You are on page 1of 85

1

KENDİNİ KABUL

BÖLÜM l

GİRİŞ

Çevre olanaklarının ve sosyal yapının değişmesi, bireylerin sağlıklı bir kişilik

geliştirmesini engellerken, çevresine uyum sağlamasını da güçleştirmektedir.

Son yıllarda bilim ve teknolojide çok hızlı gelişmeler meydana gelmiştir. Bu

gelişmeler, kentleşme, aile yapısı ve kavramındaki değişmeleri de beraberinde getirmiştir.

Bunun yanında ekonomik şartların değişmesi, iş yapısının farklılaşması, mesafelerin

kısalması böylece de insanların birbirlerine yaklaşmaları sonucu sosyo-kültürel etkileşim

artmıştır.. 1

İnsanların, yaşam ve sağlık koşullarının eskiye kıyasla gittikçe iyileşmesi, insanın

ömrünü artırarak hızlı bir nüfus artışına neden olurken, özellikle az gelişmiş ülkelerde

sınırlı çevre olanaklarını paylaşmada güvensizlik artmıştır. Diğer yandan aşırı kalabalığın

sinir bozucu etkisi ile doğanın kirlenmesinin insanın beden ve ruh sağlığı üzerindeki

olumsuz etkileri önemli boyutlara ulaşmış bulunmaktadır. 2

Değişmelerin bu kadar yoğun ve hızlı olduğu günümüzde, insanlar hem kendilerine

hem de çevrelerine karşı gittikçe yabancılaşmaktadır. İnsanların çevrelerini ve kendilerini

tanımaları, kendilerini en üst düzeye çıkarmaları ve kabul etmeleri sağlıklı olmanın

ölçütlerinden sayılmaktadır.

1
H. Tan, Psikolojik Yardım İlişkileri, (Milli Eğitim Yayınevi, İstanbul, 1992), s.3
2
E. Geçtan, Çağdaş Yaşam ve Normaldışı Davranışlar, (Maya Matbaacılık Yayıncılık Ltd. Şti., Ankara, 1981), ss.194-210
2
Her insanın hayatta bir amacı ve bu amaca ulaştığında da bunun kendisine

getireceği mutluluğun beklentisi vardır. İnsanın yaşamındaki amaçlara ve beraberinde

de mutluluklara ulaşabilmesi için sağlıklı olmak zorundadır. Sağlığın genel tanımı “

kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam iyilik hali” dir. Görüldüğü gibi, sağlık

sadece kişinin beden yapısının iyi olması demek değildir. Aynı zamanda hem ruhsal

hem de sosyal yönden dengede olmalıdır. Çünkü kişi bu üç bölümün birleşmesiyle oluşan

bir bütündür ve bunları birbirinden ayrı düşünmek olanaksızdır. O halde kişinin tam

sağlıklı olması için beden sağlığının yanı sıra ruh sağlığının da yerinde olması

gerekmektedir. 3

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre Ruh Sağlığı; kişinin kendisi ve çevresi ile

uyum içinde olmasıdır. 4 Uyumlu bir kimsenin de her şeyden önce kendisiyle barışık

olması önemli bir gerçektir. Kişinin kendi gereksinimleri ile çevresi arasında ahenkli

ilişkiler kurması ve bunu sürdürmesi ancak kendini kabul etmesi ile mümkün olur. 5

Görüldüğü gibi, iyi bir ruh sağlığının genel ölçütleri arasında,

kendini kabul etme önemli bir yere sahiptir. Bundan yola çıkarak, bireylerin sağlıklı bir

ruh yapılarına sahip olmaları için, kendilerini oldukları gibi kabul etmeleri gerekmektedir.

Türkçe kaynaklarda, benliğe saygı, öz değer, öz kabul gibi kavramlarla aynı

anlamda kullanılan kendini kabul, yabancı kaynaklarda ise kişinin kendisini takdir

etmesi, benimsemesi anlamında kullanılmaktadır.

3
N. Güripek, Yetiştirme Yurtları ve Sosyo-Ekonomik Düzeyi Düşük Aile Yanında Kalan Onyedi Yaş Grubu Gençlerin
Kendini Kabul Düzeylerinin Saptanması., (Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans
Tezi., Ankara, 1993), s.1
4
A. Ankay, İnsan ve Eğitim, (Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi Matbaası, Ankara, 1990), s.95
5
F. Önen, Kişinin Kendini Kabulü İle Başkalarını Kabulü Arasındaki İlişki.,(Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1989), s.1
3
İnsancı yaklaşıma göre; kendini kabul edebilme, kendi potansiyelini

gerçekleştirme, başkalarıyla yakın ilişki kurabilme ve yaşamı anlamlı bulma sağlıklı

olmanın işaretidir. Sağlığa götüren koşullar kişinin temel ihtiyaçlarının doyumu,

bağımsızlığının engellenmemesi iken, kişinin kendi tabiatını inkar eder biçimde yaşaması,

kendi davranışlarının sorumluluğunu taşımada ve kendi benliğini yaşamada yetersiz

olması, ruh sağlığının bozulmasına yol açan etmenlerdir. 6

Ruh Sağlığı ölçütlerinden sayılan kendini kabul, kişinin suçluluk, yetersizlik,

beğenme ya da övünme duygularına kapılmadan kendini bütün olumlu ve olumsuz

yönleriyle kabul etmesidir. 7

Maslow’ a göre, sağlıklı kişi gerçeği tam ve doğru olarak algılama gücüne sahiptir.

Bu özelliğin doğal sonucu, kişinin bütün eksikliklerini, kusurlarını, hatalarını görebilmesi

ve bunları kişiliğinin

bir parçası saymasıdır. Kendini kabul, hatalarından dolayı aşırı derecede suçluluk

duymamak, gereksiz yere günah korkusu içinde yaşamamak, kendinden utanmamak

demektir. 8

Maslow, kendini kabul eden bireylerin, insan doğasını çok fazla sorgulamaksızın

kabul ettiklerini belirtmektedir. 9 Kendini kabul eden insanlar, bütün olumlu ve olumsuz

özelliklerini, yeterli ve yetersiz yönlerini, kişiliğinin bir parçası saymakta ve

benimsemektedirler.

6
Y. Kılıççı, Okulda Ruh Sağlığı, (Şafak Matbaacılık, Ankara, 1992), s.4
7
M. Enç, Ruhbilim Terimleri Sözlüğü, (Karatepe Yayınları, Ankara, 1990), s.118
8
A. H. Maslow, Motivation And Personality, (New York: Harper and Raw Pub., 1970),
ss.155-157
9
A. E. İşmen, Duygusal İstismarın Liseli Gençlerin Kendini Kabul Düzeyine Etkisi, (Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1993), s.55
4
Bireyin kendini kabul etmesi ancak kendini tanıması, olumlu-olumsuz

yönlerinin farkına varması ve kendine saygı duyması ile mümkün olmaktadır. Yani

bireyin gerçek benliği ile ideal benliği arasındaki farkın en az düzeye indirgenmesi,

kendini kabul etmesi anlamına gelmektedir. 1 0

Kendini kabul, benlik konusunda içten ve gerçekçi bir görüşe dayanmaktadır.

Kendini kabul eden bir kişi mükemmel bir insan olmadığının bilincindedir. Kendini

kınamaksızın kusurlarını ve sınırlılıklarını bilir. Mükemmel olmayışından, zayıflığından

ve tutarsızlıklarından utanmaz ve suçluluk duymaz. Diğer insanları da niteliklerinden

dolayı eleştirmez. Başkalarının kendisinden daha yetenekli, daha aklı başında daha

soğukkanlı olduklarını bildiği

halde, ne onları eleştirmeye çalışır, ne de bir aşağılık duygusuna

kapılır. Kendisinde olmayanı varmış gibi göstermek ya da kendinde olanı yokmuş gibi

göstermek gereksinmesini duymaz. Kendi gereksinmelerini ve çabalarını, kendi olanak

ve yetenekleri çerçevesinde kabullenir. Böyle bir kişi, kendi kişisel hayatının boyutları

içinde rahat, işleri oluruna bırakan, kendini olduğu gibi görüp kabul edebilen ve

başkalarını da doğru değerlendirebilen bir insan olabilir. 1 1

Kendini kabulde önemli olan, kişinin hiç değişmemesi değildir.

Önemli olan, kendisinde olumlu bir takım değişiklikler yapabilmesi için varolan

özelliklerini kabul etmesidir. Bunun için de güçlü ve olumlu özelliklerinin yanısıra,

zayıf ve olumsuz özelliklerini de tanımalı ve bu özelliklerini geliştirme yoluna gitmelidir.

10
A. Güllü, Grupla Psikolojik Danışmanın Ortaöğretim Öğrencilerinin Kendini Kabul Düzeyine Etkisi, (Gazi Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1995), s.1
11
A. T. Jersild, Çocuk Psikolojisi, Çeviren: Gülseren Günçe, 3.Baskı, (Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları, Ankara,
1980), s.198
5
Coopersmith’e göre; kendini kabul kavramı,kendine saygı (self-esteem) ve kendine

güven (self-confidance) gibi diğer iki kavramla bilikte, kişinin kendi benliğine karşı

geliştirdiği, olumlu bir tutumu ifade etmektedir. Ama kendini kabul de diğer ikisine kıyasla

daha kapsamlı, daha olgun ve hatta çok daha iddiasız bir benlik algısı söz konusudur.

Çünkü kendine saygıda kişinin kendini beğenmesi ve önemsemesi, kendine güvende

kişinin kendini güçlü ve yeterli bulması gibi olumlu ama tek yönlü tutumlar ön

planda iken, kendini kabulde kişinin güçlü ve güçsüz yanlarını tanıması ve onların bir

bileşimini yapması önemlidir. Bir başka deyişle kendini kabul ile kişinin kendi

içindeki tutarsızlıklarını ve sınırlılıklarını gözden uzak tutmadan, güçlü ve değerli

yönlerini keşfetmesi ve bunlarla çeşitli yaşam sorunlarını kendine özgü bir biçimde

çözebilmeye yönelik olan daha gerçekçi bir öz saygı ve daha gerçekçi bir öz güven ile

birlikte ifade edilmektedir. Böylece kendine saygı ile kendine güven, kendini kabulün çok

önemli boyutları olmaktadır. Ama bunlar kendini kabul için gerekli fakat yeterli

değildir. 1 2

Kendini kabulle ilgili gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında çeşitli kavramlar

verilmiştir. Kendine saygı ya da benlik saygısı, kendine güven ve kendini gerçekleştirme

bu kavramların başında gelmektedir. Fakat kendini gerçekleştirme diğerlerinden farklı

olarak, kendini kabulün bir üst boyutu olarak görülmektedir.

Benlik, bireyin ne olduğu, ne olmak istediği ve çevresince nasıl tanındığı

konusundaki bilinçliliğidir. 1 3 Kişiyi o kişi yapan, başkalarından ayıran duygu, tutum ve

12
S.A. Coopersmith, The Antecedents of Self-Esteem, San Francisco:Cole and Freeman. Co.,1967. Akt: Yadigar Kılıççı, Kendini
Kabul Envanteri Genç, Yetişkin ve Ergen Formları Uygulama Klavuzu, (Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitimde
Psikolojik Hizmetler Anabilim Dalı, Ankara, 1988), ss.1-2
13
Enç, a.g.e., s.25
6
davranışların tümünün örgütlenmiş bütünlüğünü anlatır. Kişinin kendini nasıl görüp,

nasıl

değer biçtiğini gösterir. 1 4

Benlik, kişiye özgü ve orjinaldir. Benliğe ait her öğe olumlu ya da olumsuz bir

değere sahiptir. Olumlu değer ifade eden bir benlik öğesi, geliştirici yaşantıya açık

olumsuz değerli olanlar ise, eleştirici yaşantıya kapalıdır. Bunlardan birine önem

verilirse, yetenekle ilgili başarı yükselirken; o yetenekle ilgili başarısızlık ise benlik

saygısını düşürmektedir. Benlik kavramının ve benlik imgesinin beğenilip beğenilmemesi

benlik saygısını oluşturur. Kişinin kendisini değerlendirmesi sonucu ulaştığı benlik,

benlik kavramını onaylamasından doğan benlik saygısı, bireyin kendini kabullenmesi ve

özüne güvenmesini sağlayan olumlu bir ruh halidir. 1 5

Benlik saygısı, kendin olduğundan aşağı ya da olduğundan üstün görmeksizin

kendinden memnun olma durumudur. Kendini değerli, olumlu beğenilmeye ve sevilmeye

değer bulmaktır. Kendini olduğu gibi, gördüğü gibi kabullenmeyi, özüne güvenmeyi

sağlayan olumlu bir ruh halidir. 1 6 Üst düzeyde koşulsuz olarak kendine saygı

gösteren kimseler, tüm davranışlarını ve tutumlarını takdir etmemekle beraber, kendisini

takdir eder. 1 7

14
A. Yörükoğlu, Gençlik Çağı, (Özgür Yayın Dağıtım, Ankara, 1993), s.101
15
K. Ersanlı, Benliğin Gelişimi ve Görevleri, (Eser Ofset, Samsun, 1996), s.6
16
Yörükoğlu, a.g.e., s.101
17
R. N. Jones, Danışma Psikolojisi Kuramları, Çevirenler: Füsun Akkoyun ve Diğerleri, (72 TDFO Ltd. Şti. , Ankara, 1995), s.33

17
7
Kendini gerçekleştirme, kendini kabule göre daha geniş ve daha kapsamlı bir

kavramdır. Kendini gerçekleştirme kavramı ilk kez Maslow tarafından kullanılmıştır.

Maslow, insanın değerli, kendine özgü ve iyiye yönelik bir “özben” e sahip olduğuna

inanmaktadır. Maslow’a göre; fizyolojik, güvenlik, sevme-sevilme, bir gruba ait olma,

statü kazanma gibi temel gereksinimleri karşılanan insan sonunda kendisi olabilecektir,

yani kendini gerçekleştirebilecektir. 1 8

Kendini gerçekleştirmekte olan birey daha yeterli bir kişiliğe sahiptir; daha

verimlidir. Kim olduğunu gerçekçi bir gözle algıladığı gibi kim, olabileceği hakkında

daha tutarlı bir görüşe sahiptir. Kendini gerçekleştirmekte olan birey, hem kendisi ve hem

de başkaları hakkında iyi düşüncelere sahiptir; insan değerlerine saygı duyar; onları

benimser ve geliştirir. Kendine saygı duyar ve kendini olduğu gibi kabul eder; duygularını

açığa vurmaktan kaçınmaz. Kendini gerçekleştirmekte olan birey değişmeye ve yeni

yaşantılara açıktır. 1 9

Kendini gerçekleştirme ile kişiliğin bütünüyle gelişimi ve kişiliğin tüm yönlerinin uyum

içerisinde olması vurgulanmaktadır. 2 0 Maslow kendini gerçekleştirmiş insanın bir takım

özelliklere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu özellikleri;

Gerçeği çok iyi algılama,

Kendini, başkalarını ve doğayı giderek daha çok kabullenme,

Spontanlık, yakınlık ve doğallıkta giderek artış,

Probleme odaklaşmakta artış,

18
Y. Özden, Eğitimde Dönüşüm, (Pegem Özel Eğitim ve Hizmetleri, Ankara, 1998), s.98
19
M. Kepçeoğlu, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, 6. Baskı, (Kadıoğlu Matbaası, Ankara, 1992), s.16
20
Özden, a.g.e., s.98

20
8
Mahremiyet arzusunda ve uzaklaşma isteğinde artış,

Bağımsızlıkta artış ve kültürleşmeye karşı direnç,

Büyük ölçüde takdir etme,

İnsan cinsi ile özdeşleşmede artış,

Daha derin, daha belirgin kişilerarası ilişkiler,

Daha demokratik karakter yapısı,

Yaratıcılıkta önemli derecede artış,

Etik değerleri ayırtetmede üstün bir yetenek,

Daha sık doruk yaşantılar, 2 1 diye sınıflandırmıştır.

Problem

Bu araştırmada; Özel Yetenek Sınavı Sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerle, Öğrenci Yerleştirme Sınavı Sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerin kendini kabul düzeyleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

Alt Problemler

1- Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi

kazanan öğrencilerle, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerin kendini kabul düzeyleri arasında anlamlı bir fark var mıdır ?

21
Jones, a.g.e., s.31
9
2- Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan kız ve erkek

öğrencilerin, kendini kabul düzeyleri arasında anlamlı bir fark var mıdır ?

3- Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin,

annelerinin eğitim düzeyi bakımından, kendini kabulleri arasında anlamlı bir fark var

mıdır ?

4- Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin,

babalarının eğitim düzeyi bakımından, kendini kabulleri arasında anlamlı bir fark var

mıdır ?

5- Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin,

yaşamlarının büyük çoğunluğunun geçtiği yerleşim yeri bakımından, kendini kabul

düzeyleri arasında anlamlı bir fark var mıdır ?

Denenceler

1-Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin kendini

kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.


10

2-a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan kız öğrencilerin

kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

kız öğrencilerin kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

b) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan erkek öğrencilerin

kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

erkek öğrencilerin kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

3- a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri okur-

yazar olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre

üniversiteyi kazanan ve anneleri okur-yazar olan öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden

daha yüksektir.

b)Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri ilkokul-

ortaokul mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri ilkokul-ortaokul mezunu olan

öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

c)Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri lise

mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına

göre üniversiteyi kazanan ve anneleri lise mezunu olan öğrencilerin, kendini kabul

düzeyinden daha yüksektir.


11

d)Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri üniversite

mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına

göre üniversiteyi kazanan ve anneleri üniversite mezunu olan öğrencilerin, kendini kabul

düzeyinden daha yüksektir.

4- a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları okur-

yazar olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre

üniversiteyi kazanan ve babaları okur-yazar olan öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden

daha yüksektir.

b) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları ilkokul-

ortaokul mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları ilkokul-ortaokul mezunu olan

öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

c) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları lise

mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına

göre üniversiteyi kazanan ve babaları lise mezunu olan öğrencilerin, kendini kabul

düzeyinden daha yüksektir.

d) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları

üniversite mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı
12
sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları üniversite mezunu olan öğrencilerin,

kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

5- a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının

büyük çoğunluğu köy ve kasabada geçen öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının büyük

çoğunluğu köy ve kasabada geçen öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

b) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının

büyük çoğunluğu ilçede geçen öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme

Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının büyük çoğunluğu ilçede

geçen öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

c) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının

büyük çoğunluğu şehirde geçen öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme

Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının büyük çoğunluğu şehirde

geçen öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

d) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının

büyük çoğunluğu büyük şehirde geçen öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve yaşamlarının büyük

çoğunluğu büyük şehirde geçen öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

Sayıltılar
13
1- Kendini Kabul Envanteri’nin öğrencilerin kendini kabul düzeyini ölçtüğü

varsayılmaktadır.

2- Kendini Kabul Envanteri’ndeki soruları öğrenciler içtenlikle

cevaplandırmışlardır.

Sınırlılıklar

1-Araştırma; Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gören, Tarih

Bölümü, Matematik Bölümü, İngilizce Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Bölümü,

Güzel Sanatlar ve Resim Eğitimi Bölümü ile Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencileriyle

sınırlıdır.

2- Kendini kabul düzeyi, Kendini Kabul Envanteri’ndeki maddeler ile sınırlıdır.

Araştırmanın Amacı ve Önemi

Kendini kabul ruh sağlığının önemli bir boyutu olarak kabul edilmektedir. Bireyin

kişiliğinin oturmaya başladığı üniversite yıllarında kendini kabullenmesi, çevresini

kabullenmesi ve çevresi tarafından da kabullenilmesi çok önemlidir. Çünkü yetişkinlik

yıllarındaki ruh sağlığının ana hatları bu dönemde şekillenmektedir. Bundan yola çıkarak,

üniversitenin farklı bölümlerde eğitim gören öğrencilerin, kendini kabul düzeylerinin

incelenmesi amaçlanmıştır.

Araştırmada, üniversiteye Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre giren öğrencilerle,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre giren öğrencilerin, çeşitli değişkenler

açısından, kendini kabul düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır.


14
Tanımlar

Kendini Kabul: Kişinin suçluluk, yetersizlik, beğenme ya da övünme duygularına

kapılmadan kendini bütün olumlu ve olumsuz yönleriyle kabul etmesidir. 2 2

Ruh Sağlığı: Kişinin kendisiyle ve çevresiyle uyum içinde olmasıdır. 2 3

Benlik Saygısı: Bir insanın kendi benlik kavramını, benlik imgelerini beğenmesi,

benimsemesi, onaylaması; insanların kendisinden hoşnut olması, kendini olumlu, değerli ve

sevilmeye değer bulması. 2 4

Benlik İmajı: Kişinin dış görünüş, karakter ve kişilik gibi bütün yönleri üzerine

edindiği ve gerçeğe uygun olması gerekmeyen karmaşık benlik inancıdır. 2 5

Kendini Kontrol: Daha önemli bir ereğe ulaşabilmek için kişinin tepisel

davranışlarını ya da başka amaçlara yönelme eğilimini denetleyip kısıtlamasıdır. 2 6

Kendini Gerçekleştirme: Organizmanın kendi kapasitesi yönünde gelişmesi, devam

etmesi, zenginleşmesi ve üretmesi için doğuştan gelen aktif sürece verilen addır. 2 7

BÖLÜM 2

İLGİLİ YAYIN VE ARAŞTIRMALAR

Bu bölümde, gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında, kendini kabul ve kendini kabul

konusuyla yakından ilişkili olarak yapılan araştırmalara yer verilmiştir.

22
Enç, a.g.e., s.118
2323
Ankay, a.g.e., s.95
24
B.Onur, Gelişim Psikolojisi, 2. Baskı, (Verso Yayıncılık, Ankara, 1991), s. 234
2425
Enç, a.g.e., s. 120
26
Aynı, s. 118
2527
Jones, a.g.e., s.18
26

27
15
Kendini Kabulle İlgili Yurt İçinde Yapılan Araştırmalar

Tulu (1987), araştırmasında üniversite gençleri için geliştirilen “Kendini Kabul

Envanteri” nin, lise öğrencileri için uyarlanması çalışmasını yapmıştır. Araştırma Ankara

Çankaya Lisesi’nde, Lise 1, 2 ve 3. sınıflardan rastgele seçilen 448 öğrenci ile

yürütülmüştür. İlk olarak envanterin orijinal formu alınarak uzman kanısına başvurulmuş ve

uzman kanısının sonuçlarına göre envanterin (L) formunun son şekli oluşturulmuştur. Daha

sonra envanter Çankaya Lisesi’nden bir grup öğrenciye testin tekrarı yöntemiyle

uygulanmış, güvenilirlik katsayıları toplam ve her sınıf düzeyi için ayrı ayrı

hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, envanterin lise düzeyinde kendini kabulü

ölçmede güvenilir olduğu görülmüştür. 2 8

İslam (1987), Huzurevinde yaşayan 36 yaşlı üzerinde yaptığı deneysel çalışmasında,

bireysel psikolojik danışmanın yaşlılarda kendini kabulü ne ölçüde etkilediğini

araştırmıştır. Araştırma sonucuna göre, bireysel psikolojik danışma yardımı alan yaşlıların

kendini kabul düzeylerinin yükseldiği görülmüştür. 2 9

Güneysu ve Bilir (1988), Kılıçcı’nın 1981’de geliştirdiği Kendini Kabul Envanteri ve

Kuzgun’un 1972’de geliştirdiği “Anne-Baba Tutum Envanteri” ni kullanarak yaptıkları

araştırmalarında; üniversite öğrencilerinin kendini kabul düzeyini, algılanan ana-baba

28
T. Temüge, Kendini Kabul Envanterinin Lise Öğrencilerine Uyarlanması., ( Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1987)
29
A.Ş.,İslam, Bireysel Psikolojik Danışmanın Yaşlılarda Kendini Kabule Etkisi.,(Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 1987)
30
S.Güneysu, Ş.Bilir, “Üniversite Öğrencilerinin Kendini Kabul Düzeyine Algılanan Anne-Baba Tutumlarının Etkisi”, Psikoloji
Dergisi, (c:6, n:22, 1988), ss.127-133
31
Önen, a.g.e., 1989
16
tutumlarının cinsiyet, kardeş sayısı, aile yapısı, anne ve babanın öğrenim düzeyi ve

gençlerin büyüdüğü çevredeki farklılıklar gibi değişkenlerin etkilediği ortaya çıkmıştır. 3 0

Önen (1989), 40 kız, 21 erkek olmak üzere toplam 61, Eğitimde Psikolojik Hizmetler

Bölümü öğrencisi üzerinde yaptığı araştırmada, bireyin kendini kabulü ile başkalarını

kabulü arasındaki ilişki ve bu ilişkide başkaları tarafından uyumlu ve popüler olma ile

kendini kabul derecesi incelenmiştir. Araştırma sonucunda, kendini kabul ile uyum ve

popülerlik anlamlı çıkmıştır. Kızların kendini kabul düzeyi erkeklere göre daha yüksek

çıkmıştır. 3 1

Erkan (1990), Ankara’da farklı okullardan 301 ortopedik özürlü çocuk üzerinde

yaptığı araştırmasında, bu çocukların kendini kabul düzeylerini incelemiştir. Araştırmada,

ortopedik özürlü çocuklarla, özürlü olmayan çocuklar, cinsiyet yönünden, özür durumu

yönünden, bireysel nitelikleri yönünden, anne-baba davranışları yönünden incelenmiştir.

Kendini kabul düzeyini ölçmek için “Kendini Kabul Envanteri Lise Formu” ve bağımsız

değişkeni ölçmek için “Kişisel Bilgi Anketi” uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre;

ortopedik özürlüler ile kontrol grubundaki çocukların kendini kabul düzeyleri arasında bir

fark olmadığı ortaya çıkmıştır. 3 2

30

31
32
G. Erkan, Ortopedik Özürlü Çocukların Kendini Kabul Düzeyi Üzerine Bir Araştırma.,
Sakatları Koruma Milli Koordinasyonu., İstanbul, 1990
17
Kandemir (1991), araştırmasında gençlerin kendini kabul düzeyi ve bu düzeyin,

sosyo-ekonomik durum, cinsiyet, kardeş sayısı, doğum sırası, aile yapısı, anne ve babanın

öğrenim düzeyi gibi etkenlerden etkilenip etkilenmediğini incelemiştir. Araştırmaya 60 kız,

60 erkek olmak üzere toplam 120 genç katılmıştır. Araştırmaya katılanlar, Ankara’nın alt,

orta ve üst sosyo-ekonomik semtlerindeki liselerde öğrenim gören gençlerden oluşmaktadır.

Araştırma sonucuna göre, sosyo-ekonomik düzey ile gencin kendini kabul düzeyi arasındaki

fark anlamlı çıkmıştır. Sosyo-ekonomik düzey yüksel-dikçe kendini kabul düzeyi de

artmaktadır. Kendini kabul ile cinsiyet arasında fark görülmezken, kardeş sayısı, doğum

sırası, aile yapısı ile anne-babanın öğrenim düzeyinin gencin kendini kabulü üzerinde

önemli olmadığı ortaya çıkmıştır. 3 3

Gökçekan (1992), araştırmasında Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim

Fakültesi’nde öğrenim gören öğrencilerin kendini kabul düzeylerini; cinsiyet, başarı

düzeyi, okunulan bölüm ve anabilim dalı gibi değişkenler açısından incelemiştir. Araştırma

250 öğrenci ile yürütülmüştür ve araştırma sonucuna göre; kız öğrencilerin %73.29’ unun,

erkek öğrencilerin %65.25’ inin, toplam 250 öğrenciden %66’ sının kendini kabul düzeyleri

yüksek çıkmıştır. Araştırmaya göre kız öğrencilerin kendini kabul düzeyi, erkek öğrencilere

göre daha yüksek çıkmıştır. Çok başarılı olan öğrencilerin başarılı ve başarısız olan

öğrencilere göre kendini kabul düzeyleri daha yüksek çıkmıştır. Okunulan bölüm ve

anabilim dallarına göre, Eğitim Bilimleri Eğitimi öğrencilerinin kendini kabul düzeyleri,

3333
F. Kandemir, Farklı Sosyo-Ekonomik Düzeydeki Onyedi Yaş Grubu Gençlerin Kendini Kabul Düzeylerini Etkileyen Bazı
Faktörler Üzerine Bir Araştırma.,(Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara,
1991)
18
diğer bölümlerde okuyan öğrencilere göre daha yüksek çıkmıştır. Okunulan sınıf

düzeyinin ise kendini kabul üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı görülmüştür. 3 4

Ergin (1993), araştırmasında intihar girişimi olan ergenlik dönemi gençlerinin

kendini kabul ve depresyon düzeylerini belirlemek ve intihar girişimi olan gençlerle

karşılaştırarak, aralarındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.

Araştırmaya Ankara Üniversitesi Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde

tedavi almakta olan 50 kişi ve intihar girişimi olanların demografik özelliklerini karşılayan

50 kişi olmak üzere toplam 100 kişi katılmıştır. Araştırma sonucuna göre, intihar girişimi

olan gençlerin, intihar girişimi olmayanlara oranla,kendini kabullerinin düşük, depresyon

düzeylerinin ise yüksek olduğu bulunmuştur. Kızların erkeklere göre daha fazla intihar

girişiminde bulunduğu ortaya çıkmıştır. 3 5

İşmen (1993), bu araştırma ile duygusal istismara uğrayan liseli gençlerin kendini

kabul düzeyleri incelenmiştir. Araştırma İstanbul’da çeşitli liselerde öğrenim gören Lise 1,

2 ve 3. sınıflarda öğrenim gören 210 kız, 181 erkek olmak üzere toplam 392 öğrenci ile

yürütülmüştür. Araştırmada ergenlerde algılanan duygusal istismar ile ergenlerin kendini

kabul seviyesi arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonucunda ergenlerin algıladıkları

duygusal istismar seviyesinin azalmasıyla, kendini kabul seviyelerinde anlamlı bir artış

görülmüştür. Algılanan duygusal istismar ve sağlıklı toplam kendini kabul yönünden kız ve

erkek öğrenciler arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Algılanan duygusal

34
N. Gökçakan, Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğrencilerinin Kendini Kabul Düzeylerinin Çeşitli Değişkenlere Göre
İncelenmesi., (K.T.Ü., Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Trabzon, 1992)
3535
G.N.Ergin, İntihar Girişimi Olan ve Olmayan Ergenlerin Kendini Kabul ve Depresyon Düzeylerinin Karşılaştırılması.
(Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1993)
19
istismarın yaşa bağlı olarak değişmediği tespit edilmiştir. Tek çocukların algıladıkları

duygusal istismar, 2,3,4 ve daha fazla kardeşe sahip çocuklardan daha yüksek

düzeyde olduğu bulunmuştur. Annesi çalışmayıp, iş aramayan ergenlerin algıladıkları

duygusal istismarın, annesi çalışan ergenlerin algıladıkları duygusal istismardan daha

yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Gelir düzeyi düşük ergenlerin kendini kabul seviyeleri

gelir düzeyi yüksek olan ergenlere göre daha düşük çıkmıştır. 3 6

Güripek (1993), araştırmada 17 yaş grubu gençlerin kendini kabul düzeyleri çeşitli

değişkenler açısından incelenmiştir. Kendini kabul düzeyi; Sosyo-ekonomik düzeyi düşük

aile yanında kalanların, kardeş sayısı, doğum sırası, aile yapısı, kurum bakımında olanların

ise, kurumda kalış süresi, kuruma alınış nedeni, kardeş durumları, anne-baba durumları ve

ziyaretçisinin olup-olmadığından ne derece etkilendiği bakımlarından incelenmiştir.

Araştırmaya Ankara’daki yetiştirme yurtlarında ve düşük sosyo-ekonomik düzeydeki

ailelerin yanında kalan 17 yaş grubu gençlerinden toplam 150 genç katılmıştır. Yapılan

analiz sonucunda, yetiştirme yurdunda kalan gençler ile sosyo-ekonomik düzeyi düşük aile

yanında kalan gençlerin kendini kabul düzeyi arasındaki fark önemli çıkmıştır. Sosyo-

ekonomik düzeyi düşük de olsa gençlerin ailesinin yanında kalması, kendini kabul düzeyini

yükseltmektedir. Kurumda kalış süresi, kuruma alınış nedeni, kardeş durumu, anne-baba

durumu, ziyaretçi durumu, kardeş sırası ve aile yapısının gencin kendini kabulü üzerinde

önemli bir etki yaratmadığı saptanmıştır. Ancak kendini kabul düzeyine kardeş sayısının

önemli etkide bulunduğu ortaya çıkmıştır. 3 7

3636
İşmen, a.g.e., 1993

3737
Güripek, a.g.e., 1993
20
Süleymanoğlu (1994), 238 kız,173 erkek olmak üzere toplam 411 üniversite

öğrencisinin katıldığı bu araştırma ile Psikolojik Danışma ve Rehberlik Eğitimi’nin

öğrencilerin kendini kabul düzeyine olan etkisi incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre;

Psikolojik Danışma ve Rehberlik eğitimi alan ve almayan öğrencilerin kendini kabul

düzeyleri arasında bir fark bulunamamıştır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik bilim

dallarında öğrenim gören farklı cinsiyetlerdeki öğrencilerin, 1. Sınıfta kendini kabul düzeyi

arasındaki fark 4. Sınıfta anlamlı bulunamamıştır. 3 8

Gençdoğan (1994), Depresyon ile kendini kabul arasındaki ilişkiyi araştırdığı

araştırmasında, Atatürk Üniversitesi’nin değişik bölümlerinde öğrenim gören 191 kız, 324

erkek toplam 515 üniversite 2. Sınıf öğrencisi denek olarak alınmıştır. Araştırma sonucuna

göre, depresyon düzeyi ile kendini kabul düzeyleri arasında olumsuz yönde anlamlı bir

ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Cinsiyet ile depresyon arasındaki ilişkide ise kızların

erkeklere göre daha fazla depressif özellikler taşıdıkları görülmüştür. Cinsiyet ile kendini

kabul arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. 3 9

Özkan (1994), yapmış olduğu doktora çalışmasında, güdümlü ve güdümsüz grupla

psikolojik danışmanın, öz saygı ve kendini kabul değerleri üzerindeki etkisini incelemiştir.

Araştırma 18-25 yaşları arasında 10’ar kişilik iki grup halinde toplam 20 denekten

38
B.Süleymanoğlu, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Eğitiminin Kendini Kabul Düzeyine Etkisi., (Gazi Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1994)

3939
B.Gençdoğan, “Depresyon ile Kendini Kabul Arasındaki İlişkiler”, 1.Eğitim Bilimleri Kongresi., (Çukurova Üniversitesi
Basımevi, c:2, Adana, 1994), ss.634-643
40
M. Özkan, Güdümlü ve Güdümsüz Grupla Psikolojik Danışmanın Özsaygı ve Kendini Kabul Düzeyleri Üzerindeki Etkisi.,
(Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Erzurum, 1994)
21
oluşmuştur. 10 oturumdan oluşan bu araştırma ile grupla psikolojik danışmanın öz saygı

ve kendini kabul düzeylerini etkileyip-etkilemediği ayrıca cinsiyet ve sosyo-ekonomik

durumun kendini kabul ile öz saygı düzeyleri üzerinde rolünün bulunup bulunmadığını

incelemiştir. Araştırma sonuçları aşağıdaki gibi çıkmıştır;

1- Güdümlü ve güdümsüz grupla psikolojik danışma oturumlarına katılan deneklerin

öz-saygı ve kendini kabul değerleri olumlu yönde artış göstermiştir.

2- Güdümsüz grupla psikolojik oturumlarına katılan deneklerin öz-saygı ve kendini

kabul değerleri, güdümlü grupla psikolojik danışma oturumlarına katılan deneklere göre

daha etkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

3- Cinsiyete göre kız ve erkekler arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. 4 0

Güllü (1995), Ankara İskilip Lisesi’nden gönüllü olarak seçilen öğrencilerle yapılan

araştırmada, Grupla Psikolojik Danışma’nın öğrencilerin kendini kabullerini artırıp

artırmadığı incelenmiştir. Bu araştırma ile, Grupla Psikolojik Danışma’nın okullardaki

gerekliliği vurgulanmak istenmiştir. 15 oturum süren Grupla Psikolojik Danışma sonunda

öğrenci ve bireylerin kendilerini tanımalarında, kendilerini kabul etmelerinde ve bu

değişkenlere bağlı davranışlarında olumlu gelişmeler, sosyal ilişkilerinde ve okul

başarılarında anlamlı artışlar olduğu görülmüştür. 4 1

Yazar (1996), 273 erkek, 289 kız olmak üzere toplam 562 üniversite öğrencisi

üzerinde yapmış olduğu araştırmasında, kendini kabul düzeyi yüksek ve düşük olan

üniversite öğrencilerinin, içten ve dıştan denetimli olmaları ile kendini ayarlama

becerilerini karşılıklı olarak incelemiştir. Öğrencilerin kendini kabul düzeyini belirlemede

40
41
Güllü, a.g.e., 1995
22
Kılıçcı (1985) tarafından geliştirilen “Kendini Kabul Envanteri”, denetim odağı

algılamalarını belirlemede,Rotter tarafından geliştirilen ve Aşkın (1981) tarafından

Türkiye’ye uyarlanan “Denetim Odağı Ölçeği” ile, kendini ayarlama becerisini ölçmede,

Snyder tarafından geliştirilen ve Bacanlı (1990), tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Kendini

Ayarlama Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; kendini kabul ile cinsiyet

arasındaki ilişki anlamlı olup, sınıf düzeyi, öğretim türü ve bölümler arasında ise anlamlı

bir ilişki çıkmamıştır. Denetim odağı algılaması ile cinsiyet arasında erkekler lehine

anlamlı, öğretim türü ile arasında 1.Öğretim öğrencileri lehine anlamlı, bölüm türü ile

arasında yetenek alanı öğrencileri lehine anlamlı ve sınıf düzeyi ile arasında anlamsız bir

ilişki vardır. Kendini ayarlama becerisi ile cinsiyet arasında erkeklerin lehine, bölümler

arasında yetenek alanı öğrencilerinin lehine anlamlı bir ilişki vardır. Kendini ayarlama

becerisi ile sınıf düzeyi ve öğretim türü arasındaki ilişki ise anlamsızdır. 4 2

Karahan (1996), araştırmasında devlet liseleri ve dengi okullarına devam eden

öğrencilerin, kendini kabul düzeylerini çeşitli değişkenler açısından incelemiştir.

Araştırma, Samsun'’un merkez liselerinde öğrenim gören Lise 1, Lise 2 ve Lise 3

sınıflarından 386 erkek, 397 kız olmak üzere toplam 783 öğrenci ile yürütülmüştür.

Araştırma sonucuna göre, cinsiyet,sınıf düzeyi ve anne-babanın hayatta oluşu ya da

olmayışı bakımından kendini kabul düzeyleri arasında önemli bir fark bulunmamıştır. Okul

türü, anne tutumu, baba tutumu, ailenin aylık geliri, ailedeki çocuk sayısı, annenin öğrenim

düzeyi, babanın öğrenim düzeyi, anne mesleği, baba mesleği, sosyo-kültürel faaliyetlere
42
O.Z.Yazar, Kendini Kabul Düzeyi Düşük ve Yüksek Olan Üniversite Öğrencilerinin Denetim Odağı Algılamaları İle
Kendini Ayarlama Becerileri Arasındaki İlişki.,(Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek
Lisans Tezi, Samsun, 1996)
23
katılma-katılmama ve okul hayatı boyunca derslerde gösterdiği genel başarı düzeyini

algılama biçimleri bakımından ise kendini kabul düzeyleri arasında önemli farklılıklar

bulunmuştur. 4 3

Karaduman (1997), Ankara Fen Lisesi öğrencilerinin kendini kabul düzeylerini

incelediği araştırmasında, cinsiyet, sınıf düzeyi, sosyo-ekonomik düzey, anne ve babanın

eğitim düzeyi değişkenlerini öğrencilerin kendini kabullerinde kullanmıştır. Araştırma

grubu 43 kız, 169 erkek olmak üzere toplam 212 kişiden oluşmuştur. Araştırma bulgularına

göre; Ankara Fen Lisesi öğrencilerinin büyük çoğunluğunun kendini kabul düzeylerinin

ortanın üstü ve yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin kendini kabul

düzeylerinde cinsiyet, sınıf düzeyi, sosyo-ekonomik düzey ve anne-babanın eğitim düzeyi

değişkenlerinin anlamlı bir farklılık oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Ancak öğrencilerin

sınıf düzeyi ile cinsiyetlerinin kendini kabul düzeyleri üzerinde etkisi anlamlı

bulunmuştur. 4 4

Yurt içinde yapılan araştırmaların incelenmesi sonucunda, kendini kabul konusunda

farklı gruplar üzerinde, farklı değişkenler ele alınarak çeşitli araştırmalar yapıldığı

görülmüştür.

43
F. Karahan, Lise ve Dengi Okul Öğrencilerinin Kendini Kabul Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Bakımından İncelenmesi.,
(Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Samsun, 1996)
44
B.D.Karaduman, Ankara Fen Lisesi Öğrencilerinin Kendini Kabul Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi.,
(Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1997)
24
Kendini Kabulle İlgili Yurt Dışında Yapılan Araştırmalar

Ford (1985), zenci öğrenciler üzerine yaptığı araştırmasında, benlik kavramı ile

okul ortamının algılanması arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Araştırmayı ortaokula devam

eden 53 erkek, 45 kız toplam 98 öğrenci ile yapmıştır. Ayrıca araştırmasında, benlik

kavramının kendini kabul, kendine saygı gibi farklı boyutlarında, cinsiyete göre farklılık

olup olmadığını da araştırmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, benlik kavramının diğer

boyutlarında, kız ve erkek öğrenciler arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Erkekler,

kendini kabul, kendine güven ve kendini savunma bakımından yüksek puan alırken,

kızların sosyal güven puanının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kendini kabul düzeyi

yüksek deneklerin, okula karşı daha olumlu duygular besledikleri görülmüştür. 4 5

Morgan ve Kafer (1985), bu araştırmada Avusturalyalı çocuklarda, kendini kabulle

arkadaşlık beklentisi arasındaki ilişki incelenmiştir. 8-13 yaş arası, 116 erkek ve 92 kız

çocuğundan oluşan örnekleme, “Pierre-Harris Çocuklar İçin Benlik Kavramı Ölçeği” ve

“Resim Sırası Testi” uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çocuğun kendini kabul

etmesi ile arkadaşlarını anlama ve kabul etmenin gelişmesi arasındaki ilişki anlamlı

çıkmıştır. 4 6

C. Sherrill, B. Gench ve arkadaşları (1990), araştırmalarını, 26

erkek, 27 kız görme özürlü atlet üzerinde yapmışlardır. Erkekler 17-38


45
D.S.Ford, “Self-Concept and Perception of School Atmosphere Among Urban Junior High School Students”, Journal of Negro
Education, (v:54, n:1, 1985), ss.82-88

4646
R.L.Morgan and N.F.Kafer, “The Relationship Between Understanding of Self and Others in Children’s Friendships”, The
Journal of Psychology, (v:119, n:6, 1985), ss.521-525
47
C.Sherrill,B.Gench and Others, “Self-Actualization of Elite Blind Athletes: An Exploratory Study”, Journal of Visual
Impairment, Blindness, (v:84, n:2, 1990), ss.55-60
25
yaş arası, kızlar ise 17-29 yaş arası ve hepsi de uluslar arası yarışmalara katılmışlardır.

Araştırmanın amacı, seçkin kör atletlerin kendini gerçekleştirme düzeyini ortaya

koymaktır. Araştırma sırasında kör atletlerin gören atletlerle de karşılaştırılması yapılmış

ve kör nüfusun psiko-sosyal işlevselliği hakkındaki sınırlı bilgilerinde artırılması

amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda, kör atletlerin kendini gerçekleştirme düzeyleri, kör

olmayan atletlerle aynı çıkmıştır. Her iki sporcu grubu da, çeşitli alanlarda test

normlarının altında puanlar almışlardır. Ancak kendini gerçekleştirme ve kendini kabul

düzeyleri de ortalamanın üstünde puanlar almıştır. 4 7

Long (1986), 19 ile 65 yaş arası, 89’u çalışan, 52’si danışan, 57’si aile içi şiddete

maruz kalan kadın ve 83’ü kollej öğrencisi olmak üzere, toplam 281 kadın arasında yaptığı

araştırmasında, erkeklik ile benlik saygısı ve kendini kabul arasındaki ilişki incelenmiştir.

Araştırmaya katılanlara kişisel bilgi formları ile birlikte, “Kendini Ayarlama Envanteri”,

Bem’in “Cinsiyet Rolü Envanteri” ve “Rotter İçsel-Dışsal Denetim Odağı Envanteri”

skalası verildi. Değişkenler, erkeklik, kadınlık, eğitim, mevki ve denetim odağının, benlik

saygısı ve kendini kabul ile arasındaki ilişki ve farklılıkları ortaya çıkarmak için

kullanıldı. Erkeklik, çalışanlar haricinde, tüm gruplarda

kendini kabulün en iyi belirleyicisi olarak bulunmuştur. Ayrıca erkekliğin yine tüm

gruplarda, benlik saygısının da en iyi belirleyicisi olduğu görülmüştür. Kadınlık ise, genel

olarak tüm gruplarda, ilişkinin anlamsız olduğunu göstermiştir. 4 8

Omizo ve Omizo (1987), 5 ile 9 yaş arası, 34 kız ve 26 erkek çocuk üzerinde

yaptıkları araştırmasında, boşanmış anne babaların, ilkokul çağındaki çocukların benlik

47
48
V. O. Long, “Relationship of Masculinity to Self-Esteem and Self-Acceptance in Femele Professionals, College Students,
Clients and Victims of Domestic Violence”, Journal of Consulting and Clinical Psychology, (v:54, n:3, 1986), ss.323-327
26
kavramını, kendini kabulünü ve grupla psikolojik danışmanın, ailelerin çocuklarına karşı

tutumlarına etkisini ölçmüşlerdir. Deney grubundaki aileler, yüksek bir güven ve kendini

kabul başarısı göstermiş ve bunların çocukları da, kontrol grubundaki ailelerin

çocuklarından daha çok kendini kabul etme başarısı göstermiştir. Deney grubundaki

ailelerin, çocukları ile olan etkileşimleri artmış ve bu ailelerin çocuklarına karşı olan

tutumu değişmiştir. 4 9

Johnson ve Johnson (1991), araştırmasını 12-18 yaş arasında 10 erkek, 4 kadın

üzerinde yapmıştır. Araştırmaya katılan 14 kişinin, dört tanesi zenci ve 10 tanesi beyazdır

ve lQ seviyeleri 89-139 arasındadır.

Araştırma, doğuştan kör olan adölesan dönemi gençlerin kendini kabul düzeylerini

yükseltmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, kendini algılama, kendine

güvenme, aile ilişkileri ve bağımsız yaşayabilme konularında yapılan grupla psikolojik

danışma ile, grup üyelerinin kendini kabullerinde, içsellik ve körlüğe karşı tutumlarında

kayda değer bir iyileşme olduğu görülmüştür. 5 0

Altmaier, Leary ve arkadaşlarının (1979), 40 erkek, 72 kız, toplam 112 psikoloji

bölümü hazırlık öğrencisi üzerinde yaptıkları araştırmalarında, kendi kendini suçlama

zayıflığının azalmasından sonra, yüklülük terapisi uygulaması aracılığıyla ortaya çıkan

olumsuz olaylar incelenmiştir. Gözlemden, sert kişisel eleştiriler aldıktan sonra

katılımcılara, bu olumsuz olayların dış faktörlerden meydana geldiğini anlatan bilgiler


49
M. M. Omizo and S. A. Omizo, “Effects of Parents’ Divorce Group Participation on Child-Rearing Attidudes and Children’s Self-
Concept”, Journal of Humanistic Education and Development, (v:25, n:3, 1987), ss.171-179

50
C. L. Jr., Johnson and J. A. Jonson, “Using Short-Term Group Counseling With Visually Impaired Adolescents”, Journal of
Visual Impairment and Blindness, (v:85, n:4, 1991), ss.166-170
27
verildi. Araştırmanın sonuçlarına göre, yüklülük terapisinin etkililiği, müdahalenin

yapıldığı zamana ve katılımcının kendini kontrol etmesine bağlıdır. Yüklülük terapisinde,

bilgilendirmenin birey için çok önemli bir hale geldiği zamanlarda, terapinin etkisi daha

fazla olmaktadır. İçsel ölçümler, müdahalenin olumsuz değerlendirmeden önce yapılması

durumunda, kendini kabullenmenin yükseldiğini gösterir. Dışsal ölçümlerle ilgili kendini

kabul değerleri etkilenmemiştir. 5 1

Kaminsky ve Chrisler (1988), şimdiye kadar intihar girişiminde en az bir defa

bulunmuş 19 kişi, ciddi bir şekilde intihar etmeyi düşünen 45 ve intihar etmeyi

kesinlikle düşünmeyen 50 kişi olmak üzere toplam 114 kişi üzerinde yaptığı

araştırmasında, intihar girişiminde bulunan ve intihar etmeyi şimdiye kadar hiç

düşünmemiş

kişilerin arasındaki farklılıkları ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın

sonucuna göre, en az bir kere intihar girişiminde bulunan bireylerin kendini kabul

düzeylerinin, öteki gruptaki bireylerden düşük olduğu saptandı. İntihar etmeyi ciddi

biçimde düşünen bireylerin kendini kabul düzeylerinin ise intihar etmeyi kesinlikle

düşünmeyen bireylerden düşük olduğu görüldü. 5 2

Long (1993), 19-65 yaş arası toplam 317 erkek üzerinde yaptığı, “Erkeklik,

Kadınlık, Benlik Saygısı, Kendini Kabul ve Kadın Bilim Adamları” isimli

araştırmasında, benlik saygısı, kendini kabul, erkeklik ve kadınlık farkını incelemiştir.

Araştırmaya, gönüllü olarak katılan 74 bilim adamı, 73 kollej öğrencisi, 55 akıl hastası 19

5151
E. M. Altmaier, M. R. Leary and Others, “Attribution Therapy: Effects of Locus of Control and Timing of Treatment”,
Journal of Counseling Psychology, (v: 26, n:6, 1979), ss.481-486
5252
S. Kaminsky and J. C. Chrisler, “ Personality Correlates of People Who Have Attempted Suicide and Those Who Have
Seriously Considered It”, Dissertation Abstracts International, 1988, ss. 21-24
28
aile içinde şiddet yapan kişi ve 96 meslek uzmanı katılmıştır. Araştırmaya katılanlara

kişisel bilgi formuna ek olarak, “Kendini Ayarlama Envanteri”, “Rotter İçsel-Dışsal

Denetim Odağı Ölçeği” ve “Bem Cinsiyet Rolü Envanteri” uygulanmıştır. Araştırmada,

kadınlık ve denetim odağının benlik saygısı ve kendini kabulle olan

ilişkisi için korelasyon, bilim adamları ve diğer meslek grupları arasındaki farkların

incelenmesinde ise varyans analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, benlik

saygısıyla erkeklik arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. İçten denetimle benlik saygısı

arasında ve

kendini kabul ile erkeklik arasındaki ilişki, öğrenciler arasında

anlamlı bulunmuştur. Bilim adamları ile diğer gruplar arasındaki karşılaştırmada, benlik

saygısı ile denetim odağı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bilim adamlarının

kendini kabul düzeyi diğer gruplardan daha düşük çıkmıştır. 5 3

Resnik ve Lammers (1985), 19 kız, 30 erkek toplam 49 Ticaret Lisesi öğrencisi

üzerinde yaptığı araştırmasında, dada önceden düşük ve yüksek benlik saygısına göre

sınıflandırılan öğrencileri, gerek insan gibi, gerek nötr, gerekse makine gibi geri dönüt

veren bir bilgisayarla karşılaştırdılar. Araştırma sonucuna göre, zorlama ve kendini

geliştirme sırasındaki birey, bilgisayardan insani geri dönütler aldığı zaman daha az hata

yapmaktadır ve yüksek benlik saygısı içinde genel olarak daha fazla olumsuz bilişsel

53
V. O. Long, “ Masculinity, Feminity and Male Scientists’ Self-Esteem and Self-Acceptance”, Journal of Psychology,
(Albuquerque: University of New Mexico, v:127, n:2, 1993), ss.213-220
29
tepkiler verir. Genel manada her şeye rağmen, düşük benlik saygısı olan kişiler,

yüksek benlik saygısı olan kişilere göre daha zayıf hareketler gösteriyorlar. 5 4

Medinnus (1965), 18 yaş grubundan, 26 kız 18 erkek toplam 44 kişi üzerinde yaptığı

araştırmasında, ebeveyn çocuk ilişkisini ölçen bir anketin, 10 alt kümesi ile kendini kabul,

uyum, algılanan ebeveyn kabulü ve onları algılayış düzeyleri incelenmiştir. Yüksek

özgüven ve uyuma sahip ergenler ebeveynlerini; sevgili,ihmalkar olmayan, kendini

kabullenen kişiler olarak algılar. Kendini kabul düzeyleri, babanın çocuk yetiştirme

tutumundan ziyade, annenin çocuk yetiştirme

tutumuyla ilgili olmuştur. Kendini kabul ölçüleri ile ebeveynlerin çocuk yetiştirme

tutumları arasındaki ilişki erkekler için, kızlara göre daha yüksek çıkmıştır. 5 5

Leavy ve Adams (1986) araştırmasında, lezbiyen ilişkiye girme yaşı ile lezbiyen

ilişkiye girme eğilimleri bulunan kadınların, kendini kabul, özsaygı ve sosyal destek

ilişkilerini incelemiştir. Araştırmaya 129 kadın katılmıştır. Araştırma sonucuna göre,

kendini kabul, özsaygı ve sosyal destek ile lezbiyen ilişkiye girme eğilimleri arasındaki

ilişkinin anlamlı olduğu görülmüştür. Kendini kabul ve özsaygı düzeyi düştükçe,

lezbiyen ilişkiye girme riskinin yükseldiğini belirtmişlerdir. 5 6

54
P. V. Resnik and H. B. Lammers, “The Influence of Self-Esteem on Cognitive Responses to Machine-Like Versus Human- Like
Computer Feedback”, The Journal of Social Psychology, (v:125, n:6, 1985), ss.761-769
55
G. R. Medinnus, “Adolescents’ Self-Acceptance and Perceptions of Their Parents”, Journal of Consulting Psychology, (v:29,
n:2, 1965), ss.150-154

56
R. L. Leavy and E. M. Adams, “Feminism As A Correlate of Self-Esteem, Self-Acceptance and Social Support Among
Lesbians”, Psychology of Women Quarterly, (v:10, 1986), ss. 321-326

57
J. R. Hurley, “Ratings of Interpersonal Conduct in Small Groups by Aggregated Peers and Self: Replicated Factor Analyses”,
The Journal of Social Psychology, (v:136, n:5, 1996), ss.597-611
30
Hurley (1996), 258 lisans öğrencisinin birbirlerini kabullenme, kendini

kabullenme ve başkalarını kabullenme yönünden değerlendirilmesi incelediği bu

araştırmasında, 32 küçük kişilerarası öğrenim grubuna katılıp, birbirlerini ve kendini

ifade edebilme, hislerini dışarı vurma, üstünlük, aktiflik gibi ölçütlere göre

gruplandırma yapmıştır. Öğrencilerin öğrenme grubuna katıldıktan sonra, aynı gruptaki

diğer üyelere göre, kendini ve başkalarını kabul ölçülerinde tarafsız olmalarının, iki kat

daha fazla olduğu görülmüştür. Kendini kabulle sonuçlanan tüm verileri bir araya

getirirken, ortaya çıkan en belirgin faktör, aktife karşı pasif verisi ve

ikinci faktör olarak da başkalarını kabul etmeye karşın, başkalarını reddetme verisidir. Bu

ölçekler sağlam iç bir yapının olduğunu ve kişisel davranışların iki önemli boyutunun

olduğunu gösteriyor. 5 7

Legg (1981), araştırmasını ilk ve ortaokuldan seçtiği 134 öğrenci üzerinde

yapmıştır. Çalışmasının amacı, çocuk ve ergenlerin kendini kabul, benlik kavramı ve

denetim odağı değişkenleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma sonunda, Kendini

kabul ve iç denetim odağı sonuçları arasında, benlik kavramı ve iç denetim odağı sonuçları

arasında ve iç denetim odağı ile sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Sınıf düzeyleri ile kendini kabul ve benlik kavramı arasında bir ilişki bulunmamıştır. 5 8

57

58
C.D. Legg, “A Study of The Relationships Between Psychological Variables of Self-Consept, Self-Acceptance and Locus of
Control in Children and Adolesance”, Dissertation Abstracts International, (c:42, n:66, 1981), ss.47-64. Akt:Gökçakan, 1992, s.
19
31
Verna ve Runion (1985) araştırmasında, farklı okul ortamındaki,düşük ve yüksek

sosyo-ekonomik altyapıya sahip deneklerin benlik kavramını incelemiştir. Araştırmaya

katılanlar 7. ve 8. sınıflarda okuyan, siyah ve beyaz 315 kız öğrenci arasından seçilmiştir.

Bu gruptaki 54 öğrenci taşımalı olarak kendilerinin azınlıkta olduğu bir okula

götürülmüştür. Geri kalan denekler ise gruplarının çoğunlukta olduğu bir okula devam

ettiler. Araştırma sonucunda, düşük sosyo-ekonomik grup için, uygun olmayan ortam

-azınlıkta kaldıkları- teorisini desteklerken, yüksek sosyo-ekonomik şartlara sahip

grupta desteklememiştir. Uygun ortam ile uygun

olmayan ortam, erkekler ile kızlar ve kış ve yaz dönemleri karşılaştırmalarının sonucunda,

bu uygulamaya katılan deneklerden ilk gruptan, taşımalı eğitim gören deneklerin

diğerlerine göre kendilerine daha fazla olumsuz özellikler atfettikleri gözlemlenmiştir.

Fakat bu fark sadece kış döneminde yapılan testlerde göze batacak şekilde ortaya çıkmıştır.

Aynı zamanda deneklerin benlik kavramındaki farklılıkların, testlerin yapıldığı döneme,

cinsiyete ve taşımalı eğitim yapılıp yapılmadığına bağlandığı gözlenmiştir. 5 9

Cowen (1954) , üniversite öğrencilerinden oluşan, biri 58 diğeri 81 kişi olan, iki

örneklem grubu üzerinde yaptığı çalışmasında, araştırmaya katılanlara Kendini

Değerlendirme Envanteri ile diğer bazı kişilik ve Sosyo-psikolojik ölçekler uygulamıştır.

Araştırmada, olumsuz benlik kavramında yüksek ve düşük değer bakımından en uç

noktalardaki gruplar seçildi ve bu grupların bağımlı ölçeklere verdikleri tepkiler

karşılaştırıldı. Davranış beklentisi durumunda gösterilen, tavrı kavrama kapasitesi ya da

problem çözme gücü gibi iki önemli görev açısından her iki grupta hiçbir fark olmadığı

5959
G.B.Verna and K.B.Runion, “The Effects of Contextual Dissonance on The Self-Concept of Youth From a High Versus Low
Socially Valued Group”, The Journal of Social Psychology, (v:125, n:4, 1985), ss.449-458
32
görüldü. Diğer tüm ölçümlerde, yüksek olumsuz benlik kavramına sahip gruplar, düşük

olumsuz benlik kavramına sahip diğer grup üyelerine göre iyi bir uyum göstermede daha

başarılı olmuşlardır. 6 0

Kendini kabul konusunda, yurt dışında çok sayıda araştırma yapılmıştır. Türkiye’de

de kendini kabul konusundaki araştırmaların sayısının çoğaldığı görülmektedir.

BÖLÜM lll

YÖNTEM

Bu bölümde, araştırmanın modeli, araştırmanın yapıldığı evren ve örneklem, veri

toplama aracı, envanterin geçerliliği, güvenilirliği, cevaplanması, puanlaması ve

yorumlanması ile araştırmada kullanılan veri çözümleme teknikleri bilgilerine yer

verilecektir.

Araştırmanın Modeli

Araştırma; Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler ile

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, çeşitli

değişkenler açısından, kendini kabul düzeylerini karşılaştırmayı amaçlayan betimsel bir

araştırmadır.

Evren ve Örneklem

6060
E.L.Cowen, “The Negative Self-Concept As A Personality Measure”, Journal of Consulting Psychology, (v:18, n:2, 1954),
ss.138-141
33
Bu araştırmanın evrenini, 1998-1999 Eğitim-Öğretim yılında Ondokuz Mayıs

Üniversitesi, Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın

örneklemini ise, İngilizce Öğretmenliği, Tarih Öğretmenliği, Matematik Öğretmenliği,

Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Resim İş

Öğretmenliği Bölümlerinden, şans (random) yoluyla seçilen, 191 erkek ve 163 kız olmak

üzere toplam 354 öğrenci oluşturmaktadır.

Veri Toplama Aracı

Kişisel Bilgi Formu

Öğrenciler ile ilgili bilgilere ulaşabilmek amacıyla uygulanan, Kişisel Bilgi

Envanteri ile öğrencilerin, bölümü, cinsiyeti, annelerinin eğitim düzeyi, babalarının eğitim

düzeyi ve yaşamlarının büyük bölümünün geçtiği yerleşim yeri belirlenmiştir.

Kendini Kabul Envanteri:

Kendini Kabul Envanteri 1980 yılında Kılıççı tarafından geliştirilmiştir. Envanterde;

uygulayıcının çeşitli özelliklerini kabullenip, kabullenmediğini “Evet” ve ya “Hayır “diye

belirledikten sonra, kişiden o niteliklere sahip oluşu ya da olmayışı konusundaki

duygularını “memnunum”, “şikayetçi değilim”, “şikayetçiyim”, “mutsuzum” şeklinde dile

getirmesi istenmektedir. Eğer uygulayıcı duygularından emin değilse, özellikleri hakkında

kararsızsa, “kendimi tanımıyorum” şeklinde cevap verebilecektir.


34
Kendini Kabul Envanteri’nin, “memnunum” ve “şikayetçi değilim”cevapları salt

kendini kabul olarak ele alınırken, bunun “sağlıklı kabul” ya da “çarpık kendini kabul”

olması mümkündür. 6 1

Kendini Kabul Envanteri’nin “mutsuzum” ve “şikayetçiyim” biçimindeki cevapları

kendini kabullenmeme ya da kendinden

hoşnutsuzluğun bir ifadesi olarak “çarpık kendini kabuldür.” Bu tür kendini kabul kişinin

kendi davranışlarını denetleme gereğini ortadan kaldırdığı gibi onun başkaları tarafından

kabul edilmesini de güçleştirmektedir. 6 2

Kendini Kabul Envanterinin Ölçütleri

Kendini Kabul Envanteri,10 ölçütün oluşturduğu 126 kritik davranıştan oluşmuştur.

Bu ölçütler ve ölçütleri oluşturan envanter maddeleri aşağıdadır.

Madde

No

ÖLÇÜT 1 Kendini bazı konularda yeterli sayma ve bazı

yaşam sorunlarını kendine göre çözmede 1-12 başarılı olacağına inanma.

ÖLÇÜT 2 Kendi davranışlarının sorumluluğunu kabullenme. 13-25 ÖLÇÜT 3

Kolaylıkla suçluluk ve pişmanlık duygularına 26-36

kapılma.

61
Kılıççı, a.g.e., s.6
62
Kılıççı, a.g.e., s.6
35
ÖLÇÜT 4 Aşırı derecede mahçupluk ve utangaçlık 37-51

göstermeme.

ÖLÇÜT 5 Kendi değer ve inançlarına uygun yaşama. 52-63 ÖLÇÜT 6 Kendi

beden ve fizik yapısını kabullenme 64-76

ÖLÇÜT 7 Kendi cinsiyetini kabullenme. 77-85

ÖLÇÜT 8 Kendini başkalarının kabul ettiğine inanma. 86-100

ÖLÇÜT 9 Kişiliğinde bazı olumlu ve değerli yanların 101-117 bulunduğuna inanma.

ÖLÇÜT 10 Olumlu yönleri kadar olumsuz yönlerini de 118-126 kişiliğinin

bir parçası sayma. 6 3

Kendini Kabul Envanterinin Geçerliği

Bu envanter geliştirilirken, yapı geçerliliği esas alınmıştır. Kendini Kabul yapısının

ölçütleri 17 kişilik uzmanlar grubunun kanılarına göre geçerlenmiştir. Kendini Kabul

Envanteri’nin ön deneme formu 1979-1980 Bahar Dönemi’nde “Ruh Sağlığı ve Rehberlik”

dersi olan Sosyoloji ve Sosyal Çalışma bölümlerinden

gelen 52 öğrenciye uygulanmıştır. Bu uygulamanın yapıldığı gün, yine aynı gruba

Spielberger ve arkadaşlarının geliştirdiği Le Compte ve Öner ’in 1975’te Türk toplumuna

uyarladığı “Durumluluk-Sürekli Kaygı Envanteri” de verilmiştir. Sonuçta koşulsuz kabul

ile sürekli kaygı arasındaki ilişkinin -.52, sağlıklı kabul ile sürekli kaygı arasındaki
63
Kılıççı, a.g.e., s.7
36
ilişkinin -.50 olduğu, gözlenmiştir. Bu ilişkinin ters yönde oluşuna dayanarak da

“Kendini Kabul Envanteri” nin deneme formu yeterli ölçüde geçerli sayılmıştır.

Kendini Kabul Envanterinin Güvenirliği

“Kendini Kabul Envanteri” nin, ön deneme formu, geçerlilik

çalışması yapılan gruba üç hafta sonra bir kez daha verilerek, deneme formunun

güvenilirliği için test-tekrar test yöntemiyle bir kararlılık

katsayısı elde edilmiştir. Bu katsayı uyum anahtarına uygun cevaplar

yönünden hesaplanarak r=.91 bulunmuştur. 6 4

Ön deneme formunun her iki uygulamasında da öğrencilerden kendileri için anlamsız

ve kapalı bulduğu maddelerle ancak farklı koşullarda cevap verilebilecek maddeler

hakkında soru sormaları ve gerekli bulduklarında bu maddelerin yanına not düşmeleri

istenmiştir. Bütün bu bilgilerin ışığında dört madde tümüyle atılmış ve çeşitli maddeler

hem ifade, hem içerik yönünden daha açık seçik hale getirilmiştir. Bütün bu çalışmalar

sonunda “Kendini Kabul Envanteri” şimdiki biçimini almıştır. Envanter son haliyle,

“Üniversite Öğrencilerinin Kendini Kabullerini Etkileyen Bazı Değişkenler” adlı bir

araştırmada 482 kişilik bir örneklem grubuna uygulanmıştır. Bu uygulama sonuçları en

yüksek kendini kabulden, en düşük kendini kabule göre sıralandığında her beş cevap

kağıdından birinin meydana getirdiği 96 kişilik bir grubun cevapları üzerinde iki yarım test

yöntemiyle iç tutarlılığa dayanan bir güvenilirlik katsayısı hesaplanmıştır. Tek ve çift

64
Kılıççı, a.g.e., s.10
37
numaralı envanter maddelerinden oluşan iki yarım test puanları arasındaki bu

ilişki r = .88 olarak bulunmuştur. 6 5

Kendini Kabul Envanterinin Cevaplanması

Kendini Kabul Envanterin cevaplanmasında ayrı bir cevap formu

kullanılmaktadır. Envanteri cevaplayan kimse her maddede belirlenen niteliğe sahip olup

olmadığı konusunda kararını EVET/HAYIR şeklinde belirleyecektir. Daha sonra da envanter

maddesiyle ilgili kişilik özelliğinden, ne ölçüde kendinden memnun ya da şikayetçi

olduğunu belirlemesi için evet ya da hayır sütunlarının altında bulunan”memnunum”,

“şikayetçi değilim”, “şikayetçiyim”, “mutsuzum”, için ayrılan cevap aralıklarından birisini

işaretlemesi gerekmektedir.

Kendini Kabul Envanterinin Puanlanması

Kendini Kabul Envanteri’nin, Ruh Sağlığı uzmanlarınca sağlıklı kişilik özelliği

sayılabilecek biçimde düzenlenmiş, iki sayfalı bir “Uyum Anahtarı” bulunmaktadır. Uyum

Anahtarı ile “Sağlıklı Kendini

Kabul Puanı” elde edilmektedir. Bu puan ise sadece anahtara göre Evet ve ya Hayır

sütunlarından birinin, kendimden “memnunum” ile “şikayetçi değilim” cevaplarının

ağırlıklı toplamıdır. Anahtara uymayan “memnunum” ve ya “şikayetçi değilimler” ise

“Çarpık Kendini Kabul” sayılmakta, istendiğinde yine aynı ağırlıklara göre

hesaplanmaktadır.
6565
Kılıççı, ss.10-11
38
Bu hesaplamada anahtarsız olarak bütün “M” ve “ŞD” ler sayılıp farklı ağırlıklara

göre toplandıktan sonra anahtarla elde edilen “Sağlıklı Kendini Kabul Puanı” çıkartılmakta

ve kalan “Çarpık Kendini Kabul Puanı” sayılmaktadır. Ancak ihtiyaç duyulmadıkça “Çarpık

Kendini Kabul Puanı” nın hesaplanmasına gerek yoktur. Büyük gruplar üzerinde yapılacak

araştırmalarda sadece “Sağlıklı Kendini Kabul Puanı” elde etmek yeterli olacaktır. 6 6

Cevap kağıdı üzerindeki bütün “memnunum” cevapları iki puan ve bütün

“şikayetçi değilim” ler bir puan ağırlığı ile toplandığında kişinin ne ölçüde kendinden

memnun olduğunu, kendini ne ölçüde kabullendiğini gösteren puanlar elde edilir.

Kendini Kabul Envanteri’nin anahtarı hazırlanırken, hangi

maddelerin EVET ve HAYIR sütunlarındaki “Memnunum” ve “şikayetçi değilim”

cevaplarının anahtar cevap olarak işlem göreceği aşağıda gösterilmiştir.

EVET sütununda “memnunum” ve “şikayetçi değilim” olarak cevaplandırılacak

maddeler;

2 3 4 6 8 9 14 15 16 18 23 29 33 34 39

40 43 44 45 46 47 52 53 56 57 58 59 60 61

64 66 73 74 80 81 82 83 85 86 87 90 91 95

99 102 103 104 105

106 108 109 110 111 112 113 115 116 117 118 120

121 122 124 125

66
Kılıççı, a.g.e., s.12
39
HAYIR sütununda “memnunum” ve “şikayetçi değilim” olarak cevaplandırılacak

maddeler;

1 5 7 10 11 12 13 17 19 20 21 22

24 25 26 27 28 30 31 32 35 36 39 38

41 42 48 49 50 51 54 55 62 63 65 67

68 69 70 71 72 75 76 77 78 79 84 88

89 92 93 94 96 97 98 100 101 107 114 119

123 126

Kendini Kabul Envanteri Puanlarının Yorumu

Kendini Kabul Envanteri’ nden elde edilen puanların yorumunda , Hacettepe

Üniversitesi’ nin, Beytepe Kampüsü’nün çeşitli fakülte ve bölümlerinden gelen, 260 kız ve

222 erkek öğrenciden oluşan 482 kişilik bir örneklem grubundan elde edilen verilerden

yararlanmak mümkündür.

“Sağlıklı Kendini Kabul Puanları” Dağılımı

En Düşük En Yüksek Ortalama Standart Standart

Puan Puan Puan Kayma Hata

26 195 124 30 1.34


40
Yukarıda Kendini Kabul puanlarının yüzdelik normları çıkartılmış, sonra yüzdelik

norm sıraları beş eşit gruba ayrılmış ve her grup Kendini Kabul düzeyi olarak

değerlendirilmiştir.

Üniversite Öğrencilerinin Kendini Kabul Puanlarının Bireysel

Değerlendirilmesinde Kullanılabilecek Yüzdelik Normlar

Yüzdelik Kendini-Kabul Puan Ortanca

Sıralar Düzeyi Aralıkları Puan

.01-.20 Düşük 026-099 -

.21-.40 Ortanın Altı 100-118 -

.41-.60 Orta 119-134 126

.61-.80 Ortanın Üstü 135-149 -

.81-.100 Yüksek 150-195 -

Araştırmada Kullanılan Veri Çözümleme Teknikleri

Araştırmada, elde edilen verilerin çözümlenmesinde, SPSS

Bilgisayar programından yararlanılmıştır. İki grubun verilerinin karşılaştırılmasında

t-testi, birden fazla verinin çözümlenmesinde ise varyans analizi kullanılmıştır.


41

BÖLÜM 4

BULGULAR

Bu bölümde, araştırmada ele alınan denencelerin test edilmesi için toplanan verilerin,

istatistiksel çözümlenmesi sonucunda elde edilen bulgulara yer verilmiştir.

TABLO-1

Örneklemi Oluşturan

Öğrencilerin Bölümlere Göre Dağılımı

Gruplar N %
Özel yetenek 172 48.6
ÖYS 182 51.4
Toplam 354 100

Tablo 1’de Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin dağılımı

verilmiştir. Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenci sayısı 172

(48.6), Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenci sayısı ise

182 (51.4) kişidir.


42

TABLO-2

Örneklemi Oluşturan Öğrencilerin

Cinsiyet Durumlarına Göre Dağılımı

Cinsiyet n %
Erkek 191 54
Kız 163 46
Toplam 354 100

Tablo 2’de görüldüğü gibi, araştırmaya katılan öğrencilerin 163’ü kız 191’i ise

erkektir.

TABLO-3

Örneklemi Oluşturan Öğrencilerin

Yüzdelik Normlara Göre Dağılımı

Yüzdelik Düzey n X S.S. Puan Aralığı

Sıralar
.01-.20 Düşük 66 60.06 10.52 23-71
.21-.40 Orta Altı 79 78.40 4.00 72-85
.41-.60 Orta 68 89.55 2.39 86-93
.61-.80 Orta Üstü 79 99.07 3.02 94-103
.81-.100 Yüksek 62 110.37 5.42 104-126
Toplam 354 87.33 17.72 23-126

Tablo 3’de Örneklemi oluşturan öğrencilerin yüzdelik norm bakımından dağılımları

verilmiştir. Tabloya göre, .01-.20 aralığında 66 öğrenci yer almıştır ve bu öğrencilerin

puanlarının ortalaması 60.06 olarak bulunmuştur. .21-.40 aralığında ise 79 öğrenci vardır

ve bu öğrencilerin puanlarının ortalaması 78.40 dır. .41-.60 aralığında ise 68 öğrenci yer
43
almaktadır . Bu öğrencilerin puanlarının ortalaması ise 89.55 dir. .61-.80 aralığında 79

öğrenci vardır ve bu öğrencilerin puanlarının ortalaması 99.07 dir. .81-.100 aralığında ise

62 öğrenci vardır ve bu öğrencilerin ise puanları ortalaması 110.37 dir.

Örneklemi oluşturan 354 öğrencinin puanları ortalaması 87.33 çıkmıştır.

DENENCE – 1

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin

kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi

kazanan öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-4

Bölüm n X S T P
Özel Yetenek 172 87.27 17.63
0,94 P>.05
ÖYS 182 87.40 17.85

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin karşılaştırılması

sonucunda iki grup arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında Özel

Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin ortalama puanları 87.27,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, kendini

kabul düzeylerinin ortalaması ise 87.40’a çıkmıştır. İki grubun t - testi ile yapılan

karşılaştırmasında, t değeri 0,94 bulunmuştur. Ve bu değer 0,05 düzeyinde anlamsız

bulunmuştur.
44
DENENCE - 2

a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan kız

öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre

üniversiteyi kazanan kız öğrencilerin kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-5

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 75 85,94 18.69
0,66 P>.05
ÖYS 88 84.71 16,97

Araştırmaya katılan ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

kız öğrencilerle, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan kız

öğrencilerin, kendini kabul düzeyleri karşılaştırıldığında Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına

göre üniversiteyi kazanan 75 kız öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalaması 85.94,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 88 kız öğrencinin

kendini kabul düzeyi puan ortalaması 84.71 çıkmıştır. İki grubun t-testi ile yapılan

karşılaştırmasında t değeri 0,66 olarak bulunmuştur ve bu değer 0,05 düzeyinde anlamsız

çıkmıştır.

b) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan erkek

öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre

üniversiteyi kazanan erkek öğrencilerin kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-6

Bölüm n X S t P
45
Özel Yetenek 97 88.29 16.79
0.52 P>.05
ÖYS 94 89.91 18.37

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan erkek öğrencilerle,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan erkek öğrencilerin,

kendini kabul düzeyleri incelendiğinde iki grup arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.

Tabloya bakıldığında, Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 97 erkek

öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalaması 88.29 iken, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 94 erkek öğrencinin kendini kabul düzeyi puan

ortalaması ise 89.91 çıkmıştır. İki grubun t – testi ile yapılan

karşılaştırılmasında t değeri 0.52 bulunmuştur ve bu değer 0,05 düzeyinde anlamsız

çıkmıştır.

DENENCE - 3

TABLO-7

Örneklemi Oluşturan Öğrencilerin,

Annelerinin Eğitim Düzeyi Bakımından Dağılımı

Eğitim Düzeyi n %
Okur – Yazar 105 29.7
İlkokul Ortaokul 168 47.5
Lise 44 12.4
Üniversite 37 10.4
Toplam 354 100
46
Tablo’da öğrencilerin annelerinin eğitim düzeyine göre sayıları ve sayılara göre

yüzdelik dilimleri verilmiştir. Eğitim düzeyi bakımından, örneklemi oluşturan öğrencilerin

annelerinin en fazla ilkokul – ortaokul mezunları olduğu görülmektedir.

a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri

okur-yazar olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri okur-yazar olan öğrencilerin,

kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-8

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 47 86.21 16.58
0,36 P>.05
ÖYS 58 89.12 16.12

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin annelerinin okur-

yazar olmaları yönünden, kendini kabul düzeyleri incelendiğinde annesi okur-yazar olan iki

grubun karşılaştırılmasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında, annesi

okur-yazar olan ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 47

öğrencinin, kendini kabul düzeyi puanları ortalaması 86.21 iken, Öğrenci Yerleştirme

Sınavı sonuçlarına göre üniversiteye giren ve anneleri okur-yazar olan 58 öğrencinin ise

kendini kabul düzeyi puanları ortalaması 89.12 çıkmıştır. İki grubun t – testi ile yapılan
47
karşılaştırılmasında, t değeri 0,36 çıkmıştır ve bu değer 0,05 düzeyinde anlamsız

bulunmuştur.

b)Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri

ilkokul- ortaokul mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri ilkokul-

ortaokul mezunu olan öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-9

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 83 89.55 16.64
0.55 P>.05
ÖYS 85 87.89 19.80

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, annelerinin ilkokul-

ortaokul mezunu olmaları yönünden kendini kabul düzeyleri incelendiğinde, annesi ilkokul-

ortaokul mezunu iki grup arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya göre annesi

ilkokul-ortaokul mezunu olan ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi

kazanan 47 öğrencinin, kendini kabul düzeyleri puan ortalaması 89.55 iken, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteye giren ve anneleri ilkokul-ortaokul mezunu

olan 58 öğrencinin ise kendini kabul düzeyi puan puanları ortalaması 87.89 olarak

bulunmuştur. İki grubun t – testi ile yapılan karşılaştırılmasında, t değeri 0,55 çıkmıştır ve

bu değer 0,05 düzeyinde anlamsız bulunmuştur.


48
c) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri

lise mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri lise mezunu olan öğrencilerin,

kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO – 10

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 23 92.56 14.46
0.04 P<.05
ÖYS 21 83.09 16.21

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin ailelerinin lise

mezunu olmaları yönünden kendini kabul düzeyleri incelendiğinde, annesi lise mezunu olan

iki grup arasında, Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler

lehine anlamlı bir fark çıkmıştır, fakat bu fark çok düşük bir düzeyde çıkmıştır. Tabloya

bakıldığında, Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve annesi lise

mezunu olan 23 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalaması 92.56 çıkmıştır. Annesi

lise mezunu olan ve Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerin ise kendini kabul düzeyi puan ortalaması 83.09 çıkmıştır. İki grubun t –testi

ile yapılan karşılaştırılmasında, t değeri 0,04 çıkmıştır ve bu değer 0.05 düzeyinde, Özel

Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler lehine anlamlı çıkmıştır.

d)Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri

üniversite mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme


49
Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve anneleri üniversite mezunu olan

öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-11

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 19 73.52 21.70
0.08 P>.05
ÖYS 18 84.55 15.21

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenici

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, ailelerinin

üniversite mezunu olmaları yönünden kendini kabul düzeyleri incelendiğinde, annesi

üniversite mezunu olan iki grup arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya

bakıldığında, Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve annesi

üniversite mezunu olan 19 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalamaları 73.52 iken,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteye giren ve anneleri üniversite

mezunu olan 18 öğrencinin kendin kabul düzeyi puan ortalamaları ise 84.55 çıkmıştır. İki

grubun t – testi ile yapılan karşılaştırmasında, t değeri 0.08 çıkmıştır ve bu değer 0.05

düzeyinde anlamsız bulunmuştur.

DENENCE - 4

TABLO-12

Örneklerini Oluşturan Öğrencilerin,

Babalarının Eğitim Düzeylerine Göre Dağılımı


50
Eğitim Düzeyi n %
Okur – Yazar 41 11.6
İlkokul-Ortaokul 143 40.4
Lise 86 25.3
Üniversite 84 23.7
Toplam 354 100

Tabloda öğrencilerin babalarının eğitim düzeylerine göre, öğrencilerin sayısal

bilgileri ve yüzdelikleri verilmiştir. Örnekleri oluşturan 354 öğrencinin, babalarının eğitim

düzeyi bakımından 143’ünü babaları ilkokul-ortaokul mezunu olan öğrenciler

oluşturmaktadır.

a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları

okur-yazar olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları okur-yazar olan öğrencilerin,

kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-13

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 21 85.00 19.32
0.88 P>.05
ÖYS 20 84.20 15.80

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, babalarının okur-

yazar olmaları yönünden, kendini kabul düzeyleri incelendiğinde babaları okur-yazar olan

iki grubun karşılaştırılmasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında,

babası okur-yazar olan ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 21
51
öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalamaları 85.00 iken, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 20 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalamaları

ise 84.20 çıkmıştır. İki grubun t – testi ile yapılan karşılaştırmasında, t değeri 0.88

çıkmıştır ve bu değer 0,05 düzeyinde anlamsız bulunmuştur.

b) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları

ilkokul- ortaokul mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları ilkokul-

ortaokul mezunu olan öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-14

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 66 87.31 15.56
0.21 P>.05
ÖYS 77 90.90 18.69

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, babalarının ilkokul-

ortaokul mezunu olmaları yönünden kendini kabul düzeyleri incelendiğinde, babaları

ilkokul-ortaokul mezunu olan iki grubun karşılaştırılmasında anlamlı bir fark

bulunmamıştır. Tabloya göre, babası ilkokul-ortaokul mezunu olan ve Özel Yetenek Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 66 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalamaları

87.31 iken, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 77

öğrencinin, kendini kabul düzeyi puan ortalamaları 90.90 çıkmıştır. İki grubun t – testi ile

yapılan karşılaştırmasında, t değeri 0,21 çıkmıştır ve bu değer 0.05 düzeyinde anlamsız

bulunmuştur.
52

c) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları

lise mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları lise mezunu olan

öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-15

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 50 90.48 16.24
0.65 P>.05
ÖYS 36 88.80 17.54

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, babalarının lise

mezunu olmaları bakımından, kendini kabul düzeyleri incelendiğinde, iki grubun

karşılaştırılmasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında, babası lise

mezunu olan ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 50 öğrencinin

kendini kabul düzeyi puan ortalamaları 90.48 iken, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına

göre üniversiteyi kazanan 36 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalamaları 88.80

çıkmıştır. İki grubun t testi ile yapılan karşılaştırmasında, t değeri 0.65 çıkmıştır ve bu

değer 0.05 düzeyinde anlamlı bulunmamıştır.

d) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları

üniversite mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, Öğrenci Yerleştirme

Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve babaları üniversite mezunu olan

öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden daha yüksektir.


53

TABLO-16

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 35 83.97 21.70
0.66 P>.05
ÖYS 49 82.16 16.48

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, babalarının

üniversite mezunu olmaları bakımından, kendini kabul düzeyleri incelendiğinde, iki grup

arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Tabloya göre, babası üniversite mezunu olan ve

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 35 öğrencinin kendini kabul

düzeyleri puan ortalamaları 83.97 Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi

kazanan 49 öğrencinin, kendini kabul düzeyi puan ortalamaları ise 82.16 çıkmıştır. İki

grubun t testi ile yapılan karşılaştırmasında t değeri 0.66 çıkmıştır ve bu 0.05 düzeyinde

anlamsız bulunmuştur.

DENENCE - 5

TABLO-17

Örneklemi Oluşturan Öğrencilerin,

Yaşamlarının Büyük Bölümünün Geçtiği

Yerleşim Yeri Bakımından Dağılımı


54
Yerleşim Yeri n %
Köy-Kasaba 54 15.3
İlçe 98 27.7
Şehir 123 34.7
Büyük Şehir 79 22.3
Toplam 354 100

Tabloda, öğrencilerin yaşamlarının büyük bölümünün geçtiği yerleşim yerine göre

sayıları ve yüzdelikleri verilmiştir. Örneklemi oluşturan 354 öğrencinin, yerleşim yeri

bakımından 123’ü, yaşamlarının büyük çoğunluğunu şehirde geçirmiştir ve örneklem içinde

en büyük grubu bu öğrenciler oluşturmaktadır.

a) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu köy ve kasabada geçen öğrencilerin kendini kabul

düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu köy ve kasabada geçen öğrencilerin, kendini kabul

düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-18

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 21 85.00 19.32
0.89 P>.05
ÖYS 33 85.69 15.80

Yaşamlarının büyük bölümü köy veya kasabada geçen iki grubun kendini kabul

düzeyleri incelendiğinde, anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında, yaşamının

büyük bölümü köy veya kasabada geçen ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre
55
üniversiteyi kazanan 21 öğrencinin kendini kabul düzeyi puanları ortalaması 85.00 iken,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 33 öğrencinin kendini

kabul düzeyi puanları ortalaması ise 85.63 çıkmıştır. İki grubun t – testi ilk yapılan

karşılaştırmasında t değeri 0.89 çıkmıştır ve bu değer 0.05 düzeyinde anlamsız

bulunmuştur.

b) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu ilçede geçen öğrencilerin kendini kabul düzeyi,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu ilçede geçen öğrencilerin, kendini kabul düzeyinden

daha yüksektir.

TABLO-19

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 46 88.36 15.31
0.15 P>.05
ÖYS 52 93.44 19.08

Yaşamlarının büyük bölümü ilçede geçen iki grubun kendini kabul düzeyleri

incelendiğinde, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında

yaşamının büyük bölümü ilçede geçen ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi

kazanan 46 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalaması 88.36 iken, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 52 öğrencinin kendini kabul


56
düzeyi puan ortalaması 93.44 çıkmıştır. İki grubun t testi ile yapılan karşılaştırılmasında t

değeri 0.15 çıkmıştır ve bu değer 0.05 düzeyinde anlamsız bulunmuştur.

c) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu şehirde geçen öğrencilerin kendini kabul düzeyi,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu şehirde geçen öğrencilerin, kendini kabul

düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-20

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 64 89.12 16.79
0.22 P>.05
ÖYS 59 85.27 18.22

Yaşamlarının büyük bölümü şehirde geçen iki grubun kendini kabul düzeyleri

incelendiğinde, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında,

yaşamlarının büyük bölümü şehirde geçen ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre

üniversiteyi kazanan 64 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalamaları 89.12 iken,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 59 öğrencinin kendini

kabul düzeyi puan ortalamaları ise 85.27 çıkmıştır. İki grubun t testi ile yapılan

karşılaştırmasında, t değeri 0.22 bulunmuştur ve bu değer 0.05 düzeyinde anlamsız

çıkmıştır.
57
d) Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu büyük şehirde geçen öğrencilerin kendini kabul

düzeyi, Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan ve

yaşamlarının büyük çoğunluğu büyük şehirde geçen öğrencilerin, kendini kabul

düzeyinden daha yüksektir.

TABLO-21

Bölüm n X S t P
Özel Yetenek 41 84.31 20.38
0.93 P>.05
ÖYS 38 83.97 15.73

Yaşamlarının büyük bölümü büyük şehirde geçen, iki grubun kendini kabul düzeyleri

incelendiğinde, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tabloya bakıldığında,

yaşamlarının büyük bölümü şehirde geçen ve Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre

üniversiteyi kazanan 41 öğrencinin kendini kabul düzeyi puan ortalamaları 84.31 iken,

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 38 öğrencinin kendini

kabul düzeyleri puan ortalamaları 83.97 çıkmıştır. İki grubun t – testi ile yapılan

karşılaştırmasında, t değeri 0.93 bulunmuştur ve bu değer 0.05 düzeyinde anlamsız

çıkmıştır.

BÖLÜM 5

TARTIŞMA ve YORUM
58
Bu bölümde, Özel Yetenek sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler

ile Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin kendini

kabul düzeylerinin karşılaştırılmasından elde edilen bulguların yorumlarına yer

verilecektir.

Araştırmaya, Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 172 ve

Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan 182 öğrenci olmak üzere

toplam 354 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilerin ise 191’i erkek, 163’ü ise kız öğrencidir.

Araştırmaya katılan 354 öğrenciden 191 (%54)inin kendini kabul düzeyi düşük çıkmıştır.

Buna karşılık 163 (%46)ünün kendini kabul düzeyi yüksek çıkmıştır.

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin kendini kabul

düzeylerinin karşılaştırılmasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yani iki grup öğrencileri

arasında kendini kabul düzeyi yönünden herhangi bir fark yoktur. Çünkü iki gruptaki

öğrenciler de aynı üniversite ve fakültede öğrenim görmektedirler ve okulların

bitirdiklerinde de aynı mesleğe devam edeceklerdir. Bu faktörler iki gruptaki öğrencilerin,

kendini kabul yönünden birbirlerine yakın sonuçlar almalarına yol açmıştır.

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan farklı cinsiyetteki öğrencilerin

kendini kabul düzeylerinin karşılaştırılmasına ilişkin denenceler.

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan kız öğrencilerin kendini

kabul düzeyi ile Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan kız

öğrencilerin kendini kabul düzeylerinin karşılaştırılmasında anlamlı bir fark ortaya


59
çıkmamıştır. Ayrıca Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan erkek

öğrencilerin kendini kabul düzeyi ile Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre

üniversiteyi kazanan erkek öğrencilerin kendini kabul düzeylerinin karşılaştırılmasında da

anlamlı bir fark ortaya çıkmamıştır. Her iki gruptaki kız öğrencilerin ve erkek öğrencilerin

aynı okul ortamında bulunmaları, aynı sosyal haklardan yararlanmaları ve okullarını

bitirdiklerinde aynı mesleği yapacak olmaları, iki gruptaki kız ve erkek öğrencilerin

kendini kabul düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamasına sebep olmuştur.

Cinsiyetin kendini kabul düzeyine olan etkisini ortaya çıkarmayı amaçlayan

araştırmalarda çeşitli sonuçlar elde edilmiştir. Ford (1985) yılında yaptığı çalışmasında

erkeklerin kendini kabul düzeylerinin daha yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. 6 7 Medinnus

(1965) yılında yaptığı çalışmasında erkeklerin kendini kabul düzeyinin daha yüksek

olduğunu bulmuştur. 6 8 Legg (1981) yılında yaptığı araştırmasında erkeklerin kendini kabul

düzeyinin daha yüksek olduğu sonucu ortaya çıkarmıştır. 6 9 Ayrıca Long (1993) kendini

kabul ile erkeklik arasında fark olduğunu araştırmasında ortaya koymuştur. 7 0 Yurdumuzda

yapılan araştırmalarda ise, Güneysu ve Bilir (1988) erkeklerin kendini kabul düzeyinin

daha yüksek olduğunu bulmuştur. 7 1 Kandemir (1991) de yaptığı araştırmasında erkeklerin

kendini kabul düzeyinin kızlarınkinden fazla olduğunu ortaya çıkarmıştır. 7 2 Akçamete

67
Ford, a.g.m. ss.82-88
68
Medinnus, a.g.m. ss.150-154
69
Legg, a.g.m. s.19
70
Long, a.g.m. ss.213-220
71
Güneysu ve Bilir, a.g.m., ss.127-133
72
Kandemir. a.g.e., s.48
60
(1990) da yaptığı çalışmasında erkeklerin kendini kabul düzeyinin kızlara göre daha

yüksek olduğunu tesbit etmiştir. 7 3 Yazar (1996) da araştırmasında aynı sonuçları

bulmuştur. 7 4

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler ile Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, annelerinin eğitim

düzeyi bakımından, kendini kabullerinin karşılaştırılmasına ilişkin denenceler.

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler ile Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin annelerinin okur-

yazar olması, ilkokul ortaokul mezunu olması ve üniversite mezunu olması bakımından

karşılaştırılmasında, farklı iki gruptaki öğrencilerin kendini kabul düzeyleri arasında fark

çıkmamıştır. Ancak anneleri lise mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyleri Özel

Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler lehine anlamlı çıkmıştır.

Annelerinin eğitim düzeyi bakımından, farklı iki gruptaki öğrencilerin kendini kabul düzeyi

arasında fark olmama nedeni olarak, aynı eğitim düzeyine sahip olan annelerin çocuklarını

benzer şekilde yetiştirmeleri sayılmaktadır.

Anne eğitim düzeyi bakımından, kendini kabulle ilgili yapılan araştırmalarda farklı

sonuçlar bulunmuştur. Kandemir (1991) anne eğitim düzeyi bakımından öğrencilerin

kendini kabul düzeyleri arasında fark olmadığını bulmuştur. 7 5 Güneysu ve Bilir (1988)

araştırmasında annenin eğitim düzeyi yükseldikçe gencin kendini kabul düzeyinin de

yükseldiğini ortaya koymuştur. 7 6 Güripek (1993) annenin eğitim düzeyinin kendini kabulü

73
Akçamete, a.g.m.ss.159-165
74
Yazar, a.g.e. s.121
75
Kandemir. a.g.e.s.50
76
Güneysu ve Bilir, a.g.m.,ss.127-133
61
etkilemediğini belirtmektedir. 7 7 Karahan (1996) annenin eğitim düzeyinin gencin kendini

kabulü üzerinde etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. 7 8 Karaduman (1997) ise annenin eğitim

düzeyinin kendini kabulü etkilemediğini belirtmiştir. 7 9

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerle, Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin babalarının eğitim

düzeyi bakımından kendini kabullerinin incelenmesine ilişkin denenceler.

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler ile Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin babalarının okur-

yazar olması, ilkokul ortaokul mezunu olması, lise mezunu olması ve üniversite mezunu

olması bakımından karşılaştırılmasında, farklı iki gruptaki öğrencilerin kendini kabul

düzeyleri arasında fark çıkmamıştır. Babalarının eğitim düzeyi bakımından, farklı iki

gruptaki öğrencilerin kendini kabul düzeyi arasında fark olmama nedeni olarak, aynı eğitim

düzeyine sahip olan babaların çocuklarını benzer şekilde yetiştirmeleri sayılmaktadır.

Babalarının eğitim düzeyleri bakımından kendini kabulle ilgili çeşitli araştırmalar

yapılmıştır. Güripek (1993) araştırmasında babalarının eğitim düzeyi bakımından

öğrencilerin kendini kabulleri arasında fark olmadığını bulmuştur. 8 0 Karahan (1996)

babalarının eğitim düzeylerinin öğrencilerin kendini kabullerini etkilemediğini

belirtmiştir. 8 1 Karaduman (1997)’a göre de öğrencilerin babalarını eğitim düzeyi kendini

kabulleri üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildir. 8 2 Kandemir (1991) de öğrencilerin

77
Güripek, a.g.e.,s.49
78
Karahan, a.g.e.,s.45
79
Karaduman, a.g.e.,s.50
80
Güripek, a.g.e., s.50
81
Karahan, a.g.e.,s.46
82
Karaduman, a.g.e., s.51
62
babalarının eğitim düzeyinin kendini kabullerini etkilemediğini bulmuştur. 8 3 Güneysu ve

Bilir (1988)’e göre ise öğrencilerin babalarının eğitim düzeyi yükseldikçe kendini kabulleri

de yükselmektedir. 8 4

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler ile Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin yaşamlarının büyük

bölümünün geçtiği yerleşim yeri bakımından kendini kabul düzeylerinin incelenmesine

ilişkin denenceler.

Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler ile Öğrenci

Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin, yaşamlarının büyük

bir bölümünü köy ve kasabada geçirmeleri, ilçede geçirmeleri, şehirde geçirmeleri ve

büyük şehirde geçirmeleri bakımından karşılaştırılmasında, farklı iki gruptaki öğrenciler

arasında anlamlı bir fark çıkmamıştır.

Yaşamlarının büyük bölümünün geçtiği yerleşim yeri bakımından kendini kabul

düzeyleri arasında fark çıkmaması farklı yerleşim yerlerinde yaşayan gençler yaşam

düzeylerinin birbirine yaklaşması ve farklı yerleşim yerleri arasında ki ilişkinin kolaylıkla

kurulabilmesine bağlanabilir.

83
Kandemir, a.g.e.,s.51
84
Güneysu ve Bilir, a.g.m.,ss.127-133
63

VARGI VE ÖNERİLER
64

Bu araştırmada, Özel Yetenek Sınavı Sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrenciler ile Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerin kendini kabul düzeyleri, cinsiyet, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi ve

yaşamlarının büyük çoğunluğunun geçtiği yerleşim yeri bakımından karşılaştırılmıştır. İki

grubun karşılaştırılması sonucunda, gruplar arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Sadece

anneleri lise mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeylerinin karşılaştırılması, Özel

Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler lehine anlamlı çıkmıştır.

Araştırmadan elde edilen verilerin sonucunda, öğrencilerin kendini kabul düzeylerini

yükseltmek ve bundan sonra yapılacak olan araştırmalara yardımcı olmak amacıyla,

birtakım öneriler getirilmiştir.

Bunlar;

1-Öğrencilerin kendini kabul düzeylerini yükseltmek için, sosyal faaliyetlere

katılımları sağlanmalıdır. Ders dışı etkinlikler çoğaltılmalı ve çeşitli organizasyonlar

yapılmalıdır.

2-Üniversite öğrencilerinin, kendini kabul düzeylerinin yüksek ve ya düşük olması,

üniversite öncesi çevre ve aile yaşantılarından kaynaklanmaktadır. Aşırı koruma, reddetme

ve yeteneklerinin üstünde başarı bekleme bireyin kendini kabul düzeyini düşürmektedir.

Bu nedenle aileleri bilgi sahibi yapmak ve onlara yardımcı olmak amacıyla “Aile

Danışmanlığı” çalışmaları yapılmalıdır.


65
3-Üniversite öğrencilerinin kendini kabul düzeyini yükseltmek için üniversitelerde

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisleri kurulmalı ve öğrencilere problemlerinde

yardımcı olunmalıdır.

4-Gençlerin sorunlarına yardımcı olmak ve aileleri bilgilendirmek amacıyla, kitle

iletişim araçlarıyla işbirliği yapılarak kendini kabul düzeylerini yükseltici programlar

hazırlanmalıdır.

5-Gençlerin kendini kabul düzeyini yükseltmek için çeşitli klüp ve dernekler

kurulmalı, gençlerin bu dernek ve klüplere girmeleri sağlanmalıdır.

6-Üniversite öğrencilerinin kendini kabul seviyelerindeki gelişimi izlemek amacıyla

yeni araştırmalar yapılmalıdır.

ÖZET
66
Bu araştırmada, Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrenciler ile Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerin kendini kabul düzeyleri karşılaştırılmıştır.

Araştırma, 1998-1999 Eğitim-Öğretim yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim

Fakültesi’nde öğrenim gören farklı bölüm ve sınıflardan 191 erkek, 163 kız olmak üzere

toplam 354 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada; öğrencilerle ilgili bilgi almak için

“Kişisel Bilgi Formu” ve kendini kabul düzeyini ölçmek için de “Kendini Kabul Envanteri”

kullanılmıştır. Araştırma bulgularında, örneklemi oluşturan öğrencilerin yarısından

fazlasının kendini kabul düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Özel Yetenek Sınavı

sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan öğrenciler ile Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonuçlarına

göre üniversiteyi kazanan öğrencilerin kendini kabul düzeylerinin karşılaştırılmasını

içeren denencelerden, cinsiyet bakımından erkeklerin kendini kabul düzeyi, kızların kendini

kabul düzeyine göre daha yüksek çıkmıştır. Anne eğitim düzeyi bakımından, annesi

üniversite mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, annesi okur-yazar olan, ilkokul-

ortaokul mezunu olan ve lise mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyinden daha

düşük çıkmıştır. Baba eğitim düzeyi bakımından da benzer sonuçlar elde edilmiştir.

Babaları üniversite mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyi, ilkokul-ortaokul

mezunu olan ve lise mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyinden daha düşük

çıkmıştır. Ayrıca anneleri lise mezunu olan öğrencilerin kendini kabul düzeyleri

karşılaştırıldığında, Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre üniversiteyi kazanan

öğrencilerin, kendini kabul düzeyi daha yüksek çıkmıştır. Diğer denencelerde ise, iki grup

arasında kendini kabul düzeyi bakımından herhangi bir fark bulunamamıştır.


67

SUMMARY

In this research self-acceptance levels of students, who attend University by Student

Placement Assessment (ÖYS) and Special Aptitude test, has compared.

The sample of this research consist of 354 students ( 191male and 163 female) from

different departments of Faculty of Education of Ondokuz Mayıs University.

In this research, Personal Information Form in order to get genaral information about

students, and Self-Acceptance Envantory in order to measure self-acceptance level of

students. The result of the study shows that more than half of the sample have lover self-
68
acceptance level. The hyphothesis which compare the self-acceptance levels of students,

who attendUniversity by Student Placement Assessment and Special Aptitude test, show

that male students have higher self-acceptance level than female students. In relation to

education levels of students’ mother, students whose mothers are literate, primary or

secondary school educated, have lower self-acceptance level. Similar results obtained in

relation to father ’s education levels. The students, whose fathers graduated from

University have lower self-acceptance level than the students whose fathers are primary or

secondary school or high school educated.

Also the research results show that the self-acceptance level of students, whose mothers

have a high school degree, have a positif effect on Special Aptitude test other hyphothesis

show no differance in self-acceptance levels of both groups.

KAYNAKLAR

Akçamete, G., “Üniversitedeki Bedensel Engelli Gençlerin Kendini

Kabulleri”, Eğitimde Psikolojik Hizmetler, Eğitim

Bilimleri Birinci Ulusal Kongresi Bildiriler lV, (Milli Eğitim Basımevi,

Ankara, 1994), ss.155-169

Altmaier, E. M., Leary, M. R. and Others, “Attribution Therapy:


69
Effects of Locus of Control and Timing of Treatment”, Journal of

Counseling Psychology, (v: 26, n:6, 1979), ss.481-486

Ankay, A., İnsan Ve Eğitim,Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim

Fakültesi Matbaası, Ankara, 1990

Cowen E.L., “The Negative Self-Concept As A Personality Measure”,

Journal of Consulting Psychology, (v:18, n:2, 1954), ss.138-141

Eisenberg, S., Delaney, D.J., Psikolojik Danışma Süreci,

Çevirenler:N.Öner, M.Takkaç, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1993

Enç, M., Ruhbilim Terimleri Sözlüğü, Karatepe Yayınları, Ankara,

1990

Ergin, G. N.,İntihar Girişimi Olan Ve Olmayan Ergenlerin Kendini Kabul Ve

Depresyon Düzeylerinin Karşılaştırılması.

(Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek

Lisans Tezi, Ankara, 1993)

Erkan, G., Ortopedik Özürlü Çocukların Kendini Kabul Düzeyi

Üzerine Bir Araştırma. Sakatları Koruma Milli Koordinasyonu, İstanbul, 1990

Ersanlı, K. Benliğin Gelişimi ve Görevleri, Eser Ofset, Samsun, 1996

Ford,D.S. “Self-Concept and Perception of School Atmosphere Among

Urban Junior High School Students”, Journal of Negro Education, (v:54, n:1,

1985), ss.82-88

Geçtan, E., Çağdaş Yaşam Ve Normaldışı Davranışlar, Evrim

Matbaacılık Ltd.Şti. İstanbul,1988


70
------------ , Psikanaliz Ve Sonrası. Remzi Kitabevi, İstanbul,1988

Gençdoğan, B., “Depresyon İle Kendini Kabul Arasındaki İlişkiler”,

1.Eğitim Bilimleri Kongresi, (Çukurova Üniversitesi Basımevi, c.2,

Adana,1994), ss.634-643

Gökçakan, N. Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğrencilerinin

Kendini Kabul Düzeylerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi.,

( Karadeniz Te k n i k Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Ya y ı n l a n m a m ı ş Y ü k s e k L i s a n s Te z i , Tr a b z o n , 1 9 9 2 )

Güllü, A., Grupla Psikolojik Danışmanın Ortaöğretim Öğrencilerinin

Kendini Kabul Düzeyine Etkisi. (Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1995)

Güneysu, S., Bilir, Ş. “Üniversite Öğrencilerinin Kendini Kabul

Düzeyine Algılanan Ana-Baba Tutumlarının Etkisi” Psikoloji Dergisi, (c.6,

s.22, 1988), ss.127-133

Güripek, N. Yetiştirme Yurtları Ve Sosyo-Ekonomik Düzeyi Düşük

Aile Yanında Kalan Onyedi Yaş Grubu Gençlerin Kendini Kabul Düzeylerinin

Saptanması. (Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimler Enstitüsü,

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1993)

Hurley J. R., “Ratings of Interpersonal Conduct in Small Groups

by Aggregated Peers and Self: Replicated Factor Analyses”, The Journal of

Social Psychology, (v:136, n:5, 1996), ss.597-611


71
İslam, A. Ş., Bireysel Psikolojik Danışmanın Yaşlılarda Kendini

Kabule Etkisi. (Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Enstitüsü,Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 1987)

İşmen, A. E., Duygusal İstismarın Liseli Ergenlerin Kendini Kabul

Seviyelerine Etkisi. (Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1993)

Jersild, A.T., Çocuk Psikolojisi, Çeviren: Gülseren Günçe, Ankara

Üniversitesi Yayınevi, Ankara,1980

Johnson C. L. Jr., and Jonson J. A., “ Using Short- Term Group

Counseling With Visually Impaired Adolescents”, Journal of Visual

Impairment and Blindness, (v:85, n:4, 1991), ss.166-170

Jones, R.N. Danışma Psikolojisi Kuramları, Çevirenler: F. Akkoyun Ve Diğerleri , 72

Tdfo Ltd.Şti. Ankara, 1995

Kaminsky S. and Chrisler J. C., “ Personality Correlates of People

Who Have Attempted Suicide and Those Who Have Seriously Considered It”,

Dissertation Abstracts International, 1988, ss. 21-24

Kandemir, F., Farklı Sosyo- Ekonomik Düzeydeki Onyedi Yaş Grubu

Gençlerin Kendini Kabul Düzeylerini Etkileyen Bazı Faktörler Üzerinde Bir

Araştırma. (Ankara Üniversitesi, Fen Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış

Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1991)


72
Karaduman, B. D., Ankara Fen Lisesi Öğrencilerinin Kendini Kabul

Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi. (Ankara Üniversitesi,

Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1997)

Karahan, F., Lise Ve Dengi Okul Öğrencilerinin Kendini Kabul

Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Bakımından İncelenmesi.,( Ondokuz Mayıs

Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi,

Samsun, 1996)

Kaptan, S., Bilimsel Araştırma ve İstatistik Teknikleri, Tekışık Web

Ofset Tesisleri, Ankara, 1991

Kepçeoğlu, M., Psikolojik Danışma Ve Rehberlik, Kadıoğlu

Matbaası, 6.Baskı, Ankara, 1992,

Kılıççı,Y., Kendini Kabul Envanteri Genç Yetişkin (Ü) Ve Ergen

(L) Formları Uygulama Kılavuzu. (Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,

Ankara, 1988)

----------, Okulda Ruh Sağlığı, Şafak Matbaacılık, Ankara, 1992

Köknel , Ö., Kaygıdan Mutluluğa Kişilik, Altın Kitaplar, 11. Baskı,

İstanbul, 1985,

Kuzgun, Y. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma, Ösym Yayınları,

4.Baskı, Ankara, 1995-7

-----------, ”Psikolojide İnsancı Yaklaşım” Eğitim Bilimleri

Fakültesi Dergisi, (c.18, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1985), ss.1-17

Leavy R. L. and Adams E. M., “Feminism As A Correlate of Self-


73
Esteem, Self-Acceptance and Social Support Among Lesbians”, Psychology

of Women Quarterly, (v:10, 1986), ss. 321-326

Long, V. O. “ Masculinity, Feminity and Male Scientists’ Self-

Esteem and Self-Acceptance ”, Journal of Psychology, (Albuquerque:

University of New Mexico, v:127, n:2, 1993), ss.213-220

-------------, “Relationship of Masculinity to Self-Esteem and Self-

Acceptance in Femele Professionals, College Students, Clients and Victims of

Domestic Violence”, Journal of Consulting and Clinical Psychology, (v:54,

n:3, 1986), ss.323-327

Maslow, A., Motivation And Personality, 2 Nd,Ed.,(New York:

Harper Row Publishers, 1970)

Medinnus G. R., “ Adolescents’ Self-Acceptance and Perceptions of

Their Parents”, Journal of Consulting Psychology,

(v:29, n:2, 1965), ss.150-154

Morgan R. L. and Kafer, N. F. “ The Relationship Between

Understanding of Self and Others in Children’s Friendships”, The Journal of

Psychology, (v:119, n:6, 1985), ss.521-525

Omizo M. M. and Omizo S. A., “Effects of Parents’ Divorce Group

Participation on Child-Rearing Attidudes and Children’s Self-Concept”,

Journal of Humanistic Education and Development, (v:25, n:3, 1987),

ss.171-179
74
Onur, B., Gelişim Psikolojisi, Verso Yayıncılık, 2.Baskı, Ankara,

1991

Önen, F., Kendini Kabul İle Başkaları Tarafından Kabul Arasındaki

İlişkiler., (Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış

Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1989)

Özden, Y., Eğitimde Dönüşüm, Pegem Özel Eğitim Ve Hizmetleri,

Ankara, 1998

Özkan, M., Güdümlü Ve Güdümsüz Grupla Psikolojik Danışmanın

Özsaygı Ve Kendini Kabul Düzeyleri Üzerindeki Etkisi. (Atatürk Üniversitesi,

Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi., Erzurum, 1994)

Resnik P. V. and Lammers, H. B. “ The Influence of Self-Esteem on

Cognitive Responses to Machine-Like Versus Human- Like Computer

Feedback”, The Journal of Social Psychology, (v:125, n:6, 1985), ss.761-769

Sherrill C., Gench B. and Others, “ Self-Actualization of Elite Blind

Athletes: An Exploratory Study”, Journal of Visual Impairment, Blindness,

(v:84, n:2, 1990), ss.55-60

Süleymanoğlu, B., Psikolojik Danışmanlık Ve Rehberlik Eğitiminin

Kendini Kabul Düzeyine Etkisi. (Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1994)

Tan, H., Psikolojik Yardım İlişkileri, Milli Eğitim Basımevi,

İstanbul, 1992
75
Temüge, T., Kendini Kabul Envanterinin Lise Öğrencilerine

Uyarlanması. (Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1987)

Verna G.B. and Runion K.B., “The Effects of Contextual Dissonance

on The Self-Concept of Youth From a High Versus Low Socially Valued

Group”, The Journal of Social Psychology, (v:125, n:4, 1985), ss.449-458

Yanbastı, G., Kişilik Kuramları, Ege Üniversitesi Basımevi, İzmir,

1996

Yazar, O. Z., Kendini Kabul Düzeyi Düşük ve Yüksek Olan Üniversite

Öğrencilerinin, Denetim Odağı Algılamaları İle Kendini Ayarlama Becerileri

Arasındaki İlişki., (Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Samsun, 1996)

Yavuzer, H., Anne-Baba Ve Çocuk, Remzi Kitabevi, İstanbul,1986

Yörükoğlu, A., Gençlik Çağı, Özgür Yayın Dağıtım, Ankara, 1993


76

EKLER

EK-1
KİŞİSEL BİLGİ FORMU

Adınız :
Soyadınız :
Bölüm Adı :

Cinsiyet a) Kız ( ) b) Erkek ( )

Annenizin Eğitim Düzeyi;


a) Okur-Yazar ( )
b) İlkokul-Ortaokul ( )
c) Lise ( )
d) Üniversite ( )

Babanızın Eğitim Düzeyi;


a) Okur-Yazar ( )
b) İlkokul-Ortaokul ( )
c) Lise ( )
d) Üniversite ( )

Yaşamınızın Büyük Bölümünün Geçtiği Yerleşim Yeri;


a) Köy-Kasaba ( )
b) İlçe ( )
c) Şehir ( )
d) Büyük Şehir ( )
77
EK-2

KENDİNİ KABUL ENVANTERİYLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

(Ü FORMU)

Bu envant erde bi r kim s eni n kendi s i ne yönel i k t ut um unu bel i rl em eye yaraya cak çeş i t l i cüm l el er

veri l m iş t i r. Bu cüm l el erde ol um l u veya ol um s uz çeş i t l i i ns an özel l i kl eri vardı r. B u özel l i kl er ya bi r duygu

ya bi r al ı ş kanl ı k ya bi r i nanç ya da t ut um ol abi l i r. Si z önce her cüm l ede bel i rl enen durum a uygun bi r

kim s e is eni z cevabı nı zı E VE T , yok eğer bel i rl enen durum dan farkl ı bi r kim s e is eni z cevabı nı zı H AYI R

ol arak vereceği ni zi kendi kendi ni ze kararl aş t ı rı nı z. Sonra böyl e ol duğunuz veya ol m adı ğı nı z i çi n

“M em nun” ya da “M ut s uz” m us unuz? veya durum unuzdan “Şi kayet çi ” ya da “Ş i kayet çi deği l ” m i si ni z?

Böyl ece her cüm l ede veri l en duruml arda kendi ni ze i l i ş ki n duygul arı nı zı n yönünü bel i rl eyi ni z ve yeği nl i k

dereces i ni düş ününüz.

C evapl am anı zı yaparken cevap kağı dı nda E VE T veya H AYI R s özcükl eri al tı nda yer al an

kendi m den “M em n unum ” anl am ı na gel en (M ) kendi m den “Ş i kayet çi deği li m ” anl am ı nda (Ş d).. kendim den

“Ş i kayet çi yi m ” anl am ı nda (Ş ) l erden bi ri ni karal ayı nı z. B azı durum l ar ol abi l i r ki o konuda kendi ni zi ve

kendi ni ze il i ş ki n duygul arı nı zı yet eri nce t anı yam am ı ş da ol abi l i rs i ni z. O zam an “ Kendi m i t anım ı yorum ”

anl am ı nda (K) cevap aral ı ğı nı iş aret l eyi ni z.

Ö RNE K LE R

K en di n i al g ı l ama (S oru l ar) E VE T H AYI R


M Şd Ş Ms M Şd Ş Ms K
1.Arkadaşlarım beni sever. (x) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( )
2. İnsanları severim. ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) (x) ( ) ( ) ( )

Yukarı daki bi ri nci örnekt e arkadaş l a rı n kendi ni s evdi ği ni ve bu durum dan m em nun ol duğunu,

i ki nci örnekt e i ns anl ı ğı s evm edi ği ni am a bu konuda bi r ş i kayet i ni n ol m adı ğı nı bel i rt i yor.

Yukarı daki örnekl erde görül düğü gi bi her durum i çi n bi r t ek cevap yeri kul l anı l acakt ı r. Her

cüm l eyi di kkat li ce okuyup anl adı kt an s onra cevap kağı dı nda eğer cevabı nı z E VE T i s e al t ı ndaki
78
M em nunum , Şi kayet çi deği l im , Ş i kayet çi yi m , M ut s uzum anl am ı na gel ecek ş eki l de M , Ş d, Ş, M s

harfl eri ni n yerl eri nden bi ri ni karal ayı nı z. Yok eğer cevabı nı z H AYI R is e onun al t ı ndaki M , Ş d, Ş , M s

harfl eri ni n yerl eri nden bi ri ni karal ayar ak kendi ni zi veri l en durum l a i l gil i ol arak nas ı l bi r duygu il e

al gıl adı ğı nı bel i rl eyi ni z.

Bu envant eri n her s orus una doğru, i çt en ve açı k cevap verm eni z önem l i di r. C evapl arı nı z kes i nl i kl e

gi zli t ut ul acakt ı r.

KE NDİ Nİ – K AB UL L E İL G İ L İ SO RUNL AR

M D Kendi ni Al gı l am a Konul arı

1. Başarısızlık karşısında çabuk yılıyor ve kendime güvenimi kaybediyorum.

2. Kuşkusuz zayıf yönlerim var ama güçlü yönlerimle başarılı olabiliyorum.

3. Hayatla baş edebilme gücüne sahip olduğuma inanıyorum.

4. Geleceğimden umutluyum

5. Herhangi bir iş yaparken başkalarından fikir almaya ve onu aynen uygulamaya gayret ederim.

6. Bir iş planlarken bir çok kimselere danışırım ama son kararı kendim veririm.

7. Seçtiğim meslek yeteneklerime uygun gibi görünüyor ama kendi kişiliğim

nedeniyle meslekte başarısız olacağımdan korkuyorum.

8. Zaman zaman başarısızlıklarım oluyorsa da bundan dolayı kendimi değersiz bulmuyorum.

9. Kendi şansımı kendim yaratabileceğim inancındayım.

10. Kendimi işe yaramaz zavallı bir kimse olarak görüyorum.

11. Daima başkaları tarafından korunmaya ve desteklenmeye ihtiyacım oluyor.

12. Başarımı gayret ve yeteneğimden çok şansıma borçluyum.

13. Hatalı olduğum zaman hatamı kabul etmek bana zor geliyor.

14. Olduğum gibi davranıyor ve sonucuna da katlanmanın gereğine inanıyorum.

15. Gerektiğinde hatalarımı ve eksik yanlarımı açıklamada sakınca görmem.

16. Hata yaptığımı anlayınca özür dilemekten çekinmem.

17. Nedense bütün aksilikler beni bulur.

18. Gerektiğinde kişinin kendini değiştirebileceğine inanıyorum.


79
19. Karşılaştığım güçlükler ailemin bana iyi bir eğitim verememiş olmasından ileri geliyor.

20. İnsanlar beni anlamıyor.

21. Sorumluluk almaktan kaçınırım

22. Kararsız bir insan oluşumdan dolayı yaşamım tatsızlaşıyor.

23. Derslerimden düşük not alışımı genellikle kendi tembelliğimin sonucu olarak görüyorum.

24. Kendimle ilgili konularda karar vermede güçlük çekiyorum.

25. Benimle ilgili konularda yakınlarımın benim yerime karar vermeleri bana güven sağlıyor.

26. Yaptığım seçimlerden ve işlerden dolayı çoğu zaman pişman olurum.

27. Kendimi günahlarımdan dolayı değersiz buluyorum.

28. Geçmişime bakınca aşırı bir utanç ve pişmanlık duyuyorum.

29. Kendimi yaşamaya değer ve toplum içinde yeri olan bir kimse olarak görüyorum.

30. Yaptıklarımdan dolayı Allah’ın beni cezalandıracağından korkuyorum.

31. Ailemin beni olduğumdan daha iyi görmesi karşısında onları aldatmış olmanın üzüntüsünü duyuyorum.

32. Haksızlıklar karşısında bile kendimi savunamıyorum.

33. Zor durumlarda genellikle yalan ve hileye başvurmam.

34. Genellikle dedikodu yapmaktan hoşlanmıyorum.

35. Hakkımda asılsız dedikodular yapılıyor.

36. Hakkımda gerçeğe dayanan bazı dedikodular var.

37. Genellikle başkalarının yanında terler ve bunalırım.

38. Bir topluluk içinde bütün gözler bana çevrilmişçesine tedirgin olurum.

39. Yabancılarla tanışmak ve yeni dostlar edinmekten hoşlanırım.

40. Kendimle ilgili sorunların çözümünde gerekirse başkalarının yardımını isteyebilirim.

41. Başkaları beni seyrederken iş yapamıyorum.

42. Başkaları bana baktığında yürümeyi şaşırıyorum.

43. Arkadaşlarımın davetim beklemeden gerektiğinde onları grubuna katılırım.

44. Gerektiğinde duygu ve düşüncelerimi başkalarına anlatabilirim.

45. Gerektiğinde bildiklerimi ve gördüklerimi başkalarına anlatabilirim.

46. Genellikle topluluk içinde bulunmaktan hoşlanırım.

47. Girişken bir insan sayılırım.

48. Bana baktıklarında mutlaka bir kusurum olduğu duygusuna kapılırım.


80
49. Topluluk içinde rahat konuşamıyorum.

50. Genellikle başkalarının dikkatini üzerime çekmekten sıkılırım.

51. Yerinde ve haklı bile olsa yüzüme yapılan övgülerden utanırım.

52. Diğer insanlar hakkındaki düşünce ve kanılarımı başkalarının lafıyla değiştirmem.

53. Olaylar ve insanlar hakkındaki yargılarımı kendi deneyimlerimden oluştururum.

54. Başkaları benim değer ve inançlarıma ters düşen bir işi yapmamı istediklerinde onları reddedemem.

55. Olduğum gibi görünmekten hoşlanmıyorum.

56. Kendi değer ve inançlarım başkalarınınkine ters düşse bile onları açıkça ortaya koyar ve savunurum.

57. Başkalarını ahlak değerlerine uygun davranmayabilirim.

58. Genellikle isteklerim beğenilerim ve değerlerime uygun bir yaşam sürüyorum.

59. Başkalarının benim inançlarıma ve değerlerime uygun davranmasını beklemiyorum.

60. Genellikle olduğum gibi davranırım ve olduğum gibi görünmeye çalışırım.

61. Gerektiğinde hakkımı ararım.

62. Genellikle kendimden çok başkalarını memnun etme çabasındayım.

63. Eğer duygu ve düşüncelerimden utanırsam bunları tam karşıtı olan bir davranışla gizlerim.

64. Arkadaşlarımın birçoğu kadar güzel yada yakışıklıyım.

65. Kendimi oldukça çirkin ve sevimsiz buluyorum.

66. Normal bir beden yapısına sahibim.

67. Boyum oldukça kısadır.

68. Oldukça sıska ve çelimsizim.

69. Gizlediğim bazı fizik kusurlarım var.

70. Kulağım iyi işitmiyor.

71. Gözlük takmak zorundayım.

72. Oldukça şişmanım.

73. Sağlıklı bir insanım.

74. Güzel olmayan yanlarım kadar güzel yanlarım da var.

75. Doğuştan getirdiğim bedensel bir özürüm var.

76. Kalıtsal bir özürüm var. Bu benim çocuklarımda da görülebilir.

77. Karşı cinsten arkadaşlarımın bana duygusal yaklaşımından utanıyorum.

78. Karşı cinsin duygusal yaklaşımı beni öfkelendiriyor.


81
79. Kızlı erkekli bir toplantı da kendimi rahat hissetmiyorum.

80. Kendi cinsiyetimden (kız ya da erkek olmaktan) memnunum.

81. Karşı cinsten arkadaşlarımla beraber olmaktan mutluluk duyuyorum.

82. Okul yaşamımızda arkadaş seçerken kız erkek ayırımı yapmam.

83. Cinsel dürtüler kontrol altına alınmalı ama utanç verici sayılmamalı.

84. Toplumun onayladığı durumlarda bile cinsel ilişkileri kirli ve iğrenç

buluyorum.

85. Karşı cinsten biri (leri)nin benimle duygusal yakınlık kurma isteğinde olduğu kanısındayım.

86. Arkadaş saydıklarım beni arar ve benden hoşlanırlar.

87. Arkadaşlarım benim dostluğuma güvenirler.

88. Arkadaşlarım beni pısırık ve beceriksiz bulurlar.

89. Arkadaşlarım beni küçümsüyor.

90. Arkadaşlarım beni gruplarına isteyerek alırlar.

91. Arkadaşlarım ciddi işlerde ve çalışmalarda benimle beraber olmak isterler.

92. Arkadaşlarım beni ağzı gevşek ve sır saklamaz bulurlar.

93. Hiç kimse beni sevmiyor.

94. Arkadaşlarım bana düşman oldular.

95. Ailem beni çok sever ve önemser

96. Öğretmenlerin çoğu beni arkadaşlarım kadar önemsemiyorlar.

97. Çevremdeki insanlar beni ilgilendiren konularda bile benim fikrimi almazlar.

98. Ev sahibini rahatsız edeceğim düşüncesiyle misafirliğe gitmekten çekinirim.

99. Diğer insanlar arasında bir yerimin olduğuna inanıyorum.

100. Diğer insanları kendimden uzaklaştıracak kadar çevreme korku saçıyorum.

101. İnsanlar beni övdüklerinde içimden bu kadar değerli olmadığımı düşünüyorum.

102. Arkadaşlarım beni yetenekli fakat alçak gönüllü bulurlar.

103. Kolay arkadaş edinebilirim.

104. Psikolojik yönden normal ve rahat bir insan sayılırım.

105. Gerektiğinde yaşamın kötü yönleriyle yüzyüze gelmekten çekinmem.

106. Kendimi dürüst ve samimi bir insan olarak görüyorum.

107. İstemediğim halde çabuk kızıyor ve sinirleniyorum.


82
108. İnsanları seviyorum ve onlarla beraberlikten mutlu oluyorum.

109. Yaşamın güzel ve ilginç yanlarını görerek mutlu oluyorum.

110. Kendi çabamla yenebileceğim güçlüklerden dolayı mutsuz olmam.

111. Yeni durumlara kolay uyum yapabiliyor ve yeni yaşantılardan hoşlanıyorum.

112. Alıngan bir insan değilim.

113. Sebatlı ve iradeli bir insanım.

114. Kolay mutlu olamıyorum genellikle karamsar bir insanım.

115. Kendimi yaşamağa değer ve toplumda yeri olan bir kimse olarak görüyorum.

116. Başkalarıyla ilişkilerimde onların duygu ve düşüncelerini gözetirim

117. Anlamlı ve amaçlarıma uygun bir yaşam sürdüm.

118. Bazen yalnızlıktan hoşlanırım.

119. Eleştiriyi benliğime yöneltmiş ve tehdit olarak görüyorum.

120. Eleştirilerden önce rahatsız olsam bile sonradan üzerinde durur ve yararlanma gereği duyarım.

121. Bazı konularda başarısız olabilirim ama verimli ve başarılı olduğum alanlar da var.

122. Bazı alışkanlık ve kusurlarıma rağmen gene de normal ve uyumlu bir insanım.

123. Üzerime aldığım görevi kusursuz yapmam şarttır.

124. Bazen ters ve geçimsiz bazen ise sıcak ve yumuşak olurum.

125. Çirkin ve sevimsiz yönlerimi iyi ve sevimli yönlerim kapatıyor.

126. Arkadaşlarımın bazı kusur ve noksanlarımı şaka konusu yaparak beni incitiyorlar.

EK-3

KENDİNİ KABUL ENVANTERİ CEVAP KAĞIDI

EVET HAYIR M = Memnunum

M = Memnunum

Şd = Şikayetçi değilim Şd = Şikayetçi değilim

Ş = Şikayetçiyim Ş = Şikayetçiyim
83
Ms = Mutsuzum Ms = Mutsuzum

K= Kendimi tanıyamıyorum

SORULAR EVET HAYIR

M ŞD Ş MS M ŞD Ş MS K
1. ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( )
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
10.
11.
12.
13.
14.
15.
16.
17.
18.
19.
20.
21.
22.
23.
24.
25.
26.
27.
28.
29.
30.
31.
32.
33.
34.
35.
36.
37.
38.
39.
40.
41.
42.
43.
44.
45.
46.
47.
48.
49.
84
50.
51.
52.
53.
54.
55.
56.
57.
58.
59.
60.
61.
62.
63.
64.
65.
66.
67.
68.
69.
70.
71.
72.
73.
74.
75.
76.
77.
78.
79.
80.
81.
82.
83.
84.
85.
86.
87.
88.
89.
90.
91.
92.
93.
94.
95.
96.
97.
98.
99.
100.
101.
102.
103.
104.
105.
85
106.
107.
108.
109.
110.
111.
112.
113.
114.
115.
116.
117.
118.
119.
120.
121.
122.
123.
124.
125.
126.