P. 1
Maden Yatakları

Maden Yatakları

|Views: 5,906|Likes:
Yayınlayan: ilker mehmet

More info:

Published by: ilker mehmet on May 16, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

03/10/2013

pdf

text

original

Sections

  • MADEN JEOLOJİSİ BİLİMİNİN TANIMI
  • TARİHÇE
  • MADEN JEOLOJİSİ İLE İLGİLİ TERİMLERİ
  • A) DIŞ KÖKENLİ YATAKLAR
  • B) İÇ KÖKENLİ YATAKLAR
  • 2. Jeolojik kütlelerin içerdiği maddelerin konsantrasyonu ile
  • 7) Lındgren (1985) ‘in Geliştirilmiş Maden Yatakları Sınıflaması
  • Meyer in maden yatakları sınıflaması
  • MADEN YATAKLARININ İNCELENMESİ
  • YATAKLANMA ŞEKİLLERİ – CEVHER YAPILARI
  • CEVHER YAPILARI
  • İÇ KÖKENLİ YATAKLAR
  • Sıvı Kapanımların Uygulandığı Konular
  • ÖRNEK HAZIRLAMA
  • POLİMORF MİNERALLER
  • TURMALİN MİNERALLERİ
  • EKSOLÜSYON DOKULARI
  • MADEN YATAKLARININ OLUŞUMUYLA İLGİLİ İÇ KÖKENLİ OLAYLAR
  • B) İÇ BAŞKALAŞIM ( =endomorfizma) VE DIŞ BAŞKALAŞIM ( = ekzomorfizma):
  • C) MAĞMANIN BİRBİRİYLE KARIŞMASI
  • D) MADDELERİN YER DEĞİŞTİRMESİ
  • E) MAĞMALARIN KATILAŞMA EVRELERİ
  • F- MAGMALARIN KRİSTALLEŞMESİNDE UÇUCU ELEMANLARIN ETKİSİ
  • GRANİTLERE BAĞLI MADEN YATAKLARI
  • CEVHERLEŞMELERİN GRANİTİK BATOLİTLERE GÖRE KONUMU:
  • GRANİTLERE BAĞLI ZONLANMA :
  • PEGMATİTİK YATAKLAR
  • PEGMATİTLERİN KİMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİMİ:
  • PEGMATİTLERİN EKONOMiK ÖNEMİ :
  • PEGMATİTİK YATAKLARA ÖRNEKLER:
  • PNÖMATOLİTİK YATAKLAR
  • PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN OLUŞUMU:
  • PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN YATAKLANMA SEKİL VE YERLERİ :
  • KİMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİM :
  • PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ:
  • PNÖMATOLİTİK YATAKLARA ÖRNEKLER :
  • PİROMETASOMATİK YATAKLAR
  • PİROMETASOMATİK YATAKLARIN OLUŞUMU
  • PİROMETASOMATİK YATAKLARIN YATAKLANMA ŞEKLİ ve YERLERİ
  • ZONLANMA VE SÜKSESYON:
  • PİROMETASOMATİK YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ :
  • PİROMETASOMATlK YATAKLARA ÖRNEKLER :
  • HİDROTERMAL YATAKLAR
  • HİDROTERMAL YATAKLARIN YATAKLANMA SEKİL VE YERLERİ:
  • HİDROTERMAL YATAKLARIN KÖKENİ ;
  • HİDROTERMAL YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ
  • HİDROTERMAL YATAKLARA ÖRNEKLER :
  • BELLİ BAŞLI PORFİRİ BAKIR YATAKLARI ŞUNLARDIR:
  • GABRO VE PERİDOTİTLERE BAĞLI MADEN YATAKLARI
  • GABRO VE PERİDOTİTLERE BAĞLI YATAKLARIN OLUŞUMU
  • YATAKLANMA ŞEKİL VE YERLERİ
  • KiMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİM:
  • EKONOMiK ÖNEMİ
  • ÖRNEKLER
  • DIŞ KÖKENLİ YATAKLAR
  • KALINTI YATAKALAR
  • TÜRKİYE’DE KALINTI DEMİR YATAKLARI
  • BOKSİTLER (Alüminyumlu Lateritler)
  • BOKSİT YATAKLARINA ÖRNEKLER :
  • KALINTI MANGANEZ YATAKLARI
  • DİĞER KALINTI YATAKLARI
  • OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARI
  • OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARININ OLUŞUMU :
  • OKSİDASYON ve SEMENTASYON KUŞAĞINDA BAZI METAL ve MİNERALLERİN DAVRANIŞI
  • OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARINA ÖRNEKLER

MADEN JEOLOJİSİ BİLİMİNİN TANIMI Uygulamalı jeolojinin en önemli kollarından biri olan ekonomik jeoloji yerküresini teşkil eden

ve ekonomik olarak yararlanılabilen doğal maddelerin bilinmesini ve bulunmasını amaç edinmiştir. Yerküresini oluşturan mineral toplulukları, kömür, petrol ve hatta su gibi doğal gereçlerden ekonomik olarak yararlanılabilenlere “Maden” adı verilir. Maden jeolojisi, kömür jeolojisi, petrol jeolojisi ve su jeolojisi (hidrojeoloji) ekonomik jeolojinin dallarını teşkil eder. Buradan da anlaşılacağı gibi Maden Jeolojisi deyimi sadece ekonomik değere sahip mineral topluluklarını inceleyen bilim dalı olarak kullanılmaktadır. Metal elde edilen mineral toplulukları Metalik Maden Jeolojisi’nin, diğerleri metalik olmayan maden jeolojisinin veya daha çok kullanılan deyimiyle Endüstriyel Hammaddeler Jeolojisi‘nin kapsamına girer. Bu derste metalik maden jeolojisi ve endüstriyel hammaddeler jeolojisi bir arada ele alınacaktır. TARİHÇE İnsanlar odun, kemik, deniz hayvanlarının kabuğu gibi gereçlerden sonra taş devrinde sileks, obsidiyen ve kil gibi anorgonik maddelerden de yararlanmayı öğrenmişler, bu maksatla kuyular, galeriler açmışlardır. Daha sonra doğadaki olayları gözleyerek nabit metallerin ve bazı minerallerin eriyebildiklerini öğrenmişler ve buna paralel olarak alivyonlardan itibaren bazı nabit metalleri elde etmeye başlamışlardır. İlk kullanılan metal M.Ö. 12000 yıllarında altın olmuştur. İnsanlar aynı devirlerde bakır ve kalay unsurlu mineralleri eriterek, bronz yapmaya başlamışlardır. Bakır ve demir 'in elde edilmesi daha geç olmuştur. Demir’in ilk defa M.Ö. 1500 yılarında Anadolu‘da Hitit’ler tarafından kullanılmış olduğu ileri sürülmüştür. Daha sonrada Anadolu ’da eski Yunanlılar, Romalılar, Ermeniler, Cenevizliler, Ruslar ve İngilizler altın, gümüş, demir, bakır, kurşun ve civa gibi unsurları işletmişlerdir. 19. Asrın sonları ile 20. Asrın başları Anadolu’da yeni yatakları bulunup işletile bilmesi bakımından büyük önem taşır. Zonguldak kömür yatakları, Dursunbey krom yatakları, İzmir dolaylarındaki civa, antimuan ve zımpara taşı yatakları bu dönemde bulunmuştur. Cumhuriyet döneminde madencilikte uğraşan Sümerbank, MTA, Etibank; TPAO ve TKİ kurumları kurulmuştur. Maden arama işlemleri bilhassa MTA (1935) tarafından yürütülmektedir. MADEN JEOLOJİSİ İLE İLGİLİ TERİMLERİ Metal: Metalik parıltılı, ısı ve elektriği iyi geçiren, iyonizasyon enerjileri düşük, kolayca oksitlenerek pozitif iyonlar verebilen unsurlardır. Doğada mevcut 92 unsurdan çoğu metaldir. Örneğin; Fe, Cu, Pb, Zn, Cr, Ni, ....... Metal olmayan unsurlar ise şunlardır: H, He, B, C, N, O, F, Ne, Si, P, S, C, Ar, As, Se, Br, Kr, Te, I, Xe, At, Rn. Faydalı Mineral: Yeterli miktarda olduğunda ekonomik bir değer taşıyan mineraldir. Cevher minerali deyimiyle de adlandırılır. Cevher: Bir veya daha fazla çeşit faydalı mineral içeren ve ekonomik bir önem taşıyan doğal bir kayaçtır. Sadece faydalı minerallerden müteşekkil olabileceği gibi gang mineralleri de içerebilir. Maden: Farklı anlamlarda kullanılır; a) Metal kelimesiyle eş anlamda, b) Cevher kelimesiyle eş anlamda, c) Cevher çıkartmak için yapılan işletme anlamında. işletme açık veya kapalı olabilir. Küçük işletmeler için maden ocağı deyimi kullanılır. Ham cevher veya brüt cevher veya tuvenan cevher: Cevherin madenden (işletmeden) çıkarılmış olduğu andaki doğal şeklidir. Gang veya Kısırtaş: Cevher içerisindeki ekonomik değeri olmayan kısım veya kayaca verilen addır.

Steril: Gang ile eş anlamda kullanılır.Aynı zamanda günün koşuları altında ekonomik önemi olmayan mineral kütlelerini de ifade eder. Yan kayaç veya yan taş: Cevher kütlesinin hemen yanındaki kayaçtır. Saçınım veya stokverk şeklindeki cevherleşmeler için, cevherleşmenin içinde bulunduğu kayaçtır. Maden yatağı: Ekonomik ve teknik olarak işletilebilir cevherli bir kütleyi ifade eder. Zuhur veya mineralizasyon veya mineralize zon: Etrafındaki kayaçlara oranla faydalı minerallerin derişik halde bulunduğu yerlerdir. Bir zuhurun maden yatağı teşkil edip etmeyeceği incelemelerle anlaşılır. Belirti: Herhangi bir faydalı mineralin varlığı. Tenör: Cevherin içerisindeki faydalı mineral, bileşim veya metal oranını belirtir. Ağırlık , gr/ton veya gr/m3 şeklinde ifade edilir.%olarak Sınır tenör veya Limit tenör: Kendinden daha düşük bir tenörle işletmenin yapılamayacağını tenördür. Klark: Bir elementin yerkabuğundaki ortalama yüzdesidir. Goldschmidt ‘e (1954) göre O, Si, Al, Fe, Ca, Na, K ve Mg elementinin klarklarının toplamı %98,59 ’dur. Konsantrasyon: Tenörü, yerkabuğundaki ortalama yüzdesine (klarkına) göre daha yüksek olan bir faydalı mineralin, bileşimin veya elementin (metalin) birikimini ifade eder. Konsantrasyon Klarkı: Bir elementin (metalin işletilebilmesi için, klarkına oranla kaç defa zenginleşmiş olması gerektiğini belirtir. Konsantrasyon Klarkı: Sınır Tenörü / Klark Rezerv: Cevher kütlesinin ton veya metreküp olarak miktarıdır. Bazı hallerde toplam kütle içindeki faydalı mineral, bileşim veya metal miktarı içinde rezerv deyimi kullanılır. Görünür rezerv: Üç boyutu ile belirlenmiş cevher kütlesi için kullanılır. Muhtemel rezerv: İki boyutu ile belirlenmiş, üçüncü boyutu tahmin edilen cevher kütleleri için kullanılır. Mümkün rezerv: Boyutları belirlenmemiş ve varlığı ancak ümit edilelen cevher kütlesi veya kütleleri için kullanılır. Potansiyel: Varlığı belirlenmiş olmakla beraber işletmesi teknik ve ekonomik nedenlerle günün koşulları altında olanaksız olan, ancak ileride işletilebilecek cevher kütlesinin miktarını belirtir. Metallojeni: Cevherleri mineralojik, petrografik ve jenetik yönden inceleyen bilim dalıdır. Maden provensi: Benzer özellikteki maden yataklarının birbirlerine yakın olarak bulundukları arazi parçasıdır. Örneğin; Doğu Karadeniz Cu, Pb, Zn, Mn provensi, Elazığ- Hakkari Cr, Cu provensi. Parajönez: Belli bir maden yatağında, benzer kökenli minerallerin gruplanmasıdır. Süksesyon: Minerallerin oluşum sırasıdır. Senjenetik veya Eşoluşumlu: Cevher kütlesinin veya cevher minerallerinin içinde bulundukları yan kayaçla aynı zamanda ve benzer koşullarda olduğunu belirtir. Epijenetik veya Ardoluşumlu: Cevher kütlesinin veya cevher minerallerinin içinde bulundukları yan kayaçtan sonra ve farklı koşullarda olduğunu belirtir. İç kökenli veya Endojen veya Hipojen: Oluşum nedenlerinin yerküresinin iç olaylarına bağlı olduğunu belirtir. Mağmatizmaya ve metamorfizmaya bağlı maden yatakları iç kökenlidir. Dış kökenli veya Ekzojen veya Süperjen: Oluşum nedenlerinin yerküresinin dış olaylarına bağlı olduğunu belirtir. Tortullaşmaya, atmosferik etkenlerle ayrışmaya, taşınmaya bağlı maden yatakları dış kökenlidir. Ante: Önce. Örneğin; Antetektonik: Tektonizma öncesi. Post: Sonra.

Örneğin; Posttektonik: tektonizma sonrası. Zonalite: Belli özelliklerin kuşaklar halinde bulunmasıdır. MADEN YATAKLARININ SINIFLANDIRILMASI Maden yataklarının sınıflandırılması, benzer özellikteki cevherleşmeleri bir grup içinde toplamaktan ibarettir. Çeşitli yazarlar farklı kriterlere göre değişik sınıflamalar yapmışlardır. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir. 1) Cevherlerin kullanıldıkları yere göre: (Lilley’den, 1936, değiştirerek) a) Metaller: Fe cevheri, Cu cevheri, Pb cevheri .... b) Yakıtlar: Kömür, Petrol, Doğalgaz, .... c) Yapım malzemeleri: Kum, çakıl, taşlar, çimento malzemesi,.... d) Kimya maddeleri: Tuz, kükürt, barit, .... e) Gübre maddeleri: Fosfat, potas tuzları, glokonit, .... f) Seramik maddeleri: Kil, silis, feldspat, .... g) Refrakter maddeler: Asbest, grafit, manyezit, .... h) Aşındırıcı maddeler: Korendon, gröna, elmas, .... ı) İletken olmayan maddeler: Asbest, mika, .... j) Boya maddeleri: Okr, kil, Diatomit, barit; .... k) Kıymetli ve yarı kıymetli taşlar: Elmas, zümrüt, yakut, .... 2) Element gruplarına göre: Burada sadece Smirnov’un (1976) metalik elementler için ayırdığı gruplar verilecektir. a) Demir grubu metaller: Fe, Ti, Cr, Mn. b) Açık renkli metaller: Al, Li, Be, Mg. c) Demirsiz metaller: Cu, Zn, Pb, Sb, Ni. d) Nadir metaller: W, Mo, Sn, Co, Hg, Bi, Zr, Cs, Nb, Ta. e) Asil metaller: Au, Ag, Pt, Os, Ir. f) Radyoaktif metaller: U, Th, Ra. g) Dağınık elementler: Sc, Ga, Ge, Rb, Cd, İn, Hf, Re, Te, Po, Ac. h) Nadir toprak elementleri: La, Ce, Pr, Nd, Pm, Sm, Eu, Gd, Tb, Dy, Ho, Er, Tu, Yb, Lu. 3) Jeolojik Sınıflamalar: En çok kullanılan bu sınıflamalar jeolojik olaylara ve jenetik faktörlere göre yapılmıştır. Kullanacağımız sınıflama (ROUTHIER, 1985,değiştirerek) bu çeşittir. A) DIŞ KÖKENLİ YATAKLAR 1) Yüzeysel ayrışma olaylarına bağlı yataklar 1.a) Kalıntı yatakları 1.b) Oksidasyon sementasyon zonu yatakları 2) Kırıntı yatakları 3) Tortullaşmaya bağlı yataklar B) İÇ KÖKENLİ YATAKLAR 1) Plütonizmaya bağlı yataklar 1.a) Granitlere bağlı yataklar 1.a.a) Pegmatitik yataklar 1.a.b) Pnömatolitik yataklar 1.a.c) Pirometasomatik yataklar1.a.d) Hidrotermal yataklar 1.b) Nefelinli siyenit ve karbonatitlere bağlı yataklar

Oksitler.Kontakt Pnömatolitik Ornatımlar III.Kalay-Gümüş-Bizmut B.Sualtı-Volkanik ve Biyokimyasal Yataklar 5) Schneiderhöhn’nin Maden Yatakları Sınıflaması I. Fosfor-Titan 2.c) Gabro ve peridoditlere bağlı yataklar 2) Volkanizmaya bağlı yataklar 3) Metamorfizmaya bağlı yataklar Routher (1958) maden yataklarının ‘Tip’lere ayrılmasını önermektedir. Pnömatolitik Yataklar A. doğa birimlerindeki en dar kapsamlı grup olan ‘cins’ deyimine tekabül etmektedir.Pegmatitik Damarlar B.Pnömatolitik Damarlar ve Saçınımlar C.Hidrotermal 1.Ağır Metaller C. Nikel-Kobalt-Arsenik-Gümüş 4.1. Titan-Demir-Nikel-Bakır B. İntrüzif ve Likid Mağmatik Yataklar II.Sülfid Olmayan Birlikler H.Kurşun-Gümüş-Çinko Birliği D.Gümüş-Kobalt-Nikel-Bizmut-Uranyum Birliği E.Pnömatolitik-Pegmatitik 1. Turmalin-Kuvars Birliği C. Platin-Krom 2.Pirit ve Bakır Birliği C.Antimon-Civa E. Volkanik veya Ekstrüzif A. Fluorürler II. Burada ‘tip’ deyimi.Antimon-Civa-Arsenik-Selenyum Birliği G.Doğal Bakır F.Plütonik ve İntrüzif A. Sülfatlar. Böylece incelenebilecek bütün özellikler dikkate alınacak ve maden yatağının bir çeşit fişi çıkarılacaktır.Altın-Gümüş D. Kurşun-Çinko-Gümüş 3. 4) Niggle’nin Maden Yatakları Sınıflaması I. Ağır Metaller. Silisyum-Alkali-Fluor-Bor-Kalay-Molibden-Tungsten 3. Elmas.Ortamağmatik 1.Altın ve Gümüş Birliği B. Alkali Toprak Elementleri. Bütün özellikleri birbirlerinin aynı olan iki maden yatağı aynı tipte sayılacaktır. Hidrotermal Yataklar A.Metal Olmayan Birlikler . Demir-Bakır-Altın-Arsenik 2. Karbonatlar.Kalay-Gümüş-Tungsten-Bizmut Birliği F.

Mağmatik-Metamorfik Yataklar. Sıcaklık 200-300 °C arasında basınç yüksek. basınç orta . Sıcaklık 300-500 °C arasında basınç çok yüksek. Teletermal yataklar. Jeolojik kütlelerin içerdiği maddelerin konsantrasyonu ile a) Dinamik ve bölgesel metamorfizma ile konsantrasyon. Sıcaklık 700-1500 °C arasında. Sokulum kütlelerinden. Eriyikleri Etkileşimi ile. Volkanojenik. yataklanma ve konsantrasyon orta derinliktedir. basınç orta. Ksenotermal yataklar. Sıcaklık 400 °C basınç yüksek. Sıcaklık 100-600°C arasında.Yataklar kimyasal proseslerle meydana getirildi. 2. iii. C) Su Kütlelerinde 1. yataklanma ve konsantrasyon az derinliktedir. iv.Mağmalarda Farklılaşma Prosesleri ile 1. hemen hemen tüketilmiş çözeltilerden yataklanma. Sıcaklık 0-100 °C arasında basınç orta ve atmosferik. v. basınç çok yüksek 2. Hipotermal yataklar. yataklar genellikle volkanik kümelerle ilişkilidir. basınç orta ve atmosferik. Mağmatik Segregasyon Yatakları. Epitermal yataklar. basınç çok yüksek B. b) Derinlerde dolaşım halindeki yer altı suyuyla konsantrasyon. basınç orta-atmosferik iii. Mesotermal yataklar. basınç orta-atmosferik ii. Konsantrasyon kayaca yabancı maddelerin girişi ile gerçekleşir (Epijenetik) a) Kökeni mağmatik kayaçların patlamasına bağlı olanlar i. Enjeksiyon Yatakları. Sıcaklık muhtemelen 500-800°C arasında. Sıcaklık 50-200 °C arasında. hidrotermal alanın üst kısmı. Gaz Çıkışlarına Bağlı Yataklar 6) Lindgren’in Maden Yatakları Sınıflaması I. ii. Volkanojenik. c) Köken orta veya az derinlikte meteorik suların dolaşımına bağlıdır. basınç çok yüksek b) Mağmatik kökenli sıcak suların yukarı çıkmasıyla i. Sıcaklık yüksek-düşük aralığında.IV. Sıcaklık 100 °C ye kadar. Pegmatitler. Sıcaklık 0-100 °C arasında basınç orta. volkanizma ile ilişkili sualtı kaynakları. c) Yüzeye yakın kesimlerde kayacın ayrışması ve bozuşmasından kalanların konsantrasyonu ile gelişen yataklar. Uyumlu Mağmatik Yataklar. sıcaklık yüksek-orta. sıcaklık ve basınç düşük. sublimleşme ve fumerollerden yataklanma sıcaklık 100-600°C arasında. Sıcaklık ve basınç değişimleri geniş limitler arasındadır. A. Sıcaklık çok yüksek-orta. yataklanma ve konsantrasyon büyük derinliklerde veya yüksek sıcaklık ve basınçtadır. yataklanma ve konsantrasyon sığ derinliklerde fakat yüksek sıcaklıktadır. 2. Püskürük kütlelerden. basınç düşük-orta. Sıcaklık 0-70 °C arasında.Kayaçların Kütlelerinde 1. basınç orta.

ii. Gazlardan kristallenme (sublimate). diferansinasyon prosesleri ile 1.Kaya Kütlelerinde 1. Porfiri baz metal yatakları ( A4 ) sıcaklık 200-800 °C arasında basınç orta. Cordilleran damarları. katmanlaşmış mafik intrüzyon. Sıcaklık 25-200 °C arasında basınç düşük ii. Sıcaklık ve basınç orta-düşük. enjeksiyon. fumeroller. Konsantrasyon epijenetik unsurların girişi ile gerçekleşir. Sıcaklık yüksek-orta. Sıcaklık ve basınç orta 5. Batı ülkeleri uranyum yatakları. Pegmatitler. iv. Mağma ile metamorfik. Sıcaklık 25-600 °C arasında basınç yüksek. b) Kökeni mağmatik veya meteorik kökenli hidrotermal sıvıların yukarı çıkmasına bağlı olanlar i. Karbonatitler. a) Kökeni mağmatik kayaçların patlamasına bağlı olanlar i. Anortozitler. Sıcaklık 100-600 °C arasında basınç atmosferik.a) İnorganik Reaksiyonlar b) Organik Reaksiyonlar 3. 4. ii. Sıcaklık 100-1200 °C arasında basınç atmosferik-orta. remobolizasyon eriyiklerine bağlı olanlar i. Sıcaklık 300-800 °C arasında. sığ ve orta derinliklerde sıcaklık 50-300 °C arasında basınç düşük. basınç yüksek B. Sıcaklık 0-150 °C arasında basınç orta . Epijenetik veya sinjenetik olarak jeolojik kütlelerin içerdiği maddelerin konsantrasyonu ile a) Dinamik ve bölgesel metamorfizma ile konsantrasyon. 7) Lındgren (1985) ‘in Geliştirilmiş Maden Yatakları Sınıflaması. 3. b) Derinlerde dolaşım halindeki yer altı suyu ile konsantrasyon. kimberlitler. I. basınç düşük-orta. Sıcaklık 700-1500 °C arasında basınç çok yüksek 2. Volkanik gaz çıkışları II. Sıcaklık ve basınç geniş bir aralıkta değişir. Missisipi vadisi tipi yataklar. orta ile sığ derinliklerde iii. kızıldeniz. Sığ volkanojenik volkanik birikimlerle ilişkilidir. basınç çok yüksek. Çözücülerin Buharlaşması ile II. Yataklar konsantrasyonun mekanik prosesleri ile meydana geldi. Yataklar kimyasal prosesler sonucu oluşturulur. gabrolar. A) Mağmalarda. Kısmen porfiri baz metal yatakları (B1 bi). Okyanusal kabuk yatakları. c) Kökeni dolaşım halinde olan meteorik sulara. Mağmatik segregasyon. bacalar. Sıcaklık 25-350 °C arasında basınç düşük. Sıcaklık 25-75 °C arasında basınç düşük. d) Kökeni deniz suyu dolaşımına bağlı olanlar i. Epitermal yataklar. ii. Sıcaklık 700-1500 °C arasında basınç çok yüksek. Sıcaklık 700-1500 °C arasında.

Kimyasal tortullaşma ile sıcaklık 25-75 °C arasında basınç düşük a) Baz metaller b) Fosfatlar II. volkanizma ile ilişkili sualtı kaynakları. Sıcaklık 25-75 °C arasında basınç düşük ve atmosferik 5. Sıcaklık 2550C arasında. Sinjenetik 1. Mekanik proseslerle meydana getirilen yataklar. Eriyiklerin etkileşimi ile. Volkanojenik. a) Ana kaya siyah şeyller 3.Aluvyal plaserler 2. Sıcaklık 25-350 °C arasında. Sıcaklık 0-70 °C arasında basınç orta a) İnorganik Reaksiyonlar b) Organik Reaksiyonlar 4. basınç atmosferik. yüzeysel 1. Sıcaklık 25-75 °C arasında basınç hidrosferik. Volkanojenik. basınç hidrosferik. Çözücülerin buharlaşması ile a) Evaporitler. okyanusal kabuk yatakları. C) Sudaki Kütlelerde. sedimanlarla ilişkili sualtı kaynakları. Meteorit çarpışması sonrası gelişen yataklar Meyer in maden yatakları sınıflaması 1)Mafik mağmatik kayaçlarda yataklar Kromit Katmanlanmış karmaşıklarda stratiform Alpin tip peridotitlerdeki podlar Nikel-Sülfid yatakları Kambalda tip Sudbury tip Insizwa tip Anortozitli Titan Katmanlaşmış karmaşıklarda stratiform Masiflerde ilmenit 2) Volkanik topluluklarda volkanojenik masif sülfidler Ofiyolit istiflerdeki Kıbrıs tipi Andezit-riyolit istiflerde Noranda tipi Kuroko ve benzeri tipler .c) Yüzeye yakın kısımda aşındırılarak bozulan ve artan kayalarla konsantrasyon.Denizel plaserler III. a) Masif sülfidler-Kıbrıs b) Manganez-Nikel-Bakır Nodülleri 2. Sıcaklık ve basınç düşük.

Yan kayaçlar ayrıntılı incelenir. petrografi. stratigrafi. göreceli yaşı incelenir. Jeokimyasal analizler yapılır. boyutlarını. yapısal özelliklerini saptamak için sondaj ve jeofizik etütler yapılır. Jeokimyasal. bir zuhuru veya bir belirtiyi incelerken yapacağı işler çok çeşitlidir. bilim dallarından yararlanmasını bilmelidir. radyoaktivite gibi özellikleri incelenir. Yatak şekli ve yapısal özellikleri incelenir. Gerektiğinde portatif aletlerle kayaçların flüoresans. sedimantoloji. jeokronolojik analizler ve mikroskobik incelemeler için örnek toplanır. Saha çalışmaları genellikle şu işlemlerden ibarettir. yatağın şeklini. Genel jeolojik özellikler incelenir. Kimyasal. Halen işletilmekte olan bir yatakta maden jeoloğu işletmeye yardımcı olur. Gerektiğinde örnek almak için sondaj. Laboratuar çalışmaları genellikle şu işlemlerden ibarettir: Kimyasal analizler yapılır. Bizzat maden yatağının ve eğer varsa galerilerin ayrıntılı haritaları yapılır. Doğrudan maden yatağına. Pusulayla ve şerit metreyle ölçüler alınır. hidrotermal Porfiri bakırlar Kalay-Tungsten yatakları MADEN YATAKLARININ İNCELENMESİ Maden jeoloğunun bir maden provensini. bir maden yatağını. Dolayısıyla maden Jeoloğu aynı zamanda mineraloji.Ayrışma ürünleri incelenir. Bizzat maden yatağının stratigrafik konumu. Yakın yörenin 1/25000 veya daha büyük ölçekli haritası yapılır. paleontoloji vb. fiziksel. gerekirse ayrışma haritası yapılır. Cevherleşmenin mineralojik özellikleri incelenir.3) Sedimanlarda yataklar Yerleşik sediman sülfit yatakları Kumtaşı ve şeyllerde bakır Klastik sedimanlarda kurşun-çinko Missisipi Vadisi Tipi Demir yatakları Bantlı demir formasyonları Clinton-Minette madenleri 4) Stratabound yatakları Uranyum yatakları Uyumsuz damar tipi Kumtaşı ve Kaliş tipi Altın madenleri Demir formasyonlarında altın Altın-Kuvars damarları Altın-Uranyum konglomeraları 5) Granodiyorit-Kuvars monzonit. galeri ve yarmalar açılır. . zuhura veya belirtiye ilişkin özellikler dışında çevre oluşuklarının da çevre özelliklerinin büyük bir önem taşıdığı hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Çeşitli jeolojik. üstteki daha genç tabakaya tavan denir. Katman ve katmansı yataklar stratiform yataklar olarak da adlandırılır. Katman yataklar tortullaşmaya bağlı yatakların karakteristik şeklidir. rezervi. varsa zonalitesi.Gerektiğinde fiziksel analizler (sertlik. Gerektiğinde sondaj. süksesyonu. tenörü. yapısal. metalojenik haritalar hazırlanır. jeokimya. YATAKLANMA ŞEKİLLERİ – CEVHER YAPILARI YATAKLANMA ŞEKİLLERİ Bir maden yatağı. jeofizikçi. DÜZENLİ YATAKLANMALAR a) KATMAN YATAKLANMALAR (= tabaka yataklar) Tabaka biçiminde. tane boyutları. belli şekilde olabileceği gibi birçok ayrı ve birbirine geçişli şekillerde de bulunabilir. Anlaşılacağı gibi bu çok çeşitli işlemler aslında bir ekip çalışmasını gerektirmekte ve maden jeoloğunun yanında kimyager.Ulukent mangan yatakları b) KATMANSI YATAKLAR: Şekil ve duruş bakımından katman yataklardan farksızdırlar.) yapılır. A. Tavan ve taban tabakaların oransal yaşlarına veya doğrudan arazideki duruşlarına göre saptanır. Büro çalışmaları genellikle şu işlemlerden ibarettir: Saha çalışmalarına başlamadan önce literatür araştırması yapılır. cevher zenginleştirme vb. Örnek: Bushveld (Güney Afrika) kromit yatakları. Saha ve laboratuar çalışmaları değerlendirilerek yatağın parajenezi. flüoresans.vb. Yatak hakkındaki bütün bilgiler derlenerek yazılır. Gerektiğinde Jeokronolojik analizler yapılır. özellikleri saptanır. Mikroskobik incelemeler yapılır. Bu maksatla bilhassa maden mikroskobu da kullanılır. sondör ve işçi gibi kimseler de görev yapmaktadır. işlemler hakkında öneriler hazırlanır. yöre kayaçlarının katmanlanma yüzeylerine paralel olarak oluşmuş maden yataklarıdır. Turhal (Amasya) Antimuan yatağı Şekil : Bushveld (Güney Afrika) kromit yatakları . Örnek: Çamdağ (Sakarya) oolitik demir yatakları. Alttaki daha yaşlı tabakaya taban. kimyasal bileşimi. tabaka kalınlığına tekkabül eden üçüncü boyut genellikle birkaç metreyi aşmaz. İki boyutta yayılırlar (bazen kilomertrelerce). ve. işletme. sentezler yapılır. Ancak bu deyim iç kökenli veya oluşumları tartışmalı yataklar için kullanılır. Denizli Tavas. Gerektiğinde cevher zenginleştirme deneyleri yapılır.

Örgü Damarlar 5. Çoğu kez. Damarların uzunluğu (yatay kesitte) ve boyu (düşey kesitte) genellikle birkaç yüz metreyi aşmaz. Radial veya Işın Damarlar . Damarlar şekillerine göre şu isimleri alırlar: 1. buna salband denir. Bu şekiller. İç kökenli yataklara aittir. bunlara “basit damar” denir. ancak çoğu kez bunlar kuşaklar veya sütunlar halindedir. merceksi oluk 4. Semer Damar Damarlar ender olarak tek başlarına bulunurlar. bir “damar ağı” veya “damar alanı” meydana getirirler. Damarcık 2. Paralel Damarlar 2. Birbirine dik Damarlar 4. Damarın kontağındaki yan kayaca çeper (epont) adı verilir. kontak boyunca özel bir litoloji. Damar dolgusu içinde esas cevherleşme çok değişik şekillerde bulunabilir. 1. At Kuyruğu Damarlar 7.c) ÖRTÜ YATAKLAR: Diğer oluşuklarının üzerinde örtü şeklinde dururlar. birçok damar bir arada bulunarak. Damarın altındaki çepere taban. Şekil : Karalar (Gazipaşa) Pb – Zn yataklanması d) DAMARLAR: Diğer boyutlarına oranla kalınlığı az iki yüzeyi birbirine paralel yan kayacı kat etmiş (epijenetik) cevherli kütlelerin duvara benzer yerleşme şekilleridir. tavanından tavanına kadar içermiş olduğu tüm malzeme damar dolgusu diye adlandırılır. Birbirine oblik Damarlar 6. örneğin kil oluşabilir. Kalıntı ve Oksidasyon zonu yatakları bu şekildedir. Damar dolgusu ile çeperler arasında. Zig-zag Damarlar 3.Damarı dolduran. Katman Damar 3. üstündekine tavan denir.

Şekil : Bir damarın ayrıntısı Şekil : Katman damar Şekil : Merceksi damar Şekil : Bölmeli Damar .

Dallı. derine dalan tüpler halindedir. Bunlar genellikle volkanik püskürme bacalarının dolgusudur. derine doğru darlaşan ve dolgusu genellikle breşik olan yataklanma şekilleridir. kırıntılı pegmatitik ve volkanojenik yataklarda görülür. Çoğu kez Pnömatolitik yataklarda görülür. Şekil : Podiform yataklanma şekli B) YARI DÜZENLİ YATAKLANMALAR: a) PİPOLAR: Yatay kesitleri oval. budaklı ve yer yer sıkma ve açmalı olabilirler. Bazı kromit yataklarında rastlanan boğumlu mercekler için podiform deyimi kullanılır.d) MERCEKLER: Kalınlıkları diğer boyutlarına göre az ve her doğrultuda incelerek son bulan yatak şeklidir. . Pravedencia Meksika Pb – Zn yatakları olabilirler. Şekil : Puy Les Vignes Piposu b) BACALAR: Yatay kesitleri dairemsi. Örnek: Elmas için işletilen Güney Afrika kimberlit bacaları. Genellikle tortul.

Bir kırık hat boyunca ve onun civarında yarı düzenli olabilir. az çok merceğe benzer siliyren adını verdiğimiz kümeleri oluştururlar. Stokverk şeklinde Yataklanmalar .Şekil : Pravedencia Meksika Pb – Zn yatakları C) DÜZENSİZ YATAKLANMALAR a) SAÇINIMLAR: (Disseminasyon) Cevher mineralleri kayaç hacmi içinde genellikle düşük tenörde dağılmış olarak bulunur. Genellikle porfiri bakır ve hidrotermal yataklarda görülür. Katman şeklinde düzenli olabilir. Saçınımlı yatak şekilleri genellikle gabro ve peridotitlere bağlı yataklarda görülürler. Şekil : Şiliyren b) STOKVERK: Çok ince damarların sık bir ağ oluşturmasıyla meydana gelen yataklanma şekline verilen isimdir. Saçınımlı cevherin dağıldığı hacim. İnklizyonlar bazı hallerde sıkışarak. herhangi düzensiz bir şekilde olabilir. Saçınım halindeki cevher tanelerine inklüzyon denir.

İngilizce’de strüktür) deyimiyle mineral kümelerinin birbirine göre duruş şekilleri ve genellikle. Lifsi Yapı : Mineraller lifsi görünümündedir. Karstik bir arazinin çukurlarının dolmasıyla oluşmuş kalıntı yatakları. sokulum halinde oluşmuş bazik ve ultrabazik kayaçlara bağlı bazı yataklar tuz domları bu şekildedir. Yapraklı Yapı (= Laminar Yapı) : Mineraller yaklaşık paralel yapraklar halindedir. Kuşaklı Yapılar : Ayrı ve aynı cins mineraller birbirini izleyen düzeyler ve halkalar biçiminde sıralanmışlardır. Asıl büyük bir yatağın kenarındaki küçük yığınlara cep adı verilir.a:Çatlaklar cevherle dolmuştur. pirometasomatik ve hidrotermal yataklar. Şekil : Kese şeklinde Kromit yatakları CEVHER YAPILARI Burada yapı (Fransızca ve Almancada’da tekstür. Çok küçük fakat platin gibi kıymetli metaller için işletilebilecek önemde olan yığışımlara cevher topağı denir. basit bir geometrik şekille gösterilmeyen cevher yığışımlarıdır. Farklı Taneli Yapı : Taneler oldukça farklı boyutlardadır. torba gibi isimlerde alırlar. Eşit Taneli Yapı : Taneler yaklaşık eşit boyutlardadır. Benekli yapı deyimi genellikle birkaç milimetreden daha iri boyutlu cevher taneleri için kullanılır. Aynı bir yatakta hatta aynı bir örnekte. Kuşaklı yapının birçok çeşidi vardır. b: Cevher ince çatlakları sıvamakta ve kayacı içermektedir. Ancak mikroskopta seçilen bazı yapı çeşitleri doku olarakta ifade edilebilir. Som Yapı ( =Masif Yapı) : Gang mineralleri olmaksızın faydalı mineraller bir arada bulunabilir. kırık arakesitlerinde. Şekil : Stokverk şeklinde cevherleşme c) YIĞINLAR VEYA STOKLAR: Sınırları girintili çıkıntılı. Benekli Yapı ( =Taneli Yapı. eklem düzlemleri ile katman düzlemlerinin kesiştiği kesimlerde gelişmiş pnomatolitik. Yığınlar şekil benzetmeleri ile kese. . =Saçınımlı Yapı) : Faydalı mineraller gang mineralleri arasında veya yankayaç içinde gözle görülür taneler halinde dağınık şekilde bulunur. birçok yapı çeşidi bir arada bulunabilir. örnek ölçeğindeki cevherin makroskopik görünümü ifade edilmektedir. Farklı mineral kuşakları bulunduğunda zonlu yapılar deyimide kullanılabilir.

2.1. İÇ KÖKENLİ YATAKLAR Oluşum nedenleri yerkabuğunun içinde plütonizma. İç kökenli yatakların oluşumunda rol oynayan en önemli faktörler ısı.1.6.Hücreli Yapı : Cevherde düzlemsi kenarlı boşluklar bulunur. Gözenekli Yapı : Cevher mineralleri gözenek dolgusu olarak bulunur.4.4. 7. Yollu yapılar bakışımlı veya bakışımsız olabilir. Yumru Yapısı : Mineral kümelerinin boyutları birkaç santimetreden fazladır.7. 7.Bantlı Yapı : Farklı mineral kuşakları düzeyler halinde birçok kez tekrarlanırlar.4. boşluklar bırakarak yığışmışlardır. . 7. 7.4.4.Kovuklu Yapı : Mineraller aralarında irili. Böylece fizikokimyasal esaslara göre kristalleşen mineraller iç kökenli yatakları meydana getirirler.Kırıklı Yapı ( =Breşik Yapı ) : Cevher mineralleri breşik bir kayaçta çimento olarak bulunur veya kırılmış cevher minerallerinin arasında çimento olarak herhangi bir malzeme bulunur.Sferoidal Yapılar ( =Globüler yapılar) : Mineral kümeleri kuşaklar halinde küre veya elipsoidler meydana getirir.Yollu Yapı : Farklı mineral kuşakları düzeyler halinde sıralanmışlardır.Toprağımsı Yapı : Kolayca ufalanır cevherlerin yapısıdır. volkanizma ve metamorfizma gibi olaylara bağlı yataklardır.3. Kokard Yapı : Farklı veya aynı cins mineraller bir odak çevresinde düzensiz halkalar şeklinde toplanmışlardır.4.5. Genellikle. b. boyutları ufak küre veya basık elipsoidler şeklindeki mineral kümelerinin yapılarıdır. 7. Drüz Yapısı ( =Jeoid Yapı) : Mineraller eğri bir düzlemden itibaren boşluğa doğru büyümüşlerdir.3. laboratuarlarda yapay oluşuklar üzerinde yapılan çalışmalarla sorunlara çözüm aranır.4.Kolloform Yapı ( =Böbreğimsi yapı = Pıhtı yapı) : Kolloidal bir ortamdan itibaren oluşan çok ince taneli mineraller yumru veya böbreğimsi şekilde. Oolitik veya pizolitik yapı : Sadece tortullaşmaya bağlı yataklarda rastlanan.2.4. konsantrik eğri düzlemler halinde bulunurlar. basınç ve kimyasal bileşimdir. d. 7. Bu yapılar kendi aralarında şu çeşitlere ayrılırlar: 7. İÇ KÖKENLİ YATAKLARLA İLGİLİ GENEL KAVRAMLAR Yerkabuğu içinde veya altındaki olayların karmaşıklığı ve doğrudan izlenememesi nedeniyle bu yataklar hakkındaki türümsel bilgiler kısırdır. c. 7. a. Işınsal Yapı : İğne veya çubuk halinde mineraller bir odak etrafında ışınsal olarak bulunurlar. 7.

sokulumlara. farklı jeolojik koşullar altında oluşan yatakların yaklaşık ısıları bilinmektedir. Manyetit. Metamorfizma fasiyeslerini işaret eden bazı minerallerin ancak belli ısılar arasında oluştuğu saptanmıştır. zirkon. maden jeologu çok kaba bir fikir sahibi olmak istiyorsa maden yatağının jeolojik oluşum koşulunu veya bu yataktaki belli başlı mineral birliklerini bilmesi yeterlidir. Jeolojik ısı ölçümü aynı bir kimyasal ortamın faz ve şekil değişimlerinin nedeni olan ısı derecelerinin belirlenmesidir. Adüler. Ancak. Kassiterit. Kalseduan. Granat. Belli bir ortamda bu ısıların tümü jeolojik ısıyı oluşturur. turmalin. kassiterit ve mikalardır. bizmutinit.. Yüksek. nabit bizmut 271°C. flüorit. renk ve bileşimde olabilirler. pirit. Bununla beraber jeotermik gradyana. Realgar. Örneğin kontakt metamorfizmada albit ve epidot mineralleri 1000 bar'lık bir basınç altında 400°C ile 530°C arasında kristallenir. maden yataklarının oluşum koşulları hakkında önemli bilgiler sağladığından. Rodokrozit. Ayrıca granatlar. orpiment 310°C. Siderit. Ortamda başka maddelerin varlığında ergime ısısı çok daha düşüktür. Arsenopirit. 2) Yeniden Kristallenme: Metamorfizmaya bağlı yataklarda katı ortamda yeni minerallerin oluşmasına yeniden kristallenme denir. Pirotin. özellikle sülfürlerde. Ayrıntılı jeolojik ısı ölçümleri ise çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilir. Daha yüksek ısılarda bu mineraller dengede değildir. Nabit gümüş. Yüksek ısı ( > 300°c): Kromit. ısıda oluşan mineral. Yatağın jeolojik oluşum koşulları: Çeşitli deneysel yöntemlerin sağladığı bilgilerle. Jeolojik ısı ölçümlerinde çok az kullanılır. Volframit.200°C): Kalkopirit. En tipik olanları kuvars. Eğer mineral tamamen anizotrop ise polimorf değişim ısısının altında meydana gelmiştir. Piroksen. Silisin polimorf değişimleri klasiktir Eğer bir mineralde. Arjantit.. Çünkü ergime ısısı mineralin dengede olma halinin en üst sınırını belirtir. Böyle minerallere tipomorf mineral adı verilir. Amfibol. kalsit. Barit. alçak ısıda oluşan aynı kimyasal bileşimdeki minerale oranla daha yüksek bir simetri derecesine sahiptir. Zinober. Mineral birlikleri: İç kökenli yataklarda aşağıda isimleri verilen minerallerden birkaçının beraberce bulunması yatağın oluşum ısısı hakkında kabaca bir fikir verebilir. çekirdek reaksiyonlarına ve mekanik etkenlere bağlı ısılar da bazı durumlarda rol oynarlar. Galen. ölçümlerde yararlanılan minerallere jeolojik termometre denir. örneğin. 1) Ergime. vb. realgar 320°C. fakat kristallografik olarak farklı bir fazdan diğerine geçişi ifade ederler. Jeolojik ısı ölçümlerinde ancak düşük ergime ısıları bir anlam taşır. Bu ısılar iç kökenli yatakların sınıflandırılması bahsinde verilmiştir.. Tellürürler. Seleneürler.. Spekülarit. 3) Polimorf Değişimler ( = inversiyon): Kimyasal olarak aynı. aynı kristal sistemlerine sahip olmakla beraber. Beril. Markasit. Ayrıntılı jeolojik ısı ölçümleri. Molibdenit. Topaz. Tetraedrit Alçak ısı (200°C > ): Antimonit. Örneğin: Turmali’nin tipomorf fasiyesleri şöyledir: . vb. değişik şekil. maden jeologu için önemi büyüktür. topaz. vb. 4.A ) JEOLOJİK ISI ÖLÇÜMLERİ : İç kökenli yatakların oluşumunda en önemli rolü oynayan ısı genellikle mağmanın veya bu mağmadan türeyen ürünlerin kendi ısılarıdır. Çinkoblend.. anizotrop ve izotrop zonlar bir arada bulunuyorsa yüksek ısıdaki kristal şeklinin düşük ısıdaki kristal şekline dönüşmüş olduğu anlaşılır.Tipomorf Mineraller: Bazı mineraller ısı ve basınç koşullarına göre. Orta ısı (300 . apatit. tipomorf özelliklere sahiptir. Turmalin. Çoğu geçişler tam belirli bir sıcaklıkta oluşur ve ısı ölçümüne yarayabilir.. kimyasal reaksiyonlara.

Örneğin. Bu ısı oluşum ortamının ısısına tekabül eder. sıvı kapanım çalışmaları için pratik el kitabı niteliğindeki Shepherd ve diğ. Herhangi bir kristalde fazla sayıda sıvı kapanım olabilir. [1985]’nin eseri ile Hollister ve Crawford [1981] ‘ un eseri ve yine Roedder [1984]’in yayınladığı “Fluid Inclusions” (Sıvı Kapanımlar) adlı eser. Sıvı kapanımlar. Sıvı kapanım incelemeleri çoğunlukla açık renkli minerallerde gerçekleşir. Bu mineral ısıtıldığı zaman tek bir çözelti meydana gelir. Kuvars. ikincil (secondary) ve yalancı ikincil (pseudosecondary) olmak üzere üç farklı tipde tanımlanmaktadır. Kalsit. dilinim ve mikro kırıklarında kapanlanmış (trapped) sıvı damlacıklarıdır. Katı bir çözelti içindeki fazlalık bir bileşen eksolüsyon ısısı denilen bir ısının altında kristalleşerek eksolüsyon dokularını oluşturur. Bilhassa kuvars gibi minerallerdeki sıvı kapanımlar mikroskopta ısı tablasıyla incelenirler. Bu karışık kristallere katı eriyik =katı çözelti (= solüsyon solid) adı verilir. Sıvı kapanımlar kökenlerine göre. Biri diğeri içinde katı çözeltidir. Sfalerit.01 mm dir [Roedder. 600 –500 C Çok uzun olmayan iri siyah turmalinler 550 – 500 C Yarı saydam. gibi. Ortalama boyutu ise 0. Boşluklarda ayrıca sıvının soğumasından oluşan gaz kabarcıkları ile kristal tanecikleri bulunur. Sıvı kapanım ile ilgili ilk temel çalışma Roedder [1979] dir. sıvı kapanımlar ile ilgili önemli çalışmalardır. Bu boşluklar sıvı kapanım adı verilen bir sıvı ile doludur. 400 – 300 C İğneler şeklinde. sıvı homojen hale gelir.1100 – 800 C Oluşan turmalinler çok uzun prizmalar halinde ışınsal yapılı siyahtır. Sıvı kapanımlar minerallerin oluşum ortamının özelliklerini aksettirirler. uzun. . Sıvı kapanımların büyüklüğü. Barit. Böylece eksolüsyon ısıları mineral birliğinin kristallenmesi için gerekli ısının alt sınırını verirler ve jeolojik ısı ölçümü olarak kullanılırlar. önce kahverengi sonra yeşil pembe ve kiraz turmalinler kristalleşir.1979]. Soğutulduğu zaman iki mineral meydana gelir. ince siyah turmalinler 5) Eksolüsyon Isısı: İki bileşenin (A ve B) ergiyiklerinin karışımından karışık bileşimli kristaller meydana gelir. Konu hakkında genel bir giriş niteliği taşıyan Guilbert ve Park [1986]’nın çalışması. eksolüsyon ısısında yeniden katı çözelti haline geçerler. kristallerin büyümesi sırasında veya mineralin kristallenmesinden sonra klivaj. Oluşukları ısıya eksolisyon ısısı adı verilir. Sıvı kapanım ısıtıldığında belli bir derecede gaz kabarcığı ve kristal tanecikleri kaybolur. birincil (primary). Bu dokular bir mineralin diğeri içinde katı çözelti halinde daha önce var olduğunu ve bu iki mineralin ayrılmasının soğuma ile gerçekleştiğini gösterir. Birbirlerinden ayrı olarak bulunan bu mineraller ısıtılırsa. Örneğin: Kalkozin – Kovellin: 75 oC Kalkopirit – Pirotin: 250 oC Bornit – Kalkopirit: 300 oC Kalkopirit – kübanit: 450°C 6) Sıvı Kapanımlar: Cevher veya gang mineralleri mikroskopla saptanabilecek boşluklara sahiptir. mavi turmalin 500 – 450 C Çok renkli pembe turmalinler. tek bir su molekülünden birkaç milimetre boyutunda kadar değişebilir. Zirkon vb.

aksi halde bu kapanımlar sağlıklı ölçüm sonucu vermezler. Kalsit 5.1984]’ den. Bu tür kapanımlar hem kristal büyüme zonlarını hem de kristalin kenarını keserek oluştukları gibi. tabii ki kapanımın optik çalışmaya uygun olması birincil olması gereken bir koşuldur. kolay klivaj kazanabilen minerallerdeki kapanımlar sızma (leakge) ve bölünerek çoğalma’ya (necking-down) oldukça yatkındırlar ve bu nedenle bu tür kapanımların değeri fazla değildir. opak minerallerin sıvı kapanımlardan yoksun olduğu anlamına gelmez. Bu. Apatit 6. 1. Dolomit 7. ya içinde bulunduğu mineralin büyüme sürecinde ve büyüme zonlarında (sfaleritlerde olduğu gibi) veya kristalin büyümesi sırasındaki kusurlar nedeniyle izole olarak kapanlanmıştır. morfolojisi ve bileşimleri ile ilgili yapılan sınıflamaları ise Shepherd ve diğ. [1985]’ de ayrıntılı olarak tanıtılmaktadır. Fluorit 3.Kassiterit Sıvı kapanımlar içerdikleri bileşimlerine göre Shepherd ve diğ.Şekil : Kuvars kristali içindeki farklı sıvı kapanım tiplerinin dağılımı (Shepherd ve diğ. Topaz 10. Barit 9. Yalancı ikincil (Pseudosecondary) kapanımlar ise mikro kırıklar boyunca veya kristalin büyüme zonlarının kenarlarında sonlanan. mikro çatlaklarda kapanlanması şeklinde de gelişebilirler. Ölçümlerde birincil ve yalancı ikincil kapanımlar kullanılır. fakat bunları kesmeyecek şekilde gelişebilir. veya ikincil mi olduğunu ayırt etmek bazen oldukça zordur. Barit ve kalsit gibi yumuşak. [1985] tarafından 6 farklı tipte sınıflandırılmıştır. Şayet sadece böyle bir örnek var ise bu durumda bu tür kapanımlardan da faydalanılabilir. Özellikle galenit temiz klivaj yüzeylerinde çok iyi gelişmiş boşluklar (cavities) içerebilir (Bonev. . Kuvars 2. 1985). Bu ayrım basit olarak yapılmıştır. içinde bulunduğu mineral büyümesini tamamladıktan sonra kapanlanmıştır. İkincil kapanımlar. Bu tür kapanımların birincil mi yoksa yalancı ikincil mi. Sfalerit 8. 1977). Sıvı kapanımların jenetik sınıflaması ile ilgili detaylı bilgiler Roedder [1979. Birincil kapanımlar. cevher oluşum evresi ile ilgili olmayan daha sonraki sıvıların.. Sıvı kapanım içeren minerallerin genel özellikleri taransparan ve açık renkli olmalarıdır. Kapanımların oldukça yaygın olarak gözlendiği başlıca 10 mineral şunlardır. Halit 4.

Mg2+.Monofaz gaz kapanımlar (V): Tamamen düşük yoğunluklu gaz (vapour-V) faz ile doludur (genellikle H2O. Yavru (daughter) minerallerin bulunması. 1985).İki fazlı kapanımlar (L+V): Sıvı faz (liquide-L) ve az miktarda gaz fazı (vapour-V) ile doludur. sıvıda CO2 var ise bu soğutma ile ayırt edilebilir [Roedder. 3. Homojenleşme Sıcaklığı (Th): Isıtma evresinde (heating stage) sıvı kapanım. diğeri de CO2’ ce zengin sıvı fazlardır. Sıvı kapanımlardaki ölçümler. 6. Fakat sülfidler gibi çeşitli kristaller de kapanım içinde bulunabilir. Elde edilen sıcaklık. Eğer. 1. Bu nedenle. Bunlar genellikle halit (NaCl) ve silvit (KCl) dir. . 4.CO2 karışımı). Bununla birlikte. gaz kabarcığı ana sıvının gaz (vapour) fazıdır. Bu şekildeki aşırı tuzlu (hypersaline) sıvılarda Na+. gaz fazı köpürme ile açığa çıkar.CH4. farklı sıvı kapanım tipleri (Sherpherd ve diğ. ısıtma (heating) ve soğutma (freezing) olarak tanımlanan iki evrede gerçekleştirilir. 2. gaz kabarcığının varlığı karışmazlığa da işaret edebilir. ve Ca2+ en fazla bulunan çözülmüş iyonlardır. gaz fazı (vapour-V) sıvı faza göre (Liquide-L) toplam hacmin %50 sinden daha fazlasını doldurur (L+V). Genel olarak. Bunlardan biri genellikle H2O’ ca zengin. Cl-. aşırı doygun sıvı solüsyonlara işaret eder. 5. sıvının kapanlandığı sırada kaynadığına işaret eder. atmosferik basınç koşullarındaki en düşük sıcaklıktır. tip kapanımların birlikte bulunması.Karışmaz iki sıvı fazlı kapanımlar (L1+L2+/-V): Karışmaz iki farklı sıvı faz içerirler. sıvının kapanlandığı gerçek derinlik dikkate alınarak basınç düzeltmesi yapılaması gerekir. ve 3.İki fazlı kapanımlar (V+L): Kapanımda.Katı faz içeren multifaz kapanımlar (S+L+/-V): Yavru (daughter) mineral olarak bilinen kristal içerirler. Sıvı kapanım ölçümlerinde elde edilen sonuçların ifade edildiği bazı terimlerin anlamları aşağıdaki gibidir.Şekil : Oda sıcaklığı dikkate alınarak sınıflandırılan. sıvı veya gaz fazında homojenleşene kadar ısıtılır ve homojenleşmenin gerçekleştiği andaki sıcaklık homojenleşme sıcaklığı (Th) olarak tanımlanır. özel dizayn edilmiş mikroskoplar yardımıyla. 2.Monofaz sıvı kapanımlar (L): Tamamen sıvı faz (liquide-L) ile doludur. Tek bileşenli (homojen) bir sistemin kaynaması durumunda. Heterojen sistemin olması durumunda ise.1979].

sistemde CO2. buzun erimesini ifade eder. Sistemde farklı tuzlar bulunmaktadır. kuvarsitler ve kumtaşlarındaki tanelerin provenanslarının ortaya çıkarılmasında önemli veriler sağlamaktadır. Petrol ve Doğalgaz Araştırmalarında: hidrokarbon veya petrol içeren sıvı kapanımlar petrol havzalarının tektonik ve ısı-basınç evrimi konusunda detaylı bilgiler sağlamaktadır. sistem H2O+KCl+MgCl2 şeklindedir). Te= -20. Sıvı kapanımlarda elde edilen ötektik sıcaklık (Te) veya ilk ergime sıcaklığı (Tfm) değeri. Zira. ÖRNEK HAZIRLAMA Sıvı kapanım ölçümleri için iki tarafı parlatılmış ince kesitler kullanılmaktadır. Bu sıcaklık aynı zamanda farklı yazarlar tarafından ilk ergime sıcaklığı (Tfm) olarak da tanımlanır. H2O+NaCl sisteminde Tm-ice=-15 oC ise. sistemin tuzluluğu %20 NaCl eşdeğeridir). Sedimanter havzaların evrimi ve ısı-basınç koşullarının belirlenmesinde. Fakat genellikle bunlar %NaCl eşdeğeri olarak ifade edilir.8 oC ise. %NaCl Eşdeğeri Tuzluluk Miktarı: Sıvı kapanımdaki tuzluluk miktarının %NaCl eşdeğeri cinsinden ifade edilmesidir. tektonizma ve petrojenez konusunda önemli bilgiler elde edilebilmektedir. Bu amaçla. Süs Taşları (Gemoloji): Süs taşlarının sıvı kapanım içermeleri onlar için iyi bir özellik değildir fakat sıvı kapanımlar değerli süstaşlarının gerçek veya sentetik olup olmadıkları konusunda önemli veriler sağlamaktadır. Sıvı Kapanımların Uygulandığı Konular Maden Yatakları: Sıvı kapanımların maden yataklarının incelenmesinde pek çok pratik faydası bulunmaktadır. Parlatma cihazı ile aynı anda 8 adet örnek veya 4 adet ince kesit parlatılabilmektedir. Mağmatizma ve Metamorfizma: Sıvı kapanımlardan. Örneğin Tm-ice. sistem H2O+NaCl . cevherleşmeye neden olan çözeltilerin yoğunluğu ve bileşimi gibi konularda. Te= -37. Yükselme veya erozyon sırasındaki basınç ve sıcaklık değişimleri ile ilgili önemli veriler de elde edilebilmektedir. . Maden yataklarının oluşum sıcaklıkları. NaCl gibi bileşenler var ise bunların ergime sıcaklıkları farklı olacaktır.Ergime Sıcaklığı (Tm): Su ile zengin kapanımlarda. çözeltinin sistemini verir (örneğin. Fakat sistemde ergimenin hangisi için gerçekleştiğini belirtmek gerekir. Ötektik Sıcaklık (Te): Tamamen kristallenen veya donan sıvı kapanımda. NaCl veya MgCl2). Ayrıca. Diğer bir ifade ile. ısıtma sürecinde sıvı oluşumunun ilk fark edildiği sıcaklıktır. Stratigrafi ve Sedimantoloji: Sıvı kapanımlar konglomera. Parlatmanın her aşamasında farklı parlatıcılar kullanılmaktadır. Ergime sıcaklığı (Tm-ice) veya son ergime sıcaklığı. basınç koşulları. Tm-CO2 şeklinde. sistemde hangi miktarda tuz olduğunu hesaplamamıza yardımcı olur (örneğin.8 oC ise. Tm-NaCl. laboratuarda bulunan Struers marka RotoPol 35 ve PdM-Force 20 ‘den oluşan parlatma cihazı kullanılmaktadır. hidrokarbon ve petrolün birincil migrasyon mekanizması konusunda. sistemdeki tuzun türünün belirlenmesinde kullanılır (örneğin.

600 ısıtma-soğutma sistemi bulunmaktadır. Bu şekilde oluşan minerallere de “polimorf mineraller” adı verilir. Linksys-32 DV software programı. ısıtma ve soğutmanın farklı stepler şekline programlanmasını. ölçüm sırasında ısı değişimlerini grafik ortamına aktarmakta. Formülü CaCO3 olan kalsit hekzagonal sistemde kristallenirken aynı bileşime sahip olan aragonit ortorombik (rombusal) (rombusal) (rombusal) sistemde kristallenir. . Şekil : Örnek hazırlama için şematik kesit Sıvı kapanım ekipmanlarında Linkam THMG. Buradaki iki mineralin fiziksel özellikleri çok farklıdır. her step için farklı ısıtma ve soğutma aralıklarını belirleme imkanı sağlamaktadır. Laboratuarımıza gönderilecek örneklerin aşağıdaki şekilde olduğu gibi ön hazırlık aşamasının yapılmış olması gerekmektedir. Isıtma ve soğutma düzenekleri manuel olarak kontrol edilebildiği gibi. Bu olay tabiattaki oluşum şartlarını göstermesi bakımından önem taşır ve jeolojik termometre olarak kullanılır. Ölçüm sırasında istenilen sıcaklık veya faz değişimi durumunda digital fotograf çekimi de yapılabilmektedir. Linksys-32 DV software programı yardımıyla PC ortamında da kontrol edilebilmektedir. 2 cm x 3 cm x 1 cm boyutlarında ve kenarlarının rodajlanmış olması gerekmektedir.Şekil : Parlatma cihazı (Struers marka RotoPol 35 ve PdM-Force 20) Parlatma yapılacak numunelerin. POLİMORF MİNERALLER Aynı kimyasal bileşime sahip bir mineral 2 veya daha fazla kristal sisteminde ve sınıflarında oluşmasına “polimorfi” adı verilir. Sistem Leica DMLP polarizan mikroskobu üzerine monte edilmiştir. Mikroskop üzerinde görüntünün real time monitöre aktarılmasını sağlayan digital bir kamera bulunmaktadır (Şekil 5). Aynı formülü taşıyan bazı mineraller sıcaklığın değişmesiyle farklı farklı sistemlere dönüşürler. Linkam THMG-600 sistemi ile 600oC ısıtma ve -196oC soğutma yapılabilmektedir.

daha yukarı sıcaklıklarda ise kristobalit minerali oluşur. Şekil : Bi-coloured tourmaline crystal. 575oC nin üzerinde beta kuvars oluşur.Örneğin. Beta kuvars 870oC ye kadar stabil (kararlı)’dir. TURMALİN MİNERALLERİ Buergerite Chromdravite Dravite Elbaite Feruvite Foitite Liddicoatite Magnesiofoitite Olenite Povondraite Rossmanite Schorl Uvite Vanadiumdravite Şekil : Rubellit (Turmalin) kristallerinin görünümü . 0.8 inches long (2 cm). SiO2 bileşimli kuvars minerali 575oC nin altında kristalleşen kuvarsa alfa kuvars denirken. 870oC’nin üzerinde 1470oC’ye kadar tridimit.

ilgili sülfid sistemi üzerinde yapılan laboratuvar araştırmalarında veya taşıyıcı tane içerisindeki doğal kapanım kütlelerinin laboratuvarda ısıtılarak çözümlenmesi ile bilgi edinilebilinir. . Bu sıcaklık aralığı söz konusu kassiterit yatağı içindeki sıvı kapanımlara ait 400oC civarındaki homojenleşme sıcaklıkları ile daha uyumludur. Sfalerit içerisinde kalkopirit ve stannit………. Bu sıcaklık hakkında. yüksek sıcaklıkta depolanmış her 2 minerali katı çözeltisine işaret eder. Deneyler sonucunda aşağıdaki sıcaklıklar belirlenmiştir.475oC Stannit içerisinde sfalerit……………………….400oC Kalkopirit içerisinde stannit……………………. minör fazda eksolüsyon kütleleri segregasyonu meydana gelmektedir.400-475oC Şekil : Oksit ve sülfid mineral sistemlerinde eksolüsyon dokuları: a) İlmenitce znegin bir zemin üzerinde hematitce zengin eksolüsyon serileri b) Manyetit içinde ilmenit eksolüsyon lamelleri. d) Pirotinden pentlandit eksolüsyonu ile oluşmuş ağ şeklinde eksolüsyon dokusu Bu sonuçlar.Şekil : Şörl (Turmalin) kristallerinin görünümü EKSOLÜSYON DOKULARI Çeşitli oksit ve sülfid mineral çiftleri arasında düşük sıcaklıklarda katı çözelti oluşumunun sınırlı olmasından dolayı. Bunların varlığı.. orijinal katı çözeltilerin 400oC-500oC civarında oluşabileceğini gösteren veriler mevcuttur.325oC Stannit içerisinde kalkopirit…………………….550oC Kalkopirit içerisinde sfalerit……………………. ana katı çözeltiden soğuma sırasında. orijinal katı çözeltilerin oluşumu için yaklaşık olarak 600oC civarında bir sıcaklık önermektedir.. c) Sfalerit içinde kalkopirit eksolüsyon kütleleri. Literatürde ise daha uzun oluşum sürelerinde. Edwards ve Lyon (1957)’un Tasmanya’da Aberfoyle Sn madeninden alınan örnekler üzerinde gerçekleştirdikleri çözümleme deneyleri gösterilebilir.

stişovit. 11) Doğrudan Ölçmeler: Lav. Herhangi bir nedenle buhar basıncı artacak olursa.02 kg/cm2 2. Örneğin. daha alçak ısıda oluşan kristallere oranla daha fazla yapısal düzensizlikler içerirler ve bu nedenle elektrik iletkenlikleri daha azdır. Oluşum ısıları ortaya konulabilir. Bununla beraber basınç faktörü ihmal edilmemelidir. Elmas. Normal koşullarda litostatik basınç ile buhar basıncı dengede olmak eğilimindedir ( P1 = Pb ). Yani akışkanlığını artırır. Basınç koşulları jeolojik ısı ölçümlerinde olduğu gibi laboratuarda incelenebilir. Kuvarsα → Kuvarsβ geçiyor).Buhar basıncı = su basıncı = gaz basıncı = iç basınç: Uçucu elemanların varlığından ileri gelen bir basınçtır.109 din/cm2 olacaktır. FeS .Bu amaç için en çok kullanılan minerallerden biri (Sfalerit) çinkoblend'dir. Isı iletkenliği ve termolüminesans özelliklerinden de benzer şekilde yararlanılabilir. Buhar basıncı uçucu elemanların miktarlarıyla doğru orantılı kapladıkları hacim ile ters orantılıdır. bunlara bağlı olarak oluşan minerallerin teşekkül ısıları hakkında bilgi verir. B ) BASINÇ: Maden yataklarının oluşumunda basınç ısıya göre nispeten daha az rol oynar. 10) Ekzotermik ve Endotermik Reaksiyonlar: DTA cihazıyla yapılan analizlerde ekzotermik ve endotermik reaksiyon ısıları oluşum ısıları hakkında bilgi verir.99 atmosfer = 1. 1. Bu nedenle basınç faktörü daha az incelenmiş ve çeşitli sınıflamalar veya tablolar sadece ısı faktörü göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Buhar basıncı artarsa: Uçucu elemanlar ve onların sürüklediği sıvı akışkanlar yayılabilecekleri bir ortam bulabilirlerse başka tarafa göç ederler. yani kristallenme olayları genellikle daha düşük ısılarda gerçekleşir. 32S / 34S veya 87Sr / 86Sr izotop oranları mineralin oluşum ısısı ve diğer koşullar hakkında bilgi verir. Dış basıncın basıncın . 8) İzotop Oranları: Aynı elementin farklı nötron miktarlarından ileri gelen farklı kütlelerdeki cinslerine izotop denir. Diğer taraftan uçucu elemanların sıvı faza karışmaları sıvının vizkositesini azaltır. Yerkabuğu içinde veya altındaki basınçlar bağlı oldukları faktörlere göre üç çeşittir. vb.Litostatik basınç = jeostatik basınç = dış basınç: Üstteki kayaçların yükünden ileri gelmektedir. Bu özellikten yararlanarak sülfürler ve bilhassa pirit jeolojik termorastre olarak kullanılabilir. Yayılabilecek bir ortam bulamazlarsa uçucu elemanlar sıva faza karışırlar.7) Kimyasal Bileşim: Bazı minerallerin kimyasal bileşimleri oluşum ısıları hakkında bilgi verir.. uçucu elemanlar daha geniş hacimlere yayılarak veya faz değiştirerek basınçlarını azaltırlar ( Polimorf değişimlerde bir faz değişimindir. Bu durumda katı faza geçiş. Sfalerit kristal kafesinde Zn yerine Fe ne kadar çok yere değiştirmişse oluşum sıcaklığı o kadar fazladır. 12C / 13C. Bir mineraldeki 180 / 160. İzotop oranlarına bakılarak yatağın nasıl bir ortamda oluştuğu öğrenilebilir. 9) Elektrik iletkenliği: Yüksek ısıda oluşmuş kristaller.. spinel. Jeolojik barometre ( =jeobarometre) adı verilen bazı minerallerin böylece ancak yüksek basınç koşulları altında kristalleşebileceği saptanmıştır. Dış basıncın artığı ve hacmin genişleyemediği durumlarda da aynı olaylar gerçekleşir.ZnS izomorf seri oluşturur gibi görülür. P1 = q g h P1: litostatik basınç q: özgül ağırlık (yaklaşık 3gr/cm3) g : ağırlık ivmesi ( yaklaşık 1000 cm/san2 ) h : derinlik (cm cinsinden) Böylece örneğin 10 km derinde litostatik basıncın değeri P1 = 3 x 1000 x 1000000 = 3. Not : 106 din/cm2 = l bar = 0. fümerol ve sıcak suların ısılarının doğrudan ölçülmesi.

sıvının akışkanlığı azalır ve kristallenme daha yüksek ısılarda gerçekleşebilir. Ancak. belli bir sıcaklığın altında. Bazaltik ve peridotitik mağma . Ta. Bazı yazarların Ana mağma diye de adlandırdıkları primer magmalar çeşitli jeolojik gelişmeler neticesinde kimyasal bileşimleri ve fiziksel özellikleri bakımından farklı sekonder mağmaları doğururlar. yüzeye yakın kesimlerde düşük değerli olan diğer basınçlara oranla önem kazanır.difüzyon: Isı farkları nedeniyle meydana gelen mağmasal akımlarla Fe. Böylece. Andezitik magma. Granitik mağma parajenez veya anateksi diye adlandırılan bu tür ergimeyle oluştuğu kabul edilmektedir. Fe. Na.Kabuk içindeki hareket ve sürtünmelerden ileri gelen basınç.bakımından zengin olması böyle açıklanabilir. yani ergime anındaki bileşime sahip magmadır. Bu basınç.. a) İyonların ayrılması: Mağma haznesi içinde K. Bu iç kökenli olaylar çok çeşitli ve karmaşıktır. b) Gazlarla Taşınma: Yükselen mağmalarda veya volkanlarla ilgili pek derin olmayan mağma haznelerinde basıncın düşük olması nedeniyle kurtulan gazlar W. Aslında primer magmaları ergimenin meydana geldiği yeryuvarı kesimine göre ayırt etmek en doğru yol olacaktır. Çoğu yazarlar başlıca iki tip primer mağmanın var olduğunu kabul etmektedir..azalmasıyla uçucu tekrar sıvıdan ayrılırlar. c) Termo .. Böylece...Plaka hareketlerine bağlı olarak dalma zonlarında oluşan mağma. Sn. Granit kontaklarındaki yatakların Fe. granitik mağma ve bazaltik mağma. Be. Ca. l.. bu iki tipin dışında peridotitik ve andezitik bileşimli mağmaların var olduğunu savunan yazarlar mevcuttur. Pegmatitik ve pnömatolitik yatakların oluşumunda gazlarla taşınmanın büyük önemi vardır. Bi.. Ce. volkanik ve metamorfik kayaçların oluşumunda rol oynayan olaylar doğrudan veya dolaylı şekilde maden yataklarının oluşumunu da sağlarlar..Mağmatizma: Mağmaların yerkabuğu içindeki (plütonizma) ve yüzeyindeki (volkanizma) faaliyetlerinin tümüne mağmatizma denir. Na gibi hafif iyonlar yükselirken. Mg.Üst mantonun ergimesiyle oluşan magma.Kıta kabuğunun ergimesiyle oluşan magma. gibi unsurlar nispeten soğuk olan kenar kesimlere K.DİFERANSİYASYON ( = farklılaşma = ayrımlaşma) : Başlangıçta homojen olan bir mağmanın çeşitli nedenlerle kimyasal ve mineralojik bakımlardan çok farklı kısımlara bölünmesinde diferansiyasyon denir. 3. e) Kristalleşme ve yerçekimi: Minerallerin sırayla kristalleşmesi (fraksiyonel kristalleşme) ile .Primer mağma diferansiyasyona ve bulaşmaya uğramamış.. Mg. litostatik ve buhar basınçlarının yüksek olduğu derin kesimlerde ihmal edilebilir. .. Al.. A. Bu faaliyetler primer mağmaların var olmasıyla başlar ve bunların evrimleri boyunca devam eder. MADEN YATAKLARININ OLUŞUMUYLA İLGİLİ İÇ KÖKENLİ OLAYLAR Plütonik. Ca. gibi unsurlar iç kesimlere göç ederler. birbiriyle karışmayan iki sıvı kısma ayrılabilir. Buna karşılık. primer magmalar üç gruba ayrılabilir. . Diferansiyasyonun başlıca nedenleri ve maden yataklarının oluşumuyla ilişkileri aşağıda verilmiştir. Burada sadece maden yatakları açısından önemi olan bazı iç kökenli olaylara genel hatlarıyla değinilecektir. bilhassa sülfürler ve demir oksitler küçük damlacıklar halinde silikatlı ergiyikten ayrılarak tabana doğru çökerler ve burada şiliyrenler veya tabakalı metalik maden yatakları oluştururlar. Mn gibi ağır iyonlar tabana inerek derişirler.. d) Sıvı halde karışmazlık ( = erişim): Başlangıçta homojen olan bir mağma. Mo. gibi unsurları beraberlerinde yukarı zonlara taşırlar..

Böylece magmaların taban zonları Fe. Ca gibi elementlerce zenginleşmekte ve bazik bir bileşim kazanmaktadır. Doğadaki bazı kayaç ve bunlara bağlı maden yataklarının oluşumu hibridizm ile açıklanır. uçucu unsurlar çok daha ufak aralıklardan. Sıcaklık nedeniyle yan kayaçlarda meydana gelen değişimlere kontak metamorfizma ( = değme başkalaşımı) denir. hatta bazen kristal ağları içinden göç edebilmektedir. Yan kayaçların uğradığı dış başkalaşımın en önemli nedeni magmadan gelen yüksek sıcaklıklardır. alkaliler ve uçucu unsurlarla zenginleşerek asit bir bileşime sahip olurlar. f) Sıkışma ve süzülme: Magmalarda kristalleşmeler ve çökelmeler ilerledikçe taban zonlarına yığılmış elan kristaller çoğalır. Mg. İç başkalaşımın en önemli nedeni assimilasyondur (özümleme). Sıvı fazındaki yer değiştirmeler bizzat mağma içinde. D) MADDELERİN YER DEĞİŞTİRMESİ Maddeler katı. Bu yer değiştirmeler iç ve dış basınca veya tektonik kuvvetler nedeni ile sıvıların başka yerlere taşınması şeklindedir. Ayrıca. Üst zonlar ise Si. Bu şekilde magmanın uğradığı değişime ‘iç başkalaşım’. . Magmadan yan kayaçlara süzülerek yeni elementler ilave ederler. C) MAĞMANIN BİRBİRİYLE KARIŞMASI Akrabalığı olmayan iki primer mağmanın birbirleri ile karışmasına hibridizm ( Hibridazyon) denir. gerekse orojenik olaylara bağlı tektonik basınç kristaller arasında kalmış olan sıvı magmanın sıkışmasına ve böylece üst kısımlara veya başka taraflara doğru süzülmesine neden olur. Bazı yazarlar bunu değişik primer mağmalardan türeyen iki sekonder mağmanın karışmasıyla oluşan mağma diye yorumlanır. Karışım sonucu ortaya çıkan değişik özelliğe sahip yeni mağma hibrid (melez) mağma adını alır. uçucu unsurların hareket yeteneği bakımından çok daha kolay gerçekleşmesidir. Mağmaların yan kayaçları eriterek veya hazmederek kendi bünyesine mal etmesi olayıdır.başlayan magmanın diferansiyasyonu. özümlenemeyerek mağma içinde arta kalan yan kayaç parçalarına anklav denir. Çok daha düşük iç ve dış basınç veya tektonik kuvvetler uçucu unsurların uzak mesafelere sürüklenmesini sağlayabilir. İyonların katı ortamında bu şekilde yer değiştirmesine iyonik difüzyon denir. diferansiyasyon olaylarına bağlı gelişebilir. B) İÇ BAŞKALAŞIM ( =endomorfizma) VE DIŞ BAŞKALAŞIM ( = ekzomorfizma): Magmalar yerkabuğunda yükselir ve yerleşirken. yani yer çekimine bağlı olarak çökmesi veya yüzmesiyle daha da artar. Al. Gerek bu kristallerin meydana getirdiği basınç. farklılaşmış sıvılar mağma haznelerini terk ederek uzaklara sürüklenebilir. Assimilanyon sonucunda iç başkalaşım mağmanın kimyasal bileşiminin değişimi şeklinde gerçekleşir. Katı fazındaki yer değiştirmeler kütleler halinde tektonik olaylara bağlı olarak veya iyonlar halinde fizikokimyasal olaylara bağlı gerçekleşir. Ayrıca. kristallerin yoğunluklarına. Böylece kalkerler taktit veya skarn adı verilen silikatlı kayaçlara dönüşürler. Çok kısa mesafeler için gereklidir. Diferansiyasyon sırasında mağma haznesinin alt kısmında derişmiş sıvıların tektonik kuvvetler ile yan kayaç içine itilmesine Enjeksiyon denir. komşu kayaçların uğradığı değişimlere ise ‘dış başkalaşım’ denir. sıvı ve gaz fazlarında yer değiştirebilir. Mağma ile uzun süre kontak halinde kalan kayaçlarda ayrıca kimyasal değişimler ve hatta ergimeler olur. Gaz fazında yer değiştirmeler. Tek mineral çeşitinden meydana gelmiş bazı kayaçların ve bunlara bağlı maden yataklarının oluşumu bu diferansiyasyon türüyle açıklanmaktadır. etraflarını çevreleyen yan kayaçları etkiler ve onlarla reaksiyon yaparak kendileri de etkilenir.

Ortomagmatik Evre ( =asıl magmasal evre = likid magmasal evre): En yüksek sıcaklıkların (1200° . Pt. hatta kristallografik düzlemler boyunca nüfuz ederek yeni mineralleşmelere. alümin. magmatik kökenli maden yataklarının oluşumunu da büyük ölçüde açıkladığından çok önemlidir. E) MAĞMALARIN KATILAŞMA EVRELERİ Magma refrakter maddeler (başlıca silikatlar) ile uçucu elemanlardan (H2O.700°C) egemen olduğu ve iç basıncın sürekli arttığı evredir. Cu. dolayısıyla göç edebilme yeteneği büyük ölçekte yükselmiştir. metasomatoza ve ayrısına olaylarına sebebiyet verirler. Bu maksatla NIGGLI (1929) diyagramları kullanılır. Zr.600°C) düşerken iç basınç artar. SO2 vb. Magmatik kayaçların asıl kütleleri bu evrede kristalleşir. Pnömatolitik evrede sıcaklık (~600° 400°C) düşerken iç basınç da azalır. mineral sınırları. Çok büyük göç etme. HCI. Ti gibi elementler katılaşmanın erken dönemlerinde maden yatakları oluştururlar. 3. eritme ve reaksiyon yapabilme yeteneğine sahip akışkanlar daha önceki evrelerde katılaşmış kütlelerin içine veya yan kayaçlara çatlaklar. W. Bu bakımdan Ortomagmatik evreden sonrakilere postmagmatik evreler denir.Maddelerin katı. Be. Niggli diyagramları. H2S. alkaliler. Fe. Pegmatitik Evre: Sıcaklık (700° . Th. Nb. a) Plütonizmaya bağlı olaylarda magmaların katılaşması dört evrede gerçekleşir 1. CO2. Ta. ancak yüksek değerlerini korur.) ibaret ikili bir sistem olarak kabul edilirse mağmaların katılaşma evreleri ısı . Diferansiyasyon olaylarına bağlı olarak magmada daha önceden derişmiş bulunan Cr.basınç diyagramları ile açıklanabilir. Co. nadir toprak elementleri gibi unsurların konsantrasyonu bu evrede büyük ölçüde arttığından kristalleşmeye katılmaları mümkün olur. sıvı. U. geriye silis. Uçucu elemanlarca zenginleşmiş kalıntı mağmanın alışkanlığı. iç basıncın artması uçucu elemanların oranlarının yükselmesine bağlıdır. Uçucu elemanlar minerallerin kristalleşme olanaklarını da arttırırlar. Li. Pnömatolitik Evre: Kalıntı magmanın büyük ölçüde uçucu elemanlardan ibaret bir ergiyik haline gelmesi nedeniyle. Ni. Şekil : Niggli diyagramı P: Basınç t: Sıcaklık x: mineral Bileşimi a: Mineral A ve B : mağmanın bileşimi b: Katılaşma noktası 2. hem de mineral bakımından işletmeye elverişli maden yatakları oluşur. gaz fazında yer değiştirmeleri sırasında yan kayaçlarla yaptıkları kimyasal alışverişe Metasomatoz denir. Ortomagmatik evre sonunda magmanın büyük bir kütlesi katılaşmış. nadir elementler ve uçucu elemanlarca zenginleşmiş kalıntı ergiyikler kalmıştır. HF. pegmatitik evrede hem elementler. Sn. bu evrenin başlangıcında iç basınç maksimum düzeydedir.bileşim ve ısı . Mo ve Bi bu . Bu nedenle. Böylece Ortomagmatik safhada katılaşan kayaçların veya komşu kayaçların kırıklarında pegmatit denilen iri kristalli kayaçlar oluşur.

gibi çökeltiler oluştururlar. iç basınç artar. Pegmatitik evre görülmez. klorit. 4.Uçucu elemanların bir kısmı lavların gözenek ve çatlakları içinde hapis olurlar. Hidrotermal sıvılar gerek önceden oluşmuş magmatik kayaçların. Magmadan kurtulan uçucu elemanlar ise: Büyük bir oranda fümeroller halinde atmosfere karışırlar. Zn. Ag. CO2 bakımından zengin gazlar (mofet) ile CO2 ve H2S bakımından zengin gazlar (solfatar) yüzeye çıkış yerlerinde traverten. C02 gibi çok düşük ısılarda dahi gaz halinde kalabilen bazı uçucuların yeryüzeyine yayıldığı bir solfatar evresi eklenebilir. vb. vb.) b) Volkanizmaya bağlı olaylarda mağma yeryüzünde veya yüzeye çok yakın yerlerde kristalleştiğinden ısı ve basınç koşulları farklıdır Başlıca iki evre ayırt edilir: İntratellürik Evre: Mağmanın yeryüzüne çıkmadan önce hazne içinde bulunduğu ve yükseldiği evredir.evrede oluşan pnömatolitik yatakların tipik elementleridir. Daha sonra ısının düşmesiyle hidrotermal karakter kazanan eriyikler kalseduan. Sb. Pirometasomatik yataklar da bu evrede meydana gelirler. vb. borat. Hidrotermal evreye S03. Dış basıncın ani olarak düşmesiyle magma kaynamaya başlar ve uçucu elemanların hemen hemen tamamı magmadan kurtulur. intratellürik evre süresinde ısı düşerken. vb. Böylece kalıntı magma su bakımından zengin eriyikler haline dönüşür. Bu evre süresinde iç basınç da hızla azalır. Bunlar yüksek ısılarda kristobalit. Geriye kalan uçucu elemanlar da ısının düşmesiyle yoğunlaşırlar ve sıvı hale geçerler.sedimanter yatakları oluştururlar . Kalıntı mağma MAĞMA Pegmatitik eriyik Pnömatolitik eriyik Hidrotermal eriyik Hidrotermal eriyik (hidrotermalit) Silikatların kristalleşmesi (granit vb.Fe.birçok madde erimiş halde bulunur. Daha sonra ısının tekrar alçalmasıyla volkanik kayaçlar oluşur. Uçucu elemanların kurtulması sırasında meydana gelen reaksiyonlar nedeniyle lavların ısısı ani olarak yükselir. Püskürme Evresi: Lavların aktığı ve yeryüzünde katılaştığı evredir. Pb. Au. vb. Deniz suyuna karışan uçucu elemanlar (H2S. Zn. gibi minerallerin kristallerini çökeltirler. Fenokristaller bu evrede oluşurlar. gerek yan kayaçların içine sızarak Cu. hematit. deniz altında meydana gelen volkanik olaylar maden yatakları açısından çok daha verimlidir. hem de volkanik özelliklere geçiş gösterirler. maden yataklarının oluşumuna ve ayrışmalara (hidrotermal ayrışma) neden olurlar. kalsit. Hidrotermal Evre: Sıcaklığın 400°C'nin altına düşmesiyle başlar ve 100°C'ye inmesine kadar devam eder. FERSMAN'a (1931) göre hidrotermal sıvılar katılaşmakta olan bir magmadan itibaren farklı iki şekilde olusabilmektedir. Pb. zeolit. kükürt. . Hg. tridimit. Yer derinlikleri ile yeryüzeyi arasında gerçekleşen subvolkanik olaylar ve bunlara bağlı subvolkanik aklar hem platonik. Yeryüzüne varan magmada uçucu elemanlar yeterince derişmemiştir. Zira uçucu elemanların büyük bir bölümü önceden kristalleşmiştir.) ve bunların sürükledikleri metaller (Cu. epidot. Pnömatolitik ve hidrotermal evre ise püskürme evresine tekabül etmekle beraber nadir elementler yeterli düzeyde derişmeye fırsat bulamadıklarından maden yataklarının oluşması için ön koşullar gereği gibi mevcut değildir.) tortullaşmayla ekzalatif . Ancak. vb. Bu hidrotermal sıvılar içinde kristalleşme ısısı düşük .Anlaşılacağı gibi volkanik olaylarda intratellürik evre plütonizmalardaki ortomagmatik evrenin ancak bir kısmına tekabül etmektedir. gibi düşük sıcaklık minerallerini oluştururlar.

HCl. Böylece.MAGMALARIN KRİSTALLEŞMESİNDE UÇUCU ELEMANLARIN ETKİSİ Yüksek sıcaklıklarda ve uçucu elemanların oranlarının çok düşük olduğu ortamlarda pirojen mineraller kristalleşir. Yan kayaç cevherli akışkanların türediği magmadan itibaren oluşmuş. molibdenit.) eşlik ederler. piroksen. Cevherli akışkanların katılaşarak içine yerleştikleri kayaca yan kayaç denir. Uçucu elemanlar içinde en çok bulunan H2 O'dur. eriyebilme yetenekleri büyük ve buhar basınçları yüksek olan bu uçucu elemanlara pnömatolit adı verilir.-İlmenit gibi mineraller oluşur.) katmansı.F. Sadece ornatımla yerleşmiş cevherlerin bulunduğu yataklar enderdir. İç kökenli epijenetik yataklarda ise cevher içinde bulunduğu kayaçlara akışkanlar halinde başka yerden taşınarak gelmiştir. G. baca ve breşik yapıdaki damarların breş parçaları arasındaki açıklıklara da cevherli akışkanlar dolgu şeklinde yerleşebilir. Su buharına F. kassiterit. kuvars. Cl. Genellikle ornatım dolguya eşlik eder veya onu takip eder. . Bu nedenle pnömatolitlere aynı zamanda mineralizatör adı da verilir.C. Damarlarda karşılıklı sınırlar paraleldir. vb. metal klorür. P. Cevherli akışkanların yan kayaca girmesi ve yerleşmesi değişik biçimlerde olmaktadır: Pnömatolitler daha önceden katılaşmış magmatik kayaçlara veya yan kayaçlara etki ederek kimyasal ve mineralojik değişikliklere neden olurlar. Bu olaylara pnömatoliz denir. a) Dolgu ( = ramplisaj ): Cevherli akışkanların yankayaç içinden daha önce gelişmiş bir açıklığı doldurmasına dolgu denir.yankayaç sınırının net ve düzlemsel oluşudur. H2S. metal flüorür. Ortomagmatik evrenin ilk dönemlerine tekabül eden bu ortamlarda böylece olivin. mikalar.CEVHER YERLEŞİMİ: İç kökenli senjenetik yataklarda cevher. SO2 . bizmütinit gibi mineraller pnömatojendir. B gibi elementlerin bileşikleri (HF. uçucu elemanlarca zengin ortamlarda kristalleşen minerallere pnömatojen mineral denir. Ornatım biçiminde yerleşim madde alışverişi. . mercek veya saçınımlar şeklinde yerinde oluşmuştur. vb. . manyetit.Katılaşma süresince derişmiş nadir elementleri beraberlerinde sürüklerler. Kırık aralıklarının. Ornatımın en ayırtman özelliği cevher-yankayaç sınırının belirsiz ve girintili çıkıntılı olmasıdır. Pipo. beraberinde bulunduğu plütonik kayaçlarla yaklaşık aynı zamanda katılaşmıştır. volframit. amfiboller. stokverk ve yığın şeklinde yataklar oluşur. alkalen feldispatlar. Dolguların en ayırtman özelliği cevher . yani metasomatoz ile gerçekleşir. turmalin. örneğin.kromit. S. mercek. Cevher yapıları genellikle kuşaklıdır. As. b) Ornatım ( = ramplasman = sübstitüsyon): Cevherli akışkanların yankayacın veya daha önce oluşmuş minerallerin yerini tamamen veya kısmen almasına ornatım denir. bazik plajiyoklazlar. Bu durumlarda dolgu özellikleri az çok kaybolur.Kristalleşme ısısını düşürürler. Pnömatolitlerin başlıca etkileri şunlardır. Magmaların viskozitelerini azaltarak onlara büyük bir akıcılık ve reaksiyon kabiliyeti verirler. albit. Genellikle bazik ve ultrabazik kayaçlarda rastlanan bu durumlarda cevher (kromit. Kolayca bileşikler yapabilen. irice boşlukların veya kovukların dolmasıyla damar. Ortomagmatik evrenin sonlarında ve bunu takip eden evrelerde magmanın içindeki uçucu elemanların oranı gittikçe artar. Ornatımla . fakat daha önce katılaşmış magmatik bir kayaç veya bu mag-matizmayla ilişkisiz çok daha önceki jeolojik zamanlarda oluşmuş herhangi bir kayaç olabilir.Minerallerin bileşimine girerek veya katalitik bir rol oynayarak onların kristalleşmesini kolaylaştırırlar. CO2.

İçirmeyle oluşmuş yataklarda cevher yapıları genellikle beneklidir. mineralojik bileşimleri ve oluşumları bakımından asıl granitlere yakın bütün plütonik kayaçlar geniş anlamda granit terimi ile ifade edilebilir. Saçınımların çok yoğun olarak bulunmasıyla da yığın şeklinde masif yataklar meydana gelir. Çoğu batolitlerde ilk önce kapüşon adı verilen kenar kısımlarının soğuyarak kristalleştiği düşünülmektedir. Kapüşonun kalınlığı batolitin takke kısımlarında 3 km’ye erişebilir. çok ufak ölçekteki boşluklarını doldurmasına içirme denir. Ancak bütün bu ilişkilerde. Diğer taraftan jeolojik ve metallojenik araştırmalar cevherleşmeler ile granitler arasında sıkı bir köken ilişkisinin var olduğunu kanıtlamaktadır. Böylece geniş anlamda granit terimi alkalen feldispat granitleri. den daha derinlere yerleşmiş granitler cevherleşme yönünden fakirdir. Zira dış basıncın en düşük olduğu bu kesime cevherli akışkanlar daha kolaylıkla yükselebilmiş ve yerleşebilmişlerdir. ornatım veya içirmeyle oluşmuş epijenetik bir cevherleşme jeolojik bir zaman aralığından sonra tekrar harekete geçebilir. granitlerin çeşitli özelliklerine bağlı olanlada az çok farklılıklar görülür. Kapüşon altındaki soğumanın ve kristalleşmenin devam ettiği kesimden yükselen cevherli akışkanlar kapüşonun ve çatının çatlakları içinde maden yataklarını oluştururlar. Yerinde oluşmuş senjenetik bir cevherleşme ile dolgu. Yenilenme ile cevherli akışkanlar aynı yerde veya göç ederek başka bir yerde yeni bir yatak oluştururlar.. GRANİTLERE BAĞLI MADEN YATAKLARI GRANİT KAVRAMI : Sınıflamalarda belli sınırlar içinde tanımlanan asıl granitlerin yanında. ornatımla oluşmuş yataklar da vardır.den daha sığ derinliklere yerleşmiş epizon granitleri ise özellikle pirometasomatik ve hidrotermal cevherleşmeler bakımından daha zengindir. granitik batolitin dışında ve civarındaki cevherleşmelere periplütonik veya perimagmatik cevherleşme denir. Batolitlerin en yüksek takkesi cevherleşmelerin en yoğun olduğu kesimdir . zaman ve köken bakımından granitlerle ilişki halindedir. Yaklaşık 6km. c) İçirme ( = empregnasyon): Cevherli akışkanların yankayaç gözeneklerini. granodiyoritleri. İçirme dolgu şeklindeki yerleşimin bir çeşidi olarak da kabul edilebilir. tonalitleri. . vb. kapsamaktadır. Ancak çeperleri birbirine paralel. hatta kristal ağları arasından yankayaca girerek birbirlerinden ayrı taneler veya kümeler halinde kristalleşmişlerdir. Batolitin çukur kısımlarında ise kapüşon incedir. Granitlere yakın kesimlerde maden yataklarının genellikle daha yoğun olarak bulunduğu bilinmektedir. içirmeye bazen ornatımda eşlik edebilir. asıl granitleri.oluşmuş damarlarda karşılıklı sınırlar genellikle paralel değildir. arasındaki derinlikleri granitler pegmatitik ve pnömatolitik cevherleşmeler ile ilgilidir. 12 ile 6 km. Bu cevherleşmelerin granitlerle eşzamanlı oldukları veya hemen granitlerden sonra oluştukları anlaşılmaktadır. CEVHERLEŞMELERİN GRANİTİK BATOLİTLERE GÖRE KONUMU: Cevherleşmeler granitik batolitlerin genellikle takke (opeks) kısımlarında veya takkelerin üzerinde çatı kayaçlarının içinde yer alırlar Granitik batolitin içindeki cevherleşmelere intraplütonik veya intramagmatik cevherleşme. Ancak burada cevherli akışkanlar mikroskobik ölçekteki aralıklardan. Doğada bu kayaçlar granit karmaşıkları halinde genellikle bir arada bulunurlar. 12 km. Bu hal metasomatozun her doğrultuda aynı hız ile gelişmesiyle mümkün olabilir. Özellikle saçınım şeklindeki yataklar içirmeyle oluşur. Birçok maden yatağı konum. Bu olaya yenilenme ( = re jenerasyon) denir.

Yatay zonlanmada akrobatolitik aşınma seviyesinden daha alçak seviyelerde merkezde granitik plüton bulunur. hem de yanlarda toplanırlar.Granitik masifi kuşaklar halinde saran bu değişiklikler derin kökenli bir zonlanmayı işaret ederler. Buna karşılık. Kuşaklar batolitin takke kısmına az çok paraleldir. Granitin çevresinde rastlanan bu zonlanmaya. Doğadaki birçok örneğin incelenmesi sonucunda FERSMAN (1934) düşey bir periplütonik zonlanma şeması yapmıştır. 1) Teleskopaj . Normal periplütonik zonlanmada birbirinden oldukça uzakta teşekkül etmesi gereken cevherleşmelerin bazen bir arada bulundukları izlenir. Bu unsurlara ait kuşaklar da batolit sınırı ile kesişirler. . derin aşınma seviyelerinde cevher bulma olanağı azalır. fakat kuşakların varlığı ile az derinde olduğu anlaşılır. kısmen granitin iç kısmını da alakadar etmesine rağmen. volkanizmaya bağlı bir cevherleşmeyi işaret eder. gümüş ve antimuan unsurlarına ait kuşaklar derine doğru batolitle kesişmeden kaybolurlar. Hersinyen ve özellikle Alpin masiflerde aşınma nispeten daha az olduğundan yoğun bir cevherleşmeye rastlanmaktadır. Daha az uçucu olan altın. Yatay düzlemdeki bu sıralanışa yatay zonlanma adı verilir . İlk aşınma seviyelerinde çok sayıda cevherleşmeye rastlanılmasına karşılık. Teleskopaj granitik plütona bağlı bir cevherleşmeyi değil. Şekil : Granitik bir masifin aşınma derinlikleri uçucu elemanların çatıda toplanması GRANİTLERE BAĞLI ZONLANMA : Bir granitik masifin çevresindeki cevherleşmeler incelendiğinde mineralojik ve kimyasal değişiklikler görülür. bakır ve çinko bileşikleri ise hem takke kısmın üzerinde. Kuşakların yatay düzlem ile kesişmesi sonucu harita düzlemi üzerindeki arakesitleri de konsantrik halkalar biçimindedir. Buna karşılık kriptobatolitik aşınma seviyesinde plüton mostra vermez. granitten uzakta düşük ısılı minerallerin bileşimine giren kurşun. embatolitik. takke kısmın hemen yanında batolit ile kesişirler.EMMONS (1940) granitik bir masifin gittikçe derinleşen aşınmalarını 6 seviye halinde adlandırmıştır. Antekambriyen kalkanlar çok aşınmış olduklarından buralarda geniş alanlar kaplayan granitler genellikle sterildir. örneğin altının gümüşle beraber bulunması gibi kuşakların sıklaşarak birbiri içine girmesi olayına teleskopaj denir. örneğin. Buna karşılık. Bu nedenle kalay ve volfram kuşakları derine inmezler. Kalay ve volframlı bileşkenler çok uçucu olduklarından kolayca yükselebilmişler ve özellikle takke kısmın üzerinde derişmişlerdir. periplütonik zonlanma adı verilir. Fersman'ın düşey periplütonik zonlanma şeması her zaman geçerli değildir. Fersman'ın bu şemasında her kuşak o zonda en bol bulunan metalin adıyla gösterilmiştir. Teleskopaj ve kuşakların batolitler içine gömülmesi. epibatolitik. endobatolitik ve hipobatolitik seviyelerdir . Bunlar yüzeyden itibaren kriptobatolitikf akrobatolitik. Bu şemaya aykırı haller başlıca iki türlüdür.

Siyenitik. Pegmatit evre yaklaşık 700o ile 600oC arasında gerçekleşir. . Cevherleşmenin kaynağı olan sıcak merkez granitin kristalleşmesi sırasında derine doğru inmiş ve böylece daha derin seviyelerden gelen cevherli akışkanlar önceden soğumuş kapüşon kısmına yerleşmişlerdir. metasomatik olaylar daha ziyade mevcut pegmatitlerde yeniden kristallenmelere neden olması bakımından önem taşır. anateksi sınırı ötesinde yaklaşık 600o – 700oC dolaylarında gerçekleşir. METASOMATİK KÖKENLİ PEGMATİTLER: Daha önceden mevcut kayaçların metasomatik olaylar neticesinde. diyoritik ve daha ender olarak mafik plütonlara bağlı pegmatitler de vardır. Kısmi ergime rejyonal metamorfizma sırasında. uzunlukları ise birkaç m. Bu geniş ısı aralığı nedeniyle mağmatik kökenli pegmetitler genellikle çok çeşitli mineraller içerirler. Bunların kalınlıkları birkaç cm. yeniden kristalleşmesiyle pegmatitlerin oluşabileceği bilinmektedir. Esas itibariyle tümü mağmatik kökenli olan bu pegmatitler türedikleri plütona göre yerleşimleri yönünden üçe ayrılırlar. Ancak. Metamorfik pegmatit adı verilen bu kayaçlar genellikle kuvars ve feldispattan ibaret bir mineralojik bileşime sahiptir. çinko gibi uzak kuşakların batolit içine dalması ve gömülmesi normal periplütonik zonlanma şemasına aykırıdır. özellikle porfirik bakır yataklarında gözlenen intraplütonik zonlanma daima hipabisal veya. Çok derinden gelen bu akışkanlar çatı kayaçları içine kadar yükselememişlerdir. pnömatolitik ve hatta hidrotermal evreye ait bazı minerallerin pegmatitler içinde yer almasıyla. MAĞMATİK KÖKENLİ PEGMETİTLER: Ortomağmatik evreden sonra alkaliler ve uçucu elemanlarca zenginleşmiş kalıntı mağmadan itibaren kristalleşmişlerdir. ona bağlı olarak bulunurlar. ile birkaç km.Zira bu tür cevherleşmelerin daima genç volkanik oluşuklar üzerinde bulunduğu saptanmıştır. Durumda intraplütonik bir yatak ile intraplütonik bir zonlanma ( iç zonlanma) söz konusudur. Pegmatitler genellikle belli bir plütonik kütle ile beraber. 2. Ancak ortomağamtik. Volkanik alanlardaki jeotermik gradyanın düşük değerleri nedeniyle izotermler birbirlerine sıkışık olmuşlar ve neticede metaller ve mineraller çok küçük bir yer aralığında çökelmişlerdir. 2) Kuşakların Batolitler İçine Gömülmesi: Normal periplütonik zonlanmada bazı kuşakların batolit içine hafifçe gömülmesi normaldir. Pegmatitler daha ender olarak pipo veya düzensiz yığın şeklinde de yataklanabilirler. arasında değişir. Bunlardan en geçerli olanı şöyledir. En çok granitik plütonlara bağlı pegmatitlere rastlanır. ANATEKTİK KÖKENLİ PEGMATİTLER: Yüksek ısı ve basınç koşullarında yerkabuğunun kısmi ergimesiyle oluşan ilk eriyikten itibaren kristalleşmişlerdir. arasında. nefelinli siyenitik. volfram ve molibden cevherleşmeleri normal olarak batolit içinde de bulunabilir. Böylece kalay. PEGMATİTİK YATAKLAR TANIM Pegmatitik yataklar çok iri kristalli olan ve ekonomik öneme sahip çok sayıda mineral içeren pegmetitlerin meydana getirdiği yataklardır. sübvolkanik oluşuklarla ilgilidir. ile 100 m. bu kayaçların yaklaşık 800o ile 400oC arasında oluştuğu kabul edilmektedir. Buna karşılık bazı maden provenslerinde bakır. 3. PEGMATİTLERİN KÖKENİ: 1. PEGMATİTLERİN YATAKLANMA ŞEKİL ve YERLERİ: Pegmatitler genellikle mercek veya damar şeklinde yataklanmışlardır. întraplütonik zonlanmayı açıklamak için değişik görüşler ileri sürülmüştür.

Mikroklin Kuşağı: Başlıca iri taneli mikroklinden veya mikroklin blokları ile bunların arasını dolduran kuvarstan yapılıdır. bütün pegmatitlerde esas elementler kuvars ve feldispat gibi minerallerin bileşimine giren Si. plütonlarla ilgili olarak yerleşmişlerdir.Pegmatitlerin iç zonlanması . Doku granitik veya grafiktir. önemli derinliklerde ise sadece mezozon ve özellikle katazon granitleri ile bunları çevreleşen rejyonal metamorfik kayaçlar bulunur. Doğu Karadeniz bölgesinde Alpin yaşlı. epizonal karakterli plütonlara bağlı hiçbir pegmatit görülmeyişi de bu şekilde açıklanabilir. B) Kenar (çeper) Pegmatitleri: İlgili bulundukları plütonun çeperinde. Bu kuşaklar dıştan içe doğru genellikle şöyledir : A.A) İç Pegmatitler: Türedikleri plütonun içinde. herhangi bir plütonik kütleye bağlı olmaksızın bulunabilirler. PEGMATİTLERİN KİMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİMİ: Bağlı oldukları plütonun petrografik karakterine uygun şekilde granitik.Pegmatitlerin zonlu dağılımı 1) İÇ ZONLANMA: Karmaşık pegmatitlerin içinde çeperlere paralel değişik mineralojik bileşimde kuşaklar bulunur. Bu kadar derinde oluşan pegmatitlerin yüzeylenebilmeleri için uzun bir aşınma dönemi gerektiğinden. O. pegmatitler genellikle Paleozoik veya Antekambriyen oluşuklar içinde görülürler. C) Dış Pegmatitler: Plütonların dışında.Feldispat Kuşağı: Nispeten daha iri taneli olan bu kuşakta başlıca kuvars ve feldispat mineralleri bulunur. nefelinli siyenitik. Bu kuşakta bazı nadir element minerali bulunabilir.yankayaç sınırında yer alırlar. K. ZONLANMA Pegmatitlerle ilgili iki türlü zonlanma vardır : . D.Muskovit Kuşağı: Çok ince taneli muskovit. kuvars ve feldispat minerallerinden yapılıdır. özellikle bir sonraki kuvars kuşağı ile olan sınırda bulunur. Bunlar anatektik kökenli metamorfik pegmatitlerdir. B. diyoritik ve mafik pegmatitler bulunur. Dış pegmatitler genellikle metamorfik kayaçlar içinde yer almışlardır. Buna göre. Na ve Ca'dur. Bazı pegmatitler rejyonal metamorfik kayaçlar içinde. Nadir element mineralleri en çok bu kuşak içinde. özellikle takke . Zira pegmatitlerin oluşumu için gerekli yüksek ısı ve basınç koşulları ancak önemli derinliklerde gerçekleşebilir. siyenitik. Özellikle takke kısmında yer alırlar.Kuvars .Kuvars Kuşağı: Çekirdek kuşağı da denilen bu zonda çok iri kuvars mineralleri bulunur. Al. Magmatik kökenli pegmatitlerin bir kısmı ile . Metamorfik pegmatitler genellikle granitik pegmatit bileşimindedir. C. Kalınlığı birkaç cm yi geçmeyen bu kuşakta ekonomik mineral yığışımları bulunmaz.

Be. Pegmatitler kimyasal özelliklerine göre ikiye ayrılırlar. a) Potassik Pegmatitler: Potasyumca zengin pegmatitlerdir.) gibi çok sayıda nadir element içerirler. Ta.litik Pegmatitler : Sodyum ve lityum'ca zengin pegmatitlerdir. nadir toprak elementleri (Y. ancak çok çeşitli mineraller içermeleri bakımından önem taşırlar. Karmaşık pegmatitilerin oluşumunda metasomotoz az veya çok rol oynamıştır. b) Karmaşık pegmatitler: Çok çeşitli nadir element mineralleri içerirler. Sodyumca zenginlik lepidolit.. Pegmatitlerde en çok rastlanan başlıca mineraller şunlardır: Oksitler Kuvars : SiO2 (Dağ kristali=Necef taşı) (Dumanlı kuvars) (Pembe kuvars) (Ametist : mor) (Morion : siyah) (Sitrin : sarı) (Avantürin : mika veya hematitli) (Venüs saçı . b) Sodo .litik pegmatitler enderdir. Bu minerallerin kütle içindeki dağılımında ve tane büyüklüklerinde önemli değişiklikler görülmez. mineralojik bileşim bakımından nispeten fakirdirler. Zr. Potasyumca zenginlik mikroklin. Zonlu yapı gösterirler. leylak renkli turmalin gibi minerallerin varlığı ile anlaşılır. muskovit gibi minerallerin varlığı ile anlaşılır. feldispat ve mika minerallerinden oluşmuşlardır. Th.OH ) Monazit : Ce PO4 Ksenotim :Y PO4 Fluorürler Kriyolit : Na3Al F6 Florit : CaF2 Volframat Volframit : (Mn. Bu bakımdan minerolojik bileşimleri zengindir.Fe) WO4 Sülfürler Pirit : FeS2 Kalkopirit : CuFeS2 Molibdenit: MoS2 Silikatlar Mikroklin : KalSi3O8 (Amazonit: yeşil) Ortoz : KAlSi3O8 Adüler : KAlSi3O8 Albit : NaAlSi3O8 Muskovit : KAl2(Si3AlO10)(OH) .. Pegmatitler mineralojik bileşim ve yapıları bakımından da ikiye ayrılabilirler : a) Basit Pegmatitler: Başlıca kuvars. Potassik pegmatitler en çok rastlanan pegmatitler olup. Ce. spodümen. ortoz.metasomatik kökenli pegmatitler ayrıca Li. Oluşumlarında genellikle metasomatozun rol oynadığı sodo . Basit pegmatitler anatektik kökenli olabilecekleri gibi kısa süreli bir magmatik aktivite sonucu da meydana gelmiş olabilirler. Nb. kırmızı) Rütil : TiO2 İlmenit : FeTiO3 Manyetit : Fe3O4 Kassiterit: SnO2 Fosfatlar Ambligonit : LiAlPO4(F. U. rutil veya turmalinli) Korendon : Al203 (Safir : mavi) (yakut=rubi . Nadir elementler son derece çeşitli minerallerin bileşimlerine girerler.

Li ve Sn'lı pegmatitler.. Be. FERSMAN'a (1934) göre batolit içinde en derinden takke . bu kayaçlardan türeyen plaserlerde işletilirler.OH)30 (Şorlit: Siyah) (Dravit: kahverengi) (Rubellit= elbait: pembe) (İndikolit: mavi) Topaz : Al2SiO4(OH.L.Na)2 (Al.. Nb.Mn)3Si3O12OH Monuzit : (Ce.Al)6B3Si6(O. Nb. pegmatit hemen hemen yoktur. .Fe. Bu pegmatitlerde uranyurn oranı.Al)3(Si3AlO10) (OH. U.yan kayaç sınırına doğru şu çeşit pegmatitler yer alır. Ce. Berilli pegmatitler.Ca) (Mg. PEGMATİTLERİN EKONOMiK ÖNEMİ : Basit pegmatitler endüstriyel hammadde olarak değerlendirilen kuvars. dünyacla ekonomik olarak yalnız uranyum için işletiler. Th ve nadir toprak elementleri pegmatitlerden çok.Be.) ve mücevher taşları (=jem) bakımından önemlidir. Be. güzel ve ender kristaller sunmaları bakımından da önemlidirler. Pegmatitler içerdikleri ekonomik unsur ve minerallerin dışında. Nadir toprak elementli. Granitik pegmatitler nispeten daha potassiktir. Th. Granitik pegmatitler özellikle Li.F)2 Spodümen :LiAlSi2O6 Beril : Be3Al2Si6O18 (Zümrüt: yeşil) (Akuamarin:mavi) (Heliodor: sarı) Turmalin : (Na. yan kayaç içinde ise Li. Diğer taraftan Nb.Mg.Y.(Y. batolit sınırına olan uzaklıklarına bağlı olarak farklı özelliklere sahiptirler. P ve Mn'li pegmatitler bulunur.. toryuma göre daha fazladır. Ta. Ta. Nefelinli siyenitik pegmatitler ise nispeten daha sodiktir. Bu pegmatitlerde toryum oranı uranyuma göre daha fazladır.Biyotit : K(Mg.Ce. feldispat ve muskovit için işletilebilirler.F)2 Disten : Al2SiO5 Spessartin : Mn3Al2(SiO4)3 Zirkon : ZrSiO4 Torit : ThSiO4 Uranotorit : (Th.Fe)3(Si3AlO10)(OH. nadir toprak elementleri .Th)PO4 2) PEGMATİTLERİN ZONLU DAĞILIMI: Bir batolite göre çeşitli konumlarda yer alan pegmatitler. Th. mineraloji koleksiyonlarını süsleyen iri. Nefelinli siyenitik peçrıatitler özellikle Nb. Y ve mücevher taşları bakımından önemlidir. Pegmatitlerde çok çeşitli uranyum minerallerinin varlığı bilinmesine racnen. Ta.F)2 Lepidolit :K(Li. Karmaşık pegmatitler ise başlıca Li. Ta.U) SiO4 Ortit=Allanit : (Ca. Mikalı ve turmalinli pegmatitler.La. Takke üzerinde. Zr ve Ti'lı pegmatitler. Th ve Ce bakımından önem taşırlar.

ortoz ve plajiyoklaz dışında müskovit. magmanın katılaşma sürecinde derişmiş Sn. 2.600°C'lik ısılarda çökelmişlerdir. Amerikalı yazarlar bu yatakları yüksek ısılı hidrotermal (hipotermal) yataklar sınıfında kabul ederler. pipo şeklinde bir granitik pegmatit mevcuttur. hem de berilyum üretimi için değerlendirilir.PEGMATİTİK YATAKLARA ÖRNEKLER: Dünyada ve Türkiye’de bilinen başlıca pegmatitik yataklar şunlardır : l.Gördes (Manisa): Türkiye'nin en önemli pegmatit zuhurları bu yörededir. PNÖMATOLİTİK YATAKLAR TANIM: Oluşumlarında uçucu elemanların en önemli rolü oynadığı. Taşıyıcı rolü oynayan uçucu elemanlar ise flüorit. metamorfik kayaçlar içinde yer almışlardır. Greyzen yatakları deyimi Rus yazarları tarafından kullanılmaktadır. 6. turmalin gibi minerallerin bileşimine girmişlerdir.Black . 3.Minas Geraes (Brezilya): Metamorfik ve plütonik kayaçlar içindeki pegmatit damarları başlıca beril ve muskovit için işletilir. lepidolit ve ambligonit minerallerinden itibaren lityum. Ancak bu sonuncu mineralin genellikle kassiterit ve volframitten önce yatak çeperlerine yerleşmiş olması sorun yaratmaktadır.Izoumroudnyie Kopi (Ural. klorür veya iyodür halinde. biyotit. Bu görüşe göre. W gibi elementler borür. diğer taraftan hidrotermal yataklara geçiş özelliğindedir.Jos Platosu (Nijerya): Ayrışmış granitler içindeki pegmatit damarlarında Nb mineralleri bulunur. PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN OLUŞUMU: Pnömatolitik yatakların oluşumunda pnömatolit veya mineralizatör adı verilen uçucu elemanların en önemli rolü oynadığı klasikleşmiş bir görüştür. Bu yatakta spodümen. Asıl pnömatolitik yatak deyimi bu yatakları pirometasomatik ( kontak pnömatolitik ) yataklardan ayırmak amacı ile alman yazarlar tarafından kullanılmıştır. turmalin ve dişten de içerirler. Mika yatağı olarak işletilmişlerdir. Bu yataklar çeşitli nitelikleri ve bilhassa mineralojik bileşimleri bakımından bir yandan pegmatitik yataklara. 5. Kuvars. Bazı yazarlar pnömatolitik yataklar için değişik adlar kullanmışlardır. Gördes pegmatitleri damar şeklinde olup. 4.Hills (Güney Dakota. apatit.Karaköy (Bilecik): 40 m kalınlığındaki bir pegmatit feldispat yatağı olarak işletilmektedir. 70 m çapında. topaz. Rusya): Metamorfik kayaçlar içindeki granitik pegmatit damarlarında beril mineralleri hem mücevher taşı. flüorür. Bu nedenle bazı yazarlar tarafından oluşum için farklı görüşler ileri sürülmüş ve "pnömatolitik yatak" deyimi kullanılmaktan kaçınılmıştır. Ancak bu mineralin asıl üretimi yöredeki kırıntı yataklardan itibaren yapılır. berilden itibaren de berilyum üretilir. . Asit çıkışlı yatak deyimi bu yataklarının kökenlerinin ‘asit plütonik kayaçlara bağlı olduğunu belirtmek amacı ile Fransız yazarlar tarafından kullanılmıştır. ABD): Metamorfik kayaçlar içinde. Zira taşıyıcı rolü oynayan elemanların normal olarak bu görevlerinin bitmesinden sonra kristalleşmesi gerekirdi. yüksek ısı ve basınç koşulları altında meydana gelmiş yataklara pnömatolitik yataklar denir. 7.Kragerö (Norveç): Bu yöredeki granitik pegmatitler toryum bakımından önem taşırlar. gaz fazında taşınmışlar ve yaklaşık 400° .

arsenopi-rit gibi daha birçok çeşit minerale rastlanabilir. zirkon. kalkopirit. pirotin. Sullivan'ın bu varsayımı kristal . Silis oranları genellikle çok yüksektir.GORDON SMITH'e (1947) göre kalıntı magmadaki kalay stannat halinde sıcak alkalen çözelti olarak taşınmıştır. Na2O ve CaO bakımından bu kayaçlar alkalen veya kalko alkalen niteliktedir. Başka bir deyişle pnömatolitik yataklar daima akrobatolitik aşınma seviyelerinde bulunurlar. flüorlu. Bu yataklar daima granitik batolit veya stokların takke kısmında. iyonik yük gibi özellikler nedeniyle granit minerallerinin bileşimine giremeyen kalay plütonun kenar kısımlarına itilmiş ve burada derişmiştir. Kayaçların granitleşmesi sırasında iyonik yarıçap. Bor ve flüorlu minerallerin de yine granitik plüton kenarlarında bulunması aynı şekilde açıklanmaktadır. Feldspatların bileşimine giren K20. hem de mus-kovitli granitler pnömatolitik yataklarla ilişkili olabilirler. Tali mineral olarak çoğu kez flüorit. çoğu kez hidrotermal yataklarda da bulunabilirler. uzun eksene paralel şekilde yerleşmişlerdir. Pnömatolitik yatakların bağlı olduğu granitler her zaman hololökokrattır.. stokverk veya saçınım şeklinde yataklarımı şiardır. Ancak sadece biyotitli veya hem biyotit.Fe)WO4 Molibdenit : MoS2 Bizmutinit : Bİ2S3 Manyetit : Fe3O4 Hematit : Fe2O3 Pnömatolitik yataklarda manyetit ve hematite diğerlerinden daha az olarak rastlanır. Kuvars en çok bulunan gang mineralidir. turmalin. Pnömatolitik yataklar büyük bir çoğunlukla asıl granitlere bağlıdır. KİMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİM : l. şeelit. molibdenit. daha önceden volkanizma ile derinlerden taşınmıştır. alkalen feldspat ve plajiyoklaz dışında en karakteristik mineral muskovittir.Pnömatolitik Yatakların Cevher ve Gang Mineralleri başlıca cevher mineralleri şunlardır: Kassiterit : SnO2 Volframit : (Mn. ancak bazen siyenite yakın granitlerde de cevherleşmelere rastlanabilir. Genellikle porfiroid dokuda olan bu kayaçlarda kuvars. takke yan kayaç sınırında veya granite çok yakın yan kayaçlar içinde yer alırlar. lityumlu ve fosforlu mineraller diğer önemli gang minerallerini oluştururlar. manyetit ve hematit pnömatolitik kökenli olabilecekleri gibi. granite göre konsantrik veya ışınsal haldedir . . PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN YATAKLANMA SEKİL VE YERLERİ : Pnömatolitik yataklar genellikle damar.yapı kuramı olarak da adlandırılır. Kalay bu kayaçların içine. Borlu. SULLIVAN (1948) kalay elementinin kalıntı magmadan değil. granitleşmeye uğrayan kayaçlardan geldiğini ileri sürer.apatit. monazit ve ksenotim bulunur. bizmütinit. Çoğu kez birçok pnömatolitik damar bir arada bulunarak bir damar ağı meydana getirirler. Pnömatolitik yatakların bağlı olduğu granitler mezozon veya katazona aittir. Bu damarlar (flöze) granitin soğuma çatlakları içinde. Aslında pnömatolitik köken sadece kassi-terit için karakteristiktir. allanit. Pnömatolitik damarlar özellikle bol kuvarslıdır. Buna karşılık volframit. Ender olarak yığın veya pipo şeklinde yataklara da rastlanır. Işınsal damarların granitten çıkıp yan kayaç içine uzanan konumları asit çıkışlı yatak deyimine uygun düşmektedir. Pnömatolitik ile hidrotermal arasında geçişi temsil eden yataklarda bu minerallerin dışında pirit. Bunlar genellikle uzun eksenli batolit veya stoklara bağlı olarak. Bazı hallerde düşeye yakın eğimli damarlar paralel olarak bulunurlar.

: . Fakat bazı yazarlar bu deyimi pnömatolitik etkenlerle metasomatik değişikliklere uğramış her tür kayaç için kullanılır. W.Kore Japonya volfram provensi gibi. Greyzenlerde ayrıca turmalin.OH)30 Apatit: Ca5(PO4)3 (F. topaz. Turmalinleşmiş kayaçlar ayrıca flüorit. Malezya . uygulamada büyük öneme sahiptirler.Al)6 B3Al3Si6 (O. Bakımından bu kayaçlar alkalen veya kalkalkalen niteliktedir. lepidolit veya zinvaldit cinsindendir.Al)3 (Si3AlO10) (OH. Granitlerin dışında alüminosilikatlı veya karbonatlı yankayaçlar da turmalinleşebilir. îğne şeklindeki turmalinlerin ışınsal olarak bulunduğu bu kayaçlara bazı yerlerde lüksilyanit adı verilir.F)2 Zinvaldit : K Li Fe Al (Si3AlO10) (OH.F)2 Topaz Al2SiO4(OH.Cl) Flüorit: CaF2 Kaolen: Al4Si4O10(OH)8 Aksinit : Ca2(Mn. Greyzenleşme aslında granitler için kullanılan bir deyimdir. ultra-bazik ve bazik kayaçlarda biyotit. topaz.Yan kayaçlarda kimyasal ve mineralojik değişiklikler . Pnömatolitik dönemde.Başlıca gang mineralleri şunlardır : Kuvars: SiO2 Muskovit : K Al2 (Si3AlO10 ) (OH)2 Lepidolit: K (Li. Mika muskovit.KAOLENLEŞME: Genellikle feldispatların aleyhine kaolen oluşur. muskovit. yan kayaçlarda metasomatik olarak önemli kimyasal ve mineralojik değişiklikler görülür. flogopit oluşumu. Ancak bu yataklar genellikle sadece bir element için ekonomik olabilmektedir. meydana gelen kayaca ise greyzen adı verilir. topaz. W. Bu dört elementten başka pnömatolitik yataklar bazen Fe için de ekonomik olabilmektedir.TURMALINLEŞME: Granitteki feldspatların ve mikaların aleyhine kuvars ve turmalin oluşur. Kaolenleşmeye birçok pnömatolitik yatakta rastlanılmasına rağmen bu olay hidrotermal kökenli olabilir. Mo ve Bi için önem taşır. örneğin alüminosili-katlı kayaçlarda kuvars. C. Böylece kayaç başlıca kaolen ile bozuşmadan arta kalan kuvars ve mika mineralleri içerir.Endonezya kalay provensi.GREYZENLEŞME: Alüminosilikatlı kayaçlarda özellikle feldspatlaıin aleyhine kuvars ve mika oluşumuna greyzenleşme. Pnömatolitik yataklarda Sn. örneğin Sn ve W dünyada ayrı metallojenik provenslerde işletilmektedir. flüorit oluşumu.F)2 Turmalin : (Na.F)2 Flogopit : K Mg3 (Si3AlO10) (OH. kassiterit. Yan kayaçlarda meydana gelen değişiklikler. karbonatlı kayaçlarda flüorit. uçucu elemanların büyük hareket kabiliyetinden dolayı.Fe)Al2BSi4O15 (OH) 2. turmalin oluşumu olağandır. Genelde başlıca değişiklikler şunlardır: A. maden aramada kılavuz rolü oynadıklarından. PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ: Pnömatolitik yataklar başlıca Sn.Ca) (Mg. volframit gibi mineraller de içerebilirler. flüorit.Fe)3 (Si3AlO10) (OH. apatit gibi tali gang mineralleri ve kassiterit. Güney Çin . Bu değişiklikler getirimlerin niteliği ve yankayacın cinsi ile ilgilidir. volframit gibi cevher mineralleri de bulunabilir. Mo ve Bi elementlerine beraberce rastlamak olasıdır. Fakat her durumda yeraltı su tablasından daha alçak seviyelerde gözlenmesi nedeniyle.F)2 Biyotit : K(Mg. derin kökenli olduğu tartışmasızdır. B.

Gang mineralleri kalsit. Sivas): Tersiyer yaşlı mikrosiyenit ve mikrodiyoritler içinde. Climax (Colorado.Şekil: Cinovec(Zinnwald-Erzebinge) yatağında bir flöze Şekil: Altenberg Kalay yatağından geçen bir kesit PNÖMATOLİTİK YATAKLARA ÖRNEKLER : 1. kalkopirit ve kısmen hematitleşmiş manyetit vardır.Ankara): Biyotitli granitler içindeki kuvars damarlarından molibdenit işletilmiştir. Daha dış zonlarda Cu. Balışıh (Keskin. Gümele (Mihalgazi. 4. Cevher orta derecede silisleşmiş zonlardadır. Gümele kalay zuhurları günümüzde ekonomik değildir.apatit ve flogopittir. 5. Son iki mineral cevherleşmenin hiç olmazsa kısmen pnömatolitik kökenli olduğunu göstermektedir. kuvars. Pınargözü (Kangal. stokverk yapılı kassiterit bulunmaktadır. Zn ve Pb cevherleşmeleri vardır.Eskişehir): Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçları kesen Hersinyen yaşlı bir granitin takke kesiminde. 2. stokverk ve damar şeklinde hematit bulunmaktadır. 3. Altenberg (Doğu Almanya) ve Cinovec – Zinnvald (Çekoslavakya – Doğu Almanya): Erzgenbirge adı verilen bölgede birbirine birkaç km. yakınlardaki bu yataklarda kassiterit ve volframit hersiniyen yaşlı granitlerin flöze damarlarında ve greyzenleşmiş kısımlarındaki stokverklerde bulunmaktadır. ABD) : Dünyanın en önemli molibdenit yatağıdır. Cornwall (İngiltere): Hersiniyen granitleri içindeki kuvars ganglı damarlar ve stokverkler kassiterit içerirler. Geçmişte büyük önemi olan bu yatak günümüzde hemen hemen tükenmiştir. . Ayrıca az miktarda pirit. Yörede damar şeklinde cevherleşmeler de vardır. Antekambriyen yaşlı eski granitleri kesen Tersiyer yaşlı kuvarslı monzonitlere bağlı olarak pipo şeklinde bir yatak oluşmuştur (Şekil 93). 6.

Hematit ve pirit daha az miktarda bulunur. Skarnlar içerdikleri cevher mineralleri ile piroraetasomatik yatakların esas kayacını teşkil ederler. başlıca silis ve demir getirimi ile metasomatik olaylar neticesinde. Fe gibi elementler içeren karbonatlı kayaçlarda ise kalsiyum silikatlı mineraller oluşur. . Pirometasomatik yataklar özel koşullarda oluşmuş bir çeşit pnömatolitik yatak olarak da kabul edilebilir. Bütün bu kayaçlar Hasançelebi civarında kısmen veya tamamen skapolitleşmişlerdir. dolomitik kireçtaşı. yöredeki mikrosiyenitik ve pegmatitik daykların varlığı bu varsayımı doğrulamaktadır. Zira silis ve demirin dışında diğer önemli getirimler kükürt ve nadir elementlere aittir. zirkon. Bu mineraller oluşumun pnömatolitik dönem dışında pegmatitik ve hidrotermal dönemleri de kapsadığını. hatta granit içinde de oluşabilirler. vb.) skarn veya taktit adı verilen kayaçlara dönüşürler. özellikle sülfürlerin var olması sıvı fazdaki hidrotermal getirimlerin de rol oynadığını kanıtlamaktadır. Si. kontak metasomatik veya skarn yatakları deyimleri de kullanılır.verişler oynar. Bu yataklar için bazı yazarlar tarafından kontak pnömatolitik.7. PİROMETASOMATİK YATAKLARIN YATAKLANMA ŞEKLİ ve YERLERİ Pirometasomatik yataklar başlıca yığın. Skapolitin dışında kalan gang mineralleri biyotit. PİROMETASOMATİK YATAKLARIN OLUŞUMU Pirometasomatik yatakların oluşumunda en önemli rolü ısı ve kimyasal alış . apatit. lepidolit. kimyasal alışverişle (metasomatik) oluşmuş yataklara pirometasomatik yataklar denir. hatta yer yer pirometasomatik bir cevherleşmenin söz konusu olabileceğini göstermektedir. Siyenitik batolit görülmemekle beraber. Böylece pirometasomatik yataklarda yaklaşık 800° ile 400°C arasında oluşmuş asıl cevherleşmelerin yanında daha düşük ısılarda oluşmuş hidrotermal cevher minerallerine rastlamak olasıdır. Bunların yanında çoğu kez düşük ısılı minerallerin. Başlıca cevher minerali olan manyetit skapolit fels içinde saçınım halindedir. karbonatlı kayaçlar (kireçtaşı. Böylece kontak metamorfizma sırasında. kalsit. Hasançelebi (Hekimhan. marn. Bunların üzerine uyumsuz olarak üst Kretase yaşlı tortul kayaçlar ve trakitler gelir. Yörede üst Kretase öncesi serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlar ve bazik volkanik kayaçlar bulunur. Granitik kayaçların sokulumu sırasında plütonik kütlenin yaydığı ısı ile yan kayaçlar kontak metamorfizmaya uğrarlar. Bu yataklarda gelişen en son cevherleşmeler skarn içinde damar veya stokverk şeklinde olabilirler. mercek veya katmansı halde bulunurlar. Saf kireçtaşları yeniden kristalleşerek mermer haline dönüşür. Malatya): Önemli bir demir yatağıdır (Şekil 94). turmalin. Daha ender olarak skarnlar silikatlı kayaçlardan itibaren. sfen. rutil ve kuvarstır. yüksek ısıda (piro). Cevher oluşumu aynı plütonizmanın pnömatolitik dönemiyle ilgilidir. PİROMETASOMATİK YATAKLAR TANIM: Granitik kayaçlar ile karbonatlı kayaçların kontağında veya kontağa yakın yerlerde. amfibol. flüorlu ve klorlu gang minerallerinin bulunuşu getirimlerin kısmen de olsa gaz fazında taşındığını göstermektedir. Bunun nedeni kontakt metamorfizmaya eşlik eden yüksek ısılı getirimlerdir. Skarnlarda borlu. dolomit. diopsit.. Ender olarak manyetit damarlarına da rastlanır. Ancak çoğu kez karbonatlı kayaçlardaki silisyum ve demirin oluşabileceğinden çok daha fazla kalsiyum silikatlı mineralin var olduğu gözlenir. Saf olmayıp. gröna. marnlı kireçtaşı. Skapolitleşmenin bir siyenitik batolitin sokulumuna bağlı olarak metasomatik bir kontakt metamorfizma ile oluştuğu düşünülmektedir.

Bu elementler genellikle volfram yataklarında birer alt ürün olarak elde edilirler. talk. Mili City'de Jurassik sonu . Pirometasomatik Sn. Başlıca şeelitten oluşan cevher bu skarnlar içindedir. serpantin ve dolomittir. gibi alümino. Genellikle Fe ve W yataklarını dışa doğru Cu yatakları. 2. Yatak içinde metalik cevher mineralleri de zonlu bir dağılım gösterebilir.cevherli karbonatlı kayaç . en dışta ise Zn ve Pb yatakları izler. S. Mağnezyumlu Skarnlar: Dolomitlerin veya dolomitli kireçtaşlarının ornatımı ile oluşmuşlardır. daha sonra da demir elementinin alması şeklindedir. siyenit. Skapolit en karakteristik minerallerdir. . epidot. . PİROMETASOMATİK YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ : Pirometasomatik yataklar başlıca W. vollastonit ve vezüvyanittir. forstarit. Mill City (Nevada. Ekzoskarnlarda cevher mineralleri skarn – granit kontağından ziyade skarnkarbonatlı kayaç kontağına yakın kesimlerde. Molibden ve bizmut ender olarak tek başına işletilir. Karakteristik mineralleri grönalar (andradit. Kalsiyumlu Skarnlar: Kireçtaşlarının ornatımı ile oluşmuşlardır. Ekzoskarnların büyük bir çoğunluğu plütonik kayaçların hemen dışında. Bu yataklarda volfram şeelitten itibaren elde edilir. piroksenler (diopsit. Plütonik kütle dışındaki skarnlara ekzoskarn içindekilere endoskarn denir. spinel. Silikatlı Skarnlar: Granit. grönalar. vb. hatta karbonatlı kayaç içinde yer alır. serpantin ve grafit (C) bakımından önem taşır. hedenberjit). Silikatlı mineraller de kendi aralarında bir sıralama gösterirler. ZONLANMA VE SÜKSESYON: Pirometasomatik yataklarda kayaçların konumu genellikle bir zonlanma belirler.Ca)8 (Al SiO4)6 (SO4. Bu kalsiyumun yerini ilk önce magnezyum. endüstriyel hammadde olarak vollastonit. kumtaşı. lazürit (=lapis lazüli: (Na.cevhersiz skarn . bağlı olarakta bulunurlar.Kretase yaşlı iki küçük granodiyorit stoku ince kireçtaşı ara katkılı Triyas şistlerini kesmektedir.Cu.karbonatlı kayaç şeklindedir Pirometasomatik yataklarda mineraller genellikle silikatlar-oksitler-sülfürler şeklinde bir oluşum sırasına sahiptir.Zn ve Pb bakımından önem taşır. Daha ender olarak genel anlamda granit tanımına giren bütün kayaçlara. kiltaşı. CI)2). Karakteristik mineralleri diopsit. Gümüş de benzer şekilde kurşun yataklarında bir alt ürün olarak gümüşlü galenden itibaren elde edilir. grossüler).cevherli skarn . SMİRNOV (1962) skarnları kimyasal ve mineralojik bileşimlerine göre üçe ayırmıştır: 1.Mo. volkanik tüf. kontağında bulunur. özellikle volfram yatakları en karakteristik ve en önemli olanlardır. 3. granatlar. ABD): ABD'nin batısındaki büyük bir volfram provensi içinde yer alır. Pirometasomatik yataklar metalik cevherler dışında mücevher taşı olarak korendon çeşitleri. flogopit. PİROMETASOMATlK YATAKLARA ÖRNEKLER : 1.Bi ve Ag yatakları ikincil öneme sahiptir.silikatlı kayaçların ornatımı ile oluşmuşlardır. Böylece kalsit-vollastonit-diopsit-hedenberjit-andradit şeklinde bir süksesyon izlenir. Ancak bu dağılım skarn zonundaki yan kayaçların cinsine ve konumuna göre değişir.Pirometasomatik yatakların plütonik kütlelere göre konumu değişiktir.Fe. Ancak kontaktan 1000m. spinel. Kireçtaşları skarna dönüşmüştür. Böylece granitten dışa doğru sıralanma granit . Uzaklıkta olan skarnların varlığıda bilinmektedir. Pirometasomatik yatakların büyük bir çoğunluğu granodiyoritlere bağlıdır.

manyetit. grossüler. Yörede ayrıca pirit. 300 gr/ton Ağ içerikli yaklaşık l milyon ton toplam rezerv vardır. amfibolit ve mermerlerden ibarettir. gnays. çinko ve gümüş yatağıdır. % 12 Zn. andradit. 80 m genişliğinde ve 200 m kalınlığındadır. Başlıca cevher minerali spekülarittir. Yaklaşık 200 m çapındadır. Başlıca cevher minerali manyetit'dir. 6. Mermer kütlesi içinde üç ayrı seviye halinde bulunan skarnlar da az miktarda cevher içerir. grönalar. bursait ) gibi cevher mineralleri bulunur.8 civarındadır. C kafası diye adlandırılan üçüncü bir demir cevherleşmesi kırıntı yatağı tipindedir. kalkopirit ve daha birçok çeşit minerale rastlanır. kübanit. pirotin. Bu kafa civarında skarn gelişmemiştir. Başlıca kalkopiritten oluşan cevherleşme skarn içindedir. WO3 olarak görünür rezerv 75 000 tondur. Rejyonal metamorfik kayaçlar içindeki mermerler ile granitlerin kontağında skarn zonları ve pirometasomatik cevherleşmeler gelişmiştir. özellikle skarn zonlarında diopsit. diopsit.Divriği (Sivas): Türkiye'nin en büyük demir yataklarından biridir. Divriği yataklarında manyetit ve hematit dışında pirit. kalkopirit. Metamorfik kayaçlar fillad. Uludağ (Bursa): Türkiye'nin en önemli volfram yatağıdır.2. skapolit. hedenberjit. molibdenit. serisit. epidot. Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçlar Kretase sonu veya Eosen başlangıcında siyenit sokulumu ile kontak metamorfizmaya uğramışlardır. Ancak ekonomik olanlar galen ve sfalerittir. Akdağmadeni (Yozgat): Kurşun . Yörede Üst Kretase yaşlı serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlar ile dolomitik kireçtaşları ve kireç taşları bulunur.6-0. Keban'da % 9 Pb. mikaşist. Gümüş galenden itibaren alt ürün olarak elde edilmektedir. pirotin.. Asıl cevher mineralleri olan galen ve sfalerit'in dışında manyetit. aktinot. 3. diopsit. Ancak turmaline bol rastlanır. skarn cevheri adı verilen bu kesimlerde kuvars. flüorit. pirit. kalkopirit. klorit gibi silikatlar ile şeelit. pirotin. spekülarit. epidot flogopit. andradit. B kafası serpantin ile mermerleşmiş kireçtaşları arasında yer alır. aktinot. A kafası siyenit ile mermerleşmiş kireçtaşları arasındadır. kuvars ve kalsit mineralleri bulunur. 5. tremolit. Bisbee (Arizona. yani çok çeşitli elementlere ait mineraller oluşmuştur. vollastonit. Sokuluma bağlı olarak skarn zonları meydana gelmiş ve demir cevherleşmeleri olmuştur. Skarnlarda başlıca vollastonit. şeelit. mineralizasyonları da vardır. Böylece cevherleşmenin kısmen hidrotermal kökenli olduğu anlaşılmaktadır. Uludağ şeelit yatağında WO3 tenoru % 0. 4. Hersinyen yaşlı bir granodiyorit stoğu Palezoik yaşlı metamorfik kayaçlar içine sokulum yapmıştır. Keban (Elazığ): Kurşun. arsenopirit. Cevherleşme polimetaliktir. Böylece skarn zonları ve pirometasomatik cevherleşmeler gelişmiştir . molibdenit.(hematit). Yataklarda ayrıca oksidasyon ve sementasyon zonları da gelişmiştir. Paleozoik veya Mesozoik yaşlı rejyonal metamorfik kayaçlar içine Eosen öncesi yaşlı granitler sokulum yapmışlardır. manyetit. tremolit. Yaklaşık 800 m uzunluğunda. Pirometasomatik demir cevherleşmeleri A ve B kafaları diye adlandırılan başlıca iki yerde bulunmaktadır. hedenberjit. ABD): Tersiyer yaşlı porfiroid granodiyorit ve kuvars monzonitler Paleozoik yaşlı kireçtaşlarını kesmişlerdir. vb. Eosen yaşlı siyenit ve monzonitler bu kayaçlar arasına sokulum yapmıştır.çinko yatağıdır. vezüvyanit. Divriği yataklarında ortalama % 55 Fe tenörlü 110 milyon ton toplam rezerv (görünür + muhtemel) saptanmıştır. hematit . nabit altın. epidot ve flogopit görülür. Senklinal biçimindeki bir mermer kütlesi granodiyoritle beraber bulunur .

Alt Kretase yaşlı bazik volkanik kayaçlar ile mermerleşmiş kireçtaşı ara bantları bulunmaktadır. Tersiyer yaşlı dasitler.Hidrotermal çözeltileri oluşturan çözeltilerde. Cevher minerallerine Skarn zonu mineralleri eşlik eder Kuvars. kal kopirit. HİDROTERMAL YATAKLAR TANIM : Derin kökenli. Üst Triyas yaşlı çakıltaşları. kalsit ve siderittir. Sekü'de spekülarit. Derine doğru çinko oranı yükselir. 8. tremolit. grossüler. Bunlar üst Triyas yaşlı oluşuklar içinde veya üstünde bloklar halinde bulunabilmektedir.(spekülarit). Araştırıcılar bu plütonik kayacın derinde var olduğunu düşünmektedirler. mineral tuzları ve gazlar su içinde çözülmüş haldedirler ve su tarafından taşınırlar. hedenberjit. Dokanak zonundaki cevherin pirometasomatik niteliğine karşılık bu sonuncular hidrotermal özelliktedir. Permiyen yaşlı kireçtaşları. Bazı yazarlar ise çözücünün sıvı haldeki karbon di oksit olduğunu düşünürler. Yörede yaşlı %dan gence doğru şu litolojik birimler bulunur. Balya'da ayrıca Permiyen kireçtaşları içinde damarlar halinde. dasitler içinde de saçınım halinde cevherleşme mevcuttur. kuvars ve kalsit. epidot. kalsit. pirit. Bu sıvılardan itibaren çökelme veµ (0. klorit. kuvars ve kalsit bulunmaktadır. sfalerit ve pirittir. Mermerleşmiş kireçtaşları Üst Kretase başlangıcında sokulum yapan granodiyoritlerin kontağında kısmen skarna dönüşmüşlerdir (Şekil 101). diopsit. Doğankent dolaylarında da benzer cevherleşmeler vardır. aktinot. Balya (Balıkesir): Kurşun-çinko yatağıdır. Üst Triyas yaşlı kumtaşı. . kurşun azalır. Çünkü bu cevherleşmeler bir granit plütonunun yakın çevresinde ve granit sokulumunu takip eden bir zamanda yerleşmişlerdir. Dongul Dere'de manyetit. andaluzit. diopsit. vollastonit. serpantin. andradit. kalkopirit ve pirite rastlanır. Sekü ve Dongul Dere Zuhurları (Doğankent Giresun): Doğu Karadeniz bölgesinde granitik sokulumlara bağlı olarak gelişmiş çok sayıda pirometasomatik cevherleşmenin varlığı bilinmektedir. fluorit. diopsit.001 mineral oluşumu fizikokimyasal esaslara göre gerçekleşir. albit. sulu (hidro) ve sıcak (termal) çözeltilerden itibaren oluşmuş epijenetik yataklardır. KÖKENİ Hidrotermal olarak tanımlanan cevherleşmelerden pek çoğunun granitik plütonlarla ilişkili olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Asıl skarn zonlarında ayrıca gröna. Tersiyer yaşlı andezitler. Sıvının niteliği ne olursa olsun faydalı element veya bileşikler sıvı içinde süspansiyon (>) kolloidµ 0. tremolit. andradit. Çünkü sulu ve sıcak eriyikler plütonizma dışında volkanizma subvolkanizma ve hatta çok azda olsa tektonizma gibi . andradit. hedenberjit ve epidot bulunur. 7. kiltaşı ve miltaşı ardalanması. Bu tektonik hat boyunca yığın veya mercekler halinde dizilmiş cevherleşmede en önemli mineraller galen. Gang mineralleri kuvars. metamofizma gibi olaylara bağlı olarakta gelişebilir. Cevherleşme en yoğun olarak dasitler ile Permiyen kireçtaşlarının tektonik dokanağında gelişmiştir . barit. pirotin.l0. vb . skapolit. Ancak bir çok hidrotermal yatağın granit plütonları ile doğrudan ilişkisi saptanamaz. Pirometasomatik cevherleşmeye neden olan hiçbir plütonik kütle yüzeyde mostra vermemektedir.l ) veya iyon halinde taşınırlar. Bu yörede Malm .

Hidrotermal yataklar genellikle asıl granitlere ve granodiyoritlere bağlıdır. Faydalı element veya bileşikler de benzer şekilde değişik kökenli olabilir. çok ufak ölçekteki boşlukları 4) Breş aralıklarında 5) Ayrışma boşluklarında (karstik. HİDROTERMAL YATAKLARIN YATAKLANMA SEKİL VE YERLERİ: Hidrotermal yatakların en tipik yataklanmaları damar (=filon) şeklindedir.Hidrotermal çözeltilerdeki su değişik ortamlara ait olabilir: a) Mağmatik Kökenli Su (Jüvenil Su): Magmanın soğuyup katılaşması sürecinde magmadan ayrılan su buharının yoğunlaşmasıyla oludur. Hipotermal ~ 400°-300°C b. vb. c) Kıta kabuğunun kısmi ergimesiyle oluşan granitik mağmalar) d) Yan kayaçlar: Bu sonuncu durumda yan kayaçlar içinde daha önceden mevcut faydalı element ve bileşikler hidrotermal sıvıların geçişi sırasında çözümlenmiştir. a. Mezotermal ~ 300°-200°C c. Cevher yerleşimi için en uygun yerler şunlardır: 1) Kırık boşlukları 2) Kırık arakesitleri 3 )Kayaç gözenekleri. Diğer plütonik kayaçlar ile volkanik ve sübvolkanik kayaçlara bağlı hidrotermal yataklar daha az sayıdadır. Buhar basıncı ısı düştükçe azalır. stokverk ve yığın şeklindeki cevherleşmeler de olağandır. Epitermal ~ < 200°C Hidrotermal cevherleşmelerin oluşumundaki basınç koşullarını saptamak çek zordur. c) Meteorik Su: Yüzeysel kökenli sular dolaşımları sırasında oldukça derine inip ısınabilirler ve bu arada bazı element veya bileşikleri çözüp bünyelerine alabilirler. Derine doğru indikten sonra tekrar yükselen bu sulara vadoz sular denir. Hidrotermal cevherleşmelerin oluşum ısısı NIGGLI (1929) diyagramlarından da anlaşılacağı gibi yaklaşık 400°-100°C arasındadır. dolayısıyla litostatik basıncın 1800 bar'dan daha düşük olduğu bilinmektedir.alkali mağmalar. Aslında yukarıda belirttiğimiz değişik kökenli sular hidrotermal çözeltilerde bir arada ve değişik oranlarda bulunabilir. saçınım. b) Metamorfik Kökenli Su: Derinde su içeren kayaçların metamorfizmaya uğraması ile bir miktar su açığa çıkar.. Hidrotermal cevherleşmeler kendi aralarında ısıya bağlı olarak şu şekilde ayrılırlar. Ancak bu cevherleşmelerin genellikle 6000 m’den daha sığ derinliklerde meydana geldiği.) 6) Soğuma çatlaklarında 7) Katmanlar arasında 8) Kıvrımların eksen kısımlarında . Bunun dışında mercek. a) Üst mantonun kısmi ergimesiyle oluşan bazaltik ve peridotitik mağmalar. Buhar basıncı ise uçucu elemanların miktarına bağlıdır. b) Plaka hareketlerine bağlı olarak dalma ve yitme zonlarında gelişen kalko .

E) : (Ca. K2)m (Si. Fe.E) : (Ca. Cu ve pirit genellikle az (H.E) : SiO2 Ankerit (M. F)2 Rodonit (H) : (Mn. Cevher yapıları son derece çeşitlidir. ROUTHER’ye (1963) göre başlıca parajönezler şunlardır: 1)Au (H) 2)Cu ve pirit. M) (H. Ca) SiO3 Kuvars. metamorfizma ve hatta tektonizma gibi olaylara bağlı olarak da gelişebilirler.Ca)CO3 Ametist (E) : (Mor kuvars) Rodokrazit (M. Burada. E) : CaCO3 Alinüt (E) : KAl3(SO4)2(OH)6 Dolomit (M. kalsit ve barit en çok rastlanan gang mineralleridir. Başlıca gang ve endüstriyel hammadde mineralleri: Kuvars (H.Cevher yerleşimi için uygun niteliklerden birkaçının birarada olması durumunda cevherleşmenin daha kolay gerçekleşeceği anlaşılır. M. M. Fe)5 (Si4O11)2(OH)2 Biyotit (H) : K(Mg.M. Al)pO2p nH2O Albit (H) : NaAlSi3O8 Tremolit (H) : Ca2Mg5 (Si4O11)(OH)2 Aktinot (H) : Ca2(Mg. E) : (Mg. Ancak som yapılara hipotermal yataklarda. Ornatım veya içirme biçimindeki yerleşimlere de oldukça sık rastlanır.E) : FeCO3 Klorit (H. kuşaklı yapılara mezotermal yataklarda.Fe)3(Si2O7)(SiO4)O(OH) Zoisit (H) : Ca2 Al3(Si2O7)(SiO4)O(OH) Zeolit (H. M. Fe2 ) (Si4O10) (OH)2 nH2O Talk (H. hidrotermal cevherleşmelerin kökenleri ve özellikleri genelde açıklanacak. Al) (SiAl)O10 (OH)8 Serizit (H. Hidrotermal yataklardaki başlıca Parajönezler: Yukarıda başlıcalarını verdiğimiz mineraller çoğu kez belli yataklarda belli parajönezler halinde bulunur. Zn ve Pb genellikle az 3)Zn-Pb-Ag. M.Na2. Fe)3 (Si3AlO10)(OH. M. Fe. Zira bu cevherleşmeler bir granit plütonunun yakın çevresinde ve granit sokulumunu hemen takip eden bir zamanda yerleşmişlerdir. Al2. M. ancak örneklerden sadece granitik kayaçlara bağlı oldukları bilinenler verilecektir. E) : Ca2 (Al. E) .Cl) Siderit (M. Cevher yerleşimi genellikle dolgu biçimindedir.Mg)CO3 Florit (H.E) : BaSO4 Japs (E) : demirli kalseduvan Selestin (E) : SrSO4 Opal (E) : SiO2nH2O Jips (E) : CaSO4. E): CaF2 Manyazit (E) : MgCO3 Apatit (H) : Ca5(PO4)3(F. M) : KAl2 (Si3AlO10)(OH)2 Kaolen (H. M.E) : MnCO3 Kalseduan (E) : (lifi kuvars) Stronsiyanit (E) : SrCO3 Agat = akik (E) : kuşaklı kalseduvan Viterit (E) : BaCO3 Oniks (E) : kuşaklı kalseduvan Barit (M. HİDROTERMAL YATAKLARIN KÖKENİ . E) : Mg3 (Si4O10) (OH)2 Epidot (H. Hidrotermal olarak nitelendirilen cevherleşmelerden pek çoğunun granitik plütonlarla ilişkili olduğu kolayca anlaşılabilir. E) : Al2 (Si3AlO10)(OH)2 Montmoriyonit (H. Böylece derin olan kökenin ayrıntıda çok çeşitli olabileceği anlaşılmaktadır. düzensiz ve kırıklı yapılara epitermal yataklarda rastlamak daha olasıdır.2H2O Kalsit (M. 2. E) : (Mg3. sübvolkanizma. Ancak birçok hidrotermal cevherleşmenin granit plütonlarıyla ilişkisi saptanamaz zira sulu ve sıcak eriyikler plütonizma dışında volkanizma. M.E) : (Fe.

E) 8)Metalik olmayan mineraller. karbonat (kalsit. D) PİROPİLİTLEŞME: Daha ziyade andezitlerde. Karbonatlaşmanın çeşitleri şöyledir: Kalsitleşme Dolomitleşme Ankerit oluşumu Siderit oluşumu Manganosiderit ((Mn. epidot. vb. (E) YAN KAYAÇLARDA KİMYASAL VE MİNERALOJİK DEĞİŞİKLİKLER Hidrotermal çözeltiler genellikle yan kayaçlarda önemli değişiklikler meydana getirirler. ankerit). bazen de diğer volkanik kayaçlarda klorit. E) KİLLEŞME VEYA KAOLENLEŞME: Her türlü yan kayaçta gelişebilir. montmoriyonit cinsi kil mineralleri oluşur. pirit.4)Ag-Ni-Co-Bi-U (H. Hidrotermal ayrışma olarak da adlandırılan başlıca değişiklikler şunlardır . oluşumu ile belirlenen karmaşık bir ayrışma türüdür.. Ancak bunlar seyrek görülen önemleri az değişikliklerdir. vb. H) HEMATİTLEŞME: Demir getirimi ile gerçekleşir. A) SİLİSLEŞME: Silis getirimi ile her türlü yan kayaçta gelişebilir. En yaygın değişikliktir. Fluorit. Daha ziyade kaolen. -Alünitieşme: Volkanik ve subvolkanik oluşuklarda -FeIdispatlaşma: Genellikle albitleşme şeklinde -Biyotitleşme -Zeolitleşme -Talklaşma -Serpantinitleşme -Baritleşme . İ) DİĞER DEĞİŞİKLİKLER: Yukarıda sıralanan değişiklikler dışında daha birçok hidrotermal ayrışma çeşitli bulunmaktadır.M) 5)Sn-W-Bi (H) 6)Sb-Hg-As (E) 7)Fe-Mn-Mg (M. serisit. F) KARBONATLAŞMA: Daha ziyade karbonatlı kayaçlar ile bazik ve ultrabazik kayaçların ayrışmasıyla gerçekleşir.Ca)CO3) oluşumu G) PİRİTLEŞME: Kükürt getirimi ile gerçekleşir.Fe)CO3) oluşumu Manganokalsit ((Mn. barit. B) SERİSİTLEŞME: Genellikle asit veya nötr kayaçlardaki plajiyoklazların ayrışmasıyla gerçekleşir. C) KLORİTLEŞME: Genellikle nötr veya bazik kayaçlardaki ferromagnezyen minerallerin ayrışmasıyla gerçekleşir. Bu değişiklikler yan kayaca bazı bileşiklerin eklenmesiyle veya daha çok metasomatik şekilde gerçekleşir.

Buna karşılık kloritleşme genellikle dış zonlarda gerçekleşmiştir. bu yatakların aranmasına yardımcı olacak şekilde. bazı hipotermal altın yataklarında Au /Au + Ag oranının belli bir derinliğe kadar arttığı saptanmıştır. .Yan kayaçlarda meydana gelen kimyasal ve mineralojik değişiklikler çoğu kez bir cevherleşmeye eşlik ettiklerinden. kılavuz rolü oynarlar ve bu nedenle büyük önem taşırlar.Yan Kayaçlardaki Zonlu Ayrışmalar: Yan kayaçların hidrotermal ayrışması genellikle zonlu bir özelliktedir. Oluşum ısısıyla ilgili olarak Albit. -Hidrotermal yatakların iç zonlanması -Yan kayaçlardaki zonlu ayrışmalar -Hidrotermal yatakların zonlu dağılımı l. Zeosit. Serisitleşme bulunduğunda genellikle en iç ve derin zonlardadır. Porfiri bakır yataklarındaki yan kayaç ayrışmaları. 3. HİDROTERMAL YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ Hidrotermal yataklar değişik parajenezleri ile çok çeşitli metallerin ve endüstriyel hammaddelerin elde edilmesi için işletilirler.Hidrotermal Yatakların Zonlu Dağılımı: Hidrotermal yataklar bir granitik plüton etrafında zonlu bir şekilde dağılırlar. Biyotit gibi silikatlı gang mineralleri en derin zonlarda teşekkül ederler. Bazı hidrotermal yataklara ait zonlanmalar örnekler kısmında verilecektir. Ancak bazı epitermal yataklarda dıştan içe doğru As-Hg-Sb şeklinde bir zonlanma saptanmıştır. Bu tür yataklarda mineralojik veya kimyasal değişimleri düşey ve yanal olarak saptamak kolaydır. benzer özelliktedir. Aynı zonlanma mezotermal yataklardaki kuşaklı yapılarda da izlenebilir.Hidrotermal Yatakların İç Zonlanması: Aynı bir yatak içindeki minerallerin veya elementlerin zonlu dağılımı genellikle oluşum ısısına bağlıdır. Gang mineralleri de genellikle cevher minerallerine benzer şekilde zonlu bir dağılım gösterebilirler. Hidrotermal yataklardan itibaren elde edilen başlıca metaller ve bu metallerin içinde bulunduğu başlıca faydalı mineraller şunlardır. Daha sonra Cu ve pirit yataklarını dışa doğru Zn-Pb-Ag yatakları takip edebilir ve en dışta da Sb-Hg-As yatakları bulunabilir. 2. Ancak kuşakların genişliği ve cinsi çeşitli etkenlerle çok farklı olabilir. Ancak genelde FERSMAN'ın (1934) periplütonik düşey zonlanması geçerlidir . Epitermal yataklarda da iç zonlanma genellikle belirgin değildir. Zonlanmanın niteliği mineralojik bileşime ve yatağın oluşumunu etkileyen diğer faktörlere bağlıdır. Olağan gang minerallerinden kuvars genellikle kalsit ve barite oranla daha derinde ve daha içte bulunur. örneğin. Değişik nitelikteki ayrışmalar cevherli kısmı kuşaklar halinde sararlar. En belirgin iç zonlanmalara mezotermal yataklarda rastlanır. Ancak bazı kimyasal değişikliklere rastlamak mümkündür. Böylece mezotermal yataklarda yüzeyden derine doğru sırayla Ag-Pb-Zn-Cu minerallerinin artması ve en derinde pirit minerallerinin yoğun bir şekilde bulunması olağandır. ZONLANMA Hidrotermal yataklarla ilgili üç türlü zonlanma vardır. Böylece örneğin altınlı kuvars damarlarını bir granite en yakın kesimlerde aramak gerekir. Bu sıralanış aslında süksesyon – zonlanma ilişkisini aksettirir ve genelde FERSMAN'ın (1934) periplütonik düşey zonlanmasına da uygundur. Hipotermal yataklarda iç zonlanma enderdir. Zira bu yataklar çoğunlukla volkanizma veya subvolkanizmaya bağlı olarak geliştiklerinden teleskopaj meydana gelmiştir.

Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kuvars. oniks. barit. Porfiri bakır yatakları molibdenit ve altın içermeleri bakımından da ayrı bir önem taşır. Au : Nabit altın veya kalkopirit. endüstriyel hammadde olarak kullanılan birçok mineral hidrotermal olarak teşekkül etmiştir. selestin.Porfiri Bakır Yatakları: Aşağıdaki ortak özellikleri taşıyan yataklar olarak tanımlanabilirler. Rodonit Hidrotermal yataklarda çoğu kez birçok faydalı mineral bir arada ekonomik oranda bulunur. . bizmutinit veya galen içinde U: Uraninit. Cevherleşme saçınım veya stokverk halde. manyezit. malakit. Cevherleşme başlıca kalkopirit ve piritten oluşmuştur. Düşük tenörlü (yaklaşık % 0. Yan kayaçların içinde de Cu’ya rastlanabilir. Ge. Cevherleşme epizonal plütonik kayaçların veya sübvolkanik kayaçların takke kısmındadır (intraplütonik). opal. stronsiyanit. agat. Peşblend Sb: Antimonit Hg: Zinober As: Realgar. Yataklar yeryüzünde genellikle dairesel veya oval bir kesitle ortaya çıkarlar. kil mineralleri. talk. Bu yataklara polimetalik yataklar denir. l. Cevherleşmenin içinde veya çevresinde yer aldığı plütonik veya sübvolkanik kayaçlar genellikle monzonitik granit granodiyorit bileşimindedir.0 Cu). azürit gibi süperjen mineraller de vardır. buna karşılık büyük rezervli (en az birkaç on milyon ton) bakır yataklarıdır. Sadece çok bol bulunduğunda veya yan ürün olarak elde edildiğinde sülfürik asit yapımında kullanılır. Smaltit Bi: Nabit Bizmut. HİDROTERMAL YATAKLARA ÖRNEKLER : Hidrotermal yataklar içinde porfiri bakır yatakları jeolojik ve ekonomik özellikleri bakımından ayrı bir öneme sahiptir. silindir ters koni veya disk şeklindedir.. Orpiment Fe: Hematit. Bu nedenle porfiri bakır yatakları burada ayrı olarak ele alınacaktır. pirit arsenopirit içinde Ag : Nabit gümüş veya galen. flüorit. alünit. Siderit Mn: Pirolüzit. Birincil minerallerin yanında kalkozin..5-1. Bu kayaçların genellikle alkalen feldispat fenokristelleri içermeleri nedeniyle porfiri deyimi kullanılmaktadır. ametist. tetraedrit içinde Cd. kovellin. Pirit en çok rastlanan mineral olmasına karşılık çoğu kez ekonomik önemi yoktur.Ga. Rodokrozit.Cu : Kalkopirit Zn : Sfalerit Pb : Galen Bunların dışında aşağıdaki metaller ve faydalı mineraller sıralanabilir. zeolit. İn : Sfalerit içinde Mo: Molibdenit Ni: Nikelin Co: Saflorit. Metalik mineraller dışında.

Sarçeşme (İran) Bakırçay (Merzifon – Amasya) İspir (Erzurum) Mother Lode Altın Yatakları (California . Bu zonlanma içten dışa doğru genellikle şöyledir.kuvars zonu: Başlıca serisit ve kuvars minerallerini kapsar.Zn . vb. Plaka tektoniği ile olan bu yakın ilişki nedeniyle porfiri bakır yatakları belli orojenik kuşaklar üzerinde yer almaktadır. i) Porfiri bakır yataklarında hidrotermal ayrışma ürünleri bir zonlanma gösterir.Montmoriyonit zonu: Nispeten incedir. bazen hiç olmayabilir. kalkopirit.Pb Yatağı (Torul . kalsit. Bu zona potasyum getirimiyle potasyumlu feldispat. ı) Oluşum ısısı bakımından yataklar mezotermal niteliktedir.. muskovit gibi mineraller oluşmuştur. kalkoalkalen magma ve bu magmaya bağlı olarak ortaya çıkan cevher eriyikleri tarafından oluşturulmuşlardır. epidot. molibdenit.Bi zuhurları (Divriği. Serisit .Porfiri bakır yatakları Benioff zonları üzerindeki ada yaylarında veya kıta kenarlarında. gibi ayrışma mineraller oluşmuştur. biyotit.Gümüşhane) Zamantı Çinko ve Kurşun Yatakları (Develi .Sivas) . Piropilitleşme zonu: Klorit. Bu zon genellikle cevherleşme kuşağının dışında kalır. altın.ABD) Copper Cities (Arisona . diğerleri Alpin yaşlıdır. BELLİ BAŞLI PORFİRİ BAKIR YATAKLARI ŞUNLARDIR: Butte (Monta'na .Co.Kayseri) Bolkardağ Pb-Zn yatağı (Ulukışla – Niğde) Otlu Kilise Fe yatağı ( Sivas) Dumluca Ni. Cevherleşme sokulumu hemen takip eden bir zamanda epijenetik olarak yerleşmiştir. En dıştadır ve oldukça geniştir. Kaolen .ABD) Köstere Cu .ABD) Chuguicamata (Şili) Kerman . Potasyum silikat zonu. Asıl ekonomik mineral ve elementler ilk iki zon içinde kalırlar. -Kuzey ve Güney Amerika'nın batı kesimleri -Yugoslovya -Bulgaristan -Türkiye -İran üzerindeki Alp kuşağı -Filipinler -Yeni Gine -Kazakistan h) Kazakistan porfiri bakır yatakları Hersinyen.

Bazen saçınımlar daha sık bulunarak şiliyren'leri oluştururlar. titanomanyetit yataklarının oluşumu geç magmatik niteliktedir. Gabro ve peridotit ailesini teşkil eden kayaçlar genellikle bazik (% 52-45 SiO2) veya ultrabazik (< % 45 SiO2) niteliktedir. Yani cevher mineralleri bağlı olduğu magmatik kayaç ile yaklaşık aynı zamanda ve benzer koşullarda (~700 -1200°C) oluşmuşlardır. Damar şeklindeki yataklar daha enderdir. vb. YATAKLANMA ŞEKİL VE YERLERİ Gabro ve peridotitlere bağlı yatakların hemen hemen hepsi bağlı oldukları kayaçların içinde (intraplütonik) bulunurlar. Piroksenitler petrolojik olarak gabro-peridotit ailesine ait olmakla beraber % 52'den fazla SiO2 içerebilmektedir. podiform.. Ortomagmatik oluşumlu cevherleşmelerin bir kısmı saçınım halindedir.. Bu yataklardaki cevher mineralleri beraber oldukları kayacın herhangi bir minerali gibi kristallermişlerdir. Birçok maden yatağı konum. Bunların yataklanma şekilleri oluşum koşullarıyla yakından ilişkilidir. Ortomagmatik dönemde faydalı mineral veya bileşiklerin derişmesi manto kökenli bazaltik bir magmanın diferansiyasyonu ile mümkün olmuştur. kese. zaman ve köken bakımından gabro ve peridotitlerle ilişki halindedir. Buna karşılık bazı bazik ve ultrabazik kayaçlar (örneğin: nefelinli siyenit. Katmansı. GABRO VE PERİDOTİTLERE BAĞLI YATAKLARIN OLUŞUMU Gabro ve peridotitlere bağlı yatakların büyük bir çoğunluğu ortomagmatik dönemde oluşmuşlardır. yığın. Özellikle nikel-bakır sülfürlerinin oluşumu sıvı halde karışmazlık olayına. Erken magmatik yatakların oluşmasında sıvı halde karışmazlık ile erken kristalleşme ve yerçekimi nedenlerine bağlı diferansiyasyon olayları etken olmuştur. . platin. granitlere bağlı cevherleşmelerden farklı olarak çok daha çeşitlidir. Bazı kromit. Zira gabro ve peridotit ailesi kayaçları kendi içlerinde köken bakımından farklı gruplara ayrılırlar. Ancak bu ilişkiler. Bu tür yataklar için bazı yazarlar doğrudan ortomagmatik yatak deyimini kullanmaktadırlar. cep şeklindeki yataklanmalar da olağandır. titanomanyetit yataklarının oluşumu erken kristalleşme ve yerçekimi olayına bağlıdır. Geç magmatik yatakların oluşmasında ise sırayla kristalleşme rol oynamıştır. melteijit. Ortomagmatik dönemin erken evrelerinde silikatların kristalleşmesinden sonra cevherli bileşikler arta kalan sıvı içinde derişmişlerdir. Cevherleşmenin ortomagmatik evrenin erken veya geç bir safhasında gerçekleşmesine bağlı olarak Erken magmatik ve Geç Magmatik yataklar ayırt edilir. Gabro ve peridotitlere yatakların çok küçük bir kısmı pegmatitik veya hidrotermal dönemlerde oluşmuşlardır. kromit. elmas ile bazı platin. Pegmatitik ve hidrotermal oluşundu cevherleşmelerin yataklanma şekilleri granitik kayaçlara bağlı yataklarda olduğu gibidir. torba.) gabro ve peridotit ailesine ait değildirler. Pnömatolitik ve pirometasomatik yataklar gelişmemiştir.GABRO VE PERİDOTİTLERE BAĞLI MADEN YATAKLARI GABRO VE PERİDOTİT KAVRAMI: Gabro ve peridotit ailesini teşkil eden kayaçlar genellikle mafik (% 65-90 koyu renkli mineral) veya ultramafik ( % 90-100 koyu renkli mineral) niteliktedir.

kemererit. Bu masiflere bağlı Cr. Ti. batlı görünümlerini kazanmaktadırlar. özellikle yığın. Cu cevherleşmeleri saçınım veya katmansı şekilde yataklanmışlardır. bazen de lakolit. katmanlaşma gösterirler. Yerleşme yaşları genellikle Antekambriyen'dir. Bu değişimler yan kayaçların serpantinleşmesini. Stratiform masifler daima orojenik olmayan kıtasal kabuklar yer almışlardır. uvarovit gibi minerallerin oluşmasını sağlamıştır. Ender olarak istifli ofiyolit topluluklarının bulunduğu yerlerde katmansı yataklar da bulunabilir. Erken magmatik segregasyon cevherleşmeleri senjenetik. Diferansiyasyon sırasında magma haznesinin herhangi bir kesiminde derişmiş sıvıların tektonik kuvvetlerle yankayaçlar içine itilmesine enjeksiyon denmektedir. fakat ana kayaç içinde derişmesine segregasyon denir. ayrıntıda köken bakımından bağlı oldukları kayaç gruplarına göre dört çeşittir: 1. Kromit cevherleşmelerinde şu tür yapılara rastlanabilir: Som yapı Benekli yapı Leopar yapı (Kromit taneleri birkaç cm çapındaki hacimlerde gruplanmışlardır. Bazen katılaşan ve sonra tekrar ergiyen cevher kütlelerinin de enjeksiyon yapabileceği düşünülür. şiliyren. Ofiyolitlere Bağlı Yataklar: Ofiyolit topluluğuna ait kayaçlar eksiksiz ve istiflenmiş olarak bulunabilirler veya tektonik itilmeler nedeniyle melanj haline gelebilirler. Bu kromit için ofiyolitik kromit deyimi kullanılır. Şunu da unutmamak gerekir ki gabro ve peridotitlere bağlı cevherleşmelerin büyük bir çoğunluğu tektonik deformasyona uğramıştır. Ofiyolitlere bağlı en tipik cevherleşme kromittir. enjeksiyon ise geç magmatik bir cevherleşmeyi işaret eder. sil veya dayk şeklinde yataklanmış gabroperidotit ailesi kayaçlar alttan yukarı doğru bazik nitelikten asit niteliğe doğru bir sıralanma.Cevher minerali veya bileşiklerinin diferansiyasyon nedeniyle. Segregasyon erken magmatik bir cevherleşmeyi. Bütün bu yatakların ortak bir özelliği postmagmatik hidrotermal metasomatik değişimle uğramış olmalıdır.) Bantlı yapı (Kromit taneciklerinin oluşturduğu kuşakla v çok kez tekrarlanırlar. Bu sonunculara bağlı cevherleşmeler volkanizmaya bağlı maden yatakları bahsinde ele alınacaktır. Fe. bizmalit. Geniş anlamda gabro ve peridotitlere bağlı olarak ele aldığımız yataklar. Ofiyolit topluluğu gabro ve peridotit ailesi kayaçların yanında volkanik-ve tor tul kayaçlar da içerir. asbest. Bu kromitler Stratiform masiflere bağlı kromitlerden farklı olarak genellikle podiform. Cevher çoğu kez benekli yapıdadır. Diğer taraftan ofiyolitik kromite genellikle orojenik kuşağı içinde rastlanıldığından Alpinotip kromit yatağı deyimi de kullanılır. 2. fakolit. böylece kayaç ve cevherleşmeler birçok kez tekrarlanabilen katmansı. torba ve damar şeklindeki ortomagmatik cevherleşmeler enjeksiyon ile oluşmuştur. kese.) Orbiküler yapı (Kromit taneleri halkalar oluştururlar. torba gibi şekiller halindedir veya tamamen tektonik yüzeylerle sınırlanmışlardır. Stratiform Masiflere Bağlı Yataklar : Genellikle lopolit.) Bantlı yapı mostra. yığın. Oysa bu tür değişimler Stratiform masiflerde izlenmez. kese. katmansı şekildeki yataklar için segregasyon yatakları deyimini kullanırlar. Ni. . Diferansiyon olaylarına bağlı olarak magmatik bantlaşma meydana gelmekte. hatta yatak ölçeğinde de gözlenebilen bir yapıdır. Böylece yataklanma şekli tektonik yüzeyler olan gelişigüzel sınırlarla belirlenmiştir. diğer kayaç yapıcı minerallerden ayrı olarak. Bu nedenle bazı yazarlar saçınım.

3. osmiyum: Pt.Pt-Ir. olivin ve bazı spinel çeşitleridir. Şarnokitik Karmaşıklara Bağlı Yataklar: Özellikle gabro ve anortozit içeren şarnokitik kayaçlar Fe-Ti cevherleşmesi bakımından çok önemlidir. Dünit. bronzit. Hepsi Antekambriyen yaşlı olan şarnokitik karmaşıklarda yataklarıma şekli saçınımlı.Al. piroksenit. anortozit gibi kayaçlara bağlıdır.Cu: Daha ziyade stratiform masiflerdeki gabro ve noritlere bağlı olarak bulunurlar.Cr . hipersten).Fe. bitovnit. monoklinik piroksen (ojit). Bu parajönezlerden başlıcaları şunlardır: 1. Daima kendi aralarında bileşikler halindedirler. Stratiform masiflere ait kromitler ise genellikle gabro. 4. bitovnit. Ti)3O4 İlmenit: FeTiO3 Pirotin:FeS Pentlandit:(Fe. Bunlar başlıca plajiyoklaz (Labrador. kayaç yapıcı mineral durumundadır. norit. Gabro ve peridotitlere özel bazı hidrotermal-metasomatik değişim mineralleri de bulunabilir. Serpantin. Gabro ve peridotitlere özel bazı hidrotermal-metasomatik değişim mineralleri de bulunabilir. Bunlar başlıca plajiyoklaz (Labrador. monoklinik piroksen (ojit).Ni)9S8 Pirit: FeS2 Kalkopirit:CuFeS2 Kübanit:CuFe2S3 Valeriit: Cu2Fe4S7 Elmas:C Kemererit: (Mg. aktinot. vb. Gabro ve peridotitlere bağlı cevherleşmelerde süksesyonu saptamak mümkün olduğu halde yatak çapında bir zonlanmadan bahsetmek veya yatakların dağılımının bir zonlanmaya uygun olduğunu söylemek zordur. KiMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİM: Gabro ve peridotitlere bağlı yatakların en karakteristik minerali kromittir. Bu minerallerin yanında gabro ve peridotitlerin kayaç yapıcı minerallerinin olması doğaldır. vb.Ni. ortorombik piroksen (enstatit. 3. Serpantin.Fe)5(Al. Bu kayaçlar genellikle az çok serpantinleşmişlerdir. iridyum.Ti: En karakteristik başlılıkları şarnokitik karmaşıklar iledir. tremolit. aktinot.Fe+3)2O4 Ferrokromit: FeCr2O4 Magnezyokromit: MgCr2O4 Manyetit: Fe3O4 Titanomanyetit:(Fe. Pd. Kimberlitlere Bağlı Yataklar: Antekambriyen yaşlı kıta kabuğunun büyük grabenlerinde yer alan kimberlitler baca veya pipo şeklinde yataklanmışlardır. paladyum. kromitit gibi kayaçlar içinde bulunabilirler. talk. hipersten). olivin ve bazı spinel çeşitleridir. 2. katmansı veya yığın şeklindedir. tremolit.Os: Aslında bu elementler asla tek başlarına nabit halde bulunmazlar. talk. anortit). Aslında bir spinel çeşidi olan kromit'in ve diğer önemli minerallerin bileşimleri şöyledir: Kromit: (Mg. Bu kayaçların en karakteristik bir minerali olan elmas. . 4.Fe+2) (Cr. anortit).Cr)(Si3AlO10)(OH) Uvarovit: Ca3Cr2(SiO4)3 Manyezit:MgCO3 Nabit platin.Pd. bronzit. ortorombik piroksen (enstatit. Ir. Os Bu minerallerin yanında gabro ve peridotitlerin kayaç yapıcı minerallerinin olması doğaldır. Cevher mineral veya bileşiklerini bağlı oldukları kayaç gruplarına göre belli parajönezlere ayırmak mümkündür.Fe: Ofiyolitik kromitler genellikle dünit ve peridotitlere bağlıdır.

Kromit yataklarında tenor Cr2O3 olarak ifade edilir. titanomanyetit) daima demir cevherleşmeleri ile birlikte bulunur. Metalürjik kromit Cr / Fe oranı 3 'ten fazla ve som (masif) yapıda olan kromit cevheridir. pirit ve kalkopirit içinde saklı olarak bulunabilmekte ve bu şekilde de büyük ekonomik öneme sahip olabilmektedir. dünitlerde olduğu gibi. Gabro ve peridotitlere bağlı diğer endüstriyel hammaddelerden başlıcaları asbest. Stratiform masiflere bağlı çoğu kromitler bu türdedir. bol bulunduğu yerlerde refrakter hammadde olarak önem kazanmaktadır.Ir. Bu tür cevherleşmeler ayrıca kobalt (sülfür.Fe)2 SiO4 : Kayaç yapıcı bir mineral olan olivin. Kimberlitlere sıkı şekilde bağlı olan elmas.Rd.asbest : -Tremolit asbest: Ca2 Mg5 (Si4O11 ) (OH)2 -Riebekit asbest = krokidolit: Na2 (Fe. pentlandit. damar veya yığın şeklinde oluşmuştur. Ancak bu yataklarda Fe genellikle ekonomik değildir. Kimyasal kromitte krom bakımından çok daha fazla bir zenginlik. nikelli pirit) ve bakır (kalkopirit. Refrakter kromit daha ziyade alü-min bakımından zengindir. Olivin (Mg. dolayısıyla Türkiye’dekiler genellikle bu türdedir. Talk Mg3 (Si4Oıo ) (OH)2: Tektonik deformasyona uğramış kesimlerde. serpantin mineralleri içinde) ve altın (sülfürler içinde) bakımından da önemli olabilirler.Os) nabit alaşımları ender olarak birincil yataklardan itibaren işletilir. Pt grubu. Ofiyolitlere bağlı kromit cevherleri. Platin grubu elementlerinin (Pt. Kromit dışındaki ekonomik bakımdan önemli metalik cevher yatakları Ti. manyezit. buna karşılık gang mineralleri ve bilhassa silis bakımından fakirlik aranır. Tenoru TiO2 olarak ifade edilen titan cevherleşmeleri (ilmenit. . Nikel (pirotin. bu kayaçlara yakın kırıntı yataklarından itibaren de elde edilebilmektedir. Diğer taraftan platin pirotin. arseniyür halinde veya pentlandit. talk ve olivindir: Asbest lifi ve yalıtkan özellikli minerallere verilen genel bir isimdir. Stratiform masiflere bağlı bazı kromitler bu türdedir. valeriit) genellikle ekonomik olarak. Bazen kromit için de aynı durum söz konusudur.Mg)3 Fe2+3 (Si4O11) (OH)2 -Grünerit asbest = amosit:Fe7(Si4Oıı ) (OH)2 Amyant dokunabilir nitelikte. Bu tür cevher mineralleri daha ziyade gabro ve peridotitlere yakın kırıntı yataklarından itibaren elde edilirler. ipliğimsi asbestler için kullanılan ticari bir isimdir. pentlandit. Damarcıklar veya paralel şeritler halinde bulunan asbestin oluşumunda gerilimler ve buna bağlı olarak kırıklanmalar önemli rol oynamıştır. Manyezit MgCO3 : Postmagmatik dönemde hidrotermal etkenle stokverk. Başlıca asbest çeşitleri şunlardır: Krizotil – asbest:Mg6(Si4Oıo) (OH)8 Amfibol . hidrotermal etkenlerle oluşmuştur. beraberce bulunurlar. kübanit.EKONOMiK ÖNEMİ Gabro ve peridotitlere bağlı maden yatakları arasında özellikle Türkiye bakımından en önemli olanı kromit cevherleşmeleridir. Başlıca olivin ve amfibol minerallerinin postmagmatik dönemde hidrotermal ayrışması ile oluşmuştur. Endüstriyel hammadde olarak en önemli yataklar elmas yataklarıdır. Ni ve Cu yataklarıdır.

ÖRNEKLER l- Bushveld Cr ve Pt Yatakları (Güney Afrika): 450 km uzunluğunda, 240 km genişliğinde bir alanı kaplayan lopolit şeklindeki Bushveld karmaşığı stratiform bir masiftir. Prekambriyen yaşlı tortul kayaçlar arasında kalan bu lopolitte tabandan tavana doğru saptanan başlıca litolojik birimler ve cevherli seviyeler şöyledir: Taban Zonu: Piroksenit, peridotit Kritik Zon: Katmansı norit, piroksenit, anortozit'in ardışıklı olarak yer aldığı bu zonda birçok ayrı seviyede kromit bantları bulunmaktadır. En fazla 3-4 m kalınlığına ulaşan bu bantlar dünyanın en önemli kromit rezervini oluşturmaktadır. Kritik zon içinde yer alan bazı dünit pipolarında ayrıca ekonomik miktarda nabit platin bulunmaktadır. Merensky Seviyesi: Kalınlığı birkaç desimetre olmasına karşılık, çok düzenli şekilde kilometrelerce (250 km) devam eden bir seviyedir. Başlıca iri taneli norit bileşimindedir. Çok yüksek tenörde platin içermesi bakımından dünya çapında ekonomik öneme sahiptir. Platin başlıca pirit, pirotin ve pentlandit içinde saklı olarak bulunmaktadır. Daha az miktarda platin arseniyür olarak veya paladyumla beraber nabit halde de bulunabilmektedir. Ortalama tenor 6 gr/ton civarındadır. Esas Zon : Norit, gabro ve anortozitten oluşmuştur. Titanomanyetit seviyeleri içerir. Üst Zon: Gabro ve diyoritten oluşmuştur. Vanadyumlu manyetit bant ve yığınları içerir. Asit Kayaçlar: Granit ve granofirden oluşmuştur. Asit kayaçlar içindeki pegmatitik pipolara bağlı olarak kassiterit, granofirlere bağlı olarak da kassiterit, şeelit, volframit ve kalkopirit bulunmaktadır. Sonuç olarak Bushveld karmaşığı içinde yer alan krom ve platin cevherleşmeleri esas itibarıyla katmansı, ortomagmatik, erken magma-tik oluşumlardır. Ekonomik bakımdan bu karmaşıkta ikincil öneme sahip titanomayetit cevherleşmeleride benzer şekilde oluşmuşlardır. Buna karşılık en üstteki asit kayaçlarda rastlanan kalay, volfram cevherleşmeleri pegmatitik, pnömatolitik kökenlidir. 2- Great Dyke Cr Yatakları (Rodezya = Zimbabve): Great Dyke ismi ( =Büyük Dayk) Rodezya'da yaklaşık 500 km uzunluğunda, 6-9 km genişliğinde bir hat boyunca yer alan gabro ve peridotit ailesi kayaçların meydana getirdiği kütleye verilmiştir. Bu kütle aslında bir dayk değil Prekambriyen yaşlı granit ve metamorfikler içine bir hat boyunca yerleşmiş bir dizi bazik ve ultrabazik kayaç sokulumudur. Bu kayaçlar Bushveld karmaşığındakine benzer şekilde stratiform bir yapıya sahiptir. Tabanda büyük ölçüde serpantinleşmiş dünit ve harzburjit bulunur. Bunların üzerine piroksenit ve kromitit bantları içeren serpantinitler gelir. Kromit bantlarının sayısı 6 ile 11 arasındadır. Her bant yaklaşık birkaç desimetre kalınlığındadır. Katmansı kromitit içeren serpantinitlerin üzerinde piroksenitler, en üstte de norit bulunmaktadır. Piroksenit ve norit arasında platin içeren sülfürlü mineraller yer almaktadır. Great Dyke kromit yatakları katmansı, ortomagmatik, erken magmatik yataklara örnek teşkil ederler. 3- Sudbury Ni ve Cu Yatakları (Kanada): Yaklaşık 60 km uzunluğunda, 30 km genişliğinde olan Sudbury karmaşığı stratiform bir masif niteliğindedir. Tabanda Prekambriyen yaşlı gnays, metavolkanit, tortul kayaçlar ve klastik kayaçlar bulunur. Taban kayaçları ayrıca bir granit sokulumuna uğramıştır. Tavanda yine Prekambriyen yaşlı volkanitler, kiltaşları ve kireçtaşları ile kumtaşları bulunur. Cevherleşme başlıca norit - taban kayacı kontağında yer alır. Masif yapıda merceksi yığın, saçınım, damarcık veya breş çimentosu halindeki cevherleşme kontaktan oldukça uzakta taban kayaçları içinde de bulunabilmektedir. Kontaktan uzaktaki bu tür cevhere yöresel olarak "offset" adı verilmektedir. Başlıca cevher mineralleri pirotin, pentlandit ve kalkopirit-tir. Bu minerallerden elde edilen nikel ve

bakır dışında sudbury yataklarından ekonomik olarak platin, kobalt, altın, gümüş vb. elementleri de üretilir. Sudbury karmaşığının ve ona bağlı maden yataklarının oluşumu hakkında çok çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Masifin kıvrımlanmış bir dayk veya sil olduğu veya çok büyük bir meteoritin dünyaya çarpması sonucu oluştuğu gibi görüşler günümüzde terkedilmiştir. Artık sudbury karmaşığının stratiform yapıdaki bir lopolit olduğu kabul edilmektedir. Diferansiyasyon sırasında sıvı halde karışmazlık nedeniyle sülfürler silikatlı ergiyikten ayrılmıştır. Katılaşma sırasında sülfürlü ergiyiğin bir kısmı norit içinde artakalarak saçı-nımlı cevheri, bir kısmı masif cevheri, diğer bir kısmı ise enjeksiyon ile damarcık veya breş çimentosu halindeki cevheri oluşturmuştur. 4- Egersund İlmenit Yatakları (Norveç): Bu yataklar Prekambriyen yaşlı Egersund şarnokitik karmaşığı içinde yer almışlardır. Şarnokitik karmaşık başlıca anortozit, norit ve monzonitten oluşmuştur. Cevher anortozitler içinde merceksi yığınlar halindedir. Asıl yığınlardan itibaren çok sayıda cevher apofizi yan kayaç içine uzanır. Cevher ilmenitli norit niteliğindedir. Cevherde ortalama % 39 ilmenit (% 18 TiO2) dışında plajiyoklaz, hipersten, biyotit, manyetit ve apatit mineralleri de mevcuttur. Egersund şarnokit karmaşığı ve ona bağlı ilmenit yataklarının ileri derecede metomorfik koşullarda metasomatik olarak oluştuğunu ileri sürenler bulunduğu gibi magmatik diferansiyasyon ürünü olduğunu düşünenler de vardır. 5- Mir Elmas yatağı (Yakutistan - Rusya): Alt Ordovisiyen yaşlı karbonatlı kayaçlar içinde, Liyas yaşlı, pipo şeklinde bir yataktır. Yaklaşık 500 m çapında olan piponun 1000 m'ye kadar olan derinliği bilinmektedir. Pipo çok çeşitli köşeli kayaç parçaları (amfibolit, gnays, şist, kumtaşı, kireçtaşı, kömür, eklojit, vb.) ile bunları çimentolayan kimberlit'ten ibarettir. Elmas kimberlitin kayaç yapıcı bir minerali olarak bulunmaktadır. Kimberlitin diğer başlıca mineralleri olivin, flogopit, kronlu diopsit, enstatit, pirop, ilmenit ve spineldir. Elmas tenoru yaklaşık 0,5 karat/ton1 dur ( = 0,1 gr/ton). Elmasın erken magmatik şekilde kimberlitik magmadan itibaren, derinde, yüksek ısı ve basınç koşulları altında kristalleştiği düşünülmektedir. Elmasın assimilasyon ile oluştuğu ve eklojitlerden itibaren taşındığı veya postmagmatik dönemde pnömatolitik ve hidrotermal şekilde oluştuğu görüşleri daha az taraftar bulmuştur. 6- Kimberley Elmas Yatağı (Güney Afrika): Elmas içeren kimberlitlere adını vermesinden ve dünyanın en eski ve en ekonomik elmas yataklarından birisi olması bakımından meşhurdur. Yaklaşık 500 m çapında, bir pipo şeklindedir. Derinliği 1000 m’den fazladır. Prekambriyen, Paleozoik ve Mesozoik yaşlı çeşitli kayaçların içinde bulunan piponun dolgusu Mir elmas yatağına benzer şekilde çeşitli kayaç parçaları ile bunları çimentolayan kimberlitten ibarettir. Elmas kimberlit içinde, kayaç yapıcı mineral olarak saçınım halinde bulunur. Diğer başlıca mineraller olivin, flogopit, kromlu gröna ve ilmenittir. Elmas tenoru yaklaşık 0,2 karat/ton’dur (0,04 gr/ton) . Elmasın erken magmatik safhada, derinde oluştuğu, daha sonra kimberlitik magma içinde yataklanma yerine taşındığı düşünülmektedir. 7- Türkiye Kromit Yatakları: Türkiye dünyada en çok kromit üreten ülkelerden biridir. Krom cevheri maden ihracatımızın en başta gelen ürünü olmuştur. Yurdumuzda geniş alanlarda mostra veren ofiyolitlere bağlı olarak çok sayıda kromit yatak ve zuhuru saptanmıştır. Bunlardan en önemlileri şunlardır. Elazığ (Guleman, Kefdağ, Soridağ, Kundikan) Muğla (Üçköprü, Kandak, Meşebükü) Denizli (Karaismailler, Tavas, Mevlutlar) Erzurum, Erzincan (Kopdağ)

Bursa (Çatak) Kütahya (Dağardı) Eskişehir (Kavak) Türkiye'deki kromit yataklarının hepsi az çok serpantinleşmiş dünit, harzburjit, lerzolit gibi kayaçlar içindedir. Bu kayaçlar ofiyolitik karmaşıklara aittir. Yurdumuzdaki ofiyolitik kayaçların, dolayısıyla onlara bağlı ofiyolitik kromit yatakların, Alpın oroje-nezi sırasında Mesozoyikte oluştuğu düşünülmektedir. Ancak bazı araştırıcılar Hersinyen yaşlı daha eski ofiyolitlerin varlığından bahsederler. Okyanus ortası sırtı, okyanus adaları veya ada yayları gibi ortamlarda oluşmuş bu ofiyolitlerin yerleşme yaşları ise oluşum yaşlarına göre daha gençtir. Türkiye'deki ofiyolitlerin bugünkü tektonik konumlarına genellikle üst Kretase veya daha genç yaşlarda yerleştikleri düşünülmektedir. Alpin orojenik kuşakları içinde yer aldığından Alpin Kromit olarak da tanımlanan Türkiye kromitleri manto kökenli magmanın erken magmatik diferansiyasyonu sonucu oluşmuşlardır. Çoğu merceksi veya düzensiz yığışımlar halindedir ve tektonik yüzeyler tarafından sınırlanmışlardır. Stratiform masiflerin düzenli katmansı yataklarından ayırt edebilmek için bu tür kromitler için genel anlamda "podiform kromit" deyimi de kullanılır. a- Elazığ Yöresi Kromit Yatakları : Şark kromit havzası olarak da bilinen Elazığ ili Maden ilçesi yakınlarında Türkiye'nin en önemli kromit yatakları bulunur. Bu yörede yaşlıdan gence doğru şu litolojik birimler vardır; Metamorfik kayaçlar: Mermer, şist, fillat. Ofiyolitik kayaçlar: Serpantinit, dünit, peridotit, gabro, norit. Üst Kretase flişi Alt Eosen breş ve çakıltaşı Alt Eosen flişi Metamorfik kayaç blokları da içeren ofiyolitik kayaçlar Kuzey' den Güney'e doğru üst Kretase flişi üzerine itilmişlerdir. Kromit yatak ve zuhurları ofiyolitik karmaşığın serpantinit, dünit ve peridotit gibi kayaçları içindedir. Elazığ yöresi kromit yatakları belli başlı üç kesimde bulunur: Guleman kesimi, Soridağ kesimi, Kef dağı kesimi. Guleman Kesimi: En çok üretim yapılmış kesimdir. 2000 m'lik bir hat boyunca Serpantinit içinde kromit kütleleri sıralanmıştır. Guleman kesimindeki cevher kütleleri tektonik sürüklenme nedeniyle her boyutta merceğimsi veya yumurtaya benzer yığınlar haline dönüşmüştür. Budinaj yapıları olağandır. Boyutlar birkaç santimetreden birkaç 10 m"ye kadar değişmektedir. Kırıklanmış, faylanmış serpantinitler içindeki bu tip cevhere, yine bu kesim içindeki Kündikan zuhurlarına izafeten, Kündikan tipi kromit adı verilmiştir. Guleman kesiminde kromit cevheri masif, çok iri taneli ve yüksek tenörlüdür (% 50-52 Cr2O3). Özellikle makaslama yüzeylerinde kemererit, uvarovit, kromlu tremolit gibi postmagmatik mineraller bol miktarda gelişmiştir. Soridağ Kesimi: Bu kesimde kromit, kısmen serpantinleşmiş peridotit içinde, katmansı haldedir. Burada "damar" olarak nitelendirilen katmansı yataklanmalar birbirlerine paralel konumludur. Bu şekilde Soridağ kesiminde birkaç yüz metre arayla 10'un üzerinde zuhur bilinmektedir. Mostra uzunluklarının 1000 m'yi aşabilmesine karşılık kromit seviyelerinin kalınlıkları son derece değişkendir. Aynı bir seviye içinde kalınlık birkaç m ile birkaç cm arasında değişebilir hatta tamamen yok olabilir. Böylece tespih şeklinde dizilmiş merceğimsi yapılar, budinaj yapıları görülür. Diğer taraftan kromit seviyeleri çok sayıda fay tarafından parçalanıp bölünmüşlerdir.

Ksenotim. (Os. Kalınlık 2-6 m'dir. Eğim dike yakındır. Kemererit ve uvarovit az miktarda mevcuttur. Pd). Co. buraya tektonik olarak yerleşmiş ofiyolitik karmaşık bulunmaktadır. 4) Kimyasal ve Biyokimyasal Yataklar: Bunlar gerçek anlamda denizel çökelmelere katılan oolitik yapılı yataklar ile daha önceki yataklanmalardan türeyip yöre kayacın denetimi altında kimyasal ve biyokimyasal olarak yığışmış yataklardır. Batı ve Doğu Kop dağı kromitleri Kündikan tipine benzer şekilde her boyutta parçalanmış. Beril. Kromitle beraber kemererit ve uvarovit minerallerine de rastlanmaktadır. (Pt. Cevher masif bantlı veya benekli bantlı yapıdadır. Turmalin. Ortalama tenor % 50 Cr2O3' tür. Ni. Buna karşılık yurdumuzda çok sayıda asbest. Uzunluğu yaklaşık 250 m. kil. Al. Doğu Kefdağ yatağı Batı Kefdağ yatağına benzemektedir. spinel. Ortalama tenor % 47 Cr2O3'tür. Ayrıca manyezit. genişliği yaklaşık 50 m'dir. Kassiterit. Apatit. Ancak farklı doğrultu ve eğime sahiptir. 8. 3) Kırıntı Yatakları: Alüvyon olaylarına katılarak ayrık taneler halinde yığışmışlardır. İlmenit. Ancak bunlar ekonomik bakımdan genellikle fazla önem taşımazlar. elmas zuhuru bilinmektedir. platin. Rutil. Mn yatakları kalıntı olarak gelişir. Cr2O3 tenoru oldukça düşük (% 39-40 Cr2O3) buna karşılık A12O3 tenoru yüksek (% 15-16 A1203) olan Kefdağ kromiti refrakter niteliktedir. Üç Köprü Kromit Yatağı (Göcek. Kromit az serpantinleşmiş harzburjit içinde. Nabit altın . Manyetit. Kefdağ Kesimi Burada başlıca iki tane katmansı yatak bulunmaktadır.Soridağ kromitleri nispeten daha ince tanelidir. nikel. olivin ve özellikle manyezit zuhuru bilinmektedir. korund. Wolframit. 30 . 2) Oksidasyon ve Sementasyon Yatakları: Daha önceki özellikle sülfür bileşimli cevherlerin ayrışması ile gelişir. DIŞ KÖKENLİ YATAKLAR Oluşum nedenleri yerkabuğu üzerinde. Fe. Fe-Mn-U-Cu-Pb-Zn yatakları biyokimyasal ve kimyasal olarak oluşur. atmosfer veya hidrosferdeki olaylara bağlı olan yataklardır. Ofiyolitik karmaşığın kısmen serpantinleşmiş peridotitleri içinde çok sayıda kromit zuhuru bilinmektedir. Kısmen serpantinleşmiş peridotit içindeki yatakta kromit masif bantlı veya benekli bantlı yapıdadır. Zrikon. katmansı şekildedir. . tuğla-kiremit toprakları. Pt. Topaz.Türkiye'de Gabro ve Peridotitlere Bağlı Diğer Yatak ve Zuhurlar: Türkiye'de gabro ve peridotitlere bağlı demir.Ir). asbest. Ortalama tenör yüksektir (% 48-51 Cr2O3). Muğla): Muğla İli İçinde mostra veren ofiyolitlere bağlı olarak çok sayıda kromit yatağı bulunmaktadır. Kopdağ (Erzincan-Erzurum): Kopdağ'ın batı ve doğusunda Alt Kretase kireçtaşları üzerinde. Yığışım ve yataklanma mekanizmasına göre dış olaylara bağlı yataklar: 1) Kalıntı Yatakları: Belli birleşimli olağan bir kayacın ayrışması sonucu oluşur. yuvarlaklanmış. kromit. Plaser yataklarda denilir. Batı Kefdağ yatağı yaklaşık 500 m uzunluğunda. titan. Elmas. budinaja uğramış. Sfen.35 m kalınlıkta ve dike yakın bir eğimdedir. Monazit. Üç Köprü kromit yatağı bunlardan sadece biridir. Hematit. Anataz. sepiyolit vb. yataklar kalıntı olarak gelişir. tektonik yüzeyli yığınlar veya yumrular halindedir. fakat Etibank tarafından işletildiğinden önem taşımaktadır. Granat.

%30-35iO2 ve bir miktarda kil içeren kayaca denir. faydasız unsur ve unsur gruplarının ortamdan uzaklaşarak arta kalan faydalı unsur veya minerallerin toplanmasıyla oluşan yataklara kalıntı yatakları denir. %30-35 Fe2O3. tamamen veya bir kısmı ile penepleşmemiş olması gerekir. Bununla beraber bir miktar silis peridotitler ile demirli lateritler sınırında kalseduan. buradan itibaren taşınan malzemeler başka yerlerde genellikle zenginleşerek çökelmişler ve allokton kalıntı veya yarı allokton yataklarını oluşturmuşlardır. MgO olarak tümüyle çözelti haline geçer ve çoğunlukla uzaklara taşınır. Ayrışma olayları özellikle sıcak tropikal iklimlerde yoğundur. GENEL ÖZELLİKLERİ Kalıntı yatakların oluşumunda başlıca 3 faktör rol oynamaktadır. Magnezyum masifin eteklerinde manyezit katmanları ve yumruları halinde de çökelir. Bazı mağnezyen uranyum ve endüstriyel hammadde yataklarıda kalıntı yataklar grubuna girer. Laterit: Laterit. Genellikle aynı killer taşınarak masifin eteklerinde ayrı oluşuklar meydana getirirler. Demirli lateritlerde nikel kobalt zenginleşmeside görülür. %30-35 Al2O3. Bazı kalıntı yatakları ise sonradan aşınmışlar. Röliyef ve Ayrışmaya uğramış kayacın bileşimi’dir. morfoloji peneplen halini alırken genellikle harzburjit cinsinden olan peridotitler ayrışarak kalıntı yataklar oluşturmuşlardır. andezit ve peridotit akıntıları yeni Kaledonya’yı kaplamıştır. Silisyum. Röliyefli bir arazideki hızlı aşınma olayı. Al ve Fe oranı yüksek Si oranı düşük ise boksit olur. Ayrıca çok az oranda % 0. demirli lateritler içinde opal ve kil mineralleri olarak kalmaktadır. bitkilerin silisleşmesinde rol oynar. Ferro-magnezyen ve alimino-silikatlı kayaçlar ayrıştıklarında üst kısımlarında lateritik oluşumlar meydana gelir. Ayrışan kayacın bileşimine göre ortaya çıkan lateritler ya demirli laterit veya alüminyumlu laterit (boksit) cinsindendir. Bununla beraber bir miktar Mg nikelle beraber yeşil renkli killerin bileşiminde (Montmoriyonit) ortamda kalabilir. YENİ KALEDONYA (PASİFİK OKYANUSU) Fe-Ni-Co YATAĞI Oligosen boyunca ve Miyosen başında denizaltı bazalt. Daha sonra bu masif hızla aşınmış. Peridotitlerin esas unsurları Si.25 Ni ve daha az oranda Co bulunur. . kalıntı yatakların oluşmasını engeller. Kalıntı biçiminde bir yığışım olabilmesi için röliyefin az çıkıntılı. Mg ve Fe dir. tropikal iklimde SiO2 olarak çözelti haline geçmekte ve büyük bir çoğunlukla uzaklara taşınmaktadır. Bunlar: İklim. Çözelti halinde uzaklaşan silis ise yamaçlarda ve masifin eteklerinde ağaçların. ayrışma malzemesinin tümüyle dağılmasını ve götürülmesini sağlayacağından.KALINTI YATAKALAR TANIM İçinde belirgin bir cevher yığışımına sahip olmayan olağan kayaçların tamamen dış etkenlerle ayrışıp. Bunlar otokton kalıntı yataklarıdır. Magnezyum. Kalıntı yataklarından bir kısmı oluştukları günden beri aşınmamış aynen saklanmıştır.

Demirli lateritlerin kalınlığı 50m’den hatta daha çok olabilir. Şekil: Yeni Kaledonya cevherleşmesinde nikelin gelişimi Şekil: Yeni Kaledonya Peridoditlerinin ayrışması ve demirli laterit oluşumu Demir Fe+3(OH)3 halinde çökelir. Hematit. demirli lateritlerin içinde ve bilhassa tabanında annaberjitin ve montmoriyonit gibi killerin bileşimine girer. denize kadar taşınıp uzaklaşır. Bir kısım Nikel ise peridotitlerin üst kısmında garniyeritin. Demir Hidroksit sonradan Götit ve Limonit gibi oksitlere dönüşerek peridotitler üzerinde demirli lateritlerin esasını oluşturur. . Daha az miktarda Lepidokrozit. Garniyerit. denize kadar taşınıp uzaklaşır. demirli lateritlerin içinde ve bilhassa tabanında annaberjitin ve montmoriyonit gibi killerin bileşimine girer. Kobalt çoğunlukla asbolan ve eritrit halinde Fe’loi laterit içinde derişir. Bir kısım Nikel ise peridotitlerin üst kısmında garniyeritin. En üst kısımları daima sert. yumrumsu veya pizolitiktir. Bu kısma demir zırh adı verilir. Fe tenörü % 5-55’e erişir. Toprağımsıdırlar.Ni)3 Si2O5 (OH)4→Si2O5 (OH)4 + 3Ni ANTİGORİT GARNİYERİT Böylece nikel demirli lateritler içinde %2' ye kadar çıkarak derişebilir. antigoritte magnezyumun yerini nikelin yerini alması ile oluşur. Toprağımsıdırlar. En üst kısımları daima sert. yumrumsu veya pizolitiktir. Fe+3(OH)3 halinde çökelir. renkleri kırmızıdan mora kadar değişir.Demir. Manyetit gibi mineraller de meydana gelebilir. Böylece miyosen denizel killeri yüksek tenörde ( %1) Nikel içerir. Böylece miyosen denizel killeri yüksek tenörde ( %1) Nikel içerir. Bürüt cevherde Fe tenörü % 45-55’e erişir. Nikel bir kısmıyla çözülüp. Nikel. Taban kesimlerinde ise sarı veya yeşilimsi sarı olur. Demirli lateritlerin kalınlığı 50m’den hatta daha çok olabilir. Daha az miktarda Lepidokrozit. curufumsu. Manyetit gibi mineraller de meydana gelebilir. renkleri kırmızıdan mora kadar değişir. bir kısmıyla çözülüp. Garniyerit. Taban kesimlerinde ise sarı veya yeşilimsi sarı olur. antigoritte magnezyumun yerini nikelin yerini alması ile oluşur. Hematit. curufumsu. Mg3 (Mg. Demir Hidroksit sonradan Götit ve Limonit gibi oksitlere dönüşerek peridotitler üzerinde demirli lateritlerin esasını oluşturur. Bu kısma demir zırh adı verilir.

Taşınma yani allokton boksit yataklarında ayrıca kırıntı yataklarına özel diğer bazı minerallerde bulunur.Ni)3 Si2O5 (OH)4→3Ni ANTİGORİT GARNİYERİT Böylece nikel demirli lateritler içinde %2ye kadar çıkarak derişebilir. Kobalt çoğunlukla asbolan ve ertirit halinde Fe’li lateritler içinde derişir.. Başlıca limonitten oluşmuştur. Fe % 35-57 arasındadır. Götit : FeO OH Lepidokrozit : FeO OH Hematit : Fe2O3 Manyetit : Fe3O4 Kaolinit : Al4(Si4O10) (OH)8 Opal : SiO2 nH2O Kalseduan : SiO2 Demir oksitler boksitlere kır4mızı ve sarı bir renk verir. Boksitler pizolitik. Başlıca limonit ve okr’dan (çok killi sarı renkli limonit)meydana gelmiştir. Başlıca limonitten oluşmuştur. Fe %45-55 oranındadır.. Ana kayaç daha batıda bulunan serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlardır. TÜRKİYE’DE KALINTI DEMİR YATAKLARI a) Çaldağ (Manisa): Kısmen serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlar üzerinde. otokton bir yataktır. Arsenik tenörünün yüksek oluşu yüzünden ekonomik değildir. c) Avşarören (Sivas): Silisleşmiş peridotitler üzerinde Mesozoyik yaşlı otokton bir yataktır. kalınlığında bir yataktır. JİPSİT : Al2O3 3H2O Aktüel ve Tersiyer BÖHMİT : Al2O3 H2O Mesozoyik DİASPOR : Al2O3 H2O Paleozoyik yaşlı yataklarda bulunur.57’ye kadar yükselir. b) Zileköy (Kayseri): Tüf ve Aglomeralar üzerinde. e) Büyük Eymir (Balıkesir): Ayrışmış andezitler üzerinde Miyosen yaşlı allokton bir yataktır. kolloform ve toprağımsı yapıdadır. Fe % 15-63 arasındadır. arasında değişir. Başlıca limonitten oluşmuştur. Neojen yaşlı. d) Payas (Hatay) yatakları: Senoniyen ve Türoniyen kalkerleri arasındaki diskordans yüzeyinde bulunan allokton yataklardır. Bu 3 mineral boksitlerin esas bileşimini oluşturur. Nikel % 1.. BOKSİTLER (Alüminyumlu Lateritler) Mineralojik Bileşim veya Yapı Boksit bir kayaç türü olup yaklaşık %40 Al2O3. otokton yataktır.. Fe %48 ile %60 arasındadır. Ni eser halinde bulunur. Al oranı çok yüksek olup % 10-30 arasındadır.Safsa beyazdır.. . kalınlığındadır. Yatak ortalama 15-20 m. Tersiyer yaşlı.Mg3 Si2O5 (OH)4 + (Mg. %30 Fe2O3 ve silis ile kil minerallerinden oluşmuştur.. Ayrıca Limonit : FeO OH+. Limonit ve hematitten oluşmuştur. Ancak silis tenörü de çok yüksek olduğundan ekonomik değildir.yatağın kalınlığı yaklaşık 10m' dir. Fe % 40-50 arasındadır. Cevher seviyesinin kalınlığı 5-20 m. 2m..

Karbonatlı kayaçlar üzerindeki bazı boksitler ise katman şeklindedir. Daha sonra silisin ortamdan uzaklaşmasıyla boksitler oluşmuştur. Silikatlı kayaçlar üzerindeki boksitlerin otokton kalıntı yatakları olduğu tartışmasızdır. Düzgün olan tabanlarda kil oluşumu söz konusu değildir. Tavan ince bir toprak veya kalın bir tortul ile örtülüdür. Katmansı. Bazen bu katmanlar diğer tortullarla bir çok kez ardışıklanırlar. Yarı Otokton olanlarda.Boksitlerin Oluşumu Boksitler üzerinde gelişmiş oldukları kayaca göre ikiye ayrılırlar: Silikatlı kayaçlar üzerindeki oksitler Karbonatlı kayaçlar üzerindeki boksitler Silikatlı kayaçlar üzerindeki boksitler: Alüminyumca zengin. Taşınmanın sularla veya rüzgarla olduğuna ait farklı görüşler mevcuttur. Karbonatlı kayaçlardaki Al tenörü çok azdır. En elverişli kayaçlar çok feldspatlı veya feldspatoidli olanlardır. Karbonatlı kayaçlar üzerindeki boksitler: Kalkerler. Otokton.5 ile 2 arasındadır. Bunlar kabuksu örtü şeklindedir. bazalt. Genellikle tavanları bulunmayan. yığın veya cep şeklindeki boksit yatakları ise genellikle otokton veya yarı otoktondur. Daha sonra h 5 ile 9 değerleri arasında silis çözülerek uzaklaşır. silis ve demirce fakir mağmatik veya metamorfik kayaçlar üzerinde gelişmişlerdir. Bazı hallerde taşınan malzeme çökeldikten sonra boksitleşmeye uğramıştır. Demirli lateritlerde olduğu gibi sıcak ve nemli tropikal iklimde peneplen alanlarında gelişirler. Taşınmanın kırıntı halinde (alüvyal boksit) veya eriyik halinde (sedimanter boksit) olduğu düşünülmektedir. Bunlarda Al2O3 / SiO2 oranı 0. Bunlar granit. Ender olarak daha yaşlı tavanları olan katmansı yataklara da rastlanır. nefelinli siyenit. Al ise çözülmez ve ortamda kalarak boksitleri oluşturur. Silikatlı kayaçlar üzerinde oluşan boksitler veya daha geniş anlamda lateritler aşınmaya uğramışlardır. yığın ve cep şeklinde yataklanmışlardır. yarı otokton veya allokton olduklarına ait çeşitli görüşler mevcuttur. Kabonatlı kayaçlar üzerindeki boksitlere Akdeniz Boksit Provensi'ni meydana getiren Akdeniz ülkelerinde ve bu arada Türkiye' de rastlanmaktadır. Büyük miktarda karbonat kütlelerinin erimesiyle ana kayaç içindeki kil mineralleri arta kalır. Bunlar genellikle Kretase yaşındadır . Karbonatlı kayaçlar üzerindeki boksitler genellikle katmansı. Akdeniz Bölgesi ülkelerinde kalkerli arazilerin dolinleri içindeki bu kırmızı killere Terra Rossa adı verilir. Allokton olanlarda. Karstik olaylar yataklarıma şekli üzerinde etken rol oynamıştır. dolerit. gnays ve şist cinsinden olabilir. killi kalkerler veya dolomitler üzerinde bulunurlar. Karbonatlı kayaçların erimesiyle artakalan killer taşınarak çukurlarda veya alçak seviyelerde toplanmışlardır. çıkıntılı olan tabanlar bir kil ile sıvanmıştır. Oldukça girintili. aktüel oluşuklardır. Katman şeklindeki boksit yatakları büyük bir olasılıkla alloktondur. Şekil: Kompakt kireçtaşları arasında Boksit yatağı Otokton olanlarda. Sularla taşınan malzeme karbonatlı kayaçlar üzerinde çökelerek boksitleri oluşturmuştur.

Hassa (Gaziantep .Akseki . C. Bazı yerlerde boksit çimentolu kalker çakılları boksit seviyesinin tabanını oluşturur. Alanya (Antalya) Gerdekkilise (Konya). Ancak aralarında boşluklu bir uyumsuzluk vardır.Seydişehir (Antalya . Kân (Adana) yatakları örnek verilebilir.Provence (Güney Fransa) Boksit Yatakları: Boksit Alt Kretase ürgoniyen kalkarlerinin erime boşlukları içinde bulunmaktadır.İslahiye. B. Al2O3 oranı % 65-71 arasındadır.Seydişehir boksitleri yer ve yaş bakımından Akdeniz boksit provensi içindedir. Yaşları Batıda Permo benzer şekilde Kolorado Platosu'nda (A. hematit. ancak bunların ekaylı bir yapı nedeni ile tekrarlanmış tek bir seviye olduğu düşünülmektedir . Taban sınırı girintili çıkıntılı cepler halindedir. D. Yatak allokton bir kökene sahiptir. Bazı yerlerde ise bu konglomeraların yerini kırmızı killi ve boksit kırıntılı bir litoloji alır. Bunların üzerini transgressif ve açılı uyumsuz olarak Üst Kretase tortulları örtmüştür. kuzeydeki Massif Santrallarin silikatlı kayaçları üzerinde oluştuğu ve boksitleştikten sonra taşındığı düşünülmektedir.BOKSİT YATAKLARINA ÖRNEKLER : A. Boksitin. Fe2O3 % 11-67). D-Toroslarda Diasporit Yatakları: Toros'larda diasporlu boksitlere doğrudan diasporit adı verilmektedir. kalsit ve kaolinit izlenir.) kumtaşları içindeki karnotit K2 (UO2)2 (VO4 ) 2 3H20 mineralleri bazı yazarlara göre yeraltı sularından itibaren çökelmişlerdir. Tavan ve taban kalkerleri aynı eğim ve doğrultudadır.Yataklarıma katmansı biçimindedir. Bölgede iki boksit seviyesi saptanmıştır. Nitekim boksit içinde feldispat kristallerinden oluşan kırıntılar saptanmıştır. Gerekli malzeme yörede Üst Kretase öncesinde bulunan kısmen serpantinleşmiş taneli bazik ve ultrabazik kayaçlardan türemiştir. Birkaç metreden 16-18 m kalınlığa kadar erişen bu yatakların oluşumu hakkında birçok varsayım ileri sürülmüştür. Cevher seviyesinin kalınlığı 30 m.ye erişir. rutil. .Konya) : Türkiye'nin en önemli alüminyum yataklarıdır. Yatağan (Muğla).üst Kretase'nin Türoniyen ve Senoniyen kalkerleri arasına yerleşmiştir. limonit. Güney Fransa boksitlerinde egemen mineral böhmittir. Kokaksu boksitleri bir istisna teşkil eder. Egemen mineraller Böhmit ve Hematittir. Akseki . Batıdan Doğuya doğru Milas. üzerlerini açılı uyumsuz olarak Alt Kretase kumtaşları örtmüştür. Ayrıca diaspor. önceleri otokton veya yarı otokton olduğu ileri sürülmüşse de yatak allokton bir kökene sahiptir. Arada boşluklu bir uyumsuzluk yoktur. Bu yataklar zayıf metaraorfik mermerler veya diajenezin kuvvetli olduğu kalkerler arasında bulunur. Silis oranı düşüktür. Böhmit egemen mineraldir. turmalin.Kokaksu (Zonguldak) Türkiye'deki boksit yatakları genellikle Toroslar'da bulunur. Yapı genellikle pizolitiktir. Bu kalkerler tavan ve taban olarak devamlı bir çökelmeyi gösterir. Ayrıca taban kalkerlerinin çatlak ve yarıkları da boksitle dolmuştur.Hatay): Katman şeklindeki boksit . Boksit için gerekli malzeme Üst Kretase öncesi mostra veren feldis-patlı volkanik kayaçlardan sağlanmıştır. Alt Kretase'ye ait beyaz ve boşluklu karstik kalkarleri ile Üst Kretase'ye ait koyu renkli kalkerler arasındaki uyumsuzluk yüzeyinde yerleşmişlerdir. Kalınlık 10 m ye erişir. Bunlar Dinansiyen yaşlı. çörtlü kalkerlerin karstik boşluklarını doldurmuşlardır. B. Son yapılan incelemeler allokton kurama kuvvet kazandırmıştır. Demir oranı yer yer çok yüksektir (A1203 % 19-80. E.

Potasyum ve Sodyum Mineralleri ( Alünit (Şap). Kalkerlerin üzerinde . Lületaşı ( Sepiolit). DİĞER KALINTI YATAKLARI Uranyum. diğer tip cevherleşmelere genellikle eşlik ettiklerinden büyük önem taşırlar. az veya çok miktarda. Oksidasyon ve sementasyon zonu minerallerine. yeraltı suyu tablası içinde ise sementasyon zonu yatakları oluşur. Türkiye'de kalıntı manganez yatağı bulunmamıştır. Boksitlerin yarı otokton oldukları ve Terra Rossalardan itibaren türedikleri düşünülmektedir. Bu yüzeysel kökenli ayrışma minerallerinin yeterli miktarda derişmesiyle yeraltı suyu tablası üzerinde oksidasyon zonu yatakları. OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARI TANIM: Birincil cevher minerallerinin atmosfer ve yeraltı suları etkisiyle ayrışması sonucunda yüzeysel kökenli yeni mineraller oluşur. Vermikülit. Kil Yatakları . Barit. Örissa ve Bihar (Hindistan) Rodokrozit Bu yataklarda şu süperjen mineraller bulunur. Bu mineraller tek başlarına bir maden yatağı oluşturacak kadar bol bulunmasalar bile. hemen hemen bütün tip cevherleşmelerde rastlanır.tortul seriler üzerinde: Nsuta (Gana) Manganit Metamorfik kayaçlar üzerinde. Kükürt. Zeolit. (Alün). Tuğla kiremit toprakları kalıntı yatakları olarak gelişebilir. Mn2 CO3 Bazen süperjen demir mineralleri bunlara eşlik eder. . Pireneler (Fransa): pirolüsit Kiltaşı veya şeyi üzerinde: Franceville (Gabon): pisilomelan Volkano .Genellikle pizolitik yapıda olan boksitlerde. Turkuaz ( Firuze). Jibsit egemen mineraldir. Pirolüzit : MnO2 Psilomelan : MnO MnO2 nH2O Mangan i t : MnO (OH) Rodokrozit . Şekil: Kokaksu Boksit yatağı KALINTI MANGANEZ YATAKLARI Normalin üstünde manganez içeren çeşitli kayaçların ayrışması kalıntı manganez yataklarını oluşturabilir. Manyezit.

Oksidasyon ve sementasyon zonlarının iyi gelişimi ve bu zonlara bağlı maden yataklarının oluşumu kalıntı yataklarında olduğu gibi başlıca üç faktöre bağlıdır. Çok kuru ve sıcak çöl iklimlerinde ise metal zenginleşmesi daha ziyade oksidasyon zonunun üst kısmında gerçekleşir. Bu nedenle birincil cevher yüzeyde görülür. Çözülmenin maksimum olduğu oksidasyon zonunun alt kısmına arınmış alt kuşak denir. Burada pH minimumdur. sementasyon zonunda daha fazla bir birikme meydana gelir. Böylece sementasyon zonu bir zenginleşmeye işaret eder. rölief ve ayrışmaya uğrayan malzemenin niteliği. Çok yağışlı iklimlerde çözelti haline geçen unsurlar. . Çözünüp eriyik hale gelen malzemenin bir kısmı başka bir bileşik şeklinde tekrar oksidasyon zonunda çökelebilir.OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARININ OLUŞUMU : Oksidasyon ve sementasyon zonu yataklarının oluştuğu yerlerde hidrojeolojik özellikler ve cevher minerallerinin ayrışması yönünden zonların ( = kuşakların) sıralanması aşağıdaki gibidir. B) Sementasyon zonu = durgun kuşak: Yeraltı suyu tablası içinde kalan kesimdir. Erozyonun durduğu tamamen peneplenmiş yörelerde ise yeraltı su tablasının derinliği mevsimsel değişikliklerin dışında sabitleşmiştir. kuvvetli su dolaşımları ile ortamdan uzaklaşarak gider. yağışın ise az fakat düzenli olduğu kuru tropikal ve kuraklık (Karasal Akdeniz) bölgeleridir. Hem oksidasyon. Oksidasyon zonundan itibaren çözelti halinde taşınan unsurlar sementasyon zonunda geniş çapta çökelirler. Böylece yavaş olan erozyon devam ettikçe yeraltı suyu tablası aşağıya iner. Oksidasyon ve sementasyon zonu yatakları en iyi erozyonun yavaş ilerlediği bölgelerde gelişir. Bu iklimlerde sementasyon zonu gelişmez. Bu kuşakta birincil veya hipojen cevher hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Zira cevher çökelmesi buharlaşma ile olur. ancak çözülen malzeme büyük bir çoğunlukla derine doğru sızan sularla taşınır. Atmosferdeki serbest oksijen ve karbondioksit ile bunların içinde erimiş oldukları atmosferik sular oksidasyon zonunda cevher minerallerini çözer. sementasyon zonurdaki zenginleşme daha fazla olamayacaktır. C) Stagnasyon zonu = durgun kuşak: Belli bir seviyenin altındaki kayaçların ve cevherin içerdiği su miktarı azalır. Su dolaşımının bulunduğu bu kesimde cevher kütlesi ve diğer kayaçlar suya doygun haldedir. Oksidasyon zonu = havalandırma kuşağı: Topoğrafik yüzey ile bu yüzeye az çok paralel olan yeraltı suyu tablası arasında kalan kısımdır. Erozyonun hızlı olduğu engebeli arazilerde yeraltı suyu tablası bulunmaz. ayrışan malzeme akarsularla hızla ortamdan uzaklaşır. iklim. Su dolaşımı hemen hemen yoktur. Böylece oksidasyon zonu bir fakirleşmeye karşılık gelir. hem de sementasyon zonlarının en iyi geliştikleri iklim bölgeleri ısının oldukça yüksek. Dolayısıyle oksidasyon zonunun kalınlığı da bundan sonra sabit kalacak. gittikçe daha fazla bir hacim oksidasyona uğrar.

2H2O Dioptaz Aşirit : Cu6 (Si6O18 ) . Oksit ve nabit haldeki mineraller çok az etkilenirler veya hiç etkilenmezler. sülfür ve diğer nabit minerallere rastlandığında nabit altın olarak çökelir. Oksidasyon ve sementasyon zonu yataklarının şekli birincil yatakların şekline bağlıdır. Bütün bu durumlarda. 5H2O Brokantit : Cu4SO4 (OH)6 Krizokol : Cu SiO3 . Ancak bazı hallerde tortullaşmaya bağlı yani süperjen olabilirler. damarlar drenaj rolü oynar ve böylece yan kayacınkinden farklı kuşaklar oluşur. sülfürler. çatlaklar) oksidasyon ve sementasyon kuşaklarının düzensiz ve genellikle daha aşağı seviyelerde bulunmasına yol açar. Altın doğada birincil olarak genellikle 3 şekilde bulunur. Birincil mineraller genellikle hipojendir. Sülfürlerin bileşiminde gözle görülmeyen altın olarak: Sülfür minerallerinin ayrışmasıyla altın serbest kalır. kassiterit. Cu (OH)2 Kovellin : CuS Kalkozin : Cu2S Küprit : Cu2O Tenorit : CuO Nabit Bakır : Cu Kalkantit : CuSO4. Altın klorür çözeltisi halinde taşınır. karstik boşluklarda yığın. damar veya damarcık şeklinde yeni yataklanmalar oluşabilir. kromit. Kuvars damarlarında nabit altın olarak : Altın serbest durumdadır. Yan kayacın heterojen olduğu hallerde birçok yeraltı suyu tablası ve buna paralel olarak da birçok oksidasyon ve sementasyon kuşağı oluşur. Altın klorür çözeltisi iki değerli demir sülfat. platin. Aynı şekilde kırıklar (faylar. Piritin varlığında kimyasal reaksiyonlar iyi gelişir. antimoniyürler ve sülfotuzlar ikinci sırayı alırlar. Cu (OH)2 Azurit : 2Cu CO3. OKSİDASYON ve SEMENTASYON KUŞAĞINDA BAZI METAL ve MİNERALLERİN DAVRANIŞI Ayrışmaz Mineraller : Ayrışmayan veya çok az ayrışan mineraller altın. Ancak kırık hatlarında. Damar şeklindeki. Cevherin geçirgen bir yapıya sahip olması da reaksiyonları hızlandırır. Ayrışma mineralleri ise daima süperjendir. Bununla birlikte altının davranışı bazı hallerde ayrıcalık gösterir. cep. eğer ortamda serbest klor var ise.Oksidasyon ve sementasyon zonu yatakları en çok ve özellikle sülfürlerden itibaren oluşur. Demirli sülfürlerin bulunduğu yataklarda yüzeyde demir oksit ve hidroksitlerden yapılı bir demir şapka bulunur. Altın Tellürür olarak: Tellüryumun kolayca çözülüp taşınmasıyla altın serbest kalır. rutil gibi nabit mineraller ve oksitlerdir. 6H2O . Böylece altının zenginleşmesi genellikle oksidasyon kuşağının alt kısmına tekabül eder. yataklanmalarda. a) Cu Mineralleri Birincil Mineraller Kalkopirit : Cu Fe S2 Bornit: Cu5 Fe S4 Kübanit: Cu Fe2 S3 Vallariit : Cu2 Fe4 S7 Tetraedrit : Cu3 Sb S3 Burnonit: Cu Pb SbS3 Tennantit : Cu3 As S3 Enarjit : Cu3 As S4 Ayrışan mineraller Malakit : Cu CO3. Ayrışır Mineraller : Bu başlık altında bazı unsurların en çok rastlanan birincil ve ayrışma mineralleri ayrı ayrı verilecektir. hatta birkaç 100 m ye ulaşır. Arseniyürler. Geçirgen kayaçlarda oksidasyon iyi gelişir. Kuşakların kalınlığı en elverişli yerlerde birkaç 10 m . Karbonatlı kayaçlardaki karstik boşluklar ise düzensiz ve çok derin oksidasyon kuşaklarının oluşmasına yol açar.

. karbonatlı yankayaçların veya gang minerallerinin bulunması halinde.5 (Fe+3. Birincil yatakta bakır mineralleri var ise. sonra serüzit oluşur.Mg. Kovellin ve kalkozin daima sementasyon kuşağında bulunur. çinkodan daha az fakat kurşundan daha hareketli bir unsurdur. c) Çinko Mineralleri Birincil Mineraller Çinkoblend = Sfalerit:Zn S (kübik) Vürtzit: Zn S (hegzogonal) Ayrışma mineralleri Simitsonit: ZnCO3 Kalamin = Hemimorfit: Zn4 Si2 O7 (OH)2 H2O Hidrozinsit: ZnO Villemit: Zn2SiO4 Çinko. Autunit : Ca (UO2)2 (PO4)2 10-12H2O Kalkolit =Torbernit: Cu (UO2)2 (PO4)2 8-12H2O Tüyamünit : Ca (UO2)2 (VO4)2 8H2O Karnotit : K2 (UO2)2 (VO4)2 3H2O Uranotil :CaO (UO2)2(SiO2)26H2O Koffinit : USiO4 . Fe+2.AsO4)3 Cl Vanadinit: Pb5 (VO4)3 Cl Vülfenit : PbMoO4 Krokoit : Pb CrO4 Plombojarosit: PbFe6(SO4) 4(OH)12 Kurşun.Fe)(CO3)2 Şamozit : Fe4Al (AlSi3O10) (OH)6 nH2O Glokoni : K1.Al)8 O20 (OH)4 Ayrışma Mineralleri Gümmit : UO3 nH2O + . Ancak.. Birincil minerali varsa oksidasyon kuşağında mutlaka kurşunun anglezit. bakır ve çinko’dan daha az yarışma minerali de bulunur. Genellikle ilk önce hareketlidir. b) Kurşun Mineralleri Birincil Mineraller Galen : PbS Bulanjerit : PbSb4S11 Zinkenit : PbSb2S4 Burnonit : CuPbSbS3 Jamesonit : Pb4FeSb6S14 Ayrışma Mineralleri Anglezit : PbSO4 Serüzit : PbCO3 Piromorfit : Pb5 (PO4.Kalkopirit ve bornit bazı hallerde ayrışma mineralleri olarak da bulunabilir.. Dolayısı ile birincil çinko mineralleri bulunsa bile..Al)4-6 (Si. yerinde çinko karbonatlar oluşur. Diğer taraftan yan kayaç veya gang karbonatlı ise bakır karbonatlar hemen yerinde oluşur. d) Demirli Mineraller Birincil mineraller Pirit : FeS2 Markasit : FeS2 Lölenjit : FeAs2 Mispikel : FeAsS Kalkopirit: FeCuS2 Siderit : FeCO3 Ankerit : Ca (Mg. kurşun ve bakırdan daha hareketlidir. oksidasyon kuşağında hiç izine rastlanmayabilir.. Derindeki sementasyon kuşağında bir zenginleşme gerçekleşmez.. Bakır . oksidasyon kuşağında az veya çok bakır izine rastlanır.

Diğerleri Oksidasyon Kuşağıdır. Nikelli mineraller bazı hallerde annaberjit (Ni3(AsO4)28H2O) ve garnierit (Ni4(Si4O10)(OH) 4H2O) verir. Bunlardan bir çoğu tortullaşmaya bağlı. nabit civa (Hg) verebilir. Doğu Karadeniz'de eski tarihlerde işletilmiş yüzlerce küçük maden ocağı genellikle bu yüzeysel zenginleşme zonlarında açılmış. Oksitler Karbonatlar Sülfatlar Nabit Mineraller Süperjen Sülfürler Karbonatların pozisyonu yan kayacın veya gang minerallerinin cinsine göre değişir. nabit gümüş (Ag) ve arjantit (Ag2S) şeklinde ayrışma mineralleri oluşturur. Sementasyon zonları öncelikle işletilmektedir. . siyah arsenik oksitlere dönüşebilir. Bu yatakların ekonomik hale gelmesi ancak yüzeysel ayrışma olayları ile gerçekleşmiştir. realgar gibi arsenik sülfürler güç ayrışırlar. ender olarak metazinober (HgS). Sülfürlerin bileşimindeki kükürt kısmen nabit kükürt olarak (S) oksidasyon zonunda kalır. kahverengi antimuan da aynı ürünleri verir. e) Diğer Ayrışma Mineralleri Cevher ve gang mineralleri ile yankayaçlarda bulunabilecek silisyum. Zinober genellikle ayrışmaz. Kobaltlı mineraller eritrit (CO3 (AsO4)2 8H2O) verir. Kalkopirit ve pirit halindeki birincil cevherleşme daima çok düşük tenörlüdür.Porfirik Bakır Yatakları : Bu yataklar aslında. Bunlar ve sülfoarseniyürlerdeki arsenik. OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARINA ÖRNEKLER Hemen hemen bütün yataklar da kökenleri ne olursa olsun oksidasyon ve sementasyon zonlarına az veya çok rastlanmaktadır.2H2O) ve bazı durumlarda ikincil olarak teşşekül eden kalsit’in (CaCO3) bileşimine girer. Bazı çok düşük tönörlü yataklarda ancak sementasyon zonları ekonomik olabilmektedir. yani birincil olarak da bulunabilir. ender olarak povellit (CaMoO4) verir. Uraninit ayrışma mineralleri olarakta bulunabilir. Antimonit oksidasyon kuşağında sarı. 3. kalseduan (SiO2) ve opal (SiO2 nH2O) gibi mineraller verir. Kuvars ayrışmaz. Bu yatakların ekonomik hale gelmesi ancak yüzeysel ayrışma olayları ile gerçekleşmiştir. 1. ileride de değineceğimiz gibi graniti ve sübvolkanik kayaçlara bağlı olarak teşekkül etmiş intraplütonik yataklardır.Süperjen Zonlanma Oksidasyon ve sementasyon olaylarına bağlı olarak gelişen süperjen zonlanmada düşey kesitte yukarıdan aşağıya doğru genellikle şu bileşiklere rastlarız . Yataklanma şekli saçınım veya stokverk biçimindedir. Kalsiyum oksidasyon zonunda jips’in(CaSO4. NOT: Süperjen Sülfürler Sementasyon Kuşağı. Molibdenit genellikle ayrışmaz. Orpiment. Gümüş.Bilhassa uranyum ayrışma mineralleri çok bol çeşitlidir. birincil cevhere rastlandığında terkedilmiştir.

Bu zonun minerallerini bornit. 3.D.Zenginleşme sementasyon zonunda kalkozin ile belirlenmektedir. Kayseri) : Permo-Karbonifer veya Permo-Triyas yaşlı kireçtaşları içinde hidrotermal olarak bulunan çinko ve kurşun cevherleşmelerinden itibaren yüzeysel ayrışma ile oksidasyon ve sementasyon zonu mineralleri teşekkül etmiştir.Zamantı Çinko Yatakları (Develi.B.) Chuquicamata (Şili) Kerman .Sarçeşme (İran) 2. Dünyadaki başlıca örnekleri şunlardır : Copper Cities (A. Türkiye'de Toros'lar boyunca rastlanan bu tür cevherleşmeler için "karbonatlı cevher" veya oksitli cevher" deyimi kullanılmaktadır. .Ergani Bakır Yatağı (Elâzığ) : Aslında ofiolitik volkanizmaya bağlı olarak gelişmiş bu yatağın en zengin kısmı olan sementasyon zonu öncelikle ve tamamiyle işletilmiştir. kalkozin ve kovellin oluşturmaktaydı. Bu şekilde meydana gelen minerallerden özellikle smitsonit kireçtaşlarının karstik boşluklarını doldurarak önemli yataklar oluşturmuştur.

070 20073-QQ-74 :3: :90943/01472..2..2.70703. 9.3007.072307.3 .3.070 20 0308438002.40907.7 3 8075.7. 3 2  703 .2.92.0.070 20742997 :74293 41497429/02:.0..38434.0.0.7.38 -.99.7/ 7  7-Q07...5 .390903..3.0.7 /023:.7 03/0 47942.7 .5 /. .39.07334: 9:7/: :: .7.. .-707..74: 9:7:7..4.0/.  .3007-7..7 4..070 2007-740 907.843.  7 0 %  : ..19.7 /4 7:-.209.9094392007 30/03020..2 9 7  8.32 .3414974290030047403: .3:.7  .2 ./ 7.78.7.9.38.3.7/ 7 3/074.7:5.7 3.02090 -0.0..03-.9-7.84307032..2...32.38.0 /Q Q3QQ7 00 3 080 947-.5  045.3 / 3/.  .0..738070.2.9 7    . 3 2.3  7 :742907$97.38  0/0.84330/030 / 07.7 -.9 1.32 .8107/.-7  $42.9.7    03 .92.5 / 7 107.842.5 .03/0.9.7  .8.9.89390 0/4 7:-78 7.-74.9-.3.7.3083307.0507/499. 3.9.32.  4/:.0.7.7 3.7.8 3 8..39 .98070. 090943Q0074..070 20073/0 :9Q7..5  74299. .08.9.   4.92.3 3/. 2 3/.-74.-74.-74 507/499.8914149945::.074 :0-030.7 3..4740342..-::3..7 0300390. : 7.843.81070.07 Q900733/0030843..  0395.07/03.70/790 997   $97.843 8 7.5.730920830030843/032090/7 .-0 0733/107..03.89.2.- 007.030054/1472  3 080 947-.3930 2083 .  742907/031.3 7.81070-. . ..3 9.7/ 7 070 20.30.070 200703084304: 2: 9:7   $070.5 3/...9-7.4..7/.5  74299.0707 . /02/0:.0...-:.32. 2.00..-03. 03/0...99..7088.0507/499070-.-::3.-70 54892.9 /749072.2/.9-2307.707 .3000-707  149070-.0.0734: 2..0.. 2307.3 7.20390943Q00708 3 7.-0.0.9/0  20: 7.2.9.8107/00320   149945:: :.7.7./ 2 .08437. .5 24897.3-70823/0/07 2 8 .7.-..  . 3/0 7.  4.070 20078030309  :3:/.9.3.30 Q08 3 7.7 107.843/037 :30/030-.8907707 $97..070 2007../.5  030...20/.3.2.7  149945:: :3..83/000.7 39 /.7.7.38 .914722..-:9Q7 /0  207$97.907.81070 -.9.08.2.0.74.91472.3534957429.0..7/.49 8.3.-07032 97   0.2.32 .0. 1.49 -2....7..0 3/0/0030-03-7.  ..7/ 7     149070.7 390943:.2-703 /7 :2.:.8 3/. 2.7  03004549 -.9..914722.89.7090/07 7032.2.9.:3:92.3/0/07 208308070. / 7 :/0  207.843.9.09479:.070 20078.32.2..7  4.9 ./03.077  :843:3.09070 .  .2.92.7 .3.-.5  74299.92..39 .0.7 3479.2.  2.0.914722./ 7 7429.8-089 0207079 :.0..0.-7 Q9Q3-:.9.0507/499070-.3 -.3.38  0/0.9.7.7.3.-..0891032 4.9.9 7Q3Q2073.32 .0.9.7 3 3-::3/: : 0707/0.7.207/07:5.070 20  .9..3  7  079.3/0/7.2 42.2 9 7 0.

.5.073.7.5 ..7. 970249 .72. 3 03/0/7   $' #     ..-95.7 $  .   .7 2.39:0$ '.073342.7/ 7 :.  4.  .5 3/.99 -7439 5078903  24343574803 49 4.9.4579:0$Q-.8 /4 ./0-::32.39 .9.7349. 2Q2Q3/Q7 :5. 85300 907/7 .38 .4.  4.   9.0-.  . 3 2  . 2-079070.-74.9349 .9/0  22307.-74.-:00203907.2-703...  .  .70/7    !9 7 !/  88 3/.34 302/7 058390.8 /4 ./ 7 :3.-03073/007.7 303.3479490703 .3....59.-74.3.  .5. 2307.32.7 .3 3/.7.32.914722.7.-785300 / 4.90789-72307.309  .3/0/707 Q39 5748039 74299-.-0 073-.30474297  .  /749072.80920.7 -.554 03/0.7.-7$075.  / 7 :.2.0./47 -94.8.-743.70300.9742907800300.073-0 207 0/7  7429  0   7  0    0774742907  .5 ..-74.3/9 0  $ !790$.393 9.-7$075. 2 3/.079:0$2.99 -7439 5078903  24343574803 49 4.::34/: :3: 802047/:7  .0507/4990700-..2-703.3099 0 %   20390% !74930$!039...7  ./0.0.0/ 073022307.../47 -94.7/ 7   7 0 1497429070300/Q39.  2307.9.9349 .7.0.7 3/..9.03479070-. 209.342..0507/4990700-.072307.-0 07.90789-.92.7  .-::3:7.3930 2 07/7 $97.073.073342./0897.  4/:. 970249 .347949- .72.7 3/.-. ...  .7349. ./ 7     . .7  C00.-9.914722.070 208-.7/.393 9.74.842. ../ 7 :3.7.8 0207079  0   7 $    &.  / 7    0 %3.9.302.-   :2307...070 2007/08Q80843:8..-74.0.. .03/ .3-.-7..9/0  22307.9.7349.7 3.3 3/.4.72.30990  %9..0.907892307.7..93 7/:2 5.0-.07/0-::3.32 .8 .7.3007/03-.7349.2Q2Q34/: :./:2 482:2!9 7 !/  8  :2307.. .0.70-05...9...-74.7 -..0507/499070-.4... ..2../.-74 3479 .0507/499070-.7 3..742997 8 3/.07/0-::3..37429 3.-74.. 48075.7 303.7 .73/0-::3.0507/499070-. 08.90-.8107/0..0507/499073.842.34799 4794742-574803 0389.-: :3:3-QQ7.0.39 .70 %.81070.7  :3.5 .. 209..-707     :.3..  2 3 3-743.  .30070. 2307.34799 4794742-574803 0389.-7...0507/499073.9.-74.  /749072.7:5.7  390.-  0. 72. 85300 907/7 ./:7:2:3/.32-07907-.3 .

-74.7 .00%Q70-.7. 2 3/.  2.9.0./03.0507/499070-.070 2007/7 09.  C   ..3033024.Q774297.8 3/.3  7429.

-2090/7   0 57493 5039.3/7  8-0891.0.309 9.-707   3/Q8970.%Q70 /0070300-: 9Q7/0/7 2.2..9357493  5039.9 8Q1Q7 . 8 .8-089 %70249..0 07907.073354892.  .7.0-. $ 4   %0943/01472.07/.3/0.32.-::3.9077429/.070 2007 2039 99./00/7 7429/ 3/..070 20070-790-::3:7 3.9.0.9.309 !4892.4-..07.937:-:0020390733 !9 7 #/ 8 3.9.7.8..-9.7.3...81 .0374293/0. 2 3/..   4 :742907-:9Q7/0/7  7429.070.9.7.3  9031.31.8-08934: :2:3/./0.302.19...-739090 5 28.54.3 /:7:2843:8:/:7  079.7 / 7 2-0790708   0/0-.07.3302 209..0. 2 3/.0.0507/499070-. 7 .3 9-.703  097 :9Q7.-2090.0.3 /Q3907/04/: :- -4-::3/: : 0707/07017.7.9.-:.88.7.04342-.3 7 $97...03302..8-089 $ 4    21-4 .8 -:.3/.21-4 2307. 9.0903070 4: 2: 9:7  .7 3/.4..7.7 ..22.7-782/7   .7 .81070-.903477 4..88-..09030894.Q 23-.3/9 579.-74..9.7 3/..0.3 2307.8-08974/49. 2 3/.07207.0.-74.7 3027443.22.//007/03-.39/4:3.//04.0-:3.0.4579 Q-.39.32.9 3 8Q1Q7073/0 -.  .8-089.7.//04. 3 03/04: 2: 9:7  %.302.0:.7 :9Q7.047.2..7/..   4. 2 3/.9.-07.8 04: 2: 9:7 .7.  .0-: 0/0/0-QQ04342 30208.0 4.0030004342/0 /7  !.0507/499070.742990742-.-.1.914722.39-.4..9.  4. 742907-: 9Q7/0/7 #017..07/7  149070-.39 ..0.0.7 % !97:-: .2 9 7 . 5.0-.3.7./0.0707 /4. 2.7 2.302307.0.7  .4.34/.. .2 08207/0 /749072.: 7.7 3/.5 /.2.7/.22.45793/08.1..843.7 03/074.34.39-.3099 /.070 2007.. $     #0-09.81070-.8-089073:.1.-7033 -:3.914722. 0  0  $      7Q3079.3033/7 $97.0842 2. 5039..35. 7 ./ 7       . -72307..072307.3/9 30579 .3 .. 4.24890 $      2.7.  -.3024.3/9 8075.07 /.7.7803Q7.... 2/.7.  / 0703/Q8970.079 030004342 4.3932307.7/ 7  749 ./027 .-73.9/302/0/749072.7030/00/707 .702..8.073/0 .3.9/302/0/749072..5 . -07.2.907. 3 7 39 .342.0-::3:7.2.7./00/0399.8-0890 907 :3.8-089.8-089 2.0.3/0-::3..3  0 $ .0..  7429.0.0703030-782/7 .7.7 / 7   %0347:% 4.703/00/00/0-2090/7  .3 7429..9.9. 3 7 39 .7.

08.93-::32.-073.0 5039. 3 -7..-..597 !.7/Q3.  .8 3/.3-:4549909.7 3/..8197 !70..2-703.72.-9.7.......5 3/..0/07429-.  9479: . . 2 3/.7..0.7 -::32.3.  203  3/0-7.7  Q3017....9./ 7 31.39.0/.9./082097042.39.59.29.3/.007 0/7  %.7.3-:-./4 7:8. 4.3  .2.79...-07. 0434229.7/  4.7803Q74.93 07208-..  .944-7207.7  80.347949 3.7 .3-.3.:./ 7 79433/007.9.07.8 3.579 57493.20/03-780..0  2 /0.0/7..34: 9:72.3.7.3-.C##   :8.0./ -:43/. /Q39554.0780.39..38 3479 5748039 .0 . 2.92.7.5.3 303 30274297007. 5.91472-72.0/7 .7/.3/93/08.303479-0 23/0/7 @4Q809037/05.-2090/7  79...9.-::32. 897.  2::3: :3/.903477.34549 03/0:8..-74.-.3/Q3.0434230208.7   4/Q03 0/042097007./:2./ 7   07038$0.93.-95.  .343:!748039 507/499  7943.0!9.7/.5.9./ 7 . 3 3./0/0-::3.93-.

3-:.7.3./.8 3/.417.89.2.0/4799034: 2: 9:7 '.34/:.7/ 7 4342-.9.39.73090 0/0707    $:/-:7.3.7 3/0/0-::3.  203  3/04.3./ 7   8.7-::3:7 %.  2::3: :3/.. 8 0..0 74299-.2-703.0.5 /.73/0502.070 20-.843479 .-74.03479.0:97.72.39 9479:..0. -7.-.0.. .9 07032.99554.5...99 532.89-.0/.2.-2090/7 439.0707080 4.2-703.-77.0709.7 3/. .0707./..7./ 7  !748039.2. 84::2:/:7 :.7.7  .070 2007/0-0307 0/04: 2: .4...0 70...3930 2 /Q39.29./ 7 07-.4579 97 :2307....889079  009 .8  209. 3 2 /.097/ Q900.9 07032.72.39 .89.: 7.9.9.0.9-4:3.3.0. 3/..91472-72.417.2 9 7 %. .  .72.070 2007502. .77...39 84::2:3. 207.2.7-:79-::3:7 :3..  .3479499034: 2: 9:7 %9.3939073Q073/0574803907 03Q8990/03479-::32.0.39.7 077  89...9. 30208.39.5 .0507/499.. #4/0.   7...889079 7.0 .-.7..7.7 .070 20439.4./:2:2.7 .08 3 8.3.94903/7    70.81390 3/0/7 %.3 $:/-:7.7/.3417070-.7 -::3:7 0.9-4:3. 2/.8.9.3/.7.3./ 7   $43:4.   4.3:.39390707 7429-.  203  3/0-7..072307../ .8 3/.3/.7.. 3 3/. 3/. .  4.3742.!70.907.7 .7.0. ..7 .7 320/.9. 897.39.3/0..07/030/00/0330.9.9.342.-.0 3.81.9.3479 9.2-703.24710730-7..-.07.-.7 0 :29.3/9.38 7429907038075.0.411809.943.93.38 47942./0 !70.070 200708.597  %. :.89.2-..38 47942.072090/7   .39. .099.3..7/ 7 :3..070 2 -7/-.7 .-74.3907 9. 7 .342.-74.-.2..92.  3.9.9082 QQ.07..7 07038075. 3/007.0757493 5039.599.0.7  03Q8990 ..-:9Q7.4579-::32.92..309980.05.072 97 :Q90.92.30-0307 0/0897.9..9307038Q1Q7Q2307./ 7  70.-70 203948:.007077  D8943.07..3.2..8 3/.3417/034: 2: 9:7 89.30!70.  .-QQQ/08075./0820970.0:..0. 9. 94: :2./ 7   .0.-7/.7 3Q07305748039...7.9.:8.9.3/.91472-7.  2::3: :3/. 439.0209..3.-.0.7  #4/0..3.08 .2.907429.-.7:8.7. /.72..7 3 38.7..0/.3099-. .

4. 709.7  .9.842.35543:3 2 0.07/0479.9/107.813 .8 .5.  554 03/0-7. 7/ 3/.347949 3479.9 . -::32.21-49 3.2-703.9.7.  .. 5078903 -499 2.7!70.5..7 2 9 7 ./.9 7   ..7-43. 3/007. 3 2 ..803. 9 7/4.93 4-.4. 3 3.890347:..7/ 7    72.7  20394.8  89 :29.0. . . 30/0308Q1Q7078.  .0 :. 3 3 897.0.  .9 .2.7.843Q7Q3Q 4/: :3:/Q Q30307/0.72.9.7.4.5.07 -7 82 2..82-0793. 2Q7 049 .0.-:0/2090/7 107..8 3/.3 14459 743:/4589 0389.07 / 07-7 82 80 0308430/.38.- 0-:3.07.7/.8 3/.9 .7.32 -7/.  078:3/ ./ 7 2-0793/ 07-..8 7.9 07903.7 3/.7 3 34: :2:..347949073/0207.0720393479390 3/0/7 0. /.9..2039 %  / 3/.541.9.8 .-..4: 9: :3:078Q70307-::3/: :-2. 2.0.30:..8 843:.9.3 7  0.94. .7 2.043.32-079 903-.752.7/.7..91472.08530/7 2./0 ..07.5 3/.7 2.:99:7  078:3/ .39-. -72307.  2.-745494/: :.38.2 .3/0/7 8  3..8.2..72.043./03.-70 203948:.7.0.07/020. .9..73/0 .0.81.84/: :.  2.99 5745  2039.0.3043424.-.992307. 5.-.79.7/ 7  .8.7 3 307/070.3/0.5 /.  ...:4: 9: :-7Q 07Q3Q2Q/09070/2 97 79 8:/-:7.9.074: 9:72: 9:7    078:3/ 2039.. 209..7.72.9 3 Q2Q .08 3.72.  2039.3/073 -32090/7 !5440 9  0...9.3.  .8438 7.5 .7.3 #:8.:989.72...7034 8.40 9170707 8Q7Q2Q 9Q7 .74.2. -..074.- 00203907/0 Q7097   $:/-:7.70997 2.4-QQ-720904793/Q3.8:/-:7.7  47.0.0/0209424714 :.7349 .8Q1Q7Q07 3 -7 82 34793/0.2307.7349.7349.3099. 3/.0243439903 4: 2: 9:7 0.

943/:7  7.

.8 -.82-0793/0 .5 .9.2.8./.4.9/302/0532.0030434202.84304: 9: :. 3 2.0 /Q3.9.703 /073/0 Q80 8 .7-:2: 9:7    2-0702.320 :7/:7 .32-079903-..5 3/. 0/04: 9: : 7Q 07/.074.0.807032-079070.3/0-::3:7  07-.943  2..890347:.2-703 !. 3/ ..39-.. 2 3/.70997 2.3-7842.0 9 /Q Q3Q2090/7 2./ 3 .9 3/.7.8 3 4 :..8.35543:3/4:8:702..2. . 3.789.9 0/02-0792.5.3 30308./ 7 !70....9.072083/03. 2307..8.7.7 .8.  0 9.882.7 3/.004907/03 9-.949.7.8 307032..7 0-:3.  ..0/749072.0203997 2.8 3.54892.2.3 14459 742: 73. -7554 03/0/7 073  2 /031.-0307 0/0 0 9.  Q3017.   2.19.7.0-.0 0844. 2.9.7 20394.044.  .2307.7039.7 33/0-::3.9..

943 /:7 7.

3  : .03 .59. /.3 01/.2.3/0 . D57Q ..24897.9 2  303-./037.82.3.0::7:8.48.8 307032.2.0347429Q70903Q007/03-7/7 742.7/...2-0792./.. 0 0-QQ  03 . /073/04: 9: : /.32 9 7 :3.07309.7/ 7  .1..7 %Q70/Q3.943    2./..3 45/.8437.9.7/...9. 9.7  7:7:2 73.7.9. :3/. $47/.07 %.  .98.7.8 0.0.30330207 :3.  4.07 2.3/.  :02.0703 4149070-..:9.. 3/ /Q Q3Q2090/7    %Q707429.7429.003Q7Q3Q42: 9:7 :7/:2:/.32..

07Q9007909438Q7Q032030/030 07-4:99.80.7/.5 .4: 2: -: 4149073070 20..8 3/.3 082 $47/.9./.9-4:3..$075.72. .0 28.9..39003/703.30/3Q 2Q 9Q7 :/3.3930 2 /Q39 .801  Q073092 07/7 7429.7-7-707305.7:0 /03Q30 0/4 7:Q89709.-20830.3939 /Q39.:2:79.3957429.7 4149.92.38 3 7.70/..7 3/.2.7 3/0/7 :.. :3Q073/0::7-32090/7 4897.3920970/03-7.070 30-:0823/0Q3/.2. @..3.7/./.0844904: 9: : /Q Q3Q2090/7 3.9  149. .2.2..7  742980.072..2/.-.%Q70 33033027429.7 3/0/7 . ..7-:79 0749-.043:2:/:7 : 0/0$47/.7..1.3.32 8075.7  ..7/ 7  09.03/0.207.38 .3%Q70742907 2./Q038 2. . 3 . 3..9 742:970249-54892..:4: 2: .7-7../. 9.-4. 7087429.07-429. ./..0.1 3/.32 9 7 :02..35.8 8 79 4.7...9..39393/0 7429Q90078 7.3/0/7.7..48075./0/7  :7.7 3 3 2 ./.81 479. 0823/0-7..0397 %Q70 /04149073 -:Q3Q9094343:2.0::7..  Q082/0-::3:7:02.7.4149..72.00748.7.9.707207  89 1.3:8.7  4.  948031   09. 7087429.7 -:/3.0 2 97   $47/....0.8./0  0-7.7.74149.20344.7 3/.9 2307. 43. . ::3:..5 2 082/7  2 -7.3.-7 0.9.7 3 3058.843:843:.  /..7 /.7 3/.9.3  7   .0Q809037Q/Q7  7   C002..19.3/ 7 4:9.7 -479.38 .00733.394032.090943Q0079.3:8479.7$075.070 907 /Q Q3Q2090/7   5347403: .80/0707  .. .-.0.997 :7/:2:/./0308 .072 97  :02.3939 /Q39 507/499 .8 3/.0.3 2.32 ..:78.81073/Q03.2471.7/ 7 $97./ 3/. /.  41497429.74.0/4 7: : 944-7207.2..-74 3479  D89709.30823/07429.7 7QQ7   079.30823/0. 9 7 .09085 03/0/2 207. .74.-303.7 3 /4.38...35374294.7.7/  8 07 .308234Q7092.9/107.92.2..38 .2.7078303..7.  /.03.5 .0.30.7.   %Q70 /07429. 082 01/. . 790/0-203-:9Q77429073030..9.7 -::3:7 :70/0..32  1..3::7.91472 2.7.7..7 3.3939073/0-:95.7 804: :2./ ..7..7.3742980.2.20-7. 20. 9.. . 082   :02.99./..0300Q89709./.7/ 7 @4 :207..7 3 5 34740 308 7.0...3 307032.1 3/.77429.8 4.7 3/007. 082:082/07429  82038075..32.7/./.084149073.9.-0307 3.Q0073/00207079 :. 8 .7 843/070.5 .07034149.Q20970.7 3..08 .7 .7.303. .0 /0  03/7 3 -780..8.3930 2 507/4993/0 .0507/499 -.2471.92.9.801  94803-70 .7/0  2090/7  7 .7 -0-.7 3.0 28. . 3 -7.3 -. .0.9..7.9..3 5-Q32Q 07/7   .0.  Q9.10903 Q3/. 54/14727429/02/0:. 38075.

92307./ 7  79.7429::7:-32090/7  .74.9.7   .  4.. 082:7.8..9.843.72.7/..3930 2  507/4993/0.70/ 4.93 30 02.301/.20.9.-.9.. : ...7070.0:.-74.9.../..7 -42.0.   07.8 843:.8.7.9.3099 47:3/ 8530 7429 5.  4.7.042.. 3 8203 8075.81-..7429.. 3-70 2/0/7  82038075.5  . 3.29. 3-.. . . .30/7  79. 48.0.7 Q..32.  .7 9.9..7..92..070 2 4149.9 .2.32.8-089  9: . 90347 7  9Q7 74290-07.3449 .9 01/.9 803492 417.39 .7.  2039  02.7/./030020070.  2 03  .7. /.8::7:-32090/7 :3.843.   2::3: :3/.8075..9 3/.7.7 2.38 ...00 208. 742907Q3/.80709.1 3/.0/4 :8:3/.04 :45/.3.39 .2..3/0 2 .9.-0302090/7 3. 3/03092.7  :7/:2:/.92.  /027 99.9..597   D57Q7429..  .2.3 7:7:2 45/./ 7 7 90347:4/:.9...8.8-089 4.9 .7%Q70 /0.9.0::7. 3. .39 .32 -:/3.7-:793/0  .807 . 4./ 7 .9 3 !9  !9 !/  8 7 2..-030-.. 909434.8 00 7     7 39 .9 9-.7:3.0 507/499070-./748107/04.9.39530-0307 0/007-4:99.. /.9..9.9.0/0.74.99 .8 3.07073 .3.7/ 7 !.309::7:-32090/7 3.9. 39 4. -::32.9.0.  2 /7  .4.0$02039.0.  3/024897..07034149070-.7 2.7.4: :7   .-070207079..7 .5 /..072.0 7     8/...7.0.: 7.30. 70299457.0:.9..9. 2.0730/07.9. 7429073850903/..8. $47/.7/.38  0/0/7  2/0. 2 . 2/.7    C %#  : :230/030707.3 5.7.7.9..7 .7..  .7.39.9.7/ 7   2.7 80549.3930 2 507/499073/048.32  :..3 09/ 3/033029.. -::32.3.0 7 7 .09.889079 #:9 3. ..   2.7/.0!07/499070.99 43.3/0/7  79.81-.74292. 07 %:72.90739090/7  4 :01/./ 7 D57Q7429. -:3.7   90347:Q80    4.2 90943Q0 3.3.-030-.3930 2 .-:3.9709.72.9.7.9 .39Q70570.32.0 -42. 2.29 $103 743  %45.9    2.8 .:27:.3-7.3.0.0-7/7 1.2/.3029.7 0-70 24..:99:7   01/.39 .38.9./0.303001...309 .  73..903477  9Q7  45/.9 .. 48.1.. 3  2 /7   0. 3 9. .0002.3.0 : .2.-: :Q073/0 ..0008Q1Q7-0 2..89.7 3. 39 .7 /4 7:9:.7.-::32./ 7    %Q70 /0..8..3007.:4: :7 0  4  3 .9248107.9.9../037 .9.32.9.7/ 7 0 3 & : !- 3.9.7 Q073/0 -:7.3  7.-  .-9. 7429 7017.-74.9.9037Q8097  7   0207079.5 /.9..0.. /Q Q   7  -:3./ 7  149.704342 -.-. /..7.434. 39 4.9.-.2.3.70/.02..20..5.. 3/ 7 &:3: :.8.9 01/./ 7 7429... .

.9079.3  /027.4.7 3/.0/43.2/....00/7 7 .-20837013.//0..4.3.79.Q23:2:.7  2 #01. 39 ..47. .90794: :2.9.7 .7 .907907/0304-.04803-.9.Q89 8 2. 3-0 23070479.8437. .9Q2Q009.309.  ../03.7.1.80/:./037  ..9..-7 0300..7   .7 808437.7 3/. ..9..30007.3507/49907.3/.3.9.90330 208/07QQ7  ..097707  .0/. 3 7 :3:3.907907..3/09.7.7/ 7  !07/49907308.7 Q3/03-07.707   .74: 9:72: .7 34: :2:3/..7 3 3479./027..0-729.-:2.7 4: :.3/0:..7039.2.  .542.04 :3:. 9./. 39 ./ 7 :3:3.2.9079 -489 .0.. . 2307. .8 :38:7.0./0  .0 9Q7Q20838.3 Q80$47.7 008 ..3 /Q Q80-4894:7      !$   &$& 0  4%   4803-4:3.02007-.3....92. 32.7 . 32.0507/499.7 3 -9073880 2083/07443.788507/499070/027.7 5 1.0047.2. 39 .. 3/.203 .7 2.../.813090073/0.3.0.7.7  ..7 $ ./.9.9 -.0.3:2..32.3.073945.2/0$ 4./ 7 @09.9. .02307./.0-QQ-74 :3:. 207/04 :3/:7 . 3003:7.0:27:.:. 32.38880 .3 2.203/ 0903070 .4943.977443.3/.9.7 9 .234 8. .3. 3..77:-:3.2. .:. 3-0 2 /7 7 2.8 3 03007   0774 2. 3/.8 .7 /. 39 ..8:38:7..8 0707   #01-7..3.2 9 7 ..  39  9..-7 82 0503050 202 42.7/.003/Q8970. 32 .-.0208339Q2Q0/. .-07-729..9079078 3 7 3/. :38:7.720/..7 39. 2. 39 -23/0-7 24..7-:79.09.7 3 4: 9:72: .. 39 .9.0.383/034.7.-07.4 -::3:7   $8:29745.7 3/...22.31.07 2.3..9 .7 / 7 ...47.4: .9.9079     0    .4943.813090073/02..0.7.7300-07.30:22.7.7 20/. . 3.30:2 4.7. 39 .3.-07-729.9. ..3-7 82 4: 9:.7 494943.7.9079. %%#  %  3/0-073-7.2.8.-070 703073-0 23/0 439247439 479.0703.2.7.7 34: 2.34.. .8 3 .4..7 /037   C #   .5..3/0/007    .3003..: 7.9.07 2 3. 39 .9. 2.02.7/../ 7 :3.2/... 39 . -07.3002090.3:.32 9 7 :3.383/03/7 027.2 .7.813090073/0..07 7 .7 -:7. 703 0300.81 .3 079..39-.3 .7 03 .074.. 39 . 39 ..2.9079073/045.0707/003000330 07002 07.0:38:77:5.9. 32 2471445030503.9745.0..7/ 7    .7..9.9 .3038...2 .

0.907907308.2.99 .0-.33.05/4749  02.907907308.0.02439-489070 /3Q 070507/49907Q073/0/027.79.9..0 288.730793 /027 .-.8079 .88.79./.-.3.070 2083/03030 2   003.399.7 4:7 3Q89 8 2..7 70307 72  /.0/027.0-./.99 .02439-489070 /3Q 070507/49907Q073/0/027.9.99.077   0-7 82 .-7 %457.3247.7/.3..39479902.30:2:3073303073.3099-2307./..9079073.077  0-7 82 .90793/0/07 7       003.39479902.2. 3 5:.3 3/.02439247439-073-0 230707  .7 /./.0.8079  .-.QQ5 /030. 3  2 /03.29.29.!07/4/90733.-0793.7.88.73079 ..73079 .8 04: :7  .399.3/00 4. 7 0.3082073/0808.99.8 04: :7      $   F$     %  # %# # % 0.9079073./. 3 5:.730793 /027 .44.3082073/0808./.3099-2307.7 70307 72  /.0... 3  2 /03..0270   .8 3 4: 9:7:7 .8-4...-0793.07/020/.:7:1:28: :27:28:./ ./.3247.-7  %457../.9079073/0 0.54997 : 82.0/43.07/009037Q  007 7 027.2./07 0-7 4-.2.7 /. 7 0./027 7.3..94 :3:./027 7 .33.90794: :2:   0270   .-.7 4:7 3Q89 8 2.8 3 4: 9:7:7   .90790733/0.44.7/0  7 %..54997 : 82.00-7 09037Q  007 7 027 .3 3/. 28 / 7. 28 / 7.3/007 027/74898437. .02439247439-073-0 230707  .0 28 8.00-7 Q7Q9 .QQ5 /030.0/43.024803/03007Q80 9037/0  0077 7 8 2080507/499073Q89 82 3/.7 ./.8 .030/027.0.024803/03007Q80 9037/0  0077 7 8 2080507/499073Q89 82 3/.0 07979.07/020/.0.7/.90790733/0.05/4749 02../ .:7:1:28: :27:28:.7/0  7 %.30:2:3073303073.7 .3/007 027/74898437.7 .7 2..

/0  7 3.8 $80 2 507/49907Q073/00844.3/0907Q073/04803.7.0%07807 C %  0844  $! #  !. 32.3 48.08802307.3/00 .044.8-0 234: 9:7:7 7 .9.  .38Q03/0 -::3.9..7Q073/0 %07807./ 7 48907549 441472 ... 24399034: 2: 9:7 0  .3930 2 :97.9 7 .8 3/.0833. 3    2 .4943-7...-.9 7  2439.  2 /7   .8 3/..3/0-::3:7 ./ 7 0  0..9079073/00.0 07979. .7 -7703.4943.94 :3:.479.7. .9..7/ 7 ... 24390   990   05/47490  02.7Q807 0../ 7    . 28 ../ 7 3..$ 3 .7..9.-::3.-0.7703 $.04207.9 7 .  494943-7./847/.9 7   .7/ 7   0 QQ27 ..9.9./.18.38075.  .9.807 %Q1.7.9.24399034: 2: 9:7 0 .7.30990 .8 3/.7 $034303.80/:.073/03 4: 2: 9:7 %.002.0.40 2.  82038075.3 3/. 7 39 .  .9.  2307.-.9..  .8 3/.-::3:7  :2307.5 /.9 7  . .7/.8-4.     0 .7..38..  494943 ..9079073/0/07 7    %D#  % #%#  ...5   489-7.0780.047 /./ 7 0807.9 /.02 97 0 47./07 0-7 4-.-48907308..8 .  494943-7.7 .08.907907   307.-7.3.3930 2 :97. 3  .. $       $   F %  # %# # % 0.3.7Q073/0 0403.990  ..-. 3.8 3/./.0 .7 3.  ./.7.24399034: 2: 9:7 00 .999034: 2: 9:7 0 ...  ..  ./ 7 78039037Q3Q3Q804: : QQ3/0304342/0 /7 . 3 3/.3 04342/0 /7   / !.3./. 3 3/./ 7 47.9.7 7032439 20/. 087 7 2 .9.0707.3 4 Q804:5  . @./ 7     $ %# Q23:2:.0%Q74303.07/0-::3:7    !$ %  9Q0..9Q7Q4:5.2.9..4943-489..3.8 3/.  2 . 2439.09457../ 7 2  .8 3/.889037Q/04Q804/: :3/.7.077 $.030/027.7 3/.3$  02748907-489070 72  .0/ 07-.7 .439 $     5..

7-43...7.0 89.7Q073/0-48907 $.7 -::32.3.7 3/. 39 .7Q073/0-489073494943.79.7Q073/0-48907....2471..2/05030503..0.9 .7-43.7.3.79 2..-:8:79Q 03/0/7 3/074..8 3/.7Q073/00 2 07/7 30.38 ..#488..3.9 /4079 3.7410/85. ..10/85..9709..3 7    .9 ..3./.9..0707 ..   9.07.3/02307.94/ 4.0.. 2.9.9 .3 . 7 /0308Q0073/0 . 209.92.7/.3.489.7/..0 707 0300 9.7 ./ .9.7 3.3.9 .7  7.  949434.7 4.7..77.700.72.7  $..7  94943 .07...7Q073/048907 ...9 .9 Q900733072080....0/027.:99:7      0425.7/ 7 :3....9Q04: :.7Q073/0-48907Q23:2..0.01...7/...033 88.7 4/: :9.03029745.3../442907Q073/0 -::3:7.89.7.8./.7-43. .0707.489073 : :2:  48907Q073/00 2 4/:.383/034.9037Q4.907907/04/: :-8 .077 :3.7/ 7 :3.7 494943.7-43.9 ..39 301038039 -.0.-7   $.49434/:....8 / 7 027 .90 97Q 0720.7/.7.7 .9 .073/43073/0-: 72  070%077./ 7 QQ29..7.07 .9.

7 QQ34.%Q70 /07.7-43..3.2 .:99:7 .7-43.. 32.2 9 7   .: 7.8  .020...8437.0. 3-79479:079QQ/Q7 .7-43. 3.39...739   39  4..05 03/0-489..9.3 7.07.91.4/: :3.07/09.7Q073/0-.80.. 0Q073/0090374 43.7 3072080. 2.8 3/.038 320/.9. 7  80Q20..2/.3 03/0/7 .0..7-43.-4890 200: 7.03 .7..9 .7Q073/0-489070300.7.92.907907 ..32.33.7Q.03-:./ 7 .3079.7.7/.0.3-48907.9 ...32.-.3.7 800300494943.38  3.7Q073/00070-48907 4: 9:72: 9:7 %..0.92.Q.-489074: 9:7:7   ...9.7894.0-:.3 38:..2/.7/ 07 9479:.7. 3. -4890780.-43.7  949434.7.3907-489  4/: :/Q Q3Q2090/7 .3/0 80/2.3.9 .7/ 7 %.-489 .7..0..32 .70300709.. 3/.0/0 0707.7/ 7  /:..8 ..2/.8437.3:.7/ .32..3..3 3 7 39 . 32.3...9.2 9 7   ..7.3/0 ..7.80.9.$.-489074: 2: 9:7  49434.-.88Q070:.7 -QQ-74.92./.7Q073/04: .0479. $ 47.0200/9038437.883479.7 7Q 07 20.7/.39..7/ 7 $:.3 03/0-489.9.32 9 7 %.0./ 7 ...4: :2:843:8:/0 /7  .92.7/...7.09703/03 Q0073/0.8 3/.7/.9 ..32 .3.3..38  3./.05 03/0 .7-708 . 3.89.92. .9 .4943/:7 .0-7 9457.007/0945.7.0.::7.0.79.7 2.....7Q073/0-489070/03489!74.9 . . 32..-740.7 494943/:7  ../ 7 :3.3  0.

.. 0707/080-:434207.39-.881$..4943:7.9.73.7 .32 9 7     8.7 3/.9 . 489.007494943.94:703.9 8:. 3  2007 7 %.. 3/..9.7 34: :2:.8547 2439 02. 3 /./../ 7 3.2 -7020 89077 7.7.9.04/: :/Q Q3Q2090/7   29002032307.0707.088.789-4 :.9-0..9 789.7 3/.80:29.92.7.02070/0D89709.-.7 /../0.3 03/0-489 Q89709.3.0-4890 99038437.08 24897.38 3 7 739  39   .::28::Q03/0070 2 07/7   %.0-4 ::. .070310/8 5.0.. -7.7 792Q 9Q7  .07..3 /Q Q9Q7 02032307. .8 3..7..707 03-:.9.8: 43:/.7 3Q07397..9.7..8 3/./ 7 :3.80 9479:. /.707330720 -4 :.083/0-::3.7.. -74.9.3 : .7 2.. 3/ /Q Q3Q2090/7 Q307. 3  2 007 7 02747.88.-4 ::-7::28:: .89./4 7:.30-.32 9 7 902-4893/010/85.7 4949434/: :07 8Q7Q2Q 80/0.9.7 730.7 .707 0D89709.-2997    80 $0/ 07 39.9 /.0780.7.7 3 /4/:72: .070733.-. .7 792Q 9Q7 7.7007. 0707/0-48920394: .73499 &   '   2307.439037   47...2.59.3 0 2.0 .Q23:2./7 7 .7/..397.3.07079.9.70302 07/7    4.7 3073  72  .78.7 3/0-::32...32 9 7 . .-::3:7 ...9.-.80 0.  79Q.3.738.3.-489073/0002032307.073/034: .3803. .8:-48907-78983.80Q74303.   %Q70 /0-489.0707.80 0.7.-.7 30.07 -.9.7 Q073/04: 9: :./  .7 /.3.. -.09..38.9.3..-.78./4!.7.85479..9.9 .3 .3/0/7   7 .5 30/030907.070 2 97 :.47120720707.08339.597 48930702..  $ %%#C##   !74.7 4899709.5 030054997 80 $0/ 07-4890707.7/ 7 Q07073.3/.789.39Q702 97   0.-:3.8 .59.-4890/42: 9:7 .7 / 7 9709.7/.09..070-7 :..0. . 3 .597 070 2.9709. 39.3/ 72 9 7  4893 :0/0.0383/0/7 3.0833. 07/080 43..0:97.3 3 4: 9:7:7 ...0/4 7:9:/.7/.7 0300%4748./. 2 3/.90  0/07 :3.   ::28:4.4.0729..7.0507.   %Q70 3303302. . .0-489 7 39  -7944./.0 Q307.33.5 .0 .3 82038075.072090/7 .80 33%Q74303.!0724-0307 0/0 447.0707.0./ 7 .38 -23/0/7 .99 7:9 9:72.7.3930 2 9. ..0707.09..4943-70308..-4 ::-7::28::49:7 ..002007.0303:.-::3:7 4.8547:-489070/4 7:/.  ::28:4.3.-. .0.020D89709.D89709.3  .32 90 -780.9997    %4748. 2078Q7Q2Q 9Q7 $43.. 7  0/0-48980.8 3/.7.7/ 7 .    :29.9..3905 .3.803..8 3/.../.3 7 39 .3/03-489574.38.20970/03 2.094/: :. ..7 %4748 .03.. 9.7 -48980.92.7.9 /..7.. . 1209.9.34 :.0 $034303..0.85479.4943-70308.803.948: 3/.7 3/0.3870881.002.3 07074Q8097     0   $847.07073.:. 43.38.9.7/.34.

7 494943 4/:.. .9.7 3.07 Q39 . .#488.3 7 :2307.3Q89Q3/02.9.3.0730 ..7 4.0790-.070 2007/07..3.   $0549 %:7:.8:489.7 0980. 0Q073/07.-.3:2 .5  Q3 049 %: .7   .-.-72.30.. 7.89.0%077.. /07 208007.0.0.3.7Q073/0C788.0733.3-48907/0 -89002032307.79 QQ79 Q09.0.0733090729. :8Q507032307. 7:0 .. 4: 9:7.7-0 / 0795. .7 2.7 .2307.7 4: :7  8/.34 9479:80707Q073/08:9.07073Q073/0!703007 7.-7  .7/.8 3/080 802039.072307. 39 2./.0.2471..4.7 3  4: 9:7..8 Q073/048/.-43 58420.9 8:.3.39-.9.8:2. 02030203-Q9Q395.9.8.7/.0.3.0 0/07 %Q70 /0.393    #4/47493  .07-:3..70299457.7.0.5 /.Q080 03032307.7  '072Q9 !49.070 2007003000  099073/03-QQ3029.9.    %%#  472...3.7 ..38.7 07.9.0 0-7   $ $ '$%$  &%#  %  73...309 .39 09.7/.9.:3/.8 .074: :7 :Q08003...33 3 3  .84343:2307.2 9 7     #%%#  &7. 39 2. .30.0$4/:2307.0./03 .  -::32.9.7 3.7 3/89..4 29..7 2.9.8 843:./7 489073.0300549. 39 .3 #4/4749  :.84343:.07-::3:7  !74Q93  !8420..007.9 8::9.9 8::9.038Q50703/0272307.3 '4.0 .7.7 2.9248107.0802039.84343:.3.843.7/. 574Q89 9.7-4-::32.7039Q70/07/Q Q3Q2090/7     04.3007030 9.

8 3/0.: .970-.1Q00-:Q00.7..0802039.098:/4.0:7.0/ 07..84343:3:3Q89 82 3/./0 48/.-.3 :..39-.  / 72 701.-7-72020/.9 82 3.0.3 8 2/ 7 9248107/0807-0894803.84343:-70330 200 ..2.7802039.8 3/.7 2.9.  207/009./0/7   8/.2/.8 3 3/073 20.0.9/Q034/: ::7:9745.07Q0/07QQ7 7443:3/:7/: :9. 380.9..843 02/0802039.08 . 39 .70309./0730/4 7:8 .1.Q1.84343:3/.5403.07..84343:3/.03 .9.07307 @Q3Q5 07.7 3/... .30003:38:7.0.32.0733.7 3 34: 9: :0707/0/74044007.7 0307443:3..7 3 30 2.3/ 72.9 8::9.3:.7 3 3/0072 4/:.3..84343:.7090/07    $9..02033-7 82 -.203 50305032 7007/08007.84343:3/.. 070/ -007/00 7  0.843.2 9 7    8/.1...84343:0 20   8/.0./03 -007/7  @4.-.70 200.3 2.38437.9.7 3.307...07307/ 8: 29. /..84343:-71.0802039..7  07 @Q20332.7 3 3030 9072-007 8 3 34/:.-/7  8/.2073/080209.84343. 4.0700 7 7.3. 2 0203020349:7 :: .45.7 .8 3Q3/0343.04.  .0.7 2.9.0-780. .  .84343:.7-43/4890-:3. Q80 .8280/0  073/ 3/.-.9 8:9. 0707 0.7.072307. 3 7 0.0.32.84343:3:3. 8. 2.0802039.84343:/:7:3: .7...-.3082/7 $:/4..02033390    0248/.7.2/.7 3 : .0.1.9 7   .070208-:.033.84343:3/.82:24/: :48/. ..38:..: 7.9  8::9.9.020-QQ-74 :3:.8. .84343.7.7.7 .9 8::9... . 3.3/09. 7 $:/4.. ./4:3.2.0330 20/.84343:3:3 .8 .748/.0.4. %454 7. 7 :30/030-73.0802039.7 3 34: :2: .7. 2./.307 990/...3...3:38:7.0. 00-7 ..84343:/:7:3: ..0330 208/..92481078:.9 8::9.07/007.9: .7 3 8 7.7 32 .8 .: 7...  2.307443/0.2099007.7 802039..248/.8 -::32.Q032.07 2307. .5232:2/:7       $02039.04:7 : 207/0802039. 8 048/.7.8.59.-.07-7 /0   0: 7.00032./037 :7.843.1...78:...4/: :--. 802039...78:. 3 /.2.0-:43.020.0 48/...9 3/.07 7443:3   4/: :030-0.-7 .8 ..0.-.843 43:7/.7 :. 479..$ $ '$%$  &%# & &&  8/./03..748/.-90 2 97 4.07Q908.84343:3/././07 @4:7:.843.-7-0  03/0907.843.-73.-:3/.84343:...-9.7.0.0..... 2 3 3 -::3/: :-:082/0.7 0479..7 .0.

843.843: .07:-....9 34.307.0.9 34.-9... 3 030.9 3807-089/:7:2/.0802039.7.889079 7429  7:9-3.0.-9.8 7..7.7 .7034: :7  7803Q707 8Q1Q707 .7  . 2 .9 3 3/.78/.9 3/..2.9 3 807-089.7.097 73. .5.7/703.8 3.07 0.9..07/0.8 3.70..%0Q7:2:34..3.3.789-4 :.2.43:$ Q579: %03479:  .9:  :  :79:  :   4.843: .843..0300 0/0-::3:7  9 3%0Q7Q74.070.07  .7 3 3 0-73. 2.807-08947.QQ59./.7 1.Q0/0/027489.07.89.07 0707/0-7..  .8 .399:8$3.39243Q707.7 . 7  .7/...7   $ $ .0 ##  '#   7 2.-Q0/07   7 7307.7 3.7/. :307.8..7 3/..2/.05 /./.7 30347.4. 32.3-73.843.-7 : .077 2.843: ..3.8430 7 . 7 Q9Q3-:/:7:2. 7   .0780/...8 .0/748907/03.9 3 5.780/Q038./.8 ..7 3 34: 2.03...7.7 2.0733.-73. 7:.9 8Q1Q7.7 034..0. ..2.08Q149:..79:0$%097.843.7 .074.7/.9 3807-089. 2307..7.2307.7  : . 7  :.7 03/0 .-790./0 2307.84343:.7.0802039.542.0802039.-.-::3:7  8/.-.$Q1Q72307.843.3/ 7 7 0278Q1Q7073 -::3/: :.4.4 .7 .07/0 9479:..048907/7 :3:3. .32.70..7/.9.3 -.8.843. 90. :38:7.. 0 07479. 3.-707 7 2.73.843: .7 3 030-. 309074034/: :..9 8::9.0-0..0.3/0 9..79:8$ 7 .7 3/.84343:. 79: $     .7  89.7 .89.07 .03:$.  / 7 3.5 .32307.-7...7.0$%$ &  %.00300/.04/07348/. 3 7 9 347Q7098/0 07/0278Q1.7 4: .0707.0/ 073.4579:0$4739:0$Q-.7/.9..07.9  ...32307.789-4 :.-.74: :7 3  0/0 7 .-74 48/.  89077 9 3/4 .5  -7/027 ./ 7   $Q1Q7073-0 23/007Q2003.7 0 7   0.0903707.7.48/.7   .9.0802039.0008Q1Q707/039-..399:$    74.007/0-::32./.-9.9 34. 3 .  .0/79:$-$:73439:!-$-$ %033.07/0-7407.7.7 48/.9..7/.7.5.  03/003. 80.2.0730703-7.2.8 /.3/ 3/.07  73.7 2..2.4. 33/031.9 3 30330 208030048/.04.-92307.-9..7.99.0.9 82 3.7-43.399:$   744:$    459.7..0703005403/7 3. 20:.07.9.7 3 3 /Q038.307.3.9. .9. 7.09032007 !793. 3 3.-92307.-.8Q50703/7   ..2..93 .39:0$ '.7 3/. .. 4: :7 0703.0..32.7.38Q507034.74Q43.3.2307.0-:3.7809 347Q7098.8/.

.802039.07  @34-03/$1.307.3/.349..9. 3/.07  .0793$ Q-  'Q7993$ 0443.07. .  7 2.07 $2984393  .2307.307.843: .2.07  73..3/. 3/.3....7-43. 7/. &   '   .2490 $    3  443  0  0      $       7 2.. 8 0-73.342307.7489!-0 $      :7 :3 -.7 3.7-43.7 2. .-::3:7 .07/0.074./39!- '   'Q1039!-4 7449!-7  !42-4.4579..807Q94: :7   .89.2302247193$     /743893  '0293$   @34 :7 :3./.03..-::3.208439!-0$-$ 7 2.07-::38.2307.3.309 8437..  &   $   41139&$  .-70330 200700 20   .3079!-$-$ 3039!-$-$:73439:!-$-$ .3 2307.0..07  73.843: . 72307.4-.7009/7  73. 730 7.70203073/04: :7  073/0802039.3 7  079.2307.0-.. &   !     ..8 .-7 3.89.3. @34307. 7.9:7 :3/.19.-.9.3.034 /.2:9..2307.3/0 073/034.3/.890$03908 85008$.0.07  73.73499 &   '    &7.03!-$:. 3/.78.780 48/.:7 :3:3.9.07 Q229& 3   :9:39.74: :7   / 027307.:7 :3307..843: . 3/.2307.307.9 .45790:$$/0790  3079.0.7009-7 :38:7/:7 73.32../0-::3:7 03003.7.43 /.7 2.7-43.843: ..0733-::32.307..7009/7 4..0. 7..7.07  !790$.  0    .2Q39.. 7 34/.0-4739-.7.1..49%47-0739: &   !     %Q..0..07 309!-$ $07Q9!-  !7424719!- !  8  '. 3/.3.9 80-..7-43.307.-7 4.3/.48/.-0  48/.9...843: .

0.2307.8..077  752039 70.7803Q707/0 .7 2.32.07.9.843.3-73. 7. /:7:2..7.07 $Q50703$Q1Q707 .7 2...-::3. 3.00208.5Q943.894.7 7.07  0.  8/..4.:7.392:.  4.4.9..47.8434.2307.9..0579.$   .84343:3/.399 $  03/0.-::3.-079  8   .077 :.3/.  0707 8/. / 7    $ $ '$%$  &%#C##  02030203-Q9Q3..  -0 230707 $Q1Q7073-0 23/0QQ79 82033..84343:3/.89.-. ..9.0.7.80/:.7 304342 .070-7 4-/0390300 .843: .7 :3.7 043424.-7 &7./Q 008990 :.33. 7 39243948/.3:2.3 $  .843.3...-9.0 038Q5070343.0307304:78.32.074: 9:7:7 34-07 0300.09 .2.34-07 $ 3.802039.0. 07/0/0/0 30.4/Q Q9037Q/Q7 :.077 02307..9. 4/Q Q937Q .07.32.00 092090/7 .4579.0703.0.-.7 .0707.7 00700 2 97 :.58 3 .7.00208.84343.7 3/.088:2 .7 354843:..209.074-40 9/7 :3.0.3.07/0. 2.843: .7.39.7.7.045.-9QQ794.84343.7 00700 2 97  .7 2.4  .7 3.54.843 : .7 2..7 2.7 2.3..070.9...89 3 . 3 2.0.707/0  092 Q07.7/.9 2307. $ 3 -2307.48:348/.2307.32307.  .78038Q1Q707Q. 0300-:Q0800330 2043.08Q-.9.3.7 3 04342.3.8:248/.9.0 2-7. .7/.-7   0  077 2.7.9.7 $Q1. 03/074.   ..7/ 7 . 08. .4.88.-. $  48/. 03/074.4.0733..7 3...7 2.-0.89..7   8907 .9.9.0..7. 2  -73.0.3  Q7Q307. .3..84343./..077 4-.-9Q2Q   .-9307.3.0-.7803489070/3Q 0-7   Q2Q 3.7/.89..7   :.7803 8.7-43.3/0-73.8 3/.0802039.9070/2 97    !4717..383070/0  7     %$Q50703$Q1Q707$02039.-2090/7 4 :.7 ..077    $Q5070343.7/. .0707979   8   .7 /.73079  $    .7/.070 20/.7. 90 0Q092 397./4 7:0300 :-0 0707.7-43.4.7.0802039..3.7.-::3.  4.78./034.307.3-74 :9479:./.7..339..Q080./03 /0089.7 2.7 3.   .0QQ2.074..9.Q080.07-..9.07-23/0/7  ..08Q14.7-.7.. 3/.3/ 3/./ 7 $02039.32.90 0Q0/03 .32307.

0802039.0032307.0.0 :7 :3.7 -4:3.4149.0.843.09.3.0 .7  0.7-43. 303033 82 4.9.489.3.84343:3/..9.3802039.3 2.39 @34.7-43107.07.703Q080. 7.0.7/ 7  45507908     :6:.2.7 3 3.070 20073/039-.334.9.9.789-4 :.  4.3.7.048/.89./    .  .0790 0Q092 97 : 0/020/.9.430-07032090/7 Q3.0 2 -:.9.2.   072.073-4739 .9.9 .04..-.0330 20802039.7.07/02 :.73007 :3.03 4: 9:72.  709.302.74: 9:72: 9:7 %Q70 /0%4748 .. .7 3 /4/:7..4.07/03008298439 709. .3-:9Q7.7 3/0/749072.!0724 %7.7.0.43..7..-.-::3.2.32.843 43:3.807   !0724 ./.00.3 $./ 7  ..20 092 97 :43:32307.0.     8 3/.84343: 2307.0.070 20073.3    7.7 2.8.4.70 20 7.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->