ARZ YANLI İKTİSAT

1970’li yıllarda ortaya çıkan stagflasyon olgusu karşısında Keynesci reçetelerin geçersiz olduğunu savunan bir diğer yaklaşım arz yanlı yaklaşımdır. Arz yanlı iktisat, üretime (arza ) yönelik ilkeleri yeniden gündeme getirmeyi amaçlamaktadır. Diğer bir ifadeyle, gerçek gelir ve arz arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Buna göre, bir ekonomide gerçek gelirin artışı, arzın artmasına bağlı olmakta, vergi indirimi politikası ile bu ilişki etkilenebilmektedir. Bu görüş 1970’lerden sonra özellikle ABD ‘de dönemin başkanı Ronald Reagan yönetiminin başta olduğu yıllarda büyük ilgi görüp, uygulama alanı bulduğu için ‘Reaganomics’ olarak da adlandırılmıştır. Arz Yanlı İktisat, Keynesyen iktisadın toplam talebi ön plana alan yaklaşımına tepki olarak ortaya çıkmış ve arz koşullarının daha önemli olduğunu ileri sürmüştür. Arz Yanlı İktisat yaklaşımı, iktisadi hayatta rekabetin ve teknolojik yeniliklerin geliştirilmesi için daha az devlet düzenlemesi ve özel sektöre daha fazla imkan tanımak için kamu ekonomisinin boyutlarının küçültülmesi gereği üzerinde durulmuştur. Arthur Laffer Arz Yanlı İktisadı şu şekilde tanımlamaktadır: " Arz Yanlı İktisat, klasik iktisadın modern tarzda ifadesinden başka bir şey değildir." ("Analyzing Supply-Side Economics: A Symposium", Halistones, 1982; 69). Diğer bir iktisatçı Bruce Bartlett ise yaptığı tanımlama ile Arthur Laffer’in görüşlerini paylaşmaktadır: "Bir çok yönden arz-yönlü iktisat, klasik iktisadın yeniden keşfedilmesinden başka bir şey değildir." (Bartlett, 1981; 1). Arz Yanlı İktisadın ekonometrik analizini yapan Michael Evans daha bilimsel bir yaklaşımla; "Ekonominin prodüktif kapasitesini etkileyen faktörleri inceleyen bir iktisat dalı..." şeklinde bir tanım vermektedir (Evans, 1983; 19-20). Evans, dengeli bir Arz Yanlı İktisat politikasının başlıca şu iktisat politikalarını içerdiğini belirtmektedir (Evans, 1983; 20): Şahsi ve kurumlar gelir vergilerinde indirim, Vergi indirimlerine paralel olarak kamu harcamalarının indirilmesi, Yasal-kurumsal serbestleşme politikası. Evans’a göre bu politikaları içerecek bir Arz yanlı program, yüksek prodüktivite ve ekonomik büyüme ile düşük enflasyonu sağlayacaktır. Evans’a göre, Arz Yanlı İktisadın temelini "vergi indirimleri" oluşturmaktadır. Son olarak, diğer tanınmış bir Arz Yanlı İktisatçının tanımını aktaralım. P.C. Roberts’e göre Arz Yanlı İktisat; "teşvikler ve göreli fiyatlar üzerindeki maliye politikası etkilerini inceleyen bir iktisat okuludur" (Roberts, 1984; 314). Bu açıklamalar çerçevesinde şu tanımı yapmak mümkündür: Arz Yanlı İktisat, özellikle vergi indirimleri yoluyla üretimin ve dolayısıyla vergi gelirlerinin pozitif yönde etkileneceğini ve bu suretle ekonomik büyümenin, kaynak kullanımında ve dağılımında etkinliğin sağlanacağını savunan bir iktisadi düşüncedir. Esasen bu tanıma dayalı olarak arz yanlı vergi politikasının temel ilkelerini özetlemek mümkündür.

para arzının reel üretim artışında daha yüksek oranda artmasıdır. örneğin üreticiler. enflasyonu Keynesci politikların teşvik ettiği açık bütçe uygulamaları ile yatırım ve üretimi olumsuz etkileyen yüksek vergiler ile açıklamaktadır.Kamu harcaması ve Bütçe Politikası Arz Yanlı iktisat. enflasyonist olacaktır. Kamu harcamalarının vergi artışı ile finanse edilmesi durumunda ise. Arz Yanlı İktisada göre. transfer harcamalarındaki artışın ortaya çıkardığı etkiyi vergi artışının ortaya çıkardığı etkiye benzetmektedirler. artan kamu harcamalarının borçlanma ile finansmanı halinde ödünç verilebilir fonlar piyasasında faiz oranlarında yükselme meydana geleceği için özel kesim yatırımlarında azalma olacaktır.Para Politikası ve Enflasyon Arz Yanlı İktisada göre. enflasyonist olmaktadır. yatırıma oranla cari tüketimin fiyatı değişecektir. Para arzı artışı. Örneğin. enflasyonun temel nedeni. Açık bütçenin enflasyonist olması. enflasyon artışı düşük düzeyde seyredecektir. Dolayısıyla vergi miktarında meydana gelen artış. Bütçe açıkları. 2. üretimin ya da toplam arzın azalmasına yol açmakta: toplam arzdaki azalma ise. yatırım ve tasarruf yapmanın cazibesi azalacak ve dolayısıyla çalışmaya oranla boş zamanın. zamanla büyümenin azalmasına neden olacaktır. Dolayısıyla. Bu durum.para arzı artırılarak finanse edilirse. Örneğin transfer harcamalarının artırıldığını varsayalım. Çünkü vergi oranlarının yükseltilmesi durumunda kişilerin kullanılabilir gelirlerinde düşme meydana geleceği için çalışmak ile vergi sonrası gelir arasındaki ilişki zayıflayacaktır. Dolayısıyla para arzı sabit bir oran dahilinde artarken. çalışmanın. -Denk bütçe politikası uygulanması -Yatırımın ve üretimin teşvik edilmesi için vergi oranlarının düşürülmesi gerektiğini ileri sürmektedirler. aylaklık yapma gibi vergiye tabii olmayan davranışlara yöneleceklerdir. 3. harcamalardan yararlanmak isteyenlerin gelirlerini düşük tutması yönünde teşvike yol açacaktır. artan kamu harcamaları bütçe açıklarının artmasına yol açmaktadır. Açık bütçe uygulamasından dolayı ortaya çıkan enflasyonu önlemek için.TEMEL VARSAYIMLARI 1. enflasyonist olmaktadır. buna uygun bir vergi politikası uygulanırsa.Transfer Harcaması Politikası Arz Yanlı iktisadi yaklaşımı benimseyenler. Artan bütçe açıkları ise. Dolayısıyla transfer harcamalarından yararlanmak isteyen bireylerin. verimli faaliyetlere girişme yönündeki teşviklerinde azalma meydana gelir. . üretim. nasıl finanse edildiğine bağlıdır. Sermaye birikiminde meydana gelen bu azalma ise. ekonominin büyümesine bağlı olarak yavaş ve istikrarlı bir biçiminde artırılmalıdır. Bütçe açıklarını finanse etmek için para basılmamalıdır. Bu durumda.

Diğeri ise.Vergi Politikası Arz yanlı iktisatçılara göre. vergi politikası tasarruf ve yatırımı teşvik edici. bütçe açıkları ise enflasyona yol açar. çalışma tercihinde artış meydana gelirken. çünkü artan kamu harcamaları bütçe açıklarına. Keynesyen politika ise. vergi oranları artırıldığında tüketim tercihlerinde artış. vergilerde meydana gelen bir azalma. fiyatlardaki artış da düşük düzeyde gerekleşecektir. . enflasyonu artırır.Tasarrufun Teşviki Arz yanlı iktisadın temel görüşü kişisel tasarruf ve işletme yatırımın özendirmek için vergi teşvi klerinin kullanılması üzerinde odaklanmıştır. -Vergiler artırılırken. harcanabilir gelirde artışa yol açacaktır.para arzı artışı sabit bir düzeyde artarken. tasarruf ve yatırım tercihlerinde azalış gerçekleşir. üretim ve istihdam artışı sağlamak için vergilerin ve kamu harcamalarının birlikte azaltılmasıdır. vergi oranları artırıldığında boş zaman tercihinde artış. kayıtdışı ekonomide artı gerçekleşmektedir.Politika Uygulaması Yukarıda ifade edilenlerden çıkarılan iki sonuç vardır. Keynesyenlere göre. 6. 5. Vergiden dolayı ortaya çıkan nispi fiyat değişmeleri ekonomi üzerinde şöyle bir etkiye neden olacaktır: -Çalışma ve Boş Zaman: Vergi oranları azatlığında boş zaman tercihinde azalış.Kayıtiçi ve Kayıtdışı Ekonomi:Vergi oranları azaltıldığında kayıtiçi ekonomide artış. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus. yatırımı ve vergi gelirlerini artırmak mümkündür. Tüketimdeki artış. ise ortaya bütçe açığı çıkar. Bütçe açığı ise. vergi oranları ekonomideki nispi fiyat yapısını bozarak ve üreticilerin tercihlerini değiştirerek kaynak dağılımını bozmaktadır. yatırım ve hasılayı artıracaktır. çalışma tercihinde azalış meydana gelmektedir. vergi oranları artırıldığında kayıtiçi ekonomide azalış. yatırım. vergi oranları düşürerek üretimi. Tüketim. harcanabilir gelirin fonksiyonu olduğu için harcanabilir gelirdeki artıştan etkilenecektir. 4. -Tüketim ve Tasarruf: Vergi oranları azaltıldığında tüketim tercihlerinde azalış . üretimi ve istihdam artırıcı şekilde uygulanırsa. Kamu harcamaları artırılmamalı. kayıtdışı ekonomide azalış meydana gelirken. bu durumun tersini ileri sürmektedir. tasarruf ve yatırım tercihlerinde artış meydana gelirken. Doğal olarak ortaya çıkan bu olumsuz faktör sahiplerinin emek ve sermaye arz etme güdüsünü de etkileyecektir. kamu harcamalarında azalma olmaz. Dikkat edilirse arz yanlı iktisadın vergi indirimi politikasına vurgu noktası ile Keynesyen iktisadın vurgu noktası .

. devlet harcamalarının ekonomi üzerinde meydana getirdiği etkiden daha büyüktür. talebini ve çalışma gayretini artırır. -Gelir vergisi oranlarının düşük olması. bir taraftan kamu sektörü üretimden dışlanmakta.Yatırım/GSMH oranının artması ise prodüktiviteyi artırır. . toplu sözleşmeler esasında ücret artış talebini düşük olmasına yol açar. vergi çarpanının değerinden büyük olduğu için kamu harcaması politikasının hasıla üzerindeki etkisi.Üretimin artması. 7. Diğer taraftan. yatırım miktarının artmasına neden olur. .Kamu harcamaları azalırken vergiler azalmazsa. üretimi ve istihdamı artırır. vergi oranlarını düşürerek ekonominin arz cephesini hareketlendirmeyi hedeflerken.Enflasyon azalması geliri. kamu harcamalarında meydana gelen bir artışın kamu harcaması çarpanına bağlı olarak hasılayı artıracağını ileri sürmektedir. . arz yetersizliğinden dolayı ortaya çıkan enflasyonist baskıyı hafifletir ve enflasyon oranının düşmesine neden olur. Bu duruma neden olan etkileşim süreci şu şekilde ifade edilebilir: -Gelir vergisi oranları azaltıldığında kişilerin tasarruf isteği artar. Ayrıca kamu harcaması çarpanının değeri.Hem kişilerin hem de kurumların tasarruflarındaki artış. . vergi indirimlerinin ekonomi üzerinde meydana getirdiği etki. . Tasarruftaki artış. Keynesyen iktisat toplam talep cephesini harekete getirmeyi planlamaktadır. faiz oranının düşmesine. . vergi politikasının hasıla üzerindeki etkisinden daha büyüktür. Arz yanlı iktisat. Bu durum ise.Kurumlar vergisi azaltıldığında yatırımların karlılığı artacak dolayısıyla kurumun tasarruf gücünde artış meydan gelecektir. Arz yanlı iktisada göre. .Enflasyonun azalması. dolaylı olarak da tüketimi. faiz oranlarının düşmesi ve yatırımların artması ile sonuçlanır. Vergi Politikası İle Kamu Harcaması Politikasının Karşılaştırılması Keynesyen iktisat. borç alama isteklerinin azalmasına neden olur. likiditelerinin artmasına. diğer taraftan vergiler özel sektör üretim artışını engelleyici bir unsur olmakta ve ekonomi durgunluğa girmektedir. gelir vergisindeki azalma emek. faiz oranlarını düşürerek yatırımları teşvik eder.farklıdır.

Laffer Eğrisinin ortaya koyduğu mantık 14. Vergi oranları ile vergi gelirleri arasındaki ilişki Arthur Laffer tarafından ortaya konulan Laffer Eğrisi ile anılmaktadır. bütün vergi indirimleri aynı sonucu verir.Arz Yanlı İktisat. arz için herhangi bir şey yapmaz. Çünkü bütçe açıklarının ya borçlanma ya da para basarak finanse edilmesi gerekecektir. Halkın boş zamanından vazgeçerek çalışmaya.Arz Yanlı İktisada göre. 9. . çalışma arzusunu ve tasarrufları maksimum uyaracak şekilde düzenlenmelidir. Keynesyen makroekonomik aletleri kullanarak farklı noktalara vurgu yaptığı için ‘ Arza Dayalı Maliye Politikası’ olarak da adlandırılır.Vergi Oranı İle Vergi Hasılatı Arasındaki İlişki Arz Yanlı İktisada göre. vergi oranları ile vergi gelirleri arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. talepte meydana gelen bir artışın arzı artıracağını ve böylece ekonomik büyümeyi hızlandıracağını ileri sürmektedir.Keynesyen iktisada göre.8. marjinal vergi oranlarının. Benzer olarak değişik vergi indirimi türlerinin etkileri arasında da çok fark bulunmaktadır.Arz Yanlı İktisada göre. Bunun hangi şekilde yapıldığı önemli değildir önemli olan. yatırımı. . ekonomik büyüme amacına yönelik yatırım ve sermaye birikim güdülerinin engellendiği durumda toplam talepteki artışın büyüme ile değil enflasyon ile sonuçlanacağını ileri sürmektedir. . bütçe açığına yol açmaması için harcama politikasına dikkat edilmelidir. kurumlar vergisinin veya gelir vergisinin düşürülmesi sonuç itibariyle far etmez. vergi indirimi yapılması veya harcama artışı yapılması arasında çok fark vardır. Çünkü marjinal vergi indirimi nispi fiyat yapısını değiştirir. tüketim ve talebi azaltmaktadır. dolayısıyla satın alam gücünü. Bu durum tek başına maliye politikasının oluşturduğu dürtünün toplam talebi ne ölçüde uyaracağını belirler.Arz Yanlı İktisat ise. toplam vergi indirimi hacmidir.Keynesyen görüş. sadece enflasyonu artırır. vergilerin yükseltilmesinin ekonomiye zarar vereceğini ileri sürerler. Yani ikisi de toplam talebi aynı düzeyde (kg>kt)olmamakla birlikte etkilemektedir. . tüketimden yatırım vergi teşvikleri yerine. bütçe açıklarına yol açtığı için. Çünkü yükselen vergiler harcanabilir geliri. Bunun içinde marjinal vergi oranlarında indirim tercih edilmesi gerekmektedir. karlılık oranını etkileyen kurumlar vergisi oranındaki indirimler lehindedir. kazanılan her ilave birim gelir üzerine konulan vergidir. Neticede Keynesyenlere göre. Dolayısıyla vergi indirimi politikası uygulanırken. Vergi indirimleri ve harcamalardaki artışlar. Marjinal vergi oranı. Arz Yanlı İktisat – Keynesyen İktisadın Karşılaştırılması . Ortalama vergi oranlarının. vergilerin indirilmesi ile aynı miktarda kamu harcamalarının artırılması arasında bir fark yoktur. . vergi indirimi politikası. .Keynesyen iktisatçılar. .

vergi oranı ile vergi geliri arasındaki ilişki belli bir noktaya kadar doğru orantılı daha sonra ters orantılıdır.C noktası. maksimum vergi gelirinin elde edilmesini sağlayan optimum orandır. Çünkü Laffer Eğrisi’nin hangi noktasında bulunulduğunu tespit etmek mümkün değildir. belli bir noktaya kadar vergi oranları artırıldıkça vergi gelirleri de artmakta ( şekilde C noktası ): bir noktadan sonra vergi oranları artmaya devam ederse. Çünkü devlet elde edilen gelirin tamamını vergi olarak aldığı için üretim ve yatırım yapmaktan vazgeçilecektir.yy’da İbni Haldun tarafından yazılan Mukaddime adlı II Ciltlik çalışmada da ortaya koyduğu için Haldun – Laffer Eğrisi olarak isimlendirilenlerde bulunmaktadır.( şekilde C noktasından sonra ) . Ancak bu optimum vergi oranını tam olarak tespit etmek oldukça zordur. uygulanacak politikanın başarı olasılığını düşürmektedir. Laffer eğrisi. .Laffer Eğrisi’ne göre.Ekonomide vergi oranları C noktasının üstünde ise. Yani. örneğin D gibi bir vergi oranı söz konusu ise. vergi oranlarını C noktasına kadar düşürerek vergi hasılatını artırmak mümkündür. vergi indirimlerinin vergi hasılatını azaltmayacağı ve bütçe açıklarını artırmayacağını göstermektedir. Şekilde görüldüğü gibi Lafffer Eğrisi’nin ortaya çıkabilmesi için vergi . vergi oranları %100 iken vergi gelirleri sıfırdır. vergi gelirleri azalmaktadır. . Vergi indirimi politikasının geçerli olabilmesi için vergi oranlarının optimum oranın üstünde olması gerekir. vergi oranları sıfırken hiç vergi alınmayacağı için vergi gelirleri sıfırdır. İkincisi. Bu güçlük ise. Bu durumu şu şekil yardımıyla göstermek mümkündür -Laffer Eğrisi’ne göre. vergi gelirlerinin sıfır olduğu iki düzey vardır. Birincisi.

Ancak indirim bu orandan daha geniş tutulursa. Tersine. -Bireyler çalışma ve boş zaman arasında tercih yapmaktadırlar. C noktasının solundaki alanda marjinal vergi oranları düşürüldüğünde belli miktardaki harcanabilir gelire ulaşmak için daha az çalışmak yeterli olacağı için boş zaman talebinde artış meydan gelecektir. vergi indiriminin genişliğidir. Boş zaman normal mal olarak düşünüldüğünde harcanabilir gelirde meydana gelen azalma. . Bu durum ikame etkisini ifade etmektedir. Tersine C noktasının sağında bir alanda vergi oranları C noktasına kadar düşürüldüğünde. vergi oranları azaltıldığında vergi gelirleri düşmektedir. Çünkü vergi oranlarını düşürerek. Örneğin ekonomideki vergi oranları D düzeyinde iken D-C aralığı kadar bir vergi indirimi vergi gelirini artıracaktır. marjinal vergi oranlarında meydana gelen bir düşüş. yani.oranlarının taralı olarak gösterilen alana tekabül etmesi. net ücret azalttığı için boş zaman çalışmaya ikame edilecektir. Bu durumda gelir etkisi şu şekilde ifade edilebilir. Vergi oranlarında meydana gelen bir artış. C noktasının solundaki bir alanda vergi oranları artırıldığında eski gelir seviyesini korumak isteyen kişiler. ikame etkisi. gelir etkisine bağlı olarak daha ok çalışmak durumunda kalacaklardır. boş zaman talebinin azalmasına yol açacaktır. boş zamana ikame dilecektir. Bunlardan birisi. oranları ile ilgili olarak ortaya çıkan bir diğer problem ise. -Vergi. Vergi oranlarında bir yükselme olması durumunda kişilerin eski gelir düzeylerini koruyabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalmasına vergilemenin gelir etkisi denilmektedir. Tersine. Arz Yanlı İktisadı savunanlar. -Vergi oranları C noktasında veya onun altında B gibi bir noktada ise.dolayısıyla C noktasından sonra vergi oranları artırıldığında net ücret azaldığı için alışma yerine boş zaman ikame edilecektir. Dolayısıyla C noktasının solunda vergi oranları düşürüldükçe çalışma gayreti azalacağı için vergi hasılatı azalacaktır. C noktasından daha yüksek olması gerekmektedir. ikame etkisine ağırlık vermektedirler. vergi gelirlerindeki azalma meydana gelecektir. Boş zaman gelir artıkça talebi artan. -Vergi indirimlerine çalışma ve yatırım yapma arzusunun göstereceği tepkiyi ölçmek oldukça zordur. -Vergi indirimleri sonucunda oraya çatışan iki etki çıkmaktadır. gelir azaldıkça talebi azalan bir normal mal olarak düşünülebilir. vergi oranlarında meydana gelen bir azalma net ücreti artıracağı için çalışma. belli miktardaki bir harcanabilir gelire ulaşmak için gerekli olan çalışma süresini azaltacağından çalışmak yerine boş zaman talebinde artış meydana gelecektir. gelir etkisidir. Tersi de geçerlidir. Buna göre vergi oranları artığında harcanabilir gelirde azalma meydana gelecektir. Dolayısıyla C noktasına kadar vergi oranları artırıldığında vergi geliri artmaktadır. diğeri ise gelir etkisidir. net ücret arttığı için boş zaman yerine alışma ikame edilecektir. net tasarruflar da artışa yol açan kazançların yükseltilmesi hedeflenmektedir -Diğer karşıt etki.

Ücretlerin vergi sonrası net geliri artırılmış olmasına rağmen. Türkiye’deki uygulamanın sonuçları ise.10. tasarruf ve sermaye birikimini olumsuz etkileyen unsurların ortadan kaldırılması ( yani işsizliğin azalmasına yol açan politikalar). Çünkü istihdam. enflasyonun artmasını önleyecektir. ABD ‘de Reagan yönetimi. ABD ‘de yüksek bütçe açıkları yaşanmıştır.1980’li yıllarda ABD’de Reagan döneminde uygulama alanı bulmuştur.1981 yılı başında bir dizi önlemler almıştır. Philips Eğrisi’nin analizi geçerli değildir. Thatcher döneminde bütçe açığı vermemek için indirilen dolaysız vergiler yerine dolaylı vergilere yüklenilmiştir. vergi oranlarının indirilmesi. Bunun sonucunda İngiltere’de gelir vergisindeki indirimlere rağmen vergi yükü 1979-1980 öncesi dönemindeki düzeyin üstüne çıkmıştır. 1982 yılından başlayarak 1986’ya kadar giderek büyüyen bütçe açıklarına neden olmuştur. dönem boyunca Arz Yanlı İktisat politikalarının tasarruf oranını da arzu edilen seviyede artırmadığı görülmüştür. Philips Eğrisi Analizinin Geçerliliği Arz Yanlı İktisada göre. Enflasyonun temel sebebi. bu görüş yanlıştır. Bu önlemleri şu şekilde ifade etmek mümkündür. reel üretim artışından daha hızlı biçimde artan para arzıdır. tasarruf ve yatırımı teşvik etmek amacına yöneliktir. ABD ve İngiltere örneğinden farklı olmamıştır.Uygulama Sonuçları Arz Yanlı İktisat yaklaşımı. emek arzının marjinal vergi oranlarındaki değişmelere tepkinin yeterince yüksek olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan. Vergi gelirlerinde meydana gelen azalmadan kaynaklanan kayıp. 1986 yılından sonra kamu harcamaları azaltılmak suretiyle bütçe dengesi sağlanmaya çalışılmıştır. İlave olarak. şu şekilde ifade edilebilir. Zaten vergi yükü düşük olan Türkiye için bu durum. Thatcher. Bu dönemde izlenen politikaların sonuçları ise. Fakat beklenilenin tersi sonuçlarla karşılaşılmış. toplam vergi gelirlerini azaltmıştır. Philips Eğrisi analizine göre. Benzer olarak İngiltere ‘de 1979 sonrası Thatcher dönemindeki uygulama sonuçlarda beklenildiği gibi olmamıştır. iç borçlanmanın denetimsiz bir biçimde . 11. işsizlik oranının düşük olması. özelleştirmeler yoluyla vergi yükünün indirileceği yönünde söz vermesine rağmen bunu gerçekleştirememiştir. yüksek enflasyon pahasına söz konusu olacaktır. -Üç aşamada marjinal gelir vergisi oranlarının % 25’e düşürülmesi -Sermaye kazançlarından alınan vergi oranlarının %70’den %50 ‘ye düşürülmesi -Yatırımları teşvik amacıyla firmalara hızlandırılmış amortisman ayırma imkanının sağlanması -Yatırımlar için vergiden muaf bazı kredi imkanlarının oluşturulması Bu önlemler. devletin işletmeler üzerindeki denetleyici müdahaleleri de azaltılmıştır. Özal döneminde vergi yükünü azaltmaya yönelik çabalar sonucunda 1984-1985 yıllarında son 40 yılın en düşük vergi yükleri elde edilmiştir. Yine. Şöyle ki. Arz Yanlı İktisada göre.

bu politikanın pek çok ülkede ilgi çekmesine neden olmuştur. geniş ölçüde vergilere bağımlı bulunan gelişmekte olan ülkelerde vergi indirimleri politikası uygulanması halinde sonuçta bundan vergi gelirleri ne derece pozitif olarak etkilenecektir? Arz yanlı vergi politikasını savunanlar. vergi indirimleri yoluyla olumlu ekonomik sonuçlar elde edebilmek için Buchanan ve Lee’nin üzerinde önemle durduğu şu iki hususu dikkate almak gereklidir: 1. Kısa dönemde. Düşük vergi uygulamasının yanısıra gelecekte vergi oranlarının belirli bir süre değişmez olduğu güvencesine sahip vergi yükümlüleri. Burada şu önemli soru gündeme gelmektedir: Arz yanlı vergi politikası. Arz Yanlı İktisat uzun dönemi esas alan makro iktisat politikasıdır.tırmanmasına. pek çok teorik ve ampirik çalışmaların sonuçları ve tarihsel bulguları ile güç kazanmıştır. Düşük vergi oranlarının göreli fiyatları pozitif olarak etkileyeceği ve bunun sonucunda toplam piyasa üretimini ve dolayısıyla toplam vergi gelirlerini artıracağı savı. dolaylı vergilerin bugün vergi gelirleri içinde yüksek bir orana sahip olması o dönemden kalan kötü bir miras olarak ifade edilmektedir. dik artan oranlı bir tarifenin mümkün olduğunca ılımlı bir artan oranlılığa ve hatta tamamen düz oranlılığa dönüştürülmesini önermektedirler. Bu çalışmanın genel sonucu olarak şu ifadeyi savunmak mümkün görünmektedir: Arz Yanlı İktisadın temel iddiaları. Ancak. Batı Almanya. ekonomik büyümenin hızlanması ile birlikte vergileme kapasitesi de genişleyecek ve sonuçta vergi gelirleri artacaktır. . Vergi oranlarının belirli bir süre değişmeyeceği konusunda vergi yükümlülerini ikna etmek gereklidir. vergi tarifesinin yapısının büyük önem taşıdığını. vergi indirimleri yoluyla toplam piyasa üretimi ve toplam vergi gelirlerinin artmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. 1980 sonrasında ABD dışında. Arz yanlı vergi politikasının temel sonuçlarını doğrulayacak sonuçlar ortaya çıkarabilecektir. Vergi oranlarının değiştirilmesi basit bir şekilde parlamentonun tasarrufu altında olduğu sürece. cari tüketim ve gelecek tüketim üzerindeki tercihlerini en iyi bir şekilde yapmaya çalışacaklardır. Arz yanlı vergi politikasını savunanlar. Arz Yanlı İktisadın ABD’ndeki başarısına ilişkin tarihsel bulguların yanısıra akademisyenlerce bu teoriyi destekleyen ampirik çalışmaların ortaya konulması. bazı uluslararası kurumların etkisiyle vergi indirimleri politikasını cazip bulmuşlar ve bu konuda uygulamalar yapmışlardır. Bu iktisatçılara göre. 2. İngiltere. Gelişmiş ülkelerin yanısıra gelişmekte olan ülke hükümetleri de. gerek gelişmiş ve gerekse gelişmekte olan ülkelerde vergi indirimlerinin ekonomik büyüme üzerinde olumlu sonuçlar doğuracağını iddia etmektedirler. Japonya ve diğer bazı gelişmiş ülkelerde vergi indirimleri politikasına ağırlık verilmiştir. Buchanan’a göre. mevcut tarihsel bulgular ve ampirik çalışmalar ışığında güç kazanmıştır. Bu şekilde bir Vergi Anayasası yeraltı ekonomisinin boyutlarını azaltarak devletin vergi gelirlerini artırabilecektir. Önemle belirtelim ki. ücretlilere hem dolaysız hem de dolaylı yükler getiren fon sisteminin mali yükü alt üst etmesine neden olmuştur. Ekonomik Anayasa içinde iyi düzenlenmiş bir Vergi Anayasası. yukarıda da belirtildiği üzere. 1980 sonrasında talep yönlü iktisada alternatif olarak gündeme getirilen arz-yönlü iktisat teorisinin. gelişmekte olan ülkeler açısından ne derece uygunluk arz etmektedir? Ekonomik kalkınmanın finansmanında. vergi yükümlülerinin gelecek üzerinde olumsuz beklentileri var olacaktır. iktisadi sorunlara olan teşhisi yanlış değildir. Yine.Kanımızca.

kamu gelirleri ile kamu harcamaları arasında bir denkliğin mevcut olacağı. son yirmi yıl içinde iktisatçıların ilgisi giderek "Anayasal Reform"a doğru kaymaktadır.1992 Osman Demir.. Kriger. 2.Cilt VI. Vergi anayasası. uygulanacak vergi oranlarının maksimum sınırları. Cilt:7.1998 Cihan Bulut. ABD’nde Kamu Tercihi Teorisi’ni geliştiren bazı iktisatçılar "Anayasal İktisat" adını verdikleri yeni bir araştırma disiplini içinde ekonomik sorunların. 2002 Roland A.SPK Yayın No:71. 1997 . 1978. Buchanan. Politik İktisat.. kriz vb. vergilemeye ilişkin kural ve düzenlemelerin bir "Vergi Anayasası" içerisinde düzenlenmesi gerektiğini ifade etmektedir." (Buchanan. Sayı:1. vergilemenin temel yapısı ve vergi yükünün kişiler arasında dağılımı konularının mevcut bir "mali" veya "vergi anayasası" çerçevesi içerisinde ele alınması gerektiğini kastetmekteyim. Buchanan. "İyi" bir vergi sistemi. esasen ekonomik "kural" ve "kurumların" anayasal bir çerçevede düzenlenmesiyle çözümleneceği görüşünü savunmaktadırlar. Sayı 2. Coşkun Can Aktan). Özellikle kamu tercihi teorisinin gelişmesinde –ve bu arada arz-yönlü iktisadın gelişmesinde. Buchanan Vergi Anayasası' nı şu şekilde tanımlamaktadır: ". Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 3 veya 4 yılı esas alan bir "yarı-sürekli vergi anayasası" nda özellikle devletin hangi kaynaklar üzerinden vergi alacağı. KAYNAKÇA Vural Savaş. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. hususların açık olarak saptanmasını önermektedir. vergileme yetkisini sınırlayacak kuralların da anayasada yer alması gerektiğini savunmaktadır. Buchanan devletin vergileme yetkisine ilişkin temel hükümler dışında.Baskı İstanbul:Beta Yayınevi Beyhan Ataç. Ekonomide Devlet..’ İstikrarın Sağlanmasında Çağdaş Makroekonomik Tartışmalar’.İstanbul :DER Yayınları.(çev. ancak anayasal perspektife dayalıdır. Kamu Açıkları.Önemle belirtelim ki. Bu ifadeyle. ‘ Arz-Yönlü İktisat’.önemli katkılarda bulunması nedeniyle 1986’da Nobel Ekonomi Ödülü' nü kazanan James M.vazgeçileceği vb. bu denk bütçe ilkesinden hangi özel durumlarda –savaş. vergi yükünün ve kamu harcamalarının GSYİH’ nın belli bir yüzdesini geçemeyeceği.Vergi sistemi ancak "anayasal perspektif" içinde anlamlı bir şekilde tartışılabilir. 105). bireylerin vergi oranlarındaki değişikliklere uygun bir şekilde adapte olabilecekleri ve uzun dönemi esas alan yarı-sürekli kural veya düzenlemeleri ifade etmektedir.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful