ARZ YANLI İKTİSAT

1970’li yıllarda ortaya çıkan stagflasyon olgusu karşısında Keynesci reçetelerin geçersiz olduğunu savunan bir diğer yaklaşım arz yanlı yaklaşımdır. Arz yanlı iktisat, üretime (arza ) yönelik ilkeleri yeniden gündeme getirmeyi amaçlamaktadır. Diğer bir ifadeyle, gerçek gelir ve arz arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Buna göre, bir ekonomide gerçek gelirin artışı, arzın artmasına bağlı olmakta, vergi indirimi politikası ile bu ilişki etkilenebilmektedir. Bu görüş 1970’lerden sonra özellikle ABD ‘de dönemin başkanı Ronald Reagan yönetiminin başta olduğu yıllarda büyük ilgi görüp, uygulama alanı bulduğu için ‘Reaganomics’ olarak da adlandırılmıştır. Arz Yanlı İktisat, Keynesyen iktisadın toplam talebi ön plana alan yaklaşımına tepki olarak ortaya çıkmış ve arz koşullarının daha önemli olduğunu ileri sürmüştür. Arz Yanlı İktisat yaklaşımı, iktisadi hayatta rekabetin ve teknolojik yeniliklerin geliştirilmesi için daha az devlet düzenlemesi ve özel sektöre daha fazla imkan tanımak için kamu ekonomisinin boyutlarının küçültülmesi gereği üzerinde durulmuştur. Arthur Laffer Arz Yanlı İktisadı şu şekilde tanımlamaktadır: " Arz Yanlı İktisat, klasik iktisadın modern tarzda ifadesinden başka bir şey değildir." ("Analyzing Supply-Side Economics: A Symposium", Halistones, 1982; 69). Diğer bir iktisatçı Bruce Bartlett ise yaptığı tanımlama ile Arthur Laffer’in görüşlerini paylaşmaktadır: "Bir çok yönden arz-yönlü iktisat, klasik iktisadın yeniden keşfedilmesinden başka bir şey değildir." (Bartlett, 1981; 1). Arz Yanlı İktisadın ekonometrik analizini yapan Michael Evans daha bilimsel bir yaklaşımla; "Ekonominin prodüktif kapasitesini etkileyen faktörleri inceleyen bir iktisat dalı..." şeklinde bir tanım vermektedir (Evans, 1983; 19-20). Evans, dengeli bir Arz Yanlı İktisat politikasının başlıca şu iktisat politikalarını içerdiğini belirtmektedir (Evans, 1983; 20): Şahsi ve kurumlar gelir vergilerinde indirim, Vergi indirimlerine paralel olarak kamu harcamalarının indirilmesi, Yasal-kurumsal serbestleşme politikası. Evans’a göre bu politikaları içerecek bir Arz yanlı program, yüksek prodüktivite ve ekonomik büyüme ile düşük enflasyonu sağlayacaktır. Evans’a göre, Arz Yanlı İktisadın temelini "vergi indirimleri" oluşturmaktadır. Son olarak, diğer tanınmış bir Arz Yanlı İktisatçının tanımını aktaralım. P.C. Roberts’e göre Arz Yanlı İktisat; "teşvikler ve göreli fiyatlar üzerindeki maliye politikası etkilerini inceleyen bir iktisat okuludur" (Roberts, 1984; 314). Bu açıklamalar çerçevesinde şu tanımı yapmak mümkündür: Arz Yanlı İktisat, özellikle vergi indirimleri yoluyla üretimin ve dolayısıyla vergi gelirlerinin pozitif yönde etkileneceğini ve bu suretle ekonomik büyümenin, kaynak kullanımında ve dağılımında etkinliğin sağlanacağını savunan bir iktisadi düşüncedir. Esasen bu tanıma dayalı olarak arz yanlı vergi politikasının temel ilkelerini özetlemek mümkündür.

TEMEL VARSAYIMLARI 1.para arzı artırılarak finanse edilirse. enflasyonist olmaktadır. Dolayısıyla. nasıl finanse edildiğine bağlıdır. üretimin ya da toplam arzın azalmasına yol açmakta: toplam arzdaki azalma ise. -Denk bütçe politikası uygulanması -Yatırımın ve üretimin teşvik edilmesi için vergi oranlarının düşürülmesi gerektiğini ileri sürmektedirler. Dolayısıyla para arzı sabit bir oran dahilinde artarken. Bu durum. Arz Yanlı İktisada göre. artan kamu harcamaları bütçe açıklarının artmasına yol açmaktadır. enflasyonist olacaktır. Açık bütçenin enflasyonist olması. enflasyonu Keynesci politikların teşvik ettiği açık bütçe uygulamaları ile yatırım ve üretimi olumsuz etkileyen yüksek vergiler ile açıklamaktadır. Sermaye birikiminde meydana gelen bu azalma ise. örneğin üreticiler. enflasyonist olmaktadır. Bütçe açıklarını finanse etmek için para basılmamalıdır. artan kamu harcamalarının borçlanma ile finansmanı halinde ödünç verilebilir fonlar piyasasında faiz oranlarında yükselme meydana geleceği için özel kesim yatırımlarında azalma olacaktır. üretim. Bütçe açıkları. buna uygun bir vergi politikası uygulanırsa. Dolayısıyla transfer harcamalarından yararlanmak isteyen bireylerin. para arzının reel üretim artışında daha yüksek oranda artmasıdır. Örneğin. aylaklık yapma gibi vergiye tabii olmayan davranışlara yöneleceklerdir. verimli faaliyetlere girişme yönündeki teşviklerinde azalma meydana gelir. Artan bütçe açıkları ise. enflasyonun temel nedeni. Dolayısıyla vergi miktarında meydana gelen artış. yatırım ve tasarruf yapmanın cazibesi azalacak ve dolayısıyla çalışmaya oranla boş zamanın. Kamu harcamalarının vergi artışı ile finanse edilmesi durumunda ise. Para arzı artışı. 3.Kamu harcaması ve Bütçe Politikası Arz Yanlı iktisat. transfer harcamalarındaki artışın ortaya çıkardığı etkiyi vergi artışının ortaya çıkardığı etkiye benzetmektedirler. . Örneğin transfer harcamalarının artırıldığını varsayalım. Çünkü vergi oranlarının yükseltilmesi durumunda kişilerin kullanılabilir gelirlerinde düşme meydana geleceği için çalışmak ile vergi sonrası gelir arasındaki ilişki zayıflayacaktır. çalışmanın. harcamalardan yararlanmak isteyenlerin gelirlerini düşük tutması yönünde teşvike yol açacaktır. 2. Açık bütçe uygulamasından dolayı ortaya çıkan enflasyonu önlemek için.Transfer Harcaması Politikası Arz Yanlı iktisadi yaklaşımı benimseyenler. zamanla büyümenin azalmasına neden olacaktır. Bu durumda. enflasyon artışı düşük düzeyde seyredecektir.Para Politikası ve Enflasyon Arz Yanlı İktisada göre. ekonominin büyümesine bağlı olarak yavaş ve istikrarlı bir biçiminde artırılmalıdır. yatırıma oranla cari tüketimin fiyatı değişecektir.

yatırımı ve vergi gelirlerini artırmak mümkündür. yatırım. çalışma tercihinde artış meydana gelirken. -Tüketim ve Tasarruf: Vergi oranları azaltıldığında tüketim tercihlerinde azalış . Doğal olarak ortaya çıkan bu olumsuz faktör sahiplerinin emek ve sermaye arz etme güdüsünü de etkileyecektir. vergi oranları ekonomideki nispi fiyat yapısını bozarak ve üreticilerin tercihlerini değiştirerek kaynak dağılımını bozmaktadır. vergi oranları artırıldığında tüketim tercihlerinde artış. üretimi ve istihdam artırıcı şekilde uygulanırsa. Tüketimdeki artış. Dikkat edilirse arz yanlı iktisadın vergi indirimi politikasına vurgu noktası ile Keynesyen iktisadın vurgu noktası . 4. Kamu harcamaları artırılmamalı.Kayıtiçi ve Kayıtdışı Ekonomi:Vergi oranları azaltıldığında kayıtiçi ekonomide artış. . 6. bütçe açıkları ise enflasyona yol açar. bu durumun tersini ileri sürmektedir. kayıtdışı ekonomide artı gerçekleşmektedir. yatırım ve hasılayı artıracaktır. Bütçe açığı ise. vergi oranları artırıldığında kayıtiçi ekonomide azalış.Politika Uygulaması Yukarıda ifade edilenlerden çıkarılan iki sonuç vardır. kayıtdışı ekonomide azalış meydana gelirken. harcanabilir gelirin fonksiyonu olduğu için harcanabilir gelirdeki artıştan etkilenecektir. vergilerde meydana gelen bir azalma. kamu harcamalarında azalma olmaz. enflasyonu artırır. çünkü artan kamu harcamaları bütçe açıklarına. harcanabilir gelirde artışa yol açacaktır. Vergiden dolayı ortaya çıkan nispi fiyat değişmeleri ekonomi üzerinde şöyle bir etkiye neden olacaktır: -Çalışma ve Boş Zaman: Vergi oranları azatlığında boş zaman tercihinde azalış.Vergi Politikası Arz yanlı iktisatçılara göre. tasarruf ve yatırım tercihlerinde artış meydana gelirken. ise ortaya bütçe açığı çıkar.para arzı artışı sabit bir düzeyde artarken. Keynesyen politika ise. -Vergiler artırılırken. Keynesyenlere göre. üretim ve istihdam artışı sağlamak için vergilerin ve kamu harcamalarının birlikte azaltılmasıdır. 5. fiyatlardaki artış da düşük düzeyde gerekleşecektir. vergi oranları artırıldığında boş zaman tercihinde artış. Diğeri ise. çalışma tercihinde azalış meydana gelmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus. vergi politikası tasarruf ve yatırımı teşvik edici.Tasarrufun Teşviki Arz yanlı iktisadın temel görüşü kişisel tasarruf ve işletme yatırımın özendirmek için vergi teşvi klerinin kullanılması üzerinde odaklanmıştır. Tüketim. vergi oranları düşürerek üretimi. tasarruf ve yatırım tercihlerinde azalış gerçekleşir.

Diğer taraftan. vergi çarpanının değerinden büyük olduğu için kamu harcaması politikasının hasıla üzerindeki etkisi. 7. Ayrıca kamu harcaması çarpanının değeri. -Gelir vergisi oranlarının düşük olması.Yatırım/GSMH oranının artması ise prodüktiviteyi artırır. dolaylı olarak da tüketimi.farklıdır. . .Enflasyonun azalması. Keynesyen iktisat toplam talep cephesini harekete getirmeyi planlamaktadır. devlet harcamalarının ekonomi üzerinde meydana getirdiği etkiden daha büyüktür. Arz yanlı iktisat.Kamu harcamaları azalırken vergiler azalmazsa. yatırım miktarının artmasına neden olur. vergi politikasının hasıla üzerindeki etkisinden daha büyüktür. üretimi ve istihdamı artırır. arz yetersizliğinden dolayı ortaya çıkan enflasyonist baskıyı hafifletir ve enflasyon oranının düşmesine neden olur. . Arz yanlı iktisada göre.Hem kişilerin hem de kurumların tasarruflarındaki artış. . Vergi Politikası İle Kamu Harcaması Politikasının Karşılaştırılması Keynesyen iktisat. bir taraftan kamu sektörü üretimden dışlanmakta.Enflasyon azalması geliri.Üretimin artması. toplu sözleşmeler esasında ücret artış talebini düşük olmasına yol açar. faiz oranlarının düşmesi ve yatırımların artması ile sonuçlanır. Bu durum ise. borç alama isteklerinin azalmasına neden olur. likiditelerinin artmasına. diğer taraftan vergiler özel sektör üretim artışını engelleyici bir unsur olmakta ve ekonomi durgunluğa girmektedir. vergi oranlarını düşürerek ekonominin arz cephesini hareketlendirmeyi hedeflerken.Kurumlar vergisi azaltıldığında yatırımların karlılığı artacak dolayısıyla kurumun tasarruf gücünde artış meydan gelecektir. gelir vergisindeki azalma emek. . . . vergi indirimlerinin ekonomi üzerinde meydana getirdiği etki. faiz oranlarını düşürerek yatırımları teşvik eder. Bu duruma neden olan etkileşim süreci şu şekilde ifade edilebilir: -Gelir vergisi oranları azaltıldığında kişilerin tasarruf isteği artar. Tasarruftaki artış. kamu harcamalarında meydana gelen bir artışın kamu harcaması çarpanına bağlı olarak hasılayı artıracağını ileri sürmektedir. . talebini ve çalışma gayretini artırır. faiz oranının düşmesine.

Vergi indirimleri ve harcamalardaki artışlar. arz için herhangi bir şey yapmaz. toplam vergi indirimi hacmidir. kazanılan her ilave birim gelir üzerine konulan vergidir. . Neticede Keynesyenlere göre. marjinal vergi oranlarının. Yani ikisi de toplam talebi aynı düzeyde (kg>kt)olmamakla birlikte etkilemektedir. vergi indirimi politikası. Çünkü bütçe açıklarının ya borçlanma ya da para basarak finanse edilmesi gerekecektir.Keynesyen iktisada göre.Arz Yanlı İktisada göre. Marjinal vergi oranı. . talepte meydana gelen bir artışın arzı artıracağını ve böylece ekonomik büyümeyi hızlandıracağını ileri sürmektedir. sadece enflasyonu artırır. yatırımı. . bütün vergi indirimleri aynı sonucu verir. vergi indirimi yapılması veya harcama artışı yapılması arasında çok fark vardır. karlılık oranını etkileyen kurumlar vergisi oranındaki indirimler lehindedir. Keynesyen makroekonomik aletleri kullanarak farklı noktalara vurgu yaptığı için ‘ Arza Dayalı Maliye Politikası’ olarak da adlandırılır.Vergi Oranı İle Vergi Hasılatı Arasındaki İlişki Arz Yanlı İktisada göre.Arz Yanlı İktisat. . . vergi oranları ile vergi gelirleri arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. vergilerin indirilmesi ile aynı miktarda kamu harcamalarının artırılması arasında bir fark yoktur. . Çünkü yükselen vergiler harcanabilir geliri. Çünkü marjinal vergi indirimi nispi fiyat yapısını değiştirir. . dolayısıyla satın alam gücünü. Arz Yanlı İktisat – Keynesyen İktisadın Karşılaştırılması . Vergi oranları ile vergi gelirleri arasındaki ilişki Arthur Laffer tarafından ortaya konulan Laffer Eğrisi ile anılmaktadır. Ortalama vergi oranlarının.Arz Yanlı İktisada göre. Bunun içinde marjinal vergi oranlarında indirim tercih edilmesi gerekmektedir. bütçe açıklarına yol açtığı için. bütçe açığına yol açmaması için harcama politikasına dikkat edilmelidir. kurumlar vergisinin veya gelir vergisinin düşürülmesi sonuç itibariyle far etmez. vergilerin yükseltilmesinin ekonomiye zarar vereceğini ileri sürerler. Bunun hangi şekilde yapıldığı önemli değildir önemli olan. tüketim ve talebi azaltmaktadır. 9.Keynesyen görüş. Dolayısıyla vergi indirimi politikası uygulanırken.8.Arz Yanlı İktisat ise. çalışma arzusunu ve tasarrufları maksimum uyaracak şekilde düzenlenmelidir. Halkın boş zamanından vazgeçerek çalışmaya. Laffer Eğrisinin ortaya koyduğu mantık 14. Bu durum tek başına maliye politikasının oluşturduğu dürtünün toplam talebi ne ölçüde uyaracağını belirler.Keynesyen iktisatçılar. tüketimden yatırım vergi teşvikleri yerine. Benzer olarak değişik vergi indirimi türlerinin etkileri arasında da çok fark bulunmaktadır. ekonomik büyüme amacına yönelik yatırım ve sermaye birikim güdülerinin engellendiği durumda toplam talepteki artışın büyüme ile değil enflasyon ile sonuçlanacağını ileri sürmektedir.

C noktası. Laffer eğrisi. Yani.yy’da İbni Haldun tarafından yazılan Mukaddime adlı II Ciltlik çalışmada da ortaya koyduğu için Haldun – Laffer Eğrisi olarak isimlendirilenlerde bulunmaktadır. Çünkü devlet elde edilen gelirin tamamını vergi olarak aldığı için üretim ve yatırım yapmaktan vazgeçilecektir. vergi indirimlerinin vergi hasılatını azaltmayacağı ve bütçe açıklarını artırmayacağını göstermektedir. Birincisi. Şekilde görüldüğü gibi Lafffer Eğrisi’nin ortaya çıkabilmesi için vergi . Ancak bu optimum vergi oranını tam olarak tespit etmek oldukça zordur. . Çünkü Laffer Eğrisi’nin hangi noktasında bulunulduğunu tespit etmek mümkün değildir. Bu durumu şu şekil yardımıyla göstermek mümkündür -Laffer Eğrisi’ne göre.Ekonomide vergi oranları C noktasının üstünde ise. maksimum vergi gelirinin elde edilmesini sağlayan optimum orandır. vergi gelirlerinin sıfır olduğu iki düzey vardır. belli bir noktaya kadar vergi oranları artırıldıkça vergi gelirleri de artmakta ( şekilde C noktası ): bir noktadan sonra vergi oranları artmaya devam ederse. vergi oranı ile vergi geliri arasındaki ilişki belli bir noktaya kadar doğru orantılı daha sonra ters orantılıdır.( şekilde C noktasından sonra ) . uygulanacak politikanın başarı olasılığını düşürmektedir. İkincisi. Bu güçlük ise. vergi oranları sıfırken hiç vergi alınmayacağı için vergi gelirleri sıfırdır. vergi gelirleri azalmaktadır. Vergi indirimi politikasının geçerli olabilmesi için vergi oranlarının optimum oranın üstünde olması gerekir. vergi oranlarını C noktasına kadar düşürerek vergi hasılatını artırmak mümkündür. örneğin D gibi bir vergi oranı söz konusu ise.Laffer Eğrisi’ne göre. . vergi oranları %100 iken vergi gelirleri sıfırdır.

Çünkü vergi oranlarını düşürerek. -Bireyler çalışma ve boş zaman arasında tercih yapmaktadırlar. gelir etkisidir. diğeri ise gelir etkisidir. Dolayısıyla C noktasına kadar vergi oranları artırıldığında vergi geliri artmaktadır. -Vergi oranları C noktasında veya onun altında B gibi bir noktada ise. Bu durumda gelir etkisi şu şekilde ifade edilebilir. marjinal vergi oranlarında meydana gelen bir düşüş. oranları ile ilgili olarak ortaya çıkan bir diğer problem ise. vergi gelirlerindeki azalma meydana gelecektir. Arz Yanlı İktisadı savunanlar. boş zamana ikame dilecektir. vergi oranlarında meydana gelen bir azalma net ücreti artıracağı için çalışma. -Vergi indirimleri sonucunda oraya çatışan iki etki çıkmaktadır. Vergi oranlarında meydana gelen bir artış.oranlarının taralı olarak gösterilen alana tekabül etmesi. . vergi indiriminin genişliğidir. vergi oranları azaltıldığında vergi gelirleri düşmektedir. Boş zaman normal mal olarak düşünüldüğünde harcanabilir gelirde meydana gelen azalma. boş zaman talebinin azalmasına yol açacaktır. net ücret azalttığı için boş zaman çalışmaya ikame edilecektir. Tersine C noktasının sağında bir alanda vergi oranları C noktasına kadar düşürüldüğünde. Bunlardan birisi. gelir azaldıkça talebi azalan bir normal mal olarak düşünülebilir.dolayısıyla C noktasından sonra vergi oranları artırıldığında net ücret azaldığı için alışma yerine boş zaman ikame edilecektir. C noktasının solundaki bir alanda vergi oranları artırıldığında eski gelir seviyesini korumak isteyen kişiler. Tersi de geçerlidir. -Vergi. -Vergi indirimlerine çalışma ve yatırım yapma arzusunun göstereceği tepkiyi ölçmek oldukça zordur. net ücret arttığı için boş zaman yerine alışma ikame edilecektir. C noktasından daha yüksek olması gerekmektedir. Tersine. gelir etkisine bağlı olarak daha ok çalışmak durumunda kalacaklardır. yani. Boş zaman gelir artıkça talebi artan. Buna göre vergi oranları artığında harcanabilir gelirde azalma meydana gelecektir. Dolayısıyla C noktasının solunda vergi oranları düşürüldükçe çalışma gayreti azalacağı için vergi hasılatı azalacaktır. ikame etkisine ağırlık vermektedirler. ikame etkisi. Vergi oranlarında bir yükselme olması durumunda kişilerin eski gelir düzeylerini koruyabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalmasına vergilemenin gelir etkisi denilmektedir. Örneğin ekonomideki vergi oranları D düzeyinde iken D-C aralığı kadar bir vergi indirimi vergi gelirini artıracaktır. Bu durum ikame etkisini ifade etmektedir. Tersine. Ancak indirim bu orandan daha geniş tutulursa. belli miktardaki bir harcanabilir gelire ulaşmak için gerekli olan çalışma süresini azaltacağından çalışmak yerine boş zaman talebinde artış meydana gelecektir. C noktasının solundaki alanda marjinal vergi oranları düşürüldüğünde belli miktardaki harcanabilir gelire ulaşmak için daha az çalışmak yeterli olacağı için boş zaman talebinde artış meydan gelecektir. net tasarruflar da artışa yol açan kazançların yükseltilmesi hedeflenmektedir -Diğer karşıt etki.

bu görüş yanlıştır. Ücretlerin vergi sonrası net geliri artırılmış olmasına rağmen. Bu önlemleri şu şekilde ifade etmek mümkündür. şu şekilde ifade edilebilir. 1986 yılından sonra kamu harcamaları azaltılmak suretiyle bütçe dengesi sağlanmaya çalışılmıştır. Fakat beklenilenin tersi sonuçlarla karşılaşılmış. 11. işsizlik oranının düşük olması. Philips Eğrisi analizine göre. Çünkü istihdam. Bunun sonucunda İngiltere’de gelir vergisindeki indirimlere rağmen vergi yükü 1979-1980 öncesi dönemindeki düzeyin üstüne çıkmıştır. özelleştirmeler yoluyla vergi yükünün indirileceği yönünde söz vermesine rağmen bunu gerçekleştirememiştir. -Üç aşamada marjinal gelir vergisi oranlarının % 25’e düşürülmesi -Sermaye kazançlarından alınan vergi oranlarının %70’den %50 ‘ye düşürülmesi -Yatırımları teşvik amacıyla firmalara hızlandırılmış amortisman ayırma imkanının sağlanması -Yatırımlar için vergiden muaf bazı kredi imkanlarının oluşturulması Bu önlemler. ABD ve İngiltere örneğinden farklı olmamıştır. enflasyonun artmasını önleyecektir. iç borçlanmanın denetimsiz bir biçimde . Thatcher. Philips Eğrisi Analizinin Geçerliliği Arz Yanlı İktisada göre.1981 yılı başında bir dizi önlemler almıştır. Vergi gelirlerinde meydana gelen azalmadan kaynaklanan kayıp. Benzer olarak İngiltere ‘de 1979 sonrası Thatcher dönemindeki uygulama sonuçlarda beklenildiği gibi olmamıştır. vergi oranlarının indirilmesi. ABD ‘de yüksek bütçe açıkları yaşanmıştır.1980’li yıllarda ABD’de Reagan döneminde uygulama alanı bulmuştur. dönem boyunca Arz Yanlı İktisat politikalarının tasarruf oranını da arzu edilen seviyede artırmadığı görülmüştür. devletin işletmeler üzerindeki denetleyici müdahaleleri de azaltılmıştır. Bu dönemde izlenen politikaların sonuçları ise. Philips Eğrisi’nin analizi geçerli değildir. toplam vergi gelirlerini azaltmıştır. yüksek enflasyon pahasına söz konusu olacaktır. ABD ‘de Reagan yönetimi. 1982 yılından başlayarak 1986’ya kadar giderek büyüyen bütçe açıklarına neden olmuştur. Thatcher döneminde bütçe açığı vermemek için indirilen dolaysız vergiler yerine dolaylı vergilere yüklenilmiştir. Şöyle ki. Arz Yanlı İktisada göre. Özal döneminde vergi yükünü azaltmaya yönelik çabalar sonucunda 1984-1985 yıllarında son 40 yılın en düşük vergi yükleri elde edilmiştir. tasarruf ve yatırımı teşvik etmek amacına yöneliktir. Diğer taraftan. Enflasyonun temel sebebi. Zaten vergi yükü düşük olan Türkiye için bu durum. İlave olarak. Yine. emek arzının marjinal vergi oranlarındaki değişmelere tepkinin yeterince yüksek olmadığı görülmüştür. reel üretim artışından daha hızlı biçimde artan para arzıdır.10. Türkiye’deki uygulamanın sonuçları ise. tasarruf ve sermaye birikimini olumsuz etkileyen unsurların ortadan kaldırılması ( yani işsizliğin azalmasına yol açan politikalar).Uygulama Sonuçları Arz Yanlı İktisat yaklaşımı.

1980 sonrasında ABD dışında. Arz yanlı vergi politikasını savunanlar. ekonomik büyümenin hızlanması ile birlikte vergileme kapasitesi de genişleyecek ve sonuçta vergi gelirleri artacaktır. . ücretlilere hem dolaysız hem de dolaylı yükler getiren fon sisteminin mali yükü alt üst etmesine neden olmuştur. Ancak. gerek gelişmiş ve gerekse gelişmekte olan ülkelerde vergi indirimlerinin ekonomik büyüme üzerinde olumlu sonuçlar doğuracağını iddia etmektedirler. Arz yanlı vergi politikasının temel sonuçlarını doğrulayacak sonuçlar ortaya çıkarabilecektir. yukarıda da belirtildiği üzere. geniş ölçüde vergilere bağımlı bulunan gelişmekte olan ülkelerde vergi indirimleri politikası uygulanması halinde sonuçta bundan vergi gelirleri ne derece pozitif olarak etkilenecektir? Arz yanlı vergi politikasını savunanlar.Kanımızca. Ekonomik Anayasa içinde iyi düzenlenmiş bir Vergi Anayasası. Vergi oranlarının belirli bir süre değişmeyeceği konusunda vergi yükümlülerini ikna etmek gereklidir. Düşük vergi uygulamasının yanısıra gelecekte vergi oranlarının belirli bir süre değişmez olduğu güvencesine sahip vergi yükümlüleri. Buchanan’a göre. vergi indirimleri yoluyla toplam piyasa üretimi ve toplam vergi gelirlerinin artmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. cari tüketim ve gelecek tüketim üzerindeki tercihlerini en iyi bir şekilde yapmaya çalışacaklardır. Batı Almanya. Bu çalışmanın genel sonucu olarak şu ifadeyi savunmak mümkün görünmektedir: Arz Yanlı İktisadın temel iddiaları. 2. Arz Yanlı İktisadın ABD’ndeki başarısına ilişkin tarihsel bulguların yanısıra akademisyenlerce bu teoriyi destekleyen ampirik çalışmaların ortaya konulması. mevcut tarihsel bulgular ve ampirik çalışmalar ışığında güç kazanmıştır. gelişmekte olan ülkeler açısından ne derece uygunluk arz etmektedir? Ekonomik kalkınmanın finansmanında. Kısa dönemde. Burada şu önemli soru gündeme gelmektedir: Arz yanlı vergi politikası. iktisadi sorunlara olan teşhisi yanlış değildir. Yine. bazı uluslararası kurumların etkisiyle vergi indirimleri politikasını cazip bulmuşlar ve bu konuda uygulamalar yapmışlardır. Vergi oranlarının değiştirilmesi basit bir şekilde parlamentonun tasarrufu altında olduğu sürece. Bu iktisatçılara göre. dolaylı vergilerin bugün vergi gelirleri içinde yüksek bir orana sahip olması o dönemden kalan kötü bir miras olarak ifade edilmektedir. Bu şekilde bir Vergi Anayasası yeraltı ekonomisinin boyutlarını azaltarak devletin vergi gelirlerini artırabilecektir. Önemle belirtelim ki. Japonya ve diğer bazı gelişmiş ülkelerde vergi indirimleri politikasına ağırlık verilmiştir. bu politikanın pek çok ülkede ilgi çekmesine neden olmuştur. Arz Yanlı İktisat uzun dönemi esas alan makro iktisat politikasıdır. vergi indirimleri yoluyla olumlu ekonomik sonuçlar elde edebilmek için Buchanan ve Lee’nin üzerinde önemle durduğu şu iki hususu dikkate almak gereklidir: 1. vergi yükümlülerinin gelecek üzerinde olumsuz beklentileri var olacaktır. dik artan oranlı bir tarifenin mümkün olduğunca ılımlı bir artan oranlılığa ve hatta tamamen düz oranlılığa dönüştürülmesini önermektedirler. vergi tarifesinin yapısının büyük önem taşıdığını. İngiltere. 1980 sonrasında talep yönlü iktisada alternatif olarak gündeme getirilen arz-yönlü iktisat teorisinin.tırmanmasına. Düşük vergi oranlarının göreli fiyatları pozitif olarak etkileyeceği ve bunun sonucunda toplam piyasa üretimini ve dolayısıyla toplam vergi gelirlerini artıracağı savı. pek çok teorik ve ampirik çalışmaların sonuçları ve tarihsel bulguları ile güç kazanmıştır. Gelişmiş ülkelerin yanısıra gelişmekte olan ülke hükümetleri de.

kriz vb.1992 Osman Demir. kamu gelirleri ile kamu harcamaları arasında bir denkliğin mevcut olacağı.. bu denk bütçe ilkesinden hangi özel durumlarda –savaş. son yirmi yıl içinde iktisatçıların ilgisi giderek "Anayasal Reform"a doğru kaymaktadır. Bu ifadeyle. Kamu Açıkları.. Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. KAYNAKÇA Vural Savaş. Buchanan. 1978. Buchanan devletin vergileme yetkisine ilişkin temel hükümler dışında. Vergi anayasası. ancak anayasal perspektife dayalıdır. 2002 Roland A. Özellikle kamu tercihi teorisinin gelişmesinde –ve bu arada arz-yönlü iktisadın gelişmesinde. 1997 .Cilt VI. Ekonomide Devlet. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi.önemli katkılarda bulunması nedeniyle 1986’da Nobel Ekonomi Ödülü' nü kazanan James M. vergilemenin temel yapısı ve vergi yükünün kişiler arasında dağılımı konularının mevcut bir "mali" veya "vergi anayasası" çerçevesi içerisinde ele alınması gerektiğini kastetmekteyim.(çev. 3 veya 4 yılı esas alan bir "yarı-sürekli vergi anayasası" nda özellikle devletin hangi kaynaklar üzerinden vergi alacağı.vazgeçileceği vb. Coşkun Can Aktan). Sayı:1.İstanbul :DER Yayınları." (Buchanan. esasen ekonomik "kural" ve "kurumların" anayasal bir çerçevede düzenlenmesiyle çözümleneceği görüşünü savunmaktadırlar.SPK Yayın No:71. hususların açık olarak saptanmasını önermektedir.Vergi sistemi ancak "anayasal perspektif" içinde anlamlı bir şekilde tartışılabilir. Sayı 2. Buchanan. vergileme yetkisini sınırlayacak kuralların da anayasada yer alması gerektiğini savunmaktadır. vergi yükünün ve kamu harcamalarının GSYİH’ nın belli bir yüzdesini geçemeyeceği.Baskı İstanbul:Beta Yayınevi Beyhan Ataç. Cilt:7. 2. Kriger.. Buchanan Vergi Anayasası' nı şu şekilde tanımlamaktadır: ".1998 Cihan Bulut.’ İstikrarın Sağlanmasında Çağdaş Makroekonomik Tartışmalar’. ABD’nde Kamu Tercihi Teorisi’ni geliştiren bazı iktisatçılar "Anayasal İktisat" adını verdikleri yeni bir araştırma disiplini içinde ekonomik sorunların. 105). Politik İktisat. vergilemeye ilişkin kural ve düzenlemelerin bir "Vergi Anayasası" içerisinde düzenlenmesi gerektiğini ifade etmektedir.Önemle belirtelim ki. uygulanacak vergi oranlarının maksimum sınırları. bireylerin vergi oranlarındaki değişikliklere uygun bir şekilde adapte olabilecekleri ve uzun dönemi esas alan yarı-sürekli kural veya düzenlemeleri ifade etmektedir. ‘ Arz-Yönlü İktisat’. "İyi" bir vergi sistemi.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful