P. 1
Deniz Fenerleri

Deniz Fenerleri

|Views: 1,115|Likes:
Yayınlayan: Fuat TİMUR
Yazarı : M. Vefa TOROSLU
Deniz Ticaret Odası İzmir şubesi Yayınları
Bu kitaba ve DTO Izmir Subesinin diğer yayınlarına www.dtoizmir.org sitesinden ulasabilirsiniz.
Yazarı : M. Vefa TOROSLU
Deniz Ticaret Odası İzmir şubesi Yayınları
Bu kitaba ve DTO Izmir Subesinin diğer yayınlarına www.dtoizmir.org sitesinden ulasabilirsiniz.

More info:

Published by: Fuat TİMUR on May 26, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/28/2012

pdf

text

original

1

Şubat 2008 Üretim ve Yapım Dev Fuarcılık / Dev Yayıncılık Tanıtım ve Organizasyon Hiz. Ltd. Şti. Atatürk Cad. No:174/1 Kat:6-7 D:11-13 Ekim İş Merkezi Alsancak / İZMİR Tel: 0.232 464 30 41 Faks: 0.232 464 30 42 www.devajans.com info@devajans.com Görsel Yönetmen Yeşim AYAN Sayfa Tasarım Mehtap ÖZEN Baskı Tarihi 14 Şubat 2008 Baskı Şanal Matbaası Fatih Cd. No: 105/128 Çamdibi İş Merkezi Çamdibi - İzmir Tel: 0232.459 82 82

COPYRIGHT Bu kitap içeriğindeki tüm yazı ve fotoğraflar Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, eser sahibinin yazılı izni olmadıkça kullanılamaz, her ne suretle olursa olsun ticari amaçla çoğaltma ve yayma yapılamaz.

2

Kendilerini tanıma mutluluğuna eremediğim ablalarım Firdevs ve Aynur’un aziz hatıralarına… Mekanları ışık olsun…

ithaf
3

4

GENEL OLARAK DENİZ FENERLERİ Deniz Fenerlerinin Tanımı Deniz Fenerlerinin Sınıflandırılması Deniz Fenerlerinin konumlarına göre Sınıflandırılması Kıyı Fenerleri Açık Deniz Fenerleri Yönlendirici Fenerler Dalgakıran Fenerleri Doğrultu Fenerleri Deriz Fenerlerinin Işık Tiplerine Göre Sınıflandırılması Husuflu Fenerler Renkli Fenerler Grup Çakarlı Fenerler Sabit ve Çakarlı Fenerler Deniz Fenerlerinin Çakış Şekillerine Göre Sınıflandırıması Sabit Şimşekli Fenerler Çakıcı Fenerler Deniz Fenerlerinin Işık Kaynakları Odun ve Kömür Yağ Hava Gazı Akkor Gömlekli Madeni Yağ Yakıcılar Petrol Gazı Propan Asetilen Elektrik Güneş Enerjisi Deniz Fenerlerinin Optik Sistemleri Katoptrik Sistem Dioptrik Sistem Katadioptrik Sistem Deniz Fenerlerinin Karakteristikleri Renk Karakteristikleri Işık Karakteristikleri Deniz Fenerlerinin Işık Karakterleri Deniz Fenerlerinin Haritada Gösterilmesi Deniz Fenerlerinin Mimari Özellikleri Deniz Fenerlerinin Çeşitleri Yapılış Biçimleri Kagir Fener Binaları Metal Fener Binaları Kagir ve Metal Fener Binaları Yapı Malzemeleri Taş Ahşap Tuğla Dökme Demir Levhalar Çelik Kafes Sistem Betonarme Alüminyum ve Fiberglas Deniz Fenerleri Terimleri

15 16 17 17 17 17 17 17 17 17 17 17 17 18 18 18 18 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 20 20 20 20 21 21 21 22 23 24 25 25 25 25 25 25 25 25 25 25 25 25 25 26

DÜNYADA DENİZ FENERLERİ Deniz Fenerlerinin Tarihçesi Optik Aletlerin Tarihçesi Işık Kaynaklarının Tarihçesi TÜRKİYE’DE DENİZ FENERLERİ Osmanlı Döneminde Deniz Fenerleri Cumhuriyet Döneminde Deniz Fenerleri TÜRKİYE’DEKİ TARİHİ DENİZ FENERLERİ Hopa Sarp Deniz Feneri Hopa Deniz Feneri Işıklı Deniz Feneri Çamburnu (Vona) Deniz Feneri Bafra Deniz Feneri İnceburun Deniz Feneri İnebolu Deniz Feneri Kerempe Deniz Feneri Amasra Deniz Feneri Zonguldak Deniz Feneri Şile Deniz Feneri Anadolu Deniz Feneri Türkeli (Rumeli) Deniz Feneri Rumeli Karaburun Deniz Feneri İğneada Deniz Feneri Yelkenkaya Deniz Feneri Fenerbahçe Deniz Feneri Ahırkapı Deniz Feneri Yeşilköy Deniz Feneri M. Ereğli Deniz Feneri Hoşköy Deniz Feneri Kapsüle Deniz Feneri Gelibolu Deniz Feneri Mehmetçik Deniz Feneri Kepez Deniz Feneri Bozcaada Batıburnu Deniz Feneri Bozcaada Mermerburnu Deniz Feneri Babakale Deniz Feneri Karaburun Deniz Feneri Foça Değirmenburnu Deniz Feneri Kuşadası Deniz Feneri Çamlıkburnu Deniz Feneri Bodrum Deniz Feneri Hüseyinburnu Deniz Feneri Deveboynu Deniz Feneri Mersin Deniz Feneri DENİZ FENERLERİNİN HARİTADAKİ YERLERİ KAYNAKÇA

29 30 35 36 39 40 45 49 50 53 55 57 59 62 65 67 70 73 74 79 82 87 89 92 95 98 103 105 107 109 110 113 115 116 119 120 123 125 127 129 131 132 135 137 138 140

5

Bu kitap, bir kısım fenerlerimizi tanıtım amacıyla hazırlanmış olup, deniz trafiği yönünden ilgili haritaların kullanılması gerekmektedir.

6

Gemicilerin dostu… Karanlığın sessiz tanıkları… Denizcilerin kader arkadaşları… DENİZ FENERLERİ… M. Vefa Toroslu, Türkiye’de ki tarihi deniz fenerlerini anlattı “Denizciye Göz Kırpan Sevdalar” “DENİZ FENERLERİ ” adlı kitabında… Kitabı okurken adeta tarihte kısa bir yolculuk yapıyorsunuz. Hem deniz fenerlerini tanıyor, hem de fenerlerin çevresinde geçen tarihi olayları yaşıyorsunuz.. Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi olarak ‘deniz’ ile ilgili etkinliklere destek verdiğimizi sürekli olarak dile getiriyoruz. Çünkü, deniz sevgi ister, emek ister, kısacası ilgi ister. Bu çalışma sonucunda deniz kültürümüze ışık tutacak bir eser ortaya çıkıyor. Deniz Ticaret Odası adına Sayın M. Vefa Toroslu’ya teşekkür ederim. Sevgi ve Saygılarımla…

´ Geza DOLOGH Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

sunuş
7

8

2002 yılında fotoğraf ile yeniden ilgilenmeye başladığımda bende fotoğrafa yeni başlayan herkes gibi her konuyu fotoğraflıyordum. Bir süre sonra belli bir konu üzerinde çalışma ihtiyacı duydum ve deniz fenerlerini kendime çalışma konusu olarak seçtim. Bu konuyu seçimimde Şile fenerinin de katkısı bulunmaktadır. Yaz aylarında hafta sonlarını Şile’de geçirdiğim dönemlerde zaman zaman geceleri fenerin ışığını seyretmeye giderdim. Bu seyir süreci beni zaman zaman geçmiş anılara götürür zaman zaman da gelecek ile ilgili hayallere sevk ederdi. Fenerler benim için yalnızlığın, hüznün, umudun ifadeleriydi. Bu vesileyle deniz fenerlerini fotoğraflamaya başladığımda bu yapıların tarihçelerini de araştırmaya başladım. Çalışmalar ilerledikçe konunun gizemi beni içine doğru çekti. Başlangıçta bir fotoğraf albümü olarak düşündüğüm bu çalışma zaman içerisinde konsept değiştirdi ve topyekün bir deniz feneri kitabı halini aldı. Çalışmalarım sırasında yok olmaya yüz tutmuş enteresan bir mesleği de tanıdım. Fener bekçiliği veya fener bakıcılığı genellikle babadan oğla geçen bir aile mesleği. Fenerlere yaptığım seyahatler sırasında 3. kuşaktan, 4. kuşaktan fenerciler ile tanıştım. Fakat teknolojik gelişmeler geleneksel olan bir çok şeyi tehdit ettiği gibi fenercilik mesleğini de tehdit etmeye başlamış. Artık günümüzde birçok fener uydudan elektronik sistemlerle kumanda edilmekte ve bir arıza durumunda teknik elemanlar devreye girmektedir. Klasik anlamda fenercilerin varlığı ise giderek azalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, kültür miraslarımızdan olan tarihi nitelikteki deniz fenerlerinin ve fenercilik mesleğinin gelecek kuşaklara aktarılmasına ve tarihe tanıklık yapılmasına küçük bir katkı sağlamaktır. Bu çalışma oldukça uzun sürdü. Fotoğraf çekimlerine 2003 yılında başladım. Çalışmalarımı yoğun profesyonel iş hayatımın içerisinde ancak yıllık izinlerimde ve zaman zaman da yakın mesafelere olan seyahatlerde de hafta sonu tatillerini kullanarak yaptım. Umarım okuyucuların beğenisini sağlayacak bir çalışma ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın basılmasını sağlayan Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi’nin Başkanı sayın Geza Dologh’a ve bütün Oda Meclisi üyelerine, yardımlarından dolayı Oda Müdürü sayın Halil Hatipoğlu’na şükranlarımı sunuyorum. Bir teşekkür daha etmem gerekiyor. Fenerlere yaptığım seyahatlerin önemli bir kısmında yanında bulunan sevgili dostum Mustafa Yaşacan’a ve yabancı kaynakların çevirisini sağlayan sevgili dostum Can Aksoy’a. Ayrıca çalışmalarım sırasında beni destekleyen ve yüreklendiren bütün dostlarıma da teşekkür ediyorum. M. Vefa TOROSLU İstanbul, Aralık 2007

önsöz
9

10

1963 yılında Ünye’de doğdum. Aslen Hemşin’liyim. İlk ve orta öğrenimini Samsun’da tamamladıktan sonra 1984 yılında Ankara Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. Ekonomi Bölümü’nden mezun oldum. Meslek hayatına 1986 yılında İstanbul’da başladım. 1997 yılına kadar reel sektörde çeşitli kademelerde muhasebe ve finans yöneticiliği yaptım. 1997 yılından buyana finans sektöründe üst düzey yönetici olarak görev yapmaktayım. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir unvanına sahibim ve İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) üyesiyim. Muhasebe ve finans konularında yazdığım 8 adet kitabım ve 40 civarında makalem bulunmaktadır. Fotoğraf ile ortaokul yıllarında tanıştım. Ortaokul 2. ve 3. sınıfta seçmeli fotoğrafçılık dersi aldım. Fotoğraf ile ilgim üniversite bitimine kadar hobi şeklinde devam etti. Uzun bir aradan sonra 2002 yılında fotoğraf ile yeniden ilgilenmeye başladım ve aynı yıl İFSAK İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nin Temel Fotoğraf Semineri’ne katıldım. 2003 yılında da İFSAK’a üye oldum. 2005-2006 yıllarında İFSAK’ta Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptım. Mayıs 2006’da “Deniz Fenerleri” isimli 1. Kişisel Fotoğraf Sergimi açtım. M. Vefa TOROSLU

kendi kaleminden
11

12

Yardımlarından dolayı

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne

Teşekkür ederim.

M. Vefa TOROSLU

teşekkür
13

14

BÖLÜM I
GENEL OLARAK DENİZ FENERLERİ

15

Deniz Fenerlerinin Tanımı
Deniz fenerleri; kıyılara yakın bölgelerde seyreden deniz taşıtlarına yardımcı olmak amacıyla, kıyılarda, sığ sularda yada tepelerde inşa edilen, aydınlatma aygıtlarıyla donatılmış ve çoğunlukla kule biçimindeki yapılardır. Genelde yüksek yerlere kurulmalarının nedeni en uzak mesafelerden bile rahatça görülmelerini sağlamaktır. Deniz fenerleri, gündüzleri yapının belirgin renginden, geceleri ise ışığının renginden, parlamasından ya da yanıp sönmesinden tanınırlar. Deniz fenerleri çeşitli mercek sistemleriyle ışığı yoğunlaştırır ve yönlendirirler. Deniz fenerleri ışıklarının rengi, çakış süresi ve şimşek biçimiyle denizciler tarafından tanınırlar. Fenerlerin enlem ve boylam olarak bulunduğu noktaları iyi bilen kaptanlar, buna göre kendi bulundukları noktayı saptayıp, karanlıkta rotalarını düzelterek yollarını bulurlar. Farklı çakış süreleri ve ışıklarının rengi sayesinde de kaptanlar tarafından tanınan deniz fenerleri, en yakınlarındaki fenerlerle sürekli bir göz teması halindedirler. 16 Günümüzde deniz fenerleri, kendilerine özgü mimarileri, dalgaların dövdüğü kayalarda yükselen gövdeleriyle estetik bir figür haline gelmiş olup dünyanın birçok ülkesinde kültürel ve tarihi miras olarak kabul edilmektedir. Eskiden deniz feneri deyince akla yalnızlık ve hüzün gelirdi. Bununda nedeni bu binaların ıssız doğada bir başına bulunmaları idi. Eski dönemlerde fener bakıcıları fenerin bir parçası olan evlerinde yaşarlardı. Oysa günümüzde fener bakıcıları yakın bir yerleşim yerinde ikamet edip; bakım için fenere periyodik aralıklarla gitmektedirler. Fenerlerin önemli bir kısmı günümüzde güneş enerjisi ile çalıştığı için insana olan gereksinim giderek azalmıştır. Buda genellikle babadan oğla geçen fener bakıcılığı mesleğinin giderek kaybolmasına yol açmaktadır.

Deniz Fenerlerinin Sınıflandırılması
Konumlarına Göre
Kıyı Fenerleri Sahil boyunca seyreden gemilere yol gösteren, yaklaşık 20 mil mesafeden görülebilen fenerlerdir. Bu fenerleri diğerlerinden ayıran en önemli özellik çok çeşitli karakterlerde olmalarıdır. Bir sahil boyunca birbirine benzer karakterde birden fazla fener bulunması tehlike yaratır. Kıyı fenerleri Ana Kara ve Ada olmak üzere ikiye ayrılır. Ana Kara Fenerleri, ana kara kıyılarına inşa edilen fenerlerdir. Bu fenerlerin yapımı için seçilen yerler çoğunlukla ücra ve toplu yerleşim alanlarından uzak bölgelerdedir. Ada Fenerleri ise adalar üzerine inşa edilen fenerlerdir. Açık Deniz Fenerleri Açık denizlerden karalara doğru hareket eden gemilere yol gösteren, yaklaşık 30 mil mesafeden görülebilen ve çok güçlü ışık şiddetine sahip deniz fenerleridir. Işık şiddeti bakımından diğer fenerlerden kolaylıkla ayırt edilirler. Yönlendirici Fenerler Eğer bir fener dar kanal boyunca sadece yol göstericisi olarak kullanılacaksa, bu mevkide döner fener kullanılmaz. Bunun yerine elips yörüngeli mekanizması olan sabit fener optikleri kullanılır. Yönlendirici fenerler, birden fazla fener kulesine gerek olmayan yerlerde ihtiyaca cevap verirler. Bu tür fenerler bir kanal boyunca veya tehlikeli sahil kıyılarında seyir yolunu göstermeleri için görülebilen yerlere yerleştirilmelidir. Bu tip fenerler, diğer fenerlere göre daha küçük boyutlardadır. Dalgakıran Fenerleri Deniz araçları limanlara girerken doğrultularını dalgakıranlar üzerine konan fener ışıklarına göre saptarlar. Limana yaklaşan tekneler yeşil renkli ışığı sancak, kırmızı renkli ışığı iskele tarafında görecek şekilde rota saptarlar. Bu ışıklar sabit veya çakarlı olabilirler. ise daha alçaktır. Limana yaklaşan deniz araçları rotasını bu iki fener ışığını aynı düşey düzlem içinde görecek şekilde saptar. Böylece güvenli yol alabilecek doğrultuya girmiş olur.

Işık Tiplerine Göre
Husuflu Fenerler Düzgün aralıklarla ani ve tam karanlık gösteren fenerlerdir. Işık müddeti karanlık müddetinden çok veya eşittir. 19. yüzyıl son çeyreğinde, sabit fenerlerin bazı eksik yanları ortaya çıkmış ve bu tür fenerler önemsiz liman ve nehirlerin dışında yetersiz kalmaya başlamışlardır. Seçkin özellikler sağlama gereği, daha önceki yılların sabit fenerlerinin yerine husuflu fenerleri, ya da onların daha modern türleri olan ve çakarlı fenerler denilen tiplerini ortaya çıkartmıştır. Işığın kaybolması, ışık kaynağı civarında alçalıp yükselen silindirik bir eksen veya döner bir ekran ya da gazlı fenerlerde ışığın, zaman zaman söndürülmesiyle sağlanır. Renkli Fenerler Fenerlerde renk, ışığın gücünü azalttığından oldukça az kullanılır. Tehlikelerin olduğu yerlerde ve limanlarda ayırıcı özelliklerin gerektiği durumlarda kullanılır. Renkli veya parlak ışığın 17

Doğrultu Fenerleri Deniz derinliklerinin çok değişken olduğu bazı bölgelerde deniz araçları limanlara yaklaşırken belirli rotaları izlemek zorunda kalabilirler. İzlenecek rotalar doğrultu fenerleri ile işaretlenir. Doğrultu fenerleri, biri geride, kıyıya yakın olan diğeri önde iki fenerden oluşur. Gerideki fener yüksek, öndeki

atmosferde yutulması nedeniyle, değişen renklerin fenerlerde kullanılması istenmez. Grup Çakarlı Fenerler Birbiri ardınca belirli sayıda şimşek göstererek belirli bir süre karanlıkta kalan fenerlerdir. Bu tür fenerlerin oldukça kullanışlı özelliklerinden biri, iki veya daha fazla sayıda çakmalarıdır. Bu çakmalar sayesinde ışık kısa aralıklı karanlıklarla ayrılarak gruplaşmayı oluşturur. Gurup çakarlı fenerler; 1874’te Doktor John Hopkinson tarafından döner diyoptrik ışıklı merceklerin ayarlanması sayesinde oluşturulmuştur. Sabit ve Çakarlı Fenerler Kısa aralıklarla çok güçlü çakmalar yoluyla değişim gösteren fener tipidir. Atmosferde belli durumlarda çakmalar görülürken, düşük güçlü sabit fenerlerin belirsiz hale gelmesi ve fenerin gerçek karakterini gösterememesinden dolayı bu tip fenerlerin kullanımı istenmemektedir.

yapı ışığın içeriye yansımamasına neden olur. Yani dışarı doğru yansıyan ışıklar bu katmerler sayesinde içeride toplanmış olur. Işınları şiddetli olarak dışarı verir ve kuvvetli bir ışık yayar. Hazne kısmı kristalden yapılır. İşlenmiş kristaller mat olduğundan ışığı iyi yansıtmaz. Çakıcı Fenerler Çakıcı fenerler kristal hazne (kesme kristal) ve asetilen tüpüne bağlı olan eklipsör olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Kristal Hazne: İki boğumlu ve boğumlar arası düz olan bir haznedir. Çeperleri döner fenerlerde olduğu gibi kertiktir. Kertik, ışıkları içinde toplayıp düz kısımdan kuvvetlendirerek dışarı vermeye yarar. Kristal haznenin çapının genişliği fenerin etki alanının genişlemesini sağlar. Eklipsör: Asetilen tüpüne bağlı olan kısımdır. Kapaklı olan cihazlı kutu ile kutuya bağlı beklerden oluşur. Cihazlı kutunun alt kısmında asetilen gazını beklere pompalayan körük bulunur. Örneğin, 10 saniyede 4 kez çakılması isteniyorsa 2,5 saniyede bir gazı pompalayacak şekilde ayarlanır. Çakıcı fenerlerde çakma işleminin gerçekleşmesi için asetilen gazı 15 atmosferik basınçla beraber 6 adet tüpten gelir. Beklerin hemen yanında devamlı küçük bir alevle yanan kandil

(alev) bulunur. Üstteki örnekte olduğu gibi 2,5 saniyede beklere gönderilen asetilen gazı, beklere geldikten sonra beklerin hemen yanında bulunan kandil alevi, asetilen gazının beklerde yanmasını temin eder. Yanma ile oluşan ışık, hazne içindeki kertikler sayesinde içerden ve düz kısımdan şiddetli bir şekilde dışarıya çıkar. Beklerdeki bu çakma beklerin yanındaki kandil sayesinde olur. Çakıcı fenerlerin, elektrikli olanları da vardır, elektrikli olanlarında bekler yerine ampuller kullanılır. Asetilen ve elektriğin bir arada kullanıldığı fenerlerde, hem ampuller ve hem de bekler birlikte bulunurlar. Elektrik kesilmesinde ampullü kısım otomatik olarak çekilir, yerine bekler devreye girer. Asetilen gazlı kısım devreye geçer ve çakmaya başlayarak fenerin devamlı ışık vermesini sağlar.

Çakış Şekillerine Göre
Sabit Şimşekli Fenerler Yanan bir ampul ile bunu çevreleyen ve dönen bir kristal hazneden oluşur. Kristal haznenin iç kısmı, üst tarafta yukarıdan aşağıya, alt kısmı ise aşağıdan yukarıya bir panjuru andırır şe18 kilde katmer katmerdir. Bu katmerli

Deniz Fenerlerinin Işık Kaynakları
Odun ve Kömür Deniz fenerlerinin ilk zamanlarda kullanılan aydınlatma araçları fener tepesindeki bir maltız veya ızgara içinde yakılan kömür veya odun ateşidir. Yağ 1846 yılına kadar İngiltere’deki deniz fenerlerinde balina yağı kullanılmıştır. Domuz yağı, kakao yağı ve diğer çeşit yağlar da fener aydınlatmasında kullanılmıştır. Daha sonra, üretimi çok daha ucuz olan kolza yağı kullanımı yaygınlaşmıştır. Maliyeti hayvani ve bitkisel yağlara oranla çok daha düşük olan madeni yağlarla tanışma, deniz fenerleri aydınlatmasında bir devrim olmuştur. Hava Gazı Hava gazı ilk olarak 1837 yılında kullanılmıştır. Welsbach gömleğinin icadı ile yüksek yoğunluklu bir ışık üretildiğinden, deniz fenerleri idarelerince yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Akkor Gömlekli Madeni Yağ Yakıcılar Madeni yağlı akkor yakıcılarındaki prensip, sıvı petrolün basınç altında bir buharlaştırıcıya itilmesi ve ısıtılarak buharlaştırılmasıdır. Buhar bir memeden çıkar ve hava ile karıştırılarak yakıcının başındaki bir odacığa girer. Burada akkor gömlek içinde yanmak üzere karışır. Buharlaştırıcının ilk ateşlemesi için gereken ısı ispirto alevi kullanılarak elde edilir. Petrol Gazı Pintch’in petrol gazı sistemi, gazlı aydınlatma yönteminin ilk biçimlerinden biridir. Yüksek basınç altında sıvılaştırılan bu gaz, şamandıraların gövdesi içindeki özel bir yerde 9 atmosferlik basınca düşürülüyor. Bu sayede elde edilen aydınlatma normal gaz ile elde edilenden aydınlatmadan yaklaşık % 40 daha fazladır. Propan Fransa’daki şamandıralarda standart olarak kullanılan bir yakıt olan propan, akkor gömlekli yakıcılar kullanılarak yakılmıştır. Asetilen Asetilen, ilk olarak 1896 yılında şamandıra ve ışıklı işaretlerde denenmiştir. Alevinin yüksek parlaklığı ve gazın güvenli nakliyesi asetilenin sadece işaret fenerleri ve şamandıralarda değil, ikinci derece önemli kıyı fenerlerinde de yaygın biçimde kullanılmasını sağlamıştır. Elektrik Önceleri bütün geniş optik aygıtlarda aydınlatma sağlayan ark lambaları
Nantucket Yeni Güney Sığ Fener Gemisi-1891

yerlerini elektrik flamentlerindeki gelişmeler nedeniyle içi gazla doldurulmuş lambalara bırakmıştır. Otomatik elektrik donanımı ile birleştirilmiş olan bu lambaların kullanılması, elektrikli istasyonlardaki bakım masraflarını dikkate değer bir şekilde azaltmıştır. İlk karbon arklı elektrikli lamba 1862 yılında İngiltere’deki Dungeness’deki deniz fenerinde kullanılmıştır. 1920’li yıllarda yüksek güçteki büyük telli elektrik lambaları kullanılmaya başlanmıştır. Güneş Enerjisi Son yıllarda deniz fenerlerinde ışık kaynağı olarak güneş enerjisi hızlı bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

19

Deniz Fenerlerinin Optik Sistemleri
Optik Sistemleri
Deniz feneri kulesi üstünde açıkta yakılan bir ateş ışığının yaklaşık % 97 si kaybolmaktaydı. Arkasında yansıtıcı bulunan bir ışığın ise yaklaşık % 83 ü kaybolmaktaydı. Fresnel merceklerinin kullanımıyla ışıktaki bu kayıplar % 17 seviyesine kadar düşürülmüştür. Deniz fenerlerindeki optik aygıtlar ışık kaynağından çıkan ışınları yoğunlaştırmak için kullanılır. Değişik görünümde çakan fener ışıkları ile dar su kanallarını veya tehlikeli yerleri işaretlemek için kullanılan sabit ışıklar, optik aygıtların değişik düzenlemeleri ile elde edilirler. Işıkların yoğunluğunu arttırmak için katoptrik, dioptrik ve katadioptrik adı ile anılan üç aygıt tipi kullanılır. Katoptrik Sistem Bu aygıt tipinde ışınlar bir yansıtıcı yüzeyden sadece yansır. İlk defa 1763 yılında kullanılan parabolik yansıtıcılar gümüş kaplı küçük camların parabolik bir yüzeye alçı ile yapıştırılmasıyla elde edilmiştir. 1781 yılında Fransa’da küresel metalik; 1790 yılında Fransa ve İngiltere’de gümüş kaplı parabolik yansıtıcılar ortaya çıkmıştır. Parabolik yansıtıcılarda ışık kaynağı parabolik yüzeyin odak merkezine yerleştirilir.

Parabolik Yansıtıcı

Fresnel’in Dioptrik Merceği Katadioptrik Sistem Bu sistemde ışınlar cam ortama girdikten sonra, ortamı terk etmeden, toplam içsel yansımaya uğrar. Fresnel, 1827 yılında daha önce merceklerin üst ve altına yerleştirilen gümüş kaplı yansıtıcıların yerini almak üzere, ışığı tam olarak yansıtabilen katadioptrik prizmaları icat etti. Bu yöntemde ışık ışınlarının bir cam prizmadaki kırılma ve yansıma özelliklerinin ikisi birden kullanılıyordu. Böylece prizmoidal halka üzerine düşen ışık ışınları, yansımadan sonra ikinci bir kırılmaya uğrayarak yatay doğrultuda dışarı çıkıyordu.

Parabolik Yüzeyde Yansıma Dioptrik Sistem Dioptrik sistemde ışınlar bir cam ortamdan geçer ve bu cam ortamdan geçerken de optik kurallarına göre kırılır. 1822 yılında, Fransa Yollar ve Köprüler İdaresi mühendislerinden Augustin Fresnel, geliştirilmiş yuvarlak bir mercek yaptı. Tek küresel yüzeyi “mandagözü” olarak adlandırılan merkezdeki küçük parça idi. İlk döner ışık 1823 yılında Fresnel tarafından yapılan projeye göre Cordouan deniz fenerinde uygulandı. Fresnel, sistemin üst kısmına yansıtıcı olarak gümüş kaplanmış sekiz düzlem ayna ekledi. Daha sonraki dönemde aynalar sistemin alt kısmına da yerleştirildi.

20

Deniz Fenerlerinin Karakteristikleri
Kıyı boyunca seyreden gemiler için çok sayıda deniz fenerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu fenerleri birbirinden ayıran özelliklere “Fener Karakteristikleri” denir. Fener karakteristiği, fenerlerin çakış ve karanlık evreleri ile bunların birbirine göre ayrıcalıklarını ifade eder. Başlıca karakteristikleri, gösterilen ışık ve karanlık aralıklarının süresi ile bazı hallerde ışık renklerinin sırasıdır. Bir fener verilen kerterizlerde sabit karakterini korumalıdır. Yanma ve karanlık kalma süresi fenerin karakterinin ana hatlarını göstermekte olup en azından aynı bölgedeki bütün fenerlerde birbirinden farklıdır. Renk Karakteristikleri Deniz fenerleri çeşitli renklerde ışık gösterirler. Gösterdikleri ışığın değişimi açısından deniz fenerleri renk değiştiren fenerler ve renk değiştirmeyen fenerler olmak üzere iki gruba ayrılır. a) Renk Değiştiren Fenerler: Bir periyot içerisinde farklı renkler gösteren ritmik fenerlere denir. b) Renk Değiştirmeyen Fenerler: Hep aynı rengi gösteren fenerlere denir. Fenerler tarafından gösterilen ışıkların renkleri ve haritada gösterimi şu şekildedir: Bl G R Vl W Or Mavi Yeşil Kırmızı Menekşe Beyaz Portakal Işık Karakteristikleri Fenerin karakterine göre belli bir zaman aralığındaki ışık ve karanlık sürelerinin toplamına fenerin periyodu denir. Periyodun her elemanına (ışık ve karanlık) faz denir. Bir fenerin ışık karakteristiğinin seçimi sırasında kıyıda var olan ışıkların durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Kıyı hattına ve fenerin yakın çevresine fenerdekinin aynı veya benzeri bir ışık yerleştirilmemelidir. Işık karakteristikleri açısından deniz fenerleri üç gruba ayrılır. a) Sabit Fenerler: Kesintisiz veya karakteristiğinde bir değişiklik olmadan görülen fenerlere denir. b) Ritmik Fenerler: Işık ve karanlık aralıklarını düzenli olarak peş peşe veren fenerlere denir. c) Karma Fenerler: Sabit ve ritmik fener özelliklerini bir arada taşıyan fenerlere denir. Temel fener karakterleri şunlardır: F (Fixed - Sabit) Sürekli olarak sabit kalan bir ışık. Fl (Flashing - Çakarlı) Işık süresi kararma süresinden daima az olmak üzere belirli aralıklarla tek bir şimşek. Gr Fl (Group Flashing - Grup Çakarlı) Belirli aralıklarla iki yada daha az sayıda şimşek grupları. Occ (Occulting - Husuflu) Belirli aralıklarla ani ve tam kararmalı sabit bir ışık. Kararma süresi ışıma süresinden az yada ona eşit olur. Gr Occ (Group Occulting - Grup Husuflu) Belirli aralıklarla iki yada daha çok sayıda ani kararmalı grupları olan ışık. F Fl (Fixed and Flashing - Sabit ve Çakarlı) Belirli aralıklarla biraz daha parlak bir şimşek ile değişen sabit bir ışık. Şimşekten önce yada sonra bir kararma olabilir yada olmayabilir. F Gr Fl (Fixed and Group Flashing - Sabit ve Grup Çakarlı) Belirli aralıklarla biraz daha büyük parlaklıkta iki yada daha çok sayıda şimşekleri olan bir grupla değişen sabit bir ışık. Gruptan önce yada sonra bir kararma olabilir yada olmayabilir.

21

IŞIK KARAKTERLERİ
Işık Karakteri Sabit Çakarlı Uzun çakarlı Grup Çakarlı Birleşik grup çakarlı Izofas Husuflu Grup husuflu Birleşik grup husuflu Seri çakarlı Grup seri çakarlı Kesintili seri çakarlı Hızlı seri çakarlı Hızlı grup seri çakarlı Kesintili hızlı seri çakarlı Çok hızlı seri çakarlı Kesintili çok hızlı seri çakarlı Mors Kod Açıklama Sürekli bir ışık Işık süresi karanlık süresinden az olup, muntazam aralıklarla tekrarlanan çakar Muntazam aralıklı, süreleri 2 saniyeden az olmayan bir çakarlı fenerdir Muntazam aralıklarla iki veya daha çok çakar gruplar Çeşitli sayıda değişen çakar gruplar Işık ve karanlık süreleri eşit Muntazam aralıklarla tekararlanan husuflar Muntazam aralıklarla iki veya daha çok husuf gruplar Çeşitli sayıda değişen husuf gruplar Seri çakan fenerler olup (Işık + karanlık) süreleri 1 saniyeden fazla olmayan fenerler (dakikada 50-80 arası çakar) Muntazam aralıklı grup seri çakar (Dakikada 50-80 arası çakar) Seri çakarların muntazam aralıklı sabit ve uzun süreli kesintilerle kesilen çakarlar (Dakikada 160’dan fazla çakarlı) Muntazam aralıklarla hızlı seri çakarlı fener (Dakikada 80-160 arası çakar) Muntazam aralıklarla grup çakarlı hızlı seri çakarlı fener (Dakikada 80-160 arası çakar) Seri çakarların muntazam aralıklı sabit ve uzun süreli kesintilerle kesilen çakarlar (Dakikada 80-160 arası çakar) Muntazam aralıklarla çakar gösteren çok hızlı seri çakarlı fener (Dakikada 160 dan fazla çakarlı) Seri çakarların uzun süreli kesintilerle kesilen çok hızlı seri çakarlar. (Dakikada 160 dan fazla çakarlı) Çakar süreleri bir Mors karakteri veya karakterleri meydana getiren grup çakarlar. Kısaltması FW FIW LFIW FI(3)W FI(3+2)W IsoW OcW Oc(2)W Oc(3+)W QW Q(9)W IQW VQW VQ(3)W IVQW UQW IUQW Mo(K)W Mo(AR)W Mo(4)W FFlW FFl(2)W AlWGR AlFlWR AlFlRW AlFlWWRR AlOcWR AlOcWGR AlFWFlR AlFWFlRG AlFWFl(3)G AlFWFlWRR

Sabit çakarlı Sabit grup çakarlı Renk değiştiren fenerler Renk değiştiren çakar fenerler Renk değiştiren grup çakarlı fenerler Renk değiştiren husuflu veya grup husuflu Renk değiştiren sabit ve çakarlı veya sabit grup çakarlı Renk değiştiren sabit ve birleşik çakarlı

Muntazam aralıklarla bir çakar gösteren sabit fener. Muntazam aralıklarla bir veya daha fazla çakar gösteren sabit fener. Aynı kerterizde renk değişikliği gösteren, süreli ışık gösteren fener. Aynı kerterizde renk değişikliği gösteren muntazam aralıklarla tekrarlanan çakar fenerler. Aynı kerterizde renk değişikliği gösteren muntazam aralıklarla iki veya daha çok çakar gruplar. Aynı kerterizde renk değişikliği gösteren ve muntazam aralıklarla tekrarlanan husuflu veya grup husuflu fenerler. Aynı kerterizde renk değişikliği gösteren ve muntazam aralıklarla bir çakar veya bir ve daha fazla çakarlar gösteren sabit fenerler. Aynı kerterizde renk değişikliği gösteren çeşitli sayıda çakar gruplar.

22

Deniz Fenerlerinin Haritada Gösterilmesi
Deniz fenerleri haritalarda karakteri, ışık rengi, periyodu (çakma sıklığı), yüksekliği ve görünme mesafesi gibi tanıtıcı bilgileri ile gösterilirler. Haritada fenerler, fenerin cinsine göre yuvarlak mor nokta veya yıldız biçiminde gösterilir. Göze çarpması için fener yıldızına mor renkli bir kuyruk da eklenir. Fenerler, ışık düzeni, rengi, periyodu, yüksekliği, görünme mesafesi gibi özellikleriyle tanımlanırlar. Fenerlerin periyodu saniye olarak “s” kısaltması ile, denizden yüksekliği metre olarak “m” kısaltması ile, görünme mesafesi mil olarak “M” kısaltması ile gösterilir. Fenerlerin görüş mesafeleri normal hava şartlarına göre belirlenir. Ayrıca haritada fenerin ışık rengi gösterilmemiş ise beyaz ışık gösterdiği kabul edilir. Fl G 3s 10m 5M Üç saniyede bir yeşil çakan, on metre yükseklikte, beş milden görünen fener. Fl WR 5s 20m 3-5M Beş saniyede bir beyaz kırmızı ışık veren, yirmi metre yükseklikte, beyaz ışık üç milden, kırmızı ışık beş milden görünen, çakarlı fener. Fl (3) 6s 10m 7M Altı saniyede bir üç defa çakan, on metre yükseklikte, yedi milden görünen fener. Oc R 4s 15m 12M Dört saniyede bir kırmızı ışık veren, onbeş metre yüksekliğinde, oniki milden görünen hüsuflu fener. Qr 2m 3M Seri beyaz çakar, iki metre yüksekliğinde, üç milden görünen fener. VQ G 7m 5M Hızlı seri yeşil çakarlı, yedi metre yüksekliğinde, beş milden görünen fener.

23

Deniz Fenerlerinde Mimari
Deniz fenerleri lojmanlı (bekçili-fener bakıcılı) ve lojmansız (bekçisiz) olmak üzere iki tipte yapılmaktadır. Deniz fenerlerinin hangi türden inşa edileceği coğrafi konumu ve konumundan dolayı fenerden beklenen fonksiyon doğrultusunda belirlenmektedir. Bekçili olan fenerlerde gardiyan da denilen fener bakıcısı yaşamaktadır. Bu tür fenerlere gardiyanlı fener de denilmektedir. Fener bakıcısı, fenerin çalışmasını sağlamak ve fenerde doğacak herhangi bir arızayı gidermekle görevlidir. Bu tip fenerler; fener kulesi ve dış galeri, optik alet, nöbetçi odası, yakıt ambarı, sarnıç, depolar ve fenercinin yaşayacağı mekanlardan oluşmaktadır. Bekçisiz fenerler ise; fener kulesi ve optik aletini içermektedir. Bu tür fenerlerde devamlı olarak bir fener bakıcısı yaşamamakta, bakımları görevi kişiler tarafından periyodik olarak yapılmaktadır. İlk dönemlerde fener binasında yapı malzemesi olarak taş kullanılması çok yaygındı. Çünkü taş atmosferin ve dalgaların yıkıcı etkilerine karşı dayanıklıydı. Fakat taş duvarların yükseklik ve taşıma güçlüklerinden dolayı yapılamadığı yerlerde, kromlu çelik kullanılmıştır. Bu malzeme paslanmaya karşı yapıyı çok iyi ko24 rumaktadır.

Deniz Fenerlerinin Çeşitleri
Yapılış Biçimleri
Kagir Fener Binaları Genellikle fener kulesi ile lojman bir bütündür ve kuleye lojman içinden girilmektedir. Kule silindir gövdeli olup tepede gövdeyi çepeçevre saran balkona sahiptir. Bu görüntüleriyle cami minaresini andırmaktadırlar. Kulenin bitiş noktasında kapalı bir fanus içinde ışık kaynağı yer almaktadır. Küçük boyuttaki fenerlere ise bakımı için dıştan gemici merdiveniyle çıkılmakta ve ışık kaynağı kapatılmamaktadır. Bu sınıf içinde dört tür fener vardır. •Silindir Planlı Kagir Kule •Konik Planlı Kagir Kule •Payandalı Kagir Kule •Dörtgen Planlı Kagir Kule Metal Fener Binaları Çeşitli tipte metal konstrüksiyonlu fener kulelerinden oluşmaktadır. Küçük boyutta olanlarına fenerin bakımı için dıştan bir gemici merdiveni ile ışık kaynağına ulaşılmaktadır ve ışık kaynağı fanusla kapatılmamıştır. Büyük boyutta olanlarına ise silindir bir merdiven gövdesiyle balkon mekanına erişilmektedir. Ayrıca kule gövdesi çeşitli metal payandalarla desteklenerek kule rijit hale getirilmiştir. Bu tip fenerlerin ışık kaynağı bir fanus ile kapatılmaktadır. Bu sınıf içinde üç tür fener vardır. •Çatma Metal Sehpa Kule •Kara Üzerinde Şamandıra Tipi Kule •Metal Direk Kule Kagir ve Metal Fener Binaları Genellikle kagir bir kaide üzerinde metal konstrüksiyon gövdeli fener tipinden oluşmaktadır. Lojmanlı fener türünde, lojman kagir kaide görevini üstlenmiştir. Metal kule, lojmanın çatısında veya lojman arazisi üzerine fener arazisinin denizden yüksekliğine göre konumlandırılır. Bu sınıf içinde iki tür fener vardır. • Kagir Blok Üzerine Çatma Metal Kule • Üç Ayaklı Kagir Sehpa ve Metal Kule mesi dolayısıyla oldukça yüksektir. Maliyet, kule yüksekliğinin artmasına paralel olarak yükselmektedir. Maliyetin önemli ölçüde arttığı durumlarda yapı malzemesi olarak taşın yerini tuğla almıştır. Dökme Demir Levhalar Taş ve tuğla maliyetinin yüksek, kagir yapıyı yapacak iş gücünün nadir ve aşırı derecede pahalı olması, zemin taşıma gücünün ağır kagir yapıyı taşımakta zorlanması gibi durumlarda deniz feneri kulelerinin birçoğu dökme demir levhalar kullanılarak yapılmıştır. Çelik Kafes Sistem Bu tip fener kuleleri zemine aktarılacak yüklerin küçük olması gerektiğinde tercih edilir. Ortasında silindirik bir tüp bulunan kafes sistemler yanında sadece fener fanusu altında bekçi odasına sahip kafes sistem fenerler de inşa edilmiştir. Betonarme Çimentonun yapı gereci olarak kullanılmaya başlanması ile beraber, betonarme, fener kulelerinde yaygın bir kullanım alanı bulmuştur. Alüminyum ve Fiberglas Son dönemlerde alüminyum ve fiberglas da fener kulesi yapımında kullanılmıştır. Alüminyum önceleri sadece fener fanusunun yapımında, daha sonra da fener kulesi gövdesinde kaplama malzemesi olarak kullanılmıştır. Fiberglas malzeme bazı fener kulesi gövdelerinin yapımında kullanılmışsa da yaygın bir kullanımı olmamıştır.

Yapı Malzemeler
Taş Antik çağdan itibaren kullanılan en eski fener yapı malzemesi taştır. Taş, fener kulelerinde moloz olarak kullanıldığı gibi, kesme taş olarak da kullanılmıştır. Moloz taşlar birbirine harçla bağlanmış, kesme taşlar da birbirine harç ve kamalarla tutturulmuştur. Ahşap Özellikle Amerika’da, 18. yüzyıl ortalarında hizmete sokulan deniz fenerlerinin büyük çoğunluğu ahşap kullanılarak inşa edilmiştir. Başlangıçta inşa kolaylığı ve maliyetinin düşük olması nedeniyle geniş kabul gören bu İnşa yöntemi, ahşabın doğa etkilerine dayanım süresinin kısalığı ve yangınlar nedeniyle zamanla terk edilmiş ve fener kulesi inşaatlarında ahşabın yerini tuğla ve taş almıştır Tuğla Taş kulelerin maliyeti, hem uygun nitelikte taş temini hem de nitelikli işçilik gerektir-

25

Deniz Fenerlerinin Terimleri
Ana Fener Aynı veya bitişik destek üzerinde bulunan iki fenerden büyük olanıdır. Arasıra Yanan Fener Yalnızca gerekli olduğu zaman yanan fenerdir. Bakıcı Fenerin bakımından ve ışık kaynağı ile optikten sorumlu kişidir. Balıkçı Feneri Balıkçıların kullanması için gerektiğinde yanan fenerdir. Coğrafi Görünüş Dünyanın yuvarlaklığı, meteorolojik şartlar, gözlemcinin ve fenerin yüksekliğine göre fenerin görülebileceği en uzun mesafedir. Düşey Fenerler Farklı karakter ve görünüşle düşey veya yatay kullanılan iki veya daha fazla fenerdir. Faz Fener periyodunun her elemanıdır (ışık ve karanlık). Fener Camı Fenerde bulunan, lensi ve ışık kaynağını koruyan ve aynı zamanda maksimum miktarda ışığın sızmasını sağlayan cam panellerdir. Fener Gemisi Sığ kayalıklar gibi deniz fenerlerinin inşasına uygun olmayan yerlerde, olası bir tehlikeyi veya liman girişini işaret etmek için ışık yayan, olduğu yere demir atmış gemidir. Fener Güvertesi Fener odasında lens ve dönen mekanizmanın bakımı ve temizliği için kullanılan alandır. Fener Periyodu Fenerin karakterine göre belirli bir zaman aralığındaki ışıklı ve karanlık sürelerin toplamıdır. Fener Odası Deniz fenerinin ışık kaynağına ve lense ev sahipliği yapan ve bu ekipmanı koruyan kısmıdır. Gelgit Feneri Sadece gelgit zamanı yanan fenerdir. Hafif Işık Atmosferdeki dağılmadan dolayı bir engelin sakladığı veya ufkun altındaki fenerden yayılan parlaklıktır. İstikamet Feneri Tek bir rehber olup çok dar bir sektörü gösterir. Bu sektör ışık şiddeti az sektörle veya farklı renk veya karakterli sektörlerle takviye edilir. Karakteristik Deniz fenerlerinden yayılan ışığın parlak ve karanlık dönemlerinin zamanlanmasıdır. Belirli bir coğrafi bölgede bulunan deniz fenerlerinin kendilerine has bir döngüsü vardır. Bu şekilde denizciler gördükleri ışığın hangi deniz fenerine ait olduğunu ayırt edebilirler. Menzil (Işık Görünüşü) Meteorolojik görünüş ve gözlemcinin göz hassasiyetine göre bir fenerin görülebileceği en uzun mesafedir. Nominal Görünüş Meteorolojik görünüş 10 deniz mili olduğu zamanki ışık menzilidir. Renk Değiştiren Fenerler Bir periyot içerisinde farklı renkler sergileyen ritmik fenerlerdir. Rehber Feneri Rehber hattında iki veya daha fazla fenerin birlikte kullanılmasıdır. Ritmik Fenerler Işığı düzenli aralıklarla yanıp sönen fenerlerdir. Sabit Fenerler Işığı kesintisiz olarak görülen fenerlerdir. Sektör Feneri Ufuk düzleminde farklı renk ve karakterlerde değişik açılarla gözlenen fenerdir. Yardımcı Fener Ana fener yanında veya üstünde bulunan ve seyirde özel olarak kullanılan fenerdir.

26

27

28

BÖLÜM II
DÜNYADA DENİZ FENERLERİ

29

Deniz Fenerlerinin Tarihçesi
Dünyada ilk deniz fenerlerinin oluşmasına, çok eski çağlarda deniz taşıtlarına geceleri yol göstermek amacıyla kıyılarda, yüksek tepelerde ateş yakılması temel oluşturmuştur. Daha sonraları liman ağızlarına konan taş sütunlar üzerinde ateş yakılarak bu görev sürdürülmüştür. Yüzyıllar boyunca denizciler yollarını yıldızlara bakarak buldular. Yıldızların konumları kadar, yaydıkları sönük ışıklarda önemliydi gemiciler için. Zamanla karadan denizi aydınlatan ışık kaynakları denizciler için yaşamsal bir ihtiyaç haline geldi. Yıllar önce denizciler için inşa edilen ilk ışıklar sahil boyunca yakılan büyük ateşlerdi. Bir süre sonra insanlar yerden yükseltilmiş ateşlerin sahildeki ateşlere oranla daha uzak noktalardan görülebildiklerini keşfettiler. Taştan yüksek kuleler inşa ettiler ve bu kulelerin tepesinde ateş yaktılar. İlk fener kulelerinin tepesinde, içlerinde kalın odun parçalarının yada kömürün yakıldığı çıkıntı yada ocak vardı. Bunları çalışır halde tutmak oldukça maliyetli idi. Bazıları yılda 400 ton kömür tüketiyordu. Bu tarz kömür fenerleri İskoçya’da 1816’lara, İngiltere’de 1822’lere ve Batlık denizinde 1846’lara kadar kullanılmıştır. İnsanoğlu deniz fenerlerine ihtiyaç duymaya başladığında kıyılara yakın bölgelerdeki kayalıklar üzerinde gemilerin göreceği şekilde ateşler yakmaya başlamıştır. Bu ateşler özellikle karaya yakın seyreden gemiler için kılavuzluk ve kazalara karşı bir koruyucu önlem niteliğindeydiler. İlerleyen dönemlerde benzer ateşler limanlara yakın tepelerde yakılmaya başlanmıştır. En eski deniz fenerinin M.Ö. 7. yüzyılda Sigeon’da, bugünkü adıyla, Kumkale’de (Çanakkale) yapıldığı tahmin edilmektedir. Diğer ünlü antik fener kuleleri bugünkü İtalya bölgesinde bulunan Tiber ırmağı girişindeki Ostia feneri, Ravenna, Messina, Bologna ve İngiltere’deki Dover fenerleridir. Okyanus ülkeleri kıyılarında deniz fenerlerinin yapımına ancak 18. yüzyılda başlanılmıştır. Günümüzde Roma İmparatorluğu zamanına kadar uzanan bir çok yapı mevcuttur ve bu yapıların arasında, hiç bir kanıt bulunmaksızın, deniz feneri olarak kullanıldığı sanılan yapılar da bulunmaktadır. Bu yapılardan biri de Rodosun devleridir. Rodos limanı girişinde Güneş Tanrısı Helios adına yapılan bu bronz heykel ilk fenerler arasında sayılmasa da heykelin gözlerinde ve ellerinde ışık bulunduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Antik çağın yedi harikasından biri olarak anılan Rodos Heykelinin yapımına heykeltıraş Chares of Lindos tarafından M.Ö. 282 yılında başlanmış ve 12 yıl sürmüştür. Temeli beyaz mermerden yapılan bu bronz heykel 56 yıl sonra M.Ö. 226 yılındaki şiddetli bir deprem sırasında yıkılmıştır. 654 yılında Arapların adayı işgalinden sonra heykelin kalıntıları Suriyeli Yahudilere satılmıştır. Kalıntıların 900 deve yükü tuttuğu söylenir. Kesin olarak varlığı bilinen ilk deniz feneri dünyanın antik çağdaki yedi

30

harikasından biri olan İskenderiye Feneri’dir. Fener, Mısır’da İskenderiye Limanı’nın karşısındaki Pharos Adası üzerine yapılmıştır. Romalılar Mısır’ı ele geçirdikten sonra burada Ptolemaios (Batlamyus) olarak anılan bir devlet kurmuşlardır. Fenerin inşaatı M.Ö. 285-246 yılları arasında sürmüştür. Fenerin tasarımı ve ilk çalışmaları bu devletin ilk kralı Ptolemy Soter’a aittir ama fener, oğlu Ptolemy Philadelphus tarafından bitirilmiştir. Ptolemy Soter, Mısır’ı bir dönem yönetmiş ve

İskenderiye’nin kuruluşuna tanık olmuştur. Kentin kıyısını Pharos Adası yani Firavun Adası kapatıyordu. Kıyıda ve liman girişinde su altı çok tehlikeli olduğundan bir fenerin yapılması gerekliydi. Fener limanın girişini belirtiyordu. İçinde geceleri ateş yakılıyor, gündüzleri ise güneş ışığı bir ayna yardımıyla yansıtılıyordu. Kaidesi ile birlikte 135 metre yüksekliğinde olan fener, beyaz mermerden yapılmıştı. Tepesinde bulunan, tunçtan yapılmış büyük bir ayna 70 kilometre uzaklıktan görülüyor ve limana giren gemilere rehberlik ediyordu. Fenerin mimarı Euclid’in bir çağdaşı olan Knidos’lu Sostratus’tur. Yapı, Sostratus tarafından İskenderiye Kütüphanesi’nde tasarlanmıştır. Fener üç bölümden oluşmaktadır. Alt bölümü dikdörtgen şeklinde ve yaklaşık 55 metre yüksekliğindeydi. Orta bölüm, yaklaşık 27 metre yüksekliğinde ve sekizgen şeklindeydi. Onun üstünde de 7,30 metre yüksekliğindeki silindir şeklinde üçüncü kat bulunuyordu.

Bu bölümde içinde alevin bulunduğu bir oda vardı. İskenderiye Feneri, antik çağın yedi harikası içinde günlük yaşam için kullanılan tek eserdir. Ayrıca yedi harikanın ve gelmiş geçmiş deniz fenerlerinin en yüksek olanı da bu fenerdir. Üst kısmı M.S. 955 yılında bir deprem ve fırtınada kopan fenerin gövde kısmı da 1302’de başka bir depremde yıkılmıştır. Depremlerden epey zarar gören fener 1480 yılında Memlüklüler tarafından şehri korumak için yapılan bir kalenin inşasında malzemeleri kullanılmak üzere tamamen yıkılmıştır. Üzerinde inşa edildiği adadan dolayı Pharos olarak anılmış ve bu kelime bir çok dile yerleşmiştir. İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca’da Pharos, deniz feneri anlamına gelmektedir. Yıkılmadan önce yapılan resimleri, dünyadaki deniz fenerlerine yüzlerce yıldan beri mimari örnek oluşturmuştur. Fener, eski Yunan ve Roma paralarında da gösterilmiştir. M.Ö. ilk birkaç yüzyılda Fenikeliler ve Romalılar Karadeniz, Akdeniz ve İngiltere’nin Atlas Okyanusu kıyıları olmak üzere birçok bölgede deniz fenerleri yapmışlardır. Roma 31

İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra deniz ticareti oldukça azaldığından, 12. yüzyılda ticaretin yeniden canlanmasına kadar Avrupa kıyılarında hemen hemen hiç deniz feneri yapılmamıştır. Bu dönemde, önce Fransızlar ve İtalyanlar Akdeniz’de, ardından da Hansa Birliği, İskandinavya ve Almanya kıyılarında fener kuleleri inşa etmişlerdir. 16. yüzyılın sonunda Avrupa kıyılarında en az 30 deniz feneri bulunuyordu. Modern anlamda deniz fenerlerinin yapımına 18. yüzyılda başlanmıştır. 1800’lü yılların başında ise dünyadaki deniz fenerlerinin sayısı 250’ye ulaşmıştı. İtalya’daki en eski deniz feneri Messina’da bulunmaktadır. Brindisi, Ravenna, Puzzuoli ve Capri fenerleri, Roma döneminin diğer tanınmış yapılarıdır. İmparator Caligula tarafından M.S. 40 yılında inşa edilen Boulogne feneri 17. yüzyıla kadar kullanılmıştır.

Dover’de ve Herkül Sütunu adıyla bilinen İspanya’nın La Coruna bölgesindeki fenerler aynı dönemin diğer tanınmış yapılarıdır. Üzerinde odun veya kömür ateşi yakılan çok sayıda fener 17. ve 18. yüzyıllar boyunca Avrupa kıyılarındaki değişik yerlere inşa edilmiştir. 1611 yılında Fransa’da Gironde’da inşa edilen Cordouan Feneri kayalıklar üzerine inşa edilmiş olan ilk deniz feneridir. Dünyaca meşhur en eski deniz fenerleri de şöyle sıralanabilir: 60 m yüksekliğinde, Manş Denizi üzerinde, İmparator Caligula tarafından yaptırılmış olan Gesoriacum (Boulogne) Feneri. Bu fener M.Ö. 41 yılında yapılmış ve 18. yüzyıla kadar gelebilmiştir. Portus Dubris (Dover) şehri ağzında, Forum Julii (Frajus) Feneri, Baetis (Guadalguivir) şehrinin ağzındaki fener ve Brigantium (La Coruna) Feneridir. Ortaçağ’da Cenova’da 1139’larda yapılan deniz feneri, 125 m yüksekliğindeydi. 1611’de Fransa’da yapılan Gironbe Feneri, 1698’de İngiltere’de yapılan Pleymouth’daki Eddystone Feneri, 1811’de Bell Rock Feneri, 1884’te Argyllshire Feneri, 1867-81 yıllarında Fransa’nın Sein Adasındaki Ar-Men Feneri, 1885’te Almanya’da Roter Sand Feneri, Ortaçağ’ın diğer meşhur fenerleridir. 19. yüzyılda deniz ticaretinin artmasıyla birlikte, çok sayıda deniz feneri inşa edilmiştir. Bunlardan İngiltere’deki Bell Rock (Forfarshire, 1811), Skerryyore (Argyllshire,

1884), Fransa’daki Ar-Men (Sein Adası, 1881) ve Almanya’daki Roter Sand (Weser ağzı, 1885) dikkate değer deniz fenerleridir. Granitten yapılan Bell Rock Deniz Fenerinin yapımı 3 yıl sürmüş ve 60,000 pound’a, 110 insanın yaşamına mal olmuştur. Fenerin yapımı tamamlandığında ve ilk ışıklarını yaktığında, onu karadan ve denizden görenler, yapımına harcanan her kuruşun değdiğine karar vermişlerdir. Kuzey denizi sularından 116 feet yüksekliğindeki bu taş dikme, bir birini takip eden kırmızı ve beyaz ışıklar gönderiyordu. 2835 masif taştan oluşan 2000 tonluk bu sağlam yapı, neredeyse 200 yıldır hizmet vererek kendini ispatlamıştır. Modern deniz fenerleri 18. yüzyılın başlarında yapılmaya başlanmıştır. Başlangıçta bu fenerler, ağaç kuleler halindeydi. İnşaatında taş blokların kullanıldığı ilk deniz feneri, 1759’da İngiltere’deki sarp Eddy-stone kayalıklarında yapılmıştır. Deniz feneri yapımında, ana malzeme olarak kullanılan ve duvar örme yöntemiyle birbirine bağlanan taş blokları, 20. yüzyılda yerini çelik ve betona bırakmıştır. Bugün ise deniz fenerleri, alışılmış, sağlam görünüşlü silindir benzeri yapılar yerine, radyo verici istasyonlarının kulelerine benzeyen çelik iskeletler biçiminde yapılmaktadır. Amerika kıtasındaki ilk fener Boston Limanı girişindeki Little Brewster adası üstüne 1716 yılında inşa edilmiştir.

32

İskenderiye Feneri’nin yapımından 19. yüzyıla değin, deniz fenerlerinde, odun ateşi, mum ve yağ lambaları başlıca aydınlatıcı malzeme olmuş, 16. yüzyılda bir ara kömür kullanılmıştır. Fener yanarken çıkan duman, ateşi rüzgâr ve sudan koruyan camların yüzeyini çok çabuk karartırdı. 1750 li yıllarda aydınlatma aracı olarak kandiller kullanılmaya başlanmıştır. 18. yüzyılın sonlarında, balıkyağı, bitkisel ve madensel yağlar kullanabilen ve bu alanda bir devrim sayılan, dumansız yağ lambası bulundu. Bu lambalar yalnızca temiz ve daha güvenilir

olmakla kalmıyor, metal yansıtıcılar ve büyüteçlerin yardımıyla, ışığın daha uzaklara ve daha şiddetli biçimde gönderilebilmesini olanaklı kılıyordu. 19. yüzyılda prizmatik büyüteçler ve yansıtıcılar sayesinde, bir yağ lambasının zayıf ışığı, modern bir otomobil farının gücüne ulaşabilecek duruma gelmiştir. Işığın yalnızca tek bir noktada yoğunlaşması, lambanın dönmesini gerekli kılıyordu ve böylece döner beykınlar geliştirilerek hemen bütün deniz fenerlerine yerleştirilmiştir. 20. yüzyılın başlarında gazyağı ve asetilen lambaları geliştirilmiştir. Asetilen lambası, ucuz, kullanışlı ve dayanıklı olması nedeniyle bugün de bazı deniz fenerlerinde kullanımaktadır. Fenerleri döndürmek için kullanılan ilk motorlar, büyük saatlerinkine benzeyen bir yay (zemberek) sistemiyle çalışıyordu. Daha sonraları asetilen gazından, hem motorun çalıştırılmasında, hem de lambanın yakıtı olarak yararlanılmıştır. Öteki aydınlatıcılardan çok daha güçlü ve kusursuz olan elektrik lambaları, 1920’lerde deniz fenerlerinin başlıca aydınlatma aygıtı durumuna gelmiştir. Dünyada ilk elektrik kullanılan fener İngiltere’deki South Fockland feneridir. Elektrik lambalarının içinde en güçlüsü olan karbon elektrotlu ark lambasıyla 500 milyon mum (kandela) gücünde bir parlaklık oluşturulabilir. Mercekler ve yansıtıcılardaki duyarlılık sayesinde 250 W’lık bir ampul, yüzbinlerce mum gücüne

yükseltilebilir. Yaygın olarak kullanılan ksenon flaşı, fotoğrafçılıktaki yeniden kullanılabilen flaşa benzer ve kısa patlamalarla yaydığı güçlü ışık çok uzaktan görülebilir. Deniz fenerinin ve ışığının görülemediği kötü hava koşullarında sesli uyanlar yapmak amacıyla, eskiden top ve çanlardan yararlanılmıştır. Günümüzde ise, sirenler ve kornalar kullanılmaktadır. Ama sesin yayılabildiği alanın hava durumuna bağlı olması nedeniyle birçok deniz fenerinde, telsiz ve gemicilerin kullandığı türden sinyalleri yayan yada bir geminin radarını güçlendirebilen radar kuleleri de bulunmaktadır. Aydınlatma amacıyla kullanılan ilk fener gemisi, 1732’de Thames Halicindeki Nore Sand’de denize indirilmiştir. Modern bir fener gemisi çelik gövdeli bir tekne olup fener görevi gören aydınlatma aygıtları, sıkıştırılmış hava yada elektrikli sis sinyali aletleri, telsiz kulesi ve seyir radarıyla donatılmıştır. Fener gemisinin yalpalaması durumunda bile ışığın yatay doğrultuda kalabilmesi için, ışık donanımı, kardan halkaların yardımıyla bir dengeleme platformu üzerine yerleştirilmiştir. Çok güçlü aydınlatma gerektirmeyen yerlerde ve uygun korunaklı sularda, asetilen ışığıyla ve gazla çalışan birçok insansız fener gemisi bulunmaktadır. Fener şamandıraları ise, haliçlerdeki kanalların ve limanların çevresine, gemi enkazlarına ve seyir için tehlike oluşturan bölgelere yerleştirilir. Şamandıralar, bir 33

tek zincire bağlı, iki yada üç tonluk beton yada demir döküm ağırlıklarla deniz tabanına demirlenir. Günümüzde, cam yününden yapılmış küçük şamandıralar da kullanılmaktadır. Radar, loran ve öteki seyir sistemleri, 20. yüzyılın son dönemlerinde deniz fenerlerine olan İhtiyacı önemli ölçüde azaltmıştır. Bugün işletilen birçok deniz feneri bütünüyle otomatikleştirilmiş ve gezici teknisyenler ya da yerleşik bakım ekiplerinin sayısı azaltılmıştır. Günümüzde, elektrikli ay-

gıtların kullanımının artmasıyla modern sanayide kullanılan otomasyon teknikleri fenerlere de uygulanmaya başlamıştır. Sis başladığında deniz fenerlerinin otomatik olarak sinyal vermesini sağlayan bir dizi aygıt geliştirilmiştir. 20. yüzyılın en önemli deniz fenerleri de şunlardır: İngiltere Cornwalla’da Wolft Rock, Fransa’da Les Triagoz, Jument el’Ousseat, Heaut de Breher;

yine İngiltere’de Maplin, Haulbowline Rock; Almanya’da Brüsterort, Krkona, Helgoland; Amerika Birleşik Devletlerinde New York limanındaki Hürriyet Anıtı, St. George’s Reef, Minots, Ledge; İspanya’da Capo Villana, Punta Galea, Castillo de San Sebastian; Arjantin’de, Island; İtalya’da Punta Caprera, Faro del Tino, Livorno. Bugün dünyada çeşitli ülkelerde toplam olarak 50.000 civarında deniz feneri olduğu tahmin edilmektedir.

34
Fener Gemisi

Optik Aletlerin Tarihçesi
Uzun zaman, fener ışığının şiddetini kuvvetlendirmek için bir çaba verilmemiştir. Bu konuda yapılan ilk girişim, 1763 yılında W. Hutchinson tarafından gümüşle kaplı billurdan yapılmış parabolik reflektörler kullanmak olmuştur. 1784 yılında düz ve parlak metal reflektörler kullanılmış, böylece ışınların belli bir yönde yansımaları sağlanmıştır. Reflektör döndürülerek ışığın da dönmesi sağlanmıştır. Bu sisteme “katoptrik” adı verilir. Günümüzde yalnız küçük fenerlerde kullanılır. Büyük fenerlerde ise, Buffon’un 1748 yılında geliştirdiği mercek sistemleri kullanılmaktadır. Bunlara “diyoptrik” ya da “kadiyoptrik” sistem adı verilir. 1850 yılında T. Stevenson, merceklere prizma da ekleyerek önemli bir ilerleme kaydetmiştir. Işığın kesikliliği sorusu birçok araştırmalara konu olmuş ve bir çok sistemler kullanılmıştır. • Işık kaynağının çevresinde silindirik perdenin kaldırılıp indirilmesi. • Bir perdenin döndürülmesi. • Işığın kendisinin belli aralıklarla söndürülüp yakılması. Optik aletlerin gelişmesinde en önemli atılım, 1811 yılında Fransız bilim adamı Augustin Fresnel tarafından yapılmıştır. Işık veren maddelerin korunmaları ve ışığın bir biçimde yansıtılması yöntemlerini kısa zamanda geliştirdi ve ışığın gücünü arttırdı. Daha sonra ışık kaynağının önüne güçlü mercekler yerleştirerek, ışığı huzme haline getirmeyi gerçekleştirdi. Böylece ışığın gücü daha da arttı. Kristaller dilimli olarak kesiliyor, birbirine paralel olan kristaller ufaltılarak, çevreden merkeze doğru dairesel hale getiriliyor ve ortasına bir delik açılıyordu. Işık huzmesi bu delikten güçlü olarak görülmekteydi.
Fresnel Merceği

35

Işık Kaynaklarının Tarihçesi

Deniz fenerlerinde ışık kaynağı olarak odun ve kömür, 19. yüzyılın ilk yansına kadar kullanılmıştır. Zamanla yakacak maddelerin yerini petrol lambaları ve koza yağı almıştır. Işık kaynağı olarak kömür ateşinin kullanılması, May adasında (İngiltere) 1810, Cumberlend’da (İngiltere) 1823, Kanegat’daki (İskandinavya) Nidingen’de 1846 yılına kadar devam etmiştir. Liverpool’da (İngiltere) 1763 yılından beri kullanılan hayvansal ve bitkisel yağların pahalı olması sebebiyle, zamanla bu ürünler yerini madeni yağlara bırakmak zorunda kalmıştır. 18. yüzyılın sonlarında, balıkyağı, bitkisel ve madensel yağlar kullanabilen ve bu alanda bir devrim sayılan, dumansız yağ lambası bulunmuştur. Bu lambalar yalnızca temiz ve daha 36 güvenilir olmakla kalmıyor, metal yan-

sıtıcılar ve büyüteçlerin yardımıyla, ışığın daha uzaklara ve daha şiddetli biçimde gönderilebilmesini olanaklı kılıyordu. 19. yüzyılda prizmatik büyüteçler ve yansıtıcılar sayesinde, bir yağ lambasının zayıf ışığı, modern bir otomobil farının gücüne ulaşabilecek duruma gelmişti. Işığın yalnızca tek bir noktada yoğunlaşması, lambanın dönmesini gerekli kılıyordu ve böylece döner beykınlar geliştirilerek hemen bütün deniz fenerlerine yerleştirilmişti. 20. yüzyılın başlarında gazyağı ve asetilen lambaları geliştirildi. Asetilen lambası, ucuz, kullanışlı ve dayanıklı olması nedeniyle bugün de bazı deniz fenerlerinde kullanılmaktadır. Fenerleri döndürmek için kullanılan ilk motorlar, büyük saatlerinkine benzeyen bir yay (zemberek) sistemiyle çalışıyordu. Daha sonraları asetilen gazından, hem

motorun çalıştırılmasında, hem de lambanın yakıtı olarak yararlanılmıştır. Tarihte ilk olarak; havagazı 1837 yılında Troon’da (İngiltere), Asetilen 1896 yılında Chassiron’da (Fransa), elektrik ise 1858’de South Foreland’da (İngiltere) kullanılmıştır. Öteki aydınlatıcılardan çok daha güçlü ve kusursuz olan elektrik lambaları, 1920’lerde deniz fenerlerinin başlıca aydınlatma aygıtı durumuna gelmiştir. Elektrik lambalarının içinde en güçlüsü olan karbon elektrotlu ark lambasıyla 500 milyon mum (kandela) gücünde bir parlaklık oluşturulabilir. Mercekler ve yansıtıcılardaki duyarlılık sayesinde 250 W’lık bir ampul, yüzbinlerce mum gücüne yükseltilebilir. Günümüzde faaliyet gösteren pek çok deniz fenerinde 8000 Watt’lık veya daha güçlü ampuller kullanılmaktadır.

37

38

BÖLÜM III
TÜRKİYE’DE DENİZ FENERLERİ

39

Osmanlı Döneminde Deniz Fenerleri
Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen ilk fener Fenerbahçe feneridir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1562 yılında inşa ettirilmiştir. Daha sonra 1855 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Fransızlar arasında fenerlerin işletilmesine ait imzalanan bir imtiyaz sözleşmesi ile ilk modern fenerler inşa edilmeye başlanmış olup; 1857 yılında Ahırkapı Feneri, 1856 yılında Fenerbahçe Feneri, 1856 yılında Kızkulesi, Rumeli Feneri ve Anadolu Feneri inşa edilmiştir Ayrıca İstanbul Boğazı Karadeniz girişinde bir fener gemisi tesis edilmiştir. Söz konusu imtiyaz sözleşmesi sonucu fener hizmetleri, “Fenerler İdare-i Umumiyesi Müdürlüğü” adı altında yürütülmeye başlanmıştır. Bu fenerlerde zeytinyağı yakılır ve büyük fitilli kandiller kullanılırdı. Ahırkapı Feneri 12 kandilli, Fenerbahçe Feneri ise 8 kandilli idi. Bu iki fenerin yılda 1200 kg zeytinyağı ve yarım altın liralık fitil harcadıkları eski kayıtlarda yer almaktadır. Çanakkale Boğazı’na ise 1856 yılında Gelibolu ve Kumkale, 1861 yılında Seddülbahir fenerleri inşa edilmiştir. İstanbul Boğazı’nda özellikle 1800’lü yıllardan sonra çoğalan gemi geçişlerinde kaza riskinin artış göstermesi üzerine fenerler inşa edilmeye başlanmıştır. Özellikle 1855 yılında Kırım Savaşı sırasında, İngiliz ve Fransız gemilerinin İstanbul Boğazı’na rahat giriş yapabilmeleri için Fransızlar tarafından Boğaz’ın iki yakasına birer deniz feneri yapılmıştır. Bunlardan biri Karadeniz’in Anadolu yakası girişinde Yom Burnu üzerinde yapılan fener ile diğeri de Rumeli yakasında yapılan fenerdir. Bu iki fenerde de önceleri gazyağı yakılmıştır. Daha sonra bir süre bütan gazı ile çalıştırılan bu iki fener, günümüzde elektrikle; elektrik kesildiğinde de otomatik olarak devreye giren bütan gazı ile çalıştırılmaktadır. O günden bu güne irili ufaklı, devirli çarklı, çok sayıda ve çeşitte inşa edilen fenerlerden Yeşilköy, Ahırkapı, Rumeli ve Şile Fenerleri tarihi öneme sahiptir. İmparatorluk kıyıları boyunca, yani Girit ve çevresindeki adalar, Makedonya kıyıları, Ege Adaları, İzmit Körfezi, Ege kıyılarımız, Suriye, Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi, İzmir Körfezi, Boğaziçi, Karadeniz kıyıları, Romanya ve Bulgaristan kıyıları, Anadolu’nun kuzey kıyıları, Kızıldeniz kıyılarında yer alan 205 kadar fener

40

48 yıl içinde (1856-1904 yılları arasında) yapılarak hizmete sokulmuştur. Önceleri Osmanlı sahillerinde faaliyet gösteren birkaç fener Bahriye Nezareti tarafından yönetilmekteydi. Marius Michel isimli bir Fransız, Osmanlı Devleti’ne sahillerin önemli yerlerine deniz fenerleri inşa edilmesi ve bir fenerler rüsumu alınmasını önermiştir. Osmanlı İmparatorluğunda Fenerler İdaresi’nin oluşumu bu öneri ile başlamıştır. Mösyo Michel’in bu önerisi Bakanlar Kurulu tarafından Ali Galip, Mehmet Fuat, Safvet, Ahmet Muhtar, İsmail Afif, Mustafa, Mehmet Salih ve Derviş paşalardan kurulu bir komisyona havale edilmiş ve öneri Hazine-i Hassa’da tartışılmıştır. Yapılan bir sözleşme ile fener imtiyazı 10 yıllık bir süre için (1855-1865) Mösyo Michel’e verilmiş ve kendisi Tersane-i Amire’nin gözetimi altında Fenerler İdaresi’nin genel müdürü yapılmıştır. Mösyö Michel’e aylık 2500 Frank maaş bağlanmıştır. Böylece Karadeniz ve Akdeniz’deki fenerlerin idaresi Mösyo Michel’e geçmiştir. Mösyö Michel ile yapılan 14 maddelik anlaşmanın en önemli iki maddesi şu şekildedir: “Madde 8: Fenerlerin yer seçimini layıkiyle yapmak ve daha sonra da belirli bir zaman için kontrolü sağlamak üzere Osmanlı Devleti, İngiltere ve Fransa devletlerinden birer bah-

riye subayı görevlendirilecektir. Fenerlerin inşası sona erdikten sonra ise fenerlerin teftişi sadece Osmanlı Bahriyesince sağlanacaktır.” “Madde 14: Osmanlı Hükümeti ile Mösyö Michel arasında bir anlaşmazlık çıktığında iki taraf iş bu hususu çözmek üzere taraflardan seçilecek iki hakimin hüküm ve kararlarına uyacaklarını kabul ederler. İş bu hakimlerin arasında bir anlaşma sağlanamadığı takdirde üçüncü bir hakimi seçmeleri lazım gelecek ve onun kararı kesin karar olacaktır. (19 Muharrem 1272 = 1856 = tarihli mukavelenamenin Bahriye muhasebesindeki suretinden)” Bu maddelerden birincisi, idarenin Bahriye Dairesi’ne karşı durumunu, ikincisi de karşılıklı dengeyi gösterir. Bu dönemde, ayrıca bir de rüsum tarifesi yapılmıştır. Buna göre: Bir boğazdan girip diğerinden çıkacak olan gemilerden her 100 tonilato için yirmi beşlik (yirmi çeyrek), Akdeniz’den ve Karadeniz’den İstanbul’a gelen ve İstanbul’dan bu denizlere giden gemilerden yine her 100 tonilato için 10 beşlik (10 çeyrek), Marmara Denizi iskeleleri ile İstanbul arasında işleyen gemilerden, her 100 tonilato için 5 beşlik (5 çeyrek), 100 tonilato ve bunun altındaki gemilerin her tonilatosundan 10 para, römorkörlerden ayda 10 beşlik (10 çeyrek), Boğaziçi ve Adalar ve Kadıköy iskelelerine işle-

yenlerden ayda 10 beşlik (10 çeyrek) alınacaktır. Böylece “Fenerler İdare-i Umumiyesi” adıyla Osmanlı İmparatorluğu kıyılarındaki fenerleri yöneten işletme kurulmuş ve Genel müdür Mösyö Michel olmuştur. İşletmede müdür ve mühendisler Fransız, teknisyenler Türk vatandaşı gayrimüslimler, fener bakıcıları ve memurlar ise Türklerdi. İdarede görev alan diğer elemanlar ise şunlardır: Enspektör Mösyö Garbirun, aylık maaşı 150 frank (7500 kuruş) Baş yazıcı Mösyö Aman Michel, maaşı 100 frank (5000 kuruş) Yazıcı Mösyö L’Eulene, maaşı 500 frank (2507 kuruş) Yazıcı Mösyö Düversatli, maaşı 208 frank (1040 kuruş) Yazıcı Mösyö Lütiye, maaşı 333 frank (1665 kuruş) Yazıcı Mösyö Kebun, maaşı 500 frank (2500 kuruş) Makinist Buruve, maaşı 416.5 frank (2082.5 kuruş) Makinist Puvet, maaşı 416.5 frank (2082.5 kuruş) Makinist Seriz, maaşı 250 frank (1250 kuruş) görev yapmaktaydı. 14 Aralık 1859 tarihinden itibaren, Bahriye Kolordu Kumandanı Arif Paşa’nın da aylık 9700 kuruş maaş ile Fenerler İdaresi’nde görev aldığı kayıtlardan anlaşılıyor ki, bunun da yukarıda yazılan sözleşmenin 14. maddesinin uygulanmasından kay- 41

naklandığı anlaşılmaktadır. Fenerler İdaresi bu dönem içinde 21 fener yaptırmıştır. Bu 21 fenerin bir yılda harcadığı yağ miktarı yirmi bin okkayı bulmaktaydı. İkinci sözleşme, ilk sözleşmenin süresinin dolması beklenmeden 1860 yılında yapılmıştır. Bu sözleşme ile Mösyo Culas, Mösyo Michel’in ortağı olarak görevlendirilmiştir. Fener İdaresi’nin yönetimi 20 yıllık bir süre için Kaptanpaşa ve Babıali’nin atayacağı bir yetkilinin başkanlığında Osmanlı ve Avrupalı üyelerden (Avusturya, İspanya, İran, Sardünya, Rusya, Yunanistan ve Fransız delegelerden) kurulu bir komisyona verilmiştir. Sözleşmeyi Osmanlı Devleti adına Kaptan-ı Derya Mehmet Ali Paşa imzalamıştır. Fenerler İdaresi böylece 19 yıl daha Bahriye Nezareti’nin denetiminde kalmış, yine imtiyaz süresi dolmadan 1879 yılında yeni bir sözleşme daha imzalanmıştır. Bu sözleşme ile 20 Ağustos 1860 tarihli sözleşmenin süresi 15 yıl daha uzatılmıştır. Bu dönemde Fenerler İdaresi iyi çalışıyordu. Özellikle gemilerin seyir güvenliği ve boğaz güvenliği ön planda tutuluyordu. Nitekim, 15 Ağustos 1861 de Kuruçeşme, Kandilli, Rumelihisarı (Kayalar), Kanlıca, Yeniköy, Tarabya, Umuryeri (Beykoz, Sütlüce 42 arası) bankı ve Anadolu Kavağı fener-

leri hizmete girmiştir. Böylece, o sıralarda faaliyete geçen Şirketi Hayriye gemileri de geceleri güvenle seyir yapabilme olanaklarına kavuşmuştur. Yukarda adı geçen fenerler Fransızlar tarafından yapılmıştı. Daha sonra, bu fenerleri İzmit Körfezi, Çanakkale Boğazı, Ege Denizi, Akdeniz, Kuzey Afrika, Güneydoğu Avrupa kıyıları, özellikle Selanik çevresi kıyıları izlemiştir.

Fener Rüsumunun İhdası Hakkında Ferman 26 Mayıs 1839

Bu yıllarda tüm fenerler oniki bölgede toplanmıştı; I- Akdeniz Boğaz Hattı Fenerleri 1- Marmara Ereğlisi Feneri 2- Ekinlik Feneri 3- Merkep Adası Feneri 4- Bozcaada Feneri 5- Marmaracık Feneri II- Midilli Hattı Fenerleri 1- Babakalesi Feneri 2- Mevlüt Burnu Feneri 3- Tomari Burnu Feneri 4- Midilli Burnu Feneri 5- Midilli Liman Ağzı Feneri III- İzmir Hattı Fenerleri 1- Mermince Burnu Feneri 2- Yenikale Burnu Feneri IV- Sakız Hattı Fenerleri 1- Koyun Adaları Feneri 2- Panaya Kayası Feneri V- Selanik ve Galos Hattı Fenerleri 1- Palos Burnu Feneri 2- Kesendire Feneri 3- Selanik Liman Feneri 4- Terikeri Burnu Feneri VI- Sisam ve İstanköy Hattı Fenerleri 1- Kuşadası Feneri 2- Vati Feneri 3- Dimitri Burnu Feneri 4- Limni Feneri 5- Kumburnu Feneri

VII- Rodos Hattı Fenerleri 1- Rodos Kalesi Feneri 2- Değirmen Burnu Feneri VIII- Karaman ve Şam Hattı Fenerleri 1- Mersin Feneri 2- İskenderun Feneri 3- Lazkiye Feneri 4- Trablusşam Feneri 5- Trablusşam Feneri 6- Beyrut Feneri 7- Beyrut Kalesi Feneri 8- Hayfa Feneri 9- Yafa Feneri 10- Larnaka Limanı Feneri IX- Girit Hattı Fenerleri 1- Hanya Feneri 2- Suda Limanı Feneri X- Trablusgarp Hattı Fenerleri 1- Trablusgarp Feneri 2- Bingazi Feneri 3- Derne Feneri XI- Karadeniz Anadolu Hattı Fenerleri 1- Ereğli Feneri 2- İnebolu Feneri 3- Sinop Feneri 4- Giresun Feneri 5- Trabzon Feneri 6- Batum Feneri 7- Samsun Feneri XII- Karadeniz Rumeli Hattı Fenerleri 1- Galata Burnu Tabyası 2- Varna Limanı Feneri

43

Bu fenerler 1860 sözleşmesine göre yapılmış ve 19 yıl Fenerler İdaresi’ne bağlı olarak Bahriye Nezareti’nin gözetiminde çalışmıştır. Yine bu sözleşme dönemi bitmeden 1879 yılında yeni bir sözleşme yapılmıştır. Kaptan-ı Derya Hacı Mehmet Rasim Paşa ile Mösyö Michel ve Mösyö Culas arasında yapılan bu yeni sözleşme 19 fenerin yapımına ilişkindir. Bu fenerlerden başlıcaları: Girit, Dedeağaç, Alanya, Meis, Çeşme, Bodrum, Trablusgarp, Bingazi, Derne, Selanik fenerleridir. Fenerler İdaresi, 1898 yılına kadar ne Kızıldeniz ve ne de Basra Körfezi’nde bir faaliyette bulunmamıştır. Fakat, diğer bölgelerde yapılan çalışmalardan memnun kalan Osmanlı Hükümeti Seniyye Mösyö Michel’e paşalık rütbesi vermiştir. Kızıldeniz ve Basra Körfezi sahillerine fener yapımı 1881 yılında yapılan yeni bir sözleşme ile başlamıştır. 14 Nisan 1881 tarihinde yapılan bu sözleşme gereğince, fener yapılacak yerler; İbn-ül behir, Şab-ı Saba, Cidde, Cezire-i Küsran, Konfide, Hadide, Reis ül Biyat, Reis ül Cedir, Tiran Adası, Elektra Limanı, Jüpiter Adası, Ebuabil Adası, Hürmüz Boğazı’nda Koyun Adacığı, Reis ül had ve Şaron fenerlerinden ibarettir. Bu fenerlerden önce Kızıldeniz’de Mısır Hidivleri tarafından kurulmuş olan, Kudül Mürekkep, Esra-fi, Abdülhüsn gibi fenerler de vardı. Bunlardan baş44 ka Kızıldeniz gibi büyük bir denizde

fener yoktu. Bu bakımdan, Michel Paşa’nın başvurusuna gereken önem verilmiş ve bu konu ile ilgili olarak Namık, Kamil, Ahmet, Celil, Refet, Rıza ve Cevat paşalardan ibaret bir komisyon kurulmuştu. Bu komisyon, kısa sürede çalışmalara başlayarak, yeni kurulacak fenerlerin yerlerini saptadı. 9 Mart 1882 tarihli karar ile Kızıldeniz ve Basra Körfezi fenerler imtiyazı, 40 yıl süreyle yine Michel Paşa ve Mösyö Culas’a verilmiştir. Daha sonra, yapılan yeni bir sözleşme ile imtiya-

çıkan anlaşmazlık nedeniyle 24 Temmuz 1923 tarihinde bir protokol yapılmış ve bu protokol 16 Mart 1925 tarih ve 576 sayılı kanun ile onaylanmıştır. Osmanlı karasularına giren gemilerden fener hizmeti için alınan ücretlerin dörtte biri Osmanlı Devletine, gerisi ise Fransız’lara kalıyordu. 1904 yılına kadar Osmanlı sahillerinde yapılan fenerlerin sayısı 205’e yükselmişti. Osmanlı Devleti’nin üç kıtaya bıraktığı mimari eserler arasında fenerlerde vardı. Midilli, Selanik, Rodos, Lazkiye, Beyrut, Hayfa, Hanya, Trablusgarp, Bingazi ve Varna olmak üzere Kızıldeniz, Basra Körfezi, Kuzey Afrika, Yunanistan, Bulgar ve Romen kıyılarına 50’yi aşkın fener Osmanlı Fenerler İdaresi tarafından yaptırılmıştır. 1839 yılından itibaren fenerlerde büyük fitilli kandillerde zeytinyağı yakılarak ışık elde edilirken, daha sonra ışık kaynağı olarak fitilli gazyağı lambası kullanılmıştır. Bunu asetilen gazı ile çalışan flaşerler, LPG ile çalışan parlak ışıklı, manşonlu lambalar takip etmiştir. Günümüzde ise elektrik enerjisi ve güneş enerjisi kullanılmaktadır. Bir rivayete göre Galata Kulesi Doğu Roma imparatorlarından Anastasius Dilozus tarafından 507 yılında fener kulesi olarak inşa ettirilmiştir. Daha sonra Cenevizliler tarafından büyütülüp tahkim edilerek savunma ve gözetleme amacıyla kullanılmıştır.

zın Michel Paşadan Mösyö Culas’a geçtiği, Mösyö Culas’unda 1898 yılı Şubat ayı içinde öldüğünden, oğlu Mösyö Bernard Cambil Culas’a geçtiği anlaşılmaktadır. Osmanlı Hükümeti Fenerler İdaresi’nden değişik sürelerde borç alma sözleşmeleri imzalamıştır. En son sözleşme 1913 yılında imzalanmış olup 50.000 altın liralık avansa karşılık imtiyaz 1924 yılından itibaren 25 yıl süre ile uzatılmıştır. Fenerler İdaresi ile hükümet arasında 1. Dünya Savaşı’nda ortaya

Cumhuriyet Döneminde Deniz Fenerleri
Fenerler İdare-i Umumiyesi, 1937 yılı sonuna kadar görevine devam etmiştir. 1 Ocak 1937 tarihinden itibaren, Fransızların imtiyaz ve yönetiminde olan Fenerler İdaresi, Nafıa Vekili Ali Çetinkaya tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına gözetim altına alınmıştır. Fenerler İdare-i Umumiyesi, 1938 yılı sonuna kadar faaliyetlerine devam etmiştir. 15 Ocak 1939 yılında satın alınarak ulusallaştırılmış ve bu dönemde kurulan Denizbank’a devredilmiştir. Fenerler daha sonra 1 Temmuz 1939 tarihinde Devlet Limanları İşletmesi Umum Müdürlüğü’ne bağlanmıştır. 1 Şubat 1944 tarihinde ise Devlet Denizyolları ve Limanları Umum Müdürlüğü’ne bağlanmış ve adı Fenerler ve Cankurtaran Teşkilatı olarak değiştirilmiştir. 1 Mart 1952 tarihinde bu kurum, Denizcilik Bankası T.A.O’na devredilmiştir. Böylece Fenerler ve Cankurtaran Teşkilatı da adı geçen banka bünyesinde bir işletme hüviyetini almıştır. Denizcilik Bankası T.A.O 10 Ekim 1983 tarihinde Türkiye Denizcilik Kurumu adını almış, Kurumun adı 08 Haziran 1984 tarihinde de Türkiye Denizcilik İşletmeleri olarak değiştirilmiştir. Fenerlerin yönetimi son olarak 12 Mayıs 1997 tarihinde Bakanlar Kurulu’nun aldığı karar ile tüm seyir yardımcılarının, kurtarma, yardım ve tahliyesi hizmetlerinin tek çatı altında toplandığı, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlanmıştır. Kurumun, bünyesine 2003 yılında Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri, 2005 yılında da Telsiz İşletme Müdürlüğü’nün (Türk Radyo) katılmasıyla hizmet alanında bir genişleme yaşanmıştır. Bu gelişmeler sonucunda Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün gerek personel donanımı, gerek ekipman ve gerekse tecrübesiyle dolu bir hizmet anlayışı içinde seyir emniyetinin arttırılmasında makro açıdan kıyı emniyetini gerektiren her türlü hizmeti verebilmek amacıyla adının değiştirilmesi gerekmiştir. Bunun sonucu Kurumun unvanı, akden ve hukuken kazanılmış hak ve yetkileri ile sorumlulukları saklı kalmak şartıyla, Yüksek Planlama Kurulunun 07.02.2007 tarih ve 2007/T-3 sayılı kararı ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü olarak değiştirilmiştir. Ülkemiz kıyılarında bugün değişik tip ve özelliklerde 422 adet deniz feneri bulunmaktadır. Bu fenerlerin 37 tanesi İstanbul’da boğaz kıyılarında ve adalardadır. Boğaziçi’nde irili ufaklı 19 adet fener bulunmaktadır. Bu fenerlerden Rumeli yakasında olanlar yeşil, Anadolu yakasında kırmızı renkte ışık çakmaktadırlar. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmamıza rağmen kendi teknolojimizle inşa ettiğimiz fener yoktur. O dönemlerde yapılan fenerlerin hemen hemen tamamı Fransız Fenerler İdaresi

45

tarafından inşa edilmiştir. Başlangıçta gazyağı ve daha sonra asetilen gazıyla çalıştırılan fenerlerimize dünyadaki gelişmeler doğrultusunda yeni teknikler uygulanmaktadır. Bu yönde yapılan çalışmalar sonucu, özellikle yerleşim bölgelerine yakın olanlarının elektrik enerjisi ile çalışmaları sağlanmıştır. Böylece bu fenerler daha verimli ve ekonomik çalışır duruma getirilmiştir. Bu fenerlerde elektrik kesilmelerinde devre dışı kalmamaları için asetilen gazı ve akümülatör gibi yedek enerji kaynakları bulunmaktadır. Güneş enerjisi dünya fenerciliğinde giderek önem kazanmaktadır. Bu çerçevede ülkemizde de özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki fenerlerde güneş enerjisi kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye’de kule yüksekliğine göre en yüksek olan deniz fenerleri: Rumeli Feneri (30 mt), Ahırkapı Feneri (29 mt), Mehmetçik Burnu Feneri (25 mt), Hoşköy Feneri (22 mt) Fenerbahçe Feneri (20 mt) dir. Yine Türkiye’de denizden yüksekliğine göre ışık seviyesi en yüksek olan deniz fenerleri: Alanya Feneri (209 mt), Akıncı Burnu Feneri (109 mt) Sinop Boztepe Burnu Feneri (107 mt) 46

Ayrıca Türkiye’nin en kuzey ucundaki fener; Sinop İnceburun Feneri, en güney ucundaki fener ise Anamur Feneridir. Türkiye’nin adalar üzerinde yer alan deniz fenerleri ise Süngükaya, Fener, Peksimet, Delik, Tavşan, Kızıl, Türkeli, Altın, Kefken adaları üzerinde bulunan fenerlerdir.

47

48

BÖLÜM IV
TÜRKİYE’DEKİ TARİHİ DENİZ FENERLERİ

49

hopa sarp on istikamet deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

50

: Hopa - Artvin : 1980 : 27 metre : 33 metre : 41º 31’ 17’’ N 41º 32’ 59’’ E : Fl WRG 1s : 14 mil : Çakar

51

52

hopa deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Hopa-Artvin : 1935 : 12 metre : 23 metre : 41º 22’ 00’’ N 41º 20’ 30’’ E : W Fl (2) 15s : 19 mil : Devvar

53

54

isikli deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Trabzon : 1886 : 8 metre : 25 metre : 41º 06’ 24’’ N 39º 25’ 18’’ E : Fl W 5s : 18 mil : Devvar

55

56

camburnu (vona) deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Vona- Ordu : 1880 : 6 metre : 39 metre : 41º 07’ 55’’ N 37º 48’ 18’’ E : W Fl 10 s : 18 mil : Devvar

57

58

bafra deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Bafra-Samsun : 1880 : 23 metre : 25 metre : 41º 43’ 36’’ N 35º 56’ 30’’ E : W Fl 5s : 20 mil : Devvar

59

BAFRA DENİZ FENERİ
Fener, 1880 yılında Fransızlar tarafından Kızılırmak’ın denize döküldüğü yerdeki delta üzerinde Halis Burnu mevkiine inşa edilmiştir. Karadeniz’de bu mevkide seyreden gemiler için önemli bir rota feneridir. Bulunduğu arazinin delta olması nedeniyle demir boru kazıklar çakılarak üzerine yapılmıştır. Fener, 22 metre silindirik çelik kule çevresinde çelik çatma profillerle tamamen çelik konstürüksiyon olarak inşa edilmiştir. Fenerde ışık kaynağı olarak ilk önce fitilli gaz yağı lambası daha sonrada LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli) lambalar kullanılmıştır. Şu anda aydınlatma 500 W elektrik lambası ile sağlanmaktadır. Yedek enerji kaynağı olarak da jeneratör bulunmaktadır. Işık kaynağını güçlendirerek uzaktan görünmesini sağlamak için odak uzaklığı 250 mm olan 4 adet kotodiyoptrik panel kullanılmaktadır. Bu optik paneller cıva banyosu üzerinde dönebilen dairesel platform üzerine dörtgen teşkil edecek şekilde yerleştirilmiş bulunmaktadır. Işık kaynağı odakta sabit olarak yakılmakta ve platform üzerindeki optik panellerin döndürülmesi suretiyle fenerin çakar ışık vermesi sağlanmaktadır. Panellerin döndürülmesi için kurmalı devir makinesi kullanılmakta saat makinesi muadili olan makine düşey ağırlıkta tahrik edilen tambur ile kurularak çalıştırılmaktadır. Bafra fenercisi Ferşat Özkan fenerin dördüncü kuşak bekçisi, aslen Sürmene’li. Kendisinin 50 yaşında olduğunu ve memleketine bugüne kadar iki defa gittiğini ancak aile bireyleri ile irtibat halinde olduğunu söylüyor. Büyük dedesi Recep kan davasından dolayı kardeşleriyle birlikte Samsun’a gelmiş. Burada nalbur dükkanı işletmeye başlamış, fenerin yapımı aşamasında da inşaatında çalışmış. Fener tamamlanınca Fransızlar Ferşat’ın büyük dedesini fenerci yapmak istemişler. Fakat o dönemde fenerin olduğu bölge bataklıkmış ve sıtma salgınları varmış. Bölgede mevsimsel olarak gelen balıkçılar dışında kimse yokmuş. “Dedem olmaz, benim işim gücüm var Samsun’da demiş” diye anlatıyor Ferşat. Derken, konu Samsun Mutasarrıfı, ardından da Samsun’un o zamanlar bağlı olduğu Trabzon Vilayetinin Valisine intikal ettiriliyor. Valinin emri üzerine büyük dede Recep işi kabul ediyor, ancak babaanne yeri görünce burada çoluk çocuk yaşamaz deyip dönüyor. O dönem Bafra’da mübadele zamanı. Büyük dede Recep’e boşalan Rum evlerinden biri verilmek isteniyor. Fakat kendisi bunu kabul etmiyor, “ben yer yurt istemiyorum ve bu görevi de yapacağım” diyor. Ailesini Bafra’nın üst köylerinden Darboğaz Köyüne yerleştiriyor ve ufak kardeşi Fikri ile birlikte vardiya usulü çalışmaya başlıyor fenerde. O zamanlar kıyıdan at arabası ile altı saatte gidilen Bafra kasabasına şimdi arabayla uzaklık yarım saat. Ferşah Özkan ailesiyle birlikte fenerde yaşıyor, Recep dedesinden kendisine kadar dört kuşaktır devam eden geleneği sürdürüyor ve fenerin ışığını yakmaya devam ediyor.

60

61

inceburun deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

62

: Sinop : 1863 : 12 metre : 26 metre : 42º 06’ 36’’ N 34º 58’ 48’’ E : WGp Fl(4) 20s : 9 mil : Devvar

63

64

inebolu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Kastamonu : 1863 : 9 metre : 38 metre : 41º 58’ 42’’ N 33º 45’ 54’’ E : W Fl 10s : 11 mil : Çakar

65

66

kerempe deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Kastamonu : 1885 : 8 metre : 82 metre : 42º 01’ 12’’ N 33º 20’ 12’’ E : W Fl 20s : 20 mil : Devvar

67

KEREMPE DENİZ FENERİ
Cide Burnunda bulunan deniz feneri 1885 yılında Fransızlar tarafından yapılmış. Fenerin bakıcısı Mustafa Güler, klasik bir fenerci ailesinin dördüncü kuşak üyesi. Büyük dedesi Mehmet, Erzincan’ın Kemaliye ilçesinden gelmiş buraya. Mustafa, o dönemde buradaki İlyasbey bölgesinde gümrük olduğunu, bölgenin Rusya ile irtibatı olduğunu ve ticaret yapıldığını anlatıyor. Büyük dedesi gümrükte bahriye çavuşu olarak askerliğini yapıyormuş. Askerlik bitiminde “ Mehmet çavuş biz böyle bir tesis yaptık seni burada göreve verelim demişler” diye anlatıyor Mustafa. Mehmet çavuş askerlik bitiminde memleketine dönmüyor ve fenerde göreve başlıyor. Fenerde 17 yıl çalışıyor ve 41 yaşında vefat ediyor. Daha sonra oğlu Fransızlar tarafından fenerci yapılıyor ve ailenin fenercilik geleneği başlıyor. Mustafa’nın babası 1963 yılından 1987 yılına kadar fenerde görev yapıyor. Bu tarihte görevi Mustafa Güler devralıyor ve halen devam ettiriyor.

68

69

amasra deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Kastamonu : 1863 : 3,5 metre : 77 metre : 41º 45’ 48’’ N 32º 23’ 00’’ E : WFl 10s : 20 mil : Çakar

70

71

72

zonguldak deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Zonguldak : 1908 : 9 metre : 53 metre : 41º 27’ 54’’ N 31º 47’ 18’’ E : W Fl 5s : 20 mil : Çakar

73

sile deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

74

: Şile - İstanbul : 1859 : 19 metre : 60 metre : 41º 10’ 45’’ N 29º 37’ 00’’ E : Fl W 15s : 21 mil : Çakar

75

ŞİLE DENİZ FENERİ
Fener, Karadeniz sahillerinde seyir yapan gemiler için rota feneri olarak 1859 yılında Fransız Fenerler İdaresi tarafından imtiyazlar çerçevesinde yapılmıştır. Türkiye’nin en büyük feneri olup deniz seviyesinden 60 metre yüksekliğindeki kayalıklar üzerine 110 cm kalınlığında örme taş olarak yapılmıştır. Fenerin sekizgen şeklindeki kulesinin yüksekliği 19 metredir. Gündüz iyi görünebilmesi için kule siyah-beyaz yatay bantlar şeklinde boyanmıştır. Fenerin görünüş mesafesi 25 deniz milidir. Fener kurmalı devir makinesi sistemi ile çalıştığı için fener görevlisi tarafından iki saatte bir kurulması gerekmektedir. Fenerde ışık kaynağı olarak önce fitilli gaz yağı lambası daha sonrada LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli) lambalar kullanılmıştır. Şu anda aydınlatma 1000 W elektrik lambası ile sağlanmaktadır. Yedek enerji kaynağı olarak da jeneratör bulunmaktadır. Işık kaynağını güçlendirerek uzaktan görünmesini sağlamak için odak uzaklığı 925 mm olan 8 adet kotodiyoptrik panel kullanılmaktadır. Bu optik paneller cıva banyosu üzerinde dönebilen dairesel platform üzerine sekizgen teşkil edecek şekilde yerleştirilmiş bulunmaktadır. Işık kaynağı odakta sabit olarak yakılmakta ve platform üzerindeki optik panellerin döndürülmesi suretiyle fenerin çakar ışık vermesi sağlanmaktadır. Fener kulesinde çelik tellerle aşağıya dik olarak hareket eden ağırlıklar bulunmaktadır. Ağırlık inerken saat harekete geçer ve yolda ağırlık yukarı doğru geriye kurulmadığı takdirde ağırlık dibe ulaştığı zaman saat durur. Fener bekçileri optik sistemin hemen altında yer alan mekanizmaya bağlı geniş kurma kolu ile deniz feneri optik saatini kurmaktaydılar. Bu sistemde iki saatte bir mekanizma kurulmaktadır.

76

77

78

anadolu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İstanbul : 1856 : 19 metre : 75 metre : 41º 13’ 16’’ N 29º 09’ 38’’ E : Fl W 20s : 20 mil : Devvar

79

ANADOLU DENİZ FENERİ
Anadolu Feneri, 1856 yılında Fransızlar tarafından yapılmıştır. 1858 yılında karşı sahildeki fenerle, kule kısmı inşa edilerek kullanılmaya başlanmıştır. Fenerin yerden yüksekliği 19 metre, denizden yüksekliği 75 metredir. Aşağıdan yukarıya daralan bir yapısı vardır. Kulede 73 ahşap basamaklı merdiven bulunmaktadır. Fener mercekli ve dönerli bir sistemle çalışmaktadır. Enerji kaynağı elektriktir. Elektrik kesildiğinde jeneratörle ve bütan gazla yedeklenmektedir. Fenerin 20 mil görülme mesafesi vardır. Osmanlı devrinde ahşap olan bu fenerden ilk defa 1755’de İstanbul’a gelen Macar asıllı Fransız Mühendisi Baron de Tott bahseder. 1790’da ise İngiliz doktor Olivier Boğazın iki yakasındaki fenerden söz etmektedir. 1666 ve 1793 tarihli iki ayrı İtalyan haritasında ise Boğaz’ın iki yakasında yer alan fenerler açık bir şekilde gösterilmiştir. 1814’de Karadeniz yoluyla İstanbul’a gelen Polonyalı Kont Edward Raczynski “Kaptanımız 9 Ağustos günü sabaha karşı Boğaz’ın iki yakasında yanan fenerleri görmüştü” diye anılarında yazmaktadır. Fenerde ışık kaynağı olarak önce fitilli gaz yağı lambası daha sonrada LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli) lambalar kullanılmıştır. Şu anda aydınlatma 1000 W elektrik lambası ile sağlanmaktadır. Yedek enerji kaynağı olarak da jeneratör bulunmaktadır. Işık kaynağını güçlendirerek uzaktan görünmesini sağlamak için odak uzaklığı 500 mm olan 4 adet kotodiyoptrik panel kullanılmaktadır. Bu optik paneller bilye üzerinde dönebilen dairesel platform üzerine dörtgen teşkil edecek şekilde yerleştirilmiş bulunmaktadır. Işık kaynağı odakta sabit olarak yakılmakta ve platform üzerindeki optik panellerin döndürülmesi suretiyle fenerin çakar ışık vermesi sağlanmaktadır.

80

81

turkeli (rumeli) deniz feneri

Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

82

: 1856 : 30 metre : 58 metre : 41º 14’ 07’’ N 29º 06’ 45’’ E : Fl(2) W 12s : 18 mil : Çakar

83

TÜRKELİ (RUMELİ) DENİZ FENERİ
Türkeli Feneri olarak ta bilinen Rumel Deniz Feneri, gemilerin Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na emniyetle girmelerini sağlamak üzere 1856 yılında yaptırılmıştır. Fenerin ilk inşaatını yapan Fransızlar yapım esnasında kulenin birkaç kere yıkılması üzerine bu bölgedeki köyün ileri gelenleri tarafından burada bir yatır olduğu ve bundan dolayı kulenin yıkıldığını Fransızlara söylemeleri üzerine, Fransızlar önce türbeyi yapmışlar ve üzerine bugünkü fener kulesini inşa etmişlerdir. Halen fener kulesinin içinde Saltuk Hazretlerinin türbesi bulunmakta ve halk tarafından ziyaret edilmektedir. Fener deniz seviyesinden 58 metre yüksekliktedir. Kule yapısı örme taştan 3 kademe şeklinde ve 30 metre yüksekliğindedir. Fenerin ışığının görünüş mesafesi 18 deniz milidir. Fenerde ışık kaynağı olarak önce fitilli gaz yağı lambası daha sonrada LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli) lambalar kullanılmıştır. Şu anda aydınlatma 500 W elektrik lambası ile sağlanmaktadır. Yedek enerji kaynağı olarak ta jeneratör bulunmaktadır. Işık kaynağını güçlendirerek uzaktan görünmesini sağlamak için odak uzaklığı 500 mm olan kotodiyoptrik silindirik lens kullanılmaktadır. Yapıldığı tarihte optik etrafında dönen karanlık perdelerin ışık kaynağını kapatması ve açması suretiyle çakan fener daha sonra elektrik-asetilenli flaşör ile faaliyetini sürdürmüş olup günümüzde elektrikli flaşör ile faaliyetini devan ettirmektedir.

84

85

86

rumeli karaburun deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İstanbul : 1968 : 12 metre : 54 metre : 41º 21’ 00’’ N 28º 41’ 00’’ E : Fl W 5s : 15 mil : Çakar

87

88

igneada deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Kırklareli : 1866 : 8 metre : 44 metre : 41º 53’ 12’’ N 28º 03’ 30’’ E : Fl(2)W 15s : 20 mil : Devvar

89

İĞNEADA DENİZ FENERİ
İğneada Deniz Feneri, Türkiye’nin Karadeniz sahili üzerinde batıya giderken en sonda yer alan fenerimizdir. Fenere ulaşmak için İğneada’dan sonra Liman üzerinden Limanköy köyüne gitmeniz gerekmektedir. Köyün girişinden sola sapan yolu takip ettiğinizde yaklaşık 500 metre sonra Karadeniz’e ulaşılmaktadır. 1866 yılında Fransızlar tarafından kurulan fener halen ayakta olup görevini yapmaktadır. Diğer fenerlerden farkı ise sınır ve rota feneri olmasıdır. Fenerin konumu o kadar önemlidir ki uçaklar bile rotasını ona bakarak ayarlamaktadırlar. Yüzyıldan fazla kurma koluyla kurularak çalıştırılan fener gazyağı ile ışığını saçmıştır. Gazyağının verdiği cılız ışık kristallerle büyütülüyordu. 1979 yılında asetilen devreye girene kadar fener böyle çalıştı. Her akşam hava karardığında 25 litrelik tenekelerden gaz boşaltılır fenerin çarkları harekete geçirilirdi. Çarklar fener boyunca sarkan topa bağlanır, topu kurmak için iki saatte bir koca tokmağı çevirmek gerekirdi. Bütün gün sıkıntıyla geçen fener hayatı gece ise uykusuzluk demekti. 2000 yılında Fener teknolojiden nasibini aldı ve son sistem teknolojiyle donatıldı. Şu an 100’lük halojen ampul ile çalışan fener plastik yansıtıcılar sayesinde 20 mil uzaktan hile görülebiliyor. Otomatik ayarlı iken hava karardığında kendiliğinden devreye giriyor. Elektrikler kesildiğinde ise 3 gün kesintisiz çalışıyor.

90

91

yelkenkaya deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İzmit : 1896 : 9 metre : 20 metre : 40º 45’ 18’’ N 29º 21’ 12’’ E : Fl W 15s : 18 mil : Devvar

92

93

94

fenerbahce deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İstanbul : 1856 : 20 metre : 25 metre : 40º 58’ 08’’ N 29º 01’ 57’’ E : Fl(2) W 12s : 15 mil : Çakar

95

FENERBAHÇE DENİZ FENERİ
Fenerbahçe Feneri, Marmara’dan Boğaz’a giren gemiler için önemli bir yol göstericidir. İstanbul’un en eski deniz fenerlerindendir. Yapılışı, bazı kaynaklarda Bizans dönemi olarak gösterilse de, tarihsel belgelerde adına Bağçe-i Fener olarak ilk kez Kanuni Sultan Süleyman döneminde rastlanıyor. Nitekim 1562 tarihli bir padişah fermanında günümüz diliyle şöyle denmektedir: “Kalamış Burnu’ndan gece geçen gemiler, burada ‘fanus’ olmadığından, çoğu kez, kayalara çarpıp zarar ve ziyana neden olmaktadır. Sözü geçen yerde bir fener yapılmasını buyururum.” Buna göre bugünkü deniz fenerinin 1562 yılında yapılmış olduğu düşünülmektedir. Çeşitli ressamlara konu olan Fenerbahçe feneri, uzun bir dönem bakımsız kalmıştır. 18. yüzyılda ise bazı sadrazam ve devlet ricalinden önemli kişilerin tutuklu olarak kapatıldığı veya infaz edildiği yer olarak kullanılmıştır. 1707’de III. Ahmed’in kubbe veziri olan Seyyid Firârî Hasan Paşa Fenerbahçe fenerinin fenerci odasında, fenere çıkan kapının dibinde boğdurulmuş ve başı kesilerek buradan denize atılmıştır. Kesik baş ise önce saraya götürülmüş sonra da Sarayburnu’ndan denize atılmıştır. Fener, II. Mahmut döneminde, 1837-38 yıllarında yeniden onarılmış ve bugünkü görünümünü almıştır. İlk yapıldığından itibaren fitilli kandiller, gazyağı ve bazen zeytinyağı ile çalışan fener günümüzde elektrik enerjisi ile çalışmaktadır. Yuvarlak fener kulesinin yüksekliği 21 metre olup, kulenin üzerinde iki ayrı kat halinde etrafı parmaklıklı gezinti yeri bulunmaktadır. Bazı kaynaklar Fenerbahçe Fenerinde kullanılan ilginç bir haberleşme yönteminden bahsetmektedir. Buna göre, Fenerbahçe’nin arka tarafında Kayış Dağı’nın eteklerinde bir kule daha vardır. Bu kule diğer kulelerle yakılan ateşler vasıtasıyla haber aldığı bilgiyi özel bir metotla Fenerbahçe’deki kuleye, o da tarihi yarımadadaki imparatorluk sarayı yakınında bulunan Kontoskopium denen kuleye iletmektedir. Metot şu şekildedir: Ateş kulelerinin her birinde, aynı hacimde kapların altında, aynı çapta bir delik vardı. İşaret verilmeden önce bu kaplar doldurulur, işaret verilince de kabın dibindeki delik açılırdı. Su, kabın kenarına işaretli harflerden istenen harf seviyesine gelince delik kapanır, aynı sırada işareti alan kule de deliği kapatır ve harfi okurdu. Seviyeleri, harfleri ve kelimeleri okuyan diğer kuleye bildirirdi. Fenerde ışık kaynağı olarak önce fitilli gaz yağı lambası daha sonrada LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli) lambalar kullanılmıştır. Şu anda aydınlatma 1000 W elektrik lambası ile sağlanmaktadır. Yedek enerji kaynağı olarak da jeneratör bulunmaktadır. Işık kaynağını güçlendirerek uzaktan görünmesini sağlamak için optik sistem olarak odak uzaklığı 500 mm olan kotodiyoptrik silindirik lens kullanılmaktadır.

96

97

ahirkapi deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

98

: İstanbul : 1857 : 26 metre : 36 metre : 41º 00’ 25’’ N 28º 59’ 10’’ E : Fl W 6s : 16 mil : Devvar

99

AHIRKAPI DENİZ FENERİ
Ahırkapı’da fener yapılmasına bu çevrede meydana gelen önemli bir deniz kazasından sonra ihtiyaç duyulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu zamanında 1755 yıllarında Mısır’a ticaret eşyası götürmekte olan Hacı Kaptan idaresindeki bir kalyon havanın bozulması üzerine geceleyin Kumkapı’da karaya oturmuş, olayı haber alan zamanın padişahı III. Osman, Sadrazam Said Paşa ile birlikte Kumkapı’ya gitmişler, kalyon ve gemicilerin kurtarılışını izlemişler, daha sonra Hacı Kaptana yeni bir kalyon vermişlerdir. Bu arada gemicilerden biri “Eğer burada sur üzerinde bir fener yapılıp her gece kandiller yakılırsa böyle uzağa giden gemiler ışığı görünce yollarını bulurlar ve kazaya uğramazlar” demesi üzerine Padişah da buraya fener yapılması için emir vermiş ve Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa tarafından fener yapılmıştır. İstanbul’un en eski deniz fenerlerinden biri olan Ahırkapı Feneri ilk kez 1755 yılında ahşap fener kulesi olarak İstanbul’u çevreleyen surların Otluk Kapısı burcu üzerine yaptırılmıştır. Bakımı ve işletmesi Bostancı ocağı tarafından yapılan fener, bölgede çıkan yangınlarla birkaç kez yıkıma uğramış ve yeniden yapılmıştır. Abdülhamit döneminde fener bekçiliği babadan oğla geçen bir yönteme bağlanmış ve bu gelenek günümüze kadar sürmüştür. Bugünkü Ahırkapı Feneri de Sultan Abdülmecit döneminde, Fransızlara verilen imtiyaz çerçevesinde 1857 yılında Fransız Fener İdaresi tarafından yaptırılmış olup günümüzde de ilk yapıldığı zamanki biçimini korumaktadır. Gemilerin Marmara Denizi’nden gerek İstanbul Limanı’na girişi, gerekse İstanbul Boğazı’ndan geçişlerinde rota feneri durumundadır. Fenerde ışık kaynağı olarak önce fitilli gaz yağı lambası daha sonrada LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli) lambalar kullanılmıştır. Şu anda aydınlatma 1000 W elektrik lambası ile sağlanmaktadır. Işık kaynağını güçlendirerek uzaktan görünmesini sağlamak için optik sistem olarak odak uzaklığı 500 mm olan kotodiyoptrik silindirik lens kullanılmaktadır. Işık kaynağı lensin odak noktasında sabit olarak yakılmakta ve optik etrafında dönen karanlık perdelerin ışık kaynağını kapatması ve açması suretiyle fenerin çakar ışık vermesi sağlanmaktadır. Karanlık perdelerin döndürülmesi için kurmalı devir makinesi kullanılmakta saat makinesi muadili olan makineye düşey ağırlıkta tahrik edilen tambur ile kurularak çalıştırılmaktadır. Fransızlar tarafından yapılıp fenere yerleştirilen mekanik aksam, mükemmel bir biçimde korunmuş ve halen kullanılabilecek durumdadır. Fenerde elektrik kullanılmasına başlandığı tarihten sonra bile yararlanılan bu mekanik zamanlama sistemi, fener ışığının belirli aralıklarla yanıp sönüyormuş gibi görünmesini sağlayan döner bir pervane sistemidir. Kaidesinde “Henry Lapaute 146 Rue de Rivoli A Paris” ibaresinin bulunduğu mekanizma, Ahırkapı Fenerinin çanaklığında, camlı bölümün hemen altına yerleştirilmiştir. Madeni bir sütundan çıkan destek kolları ışık kaynağının çevresine yerleştirilmiş döner paravana sistemini taşıyan bir çemberi kavramaktadır. Bu sütunun hemen yanında camlı bir mekanizma kutusu bulunmaktadır. İçinde bir makara ve dişli sistem bulunan bu kutu yine bir dişli takımı vasıtası ile bitişiğindeki sütuna bağlıdır. Mekanizma kutusundan çıkan bir kurma kolu çevrilerek ucunda bir ağırlık asılı olan ince bir çelik halat, mekanizma kutusunun içindeki bir makaraya sarılmaktadır. Mekanizma kilidi serbest bırakıldığında, ucunda asılı ağırlığın etkisiyle, çelik halat sarıldığı makaradan boşalmaktadır. Ağırlığın etkisiyle makaradan boşalan çelik halatın makaraya verdiği hareket, dişlilerle aktarılarak ışık kaynağının çevresindeki döner paravanayı hareket ettirmektedir. Ağırlığın yuvasına oturması iki buçuk saat sürdüğünden fenerin yandığı süre boyunca her iki buçuk saatte bir yeniden kurulması gerekmektedir.

100

101

102

yesilkoY deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İstanbul : 1856 : 10 metre : 23 metre : 40º 57’ 18’’ N 28º 50’ 48’’ E : Fl W 10s : 15 mil : Çakar

103

104

marmara ereglisi deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İstanbul : 1861 : 26 metre : 52 metre : 40º 57’ 48’’ N 27º 58’ 18’’ E : W Fl 10s : 16 mil : Devvar

105

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Tekirdağ : 1861 : 22 metre : 50 metre : 40º 42’ 00’’ N 27º 18’ 48’’ E : Fl(2) W 10s : 19 mil : Devvar

106

hoskoy deniz feneri

Hoşköy Deniz Fenerinden bir görünüm

107

108

kapsule deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Balıkesir : 1945 : 10 metre : 20 metre : 40º 28’ 38’’ N 28º 02’ 20’’ E : R Fl (2) 10s : 12 mil : Çakar

109

gelibolu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

110

: Çanakkale : 1856 : 9 metre : 34 metre : 40º 24’ 42’’ N 26º 40’ 54’’ E : Fl W 5s : 15 mil : Devvar

111

112

mehmetcik deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Çanakkale : 1856 : 25 metre : 50 metre : 40º 02’ 42’’ N 26º 10’ 30’’ E : Fl WR 5s : 19 mil : Devvar

113

114

kepez deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Çanakkale : 1936 : 10 metre : 10 metre : 40º 05’ 43’’ N 26º 21’ 54’’ E : W Fl 5s : 10 mil : Çakar

115

bozcaada batiburnu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Çanakkale : 1861 : 20 metre : 32 metre : 39º 48’ 06’’ N 26º 05’ 00’’ E : WGp Fl(2) 15s : 15 mil : Çakar

116

117

118

bozcaada mermer burnu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Çanakkale : 1961 : 7 metre : 35 metre : 39º 48’ 04’’ N 26º 04’ 53’’ E : W Fl 5s : 10 mil : Çakar

119

babakale deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

120

: Çanakkale : 1937 : 10 metre : 32 metre : 39º 20’ 46’’ N 26º 04’ 00’’ E : Fl(4) W 20s : 18 mil : Devvar

121

122

karaburun (sarpincik) deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İzmir : 1938 : 13 metre : 97 metre : 38º 39’ 54’’ N 26º 21’ 42’’ E : W Fl(4) 20s : 12 mil : Çakar

123

124

foca degirmenburnu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: İzmir : 1887 : 12 metre : 20 metre : 38º 40’ 06’’ N 26º 44’ 48’’ E : W Fl 5s : 8 mil : Çakar

125

126

kusadasi deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Aydın : 1864 : 12 metre : 20 metre : 37º 52’ 00’’ N 27º 16’ 18’’ E : Fl(2) W 10s : 8 mil : Çakar

127

128

camlikburnu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Muğla : 1960 : 6 metre : 15 metre : 37º 14’ 18’’ N 27º 37’ 18’’ E : W Fl 8(2)5s : 18 mil : Çakar

129

130

bodrum deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri 8Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Muğla : 1880 : 6 metre : 8 metre : 37º 02’ 06’’ N 27º 25’ 12’’ E : R Fl 5s : 8 mil : Çakar

131

huseyinburnu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

132

: Muğla : 1964 : 9 metre : 15 metre : 36º 57’ 48’’ N 27º 17’ 42’’ E : W Fl (2) 15s : 10 mil : Devvar

133

134

deveboynu deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Datça - Muğla : 1931 : 9 metre : 104 metre : 36º 41’ 18’’ N 27º 21’ 48’’ E : Fl(2) W 10s : 12 mil : Devvar

135

136

mersin deniz feneri

Konumu Kuruluş Tarihi Kule Yüksekliği Denizden Yüksekliği Mevkii Karakteri Görünme Mesafesi Fener Sistemi

: Mersin : 1865 : 12 metre : 14 metre : 36º 47’ 06’’ N 34º 37’ 06’’ E : W Fl(3) 10s : 15 mil : Devvar

137

15 9 14 18 19 21 22 24 25 23 20 17 16 13 12 11 10

6 8 7

26 27

28

29 31 32 30 33

Fenerler ile ilgili teknik bilgiler Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün web sitesinden alınmıştır.

138

1 5 3 2

4

1- Hopa Sarp Ön İstikamet 2- Hopa 3- Işıklı 4- Çamburnu (Vona) 5- Bafra 6- İnceburun 7- İnebolu 8- Kerempe 9- Amasra 10- Zonguldak 11- Şile 12- Anadolu

13- Türkeli (Rumeli) 14- Rumeli Karaburun 15- İğneada 16- Yelkenkaya 17- Fenerbahçe Ahırkapı Yeşilköy 18- Marmara Ereğlisi 19- Hoşköy 20- Kapsüle 21- Gelibolu 22- Mehmetçik

23- Kepez 24- Bozcaada Batıburnu Bozcaada Mermer Burnu 25- Babakale 26- Karaburun (Sarpıncık) 27- Foça Değirmenburnu 28- Kuşadası 29- Çamlıkburnu 30- Bodrum 31- Hüseyinburnu 32- Deveboynu 33- Mersin

139

AKÇAOĞLU, Veli - AKÇAOĞLU, Sunay: Deniz Fenerleri, IV. Kıyı Mühendisliği Ulusal Sempozyumu, Antalya, 2002 AKÇAOĞLU, Veli - AKÇAOĞLU, Sunay: Deniz Fenerleri, İMO İzmir Şubesi, Ekim 2004, Sayı: 119 AKOVA, Akgün: Karadan Denize Bir Temaşa Deniz Fenerleri, Ulusoy Travel, Temmuz 2005, Sayı: 98 ATMACA, Sezar: Amatör Denizci Elkitabı, Amatör Denizcilik Federasyonu, İstanbul, 2005 AY, Reyhan: İstanbul Boğazındaki Deniz Fenerleri ve Tahlisiye Yapılarının Koruma ve Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul, 2000 BİGAT, Sadık: Deniz Fenerleri, TÜRSAB Dergi, Ekim 2004, Sayı:247 BROWN, Lackum: Lighthouses, London, 2005 BURAK, Salahattin: Deniz Fenerleri Neye Yarar? Nasıl Yapılır ve Bunlara Nasıl Bakılı?, Deniz Mecmuası, Sayı: 347, İstanbul, 1938 CAMCI, Bayram - ZAFER, Cezmi - YAMAN, Şükrü: Türk Deniz Ticareti ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri Tarihçesi, TDİ Kültür Yayınları, İstanbul, 1994 CROMPTON, Samuel Willard – RBEIN Mizhael J: The Ultimate Book of Lighthouses, Scotland, 2003 DEMİREL, Ersin: Denizin Çakmak Taşları Fenerler, Yolculuk Kamil Koç Aylık Kültür ve Yaşam Dergisi, Aralık 2005, Sayı:18 GİRAY, Deniz: Deniz Fenerleri, http://www.yelkenokulu.com/denizfenerleri.html GUICHARD, Jean: Lighthouses of France, Flammarion, 2002 GÜRSOY, Aynur: Işık Evleri Turizmin Hizmetinde, Şehr-i İstanbul, Mayıs-Haziran 2005, Sayı:9 HATİPOĞLU, Aydın: İstanbul’un Deniz Fenerleri, www.chez.com HOLLAND, Francis Ross: America’s Lighthıuse, Dover Publications Inc. New York, 1972 JONES, Ray: The Lighthouse Encyclopedia, The Globe Pequot Pres, 2004 KARAAHMETOĞLU, Orhan: Türkiye’deki Fenerlerin Tarihi Gelişimi, Denizcilik Dergisi, Ekim-Kasım 2003, Sayı:13 KORUCU, Hilal: Fenerler, İstonbul, Ocak-Şubat-Mart 2001, Sayı: 3 PEARSON, Lynn: Lighthouses, Grear Britian, 2003 SOYSAL, Ali: Anadolu Feneri: Tarihten Gelen Işık, Denizler Kitabevi, İstanbul, 1998 SOYSAL, Ali: Karadeniz Beyaz Işık: Rumeli Feneri, Denizler Kitabevi, İstanbul, 2004 SUSMUŞ, Cenk İsmail Murat: Türkiye’de Fener Hizmetlerinin Geçmişi ve Geleceği, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, İstanbul, 2004

140

ŞEHSUVAROĞLU, Haluk: Asırlar Boyunca İstanbul, Cumhuriyet Gazetesi Tıpkı Basım Eki, 2005

TANKUTER, Aykut - ERMİN, Emre: Yalnızlığın Işıkları Deniz Fenerleri, Novartis Yayınları, İstanbul 2003 TOK, Gökhan: Denizcilerin Umut Işığı: Deniz Feneri, Bilim Çocuk, Temmuz 2002, Sayı: 55 TURNALI, Esin: İstanbul Deniz Fenerleri, www.kenthaber.com UÇAR, Ertuğ - URAS, Atila: Deniz Fenerleri: Nesli Tehlike Altında Bir Kıyı Yapısı, Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. Ulusal Konferansı, İzmir, 2002 UÇAR, Ertuğ - URAS, Atila: Ancient Lighthouses on the Anatolian Coast, Yayınlanmamış Çalışma UÇAR, Ertuğ: Boğazın Bekçileri, Paylaşım, Ekim 2005 UĞUR, Fatih: Fenerler Kapılarını Gezginlere Aralıyor, Aksiyon, 23.08.2004, Sayı:507 YILDIRIM, Yücel - ÖZEN, Enver: Ahırkapı Feneri, Denizin Sesi, Kasım-Aralık 1987, Sayı:61 --------------- Ahırkapı Fenerinin Öyküsü, Kıyı Emniyeti, Ekim-Kasım 2004, Sayı: 2 --------------- Deniz Feneri, http://bizimsahife.net/RehberAnsiklopedisi/D/5_d_diyapazon/ra5_deniz_feneri.htm --------------- Deniz Fenerinin Tarihsel Gelişimi, www.lighthouse.com.tr --------------- Deniz Feneri maddesi, Ana Britanica --------------- Deniz Feneri maddesi, Yurt Ansiklopedisi --------------- Fenerler ve Sis İşaretleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Hidrografi Yayını, İstanbul, 2001 --------------- Fenerler Hakkında Genel Bilgiler, www.vardiyakurali.sitemynet.com/fenerbilgileri.htm --------------- Fenerler: İstanbul’un Deniz Bekçileri, www.denizce.com --------------- Zeytinyağından Güneş Enerjisine Fenerler, Kıyı Emniyeti, Ağustos-Eylül 2004, Sayı: 1 http://www.egitim.com/cocuk/0251/0251.1H_index.asp?BID=02 http://users.pandora.be/ufonet/GiZEMLi%20YERLER/iskenderiyefeneri.htmhttp://user http://ari.cankaya.edu.tr/~figen/iskenderiye%20feneri.htm http://www.atlasmobidik.com/arkeoloji/00198/ http://scatar.20m.com/fener.htm http://www.gantep.edu.tr/~ae24567/%DDSKENDER%DDYE%20FENER%DD.htm http://www.coastalsafety.gov.tr http://www.mcn.org/1/palight/illumination.html http://www.lanternroom.com/lighthouses/nlharsel.htm

kaynakça
141

142

not
143

144

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->