniğe başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastadan alınan boğaz kültüründe “A grubu beta hemolitik streptokok” izole edildiği bildiriliyor. Bu nedenle alınan idrar kültüründe gram pozitif.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmelidir. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. > 27 kg için 1. katalaz negatif. B. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalıdır. erken infeksiyonda da olduğu gibi serotip III’tür. katalaz negatif. D. pnömoni ve menenjit görülür. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar. D. Cevap: D 89. osteomiyelit ve artrit bu döneme ait infeksiyon tablolarıdır. Yüksek ateş. B. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada kullanılabilecek en uygun tedavi seçeneğidir? A. Yenidoğan menenjitli erken başlangıçlı infeksiyonlardan en sık izole edilen serotip. Mortalitesi fazladır. Cevap: C 90.

Enterococcus faecalis Streptococcus pneumoniae Streptococcus bovis Streptococcus agalactiae Staphylococcus saprophyticus 40 Grup D streptokoklar. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. Polimikrobiyal bakteriyemilerde de en sık karşılaşılan gram pozitif patojendir. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. D.5 NaCl’li ortamda üreyebilmeleri ile nonenterokoklardan (Streptococcus bovis) ayırt edilirler. hastane kaynaklıdır. Đnsan normal barsak. B. Enterococcus faecium): %6.DrTus. C. enterokoklar ve nonenterokoklar olarak iki başlıkta incelenir. Üriner infeksiyonlar. Sefalosporinlere ve antistafilokok penisilinlere doğal dirençlidirler. Ampisilin+Sülbaktam Seftriakson Amikasin Teikoplanin Vankomisin Enterokoklar. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). Safra varlığında eskulini hidrolize ederler. villöz adenom. E. genital. Klinik izolatların büyük çoğunluğu Enterococcus faecalis’tir. D. oral florasında yer alırlar. Enterokoklar şekil olarak pnömokoklara benzer. • Enterokoklar (Enterococcus faecalis.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ürkütücü antibiyotik direnç paternleri ile mortalitesi yüksek hastane infeksiyonlarına neden olurlar. Cevap: A 91. E. Enterokoklara karşı hiçbir antimikrobiyal ile bakterisidal etki sağlanamaz. Streptococcus pyogenes gibi PYR testi pozitiftir. C. B. Sistoskopi sonrasında ateş yüksekliği saptanan bir hastanın yapılan tetkikleri sonucunda infektif endokardit saptanıyor ve alınan kan kültürlerinde Enterococcus faecalis izole ediliyor. Barsak. • Non-enterokoklar (Streptococcus bovis): Aynı zamanda bir viridans streptokok olarak da değerlendirilir. Aşağıdaki antibiyotik seçeneklerinden hangisinin bu hastada kullanılması uygun değildir? A. 40 .

Ateş. Cevap: B 92. halsizlik yakınmaları ile başvuran 23 yaşındaki bir kadın hastanın 41 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI SEFALOSPORĐNLERE DĐRENÇLĐ BAKTERĐLER Legionella pneumophila Enterococcus faecalis Listeria monocytogenes 41 Aminoglikozidler. Kan kültürlerinde izole edilmesi halinde gastrointestinal sistemin öncelikle dışkıda gizli kan aranması ve sonrasında da görüntüleme yöntemleri ile irdelenmesi gereklidir. Beta laktamaz üretebildikleri için. Transözafajiyal ekokardiyografi B. Çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi E. Daha dirençli olgularda karbapenemler kullanılabilir. Bu hastada bakteriyeminin en olası kaynağını bulmak için ilk aşamada istenebilecek laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir? A. Allerjik ya da dirençli olgularda vankomisin veya teikoplanin oldukça etkili bir seçenektir. yukarıdaki seçeneklerin beta laktamaz inhibitörlü preparatları tercih edilmelidir. ancak bir beta laktamlı antimikrobiyal veya vankomisin ile birlikte kullanıldıklarında etkili olabilir. titreme yakınmaları nedeni ile takip edilmekte olan 76 yaşındaki bir erkek hastadan alınan kan kültürlerinde Streptococcus bovis izole ediliyor. üşüme. kilo kaybı. Đnfeksiyonların tedavisinde ampisilin veya ureidopenisilinler yine de ilk tercih olmalıdır. Dışkıda gizli kan aranması Streptococcus bovis: Barsak.DrTus. Bronkoalveolar lavaj sıvısının sitopatolojik incelemesi C. villöz adenom. Cevap: E 93. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Son bir haftadır devam eden ateş. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). Paranazal sinüslerin tomografik incelemesi D.

Cevap: D 94. Bu hastanın ampirik tedavisinde öncelikle gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Haemophilus ducreyi E. endokartta önceki inflamasyon nedeni ile gelişmiş olan sikatris dokusuna yapışırlar. Yaklaşık bir hafta önce üst solunum yolu infeksiyonu geçirdiğini ifade eden 18 yaşındaki bir erkek hasta sol kulağında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor.DrTus. sıklık sırası ile. Enterococcus faecalis D. Ancak. Ağız içi girişimler. paranazal sinüzit (%10-15) ve kafa tabanı kırığı nedenli menenjitler (%10) gelmektedir. Bu hastadan alınan kan kültürlerinde izole edilmesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. diş çekimi gibi flora bakterilerini kana karıştırıcı hazırlayıcı faktörler söz konusudur. Staphylococcus epidermidis C. Her iki klinik antite için diğer sık etkenler. etken ne olursa olsun en sık görülen belirti (çoğunlukla remittant) ateştir (%80-90). Mycoplasma pneumoniae B. Streptococcus sanguis E. peteşiler ve Janeway lezyonları gibi cilt bulguları sıktır (%20-50). Otitis media ve sinüzit olgularının en sık etkenidir. Remittant ateşten sonra elde edilen en sık bulgu ise kalpte üfürüm duyulmasıdır (%85). 42 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 42 alınan anamnezinde çocukluğunda sık farenjit geçirdiği için tonsillektomi ameliyatı olduğu ve üç ay önce de bir dişinin çekildiği öğreniliyor. Haemophilus influenzae (tiplendirilmemiş. Streptococcus pyogenes Streptococcus sanguis (en sık). Streptococcus mitior (mitis) ve Streptococcus anginosus dekstran yapısındaki glikokaliksleri ile. pnömoniler (%25). Yapılan muayenesinde göz dibinde Roth lekeleri. çomak parmak ve retinada Roth lekeleri diğer bulgulardır. Pseudomonas aeruginosa C. Endokardit geliştirirler. kapsülsüz kökenler) ve Moraxella catarrhalis’dir. Hasarlı doğal kalp kapağı endokarditlerinde en sık etkenlerdir. Moraxella catarrhalis D. Splenomegali (%20-55). el tırnaklarının altında splinter hemorajiler ve mitral odakta 2/4 şiddetinde diyastolik üfürüm saptanıyor. Osler nodülleri. Staphylococcus aureus B. mikotik anevrizmalar. Streptococcus mutans. pnömoni ve menenjit gibi septik komplikasyonlar. Endokarditte gelişen klinik tablo. hastalıktan sorumlu mikroorganizmaya bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Streptococcus pneumoniae Neden olduğu hastalıkların başında sıklık sırasına göre otitis media (%30). Hastanın yapılan otoskopik muayenesinde sol kulak zarında eritem ve kabarıklık saptanıyor. splinter hemoraji.

orak hücreli anemi. Yakınlarından alınan anamnezde üç yıl önce düşmeye bağlı kafa travması nedeni ile hastanede yattığı ve burnundan su geldiği.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 43 Viral üst solunum yolu infeksiyonları. Streptococcus pneumoniae Salmonella typhi Pseudomonas aeruginosa Mycoplasma pneumoniae Klebsiella pneumoniae En sık toplumdan edinilmiş pnömoni etkenidir. Hodgkin hastalığı. herpes labialis lezyonu görülen hastanın sol akciğer bazalinde kaba inspiratuvar rallerin varlığı saptanıyor. ense sertliği ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. kemik iliği alıcıları ve HIV infeksiyonlular. Ani bir başlangıç ve çoğu zaman tek bir titreme atağı ile yükselen ateş tipiktir. C. ateş. pnömoninin en önemli nedenidir. böbrek yetmezliği. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile getiriliyor. sıtma ve gram negatif sepsistir (başta Escherichia coli). Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilmekte olan 14 yaşındaki bir kız çocuğu yüksek ateş. sonrasında ise iki kez menenjit geçirdiği ifade edilen 34 yaşındaki bir erkek hasta. Nazofarinks florasında bulunan veya eklenen pnömokokların aspire edilmesi. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer alt lobda konsolidasyon görülen hastanın balgam ve kan kültürlerinde üremesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Göğüs yan ağrısı çoğu olguda mevcuttur. anti-pnömokok immünitedeki defekt nedeniyle pnömokok infeksiyonlarına sağlıklı popülasyona göre daha duyarlıdırlar. Cevap: A 96. Orak hücreli anemisi olan çocuklarda infeksiyon riski normal popülasyona göre 100 kat daha fazladır. nabız 130/dakika. Herpes labialis’in yandaş infeksiyon olarak görüldüğü en sık dört hastalık. E. Bu hastada en uygun aşağıdaki seçeneklerden hangisinin ampirik olarak başlanması en uygundur? A. Göz dibi muayenesinde papil stazı saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılmıyor. C. E. Multipl miyelom. lenfoma.DrTus. Cevap: E 95. siroz. D. solunum sayısı 24/dakika olarak ölçülüyor. Otitis media. nefrotik sendrom. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. D. tümörler gibi mekanik veya allerjik nedenlerle üst solunum yolu anatomisi ve siliyer aktivitesinde meydana gelebilen değişiklikler kolaylaştırıcı faktörlerdir. splenektomi. Kristalize penisilin G + Gentamisin Sefotaksim Seftriakson Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson + Vankomisin 43 . baş ağrısı ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. bilinç letarjik olarak değerlendiriliyor. meningokoksik menenjit. kooperasyon kurulamamış. B. pnömokok pnömonisi.70C olarak ölçülüyor. anatomik yatkınlık nedeni ile daha çok 2-5 yaş grubu çocuklarda görülür.

Ampisilin II. Đlk iki etkene sefotaksim ya da seftriakson etkiliyse de Listeria monocytogenes. Enterococcus faecalis 44 .DrTus. Vankomisin A) I+III B) I+II+IV C) Yalnızca II D) I+III+IV E) II+III Đleri yaş menenjitlerinde önde gelen etkenler Streptococcus pneumoniaelar. Altmışbeş yaşındaki bir hasta. hepatosplenomegali. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Hastaya yapılan lomber ponksiyon sonucunda akut pürülan menenjit tanısı konuyor. Yapılan fizik bakı sonucunda menenjit ön tanısı konuyor. hiçbir sefalosporine duyarlı değildir. gram negatif basiller ve Listeria monocytogenes’dir. Bu nedenle hastayı riske etmemek için tedaviye vankomisin de eklenmelidir. akut olarak gelişen yüksek ateş. Sefotaksim IV. şiddetli baş ağrısı ve ajitasyon tablosu ile acil servise başvuruyor. Bu olguda acil olarak başlanması gereken en uygun ampirik antibiyotik rejimi aşağıda verilenlerden hangisi olmalıdır? I. Beyin omurilik sıvısından yapılan mikrobiyolojik boyamalarda herhangi bir mikroorganizma belirlenemiyor. Đmipenem III. Prostat hipertrofisine sekonder piyelonefrit tanısı ile yatarak tedavi gören 67 yaşındaki erkek bir hastanın.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 44 YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol 3 ay-50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Meropenem > 50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: E 97. Son yıllarda pömokoklar arasında PBP değişimi ile edinilen beta laktam direnci saptanmaya başlanmıştır. genel durum bozuluyor. Yapılan tıbbi değerlendirmede. Bu nedenle tedavide mutlaka bu üç etkenin de gözetilmesi gereklidir. anemi. Bu olgunun alınmış olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. üriner sonda takıldıktan üç gün sonra ateşi yükseliyor. nötrofilik lökositoz. Cevap: D 98. Bu nedenle ampirik tedavide mutlaka ampisilin de bulunmalıdır. trombositopeni. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm.

Streptococcus mutans 45 Üriner infeksiyonlar. Staphylococcus epidermidis C. Staphylococcus saprophyticus E. oksidaz (-). aerop üreyen.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. katalaz (+). Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus. Enterococcus faecalis C.DrTus. Streptococcus bovis Streptococcus bovis. Clostridium septicum E. kalp odaklarında üfürüm duyulması. nötrofilik lökositoz. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. Özellikle üriner girişimerden sonra gelişen endokarditlerde ilk akla gelmesi gereken etkenlerdir. Cevap: A 99. trombositopeni. peridivertikülit. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Endokardit sorularının bazı anahtar kelimeleri olduğunu unutmayınız. Staphylococcus aureus D. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Streptococcus agalactiae B. hayvancılık yaptığı öğreniliyor. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. kan kültürü gibi. Staphylococcus aureus D. gram (+). Pseudomonas aeruginosa E. Yapılan muayenesinde sol el dorsalinde godet 45 . Chapman besiyerini sarartmayan.Sol elinde bir haftadan beri devam eden şişlik ve yara çıkması yakınmaları ile başvuran 46 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde. barsak (özellikle kolon) kanseri. Bu hastada alınan olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. hepatosplenomegali. Streptococcus anginosus D. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). Cevap: D 101. ekokardiyografide kapaklarda vejetasyonlar görülmesi ve vazgeçilemez tetkik. genel durumu bozuluyor. Cevap: E 100. novobiosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. Yapılan tıbbi değerlendirmede. fakültatif anaerop üremeyen ve novobiosine dirençli koklar izole ediliyor. villöz adenom. Kolon kanseri nedeniyle operasyona hazırlanan 56 yaşındaki yaşındaki kadın bir hastanın ateşi yükseliyor. zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Enterococcus faecalis B. kanlı agarda non-hemolitik. Staphylococcus aureus C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur.Sistit saptanan 24 yaşında yeni evli bir kadının idrar kültüründe. Çoğunlukla da hastane kaynaklıdır. anemi.

E. tüm çevre yumuşak dokularını da etkileyen şiddetli. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 46 bırakmayan ödem. Kanlı eksüdada çok az hücre. risus sardonicus) görülmeye başlanır. Eller hiçbir zaman hastalığa katılmaz. yüz bölgelerinde görülür. çoğunlukla da yüzde başlar. baş. Kasılmalar enerjiden bağımsızdır. Yara kenarından alınan sürüntünün Gram boyamasının incelenmesinde az sayıda lökosit ve bol miktarda. zaten hiperirritabl haldeki hastanın dış etmenlerce her uyarılışında gelişir. bunun üzerinde veziküller ve üstünde siyah kabuk bulunan ülsere yara görülüyor. gram pozitif basil belirleniyor. gövde ve bacaklarda hiperekstansiyon. birkaç lökosit ve eritrositler ile bol miktarda basil bulunur. Bunu izleyen dönemde. Kuluçka süresi 4-7 gündür. lockjaw) gelişir. Masseter kas ilk tutulandır. D. sporsuz. yanma. Daha sonra diğer yüz kasları da tutulur ve alaycı gülüş manzarası (donuk yüz. C. Lezyonlar ağrısızdır. Yara difterisi ise psödomembran ile örtülü olmalı ve ayrıca soruda nörolojik bulgular da belirtilmelidir. bacaklar ve gövdede kasılma. genel durum daha kötüdür (malign ödem). yumuşak ödem görülebilir. günde yüz. nöbetler esnasında. Ekzotoksinde letal faktör baskın ise nekroz da büyüktür (malign püstül). Cevap: D 102. Gazlı gangrende ise etkilenen ana doku adaledir ve doku içinde amfizem mevcuttur. yara yerinde ağrı. hatta yıllar sonra dahi gelişebilir. Hastanın bilinci terminal döneme kadar açıktır. E. yüzde trismus benzeri kasılma. Orbita gibi gevşek bir dokuda gelişmiş ise ödem fazladır. Önceleri kısa süreliyken. kollar fleksiyon. 2-3 haftada nedbe bırakarak iyileşir. Son 1-2 günde neşesizlik. daha sonra papül. kaşıntı. bacaklar ise ekstansiyon halini alır (opistotonus). Ülserler. Cevap: A 46 . Ekzotoksinde ödem faktör baskın ise ülser olmaksızın veya küçük bir papül bulunurken. bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Tularemi ise cilt ülseri ve ilgili lenf nodülünde süpüratif lenfadenit ile özel bir tablodur. B. Ateş yükselmez. basınca iz bırakmayan. Bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisi tetanoz tanısından uzaklaşmamıza yardımcı olur? A. vezikül. Bölgesel LAP görülür. C. kollar. boyun. B. Olay boyunda ise asfiksiye neden olabilir. D. 7-10 gün sonra tipik eskar dokusu ile kaplanır. Bilincin kapalı olması Trismus varlığı Hastanın ateşinin olmaması Hastada tetanojen bir yara bulunmaması Ellerde kasılma görülmemesi Genel tetanoz. en sık görülen tetanoz tablosudur. kollarda fleksiyon pozisyonu olduğu görülüyor. paravertebral adale spazmlarına bağlı olarak hastanın gövde ve başı hiperekstansiyon. sonra püstül ve ülser gelişir. Deri şarbonu: Daha çok el. Kasılmalar. Nekrotizan fasiit Gazlı gangren Yara difterisi Deri şarbonu Tularemi Nekrotizan fasiitte adaleye kadarki cilt-ciltaltı bölgelerinde nekroz tipiktir. Bulaştan 12-36 saat sonra makül. rahatsızlık hissi gibi prodromal belirtiler olabilir. kol. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. ancak hastanın immün durumuna bağlı olarak yaralanmadan haftalar.DrTus. Sezaryen kesi ile doğum yapmış olan 24 yaşındaki bir kadın hasta postpartum 15. Đlk kasılmalar bazen yara bölgesinde. Tedavisiz olgularda mortalite %20’dir. trismus (çene kilitlenmesi. gitgide uzayan bu nöbet periyotlarında şiddetli kas ağrıları ve hatta kemik kırıkları dahi gelişebilir.

Tetanoz aşısı ve THIG uygulaması yeterlidir. ışık. Penisilinler.DrTus. klinik tabloyu kamçılayabilirler.Bulantı ve ağız kuruluğu yakınmaları ile acil servise başvuran 26 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde yaklaşık sekiz saat önce evde yapılmış sebze konservesi yediği öğreniliyor. 10 gün süre ile penisilin tedavisi uygulanır. Solunum problemi var ise intübe edilir. THIG ile aynı zamanda tetanoz aşısı da yapılır. Gözlem altına alınan hastada daha sonra bulanık görme yakınmaları ortaya çıkıyor. Yalnızca yara temizliği yapılır. 47 . E. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı yapılır. soğuk gibi uyaranlardan uzaklaştırılır.Ayağına paslı çivi batması yakınması ile başvuran 41 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde çocukluk aşılarını tam olarak anımsayamadığı ve son on yıldır tetanoz aşısı yapılmadığı öğreniliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 47 103.Hastalık sırasında kanda. THIG uygulanan bölgeden farklı bir bölgeye simultane tetanoz toksoid aşısı yapılır. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam kullanılır. Tetanoz tedavisi: Hasta öncelikle gürültü. Cevap: D 104. Hastadan alınan anamnezde kasılmaların iki gün önce yara çevresinde başladığı. Kasılmalar başladıktan sonra tetanoz hiperimmün globülin (THIG. B. Gerekli hibernasyon ve anestezi yapıldıktan sonra yaranın uygun şekilde debridmanı ve irrigasyonu toksin üretecek vejetatif bakteri sayısını azaltacağı için yarar sağlayabilir. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı ve THIG yapılır. sonrasında da kasılmaların yüze ve ardından tüm vücuda yayıldığı öğreniliyor. aşılı ise yapma Aşı + Son 5 yıldan fazla aşısız ise yap. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam uygulanır. D. Bu hastada en uygun tetanoz profilaksisi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. sıcak. C. aşılı ise yapma THIG + - Cevap: C 105.Yaklaşık bir hafta önce düşme nedeni ile sol elinden yaralandığını ifade eden 38 yaşındaki bir erkek hasta tüm vücudunda yaygın kasılmalar nedeni ile getiriliyor. Profilaktik antibiyotik verilmesi yeterlidir. Bu nedenle hastalığı geçirenlere. C. immünositleri uyarmaya yetecek miktarda serbest toksin bulunmaz. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. B. Genel tetanoz tanısı ile yatırılan hastanın tedavisinde uygulanması zorunlu olmayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Temiz-Küçük Yara Aşı Anamnezi Üç dozdan az. Yara temizliği ve THIG uygulaması yapılır. E. santral etkili bir GABA antagonisti olarak kabul edildiklerinden. kuşkulu Tamamlamış / en az 3 aşı yapılmış/sürüyor Kirli-Tetanojen Yara THIG - Aşı + Son 10 yıldır aşısız ise yap. Bu nedenle tetanoz tedavisinde ilk seçenek olmaktan çıkmışlardır. aşı takvimi sürdürülür. tetanoz antitoksini) kullanımı tartışmalıdır. Hasta kasılmalara neden olan fiziksel uyaranlardan uzaklaştırılır.

D. A+B+E trivalan antitoksinin en kısa sürede (ilk 24 saatte) IV olarak uygulanması hayat kurtarıcıdır. ses kısıklığı. Đlk paraliziler kraniyal sinirlerle ilgili olup. Gerekli ise ventilatör desteği sağlanır. bulanık görme) ile ilgilidir: Bulantı (ilk semptom) Ağız kuruluğu (ilk semptom) Akomodasyon paralizisi (ilk nörolojik semptom. C. Kuluçka süresi altı saat ile üç hafta (1-4 gün) arasındadır. C. Nörolojik patolojiler çift taraflıdır. kabızlık (kabızlık ile ünlü besin zehirlenmesi!). E. Đlk nörolojik semptomlar görme bozuklukları (ör. idrar retansiyonu. E. şişme ve siyahlaşma ile birlikte kötü koku ortaya çıkıyor. çoğunlukla bir travma sonucunda dolaşımı bozulmuş veya devitalize kas veya yumuşak dokuya. en az 1. F toksinleri sorumludur. kabızlık. 18-32 saat sonra güçsüzlük. hastanın kusturulması erken olgularda yararlıdır. çok pis ve tipik kokulu nekrotik bölgeler gelişir. B. pitoz. C. B. anemi ve toksemi ile karakterize bir infeksiyon hastalığıdır. Cevap: D 107. gram pozitif koklar ve gram negatif basiller görülüyor. Hastanın kusturulması Midenin bikarbonatlı su ile yıkanması Guanidin kullanımı Trivalan antitoksinin damar içi yoldan verilmesi Mekanik ventilasyon uygulanması Botulizm tedavisinde. E. Ateş ve bilinç normaldir. Hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde krepitasyonla birlikte skleralarda ikter. Yaradan alınan sürüntü örneğinin Gram boyalı preparatları incelendiğinde az sayıda lökositle birlikte gram pozitif basiller. Erken olgularda 10-50 bin ü. olguların büyük çoğunluğunda vardır) Diğerleri: Midriyazis. Mide bikarbonatlı su ile yıkanır. Çevre dokularda ve özellikle de kas içinde. Aşağıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi söz konusu hastanın prognozu üzerinde en olumlu etkiye sahiptir? A. E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: C 106. Toksin ile (bakterinin kendisi ile değil) kontamine besinlerin yenmesinden altı saat sonra ağız kuruluğu ve mideden emilime bağlı olarak bulantı gelişir. ciltte solukluk ve taşikardi varlığı da dikkati çekiyor. geç olgularda ise 100-200 bin ü verilir. Bulantı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada aşağıdaki klinik belirti ve bulgulardan hangisi botulizm tanısını desteklemez? A. iki yönlü filmlerde radyolojik olarak da belirlenebilen (çok önemli bulgu) 48 . halsizlik. D. geç kalınırsa komşu organ ve yapılarda koyu kahverengi veya siyah renkli. B. daha sonra dessendan hal alır. B. diplopi. Đskelet kası ve yumuşak dokuda nekroz. disfaji. D.000 Clostridium perfringens sporunun girebilmesi sonucunda gelişir. bulanık görme. ağız kuruluğu ve bulanık görme yakınmaları olan yetişkin bir erkek hasta yakınmaları başladıktan 36 saat sonra hastaneye başvuruyor ve botulizm tanısı konuluyor. Yaranın önce çevresinde. Clostridium novyi Clostridium septicum Clostridium difficile Clostridium ramosum Clostridium perfringens Klostridyal miyonekroz (gazlı gangren): Gazlı gangren. Yara yerinde şiddetli ağrı ile başlayabilir. ciddi olgularda 30-100 bin ü.DrTus.Düşme sonucu sağ ön kolunu bir taş parçasına çarpıp yaralayan 15 yaşındaki bir erkek hastada iki gün sonra yara çevresinde ağrı. Hastanın bilincinin açık olması Hastada konstipasyon olması Miyozis saptanması Diplopi varlığı Hastada ateş olmaması 48 Besin zehirlenmesi: A. dispne. baş dönmesi ve ardından da flask tipte kas paralizileri başlar.

Üç gündür devam eden ateş. Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri gibi bakteriler ya da Saccharomyces türleri gibi mantarlardan hazırlanmış olan probiyotik maddeler de özellikle tekrarlı PMK olgularının sağaltımında kullanılan modern 49 . buna bağlı olarak da (yüksek ateş olmaksızın) taşikardi. Bu nedenle. ko-trimoksazol vb. arteriyel tansiyon 100/60 mmHg olarak ölçülüyor. Çoğunlukla bir klinik örnekte bir değil. diğer ilaçlardan ayrı zamanda verilmelidir. Gazlı gangrenli hastalarda ciddi ve hızlı hemolize bağlı solgunluk.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 49 gaz birikimine tanık olunur. nabız 112/dakika. Clostridium novyi ve Clostridium septicum da gazlı gangren etkenleri olsa da posttravmatik gazlı gangren olgularında en sık etken Clostridium perfringens’dir (%80-90). Clostridium difficile. kinolon. Oral vankomisin tedavisi. dışkıda enterotoksinlerin gösterilmesi ile konur.DrTus. Cevap: E 108. Bu amaçla. D. sarılık. Kesin tanı konulamayan şüpheli olgularda endoskopik biyopsi yapılarak kolonda psödomembranların saptanması ile histopatolojik tanıya gidilebilir. ilk seçeneğin metronidazol olması yönündedir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Clostridium novyi. erişilebilir ve ucuz olması nedeniyle EIA kullanılır. Toksini bağlayıcı özelliği olan kolestiramin de diğer bir seçenektir. doku kültüründe sitotoksin (CdB) ölçümü (altın standart). çoğunlukla sporsuz bakteriler ve pek çok olguda gram pozitif kok veya gram negatif basillerin de eşlik ettiğinin görülmesi önemlidir. birden fazla Clostridium cinsi rol oynamaktadır. E. Clostridium ramosum ise piyojenik intraabdominal infeksiyonlara (apselere) neden olur. D. C.) olanlarla sürdürülür. Cevap: C 109. karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki hafta önce alt solunum yolu infeksiyonu tanısı ile ağızdan klaritromisin kullandığı öğreniliyor. vankomisine (dahi) dirençli enterokokların (VRE) gelişmesine neden olabilmektedir. Yaklaşık bir ay önce sinüzit tanısı ile klindamisin kullanan 25 yaşındaki bir kadın hastada son iki gündür devam eden karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları başlıyor.50C. olguların %10-40’ında yalnız veya mikst infeksiyon halinde bulunur. C. B. bazen sporlu. psödomembranöz kolit etkenidir. genel durum bozukluğu gelişir. eritrosit ve maya hücreleri görülen hastada Clostridium difficile nedenli psödomembranöz kolit tanısının kesin olarak konulabileceği en güvenilir. Psödomembranöz kolite yönelik olarak daha önceleri sıklıkla tercih edilen oral vankomisin kullanımı. CdA veya CdB PCR veya daha az duyarlılığına rağmen kolay. Yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastada dışkının mikroskopik incelemesinde her alanda çok sayıda maya hücresi görülüyor. B. Antibiyotiğe bağlı ishal tanısı konulan hastada aşağıdaki tedavi seçeneklerinden hangisinin ilk sırada düşünülmemelidir? A. yaşamı tehdit eden ciddi olgular için saklanmalıdır. Dağılımı bozulmuş gastrointestinal sistem florasının yeniden normale dönüştürülmesine katkıda bulunan. Dışkı kültürü EIA ile dışkıda toksin A saptanması Doku kültüründe toksin B saptanması PCR ile toksin A saptanması Kanda toksin B saptanması Psödomembranöz kolitin mikrobiyolojik tanısı. Bir şelatör olduğundan. Dışkının mikroskopik incelemesinde bol lökosit. E. modern görüş. Oral metronidazol Oral vankomisin Kolestiramin Saccharomyces içeren probiyotikler Lactobacillus içeren probiyotikler Psödomembranöz kolit tanısı konduğunda kullanılan antimikrobiyal tedavisi durdurulur ve gereği halinde primer gerekçeye yönelik tedavi daha az yan etkili (aminoglikozid. Palpasyonla krepitasyon alınması tipiktir. Yara salgılarından hazırlanan preparatlarda gram pozitif. girişimsel olmayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu özellikteki salgıda olması gerekenden çok daha az sayıda lökosit belirlenmesi anlamlıdır.

Dışkının 1/5’i bakterilerden oluşmaktadır. sağ akciğer alt zonda inspiryum sonunda kaba raller işitiliyor ve çomak parmak varlığı dikkati çekiyor. Obstrüksiyon.1 mg/dL (N: 0. B.600/mm3 (%86 nötrofil). genelde cerrahi veya künt travmalar sonrasında ya da kronik barsak hastalıkları zemininde gelişir. • Bacteroides fragilis grubu: Đnce barsaklarda anaerop bakteri sayısı azdır. Bacteroides ovatus. peritonit ve karaciğer apselerine neden olur. sağ üst kadranda derin palpasyonla hassasiyet ve skleralarda ikter saptanıyor. Gerçekten de apse formundaki hemen hemen tüm intraabdominal infeksiyonlarda sözü geçmektedir. Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Peptococcus sp.3 mg/dL (N: 0-0. Ultrason rehberliğinde yapılan iğne aspirasyon materyalinin anaerop kültüründen izole edilen gram negatif basilin aşağıdakilerden hangisi olma olasılığı en yüksektir? A. AST 47 U/L (N: 15-35). kilo kaybı ve halsizlik yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. B. kötü kokulu gangren gelişmiştir. Buradaki Bacteroides türlerinin sayısı. Bu grup içinde kolonda en fazla bulunanlar Bacteroides vulgata. iğsi görünümlü anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? 50 . Hastanın çekilen tomografisinde ise apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. C. Cevap: B 50 110. divertikül gelişimi gibi nedenlerle motilitesi aksarsa. Escherichia coli’nin 1000 katı kadardır. nonfragilis Bacteroides türleri (Bacteroides urealyticus).80C olarak ölçülmüş. öksürük. Kolon florasının >%95’i anaeroptur. uçları lanset ucu şeklinde. Bunların da büyük kısmını Bacteroides fragilis grubu bakteriler oluşturur. Kolon. Đndirekt Bilirubin: 1. Önceki bir batın travmasına. Cevap: E 111.Son üç haftadır devam eden karın sağ üst kısmında ağrı. eritrosit sedimantasyon hızı 75 mm/saat.2-1. peptostreptokoklar. D. hızla ilerleyen. karaciğer apsesi. nabız 110/dakika olarak saptanıyor. Bacteroides fragilis Fragilis dışı Bacteroides türleri Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Clostridium novyi Bacteroides fragilis infeksiyonları. Direkt Bilirubin: 2. D. insanların en çok bakteri içeren bölgesidir. ateş ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran 43 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI seçeneklerdir.5). Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 14. Hastanın çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer alt lobda konsolide alan görülüyor.2) olarak bulunuyor. Prevotella türleri ve Fusobacterium nucleatum’dur.DrTus. Bacteroides distasonis. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıdaki olguda tanımlanan lezyondan izole edilmesi beklenmez? A. Bacteroides urealyticus Bacteroides fragilis • Non-fragilis Bacteroides türleri: Orofarinks florasında bulunan anaerop bakteriler. Yapılan batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer sağ lobda 4x5 cm ebatlarında içi sıvı dolu lezyon görülüyor.30C. eritrosit sedimantasyon hızı yüksekliği ve normokrom normositer anemi saptanıyor. kolon florasına benzer şekilde değişim gösterebilir. Bacteroides thetaiotaomicron. Bacteroides uniformis. Hemen hemen 400 bakteri cinsini bir arada bulundurabilir. C. Bir aydan beri devam eden ateş. Protein-kalori malnütrisyonu saptanan dört yaşındaki bir çocuğun sağ yanağında ve ağız mukozasında ani başlangıçlı. Kolon cerrahisi sonrasında metastatik organ (örneğin akciğer) apselerine neden olabilir. Cevap: A 112. Lezyondan alınan sürüntü örneğinin Gram boyası ile boyalı preparatlarında görülebilen gram negatif. E. daha az olarak da Bacteriodes fragilis’dir. neden olduğu en sık visseral abdominal infeksiyondur. tümör veya spontan barsak perforasyonuna ve operasyonuna sekonder olarak gelişen apandisit. Burada Bacteroides fragilis grubu bakterilerin bulunması beklenmez. E. Portal venöz dönüş nedeni ile. Bunlar çoğunlukla endojen ve apse formunda infeksiyonlardır. ALT:88 U/L (N: 15-40).

D. hareketsiz. karın sağ alt kadranda kas defansı ve rebound bulgusu pozitif olarak saptanıyor. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. Derin boyun fasyaları boyunca mediastene kadar yayılabilir. Diş ve kemik kaybı görülür. Üç gündür devam eden karın ağrısı. • Noma (cancrum oris. karaciğer ve beyin apseleri. B. altta yatan ciddi bir hastalığı olanlarda ve malnütrisyone hastalarda oral mukoza ve yüzde akut. bazen yaşamı tehdit edebilen tablolara ilerleyebilir. plöropnömonik irinli lezyonlar ve genital gangrenlere de neden olur. beyin apsesi. kronik otitis media. gangrenöz stomatit): Çocuklarda. Ağız mukozası. Otuzbeş yaşındaki bir kadın hasta boynunun sağ tarafında. subdural ampiyem. C. cilt ve/veya yumuşak doku infeksiyonlarında kullanılacak kombinasyonlar şunlardır: Metronidazol Aminoglikozid veya + veya Florokinolon veya Azaktam Cevap: D veya Sefoksitin 3. aspirasyon pnömonisi. E. Provatella melaninogenica başta olmak üzere. Laparotomi yapılan hastada perfore apandisit saptanmış ve cerrahi tedavisi yapılıyor. Oral kaviteye yayılıp. • Diğerleri: Stomatitis ulcerosa. şişlik. fulminant ve gangrenlerle seyreden bir infeksiyondur. Metronidazol Siprofloksasin Sefoksitin Metronidazol + Seftriakson Penisilin G + Metronidazol tedavisi için verilmesi gereken en uygun Anaerop intraabdominal. Bu bölgedeki infeksiyonlar. uçları lanset ucu şeklinde. ağrı ve içinden 51 . Cevap: E 113. D. yayılır. Söz konusu olgudaki intraabdominal infeksiyonun antibiyotik/antibiyotikler aşağıdakilerden hangisidir? A. Treponema vincenti. diş ve çevresinde gangrenler gelişir. bulantı. Ağız florasında bulunur. kadın genital organları. B. bağışıklık sistemi depresse ve/veya oral hijyeni kötü kişilerde gelişen akut nekrotizan ülseratif jinjivittir. Bacteroides fragilis Prevotella melaninogenica Treponema vincenti Peptococcus sp. iki aydır devam eden.DrTus. kızarıklık. iğsi görünümlü ve iri (3-10 m). anaerop bir bakteridir. non-fragilis Bacteroides türleri gibi diğer gram negatif anaeroplar ve peptostreptokoklar gibi anaerop koklarla birlikte diş ile ilgili birçok mikst infeksiyon tablosuna neden olur: • Plaut-Vincent anjini: Özellikle Treponema vincenti gibi oral anaerop spiroketlerle birlikte. kronik sinüzit. iştahsızlık. • Ludwig anjini: Sublingual ve submandibuler sellülittir. Küçük bir vezikül ile başlayıp hızla ülsere olur. Dental infeksiyonların başta gelen etkenlerindendir. anatomik uygunluk nedeniyle dokular arasından hızla yayılır ve ciddi. Özellikle bakımsız ağızlarda fazladır. Fusobacterium nucleatum 51 Fusobacterium nucleatum. kabızlık ve ateş yakınmaları ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. kusma. kuşak sefalosporin 114. E. burayı daraltabilir. C. gingivitis ulcerosa.

klinik materyalde ve kültürlerinde mantarlar gibi filamansı görünümlü hif formları sergiler. Mycobacterium tuberculosis Actinomyces israelii Nocardia asteroides Aspergillus fumigatus Histoplasma capsulatum Nocardia cinsi bakteriler. baş ağrısı ve sol kolunda güçsüzlük yakınmaları ile başvuruyor. Kronik gidişlidir. E. C. bu yapıların ARB pozitif olduğu saptanıyor. C.DrTus. B. halka şeklinde lezyon görülüyor. tek. Sinüsler ve çoğul apseler oluşturarak yayılır. Bu hastanın öncelikle başvuru zamanı dikkate alınırsa öncelikle hangi organ/sisteme ait komplikasyonlara karşı önlem alınmalıdır? A. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. dallanmış filamantöz yapılar görülmüş. kaldırılmaya çalışılınca kanayan membranlar ve belirgin servikal LAP saptanıyor. kanlı balgam çıkarma. beyin tomografisinde ise beyin apsesi ile uyumlu. yumuşak damağa doğru yayılan. mikst infeksiyonlar oluşturur. Çekilen toraks tomografisinde her iki akciğerde yaygın. apse ile uyumlu lezyon. Hastanın yapılan muayenesinde tüm tonsillaları kaplayan. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. diş cebi. ağrılı bir sellülit ile başlar. E. burun. En sık karşılaşılan tablo serviko-fasiyal tiptir. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. gastrointestinal sistem ve kadın genital sistem florasında bulunan. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. Bronkoalveoler lavajla alınan örneğin Gram boyalı preparatlarında gram pozitif. Nocardia asteroides en sık rastlanan türdür. Merkezi sinir sistemi Kalp Akciğerler Periferik sinirler 52 .Steroid ve sitostatik ilaç tedavisi görmekte olan SLE hastası 43 yaşındaki bir kadın üç haftadır devam eden ateş. Nocardia asteroides Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium avium-intracellulare Mycobacterium bovis Actinomyces türleri. Actinomyces israelii. aylarca hatta yıllarca sürebilir. öksürük. boğaz ağrısı. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ premolar dişinin çekildiği öğreniliyor. Sülfür granülleri içeren irinin yüze veya boyna drene olduğu fistüllerle seyreder. • Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. endojen. Hastalık. B. Aktinomikozun aksine. aerop Actinomycetes olarak ifade edilebilir. Çürük bir dişten veya diş çekiminden kaynaklanır. Gram pozitif bakterilerdir. B.Çocukluk dönemi aşıları ile ilgili kesin anamnez alınamayan beş yaşındaki bir kız çocuğu iki haftadır devam eden ateş. Lezyonlar yakın boşluklara ve cilde fistülize olur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 52 sarı renkli irin gelen delikler oluşması yakınmaları ile başvuruyor. çok sayıda. normal ağız. çoğunlukla anaerop bakterilerdir. yavaş seyirli. boynunda şişlik ve solunum güçlüğü yakınmaları ile getiriliyor. D. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. diş eti. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. Vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın lezyonundan alınan pürülan materyalin mikroskopta küçük büyütmede incelenmesinde sarı renkli granüller görülüyor. gram pozitif. D. D. • Merkez sinir sistemi infeksiyonu: Nokardiyoz olgularının 1/3’ünde tekil veya çoğul beyin apseleri görülür. Cevap: B 115. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Florada yer alan diğer bakterilerle birlikte. Kültür ortamında ve dokuda hifsel formlarda görülürse de gerçekte bir bakteridir. Cevap: C 116. Asite rezistan boyama yöntemi ile boyanmaları yoluyla Actinomyces türlerinden ayırt edilir.

Ventrikül fibrilasyonuna ilerleyebilir.. motor tarzdadır: Hastalığın 3. elek testi → Toksin (kesin tanı için gereklidir) • Difteriye duyarlılık testi (Schick testi): Toksin cilt içine verilince reaksiyon yok ise “sonuç negatiftir”. Ritm bozuklukları gelişir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. yaş. Yirmialtı yaşındaki bir erkek hasta sol elinde üç haftadan beri devam eden yara yakınması ile başvuruyor. Miyokardit 2. 3. at. 20-30 bin ü. hım hım konuşma ile özel palatum paralizisi. Göz 53 Boğaz difterisi: En sık karşılaşılan klinik formdur.Yedi yaşındaki bir erkek çocuk solunum zorluğu. Lokal antibiyotik uygulamaması yeterlidir Penisilin G verilir Eritromisin verilir Tek doz antitoksin ve aşı uygulanır Tek doz antitoksin uygulanır Difteri Tedavisi: Mümkün olan en kısa sürede tek doz halinde antitoksin uygulanır. Bireyde yeterli antitoksin vardır. haftasında. cerahatsiz ve ağrılıdır. 53 . Antitoksin yoktur. haftanın en önemli komplikasyonudur. kilo gibi faktörler dikkate alınmaz: • Hafif/erken olgularda. haftalarda paralitik komplikasyonlar gelişir. Membranın çevresinde eritem ve ödem hattı vardır. Toksinin dozunu. Paralitik komplikasyonlar. difteriye yakalanmaz. Kalıcı değildir. Bu hastada başlanacak en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. yara ve lokal difteride . Eğer o zamana kadar yaşayabilirse. Genelde düşük dereceli bir ateş görülür. Ölüm toksemi ve paralitik komplikasyonlardandır. E. Hastanın yapılan muayenesinde inspiratuvar stridor varlığı ile birlikte tonsilleri kaplayan ve larinkse yayılan. Hastalığın 5. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor ve yaranın üzerinde kirli beyaz renkte bir membran olduğu gözleniyor.DrTus. Membrandan alınan sürüntü örneğinin çini mürekkebi ile boyanmasında topuz şeklinde bakteriler görülüyor ve alınan kültürde Corynebacterium diphtheriae izole ediliyor. haftadan itibaren başlar. aşağıdaki laboratuvar yöntemlerinden hangisini kullanarak kesin olarak kanıtlayabiliriz? A. Loeffler serumuna ekim yapılarak etkenin izole edilmesi D. kişi difteriye duyarlıdır olarak yorumlanır. Hastalığın 7.. Hızla yayılan ödem ve tüm tonsillaya yayılan psödomembran gelişir. diyafragma. Psödomembrandan alınan sürüntü materyalinin çini mürekkebi ile boyanması B. sığır veya koyundan hazırlanmıştır. hırıltılı solunum. Cevap: B 117. Heterologdur. sergilenen klinik tablo belirler. Bu olgunun larinks difterisi olduğunu. haftasında kalp. B. larinks. farinks. Servikal LAP oldukça belirgindir. nöral tutulumlar sonucunda 3. Đmmündifüzyon yöntemi ile difteri toksini varlığının gösterilmesi Difteri Tanısı: • Psödomembran bölgesinin sürüntü materyali + Çini mürekkebi → Şekil • Materyal + Albert-Neisser Boyası → Ernst-Babes cisimcikleri • Kültür → Loeffler Serumu • Đmmünodiffüzyon. D. Cevap: E 118. Đlk hafta belirtilerini 2. C. haftasında akomodasyon paralizisi. Materyalin Albert-Neisser yöntemi ile boyanması ve Ernst-Babes cisimciklerinin görülmesi C. Larinkse ilerleyerek asfiksiye yol açmaması ile larinks tipinden ayrılır. periferik sinirlerde paralizi gelişir. Đnjeksiyon yerinde hiperemi ve nekroz var ise sonuç pozitiftir.-7. Bu nedenle anafilaksi riski taşır. zorlukla kaldırılabilen membranlar ve servikal LAP saptanıyor. IM. ses kısıklığı ve morarma yakınmaları ile getiriliyor. haftada toksemik tablo izler. Boğaz ağrısı streptokoksik farenjite göre daha hafiftir. Schick testi E.

Streptococcus pneumoniae Klebsiella pneumoniae Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis 54 . Hastalığı geçirenlerin de aşılanmaları gereklidir. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. ateş ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin kaybolduğu ve aynı alanda perküsyonla matite alındığı saptanıyor. titreme. Bazen gelişme geriliği ve iştahsızlıktan ibaret olabilir. insanda hastalık yapabilen tek Listeria türüdür. akciğer. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. • Gecikilmiş olgularda . Köyde yaşayan ve bir hafta öncesine kadar tarlada çalıştığını ifade eden 28 haftalık hamile bir kadın ateş. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta iki haftadan beri devam eden sağ yan ağrısı. Cevap: D 119. Yersinia enterocolitica gibi soğuk ortamda üreyebilir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37.. Clostridium difficile invazif tablolara neden olmaz. eritrosit sedimantasyon hızı 55 mm/saat olarak belirleniyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 13. Salmonella typhi ve Brucella melitensis gram negatif basillerdir ve intrauterin bulaşarak sözü edilen tablolara neden olmazlar. kanlı agarda mavi koloniler yapan. dalak. 200 bin ü. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. eritromisin) etkilidir. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. apse) odaklara neden olamaz. yeterli bağışıklığı kazanamazlar.. bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor ve akut gastroenterit tanısı ile semptomatik tedavi veriliyor. Mycobacterium tuberculosis Salmonella typhi Brucella melitensis Clostridium difficile Listeria monocytogenes Mycobacterium tuberculosis intrauterin bulaşabilse de gelişen miliyer tüberkülozda piyojenik (ör.. Tablo diğer pürülan menenjitlere göre siliktir. Listeria monocytogenes. 60-100 bin ü. IM. 500 mL serum fizyolojik içinde. E.5 saatte yavaş infüzyon. Çekilen postero-anterior akciğer grafisinde plevral efüzyonla uyumlu görünüm.. Đnfeksiyonu geçirenler. Aynı hasta iki hafta sonra erken doğum yapıyor. C. akciğer parankimi ise normal olarak bildiriliyor. dalak ve beyinde apse ve granülomlar saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI • Nazofarinks tipinde . hareketsiz basiller izole ediliyor. IV. Karaciğer. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. prematüre bebekte karaciğer. Cevap: E 120. üşüme. ishal. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. kokobasil veya diplokok şekli ile pnömokoklara benzeyen.DrTus. B. • Geç dönem infeksiyonu: Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusudur. 220C’da takla atma benzeri hareketler yapması ile Corynebacterium türlerinden ayırt edilir.400/mm3 (%75 nötrofil). gram pozitif bir basildir. tetanozda da olduğu gibi. 54 + Erken olgularda antimikrobiyaller (penisilin. Bakteri. Yenidoğanlarda görülebilen iki farklı tablo tanımlanmıştır: • Erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica): Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental olarak geçmesi nedeniyle gelişir. kana karışmaz ve fetus infeksiyonuna yol açmaz. karın ağrısı.60C olarak ölçülüyor. Bebekteki apselerden alınan materyalden gram pozitif. Doğumdan genellikle 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. toraks bilgisayarlı tomografisi tetkikinde ise plevral efüzyon varlığı saptanmış. B. D. 1. D. Küçük basil. kaldı ki gram yöntemi ile boyanamaz ve sorudaki gibi bir üreme özelliği yoktur. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. alkolizm. Yani reaktivasyon. menenjit. Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkenidir. Genital tüberküloz da nadir bir tablo değildir. bazen de gebelik nedeni ile reaktive olur. diyabet gibi sistemik hastalıklar. Cevap: B 122. Bu özellik. C. B. E. gastrointestinal-ürogenital-dalak-eklem-kemik ve deri tbc gibi organ ve doku tbc’leri veya uygun konakta venalara açılım ile miliyer tbc görülebilir. a) Sekonder endojen infeksiyon (reaktivasyon): Primer tbc sırasındaki yayılım sonucunda. anti-tbc immünitenin sessizleştirdiği ilk basillerin tekrar aktive olmaları ile gelişmişse reaktivasyon. daha az olmakla birlikte. Bunlar arasında en sık karşılaşılanı. Mycobacterium kansasii: Akciğer infeksiyonuna (pnömoni) neden olur. Primer infeksiyon sırasında hematojen yayılımla çeşitli organlara yerleşmiş olan. malnutrisyon. Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Nocardia asteroides Candida albicans Brucella melitensis Erişkinlerde reaktivasyona bağlı ekstrapulmoner tbc tabloları da görülebilir. Genelde tek servikal bölgede ve taraflıdır. daha çok lenf bezlerinde.Skrotumunda bir aydır devam eden şişlik. tbc basilleriyle 2. Diyabetiklerde atipik lokalizasyonlarla karşılaşılabilir.DrTus. ağrı ve akıntılı yara yakınmaları ile başvuran 35 yaşındaki bir hastanın yapılan muayenesinde sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntısı olan çok sayıda fistül görülüyor. ayrıca lenfadenit. daha az olarak da organlarda prodüktif reaksiyon ile sınırlandırılmış dormant basillerin tekrar üreyebilme yeteneği kazanması ile gelişir. kazeifikasyon nekrozu nedeniyle tbc ile uyumludur. erkeklerde ise epididimit en sık genital tbc tablolarıdır. hiler lenf bezinden komşuluk yolu ile ya da Simon odağının reaktivasyonu ile akciğer ve plevra tbc. Yapılan muayenesinde sağ elinde kazeöz akıntısı olan granülom saptanan hastadaki lezyondan alınan materyalin ARB boyanmasında ARB pozitif basiller görülüyor. Cevap: C 121. Piyüri. D. basilin o anda organizmada bulunduğu bölgede gelişir. D.Sağ elinde ağrısız şişlik ve akıntılı yara yakınması ile başvuran 17 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde bir hafta önce yüzme havuzunda elini merdivene çarparak yaraladığı öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. sekonder olarak kabul edilir. Yapılan ultrasonografik incelemede sol epididimiste apse oluşumu görülen hastadaki klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 55 . granülomatöz hepatit. Genitoüriner tbc içinde ise en çok böbrek tbc saptanır. Sonuçta. lenfadenittir. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. Kadınlarda salpenjit. Mycoplasma pneumoniae 55 Sekonder tbc infeksiyonu (erişkin Tbc): Đlkinden en az 5 yıl sonra gelişen tbc olguları. kez karşılaşma ile ekzojen olarak meydana gelmişse re-infeksiyondan söz edilir. Aynı tabloya. Mycobacterium marinum Mycobacterium kansasii Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi Mycobacterium tuberculosis Atipik Mikobakteriler: Mycobacterium marinum: Havuz bulaşı sonucu ciltte gelişen granülomların etkeni olan atipik bir mikobakteridir. hematüri ve proteinüri böbrek tbc’sinde önemli bir bulgudur. Olgumuzda da sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntıdan söz ediliyor. AIDS gibi immün sistem hastalıkları veya ilaçlar nedeniyle immün sistemde meydana gelen süpresyon sonucunda. maligniteler. b) Sekonder ekzojen infeksiyon (re-infeksiyon): Teorik olarak akciğerde gelişir ve kural olarak apeks bölgesindedir. rubeola ve influenza gibi immünite kıran infeksiyonlar. C. E. B. Bu odaklarda yıllarca suskun halde bekleyen basiller.

Aynı tabloya. genel durum bozukluğu nedeniyle yoğun bakıma nakledilen 65 yaşındaki bir hastaya sepsis tanısı konuyor. Propionibacterium acnes C. yaşlı. Yukarıda tanımlanan tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium kansasii Mycobacterium marinum Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkeni Mycobacterium scrofulaceum’dur.DrTus. Havuzdan cilt yolu ile bulaş söz konusu değildir. kalça protezi. B. başka anaeropların yandaşı olarak mikst infeksiyonlara çeşni katan bakterilerdir (ben hayatım boyunca bunların insan versiyonlarından çok korkmuşumdur). Cevap: A 123. Stenotrophomonas maltophilia Propionibacterium acnes prostetik cihazları (şant. Hastaya eksizyonel lenf nodu biyopsisi yapılıyor ve histopatolojik incelemede granülomatöz lenfadenit saptanıyor. Bacteroides fragilis B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 56 Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi: Posttravmatik cilt infeksiyonlarına veya IV kateter infeksiyonlarına neden olur. Kalça protezi yapılan ve postoperatif 4. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. Boynunda ağrısız şişlikler yakınması ile getirilen beş yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde sağ ön servikal zincirde iki adet ağrısız. D. gram pozitif küçük bir basildir. Clostridium septicum D. Cevap: B 56 . C. Cevap: C 124. Mycobacterium tuberculosis: Đnsan etkenidir. aerop besiyerinde ürememiş… Bacteroides fragilis ve Clostridium septicum’un protezlere ilgisi yoktur. Peptostreptokoklar ise tek başına bir adam olamayan. hareketsiz sert kıvamlı LAP saptanıyor. protez eklem vb. immün yetmezliklilerde sepsislere yol açabilen anaerop. günde yüksek ateş. daha az olmakla birlikte. Bu hastada sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Peptostreptokok E. E. Alınan hiçbir aerop kan kültüründe üreme saptanmıyor. Sorudaki anahtar kelimeler.) olanlarda fırsatçı infeksiyonlara.

direkt tanısal prosedürlerin çok sınırlı olduğu sifilizde en güvenilir ve çabuk tanı yöntemidir. ağız dışı bölgelerin lezyonlarından alınır. Sekonder sifiliz Edinsel sifiliz: a) Erken sifiliz: Primer sifiliz: Şankır Sekonder sifiliz: Rozeoller. FTA-ABS (yalancı pozitif sonuç yoktur. Ağız lezyonları. B. alopesi. kenarları sert. MHA-TP. servikal ve epitroklear LAP ile birlikte perianal. zemini temiz ülsere yara ve submandibular ağrısız LAP nedeni ile başvuruyor. dilinde ağrısız. Toksoplazmoz E. TPHA.Bebekliğinde tüberküloz aşısı uygulanmış. Miliyer tüberküloz B. FTA-200. Floresan Antikor Testi (FAT) başlıcalarıdır. Meningokoksemi C. Etkenle karşılaşma yerinde kalsifiye nodül D. Levaditi yöntemi ile boyama. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. ilk pozitifleşen. Bu hastaya primer sifiliz tanısı koydurabilecek en erken pozitifleşen ve en güvenilir laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. VDRL.DrTus. gövde ve uçlarda döküntü ile anal bölgede ortaya çıkan şişlikler yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde avuç içi ve ayak tabanlarında daha belirgin olmak üzere yaygın. kondilomatöz lezyonlar görülüyor. KızamıkçıkD. D. epitroklear ağrısız LAP. çok güvenilir bir testtir). Otuziki yaşındaki bir kadın hasta. • Serolojik (indirekt) tanı: a) Non-treponemal testler: Wassermann-Kolmer. PPD uygulaması sonucunda gelişen endurasyon çapı 6 mm E. makülopapüler döküntü. b) Latent sifiliz 57 . immünite sorunu bulunmayan 21 yaşındaki bir erişkin için gelişme olasılığı en az patoloji aşağıdakilerden hangisidir? A. ağızda plak müköz. RPR b) Treponemal testler: TPI.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 57 125. Bu bireylerde sonraki yıllarda çok ciddi bir immünite defekti gelişmedikçe miliyer tüberküloz görülmez. birleşmeyen. Apikal akciğer tüberkülozu C. C. FTA. sapsız. Karanlık alan mikroskopisi. Sınırlı bir kazeifikasyon nekrozu ve kalsifikasyon ile tam bir şifa gelişir. Cevap: A 126. E. KızamıkB. nonpatojen spiroketler karışıklıklara yol açabileceği için uygunsuzdur.Ateş. VDRL RPR TPHA FTA-ABS Karanlık alan mikroskopisi Sifiliz tanısı: • Direkt tanı: Karanlık alan mikroskopisi. Materyal. Genital tüberküloz BCG uygulanmış kişilerde basil ile akciğerde karşılaşılan ilk anda gelişen şiddetli ve sınırlayıcı bir yanıt ile olay durdurulur. kondilomata lata. Cevap: D 127.

Örneğin büyükbaş hayvan eti ile parenteral temas sonucunda elde gelişen erizipeloid hastalığının etkenidir. Borrelia burgdorferi Lyme hastalığının etkenidir. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. CRP (++) olarak belirleniyor. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. illüzyonlar. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise.000/mm3. hemorajiler. Kana karışan sporozoitler. D. Isırıktan 330 gün sonra hastalık tablosu gelişir: 1. hemipleji.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI c) Geç (tersiyer) sifiliz: 58 Nörosifiliz: Kronik aseptik menenjit. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki ay önce tarlada çalışırken ayağına yapışmış bir keneyi uzaklaştırdığı. halüsinasyonlar. D. ipsi yapılar görülüyor. Anamnezinde yaklaşık iki hafta önce piknik yaparken sol uyluğundan bir kene tarafından ısırıldığını ve bu olaydan bir hafta sonra da yakınmalarının başladığını ifade eden hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. Erysipelothrix rhusiopathiae bir hayvan etkenidir. Hastanın ateşli olduğu dönemde alınan periferik yaymanın incelenmesinde eritrositler arasında gevşek spiral şeklinde. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gittikçe 58 . Kardiyovasküler sifiliz: Aortit Geç benign sifiliz: Organ ve dokularda granülomatöz lezyonlar (gom). trombosit sayısı 325.300/mm3 (%78 nötrofil). fokal belirtiler. Kırım Kongo Hemorajik Ateşi Virüsü Borrelia recurrentis Streptococcus pyogenes Erysipelothrix rhusiopathiae Borrelia burgdorferi Kırım Kongo Hemorajik Ateşinde hepatik nekroz. Ixodes pacificus kenelerinin insanları ısırması ile bulaşır. tekrarlayan ateşlere neden olur. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. E. Isırık yerinden başlayan eritem. Bu nedenle. yaklaşık 15 cm çapında ortası soluk eritemli alan görülüyor. kişilik bozuklukları. tabes dorsalis. eritrosit sedimantasyon hızı 32 mm/saat. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. B. titreme. bu olaydan bir hafta sonra yakınmalarının başladığı. E. büyüklük hezeyanları gibi nörolojik ve psikiyatrik bozukluklar. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. Babesia divergens). kene tarafından ısırılan yerin çevresinde. B. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. Dönem: Kenenin ısırık yerinin çevresinde eritema migrans gelişir. Yapılan muayenesinde skleraların subikterik olduğu görülüyor ve Traube alanında perküsyonla mat ses saptanıyor.DrTus. kenelerden bulaşmaz ve halkalar halinde yayılan lezyonlara neden olmaz. üşüme. nabız 130/dakika olarak saptanıyor.Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta ateş. Cevap: D 129. genel paraliziler. sol uyluk ön kısmında. C. Borrelia burgdorferi Babesia microti Wuchereria bancrofti Borrelia recurrentis Leishmania donovani Babesia türleri (Babesia microti. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. direkt olarak eritrositleri infekte eder. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 12.Otuziki yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş.70C. Streptococcus pyogenes insan etkenidir. lökopeni ve trombositopeni görülür. Borrelia recurrentis bit ve kenelerle bulaşır. ateşinin yaklaşık 10 günde bir tekrarladığı ve birkaç gün sürdükten sonra kendiliğinden düştüğü öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. halsizlik. C. Cevap: E 128. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. hemiparezi. kas-eklem ağrıları ve sol uyluğunda kızarıklık yakınmaları ile başvuruor.

göz aklarında sararma ve idrar yapamama yakınmaları ile başvuruyor. Kernig ve Brudzinski bulguları negatif olarak saptanıyor. Tetkiklerinde lökosit sayısı 18.Pediculus corporis infestasyonu saptanan ve tedavi edilen 45 yaşındaki bir erkek hasta iki hafta sonra yüksek ateş. bilinç değişikliği ve cildinde döküntü yakınmaları ile getiriliyor. bir haftadan daha kısa süren bakteriyemi (leptospiremi) sonucunda portal yoldan karaciğere ve bu arada merkez sinir sistemi ve göz içi sıvısı dahil birçok sıvı. Kızamık Meningokoksik menenjit Riketsiyoz Sekonder sifiliz Veba Kızamık virüsü ve meningokoklar bitlerin ısırması sonucu değil. menenjit. miyalji görülür. arteriyel tansiyon 85/40 mmHg olarak ölçülüyor. yerleşim yerlerindeki su taşkınları ve seller sorumlu tutulmuştur. gövde ve uçlarda yaygın. hepatik bulguların varlığı ile viral menenjitten ayırt edilir. D. Tedavi edilmezse aylarca sürebilen latent döneme ve 2. Kırküç yaşındaki bir erkek hasta. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. D. miyoperikardit. (eskiden) postacılar ve çeltik işçileri hastalık açısından yüksek risk taşırlar. ikter ve renal patolojilerin bulunması beklenmez. C. arazi koşullarında yaşayan askerler. Hepatit A ve E ‘de nötrofilik lökositoz görülmez. Hasta ve yakınlarından alınan anamnezde ateşinin yaklaşık bir haftadan beri devam ettiği. bundan bir hafta sonra grip benzeri yakınmalarının başladığı ve antigribal ilaçlar kullandığı öğreniliyor. Ayrıca.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 59 genişler ve genişledikçe de ortası solar. Nötrofil ağırlıklı 15-20 bin lökositoz olması ile viral hepatitlerden. E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Lezyonlar 3-4 hafta sonra kaybolur. bizzat insanlardan insanlara bulaşır. ateş. Cevap: D 131.3 mg/dL. avuç ve ayak tabanlarını tutmayan makülopapüler döküntü görülüyor.DrTus. 2. Genel infeksiyon belirtileri. Hastadan alınan anamnezde belediyede işçi olarak çalıştığı ve iki hafta önce tıkalı kanalizasyon borularını temizledikleri. kreatinin 3. Kana karışan etken. Leptospira icterohaemorrhagiae’dir. nabız 136/dakika. BOS protein ve glukoz düzeyleri ise normal sınırlarda bulunuyor. kusma. Đkterli olgularda karaciğer transaminazları yüksek bulunur.8 mg/dL olarak saptanıyor. Đlk haftadan sonra kan ve BOS’ta belirlenemez. döküntülerin ise iki gün önce omuzlardan başlayıp gövdeye yayıldığı öğreniliyor. 3. Mikroorganizma çok ince ve hareketlidir. Lyme hastalığında hastalığın başlangıç günlerinde tipik cilt lezyonları (eritema migrans) olmalıdır.000/mm3 (%90 nötrofil). Kanalizasyon işçileri. doku ve organa ulaşır. artralji. Dönem: Bir önceki dönemden aylar. Böbrek tutulumunda da üre. B. pire. Riketsiyalar insanlara bit. kene gibi artropodlarla bulaşır. çiftçiler. genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere büyük eklemlerde kronik oligo ya da poliartritler (arteritli artrit) gelişir. Cevap: E 130. baş ağrısı. C. boğa gözü denen görünüm ortaya çıkar. Đdrar ile atılmaya başlar ve haftalarca idrardan izole edilebilir. Bazı salgınlardan. Farelerin idrarı ile kontamine besin ve sulardan insanlara bulaşır. Muayenesinde skleralarda ve ciltte ikterik görünümle birlikte. Dönem: Nörolojik hastalık tabloları (meningoradikülonörit. B. BOS’ta tümü mononükleer olmak üzere 650/mm3 hücre görülüyor. madenciler. baş ağrısı. yıllar sonra. konjestif kalp yetmezliği) gelişir. E. üre 54 mg/dL. HAV infeksiyonu HEV infeksiyonu Lyme hastalığı Weil hastalığı Enterovirüs menenjiti Weil hastalığının etkeni. Bu nedenle sağlam mukoza ve ciltten bulaşabilir. ALT 415 U/L. ensefalit) ve kardit (valvüler tutulum olmaksızın AV blok. kreatinin patolojileri belirlenir. Enteroviral menenjitlerde öncelikle bilinç problemleri ve kafaiçi basıncı artması ile ilgili fizik bulgular verilmelidir. döneme geçer. Bu durumda. kraniyal nörit. Hastanın muayenesinde ateş 400C. total bilirubin 4. Vaskülite neden olur. Bu durumda ciltte döküntüler ve 59 . Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kontamine besinlerin yenmesi veya içilmesi ile de insanlara bulaşır.

Veba pire ile temas sonrasında gelişen yüksek ateş. 60 Sekonder sifilizde daha önce gelişmiş olan cilt lezyonundan (şankır) söz edilmelidir. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve hepatomegali saptanıyor. kistik lezyon saptanıyor. HAV infeksiyonu erişkinlerde ciddi seyreder. Cevap: C 132. Laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. Bununla birlikte. Bartonella bacilliformis 60 . daha sonra organ belirti ve yetmezlikleri ile devam eder. Vebada ise pire ısırığından ve daha sonra da ısırılan ekstremite radikal lenf nodüllerinde süpüratif lenfadenit belirtilmiş olmalıdır. E.DrTus. B. Ardından yaygın cilt ve mukoza belirtileri ve epitroklear LAP geliştiği bildirilmelidir. Tipik klinik tablo. Olguların yarısında hepatosplenomegali vardır. mor renkli. D. Bartonella henselae B. ikterik tablolar çizebilir. atipik pnömonidir. ağrısız. göğüs ağrısı. CD4+ hücre sayısı 280/mm3 olan HIV infeksiyonlu bir hasta sağ bacağında mor renkli şişlikler yakınması ile başvuruyor. Tifüs Veba Meningokoksemi Q humması HAV infeksiyonu Tifüs bit ile temas sonrasında gelişen peteşiyal cilt döküntüleri ve yüksek ateşle başlar. Gelişen granülomatöz hepatit. içi kanla dolu. göğüs ağrısı ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan muayenesinde sağ bacak ön yüzünde fluktuasyon veren. lenfadenitler. Analjeziklere yanıtsız retroorbital baş ağrısı oldukça tipik bir bulgusudur. karaciğer transaminazlarında yükseklik ve hiperbilirubinemi saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Coxiella burnetii Q humması etkenidir. Cevap: D 133. C. şiddetli baş ağrısı. özellikle gözlerin arkalarında hissedilen şiddetli baş ağrısı. bazen ek olarak görülen pnömoni ve sepsis tablosudur. Meningokoksemide ise yüksek ateş ve belirgin merkez sinir sistemi patolojilerine ek olarak bazen peteşiyal cilt döküntüleri ortaya çıkar. Yukarıda tanımlanan lezyona yol açabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yirmidört yaşındaki bir kadın hasta üç günden beri devam eden ateş. pulmoner yakınmalar ve nötrofilik lökositoz görülmesi beklenmez. diğer atipik pnömonilerden ayrımında yararlıdır. Yapılan histopatolojik incelemede lezyonların vasküler endotel kökenli olduğu tespit ediliyor. Bu özelliği.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI organ patolojileri gözlenir.

Calymmatobacterium granulomatis donovanyoz etkenidir. Büyük çoğunlukla HIV infeksiyonlu hastalarda. ağrısız bir ülser ve tek bir LAP görülür. Đnklüzyon cisimcikleri. Bartonella quintana D. Lenfogranuloma venereum – Haemophilus ducreyi E.3 infeksiyonudur (Haemophilus ducreyi değil). 2. Ureaplasma urealyticum akut NGU’ların ikinci en sık etkenidir. Tek. Lenfogranuloma venereum Chlamydia trachomatis L1.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Erkek ve kadında en sık görülen akut nongonokoksik üretritlerin (NGU) etkeni Chlamydia trachomatis’tir. çok sayıda. Bu tabloya kadınların pek 61 . Yapılan muayenesinde meatus çevresinde eritem ile birlikte pürülan akıntı olduğu görülüyor. Treponema pallidum Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Herpes simpeks virüs tip 2 Treponema pallidum sifiliz etkenidir. ağrılı inguinal LAP saptanıyor. karaciğer ve dalak gibi visseral organlarda kan dolu kesecikler (kistler) oluşur. Đnguinal LAP’dansa genişleyen ağrısız ülserler ön plandadır. C.Erişkin bir erkek hasta sağ kasığında ağrılı şişlik yakınması ile başvuruyor. Soruda bu sorulsaydı. Haemophilus ducreyi çok ağrılı. Nongonokoksik üretrit – Chlamydia trachomatis C. Akıntıdan alınan örneğin Gram yöntemi ile boyanmasında her alanda bol nötrofil lökosit görülüyor. Bir hafta önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 25 yaşındaki bir erkek hasta penil akıntı ve idrar yaparken yanma yakınmaları ile başvuruyor. Gram yöntemi gibi standart boyalarla boyanmazlar ve sentetik besiyerlerinde üretilemezler. Ciltte. Ehrlichia sennetsu 61 Basiler anjiyomatöz: Bartonella hanselae ve Bartonella quintana infeksiyonudur. Akıntıdan alınan örneğin Modifiye Thayer Martin besiyerine ekiminde de herhangi bir bakteri saptanmıyor Yukarıda tanımlanan olgu ve en sık neden olan etken aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. E. cilt ve visseral organlarda vasküler proliferasyon ile seyreden bir hastalıktır. Klamidyal NGU varlığında meatal hiperemi ve üretral akıntı görülür. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis D. Olgumuzda da olduğu gibi klamidyalar. herhangi bir bakteriyel etkene rastlanılmıyor. Nongonokoksik üretrit – Ureaplasma urealyticum Olgumuz gonore olsaydı etken Gram boyamada görülürdü. Cevap: A 134. Ehrlichia chaffeensis E. Erkek ve kadın infeksiyonlarında pamuklu eküvyon ile üretra içinden. Erkeklerde baskın klinik formdur. kullanılan boyalara göre farklı özellikler sergilerler ve tanıyı kolaylaştırırlar.DrTus. Hastanın yapılan muayenesinde inguinal ligament tarafından iki gruba ayrılmış ve aralarında oluk gibi boşluk oluşmuş.2. Konak hücre üremesini engellemek için sikloheksimid eklenmiş McCoy. 3 serotipleri ile oluşturulur: • Đnguinal sendrom: Hastalığın başlangıç dönemidir. Cevap: B 135. Dizüri başlıca semptomdur. HIV infeksiyonunun B klinik kategorisi içinde yer alır. kadında ek olarak servikal mukustan materyal alınır ve belirtilen ortamlara ekilir (altın standart). B. genital bir ülserden ve belirgin inguinal LAP bulgusundan (oluk belirtisi) söz edilmeliydi. döletli yumurta sarı kesesinde veya deney hayvanlarında üretilebilirler. HeLa gibi canlı besiyerlerinde. D. sert. krater tarzında genital ülserlere neden olur. bundan bir hafta sonra da gripal infeksiyonu andıran yakınmalarla birlikte penisinde ağrısız bir sivilce çıktığı öğreniliyor. Gonore – Neisseria gonorrhoeae B. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce şüpheli cinsel temasta bulunduğu. Lenfogranuloma venereum (LGV): Chlamydia trachomatis’in L1. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A.

sırasında (%10-15). Yapılan muayenede ateş 38. pürülan akıntı görülmeye başlanır. Cevap: B 138. derin halsizlik ve kabızlık yakınması ile başvuran 21 yaşındaki erkek bir hastanın 62 . erkekte genellikle peniste. diğer seçeneklerdeki klamidyal etkenlerce veya Coxiella burnetii tarafından oluşturulan pnömonilerde görülmez. Kaviter lezyon … Friedlander pnömonisi. Onaltı yaşındaki bir kız öğrenci ateş. C. çabuk iyileşir. Ancak burada sınırlanamayan etken. B. buna oluk (groove) belirtisi de denmektedir. 5. Lenf nodları ağrılıdır. Yüksek ateş. ülseratif bir papül gelişir. non-prodüktif öksürük ve büllöz mirinjit (kulak zarında çok ağrılı. drene edilince iyileşen bül) gibi ekstrapulmoner tutulumlarla giden bir tablodur.000/mm3. Mycoplasma pneumoniae tarafından oluşturulur. MRSA. diğer aile fertlerine bulaştırır ve böylece aile içi infeksiyonlara yol açar. oksidaz pozitif. Okul. D. Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada.DrTus. Bu tablodan sorumlu olabilme olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bunun en sık ilk dört etkeni. glukozu fermente etmeyen. Herpes simpeks virüs tip 2 genital infeksiyonu veziküllerle özeldir. Büllöz mirinjit. Kadında ise ilk lezyon genelde vajinadadır ve tablo siliktir. Tipik olarak önce farinksi. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif koloniler ve gram negatif. hareketli bakteriler izole ediliyor. Chlamydia trachomatis Chlamydia pneumoniae Coxiella burnetii Chlamydia psittaci Mycoplasma pneumoniae Primer atipik pnömoni 5-30 yaş hastalığıdır. Etken lenfatiklerle rektuma ulaşır ve anal kanama. Ateş. Pseudomonas aeruginosa Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Acinetobacter baumannii Stenotrophomonas maltophilia Soruda bir ventilatör nedenli pnömoni tablosu veriliyor. Sıkışık ortamlarda kolaylıkla bulaşır. kışla.80C. Beyza küre sayısı: 22. ilk lezyondan 1-4 hafta sonra inguinal lenf nodlarına yerleşerek genelde tek taraflı bubonların gelişimine yol açar. hapishane salgınlarının önemli etkenidir. CRP 48 mg/dL olarak saptanıyor. otoskopik incelemede sol kulak zarında eritemle birlikte bül varlığı görülüyor. E. bronş ve bronşiyolleri tutan bir seyir izlemesi anamnez açısından önemlidir. ağrısız. yaz aylarındaki pnömonilerin ise ilk sırasında (%50) yer alır. Çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda ekmek içi görünümünde infiltrasyon varlığı dikkati çekiyor. nabız 112/dakika olarak ölçülmüş. Tedavi edilmezse spontan olarak geriler ya da cilde açılırlar. Cevap: E 137. trakea. Düşük grade ateş. baş ve adale ağrıları eşliğinde genital bölgede. B. Hastadan alınan anamnezde yakınmalarının iki gün önce ateş ve boğaz ağrısı ile başladığı daha sonra ise öksürük geliştiği öğreniliyor. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia oksidaz (+). non-fermentatif (glukozu fermente etmeyen). Yapılan laboratuvar tetkiklerde lökosit sayısı: 12. PA akciğer grafisinde sağ akciğer orta zonda infiltrasyon görülüyor. sonra sırası ile larinks. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Pseudomonas aeruginosa. Gençler etkeni eve getirir. Klebsiella pneumoniae ve Acinetobacter türleridir. gününde ateş yükseliyor. nötrofili. Acinetobacter baumannii oksidaz (-) ama non-fermentatif. • Genito-anorektal sendrom: Genellikle ilk dönemin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülen tablodur. eritrosit sedimantasyon hızı 28 mm/saat. Cevap: D 136. Çoğu zaman ayakta geçirilir. E. D. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 62 azında tanık olunur. Ayırıcı tanısı da sorudaki testlerle yapılabilir. Toplumdan edinilmiş pnömonilerin pnömokoklardan sonra 2. Büyüyen lenf nodlarının arasındaki cilt çökük göründüğü için. baş ve sırt ağrısı.500/mm3 (%75 nötrofil). kuru öksürük ve sol kulağında ağrı yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Escherichia coli ise hareketli bir bakteridir.

Neisseria gonorrhoeae D. ürobilinojen artmış. bulaş gelişimi halinde fetusa en olası etkisi aşağıdakilerden hangisidir? A. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. Pseudomonas aeruginosa C. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Diskordans? Đlk haftanın yoğun endotoksemik ortamında konfüzyon belirgin hale gelir .. eozinofil kaybı? Cevap: D 139.. 390C ateş. lökosit formülünde %46 nötrofil. Lökopeni.. D. terlemez. Cilt belirtileri? Cilt kurudur..200/mm3. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. göğüs cildinde basınca solan 6 adet çilek rengi ciltten kabarık döküntüler.. Şuur? Đlk hafta sonundan itibaren göğüs ve karın cildinde rozeoller . her iki akciğer orta zonlarda ronküsler ve bazallerinde raller. Granulomatosis infantiseptica gelişir B. Karaciğer. splenomegali? Retiküloendotelyal sistem hastalığı . Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. Hb: 11 g. %49 lenfosit. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. Proteus mirabilis B. Komplikasyon zengini bir hastalık . idrar dansitesi 1028.Gebelik sırasında anne tarafından geçirilen listeriyozun. piyelonefrit gibi birçok organ tutulumu? Đkinci haftada belirgin organomegaliler . Bruselloz Sıtma Lejyoner hastalığı Enterik ateş Viral hepatit Bir olgunun enterik ateş olup olmadığını anlamak için önemli birkaç noktaya dikkat ediniz: Verilen her ateşin mutlaka olması gereken nabzını hesaplayınız . hepatosplenomegali belirleniyor. %5 monosit. hareketsiz kokobasiller görülüyor.. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir..com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 63 fizik muayenesinde genel durum orta. dalak.. anemi. Keratokonjunktivit gelişir Granulomatosis infantiseptica: Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental bulaşı nedeniyle gelişir. Htc: %38. Cilt listeriyozu gelişir D. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. B. Piyelonefrit gelişir E. Beyza küre sayısı: 3. Akıntının mikroskopisinde epitel hücreleri üzerine yapışmış halde gram negatif. proteinüri. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu olguda patolojiyi açıklayabilecek en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. akciğer. hafif dehidratasyona ait dil bulguları. Balık kokusunda. 108 vuru/dakika nabız. yapışkan vajinal akıntı özeldir.. şuur açık ve somnolans düzeyinde.DrTus. normal mikroskopi saptanıyor. Hepatomegali. bitkin.Doğurganlık çağındaki bir kadın vajinal akıntı yakınması ile polikliniğe başvuruyor. Akut bakteriyel menenjit gelişir C. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. Cevap: D 140. 90/60 mmHg arteriyel kan basıncı. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. Acil tetkiklerde. 63 . batın bombeliği. Gardnerella vaginalis E. E. bozuk ağız hijyeni.. Lactobacillus acidophilus Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. C.. ketonüri. Pnömoni.. süt gibi. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri.

Bu hastada etken olarak öncelikle aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi düşünülmelidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 64 141. Cevap: E 143. Streptococcus pneumoniae B. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. ürogenital infeksiyonlar (sık) ve pelvik inflamatuvar hastalığa yol açar. operasyondan iki ay sonra pnömoni ve şuur bulanıklılığı. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. Corynebacterium jeikeum B. Lactobacillus acidophilus 64 . Meningoensefalit tanısı konan immünsüpresyondaki bir hastanın BOS’unda gram pozitif basiller gözleniyor. Bacillus cereus D. Chlamydia trachomatis D-K Chlamydia trachomatis’in D-K serotipleri. Yenidoğanlarda gelişen inklüzyonlu alt palpebral konjunktivitlerin en olası etkenleri aşağıdakilerden hangisidir? A. yenidoğan pnömonisi (2-3 hafta). Alınan örneğin kanlı agara ekilmesi sonucunda da beta hemoliz yapan. Chlamydia trachomatis B ve Ba E. gram (+) basillerin ürediği gözleniyor. bilgisayarlı tomografide multiloküle apse belirleniyor. Chlamydia trachomatis A ve C D. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. Chlamydia trachomatis L 1 ve 3 C. 370C’da hareketsiz. Staphylococcus aureus E. oda sıcaklığında hareketli. Neisseria meningitidis Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar.DrTus. Cevap: B 142. Erysipelothrix rhusiopathiae C. Nocardia asteroides C. Aktinomikozun aksine. meninks irritasyon belirtileri. yenidoğan (1-3 hafta) inklüzyonlu konjunktiviti. erişkin inklüzyonlu alt palpebra konjunktiviti. Klebsiella pneumoniae D. Chlamydia trachomatis L 2 ve 3 B. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.Böbrek transplante edilmiş.

hücresel immünitesi defektif olanlarda sık menenjit. Erysipelothrix rhusiopathiae E. Enterik ateşte aşağıdakilerden hangisinde verilen bulguların görülmesi en olasıdır? A. Kan Boğaz kültürü. Kanlı agardan başka triptikazlı buyyon ve Brain-Heart infüzyon agarda iyi ürer. göğüs ve karın cildinde taş rozeler. Hepatomegali. Kan kültüründe gram negatif. istiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. lökositoz. Cevap: A 145. Çoğu olguda. Tonsillit. gram pozitif. Aşağıdaki klinik materyallerden hangisinin uygun besiyerlerinde bakteri üretilmesi halinde antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ikter C. Ateş-nabız diskordansı. Tedavisinde geç kalınan sepsisinde mortalite %50’lere ulaşabilir. sonra büller. Zaman içinde normokrom normositer anemi. Her iki durumda da sorumlu bakteriler penisilinlere yüksek oranda duyarlıdırlar. hepatosplenomegali görülür. tuttuğu balığı çıkarırken eline olta iğnesi battıktan sonra ateşi yükseliyor. dikrot nabız. ağır olgularda ve böbrek tutulumlarında üre ve kreatinin düzeylerinde artma belirlenebilir. laktoz ve oksidaz pozitif. Yara akıntısı B. hayvanlarla uğraşanlarda subklinik ülsere yara infeksiyonlarıdır. üçüncü haftalarda lenfositoz belirlenir ve formülden eozinofillerin kaybolduğu görülür. diskondans.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Cevap: D 65 . Başlıca hastalık tabloları. nötrofili. Bacillus anthracis D. bakteriyemi. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. bir tonsillitin A grubu beta hemolitik streptokok nedenli olup olmadığının belirlenmesinde ya da difteri tanısında kullanılır. febril proteinüri. sonra remittan ateş. epidemiyolojik tarama amacı dışında. lökopeni. ikinci haftada devamlı ateş. Splenomegali. lökopeni. bazı olgularda silendirüri. Plesiomonas shigelloides “Laktoz pozitif vibrio” olarak anılan Vibrio vulnificus. Listeria monocytogenes 65 Listeria monocytogenes küçük basil/kokobasil/diplokok şeklinde görülebilen. Yersinia gibi soğuk ortamda üreyebilmeleri klinik ve laboratuvar öneme sahiptir. nötrofili B. Vibrio parahaemolyticus C. 220C’da hareketli basillerdir. Enterik ateşin yardımcı tanı yöntemlerinden olan tam kan sayımında lökopeni sıklıkla gözlenen bir bulgusudur. Cevap: D 146. Orta düzeyde sedimantasyon artışı vardır. karaciğer fonksiyonlarında bozulma. eozinofili Enterik ateş. yenidoğan infeksiyonları. lenfomonositoz E.DrTus. Birinci haftada önce intermittan. Đğne batma yerinde ağrı. lenfomonositoz D. Đdrar C. Cevap: E 144. Kanlı agarda mavi-yeşil koloniler yapar. endotoksemik belirtiler. hiperemi ve büllöz cilt lezyonları belirleniyor. dikrot nabız. Salmonella typhi infeksiyonlarında hemolitik anemi. ağrılıdır. veziküller ve nekroz gelişir. Beyin omurilik sıvısı D. Boğaz sürüntüsü E. Splenomegali. bol çeşitlilikte semptom ve bulgularla seyreder. bunların sokması/yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. Bu nedenle antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir. ikinci. kültürleri tereyağı kokar. çok hareketli bakteriler belirleniyor. Vibrio vulnificus B. Bir balıkçının. lökositoz. hastalık haftalarına göre değişen. Genel durumu ilerleyen günlerde daha da bozulan hastada sepsis gelişiyor.

normal nazofarinks florasında bulunan Streptococcus pneumoniae’dir. Legionella pneumophila C. Bacillus anthracis D. travayda bulaş sonucunda da yenidoğan menenjitlerine neden olan bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. apseler ve granülomlarla seyreden hastalığa. Listeria monocytogenes Kafa tabanı kırığı olmayan bu olguda anamnezde lomber ponksiyon bilgisi olduğunu unutmayınız. Üç yaşındaki bir çocuk yüksekten düşüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Streptococcus pneumoniae D. Önceki sorudaki çocuğa. Önemli bir travmatolojik patoloji belirlenmediği için 24 saat gözleme alınıyor.DrTus. Bu nedenle öncelikle hastane etkenlerinin düşünülmesi doğru yaklaşım olmalıdır. Neisseria meningitidis E. Neisseria meningitidis E. Yapılan fizik bakı ve tetkiklerde akut pürülan menenjit tanısı konuluyor. hastanın beyin tomografisinde kribriform laminada çoğul kırıklar belirleniyor. Pseudomonas aeruginosa B. Haemophilus influenzae tip b C. Bu arada. Cevap: C 148. Pseudomonas aeruginosa B. Đntrauterin infeksiyon sonucunda menenjit. Staphylococcus aureus Post-travmatik kafa tabanı kırıklarında gelişen menenjitlerin yarıdan çoğunda etken. Haemophilus influenzae tip b C. Cevap: A 149. Bu olguda da sorumlu etken en büyük olasılıkla bu bakteridir. Staphylococcus aureus B. Streptococcus pneumoniae D. Mycobacterium marinum 66 . Hastanın beyin tomografisinde ise kraniyal kemik yapılarında bir patoloji belirlenmiyor. Listeria monocytogenes E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Olaydan 5 gün sonra ortaya çıkan şuur problemi nedeniyle acil servise getiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 66 147. ilk olay sonrasında başvurduğu hastanede lomber ponksiyon yapıldığı öğreniliyor. Hastane ortamında yapılan her invazif girişimde söz konusu olan sık hastane etkenleri ile infeksiyon. bu çocuk için de geçerli olabilir.

arteriyel tansiyon 130/55 mmHg olarak ölçülüyor. erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica) şeklindedir. trombositler 85. miyoperikardit ve konjestif kalp yetmezliğine neden olabilir. II+IV C. Hct: %26. Yapılan muayenesinde ateş 39. difterinin 2. parazitlerin yeni eritrositleri infekte etme dönemiyle iz düşen kuru dönem izler. 3. Đlk nöbetler düzensizdir. nabız 120/dakika. septik artrite benzeyen artritler gelişir. hastalar derin uykuya dalar. Cevap: C 151. Titreme (soğuk dönem): Sıtma nöbetinde ilk karakteristik belirtidir. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 67 Listeria monocytogenes. ALT: 53 U/L olarak bulunuyor. haftasında ekzotoksik miyokardit gelişebilir. Sıtma hastalarında. ateşin hızla 40-410C’a yükseldiği. I+III+IV D. Eğer bulaş intrauterin yaşam sırasında gelişmiş ise hastalık. Đkinci dönemde nörolojik hastalık tabloları ve miyokardit gelişir. bir yakınmaları kalmaz. Erken gebelik döneminde geçirilmişse abortus veya “ölü fetus” nedenidir. haftasında endotoksik. Doğumdan 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. Hemokültür Gaita kültürü Đdrar kültürü Periferik yayma Kalın damla incelemesi Sıtmada klinik belirtiler denince nöbet akla gelmelidir: 1. Kendilerini iyi hissederler. Terleme (ıslak dönem): Birkaç (2-7) saat süren ateş şiddetli terleme ile düşer. Lyme hastalığı. I+II+IV B. nöbet sonlanmış olur. ısırılmadan 3-30 gün sonra hastalık tablosu gelişir. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce turistik gezi için GAP turuna katıldığı öğreniliyor. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir hastalıktır. Valvüler tutulum olmaksızın AV blok. bulaşma zamanına göre iki farklı bebek infeksiyonuna yol açar. Enterik ateş II. Tüberkülozda ise beklenen kardiyak patoloji perikardittir. Lyme hastalığı A. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Deri sıcak ve kurudur. Birden çok inokülasyon varsa. gün aşırı ortaya çıkan yüksek ateş ve baş ağrısı yakınmaları ile başvuruyor.200/mm3 (%65 nötrofil). Seyrinde kalbi tutan aşağıdaki infeksiyon hastalıklarından hangisi miyokardit sonucu ritm bozukluklarına neden olur? I. tipik ateşli nöbetler.DrTus. Hastalığın son dönemde ise bir önceki dönemden aylar-yıllar sonra genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere.000/mm3. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta bir haftadır devam eden. Nöbetler derin bir halsizliğe yol açar. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. II+III+IV E. Dalak kot kenarını yaklaşık 3 cm geçmiş olarak saptanıyor. %50-80 olguda splenomegali ve %25-40 hepatomegali bulunur. Parazitin kana dökülmesi sırasında gelişir. Đlerleyen 67 . 15 dakika-2 saat kadar sürebilir. Đlk dönemde ısırık yerinin çevresinde Erythema Chronicum Migrans (ECM) gelişir. Tüberküloz III. üşüme. Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusu ise geç dönem infeksiyonu görülür. B. Hastanın üst dudağında herpes labialis lezyonu mevcuttur. Ateşli kuru dönem: Titremeyi. ateş daima düzensizdir. titreme. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 13. Hb: 9 g/dL.40C. II+IV Enterik ateşin 1. AST 45 U/L. C. 2. kene ısırması ile insana bulaşır. Yukarıdaki klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak ilk yapılması gereken laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. Uyandıktan sonra. Difteri IV. derin bir anemi gelişmemiş ise. D. Cevap: D 150.

600/mm3 (%57 mononükleer lökosit). ancak. Babesia divergens). Üst gastrointestinal sistem kanaması nedeni ile hastaneye yatırılan 45 yaşındaki bir kadın hastaya acil olarak. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. Hastadan alınan anamnezde. mutlaka yapılması gereken en değerli testtir. Cevap: C 154. birer tane olmak üzere taşlı yüzük şeklinde yapılar görülüyor. üşüme. Çoğu olguda herpes labialis belirlenebilir. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. bazofilik yapılar görülüyor. son bir haftadır devam eden ateş ve boynunda ağrılı şişlikler nedeni ile başvuruyor. hareketli lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. Gebelerin tedavisinde klorokin güvenlidir. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve splenomegali saptanan hastanın yapılan periferik yayma incelemesinde eritrositler içinde yonca yaprağına benzeyen. Yirmiyedi yaşındaki bir kadın hasta. klorokin verilir. Bu nedenle. Üç gün klorakin ve 14 gün primakin Üç gün klorakin Üç gün primakin ve 14 gün klorakin Tek doz primakin Üç gün meflokin Klorokin direnci bulunmayan bölgelerde. Bunların tedavisinde de tek başına üç gün klorokin kullanımı yeterlidir. bir yakınından alınan iki ünite taze tam kan transfüzyonu yapılıyor. mononükleer 68 . karaciğere veya başka bir organa uğramadan. parazitin eritrositten elimine edilmesi amacı ile sadece klorokin kullanılır. Hasta ve donörden yapılan periferik yayma incelemesinde normalden iri eritrositler içinde. yumuşak kıvamlı ve birbirinden ayrı duran. keneyi kendisinin çıkardığı ve herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı öğreniliyor. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. B. E. Yapılan periferik yaymanın incelenmesinde. Cevap: B 153. Sıtma tanısında temel ilke. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. Yukarıdaki bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. öncesinde herhangi bir bağışıklık sorunu olmadığı anlaşılmıştır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 68 nöbetler sonucunda hastada anemi gelişir. Transfüzyondan iki gün sonra hastada üşüme ve titreme ile yükselen. C. periferik yayma ile ise parazitin türü belirlenir. Bu hastaya en uygun tedavi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesinde. Bu amaçla yapılan kalın damla preparasyonu ile parazitin var olup olmadığı. eritrosit sedimantasyon hızı 15 mm/saat. sağ arka servikal zincirde iki adet ağrılı.40C. Cevap: E 152. Kan transfüzyonu ile gelişen sıtmada da hepatik şizogoni yoktur. D. E. Kana karışan sporozoitler. Ateş. sonrasında bol terleme ile kendiliğinden düşen ateş geliştiği görülüyor. B. C reaktif protein 12 mg/dL olarak bulunuyor. C. alınan kanda parazitin gösterilmesidir.DrTus. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. titreme ve sonrasında bol terleme yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce kene tarafından ısırıldığı. Gebelik süresince sadece eritrositer formlar hedeflenir. Plasmodium vivax Plasmodium ovale Babesia microti Plasmodium malariae Plasmodium falciparum Babesia türleri (Babesia microti. ateş 38. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. direkt olarak eritrositleri infekte eder. D. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Kalın damlanın boyanmasında fiksasyon işlemi yapılmaz.

sonra cerahatli LAP görülmelidir. öncelikle aşağıdaki hangi etkene yönelik özgül laboratuvar testlerine başvurulması en uygun yaklaşımdır? A. splenomegali bulunması ve düşünülmemelidir. Kızıl – Kızamıkçık Kızıl – Toksoplazmoz Kızamıkçık – Toksoplazmoz Sekonder Sifiliz – Kızıl Sekonder Sifiliz – Toksoplazmoz Döküntülü tip toksoplazmoz: Saçlı deri. Diğer sistem bulguları doğal olarak saptanıyor. B. C. lenfositik lökositoz ve atipik lenfositoz görülür. hepatosplenomegali ve atipik lenfositoz ile EBV mononükleoz benzeri bir tablo çizer. Yüksek ateş. kızamıkçıkta ise seyrek maküler veya makülopapüler döküntüler görülür. D. C. E. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir? 69 . el ayaları ve ayak tabanları hariç tüm vücut bölgeleri cildinde makülopapüler veya eritematöz raş görülebilir. D. nötrofilik lökositoz olmaması nedeniyle streptokoksik tonsillit Semptomatik Toxoplasma gondii infeksiyonu gelişmesi halinde en sık görülen klinik tablo lenfadenittir. ateşle birlikte avuç içi. Cevap: E 156. vücudunun sol yarısında uyuşma ve güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: C 155. 69 Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında. Olguda sözü edilen döküntülerin aksine kızılda fırça ile sürülmüş gibi (skarlatiniform) kırmızı döküntüler. şiddetli boğaz ağrısı. dört günden beri devam eden ateş ve yaygın döküntü yakınmaları ile acil servise başvuran 19 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde. çevresi ödemli apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. Yapılan tetkiklerinde CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olarak saptanan hastanın çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemesinde sağ hemisfer temporal lobda üç adet. Olgumuzdaki verilere uymamaktadır. Bu hastada aşağıdaki hangi iki klinik tablonun ayrımını öncelikle yapmak uygun olacaktır? A. Epstein-Barr virüsü Streptococcus pyogenes Toxoplasma gondii Francisella tularensis Mycobacterium tuberculosis Epstein-Barr virüsü mononükleozda konglomere servikal LAP. Son beş yıldır bilinen ancak tedavi altında olmayan HIV infeksiyonu olduğu öğrenilen 36 yaşındaki erkek bir hasta. Ancak. Hastadan istenen Rubeola IgM tetkikinin sonucu negatif olarak bulunuyor. splenomegalinin varlığı ve sedimantasyonun düşük olması bu tanıdan da uzaklaştırmaktadır. ayak tabanı ve saçlı deri dışında tüm vücutta yaygın makülopapüler döküntü görülüyor. B. Bu nedenle ayrıcı tanıda bu ikisi öncelikle düşünülmelidir. Olguda <390C ateş. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan. Mycobacterium tuberculosis de servikal LAP gelişimine yol açabilir. posterior servikal LAP. Benzer döküntüler sekonder sifilizin ikinci döneminde de (rozeoller) görülebilir. Francisella tularensis infeksiyonunda öncelikle cilt ülseri ya da tonsillit.DrTus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI hücrelerin %10’dan fazlasının atipik lenfositler olduğu görülüyor. E.

ya da yay şeklinde periventriküler kalsifikasyonlar görülür. Cevap: B 70 . Lezyon gelişen bölge ile ilgili. koriyoretinittir. Olguların %30’unda gelişir. En sık başlangıç tablosu hemiparezi ve/veya konuşma bozukluklarıdır. başta HIV infeksiyonu/AIDS olmak üzere.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Bu olgularda sıklıkla Sabin-Feldman Kompleksi gözlenir.DrTus. B. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. hepatit. hematolojik malignitesi olanlar veya organ transplantasyonu alıcıları gibi immünsüpressif tedavi alanlarda karşılaşılan ciddi bir infeksiyondur. Aslında meningoensefalit tarzındadır. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi Konjenital toksoplazmoz: • Gebeliğin ilk üç ayındaki bulaş durumunda gebelik. Paranoid psikoz. anemi ve ikter görülebilir. Bu olgularda yalın olarak pnömoni ve koriyoretinit de gözlenebilir. pnömoni. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. çoğu zaman abortus veya daha sonraki dönemde ölü doğum ile sonuçlanır. Doğum sonrasında herhangi bir patoloji belirlenmemiş ve dolayısıyla tedavi edilmemiş latent infeksiyonlu bebeklerde sonraki yıllarda (sıklıkla ilk üç yaşta) en sık gelişen klinik tablo. glukoz normaldir. hidrosefali. Cevap: A 157. Doğuma yakın dönemde annenin suçiçeği geçirmesi D. Yaygın bir ensefalopati ve çoğunlukla subakut başlangıçlı fokal nörolojik belirtiler söz konusudur. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında en sık görülen fokal merkez sinir sistemi lezyonu nedenidir. Beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemede. Sabin-Feldman Kompleksi • Son üç ayındaki anne infeksiyonlarında ölü doğum ya da merkez sinir sistemi tutulumu oldukça nadirdir. anksiyete ve ajitasyon gibi nöropsikiyatrik bozukluklar görülebilir. yaşlılarda. Olguların çoğunda (3/4’ünde) latent halde kalır. demans. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamık geçirmesi B. D. Hidrosefali ve psikomotor gelişme geriliği nedeni ile izlenmekte olan iki aylık bir bebekte yapılan tetkikler sonucunda beyinde. mikrosefali. nodüler veya düz çizgiler şeklinde yaygın. Toksoplazma ensefaliti Primer beyin lenfoması Sistiserkoz Bakteriyel beyin apsesi Kriptokokkoz 70 Đmmünite problemi olanlarda serebral toksoplazmoz: Toksoplazmoz. • Đkinci üç ayda gelişen anne infeksiyonlarında fötusta ensefalit. E. C. hücresel immüniteyi bozan pek çok hastalıkta. kafa çifti tutulumları. görme bozuklukları. beyinde birden çok odakta apse benzeri lezyonlar saptanır. nöbetler. Toxoplasma ensefaliti. BOS’da lenfositik pleositoz vardır. Bu hastada tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Yenidoğanda makülopapüler döküntüler. Sylvius kanalı ve Monro deliğinin obstrüksiyonu nedeniyle hidrosefali gelişir. yaygın ve yay şeklinde ve ayrıca periventriküler bölgede noktavi kalsifikasyonlar ile iki taraflı koriyoretinit varlığı saptanıyor. çift taraflı koriyoretinit. Periakuaduktal ve periventriküler vaskülit ve nekrozlar tipiktir. serebellar bulgular ve bilinç problemleri ortaya çıkar. epileptik ataklar ve psikomotor gerilik gibi daha çok merkez sinir sistemi ile ilgili patolojiler ön plandadır. Beyinde.

şiddetli lenfödem gelişir. özellikle de alt ekstremiteyi ve genital organları boşaltan lenfatiklerdeki bu problem yüzünden. Bu arada. sol bacak ve perineal bölgede godet bırakmayan ödem saptanıyor. C. Daha geç gebelik haftalarında ise klasik üçlü tedavi uygulanabilir. B. dolaşımı bozulan bölgelerdeki sekonder infeksiyonlar da bu patolojiye katkıda bulunur. fötal infeksiyon var: Đlk 16 haftada pirimetamin kullanılamaz. Özellikle alt ekstremiteler ve genital bölgedeki lenfatik blokaj nedeni ile elefantiyaz tablosu gelişir. Loa loa Dracunculus medinensis Onchocerca volvulus Wuchereria bancrofti Trichinella spiralis Wuchereria bancrofti infeksiyonunda. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. askariyaz.Akut toksoplazmoz geçiren altı aylık gebe bir kadına amniyosentez yapılıyor ve amniyon sıvısında toksoplazma PCR testi negatif olarak saptanıyor. Bu hastanın tedavisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu nedenle. Fötusu %60 korur. B. D. Lenf nodlarındaki erişkin formların uyarısı ile gelişen kronik inflamasyon ve proliferasyon sonucunda lenfatik drenaj bozulur. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. fötal infeksiyon yok: Fötusun infeksiyondan korunması için spiramisin kullanılır. kilo kaybı.DrTus. C. Cevap: D 160. Ateş. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer ve böbrek fonksiyonları normal sınırlarda saptanan hastaya yapılan Doppler ultrasonografik incelemede alt ekstremite damar yapılarında herhangi bir patoloji saptanmıyor. D. • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Erişkin bir erkek hasta sol bacağı ve skrotumunda yavaş olarak gelişen şişme yakınmaları ile başvuruyor. Bazı olgularda şilüri. intrauterin infeksiyon saptanan olgularda anneye tek başına sülfadiazin verilir. kancalı kurt ve Strongyloides stercoralis infeksiyonlarında olduğu gibi. E. Periferik kan lökositleri – Leishmania Periferik kan lökositleri – Leptomonas Dalak aspiratı – Leishmania Kemik iliği – Leptomonas Burun kazıntısı – Leishmania 71 . Vücudun diğer bölgelerinde. eozinofilik akciğer gelişebilir. Spiramisin verilir Yalnızca sülfadiazin verilir Primetamin + sülfadiazin + folinik asit verilir Tedavi gerekli değildir Medikal abortus uygulanır Gebelerde toksoplazmoz tedavisi: • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. şilöz assit ve şilo-toraks görülebilir. B. C. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 71 158. E. klinik ve laboratuvar olarak Kala-Azar hastalığı düşünülen bir olguda tanı amacı ile örnek alınabilecek en uygun doku ve bu örnekte mikroskopik incelemede görülecek olan parazit formu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. D. ciltte koyulaşma yakınmaları ile başvuran. Cevap: A 159. başlangıçta larva seyahatleri nedeniyle.

sedimantasyon >100 mm/saat bulunur. Organlar genişlemeye başlar. E. Trypanosoma brucei gambiense Trypanosoma brucei rhodesiense Trypanosoma cruzi Leishmania brasiliensis Leishmania donovani Tedavi edilmemiş ve akut dönemi atlatmış şagaslı hastalar kronik döneme girerler. barsak peristaltizmi artmış olarak saptanıyor. diğer sistem bulguları ise normal olarak değerlendiriliyor. E. Cevap: C 162. Kalp dilate olur (magakardiyum. Bunun sonucunda da kan hücresi ve işe yarar nitelikte antikor sentezi yapılamaz. burun kazıntısından. D. D. Novyi) besiyerine ekim yapılır. özefagus ve kolon gibi boşluklu organların kas tonusunu düzenleyen kas ve sinir hücrelerinde sinsi. kemik iliği aspiratı (%60-80 pozitif) ve lenf bezi biyopsisi materyallerinden Giemsa yöntemiyle yapılan boyamalarla etkenin Leishmania formları lökositler. Biyopsi materyallerinden NNN (Nicolle. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ateş 390C. nabız 118/dakika. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. Makroskopik olarak kanlı ve mukuslu görünümde olan dışkının mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrositle birlikte Entamoeba histolytica kistleri görülüyor. Hastanın lökosit tabakasından (buffy-coat). dilate kardiyomiyopati). Yapılan muayenede Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. kalp. B.Yirmiiki yaşındaki erkek bir hasta. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. Cevap: C 161. Dilate kardiyomyopatiye bağlı kalp yetmezliği. Hastanın dili kuru. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 72 Kala-Azar. bulantı. kanlı ve bulanık görünümde BOS alınıyor.000/mm3 (%88 nötrofil). megaözafagus ve megakolon saptanan Perulu bir hastada tanımlanan patolojilere neden olan etken aşağıdakilerden hangisi olabilir? A. hatta yaşam boyu sürebilir. hematüri sıktır. Cevap: E 163. varsa cilt lezyonlarının aspirasyonundan etken gösterilebilir. karın ağrısı. nazofarinkse yerleşir. C.DrTus. Yıllarca. pansitopeni. C. hareketli amipler içerir. Buradan fila olfactoria aracılığı ile beyne invaze olur. Kültürde leptomonaspromastigot formları görülür. Anemi. Bu amaçla çok daha güvenilir olarak dalak aspiratı (>%95 pozitif) kullanılmalıdır. Erken tanı ve tedaviye rağmen 4-5 gün içinde kaybedilirler. Parazit ile ileri derecede meşgul olmak zorunda kalan RES görevlerini yapamaz. kusma ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde. nötropenik lökopeni. Mc Neal. CRP 24 mg/dL olarak bildiriliyor. proteinüri. BOS kanlı ve pürülandır. Acanthamoeba türlerinden farklı olarak normal immüniteli bireylerde de hastalık yapar. Hastanın yakınlarından alınan anamnezde hastanın üç gün önce bir baraj gölünde yüzdüğü öğreniliyor. son 24 saat içinde gelişen ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. eritrosit sedimantasyon hızı 25 mm/saat. Dalak aspiratı. BOS’un mikroskopik incelemesinde her alanda bol nötrofilik lökosit ve eritrositle birlikte hareketli amipler görülüyor. Ateş. Çok ağır seyirli meningoensefalit (primer amip meningoensefaliti) ve miyokardite yol açar. Olguların çoğunluğunu çocuklar ve genç erişkinler oluşturur. ancak sürekli ilerleyen bir disfonksiyon söz konusudur. Bu dönemde. başta kemik iliği ve dalak olmak üzere. Yoğun gamma globülin artışı nedeniyle serum protein gölüne dönüştüğünden. lenfoid dokuların Leishmania donovani tarafından işgalidir. epiteloid hücreler ve makrofajlar içinde tipik Leishman-Donovan cisimcikleri halinde görülür. Kronik dönemde de kalp yetmezliği en sık ölüm nedenidir. 72 . Acanthamoeba histolytica Entamoeba histolytica Entamoeba dispar Entamoeba hartmanni Naegleria fowlerii Naegleria fowlerii inhalasyon ile veya kontamine kaplıca ve havuz sularından direkt yolla bulaşır. Hipergammaglobülinemi. hasta serumuna bir damla formalin damlatılınca serumun katılaşması ile ortaya konabilir (Formol-Jel Testi).

Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta sulu. C. Sindirim kanalında açılır. Çiğ et tüketim öyküsü araştırılmalıdır 73 . Tek doz niklozamid tedavisi verilebilir C. Blastocystis hominis D. kanlı ve mukuslu ishal yakınmaları ortaya çıkıyor. Balantidium coli C. Bunu Isospora belli ve Microsporidia türleri izler. Sadece trofozoiti bilinmektedir. ciddi hücresel immünite defekti olan hastalarda görülen en sık kronik ishal etkenidir. D. kaşıntı (ikinci sık semptom) ve yanma ile tipik bir vajinit tablosuna neden olur. Akut amibik rektokolittir 73 Olguda kanlı ve mukuslu görünümlü dışkının yapılan mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrosit saptanması amipli dizanteri ile uyumsuzdur. kolpitis makülaris). Giardia lamblia Blastocystis hominis Trichomonas vaginalis Entamoeba hartmanni Entamoeba histolytica Trichomonas vaginalis. Diğer seçeneklerdeki etkenler bu şekilde bir biyopsi bulgusu görülemez. Semptomatik non-invaziv Entamoeba histolytica infeksiyonudur B. Đntestinal epitel hücrelerine yapışır. köpüklü vajinal akıntı (en sık). Tanıda intestinal biyopsi öncelikli ve en güvenilir yöntemdir. dışkının asite dirençli boyalarla (EZN) veya Giemsa. dönerek ileri hareket eden parazitler görülüyor. Kadınlarda asemptomatik infeksiyon veya sulu. Üç gün üst üste dışkıda parazit yumurtası aranmalıdır B. Yan yana dört muz şeklinde görünen hareketli sporozoitler serbestleşir. yeşilimsi renkli vajinal akıntı ve vulvada kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. kötü kokulu. E. Servikste tipik olarak noktavi kanamalı bölgeler görülür (çilek serviks. yeşilimsi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. AIDS başta olmak üzere. Amibik fulminant kolittir D. Malaşit Yeşili gibi boyalarla boyanması. Non-Hodkgin lenfoma tanısı ile tedavi görmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hastada ateş. Cryptosporodium parvum Dışkı hijyeninin kısmen yetersiz olduğu.DrTus. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve laboratuvar bulgusu gözönüne alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. immünitesi yeterince gelişmemiş olan yaş grubunda (< 2 yaş) diğer yaşlara oranla daha sık görülür. Akıntıdan alınan örneğin doğrudan mikroskopik incelemesinde flajellalı. Yapılan muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanamayan hasta ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. karın ağrısı. Asemptomatik amibiyazlı kişide farklı bir etkene bağlı kolit tablosu gelişmiştir C. dışkı. Bir kadın hasta son 10 gündür iç çamaşırında beyaz renkli. Đnfekte insan veya hayvan dışkılarındaki ookistler su ve yiyeceklerle alınır. hareketli parçalar gördüğünü ifade ediyor. Kronik non-dizanterik sendromdur E. kötü kokulu. Cevap: C 166. Hücrelerin sitoplazması dışında bir kesecik içine alınırlar. Cevap: B 164. Đnvazif bir kolit tablosu ön plandadır. Biyopsi materyalinin incelenmesinde intestinal epitel hücrelerinin yüzeyinde vakuoller içinde yan yana oval yapılar görülüyor. Balantidium coli E. Yapılan rutin mikroskopik incelemelerde ve kültürlerde herhangi bir patojen izole edilemeyen hastanın yakınmalarının düzelmemesi ve genel durumunun giderek bozulması nedeni ile intestinal biyopsi yapılıyor. yassı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A. Bunun dışında. bronkoalveoler sıvı ve safra materyallerinin de ışık veya faz-kontrast mikroskopi ile incelenmesi gibi yöntemlerle ookistler görülebilir. kist formu gösterilememiştir. ondüle membranı (dalgalı zarı) ve dört flajellası ile dönerek-ileri hareket eder. B. Cevap: E 165. Giardia intestinalis B.

Balıklar tarafından bu kabuklular yenince kurtçuklar alınır. Karın ağrısı. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides 74 . Yumurtalar ve/veya proglottidler insan dışkısı ile dış ortama atılır. Aile tedavisi gerektirmez. Hymenolepis nana E. Duodenumdan itibaren skoleks dışa döner. Cevap: D 167. Biliyer siroz gelişimi sıktır. cilt ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde cilt ve skleralarda ikter ile birlikte hepatomegali saptanıyor. C. Larva ile infekte hayvan eti pişirilmeden yenince insanlar tarafından sistiserkuslar alınır. Karaciğer aralıklı olarak büyür. kapaklı helmint yumurtaları görülüyor. kan ile beslenir. karın ağrısı. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. En uçtakiler gebe halkalardır. Uterus çok miktarda yumurta ile doludur. Bu arada.DrTus. Đnce barsaklara iki adet emici oluğu ile tutunarak erişkin hale ilerler. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken sestod aşağıdakilerden hangisidir? A. ishal ve eozinofili başlıca semptomdur. öksürük ve yaygın kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. E. Paragonimus westermani B. Karın ağrısı ve ishal yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde sık sık.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Cevap: D 169. eklem ağrıları. Tatlı su kabuklularınca (kopepodlarca) yutulur. kolanjit ve tıkanma sarılığına neden olur. Fasciolopsis buski Heterophyes heterophyes Schistosoma haematobium Fasciola hepatica Paragonimus westermani Fasciola hepatica’nın safra yollarına yerleşme döneminde. B. Kurtçuklar balık kasında pleroserkoide dönüşürler. Yapılan muayenesinde servikal ve aksiller LAP ile birlikte. Cevap: E 168. Dışkıdan yapılan parazitolojik incelemede. Diphyllobothrium latum Đnsanlara larva içeren balıkların çiğ olarak yenmesi sonucu bulaşır. Tedavide ek olarak purgatif bir ilaç verilmesi gerekli değildir 74 Taenia saginata: Dünyada en yaygın sestod infeksiyonu etkenidir. ALP ve GGT düzeylerinde artma saptanıyor. ateş. splenomegali ve gövdesinde yaygın ürtiker plakları saptanıyor. çiğ balık içeren Uzakdoğu yemekleri yapan lokantalarda yemek yediği öğreniliyor. yüksek ateş. Tatlı suda. karın ağrısı. yumurta içinde erginleşen hareketli korasidyum larvalar yumurtadan ayrılır. Fasciola hepatica C. uzun süre (10-13 yıl) safra yollarına mekanik toksik etkide bulunur. Eozinofili. gelişmeye başlarlar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Jejunumun 50. direkt hiperbilirubinemi. Bir gölde kıyı balıkçılığı yaptığını söyleyen erişkin bir erkek. Diğer aile üyelerine de tedavi verilmelidir E. D. Halkalar skoleks ve boyundan uzaklaştıkça daha gelişkin hal alırlar.cm’sinden itibaren ince barsağa tutunurlar. küçülür (akordiyon karaciğer). Kopepodlarda küçük kurtçuklara (proserkoid) dönüşürler. Proglottid dışkı ile atılsa da tedavisiz olgularda skoleks 15 yıl insan barsağına konuk olur. Erişkin. Hermafrodit olduklarından kendi kendilerini döllerler. Taenia saginata D. Yapılan laboratuvar tetkiklerde eozinofili. ateş. Taenia saginata yumurtaları insanlar için infektif değildir. Balıkların çiğ olarak yenmesi sonucunda da insan infeksiyonu gelişir.

3.ayında. ateş. bol. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum Askariyazda klinik tablo: 1. genellikle tekrarlı temaslardan sonra. Damar içindeyken gövdelerini konak antijenleri ile kaplayarak immüniteden kaçınabilirler. Đnfeksiyon (larva) dönemi: Serkaryaların cildi deldiği yerde. safra ile boyalı helmint yumurtaları görülüyor. E. splenomegali ve karın ağrısı ile özel Katayama sendromu görülebilir. E. Yumurtası safra ile boyanmaz. D. Ağız. larvası ile bulunur. larva antijenlerine karşı gelişen aşırı duyarlılık nedeni ile yüksek ateş. burun ya da anüsten dışarı çıkması da olasıdır. Metabolik aktivitesine bağlı olarak kolik tarzında epigastrik karın ağrılarına veya abdominal rahatsızlık hissine yol açabilir. Yetişkin bir kadın hasta bir haftadan beri devam eden ateş. C. C. balgam çıkarma ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Giemsa ile boyanmasında ise balgamın bol eozinofil içerdiği saptanıyor. 2. E. artralji. 24 saat içinde dermatit (yüzücü kaşıntısı) görülür. Nadiren lober tutulum ile daha şiddetli bir tablo çizebilir. 1. Cevap: A 171. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. alveolleri geçerken inflamasyona neden olur ve yüksek ateş ile birlikte astmatik solunum görülebilir. Erişkin forma ait belirtiler: En önemli patolojiler larvanın erişkin forma geliştiği döneme aittir. Ascaris lumbricoides infeksiyonunun tanısı dışkıda safra ile boyanmış yumurtalarının görülmesi ile konur. çevresi girintili-çıkıntılı. Yumurtaların dışındaki protein örtüye dışkıdaki partiküller yapıştığı için girintili-çıkıntılı bir görünüm sergilerler. 75 . Tekrarlı karşılaşmalarda (re-infeksiyonlarda). östaki tüpleri gibi anatomik boşluklara anormal göçler de söz konusu olabilir. Serum hastalığı benzeri allerjik reaksiyonlar (ürtiker). Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. sarımsı ve çok sayıda eozinofil içeren balgam ve eozinofili ile özel Loeffler sendromu gözlenebilir. Allerjik reaksiyonlar gözlenebilir. Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum 75 Şistozomiyaz üç dönem halinde incelenebilir. Kronik (yumurta irritasyonu) dönem: Yumurtaların bırakıldığı organ ve dokularda yumurtaların sekrete ettikleri antijenlerin kronik irritasyonu sonucu fibrozis ve granülomlar oluşur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tam kan ve periferik yayma incelemesinde lökositoz ve eozinofili saptanan hastanın balgam örneğinin Gram yöntemiyle boyanmasında herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. Strongyloides stercoralis Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Necator americanus Ancylostoma duodenale Strongyloides stercoralis dışkıda yumurtası ile değil. lümendeki sıvı besinlerle beslenir. trakea. Dişi erkekten ayrılarak ilgili bölge venalarına yumurtlar. Larva seyahatine bağlı klinik tablolar: Akciğerdeki evrim döneminde.Karın ağrısı ve kilo alamama yakınmaları ile getirilen sekiz yaşındaki bir çocuk hastada yapılan dışkı incelemesinde. Đnce barsaktaki erişkin. Tersil gidiş ile mide. öksürük. larvalar intrahepatik portal venlerde olgunlaştıktan sonra çiftleşirler. D. B. Yumurtlama (erişkin) dönemi: Đnfeksiyonun 1-2. 2. öksürük. LAP. Yapılan muayenesinde her iki akciğerde yaygın ronküsler işitilen hastaya çekilen akciğer grafisinde iki taraflı hiler infiltrasyon görülüyor. C. Cevap: E 170. B.

Cevap: B 172.Sık tekrarlayan alt üriner sistem infeksiyonu ve perianal bölgede özellikle geceleri olan şiddetli kaşıntı yakınmaları olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunda özellikle varlığı araştırılması gereken nematod aşağıdakilerden hangisidir? A. Embriyo dışarıda nemli. Enterobius vermicularis Ancylostoma duodenale Necator americanus Trichuris trichiura Hymenolepis nana Enterobius vermicularis de çekuma yerleşir. E. ileus ve apandisit gibi tablolar da gelişebilir. D. B. distansiyon. En önemli belirti. Yumurtası safra ile boyanmaz. karın ağrısı.7-1. Tersil infeksiyona (retro-infeksiyon) yol açabilirler. ancak kanlı ishale neden olmayan. 76 Enterobius vermicularis’in yumurtası tek tarafı düz. Hymenolepis nana da ince barsağa yerleşen bir sestoddur. Hastalığın seyrinde eozinofili ve allerjik reaksiyonlar sıklıkla görülen özelliklerdir. En çok 1. mukozaya gömülü. verilen boyuttan daha küçük nematoddur. Kısa sürede erkek ölür. Đnflamatuvar barsak hastalığı ön tanısı ile kolonoskopi yapılan hastanın kolon mukozasında çok sayıda. Uzun süredir devam eden ve zaman zaman kanlı olabilen ishal.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Yumurtası safra ile sarı boyanır. geceleri anal bölgedeki kaşıntıdır. Akut miyeloblastik lösemi tanısı ile izlenmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hasta. kriptalara girer. Bu olgularda mental değişiklikler. C.5 cm büyüklüğündedir. Yutulan Trichuris trichiura yumurtasından ince barsaklarda larva açığa çıkar. Yumurta safra ile boyanmaz. Daha sonra barsak lümenine geçerek kalın barsağa (çekuma) ilerler. yaklaşık 45 cm uzunlukta yuvarlak parazitler görülüyor. Bu şekilde mukozaya gömülü olarak uzun yıllar yaşar. Ciddi olgularda. Đnce baş kısımları ile mukozaya gömülerek 3 ayda 3-5 cm uzunluktaki erişkin forma gelişir. Buraya 5-15 bin yumurta bırakır ve ölür. Dışkı ile yumurta atılır. B. diğer tarafı dışa bombeli şekilde görülür.DrTus. Kenarları tırtıksızdır. 0. E. Nadiren de kadın genital bölgesi aracılığı ile peritona ulaşabilirler. düzgün kenarlı yumurtarı ile kolayca tanınırlar. Cevap: D 174. inatçı kanlı ishal ve kilo kaybı görülür.5 cm boyutlarında nematodlardır. Oval. anüste yumurtadan kurtulan larvalar yukarı gidişle kolona ulaşabilirler. Dişi. Đlginç olarak. C. ılık ortamda 3 haftada gelişir. kolonda çiftleşir. meyva ile tekrar insana alınır. Ancylostoma duodenale ve Necator americanus ince barsak parazitleridir. Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Trichuris trichiura Schistosoma haematobium Trichomonas vaginalis Enterobius vermicularis’in dişi ve erkekleri. D. 10 gün burada kalır. karın ağrısı ve kilo kaybı yakınmaları nedeni ile başvuran erişkin bir erkek hastanın yapılan tetkiklerinde anemi ve eozinofili saptanıyor. Üretra yolunu kullanarak enterik bakterileri mesaneye ulaştırabilirler. Necator americanus ve Ancylostoma duodenale kancalı kurtlardır. gece saatlerinde anal bölge cildine kadar gelir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. aniden başlayan genel durum 76 . Sebze. Cevap: B 173.

ateş. Akciğer parankimine ulaşır. Sidirim sistemine ulaştıktan sonra erişkin formda serbestçe yaşar. Sıklıkla karaciğere. E. aynı zamanda da larvaları ile miyalji gibi kas bulguları verirler. Zamanla kistler genişleyince bronşiyollere açılır. allerjik cilt döküntüleri. Periorbital ödem. Sonuçta ölürler. beyne ve göze. karaciğer. C. Trichinella spiralis Toxocara canis Paragonimus westermani Ascaris lumbricoides Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis bulaştan sonra ince barsaklara yerleşir. bazen de böbrek. ensefalit ve pnömoni tabloları belirebilir. sonra da plevral kaviteyi geçer. Yerleştiği organ ile ilgili yer işgal eden larva lezyonlarına neden olur. kaslarda hassasiyet ve barsak peristaltizminde artma dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Ascaris lumbricoides akciğerde larva formunda bulunur. nabız 106/dakika.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 77 bozukluğu ve ateş nedeni ile acil servise başvuruyor. Oluşan allerjik reaksiyon ve granülomlar asıl patolojiyi belirler. periorbital ödem ve eozinofili gelişir. pulmoner ve intestinal fazlar vardır.80C. beyin. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde belirgin eozinofili ve serum CPK düzeyinde artma belirleniyor. miyokardit.DrTus. Strongyloides stercoralis infeksiyonunda kutanöz. D. erişkinleri ile gastrointestinal sistem bulguları. Hastadan alınan anamnezde bir hafta önce çiğ köfte yediği öğreniliyor. kas ağrıları. Cevap: E 175. B. E. Larvanın salgıladığı toksik ürünlerin neden olduğu vaskülit tabloları belirebilir. Wuchereria bancrofti Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis Ascaris lumbricoides Toxocara cati Trichinella spiralis. Mortalite >%80’dir. merkez sinir sistemi ve kaslara ulaşır. Toxocara canis visseral larva migrans etkenidir. D. Çiftleşme sonrasında doğurulan larvalar adaleye yerleşir. eozinofilik pnömonilere neden olur. Yapılan muayenesinde ateş 38. Parazit dolaşıma geçerek organ belirtilerine neden olur. ince barsak duvarını delerek transperitoneal yoldan ulaştıkları diyafragmayı. Đnsanlarda erişkin forma ilerleyemez. Kronikleşmeden sonra bir nedenle immünite bozulursa gelişen otoinfeksiyonlar sonucu disseminasyon ile çok şiddetli. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Akciğer parankiminde. fibröz bir kapsül ile çevrelenmiş psödokistler içinde yaşar. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak ölçülüyor. C. Akciğer (sıklıkla. Paragonimus westermani iyi pişirilmeden yenen yengeçler ile bulaşır. B. döküntü ve şiddetli kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. Peptik ülser benzeri belirtilere ve eozinofiliye yol açar. meningoensefalit. Đshal ve ardından ateş. konjestif kalp yetmezliği ve diyafragma da etkilenmişse respiratuvar arrest ile hastayı ölüme götürebilir. Dolayısıyla. hem ara konağı hem de son konağı aynı canlı olan (domuz veya insan) bir nematoddur. Larva sayısının fazla olduğu ciddi olgularda ağır nöro-psikiyatrik tablolar (psikoz. Cevap: C 77 . Postmortem inceleme sırasında tüm visseral organların bir helmint larvası tarafından istila edildiği görülüyor Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sonuç olarak. Otoinfeksiyon gelişen barsak bölgelerinden enterik bakteriyel etkenlerin de kana invazyonu sonucunda sepsis tabloları gelişebilir. Menenjit. serebro-vasküler olaylar) gelişebilir.Otuzsekiz yaşındaki bir erkek hasta son üç gündür devam eden ishal. fatal olabilen hiperinfeksiyon tabloları ortaya çıkabilir. peritonit gibi ciddi komplikasyonlar da görülebilir. karın ağrısı. Larvaların yerleşmesi sonucunda. bronkospazm). Yumurtalar köpek dışkısı ile alınır. Barsakta açılan yumurtalardan çıkan larvalar dolaşım ile organ ve dokulara göç eder. böbrek gibi organlara yerleşir. kalp. Metaserkaryalar. Sonraki dönemlerde ampirik antibiyotik tedavisine rağmen çoklu organ yetmezliği gelişen hasta kaybediliyor. Hasta yaşayabilirse larva içeren doku kistleri dejenerasyon ile kalsifiye olurlar. Hematolojik malignitelilerde sıktır.

yüz. CRP: 4 mg/dL olarak saptanıyor. şiddetli boğaz ağrısı. boğaz ağrısı. D. kusma. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. Adenovirüs infeksiyonları için aşağıdaki tabloya bakınız. eritrosit sedimantasyon hızı: 15 mm/saat. E. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. Yatışının ikinci gününde kusmaları şiddetlenen hastanın dışkısının çilek jölesine benzer görünümde kanlı çıkmaya başladığı görülüyor. eksüdatif farenjit. sulu. Norwalk virüsü de kısa süreli. 78 . hareketli. öpüşen tonsillalar ve splenomegali söz konusudur. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta. E. lökopeni ve hafif bir hepatit tablsu ile de kendini gösterebilir. 1x1 cm boyutlarında LAP dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 7600/mm3 (%58 nötrofil). Sitomegalovirüs. burun tıkanıklığı ve gözlerinde yanma. Yapılan muayenesinde konjunktivalar ve orofarinkste hiperemi ile ön servikal zincirde ağrısız. tek tek servikal LAP ile kendini gösteren bir hastalıktır. Cevap: D 177. konjunktivit. Yapılan batın ultrasonografisinde ileum enine kesitinde hedef tahtası görünümü saptanıyor. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. B. Akut gastroenterit tanısı ile yatırılan hastaya semptomatik tedaviye başlanıyor. Bazen hafif ateş. soğuk algınlığı. Yukarıda tanımlanan klinik tabloya yol açan en sık viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Herpes simpleks virüs-1. Rotavirus Ekovirüs Norwalk virüsü Astrovirus Adenovirüs Rotavirus. ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 78 176. iki günden beri devam eden ateş. batma yakınmaları ile başvuruyor. yaygın lenfadenopati. sulu ishal yakınmaları ile getiriliyor. yüksek ateş ile seyreden ozmotik ishal etkenidir. piknik ishallerine neden olur. C. bebeklik döneminde genelde ağız. immün yetmezliklilerde çoğunlukla asemptomatik bir infeksiyona neden olur. C. öksürük. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Astrovirüs de kısa süreli.DrTus. Yüksek ateş. yüksek ateş. B. üst solunum yolu infeksiyonları. Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Adenovirüs Streptococcus pyogenes Epstein-Barr virüsü mononükleoz. Streptococcus pyogenes. kendiliğinden iyileşen. D. puberte sonrasında geçirilirse ağır seyirli bir tablo oluşturur. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. Ekovirüs. cilt ve göz tutulumundan ibaret infeksiyonlara neden olur. sulu ishallere neden olur.

Alınan anamnezde ateş ve boğaz ağrısının yaklaşık bir haftadır devam ettiği. %18 oranında atipik lenfositler ve karaciğer transaminaz yüksekliği bulunuyor. boğaz ağrısı. Olgumuzda mevcut eksüdatif tonsillit. genel infeksiyon belirtileri ve ağız içi-jinjiva vezikülleri ile özel bir tablo halinde (jinjivostomatit) görülür. Söz konusu klinik tablonun en sık karşılaşılan etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. söz konusu tablonun EBV olduğunu 79 .Poliovirüs Bell paralizisi – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu . Oral infeksiyonlar küçük çocuklarda. Çocuklarda ve immün yetmezliklilerde gastroenterit nedeniyle hastane bakımı gerektiren viral etkenler arasında. Anne-baba kaynaklı olarak küçük çocuklarda da oral infeksiyonlara yol açabilir. küçük çocuklarda invajinasyona yol açabilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 79 Adenovirüs (enterik adenovirüsler. B. 6. Herpes simpleks virüs-2: Herpes simpleks virüs-1 nedeniyle erişkinlerde gelişen akut oral infeksiyonlar. Tonsilla ve farinkste veziküler lezyonlarla kendini gösterir. GBS nedenleri arasında şimdilik kaydıyla saptanabilir en sık infeksiyöz etkendir. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Barsaklardaki lenfatiklerde hipertrofi de tabloya eklenebilir. bacaklarında güç kaybının ise son iki gün içinde geliştiği öğreniliyor. yumuşak paralizi ve duyu kaybı varlığı saptanıyor. Otoimmün. Olası diğer infeksiyöz nedenler. aydan 5 yaşına kadarki dönemde sıktır. Hastanın yapılan muayenesinde farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlar görülüyor. Üç yaşındaki bir çocuk ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile getiriliyor. Herpes simpleks virüs-1’e göre olasılık çok daha düşüktür. tıbbi aciller arasında değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. CMV. Bölgesel LAP saptanır. D. Bunlar dışında cerrahi girişimler. simetrik. SLE ve aşı uygulamaları gibi pek çok farklı nedenle de ortaya çıkabilir. Özellikle Campylobacter jejuni. mikoplazmoz ve viral infeksiyonlardır (EBV. Cevap: B 179. E. B. Adv 40-41) yüksek ateş.Sitomegalovirüs Bell paralizisi – Sitomegalovirüs Guillain-Barré sendromu – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu: Poliomiyelit tehdidinden kurtulduktan sonraki dönemde en çok görülen flask paralizi tablosudur. farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlara neden olma olasılığı çok düşüktür. Campylobacter gastroenteriti. D. Postinfeksiyöz demiyelinizan polinöropati ya da akut inflamatuvar polinörit olarak da isimlendirilebilir. Herpes labialis’li erişkinlerin lezyonları ile veya virüs saçan salyaları ile yakın kontakt sonucu gelişir. çoğunlukla oral seks snrasında Herpes simpleks virüs-2 tarafından da oluşturulabilir. Cevap: E 178. Paralitik polio . Yapılan muayenede eksüdatif tonsillitle birlikte ağrılı servikal LAP. rotavirüsten sonra ikinci sırayı almaktadır (tüm olguların %30’u). splenomegali ve her iki alt ekstremite distalinde. ağrılı servikal LAP ve splenomegali. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfositik lökositoz. Bu durum. Boğaz ağrısı. E. Etken çoğunlukla HSV1’dir. Bu hastada görülen nörolojik komplikasyon ve etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. kusma ve karın ağrısı ile kendini gösteren ishal tablolarına yol açar. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü: Yüksek ateş ve ciltte veziküllerle başlar. Epstein-Barr virüsü ve Sitomegalovirüs: Veziküler infeksiyonlara neden olmaz. HSV). Virüsle ilk kez karşılaşan erişkinlerde ise akut herpetik faringotonsillit şeklindedir. C. farinks ödemi ve hiperemisi. Yüksek ateş. ateş. bazen göze ve diğer mukozalara da bulaşabilir. boğaz ağrısı ve bacaklarında güç kaybı nedeni ile yürüyememe yakınmaları ile getiriliyor. Hodgkin lenfoması. C.DrTus. kansız ishal. Herpes simpleks virüs-1: Tanımlanan tabloya en uygun viral etkendir.

Onsekiz yaşındaki bir genç kız. Alınan anamnezde bir gün önce ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile başvurduğu birinci basamak sağlık kuruluşunda kriptik tonsillit tanısı ile oral ampisilin-sülbaktam tedavisi başlandığı ve bugün de döküntülerin ortaya çıktığı öğreniliyor. BOS’ta herhangi bir patoloji belirlenemeyebilir. bilinç değişiklikleri gibi ensefalitlerde görülen belirti ve bulguların yanında. BOS’ta PCR ile virüs varlığının belirlenmesi çok değerlidir. D. bulantı. davranış bozuklukları. kusma. karın ağrısı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. ateş. boğaz ağrısı.DrTus. Patoloji genelde tek bir temporal lobdadır. Yenidoğanlar hariç etken HSV1’dir. Cevap: E 80 180. yumuşak damakta peteşiyal döküntüler. B. halüsinasyonlar ve fokal epileptik ataklar gibi lokal nekrozlara bağlı limbik sistem ve orbito-frontal. Hastaya yapılan lomber ponksiyonda ise alınan BOS örneğinin 350/mm3 eritrosit içerdiği görülmüş. Diğer viral menenjit ve ensefalit bulguları yanında çok sayıda eritrosit görülmesi önemlidir. Hastalarda EEG ve görüntüleme tetkiklerinde patolojiler 80 . Ekovirüs Rabies virus Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 HSV ensefaliti: Akut. CRP 24 mg/L olarak saptanıyor. ateş.300/mm3 (%63 mononükleer lökosit). anosmi. E. E. Olguların yarısında primer infeksiyon sırasında gelişir. hafıza kaybı. EA IgG EBNA IgG Paul-Bunnel testi EBV VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Genç yaş + Boğaz ağrısı + Membranöz tonsillit + Ampisilin raşı + Damak peteşileri + Servikal paketli LAP. C. BOS glukoz ve protein düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. C. Ateş. jeneralize konvülsif ataklar. baş ağrısı. Diğer ensefalitler içinde de en ağır olandır. Tanımız EBV mononükleoz. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Beyin manyetik rezonans görüntülemesinin incelenmesinde sol temporal lobda intensite artışı bildiriliyor. Yapılan muayenesinde üzerleri eksüda ile örtülü hiperemik ve hipertrofik tonsiller. meninks irritasyon belirtileri. Yenidoğanlarda erişkinlere göre daha sık karşılaşılır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 17. baş ağrısı. D. afazi. Nadiren BOS glukoz düzeyleri düşük bulunabilir. BOS’ta HSV IgM antikorları da aranmalıdır. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. Yirmibeş yaşındaki bir erkek hasta. Yapılan EEG incelemesinde temporal lobda patolojik değişiklikler saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çoğunlukla da temporal lob belirtileri ile kendini gösterir. Cevap: D 181. nekrotizan ve tedavisiz olgularda %70 fatal seyirli viral bir ensefalittir. Paralizilere ve komaya ilerleyebilir. Kesin tanı için EBV VCA IgM istenir. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI vurguluyor. servikal konglomere LAP ile birlikte tüm vücutta yaygın maküler döküntü görülüyor. Bu hastada kesin tanı için öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 81 belirlenebilir. C. zonaya yol açarlar. Gecikilmiş olgularda antiviral tedavi beyin hasarını önleyemez. Cevap: D 182.Üç aylık bir bebeğin yapılan muayenesinde alt ekstremitelerde hipoplazi. Erken tedavi yaşam şansını artırır. erken tanıda kullanışlıdır. dış kulakta veziküller.DrTus. Kırksekiz yaşındaki bir kadın hasta göğüs sol yan tarafında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. E. nörolojik tablo oturmadan. sinir tutulumu (Rumsey-Hunt sendromu). 8. tomografiden daha duyarlıdır. Hastadan alınan anamnezde son üç gündür yüksek ateşle seyreden viral bir üst solunum yolu infeksiyonu nedeni ile semptomatik ilaçlar kullandığı öğreniliyor. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Đleri yaş. Cevap: A 183. Yapılan muayenesinde sol torakal bölgede bir dermatom alanına uyan bölgede eritemli zemin üzerinde çok sayıda veziküler lezyon olduğu görülüyor. baş dönmesi ve işitme azlığı yakınmaları ile başvuruyor. büllöz lezyonlar görülüyor. Gruplu ve çok ağrılı veziküler sekonder lezyonlara. koriyoretinit ve kortikal atrofiye bağlı motor fonksiyon bozuklukları görülüyor. Tanımlanan patolojilere neden olabilen viral infeksiyon tablosu aşağıdakilerden hangisidir? 81 . D. özellikle Hodgkin lenfoması ve immün yetmezlik gibi hücresel immünite kusurlarında VZV reaktivasyonları gelişebilir. gangliyon geniculate’deki reaktivasyon sonucu gelişmiş ise ciddi düzeyde yüz felci. Diğer yöntemlerle tanıya varılamamış olgularda kesin tanı için stereotaktik beyin biyopsisi ile alınan materyal floresan antikor boyama ile incelenir. radyolojik bulgular elde edilmeden ve BOS patolojileri henüz gelişmeden önce tanıyı düşündürecek en erken veriler olabilir. bunların innerve ettikleri dermatomlara geri dönerler. C. sağ dış kulak yolundan zigomatik bölgeye doğru yayılan veziküler. malignite. Yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. D. Cevap: D 184. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. damak kaynaklı tad ve salivasyon kaybı. gözyaşı ve nazal sekresyonda azalma görülür. Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta sağ kulağında ağrılı kabarcıklar çıkması. E. Patolojik EEG bulguları. Lezyonların zemininden alınan sürüntü örneklerinin Giemsa ile boyanması sonucunda epitel hücrelerinin nükleusunda bazofilik inklüzyon cisimciklerinin bulunduğu görülüyor. Ramsey-Hunt Sendromu – Sitomegalovirüs Herpes Labialis – Herpes simpleks virüs-1 Ekzema Herpetikum – Varisella zoster virüsü Ramsey-Hunt Sendromu – Varisella zoster virüsü Ekzema Herpetikum – Herpes simpleks virüs-1 Zona. Bu olgularda kalıcı sekel olasılığı fazladır. Lezyon bölgesindeki ağrı çok şiddetli olabilir ve lezyonlar krutlandıktan aylarca sonrasına kadar sürebilir (post-herpetik nevralji). B. Duyu sinirleri boyunca. B. Manyetik rezonans görüntüleme.

Toksoplazmoz. Ensefalitte hidrosefali. karaciğer transplantasyonunda karşılaşılan en sık viral komplikasyondur. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Gebeliğin son üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi B. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi D. Lökopeni. ilerleyici bir tablo çizebilir. Kızamıkçıkta mikrosefali. B. yüksek ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. lökopeni ve pnömoni üçlüsü. kortikal atrofi. Gebeliğin ilk üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. Koroner by-pass ameliyatı geçiren ve ameliyat sırasında üç ünite taze tam kan transfüzyonu yapılan bir hastada ameliyattan dört gün sonra ateş ile birlikte kas-eklem ağrıları gelişiyor. Koroner by pass operasyonu gibi sık transfüzyon gerektiren durumlar sonrasında da gelişebilir.Böbrek nakli yapılan 43 yaşındaki erkek bir hasta ameliyattan iki ay sonra ateş. Heterofil antikor negatiftir. son üç ayda ise latent infeksiyonlara neden olur. iskelet anomalileri vb. lökosit sayısı 3. Yapılan muayenesinde orofarinkste hiperemi ve splenomegali saptanan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde. PPD testi yapılması E. periventriküler ve parankimde yaygın serebral kalsifikasyonlar tipiktir. böbrek transplantasyonu yapılan olgularda gelişen en sık infeksiyöz komplikasyondur. gebeliğin ilk üç ayında geçirilen infeksiyon sırasında %10 olasılıkla. Gebeliğin ilk üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi 82 VZV. koriyoretinit (konjenital varisella sendromu) gelişir. Hepatit. IgG araştırılması Transplant sendromları: Böbrek. belirgin LAP bulunmaması ile ayırt edilir. Serumda Mycoplasma pneumoniae antikorları aranması C. Yapılan Monospot test negatif olarak saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Cevap: D 186. Epstein-Barr virüsü Hepatit B virüsü Hepatit C virüsü Sitomegalovirüs Transfusion Transmitted Virus CMV mononükleoz: Normal immüniteli bireylerde gelişen akut primer CMV infeksiyonu tablosudur. hafif ateşle seyredebildiği gibi bazen ciddi. mikroftalmi. bebek aktif infekte doğar. Đdrarda Legionella antijeni aranması B. CMV pnömonisi. C. Doğuma yakın geçirilmişse. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C.200/mm3. ilk üç ayda abortus. mikroftalmi. Fötusta organ (özellikle ekstremite) hipoplazileri.DrTus. akciğer ve kalp transplantasyonu yapılanlarda 40 gün ateşi olarak bilinen bir tabloya neden olur. ölüm triadı olarak anılır. Çekilen akciğer grafisinde iki taraflı heterojen. görülür. ikinci üç ayda MSS patolojileri (ensefalit). EBV mononüleozdan. kemik iliği. miyalji ve LAP ile kendini gösterebilir. şiddetli boğaz ağrısı olmaması ve servikal. Serumda Sitomegalovirüs IgM. karaciğer enzim patolojileri belirlenebilir. kalp patolojileri (ör. D. E. 1/3’ü ölür. PDA). Genel bir halsizlik tablosu. öksürük. %25’i atipik lenfositler olmak üzere %69 lenfosit ve %5 monosit ve karaciğer transaminaz yüksekliği belirleniyor. Serumda Epstein-Barr virüsü VCA IgM araştırılması D. karaciğer. Cevap: E 185. Transplant sendromları. atipik lenfositoz. Akciğer trasplantasyonu yapılacak olgularda erken ölüm ve rejeksiyon için 82 . ilk 20 hafta içinde ise %2 olasılıkla fötusa da bulaşır. interstisyel infiltrasyon saptanan hastaya ampirik olarak moksifloksasin tedavisi başlanmış. Çoğu zaman asemptomatiktir. Đnsan hücrelerinde mitozu metafazda durdurur. Keza. ancak yanıt alınamıyor. lökosit formülünde %26 nötrofil. CMV mononükleozda B lenfosit immortalizasyonu yoktur.

merkez sinir sistemi hastalıkları ve hepatit diğer tablolardır. Tutulum bölgesi hipoesteziktir. görme azalmıştır. Primer semptomatik HSV göz infeksiyonları vezikülerdir. Gansiklovir ise oldukça başarılı tedavi sağlar. Đki yaşındaki bir çocuk iki gündür devam eden yüksek ateş. Cevap: C 188. kolit). keratokonjunktivit gibi sekonder. C. Floresan boyama ile dendritik ülserasyonlar kolayca tanınabilir. Primer infeksiyon genelde yüzeyel kalmaya meylederken. layşmanyoz.DrTus. yeşil renkli ishal ve zaman zaman ortaya çıkan kasılma yakınmaları ile getiriliyor. kriptokokkoz. Solid organ transplantasyonu yapılmış alıcılarda gelişebilme olasılığı yüksek infeksiyonlar şöyle sıralanabilir: • Akciğer infeksiyonları: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş pnömoniler 1-4 ay: HSV pnömonisi (ilk viral pulmoner infeksiyon) 1-6 ay: CMV. Đnterstisyel pnömoni. Virüsün trigeminal gangliyonlara yerleşmesi sonucunda keratit. Tedavisinde asiklovir etkisizdir. Terminal dönemde bir AIDS hastası gözlerinde yanma. kızarma ve görme kaybı yakınmaları ile başvuruyor. batı Nil ensefaliti vb. 1-6 ay: Listeriyoz. rekürrent göz infeksiyonları gelişebilir. B. alıcının ise seronegatif bulunmasıdır. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken ve tedavisi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. gastrointestinal ülserler (özofajit. sekonder keratitler derin dokulara ilerleme sonucunda körlüğe kadar gidebilir. Aspergillus. C. Yüksek ateşle seyreden infeksiyöz mononükleoz tablosu gelişir. D. strongiloidoz. Herpes simpleks virüs-1 – Asiklovir Herpes simpleks virüs-2 – Asiklovir Sitomegalovirüs – Gansiklovir Sitomegalovirüs – Asiklovir Herpes simpleks virüs-1 – Foskarnet AIDS’de CMV infeksiyonu: Terminal dönemde sıktır. blefarit. Yapılan oftalmolojik muayenesinde koriyoretinit saptanıyor. Risk gruplarında bu tedaviye CMV immünglobülini de eklenir. Cevap: E 187. Son yıllarda özellikle gansiklovire dirençli olgularda foskarnet kullanımı ile iyi sonuçlar alınmaktadır. gastrit. Koriyoretinit de çok sık görülmektedir (%30). donörün CMV seropozitif. yara kaynaklı) infeksiyonlar. Çocuk Hastalıkları servisinde gözlem altına alınan hastada ateş kendiliğinden düşüyor ve sonrasında omuzlardan karına yayılan eritemli döküntü ortaya çıkıyor. inatçı infeksiyonlar. Pneumocystis carinii ve Nocardia pnömonileri Đlk 6 aydan sonra: Tüberküloz • Diğer infeksiyonlar: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş (kateter. tedavi edilmezse hızla körlüğe ilerler. %95 tek taraflıdır. toksoplazmoz.) görülebilir. greftten bulaşan viral infeksiyonlar (hepatit B. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfopeni dışında patolojik bulgu saptanamayan hastada tanımlanan klinik tablo ve en olası etken ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. Papilloma virüs infeksiyonu gibi toplumdan edinilmiş. Yan etkisi fazladır. palpebralarda ödem ve veziküller görülür. E. Eritema kronikum migrans – Borrelia burgdorferi 83 . Đlk 6 aydan sonra: CMV koliti/retiniti.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 83 en önemli risk faktörü.

• Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. HBV infeksiyonu ile ilgili serolojik özellikler şöyle özetlenebilir: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. Negatif ise asla akut olamaz. Sekiz yaşındaki bir çocuk yaygın cilt döküntüleri nedeniyle getiriliyor. • Viral replikasyonun en iyi göstergesi HBV DNA düzeyidir. Ateş düştükten sonra omuzdan başlayan. On yaşın altındaki çocuklarda Cilt döküntüsü + Lenfadenopati + Lenfadenit ile seyreden Giannotti-Crosti sendromu (infantil akrodermatit) de tanımlanmıştır. akut infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgM. yeşil renkli ishal ve servikal-oksipital LAP görülür. bakılamıyor ise HBeAg sınırlı bilgi verir. dev lenf bezi hiperplazisi) Cevap: D 84 . Bu dönemde sinir sistemi tutulumuna (menenjit. ensefalit) ait hırçınlık. konvülsiyon. Eritema infeksiyozum – Parvovirüs B19 Eritema multiforme – Mycoplasma pneumoniae Roseola infantum – Đnsan Herpesvirüsü-6 Ekzantema subitum – Đnsan Herpesvirüsü-7 84 6. Vaskülit. C. Multipl miyelom 4. Cevap: D 189. Cevap: C 190. kronik infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgG pozitif bulunur. Klasik tip Kaposi sarkomu B. tüm Kaposi sarkomlar 2.Aşağıdaki malignitelerden hangisinde Đnsan Herpesvirüsü-8’e ait DNA’nın saptanması beklenmez? A. En son yüz ve kollarda gelişir (Şekil IV-18). Afrika tipi Kaposi sarkomu Đnsan Herpesvirüsü-8 ile ilişkili hastalıklar: 1. E. Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonlularda görülen Kaposi sarkoma D. C. Multisentrik Castleman hastalığı (anjiyofolliküler lenf bezi hiperplazisi. daha sonra karın cildine yayılan ekzantemler tipiktir. ekstranodal B lenfosit lenfomaları. Đmmün kompleks hastalığı belirtileri sıktır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. D. Sadece %15-25 olgu ikteriktir. B lenfositlerden köken alan Non-Hodgkin lenfoma C. Hastalık (ekzantema subitum. Đkterik olgularda Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ile karakterize Caroli triadı görülebilir. • Pencere fazı. B. Hastanın yapılan muayenesinde tüm vücutta yaygın papüler döküntü ile birlikte servikal ve aksiller çok sayıda ağrısız hareketli LAP varlığı dikkati çekiyor. membranöz glomerülonefrit ve poliarteritis nodosa (PAN) gelişebilir. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik inceleme aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. primer efüzyon lenfoması vb. Negatif ise asla infekte olmamıştır. Tedavide gansiklovir kısmen etkilidir. Birden başlayan 39-40oC ateş 2-3 gün sürer. Đkterlilerde kronikleşme riski subklinik ve anikteriklerden daha düşüktür. artrit. D. Lenfomalar (ör. E. artralji. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazlarının normalin 10 katından fazla arttığı saptanıyor. Đnfeksiyonun klinik başlangıcı (preikterik dönem) genellikle gürültüsüz ve sinsidir. Tüylü hücreli lösemi E. roseola infantum): Daha çok 6 ay-3 yaş arası çocuklarda görülen HHV-6 infeksiyonudur.DrTus.) 3. Akut ürtiker – anti-HCV Papüler akrodermatit – anti-HAV IgM Giannotti-Crosti sendromu – anti-HBc IgM Caroli triadı – anti-HCV Giannotti-Crosti sendromu – anti-HAV IgM Hepatit B’nin kuluçka süresi 50-180 gündür. AIDS’lilerde gelişenler dahil olmak üzere.

Hücrelerin proliferasyonu engellenemez.5-1). talasemi gibi kronik hemolitik anemilerin varlığında 5-7 gün süre ile eritropoez durur. • Genital kanserler: Serotip 16 ve 18 infeksiyonları sonrasında. megakaryositlerde. ALT 30 U/L (N: 15-40). Orak hücreli anemi tanısı ile izlenmekte olan 28 yaşındaki bir erkek hasta ateş. Sitomegalovirüs Epstein-Barr virüsü Parvovirüs B19 Đnsan Herpesvirüsü-6 Adenovirüs Đnsan Parvovirüsü B19. Cinsel temas ile bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenlerden birisidir. 11 tarafından oluşturulur. CRP 12 mg/L. 11 tarafından oluşturulur. B. • Serviks. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 4. Sorumlu viral genler E6 ve E7’dir. Cevap: C 192. hiperkeratoza. Virüs.DrTus. Direkt Bilirubin 1. E.300/mm3 (%55 nötrofil). Hastanın yapılan muayenesinde vulva’da saplı. Medikal abortus uygulanıyor ve fetusun ileri derecede ödemli olduğu.2 g/dL. Hct:%16. Malign dönüşüm nadirdir. Kondiloma lata – Treponema pallidum Molluscum contagiosum – Poksvirüs Herpes genitalis – Herpes simpleks virüs-2 Zona zoster – Varisella zoster virüsü Kondiloma aküminata – Đnsan papilloma virüsü Hedef hücreler. herediter sferositoz. • Oral kavite siğilleri: Serotip 6. fötusun karaciğer.Gebeliğinin ikinci üç aylık döneminde yüksek ateşle seyreden viral bir infeksiyon geçiren bir gebede yapılan kontrolde fetusun uterus içinde öldüğü saptanıyor. Virüsün bu hücrelerdeki P kan grubu antijenlerini reseptör olarak algıladığı kabul edilir. C. genital yassı epitel hücrelerinde bulunan. Bu bölgenin en sık iyi huylu epitelyal tümörleridir.5-1. vulva ve penis siğilleri (kondilomata aküminata): Çoğunlukla serotip 6. üremeyi baskılayan gen ürünlerinin hatalı yapımına neden olur. üşüme.2 mg/dL (N: 0. AST 18 U/L (N: 1535). miyokard ve endotelyal hücrelerinde çoğalır. özellikle HIV infeksiyonlularda fazla olmak üzere. ABO ve Rh uyuşmazlığı öyküsü olmayan gebede sözü edilen tabloya neden en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 85 191. kemik iliğindeki mitotik eritroid progenitör hücrelerde. En çok çocuklarda görülür. yassı epitel hücreleridir. göz aklarında ve ciltte sararma yakınmaları ile başvuruyor. Hb 5.5) olarak saptanıyor. titreme. hiperkeratinize papüller görülüyor. Cevap: E 193. Keratin tabakada kalınlaşmaya. eritrosit sedimantasyon hızı 23 mm/saat. 7. Đnfeksiyon sırasında orak hücreli anemi. kanser gelişimi gözlenmiştir. dilate kardiyomyopati geliştiği görülüyor. tipik ve tanısal önemi bulunan vakuolleşmeye yol açar (koilositoz). B. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en olası etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Kronik hemolitik anemi olgularında görülen aplastik krizlerin %80-90 gibi çok büyük bir bölümünden sorumludur. C. Aplastik kriz gelişir. D.6 mg/dL (N: 0. D. Retikülosit boyamasında retikülositoz görülmeyen hastada tanımlanan tabloya neden olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đndirekt Bilirubin 3. cerrahi eksizyonla alınan lezyonların mikroskopik incelemesinde epidermis yassı hücrelerinde vakuolleşme varlığı dikkati çekiyor. • Cilt siğilleri: Serotip 1-4 tarafından oluşturulur. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta perianal bölgede ortaya çıkan siğiller nedeni ile başvuruyor. Parvovirüs B19 85 . E.

Halsizlik. HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HBc IgG + + + Bu hastanın tanısı ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir kadın hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Cevap: E 195. Negatif ise asla akut olamaz. yani akut değildir. Anti-HBc IgM ve HBV DNA pozitif olarak bulunur. Bu nedenle. E. infeksiyonun erken döneminde anti-HBc gelişimine yol açar. Negatif ise asla infekte olmamıştır. yani virüsle karşılaşmıştır. Aktivasyon gösteren kronik Hepatit B virüsü infeksiyonu vardır Olgumuzu HBV infeksiyonu serolojik özelliklerine göre irdeleyelim: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. Serumda HBsAg pozitiftir Serumda HBeAg pozitif olabilir Hepatosit nükleusunda HBcAg saptanabilir Serumda Anti-HBc IgM saptanabilir Serumda HBV DNA pozitiftir HBcAg. Đntrauterin infeksiyonda fiziksel anomali söz konusu değildir. Ölü doğum gerçekleşebilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Parenteral yoldan alınan Hepatit B virüsü ile infekte olan. göz aklarında sararma. yani replikasyon vardır. HBeAg. sadece hepatosit nükleusunda bulunan. Halen akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir B. Halen hiperakut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir E. iştahsızlık. inkübasyon döneminin sonunda bulunan yetişkin bir hasta için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin tanısal değeri yoktur? A. hiperakut dönemde serumda bol miktarda bulunsa da immünolojik yöntemlerle saptanamaz. E. D. B. Bulaş ilk üç ayda gelişirse gebelik abortus ile sonuçlanır. Herpes simpleks virüs-2 Sitomegalovirüs Rubella virus Toxoplasma gondii 86 Parvovirüs B19 nedenli non-immün hidrops fötalis: Đnfeksiyonu geçiren annelerin 1/3’ü virüsü fötusa bulaştırır. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. 86 . Cevap: C 196.DrTus. olgumuzdaki gibi hiperakut dönemde serumda HBsAg. Olgumuzda anti-HBc IgM negatiftir. Olgumuzda anti-HBc IgG pozitiftir. Bunun dışında. Đkinci üç ayda gelişen intrauterin infeksiyon sonucunda hidrops fötalis ortaya çıkar. • HBeAg replikasyon göstergesidir. Üçüncü üç aydaki bulaşta sorun yaşanmaz. C. HBcAg. anti-HBc IgM tarafından erkenden nötralize edilir. Olgumuzda HBeAg pozitiftir. C. Cevap: A 194. protein kinaz aktivitesi gösteren bir antijendir. D. Geçen hafta akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmiştir D. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir hastada aniden gelişen bilinç değişikliği nedeni ile akut fulminant hepatit tablosu geliştiğinden kuşkulanılıyor. Halen kronik Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır C. Antijenitesi çok güçlü olup.

Cevap: E 198. nekroinflamatuvar aktiviteyi ve hepatosellüler hasarı kabaca gösteren belirteçlerdir (lizis enzimleri). Karaciğer transaminazları normalin üst sınırının en az iki katı yükseklikte (>100 IU/mL). Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan ve damar içi ilaç bağımlılığı öyküsü olan yetişkin bir hastanın günlere göre ALT değerleri aşağıdaki tabloda veriliyor. ALT. akut olgularda gelişen karaciğer nekrozu ve yetmezliğinin izlenmesinde oldukça uygun bir yöntemdir. Đnterferon ile birlikte antiviral de verilmelidir C. Aşağıdaki tabloda serolojik bulguları verilen hastanın HBV DNA düzeyi yüksek (>105 kopya/mL). tiroidit gibi otoimmün hastalıklar veya başka bir immünopati veya ağır kardiyovasküler sorunlar var ise IFN-α tedavisi güvenle uygulanamaz.DrTus. Akut ve/veya kronik olgularda karaciğerin sentez etkinliklerini gösteren kan albümin ve üre düzeyleri düşer. HBV DNA pozitif (≥105 kopya/mL). Bu verilebilecek immünmodülatör ve antiviral tedavi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. akut olgularda çok fazla etkilenmez. protrombin zamanı uzar. karaciğer histopatolojisinde lobüler yapısı bozulmuş. normal değerde bulunmaları. Seri protrombin zamanı ölçümleri. fibrozis gelişmeye başlamış. Bunlar. Đmmünstimülan. B. karaciğer hasarının bulunmadığı anlamına gelmez. HBsAg pozitifliğinin altı aydan daha fazla sürdüğünün bilinmesidir. Uzun (20 gün) yarı ömrü nedeniyle albümin. Dekompanse siroz. Tek başına interferon verilmelidir B. karaciğer sentez fonksiyonlarını değil. Önce interferon tedavisi verildikten sonra antiviral başlanmalıdır D. Anti-HCV 87 . E. Anti-HAV IgM B. Cevap: C 197.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 87 Söz konusu klinik tablonun varlığını destekleyen en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir? A. klinik olarak agresif seyreden KAH olgularında tedavi uygulanmalıdır. Bununla birlikte. Önce antiviral verildikten sonra interferon başlanmalıdır E. GÜNLER ALT(U/L) 0 1230 3 675 7 1460 14 1140 28 720 Yedinci günde saptanan ALT artışını açıklayabilmek için öncelikle yapılması gereken laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Serum albümininde düşme Serum üre düzeyinde düşme Protrombin zamanında uzama Serum amonyak düzeyinde düşme ALT düzeyinde yükselme Viral hepatitlerin akut dönemde ALT ve AST değerleri birkaç bin IU’ya kadar çıkar. Bu olguda interferon tedavisi kontrendikedir Kronik HBV infeksiyonu tedavisi: Kronikliğin ilk kuralı. AST’ye göre daha duyarlı ve özgüldür. Hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisi sonucunda ise karaciğer sirozu saptanıyor. D. karaciğer transaminaz düzeyleri normalin üst sınırının üç katı düzeyinde saptanıyor. C. Kronik olguların izlenmesinde ise protrombin zamanından daha değerlidir. antiproliferatif ve antiviral etkinliği nedeniyle IFN-α tedavisi ve antiviral ilaç kombinasyonları kullanılmaktadır.

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

88

C. HBV DNA D. HBeAg E. Anti-HDV IgM HBV-HDV ko-infeksiyon: Aynı zamanda geçirilen, ikisi için de akut tablonun eş zamanlı olduğu infeksiyondur. HBV infeksiyonunun seyri ağırlaşmaz, aksine HBV replikasyonunu baskılayarak inflamasyonu azaltabilir. Hatta, %2-10 olguda HBsAg negatifleşmesi gerçekleşebilir. Fulminans (%2-20) ve kronikleşme (%2-7) oranı da düşüktür. Önce antiHBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede bulunur. Anti-HDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Đki ALT piki ile özeldir. Đlki HBV, ikincisi HDV infeksiyonuna aittir.

Cevap: E 199. Sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılığı tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir erkek hasta; göz akları ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde ALT 985 U/L (N: 15-40), total bilirubin: 4.28 mg/dL (N: 0.2 – 1.2) olarak saptanıyor. Hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
HBsAg Anti-HAV IgG HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM
+ + + +

Serolojik çalışma sonuçları aşağıdaki tabloda verilen hastanın tanısı ile ilgili aşağıdaki seçeneklerden hangisi en doğrudur? A. Kronik Hepatit B virüsü infeksiyonuna Hepatit A virüsü infeksiyonu eklenmiştir B. Hepatit B virüsü taşıyıcısı hastada Hepatit A virüsü infeksiyonu gelişmiştir C. HDV ile süperinfeksiyon gelişmiştir D. HDV ile ko-infeksiyon gelişmiştir E. Tanımlanan tablo sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılarında görülebilen olağan bir durumdur HBV-HDV süperinfeksiyonu: Daha önce kronik bir HBV infeksiyonu varken sonradan HDV infeksiyonu gelişmesi durumudur. Mevcut tablo ağırlaşır. Daha önce stabil halde bulunan inaktif HBV taşıyıcısında relaps ve fulminant seyir (%10-20) gelişir, kronikleşme şanssızlığı artar (%70-95). HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgG mutlaka pozitif, anti-

88

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
HBc IgM ise çoğunlukla negatif ya da düşük titrede pozitiftir.

89

Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM pozitif, anti-HBc IgM ise negatiftir. Bu profil HBV-HDV süperinfeksiyonu ile uyumludur. Anti-HAV IgG pozitifliği ise kafa karıştırmak için verilmiştir. Çoğumuzda olduğu gibi daha önce HAV infeksiyonunun geçirilmiş olduğunu gösterir. Mevcut tablo ile ilişiği yoktur. Cevap: C 200. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile hastanede yatmakta olan yetişkin bir hastanın düşmekte olan ALT değerinin yeniden yükselmesi nedeni ile yapılan serolojik çalışmaların sonuçları aşağıdaki tabloda veriliyor.

HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM

+ + + +

Bu hasta ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. B. C. D. E. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı yanlıştır Hastada HBV-HDV ko-infeksiyonu gelişmiştir Hepatit B virüsü infeksiyonu iyileşmiştir Hastada kronik HDV infeksiyonu vardır Hastada HBV-HDV süperinfeksiyonu gelişmiştir

HBV-HDV ko-infeksiyonu: Önce anti-HBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede pozitif bulunur. AntiHDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgM pozitif bulunmuştur; yani HBV de HDV de akut infeksiyona yol açmıştır. Bu tabloda HBV-HDV ko-infeksiyonundan söz edebiliriz. Cevap: B

201. Ateş, öksürük, nefes darlığı yakınmaları ile başvuran 60 yaşındaki bir erkek hasta muayene ve laboratuvar tetkik sonuçlarına göre viral pnömoni ön tanısı ile hastaneye yatırılıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü

Đnfluenzanın kuluçka süresi oldukça kısadır (1-2 gün). Yüksek ateş, genel infeksiyon belirtileri, yaygın kas ve eklem ağrıları nedeniyle paçavra hastalığı adını da alır. Miyozit ve gastrointestinal yakınmalar B tipinde A’ya göre daha fazladır. Solunum yolunda siliyer hücre disfonksiyonuna neden olur. Đmmüniteyi baskılayan bir hastalık olduğu için, Influenza A tipinin yol açtığı infeksiyonlarda Haemophilus influenzae, Staphylococcus aureus ve pnömokok pnömonileri ve otitis media gibi bakteriyel süperinfeksiyonlara sıklıkla rastlanır. Bu tablolara en duyarlı bireyler; gebeler, yaşlılar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastalarıdır. Anerji, virüsün lenfoid hücrelerdeki apopitozu hızlandırmasına bağlanır. Đnfluenza A ve B virüsleri, erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Toplumdan edinilmiş tüm viral pnömonilerin >%50 gibi büyük bir oranından sorumludur. Hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerindeki bireylerden oluşur. Çocuklarda ise en sık viral pnömoni etkeni RSV’dir. Cevap: C

89

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

90

202. On haftalık gebe bir kadın; ateş, baş ağrısı, kusma ve her iki çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile başvuruyor.. Hastadan alınan anamnezde hastanın altı yaşındaki kızının on gün önce kabakulak geçirdiği öğreniliyor. Bu hastanın yeni doğacak olan çocuğunda görülmesi en olası fetal anomali aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Endokardiyal fibroelastoz Mikrosefali Mikrooftalmi Ekstremite hipoplazileri Anensefali

Đlk üç ayındaki bir gebede geçirilen kabakulak, intrauterin fetal ölüm riskini artırır; doğabilmiş ise düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Neden olduğu, kanıtlanmış bir konjenital anomali yoktur. Bununla birlikte, intrauterin infeksiyon ile genellikle tek taraflı olarak görülen sensörinöral sağırlık ve endokardiyal fibroelastoz gelişimi söz konusudur. Mikrosefali öncelikle kızamıkçığı düşündürmelidir. Mikrooftalmi kızamıkçığı ve toksoplazmozu düşündürmelidir. Ekstremite hipoplazileri VZV infeksiyonunu düşündürmelidir. Anensefalinin kesin nedeni bilinmiyor. Hereditenin rolü ekarte edilememişse de katkısı ile ilgili kesin bir kanıt da bulunamamıştır. Annenin antiepileptik kullanması ya da insüline bağımlı diyabetinin bulunması riski anlamlı düzeyde artırır. Diyete folik asid (0.4 mg/gün) eklenmesi ise nöral tüp defektlerinin gelişimini önemli derecede düşürmüştür (1/1.000-2.000’den 3/10.000’e). Cevap: A 203. Oniki yaşındaki bir kız çocuk; ateş ve sol çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın ailesinden alınan anamnezde bir yaşında ve altı yaşında iki kez kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapıldığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum ve idrar amilaz düzeyleri yüksek olarak saptanan hastanın ultrasonografik incelemesinde sol parotiste ödem saptanıyor. Bu hastada tanımlanan tabloya neden olmayan viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Sitomegalovirüs Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 Kızamık virüsü Coxsackie virüs

Kabakulak geçiren bireyde ömür boyu koruyucu immünite söz konusudur. Hastalığı bir kez geçiren bir daha hastalanmaz. Eğer bu bireylerde bir kez daha parotit gelişmiş ise etken; parainfluenza virüsü, CMV, HIV, Coxsackie A virüsü gibi parotite neden olabilen diğer virüslere ya da başta Staphylococcus aureus olmak üzere aerop ya da Bacteroides türleri, anaerop koklar gibi anaerop bakteriler nedeniyle gelişmiş olabilir. Cevap: D 204. Kızamık tanısı ile hastaneye yatırılan yetişkin bir erkek hasta sol kulağında ağrı ve dolgunluk olduğunu ifade ediyor. Yapılan otoskopik muayenesinde sol timpanik zarın eritemli ve bombeleşmiş olduğu görülüyor. Bu hastada tanımlanan komplikasyondan sorumlu en sık etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Staphylococcus aureus Haemophilus influenzae Measles virüsü Streptococcus pneumoniae Moraxella catarrhalis

En sık kızamık komplikasyonları, solunum sistemi ile ilgilidir. Bu tutulum, direkt olarak virüse bağlı olabildiği gibi, daha

90

Bakteriyel süperinfeksiyonlardan. Herpes simpleks virüs Virüs. dispne. Yan boyun grafisi ise normal olarak değerlendiriliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Respiratuvar sinsisyal virüs Parainfluenza virüsü Đnfluenza A virüsü Ekovirüs Rinovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs nedenli ilk infeksiyonlar çoğunlukla en şiddetlidir. en sık karşılaşılan kızamık komplikasyonudur. Respiratuvar sinsisyal virüsB. Cevap: C 206. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Cevap: D 205.DrTus. Coxsackie virüs E. Toplum kökenli pnömoni tanısı ile geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine başlanan hastanı ateşi 48 saatlik tedaviye rağmen düşmüyor. Parainfluenza virüsüD. farenjit ve nezleye (runny nose). Apne. laringotrakeobronşitlerin hemen hemen yarısında görülür. Yapılan muayenede interkostal çekilmeler ve wheezing varlığı dikkati çekiyor. herhangi bir pnömonik infiltrasyon saptanmıyor. Đnfluenza B C. Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan interstisyel infiltrasyon görülüyor.60C olarak ölçülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesinde sağ otitis media saptanıyor. substernal ve supraklavikular çekilmeler ile birlikte inspiratuvar stridor saptanmıştır. C. Çekilen akciğer grafisinde akciğerlerde havalanma artışı ve buna bağlı olarak diyafragmanın aşağı itildiği görülüyor. Başlıca etkenler pnömokoklar (en sık). interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. Boyun grafisinde kalem ucu bulgusunun saptanması. sık nefes alma ve hırıltılı solunum yakınmaları ile getiriliyor. Tüberküloz reaktivasyonu gelişebilir. Parainfluenza virüsü 91 . Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Ayrıca bu yaş grubunda bronşiyolit ve pnömonilere de yol açar. Hastalığın seyrinde sekonder bakteriyel (pnömokoksik) pnömonilere nadiren rastlanır. yapılan muayenede inspiryum sırasında interkostal. öksürük. Bunun gerekçesi. Đki yaşındaki bir erkek çocuk. en çok karşılaşılan akut komplikasyonlardan biridir ve çoğu zaman hastalığın başlangıç bulgusudur. viremiye neden olmaz. Đnfluenza C virüsü C. yüksek ateş. hafif ateş. Đkinci sık komplikasyon ise bakteriyel ve/veya kızamık virüsü tarafından oluşturulan pnömonilerdir. nefes darlığı ve hırıltılı soluma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Pnömoni ve bronşiyolit gibi alt solunum yolu tutulumları görülür. Beş yaşın altındaki küçük çocuklarda en sık krup (laringotrakeobronşit) etkenidir. virüs nedeniyle solunum yolu epitel hücrelerinde oluşturulan destrüksiyon ve hücresel immünitenin depresyonudur. Cevap: A 207. sıklıkla orta kulak ve bronş sistemi etkilenir. Wheezing. Çekilen düz boyun grafisinde subglottik ödemi gösteren “kalem ucu” bulgusu görülüyor. subglottik daralmayı işaret eder. E. Dört aylık bir bebek. bronşit. nadiren de parotitlere neden olur. Đnfluenza A virüsü B. Daha büyük çocuk ve erişkinlerde ise soğuk algınlığı tablolarına.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 91 çok bakteriyel süperinfeksiyonlar sonucu gelişir. sadece alt ve üst solunum yolunda replike olabilir. Önemli düzeyde anerji oluşur. öksürük. zaman zaman solunum durması. Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis gibi farinks florası bakterileridir. Üç yaşındaki bir kız çocuk. Otitis media. öksürük ve solunum zorluğu yakınmaları ile getiriliyor. Çoğu pnömoni ve bronşiyolit olgusu afebrildir.

Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza A virüsü ilk iki yaş grubunda değil. Varisella zoster virüsü Sitomegalovirüs Coxsackie B virüsü Coxsackie A virüsü 92 . Coxsackie A virüsü: Herpanjina. pulmoner patolojiye eşlik eden otitis media ve geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine yanıtsızlık. Onyedi yaşındaki bir erkek hasta. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. D. dispne. C. el-ayak-ağız hastalığı. bulantı. Olgumuzun yaşı. tonsiller ve dil yüzeyinde veziküler lezyonlar görülüyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde. D. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. kusma ve iştahsızlık yakınmaları ile başvuruyor. Yüksek ateş. yüksek ateş. öncelikle Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunu düşündürmelidir. Yetişkin bir erkek hasta aynı gün içinde başlayan ateş. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. Ekovirüs Enterovirus tip 68 Coxsackie A virüs Enterovirus tip 70 Coxsackie B virüs Ekovirüs: Soğuk algınlığı. üst solunum yolu infeksiyonları. Wheezing. miyokardit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. perikardit. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. hareketle artan sağ yan ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: E 208. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. bulantı. kendini sınırlayan bir hastalıktır. Kızamık virüsü E. konjunktivit. eritrosit sedimantasyon hızı. Đnfluenza C virüsü basit bir soğuk algınlığı tablosuna neden olur. anoreksi.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. boğaz ağrısı. aseptik menenjit. boğaz ağrısı. Hastanın yapılan muayenesinde sağ pektoral kasın bastırmakla ağrılı olduğu saptanmış. B. B. akut hemorajik konjunktivit. Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunla alt solunum yolu tutulumlarının önemli bir yandaşı otitis media’dır. lökosit sayısı. Parainfluenza virüsü daha büyük yaş gruplarındaki en sık krup etkenidir. Hastanın yapılan muayenesinde yumuşak damak. pulmoner ve üst solunum yolu komplikasyonları döküntüler çıktıktan sonra belirir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterovirus tip 70: Bulber subkonjunktival peteşiyal hemorajilerle seyreden akut hemorajik konjunktivitlerin ana nedenidir. C. Cevap: C 209. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir.DrTus. Coxsackie B virüsü: Plörodini. E. Enterovirus tip 68: Bazı çocuk pnömoni ve bronşiyolitlerinden sorumludur. kusma ve yumuşak damak-uvula-tonsilla ve dilde veziküllerle karakterize. bunun dışında patolojik bulgu saptanmıyor. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP değerleri normal sınırlarda saptanıyor. Herpanjina: Bir Coxsackie A virus infeksiyonudur. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı. CK-MB düzeyleri normal sınırlarda ve akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. uvula. 92 Kızamık virüsü infeksiyonu cilt belirtileri ile başlar. aseptik menenjit. CRP. erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir.

E. solunum zorluğu. halsizlik. Musluk suyu – HEV Ag E. kardiyomegali. kusma. Cevap: B 211. Đki yaşındaki bir kız çocuk. Tüm akut. bulantı ve kusma görülür. Salgının en olası kaynağı ve hastalardan öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Etkilenen bölgede adaleler de ağrılı olabilir. hepatomegali ve siyanoz ile karakterizedir. Ekovirüs Coxsackie B virüs Sitomegalovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs Mumps virüs Tanımlanan klinik tablo miyokardit ile uyumludur. yumuşak kıvamlı bir hepatomegali dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde ise üst sınırlarının yaklaşık 50 katı kadar artmış AST ve ALT değerleri ve orta derecede yükselmiş direkt ve indirekt bilirubin düzeyleri dışında patolojik bulgu saptanmıyor. lizis enzimlerini 50 kat gibi çok fazla artıran gerekçeler bakteriler ve protozoonlardansa virüsler olabilir. Mortalitesi yüksektir. Musluk suyu – Anti-HBc IgM D. C. iştahsızlık. Birden gelişen kalp yetmezliği. Ekim ayında bir ilköğretim okulunun birinci sınıf öğrencileri arasında ortaya çıkan akut viral hepatit salgınında alınan serum örneklerinde anti-HAV IgM testinin sonucu negatif olarak saptanıyor. E. Dört günde sonlansa da birkaç kez yineleyebilir. Hastanın yapılan muayenesinde taşikardi ve takipne ile birlikte ayak ve pretibial bölgede godet bırakan ödem. Cevap: D 212.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. sarılık. Hasta kanı ile kontamine eşyalarla parenteral temas – Anti-HEV IgM B. %40’ından HBV. Bronholm hastalığı. Viral miyokarditlerin de en sık etkeni. Çekilen telekardiyografide kardiyomegali saptanmış. D. ayrıca çocuklarda. ayaklarında şişme ve parmaklarında morarma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. %20’sinden ise HCV sorumludur. HCV RNA Anti-HBc total HBV DNA Anti-HAV IgM Anti-HCV Verilen tablo. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çocuklarda abdominal ağrı. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Đnfeksiyonlara bağlı hepatitlerde. C. B. yüksek ateş. EKG’de ise PR mesafesinde uzama görülüyor.DrTus. klinik belirtilerle seyreden viral hepatitlerin yaklaşık %30-35’inden HAV. Musluk suyu – Anti-HEV IgG C. Miyokarditlerin en sık gerekçesi viral infeksiyonlardır. Diğer seçeneklerde hepatit B’ye ait akut belirteçlerin bulunmaması. hepatit C’nin görülmemesi tanıyı desteklemektedir. Coxsackie B virüsüdür. Yapılan muayenesinde ağrılı. bulantı. Ekovirüs 93 Plörodini (epidemik miyalji. D. Đnfantlar tehdit altındadır. hepatomegali ve parmak uçlarında siyanoz varlığı dikkati çekiyor. Kantinde satılan katı gıdalar – Anti-HBc IgM 93 . B. öksürük. hemofili hastası gibi özellikli bir risk grubu içinde bulunmadıkça. Olgumuzun yaş grubu dikkate alınırsa en olası etken HAV’dır. Bu hastada tanıya yönelik olarak yapılması gereken ilk serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Ülkemizde HAV infeksiyonu büyük çoğunlukla çocukluk yaşlarında geçirilmektedir. Birden başlayan ateş ve hareketle artan unilateral göğüs ağrısı. taşikardi. şeytan gribi): Coxsackie B virüsü infeksiyonudur. bu çocuğun hepatit geçirmekte olduğunu belirtmektedir. Cevap: C 210. Kaldı ki HCV infeksiyonu bu derece şiddetli klinik tablolarla ve 50 kat artış gibi transaminaz patolojileriyle seyretmemektedir. Zaten diğer seçenekler de bu tanıya gidilmesi yönünde zorlamaktadır. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile getiriliyor.

ateş. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. Primer infeksiyon: Virüsün yeni alındığı ve ilk replikasyonun başladığı dönemde hastalarda herhangi bir belirti 94 . HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. Ancak. D. ateş. Đnfeksiyon sırasında hiperakut dönemde IgM ile birlikte IgG de pozitifleşir.Bir yaşındaki bir bebek. bir akut hepatik yetmezlik tablosunun bulunduğunu ortaya koymaktadır. kusma. Damar içi uyuşturucu kullandığı bilinen yetişkin bir erkek hasta. Đshal bir hafta veya daha uzun sürebilir. HBV DNAB. göz aklarında sararma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. Yaklaşık bir ay önce ortak injektör kullandığı bir arkadaşında Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu saptandığı öğreniliyor. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tabloya neden olabilen etkenin tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken laboratuvar test aşağıdakilerden hangisidir? A. Gebelerde infeksiyon daha ağır seyreder. Dışkıda lökosit ve kan yoktur. Hastalık infant ve küçük çocuklarda. B. kusma ve ishal yakınmaları ile getiriliyor. Viral hepatit varlığında bilinç değişikliklerinin gelişmesi. E. Genellikle 39-400C yüksek ateş. Asla kronikleşmez. mortalitesi HAV’dan 10 kat daha fazladır (%1-2).5-1). boğaz ağrısı. ALT 578 U/L (N: 15-40). Yapılan muayenesinde ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 94 Hepatit E Virüsü. AIDS ile ilişkili kompleks D. bulantı. erişkinlere oranla daha ağır seyreder. kas-eklem ağrıları ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Klinik AIDS HIV infeksiyonunda klinik seyir: a. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. Anti-HDV IgM C. şiddetli bulantı. Cevap: A 215. Semptomatik Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu E. C. protrombin zamanının tehlikeli boyutlarda uzamış ve serum amonyak düzeyinin artmış bulunması. anti-HBc IgM negatif olarak saptanıyor. bebek (6 ay-2 yaş) ishallerine yol açan en sık (%50) etkendir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Dehidratasyon diğer çocuk ishali etkenlerinin yol açtığından çok daha şiddetlidir. Rotavirüs Salmonella enteritidis Norwalk virüs Enterotoksijenik Escherichia coli Ekovirüs Rotavirüs. bilirubin total 20 mg/dL (N: 0. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. HBV infeksiyonları olamaz. Akut retroviral sendrom B. anti-HAV IgM negatif. HCV RNA Hepatit E Virüsü. protrombin zamanı 22 sn (N<15). Kuluçka süresi 1-7 gündür. Yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer ekojenitesinde staetozu düşündüren artış bildiriyor. serum amonyak düzeyi 158 g/dL (N: 15-56). Asla kronikleşmez. Tanısında anti-HEV IgM ya da IgG antikorları araştırılır. Yapılan dışkı mikroskopik incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmeyen olguda sıvı desteği tedavisi başlanıyor ve ishal yakınması on gün devam ettikten sonra kendiliğinden iyileşiyor. olguda ciddi bir seyrin. kusma. servikal LAP ve yaygın makülopapüler döküntü dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde AST 347 U/L (N: 15-35). Otuziki haftalık gebe bir kadın. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A. Hastanede kalma süresi daha uzun ve klinik seyir de daha ağırdır. Cevap: B 213. Gebelerde çok ağır seyreden böyle bir viral hepatit tablosu vardır. Anti-HCVD. Anti-HEV IgG E. HEV infeksiyonu. karın ağrısı ve ardından da ishal ile başlar. cildinde.DrTus. özellikle üçüncü üç ayda mortalite %25 gibi oldukça yüksektir. Cevap: D 214. Klinik latent dönemde Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu C. Olgumuzda anti-HAV IgM negatif ve anti-HBc IgM negatif verildiğine göre bu olgu asla akut HAV.

kusma ve aseptik menenjit tabloları sergileyebilir. Aspergillus fumigatus 95 . C. Cryptococcus neoformans B. B. Cevap: E 217. E. Cevap: A 216. c. adale ve eklem ağrıları.DrTus. Hastaya yapılan endoskopide özofagusta eritemli zeminde beyaz kümeler şeklinde lezyonlar görülüyor. Olguların %50-70’inde ise inatçı genel LAP (PGL) gelişebilir. Bazılarında ise infeksiyöz mononükleoz benzeri bir tablo (akut retroviral sendrom) gelişebilir. Bu dönemde viral latens yoktur. servikal LAP. farenjit. d. Semptomatik HIV infeksiyonları: Uzunca bir dönem sessiz kalan olgularda. Damar içi ilaç bağımlısı yetişkin bir erkek hasta yutma sırasında boğaz ve göğüs arkasında ağrı yakınmaları ile başvuruyor. b. Tekrarlayan vulvovajinal kandidoz Zona zoster Basiler anjiyomatöz Tuboovaryan apse Đnatçı yaygın LAP HIV infeksiyonu/AIDS Klinik Sınıflaması: • Kategori A: Asemptomatik ve klinik-latent dönem tablolarını kapsar. CD4+ T lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. semptomatik HIV infeksiyonu döneminden yaklaşık 1-2 yıl sonra AIDS gelişimine tanık olunur. makülopapüler döküntüler. ateş (en sık). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Akut dönemden birkaç ay (2-6 ay) sonra antiHIV pozitifleşir (serokonversiyon). Hastanın yapılan tetkikleri sırasında anti-HIV 1+2 ve Western-Blotting testleri pozitif olarak bulunuyor. CD4+ T lenfosit sayısının 400/mm3’ün altına inmesi ile. D. Akut retroviral sendrom Asemptomatik infeksiyon Persistan jeneralize LAP • Kategori B: Semptomatik HIV infeksiyonu tablolarıdır. in situ serviks kanseri Tubo-ovaryen apse ile komplike pelvik inflamatuvar hastalık Periferik nöropati AIDS’e ilerleme semptomları (ARC) Saçlı oral lökoplaki • Kategori C: Klinik AIDS tablolarını sergileyen hastalar bu grup içinde yer alır. ishal. Basiler anjiyomatöz Oral ve tekrarlı vulvovajinal kandidoz Zona Listeriyoz Đmmün trombositopenik purpura Servikal displazi. Görülme sıklığına göre. lezyonlardan alınan örneklerin direkt mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan mayalar görülüyor. Đmmün yetmezlik gelişimi-Klinik AIDS: Tedavisiz olgularda.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 95 bulunmayabilir. bulantı. Candida albicans C. Đntrasellüler patojenlerin neden olduğu fırsatçı infeksiyonlar ve fırsatçı tümörler gelişir. immün yetmezlik dönemine yaklaşıldığını haber veren hastalıklar gelişmeye başlar. Klinik-latent dönem: Primer infeksiyondan sonra klinik olarak (kronik) latent dönem başlar. Anti-HIV testi ve HIV RNA pozitif olarak saptanan bir kadın hastada aşağıdaki klinik tablolardan hangisi CDC (Centers for Disease Control) kategori B ile uyumlu değildir? A.

AIDS’de gelişenlerde oral kavite tutulumu fazladır. pek çok cilt bölgesini tutabilir. Kalıcı hücresel immünite defekti olan şahıslarda lokal (tırnak. bronşit gibi derin kandidozlar çok önemli AIDS delilleridir. E. C. Gövde. AIDS olgularında en sık (%10-25) görülen malignitedir. HHV-8) belirlenmiştir. D. Diğer türlere göre. Görülme sıklığı çok fazla (%20-40) olan endojen bir mantar hastalığıdır. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında görülen Kaposi sarkomu. el bilekleri ve dizler en çok tutulan eklemlerdir. Ateş. boyun arka kısmında şişlik. tümör dokusunda Kaposi Sarkom Associated Herpesvirus (KS/AV. Cevap: D 219.) dikkat çekicidir. %20 olguda HIV infeksiyonunun AIDS’e ilerlediğini ortaya koyan ilk bulgudur. Histoplasma capsulatum E. Çocukluk dönemi aşıları konusunda yeterli bilgi alınamayan hastada tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik araştırma aşağıdakilerden hangisidir? A. tümörün immatür mezenşimal hücrelerden kaynak almış olabileceği söylenebilir. Non-Hodgkin lenfoma Hodgkin lenfoma Bazal hücreli karsinom Kaposi sarkomu Yassı hücreli karsinom Kaposi sarkomu: Damar endoteline ait olduğu kabul edilmekle birlikte. E. tenosinovit vb.DrTus. aşı uygulaması sonrasında da görülebilir. posterior servikal ve suboksipital bölgede birleşme eğiliminde LAP ile birlikte yüz ve gövdede seyrek makülopapüler döküntüler saptanıyor. halsizlik ve üst solunum sistemi belirtileriyle başlar. prolifere olan endotelin lenfatiklere mi. Pneumocystis carini 96 Kronik mukokutanöz kandidoz: Gelişmesi sürpriz olarak karşılanan ciddi kandidoz tablolarıdır. Çağdaş görüşe göre iki sistemden hiçbirisine ait olmadığı. Cevap: B 218. Lezyondan alınan biyopsi sonucunda mezenşimal kökenli hücrelerden gelişen bir malignite olduğu saptanıyor. B. el bileklerinde ağrı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Birkaç haftada kaybolsa da bazen aylarca. Cevap: B 96 . maküler bir lezyon ortaya çıkmış. Hastanın yapılan muayenesinde sert damakta peteşiler. giderek rengi koyulaşarak büyümüş ve papüler bir lezyona dönüşüyor. asemptomatik eritematöz makül şeklinde başlar. Özellikle kadınlarda fazla (>%30) olmak üzere eklem tutulumları (artralji. zeminde yatan immünite problemi olduğu için kısa süreli antifungal tedavi ile sağaltılamazlar. başta gastrointestinal ve respiratuvar sistemler olmak üzere birçok visseral organ tutulabilir. Türü ne olursa olsun tüm Kaposi sarkomu olgularında. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. hatta yıllarca sürebilir. Lezyonlar öncelikle ağrısız. Sorun. C. Mukozal yüzeyler. yoksa diğer kan damarlarına mı ait olduğu tartışmaları süregelmiştir. artrit. Bu hali ile melanositik bir lezyona ya da papülloskuamöz bir erüpsiyona benzer. Özofajit. Rubeola IgM Rubella IgM Anti-VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Mumps IgM Adelösan Dönemde ve Erişkinlerde Kızamıkçık: Pediatrik gruba göre klinik belirtilerin şiddeti ve komplikasyonları daha fazladır. Bazı olgularda visseral organ tutulumu da görülür. ancak geçicidir. Đnterfalanjial el eklemleri. Yirmiüç yaşındaki bir kadın hasta ateş. trakeit. renk koyulaşır. Eklem tutulumu. pretibial bölgede eritemli. Bu ilk lezyonlar genişler. Özofagusta eritemli zeminde beyaz plaklar görülür. vajina gibi) bir yerleşimin yayılması sonucunda gelişir. Kandida özofajiti ağır bir tablodur. B. Carpal-Tunnel sendromu. CDC kategori C HIV infeksiyonu bulunan erişkin bir erkek hastanın sol bacağında. kol ve bacaklarda daha sık olmakla birlikte. boyun.

4. D. Merkez sinir sistemi: Sıktır. Hepatosplenomegali 8. pigmenter retinopati. HSK gelişim riski fazladır. Yapılan Dermatoloji konsültasyonu sonucu porfiria kutanea tarda tanısı konulan hastada öncelikle araştırılması gereken viral infeksiyon etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. ASD. pulmoner stenoz. Hepatit C virüsü B.Cilt döküntü ve kanamaları (kemik iliği problemleri) 10. mikrosefali. spastik kuadriparezi. mikrosefali. Yetişkin bir erkek hasta yüz ve ellerinde daha belirgin olan yaralar çıkması nedeni ile başvuruyor. Yenidoğan bir erkek çocukta mental retardasyon. ağrısız lezyonlar görülüyor. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte).Diabetes mellitus (tip I. glokom. Göz: Katarakt. Yapılan muayenesinde özellikle güneşe maruz kalan vücut bölümlerinde ülsere. C. 3.Đmmün yetmezlik tabloları 11. E. hidrosefali. Toksoplazmoz Kızamık Kızamıkçık Sitomegalovirüs Suçiçeği Konjenital Rubella Sendromu: 1. HCV infeksiyonu. esansiyel mikst kriyoglobülinemi gelişiminin ana nedenidir. Kronik hepatit C nedenli siroz olgularının %50’sinde saptanır. Kalp: Patent ductus arteriosus (PDA). HBsAg Anti-HCV Anti-HEV IgG Anti-HBc IgM Anti-HAV IgM HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: Kronik olgularda karaciğer ultrasonografisinde karaciğer steatozu görülür.Kemik anomalileri Cevap: C 221. 2. Cevap: B 222. iris hipoplazisi. Pnömoni 9. Epstein-Barr virüsü 97 . katarakt ve sensörinöral tipte işitme kaybı saptanıyor. D.Diğer endokrinopatiler 13. mikroftalmi. Trombositopeni 7. kas ve eklem ağrıları ve peteşiyal döküntü yakınmaları nedeni ile izlenen yetişkin bir kadın hastanın yapılan tetkikleri sonucunda esansiyel mikst kriyoglobülinemiye bağlı vaskülit tanısı konuluyor. B. Đntrauterin gelişme geriliği 5.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 97 220. foramen ovale açıklığı. miyokardit. Mental retardasyon. ensefalit. Bu hastada bir sonraki aşamada öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. B. C. HLA DR3 varlığında fazla) 12. En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. E. Hepatit 6. VSD. sensorinöral sağırlık ve progressif rubella panensefaliti (>10 yaşta) görülür. Ateş.DrTus. Sözü edilen anomalilere neden olabilen en olası konjenital infeksiyon aşağıdakilerden hangisidir? A. mikroftalmi.

Rubeola virüs 98 HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. Yara sabun ve su ile yıkanmalıdır. Bir sokak köpeği tarafından. Tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen olguların %10-50’si kaybedilir. Viremik hasta kanının transfüzyonu yolu ile de bulaş tanımlanmıştır. peteşiyal cilt döküntüleri ve ciddi visseral kanamalar görülebilir. Isırılan şahıs hemen aşılama programına alınır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. Evcil ve yabani hayvanlar veya göçmen kuşlar tarafından da bulaştırılabilir C. Uygun tedaviye rağmen mortalite %50’ye ulaşabilir Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi. Lokal yara tedavisi. skarlaşma. ülserleşme. 98 . Hastalığın ağır formunda akut ikterik hepatit. 7 ve 28. baş ağrısı. en çok görülen porfiria türüdür. Kene ısırmasından 1-3 gün. yaygın damar içi pıhtılaşması (DIC). Bir hafta önce bir Uzakdoğu ülkesinden dönen erişkin bir kadın hasta ateş. D. B. Lökositoz ve trombositoz en dikkat çekici laboratuvar bulgularıdır D. 0. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). ishal ve yaygın miyalji ile başlar. Genetik (üroporfirinojen III dekarboksilaz gen mutasyonu) ya da non-genetik (fazla demir alımı. Belirtiler erişkin çağda başlar. Yaraya. kuduzdan korunmada en etkili yöntemdir. baş ağrısı ve ishal yakınmaları gelişiyor. ancak hastalığı asemptomatik olarak veya çok hafif belirtilerle geçiren yabani tavşanlar. Parvovirüs B19 D. koagülopati. Etkinliği kanıtlanmamakla birlikte. kas-eklem ağrıları. infekte insan veya hayvan sekresyonlarına temastan 5-6 gün sonra yüksek ateş. Bunyaviridae içinde yer alan bir etken tarafından oluşturulmuş olabilir B. daha sonra ise cilt ve mukozalarda peteşiyal-purpurik döküntülerle birlikte diş etlerinde kanamalar ortaya çıkıyor. porfiria kutanea tarda. Klorokin ve venaseksiyon tedavisinden yararlanılabilir. yarısı ise gluteal kas içine olmak üzere uygulanmalıdır. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır? A. Özgül bir tedavisi yoktur. sığır ve koyunlar gibi çiftlik hayvanları ve evcil hayvanların kan ve lenfası ile temasın da bulaşta etkili olduğu bilinmektedir. C. insan ve hayvanlara kenelerle bulaştırılan bir Bunyaviridae-Nairovirüs infeksiyonudur. Cevap: D 225. baş ağrısı. 20 IU/kg HRIG yarısı yara çevresine. virüsü derin dokulara veya nöronlara iletme riski nedeniyle. bulantı. Bu hastanın korunması için öncelikle yapılması gereken girişim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. PAN ve agranülositoz gibi komplikasyonlar görülebilir. trombositopeni. ışığa maruz kalan cilt bölgelerinde büllöz lezyonlar. Daha çok yaz ve sonbahar aylarında salgınlar yapar. bir saat önce. güneş ışığına duyarlılığın artması. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. Yara hemen sütüre edilmelidir. Virüs göçmen kuşlarda da belirlenmiştir. Porfiria kutanea tarda. Hepatit B virüsü E. 0 ve 3. virüsler. Cevap: A 223. E. Atılacaksa önce bölgeye immünglobülin uygulanır. çok gerekmedikçe sütür atılmamalıdır. Karaciğer demir miktarındaki artış nedeniyle kanser riski de fazladır. kusma. hormonlar) faktörlere bağlı olarak gelişebilir. kas-eklem ağrıları. Đnfekte olmuş. bacağından ısırıldığını ifade eden yetişkin bir kadın hasta acil servise başvuruyor. kuduzdan korunmanın ana ilkesidir. Alınan anamnezde yaklaşık bir yıl önce benzer bir olay nedeniyle tam doz kuduz aşılaması yapıldığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde sol bacak arka yüzünde yaklaşık üç cm uzunlukta. Üç gün önce kene tarafından ısırılan bir çiftçide yüksek ateş. tiroidit. tilkiler. ribavirin kullanımı önerilmiştir. Kuduz gelişimini %90 önler. Olgularda lökopeni ve ağır trombositopeni dikkat çekici düzeydedir. Ayrıca. mezanjiyoproliferatif glomerülonefrit. Cevap: C 224. cilt altına kadar inen laserasyon saptanıyor. Trombosit süspansiyonu tedavisi yaşam kurtarıcı olabilir. pigment değişiklikleri ve kıllanmada artış görülür. Tedavide ribavirin kullanılabilir E. Yaranın acilen sabunlu su ile temizlenmesi.DrTus. aplastik anemi.

yaygın interstisyel infiltrasyon görülür. üşüme ve titreme ile yükselen inatçı bir ateş. Serumda saptanan yüksek LDH düzeyleri. Sonraki hafta içinde ateş tekrar yükselir. Cevap: E 226. baş ağrısı. Epidermophyton floccosum Malassezia furfur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Microsporum canis D. Yaz tatili dönüşünde gövdesinde gelişen lekeler nedeni ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde. iki taraflı. Her iki ayak baş parmaklarının tırnaklarında sararma. sırt ve boyunda kahverenginde yuvarlak-oval ve renk değişimi dışında belirti vermeyen lezyonlar vardır. yaygın interstisyel infiltrasyon görülüyor. Mortalite %10. Trichophyton rubrum C.DrTus. hiperkeratotik lezyonlar görülüyor. Bu hastadan alınan örneklerin kültürlerinden aşağıdaki etkenlerden hangisinin izole edilmesi beklenmez? A. Trichophyton schoenleinii 99 . Yapılan kan tetkiklerinde lenfopeni ve LDH yüksekliği dikkati çeken hastada çekilen akciğer grafisinde iki taraflı. Mantar. Ebola-Marburg Hastalığı – Filovirus Đnfluenza – Đnfluenza virüs (H5N1) Dangue – Bunyavirus Hantaan virüs pulmoner sendromu – Bunyavirüs SARS – Coronavirus Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu Coronavirus (SARS-CoV) infeksiyonunun kuluçka süresi ortalama 6 (2-10) gündür. Tedavide %2 selenyum sülfitli losyon. D. dispne ve olguların %10-20’sinde yapay solunum desteği gerektirecek şiddette akut solunum yetmezliği gelişir. Gelişmesinde ısı ve nem gibi lokal konak faktörleri etkilidir. akciğer hasarının derecesi hakkında fikir verebilir. Hızla solunum yetmezliği gelişen ve mekanik ventilasyon uygulanmaya başlanan hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında öncelikle düşünülmesi gereken klinik tablo ve etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Lipidden zengin parenteral nütrisyon uygulananlarda ise kateter kaynaklı invazif hastalık tablolarına yol açabilir. Trichophyton rubrum C. kaşıntısı ve ağrısı olmayan. hatta bazı serilerde %20’lere ulaşmıştır. Çoğu olguda birkaç gün içinde ateş düşer. halsizlik. Kuru öksürük. kabalaşma ve şekil bozukluğu yakınmaları ile Dermatoloji polikliniğine başvuran yetişkin bir erkek hastanın ayak tırnaklarından alınan kazıntıların doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar saptanıyor. Hastalar lenfopeniktir. kan ve dışkıda aranması ve özgül antikorların araştırılması (EIA) ile özgül tanısı konulmaktadır. moleküler yöntemlerle (PCR) virüsün balgam. üremek için yağ asitlerine gereksindiği için ciltteki sebumdan zengin bölgelerde kolayca kazınabilen seboreik hiperkeratoz tarzında bir hastalık (Ptyriasis versicolor) oluşturur. yuvarlak.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 99 öksürük ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Yuvarlak maya formları ve kısa hifler halinde ürer (spagetti ve köfte görünümü). C. nazofarinks sürüntüsü. Akciğer grafilerinde. hızla ilerleyen. kas ve eklemlerde rijidite ve miyalji semptomları izler. E. Malassezia furfur E. B. Cevap: D 227. gövde üst kısmında kahverengi. Gövdenin üst kısmında. Trichosporon beigelii B. Bunu. Microsporum canis B. stratum corneum’u aşmaz. Doku kültürlerinde etkenin üretimi. azollü kremler veya 5-10 günlük 200 mg/gün oral ketokonazol veya itrokonazol tedavisi etkilidir.

D. Microsporum gypseum önemli türlerdir. Hastanın yapılan muayenesinde saçlı deride bir alanda saçların çıkış yerinden birkaç milimetre sonra kırılarak döküldüğü. Saçı ve deriyi tutarken. On yaşındaki bir kız çocuğu saçlarının bir kısmının dökülmesi yakınması ile getiriliyor. D. Hastanın yapılan muayenesinde her iki inguinal bölgede. Mikrokonidyumu bulunmaz. C. • Microsporum: Microsporum canis. Çoğunlukla makrokonidyumlar yaparlar. B. Microsporum audouinii. uyluklara doğru yayılan.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Epidermophyton floccosum 100 • Trichophyton: Trichophyton rubrum. Ayak parmakları arasında lezyonlar sulu. Hem saç hem cilt hem de tırnağı infekte ederler. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. Tinea inguinalis – Trichophyton rubrum Tinea corporis – Epidermophyton floccosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum 100 . Mikrokonidyumu bulunmaz. Cevap: B 229. Genelde mikrokonidyum yaparlar. En fazla saptanan etkenler (sırası ile) Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Trichophyton mentagrophytes var interdigitale ve Trichophyton tonsurans dermatofitozdan soyutlanan en sık Trichophyton türleridir. Trichophyton tonsurans Epidermophyton floccosum Microsporum gypseum Trichophyton rubrum Microsporum canis Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. Amatör sporcu olduğunu söyleyen 18 yaşındaki bir erkek hasta. Lezyonun kenarlarından alınan kazıntının %10 KOH ile muamelesinden sonra yapılan mikroskopik incelemesinde raket şeklinde makrokonidyumları olan fungal yapılar görülüyor. kasıklarında kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. ortası soluk ve pullanmış lezyonlar görülüyor. B. E. Cevap: E 230. Ayak parmakları arasında kaşıntı yakınması ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde her iki ayak dördüncü ve beşinci parmaklar arasında ki ciltte fissürleşme ve maserasyon görülüyor. D. veziküllü ve kaşıntılı özelliktedir. Trichophyton mentagrophytes E. Ayak sırtı ile taban cildi sınırında başlar. C. asla tırnağı etkilemezler.DrTus. interdigitale’dir. kenarları eritemli ve kabarık. Epidermophyton floccosum Trichophyton mentagrophytes Trichophyton tonsurans Microsporum canis Trichophyton rubrum Tinea pedis (atlet ayağı): Karşılaşılan en sık dermatofitozdur. E. Cevap: A 228. • Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. Trichophyton schoenleinii. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tanımlanan klinik tablonun etkeni aşağıdakilerden hangisi olamaz? A. B. deride ise eritem ve püstüller olduğu görülüyor. C.

Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Favus – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Siyah piedra – Piedraia hortae Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Trichophyton schoenleinii. Yapılan muayenesinde yuvarlak. Etkenleri Epidermophyton floccosum veya Trichophyton rubrum’dur. B. Saç içinde tüneller oluşturur. D. Cevap: C 101 . ciltten çıkış yerinde kırılır. Tedavi edilen olgunun daha sonra yapılan kontrollerinde saç kaybının kalıcı olduğu görülüyor. E. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen sekiz yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde saçlı derinin normal görünümde olduğu ancak. E. Saçlı deride inflamasyon ve pis kokulu kabuklanma (skutula) görülür. E. C. D. B. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen yedi yaşındaki bir erkek çocuğun yapılan muayenesinde saçlı deri frontal kısmında kötü kokulu. Tinea capitis – Trichophyton tonsurans Favus – Trichophyton schoenleinii Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum Tinea barbae: Hayvancılıkla uğraşanların hastalığıdır. Trichophyton schoenleinii Microsporum canis Trichophyton verrucosum Epidermophyton floccosum Trichophyton tonsurans Saç kökü ve içinin infeksiyonuna endotriks infeksiyon denir. saç tellerinin çıkış yerinden kırılarak döküldüğü görülüyor. D. Genç erkek (asker. eritem gibi yangısal reaksiyonlar nadiren görülür. Alınan saç kılı örneklerinin mikroskopik incelemesinde saç kökü ve içine yerleşmiş fungal yapılar görülüyor. Cevap: E 233.DrTus. Puberte sonrasında görülür. Cevap: D 232. Bölgesel ve kalıcı kelliğe yol açar. Bu hastada en olası tanı ve en sık yol açan etken aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. kabuklanmış lezyonla birlikte saç dökülmesi saptanıyor. Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. C. Tinea unguium – Trichophyton rubrum 101 Tinea inguinalis (cruris): Kasıklarda gelişen kaşıntılı dermatofitozdur. Trichophyton verrucosum (en sık). B. Yetişkin bir erkek hasta.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. sınırları belirgin. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Oluşan tabloya favus denir. Saç. atlet) hastalığıdır. Cevap: D 231. eritemli bir lezyon görülüyor. Çocuklarda en sık etken Trichophyton tonsurans’tır. Sıklıkla bakteriyel süperinfeksiyonlarla komplikedir. saçı medullasına kadar invaze eder. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Çevrede pullanma. Alınan kazıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar görülüyor. sağ yanağında sakal bölgesinde kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. interdigitale tarafından oluşturulan sakal cildi dermatofitozudur. Hastalık oldukça bulaşıcıdır. C. Genellikle penis ve skrotumu etkilemez.

Kısa süre önce tinea pedis tanısı konularak lokal antifungal ilaçlarla tedavisine başlanan yetişkin bir kadın hasta. Daha çok el ve ayaklarda küçük folliküler papül. Genelde sistemik belirti vermez ve laboratuvar olarak normaldir. Zoofilik dermatofitlerle gelişenler daha çok inflamasyonla ve hatta püstüllerle (kerion) seyreder. Id reaksiyonlularda intradermal uygulanan trikofitin ile tüberkülin tipi (Tip IV) ADR gelişimi saptanır. Tinea corporis C. C. Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta sağ eline diken batmasından sonra gelişen ağrısız yaralar nedeni ile başvuruyor. Đd reaksiyonuD. mantar antijenlerinin tetiklediği immün mekanizmalar sorumludur. Lezyonun ortasında çok az inflamasyon vardır.DrTus. dış sınırı ise kırmızı renktedir. Bölge lenfatikleri kalın olarak ele gelir. E. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Antropofilik dermatofitlerle gelişenler ise kronikleşmeye daha meyillidir. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. saçlı deri cildinde süpüratif lezyonla birlikte saç kaybı olduğu saptanıyor. Özellikle ektotriks infeksiyonlarda olay eskidikçe lezyon piyojen karakter kazanır. C. Tinea pedis tedavi edilince kendiliğinden iyileşir. Saç örneklerinin mikroskopik incelemesinde ise saç teli gövdesinin dışını tutan fungal yapılar görülüyor. kaşıntılı kabarcıklar yakınması ile başvuruyor. Başka bir deyişle mantar antijenlerine karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur. Tinea manuumB. Olay kronikleşir. Keriona yol açan en sık etken Trichophyton verrucosum’dur. Cevap: D 102 . Yapılan muayenesinde el ve el bileğinde ülserler ile birlikte ön kolda ağrısız eritemli cilt altı nodül ve lenfanjit saptanıyor. Travma sonucu bitkilerden bulaşır (çiçekçi hastalığı). Lenfatiklerde sert şişlikler oluşur. Bunlar daha sonra ülserleşir. pullanmış. Lezyonlarda artrospor veya hif bulunmaz. Cevap: A 235. E. Tinea unguum E. ciltten kabarık ve hızla yayılan lezyonlardır. ellerinde yeni ortaya çıkan. Yapılan muayenesinde her iki el dorsalinde papül ve veziküller saptanıyor. Ciltte akut veziküler ekzema türünde lezyonlar gelişir. Lezyonlardan alınan örneklerin mikroskopik incelemesinde herhangi bir fungal yapı görülmüyor. genellikle el parmaklarında dermatofitid veya kısaca id reaksiyonu adı verilen bir tablo tanımlanmıştır. Tablodan. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. veziküller ve püstüller görülür. Cevap: C 236. Buna kerion celsi denmektedir. Yapılan sistemik muayenesinde ve rutin laboratuvar tetkiklerinde herhangi bir patoloji saptanmayan hastadan alınan rutin kültürlerde herhangi bir bakteri izole edilmiyor. tinea bölgesi dışında. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 102 234. Yapılan muayenesinde sol temporal bölgede. Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Tipik dermatofitoz lezyonlarına tinea adı verilir. D. Maduramikoz Tinea pedis’li bazı hastalarda. Lenfatik yayılım sonucunda buna yakın proksimal bölgelerde yenileri oluşur. Alınan cilt örneklerinin mikroskopik incelemesinde mikrokonidyumlar oluşturan fungal yapılar görülüyor. Ondört yaşındaki bir erkek çocuk saçlı deride yara ve buna bağlı saç dökülmesi yakınmaları ile başvuruyor. kaşıntılı. B. Anüler. Bulaşın olduğu ekstremite bölgesinde tipik olarak ağrısız eritematöz subkutan nodüller gelişir. Maduramikoz Kromomikoz Lobomikoz Sporotrikoz Histoplazmoz Lenfo-kutanöz sporotrikoz: Olguların %80’inde görülen klinik tablodur. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.

E. apse ve granülomlar görülmüştür.Sporothrix schenckii Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi Maduramikoz – Nocardia asteroides Zigomikoz – Rhizopus sp. kemik ve kasta ağrısız lezyonlarla seyreder. sağ ayak sırtında. kronik. Apseler drene edildikten sonra yerlerinde boşluklar kalıyor. Yapılan muayenesinde ayak sırtında cilt. Bağ dokusu ve kemik dokularda süpüratif. cilt altı ve kemik dokuları tutan. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Miçetom – Madurella mycetomatis Sporotrikoz . El ve ayakta apselerle seyreden lokal. Toprak ve çürümüş bitkilerde yaşayan etken mantarlar. içinden irin akan şişlik yakınmaları nedeni ile başvuruyor.Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta. Önemli triad. Cilt. son üç ay içinde yavaşça gelişen. nadiren eller. D. Sıklıkla orta yaş grubundaki çiftçi erkeklerde görülür.DrTus. Cevap: A 103 . B. drene olmaya eğilimli granülom ve apseler (miçetom) meydana gelir. ağrısız. yavaş gelişimli bir infeksiyondur. cilt altı. travma sonucunda dokulara geçer. ayakta miçetom+endure şişlik+cerahat boşaldıktan sonra çok sayıda boşluk. yaralanan ve toprakla temas eden bölgelerde gelişir. C. En çok ayak sırtında. kafa ve boyunda. sonra cilt altına invaze olurlar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 103 237. fasya. Önce ciltte inflamasyon oluştururlar.

siyah noktalar içeren verrüköz lezyonlarla birlikte sağ bacakta yaygın lenfödem saptanmıştır. toprak ve çürümüş bitki mantarlarınca oluşturulur. kaşıntılı. Cilt ve cilt altında lokalize kronik fungal infeksiyondur. Lezyon tamamen çıkarılamamışsa nüksler gelişir. lenfadenit nedeni ile tıkanma sonucu bölgede lenfödem. Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi. Yetişkin bir erkek hasta sağ bacağında şişme yakınması ile başvuruyor. E. Aspergillus fumigatus Histoplazmoz. öksürük. Kaşıntılı. Lezyonlar kaşıntılı. Sporotrikoz – Sporothrix schenckii. Maduramikoz – Nocardia asteroites Zigomikoz – Rhizopus sp. ancak çoğunlukla ağrısızdır. ateş. tipik olarak verriköz. Lenfatik yayılımla daha uzak bölgelere ulaşabildiği gibi. sklerotik ve hiperplazik cilt değişiklikleri şeklinde görülen keratolitik apselerden ibarettir. Cevap: B 239. Candida albicans C. Asemptomatik infeksiyon: Sadece akciğer filminde belirlenir. Yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Đki ay önce bir mağara keşfine katıldığını ifade eden bir araştırmacı. Miçetom – Madurella mycetomatis. Cladosporium ve Exophiala gibi gri-kahverengi hifler oluşturan. Pneumocystis cariniB. Burası iyileşirken yanında yenileri çıkar ve gruplar halinde. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer apeksinde kavite oluşumu görülen hastadan doğrudan ve bronkoalveoler lavaj yöntemi ile alınan balgam örneklerinin aside dirençli boyaması negatif olarak bildiriliyor. Tedavide lezyon küçükken cerrahi olarak veya kriyoşirurjikal olarak çıkarılması yeterli olabilir. C. Coccidioides immitis E. patogenezi ve kliniği tüberküloza benzeyen bir hastalıktır. 104 . Histoplasma capsulatum D. Bu nedenle çoğu olguda medikal tedavi gereklidir. Uzun bir süre önce dahi olsa. hatta elefantiyaz gelişimine de yol açabilir. B. Fonsecaea pedrosoi (en sık). küçük. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Phialophora. Lezyonlardan alınan kazıntıda tipik kahverengi hiflerin ve birleşik halde duran. oval maya hücreleri görülüyor. geçirilmiş travma öyküsü önemlidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 104 238. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ ayak sırtına diken battığı öğreniliyor. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. küçük ve pembe bir papül ile başlar. Bronkoalveoler lavaj örneklerinin Giemsa ile boyanmasında ise alveoler makrofajlar içinde tomurcuklanmış. Hastanın yapılan muayenesinde ayak sırtında ağrısız. Lezyonlar. verriköz ve yer yer siyahımsı noktalanmalı bir hal alır. Verrüköz lezyonlardan alınan kazıntı örneklerinin mikroskopik incelemesinde kahverengi hiflerle birlikte bölünmemiş mantar hücresi kümeleri (sklerotik cisimler) görülüyor. kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile başvuruyor. D.DrTus. 1. bölünmemiş mantar hücresi kümelerinin (sklerotik cisimler) görülmesi veya kültür ile tanıya varılabilir.

akciğer infiltrasyonu görülür. son iki hafta içinde yavaşça gelişen baş ağrısı. LAP gelişir. kişilik değişiklikleri nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor. dispne. B. Tanı. bulantısız şiddetli kusmalar.000/mm3’ün altındadır ve nötrofil sayısı lenfosit sayısından daha fazladır. Primer akut akciğer hastalığı: Grip gibi tablo. sol kolunda ve bacağında güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. servikal ve aksiller LAP ile birlikte hepatosplenomegali saptanıyor. hepatosplenomegali. Cevap: E 242. Reaktivasyon sonucu gelişen apikal akciğer tüberkülozuna benzer. B. immünite problemi yaşayanlarda görülen kronik pürülan bir menenjittir. 3.DrTus. Kronik kaviter hastalık: Öksürük. kusma. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. 4. antijen saptanması ile pekiştirilebilir. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. 105 . Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS incelemesi bulguları aşağıdaki gibidir: Basınç Renk Görünüm Hücre Protein Glukoz : : : : : : Artmış Gri Bulanık 350/mm (%60PMNL) 3 Artmış Azalmış Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 105 2. Candida albicans Cryptococcus neoformans Kriptokok menenjiti. ateş nedeni ile getiriliyor. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. LAP gelişir. D. Cevap: C 240. Hastadan alınan periferik yaymanın incelenmesinde monositlerin sitoplazmasında tomurcuklanmış maya hücreleri görülüyor. apekste kavite. pürülan balgam. bulanık olarak görülür. BOS’ta hücre sayısı genelde 1. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. fatal seyreder. fatal seyreder. Progressif dissemine hastalık: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. AIDS nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir kadın hasta. BOS örneklerinin çini mürekkebi ile boyanarak incelenmesinde boya almayan geniş boşluklar içinde çiftler halinde bulunan maya hücreleri görülüyor. CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olan erişkin HIV infeksiyonlu bir kadın. Cevap: A 241. hiler LAP. hepatosplenomegali. D. Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Candida glabrata Cryptococcus neoformans Blastomyces dermatitidis Progressif dissemine histoplazmoz: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. Hastanın yapılan muayenesinde dil ve orofarinkste ülserler. akciğer infiltrasyonu ile erişkinlerin primer tüberkülozuna (Ghon kompleksine) benzer. C. basıncı artmış olan BOS gri renkli. E. C. Mycobacterium tuberculosis Toxoplasma gondii Rhizopus sp. Yapılan lomber ponksiyonda. E. Non-Hodgkin lenfoma nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir erkek hastada son bir hafta içinde gelişen baş ağrısı. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. hemoptizi.

çarpıntı. C. Kandidüri E. bacaklarında şişme 106 . kalp (endokardit). uzun süreli kostikosteroid veya immünsüpressif tedavi kullanımı ve hematolojik maligniteler söz konusu ise. üriner sondalı hastaların idrarında yoğun olarak Candida görülmesi patolojik bir durum olarak karşılanmamalıdır. Olguların %50-75’inde tanısaldır. Coccidioides immitis Candida krusei Candida tropicalis Cryptococcus neoformans Histoplasma capsulatum 106 Kriptokok menenjitinde tanı. sistemik kandidoz. dalak ve beyindir (menenjit). Bunun dışında üreaz testi ve nitrat redüksiyon testi ile de tanıya varılabilir. IV ilaç bağımlılığı ve hiperalimentasyon uygulamaları gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında gelişir. ateş. nefes darlığı. endokardit: Uzun süre uygulanmış olan IV ve üriner kateterizasyon. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tablo aşağıdaki fungal infeksiyonlardan hangisinin görülme riskini artırır? A. antijen saptanması ile konur. Esasen. Candida sepsisi Kandidemi. Ayrıca BOS’un çini mürekkebi ile negatif boyaması ile de geniş kapsül ve blastokonidya görülebilir. Ancak.DrTus. Oral kandidoz C. Bu olgularda sınırlı bir kandidemi yaşanması doğaldır. BOS’dan etkenin üretilmesi mümkündür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. En çok etkilenen organlar böbrekler. karaciğer. Cevap: D 243. Damar içi ilaç bağımlısı olduğu öğrenilen yetişkin bir kadın hasta. Cevap: E 244. Kronik mukokutanöz kandidoz D. E. Đntertrijinöz kandidoz B. Mantarın kapsüler antijeni BOS ve serum gibi klinik örneklerde lateks aglütinasyonu ile aranabilir. yüksek mortaliteli sistemik kandidoz (Candida sepsisi) ve multifokal nodüler veya apse formunda organ kandidozları gelişebilmektedir. bu olgularda bir de kronik granülomatöz hastalık gibi bir fagosit fonksiyon bozukluğu. B. D. Kolon kanseri nedeni ile kemoterapi görmekte olan yetişkin bir erkek hastanın mutlak nötrofil sayısının 450/mm3 olduğu görülüyor. sistemik mikoz etkenlerinin aksine tanı.

Candida albicans’tır (%8590). Candida krusei ve Candida parapsilosis infeksiyon sıklığında artış kaydedilmiştir. Vajinal kandidozda kaşıntı (en sık semptom) ve çoğunlukla yoğun. En sık fungal etken. Candida parapsilosis Candida albicans Torulopsis glabrata Candida krusei Candida tropicalis Büyük vejetasyonlar ve yüksek mortalite riski ile bilinen Candida endokarditlerinde en sık etken Candida albicans’tır. Cevap: A 245. Alınan kan kültürlerinde germ tüp oluşturmayan maya hücreleri izole ediliyor.5’in altındadır. E. psödohif gelişimi ve miçelyal fazın sürdürülebilmesi. Hastanın yapılan muayenesinde sternum alt ucunda 3⁄4 şiddetinde diyastolik üfürüm duyuluyor. Đntravenöz ilaç bağımlılarında gelişen endokarditlerde Candida parapsilosis. Hastalığın başlangıç döneminde vajinal pH yüksek ise etkenin mukozaya yapışması kolaylaşır. plaklardan alınan örneklerin doğrudan mikroskopik incelemesinde üzerlerinde blastokonidyumlar bulunduran psödohifler görülüyor. immünsüpresyon. Kemik iliği transplant alıcısı hastalarda Candida krusei ve Candida lusitaniae birlikteliği dikkat çekicidir. D. C. beyaz. Cevap: D 246. Yetişkin bir kadın hasta vulvada kaşıntı ve peynire benzeyen vajinal akıntı yakınmaları ile başvurmuştur. Bunun dışında. yanma ve yutma zorluğu yakınmaları ile başvuruyor. B. Uzun süre flukonazol ile tedavi edilmesine rağmen klinik düzelme sağlanamayan olguda aşağıdaki antifungallerden hangisi tercih edilmelidir? 107 . Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı Kontrol edilmemiş diyabet Gebelik Vajinal pH > 5 olması Oral kontraseptif kullanımı Kandida vulvovajinit: Trichomonas vajinitlerinden daha sık görülür. yakınmalar menstruasyon sonrasında belirginleşir. Candida albicans vulvovajiniti olgularında hastaların daha önce antibiyotik kullanıp kullanmadıkları sorgulanmalıdır. 4. oral kontraseptif kullanımı ve özellikle de gebelik gibi kolaylaştırıcı faktörler akılda tutulmalıdır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. bakteriyel vajinozlar ve trikomonal vajinitlerden ayrım açısından önemlidir. menstruasyon döneminden bir hafta önce başlar. germ tüp testinin pozitif olduğu saptanıyor. Albicans dışı Candida endokarditlerinde bazı özellikler vardır: Lösemili hastalarda gelişen infektif endokardit olgularında Candida tropicalis sıklığı gittikçe artmaktadır. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 107 yakınmaları ile başvuruyor. vajinal ağrı ve yanma. Genel bir ilke olarak. Bu özellik. Candida tropicalis. AIDS nedeniyle antiretroviral tedavi almakta olan yetişkin bir erkek hasta göğüs arkasında ağrı. peynirsi akıntı. Son yıllarda (özellikle) Candida glabrata. Diğer vajinit etkeni olan Trichomonas vaginalis infeksiyonunda ise tersine. hormon replasman tedavileri. B. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi yukarıda tanımlanan klinik tablo için kolaylaştırıcı faktör değildir? A. slime tabakası üretebilmesine bağlanmaktadır. yapılan ekokardiyografik incelemede ise trikuspid kapağa yerleşmiş iri vejetasyon saptanıyor. E. vajinal kandidozda vajinal pH değişmez. disparoni ve eksternal dizüriden oluşan klinik tablo. Candida parapsilosis’in protez kalp kapak endokarditlerine de neden olabilme yeteneği. Ancak. asidik pH’ta daha kolaydır. Alınan akıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan maya hücreleri görülmüş. Yapılan endoskopik incelemede özofagus mukozasında eritemli zemin üzerinde beyaz renkli plaklar izleniyor. C. diyabet. en sık izole edilen Candida türüdür.

Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer apeksinde yer alan kavite içinde. Anatomi ve fizyolojiyi düzeltmek için cerrahi küretaj tedavisi uygulanır. Çoğul dirençli türlerce oluşturulan. Küf mantarıdır.DrTus. granülomatöz fungal sinüzit tablosudur. Kronik baş ağrısı. C. B. Kültürlerde kadife görünümü sergilerle r. dehidrate. Vorikonazol ve ekinokandinler. En sık karşılaşılan etken Aspergillus fumigatus’dur. D. Cevap: E 247. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kronik sinüzitlerin büyük bir çoğunluğundan sorumludur. bronkoskopi ile alınan örneklerin incelenmesinde ise 450 açı ile dallanan septalı hifler ve bunlardan çıkan düz konidyoforlar içeren küf mantarı görülüyor. ciddi. Sağ maksillar sinüsten ponksiyonla alınan örneğin incelenmesinde 450 açı ile dallanan septalı hifler içeren küf mantarı varlığı saptanıyor. bir Candida türünde (Candida lusitaniae) amfoterisin-B direncinin bildirilmiş olması. ciddi oral. Geniş bir üreme ısısı toleransları vardır. AIDS olgularında gelişen özofajitlerde flukonazol. B. Doğada ve insan dokusunda hep aynı formda (küf) bulunur. hızla ilerleyen. Aspergillus türleri. Toprakta bol miktarda bulunur. C. Genelde inflamasyon oluşturmaksızın sinüste kitle yakınmalarına neden olur. 108 . Bununla birlikte. Başlıca etkeni Aspergillus flavus’tur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. b) Allerjik-eozinofilik fungal sinüzit: Çevre havasında yoğun olarak bulunan Aspergillus fumigatus ve Curvularia lunata mantarlarına karşı gelişen allerjik bir patolojidir. Öncesinde akciğer tüberkülozu nedeni ile tedavi gördüğü öğrenilen yetişkin bir erkek hasta öksürükle birlikte kan gelmesi yakınması ile başvuruyor. E. Yapılan muayenesinde postnazal pürülan akıntı saptanan hastanın çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksillar sinüste havalanma azalması ile birlikte hava-sıvı seviyesi varlığı görülüyor. önemli bir sorunun başlangıcı olabilir. E. hafif konidyumlarla insanlara bulaşır. progressif yüz şişliği ve görme bozuklukları (orbital apeks sendromu) başlıca semptomlar olabilir. On yıldır tip 1 diabetes mellitus tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir kadın hasta ateş. Allerjiyi körükleyeceğinden sinüs içindeki mantar debrislerinin ve allerjik müsinin cerrahi olarak temizlenmesi gereklidir. Cerrahi ve anti-fungal tedavi gerektirir. c) Kronik yavaş seyirli sinüzit: Bir immün yetmezlik olmaksızın. D. 450 açı ile dallanan septalı hifler ve hiflerden çıkmış düz konidyoforlar yapar. düzgün kenarlı radyoopak lezyon izleniyor. Histoplasma capsulatum Coccidioides immitis Aspergillus fumigatus Blastomyces dermatitidis Aspergillus flavus Aspergillus. baş ağrısı. Anti-fungal tedavi gerekmez. Özellikle azol tedavisine rağmen sağaltılamayan özofajitlerde vorikonazol veya kaspofungin tedavisi tercih edilmelidir. burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuruyor. yuvarlak. derin kandidozlarda ise amfoterisin-B kullanılmalıdır. bitki çürümesinde etkindir. C. özefagus ve cilt kandidozlarında (kronik mukokutanöz kandidozlarda) sürekli flukonazol süpresyonu önerilmektedir. D. azol direnci gösteren Candida türlerine etkilidir. doğadaki en yaygın mantardır. Cevap: C 248. Candida albicans Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Mantar Sinüzitleri: a) Sinüste mantar topu: En çok maksiller sinüste görülür. E. Bu yapının ucunda bulunan. vulvovajinal. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ketokonazole göre daha üstün etkilidir. aylar-yıllar içinde gelişen invazif. B. Ketokonazol Nistatin Đtrakonazol Flusitozin Vorikonazol 108 Kalıcı immün yetmezlik olgularında tekrarlı. Aspergillus flavus Rhizopus sp.

(daha nadir olarak) Absidia. sinsi başlangıçlı ve başka bir etkenin sorumlu tutulamadığı yüksek ateş ve pnömoni tablosu hastalığı düşündürmelidir. C. Hastalarda V. B. orbita. insan alveollerinde. Tedavi ve profilaksisinde ko-trimoksazol kullanılır. Cevap: B 250. uzun süredir nötropenide bulunan lösemili veya organ transplantasyonu uygulanmış hastalarda da tanımlanmıştır. Konjunktivalarda şişlikler belirir. E. D. Candida sp. Sadece AIDS olgularında görülen ekstrapulmoner fırsatçı infeksiyonlar da bilinmektedir (göz. Akciğer filminde hilustan yayılan infiltrasyon ve akciğerde buzlu cam manzarası görülür. Rhizopus sp. Mucorales mantarları başlıca etkenlerdir. Bronkoalveolar lavaj ile alınan örneğin Giemsa boyası ile boyanmış preparatlarında kistik yapılar görülüyor. Serebral apseler belirlenebilir. B. 109 . duyarlılık ve özgüllüğü en yüksek yöntem olan bronko-alveoler lavaj ile alınan sıvı ve akciğer endoskopik veya transtorasik biyopsisi ile alınan doku örneklerinde Giemsa boyama ile kist ve trofozoitler görülür. hızla ve bolca üreyerek petri kutusu kapağını kaldıracak kadar kabarık koloniler yaparlar. ve VII. septasız ve birbirine dik açı yapmış hifler yapma şeklindedir. Mucorales takımı. C. carotis interna trombozu. Risk grubu hastalarda. Yapılan tetkikler sırasında anti-HIV ve HIV RNA pozitif olarak saptanan hastanın CD4+ lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. Ellibeş yaşındaki bir kadın hasta ateş. Rinoserebral zigomikoz: En sık görülen klinik formdur. ekstrasellüler yaşayan bir mantardır. Ketoasidoz tablosundaki diyabet hastalarında nötrofil fonksiyonları da bozulduğu için Zygomycetes mantarlarının çoğalması inhibe edilemez. Ko-trimoksazol profilaksisi uygulanmayan HIV infeksiyonu olgularında CD4+ T lenfosit sayısının mm3’de 200’ün altına düşmesi halinde interstisyel plazma hücreli pnömonilere neden olur. Đnfeksiyon paranazal sinüslerde başlar. Cevap: E 249. yüz ve beyne yayılır. Aseksüel üremeleri sporanjiyosporlar ile. Mukormikoz etkenleri. karaciğer. Pneumocystis carinii Cryptococcus neoformans Coccidioides immitis Sporothrix schenckii Histoplasma capsulatum Pneumocystis carinii. Sabouraud dekstroz agara yapılan ekimlerde. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuran yetişkin bir erkek hastanın çekilen PA akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan infiltrasyon ve akciğerlerde buzlu cam manzarası görülüyor. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıda tanımlanan klinik tabloya neden olma olasılığı en fazladır? A. Yapılan muayenesinde sol maksillar sinüs üzerinde ödem ve hassasiyetle birlikte sol alt göz kapağında siyah krutlu lezyon görülüyor. E. Balgamda. Erkenden agressif cerrahi ve parenteral anti-fungal tedavi gerektirir. Çekilen kraniyal bilgisayarlı tomografisinde sol maksillar sinüs içinde mukozal kalınlaşma. kemik iliği). Mucoraceae ailesi içinde yer alan (sıklıkla) Rhizopus. mantarın vasküler invazyonunun diğer sonuçlarıdır.DrTus. Tedavisiz olgular asfiksi ile ölür. Rhizomucor sp. Damarlara invaze olma özelliği nedeniyle retinal arter trombozu ve sonuçta görme kaybı ortaya çıkar. Bu tablo. Mucor sp. kafa çifti tutulumları görülebilir. Bir süre sonra siyanoza varabilen solunum yetmezliği gelişir. Hastalarda yüz ve baş ağrısı. hava-sıvı seviyesi ve maksillar sinüs duvarını invaze ederek sol orbitaya yayılmış kitle lezyonu görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Balgam tipik olarak köpüklüdür ve eozinofilik eksuda görünümündedir. kulak. Absidia sp.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 109 d) Fulminant-akut invazif fungal sinüzit (rinoserebral mukormikoz): Đmmünite sorunu olanlarda gelişen ve sinüslerdeki progressif destrüksiyon sonucu orbital kavite ve beyin vasküler yaplarına invaze olan agressif sinüzit tablosudur. Yapılan tetkiklerde açlık kan şekeri 468 mg/dL (N: 60-105) olarak saptanan hastanın idrar tetkikinde ketonüri belirleniyor. Ateş. Mucor ve Rhizomucor türlerince oluşturulan fırsatçı mantar infeksiyonlarıdır. ateş. baş ağrısı ve sol alt göz kapağında siyah renkli şişlik yakınması ile acil servise başvuruyor. orbital sellülit ve pitoz gelişir. saprofit küf mantarlarından olan Zygomycetes sınıfı. öksürük. D. Aseksüel ve seksüel üreme dönemleri vardır. Kavernöz sinüs ve A.

BOS boz renkli. Theodor arazı Belirleyici değil Konglomere.neoformans Candida türleri Coccidioides immitis Aseptik Viral (Mumps. noktavi eksüda Tonsillayı aşan psödomembran Çok şiş ve çok ağrılı.influenzae (3) Grup B Streptokok E.icterohaemorrhagiae Mycoplasma pneumoniae Beyin apse ve tümörü Vertebra osteomiyeliti Renksiz.meningitidis (1) Sekonder: S. lökositoz Lökopeni. Koplik lekeleri Farenjit yok LAP Ön servikal.3 için Lateks Ag. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker normal LCM’de >2000/mm3 Aseptik M. lastik kıvamlı Var.monocytogenes.tuberculosis T.coli L.pallidum Boz-bulanık %60 nötr. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker düşük Protein çok fazla Ateş Streptokoksik Difteri EBV mononükleoz Adenoviral Çok yüksek Genelde subfebril Değişken. cilt döküntüleri Enantemler.DrTus. Forscheimer Yok Yok 110 .HSV) Plasmodium türleri Toxoplasma gondii L. Bull neck Konglomere Belirleyici değil Damak peteşisi Var Yok Var Var Kan lökositi Nötrofilik lökositoz Belirleyici özellik yok Atipik lenfositoz.pneumoniae (2) H. vb.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 110 AKUT MENENJĐTLER Pürülan (Bakteriyel) Primer: N. yüksek Orta düzeyde Farinks/Klinik Hiperemik. gribeyaz membranlar Membranlı. lenfositoz Lökopeni. lenfositoz Lökopeni. rinore. PelEpstein Konglomere. ek olarak konjunktivit.2. yanıltıcı Rubella Rubeola Hodgkin lenfoması Subfebril Yüksek Dalgalı. bulanık Binlerce/mm3 nötrofil Şeker çok düşük 1. öksürük Farenjit yok.Testi KRONĐK MENENJĐTLER Pürülan (Fungal) C.%40 lenfosit Şeker düşük Đmmün yetmezlikli Ksantokromik. tek tek Konglomere. lenfositoz Değişken.

21.30 1.31.4.39.2. 42-47 7.7 8.37 5.5 1-7 3.7.14 11.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 111 HASTA GRUPLARI Yenidoğan Đnfant Çocuk HASTALIKLAR Fatal dissemine hastalık Nezle.21 4.DrTus. farenjit Akut febril farenjit Faringokonjunktival ateş Hemorajik sistit Đshal SORUMLU SEROTĐPLER 3.6.14.19. ensefalit 111 .21 40.12.32 Erişkin (daha çok askerlerde) Tüm yaş grupları Đmmün yetmezlikli Meningoensefalit Akut solunum yolu infeksiyonu Pnömoni Epidemik keratokonjunktivit Pnömoni.35.34. üriner infeksiyon Menenjit.7.11.41 2.7.7.12 3.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful