DrTus.

com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

1

MĐKROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
1. Bir haftadır Türkiye’de olduğunu ifade eden 36 yaşındaki Đngiliz vatandaşı bir kadın iki gündür devam eden periumbilikal karın ağrısı; sulu, çok miktarda defekasyon yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Yapılan muayenesinde vital bulgularının normal sınırlarda olduğu saptanan hastanın yapılan dışkı mikroskopisinde fekal lökosit ve eritrosit görülmüyor, yalnızca sindirilmemiş gıda artıkları saptanıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Salmonella enteritidis Vibrio cholerae Enteroaderen Escherichia coli (EAEC) Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC) Shigella flexneri

Salmonella enteritidis, mayonez gibi infekte çiğ yumurtadan hazırlanan besinler yenince insanlara bulaşır. Yüksek ateş, üşüme, bulantı, kusma, baş ve karın ağrısı ve kanlı-cerahatli ishal görülür. Vibrio cholerae’nin neden olduğu gastroenteritlerde; karın ağrısı ve tenezm olmaksızın pirinç suyu gibi ishal; durdurulamayan, bulantısız ve öğürtüsüz kusma ile sıvı ve elektrolit kaybına ait belirti ve bulgular görülür. Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC); plazmid kontrolünde iki tür ekzotoksin yapısında enterotoksin üretir. Barsak epitel hücrelerinde adenilat siklaz aktivasyonu ile cAMP artışına yol açar. Sonuçta, aşırı su ve elektrolit salınımı gerçekleşir. ETEC, turist ishallerinin en sık etkenidir (>%50). Enteroagregatif (Enteroaderent) Escherichia coli (EAEC); ETEC gibi ST salgılayarak sulu ishal gelişimine neden olur. Turist ishallerinin diğer bir etkenidir. Shigella flexneri; yüksek ateş, toksik tablo, kanlı, mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolite neden olur. Cevap: D 2. Son iki gündür karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk hasta acil servise göz aklarında sararma, yüzde ve bacaklarında şişme yakınması ile getiriliyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde hemoglobin 5.5 g/dL, hematoktit %17, trombosit 32.000/mm3, bilirubin direkt 3.2 mg/dL, bilirubin indirekt 5.4 mg/dL, üre 116 mg/dL, kreatinin 4 mg/dL olarak saptanıyor. Hasta yakınından alınan anamnezde hastanın beş gün önce okul kantininden aldığı hamburgeri yediği öğreniliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đdiyopatik trombositopenik purpura B. Hemolitik üremik sendrom C. Akut viral hepatit D. Poststreptokoksik glomerulonefrit E. G6PD eksikliğine bağlı hemoliz Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC); Escherichia coli O157:H7 kökenidir. Shiga ekzotoksinine benzer (Shigalike) toksini (verotoksin) vardır. Bu nedenle bu kökenlere Verotoksijenik Escherichia coli adı da verilmiştir. Ekzotoksin faj kontrolünde yapılır. Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınları bildirilmiştir. Bu olguların %10’unda, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve glomerüler kapillerlerde mikrotrombüsler sonucu ortaya çıkan böbrek yetmezliği ile özel bir tablonun (hemolitik üremik sendrom) gelişimine neden olmaktadır. Bu tablodan, kana karışan verotoksin sorumludur. Bakteriyel bir invazyon ise söz konusu değildir. Cevap: B

1

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

2

3.

Daha öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 43 yaşındaki obez bir kadın hasta; karın ağrısı, bulantı, kusma, üşüme ve titreme yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ateş 38.8oC olarak ölçülüyor ve karın sağ üst kadranda derin palpasyon ile hassasiyet saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz, transaminaz yüksekliği, alkalen fosfataz (ALP) ve gama glutamil transferaz (GGT) yüksekliği saptanıyor. Yapılan ultrasonografik incelemede safra kesesi duvarının ödemli olduğu dikkati çekiyor. Sözü edilen klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Enterococcus faecalis B. Klebsiella pneumoniae C. Escherichia coli D. Enterococcus faecium E. Salmonella typhi

Tanımlanan klinik tablo akut kolesistittir. Escherichia coli, akut kolesistitlere yol açan en sık etkendir. Bunu Klebsiella pneumoniae ve enterokoklar izler. Salmonella typhi ise RES hastalığına neden olur. Cevap: C 4. Yirmiiki yaşında bir kadın; kasıklarında ağrı, idrar yaparken yanma hissi ve sık idrara çıkma yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada bol lökosit ve bakteri görülüyor, tam kan sayımında lökosit sayısı normal sınırlarda, eritrosit sedimentasyon hızı ise saatte 12 mm olarak saptanıyor. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, verilebilecek en uygun ampirik tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Üç gün süre ile oral kinolon Bir hafta süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile oral amoksisilin Üç gün süre ile oral ko-trimoksazol Bir hafta süre ile parenteral kinolon.

Genç kadınlarda gelişen akut nonkomplike sistit tedavisinde; ampirik, üç günlük oral ko-trimoksazol tedavisi en uygun seçenektir. Daha uzun tedavi rejimleri; gebelerde, vajinal diyafram kullananlarda, yaşlılarda ve diyabetiklerde önerilir. Gebelerde ko-trimoksazol başarısızlıklarında kinolonlar kullanılamaz. Oral sefalosporinler ya da amoksisilin tercih edilir. Direnç gelişimini önlemek veya minimize etmek için nonkomplike olgularda florokinolonların kullanılması önerilmez. Sadece rekürrent sistitlerde, tedavi başarısızlıklarında ve diğer ilaçlara toleranssız ya da allerjik olgularda uygulanabilir. Nitrofurantoin ve β-laktamlı ilaçlar, vajinadaki Escherichia coli’lerin eliminasyonunda yetersiz kaldıkları için, uygun seçenekler değildir. Cevap: D 5. Yetmişiki yaşındaki bir erkek hasta acil servise; ateş, üşüme, titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22.000/mm3 (%85 nötrofil), eritrosit sedimentasyon hızı 64 mm/saat olarak saptanıyor. Đdrarın mikroskopik incelemesinde her sahada 20-25 lökosit ve bol bakteri görülüyor. Bu hastada klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Akut nonkomplike sistit Akut komplike piyelonefrit Akut nonkomplike piyelonefrit Asemptomatik bakteriüri Perinefritik apse

Akut nonkomplike sistit: Genç kadınlarda görülür. Dizüri ve pollakiürinin yanı sıra sık sık acil idrar yapma gereksinimi, buna rağmen az miktarda, bulanık, %30 olguda kanlı idrar yapma, %10 sıklıkla suprapubik ağrı ve duyarlılığın artması gibi yakınmalar vardır. Ateş yükselmez, lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği bulunmaz.

2

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
Đnfeksiyon genellikle üretra ve mesanede sınırlıdır.

3

Akut nonkomplike piyelonefrit: Genç kadınlarda gelişir; gram negatif sepsis ile sistit benzeri semptomlar ve hafif lomber ağrı arasında değişen şiddette olabilir. Etken, çoğunlukla (>%80) üropatojen Escherichia coli’dir. Piyelonefrit gelişen olgularda ateş yükselir, zaman zaman şiddetlenen lomber ağrı, baş, karın ve bel ağrıları, muayenede kostovertebral açının künt perküsyonunda ağrı bulunur. Alt üriner infeksiyonların tersine piyelonefritte lökositoz ve sedimantasyon yüksekliği de görülür. Komplike üriner infeksiyonlar: Genç erkeklerde, <50 yaşta gonore ve klamidyal infeksiyonlar gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar hariç üriner infeksiyonlar oldukça nadirdir. Gelişirse, genelde anatomik patolojilere sekonderdir. Altmış beş yaşın üzerindeki erkeklerde ise prostat hipertrofisi gibi üriner infeksiyon gelişimini kolaylaştıran patolojilerin varlığında geliştiği için, aksi kanıtlanmadıkça komplike üriner infeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir. Bu hastalarda, kadınların aksine genellikle alt üriner infeksiyonlara kısa zamanda piyelonefrit de eşlik eder. Üriner kateter kullanımı, üriner sistem taşı, obstrüktif üropati, vezikoüreteral reflü varlığı ve sisteme yapılan endoskopik girişimler sonucunda gelişen üriner infeksiyonlar da komplike olarak değerlendirilmelidir. Cevap: B 6. Alkolizm öyküsü olan 53 yaşındaki bir erkek hasta son bir aydır karnında şişkinlik, nefes darlığı; son iki gündür ise karın ağrısı, ateş, üşüme titreme yakınmaları ile acil servise başvuruluyor. Yapılan muayenesinde ateş 390C olarak saptanıyor, karında distansiyon ve periumbilikal yüzeysel venlerde belirginleşme dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Sekonder bakteriyel peritonit Akut böbrek yetmezliği Spontan bakteriyel peritonit Akut pankreatit Toksik megakolon

Spontan bakteriyel peritonit (SBP): Assit sıvısında mm3’de 250 ve üstünde nötrofil bulunması ve yapılan kültür çalışmalarında tek bir bakterinin soyutlanması durumunda söz konusudur. Kronik karaciğer hastalığı nedenli siroz olgularında ve assit ile seyreden diğer hastalıklarda gelişen en sık infeksiyon tablosudur. Olgularda ateş ve batında hassasiyet, musküler defans, rebound sıklıkla saptanır. Sirotik hastalarda hepatik ensefalopati, böbrek fonksiyonlarında gerileme, sarılık, lökositoz varlığında SBP öncelikle düşünülmelidir. Cevap: C 7. Yukarıdaki soruda tanımlanan klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Escherichia coli Bacteroides fragilis Streptococcus pneumoniae Staphylococcus aureus Koagülaz negatif stafilokoklar

Escherichia coli, hastane içi ya da dışında edinilmiş üriner sistem infeksiyonlarının en sık nedenidir. Hastane dışında edinilmiş üriner infeksiyonların >%80’inden, hastanede gelişen üriner infeksiyonların ise %40-50’sinden sorumludur. Üriner kateter takılması önemli bir risk faktörüdür. Cevap: A 8. Son iki gündür devam eden kanlı ve mukuslu ishal, ateş, karın ağrısı yakınmaları olan sekiz yaşındaki bir çocuk, kasılma ve bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 6.700/mm3, periferik yaymasında %90 nötrofil (%30 bant formu) görülüyor. Yapılan dışkı kültüründe laktoz negatif, hareketsiz basil izole ediliyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Campylobacter jejuni B. Enterohemorajik Escherichia coli

3

E. baş ve karın ağrısı ile cerahatli. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden.DrTus. karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuruyor. Neisseria gonorrhoeae E. PAO: 1/100. bulantı. başta Salmonella enteritidis olmak üzere tüm Salmonella türlerince oluşturulan infeksiyonların seyrinde de gelişebilir. Haemophilus influenzae D. Laktoz negatif ve hareketli bir bakteridir. dil paslı görünümde saptanıyor. Đmmünite sorunu bulunmayan bireylerde.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Hasta Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmektedir. TO: 1/200. üşüme. Enterik ateşte gelişen RES hedefli bakteriyeminin aksine. mukozada apse ve ülserler gelişir.000/mm3 (%86 nötrofil). kusma. Shigella dysenteriae (Shiga basili): Tipik şigellozun yanı sıra küçük çocuklarda konvülsiyonlara neden olur. Virgül. Salmonella typhimurium da bakteriyemiye neden olabilir. aortite neden olan en sık infektif nedendir. kolanjit. eritrosit sedimantasyon hızı 45 mm/saat olarak saptanıyor. piyelonefrit. D. Kontamine besinin yenmesinden kısa süre sonra basiller kana karışır. PAH: 1/ 800. çekilen grafide ise sağ tibia diyafizinde periosteal kalınlaşma saptanıyor. Shigella sonnei D. Orak hücreli anemisi olan 12 yaşında bir çocukta sağ bacak pretibial bölgede kızarıklık. ağrı yakınmaları geliyor. Salmonella enteritidis 4 Campylobacter jejuni: Jejunum. baş ağrısı. Dalak apseleri. gün içinde yükselip düşen ateş. Hasta eskiden Salmonella paratyphi A infeksiyonu geçirmiş olabilir. orak hücreli anemili olgularda daha sık olmak üzere osteomiyelit gibi lokal yerleşimler gelişir. IgM yapısındadır. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Kırksekiz yaşında bir erkek hasta son bir haftadır devam eden. Cevap: D 9. ileum ve kolona invaze olur. yüksek ateş.200/mm3 (%75 nötrofil). Laktoz negatif ve hareketlidir. TH: 1/400. Hasta Salmonella paratyphi B infeksiyonu geçirmektedir. nabız 88/dakika. Salmonella typhi B. Cevap: E 10. günlerde pozitifleşir. Staphylococcus epidermidis C. Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. PBH: 1/800. Bu nedenle. özellikle geriatrik hastalar. Gruber-Widal testi (grup aglütinasyonu). bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Yapılan ilk tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Anti-H antikoru ise 10-12. Hastaya eskiden TAB aşısı uygulanmış olabilir. B. hafta sonundan itibaren anti-O antikoru (O aglütinasyonu) pozitifleşir. Ancak. Enterohemorajik Escherichia coli: Hamburger gibi hazır et ürünlerinin yenmesi ile özellikle çocukları etkileyen hemorajik kolit salgınlarına neden olur. apandisit ile karıştırılabilir. Sonucun yorumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. Uygun tedavisi başlanan olguda ikinci hafta sonunda yapılan Gruber-Widal (Grup Aglütinasyon) testinde şu titreler elde elde ediliyor. toksik tablo. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 14. kanlı. anti-O ve anti-H antikorlarının aglütinasyon testi ile araştırılması prensibine dayanır: 4 . pnömoni ve endokardit görülebilir. Salmonella choleraesuis Salmonella bakteriyemisi. IgG yapısındadır. Aort anevrizmalarına yerleşir ve endarterite yol açar. sert vücutlu. C. sepsis ve lokal yerleşim: En sık izole edilen etken Salmonella choleraesuis’dir. Shigella sonnei: En sık şigelloz etenidir. artrit. Shigella dysenteriae E. Kandaki bakteriler. AIDS’liler ve küçük çocuklarda. Serumda. eritrosit sedimantasyon hızı 105 mm/saat olduğu görülüyor. yüksek ateş. ödem. bu tabloda bakteriyemi hedefsizdir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın muayenesinde ateş 39oC. Grup aglütinasyon testinin özgüllük ve duyarlılığı kan kültüründen daha azdır. rastlantısal olarak organ ve dokulara otururlar: Menenjit (infantlarda). 1. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. PBO: 1/400. yılankavi hareketli bakterilerdir. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler.

Bir üçüncü basamak sağlık kurumunun yoğun bakım servisinde kafa travması nedeni ile üç haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan hastada son 48 saattir devam eden ateş yüksekliği nedeni ile çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda konsolidasyon ve kaviteleşme ile birlikte sağ plevral efüzyon görülüyor. anlamlıdır. E. Bunlar içinde ventilatör nedenli pnömonilere neden olma olasılığı en fazla olanı Acinetobacter baumannii’dir. hem Salmonella typhi. altta yatan ağır primer bir hastalık. Bu tablonun görüldüğü hastalarda çoğunlukla patolojinin gelişmesini kolaylaştıran. PAO: 1/800.DrTus. kiremit renkli balgam tipiktir. Güncel tıpta. hem de Salmonella paratyphi kökenlerine) ait anti-O antikoru titresi yüksekliği var ise sorumlu etken. TO: 1/400. D. TH: 1/400. kaviteleşmeye ve apseleşmeye eğilimli. nontifoid infeksiyon geçirenlerin ise <%1’inde bir yılı aşkın süreyle dışkı veya nadiren de idrar ile basil saçılımı sürebilir (kronik taşıyıcılık). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Safra taşı bulunan tıbbi tedaviye dirençli olgularda kolesistektomi uygulanır. Cevap: A 12. D. Bir grup aglütinasyonu sonucunda birden çok türe (örneğin. Alınan anamnezde yaklaşık iki yıl önce tifo tanısı ile hastanede yatarak tedavi gördüğü öğreniliyor. yapılan muayene ve rutin tetkiklerinde ise herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. eski şöhretini yitirmiştir. B. aşılılarda veya uzun yıllar önce hastalığı geçirenlerde pozitif bulunabilir. Tek başına pozitifliğinin tanısal değeri yoktur. Bunlar içinde Escherichia coli ve Proteus mirabilis öncelikle üriner infeksiyonlara. Diğer gram negatif bakteri nedenli pnömonilere göre mortalitesi oldukça yüksektir (%60-80). 5 . özellikle de ventilatör tedavisi altındaki hastalarda akut alt solunum yolu infeksiyonlarına (Friedlander pnömonisi) neden olur. nekrotizan. Ancak. 5 Anti-H antikoru. hastane infeksiyonlarından sorumlu ünlü etkenlerdir. Örneğin. Yalancı pozitif ya da çapraz reaksiyonlar gösterebilir. Kanlı. PBO: 1/200. B. Altı hafta süre ile yüksek doz (erişkinde 6 g/gün) amoksisilin ve ampisilin verilir. Hemen hemen her olguda haftalarca süren basil saçılımı beklenen gelişimdir (geçici. nekahat taşıyıcılığı). PAH: 1/400. ileri yaş ve diyabet gibi başka risk faktörleri de bulunur. anti-O titresi en yüksek olandır. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. yara ve katetere bağlı üriner infeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastane infeksiyonlarına neden olur. PBH: 1/400 ise tanı. ilkinden iki hafta sonra bakıldığında. Altı hafta süre ile 6 g/gün amoksisilin kullanımı 21 gün süre ile 3 g/gün kloramfenikol kullanımı Yedi gün süre ile 4 g/gün seftriakson kullanımı Yedi gün süre ile 1 g/gün siprofloksasin kullanımı Taşıyıcılık durumunda tedavi gerekli değildir Salmonellozda iki tür taşıyıcılık söz konusudur. Hemorajik. C. Hastaya uygulanan bronkoalveolar lavaj işleminde elde edilen kanlı materyalin gram boyamasında iri gram negatif basiller görülüyor. Tifoid ateş geçirenlerin %1-5. Ancak. anlamlı düzeyde titre artışı olmuşsa ve eş zamanlı olarak anti-O antikoru titresinde de artış belirlenmişse. Klebsiella pneumoniae ise şu tablolardan sorumludur: • Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ). C. >1/100-1/160’dır. dilüsyon yöntemine göre değişmek üzere. Salmonella paratyphi A infeksiyonudur. Serratia marcescens başta pnömoni. kaviter pnömonilere yol açması beklenmez. E. Cevap: C 11. yanıltıcı sonuçları nedeniyle. Yemek fabrikasında çalışan bir kadın işçinin rutin portör muayenesi sırasında yapılan dışkı kültüründe Salmonella typhi izole ediliyor. Escherichia coli Serratia marcescens Proteus mirabilis Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Seçeneklerdeki tüm bakteriler.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Her iki antikor için de pozitiflik. ağır seyirli bir lober pnömoni tablosudur.

üroepitelyum depresse olur. ESBL (Genişlemiş Spektrumlu β Laktamaz) üreten suşların yaygın olduğu bilinen bir üniversite hastanesinin Üroloji servisinde yatmakta olan ve üriner kateteri olan 60 yaşındaki bir erkek hastada gelişen ateşin etiyolojisini araştırmak için alınan idrar kültüründe iri mukoid koloniler oluşturan. Karın ağrısı. • Klebsiella pneumoniae. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmalarıyla başvuruyor. B. erkek geyik boynuzu şeklindedir. laktoz pozitif. Alkalen idrarda magnezyum. Akut eklem romatizması Juvenil romatoid artrit Reaktif artrit Sistemik lupus eritematozus Reiter sendromu 6 . Kronik taş irritasyonuna yol açması nedeni ile neoplastik tablolar ile ilişkilendirilmiştir. Bunlardan bazıları BL+BL inhibitörlerine ve kinolonlara duyarlıdır. KOAH’lılarda. Bir hastanede ne kadar çok sefalosporin kullanılıyor ise ESBL gelişme şanssızlığı o kadar fazladır. sefalosporinler dahil pek çok β laktamlı (BL) antimikrobiyal kullanılamaz. Bazı kökenlerinde genişlemiş spektrumlu β laktamaz (ESBL) sentezleme özelliği vardır. Aynı hasta yaklaşık üç hafta sonra sol el bileğinde şişlik. Cevap: C 15.DrTus. C. gram negatif basiller saptanıyor. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Cevap: A 14. E. B. Bazılarında ise karbapenemler kullanılmak zorunda kalınabilir. D. Yapılan ultrasonografik incelemede de görünümün üriner sistem taşına ait olduğu doğrulanıyor. Bu hastada aşağıdaki hangi grup antibiyotiğin ampirik olarak kullanımının tedavide yararsız olacağı düşünülmelidir? A. C. böylece pH 9’lara kadar yükselir. Hastanın anamnezi dikkate alındığında akla gelebilecek en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. iki yaşın altıdaki çocuklarda ve immün yetmezliği olanlarda üst solunum yolu içeriğinin aspire edilmesi ile hastane dışında da şiddetli lober pnömoni tablolarına yol açabilir. C. ağrı. Hemen hemen tüm kökenleri ampisilin ve amoksisiline dirençlidir. YBÜ koşullarında. Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Proteus mirabilis Klebsiella pneumoniae Mycoplasma genitalium Proteus cinsi bakteriler üreaz enzimleri ile üreyi CO2 ve NH3’e parçalarlar. D. Sefalosporinler Üçüncü kuşak kinolonlar β laktam + β laktamaz inhibitörü Karbapenemler Dördüncü kuşak kinolonlar Klebsiella pneumoniae’nin hastane kökenleri çoklu antimikrobiyal direncine sahiptir. E. Sırt ağrısı ve hematüri yakınmaları olan 35 yaşındaki kadın hastanın çekilen direkt üriner sistem grafilerinde sol böbrek kaliksleri ve pelvisini dolduran opasite görülüyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 6 • Özellikle alkoliklerde. Bu kökenlerce meydana getirilen infeksiyonların sağaltımında. E. fagositoz ve kompleman etkinlikleri azalır. Cevap: E 13. fosfat gibi mineraller presipite olur. diyabetiklerde. hareketsiz. Bu olgulardaki taşların radyolojik görünümü tipiktir. vasküler veya üriner kateter kullanımına bağlı olarak gelişen infeksiyonlarda da ön sıralarda yer alır. amonyum. ateş ve kanlı ishal yakınması ile başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastada yapılan mikrobiyolojik incelemeler sonucunda Yersinia enterocolitica nedenli kolit saptanıyor ve tedavi ediliyor. infeksiyon (sitruvid) taşları gelişir. kızarıklık.

konjunktivit + üveit + irit. perikardit. E. Vital bulguları normal sınırlarda saptanın hastanın yarasından alınan örnekten yapılan Gram boyamada kıvrık gram negatif basiller görülüyor. Henöch Schönlein Purpurası. Büyük ve orta eklemleri tutar. sol el bileğinde şişlik. Campylobacter fetus 7 . Sunulan hastada. Cevap: E 17. uzun kuluçka süreli besin zehirlenmesi etkenidir. Vibrio parahaemolyticus B. Vibrio vulnificus C. Hipoglisemi. Bu özellikler seçenekler içinde en çok Reiter sendromu ile örtüşmektedir. Reaktif artrit: En sık görülen tablodur. Cholerae polivalan O1 antiserumu ile dışkıda aglütinasyon gelişir. Dışkının karanlık alan mikroskopisinde çok hareketli bakteriler vardır.DrTus. Cevap: E 16. eritem ve büller saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 7 Yersinia enterocolitica. terminal ileit 2. bakteriyemi. ağrı. Dışkının basit ve spesifik kültürleri yapılır. Yirmidört yaşında bir erkek hasta beş gün önce denize girerken ayağını istiridye kestiğini ifade ediyor. yüksek üre ve kreatinin düzeyleri belirlenir. hematokrit yükselir (hemokonsantrasyon). kızarıklık. D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. • Mikrobiyolojik Tetkikler: Dışkıdaki bakterinin soyutlanma ve tanımlanmasına yöneliktir: Dışkı pirinç suyu ya da su gibidir. Bakterinin kendisine bağlı olarak gelişen tablolar: Enterokolit. HLA-B27 antijeni ve bakteri antijenlerinin benzerliği ana nedendir. Eritema nodozum Temporal arterit Diğerleri: Tenosinovit. Dışkıda lökosit veya eritrosit görülmez. miyokardit. Ayağındaki yaranın iyileşmemesi ve ağrısının artması nedeni ile başvuran hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde ödem. Đdrar dansitesi artar. Metabolik asidoz ile uyumlu kan gazı bulguları elde edilir. Hematokrit artışı Đdrar dansitesinde artma Üre düzeyinde artma Hipoglisemi Metabolik alkaloz • • • • • Kolera gravis tablosundaki laboratuvar bulguları • Rutin Testler: Lökosit ve eritrosit sayısı fazla bulunur. C. B. Kolera gravis tablosu ile gelen 42 yaşındaki bir kadın hastada yapılan rutin biyokimyasal incelemelerde aşağıdaki bulgulardan hangisi beklenmez? A. kış aylarında fazla olmak üzere. Kendisine karşı gelişen antikorlara bağlı immün kompleks hastalıkları: Başta gastroenterit olmak üzere. Konjunktivit + üretrit + artrit (Reiter sendromu). glomerülonefrit. Neden olduğu klinik tablolar: 1. mezenter lenfadenit. yukarıda sayılan klinik tablolardan herhangi birinin başlangıcından birkaç hafta sonra gelişir. gözlerinde kızarıklık ve yanma hissi ile idrar yaparken yanma yakınmaları mevcuttur.

meningoensefalit. D. kronik karaciğer. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. arteriyel tansiyonunun 75/40 mmHg. nabzının ise filiform olduğu dikkat çekiyor. Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. kıvrık. Proteus mirabilis 8 Vibrio parahaemolyticus: Uzak Doğu’da en sık besin zehirlenmesi nedenidir. immünitesi bozuk.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. C. oksidaz pozitif bakterilerdir. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden yenmesi ile bulaşır. veziküller ve nekroz gelişir. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur. Lezyonlar ağrılıdır. baş ağrısı ile özel. Kolonu tutarak invazif tarzda. Jejunum. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. Cevap: B 18. alkoliklerde. Vibrio cholerae Vibrio parahaemolyticus Vibrio vulnificus Plesiomonas shigelloides 8 . Karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile başvuran 28 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal olarak saptanıyor. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. B. beyin apsesi ve kolesistite neden olur. Hastanın yapılan muayenesinde konfüze olduğu. ateşsiz. Đyi pişmemiş deniz ürünleri (kabukluları) ile bulaşır. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. Vibrio vulnificus Vibrio parahaemolyticus Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Vibrio cholerae Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. bazen dizanteriform olabilen ishal. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. D. Jejunum. Yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. bir besin zehirlenmesine yol açar. bulantı. endokardit. ateşinin 390C. Genelde kendini sınırlayan. Vibrio vulnificus: Gram negatif. Campylobacter jejuni: Hayvan dışkısı ile kirlenmiş süt ve etlerin pişirilmeden. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce akşam yemeğinde karides salatası yediği öğreniliyor. ileum ve kolona invaze olur. mukozada apse ve ülserler gelişir. C. B. Kompanse alkolik siroz nedeni ile takip edilmekte olan 56 yaşındaki erkek bir hasta acil servise ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile getiriliyor. Sonra büller. Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır ve kolitlere neden olur. çiğ olarak yenmesi ile bulaşır. diyabetik veya altta yatan kronik bir hastalığı olan bireylerde sepsis. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. Yapılan dışkı mikroskopisinde lökosit ve eritrosit görülmüyor. Nadiren (≈ %1) bakteriyemi gelişebilir. kusma. çok hızlı hareket eden bakterilerin varlığı dikkati çekiyor. E. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. sert vücutlu. ileum ve kolona invaze olur. mukozada apse ve ülserler gelişir. ateş. Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. Campylobacter jejuni E. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar.DrTus. Campylobacter fetus: Sıklıkla gastrointestinal sistemden kan dolaşımına invaze olarak özellikle yaşlılarda. Hasta yakınlarından alınan anamnezde iki gün önce kabuklu deniz ürünleri içeren bir yemek yediği öğreniliyor. Cevap: A 19.

Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. Özellikle hipogammaglobülinemisi bulunan hastalarda ağır seyreden. E. Hastadan alınan kanlı ve mukuslu görünümdeki dışkı örneğinin mikroskopik incelemesinde bol lökosit ve eritrosit görülüyor. üşüme. Hareketli. ateşsiz. hareketli. Cevap: E 21. EAEC). baş ve karın ağrısı ile cerahatli. laktoz ve glukoz pozitif. mukozada apse ve ülserler gelişir. Otuzdokuz yaşındaki bir erkek hasta açlık durumunda ortaya çıkan ve yemekle kaybolan epigastrik ağrı. Campylobacter jejuni: Jejunum. Endoskopik inceleme yapılmasını kabul etmeyen hastada çekilen baryumlu özofagus mide duodenum grafisinde duodenal ülserle uyumlu görünüm saptanıyor. laktoz ve gram negatif. laktoz ve glukoz negatif. yüksek ateşli ve dizanteriform (kanlı mukuslu) ishallere yol açar. Oksidaz. Cevap: D 20. toksik tablo. Oksidaz ve gram negatif. oksidaz pozitif bulunuyor. D. kanlı (EHEC) ishallere ya da intestinal villus dejenerasyonu sonucunda ozmotik ishallere (EPEC) neden olur. 9 Vibrio parahaemolyticus: Deniz ürünleri ile bulaşır. Virgül. gram ve laktoz negatif. toksik tablo. Aeromonas hydrophila gibi malignitelilerde. ateşsiz. Kolonu tutarak invazif tarzda. sadece şiddetli sulu ishal ve kusma ile özel kolera hastalığına neden olur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. bulantı. bazen de kanlı olabilen ishal gelişir. Shigella sonnei Vibrio cholerae: Đnsan etkenidir. kanlı. Söz konusu olguda Helicobacter pylori eradikasyon tedavisine karar verebilmek için kullanılabilecek en duyarlı. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. hemopoetik ve böbrek hastalığı olanlarda çok ağır seyreder. Dışkıda antijen arama 9 . ateş. Genelde kendini sınırlayan. Genelde kendini sınırlayan. son bir yıldır hipogammaglobülinemi tanısı ile izlendiği öğreniliyor. bulantı. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. mukuslu ve cerahatli dışkılama ile tipik bir kolit tablosu sergiler. S harfi ya da martı kanadı şeklinde. Shigella sonnei: Yüksek ateş. lökosit ve kansız dışkılama özelliğindeki gastroenteritlere yol açar. alkoliklerde. midede yanma hissi ve hazımsızlık yakınmaları ile başvuruyor. Plesiomonas shigelloides: Kurbağa gibi tatlı su hayvanlarının. B. Kanlı ishal ve yüksek ateş nedeni ile getirilen dört yaşındaki bir kız çocuğunun ailesinden alınan anamnezde çocuğun daha önceden buna benzer bir hastalık geçirmediği ancak. bazen dizanteriform olabilen ishal. glukoz pozitif ve hareketsiz bir bakteridir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gram negatif. Bu nedenle. Bunların kontamine ettiği yiyeceklerin veya infekte karides ve istiridyelerin yenmesi ile insanlara bulaşır. yılankavi hareketli bakterilerdir. Escherichia coli: Farklı özellikli ekzotoksinleri ile sulu (ETEC. Shigella flexneri: Yüksek ateş. glukoz pozitif ve hareketli bir bakteridir. apandisit ile karıştırılabilir. kanlı. Salmonella enteritidis Shigella flexneri Escherichia coli Plesiomonas shigelloides Campylobacter jejuni Salmonella enteritidis: Kümes hayvanından hazırlanmış kuşkulu besininin yenmesinden sonraki 48 saat içinde. girişimsel olmayan tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. Deniz ürünlerinden dolayı gelişen ölümlerin en sık etkenidir. Vibrio vulnificus: Đstiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. sert vücutlu. laktoz ve glukoz negatif. Yapılan dışkı kültüründe izole edilen bakterinin özellikleri şöyledir. kusma. kronik karaciğer. bir besin zehirlenmesine yol açar. Oksidaz ve glukoz pozitif. hareketli bir bakteridir. Diğer etkenlerle oluşturulan ishal tablolarına göre oldukça şiddetli karın ağrıları söz konusudur. su kabuklularının ve kertenkele gibi sürüngenlerin infeksiyon etkenidir. hareketli bir bakteridir.DrTus. gram negatif. bunların sokması veya yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. ileum ve kolona invaze olur. baş ağrısı ile özel. kusma. Oksidaz. oksidaz pozitif. gram ve laktoz negatif. C. yüksek ateş.

Standart immünglobülin tedavisi C. Bazı olgularda sulu. tablodan sorumlu mekanizmanın moleküler benzerlik olduğu düşünülmektedir. Bannwarth sendromu: Lyme hastalığında. Yapılan nörolojik muayenede her iki alt ekstremitede adale tonus kaybı ve hiporefleksi saptanıyor. Özgüllüğü %89-100. hatta haftalarca süren simetrik. Özgüllüğü %95-98. Tifo: Genelde kabızlıkla seyreder. Bakterinin lipooligosakkarid tabakasında insan sinir hücrelerindeki gangliosidlere oldukça benzer epitoplar bulunduğu için. Periferik sinirlerde ve spinal köklerde demiyelinasyon hakimdir. eritema migrans tablosundan meningoradikülonörit tablosudur. E. Guillain-Barré sendromu (GBS): Campylobacter jejuni. Serumda spesifik antikor arama Üre solunum testi CLO (Campylobacter Like Organism) testi Kültür 10 Helicobacter pylori tanı yöntemleri • Girişimsel olmayan teknikler: Üre-solunum testi: Çabuk sonuç alınan. mukuslu. Helicobacter pylori antikorları: Kanda spesifik IgG ve IgA aranması ve kantitasyonu. assendan motor ve/veya duyusal paraliziler hakimdir. Yukarıda sözü edilen hastanın tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygun seçenektir? A. duyarlılığı %95-99’dur. Caroli triadı D. Üç gündür bacaklarında güçsüzlük ve yürüme güçsüzlüğü yakınması ile pediatrik nöroloji polikliniğine getirilen 11 yaşındaki bir erkek çocuğun bir hafta önce karın ağrısı. Tifo E. Tabloya. Antiviral tedavi E. günler. tarama ve tedaviye yanıtın kontrolü amacı ile kullanılır. çok güvenilir bir tanı yöntemidir. Total kas paralizisine kadar gidebilir. En büyük dezavantajı. duyarlılığı ise %90-100’dür. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: D 23. cerahatli dışkılama beklenmez. Klamidyal infeksiyonlar. duyarlılığı %89-98’dir. Özgüllüğü %95-99. yüksek ateş ve günde 8-10 kez bazen kanlı. Caroli triadı: Đkterik hepatit B olgularında görülebilen Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ülüsüdür. C. enterit tarzında ishal görülebilirse de kanlı. duyarlılığı %88-100’dür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. cerahatli dışkılama nedeniyle pediatri kliniğinde 24 saat süreyle müşahede altında tutulduğu öğreniliyor. Üreaz testi: Biyopsi örneğinde üreaz testi yapılarak bir saat gibi kısa bir süre içinde (en hızlı) tanı konur. Şiddetli kraniyal gece nöraljileri ile seyreder. Kültür: Özgüllüğü en yüksek (%100) tanı yöntemidir. Kloramfenikol tedavisi haftalarca sonra gelişen B. Campylobacter gastroenteriti. Guillain-Barré sendromu 10 . mukuslu. • Girişimsel teknikler: Histopatolojik değerlendirme: Oldukça özgül (%95-99) ve duyarlı (%93-99) bir tanı sağlar. saptanabilir en sık infeksiyöz nedenidir. Kortikoterapi D. sayılanlar içinde duyarlılığı en düşük (%77-92) tanı yöntemi olmasıdır. GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. Bannwarth sendromu Reiter sendromu: Konjunktivit+üretrit+artrit üçlüsüdür. Cevap: C 22.DrTus. mikoplazmozlar ve bakteriyel kolitlerden sonra gelişir. Özgüllüğü %86-95. Plazmaferez B. Reiter sendromu C. D. Dışkıda antijen arama: Özellikle tedavinin izleminde yüksek özgüllükte kullanılabilen bir yöntemdir.

%20-30 gibi önemli bir miktarı da motor sekellerle yaşamını sürdürür. balık sürüsü şeklinde. eritrositlerin hemolize edilmesini sağlamak için Staphylococcus aureus ekilir (süt anne fenomeni). Çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksiller sinüste hava-sıvı seviyesi saptanan hastadan. E. ısıya dayanıklı 4 pirol halkasıdır. Kesin. gram negatif kokobasiller görülüyor. Cevap: E 24. Bakterinin hemolizini bulunmadığı için eritrositleri hemolize edemez. Böylece hemolize edilmiş olurlar (çikolatamsı agar). B. nadir elementler) de elimine edilmiş olur. Cevap: B 25. D. B. Hastaya timpanosentez yapılmış ve elde edilen materyalin gram boyamasında gram negatif boyanan kokobasiller görülüyor.DrTus. etkin bir tedavisi bilinmemekle birlikte intravenöz immünglobülin (IVIG) tedavisi ve plazmaferez yararlı bulunmuştur. • V faktörü: Isıya dayanıksız olan NAD ve NADP’dir. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak saptanıyor. katalaz ve oksidaz pozitif diplokoklardır. Yüksek ateş ve kulak ağrısı yakınmaları nedeni ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan otoskopik muayenesinde kulak zarı eritemli ve bombeleşmiş olarak görülüyor. rinoskopik muayenede sağ nazal antrumda pürülan akıntı görülüyor. Bu hastada klinik tablodan sorumlu etkeni kesin olarak izole etmek için aşağıdaki hangi besiyerine ekim yapılmalıdır? A. • Haemophilus influenzae: Gram negatif. Cevap: B 26. Hastanın yapılan muayenesinde yaklaşık 1 cm çapında. katalaz ve oksidaz negatif diplokoklar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 11 Guillain-Barré sendromunda olguların %70-80’i 1 ay-1 yıl içinde sekelsizce iyileşirken. katalaz pozitif. En sık üç etkeninden birisi olan Haemophilus influenzae. nabız 120/dakika. üreme ortamında X ve V faktörler sağlanamadığı için taze koyun kanlı agarda üretilemez. fakültatif anaerop kokobasillerdir. • Moraxella catarrhalis: Gram negatif. Dolayısıyla X ve V faktör tüm besiyeri ortamına dağılmış halde değildir. %5 koyun kanlı agar Çikolatamsı agar EMB agar Mc Conkey agar Endo agar Olguda akut sinüzit tanımlanıyor. hazırlanma tekniği gereği eritrositleri sağlam olarak içermektedir. • X faktörü: Hemoglobinin yapısında bulunan. Çikolatamsı agar bulunmayan laboratuvarlarda bakterinin üretiminde kanlı agar kullanılabilir. Yüksek ısı ile. D. Şüpheli cinsel temas öyküsü bulunan hastadan. adi besiyerlerinde üretilemez. gram negatif. kratere benzeyen ülser ve sol inguinal bölgede 3x2 cm ebatlarında yumuşak. E. yaranın yaklaşık bir hafta önce ağrılı bir sivilce şeklinde başladığı öğreniliyor. Bu tablonun en sık üç etkeninin mikrobiyolojik özellikleri şunlardır: • Streptococcus pneumoniae: Gram pozitif. C. Üremeleri için besiyerinde X ve V faktörlerine gereksinirler. küçük kokobasiller görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Bu faktörleri ortama kazandırmak için eritrositler soğumakta olan temel besiyerine yüksek ısıda eklenir. Ülser tabanından ve fistülden alınan materyalin Gram yöntemi ile boyanmasında. Streptococcus pneumoniae Haemophilus influenzae Moraxella catarrhalis Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa Soruda tanımlanan tablo akut otitis media’dır. sinüs ponksiyonu ile elde edilen materyalin Gram yöntemi ile boyanması sonucunda. Otuzdört yaşındaki bir erkek hasta skrotumunda şiddetli ağrıya neden olan yara ve kasıklarında ağrılı şişlik yakınmaları ile başvuruyor. Bu nedenle. Bu nedenle çikolatamsı agarda iyi ürer. Otuzaltı yaşındaki bir kadın hasta ateş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çok ağrılı ve fistülize olmuş LAP saptanıyor. koyun kanında bulunan ve V faktör için inhibitör özellikteki bazı maddeler (yağ asiti. Bu durumda kanlı agara. şebnem tanesi gibi koloniler oluşturur. Ancak kanlı agar. Mortalitesi %5’in altındadır. 11 . C. yüzde bası hissi ile ağrı ve burun tıkanıklılığı yakınmaları ile başvuruyor.

Köpek ısırması ile değil.200/mm3 (%70 mononükleer). katır. Chlamydia trachomatis 12 GENĐTAL ÜLSERLERĐN AYIRICI TANISI Hastalık Sifiliz Şankroid Donovanyoz LGV* Genital herpes Ülser Özelliği Sert kenarlı Krater tarzında Kırmızı. Shigella sonnei Bruselloz: Brucella türlerince oluşturulan bir hastalıktır. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38.) vardır. burun mukozası şişer. Köpek. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Francisella tularensis E. fakültatif intrasellüler bir basildir. Haemophilus ducreyi D. Akut olgularda sıklıkla artrit gözlenir. gramla boyanamayan bir bakteridir. en sık etkenidir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 1. Burkholderia mallei Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. En sık tutulan eklem. Calymmatobacterium granulomatis E. Pasteurella multocida 12 . kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. irinli ruam düğmecikleri oluşur. Treponema pallidum C. Pasteurella multocida E. halsizlik. genişleyen Yüzeyel Kenarları girinti-çıkıntılı Ülser Sayısı Tek Bir/birkaç Çok Tek Birden çok Ülserde Ağrı Ağrısız Çok ağrılı Ağrısız Ağrısız Ağrılı Ağrısız Ağrılı Genelde yok Ağrılı Ağrılı LAP Cevap: B 27. Burkholderia mallei: Bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. Gezici eklem-kas ağrıları sıktır. Đlk lezyon daha çok burundadır. Francisella tularensis: Tularemi (akut süpüratif lenfadenit) etkenidir. oksidaz pozitif. Belirtiler öğleden sonra başlar. Köyde yaşayan 35 yaşındaki bir kadın hasta yaklaşık iki haftadır devam eden. Apse içeriğinden alınan materyalin gram boyamasında bol lökosit ile birlikte gram negatif kokobasiller görülüyor. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. akşama doğru yükselip sabaha karşı bol terleme ile düşen ateş. Afipia felis C. infekte tavşanla temas sonucu gelişir. sağ ön kolda apse oluşumu ve sağ epitroklear LAP varlığı bulunuyor. B. ısırılma yerinde şişlik. Brucella melitensis C. baş ve kas ağrısı vb. Bartonella henselae D. Sabaha doğru bol terleme ile düşer. iştahsızlık ve kilo kaybı yakınmaları ile başvuruyor. sakroilyak eklemdir. dalgalı ateş şeklindedir. Üç gün önce bir sokak köpeği tarafından sağ ön kolundan ısırılan 20 yaşındaki bir erkek hasta. eritrosit sedimantasyon hızı 80 mm/saat. lenfadenit ve apselere yol açabilir. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. ALT 78 U/L olarak tespit ediliyor. AST 47 U/L. Salmonella typhi B.20C. CRP 24 mg/dL. Gram negatif. Başlangıçta genel infeksiyon belirtileri (halsizlik. hepatosplenomegali ile birlikte sol sakroilyak eklem germe (FABER) testinin pozitif olduğu görülüyor. kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Sonra ateş artar. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış.DrTus. sellülit. Herpes simplex tip 2 B. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. püstüller gelişir. aerop.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Vibrio vulnificus D. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. Cevap: D 28. Üşüme ve titreme ile ateş yükselir. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. iştahsızlık. At. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. non-fermentatif.

Örneğin. Altı hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu C. Son bir haftadır bruselloz tanısı ile doksisiklin+rifampisin kombinasyonu ile tedavi edilmekte olan hasta. tedavi yetersizlikleridir. aynı süre ile kullanılabilir. CRP 35 mg/dL. merdiven ve yokuş çıkma zorlukları vardır. Cevap: C 31.50C. Bruselloz tedavisinde kullanılan antimikrobiyallere direnç söz konusu değildir. renal tutulumda piyüri. Lenfomonositoz belirgindir. Febril proteinüri. nefes darlığı ve bacaklarında şişme yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Cevap: A 29. • Gelişen nükslerde başlıca neden. • Nörobrusellozda başlangıçta rifampisin + 3. Boğmaca ön tanısı ile takip edilmeye başlanan hastada aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgulardan hangisi bu tanıyı desteklemez? 13 . Altı hafta süre ile doksisiklin+ko-trimoksazol+streptomisin kombinasyonu Bruselloz. Eklem tutulumu var ise rifampisin yerine streptomisin tercih edilmelidir. Beş yaşındaki bir kız çocuğu genellikle kusma ile sonuçlanan şiddetli öksürük atakları. Cevap: B 30. tercihen streptomisin içeren. kombine antimikrobiyal kullanımının gerekli olduğu bir hastalıktır. iştahsızlık ve şiddetli bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. kuşak sefalosporin uygulanır. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. 10 hafta doksisiklin + iki hafta streptomisin kombinasyonu E. Bu hastada uygulanması gereken en doğru tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin kombinasyonu D. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Medikal tedavinin kesilerek hemen kapak replasmanı yapılması Özel durumlarda uygulanan bruselluz protokolleri: • Yedi yaştan küçükler rifampisin + ko-trimoksazol ile sağaltılır. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi E. bol terleme ile düşen ateş. Çiftçilik yapan 52 yaşındaki bir erkek hasta yaklaşık on gündür devam eden. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. sternum sağ kenarında ikinci interkostal aralıkta daha belirgin.DrTus. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3400/mm3 (%75 mononükleer). Artrit gibi fokal infeksiyon var ise tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır. Altı hafta süre ile doksisiklin + ko-trimoksazol + streptomisin verilmesi ve kapak replasmanı D. silendirüri görülebilir. Sonra doksisiklin + rifampisin kombinasyonu klinik tablo ve en önemlisi BOS düzelinceye kadar sürdürülür. • Endokarditte tetrasiklin + streptomisin + ko-trimoksazol 6 hafta ve kapak replasmanı yapılır. doksisiklin ve rifampisin 6 hafta kullanılır. Sedimantasyon orta derecede yüksek bulunur. Hastanın yapılan muayenesinde daha önceki başvurusunda saptanmayan olan. ateşinin yeniden yükselmesi. halsizlik. göz aklarında kanlanma yakınmaları ile getiriliyor. uzun süreli klasik tedavi ve gereğinde antiinflamatuvarlar kullanılır. sürekli sistolik üfürüm saptanıyor. • Gebelerde rifampisin 6 hafta ve ek olarak ko-trimoksazol (4-6 hafta) verilir. Bu nedenle nükslerde ilk uygulanan kombinasyon. Yürüme. normokrom normositer anemi vardır. Đki hafta süre ile doksisiklin + rifampisin kombinasyonu B. 3/6 şiddetinde. Erişkinlerde doksisiklin + rifampisin veya streptomisin kombinasyonu kullanılır. nabız 116/dakika olarak ölçülmüş. Brucella Tüp Aglütinasyonu 1/320 titrede pozitif olarak belirleniyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 13 Çoğunlukla çift taraflıdır. hepatosplenomegali belirleniyor. • Kronik olgularda klasik tedavi + immünmodülatörler (levamizol gibi) veya 4-6 hafta klasik tedaviye ek olarak 6 ay oksitetrasiklin verilebilir. Genelde lökopeni. Mevcut antibiyotik tedavisinin 10 haftaya tamamlanması B. Altı hafta süre ile ko-trimoksazol + rifampisin verilmesi C. • Artrit gibi bir fokal osteoartiküler tutulum var ise.

genelde ellere bulaştığı için aksiller LAP gelişimi ve fistülleşme görülür. Trakeal sitotoksin etkisi ile siliyer aktivite bozulur. bol lökosit ile birlikte küçük gram negatif kokobasiller görülmesine rağmen koyun kanlı agar ve EMB agarda üreme olmuyor. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. B. kedi gibi evcil hayvanların ağız florasında yer alır. T lenfosit yüzey reseptörlerini kapatarak bunların lenfoid dokuya tutunmalarını önler. Öksürük sonunda balgam çoğu zaman kusma ile çıkarılır. apse formasyonu. Nedeni bilinmeyen ateş etiyolojisini araştırmak için yatırılan bir hastanın alınan anamnezinde üç yıldan beri damar içi uyuşturucu kullandığı öğreniliyor. Dil frenulumunda ülsere yara C. kentöz öksürük dönemi bunu izler. glandüler (%10-25) ve her biri <%5 sıklıkla görülebilen orofarinjeal. E. Đki hafta ile iki ay arasında sürebilen. yüksek ateş (en sık semptom). Bu olguda kan kültürü sonuçları alınıncaya kadar aşağıdaki hangi gram negatif etkeni de içine alacak şekilde ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalıdır? A. tifo benzeri (septik). fluktuasyon veren LAP saptanıyor. Nötrofilik lökositoz D. herhangi bir hayvan tarafından ısırılmadığını ancak. Yersinia pestis Francisella tularensis Afipia felis Bartonella henselae Pasteurella multocida Yersinia pestis: Veba etkenidir. pertussijen etkisi ile iki hafta süreli nezle ve düşük dereceli ateş ile başlar. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir. D. Diğerleri. Aynı nedenlerle konjunktival kanamalar ve epistaksis de gözlenebilir. en sık etkenidir. Köpek. Cevap: B 33. Alt solunum yoluna biriken mukoid balgam çıkarılamaz. Francisella tularensis: Tularemi hastalığının etkenidir. lenfositik lökositoza neden olur. Ülseroglandüler şekilde. %75-80 ülsero-glandüler hastalık tablosudur. okülo-glandüler formlar ve inhalasyon bulaşı sonucunda veya diğer formlara sekonder olarak gelişebilen pnömonidir. Kafa içi basıncı artışı nedeni ile beyin parankimi içine küçük kanamalar ve buna bağlı olarak da konvülsiyonlar görülür. Subfebril ateş varlığı B.DrTus. ağrılı. çevresi eritemli. Alınan anamnezde. Dolaşımda hapis kalan çok sayıdaki T lenfosit. Pasteurella multocida: Gram negatif kokobasillerdir. Normal sınırlarda bulunan eritrosit sedimantasyon hızı 14 Boğmaca. Hayvanların insanları ısırması sonucunda yara infeksiyonlarına. lenfadenit ve apselere yol açabilir. Kan kültürleri alınan hastanın yapılan ekokardiyografik incelemesinde triküspit kapakta vejetasyonlar saptanıyor. Tulareminin kuluçka süresi 2-10 gündür. En sık karşılaşılan klinik formu. Akut süpüratif bir lenfadenittir. Aşırı öğürme nedeniyle dil frenulumunda gelişen ülserler tipiktir. Hayvancılık yapan 49 yaşındaki bir erkek hasta sağ elinde yara. Klebsiella pneumoniae 14 . Afipia felis: Bir proteobakteridir. 3x4 cm ebatlarında. Lenf nodundan alınan materyalin Gram yöntemiyle yapılan boyamasında. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Stenotrophomonas maltophilia D. C. Konvülsif ataklar E. Pertussijen. sellülit. HACEK grubu B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Cevap: C 32. Acinetobacter baumannii C. Eritrosit sedimantasyon hızı normaldir. hayvanların yünleri ile temas ettiğini ifade eden hastanın yapılan muayenesinde sağ el dorsalinde. Fare pirelerinin ısırması sonucunda gelişen yüksek ateş ve süpüratif lenfadenit tablosudur. ülsere yara ve sağ aksiller bölgede. koltuk altında ağrılı şişlik ve yüksek ateş yakınmaları ile başvuruyor.

400/mm3 lökosit saptanmıştır. Aztreonom E. Cevap: E 34. piperasilin) VEYA Seftazidim ve seftriakson gibi anti-psödomonal 3. Kistik fibrozis tanısı ile izlenmekte olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk. hareketli basiller ürüyor. göğüs ağrısı. BOS’tan yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde gram negatif basiller görülüyor. eritrosit sedimantasyon hızı 60 mm/saat. Fizik muayenede ense sertliği. bu olgularda gelişen Pseudomonas aeruginosa infeksiyonunun sıklığını açıklamaktadır. gram negatif bir basildir. Bir anti-pseudomonal penisilin (karbenisilin. tobramisin. CRP 96 mg/dL olarak saptanıyor ve çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın infiltrasyon ve atelektazik alanlar görülüyor. oksidaz pozitif. B. bu girişimlerin sıklıkla yapıldığı hastalar önemli risk gruplarını oluşturur. Staphylococcus aureus. infeksiyon riskini daha da artırmaktadır. mezlosilin. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. yanık ve yara infeksiyonlarına yol açar. E. ateş. kronik dönemdeki akciğer infeksiyonu ataklarının başta gelen (%60) etkenidir. nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile getiriliyor. Đkinci sırada. Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç tutulursa. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. gram negatif. baş ağrısı ve kusma yakınmaları ortaya çıkıyor. polar flajellası ile hareketli. laktoz negatif. kuşak sefalosporin VEYA Karbapenemler kombine edilir. Pseudomonas aeruginosa. bu olgulardan sorumlu en sık patojendir. glukozu fermente etmeyen. Operasyondan üç gün sonra hastada ateş. Đntravenöz ilaç bağımlılarında görülen sağ kalp (triküspid) endokarditlerinin en sık ikinci etkenidir. Lomber ponksiyon ya da beyin cerrahisi operasyonlarından sonra meydana gelen akut bakteriyel menenjitlerde ilk planda düşünülmesi gereken etkendir. solunum sayısı 26/dakika. Telitromisin Pseudomonas aeruginosa. öksürük.000/mm3 (%80 nötrofil). D. dudaklar ve parmak uçları siyanotik görünümde saptanıyor ve her iki akciğerde yaygın ronküsler ve kaba inspiratuvar raller işitiliyor. glukozu fermente etmeyen. hareketli basillerdir. sol kalp tutulumuna göre daha subakut seyreder. Pseudomonas aeruginosa 15 Pseudomonas aeruginosa. oksidaz pozitif. kültürde ise gram negatif. Yapılan üriner veya vasküler kateter uygulamalarında lokal defans mekanizmaları bozulacağından. Hastane ortamında yapılan invazif girişimlere bağlı olarak üriner. Pseudomonas endokarditlerinde en sık tutulan kapak triküspid kapaktır. Bakteriyel endokarditlerin sadece %510’unda etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir. Staphylococcus aureus yer alır. hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. Sefuroksim + klaritromisin C. zorunlu aerop. gentamisin veya amikasin gibi bir aminoglikozid VE. Seftriakson + klaritromisin D. Akciğer embolileri sıktır.DrTus. Sıklıkla bakteriyemi ve sepsis tabloları da mevcut patolojiye eşlik eder. Yanık yaralarının zaten ıslak ve nemli olması. nabız 140/dakika. laktoz negatif. C. 15 . Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Cevap: D 35. Piperasilin + tobramisin Pseudomonas aeruginosa. %75 nötrofil olmak üzere 2. iki yaşından büyük kistik fibrozlu hastalarda. birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. Escherichia coli Listeria monocytogenes Neisseria meningitidis Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa B. Duyarlılık testi sonuçlarının beklenemeyeceği durumlarda. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 22. Bu kolaylaştırıcı faktörlere ek olarak yapılan havuz pansumanları. Herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan 40 yaşındaki bir erkek hasta spinal anestezi altında sol indirekt inguinal herni nedeni ile opere ediliyor. Bu hastada kullanılabilecek en uygun ampirik antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A.

Neisseria meningitidis ise gram negatif. gram negatif. piyoverdin (floresan veren madde) ile ultraviyole ışığı altında sarı-yeşil renge. zorunlu aerop. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 16 Escherichia coli. hareketli. konjunktivit ve orbital sellülite de neden olabilir. 5. Bu hastada en olası bulaşma kaynağı aşağıdakilerden hangisidir? A. eritem ve pürülan akıntı saptanmış ve yara kültürü alınıyor. Toprakta. nötrofili. non-enzimatik bir proteindir. ventilatör gününde ateş yükseliyor. başka bakterilerde bulunmadığından ayırt edicidir. sadece oksidatif mekanizmalarla glukozu kullanır. Pseudomonas aeruginosa B. Hastane infeksiyonu etkenidir (%10. E. Kontakt lens kullanımı sonucunda gelişen bakteriyel keratitlerin ana nedenini oluşturur. oksidaz negatif. laktoz pozitif. glukozu fermente eden.000/mm3. Hergün yara pansumanı yapıldığı halde ameliyat sonrası beşinci günde cerrahi yarada açılma. C. Escherichia coli 16 . C. D. Cevap: D 38. Neonatal oftalmi. Atmış yaşındaki bir kadın hastaya bir üçüncü basamak sağlık kuruluşunun Genel Cerrahi servisinde taşlı kolesistit nedeni ile açık kolesistektomi uygulanıyor. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. blefarit. Bakteriyel keratitlerin en sık etkenidir. yanık infeksiyonu ve yara bölgelerini.sırada). üretildikleri besiyerlerini. Hekzaklorofen gibi bazı dezenfektan ve antiseptiklerde yaşayabilir. oksidaz negatif. Karbonhidratları fermente etmez. hareketsiz bakteriler izole ediliyor. Kültür sonucunda üreyen bakteri Stenotrophomonas maltophilia olarak bildiriliyor. gram negatif bir basildir. Klebsiella pneumoniae için tek fark hareketsiz olmasıdır. musluk suyunda. Listeria monocytogenes gram pozitif bir kokobasildir. E. piyosiyanin pigmenti ile turkuaz-mavi renge. 5. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A.Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. bulanık görme ve bol miktarda cerahatli akıntı yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: E 36. yanma. Pürülan akıntıdan alınan materyalin Gram boyamasında gram negatif basiller görülüyor. beyaz küre sayısı: 22. Bazı Pseudomonas türleri. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Escherichia coli Acinetobacter baumannii Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa. oksidaz ve katalaz pozitif diplokoktur. Ekimlerin yapıldığı Mueller-Hinton agarda ürediğinde besiyeri rengini açık yeşil renge boyayan bu etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Yapılan muayenede vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın oftalmolojik muayenesinde keratit tanısı konuyor. Cevap: A 37. Bunlardan piyosiyanin. B. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif. çürümüş bitki ve çiçeklerde. glukozu fermente etmeyen.DrTus. gram negatif. hareketli basillerdir. Nazal taşıyıcı olan sağlık çalışanları Ameliyatta kullanılan cerrahi setler Hastanenin havalandırma sistemi Kontamine dezenfektan solüsyonlar Hastanın nazal florası Pseudomonas aeruginosa. Klebsiella pneumoniae C. piyorubin ile de kahverengi-kırmızı renge boyar. minimum beslenme gereksinimi olan bir bakteridir. Miyopi nedeni ile kontakt lens kullanan 23 yaşındaki bir kadın hasta sağ gözünde kızarıklık.

kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Ventilatör ve invazif monitörler gibi cansız hastane objelerinde kolonize olabilir. yaygın apselerle seyreder. Acinetobacter baumannii E. atlarından birisinin hastalandığı için veteriner hekim tarafından tedavi edilmekte olduğu öğreniliyor. burun mukozasında eritem. At. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kronik form yavaş gidişli bir infeksiyondur. mikro-çatlaklardan organizmaya girer. E. periton diyalizi) veya tanı (lomber ponksiyon. Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli ise fermentasyon yapabilen bakterilerdir. sağlıklı bireylerde hastalığa yol açmaz. eşek gibi hayvanlara özgü bir bakteridir. ekzantemler ve deri altında hamur kıvamında. Pnömoni (en sık).70C olarak ölçülüyor. burun mukozası şişer. tedavi (ventilatör. tetrasiklin kullanılır. genel durum bozulur. irinli ruam düğmecikleri oluşur. ateş. kokobasil şeklinde ve oksidaz negatiftir. D. Aşağıdakilerden hangisi kistik fibrozlu hastalarda ağır seyirli nekrotizan pnömoni etkenidir? A. Sonra ateş artar.DrTus. Non-fermentatif Önemli Bakterilerin Ayrımı Oksidaz Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Hareket + + - + - Cevap: D 39. toprak ve çürümüş bitkilerde bulunan bir ortam bakterisidir. Endotoksik bir hastalıktır. Genel olarak. Hastanede. Stenotrophomonas maltophilia Burkholderia pseudomallei Acinetobacter baumannii Burkholderia cepacia Burkholderia mallei Burkholderia cepacia: Su. katır. Üç önemli non-fermentatif hastane infeksiyonu etkeninin ayırıcı özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. bakteriyemi. D. Pseudomonas aeruginosa Brucella abortus Yersinia pestis Burkholderia pseudomallei Burkholderia mallei Burkholderia mallei. Hastane ortamında. C. Bölgesel LAP vardır (akut ruam). Alınan anamnezde hayvancılıkla uğraştığı ve at yetiştirdiği. bir zoonoz olan ruam hastalığının etkenidir. Stenotrophomonas maltophilia 17 Acinetobacter baumannii. çevreden 17 . Hasta hayvan salgıları ile temas eden ellerin deri ve mukozalara sürülmesi ile. sağ ön kolunda şişlikler ve burnunun içinde şişme. Streptomisin. sağ ön kolda cilt altında yumuşak kıvamlı kitle lezyonları ve sağ aksiller LAP görülüyor. B. Tanı kobay testleri ile konur. C. Yapılan muayenesinde ateş 38. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia’nın aksine hareketsiz. menenjit ve üriner infeksiyonlara yol açabilir. B. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Aerop ve non-fermentatif üreme özelliğindedir. Ellidört yaşındaki bir erkek hasta. püstüller gelişir. Cevap: E 40. endokardit. miyelografi) amacı ile yapılan girişimlerden sonra gelişen hastane infeksiyonlarının pek de nadir olmayan etkenlerindendir. kloramfenikol. ödem ve püstüler lezyonlar. Đlk lezyon daha çok burundadır.

Toprakta. hareketli. pnömoni. Bir haftadan beri devam eden ateş. Uzun süredir geniş spektrumlu antimikrobiyal sağaltım uygulanan. Alınan balgam kültüründe ise gram negatif. Serratia marcescens D. progressif bir seyirle nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi tablolarının gelişimine yol açar. hareketli. Klebsiella pneumoniae. Kontamine dezenfektanlar aracılığı ile hastane epidemilerine neden olan nadir. Cevap: B 42. hastalardan da diğer hastalara kolayca bulaştırılabilen. Cevap: D 41. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Stenotrophomonas maltophilia E. menenjit. gram negatif. Cevap: A 43. D. Özellikle kistik fibrozlu hastalar için önemli bir tehdittir. altta yatan ciddi hastalığı bulunan veya immünitesi zayıflamış hastalarda önemli. oksidaz negatif. hareketli. yara ve üriner sistem infeksiyonlarına yol açabilir. 2-3 epitel hücresi ve bol gram negatif basil görülüyor. oksidaz negatif. Pseudomonas aeruginosa B. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. baş ağrısı ve burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuran 22 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda akut maksiler sinüzit tanısı konuluyor. terminal dönemdeki kistik fibrozlu olgularda. Bir üniversite hastanesinin yoğun bakım bölümünde kafa travması nedeni ile bir haftadan beri mekanik ventilasyon uygulanan bilinci kapalı bir hastada ateş yüksekliği nedeni ile yapılan tetkikler sonucunda ventilatöre bağlı pnömoni geliştiği saptanıyor. Bakteriyemi. hareketsiz. Đnsan dış kulak yolu florasında yer alan. Acinetobacter baumannii: Gram negatif. Klebsiella pneumoniae C. oksidaz pozitif.DrTus. Bu hastalarda izole edilen kökenler genellikle çoğul ilaç direnci sergilerler. fırsatçı bir hastane infeksiyonu etkenidir. Serratia marcescens. fırsatçı hastane infeksiyonlarına yol açar. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Hastaya yapılan sinüs ponksiyonu ile alınan materyalin kültürü sonucunda ise Moraxella catarrhalis izole ediliyor. hareketli bir bakteridir. Birçok antimikrobiyale karşı direnç mekanizmasını bir arada barındıran bir bakteridir. E. Stenotrophomonas maltophilia: Non-fermentatif. musluk suyunda. non-fermentatif basildir. oksidaz pozitif. Aşağıdaki antibiyotiklerden hangisi bu etkene yönelik tedavide uygun bir seçenek değildir? 18 . gün geçtikçe önemi daha çok kavranmaya başlamış bir etkendir. B. oksidaz pozitif. Đnfeksiyon spektrumu geniştir. Acinetobacter baumannii Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. Tedavi ve korunmada gecikilmiş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir A. kontrol altında tutulamamış. C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 18 hastalara. non-fermentatif basiller izole ediliyor. non-fermentatif basildir. Stenotrophomonas maltophilia ve Acinetobacter baumannii oksidaz negatif gram negatif basillerdir. Transtrakeal aspirasyon yöntemi ile alınan balgam örneğinin Gram boyamasında her sahada 20-25 lökosit. çürümüş bitki ve çiçeklerde. hareketli. Pseudomonas aeruginosa Stenotrophomonas maltophilia Acinetobacter baumannii Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. minimum enerji gereksinimi ile ıslak bırakılmış hastane zeminlerinde dahi uzun süre yaşamını sürdürebilen ve çoğul antimikrobiyal direnç özelliği ile hastane infeksiyonlarının gelişimine yol açan. oksidaz negatif. non-fermentatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A.

non-fermentatif. gram negatif bir basildir. genel durumu bozuluyor. hepatosplenomegali. Streptobacillus moniliformis. fakültatif anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastaya gerekli girişimler yapıldıktan sonra metronidazol tedavisi verilerek evine gönderiliyor. %90-95 oranında beta laktamaz üreten bir bakteridir. çok şekillilik (basil.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Đnatçı bir infeksiyon sergiler. Neoplazmı bulunan. Bu nedenle bu türlerce oluşturulan infeksiyonlar penisilin-G. non-fermentatif. Fusobacterium nucleatum. Cevap: A 45. cilt florasında bulunan gram pozitif difteroid bir basildir. nötropenik olgularda kateter infeksiyonları. oksidaz pozitif. insanın normal oral florasında bulunan gram negatif. Corynebacterium diphtheriae de gram pozitif difteroid bir basildir. Aynı hasta bir hafta sonra ısırılma yerinde şişlik. kızarıklık ve ağrı geliştiğini ifade ederek yeniden başvuruyor. genellikle diğer ağız içi bakteriler ve özellikle streptokoklarla mikst haldedir. E. Đnsan ve hayvan ısırıklarının ve yumruklaşma sonucu elde gelişen inatçı ve ciddi ezilme infeksiyonlarının önemli bir etkenidir. Streptobacillus moniliformis B. kok. Corynebacterium jeikeum. Bu hastada izole edilme olasılığı en fazla gram negatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. yaralanma veya ısırılmadan sonraki hafta içinde. Akut otit ve sinüzitlerin güncel ampirik tedavisi.DrTus. Bunun dışında kalan antimikrobiyallere oldukça duyarlıdırlar. Bakteriyel endokarditlerin %5-10’unda ise etken gram negatif (HACEK grubu) bakterilerdir: Haemophilus aphrophilus veya Haemophilus parainfluenza Actinobacillus actinomycetemcomitans Cardiobacterium hominis 19 . Bu olgudan alınmış olan seri kan kültürlerinde ilk üç gün içerisinde herhangi bir mikroorganizma izole edilemiyor. Brucella melitensis E. fakültatif anaerop. Corynebacterium diphtheriae Eikenella corrodens. gram negatif. anaerop. Đnfeksiyon. amoksisilin+klavülanik asit (ilk tercih) veya sülbaktam+ampisilindir. Yapılan muayenede ısırılma yerinde sellülit geliştiği saptanıyor. B. nötrofilik lökositoz. D. Atmışyedi yaşındaki erkek bir hastanın iki gün önce ateşi yükseliyor. Haemophilus aprophilus Đntravenöz ilaç bağımlıları hariç hasarlı doğal kapak ve protez kapak endokarditlerinin çok büyük bir bölümünden gram pozitif koklar (stafilokok ve streptokoklar) sorumludur. trombositopeni. ampisilin ve amoksisilin ile tedavi edilmemelidir. fakültatif anaerop küçük bir basildir. Pseudomonas aeruginosa C. normal insan oral florasında bulunan. Doğada. yavaş bir seyir ile gelişmeye başlar. C. Enterococcus faecalis B. Eikenella corrodens C. kokobasil) özelliği gösteren bir basildir. anemi. oksidaz pozitif. Yara yeri infeksiyonu. fare oral florasında bulunur. pnömoni ve yara infeksiyonlarına neden olabilir. Bu nedenle duyarlılık testi yapılmaksızın diğer antimikrobiyaller kullanılabilir. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Cevap: D 44. Fusobacterium nucleatum D. Bu hastada bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla olan. Haemophilus influenzae D. Sefaklor Sefuroksim Ampisilin + Sülbaktam Amoksisilin + Klavulanik asit Azitromisin 19 Moraxella catarrhalis. Yapılan tıbbi değerlendirmede. Acil servise başvuran 35 yaşındaki bir erkek hasta darba uğradığını ve saldırgan tarafından sol ön kolundan ısırıldığını ifade ediyor. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. Corynebacterium jeikeum E. fusiform.

Hayvan ısırması. Bu hastada bu tabloya neden olabilen gram negatif. cinsel temas ile bulaşan granüloma inguinale (donovanyoz) hastalığının etkenidir. daha önce bulunsa dahi canlı kalamazlar. aerop. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Calymmatobacterium granulomatis. beklenen bir bulaş yolu değildir. akut epiglottid gibi ciddi infeksiyonlara. çoğu kökeni kapsüllü olan. Afipia felis D. Haemophilus ducreyi. sağ aksiller bölgede 2x3 cm boyutlarında LAP saptanıyor. Kapsüllü kökenleri (tip b) küçük çocuklarda (2 ay-6 yaş) menenjit. Sulu ve nemli ortamları sevdiği için hastane koşullarında kolayca çoğalabilir. Haemophilus influenzae: Gram yöntemi ile zor. Önceleri riketsiyalar içinde değerlendirilen. musluk suyunda.DrTus. Afipia felis: Proteobakteriler içinde yer alır. Ülserler ve granülomatöz dokudan alınan materyalin Giemsa boyası ile boyanan preparatlarının incelenmesi sonucunda nötrofil ve monositlerin sitoplazmaları içinde bipolar boyanan kokobasiller görülüyor. Bartonella henselae C. Đki aydan fazla (3 ay) bekletilen tuzlu teneke peynirinde. fakültatif intrasellüler basil tanımlaması ile örtüşmektedir. tulum. Brucella melitensis: Hayvan etkenidir. ısırılma yerinde kabarcıklar ve koltuk altında ağrılı şişlik gelişmesi nedeni ile getiriliyor. Daha sonra kıvrımlar boyunca anüse doğru genişleyen. Toprakta. En önemli bulaşma yolu çiğ sütten yapılmış taze peynirdir. küçük. Kasığında yara ve skrotumunda şişlik yakınmaları ile başvuran 32 yaşındaki erkek bir hastanın yapılan muayenesinde sağ inguinal bölgeden anüse doğru uzayan ağrısız kolay kanayan ülserler ve iyileşmiş ülserlere ait granülomatöz doku varlığı ile birlikte skrotumda ödem saptanıyor. non-fermentatif. Bölgesel LAP saptanıyor. en sık etkenidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Eikenella corrodens Kingella kingae Cevap: E 20 46. Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa: Gram negatif. genital ülserlere yol açmaz. oksidaz pozitif. Brucella melitensis E. gramla boyanamayan bir bakteridir. aerop. E. bazen pleomorfik görünümlü bakterilerdir. Haemophilus influenzae hayvan ısırığı ile insana bulaşabilen bir bakteri değildir. Kuluçka süresi on günden üç aya kadar değişebilir. Tereyağında 4 ay canlı kalabilirler. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. çürümüş bitki ve çiçeklerde. C. eritrosit sedimantasyon hızı 43 mm/saat olarak saptanıyor. oksidaz pozitif. Genital bölgede önceleri küçük bir nodül ya da papül şeklinde başlar. hareketsiz. fakültatif intrasellüler basil aşağıdakilerden hangisidir? A. Neisseriae gonorrhoeae Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Treponema pallidum Neisseriae gonorrhoeae gram negatif diplokoktur ve gonokoksik üretrit etkenidir. Katalaz ve oksidaz pozitiftirler. kapsülsüz kökenleri ise erişkinlerde akut otit ve sinüzitlere neden olan bir bakteridir. Pseudomonas aeruginosa B. hareketli. D. Hareketsiz. ağrısız.80C olarak ölçülmüş. oksidaz pozitif. kaşar peyniri ve yoğurt ile bulaşmazlar. kontakt lens temizleme solüsyonlarında yaşayabilir. Bartonella henselae: Kedi tırmığı hastalığının kanıtlanmış. Tekrarlı ülserler iyileştikçe bölgede 20 . Cevap: C 47. Tanımlanan gram negatif. non-fermentatif. Yaklaşık iki hafta önce evcil bir kedi tarafından sağ elinden ısırılan yedi yaşındaki bir kız çocuğu. B. kolayca kanayan ülserler ortaya çıkar.000/mm3 (%75 nötrofil). mavi-menekşe renkte boyanır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 14. minimum beslenme gereksinimi olan nonfermentatif bir basildir. Ortamdan bulaşarak hastane infeksiyonlarına neden olur. Haemophilus cinsi bakterilerin hayvanlarda bulunan örneğin Haemophilus parasuis (domuz) ya da Haemophilus felis (kedi) gibi türleri de vardır. basil ya da özellikle klinik örneklerde kokobasil şeklinde. gram negatif boyanan küçük basillerdir. çok ağrılı genital ülserlere neden olur. Kapsüllü. Kedi tırmığı hastalığının nadir bir etkeni olarak bilinir.

Hangi etkenle gelişirse gelişsin. vakuoller içinde ürerler. sert kenarlı. Bakteriyel vajinoz . Kokulu vajinal akıntı başlıca semptom olabilir. ağrısız. Bakteriyel vajinit . Vajinozlarda ise yoktur. Bacteroides türleri gibi anaerop bakterilerin ve genital mikoplazmaların yol açtığı ortak tablo için kullanılır. genişlemeye eğilimli olmayan ülserlerdir. Ko-trimoksazol B. Bakteriyel vajinoz . Gardnerella vaginalis. Bakteriyel vajinit . ve Gardnerella vaginalis D. Ortam daha da alkali hal alır. Doksisiklin D. Cevap: C 48. Vajinal sürüntüden yapılan boyamalarda. Olguların en az yarısı asemptomatiktir. L1. kıvrık basillerin varlığı saptanıyor.Mobiluncus sp. Kaşıntı. Yukarıdaki laboratuvar bulgusu dikkate alınırsa hastanın tedavisinde kullanılabilecek en uygun antimikrobiyal aşağıdakilerden hangisidir? A. Vajinal sekresyonda lökosit sayısı. Chlamydia trachomatis. ve Gardnerella vaginalis Bakteriyel vajinoz: Normalde vajinal florada yer alan. vajinit etkenlerinin aksine. Lenf dolaşımı bozulduğu için lenfödem ve dış genital organ elefantiyazı görülebilir. D-K serotipleri ile non-gonokoksik üretritlere. Lezyondaki bakteriler standart boyama yöntemleri ile değil.DrTus. ortamda Gardnerella vaginalis artmış ise. HIV infeksiyonu bulaşı için bir risk faktörü olduğuna inanılmaktadır.Gardnerella vaginalis C. vajinitlerde mutlaka vajinal mukozada ödem ve eritem görülür. Disparoni ve beyaz renkli. B.Mobiluncus sp. Bunun nedeni. preparat incelenirken az sayıda lökosit ve özellikle Mobiluncus türlerinin ve ipucu hücrelerinin (yassı epitel hücresi üzerinde kümeleşmiş gram labil kokobasiller) görülmesi. Bu arada ortam pH değişikliği nedeni ile laktobasiller azalır ve asidite daha da bozulur. granülomatöz. dizüri ve disparoni nadirdir. Flukonazol C. Bakterilerin iki ucundaki şişliğe benzer bu görünümlere “Donovan cisimcikleri” adı verilir. bu hücrelerin içinde bipolar boyanan (çengelli iğne görünümünü anımsatan) 1-25 adet kokobasil görülür. gümüşleme tekniği kullanılarak yapılan boyanması halinde. büyük LAP ile ortaya çıkan lenfogranuloma venereum’a neden olur. Bölgesel LAP yoktur. Klindamisin E. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. deformitelere yol açan çok sayıda lezyon kalır. koyu vajinal akıntı yakınmaları ile başvuran hastadan alınan vajinal akıntı örneğine %10 KOH damlatılınca balık kokusunu andıran bir koku ortaya çıktığı görülüyor. histiyosit ve plazmositlerin sitoplazmasında. Bunlar. bir bakteriyel infeksiyonda beklenenden oldukça azdır. anaeroplar ise bunlardan amin oluşturur. ancak sayıca artmaları halinde yardımlaşarak vajinada yüzeyel bir inflamasyona yol açan Gardnerella vaginalis. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides ve Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliğine girer. yenidoğan-infant pnömonilerine ve alt palpebral konjunktivitlere. Bakteriyel vajinit . Ayrıca serbest olarak bulunan gram negatif. monosit. peptostreptokok. tek.Gardnerella vaginalis E. gümüşleme ile boyanabilirler ve çok kıvrımlı ipsi görünüm sergilerler. Hastalık şankr ile başlar. bu tür infeksiyonlara vajinit değil. ortamdaki protein yapıları aminoasite dönüştürür. Metronidazol 21 . Cevap: E 49. Bu bakteriler arasında tipik bir kommensallik söz konusudur.Mobiluncus sp. Süt görünümünde. Đnfeksiyon bölgesindeki. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Sonuç olarak. Sonuçta. vajinoz adı verilmiştir. Aminler bölgedeki pH’ı yükseltir ve Gardnerella vaginalis için rahat bir ortam oluşur. Tüm vajinal infeksiyonlar içinde en sık karşılaşılan tablodur. ya da nadirdir. Granülomatöz lezyonlardan alınan materyalin Wright ya da Giemsa boyaları ile. nötrofil. Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. Mobiluncus. yapışkan vajinal akıntı yakınması ile Jinekoloji polikliniğine başvuran 32 yaşındaki bir kadından alınan akıntı örneğinin Gram boyası ile yapılan preparatında az sayıda lökosit ile birlikte vajinal epitel hücreleri üzerine yapışmış çok sayıda gram negatif kokobasil görülyor. bakteriyel vajinozlar için oldukça değerli bulgulardır.2.3 serotipleri ile de küçük ülserli.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 21 ağrısız. bu bakterilerin vajinal mukozaya invazyon yapmaması ve sadece yüzeyel hücre destrüksiyonuna neden olmalarıdır. laktobasiller azalmıştır.

fakültatif anaerop. ancak gram labil boyanan. Haverhill hastalığında. kıvrık görünümlü (curved). sol inguinal LAP ve sağ dizde artrit saptanıyor. Staphylococcus aureus: Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlarda adı geçmeyen kümeler halinde yaşayan gram pozitif koklardır. Cinsel aktivite ile bulaşan infeksiyonlara neden olmaz. Tekrarlı olgularda lokal probiyotik (laktobasil) kullanımı da etkin bulunmuştur. Neisseria gonorrhoeae: Gonokoksik üretrit ve servisit etkenidir.: Zorunlu anaerop. süt gibi. daha önceden kapak anomalisi bulunan hastalarda gelişen fatal infektif endokardittir. nadir laktobasiller. süt gibi vajinal akıntı. ağrı ve kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. Cevap: E 51. Spiroketler içinde değerlendirilmesi daha doğrudur. Sodoku hastalığında yaygın cilt döküntüleri de görülebilir. ısırık yerinde kırmızı-kahverengi şişlik. On gün önce bir fare tarafından sol ayak baş parmağından ısırıldığını ifade eden 30 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Ancak bir kolaylaştırıcı bakteri kolonizasyonu söz konusu ise bakteriyel vajinoz gelişimine katkıda bulunur. diğerlerine ek olarak ekstremite artritleri de görülür. yapışkan vajinal akıntı özeldir. E. fare ısırığı hastalığının diğer bir etkenidir. Hastanın yapılan muayenesinde sol ayak baş parmağında ülsere yara. Neden olduğu fare ısırığı hastalığına Sodoku hastalığı adı verilmiştir. C. Sodoku hastalığı – Spirillum minus Sodoku hastalığı – Streptobacillus moniliformis Haverhill hastalığı – Spirillum minus Haverhill hastalığı – Streptobacillus moniliformis. Cevap: D 22 . Yukarıda tanımlanan tablo ve yol açan etkenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. Cevap: D 50.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 22 Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis. tedavi edilmez ise birçok kereler tekrarlayabilir. Gram negatif diplokok şekillidir. yani ısırılmayı izleyen 10. sağ dizinde şişlik. D. Haverhill = Sodoku + Artrit. Mobiluncus sp. B. Cinsel ilişki sırasında vajinada yanma hissi ile polikliniğe başvuran 34 yaşındaki bir bayanın muayenesinde. Yüksek ateş. Gardnerella vaginalis: Bu sorunun çeldiricisidir. Farelerin insanları ısırması ile meydana gelen fare ısırığı hastalığının iki etkeninden biridir. Spirillum minor (minus da denir). bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. sonra şişlikte irinleşme ve ülserasyon ile birlikte bölgesel LAP. kızarıklık. kas ağrıları. Bakteriyel vajinozların tedavisinde antianaerop özellikli ilaçlardan en çok metronidazol tercih edilir. 4-5 nötrofilik lökosit ve çoğunlukla epitel hücrelerine yapışmış ve kümeler yapmış halde görülen gram pozitif ve negatif kokobasiller ile gram pozitif küçük. Gardnerella vaginalis gibi gram pozitif duvar yapılı. hareketli bir vajinoz etkenidir. Đki hastalık tablosunda da sistemik ve lokal belirtiler ısırık yarası iyileştikten sonra. Varlığı. Normal vajinal florada bulunan ve gram labil boyanan kokobasillerdir. Clostridium difficile: Đnsan dahil memelilerin barsağında bulunan gram pozitif sporlu basillerdir. kesin vajinoz tanısı koydurur. lenfadenit ve lenfanjit gelişir.DrTus. lokal ve sistemik belirtilerle seyreden epidemik infeksiyonlara (Haverhill hastalığı) neden olabilir. Pontiac hastalığı – Streptobacillus moniliformis Streptobacillus moniliformis. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri. Kemiricilerin ağız florası ile kirlenmiş besinlerle de bulaşabilir. Balık kokusunda. Özellikle sodoku. çok şekillilik özelliği gösteren bir basildir. Tedavi edilmemiş olgularda karşılaşılabilen en ciddi komplikasyon. akıntı yaymasında her sahada bol yassı epitel hücresi. günden sonra başlar. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Neisseria gonorrhoeae B) Gardnerella vaginalis C) Staphylococcus aureus D) Clostridium difficile E) Mobiluncus sp. Tek ve yüksek dozda veya 5-7 günlük rutin dozda kullanılabilir. Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. virgülsü basiller belirleniyor.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 23 52. Cevap: A 23 . Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında akla getirilmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Mart ayı sonunda.DrTus. Đdrarda etkene ait antijen saptanması C. öksürük. Su borularından veya havalandırma sistemlerinden bulaşır. B. göğüs ağrısı ve sulu ishal yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Anlaşılabileceği gibi. • Olguların %10’unda böbrek yetmezliği bulguları (proteinüri. Klinik yelpaze. halsizlik. 46 yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Gram yöntemiyle boyanmayan bir atipik pnömoni etkenidir. Cerahatli balgama neden olmaz. Hastanın çekilen PA akciğer grafisinde sağ alt lobda infiltrasyon ve sağ plevral efüzyon saptanıyor. Cevap: E 53. az ya da çok sayıda nötrofil görülür. D. Alınan anamnezde yaklaşık bir hafta önce iş toplantısı nedeni ile bir turistik otelde konakladığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Balgam örneğinin Charcoal Yeast Extract Agar besiyerine ekimi ile etkenin saptanması Lejyoner hastalığının tanında. Balgam incelemesinde bol nötrofil görülüyor. oldukça ağır seyirli bir tipiklober pnömoniye kadar değişebilir. kusma ve sulu ishal gibi gastrointestinal sistem belirtileri tabloya eklenir. Balgamda bol nötrofilik lökosit ve gram pozitif diplokoklar görülürler. Başlıca klinik özellikler şunlardır: • Ateş genellikle 400C’a kadar yükselir. solunum sayısı 18/dakika olarak saptanıyor ve sağ akciğer bazalinde inspiryum sonu ince raller işitiliyor. Akciğer biyopsi örneğinde floresan antikor boyama yöntemi ile antijen saptanması D. KOAH’lılarda akut alevlenmelerin üçüncü sıradaki etkenidir. Mycoplasma pneumoniae de klamidyalar gibi Gram yöntemiyle boyanmayan. Legionella pneumophila lejyoner hastalığının etkenidir. toplum nedenli pnömonilerin en sık etkenidir. bronşiyolit tablolarının söz konusu olduğu bir atipik pnömoni tablosundan. altta yatan ciddi bir hastalığı olan hücresel immünite yetmezlikli hastalarda alveolleri de etkileyerek genelde çift taraflı.) elde edilebilir. nabız 120/dakika. herhangi bir bakterinin gösterilememesi önemli bir tanısal destektir. E. alveolitle özel. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. miyokardit ve perikardit gibi kalp tutulumları görülebilir. anormal kan üre ve kreatinin değerleri vb. hastaların balgamının Gram yöntemi ile boyaması durumunda. Streptococcus pneumoniae Chlamydia pneumoniae Moraxella catarrhalis Mycoplasma pneumoniae Legionella pneumophila Streptococcus pneumoniae. C. tipik pnömoni tablosuna neden olur. Balgam örneğinin Gram boyamasında lökositlerle birlikte gram negatif kokobasillerin varlığı B. atipik pnömoni etkenleri arasında yer almakla birlikte. • Hiponatremi. mikroskopik hematüri. ciddi bir pnömoni tablosuna yol açar. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg. • Çoğunlukla balgam çıkarılmayan (non-prodüktif) kuru öksürük vardır. yaygın. Özellikle hastanede yatan. baş ağrısı. Chlamydia pneumoniae. cerahatli balgama neden olmayan bir atipik pnömoni etkenidir. Ekstrapulmoner tutulumun nadir olduğu. Moraxella catarrhalis gram negatif diplokoktur. kas ağrıları. bulantı. • Nadir bazı olgularda hepatit. Balgamda PCR ile etkenin saptanması E.500/mm3 (%90 nötrofil). CRP: 96 mg/dL olarak saptanıyor ve rutin biyokimya tetkiklerinde hiponatremi (120 mEq/L) bulunuyor. serumda LDH yüksekliği önemli özelliğidir. Bununla birlikte. tipik pnömoni tablosu da sergileyebilir. eritrosit sedimantasyon hızı 76 mm/saat. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin yukarıda tanımlanan olguda saptanması beklenmez? A. hipofosfatemi. • Olguların yarıdan azında karın ağrısı.

Trichomonas vaginalis Neisseria gonorrhoeae Chlamydia trachomatis Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Erkeklerde gonokok infeksiyonları: Olguların %95’inde görünür tablolara yol açtığı için erkeklerde infeksiyon daha sık tanımlanabilir. E. Yukarıda tanımlanan klinik bulgular dikkate alındığında. hiperemi ve en önemlisi yeşilimsi-sarı üretral akıntıdır. Coxiella burnetii B. Aynı hasta bir hafta sonra ateş. inguinal bölgede patolojik LAP saptanmıyor. kadında ise uterus serviksinden alınan sürüntü Gram ve Metilen Mavisi yöntemi ile boyanır. Neisseria gonorrhoeae – Fitz-Hugh-Curtis Sendromu D. düşünülmesi gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. sağ üst kadranda karın ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. Muayene sırasında glans peniste hiperemi ve sarı-yeşilimsi renkte üretral akıntı varlığı dikkati çekiyor. Cevap: B 56. Örneğin pnömokoksik pnömonilerde kapsüllü gram pozitif diplokoklar. Yirmiiki yaşındaki erkek hasta. Semptomatik erkeklerde Gram boyamanın duyarlılık ve özgüllüğü >%95’dir. Gram boyamada ise gram negatif diplokokların görülmesi tipiktir ve kesin tanı koydurur. Chlamydia trachomatis .Fitz-Hugh-Curtis Sendromu 24 . B. Neisseria gonorrhoeae – Akut kolesistit C. akıntı ve idrar yaparken yanma hissi yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın yapılan muayenesinde palpasyonla karaciğerde ağrı ve oskültasyonda karaciğer üzerinde frotman varlığı dikkati çekiyor. Chlamydia psittaci C. Lober pnömonilerde kanda da belirgin bir nötrofilik lökositoz vardır. Streptococcus pneumoniae D. Bu olgudan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Üretral akıntının Metilen Mavisi boyamasında. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazları minimal yüksek olarak saptanın hastanın batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer çevresinde sıvı toplanması görülüyor. Erkekte üretral akıntı. Mycoplasma pneumoniae Balgamda fazla nötrofil görüldüğüne göre tablo alveolit. Legionella pneumophila E. pas renginde ve çoğu zaman kanlıdır. Balgamın Gram yöntemi ile boyanmasında her bir 100X sahada >25 nötrofil ve sorumlu etkenler görülebilir. Standart besiyerlerine yapılan ekimlerde üreme olmuyor. gram negatif basil pnömonilerinde ise gram negatif basiller belirlenir. yani lober pnömoni tablosudur. Legionella pneumophila. Yapılan muayenede vital bulgular normal sınırlarda saptanıyor. Balgam pürülan. standart Gram yöntemi ile boyanmaz. PA akciğer grafisinde bilateral alt lober tutulum görülüyor. C. Başlıca belirtileri. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.DrTus. Şu bilgiyi unutmayınız. glans ucunda kaşıntı. penis başında kızarıklık. Neisseria gonorrhoeae – Pelvik inflamatuvar hastalık B. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta disparoni. Metilen Mavisi yöntemi ile boyanan akıntı yaymasında nötrofiller içerisinde ve bir miktar da dışarısında tipik diplokokların. Ön üretrit ile başlar. Cevap: D 55. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 24 54. Oysa olgumuzda Gram yöntemi ile etken görülememiştir. dizüri. Hastadan alınan anamnezde iki gün önce bir hayat kadını ile cinsel temasta bulunduğu öğreniliyor. nötrofillerin içinde çok sayıda diplokok görülüyor. Lober pnömoni kliniği veren bir hastanın bronkoalveoler lavaj yapılarak elde edilen solunum sekresyonunda her bir 100x mikroskop alanında ortalama 30 nötrofil görülüyor. Bu yaklaşımın erken tanı değeri oldukça fazladır. dizüri ve sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı yakınmaları ile başvuruyor ve trikomonas vajiniti tanısı ile ampirik olarak metronidazol tedavisine alınıyor. Gram boyama ile herhangi bir mikroorganizma saptanamıyor.

lenfatik yayılımla perihepatite yol açabilir (Fitz-Hugh-Curtis sendromu). glukozu fermente eden. katalaz ve oksidaz pozitif. Çoğu olguda yüksek ateş. Yenidoğanlarda ilk birkaç (1-2) gün içinde gelişen konjunktivitlerde gonokoklar. Göz kapakları elle açıldığı zaman bol miktarda pürülan materyalin fışkırır tarzda dışarıya boşaldığı görülüyor. Brucella melitensis Brucella abortus Neisseria meningitidis Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. çoğunlukla göze damlatılan bu damlalara bağlıdır. E. Diğer seçeneklerdeki bakterilerden Brucella türleri kokobasil. B. nabız 100/dakika. diz (sık). Metronidazole bağlı toksik hepatit 25 Tedavisiz kadınlarda %1-3 olasılıkla dissemine gonokok infeksiyonu (bakteriyemi) gelişebilir. Yenidoğanların doğumdan sonraki ilk birkaç saat içinde gelişen konjunktivitleri. B. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 380C. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir. Soru cümlesinde bunların ayrımında kullanabileceğimiz çok önemli veriler mevcuttur. Neisseria gonorrhoeae klamidyalar gibi. glukozu fermente eden. ağrı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Erkeklerde ise çok nadirdir. maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole ediliyor. Cevap: C 57. Bu koruyucu yaklaşımın rutine girmesinden sonra oldukça nadir karşılaşılan bir klinik antitedir. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). E. D. Erkeklerde ise çok nadirdir. sol dizde eritem. Bakteriyi sinovyal sıvıdan üretmek mümkündür. olguda disseminasyonun kesin delili olarak kabul edilir. ödem ve sıcaklık artışı saptanıyor. Yapılan muayenede göz kapaklarında eritem ve ödem saptanıyor. sol dizinde şişlik. Tablo. Çoğu olguda yüksek ateş. eklemlerde şişlik ve hiperemi görülür. Sıklıkla eklemler (gonokoksik artrit). maltozu fermente etmeyen diplokoklar izole edilmiş olduğu bildiriliyor. Gonokoklarla karşılaştırıldığında. Gezici eklem ağrıları. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan 34 yaşındaki bir kadın hasta. 25 . Diğer etkenler de septik artrite neden olabilir. el. C. Herhangi bir sağlık personelinin müdahalesi olmadan ev şartlarında doğduğu öğrenilen henüz iki günlük bir yenidoğan. Cevap: D 58. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. Eklemden ponksiyonla alınan örneğin kültüründen gram negatif. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. el bileği. Staphylococcus aureus Streptococcus agalactiae Neisseria meningitidis Haemophilus influenzae Neisseria gonorrhoeae Yenidoğan gonokok infeksiyonları: Anneden doğum sırasında yenidoğana bakteri bulaşı gerçekleşebilir. ilk haftadan (5-12 gün) sonra meydana gelen konjunktivitlerde ise öncelikle klamidyal etkenler düşünülmelidir.DrTus. dirsek eklemlerinde asimetrik septik monoartrit şeklindedir. Haemophilus influenzae ise basil-kokobasil morfolojisindedir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. tenosinovit ve peteşiyal ekstremite cildi döküntüleri ile başlar. Gonokoklar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. katalaz ve oksidaz pozitif. Korunma amacı ile doğumdan hemen sonra göze %1 AgNO3 veya eritromisinli damlalar damlatılır. her iki cinsten. meningokokların septik artrite neden olması olasılığı çok düşüktür. göz kapaklarında şişlik ve cerahatli akıntı yakınmaları ile getiriliyor. cinsel aktif (15-50 yaş arası) bireylerde görülen en sık septik artrit etkenidir. Hastada sarı-yeşilimsi renkli vajinal akıntı görünmesi nedeniyle seçim gonokoklar lehinde olmalıdır. Sol diz ekleminin ultrasonografik incelemesinde eklemde efüzyon varlığı görülüyor. Artritin görülmesi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Đhmal edilirse sıklıkla körlüğe yol açan iki taraflı göz infeksiyonları (ophthalmia neonatarum) gelişir. C. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülen. nadiren de endokard (endokardit) ve meninksler (menenjit) tutulabilir.

Seftriakson Doksisiklin Metronidazol Seftriakson + Doksisiklin Ko-trimoksazol PBP değişimi ile de penisilin direnci Gonokoklar. Ateş. Hastadan alınan üretral akıntı örneğinin Metilen Mavisi ile boyalı preparatı incelendiğinde bol lökosit ve lökosit stoplazmasında bulunan diplokoklar görülüyor. Daha sonra tedavi. Semptomlar düzelinceye kadar seftriakson uygulanır. Beş gün önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 26 yaşındaki bir erkek hastada son üç gündür devam eden üretral akıntı mevcuttur. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları nedeni ile getirilen bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. ciltte peteşiyal 26 . Bu olguda kullanılabilecek alternatif antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir? A. bulantı ve kusma yakınmaları ile başvuran bir hastanın yapılan muayenesinde Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor ve lomber ponksiyon yapılıyor. Hasta yakınlarından alınan anamnezde hastada penisiline karşı tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü saptanıyor. Klinik veriler. D. hücre sayısı 2400/mm3 (tamamı nötrofil). D. Ateş. meningokokların aksine penisilinaz üretebilirler. baş ağrısı. görünümünün ise bulanık olduğu saptanıyor. D. sefuroksim aksetil. sonrasında 10-14 gün doksisiklin uygulanır. baş ağrısı. Alınan BOS örneğinin analizi sonucu elde edilen diğer bulgular ise şunlardır: Protein 68 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). BOS yayması ve lateks aglütinasyon testi sonucunda (gram negatif diplokok. B. bulantı. sonra tek başına 10-14 gün doksisiklin veya tek doz seftriakson. E. • Disseminasyona yol açan kökenler. gövde ve ekstremitelerde peteşiyal döküntüler dikkati çekiyor. geliştirebilmektedirler. Menenjit tedavisi genel olarak ampirik olarak yapılır. penisiline diğer kökenlere göre daha duyarlıdırlar. C. renginin boz. C. Ponksiyon sırasında BOS basıncının çok arttığı. Aşağıdaki etkenlerden hangisi ile oluşturulan menenjitlerde bu olguda tanımlanan BOS bulguları elde edilemez? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. • PID’de tablo düzelinceye kadar sefoksitin + doksisiklin. Cevap: D 60. E. • Komplike olmamış gonore ve epididimitte seftriakson tek doz ve 7 gün doksisiklin kullanılır.DrTus. amoksisilin-klavülanik asit ya da kinolonlar ile yedi gün daha sürdürülür. B. Listeria monocytogenes Escherichia coli Mycobacterium tuberculosis Neisseria meningitidis Streptococcus pneumoniae Aşağıdaki tabloya bakınız. Tedavide klamidyal etkenler de hedeflenir. Cevap: C 61.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: E 26 59. Kloramfenikol Seftriakson Ko-trimoksazol Eritromisin Ampisilin Verilen klinik özellikler olguda menenjit olabileceğini göstermektedir. B. E. şeker 22 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). Hastadan alınan BOS örneğinin Gram boyalı preparatlarının incelenmesinde gram negatif diplokoklar görülüyor. C.

B. Dört gün boyunca 600mg/gün rifampisin vermek. glukoz 55 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). C. E. Ellidokuz yaşındaki bir erkek hasta ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. protein 32 mg/dL (normali 15-45 mg/dL). Meningokoklara karşı temas öncesi korunmada kapsül aşıları kullanılır. Bu hastada ampirik olarak başlanması gereken en uygun antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A. BOS şekeri düşük. 27 . D.2 milyon ünite benzatin penisilin G uygulamak. Profilaksi gerekli değildir. 2 kez. E. renginin boz.600/mm3 (%90 nötrofil). Kernig ve Brudzinski bulgularının pozitif saptanması nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor ve şu bulgular elde ediliyor: Basınç normal. proteini yüksektir.200/mm3 (tamamı mononükleer). D. C. D. B. Alternatif kemoprofilaksi yaklaşımları ise tek doz oral siprofloksasin veya tek doz seftriakson injeksiyonudur. Sefotaksim + Ampisilin Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim + Vankomisin + Ampisilin INH + Rifampisin Asiklovir Akut Pürülan Menenjitlerin Ampirik Tedavisi YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay 3 ay-50 yaş > 50 yaş ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol Meropenem Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: C 64. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. Penisilin allerjisi var ise kloramfenikol uygulanır. C. Bir doz A+C aşısı uygulamak. Cevap: A 62. baş ağrısı. Temas sonrasında ise erişkinlere rifampisin 2 gün. Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Herpes simpleks virüs Treponema pallidum Lenfositik koriyomenenjit virüsü Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. Đki gün boyunca 2x600 mg/gün rifampisin vermek. kusma yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ense sertliği.DrTus. B. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. Yukarıda tanımlanan olgu ile aynı evi paylaşan yetişkin aile bireylerinin korunması için uygulanabilecek en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 27 döküntüler) olgunun meningokoksik menenjit olduğu anlaşılmış ise ilk seçenek penisilin-G’dir. E. Cevap: B 63. BOS proteininin 78 mg/dL olduğu görülüyor. görünümünün bulanık olduğu. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS basıncının arttığı. hücre 2. 2 kapsül (600 mg) verilir (222 formülü). BOS glukoz düzeyi düşük. Tek doz 1. renksiz. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. BOS glukozunun 18 mg/dL. Ateş. görünüm normal. hücre sayısının 3.

BOS glukoz düzeyi düşük.abducens’dir. glukozun 12 mg/dL (normali 45-80 mg/dL). BOS renksiz ve berraktır. uykuya eğilimli olma ve çift görme yakınmaları ile başvuruyor. glukozu normal düzeydedir. Beyin omurilik sıvısı basıncını çok artmış. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. ense sertliği ve cildinde peteşiyal döküntüler bulunan 28 yaşındaki bir mahkuma menenjit ön tanısı ile lomber ponksiyon yapılıyor. meninks irritasyon belirtileri. bekletilen BOS’ta örümcek ağı görünümünde fibrin pıhtısı gelişir. Neden olduğu klinik tablo tümüyle nörotoksinine bağlıdır. içe şaşılık görülür. Hastadan alınan BOS örneğinin incelenmesinde basıncın arttığı. Tutulum daha çok pO2’nin yüksek olduğu beyin tabanındadır. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile. kusma. Hidrosefali en sık komplikasyondur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pnömokok menenjiti B) Kriptokok menenjiti C) Kandida menenjiti 28 . Primer bakteriyemi sırasında ilk tutulan bölge beyin subkorteksidir. ikinci dönemde letarji. BOS’ta nötrofiller ve mononükleer hücreler görülür. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta. Yapılan testlerde beyin omurilik sıvısı protein miktarı 210 mg/dL. tüberküloz menenjitte olduğu gibi özellikle beyin tabanı tutulum bulguları (ör. hücre sayısının 350/mm3 (tümü mononükleer). lenfosit içerir. Cryptococcus neoformans menenjiti immün yetmezlik zemininde gelişir. B. protein düzeyi artmıştır. C. Cevap: D 66. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. Pıhtıdan yapılan asidorezistan boyamada basil görme şansı daha fazladır. BOS şekeri düşük. son dönemde ise ciddi nörolojik belirtiler. Tüberküloz menenjit. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Ancak. Retinada nadiren tüberkülom da görülebilir. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. koma ve nöbetler görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 28 Herpes simpleks virüsü menenjiti akut aseptik menenjittir. proteini miktarı ise çok yüksek olmalıdır. baş ağrısı. Clostridium botulinum Treponema pallidum Lenfositik Koriyomenenjit Virüsü Mycobacterium tuberculosis Cryptococcus neoformans Clostridium botulinum menenjit gibi invazif infeksiyonlara neden olmaz. D. Buradaki nekroz SAA’ya açılınca inflamasyon burada da başlar. Lomber ponksiyonda BOS lökosit sayısının >1000/mm3 olması diğer viral menenjitlerden önemli bir farkıdır. bulantı. renginin ksantokromik olduğu. halsizlik gibi nonspesifik belirtiler varken. ateş. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. Mycobacterium tuberculosis kronik aseptik menenjit etkenidir. rengini boz. nadiren de aerosol yoldan bulaşır. Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Baskın belirtiler kafa çiftlerine aittir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ gözde içe şaşılık olduğu görülüyor. bulguları ve kafa çifti tutulumları.DrTus. E. davranış değişiklikleri. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Triptofan testi pozitiftir. şeker miktarını 18 mg/dL bulunuyor. Yüksek ateş. esasen bir meningoensefalittir. proteini yüksektir. Bunlardan birisi de kronik aseptik menenjittir. BOS profili tüberküloz menenjitteki gibidir. Tersiyer sifilizin önemli bir klinik tablosu nörosifilizdir. Tüberküloz menenjitte BOS’a nekroz odaklarından bol miktarda protein debris dökülür. görünümünü bulanık bulunuyor. şuur bulanıklılığı. içe şaşılık) görülmez. Beyin omurilik sıvısı yaymasında lökositler içinde gram negatif diplokoklar belirleniyor. Lenfositik koriyomenenjit virüsü. kafa tabanında çıplak ve düz bir seyir izleyen N. En çok tutulan sinir. ajitasyon. Hastalığın ilk döneminde baş ağrısı. proteinin 118 mg/dL (normali 15-45 mg/dL) olduğu görülüyor. Cevap: E 65. infekte kemirici idrarının ev içi eşyalarına bulaşması sonucunda genelde temas ile.

ishal Musküler: Şiddetli kas ağrısı Hepatik: Karaciğer fonksiyon bozukluğu Renal: Kanda üre ve kreatinin artışı Hematolojik: Trombositopeni nedenli ekimozlar Merkez sinir sistemi: Dizoryantasyon veya konfüzyon (bilinç sislenmesi) Mukozalar: Lokal kan akımı artışı nedeniyle göz. yaygın kas ağrıları. zincirler Cevap: D 67. ALT: 115 U/L (normali 10-40 U/L). Bu durumda sorumlu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri tek dayanağımızı oluşturuyor: PnömokokGram pozitif diplokok KriptokokGram pozitif blastokonidya KandidaGram pozitif blastokonidya ve psödohifler Meningokok Gram negatif diplokok Grup B streptokokGram pozitif kok. Ancak. Ancak. nazal tampon yapılmışlarda. cilt ve cerrahi alan infeksiyonlarında (post-operatif). menstrual dönemdeki. pnömoni. Kızıl Kızamık Meningokoksemi Salmonelloz Stafilokok toksik şok sendromu Stafilokok toksik şok sendromu (TSS) menstrual ya da non-menstrual nedenlere bağlı olabilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.000/mm3.40C. bayılma ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. günümüzde bu tipteki tamponlar artık kullanılmadığı için vajinal tampon nedenli olgu sayısı azalmıştır. bunun bir pürülan menenjit olduğu anlaşılmaktadır. arteriyel tansiyon 80/50mmHg. pürülan akıntı ve eritem varlığı dikkati çekmiş ve yara kültürü alınıyor. B. tüm seçeneklerin pürülan menenjitlerden oluşturulması. Kültür sonucunda 29 . Hastanın yapılan muayenesinde ateş 39. solunum sayısı 22/dakika olarak saptanıyor. Myoma uteri tanısı ile histerektomi uygulanan 46 yaşındaki bir hasta taburcu olduktan bir hafta sonra yüksek ateş. D. Hastalığın tanımlanmasında beş klinik kriter söz konusudur (CDC): Ateş (≥ 38. kırmızı raş (güneş yanığı gibi eritematöz döküntü) Başlangıçtan 1-2 hafta sonra özellikle el ve ayak tabanlarında deskuamasyon Aşağıdakilerden üç ya da fazla organ/sistemde anormallik bulunması: Gastrointestinal: Kusma. Epistaksis nedeni ile acil serviste anterior nazal tampon uygulanan 34 yaşındaki bir erkek hasta bir gün sonra ateş.000/mm3 (%88 nötrofil). nabız 124/dakika. Bunun dışında.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D) Meningokok menenjiti E) Grup B streptokok menenjiti 29 Olguda verilen BOS bulgularından. soruyu zorlaştırıyor.9 0C) Hipotansiyon (baş dönmesi. ağız ve vajinada kırmızı renk artışı Cevap: E 68. trombosit: 94. diplokok. C.5 mg/dL) olarak saptanıyor.5-1. osteomiyelit.DrTus. E. BUN: 62 mg/dL (normali 15-40 mg/dL). kreatinin 3 mg/dL (normali 0. senkop vb. süperabsorban (magnezyum bağlayan) vajinal tamponları kullanan kadınlarda görülmüştür. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit: 14. influenza gibi çok çeşitli infeksiyonların zemininde her iki cinsiyetten hastalarda da (non-menstrual) gelişebilir. kusma ve tüm vücudunda yaygın kırmızı döküntülerin ortaya çıkması yakınmaları ile tekrar başvuruyor. Menstrual TSS. dahil) Yaygın. Hastanın yapılan muayenesi sırasında insizyon yerinde açılma. baş dönmesi. ampiyem. konjuktivaların hiperemik görünümde olduğu ve yaygın eritematöz döküntü bulunduğu belirleniyor.

D. C. ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Son iki haftadır devam eden ateş. kanamalar için kan ürünü transfüzyonu. Bu risk grubundaki infeksiyonlar. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 11 yaşındaki bir kız çocuğu.400/mm3 (%92 nötrofil). Metastatik organ tutulumu ≈ %90 olguda görülür. Sepsis gelişmiş ise mortalite yüksektir (%30). Özellikle IV ilaç bağımlılarında gelişimi önemlidir. E. Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus Escherichia coli Septik artritlerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle olmalıdır: YenidoğanStreptococcus agalactiae 2 ay-6 yaşHaemophilus influenzae 6-18 yaşStaphylococcus aureus 18-50 yaşNeisseria gonorrhoeae 30 . uygun ve enerjik sıvı repasmanı. yapılan ultrasonografik incelemede sol diz ekleminde efüzyon saptanıyor. sol dizinde kızarıklık. Yapılan ekokardiyografik incelemede triküspit kapakta vejetasyon saptanan hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Klindamisin. D. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 24. C.DrTus. Pseudomonas aeruginosa ikinci sıradadır. B.) ve nafsilin gibi bir antistafilokok penisilin tedavisinden oluşturulmalıdır. diğerlerine göre daha iyi bir klinik seyir sergilerler. şişlik. katalaz ve koagülaz pozitif. TSST-1 sentezini %90 baskılar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. 30 Toksik şok tanısı ile gözlem altına alınan hastada başlanabilecek en uygun antibiyotik tedavisi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: A 70. Bu olgularda etken çoğunlukla Staphylococcus aureus’dur. Bu durumda mortalite %3’ün altına indirilmiştir. Cevap: C 69. ARDS’de ventilatör tedavisi vb. terleme ve halsizlik yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde son iki yıldır damar içi ilaç kullandığı öğreniliyor. C. Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Streptococcus viridans Staphylococcus epidermidis Streptococcus sanguis Yaşamı tehdit eden Staphylococcus aureus infeksiyonları arasında ilk sırayı bakteriyemi alır. Endokardit gelişmiş ise mortalitesi %50’dir. E. B. triküspid (sağ kalp) tutulumu daha fazladır. B. D. gram pozitif koklar izole ediliyor. eritrosit sedimantasyon hızı 95 mm/saat olduğu görülmüş. Benzatin penisilin G Kristalize penisilin + Klindamisin Nafsilin + Klindamisin Eritromisin Metronidazol Stafilokok toksik şok sendromunun tedavisi. Bunun dışında en çok mitral kapak tutulumu gözlenir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kanlı agarda beta hemoliz yapan. Buna ilk gün içinde klindamisin eklenmesi önerilir. sorunlu sistemlerin desteklenmesi (üremide diyaliz. her iki atriyo-ventriküler kapak da tutulmakla birlikte.

vücudunda içi sıvı dolu kabarcıklar çıkması ve genel durum bozukluğu yakınmaları ile getiriliyor. Ciddi düzeyde sıvı ve elektrolit kaybı ile seyreder. Bebeğin yapılan muayenesinde tüm vücudunda yaygın büllöz lezyonlar görülüyor. C. Nikolsky bulgusu pozitif olarak saptanıyor. osteomiyelitlerden sorumlu bakterilerin ilk sırasındadır. çekilen grafide ise sağ tibia metafizinde periosteal kalınlaşma ve yeni kemik oluşumu saptanıyor. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Haemophilus influenzae Staphylococcus aureus Pseudomonas aeruginosa Salmonella typhi Neisseria gonorrhoeae Haemophilus influenzae oyun çocuğu (2 ay-6 yaş) septik artritlerinden ve osteomiyelitlerinden sorumludur. Lezyonlarda içi pürülan materyal ile dolu birçok sinüs vardır. bakteri bulunmaz. Cevap: C 73. sağ bacak pretibial bölge distalinde kızarıklık. Nikolsky belirtisi negatiftir ve bül kültüründen bakteri üretilebilir. Geniş bir bölgeyi ilgilendiren. Yenidoğanlarda umbilikal korddan hematojen yayılım ile alt ekstremite osteomiyelitlerine neden olabilir. Follikülit: Kıl follikülleri ile sınırlı inflamasyondur. derin dokuları tutan cilt ve cilt altı doku infeksiyonudur. boyunda fazladır. Deskuame olurlar ve 7-10 günde iz bırakmadan iyileşirler. B. kolayca sıyrılır. Đki aylık bir bebek. Ağız çevresinde hiperemi ve inflamasyon ile başlar. Pseudomonas aeruginosa. Yenidoğan impetigolarının en sık etkenidir. Büllöz impetigoda. Sıklıkla bakteriyemi de gelişir. Salmonella typhi ise orak hücreli anemisi olanlardaki osteomiyelitlerden sorumlu iki etkenden birisidir. eritrosit sedimantasyon hızı 74 mm/saat olduğu görülüyor. D. Cildi hafifçe çekince dahi büller patlar. Büllerin içeriğinden alınan örneğin Gram boyası ile yapılan incelemesinde herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. Etken kapsüllü tiplerdir (Hib). haşlanmış deri sendromunun aksine. Erişkinlerde ise hematojen yayılım ile daha çok vertebral osteomiyelite neden olur. Follikülit ve fronkülden farklı olarak ateş. C. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit sayısı 17. Diğeri ise Staphylococcus aureus’tur. Deri buruşuk görünümlüdür.DrTus. Büllerde.000/mm3 (%82 nötrofil). Karbonkül: Daha çok nazal portörlerde görülür. titreme gibi sistemik belirtiler de bulunur. ekzotoksin nedeniyle oluştukları için. ağrı yakınmaları mevcuttur. Büllöz impetigo: Haşlanmış deri sendromunun lokalize formudur. şişlik. Cevap: B 72. E. Đskemik inme nedeni ile 10 günden beri Nöroloji yoğun bakım servisinde mekanik ventilasyon uygulanan 55 yaşındaki bir erkek hastada ateş gelişmesi nedeni ile yapılan radyolojik incelemede sağ akciğerde infiltrasyonla 31 . ölümün de en önemli nedenidir. Fronkül: Kıl folliküllerini aşan inflamasyondur. Staphylococcus aureus. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 50 yaş üzeriStaphylococcus aureus Cevap: D 31 71. Kenarlarına basılırsa yer değiştirirler (Nikolsky belirtisi pozitiftir). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. E. Büllöz impetigo Toksik şok sendromu Ritter hastalığı Fronkül Karbonkül Haşlanmış deri sendromu (Ritter Hastalığı): Genellikle yenidoğanlarda ve infantlarda görülür. D. Oniki yaşındaki bir erkek çocukta son üç haftadır devam eden. hastanede yapılan girişimler veya büyük operasyonlar sonrasında görülen bir servikal osteomiyelit etkenidir. Hızla büllöz karakter kazanarak tüm vücuda yayılırlar.

geçici olarak beta laktamaz inhibitörleri ile bulmuştur. Yapılan antibiyogramda etkenin oksasiline dirençli olduğu saptanıyor. katalaz ve koagülaz pozitif gram pozitif koklar izole edilmiştir. bu son felaketten sonra hücre duvarı üzerine yoğunlaşmış olan ilgi alanını protein sentezi üzerine yöneltmiştir. Pnömoni. linezolid) yeni bir umutmuş gibi görünmektedir. Cevap: C 75. menenjit (endokarditli olgularda sık). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Hematojen yayılım sonucu gelişen perinefritik apselerde ise Staphylococcus aureus sık izole edilen bir bakteridir. Dolayısıyla en sık etkeni E. Bronkoalveoler lavaj uygulanan hastadan alınan örneklerin kültürü sonucunda beta hemoliz yapan. ampiyem. Staphylococcus aureus Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Enterococcus faecalis 32 . osteomiyelit. perikardit. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökositoz. E. CRP yüksekliğine ek olarak ultrasonografik incelemede sağ böbrek çevresinde apse ile uyumlu sıvı toplanması saptanıyor. Hastanın yapılan muayenesi sırasında kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülmüş. titreme ve bel ağrısı yakınmaları ile yeniden başvuruyor. üşüme.DrTus. C. Amoksisilin + Tazobaktam Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson Seftazidim Teikoplanin Staphylococcus aureus. B. C. Đnsanoğlu bunun çaresini. MRSA). D. son birkaç yıl içinde transpozon aracılı VanA tipi vankomisin ve teikoplanin direnci göstermeye başlamışlardır. Oksazolidinonlar (ör. B. B. sinüzit ve perinefritik apseye yol açabilir. alınan idrar kültüründe bakteri saptanmıyor. C. viral üst solunum yolu infeksiyonlarına sekonder olarak veya aspirasyon sonrasında pnömoni gelişebilir. tüm beta laktamlı antibiyotiklere dirençli hale gelmiştir. enterokoklar ile at başı yarışan. sorunlu iki gram pozitif koktan biridir. batından alınan diyalizatın görünümünün ise bulanık olduğu dikkati çekiyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 32 birlikte pnömatosel oluşumu görülüyor. Perinefritik apseler en sık asendan yolla gelişir. ampiyem ve pnömatosel ile komplike pnömonilerde akla gelmelidir. D. Başta grip olmak üzere. Mevsimsel influenza salgını sırasında pnömoni gelişmesi nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilen 67 yaşındaki bir kadın hasta taburcu edildikten iki gün sonra ateş. penisilin bağlayan proteinlerinde köklü değişimler yaparak (metisilin-oksasilin direnci. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Ventilatör tedavisi sırasında gelişen hastane kaynaklı pnömonilerin Pseudomonas aeruginosa’dan sonraki en sık etkenidir.coli’dir. Streptococcus pneumoniae Escherichia coli Staphylococcus aureus Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa Staphylococcus aureus’un sistem ve organ infeksiyonları: Organlara yayılım çoğunlukla bir infeksiyon odağından bakteriyemi ya da komşuluk yoluyladır. Đnsanoğlunun beta laktamlı antibiyotik atağına karşı ilkin beta laktamaz sentezlemeyi öğrenmişlerdir. Đnsanoğlu buna karşı glikopeptid yapılı antimikrobiyalleri bulmuşsa da. Diyalizat sıvısının incelenmesinde lökosit sayısının 650/mm3 (tümü nötrofil) olduğu saptanmış ve Gram boyamasında gram pozitif koklar görülüyor. Son bir yıldır sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan 54 yaşındaki bir kadın hasta ateş ve karın ağrısı yakınmaları ile geliyor. eritrosit sedimantasyon hızı artışı. Ancak çok geçmeden bakteri. Cevap: E 74. septik artrit. otit. Đnsanoğlu. Akciğer apsesi. E. Bu olguda kullanılabilecek en uygun antibiyotik seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A.

daha sonra gelişmiş ise geç prostetik kapak endokarditleri adı verilir. 3/6 şiddetinde. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kateter nedenli KDĐ’nin %90’ından (en sık) sorumludurlar. tek lümenlilere oranla daha fazla manipülasyon ile takılır. B. Bununla birlikte. Staphylococcus aureus. C. Yatışının birinci haftasında ateşi yükselen hastanın yapılan muayenesinde kateter giriş yerinde eritem ve pürülan akıntı varlığı görülüyor. D. pansistolik ejeksiyon üfürümü saptanan hastanın yapılan ekokardiyografik muayenesinde prostetik kapağın yerinden oynamış olduğu görülüyor. Hastane kaynaklı kateter infeksiyonlarının en sık etkenleri gram pozitif bakterilerdir. Kısaca. Candida türleri ve enterokoklardır. Đntravenöz ya da kalıcı periton kateterleri. En dışındaki yapışıcı (slime. çoğunlukla apatojendir. sol koltuk altına yayılan. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Enterococcus faecium Tünelsiz santral venöz kateterler (ne yazık ki) en sık kullanılan santral kateterlerdir. nefes darlığı ve çarpıntı yakınmaları ile başvuruyor. juguler santral venöz kateterdir. Bu tabloya yol açan kökenler hastane dışı bakteriler olduğu için metisilin direnci nadirdir. Devamlı ayaktan periton diyalizi uygulanan (devamlı periton kateteri bulunan) hastalarda gelişen peritonitlerde de en sık etken. Romatizmal kapak hastalığı nedeni ile mitral prostetik kapak replasmanı yapılan 27 yaşındaki bir kadın hasta ameliyattan bir ay sonra yüksek ateş.DrTus. Cevap: B 76. Kateterden ve periferik venden alınan kan kültürlerinde gram pozitif. B. Viridans streptokoklar Enterococcus faecium Staphylococcus aureus Enterococcus faecalis Staphylococcus epidermidis Prostetik kapak endokarditleri: Operasyondan sonraki 60 gün içinde gelişmiş ise bu olgulara erken. Staphylococcus epidermidis. kalp pili elektrotları ve ventriküloperitoneal şant nedeniyle gelişen infeksiyonlarda öncelikle akla gelmelidir. • Erken prostetik kapak endokarditleri (<2 ay): Staphylococcus epidermidis (%35) Staphylococcus aureus (%17) • Geç prostetik kapak endokarditleri (>2 ay) Staphylococcus epidermidis (%26) Viridans streptokoklar (%25) (>12 ayda en sık etken) Cevap: E 77. Diğer yüksek riskli bir uygulama olan femoral kateterizasyona ise özel amaçlı kullanımlar dışında diğerleri kadar sık başvurulmamaktadır. özellikle hastane ortamında ciddi infeksiyon tablolarına yol açabilir. D. katalaz pozitif. Đnternal juguler venden takılması halinde kolonizasyon ve infeksiyon riski. Anti-stafilokok penisilinlerle tedaviye iyi yanıt alınır. En sık etkenler. subklaviyen vene göre yaklaşık 3 kat yüksektir. ekzopolisakkarid) tabakası sayesinde plastik ve cam gibi yabancı yüzeylere kolayca yapışabilir. Staphylococcus epidermidis. kateter 33 . Çok lümenlileri. Bu hastada alınan kan kültürlerinde izole edilmesi beklenen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan muayenede mitral odakta. Vücudunun %27’sinde ikinci dereceden alev yanığı bulunması nedeni ile yanık ünitesinde yatan bir hastaya juguler kateter takılıyor. kateter kaynaklı KDĐ açısından rutinde kullanılan en riskli kateter. giriş bölgesini daha fazla travmatize eder ve böylece infeksiyon riski daha da artar. Staphylococcus epidermidis’dir. E. koagülaz negatif. C. Enterococcus faecium 33 Staphylococcus epidermidis. prostetik cihazlar. novobiyosine duyarlı koklar izole ediliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. E.

C. bulantı ve kusma yakınmaları ile getiriliyor. Yirmidört yaşındaki yeni evli bir kadın hasta idrar yaparken yanma hissi. ön servikal zincirde birkaç tane tek tek LAP saptanıyor. koagülaz negatif. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan muayenede ateş 400C. B. Đdrar mikroskopisinde her alanda 20-25 lökosit ve bol bakteri görülen hastanın idrarından yapılan Gram boyalı preparatın incelenmesinde 100x büyütmede her alanda 1-2 adet gram pozitif kok görülüyor. B. sık idrara çıkma yakınmaları ile başvuruyor. Epstein-Barr virüsü Corynebacterium diphtheriae Adenovirüs Streptococcus pyogenes Mycoplasma pneumoniae 34 . 34 Olgumuzda sorumlu etken olarak gram pozitif. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. Stafilokoklar Arasındaki Fark S. Sekiz yaşındaki bir kız çocuğu. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. yüksek ateş. E. Staphylococcus epidermidis Ureaplasma urealyticum Staphylococcus aureus Streptococcus pyogenes Staphylococcus saprophyticus Staphylococcus saprophyticus. Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. tonsillalar üzerinde nokta tarzında eksudalar ve yumuşak damakta peteşiler görülmüş. D. farinkste hiperemi. C. novobiyosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). saprophyticus Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Cevap: A 78. çok şiddetli olmayan boğaz ağrısı.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI kaynaklı infeksiyonlardan en sık izole edilen patojendir. D.aureus Koagülaz pozitifliği Mannitolü parçalama Protein-A içerme Kanlı agarda β hemoliz Novobiyosine duyarlılık Fakültatif anaerop üreyebilme Evet Evet Evet Evet Evet Evet S. katalaz pozitif. E. Cevap: E 79.epidermidis Hayır Hayır Hayır Hayır Evet Evet S.DrTus. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. novobiyosine duyarlı koklar bildirilmiştir. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının.

Lokal ağrı.DrTus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 35 Streptokoksik farenjit: Tüm farenjitlerin %80’i virüslere. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Erizipel Ektima gangrenosum Sellülit Fronkül Đmpetigo Erizipel: Genelde A. C. Hastanın yapılan muayenesinde ateşinin olmadığı görülüyor. %10-15’i Streptococcus pyogenes’e (en sık bakteriyel etken). boğaz ağrısı ve >38. Yara.50C ateş vardır. sol yanağında üzeri sarımsı. kusma gibi gastrointestinal semptomlar ağırlıklı olarak sergilenebilir. Sellülit B. Piyodermilerde ASO negatif bulunur. eritem ve yüksek ateş vardır. Streptokoksik farenjit. Sonra lezyonlar patlayarak bal rengi krutlarla kaplanır. Erizipel 35 . nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. arta kalanı Mycoplasma pneumoniae ve nadiren de Corynebacterium diphtheriae’ye aittir. Piyodermi çoğunlukla yüz ve ekstremitelerde görülür. tek tek anterior servikal LAP görülür. Yirmiiki yaşındaki bir erkek hasta sol ayak üzerinde kızarıklık ve ağrı yakınmaları ile başvuruyor. yanık. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. nefritojenik kökenler olan M49 ve M57’dir. yaz aylarında görülür. bal renginde krutla kaplı piyodermi görülmüş. Sellülit: Genellikle A. streptokoksik farenjit için çok güçlü bir destekçidir. kırmızı. ciltle aynı seviyede. platal peteşi ve ağrılı. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. Beş yaşındaki bir erkek çocuk. aniden başlar. RSV. Lezyonlar ağrısız ve kaşıntılıdır. Önce veziküller gelişir. farenjittir. tonsillada noktavi eksüdalar. D. eritemli bir alan görülüyor. kıl folliküllerini aşmış inflamasyondur. Tüm yaş grupları arasında en çok 515 yaşlarda görülür. Çocuklarda ve yaşlılarda fazladır. Cevap: E 81. Yapılan muayenede sol ayak parmak aralarında tinea pedis lezyonları. Đki yaşın altındaki çocuklarda çok nadirdir. 2-4 günlük kuluçka süresinin ardından. C ve G grubundaki streptokoklar. sol ayak dorsalinde ise sınırları belirsiz. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. şişlik. Cevap: D 80. Baş. Streptokokların yol açtığı tablolar arasında da en sık karşılaşılan infeksiyon hastalığı. Travma. HSV). Đnfeksiyon sonrasında AGN toksik komplikasyonu gelişebilir. Fronkül: Staphylococcus aureus nedeniyle gelişen. yüzünde çıkan yaralar nedeni ile getiriliyor. Küçük çocuklarda bu gibi tipik bir tablodan başka bulantı. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Bazen derin ülserler oluşabilir (ektima). bu yaş grubundaki farenjitler büyük çoğunlukla viraldir (parainfluenza virüsü. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. Yüzeysel dokuları tutan. B. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. bir adet servikal LAP saptanıyor. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. E. Bölgesel lenfadenit ile seyredebilir. Piyodermiye yol açan A grubu kökenleri. A. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. Ateşin çok yüksek olması. Farinks hiperemisi. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur.

baş dönmesi. Erizipel – A grubu beta hemolitik streptokok Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. Yapılan muayenede orofarinkste hiperemi. Atmışdört yaşındaki tip II diyabeti olan bir erkek hasta ateş. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. üşüme. şişlik. D. C ve G grubundaki streptokoklar. titreme. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. Erizipel: Genelde A. perine ve pubik bölgede cildin mavimsi bir renk aldığı. yaz aylarında görülür.60C. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. yanık. arteriyel tansiyon 85/50 mmHg olarak ölçülüyor. eritem ve yüksek ateş vardır. tonsillalarda hipertrofi ve nokta şeklinde eksuda odakları ile birlikte sol yanakta sınırları belirgin. Sellülit – Streptococcus pyogenes. Karbonkül: Staphylococcus aureus nedeniyle ortaya çıkan ciddi cilt ve cilt altı infeksiyonudur. A. skrotum. kırmızı. yanık. E. C ve G grubundaki streptokoklar. ciltten kabarık eritemli alan görülüyor. Erizipel: Genelde A. Piyodermi (bulaşıcı impetigo): Daha çok 2-5 yaş grubunda. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Bu hastada en olası klinik tablo ve en olası etken aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Yetmişiki yaşındaki bir kadın hasta sol yanağında kızarıklık. Yara. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Ulcus molle – Haemophilus ducreyi B. B. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. kırmızı. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. Lokal ağrı. Travma. Yüksek ateş ve genel infeksiyon belirtileri vardır. C. Karbonkül 36 Sellülit: Genellikle A. Granuloma inguinale – Calymmatobacterium granulomatis 36 . A. Lezyon deriden kabarık ve keskin sınırlı olmaması ile erizipelden ayırt edilebilir. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Lokal bir travma ya da cilt bütünlüğünü bozan başka nedenlerle bakterinin cilde girdiği kabul edilmektedir. halsizlik yakınmaları ile başvuruyor. Impetigo contagiosa – Streptococcus pyogenes. ciltten kabarık akut bir sellülit ve eşlik eden lenfanjit tablosudur. Bazı olgularda lenfanjit ve bakteriyemi de tabloya katılabilir. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. injeksiyon yapılması gibi cildin bütünlüğünü bozan nedenlerle gelişen cilt ve cilt altı dokularının akut inflamasyonudur. nadiren C ve G grubu streptokoklarca oluşturulur. Sellülit: Genellikle A. Genelde bir farenjit sonrasında yüzde gelişir. Cevap: A 82. skrotum ve kasıklarında ağrılı yara yakınmaları ile başvuruyor. Yara. Lokal ağrı.DrTus. şişlik. Ectima gangrenosum – Pseudomonas aeruginosa. eritem ve yüksek ateş vardır. Ektima gangrenosum: Pseudomonas aeruginosa nedenli nekrotik cilt lezyonlarıdır. Bu hastada tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. nabız 126/dakika. Yüzeysel dokuları tutan. büllöz lezyonlar ve nekrotik alanlar geliştiği görülüyor. Đmpetigo D. Hastadan alınan anamnezde üç gün önce yakınmalarının boğaz ağrısı ve ateş şeklinde başladığı ve daha sonra yanağındaki ağrılı kızarıklığın ortaya çıktığı öğreniliyor. Ektima gangrenosum E. yaz aylarında görülür. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Yüzeysel dokuları tutan. Impetigo contagiosa – Staphylococcus aureus. benzer de Staphylococcus aureus (ikinci sıklıkla) tarafından oluşturulur. Yapılan muayenede ateş 38. Cevap: E 83. ağrı ile birlikte ateş. Travma.

maligniteler. Özetle nekrotizan fasiitler. Hastanın yapılan nörolojik muayenesi sonucunda tanımlanan hareketlerin koreiform hareketler olduğu saptanıyor. granuloma inguinale ve lenfogranuloma venereum gibi genital ülserler ise böyle bir gangrenle karıştırılamayacak kadar sınırlı ve yüzeyel lezyonlardır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. direkt kontakt veya sinek-böcek sokması ile de gelişebilir. Cevap: B 85. Büllöz ya da nekrotik lezyon sergilemezler. Ulcus molle. dikkat bozukluğu. bal rengi krutla kaplı. B.DrTus. veziküler lezyonlar içeren pyodermi görülüyor. Meleney ülseri. akut dermal gangren. nekrotizan sinerjistik sellülit): Genital bölge ile sınırlı kalmayan. Yara. D. ateş. E. Yoğun skrotal ödem. Cevap: D 84. Hastanın yapılan muayenesinde eklem fleksor yüzlerinde daha koyu. ellerinde ve kollarında uyanıkken ortaya çıkan amaçsız yılankavi hareketler nedeniyle getiriliyor. peptokok) mikst bakteriyel bir infeksiyondur. sepsis ve menenjitlere. Fournier gangreni – Streptococcus pyogenes E. C ve G grubu streptokoklar başlıca etkenlerdir. Aşağıdaki etkenlerden hangisi yukarıda tanımlanan tablodan sorumlu olamaz? A. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. sol ön kolunda yara ve vücudunda yaygın kızarıklık yakınmaları ile getiriliyor. uzun süreli steroid kullanımı. ASO titresi yüksekliği şarttır Karditi de bulunmalıdır Artriti de bulunmalıdır Subkutan nodülleri de bulunmalıdır Başka bulgu gerekli değildir Akut romatizmal ateşin tanısında şu kriterler aranır: Geçirilmiş bir streptokok infeksiyonu delili: Boğaz kültürü veya hızlı streptokok antijen testi pozitifliği ve/veya ASO 37 . Streptococcus pyogenes B grubu streptokok C grubu streptokok G grubu streptokok Staphylococcus aureus Piyodermi (impetigo contagiosa): Daha çok 2-5 yaş grubunda. enterokok. ağız çevresinde daha az olmak üzere yaygın eritematöz döküntü ve sol ön kolda sarımsı. yaz aylarında görülür. Onbir yaşındaki bir kız çocuğu nedensiz ağlama atakları. alkolizm. B grubu streptokoklar ise yenidoğanlarda bakteriyemi. E. B. Meleney ülseri – Streptococcus pyogenes D. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis 37 Fournier gangreni (skrotumun nekrotizan fasiiti): Özellikle yaşlı erkeklerde görülür. C. Etiyolojisinde ana rolü Streptococcus pyogenes oynar. Bu olgunun tanısının konulabilmesi açısından aşağıdakilerden hangi seçenek en doğrudur? A. Nekrotizan fasiit (hemolitik streptokoksik gangren. lohusalarda ise puerperal infeksyonlara neden olurlar. Aerop (Streptococcus pyogenes. C. diyabet. D. yanık gibi cildin bütünlüğünü bozan bir patolojiye sekonder olarak görülebileceği gibi. obezite ve siroz olarak tanımlanmıştır. A. yaygın formdur. peptostreptokok. hastane gangreni. Bu tablo için başlıca kolaylaştırıcı risk faktörleri. Streptococcus pyogenes ve/veya Staphylococcus aureus gibi aerop bakteriler (tip II) veya aerop bakterilerle birlikte Bacteroides fragilis gibi anaerop bakterilerce (tip I) oluşturulan mikst infeksiyonlardır. Escherichia coli) ve non-klostridyal anaerop (Bacteroides fragilis. perine ve perianal bölge nekrozlarıyla seyreden bir gangren tablosudur.

Direnç söz konusu değildir. iki minör Jones kriterinin varlığı aranır. boğaz kültürünün antibiyogram sonucuna göre antibiyotik tedavisi düzenlenmelidir E. G streptokoklarda bulunur. nabız 140/dakika olarak ölçülmüş. ASO titresi yüksekliği C.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır. Farenjitlerde tedavi. beyaz kript apselerinin varlığı dikkat çekiyor. Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi glomerulonefrit” varlığını desteklemez? yukarıda tanımlanan olguda “poststreptokoksik akut A. tonsillalar hipertrofik olarak görülmüş ve tonsilla yüzeylerinde küçük. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile polikliniğe başvuruyor. akut romatizmal ateş gelişimini önler. Đnsan hücresi membranındaki kolesterole bağlanarak membrana penetre olurlar. Allerji varsa eritromisin uygun diğer bir seçenektir. Böbrek biyopsisinde diffüz proliferatif glomerulonefrit saptanması Streptolizin-O: Kuvvetli immünojendir. C. Cevap: C 38 . Đdrarda protein varlığı E. sonradan üzerinde sarı renkli kabuk gelişen bir yara çıktığı ve herhangi bir tedavi görmediği. Cilt lipidleri Streptolizin-O hemolizinlerini inaktive ettiklerinden. Kültür alınması gerekli değildir. eritema marjinatum. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. • Đki majör veya • Bir majör. orofarinks hiperemik. Sekiz yaşındaki bir erkek çocuk sabahları kalktığında göz kapakları ile el ve ayaklarında ileri derecede şişme ve idrarının koyu renkli çıkması yakınmaları ile getiriliyor. boğaz ağrısı. Kanlı agardaki derin hemolizden sorumludur.3. sedimantasyonda yükseklik). Minör kriterler: Klinik olarak artralji ve ateş. Ampirik antibiyotik tedavisine başlanıp 10 gün devam edilmelidir. Hızla antibiyotik tedavisine başlanmalıdır B. Anti-DNaz B pozitifliği B. son üç aydır herhangi bir üst solunum yolu infeksiyonu geçirmediği öğreniliyor. Geçirilmiş infeksiyon delilidir. Yirmi yaşındaki bir erkek hasta aynı gün içinde aniden başlayan yüksek ateş. > 27 kg için 1. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. Cevap: E 86. Ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalı. Sydenham koresi (1-8 ay sonra gelişir. Tedaviye alınıp alınmamanın akut glomerülonefrit gelişimi üzerine herhangi bir etkisi gösterilememiştir. EKG’de uzamış PR aralığı. Yapılan muayenesinde ateş 400C. subkütan nodüller. laboratuvar olarak akut faz protein pozitifliği (C reaktif protein pozitifliği.200. geçirgenliğini artırırlar. Yalnızca semptomatik tedavi verilerek on gün sonra kontrole çağrılmalıdır C. Hasta ailesinden alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce çocuğun yanağında. Đdrar mikroskopisinde eritrosit silendirlerinin varlığı D. Organizmada kendine karşı anti-Streptolizin-O antikoru (ASO) oluşur. varlığı halinde ASO pozitifliği veya başka bir majör/minör kriter aranmaz).3. 38 Majör kriterler: Poliartrit. kardit (ikisi de 3 hafta sonra gelişir).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI yüksekliği ve ek olarak. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. Boğaz kültürü sonucu ile dokuz gün içinde antibiyotik tedavisine başlanmalıdır D. Streptokok infeksiyonlarında genel tedavi ilkeleri: Pnömokok ve enterokokların dışında kalan tüm streptokoklar penisiline oldukça duyarlıdır. cilt infeksiyonlarında ASO pozitifleşmez.DrTus. Streptokoksilerde ilk seçenek her zaman penisilinlerdir. Cevap: B 87. Grup A.

boğaz ağrısı yakınmaları ile polikliniğe başvuran 18 yaşındaki bir kadın hastadan alınan boğaz kültüründe “A grubu beta hemolitik streptokok” izole edildiği bildiriliyor. Farenjit gelişiminden itibaren <9 gün içinde antimikrobiyal tedavi uygulanması. D. • Geç başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın 1. haftası – 3. En sık izole edilen serotip. D. Streptococcus pneumoniae Streptococcus pyogenes Streptococcus agalactiae Enterococcus faecalis Enterococcus faecium Yenidoğanlarda tanımlanan tabloya grup B streptokoklar ve daha nadir olarak enterokoklar neden olabilmektedir.DrTus.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmelidir. Bu nedenle alınan idrar kültüründe gram pozitif. katalaz negatif. Bakteriyemi ile seyreden menenjit (en sık). Cevap: D 89. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A.5 NaCl içeren besiyerlerinde üreyebilen diplokoklar izole ediliyor. Sepsis ön tanısı ile kan kültürleri alınıyor ve kültürlerde gram pozitif. Yenidoğan menenjitli erken başlangıçlı infeksiyonlardan en sık izole edilen serotip. ayı arasında gelişir. Tek doz 1. E. 39 .3. Antibiyogram sonucuna göre karar verilmelidir. ya tek doz benzatin penisilin-G (27 kg vücut ağırlığına kadar 6. Sondanın konulmasından beş gün sonra hastada ateş yüksekliği saptanıyor. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalıdır.2 milyon ünite ĐM yoldan verilmelidir.2 milyon ünite benzatin penisilin G ĐM yoldan verilmesi yeterlidir. B. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada kullanılabilecek en uygun tedavi seçeneğidir? A. Mortalitesi erken başlangıçlı infeksiyona göre hayli düşüktür. Cevap: C 90. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar izole ediliyor. osteomiyelit ve artrit bu döneme ait infeksiyon tablolarıdır. katalaz negatif. > 27 kg için 1. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde yatmakta olan paraplejik bir hastaya mesane disfonksiyonu nedeni ile Foley sonda konuluyor. serotip III’tür.3. Erken membran rüptürü nedeni ile 35 haftalık olarak doğan bir bebekte doğumdan 48 saat sonra hipotermi saptanıyor. pnömoni ve menenjit görülür. Kan kültürlerinde izole edilmiş olan gram pozitif. alfa hemoliz yapan. Farenjitlerde tedavi. Mortalitesi fazladır. %6. dar beta hemoliz zonu oluşturan diplokoklar. Üç hafta boyunca haftada bir kez 1.200. katalaz negatif. B. erken infeksiyonda da olduğu gibi serotip III’tür. Bakteriyemi (en sık). Yenidoğanlarda Grup B streptokok infeksiyonları: • Erken başlangıçlı infeksiyon: Yaşamın ilk 20 saat-5 günü içinde gelişir. Prokain penisilin 2x800 bin ünite ĐM yoldan beş gün kullanılmalı sonrada tek doz benzatin penisilin G 1. akut romatizmal ateş gelişimini önler. C. Yüksek ateş.000 U) veya 10 gün süreli oral penisilin-V ile yapılır. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 39 88. grup B streptokokları desteklemektedir. C.

DrTus. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur. Aşağıdaki antibiyotik seçeneklerinden hangisinin bu hastada kullanılması uygun değildir? A. B. Streptococcus pyogenes gibi PYR testi pozitiftir. C. özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). Ampisilin+Sülbaktam Seftriakson Amikasin Teikoplanin Vankomisin Enterokoklar. 40 . Sistoskopi sonrasında ateş yüksekliği saptanan bir hastanın yapılan tetkikleri sonucunda infektif endokardit saptanıyor ve alınan kan kültürlerinde Enterococcus faecalis izole ediliyor. • Enterokoklar (Enterococcus faecalis. Enterokoklar şekil olarak pnömokoklara benzer. C. E.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. enterokoklar ve nonenterokoklar olarak iki başlıkta incelenir. Enterococcus faecium): %6. Cevap: A 91. genital. Safra varlığında eskulini hidrolize ederler. villöz adenom. Klinik izolatların büyük çoğunluğu Enterococcus faecalis’tir. B. E. Enterococcus faecalis Streptococcus pneumoniae Streptococcus bovis Streptococcus agalactiae Staphylococcus saprophyticus 40 Grup D streptokoklar.5 NaCl’li ortamda üreyebilmeleri ile nonenterokoklardan (Streptococcus bovis) ayırt edilirler. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Enterokoklara karşı hiçbir antimikrobiyal ile bakterisidal etki sağlanamaz. • Non-enterokoklar (Streptococcus bovis): Aynı zamanda bir viridans streptokok olarak da değerlendirilir. hastane kaynaklıdır. Đnsan normal barsak. Barsak. D. Üriner infeksiyonlar. Sefalosporinlere ve antistafilokok penisilinlere doğal dirençlidirler. D. ürkütücü antibiyotik direnç paternleri ile mortalitesi yüksek hastane infeksiyonlarına neden olurlar. oral florasında yer alırlar. Polimikrobiyal bakteriyemilerde de en sık karşılaşılan gram pozitif patojendir.

Bronkoalveolar lavaj sıvısının sitopatolojik incelemesi C. Cevap: E 93. Ateş. titreme yakınmaları nedeni ile takip edilmekte olan 76 yaşındaki bir erkek hastadan alınan kan kültürlerinde Streptococcus bovis izole ediliyor. Kan kültürlerinde izole edilmesi halinde gastrointestinal sistemin öncelikle dışkıda gizli kan aranması ve sonrasında da görüntüleme yöntemleri ile irdelenmesi gereklidir. villöz adenom. Daha dirençli olgularda karbapenemler kullanılabilir.DrTus. Son bir haftadır devam eden ateş. Đnfeksiyonların tedavisinde ampisilin veya ureidopenisilinler yine de ilk tercih olmalıdır. halsizlik yakınmaları ile başvuran 23 yaşındaki bir kadın hastanın 41 . özellikler kolon kanseri (kanda belirlenmesi tümör belirteci olarak kabul edilebilir). yukarıdaki seçeneklerin beta laktamaz inhibitörlü preparatları tercih edilmelidir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI SEFALOSPORĐNLERE DĐRENÇLĐ BAKTERĐLER Legionella pneumophila Enterococcus faecalis Listeria monocytogenes 41 Aminoglikozidler. Beta laktamaz üretebildikleri için. Cevap: B 92. peridivertikülit zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. ancak bir beta laktamlı antimikrobiyal veya vankomisin ile birlikte kullanıldıklarında etkili olabilir. Paranazal sinüslerin tomografik incelemesi D. Allerjik ya da dirençli olgularda vankomisin veya teikoplanin oldukça etkili bir seçenektir. Dışkıda gizli kan aranması Streptococcus bovis: Barsak. Çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi E. üşüme. kilo kaybı. Transözafajiyal ekokardiyografi B. Bu hastada bakteriyeminin en olası kaynağını bulmak için ilk aşamada istenebilecek laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir? A.

Remittant ateşten sonra elde edilen en sık bulgu ise kalpte üfürüm duyulmasıdır (%85). Otitis media ve sinüzit olgularının en sık etkenidir. Her iki klinik antite için diğer sık etkenler. endokartta önceki inflamasyon nedeni ile gelişmiş olan sikatris dokusuna yapışırlar. mikotik anevrizmalar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 42 alınan anamnezinde çocukluğunda sık farenjit geçirdiği için tonsillektomi ameliyatı olduğu ve üç ay önce de bir dişinin çekildiği öğreniliyor. Streptococcus sanguis E. Staphylococcus aureus B. Endokarditte gelişen klinik tablo. 42 . el tırnaklarının altında splinter hemorajiler ve mitral odakta 2/4 şiddetinde diyastolik üfürüm saptanıyor. splinter hemoraji. Yaklaşık bir hafta önce üst solunum yolu infeksiyonu geçirdiğini ifade eden 18 yaşındaki bir erkek hasta sol kulağında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor.DrTus. kapsülsüz kökenler) ve Moraxella catarrhalis’dir. Haemophilus ducreyi E. Moraxella catarrhalis D. Osler nodülleri. pnömoni ve menenjit gibi septik komplikasyonlar. peteşiler ve Janeway lezyonları gibi cilt bulguları sıktır (%20-50). Hastanın yapılan otoskopik muayenesinde sol kulak zarında eritem ve kabarıklık saptanıyor. çomak parmak ve retinada Roth lekeleri diğer bulgulardır. Bu hastadan alınan kan kültürlerinde izole edilmesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Endokardit geliştirirler. Bu hastanın ampirik tedavisinde öncelikle gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Mycoplasma pneumoniae B. paranazal sinüzit (%10-15) ve kafa tabanı kırığı nedenli menenjitler (%10) gelmektedir. diş çekimi gibi flora bakterilerini kana karıştırıcı hazırlayıcı faktörler söz konusudur. pnömoniler (%25). Enterococcus faecalis D. Pseudomonas aeruginosa C. Ancak. Streptococcus pyogenes Streptococcus sanguis (en sık). Splenomegali (%20-55). Haemophilus influenzae (tiplendirilmemiş. Hasarlı doğal kalp kapağı endokarditlerinde en sık etkenlerdir. Staphylococcus epidermidis C. Streptococcus pneumoniae Neden olduğu hastalıkların başında sıklık sırasına göre otitis media (%30). Streptococcus mutans. sıklık sırası ile. etken ne olursa olsun en sık görülen belirti (çoğunlukla remittant) ateştir (%80-90). Cevap: D 94. Streptococcus mitior (mitis) ve Streptococcus anginosus dekstran yapısındaki glikokaliksleri ile. Yapılan muayenesinde göz dibinde Roth lekeleri. hastalıktan sorumlu mikroorganizmaya bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Ağız içi girişimler.

ateş. Herpes labialis’in yandaş infeksiyon olarak görüldüğü en sık dört hastalık. E. sonrasında ise iki kez menenjit geçirdiği ifade edilen 34 yaşındaki bir erkek hasta. orak hücreli anemi. Kristalize penisilin G + Gentamisin Sefotaksim Seftriakson Ampisilin + Sülbaktam Seftriakson + Vankomisin 43 . bilinç letarjik olarak değerlendiriliyor. Otitis media. pnömoninin en önemli nedenidir. B. pnömokok pnömonisi. splenektomi. Multipl miyelom. B.70C olarak ölçülüyor. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer alt lobda konsolidasyon görülen hastanın balgam ve kan kültürlerinde üremesi en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. baş ağrısı ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. ense sertliği ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. kemik iliği alıcıları ve HIV infeksiyonlular. Nazofarinks florasında bulunan veya eklenen pnömokokların aspire edilmesi. Bu hastada en uygun aşağıdaki seçeneklerden hangisinin ampirik olarak başlanması en uygundur? A. böbrek yetmezliği. tümörler gibi mekanik veya allerjik nedenlerle üst solunum yolu anatomisi ve siliyer aktivitesinde meydana gelebilen değişiklikler kolaylaştırıcı faktörlerdir. Hodgkin hastalığı. solunum sayısı 24/dakika olarak ölçülüyor. Cevap: A 96. herpes labialis lezyonu görülen hastanın sol akciğer bazalinde kaba inspiratuvar rallerin varlığı saptanıyor. Cevap: E 95. sıtma ve gram negatif sepsistir (başta Escherichia coli). meningokoksik menenjit. Streptococcus pneumoniae Salmonella typhi Pseudomonas aeruginosa Mycoplasma pneumoniae Klebsiella pneumoniae En sık toplumdan edinilmiş pnömoni etkenidir. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. D. anatomik yatkınlık nedeni ile daha çok 2-5 yaş grubu çocuklarda görülür. Orak hücreli anemisi olan çocuklarda infeksiyon riski normal popülasyona göre 100 kat daha fazladır. lenfoma. Göğüs yan ağrısı çoğu olguda mevcuttur.DrTus. Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilmekte olan 14 yaşındaki bir kız çocuğu yüksek ateş. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. Göz dibi muayenesinde papil stazı saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılmıyor. E. C. Ani bir başlangıç ve çoğu zaman tek bir titreme atağı ile yükselen ateş tipiktir. siroz. nabız 130/dakika. Yakınlarından alınan anamnezde üç yıl önce düşmeye bağlı kafa travması nedeni ile hastanede yattığı ve burnundan su geldiği. D. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile getiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 43 Viral üst solunum yolu infeksiyonları. C. kooperasyon kurulamamış. nefrotik sendrom. anti-pnömokok immünitedeki defekt nedeniyle pnömokok infeksiyonlarına sağlıklı popülasyona göre daha duyarlıdırlar.

akut olarak gelişen yüksek ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 44 YAŞ 0-4 hafta 1-3 ay ĐLK SEÇENEK Ampisilin + Sefotaksim Ampisilin + Sefotaksim ALTERNATĐF Ampisilin + Gentamisin Ampisilin + Vankomisin + Kloramfenikol 3 ay-50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Vankomisin Meropenem > 50 yaş Sefotaksim veya Seftriakson + Ampisilin + Vankomisin Meropenem + Ko-trimoksazol Cevap: E 97. Bu olgunun alınmış olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. Altmışbeş yaşındaki bir hasta. Bu nedenle hastayı riske etmemek için tedaviye vankomisin de eklenmelidir. Bu nedenle tedavide mutlaka bu üç etkenin de gözetilmesi gereklidir. Đmipenem III. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm. Cevap: D 98. Bu olguda acil olarak başlanması gereken en uygun ampirik antibiyotik rejimi aşağıda verilenlerden hangisi olmalıdır? I. Sefotaksim IV. Ampisilin II. Yapılan tıbbi değerlendirmede. Hastaya yapılan lomber ponksiyon sonucunda akut pürülan menenjit tanısı konuyor. Enterococcus faecalis 44 . Vankomisin A) I+III B) I+II+IV C) Yalnızca II D) I+III+IV E) II+III Đleri yaş menenjitlerinde önde gelen etkenler Streptococcus pneumoniaelar. Son yıllarda pömokoklar arasında PBP değişimi ile edinilen beta laktam direnci saptanmaya başlanmıştır. Đlk iki etkene sefotaksim ya da seftriakson etkiliyse de Listeria monocytogenes. trombositopeni. hepatosplenomegali. anemi. gram negatif basiller ve Listeria monocytogenes’dir. genel durum bozuluyor. Bu nedenle ampirik tedavide mutlaka ampisilin de bulunmalıdır. Prostat hipertrofisine sekonder piyelonefrit tanısı ile yatarak tedavi gören 67 yaşındaki erkek bir hastanın. şiddetli baş ağrısı ve ajitasyon tablosu ile acil servise başvuruyor. Beyin omurilik sıvısından yapılan mikrobiyolojik boyamalarda herhangi bir mikroorganizma belirlenemiyor. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. Yapılan fizik bakı sonucunda menenjit ön tanısı konuyor.DrTus. nötrofilik lökositoz. üriner sonda takıldıktan üç gün sonra ateşi yükseliyor. hiçbir sefalosporine duyarlı değildir.

villöz adenom. trombositopeni. Bu hastada alınan olan seri kan kültürlerinde izole edilmesi en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A. Özellikle üriner girişimerden sonra gelişen endokarditlerde ilk akla gelmesi gereken etkenlerdir. enterokokların en sık sorumlu olduğu hastalık grubudur.Sol elinde bir haftadan beri devam eden şişlik ve yara çıkması yakınmaları ile başvuran 46 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde. Staphylococcus aureus D. Streptococcus anginosus D. fakültatif anaerop üremeyen ve novobiosine dirençli koklar izole ediliyor. Streptococcus agalactiae B. zemininde kana karışarak infektif endokarditlerin gelişimine neden olur. Cevap: E 100. Staphylococcus aureus D. kan kültürü gibi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. kalp odaklarında üfürüm duyulması. Staphylococcus epidermidis C. Çoğunlukla da hastane kaynaklıdır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. mitral kapak atriyal yüzde vejetasyonlar görülüyor. nötrofilik lökositoz. Cevap: A 99. Staphylococcus saprophyticus E. gram (+). hepatosplenomegali. Streptococcus mutans 45 Üriner infeksiyonlar. hayvancılık yaptığı öğreniliyor. Enterococcus faecalis B. Yapılan tıbbi değerlendirmede. Clostridium septicum E. Streptococcus bovis Streptococcus bovis. Pseudomonas aeruginosa E. genel durumu bozuluyor. aerop üreyen. oksidaz (-). Bulaşta cinsel temasın başlıca neden olduğu gösterilmiştir. ekokardiyografide kapaklarda vejetasyonlar görülmesi ve vazgeçilemez tetkik. Endokardit sorularının bazı anahtar kelimeleri olduğunu unutmayınız. mezokardiyak odakta sistolik üfürüm.DrTus. Chapman besiyerini sarartmayan. Yapılan muayenesinde sol el dorsalinde godet 45 . anemi. kanlı agarda non-hemolitik. novobiosine dirençli olması ve anaerobik üreme özelliği bulunmaması ile diğer stafilokoklardan ayırt edilir. Genç kadınların komplike olmayan akut üriner sistem infeksiyonlarının. katalaz (+).Sistit saptanan 24 yaşında yeni evli bir kadının idrar kültüründe. özellikle de balayı sistitlerinin Escherichia coli’den (%80) sonraki ikinci etkenidir (%5-15). Cevap: D 101. Kolon kanseri nedeniyle operasyona hazırlanan 56 yaşındaki yaşındaki kadın bir hastanın ateşi yükseliyor. peridivertikülit. Staphylococcus aureus C. Enterococcus faecalis C. barsak (özellikle kolon) kanseri. Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus.

Hastanın bilinci terminal döneme kadar açıktır. gitgide uzayan bu nöbet periyotlarında şiddetli kas ağrıları ve hatta kemik kırıkları dahi gelişebilir. 7-10 gün sonra tipik eskar dokusu ile kaplanır. boyun. D. Bunu izleyen dönemde. Orbita gibi gevşek bir dokuda gelişmiş ise ödem fazladır. yüz bölgelerinde görülür. birkaç lökosit ve eritrositler ile bol miktarda basil bulunur. Đlk kasılmalar bazen yara bölgesinde. bunun üzerinde veziküller ve üstünde siyah kabuk bulunan ülsere yara görülüyor. yüzde trismus benzeri kasılma. Cevap: D 102.DrTus. Eller hiçbir zaman hastalığa katılmaz. gram pozitif basil belirleniyor. Lezyonlar ağrısızdır. çoğunlukla da yüzde başlar. genel durum daha kötüdür (malign ödem). tüm çevre yumuşak dokularını da etkileyen şiddetli. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda bulunuyor. Kasılmalar enerjiden bağımsızdır. Tularemi ise cilt ülseri ve ilgili lenf nodülünde süpüratif lenfadenit ile özel bir tablodur. Deri şarbonu: Daha çok el. basınca iz bırakmayan. Gazlı gangrende ise etkilenen ana doku adaledir ve doku içinde amfizem mevcuttur. Nekrotizan fasiit Gazlı gangren Yara difterisi Deri şarbonu Tularemi Nekrotizan fasiitte adaleye kadarki cilt-ciltaltı bölgelerinde nekroz tipiktir. trismus (çene kilitlenmesi. B. paravertebral adale spazmlarına bağlı olarak hastanın gövde ve başı hiperekstansiyon. kollar. zaten hiperirritabl haldeki hastanın dış etmenlerce her uyarılışında gelişir. baş. Cevap: A 46 . Olay boyunda ise asfiksiye neden olabilir. lockjaw) gelişir. Yara difterisi ise psödomembran ile örtülü olmalı ve ayrıca soruda nörolojik bulgular da belirtilmelidir. bacaklar ise ekstansiyon halini alır (opistotonus). D. Son 1-2 günde neşesizlik. Önceleri kısa süreliyken. rahatsızlık hissi gibi prodromal belirtiler olabilir. Sezaryen kesi ile doğum yapmış olan 24 yaşındaki bir kadın hasta postpartum 15. kaşıntı. Ekzotoksinde letal faktör baskın ise nekroz da büyüktür (malign püstül). Bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisi tetanoz tanısından uzaklaşmamıza yardımcı olur? A. Kuluçka süresi 4-7 gündür. Bölgesel LAP görülür. risus sardonicus) görülmeye başlanır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 46 bırakmayan ödem. Ateş yükselmez. bilinç kaybı yakınmaları ile acil servise getiriliyor. en sık görülen tetanoz tablosudur. kollarda fleksiyon pozisyonu olduğu görülüyor. E. Kasılmalar. yanma. C. C. B. E. sonra püstül ve ülser gelişir. Ekzotoksinde ödem faktör baskın ise ülser olmaksızın veya küçük bir papül bulunurken. vezikül. günde yüz. Daha sonra diğer yüz kasları da tutulur ve alaycı gülüş manzarası (donuk yüz. Yara kenarından alınan sürüntünün Gram boyamasının incelenmesinde az sayıda lökosit ve bol miktarda. kol. Tedavisiz olgularda mortalite %20’dir. daha sonra papül. ancak hastanın immün durumuna bağlı olarak yaralanmadan haftalar. gövde ve bacaklarda hiperekstansiyon. Bulaştan 12-36 saat sonra makül. 2-3 haftada nedbe bırakarak iyileşir. sporsuz. nöbetler esnasında. kollar fleksiyon. Bilincin kapalı olması Trismus varlığı Hastanın ateşinin olmaması Hastada tetanojen bir yara bulunmaması Ellerde kasılma görülmemesi Genel tetanoz. Masseter kas ilk tutulandır. hatta yıllar sonra dahi gelişebilir. yumuşak ödem görülebilir. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. bacaklar ve gövdede kasılma. Kanlı eksüdada çok az hücre. yara yerinde ağrı. Ülserler.

com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 47 103. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam kullanılır.Hastalık sırasında kanda. B.DrTus. Kasılmalar başladıktan sonra tetanoz hiperimmün globülin (THIG. Solunum problemi var ise intübe edilir. sonrasında da kasılmaların yüze ve ardından tüm vücuda yayıldığı öğreniliyor.Ayağına paslı çivi batması yakınması ile başvuran 41 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde çocukluk aşılarını tam olarak anımsayamadığı ve son on yıldır tetanoz aşısı yapılmadığı öğreniliyor.Bulantı ve ağız kuruluğu yakınmaları ile acil servise başvuran 26 yaşındaki bir kadın hastadan alınan anamnezde yaklaşık sekiz saat önce evde yapılmış sebze konservesi yediği öğreniliyor. santral etkili bir GABA antagonisti olarak kabul edildiklerinden.Yaklaşık bir hafta önce düşme nedeni ile sol elinden yaralandığını ifade eden 38 yaşındaki bir erkek hasta tüm vücudunda yaygın kasılmalar nedeni ile getiriliyor. kuşkulu Tamamlamış / en az 3 aşı yapılmış/sürüyor Kirli-Tetanojen Yara THIG - Aşı + Son 10 yıldır aşısız ise yap. Yara temizliği ve THIG uygulaması yapılır. Cevap: D 104. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı yapılır. Yara temizliği ile birlikte tetanoz aşısı ve THIG yapılır. Bu nedenle tetanoz tedavisinde ilk seçenek olmaktan çıkmışlardır. Hastadan alınan anamnezde kasılmaların iki gün önce yara çevresinde başladığı. immünositleri uyarmaya yetecek miktarda serbest toksin bulunmaz. Gerekli hibernasyon ve anestezi yapıldıktan sonra yaranın uygun şekilde debridmanı ve irrigasyonu toksin üretecek vejetatif bakteri sayısını azaltacağı için yarar sağlayabilir. ışık. Profilaktik antibiyotik verilmesi yeterlidir. aşılı ise yapma THIG + - Cevap: C 105. 47 . Bu hastada en uygun tetanoz profilaksisi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A. aşılı ise yapma Aşı + Son 5 yıldan fazla aşısız ise yap. Penisilinler. klinik tabloyu kamçılayabilirler. Sedasyon ve spazmları kontrol etmek için diazepam uygulanır. Tetanoz aşısı ve THIG uygulaması yeterlidir. B. Hasta kasılmalara neden olan fiziksel uyaranlardan uzaklaştırılır. sıcak. THIG ile aynı zamanda tetanoz aşısı da yapılır. D. THIG uygulanan bölgeden farklı bir bölgeye simultane tetanoz toksoid aşısı yapılır. 10 gün süre ile penisilin tedavisi uygulanır. Genel tetanoz tanısı ile yatırılan hastanın tedavisinde uygulanması zorunlu olmayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. C. E. soğuk gibi uyaranlardan uzaklaştırılır. C. Yalnızca yara temizliği yapılır. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor. Gözlem altına alınan hastada daha sonra bulanık görme yakınmaları ortaya çıkıyor. Tetanoz tedavisi: Hasta öncelikle gürültü. aşı takvimi sürdürülür. tetanoz antitoksini) kullanımı tartışmalıdır. E. D. Temiz-Küçük Yara Aşı Anamnezi Üç dozdan az. Bu nedenle hastalığı geçirenlere.

Çevre dokularda ve özellikle de kas içinde. Nörolojik patolojiler çift taraflıdır. Hastanın yapılan muayenesinde yara çevresinde krepitasyonla birlikte skleralarda ikter. Cevap: C 106. Yaranın önce çevresinde. çoğunlukla bir travma sonucunda dolaşımı bozulmuş veya devitalize kas veya yumuşak dokuya. E. ciddi olgularda 30-100 bin ü. Mide bikarbonatlı su ile yıkanır.DrTus. olguların büyük çoğunluğunda vardır) Diğerleri: Midriyazis. idrar retansiyonu. E. anemi ve toksemi ile karakterize bir infeksiyon hastalığıdır. çok pis ve tipik kokulu nekrotik bölgeler gelişir. B.Düşme sonucu sağ ön kolunu bir taş parçasına çarpıp yaralayan 15 yaşındaki bir erkek hastada iki gün sonra yara çevresinde ağrı. B. bulanık görme. Aşağıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi söz konusu hastanın prognozu üzerinde en olumlu etkiye sahiptir? A. geç kalınırsa komşu organ ve yapılarda koyu kahverengi veya siyah renkli.000 Clostridium perfringens sporunun girebilmesi sonucunda gelişir. Yaradan alınan sürüntü örneğinin Gram boyalı preparatları incelendiğinde az sayıda lökositle birlikte gram pozitif basiller. Bulantı. daha sonra dessendan hal alır. B. Yara yerinde şiddetli ağrı ile başlayabilir. F toksinleri sorumludur. Erken olgularda 10-50 bin ü. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. A+B+E trivalan antitoksinin en kısa sürede (ilk 24 saatte) IV olarak uygulanması hayat kurtarıcıdır. diplopi. C. E. baş dönmesi ve ardından da flask tipte kas paralizileri başlar. Hastanın bilincinin açık olması Hastada konstipasyon olması Miyozis saptanması Diplopi varlığı Hastada ateş olmaması 48 Besin zehirlenmesi: A. E. B. Hastanın kusturulması Midenin bikarbonatlı su ile yıkanması Guanidin kullanımı Trivalan antitoksinin damar içi yoldan verilmesi Mekanik ventilasyon uygulanması Botulizm tedavisinde. pitoz. disfaji. Kuluçka süresi altı saat ile üç hafta (1-4 gün) arasındadır. ses kısıklığı. Đskelet kası ve yumuşak dokuda nekroz. bulanık görme) ile ilgilidir: Bulantı (ilk semptom) Ağız kuruluğu (ilk semptom) Akomodasyon paralizisi (ilk nörolojik semptom. C. Clostridium novyi Clostridium septicum Clostridium difficile Clostridium ramosum Clostridium perfringens Klostridyal miyonekroz (gazlı gangren): Gazlı gangren. C. iki yönlü filmlerde radyolojik olarak da belirlenebilen (çok önemli bulgu) 48 . Ateş ve bilinç normaldir. gram pozitif koklar ve gram negatif basiller görülüyor. ağız kuruluğu ve bulanık görme yakınmaları olan yetişkin bir erkek hasta yakınmaları başladıktan 36 saat sonra hastaneye başvuruyor ve botulizm tanısı konuluyor. hastanın kusturulması erken olgularda yararlıdır. halsizlik. kabızlık (kabızlık ile ünlü besin zehirlenmesi!). geç olgularda ise 100-200 bin ü verilir. Cevap: D 107. en az 1. 18-32 saat sonra güçsüzlük. ciltte solukluk ve taşikardi varlığı da dikkati çekiyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada aşağıdaki klinik belirti ve bulgulardan hangisi botulizm tanısını desteklemez? A. şişme ve siyahlaşma ile birlikte kötü koku ortaya çıkıyor. kabızlık. D. dispne. Gerekli ise ventilatör desteği sağlanır. Toksin ile (bakterinin kendisi ile değil) kontamine besinlerin yenmesinden altı saat sonra ağız kuruluğu ve mideden emilime bağlı olarak bulantı gelişir. Đlk paraliziler kraniyal sinirlerle ilgili olup. Đlk nörolojik semptomlar görme bozuklukları (ör. D. D.

C. C.DrTus. B. birden fazla Clostridium cinsi rol oynamaktadır. Yara salgılarından hazırlanan preparatlarda gram pozitif. Clostridium novyi. D.50C. nabız 112/dakika. Cevap: C 109. Dışkının mikroskopik incelemesinde bol lökosit. buna bağlı olarak da (yüksek ateş olmaksızın) taşikardi. modern görüş. sarılık.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 49 gaz birikimine tanık olunur. Bu amaçla. Çoğunlukla bir klinik örnekte bir değil. Dağılımı bozulmuş gastrointestinal sistem florasının yeniden normale dönüştürülmesine katkıda bulunan. Toksini bağlayıcı özelliği olan kolestiramin de diğer bir seçenektir. B. E. bazen sporlu.Üç gündür devam eden ateş. kinolon. D. Yaklaşık bir ay önce sinüzit tanısı ile klindamisin kullanan 25 yaşındaki bir kadın hastada son iki gündür devam eden karın ağrısı ve sulu ishal yakınmaları başlıyor. ko-trimoksazol vb. Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri gibi bakteriler ya da Saccharomyces türleri gibi mantarlardan hazırlanmış olan probiyotik maddeler de özellikle tekrarlı PMK olgularının sağaltımında kullanılan modern 49 . psödomembranöz kolit etkenidir. eritrosit ve maya hücreleri görülen hastada Clostridium difficile nedenli psödomembranöz kolit tanısının kesin olarak konulabileceği en güvenilir.) olanlarla sürdürülür. Palpasyonla krepitasyon alınması tipiktir. olguların %10-40’ında yalnız veya mikst infeksiyon halinde bulunur. girişimsel olmayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A. Clostridium difficile. Clostridium novyi ve Clostridium septicum da gazlı gangren etkenleri olsa da posttravmatik gazlı gangren olgularında en sık etken Clostridium perfringens’dir (%80-90). Dışkı kültürü EIA ile dışkıda toksin A saptanması Doku kültüründe toksin B saptanması PCR ile toksin A saptanması Kanda toksin B saptanması Psödomembranöz kolitin mikrobiyolojik tanısı. Kesin tanı konulamayan şüpheli olgularda endoskopik biyopsi yapılarak kolonda psödomembranların saptanması ile histopatolojik tanıya gidilebilir. erişilebilir ve ucuz olması nedeniyle EIA kullanılır. çoğunlukla sporsuz bakteriler ve pek çok olguda gram pozitif kok veya gram negatif basillerin de eşlik ettiğinin görülmesi önemlidir. Cevap: E 108. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. yaşamı tehdit eden ciddi olgular için saklanmalıdır. doku kültüründe sitotoksin (CdB) ölçümü (altın standart). ilk seçeneğin metronidazol olması yönündedir. Bu nedenle. Bir şelatör olduğundan. Antibiyotiğe bağlı ishal tanısı konulan hastada aşağıdaki tedavi seçeneklerinden hangisinin ilk sırada düşünülmemelidir? A. diğer ilaçlardan ayrı zamanda verilmelidir. E. Psödomembranöz kolite yönelik olarak daha önceleri sıklıkla tercih edilen oral vankomisin kullanımı. Oral metronidazol Oral vankomisin Kolestiramin Saccharomyces içeren probiyotikler Lactobacillus içeren probiyotikler Psödomembranöz kolit tanısı konduğunda kullanılan antimikrobiyal tedavisi durdurulur ve gereği halinde primer gerekçeye yönelik tedavi daha az yan etkili (aminoglikozid. Yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastada dışkının mikroskopik incelemesinde her alanda çok sayıda maya hücresi görülüyor. CdA veya CdB PCR veya daha az duyarlılığına rağmen kolay. Bu özellikteki salgıda olması gerekenden çok daha az sayıda lökosit belirlenmesi anlamlıdır. karın ağrısı ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki hafta önce alt solunum yolu infeksiyonu tanısı ile ağızdan klaritromisin kullandığı öğreniliyor. Clostridium ramosum ise piyojenik intraabdominal infeksiyonlara (apselere) neden olur. genel durum bozukluğu gelişir. dışkıda enterotoksinlerin gösterilmesi ile konur. vankomisine (dahi) dirençli enterokokların (VRE) gelişmesine neden olabilmektedir. Gazlı gangrenli hastalarda ciddi ve hızlı hemolize bağlı solgunluk. arteriyel tansiyon 100/60 mmHg olarak ölçülüyor. Oral vankomisin tedavisi.

Bunların da büyük kısmını Bacteroides fragilis grubu bakteriler oluşturur. tümör veya spontan barsak perforasyonuna ve operasyonuna sekonder olarak gelişen apandisit. genelde cerrahi veya künt travmalar sonrasında ya da kronik barsak hastalıkları zemininde gelişir. Bu grup içinde kolonda en fazla bulunanlar Bacteroides vulgata. B.2-1. kilo kaybı ve halsizlik yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. Kolon florasının >%95’i anaeroptur. Burada Bacteroides fragilis grubu bakterilerin bulunması beklenmez. Bacteroides distasonis. kolon florasına benzer şekilde değişim gösterebilir. insanların en çok bakteri içeren bölgesidir. daha az olarak da Bacteriodes fragilis’dir. öksürük. Hastanın çekilen tomografisinde ise apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. Hemen hemen 400 bakteri cinsini bir arada bulundurabilir. Protein-kalori malnütrisyonu saptanan dört yaşındaki bir çocuğun sağ yanağında ve ağız mukozasında ani başlangıçlı. karaciğer apsesi. Bacteroides urealyticus Bacteroides fragilis • Non-fragilis Bacteroides türleri: Orofarinks florasında bulunan anaerop bakteriler. D.Son üç haftadır devam eden karın sağ üst kısmında ağrı. neden olduğu en sık visseral abdominal infeksiyondur.2) olarak bulunuyor. Portal venöz dönüş nedeni ile. Obstrüksiyon. AST 47 U/L (N: 15-35). divertikül gelişimi gibi nedenlerle motilitesi aksarsa. kötü kokulu gangren gelişmiştir. nabız 110/dakika olarak saptanıyor.3 mg/dL (N: 0-0.1 mg/dL (N: 0. B.80C olarak ölçülmüş. Prevotella türleri ve Fusobacterium nucleatum’dur.5). C. Direkt Bilirubin: 2. ateş ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran 43 yaşındaki bir kadın hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Đndirekt Bilirubin: 1. sağ üst kadranda derin palpasyonla hassasiyet ve skleralarda ikter saptanıyor. ALT:88 U/L (N: 15-40). Bir aydan beri devam eden ateş. Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Peptococcus sp. Ultrason rehberliğinde yapılan iğne aspirasyon materyalinin anaerop kültüründen izole edilen gram negatif basilin aşağıdakilerden hangisi olma olasılığı en yüksektir? A. Kolon. peritonit ve karaciğer apselerine neden olur. • Bacteroides fragilis grubu: Đnce barsaklarda anaerop bakteri sayısı azdır. Yapılan batın ultrasonografisi incelemesinde karaciğer sağ lobda 4x5 cm ebatlarında içi sıvı dolu lezyon görülüyor. hızla ilerleyen.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI seçeneklerdir. Escherichia coli’nin 1000 katı kadardır. Bacteroides fragilis Fragilis dışı Bacteroides türleri Prevotella melaninogenica Fusobacterium nucleatum Clostridium novyi Bacteroides fragilis infeksiyonları. Bacteroides ovatus.600/mm3 (%86 nötrofil). Dışkının 1/5’i bakterilerden oluşmaktadır.30C. Buradaki Bacteroides türlerinin sayısı. Cevap: A 112. C. uçları lanset ucu şeklinde. Gerçekten de apse formundaki hemen hemen tüm intraabdominal infeksiyonlarda sözü geçmektedir. peptostreptokoklar. Kolon cerrahisi sonrasında metastatik organ (örneğin akciğer) apselerine neden olabilir. iğsi görünümlü anaerop basil aşağıdakilerden hangisidir? 50 . Bacteroides uniformis.DrTus. Hastanın çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer alt lobda konsolide alan görülüyor. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıdaki olguda tanımlanan lezyondan izole edilmesi beklenmez? A. Bunlar çoğunlukla endojen ve apse formunda infeksiyonlardır. Cevap: B 50 110. eritrosit sedimantasyon hızı 75 mm/saat. Önceki bir batın travmasına. D. Cevap: E 111. eritrosit sedimantasyon hızı yüksekliği ve normokrom normositer anemi saptanıyor. sağ akciğer alt zonda inspiryum sonunda kaba raller işitiliyor ve çomak parmak varlığı dikkati çekiyor. nonfragilis Bacteroides türleri (Bacteroides urealyticus). Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 14. Bacteroides thetaiotaomicron. E. Lezyondan alınan sürüntü örneğinin Gram boyası ile boyalı preparatlarında görülebilen gram negatif. E.

yayılır. aspirasyon pnömonisi.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. karaciğer ve beyin apseleri. uçları lanset ucu şeklinde. Oral kaviteye yayılıp. kuşak sefalosporin 114. E. kronik otitis media. altta yatan ciddi bir hastalığı olanlarda ve malnütrisyone hastalarda oral mukoza ve yüzde akut. beyin apsesi. hareketsiz. gangrenöz stomatit): Çocuklarda. kronik sinüzit. kadın genital organları. Derin boyun fasyaları boyunca mediastene kadar yayılabilir. Ağız florasında bulunur. non-fragilis Bacteroides türleri gibi diğer gram negatif anaeroplar ve peptostreptokoklar gibi anaerop koklarla birlikte diş ile ilgili birçok mikst infeksiyon tablosuna neden olur: • Plaut-Vincent anjini: Özellikle Treponema vincenti gibi oral anaerop spiroketlerle birlikte. Treponema vincenti. Bu bölgedeki infeksiyonlar. gingivitis ulcerosa. nabız 130/dakika olarak ölçülüyor. cilt ve/veya yumuşak doku infeksiyonlarında kullanılacak kombinasyonlar şunlardır: Metronidazol Aminoglikozid veya + veya Florokinolon veya Azaktam Cevap: D veya Sefoksitin 3. B. Diş ve kemik kaybı görülür. Söz konusu olgudaki intraabdominal infeksiyonun antibiyotik/antibiyotikler aşağıdakilerden hangisidir? A. iştahsızlık. iki aydır devam eden. Özellikle bakımsız ağızlarda fazladır. iğsi görünümlü ve iri (3-10 m). Dental infeksiyonların başta gelen etkenlerindendir. ağrı ve içinden 51 . kızarıklık. C. kusma. Cevap: E 113. bazen yaşamı tehdit edebilen tablolara ilerleyebilir. Otuzbeş yaşındaki bir kadın hasta boynunun sağ tarafında. • Noma (cancrum oris. kabızlık ve ateş yakınmaları ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde ateş 390C. fulminant ve gangrenlerle seyreden bir infeksiyondur.DrTus. B. Ağız mukozası. • Ludwig anjini: Sublingual ve submandibuler sellülittir. C. burayı daraltabilir. bağışıklık sistemi depresse ve/veya oral hijyeni kötü kişilerde gelişen akut nekrotizan ülseratif jinjivittir. subdural ampiyem. E. Provatella melaninogenica başta olmak üzere. şişlik. Laparotomi yapılan hastada perfore apandisit saptanmış ve cerrahi tedavisi yapılıyor. karın sağ alt kadranda kas defansı ve rebound bulgusu pozitif olarak saptanıyor. • Diğerleri: Stomatitis ulcerosa. Üç gündür devam eden karın ağrısı. anaerop bir bakteridir. D. Küçük bir vezikül ile başlayıp hızla ülsere olur. D. Fusobacterium nucleatum 51 Fusobacterium nucleatum. Bacteroides fragilis Prevotella melaninogenica Treponema vincenti Peptococcus sp. plöropnömonik irinli lezyonlar ve genital gangrenlere de neden olur. anatomik uygunluk nedeniyle dokular arasından hızla yayılır ve ciddi. bulantı. Metronidazol Siprofloksasin Sefoksitin Metronidazol + Seftriakson Penisilin G + Metronidazol tedavisi için verilmesi gereken en uygun Anaerop intraabdominal. diş ve çevresinde gangrenler gelişir.

akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. burun. Bronkoalveoler lavajla alınan örneğin Gram boyalı preparatlarında gram pozitif. normal ağız. klinik materyalde ve kültürlerinde mantarlar gibi filamansı görünümlü hif formları sergiler. Nocardia asteroides en sık rastlanan türdür. C. D. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür. baş ağrısı ve sol kolunda güçsüzlük yakınmaları ile başvuruyor. Merkezi sinir sistemi Kalp Akciğerler Periferik sinirler 52 .DrTus. Kronik gidişlidir. Bu hastanın öncelikle başvuru zamanı dikkate alınırsa öncelikle hangi organ/sisteme ait komplikasyonlara karşı önlem alınmalıdır? A. aylarca hatta yıllarca sürebilir. B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 52 sarı renkli irin gelen delikler oluşması yakınmaları ile başvuruyor. Gram pozitif bakterilerdir. E. Hastalık. • Merkez sinir sistemi infeksiyonu: Nokardiyoz olgularının 1/3’ünde tekil veya çoğul beyin apseleri görülür. Vital bulguları normal sınırlarda saptanan hastanın lezyonundan alınan pürülan materyalin mikroskopta küçük büyütmede incelenmesinde sarı renkli granüller görülüyor. Florada yer alan diğer bakterilerle birlikte. Mycobacterium tuberculosis Actinomyces israelii Nocardia asteroides Aspergillus fumigatus Histoplasma capsulatum Nocardia cinsi bakteriler. D. çoğunlukla anaerop bakterilerdir. boynunda şişlik ve solunum güçlüğü yakınmaları ile getiriliyor. Sülfür granülleri içeren irinin yüze veya boyna drene olduğu fistüllerle seyreder. Hastanın yapılan muayenesinde tüm tonsillaları kaplayan. öksürük. Asite rezistan boyama yöntemi ile boyanmaları yoluyla Actinomyces türlerinden ayırt edilir. gram pozitif. Nocardia asteroides Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium avium-intracellulare Mycobacterium bovis Actinomyces türleri. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ premolar dişinin çekildiği öğreniliyor. C. yumuşak damağa doğru yayılan.Steroid ve sitostatik ilaç tedavisi görmekte olan SLE hastası 43 yaşındaki bir kadın üç haftadır devam eden ateş. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D. Actinomyces israelii. Cevap: C 116. Sinüsler ve çoğul apseler oluşturarak yayılır. endojen. mikst infeksiyonlar oluşturur. beyin tomografisinde ise beyin apsesi ile uyumlu. gastrointestinal sistem ve kadın genital sistem florasında bulunan. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir.Çocukluk dönemi aşıları ile ilgili kesin anamnez alınamayan beş yaşındaki bir kız çocuğu iki haftadır devam eden ateş. halka şeklinde lezyon görülüyor. tek. Çekilen toraks tomografisinde her iki akciğerde yaygın. B. Lezyonlar yakın boşluklara ve cilde fistülize olur. apse ile uyumlu lezyon. Aktinomikozun aksine. kanlı balgam çıkarma. kaldırılmaya çalışılınca kanayan membranlar ve belirgin servikal LAP saptanıyor. dallanmış filamantöz yapılar görülmüş. bu yapıların ARB pozitif olduğu saptanıyor. Çürük bir dişten veya diş çekiminden kaynaklanır. B. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere. E. çok sayıda. Cevap: B 115. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. C. diş eti. ağrılı bir sellülit ile başlar. Kültür ortamında ve dokuda hifsel formlarda görülürse de gerçekte bir bakteridir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. diş cebi. yavaş seyirli. En sık karşılaşılan tablo serviko-fasiyal tiptir. • Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. aerop Actinomycetes olarak ifade edilebilir. boğaz ağrısı.

20-30 bin ü. haftanın en önemli komplikasyonudur. IM. Đlk hafta belirtilerini 2. Heterologdur. haftalarda paralitik komplikasyonlar gelişir. 53 . Đnjeksiyon yerinde hiperemi ve nekroz var ise sonuç pozitiftir. farinks. E. Eğer o zamana kadar yaşayabilirse. Ritm bozuklukları gelişir. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulguları normal sınırlarda saptanıyor ve yaranın üzerinde kirli beyaz renkte bir membran olduğu gözleniyor. Ölüm toksemi ve paralitik komplikasyonlardandır. Miyokardit 2. periferik sinirlerde paralizi gelişir. Servikal LAP oldukça belirgindir. haftasında kalp. larinks. Materyalin Albert-Neisser yöntemi ile boyanması ve Ernst-Babes cisimciklerinin görülmesi C. haftada toksemik tablo izler. Toksinin dozunu. Larinkse ilerleyerek asfiksiye yol açmaması ile larinks tipinden ayrılır. Bu olgunun larinks difterisi olduğunu. C. nöral tutulumlar sonucunda 3. Hastalığın 5. sığır veya koyundan hazırlanmıştır. Membrandan alınan sürüntü örneğinin çini mürekkebi ile boyanmasında topuz şeklinde bakteriler görülüyor ve alınan kültürde Corynebacterium diphtheriae izole ediliyor. kilo gibi faktörler dikkate alınmaz: • Hafif/erken olgularda. 3. Bu hastada başlanacak en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A. Genelde düşük dereceli bir ateş görülür. aşağıdaki laboratuvar yöntemlerinden hangisini kullanarak kesin olarak kanıtlayabiliriz? A. B. Bu nedenle anafilaksi riski taşır. Antitoksin yoktur. Hızla yayılan ödem ve tüm tonsillaya yayılan psödomembran gelişir. Hastalığın 7. Bireyde yeterli antitoksin vardır. diyafragma. ses kısıklığı ve morarma yakınmaları ile getiriliyor. difteriye yakalanmaz.Yedi yaşındaki bir erkek çocuk solunum zorluğu. Göz 53 Boğaz difterisi: En sık karşılaşılan klinik formdur. cerahatsiz ve ağrılıdır. kişi difteriye duyarlıdır olarak yorumlanır. zorlukla kaldırılabilen membranlar ve servikal LAP saptanıyor. Boğaz ağrısı streptokoksik farenjite göre daha hafiftir. Hastanın yapılan muayenesinde inspiratuvar stridor varlığı ile birlikte tonsilleri kaplayan ve larinkse yayılan. Cevap: E 118. Membranın çevresinde eritem ve ödem hattı vardır. yaş. sergilenen klinik tablo belirler.. haftadan itibaren başlar. at. Cevap: B 117. Schick testi E. hırıltılı solunum. haftasında akomodasyon paralizisi. elek testi → Toksin (kesin tanı için gereklidir) • Difteriye duyarlılık testi (Schick testi): Toksin cilt içine verilince reaksiyon yok ise “sonuç negatiftir”. hım hım konuşma ile özel palatum paralizisi. Lokal antibiyotik uygulamaması yeterlidir Penisilin G verilir Eritromisin verilir Tek doz antitoksin ve aşı uygulanır Tek doz antitoksin uygulanır Difteri Tedavisi: Mümkün olan en kısa sürede tek doz halinde antitoksin uygulanır. Yirmialtı yaşındaki bir erkek hasta sol elinde üç haftadan beri devam eden yara yakınması ile başvuruyor. Ventrikül fibrilasyonuna ilerleyebilir..com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E.-7. Paralitik komplikasyonlar. Loeffler serumuna ekim yapılarak etkenin izole edilmesi D.DrTus. Đmmündifüzyon yöntemi ile difteri toksini varlığının gösterilmesi Difteri Tanısı: • Psödomembran bölgesinin sürüntü materyali + Çini mürekkebi → Şekil • Materyal + Albert-Neisser Boyası → Ernst-Babes cisimcikleri • Kültür → Loeffler Serumu • Đmmünodiffüzyon. yara ve lokal difteride . D. Psödomembrandan alınan sürüntü materyalinin çini mürekkebi ile boyanması B. motor tarzdadır: Hastalığın 3. Kalıcı değildir. haftasında.

gram pozitif bir basildir. Salmonella typhi ve Brucella melitensis gram negatif basillerdir ve intrauterin bulaşarak sözü edilen tablolara neden olmazlar. titreme. ateş ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. tetanozda da olduğu gibi. D. Đnfeksiyonu geçirenler. 220C’da takla atma benzeri hareketler yapması ile Corynebacterium türlerinden ayırt edilir. Bebekteki apselerden alınan materyalden gram pozitif. Cevap: D 119. Hastalığı geçirenlerin de aşılanmaları gereklidir. 200 bin ü. Çekilen postero-anterior akciğer grafisinde plevral efüzyonla uyumlu görünüm. insanda hastalık yapabilen tek Listeria türüdür. eritromisin) etkilidir. Bazen gelişme geriliği ve iştahsızlıktan ibaret olabilir.5 saatte yavaş infüzyon. 54 + Erken olgularda antimikrobiyaller (penisilin..com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI • Nazofarinks tipinde . 1. D. prematüre bebekte karaciğer. Küçük basil. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. IV. kokobasil veya diplokok şekli ile pnömokoklara benzeyen. eritrosit sedimantasyon hızı 55 mm/saat olarak belirleniyor. kaldı ki gram yöntemi ile boyanamaz ve sorudaki gibi bir üreme özelliği yoktur. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. akciğer parankimi ise normal olarak bildiriliyor. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. Doğumdan genellikle 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. Clostridium difficile invazif tablolara neden olmaz. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 13. Yersinia enterocolitica gibi soğuk ortamda üreyebilir. Köyde yaşayan ve bir hafta öncesine kadar tarlada çalıştığını ifade eden 28 haftalık hamile bir kadın ateş. sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin kaybolduğu ve aynı alanda perküsyonla matite alındığı saptanıyor. üşüme. C. kanlı agarda mavi koloniler yapan. IM.400/mm3 (%75 nötrofil). Cevap: E 120.DrTus. Listeria monocytogenes. dalak. toraks bilgisayarlı tomografisi tetkikinde ise plevral efüzyon varlığı saptanmış. hareketsiz basiller izole ediliyor. • Geç dönem infeksiyonu: Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusudur. E. Yirmidört yaşındaki bir erkek hasta iki haftadan beri devam eden sağ yan ağrısı. Mycobacterium tuberculosis Salmonella typhi Brucella melitensis Clostridium difficile Listeria monocytogenes Mycobacterium tuberculosis intrauterin bulaşabilse de gelişen miliyer tüberkülozda piyojenik (ör. Tablo diğer pürülan menenjitlere göre siliktir.. B.. • Gecikilmiş olgularda . apse) odaklara neden olamaz. bel ağrısı yakınmaları ile başvuruyor ve akut gastroenterit tanısı ile semptomatik tedavi veriliyor. Bakteri.60C olarak ölçülüyor. yeterli bağışıklığı kazanamazlar. ishal.. karın ağrısı. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur. Streptococcus pneumoniae Klebsiella pneumoniae Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis 54 . akciğer. Aynı hasta iki hafta sonra erken doğum yapıyor. 500 mL serum fizyolojik içinde. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. 60-100 bin ü. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. dalak ve beyinde apse ve granülomlar saptanıyor. kana karışmaz ve fetus infeksiyonuna yol açmaz. Karaciğer. B. Yenidoğanlarda görülebilen iki farklı tablo tanımlanmıştır: • Erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica): Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental olarak geçmesi nedeniyle gelişir.

Cevap: B 122. ağrı ve akıntılı yara yakınmaları ile başvuran 35 yaşındaki bir hastanın yapılan muayenesinde sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntısı olan çok sayıda fistül görülüyor. hiler lenf bezinden komşuluk yolu ile ya da Simon odağının reaktivasyonu ile akciğer ve plevra tbc. Yapılan ultrasonografik incelemede sol epididimiste apse oluşumu görülen hastadaki klinik tabloya neden olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. menenjit. Diyabetiklerde atipik lokalizasyonlarla karşılaşılabilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 55 . Yani reaktivasyon. alkolizm. maligniteler. Mycobacterium kansasii: Akciğer infeksiyonuna (pnömoni) neden olur. Sonuçta. B. B. lenfadenittir. Kadınlarda salpenjit. Primer infeksiyon sırasında hematojen yayılımla çeşitli organlara yerleşmiş olan. a) Sekonder endojen infeksiyon (reaktivasyon): Primer tbc sırasındaki yayılım sonucunda. Olgumuzda da sol skrotum arka kısmında peynire benzer akıntıdan söz ediliyor. erkeklerde ise epididimit en sık genital tbc tablolarıdır. Mycobacterium marinum Mycobacterium kansasii Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi Mycobacterium tuberculosis Atipik Mikobakteriler: Mycobacterium marinum: Havuz bulaşı sonucu ciltte gelişen granülomların etkeni olan atipik bir mikobakteridir. hematüri ve proteinüri böbrek tbc’sinde önemli bir bulgudur. bazen de gebelik nedeni ile reaktive olur. Aynı tabloya. daha çok lenf bezlerinde. granülomatöz hepatit. Piyüri. kazeifikasyon nekrozu nedeniyle tbc ile uyumludur. diyabet gibi sistemik hastalıklar. gastrointestinal-ürogenital-dalak-eklem-kemik ve deri tbc gibi organ ve doku tbc’leri veya uygun konakta venalara açılım ile miliyer tbc görülebilir. Actinomyces israelii Mycobacterium tuberculosis Nocardia asteroides Candida albicans Brucella melitensis Erişkinlerde reaktivasyona bağlı ekstrapulmoner tbc tabloları da görülebilir. Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkenidir. rubeola ve influenza gibi immünite kıran infeksiyonlar. Yapılan muayenesinde sağ elinde kazeöz akıntısı olan granülom saptanan hastadaki lezyondan alınan materyalin ARB boyanmasında ARB pozitif basiller görülüyor. Bu odaklarda yıllarca suskun halde bekleyen basiller. E. AIDS gibi immün sistem hastalıkları veya ilaçlar nedeniyle immün sistemde meydana gelen süpresyon sonucunda. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. basilin o anda organizmada bulunduğu bölgede gelişir.Skrotumunda bir aydır devam eden şişlik. ayrıca lenfadenit. C. sekonder olarak kabul edilir. Genitoüriner tbc içinde ise en çok böbrek tbc saptanır. Bu özellik. D. E.DrTus. anti-tbc immünitenin sessizleştirdiği ilk basillerin tekrar aktive olmaları ile gelişmişse reaktivasyon. kez karşılaşma ile ekzojen olarak meydana gelmişse re-infeksiyondan söz edilir. daha az olmakla birlikte. Genital tüberküloz da nadir bir tablo değildir. malnutrisyon. D. Cevap: C 121. b) Sekonder ekzojen infeksiyon (re-infeksiyon): Teorik olarak akciğerde gelişir ve kural olarak apeks bölgesindedir. daha az olarak da organlarda prodüktif reaksiyon ile sınırlandırılmış dormant basillerin tekrar üreyebilme yeteneği kazanması ile gelişir. C. Mycoplasma pneumoniae 55 Sekonder tbc infeksiyonu (erişkin Tbc): Đlkinden en az 5 yıl sonra gelişen tbc olguları. Bunlar arasında en sık karşılaşılanı. tbc basilleriyle 2.Sağ elinde ağrısız şişlik ve akıntılı yara yakınması ile başvuran 17 yaşındaki bir erkek hastadan alınan anamnezde bir hafta önce yüzme havuzunda elini merdivene çarparak yaraladığı öğreniliyor. Genelde tek servikal bölgede ve taraflıdır.

Peptostreptokok E. Hastaya eksizyonel lenf nodu biyopsisi yapılıyor ve histopatolojik incelemede granülomatöz lenfadenit saptanıyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 56 Mycobacterium fortuitum-chelonei kompleksi: Posttravmatik cilt infeksiyonlarına veya IV kateter infeksiyonlarına neden olur. Stenotrophomonas maltophilia Propionibacterium acnes prostetik cihazları (şant. Peptostreptokoklar ise tek başına bir adam olamayan. Cevap: B 56 . günde yüksek ateş. Alınan hiçbir aerop kan kültüründe üreme saptanmıyor. Mycobacterium tuberculosis: Đnsan etkenidir. Sorudaki anahtar kelimeler.) olanlarda fırsatçı infeksiyonlara. daha az olmakla birlikte. MAC ve Mycobacterium kansasii de neden olmaktadır. hareketsiz sert kıvamlı LAP saptanıyor. Mycobacterium tuberculosis Mycobacterium bovis Mycobacterium scrofulaceum Mycobacterium kansasii Mycobacterium marinum Mycobacterium scrofulaceum: Küçük çocuklarda granülomatöz servikal lenfadenitin (skrofula) en sık etkeni Mycobacterium scrofulaceum’dur. Bu hastada sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bacteroides fragilis B. aerop besiyerinde ürememiş… Bacteroides fragilis ve Clostridium septicum’un protezlere ilgisi yoktur. Propionibacterium acnes C. Cevap: A 123. Clostridium septicum D. protez eklem vb. Aynı tabloya. Kalça protezi yapılan ve postoperatif 4. yaşlı. D. başka anaeropların yandaşı olarak mikst infeksiyonlara çeşni katan bakterilerdir (ben hayatım boyunca bunların insan versiyonlarından çok korkmuşumdur). gram pozitif küçük bir basildir. E. immün yetmezliklilerde sepsislere yol açabilen anaerop. kalça protezi. Yukarıda tanımlanan tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Boynunda ağrısız şişlikler yakınması ile getirilen beş yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde sağ ön servikal zincirde iki adet ağrısız. Havuzdan cilt yolu ile bulaş söz konusu değildir.DrTus. C. B. Cevap: C 124. genel durum bozukluğu nedeniyle yoğun bakıma nakledilen 65 yaşındaki bir hastaya sepsis tanısı konuyor.

Bu bireylerde sonraki yıllarda çok ciddi bir immünite defekti gelişmedikçe miliyer tüberküloz görülmez.Ateş. Miliyer tüberküloz B. Floresan Antikor Testi (FAT) başlıcalarıdır. Genital tüberküloz BCG uygulanmış kişilerde basil ile akciğerde karşılaşılan ilk anda gelişen şiddetli ve sınırlayıcı bir yanıt ile olay durdurulur. • Serolojik (indirekt) tanı: a) Non-treponemal testler: Wassermann-Kolmer. kondilomatöz lezyonlar görülüyor. birleşmeyen. Sınırlı bir kazeifikasyon nekrozu ve kalsifikasyon ile tam bir şifa gelişir. Ağız lezyonları. Karanlık alan mikroskopisi. Sekonder sifiliz Edinsel sifiliz: a) Erken sifiliz: Primer sifiliz: Şankır Sekonder sifiliz: Rozeoller. MHA-TP. FTA-200.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 57 125. çok güvenilir bir testtir). Meningokoksemi C. VDRL. epitroklear ağrısız LAP. Cevap: D 127. Etkenle karşılaşma yerinde kalsifiye nodül D. KızamıkB. FTA. sapsız. D. RPR b) Treponemal testler: TPI. Bu olguda düşünülmesi gereken en olası klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. ağızda plak müköz. Toksoplazmoz E. B. kenarları sert. immünite sorunu bulunmayan 21 yaşındaki bir erişkin için gelişme olasılığı en az patoloji aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastaya primer sifiliz tanısı koydurabilecek en erken pozitifleşen ve en güvenilir laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. alopesi. Cevap: A 126. b) Latent sifiliz 57 . nonpatojen spiroketler karışıklıklara yol açabileceği için uygunsuzdur.DrTus. KızamıkçıkD. direkt tanısal prosedürlerin çok sınırlı olduğu sifilizde en güvenilir ve çabuk tanı yöntemidir. zemini temiz ülsere yara ve submandibular ağrısız LAP nedeni ile başvuruyor. VDRL RPR TPHA FTA-ABS Karanlık alan mikroskopisi Sifiliz tanısı: • Direkt tanı: Karanlık alan mikroskopisi. ilk pozitifleşen. makülopapüler döküntü. FTA-ABS (yalancı pozitif sonuç yoktur. C.Bebekliğinde tüberküloz aşısı uygulanmış. Materyal. Apikal akciğer tüberkülozu C. Otuziki yaşındaki bir kadın hasta. ağız dışı bölgelerin lezyonlarından alınır. dilinde ağrısız. gövde ve uçlarda döküntü ile anal bölgede ortaya çıkan şişlikler yakınmaları ile başvuran 30 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde avuç içi ve ayak tabanlarında daha belirgin olmak üzere yaygın. kondilomata lata. Levaditi yöntemi ile boyama. servikal ve epitroklear LAP ile birlikte perianal. TPHA. PPD uygulaması sonucunda gelişen endurasyon çapı 6 mm E. E.

Borrelia recurrentis bit ve kenelerle bulaşır. direkt olarak eritrositleri infekte eder. Ixodes pacificus kenelerinin insanları ısırması ile bulaşır. Kırım Kongo Hemorajik Ateşi Virüsü Borrelia recurrentis Streptococcus pyogenes Erysipelothrix rhusiopathiae Borrelia burgdorferi Kırım Kongo Hemorajik Ateşinde hepatik nekroz.DrTus. kas-eklem ağrıları ve sol uyluğunda kızarıklık yakınmaları ile başvuruor. E. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 12.300/mm3 (%78 nötrofil).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI c) Geç (tersiyer) sifiliz: 58 Nörosifiliz: Kronik aseptik menenjit. C. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık iki ay önce tarlada çalışırken ayağına yapışmış bir keneyi uzaklaştırdığı. trombosit sayısı 325. hemipleji.000/mm3. nabız 130/dakika olarak saptanıyor. üşüme. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Örneğin büyükbaş hayvan eti ile parenteral temas sonucunda elde gelişen erizipeloid hastalığının etkenidir. D. C. Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında gözönüne alınması gereken en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: D 129.Otuziki yaşındaki bir erkek hasta yüksek ateş. Borrelia burgdorferi Babesia microti Wuchereria bancrofti Borrelia recurrentis Leishmania donovani Babesia türleri (Babesia microti. kenelerden bulaşmaz ve halkalar halinde yayılan lezyonlara neden olmaz. lökopeni ve trombositopeni görülür. Isırık yerinden başlayan eritem. gittikçe 58 . Erysipelothrix rhusiopathiae bir hayvan etkenidir. CRP (++) olarak belirleniyor. halsizlik. Borrelia burgdorferi Lyme hastalığının etkenidir. Bu nedenle. Hastanın ateşli olduğu dönemde alınan periferik yaymanın incelenmesinde eritrositler arasında gevşek spiral şeklinde. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür.Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta ateş. illüzyonlar. Isırıktan 330 gün sonra hastalık tablosu gelişir: 1. Yapılan muayenesinde skleraların subikterik olduğu görülüyor ve Traube alanında perküsyonla mat ses saptanıyor. E. Kardiyovasküler sifiliz: Aortit Geç benign sifiliz: Organ ve dokularda granülomatöz lezyonlar (gom). sol uyluk ön kısmında. kene tarafından ısırılan yerin çevresinde. hemorajiler. tabes dorsalis. Cevap: E 128. ipsi yapılar görülüyor. fokal belirtiler. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. kişilik bozuklukları. ateşinin yaklaşık 10 günde bir tekrarladığı ve birkaç gün sürdükten sonra kendiliğinden düştüğü öğreniliyor. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. Kana karışan sporozoitler. Dönem: Kenenin ısırık yerinin çevresinde eritema migrans gelişir. D. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. Anamnezinde yaklaşık iki hafta önce piknik yaparken sol uyluğundan bir kene tarafından ısırıldığını ve bu olaydan bir hafta sonra da yakınmalarının başladığını ifade eden hastanın yapılan muayenesinde ateş 38. Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür.70C. B. genel paraliziler. hemiparezi. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. bu olaydan bir hafta sonra yakınmalarının başladığı. büyüklük hezeyanları gibi nörolojik ve psikiyatrik bozukluklar. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. titreme. Streptococcus pyogenes insan etkenidir. Babesia divergens). Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. yaklaşık 15 cm çapında ortası soluk eritemli alan görülüyor. B. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. tekrarlayan ateşlere neden olur. halüsinasyonlar. eritrosit sedimantasyon hızı 32 mm/saat.

Đdrar ile atılmaya başlar ve haftalarca idrardan izole edilebilir. Genel infeksiyon belirtileri. yıllar sonra. bir haftadan daha kısa süren bakteriyemi (leptospiremi) sonucunda portal yoldan karaciğere ve bu arada merkez sinir sistemi ve göz içi sıvısı dahil birçok sıvı. Đlk haftadan sonra kan ve BOS’ta belirlenemez.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 59 genişler ve genişledikçe de ortası solar. ensefalit) ve kardit (valvüler tutulum olmaksızın AV blok.8 mg/dL olarak saptanıyor. Farelerin idrarı ile kontamine besin ve sulardan insanlara bulaşır. D. arteriyel tansiyon 85/40 mmHg olarak ölçülüyor. doku ve organa ulaşır. Tedavi edilmezse aylarca sürebilen latent döneme ve 2. Kızamık Meningokoksik menenjit Riketsiyoz Sekonder sifiliz Veba Kızamık virüsü ve meningokoklar bitlerin ısırması sonucu değil. yerleşim yerlerindeki su taşkınları ve seller sorumlu tutulmuştur.000/mm3 (%90 nötrofil). total bilirubin 4. Cevap: E 130. Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif olarak saptanıyor. arazi koşullarında yaşayan askerler. BOS protein ve glukoz düzeyleri ise normal sınırlarda bulunuyor. Đkterli olgularda karaciğer transaminazları yüksek bulunur. Vaskülite neden olur. Muayenesinde skleralarda ve ciltte ikterik görünümle birlikte. Kanalizasyon işçileri. Lezyonlar 3-4 hafta sonra kaybolur. artralji. göz aklarında sararma ve idrar yapamama yakınmaları ile başvuruyor. Hastanın muayenesinde ateş 400C. kreatinin patolojileri belirlenir. Kırküç yaşındaki bir erkek hasta. C. Tetkiklerinde lökosit sayısı 18. 2. Hepatit A ve E ‘de nötrofilik lökositoz görülmez. baş ağrısı. konjestif kalp yetmezliği) gelişir. 3. ikter ve renal patolojilerin bulunması beklenmez. avuç ve ayak tabanlarını tutmayan makülopapüler döküntü görülüyor. HAV infeksiyonu HEV infeksiyonu Lyme hastalığı Weil hastalığı Enterovirüs menenjiti Weil hastalığının etkeni. baş ağrısı. bilinç değişikliği ve cildinde döküntü yakınmaları ile getiriliyor. döneme geçer. B. çiftçiler. Hasta ve yakınlarından alınan anamnezde ateşinin yaklaşık bir haftadan beri devam ettiği. Ayrıca. Leptospira icterohaemorrhagiae’dir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. C. Dönem: Bir önceki dönemden aylar. D. Enteroviral menenjitlerde öncelikle bilinç problemleri ve kafaiçi basıncı artması ile ilgili fizik bulgular verilmelidir. bundan bir hafta sonra grip benzeri yakınmalarının başladığı ve antigribal ilaçlar kullandığı öğreniliyor. hepatik bulguların varlığı ile viral menenjitten ayırt edilir. bizzat insanlardan insanlara bulaşır. kraniyal nörit. üre 54 mg/dL. ALT 415 U/L. E. kusma. menenjit. Kernig ve Brudzinski bulguları negatif olarak saptanıyor. gövde ve uçlarda yaygın. (eskiden) postacılar ve çeltik işçileri hastalık açısından yüksek risk taşırlar. ateş. Bazı salgınlardan. pire. Lyme hastalığında hastalığın başlangıç günlerinde tipik cilt lezyonları (eritema migrans) olmalıdır. kreatinin 3. Nötrofil ağırlıklı 15-20 bin lökositoz olması ile viral hepatitlerden. Böbrek tutulumunda da üre. E. döküntülerin ise iki gün önce omuzlardan başlayıp gövdeye yayıldığı öğreniliyor. nabız 136/dakika. Bu nedenle sağlam mukoza ve ciltten bulaşabilir. Bu durumda.3 mg/dL. Riketsiyalar insanlara bit. kene gibi artropodlarla bulaşır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. miyoperikardit. Bu durumda ciltte döküntüler ve 59 . genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere büyük eklemlerde kronik oligo ya da poliartritler (arteritli artrit) gelişir. Kana karışan etken. B. Hastadan alınan anamnezde belediyede işçi olarak çalıştığı ve iki hafta önce tıkalı kanalizasyon borularını temizledikleri. BOS’ta tümü mononükleer olmak üzere 650/mm3 hücre görülüyor. miyalji görülür. Dönem: Nörolojik hastalık tabloları (meningoradikülonörit.DrTus. Mikroorganizma çok ince ve hareketlidir. boğa gözü denen görünüm ortaya çıkar. Kontamine besinlerin yenmesi veya içilmesi ile de insanlara bulaşır.Pediculus corporis infestasyonu saptanan ve tedavi edilen 45 yaşındaki bir erkek hasta iki hafta sonra yüksek ateş. Cevap: D 131. madenciler.

göğüs ağrısı ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuruyor. C. Analjeziklere yanıtsız retroorbital baş ağrısı oldukça tipik bir bulgusudur. içi kanla dolu. özellikle gözlerin arkalarında hissedilen şiddetli baş ağrısı. 60 Sekonder sifilizde daha önce gelişmiş olan cilt lezyonundan (şankır) söz edilmelidir. diğer atipik pnömonilerden ayrımında yararlıdır. Laboratuvar tetkiklerinde nötrofilik lökositoz. lenfadenitler. Cevap: D 133. Coxiella burnetii Q humması etkenidir. Vebada ise pire ısırığından ve daha sonra da ısırılan ekstremite radikal lenf nodüllerinde süpüratif lenfadenit belirtilmiş olmalıdır.DrTus. daha sonra organ belirti ve yetmezlikleri ile devam eder. ağrısız. atipik pnömonidir. Tifüs Veba Meningokoksemi Q humması HAV infeksiyonu Tifüs bit ile temas sonrasında gelişen peteşiyal cilt döküntüleri ve yüksek ateşle başlar. Ardından yaygın cilt ve mukoza belirtileri ve epitroklear LAP geliştiği bildirilmelidir. Bartonella bacilliformis 60 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI organ patolojileri gözlenir. B. Yapılan histopatolojik incelemede lezyonların vasküler endotel kökenli olduğu tespit ediliyor. pulmoner yakınmalar ve nötrofilik lökositoz görülmesi beklenmez. Meningokoksemide ise yüksek ateş ve belirgin merkez sinir sistemi patolojilerine ek olarak bazen peteşiyal cilt döküntüleri ortaya çıkar. Bu özelliği. Cevap: C 132. kistik lezyon saptanıyor. HAV infeksiyonu erişkinlerde ciddi seyreder. ikterik tablolar çizebilir. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve hepatomegali saptanıyor. göğüs ağrısı. Tipik klinik tablo. Yukarıda tanımlanan lezyona yol açabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Olguların yarısında hepatosplenomegali vardır. Bartonella henselae B. CD4+ hücre sayısı 280/mm3 olan HIV infeksiyonlu bir hasta sağ bacağında mor renkli şişlikler yakınması ile başvuruyor. Yirmidört yaşındaki bir kadın hasta üç günden beri devam eden ateş. D. şiddetli baş ağrısı. mor renkli. Yapılan muayenesinde sağ bacak ön yüzünde fluktuasyon veren. Bununla birlikte. karaciğer transaminazlarında yükseklik ve hiperbilirubinemi saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. E. Veba pire ile temas sonrasında gelişen yüksek ateş. Gelişen granülomatöz hepatit. bazen ek olarak görülen pnömoni ve sepsis tablosudur.

Haemophilus ducreyi çok ağrılı.DrTus. Tek. HeLa gibi canlı besiyerlerinde. Erkeklerde baskın klinik formdur. döletli yumurta sarı kesesinde veya deney hayvanlarında üretilebilirler. Đnklüzyon cisimcikleri. Treponema pallidum Haemophilus ducreyi Calymmatobacterium granulomatis Chlamydia trachomatis Herpes simpeks virüs tip 2 Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Büyük çoğunlukla HIV infeksiyonlu hastalarda. Olgumuzda da olduğu gibi klamidyalar. Lenfogranuloma venereum (LGV): Chlamydia trachomatis’in L1. Yapılan muayenesinde meatus çevresinde eritem ile birlikte pürülan akıntı olduğu görülüyor. Gonore – Neisseria gonorrhoeae B. Nongonokoksik üretrit – Ureaplasma urealyticum Olgumuz gonore olsaydı etken Gram boyamada görülürdü.Erişkin bir erkek hasta sağ kasığında ağrılı şişlik yakınması ile başvuruyor. genital bir ülserden ve belirgin inguinal LAP bulgusundan (oluk belirtisi) söz edilmeliydi. E. Bartonella quintana D. Bu tabloya kadınların pek 61 . Ehrlichia chaffeensis E. Akıntıdan alınan örneğin Modifiye Thayer Martin besiyerine ekiminde de herhangi bir bakteri saptanmıyor Yukarıda tanımlanan olgu ve en sık neden olan etken aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Soruda bu sorulsaydı. Ureaplasma urealyticum akut NGU’ların ikinci en sık etkenidir. Lenfogranuloma venereum Chlamydia trachomatis L1. cilt ve visseral organlarda vasküler proliferasyon ile seyreden bir hastalıktır. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. çok sayıda. Cevap: B 135. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. karaciğer ve dalak gibi visseral organlarda kan dolu kesecikler (kistler) oluşur. Calymmatobacterium granulomatis donovanyoz etkenidir. Bir hafta önce şüpheli cinsel temas öyküsü olan 25 yaşındaki bir erkek hasta penil akıntı ve idrar yaparken yanma yakınmaları ile başvuruyor. krater tarzında genital ülserlere neden olur. sert. Erkek ve kadın infeksiyonlarında pamuklu eküvyon ile üretra içinden. Gram yöntemi gibi standart boyalarla boyanmazlar ve sentetik besiyerlerinde üretilemezler. Hastanın yapılan muayenesinde inguinal ligament tarafından iki gruba ayrılmış ve aralarında oluk gibi boşluk oluşmuş. 2. Konak hücre üremesini engellemek için sikloheksimid eklenmiş McCoy. Lenfogranuloma venereum – Chlamydia trachomatis D. Nongonokoksik üretrit – Chlamydia trachomatis C. B.3 infeksiyonudur (Haemophilus ducreyi değil). 3 serotipleri ile oluşturulur: • Đnguinal sendrom: Hastalığın başlangıç dönemidir. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce şüpheli cinsel temasta bulunduğu. ağrılı inguinal LAP saptanıyor. kadında ek olarak servikal mukustan materyal alınır ve belirtilen ortamlara ekilir (altın standart). Đnguinal LAP’dansa genişleyen ağrısız ülserler ön plandadır. bundan bir hafta sonra da gripal infeksiyonu andıran yakınmalarla birlikte penisinde ağrısız bir sivilce çıktığı öğreniliyor. Ehrlichia sennetsu 61 Basiler anjiyomatöz: Bartonella hanselae ve Bartonella quintana infeksiyonudur. ağrısız bir ülser ve tek bir LAP görülür. Ciltte. HIV infeksiyonunun B klinik kategorisi içinde yer alır. Klamidyal NGU varlığında meatal hiperemi ve üretral akıntı görülür. C. Cevap: A 134. kullanılan boyalara göre farklı özellikler sergilerler ve tanıyı kolaylaştırırlar. herhangi bir bakteriyel etkene rastlanılmıyor. Lenfogranuloma venereum – Haemophilus ducreyi E. Dizüri başlıca semptomdur.2. Erkek ve kadında en sık görülen akut nongonokoksik üretritlerin (NGU) etkeni Chlamydia trachomatis’tir. Akıntıdan alınan örneğin Gram yöntemi ile boyanmasında her alanda bol nötrofil lökosit görülüyor.

E. non-fermentatif (glukozu fermente etmeyen). Tedavi edilmezse spontan olarak geriler ya da cilde açılırlar. Yapılan muayenede ateş 38. Bu tablodan sorumlu olabilme olasılığı en fazla olan etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan laboratuvar tetkiklerde lökosit sayısı: 12. ağrısız. sonra sırası ile larinks. nabız 112/dakika olarak ölçülmüş. Tipik olarak önce farinksi.000/mm3. Kaviter lezyon … Friedlander pnömonisi. Kadında ise ilk lezyon genelde vajinadadır ve tablo siliktir. Escherichia coli ise hareketli bir bakteridir. buna oluk (groove) belirtisi de denmektedir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 62 azında tanık olunur. Bunun en sık ilk dört etkeni. kışla. Chlamydia trachomatis Chlamydia pneumoniae Coxiella burnetii Chlamydia psittaci Mycoplasma pneumoniae Primer atipik pnömoni 5-30 yaş hastalığıdır. baş ve adale ağrıları eşliğinde genital bölgede. 5. Acinetobacter baumannii oksidaz (-) ama non-fermentatif. Etken lenfatiklerle rektuma ulaşır ve anal kanama. Yüksek ateş. Serebral infarkt nedeniyle ventilatör tedavisi altına alınan hastada. Cevap: E 137. Beyza küre sayısı: 22. CRP 48 mg/dL olarak saptanıyor.DrTus. Çoğu zaman ayakta geçirilir. bronş ve bronşiyolleri tutan bir seyir izlemesi anamnez açısından önemlidir. çabuk iyileşir. trakea. ilk lezyondan 1-4 hafta sonra inguinal lenf nodlarına yerleşerek genelde tek taraflı bubonların gelişimine yol açar. baş ve sırt ağrısı. eritrosit sedimantasyon hızı 28 mm/saat. Hastadan alınan anamnezde yakınmalarının iki gün önce ateş ve boğaz ağrısı ile başladığı daha sonra ise öksürük geliştiği öğreniliyor. non-prodüktif öksürük ve büllöz mirinjit (kulak zarında çok ağrılı. Mycoplasma pneumoniae tarafından oluşturulur. E. Ancak burada sınırlanamayan etken. Büllöz mirinjit. Pseudomonas aeruginosa. Sıkışık ortamlarda kolaylıkla bulaşır. MRSA. Pseudomonas aeruginosa ve Stenotrophomonas maltophilia oksidaz (+). Klebsiella pneumoniae ve Acinetobacter türleridir. derin halsizlik ve kabızlık yakınması ile başvuran 21 yaşındaki erkek bir hastanın 62 . Çekilen akciğer grafisinde sağ alt lobda ekmek içi görünümünde infiltrasyon varlığı dikkati çekiyor. endotrakeal tüpten yapılan aspirat kültüründe laktoz negatif koloniler ve gram negatif. Lenf nodları ağrılıdır.500/mm3 (%75 nötrofil). D. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. nötrofili. sırasında (%10-15). C.80C. B. Ayırıcı tanısı da sorudaki testlerle yapılabilir. gününde ateş yükseliyor. Herpes simpeks virüs tip 2 genital infeksiyonu veziküllerle özeldir. kuru öksürük ve sol kulağında ağrı yakınmaları ile acil servise başvuruyor. Gençler etkeni eve getirir. pürülan akıntı görülmeye başlanır. diğer seçeneklerdeki klamidyal etkenlerce veya Coxiella burnetii tarafından oluşturulan pnömonilerde görülmez. Düşük grade ateş. • Genito-anorektal sendrom: Genellikle ilk dönemin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülen tablodur. drene edilince iyileşen bül) gibi ekstrapulmoner tutulumlarla giden bir tablodur. ülseratif bir papül gelişir. B. hapishane salgınlarının önemli etkenidir. oksidaz pozitif. hareketli bakteriler izole ediliyor. Ateş. glukozu fermente etmeyen. erkekte genellikle peniste. Okul. C. Onaltı yaşındaki bir kız öğrenci ateş. PA akciğer grafisinde sağ akciğer orta zonda infiltrasyon görülüyor. otoskopik incelemede sol kulak zarında eritemle birlikte bül varlığı görülüyor. Cevap: D 136. diğer aile fertlerine bulaştırır ve böylece aile içi infeksiyonlara yol açar. Büyüyen lenf nodlarının arasındaki cilt çökük göründüğü için. Toplumdan edinilmiş pnömonilerin pnömokoklardan sonra 2. Cevap: B 138. yaz aylarındaki pnömonilerin ise ilk sırasında (%50) yer alır. D. Pseudomonas aeruginosa Klebsiella pneumoniae Escherichia coli Acinetobacter baumannii Stenotrophomonas maltophilia Soruda bir ventilatör nedenli pnömoni tablosu veriliyor.

bozuk ağız hijyeni. her iki akciğer orta zonlarda ronküsler ve bazallerinde raller.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 63 fizik muayenesinde genel durum orta. Bebek infekte-prematüre olarak doğabilir.. Bu tablodan sorumlu olma olasılığı en fazla etken aşağıdakilerden hangisidir? A. aynı ortamda yaşamakta olan Bacteroides türleri... Komplikasyon zengini bir hastalık . Piyelonefrit gelişir E. bitkin. göğüs cildinde basınca solan 6 adet çilek rengi ciltten kabarık döküntüler. Pnömoni.. %49 lenfosit. C.. Bu durumda kısa sürede ölüm gerçekleşir. Diskordans? Đlk haftanın yoğun endotoksemik ortamında konfüzyon belirgin hale gelir . Akıntının Gram yöntemi ile boyanmış preparatlarında epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram negatif ya da labil kokobasiller görülür. Beyza küre sayısı: 3. bulaş gelişimi halinde fetusa en olası etkisi aşağıdakilerden hangisidir? A. Şuur? Đlk hafta sonundan itibaren göğüs ve karın cildinde rozeoller . B. ketonüri.. lökosit formülünde %46 nötrofil. anemi. Hb: 11 g. eozinofil kaybı? Cevap: D 139.DrTus. Hepatomegali. terlemez. idrar dansitesi 1028. Pseudomonas aeruginosa C. hepatosplenomegali belirleniyor. akciğer. Karaciğer. abortus veya “ölü fötus” görülebilir. Proteus mirabilis B. Akut bakteriyel menenjit gelişir C. 63 . normal mikroskopi saptanıyor. Keratokonjunktivit gelişir Granulomatosis infantiseptica: Gebeliğinde gürültülü listeriyoz geçirmekte olan anneden bakterilerin transplasental bulaşı nedeniyle gelişir.. Lökopeni.Doğurganlık çağındaki bir kadın vajinal akıntı yakınması ile polikliniğe başvuruyor.. Cilt listeriyozu gelişir D. Cilt belirtileri? Cilt kurudur. Bu hücrelere Clue cells (ipucu hücreleri) denir. hareketsiz kokobasiller görülüyor. 90/60 mmHg arteriyel kan basıncı. piyelonefrit gibi birçok organ tutulumu? Đkinci haftada belirgin organomegaliler .. Htc: %38.Gebelik sırasında anne tarafından geçirilen listeriyozun. Bruselloz Sıtma Lejyoner hastalığı Enterik ateş Viral hepatit Bir olgunun enterik ateş olup olmadığını anlamak için önemli birkaç noktaya dikkat ediniz: Verilen her ateşin mutlaka olması gereken nabzını hesaplayınız . %5 monosit. dalak. Neisseria gonorrhoeae D. E. şuur açık ve somnolans düzeyinde. hafif dehidratasyona ait dil bulguları. 108 vuru/dakika nabız. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir tablodur.. D. böbrekler ve beyinde apseler ve/veya granülomlar gelişir. batın bombeliği. Bu olguda patolojiyi açıklayabilecek en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir? A. splenomegali? Retiküloendotelyal sistem hastalığı . Acil tetkiklerde. yapışkan vajinal akıntı özeldir. Erken gebelik döneminde veya yoğun bakteriyemi ile geçirilmiş ise erken doğum. Granulomatosis infantiseptica gelişir B. Gardnerella vaginalis E. ürobilinojen artmış. Balık kokusunda. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Mobiluncus türleri ve peptostreptokoklar gibi anaerop bakteriler ile işbirliği yapar. Lactobacillus acidophilus Normal florada yer alan Gardnerella vaginalis.. Cevap: D 140. 390C ateş..200/mm3. proteinüri. Akıntının mikroskopisinde epitel hücreleri üzerine yapışmış halde gram negatif. süt gibi. bakteriyel vajinoz tablolarının gelişmesine neden olur.

bilgisayarlı tomografide multiloküle apse belirleniyor. Bu hastada etken olarak öncelikle aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi düşünülmelidir? A. Streptococcus pneumoniae B. Cevap: E 143. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Özellikle hücresel immünite defekti olanlarda hematojen yayılımla meninks ve ciltte de infeksiyonlara neden olur. Nocardia asteroides C. Erysipelothrix rhusiopathiae C. Lactobacillus acidophilus 64 . oda sıcaklığında hareketli. 370C’da hareketsiz. ürogenital infeksiyonlar (sık) ve pelvik inflamatuvar hastalığa yol açar.Böbrek transplante edilmiş. operasyondan iki ay sonra pnömoni ve şuur bulanıklılığı. AIDS gibi ciddi immün yetmezlik tablolarında daha sık olmak üzere.DrTus. Yenidoğanlarda gelişen inklüzyonlu alt palpebral konjunktivitlerin en olası etkenleri aşağıdakilerden hangisidir? A. yenidoğan pnömonisi (2-3 hafta). Alınan örneğin kanlı agara ekilmesi sonucunda da beta hemoliz yapan. Chlamydia trachomatis A ve C D. Cevap: B 142. erişkin inklüzyonlu alt palpebra konjunktiviti. Chlamydia trachomatis L 1 ve 3 C. Klebsiella pneumoniae D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 64 141. Staphylococcus aureus E. Chlamydia trachomatis B ve Ba E. Aktinomikozun aksine. meninks irritasyon belirtileri. Chlamydia trachomatis D-K Chlamydia trachomatis’in D-K serotipleri. akciğerlerde kaviteler oluşturan yalancı tüberküloz lezyonlarına yol açar. Chlamydia trachomatis L 2 ve 3 B. Bacillus cereus D. gram (+) basillerin ürediği gözleniyor. Corynebacterium jeikeum B. Kaviter ya da kitlesel akciğer lezyonları + merkez sinir sistemi tutulumlu hastalarda özellikle akla gelmelidir. Meningoensefalit tanısı konan immünsüpresyondaki bir hastanın BOS’unda gram pozitif basiller gözleniyor. Neisseria meningitidis Bronkopulmoner nokardiyoz: Oral kolonizasyonu izleyen aspirasyon sonrasında. yenidoğan (1-3 hafta) inklüzyonlu konjunktiviti. fistülleşme olmaksızın metastatik cilt altı apseleri görülür.

lenfomonositoz E. ikinci. Splenomegali. febril proteinüri. veziküller ve nekroz gelişir. Hepatomegali. tuttuğu balığı çıkarırken eline olta iğnesi battıktan sonra ateşi yükseliyor. Boğaz sürüntüsü E. çok hareketli bakteriler belirleniyor. hiperemi ve büllöz cilt lezyonları belirleniyor. Cevap: E 144. Genel durumu ilerleyen günlerde daha da bozulan hastada sepsis gelişiyor. Ateş-nabız diskordansı. bir tonsillitin A grubu beta hemolitik streptokok nedenli olup olmadığının belirlenmesinde ya da difteri tanısında kullanılır. Kan Boğaz kültürü. hayvanlarla uğraşanlarda subklinik ülsere yara infeksiyonlarıdır. nötrofili. Enterik ateşte aşağıdakilerden hangisinde verilen bulguların görülmesi en olasıdır? A. göğüs ve karın cildinde taş rozeler. ikinci haftada devamlı ateş. 220C’da hareketli basillerdir.DrTus. Vibrio parahaemolyticus C. hepatosplenomegali görülür. lökopeni. Birinci haftada önce intermittan. dikrot nabız. Aşağıdaki klinik materyallerden hangisinin uygun besiyerlerinde bakteri üretilmesi halinde antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir? A. hücresel immünitesi defektif olanlarda sık menenjit. bunların sokması/yaraya bulaşması ile de yara infeksiyonlarına yol açar. Kan kültüründe gram negatif. lökositoz. Cevap: D 65 . karaciğer fonksiyonlarında bozulma. diskondans. Plesiomonas shigelloides “Laktoz pozitif vibrio” olarak anılan Vibrio vulnificus. sonra büller. hastalık haftalarına göre değişen. lenfomonositoz D. Her iki durumda da sorumlu bakteriler penisilinlere yüksek oranda duyarlıdırlar. Beyin omurilik sıvısı D. lökositoz. Temas yerinde cilt önce şişer ve kızarır. Salmonella typhi infeksiyonlarında hemolitik anemi. Bu nedenle antibiyotik duyarlılık testi yapılması gereksizdir. Bacillus anthracis D. epidemiyolojik tarama amacı dışında. bakteriyemi. eozinofili Enterik ateş. Cevap: A 145. Cevap: D 146. bol çeşitlilikte semptom ve bulgularla seyreder. Vibrio vulnificus B. ağrılıdır. ağır olgularda ve böbrek tutulumlarında üre ve kreatinin düzeylerinde artma belirlenebilir. Kanlı agarda mavi-yeşil koloniler yapar. Erysipelothrix rhusiopathiae E. Tonsillit. Kanlı agardan başka triptikazlı buyyon ve Brain-Heart infüzyon agarda iyi ürer. laktoz ve oksidaz pozitif. Tedavisinde geç kalınan sepsisinde mortalite %50’lere ulaşabilir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. ikter C. istiridye gibi deniz ürünlerinin yenmesinden sonra ağır sepsise. üçüncü haftalarda lenfositoz belirlenir ve formülden eozinofillerin kaybolduğu görülür. Enterik ateşin yardımcı tanı yöntemlerinden olan tam kan sayımında lökopeni sıklıkla gözlenen bir bulgusudur. Đdrar C. Listeria monocytogenes 65 Listeria monocytogenes küçük basil/kokobasil/diplokok şeklinde görülebilen. dikrot nabız. sonra remittan ateş. bazı olgularda silendirüri. yenidoğan infeksiyonları. Splenomegali. lökopeni. Đğne batma yerinde ağrı. Yara akıntısı B. Başlıca hastalık tabloları. kültürleri tereyağı kokar. Yersinia gibi soğuk ortamda üreyebilmeleri klinik ve laboratuvar öneme sahiptir. Bir balıkçının. Orta düzeyde sedimantasyon artışı vardır. nötrofili B. gram pozitif. Çoğu olguda. Zaman içinde normokrom normositer anemi. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. endotoksemik belirtiler.

Bu arada. Staphylococcus aureus Post-travmatik kafa tabanı kırıklarında gelişen menenjitlerin yarıdan çoğunda etken. hastanın beyin tomografisinde kribriform laminada çoğul kırıklar belirleniyor. Haemophilus influenzae tip b C.DrTus. Haemophilus influenzae tip b C. Hastanın beyin tomografisinde ise kraniyal kemik yapılarında bir patoloji belirlenmiyor. Streptococcus pneumoniae D. apseler ve granülomlarla seyreden hastalığa. Legionella pneumophila C. Pseudomonas aeruginosa B. Streptococcus pneumoniae D. Listeria monocytogenes Kafa tabanı kırığı olmayan bu olguda anamnezde lomber ponksiyon bilgisi olduğunu unutmayınız. Pseudomonas aeruginosa B. Olaydan 5 gün sonra ortaya çıkan şuur problemi nedeniyle acil servise getiriliyor. Bu nedenle öncelikle hastane etkenlerinin düşünülmesi doğru yaklaşım olmalıdır. Neisseria meningitidis E. Cevap: A 149. Önceki sorudaki çocuğa.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 66 147. Hastane ortamında yapılan her invazif girişimde söz konusu olan sık hastane etkenleri ile infeksiyon. normal nazofarinks florasında bulunan Streptococcus pneumoniae’dir. Üç yaşındaki bir çocuk yüksekten düşüyor. Bacillus anthracis D. Neisseria meningitidis E. Bu olguda da sorumlu etken en büyük olasılıkla bu bakteridir. Đntrauterin infeksiyon sonucunda menenjit. bu çocuk için de geçerli olabilir. Staphylococcus aureus B. travayda bulaş sonucunda da yenidoğan menenjitlerine neden olan bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Mycobacterium marinum 66 . Önemli bir travmatolojik patoloji belirlenmediği için 24 saat gözleme alınıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan fizik bakı ve tetkiklerde akut pürülan menenjit tanısı konuluyor. ilk olay sonrasında başvurduğu hastanede lomber ponksiyon yapıldığı öğreniliyor. Cevap: C 148. Listeria monocytogenes E.

I+III+IV D. üşüme. %50-80 olguda splenomegali ve %25-40 hepatomegali bulunur. Tüberkülozda ise beklenen kardiyak patoloji perikardittir. Terleme (ıslak dönem): Birkaç (2-7) saat süren ateş şiddetli terleme ile düşer. ateşin hızla 40-410C’a yükseldiği. AST 45 U/L. Lyme hastalığı A. Kendilerini iyi hissederler. Yapılan muayenesinde ateş 39. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. Hct: %26. nöbet sonlanmış olur. Enterik ateş II. Seyrinde kalbi tutan aşağıdaki infeksiyon hastalıklarından hangisi miyokardit sonucu ritm bozukluklarına neden olur? I. II+III+IV E. ateş daima düzensizdir. D. Hastanın üst dudağında herpes labialis lezyonu mevcuttur. trombositler 85. Uygun tedavi yapılmazsa fatal seyreden. Eğer bulaş intrauterin yaşam sırasında gelişmiş ise hastalık. haftasında endotoksik. Doğum sırası veya sonrasında bulaş söz konusu ise geç dönem infeksiyonu görülür. arteriyel tansiyon 130/55 mmHg olarak ölçülüyor. Sıtma hastalarında. Đlerleyen 67 . Yukarıdaki klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak ilk yapılması gereken laboratuvar tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A. Đlk dönemde ısırık yerinin çevresinde Erythema Chronicum Migrans (ECM) gelişir. Hastalığın son dönemde ise bir önceki dönemden aylar-yıllar sonra genellikle tek taraflı ve dizde fazla olmak üzere. Tüberküloz III. bulaşma zamanına göre iki farklı bebek infeksiyonuna yol açar. 2. Nöbetler derin bir halsizliğe yol açar. Doğumdan 2-3 hafta sonra septisemi ile birlikte menenjit ve meningoensefalit tablolarına yol açar. 3. Valvüler tutulum olmaksızın AV blok. Hb: 9 g/dL. I+II+IV B. derin bir anemi gelişmemiş ise. Cevap: C 151. Deri sıcak ve kurudur.000/mm3. C. nabız 120/dakika. difterinin 2. gün aşırı ortaya çıkan yüksek ateş ve baş ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. Ateşli kuru dönem: Titremeyi. E.40C. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta bir haftadır devam eden. septik artrite benzeyen artritler gelişir. erken dönem infeksiyonu (granulomatosis infantiseptica) şeklindedir. Difteri IV. tipik ateşli nöbetler. Cevap: D 150. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 13. Parazitin kana dökülmesi sırasında gelişir. hastalar derin uykuya dalar. B.DrTus. kene ısırması ile insana bulaşır. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce turistik gezi için GAP turuna katıldığı öğreniliyor. titreme. Lyme hastalığı. ALT: 53 U/L olarak bulunuyor. Birden çok inokülasyon varsa. Đlk nöbetler düzensizdir. 15 dakika-2 saat kadar sürebilir. Dalak kot kenarını yaklaşık 3 cm geçmiş olarak saptanıyor. ısırılmadan 3-30 gün sonra hastalık tablosu gelişir. Titreme (soğuk dönem): Sıtma nöbetinde ilk karakteristik belirtidir. Uyandıktan sonra. parazitlerin yeni eritrositleri infekte etme dönemiyle iz düşen kuru dönem izler. multiorgan granülomları ve apseleri ile özel bir hastalıktır. II+IV C.200/mm3 (%65 nötrofil). bir yakınmaları kalmaz. haftasında ekzotoksik miyokardit gelişebilir. II+IV Enterik ateşin 1. Hemokültür Gaita kültürü Đdrar kültürü Periferik yayma Kalın damla incelemesi Sıtmada klinik belirtiler denince nöbet akla gelmelidir: 1. miyoperikardit ve konjestif kalp yetmezliğine neden olabilir. Đkinci dönemde nörolojik hastalık tabloları ve miyokardit gelişir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 67 Listeria monocytogenes. Erken gebelik döneminde geçirilmişse abortus veya “ölü fetus” nedenidir.

parazitin eritrositten elimine edilmesi amacı ile sadece klorokin kullanılır.600/mm3 (%57 mononükleer lökosit). Daha sonra eritrositler rüptüre olur ve yeni eritrositler infekte edilerek evrim sürdürülür. Plasmodium vivax Plasmodium ovale Babesia microti Plasmodium malariae Plasmodium falciparum Babesia türleri (Babesia microti. karaciğere veya başka bir organa uğramadan. E. B. Kan transfüzyonu ile gelişen sıtmada da hepatik şizogoni yoktur. Transfüzyondan iki gün sonra hastada üşüme ve titreme ile yükselen. üşüme. Cevap: C 154. hareketli lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. Gebelik süresince sadece eritrositer formlar hedeflenir. keneyi kendisinin çıkardığı ve herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı öğreniliyor. Yukarıdaki bulgular dikkate alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Eritrositlerin içinde yonca yaprağı gibi dörtlüler (tetradlar) oluştururlar. titreme ve sonrasında bol terleme yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç hafta önce kene tarafından ısırıldığı. mononükleer 68 . Çoğu olguda herpes labialis belirlenebilir. Üç gün klorakin ve 14 gün primakin Üç gün klorakin Üç gün primakin ve 14 gün klorakin Tek doz primakin Üç gün meflokin Klorokin direnci bulunmayan bölgelerde. Cevap: E 152. Bölünerek çoğalma yerleri de eritrositlerdir. C. bazofilik yapılar görülüyor.DrTus. Sıtma tanısında temel ilke. Bu hastaya en uygun tedavi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. bir eritrosit içinde birden çok sayıda etken belirlenebilir. alınan kanda parazitin gösterilmesidir. Hasta ve donörden yapılan periferik yayma incelemesinde normalden iri eritrositler içinde. C reaktif protein 12 mg/dL olarak bulunuyor. Yapılan periferik yaymanın incelenmesinde. C. Cevap: B 153. Kana karışan sporozoitler. Yapılan muayenede skleralarda ikter ve splenomegali saptanan hastanın yapılan periferik yayma incelemesinde eritrositler içinde yonca yaprağına benzeyen. yumuşak kıvamlı ve birbirinden ayrı duran. morfoloji ve evrim bakımından Plasmodium türlerine benzerlikler gösteren kan protozoonlarıdır. son bir haftadır devam eden ateş ve boynunda ağrılı şişlikler nedeni ile başvuruyor. eritrosit içinde pigment granüllerinin bulunmaması ile mümkündür. Kalın damlanın boyanmasında fiksasyon işlemi yapılmaz. E. birer tane olmak üzere taşlı yüzük şeklinde yapılar görülüyor. D. Bu amaçla yapılan kalın damla preparasyonu ile parazitin var olup olmadığı. ancak. direkt olarak eritrositleri infekte eder. eritrosit sedimantasyon hızı 15 mm/saat. Plasmodium falciparum dışı Plasmodium türlerinin aksine. mutlaka yapılması gereken en değerli testtir. Plasmodium falciparum’dan ayrımı ise. Bu nedenle. Hastanın yapılan muayenesinde. öncesinde herhangi bir bağışıklık sorunu olmadığı anlaşılmıştır. Ixodid kenelerin ısırması ile sporozoitler insanlara bulaşır. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 3. Bunların tedavisinde de tek başına üç gün klorokin kullanımı yeterlidir. klorokin verilir. periferik yayma ile ise parazitin türü belirlenir. Ateş. D. sonrasında bol terleme ile kendiliğinden düşen ateş geliştiği görülüyor. Üst gastrointestinal sistem kanaması nedeni ile hastaneye yatırılan 45 yaşındaki bir kadın hastaya acil olarak. Hastadan alınan anamnezde. Yirmiyedi yaşındaki bir kadın hasta. nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. B. ateş 38. Gebelerin tedavisinde klorokin güvenlidir. sağ arka servikal zincirde iki adet ağrılı. Babesia divergens). bir yakınından alınan iki ünite taze tam kan transfüzyonu yapılıyor.40C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 68 nöbetler sonucunda hastada anemi gelişir.

nötrofilik lökositoz olmaması nedeniyle streptokoksik tonsillit Semptomatik Toxoplasma gondii infeksiyonu gelişmesi halinde en sık görülen klinik tablo lenfadenittir. kızamıkçıkta ise seyrek maküler veya makülopapüler döküntüler görülür. splenomegali bulunması ve düşünülmemelidir. C. öncelikle aşağıdaki hangi etkene yönelik özgül laboratuvar testlerine başvurulması en uygun yaklaşımdır? A. Olguda <390C ateş. B. Öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan. C. lenfositik lökositoz ve atipik lenfositoz görülür. posterior servikal LAP. 69 Yukarıda tanımlanan klinik ve laboratuvar bulgular dikkate alındığında. Cevap: E 156. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir? 69 . Yapılan tetkiklerinde CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olarak saptanan hastanın çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemesinde sağ hemisfer temporal lobda üç adet. Bu hastada aşağıdaki hangi iki klinik tablonun ayrımını öncelikle yapmak uygun olacaktır? A. Bu nedenle ayrıcı tanıda bu ikisi öncelikle düşünülmelidir. Francisella tularensis infeksiyonunda öncelikle cilt ülseri ya da tonsillit.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI hücrelerin %10’dan fazlasının atipik lenfositler olduğu görülüyor. sonra cerahatli LAP görülmelidir. Son beş yıldır bilinen ancak tedavi altında olmayan HIV infeksiyonu olduğu öğrenilen 36 yaşındaki erkek bir hasta. Yüksek ateş. vücudunun sol yarısında uyuşma ve güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Epstein-Barr virüsü Streptococcus pyogenes Toxoplasma gondii Francisella tularensis Mycobacterium tuberculosis Epstein-Barr virüsü mononükleozda konglomere servikal LAP. B. Benzer döküntüler sekonder sifilizin ikinci döneminde de (rozeoller) görülebilir. E. dört günden beri devam eden ateş ve yaygın döküntü yakınmaları ile acil servise başvuran 19 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde.DrTus. splenomegalinin varlığı ve sedimantasyonun düşük olması bu tanıdan da uzaklaştırmaktadır. çevresi ödemli apse ile uyumlu lezyon saptanıyor. Diğer sistem bulguları doğal olarak saptanıyor. Olguda sözü edilen döküntülerin aksine kızılda fırça ile sürülmüş gibi (skarlatiniform) kırmızı döküntüler. hepatosplenomegali ve atipik lenfositoz ile EBV mononükleoz benzeri bir tablo çizer. ateşle birlikte avuç içi. Mycobacterium tuberculosis de servikal LAP gelişimine yol açabilir. D. D. Kızıl – Kızamıkçık Kızıl – Toksoplazmoz Kızamıkçık – Toksoplazmoz Sekonder Sifiliz – Kızıl Sekonder Sifiliz – Toksoplazmoz Döküntülü tip toksoplazmoz: Saçlı deri. şiddetli boğaz ağrısı. Cevap: C 155. Hastadan istenen Rubeola IgM tetkikinin sonucu negatif olarak bulunuyor. Ancak. Olgumuzdaki verilere uymamaktadır. ayak tabanı ve saçlı deri dışında tüm vücutta yaygın makülopapüler döküntü görülüyor. E. el ayaları ve ayak tabanları hariç tüm vücut bölgeleri cildinde makülopapüler veya eritematöz raş görülebilir.

nodüler veya düz çizgiler şeklinde yaygın. • Đkinci üç ayda gelişen anne infeksiyonlarında fötusta ensefalit. anemi ve ikter görülebilir. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi Konjenital toksoplazmoz: • Gebeliğin ilk üç ayındaki bulaş durumunda gebelik. beyinde birden çok odakta apse benzeri lezyonlar saptanır. Sabin-Feldman Kompleksi • Son üç ayındaki anne infeksiyonlarında ölü doğum ya da merkez sinir sistemi tutulumu oldukça nadirdir. Lezyon gelişen bölge ile ilgili. En sık başlangıç tablosu hemiparezi ve/veya konuşma bozukluklarıdır. Olguların çoğunda (3/4’ünde) latent halde kalır. Cevap: B 70 . nöbetler. ya da yay şeklinde periventriküler kalsifikasyonlar görülür. Bu hastada tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Toksoplazma ensefaliti Primer beyin lenfoması Sistiserkoz Bakteriyel beyin apsesi Kriptokokkoz 70 Đmmünite problemi olanlarda serebral toksoplazmoz: Toksoplazmoz. hidrosefali. kafa çifti tutulumları. Yenidoğanda makülopapüler döküntüler. C. D. çoğu zaman abortus veya daha sonraki dönemde ölü doğum ile sonuçlanır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Periakuaduktal ve periventriküler vaskülit ve nekrozlar tipiktir. hepatit. çift taraflı koriyoretinit. epileptik ataklar ve psikomotor gerilik gibi daha çok merkez sinir sistemi ile ilgili patolojiler ön plandadır. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında en sık görülen fokal merkez sinir sistemi lezyonu nedenidir. hematolojik malignitesi olanlar veya organ transplantasyonu alıcıları gibi immünsüpressif tedavi alanlarda karşılaşılan ciddi bir infeksiyondur. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamık geçirmesi B. Bu olgularda sıklıkla Sabin-Feldman Kompleksi gözlenir. Beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemede. Sylvius kanalı ve Monro deliğinin obstrüksiyonu nedeniyle hidrosefali gelişir. Yaygın bir ensefalopati ve çoğunlukla subakut başlangıçlı fokal nörolojik belirtiler söz konusudur. Doğuma yakın dönemde annenin suçiçeği geçirmesi D. koriyoretinittir. serebellar bulgular ve bilinç problemleri ortaya çıkar. Hidrosefali ve psikomotor gelişme geriliği nedeni ile izlenmekte olan iki aylık bir bebekte yapılan tetkikler sonucunda beyinde. Cevap: A 157. hücresel immüniteyi bozan pek çok hastalıkta. Gebeliğin son üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. pnömoni. BOS’da lenfositik pleositoz vardır. Beyinde. Toxoplasma ensefaliti. Doğum sonrasında herhangi bir patoloji belirlenmemiş ve dolayısıyla tedavi edilmemiş latent infeksiyonlu bebeklerde sonraki yıllarda (sıklıkla ilk üç yaşta) en sık gelişen klinik tablo. yaşlılarda. yaygın ve yay şeklinde ve ayrıca periventriküler bölgede noktavi kalsifikasyonlar ile iki taraflı koriyoretinit varlığı saptanıyor. B.DrTus. Paranoid psikoz. Olguların %30’unda gelişir. görme bozuklukları. anksiyete ve ajitasyon gibi nöropsikiyatrik bozukluklar görülebilir. Bu olgularda yalın olarak pnömoni ve koriyoretinit de gözlenebilir. glukoz normaldir. mikrosefali. başta HIV infeksiyonu/AIDS olmak üzere. demans. Aslında meningoensefalit tarzındadır. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C. E.

B. başlangıçta larva seyahatleri nedeniyle. D. fötal infeksiyon var: Đlk 16 haftada pirimetamin kullanılamaz. şilöz assit ve şilo-toraks görülebilir. B. Ateş. Bu arada. kancalı kurt ve Strongyloides stercoralis infeksiyonlarında olduğu gibi. özellikle de alt ekstremiteyi ve genital organları boşaltan lenfatiklerdeki bu problem yüzünden. D. C. Erişkin bir erkek hasta sol bacağı ve skrotumunda yavaş olarak gelişen şişme yakınmaları ile başvuruyor. sol bacak ve perineal bölgede godet bırakmayan ödem saptanıyor. eozinofilik akciğer gelişebilir. C. E. intrauterin infeksiyon saptanan olgularda anneye tek başına sülfadiazin verilir. Bu hastanın tedavisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. ciltte koyulaşma yakınmaları ile başvuran. E. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Daha geç gebelik haftalarında ise klasik üçlü tedavi uygulanabilir. • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. fötal infeksiyon yok: Fötusun infeksiyondan korunması için spiramisin kullanılır. Bazı olgularda şilüri. Loa loa Dracunculus medinensis Onchocerca volvulus Wuchereria bancrofti Trichinella spiralis Wuchereria bancrofti infeksiyonunda. askariyaz. Cevap: D 160.DrTus. dolaşımı bozulan bölgelerdeki sekonder infeksiyonlar da bu patolojiye katkıda bulunur. Vücudun diğer bölgelerinde.Akut toksoplazmoz geçiren altı aylık gebe bir kadına amniyosentez yapılıyor ve amniyon sıvısında toksoplazma PCR testi negatif olarak saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer ve böbrek fonksiyonları normal sınırlarda saptanan hastaya yapılan Doppler ultrasonografik incelemede alt ekstremite damar yapılarında herhangi bir patoloji saptanmıyor. Özellikle alt ekstremiteler ve genital bölgedeki lenfatik blokaj nedeni ile elefantiyaz tablosu gelişir. Lenf nodlarındaki erişkin formların uyarısı ile gelişen kronik inflamasyon ve proliferasyon sonucunda lenfatik drenaj bozulur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 71 158. C. şiddetli lenfödem gelişir. kilo kaybı. Bu nedenle. Cevap: A 159. klinik ve laboratuvar olarak Kala-Azar hastalığı düşünülen bir olguda tanı amacı ile örnek alınabilecek en uygun doku ve bu örnekte mikroskopik incelemede görülecek olan parazit formu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. D. Fötusu %60 korur. Spiramisin verilir Yalnızca sülfadiazin verilir Primetamin + sülfadiazin + folinik asit verilir Tedavi gerekli değildir Medikal abortus uygulanır Gebelerde toksoplazmoz tedavisi: • Gebede akut toksoplazmoz saptanmış. Periferik kan lökositleri – Leishmania Periferik kan lökositleri – Leptomonas Dalak aspiratı – Leishmania Kemik iliği – Leptomonas Burun kazıntısı – Leishmania 71 . E.

Acanthamoeba histolytica Entamoeba histolytica Entamoeba dispar Entamoeba hartmanni Naegleria fowlerii Naegleria fowlerii inhalasyon ile veya kontamine kaplıca ve havuz sularından direkt yolla bulaşır. Çok ağır seyirli meningoensefalit (primer amip meningoensefaliti) ve miyokardite yol açar. kusma ve kanlı ishal yakınmaları ile başvuran 25 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde. CRP 24 mg/dL olarak bildiriliyor. diğer sistem bulguları ise normal olarak değerlendiriliyor. eritrosit sedimantasyon hızı 25 mm/saat. Novyi) besiyerine ekim yapılır. Bu hastada ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Acanthamoeba türlerinden farklı olarak normal immüniteli bireylerde de hastalık yapar. Organlar genişlemeye başlar. lenfoid dokuların Leishmania donovani tarafından işgalidir. Makroskopik olarak kanlı ve mukuslu görünümde olan dışkının mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrositle birlikte Entamoeba histolytica kistleri görülüyor. D. B. hematüri sıktır. Olguların çoğunluğunu çocuklar ve genç erişkinler oluşturur. Kronik dönemde de kalp yetmezliği en sık ölüm nedenidir. D. kanlı ve bulanık görünümde BOS alınıyor. B. pansitopeni. Erken tanı ve tedaviye rağmen 4-5 gün içinde kaybedilirler. Cevap: E 163. Kalp dilate olur (magakardiyum.Yirmiiki yaşındaki erkek bir hasta. Anemi. Bu amaçla çok daha güvenilir olarak dalak aspiratı (>%95 pozitif) kullanılmalıdır. BOS kanlı ve pürülandır. özefagus ve kolon gibi boşluklu organların kas tonusunu düzenleyen kas ve sinir hücrelerinde sinsi. Biyopsi materyallerinden NNN (Nicolle. Cevap: C 162. hareketli amipler içerir. Mc Neal. Dilate kardiyomyopatiye bağlı kalp yetmezliği.DrTus. Yapılan muayenede Kernig ve Brudzinski bulguları pozitif saptanan hastaya lomber ponksiyon yapılıyor. son 24 saat içinde gelişen ateş ve bilinç değişikliği nedeni ile acil servise getiriliyor. başta kemik iliği ve dalak olmak üzere. Cevap: C 161. BOS’un mikroskopik incelemesinde her alanda bol nötrofilik lökosit ve eritrositle birlikte hareketli amipler görülüyor. Hastanın yakınlarından alınan anamnezde hastanın üç gün önce bir baraj gölünde yüzdüğü öğreniliyor. sedimantasyon >100 mm/saat bulunur. ateş 390C. nazofarinkse yerleşir. karın ağrısı. Bunun sonucunda da kan hücresi ve işe yarar nitelikte antikor sentezi yapılamaz. megaözafagus ve megakolon saptanan Perulu bir hastada tanımlanan patolojilere neden olan etken aşağıdakilerden hangisi olabilir? A. kemik iliği aspiratı (%60-80 pozitif) ve lenf bezi biyopsisi materyallerinden Giemsa yöntemiyle yapılan boyamalarla etkenin Leishmania formları lökositler. Yoğun gamma globülin artışı nedeniyle serum protein gölüne dönüştüğünden. kalp. C. bulantı. 72 . Buradan fila olfactoria aracılığı ile beyne invaze olur. Ateş.000/mm3 (%88 nötrofil). burun kazıntısından. barsak peristaltizmi artmış olarak saptanıyor. Yıllarca. Parazit ile ileri derecede meşgul olmak zorunda kalan RES görevlerini yapamaz. hasta serumuna bir damla formalin damlatılınca serumun katılaşması ile ortaya konabilir (Formol-Jel Testi). Hipergammaglobülinemi. hatta yaşam boyu sürebilir. E. nötropenik lökopeni. C. E. Dalak aspiratı. Trypanosoma brucei gambiense Trypanosoma brucei rhodesiense Trypanosoma cruzi Leishmania brasiliensis Leishmania donovani Tedavi edilmemiş ve akut dönemi atlatmış şagaslı hastalar kronik döneme girerler. nabız 118/dakika. Hastanın dili kuru. Kültürde leptomonaspromastigot formları görülür. epiteloid hücreler ve makrofajlar içinde tipik Leishman-Donovan cisimcikleri halinde görülür. varsa cilt lezyonlarının aspirasyonundan etken gösterilebilir. Hastanın lökosit tabakasından (buffy-coat). dilate kardiyomiyopati). Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15. arteriyel tansiyon 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. ancak sürekli ilerleyen bir disfonksiyon söz konusudur. proteinüri.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 72 Kala-Azar. Bu dönemde.

karın ağrısı. Kadınlarda asemptomatik infeksiyon veya sulu. Üç gün üst üste dışkıda parazit yumurtası aranmalıdır B. Cevap: B 164. Giardia lamblia Blastocystis hominis Trichomonas vaginalis Entamoeba hartmanni Entamoeba histolytica Trichomonas vaginalis. Biyopsi materyalinin incelenmesinde intestinal epitel hücrelerinin yüzeyinde vakuoller içinde yan yana oval yapılar görülüyor. Balantidium coli E. C. ondüle membranı (dalgalı zarı) ve dört flajellası ile dönerek-ileri hareket eder. köpüklü vajinal akıntı (en sık). kaşıntı (ikinci sık semptom) ve yanma ile tipik bir vajinit tablosuna neden olur. kanlı ve mukuslu ishal yakınmaları ortaya çıkıyor. Yapılan muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanamayan hasta ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A. B. Bunu Isospora belli ve Microsporidia türleri izler. Sadece trofozoiti bilinmektedir. Yan yana dört muz şeklinde görünen hareketli sporozoitler serbestleşir. Cevap: E 165. yeşilimsi renkli vajinal akıntı ve vulvada kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. AIDS başta olmak üzere. Kronik non-dizanterik sendromdur E. yassı. Çiğ et tüketim öyküsü araştırılmalıdır 73 . E. yeşilimsi. Tanıda intestinal biyopsi öncelikli ve en güvenilir yöntemdir. Asemptomatik amibiyazlı kişide farklı bir etkene bağlı kolit tablosu gelişmiştir C. Đnfekte insan veya hayvan dışkılarındaki ookistler su ve yiyeceklerle alınır. ciddi hücresel immünite defekti olan hastalarda görülen en sık kronik ishal etkenidir. Sindirim kanalında açılır. hareketli parçalar gördüğünü ifade ediyor. Bir kadın hasta son 10 gündür iç çamaşırında beyaz renkli. Blastocystis hominis D. Balantidium coli C. Malaşit Yeşili gibi boyalarla boyanması. Tek doz niklozamid tedavisi verilebilir C. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve laboratuvar bulgusu gözönüne alındığında ilk düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Đnvazif bir kolit tablosu ön plandadır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A. kolpitis makülaris). Yapılan rutin mikroskopik incelemelerde ve kültürlerde herhangi bir patojen izole edilemeyen hastanın yakınmalarının düzelmemesi ve genel durumunun giderek bozulması nedeni ile intestinal biyopsi yapılıyor. Diğer seçeneklerdeki etkenler bu şekilde bir biyopsi bulgusu görülemez. Akut amibik rektokolittir 73 Olguda kanlı ve mukuslu görünümlü dışkının yapılan mikroskopik incelenmesinde her alanda bol fekal lökosit ve bol eritrosit saptanması amipli dizanteri ile uyumsuzdur. immünitesi yeterince gelişmemiş olan yaş grubunda (< 2 yaş) diğer yaşlara oranla daha sık görülür. Đntestinal epitel hücrelerine yapışır. Servikste tipik olarak noktavi kanamalı bölgeler görülür (çilek serviks. kist formu gösterilememiştir. Giardia intestinalis B. kötü kokulu. bronkoalveoler sıvı ve safra materyallerinin de ışık veya faz-kontrast mikroskopi ile incelenmesi gibi yöntemlerle ookistler görülebilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Amibik fulminant kolittir D. Akıntıdan alınan örneğin doğrudan mikroskopik incelemesinde flajellalı. Cevap: C 166. Yirmisekiz yaşındaki bir kadın hasta sulu. Non-Hodkgin lenfoma tanısı ile tedavi görmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hastada ateş. Cryptosporodium parvum Dışkı hijyeninin kısmen yetersiz olduğu. kötü kokulu. dışkının asite dirençli boyalarla (EZN) veya Giemsa. dışkı. dönerek ileri hareket eden parazitler görülüyor. Semptomatik non-invaziv Entamoeba histolytica infeksiyonudur B.DrTus. D. Hücrelerin sitoplazması dışında bir kesecik içine alınırlar. Bunun dışında.

Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides 74 . Tatlı suda. Jejunumun 50. En uçtakiler gebe halkalardır. Balıkların çiğ olarak yenmesi sonucunda da insan infeksiyonu gelişir. kan ile beslenir. karın ağrısı.cm’sinden itibaren ince barsağa tutunurlar. küçülür (akordiyon karaciğer).com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Kopepodlarda küçük kurtçuklara (proserkoid) dönüşürler. Bir gölde kıyı balıkçılığı yaptığını söyleyen erişkin bir erkek. splenomegali ve gövdesinde yaygın ürtiker plakları saptanıyor. Hermafrodit olduklarından kendi kendilerini döllerler. öksürük ve yaygın kaşıntı yakınmaları ile başvuruyor. D. Aile tedavisi gerektirmez. Uterus çok miktarda yumurta ile doludur. direkt hiperbilirubinemi. Erişkin.DrTus. gelişmeye başlarlar. Bu arada. E. Taenia saginata D. Diğer aile üyelerine de tedavi verilmelidir E. B. Duodenumdan itibaren skoleks dışa döner. Halkalar skoleks ve boyundan uzaklaştıkça daha gelişkin hal alırlar. Proglottid dışkı ile atılsa da tedavisiz olgularda skoleks 15 yıl insan barsağına konuk olur. ishal ve eozinofili başlıca semptomdur. eklem ağrıları. yüksek ateş. Đnce barsaklara iki adet emici oluğu ile tutunarak erişkin hale ilerler. karın ağrısı. cilt ve göz aklarında sararma yakınmaları ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde cilt ve skleralarda ikter ile birlikte hepatomegali saptanıyor. Hymenolepis nana E. Tatlı su kabuklularınca (kopepodlarca) yutulur. Yapılan muayenesinde servikal ve aksiller LAP ile birlikte. Diphyllobothrium latum Đnsanlara larva içeren balıkların çiğ olarak yenmesi sonucu bulaşır. C. çiğ balık içeren Uzakdoğu yemekleri yapan lokantalarda yemek yediği öğreniliyor. Paragonimus westermani B. Cevap: E 168. ateş. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Taenia saginata yumurtaları insanlar için infektif değildir. Cevap: D 169. Biliyer siroz gelişimi sıktır. kolanjit ve tıkanma sarılığına neden olur. ALP ve GGT düzeylerinde artma saptanıyor. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken sestod aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Fasciola hepatica C. Yumurtalar ve/veya proglottidler insan dışkısı ile dış ortama atılır. Karın ağrısı. ateş. Karaciğer aralıklı olarak büyür. yumurta içinde erginleşen hareketli korasidyum larvalar yumurtadan ayrılır. uzun süre (10-13 yıl) safra yollarına mekanik toksik etkide bulunur. Fasciolopsis buski Heterophyes heterophyes Schistosoma haematobium Fasciola hepatica Paragonimus westermani Fasciola hepatica’nın safra yollarına yerleşme döneminde. Tedavide ek olarak purgatif bir ilaç verilmesi gerekli değildir 74 Taenia saginata: Dünyada en yaygın sestod infeksiyonu etkenidir. Balıklar tarafından bu kabuklular yenince kurtçuklar alınır. Eozinofili. Kurtçuklar balık kasında pleroserkoide dönüşürler. Cevap: D 167. kapaklı helmint yumurtaları görülüyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerde eozinofili. Karın ağrısı ve ishal yakınmaları ile başvuran bir hastadan alınan anamnezde sık sık. Dışkıdan yapılan parazitolojik incelemede. Larva ile infekte hayvan eti pişirilmeden yenince insanlar tarafından sistiserkuslar alınır.

östaki tüpleri gibi anatomik boşluklara anormal göçler de söz konusu olabilir. Erişkin forma ait belirtiler: En önemli patolojiler larvanın erişkin forma geliştiği döneme aittir. alveolleri geçerken inflamasyona neden olur ve yüksek ateş ile birlikte astmatik solunum görülebilir. Kronik (yumurta irritasyonu) dönem: Yumurtaların bırakıldığı organ ve dokularda yumurtaların sekrete ettikleri antijenlerin kronik irritasyonu sonucu fibrozis ve granülomlar oluşur. Tekrarlı karşılaşmalarda (re-infeksiyonlarda). E. Tersil gidiş ile mide. B. trakea. Damar içindeyken gövdelerini konak antijenleri ile kaplayarak immüniteden kaçınabilirler. safra ile boyalı helmint yumurtaları görülüyor. D. ateş. Metabolik aktivitesine bağlı olarak kolik tarzında epigastrik karın ağrılarına veya abdominal rahatsızlık hissine yol açabilir. Giemsa ile boyanmasında ise balgamın bol eozinofil içerdiği saptanıyor. çevresi girintili-çıkıntılı. larva antijenlerine karşı gelişen aşırı duyarlılık nedeni ile yüksek ateş. 75 . C. Đnce barsaktaki erişkin. Yumurtlama (erişkin) dönemi: Đnfeksiyonun 1-2. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Bu hastada tanımlanan tablo ve bu tablodan sorumlu olabilecek en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. 2. splenomegali ve karın ağrısı ile özel Katayama sendromu görülebilir. 24 saat içinde dermatit (yüzücü kaşıntısı) görülür. Yapılan muayenesinde her iki akciğerde yaygın ronküsler işitilen hastaya çekilen akciğer grafisinde iki taraflı hiler infiltrasyon görülüyor. E. bol. genellikle tekrarlı temaslardan sonra. Loeffler sendromu – Ascaris lumbricoides Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum Askariyazda klinik tablo: 1. Cevap: E 170. burun ya da anüsten dışarı çıkması da olasıdır. B. Larva seyahatine bağlı klinik tablolar: Akciğerdeki evrim döneminde. D. öksürük. C.Karın ağrısı ve kilo alamama yakınmaları ile getirilen sekiz yaşındaki bir çocuk hastada yapılan dışkı incelemesinde. öksürük. Yumurtası safra ile boyanmaz. Đnfeksiyon (larva) dönemi: Serkaryaların cildi deldiği yerde. 3. Katayama sendromu – Echinococcus granulosus Calabar ödemi – Loa Loa Loeffler sendromu – Schistosoma mansoni Katayama sendromu – Schistosoma japonicum 75 Şistozomiyaz üç dönem halinde incelenebilir. Nadiren lober tutulum ile daha şiddetli bir tablo çizebilir. artralji. Allerjik reaksiyonlar gözlenebilir. Ascaris lumbricoides infeksiyonunun tanısı dışkıda safra ile boyanmış yumurtalarının görülmesi ile konur. Strongyloides stercoralis Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Necator americanus Ancylostoma duodenale Strongyloides stercoralis dışkıda yumurtası ile değil.DrTus.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. lümendeki sıvı besinlerle beslenir. 2. Cevap: A 171. C. larvalar intrahepatik portal venlerde olgunlaştıktan sonra çiftleşirler. E. Serum hastalığı benzeri allerjik reaksiyonlar (ürtiker).ayında. sarımsı ve çok sayıda eozinofil içeren balgam ve eozinofili ile özel Loeffler sendromu gözlenebilir. Tam kan ve periferik yayma incelemesinde lökositoz ve eozinofili saptanan hastanın balgam örneğinin Gram yöntemiyle boyanmasında herhangi bir bakteriyel etken görülmüyor. D. Yumurtaların dışındaki protein örtüye dışkıdaki partiküller yapıştığı için girintili-çıkıntılı bir görünüm sergilerler. 1. Yetişkin bir kadın hasta bir haftadan beri devam eden ateş. Dişi erkekten ayrılarak ilgili bölge venalarına yumurtlar. LAP. Ağız. balgam çıkarma ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. larvası ile bulunur.

Yutulan Trichuris trichiura yumurtasından ince barsaklarda larva açığa çıkar. Kısa sürede erkek ölür. aniden başlayan genel durum 76 . Bu şekilde mukozaya gömülü olarak uzun yıllar yaşar. Cevap: B 172. düzgün kenarlı yumurtarı ile kolayca tanınırlar. Enterobius vermicularis Ancylostoma duodenale Necator americanus Trichuris trichiura Hymenolepis nana Enterobius vermicularis de çekuma yerleşir. ılık ortamda 3 haftada gelişir. D. B. inatçı kanlı ishal ve kilo kaybı görülür. karın ağrısı ve kilo kaybı yakınmaları nedeni ile başvuran erişkin bir erkek hastanın yapılan tetkiklerinde anemi ve eozinofili saptanıyor. Cevap: B 173. Ciddi olgularda.5 cm boyutlarında nematodlardır. Üretra yolunu kullanarak enterik bakterileri mesaneye ulaştırabilirler. Uzun süredir devam eden ve zaman zaman kanlı olabilen ishal. Buraya 5-15 bin yumurta bırakır ve ölür. Hymenolepis nana da ince barsağa yerleşen bir sestoddur.7-1. gece saatlerinde anal bölge cildine kadar gelir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Yumurtası safra ile sarı boyanır. yaklaşık 45 cm uzunlukta yuvarlak parazitler görülüyor. 10 gün burada kalır.DrTus. Cevap: D 174. Necator americanus ve Ancylostoma duodenale kancalı kurtlardır. Đnflamatuvar barsak hastalığı ön tanısı ile kolonoskopi yapılan hastanın kolon mukozasında çok sayıda. Ascaris lumbricoides Enterobius vermicularis Trichuris trichiura Schistosoma haematobium Trichomonas vaginalis Enterobius vermicularis’in dişi ve erkekleri. Yumurtası safra ile boyanmaz. Hastalığın seyrinde eozinofili ve allerjik reaksiyonlar sıklıkla görülen özelliklerdir. verilen boyuttan daha küçük nematoddur. Akut miyeloblastik lösemi tanısı ile izlenmekte olan 54 yaşındaki bir erkek hasta. 0. C. E. Sebze. ancak kanlı ishale neden olmayan.Sık tekrarlayan alt üriner sistem infeksiyonu ve perianal bölgede özellikle geceleri olan şiddetli kaşıntı yakınmaları olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunda özellikle varlığı araştırılması gereken nematod aşağıdakilerden hangisidir? A. Kenarları tırtıksızdır. B. kriptalara girer. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Nadiren de kadın genital bölgesi aracılığı ile peritona ulaşabilirler. Đnce baş kısımları ile mukozaya gömülerek 3 ayda 3-5 cm uzunluktaki erişkin forma gelişir. ileus ve apandisit gibi tablolar da gelişebilir. En çok 1. karın ağrısı. Bu olgularda mental değişiklikler. E. Dışkı ile yumurta atılır.5 cm büyüklüğündedir. C. Yumurta safra ile boyanmaz. mukozaya gömülü. Ancylostoma duodenale ve Necator americanus ince barsak parazitleridir. geceleri anal bölgedeki kaşıntıdır. Tersil infeksiyona (retro-infeksiyon) yol açabilirler. diğer tarafı dışa bombeli şekilde görülür. distansiyon. En önemli belirti. Daha sonra barsak lümenine geçerek kalın barsağa (çekuma) ilerler. Embriyo dışarıda nemli. D. 76 Enterobius vermicularis’in yumurtası tek tarafı düz. anüste yumurtadan kurtulan larvalar yukarı gidişle kolona ulaşabilirler. Đlginç olarak. meyva ile tekrar insana alınır. Dişi. kolonda çiftleşir. Oval.

DrTus. Mortalite >%80’dir. Periorbital ödem. Akciğer parankimine ulaşır. E. miyokardit. Paragonimus westermani iyi pişirilmeden yenen yengeçler ile bulaşır. D. Barsakta açılan yumurtalardan çıkan larvalar dolaşım ile organ ve dokulara göç eder. Larva sayısının fazla olduğu ciddi olgularda ağır nöro-psikiyatrik tablolar (psikoz. bazen de böbrek. kas ağrıları. C. Menenjit. C. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde belirgin eozinofili ve serum CPK düzeyinde artma belirleniyor. periorbital ödem ve eozinofili gelişir. döküntü ve şiddetli kas ağrıları yakınmaları ile başvuruyor. kalp. Parazit dolaşıma geçerek organ belirtilerine neden olur. karın ağrısı. hem ara konağı hem de son konağı aynı canlı olan (domuz veya insan) bir nematoddur. kaslarda hassasiyet ve barsak peristaltizminde artma dışında patolojik bulgu saptanmıyor. peritonit gibi ciddi komplikasyonlar da görülebilir. Sonuç olarak. sonra da plevral kaviteyi geçer. serebro-vasküler olaylar) gelişebilir. Larvanın salgıladığı toksik ürünlerin neden olduğu vaskülit tabloları belirebilir. ince barsak duvarını delerek transperitoneal yoldan ulaştıkları diyafragmayı. Strongyloides stercoralis infeksiyonunda kutanöz. B. böbrek gibi organlara yerleşir. merkez sinir sistemi ve kaslara ulaşır. fatal olabilen hiperinfeksiyon tabloları ortaya çıkabilir. karaciğer. Yapılan muayenesinde ateş 38. Cevap: C 77 . eozinofilik pnömonilere neden olur. Hematolojik malignitelilerde sıktır. Sonuçta ölürler. Dolayısıyla. Sidirim sistemine ulaştıktan sonra erişkin formda serbestçe yaşar. meningoensefalit. Akciğer (sıklıkla. Postmortem inceleme sırasında tüm visseral organların bir helmint larvası tarafından istila edildiği görülüyor Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Kronikleşmeden sonra bir nedenle immünite bozulursa gelişen otoinfeksiyonlar sonucu disseminasyon ile çok şiddetli. Oluşan allerjik reaksiyon ve granülomlar asıl patolojiyi belirler.Otuzsekiz yaşındaki bir erkek hasta son üç gündür devam eden ishal. fibröz bir kapsül ile çevrelenmiş psödokistler içinde yaşar. Yerleştiği organ ile ilgili yer işgal eden larva lezyonlarına neden olur. beyin. Hasta yaşayabilirse larva içeren doku kistleri dejenerasyon ile kalsifiye olurlar. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Akciğer parankiminde.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 77 bozukluğu ve ateş nedeni ile acil servise başvuruyor. Đnsanlarda erişkin forma ilerleyemez. aynı zamanda da larvaları ile miyalji gibi kas bulguları verirler. Peptik ülser benzeri belirtilere ve eozinofiliye yol açar. Zamanla kistler genişleyince bronşiyollere açılır. erişkinleri ile gastrointestinal sistem bulguları. Yumurtalar köpek dışkısı ile alınır. Cevap: E 175. D. allerjik cilt döküntüleri. Đshal ve ardından ateş. nabız 106/dakika. ensefalit ve pnömoni tabloları belirebilir. arteriyel tansiyon 120/70 mmHg olarak ölçülüyor. Trichinella spiralis Toxocara canis Paragonimus westermani Ascaris lumbricoides Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis bulaştan sonra ince barsaklara yerleşir.80C. B. bronkospazm). Ascaris lumbricoides akciğerde larva formunda bulunur. Otoinfeksiyon gelişen barsak bölgelerinden enterik bakteriyel etkenlerin de kana invazyonu sonucunda sepsis tabloları gelişebilir. Larvaların yerleşmesi sonucunda. E. beyne ve göze. konjestif kalp yetmezliği ve diyafragma da etkilenmişse respiratuvar arrest ile hastayı ölüme götürebilir. Metaserkaryalar. Sonraki dönemlerde ampirik antibiyotik tedavisine rağmen çoklu organ yetmezliği gelişen hasta kaybediliyor. Hastadan alınan anamnezde bir hafta önce çiğ köfte yediği öğreniliyor. Çiftleşme sonrasında doğurulan larvalar adaleye yerleşir. Wuchereria bancrofti Strongyloides stercoralis Trichinella spiralis Ascaris lumbricoides Toxocara cati Trichinella spiralis. ateş. Sıklıkla karaciğere. pulmoner ve intestinal fazlar vardır. Toxocara canis visseral larva migrans etkenidir.

Adenovirüs infeksiyonları için aşağıdaki tabloya bakınız. E. yüksek ateş. Yapılan batın ultrasonografisinde ileum enine kesitinde hedef tahtası görünümü saptanıyor. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. piknik ishallerine neden olur. Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Adenovirüs Streptococcus pyogenes Epstein-Barr virüsü mononükleoz. boğaz ağrısı. öpüşen tonsillalar ve splenomegali söz konusudur. Yapılan muayenesinde konjunktivalar ve orofarinkste hiperemi ile ön servikal zincirde ağrısız.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 78 176. iki günden beri devam eden ateş. E. Sitomegalovirüs. Rotavirus Ekovirüs Norwalk virüsü Astrovirus Adenovirüs Rotavirus. C. üst solunum yolu infeksiyonları. sulu. CRP: 4 mg/dL olarak saptanıyor. cilt ve göz tutulumundan ibaret infeksiyonlara neden olur. Bazen hafif ateş. Yukarıda tanımlanan klinik tabloya yol açan en sık viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. eksüdatif farenjit. kendiliğinden iyileşen. Norwalk virüsü de kısa süreli. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. burun tıkanıklığı ve gözlerinde yanma. Ekovirüs. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. soğuk algınlığı. Yüksek ateş. 78 . Yirmi yaşındaki bir erkek hasta. yüz. kusma. Astrovirüs de kısa süreli. Dört yaşındaki bir kız çocuğu. 1x1 cm boyutlarında LAP dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 7600/mm3 (%58 nötrofil). hareketli. batma yakınmaları ile başvuruyor. konjunktivit. C. tek tek servikal LAP ile kendini gösteren bir hastalıktır. öksürük.DrTus. Cevap: D 177. ateş. sulu ishal yakınmaları ile getiriliyor. Yatışının ikinci gününde kusmaları şiddetlenen hastanın dışkısının çilek jölesine benzer görünümde kanlı çıkmaya başladığı görülüyor. D. Herpes simpleks virüs-1. Streptococcus pyogenes. yüksek ateş ile seyreden ozmotik ishal etkenidir. Akut gastroenterit tanısı ile yatırılan hastaya semptomatik tedaviye başlanıyor. bebeklik döneminde genelde ağız. lökopeni ve hafif bir hepatit tablsu ile de kendini gösterebilir. yaygın lenfadenopati. eritrosit sedimantasyon hızı: 15 mm/saat. D. sulu ishallere neden olur. şiddetli boğaz ağrısı. B. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. puberte sonrasında geçirilirse ağır seyirli bir tablo oluşturur. immün yetmezliklilerde çoğunlukla asemptomatik bir infeksiyona neden olur. B.

CMV. tıbbi aciller arasında değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfositik lökositoz. Herpes labialis’li erişkinlerin lezyonları ile veya virüs saçan salyaları ile yakın kontakt sonucu gelişir. Olası diğer infeksiyöz nedenler. Olgumuzda mevcut eksüdatif tonsillit. bazen göze ve diğer mukozalara da bulaşabilir. Bu durum. D. Söz konusu klinik tablonun en sık karşılaşılan etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Hastanın yapılan muayenesinde farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlar görülüyor. boğaz ağrısı ve bacaklarında güç kaybı nedeni ile yürüyememe yakınmaları ile getiriliyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 79 Adenovirüs (enterik adenovirüsler. Etken çoğunlukla HSV1’dir. simetrik. farinkste ödem ve hiperemi ile birlikte ağız mukozası ve diş etlerinde veziküler lezyonlara neden olma olasılığı çok düşüktür. Boğaz ağrısı. Herpes simpleks virüs-2: Herpes simpleks virüs-1 nedeniyle erişkinlerde gelişen akut oral infeksiyonlar. kusma ve karın ağrısı ile kendini gösteren ishal tablolarına yol açar. boğaz ağrısı. SLE ve aşı uygulamaları gibi pek çok farklı nedenle de ortaya çıkabilir. aydan 5 yaşına kadarki dönemde sıktır. GBS nedenleri arasında şimdilik kaydıyla saptanabilir en sık infeksiyöz etkendir. Virüsle ilk kez karşılaşan erişkinlerde ise akut herpetik faringotonsillit şeklindedir. ağrılı servikal LAP ve splenomegali. B. Yüksek ateş. Bunlar dışında cerrahi girişimler.Sitomegalovirüs Bell paralizisi – Sitomegalovirüs Guillain-Barré sendromu – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu: Poliomiyelit tehdidinden kurtulduktan sonraki dönemde en çok görülen flask paralizi tablosudur.Poliovirüs Bell paralizisi – Epstein-Barr virüsü Guillain-Barré sendromu . GBS riskini genel popülasyona göre 70 kattan fazla artırır. genel infeksiyon belirtileri ve ağız içi-jinjiva vezikülleri ile özel bir tablo halinde (jinjivostomatit) görülür. küçük çocuklarda invajinasyona yol açabilir. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Anne-baba kaynaklı olarak küçük çocuklarda da oral infeksiyonlara yol açabilir. mikoplazmoz ve viral infeksiyonlardır (EBV. E. Yapılan muayenede eksüdatif tonsillitle birlikte ağrılı servikal LAP. Barsaklardaki lenfatiklerde hipertrofi de tabloya eklenebilir. Campylobacter gastroenteriti. Postinfeksiyöz demiyelinizan polinöropati ya da akut inflamatuvar polinörit olarak da isimlendirilebilir. splenomegali ve her iki alt ekstremite distalinde. HSV). bacaklarında güç kaybının ise son iki gün içinde geliştiği öğreniliyor. Otoimmün.DrTus. B. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü: Yüksek ateş ve ciltte veziküllerle başlar. E. rotavirüsten sonra ikinci sırayı almaktadır (tüm olguların %30’u). Bu hastada görülen nörolojik komplikasyon ve etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Bölgesel LAP saptanır. D. Cevap: B 179. Herpes simpleks virüs-1: Tanımlanan tabloya en uygun viral etkendir. C. Hodgkin lenfoması. Üç yaşındaki bir çocuk ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile getiriliyor. çoğunlukla oral seks snrasında Herpes simpleks virüs-2 tarafından da oluşturulabilir. Özellikle Campylobacter jejuni. 6. Cevap: E 178. Çocuklarda ve immün yetmezliklilerde gastroenterit nedeniyle hastane bakımı gerektiren viral etkenler arasında. %18 oranında atipik lenfositler ve karaciğer transaminaz yüksekliği bulunuyor. Paralitik polio . yumuşak paralizi ve duyu kaybı varlığı saptanıyor. Alınan anamnezde ateş ve boğaz ağrısının yaklaşık bir haftadır devam ettiği. ateş. Tonsilla ve farinkste veziküler lezyonlarla kendini gösterir. C. söz konusu tablonun EBV olduğunu 79 . Epstein-Barr virüsü ve Sitomegalovirüs: Veziküler infeksiyonlara neden olmaz. Oral infeksiyonlar küçük çocuklarda. farinks ödemi ve hiperemisi. kansız ishal. Adv 40-41) yüksek ateş. Herpes simpleks virüs-1’e göre olasılık çok daha düşüktür.

ateş. Diğer viral menenjit ve ensefalit bulguları yanında çok sayıda eritrosit görülmesi önemlidir. jeneralize konvülsif ataklar.DrTus. Patoloji genelde tek bir temporal lobdadır. B. baş ağrısı. C. Paralizilere ve komaya ilerleyebilir. çoğunlukla da temporal lob belirtileri ile kendini gösterir. Ekovirüs Rabies virus Sitomegalovirüs Herpes simpleks virüs-1 Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 HSV ensefaliti: Akut. D. CRP 24 mg/L olarak saptanıyor. Olguların yarısında primer infeksiyon sırasında gelişir. davranış bozuklukları. karın ağrısı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 17.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI vurguluyor. Alınan anamnezde bir gün önce ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları ile başvurduğu birinci basamak sağlık kuruluşunda kriptik tonsillit tanısı ile oral ampisilin-sülbaktam tedavisi başlandığı ve bugün de döküntülerin ortaya çıktığı öğreniliyor. nekrotizan ve tedavisiz olgularda %70 fatal seyirli viral bir ensefalittir. Cevap: D 181. Tanımız EBV mononükleoz. Yenidoğanlarda erişkinlere göre daha sık karşılaşılır. kusma. Yenidoğanlar hariç etken HSV1’dir. Yapılan EEG incelemesinde temporal lobda patolojik değişiklikler saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yirmibeş yaşındaki bir erkek hasta. Ateş. halüsinasyonlar ve fokal epileptik ataklar gibi lokal nekrozlara bağlı limbik sistem ve orbito-frontal. Hastaya yapılan lomber ponksiyonda ise alınan BOS örneğinin 350/mm3 eritrosit içerdiği görülmüş. ateş. bulantı. eritrosit sedimantasyon hızı 22 mm/saat. C. yumuşak damakta peteşiyal döküntüler. Beyin manyetik rezonans görüntülemesinin incelenmesinde sol temporal lobda intensite artışı bildiriliyor. afazi. BOS’ta HSV IgM antikorları da aranmalıdır. boğaz ağrısı. kusma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile acil servise getiriliyor. BOS’ta PCR ile virüs varlığının belirlenmesi çok değerlidir. Cevap: E 80 180. Kesin tanı için EBV VCA IgM istenir. Yapılan muayenesinde üzerleri eksüda ile örtülü hiperemik ve hipertrofik tonsiller. Nadiren BOS glukoz düzeyleri düşük bulunabilir. bilinç değişiklikleri gibi ensefalitlerde görülen belirti ve bulguların yanında. Onsekiz yaşındaki bir genç kız. Diğer ensefalitler içinde de en ağır olandır. BOS glukoz ve protein düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. anosmi. EA IgG EBNA IgG Paul-Bunnel testi EBV VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Genç yaş + Boğaz ağrısı + Membranöz tonsillit + Ampisilin raşı + Damak peteşileri + Servikal paketli LAP. BOS’ta herhangi bir patoloji belirlenemeyebilir. Hastalarda EEG ve görüntüleme tetkiklerinde patolojiler 80 . B. D. hafıza kaybı. baş ağrısı. E. meninks irritasyon belirtileri. Bu hastada kesin tanı için öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. servikal konglomere LAP ile birlikte tüm vücutta yaygın maküler döküntü görülüyor. E.300/mm3 (%63 mononükleer lökosit).

Üç aylık bir bebeğin yapılan muayenesinde alt ekstremitelerde hipoplazi. Yapılan muayenesinde sol torakal bölgede bir dermatom alanına uyan bölgede eritemli zemin üzerinde çok sayıda veziküler lezyon olduğu görülüyor. Patolojik EEG bulguları. zonaya yol açarlar. koriyoretinit ve kortikal atrofiye bağlı motor fonksiyon bozuklukları görülüyor. D. 8.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 81 belirlenebilir. bunların innerve ettikleri dermatomlara geri dönerler. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. büllöz lezyonlar görülüyor. Duyu sinirleri boyunca. erken tanıda kullanışlıdır. E. Bu olgularda kalıcı sekel olasılığı fazladır. sağ dış kulak yolundan zigomatik bölgeye doğru yayılan veziküler. gangliyon geniculate’deki reaktivasyon sonucu gelişmiş ise ciddi düzeyde yüz felci.DrTus. Cevap: D 184. Erken tedavi yaşam şansını artırır. C. Bu hastada en olası tanı ve en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. malignite. tomografiden daha duyarlıdır. Hastadan alınan anamnezde son üç gündür yüksek ateşle seyreden viral bir üst solunum yolu infeksiyonu nedeni ile semptomatik ilaçlar kullandığı öğreniliyor. C. Cevap: A 183. B. Gruplu ve çok ağrılı veziküler sekonder lezyonlara. Ramsey-Hunt Sendromu – Sitomegalovirüs Herpes Labialis – Herpes simpleks virüs-1 Ekzema Herpetikum – Varisella zoster virüsü Ramsey-Hunt Sendromu – Varisella zoster virüsü Ekzema Herpetikum – Herpes simpleks virüs-1 Zona. E. Lezyonların zemininden alınan sürüntü örneklerinin Giemsa ile boyanması sonucunda epitel hücrelerinin nükleusunda bazofilik inklüzyon cisimciklerinin bulunduğu görülüyor. dış kulakta veziküller. radyolojik bulgular elde edilmeden ve BOS patolojileri henüz gelişmeden önce tanıyı düşündürecek en erken veriler olabilir. Varisella zoster virüsü Herpes simpleks virüs-1 Herpes simpleks virüs-2 Epstein-Barr virüsü Sitomegalovirüs Đleri yaş. özellikle Hodgkin lenfoması ve immün yetmezlik gibi hücresel immünite kusurlarında VZV reaktivasyonları gelişebilir. Kırksekiz yaşındaki bir kadın hasta göğüs sol yan tarafında şiddetli ağrı yakınması ile başvuruyor. damak kaynaklı tad ve salivasyon kaybı. Manyetik rezonans görüntüleme. Yirmiüç yaşındaki bir erkek hasta sağ kulağında ağrılı kabarcıklar çıkması. Yapılan muayenesinde vital bulgular normal sınırlarda saptanmış. Cevap: D 182. baş dönmesi ve işitme azlığı yakınmaları ile başvuruyor. Gecikilmiş olgularda antiviral tedavi beyin hasarını önleyemez. sinir tutulumu (Rumsey-Hunt sendromu). Diğer yöntemlerle tanıya varılamamış olgularda kesin tanı için stereotaktik beyin biyopsisi ile alınan materyal floresan antikor boyama ile incelenir. nörolojik tablo oturmadan. Lezyon bölgesindeki ağrı çok şiddetli olabilir ve lezyonlar krutlandıktan aylarca sonrasına kadar sürebilir (post-herpetik nevralji). gözyaşı ve nazal sekresyonda azalma görülür. Tanımlanan patolojilere neden olabilen viral infeksiyon tablosu aşağıdakilerden hangisidir? 81 . B. D.

görülür. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. ikinci üç ayda MSS patolojileri (ensefalit). Koroner by-pass ameliyatı geçiren ve ameliyat sırasında üç ünite taze tam kan transfüzyonu yapılan bir hastada ameliyattan dört gün sonra ateş ile birlikte kas-eklem ağrıları gelişiyor. atipik lenfositoz. miyalji ve LAP ile kendini gösterebilir.200/mm3. interstisyel infiltrasyon saptanan hastaya ampirik olarak moksifloksasin tedavisi başlanmış. belirgin LAP bulunmaması ile ayırt edilir. EBV mononüleozdan. Doğuma yakın geçirilmişse. periventriküler ve parankimde yaygın serebral kalsifikasyonlar tipiktir. Fötusta organ (özellikle ekstremite) hipoplazileri. Çekilen akciğer grafisinde iki taraflı heterojen. PPD testi yapılması E. ilerleyici bir tablo çizebilir. Genel bir halsizlik tablosu. iskelet anomalileri vb. kemik iliği. mikroftalmi. Hepatit. Cevap: D 186. karaciğer enzim patolojileri belirlenebilir. PDA). kalp patolojileri (ör. koriyoretinit (konjenital varisella sendromu) gelişir. Lökopeni. Ensefalitte hidrosefali. mikroftalmi. Toksoplazmoz.Böbrek nakli yapılan 43 yaşındaki erkek bir hasta ameliyattan iki ay sonra ateş. Yapılan muayenesinde orofarinkste hiperemi ve splenomegali saptanan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde. Yapılan Monospot test negatif olarak saptanan hastada tanımlanan tablodan sorumlu olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Cevap: E 185. lökosit sayısı 3. Tanımlanan olguda tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Çoğu zaman asemptomatiktir. D. ilk 20 hafta içinde ise %2 olasılıkla fötusa da bulaşır. CMV mononükleozda B lenfosit immortalizasyonu yoktur. Đdrarda Legionella antijeni aranması B. bebek aktif infekte doğar. lökopeni ve pnömoni üçlüsü. Kızamıkçıkta mikrosefali. ancak yanıt alınamıyor. son üç ayda ise latent infeksiyonlara neden olur. gebeliğin ilk üç ayında geçirilen infeksiyon sırasında %10 olasılıkla. Gebeliğin ilk üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi 82 VZV. karaciğer transplantasyonunda karşılaşılan en sık viral komplikasyondur.DrTus. E. karaciğer. Serumda Epstein-Barr virüsü VCA IgM araştırılması D. Gebeliğin ilk üç ayında annenin kızamıkçık geçirmesi E. IgG araştırılması Transplant sendromları: Böbrek. B. kortikal atrofi. şiddetli boğaz ağrısı olmaması ve servikal. Transplant sendromları. Akciğer trasplantasyonu yapılacak olgularda erken ölüm ve rejeksiyon için 82 . Epstein-Barr virüsü Hepatit B virüsü Hepatit C virüsü Sitomegalovirüs Transfusion Transmitted Virus CMV mononükleoz: Normal immüniteli bireylerde gelişen akut primer CMV infeksiyonu tablosudur. 1/3’ü ölür. Serumda Mycoplasma pneumoniae antikorları aranması C. Koroner by pass operasyonu gibi sık transfüzyon gerektiren durumlar sonrasında da gelişebilir. lökosit formülünde %26 nötrofil. öksürük. Đnsan hücrelerinde mitozu metafazda durdurur. Serumda Sitomegalovirüs IgM. böbrek transplantasyonu yapılan olgularda gelişen en sık infeksiyöz komplikasyondur. C. %25’i atipik lenfositler olmak üzere %69 lenfosit ve %5 monosit ve karaciğer transaminaz yüksekliği belirleniyor. Gebeliğin ikinci üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi D. Gebeliğin ilk üç ayında annenin toksoplazmoz geçirmesi C.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. Gebeliğin son üç ayında annenin suçiçeği geçirmesi B. yüksek ateş. akciğer ve kalp transplantasyonu yapılanlarda 40 gün ateşi olarak bilinen bir tabloya neden olur. CMV pnömonisi. Heterofil antikor negatiftir. Keza. ölüm triadı olarak anılır. ilk üç ayda abortus. hafif ateşle seyredebildiği gibi bazen ciddi.

Tedavisinde asiklovir etkisizdir.) görülebilir. Risk gruplarında bu tedaviye CMV immünglobülini de eklenir. E. Primer infeksiyon genelde yüzeyel kalmaya meylederken. Gansiklovir ise oldukça başarılı tedavi sağlar. C. Cevap: C 188. C. Cevap: E 187. Floresan boyama ile dendritik ülserasyonlar kolayca tanınabilir. B. tedavi edilmezse hızla körlüğe ilerler. palpebralarda ödem ve veziküller görülür.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 83 en önemli risk faktörü. Pneumocystis carinii ve Nocardia pnömonileri Đlk 6 aydan sonra: Tüberküloz • Diğer infeksiyonlar: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş (kateter. gastrit. kızarma ve görme kaybı yakınmaları ile başvuruyor. alıcının ise seronegatif bulunmasıdır. %95 tek taraflıdır. Koriyoretinit de çok sık görülmektedir (%30). Yüksek ateşle seyreden infeksiyöz mononükleoz tablosu gelişir. Yapılan oftalmolojik muayenesinde koriyoretinit saptanıyor. Đnterstisyel pnömoni. Primer semptomatik HSV göz infeksiyonları vezikülerdir. Herpes simpleks virüs-1 – Asiklovir Herpes simpleks virüs-2 – Asiklovir Sitomegalovirüs – Gansiklovir Sitomegalovirüs – Asiklovir Herpes simpleks virüs-1 – Foskarnet AIDS’de CMV infeksiyonu: Terminal dönemde sıktır. 1-6 ay: Listeriyoz. rekürrent göz infeksiyonları gelişebilir. Son yıllarda özellikle gansiklovire dirençli olgularda foskarnet kullanımı ile iyi sonuçlar alınmaktadır. Virüsün trigeminal gangliyonlara yerleşmesi sonucunda keratit. keratokonjunktivit gibi sekonder. donörün CMV seropozitif. kriptokokkoz. layşmanyoz. toksoplazmoz. greftten bulaşan viral infeksiyonlar (hepatit B. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lenfopeni dışında patolojik bulgu saptanamayan hastada tanımlanan klinik tablo ve en olası etken ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. merkez sinir sistemi hastalıkları ve hepatit diğer tablolardır. Papilloma virüs infeksiyonu gibi toplumdan edinilmiş. inatçı infeksiyonlar. Terminal dönemde bir AIDS hastası gözlerinde yanma. batı Nil ensefaliti vb. görme azalmıştır.DrTus. Solid organ transplantasyonu yapılmış alıcılarda gelişebilme olasılığı yüksek infeksiyonlar şöyle sıralanabilir: • Akciğer infeksiyonları: Đlk ay: Hastaneden edinilmiş pnömoniler 1-4 ay: HSV pnömonisi (ilk viral pulmoner infeksiyon) 1-6 ay: CMV. Đlk 6 aydan sonra: CMV koliti/retiniti. D. Đki yaşındaki bir çocuk iki gündür devam eden yüksek ateş. sekonder keratitler derin dokulara ilerleme sonucunda körlüğe kadar gidebilir. gastrointestinal ülserler (özofajit. strongiloidoz. kolit). Yan etkisi fazladır. yara kaynaklı) infeksiyonlar. Tutulum bölgesi hipoesteziktir. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken ve tedavisi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Eritema kronikum migrans – Borrelia burgdorferi 83 . blefarit. Çocuk Hastalıkları servisinde gözlem altına alınan hastada ateş kendiliğinden düşüyor ve sonrasında omuzlardan karına yayılan eritemli döküntü ortaya çıkıyor. yeşil renkli ishal ve zaman zaman ortaya çıkan kasılma yakınmaları ile getiriliyor. Aspergillus.

Hastanın yapılan muayenesinde tüm vücutta yaygın papüler döküntü ile birlikte servikal ve aksiller çok sayıda ağrısız hareketli LAP varlığı dikkati çekiyor. daha sonra karın cildine yayılan ekzantemler tipiktir. ensefalit) ait hırçınlık. E. Đnfeksiyonun klinik başlangıcı (preikterik dönem) genellikle gürültüsüz ve sinsidir. Đkterlilerde kronikleşme riski subklinik ve anikteriklerden daha düşüktür. On yaşın altındaki çocuklarda Cilt döküntüsü + Lenfadenopati + Lenfadenit ile seyreden Giannotti-Crosti sendromu (infantil akrodermatit) de tanımlanmıştır. yeşil renkli ishal ve servikal-oksipital LAP görülür. Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonlularda görülen Kaposi sarkoma D. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ve tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik inceleme aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. C. Lenfomalar (ör. Afrika tipi Kaposi sarkomu Đnsan Herpesvirüsü-8 ile ilişkili hastalıklar: 1. Sadece %15-25 olgu ikteriktir. Sekiz yaşındaki bir çocuk yaygın cilt döküntüleri nedeniyle getiriliyor. E. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde karaciğer transaminazlarının normalin 10 katından fazla arttığı saptanıyor. tüm Kaposi sarkomlar 2.Aşağıdaki malignitelerden hangisinde Đnsan Herpesvirüsü-8’e ait DNA’nın saptanması beklenmez? A. Akut ürtiker – anti-HCV Papüler akrodermatit – anti-HAV IgM Giannotti-Crosti sendromu – anti-HBc IgM Caroli triadı – anti-HCV Giannotti-Crosti sendromu – anti-HAV IgM Hepatit B’nin kuluçka süresi 50-180 gündür. ekstranodal B lenfosit lenfomaları. Eritema infeksiyozum – Parvovirüs B19 Eritema multiforme – Mycoplasma pneumoniae Roseola infantum – Đnsan Herpesvirüsü-6 Ekzantema subitum – Đnsan Herpesvirüsü-7 84 6. Đkterik olgularda Artralji (artrit) + Baş ağrısı + Ürtiker ile karakterize Caroli triadı görülebilir. HBV infeksiyonu ile ilgili serolojik özellikler şöyle özetlenebilir: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. primer efüzyon lenfoması vb. Negatif ise asla akut olamaz. Tüylü hücreli lösemi E. • Pencere fazı. artrit.) 3. Cevap: C 190. Birden başlayan 39-40oC ateş 2-3 gün sürer. membranöz glomerülonefrit ve poliarteritis nodosa (PAN) gelişebilir. AIDS’lilerde gelişenler dahil olmak üzere. Multisentrik Castleman hastalığı (anjiyofolliküler lenf bezi hiperplazisi. Negatif ise asla infekte olmamıştır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. Đmmün kompleks hastalığı belirtileri sıktır. D. Multipl miyelom 4. C. Cevap: D 189. bakılamıyor ise HBeAg sınırlı bilgi verir. konvülsiyon.DrTus. • Viral replikasyonun en iyi göstergesi HBV DNA düzeyidir. B. Vaskülit. akut infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgM. En son yüz ve kollarda gelişir (Şekil IV-18). Bu dönemde sinir sistemi tutulumuna (menenjit. kronik infeksiyonda gelişmişse anti-HBc IgG pozitif bulunur. roseola infantum): Daha çok 6 ay-3 yaş arası çocuklarda görülen HHV-6 infeksiyonudur. artralji. dev lenf bezi hiperplazisi) Cevap: D 84 . Klasik tip Kaposi sarkomu B. Ateş düştükten sonra omuzdan başlayan. B lenfositlerden köken alan Non-Hodgkin lenfoma C. D. Hastalık (ekzantema subitum. Tedavide gansiklovir kısmen etkilidir.

CRP 12 mg/L. hiperkeratoza. titreme. E. Bu bölgenin en sık iyi huylu epitelyal tümörleridir. üşüme.6 mg/dL (N: 0. herediter sferositoz. Hb 5. Malign dönüşüm nadirdir. Medikal abortus uygulanıyor ve fetusun ileri derecede ödemli olduğu. özellikle HIV infeksiyonlularda fazla olmak üzere. kanser gelişimi gözlenmiştir. Aplastik kriz gelişir. göz aklarında ve ciltte sararma yakınmaları ile başvuruyor. 11 tarafından oluşturulur. • Cilt siğilleri: Serotip 1-4 tarafından oluşturulur. D. • Oral kavite siğilleri: Serotip 6. Retikülosit boyamasında retikülositoz görülmeyen hastada tanımlanan tabloya neden olabilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Direkt Bilirubin 1. Virüs. E. kemik iliğindeki mitotik eritroid progenitör hücrelerde.Gebeliğinin ikinci üç aylık döneminde yüksek ateşle seyreden viral bir infeksiyon geçiren bir gebede yapılan kontrolde fetusun uterus içinde öldüğü saptanıyor. Cinsel temas ile bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenlerden birisidir. D. megakaryositlerde. Orak hücreli anemi tanısı ile izlenmekte olan 28 yaşındaki bir erkek hasta ateş. En çok çocuklarda görülür. Hücrelerin proliferasyonu engellenemez. tipik ve tanısal önemi bulunan vakuolleşmeye yol açar (koilositoz). üremeyi baskılayan gen ürünlerinin hatalı yapımına neden olur. fötusun karaciğer. Yirmibeş yaşındaki bir kadın hasta perianal bölgede ortaya çıkan siğiller nedeni ile başvuruyor. B. Kondiloma lata – Treponema pallidum Molluscum contagiosum – Poksvirüs Herpes genitalis – Herpes simpleks virüs-2 Zona zoster – Varisella zoster virüsü Kondiloma aküminata – Đnsan papilloma virüsü Hedef hücreler.DrTus. miyokard ve endotelyal hücrelerinde çoğalır. Kronik hemolitik anemi olgularında görülen aplastik krizlerin %80-90 gibi çok büyük bir bölümünden sorumludur. 7. vulva ve penis siğilleri (kondilomata aküminata): Çoğunlukla serotip 6.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 85 191. AST 18 U/L (N: 1535). cerrahi eksizyonla alınan lezyonların mikroskopik incelemesinde epidermis yassı hücrelerinde vakuolleşme varlığı dikkati çekiyor. Keratin tabakada kalınlaşmaya. hiperkeratinize papüller görülüyor. • Serviks. Virüsün bu hücrelerdeki P kan grubu antijenlerini reseptör olarak algıladığı kabul edilir.5) olarak saptanıyor. Cevap: C 192. talasemi gibi kronik hemolitik anemilerin varlığında 5-7 gün süre ile eritropoez durur. C. B.5-1. Đnfeksiyon sırasında orak hücreli anemi. eritrosit sedimantasyon hızı 23 mm/saat. • Genital kanserler: Serotip 16 ve 18 infeksiyonları sonrasında. Parvovirüs B19 85 . dilate kardiyomyopati geliştiği görülüyor. ALT 30 U/L (N: 15-40).5-1). Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 4. Đndirekt Bilirubin 3. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en olası etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. Hct:%16. genital yassı epitel hücrelerinde bulunan. Cevap: E 193. Sorumlu viral genler E6 ve E7’dir.300/mm3 (%55 nötrofil).2 mg/dL (N: 0.2 g/dL. 11 tarafından oluşturulur. ABO ve Rh uyuşmazlığı öyküsü olmayan gebede sözü edilen tabloya neden en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Sitomegalovirüs Epstein-Barr virüsü Parvovirüs B19 Đnsan Herpesvirüsü-6 Adenovirüs Đnsan Parvovirüsü B19. Hastanın yapılan muayenesinde vulva’da saplı. C. yassı epitel hücreleridir.

HBeAg. Negatif ise asla akut olamaz.DrTus. E. Geçen hafta akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmiştir D. C. Olgumuzda anti-HBc IgM negatiftir.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI B. Olgumuzda anti-HBc IgG pozitiftir. Antijenitesi çok güçlü olup. Cevap: A 194. Halen kronik Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır C. Negatif ise asla infekte olmamıştır. Aktivasyon gösteren kronik Hepatit B virüsü infeksiyonu vardır Olgumuzu HBV infeksiyonu serolojik özelliklerine göre irdeleyelim: • Hepatit B virüsü ile karşılaşan her insanda anti-HBc pozitifleşir. olgumuzdaki gibi hiperakut dönemde serumda HBsAg. Halen hiperakut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir E. göz aklarında sararma. Olgumuzda HBeAg pozitiftir. Bulaş ilk üç ayda gelişirse gebelik abortus ile sonuçlanır. yani akut değildir. Đkinci üç ayda gelişen intrauterin infeksiyon sonucunda hidrops fötalis ortaya çıkar. Cevap: E 195. Cevap: C 196. iştahsızlık. HBcAg. hiperakut dönemde serumda bol miktarda bulunsa da immünolojik yöntemlerle saptanamaz. E. protein kinaz aktivitesi gösteren bir antijendir. D. C. B. Ölü doğum gerçekleşebilir. 86 . yani replikasyon vardır. • Tüm akut infekte olgularda anti-HBc IgM pozitiftir. Üçüncü üç aydaki bulaşta sorun yaşanmaz. infeksiyonun erken döneminde anti-HBc gelişimine yol açar. D. Bu nedenle. Parenteral yoldan alınan Hepatit B virüsü ile infekte olan. Serumda HBsAg pozitiftir Serumda HBeAg pozitif olabilir Hepatosit nükleusunda HBcAg saptanabilir Serumda Anti-HBc IgM saptanabilir Serumda HBV DNA pozitiftir HBcAg. Halsizlik. HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HBc IgG + + + Bu hastanın tanısı ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. inkübasyon döneminin sonunda bulunan yetişkin bir hasta için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin tanısal değeri yoktur? A. idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuran 45 yaşındaki bir kadın hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Herpes simpleks virüs-2 Sitomegalovirüs Rubella virus Toxoplasma gondii 86 Parvovirüs B19 nedenli non-immün hidrops fötalis: Đnfeksiyonu geçiren annelerin 1/3’ü virüsü fötusa bulaştırır. anti-HBc IgM tarafından erkenden nötralize edilir. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir hastada aniden gelişen bilinç değişikliği nedeni ile akut fulminant hepatit tablosu geliştiğinden kuşkulanılıyor. • HBeAg replikasyon göstergesidir. Halen akut Hepatit B virüsü infeksiyonu geçirmektedir B. yani virüsle karşılaşmıştır. Bunun dışında. Đntrauterin infeksiyonda fiziksel anomali söz konusu değildir. Anti-HBc IgM ve HBV DNA pozitif olarak bulunur. sadece hepatosit nükleusunda bulunan.

klinik olarak agresif seyreden KAH olgularında tedavi uygulanmalıdır. Bununla birlikte. Anti-HCV 87 . Aşağıdaki tabloda serolojik bulguları verilen hastanın HBV DNA düzeyi yüksek (>105 kopya/mL). karaciğer transaminaz düzeyleri normalin üst sınırının üç katı düzeyinde saptanıyor. tiroidit gibi otoimmün hastalıklar veya başka bir immünopati veya ağır kardiyovasküler sorunlar var ise IFN-α tedavisi güvenle uygulanamaz.DrTus. Bu olguda interferon tedavisi kontrendikedir Kronik HBV infeksiyonu tedavisi: Kronikliğin ilk kuralı. HBsAg pozitifliğinin altı aydan daha fazla sürdüğünün bilinmesidir. Anti-HAV IgM B.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 87 Söz konusu klinik tablonun varlığını destekleyen en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir? A. ALT. normal değerde bulunmaları. karaciğer hasarının bulunmadığı anlamına gelmez. HBV DNA pozitif (≥105 kopya/mL). Serum albümininde düşme Serum üre düzeyinde düşme Protrombin zamanında uzama Serum amonyak düzeyinde düşme ALT düzeyinde yükselme Viral hepatitlerin akut dönemde ALT ve AST değerleri birkaç bin IU’ya kadar çıkar. karaciğer histopatolojisinde lobüler yapısı bozulmuş. Uzun (20 gün) yarı ömrü nedeniyle albümin. karaciğer sentez fonksiyonlarını değil. Hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisi sonucunda ise karaciğer sirozu saptanıyor. Cevap: C 197. Akut ve/veya kronik olgularda karaciğerin sentez etkinliklerini gösteren kan albümin ve üre düzeyleri düşer. AST’ye göre daha duyarlı ve özgüldür. protrombin zamanı uzar. nekroinflamatuvar aktiviteyi ve hepatosellüler hasarı kabaca gösteren belirteçlerdir (lizis enzimleri). Kronik olguların izlenmesinde ise protrombin zamanından daha değerlidir. Bu verilebilecek immünmodülatör ve antiviral tedavi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A. antiproliferatif ve antiviral etkinliği nedeniyle IFN-α tedavisi ve antiviral ilaç kombinasyonları kullanılmaktadır. akut olgularda gelişen karaciğer nekrozu ve yetmezliğinin izlenmesinde oldukça uygun bir yöntemdir. fibrozis gelişmeye başlamış. D. Đmmünstimülan. Tek başına interferon verilmelidir B. Seri protrombin zamanı ölçümleri. akut olgularda çok fazla etkilenmez. Önce antiviral verildikten sonra interferon başlanmalıdır E. Dekompanse siroz. E. C. B. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile izlenmekte olan ve damar içi ilaç bağımlılığı öyküsü olan yetişkin bir hastanın günlere göre ALT değerleri aşağıdaki tabloda veriliyor. Đnterferon ile birlikte antiviral de verilmelidir C. Cevap: E 198. Bunlar. Karaciğer transaminazları normalin üst sınırının en az iki katı yükseklikte (>100 IU/mL). Önce interferon tedavisi verildikten sonra antiviral başlanmalıdır D. GÜNLER ALT(U/L) 0 1230 3 675 7 1460 14 1140 28 720 Yedinci günde saptanan ALT artışını açıklayabilmek için öncelikle yapılması gereken laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A.

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

88

C. HBV DNA D. HBeAg E. Anti-HDV IgM HBV-HDV ko-infeksiyon: Aynı zamanda geçirilen, ikisi için de akut tablonun eş zamanlı olduğu infeksiyondur. HBV infeksiyonunun seyri ağırlaşmaz, aksine HBV replikasyonunu baskılayarak inflamasyonu azaltabilir. Hatta, %2-10 olguda HBsAg negatifleşmesi gerçekleşebilir. Fulminans (%2-20) ve kronikleşme (%2-7) oranı da düşüktür. Önce antiHBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede bulunur. Anti-HDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Đki ALT piki ile özeldir. Đlki HBV, ikincisi HDV infeksiyonuna aittir.

Cevap: E 199. Sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılığı tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir erkek hasta; göz akları ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde ALT 985 U/L (N: 15-40), total bilirubin: 4.28 mg/dL (N: 0.2 – 1.2) olarak saptanıyor. Hastaya yapılan serolojik test sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
HBsAg Anti-HAV IgG HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM
+ + + +

Serolojik çalışma sonuçları aşağıdaki tabloda verilen hastanın tanısı ile ilgili aşağıdaki seçeneklerden hangisi en doğrudur? A. Kronik Hepatit B virüsü infeksiyonuna Hepatit A virüsü infeksiyonu eklenmiştir B. Hepatit B virüsü taşıyıcısı hastada Hepatit A virüsü infeksiyonu gelişmiştir C. HDV ile süperinfeksiyon gelişmiştir D. HDV ile ko-infeksiyon gelişmiştir E. Tanımlanan tablo sağlıklı Hepatit B virüsü taşıyıcılarında görülebilen olağan bir durumdur HBV-HDV süperinfeksiyonu: Daha önce kronik bir HBV infeksiyonu varken sonradan HDV infeksiyonu gelişmesi durumudur. Mevcut tablo ağırlaşır. Daha önce stabil halde bulunan inaktif HBV taşıyıcısında relaps ve fulminant seyir (%10-20) gelişir, kronikleşme şanssızlığı artar (%70-95). HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgG mutlaka pozitif, anti-

88

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI
HBc IgM ise çoğunlukla negatif ya da düşük titrede pozitiftir.

89

Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM pozitif, anti-HBc IgM ise negatiftir. Bu profil HBV-HDV süperinfeksiyonu ile uyumludur. Anti-HAV IgG pozitifliği ise kafa karıştırmak için verilmiştir. Çoğumuzda olduğu gibi daha önce HAV infeksiyonunun geçirilmiş olduğunu gösterir. Mevcut tablo ile ilişiği yoktur. Cevap: C 200. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı ile hastanede yatmakta olan yetişkin bir hastanın düşmekte olan ALT değerinin yeniden yükselmesi nedeni ile yapılan serolojik çalışmaların sonuçları aşağıdaki tabloda veriliyor.

HBsAg Anti-HBs HBeAg Anti-HBe Anti-HBc IgM Anti-HDV IgM

+ + + +

Bu hasta ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur? A. B. C. D. E. Akut Hepatit B virüsü infeksiyonu tanısı yanlıştır Hastada HBV-HDV ko-infeksiyonu gelişmiştir Hepatit B virüsü infeksiyonu iyileşmiştir Hastada kronik HDV infeksiyonu vardır Hastada HBV-HDV süperinfeksiyonu gelişmiştir

HBV-HDV ko-infeksiyonu: Önce anti-HBc IgM, bundan sonra da anti-HDV IgM yüksek titrede pozitif bulunur. AntiHDV IgG önceleri (-) iken sonra (+) bulunur. Olgumuzda da HBsAg, anti-HDV IgM ve anti-HBc IgM pozitif bulunmuştur; yani HBV de HDV de akut infeksiyona yol açmıştır. Bu tabloda HBV-HDV ko-infeksiyonundan söz edebiliriz. Cevap: B

201. Ateş, öksürük, nefes darlığı yakınmaları ile başvuran 60 yaşındaki bir erkek hasta muayene ve laboratuvar tetkik sonuçlarına göre viral pnömoni ön tanısı ile hastaneye yatırılıyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza virüsü Sitomegalovirüs Varisella zoster virüsü

Đnfluenzanın kuluçka süresi oldukça kısadır (1-2 gün). Yüksek ateş, genel infeksiyon belirtileri, yaygın kas ve eklem ağrıları nedeniyle paçavra hastalığı adını da alır. Miyozit ve gastrointestinal yakınmalar B tipinde A’ya göre daha fazladır. Solunum yolunda siliyer hücre disfonksiyonuna neden olur. Đmmüniteyi baskılayan bir hastalık olduğu için, Influenza A tipinin yol açtığı infeksiyonlarda Haemophilus influenzae, Staphylococcus aureus ve pnömokok pnömonileri ve otitis media gibi bakteriyel süperinfeksiyonlara sıklıkla rastlanır. Bu tablolara en duyarlı bireyler; gebeler, yaşlılar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastalarıdır. Anerji, virüsün lenfoid hücrelerdeki apopitozu hızlandırmasına bağlanır. Đnfluenza A ve B virüsleri, erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Toplumdan edinilmiş tüm viral pnömonilerin >%50 gibi büyük bir oranından sorumludur. Hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerindeki bireylerden oluşur. Çocuklarda ise en sık viral pnömoni etkeni RSV’dir. Cevap: C

89

DrTus.com
MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI

90

202. On haftalık gebe bir kadın; ateş, baş ağrısı, kusma ve her iki çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile başvuruyor.. Hastadan alınan anamnezde hastanın altı yaşındaki kızının on gün önce kabakulak geçirdiği öğreniliyor. Bu hastanın yeni doğacak olan çocuğunda görülmesi en olası fetal anomali aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Endokardiyal fibroelastoz Mikrosefali Mikrooftalmi Ekstremite hipoplazileri Anensefali

Đlk üç ayındaki bir gebede geçirilen kabakulak, intrauterin fetal ölüm riskini artırır; doğabilmiş ise düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Neden olduğu, kanıtlanmış bir konjenital anomali yoktur. Bununla birlikte, intrauterin infeksiyon ile genellikle tek taraflı olarak görülen sensörinöral sağırlık ve endokardiyal fibroelastoz gelişimi söz konusudur. Mikrosefali öncelikle kızamıkçığı düşündürmelidir. Mikrooftalmi kızamıkçığı ve toksoplazmozu düşündürmelidir. Ekstremite hipoplazileri VZV infeksiyonunu düşündürmelidir. Anensefalinin kesin nedeni bilinmiyor. Hereditenin rolü ekarte edilememişse de katkısı ile ilgili kesin bir kanıt da bulunamamıştır. Annenin antiepileptik kullanması ya da insüline bağımlı diyabetinin bulunması riski anlamlı düzeyde artırır. Diyete folik asid (0.4 mg/gün) eklenmesi ise nöral tüp defektlerinin gelişimini önemli derecede düşürmüştür (1/1.000-2.000’den 3/10.000’e). Cevap: A 203. Oniki yaşındaki bir kız çocuk; ateş ve sol çene arkasında şişlik, ağrı yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın ailesinden alınan anamnezde bir yaşında ve altı yaşında iki kez kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapıldığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum ve idrar amilaz düzeyleri yüksek olarak saptanan hastanın ultrasonografik incelemesinde sol parotiste ödem saptanıyor. Bu hastada tanımlanan tabloya neden olmayan viral etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Parainfluenza virüsü Sitomegalovirüs Đnsan immün yetmezlik virüsü-1 Kızamık virüsü Coxsackie virüs

Kabakulak geçiren bireyde ömür boyu koruyucu immünite söz konusudur. Hastalığı bir kez geçiren bir daha hastalanmaz. Eğer bu bireylerde bir kez daha parotit gelişmiş ise etken; parainfluenza virüsü, CMV, HIV, Coxsackie A virüsü gibi parotite neden olabilen diğer virüslere ya da başta Staphylococcus aureus olmak üzere aerop ya da Bacteroides türleri, anaerop koklar gibi anaerop bakteriler nedeniyle gelişmiş olabilir. Cevap: D 204. Kızamık tanısı ile hastaneye yatırılan yetişkin bir erkek hasta sol kulağında ağrı ve dolgunluk olduğunu ifade ediyor. Yapılan otoskopik muayenesinde sol timpanik zarın eritemli ve bombeleşmiş olduğu görülüyor. Bu hastada tanımlanan komplikasyondan sorumlu en sık etken aşağıdakilerden hangisidir? A. B. C. D. E. Staphylococcus aureus Haemophilus influenzae Measles virüsü Streptococcus pneumoniae Moraxella catarrhalis

En sık kızamık komplikasyonları, solunum sistemi ile ilgilidir. Bu tutulum, direkt olarak virüse bağlı olabildiği gibi, daha

90

Respiratuvar sinsisyal virüs Parainfluenza virüsü Đnfluenza A virüsü Ekovirüs Rinovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs nedenli ilk infeksiyonlar çoğunlukla en şiddetlidir. D. Dört aylık bir bebek. nadiren de parotitlere neden olur. Cevap: D 205. sıklıkla orta kulak ve bronş sistemi etkilenir. sık nefes alma ve hırıltılı solunum yakınmaları ile getiriliyor. Apne. Herpes simpleks virüs Virüs. dispne. Đnfluenza C virüsü C. C. viremiye neden olmaz. Respiratuvar sinsisyal virüsB. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Toplum kökenli pnömoni tanısı ile geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine başlanan hastanı ateşi 48 saatlik tedaviye rağmen düşmüyor. Hastalığın seyrinde sekonder bakteriyel (pnömokoksik) pnömonilere nadiren rastlanır. Parainfluenza virüsü 91 . Đnfluenza A virüsü B. bronşit. öksürük. Bunun gerekçesi. Wheezing. Bakteriyel süperinfeksiyonlardan. öksürük ve solunum zorluğu yakınmaları ile getiriliyor. substernal ve supraklavikular çekilmeler ile birlikte inspiratuvar stridor saptanmıştır. Başlıca etkenler pnömokoklar (en sık). Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan interstisyel infiltrasyon görülüyor. Yapılan muayenede interkostal çekilmeler ve wheezing varlığı dikkati çekiyor. Üç yaşındaki bir kız çocuk.DrTus. Parainfluenza virüsüD. Ayrıca bu yaş grubunda bronşiyolit ve pnömonilere de yol açar. Đki yaşındaki bir erkek çocuk. Tüberküloz reaktivasyonu gelişebilir. Hastanın yapılan muayenesinde sağ otitis media saptanıyor. Đnfluenza B C. virüs nedeniyle solunum yolu epitel hücrelerinde oluşturulan destrüksiyon ve hücresel immünitenin depresyonudur. E. Cevap: C 206. Çekilen akciğer grafisinde akciğerlerde havalanma artışı ve buna bağlı olarak diyafragmanın aşağı itildiği görülüyor. en çok karşılaşılan akut komplikasyonlardan biridir ve çoğu zaman hastalığın başlangıç bulgusudur. zaman zaman solunum durması. öksürük. Cevap: A 207.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 91 çok bakteriyel süperinfeksiyonlar sonucu gelişir. Çekilen düz boyun grafisinde subglottik ödemi gösteren “kalem ucu” bulgusu görülüyor. Hastanın yapılan muayenesinde ateş 37. Yan boyun grafisi ise normal olarak değerlendiriliyor. nefes darlığı ve hırıltılı soluma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Đkinci sık komplikasyon ise bakteriyel ve/veya kızamık virüsü tarafından oluşturulan pnömonilerdir. Beş yaşın altındaki küçük çocuklarda en sık krup (laringotrakeobronşit) etkenidir. laringotrakeobronşitlerin hemen hemen yarısında görülür. Boyun grafisinde kalem ucu bulgusunun saptanması. Otitis media. Daha büyük çocuk ve erişkinlerde ise soğuk algınlığı tablolarına. B. Çoğu pnömoni ve bronşiyolit olgusu afebrildir. en sık karşılaşılan kızamık komplikasyonudur. subglottik daralmayı işaret eder. Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis gibi farinks florası bakterileridir. farenjit ve nezleye (runny nose). interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Coxsackie virüs E. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. yüksek ateş. Pnömoni ve bronşiyolit gibi alt solunum yolu tutulumları görülür. sadece alt ve üst solunum yolunda replike olabilir. Önemli düzeyde anerji oluşur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yapılan muayenede inspiryum sırasında interkostal. hafif ateş. herhangi bir pnömonik infiltrasyon saptanmıyor.60C olarak ölçülüyor.

Kızamık virüsü E. 92 Kızamık virüsü infeksiyonu cilt belirtileri ile başlar. interkostal çekilmeler ve hipoksi baskındır. akut hemorajik konjunktivit. Enterovirus tip 68: Bazı çocuk pnömoni ve bronşiyolitlerinden sorumludur. bunun dışında patolojik bulgu saptanmıyor. anoreksi.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. Enterovirus tip 70: Bulber subkonjunktival peteşiyal hemorajilerle seyreden akut hemorajik konjunktivitlerin ana nedenidir. el-ayak-ağız hastalığı. C. Herpanjina: Bir Coxsackie A virus infeksiyonudur. CK-MB düzeyleri normal sınırlarda ve akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. E. bulantı. Yetişkin bir erkek hasta aynı gün içinde başlayan ateş. Đnfluenza C virüsü basit bir soğuk algınlığı tablosuna neden olur. Aseptik menenjitlerin başta gelen etkenlerindendir. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. Parainfluenza virüsü daha büyük yaş gruplarındaki en sık krup etkenidir. boğaz ağrısı. Yüksek ateş. erişkinlerdeki en sık viral pnömoni etkenidir. Respiratuvar sinsisyal virüs Đnfluenza A virüsü ilk iki yaş grubunda değil. pulmoner ve üst solunum yolu komplikasyonları döküntüler çıktıktan sonra belirir. tonsiller ve dil yüzeyinde veziküler lezyonlar görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. pulmoner patolojiye eşlik eden otitis media ve geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisine yanıtsızlık. CRP. eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP değerleri normal sınırlarda saptanıyor. dispne. Varisella zoster virüsü Sitomegalovirüs Coxsackie B virüsü Coxsackie A virüsü 92 . bulantı. uvula. Coxsackie B virüsü: Plörodini. Sergilenen klinik tablo tümüyle respiratuvar patolojiler lehindedir. aseptik menenjit. B. D. B. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde. kendini sınırlayan bir hastalıktır. eritrosit sedimantasyon hızı. Hastanın yapılan muayenesinde sağ pektoral kasın bastırmakla ağrılı olduğu saptanmış. Wheezing. yüksek ateş. D. konjunktivit. üst solunum yolu infeksiyonları. Olgumuzun yaşı. Coxsackie A virüsü: Herpanjina. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunla alt solunum yolu tutulumlarının önemli bir yandaşı otitis media’dır. Onyedi yaşındaki bir erkek hasta.DrTus. aseptik menenjit. öncelikle Respiratuvar sinsisyal virüs infeksiyonunu düşündürmelidir. boğaz ağrısı. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı. Cevap: C 209. çocuk ishalleri gibi hastalıklara neden olabilir. kusma ve yumuşak damak-uvula-tonsilla ve dilde veziküllerle karakterize. Yaz aylarında görülen menenjitlerin en sık nedenidir. hareketle artan sağ yan ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. lökosit sayısı. Cevap: E 208. miyokardit. C. üst solunum yolu infeksiyonu ve hepatit etkenidir. Hastanın yapılan muayenesinde yumuşak damak. Ekovirüs Enterovirus tip 68 Coxsackie A virüs Enterovirus tip 70 Coxsackie B virüs Ekovirüs: Soğuk algınlığı. perikardit. kusma ve iştahsızlık yakınmaları ile başvuruyor.

lizis enzimlerini 50 kat gibi çok fazla artıran gerekçeler bakteriler ve protozoonlardansa virüsler olabilir. Ekovirüs 93 Plörodini (epidemik miyalji. taşikardi. Yapılan muayenesinde ağrılı. Ekim ayında bir ilköğretim okulunun birinci sınıf öğrencileri arasında ortaya çıkan akut viral hepatit salgınında alınan serum örneklerinde anti-HAV IgM testinin sonucu negatif olarak saptanıyor. klinik belirtilerle seyreden viral hepatitlerin yaklaşık %30-35’inden HAV. yumuşak kıvamlı bir hepatomegali dışında patolojik bulgu saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde ise üst sınırlarının yaklaşık 50 katı kadar artmış AST ve ALT değerleri ve orta derecede yükselmiş direkt ve indirekt bilirubin düzeyleri dışında patolojik bulgu saptanmıyor. kardiyomegali. Cevap: D 212. %40’ından HBV. D. Đki yaşındaki bir kız çocuk. E. Musluk suyu – HEV Ag E. kas ve eklem ağrıları yakınmaları ile getiriliyor. Hastanın yapılan muayenesinde taşikardi ve takipne ile birlikte ayak ve pretibial bölgede godet bırakan ödem. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. EKG’de ise PR mesafesinde uzama görülüyor. Birden gelişen kalp yetmezliği. öksürük. E. Kantinde satılan katı gıdalar – Anti-HBc IgM 93 . Musluk suyu – Anti-HEV IgG C. Miyokarditlerin en sık gerekçesi viral infeksiyonlardır. Viral miyokarditlerin de en sık etkeni. Zaten diğer seçenekler de bu tanıya gidilmesi yönünde zorlamaktadır. çocuklarda abdominal ağrı. Musluk suyu – Anti-HBc IgM D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. B. ayrıca çocuklarda. hepatit C’nin görülmemesi tanıyı desteklemektedir. Salgının en olası kaynağı ve hastalardan öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. solunum zorluğu. Olgumuzun yaş grubu dikkate alınırsa en olası etken HAV’dır. Kaldı ki HCV infeksiyonu bu derece şiddetli klinik tablolarla ve 50 kat artış gibi transaminaz patolojileriyle seyretmemektedir. halsizlik. Coxsackie B virüsüdür. Ekovirüs Coxsackie B virüs Sitomegalovirüs Respiratuvar sinsisyal virüs Mumps virüs Tanımlanan klinik tablo miyokardit ile uyumludur. şeytan gribi): Coxsackie B virüsü infeksiyonudur. yüksek ateş. B. Onbir yaşındaki bir erkek çocuk. Çekilen telekardiyografide kardiyomegali saptanmış. Hasta kanı ile kontamine eşyalarla parenteral temas – Anti-HEV IgM B. hemofili hastası gibi özellikli bir risk grubu içinde bulunmadıkça. Đnfantlar tehdit altındadır. %20’sinden ise HCV sorumludur. D. C. Ülkemizde HAV infeksiyonu büyük çoğunlukla çocukluk yaşlarında geçirilmektedir. iştahsızlık. Đnfeksiyonlara bağlı hepatitlerde. Diğer seçeneklerde hepatit B’ye ait akut belirteçlerin bulunmaması. Etkilenen bölgede adaleler de ağrılı olabilir. Dört günde sonlansa da birkaç kez yineleyebilir. Bu hastada tanıya yönelik olarak yapılması gereken ilk serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. HCV RNA Anti-HBc total HBV DNA Anti-HAV IgM Anti-HCV Verilen tablo. Cevap: C 210. sarılık. ayaklarında şişme ve parmaklarında morarma yakınmaları ile acil servise getiriliyor. Birden başlayan ateş ve hareketle artan unilateral göğüs ağrısı. bulantı ve kusma görülür. Tüm akut.DrTus. bu çocuğun hepatit geçirmekte olduğunu belirtmektedir. C. bulantı. Cevap: B 211. hepatomegali ve siyanoz ile karakterizedir. hepatomegali ve parmak uçlarında siyanoz varlığı dikkati çekiyor. kusma. Bronholm hastalığı. Mortalitesi yüksektir.

Tanımlanan klinik ve laboratuvar tabloya neden olabilen etkenin tanısına yönelik olarak öncelikle yapılması gereken laboratuvar test aşağıdakilerden hangisidir? A. protrombin zamanının tehlikeli boyutlarda uzamış ve serum amonyak düzeyinin artmış bulunması. kusma. bilirubin total 20 mg/dL (N: 0.5-1). Gebelerde infeksiyon daha ağır seyreder. anti-HBc IgM negatif olarak saptanıyor. bebek (6 ay-2 yaş) ishallerine yol açan en sık (%50) etkendir. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. Anti-HEV IgG E.Bir yaşındaki bir bebek. Hastanede kalma süresi daha uzun ve klinik seyir de daha ağırdır. ALT 578 U/L (N: 15-40). şiddetli bulantı. karın ağrısı ve ardından da ishal ile başlar. Yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer ekojenitesinde staetozu düşündüren artış bildiriyor. Rotavirüs Salmonella enteritidis Norwalk virüs Enterotoksijenik Escherichia coli Ekovirüs Rotavirüs. mortalitesi HAV’dan 10 kat daha fazladır (%1-2). Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. bulantı. E. Klinik AIDS HIV infeksiyonunda klinik seyir: a. Ancak.DrTus. Cevap: A 215. Cevap: B 213. kusma ve ishal yakınmaları ile getiriliyor. Yaklaşık bir ay önce ortak injektör kullandığı bir arkadaşında Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu saptandığı öğreniliyor. anti-HAV IgM negatif. kas-eklem ağrıları ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır. bir akut hepatik yetmezlik tablosunun bulunduğunu ortaya koymaktadır. kusma. HCV RNA Hepatit E Virüsü. servikal LAP ve yaygın makülopapüler döküntü dışında patolojik bulgu saptanmıyor. protrombin zamanı 22 sn (N<15). Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A. olguda ciddi bir seyrin. B. Primer infeksiyon: Virüsün yeni alındığı ve ilk replikasyonun başladığı dönemde hastalarda herhangi bir belirti 94 . Asla kronikleşmez. cildinde. D. göz aklarında sararma ve bilinç değişikliği yakınmaları ile getiriliyor. Anti-HCVD. AIDS ile ilişkili kompleks D. Damar içi uyuşturucu kullandığı bilinen yetişkin bir erkek hasta. Asla kronikleşmez. Yapılan muayenesinde ateş. Anti-HDV IgM C. Đnfeksiyon sırasında hiperakut dönemde IgM ile birlikte IgG de pozitifleşir. HAV gibi kontamine besinlerle ve özellikle de su yolu ile oral yoldan bulaşır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 94 Hepatit E Virüsü. Đshal bir hafta veya daha uzun sürebilir. Tanısında anti-HEV IgM ya da IgG antikorları araştırılır. Hastalık infant ve küçük çocuklarda. Hastanın yapılan tetkiklerinde AST 347 U/L (N: 15-35). Cevap: D 214. Klinik latent dönemde Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu C. Otuziki haftalık gebe bir kadın. Akut retroviral sendrom B. ateş. Yapılan dışkı mikroskopik incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmeyen olguda sıvı desteği tedavisi başlanıyor ve ishal yakınması on gün devam ettikten sonra kendiliğinden iyileşiyor. Dışkıda lökosit ve kan yoktur. serum amonyak düzeyi 158 g/dL (N: 15-56). Viral hepatit varlığında bilinç değişikliklerinin gelişmesi. Semptomatik Đnsan immün yetmezlik virüsü infeksiyonu E. HEV infeksiyonu. HBV DNAB. özellikle üçüncü üç ayda mortalite %25 gibi oldukça yüksektir. Dehidratasyon diğer çocuk ishali etkenlerinin yol açtığından çok daha şiddetlidir. Hepatit A Virüsü infeksiyonuna oldukça benzeyen klinik belirti ve bulgularla seyreder. C. ateş. HBV infeksiyonları olamaz. Genellikle 39-400C yüksek ateş. Kuluçka süresi 1-7 gündür. erişkinlere oranla daha ağır seyreder. boğaz ağrısı. Olgumuzda anti-HAV IgM negatif ve anti-HBc IgM negatif verildiğine göre bu olgu asla akut HAV. Gebelerde çok ağır seyreden böyle bir viral hepatit tablosu vardır.

d. Görülme sıklığına göre. Akut dönemden birkaç ay (2-6 ay) sonra antiHIV pozitifleşir (serokonversiyon). Tekrarlayan vulvovajinal kandidoz Zona zoster Basiler anjiyomatöz Tuboovaryan apse Đnatçı yaygın LAP HIV infeksiyonu/AIDS Klinik Sınıflaması: • Kategori A: Asemptomatik ve klinik-latent dönem tablolarını kapsar. CD4+ T lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. Cevap: A 216. Candida albicans C. makülopapüler döküntüler. semptomatik HIV infeksiyonu döneminden yaklaşık 1-2 yıl sonra AIDS gelişimine tanık olunur.DrTus. E. servikal LAP. adale ve eklem ağrıları. bulantı. Đmmün yetmezlik gelişimi-Klinik AIDS: Tedavisiz olgularda. Semptomatik HIV infeksiyonları: Uzunca bir dönem sessiz kalan olgularda. B. immün yetmezlik dönemine yaklaşıldığını haber veren hastalıklar gelişmeye başlar. Hastanın yapılan tetkikleri sırasında anti-HIV 1+2 ve Western-Blotting testleri pozitif olarak bulunuyor. b. Cryptococcus neoformans B. Đntrasellüler patojenlerin neden olduğu fırsatçı infeksiyonlar ve fırsatçı tümörler gelişir. ateş (en sık). Basiler anjiyomatöz Oral ve tekrarlı vulvovajinal kandidoz Zona Listeriyoz Đmmün trombositopenik purpura Servikal displazi. lezyonlardan alınan örneklerin direkt mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan mayalar görülüyor. CD4+ T lenfosit sayısının 400/mm3’ün altına inmesi ile. in situ serviks kanseri Tubo-ovaryen apse ile komplike pelvik inflamatuvar hastalık Periferik nöropati AIDS’e ilerleme semptomları (ARC) Saçlı oral lökoplaki • Kategori C: Klinik AIDS tablolarını sergileyen hastalar bu grup içinde yer alır. Aspergillus fumigatus 95 . Klinik-latent dönem: Primer infeksiyondan sonra klinik olarak (kronik) latent dönem başlar. ishal. c. Damar içi ilaç bağımlısı yetişkin bir erkek hasta yutma sırasında boğaz ve göğüs arkasında ağrı yakınmaları ile başvuruyor. Anti-HIV testi ve HIV RNA pozitif olarak saptanan bir kadın hastada aşağıdaki klinik tablolardan hangisi CDC (Centers for Disease Control) kategori B ile uyumlu değildir? A. kusma ve aseptik menenjit tabloları sergileyebilir. Akut retroviral sendrom Asemptomatik infeksiyon Persistan jeneralize LAP • Kategori B: Semptomatik HIV infeksiyonu tablolarıdır. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. D.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 95 bulunmayabilir. Hastaya yapılan endoskopide özofagusta eritemli zeminde beyaz kümeler şeklinde lezyonlar görülüyor. Olguların %50-70’inde ise inatçı genel LAP (PGL) gelişebilir. farenjit. Bazılarında ise infeksiyöz mononükleoz benzeri bir tablo (akut retroviral sendrom) gelişebilir. Cevap: E 217. Bu dönemde viral latens yoktur. C.

Bu hali ile melanositik bir lezyona ya da papülloskuamöz bir erüpsiyona benzer. Özofagusta eritemli zeminde beyaz plaklar görülür.) dikkat çekicidir. Kalıcı hücresel immünite defekti olan şahıslarda lokal (tırnak. C. zeminde yatan immünite problemi olduğu için kısa süreli antifungal tedavi ile sağaltılamazlar. Hastanın yapılan muayenesinde sert damakta peteşiler. AIDS’de gelişenlerde oral kavite tutulumu fazladır. %20 olguda HIV infeksiyonunun AIDS’e ilerlediğini ortaya koyan ilk bulgudur. tenosinovit vb. Özofajit. tümörün immatür mezenşimal hücrelerden kaynak almış olabileceği söylenebilir. hatta yıllarca sürebilir. boyun. Çocukluk dönemi aşıları konusunda yeterli bilgi alınamayan hastada tanıya yönelik olarak öncelikle yapılması gereken serolojik araştırma aşağıdakilerden hangisidir? A. giderek rengi koyulaşarak büyümüş ve papüler bir lezyona dönüşüyor. Çağdaş görüşe göre iki sistemden hiçbirisine ait olmadığı. HIV infeksiyonu/AIDS olgularında görülen Kaposi sarkomu. Cevap: B 96 . Gövde. Özellikle kadınlarda fazla (>%30) olmak üzere eklem tutulumları (artralji. E. E. Sorun. C. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Mukozal yüzeyler. el bileklerinde ağrı ve vücudunda yaygın döküntü yakınmaları ile başvuruyor. artrit. aşı uygulaması sonrasında da görülebilir. Histoplasma capsulatum E. Bu ilk lezyonlar genişler. Birkaç haftada kaybolsa da bazen aylarca. Non-Hodgkin lenfoma Hodgkin lenfoma Bazal hücreli karsinom Kaposi sarkomu Yassı hücreli karsinom Kaposi sarkomu: Damar endoteline ait olduğu kabul edilmekle birlikte. Ateş. boyun arka kısmında şişlik. Görülme sıklığı çok fazla (%20-40) olan endojen bir mantar hastalığıdır. prolifere olan endotelin lenfatiklere mi. Kandida özofajiti ağır bir tablodur. Pneumocystis carini 96 Kronik mukokutanöz kandidoz: Gelişmesi sürpriz olarak karşılanan ciddi kandidoz tablolarıdır. asemptomatik eritematöz makül şeklinde başlar. Eklem tutulumu. Rubeola IgM Rubella IgM Anti-VCA IgM Sitomegalovirüs IgM Mumps IgM Adelösan Dönemde ve Erişkinlerde Kızamıkçık: Pediatrik gruba göre klinik belirtilerin şiddeti ve komplikasyonları daha fazladır. ancak geçicidir. tümör dokusunda Kaposi Sarkom Associated Herpesvirus (KS/AV. pretibial bölgede eritemli. Bazı olgularda visseral organ tutulumu da görülür.DrTus. Türü ne olursa olsun tüm Kaposi sarkomu olgularında. Lezyondan alınan biyopsi sonucunda mezenşimal kökenli hücrelerden gelişen bir malignite olduğu saptanıyor. Cevap: D 219. renk koyulaşır. AIDS olgularında en sık (%10-25) görülen malignitedir. Diğer türlere göre. yoksa diğer kan damarlarına mı ait olduğu tartışmaları süregelmiştir. Carpal-Tunnel sendromu. D. Cevap: B 218. Lezyonlar öncelikle ağrısız. HHV-8) belirlenmiştir. başta gastrointestinal ve respiratuvar sistemler olmak üzere birçok visseral organ tutulabilir. posterior servikal ve suboksipital bölgede birleşme eğiliminde LAP ile birlikte yüz ve gövdede seyrek makülopapüler döküntüler saptanıyor. CDC kategori C HIV infeksiyonu bulunan erişkin bir erkek hastanın sol bacağında. vajina gibi) bir yerleşimin yayılması sonucunda gelişir. Yirmiüç yaşındaki bir kadın hasta ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. halsizlik ve üst solunum sistemi belirtileriyle başlar. B. trakeit. el bilekleri ve dizler en çok tutulan eklemlerdir. B. pek çok cilt bölgesini tutabilir. kol ve bacaklarda daha sık olmakla birlikte. D. bronşit gibi derin kandidozlar çok önemli AIDS delilleridir. maküler bir lezyon ortaya çıkmış. Đnterfalanjial el eklemleri.

Sözü edilen anomalilere neden olabilen en olası konjenital infeksiyon aşağıdakilerden hangisidir? A.Kemik anomalileri Cevap: C 221. katarakt ve sensörinöral tipte işitme kaybı saptanıyor. Ateş. D. Trombositopeni 7. ASD. sensorinöral sağırlık ve progressif rubella panensefaliti (>10 yaşta) görülür. HLA DR3 varlığında fazla) 12. Hepatit C virüsü B. Toksoplazmoz Kızamık Kızamıkçık Sitomegalovirüs Suçiçeği Konjenital Rubella Sendromu: 1. mikrosefali. Epstein-Barr virüsü 97 . mikroftalmi. mikroftalmi. 4.Đmmün yetmezlik tabloları 11.Diabetes mellitus (tip I. Yenidoğan bir erkek çocukta mental retardasyon. D.Cilt döküntü ve kanamaları (kemik iliği problemleri) 10. foramen ovale açıklığı. HBsAg Anti-HCV Anti-HEV IgG Anti-HBc IgM Anti-HAV IgM HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: Kronik olgularda karaciğer ultrasonografisinde karaciğer steatozu görülür. Hepatit 6. En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. HCV infeksiyonu. C. pulmoner stenoz. B. C. 3.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 97 220. ağrısız lezyonlar görülüyor. Cevap: B 222. VSD. iris hipoplazisi. Mental retardasyon. kas ve eklem ağrıları ve peteşiyal döküntü yakınmaları nedeni ile izlenen yetişkin bir kadın hastanın yapılan tetkikleri sonucunda esansiyel mikst kriyoglobülinemiye bağlı vaskülit tanısı konuluyor. Yetişkin bir erkek hasta yüz ve ellerinde daha belirgin olan yaralar çıkması nedeni ile başvuruyor. miyokardit. HSK gelişim riski fazladır. mikrosefali. E.Diğer endokrinopatiler 13. pigmenter retinopati. Göz: Katarakt. Bu hastada bir sonraki aşamada öncelikle yapılması gereken serolojik test aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. esansiyel mikst kriyoglobülinemi gelişiminin ana nedenidir. spastik kuadriparezi.DrTus. E. Pnömoni 9. Kalp: Patent ductus arteriosus (PDA). Hepatosplenomegali 8. ensefalit. Đntrauterin gelişme geriliği 5. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). hidrosefali. glokom. Kronik hepatit C nedenli siroz olgularının %50’sinde saptanır. Yapılan muayenesinde özellikle güneşe maruz kalan vücut bölümlerinde ülsere. Yapılan Dermatoloji konsültasyonu sonucu porfiria kutanea tarda tanısı konulan hastada öncelikle araştırılması gereken viral infeksiyon etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. B. Merkez sinir sistemi: Sıktır. 2.

Lokal yara tedavisi. Belirtiler erişkin çağda başlar. Etkinliği kanıtlanmamakla birlikte. Yara hemen sütüre edilmelidir. Đnfekte olmuş. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. PAN ve agranülositoz gibi komplikasyonlar görülebilir. porfiria kutanea tarda. C. Parvovirüs B19 D.DrTus. 0. tilkiler. Klorokin ve venaseksiyon tedavisinden yararlanılabilir. ancak hastalığı asemptomatik olarak veya çok hafif belirtilerle geçiren yabani tavşanlar. insan ve hayvanlara kenelerle bulaştırılan bir Bunyaviridae-Nairovirüs infeksiyonudur. Hastalığın ağır formunda akut ikterik hepatit. Alınan anamnezde yaklaşık bir yıl önce benzer bir olay nedeniyle tam doz kuduz aşılaması yapıldığı öğrenilen hastanın yapılan muayenesinde sol bacak arka yüzünde yaklaşık üç cm uzunlukta. mezanjiyoproliferatif glomerülonefrit. pigment değişiklikleri ve kıllanmada artış görülür. ışığa maruz kalan cilt bölgelerinde büllöz lezyonlar. Bir sokak köpeği tarafından. koagülopati. Yara sabun ve su ile yıkanmalıdır. Isırılan şahıs hemen aşılama programına alınır. Cevap: A 223. Yaranın acilen sabunlu su ile temizlenmesi. güneş ışığına duyarlılığın artması. bir saat önce. 7 ve 28. 98 .com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI C. Yukarıda tanımlanan klinik tablo ile ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır? A. Bir hafta önce bir Uzakdoğu ülkesinden dönen erişkin bir kadın hasta ateş. Uygun tedaviye rağmen mortalite %50’ye ulaşabilir Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi. Ayrıca. Hepatit B virüsü E. Viremik hasta kanının transfüzyonu yolu ile de bulaş tanımlanmıştır. B. kriyoglobülinemidir (esansiyel mikst tipte). daha sonra ise cilt ve mukozalarda peteşiyal-purpurik döküntülerle birlikte diş etlerinde kanamalar ortaya çıkıyor. Cevap: D 225. Cevap: C 224. 0 ve 3. Özgül bir tedavisi yoktur. çok gerekmedikçe sütür atılmamalıdır. Olgularda lökopeni ve ağır trombositopeni dikkat çekici düzeydedir. 20 IU/kg HRIG yarısı yara çevresine. virüsler. virüsü derin dokulara veya nöronlara iletme riski nedeniyle. peteşiyal cilt döküntüleri ve ciddi visseral kanamalar görülebilir. Evcil ve yabani hayvanlar veya göçmen kuşlar tarafından da bulaştırılabilir C. Yaraya. Atılacaksa önce bölgeye immünglobülin uygulanır. baş ağrısı ve ishal yakınmaları gelişiyor. Tedavide ribavirin kullanılabilir E. bulantı. yarısı ise gluteal kas içine olmak üzere uygulanmalıdır. kuduzdan korunmanın ana ilkesidir. D. ribavirin kullanımı önerilmiştir. bacağından ısırıldığını ifade eden yetişkin bir kadın hasta acil servise başvuruyor. Trombosit süspansiyonu tedavisi yaşam kurtarıcı olabilir. günlerde birer doz HDCV aşısı yapılmalıdır. skarlaşma. Tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen olguların %10-50’si kaybedilir. E. kusma. en çok görülen porfiria türüdür. Porfiria kutanea tarda. Virüs göçmen kuşlarda da belirlenmiştir. Daha çok yaz ve sonbahar aylarında salgınlar yapar. ülserleşme. yaygın damar içi pıhtılaşması (DIC). infekte insan veya hayvan sekresyonlarına temastan 5-6 gün sonra yüksek ateş. trombositopeni. hormonlar) faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Lökositoz ve trombositoz en dikkat çekici laboratuvar bulgularıdır D. baş ağrısı. kas-eklem ağrıları. baş ağrısı. Bu hastanın korunması için öncelikle yapılması gereken girişim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Kuduz gelişimini %90 önler. Üç gün önce kene tarafından ısırılan bir çiftçide yüksek ateş. Karaciğer demir miktarındaki artış nedeniyle kanser riski de fazladır. cilt altına kadar inen laserasyon saptanıyor. sığır ve koyunlar gibi çiftlik hayvanları ve evcil hayvanların kan ve lenfası ile temasın da bulaşta etkili olduğu bilinmektedir. ishal ve yaygın miyalji ile başlar. Genetik (üroporfirinojen III dekarboksilaz gen mutasyonu) ya da non-genetik (fazla demir alımı. Kene ısırmasından 1-3 gün. kas-eklem ağrıları. kuduzdan korunmada en etkili yöntemdir. Bunyaviridae içinde yer alan bir etken tarafından oluşturulmuş olabilir B. Rubeola virüs 98 HCV infeksiyonunun komplikasyon ve sekelleri: En sık gelişen karaciğer dışı otoimmün patoloji. aplastik anemi. tiroidit.

hiperkeratotik lezyonlar görülüyor. üşüme ve titreme ile yükselen inatçı bir ateş. baş ağrısı. Hastalar lenfopeniktir. Mantar. hatta bazı serilerde %20’lere ulaşmıştır. sırt ve boyunda kahverenginde yuvarlak-oval ve renk değişimi dışında belirti vermeyen lezyonlar vardır. Trichosporon beigelii B. Her iki ayak baş parmaklarının tırnaklarında sararma. Tedavide %2 selenyum sülfitli losyon.DrTus. Yuvarlak maya formları ve kısa hifler halinde ürer (spagetti ve köfte görünümü). Bunu. Malassezia furfur E. Doku kültürlerinde etkenin üretimi. dispne ve olguların %10-20’sinde yapay solunum desteği gerektirecek şiddette akut solunum yetmezliği gelişir. D. Trichophyton rubrum C. Microsporum canis B. kan ve dışkıda aranması ve özgül antikorların araştırılması (EIA) ile özgül tanısı konulmaktadır. yaygın interstisyel infiltrasyon görülüyor. Lipidden zengin parenteral nütrisyon uygulananlarda ise kateter kaynaklı invazif hastalık tablolarına yol açabilir. nazofarinks sürüntüsü. Yaz tatili dönüşünde gövdesinde gelişen lekeler nedeni ile başvuran yetişkin bir kadın hastanın yapılan muayenesinde. Gövdenin üst kısmında.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 99 öksürük ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuruyor. hızla ilerleyen. gövde üst kısmında kahverengi. yuvarlak. C. kaşıntısı ve ağrısı olmayan. Epidermophyton floccosum Malassezia furfur. stratum corneum’u aşmaz. B. Sonraki hafta içinde ateş tekrar yükselir. E. Hızla solunum yetmezliği gelişen ve mekanik ventilasyon uygulanmaya başlanan hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında öncelikle düşünülmesi gereken klinik tablo ve etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A. akciğer hasarının derecesi hakkında fikir verebilir. moleküler yöntemlerle (PCR) virüsün balgam. Akciğer grafilerinde. Mortalite %10. Bu hastadan alınan örneklerin kültürlerinden aşağıdaki etkenlerden hangisinin izole edilmesi beklenmez? A. Kuru öksürük. Çoğu olguda birkaç gün içinde ateş düşer. kabalaşma ve şekil bozukluğu yakınmaları ile Dermatoloji polikliniğine başvuran yetişkin bir erkek hastanın ayak tırnaklarından alınan kazıntıların doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar saptanıyor. iki taraflı. Microsporum canis D. azollü kremler veya 5-10 günlük 200 mg/gün oral ketokonazol veya itrokonazol tedavisi etkilidir. Trichophyton schoenleinii 99 . halsizlik. üremek için yağ asitlerine gereksindiği için ciltteki sebumdan zengin bölgelerde kolayca kazınabilen seboreik hiperkeratoz tarzında bir hastalık (Ptyriasis versicolor) oluşturur. Serumda saptanan yüksek LDH düzeyleri. Cevap: E 226. Trichophyton rubrum C. kas ve eklemlerde rijidite ve miyalji semptomları izler. Ebola-Marburg Hastalığı – Filovirus Đnfluenza – Đnfluenza virüs (H5N1) Dangue – Bunyavirus Hantaan virüs pulmoner sendromu – Bunyavirüs SARS – Coronavirus Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu Coronavirus (SARS-CoV) infeksiyonunun kuluçka süresi ortalama 6 (2-10) gündür. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yaygın interstisyel infiltrasyon görülür. Yapılan kan tetkiklerinde lenfopeni ve LDH yüksekliği dikkati çeken hastada çekilen akciğer grafisinde iki taraflı. Gelişmesinde ısı ve nem gibi lokal konak faktörleri etkilidir. Cevap: D 227.

Trichophyton schoenleinii. Epidermophyton floccosum Trichophyton mentagrophytes Trichophyton tonsurans Microsporum canis Trichophyton rubrum Tinea pedis (atlet ayağı): Karşılaşılan en sık dermatofitozdur. Hem saç hem cilt hem de tırnağı infekte ederler. Cevap: A 228. Mikrokonidyumu bulunmaz. Amatör sporcu olduğunu söyleyen 18 yaşındaki bir erkek hasta. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI D. E. Trichophyton mentagrophytes E. On yaşındaki bir kız çocuğu saçlarının bir kısmının dökülmesi yakınması ile getiriliyor. C. Epidermophyton floccosum 100 • Trichophyton: Trichophyton rubrum. Ayak sırtı ile taban cildi sınırında başlar. ortası soluk ve pullanmış lezyonlar görülüyor. D. Mikrokonidyumu bulunmaz. B.DrTus. D. B. asla tırnağı etkilemezler. kasıklarında kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. E. Microsporum gypseum önemli türlerdir. • Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. Saçı ve deriyi tutarken. Microsporum audouinii. Trichophyton tonsurans Epidermophyton floccosum Microsporum gypseum Trichophyton rubrum Microsporum canis Epidermophyton: Tek tür Epidermophyton floccosum’dur. veziküllü ve kaşıntılı özelliktedir. deride ise eritem ve püstüller olduğu görülüyor. Cevap: B 229. Çoğunlukla makrokonidyumlar yaparlar. Tanımlanan klinik tablonun etkeni aşağıdakilerden hangisi olamaz? A. En fazla saptanan etkenler (sırası ile) Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. D. Hastanın yapılan muayenesinde her iki inguinal bölgede. C. Trichophyton mentagrophytes var interdigitale ve Trichophyton tonsurans dermatofitozdan soyutlanan en sık Trichophyton türleridir. Hastanın yapılan muayenesinde saçlı deride bir alanda saçların çıkış yerinden birkaç milimetre sonra kırılarak döküldüğü. uyluklara doğru yayılan. kenarları eritemli ve kabarık. • Microsporum: Microsporum canis. C. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. B. Ayak parmakları arasında kaşıntı yakınması ile başvuran 20 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan muayenesinde her iki ayak dördüncü ve beşinci parmaklar arasında ki ciltte fissürleşme ve maserasyon görülüyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. interdigitale’dir. Tinea inguinalis – Trichophyton rubrum Tinea corporis – Epidermophyton floccosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum 100 . Cevap: E 230. Genelde mikrokonidyum yaparlar. Ayak parmakları arasında lezyonlar sulu. Lezyonun kenarlarından alınan kazıntının %10 KOH ile muamelesinden sonra yapılan mikroskopik incelemesinde raket şeklinde makrokonidyumları olan fungal yapılar görülüyor. Cildi ve tırnakları tutarken asla saç infeksiyonuna yol açmaz.

Bölgesel ve kalıcı kelliğe yol açar. sağ yanağında sakal bölgesinde kaşıntı ve kızarıklık yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Yapılan muayenesinde yuvarlak. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen yedi yaşındaki bir erkek çocuğun yapılan muayenesinde saçlı deri frontal kısmında kötü kokulu. Oluşan tabloya favus denir. Hastalık oldukça bulaşıcıdır. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Cevap: C 101 . Cevap: D 232. Bu hastada en olası tanı ve en sık yol açan etken aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Genellikle penis ve skrotumu etkilemez. Çevrede pullanma. C. Saç içinde tüneller oluşturur. ciltten çıkış yerinde kırılır. Trichophyton schoenleinii Microsporum canis Trichophyton verrucosum Epidermophyton floccosum Trichophyton tonsurans Saç kökü ve içinin infeksiyonuna endotriks infeksiyon denir. saçı medullasına kadar invaze eder. B. eritemli bir lezyon görülüyor. Cevap: E 233. D. Tinea capitis – Trichophyton tonsurans Favus – Trichophyton schoenleinii Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Tinea cruris – Epidermophyton floccosum Tinea barbae: Hayvancılıkla uğraşanların hastalığıdır. B. B. Genç erkek (asker. Çocuklarda en sık etken Trichophyton tonsurans’tır. C. interdigitale tarafından oluşturulan sakal cildi dermatofitozudur. C. Saç. atlet) hastalığıdır. Saç dökülmesi yakınması ile getirilen sekiz yaşındaki bir kız çocuğunun yapılan muayenesinde saçlı derinin normal görünümde olduğu ancak. Cevap: D 231. eritem gibi yangısal reaksiyonlar nadiren görülür. Alınan saç kılı örneklerinin mikroskopik incelemesinde saç kökü ve içine yerleşmiş fungal yapılar görülüyor. Tedavi edilen olgunun daha sonra yapılan kontrollerinde saç kaybının kalıcı olduğu görülüyor. Etkenleri Epidermophyton floccosum veya Trichophyton rubrum’dur. E. D. sınırları belirgin.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI E. D. kabuklanmış lezyonla birlikte saç dökülmesi saptanıyor. Trichophyton verrucosum (en sık). Alınan kazıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde fungal yapılar görülüyor. saç tellerinin çıkış yerinden kırılarak döküldüğü görülüyor. Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes var. Saçlı deride inflamasyon ve pis kokulu kabuklanma (skutula) görülür. Puberte sonrasında görülür.DrTus. E. Tinea unguium – Trichophyton rubrum 101 Tinea inguinalis (cruris): Kasıklarda gelişen kaşıntılı dermatofitozdur. E. Yetişkin bir erkek hasta. Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Favus – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Siyah piedra – Piedraia hortae Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Trichophyton schoenleinii. Sıklıkla bakteriyel süperinfeksiyonlarla komplikedir.

Id reaksiyonlularda intradermal uygulanan trikofitin ile tüberkülin tipi (Tip IV) ADR gelişimi saptanır. Lezyonlarda artrospor veya hif bulunmaz. veziküller ve püstüller görülür. B. Bunlar daha sonra ülserleşir. C. kaşıntılı.DrTus. Tablodan. mantar antijenlerinin tetiklediği immün mekanizmalar sorumludur. Saç örneklerinin mikroskopik incelemesinde ise saç teli gövdesinin dışını tutan fungal yapılar görülüyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 102 234. Yapılan muayenesinde el ve el bileğinde ülserler ile birlikte ön kolda ağrısız eritemli cilt altı nodül ve lenfanjit saptanıyor. Yapılan muayenesinde sol temporal bölgede. Kerion celsi – Trichophyton verrucosum Favus – Trichophyton schoenleinii Tinea barbae – Trichophyton verrucosum Kerion celsi – Trichophyton schoenleinii Beyaz piedra – Trichosporon beigelii Tipik dermatofitoz lezyonlarına tinea adı verilir. Cevap: C 236. Bu hastada tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir? A. Tinea corporis C. ciltten kabarık ve hızla yayılan lezyonlardır. Keriona yol açan en sık etken Trichophyton verrucosum’dur. Lezyonlardan alınan örneklerin mikroskopik incelemesinde herhangi bir fungal yapı görülmüyor. Buna kerion celsi denmektedir. Anüler. E. ellerinde yeni ortaya çıkan. Cevap: D 102 . Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. saçlı deri cildinde süpüratif lezyonla birlikte saç kaybı olduğu saptanıyor. Bölge lenfatikleri kalın olarak ele gelir. kaşıntılı kabarcıklar yakınması ile başvuruyor. Tinea unguum E. Olay kronikleşir. Daha çok el ve ayaklarda küçük folliküler papül. Antropofilik dermatofitlerle gelişenler ise kronikleşmeye daha meyillidir. D. Bulaşın olduğu ekstremite bölgesinde tipik olarak ağrısız eritematöz subkutan nodüller gelişir. Lenfatik yayılım sonucunda buna yakın proksimal bölgelerde yenileri oluşur. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. C. Alınan cilt örneklerinin mikroskopik incelemesinde mikrokonidyumlar oluşturan fungal yapılar görülüyor. Tinea manuumB. Özellikle ektotriks infeksiyonlarda olay eskidikçe lezyon piyojen karakter kazanır. Kısa süre önce tinea pedis tanısı konularak lokal antifungal ilaçlarla tedavisine başlanan yetişkin bir kadın hasta. Maduramikoz Kromomikoz Lobomikoz Sporotrikoz Histoplazmoz Lenfo-kutanöz sporotrikoz: Olguların %80’inde görülen klinik tablodur. Cevap: A 235. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Yapılan muayenesinde her iki el dorsalinde papül ve veziküller saptanıyor. B. Đd reaksiyonuD. Lezyonun ortasında çok az inflamasyon vardır. Başka bir deyişle mantar antijenlerine karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur. E. D. pullanmış. tinea bölgesi dışında. Ondört yaşındaki bir erkek çocuk saçlı deride yara ve buna bağlı saç dökülmesi yakınmaları ile başvuruyor. Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta sağ eline diken batmasından sonra gelişen ağrısız yaralar nedeni ile başvuruyor. Zoofilik dermatofitlerle gelişenler daha çok inflamasyonla ve hatta püstüllerle (kerion) seyreder. Travma sonucu bitkilerden bulaşır (çiçekçi hastalığı). Genelde sistemik belirti vermez ve laboratuvar olarak normaldir. genellikle el parmaklarında dermatofitid veya kısaca id reaksiyonu adı verilen bir tablo tanımlanmıştır. Maduramikoz Tinea pedis’li bazı hastalarda. dış sınırı ise kırmızı renktedir. Tinea pedis tedavi edilince kendiliğinden iyileşir. Yapılan sistemik muayenesinde ve rutin laboratuvar tetkiklerinde herhangi bir patoloji saptanmayan hastadan alınan rutin kültürlerde herhangi bir bakteri izole edilmiyor. Ciltte akut veziküler ekzema türünde lezyonlar gelişir. Lenfatiklerde sert şişlikler oluşur.

En çok ayak sırtında.Çiftçilik yapan yetişkin bir erkek hasta. Toprak ve çürümüş bitkilerde yaşayan etken mantarlar. Apseler drene edildikten sonra yerlerinde boşluklar kalıyor. Sıklıkla orta yaş grubundaki çiftçi erkeklerde görülür. kemik ve kasta ağrısız lezyonlarla seyreder. kafa ve boyunda. drene olmaya eğilimli granülom ve apseler (miçetom) meydana gelir. nadiren eller. ağrısız. Bağ dokusu ve kemik dokularda süpüratif. kronik. E. El ve ayakta apselerle seyreden lokal. C. ayakta miçetom+endure şişlik+cerahat boşaldıktan sonra çok sayıda boşluk. apse ve granülomlar görülmüştür. Önce ciltte inflamasyon oluştururlar.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 103 237. fasya.DrTus. içinden irin akan şişlik yakınmaları nedeni ile başvuruyor. Cevap: A 103 . son üç ay içinde yavaşça gelişen.Sporothrix schenckii Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi Maduramikoz – Nocardia asteroides Zigomikoz – Rhizopus sp. Önemli triad. Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. yavaş gelişimli bir infeksiyondur. Cilt. cilt altı ve kemik dokuları tutan. D. B. Yapılan muayenesinde ayak sırtında cilt. sonra cilt altına invaze olurlar. cilt altı. Miçetom – Madurella mycetomatis Sporotrikoz . travma sonucunda dokulara geçer. yaralanan ve toprakla temas eden bölgelerde gelişir. sağ ayak sırtında.

Bu hastadaki tanımlanan lezyon ve en sık rastlanan etkeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Pneumocystis cariniB. verriköz ve yer yer siyahımsı noktalanmalı bir hal alır. Uzun bir süre önce dahi olsa. Bronkoalveoler lavaj örneklerinin Giemsa ile boyanmasında ise alveoler makrofajlar içinde tomurcuklanmış. Lenfatik yayılımla daha uzak bölgelere ulaşabildiği gibi.DrTus. siyah noktalar içeren verrüköz lezyonlarla birlikte sağ bacakta yaygın lenfödem saptanmıştır. bölünmemiş mantar hücresi kümelerinin (sklerotik cisimler) görülmesi veya kültür ile tanıya varılabilir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer apeksinde kavite oluşumu görülen hastadan doğrudan ve bronkoalveoler lavaj yöntemi ile alınan balgam örneklerinin aside dirençli boyaması negatif olarak bildiriliyor. C. Phialophora. Verrüköz lezyonlardan alınan kazıntı örneklerinin mikroskopik incelemesinde kahverengi hiflerle birlikte bölünmemiş mantar hücresi kümeleri (sklerotik cisimler) görülüyor. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık üç ay önce sağ ayak sırtına diken battığı öğreniliyor. Maduramikoz – Nocardia asteroites Zigomikoz – Rhizopus sp. oval maya hücreleri görülüyor. Lezyonlar kaşıntılı. tipik olarak verriköz. Coccidioides immitis E. 104 . Bu nedenle çoğu olguda medikal tedavi gereklidir. ateş.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 104 238. Lezyonlar. Cevap: B 239. 1. küçük ve pembe bir papül ile başlar. küçük. Đki ay önce bir mağara keşfine katıldığını ifade eden bir araştırmacı. Histoplasma capsulatum D. Tedavide lezyon küçükken cerrahi olarak veya kriyoşirurjikal olarak çıkarılması yeterli olabilir. Asemptomatik infeksiyon: Sadece akciğer filminde belirlenir. ancak çoğunlukla ağrısızdır. Kaşıntılı. B. Hastanın yapılan muayenesinde ayak sırtında ağrısız. Aspergillus fumigatus Histoplazmoz. E. toprak ve çürümüş bitki mantarlarınca oluşturulur. Lezyonlardan alınan kazıntıda tipik kahverengi hiflerin ve birleşik halde duran. sklerotik ve hiperplazik cilt değişiklikleri şeklinde görülen keratolitik apselerden ibarettir. öksürük. Yetişkin bir erkek hasta sağ bacağında şişme yakınması ile başvuruyor. kanlı balgam çıkarma yakınmaları ile başvuruyor. Cladosporium ve Exophiala gibi gri-kahverengi hifler oluşturan. Burası iyileşirken yanında yenileri çıkar ve gruplar halinde. Candida albicans C. Kromomikoz – Fonsecaea pedrosoi. kaşıntılı. hatta elefantiyaz gelişimine de yol açabilir. lenfadenit nedeni ile tıkanma sonucu bölgede lenfödem. Fonsecaea pedrosoi (en sık). patogenezi ve kliniği tüberküloza benzeyen bir hastalıktır. Lezyon tamamen çıkarılamamışsa nüksler gelişir. geçirilmiş travma öyküsü önemlidir. Sporotrikoz – Sporothrix schenckii. Yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Miçetom – Madurella mycetomatis. Cilt ve cilt altında lokalize kronik fungal infeksiyondur. D.

dispne. akciğer infiltrasyonu görülür. 4. immünite problemi yaşayanlarda görülen kronik pürülan bir menenjittir. Tanı. Hastadan alınan periferik yaymanın incelenmesinde monositlerin sitoplazmasında tomurcuklanmış maya hücreleri görülüyor. D. C. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. B. LAP gelişir. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. bulantısız şiddetli kusmalar. Candida albicans Cryptococcus neoformans Kriptokok menenjiti. fatal seyreder. Hastanın yapılan muayenesinde dil ve orofarinkste ülserler. C. hemoptizi. B. AIDS nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir kadın hasta. Cevap: E 242. hepatosplenomegali. Non-Hodgkin lenfoma nedeni ile tedavi edilmekte olan yetişkin bir erkek hastada son bir hafta içinde gelişen baş ağrısı. bulanık olarak görülür. kişilik değişiklikleri nedeni ile lomber ponksiyon yapılıyor. son iki hafta içinde yavaşça gelişen baş ağrısı.000/mm3’ün altındadır ve nötrofil sayısı lenfosit sayısından daha fazladır. basıncı artmış olan BOS gri renkli. 105 . BOS’ta hücre sayısı genelde 1. antijen saptanması ile pekiştirilebilir. pürülan balgam. Cevap: A 241. hiler LAP.DrTus. E. Yapılan lomber ponksiyonda. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Candida glabrata Cryptococcus neoformans Blastomyces dermatitidis Progressif dissemine histoplazmoz: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. Lomber ponksiyon yapılan hastanın BOS incelemesi bulguları aşağıdaki gibidir: Basınç Renk Görünüm Hücre Protein Glukoz : : : : : : Artmış Gri Bulanık 350/mm (%60PMNL) 3 Artmış Azalmış Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 105 2. 3. LAP gelişir. özellikle AIDS olgularında dil ve farinkste ülserler. E. Kronik kaviter hastalık: Öksürük. Reaktivasyon sonucu gelişen apikal akciğer tüberkülozuna benzer. sol kolunda ve bacağında güç kaybı yakınmaları ile başvuruyor. hepatosplenomegali. CD4+ T lenfosit sayısı 40/mm3 olan erişkin HIV infeksiyonlu bir kadın. kusma. Miliyer tüberküloza benzetilebilir. apekste kavite. D. BOS örneklerinin çini mürekkebi ile boyanarak incelenmesinde boya almayan geniş boşluklar içinde çiftler halinde bulunan maya hücreleri görülüyor. akciğer infiltrasyonu ile erişkinlerin primer tüberkülozuna (Ghon kompleksine) benzer. Cevap: C 240. servikal ve aksiller LAP ile birlikte hepatosplenomegali saptanıyor. fatal seyreder. Mycobacterium tuberculosis Toxoplasma gondii Rhizopus sp. Progressif dissemine hastalık: Đmmünitesi defektif veya bir nedenle baskılanmış hastalarda septik ateş. ateş nedeni ile getiriliyor. Primer akut akciğer hastalığı: Grip gibi tablo.

uzun süreli kostikosteroid veya immünsüpressif tedavi kullanımı ve hematolojik maligniteler söz konusu ise. Kandidüri E. D. Tanımlanan klinik ve laboratuvar tablo aşağıdaki fungal infeksiyonlardan hangisinin görülme riskini artırır? A. Damar içi ilaç bağımlısı olduğu öğrenilen yetişkin bir kadın hasta. endokardit: Uzun süre uygulanmış olan IV ve üriner kateterizasyon. C. Oral kandidoz C. E. sistemik kandidoz. antijen saptanması ile konur. sistemik mikoz etkenlerinin aksine tanı. üriner sondalı hastaların idrarında yoğun olarak Candida görülmesi patolojik bir durum olarak karşılanmamalıdır. Coccidioides immitis Candida krusei Candida tropicalis Cryptococcus neoformans Histoplasma capsulatum 106 Kriptokok menenjitinde tanı. Kolon kanseri nedeni ile kemoterapi görmekte olan yetişkin bir erkek hastanın mutlak nötrofil sayısının 450/mm3 olduğu görülüyor. Ayrıca BOS’un çini mürekkebi ile negatif boyaması ile de geniş kapsül ve blastokonidya görülebilir. nefes darlığı. Ancak. karaciğer. IV ilaç bağımlılığı ve hiperalimentasyon uygulamaları gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında gelişir. bu olgularda bir de kronik granülomatöz hastalık gibi bir fagosit fonksiyon bozukluğu. Cevap: E 244. bacaklarında şişme 106 . Esasen. Olguların %50-75’inde tanısaldır. dalak ve beyindir (menenjit). Đntertrijinöz kandidoz B. En çok etkilenen organlar böbrekler. Cevap: D 243. Mantarın kapsüler antijeni BOS ve serum gibi klinik örneklerde lateks aglütinasyonu ile aranabilir. BOS’dan etkenin üretilmesi mümkündür. B. çarpıntı. Bunun dışında üreaz testi ve nitrat redüksiyon testi ile de tanıya varılabilir. Bu olgularda sınırlı bir kandidemi yaşanması doğaldır. Kronik mukokutanöz kandidoz D. ateş. Candida sepsisi Kandidemi.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. yüksek mortaliteli sistemik kandidoz (Candida sepsisi) ve multifokal nodüler veya apse formunda organ kandidozları gelişebilmektedir. kalp (endokardit).DrTus.

AIDS nedeniyle antiretroviral tedavi almakta olan yetişkin bir erkek hasta göğüs arkasında ağrı. Ancak. Hastanın yapılan muayenesinde sternum alt ucunda 3⁄4 şiddetinde diyastolik üfürüm duyuluyor. Cevap: A 245. germ tüp testinin pozitif olduğu saptanıyor. D. Kemik iliği transplant alıcısı hastalarda Candida krusei ve Candida lusitaniae birlikteliği dikkat çekicidir. E. yapılan ekokardiyografik incelemede ise trikuspid kapağa yerleşmiş iri vejetasyon saptanıyor. yakınmalar menstruasyon sonrasında belirginleşir. B.DrTus. Candida tropicalis. hormon replasman tedavileri. Candida albicans vulvovajiniti olgularında hastaların daha önce antibiyotik kullanıp kullanmadıkları sorgulanmalıdır. B. vajinal kandidozda vajinal pH değişmez. Bu özellik. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi yukarıda tanımlanan klinik tablo için kolaylaştırıcı faktör değildir? A. Alınan kan kültürlerinde germ tüp oluşturmayan maya hücreleri izole ediliyor. peynirsi akıntı. Cevap: D 246. Hastalığın başlangıç döneminde vajinal pH yüksek ise etkenin mukozaya yapışması kolaylaşır. menstruasyon döneminden bir hafta önce başlar. bakteriyel vajinozlar ve trikomonal vajinitlerden ayrım açısından önemlidir. en sık izole edilen Candida türüdür. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı Kontrol edilmemiş diyabet Gebelik Vajinal pH > 5 olması Oral kontraseptif kullanımı Kandida vulvovajinit: Trichomonas vajinitlerinden daha sık görülür. Yetişkin bir kadın hasta vulvada kaşıntı ve peynire benzeyen vajinal akıntı yakınmaları ile başvurmuştur. D. slime tabakası üretebilmesine bağlanmaktadır.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 107 yakınmaları ile başvuruyor. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. En sık fungal etken.5’in altındadır. Son yıllarda (özellikle) Candida glabrata. Uzun süre flukonazol ile tedavi edilmesine rağmen klinik düzelme sağlanamayan olguda aşağıdaki antifungallerden hangisi tercih edilmelidir? 107 . Vajinal kandidozda kaşıntı (en sık semptom) ve çoğunlukla yoğun. Candida parapsilosis’in protez kalp kapak endokarditlerine de neden olabilme yeteneği. Genel bir ilke olarak. C. E. diyabet. C. vajinal ağrı ve yanma. 4. Candida krusei ve Candida parapsilosis infeksiyon sıklığında artış kaydedilmiştir. Diğer vajinit etkeni olan Trichomonas vaginalis infeksiyonunda ise tersine. Albicans dışı Candida endokarditlerinde bazı özellikler vardır: Lösemili hastalarda gelişen infektif endokardit olgularında Candida tropicalis sıklığı gittikçe artmaktadır. plaklardan alınan örneklerin doğrudan mikroskopik incelemesinde üzerlerinde blastokonidyumlar bulunduran psödohifler görülüyor. asidik pH’ta daha kolaydır. immünsüpresyon. disparoni ve eksternal dizüriden oluşan klinik tablo. oral kontraseptif kullanımı ve özellikle de gebelik gibi kolaylaştırıcı faktörler akılda tutulmalıdır. Yapılan endoskopik incelemede özofagus mukozasında eritemli zemin üzerinde beyaz renkli plaklar izleniyor. Candida parapsilosis Candida albicans Torulopsis glabrata Candida krusei Candida tropicalis Büyük vejetasyonlar ve yüksek mortalite riski ile bilinen Candida endokarditlerinde en sık etken Candida albicans’tır. Alınan akıntı örneğinin doğrudan mikroskopik incelemesinde psödohifler oluşturan maya hücreleri görülmüş. beyaz. psödohif gelişimi ve miçelyal fazın sürdürülebilmesi. yanma ve yutma zorluğu yakınmaları ile başvuruyor. Đntravenöz ilaç bağımlılarında gelişen endokarditlerde Candida parapsilosis. Bunun dışında. Candida albicans’tır (%8590).

AIDS olgularında gelişen özofajitlerde flukonazol. Kronik sinüzitlerin büyük bir çoğunluğundan sorumludur. dehidrate. ciddi oral. b) Allerjik-eozinofilik fungal sinüzit: Çevre havasında yoğun olarak bulunan Aspergillus fumigatus ve Curvularia lunata mantarlarına karşı gelişen allerjik bir patolojidir. Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer apeksinde yer alan kavite içinde. yuvarlak. Yapılan muayenesinde postnazal pürülan akıntı saptanan hastanın çekilen paranazal sinüs grafisinde sağ maksillar sinüste havalanma azalması ile birlikte hava-sıvı seviyesi varlığı görülüyor. Başlıca etkeni Aspergillus flavus’tur. Geniş bir üreme ısısı toleransları vardır. Allerjiyi körükleyeceğinden sinüs içindeki mantar debrislerinin ve allerjik müsinin cerrahi olarak temizlenmesi gereklidir. Aspergillus türleri. önemli bir sorunun başlangıcı olabilir. Cerrahi ve anti-fungal tedavi gerektirir. derin kandidozlarda ise amfoterisin-B kullanılmalıdır. ketokonazole göre daha üstün etkilidir. bitki çürümesinde etkindir. Ketokonazol Nistatin Đtrakonazol Flusitozin Vorikonazol 108 Kalıcı immün yetmezlik olgularında tekrarlı. Öncesinde akciğer tüberkülozu nedeni ile tedavi gördüğü öğrenilen yetişkin bir erkek hasta öksürükle birlikte kan gelmesi yakınması ile başvuruyor. granülomatöz fungal sinüzit tablosudur. Özellikle azol tedavisine rağmen sağaltılamayan özofajitlerde vorikonazol veya kaspofungin tedavisi tercih edilmelidir. E. On yıldır tip 1 diabetes mellitus tanısı ile izlenmekte olan yetişkin bir kadın hasta ateş. Cevap: C 248. Histoplasma capsulatum Coccidioides immitis Aspergillus fumigatus Blastomyces dermatitidis Aspergillus flavus Aspergillus.DrTus. Küf mantarıdır. 108 . Vorikonazol ve ekinokandinler. B. Genelde inflamasyon oluşturmaksızın sinüste kitle yakınmalarına neden olur. Bu yapının ucunda bulunan. D. C. vulvovajinal. C. Anatomi ve fizyolojiyi düzeltmek için cerrahi küretaj tedavisi uygulanır. D. Bununla birlikte. düzgün kenarlı radyoopak lezyon izleniyor. Çoğul dirençli türlerce oluşturulan. C. B. Candida albicans Histoplasma capsulatum Aspergillus fumigatus Mantar Sinüzitleri: a) Sinüste mantar topu: En çok maksiller sinüste görülür. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. azol direnci gösteren Candida türlerine etkilidir. En sık karşılaşılan etken Aspergillus fumigatus’dur. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. Aspergillus flavus Rhizopus sp. bronkoskopi ile alınan örneklerin incelenmesinde ise 450 açı ile dallanan septalı hifler ve bunlardan çıkan düz konidyoforlar içeren küf mantarı görülüyor. Kronik baş ağrısı. baş ağrısı. B. Kültürlerde kadife görünümü sergilerle r. progressif yüz şişliği ve görme bozuklukları (orbital apeks sendromu) başlıca semptomlar olabilir. E. D. Cevap: E 247. Sağ maksillar sinüsten ponksiyonla alınan örneğin incelenmesinde 450 açı ile dallanan septalı hifler içeren küf mantarı varlığı saptanıyor. hafif konidyumlarla insanlara bulaşır. Anti-fungal tedavi gerekmez. bir Candida türünde (Candida lusitaniae) amfoterisin-B direncinin bildirilmiş olması. Toprakta bol miktarda bulunur. Doğada ve insan dokusunda hep aynı formda (küf) bulunur.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI A. c) Kronik yavaş seyirli sinüzit: Bir immün yetmezlik olmaksızın. 450 açı ile dallanan septalı hifler ve hiflerden çıkmış düz konidyoforlar yapar. E. doğadaki en yaygın mantardır. özefagus ve cilt kandidozlarında (kronik mukokutanöz kandidozlarda) sürekli flukonazol süpresyonu önerilmektedir. aylar-yıllar içinde gelişen invazif. ciddi. burun tıkanıklığı yakınmaları ile başvuruyor. hızla ilerleyen.

Bu tablo. Ateş. ekstrasellüler yaşayan bir mantardır. saprofit küf mantarlarından olan Zygomycetes sınıfı. B. Hastalarda V. Mukormikoz etkenleri. kulak. septasız ve birbirine dik açı yapmış hifler yapma şeklindedir. Cevap: E 249. orbita. carotis interna trombozu. Akciğer filminde hilustan yayılan infiltrasyon ve akciğerde buzlu cam manzarası görülür. Absidia sp. sinsi başlangıçlı ve başka bir etkenin sorumlu tutulamadığı yüksek ateş ve pnömoni tablosu hastalığı düşündürmelidir. Tedavisiz olgular asfiksi ile ölür. Aseksüel üremeleri sporanjiyosporlar ile. yüz ve beyne yayılır. Cevap: B 250. Mucorales takımı. Rhizomucor sp. Serebral apseler belirlenebilir. 109 . Sabouraud dekstroz agara yapılan ekimlerde. E. Ellibeş yaşındaki bir kadın hasta ateş. kafa çifti tutulumları görülebilir. Yapılan tetkikler sırasında anti-HIV ve HIV RNA pozitif olarak saptanan hastanın CD4+ lenfosit sayısı 80/mm3 olarak saptanıyor. Balgam tipik olarak köpüklüdür ve eozinofilik eksuda görünümündedir. kemik iliği). Mucorales mantarları başlıca etkenlerdir. orbital sellülit ve pitoz gelişir. Bu hastada bu tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A. ateş. Candida sp. Hastalarda yüz ve baş ağrısı. Mucoraceae ailesi içinde yer alan (sıklıkla) Rhizopus. Konjunktivalarda şişlikler belirir. C. hızla ve bolca üreyerek petri kutusu kapağını kaldıracak kadar kabarık koloniler yaparlar. Kavernöz sinüs ve A. Bir süre sonra siyanoza varabilen solunum yetmezliği gelişir. E. mantarın vasküler invazyonunun diğer sonuçlarıdır. duyarlılık ve özgüllüğü en yüksek yöntem olan bronko-alveoler lavaj ile alınan sıvı ve akciğer endoskopik veya transtorasik biyopsisi ile alınan doku örneklerinde Giemsa boyama ile kist ve trofozoitler görülür. B. insan alveollerinde. Rhizopus sp. Çekilen kraniyal bilgisayarlı tomografisinde sol maksillar sinüs içinde mukozal kalınlaşma. Tedavi ve profilaksisinde ko-trimoksazol kullanılır. hava-sıvı seviyesi ve maksillar sinüs duvarını invaze ederek sol orbitaya yayılmış kitle lezyonu görülüyor. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin yukarıda tanımlanan klinik tabloya neden olma olasılığı en fazladır? A. Erkenden agressif cerrahi ve parenteral anti-fungal tedavi gerektirir. Mucor sp. Pneumocystis carinii Cryptococcus neoformans Coccidioides immitis Sporothrix schenckii Histoplasma capsulatum Pneumocystis carinii. uzun süredir nötropenide bulunan lösemili veya organ transplantasyonu uygulanmış hastalarda da tanımlanmıştır. ve VII. Yapılan muayenesinde sol maksillar sinüs üzerinde ödem ve hassasiyetle birlikte sol alt göz kapağında siyah krutlu lezyon görülüyor. Ko-trimoksazol profilaksisi uygulanmayan HIV infeksiyonu olgularında CD4+ T lenfosit sayısının mm3’de 200’ün altına düşmesi halinde interstisyel plazma hücreli pnömonilere neden olur. Đnfeksiyon paranazal sinüslerde başlar. Aseksüel ve seksüel üreme dönemleri vardır. Sadece AIDS olgularında görülen ekstrapulmoner fırsatçı infeksiyonlar da bilinmektedir (göz. Yapılan tetkiklerde açlık kan şekeri 468 mg/dL (N: 60-105) olarak saptanan hastanın idrar tetkikinde ketonüri belirleniyor. Risk grubu hastalarda. D. baş ağrısı ve sol alt göz kapağında siyah renkli şişlik yakınması ile acil servise başvuruyor.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 109 d) Fulminant-akut invazif fungal sinüzit (rinoserebral mukormikoz): Đmmünite sorunu olanlarda gelişen ve sinüslerdeki progressif destrüksiyon sonucu orbital kavite ve beyin vasküler yaplarına invaze olan agressif sinüzit tablosudur. D. öksürük. göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmaları ile başvuran yetişkin bir erkek hastanın çekilen PA akciğer grafisinde her iki akciğerde hilustan perifere yayılan infiltrasyon ve akciğerlerde buzlu cam manzarası görülüyor. Damarlara invaze olma özelliği nedeniyle retinal arter trombozu ve sonuçta görme kaybı ortaya çıkar.DrTus. Rinoserebral zigomikoz: En sık görülen klinik formdur. Balgamda. Mucor ve Rhizomucor türlerince oluşturulan fırsatçı mantar infeksiyonlarıdır. Bronkoalveolar lavaj ile alınan örneğin Giemsa boyası ile boyanmış preparatlarında kistik yapılar görülüyor. Ketoasidoz tablosundaki diyabet hastalarında nötrofil fonksiyonları da bozulduğu için Zygomycetes mantarlarının çoğalması inhibe edilemez. (daha nadir olarak) Absidia. C. karaciğer.

öksürük Farenjit yok. lenfositoz Lökopeni.Testi KRONĐK MENENJĐTLER Pürülan (Fungal) C. Forscheimer Yok Yok 110 . berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker normal LCM’de >2000/mm3 Aseptik M. lökositoz Lökopeni.influenzae (3) Grup B Streptokok E. Bull neck Konglomere Belirleyici değil Damak peteşisi Var Yok Var Var Kan lökositi Nötrofilik lökositoz Belirleyici özellik yok Atipik lenfositoz.tuberculosis T. rinore. cilt döküntüleri Enantemler. ek olarak konjunktivit. BOS boz renkli. vb.coli L.pallidum Boz-bulanık %60 nötr. lastik kıvamlı Var.2.monocytogenes.HSV) Plasmodium türleri Toxoplasma gondii L. PelEpstein Konglomere.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI Cevap: A 110 AKUT MENENJĐTLER Pürülan (Bakteriyel) Primer: N. Koplik lekeleri Farenjit yok LAP Ön servikal. lenfositoz Lökopeni.meningitidis (1) Sekonder: S.neoformans Candida türleri Coccidioides immitis Aseptik Viral (Mumps. bulanık Binlerce/mm3 nötrofil Şeker çok düşük 1. yanıltıcı Rubella Rubeola Hodgkin lenfoması Subfebril Yüksek Dalgalı. lenfositoz Değişken. berrak 100-1000/mm3 lenfosit Şeker düşük Protein çok fazla Ateş Streptokoksik Difteri EBV mononükleoz Adenoviral Çok yüksek Genelde subfebril Değişken.3 için Lateks Ag.%40 lenfosit Şeker düşük Đmmün yetmezlikli Ksantokromik.DrTus.icterohaemorrhagiae Mycoplasma pneumoniae Beyin apse ve tümörü Vertebra osteomiyeliti Renksiz. yüksek Orta düzeyde Farinks/Klinik Hiperemik. Theodor arazı Belirleyici değil Konglomere. tek tek Konglomere. noktavi eksüda Tonsillayı aşan psödomembran Çok şiş ve çok ağrılı. gribeyaz membranlar Membranlı.pneumoniae (2) H.

42-47 7.6.12 3.32 Erişkin (daha çok askerlerde) Tüm yaş grupları Đmmün yetmezlikli Meningoensefalit Akut solunum yolu infeksiyonu Pnömoni Epidemik keratokonjunktivit Pnömoni.DrTus.7.7.21.35.7. ensefalit 111 .31.2.19.4.14 11.21 4. üriner infeksiyon Menenjit.7.21 40.com MĐ KROBĐYOLOJĐ VAKA SORULARI 111 HASTA GRUPLARI Yenidoğan Đnfant Çocuk HASTALIKLAR Fatal dissemine hastalık Nezle.30 1.11. farenjit Akut febril farenjit Faringokonjunktival ateş Hemorajik sistit Đshal SORUMLU SEROTĐPLER 3.5 1-7 3.12.37 5.39.34.14.7 8.41 2.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful