P. 1
vakasorumikrop

vakasorumikrop

|Views: 415|Likes:
Yayınlayan: Dinara Mamedova

More info:

Published by: Dinara Mamedova on Jun 16, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

06/16/2011

pdf

text

original

DrTus.

com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

1

MĐKROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
1. Bir haftadır Türkiye’de olduğunu ifade eden 36 yaşındaki Đngiliz vatandaşı bir kadın iki gündür devam eden periumbilikal karın ağrısı; sulu, çok miktarda defekasyon yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Yapılan muayenesinde vital bulgularının normal sınırlarda olduğu saptanan hastanın yapılan dışkı mikroskopisinde fekal lökosit ve eritrosit görülmüyor, yalnızca sindirilmemiş gıda artıkları saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Salmonella enteritidis Vibrio cholerae Enteroaderen Escherichia coli (EAEC) Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC) Shigella flexneri

Salmonella enteritidis, mayonez gibi infekte çiğ yumurtadan hazırlanan besinler yenince insanlara bulaşır. Yüksek ateş, üşüme, bulantı, kusma, baş ve karın ağrısı ve kanlı-cerahatli ishal görülür. Vibrio cholerae’nin neden olduğu gastroenteritlerde; karın ağrısı ve tenezm olmaksızın pirinç suyu gibi ishal; durdurulamayan, bulantısız ve öğürtüsüz kusma ile sıvı ve elektrolit kaybına ait belirti ve bulgular görülür. Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC); plazmid kontrolünde iki tür ekzotoksin yapısında enterotoksin üretir. Barsak epitel hücrelerinde adenilat siklaz aktivasyonu ile cAMP artışına yol açar. Sonuçta, aşırı su ve elektrolit salınımı gerçekleşir. ETEC, turist ishallerinin en sık etkenidir (>%50). Enteroagregatif (Enteroaderent) Escherichia coli (EAEC); ETEC gibi ST salgılayarak sulu ishal gelişimine neden olur. Turist ishallerinin diğer bir etkenidir. Shigella flexneri; yüksek ateş, toksik tablo, kanlı, mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolite neden olur. Cevap: D 2. Son iki gündür karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk hasta acil servise göz aklarında sararma, yüzde ve bacaklarında şişme yakınması ile getiriliyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde hemoglobin 5.5 g/dL, hematoktit %17, trombosit 32.000/mm3, bilirubin direkt 3.2 mg/dL, bilirubin indirekt 5.4 mg/dL, üre 116 mg/dL, kreatinin 4 mg/dL olarak saptanıyor. Hasta yakınından alınan anamnezde hastanın beş gün önce okul kantininden aldığı hamburgeri yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đdiyopatik trombositopenik purpura B. Hemolitik üremik sendrom C. Akut viral hepatit D. Poststreptokoksik glomerulonefrit E. G6PD eksikliğine bağlı hemoliz Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC); Escherichia coli O157:H7 kökenidir. Shiga ekzotoksinine benzer (Shigalike) toksini (verotoksin) vardır. Bu nedenle bu kökenlere Verotoksijenik Escherichia coli adı da verilmiştir. Ekzotoksin faj kontrolünde yapılır. Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınları bildirilmiştir. Bu olguların %10’unda, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve glomerüler kapillerlerde mikrotrombüsler sonucu ortaya çıkan böbrek yetmezliği ile özel bir tablonun (hemolitik üremik sendrom) gelişimine neden olmaktadır. Bu tablodan, kana karışan verotoksin sorumludur. Bakteriyel bir invazyon ise söz konusu değildir. Cevap: B

1

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

2

3.

Daha öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 43 yaşındaki obez bir kadın hasta; karın ağrısı, bulantı, kusma, üşüme ve titreme yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ateş 38.8oC olarak ölçülüyor ve karın sağ üst kadranda derin palpasyon ile hassasiyet saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz, transaminaz yüksekliği, alkalen fosfataz (ALP) ve gama glutamil transferaz (GGT) yüksekliği saptanıyor. Yapılan ultrasonografik incelemede safra kesesi duvarının ödemli olduğu dikkati çekiyor. Sözü edilen klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterococcus faecalis B. Klebsiella pneumoniae C. Escherichia coli D. Enterococcus faecium E. Salmonella typhi

Tanımlanan klinik tablo akut kolesistittir. Escherichia coli, akut kolesistitlere yol açan en sık etkendir. Bunu Klebsiella pneumoniae ve enterokoklar izler. Salmonella typhi ise RES hastalığına neden olur. Cevap: C 4. Yirmiiki yaşında bir kadın; kasıklarında ağrı, idrar yaparken yanma hissi ve sık idrara çıkma yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada bol lökosit ve bakteri görülüyor, tam kan sayımında lökosit sayısı normal sınırlarda, eritrosit sedimentasyon hızı ise saatte 12 mm olarak saptanıyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, verilebilecek en uygun ampirik tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Üç gün süre ile oral kinolon Bir hafta süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile oral amoksisilin Üç gün süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile parenteral kinolon.

Genç kadınlarda gelişen akut nonkomplike sistit tedavisinde; ampirik, üç günlük oral ko-trimoksazol tedavisi en uygun seçenektir. Daha uzun tedavi rejimleri; gebelerde, vajinal diyafram kullananlarda, yaşlılarda ve diyabetiklerde önerilir. Gebelerde ko-trimoksazol başarısızlıklarında kinolonlar kullanılamaz. Oral sefalosporinler ya da amoksisilin tercih edilir. Direnç gelişimini önlemek veya minimize etmek için nonkomplike olgularda florokinolonların kullanılması önerilmez. Sadece rekürrent sistitlerde, tedavi başarısızlıklarında ve diğer ilaçlara toleranssız ya da allerjik olgularda uygulanabilir. Nitrofurantoin ve β-laktamlı ilaçlar, vajinadaki Escherichia coli’lerin eliminasyonunda yetersiz kaldıkları için, uygun seçenekler değildir. Cevap: D 5. Yetmişiki yaşındaki bir erkek hasta acil servise; ateş, üşüme, titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22.000/mm3 (%85 nötrofil), eritrosit sedimentasyon hızı 64 mm/saat olarak saptanıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada 20-25 lökosit ve bol bakteri görülüyor. Bu hastada klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Akut nonkomplike sistit Akut komplike piyelonefrit Akut nonkomplike piyelonefrit Asemptomatik bakteriüri Perinefritik apse

Akut nonkomplike sistit: Genç kadınlarda görülür. Dizüri ve pollakiürinin yanı sıra sık sık acil idrar yapma gereksinimi, buna rağmen az miktarda, bulanık, %30 olguda kanlı idrar yapma, %10 sıklıkla suprapubik ağrı ve duyarlılığın artması gibi yakınmalar vardır. Ateş yükselmez, lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği bulunmaz.

2

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
Đnfeksiyon genellikle üretra ve mesanede sınırlıdır.

3

Akut nonkomplike piyelonefrit: Genç kadınlarda gelişir; gram negatif sepsis ile sistit benzeri semptomlar ve hafif lomber ağrı arasında değişen şiddette olabilir. Etken, çoğunlukla (>%80) üropatojen Escherichia coli’dir. Piyelonefrit gelişen olgularda ateş yükselir, zaman zaman şiddetlenen lomber ağrı, baş, karın ve bel ağrıları, muayenede kostovertebral açının künt perküsyonunda ağrı bulunur. Alt üriner infeksiyonların tersine piyelonefritte lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği de görülür. Komplike üriner infeksiyonlar: Genç erkeklerde, <50 yaşta gonore ve klamidyal infeksiyonlar gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar hariç üriner infeksiyonlar oldukça nadirdir. Gelişirse, genelde anatomik patolojilere sekonderdir. Altmış beş yaşın üzerindeki erkeklerde ise prostat hipertrofisi gibi üriner infeksiyon gelişimini kolaylaştıran patolojilerin varlığında geliştiği için, aksi kanıtlanmadıkça komplike üriner infeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir. Bu hastalarda, kadınların aksine genellikle alt üriner infeksiyonlara kısa zamanda piyelonefrit de eşlik eder. Üriner kateter kullanımı, üriner sistem taşı, obstrüktif üropati, vezikoüreteral reflü varlığı ve sisteme yapılan endoskopik girişimler sonucunda gelişen üriner infeksiyonlar da komplike olarak değerlendirilmelidir. Cevap: B 6. Alkolizm öyküsü olan 53 yaşındaki bir erkek hasta son bir aydır karnında şişkinlik, nefes darlığı; son iki gündür ise karın ağrısı, ateş, üşüme titreme yakınmaları ile acil servise başvuruluyor. Yapılan muayenesinde ateş 390C olarak saptanıyor, karında distansiyon ve periumbilikal yüzeysel venlerde belirginleşme dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Sekonder bakteriyel peritonit Akut böbrek yetmezliği Spontan bakteriyel peritonit Akut pankreatit Toksik megakolon

Spontan bakteriyel peritonit (SBP): Assit sıvısında mm3’de 250 ve üstünde nötrofil bulunması ve yapılan kültür çalışmalarında tek bir bakterinin soyutlanması durumunda söz konusudur. Kronik karaciğer hastalığı nedenli siroz olgularında ve assit ile seyreden diğer hastalıklarda gelişen en sık infeksiyon tablosudur. Olgularda ateş ve batında hassasiyet, musküler defans, rebound sıklıkla saptanır. Sirotik hastalarda hepatik ensefalopati, böbrek fonksiyonlarında gerileme, sarılık, lökositoz varlığında SBP öncelikle düşünülmelidir. Cevap: C 7. Yukarıdaki soruda tanımlanan klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Escherichia coli Bacteroides fragilis Streptococcus pneumoniae Staphylococcus aureus Koagülaz negatif stafilokoklar

Escherichia coli, hastane içi ya da dışında edinilmiş üriner sistem infeksiyonlarının en sık nedenidir. Hastane dışında edinilmiş üriner infeksiyonların >%80’inden, hastanede gelişen üriner infeksiyonların ise %40-50’sinden sorumludur. Üriner kateter takılması önemli bir risk faktörüdür. Cevap: A 8. Son iki gündür devam eden kanlı ve mukuslu ishal, ateş, karın ağrısı yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk, kasılma ve bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 6.700/mm3, periferik yaymasında %90 nötrofil (%30 bant formu) görülüyor. Yapılan dışkı kültüründe laktoz negatif, hareketsiz basil izole ediliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Campylobacter jejuni B. Enterohemorajik Escherichia coli

3

Orak hücreli anemisi olan 12 yaşında bir çocukta sağ bacak pretibial bölgede kızarıklık. üşüme. E. Bu nedenle. Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Anti-H antikoru ise 10-12. TH: 1/400. yüksek ateş. aortite neden olan en sık infektif nedendir. özellikle geriatrik hastalar. Hasta Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmektedir. Hasta eskiden Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmiş olabilir. anti-O ve anti-H antikorlarının aglütinasyon testi ile araştırılması prensibine dayanır: 4 . gün içinde yükselip düşen ateş. Virgül. Haemophilus influenzae D. PAH: 1/ 800. yılankavi hareketli bakterilerdir. Sonucun yorumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. B. apandisit ile karıştırılabilir. IgG yapısındadır. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Neisseria gonorrhoeae E. sert vücutlu. Grup aglütinasyon testinin özgüllük ve duyarlılığı kan kültüründen daha azdır. Cevap: D 9. Kontamine besinin yenmesinden kısa süre sonra basiller kana karışır. Laktoz negatif ve hareketli bir bakteridir. Shigella dysenteriae (Shiga basili): Tipik şigellozun yanı sıra küçük çocuklarda konvülsiyonlara neden olur. piyelonefrit.000/mm3 (%86 nötrofil). Shigella sonnei: En sık şigelloz etenidir. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. kolanjit. Enterik ateşte gelişen RES hedefli bakteriyeminin aksine. toksik tablo. ileum ve kolona invaze olur. PAO: 1/100. Salmonella enteritidis 4 Campylobacter jejuni: Jejunum. IgM yapısındadır. Shigella dysenteriae E. dil paslı görünümde saptanıyor. PBO: 1/400.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Uygun tedavisi başlanan olguda ikinci hafta sonunda yapılan Gruber-Widal (Grup Aglütinasyon) testinde şu titreler elde elde ediliyor. C. AIDS’liler ve küçük çocuklarda. nabız 88/dakika. ağrı yakınmaları geliyor. Staphylococcus epidermidis C. Salmonella typhimurium da bakteriyemiye neden olabilir. eritrosit sedimantasyon hızı 105 mm/saat olduğu görülüyor. mukozada apse ve ülserler gelişir. Ancak. rastlantısal olarak organ ve dokulara otururlar: Menenjit (infantlarda). TO: 1/200. baş ağrısı. sepsis ve lokal yerleşim: En sık izole edilen etken Salmonella choleraesuis’dir. Aort anevrizmalarına yerleşir ve endarterite yol açar. çekilen grafide ise sağ tibia diyafizinde periosteal kalınlaşma saptanıyor. Enterohemorajik Escherichia coli: Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınlarına neden olur. Cevap: E 10. başta Salmonella enteritidis olmak üzere tüm Salmonella türlerince oluşturulan infeksiyonların seyrinde de gelişebilir. yüksek ateş. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. günlerde pozitifleşir. pnömoni ve endokardit görülebilir. Serumda. 1. hafta sonundan itibaren anti-O antikoru (O aglütinasyonu) pozitifleşir.200/mm3 (%75 nötrofil). PBH: 1/800. orak hücreli anemili olgularda daha sık olmak üzere osteomiyelit gibi lokal yerleşimler gelişir. bulantı. Salmonella typhi B. karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuruyor. Hasta Salmonella paratyphi B infeksiyonu geçirmektedir. kusma. Shigella sonnei D. Laktoz negatif ve hareketlidir. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. Dalak apseleri. Kandaki bakteriler. Salmonella choleraesuis Salmonella bakteriyemisi. eritrosit sedimantasyon hızı 45 mm/saat olarak saptanıyor. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. Kırksekiz yaşında bir erkek hasta son bir haftadır devam eden. D. Hastaya eskiden TAB aşısı uygulanmış olabilir.DrTus. bu tabloda bakteriyemi hedefsizdir. Yapılan ilk tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 14. Đmmünite sorunu bulunmayan bireylerde. artrit. Gruber-Widal testi (grup aglütinasyonu). Hastanın muayenesinde ateş 39oC. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. kanlı. ödem.

kiremit renkli balgam tipiktir. Güncel tıpta. anlamlı düzeyde titre artışı olmuşsa ve eş zamanlı olarak anti-O antikoru titresinde de artış belirlenmişse. Bir grup aglütinasyonu sonucunda birden çok türe (örneğin. C. hastane infeksiyonlarından sorumlu ünlü etkenlerdir. Hemen hemen her olguda haftalarca süren basil saçılımı beklenen gelişimdir (geçici. ilkinden iki hafta sonra bakıldığında. Cevap: C 11. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Örneğin. Escherichia coli Serratia marcescens Proteus mirabilis Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Seçeneklerdeki tüm bakteriler. aşılılarda veya uzun yıllar önce hastalığı geçirenlerde pozitif bulunabilir. TH: 1/400. D. Bir üçüncü basamak sağlık kurumunun yoğun bakım servisinde kafa travması nedeni ile üç haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan hastada son 48 saattir devam eden ateş yüksekliği nedeni ile çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda konsolidasyon ve kaviteleşme ile birlikte sağ plevral efüzyon görülüyor. yara ve katetere bağlı üriner infeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastane infeksiyonlarına neden olur. Ancak. nekrotizan. B. 5 . Alınan anamnezde yaklaşık iki yıl önce tifo tanısı ile hastanede yatarak tedavi gördüğü öğreniliyor. C. >1/100-1/160’dır. kaviter pnömonilere yol açması beklenmez. Safra taşı bulunan tıbbi tedaviye dirençli olgularda kolesistektomi uygulanır. Tifoid ateş geçirenlerin %1-5. TO: 1/400. PBH: 1/400 ise tanı. PAO: 1/800. eski şöhretini yitirmiştir. nekahat taşıyıcılığı). Bunlar içinde ventilatör nedenli pnömonilere neden olma olasılığı en fazla olanı Acinetobacter baumannii’dir.DrTus. Hastaya uygulanan bronkoalveolar lavaj işleminde elde edilen kanlı materyalin gram boyamasında iri gram negatif basiller görülüyor. Yalancı pozitif ya da çapraz reaksiyonlar gösterebilir. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. nontifoid infeksiyon geçirenlerin ise <%1’inde bir yılı aşkın süreyle dışkı veya nadiren de idrar ile basil saçılımı sürebilir (kronik taşıyıcılık). 5 Anti-H antikoru. Altı hafta süre ile 6 g/gün amoksisilin kullanımı 21 gün süre ile 3 g/gün kloramfenikol kullanımı Yedi gün süre ile 4 g/gün seftriakson kullanımı Yedi gün süre ile 1 g/gün siprofloksasin kullanımı Taşıyıcılık durumunda tedavi gerekli değildir Salmonellozda iki tür taşıyıcılık söz konusudur. altta yatan ağır primer bir hastalık. PAH: 1/400. Diğer gram negatif bakteri nedenli pnömonilere göre mortalitesi oldukça yüksektir (%60-80).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Her iki antikor için de pozitiflik. PBO: 1/200. Hemorajik. D. yapılan muayene ve rutin tetkiklerinde ise herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. ağır seyirli bir lober pnömoni tablosudur. Yemek fabrikasında çalışan bir kadın işçinin rutin portör muayenesi sırasında yapılan dışkı kültüründe Salmonella typhi izole ediliyor. kaviteleşmeye ve apseleşmeye eğilimli. hem Salmonella typhi. Kanlı. E. Serratia marcescens başta pnömoni. anlamlıdır. Salmonella paratyphi A infeksiyonudur. Klebsiella pneumoniae ise şu tablolardan sorumludur: • Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ). Tek başına pozitifliğinin tanısal değeri yoktur. anti-O titresi en yüksek olandır. özellikle de ventilatör tedavisi altındaki hastalarda akut alt solunum yolu infeksiyonlarına (Friedlander pnömonisi) neden olur. Bunlar içinde Escherichia coli ve Proteus mirabilis öncelikle üriner infeksiyonlara. hem de Salmonella paratyphi kökenlerine) ait anti-O antikoru titresi yüksekliği var ise sorumlu etken. Bu tablonun görüldüğü hastalarda çoğunlukla patolojinin gelişmesini kolaylaştıran. Cevap: A 12. Ancak. yanıltıcı sonuçları nedeniyle. ileri yaş ve diyabet gibi başka risk faktörleri de bulunur. dilüsyon yöntemine göre değişmek üzere. B. E. Altı hafta süre ile yüksek doz (erişkinde 6 g/gün) amoksisilin ve ampisilin verilir.

C. ESBL (Genişlemiş Spektrumlu β Laktamaz) üreten suşların yaygın olduğu bilinen bir üniversite hastanesinin Üroloji servisinde yatmakta olan ve üriner kateteri olan 60 yaşındaki bir erkek hastada gelişen ateşin etiyolojisini araştırmak için alınan idrar kültüründe iri mukoid koloniler oluşturan. Cevap: A 14. Cevap: E 13.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 6 • Özellikle alkoliklerde. kızarıklık. E. C. D. B. Sefalosporinler Üçüncü kuşak kinolonlar β laktam + β laktamaz inhibitörü Karbapenemler Dördüncü kuşak kinolonlar Klebsiella pneumoniae’nin hastane kökenleri çoklu antimikrobiyal direncine sahiptir. gram negatif basiller saptanıyor. D. laktoz pozitif. Bazılarında ise karbapenemler kullanılmak zorunda kalınabilir. E. Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Proteus mirabilis Klebsiella pneumoniae Mycoplasma genitalium Proteus cinsi bakteriler üreaz enzimleri ile üreyi CO2 ve NH3’e parçalarlar. Akut eklem romatizması Juvenil romatoid artrit Reaktif artrit Sistemik lupus eritematozus Reiter sendromu 6 . Bu kökenlerce meydana getirilen infeksiyonların sağaltımında. iki yaşın altıdaki çocuklarda ve immün yetmezliği olanlarda üst solunum yolu içeriğinin aspire edilmesi ile hastane dışında da şiddetli lober pnömoni tablolarına yol açabilir. erkek geyik boynuzu şeklindedir. Cevap: C 15. vasküler veya üriner kateter kullanımına bağlı olarak gelişen infeksiyonlarda da ön sıralarda yer alır. Bu olgulardaki taşların radyolojik görünümü tipiktir. sefalosporinler dahil pek çok β laktamlı (BL) antimikrobiyal kullanılamaz. Bunlardan bazıları BL+BL inhibitörlerine ve kinolonlara duyarlıdır. Bir hastanede ne kadar çok sefalosporin kullanılıyor ise ESBL gelişme şanssızlığı o kadar fazladır. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmalarıyla başvuruyor. diyabetiklerde. • Klebsiella pneumoniae. Kronik taş irritasyonuna yol açması nedeni ile neoplastik tablolar ile ilişkilendirilmiştir. Hastanın anamnezi dikkate alındığında akla gelebilecek en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. infeksiyon (sitruvid) taşları gelişir.DrTus. Karın ağrısı. Alkalen idrarda magnezyum. üroepitelyum depresse olur. böylece pH 9’lara kadar yükselir. B. Aynı hasta yaklaşık üç hafta sonra sol el bileğinde şişlik. YBÜ koşullarında. ağrı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada aşağıdaki hangi grup antibiyotiğin ampirik olarak kullanımının tedavide yararsız olacağı düşünülmelidir? A. E. amonyum. B. Yapılan ultrasonografik incelemede de görünümün üriner sistem taşına ait olduğu doğrulanıyor. C. fosfat gibi mineraller presipite olur. KOAH’lılarda. fagositoz ve kompleman etkinlikleri azalır. hareketsiz. D. ateş ve kanlı ishal yakınması ile başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastada yapılan mikrobiyolojik incelemeler sonucunda Yersinia enterocolitica nedenli kolit saptanıyor ve tedavi ediliyor. Sırt ağrısı ve hematüri yakınmaları olan 35 yaşındaki kadın hastanın çekilen direkt üriner sistem grafilerinde sol böbrek kaliksleri ve pelvisini dolduran opasite görülüyor. Hemen hemen tüm kökenleri ampisilin ve amoksisiline dirençlidir. Bazı kökenlerinde genişlemiş spektrumlu β laktamaz (ESBL) sentezleme özelliği vardır.

D. terminal ileit 2. Cevap: E 17. Campylobacter fetus 7 . Đdrar dansitesi artar. konjunktivit + üveit + irit. Cevap: E 16. Sunulan hastada. eritem ve büller saptanıyor. Hipoglisemi. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmaları mevcuttur. B. sol el bileğinde şişlik. Reaktif artrit: En sık görülen tablodur. Henöch Schönlein Purpurası. kış aylarında fazla olmak üzere.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 7 Yersinia enterocolitica. • Mikrobiyolojik Tetkikler: Dışkıdaki bakterinin soyutlanma ve tanımlanmasına yöneliktir: Dışkı pirinç suyu ya da su gibidir. miyokardit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hematokrit yükselir (hemokonsantrasyon). yüksek üre ve kreatinin düzeyleri belirlenir. glomerülonefrit. Kendisine karşı gelişen antikorlara bağlı immün kompleks hastalıkları: Başta gastroenterit olmak üzere. C. Vibrio parahaemolyticus B. Vital bulguları normal sınırlarda saptanın hastanın yarasından alınan örnekten yapılan Gram boyamada kıvrık gram negatif basiller görülüyor. uzun kuluçka süreli besin zehirlenmesi etkenidir. Ayağındaki yaranın iyileşmemesi ve ağrısının artması nedeni ile başvuran hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde ödem. Metabolik asidoz ile uyumlu kan gazı bulguları elde edilir. Hematokrit artışı Đdrar dansitesinde artma Üre düzeyinde artma Hipoglisemi Metabolik alkaloz • • • • • Kolera gravis tablosundaki laboratuvar bulguları • Rutin Testler: Lökosit ve eritrosit sayısı fazla bulunur. Cholerae polivalan O1 antiserumu ile dışkıda aglütinasyon gelişir. Bu özellikler seçenekler içinde en çok Reiter sendromu ile örtüşmektedir. ağrı. HLA-B27 antijeni ve bakteri antijenlerinin benzerliği ana nedendir. mezenter lenfadenit. Dışkıda lökosit veya eritrosit görülmez. bakteriyemi.DrTus. Kolera gravis tablosu ile gelen 42 yaşındaki bir kadın hastada yapılan rutin biyokimyasal incelemelerde aşağıdaki bulgulardan hangisi beklenmez? A. Bakterinin kendisine bağlı olarak gelişen tablolar: Enterokolit. E. Vibrio vulnificus C. Konjunktivit + üretrit + artrit (Reiter sendromu). yukarıda sayılan klinik tablolardan herhangi birinin başlangıcından birkaç hafta sonra gelişir. Büyük ve orta eklemleri tutar. Yirmidört yaşında bir erkek hasta beş gün önce denize girerken ayağını istiridye kestiğini ifade ediyor. Neden olduğu klinik tablolar: 1. Eritema nodozum Temporal arterit Diğerleri: Tenosinovit. perikardit. kızarıklık. Dışkının karanlık alan mikroskopisinde çok hareketli bakteriler vardır. Dışkının basit ve spesifik kültürleri yapılır.

Kolonu tutarak invazif tarzda. sert vücutlu. Cevap: B 18. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce akşam yemeğinde karides salatası yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. ileum ve kolona invaze olur. bazen dizanteriform olabilen ishal. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. alkoliklerde. kusma. mukozada apse ve ülserler gelişir. ileum ve kolona invaze olur. immünitesi bozuk. B. Vibrio cholerae Vibrio parahaemolyticus Vibrio vulnificus Plesiomonas shigelloides 8 . lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. ateş. Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. veziküller ve nekroz gelişir. Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. nabzının ise filiform olduğu dikkat çekiyor. Yapılan dışkı mikroskopisinde lökosit ve eritrosit görülmüyor. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. bulantı. mukozada apse ve ülserler gelişir. Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır ve kolitlere neden olur. ateşsiz. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden yenmesi ile bulaşır. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. çok hızlı hareket eden bakterilerin varlığı dikkati çekiyor. Hasta yakınlarından alınan anamnezde iki gün önce kabuklu deniz ürünleri içeren bir yemek yediği öğreniliyor. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. Jejunum. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Jejunum. baş ağrısı ile özel. kıvrık. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. C. meningoensefalit. C. bir besin zehirlenmesine yol açar. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Vibrio vulnificus: Gram negatif. Nadiren (≈ %1) bakteriyemi gelişebilir. diyabetik veya altta yatan kronik bir hastalığı olan bireylerde sepsis. Proteus mirabilis 8 Vibrio parahaemolyticus: Uzak Doğu’da en sık besin zehirlenmesi nedenidir. Campylobacter jejuni E. Vibrio vulnificus Vibrio parahaemolyticus Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Vibrio cholerae Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. çiğ olarak yenmesi ile bulaşır. Hastanın yapılan muayenesinde konfüze olduğu. kronik karaciğer. Genelde kendini sınırlayan. endokardit. Campylobacter fetus: Sıklıkla gastrointestinal sistemden kan dolaşımına invaze olarak özellikle yaşlılarda. Karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuran 28 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal olarak saptanıyor. B. Đyi pişmemiş deniz ürünleri (kabukluları) ile bulaşır. arteriyel tansiyonunun 75/40 mmHg. Cevap: A 19. beyin apsesi ve kolesistite neden olur. Kompanse alkolik siroz nedeni ile takip edilmekte olan 56 yaşındaki erkek bir hasta acil servise ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile getiriliyor. D. Lezyonlar ağrılıdır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. oksidaz pozitif bakterilerdir. E. Sonra büller. ateşinin 390C. D. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde.DrTus. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır.

ileum ve kolona invaze olur. son bir yıldır hipogammaglobülinemi tanısı ile izlendiği öğreniliyor. toksik tablo. Bu nedenle. D. Cevap: E 21. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. Shigella flexneri: Yüksek ateş. bir besin zehirlenmesine yol açar. yılankavi hareketli bakterilerdir. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. gram ve laktoz negatif. kusma. kanlı. oksidaz pozitif. Kolonu tutarak invazif tarzda. mukozada apse ve ülserler gelişir. glukoz pozitif ve hareketli bir bakteridir. hareketli bir bakteridir. C. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. Virgül. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. kanlı (EHEC) ishallere ya da intestinal villus dejenerasyonu sonucunda ozmotik ishallere (EPEC) neden olur. E. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. bazen dizanteriform olabilen ishal. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. bulantı. Hareketli. ateş. glukoz pozitif ve hareketsiz bir bakteridir. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. sert vücutlu. ateşsiz. Escherichia coli: Farklı özellikli ekzotoksinleri ile sulu (ETEC. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. baş ağrısı ile özel. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. Salmonella enteritidis Shigella flexneri Escherichia coli Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. Cevap: D 20. Oksidaz. alkoliklerde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. laktoz ve glukoz negatif. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. Dışkıda antijen arama 9 . lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. kusma. Oksidaz. midede yanma hissi ve hazımsızlık yakınmaları ile başvuruyor. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Hastadan alınan kanlı ve mukuslu görünümdeki dışkı örneğinin mikroskopik incelemesinde bol lökosit ve eritrosit görülüyor. toksik tablo. 9 Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır. oksidaz pozitif bulunuyor. Söz konusu olguda Helicobacter pylori eradikasyon tedavisine karar verebilmek için kullanılabilecek en duyarlı. gram negatif. Shigella sonnei: Yüksek ateş. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Otuzdokuz yaşındaki bir erkek hasta açlık durumunda ortaya çıkan ve yemekle kaybolan epigastrik ağrı. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. bulantı. üşüme. B. Oksidaz ve gram negatif. Genelde kendini sınırlayan. laktoz ve gram negatif. Kanlı ishal ve yüksek ateş nedeni ile getirilen dört yaşındaki bir kız çocuğunun ailesinden alınan anamnezde çocuğun daha önceden buna benzer bir hastalık geçirmediği ancak. laktoz ve glukoz pozitif. Genelde kendini sınırlayan. Shigella sonnei Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. girişimsel olmayan tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. kanlı. ateşsiz. laktoz ve glukoz negatif.DrTus. Campylobacter jejuni: Jejunum. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. gram negatif. Oksidaz ve glukoz pozitif. yüksek ateş. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. gram ve laktoz negatif. kronik karaciğer. hareketli. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Endoskopik inceleme yapılmasını kabul etmeyen hastada çekilen baryumlu özofagus mide duodenum grafisinde duodenal ülserle uyumlu görünüm saptanıyor. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Yapılan dışkı kültüründe izole edilen bakterinin özellikleri şöyledir. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. EAEC). hareketli bir bakteridir. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. apandisit ile karıştırılabilir.

GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. Guillain-Barré sendromu (GBS): Campylobacter jejuni. enterit tarzında ishal görülebilirse de kanlı. duyarlılığı %95-99’dur. Bakterinin lipooligosakkarid tabakasında insan sinir hücrelerindeki gangliosidlere oldukça benzer epitoplar bulunduğu için. Yapılan nörolojik muayenede her iki alt ekstremitede adale tonus kaybı ve hiporefleksi saptanıyor. Periferik sinirlerde ve spinal köklerde demiyelinasyon hakimdir. Kortikoterapi D. Helicobacter pylori antikorları: Kanda spesifik IgG ve IgA aranması ve kantitasyonu. eritema migrans tablosundan meningoradikülonörit tablosudur. C.DrTus. Özgüllüğü %89-100. Standart immünglobülin tedavisi C. Özgüllüğü %95-98.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. duyarlılığı %89-98’dir. Antiviral tedavi E. Şiddetli kraniyal gece nöraljileri ile seyreder. duyarlılığı %88-100’dür. assendan motor ve/veya duyusal paraliziler hakimdir. Reiter sendromu C. Caroli triadı D. Özgüllüğü %95-99. Özgüllüğü %86-95. Tifo: Genelde kabızlıkla seyreder. Bannwarth sendromu: Lyme hastalığında. Serumda spesifik antikor arama Üre solunum testi CLO (Campylobacter Like Organism) testi Kültür 10 Helicobacter pylori tanı yöntemleri • Girişimsel olmayan teknikler: Üre-solunum testi: Çabuk sonuç alınan. Klamidyal infeksiyonlar. çok güvenilir bir tanı yöntemidir. cerahatli dışkılama beklenmez. saptanabilir en sık infeksiyöz nedenidir. Total kas paralizisine kadar gidebilir. duyarlılığı ise %90-100’dür. En büyük dezavantajı. hatta haftalarca süren simetrik. E. yüksek ateş ve günde 8-10 kez bazen kanlı. Tifo E. mukuslu. Bazı olgularda sulu. Bannwarth sendromu Reiter sendromu: Konjunktivit+üretrit+artrit üçlüsüdür. Üç gündür bacaklarında güçsüzlük ve yürüme güçsüzlüğü yakınması ile pediatrik nöroloji polikliniğine getirilen 11 yaşındaki bir erkek çocuğun bir hafta önce karın ağrısı. Kloramfenikol tedavisi haftalarca sonra gelişen B. • Girişimsel teknikler: Histopatolojik değerlendirme: Oldukça özgül (%95-99) ve duyarlı (%93-99) bir tanı sağlar. tablodan sorumlu mekanizmanın moleküler benzerlik olduğu düşünülmektedir. günler. Caroli triadı: Đkterik hepatit B olgularında görülebilen Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ülüsüdür. Dışkıda antijen arama: Özellikle tedavinin izleminde yüksek özgüllükte kullanılabilen bir yöntemdir. mukuslu. Üreaz testi: Biyopsi örneğinde üreaz testi yapılarak bir saat gibi kısa bir süre içinde (en hızlı) tanı konur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. sayılanlar içinde duyarlılığı en düşük (%77-92) tanı yöntemi olmasıdır. Kültür: Özgüllüğü en yüksek (%100) tanı yöntemidir. D. Yukarıda sözü edilen hastanın tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygun seçenektir? A. Tabloya. Cevap: D 23. Plazmaferez B. Guillain-Barré sendromu 10 . Cevap: C 22. mikoplazmozlar ve bakteriyel kolitlerden sonra gelişir. cerahatli dışkılama nedeniyle pediatri kliniğinde 24 saat süreyle müşahede altında tutulduğu öğreniliyor. tarama ve tedaviye yanıtın kontrolü amacı ile kullanılır. Campylobacter gastroenteriti.

eritrositlerin hemolize edilmesini sağlamak için Staphylococcus aureus ekilir (süt anne fenomeni). katalaz ve oksidaz pozitif diplokoklardır. Bu durumda kanlı agara. Otuzdört yaşındaki bir erkek hasta skrotumunda şiddetli ağrıya neden olan yara ve kasıklarında ağrılı şişlik yakınmaları ile başvuruyor. Bu nedenle çikolatamsı agarda iyi ürer. katalaz pozitif. yaranın yaklaşık bir hafta önce ağrılı bir sivilce şeklinde başladığı öğreniliyor. Böylece hemolize edilmiş olurlar (çikolatamsı agar). Bu nedenle. Bakterinin hemolizini bulunmadığı için eritrositleri hemolize edemez. nabız 120/dakika. Üremeleri için besiyerinde X ve V faktörlerine gereksinirler. Bu faktörleri ortama kazandırmak için eritrositler soğumakta olan temel besiyerine yüksek ısıda eklenir. Cevap: B 25. kratere benzeyen ülser ve sol inguinal bölgede 3x2 cm ebatlarında yumuşak. %5 koyun kanlı agar Çikolatamsı agar EMB agar Mc Conkey agar Endo agar Olguda akut sinüzit tanımlanıyor. Dolayısıyla X ve V faktör tüm besiyeri ortamına dağılmış halde değildir. E. küçük kokobasiller görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde yaklaşık 1 cm çapında. Bu tablonun en sık üç etkeninin mikrobiyolojik özellikleri şunlardır: • Streptococcus pneumoniae: Gram pozitif. Şüpheli cinsel temas öyküsü bulunan hastadan. adi besiyerlerinde üretilemez. balık sürüsü şeklinde. ısıya dayanıklı 4 pirol halkasıdır. • Moraxella catarrhalis: Gram negatif. Bu hastada klinik tablodan sorumlu etkeni kesin olarak izole etmek için aşağıdaki hangi besiyerine ekim yapılmalıdır? A. gram negatif. Çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksiller sinüste hava-sıvı seviyesi saptanan hastadan.DrTus. • Haemophilus influenzae: Gram negatif. Mortalitesi %5’in altındadır. etkin bir tedavisi bilinmemekle birlikte intravenöz immünglobülin (IVIG) tedavisi ve plazmaferez yararlı bulunmuştur. üreme ortamında X ve V faktörler sağlanamadığı için taze koyun kanlı agarda üretilemez. Yüksek ısı ile. hazırlanma tekniği gereği eritrositleri sağlam olarak içermektedir. sinüs ponksiyonu ile elde edilen materyalin Gram yöntemi ile boyanması sonucunda. Cevap: E 24. Otuzaltı yaşındaki bir kadın hasta ateş. fakültatif anaerop kokobasillerdir. E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çok ağrılı ve fistülize olmuş LAP saptanıyor. B. şebnem tanesi gibi koloniler oluşturur. C. Hastaya timpanosentez yapılmış ve elde edilen materyalin gram boyamasında gram negatif boyanan kokobasiller görülüyor. nadir elementler) de elimine edilmiş olur. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak saptanıyor. rinoskopik muayenede sağ nazal antrumda pürülan akıntı görülüyor. • V faktörü: Isıya dayanıksız olan NAD ve NADP’dir. gram negatif kokobasiller görülüyor. 11 . yüzde bası hissi ile ağrı ve burun tıkanıklılığı yakınmaları ile başvuruyor. Streptococcus pneumoniae Haemophilus influenzae Moraxella catarrhalis Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Soruda tanımlanan tablo akut otitis media’dır. %20-30 gibi önemli bir miktarı da motor sekellerle yaşamını sürdürür. • X faktörü: Hemoglobinin yapısında bulunan. B. D. Cevap: B 26. katalaz ve oksidaz negatif diplokoklar. Yüksek ateş ve kulak ağrısı yakınmaları nedeni ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan otoskopik muayenesinde kulak zarı eritemli ve bombeleşmiş olarak görülüyor. D. koyun kanında bulunan ve V faktör için inhibitör özellikteki bazı maddeler (yağ asiti.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 11 Guillain-Barré sendromunda olguların %70-80’i 1 ay-1 yıl içinde sekelsizce iyileşirken. Ülser tabanından ve fistülden alınan materyalin Gram yöntemi ile boyanmasında. Çikolatamsı agar bulunmayan laboratuvarlarda bakterinin üretiminde kanlı agar kullanılabilir. C. Kesin. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Ancak kanlı agar. En sık üç etkeninden birisi olan Haemophilus influenzae.

genişleyen Yüzeyel Kenarları girinti-çıkıntılı Ülser Sayısı Tek Bir/birkaç Çok Tek Birden çok Ülserde Ağrı Ağrısız Çok ağrılı Ağrısız Ağrısız Ağrılı Ağrısız Ağrılı Genelde yok Ağrılı Ağrılı LAP Cevap: B 27. burun mukozası şişer. fakültatif intrasellüler bir basildir. oksidaz pozitif. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sonra ateş artar. Burkholderia mallei Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. Francisella tularensis E. irinli ruam düğmecikleri oluşur. Köpek ısırması ile değil. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. iştahsızlık. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. halsizlik. AST 47 U/L. infekte tavşanla temas sonucu gelişir. Salmonella typhi B. Üç gün önce bir sokak köpeği tarafından sağ ön kolundan ısırılan 20 yaşındaki bir erkek hasta. Sabaha doğru bol terleme ile düşer. Pasteurella multocida E.20C. katır. baş ve kas ağrısı vb. akşama doğru yükselip sabaha karşı bol terleme ile düşen ateş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus.) vardır. Belirtiler öğleden sonra başlar. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. Treponema pallidum C. Calymmatobacterium granulomatis E. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 1. Chlamydia trachomatis 12 GENĐTAL ÜLSERLERĐN AYIRICI TANISI Hastalık Sifiliz Şankroid Donovanyoz LGV* Genital herpes Ülser Özelliği Sert kenarlı Krater tarzında Kırmızı. Köpek. Vibrio vulnificus D. At. Burkholderia mallei: Bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. dalgalı ateş şeklindedir. CRP 24 mg/dL. Başlangıçta genel infeksiyon belirtileri (halsizlik. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. gramla boyanamayan bir bakteridir. sağ ön kolda apse oluşumu ve sağ epitroklear LAP varlığı bulunuyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. püstüller gelişir. sellülit. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. En sık tutulan eklem. eritrosit sedimantasyon hızı 80 mm/saat. Köyde yaşayan 35 yaşındaki bir kadın hasta yaklaşık iki haftadır devam eden. Đlk lezyon daha çok burundadır. B. Brucella melitensis C. Gram negatif. non-fermentatif. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. en sık etkenidir. ısırılma yerinde şişlik. aerop. Pasteurella multocida 12 . Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. lenfadenit ve apselere yol açabilir. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. Cevap: D 28. Gezici eklem-kas ağrıları sıktır. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Haemophilus ducreyi D.200/mm3 (%70 mononükleer). Shigella sonnei Bruselloz: Brucella türlerince oluşturulan bir hastalıktır. Francisella tularensis: Tularemi (akut süpüratif lenfadenit) etkenidir. Herpes simplex tip 2 B. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. sakroilyak eklemdir. Üşüme ve titreme ile ateş yükselir. ALT 78 U/L olarak tespit ediliyor. hepatosplenomegali ile birlikte sol sakroilyak eklem germe (FABER) testinin pozitif olduğu görülüyor. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Afipia felis C. Akut olgularda sıklıkla artrit gözlenir. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Bartonella henselae D. iştahsızlık ve kilo kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Apse içeriğinden alınan materyalin gram boyamasında bol lökosit ile birlikte gram negatif kokobasiller görülüyor.

Medikal tedavinin kesilerek hemen kapak replasmanı yapılması Özel durumlarda uygulanan bruselluz protokolleri: • Yedi yaştan küçükler rifampisin + ko-trimoksazol ile sağaltılır. iştahsızlık ve şiddetli bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Örneğin. renal tutulumda piyüri. Sedimantasyon orta derecede yüksek bulunur. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi ve kapak replasmanı D. 10 hafta doksisiklin + iki hafta streptomisin kombinasyonu E. hepatosplenomegali belirleniyor. Hastanın yapılan muayenesinde daha önceki başvurusunda saptanmayan olan. Brucella Tüp Aglütinasyonu 1/320 titrede pozitif olarak belirleniyor. Beş yaşındaki bir kız çocuğu genellikle kusma ile sonuçlanan şiddetli öksürük atakları. Boğmaca ön tanısı ile takip edilmeye başlanan hastada aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgulardan hangisi bu tanıyı desteklemez? 13 . • Gebelerde rifampisin 6 hafta ve ek olarak ko-trimoksazol (4-6 hafta) verilir. Bu hastada uygulanması gereken en doğru tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. • Kronik olgularda klasik tedavi + immünmodülatörler (levamizol gibi) veya 4-6 hafta klasik tedaviye ek olarak 6 ay oksitetrasiklin verilebilir. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Erişkinlerde doksisiklin + rifampisin veya streptomisin kombinasyonu kullanılır. Cevap: A 29. Eklem tutulumu var ise rifampisin yerine streptomisin tercih edilmelidir. nefes darlığı ve bacaklarında şişme yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Altı hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu C. kombine antimikrobiyal kullanımının gerekli olduğu bir hastalıktır. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38.50C. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3400/mm3 (%75 mononükleer). Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin verilmesi C. Yürüme. silendirüri görülebilir. Çiftçilik yapan 52 yaşındaki bir erkek hasta yaklaşık on gündür devam eden. Mevcut antibiyotik tedavisinin 10 haftaya tamamlanması B. ateşinin yeniden yükselmesi. • Gelişen nükslerde başlıca neden. halsizlik. • Artrit gibi bir fokal osteoartiküler tutulum var ise. kuşak sefalosporin uygulanır. 3/6 şiddetinde. bol terleme ile düşen ateş. tercihen streptomisin içeren. Febril proteinüri. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi E. göz aklarında kanlanma yakınmaları ile getiriliyor. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. nabız 116/dakika olarak ölçülmüş. merdiven ve yokuş çıkma zorlukları vardır. Lenfomonositoz belirgindir.DrTus. Cevap: C 31. tedavi yetersizlikleridir. Sonra doksisiklin + rifampisin kombinasyonu klinik tablo ve en önemlisi BOS düzelinceye kadar sürdürülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 13 Çoğunlukla çift taraflıdır. Son bir haftadır bruselloz tanısı ile doksisiklin+rifampisin kombinasyonu ile tedavi edilmekte olan hasta. Bu nedenle nükslerde ilk uygulanan kombinasyon. Bruselloz tedavisinde kullanılan antimikrobiyallere direnç söz konusu değildir. Altı hafta süre ile doksisiklin+ko-trimoksazol+streptomisin kombinasyonu Bruselloz. • Endokarditte tetrasiklin + streptomisin + ko-trimoksazol 6 hafta ve kapak replasmanı yapılır. doksisiklin ve rifampisin 6 hafta kullanılır. Đki hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu B. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin kombinasyonu D. CRP 35 mg/dL. Artrit gibi fokal infeksiyon var ise tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır. uzun süreli klasik tedavi ve gereğinde antiinflamatuvarlar kullanılır. aynı süre ile kullanılabilir. Genelde lökopeni. Cevap: B 30. sternum sağ kenarında ikinci interkostal aralıkta daha belirgin. sürekli sistolik üfürüm saptanıyor. normokrom normositer anemi vardır. • Nörobrusellozda başlangıçta rifampisin + 3.

Bu olguda kan kültürü sonuçları alınıncaya kadar aşağıdaki hangi gram negatif etkeni de içine alacak şekilde ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalıdır? A. En sık karşılaşılan klinik formu. Acinetobacter baumannii C. HACEK grubu B. Afipia felis: Bir proteobakteridir. glandüler (%10-25) ve her biri <%5 sıklıkla görülebilen orofarinjeal. ağrılı. yüksek ateş (en sık semptom). Ülseroglandüler şekilde. Eritrosit sedimantasyon hızı normaldir. Alt solunum yoluna biriken mukoid balgam çıkarılamaz. pertussijen etkisi ile iki hafta süreli nezle ve düşük dereceli ateş ile başlar. Aynı nedenlerle konjunktival kanamalar ve epistaksis de gözlenebilir. hayvanların yünleri ile temas ettiğini ifade eden hastanın yapılan muayenesinde sağ el dorsalinde. Hayvancılık yapan 49 yaşındaki bir erkek hasta sağ elinde yara. C. tifo benzeri (septik). bol lökosit ile birlikte küçük gram negatif kokobasiller görülmesine rağmen koyun kanlı agar ve EMB agarda üreme olmuyor. Yersinia pestis Francisella tularensis Afipia felis Bartonella henselae Pasteurella multocida Yersinia pestis: Veba etkenidir. Cevap: C 32. herhangi bir hayvan tarafından ısırılmadığını ancak. E. Stenotrophomonas maltophilia D. Trakeal sitotoksin etkisi ile siliyer aktivite bozulur. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. apse formasyonu. Alınan anamnezde. Nötrofilik lökositoz D. Kafa içi basıncı artışı nedeni ile beyin parankimi içine küçük kanamalar ve buna bağlı olarak da konvülsiyonlar görülür. Đki hafta ile iki ay arasında sürebilen. Subfebril ateş varlığı B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Tulareminin kuluçka süresi 2-10 gündür. ülsere yara ve sağ aksiller bölgede. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Aşırı öğürme nedeniyle dil frenulumunda gelişen ülserler tipiktir. kentöz öksürük dönemi bunu izler. Dolaşımda hapis kalan çok sayıdaki T lenfosit. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. genelde ellere bulaştığı için aksiller LAP gelişimi ve fistülleşme görülür. lenfadenit ve apselere yol açabilir. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. Öksürük sonunda balgam çoğu zaman kusma ile çıkarılır. Cevap: B 33. Köpek. T lenfosit yüzey reseptörlerini kapatarak bunların lenfoid dokuya tutunmalarını önler. Konvülsif ataklar E. Kan kültürleri alınan hastanın yapılan ekokardiyografik incelemesinde triküspit kapakta vejetasyonlar saptanıyor. %75-80 ülsero-glandüler hastalık tablosudur. lenfositik lökositoza neden olur. Lenf nodundan alınan materyalin Gram yöntemiyle yapılan boyamasında. okülo-glandüler formlar ve inhalasyon bulaşı sonucunda veya diğer formlara sekonder olarak gelişebilen pnömonidir.DrTus. D. Nedeni bilinmeyen ateş etiyolojisini araştırmak için yatırılan bir hastanın alınan anamnezinde üç yıldan beri damar içi uyuşturucu kullandığı öğreniliyor. 3x4 cm ebatlarında. Akut süpüratif bir lenfadenittir. fluktuasyon veren LAP saptanıyor. Klebsiella pneumoniae 14 . Fare pirelerinin ısırması sonucunda gelişen yüksek ateş ve süpüratif lenfadenit tablosudur. Normal sınırlarda bulunan eritrosit sedimantasyon hızı 14 Boğmaca. Dil frenulumunda ülsere yara C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çevresi eritemli. B. sellülit. koltuk altında ağrılı şişlik ve yüksek ateş yakınmaları ile başvuruyor. Diğerleri. Francisella tularensis: Tularemi hastalığının etkenidir. en sık etkenidir. Pertussijen.

hareketli basiller ürüyor. Lomber ponksiyon ya da beyin cerrahisi operasyonlarından sonra meydana gelen akut bakteriyel menenjitlerde ilk planda düşünülmesi gereken etkendir. Bakteriyel endokarditlerin sadece %510’unda etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir. glukozu fermente etmeyen. Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç tutulursa. dudaklar ve parmak uçları siyanotik görünümde saptanıyor ve her iki akciğerde yaygın ronküsler ve kaba inspiratuvar raller işitiliyor. piperasilin) VEYA Seftazidim ve seftriakson gibi anti-psödomonal 3. gram negatif. solunum sayısı 26/dakika. hareketli basillerdir. oksidaz pozitif. laktoz negatif. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. C. Escherichia coli Listeria monocytogenes Neisseria meningitidis Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa B. Hastane ortamında yapılan invazif girişimlere bağlı olarak üriner. tobramisin. ateş. bu girişimlerin sıklıkla yapıldığı hastalar önemli risk gruplarını oluşturur. Bu kolaylaştırıcı faktörlere ek olarak yapılan havuz pansumanları. nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile getiriliyor. Đkinci sırada. E. Pseudomonas aeruginosa 15 Pseudomonas aeruginosa. Cevap: E 34. sol kalp tutulumuna göre daha subakut seyreder. bu olgularda gelişen Pseudomonas aeruginosa infeksiyonunun sıklığını açıklamaktadır. nabız 140/dakika. Yanık yaralarının zaten ıslak ve nemli olması. CRP 96 mg/dL olarak saptanıyor ve çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın infiltrasyon ve atelektazik alanlar görülüyor. %75 nötrofil olmak üzere 2. iki yaşından büyük kistik fibrozlu hastalarda. glukozu fermente etmeyen. kronik dönemdeki akciğer infeksiyonu ataklarının başta gelen (%60) etkenidir. kuşak sefalosporin VEYA Karbapenemler kombine edilir.400/mm3 lökosit saptanmıştır. infeksiyon riskini daha da artırmaktadır. Staphylococcus aureus. Fizik muayenede ense sertliği. öksürük. zorunlu aerop. oksidaz pozitif. D. polar flajellası ile hareketli. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22. Operasyondan üç gün sonra hastada ateş. Duyarlılık testi sonuçlarının beklenemeyeceği durumlarda. gentamisin veya amikasin gibi bir aminoglikozid VE. mezlosilin. Bu hastada kullanılabilecek en uygun ampirik antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Telitromisin Pseudomonas aeruginosa. Đntravenöz ilaç bağımlılarında görülen sağ kalp (triküspid) endokarditlerinin en sık ikinci etkenidir. Aztreonom E. Pseudomonas endokarditlerinde en sık tutulan kapak triküspid kapaktır. laktoz negatif. Akciğer embolileri sıktır. Bir anti-pseudomonal penisilin (karbenisilin. Yapılan üriner veya vasküler kateter uygulamalarında lokal defans mekanizmaları bozulacağından. kültürde ise gram negatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. BOS’tan yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde gram negatif basiller görülüyor. Sefuroksim + klaritromisin C. göğüs ağrısı. Piperasilin + tobramisin Pseudomonas aeruginosa. gram negatif bir basildir. B. Kistik fibrozis tanısı ile izlenmekte olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk. Sıklıkla bakteriyemi ve sepsis tabloları da mevcut patolojiye eşlik eder. bu olgulardan sorumlu en sık patojendir.000/mm3 (%80 nötrofil). Herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan 40 yaşındaki bir erkek hasta spinal anestezi altında sol indirekt inguinal herni nedeni ile opere ediliyor. baş ağrısı ve kusma yakınmaları ortaya çıkıyor. birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. yanık ve yara infeksiyonlarına yol açar. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 15 . Staphylococcus aureus yer alır. hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. Pseudomonas aeruginosa. Seftriakson + klaritromisin D. Cevap: D 35.DrTus.

oksidaz negatif. non-enzimatik bir proteindir. D. B. Atmış yaşındaki bir kadın hastaya bir üçüncü basamak sağlık kuruluşunun Genel Cerrahi servisinde taşlı kolesistit nedeni ile açık kolesistektomi uygulanıyor. Klebsiella pneumoniae için tek fark hareketsiz olmasıdır. oksidaz negatif. hareketsiz bakteriler izole ediliyor. Hekzaklorofen gibi bazı dezenfektan ve antiseptiklerde yaşayabilir. zorunlu aerop. Neonatal oftalmi. Yapılan muayenede vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın oftalmolojik muayenesinde keratit tanısı konuyor. üretildikleri besiyerlerini. hareketli. Hergün yara pansumanı yapıldığı halde ameliyat sonrası beşinci günde cerrahi yarada açılma. başka bakterilerde bulunmadığından ayırt edicidir. nötrofili. oksidaz ve katalaz pozitif diplokoktur. çürümüş bitki ve çiçeklerde. Neisseria meningitidis ise gram negatif. Ekimlerin yapıldığı Mueller-Hinton agarda ürediğinde besiyeri rengini açık yeşil renge boyayan bu etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastane infeksiyonu etkenidir (%10.sırada). Toprakta. gram negatif. glukozu fermente eden.000/mm3. blefarit. glukozu fermente etmeyen. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif. Cevap: E 36. B. piyorubin ile de kahverengi-kırmızı renge boyar. piyosiyanin pigmenti ile turkuaz-mavi renge. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Escherichia coli Acinetobacter baumannii Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa. Bu hastada en olası bulaşma kaynağı aşağıdakilerden hangisidir? A. ventilatör gününde ateş yükseliyor. beyaz küre sayısı: 22. 5. musluk suyunda. yanık infeksiyonu ve yara bölgelerini. Klebsiella pneumoniae C. Cevap: D 38. Cevap: A 37. Kontakt lens kullanımı sonucunda gelişen bakteriyel keratitlerin ana nedenini oluşturur. Listeria monocytogenes gram pozitif bir kokobasildir. Nazal taşıyıcı olan sağlık çalışanları Ameliyatta kullanılan cerrahi setler Hastanenin havalandırma sistemi Kontamine dezenfektan solüsyonlar Hastanın nazal florası Pseudomonas aeruginosa. E. sadece oksidatif mekanizmalarla glukozu kullanır. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kültür sonucunda üreyen bakteri Stenotrophomonas maltophilia olarak bildiriliyor. konjunktivit ve orbital sellülite de neden olabilir. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Bunlardan piyosiyanin. D. eritem ve pürülan akıntı saptanmış ve yara kültürü alınıyor. Pseudomonas aeruginosa B. Escherichia coli 16 . minimum beslenme gereksinimi olan bir bakteridir. 5.Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. Bakteriyel keratitlerin en sık etkenidir. hareketli basillerdir. bulanık görme ve bol miktarda cerahatli akıntı yakınmaları ile başvuruyor. Miyopi nedeni ile kontakt lens kullanan 23 yaşındaki bir kadın hasta sağ gözünde kızarıklık. yanma. Karbonhidratları fermente etmez. Pürülan akıntıdan alınan materyalin Gram boyamasında gram negatif basiller görülüyor. laktoz pozitif. gram negatif. E.DrTus. piyoverdin (floresan veren madde) ile ultraviyole ışığı altında sarı-yeşil renge. gram negatif bir basildir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 16 Escherichia coli. C. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. C. Bazı Pseudomonas türleri.

Alınan anamnezde hayvancılıkla uğraştığı ve at yetiştirdiği. miyelografi) amacı ile yapılan girişimlerden sonra gelişen hastane infeksiyonlarının pek de nadir olmayan etkenlerindendir. D. menenjit ve üriner infeksiyonlara yol açabilir. burun mukozası şişer. Hastane ortamında. Cevap: E 40. C. Pseudomonas aeruginosa Brucella abortus Yersinia pestis Burkholderia pseudomallei Burkholderia mallei Burkholderia mallei. C. Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli ise fermentasyon yapabilen bakterilerdir. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia’nın aksine hareketsiz.70C olarak ölçülüyor. burun mukozasında eritem. Aşağıdakilerden hangisi kistik fibrozlu hastalarda ağır seyirli nekrotizan pnömoni etkenidir? A. irinli ruam düğmecikleri oluşur. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Pnömoni (en sık). B. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. püstüller gelişir. Tanı kobay testleri ile konur. katır. Sonra ateş artar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. endokardit. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. yaygın apselerle seyreder. Kronik form yavaş gidişli bir infeksiyondur. Stenotrophomonas maltophilia 17 Acinetobacter baumannii. Genel olarak. tedavi (ventilatör. çevreden 17 . kloramfenikol. Üç önemli non-fermentatif hastane infeksiyonu etkeninin ayırıcı özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. sağ ön kolunda şişlikler ve burnunun içinde şişme. Acinetobacter baumannii E. Ellidört yaşındaki bir erkek hasta. atlarından birisinin hastalandığı için veteriner hekim tarafından tedavi edilmekte olduğu öğreniliyor. D. toprak ve çürümüş bitkilerde bulunan bir ortam bakterisidir. Endotoksik bir hastalıktır. kokobasil şeklinde ve oksidaz negatiftir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. bakteriyemi. E. ateş. Aerop ve non-fermentatif üreme özelliğindedir. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Non-fermentatif Önemli Bakterilerin Ayrımı Oksidaz Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Hareket + + - + - Cevap: D 39. Bölgesel LAP vardır (akut ruam). At. Hastanede. ödem ve püstüler lezyonlar. Streptomisin. sağlıklı bireylerde hastalığa yol açmaz. E. Đlk lezyon daha çok burundadır. B. periton diyalizi) veya tanı (lomber ponksiyon. sağ ön kolda cilt altında yumuşak kıvamlı kitle lezyonları ve sağ aksiller LAP görülüyor. Yapılan muayenesinde ateş 38.DrTus. Ventilatör ve invazif monitörler gibi cansız hastane objelerinde kolonize olabilir. genel durum bozulur. tetrasiklin kullanılır. Stenotrophomonas maltophilia Burkholderia pseudomallei Acinetobacter baumannii Burkholderia cepacia Burkholderia mallei Burkholderia cepacia: Su.

Cevap: A 43. Hastaya yapılan sinüs ponksiyonu ile alınan materyalin kültürü sonucunda ise Moraxella catarrhalis izole ediliyor. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. baş ağrısı ve burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuran 22 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda akut maksiler sinüzit tanısı konuluyor. non-fermentatif basildir. minimum enerji gereksinimi ile ıslak bırakılmış hastane zeminlerinde dahi uzun süre yaşamını sürdürebilen ve çoğul antimikrobiyal direnç özelliği ile hastane infeksiyonlarının gelişimine yol açan. fırsatçı hastane infeksiyonlarına yol açar. non-fermentatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. D. C. Bu hastalarda izole edilen kökenler genellikle çoğul ilaç direnci sergilerler. oksidaz negatif. oksidaz pozitif. 2-3 epitel hücresi ve bol gram negatif basil görülüyor. non-fermentatif basildir. hareketli.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 18 hastalara. Birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. hastalardan da diğer hastalara kolayca bulaştırılabilen. Stenotrophomonas maltophilia ve Acinetobacter baumannii oksidaz negatif gram negatif basillerdir. Klebsiella pneumoniae. E. Stenotrophomonas maltophilia: Non-fermentatif. non-fermentatif basiller izole ediliyor. musluk suyunda. Đnsan dış kulak yolu florasında yer alan. oksidaz pozitif. oksidaz pozitif. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Bakteriyemi. Đnfeksiyon spektrumu geniştir.DrTus. progressif bir seyirle nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi tablolarının gelişimine yol açar. Bir üniversite hastanesinin yoğun bakım bölümünde kafa travması nedeni ile bir haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan bilinci kapalı bir hastada ateş yüksekliği nedeni ile yapılan tetkikler sonucunda ventilatöre bağlı pnömoni geliştiği saptanıyor. Alınan balgam kültüründe ise gram negatif. Acinetobacter baumannii Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. hareketli bir bakteridir. Toprakta. Tedavi ve korunmada gecikilmiş. Cevap: D 41. altta yatan ciddi hastalığı bulunan veya immünitesi zayıflamış hastalarda önemli. yara ve üriner sistem infeksiyonlarına yol açabilir. B. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. hareketli. Acinetobacter baumannii: Gram negatif. Klebsiella pneumoniae C. pnömoni. Serratia marcescens. Aşağıdaki antibiyotiklerden hangisi bu etkene yönelik tedavide uygun bir seçenek değildir? 18 . gram negatif. çürümüş bitki ve çiçeklerde. terminal dönemdeki kistik fibrozlu olgularda. Transtrakeal aspirasyon yöntemi ile alınan balgam örneğinin Gram boyamasında her sahada 20-25 lökosit. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. oksidaz negatif. Kontamine dezenfektanlar aracılığı ile hastane epidemilerine neden olan nadir. Cevap: B 42. hareketli. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir A. Bir haftadan beri devam eden ateş. fırsatçı bir hastane infeksiyonu etkenidir. Serratia marcescens D. kontrol altında tutulamamış. gün geçtikçe önemi daha çok kavranmaya başlamış bir etkendir. Pseudomonas aeruginosa B. Uzun süredir geniş spektrumlu antimikrobiyal sağaltım uygulanan. hareketli. Stenotrophomonas maltophilia E. hareketsiz. Özellikle kistik fibrozlu hastalar için önemli bir tehdittir. menenjit. oksidaz negatif.

genellikle diğer ağız içi bakteriler ve özellikle streptokoklarla mikst haldedir. Corynebacterium diphtheriae Eikenella corrodens. nötrofilik lökositoz. Streptobacillus moniliformis. Bunun dışında kalan antimikrobiyallere oldukça duyarlıdırlar. Akut otit ve sinüzitlerin güncel ampirik tedavisi. pnömoni ve yara infeksiyonlarına neden olabilir. normal insan oral florasında bulunan. Yapılan tıbbi değerlendirmede. yaralanma veya ısırılmadan sonraki hafta içinde. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Đnatçı bir infeksiyon sergiler. Enterococcus faecalis B. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. D. oksidaz pozitif. Bakteriyel endokarditlerin %5-10’unda ise etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir: Haemophilus aphrophilus veya Haemophilus parainfluenza Actinobacillus actinomycetemcomitans Cardiobacterium hominis 19 . gram negatif. Cevap: D 44. Đnsan ve hayvan ısırıklarının ve yumruklaşma sonucu elde gelişen inatçı ve ciddi ezilme infeksiyonlarının önemli bir etkenidir. %90-95 oranında beta laktamaz üreten bir bakteridir. Corynebacterium jeikeum E. Eikenella corrodens C. yavaş bir seyir ile gelişmeye başlar. Atmışyedi yaşındaki erkek bir hastanın iki gün önce ateşi yükseliyor. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. non-fermentatif. non-fermentatif. gram negatif bir basildir. kızarıklık ve ağrı geliştiğini ifade ederek yeniden başvuruyor. fakültatif anaerop küçük bir basildir. B. Doğada. Bu hastada bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan.DrTus. Bu nedenle bu türlerce oluşturulan infeksiyonlar penisilin-G. Neoplazmı bulunan. amoksisilin+klavülanik asit (ilk tercih) veya sülbaktam+ampisilindir. Corynebacterium diphtheriae de gram pozitif difteroid bir basildir. çok şekillilik (basil. Hastaya gerekli girişimler yapıldıktan sonra metronidazol tedavisi verilerek evine gönderiliyor. Yapılan muayenede ısırılma yerinde sellülit geliştiği saptanıyor. fakültatif anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Corynebacterium jeikeum. insanın normal oral florasında bulunan gram negatif. nötropenik olgularda kateter infeksiyonları. Acil servise başvuran 35 yaşındaki bir erkek hasta darba uğradığını ve saldırgan tarafından sol ön kolundan ısırıldığını ifade ediyor. Fusobacterium nucleatum. cilt florasında bulunan gram pozitif difteroid bir basildir. Brucella melitensis E. fare oral florasında bulunur. fusiform. Sefaklor Sefuroksim Ampisilin + Sülbaktam Amoksisilin + Klavulanik asit Azitromisin 19 Moraxella catarrhalis.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Cevap: A 45. trombositopeni. E. Pseudomonas aeruginosa C. hepatosplenomegali. Yara yeri infeksiyonu. kok. Bu olgudan alınmış olan seri kan kültürlerinde ilk üç gün içerisinde herhangi bir mikroorganizma izole edilemiyor. oksidaz pozitif. ampisilin ve amoksisilin ile tedavi edilmemelidir. kokobasil) özelliği gösteren bir basildir. Đnfeksiyon. Haemophilus aprophilus Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. anemi. Bu hastada izole edilme olasılığı en fazla gram negatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. anaerop. Bu nedenle duyarlılık testi yapılmaksızın diğer antimikrobiyaller kullanılabilir. genel durumu bozuluyor. Haemophilus influenzae D. Fusobacterium nucleatum D. Aynı hasta bir hafta sonra ısırılma yerinde şişlik. Streptobacillus moniliformis B. C. fakültatif anaerop.

oksidaz pozitif. kapsülsüz kökenleri ise erişkinlerde akut otit ve sinüzitlere neden olan bir bakteridir. Brucella melitensis: Hayvan etkenidir. Tereyağında 4 ay canlı kalabilirler. Tanımlanan gram negatif. musluk suyunda. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 14. genital ülserlere yol açmaz. Haemophilus influenzae: Gram yöntemi ile zor. E. eritrosit sedimantasyon hızı 43 mm/saat olarak saptanıyor. Kapsüllü. gram negatif boyanan küçük basillerdir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Eikenella corrodens Kingella kingae Cevap: E 20 46. basil ya da özellikle klinik örneklerde kokobasil şeklinde. hareketli. oksidaz pozitif. mavi-menekşe renkte boyanır. Kuluçka süresi on günden üç aya kadar değişebilir. bazen pleomorfik görünümlü bakterilerdir. Calymmatobacterium granulomatis. Bu hastada bu tabloya neden olabilen gram negatif. Brucella melitensis E. Toprakta. Đki aydan fazla (3 ay) bekletilen tuzlu teneke peynirinde. C. Haemophilus cinsi bakterilerin hayvanlarda bulunan örneğin Haemophilus parasuis (domuz) ya da Haemophilus felis (kedi) gibi türleri de vardır. Hayvan ısırması. Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. Tekrarlı ülserler iyileştikçe bölgede 20 . Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif.000/mm3 (%75 nötrofil). Bartonella henselae C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Haemophilus ducreyi. hareketsiz. ağrısız. beklenen bir bulaş yolu değildir. çok ağrılı genital ülserlere neden olur.80C olarak ölçülmüş. Pseudomonas aeruginosa B. daha önce bulunsa dahi canlı kalamazlar. non-fermentatif. oksidaz pozitif. fakültatif intrasellüler basil aşağıdakilerden hangisidir? A. tulum. Ülserler ve granülomatöz dokudan alınan materyalin Giemsa boyası ile boyanan preparatlarının incelenmesi sonucunda nötrofil ve monositlerin sitoplazmaları içinde bipolar boyanan kokobasiller görülüyor. gramla boyanamayan bir bakteridir. Bölgesel LAP saptanıyor.DrTus. Ortamdan bulaşarak hastane infeksiyonlarına neden olur. non-fermentatif. aerop. Kapsüllü kökenleri (tip b) küçük çocuklarda (2 ay-6 yaş) menenjit. Haemophilus influenzae hayvan ısırığı ile insana bulaşabilen bir bakteri değildir. çürümüş bitki ve çiçeklerde. çoğu kökeni kapsüllü olan. fakültatif intrasellüler basil tanımlaması ile örtüşmektedir. cinsel temas ile bulaşan granüloma inguinale (donovanyoz) hastalığının etkenidir. D. Genital bölgede önceleri küçük bir nodül ya da papül şeklinde başlar. kolayca kanayan ülserler ortaya çıkar. En önemli bulaşma yolu çiğ sütten yapılmış taze peynirdir. en sık etkenidir. ısırılma yerinde kabarcıklar ve koltuk altında ağrılı şişlik gelişmesi nedeni ile getiriliyor. Kasığında yara ve skrotumunda şişlik yakınmaları ile başvuran 32 yaşındaki erkek bir hastanın yapılan muayenesinde sağ inguinal bölgeden anüse doğru uzayan ağrısız kolay kanayan ülserler ve iyileşmiş ülserlere ait granülomatöz doku varlığı ile birlikte skrotumda ödem saptanıyor. Afipia felis D. kaşar peyniri ve yoğurt ile bulaşmazlar. aerop. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. küçük. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. Neisseriae gonorrhoeae Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Treponema pallidum Neisseriae gonorrhoeae gram negatif diplokoktur ve gonokoksik üretrit etkenidir. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Daha sonra kıvrımlar boyunca anüse doğru genişleyen. akut epiglottid gibi ciddi infeksiyonlara. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Katalaz ve oksidaz pozitiftirler. B. Cevap: C 47. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. Yaklaşık iki hafta önce evcil bir kedi tarafından sağ elinden ısırılan yedi yaşındaki bir kız çocuğu. Hareketsiz. sağ aksiller bölgede 2x3 cm boyutlarında LAP saptanıyor.

kıvrık basillerin varlığı saptanıyor. Doksisiklin D. Vajinozlarda ise yoktur. Disparoni ve beyaz renkli. bir bakteriyel infeksiyonda beklenenden oldukça azdır. vajinoz adı verilmiştir. büyük LAP ile ortaya çıkan lenfogranuloma venereum’a neden olur. bu tür infeksiyonlara vajinit değil.Mobiluncus sp. yenidoğan-infant pnömonilerine ve alt palpebral konjunktivitlere. vakuoller içinde ürerler. anaeroplar ise bunlardan amin oluşturur. Mobiluncus. Hastalık şankr ile başlar. Yukarıdaki laboratuvar bulgusu dikkate alınırsa hastanın tedavisinde kullanılabilecek en uygun antimikrobiyal aşağıdakilerden hangisidir? A. Bunlar. Hangi etkenle gelişirse gelişsin. Lenf dolaşımı bozulduğu için lenfödem ve dış genital organ elefantiyazı görülebilir.Gardnerella vaginalis C. L1. bakteriyel vajinozlar için oldukça değerli bulgulardır.Mobiluncus sp. histiyosit ve plazmositlerin sitoplazmasında. D-K serotipleri ile non-gonokoksik üretritlere. ortamdaki protein yapıları aminoasite dönüştürür. ortamda Gardnerella vaginalis artmış ise. Chlamydia trachomatis. gümüşleme ile boyanabilirler ve çok kıvrımlı ipsi görünüm sergilerler. Bakterilerin iki ucundaki şişliğe benzer bu görünümlere “Donovan cisimcikleri” adı verilir. ve Gardnerella vaginalis D. gümüşleme tekniği kullanılarak yapılan boyanması halinde. Bu bakteriler arasında tipik bir kommensallik söz konusudur. Bakteriyel vajinit . Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Cevap: C 48.3 serotipleri ile de küçük ülserli. vajinit etkenlerinin aksine. bu hücrelerin içinde bipolar boyanan (çengelli iğne görünümünü anımsatan) 1-25 adet kokobasil görülür. ağrısız. Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. tek. preparat incelenirken az sayıda lökosit ve özellikle Mobiluncus türlerinin ve ipucu hücrelerinin (yassı epitel hücresi üzerinde kümeleşmiş gram labil kokobasiller) görülmesi. Kokulu vajinal akıntı başlıca semptom olabilir. nötrofil. laktobasiller azalmıştır. B. sert kenarlı.Gardnerella vaginalis E. Granülomatöz lezyonlardan alınan materyalin Wright ya da Giemsa boyaları ile. Lezyondaki bakteriler standart boyama yöntemleri ile değil. Kaşıntı. Vajinal sürüntüden yapılan boyamalarda. Klindamisin E. Metronidazol 21 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 21 ağrısız. dizüri ve disparoni nadirdir. vajinitlerde mutlaka vajinal mukozada ödem ve eritem görülür. Bu arada ortam pH değişikliği nedeni ile laktobasiller azalır ve asidite daha da bozulur. Bakteriyel vajinoz . Flukonazol C. Ko-trimoksazol B. koyu vajinal akıntı yakınmaları ile başvuran hastadan alınan vajinal akıntı örneğine %10 KOH damlatılınca balık kokusunu andıran bir koku ortaya çıktığı görülüyor. Ayrıca serbest olarak bulunan gram negatif. Đnfeksiyon bölgesindeki. monosit. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides ve Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliğine girer. Ortam daha da alkali hal alır. Sonuçta. ancak sayıca artmaları halinde yardımlaşarak vajinada yüzeyel bir inflamasyona yol açan Gardnerella vaginalis. yapışkan vajinal akıntı yakınması ile Jinekoloji polikliniğine başvuran 32 yaşındaki bir kadından alınan akıntı örneğinin Gram boyası ile yapılan preparatında az sayıda lökosit ile birlikte vajinal epitel hücreleri üzerine yapışmış çok sayıda gram negatif kokobasil görülyor.DrTus. Bacteroides türleri gibi anaerop bakterilerin ve genital mikoplazmaların yol açtığı ortak tablo için kullanılır. Bölgesel LAP yoktur. Sonuç olarak. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Bakteriyel vajinoz . ya da nadirdir. Tüm vajinal infeksiyonlar içinde en sık karşılaşılan tablodur. Bunun nedeni. Olguların en az yarısı asemptomatiktir. genişlemeye eğilimli olmayan ülserlerdir. peptostreptokok.2. Bakteriyel vajinit . Vajinal sekresyonda lökosit sayısı. ve Gardnerella vaginalis Bakteriyel vajinoz: Normalde vajinal florada yer alan. HIV infeksiyonu bulaşı için bir risk faktörü olduğuna inanılmaktadır. granülomatöz. Aminler bölgedeki pH’ı yükseltir ve Gardnerella vaginalis için rahat bir ortam oluşur. Süt görünümünde. deformitelere yol açan çok sayıda lezyon kalır. Bakteriyel vajinit . Cevap: E 49. bu bakterilerin vajinal mukozaya invazyon yapmaması ve sadece yüzeyel hücre destrüksiyonuna neden olmalarıdır.Mobiluncus sp. Gardnerella vaginalis.

kas ağrıları. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. kesin vajinoz tanısı koydurur. Clostridium difficile: Đnsan dahil memelilerin barsağında bulunan gram pozitif sporlu basillerdir. Tedavi edilmemiş olgularda karşılaşılabilen en ciddi komplikasyon. Spirillum minor (minus da denir). Mobiluncus sp. Sodoku hastalığı – Spirillum minus Sodoku hastalığı – Streptobacillus moniliformis Haverhill hastalığı – Spirillum minus Haverhill hastalığı – Streptobacillus moniliformis. Spiroketler içinde değerlendirilmesi daha doğrudur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Neisseria gonorrhoeae B) Gardnerella vaginalis C) Staphylococcus aureus D) Clostridium difficile E) Mobiluncus sp. Kemiricilerin ağız florası ile kirlenmiş besinlerle de bulaşabilir. lenfadenit ve lenfanjit gelişir. B. virgülsü basiller belirleniyor. ağrı ve kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. ısırık yerinde kırmızı-kahverengi şişlik. Bakteriyel vajinozların tedavisinde antianaerop özellikli ilaçlardan en çok metronidazol tercih edilir. sonra şişlikte irinleşme ve ülserasyon ile birlikte bölgesel LAP. yani ısırılmayı izleyen 10. Cinsel ilişki sırasında vajinada yanma hissi ile polikliniğe başvuran 34 yaşındaki bir bayanın muayenesinde. akıntı yaymasında her sahada bol yassı epitel hücresi. C. Yüksek ateş. Özellikle sodoku. diğerlerine ek olarak ekstremite artritleri de görülür. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. süt gibi. süt gibi vajinal akıntı. sağ dizinde şişlik. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar.DrTus. Gram negatif diplokok şekillidir. Staphylococcus aureus: Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlarda adı geçmeyen kümeler halinde yaşayan gram pozitif koklardır. lokal ve sistemik belirtilerle seyreden epidemik infeksiyonlara (Haverhill hastalığı) neden olabilir. D. Haverhill = Sodoku + Artrit. Hastanın yapılan muayenesinde sol ayak baş parmağında ülsere yara. yapışkan vajinal akıntı özeldir. ancak gram labil boyanan. Neisseria gonorrhoeae: Gonokoksik üretrit ve servisit etkenidir. fare ısırığı hastalığının diğer bir etkenidir. On gün önce bir fare tarafından sol ayak baş parmağından ısırıldığını ifade eden 30 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Ancak bir kolaylaştırıcı bakteri kolonizasyonu söz konusu ise bakteriyel vajinoz gelişimine katkıda bulunur. Pontiac hastalığı – Streptobacillus moniliformis Streptobacillus moniliformis. Sodoku hastalığında yaygın cilt döküntüleri de görülebilir. Tekrarlı olgularda lokal probiyotik (laktobasil) kullanımı da etkin bulunmuştur. daha önceden kapak anomalisi bulunan hastalarda gelişen fatal infektif endokardittir. E. Đki hastalık tablosunda da sistemik ve lokal belirtiler ısırık yarası iyileştikten sonra. 4-5 nötrofilik lökosit ve çoğunlukla epitel hücrelerine yapışmış ve kümeler yapmış halde görülen gram pozitif ve negatif kokobasiller ile gram pozitif küçük. sol inguinal LAP ve sağ dizde artrit saptanıyor. Haverhill hastalığında. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. kıvrık görünümlü (curved). Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. Tek ve yüksek dozda veya 5-7 günlük rutin dozda kullanılabilir. Balık kokusunda. Gardnerella vaginalis gibi gram pozitif duvar yapılı. günden sonra başlar. Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlara neden olmaz. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. Neden olduğu fare ısırığı hastalığına Sodoku hastalığı adı verilmiştir. Cevap: D 22 . Yukarıda tanımlanan tablo ve yol açan etkenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. Cevap: E 51. Cevap: D 50. Varlığı. nadir laktobasiller. Gardnerella vaginalis: Bu sorunun çeldiricisidir. hareketli bir vajinoz etkenidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 22 Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. kızarıklık. çok şekillilik özelliği gösteren bir basildir.: Zorunlu anaerop. tedavi edilmez ise birçok kereler tekrarlayabilir. Normal vajinal florada bulunan ve gram labil boyanan kokobasillerdir. fakültatif anaerop.

Mycoplasma pneumoniae de klamidyalar gibi Gram yöntemiyle boyanmayan.500/mm3 (%90 nötrofil). Bununla birlikte. • Çoğunlukla balgam çıkarılmayan (non-prodüktif) kuru öksürük vardır. Klinik yelpaze. öksürük. Su borularından veya havalandırma sistemlerinden bulaşır. Balgamda bol nötrofilik lökosit ve gram pozitif diplokoklar görülürler. Cerahatli balgama neden olmaz. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg. Ekstrapulmoner tutulumun nadir olduğu. mikroskopik hematüri. hipofosfatemi. • Hiponatremi. yaygın. Anlaşılabileceği gibi. Mart ayı sonunda. az ya da çok sayıda nötrofil görülür. Đdrarda etkene ait antijen saptanması C. Balgam örneğinin Charcoal Yeast Extract Agar besiyerine ekimi ile etkenin saptanması Lejyoner hastalığının tanında.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 23 52. E. Hastanın çekilen PA akciğer grafisinde sağ alt lobda infiltrasyon ve sağ plevral efüzyon saptanıyor. hastaların balgamının Gram yöntemi ile boyaması durumunda. anormal kan üre ve kreatinin değerleri vb. tipik pnömoni tablosu da sergileyebilir. alveolitle özel. Başlıca klinik özellikler şunlardır: • Ateş genellikle 400C’a kadar yükselir. C. Cevap: A 23 .) elde edilebilir. nabız 120/dakika. kas ağrıları. kusma ve sulu ishal gibi gastrointestinal sistem belirtileri tabloya eklenir. Legionella pneumophila lejyoner hastalığının etkenidir. Balgamda PCR ile etkenin saptanması E. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında akla getirilmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. göğüs ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile acil servise başvuruyor. • Olguların yarıdan azında karın ağrısı. baş ağrısı. atipik pnömoni etkenleri arasında yer almakla birlikte. Chlamydia pneumoniae. herhangi bir bakterinin gösterilememesi önemli bir tanısal destektir. B. • Olguların %10’unda böbrek yetmezliği bulguları (proteinüri. 46 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. eritrosit sedimantasyon hızı 76 mm/saat. Akciğer biyopsi örneğinde floresan antikor boyama yöntemi ile antijen saptanması D. Moraxella catarrhalis gram negatif diplokoktur. ciddi bir pnömoni tablosuna yol açar. halsizlik. oldukça ağır seyirli bir tipiklober pnömoniye kadar değişebilir. solunum sayısı 18/dakika olarak saptanıyor ve sağ akciğer bazalinde inspiryum sonu ince raller işitiliyor. tipik pnömoni tablosuna neden olur. bronşiyolit tablolarının söz konusu olduğu bir atipik pnömoni tablosundan. Gram yöntemiyle boyanmayan bir atipik pnömoni etkenidir. bulantı. Streptococcus pneumoniae Chlamydia pneumoniae Moraxella catarrhalis Mycoplasma pneumoniae Legionella pneumophila Streptococcus pneumoniae. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin yukarıda tanımlanan olguda saptanması beklenmez? A. altta yatan ciddi bir hastalığı olan hücresel immünite yetmezlikli hastalarda alveolleri de etkileyerek genelde çift taraflı. D. Balgam örneğinin Gram boyamasında lökositlerle birlikte gram negatif kokobasillerin varlığı B. Cevap: E 53.DrTus. Balgam incelemesinde bol nötrofil görülüyor. Alınan anamnezde yaklaşık bir hafta önce iş toplantısı nedeni ile bir turistik otelde konakladığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. cerahatli balgama neden olmayan bir atipik pnömoni etkenidir. toplum nedenli pnömonilerin en sık etkenidir. KOAH’lılarda akut alevlenmelerin üçüncü sıradaki etkenidir. serumda LDH yüksekliği önemli özelliğidir. • Nadir bazı olgularda hepatit. miyokardit ve perikardit gibi kalp tutulumları görülebilir. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. CRP: 96 mg/dL olarak saptanıyor ve rutin biyokimya tetkiklerinde hiponatremi (120 mEq/L) bulunuyor. Özellikle hastanede yatan.

Yirmiiki yaşındaki erkek hasta.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 24 54. Bu olgudan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. D. C. Legionella pneumophila E. inguinal bölgede patolojik LAP saptanmıyor. Üretral akıntının Metilen Mavisi boyamasında. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazları minimal yüksek olarak saptanın hastanın batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer çevresinde sıvı toplanması görülüyor. Bu yaklaşımın erken tanı değeri oldukça fazladır. Şu bilgiyi unutmayınız. Semptomatik erkeklerde Gram boyamanın duyarlılık ve özgüllüğü >%95’dir. düşünülmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. Trichomonas vaginalis Neisseria gonorrhoeae Chlamydia trachomatis Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Erkeklerde gonokok infeksiyonları: Olguların %95’inde görünür tablolara yol açtığı için erkeklerde infeksiyon daha sık tanımlanabilir. Ön üretrit ile başlar. penis başında kızarıklık. Neisseria gonorrhoeae – Fitz-Hugh-Curtis Sendromu D. Neisseria gonorrhoeae – Pelvik inflamatuvar hastalık B. yani lober pnömoni tablosudur. nötrofillerin içinde çok sayıda diplokok görülüyor. Oysa olgumuzda Gram yöntemi ile etken görülememiştir. PA akciğer grafisinde bilateral alt lober tutulum görülüyor. Neisseria gonorrhoeae – Akut kolesistit C. Balgam pürülan. hiperemi ve en önemlisi yeşilimsi-sarı üretral akıntıdır. Legionella pneumophila. Chlamydia psittaci C. dizüri ve sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı yakınmaları ile başvuruyor ve trikomonas vajiniti tanısı ile ampirik olarak metronidazol tedavisine alınıyor. Metilen Mavisi yöntemi ile boyanan akıntı yaymasında nötrofiller içerisinde ve bir miktar da dışarısında tipik diplokokların.Fitz-Hugh-Curtis Sendromu 24 . E. glans ucunda kaşıntı. Cevap: D 55. Muayene sırasında glans peniste hiperemi ve sarı-yeşilimsi renkte üretral akıntı varlığı dikkati çekiyor. Coxiella burnetii B. sağ üst kadranda karın ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Balgamın Gram yöntemi ile boyanmasında her bir 100X sahada >25 nötrofil ve sorumlu etkenler görülebilir. Standart besiyerlerine yapılan ekimlerde üreme olmuyor. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Başlıca belirtileri. Hastanın yapılan muayenesinde palpasyonla karaciğerde ağrı ve oskültasyonda karaciğer üzerinde frotman varlığı dikkati çekiyor. Mycoplasma pneumoniae Balgamda fazla nötrofil görüldüğüne göre tablo alveolit. standart Gram yöntemi ile boyanmaz. Gram boyamada ise gram negatif diplokokların görülmesi tipiktir ve kesin tanı koydurur. dizüri. Örneğin pnömokoksik pnömonilerde kapsüllü gram pozitif diplokoklar. akıntı ve idrar yaparken yanma hissi yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: B 56. Erkekte üretral akıntı. Lober pnömoni kliniği veren bir hastanın bronkoalveoler lavaj yapılarak elde edilen solunum sekresyonunda her bir 100x mikroskop alanında ortalama 30 nötrofil görülüyor. Gram boyama ile herhangi bir mikroorganizma saptanamıyor. Streptococcus pneumoniae D. Aynı hasta bir hafta sonra ateş. gram negatif basil pnömonilerinde ise gram negatif basiller belirlenir. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta disparoni. Yapılan muayenede vital bulgular normal sınırlarda saptanıyor. Chlamydia trachomatis . kadında ise uterus serviksinden alınan sürüntü Gram ve Metilen Mavisi yöntemi ile boyanır. Lober pnömonilerde kanda da belirgin bir nötrofilik lökositoz vardır. pas renginde ve çoğu zaman kanlıdır. Hastadan alınan anamnezde iki gün önce bir hayat kadını ile cinsel temasta bulunduğu öğreniliyor. Yukarıda tanımlanan klinik bulgular dikkate alındığında.

Haemophilus influenzae ise basil-kokobasil morfolojisindedir. Bakteriyi sinovyal sıvıdan üretmek mümkündür. Brucella melitensis Brucella abortus Neisseria meningitidis Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülen. 25 . Herhangi bir sağlık personelinin müdahalesi olmadan ev şartlarında doğduğu öğrenilen henüz iki günlük bir yenidoğan. Çoğu olguda yüksek ateş. olguda disseminasyonun kesin delili olarak kabul edilir. diz (sık). Tablo. Yenidoğanlarda ilk birkaç (1-2) gün içinde gelişen konjunktivitlerde gonokoklar. dirsek eklemlerinde asimetrik septik monoartrit şeklindedir. çoğunlukla göze damlatılan bu damlalara bağlıdır. glukozu fermente eden. Yapılan muayenede göz kapaklarında eritem ve ödem saptanıyor. Staphylococcus aureus Streptococcus agalactiae Neisseria meningitidis Haemophilus influenzae Neisseria gonorrhoeae Yenidoğan gonokok infeksiyonları: Anneden doğum sırasında yenidoğana bakteri bulaşı gerçekleşebilir. nabız 100/dakika.DrTus. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. E. cinsel aktif (15-50 yaş arası) bireylerde görülen en sık septik artrit etkenidir. Cevap: D 58. glukozu fermente eden. sol dizde eritem.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. her iki cinsten. Đhmal edilirse sıklıkla körlüğe yol açan iki taraflı göz infeksiyonları (ophthalmia neonatarum) gelişir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 380C. Gezici eklem ağrıları. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole edilmiş olduğu bildiriliyor. eklemlerde şişlik ve hiperemi görülür. meningokokların septik artrite neden olması olasılığı çok düşüktür. Metronidazole bağlı toksik hepatit 25 Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. Hastada sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı görünmesi nedeniyle seçim gonokoklar lehinde olmalıdır. B. ağrı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Gonokoklar. katalaz ve oksidaz pozitif. ödem ve sıcaklık artışı saptanıyor. Çoğu olguda yüksek ateş. Soru cümlesinde bunların ayrımında kullanabileceğimiz çok önemli veriler mevcuttur. Diğer seçeneklerdeki bakterilerden Brucella türleri kokobasil. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. lenfatik yayılımla perihepatite yol açabilir (Fitz-Hugh-Curtis sendromu). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Erkeklerde ise çok nadirdir. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole ediliyor. Cevap: C 57. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). Sol diz ekleminin ultrasonografik incelemesinde eklemde efüzyon varlığı görülüyor. sol dizinde şişlik. Diğer etkenler de septik artrite neden olabilir. Erkeklerde ise çok nadirdir. el bileği. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). Korunma amacı ile doğumdan hemen sonra göze %1 AgNO3 veya eritromisinli damlalar damlatılır. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. göz kapaklarında şişlik ve cerahatli akıntı yakınmaları ile getiriliyor. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. Bu koruyucu yaklaşımın rutine girmesinden sonra oldukça nadir karşılaşılan bir klinik antitedir. ilk haftadan (5-12 gün) sonra meydana gelen konjunktivitlerde ise öncelikle klamidyal etkenler düşünülmelidir. D. E. Yenidoğanların doğumdan sonraki ilk birkaç saat içinde gelişen konjunktivitleri. Göz kapakları elle açıldığı zaman bol miktarda pürülan materyalin fışkırır tarzda dışarıya boşaldığı görülüyor. D. Neisseria gonorrhoeae klamidyalar gibi. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan 34 yaşındaki bir kadın hasta. C. C. B. katalaz ve oksidaz pozitif. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. el. Gonokoklarla karşılaştırıldığında. Artritin görülmesi.

D. hücre sayısı 2400/mm3 (tamamı nötrofil).DrTus. meningokokların aksine penisilinaz üretebilirler. B. Klinik veriler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: E 26 59. sonra tek başına 10-14 gün doksisiklin veya tek doz seftriakson. Beş gün önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 26 yaşındaki bir erkek hastada son üç gündür devam eden üretral akıntı mevcuttur. amoksisilin-klavülanik asit ya da kinolonlar ile yedi gün daha sürdürülür. Seftriakson Doksisiklin Metronidazol Seftriakson + Doksisiklin Ko-trimoksazol PBP değişimi ile de penisilin direnci Gonokoklar. BOS yayması ve lateks aglütinasyon testi sonucunda (gram negatif diplokok. ciltte peteşiyal 26 . görünümünün ise bulanık olduğu saptanıyor. renginin boz. Bu olguda kullanılabilecek alternatif antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir? A. Semptomlar düzelinceye kadar seftriakson uygulanır. sonrasında 10-14 gün doksisiklin uygulanır. D. Cevap: C 61. Cevap: D 60. gövde ve ekstremitelerde peteşiyal döküntüler dikkati çekiyor. Daha sonra tedavi. E. geliştirebilmektedirler. C. C. • PID’de tablo düzelinceye kadar sefoksitin + doksisiklin. Ateş. Hastadan alınan üretral akıntı örneğinin Metilen Mavisi ile boyalı preparatı incelendiğinde bol lökosit ve lökosit stoplazmasında bulunan diplokoklar görülüyor. Hasta yakınlarından alınan anamnezde hastada penisiline karşı tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü saptanıyor. • Komplike olmamış gonore ve epididimitte seftriakson tek doz ve 7 gün doksisiklin kullanılır. D. C. baş ağrısı. penisiline diğer kökenlere göre daha duyarlıdırlar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tedavide klamidyal etkenler de hedeflenir. Kloramfenikol Seftriakson Ko-trimoksazol Eritromisin Ampisilin Verilen klinik özellikler olguda menenjit olabileceğini göstermektedir. Ateş. E. E. Aşağıdaki etkenlerden hangisi ile oluşturulan menenjitlerde bu olguda tanımlanan BOS bulguları elde edilemez? A. B. bulantı. Menenjit tedavisi genel olarak ampirik olarak yapılır. B. • Disseminasyona yol açan kökenler. Hastadan alınan BOS örneğinin Gram boyalı preparatlarının incelenmesinde gram negatif diplokoklar görülüyor. sefuroksim aksetil. baş ağrısı. Alınan BOS örneğinin analizi sonucu elde edilen diğer bulgular ise şunlardır: Protein 68 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). bulantı ve kusma yakınmaları ile başvuran bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor ve lomber ponksiyon yapılıyor. Ponksiyon sırasında BOS basıncının çok arttığı. Listeria monocytogenes Escherichia coli Mycobacterium tuberculosis Neisseria meningitidis Streptococcus pneumoniae Aşağıdaki tabloya bakınız. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları nedeni ile getirilen bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. şeker 22 mg/dL (normali 45-80 mg/dL).

2 milyon ünite benzatin penisilin G uygulamak. protein 32 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). görünüm normal. baş ağrısı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 27 döküntüler) olgunun meningokoksik menenjit olduğu anlaşılmış ise ilk seçenek penisilin-G’dir. Penisilin allerjisi var ise kloramfenikol uygulanır. D. Alternatif kemoprofilaksi yaklaşımları ise tek doz oral siprofloksasin veya tek doz seftriakson injeksiyonudur. Profilaksi gerekli değildir. hücre sayısının 3. E. renginin boz. 2 kapsül (600 mg) verilir (222 formülü). Sefotaksim + Ampisilin Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim + Vankomisin + Ampisilin INH + Rifampisin Asiklovir Akut Pürülan Menenjitlerin Ampirik Tedavisi YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay 3 ay-50 yaş > 50 yaş ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol Meropenem Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: C 64. BOS glukozunun 18 mg/dL.600/mm3 (%90 nötrofil). Tek doz 1. BOS proteininin 78 mg/dL olduğu görülüyor. Yukarıda tanımlanan olgu ile aynı evi paylaşan yetişkin aile bireylerinin korunması için uygulanabilecek en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. C. glukoz 55 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Dört gün boyunca 600mg/gün rifampisin vermek.DrTus.200/mm3 (tamamı mononükleer). Ellidokuz yaşındaki bir erkek hasta ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. Cevap: A 62. 27 . BOS glukoz düzeyi düşük. renksiz. E. Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Herpes simpleks virüs Treponema pallidum Lenfositik koriyomenenjit virüsü Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. kusma yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ense sertliği. E. proteini yüksektir. Meningokoklara karşı temas öncesi korunmada kapsül aşıları kullanılır. Bir doz A+C aşısı uygulamak. Đki gün boyunca 2x600 mg/gün rifampisin vermek. B. B. BOS şekeri düşük. Bu hastada ampirik olarak başlanması gereken en uygun antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A. D. D. C. 2 kez. C. Cevap: B 63. Temas sonrasında ise erişkinlere rifampisin 2 gün. Ateş. Kernig ve Brudzinski bulgularının pozitif saptanması nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor ve şu bulgular elde ediliyor: Basınç normal. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS basıncının arttığı. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. hücre 2. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. görünümünün bulanık olduğu. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. B.

Beyin omurilik sıvısı yaymasında lökositler içinde gram negatif diplokoklar belirleniyor. içe şaşılık) görülmez. Primer bakteriyemi sırasında ilk tutulan bölge beyin subkorteksidir. uykuya eğilimli olma ve çift görme yakınmaları ile başvuruyor. Baskın belirtiler kafa çiftlerine aittir. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta. içe şaşılık görülür. Beyin omurilik sıvısı basıncını çok artmış. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. Cevap: D 66. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. C. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. Tutulum daha çok pO2’nin yüksek olduğu beyin tabanındadır. protein düzeyi artmıştır. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. glukozu normal düzeydedir. Buradaki nekroz SAA’ya açılınca inflamasyon burada da başlar. ateş. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. kafa tabanında çıplak ve düz bir seyir izleyen N. görünümünü bulanık bulunuyor. Pıhtıdan yapılan asidorezistan boyamada basil görme şansı daha fazladır. Lenfositik koriyomenenjit virüsü.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 28 Herpes simpleks virüsü menenjiti akut aseptik menenjittir. Clostridium botulinum Treponema pallidum Lenfositik Koriyomenenjit Virüsü Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Clostridium botulinum menenjit gibi invazif infeksiyonlara neden olmaz. Hastalığın ilk döneminde baş ağrısı. Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. renginin ksantokromik olduğu. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. esasen bir meningoensefalittir. D. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. proteini yüksektir. baş ağrısı. Hastadan alınan BOS örneğinin incelenmesinde basıncın arttığı. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ense sertliği ve cildinde peteşiyal döküntüler bulunan 28 yaşındaki bir mahkuma menenjit ön tanısı ile lomber ponksiyon yapılıyor. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir.abducens’dir. şuur bulanıklılığı. meninks irritasyon belirtileri. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. rengini boz. bulguları ve kafa çifti tutulumları. ikinci dönemde letarji. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Triptofan testi pozitiftir. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. hücre sayısının 350/mm3 (tümü mononükleer). En çok tutulan sinir. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. kusma. lenfosit içerir. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. Neden olduğu klinik tablo tümüyle nörotoksinine bağlıdır. halsizlik gibi nonspesifik belirtiler varken. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pnömokok menenjiti B) Kriptokok menenjiti C) Kandida menenjiti 28 . davranış değişiklikleri. glukozun 12 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). B. BOS renksiz ve berraktır. Ancak. bulantı.DrTus. Yüksek ateş. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Tüberküloz menenjitte BOS’a nekroz odaklarından bol miktarda protein debris dökülür. Tüberküloz menenjit. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. Retinada nadiren tüberkülom da görülebilir. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. Cevap: E 65. son dönemde ise ciddi nörolojik belirtiler. BOS şekeri düşük. şeker miktarını 18 mg/dL bulunuyor. BOS glukoz düzeyi düşük. Yapılan testlerde beyin omurilik sıvısı protein miktarı 210 mg/dL. ajitasyon. koma ve nöbetler görülür. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. bekletilen BOS’ta örümcek ağı görünümünde fibrin pıhtısı gelişir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ gözde içe şaşılık olduğu görülüyor. E. tüberküloz menenjitte olduğu gibi özellikle beyin tabanı tutulum bulguları (ör. proteinin 118 mg/dL (normali 15-45 mg/dL) olduğu görülüyor. Hidrosefali en sık komplikasyondur.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D) Meningokok menenjiti E) Grup B streptokok menenjiti 29 Olguda verilen BOS bulgularından. solunum sayısı 22/dakika olarak saptanıyor. trombosit: 94. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 39. menstrual dönemdeki. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesi sırasında insizyon yerinde açılma.000/mm3 (%88 nötrofil). dahil) Yaygın. Myoma uteri tanısı ile histerektomi uygulanan 46 yaşındaki bir hasta taburcu olduktan bir hafta sonra yüksek ateş. ishal Musküler: Şiddetli kas ağrısı Hepatik: Karaciğer fonksiyon bozukluğu Renal: Kanda üre ve kreatinin artışı Hematolojik: Trombositopeni nedenli ekimozlar Merkez sinir sistemi: Dizoryantasyon veya konfüzyon (bilinç sislenmesi) Mukozalar: Lokal kan akımı artışı nedeniyle göz. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit: 14. BUN: 62 mg/dL (normali 15-40 mg/dL). arteriyel tansiyon 80/50mmHg. B. diplokok. soruyu zorlaştırıyor. nabız 124/dakika. osteomiyelit. D. baş dönmesi. bunun bir pürülan menenjit olduğu anlaşılmaktadır. süperabsorban (magnezyum bağlayan) vajinal tamponları kullanan kadınlarda görülmüştür.40C.DrTus. ALT: 115 U/L (normali 10-40 U/L). ağız ve vajinada kırmızı renk artışı Cevap: E 68. kreatinin 3 mg/dL (normali 0. bayılma ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Menstrual TSS. Ancak. konjuktivaların hiperemik görünümde olduğu ve yaygın eritematöz döküntü bulunduğu belirleniyor. Bu durumda sorumlu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri tek dayanağımızı oluşturuyor: PnömokokGram pozitif diplokok KriptokokGram pozitif blastokonidya KandidaGram pozitif blastokonidya ve psödohifler Meningokok Gram negatif diplokok Grup B streptokokGram pozitif kok. Kültür sonucunda 29 . Hastalığın tanımlanmasında beş klinik kriter söz konusudur (CDC): Ateş (≥ 38. C. kusma ve tüm vücudunda yaygın kırmızı döküntülerin ortaya çıkması yakınmaları ile tekrar başvuruyor. pnömoni. yaygın kas ağrıları. Kızıl Kızamık Meningokoksemi Salmonelloz Stafilokok toksik şok sendromu Stafilokok toksik şok sendromu (TSS) menstrual ya da non-menstrual nedenlere bağlı olabilir.000/mm3. tüm seçeneklerin pürülan menenjitlerden oluşturulması. cilt ve cerrahi alan infeksiyonlarında (post-operatif). E. pürülan akıntı ve eritem varlığı dikkati çekmiş ve yara kültürü alınıyor. senkop vb. Ancak. günümüzde bu tipteki tamponlar artık kullanılmadığı için vajinal tampon nedenli olgu sayısı azalmıştır.5 mg/dL) olarak saptanıyor. kırmızı raş (güneş yanığı gibi eritematöz döküntü) Başlangıçtan 1-2 hafta sonra özellikle el ve ayak tabanlarında deskuamasyon Aşağıdakilerden üç ya da fazla organ/sistemde anormallik bulunması: Gastrointestinal: Kusma. zincirler Cevap: D 67. Epistaksis nedeni ile acil serviste anterior nazal tampon uygulanan 34 yaşındaki bir erkek hasta bir gün sonra ateş. ampiyem.9 0C) Hipotansiyon (baş dönmesi. influenza gibi çok çeşitli infeksiyonların zemininde her iki cinsiyetten hastalarda da (non-menstrual) gelişebilir. nazal tampon yapılmışlarda. Bunun dışında.5-1.

Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sepsis gelişmiş ise mortalite yüksektir (%30). B.DrTus. triküspid (sağ kalp) tutulumu daha fazladır. Pseudomonas aeruginosa ikinci sıradadır. ağrı yakınmaları ile getiriliyor. her iki atriyo-ventriküler kapak da tutulmakla birlikte. C. Klindamisin. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 11 yaşındaki bir kız çocuğu.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kanlı agarda beta hemoliz yapan. B. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 24. şişlik. Benzatin penisilin G Kristalize penisilin + Klindamisin Nafsilin + Klindamisin Eritromisin Metronidazol Stafilokok toksik şok sendromunun tedavisi. Bu durumda mortalite %3’ün altına indirilmiştir. D. gram pozitif koklar izole ediliyor. Yapılan ekokardiyografik incelemede triküspit kapakta vejetasyon saptanan hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Endokardit gelişmiş ise mortalitesi %50’dir. sorunlu sistemlerin desteklenmesi (üremide diyaliz. Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus Escherichia coli Septik artritlerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle olmalıdır: YenidoğanStreptococcus agalactiae 2 ay-6 yaşHaemophilus influenzae 6-18 yaşStaphylococcus aureus 18-50 yaşNeisseria gonorrhoeae 30 . kanamalar için kan ürünü transfüzyonu. Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Streptococcus viridans Staphylococcus epidermidis Streptococcus sanguis Yaşamı tehdit eden Staphylococcus aureus infeksiyonları arasında ilk sırayı bakteriyemi alır. diğerlerine göre daha iyi bir klinik seyir sergilerler. Bu risk grubundaki infeksiyonlar. eritrosit sedimantasyon hızı 95 mm/saat olduğu görülmüş. TSST-1 sentezini %90 baskılar. B. E. E. 30 Toksik şok tanısı ile gözlem altına alınan hastada başlanabilecek en uygun antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. terleme ve halsizlik yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde son iki yıldır damar içi ilaç kullandığı öğreniliyor. katalaz ve koagülaz pozitif. D. Bunun dışında en çok mitral kapak tutulumu gözlenir. Bu olgularda etken çoğunlukla Staphylococcus aureus’dur. E. Buna ilk gün içinde klindamisin eklenmesi önerilir. Metastatik organ tutulumu ≈ %90 olguda görülür. Özellikle IV ilaç bağımlılarında gelişimi önemlidir.400/mm3 (%92 nötrofil). C. Cevap: A 70.) ve nafsilin gibi bir antistafilokok penisilin tedavisinden oluşturulmalıdır. Cevap: C 69. Son iki haftadır devam eden ateş. sol dizinde kızarıklık. C. D. uygun ve enerjik sıvı repasmanı. ARDS’de ventilatör tedavisi vb. yapılan ultrasonografik incelemede sol diz ekleminde efüzyon saptanıyor.

eritrosit sedimantasyon hızı 74 mm/saat olduğu görülüyor. boyunda fazladır. hastanede yapılan girişimler veya büyük operasyonlar sonrasında görülen bir servikal osteomiyelit etkenidir. Büllöz impetigoda. Yenidoğanlarda umbilikal korddan hematojen yayılım ile alt ekstremite osteomiyelitlerine neden olabilir. Follikülit ve fronkülden farklı olarak ateş. Etken kapsüllü tiplerdir (Hib). C. Deskuame olurlar ve 7-10 günde iz bırakmadan iyileşirler. C. derin dokuları tutan cilt ve cilt altı doku infeksiyonudur. Ciddi düzeyde sıvı ve elektrolit kaybı ile seyreder. Büllerde. D. Nikolsky bulgusu pozitif olarak saptanıyor. bakteri bulunmaz. Sıklıkla bakteriyemi de gelişir. ağrı yakınmaları mevcuttur. Salmonella typhi ise orak hücreli anemisi olanlardaki osteomiyelitlerden sorumlu iki etkenden birisidir. Lezyonlarda içi pürülan materyal ile dolu birçok sinüs vardır. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 17. Yenidoğan impetigolarının en sık etkenidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 50 yaş üzeriStaphylococcus aureus Cevap: D 31 71.000/mm3 (%82 nötrofil). B. Kenarlarına basılırsa yer değiştirirler (Nikolsky belirtisi pozitiftir). Nikolsky belirtisi negatiftir ve bül kültüründen bakteri üretilebilir. Pseudomonas aeruginosa. ekzotoksin nedeniyle oluştukları için. Diğeri ise Staphylococcus aureus’tur. Fronkül: Kıl folliküllerini aşan inflamasyondur. Erişkinlerde ise hematojen yayılım ile daha çok vertebral osteomiyelite neden olur. çekilen grafide ise sağ tibia metafizinde periosteal kalınlaşma ve yeni kemik oluşumu saptanıyor. Đskemik inme nedeni ile 10 günden beri Nöroloji yoğun bakım servisinde mekanik ventilasyon uygulanan 55 yaşındaki bir erkek hastada ateş gelişmesi nedeni ile yapılan radyolojik incelemede sağ akciğerde infiltrasyonla 31 . D. Cevap: B 72. Cildi hafifçe çekince dahi büller patlar. titreme gibi sistemik belirtiler de bulunur. Follikülit: Kıl follikülleri ile sınırlı inflamasyondur. Staphylococcus aureus. Oniki yaşındaki bir erkek çocukta son üç haftadır devam eden. Haemophilus influenzae Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Salmonella typhi Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae oyun çocuğu (2 ay-6 yaş) septik artritlerinden ve osteomiyelitlerinden sorumludur. Geniş bir bölgeyi ilgilendiren. Hızla büllöz karakter kazanarak tüm vücuda yayılırlar. Bebeğin yapılan muayenesinde tüm vücudunda yaygın büllöz lezyonlar görülüyor. haşlanmış deri sendromunun aksine. kolayca sıyrılır.DrTus. Cevap: C 73. osteomiyelitlerden sorumlu bakterilerin ilk sırasındadır. Büllöz impetigo Toksik şok sendromu Ritter hastalığı Fronkül Karbonkül Haşlanmış deri sendromu (Ritter Hastalığı): Genellikle yenidoğanlarda ve infantlarda görülür. Büllöz impetigo: Haşlanmış deri sendromunun lokalize formudur. Karbonkül: Daha çok nazal portörlerde görülür. Büllerin içeriğinden alınan örneğin Gram boyası ile yapılan incelemesinde herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. şişlik. E. E. ölümün de en önemli nedenidir. Đki aylık bir bebek. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. B. sağ bacak pretibial bölge distalinde kızarıklık. Deri buruşuk görünümlüdür. vücudunda içi sıvı dolu kabarcıklar çıkması ve genel durum bozukluğu yakınmaları ile getiriliyor. Ağız çevresinde hiperemi ve inflamasyon ile başlar.

perikardit. Đnsanoğlu bunun çaresini. Streptococcus pneumoniae Escherichia coli Staphylococcus aureus Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus’un sistem ve organ infeksiyonları: Organlara yayılım çoğunlukla bir infeksiyon odağından bakteriyemi ya da komşuluk yoluyladır. son birkaç yıl içinde transpozon aracılı VanA tipi vankomisin ve teikoplanin direnci göstermeye başlamışlardır. eritrosit sedimantasyon hızı artışı. MRSA). Yapılan antibiyogramda etkenin oksasiline dirençli olduğu saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökositoz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 32 birlikte pnömatosel oluşumu görülüyor. Ventilatör tedavisi sırasında gelişen hastane kaynaklı pnömonilerin Pseudomonas aeruginosa’dan sonraki en sık etkenidir. tüm beta laktamlı antibiyotiklere dirençli hale gelmiştir. ampiyem. menenjit (endokarditli olgularda sık). bu son felaketten sonra hücre duvarı üzerine yoğunlaşmış olan ilgi alanını protein sentezi üzerine yöneltmiştir. katalaz ve koagülaz pozitif gram pozitif koklar izole edilmiştir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. septik artrit. Bu olguda kullanılabilecek en uygun antibiyotik seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Đnsanoğlu buna karşı glikopeptid yapılı antimikrobiyalleri bulmuşsa da. otit. D. Đnsanoğlu. titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. ampiyem ve pnömatosel ile komplike pnömonilerde akla gelmelidir. B. Hematojen yayılım sonucu gelişen perinefritik apselerde ise Staphylococcus aureus sık izole edilen bir bakteridir. C. linezolid) yeni bir umutmuş gibi görünmektedir. batından alınan diyalizatın görünümünün ise bulanık olduğu dikkati çekiyor. Amoksisilin + Tazobaktam Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson Seftazidim Teikoplanin Staphylococcus aureus. Akciğer apsesi. Pnömoni. Oksazolidinonlar (ör.coli’dir. Cevap: E 74. sinüzit ve perinefritik apseye yol açabilir. CRP yüksekliğine ek olarak ultrasonografik incelemede sağ böbrek çevresinde apse ile uyumlu sıvı toplanması saptanıyor. osteomiyelit. D. viral üst solunum yolu infeksiyonlarına sekonder olarak veya aspirasyon sonrasında pnömoni gelişebilir.DrTus. B. Mevsimsel influenza salgını sırasında pnömoni gelişmesi nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilen 67 yaşındaki bir kadın hasta taburcu edildikten iki gün sonra ateş. E. Diyalizat sıvısının incelenmesinde lökosit sayısının 650/mm3 (tümü nötrofil) olduğu saptanmış ve Gram boyamasında gram pozitif koklar görülüyor. Cevap: C 75. enterokoklar ile at başı yarışan. Ancak çok geçmeden bakteri. penisilin bağlayan proteinlerinde köklü değişimler yaparak (metisilin-oksasilin direnci. üşüme. Dolayısıyla en sık etkeni E. C. Başta grip olmak üzere. E. D. geçici olarak beta laktamaz inhibitörleri ile bulmuştur. Son bir yıldır sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan 54 yaşındaki bir kadın hasta ateş ve karın ağrısı yakınmaları ile geliyor. sorunlu iki gram pozitif koktan biridir. C. Hastanın yapılan muayenesi sırasında kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülmüş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Perinefritik apseler en sık asendan yolla gelişir. alınan idrar kültüründe bakteri saptanmıyor. B. Đnsanoğlunun beta laktamlı antibiyotik atağına karşı ilkin beta laktamaz sentezlemeyi öğrenmişlerdir. Staphylococcus aureus Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Enterococcus faecalis 32 . Bronkoalveoler lavaj uygulanan hastadan alınan örneklerin kültürü sonucunda beta hemoliz yapan.

kateter 33 . Đnternal juguler venden takılması halinde kolonizasyon ve infeksiyon riski. daha sonra gelişmiş ise geç prostetik kapak endokarditleri adı verilir. kateter kaynaklı KDĐ açısından rutinde kullanılan en riskli kateter. En dışındaki yapışıcı (slime. En sık etkenler. E. B. Romatizmal kapak hastalığı nedeni ile mitral prostetik kapak replasmanı yapılan 27 yaşındaki bir kadın hasta ameliyattan bir ay sonra yüksek ateş. E. Kısaca. B. Çok lümenlileri. ekzopolisakkarid) tabakası sayesinde plastik ve cam gibi yabancı yüzeylere kolayca yapışabilir. novobiyosine duyarlı koklar izole ediliyor. Bu hastada alınan kan kültürlerinde izole edilmesi beklenen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Vücudunun %27’sinde ikinci dereceden alev yanığı bulunması nedeni ile yanık ünitesinde yatan bir hastaya juguler kateter takılıyor. Staphylococcus aureus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Candida türleri ve enterokoklardır. Yatışının birinci haftasında ateşi yükselen hastanın yapılan muayenesinde kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülüyor. Bununla birlikte. juguler santral venöz kateterdir. Đntravenöz ya da kalıcı periton kateterleri. Kateterden ve periferik venden alınan kan kültürlerinde gram pozitif. katalaz pozitif. Anti-stafilokok penisilinlerle tedaviye iyi yanıt alınır. Staphylococcus epidermidis’dir. Cevap: B 76. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. • Erken prostetik kapak endokarditleri (<2 ay): Staphylococcus epidermidis (%35) Staphylococcus aureus (%17) • Geç prostetik kapak endokarditleri (>2 ay) Staphylococcus epidermidis (%26) Viridans streptokoklar (%25) (>12 ayda en sık etken) Cevap: E 77. prostetik cihazlar. Enterococcus faecium 33 Staphylococcus epidermidis. sol koltuk altına yayılan. D. Yapılan muayenede mitral odakta. Diğer yüksek riskli bir uygulama olan femoral kateterizasyona ise özel amaçlı kullanımlar dışında diğerleri kadar sık başvurulmamaktadır. nefes darlığı ve çarpıntı yakınmaları ile başvuruyor. pansistolik ejeksiyon üfürümü saptanan hastanın yapılan ekokardiyografik muayenesinde prostetik kapağın yerinden oynamış olduğu görülüyor. kalp pili elektrotları ve ventriküloperitoneal şant nedeniyle gelişen infeksiyonlarda öncelikle akla gelmelidir. Bu tabloya yol açan kökenler hastane dışı bakteriler olduğu için metisilin direnci nadirdir. subklaviyen vene göre yaklaşık 3 kat yüksektir. giriş bölgesini daha fazla travmatize eder ve böylece infeksiyon riski daha da artar. Hastane kaynaklı kateter infeksiyonlarının en sık etkenleri gram pozitif bakterilerdir. koagülaz negatif. Devamlı ayaktan periton diyalizi uygulanan (devamlı periton kateteri bulunan) hastalarda gelişen peritonitlerde de en sık etken. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Enterococcus faecium Tünelsiz santral venöz kateterler (ne yazık ki) en sık kullanılan santral kateterlerdir. Staphylococcus epidermidis. C.DrTus. özellikle hastane ortamında ciddi infeksiyon tablolarına yol açabilir. Staphylococcus epidermidis. tek lümenlilere oranla daha fazla manipülasyon ile takılır. Viridans streptokoklar Enterococcus faecium Staphylococcus aureus Enterococcus faecalis Staphylococcus epidermidis Prostetik kapak endokarditleri: Operasyondan sonraki 60 gün içinde gelişmiş ise bu olgulara erken. çoğunlukla apatojendir. C. 3/6 şiddetinde. Kateter nedenli KDĐ’nin %90’ından (en sık) sorumludurlar.

34 Olgumuzda sorumlu etken olarak gram pozitif. ön servikal zincirde birkaç tane tek tek LAP saptanıyor. C. C. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. çok şiddetli olmayan boğaz ağrısı. Sekiz yaşındaki bir kız çocuğu. E. farinkste hiperemi. D. novobiyosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. B. katalaz pozitif. Đdrar mikroskopisinde her alanda 20-25 lökosit ve bol bakteri görülen hastanın idrarından yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde 100x büyütmede her alanda 1-2 adet gram pozitif kok görülüyor.epidermidis Hayır Hayır Hayır Hayır Evet Evet S. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: E 79. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan muayenede ateş 400C. yüksek ateş.aureus Koagülaz pozitifliği Mannitolü parçalama Protein-A içerme Kanlı agarda β hemoliz Novobiyosine duyarlılık Fakültatif anaerop üreyebilme Evet Evet Evet Evet Evet Evet S. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. sık idrara çıkma yakınmaları ile başvuruyor. bulantı ve kusma yakınmaları ile getiriliyor. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. tonsillalar üzerinde nokta tarzında eksudalar ve yumuşak damakta peteşiler görülmüş.DrTus. E. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. D. koagülaz negatif.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kaynaklı infeksiyonlardan en sık izole edilen patojendir. novobiyosine duyarlı koklar bildirilmiştir. Yirmidört yaşındaki yeni evli bir kadın hasta idrar yaparken yanma hissi. saprophyticus Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Cevap: A 78. Stafilokoklar Arasındaki Fark S. Staphylococcus epidermidis Ureaplasma urealyticum Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus saprophyticus. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). Epstein-Barr virüsü Corynebacterium diphtheriae Adenovirüs Streptococcus pyogenes Mycoplasma pneumoniae 34 .

Lezyonlar ağrısız ve kaşıntılıdır. Fronkül: Staphylococcus aureus nedeniyle gelişen. sol ayak dorsalinde ise sınırları belirsiz. aniden başlar. Erizipel 35 . arta kalanı Mycoplasma pneumoniae ve nadiren de Corynebacterium diphtheriae’ye aittir. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. yanık. 2-4 günlük kuluçka süresinin ardından. yaz aylarında görülür. E. Piyodermilerde ASO negatif bulunur. A. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Erizipel Ektima gangrenosum Sellülit Fronkül Đmpetigo Erizipel: Genelde A. bir adet servikal LAP saptanıyor. Đnfeksiyon sonrasında AGN toksik komplikasyonu gelişebilir. Beş yaşındaki bir erkek çocuk. Streptokoksik farenjit. Đki yaşın altındaki çocuklarda çok nadirdir. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. Yüzeysel dokuları tutan. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. Cevap: D 80. C ve G grubundaki streptokoklar. Yara. Baş. şişlik. Yapılan muayenede sol ayak parmak aralarında tinea pedis lezyonları. eritem ve yüksek ateş vardır. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Küçük çocuklarda bu gibi tipik bir tablodan başka bulantı. Hastanın yapılan muayenesinde ateşinin olmadığı görülüyor. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Bazen derin ülserler oluşabilir (ektima). Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Travma. streptokoksik farenjit için çok güçlü bir destekçidir. Sellülit B. Streptokokların yol açtığı tablolar arasında da en sık karşılaşılan infeksiyon hastalığı. RSV. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Yirmiiki yaşındaki bir erkek hasta sol ayak üzerinde kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Bölgesel lenfadenit ile seyredebilir. kıl folliküllerini aşmış inflamasyondur. eritemli bir alan görülüyor. Ateşin çok yüksek olması. platal peteşi ve ağrılı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 35 Streptokoksik farenjit: Tüm farenjitlerin %80’i virüslere. tek tek anterior servikal LAP görülür. Tüm yaş grupları arasında en çok 515 yaşlarda görülür. Sonra lezyonlar patlayarak bal rengi krutlarla kaplanır. kırmızı. Önce veziküller gelişir. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur.DrTus. D. ciltle aynı seviyede. tonsillada noktavi eksüdalar. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. bal renginde krutla kaplı piyodermi görülmüş. Piyodermi çoğunlukla yüz ve ekstremitelerde görülür. Piyodermiye yol açan A grubu kökenleri. yüzünde çıkan yaralar nedeni ile getiriliyor. C. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. B. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Sellülit: Genellikle A. farenjittir. Farinks hiperemisi. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. kusma gibi gastrointestinal semptomlar ağırlıklı olarak sergilenebilir. %10-15’i Streptococcus pyogenes’e (en sık bakteriyel etken).50C ateş vardır. HSV). Cevap: E 81. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Çocuklarda ve yaşlılarda fazladır. bu yaş grubundaki farenjitler büyük çoğunlukla viraldir (parainfluenza virüsü. nefritojenik kökenler olan M49 ve M57’dir. Lokal ağrı. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. sol yanağında üzeri sarımsı. boğaz ağrısı ve >38.

titreme. Erizipel: Genelde A. ciltten kabarık eritemli alan görülüyor. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce yakınmalarının boğaz ağrısı ve ateş şeklinde başladığı ve daha sonra yanağındaki ağrılı kızarıklığın ortaya çıktığı öğreniliyor. Ektima gangrenosum E. nabız 126/dakika. Ulcus molle – Haemophilus ducreyi B. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Yapılan muayenede orofarinkste hiperemi. yaz aylarında görülür. tonsillalarda hipertrofi ve nokta şeklinde eksuda odakları ile birlikte sol yanakta sınırları belirgin. Sellülit – Streptococcus pyogenes. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Karbonkül: Staphylococcus aureus nedeniyle ortaya çıkan ciddi cilt ve cilt altı infeksiyonudur. Yara. Erizipel – A grubu beta hemolitik streptokok Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. kırmızı. kırmızı. baş dönmesi. Karbonkül 36 Sellülit: Genellikle A. Bu hastada tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. arteriyel tansiyon 85/50 mmHg olarak ölçülüyor. üşüme. eritem ve yüksek ateş vardır. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. ağrı ile birlikte ateş. Cevap: A 82. eritem ve yüksek ateş vardır. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. şişlik.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. skrotum. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Travma. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. A. Yara. Ectima gangrenosum – Pseudomonas aeruginosa. A. C ve G grubundaki streptokoklar. halsizlik yakınmaları ile başvuruyor.60C. Impetigo contagiosa – Streptococcus pyogenes. Lokal ağrı. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Impetigo contagiosa – Staphylococcus aureus. Sellülit: Genellikle A. Erizipel: Genelde A. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. yanık. D. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. şişlik. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Travma. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Lokal ağrı. C ve G grubundaki streptokoklar. B. büllöz lezyonlar ve nekrotik alanlar geliştiği görülüyor. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Yapılan muayenede ateş 38. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. Yüzeysel dokuları tutan. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir.DrTus. Atmışdört yaşındaki tip II diyabeti olan bir erkek hasta ateş. Yetmişiki yaşındaki bir kadın hasta sol yanağında kızarıklık. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Cevap: E 83. Yüzeysel dokuları tutan. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. E. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. yanık. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. yaz aylarında görülür. Đmpetigo D. C. skrotum ve kasıklarında ağrılı yara yakınmaları ile başvuruyor. perine ve pubik bölgede cildin mavimsi bir renk aldığı. Granuloma inguinale – Calymmatobacterium granulomatis 36 . ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur.

peptostreptokok. ASO titresi yüksekliği şarttır Karditi de bulunmalıdır Artriti de bulunmalıdır Subkutan nodülleri de bulunmalıdır Başka bulgu gerekli değildir Akut romatizmal ateşin tanısında şu kriterler aranır: Geçirilmiş bir streptokok infeksiyonu delili: Boğaz kültürü veya hızlı streptokok antijen testi pozitifliği ve/veya ASO 37 . Streptococcus pyogenes ve/veya Staphylococcus aureus gibi aerop bakteriler (tip II) veya aerop bakterilerle birlikte Bacteroides fragilis gibi anaerop bakterilerce (tip I) oluşturulan mikst infeksiyonlardır. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. veziküler lezyonlar içeren pyodermi görülüyor. D. sepsis ve menenjitlere. nekrotizan sinerjistik sellülit): Genital bölge ile sınırlı kalmayan. B. A. C. Özetle nekrotizan fasiitler. granuloma inguinale ve lenfogranuloma venereum gibi genital ülserler ise böyle bir gangrenle karıştırılamayacak kadar sınırlı ve yüzeyel lezyonlardır. enterokok. C. bal rengi krutla kaplı. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis 37 Fournier gangreni (skrotumun nekrotizan fasiiti): Özellikle yaşlı erkeklerde görülür. maligniteler. uzun süreli steroid kullanımı. Fournier gangreni – Streptococcus pyogenes E. Cevap: D 84. E. lohusalarda ise puerperal infeksyonlara neden olurlar. B. dikkat bozukluğu. ateş. akut dermal gangren. Bu tablo için başlıca kolaylaştırıcı risk faktörleri. Escherichia coli) ve non-klostridyal anaerop (Bacteroides fragilis. E. Aerop (Streptococcus pyogenes. Etiyolojisinde ana rolü Streptococcus pyogenes oynar. peptokok) mikst bakteriyel bir infeksiyondur. Aşağıdaki etkenlerden hangisi yukarıda tanımlanan tablodan sorumlu olamaz? A.DrTus. Meleney ülseri. yaz aylarında görülür. Büllöz ya da nekrotik lezyon sergilemezler. perine ve perianal bölge nekrozlarıyla seyreden bir gangren tablosudur. Onbir yaşındaki bir kız çocuğu nedensiz ağlama atakları.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. diyabet. Meleney ülseri – Streptococcus pyogenes D. Streptococcus pyogenes B grubu streptokok C grubu streptokok G grubu streptokok Staphylococcus aureus Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. yaygın formdur. sol ön kolunda yara ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile getiriliyor. hastane gangreni. alkolizm. Nekrotizan fasiit (hemolitik streptokoksik gangren. Hastanın yapılan muayenesinde eklem fleksor yüzlerinde daha koyu. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Bu olgunun tanısının konulabilmesi açısından aşağıdakilerden hangi seçenek en doğrudur? A. Yara. B grubu streptokoklar ise yenidoğanlarda bakteriyemi. Ulcus molle. obezite ve siroz olarak tanımlanmıştır. ellerinde ve kollarında uyanıkken ortaya çıkan amaçsız yılankavi hareketler nedeniyle getiriliyor. ağız çevresinde daha az olmak üzere yaygın eritematöz döküntü ve sol ön kolda sarımsı. Yoğun skrotal ödem. Hastanın yapılan nörolojik muayenesi sonucunda tanımlanan hareketlerin koreiform hareketler olduğu saptanıyor. D. Cevap: B 85.

38 Majör kriterler: Poliartrit. > 27 kg için 1. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI yüksekliği ve ek olarak. Tedaviye alınıp alınmamanın akut glomerülonefrit gelişimi üzerine herhangi bir etkisi gösterilememiştir. Kanlı agardaki derin hemolizden sorumludur. nabız 140/dakika olarak ölçülmüş.200. ASO titresi yüksekliği C. Kültür alınması gerekli değildir. Farenjitlerde tedavi. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi glomerulonefrit” varlığını desteklemez? yukarıda tanımlanan olguda “poststreptokoksik akut A. kardit (ikisi de 3 hafta sonra gelişir). Đnsan hücresi membranındaki kolesterole bağlanarak membrana penetre olurlar. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. Grup A.3. Cevap: E 86. Đdrar mikroskopisinde eritrosit silendirlerinin varlığı D. eritema marjinatum. Organizmada kendine karşı anti-Streptolizin-O antikoru (ASO) oluşur. geçirgenliğini artırırlar. Geçirilmiş infeksiyon delilidir. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta aynı gün içinde aniden başlayan yüksek ateş. Yalnızca semptomatik tedavi verilerek on gün sonra kontrole çağrılmalıdır C. Boğaz kültürü sonucu ile dokuz gün içinde antibiyotik tedavisine başlanmalıdır D.3. Allerji varsa eritromisin uygun diğer bir seçenektir. tonsillalar hipertrofik olarak görülmüş ve tonsilla yüzeylerinde küçük. son üç aydır herhangi bir üst solunum yolu infeksiyonu geçirmediği öğreniliyor. Direnç söz konusu değildir. sonradan üzerinde sarı renkli kabuk gelişen bir yara çıktığı ve herhangi bir tedavi görmediği. boğaz kültürünün antibiyogram sonucuna göre antibiyotik tedavisi düzenlenmelidir E. Cevap: B 87. Sekiz yaşındaki bir erkek çocuk sabahları kalktığında göz kapakları ile el ve ayaklarında ileri derecede şişme ve idrarının koyu renkli çıkması yakınmaları ile getiriliyor. beyaz kript apselerinin varlığı dikkat çekiyor. subkütan nodüller. iki minör Jones kriterinin varlığı aranır. sedimantasyonda yükseklik). Sydenham koresi (1-8 ay sonra gelişir. Đdrarda protein varlığı E. Streptokok infeksiyonlarında genel tedavi ilkeleri: Pnömokok ve enterokokların dışında kalan tüm streptokoklar penisiline oldukça duyarlıdır. akut romatizmal ateş gelişimini önler. varlığı halinde ASO pozitifliği veya başka bir majör/minör kriter aranmaz). Cilt lipidleri Streptolizin-O hemolizinlerini inaktive ettiklerinden. Minör kriterler: Klinik olarak artralji ve ateş. Hasta ailesinden alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce çocuğun yanağında. Anti-DNaz B pozitifliği B.DrTus. orofarinks hiperemik. Böbrek biyopsisinde diffüz proliferatif glomerulonefrit saptanması Streptolizin-O: Kuvvetli immünojendir. Streptokoksilerde ilk seçenek her zaman penisilinlerdir. laboratuvar olarak akut faz protein pozitifliği (C reaktif protein pozitifliği. EKG’de uzamış PR aralığı. boğaz ağrısı. • Đki majör veya • Bir majör.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır. C. Ampirik antibiyotik tedavisine başlanıp 10 gün devam edilmelidir. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. cilt infeksiyonlarında ASO pozitifleşmez. Yapılan muayenesinde ateş 400C. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalı. Cevap: C 38 . G streptokoklarda bulunur. Hızla antibiyotik tedavisine başlanmalıdır B.

pnömoni ve menenjit görülür. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada kullanılabilecek en uygun tedavi seçeneğidir? A. Bu nedenle alınan idrar kültüründe gram pozitif. haftası – 3. Farenjitlerde tedavi. Yenidoğan menenjitli erken başlangıçlı infeksiyonlardan en sık izole edilen serotip. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalıdır. Sondanın konulmasından beş gün sonra hastada ateş yüksekliği saptanıyor. Üç hafta boyunca haftada bir kez 1. Antibiyogram sonucuna göre karar verilmelidir. alfa hemoliz yapan. B. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar. C.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmesi yeterlidir. D. En sık izole edilen serotip. Kan kültürlerinde izole edilmiş olan gram pozitif. Mortalitesi erken başlangıçlı infeksiyona göre hayli düşüktür. 39 . Mortalitesi fazladır. boğaz ağrısı yakınmaları ile polikliniğe başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastadan alınan boğaz kültüründe “A grubu beta hemolitik streptokok” izole edildiği bildiriliyor. katalaz negatif. %6.2 milyon ünite ĐM yoldan verilmelidir. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar izole ediliyor. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. akut romatizmal ateş gelişimini önler.200.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmelidir. osteomiyelit ve artrit bu döneme ait infeksiyon tablolarıdır. Cevap: D 89. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde yatmakta olan paraplejik bir hastaya mesane disfonksiyonu nedeni ile Foley sonda konuluyor.DrTus. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6.3. B. Erken membran rüptürü nedeni ile 35 haftalık olarak doğan bir bebekte doğumdan 48 saat sonra hipotermi saptanıyor. katalaz negatif. Bakteriyemi ile seyreden menenjit (en sık). Yüksek ateş. D. Yenidoğanlarda Grup B streptokok infeksiyonları: • Erken başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın ilk 20 saat-5 günü içinde gelişir. Bakteriyemi (en sık). C. serotip III’tür. Streptococcus pneumoniae Streptococcus pyogenes Streptococcus agalactiae Enterococcus faecalis Enterococcus faecium Yenidoğanlarda tanımlanan tabloya grup B streptokoklar ve daha nadir olarak enterokoklar neden olabilmektedir. E. katalaz negatif. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalı sonrada tek doz benzatin penisilin G 1.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 39 88. ayı arasında gelişir. erken infeksiyonda da olduğu gibi serotip III’tür. Tek doz 1. Cevap: C 90. grup B streptokokları desteklemektedir. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A.5 NaCl içeren besiyerlerinde üreyebilen diplokoklar izole ediliyor. • Geç başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın 1.3. E. Sepsis ön tanısı ile kan kültürleri alınıyor ve kültürlerde gram pozitif. > 27 kg için 1.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır.

D. Enterokoklara karşı hiçbir antimikrobiyal ile bakterisidal etki sağlanamaz. E. • Enterokoklar (Enterococcus faecalis. villöz adenom. Sefalosporinlere ve antistafilokok penisilinlere doğal dirençlidirler. Aşağıdaki antibiyotik seçeneklerinden hangisinin bu hastada kullanılması uygun değildir? A. Enterococcus faecium): %6. Sistoskopi sonrasında ateş yüksekliği saptanan bir hastanın yapılan tetkikleri sonucunda infektif endokardit saptanıyor ve alınan kan kültürlerinde Enterococcus faecalis izole ediliyor. Enterococcus faecalis Streptococcus pneumoniae Streptococcus bovis Streptococcus agalactiae Staphylococcus saprophyticus 40 Grup D streptokoklar. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterokoklar şekil olarak pnömokoklara benzer. ürkütücü antibiyotik direnç paternleri ile mortalitesi yüksek hastane infeksiyonlarına neden olurlar. oral florasında yer alırlar. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). E. Safra varlığında eskulini hidrolize ederler. Ampisilin+Sülbaktam Seftriakson Amikasin Teikoplanin Vankomisin Enterokoklar. Cevap: A 91. B. hastane kaynaklıdır. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. • Non-enterokoklar (Streptococcus bovis): Aynı zamanda bir viridans streptokok olarak da değerlendirilir. C. 40 . enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur.DrTus. Polimikrobiyal bakteriyemilerde de en sık karşılaşılan gram pozitif patojendir. enterokoklar ve nonenterokoklar olarak iki başlıkta incelenir. D.5 NaCl’li ortamda üreyebilmeleri ile nonenterokoklardan (Streptococcus bovis) ayırt edilirler. Streptococcus pyogenes gibi PYR testi pozitiftir. genital. Klinik izolatların büyük çoğunluğu Enterococcus faecalis’tir. Đnsan normal barsak. Barsak. Üriner infeksiyonlar. B.

Bu hastada bakteriyeminin en olası kaynağını bulmak için ilk aşamada istenebilecek laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir? A. ancak bir beta laktamlı antimikrobiyal veya vankomisin ile birlikte kullanıldıklarında etkili olabilir. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). Transözafajiyal ekokardiyografi B. Bronkoalveolar lavaj sıvısının sitopatolojik incelemesi C.DrTus. Ateş. Đnfeksiyonların tedavisinde ampisilin veya ureidopenisilinler yine de ilk tercih olmalıdır. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi E. villöz adenom. titreme yakınmaları nedeni ile takip edilmekte olan 76 yaşındaki bir erkek hastadan alınan kan kültürlerinde Streptococcus bovis izole ediliyor. halsizlik yakınmaları ile başvuran 23 yaşındaki bir kadın hastanın 41 . Beta laktamaz üretebildikleri için. üşüme. Cevap: B 92. yukarıdaki seçeneklerin beta laktamaz inhibitörlü preparatları tercih edilmelidir. Dışkıda gizli kan aranması Streptococcus bovis: Barsak. kilo kaybı. Cevap: E 93. Kan kültürlerinde izole edilmesi halinde gastrointestinal sistemin öncelikle dışkıda gizli kan aranması ve sonrasında da görüntüleme yöntemleri ile irdelenmesi gereklidir. Allerjik ya da dirençli olgularda vankomisin veya teikoplanin oldukça etkili bir seçenektir. Daha dirençli olgularda karbapenemler kullanılabilir. Son bir haftadır devam eden ateş. Paranazal sinüslerin tomografik incelemesi D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI SEFALOSPORĐNLERE DĐRENÇLĐ BAKTERĐLER Legionella pneumophila Enterococcus faecalis Listeria monocytogenes 41 Aminoglikozidler.

Pseudomonas aeruginosa C. Mycoplasma pneumoniae B. Staphylococcus aureus B. Cevap: D 94. Endokardit geliştirirler. pnömoniler (%25). Splenomegali (%20-55).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 42 alınan anamnezinde çocukluğunda sık farenjit geçirdiği için tonsillektomi ameliyatı olduğu ve üç ay önce de bir dişinin çekildiği öğreniliyor. Osler nodülleri. paranazal sinüzit (%10-15) ve kafa tabanı kırığı nedenli menenjitler (%10) gelmektedir. Hasarlı doğal kalp kapağı endokarditlerinde en sık etkenlerdir. el tırnaklarının altında splinter hemorajiler ve mitral odakta 2/4 şiddetinde diyastolik üfürüm saptanıyor. Ancak. çomak parmak ve retinada Roth lekeleri diğer bulgulardır. hastalıktan sorumlu mikroorganizmaya bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Streptococcus pyogenes Streptococcus sanguis (en sık). Streptococcus mutans. pnömoni ve menenjit gibi septik komplikasyonlar. Yaklaşık bir hafta önce üst solunum yolu infeksiyonu geçirdiğini ifade eden 18 yaşındaki bir erkek hasta sol kulağında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. Enterococcus faecalis D. Streptococcus pneumoniae Neden olduğu hastalıkların başında sıklık sırasına göre otitis media (%30). kapsülsüz kökenler) ve Moraxella catarrhalis’dir. Ağız içi girişimler. Otitis media ve sinüzit olgularının en sık etkenidir. Bu hastanın ampirik tedavisinde öncelikle gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Her iki klinik antite için diğer sık etkenler. endokartta önceki inflamasyon nedeni ile gelişmiş olan sikatris dokusuna yapışırlar. Endokarditte gelişen klinik tablo. Streptococcus sanguis E. splinter hemoraji. 42 . Streptococcus mitior (mitis) ve Streptococcus anginosus dekstran yapısındaki glikokaliksleri ile. Haemophilus influenzae (tiplendirilmemiş. peteşiler ve Janeway lezyonları gibi cilt bulguları sıktır (%20-50). Haemophilus ducreyi E. Moraxella catarrhalis D. diş çekimi gibi flora bakterilerini kana karıştırıcı hazırlayıcı faktörler söz konusudur. Remittant ateşten sonra elde edilen en sık bulgu ise kalpte üfürüm duyulmasıdır (%85). Yapılan muayenesinde göz dibinde Roth lekeleri. Hastanın yapılan otoskopik muayenesinde sol kulak zarında eritem ve kabarıklık saptanıyor. Staphylococcus epidermidis C. Bu hastadan alınan kan kültürlerinde izole edilmesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. mikotik anevrizmalar. etken ne olursa olsun en sık görülen belirti (çoğunlukla remittant) ateştir (%80-90).DrTus. sıklık sırası ile.

böbrek yetmezliği. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Kristalize penisilin G + Gentamisin Sefotaksim Seftriakson Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson + Vankomisin 43 . lenfoma. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile getiriliyor. D. herpes labialis lezyonu görülen hastanın sol akciğer bazalinde kaba inspiratuvar rallerin varlığı saptanıyor. Cevap: A 96. anatomik yatkınlık nedeni ile daha çok 2-5 yaş grubu çocuklarda görülür. Otitis media.DrTus.70C olarak ölçülüyor. kemik iliği alıcıları ve HIV infeksiyonlular. Cevap: E 95. nabız 130/dakika. Nazofarinks florasında bulunan veya eklenen pnömokokların aspire edilmesi. Göğüs yan ağrısı çoğu olguda mevcuttur. kooperasyon kurulamamış. orak hücreli anemi. Hodgkin hastalığı. Yakınlarından alınan anamnezde üç yıl önce düşmeye bağlı kafa travması nedeni ile hastanede yattığı ve burnundan su geldiği. Multipl miyelom. solunum sayısı 24/dakika olarak ölçülüyor. Streptococcus pneumoniae Salmonella typhi Pseudomonas aeruginosa Mycoplasma pneumoniae Klebsiella pneumoniae En sık toplumdan edinilmiş pnömoni etkenidir. sıtma ve gram negatif sepsistir (başta Escherichia coli). baş ağrısı ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. splenektomi. D. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer alt lobda konsolidasyon görülen hastanın balgam ve kan kültürlerinde üremesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. B. siroz. Orak hücreli anemisi olan çocuklarda infeksiyon riski normal popülasyona göre 100 kat daha fazladır. Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilmekte olan 14 yaşındaki bir kız çocuğu yüksek ateş. tümörler gibi mekanik veya allerjik nedenlerle üst solunum yolu anatomisi ve siliyer aktivitesinde meydana gelebilen değişiklikler kolaylaştırıcı faktörlerdir. anti-pnömokok immünitedeki defekt nedeniyle pnömokok infeksiyonlarına sağlıklı popülasyona göre daha duyarlıdırlar. Ani bir başlangıç ve çoğu zaman tek bir titreme atağı ile yükselen ateş tipiktir. pnömoninin en önemli nedenidir. sonrasında ise iki kez menenjit geçirdiği ifade edilen 34 yaşındaki bir erkek hasta. E. nefrotik sendrom. ateş. C. pnömokok pnömonisi. Herpes labialis’in yandaş infeksiyon olarak görüldüğü en sık dört hastalık. bilinç letarjik olarak değerlendiriliyor. C. ense sertliği ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. Bu hastada en uygun aşağıdaki seçeneklerden hangisinin ampirik olarak başlanması en uygundur? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 43 Viral üst solunum yolu infeksiyonları. meningokoksik menenjit. B. Göz dibi muayenesinde papil stazı saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılmıyor.

şiddetli baş ağrısı ve ajitasyon tablosu ile acil servise başvuruyor. gram negatif basiller ve Listeria monocytogenes’dir. Prostat hipertrofisine sekonder piyelonefrit tanısı ile yatarak tedavi gören 67 yaşındaki erkek bir hastanın. anemi. Đlk iki etkene sefotaksim ya da seftriakson etkiliyse de Listeria monocytogenes. Bu nedenle tedavide mutlaka bu üç etkenin de gözetilmesi gereklidir. Vankomisin A) I+III B) I+II+IV C) Yalnızca II D) I+III+IV E) II+III Đleri yaş menenjitlerinde önde gelen etkenler Streptococcus pneumoniaelar. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Yapılan fizik bakı sonucunda menenjit ön tanısı konuyor. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. akut olarak gelişen yüksek ateş. Yapılan tıbbi değerlendirmede. Bu olgunun alınmış olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. genel durum bozuluyor. hepatosplenomegali. Beyin omurilik sıvısından yapılan mikrobiyolojik boyamalarda herhangi bir mikroorganizma belirlenemiyor. Bu nedenle ampirik tedavide mutlaka ampisilin de bulunmalıdır. Hastaya yapılan lomber ponksiyon sonucunda akut pürülan menenjit tanısı konuyor. üriner sonda takıldıktan üç gün sonra ateşi yükseliyor. Altmışbeş yaşındaki bir hasta. Enterococcus faecalis 44 . nötrofilik lökositoz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 44 YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol 3 ay-50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Meropenem > 50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: E 97. Ampisilin II. Đmipenem III. Sefotaksim IV. hiçbir sefalosporine duyarlı değildir. Bu olguda acil olarak başlanması gereken en uygun ampirik antibiyotik rejimi aşağıda verilenlerden hangisi olmalıdır? I. Son yıllarda pömokoklar arasında PBP değişimi ile edinilen beta laktam direnci saptanmaya başlanmıştır. trombositopeni. Bu nedenle hastayı riske etmemek için tedaviye vankomisin de eklenmelidir. Cevap: D 98.

Enterococcus faecalis C. Clostridium septicum E. Streptococcus anginosus D. nötrofilik lökositoz. novobiosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. Yapılan tıbbi değerlendirmede. hepatosplenomegali. oksidaz (-). Endokardit sorularının bazı anahtar kelimeleri olduğunu unutmayınız. Staphylococcus aureus D. Kolon kanseri nedeniyle operasyona hazırlanan 56 yaşındaki yaşındaki kadın bir hastanın ateşi yükseliyor. katalaz (+). kalp odaklarında üfürüm duyulması. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. genel durumu bozuluyor.DrTus. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus. anemi. Cevap: D 101. gram (+). hayvancılık yaptığı öğreniliyor. aerop üreyen. kan kültürü gibi. Cevap: A 99. peridivertikülit. Staphylococcus aureus C. Streptococcus agalactiae B. trombositopeni. fakültatif anaerop üremeyen ve novobiosine dirençli koklar izole ediliyor. barsak (özellikle kolon) kanseri. Çoğunlukla da hastane kaynaklıdır. villöz adenom. Yapılan muayenesinde sol el dorsalinde godet 45 . Pseudomonas aeruginosa E. Streptococcus mutans 45 Üriner infeksiyonlar. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Özellikle üriner girişimerden sonra gelişen endokarditlerde ilk akla gelmesi gereken etkenlerdir. Staphylococcus epidermidis C. Staphylococcus saprophyticus E. Streptococcus bovis Streptococcus bovis. kanlı agarda non-hemolitik. Cevap: E 100. zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur.Sol elinde bir haftadan beri devam eden şişlik ve yara çıkması yakınmaları ile başvuran 46 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde. Staphylococcus aureus D. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. Chapman besiyerini sarartmayan. Bu hastada alınan olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). ekokardiyografide kapaklarda vejetasyonlar görülmesi ve vazgeçilemez tetkik.Sistit saptanan 24 yaşında yeni evli bir kadının idrar kültüründe. Enterococcus faecalis B.

Hastanın bilinci terminal döneme kadar açıktır. Önceleri kısa süreliyken. E. tüm çevre yumuşak dokularını da etkileyen şiddetli. yara yerinde ağrı. birkaç lökosit ve eritrositler ile bol miktarda basil bulunur. B. vezikül. Eller hiçbir zaman hastalığa katılmaz. bacaklar ve gövdede kasılma. Kuluçka süresi 4-7 gündür. rahatsızlık hissi gibi prodromal belirtiler olabilir. Gazlı gangrende ise etkilenen ana doku adaledir ve doku içinde amfizem mevcuttur. yumuşak ödem görülebilir. Bölgesel LAP görülür. kollarda fleksiyon pozisyonu olduğu görülüyor.DrTus. hatta yıllar sonra dahi gelişebilir. bunun üzerinde veziküller ve üstünde siyah kabuk bulunan ülsere yara görülüyor. kaşıntı. Bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisi tetanoz tanısından uzaklaşmamıza yardımcı olur? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 46 bırakmayan ödem. Cevap: D 102. Masseter kas ilk tutulandır. nöbetler esnasında. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. kol. Lezyonlar ağrısızdır. yüz bölgelerinde görülür. Bunu izleyen dönemde. gram pozitif basil belirleniyor. Olay boyunda ise asfiksiye neden olabilir. yanma. gövde ve bacaklarda hiperekstansiyon. Kasılmalar. Kanlı eksüdada çok az hücre. 2-3 haftada nedbe bırakarak iyileşir. B. Nekrotizan fasiit Gazlı gangren Yara difterisi Deri şarbonu Tularemi Nekrotizan fasiitte adaleye kadarki cilt-ciltaltı bölgelerinde nekroz tipiktir. Tedavisiz olgularda mortalite %20’dir. Ateş yükselmez. en sık görülen tetanoz tablosudur. Yara difterisi ise psödomembran ile örtülü olmalı ve ayrıca soruda nörolojik bulgular da belirtilmelidir. sporsuz. kollar fleksiyon. Bulaştan 12-36 saat sonra makül. Tularemi ise cilt ülseri ve ilgili lenf nodülünde süpüratif lenfadenit ile özel bir tablodur. sonra püstül ve ülser gelişir. Deri şarbonu: Daha çok el. Đlk kasılmalar bazen yara bölgesinde. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. gitgide uzayan bu nöbet periyotlarında şiddetli kas ağrıları ve hatta kemik kırıkları dahi gelişebilir. kollar. çoğunlukla da yüzde başlar. E. bacaklar ise ekstansiyon halini alır (opistotonus). yüzde trismus benzeri kasılma. D. Kasılmalar enerjiden bağımsızdır. baş. basınca iz bırakmayan. zaten hiperirritabl haldeki hastanın dış etmenlerce her uyarılışında gelişir. ancak hastanın immün durumuna bağlı olarak yaralanmadan haftalar. günde yüz. Ekzotoksinde ödem faktör baskın ise ülser olmaksızın veya küçük bir papül bulunurken. Daha sonra diğer yüz kasları da tutulur ve alaycı gülüş manzarası (donuk yüz. Cevap: A 46 . Bilincin kapalı olması Trismus varlığı Hastanın ateşinin olmaması Hastada tetanojen bir yara bulunmaması Ellerde kasılma görülmemesi Genel tetanoz. boyun. lockjaw) gelişir. D. Orbita gibi gevşek bir dokuda gelişmiş ise ödem fazladır. bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. 7-10 gün sonra tipik eskar dokusu ile kaplanır. risus sardonicus) görülmeye başlanır. Son 1-2 günde neşesizlik. Ülserler. Sezaryen kesi ile doğum yapmış olan 24 yaşındaki bir kadın hasta postpartum 15. Ekzotoksinde letal faktör baskın ise nekroz da büyüktür (malign püstül). Yara kenarından alınan sürüntünün Gram boyamasının incelenmesinde az sayıda lökosit ve bol miktarda. C. daha sonra papül. trismus (çene kilitlenmesi. paravertebral adale spazmlarına bağlı olarak hastanın gövde ve başı hiperekstansiyon. genel durum daha kötüdür (malign ödem). C.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 47 103. Solunum problemi var ise intübe edilir. Gerekli hibernasyon ve anestezi yapıldıktan sonra yaranın uygun şekilde debridmanı ve irrigasyonu toksin üretecek vejetatif bakteri sayısını azaltacağı için yarar sağlayabilir. B. THIG uygulanan bölgeden farklı bir bölgeye simultane tetanoz toksoid aşısı yapılır. ışık.Ayağına paslı çivi batması yakınması ile başvuran 41 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde çocukluk aşılarını tam olarak anımsayamadığı ve son on yıldır tetanoz aşısı yapılmadığı öğreniliyor. Yara temizliği ve THIG uygulaması yapılır. D.DrTus. sıcak. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı ve THIG yapılır. Cevap: D 104. B. soğuk gibi uyaranlardan uzaklaştırılır. Tetanoz tedavisi: Hasta öncelikle gürültü.Yaklaşık bir hafta önce düşme nedeni ile sol elinden yaralandığını ifade eden 38 yaşındaki bir erkek hasta tüm vücudunda yaygın kasılmalar nedeni ile getiriliyor.Hastalık sırasında kanda. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı yapılır. aşılı ise yapma THIG + - Cevap: C 105. tetanoz antitoksini) kullanımı tartışmalıdır. aşılı ise yapma Aşı + Son 5 yıldan fazla aşısız ise yap. Hastadan alınan anamnezde kasılmaların iki gün önce yara çevresinde başladığı. THIG ile aynı zamanda tetanoz aşısı da yapılır. aşı takvimi sürdürülür. sonrasında da kasılmaların yüze ve ardından tüm vücuda yayıldığı öğreniliyor. Hasta kasılmalara neden olan fiziksel uyaranlardan uzaklaştırılır. Tetanoz aşısı ve THIG uygulaması yeterlidir. immünositleri uyarmaya yetecek miktarda serbest toksin bulunmaz. santral etkili bir GABA antagonisti olarak kabul edildiklerinden. Penisilinler. Bu nedenle hastalığı geçirenlere. Kasılmalar başladıktan sonra tetanoz hiperimmün globülin (THIG. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. kuşkulu Tamamlamış / en az 3 aşı yapılmış/sürüyor Kirli-Tetanojen Yara THIG - Aşı + Son 10 yıldır aşısız ise yap. Bu nedenle tetanoz tedavisinde ilk seçenek olmaktan çıkmışlardır. Bu hastada en uygun tetanoz profilaksisi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam kullanılır. C. E. 10 gün süre ile penisilin tedavisi uygulanır. Gözlem altına alınan hastada daha sonra bulanık görme yakınmaları ortaya çıkıyor.Bulantı ve ağız kuruluğu yakınmaları ile acil servise başvuran 26 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde yaklaşık sekiz saat önce evde yapılmış sebze konservesi yediği öğreniliyor. D. Profilaktik antibiyotik verilmesi yeterlidir. Temiz-Küçük Yara Aşı Anamnezi Üç dozdan az. E. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam uygulanır. C. Yalnızca yara temizliği yapılır. 47 . klinik tabloyu kamçılayabilirler. Genel tetanoz tanısı ile yatırılan hastanın tedavisinde uygulanması zorunlu olmayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A.

olguların büyük çoğunluğunda vardır) Diğerleri: Midriyazis. anemi ve toksemi ile karakterize bir infeksiyon hastalığıdır. kabızlık (kabızlık ile ünlü besin zehirlenmesi!). Toksin ile (bakterinin kendisi ile değil) kontamine besinlerin yenmesinden altı saat sonra ağız kuruluğu ve mideden emilime bağlı olarak bulantı gelişir. B. Kuluçka süresi altı saat ile üç hafta (1-4 gün) arasındadır. ciltte solukluk ve taşikardi varlığı da dikkati çekiyor. geç kalınırsa komşu organ ve yapılarda koyu kahverengi veya siyah renkli. E. C. C. diplopi.000 Clostridium perfringens sporunun girebilmesi sonucunda gelişir. E.DrTus. Aşağıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi söz konusu hastanın prognozu üzerinde en olumlu etkiye sahiptir? A. D. daha sonra dessendan hal alır. Hastanın bilincinin açık olması Hastada konstipasyon olması Miyozis saptanması Diplopi varlığı Hastada ateş olmaması 48 Besin zehirlenmesi: A. idrar retansiyonu. dispne. hastanın kusturulması erken olgularda yararlıdır. Gerekli ise ventilatör desteği sağlanır. Yara yerinde şiddetli ağrı ile başlayabilir. iki yönlü filmlerde radyolojik olarak da belirlenebilen (çok önemli bulgu) 48 . B. C. 18-32 saat sonra güçsüzlük. Bulantı. Çevre dokularda ve özellikle de kas içinde. A+B+E trivalan antitoksinin en kısa sürede (ilk 24 saatte) IV olarak uygulanması hayat kurtarıcıdır. Yaradan alınan sürüntü örneğinin Gram boyalı preparatları incelendiğinde az sayıda lökositle birlikte gram pozitif basiller. E. E.Düşme sonucu sağ ön kolunu bir taş parçasına çarpıp yaralayan 15 yaşındaki bir erkek hastada iki gün sonra yara çevresinde ağrı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Clostridium novyi Clostridium septicum Clostridium difficile Clostridium ramosum Clostridium perfringens Klostridyal miyonekroz (gazlı gangren): Gazlı gangren. Ateş ve bilinç normaldir. B. F toksinleri sorumludur. çoğunlukla bir travma sonucunda dolaşımı bozulmuş veya devitalize kas veya yumuşak dokuya. en az 1. B. Erken olgularda 10-50 bin ü. baş dönmesi ve ardından da flask tipte kas paralizileri başlar. Mide bikarbonatlı su ile yıkanır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada aşağıdaki klinik belirti ve bulgulardan hangisi botulizm tanısını desteklemez? A. bulanık görme) ile ilgilidir: Bulantı (ilk semptom) Ağız kuruluğu (ilk semptom) Akomodasyon paralizisi (ilk nörolojik semptom. pitoz. ağız kuruluğu ve bulanık görme yakınmaları olan yetişkin bir erkek hasta yakınmaları başladıktan 36 saat sonra hastaneye başvuruyor ve botulizm tanısı konuluyor. D. geç olgularda ise 100-200 bin ü verilir. Đskelet kası ve yumuşak dokuda nekroz. disfaji. Nörolojik patolojiler çift taraflıdır. Hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde krepitasyonla birlikte skleralarda ikter. halsizlik. ses kısıklığı. Đlk nörolojik semptomlar görme bozuklukları (ör. Hastanın kusturulması Midenin bikarbonatlı su ile yıkanması Guanidin kullanımı Trivalan antitoksinin damar içi yoldan verilmesi Mekanik ventilasyon uygulanması Botulizm tedavisinde. kabızlık. gram pozitif koklar ve gram negatif basiller görülüyor. Cevap: D 107. çok pis ve tipik kokulu nekrotik bölgeler gelişir. Cevap: C 106. Đlk paraliziler kraniyal sinirlerle ilgili olup. bulanık görme. ciddi olgularda 30-100 bin ü. Yaranın önce çevresinde. şişme ve siyahlaşma ile birlikte kötü koku ortaya çıkıyor.

Yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastada dışkının mikroskopik incelemesinde her alanda çok sayıda maya hücresi görülüyor. psödomembranöz kolit etkenidir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. B. modern görüş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 49 gaz birikimine tanık olunur.50C. CdA veya CdB PCR veya daha az duyarlılığına rağmen kolay. Palpasyonla krepitasyon alınması tipiktir. Bu özellikteki salgıda olması gerekenden çok daha az sayıda lökosit belirlenmesi anlamlıdır. Clostridium difficile. Clostridium novyi. vankomisine (dahi) dirençli enterokokların (VRE) gelişmesine neden olabilmektedir. Gazlı gangrenli hastalarda ciddi ve hızlı hemolize bağlı solgunluk. nabız 112/dakika. bazen sporlu. Clostridium ramosum ise piyojenik intraabdominal infeksiyonlara (apselere) neden olur. erişilebilir ve ucuz olması nedeniyle EIA kullanılır. Oral metronidazol Oral vankomisin Kolestiramin Saccharomyces içeren probiyotikler Lactobacillus içeren probiyotikler Psödomembranöz kolit tanısı konduğunda kullanılan antimikrobiyal tedavisi durdurulur ve gereği halinde primer gerekçeye yönelik tedavi daha az yan etkili (aminoglikozid. ko-trimoksazol vb. Bu amaçla. Cevap: E 108. dışkıda enterotoksinlerin gösterilmesi ile konur.DrTus. Yaklaşık bir ay önce sinüzit tanısı ile klindamisin kullanan 25 yaşındaki bir kadın hastada son iki gündür devam eden karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları başlıyor. Toksini bağlayıcı özelliği olan kolestiramin de diğer bir seçenektir. Bir şelatör olduğundan. birden fazla Clostridium cinsi rol oynamaktadır. sarılık. B. Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri gibi bakteriler ya da Saccharomyces türleri gibi mantarlardan hazırlanmış olan probiyotik maddeler de özellikle tekrarlı PMK olgularının sağaltımında kullanılan modern 49 . girişimsel olmayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. Dışkı kültürü EIA ile dışkıda toksin A saptanması Doku kültüründe toksin B saptanması PCR ile toksin A saptanması Kanda toksin B saptanması Psödomembranöz kolitin mikrobiyolojik tanısı. E. E. kinolon. eritrosit ve maya hücreleri görülen hastada Clostridium difficile nedenli psödomembranöz kolit tanısının kesin olarak konulabileceği en güvenilir. doku kültüründe sitotoksin (CdB) ölçümü (altın standart). C. olguların %10-40’ında yalnız veya mikst infeksiyon halinde bulunur. Kesin tanı konulamayan şüpheli olgularda endoskopik biyopsi yapılarak kolonda psödomembranların saptanması ile histopatolojik tanıya gidilebilir. Cevap: C 109. Clostridium novyi ve Clostridium septicum da gazlı gangren etkenleri olsa da posttravmatik gazlı gangren olgularında en sık etken Clostridium perfringens’dir (%80-90). Psödomembranöz kolite yönelik olarak daha önceleri sıklıkla tercih edilen oral vankomisin kullanımı. Antibiyotiğe bağlı ishal tanısı konulan hastada aşağıdaki tedavi seçeneklerinden hangisinin ilk sırada düşünülmemelidir? A. D. genel durum bozukluğu gelişir. arteriyel tansiyon 100/60 mmHg olarak ölçülüyor.) olanlarla sürdürülür. Dağılımı bozulmuş gastrointestinal sistem florasının yeniden normale dönüştürülmesine katkıda bulunan. Yara salgılarından hazırlanan preparatlarda gram pozitif. buna bağlı olarak da (yüksek ateş olmaksızın) taşikardi. Dışkının mikroskopik incelemesinde bol lökosit. C. Çoğunlukla bir klinik örnekte bir değil. D. ilk seçeneğin metronidazol olması yönündedir. diğer ilaçlardan ayrı zamanda verilmelidir. yaşamı tehdit eden ciddi olgular için saklanmalıdır. Oral vankomisin tedavisi. karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki hafta önce alt solunum yolu infeksiyonu tanısı ile ağızdan klaritromisin kullandığı öğreniliyor. Bu nedenle.Üç gündür devam eden ateş. çoğunlukla sporsuz bakteriler ve pek çok olguda gram pozitif kok veya gram negatif basillerin de eşlik ettiğinin görülmesi önemlidir.

AST 47 U/L (N: 15-35). sağ akciğer alt zonda inspiryum sonunda kaba raller işitiliyor ve çomak parmak varlığı dikkati çekiyor. eritrosit sedimantasyon hızı yüksekliği ve normokrom normositer anemi saptanıyor. Dışkının 1/5’i bakterilerden oluşmaktadır. Buradaki Bacteroides türlerinin sayısı. Portal venöz dönüş nedeni ile. Bacteroides thetaiotaomicron. Kolon florasının >%95’i anaeroptur. Đndirekt Bilirubin: 1. ALT:88 U/L (N: 15-40). D. Lezyondan alınan sürüntü örneğinin Gram boyası ile boyalı preparatlarında görülebilen gram negatif. ateş ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran 43 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. iğsi görünümlü anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? 50 . peritonit ve karaciğer apselerine neden olur. Hastanın çekilen tomografisinde ise apse ile uyumlu lezyon saptanıyor.Son üç haftadır devam eden karın sağ üst kısmında ağrı. peptostreptokoklar.DrTus. Ultrason rehberliğinde yapılan iğne aspirasyon materyalinin anaerop kültüründen izole edilen gram negatif basilin aşağıdakilerden hangisi olma olasılığı en yüksektir? A. B. uçları lanset ucu şeklinde. Cevap: A 112. Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Peptococcus sp. Cevap: B 50 110. D. Bunların da büyük kısmını Bacteroides fragilis grubu bakteriler oluşturur. nabız 110/dakika olarak saptanıyor. Obstrüksiyon. Bunlar çoğunlukla endojen ve apse formunda infeksiyonlardır.1 mg/dL (N: 0. Kolon cerrahisi sonrasında metastatik organ (örneğin akciğer) apselerine neden olabilir.600/mm3 (%86 nötrofil). eritrosit sedimantasyon hızı 75 mm/saat. Gerçekten de apse formundaki hemen hemen tüm intraabdominal infeksiyonlarda sözü geçmektedir. C. daha az olarak da Bacteriodes fragilis’dir. hızla ilerleyen. Önceki bir batın travmasına. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 14. sağ üst kadranda derin palpasyonla hassasiyet ve skleralarda ikter saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI seçeneklerdir. E. tümör veya spontan barsak perforasyonuna ve operasyonuna sekonder olarak gelişen apandisit. Bu grup içinde kolonda en fazla bulunanlar Bacteroides vulgata. • Bacteroides fragilis grubu: Đnce barsaklarda anaerop bakteri sayısı azdır.2-1. Escherichia coli’nin 1000 katı kadardır. kilo kaybı ve halsizlik yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Bacteroides fragilis Fragilis dışı Bacteroides türleri Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Clostridium novyi Bacteroides fragilis infeksiyonları. Direkt Bilirubin: 2. B. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. Kolon. Cevap: E 111. Hemen hemen 400 bakteri cinsini bir arada bulundurabilir. Hastanın çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer alt lobda konsolide alan görülüyor. Bir aydan beri devam eden ateş.2) olarak bulunuyor.5). Bacteroides urealyticus Bacteroides fragilis • Non-fragilis Bacteroides türleri: Orofarinks florasında bulunan anaerop bakteriler. öksürük. divertikül gelişimi gibi nedenlerle motilitesi aksarsa. kolon florasına benzer şekilde değişim gösterebilir. Bacteroides ovatus. Prevotella türleri ve Fusobacterium nucleatum’dur. genelde cerrahi veya künt travmalar sonrasında ya da kronik barsak hastalıkları zemininde gelişir. neden olduğu en sık visseral abdominal infeksiyondur. Burada Bacteroides fragilis grubu bakterilerin bulunması beklenmez. C. karaciğer apsesi. insanların en çok bakteri içeren bölgesidir. nonfragilis Bacteroides türleri (Bacteroides urealyticus).80C olarak ölçülmüş. Bacteroides uniformis. Protein-kalori malnütrisyonu saptanan dört yaşındaki bir çocuğun sağ yanağında ve ağız mukozasında ani başlangıçlı.3 mg/dL (N: 0-0.30C. Yapılan batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer sağ lobda 4x5 cm ebatlarında içi sıvı dolu lezyon görülüyor. Bacteroides distasonis. kötü kokulu gangren gelişmiştir. E. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıdaki olguda tanımlanan lezyondan izole edilmesi beklenmez? A.

karaciğer ve beyin apseleri. uçları lanset ucu şeklinde. aspirasyon pnömonisi. iki aydır devam eden. kronik otitis media. • Ludwig anjini: Sublingual ve submandibuler sellülittir. Laparotomi yapılan hastada perfore apandisit saptanmış ve cerrahi tedavisi yapılıyor. şişlik. anatomik uygunluk nedeniyle dokular arasından hızla yayılır ve ciddi. Derin boyun fasyaları boyunca mediastene kadar yayılabilir. Bu bölgedeki infeksiyonlar. D. bağışıklık sistemi depresse ve/veya oral hijyeni kötü kişilerde gelişen akut nekrotizan ülseratif jinjivittir. Ağız mukozası. anaerop bir bakteridir. kronik sinüzit. kusma.DrTus. karın sağ alt kadranda kas defansı ve rebound bulgusu pozitif olarak saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Üç gündür devam eden karın ağrısı. Küçük bir vezikül ile başlayıp hızla ülsere olur. gingivitis ulcerosa. Provatella melaninogenica başta olmak üzere. E. • Diğerleri: Stomatitis ulcerosa. B. ağrı ve içinden 51 . diş ve çevresinde gangrenler gelişir. burayı daraltabilir. bazen yaşamı tehdit edebilen tablolara ilerleyebilir. Treponema vincenti. Dental infeksiyonların başta gelen etkenlerindendir. Otuzbeş yaşındaki bir kadın hasta boynunun sağ tarafında. kabızlık ve ateş yakınmaları ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. altta yatan ciddi bir hastalığı olanlarda ve malnütrisyone hastalarda oral mukoza ve yüzde akut. iğsi görünümlü ve iri (3-10 m). beyin apsesi. iştahsızlık. D. Metronidazol Siprofloksasin Sefoksitin Metronidazol + Seftriakson Penisilin G + Metronidazol tedavisi için verilmesi gereken en uygun Anaerop intraabdominal. fulminant ve gangrenlerle seyreden bir infeksiyondur. C. cilt ve/veya yumuşak doku infeksiyonlarında kullanılacak kombinasyonlar şunlardır: Metronidazol Aminoglikozid veya + veya Florokinolon veya Azaktam Cevap: D veya Sefoksitin 3. E. hareketsiz. C. Cevap: E 113. Oral kaviteye yayılıp. kadın genital organları. Söz konusu olgudaki intraabdominal infeksiyonun antibiyotik/antibiyotikler aşağıdakilerden hangisidir? A. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. yayılır. kızarıklık. subdural ampiyem. plöropnömonik irinli lezyonlar ve genital gangrenlere de neden olur. non-fragilis Bacteroides türleri gibi diğer gram negatif anaeroplar ve peptostreptokoklar gibi anaerop koklarla birlikte diş ile ilgili birçok mikst infeksiyon tablosuna neden olur: • Plaut-Vincent anjini: Özellikle Treponema vincenti gibi oral anaerop spiroketlerle birlikte. • Noma (cancrum oris. Fusobacterium nucleatum 51 Fusobacterium nucleatum. Bacteroides fragilis Prevotella melaninogenica Treponema vincenti Peptococcus sp. gangrenöz stomatit): Çocuklarda. Ağız florasında bulunur. Özellikle bakımsız ağızlarda fazladır. B. kuşak sefalosporin 114. bulantı. Diş ve kemik kaybı görülür.

Steroid ve sitostatik ilaç tedavisi görmekte olan SLE hastası 43 yaşındaki bir kadın üç haftadır devam eden ateş. bu yapıların ARB pozitif olduğu saptanıyor. dallanmış filamantöz yapılar görülmüş. Kronik gidişlidir. baş ağrısı ve sol kolunda güçsüzlük yakınmaları ile başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 52 sarı renkli irin gelen delikler oluşması yakınmaları ile başvuruyor. D. Mycobacterium tuberculosis Actinomyces israelii Nocardia asteroides Aspergillus fumigatus Histoplasma capsulatum Nocardia cinsi bakteriler. Çekilen toraks tomografisinde her iki akciğerde yaygın. Merkezi sinir sistemi Kalp Akciğerler Periferik sinirler 52 . Florada yer alan diğer bakterilerle birlikte. Bronkoalveoler lavajla alınan örneğin Gram boyalı preparatlarında gram pozitif. D. yavaş seyirli. tek. • Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. boğaz ağrısı. burun. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. çok sayıda. apse ile uyumlu lezyon. ağrılı bir sellülit ile başlar. aylarca hatta yıllarca sürebilir. Cevap: C 116. • Merkez sinir sistemi infeksiyonu: Nokardiyoz olgularının 1/3’ünde tekil veya çoğul beyin apseleri görülür. Sülfür granülleri içeren irinin yüze veya boyna drene olduğu fistüllerle seyreder. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Nocardia asteroides Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium avium-intracellulare Mycobacterium bovis Actinomyces türleri. Gram pozitif bakterilerdir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. halka şeklinde lezyon görülüyor. gram pozitif. Çürük bir dişten veya diş çekiminden kaynaklanır. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. Actinomyces israelii. C. Nocardia asteroides en sık rastlanan türdür. En sık karşılaşılan tablo serviko-fasiyal tiptir. Asite rezistan boyama yöntemi ile boyanmaları yoluyla Actinomyces türlerinden ayırt edilir.Çocukluk dönemi aşıları ile ilgili kesin anamnez alınamayan beş yaşındaki bir kız çocuğu iki haftadır devam eden ateş. normal ağız. diş cebi. diş eti. B. öksürük. Lezyonlar yakın boşluklara ve cilde fistülize olur. endojen. B. yumuşak damağa doğru yayılan. Aktinomikozun aksine. beyin tomografisinde ise beyin apsesi ile uyumlu. D. E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sinüsler ve çoğul apseler oluşturarak yayılır. boynunda şişlik ve solunum güçlüğü yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın yapılan muayenesinde tüm tonsillaları kaplayan.DrTus. kaldırılmaya çalışılınca kanayan membranlar ve belirgin servikal LAP saptanıyor. Bu hastanın öncelikle başvuru zamanı dikkate alınırsa öncelikle hangi organ/sisteme ait komplikasyonlara karşı önlem alınmalıdır? A. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. Cevap: B 115. C. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. E. mikst infeksiyonlar oluşturur. gastrointestinal sistem ve kadın genital sistem florasında bulunan. kanlı balgam çıkarma. C. çoğunlukla anaerop bakterilerdir. klinik materyalde ve kültürlerinde mantarlar gibi filamansı görünümlü hif formları sergiler. Vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın lezyonundan alınan pürülan materyalin mikroskopta küçük büyütmede incelenmesinde sarı renkli granüller görülüyor. aerop Actinomycetes olarak ifade edilebilir. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ premolar dişinin çekildiği öğreniliyor. Kültür ortamında ve dokuda hifsel formlarda görülürse de gerçekte bir bakteridir. Hastalık. B.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Toksinin dozunu. Membranın çevresinde eritem ve ödem hattı vardır. Membrandan alınan sürüntü örneğinin çini mürekkebi ile boyanmasında topuz şeklinde bakteriler görülüyor ve alınan kültürde Corynebacterium diphtheriae izole ediliyor. nöral tutulumlar sonucunda 3. Boğaz ağrısı streptokoksik farenjite göre daha hafiftir. Servikal LAP oldukça belirgindir. kişi difteriye duyarlıdır olarak yorumlanır. sığır veya koyundan hazırlanmıştır. Đnjeksiyon yerinde hiperemi ve nekroz var ise sonuç pozitiftir. Schick testi E. Antitoksin yoktur. hım hım konuşma ile özel palatum paralizisi. yaş. hırıltılı solunum. Ritm bozuklukları gelişir. haftasında. Ventrikül fibrilasyonuna ilerleyebilir. Psödomembrandan alınan sürüntü materyalinin çini mürekkebi ile boyanması B. Hızla yayılan ödem ve tüm tonsillaya yayılan psödomembran gelişir. Lokal antibiyotik uygulamaması yeterlidir Penisilin G verilir Eritromisin verilir Tek doz antitoksin ve aşı uygulanır Tek doz antitoksin uygulanır Difteri Tedavisi: Mümkün olan en kısa sürede tek doz halinde antitoksin uygulanır. haftada toksemik tablo izler. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor ve yaranın üzerinde kirli beyaz renkte bir membran olduğu gözleniyor. diyafragma.-7. haftasında kalp. C. Đlk hafta belirtilerini 2. 53 . cerahatsiz ve ağrılıdır.DrTus. B. haftadan itibaren başlar. at. Heterologdur. E. difteriye yakalanmaz. zorlukla kaldırılabilen membranlar ve servikal LAP saptanıyor. ses kısıklığı ve morarma yakınmaları ile getiriliyor. aşağıdaki laboratuvar yöntemlerinden hangisini kullanarak kesin olarak kanıtlayabiliriz? A. 3. Yirmialtı yaşındaki bir erkek hasta sol elinde üç haftadan beri devam eden yara yakınması ile başvuruyor. D. larinks. IM. periferik sinirlerde paralizi gelişir. Materyalin Albert-Neisser yöntemi ile boyanması ve Ernst-Babes cisimciklerinin görülmesi C. Ölüm toksemi ve paralitik komplikasyonlardandır. elek testi → Toksin (kesin tanı için gereklidir) • Difteriye duyarlılık testi (Schick testi): Toksin cilt içine verilince reaksiyon yok ise “sonuç negatiftir”. 20-30 bin ü. Đmmündifüzyon yöntemi ile difteri toksini varlığının gösterilmesi Difteri Tanısı: • Psödomembran bölgesinin sürüntü materyali + Çini mürekkebi → Şekil • Materyal + Albert-Neisser Boyası → Ernst-Babes cisimcikleri • Kültür → Loeffler Serumu • Đmmünodiffüzyon. haftanın en önemli komplikasyonudur. Bireyde yeterli antitoksin vardır. Eğer o zamana kadar yaşayabilirse. sergilenen klinik tablo belirler.. Hastalığın 5. haftasında akomodasyon paralizisi. Bu nedenle anafilaksi riski taşır. Paralitik komplikasyonlar. Hastalığın 7. Genelde düşük dereceli bir ateş görülür.. Cevap: B 117.Yedi yaşındaki bir erkek çocuk solunum zorluğu. kilo gibi faktörler dikkate alınmaz: • Hafif/erken olgularda. Cevap: E 118. Göz 53 Boğaz difterisi: En sık karşılaşılan klinik formdur. Hastanın yapılan muayenesinde inspiratuvar stridor varlığı ile birlikte tonsilleri kaplayan ve larinkse yayılan. Loeffler serumuna ekim yapılarak etkenin izole edilmesi D. haftalarda paralitik komplikasyonlar gelişir. Larinkse ilerleyerek asfiksiye yol açmaması ile larinks tipinden ayrılır. Kalıcı değildir. motor tarzdadır: Hastalığın 3. Bu hastada başlanacak en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu olgunun larinks difterisi olduğunu. farinks. Miyokardit 2. yara ve lokal difteride .

60C olarak ölçülüyor. üşüme. Karaciğer. kaldı ki gram yöntemi ile boyanamaz ve sorudaki gibi bir üreme özelliği yoktur. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta iki haftadan beri devam eden sağ yan ağrısı.. titreme. 1. akciğer. ateş ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. • Geç dönem infeksiyonu: Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusudur. Streptococcus pneumoniae Klebsiella pneumoniae Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis 54 . böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 13. Salmonella typhi ve Brucella melitensis gram negatif basillerdir ve intrauterin bulaşarak sözü edilen tablolara neden olmazlar. akciğer parankimi ise normal olarak bildiriliyor.5 saatte yavaş infüzyon. 500 mL serum fizyolojik içinde. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. 220C’da takla atma benzeri hareketler yapması ile Corynebacterium türlerinden ayırt edilir. Bazen gelişme geriliği ve iştahsızlıktan ibaret olabilir. yeterli bağışıklığı kazanamazlar.. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Cevap: D 119.. Aynı hasta iki hafta sonra erken doğum yapıyor. Đnfeksiyonu geçirenler. Clostridium difficile invazif tablolara neden olmaz. kanlı agarda mavi koloniler yapan. IV. C. eritromisin) etkilidir. 60-100 bin ü. Yersinia enterocolitica gibi soğuk ortamda üreyebilir. Bakteri. Doğumdan genellikle 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. 200 bin ü. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. 54 + Erken olgularda antimikrobiyaller (penisilin. tetanozda da olduğu gibi. Çekilen postero-anterior akciğer grafisinde plevral efüzyonla uyumlu görünüm. B. D.. kokobasil veya diplokok şekli ile pnömokoklara benzeyen. Yenidoğanlarda görülebilen iki farklı tablo tanımlanmıştır: • Erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica): Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental olarak geçmesi nedeniyle gelişir. kana karışmaz ve fetus infeksiyonuna yol açmaz. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI • Nazofarinks tipinde . Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Cevap: E 120. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. C. Köyde yaşayan ve bir hafta öncesine kadar tarlada çalıştığını ifade eden 28 haftalık hamile bir kadın ateş.DrTus. Listeria monocytogenes. Mycobacterium tuberculosis Salmonella typhi Brucella melitensis Clostridium difficile Listeria monocytogenes Mycobacterium tuberculosis intrauterin bulaşabilse de gelişen miliyer tüberkülozda piyojenik (ör. B. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. dalak. • Gecikilmiş olgularda . karın ağrısı. apse) odaklara neden olamaz. Tablo diğer pürülan menenjitlere göre siliktir. prematüre bebekte karaciğer. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. Bebekteki apselerden alınan materyalden gram pozitif. dalak ve beyinde apse ve granülomlar saptanıyor. Hastalığı geçirenlerin de aşılanmaları gereklidir. hareketsiz basiller izole ediliyor. gram pozitif bir basildir. toraks bilgisayarlı tomografisi tetkikinde ise plevral efüzyon varlığı saptanmış. IM. eritrosit sedimantasyon hızı 55 mm/saat olarak belirleniyor. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir.400/mm3 (%75 nötrofil). ishal. sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin kaybolduğu ve aynı alanda perküsyonla matite alındığı saptanıyor. insanda hastalık yapabilen tek Listeria türüdür. bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor ve akut gastroenterit tanısı ile semptomatik tedavi veriliyor. Küçük basil.

Skrotumunda bir aydır devam eden şişlik. Bu odaklarda yıllarca suskun halde bekleyen basiller.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Bu özellik. Genelde tek servikal bölgede ve taraflıdır. menenjit. Yani reaktivasyon. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. B.Sağ elinde ağrısız şişlik ve akıntılı yara yakınması ile başvuran 17 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde bir hafta önce yüzme havuzunda elini merdivene çarparak yaraladığı öğreniliyor. lenfadenittir. E. Cevap: B 122. hiler lenf bezinden komşuluk yolu ile ya da Simon odağının reaktivasyonu ile akciğer ve plevra tbc. erkeklerde ise epididimit en sık genital tbc tablolarıdır. Aynı tabloya. alkolizm. Diyabetiklerde atipik lokalizasyonlarla karşılaşılabilir. kez karşılaşma ile ekzojen olarak meydana gelmişse re-infeksiyondan söz edilir. daha az olarak da organlarda prodüktif reaksiyon ile sınırlandırılmış dormant basillerin tekrar üreyebilme yeteneği kazanması ile gelişir. AIDS gibi immün sistem hastalıkları veya ilaçlar nedeniyle immün sistemde meydana gelen süpresyon sonucunda. Mycoplasma pneumoniae 55 Sekonder tbc infeksiyonu (erişkin Tbc): Đlkinden en az 5 yıl sonra gelişen tbc olguları. ağrı ve akıntılı yara yakınmaları ile başvuran 35 yaşındaki bir hastanın yapılan muayenesinde sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntısı olan çok sayıda fistül görülüyor. malnutrisyon. maligniteler. Yapılan ultrasonografik incelemede sol epididimiste apse oluşumu görülen hastadaki klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sonuçta. Bunlar arasında en sık karşılaşılanı. daha az olmakla birlikte. Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkenidir. Primer infeksiyon sırasında hematojen yayılımla çeşitli organlara yerleşmiş olan. daha çok lenf bezlerinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. diyabet gibi sistemik hastalıklar. Olgumuzda da sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntıdan söz ediliyor. Genital tüberküloz da nadir bir tablo değildir. sekonder olarak kabul edilir. b) Sekonder ekzojen infeksiyon (re-infeksiyon): Teorik olarak akciğerde gelişir ve kural olarak apeks bölgesindedir. Mycobacterium marinum Mycobacterium kansasii Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi Mycobacterium tuberculosis Atipik Mikobakteriler: Mycobacterium marinum: Havuz bulaşı sonucu ciltte gelişen granülomların etkeni olan atipik bir mikobakteridir. Yapılan muayenesinde sağ elinde kazeöz akıntısı olan granülom saptanan hastadaki lezyondan alınan materyalin ARB boyanmasında ARB pozitif basiller görülüyor. ayrıca lenfadenit. kazeifikasyon nekrozu nedeniyle tbc ile uyumludur. hematüri ve proteinüri böbrek tbc’sinde önemli bir bulgudur. rubeola ve influenza gibi immünite kıran infeksiyonlar. Cevap: C 121. C. Mycobacterium kansasii: Akciğer infeksiyonuna (pnömoni) neden olur. 55 . B. D. a) Sekonder endojen infeksiyon (reaktivasyon): Primer tbc sırasındaki yayılım sonucunda. D. gastrointestinal-ürogenital-dalak-eklem-kemik ve deri tbc gibi organ ve doku tbc’leri veya uygun konakta venalara açılım ile miliyer tbc görülebilir. anti-tbc immünitenin sessizleştirdiği ilk basillerin tekrar aktive olmaları ile gelişmişse reaktivasyon. granülomatöz hepatit.DrTus. C. Genitoüriner tbc içinde ise en çok böbrek tbc saptanır. Kadınlarda salpenjit. Piyüri. bazen de gebelik nedeni ile reaktive olur. basilin o anda organizmada bulunduğu bölgede gelişir. E. Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Nocardia asteroides Candida albicans Brucella melitensis Erişkinlerde reaktivasyona bağlı ekstrapulmoner tbc tabloları da görülebilir. tbc basilleriyle 2.

Peptostreptokok E. günde yüksek ateş. başka anaeropların yandaşı olarak mikst infeksiyonlara çeşni katan bakterilerdir (ben hayatım boyunca bunların insan versiyonlarından çok korkmuşumdur). aerop besiyerinde ürememiş… Bacteroides fragilis ve Clostridium septicum’un protezlere ilgisi yoktur. D. Bu hastada sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gram pozitif küçük bir basildir. C. Boynunda ağrısız şişlikler yakınması ile getirilen beş yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde sağ ön servikal zincirde iki adet ağrısız. immün yetmezliklilerde sepsislere yol açabilen anaerop. Bacteroides fragilis B. E.DrTus. yaşlı.) olanlarda fırsatçı infeksiyonlara. Stenotrophomonas maltophilia Propionibacterium acnes prostetik cihazları (şant. Propionibacterium acnes C. Yukarıda tanımlanan tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. daha az olmakla birlikte. Cevap: B 56 . Cevap: C 124. Peptostreptokoklar ise tek başına bir adam olamayan. Aynı tabloya. protez eklem vb. B. hareketsiz sert kıvamlı LAP saptanıyor. genel durum bozukluğu nedeniyle yoğun bakıma nakledilen 65 yaşındaki bir hastaya sepsis tanısı konuyor. Sorudaki anahtar kelimeler. Cevap: A 123. Mycobacterium tuberculosis: Đnsan etkenidir. kalça protezi. Havuzdan cilt yolu ile bulaş söz konusu değildir. Clostridium septicum D. Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium kansasii Mycobacterium marinum Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkeni Mycobacterium scrofulaceum’dur. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. Kalça protezi yapılan ve postoperatif 4. Alınan hiçbir aerop kan kültüründe üreme saptanmıyor. Hastaya eksizyonel lenf nodu biyopsisi yapılıyor ve histopatolojik incelemede granülomatöz lenfadenit saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 56 Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi: Posttravmatik cilt infeksiyonlarına veya IV kateter infeksiyonlarına neden olur.

MHA-TP. Cevap: A 126. Apikal akciğer tüberkülozu C. epitroklear ağrısız LAP. Genital tüberküloz BCG uygulanmış kişilerde basil ile akciğerde karşılaşılan ilk anda gelişen şiddetli ve sınırlayıcı bir yanıt ile olay durdurulur. servikal ve epitroklear LAP ile birlikte perianal. Karanlık alan mikroskopisi. birleşmeyen. sapsız. Etkenle karşılaşma yerinde kalsifiye nodül D. FTA. Miliyer tüberküloz B. kondilomata lata. PPD uygulaması sonucunda gelişen endurasyon çapı 6 mm E. TPHA. Meningokoksemi C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 57 125. VDRL RPR TPHA FTA-ABS Karanlık alan mikroskopisi Sifiliz tanısı: • Direkt tanı: Karanlık alan mikroskopisi. C. nonpatojen spiroketler karışıklıklara yol açabileceği için uygunsuzdur. Cevap: D 127. D. FTA-ABS (yalancı pozitif sonuç yoktur. ilk pozitifleşen. Bu bireylerde sonraki yıllarda çok ciddi bir immünite defekti gelişmedikçe miliyer tüberküloz görülmez. kenarları sert. çok güvenilir bir testtir).DrTus. ağızda plak müköz. immünite sorunu bulunmayan 21 yaşındaki bir erişkin için gelişme olasılığı en az patoloji aşağıdakilerden hangisidir? A. b) Latent sifiliz 57 . kondilomatöz lezyonlar görülüyor. Bu hastaya primer sifiliz tanısı koydurabilecek en erken pozitifleşen ve en güvenilir laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. Ağız lezyonları. alopesi. RPR b) Treponemal testler: TPI. ağız dışı bölgelerin lezyonlarından alınır. gövde ve uçlarda döküntü ile anal bölgede ortaya çıkan şişlikler yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde avuç içi ve ayak tabanlarında daha belirgin olmak üzere yaygın. E. Sınırlı bir kazeifikasyon nekrozu ve kalsifikasyon ile tam bir şifa gelişir. Otuziki yaşındaki bir kadın hasta. B. makülopapüler döküntü. • Serolojik (indirekt) tanı: a) Non-treponemal testler: Wassermann-Kolmer. zemini temiz ülsere yara ve submandibular ağrısız LAP nedeni ile başvuruyor. Floresan Antikor Testi (FAT) başlıcalarıdır. Toksoplazmoz E. direkt tanısal prosedürlerin çok sınırlı olduğu sifilizde en güvenilir ve çabuk tanı yöntemidir. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A.Ateş. Sekonder sifiliz Edinsel sifiliz: a) Erken sifiliz: Primer sifiliz: Şankır Sekonder sifiliz: Rozeoller. KızamıkçıkD. Materyal.Bebekliğinde tüberküloz aşısı uygulanmış. VDRL. KızamıkB. dilinde ağrısız. Levaditi yöntemi ile boyama. FTA-200.

kas-eklem ağrıları ve sol uyluğunda kızarıklık yakınmaları ile başvuruor. D. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 12. nabız 130/dakika olarak saptanıyor. Örneğin büyükbaş hayvan eti ile parenteral temas sonucunda elde gelişen erizipeloid hastalığının etkenidir. titreme. Kana karışan sporozoitler. Borrelia burgdorferi Babesia microti Wuchereria bancrofti Borrelia recurrentis Leishmania donovani Babesia türleri (Babesia microti.70C. kene tarafından ısırılan yerin çevresinde. Streptococcus pyogenes insan etkenidir. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. Ixodes pacificus kenelerinin insanları ısırması ile bulaşır. gittikçe 58 . trombosit sayısı 325. halüsinasyonlar. D. lökopeni ve trombositopeni görülür. Isırıktan 330 gün sonra hastalık tablosu gelişir: 1. E. ipsi yapılar görülüyor. hemorajiler. halsizlik. Yapılan muayenesinde skleraların subikterik olduğu görülüyor ve Traube alanında perküsyonla mat ses saptanıyor. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. Kardiyovasküler sifiliz: Aortit Geç benign sifiliz: Organ ve dokularda granülomatöz lezyonlar (gom). fokal belirtiler.DrTus.000/mm3. Anamnezinde yaklaşık iki hafta önce piknik yaparken sol uyluğundan bir kene tarafından ısırıldığını ve bu olaydan bir hafta sonra da yakınmalarının başladığını ifade eden hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. kenelerden bulaşmaz ve halkalar halinde yayılan lezyonlara neden olmaz. B.300/mm3 (%78 nötrofil). B. hemiparezi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. tabes dorsalis. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. CRP (++) olarak belirleniyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile başvuruyor.Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta ateş. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. illüzyonlar. C. eritrosit sedimantasyon hızı 32 mm/saat. Hastanın ateşli olduğu dönemde alınan periferik yaymanın incelenmesinde eritrositler arasında gevşek spiral şeklinde. büyüklük hezeyanları gibi nörolojik ve psikiyatrik bozukluklar. genel paraliziler. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. sol uyluk ön kısmında. Borrelia recurrentis bit ve kenelerle bulaşır. üşüme. Cevap: D 129. hemipleji. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. C. bu olaydan bir hafta sonra yakınmalarının başladığı. Babesia divergens). Isırık yerinden başlayan eritem. Kırım Kongo Hemorajik Ateşi Virüsü Borrelia recurrentis Streptococcus pyogenes Erysipelothrix rhusiopathiae Borrelia burgdorferi Kırım Kongo Hemorajik Ateşinde hepatik nekroz. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki ay önce tarlada çalışırken ayağına yapışmış bir keneyi uzaklaştırdığı. ateşinin yaklaşık 10 günde bir tekrarladığı ve birkaç gün sürdükten sonra kendiliğinden düştüğü öğreniliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI c) Geç (tersiyer) sifiliz: 58 Nörosifiliz: Kronik aseptik menenjit. Cevap: E 128. Borrelia burgdorferi Lyme hastalığının etkenidir. E. kişilik bozuklukları.Otuziki yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. direkt olarak eritrositleri infekte eder. Bu nedenle. tekrarlayan ateşlere neden olur. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. yaklaşık 15 cm çapında ortası soluk eritemli alan görülüyor. Dönem: Kenenin ısırık yerinin çevresinde eritema migrans gelişir. Erysipelothrix rhusiopathiae bir hayvan etkenidir.

gövde ve uçlarda yaygın. D. Kernig ve Brudzinski bulguları negatif olarak saptanıyor. madenciler.DrTus. Hasta ve yakınlarından alınan anamnezde ateşinin yaklaşık bir haftadan beri devam ettiği. çiftçiler. kraniyal nörit. üre 54 mg/dL. Nötrofil ağırlıklı 15-20 bin lökositoz olması ile viral hepatitlerden. nabız 136/dakika. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. avuç ve ayak tabanlarını tutmayan makülopapüler döküntü görülüyor. baş ağrısı. artralji. Genel infeksiyon belirtileri. ensefalit) ve kardit (valvüler tutulum olmaksızın AV blok. miyoperikardit. Bazı salgınlardan. Cevap: D 131. Lyme hastalığında hastalığın başlangıç günlerinde tipik cilt lezyonları (eritema migrans) olmalıdır.Pediculus corporis infestasyonu saptanan ve tedavi edilen 45 yaşındaki bir erkek hasta iki hafta sonra yüksek ateş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Vaskülite neden olur. Cevap: E 130. bilinç değişikliği ve cildinde döküntü yakınmaları ile getiriliyor. pire. Muayenesinde skleralarda ve ciltte ikterik görünümle birlikte. ikter ve renal patolojilerin bulunması beklenmez. 3. miyalji görülür. Riketsiyalar insanlara bit. 2. konjestif kalp yetmezliği) gelişir. genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere büyük eklemlerde kronik oligo ya da poliartritler (arteritli artrit) gelişir. bundan bir hafta sonra grip benzeri yakınmalarının başladığı ve antigribal ilaçlar kullandığı öğreniliyor. Hastanın muayenesinde ateş 400C.3 mg/dL. Bu nedenle sağlam mukoza ve ciltten bulaşabilir. Farelerin idrarı ile kontamine besin ve sulardan insanlara bulaşır. B. Enteroviral menenjitlerde öncelikle bilinç problemleri ve kafaiçi basıncı artması ile ilgili fizik bulgular verilmelidir. B. menenjit. kene gibi artropodlarla bulaşır. baş ağrısı. Đkterli olgularda karaciğer transaminazları yüksek bulunur. HAV infeksiyonu HEV infeksiyonu Lyme hastalığı Weil hastalığı Enterovirüs menenjiti Weil hastalığının etkeni. C. Hepatit A ve E ‘de nötrofilik lökositoz görülmez. Kana karışan etken. C. Kızamık Meningokoksik menenjit Riketsiyoz Sekonder sifiliz Veba Kızamık virüsü ve meningokoklar bitlerin ısırması sonucu değil. ALT 415 U/L. Kırküç yaşındaki bir erkek hasta. E. Dönem: Bir önceki dönemden aylar. hepatik bulguların varlığı ile viral menenjitten ayırt edilir. ateş. yıllar sonra. total bilirubin 4. (eskiden) postacılar ve çeltik işçileri hastalık açısından yüksek risk taşırlar. Lezyonlar 3-4 hafta sonra kaybolur. arazi koşullarında yaşayan askerler. döneme geçer. Đlk haftadan sonra kan ve BOS’ta belirlenemez. doku ve organa ulaşır. arteriyel tansiyon 85/40 mmHg olarak ölçülüyor. Böbrek tutulumunda da üre. Tedavi edilmezse aylarca sürebilen latent döneme ve 2. kusma. BOS’ta tümü mononükleer olmak üzere 650/mm3 hücre görülüyor.8 mg/dL olarak saptanıyor. Tetkiklerinde lökosit sayısı 18. kreatinin patolojileri belirlenir. döküntülerin ise iki gün önce omuzlardan başlayıp gövdeye yayıldığı öğreniliyor. BOS protein ve glukoz düzeyleri ise normal sınırlarda bulunuyor. Bu durumda ciltte döküntüler ve 59 . Mikroorganizma çok ince ve hareketlidir. Leptospira icterohaemorrhagiae’dir. Hastadan alınan anamnezde belediyede işçi olarak çalıştığı ve iki hafta önce tıkalı kanalizasyon borularını temizledikleri. Ayrıca. Đdrar ile atılmaya başlar ve haftalarca idrardan izole edilebilir. kreatinin 3. bir haftadan daha kısa süren bakteriyemi (leptospiremi) sonucunda portal yoldan karaciğere ve bu arada merkez sinir sistemi ve göz içi sıvısı dahil birçok sıvı. Kanalizasyon işçileri. göz aklarında sararma ve idrar yapamama yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.000/mm3 (%90 nötrofil).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 59 genişler ve genişledikçe de ortası solar. Dönem: Nörolojik hastalık tabloları (meningoradikülonörit. Kontamine besinlerin yenmesi veya içilmesi ile de insanlara bulaşır. Bu durumda. boğa gözü denen görünüm ortaya çıkar. D. yerleşim yerlerindeki su taşkınları ve seller sorumlu tutulmuştur. E. bizzat insanlardan insanlara bulaşır.

diğer atipik pnömonilerden ayrımında yararlıdır. D. 60 Sekonder sifilizde daha önce gelişmiş olan cilt lezyonundan (şankır) söz edilmelidir. Laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. şiddetli baş ağrısı. ağrısız. B. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve hepatomegali saptanıyor.DrTus. C. Ardından yaygın cilt ve mukoza belirtileri ve epitroklear LAP geliştiği bildirilmelidir. Bartonella henselae B. atipik pnömonidir. Meningokoksemide ise yüksek ateş ve belirgin merkez sinir sistemi patolojilerine ek olarak bazen peteşiyal cilt döküntüleri ortaya çıkar. ikterik tablolar çizebilir. Bartonella bacilliformis 60 . Vebada ise pire ısırığından ve daha sonra da ısırılan ekstremite radikal lenf nodüllerinde süpüratif lenfadenit belirtilmiş olmalıdır. Yapılan muayenesinde sağ bacak ön yüzünde fluktuasyon veren. özellikle gözlerin arkalarında hissedilen şiddetli baş ağrısı. mor renkli. göğüs ağrısı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI organ patolojileri gözlenir. Cevap: C 132. E. göğüs ağrısı ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuruyor. içi kanla dolu. Coxiella burnetii Q humması etkenidir. pulmoner yakınmalar ve nötrofilik lökositoz görülmesi beklenmez. Tipik klinik tablo. Yukarıda tanımlanan lezyona yol açabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Veba pire ile temas sonrasında gelişen yüksek ateş. Olguların yarısında hepatosplenomegali vardır. Cevap: D 133. CD4+ hücre sayısı 280/mm3 olan HIV infeksiyonlu bir hasta sağ bacağında mor renkli şişlikler yakınması ile başvuruyor. daha sonra organ belirti ve yetmezlikleri ile devam eder. kistik lezyon saptanıyor. Analjeziklere yanıtsız retroorbital baş ağrısı oldukça tipik bir bulgusudur. bazen ek olarak görülen pnömoni ve sepsis tablosudur. lenfadenitler. karaciğer transaminazlarında yükseklik ve hiperbilirubinemi saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu özelliği. Yapılan histopatolojik incelemede lezyonların vasküler endotel kökenli olduğu tespit ediliyor. Bununla birlikte. HAV infeksiyonu erişkinlerde ciddi seyreder. Yirmidört yaşındaki bir kadın hasta üç günden beri devam eden ateş. Gelişen granülomatöz hepatit. Tifüs Veba Meningokoksemi Q humması HAV infeksiyonu Tifüs bit ile temas sonrasında gelişen peteşiyal cilt döküntüleri ve yüksek ateşle başlar.

döletli yumurta sarı kesesinde veya deney hayvanlarında üretilebilirler. Büyük çoğunlukla HIV infeksiyonlu hastalarda. Haemophilus ducreyi çok ağrılı. Hastanın yapılan muayenesinde inguinal ligament tarafından iki gruba ayrılmış ve aralarında oluk gibi boşluk oluşmuş. kullanılan boyalara göre farklı özellikler sergilerler ve tanıyı kolaylaştırırlar. krater tarzında genital ülserlere neden olur. Yapılan muayenesinde meatus çevresinde eritem ile birlikte pürülan akıntı olduğu görülüyor. Đnguinal LAP’dansa genişleyen ağrısız ülserler ön plandadır. Calymmatobacterium granulomatis donovanyoz etkenidir. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce şüpheli cinsel temasta bulunduğu.DrTus. E. HeLa gibi canlı besiyerlerinde. ağrılı inguinal LAP saptanıyor. C. Ciltte.2. sert. bundan bir hafta sonra da gripal infeksiyonu andıran yakınmalarla birlikte penisinde ağrısız bir sivilce çıktığı öğreniliyor.Erişkin bir erkek hasta sağ kasığında ağrılı şişlik yakınması ile başvuruyor. Olgumuzda da olduğu gibi klamidyalar. Lenfogranuloma venereum (LGV): Chlamydia trachomatis’in L1. Akıntıdan alınan örneğin Gram yöntemi ile boyanmasında her alanda bol nötrofil lökosit görülüyor. Bu tabloya kadınların pek 61 . Bir hafta önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 25 yaşındaki bir erkek hasta penil akıntı ve idrar yaparken yanma yakınmaları ile başvuruyor. Gram yöntemi gibi standart boyalarla boyanmazlar ve sentetik besiyerlerinde üretilemezler. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis D. Ehrlichia chaffeensis E. cilt ve visseral organlarda vasküler proliferasyon ile seyreden bir hastalıktır. herhangi bir bakteriyel etkene rastlanılmıyor. Treponema pallidum Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Herpes simpeks virüs tip 2 Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Konak hücre üremesini engellemek için sikloheksimid eklenmiş McCoy. genital bir ülserden ve belirgin inguinal LAP bulgusundan (oluk belirtisi) söz edilmeliydi. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 134.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. karaciğer ve dalak gibi visseral organlarda kan dolu kesecikler (kistler) oluşur. Akıntıdan alınan örneğin Modifiye Thayer Martin besiyerine ekiminde de herhangi bir bakteri saptanmıyor Yukarıda tanımlanan olgu ve en sık neden olan etken aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Nongonokoksik üretrit – Ureaplasma urealyticum Olgumuz gonore olsaydı etken Gram boyamada görülürdü. Soruda bu sorulsaydı. Đnklüzyon cisimcikleri. Erkek ve kadın infeksiyonlarında pamuklu eküvyon ile üretra içinden. 3 serotipleri ile oluşturulur: • Đnguinal sendrom: Hastalığın başlangıç dönemidir.3 infeksiyonudur (Haemophilus ducreyi değil). D. Ehrlichia sennetsu 61 Basiler anjiyomatöz: Bartonella hanselae ve Bartonella quintana infeksiyonudur. Lenfogranuloma venereum – Haemophilus ducreyi E. Dizüri başlıca semptomdur. Ureaplasma urealyticum akut NGU’ların ikinci en sık etkenidir. Lenfogranuloma venereum Chlamydia trachomatis L1. HIV infeksiyonunun B klinik kategorisi içinde yer alır. kadında ek olarak servikal mukustan materyal alınır ve belirtilen ortamlara ekilir (altın standart). Nongonokoksik üretrit – Chlamydia trachomatis C. 2. çok sayıda. Bartonella quintana D. ağrısız bir ülser ve tek bir LAP görülür. Erkeklerde baskın klinik formdur. Gonore – Neisseria gonorrhoeae B. Tek. Cevap: B 135. Erkek ve kadında en sık görülen akut nongonokoksik üretritlerin (NGU) etkeni Chlamydia trachomatis’tir. Klamidyal NGU varlığında meatal hiperemi ve üretral akıntı görülür. B.

otoskopik incelemede sol kulak zarında eritemle birlikte bül varlığı görülüyor. Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. yaz aylarındaki pnömonilerin ise ilk sırasında (%50) yer alır. 5. non-fermentatif (glukozu fermente etmeyen). gününde ateş yükseliyor. Bu tablodan sorumlu olabilme olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A.80C. Çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda ekmek içi görünümünde infiltrasyon varlığı dikkati çekiyor. CRP 48 mg/dL olarak saptanıyor. Etken lenfatiklerle rektuma ulaşır ve anal kanama. buna oluk (groove) belirtisi de denmektedir. Pseudomonas aeruginosa. ağrısız. Sıkışık ortamlarda kolaylıkla bulaşır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ayırıcı tanısı da sorudaki testlerle yapılabilir. D. kışla.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 62 azında tanık olunur. C. Bunun en sık ilk dört etkeni. Tedavi edilmezse spontan olarak geriler ya da cilde açılırlar. erkekte genellikle peniste. eritrosit sedimantasyon hızı 28 mm/saat. PA akciğer grafisinde sağ akciğer orta zonda infiltrasyon görülüyor. hareketli bakteriler izole ediliyor. trakea. oksidaz pozitif. Cevap: E 137. Mycoplasma pneumoniae tarafından oluşturulur. Escherichia coli ise hareketli bir bakteridir. MRSA. çabuk iyileşir. Yapılan muayenede ateş 38. B. kuru öksürük ve sol kulağında ağrı yakınmaları ile acil servise başvuruyor. bronş ve bronşiyolleri tutan bir seyir izlemesi anamnez açısından önemlidir. ilk lezyondan 1-4 hafta sonra inguinal lenf nodlarına yerleşerek genelde tek taraflı bubonların gelişimine yol açar. Tipik olarak önce farinksi. Ateş. Çoğu zaman ayakta geçirilir.000/mm3. Lenf nodları ağrılıdır. Cevap: B 138. E. pürülan akıntı görülmeye başlanır. Chlamydia trachomatis Chlamydia pneumoniae Coxiella burnetii Chlamydia psittaci Mycoplasma pneumoniae Primer atipik pnömoni 5-30 yaş hastalığıdır.500/mm3 (%75 nötrofil). baş ve adale ağrıları eşliğinde genital bölgede. Düşük grade ateş. non-prodüktif öksürük ve büllöz mirinjit (kulak zarında çok ağrılı. Acinetobacter baumannii oksidaz (-) ama non-fermentatif. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif koloniler ve gram negatif. E. Hastadan alınan anamnezde yakınmalarının iki gün önce ateş ve boğaz ağrısı ile başladığı daha sonra ise öksürük geliştiği öğreniliyor. B. diğer seçeneklerdeki klamidyal etkenlerce veya Coxiella burnetii tarafından oluşturulan pnömonilerde görülmez. diğer aile fertlerine bulaştırır ve böylece aile içi infeksiyonlara yol açar. Toplumdan edinilmiş pnömonilerin pnömokoklardan sonra 2. Ancak burada sınırlanamayan etken. baş ve sırt ağrısı. Büllöz mirinjit. C. Herpes simpeks virüs tip 2 genital infeksiyonu veziküllerle özeldir. nabız 112/dakika olarak ölçülmüş. Cevap: D 136.DrTus. Kaviter lezyon … Friedlander pnömonisi. • Genito-anorektal sendrom: Genellikle ilk dönemin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülen tablodur. Klebsiella pneumoniae ve Acinetobacter türleridir. Onaltı yaşındaki bir kız öğrenci ateş. Pseudomonas aeruginosa Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Acinetobacter baumannii Stenotrophomonas maltophilia Soruda bir ventilatör nedenli pnömoni tablosu veriliyor. Gençler etkeni eve getirir. glukozu fermente etmeyen. Okul. Beyza küre sayısı: 22. Kadında ise ilk lezyon genelde vajinadadır ve tablo siliktir. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia oksidaz (+). derin halsizlik ve kabızlık yakınması ile başvuran 21 yaşındaki erkek bir hastanın 62 . nötrofili. D. hapishane salgınlarının önemli etkenidir. Yapılan laboratuvar tetkiklerde lökosit sayısı: 12. Yüksek ateş. Büyüyen lenf nodlarının arasındaki cilt çökük göründüğü için. drene edilince iyileşen bül) gibi ekstrapulmoner tutulumlarla giden bir tablodur. sırasında (%10-15). sonra sırası ile larinks. ülseratif bir papül gelişir.

. süt gibi.. B.. batın bombeliği. lökosit formülünde %46 nötrofil. her iki akciğer orta zonlarda ronküsler ve bazallerinde raller. splenomegali? Retiküloendotelyal sistem hastalığı ..Doğurganlık çağındaki bir kadın vajinal akıntı yakınması ile polikliniğe başvuruyor. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. Balık kokusunda. bulaş gelişimi halinde fetusa en olası etkisi aşağıdakilerden hangisidir? A.. Pnömoni. 390C ateş. Bruselloz Sıtma Lejyoner hastalığı Enterik ateş Viral hepatit Bir olgunun enterik ateş olup olmadığını anlamak için önemli birkaç noktaya dikkat ediniz: Verilen her ateşin mutlaka olması gereken nabzını hesaplayınız . 90/60 mmHg arteriyel kan basıncı. Gardnerella vaginalis E. Proteus mirabilis B. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. eozinofil kaybı? Cevap: D 139. ketonüri. göğüs cildinde basınca solan 6 adet çilek rengi ciltten kabarık döküntüler. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. Piyelonefrit gelişir E. bitkin. dalak. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. normal mikroskopi saptanıyor. Cevap: D 140. 108 vuru/dakika nabız. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri.DrTus. proteinüri. Karaciğer. Şuur? Đlk hafta sonundan itibaren göğüs ve karın cildinde rozeoller . Hepatomegali. bozuk ağız hijyeni. piyelonefrit gibi birçok organ tutulumu? Đkinci haftada belirgin organomegaliler . Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. ürobilinojen artmış. şuur açık ve somnolans düzeyinde. Granulomatosis infantiseptica gelişir B. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. akciğer.200/mm3. Diskordans? Đlk haftanın yoğun endotoksemik ortamında konfüzyon belirgin hale gelir . Cilt belirtileri? Cilt kurudur. Lactobacillus acidophilus Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis.. Akut bakteriyel menenjit gelişir C. Akıntının mikroskopisinde epitel hücreleri üzerine yapışmış halde gram negatif.. hareketsiz kokobasiller görülüyor. Neisseria gonorrhoeae D. %49 lenfosit. Lökopeni. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. 63 .Gebelik sırasında anne tarafından geçirilen listeriyozun. E. hepatosplenomegali belirleniyor. D.. yapışkan vajinal akıntı özeldir.. C..com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 63 fizik muayenesinde genel durum orta. Hb: 11 g. Cilt listeriyozu gelişir D.. anemi. Htc: %38. Bu olguda patolojiyi açıklayabilecek en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. Komplikasyon zengini bir hastalık . multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. Acil tetkiklerde. Keratokonjunktivit gelişir Granulomatosis infantiseptica: Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental bulaşı nedeniyle gelişir. idrar dansitesi 1028. Pseudomonas aeruginosa C. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür.. Beyza küre sayısı: 3. %5 monosit. terlemez. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. hafif dehidratasyona ait dil bulguları.

Nocardia asteroides C. Cevap: E 143. Bacillus cereus D. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Chlamydia trachomatis D-K Chlamydia trachomatis’in D-K serotipleri. Corynebacterium jeikeum B. Yenidoğanlarda gelişen inklüzyonlu alt palpebral konjunktivitlerin en olası etkenleri aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: B 142.Böbrek transplante edilmiş. Alınan örneğin kanlı agara ekilmesi sonucunda da beta hemoliz yapan. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. ürogenital infeksiyonlar (sık) ve pelvik inflamatuvar hastalığa yol açar. yenidoğan (1-3 hafta) inklüzyonlu konjunktiviti. meninks irritasyon belirtileri. operasyondan iki ay sonra pnömoni ve şuur bulanıklılığı. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 64 141. yenidoğan pnömonisi (2-3 hafta). Erysipelothrix rhusiopathiae C. Meningoensefalit tanısı konan immünsüpresyondaki bir hastanın BOS’unda gram pozitif basiller gözleniyor. Lactobacillus acidophilus 64 . gram (+) basillerin ürediği gözleniyor. Bu hastada etken olarak öncelikle aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi düşünülmelidir? A. 370C’da hareketsiz. Neisseria meningitidis Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. Chlamydia trachomatis L 1 ve 3 C.DrTus. Aktinomikozun aksine. Chlamydia trachomatis L 2 ve 3 B. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. bilgisayarlı tomografide multiloküle apse belirleniyor. Staphylococcus aureus E. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. Chlamydia trachomatis A ve C D. oda sıcaklığında hareketli. Chlamydia trachomatis B ve Ba E. Klebsiella pneumoniae D. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Streptococcus pneumoniae B. erişkin inklüzyonlu alt palpebra konjunktiviti.

Başlıca hastalık tabloları. Hepatomegali. Yara akıntısı B. hiperemi ve büllöz cilt lezyonları belirleniyor. bir tonsillitin A grubu beta hemolitik streptokok nedenli olup olmadığının belirlenmesinde ya da difteri tanısında kullanılır. tuttuğu balığı çıkarırken eline olta iğnesi battıktan sonra ateşi yükseliyor. Boğaz sürüntüsü E. ikinci haftada devamlı ateş. istiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. üçüncü haftalarda lenfositoz belirlenir ve formülden eozinofillerin kaybolduğu görülür. Plesiomonas shigelloides “Laktoz pozitif vibrio” olarak anılan Vibrio vulnificus. nötrofili B. Birinci haftada önce intermittan. ikinci. Cevap: E 144.DrTus. ikter C. laktoz ve oksidaz pozitif. bol çeşitlilikte semptom ve bulgularla seyreder. Her iki durumda da sorumlu bakteriler penisilinlere yüksek oranda duyarlıdırlar. Salmonella typhi infeksiyonlarında hemolitik anemi. Orta düzeyde sedimantasyon artışı vardır. Cevap: D 146. göğüs ve karın cildinde taş rozeler. sonra büller. Splenomegali. dikrot nabız. Aşağıdaki klinik materyallerden hangisinin uygun besiyerlerinde bakteri üretilmesi halinde antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir? A. bazı olgularda silendirüri. Kan Boğaz kültürü. kültürleri tereyağı kokar. ağrılıdır. sonra remittan ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Enterik ateşin yardımcı tanı yöntemlerinden olan tam kan sayımında lökopeni sıklıkla gözlenen bir bulgusudur. yenidoğan infeksiyonları. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. bunların sokması/yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. lökositoz. lökopeni. Tonsillit. Bacillus anthracis D. lökopeni. Enterik ateşte aşağıdakilerden hangisinde verilen bulguların görülmesi en olasıdır? A. ağır olgularda ve böbrek tutulumlarında üre ve kreatinin düzeylerinde artma belirlenebilir. Cevap: D 65 . Đdrar C. endotoksemik belirtiler. Bir balıkçının. dikrot nabız. eozinofili Enterik ateş. lenfomonositoz E. Kanlı agarda mavi-yeşil koloniler yapar. Kanlı agardan başka triptikazlı buyyon ve Brain-Heart infüzyon agarda iyi ürer. Zaman içinde normokrom normositer anemi. bakteriyemi. Ateş-nabız diskordansı. diskondans. hepatosplenomegali görülür. Cevap: A 145. Yersinia gibi soğuk ortamda üreyebilmeleri klinik ve laboratuvar öneme sahiptir. nötrofili. Listeria monocytogenes 65 Listeria monocytogenes küçük basil/kokobasil/diplokok şeklinde görülebilen. lökositoz. hayvanlarla uğraşanlarda subklinik ülsere yara infeksiyonlarıdır. epidemiyolojik tarama amacı dışında. hücresel immünitesi defektif olanlarda sık menenjit. Çoğu olguda. Bu nedenle antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir. 220C’da hareketli basillerdir. hastalık haftalarına göre değişen. Đğne batma yerinde ağrı. Beyin omurilik sıvısı D. lenfomonositoz D. veziküller ve nekroz gelişir. Erysipelothrix rhusiopathiae E. karaciğer fonksiyonlarında bozulma. Kan kültüründe gram negatif. Vibrio parahaemolyticus C. Genel durumu ilerleyen günlerde daha da bozulan hastada sepsis gelişiyor. çok hareketli bakteriler belirleniyor. Splenomegali. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tedavisinde geç kalınan sepsisinde mortalite %50’lere ulaşabilir. febril proteinüri. Vibrio vulnificus B. gram pozitif.

DrTus. Staphylococcus aureus Post-travmatik kafa tabanı kırıklarında gelişen menenjitlerin yarıdan çoğunda etken. Hastanın beyin tomografisinde ise kraniyal kemik yapılarında bir patoloji belirlenmiyor. Bu olguda da sorumlu etken en büyük olasılıkla bu bakteridir. Neisseria meningitidis E. Listeria monocytogenes E. Staphylococcus aureus B. Pseudomonas aeruginosa B. apseler ve granülomlarla seyreden hastalığa. Üç yaşındaki bir çocuk yüksekten düşüyor. Bu nedenle öncelikle hastane etkenlerinin düşünülmesi doğru yaklaşım olmalıdır. Pseudomonas aeruginosa B. Listeria monocytogenes Kafa tabanı kırığı olmayan bu olguda anamnezde lomber ponksiyon bilgisi olduğunu unutmayınız. Hastane ortamında yapılan her invazif girişimde söz konusu olan sık hastane etkenleri ile infeksiyon. Legionella pneumophila C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Streptococcus pneumoniae D. hastanın beyin tomografisinde kribriform laminada çoğul kırıklar belirleniyor. bu çocuk için de geçerli olabilir. Streptococcus pneumoniae D. Önceki sorudaki çocuğa.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 66 147. Đntrauterin infeksiyon sonucunda menenjit. Mycobacterium marinum 66 . Olaydan 5 gün sonra ortaya çıkan şuur problemi nedeniyle acil servise getiriliyor. Bacillus anthracis D. Neisseria meningitidis E. travayda bulaş sonucunda da yenidoğan menenjitlerine neden olan bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan fizik bakı ve tetkiklerde akut pürülan menenjit tanısı konuluyor. Haemophilus influenzae tip b C. Bu arada. Haemophilus influenzae tip b C. Önemli bir travmatolojik patoloji belirlenmediği için 24 saat gözleme alınıyor. normal nazofarinks florasında bulunan Streptococcus pneumoniae’dir. ilk olay sonrasında başvurduğu hastanede lomber ponksiyon yapıldığı öğreniliyor. Cevap: C 148. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 149.

Yukarıdaki klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak ilk yapılması gereken laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. Tüberküloz III. titreme. nöbet sonlanmış olur. bulaşma zamanına göre iki farklı bebek infeksiyonuna yol açar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 67 Listeria monocytogenes. ateşin hızla 40-410C’a yükseldiği. ısırılmadan 3-30 gün sonra hastalık tablosu gelişir. üşüme. Nöbetler derin bir halsizliğe yol açar. tipik ateşli nöbetler. 2. Ateşli kuru dönem: Titremeyi. ALT: 53 U/L olarak bulunuyor. C. Kendilerini iyi hissederler. Erken gebelik döneminde geçirilmişse abortus veya “ölü fetus” nedenidir. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta bir haftadır devam eden. miyoperikardit ve konjestif kalp yetmezliğine neden olabilir. arteriyel tansiyon 130/55 mmHg olarak ölçülüyor. Tüberkülozda ise beklenen kardiyak patoloji perikardittir. 15 dakika-2 saat kadar sürebilir. bir yakınmaları kalmaz.200/mm3 (%65 nötrofil). Valvüler tutulum olmaksızın AV blok. Parazitin kana dökülmesi sırasında gelişir.40C. Titreme (soğuk dönem): Sıtma nöbetinde ilk karakteristik belirtidir. Đlk dönemde ısırık yerinin çevresinde Erythema Chronicum Migrans (ECM) gelişir. Enterik ateş II. kene ısırması ile insana bulaşır. ateş daima düzensizdir. Hastanın üst dudağında herpes labialis lezyonu mevcuttur. II+IV Enterik ateşin 1. Hb: 9 g/dL. Cevap: D 150. II+IV C. erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica) şeklindedir. AST 45 U/L. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. I+III+IV D. Cevap: C 151. gün aşırı ortaya çıkan yüksek ateş ve baş ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan muayenesinde ateş 39. Lyme hastalığı A. II+III+IV E. haftasında ekzotoksik miyokardit gelişebilir. Uyandıktan sonra. Doğumdan 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. I+II+IV B. trombositler 85.DrTus. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce turistik gezi için GAP turuna katıldığı öğreniliyor. hastalar derin uykuya dalar. Eğer bulaş intrauterin yaşam sırasında gelişmiş ise hastalık. %50-80 olguda splenomegali ve %25-40 hepatomegali bulunur. derin bir anemi gelişmemiş ise. Đlk nöbetler düzensizdir. Difteri IV. Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusu ise geç dönem infeksiyonu görülür. Đkinci dönemde nörolojik hastalık tabloları ve miyokardit gelişir. Birden çok inokülasyon varsa. Hemokültür Gaita kültürü Đdrar kültürü Periferik yayma Kalın damla incelemesi Sıtmada klinik belirtiler denince nöbet akla gelmelidir: 1. Sıtma hastalarında. nabız 120/dakika. Hastalığın son dönemde ise bir önceki dönemden aylar-yıllar sonra genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere. Dalak kot kenarını yaklaşık 3 cm geçmiş olarak saptanıyor. Deri sıcak ve kurudur. 3. E. Lyme hastalığı. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 13. difterinin 2. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir hastalıktır. Đlerleyen 67 . Terleme (ıslak dönem): Birkaç (2-7) saat süren ateş şiddetli terleme ile düşer. parazitlerin yeni eritrositleri infekte etme dönemiyle iz düşen kuru dönem izler. B. septik artrite benzeyen artritler gelişir. Hct: %26. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden.000/mm3. Seyrinde kalbi tutan aşağıdaki infeksiyon hastalıklarından hangisi miyokardit sonucu ritm bozukluklarına neden olur? I. D. haftasında endotoksik.

bir yakınından alınan iki ünite taze tam kan transfüzyonu yapılıyor. Ateş. mononükleer 68 . Çoğu olguda herpes labialis belirlenebilir. yumuşak kıvamlı ve birbirinden ayrı duran. Kana karışan sporozoitler.DrTus. C. B. öncesinde herhangi bir bağışıklık sorunu olmadığı anlaşılmıştır. klorokin verilir. Cevap: B 153. karaciğere veya başka bir organa uğramadan.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 68 nöbetler sonucunda hastada anemi gelişir. parazitin eritrositten elimine edilmesi amacı ile sadece klorokin kullanılır. keneyi kendisinin çıkardığı ve herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı öğreniliyor. hareketli lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. son bir haftadır devam eden ateş ve boynunda ağrılı şişlikler nedeni ile başvuruyor. Hasta ve donörden yapılan periferik yayma incelemesinde normalden iri eritrositler içinde.600/mm3 (%57 mononükleer lökosit). Bunların tedavisinde de tek başına üç gün klorokin kullanımı yeterlidir. Üst gastrointestinal sistem kanaması nedeni ile hastaneye yatırılan 45 yaşındaki bir kadın hastaya acil olarak. periferik yayma ile ise parazitin türü belirlenir. Yukarıdaki bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. D. C reaktif protein 12 mg/dL olarak bulunuyor. Gebelerin tedavisinde klorokin güvenlidir. Yirmiyedi yaşındaki bir kadın hasta. mutlaka yapılması gereken en değerli testtir. ateş 38. Cevap: E 152. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. B. Yapılan periferik yaymanın incelenmesinde. Babesia divergens). Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. Bu nedenle. üşüme. bazofilik yapılar görülüyor. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. Kan transfüzyonu ile gelişen sıtmada da hepatik şizogoni yoktur. Hastadan alınan anamnezde. Plasmodium vivax Plasmodium ovale Babesia microti Plasmodium malariae Plasmodium falciparum Babesia türleri (Babesia microti. sonrasında bol terleme ile kendiliğinden düşen ateş geliştiği görülüyor. E. Transfüzyondan iki gün sonra hastada üşüme ve titreme ile yükselen. C. eritrosit sedimantasyon hızı 15 mm/saat. D. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve splenomegali saptanan hastanın yapılan periferik yayma incelemesinde eritrositler içinde yonca yaprağına benzeyen. sağ arka servikal zincirde iki adet ağrılı. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3. ancak. Kalın damlanın boyanmasında fiksasyon işlemi yapılmaz. Cevap: C 154. Gebelik süresince sadece eritrositer formlar hedeflenir. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. Sıtma tanısında temel ilke. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. Bu amaçla yapılan kalın damla preparasyonu ile parazitin var olup olmadığı. Hastanın yapılan muayenesinde. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. Bu hastaya en uygun tedavi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. E. Üç gün klorakin ve 14 gün primakin Üç gün klorakin Üç gün primakin ve 14 gün klorakin Tek doz primakin Üç gün meflokin Klorokin direnci bulunmayan bölgelerde. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. alınan kanda parazitin gösterilmesidir. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür.40C. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. titreme ve sonrasında bol terleme yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce kene tarafından ısırıldığı. birer tane olmak üzere taşlı yüzük şeklinde yapılar görülüyor. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. direkt olarak eritrositleri infekte eder.

Bu hastada aşağıdaki hangi iki klinik tablonun ayrımını öncelikle yapmak uygun olacaktır? A. el ayaları ve ayak tabanları hariç tüm vücut bölgeleri cildinde makülopapüler veya eritematöz raş görülebilir. vücudunun sol yarısında uyuşma ve güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. ateşle birlikte avuç içi. ayak tabanı ve saçlı deri dışında tüm vücutta yaygın makülopapüler döküntü görülüyor. lenfositik lökositoz ve atipik lenfositoz görülür. şiddetli boğaz ağrısı. Hastadan istenen Rubeola IgM tetkikinin sonucu negatif olarak bulunuyor. dört günden beri devam eden ateş ve yaygın döküntü yakınmaları ile acil servise başvuran 19 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde. posterior servikal LAP. D. B.DrTus. Olguda <390C ateş. Yapılan tetkiklerinde CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olarak saptanan hastanın çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemesinde sağ hemisfer temporal lobda üç adet. hepatosplenomegali ve atipik lenfositoz ile EBV mononükleoz benzeri bir tablo çizer. splenomegali bulunması ve düşünülmemelidir. 69 Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında. öncelikle aşağıdaki hangi etkene yönelik özgül laboratuvar testlerine başvurulması en uygun yaklaşımdır? A. B. Mycobacterium tuberculosis de servikal LAP gelişimine yol açabilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI hücrelerin %10’dan fazlasının atipik lenfositler olduğu görülüyor. D. Yüksek ateş. Epstein-Barr virüsü Streptococcus pyogenes Toxoplasma gondii Francisella tularensis Mycobacterium tuberculosis Epstein-Barr virüsü mononükleozda konglomere servikal LAP. splenomegalinin varlığı ve sedimantasyonun düşük olması bu tanıdan da uzaklaştırmaktadır. Olguda sözü edilen döküntülerin aksine kızılda fırça ile sürülmüş gibi (skarlatiniform) kırmızı döküntüler. Benzer döküntüler sekonder sifilizin ikinci döneminde de (rozeoller) görülebilir. C. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan. çevresi ödemli apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. Francisella tularensis infeksiyonunda öncelikle cilt ülseri ya da tonsillit. Cevap: C 155. Son beş yıldır bilinen ancak tedavi altında olmayan HIV infeksiyonu olduğu öğrenilen 36 yaşındaki erkek bir hasta. Bu nedenle ayrıcı tanıda bu ikisi öncelikle düşünülmelidir. kızamıkçıkta ise seyrek maküler veya makülopapüler döküntüler görülür. Olgumuzdaki verilere uymamaktadır. Kızıl – Kızamıkçık Kızıl – Toksoplazmoz Kızamıkçık – Toksoplazmoz Sekonder Sifiliz – Kızıl Sekonder Sifiliz – Toksoplazmoz Döküntülü tip toksoplazmoz: Saçlı deri. E. Ancak. nötrofilik lökositoz olmaması nedeniyle streptokoksik tonsillit Semptomatik Toxoplasma gondii infeksiyonu gelişmesi halinde en sık görülen klinik tablo lenfadenittir. Diğer sistem bulguları doğal olarak saptanıyor. C. Cevap: E 156. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir? 69 . sonra cerahatli LAP görülmelidir. E.

Aslında meningoensefalit tarzındadır. hidrosefali. E. anemi ve ikter görülebilir. çift taraflı koriyoretinit. B. Olguların çoğunda (3/4’ünde) latent halde kalır. BOS’da lenfositik pleositoz vardır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Paranoid psikoz. mikrosefali. Sabin-Feldman Kompleksi • Son üç ayındaki anne infeksiyonlarında ölü doğum ya da merkez sinir sistemi tutulumu oldukça nadirdir. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. Yaygın bir ensefalopati ve çoğunlukla subakut başlangıçlı fokal nörolojik belirtiler söz konusudur. Hidrosefali ve psikomotor gelişme geriliği nedeni ile izlenmekte olan iki aylık bir bebekte yapılan tetkikler sonucunda beyinde. Sylvius kanalı ve Monro deliğinin obstrüksiyonu nedeniyle hidrosefali gelişir. anksiyete ve ajitasyon gibi nöropsikiyatrik bozukluklar görülebilir. Cevap: A 157. pnömoni. kafa çifti tutulumları. Yenidoğanda makülopapüler döküntüler. Toxoplasma ensefaliti. çoğu zaman abortus veya daha sonraki dönemde ölü doğum ile sonuçlanır. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamık geçirmesi B. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında en sık görülen fokal merkez sinir sistemi lezyonu nedenidir. yaşlılarda. En sık başlangıç tablosu hemiparezi ve/veya konuşma bozukluklarıdır. Bu olgularda sıklıkla Sabin-Feldman Kompleksi gözlenir. C. beyinde birden çok odakta apse benzeri lezyonlar saptanır. başta HIV infeksiyonu/AIDS olmak üzere. hematolojik malignitesi olanlar veya organ transplantasyonu alıcıları gibi immünsüpressif tedavi alanlarda karşılaşılan ciddi bir infeksiyondur. Doğum sonrasında herhangi bir patoloji belirlenmemiş ve dolayısıyla tedavi edilmemiş latent infeksiyonlu bebeklerde sonraki yıllarda (sıklıkla ilk üç yaşta) en sık gelişen klinik tablo. yaygın ve yay şeklinde ve ayrıca periventriküler bölgede noktavi kalsifikasyonlar ile iki taraflı koriyoretinit varlığı saptanıyor. Beyinde. epileptik ataklar ve psikomotor gerilik gibi daha çok merkez sinir sistemi ile ilgili patolojiler ön plandadır. D. • Đkinci üç ayda gelişen anne infeksiyonlarında fötusta ensefalit. nodüler veya düz çizgiler şeklinde yaygın. serebellar bulgular ve bilinç problemleri ortaya çıkar. Bu hastada tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A. ya da yay şeklinde periventriküler kalsifikasyonlar görülür. Olguların %30’unda gelişir. hücresel immüniteyi bozan pek çok hastalıkta.DrTus. Beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemede. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi Konjenital toksoplazmoz: • Gebeliğin ilk üç ayındaki bulaş durumunda gebelik. Periakuaduktal ve periventriküler vaskülit ve nekrozlar tipiktir. Cevap: B 70 . Doğuma yakın dönemde annenin suçiçeği geçirmesi D. nöbetler. demans. görme bozuklukları. glukoz normaldir. hepatit. Bu olgularda yalın olarak pnömoni ve koriyoretinit de gözlenebilir. Lezyon gelişen bölge ile ilgili. Toksoplazma ensefaliti Primer beyin lenfoması Sistiserkoz Bakteriyel beyin apsesi Kriptokokkoz 70 Đmmünite problemi olanlarda serebral toksoplazmoz: Toksoplazmoz. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. koriyoretinittir.

• Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Bu hastanın tedavisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A.Akut toksoplazmoz geçiren altı aylık gebe bir kadına amniyosentez yapılıyor ve amniyon sıvısında toksoplazma PCR testi negatif olarak saptanıyor. fötal infeksiyon yok: Fötusun infeksiyondan korunması için spiramisin kullanılır. askariyaz. Bazı olgularda şilüri. E. sol bacak ve perineal bölgede godet bırakmayan ödem saptanıyor. Daha geç gebelik haftalarında ise klasik üçlü tedavi uygulanabilir. E. B. D. eozinofilik akciğer gelişebilir. B. ciltte koyulaşma yakınmaları ile başvuran. C. Periferik kan lökositleri – Leishmania Periferik kan lökositleri – Leptomonas Dalak aspiratı – Leishmania Kemik iliği – Leptomonas Burun kazıntısı – Leishmania 71 . Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer ve böbrek fonksiyonları normal sınırlarda saptanan hastaya yapılan Doppler ultrasonografik incelemede alt ekstremite damar yapılarında herhangi bir patoloji saptanmıyor. Fötusu %60 korur. Cevap: D 160. kancalı kurt ve Strongyloides stercoralis infeksiyonlarında olduğu gibi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. fötal infeksiyon var: Đlk 16 haftada pirimetamin kullanılamaz. Lenf nodlarındaki erişkin formların uyarısı ile gelişen kronik inflamasyon ve proliferasyon sonucunda lenfatik drenaj bozulur. kilo kaybı. intrauterin infeksiyon saptanan olgularda anneye tek başına sülfadiazin verilir. Bu arada. şiddetli lenfödem gelişir. Loa loa Dracunculus medinensis Onchocerca volvulus Wuchereria bancrofti Trichinella spiralis Wuchereria bancrofti infeksiyonunda. şilöz assit ve şilo-toraks görülebilir. B. başlangıçta larva seyahatleri nedeniyle. Erişkin bir erkek hasta sol bacağı ve skrotumunda yavaş olarak gelişen şişme yakınmaları ile başvuruyor. C. D. Vücudun diğer bölgelerinde. dolaşımı bozulan bölgelerdeki sekonder infeksiyonlar da bu patolojiye katkıda bulunur.DrTus. klinik ve laboratuvar olarak Kala-Azar hastalığı düşünülen bir olguda tanı amacı ile örnek alınabilecek en uygun doku ve bu örnekte mikroskopik incelemede görülecek olan parazit formu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. E. D. Cevap: A 159. Spiramisin verilir Yalnızca sülfadiazin verilir Primetamin + sülfadiazin + folinik asit verilir Tedavi gerekli değildir Medikal abortus uygulanır Gebelerde toksoplazmoz tedavisi: • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Özellikle alt ekstremiteler ve genital bölgedeki lenfatik blokaj nedeni ile elefantiyaz tablosu gelişir. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. özellikle de alt ekstremiteyi ve genital organları boşaltan lenfatiklerdeki bu problem yüzünden. C. Ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 71 158. Bu nedenle.

kusma ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde. Kronik dönemde de kalp yetmezliği en sık ölüm nedenidir. pansitopeni. Trypanosoma brucei gambiense Trypanosoma brucei rhodesiense Trypanosoma cruzi Leishmania brasiliensis Leishmania donovani Tedavi edilmemiş ve akut dönemi atlatmış şagaslı hastalar kronik döneme girerler. 72 . eritrosit sedimantasyon hızı 25 mm/saat. Olguların çoğunluğunu çocuklar ve genç erişkinler oluşturur.Yirmiiki yaşındaki erkek bir hasta. hematüri sıktır. Yıllarca. Hastanın dili kuru. Dalak aspiratı. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. C. BOS’un mikroskopik incelemesinde her alanda bol nötrofilik lökosit ve eritrositle birlikte hareketli amipler görülüyor. başta kemik iliği ve dalak olmak üzere. son 24 saat içinde gelişen ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. Acanthamoeba histolytica Entamoeba histolytica Entamoeba dispar Entamoeba hartmanni Naegleria fowlerii Naegleria fowlerii inhalasyon ile veya kontamine kaplıca ve havuz sularından direkt yolla bulaşır. barsak peristaltizmi artmış olarak saptanıyor. Hastanın lökosit tabakasından (buffy-coat). hareketli amipler içerir. ateş 390C. Anemi. C. Dilate kardiyomyopatiye bağlı kalp yetmezliği. Parazit ile ileri derecede meşgul olmak zorunda kalan RES görevlerini yapamaz. Ateş. Organlar genişlemeye başlar. lenfoid dokuların Leishmania donovani tarafından işgalidir. Erken tanı ve tedaviye rağmen 4-5 gün içinde kaybedilirler. Bu amaçla çok daha güvenilir olarak dalak aspiratı (>%95 pozitif) kullanılmalıdır. B. karın ağrısı. dilate kardiyomiyopati). Bu dönemde. kanlı ve bulanık görünümde BOS alınıyor. Kültürde leptomonaspromastigot formları görülür. Hastanın yakınlarından alınan anamnezde hastanın üç gün önce bir baraj gölünde yüzdüğü öğreniliyor. Çok ağır seyirli meningoensefalit (primer amip meningoensefaliti) ve miyokardite yol açar. Cevap: C 161. kemik iliği aspiratı (%60-80 pozitif) ve lenf bezi biyopsisi materyallerinden Giemsa yöntemiyle yapılan boyamalarla etkenin Leishmania formları lökositler. Bunun sonucunda da kan hücresi ve işe yarar nitelikte antikor sentezi yapılamaz. nötropenik lökopeni. B. Mc Neal. E. kalp. ancak sürekli ilerleyen bir disfonksiyon söz konusudur. D. Cevap: E 163.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 72 Kala-Azar. bulantı. nabız 118/dakika. burun kazıntısından. Makroskopik olarak kanlı ve mukuslu görünümde olan dışkının mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrositle birlikte Entamoeba histolytica kistleri görülüyor. megaözafagus ve megakolon saptanan Perulu bir hastada tanımlanan patolojilere neden olan etken aşağıdakilerden hangisi olabilir? A. varsa cilt lezyonlarının aspirasyonundan etken gösterilebilir. nazofarinkse yerleşir. Novyi) besiyerine ekim yapılır. diğer sistem bulguları ise normal olarak değerlendiriliyor. proteinüri. Biyopsi materyallerinden NNN (Nicolle. Acanthamoeba türlerinden farklı olarak normal immüniteli bireylerde de hastalık yapar. hasta serumuna bir damla formalin damlatılınca serumun katılaşması ile ortaya konabilir (Formol-Jel Testi). hatta yaşam boyu sürebilir. CRP 24 mg/dL olarak bildiriliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. Cevap: C 162. Yapılan muayenede Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. D.DrTus. Kalp dilate olur (magakardiyum. E. Hipergammaglobülinemi. BOS kanlı ve pürülandır. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Buradan fila olfactoria aracılığı ile beyne invaze olur. özefagus ve kolon gibi boşluklu organların kas tonusunu düzenleyen kas ve sinir hücrelerinde sinsi.000/mm3 (%88 nötrofil). sedimantasyon >100 mm/saat bulunur. epiteloid hücreler ve makrofajlar içinde tipik Leishman-Donovan cisimcikleri halinde görülür. Yoğun gamma globülin artışı nedeniyle serum protein gölüne dönüştüğünden.

E. karın ağrısı. Bunun dışında. kaşıntı (ikinci sık semptom) ve yanma ile tipik bir vajinit tablosuna neden olur. Servikste tipik olarak noktavi kanamalı bölgeler görülür (çilek serviks. hareketli parçalar gördüğünü ifade ediyor. Akıntıdan alınan örneğin doğrudan mikroskopik incelemesinde flajellalı. kötü kokulu. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve laboratuvar bulgusu gözönüne alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bir kadın hasta son 10 gündür iç çamaşırında beyaz renkli. ondüle membranı (dalgalı zarı) ve dört flajellası ile dönerek-ileri hareket eder. dışkının asite dirençli boyalarla (EZN) veya Giemsa. dışkı. Biyopsi materyalinin incelenmesinde intestinal epitel hücrelerinin yüzeyinde vakuoller içinde yan yana oval yapılar görülüyor. Semptomatik non-invaziv Entamoeba histolytica infeksiyonudur B. Giardia lamblia Blastocystis hominis Trichomonas vaginalis Entamoeba hartmanni Entamoeba histolytica Trichomonas vaginalis. Balantidium coli C. Sadece trofozoiti bilinmektedir. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta sulu. immünitesi yeterince gelişmemiş olan yaş grubunda (< 2 yaş) diğer yaşlara oranla daha sık görülür. Cevap: B 164. Malaşit Yeşili gibi boyalarla boyanması. yeşilimsi renkli vajinal akıntı ve vulvada kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. AIDS başta olmak üzere. Cevap: C 166. Tek doz niklozamid tedavisi verilebilir C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Üç gün üst üste dışkıda parazit yumurtası aranmalıdır B. Cevap: E 165. Cryptosporodium parvum Dışkı hijyeninin kısmen yetersiz olduğu. dönerek ileri hareket eden parazitler görülüyor. Blastocystis hominis D. Amibik fulminant kolittir D. Đntestinal epitel hücrelerine yapışır. Asemptomatik amibiyazlı kişide farklı bir etkene bağlı kolit tablosu gelişmiştir C. Đnfekte insan veya hayvan dışkılarındaki ookistler su ve yiyeceklerle alınır. C. yeşilimsi. Balantidium coli E. yassı. Yan yana dört muz şeklinde görünen hareketli sporozoitler serbestleşir. Sindirim kanalında açılır. bronkoalveoler sıvı ve safra materyallerinin de ışık veya faz-kontrast mikroskopi ile incelenmesi gibi yöntemlerle ookistler görülebilir. kist formu gösterilememiştir. Akut amibik rektokolittir 73 Olguda kanlı ve mukuslu görünümlü dışkının yapılan mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrosit saptanması amipli dizanteri ile uyumsuzdur. Kadınlarda asemptomatik infeksiyon veya sulu.DrTus. kötü kokulu. Tanıda intestinal biyopsi öncelikli ve en güvenilir yöntemdir. Hücrelerin sitoplazması dışında bir kesecik içine alınırlar. Yapılan rutin mikroskopik incelemelerde ve kültürlerde herhangi bir patojen izole edilemeyen hastanın yakınmalarının düzelmemesi ve genel durumunun giderek bozulması nedeni ile intestinal biyopsi yapılıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A. Non-Hodkgin lenfoma tanısı ile tedavi görmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hastada ateş. Çiğ et tüketim öyküsü araştırılmalıdır 73 . ciddi hücresel immünite defekti olan hastalarda görülen en sık kronik ishal etkenidir. kolpitis makülaris). Yapılan muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanamayan hasta ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. Kronik non-dizanterik sendromdur E. Giardia intestinalis B. Đnvazif bir kolit tablosu ön plandadır. kanlı ve mukuslu ishal yakınmaları ortaya çıkıyor. D. Diğer seçeneklerdeki etkenler bu şekilde bir biyopsi bulgusu görülemez. köpüklü vajinal akıntı (en sık). Bunu Isospora belli ve Microsporidia türleri izler.

küçülür (akordiyon karaciğer). Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken sestod aşağıdakilerden hangisidir? A. Proglottid dışkı ile atılsa da tedavisiz olgularda skoleks 15 yıl insan barsağına konuk olur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. cilt ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde cilt ve skleralarda ikter ile birlikte hepatomegali saptanıyor. ateş. Larva ile infekte hayvan eti pişirilmeden yenince insanlar tarafından sistiserkuslar alınır. ateş. Cevap: D 169. yüksek ateş. uzun süre (10-13 yıl) safra yollarına mekanik toksik etkide bulunur. kan ile beslenir. kolanjit ve tıkanma sarılığına neden olur. karın ağrısı. öksürük ve yaygın kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. Erişkin. Bir gölde kıyı balıkçılığı yaptığını söyleyen erişkin bir erkek. Cevap: E 168. direkt hiperbilirubinemi. Dışkıdan yapılan parazitolojik incelemede. En uçtakiler gebe halkalardır. ishal ve eozinofili başlıca semptomdur. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides 74 . Yumurtalar ve/veya proglottidler insan dışkısı ile dış ortama atılır. C. Aile tedavisi gerektirmez. Yapılan muayenesinde servikal ve aksiller LAP ile birlikte. Balıkların çiğ olarak yenmesi sonucunda da insan infeksiyonu gelişir. kapaklı helmint yumurtaları görülüyor. Karın ağrısı. Biliyer siroz gelişimi sıktır. Yapılan laboratuvar tetkiklerde eozinofili. Jejunumun 50. Bu arada. Balıklar tarafından bu kabuklular yenince kurtçuklar alınır. Uterus çok miktarda yumurta ile doludur. Taenia saginata D. çiğ balık içeren Uzakdoğu yemekleri yapan lokantalarda yemek yediği öğreniliyor. Cevap: D 167. Diğer aile üyelerine de tedavi verilmelidir E. Đnce barsaklara iki adet emici oluğu ile tutunarak erişkin hale ilerler. yumurta içinde erginleşen hareketli korasidyum larvalar yumurtadan ayrılır. Tedavide ek olarak purgatif bir ilaç verilmesi gerekli değildir 74 Taenia saginata: Dünyada en yaygın sestod infeksiyonu etkenidir. gelişmeye başlarlar. Taenia saginata yumurtaları insanlar için infektif değildir. Karaciğer aralıklı olarak büyür. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. E. Kurtçuklar balık kasında pleroserkoide dönüşürler. Paragonimus westermani B.cm’sinden itibaren ince barsağa tutunurlar. eklem ağrıları. Tatlı su kabuklularınca (kopepodlarca) yutulur. Kopepodlarda küçük kurtçuklara (proserkoid) dönüşürler. Duodenumdan itibaren skoleks dışa döner. Karın ağrısı ve ishal yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde sık sık. karın ağrısı. Hermafrodit olduklarından kendi kendilerini döllerler. Eozinofili. ALP ve GGT düzeylerinde artma saptanıyor. Halkalar skoleks ve boyundan uzaklaştıkça daha gelişkin hal alırlar. Hymenolepis nana E. Diphyllobothrium latum Đnsanlara larva içeren balıkların çiğ olarak yenmesi sonucu bulaşır. Fasciolopsis buski Heterophyes heterophyes Schistosoma haematobium Fasciola hepatica Paragonimus westermani Fasciola hepatica’nın safra yollarına yerleşme döneminde. B. splenomegali ve gövdesinde yaygın ürtiker plakları saptanıyor. Tatlı suda. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Fasciola hepatica C.

Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Allerjik reaksiyonlar gözlenebilir. Strongyloides stercoralis Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Necator americanus Ancylostoma duodenale Strongyloides stercoralis dışkıda yumurtası ile değil. burun ya da anüsten dışarı çıkması da olasıdır. Yumurtlama (erişkin) dönemi: Đnfeksiyonun 1-2. D. D. larvalar intrahepatik portal venlerde olgunlaştıktan sonra çiftleşirler. 75 . D. LAP. Cevap: E 170.DrTus. Giemsa ile boyanmasında ise balgamın bol eozinofil içerdiği saptanıyor. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Nadiren lober tutulum ile daha şiddetli bir tablo çizebilir. E. Đnfeksiyon (larva) dönemi: Serkaryaların cildi deldiği yerde. splenomegali ve karın ağrısı ile özel Katayama sendromu görülebilir. sarımsı ve çok sayıda eozinofil içeren balgam ve eozinofili ile özel Loeffler sendromu gözlenebilir. safra ile boyalı helmint yumurtaları görülüyor. Larva seyahatine bağlı klinik tablolar: Akciğerdeki evrim döneminde. E. Tersil gidiş ile mide. genellikle tekrarlı temaslardan sonra. 2.Karın ağrısı ve kilo alamama yakınmaları ile getirilen sekiz yaşındaki bir çocuk hastada yapılan dışkı incelemesinde. Cevap: A 171. Damar içindeyken gövdelerini konak antijenleri ile kaplayarak immüniteden kaçınabilirler. öksürük. C. Đnce barsaktaki erişkin. Tam kan ve periferik yayma incelemesinde lökositoz ve eozinofili saptanan hastanın balgam örneğinin Gram yöntemiyle boyanmasında herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. 2. larva antijenlerine karşı gelişen aşırı duyarlılık nedeni ile yüksek ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. 1. 3. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum Askariyazda klinik tablo: 1. Metabolik aktivitesine bağlı olarak kolik tarzında epigastrik karın ağrılarına veya abdominal rahatsızlık hissine yol açabilir. Serum hastalığı benzeri allerjik reaksiyonlar (ürtiker). alveolleri geçerken inflamasyona neden olur ve yüksek ateş ile birlikte astmatik solunum görülebilir. Dişi erkekten ayrılarak ilgili bölge venalarına yumurtlar. Erişkin forma ait belirtiler: En önemli patolojiler larvanın erişkin forma geliştiği döneme aittir. Yetişkin bir kadın hasta bir haftadan beri devam eden ateş. 24 saat içinde dermatit (yüzücü kaşıntısı) görülür. artralji. östaki tüpleri gibi anatomik boşluklara anormal göçler de söz konusu olabilir. öksürük. C. Yapılan muayenesinde her iki akciğerde yaygın ronküsler işitilen hastaya çekilen akciğer grafisinde iki taraflı hiler infiltrasyon görülüyor. Kronik (yumurta irritasyonu) dönem: Yumurtaların bırakıldığı organ ve dokularda yumurtaların sekrete ettikleri antijenlerin kronik irritasyonu sonucu fibrozis ve granülomlar oluşur. B. Ağız. larvası ile bulunur. bol. balgam çıkarma ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. çevresi girintili-çıkıntılı. E. Yumurtaların dışındaki protein örtüye dışkıdaki partiküller yapıştığı için girintili-çıkıntılı bir görünüm sergilerler. Ascaris lumbricoides infeksiyonunun tanısı dışkıda safra ile boyanmış yumurtalarının görülmesi ile konur. trakea. lümendeki sıvı besinlerle beslenir. Yumurtası safra ile boyanmaz. C. Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum 75 Şistozomiyaz üç dönem halinde incelenebilir. ateş.ayında. Tekrarlı karşılaşmalarda (re-infeksiyonlarda).

Tersil infeksiyona (retro-infeksiyon) yol açabilirler. E. Yumurta safra ile boyanmaz. gece saatlerinde anal bölge cildine kadar gelir. Cevap: B 172. ılık ortamda 3 haftada gelişir. D. mukozaya gömülü. Bu olgularda mental değişiklikler.7-1. B.DrTus. Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Trichuris trichiura Schistosoma haematobium Trichomonas vaginalis Enterobius vermicularis’in dişi ve erkekleri. Yutulan Trichuris trichiura yumurtasından ince barsaklarda larva açığa çıkar. Hymenolepis nana da ince barsağa yerleşen bir sestoddur.Sık tekrarlayan alt üriner sistem infeksiyonu ve perianal bölgede özellikle geceleri olan şiddetli kaşıntı yakınmaları olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunda özellikle varlığı araştırılması gereken nematod aşağıdakilerden hangisidir? A. C. 76 Enterobius vermicularis’in yumurtası tek tarafı düz. ileus ve apandisit gibi tablolar da gelişebilir. En çok 1. Cevap: D 174. Hastalığın seyrinde eozinofili ve allerjik reaksiyonlar sıklıkla görülen özelliklerdir. geceleri anal bölgedeki kaşıntıdır. E. C. Uzun süredir devam eden ve zaman zaman kanlı olabilen ishal. kolonda çiftleşir. verilen boyuttan daha küçük nematoddur. Sebze. ancak kanlı ishale neden olmayan. Dişi. Kısa sürede erkek ölür. Daha sonra barsak lümenine geçerek kalın barsağa (çekuma) ilerler. Kenarları tırtıksızdır. Nadiren de kadın genital bölgesi aracılığı ile peritona ulaşabilirler. yaklaşık 45 cm uzunlukta yuvarlak parazitler görülüyor. Buraya 5-15 bin yumurta bırakır ve ölür. En önemli belirti. Đnce baş kısımları ile mukozaya gömülerek 3 ayda 3-5 cm uzunluktaki erişkin forma gelişir. inatçı kanlı ishal ve kilo kaybı görülür. Dışkı ile yumurta atılır. düzgün kenarlı yumurtarı ile kolayca tanınırlar. Enterobius vermicularis Ancylostoma duodenale Necator americanus Trichuris trichiura Hymenolepis nana Enterobius vermicularis de çekuma yerleşir. Üretra yolunu kullanarak enterik bakterileri mesaneye ulaştırabilirler. anüste yumurtadan kurtulan larvalar yukarı gidişle kolona ulaşabilirler. aniden başlayan genel durum 76 . Necator americanus ve Ancylostoma duodenale kancalı kurtlardır. B. Ciddi olgularda. 10 gün burada kalır. Bu şekilde mukozaya gömülü olarak uzun yıllar yaşar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đnflamatuvar barsak hastalığı ön tanısı ile kolonoskopi yapılan hastanın kolon mukozasında çok sayıda. Yumurtası safra ile boyanmaz. Đlginç olarak. Embriyo dışarıda nemli. meyva ile tekrar insana alınır. D. Akut miyeloblastik lösemi tanısı ile izlenmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hasta. karın ağrısı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Yumurtası safra ile sarı boyanır.5 cm büyüklüğündedir.5 cm boyutlarında nematodlardır. karın ağrısı ve kilo kaybı yakınmaları nedeni ile başvuran erişkin bir erkek hastanın yapılan tetkiklerinde anemi ve eozinofili saptanıyor. Oval. diğer tarafı dışa bombeli şekilde görülür. kriptalara girer. distansiyon. Ancylostoma duodenale ve Necator americanus ince barsak parazitleridir. 0. Cevap: B 173.

peritonit gibi ciddi komplikasyonlar da görülebilir. fibröz bir kapsül ile çevrelenmiş psödokistler içinde yaşar. Larvanın salgıladığı toksik ürünlerin neden olduğu vaskülit tabloları belirebilir. Yapılan muayenesinde ateş 38. Ascaris lumbricoides akciğerde larva formunda bulunur. beyne ve göze. Paragonimus westermani iyi pişirilmeden yenen yengeçler ile bulaşır. Toxocara canis visseral larva migrans etkenidir. kaslarda hassasiyet ve barsak peristaltizminde artma dışında patolojik bulgu saptanmıyor. bazen de böbrek. D. B. fatal olabilen hiperinfeksiyon tabloları ortaya çıkabilir. böbrek gibi organlara yerleşir. Sonraki dönemlerde ampirik antibiyotik tedavisine rağmen çoklu organ yetmezliği gelişen hasta kaybediliyor. E. C. Hastadan alınan anamnezde bir hafta önce çiğ köfte yediği öğreniliyor. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak ölçülüyor. Akciğer parankiminde. Sonuç olarak. konjestif kalp yetmezliği ve diyafragma da etkilenmişse respiratuvar arrest ile hastayı ölüme götürebilir. B. bronkospazm). Mortalite >%80’dir. Larvaların yerleşmesi sonucunda. erişkinleri ile gastrointestinal sistem bulguları. Postmortem inceleme sırasında tüm visseral organların bir helmint larvası tarafından istila edildiği görülüyor Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.80C. Cevap: E 175. Menenjit. Strongyloides stercoralis infeksiyonunda kutanöz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 77 bozukluğu ve ateş nedeni ile acil servise başvuruyor. ateş. Sıklıkla karaciğere. Yerleştiği organ ile ilgili yer işgal eden larva lezyonlarına neden olur. Sonuçta ölürler. C. D. Larva sayısının fazla olduğu ciddi olgularda ağır nöro-psikiyatrik tablolar (psikoz. Metaserkaryalar. Akciğer (sıklıkla. Peptik ülser benzeri belirtilere ve eozinofiliye yol açar. hem ara konağı hem de son konağı aynı canlı olan (domuz veya insan) bir nematoddur. periorbital ödem ve eozinofili gelişir. meningoensefalit. Zamanla kistler genişleyince bronşiyollere açılır. Kronikleşmeden sonra bir nedenle immünite bozulursa gelişen otoinfeksiyonlar sonucu disseminasyon ile çok şiddetli. karın ağrısı. kalp. Trichinella spiralis Toxocara canis Paragonimus westermani Ascaris lumbricoides Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis bulaştan sonra ince barsaklara yerleşir.DrTus. kas ağrıları. Oluşan allerjik reaksiyon ve granülomlar asıl patolojiyi belirler. ince barsak duvarını delerek transperitoneal yoldan ulaştıkları diyafragmayı. Sidirim sistemine ulaştıktan sonra erişkin formda serbestçe yaşar. beyin. Dolayısıyla. Hasta yaşayabilirse larva içeren doku kistleri dejenerasyon ile kalsifiye olurlar. merkez sinir sistemi ve kaslara ulaşır. ensefalit ve pnömoni tabloları belirebilir. Periorbital ödem. döküntü ve şiddetli kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. Wuchereria bancrofti Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis Ascaris lumbricoides Toxocara cati Trichinella spiralis. Yumurtalar köpek dışkısı ile alınır. Otoinfeksiyon gelişen barsak bölgelerinden enterik bakteriyel etkenlerin de kana invazyonu sonucunda sepsis tabloları gelişebilir. Cevap: C 77 . serebro-vasküler olaylar) gelişebilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. nabız 106/dakika. pulmoner ve intestinal fazlar vardır. Đshal ve ardından ateş.Otuzsekiz yaşındaki bir erkek hasta son üç gündür devam eden ishal. Đnsanlarda erişkin forma ilerleyemez. karaciğer. miyokardit. allerjik cilt döküntüleri. Çiftleşme sonrasında doğurulan larvalar adaleye yerleşir. Parazit dolaşıma geçerek organ belirtilerine neden olur. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde belirgin eozinofili ve serum CPK düzeyinde artma belirleniyor. E. Hematolojik malignitelilerde sıktır. eozinofilik pnömonilere neden olur. sonra da plevral kaviteyi geçer. Akciğer parankimine ulaşır. aynı zamanda da larvaları ile miyalji gibi kas bulguları verirler. Barsakta açılan yumurtalardan çıkan larvalar dolaşım ile organ ve dokulara göç eder.

Rotavirus Ekovirüs Norwalk virüsü Astrovirus Adenovirüs Rotavirus. iki günden beri devam eden ateş. Sitomegalovirüs. yüz. Streptococcus pyogenes. 78 . Dört yaşındaki bir kız çocuğu. B. Yapılan batın ultrasonografisinde ileum enine kesitinde hedef tahtası görünümü saptanıyor. burun tıkanıklığı ve gözlerinde yanma. Astrovirüs de kısa süreli. Norwalk virüsü de kısa süreli. sulu ishallere neden olur. öksürük. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. CRP: 4 mg/dL olarak saptanıyor. üst solunum yolu infeksiyonları.DrTus. Yukarıda tanımlanan klinik tabloya yol açan en sık viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. C. bebeklik döneminde genelde ağız. Ekovirüs. öpüşen tonsillalar ve splenomegali söz konusudur. eritrosit sedimantasyon hızı: 15 mm/saat. E. piknik ishallerine neden olur. boğaz ağrısı. D. B. sulu. konjunktivit. yaygın lenfadenopati. yüksek ateş. sulu ishal yakınmaları ile getiriliyor. lökopeni ve hafif bir hepatit tablsu ile de kendini gösterebilir. 1x1 cm boyutlarında LAP dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 7600/mm3 (%58 nötrofil). Yatışının ikinci gününde kusmaları şiddetlenen hastanın dışkısının çilek jölesine benzer görünümde kanlı çıkmaya başladığı görülüyor. Yapılan muayenesinde konjunktivalar ve orofarinkste hiperemi ile ön servikal zincirde ağrısız. Akut gastroenterit tanısı ile yatırılan hastaya semptomatik tedaviye başlanıyor. Yüksek ateş. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Adenovirüs Streptococcus pyogenes Epstein-Barr virüsü mononükleoz. puberte sonrasında geçirilirse ağır seyirli bir tablo oluşturur. Bazen hafif ateş. immün yetmezliklilerde çoğunlukla asemptomatik bir infeksiyona neden olur. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta. yüksek ateş ile seyreden ozmotik ishal etkenidir. kusma. Cevap: D 177. Adenovirüs infeksiyonları için aşağıdaki tabloya bakınız. cilt ve göz tutulumundan ibaret infeksiyonlara neden olur. C. eksüdatif farenjit. tek tek servikal LAP ile kendini gösteren bir hastalıktır. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. soğuk algınlığı. şiddetli boğaz ağrısı. kendiliğinden iyileşen.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 78 176. batma yakınmaları ile başvuruyor. ateş. hareketli. Herpes simpleks virüs-1. E. D.

çoğunlukla oral seks snrasında Herpes simpleks virüs-2 tarafından da oluşturulabilir. C. rotavirüsten sonra ikinci sırayı almaktadır (tüm olguların %30’u). simetrik.Sitomegalovirüs Bell paralizisi – Sitomegalovirüs Guillain-Barré sendromu – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu: Poliomiyelit tehdidinden kurtulduktan sonraki dönemde en çok görülen flask paralizi tablosudur. küçük çocuklarda invajinasyona yol açabilir. tıbbi aciller arasında değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 79 Adenovirüs (enterik adenovirüsler. bacaklarında güç kaybının ise son iki gün içinde geliştiği öğreniliyor. Barsaklardaki lenfatiklerde hipertrofi de tabloya eklenebilir. Cevap: E 178. boğaz ağrısı ve bacaklarında güç kaybı nedeni ile yürüyememe yakınmaları ile getiriliyor. E. aydan 5 yaşına kadarki dönemde sıktır. Anne-baba kaynaklı olarak küçük çocuklarda da oral infeksiyonlara yol açabilir. söz konusu tablonun EBV olduğunu 79 . genel infeksiyon belirtileri ve ağız içi-jinjiva vezikülleri ile özel bir tablo halinde (jinjivostomatit) görülür. kansız ishal. boğaz ağrısı. ağrılı servikal LAP ve splenomegali. Epstein-Barr virüsü ve Sitomegalovirüs: Veziküler infeksiyonlara neden olmaz. %18 oranında atipik lenfositler ve karaciğer transaminaz yüksekliği bulunuyor. mikoplazmoz ve viral infeksiyonlardır (EBV. bazen göze ve diğer mukozalara da bulaşabilir. Tonsilla ve farinkste veziküler lezyonlarla kendini gösterir. Üç yaşındaki bir çocuk ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile getiriliyor. Paralitik polio . D. splenomegali ve her iki alt ekstremite distalinde. D. Boğaz ağrısı. Bölgesel LAP saptanır. ateş. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. E. CMV. Virüsle ilk kez karşılaşan erişkinlerde ise akut herpetik faringotonsillit şeklindedir. Bunlar dışında cerrahi girişimler. yumuşak paralizi ve duyu kaybı varlığı saptanıyor. Hodgkin lenfoması. Olası diğer infeksiyöz nedenler. Otoimmün. Söz konusu klinik tablonun en sık karşılaşılan etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü: Yüksek ateş ve ciltte veziküllerle başlar.Poliovirüs Bell paralizisi – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu . Bu durum. Yapılan muayenede eksüdatif tonsillitle birlikte ağrılı servikal LAP. B. Campylobacter gastroenteriti. Alınan anamnezde ateş ve boğaz ağrısının yaklaşık bir haftadır devam ettiği. HSV). Çocuklarda ve immün yetmezliklilerde gastroenterit nedeniyle hastane bakımı gerektiren viral etkenler arasında. Olgumuzda mevcut eksüdatif tonsillit. Bu hastada görülen nörolojik komplikasyon ve etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. C. Adv 40-41) yüksek ateş. Herpes simpleks virüs-1’e göre olasılık çok daha düşüktür. kusma ve karın ağrısı ile kendini gösteren ishal tablolarına yol açar. farinks ödemi ve hiperemisi. Hastanın yapılan muayenesinde farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlar görülüyor. Yüksek ateş. Oral infeksiyonlar küçük çocuklarda. Herpes labialis’li erişkinlerin lezyonları ile veya virüs saçan salyaları ile yakın kontakt sonucu gelişir.DrTus. B. Özellikle Campylobacter jejuni. Postinfeksiyöz demiyelinizan polinöropati ya da akut inflamatuvar polinörit olarak da isimlendirilebilir. Herpes simpleks virüs-1: Tanımlanan tabloya en uygun viral etkendir. Etken çoğunlukla HSV1’dir. Herpes simpleks virüs-2: Herpes simpleks virüs-1 nedeniyle erişkinlerde gelişen akut oral infeksiyonlar. Cevap: B 179. SLE ve aşı uygulamaları gibi pek çok farklı nedenle de ortaya çıkabilir. 6. farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlara neden olma olasılığı çok düşüktür. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfositik lökositoz. GBS nedenleri arasında şimdilik kaydıyla saptanabilir en sık infeksiyöz etkendir.

Nadiren BOS glukoz düzeyleri düşük bulunabilir. Bu hastada kesin tanı için öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. halüsinasyonlar ve fokal epileptik ataklar gibi lokal nekrozlara bağlı limbik sistem ve orbito-frontal. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. ateş.300/mm3 (%63 mononükleer lökosit). Olguların yarısında primer infeksiyon sırasında gelişir. C. bulantı.DrTus. Cevap: E 80 180. jeneralize konvülsif ataklar. yumuşak damakta peteşiyal döküntüler. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile acil servise getiriliyor. B. hafıza kaybı. E. C. boğaz ağrısı. Diğer viral menenjit ve ensefalit bulguları yanında çok sayıda eritrosit görülmesi önemlidir. nekrotizan ve tedavisiz olgularda %70 fatal seyirli viral bir ensefalittir. Kesin tanı için EBV VCA IgM istenir. afazi. CRP 24 mg/L olarak saptanıyor. BOS’ta HSV IgM antikorları da aranmalıdır. BOS’ta herhangi bir patoloji belirlenemeyebilir. BOS glukoz ve protein düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. çoğunlukla da temporal lob belirtileri ile kendini gösterir. Patoloji genelde tek bir temporal lobdadır. Yenidoğanlar hariç etken HSV1’dir. Hastaya yapılan lomber ponksiyonda ise alınan BOS örneğinin 350/mm3 eritrosit içerdiği görülmüş. B. baş ağrısı. Paralizilere ve komaya ilerleyebilir. karın ağrısı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Ekovirüs Rabies virus Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 HSV ensefaliti: Akut. Hastalarda EEG ve görüntüleme tetkiklerinde patolojiler 80 . Yenidoğanlarda erişkinlere göre daha sık karşılaşılır. Onsekiz yaşındaki bir genç kız. baş ağrısı. E. Tanımız EBV mononükleoz. Cevap: D 181. kusma. EA IgG EBNA IgG Paul-Bunnel testi EBV VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Genç yaş + Boğaz ağrısı + Membranöz tonsillit + Ampisilin raşı + Damak peteşileri + Servikal paketli LAP. Diğer ensefalitler içinde de en ağır olandır. Alınan anamnezde bir gün önce ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile başvurduğu birinci basamak sağlık kuruluşunda kriptik tonsillit tanısı ile oral ampisilin-sülbaktam tedavisi başlandığı ve bugün de döküntülerin ortaya çıktığı öğreniliyor. davranış bozuklukları. D. Yapılan EEG incelemesinde temporal lobda patolojik değişiklikler saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 17. meninks irritasyon belirtileri. anosmi. Yapılan muayenesinde üzerleri eksüda ile örtülü hiperemik ve hipertrofik tonsiller. Ateş. Yirmibeş yaşındaki bir erkek hasta. D. bilinç değişiklikleri gibi ensefalitlerde görülen belirti ve bulguların yanında. Beyin manyetik rezonans görüntülemesinin incelenmesinde sol temporal lobda intensite artışı bildiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI vurguluyor. servikal konglomere LAP ile birlikte tüm vücutta yaygın maküler döküntü görülüyor. ateş. BOS’ta PCR ile virüs varlığının belirlenmesi çok değerlidir.

B. C. Lezyon bölgesindeki ağrı çok şiddetli olabilir ve lezyonlar krutlandıktan aylarca sonrasına kadar sürebilir (post-herpetik nevralji). B. Kırksekiz yaşındaki bir kadın hasta göğüs sol yan tarafında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 81 belirlenebilir.DrTus. Patolojik EEG bulguları. baş dönmesi ve işitme azlığı yakınmaları ile başvuruyor. 8. özellikle Hodgkin lenfoması ve immün yetmezlik gibi hücresel immünite kusurlarında VZV reaktivasyonları gelişebilir. Erken tedavi yaşam şansını artırır. radyolojik bulgular elde edilmeden ve BOS patolojileri henüz gelişmeden önce tanıyı düşündürecek en erken veriler olabilir. Duyu sinirleri boyunca. nörolojik tablo oturmadan. dış kulakta veziküller. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan muayenesinde sol torakal bölgede bir dermatom alanına uyan bölgede eritemli zemin üzerinde çok sayıda veziküler lezyon olduğu görülüyor. C. Cevap: A 183. Tanımlanan patolojilere neden olabilen viral infeksiyon tablosu aşağıdakilerden hangisidir? 81 . Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta sağ kulağında ağrılı kabarcıklar çıkması. Yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. koriyoretinit ve kortikal atrofiye bağlı motor fonksiyon bozuklukları görülüyor. erken tanıda kullanışlıdır. Manyetik rezonans görüntüleme. bunların innerve ettikleri dermatomlara geri dönerler. E. büllöz lezyonlar görülüyor. Gecikilmiş olgularda antiviral tedavi beyin hasarını önleyemez. gangliyon geniculate’deki reaktivasyon sonucu gelişmiş ise ciddi düzeyde yüz felci. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Gruplu ve çok ağrılı veziküler sekonder lezyonlara. malignite. D. sağ dış kulak yolundan zigomatik bölgeye doğru yayılan veziküler.Üç aylık bir bebeğin yapılan muayenesinde alt ekstremitelerde hipoplazi. Lezyonların zemininden alınan sürüntü örneklerinin Giemsa ile boyanması sonucunda epitel hücrelerinin nükleusunda bazofilik inklüzyon cisimciklerinin bulunduğu görülüyor. sinir tutulumu (Rumsey-Hunt sendromu). Bu olgularda kalıcı sekel olasılığı fazladır. zonaya yol açarlar. E. Ramsey-Hunt Sendromu – Sitomegalovirüs Herpes Labialis – Herpes simpleks virüs-1 Ekzema Herpetikum – Varisella zoster virüsü Ramsey-Hunt Sendromu – Varisella zoster virüsü Ekzema Herpetikum – Herpes simpleks virüs-1 Zona. tomografiden daha duyarlıdır. Cevap: D 182. Hastadan alınan anamnezde son üç gündür yüksek ateşle seyreden viral bir üst solunum yolu infeksiyonu nedeni ile semptomatik ilaçlar kullandığı öğreniliyor. gözyaşı ve nazal sekresyonda azalma görülür. Cevap: D 184. damak kaynaklı tad ve salivasyon kaybı. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Đleri yaş. Diğer yöntemlerle tanıya varılamamış olgularda kesin tanı için stereotaktik beyin biyopsisi ile alınan materyal floresan antikor boyama ile incelenir.

Cevap: D 186. interstisyel infiltrasyon saptanan hastaya ampirik olarak moksifloksasin tedavisi başlanmış. Gebeliğin ilk üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi 82 VZV. mikroftalmi. ölüm triadı olarak anılır. kalp patolojileri (ör. Akciğer trasplantasyonu yapılacak olgularda erken ölüm ve rejeksiyon için 82 . Toksoplazmoz. B. Koroner by pass operasyonu gibi sık transfüzyon gerektiren durumlar sonrasında da gelişebilir. karaciğer enzim patolojileri belirlenebilir. Epstein-Barr virüsü Hepatit B virüsü Hepatit C virüsü Sitomegalovirüs Transfusion Transmitted Virus CMV mononükleoz: Normal immüniteli bireylerde gelişen akut primer CMV infeksiyonu tablosudur. CMV mononükleozda B lenfosit immortalizasyonu yoktur. öksürük. ilk üç ayda abortus. kortikal atrofi. Serumda Mycoplasma pneumoniae antikorları aranması C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. şiddetli boğaz ağrısı olmaması ve servikal. PDA). D. yüksek ateş. gebeliğin ilk üç ayında geçirilen infeksiyon sırasında %10 olasılıkla. lökopeni ve pnömoni üçlüsü. PPD testi yapılması E. Koroner by-pass ameliyatı geçiren ve ameliyat sırasında üç ünite taze tam kan transfüzyonu yapılan bir hastada ameliyattan dört gün sonra ateş ile birlikte kas-eklem ağrıları gelişiyor. E. Hepatit. lökosit formülünde %26 nötrofil. karaciğer. Đdrarda Legionella antijeni aranması B. Çoğu zaman asemptomatiktir. Gebeliğin son üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi B. böbrek transplantasyonu yapılan olgularda gelişen en sık infeksiyöz komplikasyondur. bebek aktif infekte doğar.Böbrek nakli yapılan 43 yaşındaki erkek bir hasta ameliyattan iki ay sonra ateş. Doğuma yakın geçirilmişse. Keza. karaciğer transplantasyonunda karşılaşılan en sık viral komplikasyondur. koriyoretinit (konjenital varisella sendromu) gelişir.DrTus. EBV mononüleozdan. akciğer ve kalp transplantasyonu yapılanlarda 40 gün ateşi olarak bilinen bir tabloya neden olur. CMV pnömonisi.200/mm3. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi D. Serumda Sitomegalovirüs IgM. görülür. lökosit sayısı 3. Cevap: E 185. Kızamıkçıkta mikrosefali. mikroftalmi. Genel bir halsizlik tablosu. Serumda Epstein-Barr virüsü VCA IgM araştırılması D. hafif ateşle seyredebildiği gibi bazen ciddi. belirgin LAP bulunmaması ile ayırt edilir. Đnsan hücrelerinde mitozu metafazda durdurur. miyalji ve LAP ile kendini gösterebilir. IgG araştırılması Transplant sendromları: Böbrek. Çekilen akciğer grafisinde iki taraflı heterojen. Heterofil antikor negatiftir. Yapılan Monospot test negatif olarak saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. %25’i atipik lenfositler olmak üzere %69 lenfosit ve %5 monosit ve karaciğer transaminaz yüksekliği belirleniyor. atipik lenfositoz. ilerleyici bir tablo çizebilir. Fötusta organ (özellikle ekstremite) hipoplazileri. iskelet anomalileri vb. ikinci üç ayda MSS patolojileri (ensefalit). ilk 20 hafta içinde ise %2 olasılıkla fötusa da bulaşır. 1/3’ü ölür. periventriküler ve parankimde yaygın serebral kalsifikasyonlar tipiktir. Transplant sendromları. Yapılan muayenesinde orofarinkste hiperemi ve splenomegali saptanan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. son üç ayda ise latent infeksiyonlara neden olur. Tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. C. kemik iliği. Lökopeni. ancak yanıt alınamıyor. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Ensefalitte hidrosefali. Gebeliğin ilk üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E.

palpebralarda ödem ve veziküller görülür.DrTus. tedavi edilmezse hızla körlüğe ilerler. Yüksek ateşle seyreden infeksiyöz mononükleoz tablosu gelişir. Solid organ transplantasyonu yapılmış alıcılarda gelişebilme olasılığı yüksek infeksiyonlar şöyle sıralanabilir: • Akciğer infeksiyonları: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş pnömoniler 1-4 ay: HSV pnömonisi (ilk viral pulmoner infeksiyon) 1-6 ay: CMV. blefarit. Đlk 6 aydan sonra: CMV koliti/retiniti. Aspergillus. yara kaynaklı) infeksiyonlar. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfopeni dışında patolojik bulgu saptanamayan hastada tanımlanan klinik tablo ve en olası etken ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. yeşil renkli ishal ve zaman zaman ortaya çıkan kasılma yakınmaları ile getiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 83 en önemli risk faktörü. layşmanyoz. Đnterstisyel pnömoni. Tedavisinde asiklovir etkisizdir. sekonder keratitler derin dokulara ilerleme sonucunda körlüğe kadar gidebilir. Pneumocystis carinii ve Nocardia pnömonileri Đlk 6 aydan sonra: Tüberküloz • Diğer infeksiyonlar: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş (kateter. Son yıllarda özellikle gansiklovire dirençli olgularda foskarnet kullanımı ile iyi sonuçlar alınmaktadır. Terminal dönemde bir AIDS hastası gözlerinde yanma. strongiloidoz. Eritema kronikum migrans – Borrelia burgdorferi 83 . merkez sinir sistemi hastalıkları ve hepatit diğer tablolardır. Risk gruplarında bu tedaviye CMV immünglobülini de eklenir. alıcının ise seronegatif bulunmasıdır. batı Nil ensefaliti vb. B. Yapılan oftalmolojik muayenesinde koriyoretinit saptanıyor. kriptokokkoz. Yan etkisi fazladır. toksoplazmoz. inatçı infeksiyonlar. C. kızarma ve görme kaybı yakınmaları ile başvuruyor. kolit). greftten bulaşan viral infeksiyonlar (hepatit B. gastrointestinal ülserler (özofajit. gastrit. %95 tek taraflıdır. D. Herpes simpleks virüs-1 – Asiklovir Herpes simpleks virüs-2 – Asiklovir Sitomegalovirüs – Gansiklovir Sitomegalovirüs – Asiklovir Herpes simpleks virüs-1 – Foskarnet AIDS’de CMV infeksiyonu: Terminal dönemde sıktır.) görülebilir. Cevap: C 188. Çocuk Hastalıkları servisinde gözlem altına alınan hastada ateş kendiliğinden düşüyor ve sonrasında omuzlardan karına yayılan eritemli döküntü ortaya çıkıyor. C. Gansiklovir ise oldukça başarılı tedavi sağlar. Floresan boyama ile dendritik ülserasyonlar kolayca tanınabilir. görme azalmıştır. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken ve tedavisi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Đki yaşındaki bir çocuk iki gündür devam eden yüksek ateş. Cevap: E 187. 1-6 ay: Listeriyoz. Papilloma virüs infeksiyonu gibi toplumdan edinilmiş. Primer infeksiyon genelde yüzeyel kalmaya meylederken. keratokonjunktivit gibi sekonder. Koriyoretinit de çok sık görülmektedir (%30). Virüsün trigeminal gangliyonlara yerleşmesi sonucunda keratit. donörün CMV seropozitif. Primer semptomatik HSV göz infeksiyonları vezikülerdir. rekürrent göz infeksiyonları gelişebilir. Tutulum bölgesi hipoesteziktir. E.

Negatif ise asla akut olamaz. B. akut infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgM. artrit. E. Afrika tipi Kaposi sarkomu Đnsan Herpesvirüsü-8 ile ilişkili hastalıklar: 1. Multisentrik Castleman hastalığı (anjiyofolliküler lenf bezi hiperplazisi. Lenfomalar (ör. On yaşın altındaki çocuklarda Cilt döküntüsü + Lenfadenopati + Lenfadenit ile seyreden Giannotti-Crosti sendromu (infantil akrodermatit) de tanımlanmıştır. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. • Pencere fazı. Negatif ise asla infekte olmamıştır. kronik infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgG pozitif bulunur. yeşil renkli ishal ve servikal-oksipital LAP görülür.) 3. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazlarının normalin 10 katından fazla arttığı saptanıyor. AIDS’lilerde gelişenler dahil olmak üzere. Klasik tip Kaposi sarkomu B. B lenfositlerden köken alan Non-Hodgkin lenfoma C. artralji. Cevap: C 190. C. Ateş düştükten sonra omuzdan başlayan. Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonlularda görülen Kaposi sarkoma D. Đkterik olgularda Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ile karakterize Caroli triadı görülebilir. E. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik inceleme aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. • Viral replikasyonun en iyi göstergesi HBV DNA düzeyidir. Sadece %15-25 olgu ikteriktir. Đmmün kompleks hastalığı belirtileri sıktır. Birden başlayan 39-40oC ateş 2-3 gün sürer. C. membranöz glomerülonefrit ve poliarteritis nodosa (PAN) gelişebilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. roseola infantum): Daha çok 6 ay-3 yaş arası çocuklarda görülen HHV-6 infeksiyonudur. Sekiz yaşındaki bir çocuk yaygın cilt döküntüleri nedeniyle getiriliyor. ensefalit) ait hırçınlık. Bu dönemde sinir sistemi tutulumuna (menenjit. primer efüzyon lenfoması vb. Cevap: D 189. bakılamıyor ise HBeAg sınırlı bilgi verir. Eritema infeksiyozum – Parvovirüs B19 Eritema multiforme – Mycoplasma pneumoniae Roseola infantum – Đnsan Herpesvirüsü-6 Ekzantema subitum – Đnsan Herpesvirüsü-7 84 6. Đkterlilerde kronikleşme riski subklinik ve anikteriklerden daha düşüktür. Hastalık (ekzantema subitum.Aşağıdaki malignitelerden hangisinde Đnsan Herpesvirüsü-8’e ait DNA’nın saptanması beklenmez? A. Multipl miyelom 4. tüm Kaposi sarkomlar 2.DrTus. Hastanın yapılan muayenesinde tüm vücutta yaygın papüler döküntü ile birlikte servikal ve aksiller çok sayıda ağrısız hareketli LAP varlığı dikkati çekiyor. Akut ürtiker – anti-HCV Papüler akrodermatit – anti-HAV IgM Giannotti-Crosti sendromu – anti-HBc IgM Caroli triadı – anti-HCV Giannotti-Crosti sendromu – anti-HAV IgM Hepatit B’nin kuluçka süresi 50-180 gündür. dev lenf bezi hiperplazisi) Cevap: D 84 . Tedavide gansiklovir kısmen etkilidir. Vaskülit. HBV infeksiyonu ile ilgili serolojik özellikler şöyle özetlenebilir: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. En son yüz ve kollarda gelişir (Şekil IV-18). D. Đnfeksiyonun klinik başlangıcı (preikterik dönem) genellikle gürültüsüz ve sinsidir. daha sonra karın cildine yayılan ekzantemler tipiktir. konvülsiyon. Tüylü hücreli lösemi E. D. ekstranodal B lenfosit lenfomaları.

B. • Genital kanserler: Serotip 16 ve 18 infeksiyonları sonrasında. miyokard ve endotelyal hücrelerinde çoğalır. Hücrelerin proliferasyonu engellenemez. Cevap: E 193.DrTus.5) olarak saptanıyor. Hastanın yapılan muayenesinde vulva’da saplı.300/mm3 (%55 nötrofil).2 g/dL. üremeyi baskılayan gen ürünlerinin hatalı yapımına neden olur.5-1). tipik ve tanısal önemi bulunan vakuolleşmeye yol açar (koilositoz). Sorumlu viral genler E6 ve E7’dir. 11 tarafından oluşturulur.5-1. En çok çocuklarda görülür. Sitomegalovirüs Epstein-Barr virüsü Parvovirüs B19 Đnsan Herpesvirüsü-6 Adenovirüs Đnsan Parvovirüsü B19. vulva ve penis siğilleri (kondilomata aküminata): Çoğunlukla serotip 6. ABO ve Rh uyuşmazlığı öyküsü olmayan gebede sözü edilen tabloya neden en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Kondiloma lata – Treponema pallidum Molluscum contagiosum – Poksvirüs Herpes genitalis – Herpes simpleks virüs-2 Zona zoster – Varisella zoster virüsü Kondiloma aküminata – Đnsan papilloma virüsü Hedef hücreler. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en olası etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. fötusun karaciğer. Parvovirüs B19 85 . yassı epitel hücreleridir. herediter sferositoz. göz aklarında ve ciltte sararma yakınmaları ile başvuruyor. B. kanser gelişimi gözlenmiştir. cerrahi eksizyonla alınan lezyonların mikroskopik incelemesinde epidermis yassı hücrelerinde vakuolleşme varlığı dikkati çekiyor.2 mg/dL (N: 0. Đnfeksiyon sırasında orak hücreli anemi. Cinsel temas ile bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenlerden birisidir. Virüsün bu hücrelerdeki P kan grubu antijenlerini reseptör olarak algıladığı kabul edilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 85 191. dilate kardiyomyopati geliştiği görülüyor. titreme. Virüs. • Oral kavite siğilleri: Serotip 6. Cevap: C 192. Direkt Bilirubin 1. • Serviks. talasemi gibi kronik hemolitik anemilerin varlığında 5-7 gün süre ile eritropoez durur. özellikle HIV infeksiyonlularda fazla olmak üzere. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 4. Medikal abortus uygulanıyor ve fetusun ileri derecede ödemli olduğu. Aplastik kriz gelişir.6 mg/dL (N: 0. 11 tarafından oluşturulur. Malign dönüşüm nadirdir. eritrosit sedimantasyon hızı 23 mm/saat. megakaryositlerde. C. Kronik hemolitik anemi olgularında görülen aplastik krizlerin %80-90 gibi çok büyük bir bölümünden sorumludur. C. kemik iliğindeki mitotik eritroid progenitör hücrelerde. Đndirekt Bilirubin 3. Retikülosit boyamasında retikülositoz görülmeyen hastada tanımlanan tabloya neden olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Orak hücreli anemi tanısı ile izlenmekte olan 28 yaşındaki bir erkek hasta ateş. 7. E. hiperkeratoza. E. Hct:%16. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta perianal bölgede ortaya çıkan siğiller nedeni ile başvuruyor.Gebeliğinin ikinci üç aylık döneminde yüksek ateşle seyreden viral bir infeksiyon geçiren bir gebede yapılan kontrolde fetusun uterus içinde öldüğü saptanıyor. Hb 5. CRP 12 mg/L. Keratin tabakada kalınlaşmaya. üşüme. hiperkeratinize papüller görülüyor. D. Bu bölgenin en sık iyi huylu epitelyal tümörleridir. AST 18 U/L (N: 1535). • Cilt siğilleri: Serotip 1-4 tarafından oluşturulur. genital yassı epitel hücrelerinde bulunan. ALT 30 U/L (N: 15-40).

sadece hepatosit nükleusunda bulunan. Halen kronik Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır C. idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir kadın hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bulaş ilk üç ayda gelişirse gebelik abortus ile sonuçlanır. inkübasyon döneminin sonunda bulunan yetişkin bir hasta için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin tanısal değeri yoktur? A. hiperakut dönemde serumda bol miktarda bulunsa da immünolojik yöntemlerle saptanamaz. Serumda HBsAg pozitiftir Serumda HBeAg pozitif olabilir Hepatosit nükleusunda HBcAg saptanabilir Serumda Anti-HBc IgM saptanabilir Serumda HBV DNA pozitiftir HBcAg. D. yani akut değildir. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. protein kinaz aktivitesi gösteren bir antijendir. Antijenitesi çok güçlü olup. Đkinci üç ayda gelişen intrauterin infeksiyon sonucunda hidrops fötalis ortaya çıkar. göz aklarında sararma. HBcAg. Olgumuzda anti-HBc IgG pozitiftir. iştahsızlık. Geçen hafta akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmiştir D. Olgumuzda HBeAg pozitiftir. Halsizlik. E. Ölü doğum gerçekleşebilir. C. Halen akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir B. Negatif ise asla infekte olmamıştır. Herpes simpleks virüs-2 Sitomegalovirüs Rubella virus Toxoplasma gondii 86 Parvovirüs B19 nedenli non-immün hidrops fötalis: Đnfeksiyonu geçiren annelerin 1/3’ü virüsü fötusa bulaştırır. D. 86 . Negatif ise asla akut olamaz. Bu nedenle. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir hastada aniden gelişen bilinç değişikliği nedeni ile akut fulminant hepatit tablosu geliştiğinden kuşkulanılıyor. Anti-HBc IgM ve HBV DNA pozitif olarak bulunur. Cevap: E 195. Đntrauterin infeksiyonda fiziksel anomali söz konusu değildir. B. HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HBc IgG + + + Bu hastanın tanısı ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. Olgumuzda anti-HBc IgM negatiftir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. HBeAg. E. Halen hiperakut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir E. infeksiyonun erken döneminde anti-HBc gelişimine yol açar.DrTus. yani virüsle karşılaşmıştır. yani replikasyon vardır. anti-HBc IgM tarafından erkenden nötralize edilir. C. Cevap: A 194. • HBeAg replikasyon göstergesidir. Bunun dışında. olgumuzdaki gibi hiperakut dönemde serumda HBsAg. Parenteral yoldan alınan Hepatit B virüsü ile infekte olan. Cevap: C 196. Aktivasyon gösteren kronik Hepatit B virüsü infeksiyonu vardır Olgumuzu HBV infeksiyonu serolojik özelliklerine göre irdeleyelim: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. Üçüncü üç aydaki bulaşta sorun yaşanmaz.

HBV DNA pozitif (≥105 kopya/mL). E. Anti-HAV IgM B.DrTus. normal değerde bulunmaları. ALT. C. tiroidit gibi otoimmün hastalıklar veya başka bir immünopati veya ağır kardiyovasküler sorunlar var ise IFN-α tedavisi güvenle uygulanamaz. B. Bu olguda interferon tedavisi kontrendikedir Kronik HBV infeksiyonu tedavisi: Kronikliğin ilk kuralı. Anti-HCV 87 . Bunlar. Uzun (20 gün) yarı ömrü nedeniyle albümin. Serum albümininde düşme Serum üre düzeyinde düşme Protrombin zamanında uzama Serum amonyak düzeyinde düşme ALT düzeyinde yükselme Viral hepatitlerin akut dönemde ALT ve AST değerleri birkaç bin IU’ya kadar çıkar. D. karaciğer hasarının bulunmadığı anlamına gelmez. AST’ye göre daha duyarlı ve özgüldür. Seri protrombin zamanı ölçümleri. protrombin zamanı uzar. akut olgularda çok fazla etkilenmez. karaciğer sentez fonksiyonlarını değil. karaciğer transaminaz düzeyleri normalin üst sınırının üç katı düzeyinde saptanıyor. Önce antiviral verildikten sonra interferon başlanmalıdır E. Aşağıdaki tabloda serolojik bulguları verilen hastanın HBV DNA düzeyi yüksek (>105 kopya/mL). Kronik olguların izlenmesinde ise protrombin zamanından daha değerlidir. Önce interferon tedavisi verildikten sonra antiviral başlanmalıdır D. akut olgularda gelişen karaciğer nekrozu ve yetmezliğinin izlenmesinde oldukça uygun bir yöntemdir. karaciğer histopatolojisinde lobüler yapısı bozulmuş. Đnterferon ile birlikte antiviral de verilmelidir C. GÜNLER ALT(U/L) 0 1230 3 675 7 1460 14 1140 28 720 Yedinci günde saptanan ALT artışını açıklayabilmek için öncelikle yapılması gereken laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. HBsAg pozitifliğinin altı aydan daha fazla sürdüğünün bilinmesidir. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan ve damar içi ilaç bağımlılığı öyküsü olan yetişkin bir hastanın günlere göre ALT değerleri aşağıdaki tabloda veriliyor. Bu verilebilecek immünmodülatör ve antiviral tedavi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. fibrozis gelişmeye başlamış. nekroinflamatuvar aktiviteyi ve hepatosellüler hasarı kabaca gösteren belirteçlerdir (lizis enzimleri). Đmmünstimülan. antiproliferatif ve antiviral etkinliği nedeniyle IFN-α tedavisi ve antiviral ilaç kombinasyonları kullanılmaktadır. Karaciğer transaminazları normalin üst sınırının en az iki katı yükseklikte (>100 IU/mL). Cevap: C 197. Dekompanse siroz. Bununla birlikte. Cevap: E 198. Tek başına interferon verilmelidir B. Akut ve/veya kronik olgularda karaciğerin sentez etkinliklerini gösteren kan albümin ve üre düzeyleri düşer. klinik olarak agresif seyreden KAH olgularında tedavi uygulanmalıdır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 87 Söz konusu klinik tablonun varlığını destekleyen en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisi sonucunda ise karaciğer sirozu saptanıyor.

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

88

C. HBV DNA D. HBeAg E. Anti-HDV IgM HBV-HDV ko-infeksiyon: Aynı zamanda geçirilen, ikisi için de akut tablonun eş zamanlı olduğu infeksiyondur. HBV infeksiyonunun seyri ağırlaşmaz, aksine HBV replikasyonunu baskılayarak inflamasyonu azaltabilir. Hatta, %2-10 olguda HBsAg negatifleşmesi gerçekleşebilir. Fulminans (%2-20) ve kronikleşme (%2-7) oranı da düşüktür. Önce antiHBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede bulunur. Anti-HDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Đki ALT piki ile özeldir. Đlki HBV, ikincisi HDV infeksiyonuna aittir.

Cevap: E 199. Sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılığı tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir erkek hasta; göz akları ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde ALT 985 U/L (N: 15-40), total bilirubin: 4.28 mg/dL (N: 0.2 – 1.2) olarak saptanıyor. Hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
HBsAg Anti-HAV IgG HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM
+ + + +

Serolojik çalışma sonuçları aşağıdaki tabloda verilen hastanın tanısı ile ilgili aşağıdaki seçeneklerden hangisi en doğrudur? A. Kronik Hepatit B virüsü infeksiyonuna Hepatit A virüsü infeksiyonu eklenmiştir B. Hepatit B virüsü taşıyıcısı hastada Hepatit A virüsü infeksiyonu gelişmiştir C. HDV ile süperinfeksiyon gelişmiştir D. HDV ile ko-infeksiyon gelişmiştir E. Tanımlanan tablo sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılarında görülebilen olağan bir durumdur HBV-HDV süperinfeksiyonu: Daha önce kronik bir HBV infeksiyonu varken sonradan HDV infeksiyonu gelişmesi durumudur. Mevcut tablo ağırlaşır. Daha önce stabil halde bulunan inaktif HBV taşıyıcısında relaps ve fulminant seyir (%10-20) gelişir, kronikleşme şanssızlığı artar (%70-95). HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgG mutlaka pozitif, anti-

88

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
HBc IgM ise çoğunlukla negatif ya da düşük titrede pozitiftir.

89

Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM pozitif, anti-HBc IgM ise negatiftir. Bu profil HBV-HDV süperinfeksiyonu ile uyumludur. Anti-HAV IgG pozitifliği ise kafa karıştırmak için verilmiştir. Çoğumuzda olduğu gibi daha önce HAV infeksiyonunun geçirilmiş olduğunu gösterir. Mevcut tablo ile ilişiği yoktur. Cevap: C 200. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile hastanede yatmakta olan yetişkin bir hastanın düşmekte olan ALT değerinin yeniden yükselmesi nedeni ile yapılan serolojik çalışmaların sonuçları aşağıdaki tabloda veriliyor.

HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM

+ + + +

Bu hasta ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. B. C. D. E. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı yanlıştır Hastada HBV-HDV ko-infeksiyonu gelişmiştir Hepatit B virüsü infeksiyonu iyileşmiştir Hastada kronik HDV infeksiyonu vardır Hastada HBV-HDV süperinfeksiyonu gelişmiştir

HBV-HDV ko-infeksiyonu: Önce anti-HBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede pozitif bulunur. AntiHDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgM pozitif bulunmuştur; yani HBV de HDV de akut infeksiyona yol açmıştır. Bu tabloda HBV-HDV ko-infeksiyonundan söz edebiliriz. Cevap: B

201. Ateş, öksürük, nefes darlığı yakınmaları ile başvuran 60 yaşındaki bir erkek hasta muayene ve laboratuvar tetkik sonuçlarına göre viral pnömoni ön tanısı ile hastaneye yatırılıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü

Đnfluenzanın kuluçka süresi oldukça kısadır (1-2 gün). Yüksek ateş, genel infeksiyon belirtileri, yaygın kas ve eklem ağrıları nedeniyle paçavra hastalığı adını da alır. Miyozit ve gastrointestinal yakınmalar B tipinde A’ya göre daha fazladır. Solunum yolunda siliyer hücre disfonksiyonuna neden olur. Đmmüniteyi baskılayan bir hastalık olduğu için, Influenza A tipinin yol açtığı infeksiyonlarda Haemophilus influenzae, Staphylococcus aureus ve pnömokok pnömonileri ve otitis media gibi bakteriyel süperinfeksiyonlara sıklıkla rastlanır. Bu tablolara en duyarlı bireyler; gebeler, yaşlılar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastalarıdır. Anerji, virüsün lenfoid hücrelerdeki apopitozu hızlandırmasına bağlanır. Đnfluenza A ve B virüsleri, erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Toplumdan edinilmiş tüm viral pnömonilerin >%50 gibi büyük bir oranından sorumludur. Hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerindeki bireylerden oluşur. Çocuklarda ise en sık viral pnömoni etkeni RSV’dir. Cevap: C

89

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

90

202. On haftalık gebe bir kadın; ateş, baş ağrısı, kusma ve her iki çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile başvuruyor.. Hastadan alınan anamnezde hastanın altı yaşındaki kızının on gün önce kabakulak geçirdiği öğreniliyor. Bu hastanın yeni doğacak olan çocuğunda görülmesi en olası fetal anomali aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Endokardiyal fibroelastoz Mikrosefali Mikrooftalmi Ekstremite hipoplazileri Anensefali

Đlk üç ayındaki bir gebede geçirilen kabakulak, intrauterin fetal ölüm riskini artırır; doğabilmiş ise düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Neden olduğu, kanıtlanmış bir konjenital anomali yoktur. Bununla birlikte, intrauterin infeksiyon ile genellikle tek taraflı olarak görülen sensörinöral sağırlık ve endokardiyal fibroelastoz gelişimi söz konusudur. Mikrosefali öncelikle kızamıkçığı düşündürmelidir. Mikrooftalmi kızamıkçığı ve toksoplazmozu düşündürmelidir. Ekstremite hipoplazileri VZV infeksiyonunu düşündürmelidir. Anensefalinin kesin nedeni bilinmiyor. Hereditenin rolü ekarte edilememişse de katkısı ile ilgili kesin bir kanıt da bulunamamıştır. Annenin antiepileptik kullanması ya da insüline bağımlı diyabetinin bulunması riski anlamlı düzeyde artırır. Diyete folik asid (0.4 mg/gün) eklenmesi ise nöral tüp defektlerinin gelişimini önemli derecede düşürmüştür (1/1.000-2.000’den 3/10.000’e). Cevap: A 203. Oniki yaşındaki bir kız çocuk; ateş ve sol çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın ailesinden alınan anamnezde bir yaşında ve altı yaşında iki kez kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapıldığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum ve idrar amilaz düzeyleri yüksek olarak saptanan hastanın ultrasonografik incelemesinde sol parotiste ödem saptanıyor. Bu hastada tanımlanan tabloya neden olmayan viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Sitomegalovirüs Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 Kızamık virüsü Coxsackie virüs

Kabakulak geçiren bireyde ömür boyu koruyucu immünite söz konusudur. Hastalığı bir kez geçiren bir daha hastalanmaz. Eğer bu bireylerde bir kez daha parotit gelişmiş ise etken; parainfluenza virüsü, CMV, HIV, Coxsackie A virüsü gibi parotite neden olabilen diğer virüslere ya da başta Staphylococcus aureus olmak üzere aerop ya da Bacteroides türleri, anaerop koklar gibi anaerop bakteriler nedeniyle gelişmiş olabilir. Cevap: D 204. Kızamık tanısı ile hastaneye yatırılan yetişkin bir erkek hasta sol kulağında ağrı ve dolgunluk olduğunu ifade ediyor. Yapılan otoskopik muayenesinde sol timpanik zarın eritemli ve bombeleşmiş olduğu görülüyor. Bu hastada tanımlanan komplikasyondan sorumlu en sık etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Staphylococcus aureus Haemophilus influenzae Measles virüsü Streptococcus pneumoniae Moraxella catarrhalis

En sık kızamık komplikasyonları, solunum sistemi ile ilgilidir. Bu tutulum, direkt olarak virüse bağlı olabildiği gibi, daha

90

Đnfluenza B C. viremiye neden olmaz. bronşit. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. hafif ateş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. laringotrakeobronşitlerin hemen hemen yarısında görülür. Wheezing. Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan interstisyel infiltrasyon görülüyor. C. Herpes simpleks virüs Virüs. Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis gibi farinks florası bakterileridir. E. Önemli düzeyde anerji oluşur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Beş yaşın altındaki küçük çocuklarda en sık krup (laringotrakeobronşit) etkenidir. dispne. Cevap: A 207. Yan boyun grafisi ise normal olarak değerlendiriliyor. Đkinci sık komplikasyon ise bakteriyel ve/veya kızamık virüsü tarafından oluşturulan pnömonilerdir. nefes darlığı ve hırıltılı soluma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Çekilen akciğer grafisinde akciğerlerde havalanma artışı ve buna bağlı olarak diyafragmanın aşağı itildiği görülüyor. Apne. Otitis media. Bakteriyel süperinfeksiyonlardan. Üç yaşındaki bir kız çocuk.DrTus. sadece alt ve üst solunum yolunda replike olabilir. Đnfluenza A virüsü B. zaman zaman solunum durması. Cevap: C 206. herhangi bir pnömonik infiltrasyon saptanmıyor. öksürük ve solunum zorluğu yakınmaları ile getiriliyor. substernal ve supraklavikular çekilmeler ile birlikte inspiratuvar stridor saptanmıştır. Yapılan muayenede interkostal çekilmeler ve wheezing varlığı dikkati çekiyor. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. Parainfluenza virüsü 91 . Parainfluenza virüsüD.60C olarak ölçülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde sağ otitis media saptanıyor. sıklıkla orta kulak ve bronş sistemi etkilenir. Bunun gerekçesi. nadiren de parotitlere neden olur. Dört aylık bir bebek. yüksek ateş. Hastalığın seyrinde sekonder bakteriyel (pnömokoksik) pnömonilere nadiren rastlanır. Boyun grafisinde kalem ucu bulgusunun saptanması. D. Tüberküloz reaktivasyonu gelişebilir. Çekilen düz boyun grafisinde subglottik ödemi gösteren “kalem ucu” bulgusu görülüyor. Pnömoni ve bronşiyolit gibi alt solunum yolu tutulumları görülür. Đki yaşındaki bir erkek çocuk. Toplum kökenli pnömoni tanısı ile geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine başlanan hastanı ateşi 48 saatlik tedaviye rağmen düşmüyor. subglottik daralmayı işaret eder. Cevap: D 205. öksürük. Çoğu pnömoni ve bronşiyolit olgusu afebrildir. virüs nedeniyle solunum yolu epitel hücrelerinde oluşturulan destrüksiyon ve hücresel immünitenin depresyonudur. yapılan muayenede inspiryum sırasında interkostal. Respiratuvar sinsisyal virüsB. farenjit ve nezleye (runny nose). Coxsackie virüs E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 91 çok bakteriyel süperinfeksiyonlar sonucu gelişir. Daha büyük çocuk ve erişkinlerde ise soğuk algınlığı tablolarına. Đnfluenza C virüsü C. Respiratuvar sinsisyal virüs Parainfluenza virüsü Đnfluenza A virüsü Ekovirüs Rinovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs nedenli ilk infeksiyonlar çoğunlukla en şiddetlidir. Ayrıca bu yaş grubunda bronşiyolit ve pnömonilere de yol açar. en sık karşılaşılan kızamık komplikasyonudur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. en çok karşılaşılan akut komplikasyonlardan biridir ve çoğu zaman hastalığın başlangıç bulgusudur. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. sık nefes alma ve hırıltılı solunum yakınmaları ile getiriliyor. öksürük. Başlıca etkenler pnömokoklar (en sık).

uvula. üst solunum yolu infeksiyonları. C. Ekovirüs Enterovirus tip 68 Coxsackie A virüs Enterovirus tip 70 Coxsackie B virüs Ekovirüs: Soğuk algınlığı. dispne. bulantı. lökosit sayısı. C. Enterovirus tip 70: Bulber subkonjunktival peteşiyal hemorajilerle seyreden akut hemorajik konjunktivitlerin ana nedenidir. Wheezing. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. pulmoner patolojiye eşlik eden otitis media ve geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine yanıtsızlık. pulmoner ve üst solunum yolu komplikasyonları döküntüler çıktıktan sonra belirir. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. Parainfluenza virüsü daha büyük yaş gruplarındaki en sık krup etkenidir. Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza A virüsü ilk iki yaş grubunda değil. Yetişkin bir erkek hasta aynı gün içinde başlayan ateş. D. Varisella zoster virüsü Sitomegalovirüs Coxsackie B virüsü Coxsackie A virüsü 92 . D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. bulantı. kusma ve iştahsızlık yakınmaları ile başvuruyor. anoreksi. erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. öncelikle Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunu düşündürmelidir. kusma ve yumuşak damak-uvula-tonsilla ve dilde veziküllerle karakterize. aseptik menenjit. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesinde yumuşak damak. akut hemorajik konjunktivit. eritrosit sedimantasyon hızı. E. Herpanjina: Bir Coxsackie A virus infeksiyonudur. B. kendini sınırlayan bir hastalıktır. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde. perikardit. miyokardit. CK-MB düzeyleri normal sınırlarda ve akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. 92 Kızamık virüsü infeksiyonu cilt belirtileri ile başlar. Cevap: C 209. hareketle artan sağ yan ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: E 208. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı. B. boğaz ağrısı. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. el-ayak-ağız hastalığı. Enterovirus tip 68: Bazı çocuk pnömoni ve bronşiyolitlerinden sorumludur. konjunktivit. Coxsackie B virüsü: Plörodini. CRP. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. Coxsackie A virüsü: Herpanjina. Kızamık virüsü E. tonsiller ve dil yüzeyinde veziküler lezyonlar görülüyor. Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunla alt solunum yolu tutulumlarının önemli bir yandaşı otitis media’dır. Yüksek ateş. Olgumuzun yaşı. yüksek ateş.DrTus. boğaz ağrısı. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. aseptik menenjit. Onyedi yaşındaki bir erkek hasta. Đnfluenza C virüsü basit bir soğuk algınlığı tablosuna neden olur. eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP değerleri normal sınırlarda saptanıyor. Hastanın yapılan muayenesinde sağ pektoral kasın bastırmakla ağrılı olduğu saptanmış. bunun dışında patolojik bulgu saptanmıyor.

klinik belirtilerle seyreden viral hepatitlerin yaklaşık %30-35’inden HAV. bu çocuğun hepatit geçirmekte olduğunu belirtmektedir. Miyokarditlerin en sık gerekçesi viral infeksiyonlardır. Salgının en olası kaynağı ve hastalardan öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. EKG’de ise PR mesafesinde uzama görülüyor. Çekilen telekardiyografide kardiyomegali saptanmış. B. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile getiriliyor. Kaldı ki HCV infeksiyonu bu derece şiddetli klinik tablolarla ve 50 kat artış gibi transaminaz patolojileriyle seyretmemektedir. Etkilenen bölgede adaleler de ağrılı olabilir.DrTus. Dört günde sonlansa da birkaç kez yineleyebilir. yüksek ateş. Yapılan muayenesinde ağrılı. Ülkemizde HAV infeksiyonu büyük çoğunlukla çocukluk yaşlarında geçirilmektedir. Đnfeksiyonlara bağlı hepatitlerde. Hastanın yapılan muayenesinde taşikardi ve takipne ile birlikte ayak ve pretibial bölgede godet bırakan ödem. sarılık. Cevap: D 212. C. Musluk suyu – HEV Ag E. D. Birden gelişen kalp yetmezliği. Đnfantlar tehdit altındadır. Ekovirüs Coxsackie B virüs Sitomegalovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs Mumps virüs Tanımlanan klinik tablo miyokardit ile uyumludur. Tüm akut. Birden başlayan ateş ve hareketle artan unilateral göğüs ağrısı. kardiyomegali. Cevap: C 210. Kantinde satılan katı gıdalar – Anti-HBc IgM 93 . lizis enzimlerini 50 kat gibi çok fazla artıran gerekçeler bakteriler ve protozoonlardansa virüsler olabilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hepatomegali ve siyanoz ile karakterizedir. bulantı. bulantı ve kusma görülür. Musluk suyu – Anti-HBc IgM D. kusma. Diğer seçeneklerde hepatit B’ye ait akut belirteçlerin bulunmaması. taşikardi. Zaten diğer seçenekler de bu tanıya gidilmesi yönünde zorlamaktadır. hemofili hastası gibi özellikli bir risk grubu içinde bulunmadıkça. E. Hasta kanı ile kontamine eşyalarla parenteral temas – Anti-HEV IgM B. öksürük. halsizlik. çocuklarda abdominal ağrı. şeytan gribi): Coxsackie B virüsü infeksiyonudur. iştahsızlık. B. Musluk suyu – Anti-HEV IgG C. HCV RNA Anti-HBc total HBV DNA Anti-HAV IgM Anti-HCV Verilen tablo. hepatit C’nin görülmemesi tanıyı desteklemektedir. ayaklarında şişme ve parmaklarında morarma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. %20’sinden ise HCV sorumludur. C. Olgumuzun yaş grubu dikkate alınırsa en olası etken HAV’dır. %40’ından HBV. solunum zorluğu. yumuşak kıvamlı bir hepatomegali dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde ise üst sınırlarının yaklaşık 50 katı kadar artmış AST ve ALT değerleri ve orta derecede yükselmiş direkt ve indirekt bilirubin düzeyleri dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Bronholm hastalığı. Viral miyokarditlerin de en sık etkeni. ayrıca çocuklarda. Ekovirüs 93 Plörodini (epidemik miyalji. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Mortalitesi yüksektir. E. Bu hastada tanıya yönelik olarak yapılması gereken ilk serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Ekim ayında bir ilköğretim okulunun birinci sınıf öğrencileri arasında ortaya çıkan akut viral hepatit salgınında alınan serum örneklerinde anti-HAV IgM testinin sonucu negatif olarak saptanıyor. Đki yaşındaki bir kız çocuk. Cevap: B 211. hepatomegali ve parmak uçlarında siyanoz varlığı dikkati çekiyor. Coxsackie B virüsüdür.

Cevap: A 215. Tanısında anti-HEV IgM ya da IgG antikorları araştırılır. anti-HAV IgM negatif. Hastalık infant ve küçük çocuklarda. HBV infeksiyonları olamaz. göz aklarında sararma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. şiddetli bulantı. Klinik latent dönemde Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu C. olguda ciddi bir seyrin. özellikle üçüncü üç ayda mortalite %25 gibi oldukça yüksektir. Olgumuzda anti-HAV IgM negatif ve anti-HBc IgM negatif verildiğine göre bu olgu asla akut HAV. D. Primer infeksiyon: Virüsün yeni alındığı ve ilk replikasyonun başladığı dönemde hastalarda herhangi bir belirti 94 . bir akut hepatik yetmezlik tablosunun bulunduğunu ortaya koymaktadır. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. HBV DNAB. Yaklaşık bir ay önce ortak injektör kullandığı bir arkadaşında Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu saptandığı öğreniliyor. Đshal bir hafta veya daha uzun sürebilir. serum amonyak düzeyi 158 g/dL (N: 15-56). B. C.5-1). Cevap: D 214. Viral hepatit varlığında bilinç değişikliklerinin gelişmesi. protrombin zamanı 22 sn (N<15). Ancak. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. kusma ve ishal yakınmaları ile getiriliyor.Bir yaşındaki bir bebek. Genellikle 39-400C yüksek ateş. Anti-HEV IgG E. Damar içi uyuşturucu kullandığı bilinen yetişkin bir erkek hasta. E. protrombin zamanının tehlikeli boyutlarda uzamış ve serum amonyak düzeyinin artmış bulunması. anti-HBc IgM negatif olarak saptanıyor. kusma. Semptomatik Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu E.DrTus. kas-eklem ağrıları ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. karın ağrısı ve ardından da ishal ile başlar. boğaz ağrısı. HCV RNA Hepatit E Virüsü. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. Akut retroviral sendrom B. Asla kronikleşmez. ateş. Cevap: B 213. Yapılan muayenesinde ateş. bulantı. bilirubin total 20 mg/dL (N: 0. Rotavirüs Salmonella enteritidis Norwalk virüs Enterotoksijenik Escherichia coli Ekovirüs Rotavirüs. Asla kronikleşmez. Dehidratasyon diğer çocuk ishali etkenlerinin yol açtığından çok daha şiddetlidir. cildinde. servikal LAP ve yaygın makülopapüler döküntü dışında patolojik bulgu saptanmıyor. bebek (6 ay-2 yaş) ishallerine yol açan en sık (%50) etkendir. Dışkıda lökosit ve kan yoktur. Hastanın yapılan tetkiklerinde AST 347 U/L (N: 15-35). Anti-HDV IgM C. Yapılan dışkı mikroskopik incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmeyen olguda sıvı desteği tedavisi başlanıyor ve ishal yakınması on gün devam ettikten sonra kendiliğinden iyileşiyor. erişkinlere oranla daha ağır seyreder. ateş. Anti-HCVD. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. Kuluçka süresi 1-7 gündür. HEV infeksiyonu. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A. Gebelerde infeksiyon daha ağır seyreder. kusma. mortalitesi HAV’dan 10 kat daha fazladır (%1-2). Tanımlanan klinik ve laboratuvar tabloya neden olabilen etkenin tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken laboratuvar test aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer ekojenitesinde staetozu düşündüren artış bildiriyor. ALT 578 U/L (N: 15-40). Hastanede kalma süresi daha uzun ve klinik seyir de daha ağırdır. Otuziki haftalık gebe bir kadın. Đnfeksiyon sırasında hiperakut dönemde IgM ile birlikte IgG de pozitifleşir. Klinik AIDS HIV infeksiyonunda klinik seyir: a. AIDS ile ilişkili kompleks D. Gebelerde çok ağır seyreden böyle bir viral hepatit tablosu vardır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 94 Hepatit E Virüsü.

Damar içi ilaç bağımlısı yetişkin bir erkek hasta yutma sırasında boğaz ve göğüs arkasında ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Akut retroviral sendrom Asemptomatik infeksiyon Persistan jeneralize LAP • Kategori B: Semptomatik HIV infeksiyonu tablolarıdır. servikal LAP. Hastaya yapılan endoskopide özofagusta eritemli zeminde beyaz kümeler şeklinde lezyonlar görülüyor. CD4+ T lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. lezyonlardan alınan örneklerin direkt mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan mayalar görülüyor. ateş (en sık). B. E. Cryptococcus neoformans B. Tekrarlayan vulvovajinal kandidoz Zona zoster Basiler anjiyomatöz Tuboovaryan apse Đnatçı yaygın LAP HIV infeksiyonu/AIDS Klinik Sınıflaması: • Kategori A: Asemptomatik ve klinik-latent dönem tablolarını kapsar. Basiler anjiyomatöz Oral ve tekrarlı vulvovajinal kandidoz Zona Listeriyoz Đmmün trombositopenik purpura Servikal displazi. Klinik-latent dönem: Primer infeksiyondan sonra klinik olarak (kronik) latent dönem başlar. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 95 bulunmayabilir. in situ serviks kanseri Tubo-ovaryen apse ile komplike pelvik inflamatuvar hastalık Periferik nöropati AIDS’e ilerleme semptomları (ARC) Saçlı oral lökoplaki • Kategori C: Klinik AIDS tablolarını sergileyen hastalar bu grup içinde yer alır. Akut dönemden birkaç ay (2-6 ay) sonra antiHIV pozitifleşir (serokonversiyon). adale ve eklem ağrıları. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kusma ve aseptik menenjit tabloları sergileyebilir. immün yetmezlik dönemine yaklaşıldığını haber veren hastalıklar gelişmeye başlar. Bazılarında ise infeksiyöz mononükleoz benzeri bir tablo (akut retroviral sendrom) gelişebilir. Cevap: A 216. CD4+ T lenfosit sayısının 400/mm3’ün altına inmesi ile. semptomatik HIV infeksiyonu döneminden yaklaşık 1-2 yıl sonra AIDS gelişimine tanık olunur. d. Olguların %50-70’inde ise inatçı genel LAP (PGL) gelişebilir. bulantı. b. Bu dönemde viral latens yoktur. Đntrasellüler patojenlerin neden olduğu fırsatçı infeksiyonlar ve fırsatçı tümörler gelişir. Candida albicans C. D. makülopapüler döküntüler. Semptomatik HIV infeksiyonları: Uzunca bir dönem sessiz kalan olgularda.DrTus. ishal. Đmmün yetmezlik gelişimi-Klinik AIDS: Tedavisiz olgularda. Hastanın yapılan tetkikleri sırasında anti-HIV 1+2 ve Western-Blotting testleri pozitif olarak bulunuyor. c. Anti-HIV testi ve HIV RNA pozitif olarak saptanan bir kadın hastada aşağıdaki klinik tablolardan hangisi CDC (Centers for Disease Control) kategori B ile uyumlu değildir? A. farenjit. Görülme sıklığına göre. Cevap: E 217. Aspergillus fumigatus 95 .

C. Çağdaş görüşe göre iki sistemden hiçbirisine ait olmadığı. Bazı olgularda visseral organ tutulumu da görülür. pek çok cilt bölgesini tutabilir. kol ve bacaklarda daha sık olmakla birlikte. Lezyondan alınan biyopsi sonucunda mezenşimal kökenli hücrelerden gelişen bir malignite olduğu saptanıyor. posterior servikal ve suboksipital bölgede birleşme eğiliminde LAP ile birlikte yüz ve gövdede seyrek makülopapüler döküntüler saptanıyor. Cevap: B 96 . vajina gibi) bir yerleşimin yayılması sonucunda gelişir. renk koyulaşır. Cevap: D 219. Özofajit. maküler bir lezyon ortaya çıkmış. Bu ilk lezyonlar genişler. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında görülen Kaposi sarkomu. Carpal-Tunnel sendromu. AIDS’de gelişenlerde oral kavite tutulumu fazladır. Sorun. Çocukluk dönemi aşıları konusunda yeterli bilgi alınamayan hastada tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik araştırma aşağıdakilerden hangisidir? A. trakeit. halsizlik ve üst solunum sistemi belirtileriyle başlar. tümör dokusunda Kaposi Sarkom Associated Herpesvirus (KS/AV. boyun arka kısmında şişlik. Özofagusta eritemli zeminde beyaz plaklar görülür. boyun. tenosinovit vb. prolifere olan endotelin lenfatiklere mi. zeminde yatan immünite problemi olduğu için kısa süreli antifungal tedavi ile sağaltılamazlar. Rubeola IgM Rubella IgM Anti-VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Mumps IgM Adelösan Dönemde ve Erişkinlerde Kızamıkçık: Pediatrik gruba göre klinik belirtilerin şiddeti ve komplikasyonları daha fazladır. el bilekleri ve dizler en çok tutulan eklemlerdir. Hastanın yapılan muayenesinde sert damakta peteşiler. E. başta gastrointestinal ve respiratuvar sistemler olmak üzere birçok visseral organ tutulabilir. bronşit gibi derin kandidozlar çok önemli AIDS delilleridir. CDC kategori C HIV infeksiyonu bulunan erişkin bir erkek hastanın sol bacağında. Pneumocystis carini 96 Kronik mukokutanöz kandidoz: Gelişmesi sürpriz olarak karşılanan ciddi kandidoz tablolarıdır. Özellikle kadınlarda fazla (>%30) olmak üzere eklem tutulumları (artralji. Eklem tutulumu. Yirmiüç yaşındaki bir kadın hasta ateş. tümörün immatür mezenşimal hücrelerden kaynak almış olabileceği söylenebilir. Kandida özofajiti ağır bir tablodur. giderek rengi koyulaşarak büyümüş ve papüler bir lezyona dönüşüyor. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. el bileklerinde ağrı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor.) dikkat çekicidir. aşı uygulaması sonrasında da görülebilir. yoksa diğer kan damarlarına mı ait olduğu tartışmaları süregelmiştir. pretibial bölgede eritemli. B. %20 olguda HIV infeksiyonunun AIDS’e ilerlediğini ortaya koyan ilk bulgudur. artrit. Görülme sıklığı çok fazla (%20-40) olan endojen bir mantar hastalığıdır. Histoplasma capsulatum E. Diğer türlere göre. ancak geçicidir. Türü ne olursa olsun tüm Kaposi sarkomu olgularında. D. Mukozal yüzeyler. AIDS olgularında en sık (%10-25) görülen malignitedir. Đnterfalanjial el eklemleri. Non-Hodgkin lenfoma Hodgkin lenfoma Bazal hücreli karsinom Kaposi sarkomu Yassı hücreli karsinom Kaposi sarkomu: Damar endoteline ait olduğu kabul edilmekle birlikte. Lezyonlar öncelikle ağrısız. Ateş. Birkaç haftada kaybolsa da bazen aylarca.DrTus. Cevap: B 218. asemptomatik eritematöz makül şeklinde başlar. HHV-8) belirlenmiştir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hali ile melanositik bir lezyona ya da papülloskuamöz bir erüpsiyona benzer. E. D. Gövde. hatta yıllarca sürebilir. Kalıcı hücresel immünite defekti olan şahıslarda lokal (tırnak. B.

Ateş. Trombositopeni 7. HBsAg Anti-HCV Anti-HEV IgG Anti-HBc IgM Anti-HAV IgM HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: Kronik olgularda karaciğer ultrasonografisinde karaciğer steatozu görülür. Toksoplazmoz Kızamık Kızamıkçık Sitomegalovirüs Suçiçeği Konjenital Rubella Sendromu: 1. B. C. pulmoner stenoz. Hepatit C virüsü B. iris hipoplazisi.DrTus. C. 3. mikrosefali. sensorinöral sağırlık ve progressif rubella panensefaliti (>10 yaşta) görülür. hidrosefali. HLA DR3 varlığında fazla) 12. kas ve eklem ağrıları ve peteşiyal döküntü yakınmaları nedeni ile izlenen yetişkin bir kadın hastanın yapılan tetkikleri sonucunda esansiyel mikst kriyoglobülinemiye bağlı vaskülit tanısı konuluyor. mikroftalmi. En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. Kalp: Patent ductus arteriosus (PDA). katarakt ve sensörinöral tipte işitme kaybı saptanıyor. E. esansiyel mikst kriyoglobülinemi gelişiminin ana nedenidir. pigmenter retinopati. Đntrauterin gelişme geriliği 5. Göz: Katarakt. Yetişkin bir erkek hasta yüz ve ellerinde daha belirgin olan yaralar çıkması nedeni ile başvuruyor. E.Diabetes mellitus (tip I. mikrosefali. Pnömoni 9. mikroftalmi.Diğer endokrinopatiler 13. ensefalit. Yapılan muayenesinde özellikle güneşe maruz kalan vücut bölümlerinde ülsere.Kemik anomalileri Cevap: C 221. foramen ovale açıklığı. D. Yapılan Dermatoloji konsültasyonu sonucu porfiria kutanea tarda tanısı konulan hastada öncelikle araştırılması gereken viral infeksiyon etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. HCV infeksiyonu. D. Hepatit 6.Đmmün yetmezlik tabloları 11. Kronik hepatit C nedenli siroz olgularının %50’sinde saptanır. miyokardit. 2. Merkez sinir sistemi: Sıktır. Hepatosplenomegali 8. Yenidoğan bir erkek çocukta mental retardasyon. Bu hastada bir sonraki aşamada öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. ASD.Cilt döküntü ve kanamaları (kemik iliği problemleri) 10. ağrısız lezyonlar görülüyor. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). glokom. Sözü edilen anomalilere neden olabilen en olası konjenital infeksiyon aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Epstein-Barr virüsü 97 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 97 220. spastik kuadriparezi. HSK gelişim riski fazladır. Cevap: B 222. 4. Mental retardasyon. VSD.

Belirtiler erişkin çağda başlar. mezanjiyoproliferatif glomerülonefrit. kusma. ülserleşme. hormonlar) faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Cevap: C 224. Isırılan şahıs hemen aşılama programına alınır. Daha çok yaz ve sonbahar aylarında salgınlar yapar. çok gerekmedikçe sütür atılmamalıdır. Rubeola virüs 98 HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. Tedavide ribavirin kullanılabilir E. PAN ve agranülositoz gibi komplikasyonlar görülebilir. D. 0 ve 3. baş ağrısı. skarlaşma. Yaraya. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. Uygun tedaviye rağmen mortalite %50’ye ulaşabilir Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır? A. ishal ve yaygın miyalji ile başlar. infekte insan veya hayvan sekresyonlarına temastan 5-6 gün sonra yüksek ateş. Genetik (üroporfirinojen III dekarboksilaz gen mutasyonu) ya da non-genetik (fazla demir alımı. virüsü derin dokulara veya nöronlara iletme riski nedeniyle. Yaranın acilen sabunlu su ile temizlenmesi. Hastalığın ağır formunda akut ikterik hepatit. peteşiyal cilt döküntüleri ve ciddi visseral kanamalar görülebilir. Bu hastanın korunması için öncelikle yapılması gereken girişim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. virüsler. Trombosit süspansiyonu tedavisi yaşam kurtarıcı olabilir. tilkiler. B. 98 .DrTus. Alınan anamnezde yaklaşık bir yıl önce benzer bir olay nedeniyle tam doz kuduz aşılaması yapıldığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde sol bacak arka yüzünde yaklaşık üç cm uzunlukta. 7 ve 28. en çok görülen porfiria türüdür. Atılacaksa önce bölgeye immünglobülin uygulanır. Tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen olguların %10-50’si kaybedilir. Cevap: A 223. Bunyaviridae içinde yer alan bir etken tarafından oluşturulmuş olabilir B. kuduzdan korunmanın ana ilkesidir. yaygın damar içi pıhtılaşması (DIC). kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). Viremik hasta kanının transfüzyonu yolu ile de bulaş tanımlanmıştır. 20 IU/kg HRIG yarısı yara çevresine. Kuduz gelişimini %90 önler. daha sonra ise cilt ve mukozalarda peteşiyal-purpurik döküntülerle birlikte diş etlerinde kanamalar ortaya çıkıyor. sığır ve koyunlar gibi çiftlik hayvanları ve evcil hayvanların kan ve lenfası ile temasın da bulaşta etkili olduğu bilinmektedir. Kene ısırmasından 1-3 gün. tiroidit. ribavirin kullanımı önerilmiştir. baş ağrısı. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. ışığa maruz kalan cilt bölgelerinde büllöz lezyonlar. Virüs göçmen kuşlarda da belirlenmiştir. Parvovirüs B19 D. C. porfiria kutanea tarda. kuduzdan korunmada en etkili yöntemdir. Evcil ve yabani hayvanlar veya göçmen kuşlar tarafından da bulaştırılabilir C. Özgül bir tedavisi yoktur. baş ağrısı ve ishal yakınmaları gelişiyor. 0. Yara sabun ve su ile yıkanmalıdır. E. insan ve hayvanlara kenelerle bulaştırılan bir Bunyaviridae-Nairovirüs infeksiyonudur. Olgularda lökopeni ve ağır trombositopeni dikkat çekici düzeydedir. Klorokin ve venaseksiyon tedavisinden yararlanılabilir. Üç gün önce kene tarafından ısırılan bir çiftçide yüksek ateş. güneş ışığına duyarlılığın artması. aplastik anemi. kas-eklem ağrıları. pigment değişiklikleri ve kıllanmada artış görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. yarısı ise gluteal kas içine olmak üzere uygulanmalıdır. Đnfekte olmuş. Lokal yara tedavisi. koagülopati. Bir hafta önce bir Uzakdoğu ülkesinden dönen erişkin bir kadın hasta ateş. bir saat önce. trombositopeni. ancak hastalığı asemptomatik olarak veya çok hafif belirtilerle geçiren yabani tavşanlar. Hepatit B virüsü E. Karaciğer demir miktarındaki artış nedeniyle kanser riski de fazladır. Cevap: D 225. Lökositoz ve trombositoz en dikkat çekici laboratuvar bulgularıdır D. Etkinliği kanıtlanmamakla birlikte. bacağından ısırıldığını ifade eden yetişkin bir kadın hasta acil servise başvuruyor. Porfiria kutanea tarda. Yara hemen sütüre edilmelidir. kas-eklem ağrıları. Bir sokak köpeği tarafından. cilt altına kadar inen laserasyon saptanıyor. Ayrıca. bulantı.

Trichophyton rubrum C. Ebola-Marburg Hastalığı – Filovirus Đnfluenza – Đnfluenza virüs (H5N1) Dangue – Bunyavirus Hantaan virüs pulmoner sendromu – Bunyavirüs SARS – Coronavirus Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu Coronavirus (SARS-CoV) infeksiyonunun kuluçka süresi ortalama 6 (2-10) gündür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 99 öksürük ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. Microsporum canis B. hatta bazı serilerde %20’lere ulaşmıştır. Çoğu olguda birkaç gün içinde ateş düşer. Doku kültürlerinde etkenin üretimi. üremek için yağ asitlerine gereksindiği için ciltteki sebumdan zengin bölgelerde kolayca kazınabilen seboreik hiperkeratoz tarzında bir hastalık (Ptyriasis versicolor) oluşturur. Mortalite %10. stratum corneum’u aşmaz. kabalaşma ve şekil bozukluğu yakınmaları ile Dermatoloji polikliniğine başvuran yetişkin bir erkek hastanın ayak tırnaklarından alınan kazıntıların doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar saptanıyor. Trichosporon beigelii B. kaşıntısı ve ağrısı olmayan. Yaz tatili dönüşünde gövdesinde gelişen lekeler nedeni ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde. azollü kremler veya 5-10 günlük 200 mg/gün oral ketokonazol veya itrokonazol tedavisi etkilidir. kas ve eklemlerde rijidite ve miyalji semptomları izler. üşüme ve titreme ile yükselen inatçı bir ateş. halsizlik. nazofarinks sürüntüsü.DrTus. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. gövde üst kısmında kahverengi. Bu hastadan alınan örneklerin kültürlerinden aşağıdaki etkenlerden hangisinin izole edilmesi beklenmez? A. Trichophyton rubrum C. Yuvarlak maya formları ve kısa hifler halinde ürer (spagetti ve köfte görünümü). Her iki ayak baş parmaklarının tırnaklarında sararma. E. Yapılan kan tetkiklerinde lenfopeni ve LDH yüksekliği dikkati çeken hastada çekilen akciğer grafisinde iki taraflı. Sonraki hafta içinde ateş tekrar yükselir. Hastalar lenfopeniktir. Kuru öksürük. Bunu. Hızla solunum yetmezliği gelişen ve mekanik ventilasyon uygulanmaya başlanan hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında öncelikle düşünülmesi gereken klinik tablo ve etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. kan ve dışkıda aranması ve özgül antikorların araştırılması (EIA) ile özgül tanısı konulmaktadır. hızla ilerleyen. B. Epidermophyton floccosum Malassezia furfur. Mantar. sırt ve boyunda kahverenginde yuvarlak-oval ve renk değişimi dışında belirti vermeyen lezyonlar vardır. iki taraflı. Malassezia furfur E. moleküler yöntemlerle (PCR) virüsün balgam. yuvarlak. yaygın interstisyel infiltrasyon görülür. dispne ve olguların %10-20’sinde yapay solunum desteği gerektirecek şiddette akut solunum yetmezliği gelişir. Serumda saptanan yüksek LDH düzeyleri. Cevap: E 226. C. Gelişmesinde ısı ve nem gibi lokal konak faktörleri etkilidir. baş ağrısı. yaygın interstisyel infiltrasyon görülüyor. Cevap: D 227. Trichophyton schoenleinii 99 . Lipidden zengin parenteral nütrisyon uygulananlarda ise kateter kaynaklı invazif hastalık tablolarına yol açabilir. Gövdenin üst kısmında. Microsporum canis D. Tedavide %2 selenyum sülfitli losyon. Akciğer grafilerinde. hiperkeratotik lezyonlar görülüyor. akciğer hasarının derecesi hakkında fikir verebilir.

E. Genelde mikrokonidyum yaparlar. Hem saç hem cilt hem de tırnağı infekte ederler. On yaşındaki bir kız çocuğu saçlarının bir kısmının dökülmesi yakınması ile getiriliyor. D. interdigitale’dir. asla tırnağı etkilemezler. C. Epidermophyton floccosum Trichophyton mentagrophytes Trichophyton tonsurans Microsporum canis Trichophyton rubrum Tinea pedis (atlet ayağı): Karşılaşılan en sık dermatofitozdur. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. Saçı ve deriyi tutarken. D. C. B. Tanımlanan klinik tablonun etkeni aşağıdakilerden hangisi olamaz? A. Cevap: E 230. Amatör sporcu olduğunu söyleyen 18 yaşındaki bir erkek hasta. Ayak sırtı ile taban cildi sınırında başlar. Hastanın yapılan muayenesinde saçlı deride bir alanda saçların çıkış yerinden birkaç milimetre sonra kırılarak döküldüğü. E. Cevap: B 229. En fazla saptanan etkenler (sırası ile) Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Epidermophyton floccosum 100 • Trichophyton: Trichophyton rubrum. B. Çoğunlukla makrokonidyumlar yaparlar. Microsporum gypseum önemli türlerdir. Trichophyton schoenleinii. Mikrokonidyumu bulunmaz. Trichophyton mentagrophytes E. uyluklara doğru yayılan. Lezyonun kenarlarından alınan kazıntının %10 KOH ile muamelesinden sonra yapılan mikroskopik incelemesinde raket şeklinde makrokonidyumları olan fungal yapılar görülüyor. Ayak parmakları arasında kaşıntı yakınması ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde her iki ayak dördüncü ve beşinci parmaklar arasında ki ciltte fissürleşme ve maserasyon görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 228. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz. Ayak parmakları arasında lezyonlar sulu. Trichophyton tonsurans Epidermophyton floccosum Microsporum gypseum Trichophyton rubrum Microsporum canis Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur.DrTus. kenarları eritemli ve kabarık. Mikrokonidyumu bulunmaz. Hastanın yapılan muayenesinde her iki inguinal bölgede. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. B. Microsporum audouinii. ortası soluk ve pullanmış lezyonlar görülüyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. veziküllü ve kaşıntılı özelliktedir. D. kasıklarında kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Tinea inguinalis – Trichophyton rubrum Tinea corporis – Epidermophyton floccosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum 100 . Trichophyton mentagrophytes var interdigitale ve Trichophyton tonsurans dermatofitozdan soyutlanan en sık Trichophyton türleridir. deride ise eritem ve püstüller olduğu görülüyor. C. • Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. • Microsporum: Microsporum canis.

Saç dökülmesi yakınması ile getirilen yedi yaşındaki bir erkek çocuğun yapılan muayenesinde saçlı deri frontal kısmında kötü kokulu. Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Favus – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Siyah piedra – Piedraia hortae Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Trichophyton schoenleinii. C. D. Genellikle penis ve skrotumu etkilemez. Alınan kazıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar görülüyor. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. saçı medullasına kadar invaze eder.DrTus. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen sekiz yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde saçlı derinin normal görünümde olduğu ancak. Saç. B. Cevap: E 233. Bölgesel ve kalıcı kelliğe yol açar. eritemli bir lezyon görülüyor. Alınan saç kılı örneklerinin mikroskopik incelemesinde saç kökü ve içine yerleşmiş fungal yapılar görülüyor. Trichophyton verrucosum (en sık). E. sınırları belirgin. Tinea unguium – Trichophyton rubrum 101 Tinea inguinalis (cruris): Kasıklarda gelişen kaşıntılı dermatofitozdur. D. Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Tinea capitis – Trichophyton tonsurans Favus – Trichophyton schoenleinii Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum Tinea barbae: Hayvancılıkla uğraşanların hastalığıdır. Yapılan muayenesinde yuvarlak. atlet) hastalığıdır. Bu hastada en olası tanı ve en sık yol açan etken aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. C. Saçlı deride inflamasyon ve pis kokulu kabuklanma (skutula) görülür. sağ yanağında sakal bölgesinde kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. B. Oluşan tabloya favus denir. Çevrede pullanma. Etkenleri Epidermophyton floccosum veya Trichophyton rubrum’dur. Cevap: D 231. kabuklanmış lezyonla birlikte saç dökülmesi saptanıyor. Genç erkek (asker. ciltten çıkış yerinde kırılır. B. Tedavi edilen olgunun daha sonra yapılan kontrollerinde saç kaybının kalıcı olduğu görülüyor. D. interdigitale tarafından oluşturulan sakal cildi dermatofitozudur. Çocuklarda en sık etken Trichophyton tonsurans’tır. C. E. Saç içinde tüneller oluşturur. Yetişkin bir erkek hasta. E. eritem gibi yangısal reaksiyonlar nadiren görülür. Trichophyton schoenleinii Microsporum canis Trichophyton verrucosum Epidermophyton floccosum Trichophyton tonsurans Saç kökü ve içinin infeksiyonuna endotriks infeksiyon denir. Puberte sonrasında görülür. Hastalık oldukça bulaşıcıdır. saç tellerinin çıkış yerinden kırılarak döküldüğü görülüyor. Cevap: C 101 . Sıklıkla bakteriyel süperinfeksiyonlarla komplikedir. Cevap: D 232.

Maduramikoz Kromomikoz Lobomikoz Sporotrikoz Histoplazmoz Lenfo-kutanöz sporotrikoz: Olguların %80’inde görülen klinik tablodur. veziküller ve püstüller görülür. Đd reaksiyonuD. tinea bölgesi dışında. Lenfatiklerde sert şişlikler oluşur. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Lezyonlardan alınan örneklerin mikroskopik incelemesinde herhangi bir fungal yapı görülmüyor. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. C. Maduramikoz Tinea pedis’li bazı hastalarda. B. Özellikle ektotriks infeksiyonlarda olay eskidikçe lezyon piyojen karakter kazanır. Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Tipik dermatofitoz lezyonlarına tinea adı verilir. Cevap: C 236. Bölge lenfatikleri kalın olarak ele gelir. Bunlar daha sonra ülserleşir. Zoofilik dermatofitlerle gelişenler daha çok inflamasyonla ve hatta püstüllerle (kerion) seyreder. genellikle el parmaklarında dermatofitid veya kısaca id reaksiyonu adı verilen bir tablo tanımlanmıştır. B. E. Anüler. mantar antijenlerinin tetiklediği immün mekanizmalar sorumludur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 102 234. Başka bir deyişle mantar antijenlerine karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur. Buna kerion celsi denmektedir. Genelde sistemik belirti vermez ve laboratuvar olarak normaldir. Cevap: A 235. Daha çok el ve ayaklarda küçük folliküler papül. Kısa süre önce tinea pedis tanısı konularak lokal antifungal ilaçlarla tedavisine başlanan yetişkin bir kadın hasta. ellerinde yeni ortaya çıkan. Lezyonlarda artrospor veya hif bulunmaz. Tinea unguum E. Tablodan. Travma sonucu bitkilerden bulaşır (çiçekçi hastalığı).DrTus. Alınan cilt örneklerinin mikroskopik incelemesinde mikrokonidyumlar oluşturan fungal yapılar görülüyor. Yapılan muayenesinde her iki el dorsalinde papül ve veziküller saptanıyor. Yapılan sistemik muayenesinde ve rutin laboratuvar tetkiklerinde herhangi bir patoloji saptanmayan hastadan alınan rutin kültürlerde herhangi bir bakteri izole edilmiyor. D. Yapılan muayenesinde el ve el bileğinde ülserler ile birlikte ön kolda ağrısız eritemli cilt altı nodül ve lenfanjit saptanıyor. Lezyonun ortasında çok az inflamasyon vardır. Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta sağ eline diken batmasından sonra gelişen ağrısız yaralar nedeni ile başvuruyor. Antropofilik dermatofitlerle gelişenler ise kronikleşmeye daha meyillidir. Tinea manuumB. Olay kronikleşir. saçlı deri cildinde süpüratif lezyonla birlikte saç kaybı olduğu saptanıyor. Id reaksiyonlularda intradermal uygulanan trikofitin ile tüberkülin tipi (Tip IV) ADR gelişimi saptanır. Tinea corporis C. kaşıntılı. kaşıntılı kabarcıklar yakınması ile başvuruyor. E. Yapılan muayenesinde sol temporal bölgede. Tinea pedis tedavi edilince kendiliğinden iyileşir. D. Ciltte akut veziküler ekzema türünde lezyonlar gelişir. Keriona yol açan en sık etken Trichophyton verrucosum’dur. Cevap: D 102 . ciltten kabarık ve hızla yayılan lezyonlardır. C. Saç örneklerinin mikroskopik incelemesinde ise saç teli gövdesinin dışını tutan fungal yapılar görülüyor. Ondört yaşındaki bir erkek çocuk saçlı deride yara ve buna bağlı saç dökülmesi yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Lenfatik yayılım sonucunda buna yakın proksimal bölgelerde yenileri oluşur. pullanmış. dış sınırı ise kırmızı renktedir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bulaşın olduğu ekstremite bölgesinde tipik olarak ağrısız eritematöz subkutan nodüller gelişir.

fasya.Sporothrix schenckii Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi Maduramikoz – Nocardia asteroides Zigomikoz – Rhizopus sp. Önce ciltte inflamasyon oluştururlar. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. sağ ayak sırtında. içinden irin akan şişlik yakınmaları nedeni ile başvuruyor. kemik ve kasta ağrısız lezyonlarla seyreder. Miçetom – Madurella mycetomatis Sporotrikoz . D. C. E. En çok ayak sırtında. travma sonucunda dokulara geçer. drene olmaya eğilimli granülom ve apseler (miçetom) meydana gelir.Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta. yavaş gelişimli bir infeksiyondur. son üç ay içinde yavaşça gelişen. Bağ dokusu ve kemik dokularda süpüratif. Yapılan muayenesinde ayak sırtında cilt. El ve ayakta apselerle seyreden lokal. nadiren eller. Toprak ve çürümüş bitkilerde yaşayan etken mantarlar. B. cilt altı. yaralanan ve toprakla temas eden bölgelerde gelişir. sonra cilt altına invaze olurlar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 103 237. Önemli triad. kronik.DrTus. kafa ve boyunda. apse ve granülomlar görülmüştür. Cevap: A 103 . Apseler drene edildikten sonra yerlerinde boşluklar kalıyor. ağrısız. ayakta miçetom+endure şişlik+cerahat boşaldıktan sonra çok sayıda boşluk. cilt altı ve kemik dokuları tutan. Sıklıkla orta yaş grubundaki çiftçi erkeklerde görülür. Cilt.

hatta elefantiyaz gelişimine de yol açabilir. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ ayak sırtına diken battığı öğreniliyor. 104 . B. Histoplasma capsulatum D. verriköz ve yer yer siyahımsı noktalanmalı bir hal alır. Phialophora. öksürük. Maduramikoz – Nocardia asteroites Zigomikoz – Rhizopus sp. sklerotik ve hiperplazik cilt değişiklikleri şeklinde görülen keratolitik apselerden ibarettir. Lezyon tamamen çıkarılamamışsa nüksler gelişir. küçük. Burası iyileşirken yanında yenileri çıkar ve gruplar halinde. siyah noktalar içeren verrüköz lezyonlarla birlikte sağ bacakta yaygın lenfödem saptanmıştır. Uzun bir süre önce dahi olsa. D. Lezyonlar. Sporotrikoz – Sporothrix schenckii. Cilt ve cilt altında lokalize kronik fungal infeksiyondur. geçirilmiş travma öyküsü önemlidir. bölünmemiş mantar hücresi kümelerinin (sklerotik cisimler) görülmesi veya kültür ile tanıya varılabilir. oval maya hücreleri görülüyor. ancak çoğunlukla ağrısızdır. Yetişkin bir erkek hasta sağ bacağında şişme yakınması ile başvuruyor. Tedavide lezyon küçükken cerrahi olarak veya kriyoşirurjikal olarak çıkarılması yeterli olabilir. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer apeksinde kavite oluşumu görülen hastadan doğrudan ve bronkoalveoler lavaj yöntemi ile alınan balgam örneklerinin aside dirençli boyaması negatif olarak bildiriliyor. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Fonsecaea pedrosoi (en sık). Miçetom – Madurella mycetomatis. toprak ve çürümüş bitki mantarlarınca oluşturulur. ateş. Đki ay önce bir mağara keşfine katıldığını ifade eden bir araştırmacı. lenfadenit nedeni ile tıkanma sonucu bölgede lenfödem. Bronkoalveoler lavaj örneklerinin Giemsa ile boyanmasında ise alveoler makrofajlar içinde tomurcuklanmış. Yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. 1. Aspergillus fumigatus Histoplazmoz. Pneumocystis cariniB. kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile başvuruyor. kaşıntılı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 104 238. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Asemptomatik infeksiyon: Sadece akciğer filminde belirlenir. Lezyonlardan alınan kazıntıda tipik kahverengi hiflerin ve birleşik halde duran. Hastanın yapılan muayenesinde ayak sırtında ağrısız. Verrüköz lezyonlardan alınan kazıntı örneklerinin mikroskopik incelemesinde kahverengi hiflerle birlikte bölünmemiş mantar hücresi kümeleri (sklerotik cisimler) görülüyor. Cladosporium ve Exophiala gibi gri-kahverengi hifler oluşturan. Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi. Candida albicans C. E. Lenfatik yayılımla daha uzak bölgelere ulaşabildiği gibi. küçük ve pembe bir papül ile başlar. C. Lezyonlar kaşıntılı.DrTus. patogenezi ve kliniği tüberküloza benzeyen bir hastalıktır. tipik olarak verriköz. Coccidioides immitis E. Kaşıntılı. Bu nedenle çoğu olguda medikal tedavi gereklidir. Cevap: B 239.

son iki hafta içinde yavaşça gelişen baş ağrısı. LAP gelişir. ateş nedeni ile getiriliyor. Hastanın yapılan muayenesinde dil ve orofarinkste ülserler. B. E. Reaktivasyon sonucu gelişen apikal akciğer tüberkülozuna benzer. D. Cevap: C 240. kişilik değişiklikleri nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor. Yapılan lomber ponksiyonda. Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Candida glabrata Cryptococcus neoformans Blastomyces dermatitidis Progressif dissemine histoplazmoz: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. Hastadan alınan periferik yaymanın incelenmesinde monositlerin sitoplazmasında tomurcuklanmış maya hücreleri görülüyor. fatal seyreder. akciğer infiltrasyonu ile erişkinlerin primer tüberkülozuna (Ghon kompleksine) benzer.000/mm3’ün altındadır ve nötrofil sayısı lenfosit sayısından daha fazladır. LAP gelişir. Primer akut akciğer hastalığı: Grip gibi tablo. Kronik kaviter hastalık: Öksürük. C. D. 3.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 105 2. Non-Hodgkin lenfoma nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir erkek hastada son bir hafta içinde gelişen baş ağrısı. hiler LAP. sol kolunda ve bacağında güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. E. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS incelemesi bulguları aşağıdaki gibidir: Basınç Renk Görünüm Hücre Protein Glukoz : : : : : : Artmış Gri Bulanık 350/mm (%60PMNL) 3 Artmış Azalmış Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. hepatosplenomegali. kusma. Cevap: E 242.DrTus. antijen saptanması ile pekiştirilebilir. BOS’ta hücre sayısı genelde 1. hepatosplenomegali. CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olan erişkin HIV infeksiyonlu bir kadın. Progressif dissemine hastalık: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. Cevap: A 241. bulanık olarak görülür. B. dispne. hemoptizi. 105 . apekste kavite. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. 4. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. bulantısız şiddetli kusmalar. Tanı. AIDS nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir kadın hasta. akciğer infiltrasyonu görülür. basıncı artmış olan BOS gri renkli. Candida albicans Cryptococcus neoformans Kriptokok menenjiti. C. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. immünite problemi yaşayanlarda görülen kronik pürülan bir menenjittir. BOS örneklerinin çini mürekkebi ile boyanarak incelenmesinde boya almayan geniş boşluklar içinde çiftler halinde bulunan maya hücreleri görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. fatal seyreder. pürülan balgam. servikal ve aksiller LAP ile birlikte hepatosplenomegali saptanıyor. Mycobacterium tuberculosis Toxoplasma gondii Rhizopus sp.

Bu olgularda sınırlı bir kandidemi yaşanması doğaldır. karaciğer. bu olgularda bir de kronik granülomatöz hastalık gibi bir fagosit fonksiyon bozukluğu. Cevap: D 243. Kolon kanseri nedeni ile kemoterapi görmekte olan yetişkin bir erkek hastanın mutlak nötrofil sayısının 450/mm3 olduğu görülüyor. Kandidüri E. Bunun dışında üreaz testi ve nitrat redüksiyon testi ile de tanıya varılabilir. sistemik kandidoz. kalp (endokardit). antijen saptanması ile konur. Mantarın kapsüler antijeni BOS ve serum gibi klinik örneklerde lateks aglütinasyonu ile aranabilir. Candida sepsisi Kandidemi. çarpıntı. sistemik mikoz etkenlerinin aksine tanı. Coccidioides immitis Candida krusei Candida tropicalis Cryptococcus neoformans Histoplasma capsulatum 106 Kriptokok menenjitinde tanı. E. dalak ve beyindir (menenjit). En çok etkilenen organlar böbrekler. D. ateş. nefes darlığı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: E 244. Đntertrijinöz kandidoz B. endokardit: Uzun süre uygulanmış olan IV ve üriner kateterizasyon. üriner sondalı hastaların idrarında yoğun olarak Candida görülmesi patolojik bir durum olarak karşılanmamalıdır. B. Ancak. Damar içi ilaç bağımlısı olduğu öğrenilen yetişkin bir kadın hasta. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tablo aşağıdaki fungal infeksiyonlardan hangisinin görülme riskini artırır? A.DrTus. IV ilaç bağımlılığı ve hiperalimentasyon uygulamaları gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında gelişir. BOS’dan etkenin üretilmesi mümkündür. Oral kandidoz C. Esasen. C. Ayrıca BOS’un çini mürekkebi ile negatif boyaması ile de geniş kapsül ve blastokonidya görülebilir. bacaklarında şişme 106 . Olguların %50-75’inde tanısaldır. uzun süreli kostikosteroid veya immünsüpressif tedavi kullanımı ve hematolojik maligniteler söz konusu ise. Kronik mukokutanöz kandidoz D. yüksek mortaliteli sistemik kandidoz (Candida sepsisi) ve multifokal nodüler veya apse formunda organ kandidozları gelişebilmektedir.

AIDS nedeniyle antiretroviral tedavi almakta olan yetişkin bir erkek hasta göğüs arkasında ağrı. Vajinal kandidozda kaşıntı (en sık semptom) ve çoğunlukla yoğun. yakınmalar menstruasyon sonrasında belirginleşir. Alınan kan kültürlerinde germ tüp oluşturmayan maya hücreleri izole ediliyor. Hastanın yapılan muayenesinde sternum alt ucunda 3⁄4 şiddetinde diyastolik üfürüm duyuluyor. Hastalığın başlangıç döneminde vajinal pH yüksek ise etkenin mukozaya yapışması kolaylaşır. immünsüpresyon. B. yapılan ekokardiyografik incelemede ise trikuspid kapağa yerleşmiş iri vejetasyon saptanıyor. Diğer vajinit etkeni olan Trichomonas vaginalis infeksiyonunda ise tersine. Đntravenöz ilaç bağımlılarında gelişen endokarditlerde Candida parapsilosis. Candida tropicalis. Uzun süre flukonazol ile tedavi edilmesine rağmen klinik düzelme sağlanamayan olguda aşağıdaki antifungallerden hangisi tercih edilmelidir? 107 . En sık fungal etken. C. Cevap: A 245. B. Albicans dışı Candida endokarditlerinde bazı özellikler vardır: Lösemili hastalarda gelişen infektif endokardit olgularında Candida tropicalis sıklığı gittikçe artmaktadır. Candida krusei ve Candida parapsilosis infeksiyon sıklığında artış kaydedilmiştir. Yapılan endoskopik incelemede özofagus mukozasında eritemli zemin üzerinde beyaz renkli plaklar izleniyor. Son yıllarda (özellikle) Candida glabrata. slime tabakası üretebilmesine bağlanmaktadır. Ancak. Bunun dışında. psödohif gelişimi ve miçelyal fazın sürdürülebilmesi. vajinal ağrı ve yanma. Cevap: D 246. plaklardan alınan örneklerin doğrudan mikroskopik incelemesinde üzerlerinde blastokonidyumlar bulunduran psödohifler görülüyor. Candida parapsilosis Candida albicans Torulopsis glabrata Candida krusei Candida tropicalis Büyük vejetasyonlar ve yüksek mortalite riski ile bilinen Candida endokarditlerinde en sık etken Candida albicans’tır. menstruasyon döneminden bir hafta önce başlar. E. Yetişkin bir kadın hasta vulvada kaşıntı ve peynire benzeyen vajinal akıntı yakınmaları ile başvurmuştur. disparoni ve eksternal dizüriden oluşan klinik tablo. oral kontraseptif kullanımı ve özellikle de gebelik gibi kolaylaştırıcı faktörler akılda tutulmalıdır. beyaz. yanma ve yutma zorluğu yakınmaları ile başvuruyor. bakteriyel vajinozlar ve trikomonal vajinitlerden ayrım açısından önemlidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 107 yakınmaları ile başvuruyor. E.5’in altındadır. Candida parapsilosis’in protez kalp kapak endokarditlerine de neden olabilme yeteneği. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı Kontrol edilmemiş diyabet Gebelik Vajinal pH > 5 olması Oral kontraseptif kullanımı Kandida vulvovajinit: Trichomonas vajinitlerinden daha sık görülür.DrTus. Genel bir ilke olarak. C. asidik pH’ta daha kolaydır. Candida albicans’tır (%8590). diyabet. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi yukarıda tanımlanan klinik tablo için kolaylaştırıcı faktör değildir? A. vajinal kandidozda vajinal pH değişmez. Alınan akıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan maya hücreleri görülmüş. hormon replasman tedavileri. 4. en sık izole edilen Candida türüdür. Candida albicans vulvovajiniti olgularında hastaların daha önce antibiyotik kullanıp kullanmadıkları sorgulanmalıdır. D. Bu özellik. D. Kemik iliği transplant alıcısı hastalarda Candida krusei ve Candida lusitaniae birlikteliği dikkat çekicidir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. peynirsi akıntı. germ tüp testinin pozitif olduğu saptanıyor.

hafif konidyumlarla insanlara bulaşır. C. b) Allerjik-eozinofilik fungal sinüzit: Çevre havasında yoğun olarak bulunan Aspergillus fumigatus ve Curvularia lunata mantarlarına karşı gelişen allerjik bir patolojidir. En sık karşılaşılan etken Aspergillus fumigatus’dur. 450 açı ile dallanan septalı hifler ve hiflerden çıkmış düz konidyoforlar yapar. granülomatöz fungal sinüzit tablosudur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Ketokonazol Nistatin Đtrakonazol Flusitozin Vorikonazol 108 Kalıcı immün yetmezlik olgularında tekrarlı. Anatomi ve fizyolojiyi düzeltmek için cerrahi küretaj tedavisi uygulanır. B. Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer apeksinde yer alan kavite içinde. Aspergillus türleri. aylar-yıllar içinde gelişen invazif. ciddi oral. bitki çürümesinde etkindir. Kültürlerde kadife görünümü sergilerle r. Başlıca etkeni Aspergillus flavus’tur. dehidrate. Sağ maksillar sinüsten ponksiyonla alınan örneğin incelenmesinde 450 açı ile dallanan septalı hifler içeren küf mantarı varlığı saptanıyor. Özellikle azol tedavisine rağmen sağaltılamayan özofajitlerde vorikonazol veya kaspofungin tedavisi tercih edilmelidir. D. E. On yıldır tip 1 diabetes mellitus tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir kadın hasta ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuruyor. C. Vorikonazol ve ekinokandinler. ciddi. ketokonazole göre daha üstün etkilidir. Cevap: C 248. Allerjiyi körükleyeceğinden sinüs içindeki mantar debrislerinin ve allerjik müsinin cerrahi olarak temizlenmesi gereklidir. hızla ilerleyen. Geniş bir üreme ısısı toleransları vardır. Doğada ve insan dokusunda hep aynı formda (küf) bulunur. E. Bu yapının ucunda bulunan. D. 108 . Öncesinde akciğer tüberkülozu nedeni ile tedavi gördüğü öğrenilen yetişkin bir erkek hasta öksürükle birlikte kan gelmesi yakınması ile başvuruyor. Genelde inflamasyon oluşturmaksızın sinüste kitle yakınmalarına neden olur. C. Cerrahi ve anti-fungal tedavi gerektirir. özefagus ve cilt kandidozlarında (kronik mukokutanöz kandidozlarda) sürekli flukonazol süpresyonu önerilmektedir. Küf mantarıdır. düzgün kenarlı radyoopak lezyon izleniyor. E. Cevap: E 247. derin kandidozlarda ise amfoterisin-B kullanılmalıdır. doğadaki en yaygın mantardır. Yapılan muayenesinde postnazal pürülan akıntı saptanan hastanın çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksillar sinüste havalanma azalması ile birlikte hava-sıvı seviyesi varlığı görülüyor. baş ağrısı. B. D. AIDS olgularında gelişen özofajitlerde flukonazol. Toprakta bol miktarda bulunur. vulvovajinal. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bununla birlikte. Kronik baş ağrısı. progressif yüz şişliği ve görme bozuklukları (orbital apeks sendromu) başlıca semptomlar olabilir. Histoplasma capsulatum Coccidioides immitis Aspergillus fumigatus Blastomyces dermatitidis Aspergillus flavus Aspergillus. Candida albicans Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Mantar Sinüzitleri: a) Sinüste mantar topu: En çok maksiller sinüste görülür. c) Kronik yavaş seyirli sinüzit: Bir immün yetmezlik olmaksızın. Aspergillus flavus Rhizopus sp. Kronik sinüzitlerin büyük bir çoğunluğundan sorumludur. Anti-fungal tedavi gerekmez. azol direnci gösteren Candida türlerine etkilidir.DrTus. B. yuvarlak. önemli bir sorunun başlangıcı olabilir. bronkoskopi ile alınan örneklerin incelenmesinde ise 450 açı ile dallanan septalı hifler ve bunlardan çıkan düz konidyoforlar içeren küf mantarı görülüyor. bir Candida türünde (Candida lusitaniae) amfoterisin-B direncinin bildirilmiş olması. Çoğul dirençli türlerce oluşturulan.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 109 d) Fulminant-akut invazif fungal sinüzit (rinoserebral mukormikoz): Đmmünite sorunu olanlarda gelişen ve sinüslerdeki progressif destrüksiyon sonucu orbital kavite ve beyin vasküler yaplarına invaze olan agressif sinüzit tablosudur. Mucor ve Rhizomucor türlerince oluşturulan fırsatçı mantar infeksiyonlarıdır. Sadece AIDS olgularında görülen ekstrapulmoner fırsatçı infeksiyonlar da bilinmektedir (göz. hızla ve bolca üreyerek petri kutusu kapağını kaldıracak kadar kabarık koloniler yaparlar. karaciğer. Absidia sp. Rhizomucor sp. Rinoserebral zigomikoz: En sık görülen klinik formdur. Mukormikoz etkenleri. Serebral apseler belirlenebilir. Yapılan tetkikler sırasında anti-HIV ve HIV RNA pozitif olarak saptanan hastanın CD4+ lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. Ellibeş yaşındaki bir kadın hasta ateş. Erkenden agressif cerrahi ve parenteral anti-fungal tedavi gerektirir. hava-sıvı seviyesi ve maksillar sinüs duvarını invaze ederek sol orbitaya yayılmış kitle lezyonu görülüyor. Yapılan muayenesinde sol maksillar sinüs üzerinde ödem ve hassasiyetle birlikte sol alt göz kapağında siyah krutlu lezyon görülüyor. Bu tablo. Bir süre sonra siyanoza varabilen solunum yetmezliği gelişir. Mucor sp. septasız ve birbirine dik açı yapmış hifler yapma şeklindedir. Tedavisiz olgular asfiksi ile ölür. ateş. Hastalarda yüz ve baş ağrısı. duyarlılık ve özgüllüğü en yüksek yöntem olan bronko-alveoler lavaj ile alınan sıvı ve akciğer endoskopik veya transtorasik biyopsisi ile alınan doku örneklerinde Giemsa boyama ile kist ve trofozoitler görülür. uzun süredir nötropenide bulunan lösemili veya organ transplantasyonu uygulanmış hastalarda da tanımlanmıştır. kulak. Aseksüel ve seksüel üreme dönemleri vardır. Damarlara invaze olma özelliği nedeniyle retinal arter trombozu ve sonuçta görme kaybı ortaya çıkar. orbital sellülit ve pitoz gelişir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kemik iliği). Pneumocystis carinii Cryptococcus neoformans Coccidioides immitis Sporothrix schenckii Histoplasma capsulatum Pneumocystis carinii. Candida sp. Cevap: E 249. C. Ketoasidoz tablosundaki diyabet hastalarında nötrofil fonksiyonları da bozulduğu için Zygomycetes mantarlarının çoğalması inhibe edilemez. orbita. baş ağrısı ve sol alt göz kapağında siyah renkli şişlik yakınması ile acil servise başvuruyor. kafa çifti tutulumları görülebilir. C. insan alveollerinde. Konjunktivalarda şişlikler belirir. carotis interna trombozu. Bronkoalveolar lavaj ile alınan örneğin Giemsa boyası ile boyanmış preparatlarında kistik yapılar görülüyor. Cevap: B 250. Balgamda. öksürük. mantarın vasküler invazyonunun diğer sonuçlarıdır. D. B. Rhizopus sp. E. yüz ve beyne yayılır. Mucoraceae ailesi içinde yer alan (sıklıkla) Rhizopus. Yapılan tetkiklerde açlık kan şekeri 468 mg/dL (N: 60-105) olarak saptanan hastanın idrar tetkikinde ketonüri belirleniyor. Balgam tipik olarak köpüklüdür ve eozinofilik eksuda görünümündedir. Đnfeksiyon paranazal sinüslerde başlar. Risk grubu hastalarda. Mucorales mantarları başlıca etkenlerdir. Ateş. Aseksüel üremeleri sporanjiyosporlar ile. ekstrasellüler yaşayan bir mantardır. Hastalarda V. Akciğer filminde hilustan yayılan infiltrasyon ve akciğerde buzlu cam manzarası görülür. (daha nadir olarak) Absidia. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuran yetişkin bir erkek hastanın çekilen PA akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan infiltrasyon ve akciğerlerde buzlu cam manzarası görülüyor. Çekilen kraniyal bilgisayarlı tomografisinde sol maksillar sinüs içinde mukozal kalınlaşma. B. E. D. Ko-trimoksazol profilaksisi uygulanmayan HIV infeksiyonu olgularında CD4+ T lenfosit sayısının mm3’de 200’ün altına düşmesi halinde interstisyel plazma hücreli pnömonilere neden olur. saprofit küf mantarlarından olan Zygomycetes sınıfı. sinsi başlangıçlı ve başka bir etkenin sorumlu tutulamadığı yüksek ateş ve pnömoni tablosu hastalığı düşündürmelidir. Tedavi ve profilaksisinde ko-trimoksazol kullanılır. Kavernöz sinüs ve A. Sabouraud dekstroz agara yapılan ekimlerde. ve VII.DrTus. 109 . Mucorales takımı. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıda tanımlanan klinik tabloya neden olma olasılığı en fazladır? A.

pneumoniae (2) H. yanıltıcı Rubella Rubeola Hodgkin lenfoması Subfebril Yüksek Dalgalı. Forscheimer Yok Yok 110 . berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker normal LCM’de >2000/mm3 Aseptik M. cilt döküntüleri Enantemler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 110 AKUT MENENJĐTLER Pürülan (Bakteriyel) Primer: N. lenfositoz Değişken. ek olarak konjunktivit. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker düşük Protein çok fazla Ateş Streptokoksik Difteri EBV mononükleoz Adenoviral Çok yüksek Genelde subfebril Değişken.coli L. BOS boz renkli.2. bulanık Binlerce/mm3 nötrofil Şeker çok düşük 1.Testi KRONĐK MENENJĐTLER Pürülan (Fungal) C.3 için Lateks Ag. vb. PelEpstein Konglomere. Bull neck Konglomere Belirleyici değil Damak peteşisi Var Yok Var Var Kan lökositi Nötrofilik lökositoz Belirleyici özellik yok Atipik lenfositoz.tuberculosis T.influenzae (3) Grup B Streptokok E. lenfositoz Lökopeni. yüksek Orta düzeyde Farinks/Klinik Hiperemik. gribeyaz membranlar Membranlı.pallidum Boz-bulanık %60 nötr.HSV) Plasmodium türleri Toxoplasma gondii L.%40 lenfosit Şeker düşük Đmmün yetmezlikli Ksantokromik. lökositoz Lökopeni.DrTus. rinore. noktavi eksüda Tonsillayı aşan psödomembran Çok şiş ve çok ağrılı. lenfositoz Lökopeni. öksürük Farenjit yok. tek tek Konglomere.monocytogenes. Koplik lekeleri Farenjit yok LAP Ön servikal.icterohaemorrhagiae Mycoplasma pneumoniae Beyin apse ve tümörü Vertebra osteomiyeliti Renksiz.meningitidis (1) Sekonder: S.neoformans Candida türleri Coccidioides immitis Aseptik Viral (Mumps. lastik kıvamlı Var. Theodor arazı Belirleyici değil Konglomere.

34.11.21.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 111 HASTA GRUPLARI Yenidoğan Đnfant Çocuk HASTALIKLAR Fatal dissemine hastalık Nezle.14.12 3.2. ensefalit 111 .19. üriner infeksiyon Menenjit.39.21 40. 42-47 7.30 1.12.21 4.37 5.7.7.31.5 1-7 3.7.6.41 2.32 Erişkin (daha çok askerlerde) Tüm yaş grupları Đmmün yetmezlikli Meningoensefalit Akut solunum yolu infeksiyonu Pnömoni Epidemik keratokonjunktivit Pnömoni.7 8.35.7. farenjit Akut febril farenjit Faringokonjunktival ateş Hemorajik sistit Đshal SORUMLU SEROTĐPLER 3.4.DrTus.14 11.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->