P. 1
Arsiv Belgelerine Gore 1915 Yilindaki Tehcir Olayinin Sivas Ta Uygulanmasi the Emigration Event in Sivas in 1915 According to the Archieve Documents

Arsiv Belgelerine Gore 1915 Yilindaki Tehcir Olayinin Sivas Ta Uygulanmasi the Emigration Event in Sivas in 1915 According to the Archieve Documents

|Views: 1,916|Likes:
Yayınlayan: scavusbasili

More info:

Categories:Types, Research, Science
Published by: scavusbasili on Apr 30, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/06/2012

pdf

text

original

Sections

T.C.

DOKUZ EYLÜL ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ SLAM TAR H VE SANATLARI ANAB L M DALI SLAM TAR H VE SANATLARI PROGRAMI YÜKSEK L SANS TEZ

AR V BELGELER NE GÖRE 1915 YILINDAK TEHC R OLAYININ S VAS’TA UYGULANMASI

Abdurrahman LHAN

Danı man Prof. Dr. Mehmet EKER

2008

Yüksek Lisans Tezi olarak sundu um “Ar iv Belgelerine Göre 1915 Yılındaki Tehcir Olayının Sivas’ta Uygulanması” adlı çalı manın, tarafımdan bilimsel ahlak ve geleneklere aykırı dü ecek bir yardıma ba vurmaksızın yazıldı ını ve yararlandı ım eserlerin bibliyografyada gösterilenlerden olu tu unu, bunlara atıf yapılarak yararlanılmı oldu unu belirtir ve bunu onurumla do rularım.

..../..../........ Abdurrahman LHAN

ii

YÜKSEK L SANS TEZ SINAV TUTANA I Ö rencinin Adı ve Soyadı Anabilim Dalı Programı Tez Konusu Sınav Tarihi ve Saati

: Abdurrahman LHAN : slam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı : slam Tarihi ve Sanatları Programı : Ar iv Belgelerine Göre 1915 Yılındaki Tehcir Olayının Sivas’ta Uygulanması :

Yukarıda kimlik bilgileri belirtilen ö renci Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün …………………….. tarih ve ………. sayılı toplantısında olu turulan jürimiz tarafından, Lisansüstü Yönetmeli inin 18. maddesi gere ince yüksek lisans tez sınavına alınmı tır. Adayın ki isel çalı maya dayanan tezini ………. dakikalık süre içinde savunmasından sonra, jüri üyelerince gerek tez konusu gerekse tezin dayana ı olan Anabilim dallarından sorulan sorulara verdi i cevaplar de erlendirilerek tezin, BA ARILI DÜZELTME RED edilmesine OY B RL ile OY ÇOKLU U ile karar verilmi tir. *** **

* **

Jüri te kil edilmedi i için sınav yapılamamı tır. Ö renci sınava gelmemi tir. * Bu halde adaya 3 ay süre verilir. ** Bu halde adayın kaydı silinir. *** Bu halde sınav için yeni bir tarih belirlenir.

Tez, burs, ödül veya te vik programlarına (Tüba, Fullbright vb.) aday olabilir. Tez, mevcut hali ile basılabilir. Tez, gözden geçirildikten sonra basılabilir. Tezin, basımı gereklili i yoktur. JÜR ÜYELER …………………………… …………………………… …………………………… Ba arılı Ba arılı Ba arılı Düzeltme Düzeltme Düzeltme Red Red Red

Evet

MZA …………….. ……….......... …..…………

iii

ÖZET Yüksek Lisans Tezi Ar iv Belgelerine Göre 1915 Yılındaki Tehcir Olayının Sivas’ta Uygulanması Abdurrahman LHAN Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü slam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı slam Tarihi ve Sanatları Programı Birinci Dünya Sava ı henüz ba lamı tı. Osmanlı Devleti de bu sava ta Almanya’nın yanında yer alarak ngiltere, Rusya ve Fransa’ya kar ı sava açmı tı. Osmanlı Devleti bu sava a katılmasına katılmı tı. Fakat ülke hem sosyal hem de ekonomik anlamda çökü ün e i ine gelmi ti. Yıllar süren sava lar ve meydana gelen olaylar halkta büyük bir bezginlik ve ümitsizlik meydana getirmi ti. Osmanlı Devleti’nin içerisinde bulundu u artları ve sava a girmesini fırsat bilen Ermeniler de, hayal ettikleri büyük Ermenistan’ı gerçekle tirmek amacıyla yo un bir isyan ve ihtilal hareketlerinin içerisine girmi lerdi. Bu ba lamda Sivas Vilâyeti de Anadolunun ortalarında yer alan, nispeten geni co rafyaya yayılmı , Kafkas cephesine yakın, önemli yolların geçti i kav ak noktasında yer alan, co rafi ve stratejik önemi hayli fazla olan bir vilâyetti. Çünkü Kafkas cephesiyle olan her türlü irtibat buradan sa lanmakta, cepheye sevk edilecek olan askerlerin önemli bir kısmı bu bölgeden temin edilmekte ve cephede sava an ordunun ihtiyaçlarının önemli bir kısmı buradan kar ılanmaktaydı. Vilâyetin ne kadar önemli bir yer oldu unu bilen komitacı Sivas Ermenileri de Osmanlı Devletini cephede zayıf dü ürmek ve Rusların do uda rahatça ilerlemesini sa lamak amacıyla bazı faaliyetlere ba lamı lardı. Yolları tahrip edip telgraf tellerini kesmi ler, askere kaydolmak için askerlik ubelerine giden insanlara saldırmı lar ve da larda e kıyalık yaparak bölgede kaotik bir ortam yaratmaya gayret etmi lerdi. Ermeni isyan ve ihtilal hareketlerinin artık kontrol edilemez bir boyuta ula ması ve Van isyanının patlak vermesinin ardından Osmanlı Devleti Hükümeti, Ermeniler için geçici sevk ve iskân kanunu bakanlar kurulu kararıyla almı tır. Di er vilâyetlerde oldu u gibi Sivas vilâyetinde de

iv

Ermenilerin sevk ve iskânıyla ilgili emir ve talimatlar vilâyete ula tıktan sonra gerekli hazırlıklar yapılmı ve Temmuz ayının ilk günlerinden itibaren Ermenilerin güney bölgelere sevkine ba lanmı tır. Yolculuk için en güvenli yollar tercih edilmi ve sevkiyat esnasında muhacirleri korumakla görevli bir jandarma müfrezesi onlara e lik etmi tir. Ermenilerin geride bıraktıkları malları devlet tarafından korunmu ve bu amaçla komisyonlar olu turulmu tur. Ermenilerin götürebildikleri mallarını yanlarında götermelerine izin verilmi ve bu amaçla kendilerine yük hayvanları ve ka nılar tahsis edilmi tir. Ermeniler günde ortalama sekiz saat yolculuk etmi ler ve bu esnada yolcuların güvenliklerinden geçtikleri bölgelerdeki yerel idareciler sorumlu tutulmu tur. skan bölgelerine ula an Ermeniler, kendileri için daha önceden tahsis edilen yerlere belli bir düzen içerisinde yerle tirilmi , Ermenilerin yeni yerlerine uyum sa layabilmeleri için gerekil olan tüm sosyal ve ekonomik destekler, imkanlar ölçüsünde sa lanmaya çalı ılmı tır. Anahtar Kelimeler: I. Dünya Sava ı, Ermeniler, Sivas, Tehcir

v

ABSTRACT The Thesis of Master Degree The Emigration Event in Sivas in 1915 Occording to the Archieve Documents Abdurrahman LHAN Dokuz Eylul University Institute of Social Sciences The World War I. Just began in 1914. the Ottoman Empire was in the war with Germany and it was against England, Russia and French. But the country was in a very desperate condition bath socially and economically. The wars that had continued for long years and the events created tiredness and weakness within the public. The Armenians, having known the condition of Ottoman Empire, tried to achieve their dream of Big Armenia. They started to rebel against the Otoman Empire. Sivas was a very important stat efor the fact that it was in the middle of Anatolia, having a wide geography, near the Kafkas, and it was in the middle of the important correspanding point. It hod a great geographic and stratejic importance. Because the all communication with Kafkas was proudied from Sivas, and the majority of the soldiers were sent to the war area from the, and the needs of the army were provided from Sivas, too. Knowing the importance of Sivas in the war, the Komita Sivas Armenians, tried to weaken the Ottoman Empire in that war area and they tried to help to Russia in the East part of the war. They damaged the roads, tried to harm the comnunication with the army, and didn’t let the people to enroll to the army. Their aim was to create a chaotic movements were out of control and a rabel occured in Van state. After these events Ottoman Empire hovernment decided to force the Armenians to leave the area tempororily by the law of committee. Like the otherstates, in Sivas the required preparotions were finished and the Armenians were sent to the South areas. Also the goverment provided them protection and they were allowed to take their and the local administrations were responsible for their vofety.

vi

When they reached to their living areas, they had everything prepared systematically and reqularly. The goverment gave every social and economical support to help the Armenians to live in their new area in a hormoniow way. Key Words: World War I., Armenians, Sivas, Emigration

vii

KAYNAKLARA DA R A. AR V BELGELER Tarihte olmu bir olay hakkında bugün bizlerin bir fikre veya dü ünceye sahip olabilmesi için konu hakkında bazı bilgi ve belgelere sahip olmamız, olayların ya andı ı zamanın sosyal, siyasi ve kültürel artlarını iyi bilmemiz ve de analiz edebilmemiz gerekmektedir. Çünkü her devrin kendine has özel artları vardır. Bugün bizlerin içerisinde bulundu u artlar, belki dünü anlamamızı zorla tırmaktadır. Ermeni meselesi de yıkılmakta olan bir devletin son dönemlerinde ortaya çıkan ve ülkeyi gerek içeride gerkes de dı arıda hayli me gul eden hatta bazen zor durumda bile bırakan bir meseledir. Ermeni sorunu üzerine çalı an biz ara tırmacılar açısından Osmanlı Devleti ar ivleri, Ermeni meselesinin siyasi ve tarihi geçme ini ara tırmak için vazgeçilemez bir kaynak konumundadır. Biz de tezimizin ba lı ına uygun olarak Birinci Dünya Sava ı yıllarında vuku bulan Ermeni tehciri ve bunun Sivas vilayetinde uyulanmasıyla ilgil olarak Ba bakanlık Osmanlı Ar ivlerine girerek konumuzla alakalı belgeleri alıp belirli bir bütünlük içerisinde de erlendirdik ve bu yolla bir sonuca ula maya çalı tık. Öncelikli olarak konumuzun ana ba lıklarını ve alt ba lıklarını belirleyerek ilgili olan tüm belgeleri temin etmeye çalı tık. Fakat Ermeni sorunu ile ilgili oldukça fazla sayıda belgenin olması ve bizim zamanımızın da sınırlı olmasından dolayı belgelerden daha çok konuyla birinci dereceden alakalı ve en önemlilerini kullanmaya gayret ettik. Bu ba lamda daha çok Dâhiliye Nezaretine ait olan fonları kullandık. Özellikle de ifre kalemine ait olan belgeleri almaya ve kullanmaya çalı tık. Bundan ba ka Ermeni ve Rumların sevk ve iskânıyla alakalı Meclis-i Vükelâ mazbataları ve Hariciye Nezâretinin belgelerinden önemli ölçüde istifade ettik. Fakat Hariceye Nezareti fonundan temin etti imiz belgelerin özellikle Fransızca olması bizim bu belgelerden sınırlı sayıda yararlanabilmemize hatta konunun bu yönden biraz eksik kalmasına sebep oldu.

viii

Ermeni meselesinin ortaya çıkı ı, tarihsel geli imi ve Ermenilerin geçici sevk ve iskânıyla ilgili olarak Osmanlı Ar ivleri, oldukça zengin ve bol malzemeye sahiptir. Ermeni tehciri kararının alınması ve uygulanmasına ili kin yapılan bütün yazı malar Ba bakanlık Osmanlı Ar ivlerinde hala mevcuttur. Özellikle Ermeni meselesinin güncelli ini koruması, uluslar arası arenade tartı ılan ve kullanılan önemli meselelerden biri olması yüzünden Devlet Ar ivleri Genel Müdürlü ü konuyla alakalı bütün belgeleri tasnif etmi ve önemli bir kısmını da yayımlamı tır. Örne in bizim de tezimizi hazırlarken önemli ölçüde yararlandı ımız Ozmanlı Belgelerinde Ermeniler (1915-1920) bunlardan sadece bir tanesidir. Ayrıca Ermeni Komitaları, Ermenilerin Batılı devletlerle olan ili kileri ve Ermeni meselesinin siyasi tarihçesi ile ilgili tüm belgeler yayımlanmı tır. Osmanlı Devletinde Ermenilerle ilgili ar ivlerde varolan bütün belgeler ve bunların hangi fonda yer aldıkları, Recep Karacakaya’nın hazırladı ı Kaynakçalı Ermeni Meselesi Kronolojisi adlı eser bu alanda ara tarma yapmak veya ar ivleri taramak isteyenler için bir kılavuz görevi görmektedir. B. K TAPLAR Son dönemlerde Ermenilerle ilgil oldukça önemli pek çok ara tırma ve çalı ma yapılmı tır. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslar arası arenada Diaspora Ermenileri ve birçok yabancı devlet tarafından siyasi olarak kö eye sıkı tırılmak istenmesi, bu konuyla ilgili olarak çe itli ara tırmaların ve çalı maların yapılmasına zemin hazırlamı tır. Ermeni meselesinin hassasiyetinin farkında olan Osmanlı Devleti, Ermeni tehcirinden bir yıl sonra Ermenilerin ve bazı batılı devletlerin yaptı ı propagandalara cevap niteli inde “Ermeni Komitelerinin A’mâl ve Harekât-ı htilâliyyesi- ’lân-ı Me rutiyyet’den Evvel ve Sonra” adlı eseri stanbul’da Matbaa-i Orhaniyye’de bastırmı ve yayımlamı tır. Bizim kullandı ımız da yukarıda belirtti imiz eserin dilini sadele tirerek “Ermeni Kometlerinin A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi” isimiyle 1983 tarihinde hazırlayıp yayımlayan H. Erdo an Cengiz’in çalı masıdır. Eser, iki bölümden meydana gelmekte ve birinci bölümde Ermeni meselesinin ortaya çıkı ı, komitelerin olu umu ve me rutiyetin ilanına kadar Ermenilerin çıkardıkları isyanlar anlatılmaktadır. kinci bölümde, me rutiyetten

ix

sonra Ermenilerin stanbul ve Anadolu’da çıkardıkları isyanlar, Birinci Dünya Sava ı yıllarındaki Ermeni faaliyetleri ve bunun sonucu olarak tehcir ele alınmaktadır. Son bölümde Ermenilerin Do u’da gerçekle tirdikleri katliamlar ve bunlara ait gör ü tanıklarının ifadeleri yer almaktadır. Son olarak da Ermenilerin yaptı ı katliamlar, Ermenilerden ele geçirilen silahlar ve komitacılarla ilgili resimler vardır. Biz bu eserden Ermenilerin tarih boyunca çıkardıkları isyanlarla ilgili olarak önemli ölçüde istifade ettik. Ayrıca Gültekin Ural’ın yazdı ı “Ermeni Dosyası” ve Cemal Anadol’un kaleme aldı ı “Tarihin I ı ında Ermeni Dosyası” isimli eserlerden de Birinci Dünya Sava ına kadar Ermenilerin çıkarmı oldukları isyanlar hakkında istifade ettik. Ermeni meselesini siyasi ve tarihi süreç içerisinde çok yönlü olarak inceleyen ve sonucunda da haklı bir üne kavu mu olan Esat Uras’ın “Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi” isimli eseri, Ermeni sorunuyla ilgilenen bütün ara tırmacılar açısından vazgeçilmez bir kaynak durumundadır. Bu eser be bölümden meydana gelmektedir. Fakat eserin birinci bölümüne ba lamadan evvel, Lozan Konferansı esnasında Ermeni meselesi hakkındaki tilaf Devletlerinin görü leri ve Türk tarafının görü leri ve terörizme kadar uzanan Ermeni görü leri yer almaktadır. Lozan Konferansından sonra Ermenilerin yaptı ı çalı malar, bütün dünya ülkelerinde Ermeni meselesi hakkındaki hareketler, Ermenilerin üniversitelerde, bilimsel kurumlarda, uluslararası kurulu larda yaptı ı faaliyetler, Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan güçlerle i birli i ve onlara deste i anlatılmaktadır. Ardından da 19731985 yılları arasındaki Ermeni Terörü ele alınmaktadır. Esas kısmı ise be bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde Ermenilerle ilgili çok çe itli bilgiler yer almaktadır. kinci Bölümde Ermeni meselesinin ortaya çıkı ı, Ermeniler hakkında yapılan ıslahatlar, yabancı devletlerin elçileri tarafından önerilen proje ve memorandumlar anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, Ermenilerin kurdu u hayır cemiyetleri, bunların ardından olu an komitalar ve bu komitaların öncülü ünde II. Me rutiyete kadar ortaya çıkan isyanlar incelenmektedir. Dördüncü bölümde Birinci Dünya Sava ı yıllarında Ermeni isyanları, bunların bir sonucu olarak Ermeni tehciri ve göçler ele alınmaktadır. Son bölümde ise Ermeni meselesinin Lozan’da tartı ılması ve Lozan’dan sonra Ermenilerin durumu anlatılmaktadır. Bu eseri

x

di erlerinden ayıran ve ayrıcalıklı yapan yönü, Ermeni meselesiyle ilgili oldukça etraflı bir çalı ma olması ve büyük oranda Ermenilerin kaleme aldı ı eserlerden yararlanılarak hazırlanılmı olmabıdır. Biz de bu eserden Ermeni Komitalarının olu um süreci, Eremin isyanları ve Ermeni nüfusu konusunda oldukça önemli bilgileri iktibas ettik. Uluslar arası ili kiler yönüyle Ermeni meselesini inceleyen önemli eserlerden biri de Mim Kemal Öke’nin hazırladı ı “Yüzyılın Kan Davası Ermeni Sorunu” isimli eserdir. Oldukça geni bir literatür, farklı dillerde yazılmı eserlerle Türk, ngiliz, Amerikan ve Fransız ar ivlerinden elde edilen belgelerden yararlanılarak hazırlanan bu eser, Ermeni meselesinin tahisel boyutu, günümüz uluslararası ili kiler biliminin metodolojik çerçevesi ı ı ında irdelenmi tir. Ermeni meselesine kuramsal bir açıdan yakla ılan eserde, Ermeni sorununun olu tu u uluslararası ortam, Osmanlı Devletiyle Batılı devletler arasındaki ili kiler de erlendirilmekte ve Batılı devletlerin müdahalesiyle Ermeni sorunun nasıl ekillendi i anlatılmaktadır. Biz de bu eserden Ermeni tehcirine kadarki süreçte sebep-sonuç ba lamında önemli ölçüde istifâde etmeye çalı tık. Ermeni sorunu hakkında en fazla istifade etti imiz eserlerden di eri de kendisi bir diplomat olan Kâmuran Gürün’ün “Ermeni Dosyası” isimli eseridir. Ermeni sorunun ortaya çıkı ı, Ermeni isyanlarını tetikleyen etkenler, Ermeni nüfusu, komitalar, Ermenilerin II. Me rutiyete kadar çıkarmı oldukları isyanlar, ıslahat çalı maları, Birinci Dünya Sava ı ve Ermenilerin tehcir edilmesi ile ilgili önemli ölçüde bu eserden yararlandık. Ermeni meselesinin ortaya çıkı ında önemli bir payı olan Ermeni Kiliseleri hakkında Erdal lter’in çalı ması “Büyük hanet Ermeni Kilisesi ve Terör” ve Abdurrahman Küçük’ün “Ermeni Kilisesi ve Türkler” isimli eserleri, bu konunun anla ımasında önemli derecede yararlandı ımız kitaplardır. Ermeni meselesiyle ilgili olarak tarihsel süreç çerçevesinde yayımlanmı eserlerden Yusuf Halaço lu’nun “Ermeni Tehciri” isimli eseri; bu tezi hazırlarken konunun seyri açısından önemli ölçüde yararlandı ımız kaynaklardan biridir. Eserde, Birinci Dünya Sava ı döneminde uygulanan Ermeni Tehcirini özellikle Osmanlı ar ivleri ve di er devletlerin ar ivlerinden temin edilen belgeler ı ı ında inclenmi tir. Ermeni tehcirine ili kin neredeyse bütün ar iv belgeleri kullanılarak hazırlanan eser, bu yönüyle önemli bir ba vuru kayna ı durumundadır. Eser iki bölümden olu maktadır. lk

xi

bölümde, Birinci Dünya Sava ına kadar ve sava yıllarındaki Ermeni sorunundan bahsedilmekte ve Tehcire giden süreç kısa ve özlü bir ekilde anlatılmaktadır. kinci Bölümde ise Ermeni tehciri, ar iv belgelerine dayanılarak bütün yönleriyle ele alınmaktadır. Tehcirin gayesi, tehcire tabi tutulan Ermenelerin nakli, tehcir esnasında ortaya çıkan problemler ve alınan tedbirler, tehcir döneminde ya anan ihtidaler, tehcir edilen Ermenilerin kalan malları ve ba ka birçok mesele ar iv belgeleri kaynak gösterilerek incelenmi tir. Bizim de çamı tı ımız konuyla paralellik arzetti i için bu eserden birçok noktada yararlanmaya çalı tık. Ermeni tehciriyle ilgili olarak yararlandı ımız di er önemli eser de Azmi Süslü’nün “Ermeniler ve 1915 tehcir olayı” isimli eseridir. Bu eser dört bölümden meydana gelmektedir. Birinci ve ikinci bölümde Osmanlı Devleti döneminde Ermeniler ve Ermenilerin te kilatlanması süreci, azınlıklarla ilgili 1839 ve 1856 fermanları, anayasalar, son dönem Ermeni nüfusu, misyoner faaliyetleri, Ermeni meselesinin olu umunda kilisenin etkisi ve patriklerin faaliyetleri ve Ermeni Komitaları, tarihsel olarak incleenmektedir. Üçüncü bölümde Birinci Dünya Sava ı ve bu dönemdeki Ermeni faaliyetleriyle isyanları kronolojik olarak verilmektedir. Son bölümde ise Osmanlı Devletinin askeri bir zorunluluk olarak aldı ı sevk ve iskân kanunu ve bunun uygulanması vardır. Tehcir döneminde Rusların Müslümanları Kafkasya’dan atması, Osmanlıyı tehcire iten son olaylar, tehcir kanunu, talimatnameler ve kararnameler yer almaktadır. Ayrıca tehcire Batılı ülkelerin tepkisi ve tehcir sonunda Türk ve Ermeni nüfusu verilmi tir. Bu eserden de tehcir dönemine kadarki Ermeni isyanları ve tehcirin uygulanı ıyla ilgili önemli belgelerin kullanılması yüzünden önemli ölçüde yararlanılmı tır. Di er bir eser de Ermeni Tehciri ve 1909 Adana olaylarını o dönemdeki Türk basınına göre de erlendiren Recep Karacakaya’nın “Türk Kamuoyu ve Ermeni Meselesi” isimli ara tırmasıdır. Ermeni tehciriyle ilgili olarak James Byrce ve Arnold Toynbee’nin hazırlamı oldu u “Osmanlı mparatorlu unda Ermenilere Yönelik Muamele 1915-1916, C.1/2” isimli kitapları incelenmi tir. Burada özellikle tehcirin nasıl uygulandı ı ile ilgili bazı bilgilerden istifade etmeye çalı ılmı tır. Özellikle tehcirin Sivas vilayetinde nasıl uygulandı ı, halkın tehcirden nasıl haberdar edildi i, Ermenilerin tehcirle ilgili o dönemde ne dü ündükleri, tehcire nasıl hazırlandıkları, hangi

xii

yollardan nerelere sevk edildikleri, sevkıyat esnasında ya adıkları ve sevk bölgelerine nasıl yerle tirildikleriyle ilgili olarak bazı bilgileri ö renmek için sözkonusu eserden istifade etmeye çalı tık. Ayrıca Sivas’ta ve özellikle Su ehri bölgesinde Ermeni olayları ve Birinci Dünya Sava ı yıllarında Ermenilerin tehcir edilmesiyle ilgili olarak Gürsoy ahin’in kaleme aldı ı “Osmanlı Devleti’nin Son Döneminde Sivas ve Su ehri Bölgelerinde Ermeni Faaliyetleri” isimli eserden önemli ölçüde istifade edilmi tir. Özellikel o dönemle ilgili olarak Ahmet Hilmi Kalaç’ın hatıratından önemli ölçüde iktibasın oldu u bu eserden, Su ehri bölgesindeki Ermeni olayları ve tehcirin burada uygulanması noktasında yararlanmaya çalı ılmı tır. Son olarak Osmanlı Devletinin nüfusuyla ilgili olarak Kemal H. Karpat’ın “Osmanlı Nüfusu (1830-1914) demografik ve Sosyal Özellikleri” adlı eseri, Osmanlı nüfusu ile ilgilenenler açısından ba yapıt konumundadır. Son dönem Osmanlı nüfusuyla ilgili olarak Osmanlı istatistikî verileri kullanılarak hazırlanan bu eserde; Osmanlı Devletinde nüfus sayımının tarihsel geli imi, Osmanlı nüfusunun etnik ve dini da ılımı, Osmanlının son yüzyılındaki nüfus hareketleri, ya anan göçler, siyasal sorunların Osmanlı nüfusuna etkileri, toplumsal ve ekonomik ya am gibi pek çok önemli konu incelenmi tir. Özellikle Osmanlı Devletinin 1830, 1877-1878, 1881-1882 nüfus sayımları, 1894 Osmanlı nüfusu, 1906-1907 nüfus sayımı ve 1914 yılındaki Osmanlı nüfusu bütün ayrıntılarıyla verilmektedir. Ayrıca Osmanlı Devletinin nüfusuyla ilgili yabancıların yaptı ı ara tırmalar ve verdi i rakamlar ciddi bir ekilde analiz edilmekte ve Osmanlı Devleti istatistiklerinin verileriyle kar ıla tırılmaktadır. Eser bizim Osmanlı devleti ve Sivas vilayetinin son dönemdeki nüfusuyla ilgili olarak kullandı ımız ve Osmanlı istatistikî bilgilerini verdi imiz yegâne kaynaktır. C. MAKALELER Osmanlı devletinin son döneminde meydana gelen olaylar ve tehcirin Sivas’ta uygulanmasıyla ilgili olarak daha çok belirli konuların çalı ıldı ı makalelerden yararlanma yoluna gittik. Özellikle Sivas ile ilgili ve Ermeni sorununun ortaya çıkı ında etkisi olan nedenlerle Ermeni isyanlarını konu alan makalelerden yararlanma yolunu seçtik. Örne in Sivas’la ilgili olarak Ömer Demirel’in yazdı ı

xiii

“Osmanlı Dönemi Sivas ehri Makaleler” ve “Osmanlı Dönemi Sivas ehrinde Sur, Saray, Mahalleler ve Soysa-Kültürel Eserler” son dönem Sivas ehrinde sosyal ve kültürel hayatla Ermenilerin durumu hakkında önemli bilgiler vermektedir. Yine 1880 ila 1900 yılları arısnda Ermenilerin Sivas’ta çıkarmı oldukları isyanlar ve bazı olaylarla ilgili olarak Kemalettin Kuzucu’nun “Sivas’ta Ermeni Hareketleri ve Yerel Yönetiminin Uygulamaları (1880-1900)” isimli makalesi, bizim için önemli bilgileri içermektedir. Amerika, ngiltere ve Rusya’nın bölgedeki faaliyetleri ve Ermenilerin Sivas vilayetinde çıkardı ı olaylar, ar iv kaynakları ve bazı eserlere dayandırılarak özgün bir ekilde ele alınmı tır. 1893 yılında Ermenilerin Merzifon’da çıkardıkları olayların ele alındı ı “Merzifon’da Ermeni Olayları (1893)” isimli makale Ayhan Öztürk tarafından kaleme alınmı tır. Burada sözkonusu tarihteki Ermeni olayaları derinlemesine incelenmekte ve ar iv belgelerine dayanılarak sorun aydınlatılmaya çalı ılmaktadır. Yine Merzifon’daki Ermeni olaylarıyla ilgili olarak Ali Tuzcu’nun “Merzifon’da Ermeni Ayaklanmaları” adlı makalesi de, bu olaylarda etkisi olan kurum ve ki ileri, bölgenin önemi, Merzifon Amerikan Kolejinin bölge üzerindeki etkisi ve bütün bunların sonucunda Merzifon’da meydana gelen Birinci ve kinci Merzifon ayaklanmaları, Merzifon’daki Amerikan konsolosunun olaylardaki etkisi ve tavrı ile komitaların bölgedeki faaliyetleri ayrıntılı bir ekilde ele alınmaktadır. Ermeni meselesinin olu umunda önemli etikisi olan misyoner okulları ve bunların faaliyetleri, konumuzun anla ılması ve açı a çıkartılması açısından ayrı bir önem arzetmektedir. Bu ba lamda Ayten Sezer’in “Osmanlı Döneminde Misyonerlik Faaliyetleri ile Ermeni Meselesi ve Misyonerler” isimli makaleleri, bizim için ayrı bir önem ta ımaktadır. Sizkonusu makalelerde; misyonerlerin Osmanlı devletine geli lerindeki amaçları ve kullandıkları metotlar, Katolik ve Protestan misyonerleri ile bunların açtıkları okullar, tarihsel olarak ele alınmakta ve incelenmektedir. Bundan ba ka lknur Polat’ın “Osmanlı mparatorlu u’nda Açılan Amerikan Okulları Üzerine Bir nceleme” isimli makalesidir. Amerikan misyonerleri, Anadolu’ya di er misyoner gruplardan sonra gelmi olmalarına ra men en etkili çalı an ve Osmanlı Devleti’nde en hızlı bir ekilde yayılan misyoner örgütüdür. Bunların Elazı , stanbul ve Merzifon’da açmı oldukları okullar

xiv

örneklem alınarak misyoner okullarının ve di er kurulu larının Anadolu’da ya ayan gayr-ı Müslim halk üzerindeki etkileri ve sonuçları de erledirilmektedir. Son olarak Erzurum-Van ve Sivas vilayetlerinde Ermeni nüfusu hakkında Bayram Kodaman’ın “Fransız Ar iv Vesikalarına Göre Erzurum-Van-Sivas Vilayetlerinde Ermeni Nüfusu” adlı makalesi, Osmanlı Devletinde Do u vilayetlerindeki Ermeni nüfusu hakkında önemli veriler sunan bir di er makaledir. Burada özellikle 1877-1878 Osmanlı-Rus sava ından önceki rakamlar, 1872 Erzurum vilayet salnâmasine göre Erzurum’daki nüfus ve 1915 yılından önce altı vilayetteki nüfus, kar ıla tırmalı olarak incelenmektedir.

xv

AR V BELGELER NE GÖRE 1915 YILINDAK TEHC R OLAYININ S VAS’TA UYGULANMASI

YEM N METN TUTANAK ÖZET ABSTRACT KAYNAKLARA DA R Ç NDEK LER TABLO L STES KISALTMALAR GR Berlin Konferansına Kadar Osmanlı-Ermeni li kileri Osmanlı Dönemi Sivas Ermenileri Demografik Açıdan Ermeniler Ekonomik ve Sosyo-Kültürel Açıdan Ermeniler

ii iii iv vi viii xvi xx xxi 1 1 8 10 11

B R NC BÖLÜM ERMEN MESELES N N ORTAYA ÇIKI I 1.1. Ermeni Meselesinin Çıkı Sebepleri 1.1.1. Kilisenin Etkisi 1.1.2. Misyoner Faaliyetlerinin ve Yabancı Okulların Etkisi 1.1.3. Batılı Devletlerin Etkisi 1.1.3.1. Rusya’nın Rolü 1.1.3.2. Fransa’nın Rolü 1.1.3.3. ngiltere’nin Rolü 1.1.4. Ermeni Komitalarının Etkisi 1.1.4.1. Armenekan Partisi 1.1.4.2. Hınçak Komitası 1.1.4.3. Ta naksutyun Komitası 1.2. 1830-1914 Yılları Arasında Osmanlı Devleti Nüfusuyla lgili Genel Bir De erlendirme 1.2.1. Osmanlı Nüfusunun Tespitinde Ba vurulan Kaynaklar 15 15 17 20 20 21 22 24 25 26 27 29 29

xvi

1.2.1.1. Osmanlı Kaynakları 1.2.1.1.1. Osmanlı Nüfus Sayımları 1.2.1.1.2. Salnâmeler 1.2.1.1.3. Nüfus statistik Defterleri 1.2.1.2. Ermeni Patrikhânesi statistikleri 1.2.1.3. Diplomatik Raporlar 1.2.1.4. Seçilmi Kaynaklardaki Bilgiler 1.3. 1880 Sonrası Osmanlı Nüfusu 1.3.1. 1881/1882 Nüfus Sayımı 1.3.2. 1906 ve 1914 Nüfus Sayımı 1.4. Son Sivas Ermenileri’nin ve Anadolu’daki Ermeni Nüfusuna li kin Bir De erlendirme 1.5. Osmanlı 1.5.1. 1.5.2. 1.5.3. 1.5.4. Devletinde Ermeni’lerin II. Me rutiyete Kadar Sivas Vilâyetinde Çıkardı ı syanlar Sivas Olayları Tokat Olayı Merzifon Olayları 1895-1896 Yılında Sivas Vilâyetinde Meydana Gelen Olaylar II. BÖLÜM B R NC DÜNYA SAVA I VE ERMEN TEHC R N N S VAS V LAYET NDE UYGULANMASI 2.1. Osmanlı Devleti’nin Sava a Giri i 2.2. Osmanlı Devleti’nin Sava tı ı Cepheler 2.2.1. Kafkas Cephesi 2.2.2. Kanal Cephesi 2.2.3. Çanakkale Cephesi 2.2.4. Irak Cephesi 2.3. Birinci Dünya Sava ı Esnasında Ermeni Faaliyetleri 2.4. Birinci Dünya Sava ında Ermeni’lerin Çıkardı ı syanlar 2.4.1. 2.4.2. 2.4.3. 2.4.4. 2.4.5. 2.4.6. 2.4.7. 2.4.8. 2.4.9. Zeytun Olayları Kayseri’deki Ermeni Faaliyetleri Bitlis Olayları Van syanı Mu Olayları Diyarbakır Olayları Ma’müretü’l-Azîz (Elazı ) Olayları Erzurum Olayları Sivas Olayları 2.4.9.1. ebinkarahisar Ayaklanması

29 29 30 31 31 32 32 33 33 34 36 40 40 41 42 44

50 52 52 53 54 54 55 58 58 59 60 62 64 65 66 67 68 73

xvii

2.4.10. Trabzon Olayları 2.4.11. Ankara Olayları 2.4.12. Adana Olayları 2.4.13. Urfa Olayları 2.5. Ermeni Tehciri 2.5.1. Tehcire Giden Yol ve Tehcir Kararının Alınması 2.6. Tehcir’in Sivas Vilâyetinde Uygulanması 2.6.1. Sivas Ermenileri’nin Sevk Edildikleri Yerler ve Sevk Güzergahları 2.6.2. Sevkiyata Tabi Tutulmayan Ermeniler 2.6.3. Sevkiyatta Kar ıla ılan Problemler 2.6.4. Sevkiyata Tabi Tutulan Ermeni’lerin Ta ınır-Ta ınmaz Mallarının Durumu 2.6.5. Kimsesiz Kalan Ermeni Çocukların Durumu 2.6.6. Sevkiyata Tabi Tutulan Ermeni’lerin skân ve a e Masrafları 2.6.7. Tehcirden Kurtulmak Amacıyla Din De i tiren Ermeniler 2.6.8. Tehcir Esnasındaki Ermeni Kayıpları 2.6.9. Tehcir Esnasında Suç leyenlerin Cezalandırılması 2.6.10. Sevkiyata Tabi Tutulan Ermeni’lerin Memleketlerine Dönmelerine zin Verilmesi SONUÇ B BL YOGRAFYA EKLER EK 1. Sevk Edilen Ermenilerin Yollarda Korunması ve Bunlara Saldıranların iddetle Cezalandırılması. B.O.A.DH. FR.54/10 EK 2. Sivas Ermenilerinin Sevkedilmesi. B.O.A.DH. FR.54/87 EK 3. Tahliye Edilen Ermenilerin Ya adı ı Köy ve Kasabaların simlerinin Bildirilmesi. B.O.A.DH. FR.54/136 EK 4. Ermeni Mallarının Muhafaza Edilmesi Ve Kayıt Altına Alınması. B.O.A.DH. FR.54/226 EK 5. htida Eden Ermenilerin htidasına Bakılmaksızın Sevkedilmesi. B.O.A.DH. FR.54/254 EK 6. Komitacı ve Muzır Ermenilerin Uzakla tırılması; Esnaf Ve Tüccarların Yerlerinin De i tirilmesi. B.O.A.DH. FR.54/287 EK 7. Tahliye Edilen Ermenilerin Mahsullerinin Toplanması. B.O.A. DH. FR. 54/301. EK 8. Ermenilerin skân Edilecekleri Yerlerin Geni letilmesi Ve Uygalamada Dikkat Edilecek Hususlar. B.O.A. DH. FR. 54/315. EK 9. Sivas’tan Gönderilecek Ermenilerin Yerle tirilmesi. B.O.A.DH. FR. 54/337. EK 10. Protestan Ermenilerin Sevk Edilmemesi. B.O.A.DH. FR. 54/359.

75 76 76 77 79 79 93 101 106 109 111 116 121 127 130 132 136 146 154 163 163 165 167 169 171 173 175 177 179 181

xviii

EK 11. Kalan Katolik Ermenilerin Sevk Edilmemesi. B.O.A.DH. FR. 54-A/252. EK 12. Bula ıcı Hastalıklar Sebebiyle Ya anan Ölümleri Engellemek Amacıyla Muhacirlerin Bir An Evvel Yerlerine Sevk Edilmesi. B.O.A.DH. FR. 57/71. EK 13. Gürün Kaymakamı u‘ayb Efendi’nin Divan-I Harbe Sevki Ve ten El Çektirilmesi. B.O.A.DH. FR. 57/413. EK 14. Ermeni Sevkîyâtının Durdurulması. B.O.A.DH. FR. 62/21. EK 15. Harb Bölgelerine Yakın Yerlerde Firar Ederek Casusluk Yapan Ermenilerin Sevki. B.O.A.DH. FR. 71/12. EK 16. Ermeni, Rum Ve Araba llerinin a e ve skanlarının Muhacirin Tahsîsâtı Yerine Seferberlik Tahsîsâtından Kar ılanması. B.O.A.DH. FR. 74/234. EK 17. Ermeni, Rum Ve Arab Aileler çin Seferberlik Tahsîsâtından Para Ayrılması. B.O.A.DH. FR. 85/210. EK 18. Ermenilerin Eski Yerlerine Dönmeleri Esnasında Dikkat Edilecek Hususlar. B.O.A.DH. FR. 93/57. EK 19. Ermeni Yetimlerinin Ermeni Cemaatlarına Teslimi. B.O.A.DH. FR. 95/163. EK 20. Sivas’tan Cizre’ye Sevk Edilen ve Sevke Hazır Ermenilerin Miktarı. B.O.A.DH.EUM.2. b. 68/84. EK 21. Sivas’tan Zor ve Ba dat’a Olan Mesafenin Bildirilmesi. B.O.A.DH.EUM. MH. 86/97. EK 22. Son Dönem Ermeni Nüfusuyla lgili Batılı Kaynaklarda Verilen statistiki Bilgileri çeren Belge. B.O.A.HR.SYS. 2876-3. EK 23. Sivas Vilâyeti Haritası

183 185 187 189 191 193 195 197 199 201 203 205 231

xix

TABLO L STES Tablo 1. 1881/82 Nüfus Sayımı Sonuçları Tablo 2. 1906 ve 1914 Nüfus Sayımı Sonuçları Tablo 3. Sivas Vilâyetine Ait Nüfus Bilgileri (1894,1895,1896,1897) Tablo 4. Sivas Vilâyetinin 1914 Sayımına Göre Etnik ve Dini Gruplara Göre Nüfus Da ılımı 39 34 35 37

xx

KISALTMALAR ABD a.g.e. a.g.m. Bkz. ASAM ATASE BDH BOA BEO C. Çev. DH.EUM.MH DH.KMS. DH.SYS. DH. FR. DH.UMVM ed. Ens. f. HR.MÜ HR.SYS kls. ks. MV nr. OBE OTAM s. Teimk Amerika Birle ik Devletleri Adı geçen eser Adı geçen makale Bakınız Avrasya Stratejik Ara tırmalar Merkezi Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Denetleme Ba kanlı ı Birinci Dünya Harbi Ba bakanlık Osmanlı Ar ivi Bab-ı âlî Evrak Odası Cilt Çeviren Dâhiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti Muhasebe ubesi Dâhiliye Nezareti Kalem-i Mahsus Müdüriyeti Dâhiliye Nezareti Siyasi Kısım Dâhiliye Nezareti ifre Kalemi Dâhiliye Nezareti Umur-ı Mahalliye_i Vilâyet Editör Enstitü Fihrist Haricîye Mütâreke Haricîye Siyasî Klasör Kısım Meclis-i Vükela Mazbataları Numara Osmanlı Belgelerinde Ermeniler Ankara Ünversitesi Osmanlı Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi Sayfa Türk-Ermeni li kileri Milli Komitası

xxi

TTK vd. vs. yay.haz. Y.EE. yy.

Türk Tarih Kurumu ve di erleri vesaire Yayına hazırlayan Yıldız Esas ve Sadrazam Kamil Pa a Evrakı Yüzyıl

xxii

GR Berlin Konferansına Kadar Osmanlı-Ermeni li kileri Tarihçiler, Türk ve Ermeni münasebetlerinin XI. yy’da ba ladı ını kabul etmi lerdir. Bu anlamda Türklerle Ermeniler arasındaki ilk yakın ili kinin 1015–1020 yıllarında Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı Alparslan’ın babası Ça rı Bey’in Do u Anadolu topraklarına düzenledi i bir ke if sırasında ba ladı ından söz edilir. Bu dönemde Ermeniler, Bizans’a ba lı bir halk idi. Alparslan komutasındaki Büyük Selçuklu ordularının, Malazgirt’te (1071) Bizans ordularını ma lub etmesinin bir neticesi olarak Anadolu’ya yönelik Türk göçü hızlanarak bu bölgeye O uz Boyları yerle meye ba lamı lardır. Bu iskân politikası ile Anadolu’nun kısa sürede Türkle mesi, slamla ması gerçekle mi ve Anadolu bir Türk yurdu haline gelmi tir.1 Bilindi i gibi, Büyük Selçuklu mparatorlu unun yıkılmasının ardından

Anadolu’da olu an otorite bo lu unu Anadolu (Türkiye) Selçuklu Devletinin doldurdu u ve Anadolu’daki Türk birli ini yeniden tesis etmeye çalı tı ı bilinmektedir. Kilikya Ermeni Krallı ı da bu dönemde Anadolu (Türkiye) Selçuklu Devletinin hâkimiyetini kabul etmi tir. 1243 yılında yapılan Köseda sava ında Selçukluların Mo ollara ma lup olmasının ardından Anadolu’da birlik tekrar bozulmu Ermeniler de bu dönemde Mo olların tarafında yer almı lardır. Çukurova bölgesinde Memluklu nüfuzunun artmasıyla birlikte, bu durum Ermeniler için yeni bir tehdit unsur haline gelmi ti. Nitekim 1375 yılında Memluklu Devleti, Ermeni Prensli ini ortadan kaldırmı tır.2 Ermeni’lerin gerek büyük Selçuklu Devleti idaresinden gerekse Anadolu’da kurulan Mengüceko ulları, Saltuko ulları, Dâni mentliler ve Artuko ullarıyla Anadolu (Türkiye) Selçukluları Devleti ve bu devletin yıkılmasıyla ortaya çıkan Anadolu
1

2

Mehmet eker, Fetihlerle Anadolu’nun Türkle mesi ve slâmla ması, Ankara, 2007, s.65. Mehmet Saray, Ermenistan ve Türk-Ermeni li kileri, Atatürk Ara tırma Merkezi, Ankara, 2005, s.11. Yusuf Halaço lu, Ermeni Tehciri ddiaları, Babıalî Kültür Yayıncılık, stanbul, 2006, s.13, Mehmet Ali kılıç, Tarih Boyunca Ermeniler ve Ermeni Meselesi, (Yayınlanmamı Yüksek Lisans Tezi) Gebze leri Teknoloji Enstitüsü Sosyal Bilimler Ens., Gebze, 2003, s.30.

1

beylikleri idarelerinden bu devletlerin yönetimlerinden memnun olmadıklarına dair herhangi bir kaydın bulunmadı ı konusunda tarihçiler hemfikirdirler. Bu dönemde Gayr-ı Müslimlerin durumları slam hukukuna göre düzenlenmi ve bunların dini inanç ve faaliyetlerine dokunulmamı tır. Anadolu’nun ve Çukurova bölgesinin Osmanlıların hâkimiyetine girmesiyle Ermeniler Osmanlı tebaası olmu lardır.3 Osmanlı mparatorlu unda Fatih Sultan Mehmet stanbul’u fethettikten sonra Bursa’da bulunan Ermeni Piskoposlu unu 1461 yılında stanbul’a getirterek patriklik ünvanı vermi tir. Aynı dönemde Patrik Hovakim’den sonra stanbul’a gelen Ermeniler Kumkapı, Yeni Kapı, Samatya, Narlıkapı, Edirnekapı, Balat kapısı çevresine yerle tirilmi lerdir.4 stanbul, Patrikli in ve kalabalık bir Ermeni grubunun stanbul’a iskânının ardından zamanla bu toplum için bir merkez haline gelmi ve önemli bir Ermeni nüfusu burada toplanmı tır.5 Ermeniler 19. yy’a gelindi inde ticaret ve sanat alanında rahat bir ya am süren bir topluluk olarak aynı zamanda devlet i lerinde de istihdam ediliyorlardı. ΙΙΙ. Selim (1789-1807) zamanında Dadyan’lar, II. Mahmut (1808-1839) zamanındaki Düz o ullar, Balyan ailesi ve Kazan Artin gibi kimseler bunların en canlı örnekleriydi. Bu dönemdeki Ermeni’lerin, Ermeni milletinin toplumsal ya antısının geli mesinde büyük payları olmu tur. Bunların yardımıyla okullar, matbaalar, kütüphaneler açılmı , birçok Ermeni genci ö renimlerini tamamlamak üzere Avrupa’ya gönderilmi tir.6 Osmanlı döneminde sosyo-ekonomik açıdan Müslüman unsurlarla

kar ıla tırıldı ında Ermeni unsurunun gerek

ehir gerekse kasaba ve köylerdeki

hayatlarının daha müreffeh bir durumda oldukları göze çarpmaktaydı. Daha önce de ifade edildi i gibi Osmanlı Ermenileri’nin Osmanlı hukuk sisteminde zimmî statüsünde olmaları dolayısıyla askerlikten muaf tutulmaları onların ticaret, sanayi ve zanaatla, Türklere oranla, daha fazla u ra malarına ve nüfus olarak daha az olmalarına ra men sanayi ve ticarette daha etkin konuma gelmelerini sa lamı tı. Özellikle, Rumların
3 4 5 6

Yusuf Halaço lu, a.g.e., s. 14. Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Belge Yayınları, stanbul, 1987.s. 149. Kâmuran Gürün, Ermeni Dosyası, Remzi Kitabevi Yayınları, stanbul, 2005, s. 83. Esat Uras, a.g.e., s. 150.

2

1821’den sonra Osmanlı bürokrasisi içerisindeki nüfuzlarını ve güvenilirliklerini kaybetmelerinin ardından Ermeniler öne çıkmaya ba lamı lardı. Osmanlı Devletinin gerek merkez gerekse ta ra te kilatlarında önemli görevlere artık ço unlukla Ermeniler getirilmi lerdir. Ermenilere sarayda verilen görevler arasında Bezirganba lık, Saray Sarraflı ı, Darphane Nazırlı ı, Baruthane Yönetimi, Padi ahın Yönetimi ahsi Hazinesinin leri, Kilerci ba lık, Elbise Odası Sorumlulu u, Saray Terzili i, Saray n aat

Memurlu u, Hassa Mimarlı ı sayılabilece i gibi, bütün bunlara ek olarak bazı memurluklarda da istihdam edildikleri bilinmektedir.7 Osmanlı Devletinin güçlü oldu u dönemlerde mparatorluk içinde ya ayan unsurlar açısından bir sıkıntı veya problemin varlı ından bahsetmek zordur. Fakat merkezi otoritenin zayıflamasının ardından bazı olayların meydana gelmeye ba ladı ını ve bazı kıpırdanmaların ba gösterdi ini görmekteyiz. Özellikle batıda meydana gelen önemli de i im ve geli meler bu co rafyayla ilgisi olan Osmanlı Devletini de do rudan etkilemekteydi. Co rafi ke ifler ve Sanayi devriminin ardından Avrupa’da önemli olaylar meydana gelmi ve ngiltere, Fransa, Avusturya, talya ve Almanya gibi emperyal nitelikte olan güçlü imparatorluk ve devletler dünya siyasasında yerlerini almı lardı. Ayrıca Kafkaslar’da Rusya’nın varlı ı da hissedilir bir ekilde kendisini göstermekteydi. Avrupa’da Rönesans ve Reform hareketleriyle önemli bir sosyal de i im ya amakta, Fransız ihtilâliyle birlikte de yeni pek çok akım ve ideolojiler ortaya çıkmaktaydı. Osmanlı Devleti ise bu geli melere yeteri kadar ayak uyduramamakta ve Avrupa’nın gerisine dü mekteydi. Bütün bunların do al bir sonucu olarak Devletin merkezî otoritesinin sarsılmaya ve zayıflamaya ba ladı ı andan itibaren dı devletlerce Osmanlı tebaası arasında nifak tohumları atılmaya ba lanmı ve bazı gruplar devlete kar ı kı kırtılmı lardı. Özellikle Avrupa devletlerinin takip ettikleri bu politika “ ark meselesi” olarak bilinmekteydi. Avrupa devletleri Hristiyan halkı koruma bahanesiyle Osmanlı topraklarını, parçalama, aralarında payla ma ve dünyanın de i ik bölgelerindeki kolonilerini muhafaza etmeyi amaçlamı lardı. Bu güçlerin Osmanlı

7

Yavuz Özgüldür, Ali Güler, Suat Akgül, Mesut Köro lu. Her Yönüyle Ermeni Soykırımı, Kara Harp Okulu Basımevi, Ankara, 2001, s. 31.

3

Hristiyanları için istedikleri imtiyaz, özerklik ve ba ımsızlık onlar için de i mez bir politika olmu tu.8 Türkiye’deki Katolikleri genellikle Fransa, talya ve Avusturya; Protestanları ngiltere, Almanya, A.B.D; Ortodoksları da Rusya himaye ediyordu. Böylelikle Gayr-ı Müslim unsurlar büyük devletlerin çıkarları için payla ılmı durumdaydı. Rusya bo azlar ve stanbul ile Do u Anadolu’yu ele geçirmek için Ortodoks ve Gregoryan Hristiyanları; ngiltere Ortado u, Mısır, Arabistan ve Irak’taki etkisini koruyup yaymak için burada ya ayan toplulukları; Fransa ise Çukurova, Lübnan ve Suriye’deki çıkarları gere i Katolik ve Gregoryanları kullanıyorlardı.9 Osmanlı Devleti de batılı devletlerin bu tür politikaları kar ısında mparatorluk içerisindeki birli i sa lamak, siyasi kar ılıklar ve isyan hareketlerine meydan bırakmamak ve ülke içerisindeki taleplerine cevap vermek amacıyla reform niteli indeki bazı önemli kararlar almı tı. Bu kararları ilan ederken de bu isteklerin dı tan gelen tazyiklerle de il, kendi iç dinamiklerinin etkisiyle alınmı gibi bir imajı, dı dünyaya vermeye çalı mı tı.10 1774 yılında Osmanlı Devleti’nin Rusya ile imzaladı ı Küçük Kaynarca Antla masına göre; Kafkaslardaki Kabartay arazisi Ruslara bırakılmakta ve Osmanlı Hristiyan nüfuzu üzerinde onlara söz hakkı verilmekteydi. Rusya 1801 yılında Gürcistan’ı ilhak etmi , 1806 yılının Aralık ayında Eflak-Bo dan olayları yüzünden Osmanlı ile sava a ba lamı tı. 1812 yılında imzalanan Bükre dolayı zor durumda kalan Osmanlı, Rusya’ya sava Antla ması bazı toprakların Rusların eline geçmesine neden olmu tur. 1828 yılında Yunan isyanından açmı tı. Bu sava ta Ruslar Erzurum’a kadar gelmi lerdi. 14 Eylül 1829’da imzalanan Edirne barı ına göre, Karadeniz sahilindeki bütün kaleler ile Ahıska, Ahıkelek ve Akçur bölgelerinden Osmanlı çekilecek ve Gürcistan’ın Rus hâkimiyetine girdi i kabul edilecekti. Bu antla ma ile Osmanlının bütün Kafkasya ile ili kisi kesiliyordu. Bu sava esnasında

8 9 10

Yavuz Özgüldür, vd., a.g.e., s. 13-14. Yavuz Özgüldür, vd., a.g.e., s. 21. Erdal lter, Büyük hanet Ermeni Kilisesi ve Terör, Turhan Kitabevi, Ankara, 2007, s.20,21.

4

Erzurum’a gelen Rus ordusunu nümayi le kar ılayan sayıları yakla ık 100.000 civarında olan bölge Ermenileri sava tan sonra Erzurum ve Ele kird bölgesiden Rusya’ya gittiler. Bu arada kaybedilen bölgelerdeki Müslüman ahali de Osmanlı yönetimini tercih etmi lerdi.11 Osmanlı mparatorlu u Edirne barı ından sonra Mehmet Ali Pa a isyanı ile u ra makta ve onunla ba a çıkamamakta idi. Bu mücadele devam ederken Padi ah II. Mahmut vefat etmi , 1 Temmuz 1839’da Abdülmecit tahta çıkmı tı. 3 Kasım 1839 Pazar günü Mustafa Re at Pa a Gülhane Hattı Hümayunu’nu okuyarak “Tanzimat-ı Hayriye”yi ilan ediyordu.12 Tanzimat Fermanının ilânından sonra Osmanlı ülkesindeki menfi olaylar bir türlü bitip tükenmek bilmiyor ve ilk tesirini de Lübnan’da gösteriyordu. Ardından da Makâmât-ı Mukaddese13 meselesi ortaya çıkmı tı. 28 ubat 1853 günü stanbul’a gelen Mençikof* Bâb-ı Âli’ye verdi i bir ültimatomla Makâmât-ı Mukaddese meselesinin bir an önce Rusya lehine çözümlenmesini ve Ortodoks kilisesinin imtiyazları hakkında Rusya’ya sa lam ve de i meyecek teminat verilmesini talep etmi ti. Osmanlı Devleti, bu talebi reddetmi ve bunun sonucunda da Kırım harbi ortaya çıkmı tı. Rus ordularının 3 Temmuz 1853 günü Eflak-Bo dan’a girmesiyle ba layan ve Kırım’a intikal eden sava ın, konumuz açısından, sadece Do u Cephesine de inmekle yetinece iz. Sava ın ilanından sonra do uda Abdülkerim Pa a Gümrü ve Ahıska istikametinde harekete geçmi ancak 14 Ekim’de Gümrü önünde yenilerek Arpaçayı gerisine çekilmi ve ardından da Kars’a kadar gerilemi ti. Fakat Ruslar’ın Kars’ı muhasara altına alıp 29 Ekim’de Kars’a genel bir taarruz ba latmaları üzerine Türkler kaleyi korumaya çalı sa da kalede ba gösteren açlık sebebiyle 28 Kasım 1855’te Kars, Ruslara teslim edilmek zorunda kalınmı tı.14

11 12

*
13 14

Kâmuran Gürün, a.g.e., s.85. Kâmuran Gürün, a.g.e., s. 85-86. Aleksandr Sergeyeviç Mençikof: Kırım Sava ının ilk iki yılında Rus kuvvetleri’nin komutanı. Makâmât-ı Mukaddese; Kudüs’te Hz. sa ve kilisesi, merkad-ı Meryem ve kilisesi gibi mahallerdir. Özcan Yeniçeri, “Kırım Sava ı, Islahat Fermanı ve Paris Barı Antla ması”, Türkler C 12, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, s.848.

5

Bâb-ı Âli 18 ubat 1856 günü Gülhane hattının hükümlerini te’yit eden Islahat Hattı Hümayununu ilan etmi ti Osmanlı mparatorlu u, Islahat Fermanını Paris konferansından önce ne rederek bunu kendi inisiyatifiyle yaptı ını göstermek istemi tir. Fakat, Islahat Fermanının Gayr-ı Müslimleri memnun etti i pek söylenemez. Gayr-ı Müslimlere verilen hakların en önemlileri devlet memuriyetleriyle mülkî, askerî mekteplere onların da girebilmelerine, kendi aralarındaki miras davalarının patrikhanelerde görülebilmesi, resmi dil esasına mugayir olarak cinayet ve ticaret kanunlarının ekalliyet dilleriyle de ne redilmesi, bütün cemaatlerin iki er temsilciyle Meclis-i Vâlâ’da temsilleri ve mülkiyet haklarının ilk defa olarak ecnebilere de ait olması kararla tırılmı tı. Bu fermanla askerlik mükellefiyeti, Fatih Sultan Mehmet devrinden itibaren verilen dini imtiyazlarla muafiyetlerin yeni artlarla te’lif edilmek üzere yeniden tetkik edilmek mecburiyeti, papazların öteden beri kendi cemaatlerinden haraç eklinde aldıkları keyfî âidatın ilgasıyla aylı a ba lanmaları ve bütün ruhânî reislerin sadâkat yemini ile mükellef tutulmaları gibi esaslar çok a ır gelmi ti. olmu lardı.15 1856 Islahat Fermanından sonra Ermeniler’in kendi aralarında yapılan ıslahatlara taraf olmak konusunda çe itli mücadeleleri olmu tu. Bu mücadeleler 1863 Ermeni Milleti Nizamnâmesinin kabulünden sonra da devam etmi tir. Ancak bu iç didi meler stanbul’a münhasır kalmı tı. Anadolu’da herhangi bir huzursuzluk göze çarpmıyordu. Gerçi 1862 yılında Zeytun’da bir ayaklanma olmu tu, fakat bu isyan o bölgenin kendi özel artlarından kaynaklanıyor ve Anadolu da çıkan di er isyanlarla paralellik arzetmiyordu. O dönem Anadolu’sundaki sosyal hayata baktı ımızda vatanda ların bazı sıkıntılar içerisinde olduklarını görmek mümkündür. Do uda e kıyâlık artmı hem Müslim hem de Gayr-ı Müslim e kıyâlar halka çe itli sıkıntılar ya atıyordu. Müslüman çeteciler, Müslim ve Gayr-ı Müslimlere saldırıyor, Ermeni ve Rum çeteciler ise sadece Müslümanları huzursuz ediyorlardı. Yine bu dönemde, Ermeni’lerin de çe itli sıkıntılar ya adıkları bizzat patrik Hrimyan tarafından sürekli olarak ikâyet edilmekteydi. Bu
15

te bu

nedenlerle hem Müslimler hem de Gayr-ı Müslimler Islahat Fermanının aleyhinde

Kâmuran Gürün, a.g.e., s. 97.

6

ikâyetler daha çok fermanlarla birlikte Ermeni’lerin bazı hak ve imtiyazlarının ellerinden alınmasından kaynaklanıyordu.16 24 Nisan 1877 de Rusya Osmanlı Devletine sava açmı tı. Bunun üzerine Padi ah II. Abdülhamit de Gayr-ı Müslim teb’ayla birlikte bütün Osmanlı halkını sava a katılmaya ça ırmı tı. Ermeni Milli Meclisi Patri in teklifi üzerine 7 Aralık 1877 tarihinde de Osmanlı Devleti’nin yanında sava a katılmak üzere askere yazılma kararı aldı. Ancak, 10 Aralık’ta Plevne’nin dü mesinin ardından 18 Aralıkta tekrar toplanan Ermeni Milli Meclisi bu defa Patrik’e ra men daha önce almı oldukları kararlarını iptal etmi lerdir.17 Rus ordularının Edirne’ye kadar ilerlemelerinin ardından Patrik Nerses (18741884) üç ki ilik bir Ermeni heyetiyle birlikte Rus Orduları ba kumandanı Grandük Nicholas ile görü mek üzere görevlendirilmi tir. Rus Orduları ba kumandanının huzuruna çıkan bu grup Osmanlı Ermenileri’nin Rus Çarına olan ba lılı ını bildirmi lerdir. Grandük Nicholas ve Rusya’nın stanbul eski büyükelçisi gnatief kendilerine “Hazırlanmakta olan barı antla masına Ermenilerle ilgili özel bir madde konulaca ı” sözünü verdi. Gerçekten de imzalanan Ayastefanos (Ye ilköy) antla masına (3 Mart 1878) Ermenilerle ilgili olarak 16. madde konuldu. Yukarıda da anlatıldı ı gibi bu maddeyle ilk defa Ermeniler bir antla maya girdiler ve artık Ermeni Meselesi bu antla mayla uluslar arası bir sorun haline geldi. Antla ma metninde yeralan bazı maddelerin kendi çıkarları açısından sıkıntı do uraca ını gören ngiltere ise hemen duruma müdahale ederek yeni bir antla manın imzalanması için Ruslarla gizli görü melere ba ladı. Bu görü meler sonunda Rusya ile 30 Mayıs 1878 günü gizli bir ba kaantla ma imzalandı. Bu antla mada Rusya, Balkanlarla ilgili hükmün de i tirilmesini kabul etti. Fakat Do u Anadolu ile ilgili maddelerin de i tirilmesine yana madı. Do u Anadolu üzerindeki Rus nüfusunun ngiltere’nin Asya toprakları üzerindeki çıkarlarına ters dü tü ünü bilen ngiltere, Osmanlı Devleti ile 4 Haziran 1878 tarihinde Kıbrıs Antla masını imzaladı. Bu Antla maya göre; Kars, Ardahan ve Batum’u ele geçiren Rusya, Osmanlı’nın Asya topraklarından bir kısmını eline geçirmeye çalı ırsa, ngiltere, Osmanlı Devleti’nin yardımına ko acaktı. Buna kar ılık
16 17

Kâmuran Gürün, a.g.e., s. 119. Kâmuran Gürün, a.g.e., s. 123-124.

7

olarakta, Osmanlı Devleti Kıbrıs Adası’nın yönetimini geçici süreyle

ngilizlere

bırakacaktı. Ayrıca Osmanlı Devleti Gayr-ı Müslimler için ıslahat yapılaca ı hususunda ngiliz hükümetine söz vermekteydi. Fakat bu madde ile ngiltere, Osmanlı Devleti’nin içi lerine karı abilece i hukuki bir dayanak elde etmi oluyordu.18 ngiltere’nin Osmanlı Devleti ve Rusya’yı Berlin’de bir kongre düzenlemeye ikna etmesinin ardından Osmanlı Ermenileri de yo un bir faaliyetin içerisine girmi lerdir. stek ve arzularını bildirmek amacıyla ngiltere Büyükelçisi Layard’ı ziyaret ederek, Bulgarlar gibi kendilerine de özerklik verilmesini talep etmi lerdir. Ayrıca da Müslümanlarla Ermeni’lerin artık bir arada ya amalarının mümkün olmadı ını iddia etmi lerdir. Bütün bunlardan ba ka Patrik Nerses, Avrupa’ya bir heyet göndermi ve bu heyet de çe itli Avrupa ba kentlerinde bazı görü meler yaptıktan sonra Berlin’e gelmi tir. Fakat Ermeni heyeti kongrenin yapıldı ı binaya alınmamı sa da ancak bu heyet Ermeni istek ve iddialarını içeren bir belgeyi kongre üyelerine iletmeyi ba armı tır. Patrik Nerses de 30 Haziran 1878 günü stanbul’daki ngiliz büyükelçisini yeniden ziyaret etmi ve bir Ermeni projesinin kongreye sunuldu unu ve bunun desteklenmesini talep etmi tir. Büyükelçi de “Ermenilerin âdil ve iyi bir yönetime kavu maları için, ellerinden geleni yapmakta olduklarını” söylemi tir. Bütün bu çaba ve gayretlerin ardından Berlin Antlma masına Osmanlı Ermenileriyle ilgili 61. madde eklendi. Böylece Ermeni meselesi uluslar arası bir sorun haline geldi. Bundan sonradır ki Ermeni kıpırdanmaları ve silahlı ayaklanmaları görüldü.19 Osmanlı Dönemi Sivas Ermenileri Bir önceki ba lıkta ana hatlarıyla Berlin Kongresine kadar ki Osmanlı-Ermeni ili kilerini vermeye çalı tık. Burada ise konumuzun esasını te kil eden Sivas Ermenileri’nin, tarihi süreç çerçevesinde, Osmanlı Devletiyle olan ili kilerini kısaca ele almaya çalı aca ız. Fakat Osmanlı döneminde Sivas vilâyeti ve Sivas Ermenileriyle ilgili herhangi bir çalı manın olmaması sebebiyle daha çok Sivas Ermenilerinin sosyal, kültürel ve ekonomik durumlarını kısaca açıklamaya çalı aca ız.
18 19

Bilal N. im ir, ngiliz Belgelerinde Osmanlı Ermenileri (1856-1880), Bilgi Yayınevi, Ankara, 1986, s. 24; Ahmet Eyicil, Siyasi Tarih, s.196-198. Bilal N. im ir, a.g.e., s. 29.

8

1398 yılında Kadı Burhaneddin’in Sivas yakınlarında Akkoyunlulara yenilerek esir dü mesi ve öldürülmesinin ardından ehir halkı topraklarını Akkoyunlu hükümdarı Karayülük Osman Bey’e vermek istemediler ve direndiler. Osman Bey’e kar ı Tatarlardan yardım istediler. Ancak bunların da yenilerek geri çekilmesinden sonra ehrin ya malanmasından korkan halk Osmanlı Padi ah’ı Yıldırım Bâyezid’a haber gönderdi ve onun ehri teslim almasını istedi. Bunun üzerine Yıldırım Bâyezid, büyük o lu Süleyman Çelebi’yi mühim bir kuvvetle Sivas’a gönderdi. Osmanlı kuvvetleri Karayülük Osman Bey’in kuvvetlerini ma lup ettiler ve Sivas’ı teslim aldılar. Böylece 1398 yılında Sivas, Kayseri, Tokat, Niksar bölgeleri Osmanlı hâkimiyetine geçti. Bâyezid de o lu Süleyman Çelebi’yi bu bölgeye vali olarak tayin etti. Yıldırım Bâyezid’in 1402 Ankara Sava ı’nda Timur’a yenilmesinin ardından Osmanlı Devleti Fetret Devri’ne girdi. Bu dönemde Sivas’ın hâkimiyeti tekrar, Kadı Burhaneddin’in damadı Mezid Bey’e geçti. Mezid Bey Timur’dan me ur alarak ehre hakim oldu. Fakat daha sonra Osmanlı Devleti 1408 yılında tekrar Sivas ehrine hâkim oldu.20 Timur felaketiyle Sivas ehri her bakımdan büyük bir tahribat gördü, sosyo-ekonomik ve demografik açıdan ehirde büyük oranda yıkım ya andı.21 Sivas bölgesi için XVI. asır iç karı ıklıklar, isyanlar ve ya maların ya andı ı bir dönem oldu. II. Bâyezid döneminde ba layan bu tür hareketler, ehzade mücadeleleri yüzünden yayıldı ve bu dönemde ortaya çıkan ah Kulu isyanı, Antalya’dan Sivas’a kadar olan bölgede büyük bir katliam ve tahribata sebep olmu tu. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim’in kazandı ı Çaldıran Sava ı, Anadolu üzerinde emelleri olan Safevilere büyük bir darbe indirdi ve bölge bir durulma içerisine girdi. Ancak XVI. ve XVII. yüzyıllarda de i ik zamanlarda toplumsal ve ekonomik sebeplerle ortaya çıkan Celâli isyanları da Anadolu halkının zaten var olan sıkıntılarının artmasına, bu bölgede Osmanlı Devleti’nin ran’la ve isyanlarla sürekli mücadelesine sebep oldu. XVI. ve XVII. yüzyıllarda Sivas bölgesini önemli ölçüde etkileyen isyanlar ve iç karı ıklıklar, XVIII. ve XIX. asırlarda da e kıyalık hareketleri eklinde devam etti.22 Fakat genel

20 21 22

Ömer Demirel, Osmanlı Dönemi Sivas ehri ve Esnaf Te kilatı, Sivas Belediyesi Kültür Yayınları, Sivas, 1998, s.8-9. Ömer Demirel, Osmanlı Dönemi Sivas ehri Makaleleri, Sivas Valili i l Kültür ve Turizm Müdürlü ü Yayınları, Sivas, 2006, s.183. Ömer Demirel, 1998, a.g.e., s.14.

9

olarak Osmanlı Devleti’nin yıkılma sürecine girdi i XIX. yy’ın ortalarına kadar ehirde önemli geli meler ya andı ve halk genelde sakin bir hayat sürdü.

Demografik Açıdan Ermeniler
Osmanlı Döneminde Sivas ehriyle ilgili ilk nüfus istatistikleri, 1454 tarihinden itibaren sık sık yaptırılan Tahrir defterlerinden kolayca anla ılabilmektedir. 1454 yılına ait Tahrirde ehirde toplam 567 hane (yakla ık 3000 ki i) kayıtlı olup bunun yarıdan fazlasının Gayr-ı Müslim Ermenilerden olu tu u anla ılmaktadır. Özellikle Ermeni’lerin Palas, Meksat, Kesi , Zilkar, Bazar, Kesi Mehter, Nurmu Kesi ismiyle kayıtlı altı mahallede oturdukları tespit edilmi tir. Ancak bu dönemde ilgili bütün Selçuklu ve Osmanlı ehirlerinde görüldü ü gibi dikkatlerden kaçmayan bir husus da Müslim ve Gayr-ı Müslimlerin ayrı ayrı mahallelerde oturmaları ve genelde mahallelerin cami ve kiliselerin etrafında toplanmı olmasıdır. Anadolu’da Celâli isyanlarının patlak vermesinin ardından Sivas nüfusunda bir artı gözlemlenmi ve yeni mahalleler kurulmu tur. ehrinin

te bu mahallelerde

Müslim ve Gayr-ı Müslimlerin aynı mahallede oturdukları ve birbirlerine kom u oldukları kaynakların verdi i bilgilerden anla ılmaktadır.23 1831 tarihli Osmanlı genelinde yapılan ilk nüfus sayımında Sivas ehir merkezinde ço unlu u Ermeni olan Gayr-ı Müslimlerin sayısı 9.000 civarındaydı. Bu dönemde Ermeni’lerin en yo un olarak ya adıkları mahalleler; Hoca mam, Cami-i Kebir, Bazar, Köhne Civan, Sarı eyh, Üryân-ı Müslim, Üryâni Zimmî, Kösedere-i Zimmî, Akde irmen, Kilise, A ca Bölge, Ece, Örtülüpınar, Baldır Bazarı, Küçük Bengüler, Küçük Minare, Temürcüler Ardı ve Bab-ı Kayseri’dir. Bu dönem Sivas nüfusuyla ilgili di er kaynakların verileri farklılık göstermekle birlikte nüfusun 25.000-43.000 arasında de i ti i; bu nüfus da Ermenilerin nüfusunun ise 6.000-9.000 arasında de i ti i gözlemlenmektedir. Günümüze kadar Sivas ehrinin nüfusu özellikle Cumhuriyetin son yıllarına kadar oldukça hızlı artmı buna ters olarak da, Gayr-ı Müslim nüfusu özellikle Birinci Dünya Sava ından sonra hızlı bir ekilde dü mü ve son yıllarda neredeyse hiç kalmamı tır. Sivas vilâyetindeki Müslüman ve Gayr-ı Müslim unsurların nüfusuyla ilgili daha

23

Ömer Demirel, 2006, a.g.e., s.134-135.

10

ayrıntılı incelemeyi ileri bölümlerde ayrı bir ba lık olarak ele alaca ımızdan imdilik bu kadar de erlendirmenin yeterli oldu u kanaatindeyiz.24 Ekonomik ve Sosyo-Kültürel Açıdan Ermeniler Osmanlı dönemi Sivas Ermenileriyle ilgili yapılmı olan ara tırmalarda; ehirde bazı meslek kollarının üretim ve hizmet sektöründe faaliyet gösterdikleri ve bu meslek kollarıyla u ra anlardan yarıya yakınının Gayr-ı Müslimler ve özellikle de Ermenilerden olu tu u anla ılmaktadır. Sicillerde tesbit edilen 915 esnafın 507’si Müslüman, 408’i ise Gayr-ı Müslimdi.25 Burada dikkati çeken en önemli husus; bazı meslekleri yalnızca Gayr-ı Müslimler, bazılarını yalnızca Müslümanlar, bazılarını ise hem Müslümanlar hem de Gayr-ı Müslimlerin icra etmi olmalarıdır. Balmumculu u, Dülgerlik, Hekimlik, Kalaycılık, Kuyumculuk, Yemenicilik vs. yalnızca Ermeniler’in u ra tı ı mesleklerdir. Yalnızca Müslümanların u ra tı ı meslekler ise; Abacılık, Arabacılık, A çılık, Bahçıvanlık, Balıkçılık, Barutçuluk, Çıkrıkçılık, Debba lık, Ekmekçilik, Hamamcılık, Kebapçılık, Mücellidlik, Nalbandlık, Ya cılık, Yo urtçuluk gibi mesleklerdir. Ayrıca hem Müslümanların hem de Ermeniler’in yaptıkları meslek alanları ise; Arpacılık, Bostancılık, Çubukçuluk, Hurdacılık, Katırcılık, Kazazlık, Terzilik, Tüccarlık, Tuzculuk vs.dir.26 Sosyo-kültürel açıdan ise Sivas Ermenileri’nin Vilâyet dare ve Vilâyet Umumi Meclisinde üye olarak bulunduklarını görmekteyiz. 1911 ve 1912 Sivas Vilâyet Umûmî Meclisi ba kanla birlikte onbe üyeden olu makta ve üyelerin yedi tanesi Sivas merkez ve sancaklardan gelen Gayr-ı Müslim ve ço unlukla da Ermenilerden olu maktaydı. Ayrıca Ι. ve ΙΙ. Me rutiyet meclislerine Ermeni milletvekilleri de temsilci olarak katılmı lardı. Osmanlı ülkesinin genelinde oldu u gibi Sivas Ermenilerinin de dini inanç ve ibadetlerinde büyük bir hürriyete sahip oldukları kaynaklarda belirtilmektedir. Sivas’ta çe itli dönemlerde farklı özelliklere sahip sayıları be ila dokuz arasında de i en kilise
24 25 26

Ömer Demirel, Ho görü Toplumunda Ermeniler, C III, Erciyes Üniversitesi Yayını, Kayseri, 2007, s.495,496. Ömer Demirel, 1998, a.g.e., s. 63. Ömer Demirel, 2006, s.186-187.

11

vardı.27 E itim faaliyetlerinde de benzer bir özgürlü e sahip olan Ermeni’lerin XIX. yüzyılda Sivas’ta onikisi Gregoryanların ve sekizi de Protestanların olmak üzere yirmi temel e itim kurumu vardı. Ayrıca kültürel hayatı yansıtan iki matbaa, oniki günlük gazete ve onbe dergi ve binleri a an kitap baskılarının mevcut oldu u görülmektedir. II. Me rutiyetten sonra onbe Ermeni yayın organından bahsedilmektedir.28 Sivas’taki Osmanlı-Ermeni ili kilerinin bozulmaya ba ladı ı dönem, özellikle Osmanlı Devleti’nin yıkılma sürecine girdi i ve 1877-78 Osmanlı- Rus sava ının ardından imzalanan Berlin Antla ması’ndan sonraki dönemdir. Sebeplerini ilerideki bölümlerde etraflıca incelemeye çalı aca ımız unsurların da etkisiyle Osmanlı Türkiye’sindeki Müslim ve Gayr-ı Müslim vatanda ların arası bozulmu , isyan ve çarpı malar birbirini takip etmi tir. Sivas vilâyeti Osmanlı Devletinde Ermenilerin yo un olarak ya adı ı önemli merkezlerden biriydi. Sivas Ermenileri genel olarak ehir ve kasaba merkezlerinde ya ıyorlardı. Ermenilerin ya adı ı bazı köyler varsa da Ermeni nüfusun büyük bölümü ehirlerde hayatını devam ettiriyor ve genel olarak da ticaret ve zanaatla u ra ıyorlardı. Son olarak burada Ermenilerin ya adı ı ehir, köy ve kasabaları vererek konuyu burada bitirmek istiyoruz. Sivas Vilâyeti Sivas, Tokat, Amasya ve Karahisar-ı olu uyordu. Sivas sanca ı; Merkez kaza, arki Sancaklarından

arkı la, Yıldızeli, Hafik, Zara, Divri i,

Darende, Gürün, Kangal, Aziziye ve Hamidiye (Bünyan)’dan olu uyordu. Sivas ehrinde nüfusun üçte birine yakını Ermenilerden meydana gelmekteydi. Sivas ehrine ba lı Ermenilerin ya adı ı köyler ise; Pirkinik (Çayboyu), han ( hanı), inkörek (Esenyurt), Kaldi ve Akkaya idi. Sivas’ın batısında yer alan Yıldızeli kazasının merkezi Yenihan’da da yakla ık olarak 1.000 Ermeni ya amaktaydı. Bu kazada Ermenilerin yo un olarak ya adıkları köy ise Kavak köyü idi. Sivas’ın 35 km. do usundaki Hafik kazasının merkezi Koçhisar’dır. Bu kazaya ba lı Ermeni köyleri ise Tuzhisar (A dık),
27

28

Ömer Demirel, 2006, a.g.e., s. 189, Osman Köker, 100 Yıl Önce Türkiye’de Ermeniler: Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonundan Kartpostallarla, Birzamanlar Yayıncılık, stanbul, 2005, s.224. Demirel Ömer, 2007, a.g.e., s.500-501.

12

Akpınar (Püragn), Bahçecik (Bardizag),

stanoz, Gevre (Durulmu ), Düzyayla

(Khorokhon), Alçıören (Kütnü), Sarıhasan, Tav anlı, Bayıraltı (Todorag-Kiliseköy), Yarhisar, Gamis veya Kemeris, Gavdara ya da Gavraz, Govdun-Kümes, Khandzar ya da Khansar, Khorsana veya Korsena, Prapert, ahin (Cencin), Tımaç Torossi veya Divegse, Vo novid ve Yenice (Fre ed)’dir. Daha do udaki Koçgiri kazasının merkezi Zara’da 3.000 civarında Ermeni ya amaktaydı. Kazaya ba lı köyler ise Karhad, Keçiyurdu, Çayköy ve Miadun’dur. Ermenilerin kalabalık oldu u di er bir kaza da arkı la’dır. Buraya ba lı Temecik, Yapaltun (Gümü tepe), Karapınar, Lisanlı (Kömürkaya), Karagöl, Alakilise (Eskiyurt), Çepni, Dendil, Burhan, Tekmen ve Pa aköy ise Ermenilerin ya adı ı köylerdir. Gemerek kazası da önemli bir Ermeni nüfusunun ya adı ı önemli kasabalardan biridir. Topaç, Kurtlukaya, Kantaroz (Bo azdere), Patrenos (Çevirme) ve Gazima ara, Ermenilerin ya adı ı köylerin ba lıcalarıdır. Divri i kazasında 1914 Osmanlı nüfus sayımına göre 8.354 Ermeni ya ıyordu. 12.000 ki ilik kaza merkezinin üçte biri Ermenilerden meydana gelmekteydi. Hurnavil (Maltepe), Gamsa (Kesme), Zımara (Bugün Erzincan liç’e ba lı Altınta ), Pingyan (Adatepe), Armutag (Kavaklısu), Ar u an veya Ar in, Güresin, Mrvana, Odur (Kayaburun), Palanga, Pargam (Uzunkaya), Sincan, Surp Hagop köyü kazanın di er Ermeni yerle keleriydi. Sivas’ın güneyinde bulunan Kangal kazasında 1.000 kadar Ermeni ya amaktaydı. Kangal’daki en büyük yerle im yeri Ula ve Mancılık’tı. Ma ara ( nkonak), Yarhisar, Komsur ve Bozarmut, Kangal’ın Ermenilerin ya adı ı di er köylerdi. Dar bir vadide birbirinden uzakta mahalleler halinde kurulmu olan Gürün kaza merkezinde önemli bir Ermeni nüfusu vardı. Karahisar, Kavak ve Karaören Gürün’ün yakınındaki önemli Ermeni köyleriydi. Gürün’ün güneydo usundaki Darende kaza merkezinde 2.000 civarı Ermeni ya amaktaydı. Kazaya ba lı A adi (Günpınar) köyü Ermenilerin ya adı ı önemi bir köydü. Sivas’ın güneyinde yer alan Aziziye kazasında 1000 kadar Ermeni ya amaktaydı. Sivas Vilâyetinin güneybatısında yer alan Hamidiye (Bünyan) kazasında 1000 civarında Ermeni ya amaktaydı. Gigi, Sıvgın, Sarıo lan ve Erkek Ermenilerin ya adı ı köylerdi. Tokat sanca ı; Tokat, Erbaa, Zile ve Niksar kazalarından olu uyordu. Tokat ehrinin üçte biri kadarı Ermeni’ydi. Bizeri, Endiz, Biskincik, Varaz, Tahtaba ,

13

Yartmı , Kervansaray, Çiftlik, Keda az, Bolis, Pazar, Krikoris ve Gesarya köyleri Tokat kazasında Ermenilerin yerle ik oldu u köylerdi. Erbaa’ya ba lı Çozlar veya Ço khod, Ayvaz, Sarıkaya, Sa arçal ya da Sgarhall, Cebrayil Ermenilerin ya adı ı köylerdi. Zile’yle birlikte Zile’ye ba lı Kapıa zı ve Karameze ya da Karame e köyü Ermenilerin ya adı ı yerlerdi. Amasya, Merzifon, Köprü, Mecitözü, Ladik, Havza ve Gümü hacıköy kazalarından olu an Amasya sanca ında Osmanlı nüfus sayımına göre 25.450 Ermeni ya ıyordu. Amasya’da Savadiye ve Dere Mahallesi Ermenilerin ya adı ı mahallelerdi. Ermenilerin yo un olarak ya adı ı ikinci yer Merzifon’du. Merzifon’a ba lı Korköy ve Yenice Ermenilerin ya adı ı köylerdi. Köprü kazasında 1.500 kadar Ermeni ya ıyordu. Mecitözü’nde 800 kadar Ermeni, Ladik kazasında 300 civarında Ermeni, Havza’da 350 kadar Ermeni ve Gümü hacıköy’de ise 4.000 civarında Ermeni ya amaktaydı. Ladik kazasına ba lı Yarımcaköy de Ermenilerin ya adı ı yerlerden biriydi. Merkez kazayla beraber Su ehri, Hamidiye, Koyulhisar ve Alucra kazalarından olu an Karahisar-ı arkî sanca ı Ermenilerin ya adı ı yerlerden di eriydi. Sancak merkezinde Ermeniler iki mahallede toplanmı lardı. Kalenin ete indeki Yukarı Mahalle ve daha çok zengin Ermenilerin ya adı ı Kopeli veya Bahçe mahalleleri, Ermenilerin ya adı ı mahallelerdir. Tamzara, Dziberi (Akbudak), Ane i, Buseyid, Çırdak ebinkarahisar kazasında Ermenilerin ya adı ı köylerdir. Su ehri kasabasında önemli bir Ermeni nüfusu vardı. A a ı Adzbıder, Yukarı Adzbıder (Akıncılar), Sis (Çatoluk), Pürk (Ye ilyayla), Mı agnots, Gtanots-Kırtanos-Kirtanos, Alamunik (Ya lıçayır), Gıraç, Sevindik, Abana (Göllüce), Yeniköy, Tmluc veya Dümlüç (Çiçekli), A vanisA anos, Kome dun, A ravis, Hamam Su ehri’ne ba lı Ermeni yerle im birimleriydi. Sanca ın di er kazalarında ise çok az sayıda Ermeni vardı. Mesudiye’ye ba lı Mahmat köyü Ermenilerin ya adı ı yerdir. Burada dikkatimizi çeken en önemli husus bütün ehir ve kasabalarda Ermenilerin genellikle Müslümanlarla farklı mahallelerde oturmalarıdır. Birkaç köyün haricinde farklı köylerde ya amı lardır.29

29

Osman Köker, a.g.e., ss.224-229.

14

B R NC BÖLÜM ERMEN MESELES N N ORTAYA ÇIKI I 1.1. Ermeni Meselesinin Çıkı Sebepleri 1.1.1. Kilisenin Etkisi Ermeni patrikhane ve kiliseleri, Ermeni milletinin her dönemde bir Cemaat olarak dinî oldu u kadar dünyevî hayatlarını da düzenleyen bir kurumdu.30 Özellikle Osmanlı Devletinin son dönemlerinde Osmanlı Ermenilerinin ba ı olan Patrikhanelerin takip etmi oldukları Politikaların, Ermeni milliyetçili inin ve ayrılıkçılı ının geli mesi ve yaygınla masında önemli bir etkisi olmu tur. Özellikle Eçmiyazin Katogikoslu unu nüfuzu altında bulunduran Rusya, Osmanlı Ermenileri ve Ortodoks Hristiyanlar üzerinde bazı haklar iddia etmi tir. ngiltere ve Fransa gibi Avrupalı di er büyük devletler de Ermeni kilisesinin bu nüfuzundan yararlanmak suretiyle Ermeni sorunlarıyla alakadar olmaya ba lamı lardır. 1862 yılında Osmanlı Devletinin kabul etti i Ermeni Milleti Nizamnâmesi Ermeni kilisesisinin daha da ön planda olmasına zemin hazırlamı tır. Daha önceden bazı hak ve yetkilere sahip olan Ermeni Kilisesi, bunu ba ımsızlık yolunda önemli bir adım saymı ve daha fazlasını elde edebilmek için yo un bir çaba ve gayretin içerisine girmi tir.31 Rusya’dan önemli bir destek alan Patrik Hrimyan (1869-1873) bu yolda faaliyetlerine ba lamı , Van’da “Van Kartalı”, Mu ’ta “Mu Kartalı” isimli gazeteler çıkarmı tır. Fakat Patrik Hrimyan’ın bu tür a ırı ve ayrılıkçı faaliyetlerini gören bazı Ermeniler Hrimyan’a tepki göstermi ve Patrik Hrimyan da 1873 yılında istifa etmek zorunda kalmı tır.
32

Daha sonra Patrik olan Nerses Varjabetyan (1874-1884)da aynı ve artık

politikayı takip etmi , bu konuda ngilizlerin deste ini almaya çalı mı

Türklerle bir arada ya amanın zor oldu unu iddia etmi tir. Varjabetyan’ın ölümünden sonra Harutyan Vehabetyan (1884-1888) patrik olmu tur. Vehabetyan kendisinden
30 31 32

Yavuz Özgüldür, a.g.e., s.137, vd. Abdurrahman Küçük, “Ermeni Kilisesi ve Terör”, Ermeni Ara tırmaları 2. Türkiye Kongresi Bildirileri, C II, ASAM, Ankara, 2007, s.741. Erdal lter, Ermeni Kilisesi ve Terör -Tarihi Seyir-, Turhan Kitabevi, Ankara, 2007, s.23,24.

15

önceki Patriklerin aksine Osmanlı Devletine ba lı kalmanın Ermeni milleti için ve ülkenin huzuru için daha mantıklı oldu una karar vermi ve siyasi meselelerden uzak durmaya çalı mı tır. Fakat Ermeni örgütleri Patrik’in bu tavrından rahatsız olmu lar ve onun istifa etmesine sebep olmu lardır. Harutyan ve Habetyan’ın ardından Horen A ıkyan (1888-1894) Patrik seçilmi ve bu dönemde Ermeni kilisesi artık Komitacıların bir merkezi ve silah deposu haline gelmi tir.33 1881-1882 yıllarında Patrikhanenin Ermeni terör örgütlerine olan deste inin açık bir ekilde fark edilmesinin ardından, Sivas Valisi durumu Dâhiliye Nezaretine ifreli bir yazıyla bildirmi tir. Valinin dikkat çekti i hususlar arasında Patrikhanenin din görevlilerini isyana te vik etmesi, isyanda yer almayanların görevlerinden uzakla tırılması, Ermenilerden çe itli adlar altında yardım toplanması, askerlikten kurtulmaları amacıyla Ermeni gençlere “Diyakos” verilmesi ve komitalar kurdurulması yer almaktadır. Kilisenin silah deposu haline getirilmesiyle ilgili ilk haber Erzurum’dan gelmi tir. zmirliyan’ın Patrik seçilmesi Komitacı Ermenileri oldukça sevindirmi , Zeytun ve Sasun isyanı ve Osmanlı Bankası olayı bu Patri in döneminde olmu tur. Patrik de bu olaylara açık destek vermi Ermenilerin kaygılanmasına sebep olmu ve bu da isyancıları a ırı bir ekilde cesaretlendirmi tir. Patri in ve kilisenin olayların içerisinde yer alması bazı ileri gelen ve onların baskısıyla Patrik zmirliyan zmirliyan’ın istifasının ardından görevinden istifa etmek durumunda kalmı tır.

Malachia Ormanyan Patrik olmu tur (1896-1908). Ormanyan, Ermenilerin menfaatinin Osmanlı yönetiminde oldu una inanan birisiydi. Patrik seçilir seçilmez Osmanlı Devletine olan ba lılı ını bildirmi ve Ermenilere kar ı sarsılan güveni yeniden tesis etmeye çalı mı tır. Ormanyan’ın bu tavrından rahatsız olan bazı Ermeniler onu istifaya zorlamı ve Patrik Malachia Ormanyan 1908 yılında görevinden istifa etmi tir.34 Burada, özellikle 1913 yılında Patrikli e getirilen Zaven Eghiyan’dan (19131916) bahsetmemiz yerinde olacaktır. Patrik Zaven’in ba ımsız bir Ermenistan için örgütler kurdu u, Rumlarla i birli i yaptı ı, Osmanlı Devletinin payla ılması toplantılarına katıldı ı ve bütün bunların sonucunda da 1916 yılında Ba dat’a sürgün

33 34

Abdurrahman Küçük, a.g.m., s.742. Abdurrahman Küçük, a.g.m., s.742,743., Erdal lter, a.g.e., s.35,36.

16

edildi i bilinmektedir. Ancak orada da zararlı faaliyetlerine devam etmi ve Mondros Mütarekesinde Türk devleti aleyhine propoganda faaliyetinde bulunmu tur.35 XIX. yüzyıla kadar Osmanlı Devletinde Ermeni sorununun olmadı ını daha önce de ifade etmi tik. Fakat Osmanlı Devletinin çökü sürecine girmesinin ardından özellikle emperyalist batılı devletler ve Rusya’nın Osmanlı Devleti üzerindeki emelleri ve çıkarları, onların mparatorlu un bir parçası olan gayr-ı Müslim unsurlarla ilgilenmelerine yol açmı tır. Ermeni çeteleri de her türlü yolu deneyerek Ermeni Kilisesini kendi yanlarına çekmeye çalı mı lardır. Fakat tüm bu u ra lara ra men Anadolu’daki kiliselerin büyük ço unlu una sa duyu hâkim olmu ve terör, Ermeni halkı arasında istedi i deste i bulamamı tır.36 Ancak yukarıda da ifade etti imiz gibi bazı patrikler, piskoposlar ve din adamları, bu mücadelede saf tutmu lardır. Ermeni sorununun büyümesi, uluslar arası bir sorun haline gelmesi, isyan ve terör faaliyetlerinin meydana gelmesinde önemli bir etken olmu lardır. Hatta bazen isyanın ba aktörü olmu lardır. Örne in Sivas Vilâyetine ba lı Hafik kazasının Tuzhisar nahiyesinde, ihtilâlcilerin en büyük yardımcısı Papaz Asador olmu tur.37 1.1.2. Misyoner Faaliyetlerinin ve Yabancı Okulların Etkisi Afrika’da faaliyet gösteren bir topra ımız vardı. ngiliz misyonerine Afrikalı bir ihtiyarın

söyledi i “siz memleketimize geldi iniz zaman sizin mukaddes kitabınız, bizim de imdi ise bizim kitabımız, sizin de topra ınız var.”38 sözü bizim burada anlatmak istedi imiz dü ünceyi en güzel biçimde ifade etmektedir. De i ik etnik kökene ve dini inanca sahip unsurların bir arada ya adı ı geni topraklara sahip olan Osmanlı Devleti, misyonerlik faaliyetleri için oldukça uygun bir zemine sahipti. Çünkü azınlıklara verilen geni haklar ve yabancılara verilen kapitülasyonlar, misyonerlerin Osmanlı Devletindeki faaliyetlerini kolayla tıran
35 36 37 38

Abdurrahman Küçük, Ermeni Kilisesi ve Türkler, Andaç Yayınları, Ankara, 2003, s.113. Abdurrahman Küçük, a.g.m., s.743-744. Mehmed Hocao lu, Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeniler, Anda Da ıtım, stanbul, 1976, s. 266. Ahmet Gündüz, “Osmanlı Devletinde Yapılan Misyonerlik Faaliyetleri ve Ermeni Meselesinin Do u u, Geli mesi”, Türk Dünyası Ara tırmaları, Sayı:128, 2000, s.111.

17

etkenlerdir. Osmanlı Devletinin sahip oldu u zenginliklerden istifade etmek isteyen batılı devletler, misyonerlik faaliyetlerine büyük önem ve destek vermi lerdir. Bu amaçla Osmanlı topraklarına ilk gelenler Fransız misyonerleridir. 16. yüzyıldan itibaren Fransız misyonerleri Anadolu ve Osmanlı topraklarının de i ik bölgelerinde faaliyetlerini gerçekle tirmek için e itim, sosyal ve kültürel bir takım müesseseler kurmu lardır.39 Özellikle Cizvit misyonerleri, Asya Türkiye’sinde yo unla mı lar ve bu bölgede birçok okul ve çe itli müesseseler kurmu lardır. Mesela Cizvitlerin Sivas Vilâyetinde toplam altı misyoner okulu ve bunların 910 ö rencisi oldu u tespit edilmi tir. Misyonerler, Osmanlı topraklarına geldikleri zaman sadece e itim-ö retim faaliyetleri ve dini faaliyetlerde bulunmamı , aynı zamanda sosyo-kültürel bazı etkinlikleri de gerçekle tirmi lerdir. Mesela sa lık ocakları, hastaneler, dil okulları, kütüphâneler, matbaa ve yetimhâne gibi birtakım sosyal müesseseleri de kurmu lardır.40 Osmanlı Devletinde misyoner faaliyetlerini yürüten di er Hristiyan mezhebi Protestanlardır. Özellikle Amerikalılar, Osmanlı Devletine misyonerlik amaçlı gelen en son te kilat olmalarına ra men en fazla etkiyi bırakmı ve en iyi organizasyonu sa lamı lardır. Amerikalı misyonerler özelikle Anadolu üzerinde yo unla mı lardır. Bu ba lamda en güçlü misyoner örgütü American Board olarak tanınan American Board Of Commissioners For Foreign Missions’dır. 1820 yılında zmir’e gelen Pleny Fisk ve Levi Persons misyonerlik çalı malarına ilk olarak burada ba lamı lardır. Ardından da stanbul, Trabzon, Erzurum, Antep, Sivas (1851), Adana, Merzifon (1852), Diyarbakır, Kayseri ve Harput’ta faaliyetlerine ba lamı lardır. Bu örgütler kurdukları misyonların yanında açtıkları ilk, orta ve yüksek derecede okullar, matbaalar, hastane, yardım kurulu larıyla çok yönlü bir faaliyetlerin içerisine girmi lerdir. Daha çok gayr-ı Müslim ö rencilerin e itim gördü ü bu okullar din propagandasının yo un olarak yapıldı ı milliyetçilik akımlarının azınlıklara a ılanmaya çalı ıldı ı birer kurum haline gelmi ti. Osmanlı Devleti kapitülasyonlar sebebiyle buralara müdahale edemedi i gibi e itim ve ö retimi sa layan yeterli mektebin olmamasından dolayı da bu okullar Anadolu’nun dört bir
39 40

Ayten Sezer, “Osmanlı Döneminde Misyonerlik Faaliyetleri”, Yeni Türkiye, Yıl:7, Sayı:38, 2001, s.949-952. Ayten Sezer, a.g.e., s.949.

18

yanında yayılma imkânı elde etmi lerdi.41 Bu sayede de gerek patrikhanenin ve gerekse misyonerlerin açmı oldu u kolejlerde Ermen gençleri Fransız devriminin milliyetçilik ilkesi ile tanı mı lardı. Aynı zamanda sınıflarda bunlara Ermeni co rafyası, edebiyatı ve efsanele tirilmi tarihleri ö retildi.42 Böyle bir e itimin de milliyetçi ve ayrılıkçı bir neslin ortaya çıkmasına sebep oldu u bir gerçektir. Mesela; Merzifon’da Ermeni meselesi 1892 yılında ba lamasının ardından, olayların odak noktasının Merzifon Amerikan Koleji oldu u belirlenmi tir. Merzifon htilâl Komitasının üyeleri Karabet Tomaiyan ve Ohannes Kayayan kolejde görevli idi. Yapılan incelemeler sonucunda ihtilâlcilerin kullandı ı pankart, bildiri gibi dokümanların kolejin matbaasında hazırlandı ı tespit edilmi ti. Osmanlı yetkilileri bu meselenin tetkikini isteyince kolej binaları yakılmı . Fakat daha sonra yapılan incelemelerde yangının içerden çıktı ı tespit edilmi ti.43 Açtıkları okullarda okutulan ders kitapları ile Ermeniceyi, Ermenistan tarihini, co rafyasını ve edebiyatını ö reterek gençlerin sözde milli uurlarının uyandırılmasını sa lamaya çalı mı lardır. Ayrıca konsolosları marifetiyle ülkeye soktukları ayrılıkçı fikirleri içeren gazete, dergi, kitap, harita ve benzeri yayınlar vasıtasıyla da bu fikirlerin benimsenmesini ve daha da yaygınla masını sa lamı lardır. Bundan ba ka gençlere hürriyetin ancak kan dökülerek elde edilece i yönünde telkinlerde de bulunmu lardır.44 Sömürge sisteminin öncüsü gibi görev yapan misyonerler, Ermeni halkına “Ermeni” oldukları bilincini a ılayarak onların Osmanlı Devletinden kopmalarını sa lamaya çalı mı lardır. Bu amaçla da Ermenilerin dini, kültürel ve sa lıkla ilgili konularına e ilmi ; ibadethaneler, okullar, kütüphaneler, hastaneler ve sosyal dernekler açmı lardır.45

41 42 43 44 45

Ayten Sezer, a.g.m., s.956-958. Kâmuran Gürün, a.g.e., s. 121. Erdal Açıkses, “Osmanlı Devletindeki Misyonerlik Faaliyetleri ile lgili Bir De erlendirme”, Yeni Türkiye, Yıl:7, Sayı:38, 2001, s. 943-944. Ayten Sezer, “Ermeni Meselesi ve Misyonerler”, Yeni Türkiye, Yıl:7, Sayı:38, 2001, s. 963–966. Feridun Eser, Ermeni Örgütlenmeleri ve Komitacılık Hareketleri, Yenigediz Matbaası, Kütahya, 2007, s.70.

19

1.1.3. Batılı Devletlerin Etkisi Osmanlı Devletinde Ermeni sorununun ortaya çıkmasında hiç üphesiz büyük devletlerin önemli bir etkisi olmu tur. Güçlü devletlerin deste ini alarak bir bir ba ımsızlıklarını ya da muhtariyetlerini elde eden di er gayr-ı Müslim unsurları gören Ermeniler, hedeflerine ula abilmek için benzer bir yol takip etmeye çalı mı lardır. Zira yalnız ba larına hedefe ula maları pek mümkün gözükmemekteydi. Osmanlı Devletinin co rafi ve stratejik durumunun farkında olan büyük güçler de Ermenileri kullanarak amaçlarına ula mayı dü ünmü lerdi.
46

Özellikle Osmanlı Devletinin XIX. yüzyılın son

çeyre inden itibaren güçten iyice dü mesi ve devletle ilgili ciddi sorunların ortaya çıkmasından sonra büyük güçler Osmanlı Devletine kar ı uyguladıkları politikanın bir parçası olarak Ermenileri de tahrik etmi ve kullanmı lardır. Avrupalı Devletlerin Osmanlı Devletine kar ı dini, siyasi ve ekonomik menfaatleri do rultusunda kullandıkları bu politika tarihte “ ark Meselesi” olarak bilinmektedir. ark meselesi büyük güçlerin Osmanlı vatanda ı olan Hristiyanların haklarını koruma iddiasıyla Osmanlı topraklarını kendi aralarında bölü meyi esas alan bir politika olmu tur. Bu büyük güçlerin Hristiyan halk için istedikleri imtiyaz, özerklik ve ba ımsızlık onlar için adeta de i mez bir politika haline gelmi tir. Asıl hedeflerine ula mak için her yolu denemekten çekinmeyen büyük güçler, çıkarları neyi gerektiriyorsa onu kullanmaktan imtina etmemi lerdir.47 te imdi biz burada, bu devletlerden Rusya, ngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devleti üzerindeki baskıları ile bu konuda oynadıkları rollerine örnekler vermeye çalı aca ız. 1.1.3.1. Rusya’nın Rolü Kendisini Osmanlı ülkesinde ya ayan Hristiyan halklarının hâmisi ilân eden Ruslar, 1829-1830’larda kurdukları küçük Ermenistan bölgesini, Osmanlı Devleti’ne kar ı kazandıkları son zaferden sonra güneye do ru da geni letmi lerdir. Amaçları
46

47

enol Kantarcı, Ermeni Sorunu El Kitabı, Teimk/Asam Yayınları, Ankara, 2003, s.8, Mim Kemal Öke, Yüzyılın Kan Davası Ermeni Sorunu, rfan Yayınevi, stanbul, 6. Baskı, s. 52. Metin Kopar, “Ermeni Meselesinde Rusya’nın Genel Politikası”, Türk Dünyası Ara tırmaları Dergisi, Sayı:158, Ekim 2005, s.49-50.

20

Ermenilere yardım etmek de il, güneye inme siyasetinin bir gere i olarak Kafkaslardan Do u Anadolu’ya ve Basra ile yaratmaktı.
48

skenderun’a inecek bir Ermenistan koridoru

Geleneksel Akdeniz’e inme ideallerini gerçekle tirmek isteyen Rusya,

1820’li yıllardan itibaren organize bir ekilde Ermenilerle ilgilenmi tir. Hatta, 18281829 Osmanlı-Rus Sava ında bazı Ermeniler Rusya tarafında yer almı lar ve sava sonunda da bazıları bu ihanetlerinin bir sonucu olarak Rusya’ya göçmü lerdi.49 18771878 Osmanlı-Rus Sava ında yine Ermeniler Ruslar’a yardımcı olmu lardır. Ayrıca patrik Nerses Varjabedyan ve zmirliyan Ermeni Meclisini toplamı ve Çar’a ula tırılmak üzere bir muhtıra hazırlamı lardı. Çar’dan i gal ettikleri Do u Anadolu’daki toprakları tekrar Osmanlı’ya geri vermemelerini talep emi lerdi. Sava ın sonunda da patrik Varjabedyan Ayastefanos’taki Rus karargâhına giderek Grandük Nicholas ile görü mü ve Do u Anadolu’nun Ruslara ilhakını, bu olmazsa bölgeye muhtariyet verilmesini, ayet bu da olmazsa ıslahat yapılması için baskı yapılmasını talep etmi ti. Patri in bu son talebi kabul edilmi ve Ayastefanos Antla masına 16. madde olarak girmi tir.50 Do u Anadolu’daki Rus i gali, onların Osmanlı Ermenileri üzerindeki etkisini arttırmı tı. Rus ordusundaki Ermeni subaylar da Ermenileri Osmanlı Devleti aleyhinde kı kırtmaya çalı mı ve Balkanlardaki Hristiyan halk gibi kendilerine muhtariyet veya ba ımsızlık için telkinlerde bulunmu lardır. 1.1.3.2. Fransa’nın Rolü Osmanlı topraklarında ya ayan azınlıklara, özellikle de Ermenilere kar ı 16. yüzyıldan itibaren ilgi duyan ve bu amaçla 1548’den itibaren Anadolu’ya seyyahlar göndermeye ba layan Fransa, do udaki çıkarları için kendisine Katolik bir müttefik olu turmak istiyordu. Bu amaca ula mak için özellikle Ermeniler üzerinde büyük mesailer harcamı tı.51 Katolik Ermeni’lerin ve di er milletlere mensup gayr-ı Müslim
48 49 50 51

Mehmed Saray, Ermenistan ve Türk-Ermeni li kileri, Atatürk Ara tırma Merkezi Yayını, Ankara, 2005, s. 34. smail Özçelik, Ermeni Sorunu ve Gerçekler, Gündüz E itim ve Yayıncılık, Ankara, 2005, s.77. enol Kantarcı, a.g.e., s. 12-13. enol Kantarcı, a.g.e.,s. 9.

21

Katoliklerin hakkını korumak maksadıyla her türlü giri imde bulunan Fransa, Osmanlı Devletine baskı uygulayarak 1830 yılında Katolik kilisesinin kurulmasını sa lamı tı. 1839 Tanzimat ve 1856 Islahat Fermanları ile verilen imtiyazlardan memnun olmayan Fransa, 1860 yılında Lübnan’a asker göndermeye kalkı mı tı. Osmanlı Devleti de büyük güçlerin müdahalesini engellemek için 1863’te “Ermeni Milleti Nizamnâmesi”ni ilan ederek bunun önüne geçmeye çalı mı tır.
52

Aynı zamanda Fransa 16. yüzyıldan

itibaren ba ta Suriye ve Lübnan olmak üzere Osmanlı Devletinde önemli menfaatler elde etmi ti. Osmanlı kamu borçlarının yarısından ço unu Fransız yatırımcıları elde etmi ve Fransız misyonerleri de özellikle Lübnan ve kutsal topraklarda, okul, hastane ve di er kurumlardan olu an bir a kurmu tu.
53

Bunlardan ba ka Fransızlar, Ermeni

tüccarlar ile ticari ili kiye girmi lerdir. Bu ili kilerin neticesinde de pek çok Ermeni Paris’e göç etmi , orada açtıkları özel okullarda Ermeni toplumuna öncülük eden gençlerin yeti mesini sa lamı lardır. Ayrıca Ermeni i adamları Paris’te çıkardıkları gazetelerle Türkiye’deki Ermeni faaliyetlerine destek veren yazılar yazdırarak Fransız kamuoyunu Ermeniler lehine etkilemi lerdir. 54 1.1.3.3. ngiltere’nin Rolü ngiltere’nin Osmanlı Devletindeki çıkarları, di er devletlerinkine oranla çok daha fazlaydı. ngilizlerin Orta Do u’yla olan ba lantıları Hindistan’ı i gal etmelerinin do al bir sonucuydu. Hindistan’daki çıkarları yüzünden ngiltere buraya giden bütün kara ve deniz ticaretini denetimi altında tutmak istiyordu. Osmanlı Devleti’nin de co rafi olarak böyle bir konumda olması yüzünden ngilizler Rusya’ya kar ı Osmanlı’yı koruyup kollamaları gerekti ini dü ünmekteydi.55 Dinin do u toplumlarındaki yerini fark eden ngiltere 1840 yıllarından itibaren Hristiyanlar üzerine e ilmeye ba lamı ve Osmanlı topraklarındaki Protestanların hamisi rolünü üstlenmi ti. Elbette bundaki kazanç az önce de belirtti imiz gibi Hindistan ve Akdeniz üzerindeki etkinli ini korumak ve Rusların sıcak denizlere
52 53 54 55

Saray, Mehmet, a.g.e., s. 36. A.L. Macfie, Osmanlının Son Yılları 1908-1923, Çev. Damla Acar, Funda Soysal, Kitap Yayınevi, stanbul, 2003, s. 118. Mehmed Saray, a.g.e., s. 36. Mim Kemal Öke, a.g.e., s. 57.

22

inmesine engel olmaktı. Ayrıca, Rusya ve Fransa’nın Osmanlı Devleti üzerindeki etkilerini kontrol altında tutmaya çalı mak da ngiliz siyasetinin gere i idi.56 Rusların Ayastefanos Antla masıyla Kafkasya’ya hâkim olması bir bakıma, geleneksel ngiliz çıkarına aykırı dü mekteydi. Hem Kafkaslarda hem de Do u ekilde yayılan Ruslar, sadece ngilizler’in Hindistan ile olan Anadolu’da bu

ba lantısını tehlikede bırakmayacak, aynı zamanda ortado udaki nüfuzunu da zayıflatacaktı. Bu sebeple ngiltere konuyla yakından ilgilenmi , bununla ilgili olarak Avrupa Devletlerinin de katılımıyla bir konferans düzenlenmesini Rusya’ya kabul ettirmi ti. Berlin Konferansından önce 4 Haziran 1878’de imzalanan Kıbrıs Antla masıyla Osmanlı Devleti ngiltere’ye Kıbrıs’ı geçici olarak veriyordu. Fakat yine de Osmanlı Devleti Berlin Konferansında istedi ini tam olarak alamamı , Ermenilerle ilgili 61. madde Osmanlı Devletine kabul ettirilmi ti. Bu maddeye göre Osmanlı Devleti; Do u Anadolu’da ıslahat yapacak, asayi i sa layacak ve bununla ilgili aldı ı tedbirler de sözkonusu devletler tarafından kontrol edilecekti.57 Böylece ngiltere dolaylı olarak Ermeni sorununa el atmı oluyordu. Artık bundan sonra Ermeni sorunu bir ngiliz sorunu oluyordu. ngilizler de Osmanlı Asyası, Afrika ve Hindistan’daki çıkarları açısından stratejik bir konumda olan Osmanlı Devletinin içi lerine karı mak için Ermenileri ve di er halkları kullanmaktan çekinmemi tir.58 Osmanlı Devletinin jeopolitik konumu nedeniyle büyük güçler bu bölgeyi kontrolleri altında tutabilmek için bazı politik giri imlerde bulunmu lardır. Osmanlı Devletinin co rafi-stratejik konumu ve ekonomik potansiyeli, Avrupalı devletlerin i tahını kabartıyordu. ngiltere, Uzakdo u ve Afrika’daki topraklarına daha rahat ula mak ve bu bölgelere Rusların ula masını engellemek; Rusya, Akdeniz’e inebilmek; Fransa Osmanlı Devletinde sahip oldu u kapitülasyonları korumak ve hammadde ihtiyacını kar ılamak için Ortado u ve Afrika’ya gözlerini dikmi ti. Fakat özellikle Ortado u
56 57 58

ve

Kuzey

Afrika’daki

bazı

topraklar

hâlâ

Osmanlı

Devletinin

enol Kantarcı, a.g.e., s. 16-17. enol Kantarcı, a.g.e., s. 20. Halil Metin, Türkiye’nin Siyasi Tarihinde Ermeniler ve Ermeni Olayları, Milli E itim Bakanlı ı Yayınları, stanbul, 1997, s.63,64.

23

hâkimiyetindeydi. Bu durum da Osmanlı Devletinin önemini kat be kat arttırmaktaydı. Büyük güçler özellikle Osmanlı Devleti hâkimiyetinde ya ayan Hristiyan unsurları ve di er etnik kökene mensup milliyetleri kullanarak Osmanlı Devletini içte ve dı ta zaafiyet içerisine dü ürmek istiyorlardı. Bu amaçlarına ula mak için de sözkonusu unsurları kullanmaktan çekinmemi lerdir. Büyük güçlerin hedeflerine ula malarının yolu bu unsurları kullanmaktan geçiyordu. Bu yüzden Rusya, ngiltere ve Fransa stratejik hesapları nedeniyle, Ermenilerle kültürel, ekonomik ve sosyal alanda yakın ili kiler kurmu lardır. Böylece Ermeni sorunu, Ermenilerin de il; Osmanlı Devleti üzerinde menfaatleri olan Rusya ve ngiltere’nin sorunu olmu tur. Yalnız ba larına hedeflerine ula amayacaklarını gören Ermeniler de bu devletlerle i birli i içerisine girmekten çekinmemi lerdir.59 1.1.4. Ermeni Komitalarının Etkisi Müstakil bir Ermenistan kurulabilmesine yönelik geli melerin birinci safhası tamamlanmı , Osmanlı Ermenileri cemaatinde milliyetçi hisler filizlenmi ti. imdi sıra asıl amaca gelmi ti. Tüm Ermenileri tek çatı altında birle tirecek ve onları yönetecek bir olu umun gerçekle tirilmesi gerekmekteydi. Bunun için de Türkiye içerisinde ve dı ında çe itli dernekler, cemiyetler kurulmaya ba lanmı tı.60 Hınçak, Ta nak ve Ramgavar gibi büyük te kilatlı, siyasi programlı Komitaların kurulmasından evvel “Hayır Cemiyetleri” adı altında kurulan örgütlerin ilki Kilikya’yı yükseltmek gayesi ile 1860 yılında kurulan Hayırsever Cemiyeti’dir. Bunu Fedakarlar Cemiyeti takip etmi tir.61 Bunların ardından Van’da 1872 yılında ttihat ve Halas Cemiyeti kurulmu tur. Bu cemiyet Ruslara dayanarak güçlenmek istiyordu. Yine Van’da Kara Haç Cemiyeti kuruldu. Bu cemiyet de zaman zaman ayaklanmalar çıkarmayı gaye edinmi ti. Bunlar Ermenilere katl, soygun, yangın çıkarma vazifeleri veriyor, zenginlerden para alıyor, cemiyetin istekleri do rultusunda hareket etmeyen veya aleyhlerinde çalı anları öldürüyorlardı. Bir di er hayır cemiyeti de Ermeni Vatanseverler Cemiyetidir. Bunların amacı da Türkiye Ermenileri için ıslahatın yapılmasını sa lamak, Ermeni’lerin serbestçe kendi kendilerini

59 60 61

Feridun Eser, a.g.e., s.46,47. Mim Kemal Öke, a.g.e., s. 123. Sadi Koca , Tarih Boyunca Ermeniler ve Türk-Ermeni li kileri, Altınok Matbaası, Ankara, 1967, s. 123.

24

yönetebilmelerini temin etmek. Ayrıca bunu gerçekle tirebilecek bir güç olu turmaktı.62 1880 yılında Erzurum’da Silahlılar Cemiyeti ve ardından da Milliyetperver Kadınlar Cemiyeti kurulmu tu. Kafkasya’da Genç Ermenistan Cemiyeti, stanbul’da Ermeni Vatanperverler Birli i kuruldu. Bu birli in amacı Türkiye Ermenileri için idari ıslahat yaptırmak ve buna ula abilmek için de her türlü vasıtaya müracaat etmek, hürriyetlerini elde etmek maksadıyla dâhili bir kuvvet yaratmaya çalı maktı.63 Bunlara ilave olarak ayrıca 1881 yılında Erzurum’da Koruyucu Vatanda lar Cemiyeti kuruldu. Özellikle Do u Anadolu bölgesinde ve stanbul, Kafkaslar ve Çukurova

bölgelerinde bu cemiyetler Ermeni milleti için ıslahat ve özerklik dü ünceleriyle hareket etmi ler. Ermeni toplumu içerisinde milliyetçi dü üncelerin ve ba ımsızlık fikrinin ortaya çıkmasında önemli katkıları olmu tu. Bu cemiyetlerin sonucu olarak Van, Erzurum ve Mu ’ta bazı hareketler ba göstermi , çete faaliyetleri hızlanmı , hükümet yanlısı Ermenilere suikastlar tertip edilmi tir. A a ıda ayrıntılı olarak ele almaya çalı aca ımız Hınçak ve Ta nak Cemiyetlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamı lardır.64 Nihayetinde de Armenakan Partisi, Hınçak ve Kafkasya’daki genç Ermenistan ve ba ka adlarla çalı an komitalerin birle mesiyle Ta naksutyun meydana geldi. imdi bunları sırasıyla incelemeye çalı alım. 1.1.4.1. Armenakan Partisi Ermeni Komitalarının ilki olan bu cemiyet, 1885 yılının sonbaharında Mıgırdıç Portakalyan’ın dokuz ö rencisi tarafından Van’da kurulmu tur. Bu cemiyetin hedefi ihtilâl yolu ile Ermenileri kendi kendilerini idare edebilecek siyasi bir te ekküle kavu turmaktı. Türkiye’de Mu , Bitlis, Trabzon ve stanbul; ran’da Tebriz, Salmas’ta ve ABD’de verirlerdi.
65

ubeleri açılmı tır. Bu partiye sadece Ermeni’lerin katılmasına izin

62 63 64 65

Mehmed Hocao lu, a.g.e., s. 157. Sadi Koca ,, a.g.e., s. 123. Esat Uras, a.g.e., s. 430-431. Nejat Göyünç, Türkler ve Ermeniler, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2005, s.98-99., Kâmuran Gürün, a.g.e., s.186-187., Feridun Eser, a.g.e., s.99, smail Özçelik, a.g.e., s.119-120.

25

Partinin bilinen faaliyetleri; Kürt kılı ına giren Hovannes Agripasyan, Vardan Golo an ve Karabet Kulaksızyan isimli komitacıların Türk zaptiyelerine ve a iretlere saldırmaları, çe itli cinayetlerle, Van’da 1892’de polis memuru Nuri Efendi’nin katli, 1896 Van isyanına katılmaları, Avastiyan’ın liderli inde 200 ki ilik bir çete kurmaları ve Ta naklarla birlikte Karahisar da ları yakınlarında a iretlerle ve Asurilerle çarpı maya girmeleridir. Daha sonra bu parti Ramgaver partisine dönü mü tür.66 1.1.4.2. Hınçak Komitası Kafkasyalı Ermenilerden Avedis Nazarbeg ve daha sonra e i olacak olan Maro ile arkada ları olan Kafkasyalı Ermeni ö renciler tarafından 1887’de sviçre’de Karl Marks’ın prensipleri esas alınarak kurulmu tur. Daha sonra merkezlerini Londra’ya ta ımı lardır. Faaliyet alanı olarak ilk sıralarda Türkiye’nin Do u bölgelerini seçmi lerdir. Amaçları önce Türkiye Ermenistan’ını kurtarmak, ardından burayı Rus ve ran Ermenistan ile birle tirmek ve hür Ermenistan meydana getirmekti. Siyasi programları sosyalist, Marksist ve merkeziyetçidir. 67 Hınçak komitası ilk siyasi programında amacını öyle açıklamı tır: “Türkiye Ermenistan’ı kendilerinin ilerlemesine engel olan esaret zincirlerini kırmalı ve siyasi ba ımsızlı a sahip olmalıdır. Bu amaca ula mak için propaganda, tahrik, yıldırma hareketleri yapmalıdır. Akıncı isyan çeteleri kurulmalıdır.” Londra’da yayımlanan 1891 tarihli siyasî programında ise gayelerini öyle açıkladıklarını görüyoruz: “Türkiye Ermenileri bugün Ermenili in en hasta yönüdür. Önce bu hasta yön iyile tirildikten sonra Ermeni toplumunun milli ba ımsızlı ını ve siyasi bütünlü ünü ele geçirdikten sonra Rus Ermenisini ve ran Ermenisini de kurtarmak ve bu üçünden büyük federatif bir hükümet kurmaktı.”68 Yukarıdaki ifadelerden anla ılaca ı üzere adım adım büyük Ermenistan’ın nasıl kurulaca ı özet bir ekilde anlatılmaya çalı ılmı tır. Fakat Hınçaklar aralarındaki çe itli
66 67 68

Azmi Süslü, Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayı, Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Rektörlü ü Yayını, Yayın no:5, s. 53., smail Özçelik, a.g.e., s.120. Daha Fazla Bilgi çin Tarihte Ermeniler Ve Ermeni Meselesi, Esat URAS, S. 432-441, Belgelerle Ermeni Sorunu, Genelkurmay Yayını, S. 76-86. Esat Uras, a.g.e., s. 441.

26

ihtilaflar yüzünden 1897 yılında ikiye bölünmü ler ve bazıları Nazarbeg’i desteklerken bazıları da reform isteyerek Arpiyar Arpiaryab’ı desteklemi lerdir.69 1.1.4.3. Ta naksutyun Komitası Ta naksutyun çetesi kurulmadan önce Rusya Ermenileri arasında bazı örgütler mevcuttu. Bu örgütlerin ortak özelli i ba ımsız bir Ermenistan idealinde birle meleridir. Sonunda bu örgütlerin tamamı Krispador Mikaelyan ve arkada larının önderli inde birle erek 1890 yılında Ta naksutyun örgütünü kurmu lardır.70 Bunların kurulu amaçları arasında belki de en önemlisi Tiflis’de bulunan Genç Ermenistan’ı Van’da bulunan Armenaganlar’ı ve Hınçak’ı birle tirerek Osmanlı topraklarına geçen çetelere yardımcı olmaktı. Bu Komitanın kuruldu undan üç yıl sonrasına kadar belli bir programı olmamı tır. Programdan önce i , eylem tercih edilmi tir. Ta nakların gayesi isyanlar vasıtasıyla Osmanlı Devletinden Ermenileri kopararak ba ımsız bir Ermenistan kurmaktı. Bunların ilk hareketleri, Anadolu’ya çeteler sokmak, Ermenileri silahlandırmak, köylülere silah kullanımını ö retmek, çeteler kurmak, sergerdeler yeti tirmek, savunma örgütü olu turmak ve Kürtleri yanlarına alarak genel isyanlar çıkarmaktı.71 Ta naksutyun önce eylemi esas aldı ı için daha çok milliyetçi-sosyalist bir politika takip etmi tir. Faaliyet alanları olarak Do u Bölgesi ve Batı Bölgesi olmak üzere iki kısma ayrılıyorlardı. Batı bürosu faaliyetlerini özellikle propaganda üzerine yo unla tırmı tı. Siyasi çevreleri Ermeni sorunu ile u ra tırmak, Avrupa’lı diplomatlara görevlerini hatırlatmak, bu sorunu diplomatik çevrelerde canlı tutmak, yabancı devletlerin kabine reislerini, önemli ahsiyetlerini kazanmak, mitingler, konferanslar tertip etmekti. Do u bölgesi ise eylemlerine devam etmi ti.72

69 70 71 72

Sadi Koca , a.g.e., s. 128. Esat Uras, a.g.e., s.128., Veysel Ero lu, Ermeni Mezalimi, Sebil Yayınevi, stanbul 1973, s.61. Esat Uras, a.g.e., s. 442-443., smail Özçelik, a.g.e., s.127, Feridun Eser, a.g.e., s.103, Azmi Süslü, a.g.e., s.55., Kâmuran Gürün, a.g.e., s.194. Esat Uras, a.g.e., s. 451., Kâmuran Gürün, a.g.e., s.193.

27

lk te kilatlarını Türkiye’nin muhtelif yerlerinde(

stanbul, Trabzon, Van)

kurdular. Önemli yerlere Kafkasyalı ve Rusyalı Ermenileri yerle tirdiler. Bunlar suçüstü yakalandıklarında hemen Rus elçi ve konsoloslukları duruma müdahale ediyorlardı. Propaganda merkezlerinden biri de Paris idi. Her türlü ne riyatla Avrupa umûmi efkârı yönlendiriliyordu.73 Pro-Armenia adlı bir gazete Pierre Gerilland tarafından çıkarılmı ve tüm Ermeni taraflar bu gazete etrafında toplanmı lardı. Tru ak, Haraç, Alik, Hayrenik, Razmik gibi komita gazeteleri de Avrupa kamuoyunu etkilemeye çalı ıyorlardı.74 Ta nak Komitası 1892’de Tiflis’te bir toplantı yaptı. Bu toplantıya Erzurum, Dersim, Van, Mu ve Bitlis gibi Türkiye’nin birçok yerinden Ermeniler katıldı. Bu toplantıda Türkiye’de isyanlar çıkarılması, hükümet elemanlarına, hainlere, casuslara ve hafiyelere kar ı suikast hazırlanması, Türkiye’ye silah gönderilmesi, Ermeni’lerin silahlanarak silah kullanımının onlara ö retilmesi ve Ermeni gençleri ve milletinin istiklal ve isyana hazırlanması kararı alınmı tı.75 Osmanlı Devleti’nin içinde ya ayan Ermeni azınlı ı, mparatorluk sınırlarında da ınık ve düzensiz olarak ya ıyorlardı. Bu toplulukları bir ekilde birle tirmek ve kendi emelleri do rultusunda kullanmak isteyen batılı devletler komitacılara destekler vermi lerdir. Ülkenin hiçbir yerinde ço unlu u yakalayamayan Ermeniler, Anadolu’nun içerisinde birtakım isyan ve katliam faaliyetleriyle ülke içerisinde huzursuzluk ve karı ıklıkların çıkmasına sebep olmu lar, çıkan karı ıklıklar batı kamuoyunda “Ermeni Katliamı” olarak yansıtılmı ve sonucunda da Avrupa’nın dikkatinin celbedilmesi sa lanmı tır. Özellikle isyan ve tedhi hareketleri ile bölgedeki Müslümanlar’ın buralardan kaçarak göç etmelerini ve nüfuslarının iyice dü mesini amaçlamı lardır. Do uda çatı ma ortamı yaratmayı ba aran Ermeni Komitaleri ikinci a ama olarak isyan hareketlerine ba lamı lardır. te bu isyanlardan ilki 1890’da Erzurum’da çıkarılmı tır. Bunu yine aynı yıl meydana gelen Kumkapı gösterisi, 1892-93, Kayseri, Yozgat, Çorum ve Merzifon olayları, 1894 Sasun isyanı ve di erleri takip etmi tir.76 Bu olaylarda
73 74 75 76

Sadi Koca , a.g.e., s. 136. Esat Uras, a.g.e., s. 451., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyesi, Haz. H. Erdo an Cengiz, Ankara 1983, s.23. Mehmed Hocao lu, a.g.e., s. 166., smail Özçelik, a.g.e., s.129. Mim Kemal Öke, a.g.e., s. 126-127.

28

binlerce Ermeni ve Müslüman hayatını kaybetmi ve adeta Osmanlının kalbi olan Anadolu birçok karı ıklık ya amı tır. 1.2. 1830-1914 Yılları Arasında Osmanlı Devleti Nüfusuyla De erlendirme Osmanlı Devletinde ilk nüfus sayımı Ceride-i Nüfus daresi tarafından 1831 yılında gerçekle tirilmi tir. mparatorlu un sınırları içerisindeki tüm kazaların nüfusları sayılmamı olmakla beraber 1828-1829 yılının hemen ba larında hem Avrupa’da hem de Anadolu’da yapılmı sayımdı. Ayrıca bu sayımda yalnızca erkekler sayılmı ve Askerî ve Malî amaçlı bu sayım gerçekle tirilmi tir.77 Osmanlı Devletinde kapsamlı ilk nüfus sayımı 1881 yılında ba latılmı tır. Fakat esas konumuza geçmeden evvel Osmanlı Devleti nüfusuyla ilgili olarak ba vurulan kaynaklar hakkında kısaca bilgi vermenin durumu somutla tırmak açısından daha faydalı olaca ı kanaatindeyim. lgili Genel Bir

1.2.1. Osmanlı Nüfusunun Tespitinde Ba vurulan Kaynaklar 1.2.1.1. Osmanlı Kaynakları 1.2.1.1.1. Osmanlı Nüfus Sayımları
Osmanlı Devletinde ilki 1881/1882 ikincisi 1910/1911 olmak üzere iki nüfus sayımı yapılmı tır. Daha önce de belirtti imiz gibi Osmanlı nüfus sayımlarının asıl amacı askere alınacak potansiyel nüfusu ve vergi mükelleflerini belirlemek oldu undan 1909 öncesinde yapılan nüfus sayımlarında pratik gayeler hedeflenmi ve yalnızca erkek nüfus sayılmı tır. 1880’li yıllardan itibaren nispeten kadın nüfusunun tespiti cihetine gidilmekle beraber kadınların sayısı erkeklere nispeten az gösterilmi tir. Oysa, ömürlerinin 24 yılını askerî yükümlülük altında geçiren erkeklerin sayısının kadınların
77

Kemal H. Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830-1914) Demografik ve Sosyal Özellikleri, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, stanbul, 2003, s.58.

29

sayısından fazla olması biraz

a ırtıcıdır. Dolayısıyla, kadınların tam olarak

sayılmadı ını söylersek daha do ru olur kanaatindeyiz. Azınlık Cemaat liderleri de, vergi yükünden kaçmak amacıyla, her zaman nüfusu oldu undan dü ük gösterme e iliminde olmu lardır. kinci me rutiyetten sonra Gayr-ı Müslimleri askere alma kararı 1909’dan sonra yapılan nüfus sayımlarından daha sa lıklı sonuçlar elde edilmesini sa lamı tır. 78 Ayrıca Osmanlı nüfusunun tespiti için nüfus sayımları, salnameler ve istatistik defterleri dı ında maliye nezareti tarafından hazırlanan 1909, 1910-1911 yıllarına ait bazı yıllıklar da kullanılmaktadır. Osmanlı nüfusuna ili kin istatistiklere güvenmeyen yanlı bilgilendirilmi bazı tarihçilerin görü leri, Avrupa basınında geni yankı uyandırmı olsa da di er Avrupalıların tanıklı ı bunu telafi edici niteliktedir. Özellikle Ubicini, Boué, Urquhart, Kutschera, Paul Boutet, A Ritter Zur Helle Von Samo, Ernst Behm, H. Wagner, Vital, Cuinet ba ta olmak üzere Osmanlı resmi istatistiklerini veya yıllıklarını güvenilir ve sa lıklı kabul etmi lerdir. Ayrıca bu ki ilerin eserleri daha sonra gelen ara tırıcılar tarafından kullanılmı ve temel kaynaklar arasında kabul edilmi tir.79 1.2.1.1.2. Salnameler Osmanlı nüfusunun tespitinde ba vurulan önemli bir kaynak grubu da vilâyet salnameleridir. lki 1866 yılında Bosna için yayımlanan salnameler, ilgili vilâyetin idari taksimâti, memurları, tarih ve co rafyası, eski eserleri, ticarî, ekonomik faaliyetleri, nüfusu, e itim kurumları gibi pek çok alanda bilgiler içermektedir. Bunlara ilave olarak vilâyet salnameleri nüfus bilgilerini derlemek amacıyla hazırlanmadı ını belirtmekte fayda vardır.80

78

79 80

Hikmet Özdemir, Kemal Çiçek, Ömer Turan, Ramazan Çalık, Yusuf Halaço lu. Ermeniler Sürgün ve Göç, T.T.K. Yayınları, Ankara, 2005, s.8- 9., lhan Gedik, “Vilâyetı Sitte’de Demografik Durum (1875-1914)” (Yayınlanmamı Yüksek Lisans Tezi), Ankara Üniversitesi nkılap Tarihi Enstitüsü, Ankara, 1985, s.7. Kemal H. Karpat, a.g.e., s.43. Hikmet Özdemir, vd. a.g.e., s.12, lhan Gedik, a.g.e., s.6.

30

1.2.1.1.3. Nüfus statistik Defterleri Osmanlı nüfusu için en önemli kaynaklardan biri de Osmanlı ar ivinin en kıymetli haznesi olarak kabul edilen istatistik defterleridir. Osmanlı nüfus ve arazi kayıtlarının yer aldı ı istatistik defterleri, nüfus sayımının sonuçlarına dayanılarak hazırlanmı tır.81 1.2.1.2. Ermeni Patrikhanesi statistikleri Ermeni patrikli i tarafından temin edilen istatistikî bilgiler açıkça kilise görevlileri tarafından muhafaza edilen vaftiz ve ölüm kayıtlarına dayanmaktadır. Bu kayıtlar kilise kanuna göre kilisede vaftiz edilen, evlendirilen ve cenaze törenleri için tutulan kayıtlardır. Ayrıca patri in kilise vergisi koymak ve her bölgedeki Ermeni politik ve dini kongre yardımcılarının sayısını tespit için kullandı ı kayıtları muhafaza etti i bilinmektedir. Ermeni Patrikli i 1882-1912 yıllarına ait istatistiki bilgiler vermektedir.82 Osmanlı Devletindeki Ermeni nüfusuyla ilgili patrikhanenin ortaya attı ı rakamlar tarihçiler tarafından hep ku kuyla kar ılanmı tır. Çünkü patrikhanenin nüfus verileri siyasî amaçlarla ve uluslararası antla malarda Ermeni tezlerini desteklemek amacıyla hazırlanmı tır. Patrikhanenin Ermeni nüfusuyla ilgili açıkladı ı rakamlar Vilâyet-i Sitte diye adlandırılan Erzurum, Van, Bitlis, Harput, Diyarbakır ve Sivas vilâyetleri kapsamaktadır. Di er bölgelerde ya ayan Ermeni nüfusu hakkında detaylı herhangi bir bilgi verilmemi tir.83 Dolayısıyla bu verileri kullanacak ara tırmacının oldukça ihtiyatlı olması gerekmektedir.

81 82 83

Hikmet Özdemir, vd., a.g.e., ss.12,14. Justin McCarthy, Osmanlı Anadolu Topraklarındaki Müslüman ve Azınlık Nüfus, Çev. hsan Gürsoy, Genelkurmay ATASE Yayınları, Ankara, 1995, s.47. Hikmet Özdemir, vd., a.g.e., s.20-21.

31

1.2.1.3. Diplomatik Raporlar Osmanlı Devletinde ya ayan Ermeni nüfusuyla ilgili olarak stanbul ve di er Osmanlı ehirlerinde görevli yabancı diplomatlar de i ik zamanlarda ülkelerine raporlar göndermi lerdir. Yabancıların raporlarında yer alan nüfus bilgileri genelde resmi sayım sonuçlarına veya Ermeni Cemaati ileri gelenlerine ait beyanatlara dayanmaktadır. Bu yüzden bunlar kullanılırken dikkatli olunması ve oldukça titiz davranılması gerekmektedir.84 1.2.1.4. Seçilmi Kaynaklardaki Bilgiler Osmanlı Devleti nüfusu hakkında ilk detaylı ara tırmalar, Osmanlı ülkesini ziyaret eden seyyahlar ile bazı bilim adamları tarafından gerçekle tirilmi tir. Bunların en dikkat çekenlerinin ba ında bir bilim adamı ve seyyah olan Vital Cuinet gelir. Bu bilim adamının Osmanlı nüfusu ile ilgili verdi i bilgiler güvenilir bulunmu ve ara tırmalarda vazgeçilmez bir kaynak olmu tur. Yine E.G. Ravenstein, Felix Weber, H.F.B.Lynch ve Ludovic de Constenson di er önemli isimlerdir. Ayrıca Osmanlı Devletinin nüfusu ile ilgili yabancı ar ivlerinde yer alan istatistiki bilgiler ara tırmacılar için önemli veriler sunmaktadır. Mesela ngiltere ve Amerika ar ivlerinin bu konuda önemli verileri içerdi i söylenebilir. Birinci Dünya Sava ı devam ederken 1917 ilkbaharında Osmanlı topraklarının payla ımı amacıyla ngiltere tarafından, vilâyet ve sancakları esas alan bir nüfus çalı ması yaptırılmı tır. Dı i leri Bakanlı ı Tarih Birimi eski ba kanlarından G.W. Prothero’nun editörlü ünde yapılan çalı ma iki yıl sürmü ve Osmanlı Devletindeki bütün vilâyet ve sancakları etnik esasa göre ayrıntılı nüfus tabloları verilmi tir. 1918 yılında halen ya adı ı varsayılan Ermenileri göstermesi bakımından oldukça dikkat çekicidir. Buna göre 1919 yılı itibariyle Osmanlı topraklarında ya ayan Ermeni’lerin toplam sayısı 1.602.000 olarak hesaplanmı tır. Osmanlı Devletinde Ermeni nüfusuyla

84

Hikmet Özdemir, vd., a.g.e., s.17.

32

ilgili bir ba ka önemli nüfus çalı ması Birinci Dünya Sava ı sonlarında ABD’ li David Magie tarafından hazırlanmı tır.85 Son olarak unu belirtmekte de fayda vardır ki, son dönem Osmanlı Devleti nüfusu ile ilgili olarak bazı hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Özellikle Osmanlı Devletinin XIX. yy’da yapmı oldu u sava lar ve bu sava lar yüzünden ya anan olumsuz artlar, bula ıcı hastalıklar, mevsimlere ba lı geli meler, mülteci sorunu, yiyecek sıkıntısı gibi önemli faktörler her türlü nüfus hesaplamalarında dikkate alınması gereken önemli unsurlardır. Özellikle bu dönemde Balkanlardan, Kafkaslardan Anadolu’ya ve Anadolu’dan da kom u ülkelere, bazı Avrupa ülkelerine büyük göç hareketleri olmu tur. Bunların daima göz önünde bulundurulması gerekmektedir.86 1.3. 1880 Sonrası Osmanlı Nüfusu 1.3.1. 1881/1882 Nüfus Sayımı 1881/1882’ de ba layan nüfus sayımının çe itli sebeplerden yakla ık olarak 1893 yılında tamamlandı ı tahmin edilmektedir. 1893 yılında yayınlanan bu nüfus kayıtları, Osmanlı nüfusuyla ilgili XIX. yy’da derlenmi en eksiksiz ve güvenilir rakamları vermektedir.87 Fakat yine bu sayımda bazı unsurların sayılamadı ını, sayım dı ı kaldı ını görmekteyiz.88 1881-1882 nüfus sayımının sonuçları Tablo 1.’de gösterilmi tir.

85 86 87 88

Hikmet Özdemir, vd., a.g.e., ss.25-28. Hikmet Özdemir, vd., a.g.e., s.39-40. Kemal H. Karpat, a.g.e., s. 73 1881-1882 nüfus sayımında sayımı tamamlanmı idari bölgeler: Erzurum, kodra, Ba dat, Basra, Cezayir-i Bahri Sefid (Ege adaları), Halep, Zor Sanca ı, Kosova, Elaziz, Musul, Manastır, Suriye ve Van. Sayıma dahil edilmeyen idari birimler: Asir ve Yemen, Hicaz, Trablusgarp, Bingazi Mutasarrıflı ı. Özel idari veya otonom bölgeler: Mısır, Tunus Eyaleti, Do u Rumeli Bulgar Prensli i, Girit, Bosna ve Hersek, Kıbrıs, Cebel-i Lübnan, Sisam Beyli i.

33

Tablo 1. 1881/1882 Nüfus Sayımı Sonuçları K Müslümanlar Rumlar Ermeniler Bulgarlar Katolikler Yahudiler Protestanlar Latinler (Monofizitler) Süryaniler Gayr-i Müslim Çingeneler Yabancı uyruklular Toplam Nüfus 64.018 8.075.131 171.965 9.313.473 235.983 17.388.604 1.509 1.644 3.153 5.893.064 1.097.647 463.011 372.231 66.878 81.889 16.959 7.524 10.401 E 6.694.073 1.234.550 538.454 445.570 892.908 102.117 19.279 10.716 12.197 Toplam nüfus 12.587.137 2.332.197 1.001.465 817.801 149.786 184.006 36.238 18.240 22.598

1881/1882-1893 nüfus sayımına ili kin de erlendirmesinde Kemal H. Karpat 17.388.52 olan tahmini nüfusuna, sayımların tamamlanamadı ı bölgelerdeki tahmini 3.100.000 ki iyi, sayımlarda yer almayan idari bilimlerin tahmini 7.300.000 ki iyi, özel ve otonom ehirlerin tahmini 11.306.091 ve yabancı ülkelerdeki Osmanlı vatanda larının 14.979 olan nüfusunu ekleyerek Osmanlı vatanda larının toplam nüfusunun 39.109.631 oldu unu ifade etmektedir.89 1.3.2. 1906 ve 1914 Nüfus Sayımı Osmanlı Devleti nüfusunun son kez sayıldı ı 1905-1906 sayımı hem teknik hem de siyasal nedenlerle yapılmı tır. Bâb-ı Âli bu sayımı di erleri gibi uzun sürmemesi için üç ayda bitirme kararı almı tır. Bu sayımda kaydedilen her ki iye bir kimlik kartı verilmesi öngörülmü tü. Sözkonusu sayım kazâ nüfus memurlarından, vilâyet idare meclisinden ve de belediye konseyinden birer üyeden, iki yedek memurdan ve yerel
89

Kemal H. Karpat, a.g.e., s. 190.

34

memur ile yerel Müslüman ve Gayr-ı müslim toplulukların birer temsilcisinden olu an bir genel kurulun yönetiminde bütün kazâlarda yürütülmü tü. Sayım ekipleri nüfusa kaydetmek ve bir sayım listesi düzenlemesi üzere köyleri tek tek ziyaret etmi lerdir. Bu sayım listesinin do rulu u kazâ genel kurulu ve köyün ileri gelenleri – muhtar, imam ve dinî cemaâtlerin rahipleri, cemaât meclisi vs. tarafından onaylanmı tır. Ayrıca nüfus kayıtlarının güncelle tirilmesi için memurların her dört ayda bir do um, ölüm, iç ve dı göç kayıtlarını bildirmeleri gerekmekteydi.90 Son olarak 1906 ve 1914 yılına ait nüfus istatistiklerini vererek bu bölümü burada bitirmek istiyoruz. Tablo 2. 1906 ve 1914 Nüfus Sayımı Sonuçları∗ 1906 E 8.279.736 1.479.846 547.526 137.169 15.608 47.991 26.925 10.823 20.288 1.678 1.024 15.396 147 2.887 8.629 887 418.107 13.904 11.170.533 20.884.630 K 7.229.017 1.343.217 484.182 116.266 14.141 41.049 25.560 9.673 16.697 693 13.342 115 40 7.841 905 343.423 12.138 9.714.097 1914 15.044.846 1.729.738 1.161.169 187.073 62.468 67.838 65.844 24.845 54.750 4.133 13.211 6.932 47.406 164 8.091 6.957 11.169 7.385 1.006 14.908 1 82 18.520.016 18.520.016

Müslümanlar Rumlar Ermeniler Yahudiler Rum Katolikler Ermeni Katolikler Protestanlar Latinler Süryaniler Eski Suriyeliler Keldaniler Jakobiler Maroniler Samiriyeliler Nasturiler Yezidiler Çingeneler Dürziler Kazaklar Bulgarlar Sırplar Ulahlar Katolikler TOPLAM

90 ∗

Kemal H. Karpat, a.g.e., s. 207. Hazırlamı oldu umuz istatistik Sayın Kemal Karpat’ın Osmanlı Ermenileri isimli eserinden yararlanılarak olu turulmu tur.

35

1.4. Son Dönem Sivas ve Anadolu’daki Ermeni Nüfusuna De erlendirme

li kin Bir

Osmanlı Devletinde Ermeniler kendi ismiyle anılan millet statüsündeydiler ve en güvenilir vatanda olarak tanınmaktaydılar. Genellikle Osmanlı Devletinin her yerinde Ermenilere rastlamak mümkün olmakla birlikte yo un olarak altı do u vilâyetinde ya amaktaydılar. Osmanlı Devletinde ya ayan Ermeniler’in nüfusuna ili kin kaynaklar daha önce de belirtti imiz gibi Osmanlı kaynakları, Ermeni Patrikhanesi statistikleri, Diplomatik belgeler ve seçilmi kaynaklardaki bilgilerdi. Berlin Konferansından sonra uluslararası bir sorun haline gelen Ermeni meselesi Osmanlı Devletine gelen diplomatları da yakından ilgilendirmi ve diplomatlar bu bölgelerdeki ıslahat çalı malarının hangi a amada oldu unu sürekli denetlemi lerdir. Mesela George Gaschen büyükelçi olarak 1880 tarihinde Osmanlı Devletinin ba kentine geldikten sonra do u vilâyetlerinde ıslahatı art ko an Berlin Kongresinin 61. maddesinin uygulanması için harekete geçmi tir. Reformların gerçekle mesi için en ba ta bölgenin demografik ve etnik ko ulları hakkında bilgi edinmesi gerekmekteydi. Bu amaçla büyükelçi bazı askeri yetkilileri stanbul’a ça ırmı tı. Katılımcılar arasında C. W. Wilson ve Binba ı Henry Trotter da vardı. Trotter 1879 yılında Do u Vilâyetleri* konsolosu olarak bölgeye tayin edilmi ti. Trotter’e göre o dönemde Erzurum’da 197.768 Müslüman, 55.043 Gayr-i Müslim; Van 126.208 Müslüman ve 97.555 Gayr-i Müslim vardı. ngiliz elçi Sivas nüfusu hakkında 8 farklı nüfus tahmini toplamı tı. Bunlardan biri Ermeni patri i tarafından verilmi ti. Fakat rakamlar hem Müslümanlar hem Gayr-ı Müslimler açısından oldukça hatalıydı. Patrik IX. Hassoun 62.000 Hristiyan ve 80.000 Müslüman olmak üzere Sivas’ın nüfusunu 142.000 olarak belirtmekteydi. Sivas Ermeni Psikoposu tarafından Yarbay Wilson Ocak 1880 yılında sunulan rakamlara göre Sivas Vilâyetinin nüfusu 201.245 Hristiyan, 694.437 Müslüman olmak üzere 895.682 idi.91 1881 yılında Sivas’ın toplam nüfusuna ili kin tahminler 708.550-893.682 arasındadır. 50.000 Çerkez hariç tutulursa Hristiyan Müslüman oranı 1:3.4 ile 1:5.01 arasında de i mektedir. 1881/1882–1893 genel sayımının sonuçlarına göre Sivas
* 91

Erzurum, Diyarbakır, Harput, Mu ve Van vilâyetleri. Kemal H. Karpat, a.g.e., s. 92-93.

36

vilâyetinde 766.558 Müslüman, 37.813 Rum, 116.545 Ermeni, 3.052 Katolik, 209 Yahudi, 1994 Protestan, 435 Gayr-ı Müslim Çingene ve 65 yabancı uyruklu olmak üzere 926.671 ki i vardır.92 Sivas vilâyetine ait nüfus bilgileri Tablo 3’te sunulmu tur. Tablo 3. Sivas Vilâyetine Ait Nüfus Bilgileri (1894, 1895, 1896, 1897)∗
Sivas Vilâyeti Müslüman Rumlar Ermeniler Bulgarlar Katolikler Yahudiler Protestanlar Latinler Suriyeliler Gayr-i Müslim Çingeneler Yabancı uyruklular Toplam nüfus 65 926.564 959.495 980.569 106 980.876 1894 766.559 37.813 116.266 3.224 209 1994 435 1895 790.348 41.207 120.222 3.112 247 2.647 1.712 1896 810.916 43.205 120.379 3.172 245 2.652 1897 807.651 42.123 123.204 3.175 253 2.706 1.764

Esat Uras, Fransız sarı kitabından Türkiye nüfusu ve Ermeni miktarına ili kin a a ıdaki bilgileri nakletmi tir.∗∗ Bütün Anadolu illerinde genel nüfus Bütün Anadolu illerinde Ermeni nüfus Sivas vilâyetinde genel nüfus Sivas vilâyetinde Ermeni nüfusu : 14.856.118 : 1.475.011 : 1.086.015 : 170.433

Vital Cuinet’e göre ise Sivas Vilâyetindeki Ermeni nüfusunun 170.433 oldu unu ve Ermeni nüfusunun genel nüfusa oranının % 15.7 oldu unu nakletmi tir.93 Fakat
92 ∗ ∗∗ 93

Kemal H. Karpat, a.g.e., s. 176-177. Bu tablo Kemal H. Karpat' ın Osmanlı Nüfusu isimli eserinden faydalanılarak olu turulmu tur. Ayrıca son dönem Ermeni nüfusuyla ilgili Fransız Sarı kitabı ve di er Batılı kaynaklarda gösterilen istatistiki bilgiler hakkında Ek 22’ye bakınız. Esat Uras, a.g.e., s.139.

37

yukarıda verdi imiz bilgilerin aksine Ermeni Patrikhanesi, Ermeni nüfusuyla ilgili oldukça farklı ve tartı malı rakamlar vermi tir. Patrikhane, 1882 yılında toplam Ermeni nüfusunu 2.660.000 olarak göstermi tir. Ayrıca Vilâyet-i Sitte’de 1.630.000 Ermeninin ya adı ını iddia etmi ve Sivas Vilâyetinde bu rakamı 280.000 olarak göstermi tir. Fakat bu bilgilerin, siyasi emellerine ula mak isteyen Patrikhane tarafından büyük güçlere sunulmak amacıyla hazırlandı ı herkes tarafından bilinmektedir. Patrikhane istatistiklerine göre Sivas Vilâyetinde 192.000 Türk, 43.000 Çerkes, 50.000 Kürt, 165.000 Ermeni, 25.000 Nasturi-Yakubi-Keldani, 30.000 Rum ve di erleri olmak üzere 507.000 nüfus vardır.94 Bayram Kodaman, Fransız Dı i leri Bakanlı ı Ar ivlerindeki istatistiklerden 1901 yılı itibariyle Sivas Vilâyetinin nüfusunu 1.215.250 olarak nakletmektedir. Burada toplam nüfusun 1.004.000 (% 82)’i Müslüman, 142.000’i Ermeni ve 67.000’i Rum olarak vermi tir.95 1914 Osmanlı nüfus istatistiklerine göre Sivas Vilâyetinde 1.169.443 nüfus tespit edilmi tir. Bu sayının 939.735’ini Müslümanlar (% 80.3), 75.324’ünü Rumlar (% 6.4), 151.674’ünü Ermeniler (% 12.9) ve 2.710’unu da di erleri (% 0.4) olu turmaktadır.96 Son olarak 1914 ılına ait Sivas Vilâyeti nüfusunu gösteren tablo a a ıda sunulmu tur.

94 95

96

Justin McCarthy, a.g.e., s.46. Bayram Kodaman, “Fransız Ar iv Vesikalarına Göre Erzurum-Van-Sivas Vilâyetinde Ermeni Nüfusu”, Ermeni Ara tırmaları, I.Türkiye Kongresi Bildirileri, C.I., ASAMEREN, Anara, 2003, s.181. Ahmet Gökbel, nanç Tarihi Açısından Sivas, Kitabevi Yayınları, stanbul, 2004, s.171., Kemal H. Karpat, a.g.e., s.216-217. Tablo 1.17.A., Bayram Kodaman, a.g.m., s.182.

38

Tablo 4: Sivas Vilâyetinin 1914 Sayımına Göre Etnik ve Dini Guruplara Göre Nüfus Da ılımı *
Rum Müslümanlar Sivas Tonus Hafik Darende Divri i Aziziye Kangal Koçgiri Gürün Yıldızeli Amasya Havza Köprü Gümü hacıköy Merzifon Ladik Tokat Erbaa Zile Niksar Re adiye Karahisar-ı arkî Alucra Mesudiye Su ehri Koyulhisar TOPLAM Rumlar Ermeniler Katolikler Ermeni Katolikler Protestanlar

54.819 40.868 40.076 26.518 30.630 50.344 29.212 47.203 15.640 39.239 53.123 17.475 41.853 24.957 25.370 13.861 90.125 50.895 69.328 22.843 25.660 26.379 30.737 26.510 22.871 21.199 939.735

728 21 8 6.112 569 2.679 7.869 4.755 3.660 1.067 4.920 3.997 7.922 154 4.815 811 16.383 692 5.264 2.040 858 75.324

23.812 12.969 11.376 2.798 8.354 1.038 3.111 5.980 7.788 1.379 9.598 335 1.032 3.549 8.160 343 12.046 3.274 2.833 3.183 8.477 30 664 11.240 37 143.406

-

1.830 141 6 4 414 121 7 406 764 3.693

434 584 58 60 76 703 260 320 173 1.160 115 430 88 17 97 4.575

*

Kemal H. Karpat,’ın “Osmanlı Nüfusu (1830-1914) Demografik ve Sosyal Özellikleri” isimli eserinden faydalanılarak hazırlanmı tır.

39

Sonuç olarak Osmanlı Devleti sınırlarında yakla ık olarak çe itli kaynakların verilerine göre 1.000.000-1.800.000 Ermeni nüfusunun oldu u tahmin edilmektedir. 1914 yılına ait Osmanlı istatistiklerine göre 1.294.851 Ermeni vardır. O günün artları dikkate alındı ı zaman kaynaklarda net olarak bir rakamın verilememesi aslında anla ılması ya da izah edilmesi güç bir durum de ildir. Fakat bazı eksiklik veya yanlı lıklara ra men yine en güvenilir rakamların Osmanlı Devleti istatistik rakamları oldu unu rahatlıkla söyleyebiliriz. Yine son dönem Sivas Ermenileri’nin nüfusunun da çe itli kaynaklarda 150.000 ila 170.000 arasında de i ti i görülmektedir. Fransız Sarı Kitabında ve Cuinet’in eserinde 170.000 rakamı geçmektedir ki aslında bu rakam 1914 istatistiklerinde Katolik ve Protestanların eklenmesiyle elde edilen 151.764 rakamıyla aralarında çok da fazla bir farkın oldu unu söyleyemeyiz. Ayrıca son dönem Sivas vilâyetindeki Ermeni nüfusunun genel nüfusa oranının % 15 (Cuinet’ e göre) oldu u kabul edilmektedir.97 Yine Osmanlı Devletindeki Müslümanların genel nüfusa oranı % 80’ den fazlasını olu turmaktadır. Kısaca Osmanlı Devletinde Ermeniler’in nüfusunun yakla ık olarak 1.500.000 civarında oldu unu ve Ermeni nüfusuna ili kin en güvenilir kayna ın Osmanlı istatistik defterleri oldu unu rahatlıkla söyleyebiliriz. 1.5. Osmanlı Devletinde Ermeni’lerin II. Me rutiyete Kadar Sivas Vilâyetinde Çıkardı ı syanlar 1.5.1. Sivas Olayları Hacı skender A a isimli bir Ermeni vatanda ın Sivas’a 65 km. uzaktaki Hanlı ve Kayadibi köyleri yakınında öldürülmesi, Ermeni’lerin isyan etmesi için bir fırsat olmu tur. Ölüm sebebini bahane eden Ermeniler 21 Ekim 1881’de isyan etmi lerdir.98 500 kadar Ermeni valinin harem dairesine hücum ederek protesto eylemlerine ba ladılar. Gittikçe ço alan Ermeniler 1500 ki i oldular ve hükümet aleyhine a ır sözler sarf ettiler. Vali toplulu u ikna etmeye çalı sa da ba arılı olamamı ve gittikçe a ırıya kaçan Ermeniler valinin harem ve selamlık dairelerini ta lamı lardır. Hükümet
97 98

Esat Uras, a.g.e., s.139. Necati Demir, “Ermeni Hareketlerinde Sivas”, Ermeni Ara tırmaları 2. Türkiye Kongresi Bildirileri C I, Asam, Ankara, 2007, s.282., Kemalettin Kuzucu, “Sivas’ta Ermeni Hareketleri ve Yerel Yönetiminin Uygulamaları”, Ermeni Ara tırmaları, I. Türkiye Kongresi Bildirileri C. I., ASAM-EREN, Ankara, 2003, s.521., Ahmet Gökbel, a.g.e., s.174-175.

40

Ermeni’lerin ta kınlıklarına herhangi bir kar ılık vermemi hatta hükümet kona ının önünde toplanan Müslümanlarla Ermeniler arasında çatı ma çıkmasına da mani olmu tur. Protesto ak am 9:30’a kadar devam etmi ve ardından da protestocular da ılmı tır.99 Vali Hakkı Pa a Sivas Ermeni Piskoposu Bedros’tan sorumluların adını ister. Piskopos da reddedince gerekli tahkikatı yaptırır ve 30 ki iyi tutuklattırır. Bunun üzerine Sivas Ermeni Piskoposu Bedros, Sivas Ermeni Cemaati Ba kanı G. Odaba ıyan, Ba kan Yardımıcısı G. Prouttiyan, Patrik Nerses, ngiliz yetkililerine suçluların serbest bırakılması, Vali Hakkı Pa a, Göçmen Komisyonu Ba kanı Mehmet Ali Bey ve Savcı Mehmet Efendi’nin görevlerinden alınması için kampanya ba lattılar ve sonunda da Bâb-ı Âli bu görevlileri, 11 Ocak 1882’de görevden uzakla tırmak durumunda kaldı.100 1.5.2. Tokat Olayı Ermeni e kıyaların 1894 yılında Tokat’ta çıkardıkları olay öyle gerçekle mi tir. Amasya’dan Tokat’a yanlarında komita talimatı bulunan iki ki i geldi ve Tokat’ta Komita ba ı Dırdıryan Serkiz’in evinde toplandılar. Aralarında yaptıkları müzakereler sonucunda postanın vurulmasına karar verdiler. Bu görevi de e kıyalar Çakıcıo lu Armanak, Kalasto lu Serkiz, Pehlivan Serkiz, Kaloso lu Kasbar, Ke i o lu Ni an, Bezirgano lu Ovadis ve Melküno lu Leon’a verdiler.101 4 A ustos 1894 Per embe günü ak amüstü posta Tokat’tan stanbul’a gitmek üzere yola çıktı. Para, emanet ve mektup yüklü araba gece saat bir sularında Tokat’tan ayrıldı. Bir buçuk, iki saat sonra Gömeç köyü yakınındaki ose üzerindeki köprüye geldiler. Köprünün altında az önce isimlerini verdi imiz e kıyalar saklandıkları yerden çıkarak postaya saldırdılar. Posta tatarı Mehmet Efendi kar ı koymaya çalı sa da Ermeni e kıyalar onun üzerine hücum ettiler ve vah i bir ekilde Mehmet Efendi’yi ehit edip postadaki 107350 kuru para ile postadaki be dengi gasp ettiler. Bunun üzerine, bir askeri müfreze Ermeni e kıyaları takibe çıktı ve ardından çarpı malar
99 100 101

Mehmed Hocao lu, a.g.e., s. 186., Kemalettin Kuzucu, a.g.m., s.521., Ahmet Gökbel, a.g.e., s.175 Necati Demir, a.g.m., s.284., Kemalettin Kuzucu, a.g.m., s.523. Mehmed Hocao lu, a.g.e., s. 197., Cemal Anadol, Tarihin I ı ında Ermeni Dosyası, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, stanbul, 2002, s.133-134., Gültekin Ural, Ermeni Dosyası, Kamer Yayıncılık, stanbul, 1998, s.116.

41

ya andı. Bu çarpı mada Abdullah Çavu isimli bir er ehit oldu. Fakat e kıya ve destekçileri birer birer yakalanıp harp divanına teslim edildiler. Olayın neticesinde ise komita ve kilisenin olayın olu masındaki etkisi tespit edildi.102 1.5.3. Merzifon Olayları Merzifon’daki ayaklanmayı ba latacak olan Ermeni ihtilâlci birli i AmasyaMerzifon arasında De irmendere’de üstlendiler. Bu bölgedeki olayların sorumlusu, bir Rus Ermenisi olan Leon Samayan’dı. Bunun çetesinde Toncayan Artin, Merzifonlu buluyordu. Ermeni ihtilâlciler birli inin ilk ihtilâl ve ayaklanma kıpırdanması, 1893 yılı Ocak ayında kolejin duvarlarına “Vatansever slâm Komitası” ba lı ı altında, Ermenilere kar ı cihat ilan edildi ini, mallarının ya malanaca ını, kendilerinin kılıçtan geçirilece ini bildiren bir duvar ilanının yapı tırılması ile ba lamı tı. Aynı ekilde Pa a Camiinin kapısına da Ermeni’lerin ve komitacılarının, aynı ekilde Müslümanları yok edeceklerini bildiren bir duvar ilanı yapı tırılmı tı. Her iki tarafı da korku ve heyecan kaplamı tı. Olayla ilgili oldu u sanılan iki Türk ö retmen tutuklanmı tı. Fakat daha sonra yapılan tahkikat sonunda gerçek suçlu iki Ermeni yakalanarak sürgüne gönderildi. Aynı günlerde devlet binalarının kapılarına “Ermeni milletini vergi için sıkı tırmayın, zalimlik etmeyin yoksa hemen hesabı sorulur” eklinde ilanlar sokak aralarına ve cami avlularına da asılmı tı. 103 Rus komitacı ihat’ın stanbul’a götürülürken, Merzifon Ermeni’lerince ani bir baskınla kurtarılmı ve Merzifon komitasına katılmasıyla komitacı Ermeni’lerin cesareti bir kat daha artarak ehirde sloganlar atıp sa a sola ate etmi lerdi. Türklerle iyi ili kisi olan Ermeni Agop A a ehrin ortasında Ermeniler tarafından öldürülmü , hafif me rep bir Ermeni kadını da da a kaldırıp tecavüz edilerek öldürülmü tü. Bu iki olay üzerine
102 103

ihat, Mihter Mihtiyan, Artos ve Kirkor da bulunuyordu. Ermeni

ihtilâlciler birli i taktik ve propaganda merkezi, Merzifon’daki Anadolu Kolejinde

Mehmed Hocao lu, a.g.e., s. 197–198., smail Özçelik, a.g.e., s.141., Cemal Anadol, a.g.e., s.134., Gültekin Ural, a.g.e., s.117. Ali Tuzcu, “Merzifon’da Ermeni Ayaklanması”, Belleten, Cilt LVII, Sayı:220, 1993, s. 810-811., Ayhan Öztürk, “Merzifon’da Ermeni Olayları (1893)”, Dünden Bugüne Ermeni Meselesi Sempozyumu, Selçuk Üniversitesi Atatürk lkeleri ve nkılap Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi, Konya, 2003, s.93.

42

güvenlik güçleri gerekli soru turmayı yaptı ve olayların sorumluları olan Vartsis ve L. Leon yakalanarak stanbul’a gönderildi. Leon Perrih ve çetesi güvenlik güçleriyle çatı tı. Bunların dördü sa , be i ölü olarak ele geçirildi. ki asker de ehit dü tü.104 Yapılan gizli soru turmada olayların Derevenk’te ve Merzifon’da planlandı ı ortaya çıktı. Rü düni tutuklandı. Ardından derinle en tahkikatta olayda Kayayan ve Tomayan’ın da oldu u anla ıldı. Kayayan ve Tomayan Merzifon Amerikan Kolejinde ö retmenlik yapıyorlardı. Aynı zamanda Hınçak Komitasınin Merzifon reisiydi.105 Bunlar tutuklandıktan sonra Ankara’ya istinaf mahkemesine sevk edildiler ve Tomayan, Kayayan ve Açıkba yan ölüm cezasına çarptırıldılar. Bu ahısların tutuklanması üzerine ABD’nin Sivas konsolosu Jewet geli en olaylar hakkında abartılı, Türklerin aleyhine ve Ermeni’lerin katledildiklerine dair raporlar gönderdi. Bu raporlar ABD ve ngiliz misyonerleri aracılı ı ile kamuoyunda abartılı bir ekilde yer aldı. ngiliz hükümeti Ermenileri çarptırıldıkları cezalardan kurtarmak için Osmanlı’ya baskı uyguladı ve bu ki ilerin serbest bırakılmaması halinde Mısır’ı Osmanlı Devletinden ayırarak ayrı bir devlet olarak tanıyaca ını bildirdi. Bunun üzerine sultan II. Abdülhamit bu iki komitacıyı (Kayayan, Tomayan) serbest bırakmak zorunda kaldı. Bu ikisinden ba ka di erlerinin de serbest bırakılması için 7 Eylül 1893 gecesi ö renciler ve komitacılar silahlanarak Merzifon’a da ıldılar. Rastgele sa a-sola ate açtılar, yangın çıkardılar. Bazı insanları yaraladılar, Merzifon rü diyesini yaktılar. Olayları önlemek için Amasya ve di er kazalardan jandarmalar geldi ve gerekli önlemler alındı. Polis, komitaların merkezine ve saklandıkları yerlere baskın düzenledi. Evlerin içinde bulunan komitacılar polis ve asker üzerine ate açtılar, bomba attılar. 25 askeri ehit ettiler. Komitacılardan Semoyan stanbul’a kaçtı ve Çarlık Rusya’sı konsoloslu una sı ındı. Di er komitacılar Artin Toncayan, ihak, Stefan Ma lum’dır. Artos Kirkor ve iki komitacı ölü olarak Gürcü kıyafetleriyle ele geçirildiler. Soru turma sonunda olaydan sorumlu oldu u anla ılan iki profesör tutuklandı.106

104 105 106

Ali Tuzcu, a.g.m., s. 811. Esat Uras, a.g.e., s. 464., Ayhan Öztürk, a.g.m., s.98. Ali Tuzcu, a.g.m., s. 813-814.

43

1.5.4. 1895-1896 Yılında Sivas Vilâyetinde Meydana Gelen Olaylar Ermeni Komitalarının yo un bir ekilde faaliyet gösterdikleri ve bazı tedhi hareketlerine katıldıkları yıllardan biri de 1890’lı yıllar olmu tur. Gerek Gayr-ı Müslim gerekse Müslüman unsurlar üzerinde korku ve deh et saçarak onları sindirme politikasını takip eden bu tip çeteciler bazen ehirlerde bazen ise köy ve kasabalarda gerçekle tirdikleri katliam, ya ma, baskın ve yangınlarla emellerine ula mayı gaye edinmi lerdir. Ermeni çetecilerinin yıkıcı faaliyetlerinin görüldü ü yerlerden biri de Sivas Vilâyeti olmu tur. Sivas Polis ba komiserli inin 5 Kasım 1895 tarihli raporuna göre Refahiye, ebinkarahisar, Su ehri, Divri i, Darende, Gürün kasaba ve köylerinde bazı karı ıklıklar meydana gelmi tir. Ermeni komitacılarının isyan ve karı ıklık çıkarmaya yönelik tavır ve davranı ları Müslümanlar üzerinde panik havasının ya anmasına sebep olmu tur. Sivas çar ısında meydana gelen çarpı malar yakla ık olarak bir saat sürmü ve bu çarpı malar esnasında da bazı dükkânlar ya ma edilmi tir. Fakat ya ma edilen mallar memurların gayretiyle tekrar sahiplerine iade edilmi ve karga a yatı tırılarak asayi temin edilmi tir. Olaylardan iki gün sonra “Ermeniler Müslümanlara hücum ettiler” eklinde çıkan söylenti üzerine ufak bir karı ıklık çıkmı fakat söylentinin yalan oldu unun anla ılması üzerine sa lanmı tır.107 Sivas Vilâyeti ba komiserli inin olaylarla ilgili olarak 17 Kasım 1895 tarihli raporunda; Sivas’ta Salı günü meydana gelen karı ıklık ve Per embe günü çıkan olaylarda meydana gelen kayıpları u ekilde vermektedir. Ermenilerden 438 ölü, 88 yaralı ve Müslümanlardan be ölü, onyedi yaralı vardır. Günün kasabasında 476 ölü, otuzbe yaralı Ermeni ve altmı dört ölü ve ellialtı yaralı Müslüman vardır. Ayrıca 457 Ermeni ve altı Müslüman evi yanmı ve sekiz Müslüman cesedi de Ermeniler tarafından yakılmı tır. Divri i’de ismi belirlenemeyen bir kasaba ile bazı köylerde toplam 114 Ermeninin öldü ü ve yirmidokuzunun da yaralandı ı ve yetmi sekiz Ermeni evinin de
107

ehirde tekrar sükûnet

Mehmed Hocao lu, a.g.e., s. 257-258., Gürsoy ahin, Osmanlı Devletinin Son Dönemlerinde Sivas ve Su ehri Bölgelerinde Ermeni Faaliyetleri, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, stanbul, 2007, s.107., Kemalettin Kuzucu, a.g.m., s.526.

44

yandı ı bildirilmi tir. Kürtlerden bazılarının ölmesine ra men naa larını yanlarında götürdükleri için sayılarının tespit edilemedi i belirtilmi tir. Darende kasabasında ise Ermenilerin mallarının ya ma edilmesinin yanında yirmi Ermeni ve iki Müslümanın öldü ü bildirilmektedir. Merzifon’da e yaların ya ma edilmesinin yanında seksenbir Ermeni ve bir Müslümanın öldü ü ve yirmi Müslümanın yaralandı ı belirtilmektedir. Tokat’ta üç-dört köyde Ermenilerden seksensekiz ki inin öldü ü ve Amasya kazasında ise dükkânlardaki malların ya ma edildikleri, fakat herhangi bir can kaybının ya anmadı ı bildirilmi tir.108 Yine Ermeni çetecilerin Amasya’ya ba lı Köprü kasabasından Bafralı Emin Efendi isimli medrese ö rencisine saldırmaları ve ardından da medreseyi basmaları üzerine yöre halkı galeyana gelmi , iki taraf arasında bazı çatı malar çıkmı tır. Çıkan bu olaylar sonucunda ise elli ölü, onbe yaralı Ermeninin oldu u ve iki ölü, dört yaralının da Müslüman oldu u tespit edilmi tir. 109 Sivas Vilâyeti ba komiserli inin raporuna göre; me hur Komitacı Daniel (Tanel)’in Su ehri ile Koyulhisar arasındaki Karabayır ismindeki yerde altı saat süren çarpı manın sonunda altı arkada ıyla birlikte ölü olarak ele geçirildi i ve dört çetecinin de sa olarak yakalandı ı bildirilmi tir.110 Sivas Vilâyeti ba komiserli inin 8 Haziran 1896’da meydana gelen olaylarla ilgili 5 Temmuz 1896’da gönderdi i rapora göre; Tokat’ın Niksar kazasında Ermeni Cemaatinden Kokas Gedikyan’ın sebepsiz yere silahıyla Reji kolcusu Mustafa’yı kur unlayarak öldürdü ünün haber alınması üzerine öldürülen ahsın Akrabalarından Daden Mehmet isimli ahsın evinden çıkıp olay mahalline do ru gitmekte iken Demirciyan Avedis’in kendi silahıyla Daden Mehmet’i öldürmesi üzerine halk galeyana gelmi ve bunun sonucunda da bazı çatı malar ya anmı tır. Ya anan karga a esnasında Ermenilerin malları ya ma edilmi , fakat daha sonra olayların yatı masının ardından bu mallar devlet görevlilerinin gayreti sonucunda tekrar sahiplerine iade edilmi tir.

108 109 110

Hüseyin Nazım Pa a, Ermeni Olayları Tarihi, Ba bakanlık Devlet Ar ivleri Genel Müdürlü ü Yayınları, Ankara, 1998, s.118,119. Hüseyin Nazım Pa a, a.g.e., s. 153., Gürsoy ahin, a.g.e., s.117. Hüseyin Nazım Pa a, a.g.e., s. 133., Gürsoy ahin, a.g.e., s.113-114.

45

Ya anan arbade sonunda ikisi kadın 130 Ermeni ölmü , onbe Ermeni de yaralanmı tır. Rumlardan ise bir ki inin öldü ü ve bazılarının da yaralandı ı iddia edilmi se de bunun zanna dayalı oldu u belirtilmi tir. Olayların asıl tetikleyicisi olan Kakos Gedikyan olaylar esnasında hayatını kaybetmi tir.111 22 Eylül 1896 tarihli Sivas Vilâyeti polis ba komiserli inden dâhiliye nezaretine gönderilen telgrafta; E in hadisesinden sonra Ma’müret-ül aziz vilâyeti sakinleri ile Divri i kazasına ba lı Pengan, Zamare ve Ke me köyleri Ermenileri’yle bir arbadenin ya andı ı bildirilmi tir. Olayda can kaybının ne kadar oldu u ise tam olarak tespit edilememi tir.112 10 Ekim 1896 yılında Sivas Vilâyetinden Dâhiliye Nezareti ve Sadarete gönderilen telgrafta, Karahisar-ı arkî’de bazı Ermeni ileri gelenlerinden zorla para almaya çalı tıkarı ihbar edilen Karahisar’lı altı ve Sivas’lı üç ki inin takip edilerek Karahisar Kasabası yakınında bir Ermeninin evinde yakalandıkları bildirilmi tir. Evde yapılan aramalar sonucunda bu ki ilerle birlikte dokuz adet rovelver, be adet kapaklı ve bir adet Rus fundalısıyla, iki adet eski biçim e hâne ve bir hayli cephane ele geçirilmi tir. Ayrıca bazı muzır ne riyat da bu ki ilerle beraber ele geçirilmi tir.113 11 Ekim 1896 tarihinde ise; Sivas’a ba lı Perkenek (Pirkinik-Çayboyu) köyünde, Ermeni Katoli i olan Pirkinik köyü tahsildârı (Kabz-ı Mâl) Mıgırdıc’ın evinde yapılan arama sonucunda iki adet martini, iki adet rovelver, dört kadar martini ve rovelver fi e i, iki gürcü ba lı ı, bazı zararlı evraklar ve Tru ak gazetesi ele geçirilmi tir. Ba ka bir evde yapılan aramada ise bir martini ve bir rovelverle birlikte yirmibe kadar fi ek elde edilmi tir. Yapılan tahkikat sonucunda Mıgırdıc’ın Venedik’teki Murat Refail okulundan mezun oldu u ve Dersaadet ttihad-ı htilâl Tru akyan Cemiyeti tarafından Sivas ve çevresinde komita te kili ve ihtilâl hareketinin geni letilmesi ile görevlendirildi i anla ılmı tır.114

111 112 113 114

Hüseyin Nazım Pa Hüseyin Nazım Pa Hüseyin Nazım Pa Hüseyin Nazım Pa

a, a.g.e., s. 133., Gürsoy ahin, a.g.e., s.117,118. a, a.g.e., s. 202 a, a.g.e., s. 425. a, a.g.e., s. 426.

46

Merzifon Olayı Osmanlı Devletinin Ermeni terör faaliyetlerine kar ı çok sıkı tedbirler olmasına kar ın Ermeni terör ve tehdidi bir türlü bitip tükenmek bilmiyordu. Temmuz 1895 tarihinde Belediye Meclis Üyesi Garabet Kuyumcuyan A a, iki komitacı tarafından kilise kapısının önünde feci ekilde öldürüldü. Olayın hemen akabinde güvenlik güçleri olay yerini ku atma altına alarak bazı ki ileri gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında sözkonusu kilisenin papazı Kırmızıyan, Zangocu ve Krekor Arakelyan isimli Ermeni asıllı Amerikan vatanda ı vardı. Tutuklularla görgü tanıkları yüzle tirildi. Fakat katiller bulunamadı. Ardından da Papaz Kırmızıyan serbest bırakıldı. Olayların asıl sorumlusu olan Krekor Arakelyan, ABD konsolosunun gayretleri sonucunda serbest bırakılmak durumunda kalındı. Ardından ehirde bazı olaylar meydana geldi. Merzifon Kaymakamı çıkan olayları yatı tırabilmek için din adamları ve toplumun önde gelenlerini makamına ça ırarak bir toplantı yaptı ve dini önderler ve cemaat liderlerinden sa duyu ça rısında bulunmalarını ve cemaatlerini dizginlemelerini istedi. Fakat Papaz Kırmızıyan, Türk tarafını olaylarda taraf olmakla suçlamı ve ngiliz Hükümetinin Ba kanı Gladston’un tüm bu ya ananların hesabını soraca ını iddia etti. Bu sözleri üzerine papaz hakkında rapor tutulmu ve Çorum’a sürgün edilmi tir.115 Papaz Kırmızıyan’ın tutuklanması ve ardından da sürgün edilmesi Ermeni ayaklanmasının ilk kıvılcımı oldu. Komitacılar kendilerine kar ı olan iki Ermeni ve iki Amerikalı profesörün evini kur unladılar. Sihak Arhali isimli Ermeniyi öldürdüler. Ö renciler sokaklara dökülerek, sa a sola ate etmeye ve yangın çıkarmaya ba ladı. 14 Ekim 1895 günü kız kolejini yaktılar. Bazı Ermenilerin “Türkler silahlanıp Ermenileri kesmek için geliyorlar” diye yaygara çıkarması üzerine halk pani e kapıldı. Komitacı Ermeniler de halka silah da ıtıp, dükkânlarını kapatmalarını ve evlerine gitmelerini istedi. Kiliseden çan seslerinin duyulmasının ardından bazı Ermeniler Türkler’e ate etmeye ba ladı. Terzi smail Usta, Pa a Camii’nin merdivenlerinde kur unlanarak ehit edildi. Komitacı Ermeniler, Türk kılı ına girerek Müslüman ahaliyi galeyana getirmeye
115

Ali Tuzcu, a.g.m., s. 815-817.

47

çalı tı. O günün Merzifon’un Pazar günü olması dolayısıyla çevreden birçok insan ehre gelmi ti. Dolayısıyla tahrikçilerin kimlikleri tanınamadı. Yaralananların feryadını gören halk yine galeyana gelerek Ermeniler üzerine yürüdü ve iki taraf arasında iddetli çarpı malar ya andı. Fakat olaylar daha fazla büyümeden güvenlik güçleri hemen duruma müdahale etti ve çıkan olayları yatı tırmayı ba ardı. Bu çarpı malarda Türklerden yirmi, Ermenilerden de seksen ki i öldü ve her iki taraftan da pek çok insan yaralandı.116 Aynı ekilde Ermeniler 3 Kasım Cuma günü Amasya Vezirköprü, Havza ve Gümü hacıköy’de de benzer kı kırtmalar yaptılar. Vezirköprü’de Molla Mehmet’i yaraladı ve Cuma sabahı da bir Türk genci komitacılar tarafından öldürüldü. Gümü hacıköy’de, Ohannes’i ve belediye meclis üyesi Arif A a’yı öldürdüler. Tam olarak olaylar yatı tı ve halk sükûnete kavu tu derken Merzifon’da bazı evlerin i aretlendi i anla ıldı, Kaymakamın evinde patlama oldu, ehirde bazı ev ve dükkânlar yakıldı ve Rü diye binasıyla üç handa yangın çıktı. Bunun üzerine Amasya Mutasarrıfı Sırrı Pa a kazalardan temin etti i 1000 kadar askerle beraber Merzifon’a geldi. Tarafsız olan Ermenileri koruma altına aldı ve ehirde tekrar huzur ve güven ortamının olu masını sa ladı. Fakat bazı misyonerler, ehirde ya anan olaylardan Müslümanların sorumlu oldu unu, güvenlik güçlerinin olaylarda taraf tuttu unu, en az 150 Ermeninin öldürüldü ünü ve 80 kadar Ermeninin de yaralandı ını Avrupa ve ABD’ye rapor ettiler. Meydana gelen olaylar ancak Ocak ve ubat 1896 yılında tam olarak kontrol altına alınabilmi tir.117

116 117

Ali Tuzcu, a.g.m., s. 817-818. Ali Tuzcu, a.g.m., s. 820.

48

II. BÖLÜM B R NC DÜNYA SAVA I VE ERMEN TEHC R N N S VAS V LAYET NDE UYGULANMASI Birinci Dünya Sava ı gerek dünya tarihi gerekse Osmanlı tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu sava ın çıkı ı, olayların büyük bir sava a do ru akı ı, Osmanlı Devleti’nin bu sava a sürükleni i veya iç ve dı etkenlerle sürüklendirili i tarihsel bir geli imin sonudur. Bu sava ın tohumları daha XIX. yy.da atıldı. Bu sava , Fransız htitali ve yirmibe yıla yakın süren htilal Sava larının meydana getirdi i politik, sosyal ve ekonomik geli melerin bir sonucudur. Ulusalcılık hareketinin bir sonucu olarak kendi milli devletlerini olu turup sanayile mede büyük geli meler kaydeden Avrupalı devletlerin, hammadde kaynakları ve üretim mallarına pazar bulmak amacıyla yaptıkları mücadele, sömürgecilik ve emperyalizm olarak XIX. yy.dan XX. yy.la bıraktı ı bir mirastı. XIX. yy.lın ikinci yarısında talya ve Almanya’nın kendi ulusal birliklerini kurmaları Avrupa’da güç dengelerini bozmakla kalmadı, özellikle Balkan milletlerinin ulusalcılık ve ba ımsızlık hareketlerini de kamçıladı. Avrupa’daki ekonomik, politik ve askeri geli meler Almanya-Avusturya- talya yakınla masını ve üçlü ittifakın kurulmasını sa ladı. Buna kar ılık ngiltere, Fransa ve Rusya da üçlü ittifakı olu turdu.118 Avrupa’da Alman birli inin kurulmasından itibaren özellikle II. Wilhelm döneminde emperyalist politikalara büyük a ırlık verilmi ve Osmanlı Devleti do al bir sömürge sahası olarak görülmeye ba lanmı tır. Di er taraftan Alman endüstri ürünleri ngiltere’nin sanayi hegemonyasını tehdit etmeye ba lamı tı. Almanya 1890’lı yıllarda dünyanın en çok üreten dördüncü ülkesi olmu tu. Almanya’nın bu ekilde geli mesi ve yayılmacı bir politika takip etmesinden endi e duyan ngiltere, Fransa ve Rusya; Almanya’ya kar ı ittifak antla maları imzalamı lardır.119 ngiltere, Almanya’nın bu ekilde hem ekonomik hem siyasi hem de askeri yönden geli erek güçlenmesini endi eyle takip etmekteydi. 1890’lı yıllardan itibaren
118 119

Ergün Aybars, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi-I, Zeus Kitabevi Yayınları, zmir, 2006, s.43. Cezmi Erarslan, “I. Dünya Sava ı ve Türkiye”, Türkler, Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, C:13, s.339.

49

geli en Almanya, Güneydo u Avrupa ve Ön Asya’yı da etkisi altına alarak Afrika ve Asya’da sömürgecilik faaliyetlerine giri ti. Bu ekilde geli en Almanya ngiltere için ciddi bir rakip haline geldi. Almanya, ngiltere’nin Hindistan yolunu olumsuz etkilemekteydi. Bu nedenle ngiltere Almanya’nın bu nüfuzunun kırılması gerekti ini dü ünmekteydi. Fransa ise güçlü bir Almanya’nın kendi gelece ini tehlikeye sokaca ını ve Alsace-Lorraine’yi yeniden ele geçirmeye çalı aca ını dü ünüyordu. Rusya ise, sınırında güçlü bir devlet olan Almanya’nın, Do u Avrupa’daki Panslavist faaliyetlere engel olmasından endi e duyuyordu ve Avusturya-Macaristan’ı yıkarak bütün Slavları Rus egemenli inde birle tirmek istiyordu.120 Avusturya-Macaristan mparatorlu u topraklarındaki çok sayıda Slav

vatanda ından dolayı Rusya’dan çekiniyor ve Rusya’nın Slavlar üzerindeki nüfuzunun bir an önce kırılması gerekti ini dü ünüyordu. talya ise, Avusturya’da kalan bazı topraklarını geri almak ve Akdeniz’de yayılmak istiyordu. Tarafların artık saflarını belirledi i ve kar ılıklı antla maların yapıldı ı bir ortamda, sava ın çıkması için bir bahane yeterliydi. Görünen bahane 28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan veliahdının Saray Bosna ziyareti sırasında milliyetçi bir Sırp tarafından suikasta u rayarak öldürülmesi olmu tur. Avusturya 23 Temmuz’da a ır bir ültimatom ve ardından 28 Temmuz 1914’te sava ilan etmi tir. Sonunda da taraflar birbirlerine sava ilan etmi lerdir.121 2.1. Osmanlı Devleti’nin Sava a Giri i Trablusgarb ve Balkan Sava larından yenik çıkan Osmanlı Devleti büyük toprak kaybına u ramı tı. Ardından da iç ve dı birçok problemle kar ı kar ıya kalmı tı. Sava lar sonunda ordunun zayıfladı ı hissedilmi ti ve diplomatik yetersizlik ortaya çıkmı tı. Bu dönemde orduyu güçlendirmek, orduda düzenleme yapmak amacıyla Alman subayları tarafından ordunun e itimi tamamlanmaya çalı ıldı. Yine diplomatik bir yalnızlık hissine kapılan Osmanlı Devleti çe itli ittifak arayı larına girdi. Bu amaçla Almanya ile diplomatik ili kilerini geli tirdi. Fakat Osmanlı Devleti’nin ya adı ı çe itli sava lar ittifak güçlerine olan güvenini zedelemi ti. Açıkçası Osmanlı Devleti talya,
120 121

Ahmet Eyicil, Siyasi Tarih, Gün Yayıncılık, Ankara, 2005, s.233. Cezmi Erarslan, a.g.e., s.340.

50

Avusturya ve Almanya’ya kar ı kendisini güvende hissetmiyordu. Bu nedenle Osmanlı Devleti ilk anla ma teklifini ngiltere’ye yaptı. Maliye Bakanı Cavit Bey Ekim 1911’de ngiltere Bahriye Nazırı Winston Churchill’e bir mektup yazarak itilaf devletlerine katılma teklifinde bulundu. Fakat bu teklif ngilizler tarafından reddedildi. Osmanlı Devleti ikinci teklifini Bulgaristan’a yaptı. Fakat Bulgaristan ittifaka Almanya’yı da dahil etmek istedi. Almanya, Bulgaristan’ın teklifini reddedince Osmanlı Devleti’nin ittifak te ebbüsü neticesiz kaldı.122 Osmanlı Devleti üçüncü ittifak teklifini Fransa’ya yaptı. Cemal Pa a Paris’te oldu u bir sıra Fransa dı i leri bakanıyla irtibat kurarak ittifak teklifinde bulundu. Fakat Fransa’dan da olumlu cevap gelmedi. Son çare olarak 1914 Mayısında Rus Çarı yaz tatili için Kırım’a geldi inde Talat Pa a ziyaretine giderek ittifak teklifinde bulundu. Bu durum Rusların gururunu ok amı tır ancak stanbul ve bo azları ele geçirmek konusunda müttefiklerinden istedi ini alan Rusya, Alman askeri heyetinin stanbul’da olmasını bahane göstererek ittifak teklifini reddetti.123 Nihayetinde ittifak giri imleri sonuçsuz kalan Osmanlı Devleti adeta Almanya’nın kuca ına itildi. Zaten ba ından beri Sait Halim, Enver ve Talat Pa alar ile Meclis Ba kanı Halil Bey Almanya’yla ittifak taraftarıydı. Osmanlı Devleti, 22 Temmuz’da ittifak için Almanya’ya müracaat etti. Almanya da zaten böyle bir anla mayı arzuluyordu. Zira itilaf devletlerince çembere alınmı tı.124 Almanya, Osmanlı Devletini kendi safına çekmekle, Rus kuvvetlerinin önemli bir kısmını Kafkasya’ya çekerek Alman ve Avusturya ordularının yükünü hafifletmek, Süvey kanalını kapamak veya orada büyük bir ngiliz gücünü me gul etmek ve Osmanlı Halifesinin manevi gücünden yararlanmayı hedeflemekteydi.125 27 Temmuz’da stanbul’da ba layan görü melerin sonunda heyetler arasında mutabakata varıldı ve her iki taraf arasında bir antla ma imzalandı. Gizli

122 123 124 125

Ahmet Eyicil, a.g.e., s.241-242. Cezmi Erarslan, a.g.e., s.341. Ahmet Eyicil, a.g.e., s. 243. Cezmi Erarslan, a.g.e., s.343.

51

gerçekle tirilen bu görü melerde yapılan anla mayı Sait Halim Pa a, Talat ve Enver Pa alar’la Halil Bey ve Alman elçi Wongenheim imzaladı.126 Osmanlı Devleti antla mayı imzaladı ı gün genel seferberlik kararı aldı. Meclisi Mebusan’ı kapattı ve iki gün sonra tarafısızlı ını ilan etti. 11 A ustos 1914 günü ngilizlerin takibinden kaçarak Çanakkale bo azından geçip Marmara denizine giren Alman zırhlısı Goben ve Breslav isimli sava gemileri stanbul’a sı ındı. Tarafısızlı ını ilan eden Osmanlı Devleti’nin bu gemilere el koyması gerekmekteydi. Almanya’nın itirazı üzerine sözde daha önce Amerika’dan alındı ı iddia edilen bu gemilere Türk bayra ı çekildi ve tayfalarına fes giydirildi. Gemi tüm mürettebatıyla Osmanlı donanmasına katıldı. Harbiye Nazırı Enver Pa a’nın emriyle Amiral Souchon komutasındaki Türk donanması 27 Ekim 1914’te Karadenize açıldı. 28-29 Ekim gecesi Odesa, Svastopol ve Novorossiki limanlarını topa tuttu. Bir oldu bittiye getirilerek tüm bu yapılanların sonucunda da 2 Kasım’da Rusya, 5 Kasım’da da ngiltere ve Fransa Osmanlı Devletine sava ilan etti. Osmanlı Devleti de 12 Kasım 1914’te resmen sava a girdi ve padi ah sava a girdikten iki gün sonra Cihad-ı Ekber ilan etti.127 2.2. Osmanlı Devleti’nin Sava tı ı Cepheler 2.2.1. Kafkas Cephesi Kafkas Sava ları 1 Kasım 1914’te Rusların saldırısıyla ba ladı. Ancak bölgedeki Osmanlı orduları buna ba arıyla kar ı koydular ve Ruslar’ı geri püskürttüler. Enver Pa a Rusya’ya kar ı Kafkaslar’da elde edilecek bir askeri üstünlükle “Turancı” ülküyü gerçekle tirebilece ini dü ünüyordu. 6 Aralıkta Trabzon’a, oradan da Erzurum’a gelen Enver Pa a’nın kı ortasında askerin yazlık kıyafetle bütün yolları geçip taarruza geçece i fikrine kar ı çıkan 3. Ordu Komutanı Hasan zzet Pa a ile 9. ve 10. Kolordu Komutanları istifa etti. Her eye ra men taarruz emri veren Enver Pa a 90.000 ki ilik orduyla “Sarıkamı Harekâtı”nı ba lattı. Fakat çetin kı artları askere geçit vermedi ve ku atıldı fakat binlerce er daha sava madan donarak öldü. 14 Aralık’ta ba layan bu hazin taarruz 27 Aralık’ta Ruslar tarafından durduruldu. 28-29 Aralık’ta Sarıkamı
126 127

Ahmet Eyicil, a.g.e., s.243. Ahmet Eyicil, a.g.e., s.245-246.

52

binlerce er donarak öldü ü için ku atma ba arısız oldu. Rus ordusunun ileri harekâtı ile Ardahan ve Oltu Rusların eline geçti. Bu harekâttan ancak 12 binki i geriye dönebildi. 15 bini Ruslara esir dü tü. Kafkaslarda üstünlü ü ele alan Ruslar, hemen hemen tüm Do u Anadolu’yu ele geçirdiler.128 2.2.2. Kanal Cephesi ngilizlerin asker, mühimmat ve malzeme sevkıyatında can damarı olan Süvey kanalı harekâtı bu damarı kesip, çıkarılacak isyanla Mısır’ı geri almak hedefine yönelik oldu. Cephe Komutanlı ı ise 4. Ordu Komutanı sıfatıyla Cemal Pa a’ya verildi. ngilizler’in yakla ık 150 bin ki ilik kuvvetine kar ılık 35 bin ki ilik orduyla gelen Cemal Pa a üstelik bir de Sina Çölü’nü a mak zorunda kaldı. Her türlü malzemesini beraberinde götürmeye mecbur olan Osmanlı ordusunun ancak iki günlük yiyece i vardı. Aynı gece taarruz edilmi se de ancak 600 ki i kadar kanalı geçebilmi , geçenler de ya öldürülmü veya esir dü mü tü. Bunun üzerine geri çekilen ordu, taarruzu ileri bir tarihe ertelendi.129 Bu ba arısız harekâttan sonra Süvey kanalı sephesinde yapılan sava önemini yitirdi ve a ırlık Çanakkale’ye verildi. Bu harekâttan sonra bölgedeki üstünlük ngilizler’e geçti. ngilizler Arapları Osmanlı Devleti’ne kar ı kı kırttı. erif Hüseyin Kasım 1916’da krallı ını ilan etti. Hicaz demiryolları kesildi ve böylece Hicaz büyük ölçüde Osmanlının elinden çıktı. 1917’de ngilizler Kudüs’ü i gal etti. talya ve Fransa Suriye’ye asker çıkardı. ngilizler 1918’de am’ı, Fransızlar Beyrut’u aldı. Böylece Osmanlı Devleti Ortado u’daki topraklarının büyük bir bölümünü kaybetmi oldu.130

128 129 130

Ergün Aybars, a.g.e.., s.51. Cezmi Erarslan, a.g.e., s.348. Ahmet Eyicil, a.g.e., s.251-252.

53

2.2.3. Çanakkale Cephesi ngiltere ve Fransa daha sava ın ba langıcında Bo azları ve stanbul’u alarak Osmanlı’yı sava dı ı bırakmayı, müttefiklerine yardım etmeyi ve Rusların Batıdaki yükünü hafifletmeyi dü ünüyorlardı131. ngiliz ve Fransız Filoları 19 ubattan itibaren Çanakkale Bo azı a zına yo un bir bombardımana ba ladılar. Bombardıman 17 Mart’a kadar sürdü. 18 Mart 1915’te ngiliz ve Fransız filoları bo azı geçmek için saldırıya ba ladılar. Nusret mayın gemisinin bir gün önce Bo az’a mayın döktü ünden habersiz olan bu muhte em donanma, Türk kuvvetlerinin amansız direni iyle kar ıla tı. Ak ama do ru bo azı geçemeyeceklerini anlayınca sava alanını terk ettiler. Yedi tane gemilerini kaybeden tilaf devletleri bu kez yarımadaya asker çıkarmaya ba ladılar. En kanlı sava lar da bu dönemde oldu ve özellikle Anafartalar’da M. Kemal ve askerlerini kar ılarında buldular. 57. alayın dillere destan olan kahramanlıkları sonucunda Anafartalar’da Müttefikler ba arısız oldu. Çok kanlı sava lar sonunda ngiliz – Fransız ordusu, Anafartalar ve

Conkbayırında Türk direni i kar ısında yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı ve askerlerinin bir kısmını çekti. 3-6 Ocak 1916’da da di er kuvvetlerini çekerek yarımadayı bo alttılar. Her iki tarafta da binlerce erin öldü ü bu sava ların sonunda itilaf devletleri, Rusya’ya yardım edemediler ve Osmanlı saf dı ı edilemedi. Genel sava iki yıl daha uzadı. ngilizler’in bu sava ın neticesinde prestiji sarsıldı ve Rusya’da sefalet ve yoksullu un artması sonucunda ihtilâl oldu. ngiliz ve Fransız ekonomileri sarsıldı.132 2.2.4. Irak Cephesi Sava ın ba lamasından kısa bir süre sonra ngiltere zengin petrol kaynaklarının bulundu u Irak’ı bir an evvel ele geçirmek istiyordu. Kısa zamanda Basra Körfezi’ne

131 132

Ahmet yicil, a.g.e., s.252. Ergün Aybars, a.g.e., s.53-54.

54

asker çıkardı.

ngilizler’in amacı Mısır ile Hindistan ba lantısını sa lamak,

Almanya’nın bölgedeki planlarını ortadan kaldırmaktı.133 ngiliz harekâtı ba layınca Albay Nurettin Bey (Pa a) Irak Cephesi komutanlı ına atandı. ngiliz komutan Towhseld Eylül 1914’te Kutel Ammare’yi alıp yerle mi ti. Kasım ayında yapılan çetin sava larda her iki taraf a ır kayıplar vermi ti. Bu arada cepheye Von der Golç atandı. 7 Aralık 1915’te Türk Ordusu Kut-el Ammare’ye saldırdı ve ku atma 4-5 ay sürdü. Sonunda a ır kayıplar veren ngiliz ordusu Türk ordusuna teslim oldu (1916).134 2.3. Birinci Dünya Sava ı Sırasında Ermeni Faaliyetleri Birinci Dünya Sava ının ortaya çıkmasının ardından Ermeni Komitaları ve Patrikhane, Osmanlı Devleti’nin sava a girmesi durumunda takip edecekleri politikayı belirlemek üzere bir araya gelmi lerdi. stanbul Galata’daki Ermeni Okulunda Patrikhane görevlilerinin ba kanlı ında Ta naksutyun, Hınçak ve di er Ermeni Komitalarından olu an Birle ik Ermeni Kongresi toplandı Kongrede, “Ermeniler’in Osmanlı Devleti’ne sadık kalmaları, askeri görevlerini yapmaları, dı tesirlere kapılmamaları” kararı alındı.135 Bu toplantının ardından 1914 Haziran’ında Erzurum’da Ta naksutyun kongresi toplanmı tı. ki hafta süren kongreye stanbul, Trabzon, Mu , Erzurum, Sivas, Harput, Samsun, Adana, Beyrut, zmir, Kayseri, Konya bölgelerinden, Ecmiyazin, Moskova, Tiflis, Tahran, Tebriz, Amerika, Mısır ve Balkan örgütlerinden ve Avrupa, Rusya, Türkiye ö rencilerinden olmak üzere 30 üye gelmi edilecek ve kendisiyle iddetli bir mücadeleye giri ilecektir.”.136 Birinci Dünya Sava ı patlak vermeden evvel Osmanlı Devleti’ne sadakatlerini bildiren Ta naksutyun’ın Türkiye ubesi sözlerini tutmayarak Ruslar’ın lehine ve yapılan kongrede u karar alınmı tı. ” ttihat ve Terakki Partisinin aldı ı kararlara muhalefet

133 134 135 136

Ahmet Eyicil, a.g.e., s.249. Ergün Aybars, a.g.e., s.52. Mim Kemal Öke, a.g.e., s.162. Uras, Esat a.g.e., s.579.

55

faaliyetlere ba lamı lardır. Özellikle Do u cephesi (Kafkas)’nde Ruslarla birik olup Osmanlı Devleti’ne kar ı cephe almı lardır. Kamuran Gürün bu durumu Kaçaznuni’den u ekilde nakletmi tir: 1914

sonbaharı ba larında Türkiye sava a henüz girmemi , fakat sava hazırlıkları içindeyken ön Kafkasya’da Ermeni gönüllü grupları büyük bir evk ve bilhassa amatayla te ekkül etmeye ba ladı. Ta naksutyun Erzurum’da birkaç gün öncesi genel kurulundaki kararına ra men mezkûr grupların te kilatlanmasında ve bilhassa silahlanmasında Türkiye’nin aleyhine olarak fiilen yardımcı oldu. Bugün, gönüllülerimiz ön planda olmalımıydı diye sormanın manası yoktur. Tarihi olayların kendine özgü bir mantı ı vardır. 1914 sonbaharında Ermeni gönüllüleri kuruldu ve Türklere kar ı dövü tüler. Bunun aksi olamazdı. Zira çeyrek asırdan bu yana Ermeni toplumu belli ve kaçınılmaz bir psikolojiyle beslenmi ti. Bu hâlet-i ruhiyenin tezahürü gerekliydi ve gereken oldu.” Aslında bu sözler kendisinin ifadesiyle çeyrek asırlık Ermeni mücadelesinin bir özeti ve if ası durumundaydı.137 Ülkenin her tarafından Ermeni gönüllüleri Rus ordusuna, çetelere ve intikam olaylarına girmek üzere Kafkasya’ya gidiyorlardı. Tiflis belediye ba kanı bir ulusal Ermeni bürosu kurarak bu örgütlenmeyi kurumsalla tırıyor ve yapılacak olan hareketler için hazırlıyordu.138 Ayrıca seferberlik ilan edildikten sonra Eçmiyazin Katogikosu 5 A ustos 1914’te Kafkasya Genel Valisi Worontzof Dachkof’a bir mektup göndererek; Rusya Ermenileri’nin yüksek sadakatını ve Türkiye Ermenileri’nin içten ba lılık ve ilgisini sunarak Çar’ın nezdinde Türkiye Ermenileri’nin ümitlerini savunmalarını istiyordu.139 Yine Ermeni’lerin Rus tarafında te kilatlanmalarıyla ilgili olarak Esat Uras, Çalku yan’dan öyle aktarmı tır: “Büyük masraflarla derhal gezici Ermeni hastaneleri kuruldu. Tiflis’ten her tarafa Dama üyesi Babacanof, Episkopos Mesrop, Tiflis Belediye ba kanı Hatisof, Kafkas Ermeni Hayır Cemiyeti Reisi Arutyunof imzalarıyla ötesinde bulunan birçok karde lerini u tamim gönderildi: “Ermeni milletinin kurtarmak için hiçbir fedakârlıktan Rusya’ya kar ı de i meyen sadakatini göstermesi zamanı geldi. Ermeniler, hududun çekinmemelidir.”

137 138 139

Kâmuran Gürün, a.g.e., s.282. Mim Kemal Öke, a.g.e., s.163. Kâmuran Gürün, a.g.e., s.284.

56

Gönüllü listeler dola tırıldı. Bu listelere Amerika’dan, ngiltere’den, Fransa’dan, Bulgaristan’dan, Romanya’dan ve hatta Buhara’dan, bütün Rusya’dan gelen Ermeniler giriyordu. Bunlar mallarını sattılar, ticaretlerini, i lerini bıraktılar. Silah ve cephanelerini temin ettiler. Toplama yeri olan Tiflis’e ko tular. Ben, bu binlerce gence arkada lık ettim. Vatanımızın mar ını söylüyor, bir dü üne ko ar gibi cepheye gidiyorlardı. Bu gönüllülerden ba ka yüzbinlerce Ermeni de di er Rus teb’ası gibi, Rus ordularında sava ıyorlar, görevlerini yapıyorlardı. Gönüllüler ise bütün bütün bunlardan ayrıydı. Bu gönüllüler, vatanlarının, Türklerin yüzyıllardan beri ökçeleriyle ezdikleri analarının imdadına, hudut illerinde esirlik ve zincirler altında can veren karde lerinin yardımına ko uyorlardı. Voronzof’un emirlerine göre, Ermeniler çarpı maların ba ından itibaren üç hafta içinde sava alanına gireceklerdi. Bu kez Ermeniler için olmak veya olmamak söz konusuydu. htiyarlar, hastalar bile gönüllü olarak yazılmak için müracaat ediyordu. Ermeniler bölgeyi tanıyordu. Rusların da bunlara ihtiyacı vardı. Tüm gençler derhal cepheye ko uyordu.” 1914 Ekiminde Ruslar Osmanlı Devleti’ne kar ı sava ilan etti. Aynı tarihte Ta naksutyun da Türkiye’ye sava ilan etti.140 Sava ilanının ardından Ruslar, ran ve Kafkasya’daki Ermenilerden gönüllü toplamaya ve onlara silah da ıtmaya ba lamı lardı. Bin ki iden olu an ilk gönüllü birli i Antranik’in emrine verildi. Di er üç gönüllü alayı da Osmanlı sınırına do ru yola çıkmı tı. General Dro ikinci alayın ba ında I dır’a girmek üzere harekete geçti. Hamazaap ve Keri yönetimindeki üçüncü ve dördüncü alaylar Kars’ı i gale hazırlanmı tı. Bu tür geli melerden Osmanlı rahatsızdı, çünkü kendi teb’ası olan Ermeni’lerin de bu durumdan etkilenmemeleri mümkün de ildi. Zira gelen haberler de bu yöndeydi. Yabancı devlet konsoloslarının silahlandırdı ı Ermeniler, ran ve Kafkas sınırına do ru ko mu , silah altına alınan Ermeni askerler o silahlarıyla dü man tarafına geçmi ve artık Osmanlı’nın sonunun geldi ini dü ünerek isyan faaliyetlerine ba lamı lardı. Nitekim isyanlar ardı ardına patlak verdi.141 Sava ın ilk yıllarında Ermeniler, Rusya’nın yanı sıra ngiltere’ye müracaat etmeyi ihmal etmemi lerdi. lk i birli i teklifini Bogos Nubar Pa a 1914 Kasım’ında yaptı. ngiltere yapılan bu tekliflere resmi olarak olumsuz cevap vermesine ra men el altından Ermenilere yardımcı olmaktan çekinmedi. Fransızların ise Ermenileri kendi emelleri do rultusunda
140 141

Esat Uras, a.g.e., s.590-591. Mim Kemal Öke, a.g.e., s.163-164.

57

kullanma dü üncesi vardı. Nitekim Çukurova Ermenileri Osmanlı ordusuyla giri tikleri silahlı çatı malardan ba arısız olmalarının ardından Musa Da ı’na çekildi. Buradan da Fransız deniz kuvvetlerinin yardımıyla Port Said’e getirildi. Be bine yakın olan mültecilerin yerle tirilmesi için ngiltere, talya, Rusya ve Cezayir’e ba vurulmu fakat kabul edilmemi tir. Bunun üzerine Fransızlar bunları Osmanlılara kar ı kullanmayı tasarlamı ve böylece ark Lejyonu (Legion d’Orient) fikri do mu tur. Fransız amirali deniz kuvvetlerine alındı ı takdirde onlardan yararlanılabilece ini dü ünüyordu. Amirale göre sözkonusu Ermeni gönüllüleri bir kampta toplanmalı, silah verilmeli ve askeri ihtiyaç do rultusunda Çukurova bölgesine gönderilmeliydi. Nihayet 13 Kasım 1916’da olu turulan ark Lejyonu, Magosa’nın 58 km. dı ında sıkı bir askeri e itimden geçtikten sonra 1917’de Filistin’de, 1918’de Kafkaslarda ve 1919’da ise Fransız kuvvetleriyle Çukurova’da Osmanlı’ya kar ı çarpı mı lardır.142 Son olarak sevk ve iskânının asıl sebebi olan Ermeni isyan ve ihtilâl faaliyetlerini vererek bu bölümü burada bitirmek istiyoruz. 2.4. Birinci Dünya Sava ında Ermeniler’in Çıkardı ı syanlar 2.4.1. Zeytun Olayları Birinci Dünya Sava ı’nın ortaya çıkmasından sonra ilk Ermeni isyanı Zeytun’da çıkmı tır. Zeytun Ermenileri, seferberli in ilanından sonra hükümetin emirlerine kar ı yine açıktan kar ı çıkmaya ba lamı lardı. Devlete ödemeleri gereken vergiyi ödemedikleri gibi askerlik için de müracaatta bunmuyorlardı. Üstelik askerlik vazifesi için yola çıkan insanların yolunu kesip e yalarını gasp ediyorlardı. 3 A ustos 1914 yılında seferberlik ilan edildikten sonra Zeytun Ermenileri, sadece kendilerinden müte ekkil bir Ermeni Alayı kurak için yetkililere müracaat ettiler. Bu tekliflerinin reddedilmesi üzerine isyan ederek çevrelerindeki insanlara zarar vermeye ba ladılar. 30 A ustos 1914 yılında Zeytun Askerlik ubesinden terhis olup memleketleri Andırın’a gitmekte olan 100’ü a kın Müslüman’a saldırdılar, mallarını gaspettiler ve birço unu da ehit ettiler. Ayrıca nakliye vasıtalarına saldırıp Mara yolu üzerindeki Kaymakam Pınarı mevkiinde Bi anlı köyü Müslümanlarına hücum ettiler ve onları öldürdüler. Takibat sonucunda e kiyadan
142

Mim Kemal Öke, a.g.e., s.167-169.

58

altmı be kadarı, kendi imalleri olan birçok gra, bomba, dinamit ve di er silahlarla yakandılar.143 Zeytun’daki Hınçak Komitası liderlerinden Çakıro lu Panos’un evinde yapılan toplantıda “ ngilizlerin skenderun’a çıkacakları için Adana, Mara i gal oluncaya kadar isyanlarla seferberli e mani olunması, ngilizlerin harekâtının desteklenmesi, jandarmanın silah ve cephanesinin ele geçirilmesi, Kaymakam ve di er hükümet görevlilerinin öldürülmesi, telgraf tellerinin kesilmesi” tavsiye edilmi tir. ubat ayında harekete geçen sekizyüz civarındaki çeteci, Mara ’ın telgraf ba lantısını kesmi ler, askeri kı la ve hükümet kona ına saldırmı lar ardından da Tekke manastırına sı ınmı lardır. Yapılan ku atma esnasında jandarma komutanı Binba ı Süleyman Bey ve yirmibe erini ehit etmi ler, otuzdört eri de yaralamı lardır. Ayrıca Mara ’ın çe itli yerlerinde e kiyalık yapıp birçok Müslümanı öldürmü veya yaralayıp mallarını gasp etmi lerdir. Olayların sonunda hükümet güçleri yediyüzoniki tüfek, oniki çifte, oniki mavzer tabanca, çe itli bombalar, yetmi nakil hayvanı ve Ermeni papazıyla birlikte altmı bir e kıya ve komitaye ait birçok doküman ele geçirmi lerdir.144 2.4.2. Kayseri’deki Ermeni Faaliyetleri Kayseri güherçile ocaklarına ve ula ım yollarına sahip olmasından dolayı Osmanlı Devleti için önemli ikmal ve ticaret merkezlerinden biri olmu tur. 1890 yıllarından itibaren Anadolu’nun birçok yerinde ba layan komita faaliyetleri burada da ba lamı ve Birinci Dünya Sava ıyla birlikte oldukça yo unla mı tır. Kayseri’de Hınçak komitası, te kilatlarını daha da yaygınla tırmak ve köylere kadar ula abilmek için David Sultanyan, Sarkis Torosyan ve Van’lı di çi Melkon’u görevlendirmi tir. Bunlara Kayseri’den yardımcı olan Kuyumcu Hoca Ohannes, Bakıra Karabet ve Karde i Levon’un çalı malarıyla bol miktarda bomba imal edilmi tir. Ayrıca Amerika’da bulunan Kayserililer’den de bol miktarda maddi yardım ve malzeme

143

144

Abdullah Yaman, Ermeni Meselesi ve Türkiye, Ota Yayınları, 1973, s.356-257., Halil Metin, a.g.e., s.133, Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, s.218, Gültekin Ural, a.g.e., s. 256, Cemal Anadol, a.g.e., s.263. Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, ss. 219-221, Cemal Anadol, a.g.e., s. 264, Gültekin Ural, a.g.e., ss. 257-259.

59

sa lamı lardır. Komitalerin direktifiyle Kayserili genç Ermeniler orduya katılmamı veya katılanlar silahlarıyla birlikte firar ederek e kiyalık yapmaya ba lamı lardır.145 Seferberli in ilanının ardından Hınçak ve Ta nak komitalerinin talimatıyla te kilatlanması ve silahlanması tamamlanan yerlerde tedhi hareketlerine ba lanmı tır. Everek’te Asador ve arkada ları Amerika’dan büyük bir elektrik cihazı getirmi lerdir. Bu cihazdan elde edilen elektri i sokaklara gerilen tellere vermi ler ve böylece Müslüman halkın ve askerlerin ölümüne sebep olmu lardır. Ayrıca 1914 yılında Amerika’da bomba yapımını ö renerek yurda dönen Kevork’un evinde kazayla bombanın patlaması sonucu sözkonusu ki i paramparça olmu ve bomba patlayan eve ko arak gelen fırıncı çıra ının gördüklerini hükümete bildirmesinin ardından hükümet meseleden haberdar olmu tur. Bu olayın ardından hükümet geni bir tahkikat yapmı ve neticesinde de Everek’te 1914 ubat’ında otuz, 1916 Mart’da yirmibir, Mayıs’ta onbir bomba; Kayseri’de doksanı a kın çe itli bomba, dinamit ve di er patlayıcı maddeler; dörtyüzü a kın silah ve birçok rovelver ve mavzer tabancası bulunmu tur. Develi mezarlı ında bomba imalatına mahsus aletler, Vasio lu Hacı Parsih’in bahçesinde yirmidört pomba ve ikiyüzelli kur un bulunmu tur. Tüm bunlardan Kayseri’nin mükemmel bir depo haline getirildi i anla ılmı tır.146 1915 yılının ba larından itibaren Kayseri’de bazı isyan, tecavüz, gasp ve katl olayları ba lamı tır. Yeniden harekete geçen hükümet Ermeni evlerinde mezarlıklarda, cemiyetlerde, kiliselerde ve okullarda birçok silah, cephane, bomba, dinamit, talimat, beyanname ele geçirmi ve birçok Ermeni’yi suçüstü yakalamı tır. 2.4.3. Bitlis Olayları Yılın her mevsiminde i lek olan Van-Diyarbakır-Halep- skenderun yollarıyla ba lantısı ve Mu ve Talori (Sasun) gibi Ermeni isyan merkezlerine yakınlı ı sebebiyle Bitlis ve etrafı, Ermeni faaliyetlerinin en yo un oldu u bölgelerden biri olmu tur.147
145 146 147

Azmi Süslü, a.g.e., s.71-72., Cemal Anadol, a.g.e., s. 222, 224, 265., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, ss.221-222, Gültekin Ural, a.g.e., s.211-213. Abdullah Yaman, a.g.e., s.265., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, ss. 225-227, Gültekin Ural, a.g.e., s.214, Cemal Anadol, a.g.e., s.224. Azmi Süslü, a.g.e., s.73-74.

60

Bitlis Ermenileri seferberli in ilan edilmesinin ardından ilk sıralarda askere katılmaya ve Osmanlı Devleti’nin lehinde gösteriler yapmaya ba lamı lardı. Fakat silahlandırıldıktan sonra askerden kaçıp dü man safına geçmi lerdir. lk zamanlar küçük olaylara karı an bu Ermeniler, daha sonra daha büyük olaylara karı maya ba lamı lardır.148 1914 yılın Ocak ayında Bitlis’e ba lı Hizan kazasının Sekur köyüne kaçakların yakalanması için gönderilen jandarma müfrezesini, köy halkı; Osmanlıya asker vermeyeceklerini ve hükümeti tanımayacaklarını söyleyerek silahla kar ıladılar ve gelen jandarmaları ehid ettiler. Aynı durum Korso, Akhis, Bikri, Ar in, Taso gibi büyük köylerde de ya andı. Bunlar köylerine gelen veya yakınından geçen jandarmalara saldırmı lardır.149 Taso ve Sekur köylerinde isyanın devam etti i anda ba ka bir isyan da yine merkeze ba lı Viris’te ba ladı. Bitlis ve Hizan’ın ardından Mu ovasında da isyanlar ba göstermeye ba ladı. Sancak’a ba lı Seronk köyüne asker celbi için gelen müfrezeye ate açılmı ve çatı ma saatlerce devam etmi tir. Yine Akan nâhiyesine ba lı Küms köyüne giden nahiye müdürüyle jandarmalara ate açılmı ve çarpı malar sekiz saat kadar devam etmi tir. Çıkan olayda dokuz ki i ölmü tür. Bu olayları Taknaklar’ın delegesi Rupen ve Komita reisi Esro’nun idare etti i ve Papazyan’ın da ba ı çekti i anla ılmı tır. ubat ayında Küms köyünden kaçan e kiyaların Çanlı Manastıra geldikleri haberi alındı ve buraya bir müfreze gönderildi. Müfrezenin Manastıra yakla tı ı bir anda, açılan yaylım ate i sonucu Te men Ahmed Efendi ve bazı askerler ehit oldu. Manastırdaki e kiyalar da kaçmayı ba ardılar. Yine asker toplamak amacıyla Hizan’a giden Bitlis jandarma alayı komutanı ile müfrezesinin yolu Karkar deresinde kesildi ve bazı erler burada ehit edildi.150

148 149 150

Abdullah Yaman, a.g.e., s.270., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, s.231. Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, s.232, Halil Metin, a.g.e., s.136. Abdullah Yaman, a.g.e., s.271-272., Veysel Ero lu, a.g.e., s.151-152, Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, s.232-233, Halil Metin, a.g.e., s.136, Azmi Süslü, a.g.e., s.74., smail Özçelik, a.g.e., s.172,173.

61

Bütün bu ya ananlar bölgeyi adeta bir barut fıçısına çevirmi ti. Bir taraftan Osmanlı Ordusu arkadan vurulurken bölgede önemli bir askeri gücün olmamasından istifade ederek kadın, kız, çocuk, ya lı-genç savunmasız tüm insanlar hemen hemen hergün katliam ve i kencelere maruz kalmı lardır. E kiyalar özellikle Ocak 1915 yılından itibaren bu tür faaliyetlerine yo un bir ekilde devam ettiler ve Do uda Ruslar’la, batıda Çanakkale cephesinde itilâf devletleriyle sava an Osmanlı Ordusunun ikmal yolları ve telgraf hatları kesilmi ve cepheden dönen ve asayi i sa lamakla görevli jandarmalara ve güvenlik güçlerine saldırmı lardır. 2.4.4. Van syanı Osmanlı tarihinde belki de Ermeniler’in kaderini de i tirecek olayların en mühimi Van’da Rus i galiyle birlikte gerçekle ecek olan Ermeni ayaklanmasıdır. Van vilâyeti Ermeni’lerin en yo un olarak ya adıkları (fakat hiçbir zaman ço unluk olmadılar) bölgedir. Tarihi geçmi inden dolayı da Ermeni’lerin önemli merkezlerinden birisidir . syan hareketi, Ermeni tehcirinin uygulanmasından yakla ık 1,5 ay önce 15 Nisan 1915 tarihinde çıkmı tır.151 Daha isyan ba lamadan önce köylerde bulunan Ermeniler, kafileler halinde Van ehrine yerle meye ba lamı lardır. Seferberli in ilanından sonra firari olan birçok Ermeni de ehre gizlice gelmi lerdir. Bu gelenlerle birlikte ehirde toplam 30-40 bin silahlı Ermeninin oldu u ve bunların Rusların buraları i gal etmesini beklemekteydiler. Van ehrinde toplu isyan hareketi ba lamadan çevrede meydana gelen isyan haberleri duyulmaktaydı. 16 Mart tarihinde Van’ın Çatak kazasında Ermeniler jandarma karakoluna saldırmı lardı. 20 Mart 1915 tarihinde artık Vilâyetin her tarafından çarpı ma haberleri gelmekte ve bu çatı maların gittikçe verilmekteydi. iddetlendi i haber

151

enol Kantarcı, “Sevk ve skân Kararına Giden Yolda Oldukça Önemli Bir Olay; II. Van syanı”, Türk-Ermeni li kilerinin Geli imi ve 1915 Olayları Uluslar arası Sempozyumu Bildirileri, Gazi Üniversitesi Atatürk lkeleri ve nkılap Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi, Ankara, 2006, s.439.

62

Yine bu tür olaylar ya anmaya devam ederken birçok çetecinin akın akın Van’a geldikleri, bölgedeki köyleri basmaya ba ladıkları, her tarafı yakıp yıktıkları, kadınlara, kızlara hatta ihtiyarlara bile tecavüz ve i kence ettikleri haberleri gelmekteydi. 15 Nisan 1915 tarihinde Van’da isyan hareketinin ba lamasından 5 gün sonra Ermeniler, Van’daki Osmanlı Bankasını, Duyûn-u Umûmiye binasını ve postaneyi yakmı lar ve Müslüman mahallelerini ate e vermi lerdir.152 Ermenilerle Müslümanlar arasında iddetli çarpı maların devam etti i dönemde ilerleyen Rus i galinin Mayıs ayının ortalarında Van’ı da içine kataca ını dü ünen vali Cevat Bey 14 Mayıs 1915 tarihinde ehirdeki Müslüman halkın daha güvenli bölgelere nakledilmesi emrini vermi tir. 14 Mayısta göç ba lamı tır. Göç kara ve göl yoluyla gerçekle mi tir. Kara yolu çok tehlikeliydi, ancak bu yolu kendisini savunabilecek olanlar tercih etmi tir. Göl yoluyla ise yakla ık 50 tane araçtan istifade edilmi , fakat bu gemilerin sahiplerinin Ermeni olması Valiyi tedirgin etmi ti. Korkulan oldu ve sonunda bu gemicilerden bazıları, mültecileri Tatvan yerine Rus i galindeki Adilcevaz’a götürmü ve birçok Türk burada katledilmi tir.153 Müslümanların ehri bo altmasının ardından Ruslar ehre girdi. Fakat Ruslar askere girmeden önce Ermeniler Van kalesini ve kamuya ait binaları ele geçirdi. Van’ın Rus i galine girdi i 17 Mayıs tarihinden itibaren Ermeniler ehrin yönetimini ele geçirdi. Van valisi Aram Manukyan oldu ve çevre kaymakamlıklara da Ermeniler atandı.154 Van i gal edildikten sonra Rusların da tahrikiyle Ermeni isyanları çevreye yayıldı. Ermeni çeteleri birçok yerde katliamlara giri ti ve bazı Müslüman köyleri yok edildi.155 Ermeni ve Rusların bu zulmünden kaçan binlerce masum insan buralardan ülkenin batı kesimlerine do ru göç ederek seferberlik dönemindeki ilk trajediyi ya amı lardır. Sayıları tam olarak bilinemeyen binlerce mülteci ve muhacir∗ A air ve Muhacirin müdüriyeti umumiyesince de i ik bölgelere yerle tirilmi lerdir. Bu
152 153 154 155 ∗

enol Kantarcı, a.g.m., s.442-444. enol Kantarcı, a.g.m., s.445. enol Kantarcı, a.g.m., s.439. Azmi Süslü, a.g.e., s.78. Konu ile ilgili daha fazla bilgi için Tuncay Ö ün, a.g.e.

63

müdüriyetin kayıtlarına göre 1916 yılı bahar aylarında Anadolu’nun çe itli yerlerine sı ınan mültecilerin sayısı 707.504’tür ve bunlar Ankara, Diyarbakır, Sivas, Trabzon, Musul, Adana, Halep, Kastamonu, Konya, Ma’müretü’l-aziz Vilâyetleriyle; Urfa, zmit, çel, Eski ehir, Bolu, Canik, Kayseri, Karahisar-ı sahip, Mara ve Ni de sancaklarına yerle tirilmi lerdir. Gerçek rakamların sayılmayanlarla beraber çok daha fazla oldu u sanılmaktadır.156 Fakat nedense ya anan bu acı trajedi hiçbir zaman dünya kamuoyunu rahatsız etmemi , hatta hiç duyulmamı tır. Göç edemeyen Müslüman halk da Ermeni ve Rusların merhametine bırakılmı tır. Fakat bunların da büyük ço unlu u katledilmi tir. Aram döneminde 10.000 üzerinde masum sivil halk katledilmi , sa kalanlar büyük i kencelere, i fallere maruz kalmı bazıları da bu i kencelere dayanamayarak feci ekilde can vermi lerdir.157 Van’daki Ermeni hâkimiyeti yakla ık 3 yıl devam etmi ve 2 Nisan 1918 tarihinde Türkler tekrar ehrin hâkimiyetini ele geçirmi lerdir.158 2.4.5. Mu Olayları Anadolu’nun birçok yerinde oldu u gibi Mu ve çevresinde de Ermeni

faaliyetleri seferberli in ilanı ve ardından Kafkas cephesinde Osmanlı-Rus sava ının ba lamasıyla büyük bir hız kazanmı tır. Mu ve çevresinde ba langıçta 7000 kadar Ermeni silahlanmı ve bunlar gruplar halinde köylere da ılmı lardır. Bunlara asker kaça ı Ermeniler de katılmı lardır. Rus ordusunun bölgeye girmesinin ardından Hınçak ve Ta nak çeteleri “Ruslara ba lılıklarını ve kahramanlıklarını” göstermek için Türk köy ve kasabalarındaki kadın, çocuk ve ya lılara akla hayale gelmedik i kenceler ve katliamlar yapmı lardır. Bu çeteler Rusya’dan gelen gönüllü Ermenilerle birlikte 30 bin civarına ula mı tır ki bunların en me hurları Rupen ve Aram Manukyan (Van’ın i galinden sonra Van valisi oldu)dır. Mu ’un i galinin ardından Ruslar ve Gönüllü Ermeni birlikleri Müslümanları merhametsizce katlettiler. Kadınların ırzına geçip onları diri diri yaktılar.159

156 157 158 159

Tuncay Ö ün, Unutulmu Bir Trajedi Vilayat-ı arkıyye Mültecileri (1915-1923), Babil Yayıncılık, Ankara, 2004, s.37. enol Kantarcı, a.g.m., s.447. enol Kantarcı, a.g.m., s.450. Azmi Süslü, a.g.e., s.80-81.

64

2.4.6. Diyarbakır Olayları Diyarbakır vilâyetindeki Ermeni nüfusunun genel nüfusa oranının oldukça az olmasına ra men, Ermeniler özellikle seferberlik ilan edildikten sonra Rusların Anadolu’yu i gal edeceklerine inanarak te kilatlanma ve isyan hareketlerine a ırlık vermi lerdir. Ermeni’lerin Ermenistan kurulmasına olan inançları o kadar kesindi ki evlerine, okullarında, ibadethanelerinde, törenlerinde ve toplantılarında; Ermeni liderlerinin resimleri, Ermenistan haritaları ve Ermenili e ait resimleri asmaktan çekinmemi lerdir.160 Rusların Anadolu’ya do ru ilerledikleri haberini alan Ermeniler, asker kaçakları ve komitacılarden olu an bir “Dam Taburu Alayı” kurdular. Bu taburdan elli kadar fedai çe itli yerlerdeki resmi daireleri bombalayacak ve bu olay sonucunda meydana gelen korku ve a kınlıktan istifade ederek önemli gördükleri yerleri i gal edeceklerdi.161 Durumdan haberdar olan Osmanlı güçleri bu taburu ve kaçakları ele geçirmek için yaptı ı aramalarda; bunlardan 500 kadarını ele geçirmi tir. Yapılan istihbaratı de erlendiren yetkililer, 12-14 Nisan 1915 tarihinde Vilâyet merkezinde altmı ın üzerinde bomba, kutular içerisinde birçok dinamit kapsülü, kangal kangal dinamit fitili, dinamit barutu, yüzlerce mavzer, menliher, inayder ele geçirmi lerdir. Yine evlerin çe itli yerlerinde saklanmı 1000’den fazla asker kaça ı yakalanmı ve ele geçirilen dokümanlarda, e er Rus ordusu bölgeye yakla acak olursa, aynen Van’da oldu u gibi, Ermeniler isyan edip halkı katledecek, ehri yakıp Rusların i galini kolayla tıracaktı.162 Diyarbakır Valili inin yaptı ı tahkikata göre; Ermeniler bölgede pek çok olaya karı mı lardı. Silvan kazasının Be nik Ermeni köyüne yerle en Doryan Dono ba kanlı ındaki bir çete, 28 Haziran 1914 yılında, milis subayı Hacı Hamit Efendi ve birli ine saldırmı ve erlerin büyük bir kısmını ehit etmi tir. Hava de i imi için terhis edilen erler,
160 161 162

Cemal Anadol, Ermeni Dosyası, a.g.e., s.293., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, s.239-240., smail Özçelik, s.176. Cemal Anadol, a.g.e., s.293., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi s.240., smail Özçelik, s.176., Gültekin Ural, a.g.e., s.287. Azmi Süslü, a.g.e., s.82., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.240241., Azmi Süslü, a.g.e., s.82., smail Özçelik, a.g.e., s.176., Cemal Anadol, a.g.e., s.294.

65

Lice’ye ba lı Kom ve Som Ermeni köylerindeki çeteler tarafından saldırıya u ramı lar, bazılarının ba ları, bazılarının da kol ve bacakları kesilmi ve hançerlerle parçalanarak ehit edilmi lerdir. Merkeze ba lı ark nahiyesinin Arzuo lu ve ani köyü Ermenileri me hur komitaci Hona’nın ba kanlı ında bir çete kurmu lardır. Bunlar Hızır- lyas Müslüman köyüne, erkeklerin ço unun askerde olmasından istifade ederek saldırmı lar ve rastladıkları bütün kadın ve çocukları ehit etmi lerdir. Kadınların öldürmeden önce ırzlarına geçmi lerdir. Siverek-Urfa caddesinde çalı an Ermeni i çiler, ayaklanarak jandarmalara saldırmı lar ve onları ehit etmi lerdir.163 2.4.7. Ma’müretü’l-Aziz (Elazı ) Olayları Elazı Vilâyetindeki Ermeniler, bir taraftan komitaların, konsolosların, di er taraftan da kilisenin, hayır cemiyetlerinin ve Ermeni okullarının tahrikiyle seferberlikten çok önce faaliyetlerine ba lamı lardır. Bu faaliyetler seferberlikle beraber daha da yo unla tırılmı tır. Bölgede olu turulan çeteler ve Rusya’dan gelen gönüllü birliklerle vilâyet ve çevresinde sabotajlar yapılmı , asker ve emniyet güçleri yok edilmeye çalı ılmı , birçok yer bombalanmı , yakılmı ve Ruslar, ngilizler ve Fransızlar lehine casusluk yapılmı tır.164 Mesela ngiliz Konsoloslu u tercümanı olan, Osmanlı vatanda ı bir Ermeni, II. Kolordu hakkında, bizzat dola arak bilgi toplamı tır. Topladı ı bilgiyi konsolosa vermi , o da bunu rapor halinde ngiliz sefaretine göndermi tir. Bir ekilde bu raporu Osmanlı yetkilileri ele geçirmi lerdir. Fakat tercüman, Rusya’nın harp ilanından önce Beyrut yoluyla Kıbrıs’a kaçmı tır. Dersim Kürtlerini hükümete kar ı kı kırtmak üzere stanbul’dan ve Rusya’dan pek çok komitaci gelmi ve bunlar Dersim’de faaliyet yaparken yakalanmı lardır.165 E in’de Osmanlı ordularına gönderilmek üzere depolanmı maddelerini havaya uçurmak üzere E inli Filipos isimli olan gıda genci

Ermeni

görevlendirilmi se de biti ikteki dükkân sahibi kar ı çıkınca dükkânı ate e verdi i
163 164 165

Gültekin Ural, a.g.e., s.288., Veysel Ero lu, a.g.e., ss.174-176., Cemal Anadol,, a.g.e., s.294,295. Azmi Süslü, a.g.e., s.83. Abdullah Yaman, a.g.e., s.277., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.238., Gültekin Ural, a.g.e., s.309.

66

esnada kendisi de yanmı ve dükkânın bir kısmı yanmı tır. Filippos’un evinde yapılan aramada olaya pek çok ki inin karı tı ı tesbit edilmi tir.166 Olaylar üzerine hükümet yetkilileri teyakkuza geçmi ler ve yapılan aramalar sonucunda 5 bini a kın silah, 300 kadar bomba, kırk kilo bomba fitili, 200 paket dinamit, 5 bin adet dinamit misketi ele geçirilmi tir. Bütün bu aramalarda ele geçirilen silah ve mühimmatın bütün ehri havaya uçuracak nitelikte oldu u tespit edilmi tir..167 2.4.8. Erzurum Olayları Rusya Ermenilerinin Kafkaslardan Osmanlı topraklarına geçtikleri yer olan bu bölgeyi komitacılar “Garin” olarak adlandırıyordu. Ta naksutyun komitasının ark bürosu buraya nakledilmi ; Komita Birinci Dünya Sava ı öncesi son genel kongresini bu ehirde yapmı tır. Erzurum’un Trabzon-Van yolunun ortasında bulunması, karayoluyla Kafkaslardan, Trabzon yoluyla da Batum ve Köstence’den gelen bilgi ve silahların Anadolu içlerine transit geçi i, Erzurum’un önemini daha da arttırmaktaydı.168 Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Sava ına girmesinin hemen ardından Vilâyet merkez ve Beyazıt’da bulunan Ermeniler’in büyük kısmı ve Ordudan firar eden Ermeniler Rusya’ya iltica etmi lerdir. Rusya da bunlardan yararlanarak gönüllü olaylar kurmu ve Rus Ordusunun ba ında Osmanlı Ordularına kar ı kullanmı tır. Bunlar da bölgedeki Ermeni Çetecilerle birle erek Müslüman ahaliye akla hayale gelmedik i kence ve katliamlar gerçekle tirmi lerdir.169 Ermeniler seferberlik ilan edildikten sonra askerlikten kaçmı lar, Patrikhâne’nin de deste iyle Ermeni kiliseleri, Bedel-i Nakdî’nin yarısını ödemek suretiyle, Ermenileri kiliselerde Rahip ve Müstahdem olarak çalı ır göstermi lerdir. Ermeniler, Erzincan’ı âdeta bir silah deposu haline getirmi tir. Silah ve bombalarını kiliselerde saklamı lardır.
166 167 168 169

Azmi Süslü, a.g.e., s.84., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.238, Gültekin Ural, a.g.e., s.310., Cemal Anadol, a.g.e., s.310. Abdullah Yaman, a.g.e., s.278., smail Özçelik, a.g.e., s.175., Halil Metin, a.g.e., s.139. Gültekin Ural, a.g.e., s.130., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.234, Cemal Anadol, a.g.e., s.146, smail Özçelik, a.g.e., s.174. Azmi Süslü, a.g.e., s.85., Halil Metin, a.g.e., s.137., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.234-235.

67

Fakat Surp Agop kilisesindeki bombalardan biri patlayınca di erleri de infilak etmi ve kiliselerdeki bu tür faaliyetler ortaya çıkmı tır. 1914’ten itibaren hazırlıklarına ba layan Ermeniler, 1915 yılında harekete geçmi ler ve özellikle 1916 Temmuz ayından itibaren Erzincan’ın Rusların eline geçmesiyle katliamlarını yo unla tırmı lardır. Rusya’nın bölgeden çekilmesinin ardından yörede bir Ermeni kolordusu kurulmu tur. Bu kolordu ve bölgedeki çeteler, Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Gümü hane’de Müslümanlar’ı imha faaliyetine yeniden giri mi ve akla hayale gelmeyen, insanlık dı ı katliamlar gerçekle tirmi lerdir. 2.4.9. Sivas Olayları Sivas vilâyeti Osmanlı mparatorlu u topraklarında en fazla Ermeni’nin ya adı ı bölgelerden biridir. Daha önce de belirtti imiz gibi, Sivas vilâyetinde Ermeni’lerin genel nüfusa oranı ortalama % 15 civarındadır. Sivas vilâyetinin özellikle co rafi konumu itibariyle stratejik ve politik bir önemi vardı. syancı Ermeniler de bölgenin bu öneminden dolayı terör faaliyetlerini bu bölgede yo unla tırmı lardır. Sivas’ta Ermeni isyan ve ihtilâl te ebbüsleri ötedenberi varolmu tur. Özellikle 1894 yılından itibaren Amasya, Merzifon, Tokat, Su ehri ve Karahisar-ı arkî’de bütün faaliyetlerine aralıksız olarak devam etmi lerdir. Buralardan me hur komitacılar ve çeteba ları ortaya çıkmı tır ki bunların en me hurları Hafikli Daniel Çavu Murad’tır.170 Me rutiyet ilan edildikten sonra me rûtî yönetim eklini halka anlatmak ve onları bu konuda sözde bilgilendirmek isteyen Ta nak komita üyeleri köylere giderek me ruti yönetimin Hürriyet-E itlik ve Karde lik (Uhuvvet ve Müsavat) söylemlerine inanmamalarını, Ermeni milletinin gelece inin ancak isyan ve ihtilâlle sa lanaca ını ve “Elinizde neyiniz varsa satın ve silahlanın” eklindeki telkinleriyle Ermeni halkını yönlendirmeye ve isyana te vik etmi lerdir. ve

170

Abdullah Yaman, a.g.e., s.282.

68

1913 yılının A ustos ayında Karahisar ve Su ehri’nin gezmek amaçlı yola çıkan Amerikalı ö retmen Mr. Hoburg Karahisar’dan dönü ünde Su ehri’nde gece bir bahçede öldürüldü. lk önce katillerin Müslüman oldukları zannıyla hareket edildi ve birçok insan tutuklandı. Mahkeme altı ay devam etti. Emniyet ve mahkeme var güçleriyle katilleri bulmaya çalı tı, suçlu ve ahit olarak birçok ki iyi ça ırdı ve bazıları tutuklandı. Neticede cinayetin ba kaları tarafından siyasi emellerle gerçekle tirildi i anla ılınca tutuklular serbest bırakıldı. Gerçek katil bulunamadı, fakat olaylarda Ermeniler’in parma ının oldu u anla ıldı.171 Yine 1913 senesinde, Balkan Sava larının devam etti i bir sırada Su ehri’ne ba lı Ezbider buca ı papazı Kerih’in bazı davranı ları hükümetin dikkatini çekmi ti. Kerih’in bir hırsızlık olayına adı karı masından dolayı evi arandı. Papazın evinden, çalınmı e yalardan ba ka çe itli yasak silah ve cephane ortaya çıktı. Papazın tutuklanmasının ardından Karahisar piskoposu Kerih’i kurtarmak için hükümet ve ileri gelen bazı ki iler nezdinde aracı olmaya ve Kerih’i kurtarmaya çalı tı.172 1914 yılına kadar devam eden Ermeni isyan ve ihtilâl hareketleri bu tarihten itibaren yeni bir devreye girdi. Seferberli in ilanından sonra Ermeniler de Müslümanlarla birlikte askerlik ubelerine giderek müracaat ettiler. Fakat kaydolan Ermeniler cepheye gitmek üzere evlerine veya köylerine döndü. ebinkarahisar’ın Yaycı köyünün papazı Sponil, Kasım ayı içinde, görünü te patrikhane ve piskoposlu un aidatını toplamak için, Su ehri Ermeni köylerine giderek köy halkını etrafında toplayıp u telkinlerde bulunmu tur: “Osmanlılar, ma lup olacakları sava a girdiler. Biraz sonra Ruslar, Erzurum’dan girip buraya kadar geleceklerdir. Ruslar önden biz arkadan, Osmanlı ordusunu me gul edece iz. Size zamanında vermi oldu umuz silahları kullanma vakti geldi. O zaman silahları almakla tereddüt gösteriyordunuz. Bugün anlayacaksınız ki silahlar elimizde kötü de ilmi . Hayatını feda ederek silah da ıtmaya çalı anları siz de takdis edeceksiniz.” Papazın aidat toplama bahanesiyle gerçekle tirdi i faaliyetlerinden sonra Pinganlı Piza Mıgırdiç, deri ticareti bahanesiyle köyleri tefti e çıkmı tır. Bu ki inin
171 172

Mehmed Hocao lu, a.g.e., s.595-596. Mehmed Hocao lu, a.g.e., s.596., Abdullah Yaman, a.g.e., s.285.

69

köyleri dola maktaki asıl amacı daha önce da ıttı ı silahların çalı ıp çalı madıklarını kontrol etmek ve silah kullanmasını bilmeyenlere, onu nasıl kullanacaklarını ö retmekti. Ayrıca kesin zafere ula acaklarına dair köylülere telkinlerde bulunuyordu. Yalnız Sivas bölgesinde 30 bin müsellah Ermeni kuvveti hazırlandı ını, Müslümanlar’dan eli silah tutan kimsenin köylerde kalmadı ını da sözlerine ilave ediyordu.173 Komitaci Ermeniler sava ba ladıktan sonra yalnızca Ermeni halkı üzerinde propaganda yapmıyorlardı, aynı zamanda Müslüman halka da seferberli e katılmamalarını, Rusların birkaç kolordu ile yakında Sivas vilâyetini i gal edecekleri için herkesin ailesi ba ına bulunması gerekti ini ve ba larının çaresine bakmalarını telkin etmi lerdi. Her vesileden istifade ederek Türk kadınlarını, ahaliyi ve hükümeti a a ılamaya çalı ıyorlardı. Bu arada firariler hakkında çıkarılan genel afla ilgili olarak ise “korkunun ismini af koymu lar” diyecek kadar ımarmı lardı. Bu arada faaliyetlerini iyice artıran Ermeniler arasında yapılan aramalarda elde edilen bilgilerden komitaların Sivas vilâyetini üç bölgeye ayırdıkları ve birinci bölgeye me hur Sivaslı Muradı (Hamparsum), di er ikisine de tanınmı iki mühim komitacıyı komutan tayin ederek Osmanlı’yı arkadan vurmak niyetinde oldukları anla ılmı tır.174 Ermeniler, amaçlarına kolayca ula abileceklerini zannediyorlardı. Zira

seferberli in ilanından sonra bölgedeki önemli oranda erkek nüfusunun askere alınmasından sonra daha kolay ve rahat hareket edebileceklerini zannediyorlardı. Fakat aldanmı lardı. Zira Sivas Kafkas cephesine do ru hareket eden Osmanlı ordusu için özellikle Su ehri ve ebinkarahisar bölgeleri, bir u rak yeriydi. Sivas’tan Erzincan’a ve Erzurum’a Su ehri yoluyla geçen askeri kıtaların bir türlü arkası kesilmiyordu. Oysaki Ermeniler tarafından Rusların ilk muharebeden sonra buralara geleceklerini iddia etmi lerdi. Fakat i ler Ermeniler’in iddia ettikleri gibi olmamı tı. Sava ın ba lamasından dört ay geçti i halde, Ruslar’dan hâlâ zafer haberleri gelmemi ti. Bu da Ermeniler’i birazcık olsun ümitsizli e dü ürmeye ba lamı tı. Artık iyice ümitsizli e dü memek için ilk silahı Pürk (Ye ilyayla)’te patlatmı lardı. Pürk köyü, arazisinin geni li i, verimlili i ve nüfus oranı itibariyle Su ehri’nin önemli bir Ermeni Köyü’dür.

173

174

Abdullah Yaman, a.g.e., s.286-287., Gürsoy ahin, a.g.e., s.157-158., Gültekin Ural, a.g.e., s.113., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.245., Ahmet Gökbel, a.g.e., s.177-178. Gürsoy ahin, a.g.e., s.155.

70

Kaza merkezine 5 kilometre mesafede ve Köse da ının ete indedir. Topra ının verimli olması dolayısıyla köy halkı çevresine nispeten daha müreffeh bir hayat ya amaktaydı. Türk köyünde Ta naksutyun ubesi 1909 yılında açılmı tı ve burası bir nevi Su ehri köyleri için merkez konumunda idi.175 23 ubat 1915 günü Su ehri’nden hareket eden Zara Te kilat-ı Mahsusa gönüllü birlikleri, yol üzerindeki Pürk köyünden geçerken, e yalarını ta ımak için ve ilk gelen köyde de i tirilmek üzere Pürk köyü Ermeni’lerinden iki yük hayvanı isterler. Ama Muhtar Agop onların istediklerini vermek istemedi. Gönüllüler para teklif ederler. Fakat ısrarlara ra men istedikleri yerine getirilmedi. te bu durum onların bir olay çıkarması için iyi bir vesile oldu. Muhtar, içindeki isyan duygusuyla hareket ederek “bu silahları hâlâ hangi gün için saklıyoruz” diye ba ırarak kafile memuru Nuri Efendi’yi yaraladı. Gönüllülerin elinde daha ordu birliklerine ula madıkları için henüz silah da yoktu. Silah sesini duyan köylüler de derhal silahlarına sarılmı lar ve gönüllülere saldırmı lardır. Fakat olay büyümeden, kaza merkezinde duyulur duyulmaz güvenlik güçleri olay yerine gönderildi ve böylelikle Pürk’te tutu turulmak istenen isyan ate i daha ba lamadan söndürüldü. Yapılan aramalar sonucunda köyde ondördü mavzer olmak üzere 150 martin, manliher ve gra tüfe iyle 10 bine yakın mermi hükümetçe ele geçirildi. Yapılan tahkikat neticesinde di er Ermeni köylerinde ve burada, silahlar ve isyan hazırlıklarının oldu u ortaya çıktı. Aramalarda yalnızca bu köylerde 560 silah ve bomba ele geçirildi.176 Olaylar ba lar ba lamaz Su ehri kaymakamı Ahmet Hilmi (Kalaç) Bey’in jandarma komutanı Salim ve Ziya Beyleri yanına alarak do rudan köye gitmesi ve olaylara jandarmanın tereddütsüz hemen kar ılık vermesi üzerine isyan büyümeden kısa sürede sonlandırılmı tır.177 Aramaların devam etti i bir sırada, ebinkarahisar piskoposlu unun silahların saklanmasına yönelik tebligâtına ra men bölgede önemli miktarda silah ve askeri mühimmat ele geçirilmi tir. Sadece Ezbider köyünde yapılan aramada elli silah bulunmu tur.178 Su ehri’nde silahların beklenmedik bir tarzda devletin eline geçmesi,
175 176 177 178

Gürsoy ahin, a.g.e., s.161. Abdullah Yaman, a.g.e., s.288. Gürsoy ahin, a.g.e., s.164., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.247-248., Gürsoy ahin, a.g.e., s.164-165. Abdullah Yaman, a.g.e., s.289.

71

Mart ayından Mayıs ayına kadar Su ehri’nin ordu talimgâhı seçilerek 13 bin ki ilik, depo kıta askerinin bulunması, Su ehri ve hareketlerini geciktirmi tir. Zara kazasında, seferberli in ilanından önce komita reislerinden Kemisli Tanil ve arkada ları, Zara ve Hafik arasındaki Sakar Da ında, Döker köyünden oniki Müslümanı bo azlayarak, Karahisar- arkî savcısı Cemal Bey ile iki jandarmayı kur unlamak suretiyle ehit ettiler. Su ehri, Zara sınırı arasında Kavak gölünde büyük bir kervanı soyduktan sonra Finih köyünde Molla Halil’in iki o lunu, Sarıyar’da Adalıyurt ba ında dört Türk’ü, E in kazası hacılarını, Af ar deresinde çok feci bir ekilde öldüler. Yine çetecilerden Karabo azlı Demirci o lu Ovadis yedi arkada ıyla Harput’a kadar sarkarak birçok Müslümanı bo azlayayıp üzerlerindeki paraları alarak Karahisar komitasına teslim etmi lerdir. Seferberlikten sonra Zara’da Ba o lu Ömer A anın evinin duvarına fitilli iki büyük bomba ve kasabanın üst ba ında Divri i’ye giden yol üzerindeki Kızılırmak köprüsünün altına köprüyü havaya uçurmak için bomba koymu lardı.179 Hafik kazasında da, me hur komitaci Ö dün’lü Murad’ın izlenmesi sırasında; Horsana köyünün giri inde yeraltında bulunan iki büyük mahzende üç sandık silah ile, altı büyük bomba ve birkaç sandık cephane bulunmu tur. Sivas-Erzurum yolu üzerine bulunan ve stratejik önemi haiz olan Tuzhisar’da yapılan aramada ise; yalnız bu köyde be sandık silah, çok miktarda cephane, be dinamit, çe itli bomba, iki kutu bomba fitili, ayrı sandıkta komitacılare ait elbise ve be teneke barut bulunmu tur. Köyün çevresinde ma aralar bulunmu tur. Hafik kazasındaki aramada ise bir mavzer, otuzbe manliher, dört martin, otuzbir parça martin, kırkbe yunan ra’sı, altı Rus sürmelisi, birçok muhtelif tüfek, altmı mavzer, bir büyük Amerikan, otuz muhtelif tabanca, yirmibir bomba, onüç gaz tenekesi barut, 13 bin fi ek, üç dinamit, kırkiki Karada , 277 muhtelif tip tabanca ve dört kapaklı tüfek ele geçirilmi tir. ebinkarahisar’daki Ermeniler’in isyan

179

Mehmed Hocao lu, a.g.e., s.599., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.249, Gültekin Ural, a.g.e., s.114., Cemal Anadol, a.g.e., s.132.

72

Gürün kazasındaki aramada; oniki bomba, otuzbir dinamit paketi, birçok dinamit kapsülü, 225 harp silahı, 714 adi silah, 234 roveluer, yirmisekiz yaralayıcı alet, 180 kilo barut ve bir o kadar kur unla 10.000’i a kın çe itli fi ek ortaya çıkarılmı tır. Tonus ( arkı la)’ta da, birçok feci olay meydana geldi. 300 harp tüfe i, 300’ü a kın rovelver, çok sayıda cephane ve çe itli bombalar ele geçirildi.180 22 Temmuz 1915 tarihinde ö leden sonra 7.30 sularında Amasya’nın Kuyumcular çar ısında bir dükkânda çıkan yangın rüzgârın da etkisiyle batı ve güneybatı istikametinde hızla yayılmı ve ancak ertesi gün ö leden sonra saat 3’te kontrol altına alınabilmi tir. Bu yangında 1000’e yakın ev ve dükkân yanmı , merkez hastanesinin iki bölümü yanmı 92. Alay ve Bâyezid kı lasında önemli hasarlar ortaya çıkmakla beraber mühimmat kurtarılabilmi tir. Olayda kasıt oldu u tahmin edilmi ve bazı Ermeni’lerden üphelenilmi tir. Evleri yanan aileler ise bo olan Ermeni evlerine yerle tirilmi tir. Yine 23 Temmuz 1915 tarihinde bir Ermeni çetesi, Zile sınırı üzerinde ve da lık yerlerde ya ayan halk ve a iretleri katletmi , köyleri yakarak Zile’ye do ru ilerlemi tir. Ayrıca atlı bir Ermeni kafilesi Tokat ile Zile sınırında da lık bölgede oturan Müslümanları katlederek köyleri yakmı tır. Tokat’ın Erbaa bölgesinde güvenlik kuvvetleriyle çıkan çatı mada Pıçın da ı ormanında gizlenen onsekiz silahlı Ermeni’den, altısı ölü, bir kadın ve iki kız da yaralı olarak ele geçirilmi tir.181 2.4.9.1. ebinkarahisar Ayaklanması ebinkarahisar sanca ı, komitalar için Sivas Vilâyetinin en mühim

merkezlerinden birisiydi. Ruslar ve onların güdümünde olan Ermeniler bu bölgeye oldukça fazla önem vermekteydi. ebinkarahisar, do u cephesindeki Türk ordusunun
180

181

Abdullah Yaman, a.g.e., s.291., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.250-251., Gültekin Ural, a.g.e., s.115-116., Cemal Anadol, a.g.e., s.133., Gürsoy ahin, a.g.e., s.138. Hikmet Özdemir, “Seferberlik lanından Rus galine Kadar Ermeni Milislerle Çatı malar”, Türk Ermeni li kilerinin Geli imi ve 1915 Olayları Uluslar arası Sempozyumu Bildirileri, Gazi Üniversitesi Atatürk lkeleri ve nkılap Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi Yayını, Ankara, 2006, s.131-132.

73

ikmal yollarından birinde yer alıyordu. Do u cephesine silah ve mühimmatın ula tırıldı ı üç yoldan birisi de buradan geçmekte idi. Bölgenin ve ebinkarahisar’ın Osmanlı-Rus harbindeki öneminin farkında olan Ermeni komitaları öteden beri burada faaliyetlerini özellikle de ruhani liderleri kullanarak gerçekle tirilmi lerdir. Özellikle Osmanlı Devletin Birinci Dünya Sava ına girmesinin ardından bu faaliyetler daha da yo unla mı , silah altındaki Ermeniler ordudan kaçarak köylerde e kiyalık yapmaya, güvenlik kuvvetleriyle çarpı maya ve Ruslarla i birli i içerisine girmi lerdir. Hükümet yetkililerinin (III. Ordu Komutanı Mahmut Kamil Pa a) 15 Nisan 1915 tarihinde Sivas bölgesi içerisinde olduklarını Ba kumandanlık vekâletine bildirilmesine ve yetkililerin de gerekli tedbirleri almalarına ra men, bu tür isyan hareketlerini önleyememi lerdir. ebinkarahisar’da ünlü komitacı Murat’ın önderli inde büyük bir Ermeni isyanı çıkmı tır. Yakalanan bir miktar Ermeni asker kaça ının 15 Haziran 1915 sabahı askerlik ubelerine nakilleri sırasında Ermeni komitacılar ve 500 kadar silahlı Ermeni, muhafızları ehit ederek yakalanan asker kaçaklarıyla beraber kaçmalarıyla olaylar ba lamı tır.182 syanı bastırmak için ilk etapta burada bulunan polis, jandarma ve askere sevkedilmek üzere toplanan 120 ki i ve bir miktar milis kuvvetiyle hareket edilmi tir. Fakat isyanın ekillenmesi üzerine Su ehri’nden Erzincan’a gitmekte olan Binba ı Ali Bey’e ait bir miktar silah ve mühimmat buraya sevkedilmi tir. Ermeniler isyan ettikleri gün Türk mahallelerini ate e vererek yangın çıkarmı lar, yapılan uyarılara silahla cevap vermi lerdir. Yakla ık 152 ki inin ölümüne sebebiyet vermi lerdir. kalmamı , Türkler Ermenilere, Ermeniler de Türklere saldırmı lardır.183 syanın ba lamasından sonra kaleye sı ınan Ermeniler’in sayısı Bayburt ve havalisi ile Ezbider papazı Kerih kumandasında gelenlerle beraber 500’ü bulmu , kadın ve çocuklarla bu sayı 2 bine ula mı tır. Kalenin muhkem bir yer olması ve yakla ık 200 metre yükseklikte olmasından dolayı askeri güçlerin buraya ovadan ula ması mümkün de ildi. Zira a a ıda yapılan her hareket katleden rahatlıkla savu turulabiliyordu. Bu yüzden kaleyi top ate iyle dövmek amacıyla Sivas’tan mantelli bir top ebinkarahisar’a
182 183

ehirde asayi

Gürsoy ahin, a.g.e., s.168-171., smail Özçelik, a.g.e., s.184., Cemal Anadol, a.g.e., s.330., Gültekin Ural, a.g.e., s.326. Gürsoy ahin, a.g.e., s.172.

74

gönderildi. III. Ordu Komutanı Mahmud Kâmil Pa a, 16 Haziran’da bölgeye Ne et Pa a’yı gönderdi. 30 süvari telefon ve telgraf tellerini korumakla görevlendirildi. Sivas’tan da 234 ki ilik bir askeri tabur buraya sevkedildi ve çıkan olaylar ancak dört gün sonra kontrol altına alınabildi.184 ki hafta süren bu isyan hareketi sonunda Ermeni’lerin giyecek, silah ve mühimmatının azalması üzerine, 2 Temmuz gecesi çıkı için silah ve bombalarla ablukayı yarmayı ba armı lar ve Tamzara ırma ından Kabaktepe mevkiine Eskiköy sırtlarından Kıllıbaba ormanına daha sonra da ormanlara kaçmayı ba armı lardır. Kaleden çıkıp kaçan Ermeni çetecilerinin sayısı 300 ila 500 arasında oldu u tahmin edilmekteydi.185 Asiler kaçtıktan sonra kale ve içinde kalan kadın ve çocuklarla di er Ermeni ahâli teslim alınarak bölgede güvenlik sa landı. Olaylarda askerden seksendört ehit ve 140 yaralı, Müslüman halktan ise otuz halk büyük zarar görmü tür. 2.4.10. Trabzon Olayları Samsun ve Trabzon Anadolu’nun Karadeniz’deki i lek limanlarından oldu u için, komitaların Sivas, Erzurum, ebinkarahisar, Van, Elazı bölgelerine silah sevkiyatı bu bölgeler vasıtasıyla gerçekle tiriliyordu. Seferberlikten önce, buralarda komitaların te kilat ve ubeleri bulunmaktaydı. Bu ubeler özelikle itilaf devletleri konsolosları ve yabancı postahaneleri aracılı ıyla Rusya’dan ve yabancı ülkelerden bilgi almaktaydılar. Silah ihracatı için Giresun iskelesine büyük bir önem verilmi ti. Vahan Badelyan ile Kel Artin silah ihracatı i ini yürütüyorlardı. Bir gün Artin, Rus vapurundan çıkarmakta oldu u bir saman balyasının, vinçten bo alarak da ılması üzerine, arasında 400 martin ile çok sayıda mavzer tüfekleriyle birçok mermi çıkmı tır.186
184 185 186

ehit ve yirmi ki i de yaralanmı tır.

Ermenilerden ise 230 ki inin öldü ü tespit edilmi tir. yirmi gün devam eden isyanda

Gürsoy ahin, a.g.e., s.178-179., Gültekin Ural, a.g.e., s.327. Gürsoy ahin, a.g.e., s.184., Cemal Anadol, a.g.e., s.331. Abdullah Yaman, a.g.e., s.238-294., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.252-253., Cemal Anadol, a.g.e., ss.316-318., Gültekin Ural, a.g.e., ss.311313., smail Özçelik, a.g.e., s.180., Azmi Süslü, a.g.e., s.89.

75

Bu bölgedeki komitacı Ermeniler seferberlik emrine uymadıkları gibi Müslüman ahalinin de askere katılmasına engel olmaya çalı mı lar ve Rus i galinin ardından galeyana gelerek Müslüman halka saldırmı lardır. Ruslar’ın bölgeden çekimesi sonrasında Trabzon’dan Erzincan’a kadar bütün Müslüman köyleri Ermeni çeteleri tarafından tahrip edilmi , camiler pisliklerle doldurulmu , meyve a açları kesimi , kuyular Müslüman cesetleriyle doldurulmu , evler kesilmi doldurulmu tur.187 2.4.11. Ankara Olayları Seferberli in ilanın ardından hazırlıklarını tamamlamı olan Ermeni çeteleri, Ankara vilâyeti ve çevresinde birçok olayların ya anmasına sebep olmu lardır. lk hareket, Bo azlıyan kazasının Orih köyündeki Ermeniler tarafından Akda ’a ba lı Çayır eyhi köyünün çe itli yerlerine yerle tirilen bombalardan birinin patlaması sonucu Sıdık isimli bir çocu un a ır yaralanmasıyla olmu tur. Bu olay sonucunda Orih, Mente e ve deli köylerinde yapılan aramalarda pek çok silah, cephane, bomba ve dinamit bulunmu tur. Asker toplamak üzere köye giden jandarmalara saldırdıktan sonra, Çatkebir yakınındaki ormanlı a sı ınan yüzden fazla Ermeni, jandarmaya, yoldan gelip hücum etmi ler ve Akda ma deni kaza merkezinde bombalar atarak gösteri yapmı lardır. Yine Bo azlıyan’ın çevre köylerindeki 300 kadar Ermeni, çete kurarak faaliyet göstermi öldürme, ya ma ve çapulculuk eylemlerine katılmı lardır.188 2.4.12.Adana Olayları Osmanlı Devletinin sava a girmesinin ardından faaliyetlerini hızlandıran Ermeni komitaları, Kafkas ve cephesinde oldu u gibi, güneyde de silahlanma ve te kilatlanma i ini tamamlamı lar ve ngiltere ile Fransa hesabına casusluk ebekeleri kurmu lardır. Bu casuslardan en me hurları, 1915 ubatında dü mana iltica eden Dörtyol Ermeni’lerinden Abraham Salcıyan, Artin ve Bedros’tur. eller, ayaklar ve parçalanmı vücutlarla

187 188

Azmi Süslü, a.g.e., s.89. Azmi Süslü, a.g.e., s.89-90., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.253-254.

76

24

ubat 1915 tarihinde Kö ker Toroso lu ve Muallim Agop isimli ki iler, skenderun’a çıkarılmı larsa da, filo

dü man tarafından Kıbrıs’tan getirilerek

komutanının verdi i talimatla yakalanmı ve dîvân-ı harbe verilmi tir. Aynı tarihte topladı ı belgelerle birlikte dü man gemisine sı ınmaya çalı an Da lıo lu Artin de yakalanmı tır. Bunlardan ba ka Saimbeyli, Dörtyol, Kozan ve di er kazalarda yüzlerce silah, bomba, dinamit, harita ve bayrak bulunmu ve Saimbeyli’nin sarp kayalıklarına papazlar ve komitalarca saklanan gazya ları ve 150 kg barut bulunmu tur.189 2.4.13. Urfa Olayları Urfa sanca ı tehcire tabi tutulan Ermenilerin iskân yerlerinden biriydi. Urfa’nın içinde yakla ık 13 bin Ermeni ya amaktaydı. Ermeni ihtilâl komitaları II. Me rutiyet’in ilanından sonra Urfa’da te kilatlarını yaygın bir ekilde geni letip kuvvetlendirmi lerdi. Patrikhanenin Urfa’ya piskopos olarak gönderdi i Sofomo, 1896 Ermeni isyanlarında isyan hareketlerine bizzat katıldı ı için Trablusgarp’a sürülmü ve daha sonra da patrikhanece Urfa’ya piskopos olarak tayin edilmi tir. Bu mezkûr ki inin yöre halkını isyan ve ihtilâle hazırlayan faaliyetleriyle Avrupa ve ABD’de e itimlerini tamamlayıp memleketlerine muallim olarak dönen Ermeni’lerin çalı maları, bu bölgede Ermeni olaylarının çıkmasında önemli bir etken olmu tur. Ayrıca burada bulunan misyoner okulları ve te kilatlarıyla yabancı ülkelerin konsolosluklarının faaliyetleri Rusya’nın Ermeniler’i kı kırtmaları, sözkonusu olayların çıkmasında önemli bir etken olmu tur.190 Hazırlıklarını tamamlayan Urfa Ermeniler’i, artık uygun bir ortamın olu masını beklemekteydiler. Birinci Dünya Sava ının çıkması ve Osmanlı Devletinin sava a sürüklenmeside onlara bu imkânı vermi tir. syan hazırlıklarına ba layan komitalara, Zeytun, Sasun, Bitlis ve Antep mıntıkalarında bir komutan maiyetinde istihdam olunmak üzere Mara kurmu lardır. ve Diyarbakır’dan gelen asker kaçaklarından olu an silahlı bir birlik

189

190

Azmi Süslü, a.g.e., ss.90-91., Cemal Anadol, a.g.e., s.313-314., Gültekin Ural, a.g.e., s.308., Halil Metin, a.g.e., s.142., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.295-296. Abdullah Yaman, a.g.e., ss.337-340., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, ss.378-340.

77

lk isyan hareketi Urfa’ya 1,5 saat mesafedeki Germu köyünde çıkmı tır. Burada bir Ermeni çetesinin varlı ından haberdar olan Devlet, buraya bir jandarma kuvveti göndermi tir. Ama aramanın geceye denk gelmesi yüzünden bunları ele geçirmek mümkün olmamı tır. Fakat o sırada köyün yakınında bulunan bir seferi kuvvetin yardımıyla Germu da ında Sivaslı ve Kayserili iki Ermeni fedaisi yakalanmı ve çok sayıda silah, bomba ve cephanede ele geçirilmi tir. Bu olay üzerine hükümet bölgedeki silahları toplama kararı almı ve Urfa’nın içinde yakla ık 820 tüfek, 406 tabanca, ondört yaralayıcı alet, 4922 fi ek ele geçirilmi tir. 7 A ustos 1915 tarihinde “Tellü’l-ebyaz-Urfa-Siverek” yolunda çalı an amele taburunun Ermeni fertleri, Müslüman subay ve i çilerine saldırmı lardır. Daha sonra Tellü’l-ebyaz-Urfa kısmında çalı an bölüktekiler, ele geçirdikleri çe itli âlet ve silahlarla subayların ve Süryani arkada larının üzerine hücum etmi lerdir ve subay Hilmi Efendi’yi de ehit etmi lerdir. Ayrıca dört jandarma erini ve muhtarı da yaralamı lardır.191 16 Eylül 1915 gecesi, Kilise soka ında Tarakçıo ulları’nın evinde toplanan bu aile fertlerinden Bedros, Serkis ve Mıgırdıc ve Sason’lu bir e kıya tarafından kırk el silah atıldı. Burasının sıkıyönetim bölgesi olmasından dolayı evi saran polis ve jandarmalar, kapıyı açtıramayınca ba ka bir evin duvarından içeriye girmek istedi. Ermeni mahallesinden açılan ate sonucunda bir jandarma eri ehit oldu ve Ermeniler Kilise Çanının çalmaya ba lamasıyla Sofomo’nun idaresinde isyana ba ladılar. 4. Kolordu’dan yardım istendi. 4. Kolordunun yardıma yeti mesinin ardından Ermeniler’in bulundu u mahalleler ku atıldı ve teslim olmaları için bir süre tanındı. Fakat olumlu bir kar ılık verilmeyince Ermeni’lerin sı ındıkları yerler top ate ine tutuldu. Geceli gündüzlü çarpı maların sonunda 27 Eylül gecesi Ermeni mahallesinin kenarındaki ilk hat ele geçirildi. Daha sonra Ermeni kilisesi üzerine gidildi. Kilise mazgallarından ate açılması üzerine topçu ate iyle kar ılık verilmi ve bunun üzerine Ermeniler beyaz bayrakla ate kes istediler. 600 kadar kadın ve çocuk teslim oldu. Olayların bu ekilde bitti i zannediliyordu. Fakat kaçan çeteciler, gizli yollar, sı ınaklar bularak buralardan askere bomba ve silah ya dırdılar. Çıkan çatı malarda halktan kırkiki, jandarmadan

191

Abdullah Yaman, a.g.e, ss. 342-345., Gültekin Ural, a.g.e., s.320-321., Cemal Anadol, a.g.e., s.325-326., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, s.345-346.

78

sekiz ki i öldü. Askerden biri subay 200’ü a kın ehit ve yaralı verildi. 120’den fazla silah ele geçirildi.192 2.5. Ermeni Tehciri 2.5.1. Tehcire Giden Yol ve Tehcir Kararının Alınması Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Harbine girmesinin ardından ülkenin durumu hiç de iç açıcı de ildi. Özellikle 1915 yılının ilkbaharında Çanakkale cephesinde itilaf kuvvetlerinin donanmaları ilerlerken, do uda Rus cephesi, Suriye’de Kanal cephesi ve Irak cephesinde de ngiliz tehdidi ile kar ı kar ıya idi. Ülkenin dört bir tarafı adeta bir ate çemberiyle sarılmı bir vaziyetteydi. çerde ise Osmanlı Devleti Ermeni Komitalarının çıkarmı oldukları isyanlarla u ra mak durumunda kalmı tı. Komitalarca çıkarılan bu olaylarda özellikle Osmanlı Devleti’nin ikmal yolları, askerlerin sevk güzergâhları, yiyecek ve cephane sevkiyatı yapılan yerler hedef seçilmi ti.193 Kafkas Cephesinde Osmanlı güçleriyle çarpı an Rus ordularının Mayıs ayı içerisinde Osmanlı topraklarına girip Van’ı i gal edece ini dü ünen Ermeniler, bölgede Mart ve Nisan aylarında bir isyan ve ihtilâl hareketine ba lamı lardı. Seferberlik olması münasebetiyle ve bölgedeki askeri birliklerin Kafkas cephesinde Ruslarla sava halinde olmalarından dolayı ehirde önemli bir askeri kuvvetin olmaması, Ermeni’lerin isyan hareketinde ba arılı olmalarını ve bazı ehirlerin yönetimini ele geçirmelerini kolayla tırmı tır. Müslümanların canlarını kurtarmak için ehirden çıkarılmasının ve ülkenin batısına do ru göç ettirilmesinin ardından Ruslar Van’ı i gal etmi lerdir. Bu durum Osmanlı Devleti yöneticilerinin oldukça zor durumda kalmasına ve bazı âcil ve kesin önlemler almalarına sebep olmu tur. Fakat bu olaylar ya anmadan önce Bâb-ı Âli’ye Osmanlı Ermenileri’nin bir takım isyan ve ihtilâl hareketleri için hazırlık yapmaya ba ladıkları, Ermeni’lerin özellikle de bazı misyoner okullarında çalı an ö retmenler ve kilise görevlileri ile komita reisleri tarafından yönlendirilmeye ve

192 193

Gültekin Ural, a.g.e., s.323-324., Cemal Anadol, a.g.e., ss.326-328., Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilâliyyesi, ss.347-352. Berna Türkdo an, 1915’ten Günümüze Tehcir (Türk-Ermeni li kileri), IQ Kültür-Sanat Yayıncılık, stanbul, 2006, s.81.

79

silahlandırılmaya çalı ıldıkları do rultusunda ordu kumandanları tarafından istihbari bilgiler gönderilmekteydi. Osmanlı Devleti de I. Dünya Sava ına girdikten sonra Ermeni’lerin Osmanlı Devleti aleyhinde faaliyetlerini önleyebilmek için bazı tedbirler almaya ba ladı ı görülmektedir. çi leri Bakanı Talat Pa a, Erzurum Mebusu Vartkes Efendi’ye Ermeni’lerin dü manla i birli i yapmaya devam etmeleri halinde çok iddetli tedbirler alınaca ı ihtarında bulunmu tu. Ayrıca Talat Pa a, Aralık 1915’te do u vilâyetlerine gönderdi i gizli bir talimatta oldukça fazla sayıda var olan ve özellikle Ermeni’lerin e itimiyle ilgilenen yabancı kurulu ve memurlarının harp sırasında ba ka bölgelere gönderilmelerinin dü ünüldü ünü bildirmi tir.194 Takip eden günlerde Ermeni isyanlarının devam etmesi üzerine Hükümet bir tedbir olarak Zeytun, Mara ve civarındaki Ermenileri Konya’ya sevk etti. Fakat Ermeniler’in burada da toplu halde bulunmaları ve o bölgedeki Ermenilerle birle me ihtimâlinden dolayı da bundan vazgeçildi ve Halep’in güneydo usu ile Zor ve Urfa havalisine sevkedilmelerine Hükümet tarafından karar verildi.195 çi leri Bakanı Talat Pa a, Zeytun Ermenileri’nin ba lattı ı olayların bir türlü yatı maması üzerine 6 Mayıs 1915 tarihinde Mara Mutasarrıflı ına gönderdi i gizli bir ifre ile Zeytun Ermenileri’nin tamamen ihraç edilmelerini emretti.196 Osmanlı Devleti’nin ölüm kalım sava ı verdi i bir sırada Ermeniler, cephede ve cephe gerisinde dü manın i ini kolayla tıracak bazı faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bu durum kar ısında ba kumandanlık 25 ubat 1915 tarihinde bütün birliklere bir genelge gönderdi. Ermeniler’in çe itli yerlerde bazı çeteler kurdukları, askerden kaçarak e kiyalık yaptıkları belirtilerek, bazı aramalarda bol miktarda silah ve bomba yakalandı ı ve bunun da bir isyan hareketi oldu una dikkat çekilerek a a ıdaki tedbirlerin alınmasını istemi tir. “Ermeni erler seyyar orduda ve silahlı hizmetlerde kullanılmayacak, komutanlar silahlı saldırılara kar ı koyacaklar, gerekirse örfi idare ilan edecekler, her yerde uyanık

194 195 196

Osmanlı Belgelerinde Ermeniler (1915-1920), Ba bakanlık Devlet Ar ivleri Genel Müdürlü ü Osmanlı Ar ivi Daire Ba kanlı ı Yayını, Ankara 1995, s.6. O.B.E., a.g.e., s.6. O.B.E., a.g.e., s.6.

80

davranılacak, planlı hareket olmayan yerlerde arama yapılmayacak ve sâdık teb’aya herhangi bir zarar verilmeyecektir.197 Van isyanının patlak vermesinin ardından Talat Pa a tarafından bütün vilâyetlere gönderilen telgrafta, Ermeni komitalarının ubelerinin kapatılması, evraklarına el konulması, komitanın ileri gelenlerinin, Muzır Ermeniler’in ve bulundukları yerde ikâmetleri mahzurlu olan Ermeniler’in tutuklanmasını istemi tir. Bundan ba ka Müslüman ahali ile Ermeniler arasında meydana gelebilecek çatı malara meydan bırakılmaması talimatı verilmi tir.198 Yine aynı gün Dâhiliye Nezareti tarafından Orduyı Hümayun’a a a ıdaki genelge gönderilmi tir. 26 Nisan’da da bu genelge Ba kumandanlık tarafından bütün birliklere yollanmı tır. Devletlü Efendim Hazreteri; Ermeni komitalarının Memâlik-i Osmaniyye’deki te kilât-ı ihtilâliye ve siyâsîyyeleriyle öteden beri kendilerine bir muhtariyet-i idâre te’minine ma’tuf olan te ebbüsleri ve ilân-ı harbi müteakib Ta nak Ermeni Komitasının Rusya’da bulunan Ermeni’lerin derhal aleyhimize hareketine ve Memâlik-i Osmaniyye’deki Ermeni’lerin dahi ordunun düçar-ı za’af olmasına intizâr ederek o zaman bütün kuvvetleri ile ihtilâl eylemlerine dâir ittihâz ettikleri mukarrerâtı ve her fırsattan istifâde etmek sûretiyle memleketin hayat ve istikbâline te’sir edecek harekât-ı hâinâneye cür’etleri bi’l-hassa devletin hâl-i harbde bulundu u u sırada Zeytun ile Bitlis, Sivas ve Van’da vukû bulan hâdisât-ı âhle-i isyâniyye ile bir kere daha teeyyüd etmi ve esasen Merkezleri Memâlik-i ecnebiyyede bulunan ve el-yevm unvanlarında bile ihtilâlcilik sıfatını muhafaza eden bütün bu komitalar mesaisinin Hükûmet-i Osmaniye aleyhine olarak her türlü esbâb ve vesâite mürâca’ât sûretiyle netice-i emelleri olan muhtariyeti istihsal maksadı etrafında toplandı ı ve Kayseri ve Sivas ile mahall-i sâirede meydana çıkarılan bombalar ile Rus ordusuna gönüllü olaylar te kil ederek Ruslarla birlikte memlekete saldıran ve an-asl Osmanlı memleketi ahâlisinden olan Ermeni Komita rü’esâsının

197 198

O.B.E., a.g.e., s.6. Yusuf Halaço lu, a.g.e., s.62,63., Bülent Bakar, Ermeni Tehciri ve Uygulanması, s.69., B.O.A. DH. FR. 52/96-97-98.

81

harekâtı ve Orduy-ı Osmani-yi arkadan tehdid etmek sûretiyle pek büyük bir mikyasta alınan tertibât ve ne riyâtları ile tahakkuk eylemi dir. Binâ’en-‘aleyh hükûmet kendisi için bir mesele-i hayâtiye te kîl eden bu kabil tertibât ve te ebbüsâtın temâdîsine hiçbir zaman nazâr-ı i mâz ve müsâmaha ile bakamayaca ı ve membâ-ı mefsedet olan komitaların hâlâ mevcûdiyetini me rû telâkkî edemeyece i cihetle ifâhen de görü üldü ü vechîle bi’l-umum te kilât-ı siyâsiyyenin ilgâsına lüzûm-ı âcil hissetmi ve îcâb eden tedâbiri ittihâz eylemi tir. Nubar’ın Hınçak ve Ta nak ve emsali komitaların gerek pây-ı tahtta ve gerek vilâyatta bulunan ucabâtının derhal sedleri ile evrak ve vesâikinin kat’iyyen ziyâ ve imhâsına imkân bırakmamak sûretiyle müsâderesi ve komitalar rü’esa ve erkanının müte ebbis e hâsı ile hükümetçe tanınan mühim ve muzır Ermeni’lerin hemen tevkîfi ve bulundukarı mahallerde devam-ı ikâmetlerinde görünenlerin vilâyet dâhilinde münâsib görülecek mevâki’de toplattırılarak firarlarına meydan bırakılmaması ve îcâb eden mahallerde silah taharriye ba lanarak her türlü hâl ve ihtimâle kar ı kumandanlar ile bi’l-muhâbere kuvvetli bulunulması ve icraâtın hüsn-i tatbiki esbâbının te’min ve istikmâli ile zuhur edecek evrak ve vesâikin tedkîki neticesinde tevkîf olunan e hâsın dîvân-ı harblere tevdîı münâsib görülmü olmakla mahzâr-ı tensîb bulundu u, buyuruldu u takdirde iktizâsına tevessül olunmak üzere keyfiyetin i ’ârına müsaa’de buyurulması bâbında emri fermân hazret-i men lehü’lemrindir. 11. Nisan 331 Dâhiliye Nazarı Talat199 Genelgeden de anla ıldı ı gibi Ermeni’lerin özellikle harp bölgelerinde görülen muzır hareketlerinden dolayı ülke içerisindeki bütün komita merkezlerinin kapatılmasına, buralardaki evrak ve dosyaların imha edilmeden ele geçirilmesine, buralarda görevli, yönetici ve ba kanlarının tevkifine karar verilmi tir. Bu kararın alınmasından ve sözkonusu yetkililere gönderilmesinin ardından ülkenin çe itli yerlerinde dîvân-ı harblere sevkedilmek üzere Ermenilerden bazı ki iler tutuklanmı tır. stanbul’da 2345 ki i tevkîf edilmi tir.200 Sivas vilâyetinde de bu emrin tebli
199 200

Ar iv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri, 1914-1918, s.424-425’den naklen BDH. Kls. 401 E.dos.50 Y.dos 1580 f.1-3. Kâmuran Gürün, a.g.e., s.307.

82

edilmesinden sonra vilâyet merkez, sancak ve kazalarında bazı ki iler tutuklanmı tır. Sancak ve kazalarda tutuklanan Ermeni’lerin bazılarının Sivas’a gönderildikleri ve bunlarla birlikte Sivas’ta tutuklu bulunanların sayısının 1500 ila 2000 arasında oldu u tahmin edilmektedir.201 Alınan bütün tedbirlere ra men Ermeni isyan ve ihtilâl hareketleri devam ediyordu. Van isyanı bütün hızıyla sürüyor ve di er bölgelerdeki isyan hareketleri de bir türlü son bulmuyordu. Bütün bunlar kar ısında oldukça zor durumda kalan Ba kumandan vekili Enver Pa a Ermeniler’in isyan çıkaramayacak bir ekilde etkisiz hale getirilmesini arzuluyordu. Bu amaçla 2 Mayıs 1915 tarihinde Dâhiliye Nazırı Talat Pa a’ya bir yazı göndermi tir. Bu yazıda, Rusların 20 Nisan 1915 tarihinde kendi sınırında ya ayan bazı Müslümanları sefil ve peri an bir vaziyette Osmanlı sınırına soktu u gibi Osmanlı Devleti’nin de sorun olan Ermeniler’i ya sorunun ya andı ı bu bölgeye ya da Rus sınırı dâhiline göndermeyi teklif etmi tir. E er bunlar da olmazsa Anadolu’nun belli yerlerine da ıtılmalarını önermi tir.202 Dâhiliye Nazırı Talat Pa a, durumun nezaketi kar ısında Meclis-i Vükeladan çıkacak karar beklemeden ve bu i le ilgili geçici bir kanun çıkartmadan Ermeni tehcirini ba lattı ve sorumlulu u tek ba ına üzerine aldı.203 Talat Pa a önce Van, Bitlis ve Erzurum bölgelerinde bulunan Ermeni’lerin harp sahası dı ına çıkarılmaları konusunu ele aldı. Bu amaçla 9 Mayıs 1915 tarihinde Erzurum Valisi Tahsin Bey’e ve Van Valisi Cevdet Bey’le Bitlis valisi Mustafa Abdülhalık Bey’e ifre emirler gönderdi. Talat Pa a emrinde özellikle bu bölge Ermenileri’nin isyan ve ihtilâl hareketleri içerisinde oldu unu ve buraların âdeta birer isyan ve ihtilâl ocakları haline geldi ini belirtmekteydi. Bunların yo un olarak ya adıkları yerlerden çıkarılarak güneye do ru sevklerinin kararla tırıldı ı bildirilmekteydi. Ayrıca bu kararın derhal tatbikini gerçekle tirmeleri, valilere mümkün olan her türlü yardımın yapılması gerekti ini ve Ba kumandanlık Vekaleti’nden 3. ve 4.
201 202 203

James Bryce, Arnold Toynbee, Osmanlı mparatorlu unda Ermenilere Yönelik Muamele, C II., Çev. Atilla Tuygan, Jülide De irmenciler, Pencere Yayınları, stanbul, 2006, s.17. O.B.E., a.g.e., s.8. Yusuf Hikmet Bayur, Türk nkılâbı Tarihi Cilt III., Kısım III., T.T.K. Yayınları, Ankara, 1991, s.38.

83

ordu komutanlarına tebligat yazıldı ını ve bu uygulamanın Van’la birlikte Erzurum’un güney kısmı ve Bitlis’e ba lı önemli kazalara, bilhassa Mu ve Sasun ile Talori civarına te milini istemi tir. Ayrıca Valilerden, ordu komutanlarıyla i birli i yaparak derhal uygulamaya geçmelerini emretmi tir.204 Talat Pa a 23 Mayıs 1915 tarihinde 4.Ordu kumandanlı ına gönderdi i ifre telgrafında, ba ka vilâyetlere gönderilecek Ermeniler hakkında bilgi vermekte ve bo altılması gereken yerleri öyle sıralamaktaydı: 1.Erzurum, Van, Bitlis vilâyetleri; 2.Adana, Sis ve Mersin’in merkezleri müstesna olmak üzere Adana, Mersin, Kozan, Cebel-i Bereket livaları, 3.Mara merkez hariç Mara sanca ı; 4.Haleb vilâyetinin merkezi hariç olmak üzere skenderun, Bilan, Cisr-i u ur ve Antakya’daki köy ve kasabalarda bulunan Ermeniler bulundukları yerlerden çıkarılacak. Erzurum, Van, Bitlis vilâyetlerinden çıkarılanlar, Musul vilâyetinin güneyi ile Zor sanca ı hariç Urfa sanca ına yerle tirileceklerdi. Adana, Haleb ve Mara civarından çıkarılacak olanlar da Suriye vilâyetinin do u kısmı ile Haleb vilâyetinin do u ve güneydo usuna, Hükümet tarafından tayin edilen yerlere nakl ve orada iskân edilecekti. Nakil i lemlerine nezaret etmek üzere Adana bölgesine, yanında bir mülkiye müfetti iyle maliyeden de özel bir memur olmak üzere Mülkiye müfetti lerinden Ali Seydi Bey, Haleb ve Mara için de aynı ekilde Hamid Bey tayin edilmi ve Ali Seydi Bey görev yerine gitmi tir. skân yerlerine ula an Ermeniler, hal ve yerin durumuna göre ya mevcut köy ve kasabalarda in a edecekleri evlere veyahut Hükümet tarafından belirlenen yerlerde yeniden kuracakları köylere yerle tirileceklerdi. Ermeni köylerinin Ba dat demiryolundan en az yirmibe kilometre uzakta olması art ko uldu. Nakli gerekli olan Ermeniler’in sevk ve iskânı mahalli memurların idaresine bırakıldı. skân yerlerine sevk edilen Ermeniler’in mallarının ve canlarının korunmasıyla ia e ve istirahatlarının sa lanması, güzergâhlarında bulunan idari memurlara aitti. Sevk edilen

204

Yusuf Halaço lu, a.g.e., s.66.

84

Ermeniler tüm kıymetli mallarını ve menkullerini yanlarında götürebilirlerdi. Gayr-ı menkul malları hakkında ise geni bir talimatnâme hazırlanmı tır.205 Do u Anadolu vilâyetleriyle Güney ve Güneydo u Anadolu vilâyetlerinden çıkarılarak yukarıda zikretti imiz sözkonusu bölgelere gönderilmelerine karar verilen Ermeniler’in yeniden faaliyet içerisine girmemeleri için Ba komutanlık bazı uyarılarda bulunmu ve bu amaçla 26 Mayıs 1916 tarihinde Dâhiliye Nezaretine bir yazı göndererek u hususların dikkate alınmasını istemi tir.206 a)Ermeni nüfusu gönderildi i yerlerdeki a iret ve iskân sayısının % 10 nisbetini geçmemelidir. b)Göç ettirilecek Ermeniler’in kuracakları köylerin her biri elli evden çok olmamalıdır. c)Ermeni göçmen aileleri seyahat ve nakil suretiyle de olsa yakın yerlere ev de i tirememelidir.207 26 Mayıs 1915’te Ermeni isyanları ve tehcirine dair Dâhiliye Nezâretinden Sadaret’e bir tezkire gönderildi. Dâhiliye Nezâretinin gönderdi i tezkire a a ıdadır:208 “Sava bölgelerine yakın yerlerde oturan Ermenilerden bir kısmının Hudûd-ı Osmaniyye-yi dü man devlete kar ı koymakla me gul eden Orduy-ı Hümayûn’un hareketlerini güçle tirme ve Erzak ve Askeri malzemelerin nakliyatını zorla tırma ve dü man ile birlikte hareket etme ve masum insanlara silahla taarruz ve Osmanlı ehir ve kasabalarını tasallut ile katl ve ya malamak ve dü man deniz kuvvetlerine erzak tedarikiyle müstahkem mevkileri gösterme cüretleri bu gibi ihtilâlci unsurların hareket sahasından uzakla tırılmasını ve asilerin hareket üssü ve yeri olan köylerin tahliyesi icab ederek bu babda çe itli icraatlara ba lanıldı ı ve bu cümleden olmak üzere Van, Bitlis, Erzurum vilâyetleriyle, Adana merkez, Sis ve Mersin merkezleri müstesna olmak
205 206 207 208

B.O.A. DH. FR, 53/94., Yusuf Halaço lu, a.g.e., s.67-68. Yusuf Halaço lu, a.g.e.,s.68. Genelkurmay, No 1/1, KLS 44, Dosya 207, F.2-3’den nakleden Kâmuran Gürün, Ermeni Dosyası, s.307. Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e., s.37., Karacakaya Recep, Türk Kamuoyu ve Ermeni Meselesi (1908-1923), Toplumsal Dönü üm Yayınları, stanbul, 2005, s.254., OBE, s.30,31., Kâmuran Gürün, a.g.e., s.307,308.

85

üzere Adana, Mersin, Kozan, Cebel-i Bereket Isvaları ve Mara merkez müstesna olmak üzere Mara sanca ı ve Haleb vilâyetinin merkez kazaları müstesna olmak üzere skenderun, Belen, Cisr-i u’ür ve Antakya kazaları köy ve kasabalarında sakin Ermeni’lerin Vilayatı Güney vilâyetlere Cenubiyyeye sevkine bi-l ibtîdar Van vilâyetiyle sınırlı olan kuzey kesimi hariç Musul vilâyetine ve Zor sanca ına ve Urfa merkez hariç olmak üzere Urfa sanca ının güney kesimine ve Haleb vilâyetinin do u ve güneydo u kısmına ve Suriye vilâyetinin do u kısmında belirlenen yerlere sevk ve iskânına ba lanmı ve devam edilmekte bulundu u beyanıyla devletin esas menfaatlerine muvâkıf görülen bu i lerin bir usul ve kaideye ba lanması gerekti i …” Talat Pa a imzasıyla Meclise sunulan bu tezkerenin ardından Meclis 27 Mayıs 1915 tarihinde “Vakt-i Seferde icraat-ı hükümete kar ı gelenler için Cihet-i Askeriyece ittihaz olunacak tedâbir hakkında” isimli geçici kanunu çıkartmı tır. 1 Haziran 1915 günü Takvim-i Vekâyi’de yayımlanan bu kanunun maddeleri unlardır: 1)Vakt-i seferde ordu, kolordu ve fırka kumandanları ve bunların vekilleri ve müstakil mevki kumandanları ahali tarafından herhangi bir sûretle evanur-i hükümete ve müdafa-i memlekete ve muhafazai asayi e müteallik icraat ve tertibata kar ı muhalefet ve silahla tecavüz ve mukavemet görürlerse hemen kuvvay-ı askeriye ile en iddetli suretle tedibat yapmaya ve tecavüz ve mukavemeti esasından imha etmeye mezun ve mecburdurlar. 2)Ordu, kolordu ve fırka kumandanları icâbât-ı askeriyeye mebni veya casusluk ve hıyanetlerini hissettikleri köyler ve kasabalardaki ahalinin münferiden veya topluca di er mahallere sevk ve iskân ettirebilirler.209 Böylece Dâhiliye Nezareti kendisinin ba latmı oldu u tehcir i ini orduya devretmi tir.210 Nihayetinde de 30 Mayıs 1915 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu (Heyet-i Vükelâ) a a ıdaki kararı almı tır.

209 210

Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e., s.40. Yusuf Halaço lu, a.g.e., s.71.

86

“Fi’l-hakika devletin varlı ını koruma ve emniyeti u runda sürekli olarak devam eden icraat ve ıslahat-ı fedakârîsi üzerine icrâ-i sû-i tesire sebep olan bu gibi zararları hareketlerin tesiriyle imha ve izalesi kesinlikle gerekli olan ve sözkonusu bakanlıkça bu emirde süratle ba lanan icraatlardaki do ruluk açık oldu undan bahsi geçen tezkere ortaya konuldu u üzere belirtilen köy ve kasabalarda sakin Ermenilerden sevki icab edenlerin hazırlanan yerlerine rahat bir ekilde sevk ve ula tırılmalarıyla güzergâhlarında istirahatlarının temini ve can ve mallarının korunması ve çıkı larından itibaren varı larına kadar “Muhacirîn Tahsisatı’ndan iâ eleri ve geçmi mâli durumları ve iktisadi vaziyetleri nisbetinde kendilerine emlak ve arazi verilmesi ve içlerinden muhtaç olanlara hükümetçe mesken in ası ve ziraatçilere ve sanat ehline tohumluk ve alet ve edevat verilmesi ve terk ettikleri memlekette kalan mal ve e yalarının veya tahliye edilen köylere muhacir ve a â’ir iskânıyla emlak ve arazinin kıymeti takdir edilerek kendilerine verilmesi ve tahliye edilen ehir ve kasabalarda oturup nakledilen ahaliye aid gayr-ı menkullerin yazılması ve kıymet, miktar ve cinslerinin tespitinden sonra muhacirlere tevzi ve muhacirlerin uzmanlık ve u ra ları hâricinde kalan zeytinlik, dutluk, ba ve portakallıklarla dükkân, han, fabrika ve depo gibi akarâtın müzayede yoluyla satılması ve idaresi ve Muamelat-ı Umumiye-i skâniyenin hızlandırma ve düzenleme ve tetkiki ve tefti i ve bu hususta talimatname hükümleri ve sözkonusu nezaretten alınacak ve telakki edilecek evamir dairesinde mukarrerat ittihaz ve tatbiki ve tâli komisyonlar te kili ve maa lı memur istihdamı vazife ve selahiyetlerini haiz olmak ve do rudan do ruya Dâhiliye Nezaretine ba lı bulunmak ve bir ba kan ile bir memur-ı dâhiliyeden ve di er memurlar maliyeden seçilecek ve tayin edilecek iki üyeden olu mak üzere komisyonlar olu turularak ve mahallerde mezkur talimatnamenin valiler tarafından uygulanacak hükümler seçilmi oldu unun cevaben sözkonusu bakanlı a tebli i ve ilgili resmi dairelere malumat i’tası tezekkür kılındı ı.”211 Talat Pa a’nın 26 Mayıs 1915 tarihinde Sadaret’e gönderdi i ve Bakanlar Kurulu’nun 30 Mayıs’ta kabul etti i tezkereye göre Ermeniler kendileri için tahsis edilen bölgelere can ve mal emniyetleri sa lanarak gönderilecek. Ermeniler’in ia eleri iskân yerlerine varıncaya kadar muhacirin tahsisatından kar ılanacak. Ermeniler’e durumları nisbetinde emlak ve arazi da ıtılacak. Muhtaç olanlara devlet ev yapacak.
211

MV. 198-24, O.B.E., s.30-32’den MV. 198-163.

87

Ziraat malzemeleri, tohumluk, alet ve edevat verilecek, Ermeniler’in memleketlerinde bırakmak zorunda kalacakları bazı e yalarının kıymeti münasip bir ekilde kendilerine verilecek. Yurtlarında bırakmak zorunda kaldıkları ta ınmaz malları emvâl-i metrûke komisyonları tarafından muhafaza edilecek. Bir kısım malları ise sayımı yapıldıktan sonra do u vilâyetlerinden gelmek zorunda kalan muhacirlere da ıtılacak. Zeytinlik, dutluk, ba ve portakallıklarla han, dükkân, fabrika ve depo gibi yerler müzayede usûlü ile satılacak veya kiralanacak. Buradan elde edilen gelir sahipleri namına korunmak üzere mal sandıklarına gönderilecektir.212 Bakanlar Kurulu’nun 30 Mayıs 1915’teki kararı, 31 Mayıs 1915 tarihinde uygulamaya konulmak üzere Dâhiliye, Harbiye ve Maliye Nezaretlerine gönderilmi tir. Harbiye Nezaretine gönderilen kanun a a ıda verilmi tir.213 Harp bölgelerine yakın yerlerde oturan Ermenilerden bir kısmının Osmanlı hududunu dü man devletlere kar ı korumaya gayret eden ordumuzun harekâtını zorla tırdıkları; erzak ve askeri malzeme nakliyatını güçle tirdikleri, dü manla i birli i yapmak ve birlikte hareket etmek emelinde oldukları, ayrıca dü man saflarına katıldıkları, yurt içinde askerî kuvvetlere ve masum halka silahlı saldırılar düzenledikleri, dü manın deniz kuvvetlerine malzeme sa ladıkları, müstahkem mevkileri dü mana göstermeye cesaret ettikleri tespit edilmi tir. Bunun için isyancı unsurların harekât sahasından uzakla tırılması gerekmektedir. Bu i lem için faaliyete ba lanacaktır. Van, Bitlis, Erzurum vilâyetleriyle, Adana, Sis ve Mersin’in merkezleri hariç, Mara sanca ı, Halep vilâyetinin merkez ilçeleri hariç skenderun, Beylan, Cisrisugur, Antakya ilçelerinin köy ve kasabalarında oturan Ermeniler, güney vilâyetlere âcil olarak sevk edilecektir. Sevk edilecek Ermeniler, Van vilâyeti ile sınır olan kuzey kısmı hâriç olmak üzere Musul vilâyetine ve Zor sanca ına; Urfa’nın merkezi hariç olmak üzere Urfa sanca ının güney kısmına; Halep vilâyetinin do u ve güneydo u kısmına ve Suriye vilâyetinin do u kısmında belirlenen ve tahsis edilen yerlere nakledilerek yerle tirileceklerdir.

212 213

Bülent Bakar, Ermeni Tehciri ve Uygulaması, s.78., Kâmuran Gürün, a.g.e., s.311-312. Azmi Süslü, a.g.e., s.115.

88

Devletin temel çıkarları için uygun görülen bu i lemin bir yöntem ve kurala ba lanmasını isteyen 26 Mayıs 1915 gün ve 270 sayılı tezkere, Bakanlar Kurulunda görü ülmü tür. Görü melerde devletin varlı ını ve güvenli ini muhafaza için devam eden uygulamalar ve fedakârca düzenlemeleri bozmaya yönelik zararlı hareketlerin etkili bir ekilde bertaraf edilmesi mutlak surette gerekli olup, Bakanlı ınızın bu konu ile ilgili olarak uygulamaya koydu u kararlar isabetli ve açık oldu undan, Bakanlı ınızca bu emirde belirtilen uygulamaya ba lanması uygun bulunmu tur. Belirtti iniz ekilde isimleri yazılı olarak bildirilen köy ve kasabalarda oturan ekilde olarak Ermenilerden gönderilmesi gerekenlerin, gidecekleri yerlere rahat bir mallarının korunması ve tespit edilen yerlerine vardıklarında kesin

ta ınmaları ve ula tırılması ile yolculukları boyunca istirahatlerinin sa lanması, can ve yerle tirilmelerine kadar göçmenler ödene inden ia eleri sa lanacak, daha önce sahip oldukları mali ve ekonomik durumları oranında, kendilerine emlak ve arazi da ıtılacaktır. Muhtaç olanlara, devlet tarafından evler in a edilecek, çiftçilere tohumluk, meslek sahiplerinden ihtiyacı olanlara alet ve edevat da ıtılacaktır. Ayrıldıkları yerlerde kalan e ya ve mallarının ya da bunların de erlerinin kar ılı ı kendilerine aynı ekilde verilecektir. Bo altılan köylere yerle tirilecek göçmen ve a iretlere, emlak ve arazi de erleri tespit edilerek da ıtılacaktır. Bo altılan ehir ve kasabalarda bulunan, nakledilen ki ilere ait ta ınmaz malları yazılıp; cins, de er ve miktarı tespit edildikten sonra göçmenlere da ıtılacaktır. Göçmenlerin bildikleri ve yaptıkları i lerin dı ında kalacak zeytin, dut, ba ve portakal bahçeleri ile dükkân, fabrika, han ve depo gibi gelir getiren mallarının açık artırma ile satılarak yahut kiralanmak suretiyle toplam bedelleri kendilerine verilmek üzere sahipleri adına geçici olarak mal sandıklarına yatırılacaktır. Belirtilen bu i lerin yerine getirilmesinde yapılacak harcamaların, göçmenler ödene inden kar ılanması için Bakanlı ınızca düzenlenmi olan yönetmeli in bütün hükümlerinin uygulanması, terk edilmi malların korunması, idaresi ile genel iskân i lerinin hızlandırılması, düzenlenmesi, incelenmesi ve uygulanması, alt komisyonlar kurulması ve memur istihdam edilmesi ile ilgili görev ve sorumluluklarını ta ımak ve do rudan do ruya Bakanlı ınıza ba lı kalmak suretiyle, bir ba kan ile biri çi leri, di eri Maliyeden seçilerek tayin edilen iki üyeden olu acak komisyonlar kurularak görev yerlerine gönderilmesi, komisyon gönderilmeyen yerlerde söz konusu yönetmelik hükümlerinin, valiler tarafından yürütülmesi uygun görülmü tür.

89

Konu, Savunma Bakanlı ına ve Maliye Bakanlı ına tebli tarafından uygulanmasına ili kin tezkere yazılmı tır.

edilmi tir. Bakanlı ımız

Sava hali ve ola anüstü siyasi zorluklar dolayısıyla, ba ka yerlere nakledilen Ermeniler’in iskân ve ia elerinin nasıl yapılaca ı a a ıdaki esaslara ba lanmı tır. Madde 1: Nakli gerekli olanların sevklerinin sa lanması, yerel görevlilerin yönetimine aittir. Madde 2: Nakledilen Ermeniler, ta ınabilir bütün mallarını ve hayvanlarını beraberlerinde götürebilirler. Madde 3: skân yerlerine sevk edilen Ermeni’lerin yol boyunca can ve

mallarının korunmasıyla, ia e ve dinlenmelerinin sa lanmasından, gidi yolları üzerinde bulunan yerel görevliler sorumludur. Bu konuda meydana gelecek gev eklik ve ilgisizlikten sırasıyla bütün görevliler sorumludur. Madde 4: Olu turulan iskân yerlerine ula an Ermeniler duruma ve yere göre; ya mevcut köy ve kasabalarda ayrı ayrı in a edilecek evlere ya da yerel idareciler tarafından belirlenecek yerlerde kurulacak köylere yerle tirileceklerdir. Köylerin, sa lık artlarına uygun, tarıma ve geli meye uygun yerlerde kurulmasına özellikle dikkat edilecektir. Madde 5: skân bölgelerinde köy kurulmasına elveri li, bo , sahipsiz ve devlete ait arazi bulunmaması durumunda, devlet malı olan çiftlik ve köylerin iskân için tahsis edilmeleri uygundur. Madde 6: Ermeni’lerin yerle tirilecekleri köy ve kasabalarda, yeniden kurulacak Ermeni köyleri sınırlarının, Ba dat demir yoluyla birle me hatlarından ve di er demir yolu hatlarından en az yirmibe kilometre uzaklıkta bulunması arttır.

90

Madde 7: Köy ve kasabalarda yeni yapılacak evlere yerle tirilen Ermeniler ile yeni kurulan köylere yerle tirilen Ermeni’lerin, nüfus kütüklerine esas olabilecek bir ekilde düzenli olarak kaydedilece i ve her ailenin ismi, lakabı, ya ı, sanatı, geldi i ve yerle tirildi i yer ile her aileyi olu turan aile fertlerinin isim ve ya larını açıklayan bir defter düzenlenecektir. Madde 8: Belirlenen yere yerle tirilen bir kimsenin, ba lı bulundu u komisyonun izni olmadan ve yerel güvenlik makamlarından özel belge alınmadan ba ka yerlere gitmesi yasaktır. Madde 9: skân edilecekleri yerlere ula an Ermeni’lerin, kesin yerle imlerine kadar geçecek olan sürede ia eleri, ayrıca ihtiyacı olanlara evlerinin in ası için gerekli harcamaları yerel makamlar, göçmen ödene inden kar ılayacaklardır. Madde 10: a e ve iskân i lerinin hızlı olarak yürütülmesi, göç edenlerin sa lıklarının korunması ve rahatlarının sa lanmasına ili kin hususların yerine getirilmesi, o bölgenin en üst mülki idarecileri, sorumlu yönetici olmak üzere, göçmen komisyonlarına aittir. Göçmen Komisyonu bulunmayan yerlerde Göçmenler Tüzü ü’ne uygun olarak yeniden kurulması gereklidir. Madde 11: a e ve iskân i lerinin sa lanması ve hızlı olarak yürütülmesi ve göçmenlerin yeterince sevki; ia e ve iskân memurlarının tayini, Bakanlıktan izin alınmak artıyla, mutasarrıf ve valilere aittir. Madde 12: skân edilen her aileye, daha önceki iktisadi durumları ve imdiki ihtiyaçları göz önüne alınarak yeterli miktarda arazi verilecektir. Madde 13: Arazinin seçimi ve da ıtılması göçmen komisyonlarınca

gerçekle tirilecektir.

91

Madde 14: Belirlenen arazinin sınırı ve dönümü tesbit edildikten sonra, geçici belge kar ılı ında sahiplerine verildikten sonra tapu ve emlak i lemlerine esas olu acak düzenli bir ekilde, özel defterine kaydedilecektir. Madde 15: htiyaç sahibi olan çiftçi ve meslek sahiplerine, uygun miktarda sermaye ya da âlet ve edevat verilecektir.214 Yukarıda maddeler halinde verdi imiz yönetmelikte, Ermeniler’in nakil i lemleriyle yerel yöneticiler görevlendirilmi tir. Nakledilen Ermeniler’in bütün ta ınabilir mallarını yanlarında götürebilecekleri belirtilmi tir. Ermeniler’in can ve mal güvenlikleriyle ia elerinin temininden sevk güzergâhlarında bulunan yerel yöneticiler sorumlu tutulmu tur. Ermeniler’in mevcut köy veya kasabalarda iskân edilecekleri veyahut da yerel yöneticiler tarafından belirlenecek yerlere yerle tirilmeleri kararla tırılmı , kurulacak olan köylerin sa lık artları ile tarım ve geli meye uygun yerlerde kurulmasına özellikle dikkat edilecektir. Kurulacak olan köylerin Ba dat demiryolundan en az yirmibe kilometre uzakta olmasına dikkat edilmesi gerekti i belirtilmi tir. Köylere yerle tirilen Ermenilerle ilgili gerekli tüm bilgileri havi defterlerin tutulması istenmi tir. Kendileri için belirlenen köylere yerle tirilen Ermeniler’in güvenlik güçlerinin izni olmadan bulundukları yerden ayrılmayacakları vurgulanmı tır. skân edilen Ermeniler’in kendileri için belirlenen yerlere yerle inceye kadar ia e ve yeni evlerinin in ası için ihtiyaç duyulan paranın muhacirîn tahsisatından kar ılanması kararla tırılmı tır. Göçmenlerin iskân, ia e ve sa lıklarının korunması bölgedeki milli idareciler tarafından kar ılanacaktır. skân edilen Ermeniler’e daha önceki iktisadi durumları ve u anki ihtiyaçları göz önünde bulundurularak arazi verilmesi kararla tırılmı tır. Arazinin seçilmesi ve da ıtılması muhacirîn komisyonuna tevdi edilmi tir. htiyaç sahibi çiftçi ve meslek sahiplerine uygun miktarda sermaye ya da alet ve edevat verilmesi kararla tırılmı tır.

214

Ar iv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri, C.1, ss.429-431’den naklen BDH, Kls.No.:361, E.dos.No.:1030, Y.dos. 1445, F.1-3.

92

2.6. Tehcir’in Sivas Vilâyetinde Uygulanması Osmanlı Devletinde, Birinci Dünya Sava ının ola anüstü artları altında isyan eden grupların cephenin gerisinde daha güvenli bölgelere sevk ve iskânı kararı verilmesinin ardından bu karar, tehcirin uygulanaca ı bütün bölgelere tebli edilmi tir. Tehcirin Sivas Vilâyetindeki uygulanmasına geçmeden önce, bu bölgenin Birinci Dünya Sava ı sırasında sahip oldu u önemden biraz bahsetmek gerekti i kanaatindeyim. Osmanlı Devletinde co rafi konumu itibariyle Anadolu’nun ortasında yer alan Sivas Vilâyeti, Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Harbinde sava tı ı Do u Cephesine oldukça yakın bir konumdaydı. Bu sebepten dolayı da Vilâyet’in iki önemli görevi ve i levi bulunmaktaydı. Birincisi cephede sava acak erlerin temin edilip cepheye gönderilmesi, ikincisi ise cephede sava an askerin ihtiyaç duydu u erzak, giyim maddeleri ve ula ım vasıtalarının temin edilip Do u Cephesine ula tırılmasıdır. Sivas Vilâyeti’nin önemini arttıran di er bir husus da, bu bölgenin bir geçi noktası olmasıdır. Gerek kara, gerekse deniz yoluyla Do u Cephesine gönderilmesi gereken askerî mühimmatın önemli bir bölümü Sivas Vilâyetinde bulunan yollar vasıtasıyla Do u Cephesine ula tırılmaktaydı. Sözkonusu ihtiyaçların cepheye ula tırılması hayati bir meseleydi. Bunun sâlimen yerine getirilmesi gerekmekteydi. Fakat o günün artlarını dü ündü ümüzde oldukça zor bir i oldu unu görmekteyiz. Çünkü ula ımın önemli bir kısmı karayoluyla gerçekle tirilmekteydi ve karayolu vasıtalarında, Osmanlı Devletinin içerisinde bulundu u ekonomik artlardan dolayı, motorlu araçlar neredeyse hiç yoktu. Anadolu yollarında motorlu vasıtalara rastlamak neredeyse imkânsızdı. Bu nedenle ula tırma vasıtası olarak daha çok e ek, at, katır, deve ve ka nılardan yararlanılmaktaydı. Zaten karayollarının durumu ve sayısı da hiç iç açıcı de ildi. Do u Anadolu’da Ruslarla sava an Türk ordusunun ikmal yolu ve ana güzergâhı SivasErzurum karayolu idi. Bu yol da oldukça bozuktu ve köprüler harap bir haldeydi. Bu yol Sivas’ın kuzeyinde yer alan Su ehri ve Refahiye’den geçmekteydi.215 Di er önemli yol ise Sivas-Erzincan karayoluydu. Lojistik açıdan Sivas Vilâyeti Do u Cephesi için çok önemli bir konumdaydı. Bunun farkında olan Ermeni çeteciler Sivas ve çevresinde çe itli faaliyetlerin içerisine girmi lerdi. Ermeni Komitacılar, Osmanlı Devleti’nin Do u cephesiyle olan irtibâtını kesebilmek için cepheye giden kafilelere saldırmı lar, yolları
215

Gürsoy ahin, a.g.e., s.191.

93

tahrip etmi lerdir. Sivas Vilâyetinin çe itli yerlerinde isyan ve ihtilâl hareketlerinin içerisinde bulunmu lar ve gerek Müslim gerekse de Gayr-ı Müslim halk üzerinde baskı uygulayarak onları yıldırmaya çalı mı lardır. Durumun nezaketi kar ısında oldukça zor durumda kalan Osmanlı Devleti de askerî bir zorunluluk olarak Ermeniler ve di er Gayr-ı Müslim unsurlardan muzır olanları, sava ın gerisinde kalan daha güvenli bölgelere sevk ve iskân kararı almı tır. Orta Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan ve önemli bir Ermeni nüfusunun ya adı ı Sivas vilâyetinde, di er bölgelerde oldu u gibi, Ermeniler’in askerî açıdan daha güvenli bölgelere sevk ve iskânları kararla tırılmı tır. Sözkonusu durumla alakâlı ilk telgraf, Dâhiliye Nâzırı Talat Pa a tarafından 1 Haziran 1915 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklarla birlikte Sivas vilâyetine gönderilen telgraftır. Telgrafta müte ebbis ve muzır e has ile komita reislerinin teb’îd ve tevkîflerinin yanlı anla ıldı ı, bazı yerlerde yakalanan ahısların yine yakalandıkları yerle aynı özellikleri ta ıyan ba ka yerlere naklinin yanlı oldu u ve bu durumun tevkif edilen bu insanlar için uygun bir ortam olu masına tekrar sebep olaca ından bu tür konularda daha dikkatli davranılması istenmekteydi.216 14 Haziran 1915’te Sivas vilâyetine Dâhiliye Nezareti tarafından gönderilen ifre telgrafta, Su ehri Ermenileri’nin sevki ve Sivas Ermenileri’nin ise Nezaretin izni alınmadıkça imdilik sevk olunmaması tebli edilmi tir.217 20 Haziran 1915’te Trabzon, Mamüretü’l-caziz, Sivas, Diyarbakır vilâyetleriyle Canik Mutasarrıflı ına gönderilen ifre telgrafta, vilâyet dâhilindeki köy ve kasabalarda bulunan istisnasız tüm Ermeniler’in aileleriyle birlikte çıkarılarak Musul vilâyetiyle Urfa ve Zor bölgelerine sevk olunması ve orada iskân edilmesi emredilmi tir. Ayrıca sözkonusu vilâyet ve livalara da Ermeniler’in iskânı ile ilgili gerekli tâlimatlar gönderilmi tir. hraç olunacak olan Ermeniler’in sevk ve iskânlarının temini maksadıyla mahallî memurlar görevlendirilmi ve Ermeniler’in iskân edildikleri bölgelere sevkleri esnasında can ve mallarının korunmasıyla ia e ve istirahatlerinin sa lanması için de sözkonusu güzergâhlarda bulunan idâri memurlar görevlendirilmi tir. Ermeniler’in
216 217

O.B.E., s.38’den B.O.A. DH. FR, nr 53/201. B.O.A. DH. ifre, nr. 54/7.

94

ihtiyaç duydukları gıda ve giyim mallarıyla beraber bütün kıymetli e yalarını yanlarında götürebilecekleri ilan edilmi tir. Ayrıca da bununla alâkalı gerekli tedbirlerin ve vâsıtaların temininden sonra sevkiyâtın ba layabilece i bildirilmi tir. 14 ve 20 Haziran 1915 tarihli ifre telgrafta da; istisnasız tüm Ermeniler’in sevkedilmesine derhal ba lanması emredilmi tir.218 24 Haziran 1915 te Mamüretü’l-caziz, Trabzon, Sivas vilâyetleriyle Canik mutasarrıflı ına gönderilen ifre telgrafta; tahliyesi kararla tırılan Ermenilerle meskûn köy ve kasabaların isimleriyle buralarda ya ayanların miktarlarının ve hangi yolla nerelere sevkedileceklerinin bildirilmesi istenmekteydi.219 28 Haziran 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Trabzon, Sivas, Mamüretü’l-caziz, Diyarbakır vilâyetleriyle Canik mutasarrıflı ına çekilen telgrafta, sevklerine ba lanan Ermeni’lerin miktarı hakkında bir türlü malumat alınamadı ı, imdiye kadar nerelerinin sevkiyatına ba lanılmı istenmektedir.220 4 Temmuz 1915’te Trabzon, Sivas, Diyarbakır, Mamüretü’l-caziz vilâyetleriyle Canik mutasarrıflı ına çekilen ifre telgrafta, öncelikli olarak ihraç olunacak olan Ermenilerden komitacı ve muzır olanlarının aileleriyle birlikte uzakla tırılması ve esnaf ve tüccarın vilâyet dâhilinde kasabaları de i tirilmek üzere alıkonulmasının daha do ru oldu u bildirilmi tir.221 10 Temmuz 1915’te Erzurum, Sivas, Trabzon, Bitlis, Mamüretü’l-caziz, Diyarbakır, Adana vilâyetleriyle Canik Mutasarrıflı ına çekilen ifrede, ihraç ve teb’id olunan Ermeniler arasında reji’de görevli olup olmadı ının ve var ise esbâb-ı teb’idleriyle isim ve memuriyetlerinin ne oldu unun belirtilmesi istenmekteydi.222 ve nerelere sevk edilmi olduklarının süratle bildirilmesi

218 219 220 221 222

B.O.A. DH. FR, nr 54/87 (Ayrıca bkz. EK 2). B.O.A., DH. FR, nr. 54/136 (Ayrıca bkz. EK 3). B.O.A. DH. FR, nr.54/222. B.O.A., DH. FR, nr. 54/287 (Ayrıca bkz. EK 6). O.B.E., s.64’den B.O.A., DH. FR, nr. 54/368.

95

12 Temmuz 1915’te Adana, Erzurum, Bitlis, Haleb, Diyarbakır, Sivas, Trabzon, Ma’müretü’l-aziz, Mara , zmit, Canik, Kayseri vilâyetleri ve civarlarına çekilen telgrafta, çıkarılan Ermeni’lerin miktarıyla, çıkarıldıkları mahallerin mevki ve isimleri hakkında önce ve sonra istenilen bilgilere bazı yetkililerden henüz cevap alınmadı ı gibi, verilen malûmatta iskân siyasetinin belirlenmesi ve muhacirlerin da ıtılmasında bilinmesi gereken esasları ihtiva etmedi inden nerelerden ne kadar Ermeninin hangi tarihte nerelere sevk edildi inin bildirilmesi istenmi tir. Bundan ba ka kısmen ve tamamen tahliye edilen köy ve kasabaların isim ve yerlerinin ve buralara muhacir göndermek gerekip gerekmedi inin, icap eden muhacirlerin mikdarının ve civardan temdin ve iskân edilebilecek a iretlerin mevcut olup olmadı ının tekrar bildirilmesi gerekti i ifade edilmi tir.223 2 A ustos 1915 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Edirne, Erzurum, Ankara, Sivas vilâyeteriyle bazı mutasarrıflıklara gönderilen ifre telgrafta, Osmanlı Devleti sınırlarından dı arı çıkmak isteyen erkek Ermeniler’den onaltı ila altmı ya ları arasında bulunanların yurtdı ına gidi inin Ba kumandanlıkça yayımlanan bir genelgeyle yasaklandı ı tebli edilmi tir.224 21 A ustos 1915’te Emniyeti Umumiye Müdüriyetinden çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen ifre telgrafta, “Ne ya ta olursa olsun kadın-erkek hiçbir Ermeni Karargâh-ı Umumî emri olmadan Memleket hâricine çıkarılmayacaktır.” Ba kumandanlık Vekâleti tarafından tüm ordu ve kolordu kumandanlıklarına gönderilmi olan emrin Mülkî dare tarafından yerine getirilmesi tebli sevklerine aynen devam edilmesini istemi tir.225 29 A ustos 1915 tarihinde Adana, Halep, Konya, Sivas vilâyeteriyle bazı mutasarrıflıklara gönderilen telgrafta, Ermeniler’in bulundukları yerlerden çıkarılmalarıyla hedeflenenin hükûmet aleyhine herhangi bir te ebbüs ve faaliyetlerde bulunmalarına ve bir Ermeni Devleti kurma hakkındaki milliyetçi dü ünceleri takip
223 224 225

edilmi tir.

Burada Memleket haricinden maksat yabancı ülkeler oldu u belirtilmi ve Ermeniler’in

B.O.A., DH. FR, nr. 54/412. B.O.A., DH. FR, nr. 54-A/251. B.O.A., DH. FR, nr. 55/141.

96

edemeyecekleri bir hâle getirilmelerini temin esasına dayandı ı belirtilmi tir. Bundan kastın da sözkonusu ki ilerin imhası olmadı ı için sevkiyat esnasında kafilelerin can güvenliklerinin sa lanması ve onlara hiçbir surette dokunulmaması emredilmi tir. Muhacirler için muhacirîn tahsisâtından her türlü iâ elerine ait ihtiyaçlarının giderilmesi istenmi tir. Sevkiyata tabî tutulanların haricinde kalanların yerlerinden çıkarılmaması ve daha önce de tebli edildi i gibi asker aileleriyle ihtiyaç nisbetinde san’atkâr, Protestan ve Katolik Ermeniler’in kesinlikle sevk olunmaması belirtilmi tir. Kafilelere ta’arruz, gasp ve ırza tecavüz edenlerle bunlara önayak olan memur ve jandarmalar hakkında derhal kanunî tâkibat yapılarak iddetle cezalandırılmaları emredilmi tir. Ayrıca bu gibilerin memurluktan azledilerek Divân-ı Harb’e teslim edilmeleri ve isimlerinin inbâsını emretmi , bu tür olayların yeniden ya anması durumunda sözkonusu vilâyet ve liva mesullerinin sorumlu tutulaca ı beyan edilmi tir.226 28 Eylül 1915 tarihinde Sivas Valili inden Dâhiliye Nezaretine gönderilen ifre telgrafta, Merkez ve çevresinden yukarıda belirtilen tarihe kadar 136.084 Ermeni sevkedildi i, sevke hazır 6.055 Ermeni nüfusun oldu u ve kırk kadar ki inin de Malatya yoluyla Cizre’ye gitmek üzere yollarda bulundu u belirtilmi tir.227 Genelkurmay ba kanlı ının tehcire tâbi tutulan Ermeni’lerin miktarına ve ne kadar Ermeninin hangi kaza ve sancaktan sevkedildi ine dair verdi i bilgiler ise u ekildedir: Sivas vilâyetinde kütü e kayıtlı nüfus 141.592, sevk olunan nüfus 141.592. Sevkedilen nüfusun sancak ve kazalara göre da ılımı ise öyledir:

226 227

O.B.E. s.87’den B.O.A., DH. FR, nr. 55/292. B.O.A., DH. Eum, 2. b. 68/84 (Ayrıca bkz. EK 20).

97

Sivas Sanca ı Sivas merkez kazası Aziziye Kazası Tonus ( arkı la) Kazası Yıldızeli (Yenihan) Kazası Hafik (Koçhisar) Kazası Zara (Koçgiri) Kazası Divri i Kazası Darende Kazası Gürün Kazası Kangal Kazası Toplam Amasya Sanca ı Amasya Kazası Merzifon Kazası Köprü (Vezirköprü) Kazası Mecidözü Kazası Ladik Kazası Havza Kazası Gümü hacıköy Kazası Toplam Karahisar Sanca ı Karahisar-ı arki Kazası Mesudiye Kazası Su ehri Kazası Koyulhisar Kazası Alucra Kazası Toplam 8.323 639 11.244 25 30 20.271 9.398 8.030 958 317 344 321 3.593 22.871 23.455 949 13.113 1.366 11.347 5.978 8.262 2.783 7.656 3.088 77.997

98

Tokat Sanca ı Tokat merkez Kazası Re adiye Kazası Erbaa Kazası Zile Kazası Niksar Kazası Toplam Vilâyet Toplamı 11.431 ---2.149 2.788 3.085 20.453 141.592228

1914 nüfus istatistiklerine göre Katolik ve Protestanlarla birlikte toplam 151.674 nüfusu olan Sivas vilâyetindeki Ermeni’lerin bir yıl sonra neredeyse tamamına yakını tehcire tabi tutulmu tur. Sivas’ta oturan bir yabancının 29 A ustos 1915 yılında gönderdi i mektubu eserinde yayımlayan James Bryce’ın nakletti ine göre; genel olarak Sivas Ermenileri’nin güneye nakledildikleri, ehirdeki bazı yabancı okul ve yetimhanesinde okuyan ve kalanlarla birlikte hapishanede kalanlar (1.500 civarında), yol, bina ve ev yapımında çalı tırılanlar, ordu için terzilik, ayakkabıcılık vb. yapan ve askere alınan Ermenilerle hastanelerde görev yapan doktor, hem ire, hastabakıcılar ve eczacıların tehcirin dı ında tutuldukları anla ılmaktadır ki, bu da ar iv belgelerini do rulamaktadır. Normalde Protestan Ermenileri’nin tehcirin dı ında tutulmalarına ra men Sivas’taki Protestan Ermenileri’nin de tehcir edildikleri anla ılmaktadır. Ayrıca yatılı okuyan ö rencilerin daha sonra kafileler halinde ö retmenleriyle birlikte sevkedildikleri anla ılmaktadır.229 14 Haziranda Su ehri Ermenileri ve 20 Haziranda Sivas vilâyetindeki Ermeni’lerin sevk ve iskânına dair Dâhiliye Nezaretinin ifre telgrafı alındıktan sonra tehcir i lemine ba lanıldı ı anla ılmaktadır. Fakat ilk Ermeni kafilesinin sevkine ba lanmadan önce iki haftalık bir hazırlık dönemi olmu tur. Gerekli olan hazırlıkların tamamlanması ve herhangi bir zorlukla kar ıla mamak için gerekli olan tedbirlerin alınmasından sonra Sivas vilâyetindeki Ermeni’lerin Musul ve Zor’a sevkine 5 Temmuz 1915’te ba lanmı tır. Fakat bundan önce Ermeni erkeklerinin hükümet tarafından genç228 229

Ar iv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914-1918 Cilt I, s.445-453’den naklen BDH Klasör no:361, E.Dosya No:1030, Y.Dosya No:1445, Fihrist no:1-6(7,8). James Bryce, Arnold Toynbee, C II, a.g.e., s.26-27.

99

ya lı, zengin ya da fakir tüm Ermeni erkeklerinin toplandı ı ve birkaç gün kı lalarda tutulduktan sonra otuz ila elli arasında de i en gruplar halinde sevkedildikleri iddia edilmektedir.230 Fakat Sivas Ermeni’lerinden hapsedilmemi olan erkeklerin aileleriyle birlikte gitmelerine Vali tarafından müsaade edildi i anla ılmaktadır.231 Hükümet yetkilileri tarafından tehcire tabi tutulacak olan Ermeni ailelerine tehcire tabi tutulmadan iki veya üç gün evvel haber verilmi ve gerekli hazırlıkları yapmaları kendilerine tenbih edilmi tir. Hükümet her Ermeni ailesi için bir öküz arabası tahsis etmi (Genelde 4-5 ki iye bir ka nı tahsis ediliyordu) ve yanlarına yiyecek ve giysi almaları hatırlatılmı tır. Yolculuk hazırlıklarına ba layan Ermeniler kendileri için gerekli olanları tedarik ettikten sonra bazı mallarını satmaya ba lamı lardır. Fakat bunların de erinin çok altında ancak satabildikleri tahmin edilmektedir. Çünkü göç için verilen sürenin kısıtlı olması, onları ellerindeki bazı malları biran önce ellerinden çıkarmaları için verilen teklifleri kabul etmek durumunda bırakmı tır. Bazı yerlerde Müslümanlardan Ermeni’lerin mallarını zorla gasbedenler olmu sa da, hükümet derhal bu ekilde davrananları yakalayıp cezalandırmı tır.232 Temmuz ayının ba larında ba layan ve Eylül ayına kadar devam eden sürede Ermeni’lerin sevki belli bir program ve düzen içerisinde gerçekle tirilmi tir. Daha önce de verdi imiz ve Sivas’tan dâhiliye nezaretine Vali Muammer Bey tarafından gönderilen telgrafta Eylül ayının 28’ine kadar 136.084 Ermeninin gönderildi i, daha sonra da sevke hazır 6.055 ki inin var oldu u ve yollarda da 40 kadar ki inin bulundu u belirtilmi tir. Bu da bize Sivas vilâyetindeki tehcir i leminin Eylül ayı itibariyle büyük oranda tamamlandı ını ve sevke hazır olanların da gönderilmesiyle tamamlanmı olaca ını göstermektedir. Yakla ık olarak bir yıl devam eden Ermeni ve di er Gayr-ı Müslimlerden zararlı olanların sevk ve iskânı, Dâhiliye Nezâreti’nin 15 Mart 1916’daki çe itli Vilâyet ve Mutasarrıflıklara gönderdi i telgrafla son bulmu tur.233 Birinci Dünya Sava ının ola anüstü artlarından kaynaklanan ve de tamamen askeri zorunluluk dolayısıyla

230 231 232 233

James Bryce, Arnold Toynbee, C II, a.g.e, s.55. James Bryce, Arnold Toynbee, C II, a.g.e., s.21. James Bryce, Arnold Toynbee, C II, a.g.e., s.56. B.O.A.DH. FR, nr. 62/21 (Ayrıca bkz. EK 14).

100

kar ıla ılan sevk ve iskân kanunu, Osmanlı Devleti’nin bekâsı için alınmı tır. Dört cephede mücadele etmek zorunda kalan Osmanlı Devleti, içte de özellikle Ermeniler ve di er bazı Gayr-ı Müslim unsurlar tarafından zor durumda bırakılmak istenmi tir. Osmanlı Devleti yöneticileri de kar ı tepki olarak sevk ve iskân kanunu çıkararak devletin birli ini ve bütünlü ünü sa lamaya çalı mı lardır. Ermeniler ve di er bazı unsurların tehcirlerinin kararının alınmasının ardından, sözkonusu karar; bütün Vilâyet ve Mutasarrıflıklara tebli edilerek en kısa zamanda bu i lemin yerine getirilmesi ve emredilmi tir. Tehcir i leminin yürütülmesinde mülkî âmirler görevlendirilmi

olabilecek tüm durumlardan onların sorumlu oldu u belirtilmi tir. Sevk edilen insanların can ve mal emniyetlerinin sa lanması, onların rahat ve huzur içerisinde kendileri için belirlenen yerlere ula tırılmaları ısrarla belirtilmi tir. Tehcir esnasında ya anan gasp, ırza tecavüz ve cinayetlerden sorumlu olanların derhal Divân-ı Harb’e sevkedilmeleri ve bu tür durumlara mahal bırakılmaması istenmi tir. Ayrıca Ermeniler’in bütün menkul mallarını yanlarında götürebilecekleri ve götüremedikleri di er bazı mallarını ise kendilerine verilen süre içerisinde satabilecekleri tebli edilmi tir. Ermeniler’den kalan gayr-ı menkul malların ise Vilâyet ve Mutasarrıflıklarca belirlenen komisyonlar tarafından kayıt altına alınması ve bunların kendileri namına korunması kararla tırılmı tır. 2.6.1. Sivas Ermenileri’nin Sevk Edildikleri Yerler ve Sevk Güzergâhları Tehcir kararının alınmasının ardından en önemli sorun sevklerine karar verilen bu insanların hangi yollardan ve hangi güzergâhı takip ederek nerelere iskân edilecekleriydi. Osmanlı belgelerine baktı ımız zaman bunun planlı ve programlı bir ekilde gerçekle tirilmesi için gereken önlemlerin alındı ı ve Ermeni’lerin sevk güzergâhları ve sevkedilecekleri yerlerin önceden planlanıp ilgili vilâyet ve sancaklara gönderildi ini görmekteyiz. Tehcir kararının uygulanmasıyla ilgili olarak Trabzon, Sivas, Diyarbakır, Mamüretü’l-caziz vilâyetleriyle Canik Mutasarrıflı ına gönderilen ifre telgrafta, buralardan sevklerine karar verilen bütün Ermeni’lerin aileleriyle birlikte Musul vilâyetiyle Urfa ve Zor cihetlerine sevklerine karar verildi i bildirilmektedir.234 Ayrıca gerekli olan mâlûmatın Ermeni’lerin sevkedilece i mezkûr vilâyet ve sancaklara
234

B.O.A., DH. FR, nr. 54/87 (Ayrıca bkz. EK 2).

101

da tebli edildi i bu belgeden anla ılmaktadır. Ayrıca Urfa Mutasarrıflı ına çekilen ifre telgrafta da Mamüretü’l-caziz ve Mamüretü’l-caziz-Diyarbakır yoluyla Canik ve Sivas’tan gönderilecek Ermeni’lerin merkez hariç liva dâhilinde iskânlarının gerekli oldu u yani buralara yerle tirilmeleri gerekti i tebli edilmi tir.235 Yine Dâhiliye Nezaretine Sivas valili i tarafından gönderilen ifre telgrafta önemli miktarda Sivas Ermenileri’nin nihai varı yerlerinin Cizre oldu u belirtilmekte ve yollarda bulunan nüfusun Malatya yoluyla Cizre’ye gittikleri ifade edilmektedir.236 21 Haziran 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Musul vilâyetine çekilen ifre

telgrafta, Musul vilâyetine gönderilen Ermeni’lerin Ba dat hattının kuzey ve do u taraflarına kesinlikle yakla tırılmayarak özellikle bu hattın batısında bulunan yerlere iskân edilmeleri konusunda gereken titizli in gösterilmesi istenmi tir.237 22 Haziran 1331 (5 Temmuz 1915) tarihli Dâhiliye Nezaretinin telgrafında, Ermeni’lerin iskânlarına tahsis edilen mıntıkanın görülen lüzum üzerine de i tirildi i ve geni letildi i, buna göre; 1)Kerkük sanca ının ran sınırına 80 km mesafedeki köy ve kasabalar ile Musul vilâyetinin güney ve batı kesimleri, 2)Diyarbakır sınırından 25 km içerde ve Habur ile Fırat nehirleri vadisindeki bayındır olan yerler dahil olmak üzere Zor sanca ının güney ve batısı, 3)Halep vilâyetinin kuzey kesimi istisna olmak üzere do u, güney ve güneybatısında varolan bütün kasabalar ile köylerde Ermeniler’in Müslüman nüfusun % 10’u nispetinde da ıtılması ve yerle tirilmesi tebli edilmi tir.238 Yine aynı ekilde Ermeniler’in iskân edilecekleri bölgelerin geni letilerek, ran sınırı, Musul, Halep ve Suriye vilâyetlerine Müslüman nüfusun % 10’u nisbetinde yerle tirilmesinin gönderilmi tir.
239

kararla tırıldı ına

dair

ifre

telgraf

Zor

mutasarrıflı ına

Aynı konuyla ilgili ifre telgraf Adana, Erzurum, Bitlis, Haleb, zmit

Diyarbakır, Suriye, Sivas, Trabzon, Mamüretü’l-caziz ve Musul vilâyetlerine, Adana Emvâl-i Metrûke Komisyon Ba kanlı ına, Zor, Mara , Canik, Kayseri, mutasarrıflıklarına ve Halep Emval-i Metruke Komisyonu ba kanlı ına gönderilmi tir.

235 236 237 238 239

B.O.A., DH. FR, nr. 54/337 (Ayrıca bkz. EK 9). B.O.A., DH. EUM, 2. b. 68/84 (Ayrıca bkz. EK 20). B.O.A., DH. FR, nr. 54/83. B.O.A., DH. UMVM, nr. 131/87. O.B.E. s. 65’den naklen B.O.A.DH. FR. nr, 54/308.

102

Burada da yine Ermeni’lerin iskânına tahsis edilen mıntıkanın görülen lüzum üzerine ta’dil ve tevsi edildi i bildirilmi tir. Buna göre; 1) Kerkük sanca ının ran hududuna seksen km. mesafede mevcut köy ve kasabalar dahil Musul vilâyetinin güney ve batı kesimleri, 2) Diyarbakır hududundan yirmibe km dahilde ve Habur ile Fırat nehirleri vâdisindeki ma’mureler ( ehirler) dahil olmak üzere Zor sanca ının güney ve batısı, 3) Haleb vilâyetinin kuzeyi hariç do u, güney ve güneybatısındaki tüm köy ve kasabalar ile Suriye vilâyetinin Havran ve Kerek sancakları dahil olmak üzere imendüfer güzergâhından yirmibe km. içerde yer alan köy ve kasabalarda Müslüman nüfusun % 10’u nisbetinde tevzi ve iskân edileceklerdir. Sevkiyatın buna göre tertib ve icrası bir genelgeyle bildirilmi tir.240 15 Temmuz 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Adana, Erzurum, Bitlis, Sivas vilâyetleriyle ile Urfa, Kayseri, Canik ve zmit mutasarrıflıklarına çekilen telgrafta, Haleb vilâyetinin güneyi, Suriye vilâyetinin do usu ve Kerkük livasında iskânı kararla tırılmı oldu u için Zor sanca ının % 10 nisbetini a tı ından dolayı artık buraya yeni sevkiyatın yapılmaması, az önce zikredilen vilâyetlere sevkleri ve sevkiyat yolları üzerinde bulunan memurlara da tebli edilmesi istenmi tir.241 3 A ustos 1915 tarihinde Dâhiliye Nâzırı’nın cevabî yazısında, Sivas vilâyetinde sevk edilecek 4 bin haneyi a kın Ermeni oldu unun anla ılmasına ve Fındıcak karyesinde olayların çıkmasından ötürü Sivas’tan sevk olunacak Ermeni’lerin Elbistan yoluyla Mara ’tan geçi lerinin sâlimen olamayaca ından bunların ba ka bir yoldan sevklerinin lüzumu Mara Mutasarrıflı ından bildirildi inden ona göre davranılması istenmi tir.242

240 241 242

B.O.A., DH. FR, nr. 54/315. O.B.E., s.68’den B.O.A., DH. FR, nr. 54/413 (Ayrıca bkz. EK 13). B.O.A., DH. FR, nr. 54-A/220.

103

18 Eylül 1915 tarihinde Mamüretü’l-caziz vilâyetinden gönderilen ifre tegrafta, 14 Eylül 1915 tarihi itibariyle vilâyet mülhakatından sevk ve teb’id olunan Ermeniler’in miktarının 51 bin civarında oldu u bildirilmi tir. Gerek yerli gerekse yabancı olan 14 bin civarında Ermeni’nin köylerde gizlenmi bir vaziyette yakalandıkları ve bunların sevkedilmek üzere oldukları bildirilmi tir. Sivas’tan gelen kâfilelerden Malatya ile Urfa arasında 15 bin mevcutlu iki kafile bulundu u ve bunların ekserisinin yönünün Urfa oldu u bidirilmi tir. Bunlardan ba ka vilâyet dâhilinde herhangi bir kafilenin mevcut olmadı ı Mamüretü’l-caziz vilâyetince Dâhiliye Nezâretine tebli edilmi tir.243 10 Eylül 1915 tarihli telgrafta ise; Urfa’ya gidecek olan Ermeniler’in Diyarbakır yoluyla Musul’a sevklerinin daha uygun oldu u ve gerekli mâlûmâtın Diyarbakır vilâyetine gönderildi i vurgulanmı tır.244 Yine aynı ekilde benzer bir telgraf da Sivas, Diyarbakır, Mamüretü’l-caziz vilâyetleriyle Kayseri Mutasarrıflı ına gönderilmi tir.245 3 Ocak 1916 tarihinde Dâhiliye Nezaretinin Zor Mutasarrıfı Saad Bey’e gönderdi i ifre telgrafta, Re’sü’l-ayn’da bulunan Ermeni’lerin Musul’a sevk edilmeleri istenmi tir.246 1 Nisan 1916’da Dâhiliye Nezâretinden Urfa Mutasarrıflı ına gönderilen telgrafta, Deyr-i Zor’a sevk edilmek üzere Re’sü’l-ayn’da toplanan Ermeniler’den çok azının sevk edildikleri, di erlerinin ise toplu halde bulunmalarının sakıncalı olması yüzünden en kısa zamanda kendileri için belirlenen yerlere sevk edilmeleri belirtilmi tir.247 1 Nisan 1916 tarihinde Dâhiliye Nezâretinden Urfa Mutasarrıflı ına çekilen ifre telgrafta, üç bin ki ilik Ermeni kafilesinin Zor’a hareket etti i, fakat Devletin harp hazırlı ı yaptı ı sıralarda, Musul vilâyetinde Ermeni nüfusunun yo un olarak bulunması dü man kuvvetini arttıraca ı ihtimâlinden dolayı Ermeni kafilelerinin Musul’a sevk edilmeyerek Urfa dâhilinde iskânları emredilmi tir.248 Aynı ekilde benzer bir telgraf da
243 244 245 246 247 248

B.O.A., DH. EUM, 2. b. nr. 68/70. B.O.A., O.B.E., S.99’dan B.O.A. DH. FR, nr. 56/94. B.O.A., DH. FR, nr. 56/308. B.O.A., DH. FR, 59/189. B.O.A., DH. FR, nr. 62/199. B.O.A., DH. FR, nr. 64/175.

104

Zor mutasarrıflı ına gönderilmi tir. Bu telgrafta, Musul Vilâyetinin harp bölgesi olmasından dolayı Ermeni sevkiyatının Musul’a yapılmaması ve Mutasarrıflık ve Liva dâhilindeki Ermenilerin bulundukları mahallerde geçici olarak iskânları istenmi tir.249 Sonuç olarak bu kadar me akkatli ve önemli bir meselenin yakla ık olarak bir yıllık bir süre içerisinde tamamlandı ını ve Ermeni’lerin nihâi olarak iskân edilecekleri bölgelerin bazen zaruri sebeplerden dolayı de i tirilmesine ra men yine de, bu sürecin büyük bir titizlik ve itina ile sonuçlandırılmaya çalı ıldı ını görmekteyiz. Yalnız sevkiyata tabi tutulan Ermeni’lerin gidecekleri ana yolların belirtilmi olmasına ra men takip ettikleri güzergâhın ayrıntılı bir ekilde bilgisi verilmemi tir. Belgelerde Sivas vilâyetinden sevkedilen Ermeni’lerin Malatya yolu üzerinden Cizre’ye ve Sivas-Elazı Diyarbakır üzerinden Urfa’ya geçtikleri ve nihaî olarak Zor ve Musul’a yerle tirilmelerinin hesaplandı ını görmekteyiz. Fakat unu da belirtmek gerekmektedir. Sivas vilâyeti dâhilindeki bütün Ermeni’lerin aynı güzergâhı takip edip nihâi yerlerine ula mamı lardır. Zira Sivas vilâyetinin büyük bir co rafyayı kapsayacak ekilde geni olması dolayısıyla sevkedilecek olan Ermeni’ler belli merkezlerde toplanmı ve buradan da yöneticilerin tayin ettikleri en güvenli ve kestirme yollardan götürülmeye çalı ılmı lardır. Mesela Amasya Sanca ı ve mülhakâtındaki Ermeniler, grupların belli sayılara ula masının ardından Tokat’a, oradan Yıldızeli- arkı la-Gürün-Darende üzerinden Malatya’ya, oradan da Adıyaman-Urfa ve Nihai varı yerleri olan Zor’a sevkedildiklerini tahmin etmekteyiz. Yine Sivas ve çevresinde oturan Ermeni’lerin ise Sivas-Kangal-Malatya-Diyarbakır ve Cizre’den Musul’a sevkedildikleri, ikinci bir yol olarak da Sivas-Divri i-Ma’müretü’l-aziz-Diyarbakır ve Cizre’ye, oradan da Musul’a sevkedildikleri, ebinkarahisar ve çevresindeki Ermenilerden sevkedilenlerin ise ZaraDivri i-Mamüretü’l-caziz-Diyarbakır-Cizre yoluyla Musul’a sevkedilerek kendileri için tahsis edilmi mahallere Müslüman halkın nüfusunun % 10’unu geçmeyecek ekilde ve tren yollarına uzak mahallere yerle tirildikleri anla ılmaktadır. Biz Sivas vilâyetinden gönderilen Ermeni’lerin daha yo un bir ekilde Musul vilâyetinde bulunan bütün köy ve kasabalara yerle tirildiklerini tahmin etmekteyiz. Zor bölgesine de sevkedilenler olmu tur, ancak Sivas valisinin Dâhiliye Nezaretine çekti i ve bizim de daha önce verdi imiz belgede 136.084 ki inin Cizre’ye sevkedildikleri ve yollardaki kırk ki i
249

B.O.A. DH. FR, nr. 64/248.

105

kadar Ermeninin de yönlerinin Cizre oldu unu bildirmektedir. Bu da bizi Sivas Ermenileri’nin Musul ve çevresinde yerle tirildikleri dü üncesine götürmektedir. 2.6.2. Sevkiyata Tabi Tutulmayan Ermeniler Ermeni sevk ve iskân kanununun Sivas vilâyetinde uygulanmasına dair emrin Dâhiliye Nezâreti tarafından Sivas vilâyetine gönderilmesinin ardından, idarî yetkililer gerekli hazırlıkları yaparak sevk i lemini ba latmı lardır. Fakat yer de i tirme kararı bütün Ermeniler için uygulanmamı tır. Osmanlı Hükümeti, ehir ve kasabalarda devlet düzeninin sa lıklı bir ekilde yürütülebilmesi için ihtiyaç duyulan personelin bulundukları yerde kalmalarına müsaade etmi tir. Buradaki esas amaç ise sosyal, ekonomik ve idarî düzenin sa lıklı bir ekilde devam etmesini sa lamaktır. Fakat daha sonra zararlı oldukları tespit edilenler de di erlerinde oldu u gibi tehcire tabi tutulmu lardır. Zorunlu göçün dı ında tutulanlar Katolik ve Protestan Ermenilerle Osmanlı Bankası çalı anları, Ermeni Meb’usları ve onların aileleri, Osmanlı ordusunda çe itli görevlerde bulunan subay ve sa lık görevlilerinin yanında, ehir ve kasabalardaki esnaf, tüccar, zanaatkâr, i çi ve ö retmenler ile bunların aileleridirler. Bunlar tehcirden muaf tutulmu lardır. Ayrıca, a a ıda kronolojik bir ekilde verece imiz belgelerden de anla ıldı ı gibi ihtida edenler, Ermeni kadınlardan Müslümanlarla evlenenler, konsolosluklarda çalı anlar, bazı önemli görevleri ifâ eden Ermeni memurlar, hasta, sakat ve ya lılar ile on ya ın altındaki Ermeni çocuk ve yetimleri göçün dı ında tutulmu lardır. Fakat yukarıda da belirtti imiz gibi bunlardan zararlı olanlar ve komita mensupları yaptıkları i e bakmaksızın tehcir edilmi tir.250 8 Temmuz 1915 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Sivas Vilâyetine gönderilen ifre telgrafta, Amerikalı Gravford’un vilâyet dı ına çıkarılmaması ve Protestan Ermenilerinin sevkinden sarf-ı nazar olunması tebli edilmi tir.251 15 Temmuz 1915 tarihli Dâhiliye Nezaretinin Erzurum, Trabzon, Sivas vilâyetleriyle Mara ve Canik Mutasarrıflı ına çekilen
250 251

ifre telgrafta, ihraç ve teb’id olunan Ermeniler arasında

Gürsoy ahin, a.g.e., s.204-205. B.O.A., DH. FR, nr. 54/359.

106

Osmanlı Bankası ubelerinde müstahdem olanlar olup olmadı ının ve var ise esbâb-ı teb’idleriyle isim ve memuriyet derecelerinin haber verilmesini istemi tir. Ayrıca bunların bulundukları vilâyetin de i tirilmesiyle yetinilmesi istenmi tir.252 20 Temmuz 1915’te Dâhiliye Nâzırı Talat Pa a tarafından çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen telgrafta, ihraç olunan Ermenilerden bazılarının ihtida etmeleri üzerine bulundukları yerlerde bırakıldıklarının anla ıldı ı ve bunların ihtida etmelerine bakılmaksızın sevk edilmelerinin istendi i belirtilmi tir. Çünkü bu ihtidaların muvakkat oldu u ve tehcirden kurtulmayı amaçladı ı ifade edilmi tir.253 4 A ustos 1915’te Erzurum, Adana, Haleb, Sivas, Trabzon vilâyeteriyle bazı mutasarrıflıklara gönderilen telgrafta, kalan Katolik Ermenilerin sevk ve ihracından sarf-ı nazar edilmesi ve bulundukları yerlerdeki nüfus miktarlarının bildirilmesi istenmi tir.254 Yine aynı ekilde Katolik Ermenilerle ilgili Dâhiliye Nezaretinden Sivas vilâyetine gönderilen telgrafta, Ermeni Katoliklerden sevk olunmayanların miktarı az ise gönderilmemeleri emredilmi tir.255 15 A ustos 1915 tarihinde bazı vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen ifre telgrafta, Protestan mezhebinden olan Ermenilerden sevk olunmayanların ihracından sarf-ı nazar olunması ve vilâyet dâhilinde kalanlarla sevk olunanların miktarlarının haber verilmesi istenmi tir.256 Yine aynı tarihte gönderilen bir ba ka telgrafta da Ermeni Meb’us ve ailelerinin ihraç edilmemesi istenmi tir. 257 15 A ustos 1915’te Dâhiliye Nezaretinin bazı vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderdi i telgrafta, ihraç olunacak Ermenilerin asker, zabıtan ve zâbıtân-ı sıhhiye ailelerinin bulundukları yerlerde bırakılarak ihraç edilmemeleri emredilmi tir.258

252 253 254 255 256 257 258

B.O.A., DH. FR, nr. 54-A/14. B.O.A., DH. FR, nr. 54-A/49. B.O.A., DH. FR, nr. 554-A/252 (Ayrıca bkz. EK 11). B.O.A., DH. FR, nr. 54-A/290. B.O.A., DH. FR, nr. 55/120. O.B.E., s.78’den B.O.A., DH. FR, nr. 55/19. B.O.A., DH. FR, nr. 55/18.

107

17 A ustos 1915 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Sivas vilâyetine gönderilen telgrafta, yetimhanelerdeki mu’allime ve
259

çocuklarının

bulundukları

yerlerde

kalabileceklerine izin verildi i belirtilmi tir.

19 Ocak 1916 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden bazı vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen telgrafta, Ermenileri nakl ve tahliye edilmi yerlerde Düyûn-u Umûmiye ve reji idaresinde çalı an Ermeni memurların oldu u ve buralarda sevkten istisna tutulanlarla yeniden tayin ve i’zam olanların isimleri ve tayin tarihleriyle birlikte nereli olduklarının bildirilmesini istemi tir.260 22 Nisan 1916 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden bazı vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen ifre telgrafta, 23 Nisan 1916 tarihi itibariyle yerli Ermenilerden sevk edilmeyerek yerinde bırakılanlarla ba ka yerlerden gelip de geçici olarak bırakılanların ba ka yerlere gitmek üzere yollarda ne kadar Ermeninin oldu unun iki gün içerisinde bildirilmesi istenmi tir.261 17 Aralık 1916 tarihinde Dâhiliye Nezareti tarafından Sivas vilâyetine gönderilen telgrafta, harp bölgelerine yakın Kemah, Kuruçay, Zara, Refahiye, Su ehri, Karahisar-ı arki, Alucra, Giresun ve Tirebolu kazalarında sevk esnasında firar veya ihtida ederek kalmı olan bazı Ermeniler’in dü mana casusluk etmelerinden dolayı sevklerine lüzum görüldü ü 3. Ordu Kumandanı ı tarafından bildirildi i belirtilmi tir. Bunların miktarlarının ve sevklerine gerek olup olmadı ının hızlı bir bildirilmesi istenmi tir.262 Yukarıda kısaca vermeye çalı tı ımız belgelerden de anla ılaca ı gibi Ermeni tehcirinin Sivas vilâyetinde uygulanmaya ba lamasının ardından herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm Ermeniler sevke tabi tutulmu lardır. Fakat daha sonra Dâhiliye Nezareti tarafından gönderilen di er telgraflarda sevkten muaf tutulan Ermeniler teker teker belirtilmi tir. Ancak sözkonusu tarihe kadar herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm ekilde

259 260 261 262

O.B.E., s.83’den B.O.A., DH. FR, nr. 55/42. O.B.E., s.129’dan B.O.A., DH. FR, nr. 60/48. O.B.E. S.138’den B.O.A., DH. FR, nr. 63/72. B.O.A., DH. FR, nr. 71/12 (Ayrıca bkz. EK 15).

108

Ermeniler sevk edilmi tir. Sevkiyatın dı ında tutulanları tekrar vermek gerekirse ilk önce Protestan Ermeniler, Osmanlı Bankası ubelernide çalı anlar, ihtida eden bazı Ermeniler, Katolik Ermeniler, Me’bus, asker Zabıtan ve Sıhhiyelerle bunların aileleri, Düyûn-u Umûmiye ve Reji idaresinde çalı anlar ve Müslümanlar tarafından korunup saklananlar tehcirin dı ında tutulmu veya bundan kurtulmu lardır. Fakat Protestan ve Katolik Ermeniler tehcir dı ında tutulmalarına ra men önemli bir kısmının göç ettirildi i anla ılmaktadır. 2.6.3. Sevkiyatta Kar ıla ılan Problemler Birinci Dünya Harbi esnasında cephe gerisinin güvenli ini sa lamak ve çıkabilecek iç karı ıklıkları önceden tedbir alıp önlemek amacıyla Ermeni’lerin cephe gerisinde ba ka yerlere sevkleri kararının alınmasının ardından sevkiyatın ba lamasıyla birlikte göç yollarında meydana gelebilecek her türlü ihmal, görevsizlik, saldırı, ya ma hareketleri ve iklim artlarından ve daha ba ka olumsuzluklardan meydana gelebilecek sorunları önlemek amacıyla Osmanlı Devletinin bazı tedbirleri almı oldu unu görmekteyiz. Fakat bu tedbirlerin ne kadarının gerçekle tirilebildi i veya olu an olumsuz artlar veya tecavüzlere ne ölçüde kar ı konuldu u yahut engellendi i hep tartı ma konusu olmu tur. Yani sevk ve iskân i iyle görevlendirilen hükümet görevlileri bu i in üstesinden hakkıyla gelebilmi ler midir? Yoksa sevk esnasında kendilerine emanet edilmi bu insanları ölüme mi terk etmi lerdir? Yahut bir sorumsuzluk ya da ihmal olmu mudur? Burada bizim vermeye çalı tı ımız ar iv vesikaları olaylar hakkında teferruatlı bilgiler vermese de en azından bu süreci ba latanların niyetini göstermesi açısından faydalı olaca ı kanaatindeyim. 14 Haziran 1915 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Erzurum, Diyarbakır, Ma’müretül-aziz ve Bitlis vilâyetlerine gönderilen yazıda, Erzurum’dan gönderilen 500 ki ilik bir Ermeni kafilesine Erzincan ile Erzurum arasında Kürtler tarafından saldırılarak katledildi i, bundan dolayı yollarda bulunan Ermeniler’in hayatlarının korunması gerekti i, ayrıca firar etmek isteyen ve memurlara mukavemet edenlerin cezalandırılmasının tabî oldu u, fakat bunlara ahalinin karı tırılmaması gerekti i, Ermenilerin güzergâhlarında bulunan a iret ve köylülerin saldırılarına kar ı her türlü

109

tedbirin alınması gerekti i ve Ermenilere kar ı katliam ve ya maya cüret edecek olanların da derhal cezalandırılmaları gerekti i belirtilmi tir. Ayrıca Erzurum’a gönderilen yazıda da çıkarılan Ermeniler’in di er yolun çok uzun olması dolayısıyla daha önceden kullanılan eski yoldan sevklerine devam edilmesi istenmi tir.263 26 Haziran 1915’te Erzurum vilâyetine gönderilen telgrafta, ihraçlarına ba lanan Ermeniler’n sevklerinin tehirinin do ru olmadı ı ve sevkiyata devam edilmesi gerekti i bildirilmi tir. E er ek askeri kuvvete ihtiyaç duyulursa ordudan temin etmeleri istenmi tir.264 Yine aynı tarihte Ma’müretü’l-aziz vilâyetine gönderilen yazıda da muhafaza altında Erzurum’dan sevk edilen Ermeni kafilelerinin Dersim e kiyâları tarafından yolları kesilerek katledildikleri ve bunların ellerinden Ermeni kafileleri kurtarmak mümkün olmadı ı için gelen kafilelerin güvenliklerinin süratli bir ekilde sa lanması istenmi tir.265 29 A ustos 1915’te çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen ifrede

özellikle Ermeni’lerin mal ve can güvenliklerinin sa lanması, gasplara engel olunması, hayvani hislere kapılıp ırzlara geçilmesinin engellenmesi ve bunlara önayak olan memur ve jandarmaların derhal iddetli bir ekilde cezalandırılması ve memuriyetlerine son verilmesi emredilmi tir.266 5 Eyül 1915’te Dâhiliye Nezaretinin Halep vilâyetlerine gönderdi i ia elerinin temini ile olabilecek saldırılardan korunmaları istenmi tir.267 3 Kasım 1915’te Diyarbakır vilâyetine çekilen ifre telgrafta, Urfa’dan Re’sülayn ve Nusaybin tarikiyle Ermeni sevkiyatı yapılırken buralarda bulunan çöl bedevileri ve a iretlerin tecavüzlerine maruz kalarak geri dönmek zorunda kaldıkları ve bu kafilelerin Siverek yolu üzerinden Musul’a sevklerinin yapılması istenmi tir.268
263 264 265 266 267 268

ifre

telgrafta, istasyonlarda Ermeni’lerin biran evvel belirlenen mahallere sevki ve

B.O.A., DH. FR, nr. 54/10. (Ayrıca bkz. EK 1), 54/9. B.O.A., DH. FR, nr. 54/156. O.B.E., s.53’den B.O.A., DH. FR, nr. 54/162. O.B.E., s.87’den B.O.A., DH. FR, nr. 55/292. B.O.A., DH. FR, nr. 55-A/77. O.B.E., s.119’dan B.O.A., DH. FR, nr. 57/277.

110

6 Kasım 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Urfa mutasarrıflı ına çekilen yazıda, Urfa’dan Rakka’ya giden ilk kafileye görevlendirilen jandarmaların sevk esnasında uygunsuz davranı larda bulundukları ve kadınların jandarmaların gözleri önünde kaçırıldıkları ve bunların verilen emirlerin aksine imendifer hattındaki bazı yerlere yerle tirildiklerinin muhacirin müdürü ükrü Bey tarafından bildirildi inden bu ki ilerin dîvân-ı harbe sevk edilip cezalandırılmaları bildirilmi tir.269 Osmanlı Devletinin tehcir esnasında kafileler halinde gönderilen Ermeni’lerin yollardaki güvenliklerini sa lamak amacıya birtakım tedbirler almı tır. Gönderilecek olan kafileler için en güvenli yollar tercih edildi i gibi yolarda meydana gelebilecek saldırılara ve gasblara kar ı da bir jandarma müfrezesini görevlendirerek nihai olarak yerle tirilecekleri yerlere sa salim ula malarını temine çalı mı lardır. Fakat gidilen yolun oldukça uzun olması ve insanların binek hayvanlarıyla ve ka nılarla sevkiyatı ve bir kafilenin bir günde ancak 7-8 saat yol katetmesi bu yolculu un oldukça uzun ve me akkatli olmasına neden olmu tur. Yolculu un çok uzun ve yorucu olması, güzergâhları üzerindeki bazı kürtlerin ve bedevi Arapların kervanlara saldırmaları, bazı jandarmaların ihmal ve sorumsuzlukları, Dersim bölgesindeki e kiyaların saldırıları, yetersiz beslenme, iklim artları, barınma sıkıntısı ve hastalıklar gibi olumsuzluklar bu yolculu un çok uzun ve sıkıntılı bir ekilde geçmesine yol açmı tır. Sivas ile Zor arasındaki mesafenin 176 saat, Sivas ile Ba dat arasının 276 saat oldu unu270 dü ünürsek bu süre içerisinde ya ananların hiçte kolay olmadı ını tahmin etmek zor olmasa gerek ama Birinci Dünya Sava ı ile Osmanlı Devletinin bu sava ta dört cephede birden verdi i mücadeleyi ve ülkenin içerisinde bulundu u sosyo-ekonomik artları dü ündü ümüzde Ermeni sevk ve iskânını Osmanlı Devleti açısından bir ba arı olarak görebiliriz. 2.6.4. Sevkiyata Tabi Tutulan Ermeni’lerin Ta ınır-Ta ınmaz Mallarının Durumu Tehcire tabi tutulan Ermeni’lerin menkul ve gayrimenkul mallarıyla ilgili birtakım tedbirlerin alındı ı ve olu abilecek ya ma veyahut talan edilmelerinin önüne geçilmek istendi ini görmekteyiz. Konuyla ilgili olarak ilk emir Dâhiliye Nezaretinden
269 270

B.O.A., DH. FR, nr. 57/309. B.O.A., DH. EUM, MH. 86/97.

111

Erzurum

vilâyetine

çekilen

ifre

telgraftır.

Burada

Ermeni’lerin

yanlarında

götüremeyecekleri mallarının de erinin tespit edildikten sonra Emval-i Metruke Komisyonu tarafından muhafazasını veya müzayede usulüyle satılmasını ve elde edilen gelirin mal sahiplerine verilmesini bildirmektedir.271 27 Haziran 1915’te Sivas, Trabzon, Ma’müretü’l-aziz vilâyetleriyle Canik mutasarrıflı ına çekilen ifre telgrafta, sevklerine karar verilen Ermeni’lerin beraberlerinde götüremeyecekleri emvali menkule ve gayr-ı menkulelerinin idare ekli ve muhafazası hakkındaki emrin postada oldu undan imdilik muhafaza altına alınması istenmi tir.272 28 Haziran tarihli ifrede ise; Emval-i Metrukenin muhafaza ve defterlere kaydedilmesi için mülkiye ve maliye memurlarından olu an bir komisyonun olu turulması istenmi tir.273 5 Temmuz 1915 tarihinde Sivas, Diyarbakır ve Ma’müretü’l-aziz vilâyetlerine gönderilen yazıda, Ermeniler tarafından tahliye edilmi mahallerde terkedilmi ekinlerin kaldırılıp elde edilmesi hususunda bazı problemler ortaya çıkmı tır. Bu i in Emval-i Metruke komisyonunun gözetiminde Hükümetçe biçtirilip harmanlanması ve alınacak mahsulden masrafların dü ülmesinin ardından kalanın askeriyeye verilmesi ve bunun düzenli bir ekilde yerine getirilmesi için ne kadar asker, emek, alet ve edevata ihtiyaç duyuldu unun bildirilmesini istemi tir.274 11 A ustos 1915 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflık Emval-i Metruke Komisyonu ba kanlıklarına Dâhiliye Nezaretince çekilen ifre telgrafta, nakledilen Ermeni’lerin emval-i menkulelerinin çok ucuza elden çıkarıldı ı ve urdan buradan toplanan vurguncuların malları az bir fiyatla elde etmesi ve malların yok pahasına satılması dolayısıyla sahiplerinin zarara u ratıldı ının haber alınması üzerine; -Tahliye edilecek bölgelere yabancı, üpheli ve mahiyeti meçhul hiçbir kimsenin giri ve seyrine müsaade edilmemesi, gelenler varsa derhal çıkarılması,

271 272 273 274

B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH.

FR, nr. 53/303. FR, 54/202. FR, nr. 54/226 (Ayrıca bkz. EK 4). FR, nr. 54/301.

112

-Bunlardan ucuz mal almı lar varsa satı ın iptali gibi tedbirlere müracaatla asli fiyatı üzerinden satılmasını sa lamak suretiyle Gayr-ı mesra menfaatlere fırsat verilmemesi, -Ermenilerin istedikleri e yaları götürebilmelerine müsaade edilmesi, -Götüremeyecekleri e yadan durmakla bozulan e ya ile zaruri ihtiyaçlardan olanların müzayede ile satılması, -Götüremeyecekleri muhafazası, -Emval-i gayri menkule kira, rehin, sözünde durarak feragat ve haciz gibi gerçek sahibinin mülküyle ili kisini ve tasarrufunu yok etmeyecek akitlerin yasaklanması ve hicretin ba langıcından itibaren sayılması, -Sözle meler ve ukudat-ı muvaza’a-karaneye meydan verilmemesi, -Satı ve fera gibi satı i lemlerine müsaade edilmesi ve ahbabının arazi ve emlak satın almasının yasaklanması gerekti i tebli edilmi tir.275 24 A ustos 1915’te çe itli vilâyet ve mutasarrıflık Emval-i Metruke Komisyonu Ba kanlıklarına Dâhiliye Nezaretince çekilen ifre telgrafta, nakledilen Ermeni’lerin menkul ve gayr-ı menkul mallarının satılması ve istimlak ile toplam bedelden borçlarının ödenmesinin ardından kalanının sahibine iadesi devletçe kararla tırılmı tır. Bu konu hakkında bir kanun yayımlanmı oldu undan hükümete intikal etmi olan mallar ve söz konusu arazilerin muhafazası ve hazinenin koruması ve gidenler hakkında meydana gelecek borç ve davaları daha sonra temizlemek üzere imdilik çe it ve davaların miktarı ile davacı ve davalıların isimlerinin belirtilen cetvellerin hazırlanmasını istemi tir.276 24 A ustos 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Sivas vilâyetine gönderilen telgrafta, Devlet nakledilen Ermeni’lerin Gayr-ı menkul mallarının istimlaka ve borçlarını vermeye karar verdi ini, bundan dolayı hükümete intikal eden hukukun muhafazası gerekti i ve muamele-i tevsiyyenin kanunlara uydurulması icab etti ini bildirilmi tir. 29 A ustos 1915 tarihli ifrede çe itli vilâyet ve mutasarrıflık emval-i metruke komisyonu
275 276

e yadan

durmakla

bozulmayanların

sahibi

namına

imdiye kadar uygulanan akitlerin feshedilmi

O.B.E., s.76’dan B.O.A., DH. FR, nr. 54/381, B.O.A. DH. FR. Nr. 54-A/388. B.O.A., DH. FR, nr. 55/196.

113

ba kanlıklarına çekilen ifre telgrafta, Ermeni’lerin nakil ve sevki ile terk edilmi malların hükümet namına idare ve muhafazası bazı mahallerde zaruri ihtiyaçlardan olan e yanın sa lanması zarureti açık oldu u ve söz konusu ahalinin yokluk içerisinde olmaları uygun olmadı ından mevcut mallar arasında zaruri ihtiyaçlardan olup dı ardan tedariki imkânı olmayan e ya ve sairenin talimatnamede be yazılı madde ve izahat çerçevesinde müzayede yoluyla satılmasının uygun görüldü ü bildirilmi tir.277 1 Kasım 1915’te Dâhiliye Nezaretinden çe itli vilâyet ve mutasarrıflık Emval-i Metruke idare komisyonları ba kanlı ına gönderilen yazıda, stanbul’da veya henüz Ermenileri ba ka yerlere nakledilmemi vilâyetlerde mukim Ermeni tüccarlarıyla di er Osmanlı veya yabancı müesseselerin malı olarak orada imdiye kadar vekil-i umur veya ortak sıfatıyla Ermeniler tarafından idare edilmi ticarethane, emlak, fabrika vs. olup olmadı ının ve varsa oradan nakledilenin ismiyle ve gerçek sahibinin kim oldu unun ve bunlardan terkedilmi mal ve emlakın muhammel bedellerinin tahkik ve tedkikiyle acilen teferruatlı bir ekilde bilgi verilmesini istemi tir.278 Ermeni’lerin ba ka mahallere sevklerinin ardından Ermenilere aid mallarla ilgili 26 Eylül 1915’te “Aher mahallere naklonulan e hasın emval, düyûn ve matlubat-ı metrukesi hakkında kanunu muvakkat” isimli geçici bir kanun çıkmı tır. Bu kanunun ba lıca hükümleri unlardır: Madde 1) 14 Mayıs 1331 tarihli muvakkat kanunla ahar mahallere nakledilen e has-ı hakikiye ve hükmiyenin terk etmi oldukları emval ve matlubat ve duyun, bu husus için müte ekkil komisyonların her ahıs için ayrı ayrı tanzim edecekleri mazbatalar üzerine mahkemelerce tasfiye olunur. Madde 2) Madde 1’de beyan olunan e hasın hin-i nakillerinde mutasarrıf bulundukları damlı, üstü örtülü ve damsız, üstü açık vakfiyenin hazine-i evkaf ve emval-i gayr-ı menkule-i sairenin hazine-i maliye namına kayıtları icra edilerek her iki kısım emval-i gayrı menkulenin mezkûr hazineler tarafından verilecek bedellerinden ba’d et-tasfiye kalacak mikdarı eshabına ita olunur.
277 278

B.O.A., DH. FR, nr. 55/330. B.O.A., DH. FR, nr. 57/241.

114

Madde 3) Bu e hasın nukut ve emval-i menkule-i metrukesiyle mevduat ve matlubatı 1.maddede zikrolunan komisyon reisi veya vekili tarafından cem ve istirdat ve tahsil ve dava ve emval-i metrukeden münaziçün-fih olmayanlar bi’l-müzayede fruht ile hasıl olan mebali sahipleri namına emaneten mal sandıklarına tevdi olunur. Bu kanunun genel anlamı, tehcire tabi tutulanların yerlerindeki bütün mal ve mülklerinin tasfiye edilece i, dolayısıyla oraya daha sonra geri dönseler bile artık çok azının yeniden uyum sa layabilece i ayrıca tasfiye esnasında kendilerinden veya yakınlarından anla ılmı tır.279 Bu kanunun çıkarılmasının ardından iki gün sonra Ahmet Rıza Bey bir takrir verir ve kanunun uygulanmasını barı tan sonraya kalmasını ve II. Maddenin de i tirilmesini ister. tirazlarını ise u cümlelere dile getirmi tir: “Kanunun bahsetti i emval-i metruke diye tavsif etmek kanuni bir ey de ildir. Çünkü bu emvalin sahibi olan Ermeniler mallarını isteyerek terk etmemi ler, onlar yerlerinden uzakla tırılmı , zorla, cebirle çıkarılmı , hükümet onların mallarını memurları vasıtasıyla sattırıyor. Bu kanun Mevki-i icraya vaz olunursa bu adamlara bir kat daha gadredilmi olacak. Çünkü mallarına talip bulunmayacak veyahut mal de er fiyatı üzerine satılamayacaktır… Bu da mucib-i gadirdir. Devletimiz hiçbir zaman gadr ve zulmü kabul etmez. “Ermeni’lerin malı kısmen ya ma edildi. Kuvve-i te riiye kanunu reddedinceye kadar elde bir ey kalmayacaktır. Yapılacak eylerin hepsi yapılmı olacak.”280 Tehcir Kanunuyla Osmanlı Devletinin güneyine göçleri kararla tırılan Ermeniler’in geride bıraktıkları mallara ili kin Osmanlı Devleti hükümeti bazı kararlar almı tır. lgili vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen sözkonusu yazılarda, göç eden Ermeniler’in mallarını muhafaza etmek ve defterlere kaydını tutmak amacıyla mülkiye ve maliye memurlarından olu an bir komisyonun kurulması istenmi tir. Ayrıca Ermeniler’in menkul e yalarını belirli bir bedel kar ılı ında satabilecekleri281,
279 280 281

kimse

olmayaca ından

menfaatlerini

ancak

devlet

yetkilileri

koruyacaktır. Yani bu konuyla görevlendirilmi olan ki ilerin inisiyatifine bırakıldı ı

Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e., s.45-46. Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e.,s.48-49. B.O.A. DH. FR, 54/346.

115

bozulabilecek e ya ve hayvanları satmaları, e ya, mal ve mücevherlerin muhafaza altına alınması ve gayr-ı menkul malların hiçbir yere tahsis edilmemesi ile Ermeniler’in vergi borçlarının tahsilinin tehir edilmesi kararla tırılmı tır.282 Fakat 24 A ustos 1915’te Emval-i Metruke Komisyonlarına gönderilen bir yazıyla Ermenilerin menkul ve gayr-ı menkul mallarının satılması ve istimlâki ile elde edilen gelirden Ermeniler’in borçlarının ödenmesi ve kalanın da sahibine ula tırılması tebli edilmi tir. Daha sonra da Ermeniler’in borçlarını devlet ödemi tir. Nakledilen Ermeniler’in mallarının çok ucuza elden çıkarıldı ı ve yok pahasına satılmak durumunda kalındı ının haber alınması üzerine, bu malların satı ına dair antla malar feshedilmi , memurların ancak pe in parayla ve gerçek de eri üzerinden Ermeniler’den ev alabilmelerine izin verilmi tir. 11 A ustos 1915 tarihinde de konuyla alâkalı genel bir teblgat ilgili tüm vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilmi tir. 26 Eylül 1915 tarihinde sevkedilen Ermenilere ait mallarla ilgili geçici bir kannu çıkartılmı tır. Yukarıda da de indi imiz gibi bu kanunla göç ettirilen Ermeniler’in mallarının muhafazası sözkonusu yerlerde bulunan idari memurlara bırakılmı tır. Fakat bu kanun çıkarılırken bazı tartı malara neden olmu tur. Ahmet Rıza Bey bu kanunun kaldırılması ve II. Maddesinin de i tirilmesi için meclise takrir vermi ve yukarıda maddeler halinde verdi imiz kanuna muhalefet etmi tir. 2.6.5. Kimsesiz Kalan Çocukların Durumu Günümüze kadar ihmal edilmi ara tırma konularının ba ında Dar’ül Eytamlar gelmektedir. Birinci Dünya Sava ı yıllarında Osmanlı toplumunun önemli sosyal yaralarından biri de kimsesiz kalmı çocuklardır. 1914 yılından itibaren kimsesiz ve korumasız kalan bu çocuklar için Anadolu’nun birçok ehrinde yetimhâneler açılmı tır. Nitekim bu yetimhânelerin sayısı Sivas’ta açılan yetimhâneyle birlikte altmı ikiye kadar ula mı tır. Özellikle Osmanlı Devletinin sava ta olması dolayısıyla binlerce çocuk bu yurtlarda barınma imkânı bulmu lar ve ortada kalıp ölüme terkedilmekten kurtarılmı lardır. Fakat bu yurtlarda genelde bilinenin aksine yalnızca Ermeni çocukları
282

B.O.A. DH. FR, 54/420.

116

barınmamı , aynı zamanda kimsesiz kalan Müslüman ve di er gayr-ı Müslim unsurların çocukları da buralarda barınma imkânı elde etmi lerdir. Bunların da sayısının bilinenin aksine oldukça fazla oldu u tahmin edilmektedir. Çünkü Osmanlı Devletinin zorunlu göç sadece Anadolu’da ya ayan Ermeniler ve Anadolu ve Kafkaslarda Rus zulmünden kaçan Vilâyet-i arkıyye göçmenleriyle Balkanlardan göç eden veya zorunlu olarak yurtlarından kovulan insanlar da benzer hatta daha zor durumlar ya amı lardır. Bunun sebebi de onların yurtlarından geçici olarak de il bir daha dönmemek üzere göçmek zorunda kalmalarıdır. Örne in Güney Kafkaslar ve Do u Anadolu’dan Rusların zulmünden kaçan yakla ık 1 milyon civarında Müslüman topraklarını terk ederek Anadolu’nun içlerine göçmek zorunda kalmı lardır ve bunlardan yakla ık olarak 200250 bini çe itli sebeplerden yollarda hayatını kaybetmi tir. Osmanlı Devleti de kimsesiz kalan bütün çocukları yetimhânelere yerle tirmi tir. Fakat yetimhânelerdeki kapasitenin sınırlı ve çocuk sayısının fazla olması dolayısıyla Osmanlı Devleti Hükümeti bu çocukları özellikle Ermeni çocuklarını Müslüman ailelerin yanına yerle tirdi. Gerek ehirlerde gerekse köylerdeki ailelerin yanarına yerle tirilen her çocuk için durumu iyi olmayan ailelere aylık 30 kuru maa ba lamı tır. te a a ıda kronolojik olarak vermeye çalı tı ımız ar iv belgeleri sözünü etti imiz konuyu Sivas vilâyeti ba lamında ve genel anlamda asıl kayna ından do ru bir ekilde de erlendirmemize yardımcı olaca ı kanaatindeyiz. 26 Haziran 1915’te Ma’arif Nazırının Diyarbakır, Haleb, Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis vs. vilâyetlerle Mara mutasarrıflı ına çekti i telgrafta, tehcire tabi tutulan Ermeni’lerin 10 ya ından a a ı çocuklarını yetimhane tesisiyle veya tesis edilmi darü’l-eytamlara çekmek suretiyle e itim ve ö retimleri dü ünülmü oldu undan bunlardan vilâyet dâhilinde ne kadar çocuk bulundu unun ve orada yetimhane tesisi için uygun binanın olup olmadı ını sormaktadır.283 Yine aynı tarihte Dâhiliye Nezaretinden Ma’müretü’l-aziz vilâyetine çekilen telgrafta, daha önce bildirilen sahipsiz Ermeni çocuklarının bildirmi tir.284 vilâyette kalabilece ini, orada kalmanın daha uygun oldu unu

283 284

B.O.A., DH. FR, nr. 54/150. B.O.A., DH. FR, nr. 54/163.

117

9 A ustos 1915’de Dâhiliye Nezaretinden Haleb valisi Bekir Sami Bey’e çekilen ifrede, erkekleri olmayan Ermeni aile ve kadınların büyük ehirlere gönderilmelerinin uygun olmadı ı ancak küçük ya ta ve kimsesiz kalan kız ve erkek çocukları da ınık bir ekilde slam köylerine verilebilece ini ifade etmi tir.285 Kimsesiz kalan Ermeni yetimlerinin iskân ve ia eleriyle ilgili olarak Dâhiliye Nezareti tarafından çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara çekilen telgrafta, konuyla ilgili olarak sözkonusu vali ve mutasarrıfların dikkat etmeleri gereken hususlar u ekilde sıralanmı tır. 1)Erkekleri sevkedilip veyahut askerde olup da kimsesiz kalan ve velisiz kalan aileler yabancı ve Ermeni bulunmayan köy ve kasabalara da ınık bir alı maları, 2)Genç ve dul kadınların evlendirilmelerine, 3)12 ya ına kadar olan çocukların bizim yetimhanelere ve öksüz yurdlarına da ıtılmalarına, 4)Yetimhanelerin mevcudu yetmedi i taktirde durumları iyi olan Müslümanlar nezdinde mahalli adetler ile terbiye ve temsillerine, 5)Bu ekilde Müslüman aileler bulunmadı ı taktirde muhacirin tahsisatından ayda 30 kuru iade masrafı verilmek suretiyle köylülere da ıtılmalarına ve geçen zaman içerisinde vaki olacak icraat ve te ebbüslerden adet ve rakamlara dair peyder-pey malumat verilmelidir.286 ekilde da ıtılmaları ve muhacirin tahsisatından ia eleri te’min edilerek mahalli adetlere

285 286

OBE, s.74’den B.O.A. DH. FR, nr. 54-A/325. O.B.E., s.141-142’den B.O.A., DH. FR, nr. 63/142.

118

Dâhiliye Nezareti tarafından çe itli vilâyet ve mutasarrıflara çekilen mallarının korunması, murisleri ölenlere hisselerinin verilmesi istenmektedir.287

ifre

telgrafta, ihtida eden, evlenen ve güvenilir kimselerin yanına bırakılan çocukların ahsi

9 Mayıs 1916’da Dâhiliye Nezaretinden Ba kumandan vekili Enver Pa a’ya çekilen cevabi telgrafta, yetimhanelere yerle tirilecek olan mühtedi ve gayr-ı muhtedi Ermeni çocukları için gerekirse yeniden ek tahsisat verebileceklerini bildirmektedir.288 12 A ustos 1916’da Dâhiliye Nazırı Talat Pa a tarafından Haleb vilâyetine gönderilen ifrede, Ermeni yetimlerinin ia esi için tahsisat yoksa, gerekli miktarın bildirilmesini Halep vilâyetinden istemektedir.289 21/23 Eylül 1915’te Kayseri mutasarrıflı ına çekilen ifrede, belirtilen ahval ve artlara nazaran sözü edilen Ermeni kızlardan ebeveynleri bulunanların ebeveynlerine verilmeleri ve bulunmayanların ise yetimhanenin uygun bir yerinde iskânlarıyla Darü’lEytam binasının muhacirler için misafirhane olarak hazırlanmasının uygun oldu u bildirilmektedir.290 18 Ocak 1919 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara çekilen ifre telgrafta, Ermeni yetimlerinin, Ermeni cemaati te kilatı olan yerlerde onlara teslimi, olmayan yerlerde ise Hükümetçe emniyet altına alınması ve gerekli malumatın bildirilmesi talep edilmi tir.291 5 ubat 1919’da Dâhiliye Nezaretinden Kayseri Mutasarrıflı ına gönderilen

ifrede, slam aileleri yanında bulundu u söylenen Ermeni kız ve çocuklarının derhal bulundukları yerlerden aldırılarak Ermenilerden olu an komisyona teslim edilmeleri ve ia elerinin temininin sa lanmasını bildirmi tir.292

287 288 289 290 291 292

O.B.E. s.77’den B.O.A., DH. FR, 54-A/382. B.O.A., DH. KMS, nr. 39/4. O.B.E., s.150’den B.O.A., DH. FR, nr. 66/229. O.B.E., s.151’den B.O.A., DH. FR, nr. 68/95. O.B.E., s.205-206’dan B.O.A., DH. FR, nr. 95/163 (Ayrıca bkz. EK 19). O.B.E., s.218’den B.O.A., DH. FR, nr. 96/76.

119

20

ubat 1919’da Dâhiliye Nezaretinden çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara

çekilen telgrafta, slam aileleriyle resmi müesseseler ve hususi müesseselerden alınarak akrabalarına veya aid oldukları cemaatlere tesim edilen gayr-ı müslim çocuklardan ba ka bazı Müslüman çocukların da Ermeni oldu u zannıyla istenmekte oldu u yapılan ikâyetler üzerine anla ıldı ı, gerçi bahsedilen Hıristiyan çocuklar ile Müslümanların yanlarında bulunan gayr-ı Müslim kız ve kadınların dini kimliklerini izharda serbest oldu u ve bunlardan küçük çocukların ve di erlerinin kayıtsız artsız velilerine veya mensub oldukları cemaatlere teslimleri gerekli ise de Müslüman çocuklarının Hıristiyanların eline geçmesine hiçbir surette izin verilmemesi ve bu konuda dikkatli olunmasını tebli etmi tir.293 1915 yılında uygulanan tehcirin belki de üzerinde en çok dü ünülmesi gereken konuların ba ında Ermeni yetimlerinin durumu, onların bu süreci nasıl ya adıkları ve atlattıkları meselesidir. Tehcir döneminde anne-babalarını kaybeden veyahut da annebabasından ayılmak, ayrı dü mek zorunda kalan Ermeni yetimlerini Osmanlı Devleti yöneticileri gerekli olan tedbirleri aldıktan sonra büyük bir ço unlu unu Darü’leytamlara yerle tirmi tir. Yetimhanelerdeki kontenjanın tamamen dolmasının ardından yeni yurtların kurulması ve Ermeni yetimlerinin buralara yerle tirilmeleri konusunda gereken hassasiyet gösterilmeye çalı ılmı tır. Yetimhanelerin tamamen dolmasının ardından bazı Ermeni çocukların Müslüman ailelerin yanlarına verildikleri hatta durumları iyi olmayan ailelere aylık 30 kuru ba lanarak bu çocukların iyi, sa lıklı ve rahat bir ekilde kamaları hedeflenmi tir. Tehcire tabi tutulan, Ermeni’lerin tekrardan evlerine dönü kararnamesinin tebli inin ardından yetimhanedeki çocukların da ebeveynlerine ve yakınlarına tekrar istemeleri halinde verilebilece i ve e er herhangi bir yakını bulunmazsa aid oldu u cemaata teslimine karar verilmi tir. Fakat bu i lemlerin devam etti i sırada yetimhanelerde bulunan Müslüman yetimleri üzerinde kilisenin bazı iddialarda bulunması ve onları almaya çalı masını fark eden hükümet yetkilileri, yetimhanedeki görevlileri uyararak bu konuda dikkatli ve titiz davranmalarını emretmi tir. Konumuzla alakalı olan önemli bir husus da tehcir esnasında bazı Ermeni aileleri tehcirin o zorlu ko ullarından kurtarmak amacıyla çocuklarını Müslüman ailelere emanet olarak bırakmalarıdır. Bunun sayısının ne kadar
293

O.B.E., s.334’den B.O.A., DH. FR, nr. 96/248.

120

oldu unu kestirmek zordur. Fakat önemli miktardaki Ermeni çocu unun bu yolla tehcirden kurtarılarak Müslüman kom ularına emanet olarak verildi i tahmin edilmektedir. Hatta bazı Müslümanlar yalnızca Ermeni çocuklarını de il ailelerini bile saklayarak tehcir edilmekten kurtarmı lardır. Ermeni yetimhanelerinde kalan ve evlatlık olarak verilen Ermeni çocuklarının sayısına gelince, tüm resmi yazı malara ve kayıtlara ra men tehcirde kaç çocu un evlatlık verildi i, ne kadarının yetimhanelerde barındı ı konusuna dair sa lıklı bilgilere ve rakamlara ula mak zordur.294 1921 yılında Ermeni Patrikhanesi tarafından hazırlanan rapora göre Müslüman ve Arap kabilelerinde bulunan yetim çocukların toplam sayısını 63 bin olarak vermekte ve bu sayıyı Sivas’ta ise 3.500 olarak göstermektedir. Rakamların biraz abartılı oldu u ortadadır. Fakat olayın boyutunu ve birçok Ermeni evladının bu vermektedir.
295

ekilde barındırıldı ını ortaya koyması açısından önemli bir fikir

2.6.6. Sevkiyata Tabi Tutulan Ermeni’lerin skân ve a e Masrafları Sevk ve iskâna tabi tutulan Ermeni’lerin sevk ve iskânına ili kin gerekli olan paranın tahsis edilmesi ve gönderilmesi hakkında bazı kararlar devlet tarafından alındı ını ve bunları uygulamaya çalı ıldı ını, gerekli olan paranın tamamen olmasa bile imkân dâhilinde temin edilmeye çalı ıldı ını görmekteyiz. Gerek Ermeni’lerin iskân edilecekleri nihai yerlerine götürüldükleri yollardaki ihtiyaçları gerekse iskân edildikleri bölgelerdeki ihtiyaçları kar ılanmaya çalı ılmı tır. Yani yerle im yerlerine uyum sa layabilmeleri için kendilerine ihtiyaç duydukları maddi yardımlar gerek Osmanlı Devleti gerekse yardım kurulu larının yardımlarıyla kar ılanmaya çalı ılmı tır. 1 Haziran 1915’te Dâhiliye Nezareti tarafından Suriye vilâyetine gönderilen telgrafta, Suriye’ye gönderilecek olan Ermeni’lerin iskânı ve gerekli olan tahsisatın temin edilip gönderilece i bildirilmekteydi.296 Yine 1 Eylül 1915’te Konya, Adana,

294 295 296

Erhan Ba yurt, Ermeni Evlatlıklar Saklı Kalmı Hayatlar, Karakutu Yayınları, stanbul, 2006, s.37. Hikmet Özdemir, vd., a.g.e., s.126-127. B.O.A., DH. FR, nr. 55-A/14.

121

Haleb, Suriye, Ankara Vilâyetleriyle zmit ve Eski ehir mutasarrıflıklarına çekilen telgrafta, Ermeni’lerin iskân yerlerine düzenli bir ekilde yerle tirilmeleri için bu konuyla ilgili olarak Konya vilâyetine 400.000, zmit sanca ına 100.000, Eski ehir sanca ına 200.000, Adana vilâyetine 300.000, Halep vilâyetine 300.000, Suriye vilâyetine 100.000, Ankara vilâyetine 300.000 olmak üzere toplam 1.700.000 kuru luk havalenin gönderildi is ia elerinin düzenli bir ekilde temini ile istasyonlardaki Ermenilere da ıtılmak üzere mümkün oldu u miktarlarda ekmek, zahire, bo teneke ve fıçı gibi eylerin biriktirilmesiyle sefalet çekmelerine meydan verilmemesi ve mal sandı ı var olana kafi de ilse bunun telgrafla bildirilmesini istemekteydi.297 7 Eylül tarihinde Suriye vilâyetine çekilen telgrafta ise Suriye vilâyetine 4. Ordu Kumandanlı ınca gösterilen bildirilmekteydi.298 7 Eylül tarihinde de yine Suriye vilâyetine 10.000 lira gönderilmi tir.299 26 Ekim 1915’te Haleb’de muhacirin müdürü ükrü Bey’e çekilen telgrafta, lüzum üzerine 10.000 lira paranın gönderildi i

Ermeni kafileler arasında hergün açlıktan ölümler oldu undan dolayı hergün en az 100.000 liranın gönderilmesinin gerekti ini 4. Ordu Kumandanlı ının bildirmesi üzerine gönderilen tahsisatın yeterli olup olmadı ının ve mal sandıklarının gerekli olan havaleyi gönderemedi inin do ru olup olmadı ının haber verilmesini istemektedir.300 8 Kasım 1915’te Halep Emval-i Metruke dare Komisyonu ba kanlı ına

gönderilen telgrafta, Emvali metruke komisyonu tarafından satılan hayvanların mevcut bedeli olan 645.810 kuru tan 600.000 kuru unun Ermeni’lerin sevk ve ia e masraflarına harcanmasının uygun oldu u bildirilmekteydi.301 Yine 8 Kasım tarihinde Haleb’de muhacirin müdürü gönderilmi ükrü Bey’e çekilen telgrafta, muhacirin tahsisatından 3.000 lira ile Eski ehir’den telgrafla oldu u, Haleb’de mevcut 600.000 kuru

gönderilecek 200.000 kuru la beraber Ermeni’lerin ia e ve sevkine harcanması ve

297 298 299 300 301

B.O.A., DH. FR, nr. 55-A/17. B.O.A., DH. FR, nr. 55-A/135. B.O.A., DH. FR, nr. 55-A/118. O.B.E., s.116-117’den B.O.A., DH. FR, nr. 57/110. B.O.A., DH. FR, nr. 57/342.

122

gerekirse yeni tahsisat talebinde bulunmalarını bildirmi tir.302 ükrü Bey’e gönderilen ifre telgrafın bir benzerini Haleb vali vekiline gönderilerek irsal olunan paranın Ermeni’lerin ia e ve iskânlarına harcanmasını emretmekteydi.303 16 Kasım 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Haleb Vilâyetine çekilen ifre

telgrafta, Hüdavendigar Vilâyetinden Emval-i metruke hasılatından 8.000 liranın temin edilerek gönderildi i, emaneten malsandı ına tevdi ve Ermeni’lerin ia e ve iskânına sarfını ve ula tırılmasını bidirmektedir.304 20 Eylül 1916’da Zor mutasarrıflı ına çekilen ifre telgrafta, Ermeni’lerin ia e ve iskânı için muhacirin tahsisatından 10.000 (liranın) Haleb’e gönderildi i bildirilmektedir.305 22 Mart 1917’de Dâhiliye Nezareti A air ve Muhacirin Müdüriyeti umumiyesinden Aydın, Konya, Sivas vilâyetleriyle Eski ehir, zmit, Bolu vs. sancaklara çekilen ifre telgrafta, muhacirin tahsisatının mültecilerle muhacirlere hasrı ve bu tahsisattan imdiye kadar iskân ve ia eleri temin edilmekte olan Ermeni, Rum, Arap ailelere toplam 6.640.000 kuru un gönderildi i bildirilmektedir. Bunun Vilâyet ve mutasarrıflıkla da ılımı ise u ekildedir: Aydın vilâyeti Musul vilâyeti stanbul vilâyeti Ankara vilâyeti Haleb vilâyeti Hüdavendigar vilâyeti Suriye vilâyeti Sivas vilâyeti Kastamonu vilâyeti 50.000 Kuru 50.000 Kuru 250.000 Kuru 500.000 Kuru 800.000 Kuru 150.000 Kuru 750.000 Kuru 500.000 Kuru 20.000 Kuru

302 303 304 305

B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH.

FR, nr. 57/348. FR, nr. 57/349. FR, nr. 58/24. FR, nr. 68/73.

123

Konya vilâyeti Ma’müretü’l-az vilâyeti Diyarbekir vilâyeti Edirne vilâyeti Eski ehir sanca ı zmit sanca ı Bolu sanca ı Zor sanca ı Karesi sanca ı Kütahya sanca ı Mara sanca ı Canik sanca ı Kayseri sanca ı Kale-i sultaniye sanca ı Toplam

500.000 Kuru 30.000 Kuru 30.000 Kuru 50.000 Kuru 150.000 Kuru 500.000 Kuru 100.000 Kuru 1.000.000 Kuru 500.000 Kuru 50.000 Kuru 500.000 Kuru 80.000 Kuru 50.000 Kuru 30.000 Kuru 6.640.000 Kuru

Bundan sonra bu gibi hususlar için muhacirin tahsisatından bir ey istenmeyerek bunun yerine seferberlik tahsisatından ifasının sa lanmasını tebli böyle olu acak
306

etmi tir. Bundan tahsisatı

olan

ihtiyaçların

kar ılanmasıyla

seferberlik

görevlendirilmi tir.

26 Nisan 1917 tarihinde Suriye vilâyetine gönderilen ifre telgrafta, umumi bütçenin onayından sonra 25.000 lira gönderilece i gibi, Ermeni’lerin ia esi için banka vasıtasıyla Harbiye tahsisatından 4.000 lira gönderildi i, ayrıca bu husus için özellikle ordu tahsisatından para harcanılmaması gerekti i ve gerekti i taktirde muhacirin tahsisatından veya Harbiye tahsisatından para talep edilmesini emretmi tir.307 20 Haziran 1917’de çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara çekilen ifrede, o güne kadar, Rum ve Ermeni mülteciler için Harbiye tahsisatından verilmekte olan yevmiyelerin Temmuz 1917 tarihinden itibaren küçükler için altmı paraya ve büyükler

306 307

B.O.A., DH. FR, 74/234 (Ayrıca bkz. EK 16). B.O.A., DH. FR, nr. 75/244.

124

için üç kuru a yükseltildi i bildirilmi tir.308 Bu da o güne kadar verilen paraların yetersiz olmasına binaen Ermeniler için verilen paranın arttırıldı ını göstermektedir. 5 Eylül 1915 tarihinde Meclisi Vükelanın aldı ı bir kararla iskân yerleri de i tirilen Rum ve Ermeniler ile 4. Ordu kumandanlı ınca ba ka yerlere nakledilen ailelere yapılan sarfiyat için A air ve Muhacirin Müdüriyeti Umumiyesi bütçesinden ayrılan ve ancak mültecilerin idarelerinin sa lanmasına yarayan 300.000 liranın ve Harbiye tahsisatından sa lanan paranın yetersizli inden dolayı bunlara ilaveten 300.000 liranın daha sa lanması kararla tırılmı tır.309 8 Ekim 1917 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen yazıda tehcir edilen Ermeniler ve Rumlar ile 4. Ordu mıntıkasından gönderilen e hasın masrafları için havale gönderildi i belirtilerek bu paranın asla ba ka bir amaç için harcanmaması, sadece söz konusu ki ilerin ihtiyaçları için kullanılması hatırlatılmaktaydı. Urfa mutasarrıflı ına çekilen ifre telgrafta, gönderilen 2.500 liranın söz konusu amaç do rultusunda kullanılması istenmekteydi.310 Bu tarihte di er merkezlerin bazılarına gönderilen havale miktarları ise öyledir: Zor Mutasarrıflı ına 2500 lira311 Haleb Vilâyetine 2000 lira312 Suriye Vilâyetine 5000 lira313 Musul Vilâyetine 3.750 lira314 Sivas Vilâyetine 4000 lira315. Böylece Meclis-i Vükelanın kararı do rultusunda ayrılan 300.000 liranın önemli bir kısmı 8 Ekim tarihi itibariyle çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara havale edilmi tir. 24 Mart 1918 tarihinde de vilâyet ve mutasarrıflıklara Ermeni, Rum ve Arab ailelerin
308 309 310 311 312 313 314 315

B.O.A., DH. FR, nr. 77/168. B.O.A., MV. nr. 209/42. B.O.A., DH. FR, nr. 80/73. B.O.A. DH. FR, nr. 80/79. B.O.A. DH. FR, nr. 80/80. B.O.A. DH. FR, nr. 80/86. B.O.A. DH. FR, nr. 80/88. B.O.A. DH. FR, nr. 80/92.

125

masrafları için seferberlik tahsisatından para gönderilmi tir. Bu tarihte çe itli vilâyet ve mutasarrıflıkların bazılarına gönderilen para yardımı ise öyledir: Haleb Vilâyetine 500.000 kuru Musul Vilâyetine 750.000 kuru Sivas Vilâyetine 1.000.000 kuru Suriye Vilâyetine 500.000 kuru
316 317

Urfa Mutasarrıflı ına 500.000 kuru
318 319 320

.
321

Urfa Mutasarrıflı ına 1.000.000 kuru

7 Mayıs 1918 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Sadarete yazılan yazıda 1917 senesi içerisindeki Ermeni, Rum ve Arab ailelerin sevk, iskân ve ia e masrafları için ayrılan 60.000.000 kuru tan 54.440.000 kuru un harcandı ı, 1918 senesi içerisinde de 60.000.000 kuru a ihtiyaç duyuldu u belirtilmekteydi. Bunun sonucunda da 1918 senesi için 60.000.000 kuru un seferberlik tahsisatından kar ılanması kararla tırılmı Dâhiliye ve Harbiye nezaretlerine bu konuyla ilgili bilgi verilmi tir.322 Osmanlı Devleti Birinci Dünya Sava ı yıllarında ekonomik açıdan oldukça zor ko ullarında olmasına ra men sevk ve iskânı kararla tırılan Ermenilerin ihtiyaçlarını kar ılamaya çalı mı tır. Sevk esnasında kafilelerin ihtiyaçlarının kar ılanmasıyla iskân-ı A âir ve Muhacirin müdüriyetini görevlendirdi. Sevkiyat esnasında muhacirlerin ihtiyaçlarının kar ılanması için toplam 2.250.000 kuru tahsis etmi tir. Vilâyetler de kendi imkânları ölçüsünde çe itli yardımlarda bulunmu , kendilerinin yetmedi i zamanlarda ise merkezden tahsisat istemi lerdir. Ayrıca Osmanlı Devletinden ba ka ülke sınırları dâhilinde çe itli faaliyetlerde bulunan yabancı kurulu lar ve yurt dı ında ya ayan Ermeniler de tehcir edilen Ermeni ve Rumlara yardım etmi lerdir.323 Ermenilerin ihtiyaç duydu u ekmek, zahire, bo teneke ve fıçı gibi gıda maddeleri ve
316 317 318 319 320 321 322 323

ve

B.O.A. DH. FR, nr. 85/204. B.O.A. DH. FR, nr. 85/208. B.O.A. DH. FR, nr. 85/209. B.O.A. DH. FR, nr. 85/210 (Ayrıca bkz. EK 17). B.O.A. DH. FR, nr. 85/213. B.O.A. DH. FR, nr. 85/221. B.O.A., BEO, 338597. Yusuf Halaço lu, a.g.e., s.87.

126

mallar devlet tarafından temin edilmeye çalı ılmı tır. Emvâl-i Metruke komisyonu da Ermenilere ait bazı mallardan sattıklarının bedelini sevk ve ia e masrafı olarak ihtiyaç duyulan yerlere göndermi tir. Dâhiliye Nezaretinin 22 Mart 1917 tarihli telgrafında da gördü ümüz gibi Ermeni, Rum ve Arab ailelerine tehcir döneminde toplam 6.640.000 kuru gönderilmi tir. Bu ba lamda Sivas Vilâyetine 500.000 kuru gönderilmi tir.324 Yine belgelerden 1917 yılı içerisinde Ermeni, Rum ve Arab aileler için seferberlik tahsisatından sevk, iskân ve iâ e masrafı olarak 54.440.000 kuru harcanmı tır. 1918 yılı içerisinde ise 60 milyon kuru a ihtiyaç duyuldu u bildirilmi tir. 1918 yılında Osmanlı Devleti Sivas Vilâyetine 1 milyon kuru göndermi tir. Tüm bunlardan ba ka Osmanlı Devleti Ermeni ve Rum mülteciler için yevmiyeler vermi tir. Bu yevmiye 1917 tarihinden itibaren küçükler için altmı yükseltilmi tir. 2.6.7. Tehcirden Kurtulmak Amacıyla Din De i tiren Ermeniler Ermeni tehcirinin belki de dikkat çeken en önemli sosyal olaylarından biri de tehcire tabi olmaktan kurtulmak için kendi asli dinlerini de i tirip ihtida eden Ermenilerdir. Osmanlı Devleti yöneticilerinin tehcirden kurtulmak amacıyla dinlerini de i tirip yerlerinde kalmaya ve bu uygulamadan kurtulmaya çalı an Ermeni’lerin oldu unun farkına varmalarının ardından bazı tedbirler almaya çalı tıkları görülmü tür. 1 Temmuz 1915’te çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen yazıda, sevk edilen Ermeni’lerin bazılarının toptan veya ferdi olarak yerlerinde kalmak amacıyla din de i tirme yolunu seçtikleri belirtilerek, bu gibi durumlara kesinlikle itimat edilmemesini ve ihtida etmi olsalar bile kendileri için kararla tırılmı yerlere sevkiyatlarının yapılması gerekti i emredilmi tir.325 Yine 20 Temmuz 1915 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara aynı mealde bir emir tebli edilmi tir.326 Yalnız ihtida ederek veya evlenen ve güvenilir kimselerin yanına bırakılan çocukların oldukları yerde paraya, büyükler içinse üç kuru a

324 325 326

B.O.A., DH. FR, 74/234 (Ayrıca bkz. EK 16). B.O.A., DH. FR, 54/254 (Ayrıca bkz. EK 5). B.O.A., DH. FR, nr. 54-A/49.

127

kalmalarına müsaade edildi i, onlara pek dokunulmadı ı327 ve ihtida eden Ermeni kızlarının Müslümanlarla evlenmesine izin verildi ini görmekteyiz. Fakat daha sonra Osmanlı Devletinin ihtida etmek isteyenlere kar ı takındı ı bu katı gibi gözüken tutumun tehcir kararının verilmesinden itibaren ilk zamanlarda uygulanmaya çalı ıldı ı, daha sonra ihtida etmek isteyenlere pek dokunulmadı ını görmekteyiz. 4 Kasım 1915 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen ifre yazıda, ihtida etmek isteyen Ermenilerde göz önünde bulundurulması gereken artlar öyle sıralanmı tır: 1)Sevk edilmeyip öteden beri ikamet ettikeri mahallerde ibka olunanların ihtidası kabul olunur. 2)Umum meyanında sevk olundukları sırada merkezlerden tebli olunan emr-i mahsus ile alıkonulup sevklerinden sarf-ı nazar edilenlerin gerek ikametgâhı aslilerine iade edilmi olsunlar, gerekse bir mevkide kalmı olsunlar, ihtidaları kabul olunur.328 Sevkedilen Ermeni’lerin sevkedildikleri bölgelere yerle tirilmelerinin ardından ihtida etmeleri halinde ihtidalarının kabul edilece ine dair karar Dâhiliye nezaretince Haleb, Suriye, Musul vilâyetleriyle Urfa ve Zor mutasarrıflıklarına bildirilmi tir.329 21 ubat 1916’da Dâhiliye Nezareti tarafından bazı vilâyet ve mutasarrıflıklara çekilen ifre telgrafta, ihtida eden Ermeni’lerin kendilerine verilen nüfus tezkereleriyle serbestçe dola tıklarının anla ılmasından, “ihtida etmi tir” kaydı dü ülmeksizin bulundukları yerin ismi yazılarak mahalli zabıta memurlarınca mezkur tezkerenin imzalanması istenmi tir.330 16 Mayıs 1917 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Sivas Vilâyetine gönderilen ifre telgrafta, Ermeni mühtedi ve Mühtediyelerinin yekdi eriyle evlenmelerinde herhangi bir sakınca olmadı ını bildirmi tir.331

327 328 329 330 331

B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH.

FR, nr. 54-A/382. FR, nr. 57/281. FR, nr. 59/83. FR, nr. 61/71. FR, nr. 78/150.

128

22 Mayıs 1917’de çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen yazıda, ya ları ondan fazla olup da ihtida eden Ermeni’lerin tezakir-i Osmaniyelerinin arkasına ikâmet ettikleri kasaba ve mahallenin isimleri yazılarak zabıta idarelerince kayda geçirilmesi, yine ihtida edenlerin tezakir-i Osmaniyyelerine bu suretle erh yazılıp mühürlenmesi ile polis ve jandarma dairelerince bu i aretin ihtida eden Ermenilere aid oldu unu bilerek sefer esnasında ona göre muamele yapılmasını istemi tir.332 28 Ekim 1918 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen yazıda, Müslümanlarla evlenmi olan Ermeni kız ve kadınlarının ailelerine teslimi hakkında bazı müracaatların oldu u, bunlardan isteyenlerin eski dinlerine dönmelerinde tamamen serbest oldukları ve bu ekilde nikâhları kendili inden dü ece inden ebeveynlerinin yanlarına dönebilmelerinde serbest oldukları ve bu konuda gerekenin yapılmasını istemi tir.333 1 ubat 1919 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen yazıda,

zamanında bazı Müslüman aileleri tarafından himaye edilmi olan Ermeni çocuklarıyla mühtedilerinin velilerine ve mensub oldukları cemaatlere teslimi hakkında bir tebligatın olmasına ra men bazı yererde bu tebli in aksi istikametinde davrananların oldu u, e er söz konusu yerlerde bu ekilde insanlar varsa mezkur ahkâmın hemen uygulanması ve bunların iade ve teslimleri hakkında herhangi bir ikayete meydan verilmeden hakkıyla yerine getirilmesi gerekti i emredilmi tir.334 Aynı ekilde benzer bir emir 8 ubat 1919’da çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilmi tir. Burada da Ermenilerden yirmi ya ını doldurmayan erkek ve kadınların ihtidalarının dikkate alınmaması; yirmi ya ını geçenlerin ise asli dinlerine dönmeleri konusunda serbest bırakılmaları istenmi tir.335 Tehcirin zor ko ullarından kurtulmak isteyen ve yurtlarını terk etmek istemeyen bazı Ermeniler din de i tirme yolunu veya Müslümanlarla evlenerek bulundukları yerde kalmayı dü ünmü lerdir. Fakat Osmanlı Devleti tehcir kararının uygulandı ı bu

332 333 334 335

B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH. B.O.A., DH.

FR, nr. 76/238. FR, nr. 93/300. FR, nr. 96/15. FR, nr. 96/100.

129

dönemde ihtida hareketlerine itibar etmeyip onları kararla tırılan yerlere sevk ve iskân etmi tir. Yalnız bazı çocukların ve ihtida eden genç kızların bulundukları yerde kalmalarına müsaade ve etmi tir. Ermeni Ancak Osmanlı Devletinde için tehcir belirlenen i leminin yerlere tamamlanmasının muhacirlerin kendileri

yerle tirilmelerinin ardından ihtida etmek isteyenlerin ihtidalarını kabul etmi tir. Bundan ba ka Müslümanlarla evlenenlerin istedikleri yerlerde kalmalarına müsaade etmi tir. Fakat ihtida etmi olanların kimliklerinde ihtida etmi olduklarına dair bir i aretin de kimliklerine konulmasını istemi tir. htida etmi olan Ermeniler’in ne kadar oldukları ise kesin bilinmemekle birlikte sevkiyata tabi tutulanlara kar ıla tırıldı ı zaman bazı çevrelerin iddia ettikleri gibi çok önemli ve yüksek rakamlara ula mamakla birlikte olayı sosyal bir açıdan de erlendirdi imizde ise dikkat çekici boyutlarda oldu unu söyleyebiliriz. 2.6.8. Tehcir Esnasındaki Ermeni Kayıpları 14 Haziran 1915 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Diyarbekir, Mamüretü’l-caziz ve Bitlis Vilâyetlerine çekilen ifre telgrafta, Erzurum’dan sevk olunan kafilenin ahısların Kürdler tarafından katledildikleri bundan dolayı sevk edilenlerin can güvenli inin sa lanması için gerekli tedbirlerin alınması, aykırı harekette bulunan cezalandırılması ve kar ılıklı çatı malara meydan verilmemesi istenmekteydi.336 26 Haziran 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Ma’müretü’l-aziz vilâyetine gönderilen yazıda, Erzurum’dan sevk edilen Ermeni’lerin Dersim e kiyası tarafından yolları kesilerek katledildikleri ve bunların ellerinden Ermeni kafilelerini almanın zor olmasına ra men bu konuda kayıtsız kalınmaması ve o insanların canlarının korunması için gereken tedbirleri acilen alınmasını emretmekteydi.337 12 Temmuz 1915’te Diyarbekir Vilâyetine gönderilen telgrafta, Ermeniler ve Hristiyanlara yönelik katliamların oldu u, Diyarbekir’den sevk olunan e has vasıtasıyla Mardin’de Murahhasa ile Ermenilerden ve di er Hristiyan ahaliden yediyüz ki inin
336 337

O.B.E. s.44’den B.O.A.DH. FR, nr.54/9. O.B.E. s.52-53’den B.O.A.DH. FR, nr.54/162.

130

geceleri

ehirden dı arı çıkarılarak koyun gibi bo azlandı ı ve u ana kadar bu ehirlere de sirayet edece inden korkuldu unun

katliamlardan 2000 civarında ki inin öldü ü tahmin edilmekte ve buna hızlı bir cevap verilmezse bu durumun civar bildirilmesi üzerine Ermeniler için uygulanan askeri ve siyasi tedbirlerin di er Hristiyan unsurlara da te mili kesinlikle caiz olmadı ından bu gibi durumlara meydan bırakmamak ve Hristiyanların hayatın tehlikeye sokacak bu tür olaylara bir son verilmesi gerekti ini emretmi tir.338 17 Ekim 1915’te Suriye Vilâyetine gönderilen yazıda, Hama’da bulunan 20 bin civarındaki muhacirin arasında humma ve dizanteri hastalıklarının ortaya çıkması sonucunda günde 70-80 ki inin ölmesinden dolayı muhacirlerin kendileri için tahsis edilmi iskân yerlerine bir an evvel sevklerinin yapılması istenmekteydi.339 Ayrıca aynı telgraf Haleb’de bulunan Muhacirin müdürü ükrü Bey’e de gönderilmi ve konu üzerinde gerekli hassasiyetin gösterilmesi istenmi tir.340 3 Kasım 1915’te Diyarbekir Vilâyetine gönderilen yazıda, Urfa’dan Re’sü’l-ayn ve Nusaybin tarikiyle sevkedilen Ermeni kafilelerin bedevi ve a iretlerin tecavüzlerine maruz kalıp geri dönmeleri üzerine Siverek yoluyla sevklerinin daha uygun oldu u bildirilmi tir.341 Cephe gerisinin güvenli ini sa lamak, ordunun ikmal yollarının güvenli ini temin etmek ve muhtemel Müslüman ahali ile Ermeniler arasındaki çatı maları önlemek amacıyla daha güvenli bölgelere sevk ve iskânlarına karar verilen Ermeni’lerin sevk güzergâhlarında bazı sıkıntılarla kar ıla tıklarını elde mevcut olan belgelerden anlamaktayız. Özellikle sevk yolları üzerindeki Kürd a iretlerinin ve bedevilerin saldırıları ve katliamları, sevk güzergâhları üzerindeki meskûn ahalinin saldırı ve ya maları, kafilelerin güvenli ini sa lamakla görevli bazı jandarmaların ihmal, görevsizlik ve kötü niyetleri gibi sıkıntılardan kaynaklardan kayıplar ve özellikle o dönemde yaygın olarak görülen humma, dizanteri ve tifüs gibi salgın hastalıklardan kayıplar ile beslenme ve barınma ihtiyaçlarının yeteri kadar giderilememesi yüzünden bazı Ermeniler yollarda hayatını kaybetmi tir.

338 339 340 341

O.B.E. s.69’dan B.O.A. DH. FR, 54/406. B.O.A. DH. FR, nr. 57/71 (Ayrıca bkz. EK 12). O.B.E. s. 108’den B.O.A. DH. FR, nr. 57/51. B.O.A. DH. FR, nr. 57/277.

131

Ermeni kayıplarıyla ilgili olarak Türk Tarih Kurumu Ba kanı Yusuf Halaço lu, toplam sevkiyata tabi tutulan Ermeni’lerin sayısını 438.758 olarak vermekte ve bunların 382.148’inin iskân sahasına ula tıklarını, dolayısıyla bu iki rakam arasında 56.610 ki ilik farkın oldu unu ve belgelerden elde edilen bilgilere göre, bu farkın u ekilde ortaya çıktı ını ifade etmi tir: “500 ki i Erzurum-Erzincan arasında; 2000 ki i UrfaHaleb arasındaki Meskene’de; 2000 ki i Mardin civarında e kıya ve Arap a iretlerinin saldırıları sonucu katledilmi , 5 bin ve belki biraz daha fazla ki i Dersim bölgesinden geçen kafilelere yapılan saldırılar sonucu öldürülmü tür. Ayrıca yollarda açlıktan ölenler olmu tur. Bunların dı ında tifo, dizanteri gibi salgın hastalıklardan da, yakla ık 25-30 bin ki i telef olmu tur.”342 2.6.9. Tehcir Esnasında Suç leyenlerin Cezalandırılması

Osmanlı Devleti Ermeni ve bazı Rumların bulundukları mahallerden ülkenin güneyine geçici olarak sevk ve iskân edilmeleri kararını aldıktan sonra bu i in güvenli ve düzgün bir ekilde i leyebilmesi için söz konusu yerlerdeki mülki ve askeri yetkilileri görevlendirmi ti. Ermeniler’in sevkedildikleri bölgelerdeki yetkililer ile sevk güzergâhlarındaki vali ve mutasarrıflar kendi bölgelerinden geçecek olan kafilelerin can ve mal emniyetini sa lamak zorundaydılar. Fakat Ermeni’lerin belirlenen mahallere sevkleri esnasında gerek mahalli idareciler, gerekse Ermeni’lerin emniyetini sa lamakla görevli muhafızlar ve bazı yöre halkının suistimalleri görüldü. Osmanlı Devleti de bu ekilde suç i leyenleri cezalandırmak amacıyla onları tespit yoluna gidip suçluların Divan-ı Harblere sevklerine ve hak ettikleri cezalara çarptırılmalarına karar verdi. Bu ba lamda sözkonusu suçluların tespit edilip Divan-ı Harbe gönderilmek üzere bir komisyon olu turulmasına dair Emniyeti Umumiye Müdüriyetinden Sivas’ta Bitlis Sabık Valisi Mahzar Bey’e gönderilen telgrafta, Sivas, Trabzon, Erzurum, Ma’müretü’laziz, Diyarbekir, Bitlis vilâyetleriyle Canik Mutasarrıflı ı dâhilinde Ermeni’lerin sevki esnasında kanunlara muhalif hareket ve suistimalleri bilinen memur ve jandarmalar hakkında tahkikat yapılması ve suçları sabit olanların divan-ı harblere tevdi eylemek üzere adliyece münasip görülen bir ki i ile jandarma dairesinden Binba ı Ali Naki

342

Yusuf Halaço lu, a.g.e., s.98.

132

Bey’den olu an bir komisyonun olu turulması ve derhal sözkonusu mahallerde görevlerini ifa etmeyle ba lamaları tebli edilmekteydi.343 24 Ekim 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Sivas vilâyetine gönderilen ifre yazıda, Ermeni sevkiyatı esnasında usulsüz hareketleri görülen Tenos ( arkı la) Kaymakamı Cemil Bey’in görevinden azline ve hakkındaki evrakın Divan-ı Harb-i Örfi’ye gönderilmesine bildirilmekteydi. dair
344

Heyet-i

Tahkikiye

Reisi

Mahzar

Bey’e

yazıldı ı

25 Ekim 1915’te Dâhiliye Nezaretinden Sivas vilâyetine gönderilen yazıda, Aziziye Kaymakamı Hamid Bey’in yöre Ermenileri’nin sevkleri esnasında usulsüz hareketlerinden dolayı görevinden alınarak Divan-ı Harbi Örfi’ye gönderilmesi emredilmekteydi.345 6 Kasım 1915’te Urfa Mutasarrıflı ına gönderilen telgrafta, Urfa’dan Rakka’ya gönderilen ilk kafileye refakat eden muhafız jandarmaların kayıtsızlıklarından kaynaklanan bazı uygunsuzlukların meydana geldi i, jandarmaların gözü önünde kadınların kaçırıldı ı ve bunların emirlerin aksine imendifer güzergahı üzerindeki köylere bazılarının yerle tirildikleri tespit edildi inden sözkonusu jandarmaların Divanı Harb’e sevkedilip cezalandırılmaları bildirilmi tir.346 13 Kasım 1915’te Sivas vilâyetine gönderilen yazıda, Gürün kaymakamı u’ayb Efendi’nin Ermeni i lerindeki uygunsuz hareketlerinden dolayı Divan-ı Harbe gönderilmesini Tahkik Heyetinin bildirildi i ve söz konusu ki inin görevden alınması gerekti i tebli edilmi tir.347 17 Kasım 1915’te Sivas Vilâyetine gönderilen ifrede, Su ehri Kaymakam Vekilli inde bulunan Fahri Efendi’nin Ermeni’lerin sevkleri esnasında güvenliklerini sa lamadı ı ve sevk günü ya anan ya malara kar ı herhangi bir ey yapmadı ı Tahkik
343 344 345 346 347

B.O.A. DH. FR, nr. 56/179. O.B.E. s. 115’den naklen B.O.A. DH. FR, nr. 57/105. O.B.E. s. 116’dan naklen B.O.A. DH. FR, nr. 57/116. O.B.E. s. 122’den naklen B.O.A. DH. FR, nr. 57/309. B.O.A. DH. FR, nr. 57/413 (Ayrıca bkz. EK 13).

133

Heyeti

Riyaseti

tarafından

bildirildi inden
348

bu

durumun

cezayı

gerektirip

gerektirmedi inin bildirilmesini istemi tir.

22 Temmuz 1916’da Zor Mutasarrıflı ına gönderilen telgrafta, Zor’a gelen Ermenilerden be bin lirayı aldı ı bildirilen tabur kumandanı Yüzba ı Salih Efendi hakkında tahkikat yapılması ve bunun sonucunun Dâhiliye Nezareti Emniyeti Umumiye Müdüriyetine bildirilmesini istemi tir.349 12 Aralık 1918 tarihinde Meclis-i Vükela’nın almı oldu u bir kararla

seferberlik sırasında tehcir esnasında yapılan tecavüzler ve suçluları tahkik için bu suçların i lendi i her bir vilâyet ve liva için dâhiliye ve adliye memurlarından uygun olan memurlardan mürekkeb birer heyet kurulması kararla tırılmı tır. Bunlardan biri Ankara ve Kastamonu Vilâyetleriyle Bolu sanca ı, ikincisi Trabzon Vilâyeti ile Samsun livasını, Üçüncüsü Bursa ve Edirne vilâyetleriyle Çatalca sanca ını, dördüncüsü Aydın vilâyetiyle Çanakkale ve Karesi sancaklarını, be inci Konya Vilâyetiyle Eski ehir, Karahisar, Kütahya ve Antalya sancaklarını; altıncısı Sivas vilâyetiyle Kayseri ve Yozgat livalarını; yedincisi Erzurum, Van ve Bitlis vilâyetlerini, sekizincisi Diyarbekir, Ma’müretül-aziz vilâyetlerini; dokuzuncusu Adana vilâyeti ile Mara onuncusu Urfa, Zor ve Antep sancaklarını ihtiva edecekti.350 14 Aralık 1918’de yine Meclis-i Vükelanın almı oldu u kararda, seferberlik esnasında meydana gelen tehcir ve isyan dolayısıyla suç i leyenlerin tahkik edilip suçu sabit görülenlerin örfi idare mahkemelerine sevklerine dair Harbiye, Adliye ve Dâhiliye Nezaretlerinin iste i üzerine bir zabıtname hazırlanmı tır.351 Ayrıca kurulan bu komisyonların zaruri ihtiyaç ve masraflarının seferberlik tahsisatından kar ılanması, e er para bulunamazsa Maliye hazinesinden kar ılanaca ına dair kararı Meclis-i Vükela 9 Aralık 1918 tarihinde almı tır.352 sanca ını;

348 349 350 351 352

B.O.A. DH. FR, nr. 58/47. B.O.A. DH. FR, 66/55. O.B.E.. S.188’den naklen, B.O.A. Meclis-i Vükela Mazbataları, nr. 213/60. O.B.E. s. 189’dan B.O.A. MV. nr. 213/62. O.B.E.. S.191-192’den naklen MV. Nr. 213/54.

134

Osmanlı Devleti yetkilileri tehcirin nedenlerini tespit etmek üzere kurulacak soru turma komisyonlarına tarafsız hukukçuların i tiraklerinin sa lanması hususunda sveç, Hollanda, spanya, Danimarka hükümetlerine birer nota vermi tir.353 11 ubat 1919’da Dâhiliye Nezaretinden nazır vekili zzet Beyefendi

Hazretlerine ve Harbiye Nazırı Yaver Pa a’ya gönderilen yazıda, Ermeni tehcir, taktil ve mallarını ya ma i lerine adı karı an Sivas Polis Müdür-i sabıkı olup Kadıköyü’nde Mısıro lu semtinde oturan Mehmed Rif’ad Efendi hakkında Karabet A ayasyan ve arkada larının imzasıyla verilen mektubun içeri inde yazılanlar gerekenin yapılmasını istemi tir.354 Osmanlı Devletinin Ermeniler için tehcir kararını almasının ardından göç ettirilen insanların can ve mal emniyetlerini sa lamak için bir dizi önlemler almı tır. Fakat gerek mülki amirlerin gerekse sevk esnasında kendilerine refakat edecek olan jandarma muhafızlarının ihmal ve kötü niyetlerinden kaynaklanan bazı olumsuzluklar ya anmı tır. Osmanlı Devleti de bu tür hareket ve eylemlerde bulunan kimseleri tespit edip gereken cezaları vermek amacıyla tahkikat komisyonları kurmu ve bunlar 1918’e kadar faaliyetlerini sürdürerek olaylara adı karı anları belirleyip divan-ı harblere sevklerini sa lamı lardır. Ancak bu mahalli komisyonların 1918’de görevlerini tamamlamalarının ardından yine aynı yılın sonlarına do ru Mecis-i Vükela’nın kararıyla Adliye ve Dâhiliye memurlarından olu an Tahkikat heyetleri olu turulmu tur. Bu komisyonların görevi, tehcir döneminde suç i leyenleri bulup hak ettikleri cezaları çekmeleri için Divan-ı Harblere sevklerini sa lamaktı. Söz konusu komisyonların yaptı ı tahkikat sonucunda Ermeni tehciri esnasında ihmal ve suçları bulunan 1397 ki i tutuklanmı ve bunların büyük kısmı idam olmak üzere çe itli cezalara çarptırılmı lardır. Bu ba lamda Sivas vilâyetinden 648 ki i ve ebinkarahisar ayet do ruysa

mutasarrıflı ından altı ki i olmak üzere toplam Sivas vilâyetinde 654 ki i tutuklanarak çe itli cezalara çarptırılmı lardır.355 Bunlar arasında en me hurları Tenos, Aziziye ve Gürün Kaymakamları ile Su ehri Kaymakam vekili Fahri Efendi vardır. Bunlar

353 354 355

O.B.E. s. 195’den B.O.A. HR. MÜ, nr. 43/17. B.O.A. DH. KMS, 49-1/89. Kâmuran Gürün, a.g.e., s.319.

135

görevleri esnasındaki usulsüz tavır ve davranı larından ötürü azledilerek çe itli cezalara çarptırılmı lardır. 2.6.10. Sevkiyata Tabi Tutulan Ermeni’lerin Memleketlerine Dönmelerine zin Verilmesi Birinci Dünya Sava ının sona ermesinin ardından ülke içerisinde herhangi bir karı ıklık veya isyan hareketlerinin tekrar çıkmayaca ını dü ünen Osmanlı Devleti Ermenilerin tekrar eski yurtlarına dönebilmeleri için bazı çalı malar yapmaya ba lamı tır. Bu durumun gazete ve dergilerde dile getirilmesi Ermeniler açısından büyük bir heyecan vesilesi olmu tu. Sokaklarda halk artık Ermenilerin tekrar eski yerlerine gidebilece ine dair bazı çalı maların yapıldı ı söylentisini konu maktaydı. Bu konuyla ilgili gerekli önhazırlıkları yapan Osmanlı Devleti, Ermenilerin bekledi i kararı 21 Ekim 1918 yılında almı tır. Bu kararla sava sebebiyle ba ka yerlere sevk edilmek zorunda kalan Ermeni ve Rumların tekrar memleketlerine geri dönebilecekleri belirtiliyordu. Sözkonusu kararın uygulanmasına dair bir tâlimatnâme de Muhacirîn Müdüriyet-i Umumiyesi tarafından hazırlanarak ilgili memurlara gönderilmi tir. Burada iskân edilmi olan Ermeni evlerinin derhal bo altılması emredilmi tir. 5 Kasım 1918’de alınan ve ilgili vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen bir kararla da, yurtlarına dönmek isteyen Ermenilere her türlü kolaylı ın sa lanması, yol masraflarının kar ılanması ve memurların Ermenileri zor durumda bırakacak herhangi bir durum ve fiili önlemesini istemi tir. Ermenilerin pey-der-pey eski yerlerine dönebilecekleri kararının alınmasının ardından sözkonusu ki ilerin iskân ve ia elerinin harbiye tahsisatından kar ılanması, seyahat edenlere yolda yetecek kadar ekmek verilmesi veya sevk güzergâhlarında doyurulması, emniyet ve güven içerisinde seyahat edebilmeleri için trenin kullanılması kararla tırılmı tır. Özellikle trenle gidi in mümkün olmadı ı durumlarda binek araçları ve hayvanları temin edilmeye çalı ılmı tır. Karayoluyla seyahat edeceklere jandarmaların refakat etmeleri sa lanmı ve Ermenilere seyahat vesikası verilmi tir.

136

Ermenilerden geri dönmek istemeyenlere kar ı oldukça ho görülü davranılmı , yerinde kalmak isteyenlere herhangi bir baskı yapılmamı tır. Fakat halktan bu yönde bir baskı yapıldı ının duyulması üzerine sözkonusu ki iler uyarılmı tır. Ayrıca yerlerinde kalmak isteyenlerin iskân ve ia elerinin ilgili vilâyet ve mutasarrıflık yoluyla yapılmasına çalı ılmı tır.356 Eski yerlerine dönen bazı Ermenilerin istekleri üzerine Osmanlı Devleti Ermenilerin ödemeleri gereken bazı vergilerden onları iki yıl muaf tutarak sosyal ve ekonomik adaptasyonu tekrar yakalamalarına yardımcı olmaya çalı ılmı tır. Konumuzla ilgili olarak memleketlerine dönecek olan Ermeniler ve bunların geri dönü leriyle ilgili alınması gereken tedbirler ve yapılması gereken düzenlemeler Dâhiliye Nezareti tarafından Sivas, Edirne, Erzurum, Adana, Ankara, Aydın, Haleb, Diyarbakır, Trabzon, Musul, Van, Kastamonu, Konya, Ma’müretü’l-aziz, Hüdavendigar Bitlis gibi vilâyetlerle bazı mutasarrıflıklara 5 Kasım 1918 tarihli yazıda bildirilmi tir. Buna göre; 1)Yerlerine avdet edecek Ermeni’lerin seyahat vesikası olmasına mecbur tutulması ve mezkur vesikaların da bazı muamelat neticesinde verilmi oldu undan bazı zorlukların çıktı ı anla ılmı tır. Bunlar hükümet tarafından gönderildikleri için vesika teminine ihtiyaç olmadı ından trene binenlere ait bir listenin tanzimi. 2)Seyahat vesikası i’tası akabinde mahalli yöneticilerce Ermeni’lerin yanındaki ekmek vesikalarının zorla alındı ı ve tren bulamama yüzünden bunların günlerce ekmeksiz kaldı ı bildirildi inden aç ve susuz kalanlara bulundukları yerde ve yolda kifayet edecek miktarda ekmek verilmesi ve sevk güzergâhlarında doyurulmaları. 3)Seyahat edecek Ermenilere haftada iki defa tren tahsis edilmesi. 4)Ermeni’lerin yol masrafların Harbiye tahsisatından kar ılanması.

356

Karacakaya, Recep, a.g.e., s.83,84,85.

137

5)Zorlama, baskı ve korkutmayla ihtida edenlerin serbest bırakılması hakkındaki hükümlerin tam olarak yerine getirilmesi ve gerekli malumatın nezarete bildirilmesi. 6)Ermeni’lerin seyahat esnasında kar ıla abilecekleri saldırı ve tecavüzlere engel olunması ve bu konuda mahalli inzibatların gereken titizli i göstermesi. E er bu konuda bir ikâyet olursa bundan Mülki idareciler sorumludurlar.357 22 Ekim 1918 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden çe itli vilâyet ve

mutasarrıflıklara çekilen telgrafta ise, sava sebebiyle ba ka yerlere nakledilen Rum ve Ermeni’lerin ia e ve iskânlarının temin edilerek emniyet içerisinde geri dönmelerine müsaade edildi i bildirilmi tir. Buna göre; 1)Ahval-i harbiye dolayısıyla karar-ı askeri ile bir mahalden çıkarılarak di er mahalle sevk edilmi olan bi’l-umum ahalinin çıkarıldıkları mahallere avdetlerine müsa’ade edilmesi Meclis-i Vükelâca takarrur etmi oldu undan avdete talib olanlara müsa’ade edilecektir. 2)Erzurum, Trabzon, Van, Bitlis, Diyarbakır, Ma’müretü’l-aziz vilâyetleriyle Erzincan mutasarrıflı ı dâhilinde vesa’it-i ia enin adem-i kifayesine binâ’en i bu mahaller ahâlisinden avdet etmek isteyenler içün evvel-i emrde mahalleriyle bi’lmuhabere selâmet-i seyr ve seyahatleri ve ia e ve iskânları esbâb-ı temin edildikçe peyder-pey azimetlerine müsâ’ade edilmesi muktezidir. 3)Bu karar menâfi’-i âliye-i memleket nazar-ı itibara alınarak ittihaz edilmi oldu undan emr tatbikâtında kat’iyyen ta’allül ve te’ahhura meydan verilmeyecektir.358 23 Ekim 1918 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen yazıda, sava sebebiyle ba ka mahallere sevk ve nakl edilen ahalinin memleketlerine dönmelerine müsâde edildi i ve bunların emîn ve sâlim bir ekilde dönebilmeleri için gerekli tedbirlerin alınması ve bu hususta kusuru görülenlerin cezalandırılmaları

357 358

B.O.A. DH. FR, nr. 93/57 (Ayrıca bkz. EK 18). B.O.A. HR. MÜ, 43/34.

138

istenmekteydi. 22 Ekim 1918 tarihinde gönderilen ifre telgrafa ek olarak gönderilen bu yazıda; Esbâb-ı harbiyyeden dolayı mahal-i âhara sevk ve nakl edilen bi’l-umum ahâlinin memleketlerine avdetlerine müsa’ade i’tası Hükümetçe ne derece matlub ise bunların emîn ve sâlim bir sûretde me’min-i seyr ü seferleri de kemâl-i ehemmiyetle müstelzemdir. Binâ’en-aleyh mevadd-ı âtînin nazar-ı dikkatden dûr tutulmaması muktezidir. 1)Her vilâyet veya liva merkez veya mülhakatında tâlib-i avdet ne kadar nüfus ve aile vardır ve bunlar nerelidir. 2)Birinci fıkrada gösterilib tâlib-i avdet olan e hâsın memleketleri nazar-ı i’tibâra alınarak avdetleri ve memleketlerinde iskânları mümkin olup olmadı ının ve seyr-i seyahatlerinde selâmet-i kat’iyye bulunup bulunmadı ının gidecekleri memleket hükûmetiyle muhabere edildikten ve mikdârları hakkında mahalline ve merkeze ma’lumat verildikten sonra e hâs-ı mezkure i’ade olunabilecektir. 3)Ahali-i mezkurenin kemal-i selâmetle i’adesi i’âde eden hükümât-ı mahalliye rü’esâsının taht-ı mes’ûliyetinde cereyan edece i cihetle husûsât-ı mebhûsenin bi’lmuhâbere ta’yin ve tesbitinden ve ahval ve vaz’iyyet-i hâzıraya göre yollarda selâmet-i seyr ü seyahatleri her sûretle ayân-ı i’timad me’murin-i inzibâtiyye ise sâ’ir alâkadâr me’murin tarafından te’min edildikten sonra icra olunacaktır. 4)Husûsât-ı ânifenin tatbik ve icrâsında kusûr ve tekâsülü görülen me’mûrin hakkında derhal en kılınacaktır.359 27 Ekim 1918’de Dâhiliye Nezaretinden Diyarbekir vilâyetine çekilen yazıda; edid mücâzat tatbik edilmek üzere hemân merkeze i ’âr

359

O.B.E. s. 176-177’den naklen B.O.A. HR. MÜ, nr. 43/34.

139

1)El-yevm me gûl olan emval-i metrûkenin Ermeniler geldikçe pey-der-pey tahliyesi muvafıkdır. Fakat bo olan hânelerin tahribden vikayesi lâzımdır. 2)Bitlis’ten tahrik edilen Ermeniler Diyarbekir vilâyeti ahalisinden de il iseler bunların 23 Te rin-i Evvel sene 1334 tarihli ifreli telgrafnâme ile icra edilen tebligât vechile sâlimen ve müreffehen memleketlerine iadeleri muktezidir. 3)Musul’dan Mardin istikâmetinde sevk olunan Ermeni’lerin de Musul havalisinden oldukları takdirde kezalik aynı muameleye tabi olmaları icâb eder. 4)Ba’de-mâ Ermeni sevkiyâtının ta’tili ile beraber Musul ve Cizre’den çıkarılmı olan e hâs-ı mezkurenin mahallerine iadeleri hakkında ikinci Ordu Kumandanlı ına seri’an tebligât icrası ayrıca Harbiye nezaretine yazılmı tır.360 Buna göre kullanılmakta olan malların sahipleri olan Ermeniler geldikçe bo altılması, Bitlis’ten gelen Ermeniler Diyarbekir ahalisinden de ilseler salimen memleketlerine iadeleri, Musul’dan Mardin’e sevk olunanların da aynı muameleye tabi tutulmaları ve Musul ve Cizre’den çıkarılanların yerlerine iade edilmeleri istenmekteydi. 1 Kasım 1918 tarihli Dâhiliye Nezaretinden Hariciye Nezaretine gönderilen yazıda; “Esbâb-ı Harbiyyeye binâ’en mahalli âhara sevk ve nakl edilmi olan Rum ve Ermeni’lerin memleketlerine i’adeleri hakkında Hükümetçe ittihaz olunan karâr üzerine keyfiyet ta ralara ta’mim ve tebli edilmi ve bu tebligatdan bir kısmının da birer süreti leffen takdim kılınmı dır. Tebligât-ı vâkı’a ahâli-i mezkurenin serbesti-i seyr ve seferine ve gidecekleri yerlerde te’min-i iskân ve ia eleriyle Kanûn-ı Esasi-i Osmânî’nin kabul etdi i hürriyet-i vidâniyyenin mutlak ve kat’i suretde tatbikine ve mesarıf-ı seferiyyelerinin Hükümetçe tesviyesine ve harb dolayısıyla i gâl edilmi olan mekâtib ve me’âbid ve mü’essesât-ı sairenin ve himaye kasdıyla vaktiyle dârü’l-eytamlara ve ahali nezdine kabul olunan yetimlerin hemen aid oldukları cemaatlere iade ve teslimine me’tuftur. Vürûd eden ma’lmata nazaran ahali-i merkûmeden kendiliklerinden avdet
360

O.B.E. s. 178’den naklen B.O.A. HR. MÜ, nr. 43/34.

140

edenler hariç olmak üzere marifet-i Hükûmetle imdiye kadar Sivas’a 3160 nüfus Ermeni ve 136 Rum ve Ma’müretü’l-aziz vilâyetine 2721 Ermeni, Canik’e 456 Rum ve 271 Ermeni ve di er mahallere de Rum ve Ermeni Muhacirini sevk ve iade edildi i gibi Mente e ve Antalya Rumları tamamen mahallerine gönderilmi hükümet-i mahalliye tarafından tebli ve te ekkürleri edilmi dir. Bunlardan ba ka Tekfurda ı ve

Edirne ahâlisinden dahi bir hayli Ermeni yerlerine sevk edildi i gibi zmit’in Ba çecik Ermenileri kâmilen iade edilmi tir ve Ermi ’e Dârü’l-eytâmı alâkadarlarına teslim olunmu dur. Keza Bursa ahalisinden olup vürûd etmekte olan Ermenilerle Yeniköy, ile, Ayvalık Rum ahalîsi Pey-der-pey i’ade olundu u ve zmit’deki Ermeni Eytamıyla di er darü’l-eytamlarda mevcud yetimler ve ahali nezdinde bulunan bi-kes Ermeni çocuklarından birçokları da Patrikhanelere iade kılınmı tır. Tefsilat-ı ânifeden anla ılaca ı üzere ahval ve erait-i h”azıra-i edidinden ba ka vesâit-i nakliyenin fikdânına ra men toplam olarak 7163 Ermeni 2455 Rum yerlerine iade ve iskân edilmi ve elyevm stanbul’da mevcud olup bu günlerde sevk edilmekte olan 1083 Ermeni ve Rum nüfus ilave edildi i takdirde mecmû’u 10601 nüfusa ula mı olur. ahiren te ebbüsât ve ta’kibât-ı mükerrere ve ciddiye üzerine elde edilen bir iki küçük vapurla da Marmara havzası sakinlerinden bulunan Rum ve Ermeni’lerin ve bunlar meyânında ile, Yeniköy ahalisinden bulunan Rumların iadesine urû’ edilmi ve gidecekleri mahallere de gerekli mebla lar bi’l-issal iskân ve ia eleri esbâbı te’min ve her kafileye nezaret etmek üzere birer me’mûr terfik edilmi tir. Dört sene zarfında devam eden u hâl-i fevkaladenin ilâd etdi i günâ-gun mü kilât ve fikdân-ı vesâ’it nazar-ı dikkate alındı ı takdirde bütün bu muamelât ve hâdisatın istis âr edilemeyece ive deruhde edilen vazifenin a’zam-ı mesâi sarfıyla if’asına çalı ıldı ı müsta nî-i arz ve izâhdır. Ol babda emr-ü ferman hazret-i men lehül-emrindir.”361 Bu belgeden de anla ıldı ı üzere, 1 Kasım 1918 tarihine kadar Sivas’a 3160 Ermeni ve 136 Rum geri dönmü lerdir. Ayrıca birçok Ermeninin de stanbul’a gittikleri ve yetimhânelerde bulunan Ermeni’lerin istemeleri durumunda yakınlarına iade edilecekleri ve e er bunlar da bulunmazsa ait oldukları cemaatlara verilecekleri belirtilmektedir. 3 Kasım 1918’de Dâhiliye Nezareti A ayir ve Muhacirin Müdüriyet-i Umumiyesinden bazı vilâyet ve sancaklara gönderilen yazıda, Ermeni ve Rumların
361

O.B.E. s. 179-180’den naklen B.O.A. HR. MÜ, nr. 43/34.

141

memleketlerine dönme konusunda serbest bırakılmaları, dönmek istemeyenler oldu u takdirde bulundukları mahallerde i ve güçleriyle u ra malarının sa lanması ve sevk olunanlardan muhtaç olanlara yardım edilmesini istemektedir.362 19 Aralık 1918 tarihinde Meclis-i vükelanın aldı ı kararla Ermeni’lerin di er mahallere sevk ve iadelerine nezaret eden heyetlerin zaruri masraflarının ve harcırahlarının seferberlik tahsisatından kar ılanması ve bunlara günlük iki er liranın verilmesi kararla tırılmı tır.363 3 Ocak 1919 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Hariciye Nezaretine gönderilen yazıda, Osmanlı ülkesi içinde bir yerden ba ka bir yere nakledilen Ermeni ve Rumlardan isteyenlerin asıl vilâyetlerine dönmelerine izin verilmi se de bunlardan i ledikleri suçlardan dolayı Yunanistan ve di er ülkelere kaçmı olanların yeniden Osmanlı ülkesine dönmelerine izin verilmeyece i, gerek Müslim gerekse gayr-ı Müslim hiçbir muhacirin ve firarinin itilaf devletlerine ait vasıtalarla Osmanlı Devletine gelmemeleri için yabancı ülkelerin temsilciliklerine uyarılarda bulunulması istenmekteydi.364 18 Ocak 1919 tarihinde çe itli vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilen yazıda, Ermeni yetimlerinin Ermeni cemaati te kilatı olan yerlerde onlara teslim edilmesi, olmayan yerlerde Hükümetçe emniyetleri sa lanarak gerekli olan malumatın bildirilmesini istemekteydi.365 gönderilen yazıda; 1) Rum ve Ermeniler için seferberlik tahsisatından dört yüz bin kuru luk havalenin gönderilmi oldu u ve sarfı emri telgrafla tebli edilmi tir. 22 Ocak 1919 tarihinde Ma’müretü’l-aziz vilâyetine

362 363 364 365

B.O.A. HR. FR, nr. 93/26. O.B.E. s. 191-192’den naklen B.O.A. MV. 213/54. O.B.E. s. 193-194’den B.O.A. HR. MÜ, nr. 43/16. O.B.E. s. 206’dan B.O.A. DH. FR, 95/163 (Ayrıca bkz. EK 19).

142

2) Hükümetin yardımına muhtaç olup da memleketlerine dönecek olan Rum ve Ermenilere sefer masrafları ve zaruri ihtiyaçlarının kar ılanmasıyla dönmeyecek olanların ia elerinin temin edilmesi. 3) Üç bin liranın posta ile gönderildi i ve iki bin liranın da Kayseri’den gönderilece ine dair bir kayıt bulunamadı ından bu konudaki tebligat ve tarih ve numaralarının posta telgrafla bildirilmesi ve suretlerinin posta ile gönderilmesi. 4) Mahalli ahardan vilâyete sevk edilmi olup bu kez de iadeleri kâbil olamayan Rum ve Ermenilerden yardıma muhtaç olanların ia esinin sa lanması. 5) Vilâyetden ba ka mahallere tebid edilmi olup da bu kere vilâyete avdet edenlerin pek ziyade muhtaç olanlarına nihayet yirmibe günü geçmemek üzere yardım yapılması caizdir.366 1 ubat 1919’da Mardin mutasarrıflı ına gönderilen ifrede, tehiri caiz olmayan Ermeni’lerin imendüferle Arab köprüsü’ne kadar sevkleri oradan da Urfa yoluyla memleketlerine kadar ia e ve sevklerinin teminini emredilmektedir.367 ubat 1919 da Dâhiliye Nezaretinden Sadaret’e gönderilen tezkerede, eski yerlerine dönmeleri kararla tırılan Rum ve Ermeni’lerin ia e, sevk ve iskânlarını mahallerinde tetkik etmek üzere olu turulan komisyonun harcırah ve zaruri masraflarının seferberlik tahsisatından ödenmesini talep etmekteydi.368 23 ubat 1919 tarihinde Ankara vilâyetine gönderilen ifre telgrafta, geri dönen Ermeni’lerin en fazla yirmi güne kadar olan ia elerinin temin edilebilece i ondan sonrasının ise tahsisat müsait olmadı ından ödenemeyece ini bildirmektedir.369 imdilik

366 367 368 369

O.B.E. s. 206-207’den naklen B.O.A. DH. FR, nr. 95/209. O.B.E. s. 215-216’dan naklen B.O.A. DH. FR, nr. 96/1. O.B.E. s. 216-217’den B.O.A. DH. SYS, Kr. 53/2. O.B.E. s. 225’den naklen B.O.A. DH. FR, nr. 96/279.

143

19 Mart 1919’da Dâhiliye Nezaretinden Sadarete gönderilen tezkerede, memleketlerine avdet eden Ermeni ahaliden temin-i mai etleri zımmında ufak tefek ticaretle me gul olanlar muhacirin misillü iki sene müddetle temettü vergisinden muaf tutulmalarını talep ettiklerinden bu gibi ki ilerin muhacirine bah olunan mali afdan istifadelerine uan kanuni bir imkân yoksa da u anki durum ve hallerine dikkate alınarak bazı kolaylıkların sa lanabilece ine dair Hüdavendigar Vilâyetinden gelen 18 ubat 1919 tarihli tahriratda bildirilmi ve filhakika muhacirin ol babdaki kanun ve nizamlar mucibince tarihi iskânlarından itibaren iki sene zarfında bazı muafiyetlere mahzar oldukları gibi harb-i umumi esnasında dü man tarafından i gâl ve ele geçirilmi olan yerlerin ahalisinin de bazı yükümlülüklerinden istisnaları 13 Haziran 1918 tarihli kanun ile temin edilmi olmasına nazaran bu kez de memleketlerine geri dönen Ermeni ve Rumlardan muhtaç olanların da muhacirin ve mültecilere kıyasla muayyen bir zamana mahsus olmak üzere ö r’den mâ-ada di er yükümlülüklerden muafiyetleri icabat-ı ma’delet ve siyasete muvafık görülmü oldu undan keyfiyet tensib-i sâmi-i fehimânelerine de iktiran eyledi i takdirde bu babda icab eden hâyıha-i kanuniyyenin bi’t-tanzim ale’l-usul mevki-i mer’iyyete konulmak üzere makâm-ı celil-i SadâretPenâhilerine takdimi lüzumunun Maliye Nezareti celilesine havale buyurulması talep edilmektedir.370 7 Haziran 1919 tarihinde uray-ı devlet Hariciye Nezareti tarafından ngiliz Yüksek Komiserli ine gönderilen tahsisatda, Müslüman ve Gayr-ı Müslim mültecilerin acil olarak Anadolu demiryolları vasıtasıyla parasız olarak sevk edilmeleri gerekti ini bildirmi lerdir.371 14 Mayıs 1920 tarihinde ura-yı devlet tarafından Dâhiliye Nezaretine

gönderilen tezkereyle Harb-i Umumi’de nakledilen ve eski yerlerine geri dönen Ermeni’lerin bazı vergilerden muaf tutuldukları bildirilmi tir.372 Osmanlı Devleti Harb-i Umumi esnasında tehcire tâbi tuttu u bazı Rum ve Ermeni’lerin harbden sonra tekrar asli yurtlarına geri dönmelerine izin vermi tir. Bu i in
370 371 372

O.B.E. s. 232-233’den naklen B.O.A. DH. SYS, nr. 53/2. O.B.E. s. 247-248’den naklen B.O.A. HR. MÜ, nr. 5/326. O.B.E. s. 263-266’dan naklen B.O.A. DH. SYS, nr. 53/2.

144

güvenli ve rahat bir ekilde gerçekle mesi için de yerel idarecileri sorumlu tutmu , gerekli olan parayı da seferberlik tahsisatından ilgili vilâyet ve mutasarrıflıklara göndermi tir. Ermeniler, geriye dönmelerine izin verilmesinin ardından kafileler halinde yurtlarına geri dönmeye ba lamı lardır. Fakat ne kadarının kendi memleketlerine döndü ü konusunda kesin bir rakam vermek zordur. Özellikle birçok Ermeninin stanbul ve çevresine do ru göç ettiklerini ve önemli bir Ermeni nüfusunun burada oturmaya ba ladı ını ar iv vesikalarından görmekteyiz. Sivas vilâyetine ise tam olarak ne kadar Ermeni geri dönmü tür. Bunu tam olarak ifade etmek zordur. Ama Yusuf Halaço lu, “Ermeni Tehciri” isimli eserinde 1918 yılında Sivas vilâyetindeki Ermeni nüfusunu ngiliz ar ivlerine dayanarak 162.000 olarak vermektedir.373 Bu rakam 1914 yılına ait Ermeni nüfusuna ili kin Osmanlı istatistiklerinin verdi i rakamlardan fazladır. Bu da bize Sivas vilâyetine dönen Ermeni’lerin yalnızca Sivas Ermenileri de il ba ka vilâyet ve sancaklardan gelen Ermeni’lerin de oldu u sonucuna götürmektedir. 1927 yılında ise Türkiye Cumhuriyetinde ya ayan Ermeni’lerin sayısı tahmini olarak 140.000 idi. Bunların ise tahmini yarısını stanbul’da ya ayanlar olu turuyordu.374 Ama bu nüfusun Osmanlı Ermenileri’nin gerçek nüfusunu olu turdu unu söylemek biraz zordur. Zira 1927 nüfus sayımında Ermeniler etnik bir grup olarak de il de lisan ve dini yönden tanımlanmı tır.

373 374

Yusuf Halaço lu, a.g.e., s.106. Justin McCarthy, a.g.e., s.114.

145

SONUÇ Ermeniler, Anadolu’nun pek çok yerinde da ınık bir hayat sürmekteydiler. Fakat Ermeni nüfusunun en yo un oldu u bölge bilindi i gibi Do u Anadolu bölgesiydi. Türklerin Anadolu’ya girip buraları Bizans hâkimiyetinden almasının ardından Bizanslılar için öteki olan ve sürekli dinî ve siyasi baskılara maruz kalan Ermeniler, Türk- slam hâkimiyetine girdikten sonra oldukça özgür ve müreffeh bir hayat ya amaya ba lamı lardır. Anadolu’daki Türk hâkimiyeti Ermeniler için huzur ve refahın ba langıcı olmu tur. Selçuklu hâkimiyeti döneminde Ermeni’lerin memnuniyetsizliklerine ait herhangi bir kaydın olmaması bize Ermeni’lerin bu dönemde oldukça rahat bir hayat ya adıkları fikrine vermektedir. Selçuklu hâkimiyeti döneminde, Bizans’ın ezmeye ve yok etmeye çalı tı ı Ermenilerle kiliseleri korunmu , onların din ve vicdan hürriyetilerinin yanında her türlü hak ve özgürlükleri güvence altına alınmı tır. Bunun sonucu olarak da iki toplum birbirlerine yakınla maya ba lamı lardır. Bu yakınla ma Osmanlı imparatorlu u döneminde de devam etmi ve iki toplum birbirleriyle karde çe ya amaya ba lamı lardır. Aynı zamanda “tebâ-i sâdıka” olarak adlandırılan ve devletin güven ve sevgisini kazanan Ermeniler, pek çok önemli kademelere getirilmi lerdir. Osmanlı hâkimiyeti döneminde rahat ve huzur içinde bir hayat süren Ermeniler, 1880’li yıllardan itibaren bazı dı güçlerin de etkisiyle yava yava Osmanlı Devleti için sorun olmaya ba lamı lardır. Osmanlı Devleti’nin XIX. Yüzyılın sonlarına gelindi inde artık Avrupa, Kuzey Afrika, Do u Akdeniz ve Mısır’daki hâkimiyet alanlarını iyice yitirmi , yabancı yatırımcılar, ticari antla ma ve dı borçlar yüzünden ekonomisi artık iyice dı a ba ımlı bir hale gelmi ti ve dı güçlerle rekabet gücü neredeyse kalmamı tı. Tüm bu olumsuzlukların yanında devlet düzeninde önemli aksaklıklar ortaya çıkmı , rü vet, adam kayırma ve yolsuzluk gibi pek çok olumsuzluklar devlet bürokrasisini iyice yıpratmı tı.

146

Osmanlı Devletinin içine dü mü oldu u bu sıkıntıları ve buhranları gören Ermeniler, kendi geleceklerinin kaygısına dü erek, kendileri için bir karar vermek durumunda kalmı lardır. Ya devletin bütünlü ü içerisinde Osmanlılık ideali çerçevesinde tüm uluslarla beraber birlikte, devletin varolması için u ra acak veya da özellikle Balkan ırklarında oldu u gibi kendi ba ımsızlıkları için mücadele yolunu seçeceklerdi. Ermeniler ikinci yolu yani kendi ba ımsızlıklarını kazanıp millî devletlerini kurma yolunu seçmi lerdir. Kendilerine de Bulgaristan’ı örnek almı lardır. Tek ba larına ba ımsızlıklarını elde etmenin zor oldu unu gören Ermeniler öncelikli olarak Dı güçlerin deste ini sa lamayı ve Ermeni milletini tek bir ideal etrafında toplamayı hedeflemekteydiler. Çünkü ya adıkları hiçbir bölgede ço unlu u olu turamıyorlardı ve daima Müslüman nüfusun en yo un oldukları yerlerde bile onların yarısı kadar edemiyorlardı. Osmanlı Devletinin üzerinde emperyalist emelleri olan ngiltere, Fransa ve Rusya sürekli olarak devletin içi lerine müdahale ediyordu. Osmanlı Devletini zor durumda bırakarak belli çıkarlar elde etmeye çalı an bu devletler bu amaçlarına ula mak için daima azınlıkları kullanmı lardır. Rusya açısından Osmanlı Devleti sıcak denizlere inmelerini, bo azlara hakim olmalarını ve ngiltere’nin Hindistan’daki sömürgelerine rahat bir ekilde ula malarını engelleyen bir konumdaydı. ngiltere için Hindistan ve Kuzey Afrika’daki çıkarlarını koruması açısından ve Rusların sıcak denizlere inmelerini engellemesi yönüyle varlı ı zorunlu bir devletti. Fransa açısından da durum pek de farklı gibi gözükmemekteydi. Osmanlı Devletiyle olan derin ticari çıkarları ve Afrika’daki sömürgeleri onların Osmanlı Devletiyle olan ili kilerinde hep anahtar rol oynamı tı. Kendi ba larına Osmanlı Devletinde isteklerinin yerine getirilmeyece ini dü ünen Ermeniler, hedeflerine ula abilmek için güçlü devletlerin himayesine ihtiyaç duymaktaydılar. Avrupalı devletler açısından da Osmanlı Devletinin iç i lerine müdahale etmek için Ermeniler, bulunmaz bir nimet olarak görülüyorlardı. te bu ortamda Ermenileri kullanmak üzere 1880’li yıllardan itibaren Ermeni ihtilâl cemiyetleri kurulmaya ba lanmı tır. Bu komitalar Ermeni ba ımsızlı ının

147

gerçekle tirilebilmesi için önemli bir adım olarak görülmü tür. Bunların en önemlileri Hınçak, Ta naksatyun ve Ramgavar’dır. Parti programı olarak Marksist ve Sosyalist özelliklere sahip olan bu komitalar, ihtilâl yoluyla ancak emellerini gerçekle tirebileceklerini dü ünüyorlardı. Artık tüm hazırlık a amaları tamamlanmı sıra bunun halk nezdinde makes bulmasına, halkında bu olu um içinde yer almasına sıra gelmi tir. Bunun için ciddi bir propaganda te kilatı kurularak en ücra köylere dahi gidilerek, insanlar bu konuda yönlendirilmeye ve birle tirilmeye çalı ılmı tır. Avrupa’nın da müdahalesini sa lamak ve dünyaya Ermeni milletinin sesini duyurmak amacıyla bazı isyan ve ihtilâl eylemlerine ve propaganda faaliyetlerine giri ilmi tir. Yapılan çalı malar meyvesini vermi ve Ermeni meselesi Osmanlı-Rus

sava ının ardından imzalanan Ayastefanos (3 Mart 1878) antla masının 16.maddesi olarak anla ma metninde Ermenilerin korunmasını içeren madde yer almı tı. Bu antla maya göre Ermeni’lerin sâkin oldu u Do u Anadolu vilâyetlerinde ıslahat yapılacak ve Ermeniler buralarda ya ayan Kürt, Türk ve Çerkeslere kar ı korunacaktı. Bu antla mayla Ermeni meselesi ilk defa uluslararası bir antla mada yer alıyordu. Fakat bu antla ma uygulanma fırsatı olmadan geleneksel ngiliz çıkarlarına aykırı görüldü ü için ngiliz hükümetini rahatsız etmi ve Rusların sıcak denizlere inip ngiliz sömürgeleriyle olan ba larını koparabilece i endi esiyle antla manın çok a ır oldu unu önesüren ngiltere, Rusya’yı yeni bir antla ma yapılması konusunda ikna etmi ti ve tarafları Berlin’de bir araya gelerek yeni bir antla ma imzalamaları konusunda ikna etti. Berlin konferansı 4 Haziran 1878 tarihinde toplanmı ve taraflar arasında yeni bir antla ma imzalanmı tı. Osmanlı Devletinin 15 Temmuz 1878’de tasdik etti i bu antla masının 61. maddesi yine Ermeni ıslahatıyla ilgiliydi. Ermeni ıslahatı meselesini Avrupalı devletlere de anlatıp onların deste ini almak isteyen Ermeniler, heyet halinde Berlin’de bulunmaktaydılar. Böylece hedeflerine ula an Ermeniler, Ermeni sorununun uluslar arası bir sorun olmasını ve bu konuyla ilgili batılı devletlerin ilgisini çekmeyi ba armı lardı. Sıra bu devletlerin kamuoyuyla birlikte desteklerini elde etmekte idi. Bu amaçla Anadolu’da birçok isyan ve ihtilâl hareketlerine giri mi ler ve bazen kanlı bir ekilde bastırılan bu isyanlar, batı kamuoyunda mazlum ve masum bir halkın barbar Türkler tarafından katledilmesi olarak yansıtılmı tı. Bu durum “masum” olarak

148

gösterilen Ermeni halka kar ı batı kamuoyunda bir sempati hatta destek olu masına zemin hazırlamı tı. Yıkılma ve parçalanma sürecine giren ve âdeta Emperyalist devletlerin oyunca ı haline gelen Osmanlı Devleti de yabancı devletlerin kendi içi lerine karı malarını engelleyebilmek için bazı sosyal ve siyasi reformları ilan edip Avrupa’nın etki ve nüfuzundan kurtulmak ve parçalanmak üzere olan unsurları bu ekilde bir arada tutmak dü üncesindeydi. Bu amaçla Tanzimat ve Islahat Fermanları ilan edilmi , Me rûtî bir yönetim biçimi benimsenmi ve Müslim ve Gayr-ı Müslim unsurlar arasında e itlik sa lanmaya çalı ılmı tır. Fakat özellikle de Balkanlardaki unsurların ba ımsızlıklarını kazanmalarının önüne geçilememi ti. Gerçi 1908’de ilan edilen II. Me rutiyetle Ermeniler ve Müslümanlar arasında geçici de olsa karde lik rüzgarlarının esmeye ba ladı ı gözlemlenmektedir. Ancak bu dönem oldukça kısa sürmü ve 1909 Adana olaylarıyla iyimser hava tekrar tarafların birbirlerine kar ı dü manca tavırlar almalarına neden olmu tu. Ya anan bütün bu olumsuzluklar artık iki toplumun bir arada karde çe ya amalarını, dostça alı veri te bunmalarını iyice imkânsız bir hale getirmi ti. Osmanlı Devletinde görülen bütün bu olumsuzluklar ya anmaktayken dünyada da hızlı bir kutupla ma ile özellikle Avrupa devletleri arasında çıkar çatı maları meydana gelmekteydi. Almanya ve talya ulusalla masını tamamlamı , kendi milli devletlerini kurarak sanayide dev atılımlar gerçekle tirmi lerdi. Her iki ülke artan hammadde kaynaklarını temin etmek amacıyla bazı faaliyetlerin içerisine girmi lerdi. Bu amaçla Almanlar, Fransızlardan Alsace-Lorraine bölgesini almı lar ve bu durum iki ülke arasında anla mazlık ve sava ların çıkmasına sebep olmu tu. Emperyalist devletlerin bu ekilde çıkar çatı masından kaynaklanan kutupla ma içerisine girmeleri ve kar ılıklı ittifak ve itilaf kuvvetlerini olu turmaları Avrupa ve dolayısıyla dünyada yeni sancıların olu masına ve en ufak bir bahaneyle bile bu büyük güçlerin birbirleriyle sava acak bir duruma gelmelerine sebep olmu tu. Aranılan bahanenin bulunması zor olmadı ve Sırbistan gezisi esnasında Avusturya veliahtının bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesinin ardından Avusturya imparatorlu u Sırbistan’a sert bir ültimatom verdi ve bazı artların yerine getirilmesini, aksi taktirde sava ilan edece ini bildirdi. Sırbistan’ın yanında yer alan Rusya ve ngiltere de Avusturya’nın sava ilan

149

etmesi durumunda kendilerinin de Avusturya’ya kar ı sava

açacaklarını ilan

ediyorlardı. Osmanlı Devleti kendisinin gelece ini teminat altına almak maksadıyla öncelikli olarak itilaf kuvvetlerine yakla maya çalı tı. Fakat itilaf kuvvetlerinin artık ölmek üzere olan Osmanlı Devletinin kendileri yanında sava a katılmasını bir külfet olarak görüyorlardı. Bu yüzden Osmanlı Devletinin teklifini teker teker reddediyorlardı. Osmanlı Devleti yetkilileri de mparatorlu un tarafsız kalması durumunda özellikle itilaf devletleri tarafından payla ılaca ı ve parçalanaca ı korkusuyla ve Alman hayranı olan ttihat ve Terakki’nin bazı yöneticilerinin i güzarlı ı sonucunda Almanya’yla gizli bir antla ma imzalayarak onların safında sava a katılmayı kabul ediyorlardı. Pek çok devlet yetkilisinin hatta padi ahın bile durumdan haberi yoktu. ngiliz takibinden kaçan Goben ve Breslav isimli iki Alman zırhlısının Çanakkale bo azından geçmesi ve Osmanlı Devletine sı ınmalarının ardından bu gemilerin Karadeniz’de Rus limanlarını bombalamasıyla Osmanlı Devleti de sava a sürüklenmi oluyordu. Osmanlı Devleti sava a girmesinin ardından pek çok cephede dü manla mücadele etmek zorunda kalmı ve Balkan harpleriyle iyice yıpranmı ve askeri mühimmatı neredeyse tamamen tükenmi tir. Bütün bunların yanında ekonomisi de oldukça kötü bir durumdaydı. Osmanlı Devletinin bu zor durumundan istifade etmek isteyen Ermeni Komitaları, faaliyetlerine büyük bir hız kazandırmı lardır. Ülkenin özellikle sava ın yo un olarak ya andı ı cephelerin gerisinde isyan hareketleri ve bazı huzursuzluklar çıkarmı lardı. Osmanlı Devletinin Çanakkale’de varolma mücadelesi verdi i bir sırada Ermeniler de do u’da isyan ederek Osmanlıyı zaafa dü ürmek ve zaten çok zayıf olan askeri gücünü iyice zayıflatmak hatta parçalamak niyetindeydiler. Seferberli in ilan edilmesiyle birlikte askere gitmekten ve askerlik ubelerine gidip gönüllü olarak kaydolmaktan imtina eden Ermeniler, askerlik ubelerine gidip asker olmak ve dü manla sava mak isteyenleri yollarda katletmi ler, isteklilerin askere gitmemeleri gerekti ini, zira Osmanlı Devletinin yenilece ini söyleyerek onlara devlet aleyhinde telkinlerde bulunmu lardı. Do u’da bo luktan istifade edip e kiyalık yapan komitacılar, Ermeni halkın isyan edip ba ımsızlıklarını kazanmaları konusunda yönlendirmeye çalı mı lardı. Hatta cephelerde dü man ordularına katılmı , onlara öncülük etmi ler ve gönüllü alaylar kurup Osmanlı askeriyle sava mı lardı.

150

Osmanlı Devleti de; Ermenilerden kaynaklanan bütün bu isyan ve karı ıklıkları önlemek, cephe gerilerinin güvenli ini sa lamak ve Ermenileri bu tür faaliyetlerinden dolayı etkisiz hale getirmek amacıyla, Talat ve Enver Pa aların da öncülü ünde, Osmanlı Ermenileri’nin cephe gerisinde bulunan daha güvenli bölgelere tehcir edilmeleri kararını 27 Mayıs 1915 tarihinde almı tır. Fakat bu tarihten önce Talat Pa a isyan eden Zeytun Ermeni’lerini Konya istikametine sevkiyatı emrini vermi ti. Fakat tehcirin nedeni sayılabilecek Van isyanı Osmanlı Devletinin daha radikal çözümler üretmesine sebep olmu ve nihayetinde de tehcir kararı alınarak bütün sava bölgelerindeki muzır Ermeni’lerin ülkenin güneyinde bulunan Musul, Suriye ve Haleb vilâyetlerine sevklerine karar verilmi ti. Öncelikli olarak tehcir do u bölgelerinde uygulanmı ve istisnasız bütün Ermenileri kapsamı tı. Sorun olan Ermeni ve bazı Rumlar için geçici sevk ve iskân kararının bakanlar kurulunca alınmasının ardından gerekli emir ve talimatlar ilgili bütün vilâyet ve mutasarrıflıklara gönderilmi tir. Önemli bir Ermeni nüfusunun ya adı ı Sivas vilâyetine de konuyla alakalı ilk emir 14 Haziran 1915 tarihinde Su ehri Ermenilerinin sevki ile ilgili gelmi tir. 20 Haziran 1915 tarihinde de Sivas vilâyetinde bulunan istisnasız bütün Ermenilerin aileleriyle birlikte Musul, Urfa ve Zor cihetlerine sevki emri gelmi tir. Ermenilerin sevkiyle mahalli memurlar sorumlu tutulmu , gerekli olan tedbirlerin alınması ve vasıtaların temin edilmesinden sonra icraate ba lanması kararla tırılmı tır. Öncelikli olarak komitacı ve muzır olan Ermeniler sevkedileceklerdir. Ermenilerin sevk ve iskânı, can ve mallarının korunması, i ae ve istirahatlerinin teminiyle sevk güzergâhında bulunan idâri görevliler sorumlu tutulmu tur. Sevk edilecek olan Sivas Ermenileri sevkiyat için belirli noktalarda toplanmı lardır ve kafileler belirli bir sayıya ula tıktan sonra bir jandarma müfrezesinin korumasında bin ile ikibin ki i arasında de i en kafileler halinde daha önceden belirlenen en güvenli ve rahat yollar tercih edilerek nihai varı yerlerine gönderilmi lerdir. Malatya üzerinden Diyarbakır ve Urfa yoluyla Cizre’ye gönderilen Sivas Ermenileri, buradan da nihai yerle tirilecekleri yer olan Musul ve Zor’a sevk edilmi lerdir. Musul’a sevk edilen Ermeniler Ba dat demiryolunun özellikle batısında bulunan yerlere belirli bir düzen ve kurallar

151

çerçevesinde yerle tirilmi lerdir. Fakat daha sonra bu bölgelere gelen nüfusun fazla olmasından dolayı iskân edilecek yerler geni letilmi tir. Önemli bir Ermeni nüfusunun tehcir edilmesine ra men bazı Ermeniler bundan muaf tutulmu lardır. Bunlar Protestan ve Katolik Ermeniler, Osmanlı Bankasında çalı anlar, mebus aileleri, asker, zabıtan ve zabıtan-ı sıhhiye aileleri, duyun-u umumiye ve reji idaresinde çalı anlar, ihtida eden bazı Ermeniler veya saklananlar ile Müslüman ailelere emanet bırakılan çocuklardır. Fakat Protestan ve Katolik mezhebinden olan Ermenilerin sevk edilmemesi gerekti ine dair emrin vilayete tehcir i leminin ba lamasından sonra ula tı ı için sözkonusu tarihe kadar herhangi bir ayrım yapılmadan bütün Ermeniler sevk edilmi tir. Ancak o tarihden itibaren Protestan ve Katolik Ermenilerle Osmanlı Devletinde bazı önemli görevleri ifa eden Ermeni memur ve aileleri tehcirin dı ında tutulmu tur. Sevk edilen Ermenilerin her türlü ihtiyaçları imkân ölçüsünde devlet tarafınadn kar ılanmı ve bu amaçla iskân-ı a air ve muhacirin müdüriyeti görevlendirilmi tir. Ermeniler kendileri için tahsis edilen bölgelere yerle tirildikten sonra ihtiyaç duydukları sosyal ve ekonomik deste i de devlet imkânları ölçüsünde kar ılamaya çalı mı tır. Geçici sevk ve iskân kanunuyla devletin güney bölgelerine yerle tirilen Ermenilerin geride bıraktıkları mallarına ili kin Osmanlı Devleti Hükümeti bazı kararlar almı tır. Sevke tabi tutulan Ermenilerin mallarının muhafazası için vilâyetlerde komisyonlar kurulmu ve bunlar vasıtasıyla Ermenilerin malları muhafaza ve kayıt altına alınmı tır. Ayrıca bu mallardan bozulma riski olanlar sahibi adına satılmı ve elde edilen gelir ya sahibine ula tırılmaya çalı ılmı veyahut da onun adına korunmu tur. Birinci Dünya Sava ı ve onun a ır ko ullarının sona ermesinin ardından, Ermenilerin tekrar eski yurtlarına dönebilmeleri için Osmanlı Devleti Hükümeti bazı çalı malara ba lamı tır. Bu durumun gazete ve dergiler yoluyla halk arasında duyurulmasının ardından, özellikle Ermeniler arasında büyük bir sevinç ve heyecan ya anmasına vesile olmu tur. 5 Kasım 1918 tarihinde sözkonusu kararla ilgili kararname bütün vilayet ve sancaklara gönderilmi tir. Burada tekrar eski yerlerine dönmek isteyen Ermenilere her türlü kolaylı ın sa lanması, yol masraflarının

152

kar ılanması ve Ermenileri zor durumda bırakacak her türlü durum ve fiilin önlenmesi istenmi tir. Dönmek isteyen yahut bulundukları yerde kalmak isteyen Ermenilere oldukça ho görülü davranılmı ve halktan Ermenilere sıkıntı çıkaran veya çıkarmak isteyenler engellenmi tir. Fakat memleketlerine dönen Ermenilerden ne kadarının kendi memleketlerine döndüklerini söylemek zordur. 1 Kasım 1918 tarihinde Dâhiliye Nezaretinden Hariciye’ye gönderilen yazıda, sözkonusu tarih itibariyle 3160 Ermeni ve 136 Rum Sivas vilayetine dönmü tür. ngiliz ar ivlerine göre ise 1918 yılı sonu itibariyle Sivas vilayetinde ya ayan Ermenilerin sayısı 162 bin olarak gösterilmi tir. Fakat bu dönem içerisinde Sivas’a yalnızca Sivas Ermenileri de il aynı zamanda ba ka vilayetlerin nüfusuna kayıtlı Ermenilerin de geldi i anla ılmaktadır. Ancak daha sonraki yıllarda vilayetteki Ermeni nüfusu hızla dü mü ve son zamanlara kadar neredeyse kalmamı tır. Sonuç olarak Osmanlı Devletinin geçici sevk ve iskân kararındaki gayesi, Hükümet aleyhinde ve müstakil bir Ermenistan hayaliyle bazı çalı malarda bulunan Ermenilerin bu dü üncelerini takip edemeyecekleri bir hale getirmeleri esasına dayanmaktadır. dü ünülmemi tir. Ermenilerin toptan imha veya yok edilmeleri kesinlikle

153

B BL YOGRAFYA AR V BELGELER Ba bakanlık Osmanlı Ar ivi A) Dâhiliye Nezareti tasnifi a) Kalem-i mahsus müdüriyeti belgeleri (DH. KMS.): nr.39/4; nr. 49-1/89 b) Emniyet-i umumiye müdüriyeti muhasebe ubesi belgeleri (DH.EUM.MH) nr. 86/97; nr. 87/111. c) Emniyeti umumiye müdüriyeti 2. ube belgeleri (DH. EUM.2, B.) T. 68/70; nr. 68/84. d) Siyasi kısım belgeleri (DH. SYS.) nr. 5312. d) ifre kalemi belgeleri (DR. FR.) nr.53/94; nr.531201; nr.53/303 nr.54/7; nr.54/9; nr.54/10; nr.54/19; nr.54/71; nr.54/87; nr.54/36; nr.54/150; nr.54/156; nr.54/162; nr.54/163 nr.54/183; nr.54/202; nr.54/222 nr.84/226; nr.54/254 nr.54/287 nr.54/301 nr.54/308; nr.54/315; nr.54/337; nr.54/359; nr.54/368; nr.54/381; nr.54/406; nr.54/413; nr.54-A/14: nr.54-A/49; nr.54-A/251; nr.54-A/252; nr.54-A/290: nr.54A/325; nr.54-A/382; nr.54-A/388; nr.55/18; nr.55/19 nr.55/42; nr.55/120; nr.55/141; nr.55/196; nr.55/292; nr.55/330; nr.55-A/14 nr.55-A/77; nr.55-A/118; nr.55-A/135; nr.55-A/220; nr.56/94; nr.56/179; nr.56/308; nr.57/51; nr.57/105; nr.57/110; nr.57/116; nr.57/241; nr.57/277; nr.57/309; nr.57/342; nr.57/348; nr.57/349; nr.57/413 nr.58/24 nr.58/47; nr.59/83; nr.60/148; nr.61/71; nr.62/21; nr.62/199; nr.63/72; nr.63/142; nr.64/175: nr.64/248; nr.66/55; nr.66/229; nr.68/73; nr.68/95; nr.7l/12; nr.74/234; nr.75/244; nr.76/238; nr.77/l68; nr.78/150; nr.80/73; nr.80/79; nr.80/80; nr.80/86; nr.80/88; nr.80/92; nr.85/204; nr.85/208; . nr.85/209; nr.85/210; nr.85/213; nr.85/221 nr.93/26; nr.93/57; nr.93/300. e) Umur-ı mahalliye-i vilâyet belgeleri (DH.UMVM) nr.13l/87. B) Hariciye Nezareti Belgeleri a) Hariciye mütareke evrakı belgeleri (HR.MÜ.) nr.5/326; nr.43/16: nr.43/17; nr.43/34; b) Hariciye Nezareti Siyasi Kısım Belgeleri (HR.SYS), nr.2876-3 C) Meclis-i Vükela Mazbataları (MV.): nr.198/24; nr.198/163; nr.209/42; nr.213/54; nr.213/62.

154

ESERLER AÇIKSES, Erdal. “Osmanlı Devletindeki Misyonerlik Faaliyetleri ile De erlendirme”, Yeni Türkiye, Yıl:7, Sayı:38, 2001. AKGÜN, Seçil. “Amerikalı Bir Misyonerin Anadolu’ya Bakı ları”, OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi Dergisi), Sayı: 3, 1992. AK N, Sina. Jön Türkler ve ttihat ve Terakki, mge Kitabevi Yayınları, stanbul, 2001. ANADOL, Cemal. Ermeni Dosyası, IQ Kültür-Sanat Yayıncılık, stanbul, 2001. AYBARS, Ergün. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi-I, Zeus Kitabevi Yayınları, zmir, 2006. AR V BELGELER YLE ERMEN FAAL YETLER 1914-1918. C.I. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Ba kanlı ı Yayınları, Ankara 2005 AR V BELGELER YLE ERMEN FAAL YETLER 1914-1918 C.II., Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Ba kanlı ı Yayınları, Ankara 2005. BAKAR, Bülent. “Ermeni Tehciri ve Uygulaması”, (Yayımlanmamı Doktora Tezi), Marmara Üniversitesi Türkiyat Ara tırmaları Enstitüsü, stanbul, 2003. BA YURT, Erhan. Ermeni Evlatlıklar Saklı Kalmı Hayatlar, Karakutu Yayınları, stanbul, 2006. BAYSAN, M. Galip. Ermeni Meselesi 1915 Zorunlu Göç (Tehcir Olayı) Nedenleri ve Sonuçları, Üniversiteliler Ofset, zmir, 2005. lgili Bir

155

BAYUR, Yusuf Hikmet. Türk nkılâbı Tarihi Cilt III., Kısım III., T.T.K. Yayınları, Ankara, 1991. BRYCE, James, Arnold TOYNBEE. Osmanlı mparatorlu unda Ermenilere Yönelik Muamele, 1915-1916, C I., Pencere Yayınları, Çev. Ahmet Güner, stanbul, 2005. ……..Osmanlı mparatorlu unda Ermenilere Yönelik Muamele, C II., Çev. Atilla Tuygan, Jülide De irmenciler, Pencere Yayınları, stanbul, 2006. Belgelerle Ermeni Sorunu, Genelkurmay Tarih ve Stratejik Etüd Ba kanlı ı Askeri Tarih Yayınları, Ankara, 1983. DEM REL, Ömer. Osmanlı Dönemi Sivas ehri ve Esnaf Te kilatı, Sivas Belediyesi Kültür Yayınları, Sivas, 1998. ------ Osmanlı Dönemi Sivas ehri Makaleler, Sivas Valili i l Kültür ve Turizm

Müdürlü ü Yayınları, Sivas, 2006. ------- “Osmanlı Dönemi Sivas Yayını, zmir, 1997. DEM REL, Ömer. Ho görü Toplumunda Ermeniler, C.III., Erciyes Üniversitesi Yay., Kayseri, 2007. DEM R, Necati. “Ermeni Hareketlerinde Sivas”, Ermeni Ara tırmaları 2. Türkiye Kongresi Bildirileri C I, Asam, Ankara, 2007. DEVEL O LU, Ferit. Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, Aydın Kitabevi Yayınları, Ankara, 2004. ehrinde Sur, Saray, Mahalleler ve Sosyo-Kültürel

Eserler”, Tarih ncelemeleri Dergisi XII, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

156

ERARSLAN, Cezmi, “I. Dünya Sava ı ve Türkiye” Türkler, Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, C.13. ERO LU, Veysel. Ermeni Mezalimi, Sebil Yayınevi, stanbul, 1973. EY C L, Ahmet. Siyasi Tarih, Gün Yayıncılık, Ankara, 2005. Ermeni Komitalarının A’mal ve Harekât-ı htilaliyyesi, Haz. H. Erdo an Cengiz, Ba bakanlık Basımevi, Ankara, 1983. ESER, Feridun. Ermeni Örgütlenmeleri ve Komitacılık Hareketleri, Yenigediz Matbaası, Kütahya, 2007. GED K, lhan, “Vilâlat-ı Sitte’de Demografik Durum (1875-1914)” (Yayımlanmamı yüksek Lisans Tezi), Ankara Üniversitesi nkılap Tarihi Enstitüsü, Ankara, KS85. GÖKBEL, Ahmet. nanç Tarihi Açısından Sivas, Kitabevi Yay., stanbul, 2004. GÖYÜNÇ, Nejat. Türkler ve Ermeniler, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2005. GÜLER, Ali, AKGÜL, Suat. Sorun Olan Ermeniler, Berikan Yayınları, Ankara, 2003. GÜNAY, Nejla. “1895 Zeytun syanı”, Türk-Ermeni li kilerinin Geli imi ve 1915 Olayları Uluslar arası Sempozyumu Bildirileri, Gazi Üniversitesi Ara tırma ve Uygulama Merkezi, Ankara, 2006. GÜNDÜZ, Ahmet. “Osmanlı Devletinde Yapılan Misyonerlik Faaliyetleri ve Ermeni Meselesinin Do u u, Geli mesi”, Türk Dünyası Ara tırmaları, Sayı:128, 2000. GÜRÜN, Kâmuran. Ermeni Dosyası, Remzi Kitabevi Yayınları, stanbul, 2005.

157

HALAÇO LU, Yusuf. Ermeni Tehciri, Babıali Kültür Yayınları, stanbul, 2006. ----- Sürgünden Soykırıma Ermeni ddiaları, Babıalî Kültür Yayınları, stanbul, 2006. HOCAO LU, Mehmed. Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeniler, Anda Da ıtım, stanbul, 1976. Hüseyin Nazım Pa a. Ermeni Olayları Tarihi, Ba bakanlık Devlet Ar ivleri Genel Müdürlü ü Yayınları, Ankara, 1998. LTER, Erdal, Büyük hanet Ermeni Kilisesi ve Terör, Turhan Kitabevi, Ankara, 2007. KANTARCI, enol. Ermeni Sorunu El Kitabı, Teimk/Asam Yayınları, Ankara, 2003. --------“Sevk ve skân Kararına Giden Yolda Oldukça Önemli Bir Olay; II. Van syanı”, Türk-Ermeni li kilerinin Geli imi ve 1915 Olayları Uluslar arası Sempozyumu Bildirileri, Gazi Üniversitesi Atatürk lkeleri ve nkılap Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi, Ankara, 2006. KARACAKAYA, Recep. Türk Kamuoyu ve Ermeni Meselesi, Toplumsal Dönü üm Yayınları, stanbul, 2005. KARPAT, Kemal H. Osmanlı Nüfusu (1830-1914) Demografik ve Sosyal Özellikleri, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, stanbul, 2003. KENT, Marian. Osmanlı mparatorlu unun Sonu ve Büyük Güçler, Çev. Ahmet Fethi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, stanbul, 1999. KILIÇ, Mehmet Ali, Tarih Boyunca Ermeniler ve Ermeni Meselesi (Yayımlanmamı Yüksek Lisans Tezi), Gebze leri Teknoloji Ens., Sosyal Bilimler Ens., Gebze, 2003. KOÇA , Sadi. Tarih Boyunca Ermeniler ve Türk-Ermeni li kileri, Altınok Matbaası, Ankara, 1967.

158

KODAMAN, Bayram. ark Meselesi I ı ında Sultan II. Abdülhamidin Do u Anadolu Politikası, Orkun Yayınevi, stanbul, 1983. KOPAR, Metin. “Ermeni Meselesinde Rusya’nın Genel Politikası”, Türk Dünyası Ara tırmaları Dergisi, Sayı:158, Ekim 2005. KÖKER, Osman, Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonundan Kartpostallarla 100 Yıl Önce Türkiye’de Ermeniler, Bir Zamanlar Yay., stanbul, 2005. KUZUCU, Kemalettin. “Sivas’ta Ermeni Hareketleri ve Yerel Yönetimin

Uygulamaları”, Ermeni Ara tırmaları I. Türkiye Kongresi Bildirileri, C.1., ASAM-EREN, Ankara, 2003. KÜÇÜK, Abdurrahman. “Ermeni Kilisesi ve Terör”, Ermeni Ara tırmaları 2. Türkiye Kongresi Bildirileri, C II, ASAM, Ankara, 2007. KÜÇÜK, Abdurrahman, Ermeni Kilisesi ve Türkler, Andaç Yay., Ankara, 2003. MACFIE, A.L. Osmanlının Son Yılları 1908-1923, Çev. Damla Acar, Funda Soysal, Kitap Yayınevi, stanbul, 2003. McCARTHY, Justin. Osmanlı Anadolu Topraklarındaki Müslüman ve Azınlık Nüfus, Çev. hsan Gürsoy, Genelkurmay ATASE Yayınları, Ankara, 1995. MET N, Halil. Türkiye’nin Siyasi Tarihinde Ermeniler ve Ermeni Olayları, Milli E itim Bakanlı ı Yay., stanbul, 1997. Osmanlı Belgelerinde Ermeniler (1915-1920), Ba bakanlık Devlet Ar ivleri Genel Müdürlü ü Osmanlı Ar ivi Daire Ba kanlı ı Yayını, Ankara 1995. OGÜN, Tuncay. Unutulmu Bir Trajedi Vilayat-ı Babil Yayıncılık, Ankara, 2004. arkıyye Mültecileri (1915-1923),

159

ÖKE, Mim Kemal. Yüzyılın Kan Davası Ermeni Sorunu, rfan Yayınevi, stanbul, 6. Baskı, 2003. ÖZÇEL K, smail. Ermeni Sorunu ve Gerçekler, Gündüz E itim ve Yay., Ankara, 2005. ÖZDEM R, Hikmet, Kemal Çiçek, Ömer Turan, Ramazan Çalık, Yusuf Halaço lu. Ermeniler Sürgün ve Göç, T.T.K. Yayınları, Ankara, 2005. ÖZDEM R, Hikmet. “Seferberlik lanından Rus galine Kadar Ermeni Milislerle

Çatı malar”, Türk Ermeni li kilerinin Geli imi ve 1915 Olayları Uluslar arası Sempozyumu Bildirileri, Gazi Üniversitesi Atatürk lkeleri ve nkılap Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi Yayını, Ankara, 2006. ÖZGÜLDÜR, Yavuz. GÜLER, Ali. AKGÜL, Suat. KÖRO LU, Mesut. Her Yönüyle Ermeni Soykırımı, Kara Harp Okulu Basımevi, Ankara, 2001. ÖZTÜRK, Ayhan. “Merzifon’da Ermeni Olayları (1893)”, Dünden Bugüne Ermeni Meselesi Sempozyumu, Selçuk Üniversitesi Atatürk lkeleri ve nkılap Tarihi Ara tırma ve Uygulama Merkezi, Konya, 2003. POLAT, lknur. “Osmanlı mparatorlu unda Açılan Amerikan Okulları Üzerine Bir nceleme”, Belleten C LII, Sayı: 203, 1988. SARAY, Mehmed. Ermenistan ve Türk-Ermeni li kileri, Atatürk Ara tırma Merkezi Yayını, Ankara, 2005. SEZER, Ayten. “Osmanlı Döneminde Misyonerlik Faaliyetleri”, Yeni Türkiye, Yıl:7, Sayı:38, 2001. ------ “Ermeni Meselesi ve Misyonerler”, Yeni Türkiye, Yıl:7, Sayı:38, 2001.

160

SOLMAZ, Gürsoy. Tanıkların Diliyle Ermeni Vah eti –Bir Sözlü Tarih Denemesi–, Yeni Türkiye Yayını, Ankara, 2001. SÜSLÜ, Azmi. Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayı, Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Rektörlü ü Yayını, Yayın no:5. AH N, Gürsoy. Osmanlı Devletinin Son Dönemlerinde Sivas ve Su ehri Bölgelerinde Ermeni Faaliyetleri, IQ Kültür-Sanat Yayıncık, stanbul, 2007. EKER, Mehmet. Fetihlerle Anadolu’nun Türkle mesi ve slamla ması, Diyanet Ba kanlı ı Yal., Ankara, 2007. M R, Bilal N. ngiliz Belgelerinde Osmanlı Ermenileri (1856-1880), Bilgi Yayınevi, Ankara, 1986. Talat Pa a’nın Anıları. Haz. Alpay Kabacalı, Türkiye stanbul, 2007. TOZLU, Necmettin. “Osmanlı Devletinde Ermeni E itim Kurumları ve Faaliyetleri”, Yeni Türkiye, Yıl:7, Sayı:38, 2001. TUZCU, Ali. “Merzifon’da Ermeni Ayaklanması”, Belleten Cilt LVII, Sayı:220, 1993. TÜRKDO AN, Berna. 1915’ten Günümüze Tehcir (Türk-Ermeni li kileri), IQ KültürSanat Yayıncılık, stanbul, 2006. Türk Tarihinde Ermeniler Sempozyumu-Tebli ler ve Panel Konu maları, Dokuz Eylül Üniversitesi lahiyat Fakültesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayını, zmir, 1983. URAL, Gültekin. Ermeni Dosyası, Kamer Yayınları, stanbul, 1998. URAS, Esat. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Belge Yayınları, stanbul, 1987. Bankası Kültür Yayınları, leri

161

YALÇIN, Durmu , Ya ar AKBIYIK, Yücel Özkaya. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I-II, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Ara tırma Merkezi Yayını, Ankara, 2005. YAMAN, Abdullah. Ermeni Meselesi ve Türkiye, Ota Yayınları, 1973. YEN ÇER , Özcan. “Kırım Sava ı, Islahat Fermanı ve Paris Antla ması”, Türkler C.12, Yeni Türkiye Yay., Ankara, 2002. ZÜRCHER, Eric Jan. Sava , Devrim ve Ulusla ma Türkiye Tarihinde Geçi Dönemi 1908-1928, Çev. Ergun Aydıno lu, stanbul, 2004. stanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları,

162

EKLER
EK 1. Sevk Edilen Ermenilerin Yollarda Korunması ve Bunlara Saldıranların iddetle Cezalandırılması. B.O.A.DH. FR.54/10

163

Bâb-ıÂlî Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyyeti Husûsî: 25 ifre

Erzurum Vilâyeti' ne

C. 30 Mayıs sene [1]331. hrâc olunan Ermenilerin yollarda muhâfaza-i hayâtlarına imkân nisbetinde çalı ılması ve esnâ-yı sevkde firâra tasaddî edenlerle muhâfazalarının me’mûr olanlara kar ı ta‘arruzda bulunacakların te’dîbi tabî‘îdir. Fakat l-anâsır mukâteleyi intâc edecek ve buna hiç bir zaman ahâlî karı tırılmayacak ve beyne' aynı zamânda hârice kar ı da pek çirkin görünecek vakâyi‘ tahaddüsüne kat‘iyyen meydân ve imkân bırakılmayacakdır. Binâ’en-aleyh çıkarılan Ermenilerin di er yolun pek uzun olmasına mebnî kemâ-fi' s-sâbık eski tarîkden sevklerine devâm olunması ve ancak güzergâhlarında bulunan a âyir ile köylerin ta‘arruzuna kar ı her dürlü esbâb ve vesâ’itin istikmâliyle müdâfa‘ası ve katl ve gasba cür’et edeceklerin iddetle te’dîbi lâzımdır, keyfiyet Diyârbekir, Ma‘mûretü' l-aziz, Bitlis' de yazılmı dır. e Fî 1 Haziran sene [1]331 Nâzır Tal‘at

164

EK 2.

Sivas Ermenilerinin Sevkedilmesi. B.O.A.DH. FR.54/87

165

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiyye Müdüriyeti

Trabzon, Ma‘mûretü' l-azîz, Sivas, Diyarbakır vilâyetleriyle Canik Mutasarrıflı ına

Vilâyet dâhilindeki kurâ ve kasabâtda bulunan bilâ-istisnâ bi' l-umûm Ermeniler â’ileleriyle birlikte ihrâç olunarak Musul vilâyetiyle Urfa ve Zor cihetlerine sevk olunacak ve orada iskân edilecektir. Mezkûr vilâyet ve livâlara iskân hakkında ta‘lîmât-ı lâzime i‘tâ kılınmı tır. hrâç olunacak Ermenilerin te’mîn-i sevk ve iskânı mahallî me’mûrîn idâresine ve mahall-i iskâniyelerine sevk edildikleri sırada muhâfaza-i hayat ve mallarıyla te’mîn-i i‘â e ve istirâhatleri güzergâhlarındaki me’mûrîn-i idâriyeye â’itdir. Çıkarılmı mübâ eret olunması. Fî 7 Haziran sene [1]331 Nâzır Ermeniler kâffe-i emvâl-i menkûle ve e yâlarını birlikte götürebilirler. Îcâb eden tedâbîr ve vesâ’itin ittihâz ve istikmâliyle hemân icrâ’âta

166

EK 3.

Tahliye Edilen Ermenilerin Ya adı ı Köy ve Kasabaların simlerinin Bildirilmesi. B.O.A.DH. FR.54/136

167

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti skân-ı A âyir ve Muhâcirîn Müdîriyyeti na Ma‘mûretü' l-azîz, Trabzon, Sivas Vilâyeti' Canik Mutasarrıflı ı' yle Tahliyesi tekarrür eden Ermenilerle meskûn köy ve kasabalar esâmî ve mevâki‘iyle ahâlîsi mikdârının ve ne tarîkle nerelere sevk edilece inin ve bu bâbdaki ma‘lûmât ve mutâla‘alarının serî‘an i ‘ârı. Fî 11 Haziran sene [1]331 Nâzır Nâmına Ali Münîf

168

EK 4.

Ermeni Mallarının Muhafaza Edilmesi Ve Kayıt Altına Alınması. B.O.A.DH. FR.54/226

169

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti skân-ı A âyir ve Muhâcirîn Müdîriyyeti 29 Kayseri Mutasarrıflı ı' na C. Fî 10 Haziran sene [1]331. Emvâl-i metrûkenin muhâfaza ve sebt-i defter edilmesi zımnında me’mûrîn-i Mülkiye ve Mâliye' mürekkeb komisyon te kîli den muktezîdir. Bu bâbdaki mufassal ta‘lîmâtnâme fî 28 Mayıs sene [1]331 târîhinde postaya verilmi dir, vusûlünün i ‘ârı. Fî 15 Haziran sene [1]331. Nâzır Tal‘at ifre

170

EK 5.

htida

Eden

Ermenilerin

htidasına

Bakılmaksızın

Sevkedilmesi.

B.O.A.DH. FR.54/254

171

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmîyye Müdîriyyeti Husûsî: 4635 ifre Mahrem

Erzurum, Adana, Bitlis, Haleb, Diyârbekir, Trabzon, Ma‘mûretü' l-azîz, Musul, Van, Urfa, Kütahya, Mar‘a , çel, Eski ehir Vilâyet ve Mutasarrıflıklarına hrâc olunan Ermenilerden ba‘zılarının müctemi‘an veyâ münferiden arz-ı ihtidâ etdikleri ve bu sûretle memleketlerinde kalmak çâresini te’mîne çalı dıkları anla ılıyor. htidâ netîce-i kanâ‘at oldu u için kat‘iyyen bu gibi mesâ’ilde mevzû‘-ı bahs olamaz ve hiçbir zaman bu ekilde vukû‘ bulacak ihtidâlara i‘timâd olunamaz. Binâ’en-aleyh öteden beri kendilerini menfa‘atlerini tehlikede gördükleri zaman bir vâsıta-i i fâl olarak ihtidâ etdiklerini ileri süren bu kabîl e hâsın mürâca‘atlarına sûret-i kat‘iyyede atf-ı ehemmiyyet edilmemesi ve bi' l-âhere slâm nâmı altında da ne r-i mefsedetden geri kalmayacak bu âdemlerin ihtidâ etseler bile yine ta‘yîn olunan mahallere sevklerinden sarf-ı nazar olunmaması ehemmiyetle teblî olunur. Fî 18 Haziran sene 1331 Nâzır

172

EK 6.

Komitacı ve Muzır Ermenilerin Uzakla tırılması; Esnaf Ve Tüccarların Yerlerinin De i tirilmesi. B.O.A.DH. FR.54/287

173

Bâb-ı Âli Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyyeti ifre

na Trabzon, Sivas, Diyârbekir, Ma‘mûretü' l-azîz Vilâyetleriyle Canik Mutasarrıflı ı' hrâc olunacak Ermenilerden komitecilerle hükûmetçe muzır tânınmı e hâsın â’ileleriyle birlikde teb‘îdleri ve kendi i leriyle me gûl tüccâr ve esnâfın vilâyet/livâ dâhilinde kasabaları tebdîl edilmek üzere alıkonulması münâsib görüldü ünden ba‘demâ o sûretle hareket olunması. Fî 21 Haziran sene [1]331 Nâzır Tal‘at

174

EK 7.

Tahliye Edilen Ermenilerin Mahsullerinin Toplanması. B.O.A. DH. FR. 54/301.

175

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti skân-ı A‘ âyir ve Muhâcirîn Müdîriyeti Sivas, Diyârbekir ve Ma‘muretü' l-azîz Vilâyetlerine Ermeniler tarafından tahliye edilmi mahallerde metrûk mezrû‘âtın kaldırılub elde edilmesi hakkında ta‘lîmâtnâmede münderic mevâddın ba‘zı mahallerde tatbîke imkân bulunmadı ı anla ılmı ve bunların emvâl-i metrûke komisyonlarının nezâreti tahtında olmak üzere masârıfı muhâcirîn tahsîsâtından verilerek Hükûmetce biçdirilüb harman edilmesi ve alınacak mahsûlden masârıf-ı- vâkı‘â bi' t-tenzîl mütebâkîsinin takdîr olunacak fiy’ât mûcebince cihet-i askeriyeye tevdî‘i münâsib görülerek bu husûsta cihet-i askeriyece amele taburlarıyla mu‘âvenet-i fi‘liyye îfâsı te’mîn edilmi oldu undan zikrolunan mahsûlâtın kaldırılması içün asker veyâ ahâlîden ne mikdâr amele ve ne cins makine ve âlât ve edevâta ihtiyâc bulundu unun serî‘an tedkîkiyle mütâla‘âlarıyla birlikde iki güne kadar î ‘ârı. Fî 22 Haziran sene [1]331 Nâzır Nâmına Ali Münîf ifre

176

EK 8.

Ermenilerin skân Edilecekleri Yerlerin Geni letilmesi Ve Uygalamada Dikkat Edilecek Hususlar. B.O.A. DH. FR. 54/315.

177

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti skân-ı A‘ âyir ve Muhâcirîn Müdîriyeti Umûm: 361 ifre

Adana, Erzurum, Bitlis, Haleb, Diyârbekir, Sûriye, Sivas, Trabzon, Ma’mûretü’l-aziz, Musul Vilâyâtına, Adana Emvâl-i Metrûke Komisyon Riyâsetine, Zor, Mar’a , Canik, Kayseri, zmit Mutasarrıflıklarına, Haleb Emvâl-i Mütrûke Komisyon Riyâseti’ne Ermenilein iskânlarına tahsîs edilen mıntıka görülen lüzûm üzerine ta’dîl ve tevsi edilmi dir. 1-Kerkük sanca nın ran hudûduna seksen kilometro mesâfede kâ’in kasabât ve kurâ dahî dâhil oldu u hâlde Musul vilâyetinin havâli-yi cenûbiyye ve garbiyyesi. 2-Diyârbekir hudûdundan yirmi be kilometro dâhilinde ve Habur ve Fırat nehirleri vâdisindeki ma’mûreler dâhil olmak üzere Zor sanca ının cenûb ve garbı. 3-Haleb Vilâyeti’nin kısm-ı imâlîsi müstesnâ olmak üzere ark ve cenûb ve cenûb-ı garbîsinde vâki’ kâffe-i kurâ ve kasabât ile Suriye Vilâyeti’nin Havran ve Kerek sancakları dâhil olmak üzere imendüfer güzergâhlarından yirmi be kilometro dâhil vâhil vâki’ kasabât ve kurâda ahâlî-i Müslime nüfûsunun yüzde onu nisbetinde tevzî’ ve iskân edileceklerdir. Sevkiyâtın ona göre tertîb ve icrâsı ta’mîmen teblî olunur. Fî 22 Haziran sene [1]331 Nâzır Nâmına Ali Münîf

178

EK 9.

Sivas’tan Gönderilecek Ermenilerin Yerle tirilmesi. B.O.A.DH. FR. 54/337.

179

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti skân-ı A âyir ve Muhâcirîn Müdîriyeti 17 Urfa Mutasarrıflı ına C[evâb-ı] 21 Haziran sene[1]331 Ma‘mûretü' l-azîz' ve Ma‘mûretü' den l-azîz Diyarbekir tarîkıyla Canik ve Sivas' gönderilecek Ermenilerin merkez müstesna tan olmak üzere dâhil-i livâda iskânları muktezî olup sûret-i iskânlarına â’id ta‘lîmâtnâme postada bu husûsda Haleb' Emvâl-ı Metrûke Komisyon' ile muhâbere edilmesi. deki u Fî 24 Haziran sene [1]331 Nâzır Nâmına mza

180

EK 10. Protestan Ermenilerin Sevk Edilmemesi. B.O.A.DH. FR. 54/359.

181

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdîriyeti Husûsi: 62 ifre Sivas Vilâyetine C [evâb-ı] 25 Haziran sene [1]331 Amerikalı Gravford' vilâyet hâricine un çıkarılmaması ve Alman misyonerlerinden bulunan Protestan Ermenilerin sevkinden sarf-ı nazar olunması. Fî 25 Haziran sene[1]331 Nâzır

182

EK 11. Kalan Katolik Ermenilerin Sevk Edilmemesi. B.O.A.DH. FR. 54-A/252.

183

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyyeti Umumî: 423 ifre

Erzurum, Adana, Ankara, Bitlis, Haleb, Diyârbekir, Sivas, Trabzon, Ma‘mûratü’l-azîz, Van Vilâyetleriyle Urfa, Canik, Mar‘a Mutasarrıflıklarına Kalmı olan Ermeni Katoliklerinin sevk ve ihrâclarından sarf-ı nazar edilmesi livâ/vilâyet nüfûsları mikdârının i ‘ârı. Fî 21 Temmuz sene [1]331 Nâzır Tal‘at

184

EK 12. Bula ıcı Hastalıklar Sebebiyle Ya anan Ölümleri Engellemek Amacıyla Muhacirlerin Bir An Evvel Yerlerine Sevk Edilmesi. B.O.A.DH. FR. 57/71.

185

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyyeti Husûsî: 54 Sûriye Vilâyeti' ne Hama' bulunan yirmi bine yakın muhâcirîn arasında humma-yı tifo’îdî ve da dizanteri hastalıkları zuhûr ederek yevmî yetmi seksen vefeyât vukû‘ bulmakda oldu u haber alınmı dır. Haleb' bulunan Muhâcirîn Müdîri de mahsûslarına sevkleri ve netîceden ma‘lûmât i‘tâsı. Fî 4 Te rîn-i Evvel sene [1]331 Nâzır Tal‘at ükrü Bey' bi' le l-muhâbere sıhhat-i umûmiyenin muhâfazası zımnında muhâcirînin bir ân evvel mahall-i ifre

186

EK 13. Gürün Kaymakamı u‘ayb Efendi’nin Divan-I Harbe Sevki Ve Çektirilmesi. B.O.A.DH. FR. 57/413.

ten El

187

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdîriyeti

Husûsi: 128
Sivas Vilâyetine Gürün kaymakâmı

ifre

u‘ayb Efendi' Ermeni i lerindeki ahvâl ve harekât-ı nin

gayr-ı lâyıkasına binâen Dîvân-ı Harb' tevdî‘i lüzûmu Hey’et-i Tahkîkıye Riyâseti' e ne cevâben teblî olunmu tur. Vilâyetce de mûma ileyhin i den çekdirilmesi. Fî 31 Te rîn-i Evvel sene [1]331 Nâzır

188

EK 14. Ermeni Sevkîyâtının Durdurulması. B.O.A.DH. FR. 62/21.

189

Bâb-ı Alî Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyyeti Umûmî: 9 Edirne Adana Ankara Aydın Hüdâvendigâr Sivas Kastamonu Konya Vilâyeti' ne " " " " " " " zmit Bolu Canik Karesi Kayseri Kütahya Ni de Eski ehir Mar‘a Mutasarrıflı ı' na " " " " " " " " ifre

Görülen lüzûm ve îcâb-ı idârî ve askerîye binâ’en ba‘de-mâ Ermeni sevkiyâtının ta‘tîli takarrur etdi inden imdiye kadar çıkarılanlardan ba ka artık hiç bir sebeb ve vesîle ile Ermeni ihrâc olunmaması ta‘mîmen teblî olunur. Fî 2 Mart sene [1]332 Nâzır Tal‘at

190

EK 15. Harb Bölgelerine Yakın Yerlerde Firar Ederek Casusluk Yapan Ermenilerin Sevki. B.O.A.DH. FR. 71/12.

191

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiyye Müdüriyeti u‘be:2 Umûmî:3326 Husûsî:126 Müsta‘cel ve mahsûsdur. Sivas Vilâyetine Menâtık-ı harbiyeye karîb Kemah, Kuruçay, Zara, Refâhiye, Su ehri, Karahisar, Alucura, Giresun ve Tirebolu Kazâlarında hîn-i sevkde firâr veyâ ihtidâ ederek kalmı olan Ermenilerin dü mana câsusluk etmelerinden nâ î sevklerine lüzûm görüldü ü Üçüncü Ordu Kumandanlı ı' nın i ‘ârı üzerine Ba kumandanlık Vekâleti' nden bildiriliyor. Bunların mikdârlarının ve sevklerinde mahzûr olup olmadı ının vilâyetin havâli-i cenûbiyyesine sevk ve iskânları hakkındaki mütâla‘anızın serî‘an i ‘ârı. Fi 4 Kânûn-ı Evvel sene 1332 ifre

Nâzır mzâ

192

EK 16. Ermeni, Rum Ve Araba llerinin a e ve skanlarının Muhacirin Tahsîsâtı Yerine Seferberlik Tahsîsâtından Kar ılanması. B.O.A.DH. FR. 74/234.

193

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti A âyir ve Muhâcirîn Müdîriyyet-i Umûmiyyesi skân u‘besi Umûmi:49 ifre Telgraf

Muhâcirîn Tahsîsâtının mültecîlerle muhâcirîne hasrı ve imdiye kadar i bu tahsîsâttan i‘â e ve iskânları te’mîn edilmekte olan Ermeni, Rum, Arap â’ilelerine â’id mu‘âmelât kemâ-fi' s-sâbık rû’yet edilmek üzere bu bâbdaki kâfe-i sarfiyyâtın Seferberlik Tahsîsâtı' ndan îfâsı takarrur ederek oraya imdilik Aydın Vilâyeti 50 000 Kuru , Musul Vilâyeti 50 000 Kuru , stanbul Vilâyeti 250 000 Kuru , ( stanbul ayrıca tahrirâtla teblî edilmi tir.) Ankara Vilâyeti 500 000 Kuru , Haleb Vilâyeti 800 000 Kuru , Hüdavendigar Vilâyeti 150 000 Kuru , Sivas Vilâyeti 500 000 Kuru , Suriye Vilâyeti 750 000 Kuru , Kastamonu Vilâyeti 20 000 Kuru , Konya Vilâyeti 500 000 Kuru , Ma‘mûretü' l-azîz Vilâyeti 30 000 Kuru , Diyarbekir Vilâyeti 30 000 Kuru , Edirne Vilâyeti 50 000 Kuru , Eski ehir Sanca ı 150 000 Kuru , zmit Sanca ı 500 000 Kuru , Bolu Sanca ı 100 000 Kuru , Zor Sanca ı 1 000 000 Kuru , Karesi Sanca ı 500 000 Kuru , Kütahya Sanca ı 50 000 Kuru , Mara Sanca ı 500 000 Kuru , Canik Sanca ı 80 000 Kuru , Kayseri Sanca ı 50 000 Kuru , Kale-i Sultâniye Sanca ı 30 000 Kuru , Yekün 6 640 000 Kuru luk havâlenâme der-dest-i irsâldir. Sarfiyât me’mûrîn-i mülkiyye tarafından teblîgât-ı sâlife dâ’iresinde tahakkuk ve mâl sandı ınca te’diye ettirilecektir. Havâlenâmesinin vürûdundan sonra bu gibi husûsât için kat‘iyyen Muhâcirîn Tahsîsâtı' ndan te’diyâtta bulunulmayarak sarfiyâtın be-heme-hâl Seferberlik Tahsîsâtı' ndan mevcûd havâleden îfâsıyla berâber her iki ayda bir mevzû‘-i bahs e hâsa â’id sarfiyâtın mikdarını mübeyyin bir cedvelin isrâsı ve keyfiyyetin Muhâcirîn dâresi' teblî i. ne Fî 22 Mart sene [1]333

Nâzır Talat

194

EK 17. Ermeni, Rum Ve Arab Aileler Ayrılması. B.O.A.DH. FR. 85/210.

çin Seferberlik Tahsîsâtından Para

195

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti A âyir ve Muhâcirîn Müdîriyyet-i Umûmiyyesi Muhasebe u’besi Hususi: 25221 Sivas Vilâyetine Rum, Ermeni ve Arab alileleri mesârıfına mukâbil seferberlik tahsîsâtından üçüncü Kolordu Ahz-ı Asker riyâseti nâmına bir milyon kuru luk 23/1numaralı havâlenâmenin sarfı için mâliyeden 19 Mart 1334 tarihinde defterdarlı a me’zuniyet verilmi tir. 24 Mart 1334 Nazır Vekili Nâmına

196

EK 18. Ermenilerin Eski Yerlerine Dönmeleri Esnasında Dikkat Edilecek Hususlar. B.O.A.DH. FR. 93/57.

197

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdîriyeti u‘be: 2 Umûmî: Husûsî:

ifre Pek Aceledir. Umûm, Be yüz elli sekiz-

Edirne, Erzurum, Adana, Ankara, Aydın, Bitlis, Haleb, Hüdâvendigâr, Diyârbekir, Sivâs, Trabzon, Kastamonu, Konya, Ma‘mûretü'l-aziz, Musul, Van vilâyetine Urfa, zmit, Bolu, Canik, Çatalca, Zor, Karesi, Kudüs-i erîf, Kal‘a-i Sultâniye, Mente e, Teke, Kayseri, Karahisâr-ı Sâhib, Eski ehir, ç il, Kütahya, Mar‘a , Ni de, Erzincan mutasarrıflı ına
1- Yerlerine avdet edecek Ermenilerin seyâhat vesîkası istihsâline mecbûr tutulması ve mezkûr vesîkaların da bir takım mu‘âmelât netîcesinde verilmekde olması yüzünden ahâlînin haylî mü kilâta dûçâr oldu u anla ılmı dır. Bunlar taraf-ı hükûmetden gönderilmekde oldukları cihetle vesîka istihsâline hâcet olmadı ından trene irkâblarında bir liste tanzîmiyle seyyâra tevdî‘i ile iktifâ olunması. 2- Seyâhat vesîkası i‘tâsı akîbinde hükûmet-i mahalliyece Ermenilerin yedindeki ekmek vesîkalarının istirdâd edilmekde oldu u ve halbuki tren bulunamamak yüzünden bunların günlerce ekmeksiz kaldı ı bildirildi inden bunlara orada ve yolda kifâyet edecek mikdârda ekmek i‘tâsı ve güzergâhda da it‘âm edilmeleri. 3- Seyâhat edecek Ermenilere haftada iki def‘a tren tahsîsi için Harbiye Nezâreti' nden hat komiserliklerine emir verildi inden vilâyât ve elviye ve kazâlarca da bu teblî âtdan istifâde edilerek sevkiyâtın a‘zamî dereceye iblâ olunması. 4- Ermenilerin yol masrafları Harbiye tahsîsâtından te’mîn ve ta‘ahhüd edilmi oldu undan masârif-i seferiyyelerinin tahsîsât-ı mezkûreden tesviyesi. 5- Cebir ve tazyîk ve havf ile ihtidâ edenler hakkındaki teblî ât-ı sâbıka mûcebince kendilerinin serbest bırakılması hakkındaki ahkâmın kemâl-i ehemmiyetle tatbîki ve peyderpey buraya da ma‘lûmât i‘tâsı. 6- Ermenilerin esnâ-yı seyâhatlerinde hiçbir gûnâ ta‘arruz ve tecâvüze ma‘rûz kalmamalarının te’mîni ve âsâyi ve inzibât-ı mahallînin muhâfazası husûslarına son derece i‘tinâ edilmesi. Husûsât-ı muharrere hakkındaki teblî ât-ı adîdeye ra men ikâyâtın tevâlîsi vazîfeye kar ı lâkaydâne hareket edilmekde oldu unu göstermekde oldu undan ba‘d-ezîn bu bâbda vukû‘a gelecek ikâyâtdan dolayı Me’mûrîn-i mülkiyenin ahsen mes’ûliyetleri muhakkak bulundu u ta‘mîmen ve kemâl-i ehemmiyetle teblî olunur. 5 Te rîn-i Evvel [1]334 Nâzır Nâmına mzâ (Bu fıkra Konya Vilâyeti'ne ilâveten yazılacakdır.) îfâsı. 7- Ermeni cemâ‘atine hemen kilise tedâriki için hükûmetce mu‘âvenet-i mü’essire

198

EK 19. Ermeni Yetimlerinin Ermeni Cemaatlarına Teslimi. B.O.A.DH. FR. 95/163.

199

Bâb-ı Alî Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyyeti u‘be: 2 Umûmî Husûsî Edirne Erzurum Adana Ankara Aydın Bitlis Hüdâvendigâr Diyârbekir Sivas Trabzon Kastamonu Konya Ma‘mûretü' l-azîz Musul Van Vilâyeti' ne " " " " " " " " " " " " " " Urfa zmit Bolu Canik Çatalca Karesi Kal‘a-i Sultâniyye Mente e Teke Kayseri Karahisâr-ı Sâhib Eski ehir çel Kütahya Mara Ni de Erzincan ( ifre) Mutasarrıflı ı' na " " " " " " " " " " " " " " " "

Umûm yirmi yedi 21 Te rîn-i Evvel sene [13]34 ve 5 Te rîn-i Sânî sene [13]34 târîhli telgrafnâmelerde de i ‘âr olundu u üzere Ermeni eytâmının Ermeni cemâ‘ati te kîlâtı olan yerlerde onlara teslîmi, olmayan yerlerde Hükûmetçe taht-ı emniyyete alınarak ma‘lûmât i‘tâsı ta‘mîmen teblî olunur. Fî 18 Kânûn-ı Sânî sene [13]35 Dâhiliye Nâzır Vekîli Ahmed zzet

200

EK 20. Sivas’tan Cizre’ye Sevk Edilen ve Sevke Hazır Ermenilerin Miktarı. B.O.A.DH.EUM.2. b. 68/84.

201

Bâb-ı Âlî Dâhiliye Nezâreti ifre Kalemi C. 3 Eylül sene [1]331. 1- Merkez ve mülhakâtdan imdiye kadar Cizre' yüz otuz altı bin seksen dört ye nüfûs Ermeni sevkedilmi tir. 2- El-yevm der-dest-i sevk altı bin elli be nüfûs mevcûddur. 3- Yollarda kırk nüfûs Ermeni vardır ve cihet-i azîmetleri Malatya tarîkiyle Cizre' efendim. dir Fî 15 Eylül sene [1]331 Vâlî Mu‘ammer Mahreci Sivas

202

EK 21. Sivas’tan Zor ve Ba dat’a Olan Mesafenin Bildirilmesi. B.O.A.DH.EUM. MH. 86/97.

203

Bâb-ı Alî Dâhiliye Nezâreti Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyyeti Muhasebe ubesi 1325 Erkân Harbîye- Umumîye Rîyâseti Celilesine Ekser turuk i’tibarîyle Sivas’dan Zor’a ve kezalik Sivas’dan Ba dad’a kadar olan mesafenin zeylen beyan buyurulması arz olunur. Ol bâbda emr-u ferman hazreti men lehul emrindir. Emniyet-i umumiye müdürîyetî Muhasebe müdürü 9 Muharrem 330 Harita u’besîne Saat Sivas’dan Deyr-i Zor’a Sivas’dan Ba dad’a 176 276

Sual edilen mevâkîi’î muhtelife beynîndeki mesâfâtın Ba’laya kayd ve terkîm kılınmı olmakla i bu mezkure Dahiliye Nezâreti emniyet-i umumîye müdüriyetine iade kılındı Erkân-ı Harbîye-i Umumîye Harita u’besi 9 Haziran 330

204

EK 22. Son Dönem Ermeni Nüfusuyla lgili Batılı Kaynaklarda Verilen statistiki Bilgileri çeren Belge. B.O.A.HR.SYS. 2876-3.

205

206

207

208

209

210

211

212

213

214

215

216

217

218

219

220

221

222

223

224

225

226

227

Ambassede Imperiale Ottomane a Berlin S. E Hâlid Bey a S. E Nesimi Bey le 30 December 1917 N˚ gal 10 Telgraf-nâme Sûreti Nüfûs dâresi' resmî istatisti ine nazaran [1]330 senesinde Ermeni nüfûsu bir nin milyon yirmi bin sekiz yüz seksen bire bâli ma‘lûmât ber-vech-i âtîdir. Basmacıyan tarafından 1917 de aleyhimize yazılan Historia Modernes des Armeniens nâm eserde Türkiye nüfûsuna dâ’ir esâsât-ı fenniyyeye terfîkan tanzîm edilmi istatistik bulunmadı ından Hükûmet-i Osmâniyye' Patrik-hâne' ve 1893 nin nin ve 1897 târîhli Fransız Livre Jeune' muhtelif tablolarında münderic ma‘lûmâtı mezc nün ve mukâyese ederek mikdâr-ı nüfûs hakkında mukârin-ı sıhhat denilebilecek ma‘lûmât deki ber-vech-i âtî tabloyu istihsâl etti ini beyân ve en sahîh olmak üzre Livre Jeun ' dercediyor. Nüfûs umûru 14 milyon sekiz yüz elli altı bin yüz on sekiz, bundan on bir milyon sekiz yüz bin dört yüz seksen be Müslümân ve iki milyon yedi yüz altmı bin sekiz yüz altmı dört Hristiyan, bu Hristiyan nüfûsun bir milyon dört yüz yetmi bin on biri Ermeni' Yüz yirmi üç bin dokuz yüz kırk yedi Mûsevi, yüz yetmi bin sekiz yüz dir. yirmi iki ecnebî vesâ’iredir. Revue Politique Uitiruatipole, No= 26 Mars, Avril 1917 risâlede 1897 Livre Jaune' nindeki ma‘lûmâttan istinbât sûretiyle Vilâyet-i Sitte' deki Ermeni nüfûsun nisbeti ber-vech-i âtî gösterilmektedir ve bu ma‘lûmâtın Patrik-hâne tarafından verilmi olub Hükûmet-i Osmâniyyece sahîh addedilmedi ilâve olunmaktadır: Sivas yüzde on yedi, Erzurum yüzde otuz, Bitlis yüzde otuz üç, Harput yüzde on iki, Diyârbekir yüzde on yedi, Van yüzde on dokuz, Kürt ve Ermeni nüfûsun aynı kesâfette bulundu u Van ve Bitlis vilâyetlerindeki nüfûsun nisbeti öyledir. Van: Yüzde kırkaltı Kürt, yüzde yirmi yedi buçuk Ermeni, yüzde on altı Nastûri, yüzde on buçuk muhteliftir. Bitlis: Yüzde elli altı üç çeyrek Kürt, yüzde otuz yedi üç çeyrek Ermeni, olmaktadır. Muhtelif âsârda bulunan

228

yüzde be

buçuk muhteliftir. Fransızca Büyük Ansiklopedi sahîfe 1012 resmî

istatistiklere nazaran bütün Rusya' yedi yüz yetmi be bin Ermeni mevcûd olub da bunların da onda dokuzundan fazlası yani yedi yüz yirmi bin kadarı mâ verâ-yı Kafkas' ve Rus Ermenistan' da dadır. Ravinstein Dolarie: Türkiye Ermenistan' daki da Ermenilerinin adedi yedi yüz altmı bin kadar tahmîn ediyor. ran' yüz elli bin Ermeni mevcûd oldu unu tastîr ediyordu. Muhtelif vesâ’ika nazaran bundan bir o kadar da Asya-yı Su râ' mevcûd olacaktır. S. Reclus ' göre iki yüz bini stanbul' olmak üzre da e da Avrupa-yı Osmânî' Ermenilerin adedi iki yüz elli bine bâli oluyor. Ve' deki l-hâsıl be bin Ermeni Afrika' yirmi bini Hindistan' on altı bini Avusturya' ve on be bin – da da da otuz bin Ermeni Tunus vesâ’ir mahallerde bulunuyor. Bu teferru‘âtın mecmû‘u takrîben: ki milyon yüz elli bin eder ki bu rakamların istatistiklerine kaydedemeyece i miktâr ile nihâyet kürre-i arz üzerinde üç milyon Ermeni vardır denilebiliyor. ngilizce Anciclopedia Britanica 1912 do ru istatistikler elde etmek mümkin de ildir. Ma‘amâfîh Türkiye idâresinde bulunan dokuz vilâyetde dokuz yüz yirmi be bin Gregoryan Katolik ve Protestan olmak üzre Ermeni, altı yüz kırk be bin ve diger milel-i Hristiyaniyye yüz bin Mûsevi ve Kıptî ile dört milyon dört yüz altmı bin slâm bulundu u tahmîn edilmektedir. En taraf-gîrâne tahmînlere göre bile Ermeniler yüz elli dokuz kazadan yedisi Van ve ikisi Mu civârında olmak üzre ancak dokuz kaza ve nevâhîde ekseriyete mâliktirler. Rus Ermenistan' dokuz yüz altmı bin ve ran Ermenistan' yüz otuz ında ında bin Ermeni vardır. Kafkas Co rafya Cem‘iyyeti için Zelenyi tarafından yapılan tahmîn ber-vech-i âtîdir: Sekiz yüz doksan altı Tiflis cilt 18 Zapistki Erzurum, Van, Bitlis. Harput, Diyârbekir, Sivas, Haleb, Adana, Trabzon vilâyetlerinin nüfûsu altı milyondur. Bu nüfûs miyânında Ermeniler dokuz yüz on üç bin sekiz yüz yetmi be , yahut yüzde on be ve diger milel-i Hristiyaniyye altı yüz otuz iki bin sekiz yüz yetmi be yahut yüzde onbir, Müslimler dört milyon dört yüz elli üç bin iki yüz elli yahut yahut yüzde yetmi dörttürler. Ermenilerin en mühim bir kısmını hâvî ilk be vilâyetteki nüfûsun mevcûdu iki milyon altı yüz kırk iki bin olub Ermeniler altı yüz otuz üç bin iki yüz elli yahut yüzde yirmi dört diger milel-i Hristiyaniyye yüz yetmi dokuz bin sekiz yüz yetmi be yahut yüzde yedi Müslümanlar bir milyon sekiz yüz yirmi sekiz bin sekiz yüz yetmi be yahut yüzde altmı dokuzdurlar. Yedi Ermeni kazasındaki mevcûd nüfûsun mikdârı iki yüz seksen iki bin üç yüz yetmi be olub Ermeniler yüz seksen dört bin sekiz yüz

229

yetmi be yahut yüzde altmı be , Hristiyanlar bin yahut yüzde üç, Müslümanlar doksan altı bin be yüz yahut yüzde otuz dörttürler. Bütün dünyadaki Ermenilerin mikdârı iki milyon dokuz yüz bin olub tahmînen bir milyon be yüz bin kadarı Türkiye' dedir. Garho Sâl-nâmesi 1912: Ermeni ve Kürtler ile meskûn vilâyâtın mecmû‘-ı sekenesi iki milyon dört yüz yetmi bin dokuz yüz nüfûstan ibâret oldu u gösterilmektedir ki bu mikdârdan iki milyona karîb mikdârını Kürtler te kîl eder. stanbul Rus Sefâret-hânesi Ate e Militerli i' bulunarak Türkiye ahvâline ve bi nde tahsîsin mesâ’il-i arkiyyeye vukûfu ile me hûr olan Mîralây Tefschkoff'a nazaran Ermeni nüfûsu tekmîl-i kürre-i arzda tahmînen üç milyona karîb, bundan Türkiye' bir de milyon üç yüz, bin Rusya' bir milyon iki yüz bin, ran' elli bin. 1912 de Ermeni da da Patrik-hânesi tarafından tertîb olunan istatistikde Erzurum, Van, Bitlis vilâyâtındaki Ermeni nüfûsu be yüz seksen bin gösterilmektedir. statistikin mürettibi Patrik-hâne t-tab‘ bu nüfûs fazla ve mübâla alı gösterilmi tir. 1897 senesi Fransa oldu undan bi' Hükûmeti tarafından ne rolunan Sarı Kitab' umûm Memâlik-i Osmâniyye' da de Ermenilerin mikdârı bir milyon dört yüz yetmi be bin gösterilmektedir. Halîl imzâ

230

EK 23. Sivas Vilâyeti Haritası

231

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->