P. 1
10.Sınıf edebiyat konu anlatım

10.Sınıf edebiyat konu anlatım

|Views: 4,928|Likes:
Yayınlayan: anon_352395789

More info:

Categories:Types, School Work
Published by: anon_352395789 on Apr 12, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/10/2012

pdf

text

original

Yılmaz DAĞ

İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı TÜRK EDEBİYATININ DEVRELERİ  Metinlerde öğretme yerine sezdirme,hissettirme,çağrıştırm  İslamiyet Öncesi Türk a söz konusudur. Edebiyatı  Edebiyat tarihi:Yüzyıllar  A- Sözlü Dönem Türk Edebiyatı boyunca edebi eserleri,eserin (…- 8.yy.) ait olduğu milletin dygu ve düşüncede izlediği değişimleri  B- Yazılı Dönem Türk Edebiyatı nesnel olarak inceleyen bilim (8.yy.-11.yy.) dalıdır.  İslami Dönem Türk  Edebiyat tarihi hem edebiyatla Edebiyatı(11.yy.-1860) hem tarihle ilişkilidir.  A- İlk İslami Türk Edebiyatı  Edebi Eserleri dönemleri,yazarları,şairleri,sanatçı  B- Divan Edebiyatı ların dil ve anlatım özelliklerini  C- Halk Edebiyatı (1.Anonim inceleyen bilim dalıdır. Halk Edebiyatı, 2.Aşık  Edebiyat tarihi alanında Edebiyatı,3.Tekke (Tasavvuf) çalışanlara da edebiyat Edebiyatı tarihçisi denir.  Batı Kültürü Etkisindeki  Fuat Köprülü,Vasfi Mahir Türk Edebiyatı Kocatürk,Ahmet Kabaklı,Ahmet  A- Tanzimat Edebiyatı(1860Hamdi Tanpınar,Nihat Sami 1895) Banarlı,Agah Sırrı Levend  B- Servet-i Fünun Edebiyatı önemli edebiyat (Edebiyat-ı Cedide) (1895tarihçilerimizdendir. 1901) Tarih ve edebiyat tarihi aynı  C- Fecr-i Ati Edebiyatı (1909konuları işleyip aynı yöntemleri 1911) Edebiyat tarihçisi ve tarihçi arasındaki farklar kullanmakla  D-Milli Edebiyat Akımı (1911beraber,uygulamada farklılıklar 1923)  E-Milli Mücadele Dönemi gösterir. Edebiyatı Edebi eser insanın  F-Beş Hececiler dugu,düşünce ve hayal  G- Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1923-…) dünyasının etkilediği için  (1. Yedi Meşaleciler, 2.edebiyat tarihçisi eseri Garipçiler( l.Yeni Hareketi), 3. incelerken İkinci Yeni Hareketi, duygularının,heyecanlarının 4. Hisarcılar, 5. Toplumsal etkisinde kalıp tarafsız Gerçekçiler ) davranmayabilir. Edebiyat-tarih ilişkisi  Edebiyat:Olay,düşünce,duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak etkili bir dille biçimlendirilmesi sanatıdır.  Edebi Metin:Sanatsal nitelik taşıyan,insanda estetik zevk uyandıran metinlere denir.  Edebi metinlerde sözcükler daha çok yan ve mecaz anlamlarıyla kullanılır. Tarihçi ise olayları sebep-sonuç ilişkisiyle ele aldığı ve belgeye dayandığı için edebiyat tarihçisine göre daha tarafsızdır. Tarihçinin ilk önce grupları incelemesine karşılık,edebiyat tarihçisi fertleri inceler.

1

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı Edebiyat tarihinin kapsamı  Uygarlığın “Batı uygarlığı,İslam uygarlığı,Hint uygarlığı …”  Edebiyat tarihi,ait oldukları şeklinde sınıflandırılmasının dönemin,insanlarının,toplumlar temelinde söz konusu ının yaşamlarını bütün toplumların yaşam tarzı,inanış özellikleriyle anlatan bir belge ve gelenekleri vardır. niteliği taşır. Ekonomi  Edebiyat tarihçisi tarafsızdır. Tarihi Felsefe Dinler  Edebiyat tarihinin genel Tarihi Tarihi tarihle ilişkisi vardır.  Genel tarih insanlığın toplumsal,kültürel,ekonomik Uygarl Mimarlık Siyaset gelişmesini belgelere ık Tarihi Tarihi dayandırarak anlatır. Tarihi  Edebiyat ürünleri de belge niteliği taşıdıkları için genel Edebiyat Bilim Tarihi tarihe ışık tutarlar. Tarihi  Edebiyat tarihinin toplum bilimiyle ilişkisi vardır. Askeri  Toplumların Tarih innaçları,töreleri,yaşayış biçimleri edebi eserlere yansır.  Edebiyat tarihinin halk bilimi ile ilişkisi vardır. Not:Türk edebiyatının dönemlere  Bir ülkede yaşayan halkın ayrılmasındaki ölçütler; kültür  Dini hayat,kültürel ürünlerini,törenlerini,inançlarını farklılaşma,uygarlık ,müziğini,oyunlarını,masallarını değişmeleri,dil coğrafyası. vb. inceleyerek saptayan bilim dalıdır halk bilimi.
Sanatçıların edebi anlayışlarını veya dahil oldukları edebi topluluğu inceler. Sanatçıların hayatını ele alır. Dönemin sosyal hayatını inceler. Dönemin siyasi olaylarını inceler. Edebiyat Tarihçini n Kapsamı Edebi türlerin gelişimini inceler.
Olaylar,doğaüstü tanrısal güçlerle ifade edlir. Olaylar ve kâinat Allah inancıyla anlatılır. İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESİNDE OLUŞAN METİN

İSLAMİYET ÖNCESİ OLUŞAN METİN

Sanatçıların eserlerini inceler.

Uygarlık  Bir ülke veya toplumun maddi ve manevi varlıklarının;bilim,sant,düşünce ve teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder.  Uygarlık ve medeniyet çoğu zaman aynı anlamda kullanılır.
Ağacın ilahi bir ışık etkisiyle hamile kalarak çocuk doğurduğuna inanılıyor.

Yaratıcının Tanrı olduğuna inanılıyor.

Konar göçer yaşam vardır.

Yerleşik hayata geçiş söz konusudur.

2

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  Klasik Türk Edebiyatındaki ………………günümüz edebiyat tarihi çalışmalarının yerini tutuyordu. Arapça-Farsça sözcük Türkçe’nin yanında bulunmayan,saf Arapça-Farsça  Edebi eserler kendilerini sözcükler de kullanıldı. Türkçeyle yazılmıştır. yaratan sanatçılarla birlikte yazıldıkları Batı uygarlığı dönemin,askeri,dini,ekonomik,s etkisinde osyal,kültürel özelliklerini gelişen kısaca dönemin edebiyat Metin,yapı olarak ürünüdür. Beyitlerle ve aruzla …………..yansıtır.
mensur biçiminde yazıya geçirilmiştir.

kaleme alınmıştır.

2.DoğruYanlış
Türk-İslam medeniyetini yansıtan ifadeler,özellikler vardır.

Orta Asya’da yaşayan o dönem Türk kültürünün özellikleri vardır.

1.ünite/Tarih İçinde Türk Edebiyatı

UYGULAMALA R

 Türklerin İslamiyeti kabul etmesi edebiyatımızın dönemlere ayrılmasında ölçüt uygarlığı İslam etkisinde gelişen olmuştur. edebiyat  Roman,Batı Uygarlığı Etkisinde ürünüdür. Gelişen Türk Edebiyatı ürünüdür.  Tarihi olayları kronolojik sıraya göre düzenlemek edebiyat tarihçisinin görevidir.  Şair ve yazarların hayatını incelemek edebiyat eleştirmenlerinin görevidir.  İslamiyet’in kabulünden önceki metinlerde saf Türkçe kullanılırken,İslamiyet’in kabulünden sonraki metinlerde Arapça ve Farsça sözcüklere de yer verilmiştir.
Toplumların www.edebiyatogretmeni.net yaşadıkları olayları sebep-sonuç ilişkisi içerisinde inceler
Duygu,düşünce ve hayallerin estetik zevkler uyandıracak şekilde,sözle veya yazıyla 3.Eşleştireli etkili olarak m anlatılması sonucu ortaya çıkan eserlerdir.

1.Dolduralı m  Edebi eserlerden hareketle bir milletin duygu ve düşüncede geçirdiği evreleri inceleyen kişiye ……………. denir.  …………..duygu,düşünce ve hayallerin söz veya yazıyla edebi biçimde ifade edilme sanatıdır.  Tarih ve edebiyat tarihi “geçmiş”i inceler;fakat tarihin incelediği,”geçmiş” tarihe mal olmuştur.Edebiyat tarihçisinin ele aldığı “geçmiş” ise ……………….eserleriyle canlı olarak yaşamaktadır.

Mitolojik unsurları da içeren,olay ve kişilerin olağanüstü özellik taşıdığı manzum ürünlerdir.

Edebi Eser

3

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  Yazılı ürün yok denecek kadar azdır.  Bu dönemde Türklerin göçebe Tarih bir yaşamları vardır.  Edebiyat yabancı etkilerden oldukça uzaktır.  Türkler çok tanrılı bir din anlayışına sahiptir. (Totemcilik,Manihaizm,Budizm, Roma Şamanizm…) n  Duygu,düşünce ve hayallerini sözlü biçimde;cura,tambura,kopuz gibi sazlarla iletirler.  Bu dönemde saz çalıp şiir söyleyenlere “ozan,kam,baksı” adı verilir. Desta  Bu dönem edebiyatı üçe ayrılır: n 1.destan dönemi:  Bu dönem ürünlerinin konusu genellikle kahramanlıktır.  Kahtamanlar olağanüstüdür ve mitolojik unsurlarla süslüdür.  Kahramanlar hüsrana uğramazlar,eylemler çoğunlukla zaferle sonuçlanır.  Türklerin totemi bir hayvan veya bitki idi.  Köktürklerin totemi kurt,Uygurların kuş ağacı idi.  Destanlar;milletin,din,fazilet ve milli kahramanlık maceralarının manzum hikayeleridir.  Tarihten önceki çağlarda tanrılar veya tanrılaştırılmış insanlar hakkında söylenerek zamanla inanış haline gelen efsaneye mitos denir.  Mitoslarda tanrılar ve insanlarla birlikte devlerin,cinlerin,perilerin ve diğer masal yaratıklarının da hikayeleri vardır.  Bir milletin mitoslarını inceleyen bilime mitoloji denir.(Yunan mitolojisi,Mısır mitokojisi vb.) 2.sözlü dönem edebiyatı(…/8.yy)  Sade bir Türkçe kullanılmıştır. 4

Mesne vi

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı (DESTAN DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI)  Türklerin İslamiyet ile tanışmadan önce oluşturdukları edebiyattır.  Bu dönem edebiyatı genel olarak sözlüdür.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  Türklerin yazıyı henüz  Kafiye düzeni “aaab-cccb-dddb” şeklindedir. kullanmadıkları dönemde oluşmuş bir edebiyattır.  Halk edebiyatındaki karşılığı “koşma”  Yazı olmadığı için bu dönemde  Divan edebiyatındaki karşılığı “gazel” dir. sadece şiirle ilgili ürünler  Sığır(av töreni) ve şölen(kurban töreni) vardır. adı verilen törenlerde söylenir.  Olağanüstü olayları anlatan Sagu destanlar bu dönemin en önemli ürünleridir.  Devlet büyüklerinin ölümü  Sözlü edebiyat ürünleri din üzerine duyulan acıyı dile törenlerinde doğmuş, din dışı getirmek için söylenen törenlerde gelişmiştir. şiirlerdir.  Şiir söyleyen kişilere “ozan”,  Kafiye düzeni koşuktaki gibidir. “kam” , ”baksı” , “şaman” gibi adlar verilmiştir.  Halk edebiyatındaki karşılığı “ağıt”  Şairler,şiirlerini “kopuz” adı verilen saz eşliğinde söyler.  Divan edebiyatındaki karşılığı “mersiye”dir.  Dini törenlerde söylenen şiirlere “yır” adı verilir.Şiirler Sav hece ölçüsüyle söylenmiştir.  Kafiye olarak genelde yarım  Bugünkü atasözünün yerine kafiye kullanılmıştır.Kafiye kullanılmıştır. düzeni (abab-cccb-dddb….) biçimindedir.  Bir düşünceyi,bir deneyimi,bir öğüdü,en az sözcükle kısaca  Nazım birimi dörtlüktür. Kurtarılmış Kudüs/TASSO anlatan kalıplaşmış sözlerdir.  Sözle musiki beraber  Biçim olarak cümle veya iki kullanışmıştır. dize şeklinde söylenir.  Din,aşk,savaş,yiğitlik,doğa,ölü İlahi Komedya/DANTE m gibi konular işlenmiştir. Destan  Benzetmelerde doğadan yararlanılmıştır.  Eski çağlarda savaş,göç ve afet gibi Çanakkale Şehitlerine/M.Akif  Sürek avlarına “sığır”,kurban önemli olayların etkisiyle ERSOY ve ziyafet törenlerine söylenmiş,uzun,manzum,yiğitlik “şölen”,yas,ölüm törenlerine öykülerinin derlenip düzenlendiği şiirlerdir. “yuğ” adı verişmiştir.  Manzumdurlar  Şiirlerdeki ahenk,ölçü ve uyağın  Zamanla değişikliğe dışında ses,hece tekrarları ve aliterasyonla sağlanmıştır. uğrayabilirler.  Anonim bir özellik taşırlar.  Anonimdirler.  Olay ve kişiler olağanüstüdür İslamiyet öncesi türk edebiyatının  Kahramanlar önemli bir yer SAGU sözlü ürünleri tutar.  Kahramanlar seçkin tabakadan  Koşuk seçilir.  Sagu  Tanrılar olaylara karışır.  Sav  Ulusal dille söylenir.  Destan  Destanlar,oluşumları bakımından “doğal destan” ve koşuk “yapay destan” olmak üzere ikiye ayrılır.  Yiğitlik,aşk,doğa gibi konular  Doğal Destan:Toplumu işlenmiştir. derinden 5

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı etkileyen(göç,deprem,savaş…) olayların anlatıldığı destanlardır.  Doğal destanların oluşumunda 3 safha vardır. Nazım birimi dörtlük, 7’li hece ölçüsü, • Doğuş Safhası 4+3 duraklar, • Yayılma Safhası uyak düzeni aaab, • Derleme Safhası
yarım kafiye

İlyada,Odyssai a Yunan

Dünya edebiyatındaki doğal destanlar

Ramayana,Mahabarat a Hint Chanson de Roland Fransız

Farklılıkla r Sagu Nazım Şekli Koşuk

Şehname İran Kalevala Fin Nibelungen Alman

Cid İspanyol Beowulf İngiliz
Şinto

 Yapma Destan:Bir ozan Japon Gılgamış tarafından doğal destanlara Sümerbenzetilerek yaratılır. İgor
Rus

Ölüm, kahrama nlık Türk destanları    

Tema

Baharın gelişi,sevgi ,aşk

Yapma Destanlar

Kaybolmuş Cennet/MİLTON

Genç Osman Destanı/KAYIKÇI KUL

MUSTAFA

Dörtlüklerden oluşmuştur. Dili Türkçe’dir. Kafiyelere yer verilmiştir. Gerçek ve olağanüstü olaylar karışıktır.  Olaylar belli bir coğrafya üzerinde geçer  Zaman tahmin edilebilir.  Tarihi ve milli değerler destanlarda yer alır. İslamiyet öncesi türk destanları

Üç Şehitler Destanı/F.Hüsnü DAĞLARCA

KOŞUK

Benzerlik ler

 Saka Devri Destanları  Alp Er Tunga Destanı  Bu destan Alp Er Tunga’nın İranlılarla yaptığı savaşları anlatır.  Şu Destanı  “Şu”nun Makedonya hükümdarı İskender’e karşı mücadelelerini anlatır. 6

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı ağzından ateşler saçarak  Hun Devri Destanları inanmayanları yakması  Oğuz Kağan Destanı anlatılır.  Oğuz Kağan’ın Ortaya  Kırgız Dönemi Asya’da Türk birliğini  Manas Destanı kurmasını anlatır.  Müslüman Kırgızlarla  Atilla Destanı putperest Kalmuklar  Yaptığı savaşları anlatır. arasındaki mücadeleler  Göktürk Devri Destanları anlatılır.  Bozkurt Destanı  Türk destanlarının en  Göktürklerin dişi bir hacimlisidir. kurttan nasıl  Türk-Moğol Dönemi türediklerini ve  Cengizname çoğaldıklarını anlatır.  Moğol hükümdarı Cengiz  Ergenekon Destanı Han’ın  Göktürklerin Ergenekon yaşamı,savaşlarını denilen bir yere anlatır. sığınmaları,orada 400 yıl  Selçuklu-Beylikler Dönemi oturup çoğalmaları,sonra  Seyyin Battal Gazi da demir bir dağı Destanı delerek çıkmaları ve büyük bir devlet  Bir arap savaşçıdır. kurmaları anlatılır.  Müslümanlığı yaymak  Uygur Devri Destanları için insanların yanı sıra büyücü,cadı ve devlerle  Tereyiş Destanı savaşır.  Uygurların bir kurttan  Köroğlu Destanı nasıl türedikleri ve çoğaldıklarını anlatır.  Bolu Beyi’nin yaptığı zulümleri engellemek  Göç Destanı için ortaya koyduğu  Uygurların Kırgız kahramanlıklar anlatılır. baskılarına  Danişment Gazi dayanamayarak Doğu Destanı Türkistan’a göç edişlerini anlatır.  Anadolu’nun fethi ve bu mücadelenin  Altay-Yakut  Yaratılış Destanı kahramanları anlatılır.  Türk ulusunun,evrenin nasıl
var olduğu üstüne düşünüşünü,inanışını ve

buluşlarını efsanevi bir biçimde anlatır. İslamiyet sonrasi türk destanları  Karahanlılar Dönemi  Satuk Buğra Han Destanı  Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han’ın çeşitli yerlerdeki insanları müslümanlığa çağırmasını,inanmayanla ra keramet göstermesini,savaşlarda 7

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

DESTANLAR

TÜRK DESTANLARI YABANCI DESTANLAR

DOĞAL DESTANLAR

YAPMA DESTANLAR

DOĞAL DESTANLAR

YAPMA DESTANLAR

1.Altay-Yakut Dönemi a-Yaratılış Destanı 2.Sakalar Dönemi a-Alp Er Tunga Destanı b-Şu Destanı 3.Hun Destanı a-Oğuz Kağan Destanı 4.Göktürk Dönemi a-Bozkurt Destanı b-Ergenekon Destanı 5.Uygur Dönemi a-Türeyiş Destanı b-Göç Destanı

1.Üç Şehitler Destanı 2.Çanakkale Destanı Fazıl Hüsnü Dağlarca
3.Çanakkale Şehitler Destanı

1.Yunan Destanları a-İlyada b-Odyssia 2.İran Destanı a-Şehname 3.Fin Destanı a-Kalevala 4.Hint Destanları a-Ramayana b-Mahabharata 5.Sümer Destanı a-Gılgamış 6.Latin Destanı a-Aenies 7.Japon Destanı a-Şinto 8.Rus Destanı a-İgor 9.Fransız Destanı a-Chanson de Roland 10.İspanyol Destanı a-La Cid 11.Alman Destanı a-Nibelungen

1.İtalyan Destanları a-Kurtarılmış Kudüs MİLTON b-Çılgın Orlando ARİOSTO c-İlahi Komedya DANTE 2.İngiliz Destanı a-Kaybolmuş Cennet TASSO 3.Fransız Destanı a-Henriade

M.Akif Ersoy
4.Kurtuluş Svaşı Destanı Cahit Kulebi 5.Kurtuluş Savaşı Destanı 6.Kuva-yı Milliye Destanı Nazım Hikmen Ran 7.Sakarya Meydan Savaşı Ceyhun Atuf Kansu

8

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

DOĞAL DESTAN

YAPMA DESTAN

3.yazılı dönem edebiyatı  Edebiyatımızın ilk yazılı ürünleri VIII. Yy dan kalma Göktürk Yazıtları’dır.  Türkler bu dönemde Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.  Türk edebiyatının en önemli yazılı eserleri “Orhun Yazıtları” ve “Uygur Metinleri”dir. Orhun yazıtları  MS 720-735 yıllarına ait yazıtlardır.  Bilge Tonyukuk ve Yolluğ Tiğin tarafından yazılmıştır.  Türklerin milli alfabesi olan Göktürk alfabesi ile yazılmıştır.  Yabancı dillerin etkisinden uzak,yalın bir dil kullanılmıştır.  Düşünceler kanıtlanmış,örnekler verilmiştir.  Açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimleri kullanılmıştır.  Söylev,anı,tarih özelliği taşır.  Türk edebiyatının ilk söylev örnekleridir.  Söz oyunlarından yararlanılmıştır.  Atasözü niteliği taşıyan sözler görülür.  “Göktürk Tarihi” konu edilir.  Kısa cümleler vardır.  Yinelemeler çoktur  Aliterasyonlu sözyleyiş örnekleri vardır.  Olaylar,gerçekçi bir gözle,somutlayıcı olarak sergilenir.  Yazıtların ilki MS 720 yılında Bilge Tonyukuk tarafından yazılmış ve diktirilmiştir. 9

BENZERLİK LER

TOPLUMU DERİNDEN ETKİLEYEN OLAYLAR ANLATILIR. ŞİİRSEL SÖYLEYİŞ VARDIR. MANZUMDURLAR. OLAĞANÜSTÜ KİŞİLER VE OLAYLAR VARDIR.

FARKLILIKL AR

*Anonimdir. *Doğuş,yayıl ma ve derlemeden oluşurlar.

*Söyleyeni bellidir. *Şairler tarafından yazılır. *Uzun oluşum evreleri geçirmez.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  İkinci ve üçüncü yazıtlar Yolluğ Tiğin tarafından yazılmıştır.  MS 732 yılında Kültügün adına,MS 735 yılında da Bilge Kağan adına dikilmiştir.  Orhun yazıtları ilk kez 1893 yılında Danimarkalı Thomsen tarafından okunmuştur. Uygur metinleri  Uygur alfabesi kullanılmıştır.  Türeyiş ve Göç destanları vardır.  Din ağırlıklı metinlerdir.  Budha ve Mani dininin esaslarını anlatır.  Moğolca Türkçe eski Tufan şarkıları yer almaktadır.  Uygurların tıp bilgisine ve hukukuna özgü metinler de vardır.  Uygur alfabesi 14-18 harften oluşur.  En önemli eserleri;  Altın Yaruk  Sekiz Yükmek  Irk Bitig  Bögü Han’ın Mani Rahipleri ile Konuşması  Kalyanamkara ve Papamkara Hikayesi U Türklerin kullandıkları alfabeler K
Y G U A R A P A L F A B E S i İ R İ L A L F A B E S İ

38 harf 27 üns üz 4 ünlü
3 çift ünsz 4 hece işare tli

Kır gız 14 öz 28 alfeb be harf eden koluş Te uyor Türkç ük e ve m Farsç enl adan er 1928 ilavel Ta erle raf 29 ın harf “p-çda j-g” Bilge Kagan’ın oğlu Tenri Kagan taradından 735’te n 21 ile 32 yaptırılmıştır. harf İçerik yöünüyle Kül Tigin anıtlarıyla ünsz benzerdir. Ku Olmu 3,75 metre yüksekliğindedir. lla 8 ştur. Dört cephelidir. nıl ünlü dı. Doğu yüzünde 41, kuzey ve güney yüzlerinde

15’er metin vardır. Batı yüzünde Çince bir metine yer verilmiştir. ORHUN YAZITLARI

G Ö K T Ü R K A L F A B E S i

L A T İ N
TONYUKUK ANITI 720’de Tonyukuk tarafından dikilmiştir. Tarih ve anı türünün ilk örneğidir. Başarılı bir devlet adamının gözüyle,dönemin tarihi,hatıralar ve öğütler şeklinde halk diliyle ve sade bir anlatımla ifade edilmiştir.

A L F A B E S İ

R A L F A B E

KÜL TİGİN ANITI 732’de Bikge Kağan tarafından diktirilmiştir. Bilge Kağan anıta,o günün sorunlarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştur. Doğu yüzünde 40,güney ve kuzey yüzlerinde 13’er satır metin vardır. Anıtı Yolluğ Tigin yazmıştır. 10

S İ

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  …………….. ,İslamiyet Öncesi Türk Edeiyatında,bir kimsenin ölümünden sonra yapılan ve “yuğ” adı verilen dinsel yas törenlerinde söylenen şiirlerdir. Doğru-Yanlış
BİGE KAGAN ANITI

Şehname

Orhun yazıtlarının önemi  Türk adının geçtiği ilk metinlerdir.  Türk tarihi hakkında bilgi veren yazılı bir kaynaktır.  Türk hitabet sanatının ve anı türünün ilk örneklerindendir.  Türkçenin zengin ve işlenmiş bir dil olduğunun kanıtıdır.  Hükümdarın millete hesap vermesi bakımından demokrasi göstergesidir.

 Türk destanlarıyla ilgili bilgileri genellikle Arap ve Çin kaynaklarındanm öğreniyoruz.  Sözlü Dönem Türk edebiyatında İslami unsurlara Üç Şehitler rastlamak mümkündür. Destanı  Türeyiş ve Bozkurt Kurtarılmış destanlarında Türklerin bir Kudüs kurttan türedikleri anlatılır.  Edebi türlerin gelişimini,sanatçıların hayatlarını ve eserlerini,dönemin siyasi olaylarını ve sosyal hayatını Alp Er Tunga edebiyat tarihinin incelemek Manas kapsamında yer alır. Destanı Destanı  Destanlarda mitolojik unsurları ve olağanüstü olaylar görülmez.

Eşleştirelim Kül Tigin

Anıtı
2.ÜNİTE/DESTAN DÖNEMİ TÜRK EDEB

UYGULAMALAR Uygur lar

Dolduralım  Türk edebiyatının yazılı dönemi …………ile başlar.  Göktürk yazıtları …………, …………,……….adına dikilmiştir.  İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı ……………olmak üzere iki bölümden incelenir.  Doğal destanlar ……… , ……… , ……….olmak üzere üç evreden oluşur.

Köroğlu Destanı Battal Gazi Destanı

İskitl er

Göç Destanı

Yazılı Edebiy at

11

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  İlim ve din alanında Arapça,edebiyat alanında Firde Farsça ağırlık kazandı. vsi  Hece ölçüsnün yerini aruz ölçüsü aldı Vezirin kardeşi-akıbet  Eski Türk nazım biçimleri yanında mesnevi ve gazel gibi İslamiye yeni nazım biçimleri kullanıldı. t Sonrası  Oluşturulan eserler öğüt verici Türk niteliktedir. Edebiya tı  Eserlerinde genellikle,dini ve tasavvufi konulara yer verilmiştir. İslami dönem ilk eserleri

Kırgı z

Yapm a Desta n

İslami dönem türk edebiyatının özellikleri  Türkler 10.yy ın ilk yarısından itibaren İslamiyet’i kabul etmeye başladılar.  İslam dinine giren Türklerin sosyal ve kültürel hayatlarında önemli değişiklikler olmuştur.  Bu dönemle birlikte yazılı ürünler de çoğalmaya başlamıştır.  11. Ve 13. Yy da Türk toplumu içinde Arapça ve Farsçayı bilen yeni bir aydın zümre doğmuştur.  Sanatçılar,öğrendikleri Arapça ve Farsçanın yanında bu dillerde meydana getirilmiş edebiyatın etkisinde kaldılar.

 Kutadgu Bilig  11.yy da(1069-1070) Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır.  Doğu Karahanlı hakanı Tabgaç Buğra Han’a sunulmuştur.  “Saadet veren bilgi” anlamına gelir.  Konusu,toplum hayatındaki bozuklukları Türk düzeltecek,insanı mutlu edebiyatında ilk edecek yolları bulmak;bu siyasetnameyi yazmıştır yolları hükümdara öğütler halinde göstermektir.  Ahlak,dinin önemi,devlet dairesi gibi konulara da değinen didaktik bir eserdir.  Mesnevi şeklinde yazılmıştır.  Aruzla 6645 beyit olarak yazılmıştır.  Eserde 173 tane de dörtlük vardır.  Dört smbolik kişiye yer verilmiştir.  İlk siyasetnamedir  3 nüshası vardır.Mısır,Viyana ,Fergana  Aruzla yazılan ilk Türk edebiyatı ürünüdür.
KÜNTOGDI Hükümdar-Doğruluk ve Adalet

12

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  11.yy da (1072-1074),Kaşgarlı Vezir-Mutluluk ve Baht AYTOLDI Mahmut tarafından yazılmıştır.  Araplara Türkçeyi öğretmenk Vezirin oğlu-Akıl ve ÖGDÜLMİŞ ve Türkçenin güzelliklerini Anlayış göstermek amacıyla ODGURMIŞ yazılmıştır.  Türkçenin ilk sözlüğüdür.  Koşuk,sagu,sav ve destan örneklerini içerir. KUTADGU BİLİG’İN BİLİNEN 3 NÜSHASI  Ansikopedik bir özelliği vardır.Tarih,coğrafya,folklor gibi bilimler açısından kaynaktır.  Eserin sonunda,dönemin Türk HERAT NÜSHASI dünyasını gösteren bir harita Arap harfleriyle yazılmıştır. eklenmiştir. Uygur harflerine  Türk boylarının dilleri ve illeri çevrilmiştir. Fatih s.Mehmet hakkında bilgiler vermektedir.
tarafından İstanbul’a getirilmiştir.

Orta Asya’da yaşamıştır.

FERGANA NÜSHASI En önemli nüshalardandır. Kimin tarafından tahsis edildiği bilinmemektedir.

MISIR NÜSHASI Kahire Hidiv Kütüphanesinin müdürür Alman Meritz tarafından 1896’da bulunmuştur.

XI. yüzyılda yaşayan Türk dil bilginidir

Dîvânü Lûgati't-Türk adlı eseriyle ünlüdür

Türk kültürünün Araplara tanıtılmasınd a büyük rol

oynadı.

KAŞGARLI MAHMUT
Eseri;Kilisli Rıfat tarafından üç cilt hâlinde bastırıldı

Eseri hem sözlü dönemin,he m de yazılı dönemin özelliğini taşır.

İyi bir eğitim görmüş
Eserini öğretici semvolik tarzda yazmıştır. Aruz ölçüsünü kullanan ilk Türk sanatçısıdır.

Kaşgar’d a doğdu.

Atebetü’l hakayık  12.yy Edip Ahmet Yükneki tarafından yazılmıştır.  Bir ahlak ve öğüt kitabıdır.  “Hakikatler eşiği” anlamına gelir.  Aruz vezniyle yazılmıştır.  Giriş bölümü gazel biçiminde (aa-ba-ca-…),asıl konuyla ilgili bölümler ve sonuç bölümü ise dörtlük şeklinde (aaba) yazılmıştır.  Didaktik bir özellik taşır.  Cömertlik,ilim,doğruluk gibi konular işlenmiştir. 13

YUSUF HAS HACİP

Türk edebiyatında ilk mesneviyi yazmıştır.

İslami dönemin ilk edebi ürününü kaleme almıştır.

Yazdığı mesnevi sembolik nitelik taşımaktadır.

Divanü lügati’t türk

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır. • Kıyamet gününün yaklaştığı hatırlatılarak  Arapça ve Farsça sözcük sayısı dünya hayatından Kutadgu Bilig’e göre daha şikayet fazladır. Gibi konular işlenmiştir.  Bilimin her şeyden üstün  Yesevilik tarikatının olduğunu savunmuştur. görüşlerini,ilkelerini yaymaktır.  Anlatılanlar ayet ve hadislere  Koşma tarzıyla,7 ve 12’li hece dayanır. ölçüsüyle yazılmıştır.  46 beyit ve 101 dörtlükten oluşmaktadır.
Eserini didaktik tarzda yazmıştır. DiniTasavvufi halk şiiri geleneği onunla başlamıştır.

Manzum bir ahlak kitabı olan eserini didaktik tarzda yazmıştır.

Eserinde hem aruz hem hece;hem dörtlük hem de beyit kullanmıştır.

“Hikmet” tarzı şiir geleneğini başlatmıştır.

EDİP AHMET YÜKNEKİ

AHMET YESEVİ (12.yy)

Eserini Karahanlı Türkçesiyle yazmıştır.

Atabetü’l Hakayık’ı “Fakr-name” yazmıştır. adlı tasavufi
başka eseri de vardır.

İslamiyet öncesi ile İslami dönem şiirin içeriğini kaynaştırmış tır.

İlk tasavvuf olarak “yesevi” tarikatını kurmuştur.

Divan-ı hikmet  12.yy da Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır.  Şiirler sade halk diliyle yazılmıştır.  Dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmıştır.  Yazılış amacı,halka İslam esaslarını hikmetli bir şekilde öğretmektir.  Eserde; • Allah’a ulaşmanın yolları, • Peygamber sevgisi, • Dervişlik üzerine öğütler,

Kaşgarlı mahmut ile atatürk’ün türk dili ile ilgili ortak görüşleri  Türk milleti demek,Türk dili demektir.  Türk milletinin her şeyi dilinde yaşamaktadır.  Türk dilini yabancı dillerin etkisinden kurtarmak gerekir.  Türk dili,her kavramı karşılayabilecek zengin ve köklü bir dildir.  Türkçe’nin pek çok ülkede ve bölgede milyonlarca kişi tarafından konuşulması onun 14

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı dünyanın büyük dillerinden biri • Ebül-hayr Rumi tarafından Türk olduğunu göstermektedir. sözlü geleneğinden toplanarak İslamiyet’in kabulünden kitaplaştırılmıştır. sonra oluşturulan ilk eserler Olay çevresinde oluşan metinler-1 • bazı …………….ve Nasrettin Yazıya geçirilmiş ilk de Hoca hikayesini içermektedir. ……………….kelimeler Battalname  İslam kültür dairesinin ortak ürünüdür.  Seyyid Battal Gazi’nin menkıbeleşmiş hayatı üzerine kurulmuş anonim ve destani bir halk hikayesidir. Dede korkut hikayeleri  Destandan halk öykücülüğüne geçiş döneminin ürünü olan hikalerdir.  15.yy da yazıya geçirilmiştir.  Olağanüstü olaylarla gerçek olaylar iç içedir.  Dede Korkut,öykülerin içinde adı geçen yaşlı,bilge,meçhul halk ozanıdır.  Eserin yazarı belli değildir.  12 öyküden oluşmaktadır.  Aşk,yiğitlik gösterisi,kahramanlık,boylar arasındaki savaşları konu edinir.  Eserde şiir ve düzyazı iç içedir.

uygulamalar

danişmendname
 Danişmend Gazi ve Melik Gazi’nin gösterdikleri kahramanlıkları anlatır.  12.yy’da anonim olarak ortaya çıkmıştır.  13.yy’da yazıya geçirilmiştir.

saltukname
• • 13.yy’da yaşayan Sarı Saltuk’un efsanevi hayatını anlatır. Rumelinin Türkleşmesinde büyük katkısı olan Sarı Saltuk’un menkıbeleri anlatılır.

kullanılmaya başlanmıştır. gazavetname 12.yy başlarında Edip Ahmet Yükneki tarafından  Savaşları konu edinen yazılmış olan eserlerdir. ……………………. “hakikatler  Bir kalenin veya şehrin eşiği” veya “hakikatler eserler alınmasını konu edinen basamağı” anlamına gelir. “fetihname”, …………………..dininin kabul  Düşmanın yenilgisiyle biten edilmesiyle Türkler yerleşik savaşları konu edinen eserlere “zafername”adı verilir. hayata geçmeye başlamış ve kültür merkezleri,şehirler menakıbname kurmuşlardır. Geçiş dönemi eserlerinde  Din nazım birimi olarak hem büyüklerinin,mürşitlerin,tarikat Türklerin milli birimi olan büyüklerinin hayatlarını,gösterdikleri ……………hem de İslami kerametleri konu edinen eserlerdir gelenekten alınan ……………….kullanılmıştır. Kutadgu Bilig 11.yy’da sonra İslamiyetin kabulünden ……………….tarafından türklerin kullandığı lehçeler dolduralım …………….Türkçesiyle yazılmıştır. 14.yy’a ait manzum ve mensur eserler genellikle …………..geleneği etrafında oluşturulmuştur. Nasrettin Hoca fıkralarında …………bir dil vardır. XIII.yy’da Anadolu’da yayılmaya başlayan ve günümüze kadar süre gelen Bektaşiliğin kurucusu ……….... Dede Korkut Hikayeleri’nde olayların anlatıldığı kısımlar ………….duygulu söyleyişler ise ……………biçiminde ifade edilmiştir.

15

ise ………….biçiminde ifade edilmiştir.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Divan-ı Hikmet Atabet’ül HakayıkEserlerin anlamları Türk

Battalname,yazıya geçirildiği dönemin dini,siyasi ve sosyal özelliklerini yansıtır. Danişmendname ve Battalname sözlü gelenek içinde oluşmuş,daha sonra yazıya geçirilmiştir. 11 ve 15..yy lar arasında oluşturulduğu düşünülen Battalname,Danişmendname ve Dede KorkutDoğru-yanlış Hikayeleri Oğuz Türkçesiyle yazıya geçirilmiştir. 10 ile 12.yy arasında Türk edebiyatı bir geçiş dönemi yaşamıştır. Türkle,İslam dinini kabul etmeden önce göçebe olarak yaşıyorlardı ve doğayla iç ieçydiler.

13-14.yy Divan-ı Lügat’it
Kutadgu Bilig

Dönemin biçim özellikleri

Nazım şekilleri Arap ve Fars edebiyatlarının nazım şekilleri(gazel,kaside,mesnevi …)kullanılmaya başlanmıştır.

Nazım birimi

Dörtlük biriminin yanında Arap ve Fars edebiyatı nazım birimi beyit kullanılmıştır

ölçüsü Hece ölçüsü ve aruz

eşleştirelim
Kutadgu Bilig Edip Ahmet Yükneki Ahmet Yesevi

uyak Tam ve zengin uyak Edebi türler

Divan-ı Hikmet Divan-ı Lügat’it Türk Atabet’ül Hakayık

Şiir,nesir Didaktik içerikli mesneviler. dil

Yusuf Has Hacib Kaşgarlı Mahmut

Hakaniye Lehçesi Arapça-Farsça sözcükler kullanıldı 16

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

üslup Kalıplaşmış benzetmelere yer verildi.

Dönemim içerik özellikleri
Beyitlerle Kurulanlar

Didaktik metinlerdir. Eserlerde İslamiyet öncesi M T M T Ü E İslami kültür bir arada yer G K M R T Ş U E A E K S R A R U U A R almıştır. K S S I T Z C İ Toplumsal sorunlar,ahlak ve E İ N T E B Y R A İ B Â U K B D E A Z İ L İ dindir. İ Ğ I B B E V B A E A E İ İslam felsefesi hakimdir. Giriş, T N N T Konunun işlendiği bölüm, T Toplumu yönlendirme ve Bitiş İslamiyet’i öğretmeyi Giriş bölümü; amaçlayan eserler Dibace:Ön söz Olay çevresinde oluşan metinler-2 Tevhid:Allah’ın birliğinin anlatıldığı verilmiştir. Dil ArapçaiFarsça sözcüklerle bölüm, Münacaat:Allah’a yapılan yalvarış yüklüdür. mesnevi ve yakarışların dile getirildiği bölüm, Konu bütünlüğü yoktur.Her Naat:Hz.Muhammed’in övüldüğü beyit anlamca kendi bölüm, Arapça’da “ikişer,ikişerlik”anlamına arasında bir bütündür. gelir. Miraciye:Hz.Muhammed’in Recep Kendi aralarında uyaklı beyitlerden ayının 27.gecesi göğe yükselerek Düşünceden çok söyleyiş oluşur. ile görüşmesinin anlatıldığı Allah güzelliğine önem verilmiştir. Aruz ölçüsüyle yazılır. bölüm, Divan şiirinin en uzun nazım biçimidir. Toplumsal konulara yer Mehd-i Çehar-Yar-ı Güzin:Dört Divan edebiyatında halifenin övüldüğü bölüm, verilmemiştir. “roman”,”hikaye”türlerinin işlevini Eserin sunulacağı kişiye övgü, görür. Şiirde tasavvuf,Sebk-i HerEserinkendi arasında kafiyelidir.(aabeyit yazılış sebebi. Hindi,Türki-i Basit ve Mesneviler işledikleri konulara bb-cc-dd-ee-….) Bir göre; 5 mesnevisinden oluşan şairin Mahallileşme akımları eserler bütününe “Hamse” adı verilir. görülür. Hamse sahibi şairler; Nesir yerine “inşa”sözü Ali Şir Nevai, Taşlıcalı Yahya, kullanıldı Nev’i Zâde Atayı Nesir türündeki yazılara Mesnevilerde asıl konuya doğrudan “münşeat”,nesir yazarlarına girilmez. Üç ana bölüm vardır: “münşi”adı verildi.

4’lüklerle Kurulanlar

Bentlerle Kurulanlar

Divan edebiyatı nazım biçimleri

17

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Ahmed-i Dahi-Çengname Süleyman Çelebi-Vesiletü’n-Necat(Mevlid) Şeyhi-Hüsrev ü Şirin,Harname Cem Sultan-Cemşid u Hurşid Hamdullah Hamdi(Hamse)-Leyla ile Mecnun,Yusuf u Züleyha,Mevlid,Tuhfetü’lUşşak,Kıyafetname Mesihi-Edrine Şehrengizi(İlk şehrengiz) Cafer Çelebi-Hevesname Revani-İşretname Lami-Ferhad u Şirin,Namık u Azra,Şem ü Pervane Kemalpaşazade-Yusuf u Züleyha Mizahi Zâti-Şem u Pervane,Ahmed u Mahmud,Edirne Şehrengizi Fuzûli-Leyla vü Mecnun,Beng ü Bade,Sohbetü’l-Esrar mesneviler Kara Fazli-Gül ü Bülbül,Hüma ve Hümayün Taşlıcalı Yahya(Hamse)-Gencine-i Raz,Kitabu’l-Usül,Gülşen-i Envar,Yusuf u Savaş u Geda Züleyha,Şahve kahramanlık

mesnevileri,

Dini ve tasavvufi mesneviler Aşk konulu mesneviler Bir şehri anlatan mesneviler

Ganizade Nadiri(Hamse)Nahifî-Mesnevi Tercümesi Miraciye,Şehname,Mahzen-i Bahr Şeyh Galip-Hüsn ü Aşk Nevizade Atayi(Hamse)-Nefhatü’lVehbî-Lutfiye Ezhar,Sohbetü’l-Ebkar,Sakiname,Hilyetü’l Efkar Edirneli Güfti-Teşrifatü’ş-Şuara Nabî-Hayriyye,Hayrabad,Surname Enderunlu FazılSabit-Zafername,Edhem ü Hubabname,Zenname,Defter-i Aşk Hüma,Berbername,Derename Keçecizade İzzet Molla-Mihnet-i Neşati-Edirne Şehrengizi Keşan,Gülşen-i Aşk Tabî-İstanbul Şehrengizi Mukaddimesi Ziya Paşa-Harabat Güftî-Hasb-ı Hâl Namık Kemal-Tahrib-i Harabat’ın bir kısmı Beyanî-Şah u Derviş ıl Abdülhamit Tarhan-Manzum tiyatroları zy 13.yüzyıl ü

Yüzyıllara göre başlıca Ahlaki ve öğretici mesneviler mesneviler
11.yüzyıl Kutadgu Bilig-Yusuf Has Hacip(İlk Mesnevi)

y 7. 1

Mevlana-Mesnevi

Şeyyad Hamza-Yusuf u Zeleyha,Destan-ı Sultan Mehmed Yunus Emre-Risaletü’n Nushiye Gülşehri-Mantıku’t-Tayr Aşık Paşa-Garipname 15.yüzyıl Hoca Mesud-Seheyl ü Nevbahar Erzurumlu Mustafa Darir-Kıssa-i Yusuf Şeyhoğlu Mustafa-Hurşidname Ahmedi-İskendername,Cemşid u Hurşid,Tervihü’l-Ervah,Esrarname,Mirkatü’lEdeb Eflaki-Menakıbü’l-Arifin

14 .yü zy ıl

18

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Hattım hisabın bil dedin gavgalara saldın beni Zülfüm hayalin kıl dedin sevdalara saldın beni Geh ebr veş giryan edip geh bad veş püyan edip Mecnun-ı sergerdan edip sahralara saldın beni

16 .yü

zyı l

Aşk,sevgili,güzellik,içki,doğa konusunda yazılan şiirlerdir. 18.yüzyıl

Vaslım dilersin çün dedin lutf edeyin olsun dedin Yarın dedin birgün dedin ferdalara Aşk saldın beni derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib Yusuf gibi izzette sen Yakub veş mihnette ben Fuzuli Beni candan usandırdı cefâdan yâr Yâ Rab Dil sakin-i beytül hazen tenhalara usanmaz mı belâ-yı aşk ile kıl aşinâ meni Bir saldın beni yandı âhımdan murâdım Felekler dem belâ-yı aşktan etme cüdâ meni şem'i yanmaz mı Fuzuli Baki sıfat verdin elem ettin gözüm yaşını yem Kamu bîmârına cânân deva-yı derd Kıldın garik-i bahr-ı gam deryalara eder ihsan saldın beni Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı Beni candan usandırdı / cefâdan yâr Baki Şeb-i hicran yanar cânım döker kan usanmazgiryânım çeşm-i mı Felekler halkı efgânım kara bahtım şem'i Uyarır yandı âhımdan / murâdım yanmaz mı mı uyanmaz Kamu bîmârına cânân /gözümden Gûl-i ruhsârına karşu deva-yı derd eder ihsan su kanlu akar Niçün kılmaz bana derman / beni bîmar Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular sanmaz mı mı bulanmaz Şeb-i hicran yanar cânım /ben dedîler Gâmım pinhan tutardım döker kan çeşm-i kıl rûşen yâre giryânım Uyadır halkıbî-vefâ bilmem inanır mı Desem ol efgânım / gara bahtım uyanmaz mı inanmaz mı Gûl-i ruhsârına karşumâil sen ettin Değildim ben sana / gözümden kanlu akar su zâil aklımı Habîbim fasl-ı güldür buseni görgeç Beni tan eyleyen gafîl / akar sular bulanmaz mı utanmaz mı Gâmım pinhan dutardım / ben dedîler Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka yâre kıl rûşen rüsvâdır Desem ol bî-vefâ bilmen / inanır mı Sorun kim bu ne sevdâdır bu inanmaz mı sevdâdan usanmaz mı  Değildim ben sana mâil / sen ettin aklımı 19 Fuzuli zâil Bana ta'n eyleyen gâfil / seni görgeç utanmaz mı
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.

Felsefi bir düşünce,bir hayat görüşü,kaderden yakınma gibi konular da işlenir. Nazım birimi beyittir. 19.yüzyıl Aruzun her kalıbıyla yazılır. Kafiye düzeni, aa-ba-ca-da-….. Beyit sayısı 5-15 arasındadır. Gazelin konu bakımından halk gazel edebiyatındaki karşılığı “koşma”dır. Gazelde adlandırma şöyeledir: Gazelin ilk beytine MATLA, Gazelin son beytine MAKTA, En güzel beytine BEYT-ÜL GAZEL, Anlam birliği ve konu bütünlüğü taşıyan gazellere YEK AHENK, Her beyti beyt-ül gazel niteliğinde olan gazellere YEK AVAZ, Son beyitte mahlasını kullandığı beyite TAÇ BEYİT. Bir beyitin dizesinin ortasındaki bir kelime ile sondaki kelime arasında kafiyelenmesine Musammat Gazel denir.

Divan edebiyatının en sevilen nazım şeklidir. En güzel mısrasına mısra-i berceste denir. Fuzuli,Baki,Naili,Nedim gazelleriyle ünlüdür. Değildim ben sana mail Sen ettin aklımı zâil.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı a

a

 Din ve devlet büyüklerini övmek için yazılır.  Beyit sayısı 33-99 arasındadır.  Bir kasidenin ilk beytine matla,son beytine makta,en güzel beytine beytü’l kasid,şairin mahlasının geçtiği beyte taç beyit denir.  Kafiye örgüsü,aa-ba-ca-da-ea-….  Kasidenin üstadı Nef’i ‘dir.  Arzuzun her kaılıbıyla yazılır.Fakan en çok da uzun kalıplarıyla yazılır.  Kasideler belli bir amaç için söylenir.  Kasideler şu bölümlerden oluşur:

kaside

Nesip(Teşbib) Kasidenin giriş böülümüdür.Yapılan tasvire göre adlandırılır. Bahariyye Nesiplerin baharı anlatan kasideleridir. Şitaiyye Nesiplerin kışı anlatan kasideleridir. İydiyye Nesiplerin bayram ve düğüngibi konuları anlatan kasideleridir. Girizgah Konuya giriş bölümüdür.Tek beyitten oluşur. Medhiye Adına kaside yazılan kişi övülür. Tegazzül Kasidenin içinde bulunan gazeldir.Her kasidede bulunmaz.

 Felsefi ve toplumsal düşünceler anlatılır. Konularına göre x  Genellikle yergi konuları işlenir. kasideler  Kafiye düzeni ab-cb-db-eb-…. a  Mısra sayısı 4’ten fazla olana “kıt’a-i kebire”denir. x  Beyitler arasında anlam birliği Tevhid vardır. Allah’ın birliğini anlatan  Şair genellikle mahlasını a kasidelerdir. kullanmaz.  Kıt’ası meşhur olan şairler;  Necati Bey, Münacat  Fuzuli, Allah’a  Baki, yalvarmak için x  Ruhi, yazılan kasidelerdir.  Nedim, a  Galip Dede, (…)  İzzet Molla.
x Na’t

Fahriye Culûsiye Dua Şairin x Övülen kişiye Padişahın tahta çıkışını kendisini dua edilen  Beyit sayısı 2-12 arasındadır. a övdüğükutlamak için yazılan (…) yoktur.  Matla beytibölümdür. bölümdür. kasidelerdir.

Hz.Muhammed’i övmek a için yazılan kasidelerdir.
x a Medhiye

Padişah ve vezirleri övmek için yazılan kasidelerdir.
x Hicviye

Bir a kimseyi yermek için yazılan kasidelerdir.  Gazelin özel biçimidir.  Uzun dizeler kısa dizelerin (Nef’î ‘nin “Siham-ı Kaza” sı)
x

x N (Baki’nin “Kanuni Mersiyesi”) E (Sözlü dönemde sagu,halk S a edebiyatında ağıt.) 20 İ P x

eklenmesiyle oluşur a  Eklenen dizeye “ziyade” denir. Mersiye  Ziyadelerbölümleri Kasidenin için yazılan anlam Ölen kişiler asıl asıl düzeyi bakımından tamamlamalıdır. şema kasidelerdir.  Uyak düzeni gazel gibidir.

x

Yılmaz DAĞ a
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı x a

h

G İ R İ Z G A

M E T H İ Y E

Kalem olsun ol kâtib-i bed tahririn Ki fesâd-ı rakamı sûrumuzu şûr eyler Gâh bir harf sükûtuyle eder nadiri nâr müstezat Gâh bir nokta kusuruyla gözü kör eyler Fuzûli

D U A

T E G A Z Z Ü L

F A H R İ Y E

Kıt’a

Ey şûh-i kerem-pîşe dil-i zâr senindir Yok minnetin aslâ Ey kan-ı Güher anda ne kim var  Doğu Lehçesi(Hakaniye senindir Türkçesi) Pinhân ü hüveyda  Karahanlılar,İslamiyeti kabul eden ilk Türk Sen kim gelesin meclise bir yer mi devletidir. bulunmaz  10.-12.yyvar Baş üzre yerin larda Karahanlılar döneminde Gül goncesisin gûşe-i destar senindir konuşulan Gel ey gül-i ra’nâTürkçe’dir. Nedim
 14.yy dan itibaren Çağatayca adını alan bu lehçe aslında Uygurca’nın devamıdır.  Bugünkü Özbekçe ise Çağatayca’nın devamıdır.

21

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  Karahanlılar döneminde  Halk edebiyatı yazılan en ünlü eserler; ürünleri;içerik,biçim ve “Kutadgu Bilig”.”Divanü oluşturulma şekillerine göre üç Lügati’t Türk”,ve bölüme ayrılır: “Atabetü’l Hakayık”tır.  Anonim Halk Edebiyatı  Batı Lehçesi(Oğuzca)  Aşık Edebiyatı  Göktürkçenin devamıdır.  Tekke ve Tasavvuf  Selçuklu İmparatorluğu Edebiyatı döneminde batıya doğru yayılmıştır. Anonim halk edebiyatı  14.yy dan itibaren Azeri Türkçesi ve Anadolu  Söyleyeni bilinmeyen,halkın Türkçesi olarak ikiye ortak malı sayılan ürünlerdir. ayrılmıştır.  Sözlü edebiyat geleneği  Anadolu Türkçedinin üzerine temellendirilmiştir. yerini bugünkü Türkiye  Halkın dili kullanılmıştır. Türkçesi almıştır.  Dörtlükler hece vezniyle yazılmıştır.  Ölüm,aşk,hasret,yiğitlik gibi Halk edebiyatı konular işlenmiştir.  Halk arasında gelişen ve İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatı geleneklerinin uzantısı niteliği taşıyan sözlü edebiyattır.  Dil,halkın konuştuğu günlük konuşma dilidir.  Deyimlere ve halk söyleyişlerine yer verilmiştir.  Şiirle müzik iç içedir.  Şiir,saz şairi(ozan) veya aşık denen kişilşerce,bağlama adı verilen bir sazla söylenmiştir.  Genellikle dörtlük nazım birimi kullanılmıştır.  Çoğunlukla hece ölçüsü kullanılmıştır.Az da olsa aruz ölçüsü de kullanılmıştır.  Yarım kafiye kullanılmıştır ve rediften yararlanılmıştır.  Şiirlerde az da olsa söz sanatlarına –teşbih,meca- yer verilmiştir.  Doğaya ve gerçek yaşama dayalı somut bir şiir anlayışı benimsenmiştir.  Aşk,tabiat,ayrılık,hasret,ölüm,yi ğitlik,toplum,din,zamandan şikayet gibi konular işlenmiştir.  Daha çok,şiir alanında gelişmiştir.Düzyazı örnekleri geri planda kalmıştır. Anonim halk edebiyatı şiir biçimleri

MANİ
Anonim Halk edebiyatının en küçük şiir biçimidir.  Tek dörtlükten oluşur.  7’li hece ölçüsüyle söylenir. DÜZ Uyak düzeni “aaxa” dır.  MANİ Gülüm kurutmam istenen son iki dizededir.İlk  Anlatılmak seni dizeler doldurma niteliği taşırlar. Suda  Aşk,sevgi,doğa güzellikleri,ayrılık,özlem çürütmem seni gibi konular işlenmiştir. Senelerce  Konu sınırlaması yoktur. görmesem  Maniler biçim bakımından değişik Yine unutmam biçimlere ayrılır: seni 
KESİK MANİ Kuleden Ses geliyor kuleden O kaş o göz değil mi Beni sana kul eden

AYAKLI MANİ Ah gamda gül gamda gül Gamda bülbül gamda gül Şadanlar her gün güler Yiğit isen gamda gül

ARTIK MANİ Dağdan kestim kereste Kuş besledim kafeste Yarin hasta dediler Yetiştim son nefeste Son bir seslendi bana Hayat buldum o seste

22

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

TÜRKÜ
      Kendine özgü bir ezgiyle söylenir. Söyleyeni bilinmez. Düzenleyici,derleyici ve yörelerin adıyla anılır. İki böülmden oluşur. Asıl sözlerin bulunduğu bölüme “bent" adı verilir. İkinci bölüm ise her bendin sonunda tekrarlanan nakarattır.Buna “kavuştak”veya “bağlama” denir. 7,8 veya 11’li hece vezniyle söylenir. Aşk,tabiat,ayrılık,gurbet,hasret,sevgi ve güzellik gibi konular işlenir. Konusu ve şekli devirden devire ve yöreden yöreye değişir. Bazıları yörelerine göre adlandırılır:kırık,kayabaşı,bozlak,hoyrat ….
ORDU’NUN DERELERİ Ordunun dereleri Aksa yukarı aksa Vermem seni ellere Ordu üstüme kalksa sürmelim amman Oy Mehmed’im Mehmed’im Sana küstüm demedim Beni sana geçmişler Vallahi ben demedim sürmelim amman Ordu’nun dereleri Kara yosun bağlıyor Kalk gidelim sevdiğim Anan evde ağlıyor sürmelim amman Oy Mehmed’im Mehmed’im Sana küstüm demedim Beni sana geçmişler Vallahi ben demedim sürmelim amman

AĞIT

  

Ölüm veya yas törenlerinde söylenen lirik şiirlerdir. Telgrafın direkleri sayılmaz Ölçü ve uyak düzeni teneşire koyulmaz Böyle civan türküye benzer. İslamiyet Benim yavrumkarşılığı:sagu öncesindeki baygın düşmüş ayılmaz Divan edebiyatındaki karşılığı:mersiyedir.
Ne deyip de ağlayayım bugün ben Mezarımı yol üstüne kazsınlar Üzerine al yeşil koysunlar Gelen geçen nâ-muratmış desinler Ne deyip de ağlayayım bugün ben Telgrafın direkleri dert olur Sen ağlama yüreğime dert olur Böyle yerler baykuşlara yar olur Ne deyip de ağlayayım bugün ben

Düzyazı örnekleri ATASÖZÜ Uzun deneyim ve gözlem ürünü olan,topluma bir öğüt vererek doğru yolu göstermeye çalışan kısa,özlü sözlerdir. Geniş zaman ve emir kipi kullanılır. Hem gerçek hem mecaz anlamlıdır.
     Kendi düşen ağlamaz. Emanet ata binen tez iner. Söz büyüğün su küçüğün. Ayağını yorganına göre uzat Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

NİNNİ Annalerin,bebeklerinin uyutmasını sağlamak veya ağlamasını durdurmak için,sade bir dille ezgili olarak söyledikleri şiirlerdir. 7’li,82li ve 9’lu hece ölçsüyle söylenir.
Dandini dandini danalı bebek Elleri kolları kınalı bebek Benim de yavrum cicili bebek Uyusun da büyüsün ninni

DEYİM Bir durumu anlatmak için,en az iki kelimeden oluşur. Mecaz anlamlı söz gruplarıdır.

23

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

TEKERLEME Sözcüklerin ses benzerliğinden  Can evinden vurmak.  oluşturulan yarı yararlanılarak Gemi azıya almak.  Saçını süpürge etmek. anlamlı,yarı anlamsız sözlerdir.  de altından sopa Şiir biçiminde Aba oluşturulan göstermek. tekerlemeler de vardır. Ölçü,uyak,seci ve aliterasyondan yararlanılmıştır.

MEDDAH Tek adamlı tiyatrodur. Tiyatronun bütün karakterlerini kendi kişiliğinde birleştiren bir aktördür. Bir hikayeyi başından sonuna kadar,yüksekçe bir yerde,karakterleri şivelerine göre konuşturarak anlatır. Perdesi,sahnesi,dekoru ve kostümü yoktur. Her şey,meddah denen kişinin zekasına,bilgisine,söz söylemedeki hünerine bağlırıdır. ORTAOYUNU
Bir meydanda;metinsiz,suflörsüz,ezbersiz oynanan bir oyundur.

Çık BİLMECE şu dala bak,dedi Karga seni tutarım Bir varlığın veya kavramın,bazı Kanadını yolarım niteliklerini söyleyerek (ip ucu  Bir berber bir berbere bre vererek)ne olduğunun bilinmesini berber gel beraber bir berber istemektir. dükkanı açalım demiş. Şiir biçiminde de söylenir. Uyak,seci,ölçü ve aliterasyondan yararlanılmıştır.

Karga karga gak,dedi

Gökten yağar kar değil, Ses çıkarır taş değil, Yuvarlaktır top değil, Bilin bakalım bu nedir? (D . . .)  FIKRA Ben giderim,o gider, Kâh benden önce gider, Bir düşünceyi insanlara,mizah öğeleriniKâh arkamdan emekler. kullanıp onların (G . . . .) gülümsemelerini sağlayarak  Hanım içerde,saçı dışarıda. aktarmak amacıyla oluşturulmuş (M . . . .) 

kısa anlatımlardır. Yol göstericilik söz konusudur. Nasrettin Hoca,Karadeniz,Bektaşi fıkraları HALK HİKAYELERİ Aşıkların köy odalarında,düğün meclislerinde,kasaba ve kahvehanelerde saz eşliğinde anlattıkları hikayelerdir. Sevgi ve kahramanlık konuları işlenir. Olağanüstü olaylar azdır. Oluşturuldukları çağdaki sosyal yapıyı yansıtır. Olaylar düzyazı biçiminde anlatılır.

Anlatılan olaylar ustadan çırağa,kuşaktan kuşağageçerek değişikliğe uğrar. Giriş (Pişekar’ın sahneye gelişi.),muhavere(Pişekar’la Kavuklu’nun karşılıklı konuşması),fasıl(aslı konu) ve bitiş(perdeden çekilme9 gibi dört bölümden oluşur. Başoyuncu,oyunu açan,yürüten,kapatan;okumuş, orta sınıf şehirliyi temsil eden Pişekar’dır. Pişekar’la birlikte oyunu yürüten;ikinci oyuncu,kavuk ve kaftan giyen Kavuklu’dur. Pişekar,Hacivat’ın;Kavuklu,Kara göz’ün yerini tutar. Zenne(kadın tipini canlandıran erkek oyuncu), Rumeli(pehlivan/arabacı), Balama(Rum-Frenk taklitçisi), Çelebi(zengin mirasyedi), Külhanbeyi(tulumbacı) Denyo(küstah mahalle çocuğu) Acem(tüccar), 24 Arap(kına tüccarı), Yahudi(eskici/kuyumcu)

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı  Aşıklar;köylerden,kasabalardan , şehirlerden ve asker ocaklarından yetişmiştir.  Hecenin yanı sıra aruz ölçüsünü de kullanmışlardır.  Nazım birimi olarak dörtlük ve beyit kullanmışlardır.  Aşk,tabiat,gurbet,ayrılık,ölüm,ö zlem,kıskançlık,yiğitlik,toplumu n sorunları gibi konular işlenmiştir. KARAGÖZ  Aşık tarzı halk şiiri geleneğinde saz çalıp söyleyenlere “aşık,saz Gölge oyunu olarak bilinir. şairi,meydan şairi,çöğür şairi” Başkarakterlerinden Karagöz,cahil gibi isimler verilir. halk tipini,  Bu edebiyatın başlıca Hacivat ise yarı aydın tipi temsil temsilcileri; eder. • Kul Karagöz,Hacivat’ın kullandığı Mehmet,Köroğlu,Kayıkçı yabancı sözcükleri anlamaz görünüp Kul onlara yanlış anlamlar yüklerken bir Mustafa,Gevheri,Karacaoğl taraftan da Hacivat ile alay eder. an,Aşık Hacivat,kişisel çıkarlarını her zaman Ömer,Katibi,Dertli,Dadaloğl ön planda tutar. u,Erzurumlu Oyun doğaçlama esasına dayanır. Emrah,Seyrani,Bayburtlu Giriş(Hacivat’ın sahneye Zihni,Aşık Veysel,Murat Çobanoğlu,Aşık Reyhani gelişi),muhavere(Karagöz ile Hacivat’ın karşılıklı konuşması),fasıl(asıl konu), ve  Aşıklar,eğitimleri,konumları ve bitiş(perdeden çekilme) gibi dört yaşadıkları yerler itibariyle; bölümden oluşur. • Köy şairleri,konar geçer  Aşık tarzı şairler,kalem halk şiirinin en çok kullanılan Zenne(kadın tipini canlandıran nazım biçimidir. erkek oyuncu), şairleri,halk şairleri,asker  Nazım birimi dörtlüktür. Çelebi(genç mirasyedi), şairler şeklinde  Genellikle 3-5 dörtlükten oluşur. Tuzsuz Deli Bekir(sarhoş), adlandırılmıştır.  Hece ölçüsünün 11’li kalıbıyla (6+5,4+4+3 Beberuhi(cüce ve aptal),  duraklı) söylenir. kafiye Şiirlerde yarım Arnavut(bahçıvan),  Uyak düzeni; kullanılmıştır. Efe(zorba), • abab-cccb-dddb-eeeb  Aşık Ömer,Gevheri divan şiiri Kayserili(pastırmacı) • abcb-dddb-eeeb-fffb geleneğinden etkilenerek • aaab-cccb-dddb-eeeb Acem(tüccar) aruzla şiirler yazmışlardır.  biçimsel farklılıklara göre adlandırılır;  Açık,sade ve anlaşılır halk dili • Koşma-Şarkı kullanılmıştır. Koşma • Musammat  Nazım şekilleri; • Ayaklı Koşma Âşık edebiyatı  Koşma,temalarına göre; • Koşma,  Güzelleme: • Semai, • Aşk,doğa,güzellik gibi konular  Aşık adı verilen halk şairleri • işlenir. Varsağı, tarafından oluşturulmuştur. • Divan edebiyatında en çok gazel, Destan •  Aşıklar genellikle okuryazar • İslamiyet önceki Türk şiirinde de değildir,şiirlerini sazla çalıp KOŞMA koşuk’a benzer. söylerler.  Koçaklama  Şairlerin adı genellikle son • Epik bir anlatımla dörtlükte bulunur. yiğitlik,kahramanlık,savaş gibi konular işlenir.  Ürünlerini, “Cönk” adı verilen  Taşlama elyazması defterlerde toplarlar.
• • Satrik bir şiirdir. Kişi veya toplumun bozuk yönleri 25 dile getirilir. Divan edebiyatında “hicviye” adını alır.


 Ağıt •

Sevilen bir kişinin ölümünden dolayı

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Hece ölçüsünü kullanmıştır. Sade bir dili vardır.

Aşk,özlem,ayrılık,gur bet gibi konuları işlemiştir.

 Kendine özgü ezgisi vardır.  8’li hece vezniyle söylenir.  Şekil özellikleri bakımından koşmaya benzer.  Son dörtlükte şairin mahlası GEVHERİ geçer. (17.yy)  Aşk,doğa,ayrılıktan yakınma,üzüntü,acıma,sevgiliye kavuşma isteği gibi konular işlenir.  3-6 dörtlük arasında değişir.  Aruz ölçüsüyle yazılan semailer de vardır. Divan edebiyatından
Medrese eğitimi gördüğü için “kalem şairi” olarak anılmıştır.
etkilenmiştir. Aruzla da şiirler yazmıştır. Divan edebiyatı nazım şekillerini kullanmıştır.

KOŞM Mecnun’a dönmüşüm bilmem A gezdiğim Dağlar mıdır sahra mıdır çöl müdür Dostumun bağına girip dizdiğim Lâle midir sümbül müdür gül müdür Aşk değil mi beni derde düşüren Ferhat gibi yüce dağlar aşıran Yâri böyle benden ayrı düşüren Adüv müdür engel midir il midir Kâmil olan belli olur söz ilen Al yanağa çifte benler dizilen Mâh yüzüne bölük bölük yazılan Kâkül müdür zülüf müdür tel midir Gevheri der bulmam kimseden vefa Dost diye sevdiğim etti kim safa Hûbların aşıka ettiği cefa Kanun mudur erkân mıdır yol mudur Gevheri GEV

SEMAİ

Gönül gurbet ele çıkma, Ya gelinir ya gelinmez. Her dilbere meyil verme, Ya sevilir ya sevilmez. Yüğrüktür bizim atımız, Yardan atlattı zatımız, Gurbet elde kıymatımız, Ya bilinir ya bilinmez. SEMAÎ Bahçemizde nar ağacı, Kimi tatlı,kimi acı, Gönüldeki dert ilacı, Ya bulunur ya bulunmaz. Deryalarda olur bahri, Doldur da ver içem zehri, Sunam gurbet elin kahrı, Ya çekilir ya çekilmez. Emrah der ki düştüm dile, Bülbül figan eder güle. Güzel sevmek bir sarp kale, Ya alınır ya alınmaz. Erzurumlu Emrah

26

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

KOŞMA İLE SEMAİ ARASINDAKİ FARK:

Bre ağalar bre beyler Ölmeden bir dem sürelim Gözümüze kara toprak Dolmadan bir dem sürelim Aman hey Allahım aman Ne aman bilir ne zaman Üstümüze çayır,çimen Bitmeden bir dem sürelim Karac’oğlan der ki canan Güzelim sözüme inan Bu ayrılık bize heman Ermeden bir dem sürelim Karacaoğlan Koşmalarıyla tanınır(Güzellemel eriyle) Aşık edebiyatının en büyük şairidir.

 a.Bestesi
  b. ölçüsü (koşma 11’li, semai 8’li) c. dörtlük sayısı (Koşma daha uzun olabilir.)

KOŞMA İLE SEMAİ ARASINDAKİ BENZERLİK:

 a.Dörtlük sayısı (koşma daha
 uzun olabilir) b. kafiye şeması
“Emrah kolu” diye anılan aşık kolunun kurucusudur.

“Kalem şairi” olarak bilinir.

Aşk ve doğa şairidir. Kendisinden sonraki şairleri etkilemiştir.

8’li hece ölçüsüyle yazılır. ERZURUMLU Uyak düzeni koşmaya benzer. EMRAH Toroslardaki varsak aşireti (19.yy) arasında söylenip yayıldığı için bu adı almıştır. Yiğitçe,tokça bir söylenişi vardır. “Hey,bre,behey” gibi ünlemler ayırıcı Dili sadedir özelliğidir. Kendine Hece ölçüsünüözgü bir ezgiyle Aruz veznini de kullandı. söylenir. kullandı. Anlatımı Divan sahibidir. Daha samimidir. çok içinde yaşadığı zamandan ve dönemden şikayet dile getirilir.

KARACAOĞLAN (17.yy)

Dili sadedir. Şiirlerinde tasavvufa ve dini konulara yer vermemiştir.

Divan şiirinden etkilenmemiştir. Yaşadığı dönemin sosyal olaylarını işlemiştir.

VARSAĞI 27

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

DESTAN  11’li hece ölçüsüyle söylenir.  Uyak düzeni koşma gibidir.  Dörtlük sayısının fazla olması ve konuları bakımından koşmadan ayrılır.  Duygusal ögelere yer yoktur.  Halk şiirinin en uzun nazım şeklidir.  Savaş,yangın,deprem gibi konular işlenir.
İbtida Bağdat’a sefer olanda Atladı hendeği geçti Genç Osman Vuruldu sancaktar,kaptı sancağı İletti hendeğe dikti Genç Osman … Kul Mustafa karakolda gezerken Gülle kurşun yağmur gibi yağarken Yıkılası Bağdat seni döğerken Şehitlere serdar oldu Genç Osman Kayıkçı Kul Mustafa
Yeniçeri şairlerdendir. Şiirleri yeniçeriler arasında rağbet görmüştür.

A ŞIK

EDEBİYATI

16.yy: (başlama) Köroğlu, Öksüz Dede, Kul Mehmet... 17. yy: (altın çağ) Aşık Ömer, Karacaoğlan, Gevheri, Kayıkçı Kul Mustafa, Erçişli Emrah... 18. yy: (sönük) Ressam Levni, Aşık Vartan 19.yy: (ikinci Bahar) Erzurumlu Emrah, Dertli, Bayburtlu Zihni Seyrani, Dadaloğlu, Ruhsati, Sümmani 20.yy: (gelenek) Aşık Ali İzzet, Aşık Veysel, Murat Çobanoğlu, Şeref Taşlıova, Mahzuni Şerif

Çağdaşlarını etkilemiştir. Dili sadedir.

AŞIK EDEBİYATININ DİĞER SANATÇILARI
Halk hikayesi içindeki koçaklama ve türküler önemlidir.

Eşitliği, adaleti, ezilenlerden yana destansı bir kişiliktedir.

KAYIKÇI KUL MUSTAFA (17.yy)

KÖROĞLU (16.yy)

Doğal bir anlatımı vardır. “Kayıkçı” mahlasını Cezayir’deyken kullanmıştır.

“Genç Osman Destanı” adlı eseri ünlüdür.

*Aşk, tabiat gibi konuların işlediği şiirleri de vardır. *”Köroğlu Hikayesi” ile bilinmektedir.

Yiğitçe, coşkun bir seslenişle söylenmiş koçaklamalar ı ve destan 28 nazım biçiminde yazdığı şiirleri önemlidir.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Hece vezniyle söylediği şiirlerde daha başarılıdır.

Kendisinden sonra gelen âşıkları etkilemiş, şiirleri bestelenmiş, çeşitli meclislerde çalınıp okunmuştur.

*Üslup yönüyle Karacaoğlan ve Köroğlu’nu çağrıştırır. *Bilinen 100 kadar şiiri vardır.

*Dili Türkmenlerin kullandığı halk Türkçesi’dir. *Şiirlerinde yiğitçe bir sesleniş ve içli söyleyiş de vardır.

AŞIK ÖMER (17.yy)

DADALOĞLU (19.yy)

Âşıkâne ve sûfıyâne mahiyetteki bazı manzumeleri ise bir tür ilahi gibi uzun zaman tekke ve zaviyelerde terennüm edilmiştir. *Arı bir Türkçe kullandı. *Van’ın Erciş ilçesinde doğduğu ve 17’nci yüzyılda yaşadığı biliniyor.

*Klasik Türk edebiyatından büyük ölçüde etkilenmiştir. *Adlî mahlasını kullanmış, Ömer mahlasını daha sonra benimsemiştir

*Şehir yaşamından uzak kaldığı için Divan şiirinden hiç etkilenmedi. *Sık sık resmi otoriteye karşı çıkmış bu yönde şiirler söylemiştir.

*İçten ve halk zevkine yakın bir söyleyişi vardır.

*Koşma, semai, destan ve varsağı türünden eser veren âşık; daha çok türkü türünde başarılıdır. *Eğitimini sözlü kültürden ve destansı bilgilerden aldı. Asıl şöhretini divanına dahi almadığı taşlama türündeki (halk şiiri) şiirleriyle kazandı.

*Daha çok divan
şairi olmak kaygısı güttü. *Divanında gazel, kaside, tahmis gibi Divan şiiri nazım biçimleri vardır.

ERCİŞLİ EMRAH (17. yy) BAYBURTLU ZİHNİ (19 yy)

*Yurt sevgisi, aşk, doğa güzelliği, özlem gibi konuları işlemiştir.

Hayatını anlattığı Emrah ile Selvihan adlı halk öyküsüyle ün kazandı.

29

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı
*Divan: (Divan şiiri biçiminde yazdığı şiirlerden oluşur.) *SergüzeştName: (başından geçen olayları anlattığı

Taşlamalarında (hiciv), açık saçık ve kaba küfürlere de başvurdu.

mesnevi)

Ham sofuları ve kötü yöneticileri yerdiği hicivleriyle ve güzellemeleriyle tanınır.

Asıl şöhretini hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerde gösterdi.

Medrese eğitimi aldı, Nakşibendi tarikatının Halidiye koluna bağlandı

Saz şairleri arasında Divan şiirini en iyi bilenlerdendi r.

*Cumhuriyet ve Atatürk üzerine yazdığı şiirlerle meşhur oldu. *“Halk şiirinin son büyük ustası” olarak bilinir.

A. Veysel’i sanat dünyasına A. Kutsi Tecer tanıttı.

ERZURUMLU EMRAH (19. yy) AŞIK VEYSEL (1894-1973)
Divan tarzında gazel, rubai, muhammesler de yazan şair, asıl başarısını hece ölçüsü ile yazdığı koşma ve semailerde göstermiştir.
Yaşamı acılarla, yoksulluklarla geçmişti; ömrünün son yıllılarında “deli” gömleğini de giymiştir.

Arapça ve Farsça sözcükleri kullanmakta n çekinmedi.

*XIX. yüzyıl halk şiirinin büyük ustasıdır. *Şiirlerinin çoğunu bugün de güncelliğini yitirmemiştir.

7 yaşındayken geçirdiği Çiçek hastalığı yüzünden gözlerini kaybetti; babasının oyalanması için verdiği kırık bir sazla çalıp söylemeye başladı. Şehirde yetişen ve Divan şiirine özenen aşıklardandır.

*Şiir: Dostlar Beni Hatırlasın, Sazımdan Sesler, Deyişler *insan, yurt, toprak sevgisini sade bir dille mükemmel bir şekilde işledi. Okumuşlarında ilgisini çeken şiirler yazdı. (Erzurumlu Emrah ve Seyrani gibi)

SEYRANİ (19.yy)

DERTLİ (19.yy) 30

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

*Hem aruz hem de hece veznini kullandı. *Asıl başarısını heceyle yazdığı şiirlerde gösterdi.

Tasavvufi bir derinliği ve lirizmi yoktur; kuvvetli bir yergisi vardır.

*Kars doğumlu olan şair ilk okul mezunudur. *Şiirlerinde nasihat etme, ahlakî öğütler verme amacındadır.

*Aşıklık geleneğinin (günümüz saz şairlerinin) önde gelenlerindendi r.

TASAVVUF TERİMLERİ VE ANLAMLARI
Tasavvuf Terimi Sözlük Karşılığı
Tasavvuftaki Karşılığı

ABDAL AŞK

Bilgin,şerefli,cöm ert

Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu

ÂŞIK Aşık MAŞUK MURAT ÇOBANOĞLU (1940- 2004) CANAN

olan,seven
Aşık olunan Sevgili
sakinleri

ne varsa bırakmak,eli İlahi aşk nde olanı vermek,başı Allah’a erişmek isteyen gelenden na sızlanmamak Allah tır.
Allah Dervişler Allah’a aşık olanın kalbi,Tekke İlahi güzellik Doğru yolu gösteren,şeyh İlahi aşk

İnsanların işlerine karışma izni Kafada verilmiş tasavvuf ulusu

EHL-İ HARABATMeyhane

HARABAT HÜSN *Ulusal konuları ve öz değerleri işleyen şiirleri de vardır. *Aşıklar yarışmasında dereceler kazandı.

Harabe yerler,meyhaneler

Güzellik İçki sunan İçki olma

SÂKİ

Eser: Manzum öyküler ve şiirler yazdı.

ŞARAP

TECELLİ Açık,zahir

Kalpte Allah’tan gelen nurların otaya çıkması
Dünyevi zevkleri geri planda tutup Allah sevgisini kazandırmaya çalışan kişi Tek ve gerçek varlık Allah’tır.Tüm evren onunla birlik ve bütünlük içindedir.

SUFİ,SOFİ Tasavvuf felsefesine bağlı kimse
VAHDET-İ VÜCUT VÜCUD-I MUTLAK Varlık birliği Mutlak varlık

Asıl varlık Allah’tır. Allah’ın güzelliği kusursuz. Nefis mertebelerini tamamlayıp kemale ulaşan kişi Nefsin arzularından geçip varlığını Allah için görmektir. Allah’ın dışındaki her şey,kesret(yokluk)alemi Allah’tan başka gerçek hiçbir 31 varlık yoktur.

Maddiyata HÜSN-İ Mutlak değil MUTLAK güzellik maneviyata İNSAN-I KAMİL Olgun önem insan vermektir.
FENAFİLLAH
Allah’ın varlığı içinde yok olmak

Bir şeyden başka olan şeylerin hepsi Ben ENEL-HAK hakkım.Tanrı bendedir.

MASİVA

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı Yaratılan her şeyi yaratanda n ötürü hoş görmektir. Allah’ı n iradesi ne mutlak şekilde teslim olmakt ır. Karşılıkl ı dostluk ve sevgi köprüs İ ü L kurmak A tır.
H

 Bu edebiyatın temsilcileri tekkelerde yetişen şairlerdir.  Bu şairler için edebiyat,tarikatın görüşlerini anlatmak için bir araçtır.  Didaktik özellik gösteren şiirler yazmışlardır.  Nazım birimi dörtlüktür.  Allah aşkı,dünyanın geçiciliği,ölüm ötesi ve vahdet-i vücud düşüncesi TEKKE EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ gibi konuları işlemişlerdir.

TASAVV UF

Allah’ın dışında her şeyden el çekmek,h ayırlı olmayan şeylerden sakınmakt ır.
OĞUZ TÜRKÇESİ’NİN ANADOLU’DAKİ İLK ÜRÜNLERİ TEKKE(TASAVVUF)EDEBİYATI

İ

Allah ve Peygamber sevgisi işlenir. 7,8,11’li hece vezniyle yazılır. Aruz vezni de kullanılmıştır. Kafiye düzeni koşmaya benzer. Mevlevîlerde âyin, Bektaşîlerde nefes, Alevilerde deme (deyiş, deme), diğer tarikatlerde de cumhur ya da ilâhî denir. Temsilcisi Yunus Emre’dir.

Bektaşi şairleri tarafından Peygamberimize ve Hz. Ali’ye övgüler içeren şiirlerdir. Temsilcisi Pir Sultan Abdal’dır. Nefeslerde kalenderâne ve alaycı bir üslûp görülür.

N E F E S

 Oğuz Türkçesi,13.yy dan itibaren N Anadolu’da Arapça ve Farsça’nın etkisiyle değişikliğe uğrar. U Tarikat kuralları öğretilir.  Bu dönemin metinlerinde dinsel Pirlerin ve mürşitlerin, tarikata T öğeler öne çıkar. yeni giren dervişlere söylenir.  Türk edebiyatında tasavvuf Temsilcisi Ahmet Yesevi’dir. U konusunu esas alan ve bu düşünceyi işleyen edebiyata K tasavvuf edebiyatı denir.  13.yy da Anadolu’da D “Babailik,Mevlevilik,Bektaşilik” E Allah’tan gelip,Allah’a gibi tarikatlerle Dini,Tasavvufi V döneceğimizi anlatan şiirlerdir. Türk edebiyatı oluşmuştur. R İlâhîye benzer. İ  Hece ölçüsü ve aruz ölçüsü Y kullanılmıştır. E  Bu edebiyatın dili genelde sade ve anlaşılırdır.(Ağır bir dil kullananlar Ş da mevcuttur.) A  Şairler,duygu ve düşüncelerini Dini kavramlarla alay eden T H “İlahi,nefes,deme,devriye,nutuk,ş şiirlerdir. İ athiye” gibi türlerle Genellikle Bektaşî şairleri 32 Y açıklamışlardır. tarafından söylenir. E Temsilcisi Kaygusuz Abdal’dır.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

İ
13.yy şairidir. Hem hece hem de aruz ölçüsüyle şiirler yazmıştır. Mutasavvıf ve hümanist bir şairdir. Sade bir dil kullanmıştır. Şiirlerinde tasavvuf konularını işlemiştir. İlahi aşk ve insan sevgisi şiirlerinin en belirgin özelliğidir. İlahileriyle meşhurdur. Ölümünün 650.yıl dönümünde UNESCO tarafından tüm dünyaya tanıtılmıştır. Eserleri; Divan, Risalet-ün Nushiyye,

L

E

V

I

Ş

A

T

K

E

B

H A C I

Y U N U S E M R e

Bana Benden Beni Aşkın Aldı seni gerek seni Ben yanarım dün ü günü Bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim Ne yokluğa yerinirim Aşkın ile avunurum Bana seni gerek seni Aşkın aşıklar oldurur Aşk denizine daldırır Tecelli ile doldurur Bana seni gerek seni Aşkın şarabından içem Mecnun olup dağa düşem Sensin dünü gün endişem Bana seni gerek seni Sufilere sohbet gerek Ahilere ahret gerek Mecnunlara Leyla gerek Bana seni gerek seni Eğer beni öldüreler Külüm göğe savuralar Toprağım anda çağıra Bana seni gerek seni Cennet cennet dedikleri Birkaç köşkle birkaç huri İsteyene Ver anları Bana seni gerek seni Yunus'dürür benim adım Gün geçtikçe artar odum

Aşkın aldı benden beni

İki cihanda maksudum Bana seni gerek seni

doğmuştur. V İyi bir eğitim gördü. E Anadolu’nun L Asıl adı Numan İ Türkleşmesinde ve olan mutasavvufumuz; İslamlaşmasında önemli şeyhi Somuncu rol oynadı; öğrenciler Baba’ya bir bayram günü yetiştirdi. bağlandığı için bu Makalat: Bilinen anılmıştır. adla tek Bayramiyye eseridir. Sohbetler, Tarikatının sözler anlamına gelir. kurucusudur. Ankara'nın Çubuk Tasavvuf konuları civarında bir bölümler halinde işlenir. köyde doğmuş; A. Yesevi’nin1429’te Ankara'da ölmüştür. Fakirname’sinin Medrese eğitimi açıklaması niteliğinde bu görmüştür. eserde; dört Şiir: Aruzla 2, kapı, kırkİSTERSEN SENİ BİLMEK HER NE ARARSAN heceyle 3 şiiri KENDİNDE makam, Hz. Adem (as.) ARA Mektup: Türkçe yazılmış Hararet nardadır sacda bir yaratılışı, Şeytan ve değildir mektubu vardır. işleri, Şeytan’dan Keramet baştadır tacda değildir korunma yolları, Allah Her ne arar isen kendinde ara Kudüste Mekkede Hacdagibi inancı ve sevgisi değil Sakın bir kimsenin konuları yıkma gönlünü işler.
Gerçek erenlerin sözünden çıkma Eğer insan isen ölmezsin korkma Aşığı kurt yemez uçta değildir

B A 13.yy’da Y yaşamıştır,Türkistan’ın R A Nişabur şehrinde M

33

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

KAYGUS UZ Asıl adının Alâeddin Gaybî olduğu söylenir. ABDAL

PİR SULTAN ABDAL

İyi bir eğitim görmüş ve Bektaşi şeyhi Abdal Musa’nın dergahına girmiştir.

D

E

R

ni n se erse anı st ek i ac anı Bilm içre ar n bul ni da n se n Ca canın se l Geç seni bi n Se lini ef'a ildi atını b Kim ildi sıf zatını ni l b gördü en se O a ls And seni bi Sen n d ır fatı n sı tındır a üne ir Gör ören z cetind ni ı g e ha se An i n n r l se Gay seni bi dı var Sen ete oldu ayr rak ki h ağ Kim müst ı buldu ni ura d-i zat en se N ls hi Tev seni bi ildi Sen nü b özü ldu s bu ram u Bay i anda di old ni len ol ken en se Bi n ls Bula seni bi n Se

Mekke ve Mısır’a gittiği, Hac 16.yy’da yaşamış dönüşü öldüğü ve bir bir Alevi-Bektaşi mağaraya gömüldüğü bir şairdir. söylenir. Bir başka söylentiye Sivas’ın Banaz göre de Antalya Elmalı’da köyünde gömülüdür. doğmuştur. Şeyhi Abdal Musa gibi o da Hakkında fazla Bektaşi-Alevi edebiyatının bilgi yoktur; asıl kurucularından sayılır. adı Haydar’dır. Yunus Emre’nin İran yanlısı mezhep takipçilerindendir. olaylarına karıştı. Hem aruz hem de hece Sivas Beylerbeyi ölçüsüyle şiirler yazdı. Hızır Paşa, onu Şiirlerinde, tasavvuf ve astırdı. tarikat adabını nükteli bir Şii-Batıni inaçları dille anlattı. kuvvetli bir lirizmle Şiirlerinde hiciv ve mizah dile getirdi. öğelerini de kullanarak ham Tekke ve sofularla alay etti. tasavvufun Hece ölçüsüyle yazdığı kalıplarını aşıp şiirlerinin çoğu "şathiye"dir. geniş dili ve kıvrak söyleyişi Yalın birbir halk vardır. çoktur hangisine yanayım kesimine seslendi. Derdim Manzum:Divan Gevhernâme,yeticeğiz Yine tazalendi Koyun bile Aşk, tasavvufyürek yarası Gülistan Ben bu derde kande derman bulayım olur (yüzeysel) elinden ola çaresiyarağ ve Sürmeğe de Meğer : Sarâynâme, satıcağız Mensur: Şah Beşyüzünü kavga, tabiatHarçlanmağa Minbernâme, Dilgüsâ, gereğ olur Efendim efendim benim konularını işledi. efendim Budalanâme, Mesnevi, Benim bu derdime derman efendim Medrese öğrenimi erenler barusu Berktir Muglâtanâme, Esrâr-i Hurûf, görmediğigiyer gülden naziktir birisi için, Bine sayılır Türlü donlar Vücûdnâme.. Ell'iki teke Divan cevreyleme güle yazıktır derisi Bülbül Papucuma YETİCEĞİZ KOYUN BİLE yorağ olur Çok hasretlik çektim hiç Edebiyatı'ndan bağrım eziktir Güle güle gelir canlar paresi etkilemedi. Bin batman olsa kazan Ustager Şiirlerinde boylu servi çınarımmi düzen Benim uzun duru ve değil Hayranlık esince cana Yüreğime bir od düştü yalın bir kullandı. yanarım
Bengilik de gereğ Kıblem sensin yüzüm sana dönerim olur Mihrabımdır kaşlarının arası Doymaz isen yalvar Hakk'a

Didar ile muhabbete doyulmaz Nazar kıl bucağa yüke Muhabbetten kaçanOnsekiz kalınca yuka insan sayılmaz Münkir üflemekle çırağ söyünmez Tam gönlümce gevreğ olur Tutuşunca yanar aşkın çırası Pir Sultan'ım katı yüksek uçarsın gelince Gel otur pilav Selamsız sabahsız gelir geeçersin halince On tekne hamur Dilber muhabbetten niçin kaçarsın Bir onarı çöreğ olur Böyle midir ilimizin töresi

Kaygusuz Abdal bulunca 34

D

M

İ

Ç

O

K

T

U

R

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

 Şair, bilgin ve mutasavvuf olarak bilinen şair; din, edebiyat, psikoloji, matematik ve astronomi gibi ERZURUMLU İBRAHİM değişik HAKKI Asıl adı Mehmet alanlarda eser verdi. NİYAZİ-İ MISRÎevi kurdu;  Tillo’da (1703-1780) Şemseddin’dir. gözlem günümüzde doğruluğu Malatya’da doğdu, Mısır’da ispatlanan astronomik eğitim aldı. incelemeler Şeyh Sinan Ümmî’den yaptı.  Erzurum’un tasavvuf eğitimi aldı. Hasankale Dünyanın (Pasinler) ilçesinde doğdu. birçok yerini  Arabistan) (Anadolu, İstanbul, Mısır ve Hicaz’da bulundu; sonra Siirt’in Tillo gezdi; irşat ve lebliğ ilçesine yerleşti ve orada vazifesinde bulundu; öldü. sürünler yaşadı, Limmi adasında sürgündeyken  Allah aşkını işleyen şiirleri öldü. (ilahileri) meşhurdur. Şiirlerini aruz ve hece  Şiir: Divan Hak şerleri ölçüsüyle Düzyazı: Marifetname  yazdı; asıl hayr eyler Zannetme ki gayr eyler şöhretini heceyle bilgilerden bahseder) ( çeşitli yazdığı Arif anı seyr eyler ilahilerde yakaladı. Mevla görelim neyler Aruzla yazdığı şiirlerde eyler Neylerse güzel Fuzulî ve Nesimî’nin, Kalbini ana berk eyle heceyle yazdığı Takdirini derk eyle şiirlerde Tedbirini terk eyle de Yunus Emre’nin etkisi görülmektedir. Mevla görelim neyler Derman arardım derdime derdim bana derman imiş Neylerse Burhan sorardım tasavvufi burhan imiş İlahileri ve aslıma aslım bana güzel eyler Mevla Görelim Neyler Bir şeyi eserlerinin idim dostsıra murad etme Sağ u solu gözler yanı yüzünü görsem deyu Ben taşrada arar idim ol Olursa inad etme can tefsirleri de vardır.içinde can imiş Hak'dadır o reddetme Öyle sanırdım ayriyemdost gayridir ben gayriyem Eser: Şerh-i Nutk-ı Yunus Benden görüp işideni bildim kigörelim neyler Mevla ol canan imiş Emre Neylerse güzel eyler
Savm u salat u haccile sanma biter zahid işin İnsan-ı Kamil olmağa lazım olan irfan imiş Deme şu niçin şöyle Kanden gelir yolun senin Bak sonunu seyr eyle ya kande varır menzilin Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvan imiş Mürşid gerektir bildire Hakkı sana hakkel-yakin Neylerse güzel eyler Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş

ÖRNEK ŞİİRİ

Yerincedir ol öyle

Mevla görelim neyler Bil elsine-i halkı

İşit Niyazi'nin sözün bir nesne örtmez eyle yüzün Aklamı Hak Hak Hakkı 35 Hak'tan ayan bir nesne yok gözsüzlere pünhan imiş

Öğren edeb-ü hulku

Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Asıl adı Abdullah olan şair "Kadiri Tarikatı"nın "Eşrefiye" kolunun kurucusudur. Mısır'dan göç edip İznik'e yerleşen bir ailenin çocuğudur; İznik’te öldü, kendi tekkesine gömüldü. Medrese eğitimi aldı. Eşrefoğlu Rumi şiirlerini hem aruz, hem hece ölçüleriyle yazmıştır. Aziz mahmud hüdayi Eşrefoğlu Rumi de Yunus EŞREFOĞLU RUMİ (1541-1628) Emre'nin yolundan, izinden giden ozanlardandır. Şiir: "Eşrefoğlu Divanı" adlı yapıtta toplanmıştır.Anadolu’da 16.yy da Düzyazı: Müzekki'n-Nüfus yetişen büyük evliya ve (nefsi terbiye etme yolları) mutasavvıflardandır.
Yazdığı ilahilerde Allah aşkını dile getirmiştir. İlim,fazilet ve güzel ahlak gibi konuları Başlangıçtan günümüze işlemiştir. kadar tekkelerde varlığını Sanatıyla din dışı divan edebiyatının ve sürdüren çeşitli tarikatlar tasavvufi divan Aruz ve hece ölçüsüyle şiirinin gelişmesini şiirler yazmıştır. bu edebiyatın kaynağı hızlandırmıştır. Bir Divan’ı olmuştur. vardır. Şiirleri didaktik olmakla beraber daha
çok lirik özellikler taşır. bazen tarikat Şairler Hurûfilik düşüncesininbazen mürit olarak şeyhi yayılmasında önemli rol oynamıştır. karşımıza çıkar. Hem Farsça hem de Arapça şiirler Başılaca tarikatlar; yazmıştır. Şiirlerinde genellikle ilahi aşkı ve Yesevî tarikatı, Tekke şairin yanı sıra Hurûfiliği tanıtmış,birçokedebiyatında Mevlevî tarikatı, de SEYYİT NESİMİ Fuzuli ve Bağdatlı Ruhi tarikatlar gibi şairleri Bektaşî tarikatı, etkilemiştir. (14-15.yy) Bayramiye olarak anılır. Divan şiirinin Yunus Emre’si tarikatı, Halvetiye tarikatı, Şiirlerini Azerî Türkçesiyle yazmıştır. Eşrefiye tarikatı, Alevi-Bektaşi şairler arasında “Şah-ı Nakşibendi tarikatı, şehit” olarak anılır.

Kadirî tarikatı, Rufaî tarikatı

Evernin ve insanın oluşumunu maddeye dayandıran, her varlığı 32 harfle açıklayan, harflere

36

esrarengiz anlamlar yükleyen düşüncedir.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Allah aşkı dile getirilir. Özel bir ezgiyle söylenir. Dini konular işlenir.

8’li hece ölçüsü (7’li ve 11’li olanlar da vardır.)

Dörtlük

hurûfilik
Konular Bektaşilik açısından işlenir. Bektaşi tarikatının görüşlerini dile getirir. edebiyatı nazım türleri İnsan sevgisine geniş yer verilir.

8’li hece ölçüsü

Dörtlük

Tekke(tasavvuf)

Nazı m Türü

Kon usu

Ölçü 8’li sü hece ölçüsü

Nazı m Biri Dörtlük mi

İ L A H İ

Hz.Ali ve oğulları Hasan ile Hüseyin olmak üzere “On iki imam”a övgüler yapılır. Alevilik düşüncesi dile getirilir. Yaratılışın başlangıç ve sonunun tasavvufa göre açıklanmasıdır. İnsanın Tanrı’dan gelip tekrar kendisine döneceğini anlatır.

8’li ve 11’li hece ölçüsü

Dörtlük

N E F E S

Tarikata yeni giren müritlere tarikat kurallarını öğretmek amacıyla söylenen manzum eserlerdir. Allah ile teklifsiz,şakalı bir eda ile konuşur gibi söylenen şiirlerdir. Ciddi bir düşünce veya duyguyu,iğneli ve şakacı bir dille anlatan şiirlerdir.

7’li ve 8’li hece ölçüsü

Dörtlük

D E M E

8’li ve 11’li hece ölçüsü

Dörtlük

D E V R İ

Y E

Tasavvuf büyüklerini övmek için yazılan manzum eserlerdir. Daha çok Bektaşi tekkelerinde okunan şiirlerdir.

7’li ve 8’li hece ölçüsü

Dörtlük

Sadece Ahmet Yesevi’nin manzumelerine verilen addır.

7’li veya 12’li hece ölçüsü

37 Dörtlük

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı
N U T U K

aaab/cc cb

Ş A T H İ Y

3-7 aaab/cc cb 3-7

E

M E T H İ Y

E

H İ K M E T

aaab/cc cb 3-7
Birim Sayıs ı Uyak Düze ni

3-7

aaab/cc cb

3-7

aaab/cc cb

3-7 aaab/cc cb

3-7 aaab/cc cb 3-7 aaab/cc

Halk şiirini ……………/……………..ve …………halk şiiri olmak üzere üç bölümde inceleyebiliriz. Lirik şiir Azeri asıllı olan ………………… Yunus Emre şiirlerinde ……………….düşüncesini işlemiş,bundan ötürü Bağdat’ta öldürülmüştür. Lirik-didaktik Düzenleyicisi bilinmeyen,halkın sözlü Kaygusuz Abdal geleneğinde oluşup gelişeni genellikle Pir Sultan Abdal Seyrani 8’li veya 11’li hece ölçüsüyle söylenen ………………;ezgileri,konuları ve yapıları bakımından sınıflandırmak mümkündür. Ölen birisinin ardından duyulan Lirik şiir üzüntüyü dile getirmek için yazılan Şiirin Hatayî(Şah İsmail) Türüşiirlere destan dönemi sözlü 3.ünite & edebiyatta …………………/divan şiiri Tems uygulamalar ilcisi geleneğinde ………………/anonim halk şiiri geleneğinde …………..adı verilmiştir. Didakitk şiir dolduralım İslamiyet öncesi Türk edebiyatında “kam,baskı ve ozan’ların ……………………..eşliğinde şiir söyleme geleneği İslamiyet’in kabulünden sonra da devam etti.16.yy Didaktik şiir dan itibaren bu çalgıya …………bu tarzda şiir söyleyenlere……………..ve genelde usta-çırak ilişkisine dayanan bu geleneğe de …………gelenedği denmiştir. Uzun bir süre Sade bir Türkçeyle yazılan yasaklanmıştır. …………………daha çok Kaygusuz Abdal Peygamberimiz ve Hz.Ali’ye övgüler işlenir. Erzurumlu İbrahim Hakkı,şiirlerini “……………….”adlı eserinde;çağının Didaktik şiir farklı sahalardaki bilgilerini ise Kaygusuz Abdal “………………..”adlı eserinde bir araya Seyyit Nesimi getirilmiştir. 16.yy Tekke şairlerinden olan …………….. Edirne,Şam ve Mısır’ı dolaşmıştır.Bursa’da müderrislik 38 görevinde bulunmuştur. Didaktik şiir Allah ve Hz.Muhammed sevgisini işleyeniAllah’ın büyüklüğünü,rahmetini ve güzelliğini

aktaran şiirlere ………………………adı verilir.

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı Pir Sultan Abdal Şah’ımız Hakk’a ulaşır râhımız On iki imam katarımız Duyamazsın demedim mi İy özin insan bilen Var edeb öğren edeb Ey edeb arkan bilen Var edeb öğren edeb

Nutuk,methiye ve hikmet anonim halk şiiri ürünüdür. Türkülerde asıl söylenmek istenen bağlantı(kavuştak) bölümünde söylenir. Seyit Nesimi,14-15.yy da yaşamış,Hurufilik inancını yaymaya çalışmıştır. Saz şiirinin 17.yy’daki tanınmış şairlerinden olan Niyazi-i Mısrî,hece ve aruz ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde aşıklık geleneğini sürdürmüştür. 16.yy tekke şairlerinden olan Aziz Mahmud Hüdaî;Edirne,Şam ve Mısır’ı dolaşmış,arazu ve hece vezniyle şiirler yazmıştır. Asıl adı Haydar olan Kaygusuz Abdal,15.yy’da yaşamıştır. Şekil ve içerik olarak ilahilere benzeyen Doğru-yanlış şathiye,aslında ilahinin Bektaşilerdeki ismidir. İlahiler genellikle koşma ve semai nazım şekliyle,hece ölçüsüyle ve dörtlükler halinde söylenir.

Sekizimiz odun çeker Dokuzumuz ateş yakar Kaz kaldırmış başın bakar Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Yunus okur diller ile Ol kumru bülbüller ile Hakkı seven kullar ile Eşleştirelim/1 Çağırayım Mevla’m seni

ilahiname
Kaygusuz Abdal

marifetnam e

dilgusa Esrar-ı huruf
Risaletü’n nushiye
Şiir türünü bulma

İbrahim Hakkı

Yunus emre Mevlana
39

mesnevi

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Divan-ı kabir
Eşleştirelim/2
Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla;aşk,doğa ve insan sevgisi gibi konuları işler Yiğitlik,kahramanlık temalarını işleyen aşık edebiyatı nazım türüdür.
11’li hece ölçüsüyle yazılan,aşk,sevgi,tab,at, kahramanlı,güzellik gibi konuları işleyen halk edebiyatının en yaygın nazım şekli

koçaklam a taşlama

mani
koşma semai
MENSUR (DÜZYAZI) ESERLER

7’li hece kalıbıyla söylenen,anonim halk edebiyatının en yaygın nazım şekli. Halk edebiyatında bir kişinin veya toplumun aksayan yönlerini eleştiren şiirler.

FÜTÜVVETN AME
Fütüvvetlerin ilkelerini, tarihini, niteliklerini, törelerini konu edinir. Tasavvuf

GAZAVETNA ME

40

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Din düşmanları üzerine gazilerin düzenledikleri akın ve savaşlar ve gösterilen kahramanlıklar anlatılır.

MENAKIBNA ME
Kahramanların, din ve tarikat büyüklerinin yaşamları, gösterdikleri kerametler anlatılır. Kahramanlar olağanüstü nitelikler taşır, olağanüstü işler yapar.

BATTALNAM E
Battal Gazi'nin menkıbevî Dede kurulmuş hayatı üzerinekorkut hikayeleri destansal halk hikayesidir. Dede Korkut hikayelerinin yaratıcısı,Korkut Ata adıyla da anılan,kutsal bir Oğuz ozanıdır.  Yaşadığı dönem ve yaşantısı hakkında kesin bilgi yoktur.  Hikayelerinden kerametler gösteren,gaybtan haber
 

veren,yarı tarih,yarı destan kahramanı bir Türk ihtiyarı olarak tanınır. Türk edebiyatının orta dönemdeki en güzel nesir örneklerindendir. Bu hikayelere “destani hikaye” demek daha doğrudur. Bunlarda Oğuz halkının inançları,yaşantıları,törel eri,tutkuları,savaşları,öz ellikle dil yetenekleri yer alır. Dili VIV.yüzyıl Anadolu Türkçesidir. Hikayelerin anlatıcısı Dede Korkut olduğu için hikayeler bu adla anılır Bu hikayeler;dil,edebiyat,fol klor,tarih ve etnografya bakımından dönemin zihniyetini yansıttığı için önem taşımaktadır. Nazım-nesir karışıktır. “Kitab-ı Dede Korkut” veya “Kitab-ı Dede Korkut alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân”(Oğuz boyunun dil ile Dede Korkut Kitabı) olarak da bilinen hikayeler 12 tanedir,bir de önsözü vardır. Dede Korkut hikayelerinin her biri başlı başına bir bütündür. Dede Korkut,her hikayenin sonunda ortaya çıkar.
41

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

gazel
 Arap edebiyatı nazım biçimlerindendir.  Arapçada,” kadınlarla sevgi üzerine konuşmak,sohbet etmek”demektir.  Nazım birimi beyittir.  5-15 beyitten oluşur.  Aşk,şarap,kadın güzelliği konuları işlenir.  Uyak düzeni:aa –ba –ca –da –ea  Gazelin ilk beytine “matla”,son beytine “makta”denir.  Matladan sonra gelen ikinci beytine “hüsn-i matla;maktadan önceki beytine “hüsn-i makta”adı verilir.  Şair mahlasını(adını) makta beytinde söyler.  Gazelin en güzel beytine “beytü’l gazel(şah beyit) denir.  Gazelde bir tek konu işleniyorsa “yek-ahenk gazel”;bütün beyitleri aynı güzellikte,aynı değerde,aynı güçte ise “yek-âvaz gazel”denir.  Divan şiirinde gazellere bir başlık veya ad koyma geleneği yoktur.  Divan edebiyatının en önemli gazel

şairleri:Fuzuli,Bâki,Nedi m,Şeyh Galip,Nâbi,Şeyhülislam Yahya  Biçim bakımından iki çeşit gazel vardır:

Düz gazel:
• Dizelerinin ortasında iç uyak bulunmayan gazeldir.

Musammat gazel:
• Dize ortalarında iç uyaklı olan gazellerdir.
Gitdün ammâ ki kodun hasret ile cânı bile MATLA İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile Devr-i meclis bana girdâb-ı belâdur sensüz Hüsn-i Matla Mey-i zehrâb-ı sitem sâgar-ı gerdânı bile Bağa sensüz bakamam çeşmüme âteş görinür Gül-i handânı degül serv-i hirâmânı bile Sîneden derd ile bir âh ideyin kim dönsün Hüsn-i Makta Aksine çarh-ı felek mihr-i dırahşanı bile

 Gazeller konularına göre isimlendirilir:

1.Aşıkâne gazel:
• Aşkın verdiği mutluluğu,sıkıntıyı, sevgiliden yakınmayı,sevgiliye

42

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

yakarış konularını içerir. • Bu türe Fuzuli’nin gazelleri örnek verilebilir.

2.Rindâne gazel:

İçkiyi,içki zevkini,içki ile ilgili türlü düşünceleri,hayata karşı kayıtsızlığı anlatır.

• Bu türe Bâkî’nin gazelleri örnek verilebilir.

Divan şiirinin ilk temsilcisi,il k şairidir. açıklaması
1-Senin sokağının başında beladan başka elde ettiğim (bir şey) yok -aşkının yolunda yok olmaktan (ölmekten) başka da bir amacım yok. 2-Ey ah! Gam (hüzün) meclisinin ney'iyim, ateşe yanmış kuru vücudumda arzudan başka ne bulursan yele ver (savur) dağıt. 3-Kimsesizliğim o dereceye vardı ki,çevremde -bela girdabından başka dönenkimse yok. 4-Bana, ne gönül ateşinden başka kimse Halkın yanar,-ne de tan yelinden başka kimse anlayacağı kapımı açar. bir dil 5-Fuzûlî! Aşk meclisinde nasıl ah r. etmeyeyim? gönül derdine dermanne kâr Sabr ile -bende sesten başka ire umma bulunur. atma oda bihüde canan ire umma Can

3.Şûhâne gazel:
• Kadının güzelliğini çapkın bir anlatımla dile getiren gazellerdir. • Bu türe Nedim’in gazelleri örnek verilebilir.

Ahlakla ilgili öğütler Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı veren,türlü hayat Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı görüşlerini yansıtan Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele gazellerdir. ver • Bu türe Nâbî’nin Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı gazelleri örnek Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde verilebilir Gazel-1

Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen Ne temettu bulunur bende sadâdan gayrı Fuzuli

4.Hikemî gazel:

kullanmıştı

Gazel-2 Gözün sadefinden nice dürdane dökersin Şol dişi güher dudağı mercan ire umma
Hoca Dehhani Açıklaması:

Ey gönül! Sabır sayesinde derdine derman erişeceğini, bu aşk ıstırabından kurtulacağını umma. Sevgilinin geleceği ümidine düşerek nafile ateşe can atma.
43

Gözlerinden ne diye inci tanesi gibi yaş döküyorsun? Şu inci dişlinin ve mercan dudaklının

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

İslami dönem ürünleridir. İki şiirde de uyak,redif ve söz sanatları kullanılmıştır. Son bölümlerde şair,adını veya takma adını söylemiştir.

Divan şiirinin kurucuların dandır.

farklılıkla r
İlahi Nazım Şekli

Hoca dehhani

Dörtlük

Nazım Birimi

Dönemind e etkin olan divitasavvufi içerikli şiirler yazmamışt ır.

Abab Cccb dddb 8’li hece ölçüsü İlahi aşk

Uyak Düzeni

Ölçü

İlahi

Tema

Gazel
Benzerlikl er
44

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

FARKLILIKLAR Koşuk,Sa gu Dörtlük aaab Gazel Hece ölçüsü Yabancı dillerden etkilenmem iştir. Ölçü Nazım Biçimi Nazım birimi Uyak Düzeni

Beyit

Dil ve Ses

aa-baca-.. Aruz ölçüsü İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK ŞİİRİ Beşeri aşk

Eski Türk kültürünü yansıtır.

Zihniyet

Aşk,doğa sevgisi,yiğit İSLAMİYET SONRASITema lik TÜRK ŞİİRİ

BENZERLİKLER

İslamiyet öncesi ile İslamiyet sonrasının ilk döneminde hece ölçüsü,tema,(doğa,aşk,ölüm) ritim ve ahenk öğeleri ortak özelliklerdir.

45

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

İlahiMesneviGazel DörtlükBeyit Aaab-cccbaa-bb-cc aa-ba-ca-.. Hece ölçüsü-Aruz ölçüsü
• İslami ileimlerin yanında,tı p,astrono mi ve geometri alanlarında bilgi

Arapça ve Sözlü edebiyat ürünüdür. Farsça’dan Kırgızlara aittir. etkilenmişti allah âdın zikredelim evvelâ Destandaki yaşamın 9.yüzyıl vâcib oldur cümle işde her kulâM kelâm söyleşirken cebrâil ile Ü sonlarına ait olduğu görüşü r. N geldi refref önüne verdi yaygındır. A allah âdın her kim ol evvel anâ C selâm Hem şiir hem de tarihsel ve İslamiyet A her işi âsân ider allah anâ A toplumsal bir belge sonrası T • Cemşid ü allah âdıol şâh-ıişin önü ol zamân olsa her cihânı niteliğindedir. Türk Hurşid aldı ânın sonu • Müslüman Kırgızlarla kültürünü hergiz ebter olmaya ve götürdü İskenderna sidre'ye gitti *** Purperest Kalmuklar yansıtır me hemân ol gîce kim doğdu ise ol hayrûl-beşer • Tervihü’larasındaki mücadeleleri ânesi anda neler görde neler V Evrah İ anlatır. L bir fezâ oldu o demde • Esrarname Destana adını veren İlahi aşkA dedi gördüm ol habîbin ânesi D • Manas’ın yaşantısındaki rûnümâkim, güneş pervânesi Mirkatü’lbir acep nûr E Manas beşeri aşk Edeb T değerler sistemi ne mekân var anda ne arz-u destanı M berk urup çıktı evimden nâgehân Müslümanlıkla eski Türk İ semâ nûr ile doldu cihân göklere dek R inanışlarının bileşiminden A *** Ç oluşmaktadır. Biliniz ey âşıkân-ı Mustafâ Manas Destanı,ilk kez Çokan Hakk’a irdi ruh-ı pâk-ı Velihanov tarafından bilim Mustafâ dünyasına duyurmuştur. 46 Destanı bir bütünlük içinde ilk kez yayımlayan ise Ol hümâ kuşu çü pervâz Türkolog W.Radlof’tur. eyledi

Vesiletü’n-necat (mevlid)

I M

Ö Z E L İ K L E Anlatıcı ilehi bir R İ açısına sahiptir

bakış
Ahmedi (14.yy)

• Kendi döneminde en fazla eser vermiştir. • Eserlerinde din dışı konulara

• Aşk temasını işlemiştir. • Tasavvuf a yönelme miştir
Ö Z E L İ K L E Bazı sözcüklerde ses değişikliği R görülür İ

İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Ö Z E L İlahi bakış açısına İ K sahiptir. L Kahramanlar idealize Tasvir ve tahlillere fazla E edilmiştir İslam R yer verilmez. dini için savaşlar yapan bir kahramandır İ

Dede Korkut
Cümleler kısadır Oğuz Türkçesinin özelliklerini taşır.

İlahi bakış açısı vardır. Tasvir ve tahliller azdır.

Battalnâm e
D İ L
V E F A T

Tasvir ve tahliller azdır.

K A H R A M A N

Yılmaz DAĞ

Danişmend nâme

Mevlid

İlahi bakış açısına Halkı ve dini için savaş yapan bir sahiptir. kahramandır Tasvir ve tahililler çok Eser,onun kahramanlıkları etrafında azdır. oluşturulmuştur.

47

Kimi sözcüklerde ses değişiklikleri görülür Cümleler kısadır. Oğuz Türkçesinin özellikleri

taşır

Bazı sözcüklerde ses değişikliği vardır. Az sözcüklü cümleler kurulur.

Oğuz Türkçesinin özellikleri

Kahramanlar idealize edilmiştir. Artuki,önce Allah’a inanmayan,sonradan Allah’a inanan kahramandır Danişmend Gazi ise din uğruna savaşan bir kahramandır

taşır

İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

Hz.Peygamberin özellikleri anlatılmıştır. Söyledikleriyle yaptıkları bir olan,güzel ahlaklı,dürüst,üstün niteliklere sahiptir. Bazı sözcüklerde ses değişiklikleri görülür. Dizeler çok sözcükle kurulur. Arapça-Farsça sözcükler fazladır

Yılmaz DAĞ

48

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı www.edebiyatogretmeni.net

49

Yılmaz DAĞ
İslamiyet öncesi ve islamiyet dönemi türk edebiyatı

50

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->