ARZ YANLI İKTİSAT

1970’li yıllarda ortaya çıkan stagflasyon olgusu karşısında Keynesci reçetelerin geçersiz olduğunu savunan bir diğer yaklaşım arz yanlı yaklaşımdır. Arz yanlı iktisat, üretime (arza ) yönelik ilkeleri yeniden gündeme getirmeyi amaçlamaktadır. Diğer bir ifadeyle, gerçek gelir ve arz arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Buna göre, bir ekonomide gerçek gelirin artışı, arzın artmasına bağlı olmakta, vergi indirimi politikası ile bu ilişki etkilenebilmektedir. Bu görüş 1970’lerden sonra özellikle ABD ‘de dönemin başkanı Ronald Reagan yönetiminin başta olduğu yıllarda büyük ilgi görüp, uygulama alanı bulduğu için ‘Reaganomics’ olarak da adlandırılmıştır. Arz Yanlı İktisat, Keynesyen iktisadın toplam talebi ön plana alan yaklaşımına tepki olarak ortaya çıkmış ve arz koşullarının daha önemli olduğunu ileri sürmüştür. Arz Yanlı İktisat yaklaşımı, iktisadi hayatta rekabetin ve teknolojik yeniliklerin geliştirilmesi için daha az devlet düzenlemesi ve özel sektöre daha fazla imkan tanımak için kamu ekonomisinin boyutlarının küçültülmesi gereği üzerinde durulmuştur. Arthur Laffer Arz Yanlı İktisadı şu şekilde tanımlamaktadır: " Arz Yanlı İktisat, klasik iktisadın modern tarzda ifadesinden başka bir şey değildir." ("Analyzing Supply-Side Economics: A Symposium", Halistones, 1982; 69). Diğer bir iktisatçı Bruce Bartlett ise yaptığı tanımlama ile Arthur Laffer’in görüşlerini paylaşmaktadır: "Bir çok yönden arz-yönlü iktisat, klasik iktisadın yeniden keşfedilmesinden başka bir şey değildir." (Bartlett, 1981; 1). Arz Yanlı İktisadın ekonometrik analizini yapan Michael Evans daha bilimsel bir yaklaşımla; "Ekonominin prodüktif kapasitesini etkileyen faktörleri inceleyen bir iktisat dalı..." şeklinde bir tanım vermektedir (Evans, 1983; 19-20). Evans, dengeli bir Arz Yanlı İktisat politikasının başlıca şu iktisat politikalarını içerdiğini belirtmektedir (Evans, 1983; 20): Şahsi ve kurumlar gelir vergilerinde indirim, Vergi indirimlerine paralel olarak kamu harcamalarının indirilmesi, Yasal-kurumsal serbestleşme politikası. Evans’a göre bu politikaları içerecek bir Arz yanlı program, yüksek prodüktivite ve ekonomik büyüme ile düşük enflasyonu sağlayacaktır. Evans’a göre, Arz Yanlı İktisadın temelini "vergi indirimleri" oluşturmaktadır. Son olarak, diğer tanınmış bir Arz Yanlı İktisatçının tanımını aktaralım. P.C. Roberts’e göre Arz Yanlı İktisat; "teşvikler ve göreli fiyatlar üzerindeki maliye politikası etkilerini inceleyen bir iktisat okuludur" (Roberts, 1984; 314). Bu açıklamalar çerçevesinde şu tanımı yapmak mümkündür: Arz Yanlı İktisat, özellikle vergi indirimleri yoluyla üretimin ve dolayısıyla vergi gelirlerinin pozitif yönde etkileneceğini ve bu suretle ekonomik büyümenin, kaynak kullanımında ve dağılımında etkinliğin sağlanacağını savunan bir iktisadi düşüncedir. Esasen bu tanıma dayalı olarak arz yanlı vergi politikasının temel ilkelerini özetlemek mümkündür.

enflasyonist olmaktadır. enflasyonist olmaktadır. Örneğin transfer harcamalarının artırıldığını varsayalım. çalışmanın.Kamu harcaması ve Bütçe Politikası Arz Yanlı iktisat.TEMEL VARSAYIMLARI 1. verimli faaliyetlere girişme yönündeki teşviklerinde azalma meydana gelir. Bütçe açıkları. yatırıma oranla cari tüketimin fiyatı değişecektir. Kamu harcamalarının vergi artışı ile finanse edilmesi durumunda ise. Bu durumda. -Denk bütçe politikası uygulanması -Yatırımın ve üretimin teşvik edilmesi için vergi oranlarının düşürülmesi gerektiğini ileri sürmektedirler. Dolayısıyla transfer harcamalarından yararlanmak isteyen bireylerin. aylaklık yapma gibi vergiye tabii olmayan davranışlara yöneleceklerdir.para arzı artırılarak finanse edilirse. enflasyonun temel nedeni. Artan bütçe açıkları ise. para arzının reel üretim artışında daha yüksek oranda artmasıdır. artan kamu harcamaları bütçe açıklarının artmasına yol açmaktadır. . enflasyon artışı düşük düzeyde seyredecektir. üretimin ya da toplam arzın azalmasına yol açmakta: toplam arzdaki azalma ise.Para Politikası ve Enflasyon Arz Yanlı İktisada göre. Bütçe açıklarını finanse etmek için para basılmamalıdır. Açık bütçenin enflasyonist olması. Dolayısıyla para arzı sabit bir oran dahilinde artarken. Dolayısıyla. 2. enflasyonu Keynesci politikların teşvik ettiği açık bütçe uygulamaları ile yatırım ve üretimi olumsuz etkileyen yüksek vergiler ile açıklamaktadır. Çünkü vergi oranlarının yükseltilmesi durumunda kişilerin kullanılabilir gelirlerinde düşme meydana geleceği için çalışmak ile vergi sonrası gelir arasındaki ilişki zayıflayacaktır. üretim. yatırım ve tasarruf yapmanın cazibesi azalacak ve dolayısıyla çalışmaya oranla boş zamanın. örneğin üreticiler. Arz Yanlı İktisada göre. Dolayısıyla vergi miktarında meydana gelen artış. Bu durum. harcamalardan yararlanmak isteyenlerin gelirlerini düşük tutması yönünde teşvike yol açacaktır. artan kamu harcamalarının borçlanma ile finansmanı halinde ödünç verilebilir fonlar piyasasında faiz oranlarında yükselme meydana geleceği için özel kesim yatırımlarında azalma olacaktır. transfer harcamalarındaki artışın ortaya çıkardığı etkiyi vergi artışının ortaya çıkardığı etkiye benzetmektedirler. Açık bütçe uygulamasından dolayı ortaya çıkan enflasyonu önlemek için. nasıl finanse edildiğine bağlıdır. Para arzı artışı. enflasyonist olacaktır. buna uygun bir vergi politikası uygulanırsa. 3. Sermaye birikiminde meydana gelen bu azalma ise. ekonominin büyümesine bağlı olarak yavaş ve istikrarlı bir biçiminde artırılmalıdır.Transfer Harcaması Politikası Arz Yanlı iktisadi yaklaşımı benimseyenler. Örneğin. zamanla büyümenin azalmasına neden olacaktır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus. harcanabilir gelirin fonksiyonu olduğu için harcanabilir gelirdeki artıştan etkilenecektir. -Vergiler artırılırken. vergi oranları ekonomideki nispi fiyat yapısını bozarak ve üreticilerin tercihlerini değiştirerek kaynak dağılımını bozmaktadır.Kayıtiçi ve Kayıtdışı Ekonomi:Vergi oranları azaltıldığında kayıtiçi ekonomide artış. yatırım ve hasılayı artıracaktır. .Tasarrufun Teşviki Arz yanlı iktisadın temel görüşü kişisel tasarruf ve işletme yatırımın özendirmek için vergi teşvi klerinin kullanılması üzerinde odaklanmıştır.Vergi Politikası Arz yanlı iktisatçılara göre. Dikkat edilirse arz yanlı iktisadın vergi indirimi politikasına vurgu noktası ile Keynesyen iktisadın vurgu noktası . kayıtdışı ekonomide artı gerçekleşmektedir. Tüketim. vergi oranları düşürerek üretimi. Tüketimdeki artış. vergi oranları artırıldığında boş zaman tercihinde artış. Bütçe açığı ise. 5. kayıtdışı ekonomide azalış meydana gelirken. Keynesyenlere göre. çalışma tercihinde azalış meydana gelmektedir. yatırım. tasarruf ve yatırım tercihlerinde artış meydana gelirken. harcanabilir gelirde artışa yol açacaktır.para arzı artışı sabit bir düzeyde artarken. 4. Kamu harcamaları artırılmamalı. fiyatlardaki artış da düşük düzeyde gerekleşecektir. kamu harcamalarında azalma olmaz. -Tüketim ve Tasarruf: Vergi oranları azaltıldığında tüketim tercihlerinde azalış . vergi politikası tasarruf ve yatırımı teşvik edici. 6. tasarruf ve yatırım tercihlerinde azalış gerçekleşir. vergilerde meydana gelen bir azalma. çalışma tercihinde artış meydana gelirken. üretimi ve istihdam artırıcı şekilde uygulanırsa. Vergiden dolayı ortaya çıkan nispi fiyat değişmeleri ekonomi üzerinde şöyle bir etkiye neden olacaktır: -Çalışma ve Boş Zaman: Vergi oranları azatlığında boş zaman tercihinde azalış. bütçe açıkları ise enflasyona yol açar. bu durumun tersini ileri sürmektedir. Keynesyen politika ise.Politika Uygulaması Yukarıda ifade edilenlerden çıkarılan iki sonuç vardır. Diğeri ise. Doğal olarak ortaya çıkan bu olumsuz faktör sahiplerinin emek ve sermaye arz etme güdüsünü de etkileyecektir. vergi oranları artırıldığında kayıtiçi ekonomide azalış. ise ortaya bütçe açığı çıkar. çünkü artan kamu harcamaları bütçe açıklarına. enflasyonu artırır. vergi oranları artırıldığında tüketim tercihlerinde artış. üretim ve istihdam artışı sağlamak için vergilerin ve kamu harcamalarının birlikte azaltılmasıdır. yatırımı ve vergi gelirlerini artırmak mümkündür.

Kamu harcamaları azalırken vergiler azalmazsa. arz yetersizliğinden dolayı ortaya çıkan enflasyonist baskıyı hafifletir ve enflasyon oranının düşmesine neden olur. yatırım miktarının artmasına neden olur. .Hem kişilerin hem de kurumların tasarruflarındaki artış. faiz oranlarının düşmesi ve yatırımların artması ile sonuçlanır. bir taraftan kamu sektörü üretimden dışlanmakta. kamu harcamalarında meydana gelen bir artışın kamu harcaması çarpanına bağlı olarak hasılayı artıracağını ileri sürmektedir. . likiditelerinin artmasına. . vergi politikasının hasıla üzerindeki etkisinden daha büyüktür. . -Gelir vergisi oranlarının düşük olması. vergi indirimlerinin ekonomi üzerinde meydana getirdiği etki.Üretimin artması. toplu sözleşmeler esasında ücret artış talebini düşük olmasına yol açar. dolaylı olarak da tüketimi. Ayrıca kamu harcaması çarpanının değeri. . borç alama isteklerinin azalmasına neden olur. vergi oranlarını düşürerek ekonominin arz cephesini hareketlendirmeyi hedeflerken. faiz oranının düşmesine. devlet harcamalarının ekonomi üzerinde meydana getirdiği etkiden daha büyüktür. .Enflasyon azalması geliri.Enflasyonun azalması. talebini ve çalışma gayretini artırır. Arz yanlı iktisada göre. faiz oranlarını düşürerek yatırımları teşvik eder. 7. Tasarruftaki artış. . Bu duruma neden olan etkileşim süreci şu şekilde ifade edilebilir: -Gelir vergisi oranları azaltıldığında kişilerin tasarruf isteği artar. üretimi ve istihdamı artırır. Keynesyen iktisat toplam talep cephesini harekete getirmeyi planlamaktadır.farklıdır. vergi çarpanının değerinden büyük olduğu için kamu harcaması politikasının hasıla üzerindeki etkisi. gelir vergisindeki azalma emek. Vergi Politikası İle Kamu Harcaması Politikasının Karşılaştırılması Keynesyen iktisat.Kurumlar vergisi azaltıldığında yatırımların karlılığı artacak dolayısıyla kurumun tasarruf gücünde artış meydan gelecektir.Yatırım/GSMH oranının artması ise prodüktiviteyi artırır. Arz yanlı iktisat. Bu durum ise. . Diğer taraftan. diğer taraftan vergiler özel sektör üretim artışını engelleyici bir unsur olmakta ve ekonomi durgunluğa girmektedir.

Keynesyen makroekonomik aletleri kullanarak farklı noktalara vurgu yaptığı için ‘ Arza Dayalı Maliye Politikası’ olarak da adlandırılır. karlılık oranını etkileyen kurumlar vergisi oranındaki indirimler lehindedir. Dolayısıyla vergi indirimi politikası uygulanırken. sadece enflasyonu artırır. ekonomik büyüme amacına yönelik yatırım ve sermaye birikim güdülerinin engellendiği durumda toplam talepteki artışın büyüme ile değil enflasyon ile sonuçlanacağını ileri sürmektedir. Arz Yanlı İktisat – Keynesyen İktisadın Karşılaştırılması . bütçe açığına yol açmaması için harcama politikasına dikkat edilmelidir. . Vergi indirimleri ve harcamalardaki artışlar. Çünkü marjinal vergi indirimi nispi fiyat yapısını değiştirir. dolayısıyla satın alam gücünü.Arz Yanlı İktisat. yatırımı.Arz Yanlı İktisada göre. . Bunun içinde marjinal vergi oranlarında indirim tercih edilmesi gerekmektedir. talepte meydana gelen bir artışın arzı artıracağını ve böylece ekonomik büyümeyi hızlandıracağını ileri sürmektedir.8. kazanılan her ilave birim gelir üzerine konulan vergidir. Bunun hangi şekilde yapıldığı önemli değildir önemli olan. Halkın boş zamanından vazgeçerek çalışmaya. Benzer olarak değişik vergi indirimi türlerinin etkileri arasında da çok fark bulunmaktadır. Yani ikisi de toplam talebi aynı düzeyde (kg>kt)olmamakla birlikte etkilemektedir. Neticede Keynesyenlere göre. Bu durum tek başına maliye politikasının oluşturduğu dürtünün toplam talebi ne ölçüde uyaracağını belirler. . Çünkü yükselen vergiler harcanabilir geliri. . . tüketimden yatırım vergi teşvikleri yerine.Arz Yanlı İktisat ise. toplam vergi indirimi hacmidir. kurumlar vergisinin veya gelir vergisinin düşürülmesi sonuç itibariyle far etmez.Keynesyen görüş. vergi oranları ile vergi gelirleri arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. marjinal vergi oranlarının. vergilerin indirilmesi ile aynı miktarda kamu harcamalarının artırılması arasında bir fark yoktur. Çünkü bütçe açıklarının ya borçlanma ya da para basarak finanse edilmesi gerekecektir. bütün vergi indirimleri aynı sonucu verir. 9. vergilerin yükseltilmesinin ekonomiye zarar vereceğini ileri sürerler. tüketim ve talebi azaltmaktadır. bütçe açıklarına yol açtığı için. . vergi indirimi yapılması veya harcama artışı yapılması arasında çok fark vardır. Laffer Eğrisinin ortaya koyduğu mantık 14. Marjinal vergi oranı. . Vergi oranları ile vergi gelirleri arasındaki ilişki Arthur Laffer tarafından ortaya konulan Laffer Eğrisi ile anılmaktadır.Keynesyen iktisatçılar. arz için herhangi bir şey yapmaz.Arz Yanlı İktisada göre. Ortalama vergi oranlarının. çalışma arzusunu ve tasarrufları maksimum uyaracak şekilde düzenlenmelidir. vergi indirimi politikası.Keynesyen iktisada göre.Vergi Oranı İle Vergi Hasılatı Arasındaki İlişki Arz Yanlı İktisada göre.

örneğin D gibi bir vergi oranı söz konusu ise. Ancak bu optimum vergi oranını tam olarak tespit etmek oldukça zordur. maksimum vergi gelirinin elde edilmesini sağlayan optimum orandır. vergi oranları sıfırken hiç vergi alınmayacağı için vergi gelirleri sıfırdır. İkincisi.( şekilde C noktasından sonra ) . Şekilde görüldüğü gibi Lafffer Eğrisi’nin ortaya çıkabilmesi için vergi . Birincisi. vergi oranları %100 iken vergi gelirleri sıfırdır. uygulanacak politikanın başarı olasılığını düşürmektedir. vergi gelirlerinin sıfır olduğu iki düzey vardır. vergi oranı ile vergi geliri arasındaki ilişki belli bir noktaya kadar doğru orantılı daha sonra ters orantılıdır.Laffer Eğrisi’ne göre. vergi oranlarını C noktasına kadar düşürerek vergi hasılatını artırmak mümkündür. belli bir noktaya kadar vergi oranları artırıldıkça vergi gelirleri de artmakta ( şekilde C noktası ): bir noktadan sonra vergi oranları artmaya devam ederse.yy’da İbni Haldun tarafından yazılan Mukaddime adlı II Ciltlik çalışmada da ortaya koyduğu için Haldun – Laffer Eğrisi olarak isimlendirilenlerde bulunmaktadır. Bu durumu şu şekil yardımıyla göstermek mümkündür -Laffer Eğrisi’ne göre. Çünkü devlet elde edilen gelirin tamamını vergi olarak aldığı için üretim ve yatırım yapmaktan vazgeçilecektir.C noktası. Çünkü Laffer Eğrisi’nin hangi noktasında bulunulduğunu tespit etmek mümkün değildir. . .Ekonomide vergi oranları C noktasının üstünde ise. vergi gelirleri azalmaktadır. Vergi indirimi politikasının geçerli olabilmesi için vergi oranlarının optimum oranın üstünde olması gerekir. Yani. Bu güçlük ise. vergi indirimlerinin vergi hasılatını azaltmayacağı ve bütçe açıklarını artırmayacağını göstermektedir. Laffer eğrisi.

marjinal vergi oranlarında meydana gelen bir düşüş. -Vergi indirimlerine çalışma ve yatırım yapma arzusunun göstereceği tepkiyi ölçmek oldukça zordur.oranlarının taralı olarak gösterilen alana tekabül etmesi. Tersine. Vergi oranlarında bir yükselme olması durumunda kişilerin eski gelir düzeylerini koruyabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalmasına vergilemenin gelir etkisi denilmektedir. oranları ile ilgili olarak ortaya çıkan bir diğer problem ise. Vergi oranlarında meydana gelen bir artış. boş zaman talebinin azalmasına yol açacaktır. boş zamana ikame dilecektir. Çünkü vergi oranlarını düşürerek. Tersi de geçerlidir. ikame etkisine ağırlık vermektedirler. -Vergi. Bu durumda gelir etkisi şu şekilde ifade edilebilir. net ücret arttığı için boş zaman yerine alışma ikame edilecektir. C noktasının solundaki alanda marjinal vergi oranları düşürüldüğünde belli miktardaki harcanabilir gelire ulaşmak için daha az çalışmak yeterli olacağı için boş zaman talebinde artış meydan gelecektir. gelir azaldıkça talebi azalan bir normal mal olarak düşünülebilir. C noktasından daha yüksek olması gerekmektedir. Buna göre vergi oranları artığında harcanabilir gelirde azalma meydana gelecektir. Dolayısıyla C noktasının solunda vergi oranları düşürüldükçe çalışma gayreti azalacağı için vergi hasılatı azalacaktır. -Vergi indirimleri sonucunda oraya çatışan iki etki çıkmaktadır. vergi indiriminin genişliğidir. Boş zaman normal mal olarak düşünüldüğünde harcanabilir gelirde meydana gelen azalma. Tersine C noktasının sağında bir alanda vergi oranları C noktasına kadar düşürüldüğünde. net ücret azalttığı için boş zaman çalışmaya ikame edilecektir. gelir etkisine bağlı olarak daha ok çalışmak durumunda kalacaklardır. Ancak indirim bu orandan daha geniş tutulursa. Dolayısıyla C noktasına kadar vergi oranları artırıldığında vergi geliri artmaktadır. vergi oranlarında meydana gelen bir azalma net ücreti artıracağı için çalışma. Tersine. -Bireyler çalışma ve boş zaman arasında tercih yapmaktadırlar. . Bunlardan birisi. belli miktardaki bir harcanabilir gelire ulaşmak için gerekli olan çalışma süresini azaltacağından çalışmak yerine boş zaman talebinde artış meydana gelecektir. yani. vergi oranları azaltıldığında vergi gelirleri düşmektedir. Boş zaman gelir artıkça talebi artan. gelir etkisidir. net tasarruflar da artışa yol açan kazançların yükseltilmesi hedeflenmektedir -Diğer karşıt etki.dolayısıyla C noktasından sonra vergi oranları artırıldığında net ücret azaldığı için alışma yerine boş zaman ikame edilecektir. C noktasının solundaki bir alanda vergi oranları artırıldığında eski gelir seviyesini korumak isteyen kişiler. diğeri ise gelir etkisidir. vergi gelirlerindeki azalma meydana gelecektir. Bu durum ikame etkisini ifade etmektedir. ikame etkisi. Örneğin ekonomideki vergi oranları D düzeyinde iken D-C aralığı kadar bir vergi indirimi vergi gelirini artıracaktır. Arz Yanlı İktisadı savunanlar. -Vergi oranları C noktasında veya onun altında B gibi bir noktada ise.

bu görüş yanlıştır. Vergi gelirlerinde meydana gelen azalmadan kaynaklanan kayıp. Bu önlemleri şu şekilde ifade etmek mümkündür. Thatcher. emek arzının marjinal vergi oranlarındaki değişmelere tepkinin yeterince yüksek olmadığı görülmüştür. Philips Eğrisi’nin analizi geçerli değildir. dönem boyunca Arz Yanlı İktisat politikalarının tasarruf oranını da arzu edilen seviyede artırmadığı görülmüştür. ABD ve İngiltere örneğinden farklı olmamıştır. Özal döneminde vergi yükünü azaltmaya yönelik çabalar sonucunda 1984-1985 yıllarında son 40 yılın en düşük vergi yükleri elde edilmiştir. Yine. reel üretim artışından daha hızlı biçimde artan para arzıdır. Zaten vergi yükü düşük olan Türkiye için bu durum. enflasyonun artmasını önleyecektir. 1986 yılından sonra kamu harcamaları azaltılmak suretiyle bütçe dengesi sağlanmaya çalışılmıştır. Enflasyonun temel sebebi. devletin işletmeler üzerindeki denetleyici müdahaleleri de azaltılmıştır. Fakat beklenilenin tersi sonuçlarla karşılaşılmış. Benzer olarak İngiltere ‘de 1979 sonrası Thatcher dönemindeki uygulama sonuçlarda beklenildiği gibi olmamıştır. Türkiye’deki uygulamanın sonuçları ise. iç borçlanmanın denetimsiz bir biçimde . şu şekilde ifade edilebilir. 1982 yılından başlayarak 1986’ya kadar giderek büyüyen bütçe açıklarına neden olmuştur.1980’li yıllarda ABD’de Reagan döneminde uygulama alanı bulmuştur. işsizlik oranının düşük olması. İlave olarak. yüksek enflasyon pahasına söz konusu olacaktır. 11. özelleştirmeler yoluyla vergi yükünün indirileceği yönünde söz vermesine rağmen bunu gerçekleştirememiştir. toplam vergi gelirlerini azaltmıştır. Şöyle ki.1981 yılı başında bir dizi önlemler almıştır. Arz Yanlı İktisada göre. tasarruf ve yatırımı teşvik etmek amacına yöneliktir. ABD ‘de Reagan yönetimi. Ücretlerin vergi sonrası net geliri artırılmış olmasına rağmen. Çünkü istihdam. tasarruf ve sermaye birikimini olumsuz etkileyen unsurların ortadan kaldırılması ( yani işsizliğin azalmasına yol açan politikalar). Philips Eğrisi analizine göre.10. Bunun sonucunda İngiltere’de gelir vergisindeki indirimlere rağmen vergi yükü 1979-1980 öncesi dönemindeki düzeyin üstüne çıkmıştır.Uygulama Sonuçları Arz Yanlı İktisat yaklaşımı. Diğer taraftan. Thatcher döneminde bütçe açığı vermemek için indirilen dolaysız vergiler yerine dolaylı vergilere yüklenilmiştir. Bu dönemde izlenen politikaların sonuçları ise. vergi oranlarının indirilmesi. ABD ‘de yüksek bütçe açıkları yaşanmıştır. Philips Eğrisi Analizinin Geçerliliği Arz Yanlı İktisada göre. -Üç aşamada marjinal gelir vergisi oranlarının % 25’e düşürülmesi -Sermaye kazançlarından alınan vergi oranlarının %70’den %50 ‘ye düşürülmesi -Yatırımları teşvik amacıyla firmalara hızlandırılmış amortisman ayırma imkanının sağlanması -Yatırımlar için vergiden muaf bazı kredi imkanlarının oluşturulması Bu önlemler.

gelişmekte olan ülkeler açısından ne derece uygunluk arz etmektedir? Ekonomik kalkınmanın finansmanında. Arz yanlı vergi politikasını savunanlar. Arz Yanlı İktisadın ABD’ndeki başarısına ilişkin tarihsel bulguların yanısıra akademisyenlerce bu teoriyi destekleyen ampirik çalışmaların ortaya konulması. vergi indirimleri yoluyla toplam piyasa üretimi ve toplam vergi gelirlerinin artmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Vergi oranlarının belirli bir süre değişmeyeceği konusunda vergi yükümlülerini ikna etmek gereklidir. gerek gelişmiş ve gerekse gelişmekte olan ülkelerde vergi indirimlerinin ekonomik büyüme üzerinde olumlu sonuçlar doğuracağını iddia etmektedirler. İngiltere. dik artan oranlı bir tarifenin mümkün olduğunca ılımlı bir artan oranlılığa ve hatta tamamen düz oranlılığa dönüştürülmesini önermektedirler. Burada şu önemli soru gündeme gelmektedir: Arz yanlı vergi politikası. Arz yanlı vergi politikasının temel sonuçlarını doğrulayacak sonuçlar ortaya çıkarabilecektir. Bu iktisatçılara göre. ücretlilere hem dolaysız hem de dolaylı yükler getiren fon sisteminin mali yükü alt üst etmesine neden olmuştur. Kısa dönemde. Bu şekilde bir Vergi Anayasası yeraltı ekonomisinin boyutlarını azaltarak devletin vergi gelirlerini artırabilecektir. Gelişmiş ülkelerin yanısıra gelişmekte olan ülke hükümetleri de. ekonomik büyümenin hızlanması ile birlikte vergileme kapasitesi de genişleyecek ve sonuçta vergi gelirleri artacaktır. 1980 sonrasında ABD dışında. mevcut tarihsel bulgular ve ampirik çalışmalar ışığında güç kazanmıştır. vergi tarifesinin yapısının büyük önem taşıdığını. Düşük vergi uygulamasının yanısıra gelecekte vergi oranlarının belirli bir süre değişmez olduğu güvencesine sahip vergi yükümlüleri. Buchanan’a göre. Önemle belirtelim ki.tırmanmasına. bu politikanın pek çok ülkede ilgi çekmesine neden olmuştur. Yine. Ancak. vergi yükümlülerinin gelecek üzerinde olumsuz beklentileri var olacaktır. Vergi oranlarının değiştirilmesi basit bir şekilde parlamentonun tasarrufu altında olduğu sürece. . pek çok teorik ve ampirik çalışmaların sonuçları ve tarihsel bulguları ile güç kazanmıştır. geniş ölçüde vergilere bağımlı bulunan gelişmekte olan ülkelerde vergi indirimleri politikası uygulanması halinde sonuçta bundan vergi gelirleri ne derece pozitif olarak etkilenecektir? Arz yanlı vergi politikasını savunanlar. Japonya ve diğer bazı gelişmiş ülkelerde vergi indirimleri politikasına ağırlık verilmiştir.Kanımızca. cari tüketim ve gelecek tüketim üzerindeki tercihlerini en iyi bir şekilde yapmaya çalışacaklardır. dolaylı vergilerin bugün vergi gelirleri içinde yüksek bir orana sahip olması o dönemden kalan kötü bir miras olarak ifade edilmektedir. bazı uluslararası kurumların etkisiyle vergi indirimleri politikasını cazip bulmuşlar ve bu konuda uygulamalar yapmışlardır. 1980 sonrasında talep yönlü iktisada alternatif olarak gündeme getirilen arz-yönlü iktisat teorisinin. iktisadi sorunlara olan teşhisi yanlış değildir. Düşük vergi oranlarının göreli fiyatları pozitif olarak etkileyeceği ve bunun sonucunda toplam piyasa üretimini ve dolayısıyla toplam vergi gelirlerini artıracağı savı. Batı Almanya. Arz Yanlı İktisat uzun dönemi esas alan makro iktisat politikasıdır. vergi indirimleri yoluyla olumlu ekonomik sonuçlar elde edebilmek için Buchanan ve Lee’nin üzerinde önemle durduğu şu iki hususu dikkate almak gereklidir: 1. Bu çalışmanın genel sonucu olarak şu ifadeyi savunmak mümkün görünmektedir: Arz Yanlı İktisadın temel iddiaları. 2. Ekonomik Anayasa içinde iyi düzenlenmiş bir Vergi Anayasası. yukarıda da belirtildiği üzere.

vergilemenin temel yapısı ve vergi yükünün kişiler arasında dağılımı konularının mevcut bir "mali" veya "vergi anayasası" çerçevesi içerisinde ele alınması gerektiğini kastetmekteyim. ABD’nde Kamu Tercihi Teorisi’ni geliştiren bazı iktisatçılar "Anayasal İktisat" adını verdikleri yeni bir araştırma disiplini içinde ekonomik sorunların.önemli katkılarda bulunması nedeniyle 1986’da Nobel Ekonomi Ödülü' nü kazanan James M. son yirmi yıl içinde iktisatçıların ilgisi giderek "Anayasal Reform"a doğru kaymaktadır. Bu ifadeyle. Politik İktisat. Buchanan devletin vergileme yetkisine ilişkin temel hükümler dışında. Buchanan. Buchanan Vergi Anayasası' nı şu şekilde tanımlamaktadır: ". "İyi" bir vergi sistemi.1998 Cihan Bulut. ‘ Arz-Yönlü İktisat’.İstanbul :DER Yayınları.vazgeçileceği vb. Sayı:1.Vergi sistemi ancak "anayasal perspektif" içinde anlamlı bir şekilde tartışılabilir. Vergi anayasası. vergi yükünün ve kamu harcamalarının GSYİH’ nın belli bir yüzdesini geçemeyeceği. uygulanacak vergi oranlarının maksimum sınırları.Cilt VI. 3 veya 4 yılı esas alan bir "yarı-sürekli vergi anayasası" nda özellikle devletin hangi kaynaklar üzerinden vergi alacağı. 105). Cilt:7. Özellikle kamu tercihi teorisinin gelişmesinde –ve bu arada arz-yönlü iktisadın gelişmesinde.Baskı İstanbul:Beta Yayınevi Beyhan Ataç. Coşkun Can Aktan). vergileme yetkisini sınırlayacak kuralların da anayasada yer alması gerektiğini savunmaktadır. Buchanan. Ekonomide Devlet. 1997 . hususların açık olarak saptanmasını önermektedir.(çev.. KAYNAKÇA Vural Savaş. esasen ekonomik "kural" ve "kurumların" anayasal bir çerçevede düzenlenmesiyle çözümleneceği görüşünü savunmaktadırlar.SPK Yayın No:71.Önemle belirtelim ki. 1978. kamu gelirleri ile kamu harcamaları arasında bir denkliğin mevcut olacağı. bireylerin vergi oranlarındaki değişikliklere uygun bir şekilde adapte olabilecekleri ve uzun dönemi esas alan yarı-sürekli kural veya düzenlemeleri ifade etmektedir.." (Buchanan. Kamu Açıkları.1992 Osman Demir. vergilemeye ilişkin kural ve düzenlemelerin bir "Vergi Anayasası" içerisinde düzenlenmesi gerektiğini ifade etmektedir. kriz vb. 2002 Roland A. Sayı 2. 2. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. bu denk bütçe ilkesinden hangi özel durumlarda –savaş. Kriger.’ İstikrarın Sağlanmasında Çağdaş Makroekonomik Tartışmalar’. Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. ancak anayasal perspektife dayalıdır..

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful