P. 1
Jean Meslier-Sagduyu

Jean Meslier-Sagduyu

|Views: 63|Likes:
Yayınlayan: blentzm

More info:

Published by: blentzm on Apr 10, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

04/10/2011

pdf

text

original

Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali

Jean Meslier

www.iskenderiyekütüphanesi.com

1.GİRİŞ 2.TEOLOJİ YANİ İLAHİYAT NEDİR? 3.İNSAN NE SOFU DOĞAR NE DİNCİ 4.BİR ALLAH'A İNANMAK GEREKSİZDİR EN DOĞRUSU ONU HİÇ DÜŞÜNMEMEKTİR 5.DİN, SAFDİLLİK ÜZERİNE KURULMUŞTUR 6.HER DİN BİR SAÇMALIKTIR 7.ALLAH'I SINIRLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR 8.HURAFENİN KÖKENİ 9.TÜM DİNLERİN KÖKENİ 10.DİN ARACILIĞIYLA, ŞARLATANLAR, İNSANLARIN DELİLİKLERİNDEN YARARLANIRLAR 11.DİN, CAHİLLERİ MUCİZEYLE KANDIRIR 12.AHMAK VE BARBAR BÜYÜKLER OLMASAYDI DİN OLMAZDI 13.HER DİN TAHAKKÜM İSTEĞİNDEN DOĞMUŞTUR 14.HER DİNE ESAS HİZMET VEREN ŞEY, KUŞKULU ŞEYLERİN EN KUŞKULU OLANIDIR 15.ALLAH'IN VARLIĞI HAKKINDA KANAAT EDİNMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR 16.ALLAH'IN VARLIĞI KANITLANMAMIŞTIR 17."ALLAH BİR RUHTUR" DEMEK, HİÇBİR ŞEY SÖYLEMEMEK, HİÇBİR ANLAM İFADE ETMEMEKTİR 18.RUHANİYET BİR HAM HAYALDİR 19.HER VARLIK MADDENİN BAĞRINDAN ÇIKMIŞTIR 20.YENİ İLAHİYATIN METAFİZİK ALLAHI NEDİR? 21.GÜNEŞE TAPMAK, BİR RUHA TAPMAKTAN DAHA AZ AKLA AYKIRIDIR 22.BİR RUH-ALLAH, İRADE KULLANAMAZ VE İCRADA BULUNAMAZ 23.ALLAH NEDİR?

24.İLAHİYATIN DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİLERİ 25.ALLAH'A TAPMAK BİR MEVHUMA TAPMAKTIR 26.ALLAH'IN SONSUZLUĞUNUN VE İLAHİ İÇYÜZÜNÜN BİLİNMESİNİN İMKANSIZLIĞI TANRISIZLIĞA NEDEN OLUR VE BUNU HAKLI KILAR 27.ALLAH'A İNANMAK HİÇ İNANMAMAKTAN NE DAHA EMİNDİR, NE DE DAHA AZ CANİYANE 28.ALLAH'A İNANMAK OTOMATİK BİR ÇOCUKLUK ALIŞKANLIĞIDIR 29.BU İTİKAT, BABALARDAN ÇOCUKLARA GÖRENEKLE GEÇEREK YERLEŞMİŞ BATIL BİR İNANIŞTIR 30.BATIL İNANÇLARIN KAYNAĞI 31.BATIL İNANÇLAR NASIL YAYILIR VE KÖKLEŞİR 32.HENÜZ MUHAKEMEDE BULUNMAYA GÜÇSÜZ OLDUKLARI BİR YAŞTA EĞİTİLMESELERDİ, ZAMANIMIZ İLAHİYATININ İLKELERİNE İNSANLAR ASLA İNANMAZLARDI 33.DOĞA OLAYLARI ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAMAZ 34.DOĞA OLAYLARI, DOĞAL NEDENLERLE AÇIKLANIR 35.DÜNYA YARATILMAMIŞTIR VE MADDE KENDİ KENDİNE HAREKET EDER 36.HAREKETİN MADDENİN KENDİSİNDE VAR OLDUĞUNUN VE DOLAYISIYLA RUHANİ BİR HAREKET ETTİRİCİ VARSAYMAK GEREKSİZLİĞİNİN ÖTEKİ KANITLARI 37.İNSANIN VARLIĞI HİÇBİR ŞEKİLDE ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAMAZ 38.NE İNSAN NE DE EVREN RASTLANTININ ESERİDİR 39.EVRENİN DÜZENİ DE BİR ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAMAZ 40.SOYUT BİR RUH ZEKİ OLAMAZ VE BİR İLAHİ ZEKAYA TAPMAK HAM BİR HAYALDİR 41.TEOLOJİNİN ALLAH'INA VERDİĞİ BÜTÜN NİTELİK YİNE TEOLOJİNİN ALLAH'TA VARSAYDIĞI İÇERİĞE AYKIRIDIR 42."YARATILIŞIN KONUSU VE AMACI İNSAN TÜRÜDÜR" DEMEK SAÇMADIR 43.NE ALLAH İNSAN İÇİN YAPILMIŞTIR NE İNSAN ALLAH İÇİN 44.EVRENİN OLUŞUMUNDAKİ AMACIN İNSANIN MUTLULUĞU OLDUĞU DOĞRU DEĞİLDİR 45.ALLAH'IN LÜTFU DENİLEN ŞEY BOŞ BİR KELİMEDEN İBARETTİR 46.BU SÖZDE ALLAH LÜTFU DÜNYAYI İYİLEŞTİRMEKTEN ÇOK BOZMAKLA MEŞGUL VE İNSANIN DOSTU OLMAKTAN ÇOK DÜŞMANIDIR 47.HAYIR, DÜNYA ZEKİ BİR VARLIK TARAFINDAN YÖNETİLMEZ 48.ALLAH DEĞİŞMEZ OLARAK TANINAMAZ 49.İYİLİKLER VE KÖTÜLÜKLER DOĞANIN ZORUNLU NEDENLERİ VE ESERLERİDİR. BUNDA

HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEYEN ALLAH NE ALLAHTIR ? 50.BU HAYATIN ZORLUKLARINA KARŞI DİNİ TESELLİLERİN BOŞLUĞU. BİR CENNET BİR AHİRET UMUDU HAYALDİR, HAYAL ÜRÜNÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 51.DAHA AZ HAYALİ OLMAYAN SAÇMA FİKİRLER 52.İLAHİYATÇI ALLAH'INI INSANLIĞIN EKSİKLERİNDEN KURTARMAYA BOŞUNA ÇALIŞIYOR: YA ALLAH ÖZGÜR DEĞİLDİR YA DA İYİ OLMAKTAN ÇOK KÖTÜDÜR 53.BİR TANRISAL LÜTUF A, SONSUZ İYİ VE KUDRETLİ BİR ALLAH'A İNANILMAZ 54.İLAHİYAT, ALLAH'INDAN BİR DELİLİK, BİR ADALETSİZLİK, BİR KÖTÜLÜK VE GADDARLIK İFRİTİ, ALABİLDİĞİNE DÜŞMANLIK, KİN VE NEFRET DOLU BİR VARLIK YAPMAKTADIR 55.HER DİN, TANRISALLIKTAN ALÇAKÇA VE AKILSIZCA KORKMA DUYGUSU VERMEYE ÇALIŞIR 56.GERÇEK DİN İLE EN KARANLIK EN ALÇAKÇA HURAFELER ARASINDA BİR FARK YOKTUR 57.İLAHİYATIN ALLAH HAKKINDA VERDİĞİ DÜŞÜNCELERE GÖRE ALLAH'I SEVMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR 58.CEHENNEMİN SÜREKLİ CEZA VE EZİYET İNANCINI İCAT ETMEKLE İLAHİYATÇILAR, ALLAHLARINDAN, TİKSİNİLECEK VE İNSANLARIN EN KÖTÜSÜNDEN DAHA KÖTÜ, AHLAK BOZUCU, AMAÇSIZ VE YALNIZCA KEYFİ İÇİN ZALİM BİR ZORBA YAPMIŞLARDIR 59.İLAHİYAT AÇIK BİR ÇELİŞKİLER ZİNCİRİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 60.ALLAH'IN SÖZDE SANAT ESERLERİ İLAHİYATIN YÜCELİĞİ DENİLEN ŞEYİ ASLA KANITLAMAZ 61.ALLAH'IN YÜCELİĞİ, MELEKLERİN VE SAF RUHLARIN YARATILMASI İDDİASINDA DA DAHA ÇOK GÖRÜLMEMEKTEDİR 62.İLAHİYAT, ALLAH'ININ HER ŞEYE YETEN KUDRETİNDEN SÖZ EDER VE ONU HEP ACİZ GÖSTERİR 63.YERYÜZÜNÜN BÜTÜN DİN SİSTEMLERİNE GÖRE ALLAH'IN MEVCUTLARIN EN MAYMUN İŞTAHLISI EN MAKUL OLMAYANI EN BUDALASI OLMASI GEREKİR

BİZZAT TEOLOJİNİN İLKELERİNE GÖRE İNSAN TEK BİR AN BİLE ÖZGÜR DEĞİLDİR 77. HER BOZUKLUK. ALLAH'IN CEZALANDIRACAĞI SUÇLU İNSANLARA TANRISALLIĞIN GADDARLIĞINDAN ŞİKAYET ETME HAKKINI VERİR 66. ABES BİR VARSAYIMDIR 80.İYİLER. BÜTÜN DİNLERİN YARARSIZLIĞI İŞTE BUNDANDIR 76. ANCAK.İNSAN İRADESİNE GÖSTERİLEN KANITLARIN REDDİ 75. MASUMLAR.ALLAH'A ATFEDİLEN HER ŞEYİ BİLME SIFATI. FELAKETLERİYLE AVUNMALARINI İNSANLARDAN İSTEMEK PEK GARİPTİR 71. İNSANIN BU SIRRI İNCELEME VE BU KONUDA BİR KARAR VERME HAKKI YOKTUR" DEMEK SAÇMADIR 70.64. KÖTÜLER. ALLAH'INA GÜÇLÜLÜK HAKKI YANİ BÜTÜN HAKLARA TECAVÜZ ."TANRININ İSTEĞİ İNSAN İÇİN TANRISAL BİR SIRDIR.İLAHİYAT.HER KÖTÜLÜK. BENLİĞİNDE BUDALALIKLA ZULMÜ BİRLEŞTİRMİŞ BİR DELİDİR 72.ŞEYTAN DA DİNLER GİBİ RAHİPLERİ ZENGİN ETMEK İÇİN İCAT EDİLMİŞTİR 68.İNSAN İRADESİNİN (TANRI TARAFINDAN İNSANA BIRAKILMIŞ İRADE) VAR OLMAMASINDAN. SUÇLULAR ÜZERİNE "AYIRMAKSIZIN" BELA VE SIKINTI DÜŞÜREN BİR VARLIĞI "ADALET VE İYİLİK ALLAHI" OLARAK ADLANDIRMAK SAÇMADIR.İNSAN İRADESİ BİR HAM HAYALDİR 73.ALLAH İNSANOĞLUNU HATA YAPMAZ NİTELİKTE YARATMADIYSA CEZALANDIRMAYA HAKKI YOKTUR 69.İNSANLARIN YAKARIŞLARI ALLAH'IN YÖNETİMİNDEN HOŞNUT OLMADIKLARINI KANITLAR 79.KÖTÜLÜK ALLAH'TAN GELMEZ DEMEK SAÇMADIR 65.BU DÜNYANIN ZULÜM VE SEFALETLERİNİN BAŞKA BİR ALEMDE (AHİRETTE) ONARILACAĞI. DOLAYISIYLA ALLAH'IN CEZALANDIRMA VE ÖDÜLLENDİRME HAKKI YOKTUR 78. FELAKETLERİNİN TEK NEDENİNİN KUCAĞINDA. HER GÜNAH ANCAK ALLAH'A ATFEDİLEBİLİR.YASAKLAMAYA MUKTEDİR OLDUĞU HATALARI SUÇLAYAN VE CEZALANDIRAN BİR ALLAH. TOPLUMUN KÖTÜ ADAMLARI CEZALANDIRMAYA HAKKI OLMADIĞI SONUCU ÇIKARILMAMALIDIR 74. BOŞ BİR İNANÇ.EĞER OLSAYDI ALLAH DA ÖZGÜR VE ÖZERK OLMAZDI.İLK GÜNAH VE ŞEYTAN HAKKINDA DİNİ HİKAYELERİN SAÇMALIĞI 67.

RUHUN MANEVİYATINA KARŞI İTİRAZ KABUL ETMEZ KANITLAR 95. ALLAH'IN GÖZDESİDİR. DOĞANIN KRALIDIR" İDDİASINDA BULUNMAK.BİR RUHUN VARLIĞI SAÇMA BİR VARSAYIMDIR.DÜNYADA ALLAH'IN NİMET VE İHSANINDAN BAŞKA BİR ŞEY GÖRMEMEK VE BU DÜNYANIN ÖZELLİKLE İNSAN İÇİN YARATILMIŞ OLDUĞUNA İNANMAK BUDALALIKTIR 91. BİR DELİLİKTİR 86."İNSAN. YARATICI KUDRETİN SEVGİLİ ÇUCUĞUDUR.HAKKI VEREREK YA DA İNSANLARA AHMAKÇA BİR İTAAT EMREDEREK.DÜNYADA ZORBALARDAN DAHA İĞRENÇ HAYVAN YOKTUR 88. BUNLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ MÜMKÜN OLMAZDI 92.ÇOCUKLARINI ANCAK MUTSUZ ETMEK İÇİN DÜNYAYA GETİREN BİR KİMSEYE SEVECEN.MATERYALİZMİN İNSAN TÜRÜ İÇİN ONUR BOZUCU OLDUĞU DOĞRU DEĞİLDİR 97.TANRININ YARATMA GÜCÜ YA DA TANRININ LÜTFÜ DENİLEN ŞEYE MİNNETTAR OLMAMIZ GEREKTİĞİ DOĞRU DEĞİLDİR 85. ALLAH TARAFINDAN İZİN VERİLEN KÖTÜLÜĞÜ VE ADALETSİZLİKLERİ HAKLI GÖSTERİR 81. İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜ VE VÜCUDU OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN BİR ALLAH'IN İYİLİĞİ VE ADALETİ ALEYHİNDE KANITTIR 84. ÖLMEZ BİR RUHUN VARLIĞI DAHA SAÇMA BİR VARSAYIMDIR 93. MESAİSİNİN TEK AMACIDIR.İNSANIN KUSURSUZLUĞUNUN REDDİ 89.İNCİL'DE "YEHOVA"YA ATFEDİLEN SÜREKLİ KURTARMA VE İMHALAR HEP ZALİM VE BARBAR BİR TANRI GEREKTİREN TUHAF VE GÜLÜNÇ UYDURMALARDIR 82.RUH NEDİR? KİMSENİN BUNDAN HABERİ YOKTUR. MADDEDEN BAŞKA BİR CEVHERDEN OLSAYDI.DOĞU MASALI 90.APAÇIKTIR Kİ.İLAHİYATÇILARIN HEP SIĞINDIĞI DOĞAÜSTÜ NEDENLERİN SAÇMALIĞI 96. CÖMERT VE ADİL BİR BABA DENİLEBİLİR Mİ? 83.İNSANLARIN BÜTÜN YAŞAMI VE DÜNYADA OLUP BİTEN HER ŞEY.İNSANLA HAYVANLARI KARŞILAŞTIRMA 87. BU RUH. İNSAN TÜMÜYLE ÖLÜR YANİ İNSANIN ÖLÜMÜ TAM VE KESİNDİR 94.AHİRET HAYATI İNANIŞI ANCAK HALKIN SAFLIĞI ARACILIĞIYLA BUNU .

DİNİN GEREKSİZLİĞİNİ KANITLAYAN ŞEY ANLAŞILMASININ OLANAKSIZ OLMASIDIR 104.BÜTÜN DİNLER ÇEŞİTLİ DİNLERİN TARAFTARLARININ BİRBİRİNE KARŞIT VE TÜMÜ AYNI ÖLÇÜDE AKILDIŞI VE ABES İNANIŞLARIYLA GÜLÜNÇ HALE GETİRİLMİŞTİR 105.ÖZELLİKLE RAHİPLERİN ÇIKARI İÇİN İCAT EDİLMİŞ OLAN SIRLARIN SAÇMALIĞI VE YARARSIZLIĞI 102. BİRBİRİNİ YIKIMA UĞRATIRLAR 100.DİN KONUSUNDA KUŞKUCULUK.DEİSTLERİN ALLAHI İLAHİYATÇILARIN ALLAHINDAN NE DAHA AZ ÇELİŞKİLİDİR NE DE DAHA AZ MEVHUMDUR 107.SÖMÜRENLER İÇİN YARARLIDIR 98. "KAVİMLER YÜZYILLAR BOYU BİR TANRISALLIĞIN HÜKÜM VE KUDRETİNİ TANIMIŞTIR" DEMEKLE ALLAH'IN VARLIĞI KANITLANAMAZ 108. O KADAR KUŞKULU VE GÜVENİLMEZDİR 11 1. ALLAH BİR KURUNTUDUR VE ONA VERİLEN SIFATLAR BİRBİRİNİ ORTADAN KALDIRIR.HER DİN.AHİRET HAYATI İNANIŞININ AVUTUCULUĞU GERÇEĞE AYKIRIDIR.TANRILARIN TÜMÜNÜN KAYNAĞI VAHŞETTİR. KAN DÖKÜCÜLÜK ABİDELERİDİR VE YENİ DİNLER YENİDEN GENÇLEŞMİŞ ESKİ DELİLİKLERDİR 109.DÜNYA ÖLÇÜSÜNDE BİR ALLAH'IN DÜNYA ÖLÇÜSÜNDE BİR DİN BİLDİRMESİ GEREKİRDİ 103. BÜTÜN DİNLER DİPSİZ CEHALET.DİNİ GELENEKLERİN TÜMÜNDE AHMAKLIK YA DA BARBARLIK ZİYAFETİ VARDIR 110. TEOLOJİK İLKELERİN YÜZEYSEL BİR ARAŞTIRMA VE İNCELENMESİNİN SONUCUDUR .BÜTÜN DİNİ İLKELER HEP HAYALİDİR. SEZGİ. BUNDAN İNANIŞIN DOĞRULUĞUNUN ÇIKARILMASI GEREKMEZ 99. ÇELİŞKİLERİ SIR ARACIYLA BİRLEŞTİRMEK İÇİN HAYAL EDİLMİŞ BİR SİSTEMDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 101. KÖKLEŞMİŞ BİR ALIŞKANLIK ESERİDİR.ÜNLÜ BİR İLAHİYATÇININ GÖRÜŞÜ 106. HURAFE.BİR DİNİ GÖRÜŞ NE KADAR ESKİ VE GENEL OLURSA. AVUTUCU OLSA BİLE.

ONLARLA KONUŞMUŞ OLDUĞUNUN KANITI NEREDE? 114. SÖZDE MUCİZELERİN SAÇMALIĞI 118.ŞEHİTLERİN BAĞNAZLIKLARI. KANITSIZ. . ŞEREF VE HAYSİYET DUYGUSU. BİLGİSİZ YA DA TEMBEL RUHLARDA KÖK SALAR 127.TEOLOJİ.EĞER ALLAH SÖYLEMİŞ OLSAYDI. ÇEŞİTLİ MEZHEPLERİN. BİRLEŞTİRİLEMEZ VE AKIL İMANDAN ÜSTÜNDÜR 124.İMAN YALNIZCA ZAYIF. PASCAL'IN GÖRÜŞÜNÜN REDDİ 119. ALLAH'INDAN AKLIN VE ZEKA IŞIKLARININ BİR DÜŞMANI YAPAR 123.ŞEHİTLERİN KANI.MUCİZELERİN KARANLIĞI VE KUŞKULU KÖKENİ 117.VAHYİN REDDİ 113. SAHTE VE DİNSİZ ESER SAYILMALIDIR 120.TEOLOJİNİN ASIL İLKELERİNE GÖRE. SÖZ ÜZERİNE İNANMAK GEREKTİĞİ NASIL İDDİA EDİLİR? 126.KENDİSİ HAKKINDA EN ÇOK BELİRSİZ OLDUĞU SÖYLENEN ŞEYE.İMAN AKILLA UZLAŞTIRILAMAZ.112. TÜMÜ BİRBİRİNİN ARDINDAN LANET OKUYAN. MUCİZELERİN GERÇEKLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞIN TANRISAL KÖKENİ ALEYHİNDE TANIKLIK EDER 121. AHLAK VE ERDEM İÇİN DİN HİÇ GEREKLİ DEĞİLDİR 129.HİÇBİR ŞEY MUCİZELERİN DOĞRULUĞUNU KANITLAMAZ 115. TÜMÜ BİRBİRİNİ HAKLI OLARAK HURAFE VE KÜFÜRLE SUÇLAYAN MENSUPLARINA AYRI AYRI YOLLAR SÖYLEMİŞ OLMASI TUHAF OLURDU 116.İMANI AKLIN YERİNE KOYMAK İSTEYENLERİN ŞARLATANLIKLARI NE KADAR SAÇMA VE GÜLÜNÇTÜR 125. HER YENİ VAHİY VE TEBLİĞ. DİNİN DOĞRULUĞUNU ASLA KANITLAMAZ 122.ALLAH'IN BİR KEZ İNSANLARA GÖRÜNMÜŞ. İHTİRASLARI ZAPT ETMEK VE KISITLAMAK İÇİN.MUCİZELERLE İLGİLİ KARAR VERME TARZI KONUSUNDA. PEYGAMBERLERİN HEP ÇIKARA DAYANAN ÇABALARI.İHTİRASLARA KARŞI DİN EN ZAYIF ENGELDİR 130. YALNIZ TEK BİR HAK DİNİ OLDUĞUNU ÖĞRETMEK SAÇMALIKTIR VE MİLLETLERDE BİR KARIŞIKLIK NEDENİDİR 128.

POLİTİKA İÇİN KÖTÜDÜR. DİNİN HİMAYESİ. EN ÇOK DAYANAĞI OLDUĞU ZORBALIĞI VAAT EDEREK YAYILMIŞTIR 135.HİÇ KUŞKU YOK. EN GÜLÜNÇ.DİNİ İLKELERİN TEK HEDEFİ.RAHİPLERİN ŞARLATANLIKLARI 143. EDEPSİZ. BİR ZORBA. HÜKÜMDARLARIN ZORBALIKLARINI GÜÇLENDİRMEK VE MİLLETLERİ BUNLARA KURBAN ETMEKTİR 136. DAHA ETKİLİ BİR GEM. EN İĞRENÇ GASPIN KÖKENİ. BÜTÜN DOĞRU İNANÇLARI BOZAN DİNİN MEYDANA GETİRDİĞİ SAYISIZ FELAKETLER 144. DAHA ETKİLİ BİR ENGEL DEĞİLDİR 132. BİR ÜLKE İÇİN BELADIR 138. ZİNCİRLERİ İÇİNDE DAHA KOLAY YİYİP YUTMAK İÇİN KULLANAN HÜKÜMDARLARIN İHTİRASLARINA KARŞI DİN. AYDIN BİR HÜKÜMDAR NEDİR? 141.DİN. DİN KOLAYLAŞTIRIR 140.BÜTÜN DİNLER HOŞGÖRÜSÜZDÜR..HÜKÜMDARLARI KORKUDAN.RUHBAN HEYETİNİN ÜSTÜN İHTİRASLARI VE CİNAYETLERİ 142.. HER DİN GİBİ. ÇOĞUNLUKLA ZALİM VE ACIMASIZ ZORBALAR OLAN VE DİNİ ANCAK ESİRLERİNİ DAHA ÇOK HAYVANLAŞTIRMAK.HÜKÜMDARIN KUTSAL HUKUKU DENİLEN EN SAÇMA. SOFU BİR HÜKÜMDAR. KÖTÜLÜKÇÜ ZORBALARDAN VE İĞRENÇ VE BEDBAHT UYRUKTAN BAŞKA BİR ŞEY MEYDANA GETİRMEZ 134.DİN.DİNDEN DAHA SAĞLAM VE DAHA GÜÇLÜ BİR DİZGİNDİR 131. KAN DÖKÜCÜLÜĞÜ MEŞRULAŞTIRARAK ACIMASIZLIK DİZGİNİNİ GEVŞETİR VE İLAHİ AMAÇLAR İÇİN GEREKLİ OLABİLECEĞİNİ ÖĞRETEREK CİNAYETİ MUBAH .BASKI YÖNETİMİ İÇİN. KENDİ KENDİNE ZARAR VEREN VE UÇURUMUN KENARINDA UYUYAN BİR AKILSIZDIR 139.BİR DEVLET DİNİNİN SALDIRGANLIĞI 146. AHLAKI. VİCDAN AZABINDAN KURTARARAK DOĞRU YOLDAN SAPMALARINI.KAVİMLERE ZARAR VERDİKLERİNDE ALLAH'TAN BAŞKA KORKACAKLARI OLMADIĞINA KRALLARI İNANDIRMANIN KÖTÜLÜĞÜ HAKKINDA 137. BÜTÜN DOĞRU FİKİRLERİ.HIRİSTİYANLIK. TEMSİL ETTİKLERİNİ SÖYLEDİKLERİ ALLAH GİBİ. HÜKÜMDARLARA HAKİMANE ÖĞÜTLER 133. VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KABUL ETMEZ VE DOLAYISIYLA İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN YIKICISIDIR 145. HALKIN ELEM VE GALEYANINA KARŞI ZAYIF BİR KUŞATMADIR.

İLAHİYATÇILARIN ÖĞRETTİĞİ VE UYGULADIĞI BİÇİMİYLE HİRISTİYAN İYİLİKSEVERLİĞİ NASIL BİR SONUÇ DOĞURUR 158.ÖZELLİKLE RAHİPLERİN ÇIKARI ÜZERİNE KURULU DİNİ AHLAK VE ERDEMLERİN SAÇMALIĞI HAKKINDA 157. KÖTÜLÜĞE ENGEL OLAMAYACAK ÖLÇÜDE SAÇMADIR 156. DİNİ GÖRÜŞLERLE UZLAŞTIRILAMAZ. AHLAKIN GERÇEK İLKELERİNİ YIKMIŞTIR 159.DİNLE SİYASETİN BİRLEŞMESİNİN. DİNDAR VE ÇOK ADİ BİR KRALDAN ÜSTÜNDÜR 168.BİR ALLAH'I VARSAYMAK.SOFULUĞUN KÖTÜ SONUÇLARI 165. İNSANIN DOĞASI BOZUK DEGİLDİR.BİR AZİZLER TOPLUMU MÜMKÜN DEĞİLDİR 151. ATEİST BİR KRAL.FELSEFE ARACILIĞIYLA EDİNİLEN AHLAK ERDEM İÇİN YETERLİDİR .ALLAH KORKUSU İHTİRASLARA KARŞI ACİZDİR 155. BUNUN TERSİNİ İDDİA EDEN BİR AHLAK İNSAN İÇİN DEĞİLDİR 152. TAVIR VE DAVRANIŞLARINDA DÜRÜST OLMAK İÇİN.İNCİL'İN AHLAKI. ANCAK İNSANLARIN İHTİRASLARININ HÜZÜN VERİCİ ESERLERİ OLDUĞU İDDİASININ REDDİ 148.KILAR 147.İZLEYİCİLERİNİN İLAHI HAZRETİ İSA HAKKINDA 153. BİRLEŞTİRİLEMEZ 149.PEK ÇOK GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ.AHİRET HAYATINI VARSAYMAK.KÜLTLER AĞIR VE MİLLETLERİN ÇOĞUNLUĞU İÇİN YIKIMDIR 163.DİN. GEREK HÜKÜMDARLAR GEREKSE KAVİMLER İÇİN NE KADAR KÖTÜ OLDUĞU HAKKINDA 162.DİNE ATFEDİLEN KÖTÜLÜKLERİN.RAHİPLER İÇİN ALTIN MADENİ OLAN "GÜNAH ÇIKARMA" AYİNİ. AHLAKI FELCE UĞRATIR 164.DİN VE DİNİN METAFİZİK AHLAKI KAVİMLER İÇİN KÖTÜDÜR VE İNSANIN DOĞASINA ZITTIR 161.BİR TANRITANIMAZ İYİ HAREKET ETMEK.GÜNAHLARIN AFFI İNANCI. AHLAKA GEREKLİ DEĞİLDİR 160. RAHİPLERİN ÇIKARI İÇİN İCAT EDİLMİŞTİR 154.CEHENNEMİN İCAT EDİLMESİ. UYGULAMA YETENEĞİNDEN YOKSUNDUR 150.HİÇBİR AHLAK. İNSAN İÇİN NE AVUTUCUDUR NE DE AHLAKA GEREKLİDİR 166. BİR SOFUDAN DAHA ÇOK NEDENLERE SAHİPTİR 167.

NE KADAR KUDRET VE SAYGIYA MAZHAR OLURLARDI 179.ÇIKAR DUYGUSUYLA HAREKET EDENLER İNANMAYANLAR DEĞİL. AKIL VE MUHAKEMEYE DAYANAN HER SİSTEM HALKA GÖRE DEĞİLDİR 184.GURUR. İNANÇLI GEÇİNEN RAHİPLER VE HER DİNDEN MESLEKTAŞLARIDIR 176. ÇÜNKÜ DİN SAÇMADIR VE RAHİPLERİN ALLAH'I KÖTÜ VE KORKUNÇTUR 171. YANİ ALLAHÇILIĞI VE SOFULARI ORTAYA ÇIKARAN.BATIL FİKİRLERİN ÖMRÜ SINIRLIDIR. BÜTÜN DİNLER. BÜYÜKLENME VE KALP BOZUKLUĞU. İNANMAMAK ALEYHİNE HİÇBİR ŞEY KANITLAMAZ 181. KORKUDUR 172. ALLAHSIZLARDAN VE İNANMAYANLARDAN ÇOK SOFULARDA. SOYUT KURUNTULARINI VE GÜLÜNÇ AYİNLERİNİ .HALK İÇİN DİNİN ÇOK GEREKLİ OLDUĞU HAKKINDA SIK SIK TEKRARLANAN GÖRÜŞLERİN REDDİ 183.İLAHLARIN GÖSTERİCİLERİ.DİNİN YERİNE FELSEFE GEÇSEYDİ.ALLAH SEVİLEBİLİR Mİ? 173. HÜKÜMDARLARA MAKUL ÖĞÜTLER 185. MİLLETLERİN CEHALETLERİNİN YARDIMIYLA. ALLAHSIZLIĞIN TOPLUMUN BÜTÜN BAĞLARINI PARÇALADIĞI DOĞRU DEĞİLDİR 182. UTANMAKSIZIN TANRISALLIK TARAFINDAN GÖNDERİLDİKLERİNİ SÖYLEYEN ADAMLAR TARAFINDAN TESİS EDİLMİŞTİR 187.İLAHİYATIN GEREKSİZLİĞİ VE TEHLİKESİ.ALLAH VE DİN HAKKINDA HER YERDE VAR OLAN ÇEŞİTLİ VE ÇELİŞKİLİ FİKİRLER KANITLAR Kİ. EVRENDE NE KADAR MUTLU VE BÜYÜK DEVRİMLER GERÇEKLEŞİRDİ 180. HOCALARDA.TEİZMİ.DİNİN HALK VE HÜKÜMDARLAR ÜZERİNDE KÖTÜ ETKİLERİ 186.GÖRÜŞLER KİŞİLİK ÜZERİNDE ENDER OLARAK ETKİLİ OLUR 170. ALLAH VE DİN.TARİH BİZE ÖĞRETİR Kİ.ESKİ VE YENİ DİNLER.169. İNSANI DİN YOKLUĞUNA VE ATEİZME SEVK EDER.AKIL. GERÇEK AKIL VE HAKKANİYET ÜZERİNE KURULMAYAN HİÇBİR SALTANAT KALICI DEĞİLDİR 178.İNANMAYANIN ÖLÜRKEN TÖVBE ETMESİ. HAYALGÜCÜNÜN HAM HAYALLERİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 174. AKLIN ELÇİSİ VE ÖZGÜRLÜĞÜN SAVUNUCUSU OLSALARDI. HAHAMLARDA BULUNUR 177.HER DİNİN TEMELİ OLAN BİR ALLAH'IN VARLIĞI DAHA KANITLANMAMIŞTIR 175.

Dahası var. DÜNYADA VE DOĞADA HİÇBİR ŞEYİ AÇIKLAMAZ VE AYDINLATMAZ 190. bu hazır ve nazırlığın hiçbir şeye yararı yok.DİN PANDORA KUTUSUDUR VE BU UĞURSUZ KUTU AÇILMIŞTIR 1. uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. itaat edilmek istiyor. kendi . görünmeyen hükümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. oysa. Bu gizli hükümdarın son derece iyi olduğunu söylüyorlar. karışıklık içinde. işinden asla memnun kalmaksızın yaptığını onarmakla uğraşıyor. hükümdarlarının karakteri ve niyetleri hakkında hiçbir fikre sahip olmadıklarını. Ancak hiçbir zaman kendisini göstermiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. gerçek anlamı hakkında sürekli olarak çekişme halindeler. ender olarak tasarılarına uygun görülüyor. Sonsuz hakim olduğu varsayılıyor. İLAHİYATİN NE KADAR KISITLADIĞI VE KÜLTÜR. ancak bunları açıklayanlar da. Kendisine yapılan saldırı ve tecavüze karşı sabır ve tahammülü yok. Her şeyi o yapıyor. hemen yalanlanmayacak hiçbir kelime söylemiyorlar. bu hükümdara giden yolların geçilmesinin olanaksız olduğunu. çevirmenlere. Bunlar kendi kendileriyle de uyuşmuş değil. bozmakla. oysa yönetiminde her şey mantığa ve sağduyuya aykırı. Bu hükümdar. birbirlerine hileci. oysa çelişkilerle dolu eserleri kısa ömürlü. Gizli hükümdarlarına dair ettikleri söylentilerin tümü bir çelişkiler yumağından başka bir şey değil.TEOLOJİ. AKIL VE GERÇEK IŞIKLARININ İLERLEMESİNİ NE KADAR ERTELEDİĞİ HAKKINDA 191. oysa uyruklarının en iyileri genellikle en az yardım ve iyiliğe erişiyorlar. oysa olaylar. oysa onun isteklerinden. icra aracı olduklarını söyledikleri efendilerinden çıkan emirler hakkında. açıklayıcılara muhtaç. ancak hiçbir şeyin olmasına engel olamıyor. uyruğun eğitim ve aydınlanmasına özgü. bununla birlikte herkesi kendisine tecavüz edebilmeye güçlü kılıyor. sahtekar diyorlar.DİNİN AYKIRI VE KÖTÜ OLDUĞU NE KADAR TEKRAR EDİLSE VE KANITLANSA AZDIR 192. Gizli hükümdarın yasaları.TEOLOJİ FELSEFEYİ HEP GERÇEK YOLUNDAN ÇEVİRMİŞTİR 189. bilinmek. oysa.HEP BİRBİRLERİNDEN ALMIŞTIR 188. Sürekli olarak yapmakla. Hakimiyet ve saltanatına bağlı kavimler. Birbirlerini küçük düşürüyorlar. emirlerinden şikayet etmeyen kimse yok. her yerde hazır ve nazır olduğu temin olunuyor. Bu emirler ve fermanlar. fermanlar açık değil. ancak bunlar uyruğun akıl erdiremeyeceği. Eserlerindeki bilimselliğe hayranlıkla bakılıyor. Sözcüler bile. Her girişiminde. sevilmek. Düzen ve doğruluk dostu olduğu söyleniyor. ülkesinde her şey alt üst olmuş. İmparatorluğun her ilinde bu emri başka başka ilan ediyor. ilanını görev edindikleri emirler. anlaşılmaz şeyler. Yaratılışı.İNSAN RUHUNUN MANEVİYATINI. Adaleti övülüyor. Her şeyi önceden görüyor. bu sözcüler arasında birlik yok. Öte yandan. Her şeyi gördüğü. niyet ve sıfatının bilinmesinin hiç mümkün olmadığını kabul ediyor.

Her ilke bir hükümdür. prototipi bulunmayan bir fikir. tasvirleridir. uyruğu ise çoğunlukla zorunlu ihtiyaçlarından bile yoksun. şeylerin temsilleri. karmakarışık söz demektir. insanlar için mümkün değildir. uyruğu insanlardır. gerçek dışı alemlere yer açmak için takatsiz bırakılmıştır. araştırılmayan ve değerlendirilmeyen şeylerle uğraşır. Bunların hemen tümü. Hobbs bu bilime Melekülüzzulümat (Ro-yaume de tenebres) adını verir. Zihin dışında bir konusu. adaletinden korkmaktan. bir kuruntudan başka bir şey midir? Bununla birlikte bazı inanç ustaları. Bu ülke. toplum ve genel çevre bunları kendisine aşılar. vekilleri rahiplerdir. tek bulucusu olduğu kuruntular ülkesinin yegane yol göstericisi olan hayal gücüne yerini terk etmeye. akıl mecbur edilmiştir. Armağan ve iyiliklerine erişmiş gibi görünenler. birleşme ve ilerlemeden yoksun hoyrat bir sistem. maddelerin. teoloji (ilahiyat) denir ve bu teoloji. aile. her hüküm tecrübe eseridir. Oysa duyuların hiçbirine etkisi olmayan (duyuların hiçbiriyle hissedilmeyen ve araştırılmayan) bir zat hakkında gerçek düşüncelere sahip olmak. Bu ülke dünyadır. Bütün düşüncelerimiz ve duygularımız aracılığıyla bizde bir etki yapan ve uyarıda bulunan şey. Allah fikrinin insanla yaşıt olduğunu insanların ana rahminden başlayarak bu Allah düşüncesine sahip olduklarını ve bu düşünceyle doğduklarını ileri sürerler. DÜŞÜNMEMEKTİR Her dini sistem ancak Allah'ın ve insanın doğası ve bunların aralarındaki ilişki üzerine . Bundan şu sonuç çıkar: Dini ilkeler kuşkusuz bir temele dayanmaz ve asla yaşa bağlı değildir. tecrübe ancak duyularımızın çalışmasıyla kazanılır. herkesin. etkisiz eserler kadar kuruntu değil midir? Zihin dışında bir ilkel örneği. iyiliğine tapmaktan. gerçek alem. 4. genellikle hallerinden en az memnun olanlar. Yalnızca uyruğunun refahı için çalışıyor. sağduyu. simgeleri. büyüklüğüne hayran olmaktan ve olgun hikmetini yüceltmekten. asıl nüshası. Konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler olan bir bilim vardır. (A. Bütün bilimlerin dışında olan bu sözde "bilim". Sonradan. duygularımızla. insan bunları düşünce halinde taşıyarak ve sahip olarak doğmaz. asla itaat etmedikleri emirlerine saygı duymaktan ayrılmadıkları hükümdarlarına karşı aralıksız isyan halinde bulunuyorlar.büyüklüğünden ve şanından başka bir amaç yok. 2. insan için açıklanması mümkün olmayan bir muamma olmuştur. açık olmayan. İNSAN NE SOFU Her dinin ilkeleri Allah düşüncesi üzerine kurulmuştur. Bu bilime. gözümüzün önüne ne getirebilir? Böyle bir düşünce. Tanrı düşüncesi ve din ilkeleri kesinlikle doğuştan kazanılmaz. oturmakta olduğu alemde tanıdıkları yasalara muhalif olan yasalara bağlı olduğu bir ülkedir. "belki"leri birbiri üzerine yığa yığa. bu hükümdar Allah'tır. deliliğe dönüşür. oysa büyüklüğü ve şanıyla yüceltilmeye hiç ulaşmıyor. Bu tuhaf ülkede ışık. * Galimatias. en açık bilgileri unutturacak ve en olumlu gerçekleri kuşkuya düşürecek ölçüde insanların zihnini karıştırmaya yetenekli.) 3. insan aklına sürekli bir hakarettir. belirsiz.C. karanlıktır. "Eğer"leri. bir maddesi olmayan Allah fikri. bir manzume vücuda getirebilmişlerdir. Bu düzenlenmiş Galimatias* ile. doğa.

SAFDİLLİK ÜZERİNE KURULMU Bize. bu dünyada hiçbir fikri olmayan insandan daha çok fikre sahip olamazlar. ne ahirette Allah'la insan arasında hiçbir ilişki olamaz. 9. kendileri için en esaslı şey olduğuna insanları inandırmayı nasıl başardılar? Çünkü. Bundan. Archange'lar1. Bu ilkenin doğal sonucunun şu olması gerekir: Tanrının sıfatı. insanın bir cinayet işlemiş olmaksızın Allah'ı hatırından çıkaramayacağı hükmünü vermektedir. akıl ve muhakemelerine güvenmemeleri de öğütlendi. Oysa din. Allah sonsuzdur demekle. din. prototipsiz . "Din insanı Allah ile birleştirir ya da Allah'la ilişkiye geçirir. Bundan şu da çıkar: Melekler. Ancak bu ilişkinin gerçek varlığı hakkında bir hüküm vermek için tanrısal doğa hakkında bazı fikirlere sahip olmak gerekir. Oysa. Seraphin'ler2 gibi üstün zekalar dahi Allah hakkında. sıfatı insanlar tarafından anlaşılmayan bir zatı (yani Allah'ı) asla gözden kaybetmemeleri gerektiğini belirtiyor. 6. "Tanrının sıfatı sınırlı zekalar için anlaşılabilir içerikte değildir" deniliyor. Dolayısıyla. Ancak din. İlişki olmayan yerde. insanın muhakemesi artık işlemez. En çok mümkün olmayan şeyin. anlaşılması kendileri için olanaksız olan bir şeyle meşgul etme sanatıdır. anlamanın tam ve kesin bir olanaksızlığı içinde bulunmalarıdır. ne ilişkide. sonu olan hiçbir varlık onunla ne işlemde bulunur. 7. 2 Melaikei mükerremenin israfiliyyun denilen sınıfı. zihin böyle karıştırılınca artık her şeye inanılır ve hiçbir şey araştırılmaz. insanlara korku saldılar. bütün ilahiyat. İnsanlar için en önemli olan şey. Azrail gibi. ahirette de dünyada olduğundan fazla Allah'a akıl erdiremeyecektir. sonu olan insan için her dini hemen sürgün ediyorsunuz. ALLAH'I SINIRLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR Allah sonsuz bir varlıksa. sınırlı zekaları uğraştırmak için değildir. ne işlem. Eğer Allah. dolayısıyla Allah düşüncesi insanın kafasına hiçbir zaman girmeyecektir. sınırlı zekaların. ne bu dünyada. Allah'la insan arasında görev ilişkisi yoksa. Korktuğunda. insanların sınırlı zekalarını. 1 Büyük melekler: Cebrail. İnsanın bu hayatta olduğundan daha aydın olacağı diğer bir hayatta (ahiret hayatında) bile. bununla birlikte Allah sonsuzdur" demiyor musunuz? Allah sonsuz ise. Allah'ın sonsuzluğu. ne de görev olabilir. değerlendirme yapamaz. DİN. 5. Sonsuzluk fikri bizim için örneği olmayan. 8. pekala görülüyor ve anlaşılıyor ki. insan. açıkça şu sonuç çıkar: Allah düşüncesi ahirette de insan için bu dünyada olduğundan daha anlaşılır bir şey olmayacaktır. insan için din hiç yoktur. Allah düşüncesiyle insanın sınırlı zekası arasına öyle bir uzaklık koyar ki. insan için anlaşılması mümkün değilse.kurulabilir. onu hiç düşünmemek en akla uygun yoldur. insan düşünemez. . Tanrının içyüzü anlaşılmaz diye bize bağırmaktan ve öte yandan bu anlaşılması mümkün olmayan Allah'a sıfatlar tayin etmekten ve insanın anlaşılmaz Allah'ı onaylamada çekingen olamayacağını söylemekten bir an geri kalmamaktadır. Öte yandan insanlara. ne birleşme. konusuz bir fikirdir.

Yol üzerinde onları masallarla eğlendirdiler. gerek manevi karanlıkta korkar. sıradan insan ruhu için. Bu yasa koyucular. İşte bu nedenle. Bu amaca ulaşmak için en kolay çözüm. 12. iyi bir hayat tarzı öğütleyen ya da doğanın yapacağı etkiye bırakan doktorlardan daha çok dinlenir ve daha çok güvenilir olurlar. Çok sayıda ilaç veren doktorlar. Bir şey ya da şeyler ne kadar çok anlaşılmaz olursa. tanrılar. İnsanlar hayal hastalarıdır.. budalalıklarını sürdürmeye özen gösterirler.. bu korkuları içinde tutacak kimseyi dinlemeye eğilimli olur. baskı ve sıkı düzen altında bulunan ve çoğu kez babalarından daha çok düşünce ve muhakemede bulunmayan çocuklara geçmiştir. cahil ve ahmaklara başvurmuşlardır.1 YARARLANIRLAR Ta çocukluğundan beri. Sözün kısası. İnsan gerek maddi. Bu şeyler ne kadar az inanılabilir olursa. Aslı astarı olmayan şeylere inanan adam. korkacak hiçbir şeyi olmamaktan korktuğu kadar. Din koyanlar. Sofu. onları korkutmak ve muhakemeyi yasaklamak oldu.H KUŞKULU OLANIDIR . Din konusunda insanlar büyük çocuklardır. hiçbir şeyden korkmaz. o oranda erdem ve üstünlükler olduğunu sanır. bazı kelimeleri her işittiğinde titremeyi alışkanlık haline getirmiş olan kimse. efsaneler. genellikle vahşi milletlerin henüz çocukluk halinde bulunduğu dönemdir. gerçek tarihlerden daha çekicidir. 14. Denilebilir ki. karanlık ve esrarlı şeyler. korkacak bir şey olmadığına garanti vermeye çalışan kimseden çok. ayinler. masallar. akla sığmaz şeyler gereklidir. az çok değişerek. kılavuzlarının amaçlarını anlayamasınlar. bu kelimelere ve titremeye muhtaçtır.H Kavimlerin ilk yasalarının konuşu. iyi bir rejim.D Din açık olsaydı. kavimleri dolambaçlı yollardan götürdüler. İşte her dinin başlıca iki nedeni. ta ki. her dönemde hep kaba. halkın ruhu üzerinde o oranda tahakküm hakkı kazanır. halkı egemenlikleri altına almak olmuştur. bastıkları ve geçtikleri yeri görmesinler diye onlan semaya baktırdılar. Bir din ne kadar saçmalık ve mucizelerle dolu olursa. hayal gücü bunu ister. Onlar için. bir boşluk olduğunu sanır. Allahı hakkında insanı kuşatan belirsizlik. çocukları uyutmak ya da susturmak için ninniler söyleyen ve tehditlerde bulunan sütannelerinin yöntemlerini uyguladılar. böyle bir adam. 10. İlaçlarına alıcı bulmak için. bönlüğüne hiçbir sınır koymamak zorunda olduğuna inanır. halka o oranda ilahi görünür. Romanlar. inanılmaz cin ve cadı hikayeleri. korkacağı bir şey olmadığında kendisinde bir eksiklik. çıkarcı şarlatanlar. Babalar tarafından incelenmeksizin kabul edilen batıl ve esassız inanışlar. kerametler ve sürekli olarak beyinlerini işletecek. bunlara inanan sıradan insanlar. korkuyu arzular. şaşırtıcı ve korkunç masallar sunmak için. korkusu ihtiyat olur ve korkmak ihtiyaç halini alır. hep insanların deliliklerini. AH Dini düşüncelerin başlangıcı. 13. yoracak. korkular. kendisini dine bağlayan birinci bağımsız nedendir.Cehalet ve korku. 11. cahiller için daha az çekici olurdu.

bütün duyguları mahvedici. birtakım kuruntuların. esası düşünen her zekayı en ziyade durduracak içeriktedir. size vereceği cevap. içtenlikle ileri sürülebilir mi? Bir zatın var olduğuna veya olabileceğine beni inandırmak için. Bilmem hangi uğursuzluk eseri olarak. beni cevap veremez bir hale getirip susturmak için. En uygar milletler. Bir şey. ancak bize fikirler üreten ve bizi bunların birleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hakkında karar verme iktidarına eriştiren duygularımızın sürekli tanıklığı üzerine kurulabilir. "yanılgı" olur. bana kanıtlanmalıdır. Kısacası. Allah'a ait bilgi hiçbir zaman aydınlanmadı.Bir Allah'ın varlığı bütün dinlerin temelidir. "bir ruh" (bir cin) olacaktır. vahşiler. "mantık"ta iddiayı kanıt kabul etme hatası üzerine kurulmuştur: Bedavadan varsayar ve sonradan ürettiği varsayımlarla kanıtlar! 17. 16. Bu varlıktan çok az kimse kuşku duyar. bu zat hakkında.R . o şey hayal ürünüdür. belirsizliklerin etkisiyle daha da çok karartıldığı görülür. mantıken birleştirilmeyen ve anlaşılmayan iki düşünceyi kapsıyorsa. size cevap olarak "bir cin" (bir ruh) diyecektir. "ALLAH ANLAM İFADE ETMEMEKTİR Metafizikleştire metafizikleştire (yani doğaüstü nitelikler vere vere) Allah'tan tam bir cin. 15. vahşilerin ilahiyatından daha ileri bir adım attı mı? Vahşiler dünyanın hüdavendi olarak bir "büyük cin" (bir ruh) tanırlar. Şimdiye kadar her din ancak. doğası ve içeriği bilinmeyen bir zatın varlığına inanıldığı. birbirini karşılıklı olarak bozan. Her ilmihalin ilk sorusu. Hatta meseleye yakından bakılırsa. Allah'a ait bilginin. anlayabileceğim şeyler söylenmelidir ve kendisine bu sıfatların atfedildiği zatın olmamasının mümkün olmadığı. ALLAH Bütün insanların bilgisi az çok aydınlandı ve olgunlaştı. bana bu zat hakkında birbiriyle çelişmeyen ve birbirini ortadan kaldırmayan şeyler söylenmelidir. Şimdiye kadar bu varlıkla ilgili ne söylendiyse ya anlaşılmaz ya da tümüyle çelişkili bulunur ve dolayısıyla sağduyu sahibi olan her insan için olanaksız olması gerekir. Ama yeni ilahiyat bu sayede. Böyle bir zatın varlığına ya da varlığının olanaklı olduğuna inandırmak. işe. ALLAH DEĞİLDİR Niteliklerinin bizce anlaşılmaz olduğu her zaman temin olunan. acemilikleri gerçek nedenlerini belirlemelerine engel olan bütün eserleri "cin"lere atfederler. Allah'ın varlığından söz açılır açılmaz suya düşer. Bir vahşiye. Bütün cahiller gibi. yokluğunda çelişki oluşturan bir varlıktır. bu zatın "ne" olduğu bana söylenmekle başlanmalıdır. bir ruh yaptılar. Ancak dinin bu içyüzü. varlığına beni tümüyle inandırmak için. Herkesçe onaylanan ve uygulanan bu ilkeler. Vazgeçilmez bir varlık. en derin düşünürler bu konuda en vahşi milletlerle ve en cahil hödüklerle aynı düzeydedir. saatinizi işleten şeyin ne olduğunu sorunuz. 18. Hocalara dünyayı yürüten şeyin ne olduğunu sorunuz. İnsanlar için açıklık. çözümü en çetin soru olmuştur ve hep çetin olacaktır.

Metafizik Allah. insanı kızdıracak. bu ihtiyaç görülebilirdi. 19. bir mekana sahip değildir. hiç olmazsa bu kelimeye bazı anlamlar yükler. ya da modeli olmayan bir düşünceyi ifade ettiği kadar. boş kuruntulara. büyücülere. hahamlar. BİR RU İlahiyatçı. cadılara. (hocalar. "lemyelit"tir. yersiz korkulara. İlahiyatçılar. size hemen. doğayı hüzne ve bitkinliğe boğar. Ona atfedilen içeriğe göre. Yeni ilahiyatçı meseleyi incelte incelte. ve yokluğu. hiçbir şey açık değildir. "Bilinmeyen bir cevherdir. sıcaklık ve hayat verir. düzenleyebilir ve oluşturabilirdi! Ancak yeni ilahiyatın Allah'ı kısır bir şahıstır. böyle bir "cevher" hakkında en küçük bir fikir oluşturacak bir insan var mıdır? İlahiyat dilinde "ruh". tümüyle basittir. rahipler. hortlaklara. bir düşünce yokluğundan başka bir şey midir? Ruhaniyet düşüncesi de modelsiz bir fikirdir. her an eserlerini duyduğumuz. gençleştirir. o irade gücüyle icra eder" diye bağırıyor. kendisi için olduğu kadar başkaları için de az anlaşılır oluyor. bütün varlıklara ışık. rüzgara. anlamsız bir laftan. eşyanın oluşmasını bilinmeyen bir kuvvete. 20. maddeyle hiçbir ilgisi ve ilişkisi yoktur" karşılığını verecektir. hareket ettiğini gördüğümüz maddenin bağrından çıkarmak. kendilerine söylenen hikayeleri. gulyabanilere inanmak. ne maddeyi hareket ettirebilir.Vahşi. kısacası bütün ruhaniler) insanları. bize. deliliklere ve ağız dalaşına yol açmaktan başka bir şeye yetenekli değildir. "Allah eylem ve icrada bulunmak için ele ve kola muhtaç değildir. Bununla.1 Bütün varlıkları. cinlere. ancak hissedilen eserler meydana getiren havaya. sihirli ya da hayali bir eylem ve etkide bulunmasına inanmaktan daha az mı gülünç. güzel kokuya. ne uzayda bir yer işgal edebilir. Allah'la neden yetinmediler? İnsanların kulluk ve şükranına güneşin hak kazandığı dereceden daha çok hak kazanmış hangi varlık vardır? O güneş ki. Y Eski adamların maddi Jüpiter'i hiç olmazsa kendisine benzeyen şahıslar tahrik edebilir. ne gözle görülen bir alem oluşturabilir. ne de insanlar ya da ilahlar doğurabilir. G AYKIRIDIR İnsanlara madem bir Allah lazımdı. Ancak bir irade gücüne sahip olan Allah nedir? Ve bu ilahi iradenin konusu ne olabilir? Perilere. elsiz bir işçidir. esintiye benzeyen bir etkeni amaçlar. bunların . 22. yürürlükte olmayan. iş yaptığını. 21. ya da daha az mı olanaksızdır? Böyle bir Allah kabul edilir edilmez. birçok milletin taptığı bu güneşle. Doğrusunu söyleyelim. Ona "ruh" kelimesinin neyi ifade ettiğini sorunuz. isyan ettirebilecek hiçbir masal ve kuruntu bulunmaz. bir ruhun madde üzerinde. bir "ruh"tan söz ettiğinde. varlığı bütün duyularımızla sabit olan. o güneş ki. huzuru doğayı neşelendirir. bizzat kendisinde bulunmayan bir şeyi kendi kendisinden çıkaramayan ve kendisine verilen ruhani cevherin hiçbir şeyi harekete geçirmeye yetenekli olmadığı "ruhani" bir varlığa atfetmekten ve yüklemekten daha doğal ve daha anlaşılabilir değil midir? Bir ruhun madde üzerine etkisi hakkında bize verilmeye çalışılan düşüncenin hiçbir şey ifade etmediği.

hiçbir eksiği olmayan tam bir varlıktır. en küçük düşünce bize gösterir ki. gerçek. sözlerinin." 24. " Ancak. İLAH Din. gerçekte. "Allah sonsuzdur. asla sonu olmayan bir varlıktır. ona atfedilen sıfatların kendisinde birleşmesinin mümkün olup olmayacağı incelenmeden önce. İlahiyatın "Allah"ı nedir. Allah'ına atfettiği sağlam esaslarla birleştirilmesi mümkün değildir. Allah'tan söz etmesi için ricada bulunmaktan başka bir şey gerekmez. Allah'larının içyüzü ve gerçeği hakkında bir şey söylememeyi gerekli gördüler. mekansız olmakla birlikte sonsuz olan. düzeni seven ve bununla birlikte yönetiminde kargaşa hüküm süren bir zatın önünde diz çöktürür.) 26. Bu durumda Allah nedir: Doğanın görünmeyen gücünü ifade etmek için üretilmiş soyut bir kelimedir. şimdi düşünülsün. Allah'ın varlığı hakkında nasıl kanaat ve güven oluşturulabilir? Allah'a tapmak. Bir filozof. varlığından emin olmak gerekmez mi? Bu durumda. hakkında bir fikir ve bilgi edinmeksizin ona kulluk etmek gerekiyorsa. ölümlü değildir" gibi soyutlamalar zoruyla gerçek ve tam olgun bir zat oluşturabilecekleri zehabında bulunurlar. ilahiyatçılar. Allah'ın olanaksız sıfatlarından başka bir şey söylemezler. öyleyim. ölümsüz bir varlık. "Ben kulumun zannında mevcudum" (Yani insanlar beni nasıl sanırsa. madde olmayandır. ancak hayali bir yaratıktır. Bir "ruh"tur. arzusunu hiçbir zaman uygulamayan. "Allah'ın içyüzünü bilmeye gerek yoktur. Allah hakkında bir kelime söyler söylemez. ALLAH NEDİR? Bir Allah'ın varlığını sarsmak için bir ilahiyatçıya. ona bilmeksizin ibadet edilmelidir. ne genişliği ne uzunluğu ne derinliği olan matematiksel noktadır. ALLAH'A TAPMAK BİR MEVH Sıkıntıdan kurtulmak için bize demliyor ki.mümkün olup olmadıkları hakkında hiçbir tartışmaya girmeksizin dinleyen çocuk yerine koyar ve onlara bu çocuklara yapılan işlemi yaparlar. * Bir kutsal hadistir. Oysa bu oluşumdan sonuç olarak ortaya çıkabilen. onun sıfatına cüretkar bir gözle bakmak caiz değildir. Eksiksiz. hiçbir aklın . Bu. son derece iyi olan ve bununla birlikte hep hoşnutsuzlar meydana getiren. genişliğiyle her yeri dolduran. 23. Böyle bir fikirsizlik ve anlamsızlık yığınlarından. yani Allah kelamı olmakla birlikte Kuran'a ithal edilmeyen tanrısal sözlerdir. kısa ve özlü bir bilgiyi içtenlikle edinebilecek bir kimse var mıdır? Her düşünceyi olumsuz kılan. Bize. ilahiyatçılardan söz ederken büyük bir zihin açıklığıyla şöyle demiştir: "İlahiyatçılar Arşimet'in bilinen meselesinin çözümünü bulmuşlardır: Dünyayı manivela ile hareket ettirmek için gökyüzünde bir dayanak noktası. Ya da. insan dimağının kuruntularına tapmak* ya da daha doğrusu hiçbir şeye tapmamaktır. Ben insanların kuruntusunda mevcudum anlamındadır. ALLAH İMKANSIZLIĞI TANRISIZLIĞA NEDEN OLUR VE BUNU HAKLI KILAR Kuşkusuz zihinleri daha çok karıştırmak için. 25.

Allah sonsuzdur demek. Bu tehditleri soğukkanlılıkla inceleyecek olursak. "Allah insanı akıllı yarattı. Yani sözünü ettikleri şeylerin gerçekte olmadığını. yargılama ve akıl yürütme tarzı pek tuhaf değil midir? Korkunç hayaletler üretirler. söz konusu şeylerin "varsayıldığını" buluruz. tanıyamayacağı bir şeyi bilemediğinden. Bu durumda sabit olur ki. kanıtlaması gerekirdi ki. bir kanıtı. varsayılan şeyler olduğunu görürüz. bozuk akılların anlayamadığı bir zat. işe. kendisi hakkında insanın kuşatılmış olduğu yenilmez ve zorunlu cehaleti cezaya çarptırabilir. Sözün kısası. adaletle dolu olduğu söylenen ilahi zat. Allah. Bu ilkenin sonucu olarak hocalar. onunla yarattıkları arasında hiçbir ilişki olmayacağı itiraf edilmiş olur. Bu nedenle tanrısızlardan intikamını acımadan alacaktır. Bundan şu sonuç çıkar: Allah insana tanrıların içyüzünü anlayacak ölçüde geniş yetiler vermedi. İlahiyatçıların düşünce. Allah'ın "insanlar için yapılmamış" olduğunu (yani Allah'ın insanlarla hiçbir ilişkisi olmadığını) teslim etmektir. Allah insanlar tarafından ne bilindi. ademden (yokluktan) başka bir şey olabilir mi? "Allah'ın sıfatını anlamak insan aklının iktidarı içinde değildir" iddiasında bulunmak. rahipler. İş böyle olunca. hahamlar vb.. korku kadar ikna edici kılmaz. gücenmeye. dinsizlik ve günahkarlıktan başka. varlığı hakkında kuşkulanmak küstahlığında bulunanları şiddetli cezalara. Allah hiç kuşkusuz zorbaların en haksızı ve en tuhafı olurdu. bu yapıları yüzünden tanrıların içeriği hakkında bir fikir edinemeyen yaratıklara kızmaya.. tanımadığından dolayı. Eğer Allah'ta her şeyin sonsuz olduğu temin olunursa. varlığına inanmaya engel olan bir cinnet halinde bulunduklarından dolayı insanları acımasızca cezalandırabilir. Allah'ı insan için bir "hiç"e çevirmektir. adil bir Allah. Bütün çocuklar tanrıtanımazdır. azaplara çarpacaktır.kabul etmediği şey. bir tanrıtanımazı. bütün ilahiyatçılar bize derler ki. pek lanetlenmiş olduğunu bize söylemeden önce. Sonra da emin yolun. bir mutlak hükümdarın varlığını reddettir ebilecek hiçbir şey yoktur". "En güvenilir yön tutulmalıdır. onu insan için yararsız kılmaktır. bu durumda bu cehaletleri nedeniyle çocuklar suçlu mudur? Çocukların Allah'a inanma zorunluluğu . yani bir Allah'ın varlığını kabul etmeyen kimseyi cezalandırmış olsaydı. deliliklerden ya da fesattan. Bize denilecek ki. Bize yine kanıtlanmalıydı ki. onun şiddeti doğrudur. onları çelişkilerden oluştururlar. 27. Allah'ın ne hakkı vardır! Kişisel yaratılışı gereği olarak bilemediği. ALLAH'A İNANMAK HİÇ İNANMAMAKTAN NE DAHA EMİNDİR. NE DE DAHA AZ CANİYANE Genellikle insanlar için hiçbir şey. bir Allah'ın varlığını inandırıcı bir şekilde kanıtlamakla başlanmalıydı. bizzat icat ettikleri bu hayaletlerin varlığından kuşkulanmamak olduğunu söylerler! Bu yol izlenince. ancak onu her şeyi bilir olarak yaratmadı". ne de Allah bunu istedi. inanılması inanılmamasından daha güvenilir olmayan hiçbir saçmalık bulunmaz. Kendisine inanmanın daha güvenilir ve mevcudiyetinde tereddüt ya da onu inkar etmenin pek çirkin. Çünkü. Ya da en azından. Allah hakkında hiçbir fikirleri yoktur.

ALLAH'A İNANMAK O İnsanlar. Kendi kendimize yardım edemediğimiz bir zaman ve yaşta. eğitim. yetiştirmiş olanların tehlikeler taşıyan sözünden başka hiçbir esas olmaksızın. değiştirir ve kendine göre renklendirir. Bize söylediklerini muhakeme etmenin yasaklanması bile güvenimizi asla azaltmaz ve çoğu kez onların görüşlerine saygıyı artırmaya da yardım eder. bu noktada hangi fikre sahip olabilirler? 28. BAT Batıl inançlar. işçiler. sapkınlıklarımızın en büyük kaynaklarından biridir. Ancak herkes bu Allah'ı kendi yaratılışına göre düzenler. insana hemen hemen bütün görüşlerini. 32. bizi aldatmak isteyebileceklerine ihtimal vermeyiz. ZAMANIMIZ İLAHİYATININ İLKELERİNE İNSANLAR ASLA İNANMAZLARDI İnsanoğlunun dincileri. sözün kısası bütün insan kitlesini oluşturanlar. üzerinde yapılmak istenen bütün değişiklikleri kabul etmeye hazırdır. dünyanın halkı. Bizleri büyütmüş. vergileriyle birlikte babalardan evlatlara intikal ettiği gibi. ibadet etmeye zorunlu tuttukları çocukların Allah hakkındaki fikrinden daha açık bilgilere sahip midir? 29. bunlar henüz batılı gerçekten ya da sağ eli sol elden ayırt edecek bir yaşa gelmeden önce öğretmekle çok tedbirli olarak hareket ederler. hakkımızdaki özen ve dikkatlerine bakarak.hangi yaşta başlar? Ergenlik yaşında diyeceksiniz. eğitim ve öğretim görevlilerinin görüşlerini bizde çimentolamaya yarar ve onların bizden çok usta. İşte bu kanı. Allah'a inanırlar. Çocuklara gulyabanilerden ve Allah'tan söz ederler.1 EĞİTİLMESELERDİ. bütün fikirlerini verir. 30. Sütninelerimiz bizim ilk ilahiyatçılarımızdır. kadınlar. özellikle çocuklukta yumuşak bir balmumu gibidir. BU YERLEŞMİŞ BATIL BİR İNANIŞTIR Aile mülkü. bunların bize binbir türlü sapkınlığı kabul ettirmelerinin nedeni işte budur. Bundan başka. öğretmeninden. hahamlar tanrının içyüzü meselesinde yaya kalır ve bu konuda bir şey bilmekle iftihar edemezken. papazlar. Pek genç yaşımızda iken kafamıza sokulmuş doğru ya da yanlış fikirleri doğadan almış ya da doğarken bunlarla birlikte doğmuş olduğumuz inancında bulunuruz. hocalar. En küçük yaştan başlayarak otomatik olarak her iki ellerini kavuşturmayı (el bağlamayı) çocuklara öğretirler. Bu yaş ne zaman başlamalıdır?.. bize öğrettikleri şeyler hakkında çok güçlü bir vicdani kanaatleri olduğunu sanırız. baba ve öğretmenlerinden almış oldukları Allah'ı alır. 31. en derin ilahiyatçılar. insanlara. BAT İnsan dimağı. dünyada pek az kimsenin bir Allah'ı olurdu. Küçük yaşından beri bu düşüncelerle doldurulmuş kırk yaşındaki bir . din ilkelerini. Herkes anne ve babasından. bunların da kendi anne.. Kendisinin akıl yürütme gücü olmadığı bir zamanda. çok uyanık oldukları inancında bulunuruz. Sütnineler. Eğer kendilerine bir Allah verilmiş olmasaydı. kendilerinden daha çok fikre sahip olmayan kimselerin sözleri üzerine. din de babalardan evlatlara geçer.

doğanın içyüzünü görüp seçtiğinizde. ancak bunlar için. Doğaüstü nedenler aramayınız. Gördüğümüz olayların yaratıcısı Allah'tır demek. Zamanında. Bütün bu şeyler bir Allah'ın varlığını kanıtlamayacaktır. doğanın. uzun uzadıya açıklanmasına giriniz. İnsan vücudunun inceden inceye. Mikroskopla donanmış olduğunuz halde bile. bu nitelik kanıtlayacaktır ki. Sonra suların akıntısına hayranlıkla bakmak için yeryüzüne dönünüz. gözlerinizin ancak pek az bir kısmının gördüğü çok sayıda varlık meydana getirmeye güçsüz olduğuna hükmettiğinizde. doğanın ne olduğunu bilmediğinizi kanıtlayacaktır. denizin bir dizi hareketini asla hissetmez. hazırlıkları bulunan kaç kişi vardır? İnsanların çoğunluğu. fikirlerinizi aydınlatmak şöyle dursun. bu olayları gizli bir nedene bağlamak değil midir? Allah nedir? Bir ruh nedir? Ey bilginler! Doğayı ve yasalarını inceleyiniz. Ey cezbedici fizikçiler! Bir Allah'ın varlığını bize kanıtlamak için. pek az anladığınız her şeyi açıklamak için hiç anlamadığınız bir nedene. içinde Allah'ınızın büyüklüğünü bulduğunuzu saydığınız organlaşmış zerrelerin önünde dünyayı unutmaya dalınız. Bir köylü her gün görmüş olduğu güneşin güzelliğine asla hayran olmaz. Siz karanlık olan bir şeyi. Bir gemici. sürekli ve çeşitli yasalardan. 33. poliplerin. düzeneklerini anlayamadıkları her konuda kendilerine Allah'ın parmağı gösterilmiş olan ve önceden ilahiyatçılar eliyle hazırlanmış bulunan bazı kimseler için. doğa olaylarını doğanın gücünden.adamın kafasından bu düşünceleri çıkarmak ne kadar zor olursa. kelebeklerin. ayrıntılı botanik kitaplarını kopya ediniz. 34. fikirlerinizi daha çok karışıklığa ve kendi kendinizi anlamak olanaksızlığına düşürecek olan "doğaüstü" nedenlere başvurmayınız. Sözün kısası. I Bize temin ederler ki. doğa olayları bir Allah'ın varlığını kanıtlayabilir. hakkında hiç olmazsa bir fikir edinebildikleri doğayı incelemek yerine hayal dünyasında bilinmeyen bir neden aramaya giden din imamlarının mantıkları kadar şaşılacak hiçbir şey yoktur. yeteneği ve gerekli eğitimi. bir etkene ihtiyacınız var demektir. karmaşık birleşmelerin zorunlu sonucundan başka bir şey olarak görmez. ona hiç dikkat etmezler. doğanın olağanüstü olayları bir Allah'ın varlığına bizi götürmek ve bu önemli gerçeğe bol bol inandırmak için yeterlidir. Doğada.DO Doğanın nedenleri hakkında bilgisizliklerini itiraf edecekleri yerde. Batıl fikirlerden arınmış bir fizikçi. tanrılar hakkında verilen köksüz fikirlere kırk yaşındaki bir adamın ruhunu alıştırmak da o kadar zordur. bir düğümü çözdüğünüzü sanıyorsunuz. doğayı izlemek ve seyrini değerlendirmek için. Bu. Ancak dünyada. hissedilmesi ya da bilinmesi mümkün olan etkenlerden habersiz bulunduğunuzdan. böceklerin. karanlığı iki katına çıkararak görmek ve seçmek iddiasında bulunuyorsunuz. boş zamanı. tersine. Bütün toplamı evren olan sonsuz karmaşık birleşmelerle çeşitli şeyler meydana getiren etki ve maddelerin çeşitliliği hakkında sahip olmanız gereken fikirlerden yoksunsunuz. Bu. bunlardan teolojik sonuç çıkarmaz. "Bir Allah olmaksızın doğanın açıklanması mümkün değildir" diyorsunuz. hakkında gerçek bir fikir edinmeniz hep olanaksız olacak bir etkeni kast ettiğiniz bir kelimeden yardım . doğanın kuvvetleri hakkında hiçbir fikre sahip değilsiniz demektir. Düğümleri çoğaltarak.

hayali bir dünyadan çıkınız. onlar hakkında ayrı ayrı duygulara ve düşüncelere sahip oluruz. bizzat hareketli olmasa başka bir şeyi harekete geçiremeyecek olan bir maddi ses kaynağının harekete geçirdiği hava dalgalarının kulak zarına çarpması zorunludur. gözümün ağtabakası üzerinde etkili ışık veren. bir tür heteroj enliğin zorunlu sonucu olarak. gerçekliğin varlığıyla "var olan" gerçek bir dünyaya giriniz. mekana sahip olan rengin madde üzerinde bir hareketi olmaksızın ışığı ve görmeyi. Bir sanatla yapılmış uydurma bir şey değildir.almayı daha kolay buluyorsunuz. kendi enerjisiyle. hareket eder. Bunun üzerine size diyeceğim ki. havsalam alamaz. HAREKET DOLAYISIYLA RUHANİ BİR HAREKET ETTİRİCİ VARSAYMAK GEREKSİZLİĞİNİN ÖTEKİ KANITLARI Maddelerin ya da cisimlerin üzerimizde oluşturdukları izlenimlerin ya da etkilerin çeşitliliği sayesindedir ki. Esasen hareket eden ve aktif olan bu toplamın bir hareket ettiriciye muhtaç olduğunu sanıyorsunuz. bu hareket ettirici nedir? Bir ruhtur. Görüyorsunuz ki. varlığı zorunlu ve gerekli bir varlıktır. kendisi de bizzat harekette bulunmaksızın bizde bu hareketi oluşturamaz. gözlerin o şeye yönelmiş olması gerekir. iticiye muhtaç değildir. Yani kesinlikle anlaşılmaz ve çelişkili bir varlık. görevini yapmak için yürürlükte bulunmayan ve kendisinden daha fazla bilinmeyen bir harekete geçiriciye. Bir sesi işitmek için. ve doğaya bir hareket vermek için gerekli hiçbir şeye sahip olmayan o ruhani hareket ettiricinizden söz etmeyi bırakınız. Madde. O asla yoktan var edilmemiştir. Evren hep var olmuştur. gözlerinizin önünde yaptığı gibi. Bu şey. İçyüzü hareket etmek ve oluşturmak olan doğa. Bir şeyi görmek için. Her dakika. Kendi kendisinin yaratıcısıdır. ne fark . Bundan açıkça şu sonuç çıkar: Hareket olmaksızın ne duyabilirim. maddenin bizzat ve kendi kendine hareket ettiği sonucunu çıkarınız. doğada her şey hareket halindedir ve siz. gözlerinizle gördüğünüz bütün eserleri oluşturmak için doğanın muhtaç olmadığı. doğanın esasında ölü ve enerjisiz olduğunu iddia ediyorsunuz. koku alan organın uyarılmış olması. onları hissederiz. olanaksız başlangıç nedenlerini bırakınız! 36. Görüntüsü gözüme ulaşan. bunları birbirinden ayırır ve her birine özel duygular tayin ederiz. 35 I EDER Bize gururlanarak. bir hareket ortaya çıkarmaksızın bizde etki yapmaz. Pekala. Bir cismin kokusunu almak için. beyhude geçmişlerinizden dönünüz. Ancak. Hareketlerin ya da eylem ve etkilerin çeşitliliği. dünyanın kendi kendine oluşmadığını tekrarlıyorlar. "sahipsiz eser yoktur" diyorlar. evren bir etkendir. asla bir sonuç değildir. maddelerin çeşitliliğini oluşturur. tali nedenlere özen atfediniz. başka bir deyimle güzel kokulu maddeden yayılan zerreciklerin etkisiyle koklama duyusunun harekete geçmesi gerekir. Varlıkları birbirlerinden ancak organlarımıza ulaştırdıkları izlenim ya da hareketler sayesinde ayırır ve seçeriz. Etkeni kendisindedir. Oysa bir şeyi fark etmek ya da hissetmek için o şeyin organımız üzerine etki yapması gerekir.

maddenin. şaşkınlık verici göründüğünü kabul ederim. insanın şuursuz. ne seçebilirim. Bize ardı kesilmeksizin bağırarak diyorlar ki. ilk aslanların. gözle görülebilen şeylerinden ve asli sıfatı olduğunu gösteren kesin kanıtlardan sudan bahanelerle kaçınılmakta inat edilirse. Avrupa'nın ilahiyatçıları soyut bir ruhtan geldiklerini söylerler. harekettir. haklarında bir fikrimiz bulunan cisim ya da maddelerin bütün özelliklerini. nereden geldiklerini söylemek istersem. Okulda "bir varlığın içyüzü bu varlığın bütün özelliklerinin kaynağıdır" derler. Paraguaylılar aydan geldiklerini söyler ve bundan dolayı bize budala görünürler. kendi varlığımdan bile haberdar ya da emin olamam. 37. Bir şişede korunan ya da havayla temastan yoksun olan Pyrophore.edebilirim. pek övündüğü ve mağrur göründüğü aklını kullandığı son derecede ender görülüyor ve hiçbir şey bu kadar ender görülmüyorsa da. bana bunu açıklamak için. ne başı. insanın kaynağını açıklarken düştüğüm ölçüde güçlük içinde bulunurum. İnsan hep. bugünkü halinde oluşmuş olarak mı çıkmıştır? Bilmiyorum. insan makinesinin bu şekilde oluşumunu aklım hiç almaz. birbiri üzerine etki yapacak duruma getirildiklerinde kendiliklerinden harekete geçtiklerini teslim etmekten kimse yasaklanmaz. ne akciğerleri. Vücuduyla. madem insan doğanın içinde mevcuttur. zekasız bir doğanın değil. Bu iddia daha aklı başındadır. hiç olmazsa. Dolayısıyla şu sonucu çıkarmak zorundayım: Hareket. bir harekete geçiriciye muhtaç değildir. ne de düşünce gücümü herhangi bir konuyla işgal edebilirim. bundan. Eğer hareketin her maddenin özelliklerinden. boşlukta yer tutması kadar esas sıfatıdır. ilk karıncaların vb. Ancak. Dolayısıyla. İnsan anlayışlı ve olgundur. Algıladığım bir hareket olmaksızın. ne madde hakkında bir hüküm verebilirim. Ve onsuz maddenin algılanması ve kavranması mümkün değildir. ne karşılaştırabilirim. "İnsan makinesi gibi şaşırtıcı bir eserde. akıl durdurucu. eylemde ve işte bulunmak için. sonsuz ölçüde zeki ve güçlü bir yaratıcının elindeki kudreti onaylayınız!" İnsan makinesinin bana. ne ayakları. birbirine karıştırılınca ekşimeye başlamaz mı? Bu bakımdan ölü maddeler. doğanın diğer ürünleri gibi. Allah'ın. İlk taşların. ne gözleri. ihtiyaçlarının bu yetiyi genişlettiğini ve örnek olarak diğer insanlarla birlikte yaşaması ve kaynaşması sayesinde zekasının verimli olduğunu teslim ederim. ne bir ağzı ve ne bir nefesi bulunan soyut bir ruhun biraz çamur alarak ve üzerine üfleyerek insanı yaptığı söylendiğinde. madde hareket yeteneğine sahiptir. Ancak insan makinesinde ve eriştiği zekada. Şunu da eklerim ki. ilk fillerin. ölü ya da güçsüz sanılan maddelerin. İNSANIN VARLIĞ KANITLAMAZ İnsan nereden geliyor? Kaynağı. doğanın bir ürünü görünmektedir. doğanın oluşumu kuvvetlerin üstündedir demekte kendimi haklı görmem. varlıklarını bize bildiren ve ilk zihinsel görüntülerini bize veren tek neden. kendiliğinden harekete geçerler. havaya bırakılınca ateş almaz mı? Un ve su. insanın zeki olduğunu. eseri olmasıyla bu kadar övünmesi gereken bir yaratıcının sonsuz zekasını açık olarak . zeki bir zatın eseri olması gerektiği sonucu çıkarılır. ilk ağaçların. başlangıcı nedir? Zerrelerin gelişigüzel bir rastlantı ve birbiri arkasından gelip birleşmesi sonucu mudur? İlk insan yerkürenin balçığından tümüyle. ne elleri. Oysa.

eserleri kendisini inkar eden ya da bu eserler aracılığıyla kendisi hakkında bir hüküm vermek olanaksız olan bir etken olacaktır. "İnsan. alim. Doğada hiçbir şey rastlantı olarak yapılmaz. makine bozulunca. gözlerimizin tanık olduğu çeşitli hareketlerin toplam büyüklüğünün çokluğunu ifade etmek için kullanırız. etkensiz asla bir eser yoktur. doğası gereği ve oluşmuş olduğu cevherin eseri olarak bu yeri işgal eder ve buradan. rahim. Bu yasalar. eksikliklerin. gördüğümüz eserleri zorunlu olarak oluşturmaya özgü birtakım etkenlerin sonuçlarıdır. insan vücudunun maddi organlarının bir dizi durum ve kuralına bağlıdır ve insanın akıllı olmasından Allah'ın da akıllı olması sonucunu çıkarmak gerekmez. Her ne kadar insanlar tarafından bilinmeseler de. insanın zeki olması da. evren ve bütün içeriği rastlantının eseri midir?" diyeceksiniz. işi nasıl tutarlarsa tutsunlar. Ancak bu düzen. Bu yasalar bazı eserlerle etkenleri arasındaki bağlantıdan başka bir şey değildir. bize bazen elverişli bazen zararlı olan etkenler ya da durumun zorunlu olarak ortaya çıkardığı hareketlerin. rastlantı değildir. Gerek organik. her varlığın hareket etmesini gerektirir. size tekrar ediyorum: Evren asla bir eser değildir. evren bütün eserlerin etkenidir. Allah hep. varlıkların özelliklerine ve bazı nedenlerin birleşmesinden zorunlu olarak meydana gelmiş olan sonuca hiç aşina olmayanlar için her şey rastlantı olarak görünür. benzer durumlarda zorunlu olarak yapmakta oldukları ve başka türlüsünü yapamadıkları için. bu etkenler kesin kurallara göre eylem ve etkide bulunmanın asla dışında kalmazlar. Bir madde zerresi başka bir zerreyle yanlışlıkla ya da rastlantısal olarak karşılaşmaz. Hayır. gerek inorganik bütün cisimler. Bu etken ve . Bundan şu sonucu çıkarıyorum: insan aklı. İyilik. EVREN Bir Allah'a tapanlar. Bu karşılaşma. şaşırtıcı aklı da bozuluyor ve perişan oluyor. Zerrelerin toplumsal rastlantısallığından söz etmek ya da rastlantıya bazı etkenler atfetmek. 38. bu çok şaşılacak makine bozulmaya açıktır. sistemimizin merkezine koyan. ancak seyrini çoğunlukla gizli tutar. olgunluk ve hakimiyetle dolu olduğu. birbirleriyle karşılaşmaları yasaları hakkında bilgisiz olduğunu söylemektir. bazen tümüyle yok oluyor. kombinasyonların. sonsuz bileşimlerin. Güneş. çevresindeki gezegenlerde bulunan varlıklara hayat vermek için ışıması zorunludur. Görüyorum ki.. cereyanların zorunlu sonucundan başka bir şey değildir. yaratığı olduğu Allah'ın kötülükçülüğü sonucunu çıkarmak ne kadar olağan değilse. İlahiyatçılar. Doğa öyle bir kelimedir ki.. çeşitli maddelerin.gösteren hiçbir şey görmüyorum. insanın maddi olmasından Allah'ın da maddi olması sonucu çıkarılmıyor! İnsanın kötülükçülüğünden. insanlar "rastlantı" kelimesini kullanırlar. hep kötülüğün. cisimlerin birbirleri üzerinde etki yapmaları. rahman. sabit yasaların eseridir. NE Bu durumda. hakim olduğu söylenen bir etkenden. Doğaya. 39. Nitekim. Gerçek etkenler hakkındaki bilgisizliklerini örtmek için. varlıkların. Allah'ın zeki olduğunu kanıtlamaya o kadar az elverişlidir. orada her şey sabit yasaları izler. deliliklerin oluştuğunu göreceğiz. bütün evrenin düzeninde onu yöneten akıllı ve hakim bir zatın varlığını reddetmenin olanaksız olduğunu sanırlar. Görüyorum ki. Güneşi. kapsadığı varlıkların tümü bu etkenin zorunlu eserleridir ki bazen onun hareket biçimini bize gösterir.

rüzgarların esmesi. araçları seçmekte aldanmış olmakla Allah'ı suçlamakta. aynı etkenler aynı eserler oluşturmaya devam eder. Doğa. Allah için doğada hiçbir düzensizlik. Bozukluğundan şikayet ettiğimiz zaman. eserlerin artık aynı eserler olamayacağını unutmaktır. her şeyi yolunda. Depremler. Eğer dünyanın düzeni tanrısallık sıfatını. her şeyi karışıklık ve düzensizlik içinde görürler. volkanlar. insan haklı olurdu. gücünü ve sezgisini kanıtlasaydı. eserlerini ister uygun bulalım. her şeyi genişliğiyle doldurur. yalnız bizim kendi makinemizde bozukluk vardır. bazılarından şikayet ederiz. Doğada bir düzen. eylemi yerine getirmeleri zorunlu olmaz mıydı? Eğer eşyanın akışı alışkanlığını değiştirseydi. Öteki etkenler birinci etkenleri başka türlü etkide bulunmaya zorlamadıkça. alıklığını kanıtlardı. yine. içeriklere ve zorlamalara göre. "Allah her tarafta vardır.durumların bazılarını iyi bulur. Kötülük yaparken rahatsız edildiklerinde. Allah sebatsızlıkla. düzensizlik de tanrısallığın zaafını. onsuz bir sinek bile kanadını kıpırdatamaz. Dünyada bir düzenin egemen olmasını görerek şaşkınlığa düşmek. hiçbir karışıklık mevcut olmazdı. bir şeyin var olabileceğine şaşmaktır. kıtlık. onsuz hiçbir şey yapılmaz. Evren hep düzen içindedir. tersine. Allah'ın bunlara vereceği özelliklere. daha az olağan ve zorunlu olmayan etkenlerin etkisiyle bozulunca. muzırlar ve kötüler. zorunlu ve gerekli olarak eylemde ve etkide bulunurlar. birbirleri üzerine tanığı olduğumuz biçimde. hazırladığı ya da eylem ve harekete geçirdiği unsurları. onun için karışıklık. İnsanın bir düzensizlik görünce rahatsız olması. diğer bir mevcut için düzensizliktir. "işte mucize!" diye bağırıyoruz ve bunları. her şeyi düzenli bulurlar. eylemlerinde ya da hareketlerinde bize meçhul olduğundan. bu eserlerin eylemini bozmadıkça. Eserlerini hissettiğimiz etkenler. aynı etkenlerin aynı eserler oluşturduğuna şaşmak demektir. bizzat kendi kendisinin varlığına şaşırmış olmaktır. etkenlerin eylem tarzı ve etkileri değişince ya da bozulunca. etkenler. başkası için ızdırap ve karışıklıktır. ırmakların akması. bir intizam görülünce bundan şaşkınlığa düşmek. ağır cisimlerin düşmesi. "sünnetullah" (Allah'ın koyduğu düzen). su baskınları. Allah hareket ettirici olmasa madde hiçbir eylem ve etki yapamaz. Allah'ın lütfüna. Yaptığı. Allah'ın varlığından kuşkuya düşülürdü ya da en azından. Cisimler. Allah'ın varlığının. " Ancak bu durumda. "değişmez" olmazdı. ister bulmayalım. Engel ve cezayla karşılaşmaksızın her şeyi karıştırabildikleri zaman zararlı olan yaratıklar. bereketli yağmurlar. Doğanın yaratıcısı ve hareket ettiricisinin Allah olduğu varsayılsa. verdiği nimetlerinden dolayı minnettarlık duymamızı gerektiren hayırlı eserler kadar zorunludur ve evrenin düzenli eserlerindendir. hep aynı yolu izler. ihtilal olmaz. Diyorsunuz ki. bulaşıcı ve salgın hastalıklar. kudretinin ve iyiliğinin en inandırıcı kanıtı sayılan dünya düzeni yalanlanırdı. gözlerimizin önünde hareket eden bütün etkenlerden daha az bilinen etkenlere mal ediyoruz. teslim ediyorsunuz . Yapacağı etkilerin tümü. kararsızlığını. biri için huzur ve güvenlik olan. şaşkınlık içinde kalıyor. bu dünyanın kapsadığı varlıklar. yani aynı etkenler aynı eserler meydana getirir. zekasının. Bir mevcut için düzen olan. acizlikle ve eşyayı ilk düzenlemesi sırasındaki sezgi ve beceri eksikliğiyle suçlanırdı. kuraklık.

Dante. Allah'ın insana ait yaratılıştan gelen şeylerden. kendisine. kendi çehresinden başka bir şey görmemiştir. Düşüncelere. İnsanlar ancak anlamadıklarına hayran olur ve taparlar. Bu durumda kendi ilkelerinize . "ilahi zeka. fikirleriyle. topluluk halinde yaşamaz.ki. değişmiş mizacımızın sonuçlarıdır. amaçlarıyla hiçbir şekilde benzerlik göstermez" diyorsunuz. içeriği bakımından. insanlar gerek iyi. hakkında bir fikir edinmek mümkün olmayan bir zat hakkında hüküm vermek. doğayı bozan odur. Allahınız karışıklık etkenidir. benimle birlikte aldanır. hakkında bir fikir vermek mümkün olmayana tapmak değil midir? Bu aynı amaca hayran olmak. Vücuda getirilmesi için dünyanın zahmeti çekilmiş olan hayali hemen gözden saklamaksızın. benimle birlikte Allah'ın varlığını reddeder ve bir Allah'ın varlığı fikrini çürütür. Ey dinciler. Cisimleri etkilemek için cisme sahip olmak gerekir. şair. kendileriyle birlikte yaşadığımız kimseler hakkındaki iyi niyetlerimizdir. ilahi fikirler. tanrısallığın.T ALLAH'TA VARSAYDIĞI İÇERİĞE AYKIRIDIR Allah'a verilen bütün bu sıfatlar. İnsanda da vardır ve insan günah işlediğinde insanı kışkırtan odur! Eğer Allah her yerde mevcut ise. erdemlerden ya da olgunluktan hiçbirine sahip olamayacağını bize kanıtlamak için en yüzeysel bir düşünce ile yetinmek gerekmez miydi? Erdemlerimiz ve olgunluğumuz. gerek kötü olarak Allah'ın amaçlarını nasıl değerlendirir. keskin renkleri birbirinden çıkan bir gökkuşağı oluşturan üç daire şeklinde görünmüş olduğunu öyküleştirir. İnsanın Allah ile birleşmesi demek olan Theantropie'den ne sonuç çıkar? Yalnızca bir batıl hayal çıkar. Bundan açık olarak şu sonuç çıkar: Soyut bir "ruh" zeki. ilahi amaçlar insanların zekalarıyla. ne için olduğunu bilmeksizin hayran olmak değil midir? Hayranlık cehaletin kızıdır. hiçbir sıfatı kabul edilmez. Gerçi tanrısallığı süslemiş olmak için kullandıkları insan yaratılışından gelen şeyleri abartarak işin içinden çıkılabileceğini sanıyorlar. ona tapmak demektir ve Allah'ın işine. 41. ey tanrıbilimciler! Allah'tan söz ettiğiniz zaman ne yaptığınızın. zekasını nasıl tutkuyla yüceltebilir?! Bu durum. Allah'ın da bizim gibi mizacı var mı? Bizim olumlu niteliklerimiz. ancak göz kamaştıran ışığın kaynağını tespit etmek istediğinde. iradelere sahip olmak için organlara sahip olmak gerekir. 40. Siz. "Cennet" (Paradis) ezgisinde. ne söylediğinizin farkında olmuyorsunuz. Allah bendedir. İnsan Allah'a taparken doğrudan doğruya kendi kendisine tapar. İnsanı yaratılıştan gelen özellikler sonsuza kadar sürer ve bu andan itibaren artık anlaşmak olanağı ortadan kalkar. karışıklığın babasıdır. Ancak bu durumda. Düzensizliği. iradelere sahip olması gerekir. Size göre Allah yalnız başına bir zattır. o batıl hayalin hiçbir şeyi. kavrayışlı olamaz ve dünyada olup bitenlerden etkilenemez. organa sahip olmak için bir vücuda sahip olmak gerekir. onu fazlasıyla takdir etmek ve beğenmek. karışıklığı hissetmek için "sıkıntı duymak" yeteneği olmalıdır. S BİR HAYALDİR Zeki olarak adlandırdığımız bir varlığın düşüncelere. amaçlarının derinliğine hayran olmak. benimle eylem yapar. düşüncelerini nasıl akla vurur. insan türünün bireylerine her türlü benzerlikten yoksun bir zata hiçbir şekilde uygun gelmez. benimle birlikte Allah'ı gücendirir.

Ta ki. Tersine dünyanın bütün dinleri onu saldırgan ve isyan hedefi olarak göstermektedir. hedefini açık bir şekilde yitirmiş değil midir? 1. özellikle kendisi için yapılmış ve her şeye gücü yeterli Allah tarafından yönetilmekte olan bir alemde. Versay parkının kendileri için yapılmış olduğunu ve görkemli bir hükümdarın cömertliğinin bu parkı oluşturmasının ancak kendilerini mükemmel bir şekilde yerleştirmek amacına yönelik olduğunu ileri sürseler. insan her zaman Allah'ını bilmenin tam bir olanaksızlığı ve Allah'ın içyüzü hakkında hiç yenilmeyen bir cehalet içinde bulunacaktır. Hiçbir benzeri bulunmayan bir varlık için şan ve şerefin hiçbir karar ve etkisi olamaz. 44. arzularına. Allah. Bizi temin(!) ediyorlar ki. eserlerine hayran olan ve kendisini yücelten bir kimse bulunsun! Ancak bu hükümlere göre. " SAÇMADIR Kendi üstünlüğünün tutkunu olan insan sanıyor ki. Bir bahçenin karıncaları. Şan ve şeref. kendi üstünlüğünü başkalarının üstünlüğüyle karşılaştırmaktan hasıl olur. Dolayısıyla teolojinin açıklamasına göre. yani ilahiyat. özellikle tanrısallığın sıfat ve amacıyla ilgilenen teoloji. EVRENİN O DOĞRU DEĞİLDİR Evreni icat ederken. Allah insan için yapılmıştır demek. Bütün dinlerin konusu. Allah'ın insanı mutlu etmekten başka bir amaç gütmediğini iddia ederler. "Şunun üzerine: ilahiyatı anlamaya ve ona layık olan bağlılığı sunmaya yetenekli bir zekaya erişmiş olan tek varlık insandır" diyorlar. Bu kadar yanıltıcı bir görüş ne üzerine oturtuluyor? Bize yanıt olarak. deliliklerin en büyüğüdür. Allah'a göre insan. Allah. Bizzat sizin fikir ve kanaatinize göre. insan karıncalar için yapılmıştır demekten daha abestir. NE Eğer Allah sonsuz ise. Allah dünyayı ancak kendi şan ve şerefi için yarattı ve planına insan türünün dahil olması gerekti. projelerine uygun olarak hareket etseler. bahçıvanın amacına. insan. bu karıncalar yanılmamış olurlar mı? İnsana göre çok küçük bir böcek ne kadar aşağıdaysa. evreni yaratırken konu ve amaç olarak insan türünü almıştır. bahçıvanın fikrine göre hareket etmiş olurlar mı? Karıncalar. Ancak. gerçekten mutlu mudur? Tasarrufları kalıcı mıdır? Hazları acılarla karışık değil midir? Durumlarından hoşnut olanlar çok mudur? İnsan türü maddi ve manevi sürekli dert ve felaketlerin kurbanı değil midir? . ondan bin kat daha aşağı bir yerde kalır. 43. 2. nankör ve asi insan ile öfkeli Allah'ının arasını bulmaktır. Bütün mesaisiyle birlikte Allah hiç yüceltilmemiştir. Eğer Allah esasen mutluysa kendi kendisine yeter ve herkesten ve her şeyden gönlü tok ise. günahkar. bizim erdemler dediğimiz şeylere Allah sahip olamaz ve onun hakkında da insanlar erdemli olamazlar. 3. deliliklerin en tam olanı. aciz yaratıkların kendisine ibadet sunmalarına ne ihtiyacı vardır? 4. 42.göre kabul ediniz ki.

insanın bu dünyada mutlu yaşaması için hiçbir çaba göstermesine gerek yoktur. dolularla. donlarla. hocalar. yüz derece iyiliğe karşı. Bunlar okunurken sanılır ki. bu eserler benim için bazen yararlı. çift sürmek. Görüyorum ki. Allah'ın lütfunun on derece kötülüğe bulaşmış varlığını. ikide bir duran ve bir süre sonra kendiliğinden bozulup kırılacak olan karmaşık bir makine sunan bir makinecinin ustalığına hayran olur muyuz? 45. insan. "Allah'ın lütfü insanların beyhude projeleriyle eğleniyor. Allah'ın lütfu ve iyiliği. insan türüyle alay eden. Ezmekte oldukları esirlerden daha mutlu olmayan birkaç karanlık zorbanın savurganlıklarına lokma olsun diye ağızlarından lokmaları çekilip alınan milletler yok mudur? Tumturaklı sözler ve övünmeyle. Her ne zaman bu yeryüzünün neresinde göz gezdirecek olsam vahşi ve uygar insanı. isteklerini alt üst ediyor. başlangıç etkeni (herhalde ülkelerin çoğunda) insanın muhtaç olduğu şeylerden hiçbirini elde etmiyor. kuraklıklarla. bu dünyada oturanların büyük çoğunluğu için tümüyle uykudadır. Sözün kısası. iyiliklerin Allah'ı haklı çıkardığı. insan türünün mutluluk nedenini hazırlamakla meşgul olduğu iddia edilen bu tanrısal lütfun kötülük dolaplarından korunmak için insanoğullarının durmadan meşgul bulunduğunu görüyorum. Bu ikinci etkenler. bu aynı hocaların. esasen ben de eserleriyle karar veriyorum ve buluyorum ki. insanın çalışmasını çoğu kez yararsız kılan ve emeklerini berhava eden afetlerle yönelttiği darbelere karşı. İnsanların büyük şehirler kurdukları her yerden ırmaklar geçirmiş olduğundan dolayı. cömertliklerini açıklarken ve Allah'ın iyiliğine güvenmemizi isterken. balık tutmak. . özen göstermeye Allah'ın lütfu denir. savunma durumu almak zorundadır. Oysa. insan yaşamak için kan. herhalde bu kıyas ve kabulden. fırtınalarla. akladığı zehabına kapılıyorlar. kesintisiz çalışmak zorundadır. Ancak insan gözünü açar açmaz Allah'ın kimseyle ilgilenmediğini görür. insan çalışmazsa bir günden fazla zor yaşar. su baskınlarıyla. insan türüyle eğlenen bir Allah'ın lütfuna nasıl güvenilir? Hareket tarzını açıklayamadığım bir hafiyenin bilinmeyen edalı yürüyüşünü hayranlıkla görmem benden nasıl istenebilir? "Hakkında eserleriyle karar veriniz" diyeceksiniz. yani insan çaba ve çalışması olmaksızın. Allah'ın iyiliklerini. çok büyük bir mutsuzlar kafilesi baskı altında inlemekte ve yoksulluk içinde sararıp solmaktadır. ani felaketlerin huzurunda. insanların "mutlu" diye adlandırdığı çok küçük bir miktarına karşılık. avlamak. "Bu dünyada insan türünün her bireyi için kötülüklerden çok iyilik vardır" diyerek. ALLAH Zayıf yaratıkların ihtiyaçlarını sağlayarak. insanların çok çalışmasına gülüyor.Yaratanın sanatının şaheseri olarak gösterilen insan vücudu makinesinin bin tarzda bozulması yok mudur? Bize. varsayılan "mükemmellik"le birleştirmek nasıl mümkündür? Bütün kitaplar. tanrısallık gösterisiyle cömertlik etmeye. "Lütfü rabbani" ile sürekli bir mücadele içinde görürüm. ter dökmek. Tanrısal lütfün kasırgalarla. Allah'ın lütfünu ve özenini özellikle yüceltmeye yönelik ve en dalkavukça övgülerle doludur. bu Allah lütfunun bize verdiği iyilik yüzdür ve kötülükler ondur. insanların olgun zihinlerini çelmekten zevk alıyor" diye bayağı bir şekilde sızlandıkları görülmüyor mu? Peki. Varsayalım ki. bazen zararlıdır.

tanrısal lütfun insan türü ve duygulu bütün varlıklar hakkında bu kuşkulu. bu adamın muhakeme tarzı da ancak o kadar doğru değil midir? 46. sezgiden. bazen kötüdür. tarlasını bazen suya bastırıyor. Ona göre bu dünyada gördüğümüz olaylar. dünyayı düzeltmekten çok yıkmakla.. zeki bir varlık tarafından yönetilmediklerini bize en kesin .1 BOZMAKLA MEŞGUL VE İNSANIN DOSTU OLMAKTAN ÇOK DÜŞMANIDIR Kendisinin yücelmesinde dayanak sayılan hayranlık verici eserlerinin korunmasında. bu karışık durumu incelemeye alınırsa görülür ki. Her ne kadar bu dünya zorluklarla doluysa da. her an. şehvetli aşklarının sonuçlarını hemen unuturlar. tanrısal lütfün özel bir şekilde ortaya çıktığını görüyor muyuz? Eğer dünyayı yöneten oysa. HAY Sağduyunun mantığı bize. saygıyla yüceltiyordu. çoğu kez iyilik yapıyorsa kötülük de yaptığı için " Allah"a ibadet etmekten sakındıkları rivayet olunur. bizzat insanı insana karşı silahlandırıyor. yine biz kani olmalıyız ki. aynı insanları her an binlerce kez yok etmiyor mu? Tanrısal lütuf. yararlı. bazen yakıcı bir kuraklıkla kasıp kavuruyor. bir etken hakkında ancak eserleri aracılığıyla karar verilebileceğini gösteriyor. her ne kadar insanlar kendilerinin ezilmesiyle sızlanıp inlemektelerse de.. oluşturmaktan çok yok etmekle meşgul görüyoruz. Eşyanın oluşunda Allah'ın velinimete yaraşan amacını açıkça gördüklerini öne süren "bilgin"lerin muhakeme tarzı ne kadar doğruysa. "Hotanto"ların. İnsanların korunmasını ve mutluluğunu hep gözettiği varsayılan tanrısal lütuf. birçok kimse bunun böyle olduğuna inanıyor görünüyorlar! Dünyada olup biten her şey. Bütün doğayı insana karşı silahlandırıyor. sonsuz iyi olan bir etkenin varlığını kanıtlar ve bu etken Allah'tır. Allahlarında iyilikten. genellikle insanı nihayet acı içinde öldürüyor. güzel eserler oluşturması gerekir. o etken bazen iyidir. rahimlerinde taşıdıktan yükten kurtulmuş olmalarından doğar doğmaz memnun olurlar. Kendilerine barbar işlemi yapan milletlerden bu konuda daha uyanık olarak. bazen evini depremle sarsıntıya uğratıyor. sevgili yaratığını görmez oluyor. Bu etkenin hep olumlu olarak anılabilmesi için. İşe bakın ki. bu eserler sonsuz iyi bir etkene aittir. Evreni korumak ve kollamak bu mudur? Batıl inançlardan ayrı olarak. hayrı ve şerri oluşturur. onları bir daha anmazlar. bu tanrısallık. daha çok o ahlaksız analara benzer ki. Hotantolar'ın bu muhakemesi. merhametli ve özen gösteren bir anaya benzemekten çok uzak olarak.bir sofu tanrısal lütfü son derece hayranlıkla. iyiliği ve kötülüğü. onu. Ancak ilahiyatın mantığı bütün bu şeyleri yıkıma uğratıyor. hep iyi. çocuklarını yardımsız ve korumasız olarak talihin keyif ve hevesine terk ederler. özenden başka bir şey görmeyen ve sayısız pek çok dert ve sıkıntı içindeki dünyanın coşkuyla ve kendilerinden geçerek öptükleri aynı elden çıkmış olması gerektiğini görmek istemeyen birçok insanın muhakemesinden daha doğru ve tecrübeye daha uygun değil midir? 47. her ne kadar bu dünyada çoğu kez kargaşa egemense de. Bir etken ki.

yeteneği hakkında. üremeyi yıkım izler. yani asla değişmez. size şu yanıtı vereceğim: Allah'ın zeki olup olmadığı hakkında hüküm vermek mümkün değildir. bazen sükunet bulan bir varlık. az haz duymak. 48. BUNDA HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEYEN ALLAH NE ALLAHTIR? Evren olabildiği şeyden başka bir şey değildir*. İYİLİKLER VE KÖTÜLÜKLERDO ESERLERİDİR. zorunlu biçimde ya hoşuma gider ya da gitmez.şekilde kanıtlar. ALLAH Allah'ın "kayyum" olduğunu. kendisinin de bağlı olduğu genel yasalarda hiçbir şey değiştirmeyen sağır bir Allah'tır. bu sonuçlar zorunludur. bunları anlamak mümkün değildir" derseniz. bizim günahlarımızdır. Bir varlığın zekası. sonra ölmek için doğan ve ancak bunun için doğan bütün duygulu varlıkların talihini. Bununla birlikte. Gustave Le Bon'dan çevrili kitabın "Felsefi Görüşler" bölümüne bakınız. velayeti. Karışıklık. Yani bazen hoş. Bu eserler. bunları ortadan kaldırmaya. hedeflediği amaca ulaşmak için kullandığı araçların uygunluğuyla karar verebiliriz. Bana. Benim lehimde ancak pek az bir şey yapmak isteyen zatın "sonsuz kudret"i kaç para eder? Benim mutluluğuma karşı ilgisiz olan bir zatın iyiliği. Çünkü. kendi özel duyularıma göre etkide bulunan etkenlerden oluşur. bazılarını ise aramaya. hep bir halde olduğunu öne sürüyorsunuz. benim kendi yaratılışım ve içeriğimin bir sonucu olarak. Evrende duygulu varlıklar haz ve acı duyarlar. zorla kabul ettirilen bir şahsiyetten başka bir şey midir? O. ancak. insanın bardağı sevinç ve acıyla doludur. durumunu değiştirmek zorunda bırakıyor. Size şu cevabı veririm: Siz de Allah'ın değişmez olmadığını ifade ediyorsunuz. onun ülkesi saydığınız bu dünyadaki sürekli kararsızlığı kim oluşturuyor! Bu meçhul hükümdarın hükümeti kadar sık ve acımasızca inkılaplara uğramış bir hükümet var mıdır? Eserlerine kuvvet ve sağlamlık verecek kadar kudretli ve değişmez bir Allah'a her şeyin sürekli kararsızlık içinde bulunduğu bir doğanın hükümdarlığı. Her şeyin zorunluluk sonucu olduğu alemde. elde etmeye zorunlu kılar. aynı gereklilik ve zorunluluk düzenler. çok sıkıntı çekmek. her şeyi olağan akışına terk eden bir Allah. "Allah'ın amacı gizli şeylerdir ve izlediği yolların içinden çıkmak. Diyorlar ki. insanların günahları. sürekli olarak bir durumda. Allah'ın amacı türümüzün mutluluğudur. arzu etmeye. bazen acıklı biçimde duygulanırlar. hep aynı varlık olarak kalabilir mi? 49. Her yerde iyiliğin yanında kötülük vardır. . hiçbir şeye yaramayan. düzenin yerine geçer. Bu eserler. Bazen öfkelenen. uzaklaştırmaya ve yok etmeye. Bu eserler. idaresi nasıl atfedilebilir? Eğer benim türüm için yararlı eserlerde sabit bir Allah görmek inancında bulunursam. türümün uğradığı sıkıntılarda ne türlü bir Allah görebilirim? Bana diyorsunuz ki. onu. bu etkenlerin bazılarından sakınmaya. cezalandırmaya onu zorunlu kılan. sonsuz büyüklüğü nerede? Bana sonsuz bir iyilik yapabileceği halde sınırlı bir iyilik bile yapmak istemeyen bir zatın teveccühü benim neme yarar? * Dün ve Yarın adlı ve Dr. Ancak. Aynı yaratılış.

Bu zamandan beri milletler türlü biçimler altında. daha saf bir mutluluğa sahip olmak için. eğer Allah kötülüğün yasaklanmasını hem istiyor ve buna da gücü yetiyorsa. yaratıklarının düşünce ve gidişatına tümüyle vakıf bulunması gereken bir Allah'ın. bu kadar perişan insanlar bulunduğunu sorduğunuz zaman. kahramanların. hem aciz hem herkesin kötülüğünü isteyen olur. insanların öldükten sonra tekrar yaşamak arzularının ifadesi olan hayalgücünden başka bir dayanağa sahip değildir. Allah. eğer Allah kötülüğü yasaklamaya gücü yettiği halde yasaklamak istemiyorsa. ya kötülüğü ne istiyor ne de yasaklayabiliyor. İkinci olarak: Her şeyi bilen. "Bu alem. su baskınlarının. HAYAL ÜRÜNÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR Yüce bir Allah'ın yönetimi altında niçin bu kadar çaresiz. 2000 yıl önce Epicure şöyle demiş: "Allah. Bu kadar uzun sıkıntılar ve zalimce felaketler. savaşların. mutlu oldukları dereceden fazla mutlu etmediyse. Bu cevaplarla nasıl yetinilebilir? Nasıl tatmin olunabilir? Önce ahiret hayatı: Bu ahiret hayatı fikri. insanlara sürekli mutluluk olmasa bile. bu dünyada insanları. tanrısal lütfün bize hazırladığı gelecek hakkında yüksek bir fikir verir mi? Dördüncü olarak: Eğer bize temin edilmek istendiği gibi. istilacı kuvvetlerin vb. hakkında hiçbir fikrimiz olmayan öteki dünyayı (yani ahiret dünyasını) kötülük ve felaketlerden koruyabileceğine ya da korumak isteyeceğine ne sebep düşünebiliriz? Lactance'e* göre.1 BİR CENNET BİR AHİRET UMUDU HAYALDİR. o halde kötülük nereden geliyor? Ya da Allah kötülüğün olmasına neden engel olmuyor? " . kerim. sofuların anlatılmaz ve bitmez bir haz ve nimete erişileceğini iddia ettiği "cennet" umudu ne olur? Eğer Allah aklımızın erebileceği tek yer olan yeryüzünü kötülüklerden koruyamamış ya da korumak istememişse. Allah acizdir. sürekli zarar ve felaketlere uğradı. tanrısallığın gizli niyetleri hakkında bizi temin edecek içerikte midir? Bu kadar sürekli bunca kötülük. insanı daha mutlu bir aleme götürmeye mahsustur" diye bizi avuturlar. Sürekli olarak zorbaların. Bize. iyilik ve hayırsever ise.50. Sonra "Allah yalnız kendisine özgü olan gerçekleşmesi olanaksızı ve süresiz mutluluğu insana verememiş ve ulaştıramamıştır" diyerek ağzımızı kapatırlar. hem de bunu yasaklamak istemiyorsa. üzerinde bulunduğumuz yeryüzü altı ya da yedi milyon yıldan beri mevcuttur. Eğer Allah kötülüğü yasaklamaya hem gücü yetmiyor. fatihlerin. bunu varsaymakla şimdi eriştikleri mutluluktan daha sürekli. işlemlerinden ve niyetlerinden emin olmak için bu kadar sınavlara ihtiyacı olduğunu havsala nasıl alabilir? Üçüncü olarak: Bilim adamlarının hesaplarına göre. ya kötülüğü yasaklamaya muktedir olabiliyor ancak engel olmak istemiyor. sıkıntısı altında insan türünün tedirgin ve perişan edildiğini tarih bize gösteriyor. bunca felaket. ya kötülüğe engel olmak istiyor ancak kötülüğü yasaklamaya muktedir olamıyor. üzerinde yaşadığımız yuvarlağın bir "sınav yeri" olduğunu söylerler. zorluklar. bu durumda ona atfedilmesi zorunlu tutulan bir kötülükçülük karşısında bulunuyoruz demektir. hiç olmazsa ölümlü yaratıkları bu dünyada erişebilecekleri ölçüde bir mutluluğa kavuşturamaz mıydı? Mutlu olmak için sonsuz ya da ilahi bir mutluluğa muhtaç mıyız? Beşinci olarak: Eğer Allah. kuraklıkların. Eğer yasaklamaya kadir olmaksızın yasaklamak istiyorsa. ya da kötülüğü Allah hem istiyor hem de yasaklamaya kadirdir.

Sizin dediğinize göre. başka türlü yapmayarak. kendisini ölüme götürebilecek beklenen ve beklenmeyen bir sürü hastalıklara. En derin haz ve sevinç arasında. İçinde yaşadığımız dünyada. hahamlar vb. onun yiyeceğidir. insan emin değildir. Ancak biz cevap verir ve deriz ki. papazlar. 52. insanı mutlu edemeyecek bir alemi hiç yaratmamanın. DAHA AZ HAYALİ O Bize yaratıkların rütbelerinden söz ediliyor. İLAHİYATÇI ALLAH'INI İNSANLIĞIN EKSİKLERİNDEN KURTARMAYA BOŞUNA ÇALIŞIYOR: YA ALLAH ÖZGÜR DEĞİLDİR YA DA İYİ OLMAKTAN ÇOK KÖTÜDÜR Denecek ki.) 51. Varsayılıyor ki. O halde insanları niçin yapıyor? Sizin iddianıza göre Allah insanları mutlu etmek için her şeye sahiptir. yaratıcısı olan Allah'ın bizzat kendinden kaynaklanmayan nedenlerle büyük erdemleri de. insanın sıkı sıkıya bağlı ve tutkun olduğu görünen ve tanrısallığın en büyük armağanı sayılan yaşamının bir an bile korunacağından. Ancak sizin Allah'ınız asla hoş görülmez. Bu işçi hoş görülebilir. De laformation deI'homme'dir. İnsan. bu ulvi hayali bozmaktadır. affedilmez. bu zorlukların çözümünü bekliyor. ezeli ve ebedi olarak mutlu idiyse. Hocalar. Allah yaratıklarını türlü sınıflara ayırmıştır ve her sınıf yaratık yetenekli oldukları ölçüde mutluluktan nimetlenir. 225 yılında büyük olasılıkla Trete'de ölmüştür. İddianıza göre. Tecrübe.2000 yılı geçen bir süreden beri sağduyu sahibi. * Firmiavaus Lactantio üslubunun zayıflığı nedeniyle Le Ciceron obretien lakabını almış olan bir Hıristiyanlık savunucusudur. dünyanın. çünkü açlıktan ölmemek için iyi kötü çalışmak "zorundadır". insan var olmadan önce kendisi için bir eksiklik vardı demektir! Kusurlu bir iş yaptığından dolayı. alemi yaratmaksızın mutlu olmaya devam edebilirdi. Allah onu neden yoklukta bırakmadı? Eğer insanın varlığı Allah'ın şan ve büyüklüğü için gerekliyse. yapmış olduğunu yapmaya . ise bize bu zorlukların ancak ahirette çözüleceğini öğretip duruyorlar. rahatsız etmeksizin. yolu üzerinde birçok canlıyı yaralamaksızın. dünyanın büyük kusurları olması zorunluysa.C. yalnız ölüm fikri onu üzmeye ve perişan etmeye yeterli değil midir? Bütün hayatı boyunca sıkıntı ve eziyetler. niçin insanları mutlu etmiyor? Ya iyi olmaktan çok kötü olduğu sonucunu çıkarınız ya da. her duygulu varlığın acı çektiğini ve tehlikeler içinde yaşadığını görüyoruz. Pekala. acemi bir işçi affedilebilir. alemi yaratmadan önce Allah. o her şeyden ve herkesten gözü toktur. sümüklüböcekten gökteki meleklere kadar bütün varlıklar kendilerine özel mutluluktan yararlanır. Allah insana muhtaçtı. İnsanın acı ve sıkıntı çekmesi neden gereksin? İnsanın varlığı neden gereksin? Onun varlığının Allah için ne önemi vardır? Hiç önemi yok mudur? Ya da biraz önemi var mıdır? Eğer insanın varlığı Allah için hiç yararlı ya da gerekli değilse. mümkün olabilen bütün olgunlaşmaya sahiptir. (A. Oysa. Başlıca eseri. belalara uğramaktadır. büyük eksiklikleri da bulunması gerekmiştir". iyilikçi yüce bir Allah'ın yaratılışına daha uygun olması gerekirdi. ezmeksizin yürüyemez. Bu hayali sıralamaya göre. bizzat insan da her adımda. "Alem.

bu iyilik ancak insanın hissettiği mutluluklarla ortaya çıkar. yasalarınıza uyacağız" diyor. Her din. Sınırsız ve sonsuz bir iyilik fikrini yok etmek için tek bir mutsuz yeterlidir. Kudretindeki eserleri istediği gibi kullanabilir. mutlu . her kusurdan ve günahtan arınmış olsun. beni seviniz. biz de sizi seveceğiz. ben de sizi mutlu edeceğim" dediği varsayılan tanrısallıktan insanların beklemekte kendilerini haklı zannettikleri mutluluk üzerine kuruludur. Bununla birlikte Allah'ınızın özerk olduğunu özgür olduğunu temin ediyorsunuz. Ancak insanlar niçin suçludur? Eğer Allah her şeye kadir ise. Onlara derim ki. Allah'ın sonsuz iyiliklerine karşı. tanrısal lütfa. hayır yapmaktan çekinmede kendisinde hak bulmaz. Yarattıklarının mutluluğunu ihmal etmekle. Ey ilahiyatçılar! Allah'ınızı insanın eksiklerinden kurtarmak için boşuna çabalar harcadınız. bütün uyruğum. " Yaptığı kötülükler nedeniyle bizi avutmak ve gönül almak için ilahiyatçıların bize yaptığı açıklama budur. Tanrısallığı iyilik oluşturur. Gerçekten cömert olan bir kimse. iyilik ve nimetlerini yaratıklarının üzerine saçmaya zorunlu olur. masum. Bu Allah'la insanlar arasında karşılıklı bir anlaşma ve yükümlülükler varsayan din ile. hiçbir görevi yoksa. sözlerinize sadık kalınız. İlahiyatçılara göre. yakınmaya hakkı yoktur. teveccüh ve iltifatlarını keyfi olarak dağıtmak ve armağanlarını geri almakla. yırtmıyor mu? Çiçeron haklı olarak. belki aklın gereği olarak. itiraz kabul etmez kanıtlar olurlar. ve nankörler vücuda getirdiğinden dolayı sızlanmaya. Allah'ın değişmez olduğunu da söylüyorsunuz. hiçbir görevi olmayabilir. yenilmeyen. Sonsuz iyi ve güçlü olan bir Allah'ın ülkesinde tek bir insanın sıkıntı içinde olmasını havsala alır mı? Sıkıntılı olan bir hayvan. bu dünyanın keder ve acıları. bana ibadet ediniz. verdiğini geri almaz. "Allah insana kendisini sevdirmezse onun Allah'ı olamaz" demişti. Onlara şunu söylerim: iyilik ve nimetleriyle sonsuz olan bir Allah'ın tasarrufu olmaz. "Bu dünyada her şey düzen ve intizam üzerine bulunsun. iyilik yapmaktan. Allah. Eğer Allah sonsuz iyiyse bütün yarattıklarını mutlu etmelidir. yarattıklarına karşı hiçbir borcu. bunu yapan herkesin teşekkür beklememesi gerekir. her dine "temel" hizmetini gören anlaşmayı bozmuyor mu. Ölümlülerin mutlak hükümdarı olduğu için keyfinin istediği gibi mutluluk ya da felaket dağıtır.zorunlu olduğunu kabul ediniz. 53. iyi. sonsuz bir iyilik ne taraf tutucu. gerçekten iyiliksever bir varlık. ne de ayrıcalıkçı olabilir. İnsanlar da "Bizi mutlu ediniz. yaratıkların da Allah'a karşı hiçbir borcu. Yine bu alemin diğer cansız varlıkları gibi. insan mutsuz olur olmaz bu iyilik ve onunla birlikte tanrısallık da yok olur. BİR TANRISAL LÜTU İNANILMAZ "Allah nimet ve ihsanlarının mutasarrıfı değil midir? Kendi malını istediği gibi kullanmakta ve tasarrufta özgür değil midir? Malını geri isteyemez mi? Hareket ve duruşunun hesabını sormaya yaratıklarının hiçbir hakkı yoktur. bir peynir kurdu dahi. suç işleyen insanların ilahiyat katından üzerlerine çektikleri ve hak ettikleri cezalardır. "bana uyunuz. Yine bu Allah'ta "insan kulağı"ndan bir parça kalmıştır. zaman içinde kudretini uygulamaya başlamakla ve zaman içinde buna son vermekle birlikte. ilahiyatçıların Allah'a atfettikleri zorba ve garip yaratılış nasıl birleştirilebilir? Eğer Allah'ın.

gerçekte buna hiç inanmadıkları ortadadır. akla. bu kadar kusurlu. Allah'ın iyiliği yerine adaleti geçer" diyerek işin içinden çıkıyorlar. insanların çoğunu ancak sonsuza kadar azarlamak amacıyla yaratmıştır. kötülük ve kıyıcılık ifriti olarak dikkate alınması gerekir. nasıl sevilebilir? Düşünülmesi ve tasavvur edilmesi insanı endişe ve karışıklığa atmaktan başka bir sonuç vermeyen bir zata nasıl "sevgi" beslenir?! . KİN VE NEFRET DOLU BİR VARLIK YAPMAKTADIR Din imamlarının bize tarif ettikleri yolda. İnsanlar her ne kadar Allahlarının sonsuz iyi olduğunu bize tekrar etmekten usanmıyorlarsa da. "gölgesi" olsun bulunabilen bir Allah mıdır? 54. onun için "Her şey olsun!" demekten daha mı masraflıdır? Daha mı çok zahmetlidir? Bu kadar mutlak güçlü olan Allah'ın. sonsuz acılar veren yerden söz ediyor. insafa. bu kadar kötü yapmasından daha mı zordu? İnsanların yokluğu ile mutlu ve bilgili olarak var olmaları arasındaki boyut. gazapla dolu olan ve bir adı da kahhar (batıncı yok edici) olan bir Allah. ilahiyatçılar. Bilinmeyen. Bu duruma karşı. Teolojik bilgiye göre. en korkunç eziyete yer verir. Eksiksiz. ayırt etmeksizin herkesi korumanın (rahmanülrahimliğin) ve iyiliğin. Allah'ın onları ahirette daha çok mutsuz kılabileceğini dolaylı olarak anlatıyor. Ancak bir büyük ki. olgun bir Allah oluşturmaktan çok uzak olarak. orada kendisini tanıtmaksızın. sonsuz bir iyilik değildir. Dolayısıyla. Bu dünyada. büyüklüğe. insanların pek çoğu için sonsuz ızdıraplar sakladığı mahpesten. "O zamanda. "Karakuşi takdir" (predestination gratuite) inanışının Allah hakkında verdiği fikirler işte böyledir. ALABİLDİĞİNE DÜŞMANLIK. o sonsuz değildir. olgun bir zat olarak değil. tanrısal adalet kuşkusuz tanrısallığı bize sevdirecek bir niteliktir ya! Yeni ilahiyatın bize verdiği bilgiye göre açıkça görünür ki. İLAH KÖTÜLÜK VE GADDARLIK İFRİTİ. insanların yokluğuyla budala ve sefil olarak var olmaları arasındaki boyuttan daha mı fazlaydı? Din bize bir cehennemden.olsun!" demek. değişmez bir varlık gözüyle bakılabilir mi? Merhametsiz bir kahırla. merhametin. körlükleri sonucu yürürken birbirine çarpanları şiddetle cezalandırmanın yolunu bulmak için. bunların tavır ve hareketlerini perde arkasından gözetir. insanları bu dünyada pek mutsuz kıldıktan sonra. yani Allah'ın sonsuz kerem. bir haksızlık. tavır ve hareketleri kendilerine ahirette sonsuz cezalar çektirebilecek insanlar yaratmaktansa duygulu canlıları hiç yaratmamak. ancak gözlerini oymadığı az sayıdaki kölelerinin de arkadaşlarına çarpmaktan sakınma ustalığı ve yeteneğine sahip olmalarını çok iyi bir şekilde ödüllendirir. kendisinde. varlıkların en mükemmel olmayanını vücuda getirmişlerdir. Allah. hakka daha uygun olmaz mıydı? Tek bir insan yaratacak ve sonra onu lanetlenmek tehlikesine uğratacak kadar bölücü bir Allah'ın. lütuf ve iyiliğine rağmen. tanınmayan. eserini noksan ve kusurdan arınmış olarak vücuda getirmesi. adaletsizlik. Öte yandan sonsuz kötü olan bir Allah'a. kölelerinin çoğunun gözlerini oyduktan sonra bir zindana hapseder. Allah öyle bir zorba ve zalim hükümdara benzer ki. bir eğlence olmak üzere.

hissettiğimiz iyiliğe ve kötülüğe göre. yani Allahçı. Allah'ta bir düşmandan başka bir şey göremez. aynı zamanda Allah'ın çabuk öfkeleneceğini. AMAÇSIZ VE . evlatlarının %99'u için. çocukça bir korkudan. TİKSİNİLECEK VE İNSANLARIN EN KÖTÜSÜNDEN DAHA KÖTÜ. diğerinin deliliği sıkıntı veren bir deliliktir. gerek süresi ve gerek şiddeti itibariyle sonsuz cezalar. neşeli bir deliliktir. yani evladın babasından korkmasına benzer bir korkudan. bu Allah'ın doğal olarak. ancak her ikisi de eşdeğerde saçmalama ve eşdeğerde cinnet halindedir. onu en iğrenç yanından görüyor. ALLAHLARINDAN. bir evlat hiçbir zaman sevemez. Allah'ı yalnız güzel yanından görüyorsa. Allahlarını içten sevdiklerini söyleyenler. bazen iyi. İşleyebileceği en küçük bir hatadan dolayı kendisini cezalandırmak için en acı azap ve sıkıntılara uğratacağını bildiği bir babayı. hurafeci. ızdırapsız ve titremesiz nasıl göz önünde tutulur? Bize. 58. yani ilahiyattan çıkarırsam. cezalarını dağıtmakta savurgan bir zorba olarak görür. bir iyilik-kötülük karışımı bulduğumuz ve içinde yaşadığımız gerçek olayları göz önüne alırsak. sevgimizi kazanmasının bedeli olarak." Ancak aslında her din. ya da Allah'ı ancak profilden gören delilerdir. en esirane. Bize. Allah bana en çok. Dolayısıyla dinle en karanlık. GERÇEK DİN İLE EN KARANLIK EN ALÇAKÇA HURAFELERARASI BİR FARK YOKTUR Allah hakkındaki bu fikirleri. H DUYGUSU VERMEYE ÇALIŞIR Pek çok kimse. ya da insanların Allahları hakkında beslemesi gereken saygı ve sevgiyle karışık bir korkudan asla söz edilmesin. onu kuruntulu. tiksinti ve iğrenmeye yol açan karakteriyle görünür. korku. gerçek dinle hurafeler arasında fark olduğunu ileri sürer ve der ki: "Hurafeler. bize. İLAHİYATIN ALLAH ALLAH'I SEVMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR Eğer Allah hakkında fikirlerimi teolojiden. süresiz azap ve eziyetler veren bir Allah hakkında en küçük bir sevgi kırıntısı bile besleyemez. zalim nimetlerini vermede cimri. yok edici. lütuf ve iyiliklerine pek az kimseyi eriştirdiğini. şiddetli cezacı. Düşünülmesi insana korku ve dehşet veren. 57. en alçak hurafeler arasında fark yoktur.55. sevgiyi reddeden. tanrısallıktan alçakça korkuya karşılık Allah'ına güvenir ve içten sevgi gösterir. yüreklerimizde güvensizlik. sofular ve yalancılardır. insanı titreten bir zat nasıl sevilebilir? Bize sıkıntı ve eziyetler getiren bir zat nasıl sevilebilir? Bizi cehennem azabına uğratacak kadar barbar olduğu varsayılan bir Allah. Eğer "teist". AHLAK BOZUCU. tanrısallıktan anlamsız ve alçakça bir korkudur. bize isteksiz. C İLAHİYATÇILAR. endişe doğurması kesindir. Yeryüzünde hiçbir insan. bazen kötü görünmesi gerekir. Allah hakkında bu aynı fikri vermiyor mu? Allah'ın sonsuz iyi olduğunu. ona asla güvenmez. intikamcı olduğunu. Oysa boş inançlara inancı olan kimse. İşte bu durumuyla. Birinin deliliği. iyilik ve lütfuna kavuşturmayı keyfinin istemediği kimseleri büyük bir öfkeyle cezalandırdığını bize durmadan tekrar etmezler mi? 56. dayanıksız. gerçek bir dindar.

Muhtemel ki. Sonunda karısının desteğiyle öldürülmüştür ve 12 kayzerin sonuncusu bu zalim . Kendisine tecavüz edilmesini istemeyen bir Allah. ne sonsuz zalim olabilir. Eğer kendisine tecavüzde bulunulabilecek ya da kendisine küfredilebilecek bir Allah mevcut olsaydı. Nasıl oluyor ki. Ancak bu gaddarlık. 18-96 yılları arasında Roma imparatorudur. mevcutların en iğrenç olanını yaptılar. yararsız cezalarla sürekli olarak üzmekten zevk alacak kadar kötü bir zorba olduğunu söylemeye cesaret edebilen kimseler. sonsuz iyi olan bir Allah. Ben de size derim ki. ne de hiçbir şeyin bozamadığı huzur ve mutluluğunu bozabilmiş (bunların hiçbirini yapamamış) olan yaratıklarını cezalandırmış olur. eziyetler. misilleme olmaksızın. Şunu da ekleyeceğim. kin olmaksızın. Cezalar.) * Domitien. soğukkanlılıkla üzmek isteyecek kadar kendisini zalim hissetsin? Böyle bir varlık. pek iyi olduğunu söyledikleri Allah'tan. yaratıklarının tecavüzlerini sonsuzluğa kadar sürdürmeye razı olamaz. kendisini eğlendirmekten ve yaratıklarının güçsüzlüklerini aşağılamaktan başka bir amaca sahip bulunmuyor! Bütün insan türünün akıl ve insaflarına başvururum: Doğada bir tek adam var mıdır ki. en kör hırs düşündürebilir. herhangi bir duygulu varlığı. Zalimlik insanda yaramazlığın son derecesidir. mutluluğu sonsuz olan Allah'a asla tecavüzde bulunulamaz. merak etmeksizin ve hiçbir korkusu olmaksızın. affedilme zamanı artık geçmiştir. ya intikam çığlıkları. yani kendini koruma durumunda bulunmaksızın. sonsuz cezaları gerektirir" diyeceksiniz. ancak hiçbir duygulu ruh yoktur ki. ne de yalnızca onlara eziyet etmekten zevk almak için yaratıklarının ömrünü sonsuza kadar uzatabilir. daha çok isyan nedeni olur. hemcinsim demiyorum. Domitien'ler*. yeryüzündeki en büyük küfürbazlar olurlardı. bir Allah. Öte yandan. Neron'lar dahi kurbanlarına acı çektirmek ve bunların ızdıraplarını aşağılamak için bazı gerekçelere sahip bulunuyorlardı. ne sarsılmaz kudret ve büyüklüğünü tehlikeye düşürebilmiş. Size derim ki. en büyük fesatlık. bu Allah'ın zayıf yaratıklarını. İstibdadın en zalimcesini Roma'ya çektirmiştir. Azapların sonsuzluğu inancını. sonsuz intikamcılığını göstermekten. çekenler için de yararsızdır. ya korkunç ibret örnekleriyle korkutmak istemeleri. ancak en vahşice barbarlık. Bu gerekçe. bana. ölümlü olan yaratıkların tecavüzleri sonsuz olamaz. ya kişisel güvenlikleri. Bir Allah. Caligula'lar. (Yani bu Allah'ın en büyük cinayetini yüzüne vuranlar olurlardı. en büyük kötülükçünün bile uğradığı işkencelerin hikayesini dinlerken öfkelenmesin ya da isyan etmesin. ahiretin cezası bu dünyada bulunan ve bundan dolayı ahiretin eziyetine tanık olamayacak olan hayat ehli için yararsızdır. "sonsuz tecavüzler sonsuz cezaları hak eder. Allah. ya da barbar meraklarını tatmin etme arzularıydı. sizin ilkelerinize göre insanların en kötülerinden daha kötüdür. bu gerekçelerden bir tanesine sahip olabilir mi? Gazabının kurbanlarını üzmekle. çünkü cehennemde hidayete erilmez. En kan dökücü zorbalar. gerekçesiz ve tümüyle keyfi olursa insanı daha çok kızdırabilir.YALNIZCA KEYFİ İÇİN ZALİM BİR ZORBA YAPMIŞLARDIR Cehennem azabının sonsuzluğu inancını icat edenler.

yüce yaratanın isteklerine ve iradelerine hep karşı geldi. bir eser (yani insan). İLAHİYAT. Bu yüceliğin kanıtlarını sorar sormaz. Ancak Allah'ın en nadir eseri mükemmel olmayınca. isyanları. "İnsan alemin düzenini bozabilir. Allah'ın projelerini şaşırtabilir" demek. bizi. günahları. iyiliğini gaddarlığa dönüştürebilir demektir. 62. Allah. Oysa bütün bu eserler kusurludur ve içinde kötülüğü taşır. "Allah dünyayı bizzat kendisi için yarattı" diyorlar. saf ruhların tanrılarına (hüdaventlerine) karşı isyan ettikleri ve hatta onu gökyüzünden kovma çabasında bulundukları görülmüyor mu? (Teolojinin ileri sürdüğü savlara bakılırsa) Allah. sürekli öfkelenen ve sakinleşen bir Allah üzerine kurulmuş ise.imparator olmuştur. Bütün dinler tanrısallığın basiret ve kudretini yükseltmekte ve övmekte birleşir. İLAH DEĞİLDİR İnsanların eylemlerinden Allah'ın etkilendiğini. 59. Oysa. Yaratılanların gururu. ALLAH'IN SÖZDE SANAT ŞEYİ ASLA KANITLAMAZ Bize sürekli olarak tanrısallığın yüceliğini överler. beğenilmeyen. "Allah. her din açık bir çelişki üzerine kurulmuş demektir. nefret edilen eksikliklerle doludur. Allah hakkında bize verilmeye çalışılan fikirleri yok etmektir. Eğer her din. bize yorumlamaya ve açıklamaya başlar başlamaz. eksiklikleri. yaratıcı onu ateşe atmak zorunda kalır. ALLAH İDDİASINDA DA DAHA ÇOK GÖRÜLMEMEKTEDİR İnsanlardan daha mükemmel varlıklar yaratmakla. tanrısallığın yüceliğine hangi kanıtla inanılabilir? Bizzat yaratıcısının bu kadar az hoşnut olduğu bir ürün. kötülükleri. kendisini saldırıya uğramış hissettiğini ileri sürmek. melekleri ve insanları mutlu etmek istedi ve melekleri ve insanları mutlu etmeyi hiçbir zaman başaramadı. Allah'ının elinde yıldırımı tutuşturabilir. bir zamanlar. Bu eser. Allah'ın iyiliğini bozabilir. üzerlerinde silinmez harflerle bu yüceliğin yazılı olduğunu ileri sürdükleri eserleri gösterirler. ülkesinde kendisine kulluk edecek uyruğa sahip olmak için insanları yarattı" diyorlar. insanların sürekli olarak Allah'a karşı isyan ettiklerini görüyoruz! 60. yaratıcısı için çoğu kez o kadar iğrençtir ki. onda tedbirsizlikten başka bir şey bulmayız. ALLAH . Bununla birlikte insanın. ancak tanrısallığın durumunu. yaratıcısına hayran ve takdirhan edebilir mi? İnsan fiziği sayısız hastalıklara ve nihayet ölüme maruzdur. Tanrısallığın şaheseri. ne daha çok başarılı olmuştur. Birçok dinde meleklerin. en şaşırtıcı eseri olarak gösterilmekten bir an geri kalınmayan insan. insan Allah'ından daha güçlüdür. yarattığı her şeye kadir etkenin (yani Allah'ın) gözünde. görünüyor ki. şiar ve hareketlerini. ne de yüceliğine daha güçlü kanıtlar vermiştir. yaratılanların en olgunu ve mevcutların en şereflisi olduğunu söyleye söyleye bitiremiyorlar! 61. İnsan ruhu ve maneviyatı kusurlarla doludur. İlahiyat bir eliyle yaptığını diğer eliyle yıkmaktan başka bir şey yapmaz.

Eğer Allah insanları şimdi oldukları gibi yaratmamış olsaydı. insanı yapan Allah. yani tanrısallık gerçekten var olsaydı. yaratıklarını başlangıçta kendisinin istediği gibi olacakları yolda yaratmış olsaydı. o halde kötülük Allah'tan geliyor demektir. ancak yaratıklarıyla onur kırıcı savaşlarının geçtiği sahne olmak üzere yarattığına inanmak gerekirdi. melhemlerinin iyiliğini göstermek için vücutlarına büyük yaralar açan şarlatanlar gibi kullanır. ancak kendilerine karşı nüfuzunu kullanabildiği düşmanları olarak yarattığına inanmak gerekir. şeytanları. yaratıklarını olmalarını arzu ettiği bir şekilde yapmayı bir türlü başaramaz. Ancak bu önceden bilme. İnsan kötülük yapmak ya da Allah'a tecavüz etmek gücüne sahipse. O halde kötülük nereden geliyor? İnsanlardan mı? Peki ama. başka bir deyişle dünyada olacak şeylerin tümünü önceden görmek veya bilmek gücü atfedilir. yaptıkları karışıklıkları düzeltmek için yapıyor. Bütün gücüne rağmen. 63. açtırdığı yaradan. Tanrısallık hiçbir zaman bu savaştan şerefli olarak çıkmaz. iki tarafı eşit olmayan bir savaştan söz eder. öte yanda yaratıklar olduğu halde. Dolayısıyla. saçmalığın üzerine tüy dikme kabilinden olarak bir din vardır ki. asla teslim olmayacak kadar inatçı yapıyor. Eğer Allah gerçek olsaydı. 64. açık bir şekilde. Bunların tümünü hiddetlenmek.VE ONU HEP ACİZ GÖSTERİR Her din. kötü ruhları vb. Allah yalnız kendi kendine eziyet etmekle meşgul görünür. insan. tanrısallığın köklü bir şekilde şifa bulduğunu da görmedik. Allah'ın insan soyunu iyileştirmek için bizzat ölmüş olduğunu iddia eder. 65. Melekleri. Abesin. onda yaratıkların en hoppasını. Allah'ın dünyayı. projelerini boşa çıkaracak derecede kurnaz kılıyor. "Dieuproposeet l'homme dispose". Bununla birlikte insanlar eliyle kendisine yaptırdığı incinmeden. bundan şu sonucu çıkarmak zorundayız: Allah tecavüze uğramak istedi. insanları kim yarattı? Allah yarattı. Böyle olmasaydı. ALLAH'A ATFEDİLEN H CEZALANDIRACAĞI SUÇLU İNSANLARA TANRISALLIĞIN GADDARLIĞINDAN ŞİKAYET ETME HAKKINI VERİR Allah'a "ezeli bilim". insanları. uyuşmak. yani "Allah takdir eder ve insan uygular" ilkesi üzerine kuruludur. insanların bu kadar kötü ahlaklı olmasından Allah'ı sorumlu tutmak gerekir. Y MEVCUTLARIN EN MAYMUN İŞTAHLISI EN MAKUL OLMAYANI EN BUDALASI OLMASI GEREKİR Her ülkede ilahiyatın Allah'a oynattığı rol kadar tuhaf hiçbir şey yoktur. ve bu ölüme rağmen insanlar hiç de Allah'ın arzu edebileceği bir durumda değillerdir. bununla birlikte kötülüğün Allah'tan gelmediği de temin olunur. ezilip büzülmekten kurtarırdı! Yeryüzünün bütün din sistemlerine göre. Allah. kötülüğün insan eliyle yapılması kararını verdi. bir yanda tanrısallık. varlığının kaynağı olan etkene aykırı bir eser olurdu. Allah bu eziyetleri. ona ne şan ve büyüklük . tanrısallık ne kadar çok zahmetten kurtulmuş olurdu! İlahiyatçıları ne kadar çok sıkıntıdan. onları kendisine hakaret etmekte serbest bırakıyor. KÖ Allah her şeyin yaratıcısıdır denir. dünyada ahlak bozukluğu ya da günah olmazdı. en budalasını görmek gerekirdi. sükunet bulmak. Dünyanın bütün teologları.

Böyle olmasaydı. yeni bir kanunla kendisini serbest kılamaz mıydı? Önceden bilmesinin eseri olarak. Allah'a yalvarmasını isteyelim. insanı baştan çıkarması için şeytana neden izin verdi? Bu alçak. Allah'ın yaratıcı elinden çıktığı zaman bile mükemmel değildi demektir! Allah. Allah niye yarattı? insan türü için bu kadar iyilik isteyen Allah. Bu . Kolayca aldatılan bu safdil adam dini konuşma yaparken. insanları baştan çıkarır. Tanrının lütfuyla bütün insanları mutlu edecek güvenilir bir araç bulduğunu söylemek zorunda kalır. insanın günah işlemesine ve tabiatının bozulmasına neden izin verdi? Baştan çıkarılmaya (yani şeytanın insanı yanıltmasına) direnemeyecek kadar zayıf olduğunu bildiği halde. "insan Allah'ın elinden çıktığı zaman saf. masum ve iyiydi. cennetin ve cehennemin anahtarlarına sahip olan Papa'ya başvuralım.nedeni olabilir. mutsuzlar. ancak günahının cezası olarak tabiatı bozuldu". bütün kilisenin başında. Ancak Allah her şeyi olmadan önce görmek yetisine ve her şeyi önceden değerlendirmek ve düzenlemek gücüne sahip olduğundan. bu tasarlama bu düşüşün (bu günah işlemenin) olmasını "istemiş" olduğundandır. bu temiz yoldan bu sapma asla olmazdı. İLK G Diyorsunuz ki. İnsan günah işleyebildiyse. Eğer yaratıklarının günahları. Dolayısıyla. bütün insan türü üzerinde üstünlük sağlayacaklarını ve müthiş etkilerini önceden görmüş olması gereken kötü ruhları niye yarattı? Sözün kısası. ayağını kaydırır. bu düşüş. itaatsizlikleri hakkında Allah'ın önceden bilgisi zorunlu ya da kaçınılmaz olmasaydı. kendi kendine zalim kanunlar kabul ettirmemek kendi elinde değil miydi? Ya da hiç olmazsa cezalandıracağı ve mutsuz edebileceği yaratıklar yaratmamakta. kuşkusuz. Eğer Allah geleceğe ait olayları önceden bilmek gücüne sahipse. iyi "ilke" üzerinde ya da tanrısallık üzerinde bu kadar açık bir üstünlük göstermektedir? 67. suçluları cezalandırmaya Allah'ın kendi adaleti tarafından mecbur edildiği varsayılabilirdi. dünyanın bütün dinlerinde kötü "ilke". Ya da daha doğrusu. eski mertebesine çıkarmasını Allah'tan Papa istirham etsin. ne de insanların haklı olarak yöneltebilecekleri paylama ve eleştirilerden onu kurtarabilir. sonraki bir yasayı mutluluğa ayırmasının onun için ne önemi vardır? İradelerinin düzenlenmesi mutsuz yaratıklarının durumunda bir şey değiştirir mi? Kendilerini gözyaşları içinde bıraktığı için. sürekli olarak fikir üretir. yaratılışları gereği mutluluğumuzun düşmanı olan birçok kötü ruhu kökünden neden çıkarıp atmadı. şeytan. kötü ruhlu azdırıcı ve baştan çıkarıcı olan şeytanı. Allah'ın şeytanla uyuşmasını. mutluluk tahsis ettiği yarattıklarının düşüşünü önceden görmesi gerekli değil midir? Fermanlarında yarattıklarının bu düşüşüne izin vermeyi tasarlamış idiyse. tekrar teveccüh ve iltifatına mazhar etmesini. hangi zorunluluk. yine şikayette haklı olmazlar mı? 66. adaletinin kendisini er geç cezalandırmak zorunda bırakacağını pekala bildiği yaratıkları başlangıçta yokluktan çekip çıkaran Allahlarından. ŞEYTAN DA DİNLER GİBİ RAH EDİLMİŞTİR Bir İtalyan rahibinin temiz kalbine onur veren safça bir hikaye anlatılır. hangi uğursuzluk eseridir ki. Şöyle der: "Cehennemde kendisine felaket arkadaşı edinmek tek amacıyla.

bütün insanları yaratırken mutluluğu sonsuzluğa eriştirmenin gerektirdiği erdemlerle süslenmiş olarak yaratmış olsaydı. Allah ne hakla cezalandırıyor? Bu cezalandırma. rahiplerin yönetimi ve gücü. tabiatı ister istemez bozulacak ve bu yüzden Allah'a tecavüzde bulunacak olan insanı yaratmak zahmetini Allah neden seçti? Öte yandan. Varlıkları ve gelirleri bu iki düşmanın çatışmaları.) 68. Tanrısallığın yüceliğine katılmadıkları yada kendisi gibi tanrılar olmadıkları için insanları cezalandıran Allah. şeytan semavi din için. varlıkların en adiline yakışmaz. * İran'da doğmuş ve 270 yılına doğru ölmüş olan Manes ya da Manchee tarafından icat edilmiş bir dindir. " Bu safdil rahip galiba görmüyordu ki. daha kalabalık. bizzat Allah. (A. neden bir dosta karşılık on bin düşman bulmaktadır? Allah'ın ahirette. tanrısallığı. en azından Allah kadar gereklidir. daha şerefli ve daha büyük yakın bir çevre oluşturmuş olmaz mıydı? Sözün kısası. zorunlu bir kötüye kullanma yüzünden özgürlüğünün hüsrana uğramasına maruz bir yaratık yapmak yerine. Semavi dinler. Allah'la şeytan arasındaki bozukluktan çok hoşnutturlar. insanı hata yapmaz kılamadıysa. iki düşman arasında bir uzlaşmaya aracılık etmeyecek ölçüde hoşnutturlar. hiç olmazsa niteliklerinin mümkün olan olgunluk türünü bütün insanlara bırakamaz mıydı? Bazı insanlar iyiyse ya da Allah'ın emirlerini öğreniyorsa. tanrısal yüceliğinin ayrılmaz bir parçası olan yanılmazlığını insana bırakamamıştır. kendisi için daha onurlu bir mabeyn. " Ancak o durumda. insanlar için gereksiz olur.hareket tarzı şeytanın insan türüne karşı kötü projelerine mutlaka son verecektir. hahamlar vb. düşmanlıkları üzerine kurulmuştur. hocalar. rahipler. insanı. "İnsanın tabiatı ister istemez (yani Allah'ın ilgisi olmaksızın) bozulmuştur. yardımcılar heyeti oluşturmak isteği doğruysa.C. göksel düşmanının aczini ya da beceriksizliğini bize her an her dakika kanıtlar. iyilerden bu kadar fazladır? Temiz ve doğru insanlar yerleştirmekten başka bir şey istemediği bu dünyada. Allah. Bir güzellikler Allahı. meleklerden. ancak güçlü olanın "güçlü olması"ndan aldığı hakla olabilir. yaratıcısına asi. ancak ne çare ki. Allah. bu Tanrı aynı lütfu. bir de kötülükler Allahı kabul eder. kötülük kuruntusunda haklı çıkarmak için icat edilen şeytan. Manicheisme (Manicilik)* bütün dinlerin. bir yakınlar. iyilik ve güzellik erbabının sayısından ne kadar üstünlük gösterir? Niçin kötüler. İnsanlar baştan çıkarmaya ve günah işlemeye yöneltilmezse. ALLAH CEZALANDIRMAYA HAKKI YOKTUR Diyorlar ki. aynı yetenekleri türümüzün bütün bireylerine neden vermedi? Kötülerin sayısı. son derece haksız ve adaletsiz olur. daha parlak. ya da dünyada Allah'ın emir ve arzularına uygun bir hayat yaşamış olanlardan kurulu bir mabeyn. insanı . En güçlünün bu hakkına "saldırganlık" denir. Allah korkusuyla günah işlemekten çekinenlerden. yanılmaz olmadığı için. Saldırganlık ise. hata yapmaz. eksikliklerle dolu. kuşkusuz eksenidir. Allah. kötülük ve karanlık Allahı olarak "Ehrimen"i gösteren bu din "Zerdüştî" dininden alınmadır. İyilik ve nur Allahı olarak "Hürmüz"ü.

insaflı davranınız. ne hayran olabilir. içyüzü bilinmeyen kimseye insan ne tapabilir. nüfuz edilemez ve anlaşılmaz dediğiniz tanrısallık yollarını bize açıklamak olan din sistemlerinizi kendi elinizle yıkıyorsunuz. Gerçi vicdanınızın herkese kapalı yerinde bunu düşünmekten geri kalmıyorsunuz. "Tanrısallığın isteği anlaşılamazdır ve onun yolları bizim yollarımız değildir. tanınamayan bir hükümdar. Allah'tan umdukları mutluluk nedeniyledir ki. Her şeyin reddettiği ve yalanladığı uyku hayalleri için . ne saygılı olabilir. yanlış yapmaz nitelikte insanlar yapamaz mıydı? 69. herkesi baskı yaparak üzmekten vazgeçiniz. iyi. Eğer. Bizi kendisine hayran etmek istediğiniz Allah'ın "planı" hakkında.başlangıcında yoktan çıkarmamak. amacını siz de bizim gibi bilmiyorsanız. hiç isyan etmeyecek soydan melekler yaratamaz mıydı? Yanlış yapmayacak. Ancak bu konuda hoşa gidecek sözler söylerken görmüyor musunuz ki. akıllı. Size göre. Her şeyin anlaşılamaz olduğu ya da kendisinden çoğu kez isyan ettirici fikirler edinilebilen bir gidişata. bu mukadderatı siz kavradınız mı? Bunların köküne inerek baktınız mı? Gördünüz mü? Bunu söylemeye cesaretiniz yok. tek konusu. görülemeyen. Ey rahipler! Bize sürekli olarak bağırıyor. Ancak hiç olmazsa tanrılarına karşı birlikte ayaklanmak için özgürlüklerini kötüye kullanmamışlardır. durumunu incelemek hakkım değil midir? İnsanlar. Eğer Allah'ın planını. benim için hiç çekici değildir. hiç yaratmamak daha kısa bir yol olmaz mıydı? Eksiksiz bir Allah'ın. Peki bu hükümleri. kendisinden açıklama isteminde bulunulamayacak bir hüdavent. bu. "İnsanları Allah'tan ayıran muazzam boyut. ne de onu taklit edebilir. cahili olmaya zorunluluk duyulan her şeye ibadet etme gereği ve her anlaşılmaz şeyin bu anlaşılmazlık nedeniyle hayranlığa değer olduğu öne sürülsün. Allah. isyan etmişlerdi. bilmemeye. Tanrının isteği benim için bir sır ise. İnsanların ancak korku etkisiyle boyun eğecekleri bir zorba. bu cevap inandırıcı mıdır? Değil mi ki. "TANRININ İSTEĞ SIRRI İNCELEME VE BU KONUDA BİR KARAR VERME HAKKI YOKTUR" DEMEK SAÇMADIR Bize sürekli olarak. şu halde artık "Allah'ınplanı anlaşılamaz. bir isteğe. çünkü bizim için anlaşılması mümkün değildir" diyorsunuz. çok itaatkar melekler yaratması gerekirdi. Meleklerin serbest olduğu söyleniyor. anlayışlı insanların saygısını kazanamaz. ya da bu istekte tanrısal bir şey anlamadıklarını itiraf edenler hakkında koruyucu. içyüzü bizce hiç bilinmeyen yönetiminden şikayette bulunmak deliliktir. ya da özgürlüklerini hiçbir zaman kötüye kullanmayacak insanlar yaratamaz mıydı? Melekler semada günah işleme yeteneğinden uzaktır. benim sonsuz mutluluğum söz konusu oluyor. kesinlikle yanına varılamayan. anlayışlı. bu Allah'ın isteğinin bizim için bir sır kalmasını zorunlu kılar ve Allahımızı sorguya çekmek hakkına sahip olamayız" diyorlar. ilahi saltanatına boyun eğmişlerdir. bilinemezdir" demeyiniz. yalnız iyi türden. insanlar yerine yalnızca çok mülayim. bizzat Tanrının isteğini. yeryüzünde de günah işleyebilme durumundan uzak. Allah'ın hükümlerini adaletsizlikle suçlamak haksız bir harekettir. acıyıcı. tesadüfen ilgili iseniz. birçok kimsenin adil. bu yolları. bunları bizlerden çok anlamıyorsunuz. insaflı bir varlığa layık bulmadığı planı hakkında. bunlardan bazıları günah işlemişlerdi. Kendiniz de bir şey anlamadığınız fikirler için herkese sataşmaktan. hiçbir şey anlamadıklarını. Meğer ki.

boğaz boğaza gelmekten vazgeçiniz. Allah'ı cılız akıl ve muhakememize getirmenin küstahlık olduğunu söyleyerek. ilahi alametlerin teveccühü olduğuna inanmak için. sana yönelttiği iğrenç darbelerden dolayı Allah seni avutsun. teselli etsin! Teolojinin tuhaf ve metafizik görüşleri insan ruhundaki en basit.İ "AYIRMAKSIZIN" BELA VE SIKINTI DÜŞÜREN BİR VARLIĞI. kıtlıklar. içinde bulundukları şaşkınlıktan başka bir şey öğretmiyorlar. ilahiyatçılar. bu felaketlerin. bize anlaşılır ve gerçekten insana yararlı şeylerden söz ediniz. tesellisini kucağında bulmak istedikleri sıkıntılardan dolayı bizzat Allah'a sataşmaları. şaşırtıcı buldukları bir Allah'ın eylem ye davranışları söz konusu olunca. Tanrının kendilerini yokladığına. FELAKETLERİYLE AVUNMALARINI İNSANLARDAN İSTEMEK PEK GARİPTİR Bedensel acı ve bedensel zarar. Bu yolla. 70. adil ve iyi bir Allah'ın sertliğine bağlamakta pek zorluk çekilmez. onları senin Allah'ın öldürdü? Senin Allah'ın seni sefil ve perişan etti. dinsizler ve sofular. iyilikçi Allah'ın bir kesin kanıtı olarak bakmaya alışmışlardır. Bununla birlikte. Bu yolla. Büyük sıkıntılar. "ADALET VE İYİLİK ALLAHI" OLARAK ADLANDIRMAK SAÇMADIR. FELAKETLERİNİN TEK NEDENİNİN KUCAĞINDA. Bu durumda. hüdavendimiz hakkında hüküm vermeyi cinayet sayarak. çok haklı olarak. Tanrının kendilerini sınamak istediğine inanmaları bunlara emredilir. en sevgili dostlarına sık sık şiddetli sıkıntılar . insanları cezalandırmak için Allah'ın genel olarak kullandığı araçlardır. talihin en kötü darbelerine dahi. girdapları araştırmaktan bizi yasaklayarak. bedensel günahın cezası sayılır. iyiler ve kötüler. hastalıklar. En müthiş sıkıntıların. birçok felaketzedelere bu kadar avutucu görünen bir varlığın adaletine ve iyiliğine bizim hayran olmamız nasıl istenir? Madem Allahlarının olayların hakimi olduğunu. en doğal düşünceleri o derece alt üst etmeyi başarmıştır ki. "Tanrı sevdiklerine böyle davranıyorsa. Allah'ı kınamaları gerekmez midir? Zavallı baba! Sevgili bir çocuğunu ya da mutluluğunun dayanağı olan eşini yitirmenin tesellisini iyiliksever Tanrının kucağında arıyorsun. düşmanlarına acı çektiren kötü ruhlu bir şeytan. savaşlar. Hakkında yalnız kekelediğiniz ve söylediklerinizin tümü birbirini yalanlayan. din. bu dünyanın olaylarının tek düzenleyicisi ve dağıtıcısının Allah olduğunu unutuyorlar. çok kötü fikirler edinmeleri gerekli oldu! Bu durumda. insanların çok zalimce. depremler. masumlar ve suçlular üzerine "ayırt etmeksizin" düştüğünü görmüyor muyuz? Bu hareket tarzında. kötülüğü iyiliğe dönüştürmeyi başarmıştır! Bir inançsız. beni hatırına getirmemesini kendisinden pek ziyade rica ederim" diyebilir. çok iyi olduğunu söyledikleri Tanrıları hakkında. Tanrının kendilerini sevdiğine. Allah'ı kötülükçülükle suçlayamayan sofular. kendilerinin de bir şey anlama imkansızlığı içinde bulundukları. Sen ise istiyorsun ki. en tüyler ürpertici hüzün ve kederin.birbirinizin etini yemekten. bu kötülükleri. Sıkıntı ve keder içinde bulundukları zaman. ahlak bozuklukları. Heyhat! Görmüyor musun. en açık. sıkıntıların. bir Allah'ın "nüfuz edilemeyen" ve "anlaşılamayan" yollarından artık söz etmeyi bırakınız! Büyük Allah'ın bilinmeyen gizli derinliğinden bize sürekli olarak söz ederek. fikri. bu bedbahtların dimağının karışmış olması gerekir.

Biraz düşünülürse teslim etmek zorunlu olur ki. yarattığını cezalandırmaz. eğer insanı yaratmışsa. en kara. "kendi kendisine" ödül vermiş olur. Yaptığı hatadan. ya da iyilik yapmaya yeteneksiz kılarsa. Öngörülü bir Allah. insanın kendi iradesi nerede kalır? Bu ilkelere göre. kabahatin önüne geçer ve böylece kendisini kabahati suçlama sıkıntısından da uzak tutar. ihtiyatsız. 72. iyiliği ve doğruluğu olmayan bir varlıktır. Tanrının lütfu olmaksızın insanın kötülük yapmakta zorunlu olduğunu kabul ederler ve iyilik yapmak nimetini asla vermemiş olduğundan dolayı Tanrının insanı cezalandıracağını temin ederler. benliğinde zulüm ve alıklığı toplamış bir delidir deriz. haklı çıkarmak isteyerek. Oysa bunların bütün ilkeleri insanın özgürlüğünün yıkımı ve yok edilmesinde birleşir. insan şimdiki bozuk ahlakıyla kötülükten başka bir şey yapamaz. sular arasında başıboş dolaşmakta serbest bırakan. insafı. yanlışlarından dolayı çocuklara en zalimce ceza veren bu aynı baba hakkında ne düşünürüz? Haklı olarak. insan bütün eylemlerinde özgür . Zayıflıkları suç saymak. bu güce eriştirmediği için daha iyisini yapması olanaksız olan insanı cezalandırmış olur. YASAKLAMAYA MU CEZALANDIRAN BİR ALLAH. günahları cezalandırmaz. çünkü tanrısal lütuf olmaksızın iyilik yapmak için asla bir kuvvete sahip olamaz. alçakça. Adil bir Allah. uçurumlar. Tanrısallığı. insan ne haklı ne haksız olur. daha tertipli mi olacak? (Kötü ruhun düşmanlarını sıkıntıya sokması.C.hissettirmekle meşgul olan iyilik Allahından bazen daha usta. İNSAN İRADESİ BİR HAM HAYALDİR İlahiyatçılar bize hep. (A. insan yaratılışı ister istemez kötülük yapmaya yöneltir. "adil" bir Allah nasıl cezalandırır? Bizzat ilahiyatçıların ilkelerine göre. adil bir Allah'a iftira etmek değil midir? İyileştirilmeleri özellikle kendisine ait olan ve inayeti ulaşmadıkça başka türlü hareket edemeyen yaratıkları. Bu ne yıkıcı. bu baba. Allah. yanlış ve zararlı arzularına ender olarak engel olan. insan özgürdür derler. işlediği günahtan dolayı bir insanı cezalandırmakla. BENLİĞİNDE BUDALALIKLA ZULMÜ BİRLEŞTİRMİŞ BİR DELİDİR Zayıf ve korumasız çocuklarını kolladığı bize sürekli olarak temin olunan ve bununla birlikte bu çocukları kayalar. Yaşadığımız dünyada bile insanları kusurlarından dolayı cezalandırıyor demek. Kerim bir Allah insan tabiatının gereği olduğunu bildiği zayıflıkları. en karanlık zulümlerle suçlarlar. zorba yönetimlerin en zalim olanıdır.) 71. gelip geçici isteklerine direnecek derecede metin olarak yaratmamış olduğu için. kerim ve rahman adlarını taşıyan Allah'ın sevdiklerini zulüm etmekle meşgul olmasından elbette daha anlaşılır bir hareket olur. Oysa kendi haline terk edilen ya da tanrısal yardımlardan yoksun bırakılan insanı. ne kadar bozucu ve ne kadar kokuşmuş bir inançtır. tehlikeli silahlarla oynamalarına ve yaralanma tehlikesine maruz kalmalarına izin veren bir baba hakkında ne deriz? Zavallı çocuklarına olacak kötülükten kendi kendisini sorumlu tutması gerekirken. yaptığı güzelliklerden dolayı bir insanı ödüllendiren Allah. Oluşmasını yasaklayabileceği kabahatleri suçlayan bir Allah.) "Allah sevdiklerine dert verir" inancı bilinir.

sevgilisinin yüz çizgilerine veren. yaşadığı anı izleyen anda ne isteyeceğini ve ne yapacağını bilmez. insan. fikirlerini almak ya da almamak insanın elinde midir? Ben putperest ya da Muhammedi ana babadan doğmuş olsaydım. bir başkasının parasını zorla almak ya da çalmak arzusuna zorunlu olarak direnir. nasranilerin dinini tanıtmak çabası göstermeyenlerin tümünü. "İnsan arzularına direnebilir. İnsan doğduğu andan yaşamının son nefesine kadar bir an özgür olmaksızın yaşamının sonuna varır. ruhunda kendiliğinden yükselen iradelerin. eylemimizin sonuçları hakkındaki tereddütlerimizin. Bir şeyden vazgeçiren nedenler. Bundan zorunlu olarak şu sonuç çıkar: İnsan. doğanın kendisine vermiş olduğu yaratılışın. Ancak diyeceksiniz ki. insan arzularına direnir. aşık değildir. ne hoşlandığı şeylerden tiksinme özgürlüğü vardır. Bundan da. eylemleri hep insanın ilişkisinin. İsevi olmak elimde olur muydu? Bununla birlikte. doğru kararlanmız isteğe bağlı değildir. itibar kaybetmek ve ceza korkusu duygusu. elinde olmayarak bir kelimede kendini gösteren düşüncelerin. doğru bütün bilgileri aldığı ve üzerinde asla hakimiyet kuramadığı eğitiminin ürünüdür. acımasızca cezalandıracaktır! İnsanın doğması hiçbir şekilde kendi seçimi ve arzusu sonucu olmaz. Kendisine hakim olan hayalgücü ve mizaç. Tutkunu olduğu güzel anı. ancak o zaman. haz duyduğu şeylerin. iradeleri ya da arzuları üzerinde hakim değildir. karar verir. İhtirasları.değildir ve insan iradesi ilahiyatçıların sisteminde bile bir ham hayaldir. . ona verdiği ana. isteğe bağlı değildir. Diyeceksiniz ki. Ne acıyı sevebilme. dünyaya gelmek isteyip istemediği insana sorulmamıştır. Doğa. insan isterse danışır. İnsan ancak benliğine. İnsanın arzu ettiği. kararlanmız. seçer. haşin dinbilimciler bize temin ediyorlar ki. kararsızlığımızın zorunlu bir sonucudur. Geleceği önceden görmeye gücü yetmediğinden. baba ve ülke hakkında kendisinin oyunu almamıştır. özerk değil miyiz? Ancak bilmekte ve bilmemekte. bunun için insan özgürdür". Hayatı boyunca istekleri. kendine yararlı olduğuna karar verdiği şeyi arzu edebilir. ya da emin olduğumuz inancı bizde doğar doğmaz zorunlu olarak karar alırız. paraya düşkünlük duygusuna üstün gelen kimse. o zaman iyi ya da kötü karar vermiş olmamıza göre. İnsan filan ya da falan ana babadan doğmakta ya da doğmamakta özgür müdür? Ana ve babanın ya da eğiticilerinin görüşlerini. Ancak o zaman direnmesi zorunludur. yanlış. kendisine telkin edilmiş olan düşüncelerin zorunlu sonucudur. arzuların hakimi değildir. insanın hüküm ve tasarrufunda değildir. kuşkulu ya da emin olmakta insan özgür müdür? Danışma. eylemlerinde özgür olduğunu çıkaracaksınız. Ancak insan. Namussuz olarak tanınmak. zorunlu olarak eylem ve uygulamada bulunuruz. işlerinin. o şeye yönelten nedenlerden daha güçlü olduğunda. alışkanlıklarının. görüşleri. İnsanın edindiği düşünceleri. istediği doğrudur. konuşmalarının. Allah. Danıştığımız zaman özgür değil miyiz. üzerinde hiçbir türlü hüküm ve nüfuzu olmadığı birçok olayın eseridir. Bu sonuçtan emin olur olmaz. Yanlış. Dolayısıyla aşk ve muhabbetinin konusu olan sevgiliyi sevmekte ya da sevmemekte aşık özgür değildir. özlemleri. zorunlu olarak aldığımız ya da zekamızın bizzat oluşturduğu fikirlerin zorunlu olarak tayin ettiği kararlardır.

hayır diye cevap vereceğim. bu işi yapmakta ya da yapmamakta özgür değil miyim ? Bu işi yapmak ya da yapmamak elimde değil midir? " diyorsunuz. özgür olduğunuzu bana kanıtlama arzunuz. bir illüzyondur. insan bazen kendi kendisini öldürür. kendimi özgür hissediyorum. evrenin makinesini sevk ve hareketlendirmekte kendisinin serbest olduğunu sanan bir sinektir. Size. Eylemlerimizin gerçek başlangıcına baktığımızda. arzu etmekte ve arzu etmemekte özgür müsünüz? İstekleriniz ve arzularınız. insan kendisine en yararlı ya da hoş gördüğünü seçmekte. Bunu reddederim: İnsan iyi ya da kötü düşünmekte. "Bir işi yapmak ya da yapmamak için bahis tutsam. edindiği görüşlere ya da organlarının yapısıa bağlı değil midir? Ne bu görüşler. Bundan dolayı yaratılışımız. açıkça zorunludur. ya da öğrendiğine inanıncaya. masaldaki sineği hatırlatan bir kuruntu. "Ya bahsi kaybetmeye razı olursam?" O zaman da. Bir şeyi yapmakta ya da yapmamakta özgür olduğumuzu zannettiren iç duygu. eylemlerinde serbesttir. toplumu kirleten kötü adamları cezalandırıyor? Başka türlü hareket edememiş olan kimseleri cezalandırmak adaletsizlik değil midir?" Eğer kötü adamlar kötü tabiatlarının zorunluluklarına göre zorunlu olarak eylemde bulunuyorsa. anlarız ki. Seçimini ertelerken de özgür değildir. bizi bunlardan kaçınmaya davet eder. bahsi kazanma arzunuzdan daha kuvvetli bir neden olur! Ancak diyeceksiniz ki. İNSAN İ VAR OLMAMASINDAN. yemek . hesaplayıncaya kadar seçimini ertelemeye zorunludur. ne de bu yapı insanın özgürlüğünü kanıtlayamaz. toplum da bunları cezalandırarak meşru müdafaa arzusuyla eylem ve davranışta bulunmuş olur. elinizde olmayan ve tasarrufunuzda bulunmayan eşya ya da sıfatlar. Açlıktan kıvranan bir kaplan parçalamak.İnsan seçmekte özgür değildir. doğru ya da yanlış akıl yürütmekte. Bahsi kazanmak arzusu sözü edilen şeyi yapmaya ya da yapmamaya sizi zorunlu olarak yöneltir. Çünkü insanın elinde olmayarak oluşmuşlardır. Ancak istemekte ve istememekte. Karşılaştığı konuların niteliğini öğreninceye. TOPLUMUN KÖTÜ ADAMLARI CEZALANDIRMAYA HAKKI OLMADIĞI SONUCU ÇIKARILMAMALIDIR "İnsanların eylemleri zorunluysa. ya da işlerinin sonucunu iyice tartıncaya. bundan dolayı insan özgürdür" diyeceksiniz. Özgür olduğu zannında bulunan insan da. muhakemede bulunmakta özgür müdür? Akıl ve anlayışı. Bazı şeyler (objeler) bizde zorunlu olarak acı duygusu oluşturur. "İnsan. bundan dolayı insan özgürdür. bu eylem ve işler asla hükmümüz altında bulunmayan isteklerimizin. arzularımızın kaçınılmaz sonucudur. bizi bu şeylerden iğrenmek zorunda bırakır. ya da yaratılıştan gelen özellikler tarafından kaçınılmaz olarak ve isteğe bağlı olmaksızın harekete geçirilmiyor mu? 73. haberi olmaksızın götürüldüğü halde. yalnızca katıksız hayalden başka bir şey değildir. Kendi kendinizi özgür sanıyorsunuz. üzerinde götürülmekte bulunduğu arabayı kendisinin çekip götürmekte ve sevk ve idare etmekte olduğu zannıyla kendi kendini alkışlıyordu. insanlar istediğini yapmakta özgür değillerse. çünkü istediğinizi yapıyorsunuz. Bu. kendisine zararlı olduğunu bildiği eylemin uygulanması kararını her an alır. Ağır bir arabanın oku üzerine konmuş olan bu sinek. toplum ne hakla.

kötü konulmuş. ihmalkarlıklarının. ancak insan kaplandan korkmamakta özgür değildir ve kaplanı öldürme çarelerini. bir otomat düzeyine indirmektir. toplumun düzenini. akıl. en iyi tanıkları dahi kabul ettiremezsiniz. Nitekim beyne kan toplanması bazı hastalıkların zorunlu sonucudur. Kendi çıkarı için. bir makinenin ne hakkı vardır? Güzellik erbabı. aşağılar ve yararsız ya da zararlı zemberekler. kötüleri de sevmez. Gerçek. doğru yoldan sapanın yanında yer alan ve düşünceden. insanların yanlışları. zembereklerdir. muhakemeden çekinen insanlara. bir ruhsal durumdur. Gerçek. Zemberekleri bizzat kendi hareketlerini kolaylaştıran bir makineyi aşağılamaya. az düşünmelerinin zorunlu sonucudur. zorunlu olarak arar. görüşleri ve düşünceleri de zorunludur. Ancak gerçek. bir zemberek oldu. Bu kadar arzu edilen eserler oluşturmaya yetenekli makinelerin ya da "otomat"ların neresi aşağılamaya değer olur? Marc-Aurele. bunlar bilgisizliği. insanı saygıdeğer kılan bir hareket tarzıdır. şundan dolayı ki. İnsanda değer nedir? Hemcinsinin bireyleri gözünde. insanları iyileştirmek iddiasında nasıl ve niçin bulunulabilir?" İnsanların hata ve kusurları. gerçek. EĞER OLSAYDI ALLAH DİNLERİN YARARSIZLIĞI İŞTE BUNDANDIR Dünya bir etkenin zorunlu sonucudur. 75. özgür lüksüz. seçeneksiz olunca artık onda ne değer ne erdem kalır". onu yalnızca bir makine. yaylar gibi söker atar. . gerçeğin kabulüne doğal olarak karşı koyar. bazı kimselerin çıkarları. etkisini ancak. Kötü adamlar. ahengini bozarlar. ne hal ve harekette iseler o hal ve harekette devam etmeleri zorunludur. "insandan insan iradesini kaldırmak. Ancak diyeceksiniz ki. Fasat (kan alma. Bilgisizlikleri. dimağa hücum eden kanı yatıştırmaya özgüdür. gerçek mutlaka eylem ve etkisini oluşturur.İ "Eğer her şey zorunluysa. birçok hasta kafalara niçin bu iyileştirici etkiyi yapmıyor? Çünkü bütün çarelere direnen hastalıklar vardır. Bize diyorlar ki. en iyi kanıtları. kolay aldatılmaları da tecrübesizliklerinin. bilgisizliklerinin zorunlu sonuçlarıdır. kesinlikle saçmalıklardan kurtaracaktır. inatçılıkları. işleyişini. Roma İmparatorluğu'nun yaygın makinesinde yararlı bir hareket ettirici. Erdem nedir? Bizi başkalarına iyilik etmeye yönelten bir eğilim. Doğru yoldan sapmada şiddetle çıkarı olan. bazılarının da beyinsizlikleri. toplum iyileri sever ve ödüllendirirse. kendisini içten bir doğrulukla arayan temiz ruhları. Özelliklerini yitirince zorunlu ve kaçınılmaz olarak başka türlü eylem ve harekette bulunurlar. düşünce. bu etkiyi zayıflatan ya da sonuçsuz kılan öteki etkenler tarafından asla kesintiye uğratılmadığı zaman oluşturur. Bir etken. topluma belli hareketleri yaptıranlar. iyi yerleştirilmemiş zembereklerdir. deney. bağnazlığı ve budalalıkları iyileştirmeye yarayan çarelerdir. Dünyayı birleştiren cansız ya da canlı bütün varlıklar birbirine bağlıdır. bir etkendir. o halde. etkilerini durduran başka etkenler girmezse. hacamat). çünkü kendilerine verilen ilaçları almayan inatçı hastaları iyileştirmek mümkün değildir. bu varlıkların. 74. Aynı etkenler tarafından hareketlendirildikleri ve aynı özelliklere sahip bulundukları sürece. mutluluğa doğru eğiliminde.istediği insanın üzerine atılır. araya.

ister istemez yaratılışında bulunan özelliğe. zulümden başka bir şey görülmüyor. İnsanın Tanrıyla sürekli bir bağlılık içinde bulunduğu. sonsuz olan bu zatın. Eğer bir Allah var olsaydı. Kuvvet. insana bir an olsun özgür ve özerk gözüyle bakılamayacağını teslim ederlerdi. DOLAYISIYLA ALLAH'IN CEZALANDIRMA VE ÖDÜLLENDİRME HAKKI YOKTUR Allah hep. ancak Allah'ın düzenlediği biçimde çalışır. hiç yoktan kendine uyruk yaratmış ve bunlan kendi keyif ve arzusuna göre oluşturmuş. 77 HER KO ATFEDİLEBİLİR. Allah. hayatı terk eden bir kimse özgür müdür. kendi kendileriyle sürekli olarak çelişki halinde bulunmasalardı. İnsanların günahları dünyanın düzenini bozuyorsa. Bir kez bu böyle olunca. eğer bir "Tanrı" olsaydı bile dinlerin hepsi tümüyle yararsız olurdu. ne kurbanlanmız onun değişmez seyrini ve asla değişmeyen isteğini durduramaz ya da değiştiremezdi. bu. iradesine karşı çıkma ve direnme gücü kimsede bulunmayan yaratıcı bir hükümdardır. eğer insanın varlığını sürdürmesi yaratılmanın sürmesiyse. bütün yaylarını. Allah insanı koruyorsa. bununla birlikte adil bir Allah'ın hakimiyeti altında adaletsizlikten. BİZZAT ÖZGÜR DEĞİLDİR Eğer ilahiyatçılar. kavimlerin alın yazısına hakim oluyor. Öncesiz. Allah'ın dünyanın düzenini bozmak istemiş olmasındandır. kusuru kendi beceriksizliğinde bulmalıdır. Hiçbir şey isteklerini durdurmak ya da değiştirmek yeteneğinde olmazdı. Tanrı bile asla yapmak istediğini yapmakta özgür olarak görülemez. zincirlerini yaratmış olduğu bir makinenin başındadır. hareket tarzı. Hiç kimse Allah'ın adaleti hakkında kuşkuya düşmeye cesaret etmiyor. Tanrının isteği eseriyse ve kendisine Tanrının lütfü yönelmeksizin hiçbir iyilik yapamazsa. eğer Allah yarattığını bir an gözünden ayırmazsa ve insanın başına gelen her şey Tanrının iradesi sonucuysa. öncesiz ve sonsuz bir niteliği ve yaratılışı olur ve bu nitelik ve yaratılışın egemenliğine göre hareket etmekte Tanrı zorunlu olurdu. özerk midir? Eğer Allah. ne dualarımız. Bundan şu sonucu çıkarmak zorunluluğu vardır ki. kendisine itaat eden uyruğu ödüllendirmek ve isyan edenleri de cezalandırmak hakkına sahiptir. eğer insanın uğradığı sıkıntılar. insanı "adem"den çıkardıysa. niteliğe bağlı olurdu. Bu benzetmenin hiçbir kısmı doğru değildir. bu. Allah. adamlarının çoğu asi uyruğundan olan bir hükümdara benzetilir.Varlığı bir an için kabul edilse. 76. yine kendi varsayımlarına göre. hakkaniyet dünyadan . ülkesinde asi uyruk bulunmasını Allah'ın istemiş olmasındandır. ne bizim çabamız. insanın hayatı boyunca bir an olsun özgürlüğe kavuştuğu nasıl öne sürülebilir? Günah işleyen insanı Allah korumasaydı. Bu yaylar. Allahsız özel varlığını koruyamayan ve eceliyle ilgili olarak Allah'ın iradesi gerçekleşince. onu günah işlemeye devam etmesi için yaşamak zorunda bırakıyor demektir. insan nasıl günah işleyebilirdi? Eğer günah işlediği sırada. Allah. Eğer bu yaylar iyi çalışmıyorsa. Tanrının iradesi olmadıkça tek bir nefes bile alamayacağı farz ve iddia olunmuyor mu? Allahsız var olmayan. Allah'ın ülkesinde asi uyruğu varsa. ve iddia edilir ki. eğer insan kendiliğinden hiçbir şeye güç yetiremezse.

Adil. yani bu dünyayı eksiksiz ve en iyi görmek. özgürlüğünü ve hayatını cezaya çarpılmaksızın kendine oyuncak ediyor. Sürekli olarak semaya gönderdikleri dualar. eğer mantıklı olsaydı. bu dünyada çıkmasına bir süre için izin verdiği zulüm ve sefaletleri Allah. planının. Mümkün olan en iyi dünyadan daha iyi alem bulunabilir mi? Bazı ilahiyatçılar. iyimser olmak. ilahi zatın asalet ve lütfunu yaralayarak "kafir" olur. "Allah tarafından yönetilen" bu alemde her şey bozuk ve karmakarışıktır. Eğer iyimser. ahirette onaracak. Yasaklamak gücüne sahip olduğu bir kötülüğe göz yummak. 79.. Dahası var: İnsanın daha mutlu olacağı başka bir alemi beklememesi gerekirdi. Allah'tan asla hoşnut değildirler. bu felaketlerin yapıcısına başvurmak demektir. siyasetinin devamına engel olmaya çalışmaktır. güzel düzenine hayran olmaktan geri durmuyorlar. mallarını. BOŞ BİR İNANÇ. ABES BİR VARSAYIMDIR Dünyamızın oluşuna sahne olduğu kötülüklerden şikayet ettiğimizde. İNSANLAR OLMADIKLARINI KANITLAR İnsanlar Tanrının olgunluğuna. onun özenli iyilikseverliğine güvensizlik göstermektir. başka bir dünyanın hayatı boyunca da sakinlerinin felaketleri üzerinde ilahi adaletin aynı şekilde uykuya dalmayacağını bize kim ve ne temin eder? Allah'ın çok sabırlı olduğu ve adaleti çok yavaş olsa da hiç de az olmadığı söylenerek. erdemine. diyelim ki bir an bile. ona kafir gözüyle bakan ilahiyatçı da her şeye gücü yeterliğini savunayım derken. iyiliğine.sürülmüş gibi görünüyor. çıkarımıza asla uymayan planını. Bununla birlikte. Allah'ın bu alemden daha iyi (ya da daha az kötü) bir alem yapmaya güçlü olmadığını kabul etmek suretiyle küfretmektir. 78. Tanrının yönetiminden hiçbir şekilde hoşnut olmadıklarını bize göstermez mi? Allah'tan bir iyilik istemek için Allah'a yakarışta bulunmak. içinde bulunduğumuz alemden daha iyi bir alem yaratamamış olduğunu düşündükleri için iyimserlere (optimistlere) kafir gözüyle baktılar. Bu ilahiyatçılara göre. sıkıntı ve acılarımız avutulur. Bir kötülükten vazgeçirmek ya da kötülüğü durdurmak için Allah'a yalvarmak. kendi sistemiyle tanrısal büyüklüğe zarar veriyorsa.. Bir iyimserin. daha iyisini yaratabileceği halde çok kötü bir dünya oluşturmak şeytanlığında bulunduğunu iddia etmekten daha az hakaret içerir. şunu görmüyorlar mı: Dünyayı yarattığı zaman elinden geldiğince iyi yaptığını iddia etmek. Felaketlere uğrayan insanın Allah'tan yardım rica ve istirhamında bulunması. göz yumabilir mi? Bilinen bir kötülüğe göz yummak ya zayıflık ya kararsızlık ya da danışıklılık belirtisidir. Bize denilmek isteniyor ki. başka bir deyişle bu dünyada her şeyi iyi bulan. kötülüğün . birkaç kişi bütün insanların rahatını. Tanrının kudretini sınırlamaktır. Ancak bu ilahiyatçılar. BU (AHİRETTE) ONARILACAĞI. lehimize düzeltmesi için. Gerçekte ise. asla dua etmemesi gerekirdi. olanakların en iyisinde yaşadığımızı bize söyleyen kimsenin. başka bir kürenin. değişmez. her şeye gücü yeten bir zata sabrın yakışamayacağını görmüyorlar mı? Allah zulme. madem Allah oldukça uzun bir süre adaletini uykuda bırakarak bu yerküresinin hayatı boyunca kötülüğün egemen olmasına razı olmuştur. bizi öteki dünyaya (yani ahirete) havale ediyorlar. adaletine.

bir toprak solucanının da. engel olmayan. nazırı. en adaletsizi yapmak garip değil midir? Allah'ın eylemlerinden. "Allah. Allah mutlak hüdavenddir demek. övülen bir Allah'ın vekillerinin kullanacağı dil. Allah en güçlü olduğundan sıradan kurallarla sınırlı değildir demektir. insanlar için bir model değildir. haklı ve haksız konusundaki bütün fikirlerimizi karmakarışık etmek değil midir? Tanrısal olgunluğu. elçisi! Sana diyeceğim ki. Bu "en güçlü hak" mağlup ettiği mutsuzlara istediğini yapabileceğini düşünen vahşi bir fatihin. nasıl model olarak alınabilir? Diyorsunuz ki. sözlerini kesmek isteyen hükümdarların. Bu nedenledir ki. "Allah. Dolayısıyla. körü uyararak ve doğru yolu göstererek geçmezsen) günah işlemiş olursun" demektedir. Bir zorba. nazırların (bakanların) kullandığı dilden ödünç alınmıştır. insanların gözünde bir tiksinti konusudur. İçtihat'ın hakim fikirlerinden biri de şudur ki. düşmanlık etmeye ve nefrete değer bir konudur.yapılmasına razı olmaktır. hiçbir şeyin sınırlayamadığı yüksek gücü. vahşi bir muzafferin hakkı ve ancak onun gözünde bir hak olabilir. adil ve adaletsiz. yaratılışından şikayet edilir edilmez. insanlığın olgunluğuna tümüyle zıt olan bir zat nasıl örnek. hiçbir zaman bir Allah değildir (zorba olan Allah olamaz). haksızlığına bu kadar çok benzeyen bu tanrısal "adalet" hakkında ne fikir edinebilirim? "Allah için haklı olan şey yaratıklarına göre zalimcedir" demek. mukadderatımızın hakimidir. zulüm ve şiddetinden muzdarip olanları susturmak. en aşağılığı konusunda bile haksız olmak hakkını veremez. tekrar hatırlanabilir: İnsan yalnız yaptığı kötülükten değil. muhakeme eden bir insana Allah'ı kabul ettiremez. Bu barbar hak. Allah'ı her an varlıkların en haksızı. bizzat Allahınıza. ALLAH HAKLARA TECAVÜZ HAKKI VEREREK YA DA İNSANLARA AHMAKÇA BİR İTAAT EMREDEREK. en büyük yücelik. Bir kötülüğün olmasına engel olabilirken. bu tanrısal adalet ne türden ya da ne içerikte bir adalettir? Çoğu kez insanın adaletsizliğine. Ey adil bir Allah'ın vekili. Bir zorba. kendisine haksızlık etmek. düşünen. yaratıkların en küçüğü. ANCAK. ALLAH TARAFINDAN İZİN VERİLEN KÖTÜLÜĞÜ VE ADALETSİZLİKLERİ HAKLI GÖSTERİR Birçok dinbilimcinin her taraftan bana şöyle bağırdığını duyarım: "Allah sonsuz adildir ancak adaleti asla insanların adaleti gibi değildir. hiç kuşku yok. Bu zorbaca açıklama tarzı. Bir zorba. hükümranıdır. 80. zorbadır. bütün hakların gaspı demektir. en büyük kudret. ona yarattıklarını kendi eliyle istediği gibi yapma hakkını verir. o kötülüğü doğrudan doğruya yapmış olur. İLAHİYAT. " Bu durumda.* * Şeyh Sadi: "Kuyuyu ve körü görürsen ve bu durumda sessiz ve ilgisiz kalırsan (yani kazanın ve musibetin önüne. mutlak hüdavenddir" denilerek bizim susturulabildiğimiz sanılıyor. bu dil olamaz. bir insanın da şikayet için ağzını açmaya aynı derecede hakları yoktur". . Tanrısallığı haklı çıkarmak için. Ancak en güçlü hak. kötülük yapmak hakkını veren bir Allah. yapabildiği halde yapamadığı iyilikten de sorumludur.

O zaman olsun.ancak o esirlere meşru görünebilir ki. "iyi Allah"ın size savaş verdiğine. mubah olduğunu sanacak kadar kör olmuşlardır. Ancak. söyleyin. böyle mantıksız düşünenler! Ey muhakemelerinde mantık bağlantısı bulunmayanlar! Demek ki. en çok "güçlüdür" deyiniz ve onun gönderdiği darbelere karşı koymanın sizin için mümkün olmadığını söyleyiniz. ahlaksız efendilerine uyarak bozuk ahlaklı olmaktan. sofuların "iyi Allah mutlak hüdavenddir. çılgınlıklarında "yararlar" ve "çıkarlar" gören imanın gözleri. siz "iyi Allah"ın size veba gönderdiğine. Tanrının olgunluklarından. Allah'ın esirgemek istediği mutlak bir hükümdarın günahlarını bağışlatmak için uyruğundan 70 bin kişi yok edildi! 82. sözün kısası "iyi Allah"ın iyi olmaktan "rahmanürrahim" olmaktan geri durmaksızın uğrayacağınız kötülüklerin en büyüklerini yapmak istek ve gücüne sahip bulunduğuna gönülden inanıyorsunuz! Hiç olmazsa size kötülük yaptığı zaman Allah'ınızı "iyi Allah". her istediğine kadirdir" diye bağırdıklarını görmüyor muyuz? Ey. deyimlerin hissedilen tutarsızlığı içinde. bir sürü zalim ve zorbanın demir asasının eziyet ve baskısı altında ezilmekten. En büyük felaketlerin ortasında ve daha doğrusu. öteki özelliğinin zararına oluyor. direnemeyecek ve karşı koyamayacak ölçüde kendilerini zayıf hissettiklerinden. İseviden daha doğru fikirlere sahip midir? Musevinin Yehova'sı suçsuz kavmi üzerine vebayı musallat eder. İNC İMHALAR HEP ZALİM VE BARBAR BİR TANRI GEREKTİREN TUHAF VE GÜLÜNÇ UYDURMALARDIR Babalarının işlediği isyan ve günahlardan dolayı. Ancak bir babanın yabancılar için iyiliği. kavimlerin hangi gerçek çıkarı vardır? Türümüzün bu kadar zalimce lokması olduğu en yürek paralayıcı sefaletlerde. "rahmanürrahim Allah" diye adlandırmaktan vazgeçiniz. özelliklerinden birinin uygulanması hep öteki olgunluğunun. "ilahi adaletini bizzat hoşnut edemeyen uyruğu hakkındaki iyiliklerinin sonucu olarak. ilahiyatın Allah'ına yüklediği özellikler ve nitelikler. ahlak bozukluklarında. bulaşıcı hastalıklar yüzünden mahvolmaktan. en sürekli eziyetlerde. isyanla hiçbir ilgisi bulunmayan veliahtını öldürmekten başka çare bulamayan bir hükümdar hakkında ne deriz? Hıristiyan diyecek ki. her an birbirini bozmaktan başka bir şey yapmıyor. Yani cezalandırması bize en büyük çıkarı sağlar. Tanrısal adalet hakkında Musevi. Allah bizi. çoğu kez milletler üzerine yıkıcı etkilerini yüzyıllarca hissettiren kötü hükümetlerin zulüm ve eziyeti altında yok olmaktan. savaşlarda boğazlanmaktan. ne tuhaf gözlerdir! 81. her an birbirini ortadan kaldırmaktan. evladı için gaddar ve barbar olma hakkını kendisine vermez. "Allah adildir" demeyiniz. ÇO . tanrısal adalet hakkında ne tuhaf fikirler edindiler! Uyruğunun isyan etmesinden sonra kendi öfkesini yumuşatmak için. haberleri olmaksızın suçlanan insan türüyle barışması için suçsuz ve günah işleme gücü olmayan öz oğlunu öldürten bir Allah'a inanmaları kendilerine önerilen Hıristiyanlar. Allah. öz oğlunun ölmesine razı oldu". ancak en büyük iyiliğimiz için cezalandırır. "iyi Allah"ın kıtlık nedeni olduğuna. her zulmü yapmanın sakıncası olmadığını. Diyeceksiniz ki. zorbalar her şeyi.

KİMSEYE SEVECEN. koruyamadıkları ve tasarruf edemedikleri bir mizaç ile. hazineye sahip olacaktır. Allah. insanlar tanrısallığı gaddarlıkla suçlamaya razı olmaz. zamanını üzerine üç zar ve bir zar kutusu konmuş bir masa önünde geçirir. şiddeti ve süresi bakımından müthiş işkence ve cezalara sevk edebilen bir yola düşmeye zorunlu bulunurlar. Çocuklarının büyük çoğunluğunu yeryüzünde yalnızca eziyetli. tehlikeli. onun yavaş yanan bir ateş üzerinde yakılmasını istiyor. Masanın bir ucunda sultanı kuşatan mabeyincilerin ve ahalinin açgözlülüğünü çeken altın yığınları vardır. Lütuf ve keremim sizi zengin etmek ve tümünüzü mutlu kılmak istiyor. saygısını ve itaatini sağlamaktır. Benim şanım ve büyüklüğüm ister ki. bu dünyada uyruğunun sevgisini. Her biriniz sırayla bu zarları ve kutuyu eline alsın. yüz bin kez atılsa ancak bir kez çift gelebilir. Hiçbiri bu kadar tehlikeli bir şansı denemek istemez. köleler! Size iyilik yapmak istiyorum. Dolayısıyla oynayacaksınız! Emrediyorum. düşmekten kurtulamayacakları tuzaklara maruz. isteklerinde pek zorba bir sultanın egemen olduğunu anlatır. Bu hükümdar. oynansın. Asya'nın bir ülkesinde fantazilerle dolu ve pek tuhaf." Hükümdarın bu konuşması üzerine. CÖMERT VE ADİL BİR BABA DENİLEBİLİR Mİ? Bütün dinlerin tanrısallığa alabildiğine sürdüğü kara zulüm ve gaddar lekelerine rağmen. bunu kazanmaya çalışınız. orada bulunanlar hayret ve şaşkınlık içinde birbirinin yüzüne bakar. bunun sonucu olarak üzerlerindeki baskı ve keyfi idareyi en azından iki kat artırmasından korkarlar. ömür boyu karanlık bir zindana atılacak. suistimal edebilecek bir mevkiye koyduğu ve bu suretle sonsuz cezalara uğrattığı söylenen bu sözde hareket özgürlüğünden daha kötü bir ihsan var mıdır? 83. Ve adaletim. uyruğunun zayıflıklarını bildiğinden onlara şöyle sözler eder: "Esirler. Bu hazineleri. onları çok zalim ve tehlikeli bir oyun oynamak zorunda bırakmıyor mu? Kendi rızaları olmaksızın. çıkmasına ihtimal vermedikleri ve önünü almaya kadir olmadıkları olayların sürüklediği mutsuz. Sultan. sıkıntılı ve acılarla dolu bir yaşam sürmesi için dünyaya getiren bu babanın sevecenliği nasıl ve hangi belirtiyle anlaşılır? İnsanı. Bu dünyanın zorbaları için olduğu gibi. Zarları altı kez çift getirmek mutluluğuna erişen. Ancak sizi haberdar edeyim ki. O zaman öfkelenen sultan şöyle der: "Acayip! Oynamak. bu iyiliksever Allah ancak sonsuz mutluluğa hak kazanmak için ve ancak bunun için uyruğuna hareket serbestisi verir" diyen rahipleri dinlerler. yaratılışlarına bağlı ihtiras ve arzularla hareket eden. istenen sayıyı elde edemeyen. zar atmak için kimse gelmiyor mu? Bu benim hesabıma gelmez. Bu nedenle. Gezginler. ölümlü "insan"lar. bu altınları görüyor musunuz? Haydi bakalım. işte bunlar sizin içindir. alicenap hükümdar. gerçeğin onları kızdırmasından. İNSANLAR İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜ VE VÜCUDU OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN BİR ALLAH'IN İYİLİĞİ VE ADALETİ ALEYHİNDE KANITTIR İnsanları yaşama davet ederek. zindanının dolduğunu ve . Cevap vermeksizin itaat ediniz!" Şu nokta dikkate alınmalıdır: Zorbanın zarları öyle yapılmıştı ki. Kendilerine "Allah sevecen bir babadır. amacı.

en sessiz. tahtını elinden almaya ve seni hayattan yoksun etmeye yetmez mi? Sözün kısası. hayvanların kralı (yani insan). dünyaya gelmek ya da gelmemek. muhakeme eden. kendisini Allahının gözdesi. bütün çalışmasının tek amacı sanmak deliliğinde bulunur. gösterişli yaşayışının süreceğinden bir an emin misin? Aşağıladığın maddenin en değersiz. kurtların gıdası. ey dünyanın zayıf hükümdarı (ey insan). bu ruh. DOĞANIN KRALIDIR" İDDİASINDA BULUNMAK. zarlar da sizdedir. hazinesi cennettir. erişmiş olduğu aklın. tekrar yaşamaya istekli olacak çok kimse var mıdır? Diyorsunuz ki. Ama heyhat! Hayatından hoşnut olan kaç kişi vardır? Eğer hayat bize bazı tatlar veriyorsa. talihinin görüşünü almaksızın içine attığı sıkıntılı hayat mesleğine tekrar girmeye. kendisine küstahça "doğanın kralı" adını verir ve kendisini öteki canlıların. Zavallı insan! Bu büyüklük iddialarını neye dayandırabiliyorsun? Ruhunun. Ancak bu hayat. YARAT GÖZDESİDİR. sizler de bu zarlarla oynamak zorunda bırakılanlarsınız! 84. Özellikle yaşamak mutluluğu övülür. Bütün dünyanın kendisi için yapılmış olduğunu sanır. avcısına çok duygusal şükran ve gönül borcu mu beslemesi gerekir? 85. öteki bütün hayvanların pek çok üstüne koyar. Ey ölümlüler! Bu sultan. "İNSAN. BİR DELİLİKTİR Bu dünyada çekmek zorunda olduğu acılar ve sakatlıklarla birlikte. hayat yalnız başına çok büyük bir nimettir. TANR MİNNETTAR OLMAMIZ GEREKTİĞİ DOĞRU DEĞİLDİR Bizi sayısız nimet. düşünen. iyilik ve bağışa boğan Tanrının lütfuna sonsuz şükran borçlu olduğumuz her an tekrarlanır. görüş ve isteğimize bağlı olmamıştır. veya bunlardan ayrılık ve acıların düşünce gücünü istila etmediği kim vardır? Zehir gibi acı felaket bardağını başına dikmek zorunda kalmamış çok az kimse vardır. kuşun. yemi olmuyor mu? Bize ruhundan dem vuruyorsun! Ancak bir ruh nedir bilir misin? Görmüyor musun ki. sevgili bir evlattan. çoğu kez acılarla. dehşetli hayalgücünün öteki dünyada (ahiret aleminde) kendisine yarattığı tehlikelere rağmen. bütün özenlerinin konusu. hayatın son bulmasını çoğu kez istemesin. zindanı cehennemdir. Yaşayan.servetinin elinde kaldığını görmekten zevk alır. Çok az kimse vardır ki. Bir süre kendisiyle eğlendikten sonra. korkularla. insan. Sözün kısası. önemsiz zerreleri. MESAİSİNİN TEK AMACIDIR. . avutucu bir dosttan ayrılmamış olan. kesip yemek üzere tutsak ederek kümesine koyduğundan dolayı. çevrendeki yaratıklar üzerinde bir hakimiyet uygulamaya elverişli olan yüce yetilerine mi dayandırıyorsun? Ancak. bu tatlar birçok acıyla karışmış değil midir? Yakıcı tek bir acı. en mutlu bir hayatı birdenbire zehirlemeye yetmez mi? Ellerinde olsaydı. bunların halen çalışmakta olmasından başka bir şey değildir. en sonunda mutlaka solucanların. çoğu kez zalim olan ve çok az hak ettiğimiz hastalıklarla sürekli olarak tedirgin edilmiyor mu? Böylece birçok taraftan tehdit edilen bu hayat her an elimizden alınamaz mı? Bir süre yaşadıktan sonra sevgili eşinden. bileşkesi hayat olan organların faaliyetteki bütün toplamından. sizin Allah'ınızdır.

bu hayvanların. Herode'un oğullarını öldürdüğünü öğrendiğinde. domuzları olmak bin kez daha iyidir" diye bağırdı. insanın maruz olduğu aynı şeylere asla maruz değildir. "Auguste Herode'un oğulları olmaktansa. acıdan kaçan ve çoğunlukla kendilerine senin organından daha çok yarayan organa sahip bulunan öteki hayvanlar için bir ruh kabul etmeyecek misin? Bize aklının yetisini övüyorsun. İnsan hakkında da aynı şey söylenebilir. insanların ihtiyaçlarına oranla sınırlı olduğundan. insan türünün tüm bireylerinde tümüyle aynı içerikte ortaya çıkması gerekirdi. işlerine senin şaşırtıcı zekandan daha çok yaramıyor mu? Hayvanların barışsever cehaletleri. bu dünyada pek çok sıkıntı çektikten sonra başka bir dünyada da sonsuza dek azap ve eziyet çekme tehlikesine açık olduğuna inanmıyor mu? (Hayvanda ahiret azabı endişesi var mıdır? Sonsuz eziyet korkusunun verdiği sıkıntı var mıdır?) 86. . ölümü izleyeceğine inandıkları sonsuz ceza ve eziyet korkusuyla da tedirgin edecek derecede bozuk hayalgüçleri var mıdır? Judee kralı. seni bedbaht eden düşüncelerden. binlerce değersiz isteğe. Oysa insanın. senin yüreğinin daima lokması olduğu acılara. senin gibi hazzı arayan. insan. senin "içgüdü" dediğin şey. Ancak. bu yetileri serbestçe uyguladığı ve mutluluğu için bunları akıllıca.D Bize temin ederler ki. Oysa.anlayan. Ancak ruh bu kadar basit olsaydı. sahibi olduğundan dolayı bu kadar övündüğün bu yatkınlık. batıl inançlarının büyüklüğünün ve yapısının kendisine eziyet etmesi için ürettiği ihtiyaçları doyurmaya insanın bütün yetileri zar zor yetişiyor. doğru kullandığı pek ender görülür. aklı iledir ki. benliklerini korumak. İNSANLA HAYVANLAR İnsanla. seni öteki yaratıklardan daha çok mutlu ediyor mu? Şan ve şerefinden onur duyduğun. Tanrının yaratma kudretinin bu sevgili evladı (ileri yaratık dediğimiz insan) bütün öteki hayvanlardan daha büyük tehlikelere maruzdur. kendi hayatlarına göre tümüyle yararsız olacağından. saydığın ve kendisine asla kulak asmamayı dinin emrettiği aklını sıkça kullanıyor musun? Ya senden daha zayıf ya da senden az kurnaz oldukları için aşağıladığın bu hayvanlar. hayvanlar. fiziksel zorlamalarla hareket eden ve aklın hiçbir etkisi olmadığı bütün öteki hayvanlardan üstündür" denilecek. Onun ne aynı ihtiyaçları vardır. ruh ve yetisinin tümüyle varlık içinde olduğu. binlerce hayali ihtiyaca maruz mudur? Senin gibi geçmişi anmakla acılı ve gelecek endişesiyle kuşkulu ve kararsızlar mı? Bugünkü durumla sınırlı olduklarından. Hayvan. Ancak hayvanların ihtiyaçları. beyhude inceleme ve araştırmalarından ve hemcinsini çılgınca kılıçtan geçirmeye kadar ileri götürdüğün bütün bu şeylerden daha yararlı değil midir? Özet olarak. ruhunun yetisiyle. İnsan. savunmak ve bütün muhtaç oldukları şeyleri aramak için kendilerine yetmiyor mu? Senin aşağılayarak söz ettiğin bu içgüdü. insanların yetilerinden pekala vazgeçebilirler. bu bireylerin aynı akıl yetisine sahip olması gerekirdi. onların içgüdüleri kendileri için yeterlidir. hayatını dayanıklı kılmak ve hayalgücünün. ne aynı fantezileri. ruhsal eziyetlere. Hayvan olgunluk durumuna oldukça çabuk erişir. ne aynı arzuları. 87. insan ruhu basit bir cevherdir. öteki hayvanlar arasında açık ve kesin ayırıcı çizgi nedir? İnsan hayvanlardan esas olarak ne farkla ayrılır? "Zekasıyla. birçok insan gibi kendi kendilerini yalnız ölüm korkusuyla değil.

yüz çizgileri kadar düşünce ve anlayış nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. açgözlülüğünden ve saygısız. kan sıcaklığının. birbirini yok etmek için sahralarda. organını güçlükle harekete geçiren. dimağı çabuk harekete geçen bir adamdır. Pratik. iş böyle olmuyor. Bu organlardaki çeşitli düzeylerdeki inceliğin. kolay işleyen. ancak organlarının farkıyla ayrılır ve bu organizasyon farkı. insanların ruhları arasında görülen sonsuz çeşitliliği zorunlu olarak oluşturması gerekir. hayvanların yapamadığı bazı şeyleri oluşturmaya. Zeki bir adam. Kültürsüz ve deneysiz insan. efendilerinin kavga çıkarmak isteğinden. hayvan kadar akıl ve beceriden yoksun bir yaratıktır. tahtakurusu gibi böceklerin lokması olmasında. birçok bilgiyle kendisini meşgul eden konular üzerinde uzun süre çalışmış bir kimsedir. arıların ya da kunduzların toplulukları kadar iyi oluşturulmuş topluluklar var mıdır? Aynı türden yırtıcı hayvanların. bolluk içinde yaşamasına ne gibi bir hizmeti olduğu sorulduğunda.Bununla birlikte. zulüm ve baskı altında bulunan insanlar arasında karıncaların. bir sivrisinek tarafından ısırılmasında. insan zekası gelişir ve kendisini çevreleyen yaratıkların üstüne çıkmayı başarır. bir kaplan tarafından parçalanmasında vb. bir Newton'un dehasıyla bir köylünün. İNSANIN KUSURSUZLUĞ İnsandan çıkan delilikler ve garabetler. akıcı sıvıların hızının. alışkanlık ve eğitim sayesindedir ki. dimağı zorlukla harekete geçirilen. organları ve dimağı. zarar veren bunca hayvanın. telciklerin ve sinirlerin yumuşaklık ve sertliğinin. Ne kadar çok hayvan. batıl inançlarının azgınlığından başka bir şey değildir! Dünyada her şeyin insan için yapıldığını sananlara ya da bunun böyle olduğuna bizi inandırmak isteyen teologlara. bir "Hotanto"nun. bit. kendi kendine son derece akıllı ve doğru sıfatını veren hayvandan (yani insandan) daha çok yumuşaklık. insanı yetenekli kılar. Bir engerek yılanı tarafından sokulmasında. ancak bizim ilahiyatçılarımız kadar doğru düşünmüş olmazlar mıydı? . İnsan türü arasında. kanı yavaş dolaşan bir insandır. Bazı kimseler arasında hangi uyumu ya da hangi benzerliği buluyoruz? Bir Locke'nin. insanın kendisine bedavadan verdiği bu üstünlük sıfatını aklın gözünde yok ediyor. tanrıların sevgilisi (yani insan) için bilinen ne "yarar"lar vardır? İnsanların kendileri için yapılmış olduğu iddiasında bulunsalardı. Bir ahmak. ovalarda. 88. akıl yetisi olarak adlandırdığımız farkı bize açıklamaya yeterlidir. yararsız olarak birbirini parçalamak. İnsanın insana karşı zulüm ve saldırganlığının nedeni ise. insanın refahına. insanlar. hızla hisseden. çok şaşkın ve telaşlı bir hale düşerler. evimizi hep zarara uğratan. İnsan türü bireylerinin organları arasında gözle gördüğümüz fark. bir "Lapon"un kafası arasında pek çok ve adeta sonsuz fark ve uzaklık bulmuyor muyuz? İnsan. organı uysal olan. bir at ya da itle bir insan arasındaki fark kadar farklar gösteren bireyler vardır. bütün bu hayvanlar. daha çok temkin ve insaf gösterir! Çoğu kez esaret. insanın öteki hayvanlar üzerindeki üstünlüğünü. öteki hayvanlardan. pire. birbirlerine "randevu" verdikleri görülmüş müdür? Yırtıcı hayvanlar arasında din savaşları görülüyor mu? Hayvanların öteki türlere karşı zulüm ve saldırganlıklarının nedeni açlık ve beslenme ihtiyacıdır.

DOĞ Bağdat'a yakın bir yerde. senin basiretli. dalları meyvelerle dolu ağaçlar. yalnızlığı seven bu kutsal kişi. berrak ve serin suyla susuzluğunu gideriyordu.89. Ova birkaç gün önceki kanlı savaşın eseri olarak yüz binden çok insan cesediyle örtülüydü! Toprağın üstüne serpilmiş insan ölülerini kartallar. özel bir lütuf olarak. yedinci kez hacca gitmeye niyet etti. akbabalar. iyiliklerin ne kadar büyük ve sayısızdır! Bizim için pek tehlikeli olan bu iğrenç insan evladına. bizim hacı efendiyi ezilmiş. lütuflarin ne kadar büyüktür!" diyordu. yalnızca cennet gibi bir sığınak bulmakla kalmamış. parçalıyorlardı. insan türünün mutluluk nedeni ve refahıyla her yerde ilgileniyor görünen cenabı Allah'ın cömertliğini övmekten ve yüceltmekten bir an geri kalmıyordu. ey evrenin sevecen yaradanı! Hangi yüceltici kelimeyle senin lütuf ve iyiliklerinin şükranını hakkıyla yerine getirebilirim? Ya rab! İnsan evladı için senin iyiliklerin. . her adımda iki düşman tarafın askerinden saygı görüyor ve yüceltiliyordu. Herkesi kendisine hürmet ettiren kıyafetinin saldırıdan koruması ve himayesi altında. aşılması zor dağlara rastgeldi. Herhangi bir şekilde rahatsız edilmek şöyle dursun. kargalar. bir engelle karşılaşmaksızın askeri birlikler arasından geçti. Yeşil çimen. evliya olmakla tanınmış bir derviş gönlündeki yalnızlık köşesinde sessiz bir hayat sürüyordu. leziz bir yiyecek de bulmuştu. alabildiğine yiyor. Hurmaları ve başka leziz meyveleri toplamak için elini kaldırması yeterliydi. Huzur ve sessizliği ancak suların hışıltısı ve kuşların cıvıltısıyla bozulan bu ücra yerde. duasını almak için ona her gün erzak ve hediye taşımakta can atıyordu. zümrüt gibi yeşil çayırlar sunan güzel bir diyarda yoluna bir süre devam etti. Karnı doymuş. kendisini her gün nimet ve iyiliklerine boğan Tanrının lütfuna teşekkürden geri kalmıyordu. Yanı başında berrak bir su akan hurma ağaçlarının gölgesini buldu. Kurt şöyle diyordu: "Ey Allahım! Kurtoğluna senin güzel nimetlerin. insan kullarına senin sevecenliğin ve iyiliğin. ateşin ve kılıcın yıkıcı etkisiyle dolu. Uyandığında abdest aldı ve kendinden geçecek ölçüde heyecan ve sevinçle. hayvanların dilini anlamayı bağışlamıştı. çiçeklerle bezenmiş yamaçlar. Gözüne. güneşin yakıcı ışığına karşı sığınacak bir yer aramak zorunda kaldı. Kutsal adam. Allah ona. Allah'a karşı şükran duygusuyla coşkulu olan. "Ey Allahım. Bu manzaraya hayran olan veliyullah. veliyullah. Çevre halkı. hoş bir dinlenme uykusuna yatma isteği uyandırdı. Allah korkusundan kaynaklanan niyetinin uygulanmasını erteleyemedi. Ruhu dehşet ve korku içinde harap olduğu halde. dinç ve şen olarak yine yola koyuldu. ıssız bir ova gördü ve gözden geçirdi. dil ile anlatılmayacak kadar çoktur! Vücut ve varlığının bana her gün verdiği nimetlere hak kazanmak için ben ne yaptım? Ey yerin ve göğün padişahı. "Ya rab! insan evladı için senin nimetlerin ne kadar büyük ve sayısızdır!" dedi. Sonunda yorgunluktan bitkin düştü. Irmaktaki saf. boynu bükük düşünceye boğdu. Ancak dağların en yüksek noktasına varınca önünde korkunç bir manzara buldu. İnsan etiyle karnını iyice doyurmuş olan bir kurdun sevinçle söylediği sözleri işitti. O sırada Türklerle İranlılar arasında sürmekte olan savaş. Allah'a tam güvenle yola çıktı. onda. Biraz ilerde. kurtlar. Bu manzara.

bakışlarınızı eğlendirmek. Ancak zorlukla yaşayabilirim ve sizin hep iyiliksever. gerçi adil bir Allah'ın hükmünün emri altında. kendisini doğayı istediği gibi değiştirebilecek kadar önemli zanneder. ilişkinizi kolaylaştırmak için dünyayı kaplayan bu denizleri. insanlar gibi yaşadıklarını ve öldüklerini görürler. yersiz övünen . ticaretinizi. bolluk. dünyada iyilik ve kötülükler görür. hayata ya da ölüme. Öteki bazı iklimlerde şiddetli sıcaklığı tedirgin eder. bunları almaya gidecek kadar aymaz birçok insanı da boğup yok etmiyor mu? İnsanın densizliği. İnsanlar mutlu ya da felaketli olaylara. sağlıklı ya da hasta olduklarını. bu Tanrı gücünün adaletine ya da nimetine konu olmayacakları düşüncesinde bulunur. basiretli bir doğanın sizin kullanmanız için ürettiği bu hayvanları görünüz". doğanın mutlak hakiminin gözünden düşmüş olduklarını sormak hatırlarından geçmez. bana baharat. Ey Tanrı. Ancak bu pek güzel güneş. duygusuz. oluşturduğu bütün yaratıklara eşit davrandığını. iradesizler) oldukları ve hayvanların.1 GÖRMEMEK VE BU DÜNYANIN ÖZELLİKLE İNSAN İÇİN YARATILMIŞ OLDUĞUNA İNANMAK BUDALALIKTIR Sarhoş bir hayalgücü. varlığını bedavadan varsaydıkları özgürlüklerini güzel ya da kötü kullanmalarının ödülü ya da cezası gözüyle bakarlar. Ancak öteki hayvanlar konusu açılınca. bu hayvanların hangi suç ve cinayetlerinden dolayı. delice iddialarından asla vazgeçmeyecekler mi? Doğanın kendileri için yapılmış olmadığını kabul etmeyecekler mi? Doğanın. Kendi türünden başka türlerin ve bireylerin Tanrının dünya çapında yaratma gücüne az layık otomatlar (fikirsiz. bu insan evladı. sağlığa ya da hastalığa. Daha sakin. birçok iklimde benim için hep örtülüdür. dünyada Allah'ın nimet ve armağanından başka bir şey görmez. bunların da haz ve acı duyduklarını. susuzluğunuzu gidermek için akan bu saf ve duru suları.hikmet ve iyiliğin bir çılgınlık. bir delilik öfkesi göndermek özeni ve lütfunda bulunur. bereket ya da kıtlığa. ağaçlar meyvesizdir. Peki hayvanlar konusu açılınca. senin nimetlerin kurt soyu için ne kadar büyük ve sayısızdır!" 90. bu suretle bize gösterişli yemekler hazırlar. çayırların yeşilliği yoktur. güzel koku sunmak için açan bu çiçekleri. korkunç hastalıklar yapar. hazzı ve acıyı duymak için yapılmış olduklarını görmeyecekler mi? Sözün kısası. işin içinden çıkmak. yani doğanın gözünde bütün yaratıkların eşit olduğunu görmeyecekler mi? Organlara sahip tüm yaratıkların aynı düzeyde yaşamak ve ölmek. deliliklerini. yalnız kendisi için bir alem ve bir Allah yapar. hayvanların "hissetmediğini" iddiaya kadar vardırmamışlar mıdır? Bu durumda insanlar. Bize şöyle diyeceksiniz: "Sizi aydınlatan şu güneşi. pınarlar kurumuştur. ziynet ve yararsız meta getiriyorsa. Eğer bu denizler. aynı şekilde muhakemede bulunurlar mı? Hayır. bütün bu şeyleri görüyorum ve elimden geldiğince bunlardan yararlanıyorum. yedirir içirir bulduğunuz doğanın şiddetli acı ve sıkıntısından inlerim. Tarlaları kavurur. ırkımızın bu yıkıcıları. kaynaklar. kendisini evrenin tek merkezi olduğuna inandırır. kasırgalar çıkarır. anlayış ve kavrayış yetileriyle. Teolojik batıl düşüncelerle sınırlı bazı kör insanlar. ürünler yanmıştır. güçlükten kurtulmak için. birbirlerini boğazlar. Yarattıklarının bekçisi olan tanrısal iyiliklerinin bir eseri olarak. leziz meyveler altında eğilen bu ağaçları. sizin için ürünler ve yeşilliklerle örtülü olan yerküreyi. Allahsızca düşünür. daha mantıklı bir zeka ise. hep nimet verir. Evet.

ben ruhumu görmüyorum. ben ancak cismimi biliyorum ve hissediyorum. Bu meçhul bir cevherdir. Size derim ki. Ayrıca bu ruh. İşte böyle. ne gurur. düşünür. İstenir ki. hep ahenkli olarak eylemde bulunuyorlar. Allah'ları gibi mekandan tümüyle arınmış varsaydıkları ruhun. başka bir deyişle.* Hangi nedenlere dayanılarak ruhun sonsuzluğunun varsayıldığını sorsam. bana hemen "insan yaratılışı gereği olarak ölmez olmak. başka bir deyişle. maddeden ayrı bir kökenden geldiği için. Bize bu ahenk ve uyumun bir sır olduğunu söyleyeceksiniz. iddia edilir ki. ister istemez maddeden farklı bir eylemde bulunması gerekir. Her şey onlara kanıtlar ki. mutluluk ya da şiddetli acılar hissedebilir. Bütün eylem ve işlerinin hareket ettiricisi yaptıkları gizli. bu konuda hiçbir şey bilmediklerini. işe yaramaz şeyler dokusu üzerinedir ki. Düşünen. gizli bir kuvvettir. Bununla birlikte. Size cevap olarak. insanlar. yine bu meçhul ruhun ölümsüzlüğüne kendi kendilerini inandırırlar. mekan ile var olan cisimleriyle nasıl birleşebilmiş olduğunu sorunuz. bunların birleşmesi bir sır değil. ne de insanın mutluluk ve refahını her an tehlikeye atan delilikler bulabildiğimiz hayvanlardan daha mutsuz ettiğini kabul etmek zorunluluğunu hissedip görmeyecekler mi? 91. bu yetilerin kendilerini çoğu kez hayvanlardan daha mutsuz ettiğini. esas olarak. görüyoruz ki. Bununla birlikte yaratılış ve içeriği bakımından. organlara sahip olmasının sonucudur. fikirler kazanır. bunun tümüyle cisme bağlı olduğunu ve cismin uğradığı bütün değişikliği. maddeyle hiçbir benzerliği olmadığı sanılır. bu sözü geçen ruha kendini hissettiriyor ve bu iki cevher hep birbirine uyumlu. aşağı yukarı böyle varsayımlara dayanan boş. 92 BİR Rl VARLIĞI DAHA SAÇMA BİR VARSAYIMDIR İnsanlar her ne kadar ruhları. maddeden ayrı. daha doğrusu hayali cevher hakkında insanların edindikleri "açık" fikirler işte böyledir! Ruh. kendilerinde ne düşünce. onlar. hükmeden. ancak cismin maddi olan kuvvet ve duyguları ya da maddi organları aracılığıyla hisseder. maddenin hareketleri. bu bileşim ve uzlaştırmanın tanrısallığın bütün gücünün eseri olduğunu söylerler. Sözün kısası. kekelediklerini görürsünüz.olacaklarına. dillerinin dolaştığını. rüzgarların sıcak ve soğuğunu birlikte çektiğini onamaktan kaçınılamaz. bunun bir sır olduğunu. ya da kendilerine hayat verdiğini sandıkları hayat üfürüğü hakkında en küçük bir fikir edinmek imkansızlığında bulunsalar da. ruh bu maddenin yardımı olmaksızın hareket edebilsin ve hissedebilsin. ne batıl inanç.R MADDEDEN BAŞKA BİR CEVHERDEN OLSAYDI. BUNLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ MÜMKÜN OLMAZDI Öteki hayvanlar üzerinde üstün olmaları hakkını. hayali bir emir olur. Ancak bu ruhun neden ibaret olduğu sorulunca apıştıklarını. Bu ruhun mevcudiyetini varsayarak dahi. haz ve acı duyarlar. maddeden esasen ayrı bir cevherse ve maddeyle hiçbir ilişkisi olamazsa. Onlara. "ruhun sonsuzluğu" dilber fikri inşa edilir. kendisine özel mekanizmasının. hakkında hiçbir fikir bulunmayan bir ruhtur. maddeden yoksun ve duygulardan uzak bir ruh da yaşayabilir. hep yaşamak istiyor" . sıkıntıyı ve hazzı duyan bu cisimdir ve bütün yetileri. kendilerinin sonsuz bir ruha sahip oldukları görüşüne dayandırır.

inanılmayacak kadar çok güzeldir. ne konuşma. bunlar sırdır. iyi ya da iyi olmayan fikirlere sahip olacaklarını ve hoşlanacaklarını. hiçbir fikir edinemediğiniz bir şey hakkında doğrulayıcı bir kararı nasıl verebilirsiniz? Bir şeye inanmak ya da bir şeyi onaylamak için. fesattan ve maddeyle her türlü ilişkiden uzak bir cevher. ne solunum. Ölümden sonra insan vücudu. tanrıtanımazlar da yok olmayı isterken. APAÇ VE KESİNDİR İnsan tümüyle ölür. bilinmediği söylenen ruh. bu arzuya göre. bilinmeyen ve hissedilmeyen hareketlerin gizli esasıdır demekten başka bir şey dememiş olmaktır. isteğimizin yerine getirileceğini. karşılık olarak derim ki. İnsanların öldükten sonra yemek yiyeceklerine inanmaktan. Ölen adamın yine sağ olduğuna inanmaktan da daha aykırı. "L'immortalite de l'ame est trop belle pour etre crue" der. tat alacaklarını. gözsüz görebileceklerini. Ölümünden sonra insanların ruhlarının "mutlu" ya da "mutsuz" olacaklarını iddia etmek. ne düşünme görünür.R Ruhun sonsuzluğu inanışı. eğer bunlar gizli şeylerse. " (A. kulaksız işitebileceklerini. Ancak. yok olacaklarını çıkarmakta o kadar yetkilidir. bir şeyi şiddetle istiyor olmamız. bir kelimeyle söylemek gerekirse bir ruh olmasını gerektirir. hiç olmazsa insanların. ölülerle birlikte mezara erzak gömme gelenekleri olan kavimlerin safdilliklerine güleriz. ne sindirim. pişmanlık ya da sevinç hissedeceklerini düşünmekten daha gülünç. Onda artık ne kanın dolaşımı.cevabı verilir. * Fransız hekimlerinden biri. yine sorarım: Ruh nedir? "Ruh mekansız. Hep var olacağınızı çıkarmakta ne kadar yetkiliyseniz. eğer böyleyse. 94. bir özdür" diyorsunuz. o zaman bedenden ayrılmıştır. Ancak. Kendilerinin pek akıllı olduğuna inanan bazı milletlerle birlikte böyle fikirler de bulunuyor. Ancak hakkında hiçbir şey bilinmeyen bu ruha hayat cevheridir demek.) 93. acı duyacaklarını. Anlamı şöyledir: "Sonsuz ruh fikri. Ancak. Ahiret hayatında kendilerine yararlı ve gerekli olur düşüncesiyle. yani mekandan arınmış. bundan hiçbir şey anlamazsınız. tümü yaşamı vareden hareketleri yerine getirmeye yeteneksiz bir kütleden başka bir şey değildir. organları bir kez dağıldıktan ve toprağa dönüştükten sonra. Eğer bir şey anlamıyorsanız. onun basit bir cevher. Deli olmayan kimse için bundan daha apaçık bir şey yoktur. daha abes bir şey yoktur. bilinmeyen bir kuvvettir. burunsuz koku alabileceklerini. elsiz ve tensiz dokunabileceklerini iddia etmektir. Pekala. inanılan ve . gerçeğin ölçüsü mudur? "Ahiret hayatının cazip ümitlerinden yoksun olan tanrısızlar yok olmayı istiyor" diyorsunuz. Ancak. Ölen adamın artık yaşamadığına inanmaktan daha olağan ve daha sade bir şey yoktur. bu şiddetli istekten sonuç alınacağını çıkarmak için yeterli midir? Olması şiddetle istendiği için bir şeyin olmamasının kesinlikle mümkün olmayacağına karar verme cesareti hangi tuhaf mantıkla gösterilir?! İnsanların hayalgücünün doğurduğu istekler. daha tuhaf bir şey yoktur. ruhunuz nasıl doğuyor? Nasıl büyüyor? Nasıl kuvvetleniyor? Nasıl zayıflıyor? Nasıl bozuluyor? Cisminizle aynı oranda nasıl ihtiyarlıyor? Bizim bütün bu sorularımıza karşılık olarak diyorsunuz ki.C. İddia edilir ki.

bu ruh hakkındaki cehalet üzerine kurulmuştur. materyalizmin insandan tam bir makine yaptığı söylenir. "doğaüstü" dedikleri nedenler icat ederler. Ölmez ruhunuzun varlığına inanmanız. Ancak insan. doğa dışına çıkarak doğanın bize sunduğu sorunların çözümünü asla bulamayız. Allah için. bu da bütün insan türü için pek onur kırıcı sayılır. AH BUNU SÖMÜRENLER İÇİN YARARLIDIR . Metafizikçilerimizin maddeyi aşağılaması. tanımak. onun hayatta kalmasına yarayan "bilmem ne"nin gizli zorlamasıyla düşündüğü. organlanmızın kavrayamayacağı derecede ince nedenlerini göz önüne almayalım ve bilelim ki. bunları düşünen her insan için. "ruh. daha temizdir" dediklerinde.onaylanan şeyin "ne" olduğunu bilmesi gerekir. mahrumiyet saygısızlığı doğurur ve bize. ruhun cevherini anlaşılır bir şekilde tanımlama olanaksızlığı olsa gerektir. İLAH SAÇMALIĞI İlahiyatçılar. sizin dediğiniz merkezde olmasını onaylamak ise. doğanın içinde kalalım. Oysa. anlaşılması ve çözülmesi zor muammalardır. MATERYALİZMİN İNSAN T DEĞİLDİR Bize yapılan itirazda.. deliliğin ya da densizliğin. açıklanması mümkün olmayan nedenleri açıklamaya uğraşırken daha karanlık kelimeler düşünürler. Teolojinin varsayımında da.. Allahlarının bu maddeye düşünme yetisi verme gücünü de ne hakla kabul etmiyorlar? Kendisinden sonuç olarak düşünce üretme yetisi ortaya çıkacak biçimde bileşik madde oluşturmak. boş şeylerle övünmenin daniskasıdır. Ruhları. konusu düşünce üretmek olan bu "maddi olmayan" varlık hakkında en küçük bir fikrimizin bulunması bizim için mümkün değildir. 96. düşünen ruhlar yaratmaktan daha mı güç olurdu? Düşünen bir madde varsaymakla. hiç olmazsa düşüncenin konusu hakkında bizde fiili düşünceyi uygulayan organ hakkında bazı fikirlerimiz bulunur. dinbilimciler. ancak şundan ileri gelir ki. hakkında hiçbir doğru düşünce edinmek mümkün olmayan bir şeyin varlığına ikna olmanız demektir. Doğa olaylarını anlamak istiyorsak. Ruhun cevheri hakkında bunca kimsenin beslediği saygının nedeni. 97. hareket ettiği söylendiğinde. Oysa. hakkında bazı zayıf fikirler bulunan şeyden daha iyi ve daha güzel olması gerektiğini söylemekten başka bir şey yapmazlar. düşünceyi maddesi olmayan bir varlığa dayandırmakla. tuhaf itirazcılar değil midir? Eşyanın doğal nedenlerini bulamadıklarını görür görmez. ancak cisimlerimizin en sade hareketleri bile. sezilmesi. Bu ise. gizli nedenleri. doğanın dışına çıkmayalım. cisimden daha şerefli. yani maddenin her şeye gücü yeten bir hareket ettiricisini varsayarken de. 95. bir ruhun ya da nasıl olduğu bilinmeksizin. görülmesi kolaydır ki. İşin. maddeye ya da cisme karşılık ruha ya da cana atfedilen üstünlük. bilindiği tasavvur edilen ve zembereklerinin ayırt edildiği şeklinde abartılan madde ya da cisimle daha çok kaynaşılmıştır. hakkında hiçbir fikir olmayan bir şeyin. hiçbir anlam katmaksızın kelimelere inanmaktır. insan türü daha çok mu yüceltilmiş olur?! Anlaşılması.

Bu ruhları otlattıkları umut ve hülya çayırından ve onları altında ezmeye özen gösterdikleri cehennem dehşederinden hiçbir yarar sağlayamazlardı. gerçeğin ölçüsünü imal ediyorsunuz! Çünkü siz hep yaşamak ve daha çok mutlu olmak istersiniz. yeryüzü üzerinde sakıncasını gördüğü zorluklara karşı cesaret vermeye. insanlar kendileriyle birlikte her şeyin kötü olacağına. gerçeklerle yönetmeleri daha iyi olurdu. ruhlarını bu bilinmeyen meskene gönderme haklarını yitirirlerdi. "Ancak ben ne olacağım?" diye bana soruyorsunuz. serzenişte bulunmadan. bu biçiminle çıkmış olduğun kainat evine yeniden gir ve seni çevreleyen öteki bütün yaratıklar gibi. onurunu yok eden. özel ve gerçek nedenlerle erdeme yöneltmekten. ahiret hayatı inanışının yararlı olduğu. ruhlara ve ham hayallere ihtiyaçları vardı. her şeyin biteceğine inansalardı. o olacaksın. "Ruhun sonsuzluğuna inanış. tersine. büyük çoğunluğunuz için zevk ve hazlarınızdan çok zorluk ve sıkıntıları gerektiren bu dünyayı. Oysa. Haberin olmaksızın.Ahiret hayatı inanışının yararı. tatlı ve hoş değil midir? İnsan için ölümden sonra yaşamak ve yeryüzünde kendisine verilmesinden sakınılan bir mutluluğa birkaç gün erişmek. insanı dört ayaklı hayvan mertebesine koyan. bu dünyada çoğu kez pek mutsuz olan kimseler için avutucu değil midir? Bu bir kuruntu ve hayal olsa da. size çoğu kez sıkıntılar nasip eden bir dünyadan daha mutlu olacağınız sonucunu çıkarıyorsunuz. daha erdemli kıldığı doğru mudur? Bu efsanenin etkili olduğu uluslar gelenek ve görenekleriyle. öteki dünyanın coğrafyacıları. hep yaşayacağınızı ve bilinmeyen bir dünyada. açgözlü ve bozuk ahlaklı yasa koyucular. gayrete getirmeye çok yaradığını iddia ederler.. BUNDAN İNANIŞIN DOĞRULUĞUNUN ÇIKARILMASI GEREKMEZ Denilecek ki. ilahiyatçıların nedenleri vardı.. onlara gerçekleri öğretmekten. Bütün yaratıklar gibi sizin de kalıcı olmamanızı isteyen talihin iradesine katlanınız. AH AVUTUCU OLSA BİLE. Ancak. asılsız bir kuruntu ve hayalden bile ibaret olsa. akıl ve zihinlerini geliştirmekten. bize aralıksız yinelenir. Din fikrinin mutsuzlara sonsuz teselli sunduğu. dünyanın her yerinde milletleri boş masallarla uyutmayı. kurnaz. Ancak bu inanışın insanları daha olgun. insan türünü oraya göndermeyi üstlenenler (yani ilahiyatçılar) için yararı büyüktür! 98. bize sürekli olarak övülür. Bu istekten hemen. Ruhu madde dışı yapmak için. bir nimet değil midir?" Zavallı faniler! Bu şekilde. Yani ahiret aleminin insan türü için gerçek hiçbir yararı olmasa da. Maddi ruhlar. o zaman "bilmem ne" idin. tabiatlarıyla seçkin midir? Görünen alem. geç. arzularınızdan. bütün cisimler gibi dağılıp giderdi. çünkü insanlara bu inanışın hakim bulunduğu ve kendilerini erdeme yönelttiği iddia edilir. cesaretini kıran. ruhun sonsuzluğu ve daha mutlu bir yaşam düşüncesinin insanın kalbini yüceltmeye ve kuvvet vermeye. onları doğru bir şekilde yönetmekten daha kolay buldular. Ahiret hayatında keşfettikleri hayali ülkeleri yurtlandırmak için. her an bile. O halde. tasalanmadan terk etmeye razı olunuz. "Materyalizm ise. . kendileri ışığa ve erdeme sahip olsaydı. Ey insan! Milyonlarca yıl önce ne idiysen. insanları ham hayaller yerine. yine o zaman olduğun bu "bilmem ne" olmaya karar ver. görünmeyen aleme hep üstün gelmiyor mu? İnsanları eğitmek ve yönetmekle görevli kimseler.

İnsanın mutluluk ülkesine gitmeyi hak etmesi kadar güç bir şey yoktur. hayvanların sonları.gelecek olarak korkunç ve bu dünyada sıkıntıya düşer düşmez intihara yöneltmeye yetenekli bir yokluktan başka şey göstermeyen hüzün verici bir sistemdir" derler. aşırı dini heyecandan ya da delilikten başka bir şey yoktur. Din imamlarının büyük sanatı. yok etmekte ve yenmekte çok zorluğa rastlanır. Size derim ki. bana. akıl yürütmeye ve muhakemede bulunmaya yeteneksiz olur. BÜ ALIŞKANLIK ESERİDİR. ancak bir ahiret hayatı inanışı içindeki hayalgücü için. içinde tecrübe ve muhakemenin asla bir etki payının olmadığı. yalnız hayal işidir. bu fikirler hiçbir şekilde avutucu değildir. korkutmak ve cesaretlendirmektir. öteki dünyanın mutluluk ve işkence ülkeleri vardır. yani cehennemde bir makam elde etmekten daha kolay bir şey yoktur. küçük sinekleri öldürmek için kılıç kullanan bir . bu dünyada beni ezici korkulardan kurtaran görüş. avutmak. kendi elindeki bağışlayıcılığını ancak sevgililerine veren ve bütün diğer insanların kendilerini sonsuz cezalara müstahak kılmalarına izin veren bir Allah fikrinin beni içinde bıraktığı kuşku ve tereddütten daha hoş. Tereddütler ve insanı üzüntü ve bezginliğe düşürücü korkularla bir arada olan gerçekleşmesi imkansız kuşkuları. hiç var olmamış olmak korkusundan daha etkili midir? Artık var olmamak (hayatı terk etmek) korkusu. azap çektirilen insanların sonlarından daha çok arzuya değer görünür. Ahiret hayatı fikrini pek okşayıcı ve tatlı bulanlar. Dini ve dinin korkularını. Dini ilkeleri çürütmekte. insanların çoğunluğu için bu ahiret hayatının işkence ve cezalar getirmesi gerekir. güzeldir. unutuyorlar mı ki. cehenneme layık olmak ise pek kolaydır. zahmetli ve zor bir yol. belli bir bilim ve düşünce manzumesine tercih ettirecek. Cennete giden yolun dar. sonsuz işkence hayatı fikrine. karanlık hayallerini. ezeli acı ve sıkıntılarının lokması olan bedbahtlar için. Cennete layık olmak çok güç. ALLAH BİR KURUNTUDUR VE ONA VERİLEN SIFATLAR BİRBİRİNİ ORTADAN KALDIRIR. ve azap çektirenlerin sayısının pek çok olduğunu hep söylemiyor musunuz? Kurtuluşa erişmek için Tanrınızın az sayıda kimseye ihsan ettiği merhameti ve bağışlaması gerekmiyor mu? Pekala. İlahiyatçıların efsanelerine göre. soğuk ve sıcak üzerine üflemektir. Çünkü kendisini hayrette bırakan ya da tahrik eden kavramlarla bir kez işgal edilen hayalgücü. huzur rahatlığı ve güvenlik veren belli bir düzene. yalnızca bu hayalgücü için gerçek bir acıdır. Allah'ın hazırladığı azap ülkesinde. Size derim ki. 99. dinin kavramlarını akıl ve muhakeme silahıyla çürütmeye. "Daha mutlu bir hayat fikri hoştur. bu dünyadaki yaşayıştan daha mutlu. Tümüyle yok olma fikri. üzmek. Ancak cennet cazipse. yok etmeye çalışan kimse. kabul edersiniz ki. cehenneme giden yolun ise geniş bir yol olduğunu söylemiyor musunuz? Allah'ın güzidelerinin sayısının pek az. cehennem de korkunçtur. işkenceler ve diş gıcırdatmalarıyla birleştirilen varlığın sonsuzluğu fikrine. sonsuz kere yeğlenmez mi? Daima var olmamak korkusu. daha iç açıcı gelir. yine kendi açıklamalarına göre. BİRBİRİNİ YIKIMA UĞRATIRLAR Bütün dini ilkeler. daha sağlam bir yaşayış istemeyen kimse olmadığı kabul edilir". size diyeceğim ki. Ey Hıristiyan din imamları! Diyorsunuz ki.

en açık çelişkilere düşmeksizin. Allah'ın vücudunu duyan. Allah'ın varlığı fikrini zayıflatan kanıtlanmıza karşı bir "sezgi" duygusunu. kendisine atfedilen eserlerle birleştirilmesi mümkün olmayan bir etken değil midir? Ne yapılırsa yapılsın. Dinlerin tümünün çürütülmesi kolaydır. kökünden koparılıp atılmaları çok zordur. çok adil ve çok adaletsiz. her adımda tiksinilen saçmalıklara rastlandığından. yolunu kaybeder ve akıl bizi yok olmaya götür ebilen. çocukluğun batıl inançlarına inandıran bu duygu. gerçekten çelişkiler bilimi olarak adlandırılabilir. Dedikleri gibi. çok usta ve çok beceriksiz bir Allah olduğunu kabul etmek gerekir! Sözün kısası. hakkında bir kelime söylenilmeyen bir varlık üzerine yığılan birbirine zıt sıfatları birleştirmek mümkün değildir. inançlarının temellerinin yıkıldığını gördükten sonra bile en açık gerçekleri çiğneyerek yine inançlarına dönerler. her insandan asla ayrılmayan ve ister istemez ona. dinde olmayacak şeylerden başka şey görülmediğinden şikayet eder etmez. sıfat söylenir söylenmez.adama benzer. dostluğun düzenine ve düzensizliğine izin veren. yine direnilmesi mümkün olur. Birçok zevat vardır ki. ikinci bir tabiat olan alışkanlığa karşı aklın hiçbir hükmü ve etkisi yoktur. bir varlık. değişmeyen ve değişen. ispatlara gözlerini kapatmakla insanların pek çoğunu ve hatta en aydınlarını. Allah'ın var olmadığı kanıtlanmamıştır. plandan. Bir Allah'ın varlığına ilişkin. ilahiyatın söylediği oluşma nedenleri kabul edilmeyince. pek güçlü ve pek zayıf. insanların şimdiye kadar söylediği şeylere göre. bu kadar çeşitli. Her din birleştirilmesi mümkün olmayan fikirleri birleştirmeye yarayan hayali bir sistemden başka bir şey değildir. mükemmel olarak zeki ve mükemmel olarak akıldan. Allah'ın gözünde. bu saçmalıklar en açık biçimde gösterilse de. 100. Tanrısallığa gelişigüzel bir sıfat atfedilsin. Çelişkiyi içeren bir şeyin var olamayacağını bize gösteren açıklığa karşı. zihin . yüryüzündeki bütün dinlerin tanrısallığa atfettikleri niteliklerin birbiriyle birleştirilmesi mümkün olmayan. HAYAL EDİLMİŞ BİR SİSTEMDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR Teoloji. varlığı mümkün olmayan bu Allah'ın bir ham hayalden başka bir şey olmadığının sabit olduğu kadar. ancak darbenin indiği yerde uçuşmaya yeniden başlarlar ve ruhta uzaklaştırılmış oldukları yeri yeniden tutarlar. ya başka bir Allah icat etmek ya da insanların yüzyıllardır koruduğu Allah'ın aynı zamanda pek iyi ve pek kötü. Sinekler ve kuruntular. bunların sökülmeleri. Dinden bir şey anlaşılmadığından. bize şöyle denir: "Dinin ileri sürdüğü gerçekleri anlayacak güçte değiliz. en doğru deliller. bu kadar çelişkili niteliği kendisinde toplayamaz. İlahiyatçının Allah'ı. insan itiraf etmek zorunda değil midir ki. ancak. Alışkanlıklar ve terör yardımıyla en büyük saçmalıklarda direnilebilir. her şeye gücü yeten bir Allah'ın varlığını gösteren sezgiyi ileri sürerler. bir an için kaçarlar. insanların gözünde delilik olan şey. Zira. Gereğinden fazla bize temin olunur ki. hiçbir şey sabit değildir. bu etkenin eserleri tarafından hemen yalanlanacaktır. bu sezgi ya da bu "tam olarak bilme-bilinme" nedir? Pek büyüklenerek bize deniliyor ki. araçtan yoksun. Ancak bu kadar önem verilen bu sezgi tahlil edilirse bulunacaktır ki. Akıl. Oysa. sadakatsiz bir yol göstericidir". kökleşmiş bir alışkanlığın eserinden başka bir şey değildir.

Sıradan insan masal dinlemeyi. içyüzü gizli olan bir Allah'ı haber verir. Bir din. İnsan görmediği zaman. teizme ya da deizme esas teşkil eden Allah'ın doğrudan doğruya kendisi de onunla ilgilenmek isteyen zeka için. ilahiyatçıların insanların gözlerini kapatmasını istediği bir çelişkiden. rahiplerin bu kadar çok işi olmazdı! Gizli şeyleri olmayan hiçbir din yoktur. bu sır. Dinin doğası. dinin aslı. olmayacak şeylere. açık bir saçmalıktan. Sıradan insanların bu eğilimi yüzünden. bu masallardan dinler icat eder ve sırlar üretirler. "Gerçek". kadınları. hayret uyandıran masallarla doludur. efsanevi. ilahiyatın bize hep sunduğu. insanın bunlara aklı ermez" diyerek işin içinden çıkmaktır. basit ve sağlıklı olana tercih etmek. yalnız sırları bildirmek. bir sır. beğeniye o oranda hak kazanmış olur. kendinden geçmiş coşkunları. hayalden başka bir şey değildir. elinden tutulup götürülmeye razı olmak zorundadır. o oranda tanrısal olur. gizli. dini konuşmalarına çok Latince karıştırdığı zaman memnun oldukları kadar hiçbir zaman memnun olmazlar. mucizevi. yani hakkında hiçbir fikre sahip bulunulmayan gizli içeriğine o oranda uygun olur. Her din. Rahipler ve şeriatçılar. bundan dolayı ona atfedilen yaratılışın da onun (yani bizzat Allah'ın) gerçek içyüzü kadar anlaşılması güçtür. hayalgücünü araştırma ve düşünmeyle düzenleyen belirli kimselerde bulunur. Gizli şeyler. Bilinmeyen. tek başına kalmış bir din olamaz. inanılmaz mucizelerle. bunlar ilahi sırdır. insan için mümkün değildir. akla o kadar çok inanılmaz şey arz eder ve bunun için insanların ondan sürekli olarak beslendiği hayalgücüne. aklı karıştırmak için icat edilmiş görünen.açıklığıdır. ancak. incelemeye yetenekli olmadıkları fikirleri kolayca kabul ederler. ilahiyat. 101. herkesin kendisine göre düzenlemekte özgür olduğu batıl hayaller kadar şiddetli sarsıntılar yapmaz. sözlerini ancak muamma dolu ve esrarlı bir tarzda dile getirmiştir. Sırlardan soyutlanmış. Bu içerikteki kimseler. Kavimlerin safdilliğinin ve onlara rehberlik iddiasında bulunanların nüfuz ve . şeriat ve kanun koyucuları. Hiçbir şey anlaşılmayan bir konuyu incelemek. Sözün kısası. Eğer din açık olsaydı. çok bilgili bir adam sanırlar. hakkında hiçbir kesin bir fikir edinilemeyecek şeylere inanmalarını emir ve iddia ettiğini insanlara bildirmek için ve ancak bunun için ortaya çıkmıştır. Din ileri gelenleri için. yani çelişkilere. ne kadar çok sır kapsarsa. Tanrısallık. cahiller. cahilleri kendilerine bağlamışlardır. gizli inanışlarla. bir sırdır. Bir köyün sakinleri. Bir din. "Bunlar sırdır. Yüryüzünde görülen semavi dinlerin tümü. esas özüdür. Sözün kısası. gerçeğe tercih eder. inanılmaz ve hatta korkunç olan şeyi açık. Küremizin çeşitli ülkelerinde kurduğu çeşitli dinlerde.* Kendilerine anlamadıkları şeylerden söz eden kimseyi. rahiplerinden. Bunları sıradan insanların yaratılışına ve huyuna göre kullanmışlardır. SIRLARIN SAÇMALIĞI VE YARARSIZLIĞI Bir sır nedir? Bunu yakından incelersem hemen keşfederim ki. ne kadar çok karanlık olursa. rahipler. hayalgücü üzerinde hiçbir zaman. hayali. yapılan itirazları ve zorluğu bir tek kelimeyle kesip atmak için. Saflık ve gerçek aşkı. eğitimini gördükleri şeylerden halkın hiçbir şey anlamamasında çıkar vardır. cehaletin özelliğindendir. ruhani rehberlerimizin bize asla açıklayamadıkları şeylerin bütünüdür.

bizim Doğu'nun din lisanında da Arapça odur. daha olumlu olmasını istemesi gerekildi. hiç olmazsa insanların tümüne bir lisanla seslenmeliydi. BİLDİRMESİ GEREKİRDİ Tanrısallık. diğer dinde alay konusudur. Allah'ın iyiliğinin. kendilerine sırlar anlatmasını istemek. yaratıklarının güçlüğe düşmesiyle ve sır karşısında şaşırıp kalmasıyla eğlenebilir mi? Dünyada hiçbir şeyin dayanamayacağı güce sahip bir Allah. bize muammalar ve sırlar bulaştırmakla. Bir dinde en çok saygı duyulan sırlar.) 102. gerçekten "hak dini"nin hangi din ve Allah'ın gözünde en sevimli dini törenin hangi tören olduğunu araştırmak sıkıntısından kurtarmış olurdu. ya neden olduğu apışmayla eğlenmek ister. İnsan anladığı şeyden. Eğer bu din. OLANAKSIZ OLMASIDIR Din bütün insanlara gerekli olsaydı. Bir iyi Allah. kendisi için bir sırlar dokusundan başka bir şey olmayan tanrısallığın yönetiminden bir şey anlamaya yetenekli değildir. Bu şekilde. hükümdarlar ve nazırları. Anlamadığı şeyden ise bin şey ve her şey anlayabilir. güvensizlik. Sırların gizliliği. "Yaratılışının zayıflığı sonucu olarak insan. açık belirtilerdir. insanı hiçbir şekilde ilgilendirmez. tanrısallığın yönetimiyle ilgilenmek. küremizin çeşitli ülkelerinde o kadar çok çeşitli bir tarzda bildirildi ki. esrarengiz bir din de insan için o kadar yararsız ve yersizdir. evrensel bir din bildirmesi gerekirdi. Çeşitli mezheplerin taraftarları. vermek ve verileni korumaktır. ya da çıkarını. Bu durumda. arzusunu fazla açık ifade etmemekte görür. projelerini. Bu yönetim. onların zayıf zekalarını. Anlayamayacağı sırlara insanın asla ihtiyacı yoktur. düşünce ve niyetlerini saklarlar. Hiçbirinin doğru olmadığına pekala inanılabilir. amacının bilinmesinden sakınabilir mi? Bu durumda. ağız dalaşı ve çekişmeler. Düşmanlarının bunları öğrenerek işlerini bozmalarından çekindikleri için.C. (A.. Bu durumda hangi uğursuzluk eseri olarak yeryüzünde bu kadar çeşitli din bulunuyor? Her biri özellikle yalnız kendisinin doğru olduğunu iddia eden dinlerin içinde. Düşüncelerdeki uyuşmazlık. açık olmadığını gösteren kuşku götürmez. gerçek olan hangisidir?. başlangıç noktası kabul edilen esasların kararsızlığını ve karanlıklığını. Muammalarla konuşan kimse. Tanrı. dayanılan ilkelerin. * Batı'nın din lisanında Latince ne ise. asla işitilmemek üzere söylemek demektir. Bunun için derin anlamlı bir söylev. Evrensel bir Allah'ın. Kendisini insanlara tanıtmak için bu kadar çabalayan Allah. din sorununda insanlar. İnsanlardan. 103. dinin onlar için her şeyden daha açık. yine karşılık olarak diyeceğim ki. daha belirli. sokuşturmakla ne yarar sağlar? Bize diyorlar ki. insanlar için en önemli şey olsaydı. insanın anlayış gücünün ister istemez üstünde olan sırları açığa vuramaz". bir koyun sürüsü için ne kadar boş. yararsız ve yersiz ise. birbirlerine öfkeyle ya da aşağılayıcı gözle bakıyorlar. İnsanların esenliği . birbirlerini pek gülünç ve deli buluyorlar.. insanın işi değildir. yanlız bir şey anlar. acz ve korku gösterir.egemenliğinin esas ilkesi işte budur. bütün insanlar tarafından anlaşılır olurdu.

yeryüzünü dolduran çeşitli dinlerin tümünün budalalığı konusunda aynı ayardaki taraftarlarının birbiri hakkında verdikleri hükümler kadar gülünç bir şey yoktur. Ünlü bir ilahiyatçı. hakkında hiçbir fikre sahip olunmayan bir Allah'ı kabul ettiğini hikaye eder ve kendisinde bütün dünyanın dinleri tarafından öğretilen sırlarla alay etme hakkını bulur. bir gerçek Allah'a. aynı dinin rahipleri. iyi bir rejim izler. Kuran'ı. gerçek dinin yolunu tuttuğunu söyleyen deist.için bu kadar esaslı olan bu şeyin. "küstahça rüya. "deli. evrenin yaratıcısını gördüğünü sandığı ekmeğe tapınmak için diz çöker. Her mezhepten Hıristiyanlar. insanların en az akıl erdirdiği ve bilginlerinin yüzyıllardan beri. İddia ederler ki. Bu ilahiyatçı şöyle der: "Biz ki. 104. ya da başka bir dükkanın şarlatanı peşi sıra koşandan daha az hasta hissetmezler. Uzun süre kullanılmasına rağmen. 105. bir hastadır. arzularını yanlış anladıkları gerekçesiyle. putperest" der. yoldan geçenleri kendisine çekmeye çalışır. katolik Hıristiyanla alay eder. bir genel meydana benzer ki. aynı zamanda kendisini doğanın eylem ve etkisine bırakır. Tereddütsüz bir adama tapınan ya da teslisin anlaşılması mümkün olmayan sırrına kesin bir olgunlukla inanan protestan Hıristiyan. içinde. imamları bile aralarında ittifak etmeyi şimdiye kadar başaramamışlardır. abeslikten başka bir şey görmez. Hıristiyanın dininde saçmadan. bir Hıristiyana. Dinin "doğa" olduğunu varsayan. Özellikle şu inanışta bulunur ki. en çok mücadelede bulunduğu bir şey olması şaşırtıcı değil midir? Vahiy indirmek tenezzülünde bulunan bir Allah'ın amaçlarını. çeşitli noktalarına birçok şarlatan dağılmıştır. bir adama ibadet ya da teslise (Hıristiyanlıkta baba-oğul-kutsal ruhtan oluşan üçlü inanç) inanmak kadar hiçbir şey akla aykırı değildir. Muhammed aracılığıyla bildirilen tanrısal bildiriyi. hastalar kendilerini daha iyi. bir Allah'ı kabul etmenin ve bununla yetinmenin saçmalığını teslim etmedi mi. ilaç yapa yapa hastalığını artırmaktan başka bir sonuca varmayan bir "karasevda" tutkunudur. evrenin yaratıcısı ve bir marangoz zevcesinin oğlu olan İsa'nın şahsındaki tecellidir. hinduların tanrısı olan Vistoun'un tecellisine (incamation) yani insanın yüzünde ortaya çıkmasına budalalık gözüyle bakarlar. Çünkü. "putperest" ve "köpek" der. Bilgili kimse bu ilaçların hiçbirini almaz. Sofuluk. Hıristiyanın ülkesini ele geçirmek ve elde kılıç onu Allah'ın elçisinin dinini kabule zorlamak hakkına sahip olduğunu sanır. Yaşadığımız dünya. Aslında küçük olmayan . Protestan katoliğe. yani dinin. Bunların her biri arkadaşlarının verdikleri ilaçları kötüleyerek. bizim için başka hiçbir şeyin değeri olmamalıdır. Muhammedi de. Hıristiyan. kafir. BİRBİRİNE KARŞIT VE TÜMÜ AYNI ÖLÇÜDE AKILDIŞI VE ABES İNANIŞLARIYLA GÜLÜNÇ HALE GETİRİLMİŞTİR Akıl ve muhakeme sahibi bir adamın gözünde. Çünkü katolik. tanrısallığa karşı onur kırıcı iftiralar dokuması" olarak görür. tek gerçek tecelli. insanın ta çocuklukta tutulduğu bir hayalgücü hastalığıdır. Sofu bir kimse. bu "katolik" fazla olarak kutsal ekmeğin ve şarabın şaşırtıcı bir şekilde Hazreti İsa'nin kanına ve etine dönüşmesine (transsubstantition) de inanır. özel bir cevher imanıyla inanıyoruz. Her dükkanın kendi müşterisi vardır ve bunlar en iyi iyileştirici ilaçların kendilerinde olduğuna inanırlar.

Övdüğünüz. en saçma masallara. ilahiyatın icat ettiği Allah'tan başka bir Allah icat ediniz. cinayetler. hükümdarların en yumuşağıdır. bundan dolayı. cinayeti muzaffer. karışıklıklarla dolu olan bir dünyanın hareketlerini bizzat yönetmekte olduğuna inanmak kadar. en şaşırtıcı mucizelere. Teslisin niteliğini ve tanımlanmayan sırrını pek saçma buluyorsunuz. adaletten yana ve kudretli bir varlığın doğaya başkanlık ettiğine.bu sır. ya da ortadan kaldırabileceği delilikler. Allah'ı haklı çıkarmak için rahibin yaptığı gibi. intikamcı olan ve insani işleri ödüllendiren bir Allah'tan daha aykırı mıdır? Sizce. sonsuz iyi. en derin sırlara inanmaktan ne hakla sakınılsın? 106. cisimleşme (incamation. ve bir kelimeyle engel olabileceği. maddi olmayan bir varlık tarafından maddenin yaratılmasından daha çelişkili. önünü alabileceği. Kendisi değişmez olduğu halde. beni. Ona derim ki. insanların babasıdır. üzerine gözlerinizi kapamakta direndiğiniz her türden birçok kötülük görmekteyim. erdemi ise perişan halde görüyorum. dünyayı nimetleriyle dolduran odur".. Anlamadığım bir milyon şeyi kabul etmekle. mükemmel bir hüda ki. adaletle doludur ve ülkesinde suçsuzluk çoğu kez yenilmiş bulunur. aynı el ile iyilik ve kötülük dağıttığını teslim etmek zorunda kalacaksınız. bütün bilgileriyle çelişen bir şey var mıdır? Sözün kısası. bir kez kabul edildikten sonra. Bir iyi Allah ki. bir Allah ki. akıl artık başka şeyleri anlamaya çabalayarak sıkıntı içinde olmamalıdır. insanın işlerinin başlangıç nedeni Allah'tır. özerk yapan Allahtır. kötülüğü yapar. ya da kötülüğün yapılmasına izin verir. Bu kadar adil bir hükümdarın ülkesinde. onun Allah'ı kadar çelişkilidir. bu dünyada her şeyin Allah'ınıza verdiğiniz hasletleri yalanladığını görmüyor musunuz? Bu pek sevecen babanın birçok ailesinde yalnızca mutsuzlar görmekteyim. her gün bin muhtelif yerde kendisini yediren bir Allah'tan çok. Kendi kendisiyle çelişkili olan pek iyi Allah'ınızın. Bu durumda. Eğer insan özgürse. uygulamasında kendisini özgür kıldığı şeyi . nimetler arasında. insan özgür müdür? Yoksa değil midir? Her iki seçenekte de adaletten. Günahlarından dolayı insanı Allah cezalandırdığında. üzerinde bulunan haçla Asya'nın bir köşesinde öldüğü kendilerine telkin edilen vatandaşlarımız adına kızardığınızı söylüyorsunuz. eksik ve sefil eserlerden başka eserler yapmaz. DAHA AZ ÇELİŞKİLİDİR NE DE DAHA AZ MEVHUMDUR Deist bize bağırır: "Teolojinin korkunç ve tuhaf Allah'ına ibadetten sakınınız.. Allah'ınız. ne de ödüllendirebilir. sağduyunun bütün fikirleriyle. dünyada gördüğümüz değişmeleri uygulayan. kavrayış gücümü zorlayan ilk gerçeği kabulde duyduğum sıkıntıdan daha çok sıkıntı çekmem ". böyle bir teolojik Allah kabul edildikten sonra. öbür dünya ülkesine (ahiret alemine) göndermek zorunda kalacaksınız. insanı ne cezalandırabilir. benim Allah'ım sonsuz ölçüde hakim ve iyi bir varlıktır. doğruluktan kendisinde bir eser varsa. size hiçbir şey gülünç görünmüyor. yani Allah'ın insan suretinde görünmesi) kadar büyük sırlar değil midir? Alemlerin yaratıcısı Allah'ın insana dönüşerek. hakim. Ekmeğe dönüşen. sefaletler. Çünkü sizin Allah'ınız. sevinç ve heyecanınızın özellikle göz önüne almak istediği iyilikler. eylem ve harekette bulunmakta ya da bulunmamakta özgür yapan. böyle bir Allah ve hareketleri. Pekala! Bütün bu sırlar akıl için.

HURAFE. Ancak. başka bir bilgin (ibnirrüşt) ondan önce. yıldırma sayesinde. bütün ülkelerde bir tanrısallığın hüküm ve kudretini tanımışlardır. Dünyanın bütün kavimleri. Sözün kısası. batılı gerçeğe dönüştürebilir mi? Ünlü bir bilgin (Bayle). ibadet ettirilen şeyleri gerektiği gibi incelemek için ne cesareti ne yeteneği olan safdil ve kaba kavimlere. bütün asırlarda. ayinine ve saygıduruşuna konu ettiği. gulyabanilere. insan. Eğer insan yaptığından başka türlüsünü yapmakta serbest değilse (özgür değilse). insanların hayalgücünü ısıtarak ve verimli kılarak bir dizi ham hayalden başka bir şey asla geliştirmemiştir. en uygar milletler tarafından ibadet edildiğini gördüğümüz Allah'a yakından bakılırsa. Bir zaman oldu ki. bu konuda tereddüte düşmez. KAN DÖKÜCÜLÜK ABİDELERİDİR VE YENİ DİNLER YENİDEN GENÇLEŞMİŞ ESKİ DELİLİKLERDİR İnsanlar tarafından ibadet edilen tanrıların tümü vahşet kökenlidir. Aklı başında hiçbir adam. görülme olanağı olmayan ve kudretli bir varlığa iman etmiş olmasın. uzayın tümünün merkezinde hareketsiz durduğuna inanmışlardı. Allah. kendilerine bir vecibe yapıyorlar! 108. ötekilerden daha az safdil olan birkaç insan dışında. varlıkların en haksızı olmaz mı? Birçok kimse. DİPSİZ CEHALET. Yeryüzünde hiçbir kavim yoktur ki. en uç noktada zalim olmaktır. Görmüyorlar ki. Bugün öğrenim görmüş hiçbir kimse. hala sihirbazlara. 107.yaptığından dolayı insanı cezalandırmış olur. basiretsiz. "Batılın doğasını değiştirmek ve ondan bir gerçek yapmak için bütün bilginler ordusu da yetmez" demişti. Bütün insanların görüşü. Ey kendilerini uygar sanan kavimler! Bol bol tütsüler . bu batıl yıkıldı. açgözlü ve kurnaz yasa yapıcıları ve ilahlar tarafından sunulmuşlardır. keyif ve arzularından başka bir şeye bağlı olmamaktır. muhakemesiz olmaktır. Kutupların varlığına inanılmadığı ve bunların varlığını iddia etme yürekliliğini gösterenlerin eziyete uğratıldığı zamanlar oldu. tedbirsiz. bütün insanlar güneşin dünya çevresinde döndüğüne ve yerkürenin. bir Allah'ın varlığına inanmayanların ağzı kapatılamaz. gariplikler. bu Allah'ın vahşi özellikleri bulunduğunu da teslim etmek zorunda kalır. Zamanımızda. insan tabiatının üstünde bir yüksek zekanın varlığına inanmayan bir kavim yoktur" demekle. yapmaktan kendisini alıkoyamadığı yanlışlıklarından dolayı insanı cezalandırmakla. ahmak kavimler tarafından hayal edilmişlerdir. Vahşi olmak kuvvetten başka hak tanımamaktır. Ancak bu saçmalıkların çıktığı kaynağa inecek cesarette değildirler. ne kadar vahşi var sayılırsa sayılsın. kendisini bu budalalıkları kabul etmek zorunda görmez. Açık biçimde. en aklı başında kimseler dünya ölçüsünde bir ruha inanmayı. KUDRETİNİ TANIMIŞTIR" DEMEKLE ALLAH'IN VARLIĞI KANITLANAMAZ "Bütün insanlar. birbirine karşı niteliklerle dolu bir Allah. dünyanın bütün dinlerinin dolu olduğu ayrıntılı abeslerden gerçekten şaşkınlık içindedirler. "Genel geleneklerle ve bütün insanların oybirliğiyle bir gerçek aleyhine hükmedilemez". Hemen hemen iki yüzyıl ancak oldu ki. Ya da korkutma. cinlere inanırlar. çelişkiler. cadılara.

bu doğru olmayan Allah'ın tabiatı ve niyeti hakkında edindikleri ve tümü aynı ölçüde gülünç fikirler için birbirlerini aşağıladıkları. kızgınlığını yatıştırmak amacıyla. kendilerini onlardan daha akıllı sanan kavimlerin. Rahiplerin gaipten verdikleri haberler onun için. olgunlukla dolu bir hükümdar gibi göz önüne almaktan da çekinmediğimiz büyük bir vahşiden başka bir şeye tapınmıyorsunuz! Bütün ülkelerin insanlarının dini görüşleri. kıskanç. bir örnek olarak. yeniden tazelenen ya da yeni bir biçim altında sunulan eski deliliklerden başka bir şey değildir. Yeni dinler. rahipler büyücülerdir. akıl ve muhakemesini asla eğitmemiş olan insanın açık biçimde merhametsiz. Her vahşi. kıskanç. dimağlarının görünmeyen hareketlerinden dolayı insanları tedirgin etmek. hiçbir vahşinin aklından geçmemiştir. atalarının bilgisizliklerinin. intikamcı ve kana susamış. Fransızların. rahiplerinin büyüleriyle içine Allah'ın indiğini hayal ettikleri ekmeğe taptıklarını görmüyor musunuz? Allah-ekmek bu konuda kavrayışı en vahşi milletler kadar olan. her türden puta taptılarsa. çoğunlukla ilkel barbarlıklarında kalmışlardır. Bütün bilim ve kültürlerine rağmen. en vahşisi olan kavmin barbar Allahı önünde diz çöktüğü gorüldüğünde. ZİYAFETİ VARDIR Vahşi insanın kana susamışlığı. sevimli bir Tanrı.yaktığınız. tersini iddia etmek tehlikeli olan. dalkavukluk ettiğiniz ve kavuk salladığınız Allah'ı bu iğrenç yaratılışta bulmuyor musunuz? Tanrısallığın size yapılan tasvirleri. cinlere. her dönemde çoğu kez ya gaddar ve kıyıcı. Bir barbarlık huyu. muhakeme etmeyen. ahmaklığı. birbirlerine kin ve düşmanlık güttükleri görülüyor. mucizelere istekli. Mısır bilginleri timsahlara. en uygar milletlerin girdikleri dinlerde görünmektedir. son derece saygıyla ekmeğe. patavatsız yaratılışından alınmamış mıdır? Ey insanlar. yanılmaz ve kesin iradeler. farelere. büyülere atfettirir. İnsanlara görüşleri için eziyet etmek. İngilizlerin. fetişi değil midir? 109. İnsanların tanrısallığa kurban olarak sunulduğunu görmüyor muyuz? Hep bir vahşi kadar kana susamış olan. yani yeryüzündeki kavimlerin en ahmağı. Gözünde. Böyle hoppalıklar ve deliliklerle dolu bu Allah'ın . pek aklı başında olmayan birçok Hıristiyan milletin putu. bu aydın milletin mezheplere ayrıldıkları. hoppa. ırmaklara. kan yasaları düşünce tarzından dolayı Allah'ın hoşuna gitmeyenlerin binlercesini yeni yeni işkenceler altında yok etmiyor mu? Yeni milletler. en safdili. üzerine fikir üretmeyen bir çocuktur. Onların huzurunda perişan olan muhakemesi sarsıntı geçirir. bize gelinceye kadar yaşamıştır. Eğer eski vahşiler dağlara. insanlar. bönlüklerinin. birbirlerini parçaladıkları. belki en barbar milletlerin deliliklerinden daha ileri gitmişlerdir. Almanların ve Yahudilerin. deliliği. en uygar ve bilgili milletlerin. kendisine harikulade görünen şeyi ruhlara. soğanlara bağlılıklarını sundularsa. hükümlerdir. düşünceyi soruşturmak. Doğanın yolları ve araçları hakkındaki bilgisizliği. intikamcı varsayılan. dehşetlerinin ve kana susamışlığının yaşayan eski abideleridir. Bu huy. ya da zırzop olan dini geleneklerde ortaya çıkmıştır. Bunlarda tümüyle tanrısal bir kudret olduğunu sanır. yılanlara. Din konusunda. rahiplerine bağlı olarak. bunu alabildiğine içen ve hayalgücünü hareket ettirmeye yetenekli olan şeyi asla düşünmeyen.

Size.iradeleri üzerine bilginlerin delicesine fikir ürettiği görüldüğünde. bir kesinsizlik ve belirsizlik işaretidir. Bu görüşlerden hiçbir şey anlamadıkları için susmak zorundadırlar. Allah'a inanmak için nedenlerinin ne olduğunu da bilmez. toplamın küçükten daha büyük olduğunu. Allah'tır diyecektir. dini görüşleri o oranda kuşkulu sayar. sürekli olarak yinelediği bu kelimeye kötü hiçbir fikir bağlamaya (hiçbir gerçek anlam vermeye) yeteneği yoktur. haksızlığın ve gaddarlığın iyilikle birleşmesinin mümkün olmadığını teslim eder. insanlar. sonra "Allah" kelimesinden ne anladıklarını sorunuz. Ancak bu Allah hakkında mutabık mıdırlar. Dini görüşleri. ona atfedecekleri eserler alt üst eder. hangi durumda bulunursa bulunsun. din konusu açılır açılmaz. Allah'ı hakkında aynı fikirlere sahip olan ya da olabilen iki kişi yoktur. 111. Teamüle. yüz çizgileri hakkında asla ittifak bulunmayan. bir Allah'ın varlığına "bütün insanlar sağlam biçimde inanırlar" demekten belki daha doğrudur. sonra! Bir görüş üzerinde ittifak. İnsanlar. Dünyanın bütün dinleri Allah'ı tasvir ederken. Deliler hariç herkes. herkesin kendi tarzına göre düzenlediği ve kendi dimağından başka hiçbir yerde olmayan büyük bir mevhumdan başka bir şey tasvir ederler mi? Yeryüzünde. safdilliği. sizler birer çocuktan başka bir şey değilsiniz! 110. ancak anlaşmazlık. Halkın bireylerinden her birine Allah'a inanıp inanmadıklarını sorunuz. Allah'ı hakkında edindiği fikirlerde kendi kendisiyle hep uyumlu olur mu? Hayır. YÜZEYSEL BİR ARAŞTIRMA VE İNCELENMESİNİN SONUCUDUR "Bütün insanlar ya kuşkucu ya da Allahsızdır" demek. İnsanların çoğu hiçbir şeyi incelemez. bize. makinesinin uğradığı dönüşümle değişir. adaletin bir nimet olduğunu. KUŞKULU VE GÜVENİLMEZDİR Sıradan insanların bilgisizliği. kayıtsızlığı ve budalalığı hakkında gerçek düşünceler edinen herkes. şöyle bağırmak isteği geliyor: Ey insanlar! Siz hala vahşisiniz! Ey insanlar. hakkında sürekli bir fikir edinmek mümkün olmayan. . ne kadar çok yayılmış ve yerleşmiş olursa. insanın sevgisine layık olmak için iyiliksever olmak gerektiğini. E. hükümete bırakırlar ve boyun eğer. Allah. Hemen görürsünüz ki. Bütün kavimler bir Allah'tan söz eder. birçok ressama söyleyiniz: Bunların her biri başka başka fikirlere vücut verdiklerinden. Bu fikir. Allah hakkında ne düşündüğünü bilmediği gibi. bağlanırlar. hem de başkalarıyla hemfikir. Görürsünüz ki. Aynı adam. iki kere ikinin dört ettiğini. olumlu gerçekler üzerinde hem kendi kendileriyle. Allah'tan söz ettiğinizde. hemfikir midirler? Hayır. bu da bir kesinsizlik işaretidir. her biri başka türlü çizer. Hiçbir zaman incelenememiş olan. güneşin aydınlattığını. o görüşün açık olduğunu hiç kanıtlamaz. bu şekilde hemfikir olur mu? Allah hakkında düşündüklerinin ve söylediklerinin tümünü. ya da her durumda muhakemeleri çabucak tükenir. özellikle inceleme cesaret ve yeteneğine sahip olmadıkları görüşlerdir. Modeli hiçbir yerde bulunmayan bir "portre"ye her birinin verdiği yüz çizgileri arasında hiçbir benzerlik bulamazsınız. onu en büyük güçlük içine düşürürsünüz. hep mutabıktırlar. mevhumu. Bir mevhum çizmelerini.

Ancak işin aslı. neye inanması. iddia ettikleri ve doğrulamak istedikleri ölçüde genel değildir. korkmak mı gerektiğini. yok eden bir varlığın olanaksızlığına karar vermekte tereddüt etmek. Kuşkulanmak. kararsız kalmak mümkün müdür? Aklı başında olanlar mutlak bir Phyrhonisme* ile haklı olarak alay ederler ve hatta bunu olanaksız bulurlar. Kendi varlığından ya da güneşin varlığından kuşkulanan bir adam. Ancak. ya da yeteneksizlikten ileri gelir. yeterli ölçüde incelememek ve araştırmamak üzerine kuruludur. Açık bir biçimde olanaksız bir vücudun var olmadığı hakkında kararsızlığa düşmek. şu sonucu çıkaralım ki. din konusunda kuşkucu olmak mümkün müdür? Kuşku. insanlara hem dünyada. insanın kendi varlığından kuşkulanmasından daha mı saçmadır? Ruhsal bir vücuda inanmak için. neye inanmaması gerektiğini. Kararsızlık. İlkelerine kadar göz atmaya tenezzül edildiğinde. hem ahirette büyük sonuçları olan bir şey olarak sunulduğundan. Ya da. çoğu kez ya tembellikten. ancak pek az önem verdikleri eşyayı inceleme ve araştırma zahmetinden korkmanın sonucudur. hangi dini kabule karar vereceğini bilemez. ümit etmek mi. Allah'ın varlığına tam ve kesin inanış. ya güçsüzlükten. iki ucu olmayan bir bastonun varlığına inanmaktan öte olasılık bulunur mu? Sonsuz iyi ve kudretli olan ve bununla birlikte sonsuz kötülükler yapan ya da yapılmasına izin veren bir varlık kavramı. Neyi kabul. Allah'ın varlığını kanıtlar görünen deliller ve Allah'ın varlığını çürüten ihtiyaçlar karşısında bazı kimseler kuşkulanmayı ve karar vermemeyi tercih ediyorlar. kendisi hiçbir görüşe sahip değilken başkalarının görüşüne katılmak değil midir? Rahipler bütün insanların inanışını düzenler. Kuşkucu olmak. eşyanın yüzeysel incelenmesinden çıkan bir kararsızlık durumudur. dört köşeli bir üçgenin varlığı kavramından daha az saçma ya da daha az olanaksız mıdır? Sonuç çıkaralım ki. kuşkuculukla . bu düşünce tarzını kötü niyetin yönlendirdiğinden kuşku duyulur. birçok kimse için. bu rahiplerin kendileri de Allah'ın bütün insanlar için olanaksız olduğunu açıklayamazlar mı? Dolayısıyla. zihin için hoş bir durum olamaz ve ona rahat bir yüz yastığı olmaktan çok uzak olur. verilecek karar hakkında düşünmek ve görüş ileri sürmektir. aklının almadığı bir şeye insanın inanması mümkün müdür? Bu şekilde inanmak. neyi reddetmek gerektiğini. en açık ve en iyi kanıtlanmış ilkelerle sürekli çelişki içinde bulunan ilahiyat ilkelerinin yüzeysel ve az muhakemeli incelenmesinin eserinden başka bir şey olamaz. neye karar vereceğini bilmez.üzerimizdeki etkileri hakkında değişmeyen bir hüküm vermekten bizi yasaklayan. Üzerine bütün dinlerin kurulduğu Allah'ı incelemeye cesareti olmayan bir adam. daha mı az aykırıdır? Sıfatları karşılıklı birbirini bozan. Din hakkında ilgisizlik. bu kararsızlık. kuşkuculuk. kısacası. çeşitli iki dimağda anlamı bilinen tek biçimi olmayan bir mevcudun varlığından insan nasıl emin olabilir? Hakkında edindirilmeye çalışılan fikirlere zıt bir davranış atfetmeye insanın her an zorunlu olduğu birinin varlığına içtenlikle inandığını kim söyleyebilir? Pekala. tümüyle gülünç görünür. hakkında kuşku ve kararsızlık duymak. ya ilgisizlikten. din. Apaçık olan hakkında kuşkulanmak. bir hüküm vermek için gerekçelere sahip olmamaktır. Bununla birlikte. esas hizmetini gören Tanrı kavramına yakından bakıldığında. Kuşkuculuk. artık bilmez.

adaklardan. ancak şunun için ki. sorunun yeterli ölçüde incelenmesini gerektirir. Dinin esas noktalarında kuşkucu geçinenler. Fazla olarak bulurum ki bu yasaların amacı. hasar meydana getirmeye elverişli olabilir mi? Bu iradeler. * Eski Yunan filozoflarından Phyrhon'un felsefesi kuşkuculuktur ve insanların hiçbir zaman gerçek eşyayı bilemeyeceği görüşüdür. Yalnızca neyse o olduğunu. Kuşkucuların tartışmasız babası sayılır. doğanın hükümdarına yakışmayan bir etiketten. 113. öteki bütün kavimlerin düşmanı olan bir zatı gösterir. Bu ilgisizlik de. adaleti ve bütün kudreti hakkında bize verilmek istenen parlak fikirlere uyar mı? Asla. Allahın bize bildirilen nitelikleri. bu kanaatin olması mümkün değildir. hoppa. Allah'ın vahyettiği (kendisini vahiy ve ilham ile gösterdiği) bize temin olunur. arifliği. Her özel vahiy. gülünç kurallardan. kendisine giden yolların ifadesinin olanak dışı olduğunu. bir gizli Allah olduğunu.) yararlı ve öteki vatandaşlar için yıkım demek olan tuhaf emirlerden. bunların yararlılığını ortaya çıkarmak. Dünyanın bütün ülkelerinde. kurbanlardan. kefaretlerden başka bir şey görmem. amacının anlaşılması asla mümkün olmayan törenlerden.karıştırılmamalıdır. Bütün vahiylerde bu nitelikler yanlı. ilahiyatın niyetleri hakkında bütün öteki insanları üstün gelme olanaksızlığı ve mutlak bir bilgisizlik içinde bırakmaya özen gösterir. gördüğümüz eserlerine uyuyor mu? Kuşkusuz hayır. hiyanet göstermez mi? Bir Allah tarafından vahyedilen iradeler. yalnız Allah'ın resullerine (rahiplere. içinde bulunduğu güvenlik ya da dinin kendisini ilgilendiren içerikte bulunmaması olasılığı üzerine kurulmuştur. insanları. kavgacı. hahamlara vb. ya da incelemeye ve araştırmaya hiç yatkın değildirler. Çok önemli olarak gösterilen bir şeyin hiç de önemli olmadığı ya da iyi ve kötü her etkiden kurtulmuş bulunduğu kanaati. kendilerine tanrısallık tarafından bildirilen kavimlerin mutluluğuna açık biçimde hizmet eder mi? Tanrısallığın isteklerini (ilahi emirleri) her ülkede araştırır ve incelerken. ya da kişisel özünün neden yapıldığını öğretiyor mu? Bu konuda söylediği. taraflılık. haksız kılmak ve aynı emirleri almamış ve Allah'tan aynı iyilikleri görmemiş kimselere karşı merhametsiz bir konuma getirmektir. KONUŞMUŞ OLDUĞUNUN KANITI NEREDE? Tanrısallık tarafından bildirilmiş bulunan ahlak kuralları gerçekten ilahi midir? Ya da her akıllı adamın düşünebileceği kurallardan üstün müdür? Bunlar ilahidir. bağnaz. iradesini incelemek ve derinleştirmek ya da kendisi ve eserleri hakkında akıl ve muhakemeye danışma saygısızlığında bulunulur bulunulmaz öfkelendiğini öğretir. büyüklük taslayan. insan zekası için mümkün . hocalara. olsa olsa tercih ettiği ve mazharına izin verdiği bir kavim açısından iyi. Bazı insanlara görünmeye tenezzül ederse. kapsadıkları yüce hikmet ile ya da erdem ve zihin açıklığıyla zarar vermeye. iyiliği. daha çok durumlarda vurdumduymazlardır. 112. çocukça ibadetlerden. Bu olmadıkça. Allah'ta adaletsizlik. Allah insanlara ne öğretti? Kendisinin var olduğunu apaçık biçimde insanlara kanıtlıyor mu? Nerede oturduğunu söylüyor mu? Kendisinin ne olduğunu. toplumdan kaçan.

Muhammediler Allah'ın İseviye söylediklerine efsaneler gözüyle bakar. çıkarcılıkları hakkında kuşkulanacak olsam. iyiliğinden. 114. Ancak diyeceksiniz ki. çoğu kez tümüyle kişiliğimize karşı acımasız ve başkaları için yararsız bir hareket tarzı gösterir. Bütün tanrısal vahiylerin açıklanmasında ve yönetiminde. bazı kuşkulu kimseler tarafından aktarılmış hikayelerdir. Sonunda. Hintli'yi. beni temin ederler ki. görürüm ki. bir gelenek sonucu sürekli olarak bize kadar gelmiş olan kitaplarda yazılıdır. Halkın huni biçimindeki piramitlere girmesine asla izin verilmemiştir. bu mucizeler. kendi adına bildirimde bulunmak göreviyle yolladığı şahısları. Yahudi. İnanılmaz mucizelere bizi inandırmak için hangi tanıklar gösteriliyor? Bunlara bizi inandırmak için binlerce yıldır var olmayanların (söz konusu mucizeler hakkında tanıklık edebilseler de) kendi hayalgüçlerinin şaşkını olmalarında ve becerikli sahtekarlarca gözleri önünde yapılan hokkabazlıklara aldanmış olduklarından kuşku duyulabilirdi. dini işlerde. Demek oluyor ki. mucize denilen şeyler doğruya benzerlikten yoksun ve kendilerinin en yüksek yüce zat tarafından gönderildiklerini başkalarına inandırmakta çok çıkarı olan. Kim haklı ya da haksızdır? Herkes "ben haklıyım!" diye bağırıyor. kendine karşı kutsal bir kinden ibaret kılar. . TÜMÜ BİRBİRİNİ HAKLI OLARAK HURAFE VE KÜFÜRLE SUÇLAYAN MENSUPLARINA AYRI AYRI YOLLAR SÖYLEMİŞ OLMASI TUHAF OLURDU Allah. bu mucizeleri incelemeye koyulsam. erdemi. Ancak. adaletinden eser bulunmadığından şikayet edecek olsam. akıl ve muhakemeyi tümüyle unutmaktan. Hıristiyan. Allah. ilgililerin tanıklığının istinaf ve temyizi. Her biri aynı kanıtları söylüyor. Her biri bize mucizelerinden. Bu kurallar. TÜMÜ BİRBİRİNİN ARDINDAN LANET OKUYAN. buna itiraz edilmesi mümkün değildir. Alah'la bizim aramıza giren büyük şahsiyetlerin kurnazlıkları. ya da din kurucuların ümmetleridir. bu yüce kurallar. yaşadığımız yeryüzünün kavimlerine ayrı ayrı şeyler söylemiştir. dininin daha yeni bildirilmesiyle böbürlenerek. Çinli'yi.değildir. hırsları. Hiç kimse ilahi esrarı öğrenmeye yetenekli kılınmamıştır. babalarına Allah'ın verdiği kutsal yasanın kafir saldırganları gözüyle görür. Bu kitapları kim yazmıştır? Bunları aktaran ve doğrulayan insanlar kimlerdir? Ya dinleri kuranlar. Hintliler Allah'ın Çinli'ye söylediğinin bir kelimesini anlamaz. Muhammediyi ve İseviyi. Allah kendisini gösterdi mi? Bu yasaları bizzat ilan etti mi? İnsanlarla kendi ağzıyla konuştu mu? Allah'ın hiçbir zaman bir kavme görünmediği ve ilahi amacını bildirmek için bazı gözde kişileri araç olarak kullandığı ve bu kişilerin Allah'ın iradelerini dine saygısı olmayanlara bildirme ve açıklama görevini üstlendikleri bana öğretiliyor. 115. açık mucizelerle doğrulamıştır. Muhammediyi ve hatta kutsal kitaplarını kendisinden aldığı Yahudiyi lanetler ve "kafir" der. Allah'ın kendisini göstermesi ve bizzat açıklamada bulunması daha kolay değil miydi? Öte yandan. Orada neler olup bittiğini halka bildirmek yetkisine yalnız Allah'ın nazırları (din imamları) sahiptir. bir Allah'ın bilgisinden. insan yaratılışının tümüyle terk edilmesinden.

"deşifre" etmek için her yerde uzmanlar. Çin. yeni etkenler yaratmak. peygamberlerinden. yarattıklarının öğrenmelerini istediği şeyleri kendilerine ilham edebilirdi. Protestan Hıristiyanlar. küfür ve tanrıtanımazlıkla suçlar. ya da yoktan etkenler çıkarma gücü verebilmesine akıl erdirilebilir mi? Hiçbir zaman değişmeyen bir Allah'ın. Ancak sizce bu yasaları kim yapmıştır? Allah yapmıştır. paganizm. Ancak bir mucize yapmak için. bu yasalar hatalıydı. size göre. inanılır bir şey midir? Mucizeler. dil gibi) organlarını ödünç almak ve kullanmaksızın. çeşitli peygamberleriyle milletlere gösterdiği mucizeler açık mıdır? Heyhat! Bunları aynı şekılde anlayan iki kişi yoktur. "gizli" anlamlar keşfedilir. islam hurafelerinden tiksinir. Bu dünyada kurulmuş din ve mezheplerin mensupları birbirini hurafe.kerametlerinden. her şeyi önceden görmüş olan Allah. Çünkü. Allah hep araç olarak kullanmayı tercih ediyor. şehitlerinden söz ediyor. Görünen anlamlarından ayrı. bunların tümünün saçmalıklarını sayıklama halinde olduğunu söyler. Bundan dolayı. Ağzı ve dili olmayan bir ruh olduğu doğruysa. Bu durumda. Çeşitli dinciler birbirini hurafeyle suçlamakla. Bunları aydınlatmak için yorumlara. boş inançlı olmak. ondan. cinaslara. açıklayıcılar gerekmiştir. genellikle. Çok yüksek ve yüce zatın sevgilisi olan bazı insanların. Allah hiçbir zaman böyle bir şey söylememiştir. en yüksek hikmetini doğaya kabul ettirmiş olduğu yasalara karşı çıkıyor. 117. roma hurafesi aleyhinde bağırır çağırırlar. Allah hakkında yanlış fikirlerde bulunmaktır. Hurafeci olmak. Ancak. 116. Tümü haklıdır! Kafir olmak. bir keramet nedir? Doğanın yasalarına taban tabana zıt bir işlemdir. Bütün din sözcüleri. bilinen etkenlerin oluşturabileceği eserlerin zıttı eserler oluşturacak yeni etkenler yaratmak yeteneğine sahip olmak gerekir. ya da herhalde bu aynı Allah'ın niyetine bazı durumlarda uygun olmuyordu demektir. dinin kökeninin tanrısal olduğunu kanıtlamak şöyle dursun. aralarında asla birleşmemiştir. Allah tarafından gönderildiklerini. Allah'ın bazı insanlara. Aldanmış olmaları muhtemel bulunan ya da öteki insanları aldatmak istemeleri için nedenleri olan bazı insanları. Allah'ın şerefini yükseltmek. Aydınlatmak istediği kimselere isteklerini açıkça söylememiş ya da açıkça söylemek istememiş olan Allah'ın iradelerini arzularını anlamak. açıklamalara. Hıristiyanlar. Allah'ın bu konuda insanları aydınlatmak istememiş olduğu apaçıktır. bu yasaları durdurmak ya da yasaklamak gereğine inanmış olduğunu bize söylüyorsunuz. Allah . yaptığı yasaların hükmünü bozuyor demektir. Tanrısallığın. şerhlere başvurulur. bir mucize. evrenin Allah'ı. mucizelerle kanıtlamışlardır. Aklı başında bir adam. protestan Hıristiyanları kafir sayar. Romen katolikler. Bunları başkalarına açıklayanlar bile. planını değiştirme ya da düzeltme gücünü. Her yerde insanların Allah hakkında ne düşüneceklerini bilmediklerine bakarsak. birbirinin kötü yapılarını ayıplayan kamburlara benzerler. mucizeler gerçekleştirme gücü almış olduklarına bizi inandırmak istiyorsunuz. ibadet edilen Allah'a karşı küfür içinde bulunmaktır. değişmez bir varlığın kendisinin de sahip olamayacağı böyle bir gücü. ölümlü kullarının (ağız. kişisel özelliklerine bakarak bazı insanlara vermesi.

Allah'ın dinine istenilen dayanma gücünü ve olgunluğunu daha önce vermemiş olduğunu . ya da şeytandan mı geldiği nasıl fark edilir? Pascal. arzuları daima yerine getirilen. başkasına aktarılamayan sıfatları ve hatta her şeye yeten gücü hakkında bize verilen fikri. bir ilahiyatçı bize nasıl dem vurabilir? Bir Allah'ın insanların yardımına muhtaç olması inanılır bir şey midir? İradeleri. her değiştirmenin. yoksa tuzağa düşürmek mi istediği hangi belirtilerden anlaşılabilir? Gördüğümüz olağanüstü şeylerin Allah'tan mı. birin üç olduğuna.hakkında. bütün topalları düzeltmek. bu Allah'ın kötü ruhlara ve büyücülere kendi hizmetkarlarının yaptığı kadar büyük mucizeler yapma iznini verdiği. Dünyada hangi din vardır ki. ilahi iradelerini uygulamak için yaratıklarına keramet gösterme gücü vermesinden. bütün her şeye gücü yeten bir zatın. gökyüzüne yükselmek. her şeyi görüp anlayan. mükemmel yasalar yapmış olan bir Allah'ın. çok ağırbaşlı olarak. projelerini başarıya ulaştırmak için mucizeler kullanmak zorunda kalmasından. bir küfür ve dinsizlikle azarlanmış olması gerekir. "sonsuz"un bir ölümlü insan gibi ölebildiğine. kanıtlanmış bir gerçeğin açıklığını yok etmeye elverişli midir? Bir adam: bütün hastaları iyileştirmek. yok etmek istediklerinin gözlerini kör etmekle övündüğü. gönüllerin ve ruhların mutlak hakimi olan. deccalın imanı esfiyayı (ermişleri) bile sarsacak kerametler gösterebileceği haberinin verildiği bu kutsal kitaplarındaki gizli kapaklı mucizelere nasıl inanılır? Bu bir kez kabul edilince. "İnanış hakkında mucizelerle. içinde Allah'ın yürekleri katılaştırmakla. Gülünç bir kargaşa çemberi varsa. genişliği ve görkemiyle evreni dolduran bir Allah'ın bir Yahudinin vücuduna girdiğine. Allah'ın bizi uyarmak mı. "en güzel" inanışa sahip olmakla övünmesin ve bu inanışları doğrulamak için bize bir sürü mucizeler söylemesin? Bir mucize. açık biçimde yok eder. ya da. Her yenilik. mucizeler hakkında inanışla hüküm verilmelidir. bir şehrin bütün ölülerini diriltmek. pek eksiksiz. bunun delaletiyle. mucizeler inanışları fark ve temyiz eder" diyor. 118. TEBLİĞ. her iyileştirme. inanışlar mucizeleri. Planının tümüne hakim olması gereken ve ancak içinde hiçbir şeyin değişmeyeceği. Tanrısallıktan gelen bir dinde. bizi güçlükten kurtarmak için. değişmez. güneşin ve ayın hareketini durdurmak sırrına sahip olan bir adam. sahte sayılması gerekir. SAHTE VE DİNSİZ ESER SAYILMALIDIR Teolojinin gerek doğal gerek bildirilmiş ilkelerine göre. her yeni vahyin. değişmez. her yeni tebliğin. PASCAL'IN GÖRÜŞÜNÜN REDDİ Tanrısallıklarını mucizeler üzerine bina eden ve bu şekilde bizi doğrudan doğruya kuşkulanmaya özendiren bazı dinler hakkında ne diyeceğiz? Hıristiyanların. kuşkusuz Hıristiyanlık dininin en büyük savunucularından birinin bu dilber akıl yürütmesindendir. inanmalarını istemekten başka bir şey yapmaya ihtiyacı olmaz. her arzu ettiği şeye yaratıklarının inanmaları için. üçün ancak bir olduğuna. iki kere ikinin asla dört etmediğine. bilgin ve zeki olduğu söylenen bir Allah'ın dini hakkında bakışını değiştirebilmiş ve kendi eserini yeni bir vahiy ve ib'as (gönderme) ile düzeltmek zorunda kalabilmiş olmasına beni inandırabilir mi? 119.

ya da Yahudileri. Eğer gerçekten bu mucizeler. bunları görenler arasında çok taraftar toplamış olsaydı. DAYANAN ÇABALARI. bu taraftarların. bunlara uğrayanların dinleri lehinde bir kanıt çıkarmak ustalığına sahip bulunuluyor. Ancak birçok şehitin kanına mal olmuş ve yayılması için kurucularının duyulmamış sıkıntı ve işkenceler çekmiş bulunduğunu bize öğreten bir din. mucize gösterenlerin acımasızca üzüntüye sokuldukları ya da işkence altına alındıkları söylenirse. Bir coşkunun etkisi altında ölmek. kendisinin hoşuna gidecek ölçüde aklı başında yapmayı ne istemiş. bütün her şeye gücü yeten ve kayıpları bile bilen çok bilgin bir Allah'tan çıktığı doğruysa. ilk din kurucuları olan peygamberlerin ya da din yenileyicilerinin büyük mucizeler yaptığını öğretiyorsa. değişmeyen. o dinin gerçek ya da tanrısal olduğunu kanıtlamaz. onlara atfedilen mucizeleri gerçekleştirmemiş olduklarına inanmaya eğilimliyim. tedbirsizliği ve kötü niyeti üzerine kurulmuştur. olmalarını arzu ettiği gibi oldurmaktan. büyük acılara uğratıldıklarını ve öldürüldüklerini de öğretiyor. DİNİN DOĞRULUĞUNU ASLA KANITLAMAZ Bir din için ölmek. Her şeye gücü yeten bir Allah. adil ve her şeye gücü yeten bir Allah'ın dini olamaz. kendilerini baskı ve sıkıntı verenlerin zulümlerinden korumak gibi "sade bir mucize"yi yapmadıklarına nasıl inanılabilir? Bu sıkıntı ve baskılardan bile.açık olarak. kolay inanmamak durumum katmerleşir. Bundan dolayı. mucize yapıcılarına kötü muamele yapılmasını engellemeleri gerekirdi. Yüce bir Allah. Olsa olsa. İsevilik bir küfür ve dinsizliktir. dayanıksızlığı. . dinin kanla damgalanmasını istedi" demek. dini bağnazlığın yaşam sevgisinden daha güçlü olmasından başka bir şeyi kanıtlamaz. Bir Allah'ın koruması altında büyüklüğe ve ilahi kudrete erişmiş ve mucizeler. iyilikbilmezdir. bu din yenileyici imamların ve onlara bağlı olanların genellikle huzur ve güveni bozucular sayılarak herkesin önünde rezil edildiklerini. ya da kötü niyetini gerektirir. adaletsizdir. İsa'nın dini. Museviliğin gerçekten kutsal. kerametler gösterme vergisine ulaşmış peygamberlerin. bir din kurmak isterken daha kolay ve kullarının en sadıkları için daha az korkulu yollar kullanır. iradelerini bildirmekle görevlendirdiği insanların kötü muameleye uğramalarına izin vermez. Allah'ın aydınlattığı kavmi. kan dökücüdür ve peygamberlerini hırslı arzularına alçakça feda eder" demektir. HIRİSTİYANLIĞIN TANRISAL KÖKENİ ALEYHİNDE TANIKLIK EDER Tarih bana. Bana.göstermez mi? Allah'ın bir iyilik yasası vererek aydınlatmak istediği halkın fikirlerine göz yumduğunu ve ilk yasayla halkın kaba fikirlerini daha mükemmel yasaları kabul etmeye ve uygulamaya hazırladığını ileri sürmek. aynı tarih. 120. 121. "Allah zayıftır. yüce. ya doğrudan doğruya Allah'ın Musa aracılığıyla bildirdiği yasada bazı "eksikliklerin" bulunmuş olmasını. Bütün yeni dinler -ya da eski dinlerin iyileştirilmiş biçimleri. ne de bunu yapabilmiş olduğunu iddia etmektir. bu dinin gerçek ya da tanrısal "varsayıldığını" kanıtlar. tanrısallığın aczi. "Allah. bu Allah'ın aczini.

toplumun huzurunu bozmakta bunların haklı olduğunu ya da bunu yapmaya yetkili olduğuna inandığını kanıtlamaz. günün birinde. bunların delilikten başka bir şey olmadığını ve bu arifliğin şaşırtmak. DÜŞMANI YAPA Ey tanrıbilimciler! Bize diyorsunuz ki. İnsanların esenliğine bu bağlılıktan. Aklı başında insanlara. İMANDAN ÜSTÜNDÜR . zaruretten fazilet yapar. çıkarı için bu kadar insanın kendilerini boğazlatmak deliliğinde bulundukları hükümdarın savaş ilan ederken ve uygularken haklı olduğunu kanıtlamaz. Dünyayı dolaştıkları görülen birçok din vaizlerinin. inanışlarını ifade etmek ve yaymak konusunda gösterdiği onurlu cesaret ve gönüllü çabaya. en güçlü değillerdir.Bir sahtekar. zihin açıklığının bir Allah vergisi olduğunu da iddia etmiyor musunuz? Bu arifliğin ve zihin açıklığının Allah'a hoş görünmediğini. bu gönüllülük. Bu yararlar. Cesurca ölmeleri. Nitekim bir savaşta ölmek. misyonerlerin. hep gönül avcılığı ve halkın sırtından yaşamak için uygulanmıştır. Ancak. destekleyenin acımasız bir cezayla cezalandırılacağı vaat edilen kötü bir hediye verildiğini bildiriyorsunuz. Her durumda. inanışıyla talihini denemek ister. Cennet fikriyle sarhoş olmuş bir şehitin cesaretinde. vaizleri helak olur. Başarı ve zafer kazandıkları durumda elde edecekleri bu sınırsız hakimiyet ve nimetlerin iştahıdır. ya da savaştan kaçma korkusuyla savaş meydanında ayağına sağlam olan bir savaşçının cesaretinde de olağanüstü hiçbir şey yoktur. ancak görünüştedir. onların özenlerinin konusu olacağından emindir. gerçek nedenler. bu hain zorba tarafından. bilir ki. işte bunlardır. 122. Yeni bir dinin yayıcıları. 123. Çünkü. anlayışın. kendisini yol gösterici olarak kabul edenlerin mutlak hakimi olacaktır. hiçbir eksiği bulunmayacağına inanıyor olması kesindir. Peygamberler. Pek garip değil midir ki. bir açgözlünün ya da bir haydutun kanlı ölümü. sermayesini sürdürmek mutluluğuna erişirse. insanın anlayışının. Misyonerlik mesleği hırs için. bilginliktir". O zaman. gözünde. Allah'ın. peygamberlerin çabalarını. doğaüstü hiçbir şey yoktur. kendilerini kuşatan tehlikeleri unutturmaya yetmiştir. insan. Oysa. ne de samimiyetlerini. ancak zekasız. anlayışsız insanların dostu olduğunu söylüyorsunuz. bildirmiş olduklar din lehinde kanıtlar çıkarırlar. hikmettir. insanlara göre delilik olan şey. ne ilkelerinin doğruluğunu kanıtlar. insan çoğu kez şaşırır ve duygulanır. yararlı ve güzel şeyleri sevmelerini özendiren gerçek etkenler. Gerçekten şan fikriyle. bazen yiğitçe ölebilir. kavrayışın ve sağduyusunun düşmanı olduğunu ilan ederek ve ancak bunu yaparak Allah'ınızın dostu olabilir. Nitekim. her şeye erişeceğine. bilinen deyimle. En şiddetli muamelelere uğramak tehlikesini göze alan misyonerlerin. "Hakimlerin hikmetlerini. genellikle sonucunu önceden gördükleri tehlikeli bir sanat icra ederler. bu görüşün doğruluğunu ve iyiliğini kanıtlamaz. ariflerin arifliklerini donakalacak ölçüde şaşkınlığa düşürmekten zevk alan bir Allah'ın gözünde. Bir görüş için ölmek. hayrette bırakmak istediğini söyleyerek. Bir peygamber. Tehlikeyi göze almayan kimse hiçbir şeye erişemez.

bu aklı. hayalgücünden ya da bana kabul ettirilmeye çalışılan rehberlerin ötoritesinden daha güvenilir bir yol göstericidir. hakkı batıldan ayırt ettirebilir. aklım Allah'tan geliyorsa. duygularımın. imanla birleştirmenin imkansızlığını din imamlarının anlamış olması ve imanla uzlaşmanın mümkün olmadığını. göz. çok cömert olduğunu söylediğiniz Allah'ın. "Mutluluğumuz için en gerekli şeyler" diye bize sundukları ilkeler söz konusu olunca. Çünkü. Duygularımın tanıklığına güvenmemeyi bana ihtar ederek. o rehberlerin gözlerini görmez hale getirebilir kendilerini de yanlış yola saptırabilir ve tecrübenin otoritesi. hayalgüçleri tarafından aldatılabilirse. aklın imanla uzlaşmasının. inanış hakkında aklın karar verme yetkisini kabul etmemek. Bundan şu sonuç çıkar ki din. güneşin dünyadan çok büyük olduğuna emin olurum. bana. Pekala bilirim ki. düşünmemek gerektiği noktasından başka hiçbir noktada birleşmezler. bana iyiliği kötülükten. Dolayısıyla. bana alelacele verdirmiş olduğu kararları soruşturmak için. Ancak öte yandan. "İdrakınızı kurban ediniz. güneşi gerçekte olduğundan çok küçük gösterir. Bu. Ancak. tecrübeden vazgeçiniz. din imamlarının hissetmiş olması gerekir. Aklımı hiçbir zaman kurban etmeyeceğim. tecrübe. kesin olarak büsbütün başka bir önem ve değerdedir ve ruhun üzerinde büsbütün başka bir hüküm ve etkiye sahiptir. Allah adına size bildirdiğimiz şeylere körü körüne itaat ediniz!". atalarımız üzerinde etkili olmuş mucizelere inanmam nasıl istenilebilir? Eğer duygularım sadık olmayan yol göstericilerse.İlahiyatçılara göre iman. bu gerçekler aklı başında insanların anlayacağı içerikte değildir. sırf beni bir tuzağa düşürmek için aklı bana vermiş olduğuna hiçbir zaman ihtimal vermem. duygularım beni hep aldatmaz. işte budur. Eğer insanlar. ŞARLATANLIKLARI NE KADAR SAÇMA VE GÜLÜNÇTÜR Bana sürekli olarak. Ancak. asla muhakeme etmemek. Ey rahipler! Allah'ınızın bir bağışı. bazen beni hataya düşürebilir. eşya ne kadar uzak olursa o ölçüde küçük görünür. yalnız bu akıl. dinin gerçeklerinin aklın üstünde olduğunu yineliyorsunuz. her dinin kanıtlarını benim için çürütür. eğer onların duyguları aldatıcıysa. bu şekilde teslim etmiyor musunuz ki. ancak beni yok etmek ve öldürmek üzere. gözlerimin önünde yapılan mucizelere hiç güvenmemek gerektiği öğretiliyor demektir. Duygularıma güvenmeyeceğim. açık olmayan ya da akla çok aykırı olan iddialara tam bir olgunlukla inanmayı gerektirir. Bu tecrübe bana gösteriyor ki. duyguların yeniden uygulanmasından başka bir şey olmayan tecrübe gösterir ki. "gerçek batıl . 124. Çünkü. tecrübelerim yeterlidir. Allah'ınıza iftira ettiğinizi görmüyor musunuz? Tecrübeden asla vazgeçmeyeceğim. vergisi olduğunu bize temin ettiğiniz aklı tanımlarken. Aklın bizi aldatabileceğini öne sürmek. ya da başkalarını aldatmakta çok çıkarcı olarak bildiğim birçok insanın kuşkulu tanıklığından. ileri gelenlerinizin tanıklığına güvenmeyiniz. rahipler. açık olmayan bir istektir. Eğer sizin iddia ettiğiniz gibi. Dolayısıyla. birleşmesinin olanaksız olduğunu açıklamak değil midir? Madem din imamları aklı sürmeyi gerekli gördüler. Dünyanın bütün rahiplerinin kullandığı dil. bilirim ki. hırs ve çıkar. Çünkü. ya aldatmaya çok elverişli.

Herkes onu gelişigüzel kabul eder. yararlı olan şey zararlı olabilir" demektir. Hakkında akla başvurulması doğru olmayan konular. insanların ihmal ve ilgisizliği sürdürmelerine iki nedenin yardımcı olduğu düşünülür. yararlıyı ve doğruyu tanımaktan başka bir şey midir? Bundan başka. "akıl sadakatsiz bir rehberdir ve duygularımız aldatıcıdır" demek. Ancak bize yalnızca yararsız bağışlarda bulunan ve bunları kullanmamızı istemeyen bir zata aklımızı feda etmemiz için hangi neden ve gerekçe vardır? Bizzat din bilginlerimize göre. içinden çıkılmasına olanak olmadığına karar veren tembel zekaları üzecek içeriktedir. Din için. SÖZ ÜZERİNE İNANMAK GEREKTİĞİ NASIL İDDİA EDİLİR? Dünyada. bize vermiş olduğu yegane rehberleri izlediğimiz için Allah bizi cezalandıramaz" demektir. kendilerini yükümlülük altına sokan her şeye. Bir görev. yalnız hayalgücüne danışmamız gerektiğini ya da gelişigüzel. aklımızı Allah'a kurban etmemiz gerektiğini söylüyor. rastlantıya bağlı olarak hareket etmenin uygun olduğunu söylemektir. KANITSIZ. bir yere sermaye koymak.olabilir. Din. en önemli şeyin din olduğuna insanlar birbirini inandırır. kalpleri kıracak. Allah. Birinci neden. bizi daha kolay sevk ve idare etmek için gözlerimizi kapatmamızı emreden bir Allah'ın göstericilerine nasıl güvenebiliriz? 125. hiçbir şeyi araştırmak zahmetine girmeksizin kanıtsız. bizi baştan çıkaracak kadar muzip olan bir Allah'a nasıl güvenebiliriz? Sözün kısası. iş. bir tarla. beklenmeyen her şeye karşı kendilerini korudukları ve güvence altına aldıkları görülür. bir uzlaşma ya da gelişigüzel bir anlaşma söz konusu olduğunda. bir ev almak. söz üzerine inanır. taşıdığı hal ve sıfatla aklımızdan ve az çok eğitilmiş duygulanmızdan başka bir şeye sahip olmadığımızdan. bu hayatta kendimize rehber olması için. Akıl. Birçok kimse için din. kavrayışımızın üstünde olan şeylere inanmak zorunda olduğumuzu öne sürmek. Oysa din doğrudan doğruya incelemek ve araştırmak için insanların kendilerine en az yetki ve izin verdikleri şeydir. "hatalarımız kaçınılmaz ve cehaletlerimiz yenilmezdir ve son derecede bir adaletsizlik etmeksizin. Dini görüşlerini incelemek ve araştırmak söz konusu olduğunda. bir yazının her sözcüğünü tarttıkları. insanların her şeyi büyük bir dikkatle inceledikleri. kanatsız havalara yükselmemizi emrediyor demek kadar gülünç bir sözdür. İkinci neden şudur: Teoride herkesin güzel bulduğu ve pek az kimsenin gerektiğinde uygulamak zahmetine girdiği sıkı hükümlerle fazla rahatsız olmamayı herkes kendi kendine vaat eder. ilk ilkelerinde bile. büyük önlemler aldıkları. 126. bize tuzak kuracak. hiçbir zaman araştırma ve ayıklama zahmetine girilmeyen ve gerektiğinde başvurulmak üzere "arşiv"e konulan eski aile imtiyaznameleri gibidir. bizim için en önemli olan işte. ŞEYE. bir kaostan başka bir şey görmediği için. Aklımızın. her dinin kuşatılmış olduğu kaçınılmaz karanlığı parçalamak ümitsizliğidir. sorunlar bulunduğunu söylemek. gözleri kör edecek. Din bilginlerimiz. KÖK SALAR . hiç de bu merkezde değildir.

Pythagore'un öğrencileri, üstatlarının mezhebine zımni bir imanla bağlıydı. "O böyle söyledi" formülü, onlar için bütün sorunların çözümüydü... İnsanlar çoğu kez bu kadar az akıl ve muhakemeyle hareket ederler. Din konusunda, bir imam, bir rahip, bilgisiz bir papaz, düşüncelerin hakimi olur. İnceleme ve düşünme gibi, kendisi için genellikle zahmetli bir çalışma olan insan anlayışının güçsüzlüğünü, kutsal inanç hafifletir. Bizzat incelemektense, başkasının sözüne inanmak daha kolaydır. İnceleme ve araştırma, yavaş ilerlediğinden ve zor olduğundan, gerek ahmak cahillerin, gerek fazla ateşli ruhların aynı ölçüde hoşlarına gitmez. Hiç kuşku yok ki, imanın yeryüzünde bu kadar taraftar bulmasının nedeni budur. İnsanlar ne kadar ışıksız, kültürsüz ve akılsız olurlarsa, dinlerine o oranda bağlılık gösterirler. Dini fıkraların tümünde, kendilerini yönetenler tarafından mıknatıslanmış olan kadınlar, hakkında hiçbir fikirlerinin olmadığı besbelli görüşler için çok büyük bir çaba gösterirler. Dini savaşta, rahiplerin kışkırttığı kimselerin tümü halka yırtıcı hayvanlar gibi saldırırlar. Derin bir bilgisizlik, çok zayıf bir kafa, taşkın bir hayalgücü; sofuların, gayretkeşlerin, bağnazların ve evliyanın yapıldığı malzemeler işte bunlardır. Ardı sıra gitmekten ve "araştırmamaktan" başka ilkeleri asla olmayan kimselere, doğru nasıl kabul ettirilebilir? Böyle adamlara gerçek nasıl anlatılabilir? Sofular ve halk, rehberlerinin elleri arasında, bunların keyfine göre hareket eden "otomat"lardır. 127. SAÇMALIKTIR VE MİLLETLERDE BİR KARIŞIKLIK NEDENİDİR Din bir alışkanlık ve moda işidir; "başkaları gibi" yapmak gerekir. Ancak dünyada gördüğümüz bu kadar çok dinden hangisi seçilmelidir?... Bir inceleme ve araştırma, çok uzun ve çok zahmetli olur. Bunun için insan, atasının ülkesini ve kuvveti elinde tuttuğu için, dinlerin iyisi olması gereken hükümdarın dinine girmiş olmalıdır. Bir insanın da, bir kavmin de dinini yalnız rastlantı belirler. Ataları Sarasin'lerin yoğun çalışmalarını (yani istilacı Arapların Müslüman etmek için çaba ve çalışmalarını) reddetmemiş olsalardı, bugün Fransızlar, iyi Hıristiyan oldukları kadar iyi Müslüman olurlardı. Tanrısal yaratma gücünün amaç ve istekleri hakkında, bu dünyanın olayları ve dönüşümleri aracılığıyla karar verilirse, yeryüzünde gördüğümüz çeşitli dinler konusunda, insan, tanrısal yaratma gücünün hiç ilgisi olmadığına inanmak zorunda kalır. Paganizm, çoktanrıcılık, sanemperestlik binlerce yıl boyunca dünyanın dinleri oldu. Bugün temin olunuyor ki, o zaman mutlu ve ilerlemiş kavimler, tanrısallık hakkında en küçük bir fikre, insanlar için pek çok gerekli olduğu da söylenen bu fikre, sahip olmamışlardır. Hıristiyanlar öne sürerler ki, Yahudilerden, yani bir avuç bedbahttan başka, bütün insan türü Allah'ına karşı görevleri hakkında en koyu bilgisizlik içinde yaşıyor ve Tanrının büyüklüğü ve yüceliği hakkında küfürden başka düşünceye sahip bulunmuyorlardı. Karanlık kökeninde Yahudilikten çıkan İsevilik, kutsal bir çalışmayla tahrik edilen ve İseviliği paganizmin haraheleri üzerine bina eden ve ülkesinde kılıç ve ateşle yayan İsevi imparatorların saltanatları döneminde alçakça büyüdü ve zalim oldu. Muhammed ve halifeleri, ilahi kudretin ya da muzaffer

silahlarının yardımıyla, az bir zamanda Hıristiyanlık dinini kaldırmayı başardı; İncil, o zaman için yerini Kuran'a bırakmak zorunda kaldı. Birçok yüzyıl boyunca Hıristiyanları tedirgin ve perişan eden bölünme ve mezheplerde, en güçlünün oyu, hep en doğru oy oldu. Hükümdarların silahları, keyif ve arzuları, milletlerin esenliğine en yararlı meslek olarak itikadı tayin etti. Bundan şu sonuç çıkarılmaz mı ki; tanrısallık ya insanların diniyle az ilgileniyor, ya da hep yeryüzünün kuvvetlerine en uygun olan görüşlere taraftar olduğunu ortaya koyuyor. Sözün kısası, kuvveti elinde bulunduranlar düşüncelerini değiştirmek hevesini belirtir belirtmez, tanrısallık da sistemini, düzenini değişti riveriyor. Atalarının sanemperestliğinden usanan bir Macassar Kralı, bir gün sanemperestlik dinini bırakmak düşüncesini belirtti. Hükümdarın danışma kurulu, Hıristiyan bilginlerini mi, yoksa Müslüman bilginlerini mi çağırmanın uygun olduğu sorusunu uzun süre görüştü. İki dinden hangisinin daha iyi olduğunu belirlemenin olanaksızlığı karşısında, her iki dinin elçilerini aynı zamanda çağırmak ve hangi dinin elçileri daha önce gelirse o dini kabul etmek kararını verdiler. Rüzgarlara egemen olan (yani elçileri getirecek yelkenli gemileri ilerleten rüzgarları sevk ve idare eden) Allah'ın bu geri kalma ya da öncelikle tanrısal isteğini bizzat açıklamış olacağında tereddüt edilmedi. Muhammed'in elçileri daha çabuk davranmış ve daha önce gelmiş bulundukları için. Kral ve kavmi islam dinine girdiler. Ve gecikmeyle gelen İsa'nın elçileri, zamanında ulaşmalarını sağlamayan Allah'larının kusuru yüzünden kovuldular. Demek ki, Allah, kavimlerin dinlerini rastlantının belirlemesine açık bir şekilde razı oluyor. Hükümet yönetenler, işbaşında bulunanlar, sürekli olarak kavimlerin dinlerini tayin ederler. Gerçek din hiçbir zaman hükümdarın dininden başka bir din değildir. Gerçek Allah, ibadet edilmesini hükümdarın istediği Allah'tır. Rahiplerin hükümdarı yöneten arzusu, Allah'ın arzusu olur. Bir şakacı yerinde olarak diyordu ki, "Gerçek din, hükümdar ve celladın taraflar olduğu dindir". Hükümdarlar ve cellatlar, uzun süre Romanın tanrılarını Hıristiyanların Allah'ına karşı korumuşlardır. Hıristiyanların Allah'ı imparatorları, askerlerini ve cellatlarını kendi tarafına çektiğinden, Roma ilahlarının ayinini ortadan kaldırdı. Muhammed'in Allah'ı, Hıristiyanların Allah'ını, zamanında işgal ettiği ülkelerin büyük bir kısmından çıkardı. Asya'nın doğusunda çok mamur, çok verimli, ahalisi çok ve hakimane yasalarla yönetilen, çok geniş bir ülke vardır ki, en korkunç fatihler bile bu yasaları saygıyla kabul etmişlerdir. Bu ülke Çin'dir. Halkı, tehlikeli sayılarak kovulan Hıristiyanlık dışında, istediği hurafeye bağlanır. Mandarinler ya da hakimler, enami dinin saçmalığını çoktan anlamış, uyanmış olduklarından, bu dinle, yalnız Bonze denilen rahiplerin devletin sükun ve güvenini bozmamasına dikkat etmek için ilgileniyorlar. Bununla birlikte, tanrısal kudretin, kendisine yapılan ibadetle reisleri pek az ilgilenen bir milletten iyiliklerini esirgediği görülmez. Çinliler, tersine, dinin ayrım yaptığı, yıktığı ve çoğu kez yaktığı birçok milletin imrenmesine değer bir dirlik ve mutluluktan nimetlenirler, varlık içindedirler. Haklı olarak, halkın deliliklerinin, budalalıklarının kaldırılması düşünülemez. Ancak,

halkı yönetenlerin deliliklerinin, budalalıklarının iyileştirilmesi istenebilir. O zaman, bunlar halkın deliliklerinin tehlikeli olmasına engel olur. Bir mezhebin ya da bir dini bölünmenin koruyucusu olan her hükümdar, genellikle öteki mezheplerin zorbası olur ve bizzat kendisi, ülkesinin güvenliğini bozar. 128. Bize durmadan yinelenir ve birçok aklı başında kimse sonunda inanır ki; din, insanları zaptetmek için gereklidir, kavimler için en iyi zabıtadır; ahlak ve erdem, dine sıkı biçimde bağlıdır. Bize, "Allah korkusu arifliğin başlangıcı, ahiret korkuları selameti gerektiren korkulardır ve bunlar insanların ihtiraslarını zaptetmeye mahsustur" diye bağırırlar. Dini düşüncelerin yararlı olduğu konusundaki inancı parçalayıp atmak için gözleri açmak, dine en çok boyun eğmiş milletlerin ahlaklarının ne merkezde olduğuna bir göz atmak yeterlidir. Bu milletlerde mağrur zorbalar, baskıcı ve acımasız nazırlar, kötülükçü mabeyinciler, sayısız çalıp çırpanlar, vicdansız hakimler, zina edenler, çapkınlar, fahişeler, ahlaksız kadınlar, hırsızlar; öç alan ve ödül veren Allah'ın cehennem cezalarının ve cennet hazlarının varlığından bir an kuşku duymayan her türden yalancı ve dolandırıcılar bolca görülür. İnsanların birçoğu için yararsız olmakla birlikte din imamları, mezheplerine bağlı olanların gözünde ölümü korkunç göstermeye çalışmışlardır. Sofu Hıristiyanlar eğer doğru düşünselerdi, bütün hayatlarını ağlamakla geçirir ve sonra en büyük korkular içinde ölürlerdi. "Kızgın ve öfkeli ilahın pençesine düşme dehşetiyle, insanın kendi selametini korku ve titremeyle eğitmesi gerektiği" kendilerine her an yinelenen bedbahtlar için, ölümden daha korkunç ne vardır? Bununla birlikte bize temin olunur ki, Hıristiyanın ölümünde, inancı olmayanın yoksun olduğu bir sonsuz teselli vardır. Bize diyorlar ki, iyi Hıristiyan hak kazanmaya çalıştığı sonsuz bir mutluluğun güçlü umutları içinde ölür. Ancak, doğrudan doğruya bu güçlü umut da, şiddetli bir Allah'ın gözünde, cezaya layık bir böbürlenme değil midir? En büyük evliyanın bile sevgiye mi, öfkeye mi layık olduğunu bilmemesi gerekmez mi? Ey rahipler, hocalar, hahamlar! Bizi cennetin hazları umuduyla avutuyor ve o sırada, yalnız o sırada cehennemin cezalarına gözlerinizi kapatıyorsunuz! Adlarımızı ve adlarınızı hayat kitabında (Allah tarafından takdir edilen şeylerin yazılı bulunduğu levhada) gizlice görmek imtiyazına, söyleyin bakalım, erişebildiniz mi? 129. İnsanların ihtiraslarına ve mevcut çıkarlarına karşı, kimsenin aklının almadığı metafizik bir Allah hakkındaki karanlık düşünceleri, bir ahiret hayatının inanılmaz cezalarını, hakkında insanın hiçbir fikri olmadığı cennetin hazlarına tekabül ettirmek, gerçeklikleri hayallerle çürütmek iddiasında bulunmak değil midir? İnsanlar, Allahlar hakkında, belirsiz ve karışık fikirlerden başka hiçbirşeye sahip olmamışlardır. İnsanlar, Allah'ı, deyim doğruysa, ancak bulutlarda görürler. Kötülük yapmak istediklerinde onu asla düşünmezler. Mevki hırsı, zenginliği ya da hazları söz konusu olunca, Allah da, tehditleri de, vaatleri de kimseyi bağlamaz. İnsan için bu hayatın olayları öyle bir kesinliğe sahiptir ki, en güçlü dindar bile, ahiret hayatının olaylarına asla bu aynı kesinliği veremez.

Genellikle Allah'ın göstericileri olduklarını söyleyen hükümdarların ruhu üzerinde. KISITLAMAK İÇİN. kavimlerin refahı konusunda onları ciddi bir şekilde çalışmaya zorluyor mu? Görünmez bir hakimin onlara vermesi gereken bu sözde korku. Kabul ettirmek istedikleri boyunduruğa ses çıkarmadan tahammül etmek zorunda bırakmak için. "alem ne der?" endişesi. bundan hemen hemen hiç çarpıntı duymaz ve işine bakmayı sürdürür. Allah'ın göstericileri. bu Allah korkusunun yaptığı etkiyi. bir dövüşçü. bir şeye inançlı değillermiş gibi. gülünç olma korkusu. insanların en önemsizinin yanında bile hiçbir zaman yapmayacağı eylem ve davranışlarda bulunur. 130. gelenek ve göreneklerin baskısı. tek engel hizmetini gören bir 'Allah'fikrini olsun bırakınız kalsın". Ancak. her yerde hazır ve nazır olduğuna inancı sağlam olan bir kimse. Allah'ın her şeyi gördüğüne. ya da yine inansa bile. her şeyi bildiğine. DAHA ETKİLİ BİR GEM. terör. vahşileri korkutmak için tanrıların adını kullandılar. gördüğü şeyden. "Hükümdarların ihtiraslarına karşı tek hakim. hükümdarlara bakarak. Toplumun hoşuna gitmek arzusu. her an eylem ve davranışta bulunmaktan geri durmazlar. saygı duyarak görebilir miyiz? Bu etkiyi beğenebilir miyiz? Kopyalarına bakarak orijinali hakkında ne karar verilmelidir? (Yani Allah'ın kopyası olduklarını söyleyen krallara. hükümdarları adaleti . Bir Allah'ın varlığına tam iman sahibi olduğunu söyleyen kimseler. kaba kavimlerin ruhlarını kendilerine boyun eğdirmek isteyen yasa koyucular tarafından hayal edilmiş bir dizgin olmuştur. Bir savaşçı. kavgalarda. Ancak biraz insaflı konuşulsun. DAHA ETKİLİ BİR ENGEL DEĞİLDİR Bize diyorlar ki. görmediği şeyden daha çok korkmasın ve nüfuz ve etkilerini hissettiği insanların hüküm ve takdirlerine.Her din. bazen bir uşağa Allah'tan daha çok uyarlar. her zaman. hakkında ancak çok karışık bir fikre sahip olduğu bir Allah'ın hüküm ve takdirlerinden daha çok önem vermesin. DİNDEN DAHA SAĞLAM VE DAHA GÜÇLÜ BİR DİZGİNDİR Dünyada hemen hemen hiçbir insan yoktur ki. GİBİ. hatta sonsuzluğa kadar lanetlenmeye uğramayı bile göze alarak hayatını tehlikeye atmıyor mu? En dindar kimseler. kökeninde. bir şerefsizlik korkusuyla. yalnızken. bütün dini fikirlerden daha güçlüdür. kendilerinden daha kudretli bir Allah korkusu. Allah'ın kendisi hakkında ne karar verilmelidir?) Gerçekten hükümdarlar. ZİNCİRLERİ İÇİNDE DAHA KOLAY YİYİP YUTMAK İÇİN KULLANAN HÜKÜMDARLARIN İHTİRASLARINA KARŞI DİN. 131. bu açgözlülerce uygun görüldü. Kendilerini uslu tutmaya mecbur etmek için çocukları korkutan sütnineler örneğinde olduğu gibi. Çocukluğun umacıları olgunluk yaşına uygun içerikte midir? İnsan olgunluk yaşında artık bunlara inanmaz. ÇOĞUNLUKLA ZALİM VE ACIMASIZ ZORBALAR OLAN VE DİNİ ANCAK ESİRLERİNİ DAHA ÇOK HAYVANLAŞTIRMAK. sürekli olarak yeryüzünde Allah'ın yerini tuttuklarını söylüyorlar. açgözlüler.

hoppa. 132. halka. ancak kötülükleri altında ezdikleri ya da. Her yerde din. hükümdarların tanrısal hukukunu tanıdılar. görevinde daha dikkatli yapıyor mu? Sözün kısası. İnsanlar. Krallarla rahipler arasında barış. bunlara verilecek hesapları olmaktansa. rehberleri. taç ve tahtlarını.. değiştirme fikrini ve ayaklanmaya çağırma özgürlüklerini korumak şartıyla. vicdanları tarafından sürekli olarak azarlanan bu kötü hükümdarlar ya da zorbalar. ihtiraslarına direnme izni milletlere asla verilmeyen tanrısallığa dönüştürür. uyruklarının can ve mallarına daha az öçgözlü. kendilerini yiyip yutması. bu hükümdarları men ediyor mu? İnsan gözlerini açsın. ya da cezalandırmaksızın bedbaht etmesi için tanrılarına kolaylık göstersinler.ve doğruluğu daha çok koruyan. onları. HÜKÜMDARLARA HAKİMANE ÖĞÜTLER Mağrur bir Papa'nın girişimlerine ve rahipler tarafından kışkırtılan safdil halkın suikastlerine karşı kendilerini korumak için. onlar için her yasağı mubah kılar ve bunların ezdiği kavimlerin zekalarını ve ellerini zincirlemeye çalışır. sayesinde hakim olduklarını söyledikleri bu Allah. kendi ilkeleri gereği. uyruklarıyla görülecek işleri. yeryüzündeki temsilcileri olan hükümdarlar tarafından fazlasıyla iyi taklit edilmiştir. koruyucuları ve babaları oldukları kavimleri bin türlü zulüm ve büyük sıkıntıya uğratmaktan. maddi saltanatın son tahlilde üstün geldiğini teslim etmek zorunda olan rahipler. Yeryüzü ilahlarının (hükümdarların) kendilerini her herzeyi yemeye yetkili görmeleri ve uyruklarını heveslerinin ya da hırslarının en alçak araçlarından başka bir gözle görmemeleri şaşılacak şey midir? Din. Ta ki. başkanlarının tanrısal hukukunu "suistimal" olarak adlandırabilirler. acımasızca kötü hırs ve havalarına (savaşa ve katliama sevk ederek) kurban ettikleri esirleri daha çok hayvanlaştırmak için dini kullanan zorbalar tarafından yönetilen insanlar görülür. üzerine çok varıldığında galeyana gelirler. her ülkede. Hüda-hükümdar.. GÜLÜNÇ. Allah'larından korkmak şöyle dursun. milletleri zincirleyip uyutmak için düşünüimüş görünür. zevk ve sefalarına düşkünlükte ölçülü. ve o zaman . hep milletlerin zararına olarak yapıldı. hükümdarların kutsal hukukunu tanımalarını tavsiye ettiler. hükümdarlıklarını ve hukuklarını özellikle Allah'tan almış olduklarını ve eylemleri hakkında Allah'tan başka kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını öne sürdüler. Hükümdarların tanrısal hukukunun. anlaşmalara rağmen iddialarını korudular. din. Ümitsizliğe düşen kavimler. Ruhani saltanatla ilgili görüşlerinde. ya da yeryüzünün tanrısı olarak kendileriyle hep uyum halinde olan rahiplere verilecek hesapları olmasını tercih ederler. Avrupa'nın birçok hükümdarı. daha acıyan. Bununla birlikte rahipler. hükümdarları serbest bırakır. "tabiatın hudayi mutlakı"ndan (yani Allah'tan). Hükümdarların ihtiraslarına dizgin görevi görmek şöyle dursun. dizginlerini salıverir. Din. hiçbir şeye karşı çıkmayan bu yürürlükte olmayan hakime. EN İĞRENÇ GASPIN KÖKENİ. Her yerde. rahiplerin ilahi hukukuyla her çatışmasında. acımasız. yeryüzünde gözlerini gezdirsin. keyfi kanun olan bir zorba yapmıştır. Din. İhmallerinden ya da fesatlıklarından dolayı.

insanlardan korkmayı. onların taşkınlıklarına karşı hangi gem.. hükümdarlarda her şeyin günden güne sağlamlaştırdığı eğilimlerin daha kudretli olmasını istemektir. bunun zorunlu olduğu inancında bulunulmuştur. yalnız ahiret korkusu etkisinin eksikliğine değil. yerini uyruğun doğal hukukuna terk etmek. ne gerçek yararları hakkında onları aydınlatabilir. din. kuvvetliye. yuları salıverilmiş. şimdiye kadar bir şeye çare bulmaları şöyle dursun. rahipler ise. büyüğe. Bu yasalar.zorbanın tanrısal hukuku. Zorbaların neden olduğu mutsuzluklara karşı dini çıkarmak. Hükümdarların azgın ihtiraslarına karşı kullanılan metafizik barikatlar. insanlardan daha ucuz satın alınır. Din çoğunlukla. 134. hem hükümdarları kör eder ve ne gerçek görevleri. ahiret dehşetleri. kesin olmayan ve anlaşılmaz teorilerin. insanların pek çoğunu bu hayatta garip bir şekilde ihmal ettiğine inanmak zorunda kalınmaz mıydı? Sanılır ki. hükümdarlar her ülkede hayasız.. tecrübeye bağlıdır. Bu engeller yeterli midir? Sorunun çözümü. insanların gerçek çıkarlarını ve bunları birbirine bağlayan görevleri düşünmedikleri ya da bilmediklerinden. Her iki taraf da. işte bunlardır. Avrupa'nın vahşi ve özgür kavimlerine. toplum hayatının hedef ve hukukunu. bunların başkanlarına. tehlikesiz tecavüz edemesin. metafizik engeller. yalnız kendi kendilerine vermek zorundadırlar. yeryüzünün hoşgörüsünden çok. ve bunların uyruklarıysa. insan soyunun durumuyla ilgili bir yaratıcı gücün olmamasına da en kuvvetli. ZORBALARDAN VE İĞRENÇ VE BEDBAHT UYRUKTAN BAŞKA BİR ŞEY MEYDANA GETİRMEZ Dinin politikaya büyük yararları bize hep övülür. Allah insanları. zayıfa. "Hükümdarlardan bir gizli kudret korkusunu kaldırırsanız. iğrenç. eylemlerinin hesabını yalnız Allah'a. Krallar. küçüğe. biraz düşünülürse kolayca teslim edilir ki. en açık kanıtlardan birini oluşturmaz mı? Eğer iyi bir Allah var olsaydı. Dünyada birçok milletin yönetilmesindeki haksız ve acımasız yöntem. Biraz masrafla yatıştırılan ve tatmin edilen ilahların hükümlerinden kurtulmak. Hiçbir kimse hakkaniyet yasalarının sınırına. hükümdarlara ve uyruğuna eşit uygulansın. dini fikirler. bozuk ahlaklı. ona boyun eğmek zorunda kalır. 133. Yönetimin gerçek ilkelerini. kulları üzerinde baskıcı ve boyun eğdiren zorbalar meydana getirir. insaf ve hakkaniyet yasasına boyun eğmeyi öğrensinler. ZORBALIĞI VAAT EDEREK YAYILMIŞTIR Tarih biraz dikkatle okunacak olursa görülür ki. dini . utanmaz. gökyüzünün hoşgörüsünden emindirler. bedbaht ve kötü olmuşlardır. hem uyruğu. başlangıçta sarsılmış olan Hıristiyanlık. insanlığı kendisi için yararlı şeylerden saptırmaktan başka bir şey yapmamış olan ham hayallere başvurulmuş. Tanrılar. insan türünün helalarını çoğaltmaktan. Bu önemli konuları inceleme zahmetinden kurtulmak içindir ki. Sevilen hakim olmayı öğrensinler. yeryüzündeki yardımcılarının ihtiraslarına oyuncak olması için yaratmıştır. hangi dizgin kalır?" diyorlar. ahlaksız ve ber şeyin kendilerini sefih amaçlarına uygun hareket etmek zorunda bıraktığı. Ancak. sabrı tükenmiş insanların hükmünden kurtulmaktan daha kolaydır. İlahlar korkusu. belirsiz. sanılır ki.

zorbaların ya da vatan hukukunu gasp edenlerin tanrısal hukukunu asla tanımış. zorbaları güvenlik altına almayı düşünerek. Bu yüzden. itaatsizlikler ve günahlardır". doğanın ilk yasasından. dünyada çok mutsuz olduklarında Tanrının gazabıyla tehdit edilerek susturulur. kavimlerin zorbalara karşı meşru müdafa hakkından vazgeçmeleri gerektiğini ilke olarak koydu. yani hırslarına çok uygun bir sistemi incelemeksizin kabul ettiklerini ve uyruklarının da bu dine girmesi için her araca başvurduklarını. Evet. peygamheri. bu hayatın bir geçitten ibaret olduğu. aşağılık bir şekilde değiştirmeleri şundandır ki. gerçek dertlerinin gerçek nedenlerini görmesi ve doğanın kendilerine sunduğu çözümü bu dertlere karşı kullanmasını yasaklamak için. Dini yargılar ve ilkeler ne kadar çok incelemeye alınırsa. doğrudur: Yunanlılar. ilk rahipleri olmuşlardır. Hıristiyanların dini. bunlara direnmenin asla doğru olmadığı vb. toplumlara asla saygı göstermeyen zorbaların ve rahiplerin çıkarıdır. Allah'ın elçilerinin yaratılışları üzerinde. Hıristiyan milletler. bilmiş değillerdi! Paganizm döneminde. hükümdarların kudret ve nüfuzlarını Allah'tan aldığı ve bu nüfuz ve kudreti kötüye kullanmalarının hesabını ancak Allah'a vermek zorunda oldukları. kendisine saldıran ve yaralayan vahşi bir hayvana (yani zorba ve acımasız bir hükümdara) karşı kendini korumayı Allah'ın yasaklamasını kimsenin aklı almamıştı. bu dünyada mutlu olmak için yaratılmış olmadıkları. hükümdarları milletlerinin başları üzerine oturtmak ve kavimleri onların keyif ve arzusuna teslim etmek için düşünülmüş görünür. Kavimler. birçok kötülüklere. insanlara geçmiş yüzyıllarda bilinmeyen bir mutluluk getirmiş olmakla övünür. ilk yasa koyucular. Hıristiyanlık. gerçek kıyımlara karşı isyan etmelerine asla göz yummamı şlardır. İnsanların ruhlarını bağlamak için kullandıkları zincirler Allah'tan gelmiştir. teori. barbar hükümdarların şaşılacak bir çabuklukla dinlerini değiştirdiklerini. bu yargıların. kavimler her an uğradıkları felaketlerden. Niçin Muhammedi her yerde esirdir? Çünkü. ancak bunların maddi çıkarlarına uyduğunda etkili olur. her girişimde bulunduklarını görürüz. hükümdarların kötü durumlarının ve kavimlerin felaketlerinin pekişmesi sonucuna ulaşıldı.ilkelerinin despotizme elverişli olduğunu ve ellerine bir mutlak hakimiyet imkanı verdiğini göstererek nüfuz etmiştir. Sağır ilahlarının güçsüzlüğünü maskelemek için. sıkıntılardan . Din. kendisinden önce Musa'nın yapmış olduğu gibi. bu ilkelerin tek hedefi. yasa koydukları vahşi kavimlerin ilk hükümdarları. ZORBALIKLARINI GÜÇLENDİRMEK VE MİLLETLERİ BUNLARA KURBAN ETMEKTİR Yeryüzünün gerçek vatanları olmadığı. Dünyanın her yerinde görüyoruz ki. halkın gözleri semaya çevrilir ve oraya saplanır. ilkelerini eskiden beri kölece. Bunun sonucu olarak. 135. din. insanları şuna inandırmayı başarmıştır: "Gökyüzünün (Allah'ın) gazabını alevlendiren. Hıristiyanlığın başlangıçta yayılmasında. hep isyanlar. insanın kötülüğe karşı direnmesini ve kendisini yok etmeye kalkışanı silahtan arındırmasını isteyen ilk doğal yasadan yoksundurlar! Kilise ileri gelenleri. Muhammedi'yi tanrısallık adına boyunduruk altına almıştır. insan o oranda inanır ki. Allah'ın davası için kavimlerin isyan etmesine çoğu kez izin verdilerse de. Bu şekilde. Bu din imamlarının. insanlara söylene söylene.

zulüm ve baskıları eseri değil midir? İnsanların bakışlarını sürekli olarak göklere çevirerek. Sürüp giden yararsız ve haksız savaşlar. özellikle kendi kendilerini azarlar. sıkıntı ve üzüntülerini sona erdirmek için onlara etkisiz ve beyhude araçlardan başka bir şey sağlamayarak. Ey hükümdarlar! Kötülük yaptığınızda ilahlara . yorgun ve güçsüz düşünüz. asılsız korkular altında ezilmiş. halksız bırakır. Sarayların ve mabeyinlerin açkurtluğu tarıma durgunluk verir. kıtlık. üzüntü ve sıkıntılarının gerçek nedenlerini nasıl öğrenebilir? Bu dertlere. cehaletin kucağında uyuşmuş kavimler. altında inledikleri eziyetlerin gerçek nedenleri olan ve kendileri için Allah'tan yardım istedikleri zorbalarının yalınkılıcına boğazlarını sunmaları. Din imamları. yokluk. gözyaşlarınızla boğulunuz. bu ilahlar adına emrediliyor. rahipler. dilencilik.dolayı. bulaşıcı hastalıklar. Tanrıların rahiplerini zengin etmekten başka bir şey yapmamış olacaksınız. sorumlu tularlar. açgözlü ve kötü ahlaklı hükümdarlar. çoğu kez hep hükümdarların. insanların felaketlerinin gerçek nedenleridir. Allah. yırtık pırtık giysilerinizle toprak üzerinde oruç tutunuz. ancak kavimlerin mağrur başkanlarıdır. Düzeni bozulmuş doğa. sanayiyi söndürür. savaşlar. yoksulluklar doğurur. Yeryüzünü berbat ve perişan eden kıtlıklar. Katlanmak zorunda oldukları dertlerin ve felaketlerin kaynağı. bütün felaketlerinin "ilahi gazap" eseri olduğuna onları inandırarak. hükümetlerdir. Yeryüzünün tanrıları. gökyüzünün tanrıları size yardım etmeyecektir. doğanın insana sunduğu zenginlikleri yok eder. Ne yazık! Görmüyorlar mı ki. sizin gibi insanlar olduklarını teslim etmedikçe. sefalet. büyüklerin ihmalleri yüzünden ve kötü ahlakları. kurbanlarınızı iki katına çıkarınız. Açgözlü ve zorba hükümetler. bulaşıcı hastalıklar. görülemeyen fikir bağlarıyla bağlanmış. pek çok kurbanlar kesiniz. tanrılarınızı zengin etmek için bitkin. adaklarınızı. Uyruklarına zarar verip refah ve mutluluklarını ihmal ettiklerinde. mutluluk ve refahınız için özen göstermedikçe. sağlam bir siyasettir ve hükümdarların ahlakı için kötüdür. "Allah bizi bu felakete çarptı. aç çocuklarını ninnilerle uyuturlar ya da çocukları bunaltan açlığı unutturmak için onlara oyuncaklar verirler. çünkü Allahın emirlerine uymuyoruz. denilebilir ki. Ey safdil kavimler! Sıkıntılarınız sırasındaki yakarışlarınızı. kötü hükümetler nedeniyledir. 136. Ta çocukluklarından beri batıl düşüncelerle gözleri kör edilmiş. Ona ibadetimizi aksatıyoruz" derler. kötü ahlak ve pek çok sayısız felaket ve zarar ziyan. Allah'tan başka korkacakları olmadığına hükümdarları ikna etmek. hemen her zaman taşyürekli olan. Allah'tan yardım isteyerek çözüm bulacaklarına inanırlar. çoğu kez doğrudan doğruya kötü yönetimler. bazen darbelerini uluslara hissettirirse. Mabetlerinizdeki yerinizi alınız. o yoksul analar gibi hareket ederler ki. bu kötü yönetimler. KORKACAKLARI OLMADIĞINA KRALLARI İNANDIRMANIN KÖTÜLÜĞÜ HAKKINDA Savsak. yeryüzünü insansızlaştırır. milletlerin sefaletlerinin kaynağını düşünmesini yasaklamaktan başka bir şey amaçlamamış ve bu yoksulluk ve sefaletleri sonsuz kılmak istemişlerdir. kavimlerin eylemlerine karşı ne acımasızdır ne de uygun.

adaletsiz hükümet ettiğinizde halka ve doğrudan kendinize kötülük yaparsınız. gözeten. gelecekteki nüfuz ve yüceliğinin gerçek esasları olarak öğretir. zulüm. Hükümdarın. Onu doğruluğa. ondan. Bu ortamda eğiticilerin hangi kültür ışığı ve erdemi bulunabilir? Bunları hangi çıkarlar harekete geçirebilir? Kendileri de hurafelerle dolu olduklarından. Böyle bir zorba. rahiplerin arzularının oyuncağı. kavimleri daha sağlam bir şekilde boyunduruk altında tutmanın özel bir aracından başka bir şey değildir. bu kadar cinayetin ve dünyaya yaptığı kötülüğün kefareti olarak. Bir mutlak hükümdar. Aşağılanmaya değer yetenekler geliştirmek için onu eğip bükerler. Hemen bütün ülkelerdeki rahipler ve sofular. İçtenlikle sofu olan bir hükümdar. tek bir Rasputin). milletleri yönetecek olan genç hükümdar çocuklarının ruh ve kalplerini eğitmeye memur edilmiştir. her şeyden önce insafı ve aklı boğazlarlar. emeklerinin ürünlerini elinden almaktan doymayan ve onları hırsına kurban etmekten başka bir şey yapmayan bir zalim olabilir. sofu ve dininin görevlerini yerine getirmede esirce dürüst. . en korkunç acılar veren bir soyguncuyu bile çok hafif bir şekilde cezalandırarak onu avutma. Rahiplerinin telkinlerine boyun eğmiş olduğundan. gerçek onur ve şan. devlet için çok tehlikeli bir başkandır. Yine tarihte. Tarihte. kışkırtıcı bir bağnaz. Safdil bir hükümdarın kulağını elinde tutan bağnaz ya da düzenbaz tek bir rahip (tek bir Ebülhüda Efendi. bazı milletleri yediden yetmişe boğazlatan. aydın hükümdarlardan daha ender hiçbir şey yoktur. böyle bir hükümdar. Din. acımaya ve anlayışa düşman bir duruma getirirler. daralmış bir zekayı gösterir. sanır ki. kavminin yönetimine harcaması gereken dikkat ve özenini. hükümdar çocuklarını bir parti başkanı. Başkasının ülkesini zorla alan. uzun süren saltanatında uyruğunu ezmekten. adalet. bütün hayatı boyunca insan türünün kılıcı kesilen bir fatih olabilir. Gerçek yeteneklere karşı onları düşmanlık ağısıyla zehirlerler. gerçek büyüklük hakkında hiçbir fikre sahip olmayan ve büyük bir devleti iyi bir şekilde yönetmek için gerekli ışık ve erdemden yoksun bir ahmak sofu yaparlar. gerçeğin kendisine ulaşmasını ve nüfuz etmesini yasaklarlar. çekişmelerinin nedeni. yapacağı işi en kutsal görev. sofuluk çoğu kez yutar. rahiplerine karşı çok uysal ve cömert olabilir ve aynı zamanda hükümeti yönetecek erdem ve zekadan tümüyle yoksun olabilir. uyruklarının esenliğine çalışmak fikrini. dindar zorbalardan daha bol bir şey görülmez. büyük bir önem ve değer verdiği budalalıklarının aracı ve suç ortağı olur. gazap halindeki öfkeli Allah'ın yeryüzüne verebileceği en büyük belalardan biridir. bir devleti alt üst edebilir ve dünyayı ateşe verebilir. bağnazlığı. vicdanları kendilerini hükümdardan farklı düşündüren kimseleri baskı altına almayı ve yok etmeyi kutsal bir görev edinen sofu ve bağnaz hükümdarları saymak gerekir. Çok çabuk inanma yeteneği. hurafeyi en kutsal şey. Sözün kısası. Bir imparatorluğun başındaki bir sofu. bir zorba yapmaya çalışır.değil. öğrencilerine. Dinin dünyaya yaptığı bağışların en kötüsü olarak. bağışlama ve gönlünü alma yetkisine sahip olan bir rahibin ayakları önünde ağlamakla vicdanını rahatlatabilir. Bu yüzden. 137. hükümdarlar için. Bu tür eğiticiler. saldırganlığı ve zulmü. haktan yana. kendi halkınıza tecavüzde bulunursunuz. Dini ahlakın dilber ilkelerine uyan bir zorba.

hükümdarlar. zorbanın bir akılsız olduğunu ve kendi kendine zarar verdiğini anlaması gerekmez mi? Her aydın hükümdarın. asla muhakeme etme ve düşünme cesaretinde bulunmayan aşağılık. kendi yaptıklarını yapmayı emrediyor gibidirler. öte yandan zorbalar da. hükümdarlar üzerinde fikren hakim olacaklarından emin olarak. ahlak bozukluğunu aşağı tabakalara bulaştırır ve yayar. her türlü güvenlikten onları yoksun bırakmıyor mu? Her aklı başında hükümdarın. hep baskı yönetiminin yürütücüsü ve insan özgürlüğünün düşmanı olmuşlardır. Ancak dinin koruması altında. kargaşalık çıkararak zorbalara çevirmeyi başarırlarsa. baskı yönetiminin uygulanmasında yarar var mıdır? Zorba olmalarında. KENDİ KENDİNE ZARAR VEREN VE UÇURUMUN KENARINDA UYUYAN BİR AKILSIZDIR Rahipler. hükümdarların en kötüsü için ürettiği ve uygun gördüğü doğaüstü ünvan ve yetkileri benimseyen bu hükümdarlar. Bu hüdavend. Ve berikiler. hocalar. din. insanların elem ve galeyanına karşı zayıf bir kuşatmadır. Onların mesleği. kavimleri hep esarete sürüklemişlerdir. Bu durumda. aydın. gereksiz oldukları da çok açıktır. Çok önce denilmiştir ki. Bundan başka. "evet efendim"ciler. BİR ZORBA. GALEYANINA KARŞI ZAYIF BİR KUŞATMADIR. erdemli kişilerin bulunmasını ister mi? Hayır. zorbanın her darbeden korunmuş olmakla övünmesi boşunadır. hükümdarların gerçekten çıkarı var mıdır? Baskı yönetimi. . Dinin. ona yalnız dalkavuklar. Başkanı kötü ahlaklı olan bir hükümette herkes bulaşıcı yolla kötü ahlaka zorunlu olarak tutulur. KURTARARAK DOĞRU YOLDAN SAPMALARINI. soysuz. ancak. Esenliğe götürecekleri yerde. "Mabeyin"i. suyuna giden aşağılık ve alçak ruhlar gereklidir. gerçek kudret ve büyüklükten. rahipler. hükümeti akıl ve hakkaniyet yasalarına göre yönetecek hükümdarlar için yararsız. Söylettiği ve ancak çıkarlarına uygun olarak konuşan Allah'ına karşı çıkarlarına uygunsuz bulduğu anda isyan koyar ve yaptığı güzelliği yıkar. hükümdarları. zayıf ve ahmak bir hükümdarın ruhuna hakim olmaktan başka bir şey söz konusu olmaz. erdemsiz olan ve keyif ve arzusundan başka yasa tanımayan bir hüdavendin eli altındaki bir milletin ahlakının bozulması zorunludur. amaçları kendisini ayakları altına açtıkları uçurumun kenarında uyutmak olan dalkavuklardan sakınması gerekmez mi? 139. boyun eğen esirler gerektirir. taklitçiler. Haksız. Dini görüşler ve inanışlar zorbaların işine yarıyorsa. rahip. Kuşkusuz bize şöyle denilecek: "Hükümdarlar dinin kendilerine sağladığı bütün yararı takdir ediyor ve bütün kuvvetleriyle dine yardımcı olmada çıkarları bulunuyor". genel olarak sofularla ve hocalarla anlaştılar. kullar.Günün birinde milyonlarca insanın mutluluğuna ya da felaketine yol açacak bir çocuğun eğitiminin planı. kavimlerin elini bağlama ve boyunduruk altında tutma görevini üstlendiler. ister istemez büyüklerin ahlakını bozarlar. hocalar. 138. Bir mudak hükümete hakim olmak için. kavimlerin sevgisinden. çevresinde doğru. DİN KOLAYLAŞTIRIR Ruhanilerin dalkavukları. baskı yönetiminden yararlandığı sürece zorbanın dostudur. özetle işte bundan ibarettir. bu görüş ve inanışların.

Hükümdara. Kimse dünyanın her yerinden "Kudüsü Şerif"e. Rahipleri tarafından. Din imamları. Allah. hükümdarların ve yasaların . rahiplere ender olarak korku vermesine ya da bunların yaratılışları. Ruhban heyeti. tersine. korkunç. korkunç olmalıdır. hatta hareketleri üzerinde ancak çok az etkide bulunmasına şaşılmaz. kimse "Şefaat ya Resulallah!" diye bar bar bağırmazdı. ruhban heyetinin üstün ihtirasları olmuştur. Bilir ki. ne uyruğuyla ilişkilerini. Sözün kısası. çıkarları milletinin çıkarına bağlıdır. Bir hükümdara bir ilah olduğunu söyleyiniz. topluma yararsızdır. şan ve şerefle hakim olmak için. ya da ilgisiz bir hükümdarın niteliğine sahip olan bir Allah. teslim eder ki. ne büyük olur. Allah'ın da gerekli zaman ve duruma göre "değişken" olması gerekiyordu. 0 bilir ki. sanayi ve ticareti gevşekliğe uğratırlar. Ne düzen ve usül tanır. 141. Bu şekilde. ihtiraslarını tatmin etmişler ve cinayetlerini işlemişlerdir. halk. Hisseder ki. Her yerde. ta ki. ne onlara karşı görevlerini. onları korku ve vicdan azabı duymaksızın. Kimse kendi "vale dö şambr"ının gözünde bir kahraman değildir. Allah'larından. kuruntular ve hayaller üzerine bina etmemek gerekir. kararsız. hükümdarlar için bir dizgin olmak şöyle dursun. kendi çıkarları gibi.Din. hiçbir zaman cezasız kalınarak aldatılmaz. hep temiz bir adamın. adil ve iyi bir Allah. Allah'larının şan ve şerefi bahanesiyle. kahhar (yok edici). kimse hocalardan dua istemezdi. sevilmeye az önem verir. Eğer Allah'a. başkalarını fazlasıyla korkutacak biçimde giydirilen bir Allah'ın. din adamlarının işine hiç yaramazdı. ne de saygın olur. eyleminden dolayı Allah'tan başka hiçkimseye hesap vermek zorunda olmadığını söyleyiniz. rahipler. hocalar için. "Medinei Münevvere"ye ve Papa'nın pabucunu öpmek için "Roma"ya gitmezdi. kimseye muhtaç olmadığına inanır. "Mekkei Mükerreme"ye. erdemler göstermek. hahamlar için yararlıdır. Açgözlülük ve çekememezlik. kendisinden korkulsun. Aydın hükümdar bilir ki. hakkaniyet. sefil esirlerden başka kimseye kumanda etmediği sürece bir hükümdar. hemen. din yalnız rahipler için yararlıdır. şefaatlerine başvursun. rahipler için. hahamlar. ruhlarını aşağılarlar. Dolayısıyla bütün ülkelerde bunların çok düzenli olarak hareket ettiklerini görürüz. şedidülikap (azap ve eziyet verici) sıfatları verilmemiş olsaydı. nifak saçarlar. ona. Elverir ki. halkın sırtından geçinerek semizlenmezdi. "hiç kimseye" hesap vermek zorunda değilmiş gibi hareket eder! 140. kendileri için olduğu kadar yönettikleri millet için de kötü taşkınlıklara sevk etti. değişken bir zorba yapmaya büyük bir özen göstermişlerdir. iyi yasalar yapmak. büyüklük ve gücünü sahtekarlıkla. Papazlar. ne sevilir. değişebilecek çıkarlarına Allah'ın uygun olması. hep. hemen. sözde Allahlarının ve dinin yardımıyladır ki. semadan indirilen efsanevi ünvanlardan daha gerçek hukuk sağlar. korkularından kurtulmak ve rahatlamak için. Aydın bir hükümdar. İnsanları aldatmanın cezası mutlaka çekilir. insanlar üzerinde. Hoppalıktan ve arabozuculuktan arınmış.. hocalar. Allah'larının karşısında herkesin titremesi. kendilerinin aracılıklarına. İnsanlar. gerçek çıkarlarını bilendir. iyilikseverlik ve özen.. her yerde milletlerinin kanlarını emerler.

çocuğun başına su dökülür. esrarengiz ibadet yerlerini ve hareketleri. vb. bir çocuğun sünnet derisinin bir kısmı kesilir. Birbirine düşman topluluklar için anlaşılması mümkün olmayan teolojik tartışma ve savaşlar. Orada. karıştırdı. gururunu. yapanlarının açıkladığı gibi. açgözlülüğünü. Kendileri gibi düşünmeyenlerin tümüne karşı insanları acımasız olmak zorunda bıraktı. çok pahalıya satın almaktan geri durmayan bütün insanların budalalığı hakkında ne fikir edinebiliriz? Rahipler. Ruhları tasfiye etmek ve Allah'ı milletlere uydurmak için. kendisi için kazançlı olan uydurma ve yakıştırma şeyleri. Başka bir yerde. bu aşağılık ağız dalaşının ateşi.üstüne çıkar. Başka ülkelerde. formüllerine çok güvenir miyiz? Bu şarlatanların. Sağlığa yararlı olduğunu öne sürdükleri illetlerle dolu oldukları halde. görevi gereği. henüz yapmadığı günahlardan temizlenmesi için. İnsanları. Oysa. kavimler çıldırmayı. her ülkede tanrıların göstericilerinin icat ettiği gülünç ibadet yerleri ve "merhamet dağıtan" araçları karşısında zihin karışıklığa uğramıştır. Paganizm'in bitmesinden sonra. sağlam inanışa muhalif saydıkları bir görüş. vb. Bu iğrenç. etkisizliğini her şeyin kanıtladığı bu ilaçları. yaşamlarını. ahlakın ilkelerini kararttı. bu itiraflara rağmen. etkileri kesindir.ahlakı istila ederek. vb. bunların kimseye şifa vermeyen ilahi panzehirlerine inanmaya devam ederler. toplumdan uzaklaştırdı. kendisinden daha günahkar olan bir rahibe zaman zaman gidip itirafta bulunması emredilir. düşünce yasaklanmıştır. kullanılması semavi gazabı kışkırtacak olan bazı besinler yasaklanır. "iyileştirdiği şüphe götürmez. verdikleri derslerin etkisinin az olduğundan uluorta şikayet ederler. Her yerde. günah işleyen insana. Her yerde. Din imamları durmadan yüzyılın kötü ahlakına karşı eleştirilerde bulunur ve dinin "evrensel bir deva ve insan türünün bütün dertlerine toptan çare" olduğuna bizi inandırmaya çalışmakla birlikte. kefaretleri. suları bütün pislikleri yok etme kudretine sahip bir ırmağa dalması söylenir. bu ilaçların kullananlar üzerinde hiçbir etki yapmamasından şikayet etmekle geçirdiklerini görürsek ne deriz? Özetle. Görünüşte. Bu rahiplerin kendisi hastadır. 143. yararlı ve toplumsal erdemlerin yerine ikame ederler. imparatorlukları sarmış. güç ve kudretini zorbaca ve öç alırcasına kullanırlar. bir anlayış tarzı her ortaya çıktığında. Bununla birlikte insanlar. bunların dükkanına sık sık başvurmaya. sözün kısası. öfkeli delilikler geçirmeyi alışkanlık haline getirdiler. Çıkarlarından başka bir şeyle ilgilenmedikleri görülür. yararlı . BOZAN DİNİN MEYDANA GETİRDİĞİ SAYISIZ FELAKETLER Din -özellikle yeni kavimlerde. şaşmaz" olarak gösteren bir sürü hekim müsveddesi hakkında ne deriz? "İlaçlarımızdan alınız. her gün genel bir meydana giderek ilaçlarını öven ve bunları. bütün Avrupa'yı harap ve perişan etmiştir. çocuğa. kan ırmaklarında da sönmemiştir. altın yapma sırrına sahip olduklarını söyleyen kimyagerlere benzer. kurbanları. Burada Allah'ın iyiliğini kazanmak için. 142. çıplaklıklarını örtmek için ancak bir giysileri vardır. ihtilallere neden olmuş ve hükümdarları yok etmiş. bu ilaçlar herkesi iyileştirir" diye avaz avaz bağıran bu şarlatanların reçetelerine. Başka bir yerde.

ancak "esirlere" vücut verir. bu Allah'ın kullarını. Allah'ın sevmediğini sevmek. ey insan yiyici sofular! Hoşgörüsüz. her naneyi yerler. insanların işlemeyeceği hiçbir cinayet yoktur. her milletin öteki bütün milletlerden ayrı ve ayrıcalıklı bir şekilde sevgilisi olduğu sanılan bir Allah'a tapılır. kendilerini lanetlemek özgürlüğünü veriyorsa. doğanın hükümdarı olan Allah'a ibadet etmesiyle övünür. inancımı sarsmış olan muhakemeleri. kıskanç. siz daha mı çok tedbirlisiniz? Daha mı çok hakimsiniz? 144. İster istemez bir zorba gibi gösterilen müthiş bir Allah fikrinin. her mezhebin. nefret ve tiksintiyle. ya aşağılayıcı gözle görmesin. bir yabancının meramını sizin gibi ifade etmesini istemek değil midir? Bir adamı sapmalarından dolayı cezalandırmak. bu hükümdar. her işin kötülüğünü isteyenler durumuna getirdiği kesindir. ister istemez kuruntuludur. KABUL ETMEZ VE DOLAYISIYLA İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN YIKICISIDIR Hiçbir sofu yoktur ki. kendisinin bağlı bulunduğu mezhepten başka mezhebe girenleri. Ancak. Zayıf mezheplere üstünlüğünü. hoşgörüsüz kullar vücuda getirebilir. toplum hayatından hoşlanmaz. bu Allah'ın düşmanları olarak kendilerine gösterilenlerin tümünü. yaratılışına göre. ya düşmanlık. hep hükümdarın ve ordunun bağlı olduğu dindir. düşünceleri. kendini. Korku. Çabuk hiddedenen. ya da durumuna acımasın. hakkında beslenilebilen fikirlerden gücenecek kadar küçük bir Allah varsayan ve gerektiren her din. korktukları hüdavendin lütuf ve teveccühünü elde etmeleri ya da cezasından kurtulmaları söz konusu olduğu zaman her şeyi mubah görür. yamyamlardan ya da vahşilerden daha kan dökücü olmuşlardır.güzel işlerden. öç alıcı. gerçek vicdan özgürlüğü yoktur. siz neden karışıyorsunuz? Hukukunun intikamını almak istediğiniz bu Allah'tan. her toplumun. Üstün din. dünya çapında Allah'a. semavi hükümdarlarının davasına ihanet olacağını sanırlar. zihnimden uzaklaştırabilir miyim? Eğer sizin Allah'ınız insanlara. aşağıdır. ancak iğrenç. Tanrısallığın hoşuna gitmek ya da gazabını yatıştırmak için. Böyle bir Allah'ın kulları. dünya araştırılır ve incelenirse görülür ki. uyumdan. Her yerde. acımasızca ve çok aşağılayıcı biçimde hissettirir. hukuku ya da etiketi üzerine kılı kırk yaran bir Allah varsayan. hocalar. barıştan başka bir şey getirmeyen bir dinin mensupları. Zorba bir Allah fikri. kardeşlerini yok etmeye kışkırttıkça. cinayet işlemiş olmaksızın lanetlemekten ve yok etmekten çekinmezler. esirler ise korkaktır. insanın filan ya da falan dini inanışa sahip olması. Yalnız düşünce özgürlüğü insanlara büyüklük ve merhamet verir. kavgacı. inançlı ya da inançsız bulunması. bu Allah'ın acımasız öfkesine sunmak olmaz mı? Ey alçak zalimler! Ve siz. İnançsız hemşehrileriyle iyi geçinmenin. Yeryüzünde henüz gerçek hoşgörü. zalimdir. bağnaz uyruğunuzun budalalığını ve haksızlığını asla hissetmeyecek misiniz? Görmüyor musunuz ki. çocukken öğrendiği ve artık değiştiremediği ana dili kadar isteği dışındadır. ruhaniler. Her kavim yalnız kendisinin gerçek Allah'a. her fırkanın ya da . Bir adamın sizin gibi düşünmesini istemek. sizin aldığınız eğitimden ayrı bir eğitim aldığı için cezalandırmak değil midir? Ben bir inançsız isem. tasalı. kan dökücü olur.

dini aşıladıkları milletleri ötekilerden ayırmayı açık bir şekilde istemişlerdir. sizin inanç tarzınıza ve görüşlerinize aykırı inanç ve görüşlerin Allah'ın hoşuna gitmediğini size kim söyledi? Bunu söyleyen sizin hocalarınız. Din koyucuları ve bu dinleri tutan ruhaniler. özenle ve çalışarak ancak teveccühüne hak kazanma ayrıcalığına eriştiklerini öne süren az sayıda uyruklarını kapsayan ve ötekilere hiç de kulak asmayan. insanların düşünme yetilerine kadar baskı yapmak isteyen imamların işine gelmez. herkese kendine uygun görünen ayin ve görüşleri izlemesi için izin vermektir. aciz bir hükümdar yaparlar. yanlış bir vicdan ilkesiyle yaptığı zaman olduğu kadar. ruhanilerinizin.her dinin mensupları. Bunlar. rahiplerinizin aldanmadığını ya da sizi aldatmak istemediklerini. Bunlar kendilerini izleyenlere. Uysallık. kötülüğü. insana büyüklük taslattıran. insan topluluğuna bağlılık ve ilgilerini yok ettiler. kötülüklerine artık sınır çekmez. din. İnsanlığa doğru ilk adım. baskı yapıyorsunuz. dini hurafelerle kesinlikle uyum kabul etmez. rahiplerinizin aldatıcı sözü üzerine. Bu hile ve oyunla. çıkarlarının her eylemi meşrulaştırdığı söylenen bir Allah tarafından izin verildiğine inanan halk. Halkın kan dökücülük dizginini gevşeten ve en kara cinayetlerini gözünde haklı gösteren bir din kadar tehlikeli bir şey yoktur. dini törenler verdiler ve özellikle kendilerine bağlı güruhu. size kim temin ediyor? Bunu temin eden de aynı hocalar. "İnsan. hiçbir zaman tam bir zevkle yapmaz". öteki dinlerin aşağılayıcı. Bunları. Allahınızın iyilik ve lütuf kaynağı olduğunu söylemiyor musunuz? Allah'ın kınamasını gerektiren barbarca eylemlerinizle Allah'ın hoşuna gideceğinizi nasıl ümit ediyorsunuz? Ayrıca. Ancak hocalarınızın. toplum dışı yaptılar. lanetlenmiş gözüyle baktırdılar. cemaatler. merhametli olmak gibi ahlakın bu ilk erdemleri. aynı rahiplerdir! Ey hükümdarlar! Dolayısıyla. küfür ve iğrenç olduğuna inandırdılar. Ancak bu. Allah'ın hoşuna gitmek fikriyle en acımasızca. DİZGİNİNİ GEVŞETİR VE İLAHİ AMAÇLAR İÇİN GEREKLİ OLABİLECEĞİNİ ÖĞRETEREK CİNAYETİ MUBAH KILAR Pascal der ki. Fikirlerine ve kendi ayinlerine uygun fikir ve ayinlere sahip olmayanların tümüne mahkum. Her milli din. Çünkü bu bedbahtların Allah'ın hoşuna gitmediğine hocalar. bu açgözlü aldatıcılar. Ey gafil ve sofu hükümdarlar! Din işlerinde ve dini inanışlarda özgür düşünceleri lanetliyorsunuz. uysal olmayan. Ancak. Din mi söz konusu oluyor? O zaman en uygar kavimler bile hemen tekrar gerçek vahşiler olur ve kendisi için her şeyin mubah . hocalarınızın. Kendisine. başka ilahlara düşman ilahlar. İşte bu şekilde. insanların yüreklerini kapatmaya ve insanın hemcinslerine karşı beslemesi gereken sevgiyi yüreklerden uzaklaştırmaya erişmiştir. iyilikseverlik. ibadet yerleri. işkenceye gönderiyorsunuz. mezheplerine girenlerin ruhlarını kimseye danışmadan istila edip büyülediler. kendi sürülerini farklı damgalarıyla öteki sürülerden ayırmak istediler. her şeye gücü yeten Allah'tan. özel ayinler. toplumdan uzaklaştıran. en ölçüsüz cinayetleri işliyorsunuz! 146. rahiplerinizdir. papazlar sizi inandırıyor. 145. kötüleştirici içeriktedir.

o kadar hoşuna gideceklerini varsayarlar. etrafı birbirine katan ifritler oldular. hahamlar. dinin çabasıdır. yani "din perdesi". bu kadar kudretli ve mükemmel olan Allah'larının. bize Allah'ın parmağını gösterirler. hadsiz hesapsız cinayetlere izin vermiştir. Bu şeyler dinin çıkarına bir parça hizmet etti mi. kötülerin elinden alınmış olsaydı. acımasız. amacıma ulaşmak için neden her naneyiyemeyeyim?") 147.. "Allah'ın davası". kendi kendine diyebilir ki. . din insanların ihtiraslarını zapt edecek yerde. Dünyada bir şey var mıdır ki. Allah'ın parmağını görmekle mutludur. insanları boğaz boğaza getiren. kötülüklerden şikayet edilir edilmez.. bazı suistimallerde. amacına ulaşması için bazen cinayetler. ya da bunları mubah görmesi. hocalar. Bu karışıklıklar kanıtlamıyor mu ki. Hıristiyanları ve putperestleri kılıçtan ve ateşten geçirdiler. Toplumun huzurunu bozmak için bu kadar makul gösterilen bu bahane. ben aciz kul. sofular. bizi hemen uyarırlar: "Bu saldırılar. insan ruhunda her türlü ahlak fikrini yok etmeye daha yetenekli olsun? (Yani. bu ihtirasları. bazı katliamlarda. Dünyanın bütün dinleri. Ne kadar zalimce hareket etseler.olduğuna inanır. kötülükler insan toplumundan ne çok uzaklaştırılmış olurdu! İnsanlar arasında barışıklığı sürdürecek yerde. bazı milletleri bir kişi kalmayıncaya kadar yok etme hakkını benimsediler. İlahlarının kehanetleri üzerine dayanan Romalılar. Hıristiyanlar. bazı namussuzluklarda. sözde kutsal dinlerini yaymak bahanesiyle yerkürenin her iki yarısını da yüz kez kana boyadılar. bunu yapan dindir. "Allah'ın amacı" adını verdikleri özel çıkarlarına uyan her işte ve olayda rahipler. amaçlarına ulaşması için. Kendi içyüzlerini açığa çıkardılar ve savaşçı. Ve hiçbir şey. Allah'larının vaadiyle sarhoş olarak. katliamlar yapmak zorunda olması. Bununla birlikte sorarım: Bu ihtirasları coşturan nedir? Açıktır ki. kutsadığı bir manto ile örtmekten başka bir şey yapmıyor. insanların ihtiraslarının hüzün verici. bu kıyımlar asla dinin eseri olmayıp. bazı ayaklanmalarda. Yahudiler. dünyayı haydutça ele geçirdiler ve kırıp döktüler. rahipler. Allah'larının davasını ne kadar çok hararetle savunsalar yine az olan Allah'larının o kadar beğenisini kazanacaklarını. İlahi peygamberleri tarafından yüreklendirilen Araplar. çoğu kez cinayetten yardım istemek zorunda olduğunu anlatmakla. bu sofular amaçlarına ulaşmak için hemen "Allah her türlü aracı kullanır" diyerek işin içinden çıkarlar. bazı cürümlerde. bazı hükümdarlara suikastte. insanlıkdışı yapan ve en büyük alçaklıkların üstünü örtmeye hizmet eden bağnazlıktır. "madem Allah bile amacına ulaşmak için cinayet işliyor. kötü sonuçlarıdır". insanların müthiş bir işte kullandıkları bu mantoyu yırtıp atmak kadar yararlı olamaz. yangınlar. İHTİRASLARININ HÜZÜN VERİCİ ESERLERİ OLDUĞU İDDİASININ REDDİ Dinin nice defa yeryüzünde doğurduğu öfkelenmelerden. bütün her şeye gücü yeten ve mükemmel olduğu söylenen Allah'ın. insanın zihninden ahlak duygusunu siler ve insan o zaman. Bu ilkelere göre.

zenginlik. Eğer düzenin yaratıcısı ise. bir ayyaşı örnek almak demektir. ancak bu dünyada yaptığı ve yapılmasına izin verdiği kötülüklere göz yummakla mümkün olan bir "Allah" örneğinden daha az sarsılan bir temel gereklidir. Hükümdarlar. sürekli güzellikleri koruyan bir model olarak nasıl alınır? Ahlaka temel olmak üzere. BİRLEŞTİRİLEMEZ Dinin bu dünyada çok sık neden olduğu kanlı facialara rağmen. hayat veriyorsa. savaşların vücut bulmasına da izin veriyor. öldürme. dünyada gördüğümüz. kendilerini zararlı olmaktan yasaklamak cesaretinde bulundukça. Paganizm döneminde insanların durumu nereye varırdı? Yahudilerin Allah'ını mı taklit etmek gerekirdi? Yehova'da yaratılışımınıza örnek olacak bir model bulur muyuz? O. Vücuda getiriyorsa. Teolojik görüşler hakkında. bazı insanların izlemesi gereken bir ömek oluşturur mu? Heyhat! Onda. gözümüzün önünde oluşunu her an gördüklerimiz tarafından yalanlanan Allah. yine de dinsiz hiçbir ahlak olamayacağı tekrarlanır. Pekala. Platon'a göre. huyu. Her şeyin yaratanı ise. haksızlığa uğradıkları inanışında bulunmuyorlar mı? Görkemli tanrısallığa tecavüz ve hakarette bulunulduğunu iddia etmiyorlar mı? Rahipler. barış ve huzur veriyorsa. Eğer bu Allah'a uyarsak hangi ahlakı huy edinmiş oluruz? Uymamız gereken Allah. her aklı başında insanın yüzünü kızartacak bir zina edeni. acı ve sıkıntıya istekli olmayı. temiz ve doğru bir adama örnek olamayacak ve ancak soyguncular. gerçekten vahşi bir Tanrıdır. refah. Sözün kısası. kıtlıkların. acıma nedir bilmeyen. yok da ediyor. durumu. mutluluk. Bolluk. huyu her an değişen ve hakkında "kerim" demek. Eski zamanların ortak çok iyi. "Allah'ı taklit ediniz" diye bize bağırırlar. bizim için hiç de sürekli bir iyilik modeli olamaz. hırsızlık. Öç almaktan başka bir şey istemeyen. çok büyük "Jüpiter"ini mi taklit edelim? Böyle bir Allah'ı taklit etmek. Durmaksızın "Allah'a uyunuz". ahlakın hiç uzlaştırılamayacağını ileri sürmek gerekir. vuruşma. o hırçın kadına benzerler ki. babasının tahtını zapteden ve sonra babasını parçalayan asi bir oğulu örnek almaktır. "Yangın var! Cinayet işleniyor! Hırsızı yakalayın!" diye feryat eder. iyiliğin de kötülüğün de yaratanıdır. doğal eğilimleri söndürmeyi. 148. Bu durumda. izni olmaksızın asla var olmayan karışıklığın. insanların dini görüşleriyle. bir kötülükçüyü. bizzat kendi . sıkıntıların. öldürüyor da. bizzat kendisi de sefalete boğulmuş olan ve yoksullara vazederek. kendisini dövmekten yasaklamak için kocası elini tuttuğu zaman. düzensizliğin de yaratıcısıdır. haydutlar başkanı tarafından taklit edilebilecek olan bir Tanrıdır. haz ve lezzeti lanetlemeyi. bunları sevmemeyi. Hıristiyanların İsa'sını mı taklit edeceğiz? Babasının merhamet kabul etmez gazaplarını yatıştırmak için ölen bu Tanrı.kavgacı ve inatçı olma hakkını Allah'tan aldıklarını iddia ettiler. zalim ve ahlaksız bir kavim için uygun bir Tanrıdır. böyle bir Allah'a uymak. gerçekten ahmak. anlaşmazlık emreden bir Tanrıdır. ruhaniler. onlara yoksul olmayı. "Teizm"in ya da tabii dinin soylu ve büyük hükümleri. erdemin tanrıları taklitten ibaret olduğu batıl inancında bulunsalardı. yoksulluğun. eserleriyle karar verilecek olursa. hangi Allah'tır? Deist'in Allah'ı mı? Ancak bu Allah.

duygu ve hazlara düşman olan dinlerinin kuruluşunu. insanoğlunun gücü ve dermanına uygulanması mümkün olmayan ahlakı. bize bir mucize olarak göstermek isterler. bu kadar yüce bir ahlak erdemi. Bu ahlakın. ağaçların meyvelerine elini uzattığında. tanrıların tanrısı Jüpiter. hürmet ettirerek. Bir ahlakı çok beğenmek ve onu uygulamak farklı iki şeydir. insan gözünde ilahi ve doğaüstü olarak kale gibi sağlamlaştırır. daha doğrusu bir bağnaz buluruz. tiksinti duyulacak bir içerikte değil midir? Hıristiyanların "İnsan-Allah"ının ahlakına göre. böyle bir ahlaka insanı hayran eder. analarını. Edebiyatta. Bu Tanrı (yani İsa). tanrısal bir ahlak olması gerekir. "ne güzel ahlak!" diyeceksiniz. insanın zayıflığını yakalamak. Ancak bu ahlak. Ancak bir dinin hükümlerindeki sertlik ve şiddet. Sürekli. anlaşılamayan sırlara tanrısallık gözüyle baktırarak. izleyicileri bu dünyada giderilmesine asla izin verilmeyen ateşli bir susuzluk çeken gerçek Tantale*'lerdir. öz oğlu Plaps'ın organlarını yemek olarak onlara yedirmiş olmasından dolayı. bağnazlar görülür ki. lütuf ve keremini yüceltme ve ağırlamada herkesin aynı . Bütün Hıristiyanlar. kendi içine kapanıp yalnız yaşayanlar. Ancak. amiyane deyimiyle insanı "faka bastırmak" için kurulmuş bir tuzaktan baska bir şey midir? * Tantale. yoksullara. Bize. bunların tanrısallığını sınamak için. akrabalarını. dostlarını terk etmelerini emreder. dünyada insanın kendisini bedbaht etmesinin çok gerekli olduğu fikri üzerine kurulu bir dini ahlakla. o dini kamu gözünde daha çok şaşırtıcı kılar. onu Tartare'e yani cehennemin yedinci ve en alt tabakasına attı. kalbin bütün eğilimlerine zıt. mezheptaşları. yoksullar. tatmin olunacağı zaman elden kaçırılan ihtiras ve özlem konuları için "tantale işkencesi" denir. yadırganan bir nedenle men ediyor demektir. kendilerinde takat ya da ilahi inayet olmadığı bahanesiyle izlemekten vazgeçen bazı kimselerin beğendiği çok sınırlı sayıda azizden başka kimse tarafından uygulanmaz. Yerküremizin her yerinde çilekeşler. her konuda doğaya aykırı. İsa'nın izleyicileri. Bize temin edildiği gibi. kendisini izlemeleri için. yaratıkları için yarattığı nimetlerden yararlanmaktan. bütün evren az çok kirletilmiştir. 149. İncil ahlakına hayran olmaktan ve onu övmekten bir an geri kalmazlar. meyveler elinden uzaklaşır. babalarını. çünkü insanlar için uygulama olanağı yoktur. Böyle bir ahlak. Ancak ırmağın suyundan içmek istediğinde.kendilerinden tiksinmeyi öğütleyen bir Tanrı. bunlar. Tantale. Bu durumda. onları. su dudaklarından kaçar. kuşkusuz bazı insanlar için hayran olunacak bir durumdur. insanın hep arzuladığı haz. Allah her şeyi yaratıklarının nimetlenmesi ve yararlanması için yaratmışsa. bize doğayı yaratan hakkında çok tuhaf bir fikir verir. Lydie kralıdır. aynı hükümler. parçalayıcı bir susuzluk ve açlık acısını çekmeye mahkum etti. İlahlar kendisini ziyaret ettiğinden. Tanrısallık beğensin diye. bir ırmağın ortasında ve meyveli ağaçların altında tasvir edilir.

bilimden. Bu bir erdem midir? Bu tavda bir adam. çekişmeye sevk eden kibir ve gururdur! * İsa'nın barışsever olması ve saldırgan olmaması. Hıristiyanların ilahi ahlakının harfi harfine uygulanması. gurur onları ikna eder. daha kumazca bir gururdur. çölde yaşayan bir azizden daha yararlı bir varlık değildir. bir veliyullah. bir "veliyullah" nedir? Namaz kılan. "Ey ağlayanlar! Mutludur acı çekenler. yerküre üzerinde yolunu şaşırtanlardan. belirli zamanlarda oruca başlayan. cennetten kendisini uzaklaştirabilecek her şeyi zihninden çıkarmak zorunda kalırdı. yazık bolluk ve sevinç içinde olanlara!" Hıristiyanlığın ortaya koyduğu nadir keşifler işte bunlardır! * Mısır'da Müslümanlararası bir mezhep vardır ki. milletlerin yok olmasını ve batmasını doğururdu. esas olarak insanların sevinç ve refahının düşmanıdır. Hıristiyan. Çok gülünç bir gurur vardır ki. Sözün kısası. Hıristiyanlıkta olgunluğa ermek isteyecek her Hıristiyan. baştan çıkma bahanelerinden başka bir şey görmez. Allah'a ibadet ettiklerine inanırlar. Gururunu tahrik edecek ve ruhunu düşünmekten uzaklaştıracak şeylerden olduğu gibi. mensupları yere yüzüstü uzanıp kendilerini azgın develere çiğnetmekle Allah'ın hoşuna gittiklerine. İsevilerin de barışsever olmasını ve . Bütün dinlerde bir aziz. 150. o da yaratılışının doğal eğilimlerine karşı insanı sürekli bir savaşa. kendine işkence eden. genel olarak azizlerin belirgin karakterlerini oluşturur. bir azizde çoğu durumda öteki insanların gururundan daha ince. körü körüne düşüncelerinden kendisini bir an olsun uzaklaştıracak her konudan ürken insandır. halk arasında yaşayanlarıysa. Bütün dinlerin vakayinameleri. İsa'nın ulvi ahlakı tarafsız olmasaydı insan topluluğunun bütün bağlarını parçalardı. bilgiden sakınmak zorundadır. semavi ilhamlar olarak değerlendirdiği hayalleriyle kendisini cemiyetin anlayış gücünü kurcalamak zorunda bırakır. hoşnutsuzluk ve çoğu kez kavga getirir. Selameti için çok kötü olan servet ve varlığı elde etme aracı olduğu için. perhiz yapan. kendi yalnızlık köşesinde yaşayan azizler yararsızdır. kuvvetli insanlar olduklarına. tuzaklardan. kendilerine eziyet etme* yöntemlerini derinden derine etraflıca araştırmış ve incelemiş görünürler! Din. ödüllerden de kaçınmalıdır. Bir rol oynamak iftiharı. fesatçı azizlerle doludur. kendisine yararlı mıdır? Başkalarına yararlı mıdır? Herkes bir aziz olmak isteyecek kadar deli olsaydı. imana zarar veren bir şey olması itibariyle. Aziz aleme neşesizlik. memuriyetlerden. Hıristiyan.* Alem içinde yaşayan bir aziz. Bazen dini çabaları. bir baykuş gibi yalnızlıktan hoşlanan. çoğunlukla tehlikelidir. Allah'ın en büyük şanı adına dünyaya getirdikleri yıkımla tanınan. ahmak halkın gözünde şöhret bulmak isteği. Evet. toplum çözülmez miydi? Ve insanlar yeniden çok derin bir vahşet durumuna düşmez miydi? Açıktır ki. sanayiyle ilgilenmekten çekinmelidir. durup dinlenmeyen. bazı görüşleri ya da kibir ve gurur eseri olarak.fikirde olduğu bir zatın onuruna. bu kendine ahmakça eziyete "dosa" adını verirler. Olağanüstü ve insan doğasının üstünde. ele avuca sığmaz. Azizlerin alem içinde. itibarsızlık. her zevkten el çeken.

alemde hep uyguladığı kudret ve saltanatı şeytan hala koruyorsa. İhtirassız bir adam. Mesih. ilahi mesihinin. İsa'nın gelişinin. Eğer bu doğa (insanın yaratılışı) bozulduysa. "Hazreti İsa bizi isyandan. sizin Allah'ınız tümüyle boşu boşuna mı ölmüştür? Dini inanışınıza göre. "insan doğası bozulmuştur" diyeceksiniz. milletlerin ahlakında en şaşırtıcı inkılap ve en tam iyileştirmeyi yaptığına inanılırdı. artık size yolsuz. her nefsin yolundan saptığını bize bağırarak söylüyorsunuz. istemesi. "suçluyu affetti" demek değil midir? 152. Bu şekilde insandan aklı başında ve erdemli bir yaratık yaparsınız. zevk ve eğlenceye düşkünlükten başka eğilimler vermiyor" diyorsunuz. aziz ve büyük bir kavim oluşturmuş. insanın ölüme mahkum edildiğini görebilirler.saldırgan olmamasını sağlamamıştır. Bu büyük adam. Özellikle ve bilinen nedenlerle kendisini gerek nefsine.C. aslından değil midir? Mutluluğuna yararlı olan şeyi insanın araması. sevmesi gerekmez mi? Kendisi için hoş olmayan ya da öldürücü olduğuna inandığı şeyden korkması. bu kavme yasalar vermiş. kaçınması gerekmez mi? İhtirasları yararlı konular için işgal ediniz. Eğer dünyada bütün olup bitenlere gözler kapatılarak. Allah'ınızın mutlak kudreti ve şeytana üstünlüğü nerede kalıyor? Hıristiyan ilahiyatına göre ölüm. Hıristiyan ilahiyatının bu görüşü uyum halindedir. gerek kendi dinlerinde. Bu durumda. İsa ve İseviler. Pascal'a göre. Hıristiyanlar kendilerini İsa'nın günahtan kurtarmış olduğuna kesin olarak inanırlar. hüdasının (yani İsa'nın) ölümünün Hıristiyanı yeniden bütünlüğüne döndürdüğünü temin eder. hemen insanın doğasının onarıldığını. beslemiş. fesat olduğunu her an tekrarlıyorsunuz. Hıristiyan dininin taraftarlarına güvenilmek istenseydi. Oysa. insanın doğasının bozuk. bu kavim için nefsini Allah'a kurban etmiş ve şeytanın başını ezmiştir. onu yönetmiş. kötülüğe de erdeme de önem vermez. yeni kazanmış olduğu ahlakın ihtirasından mıdır? Ancak ihtiraslar insanın cevherinden. bir hakim hakkında. "Doğa. işkenceye gönderdiğini gördüğümüz halde. bu kadar tumturakla söz ettiği. Kutsal hocalar! Rahipler! Hahamlar! Bize. başka başka şeyler olmuşlardır. asla insana uygun bir içerikte değildir. Bu sözde "bozulma" nedir? Bu bozulma. Bir adamın ölümüne hep "ilahların gazabının doğaüstü eseri" gözüyle bakan bazı zenci ve vahşi milletlerin düşünüşüyle.(A. insan doğasının bozuk olduğunu nasıl oluyor da iddia ediyorsunuz? Bu durumda. isyanın. gerek başkalarına zarar verebilecek şeylerden uzaklaştırınız. herkesin yapamayacağı işler görerek oluşturduğu kavmi .) 151. bunların her ikisine de ilgisiz kalır. yalnız başına seçkin. refah ve mutluluğunu bu konulara bağlayınız. günahtan kurtardı" demek. bu yasaları kalbine kazımış. günahın kefaretidir. Karşılık olarak ona sorarım: bir Allah'ın ölümüne rağmen. Ancak. huzur ve yücelik makamına götürmüş. gerek öteki dinlerde. Allah onu neden onarmadı? Neden düzeltmedi? Hıristiyan. bu doğanın başlangıçtaki konumunu koruyamamış ya da korumak istememiş olan Allah'ı suçlamalısınız. EDEN BİR AHLAK İNSAN İÇİN DEĞİLDİR İnsanın doğasına karşı olan bir ahlak.

bazen de günahkarların pişmanlıkları ve gözyaşlarıyla kolayca merhamete gelir olarak gösterirler. bu Allah'ın. kefaretlerle dindirildiği. insanların yoldan çıkmalarına. Kötülük mü yapıyor? Bu kötülüğü onarmak için zamanı olacağını ümit eder ve bir gün bundan pişman olup Tanrıdan suçunun bağışlanmasını dileyeceğini kendi kendine vaat eder. eleme düşürebilirdi. geriye kalan insanların tümü sonsuz alevlerin lokması olacak. kah yavaşlık ve yumuşaklıkla dolu. 153. rahipler. kendisine ibadet edenleri bıktırabilir. vicdanların acısını dindirmeye yarayan şaşmaz reçeteler. vahşice olursa olsun.bize göstermeyi unutmuştur. Allah'ını hemen hiç düşünmez. büyük çoğunluğu kötülük yapmaya cesaretlendirir. beyhude konuşmuş. dünyanın bütün dinlerinde gerçek bir Protee'dir* Rahipler onu. Sonunda insanlar tanrısallığı ancak en çok o anki çıkarlarına uygun gelen yönüyle benimser hale gelirler. kimse izlememektedir. günah işlemeye şiddetli bir arzu duyduğunda. şiddetli bir şekilde ihtiras eğilimi ortaya çıktığında. tanrısallığın . semeresiz. Bununla birlikte. başarısız ölmüştür ve her şeye gücü yeten iradeleri halen insanlarda bir direnişle karşılaşıyor ve bu Allah bu direnişe ya üstün gelemiyor ya da üstün gelmek istemiyor. yani eylem ve davranışlarının kendisini mahkum edeceğine ve cehennem azabına neden olacağına ciddi olarak inanmaz. kendisini güvenceye alacak ve rahatlatacak "bağışlayan Allah" fikrinden başka bir şey görmez olur. işlediği cinayet ne kadar kötü. insan haklı olur. olgun lütuf ve merhametinden dolayı hafifleyeceği düşüncesiyle hep övünür. Suçların affını ve bağışlanmasını vaat eden her din. dinin bir engel oluşturmadığını söylemekle. şikayetleri dinlenirse. inancını terk eder ve hemen. araştırılır ve rahiplerin serzenişleri. insanlar için hiddetlenen ve hiddeti geçen bir Allah gereklidir. Hep öfkeli bir Allah. sonra Allah'ın gazabını dindirme çarelerini ararlar. Allah'ın gazabını gidermenin ala sırlarını bilirler. hakkında verilecek cezanın şiddetinin. kah zalim ve taşyürekli. Bu kavmin şimdiye kadar yeryüzünde asla mevcut olmadığı görülmektedir. ilaçlar vardır. bağnaz ve adı sanı belirsiz papazdan başka. Hareketsizliğine rağmen Allah. kurbanlarla. bütün bir yüzyılda. kötülük. öğrenicileri tarafından pek çok hayranlık gösterilen ve çok az uygulanan ahlakını. günah işlemelerine. adaklarla. bu araçların kullanılmasıyla Allah'ın öfkesinin giderildiği doğruysa. kabalık ve şiddetle silahlanmış. Her ülkede. Bu ilahi imamın. kah sertlik. birkaç kişinin cinayet işlemesini engellerse. er geç tanrısallıkla uyuşmak aracına başvurmak fikrinde olan yaratılışları itibariyle kötü adamları da kötülük yapmaya. eğer tanrısallığın dualarla. Eğer hiddeti bazı korkak ruhları korkutursa. bu şikayetlerden şu sonucu çıkarma zorunluluğu ortaya çıkar: Bunların AIlah'ları olan İsa. Hıristiyan milletlerin ahlakı biraz incelenir. İnsanlar önce günah işler. Din eczanesinde. Çoğu kez kendisini titreten müthiş bir Allah'tan her ne kadar korksa da. göksel sarayda parıldamak şan ve şerefine özellikle erişecek yarım düzine meçhul azizden. ya da onları ümitsizliğe. EDİLMİŞTİR Bir insan. insan. Bu Allah'ın kanı pahasına günahtan kurtarılmış bulunmakla birlikte. yaratılışının. suç. Bundan başka. Hiçbir insan.

bu dünyanın sakinlerinin çoğunluğunu oluşturmayan tasalı ve melankolik bazı hülyacıların hayalgücünden başka hayalgücünü meşgul edemez. perişan olur. aynı sevgili olmaması. Allah çok az belirli. Bu fikir o kadar ümitsizdir ki. Ey kadın! Allah'ınıza gitmek için sevgilinizi terk ettiğinizi söylüyorsunuz.bağışlayıcılığı yüreklendirir. israfçılar çeşitli ihtiraslarını dengelemekten aciz olacak. tasalı. kuşku götürmez olayları. gözünüzde aşığınızın aynı aşık. Halk. İnsanlara. dinin yorucu fikirlerini zihinlerinden çarçabuk siler. İşadamı. (A. çoğunlukları itibariyle Allah'ı ender düşünür ya da onunla pek ilgilenmezler. Neptün'ün oğludur. Çok ateşli bir aşığın gözünde. "yarım şahıs" demektir. İnsanlar. gerek yaşın etkisiyle. gerek maluliyet eseri olarak ruhlarındaki güçlü şevk ve duyguları sönmüş bazı kimselere. "Tanrının. * Tavırlarını ve fikirlerini çok çabuk değiştiren "bukalemun". Açgözlüler. İnsanların en kötüleri. ilahi affetme hazinesi. bizi varsayımlar peşinde koşturmaktan başka bir şey değildir. bıkkınlık geçirmiş. kimse ahireti düşünmez. ümitsiz ve bu dünyadan usanmış kimselere.C. bunlara kadar ulaşamayacak ölçüde zayıf düşünceleri bertaraf ederler. zayıf dimağı hemen karışır. huylarını ya da zamanla kendilerini uslandırmış olanlar için bir dizgindir. Kibar halk. 155. Allah fikrinden hiçbir şey anlamaz. Zaten huyları gereği kötülükten çekinen ve kötülük yapmaya eğilimi olmayan bazı korkak sofulara Allah'ın hükümleri korku verirse. işlerinden başka bir şey düşünmez. Allah'ı kime kabul ettirir? Güçsüzlüğe uğramış. ya da sevgilinizin sizi terk etmesi ve . tecrübenin her gün yalanladığı bir iddiada bulunmaktır. cimriler. çoğu kez sorulan sorulara cevap vermekten. yani Allah kötülerin cezasını ahirette verir demek ise. Allah'ın hakimlerin en güçlüsü olduğuna inandırmak için. Din. ancak. gayrete getirir. nedimler entrikalarından başka bir şey düşünmez. bizi ahirete sevk etmek. "tanrısallık bu dünyada cinayetleri cezalandırır" demek. her naneyi yemeye cesaretlendirir. Masalların Protee'sinden alınmıştır. OLAMAYACAK ÖLÇÜDE SAÇMADIR Şiddetle tutkun olduğu şeyleri bu dünyada eline geçirince. sevgilisinin huzuru cehennemin ateşlerini söndürür ve yüzünün güzelliği cennetin bütün hazlarını siler. sevgilinizi terk etmenizin nedeni. kadınlar. delikanlılar eğlencelerinden başka bir şey düşünmez. bu hazineden tümüyle ötekiler gibi nimetleneceklerini ümit edebilen en büyük canileri bile. Zevk ve sefa. Onu düşünmek istediğinde. Protee bir ilahtır ki. Allah korkusu ancak. genellikle dünyada keyfince hüküm sürenler ve şansı tarafından nimet ve bağışlara boğulan kimselerdir. günah işlemeyi çok güçlü olarak istemeyen ya da artık günah işleyecek bir durumda bulunmayan kimseleri günah işlemekten alıkoyar.) 154. bağışlayıcılığından da büyük mü gerçeğim?" diye cinayetler işlemeye. Allah fikri. çok az sabittir. kesin emirleri yok etmek kastıyla. konuşmaktan kaçınmakla ve soru soranlardan kurtulmak için aniden biçim ve görünüşünü değiştirmekle tanınır.

Bu adamlar din hükümlerini uygulamazlarsa da. "İnsanoğlunun işlerinin Allah'ın iradesine uygun olması" deniliyor. arabozucu. onlarda dayanak aramaları şaşılacak bir şey değildir. Her dinde Allah'larının hoşuna giden ya da gitmeyen şeyleri belirlemek hakkına yalnız rahipler sahiptir. Allah tarafından yalanlanmaktan asla korkmaksızın Allah adına konuşanların iradeleri. bir zümrenin. başka bazı konularda aldanırlar. kendilerinin hoşuna giden ya da gitmeyen şeyleri bizzat belirleyeceklerinden hiç kuşku yoktur. bir partinin fantezileri. eşya ve olayları soğukkanlılıkla incelemelerini engelleyen bir hayalgücüne sahip olabilirler. gidermek için er geç gerekecek bir ilaç olmak üzere. bütün diğer hüdaların dışında gerçek bir Allah'a ibadet etmekle seçkin olduklarına inanacak bir mezhep ehlinin. 156. amaçlarına ulaşmak için bu partinin yardımına çok istekli olmaları. herkesin kendi tarzına göre birleştirdiği. dinin lehinde hiçbir şey kanıtlamaz. Ahlakı ya da insanın görevlerini ilahi irade üzerine bina etmek. bozuk ahlaklı. sofular ve rahipler partisi çok kalabalık. içtenlikle ve çıkar düşünmeksizin dindardır. yani dinbilime göre. dahiler de hurafelere inanabilir. aynı şekilde kapsamayabilir. Daha çok yapmak niyetinde oldukları kötülüğün vicdan azabını susturmak. birçok temiz ve doğru kimse. şekil verdiği bir vücut. Ancak Allah nedir? Kimsenin anlamak yeteneğinde olmadığı ve bundan dolayı. bize denilecek ki. iradetullah olduğunu söyledikleri şey. Bundan başka. arabozucu topluluğun. çok etkin. bizzat "zeka. Ancak yürek saflığı hep kültür ve erdem ışıklarıyla bir arada olur mu? Dine güçlü bir şekilde bağlanmış birçok deniz gibi bilgili kimseleri. hilekarların ve dolandırıcıların. Herkesin başka başka tasarladığı. bazı işlerde sağlam fikre sahip oldukları halde. bir çocuktan başka bir şey olamayacağını gösterir. Bu. Allah'ın iradesi (iradetullah) nedir? Allah'ı görmüş ya da Allah tarafından ilham verilmiş insanların. zayıf yürekli ve kendilerini küçük gören olabilir. günün birinde bunları yapmayı kendi kendilerine vaat ederler. erdem nedir? Bize cevap olarak. hurafeleri dinlediği ve bunları dinlemeye değer bulduğunda. zayıf olduğu kadar da geniş olabilir" der. Daha yukarıda Pascal şöyle demiştir: "İnsan sağduyuya sahip olabilir ve bu sağduyu her şeyi eşit olarak. korkak ruhlu. AHLAK VE ERDEMLERİN SAÇMALIĞI HAKKINDA Teolojiye. edepsiz insanlardan daha çok hiçbir şey görülmez. kuruntuları. dahileri bize anlatırlar. çok güçlü bir parti olduğundan. kuşkusuz ahlakı insanların atmosferi. ahlakı.kalbinizde ortaya çıkan boşluğu doldurma ihtiyacı duymanızdır. bir deha sahibinde bir delilik köşesi bulunabileceğinden. Dünyada. din hükümlerini uygulamayı yedeklerinde bulundururlar. sapıtırlar". din uzmanı olan ve bazen dinin yararını savunmada çaba harcayan açgözlü. Allah'ı görmüş olanlar kimlerdir? Sözlerine hemen hemen hiç inanılmayan bağnazlar ya da düzenbazlar ya da açgözlülerdir. herkesin kendi kafasına göre değiştirdiği. . Çünkü öyleleri vardır ki. Pascal. çıkarları üzerine bina etmektir. Bu kanıtlar ki. Kuşkusuz. Pascal. istekleri ve hayalgüçleri üzerine bina etmektir. herkesin kendi mizaç ve çıkarına uydurduğu bir Allah üzerine ahlakı kurmak. kuvvetli ve dar. kuruntu hayalleri üzerine bina etmektir.

halka hakim olmak isteyenlerin iradesine halkı daha çok bağlamaya ve boyun eğdirmeye elverişlidir. daha merhametli. kendileri de saldırıya uğramış olan ve kendileri de iktidara sahip olur olmaz Hıristiyanlığın sevecenliğini bertaraf ederek. Hoşgörü (yani vicdan ve düşünce özgürlüğüne saygı) ancak. hükümdarları tanrılaştıracak yerde. bunların hal ve hareketleri incelenince. ateşli bir çabadan ibarettir. çocukları giyindirmek. Hükümdarlarda daha çok insanlık. hiç kuşku yok ki. Bu bakımdan. açık bir şekllde. vergilerin şiddet ve ağırlığı acı ve bezginlik. sefaletlerini hafifletmesi olanaksız olan bu kadar yoksul. Bundan daha insancıl bir şey yoktur. Açgözlü. Bunlar ise. sadaka vermeyi en gerekli görev sayar.Dünyanın bütün dinlerinin emrettiği ve öğütlediği dini inançlar. yoksulluk getirir. Zorba ruhban size. rahiplere servet ve saygı kazandırır. Ancak. teologlara hatırlatıldığında. sefaleti artırır. Başlangıçta dilenciler ve yoksullar tarafından sevecenlik olarak vazedilen ve yayılan Hıristiyanlık dini. "'Sapkınlar'hakkında hükümdar merhametli davranmalı mıdır?" diye onlara sorunuz. Hıristiyanlığın iyilikseverliği ümmetine bir esas görev kıldığını. "Hükümdar ancak 'zatı ecellü ala'nın çıkarını korumak için kılıç taşır" karşılığını verir. bu dinleri koyanların ya da bunların göstericilerinin gösterişli yaşayışlarını genişletmek ya da gelirlerini. hatta peygamberlerin) yaratılışları. 157. bu hemcins sevgisini ve sevecenliğini bize tantanayla anlatırlar. sevecenlik ve hakkaniyet olsaydı. ülkeleri. daha insancıl. yani kendileri gibi düşünmediği zaman da. hiç kuşkusuz din ricalinin çıkarlarından başka bir şey değildir. esirlerinin boyun eğmesini sağlayan bir beceriksiz sofudan. hapsetmek. insanlığın şanındandır. sefaletin önünü almak ve yoksulların artmasına engel olmak. daha iyiliksever olmaz mıydı? Eğer din. Muhammed dini de. insanın düşünmesini yasaklayan boyun eğdiren bir imandan. yani bu rahiplerin çıkarlarından söz edilince. bu kadar mutsuzla . İyilikseverlikleri hemen yok olur. Ruhban size. adaletsiz. onlara uyruklarının hukuki tasarruflarına saygı göstermeyi. ülkelerinde bu kadar çok dilenci görülmezdi. Dini inançlar karanlıktır. onu (kendileri gibi düşünmeyeni) yok etmek. Ancak. başkalarına karşı saldırganlığa başvuracak olan birkaç rahipte bulunur. yakmak gerektiğini söyler. hemcinse sevgi gereği olarak. göstermemeli mi?" diye onlara sorunuz. hırsızlıklar. her muhtaç olana yardım eli uzatmak. Mutsuzların yardımına koşmak. hemcinsini sevmek ya da ona iyilik etmek gerekmez mi?" diye onlara bir kez sorunuz. belirsizdir ve korkunçtur. hüdanın göstericilerinin (yani rahiplerin ve genellikle ruhanilerin. "İzledikleri dinin görüşlerine hoşgörü göstermeli mi. Dini ahlak ve erdemler Rahiplere. adil olmayı. heyhat. hayalgücünü şaşırtmaya. zorba bir hükümet. refahlarını artırmak için hesaplanmıştır. Dini törenler ve dinin üretimi. HİRISTİYAN İYİLİKSEVERLİĞİ NASIL BİR SONUÇ DOĞURUR Teolojik erdemlerin verimsizliği. cinayetler ve her türden katiller doğurur. din. sürmek. Bütün dini erdemlerin konusu. sadaka vermeyi çok hararetli bir şekilde över ve öğütler. başkalarını ezmeye. bu güzel şeyler neye varır? "Bir inançsız olduğu. ibadet yerleri. yalnız yasal hukuku kullanmayı öğretseydi. tembellik. ahlak ve erdemler.

dertlerin önünü almak için. sanayi ve ticareti geliştirerek. dünyayı terk edip bir köşeye çekilenler. çılgın bir zevk ve ihtişamı tatmin etmek için onları yoksullaştırdıktan sonra sefalete düşürülen halkın çok az bir kesimini alabilecek muhteşem binalar yapmaktansa. etkisiz ilaçlardan başka bir şey kullanmamıştır. Bu erdemin yardımıyla. Hıristiyanlığın ilkelerine göre. Genel sefalet. Bundan dolayı hükümdarlar ve halk. akıl yoksulluğudur. sözde "erdem"l eriyle insanları aldatmaktan başka bir şey yapmamıştır. papaz. tanrısallığın tercümanlarının yararı olan şeye incelemeden körü körüne inandıran sınırsız bir bönlükten ibarettir. hoca. doğaya (yani doğal zevk ve eğilime) bırakmak zorunda kaldı. onların sermayesi olmuştur. bağış teslim memurları olmuşlardır. gerektiğinde cinayetler işletmek. haham gibi ruhanilerin çıkarına hizmet eder. imandır. doğrunun ve batılın.dolu olmazdı. paralar toplamaya ve vermeye girişmişlerdir. başkalarının felaketinden kendileri için yararlanmayı hep bilmişlerdir. gelirler. ibadetlerini ve tanrısallık katındaki aracılarla ilgili etkinliklerini sofu halka satmışlardır. bizim ruhani rehberlerimiz çok zengin olmuşlardır. Dinin en çok önem verdiği yoksulluk. Zorbaca bir boyunduruk altında halkı ezip. halkın çalışmasının ürünlerini tam güvenlikle toplamasını sağlamak. denilebilir ki. sefaletzedelere mahsus olan mal ve mülkten. Baba mirası mal ve mülklerini yoksullara dağıttılar. Hıristiyanların rahipleri bize. rahipler. sefaletzedeler üzerinde nüfuzlarını genişletmiş ve sürdürmüşlerdir. Bu şekilde. onlar . iyiliğin ve kötülüğün hakemi oldular. Bu vesileyle çoğu kez en kalabalık. yoksul düşmüş milletlerin gözleri önünde nimetlenir. Yoksul milletler ise (akıl ve mal bakımından yoksul milletler!) bundan dolayı şikayette bulunmak şöyle dursun. Tanrı korkusuyla yaptığı bağışlar. yoksulluğun kendisi bir erdemdir ve hükümdarların ve rahiplerin esirlerine en sıkı bir şekilde boyun eğdirdikleri erdem de budur. yerini. "sahip olduğumuz mal ve mülk. hayrat ve iyilikseverlik (yani dini sevecenlik) bahanesiyle yoksulların kanını hayasızca emdiler. Onlar her yerde yoksul mallarının yöneticileri. Hıristiyan ve Müslüman ülkeler yaygın ve zengin donanımlı hastanelerle doludur. Hayrat ve iyilikseverlik bahanesiyle. Bu ilkelere göre. yani din göstericilerinin en çok işlerine yarayan erdem. Bu bakımdan. şaşkınlıkla görülür. Ancak çok geçmeden bu şevk. Her dinin esas erdemi. fukaranın mal ve mülküdür" derler ve bu itibarla tasarruflarının kutsal olduğunu ileri sürerler. Bu hastanelerde bunları yaptıran kralların ve sultanların. Allah'ın göstericileri. daha çok insancıl olmaz mıydı? Din. bu ruhanilerin elleri altına tarlalar. en çok çalışan. birçok sofu Hıristiyan. en büyük dertler. yalnızlığı sevenler. Ve özellikle mutsuzlara. sefalete duyulan bu doğaüstü zevk. varlık içinde yaşarlar. refah sağlamak. Bu istekli yoksulların halefleri. işsizlik içinde tembel bir hayat yaşadılar. kolaylaştırmak. kendi istekleriyle yoksulluk ve hastalık içinde yaşamak üzere çöllere çekildiler. İman. kiliseyi zenginleştiren ve yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye ender olarak hizmet eden bu cilalı cömertliği alkışlarlar. bu halkı iyi yönetmek. toplumda karışıklık çıkarmaya en çok elverişli kesim olan mutsuzlar. yarar sağlamak için. dünyanın sürekli olmayan servet ve zenginliklerinden kendi istekleriyle vazgeçti. yardım ve sadaka dağıtıcıları.

bu cinayetleri onardıklarına inanırlar. Nefesleri tükeninceye kadar. Haksızlıkları. soyguncuları) tanrısallık adına teselli eder. 158. "Allah'ın çıkarı" ya da "Allah'ın şan ve büyüklüğü" bahanesiyle. açıkça Allah'ın göstericilerinin (ruhanilerin. cılız fanilerin çıkarından öncedir ve ona üstün gelmelidir. insanları birbirleriyle birleştiren bağları açık bir şekilde zayıflattı ya da yıktı. Bu fikirlere göre. her şeye gücü yeten zata ödenen uygun bir tazminatla. hocaların. Ancak Allah'ın çıkarları. Dine eklenmiş bir ahlak. kötü olmak izninin yeryüzünün krallarından alındığı gibi. Allah'ın göstericileriyle bölüşmeye razı olurlarsa. Allah'ın gazabının yatıştığını bir rahip söyler söylemez. Allah'ın. eşkıyalıklarının. kendiliğinden eylem ve uygulamaya dönüşen iman). yaratıklarının önünde bulunması gerekir. haksız olmak. ya da hayalidir. gasp ve yağmacıları. göklerin tanrısından da alınabildiğini ve hiç olmazsa. cezasız kalarak zarar vereceklerini sanırlar. kabul etmeye ve uygulamaya yalnız Allah'ın sahip olduğu görevler işlerine gelmediği zaman. ihanetleri. yeryüzü sakinlerinin ilişkileri. Göklerin mutlak hükümdarının çıkarı. onu bağışlarla yatıştırması. Ahlak. rahiplerin. Yaratıklarına yapılan bütün tecavüzleri affetmek hakkına sahip olduğu varsayılan. cinayetleri affetmek gücüne sahip olan zatın. Bunlar kabahatlerinin tazmini. bize tekrarlamakta ısrar ederler. Allah'ı insanlarla birleştirerek. en büyük cinayetlere girişirler ve ilahi af ve bağışlamayı niyaz ederek. bütün dinlerde rahipler. cinayet işlenmesini emretmek hakkına da sahip olması gerekmez mi? 159. bu rahip onları (yani canileri. Bir sofunun gözünde. Din.için çok kolay oldu. AHLAKIN GERÇEK İLKELERİNİ YIKMIŞTIR İnsanlara bir kötülük yapıldığında. ahuntların) çıkarlarıdır. kötü insanları tatmin edecek ve bunlara cinayet işleme cesareti verecek bir şey var mıdır? Görüyoruz ki. ihtiyaçları. bu kötü fikirlerden cesaret alan en kötü adamlar. Öte yandan. Gerçi . Allah'a itaat etmek. yeryüzünde yapılmış en büyük suikastlerin kaynağı olmuştur. ahlakın gerçek ilkelerini açık olarak yıkmıştır. Allah'a kurbanlar sunması gerektiğini milletlere ilk kez söyleyen kimse. İnsanlarla Allah arasındaki ilişki ya hiç bilinmez. İnsanlara ve hatta doğrudan doğruya hükümdarlara kendilerini yükümlü kılacak ölçüde kudretli bir yasa yapıcı gereklidir" derler. canilerin vicdanı huzura ve rahata erişir. sürekli çıkarları üzerine kurulmuştur. topluma yapılabilecek saldırı ve tecavüzleri affetmek hakkına sahip bir zatın varlığına ikna etmek kadar. kötülük edenleri. hırsızlıklarının ve kötülüklerinin kârlarını. hahamların. Dünyada hiçbir şeye yaramayan samimi bir pişmanlık karşısında. ruhaniler. insani ahlak görevlerinden insanları affetmek hakkına sahiptirler. Örtülü iman (yani. "Bir Allah olmaksızın ahlaki yükümlülük de olmaz. bu kötülüğü yapanın Allah'tan af ve bağışlama istemesi. insanlar birbirlerine. dine tabidir. ister istemez dinin altındadır. insanlar. AYİNİ. Bunun sonucudur ki. yapılabilen kötülüğün affının sağlanabileceğini sanırlar. günahlarının kefareti olarak. insanlara itaat etmekten erdemlidir ve üstündür.

Başka bir insanda. din de. insanların görevleri aynı kalır. gizli yönleri olan. Kendisine haz olanı. İnsanların yaratılışlarının kuralları. sevgiye değer ya da iğrenç. mutlu ya da mutsuz kılarız. Bu şekilde. insanların. kendilerine özgü doğaları oldukça. insanın neyse o olması. Bu karşılaştırmaya göre. asılsız korkulara ne ihtiyaçları vardır? "Kanundan önce günah yoktur". inanacaktır ki. gerekse olmasın. din . kendilerince bilinebilir olan tabulardan ortaya çıkar. ancak bu yasa. Bir Allah gerek olsun. acıdan korkmak zorunda olan duygulu bir varlığın yaratılışı üzerine kurulmuştur. kendimizi saygıya değer ya da aşağılayıcı. ya da doğrudan doğruya insan doğasına aykırıdır. hem kendisi hem başkaları için yapması gereken şeyi keşfetmesi için. insanın hemcinsine muhtaç olması yeterlidir. bu ilişkinin ise bir Allah'ın varlığıyla hiçbir ilgisi yoktur. ödüle yakışır ya da cezaya hak kazanmış. İnsanı başkalarına kötülük yapmamak ve onlara iyilik yapmak zorunda bırakan yasa. güvenilir bir elle yarar ve zararını tartan kim olursa olsun. zorunlu kılar. akıl erdirilmeyen bir dine. 160. görmedikleri. Dini ve dinin metafizik ahlakını ciddi olarak inceleyen ve düşünceden geçiren. bir başkası da benim gibi duygulanıyor: Bütün ahlakın esası işte budur. yani duygulu yaratıklar oldukça. kendisine uygun olmayan duyguları kışkırtmaktan korkması gerektiğini bilmesi için. hazzı sevmek. bu Allah gerek konuşmuş gerekse konuşmamış olsun. Bu özdeyiş kadar yanlış bir şey yoktur. Yani bu kurallara uymamıza ya da bu kurallardan ayrılmamıza göre. "Ey ahali. ahlakı da insan türünün çıkarına aykırıdır. bilebildikleri. bilmedikleri. Allah'a tecavüz edildi. olaylar arasında sonsuz ve zorunlu ilişkilerden doğar. duygulanan ve düşünen bir varlığın. Ben duygulanıyorum. silah başına! Allahınızın davası söz konusudur. öteki adamın da kendisi gibi duygulu bir varlık olduğunu bilmesi yeterlidir. türümüzün refah ve mutluluğuna aykırı bulursak bu ahlakı reddederiz. Bu durumda. yürürlükte olmayan bir yasa yapıcısına.ahlaki görevle ahlaki yükümlülük bir yasa gerektirir. Bu kurallar bizi yükümlü kılar. güncel yaratılışı gereği huzur ve refah istemek. tanımadıkları bir Allah'a. dert ve sıkıntıdan sakınmak. acı çektirici olandan ayırması için. toplum halinde yaşayan ve yaratılışları gereği kendilerine hiçbir iyilik yapmayanı aşağılamak ve mutluluklarına engel olanlardan tiksinmek zorunda olan duygulu varlıkların üzerine kuruludur. Bir adamın kendisine yararlı ya da zararlı olanı bilmesinin mümkün olması için. hakkında hiçbir fikirleri bulunmayan ilahi yaratılıştan değil. zulümlerden sakınmak gerektiğini. bu dünyaya ne tarz ve şekilde gelmiş olursa olsun ve gelecek dünyada şansı ne olabilirse olsun. başkaları tarafından sevilmek için onlara iyilik etmek gerektiğini ve kötülük etmenin. intikam ve kin kışkırtan en güvenilir araç olduğunu anlamaları için. her aşırılığın kendilerini açık bir şekilde yıkmaya eğilimli olduğunu. yani duygulu bir varlık olması yeterlidir. VE İNSANIN DOĞASINA ZITTIR Bir ahlakın iyiliğine ancak insanın doğasına uygun olmasıyla karar verebiliriz. duygulanmaktan ve düşünmekten başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. nefsin korunması için taşkınlıklardan. Kendi kendisine zararlı olmayı bile insana yasaklayan yasa.

hükümetlere iki katlı bir yasa (iki mahkeme. hükümdarlara. biri cismani öteki ruhani iki hükümdara hizmet etmek kadar zor bir şey yoktur. kendileri de anlaşamayan birkaç ilahiyatçının delicesine hayalleri ve garip varsayımları. onun kölesi oluyor ve onun ellerinde uysal bir araçtan başka bir şey olmuyorlardı: Artık bu mutlu zaman yoktur! Bazen en sofu hükümdarların. karşı oldukları ruhani saltanat karşısında birçok hükümdarın tavır ve hareketleri kadar. Bir hükümdar için buhurdana vaziyet etmek. ruhbanın.tehlikededir! Vurun dinsizliğe! Küfre! Allahsızlara!" Ahalinin hiçbir zaman hiçbir şey anlamadığı bu müthiş kelimelerin büyüleyici kuvvetiyle ruhaniler. bu dinin rahiplerinin emirlerini saygıyla kabul etmeye ve bu emirlere bizzat tanrısallığın emirleri gözüyle bakmaya vicdanen zorunlu değil midir? Bir zaman oldu ki. Çoğu kez direndikleri. Bu durumda. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi (zıllullah) olarak geçinerek. her zaman milletleri ayaklandırmak. Hükümdar sahibi dayanıklı olduğu ve uyruğunun sevgisinden emin olduğu zaman. yani dinin istediği adaletsizlikleri iyileştirmek istemek kadar hiçbir şey tehlikeli değildir. ilahi yetkinin. yani ruhbanın çıkarları önünde geri çekilmek zorunda kalmıştır. dini görüşleri. kendilerine Allah'ın nazırları gözüyle bakanların. mal. Ancak hükümdarların yetkisi çoğu kez. ruhani kudret ve yüceliğe baş eğmeye zorunlu olduğunu. iki hukuk. Ruhaniler tarafından yorumlanan ilahi yasa (şeriatı ilahiye) çoğunlukla hükümdarın yasasına ya da hükümetin çıkarına muhalif oldu. göksel hükümdarın mutlak üstünlüğünü çoğu kez hissettirmeleri şaşkınlığı gerektirir mi? En büyük güç ve yüceliğin. Dinin önemine ve hukukuna inanan bir hükümdar. hükümdarlar ve ahali. nüfuz ve kuvvetlerini Allah'tan aldıklarını onaylayarak. Göksel gazabı tahrik etmiş ve yeryüzünde bu kadar yıkım yapmış olan önemli şeyler tesadüfen incelenecek olursa. 161. bazen. bu gerçeği inandırıcı bir şekilde kanıtlayan bir şey yoktur. mülk ve akarlarına dokunulduğu zaman olduğu kadar. insanları birbiriyle boğaz boğaza getirmek durumunda bulundular. cismani hükümdarın makul niyetlerine katılmak zorunda kaldı. GEREKSE KAVİMLER İÇİN NE KADAR KÖTÜ OLDUĞU HAKKINDA Bu dünyanın hükümdarları. din büyüklerini ister istemez kendilerine rakip ya da hüdavent yapmışlardır. Din korkusuyla tümüyle birleşmiş ya da Allah'ı için saygıyla dolu olan "Monark" rahiplerinin. benliklerini her ilişkide ruhani saltanata bırakıyor. iç savaşlar çıkarmak. ister istemez. tanrısallığı ülkelerinin yönetimine ortak ederek. Tanrısal hukuka. mantıki ve ruhani saltanatın hukukuna daha çok inandıkları için. nizamiye ve şeriye adıyla iki tür meclis) getirdi. görülür ki. iki adliye. din büyüklerinin huzurunda hep secde halinde bulunması ve . nazırların her girişimine muhalefet ettikleri görülüyor. Dinin siyasetle ortaklığı. iman kaynağına. hiçbir zaman "Allah gazaba gelmez"! İnsanların metafizik düşünceleri. rahiplerin ayrıcalıklarına. kralları tahtlarından indirmek. cismani hükümdarlara birçok kez bildirmemişler midir? Özellikle uyruklarından istedikleri şeyde birlik olmadıkları zaman. ancak bu düşünce ve bu görüşleri çıkarlarına uygun gördükleri zaman etkili olur. Allah'ın yasası. yaratılışları üzerinde. rahipler. iki efendiye. toplumun bütün bağlarını kırmış ve insan türünü kendi kanına ve gözyaşlarına boğmuştur.

Bilinmeyen ya da uzaktaki ceza ve eziyetler. Ancak. Yerküresi üzerinde. Allah'ın gazabından korkusu. dinin bütün korkunç haberlerinden. "zatı ecellü ala"nın kudret ve büyüklüğüyle boy ölçüşmek hakkına sahip olan bir kudret ve büyüklük var mıdır? 162. bir ünvan. Bir maaş. açık bir şekilde karşı olduğu için. cehennemin azaplarını ve cennetin zevklerini unutturmaya yeter. ince sorulardan. Kibar bir kişi üzerinde bir zarif söz. Yürürlükte olmayan kudretler korkusu. gerçek nedenleri ahlaktan uzaklaştırır. nimetlerin bedeli olarak onlara sırlardan. iyi bir peccavinin* yeterli olduğu bize temin edilmez mi? Bununla birlikte. "Zatı ecellü ala"nın bu göstericileri. toplumdan elde ettikleri büyük çıkarlar karşılığında. cezalandıran ve ödüllendiren bir Allah'a sağlam bir şekilde inandığını bize temin eder. ender olarak yürürlükte olan kudretler korkusu kadar kuvvetli olur. törenlerden. cezalarından çok korktuğunu söyler ve herkes insanların hükümlerinden. varsayımlardan. Her yerde. cezalarından kurtulacağına emin olduğunda ihtiraslarına tabi olmakta tereddüt etmez. Tanrısallığın gazabını yatıştırmak için. halkın üzerinde. akıl almaz ham hayaller koymak üzere. gasp yoluyla kazandıkları malları geri verdikleri çok ender görülür. bu kutsal vaizler ne yıkıma sebep olurlardı! Çoğu milletler için hüdalarına ibadet kadar ağır ve yıkıcı hiçbir şey yoktur. -sağduyuya. bu fikirlerin insanları daha iyi yaptığını ya da bunlardan çoğunun zihninde en hafif çıkarlara denk geldiğini görüyor muyuz? Herkes Allah'ın hükümlerinden. istedikleri zaman konuşmak ve milyonlarca uyruğun ihtiras ateşini Allah adına alevlendirmek hakkına sahip olan demagogların oluşturduğu ve oluşturabileceği etkiyi iyi düşünmüşler midir? Çoğu kez yaptıkları gibi. "zatı ecellü ala"nın tehditlerine hemen her gün üstün gelir. Uyruklarının batıl inançlarını sürdürmekte çıkarları olduğunu gören hükümdarlar. bunlar hüdalarının göstericileri rolünde ilk sırayı işgal etmekle kalmazlar. Bir kadının okşamaları. vaatlerinden çok daha etkili olur. toplumun mallarının en geniş kısmını elinde bulundururlar ve hemşehrilerine sürekli olarak vergi koymak hakkına sahip bulunurlar. bir hükümeti karışıklığa uğratmak konusunda anlaşsalardı. Bununla birlikte. maruz olacaklarına kuşkusuz inanırlar. efendisinin gözünden düşme korkusu kadar büyük olsun.onlara gerçek hükümdarları gözüyle bakması gerekirdi. ölürken bile. Ahlakın en sağlam dayanağı geçinen din. Herkes.yerine kimsenin metanetle inanamadığı hayali nedenler. kurnazca meselelerden. bir rütbe. . bir komedyen üzerinde bir espiri. İnsanlar sonsuz ateşlere. Herkes bir cehennem ve bir cennetin varlığına inandığını söyler. halka gerçek hangi yararları sağlarlar? Ahaliden aldıkları servetlerin. çoğunlukla devletlerin yine ahalinin kanıyla ödemek zorunda olduğu sonsuz çekişmelerden başka bir şey veriyorlar mı? 163. bu ateşlere karşı kendilerini temin edemedikleri takdirde. Herhalde büyük hırsızların. dikili bir darağacından ya da ibret olsun diye asılmış bir adamdan daha az etkilidir. Çevremizde kimse yoktur ki. bu iyi peccavinin tam bir samimiyetle söylendiği görülmez.

servetlerinin bir bölümünü vakfederek, bu dünyada servet edinmelerinin tarzı hakkında pek gönlü rahat olarak ölmeyen dolandırıcı sofular çok azdır. * Latince bir kelimedir, "günah işledim" demektir. 164. Dinin ve dinin yararlarının en hararetli savunucularının itiraflarına göre, samimi olarak hidayete erenler kadar ender olan hiçbir şey yoktur. Buna şu da eklenebilir: Hidayete erme kadar, toplum için verimsiz olan hiçbir şey yoktur. İnsanlar, ancak dünya kendilerinden usandığında dünyadan usanırlar. Bir kadın, dünya artık kendisinden hoşlanmadığı zaman, kendisini Allah'a verir. Onun gururu, sofulukta, kendisini ilgilendiren ve cazibesinin yıkıntısını onaran bir rol bulur. Kılı kırk yaran ibadet meşguliyetleri, ona vakit geçirtir. Entrikalar, arabozucu yalan dolanlar, dini konuşmalar, söylevler, kınamalar, din gayretkeşliği, ona, sofular zümresi içinde ün ve saygı kazanma araçları sağlar. Sofular, Allah'ın ve rahiplerinin hoşuna gitme yeteneğine sahiplerse, toplumun hoşuna gitme ya da topluma yararlı olma yeteneğinde değillerdir. Din, bir sofu için bütün ihtiraslarını, gururunu, geçimsizliğini, gazabını, intikamını, sabırsızlığını, kuyruk acılarını örtmek ve bunları doğru göstermek için bir perdedir. Sofuluk kendisine zorbaca bir üstünlük takınır ki, içtenlik ve dostluktan yumuşaklığı, sevecenliği ve neşeyi kovar; başkalarını sansür etmek, inanmayanları Allah'ın en büyük şan ve yüceliği adına yakalamak, parçalamak hakkını kendine verir. Zahit olmak, sofu olmak ve toplumsal yaşamı gerektiren hiçbir erdem ya da sıfata sahip olmamak, çok olağandır. 165. NE DE AHLAKA GEREKLİDİR Toplumların huzuru için, "öbür dünya" inanışının büyük önemi olduğu temin edilir. Sanılır ki, bu inanış olmaksızın, dünyada insanların artık iyi davranma nedenleri yoktur... Dünya üzerinde tavır ve hareket tarzının nasıl olması gerektiğini her aklı başında insana hissettirmek için, korkutmalara, masallara ne gerek vardır! Bizi kuşatan kimselerin onayına, saygısına, hüsnü teveccühüne hak kazanmakta; toplumun kınamasına, aşağılamalarına, tepkilerine neden olacak hareketlerden sakınmakta büyük yararımız olduğunu her birimiz görmüyor muyuz? Bir ziyafetin, bir sohbetin, bir ziyaretin süresi ne kadar kısa olursa olsun, bu ziyafette, bu sohbette, bu ziyarette herkes, kendisi ve başkaları için terbiyeli, zarif olana yakışır biçimde, beğenilecek biçimde rol oynamak istemez mi? Yaşam bir geçitten başka bir şey değilse, bu geçidi kolaylaştırmaya çalışalım; bizimle birlikte yolculuk edenlere uyum sağlamada kusur edersek, bu geçit kolay olmaz, güvenlik ve esenlikle sona ermez. Karanlık, belirsiz düş ve kuruntularıyla hüzünlü bir şekilde meşgul olan din, insanı ancak bir hacı olarak tasvir eder. Bundan şu sonucu çıkarır: Daha güvenilir gezi yapmak için, insan yolculuğu yalnız yapmalı, rastladığı hazlardan, hoşlanacağı şeylerden vazgeçmeli, yolun yorgunluklarını ve can sıkıntılarını yatıştıracak eğlencelerden kendisini yoksun bırakmalıdır. "Stoik" ve sıkıcı bir felsefe, bazen bize, din kadar az makul öğütler verir. Ancak, daha aklı başında bir felsefe, bizi, hayat yollarına güller saçmaya, kuruntuları ve "panik" korkularını bu yollardan defetmeye,

çıkarımız gereği, gezi arkadaşlarımızla birlik olmaya, çoğunlukla uğradığımız eziyet, sıkıntı ve güçlükleri sevinçlerle ve namuslu eğlencelerle unutmaya davet eder. Bu aklı başında felsefe, bize hissettirir ki, yolculuğumuzu hoş ve sıkıntısız bir şekilde yapmak için, bizzat kendimize zararlı olabilecek şeylerden sakınmamız ve bizi yol arkadaşlarımızın gözünde iğrenç kılabilecek şeylerden büyük bir dikkatle kaçınmamız gerekir. 166. DAVRANIŞLARINDA DÜRÜST OLMAK İÇİN, BİR SOFUDAN DAHA ÇOK NEDENLERE SAHİPTİR Bir dinsizin iyilik yapması için, ne sebep ve gerekçeleri olabileceği sorulur. Kendi kendisine beğenilmek, hemcinslerince heğenilmek, mutlu ve rahat yaşamak, varlıkları ve tabiatları, gerçek içyüzünün bilinmesi mümkün olmayan bir zatın varlık ve tabiatından daha çok bilinen ve güvenilen insanlar tarafından sevilmek ve saygı duyulmak sebep ve gerekçeleri vardır. "İlahlardan korkmayan kimse, bir şeyden korkabilir mi?" İnsanlardan korkabilir; aşağılanmaktan, rezil olmaktan, yasaların cezalarından ve intikamdan korkabilir. Sözün kısası, kendi kendisinden korkabilir; hemcinslerinin düşmanlığına uğramış ya da buna hak kazanmış olduğunu bilen herkesin hissetmesi gereken vicdan azaplarından korkabilir. Vicdan, kendileriyle birlikte yaşadığımız kimselerin saygı ya da kınamasını hak edecek şekilde hareket etmiş olduğumuz hakkında kendi kendimize yaptığımız tanıklıktır. Bu vicdan, insanlar hakkında sahip olduğumuz kesin ve açık bilgi ve eylemlerimizin insanlarda ortaya çıkarabileceği duygular üzerinde kuruludur. Sofunun vicdanı, Allah'ın hoşuna gitmiş ya da gitmemiş olduğuna inanmaktan ibarettir! Allahı'nın belirsiz ve kuşkulu işleri ve niyetleri; ancak güvenilmeyen ve tanrısallığın içyüzü hakkında kendisinde fazla bilgi bulunmayan ve onun (yani Allah) için geçerli ya da geçersiz şeyleri belirlemek konusunda çok az müttefik olan kimseler tarafından açıklanır ve yorumlanır. Sözün kısası, inanan insanın vicdanı, kendileri de toplumdan uzak bir vicdana sahip olan ya da çıkarları gerçek ışığını söndüren kimseler tarafından yönetilir. "Bir tanrıtanımazın, bir dinsizin vicdanı olabilir mi? Gizli kötülük ve suçlardan, başka insanların bilmediği ve dolayısıyla üzerlerine hiçbir hüküm ve nüfuzları geçmeyen cinayetlerden çekinmek için, bir tanrıtanımazın sebep ve gerekçeleri nelerdir?" Bu tanrıtanımaz sürekli bir tecrübeyle emin olabilir ki, (yaradılıştan geçen etki ve tepki yasasının doğal sonucu olarak) kendiliğinden cezasını bulmayan hiçbir kötülük yoktur. Kendisini korumak istiyor mu? Bu durumda, sağlığına zarar verebilecek bütün suistimallerden çekinir. Kendisini kendisine ve başkalarına yük edebilecek çökmüş bir hayat sürmek istemez. Gizli cinayetlere gelince; kendi gözlerinde utanca, sıkıntıya uğramak, kızarmak korkusuyla, elinden asla kurtulamadığı bu korkunun etkisiyle, gizli cinayetler işlemekten çekinir; akıl ve insafa sahipse, namuslu bir adama karşı beslemesi gereken saygının değerini bilir. Ayrıca, beklenmeyen ve akla hayale gelmeyen durumların sonucu olarak, sırrını öğrenmekte çıkarları olduğunu hissettiği kimselerin, gerçeğini öğrenebileceğini bilir. İyilik yapmak için bu dünyada hiçbir neden bulmayan kimseye,

ahiret, hiçbir neden vermez. 167. ÇOK ADİ BİR KRALDAN ÜSTÜNDÜR Teist bize der ki, "Teori bakımından, ateist ve namuslu bir adam olabilir, ancak yazıları siyasi Allahsızlar ortaya çıkarır. Hükümdarlar ve nazırlar; artık Allah korkusuyla durdurulamayacağı için, tereddüt etmeksizin en çirkin suistimallere koyulurlar." Taht sahibi bir ateistin (ne ölçüde varsayılırsa sayılsın) ahlak bozukluğu, ateist olmayan ve hatta çoğu kez çok dindar ve sofu olmakla birlikte cinayetlerinin ağırlığı altında cihanı inletmekten geri kalmayan birçok fatihin, zorbanın, zalimin, açgözlünün, kötü ahlaklı nedimlerin ahlak bozukluğundan daha şiddetli ve daha zararlı olabilir mi? Bir ateist hükümdar, dünyada, hepsi dini ile cinayeti birleştirmiş olan bir Philippe II, bir Louis XI, bir Richelieu kadar kötülük yapabilir mi? Ateist hükümdarlardan daha az görülen bir şey yoktur. Ancak çok kötü ve çok dindar zorbalar ve nazırlar kadar da bol bir şey yoktur. 168. YETERLİDİR Muhakemeye, düşünmeye girişen her insan, görevlerini öğrenmekten, insanlar arasındaki ilişkileri keşfetmekten, kendi yaratılışını düşünmekten, ihtiyaçlarını, eğilimlerini, arzularını belirlemekten, seçmekten ve kendi mutluluğu için gerekli olan kimselere borçlu olduğunu görmekten kendini alıkoyamaz. Bu düşünce, topluluk halinde yaşayan bireyleri, kendileri için en esaslı ahlak bilincine doğal olarak eriştirir. Kendisini gözden geçirmeyi, eşyanın ilkelerini incelemeyi ve araştırmayı seven her insanda, çok tehlikeli ihtiraslar bulunmaması bilinen ve kuraldışı ahlaki durumlardandır. En kuvvetli ihtirası gerçeğe ulaşmak, en büyük teorik isteği de gerçeği başkalarına göstermek olur. Felsefe, kalbi ve zekayı eğitmeye özgüdür. Ahlak ve namus yönünden düşünen ve muhakeme eden kimse, asla muhakeme etmemeyi ilke sayan kimse üzerinde açık bir üstünlüğe ve önceliğe sahip değil midir? Cehalet, rahiplere ve insan türünün ezicilerine yararlıysa da, toplum için çok zararlıdır. Aydınlık kültürden yoksun olan insan, muhakeme yetisini kullanamaz. Muhakeme ve kültürden de yoksun olan kimse ise, her an cinayete sürüklenebilen bir vahşidir. Ahlak ya da görevler bilimi, insanın ve ilişkilerinin incelenmesiyle kazanılır. Kendi kendine asla düşünmeyen kimse, gerçek ahlakı bilmez ve erdem yolunda pek emin olmayan adımlarla yürür, insanlar ne kadar az muhakemede bulunurlarsa, o kadar kötüdürler. Vahşiler, hükümdarlar, makam sahipleri, halkın ayaktakımı, insanların en kötüleridir. Çünkü, insanların en az düşüncede, en az akıl yürütmede bulunanlarıdır. Sofu asla düşünmez ve kendini akıl yürütmekten korur. Bir görüş ileri sürmekten, her inceleme ve araştırmadan korkar, her sultayı izler. Ve çoğunlukla toplumdan uzak bir vicdan, hatalı bir vicdan, ona, kötülük yapmayı kutsal bir görev kılar. İnanmayan, körü körüne iman etmeyen kimse akıl yürütürse tecrübeye başvurur ve tecrübeyi, inceleme yapılmaksızın verilen karara tercih eder. Eğer iyi akıl yürütür, iyi muhakemede bulunursa vicdanı aydınlanır. Ham hayallerinden başka nedenleri olmayan ve aklı asla dinlemeyen sofudan çok gerçek nedenler; iyilik etmek, dürüst davranmak için gerçek gerekçeler bulur. İhtiraslarını dengelemesi, ihtiraslarına karşı durması için, yeterli

yaratılışlarının eseridir. bu dinin yasakladığı yaratılış yolunu izlemekten geri kalmayan birçok müminden ne daha kötü. 170. çıkarlarına uygun olduğunda etkili olur. birçok noktalarda cahil bulunabilir ve çok kötü muhakeme yürütebilir. açgözlülerin. Bir çapkın. çünkü bu görüşler çoğu kez zorbaların. Fikirleri ve sözleri. O zaman. iyi bir mimar. bunların tecrübeye. İnsanlar hakkında görüşleriyle karar vermeyelim. Bundan dolayı. kan dökücü bir dinin toplumdışı ve acımasız ilkelerine rağmen. insanların büyük çoğunluğunun çıkarlarına denk gelmeye. iyi bir tabip. bazen acıyan. dine ve yüksek ahlak kurallarına rağmen. eylemleri ve davranışlarıyla da görüşleri hakkında karar vermeyelim. Çok dindar bir adam. dinin ilkeleri karakterinin yumuşaklığıyla uygun düşmez. iyi bir mantıkçı. İnsanın yaratılışı aracılığıyla görüşü hakkında. vazettiklerini yapmamızı ve yaptıklarını yapmamamızı bize hep söylemezler mi? Din taraftarları. O zaman. eylemlerine uygun kimseler kadar. bu çıkarların kuvvetlerine tekabül edecek bir kuvvet olmaya yeteneksizdirler. her muhakeme eden insan. ancak bu görüşler mizaçlarına. az iyiliğe karşılık pek çok kötülük ortaya çıkarırlar. ılımlı olur. mutlu bir mantıksızlıkla. Birçok kimsenin tanrısal saydığı Hıristiyanlık ahlakının sert ilkeleri. ne daha iyi olur. Çünkü. mümin bir katil. Ama yaratılışları bu görüşlere ne yapar? Dolayısıyla ahlaksız bir adam. ya da görüşü aracılığıyla yaratılışı hakkında karar verilmek istenirse. ÇÜNKÜ DİN SAÇMADIR VE RAHİPLERİN ALLAH'I KÖTÜ VE KORKUNÇTUR Her düşünen. ahlak hakkında en doğru fikirlere sahip olduklarını çoğu kez bize gösterirler. Çünkü. bir dolandırıcı.ölçüde güçlü değil midir? Kendisini zaptetmesi gereken en gerçek çıkarları tanımayacak kadar dar kafalı mıdır? Bu durumda. dini ilkeler hep bir yana atılır. Dini görüşler zararlıdır. hep yanılma tehlikesine düşülür. Ateşli arzularla karşılaşıldığında. İnsanları yaratılışlarıyla (yapılarıyla) değerlendirelim ve görüşlerini de. ihtiraslarına. beğenilmeyen tabiatlı ve kötü olur. hoşgörülü. yaratılış üzerinde. Görüşler. Niçin bu fikirleri uygulamazlar? Şunun için: Mizaçları. hiçbir şeye inanmıyormuş gibi davranılır. iyi bir astronomi bilgini. sofu olmayan bir zorbadan daha az mı zorbadır? 169. bu ilkeleri başkalarına vazedenlerin mizaçları üzerinde ancak çok zayıf bir etki yapar. bize kimden gelirse gelsin önemi yoktur. akla uygunluğuyla ve insan türüne yararıyla değerlendirelim. bir mümin olunduğu halde. hiçbir şeye inanmayan katilden daha az mı korkulu ve sakıncalıdır? Sofu bir zorba. bir külhanbeyi. Bunlar. dünyada ender hiçbir şey yoktur. Gerçek söz konusu olunca. çıkarları ve alışkanlıkları yüksek teorileriyle asla uyuşmaz. muhakeme . iyi bir metafizikçi. bu tavır ve davranış bozukluğu onların görüşlerinin değil. Dini görüşler. çarçabuk inançsız olur. körü körüne inanmayanlara çoğu kez "zındık" derler. iyi bir tartışmacı olamaz mı? Söz götürmez bir yaratılışla. bir zina eden. her günkü tecrübeye göre. Dini görüşlerin hiçbir yararlı etkisi yoktur. Mümin olmayan birçok kimsenin tavır ve davranışı bozuk olabilir. Ancak. bağnazların ve rahiplerin ihtiraslarına uygun düşer. bu durumda.

gizli vicdanlarında Allah'ın var olmamasını istemeyecek pek az insan vardır. Çünkü görür ki. bütün hayatları boyunca bu boyunduruğu taşır. mahvolmasını istememek mümkün müdür? Yürekleri isyan ettiren ve düşmanlığı reddetmeye yürekleri mecbur kılan. Ruhlar zayıf ya da korkak olursa. Kötü ahlakın derin kökler saldığı kötü adamları etkileyemeyecek ölçüde zayıf olan dini vaatler. Hep titrenildiği zaman. kuvvete sunulan ve kalbin asla katılmadığı tutsakça ve ikiyüzlü bir bağlılıktan başka bir şey değildir. bıktırır. insan türü üzerine düşmüş en büyük karışıklıkların. Ey sofular. din. 172. gerçekte olmayan hayaletlerin kendilerini çarpmasından korkarlar. Ruhlar cesaret ve kuvvete sahip olunca. KORKUDUR Korku. inanmaz olur. Kaçınılmazlığı erdem yaparlar. ey ibadet edenler! Korkunç bir Allah'a tapıyorsunuz. Büyüklük ve kuvvetinin pençesinden kurtulmak olanaksızlığı karşısında dalkavukluk etmek zorunda olan ve yalan söyleye söyleye. asla mutlu yaşanmaz. Fikri. Allah'tan o kadar kötü. en büyük felaketlerin birinci kaynağıdır. Sofular. Evet. tanrısallık. Rahipler. Saint Thomas aklını kullanmaya başlar başlamaz insanın Allah'ı sevmek . onun olmasını istiyorsunuz. Korku ve endişeden uzak rahat bir duyguya sahip olan insan. ilahları yarattığı gibi. onları usandıran bir cin. rahatsızlıklar içinde yaşarlar. rahiplerin tanrısallığı tasvir etmek için kullandıkları kara renklerdir. sağlam ahlaklı insan da dinini araştırır ve onu zihninden uzaklaştırmak için çok sayıda yasal neden ve gerekçelere sahip olabilir. içtenlikle sevemeyecek ölçüde Allah'larından korkarlar. sağduyunun bütün ilkelerine karşıdır. bir ifrit. bir gulyabani olmuştur. ruha acıdan ve rahatsızlıktan başka bir şey vermeyen bir hüdavendin yok olmasını. o kadar korkunç. bir yanlışlık. Bu korkudan bir an kurtulurlarsa. o kadar yasakçı bir zat yapmışlardır ki. hemen hemen hiç muhakeme etmeyen külhanbeylik bazen din yokluğuna sevk ederse. yararsız olduğunu da anlar. Nasraniyet (Hıristiyanlık) dininin bilginleri. endişeli hayalgüçlerini aralıksız tedirgin eder. ezer. dini inceler ve kendisini aldanmaktan kurtarır. o kadar erkenden titremeye. İbadet edenlerin mabutlarına ve kölelerin efendilerine sevgisi. ancak titreyerek taşıdıkları boyundurukları çabuk sarsar ve atarlar. insanlığın bütün ürünlerinde bir eğrilik. insanları mutlu etmek şöyle dursun. tanrısallığın adından. İnsanlar. 171. titreyerek yaşlanır ve her durumda ezici sıkıntılar. Bu ise. Din ise. Refahını ve kişisel huzurunu arayan kişi. ilahiyat bir hayal uykusu dokumasından ibarettir. daha az samimi bazı bilginleri titretecek bir küfür oldu. korkmaya alıştırılmışlardır ki. Pekala! Onu sevmiyorsunuz. bunlardan birçoğu. onların insan ruhundaki saltanatını da yaşatır. Allah'larını sevilmeye o kadar az layık olarak oluşturdular ki. Çünkü kadıncağızları ve çocukları korkutmak için yapılmış hayaletlerin önünde titreyerek yaşamını geçirmenin rahatsız olduğu kadar.ona kanıtlar ki. renkten renge giren bir kararsızlıkla kendini gösterir. Allah'ı sevmek yükümlülüğünün kaldırılması gerektiğine ikna oldu. sonunda efendilerini sevdiklerine kendilerini ikna eden esirler gibi Allah'a ibadet ederler.

"Allahyılda bir kez sevilmelidir" diyor. Daha az asanpesent (kolay beğenen) olan Hurtado. tiksinmeye değer" görünür. rahiplerinin kafalarında bu kadar açık bir şekilde değişen bir Allah'ın varlığı hakkında nasıl kuşkuya düşülmez? Şekilsiz çelişkiler yığınından başka bir şey olmayan bir "Allah". cizvit Sirmont ona. O zaten kendisini sevmeyi ve kendisine hiç düşmanlık etmemeyi bize pek emretmemiştir. Allah'ı sevmenin Hıristiyanlık erdeminin en kahramanca hareketi olduğunu ve insanoğlunun zaaflarının bu kadar kolay artamayacağını söyler. elde edilmesi kolay bir Allah gereklidir. düşmanları olan cizvitlerden daha sevimsiz hale getiren "Jansenist"lere. HAYALGÜCÜNÜN HAM HAYALLERİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR Allah'ın karakterini belirleyen. P. Daniel gibi ötekilerse. Kendisi de bu konuda bir şey bilmiyor. çekişmeler kaçınılmazdır. ya da Allah'ı sevmeli mi. "bu çok erkendir" diye cevap verir." Kendisine atfettikleri başkaldırıcı sertlikle. işin sonunda nasıl tümüyle atılmaz.zorunda olduğunu öne sürdüğünden. Allah'ı. Ciddi. Allah bütün yürekle sevilmelidir" derler. "can çekişirken Allah'ı sevmek yeterlidir". hırçın. ÇELİŞKİLİ FİKİRLER KANITLAR Kİ. "Allah sevgisinin üzücü boyunduruğundan kurtulmak 'yeni ittifak'ın (yani İseviliğin) bir ayrıcalığıdır. Eğlenceye. kendilerini tarafsız bir göz sayanların güvenini sağlayacak içerikte değildir. en tam inançsızlığa ve imansızlığa. sevmemeli mi?" önemli meselesi kadar. Suarez "Allah'ın arada sırada sevilmesini istediğini" ek olarak açıklıyor. yalnız dimağlarında mevcut olan bir ham hayal hakkında müttefik olabilirler mi! Allah'ın göstericileri (yani din imamları) arasında. kesin olmayan bir şey yoktur. ALLAH VE DİN. 173. kendisini aşk muhabbetiyle sevmemizi bize emretmez ve kendisine gönlümüzü vermek şartıyla. Dinden dönmeler. küfür. "Bu kadar dinbilgini ve üstadının bilemediği kuralları kim bilebilir?" diyor. Sotus ise. Aynı cizvit Sirmond şöyle devam eder: "Allah. hazlara dalan neşeli adam. Cizvit Pintereau daha uzağa gider. neşesiz. Ona borçlu olduğumuz tek sevgi budur. İnsanlar tümüyle birbirinin aynı olmayacak şekilde düşmanlık içinde olduklarından ve değiştiklerinden. Allah'ın ciddi. Herkes kendisine göre bir Allah yapar. "her pazar sevmekle" yetiniyor. Allah'ı. sürekli olarak artan ve kıyıcı olduğu kadar da bitmez tükenmez olan çekişmeler. Ancak ne zaman sevmeli? Bunun belirlenmesini size bırakıyor. haşin. ona. "bütün sertlik ve şiddetlerine rağmen. Kolay ilişkiye girebilmek için. Bu şekilde." der. red ve inkar edilmez? . üzerinde asla ittifak edemediği ilkeler karşısında. yüzü gülmez olabileceğini tasavvur edemez. Cizvitler kendilerine taraflar çekmek için. bu inanç tarzı. kendine benzeyen. Sirmond bunların hangi esas üzerinde kurulmuş olduğunu soruyor. "dinsizlik ürünü. Ona itaat etmek ve emirlerini uygulayarak sevmek yeterlidir. "titreten" bir Allah ister. karara varılamamış. en bozuk insanları inandırmaya elverişli çizgiler ve mizaçla tasvir ederler. bize rahatlık vaat etmez. Henriquez "Her beş yılda bir kez sevmekle". Başkalarına öğretenlerin bile. Hıristiyanlar için. insan nasıl sarılmaz? Fikri. yumuşak ve elde edilmesi kolay bir Allah kabul edenlere gözlemci gözüyle bakar. P. Hıristiyanların ruhani rehberlerinden bazıları. Cizvit Vasquez temin eder ki. hep insanın karakteridir. sert mizaçlı adam. "Allah sevilebilir mi.

bizzat ilahiyatçıları da tatmin edecek şekilde asla kanıtlanmış değildir. KANITLANMAMIŞTIR Bir Allah'ın varlığı her dinin temelidir. birbirini acımasızca kahretmekle meşgul gördüğümüz rahiplere. Hiçbir adam sebepsiz. şimdiye kadar bu önemli dava. gerekçesiz hareket etmez. 175. bize her gün. diri diri yakılmak için . rütbe. felsefeye karşı savaşan ve kendilerini hükümdarların ve kavimlerin gözünde hoyrat kılan kirnlerdir? Rahipler ve her dinden meslektaşları. Ey hüdanın rahipleri. "Ateistleri ortaya çıkaran. size kazançlar. insanların gerçeğe ulaşıp ulaşmadıklarını incelemektir. inançsızları inançsız yapan nedenin yalnız ihtiraslar olduğunu tekrar ederler. Bununla birlikte. En yararlı gerçekler. birbirini küfür ve dinsizlikle suçlamakla. gurur ve arzudur.. İnsanların budalalıkları. DEĞİL. Ey rahipler! İnsanları aldattığınız için ödüllendiriliyorsunuz. Her ülkede akla. nasıl başvurulur?! 174. kötü savunmuş olmakla suçlayan meslektaşlarının sitemini kışkırtmaktan başka bir şey yapmadılar. insanların güvenine pek layık olmayan bazı efendilerin peşinde giden birçok müminin kanıtlarından daha doğru ve aklı başında olup olmadığını görelim. nüfuz. Allah hakkında bilgi almak için. İnsanları dinsizliğe yönelten nedenler ne olursa olsun. "inançsızların tanrılarınıza hücum etmesi bu tanrıların şiddetlerinden korktuklarındandır ve ancak bundandır" diyorsunuz. ödenekler alıyorsunuz ve insanları doğru yola çağıranları ve uyaranları cezalandırıyorsunuz. Her dönemde. Düşüncelerinin. boş ve batıl fikirlerinden kim yararlanıyor? Rahipler. çıkar endişesiyle ya da bozuk eğilimlerine karşı olduğu için inançsızların dini terk ettiklerini söylüyorsunuz. ihtirasların inanmayanlara vücut verdiğini söylüyorsunuz. bunları bildirenlere zincirlerden. hahamlar. rütbeler. yalnızca inanmayanları inandıracak şekilde demiyorum. sebep ve gerekçeleri daha sonra inceleriz. asıl mesele.. insanlar için en ilgi çekici olan bu gerçeğin kanıtlanması için yeni kanıtlar hayal etmekle meşgul derin düşünürler görüldü. kefaretler sağlıyor. itibar. gerçeğe. hocalar. kanıtlarının ürünü ne oldu? Meseleyi aynı noktada bıraktılar! Hiçbir şey kanıtlamadılar. Zaten onların Allah fikrini zihinlerinden silmek istemeleri Allah'ın şiddetli hükümlerinden. işkencelerden. Kendilerini davaların en iyisini.Dünyaya bildirdiklerini öne sürdükleri söz konusu gerçeklerin anlamı konusunda sürekli birbirini çürütmekle. şiddetli azaplarından korkacakları olduğundandır" derler. bağışlar. servetler veriyor? Rahiplere ve her dinden meslektaşlarına. Önce kanıtları inceleyelim. İNANÇLI GEÇİNEN RAHİPLER VE HER DİNDEN MESLEKTAŞLARIDIR Dinin meddahları. Pekala! Sizler bu dini ve ham hayallerini savunurken ihtiraslardan ve çıkarlardan gerçekten tümüyle uzak mısınız? Rahiplerin bu kadar çabasına ve gürültü patırtılarına konu olan dini ödenekleri (evkaf gelirlerini) alan kimlerdir? Rahipler. bu kanıtların. Yeryüzünde insanların cehaletinden. Din kimlere iktidar. bilgiye.

Hıristiyanlarda bir rahip. İspanyol eşrafından biri bir papaza karşı şiddetli bir lisan kullandığı için. Bilgisizliklerini itiraf etmek içtenliğine sahip olanları kibirlenme ya da çalım satmayla suçlamayınız. Eğer Allah'ın göstericileri. Allah'ın gerçek içyüzü hakkında onları aydınlatınız.alevlenmiş odun yığınlarından başka bir şey sağlamıyor. budalalıkla suçlamayınız.. anlaşılır bir şekilde. rahipler. papaz. Allah'ın gerçek içyüzü. çelişkili ya da hayali olmayan şeyler söyleyiniz. kendisini bir kral ya da imparatorun çok üstünde sayar. cihan hükmünü versin! 176. o halde Allah'ınızın ne olduğunu onlara öğretiniz. eğer şimdiye kadar içinizden hiç kimse Allah'ın varlığını açık ve inandırıcı bir şekilde kanıtlayamadıysa. anlayamadığı ve aklıyla uyumlu hale getiremediği şeyleri kabul etmeyenleri hoş görünüz. gerçekten alçakgönüllü olsalardı. bu kadar intikamcı. acıma ve yumuşaklıktan bu kadar yoksun kılabilir? Asıl ve esastan uzak zan ve kuruntuları yerleştirmek ya da savunmak için kavimleri silahlandırmaktan ve kan selleri akıtmaktan daha çok kibir ve böbürlenme eseri olan ne vardır? Ey din imamları! "Allahsızlara vücut veren. Allah tarafından verilen iktidarı uygulamakla kutsal bir karaktere sahip bulunmak ve "zatı ecellü ala"nın elçisi. HOCALARDA. görüşleri kendilerini yaralayan kimselerden intikam almak konusunda bu kadar zalim olurlar mıydı? Alçakgönüllü bilim. onlara Allah'tan söz ediniz. ilahi insanlar gözüyle baktıkları ruhani rehberlerine. yalnız kibir ve böbürlenmedir" diyorsunuz. yoksa biz gerçekçilerin mi çıkar duygusuyla hareket ettiğimiz hakkında. saygı görmeye bu kadar susamış her muhalefete kızmakta bu kadar çabuk tepkili. insanlara hakim olmak.. onlara Allah hakkında akla uygun olan. . HAHAMLARDA BULUNUR Gurur ve kibirlenme. rahiplerin bu durumları sürekli olarak beslenip desteklenmiş olmuyor mu? Sıradan insanlar. Bir köyün papazı. siz dincilerin mi. o kişiye şöyle küstahça karşılık vermiştir: "Allahınızı her gün elleri içinde ve kraliçenizi ayakları önünde tutan bir adama saygı göstermeyi öğreniniz. uyum sağlaması ve ayrıcalıklarıyla ruhbanın erişmiş olduğu görülen teveccühlerle." Bu durumda. ALLAHSIZLARDAN VE İNANMAYANLARDAN ÇOK SOFULARDA. hükümdarların göz yumması. Çelişkilere inanması mümkün olmayan kimseleri delilikle. itirafınız altında olduğu gibi. o köyün ağasından ya da hakiminden daha büyük rol oynar. her ülkede. Hangi tarafın. Onları tatmin edecek bir durumda değilseniz.. eğer.. gerçeği ayırt etmenin ne kadar güç olduğunu hissettirmez mi? İnançsız bir gururdan başka hangi ihtiras insanları bu kadar korkunç. ancak alelade insanlar gözüyle baktıkları cismani üstlerinden daha çok bağlıdırlar. ruhanilere özgü kötülük olmuştur ve hep olacaktır. bağışlayınız. mesleklerinin esas temelidir. öteki insanlara olduğu kadar size de meçhul ve karanlık örtülerle örtülüyse. göstericisi olmak iddiası kadar. inançsızları gururla suçlamak hakkına sahip midir? Kendileri de ender görülen bir alçakgönüllülük ya da derin bir vaziyetle seviliyorlar mı? Benzerlerinden seçiliyorlar mı? Açık değil midir ki. insanı mağrur kılacak ve büyüklendirecek başka bir şey var mıdır? Kavimlerin safdillikleriyle.

hükümdarlardan zorbalar yapmaya çalıştıklarını görmediler mi? Bulutlara kadar yükselttikleri dev yapılı mabutların muazzam ağırlıkları altında bir gün ezileceklerinden bu ruhaniler korksalar. teslim etsinler. Hükümdarlara hissettirsinler ki. onlar için kutsal hukuk imal ederek. kör eden. Cezaya çarpılmaksızın zalim olmak hakkını artık onlara vermesinler. Genel yarar sonunda insanları aydınlatır. sizin gibi düşünmeyen insanlar aleyhine kavimlerin kin ve gazaplarını. batıl fikir zincirinin bazı halkalarının kendileri için kırılmasına yardım ederler.Hakkında sizin de hiçbir fikriniz olmadığı bir zata ilişkin olarak. Akıl erdirmenin imkansız olduğu teslim edilen bir madde üzerinde muhakeme yürütmekten daha küstahça. 177. Bizzat ihtiraslar. insanların bozulmasına razı olan. Bazı hükümdarların ihtirasları. hükümdarların öfkesini kışkırtmayınız. en taş yüreklisi. bilsinler ki. Batıl er geç yerini gerçeğe terk eder. safdilliğin ve kör imanın rahiplerin elinde topladığı büyük mülk ve zenginlikleri onlardan almadı mı? Batıl fikrin ancak sınırlı bir ömrü olduğunu ve yalnız gerçeğin sağlam bir refah sağlamaya yetenekli olduğunu. bazen. sapkınlıktan kurtulan rahipler ve hükümdarlar. zincirden kurtulan bu aslanların. ancak böyle oldukları için insanları sonsuz cezalara uğratma keyfi için yapan bir zorbanın boyunduruğunu kırmak yolunda nasıl çaba gösterilmez? Bize bildirdikleri Allah kadar tuhaf bir hüdaventten iğrenmemek için Tanrıdan gelen iyiliklerden ve mutlu bir gelecekten. daha çok şaşılacak bir şey var mıdır? " Ateizm"i ancak kalp bozukluğunun ortaya çıkardığını ve Allah'ın müthiş cezalarından korkulduğu için ve ancak bu nedenle tanrısallık boyunduruğunun atıldığını bize sürekli tekrarlıyorsunuz. Allah'ın nüfuzunu yeryüzünü sürekli hüzün ve yasa boğan hükümdarları korkutmak için kullansınlar. Sonsuz cezalara mahkum eden bir Allah. insan kavrayışının icat edebileceği şahısların en iğrenci. gerçek ve hakkaniyet üzerine kurulu değilse. merhametsiz kılan. Sözün kısası. en sevilmeyenidir. kendi güvenliklerini. "zatı ecellü ala"nın göstericileri. kendilerini iğrenç kılacak. Ancak Allahınızı neden savunulmaz bir duruma getiren çizgiler ve dış görünüşle bize tanımlıyorsunuz? Bu kadar güçlü bir Allah. dünyada . batılın korunmasında bir yararı yoktur. onları iyiliklerinden yoksun bırakan ve bu işlemleri. kendi kudretlerini. açıktır ki. bir devletin hiçbir uyruğunun baskı altında yaşamaktan çıkarı yoktur. Avrupa'nın bazı ülkelerinde kendi mezhebinden olan bütün hükümdarlar üzerinde fazla mağrur bir Papa'nın vaktiyle uyguladığı zorba nüfuzu iki yüzyıldan heri mahvetmedi mi? Daha aydın olan siyaset. ilahiyatçıların ve rahiplerin çok emin olması gerekir. elleri ayakları bağlı kavimleri onlara teslim ederek. onları avutarak. Eğer. milletleri paraladıktan sonra kendilerini de paralamasından korkmalıdırlar? Vatandaşlar. yeri değil midir? Bin örnek ruhanilere kanıtlamıyor mu ki. bozucu kalplere neden izin veriyor? Kalplerini istediği gibi yapabildiği halde. kendi büyüklüklüklerini zarara sokacak bir kudret ve nüfuzu uygulamada onların da çıkarı yoktur. güçleri varsa. kabul etsinler ki. hemşehriler oldukları zaman rahiplere saygı duyarız. HAKKANİYET ÜZERİNE KURULMAYAN HİÇBİR SALTANAT KALICI DEĞİLDİR Yeryüzünde hiçbir adamın. bu tarihi örneğin hissettirmesi gerekmez miydi? Hükümdarları okşayarak. rahiplere.

hiçbir hükümet, hiçbir kuvvet güvenlikte değildir. 178. SAVUNUCUSU OLSALARDI, NE KADAR KUDRET VE SAYGIYA MAZHAR OLURLARDI İlahların göstericileri (ruhani sınıf), gelişmesine hizmet etmeleri gereken insan aklına karşı kanlı bir savaş açarak, açık bir şekilde kendi çıkarları aleyhinde hareket ederler. Boş ağız kavgası ve çekişmelerle meşgul olacakları yerde, gerçekten yararlı bilimlerle uğraşarak doğanın, hükümetin ve ahlakın gerçek ilkelerini arasalardı, erişecekleri iktidar ve saygı, en bilgili insanlar üzerine hakimiyetleri, halkın onlara karşı gönül borcu ne kadar büyük olurdu! Zamanını kamu yararına hasreden, düşünce için, hem hükümdarların hem uyruğun ruhlarını aydınlatmak için kullanan bir zümrenin servet ve saygınlığına karşı çıkmak cesaretini kim gösterebilirdi? Ey rahipler! Ey ilahiyatçıtar! Ham hayallerinizi, anlaşılmaz yargılarınızı, iğrenç çekişmelerinizi artık bırakınız! Ancak milletlerin çocukluk dönemlerinde size yararlı olabilmiş olan bu hayalleri ve hayaletleri, hayal uykusu vadisine sürünüz. Sözün kısası, akıl ve insafa layık bir tavır ve davranış alınız. Karşıtlarınıza kahır ve baskı çanı çalacağınıza; kavimler arasındaki ahmakça mücadeleleri sürdüreceğinize; onlara yararsız ve bağnaz erdemler vazedeceğinize; bize, insani ve toplumsal bir ahlak vazediniz! Bize, gerçekten dünyaya yararlı erdemler vazediniz. Akıl ve muhakemenin elçisi, milletlerin vicdan ışığı, özgürlüğün savunucusu, suistimallerin iyileştiricisi, gerçeğin dostu olunuz! Biz de sizi kutsarız, severiz; herkes, vatandaşlarınızın gönüllerindeki hüküm ve nüfuzunuzu temin eder. 179. MUTLU VE BÜYÜK DEVRİMLER GERÇEKLEŞİRDİ Her dönemin filozofları, milletler içinde din imamlarına özgü sanılan rolü almışlardır. Din imamlarının felsefeye kin ve düşmanlığı, hiçbir zaman bir meslek çekememezliğinden başka bir şey olmamıştır. Düşünmeyi, düşünce üretmeyi alışkanlık haline getirmiş insanların birbirine zarar vermeye, birbirini itibardan düşürmeye bakacaklarına; batılı çürütmek, gerçeği aramak ve özellikle hükümdarların ve uyruğun aynı ölçüde etkilendikleri ve kışkırtıcılarının bile er geç kurbanı oldukları batıl fikirleri kovmak için çabalarını birleştirmeleri gerekmez miydi? Aydın bir hükümetin elinde, rahipler, vatandaşların en yararlısı olurdu. Zaten devletten bolca ödenek alan ve hayatlarını kazanmak sıkıntısından uzak olan bu adamların başkalarını eğitecek ve aydınlatmaya çalışacak bir duruma gelmesi için, okuyarak, ders alarak öğrenmeye ve aydınlanmaya koyulmaktan daha iyi ne işleri olurdu? Verimsiz, yoğun karanlıklara dalacakları yerde, biraz aydınlık gerçekler keşfetselerdi, bunların zekası daha çok hoşnut olmaz mıydı? İnsanlara özgü bir ahlakın çok açık olan ilkelerini belirlemek, ilahi ve teolojik bir ahlakın hayali ilkeleriyle uğraşmaktan daha mı zor olurdu? En sıradan kimseler, anlaşılmaz deyişlerle, hiçbir zaman bir şey anlamayacakları karanlık ve belirsiz tanımlamalarla belleklerini doldurmaktansa, kafalarına görevlerinin basit ilkelerini yerleştirselerdi, onlar için, bu daha mı zahmetli olurdu? İnsanlara, gerçek hiçbir yararı olmayan şeyler öğretmek için ne kadar çok zaman, ne kadar beyhude zahmet harcanır. Milletler için hiçbir yararı olmaksızın,

birçok ülkede, milletlerin kanlarını emen bu kadar manastır; iyi niyet sahibi hükümdarlar için, kamu yararı için, bilimlerin ve bilginin ilerlemesini sağlamak için, gençliğin eğitimi için ne kadar araç ve kaynak sunardı! Ancak, özellikle kendisinin hükmetmesini isteyen hurafe, yalnız yararsız yaratıklar yetiştirmekten başka bir şey istememiş görünür. Birçok ülkede, hiçbir şey yapmamak, insan topluluğuna yararlı hiçbir iş görmemek için mükemmel olarak donatılmış olan kadın ve erkek bir sürü papazdan ne yararlar sağlanırdı. Bunları verimsiz hayale dalmalarla, robotlaşmış ibadetlerle işgal edecek, oruçlar ve çilelerle ezecek yerde; bunların arasında niçin, dünyaya yararlı bir şekilde hizmet etme araçlarını aramaya kendilerini yöneltecek sonuç verici bir rekabet uyandırılmıyor? Gençliklerinde öğrencilerinin kafalarını masallarla, verimsiz yargılarla, anlamsız şeylerle dolduracaklarına, ruhaniler, öğrencilerine gerçek şeyler öğretmeye, öğrencilerini vatana yararlı vatandaşlar yapmaya neden davet ya da mecbur edilmiyor? Rahiplerin eğitim tarzıyla yetişen insanlar, kendilerinden akıl ve muhakeme yetisini yok eden ruhbandan ve kendilerini soyan zorbalardan başka kimseye yararlı olmazlar. 180. ALEYHİNE HİÇBİR ŞEY KANITLAMAZ İnanıcılık taraftarları, inanmayanları, çoğunlukla "samimiyetsizlikle" suçlarlar, çünkü hastalık sırasında ilkelerinde sarsıldıkları, görüşlerini değiştirdikleri ve ölürken kanaatlerini terk ettikleri görülür. Vücut perişan olduğu zaman, muhakeme yetisi de birlikte perişan olur. Sakat ve iş yapamaz insan, son demi yaklaştığında, akıl ve muhakemesinin kendisini terk ettiğini bizzat fark eder. Asıl belirgin niteliği cesareti yıkmak, korkak kılmak ve dimağı zayıflatmak olan bazı hastalıklar vardır; bazı hastalıklar da vardır ki, bedeni yıkıma uğratırken muhakemeyi asla bozmaz. Her ne olursa olsun, hastalığında kanaatini değiştiren bir inançsız, dinin kesin bir şekilde zorunlu kıldığı görevi sağlıklıyken ihmal eden bir inanandan ne daha nadirdir, ne daha olağanüstü. Saltanatı döneminde tanrılar hakkında az saygı gösteren Isparta Kralı Cleomenes, hayatının sonlarında hurafelere inanır oldu. Tanrısallığı kendisiyle ilgilendirmek için çevresine bir sürü rahip ve haham topladı. Dostlarından biri kendisine, bundan dolayı şaşkınlığını söylediğinde, Cleomenes şu cevabı verdi: "Ne şaşırıyorsunuz? Ben artık eski ben değilim; aynı adam olmadığımdan aynı tarzda düşünemem ". Din imamları günlük işlerinde, başkalarına öğrettikleri sıkı ilkeleri yalanlar ve öğrettikleri sıkı dini hükümlere oldukça sık karşı gelirler. Öyle ki, inançsızlar onları samimi olmamakla suçlarlar. Bazı inançsızlar, gerek can çekişme gerek hastalıkları sırasında, sağlıklıyken savundukları görüşleri yalanlarsa, rahipler, savundukları dini sağlıklıyken bile yalanlamazlar mı? "Kendi yapmadığınızı, neden başkalarına yaptırıyorsunuz?" paylama sorusuna maruz olmazlar mı? Cömert, açgözlülükten arınmış, görkemin düşmanı, yoksulluğun dostu Prelats'lar, yani ruhani başkanlar görüyör muyuz? Sözün kısası, birçok Hıristiyan rahibin yaratılışının, hüdaları ve örnek misalleri olan Hazreti İsa'nın sıkı ahlakına uyduğunu hiç görüyor muyuz? 181. DOĞRU DEĞİLDİR

Bize diyorlar ki; "Ateizm, toplumun bütün bağlarını koparır. Bir Allah'ın varlığına inanmaksızın anlaşma ve sözleşmelerinin kutsallığı ne olur. Tanrısallığa ciddi olarak tanık olamayan bir Ateist nasıl bağlanır? " Ancak, anlaşma ve sözleşmeler, insanın sorumlulukları yerine getirme zorunluluğuna daha çok kuvvet mi verir? Yalan söyleyecek kadar küstah olan bir kimsenin yeminini bozması için daha çok mu küstah olması gerekir? Sözünde durmayacak kadar alçak olan ya da insanların saygısını kaybetmeyi hiçe sayarak sözünde durmayacak kadar haksız olan kimse, anlaşma ve sözleşmelerini yaparken ilahları tanık gösterdi diye, sözüne ve anlaşmalarına daha çok sadık olmaz. İnsanların vereceği hükmü hiçe sayan hükümdarlar, insanların en kolay yemin edenleri ve sözleşmelerine en kolay muhalefet edenleri değil midir? 182. TEKRARLANAN GÖRÜŞLERİN REDDİ Bize hep diyorlar ki, "Halk için bir din gereklidir. Aydın kişiler bir manevi zabıtaya muhtaç değilse de, hiç olmazsa akıl ve muhakemelerini hiç geliştirmemiş olan kaba adamlar için din gereklidir. " Sarhoşluğa, hayvanlığa, saldırganlığa, hilekarlığa, her türlü aşırılıklara bu dinin engel olduğunu görüyor muyuz? Tanrısallık hakkında hiçbir fikri bulunmayan bir kavim, aralarında bölünmelerin ve kötü ahlakın hakim olduğu görülen birçok inançlı kavimden daha iğrenç bir tarzda hareket edebilir mi? Mabetlerinden başları öne eğik çıktıktan sonra, sıradan insanların, bilinen eğelencelerine daldıkları görülmüyor mu? Sözün kısası, kavimler, bu kadar kaba ve bu kadar az aklı başında iseler, bunların ahmaklıkları, uyruklarının gözlerinin açılmasına, kültür ve aydınlanmaya sahip olmalarına karşı olan hükümdarların ihmalleri sonucu değil midir? Kısaca, kavimlerin akılsızlığı; insanları makul bir ahlak doğrultusunda eğitecek yerde, yoksulları hiçbir zaman masallardan, hayal uykusundan, dini işlerden, kavramlardan ve her şeyi içerdiğini kabul ettikleri sahte erdemlerden başka bir şeyle doyurmayan rahiplerin açık bir eseri değil midir? Halk için din, alışkanlık sonucu bağlı olduğu, gözlerini eğlendiren, mizacı üstünde etkili olan ve ahlakını iyileştirmeksizin uyuşuk zihnini geçici olarak tahrik eden boş bir merasimin süslü altınlarından başka bir şey değildir. Bizzat din adamlarının itiraf ettiği gibi, insanın hayatını düzenleyen ve her türlü kişisel isteklere üstünlük sağlayan biricik yetenekli din kadar ender bulunan hiçbir şey yoktur. Adil ve hakkaniyetli düşünelim; en kalabalık ve sofu kavimde, dini sistemlerinin ilkelerini bilmeye, bu ilkelerde fesat eğilimlerini söndürmeye yetenekli kafalar çok var mıdır? Birçok kimse bize diyecektir ki; hiçbir dizgine sahip olmamaktansa, gelişigüzel bir dizgine sahip olmak daha iyidir. Bunlar iddia ederler ki, din; büyük çoğunluk üzerinde etkisiz kalsa da, olmadığı takdirde hiç vicdan azabı duymaksızın cinayetlere girişecek olan bazı şahısları zapt etmeye yarar... Kuşkusuz, insanlara bir dizgin, bir fren gereklidir. Ancak gerekli olan dizgin, hayali dizgin değildir. Onlara, gerçek ve gözle görülen dizginler gereklidir. Onlara, Pan yıldırmalarından ve umacı korkutmalarından daha zapt edici gerçek korkular gereklidir. Din ancak, birkaç korkak ruhu korkutur; bunların ise karakterlerinin zayıflığı zaten kendilerini vatandaşları için az korkunç kılar. (Yani bu korkak ruhlular zaten iyilik ve kötülüğe güçleri yetmediği için,

çok sabittir ki. Hükümdarlar ve kavimler bir gün kuşkusuz. Halk hemen hemen hiç okumaz. İlahiyatın nice derin hayalcileri meşgul eden metafizik kanıtların ve dini çekişmelerin hazmı. daha az muhakemede bulunur. devletlerin düzenlerini artık bozamayacak olan bu kadar berbat çekişmelerden utanılacaktır. sözün kısası ruhanileri ilgilenir. Hiç olmazsa bunlara inanmak zorunda olmayacak ve bunların hükümlerine riayetsizliğin tehlikesini hissetmeyecek kimse kalmaz. hahamları. aklı başında ve sağlam kimseler aydınlanır. bunlar. Bu soruya karşılık olarak derim ki. bir doktorun inceleme ve gözlemleri. bir fizikçinin "sistem"leri. hepsi insanların haberi olmaksızın insan yararı için çalışan. Hükümdarlar! Rahiplerinizin ahmakça kavgalarına katılacağınıza. halka doğru yolu gösterme özenini çoğu kez bizzat kendileri göstermezler mi? 184. 183. rahipleri. insanları daha iyi kılmaksızın karışıklığa düşüren bu ilahiyatın layık olduğu ilgisizliği ve derin nefreti teslim edeceklerdir. ilahiyat. kultür ışıkları yavaş yavaş yayılarak zamanla halkın gözlerini etlkilemeye başlar. İnsanların çıkarı er geç gözlerini açtırır. bir kimyacının deneyleri. okuyanlar. sıradan insanlar için.) Adil bir hükümet. çok sağlam bir ahlak. Genel mutluluğa hizmet etmeyen bu kadar külfetli dini işlerin yararsızlığı hissedilecektir. Gülünç bir önem atfetmekten çekilir çekilmez. bir avukatın savunmaları sıradan insanlar için ne kadar yabancı kalırsa. ilahiyatın en işlek zekalar için bile imkansız hal ve zorluklarla dolu olduğunu gördüğümüz ilkelerinden daha kolay kavranılabilir değil midir? Her ülkede halkın bir şey anlamadığı bir dini vardır. şiddetli yasalar. halk için "fazla yüce" olan ilahiyatla ancak hocaları. esassız şeylerden dolayı rahatsız olmak kadar tuhaf ve başkalarını rahatsız etmek kadar haksız bir şey olmadığını. bir geometricinin hesapları.bunların dinden korkmalarından. DEĞİLDİR "Akla dayanan ateizm insan için uygun mudur?" tarzında bir sorunun sorulması muhtemeldir. Hiç akıl yürütmede bulunmayan sıradan insanlara gelince. tartışma gerektiren her sistem insan için uygun değildir. bir ateistin kanıtları da sıradan insanlar için o kadar anlaşılmaz ve hiçbir şey ifade etmez olarak kalır. tümüyle yararsız olduğu gibi. O halde. muhakeme edenler için yazılır. toplumun geri kalan sınıfları için hem gereksiz hem zararlıdır. bir mimarın projeleri. ateizmi vazetmekte ne yarar vardır? Bunun hiç olmazsa şu yararı olabilir: Asılsız. fikir ve muhakemede bulunanlara hissettirir. Başka bir yön daha var: Halkı aldatanlar. Sıradan insanlar için yazmak ya da sıradan insanları bir darbede batıl fikirlerinden kurtarmak iddiasında bulunmak çok delice bir iş olur. bir ateistin kanıtlarından daha mı olanaklıdır? Halkın kavrayışı için. bütün uyruğunuzu . daha çok mu uysal ve uygundur? Asla! Ateizm'in akıl üzerine kurulu ilkeleri. herkese saygı ve büyüklük bırakır. bir astronomun gözlemleri. MAKUL ÖĞÜTLER Eğer ilahiyat ilahiyatçılara yararlı bir ticaret dalıysa. kafasında çok tehlikeli ekşimeler oluşturan bir şeyden kurtulmuş olmakla avunabilirdi. Makaleler. daha az düşünür. Halk tesadüfen bu ilahiyatı kaybedecek olsaydı. toplum bir yarar sağlamaz.

ancak görüşleri yüzünden başkalarına zarar verme izni kimseye verilmesin. İnsanın anlayışına sığmayan şey. "Metafizik" olan şey. anlaşılmazlığını bizzat teslim ettikleri konular üzerinde. Eğer onun batıl fikirlerini sarsmaya ya da yok etmeye erişilmiş olunsaydı. edebe aykırı hareketi uzak tutunuz. genel güvenliği. özgürlüklerine ve mallarına dokunmayınız. çalışmalarında yüreklendiriniz. bilinmeyen görüşlere ve sırlara bulaşmış işlere kör bir bağlılıktan başka bir şey değildir. "Kömürcü imanı" denilen basmakalıp imana sahiptirler. Ta çocukluklarından beri uymaları söylenen buyrukların birine karşı çıkmayı. Papazları. hükümdarların zorbalığı yüzündendir. Hükümdarlar ilahiyata karışmaktan uzak olunca. Onları adilce yönetiniz. hilekarlıkları. dini öğütleri dikkatle dinlerler. eğitimlerini gözetiniz. Bu tür kimselerin hepsi dindardır. ilahiyatçıların tartışmaları. Başka bir dünyada onları bekleyen şansla kendinizi rahatsız etmeyiniz. Bunları anlamak için kudretli deha çabaları mı gerekir? İlahiyatçılar. Akıl erdirilemeyen sırlar. büyük bir cinayet sayarlar. dinin yaptığı etkileri ve teolojinin tartışmalarının hammallara. kendinize itaat ettirmek için uydurma masallara muhtaç olmazsınız. dini ayinlerin uygulanmasında düzenli olarak hazır bulunurlar. İlahiyat efsaneleri. çiftçilere. itikat eder. onların adına inanır. anlamsız şeyler hakkındaki düşünce tarzlarıyla ilgilenmeyiniz. Size borçlu olunacak sevgi ve saygı duyguları hakkında düşünceleri birleşik olur. ilahiyatçıların çekişmelerinde korkulacak bir şey kalmaz. kavimlerin kanının akması mı gerekir? İlahiyatçıları engellerinden ve kavimlerin batıl düşüncelerinden kurtarmak çok zorsa.tekdüze bir görüşe boyun eğdirmek iddiasında bulunacağınıza. herhalde bir tarafın aykırılıklarının. Herkesin istediği gibi düşünmesine izin verilsin. yeteneklerini ve erdemlerini ödüllendiriniz. toplum da onların delice çekişmelerine katılmalı mıdır? Birkaç inatçı hayalcinin hayallerine değer vermek için. Bütün bunların ahlaka ne yararı olur? İyilik ve ahlak hakkında hiçbir fikirleri yoktur. Teolojik çekişmelerin devletler için ciddi sonuçlar ortaya çıkarması. gaspları ve yasanın cezalandırmadığı her türlü suistimali kendilerine mubah saydıkları görülür. Gerçekte. O zaman. ondan hiçbir şey koparmamaktır. Eğer milletlerin başkanları daha adil. halktan dinini koparmak. Dinin önemini ve yararını bize bu kadar çok övenler. Fiilen. dilbilginlerinin ve eleştirmenlerin tartışmalarından daha fazla ilgilendirmezdi. hariplere. hem kendileri için yararsız. din olarak adlandırılan şey. bu durumda. Hem sizin. fiziksel yaratıklar için değildir. daha aklı başında olsaydı. onların bu dünyadaki mutluluklarıyla meşgul olunuz. halkın hiçbir fikri yoktur. aralarında çekişecek kadar deli iseler. ulusunuzun tek rehberi olursunuz. dinleri hakkında. kadınlara ve büyük şehirleri dolduran bozuk ahlaklı birçok uşağa ne yarar sağlayabildiğini bize göstermeliydiler. 185. zanaatkarlara. fizikçilerin. ancak akıl ve muhakeme sahipleri üzerinde hükümran olma sanatını bilmemezlikten gelen zorbalar için yararlıdır. her türlü dolandırıcılıkları. tabiplerin. sınırlı zekalar için yapılmış değildir. karşılıksız çalışmayan . kendilerine iyi yasalar veriniz. öteki tarafın budalalıklarının kötü etkiler oluşturmasına engel olmak çok kolaydır. Onlar da rehberlerinin meçhul itikatlarına sözle katılırlar. insanlara göre değildir.

önce. Maddiyat. din büyüklerinin hala "itiraz götürmez gerçekler" gibi yutturmaya çalıştıkları. masallarla uyutulan çocuk muamelesi yapmıştır. 186. yollarını kaybettirmeye yarar. Kendisi olgunlaşmaya yeteneksiz olduğundan. ilerlemesine engel olan hayaletlerle korkutur. Teoloji. kavimlerin hayalgücünü çocukça hayallerle dolduran anlayışı geliştirmiş.rehberleri hakkındaki tehlikeli güvenleri azaltmaktan ya da yok etmekten ve din bahanesi altında. İnsanları yönetme sanatı. her şeyin yerine geçer. bu buluşlara hep anlaşılmaz bir eda vermeye ve bunları sır gölgeleriyle kuşatmaya özen . siyaset. Eğer. bilim ve muhakemesini eğitmek. "kutsal gerçekler" olarak yutturmuş olduğu masallarda insan zekasını otlatmakla işe başlamış. insan zekasını ancak efsanelerle işgal etmiştir. kendisini çoğu kez pek kötü aşırılıklara yönelten kimselere güvenmemeyi öğretmekten başka bir şey yapılmış olmazdı. hükümdarları adaletsiz ve utanmaz zorbalara. gerçek bilginin ilerlemesine karşı. tanrıların göstericileri arada sırada bazı yararlı buluşlar yaptılarsa. erdemli olmalarına her şey muhalefet eder. Din. aşılması olanaksız engeller oluşturur. kendi içeriğini bilmek. Rahiplerle bütün asırların en iyi zekaları arasında hep kalıcı olan kavga şundandır: Her dönemde. kavimlere. hurafenin kuşatmak istediği engelleri. yasama. kendi görüşüne uymayınca. Sözün kısası. egemenler görmüşlerdir. Her şey. insan zekasını korkutma ve yıldırmalar altında ezer. İlahiyat. UTANMAKSIZIN TANRISALLIK TARAFINDAN GÖNDERİLDİKLERİNİ SÖYLEYEN ADAMLAR TARAFINDAN TESİS EDİLMİŞTİR İnsan zekasının tarihini biraz izlemek zahmetine katlanılırsa. ilahiyat. insan zekasını sonsuza kadar küçük tutmak iddiasında bulunduklarını. insanlara hep. bilimin ve mutluluğun yolunda insanlara rehberlik etmekten çok. iyi işlerde bulunmalarına karşı derin bir cehalet içinde tutmaktan başka bir şeyle ilgilenmez. milletleri ve başkanlarını. kavimleri ise hüdaventlerinin teveccühüne hak kazanmak için ahlakı ayakları altına alan cahil esirlere dönüştürür. Halk için. halkı sofu yapmaya yardım eder. ilahiyat. ancak kendisi de karanlık olduğundan. milletleri göksel belaları olan esrarengiz bir zorbalığa dönüştürür. zorluk çekilmeden teslim edilir ki. görünür ki. ilişkilerine. gerçeklerden yılgınlığa düşer. ilkeleri keyfileştirmekten. Hurafe. Din. maneviyat. ahlakı tanrıların ya da gösl eri cilerinin keyif ve duygularına bağlı kılmaktan başka bir şey yapmaz. Hurafe. Ahlakı belirsizleştirmekten. CEHALETLERİNİN YARDIMIYLA. ancak onların acıyan. Allah'larından ve bunların inanılmaz işlerinden başka bir şey söylememiştir. gerçek çıkarlarına. rahiplerinin kendilerine göstermek istediği yaratılış kuralından başka bir kural. deneyler yapmak imkansızlığı içinde. insanların yüreklerini ve zekalarını daraltmaya özgüdür. insan zekasının sınırlarını adlandırmaktan çekinmiştir. Batıl dini düşüncelerin kör ettiği insan. onlar için anlaşılmaz muammalardır. insanları kötülükte ve cehalette tular ve en çok ilgileri olan şeyleri öğrenme isteğini bile onlardan koparır. akıllı. görevlerine. din. din. başka hareket çizgisi yoktur. Eğitmek ve öğretmek bahanesiyle.

yalnız bunlar için gönül eğlendirici olan cazip fikirlerinden gizli anlamlar çıkarmalarına izin verilmiştir. ilk unsurlarını ödünç almak zorunda kalmıştır. İlkelerinde belirsiz ya da yanlış ve uydurma masallarla karışık ve özellikle hayalgücünü karıştırmak için yapılmış olan bu felsefe. Onların ellerinde bilim. Thergie'lerinin*. 187. dinden uzaklaşmaksızın bunlardan hala uzaklaşılamaz. karanlık olan ve karanlık olması kendisine şaşırtıcı ve ilahi süsü veren bir kutsallık. Pisagor'lar. muammalardan. gizli kapaklı sözlerden. Milletlerin ilk yasa yapıcıları rahipler oldu. hilekarlar ya da puta tapan hayalciler tarafından düşlenen garabetler hala . ruhlardan. bize. Allah tarafından eğitildikleri ve yeryüzünün kaderini. Keldanı rahiplerine göre. levhimahfuzda (Allah tarafından değerlendirilen şeylerin yazılı olduğu manevi levhada) okuma yeteneğinde bulundukları sanılan ve kendilerine cesaretle "Allah'ın elçileri" süsünü veren kimseler hakkında şaşakalmış halka. Bunlar. ya da daha doğrusu bu dinler biçim değiştirmekten başka bir şey yapmadı. hala tümüyle anlaşılmaz olan şeyleri pek çok beğenenler için. Bu şekilde. meleklerden. Platon'lar önemsiz bazı bilgiler elde etmek için rahiplerin ayakları önünde sürünmek. Memphis ve Babillon'un bazı hayalcilerinin tahayyül etmiş oldukları varsayımlar. perilerden. üzerinde en büyük dehaların binlerce yıldan beri çalıştığı o boş ve soyut bilimin temelini oluşturan başka hayali görüntülerden söz ederler. efsunlarının dikkat çeken artıklarını da bu dinlerde görüyoruz. bu bilimin temellerini oluşturmaktadır. göksel yaratıklardan. Bu sarsıntıların. Mısır'dan alınmış tuhaf fikirlerle dolu olduğunu gördüğümüz ibrani dininin peygamberlerinden. ilk bilginler rahipler oldu. bugün bile felsefe aleminin büyük bir bölümünde geçerlidir ve hüküm sürer. cinaslı ve kerametli sözlerden başka bir şey söylemediler. sırlarına kendilerini de ortak etmeleri için istedikleri sınavlardan geçmek zorunda kalmışlardır. büyülerinin. hurafeler bulaşmış dini işlerinin. ilk mitolog ve şairler rahipler oldu. felsefe. AYİNLERİNİ HEP BİRBİRLERİNDEN ALMIŞTIR Eski rahiplerin dinleri yok oldu. Bu teoriler ve hayali sırlar. cinlerden. merak uyandırmaya. Her ne kadar yeni ilahiyatçılarımız onlara sahtekar gözüyle bakıyorlarsa da. ancak sarsılmış olarak yürüdü ve ancak "kekeledi". çağdaş teoloji tarafından kabul edilmiş olduğundan. Teolojik teoriler ve eski ileri gelenlerinin gizli hayalleri. ilk tabipler rahipler oldu. Teolojinin başka bir tarzda yeniden giydirmekten başka bir şey yapmadığı dogmaları çağdaş dinlerimizde hala aynen bulmakla kalmıyoruz. Gizli amaçlardan.göstermişlerdir. aklı yolundan saptırmakta hükümet tarafından çıkarcı kılınan bu hayalciler mektebindendir ki. rahiplerinden. "kutsal"laştı ve rahip olmayanlara yasak bir şey oldu. genel toplamı artık bizim için var olmayan sistemlerinden birçok dağınık kısımları topladılar. Bu teoriler ve hayaller. zekayı aydınlatacak yerde kör etti ve insan zekasını gerçekten yararlı amaçlardan alıkoydu. hayalgücünü çalıştırmaya hizmet etmeye ve özellikle. Bu şekilde. iblislerden ve en derin düşünürlerin düşüncelerinin konusu olan metafizikten. Mısır ve Hindistan. bu sınavdan geçirilmelerin pahasınadır ki. kutsal bir saygı ilham etmeye çok elverişli araçlar olmuştur. yasa yapıcılarından kalan türbeleri saygıyla ziyaret etmeleri hala Hıristiyanlara emredilir.

Sözü. insan kendi kendini anlamak imkansızlığına düşer. eşyanın içyüzünü açıklamak mıdır? Üzerine küstah bakışlarını boşuna yönelteceği kendisine her dakika tekrar edilen "hikmetirabbaniye" haynelerinin derinliklerine başvurulduğu zaman. hacların. ibadet işlerinin zihinleri meşgul ettiği ve meditasyon konuları olduğu görülür. felsefenin seyrini düzenleme yetkisine özellikle teoloji sahip olmuştur. zaten açıklanması zor görünen insan içeriğini anlatabilir mi? Bir Hıristiyana sorunuz: Dünyanın kökeni nedir? Size cevap olarak. * Gökyüzü ruhları ile ilişkiler üzerine kurulu bir tür büyü. görülemeyen kudretlere. eklemek ve o anki amaçlarına uymayanları kaldırmak hakkını koruyarak. maddi olmayan etkenlere bağlamak ve dayandırmak. Ancak.Hıristiyanların "kutsal" görüşleridir. akla ve apaçık ilkelere karşı insanı güvensiz yapan. doğa. Bu nosyonlar. . doğaüstü ya da gizli nedenler koydu. "Kainatıyaratan Allah'tır" diyecek. insanların bütün dinleri arasında göze çarpıcı benzerlikler görülür. kıtlıkların. Sorarım: Eşyayı birtakım meçhul etkenlere. insan zekası daha çok aydınlatılmış olur. o oranda. insan cesaretini kıran. depremlerin nedenleri nedir? "Allah'ın gazabı". yararsız ve tehlikeli girdapları. felsefeyi anlaşılmaz ve en açık gerçekleri kuşkulu yapmaya özgü bir jargona dönüştürdü. gerçeği aşılması olanaksız surlarla kuşatmak için özel olarak icat edilmiş görünen kelimelerle doldurdu. Mısır dini. anlaşılması bu olayların anlaşılmasından daha zor olan etkenlerle açıkladı. dönem dönem kederlendirdiği ve sevindirdiği görülür. Doğal ve basit nedenler yerine. başarısız bir şekilde sonda etmekle ilgilendi. 188. putatapma (sanemperestlik) ayinini bu dinden uzaklaştırmış olan Musa'nın dinine temel hizmetini görmüştür. Tarihe biraz göz atılırsa. metafiziğin hayali ve yasak bölgelerine attı. felsefeye ne katkıda bulundu? Teoloji. İnsan zekasını. Müslümanlık ise. su baskınlarının. En eski zamandan günümüze gelinceye kadar. Yaratmak nedir? Bu konuda hiçbir fikre sahip olunmaz. Teoloji. Hıristiyanlıktan. Bu felaketlere karşı ne çareye başvurulmalı? Duaların. Dinler.. seleflerinin malzemelerini kullanmışlardır. Yahudilikten ve Arabistan'ın eski dininden ibarettir. Vebanın. gerçekte dinin bize "açıkladığı" nedir? Din ne kadar çok incelenirse. Her yerde iğrenç ibadet yerlerinin. 189. teolojik nosyonların bütün fikirlerimizi karıştırmaktan başka bir sonuca ulaştırmadığı görülür. teolojisiz. açıklamaktan çok karıştıran. Musa hizipçi bir Mısırlıdan başka bir şey olmamıştır. Allah nedir? Bu konuda hiçbir şey bilinmez. savaşların. Akıl yürütme sanatını bir sözcük bilimine çevirdi. sürekli anlaşılmayan bir hal alır. Zor olayları. kurbanların. birleştirilmiş " Yudaizm"den (Musevilikten) başka bir şey değildir. zekasının gücüne güvensizliğe iten. hayret durumunda. bize olanaksız şeylerle açıklar. koleranın. Kesinlikle akıl erdirilemeyen tanrısal içerik. Çeşitli hurafelerin soyut hayaletlerini ve ayin biçimlerini birbirlerinden aldıkları görülür. genellikle bunları birleştirmek. Zor şeyleri. Hıristiyanlık. kavimleri. anlamsız ve eşyanın içyüzünü ifadeden aciz olan.. AYDINLATMAZ Din taraftarlarına bakılırsa. namazların. Yeryüzünün her yerinde dini fikirlerin. eşyayı. Burada. her şeyi sırra dönüştürür. kuraklıkların. dünyada hiçbir şey açıklanamaz.

Yerküre güneşin çevresinde döner mi? Böyle bir sistem. ne maharetler kullanmışlardır! Buluşlarını dinlerin kutsallaştırdığı ham hayallerle. hissettiğini. KISITLADIĞI VE KÜLTÜR. ne hacmi.adakların. çıkarlarına uymayan sistemleri söndürmeye hep özen göstermişlerdir. çelişkili. tanrısallığın sinesinde gizli bir sırdır. bu bir sırdır. bunun. ünlü filozof Descartes'ın felsefe mesleğinin taraftarı ya da bu felsefeye mensup demektir. fahiş hatalarla birleştirmek için. düşündüğünü görmüyor muyuz? Sorumuza cevap olarak. İnsan türünü bozmaya özgü bir şeytanı Allah neden yarattı? Bu konuda bilinen hiçbir şey yoktur. hayvanın da insanlara çok benzer bir şekilde hareket ettiğini. Ancak. Hayvanların ruhları var mıdır? Hayvanların makineler olduğunu Karteziyen* size temin eder. tanrısal gazabı yatıştırmak için gerçek çareler olduğunu bize söylerler. Ancak. her dönemde "Procuste'ün . Bugün bu konuda ne düşünülüyor? Tanrısal bildirime rağmen. hatta saçma. hakkında hiçbir şey bilmeden insana uygun gördüğünüz ruhtan. Böyle bir cevheri akıl alabilir mi? Bu konuda bir şey bilinmez. Malebranche'ler ve diğer birçoğu ne kadar varsayımlar. hayvanların ruhları. tanrıların göstericileriyle çekişmeye. "İlk kadın tarafından aldatılan ilk erkek. eski ve yeni bütün düşünürler ne kaçamaklar. AKIL VE GERÇEK IŞIKLARININ İLERLEMESİNİ NE KADAR ERTELEDİĞİ HAKKINDA Her dönemde düşüncenin gerçek zorbaları olmuş olan ruhanilerle. iki yüzyıl önce sofu bir fizikçi. Bu kadını böyle bir budalalık yapmaya kim yöneltti? "Şeytan". fikirleri teolojinin ilkeleriyle her çatıştıkça. Allah'ın dokunmayı yasakladığı bir elmadan yedi". Teoloji. Ancak şeytanı kim yarattı? "Allah". (A. kendi kendilerini ne kadar yedek önlemlerle kuşatmışlardır! Bazı açıkgöz rahipler. insanların ölümsüz ruhlarını korkutmakla yetinen ve hayvanların ruhları konusunda aynı çıkara sahip olmayan ilahiyatçılarımızı. tam hayal derler. dövüşmeye ve düşmanlığa düşmekten çekinmek için. bizzat tanrısallık tarafından bildirilmiş olmakla kutsadığı mukaddes kitaba uygun olmadığından. İnsan vücudunun eylem ve hareketlerinin gizli ilkesi ve gizli etkeni nedir? "Ruhtur". mantıksız olmak tehlikesine düştüğü ölçüde. Allah neden gazaba gelmiştir? Çünkü insanlar kötüdür. Ne rengi. ne şekli. İnsanlar neden kötüdür? Avrupalı bir teoloji bilgini size hemen der ki. küfür ve itaatsizliğe düşmeksizin düşünülemeyeceğini söyledi. Bir ruh nedir? Maddi olmayan bir varlıktır. bugün Hıristiyan filozoflar. vahiy-eser kitaplarının tanıklığından çok açıklığa teslim olmaya erişmişlerdir. hayvanı ne hakla mahrum ediyorsunuz? Şu nedenle olacak ki. dünyanın maddi ve ruhani meselelerini açıklamak için doğurmak zorunda olduğu çocukça durumun örnekleri işte bunlardır. dolambaçlar hayal etmek zorunda kalmışlardır! En büyük filozoflar. mantık açısından zor bir duruma düşürebilir! Yuları hep teolojinin elinde olarak çekilip götürülen felsefenin. * Karteziyen. Descartes'lar. Ancak. ne organı bulunan bir cevherdir.C) 190.

halkın kutsallaştırdığı batıl fikirlerden hiçbir tehlike olmaksızın ayrılmak mümkün olmamıştır. Straton. Socrates'ların. hep yararsız ve çoğu kez türümüze zararlı kuruntular üzerinde delice hayat tüketen birçok çalışkan kafaların kaybedilmesini.) Yüzyıllardan beri.Yatağı" olmuştur. bu yatağa yabancıları yatırırdı. duygusal mucizelerden ve keramet içeren şeylerden fazla arınmış olan sistemleri. bu kişilerin gerçek duyguları çoğu kez anlaşılmaz ve dolayısıyla bizim için yararsızdır. Bazı eski ve yeni filozoflar. Platon'ların. ya da düşünüleni açıkça söylemeye. genellikle cezaya çarpıldılar. VE KANITLANSA AZDIR Dünyaya gerçekleri açıklayan her adam. Spinoza ve Bayle vb. atlarla çektirerek ayalkarını uzatırdı. ayakları yataktan uzun olursa keserdi. hakkında dahileri aydınlatmaya yeterli olmaz mıydı? Hurafe hemen hep kavimlerin dikkatini. aklı dinlemeyecek ölçüde masallarla henüz keyf halinde olunan bir dünyada çok az izleciyi buldu. siyaset. ne erdemleri. Ancak kuruntuya aşık muhayyileler için fazla sade. akıl ve muhakemeden vazgeçmeleri ve akıl ve muhakemeyi imana boyun eğdirmeleri kendilerine bağrılarak söylenen yeni filozoflar. Din. dehalarına nasıl özgürce gezinti verebilir. Bu feryatlar. "küstahlıklarından" dolayı. Bunlar. Hiçbir türden buluş yapmaya asla izin verilmedi. tecrübe ve aklı rehber yapmak ve hurafelerin zincirinden kurtulmak cesaretini gösterdiler. ya da insanın her yerde kurbanı ve şaşkını olduğu batıl fikirleri eleştirmeye asla elverişli olmadı. boş bir teoloji ve küstah tartışmalarla ilgilenecek yerde. Bunu yapmaya cesaret edenler. yalanı gerçekle karıştırmak oldu. batıl fikirlerin kalın perdesini yırtmaya ve felsefeyi ilahiyatın engellerinden kurtarmaya cüret ettiler. hangi insandır? Bunca ünlü düşünür. çoğu kez korkak bir gönül okşacılığıyla. fizik. ancak korkuyla titreyerek. Kanıtlarını ve tanrılarını savunmak için kralların yardımına muhtaçtırlar. kapalı kelimelerle konuşmak. ziraat vb. hiçbir zaman özgürlük olgunluğuyla düşünmeye. devletleri yardıma çağırırlar. 191. Ancak felsefeleri. Gizli olan inançlarının anahtarı kaybolduğundan. ahlak. utanç içinde. birçoklarının biri açık öteki gizli çifte inancı oldu. akıl ve muhakemeyi nasıl olgunluğa yöneltebilir. Üzerine yatmak zorunda bıraktığı kimsenin ayakları yataktan kısa olursa. Epicure. aklı başında insan. Yenilerden Hobbes. hayranlıklarını. insan zekasının ilerlemesi nasıl hızlandırılabilir? Büyük insanlar gerçeği. Ancak etkenleri olarak ne ışıkları. gerçeği ifade etmek cesaretine çok ender olarak sahip oldular. Democrite ve öteki bazı Yunan bilginleri. aralıktan gördüler. yerlerini. avaz avaz bağırarak. Zenon'ların. Epicüre'ün izleri üzerinde yürüdüler. din imamlarının öfkesini ve düşmanlığını üzerine çekeceğinden emindir. fikirlere ne kadar ışık saçabilirdi! Dini görüşlerinin mal olduğu çabaların yarısı ve kültlerin milletlere gerektirdiği masrafın yarısı. En acımasız tarzda yok edilmek tehdidi altında. masal içerikli varsayımlarına ve tahminlerine terk etmek zorunda kaldı. hazinelerini yutar. ne mutlulukları vardır. . Lencippe. tıp. acı ve sıkıntı duymaksızın düşünebilecek. Bütün dönemlerde. davalarının zayıflığını gereğinden fazla açığa vurur. En aydın adamların bütün yapabildikleri. (Bu haydut. Onların çok masraflı bir dinleri vardır.

daha çok uzatmaktan başka bir güce sahip değildir. * Pandora Yunan efsanelerine göre Vulcain tarafından yaratılan ilk kadındır. "Pandora kutusu" deyimiyle. yok edilmesi gereken bir delilik var mıdır? 192. akıl ve insafın. onu tam bir cehalet içinde bulundurmaktan başka bir şey yapmamıştır. hem de bu dertlere karşı kullanabileceğimiz doğal çareler hakkında bizi aldatır. Başka her konuda cezaya çarpılmaksızın hata edilebilir. onu bütün güzelliklere ve hünerlere boğmuştur. doğrunun. neden ibarettir? İnsan soyuna hiçbir hayrı olmayan. çoğunlukla haksız ve kötü olmayı insanlara bir üstünlük haline getiren bir dinin bu kadar övülen yararı. insanları daha iyi yapmaktan aciz olan. eski Yunanlıların Havva'sıdır. Pandora. ilkesiz. ahali çıldırır. yolunu kaybedenlere acınır. hasta hayallerden başka bir temele sahip olmayan ve zekaya anlamsız kelimelerden başka bir şey sunmayan bir bilime sahip olduğunu görmek kadar acı verici hiçbir şey var mıdır? Kimsenin anlamadığı ve ilgilenmeye değer bulanları usandıran. insan ruhunu karanlıklarla doldurmaktan. gerçek görevleri. haklı olarak daha çok önüne geçilmesi. insan soyunun gözünü kör etmekten ve sinir krizleri davet etmekten. Dinin bulutlarını bertaraf ederektir ki. Genel ve özel huzurun. gerçek çıkarları hakkında. ahlakın. hem dertlerimizin nedenleri. milletler ne için olduğunu bilmeksizin homurdanmaya başlar. her dönemde. Bundan dolayı. ünlü bir çağdaş olan Milord Bolingbroke'un Asan Metruke'sinde (Terk Edilmiş Eserlerinde) bulduğumuz bir sözünü tekrar edelim: İlahiyat "Pandora" kutusudur. hükümdarlar imha ederler.) -sOn- . Din işlerinde yanılmaya gelmez. gerçek bağlılık ve ilişkileri. dertlerimizi şiddetlendirmekten. Bu din. hiçbir zaman boş. bütün kötülükler bu şekilde ortaya saçılmıştır. talihinin eziyetli sıkıntılarını hafifletmeye yetenekli gerçeklerden yoksun kılarak. gerek yapılan keşiflerde ilahiyatın ilgisine karar verilir verilmez kutsal bir çaba alevlenir. Jupiter ona içinde bütün kötülüklerin hapsedildiği bir kutu hediye etmiş ve kendisini bu "arz"a. bazı yeni gerçekler keşfeden kimselere bazı mertebeler verilir. Kutunun dibinde yalnız ümit kalmıştır. herhalde bu çok uğursuz kutunun açılmış olduğunu hatırlatmak yararlıdır. din. güzellikler görüntüsü altında birçok felaketin yapıcısı olan şey anlatılır. Bunlar evlendikten sonra Epimethe kutuyu açmış. daha çok acımaya değer. kendisini daha çok sefilleştirmekten başka bir şey yapmayan delilikten. İyileştirmek şöyle dursun. ilk erkek olan Epimete'ye göndermiştir. çoğaltmaktan ve daha çok sürdürmekten. Gerek düşülen hatalarda.C. İlahi hikmet ve marifet olan Minerve ona hayat vermiş. Bunu tekrar kapatmak mümkün değilse. (A. bizi erdeme götürecek gerçek nedenlerin kaynaklarını ortaya çıkarırız. AÇILMIŞTIR Din."Yetişin imdada" denilen yerde sıkıntı vardır.

www.iskenderiyekütüphanesi.com .

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->