Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali

Jean Meslier

www.iskenderiyekütüphanesi.com

1.GİRİŞ 2.TEOLOJİ YANİ İLAHİYAT NEDİR? 3.İNSAN NE SOFU DOĞAR NE DİNCİ 4.BİR ALLAH'A İNANMAK GEREKSİZDİR EN DOĞRUSU ONU HİÇ DÜŞÜNMEMEKTİR 5.DİN, SAFDİLLİK ÜZERİNE KURULMUŞTUR 6.HER DİN BİR SAÇMALIKTIR 7.ALLAH'I SINIRLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR 8.HURAFENİN KÖKENİ 9.TÜM DİNLERİN KÖKENİ 10.DİN ARACILIĞIYLA, ŞARLATANLAR, İNSANLARIN DELİLİKLERİNDEN YARARLANIRLAR 11.DİN, CAHİLLERİ MUCİZEYLE KANDIRIR 12.AHMAK VE BARBAR BÜYÜKLER OLMASAYDI DİN OLMAZDI 13.HER DİN TAHAKKÜM İSTEĞİNDEN DOĞMUŞTUR 14.HER DİNE ESAS HİZMET VEREN ŞEY, KUŞKULU ŞEYLERİN EN KUŞKULU OLANIDIR 15.ALLAH'IN VARLIĞI HAKKINDA KANAAT EDİNMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR 16.ALLAH'IN VARLIĞI KANITLANMAMIŞTIR 17."ALLAH BİR RUHTUR" DEMEK, HİÇBİR ŞEY SÖYLEMEMEK, HİÇBİR ANLAM İFADE ETMEMEKTİR 18.RUHANİYET BİR HAM HAYALDİR 19.HER VARLIK MADDENİN BAĞRINDAN ÇIKMIŞTIR 20.YENİ İLAHİYATIN METAFİZİK ALLAHI NEDİR? 21.GÜNEŞE TAPMAK, BİR RUHA TAPMAKTAN DAHA AZ AKLA AYKIRIDIR 22.BİR RUH-ALLAH, İRADE KULLANAMAZ VE İCRADA BULUNAMAZ 23.ALLAH NEDİR?

24.İLAHİYATIN DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİLERİ 25.ALLAH'A TAPMAK BİR MEVHUMA TAPMAKTIR 26.ALLAH'IN SONSUZLUĞUNUN VE İLAHİ İÇYÜZÜNÜN BİLİNMESİNİN İMKANSIZLIĞI TANRISIZLIĞA NEDEN OLUR VE BUNU HAKLI KILAR 27.ALLAH'A İNANMAK HİÇ İNANMAMAKTAN NE DAHA EMİNDİR, NE DE DAHA AZ CANİYANE 28.ALLAH'A İNANMAK OTOMATİK BİR ÇOCUKLUK ALIŞKANLIĞIDIR 29.BU İTİKAT, BABALARDAN ÇOCUKLARA GÖRENEKLE GEÇEREK YERLEŞMİŞ BATIL BİR İNANIŞTIR 30.BATIL İNANÇLARIN KAYNAĞI 31.BATIL İNANÇLAR NASIL YAYILIR VE KÖKLEŞİR 32.HENÜZ MUHAKEMEDE BULUNMAYA GÜÇSÜZ OLDUKLARI BİR YAŞTA EĞİTİLMESELERDİ, ZAMANIMIZ İLAHİYATININ İLKELERİNE İNSANLAR ASLA İNANMAZLARDI 33.DOĞA OLAYLARI ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAMAZ 34.DOĞA OLAYLARI, DOĞAL NEDENLERLE AÇIKLANIR 35.DÜNYA YARATILMAMIŞTIR VE MADDE KENDİ KENDİNE HAREKET EDER 36.HAREKETİN MADDENİN KENDİSİNDE VAR OLDUĞUNUN VE DOLAYISIYLA RUHANİ BİR HAREKET ETTİRİCİ VARSAYMAK GEREKSİZLİĞİNİN ÖTEKİ KANITLARI 37.İNSANIN VARLIĞI HİÇBİR ŞEKİLDE ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAMAZ 38.NE İNSAN NE DE EVREN RASTLANTININ ESERİDİR 39.EVRENİN DÜZENİ DE BİR ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAMAZ 40.SOYUT BİR RUH ZEKİ OLAMAZ VE BİR İLAHİ ZEKAYA TAPMAK HAM BİR HAYALDİR 41.TEOLOJİNİN ALLAH'INA VERDİĞİ BÜTÜN NİTELİK YİNE TEOLOJİNİN ALLAH'TA VARSAYDIĞI İÇERİĞE AYKIRIDIR 42."YARATILIŞIN KONUSU VE AMACI İNSAN TÜRÜDÜR" DEMEK SAÇMADIR 43.NE ALLAH İNSAN İÇİN YAPILMIŞTIR NE İNSAN ALLAH İÇİN 44.EVRENİN OLUŞUMUNDAKİ AMACIN İNSANIN MUTLULUĞU OLDUĞU DOĞRU DEĞİLDİR 45.ALLAH'IN LÜTFU DENİLEN ŞEY BOŞ BİR KELİMEDEN İBARETTİR 46.BU SÖZDE ALLAH LÜTFU DÜNYAYI İYİLEŞTİRMEKTEN ÇOK BOZMAKLA MEŞGUL VE İNSANIN DOSTU OLMAKTAN ÇOK DÜŞMANIDIR 47.HAYIR, DÜNYA ZEKİ BİR VARLIK TARAFINDAN YÖNETİLMEZ 48.ALLAH DEĞİŞMEZ OLARAK TANINAMAZ 49.İYİLİKLER VE KÖTÜLÜKLER DOĞANIN ZORUNLU NEDENLERİ VE ESERLERİDİR. BUNDA

HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEYEN ALLAH NE ALLAHTIR ? 50.BU HAYATIN ZORLUKLARINA KARŞI DİNİ TESELLİLERİN BOŞLUĞU. BİR CENNET BİR AHİRET UMUDU HAYALDİR, HAYAL ÜRÜNÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 51.DAHA AZ HAYALİ OLMAYAN SAÇMA FİKİRLER 52.İLAHİYATÇI ALLAH'INI INSANLIĞIN EKSİKLERİNDEN KURTARMAYA BOŞUNA ÇALIŞIYOR: YA ALLAH ÖZGÜR DEĞİLDİR YA DA İYİ OLMAKTAN ÇOK KÖTÜDÜR 53.BİR TANRISAL LÜTUF A, SONSUZ İYİ VE KUDRETLİ BİR ALLAH'A İNANILMAZ 54.İLAHİYAT, ALLAH'INDAN BİR DELİLİK, BİR ADALETSİZLİK, BİR KÖTÜLÜK VE GADDARLIK İFRİTİ, ALABİLDİĞİNE DÜŞMANLIK, KİN VE NEFRET DOLU BİR VARLIK YAPMAKTADIR 55.HER DİN, TANRISALLIKTAN ALÇAKÇA VE AKILSIZCA KORKMA DUYGUSU VERMEYE ÇALIŞIR 56.GERÇEK DİN İLE EN KARANLIK EN ALÇAKÇA HURAFELER ARASINDA BİR FARK YOKTUR 57.İLAHİYATIN ALLAH HAKKINDA VERDİĞİ DÜŞÜNCELERE GÖRE ALLAH'I SEVMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR 58.CEHENNEMİN SÜREKLİ CEZA VE EZİYET İNANCINI İCAT ETMEKLE İLAHİYATÇILAR, ALLAHLARINDAN, TİKSİNİLECEK VE İNSANLARIN EN KÖTÜSÜNDEN DAHA KÖTÜ, AHLAK BOZUCU, AMAÇSIZ VE YALNIZCA KEYFİ İÇİN ZALİM BİR ZORBA YAPMIŞLARDIR 59.İLAHİYAT AÇIK BİR ÇELİŞKİLER ZİNCİRİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 60.ALLAH'IN SÖZDE SANAT ESERLERİ İLAHİYATIN YÜCELİĞİ DENİLEN ŞEYİ ASLA KANITLAMAZ 61.ALLAH'IN YÜCELİĞİ, MELEKLERİN VE SAF RUHLARIN YARATILMASI İDDİASINDA DA DAHA ÇOK GÖRÜLMEMEKTEDİR 62.İLAHİYAT, ALLAH'ININ HER ŞEYE YETEN KUDRETİNDEN SÖZ EDER VE ONU HEP ACİZ GÖSTERİR 63.YERYÜZÜNÜN BÜTÜN DİN SİSTEMLERİNE GÖRE ALLAH'IN MEVCUTLARIN EN MAYMUN İŞTAHLISI EN MAKUL OLMAYANI EN BUDALASI OLMASI GEREKİR

SUÇLULAR ÜZERİNE "AYIRMAKSIZIN" BELA VE SIKINTI DÜŞÜREN BİR VARLIĞI "ADALET VE İYİLİK ALLAHI" OLARAK ADLANDIRMAK SAÇMADIR.İLAHİYAT. HER BOZUKLUK.İNSAN İRADESİNE GÖSTERİLEN KANITLARIN REDDİ 75.64. TOPLUMUN KÖTÜ ADAMLARI CEZALANDIRMAYA HAKKI OLMADIĞI SONUCU ÇIKARILMAMALIDIR 74. MASUMLAR. FELAKETLERİNİN TEK NEDENİNİN KUCAĞINDA. ALLAH'INA GÜÇLÜLÜK HAKKI YANİ BÜTÜN HAKLARA TECAVÜZ ."TANRININ İSTEĞİ İNSAN İÇİN TANRISAL BİR SIRDIR.KÖTÜLÜK ALLAH'TAN GELMEZ DEMEK SAÇMADIR 65.YASAKLAMAYA MUKTEDİR OLDUĞU HATALARI SUÇLAYAN VE CEZALANDIRAN BİR ALLAH.ŞEYTAN DA DİNLER GİBİ RAHİPLERİ ZENGİN ETMEK İÇİN İCAT EDİLMİŞTİR 68. ALLAH'IN CEZALANDIRACAĞI SUÇLU İNSANLARA TANRISALLIĞIN GADDARLIĞINDAN ŞİKAYET ETME HAKKINI VERİR 66. FELAKETLERİYLE AVUNMALARINI İNSANLARDAN İSTEMEK PEK GARİPTİR 71. DOLAYISIYLA ALLAH'IN CEZALANDIRMA VE ÖDÜLLENDİRME HAKKI YOKTUR 78. KÖTÜLER. İNSANIN BU SIRRI İNCELEME VE BU KONUDA BİR KARAR VERME HAKKI YOKTUR" DEMEK SAÇMADIR 70. HER GÜNAH ANCAK ALLAH'A ATFEDİLEBİLİR.ALLAH'A ATFEDİLEN HER ŞEYİ BİLME SIFATI.ALLAH İNSANOĞLUNU HATA YAPMAZ NİTELİKTE YARATMADIYSA CEZALANDIRMAYA HAKKI YOKTUR 69.HER KÖTÜLÜK.İNSAN İRADESİ BİR HAM HAYALDİR 73.İYİLER.EĞER OLSAYDI ALLAH DA ÖZGÜR VE ÖZERK OLMAZDI. BÜTÜN DİNLERİN YARARSIZLIĞI İŞTE BUNDANDIR 76.İLK GÜNAH VE ŞEYTAN HAKKINDA DİNİ HİKAYELERİN SAÇMALIĞI 67.İNSANLARIN YAKARIŞLARI ALLAH'IN YÖNETİMİNDEN HOŞNUT OLMADIKLARINI KANITLAR 79.BİZZAT TEOLOJİNİN İLKELERİNE GÖRE İNSAN TEK BİR AN BİLE ÖZGÜR DEĞİLDİR 77.İNSAN İRADESİNİN (TANRI TARAFINDAN İNSANA BIRAKILMIŞ İRADE) VAR OLMAMASINDAN. BENLİĞİNDE BUDALALIKLA ZULMÜ BİRLEŞTİRMİŞ BİR DELİDİR 72. BOŞ BİR İNANÇ. ANCAK.BU DÜNYANIN ZULÜM VE SEFALETLERİNİN BAŞKA BİR ALEMDE (AHİRETTE) ONARILACAĞI. ABES BİR VARSAYIMDIR 80.

ÖLMEZ BİR RUHUN VARLIĞI DAHA SAÇMA BİR VARSAYIMDIR 93. CÖMERT VE ADİL BİR BABA DENİLEBİLİR Mİ? 83. MESAİSİNİN TEK AMACIDIR.MATERYALİZMİN İNSAN TÜRÜ İÇİN ONUR BOZUCU OLDUĞU DOĞRU DEĞİLDİR 97."İNSAN.APAÇIKTIR Kİ. MADDEDEN BAŞKA BİR CEVHERDEN OLSAYDI. İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜ VE VÜCUDU OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN BİR ALLAH'IN İYİLİĞİ VE ADALETİ ALEYHİNDE KANITTIR 84.İNSANIN KUSURSUZLUĞUNUN REDDİ 89.DÜNYADA ZORBALARDAN DAHA İĞRENÇ HAYVAN YOKTUR 88.ÇOCUKLARINI ANCAK MUTSUZ ETMEK İÇİN DÜNYAYA GETİREN BİR KİMSEYE SEVECEN. BİR DELİLİKTİR 86.BİR RUHUN VARLIĞI SAÇMA BİR VARSAYIMDIR. ALLAH TARAFINDAN İZİN VERİLEN KÖTÜLÜĞÜ VE ADALETSİZLİKLERİ HAKLI GÖSTERİR 81.İNSANLA HAYVANLARI KARŞILAŞTIRMA 87. BUNLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ MÜMKÜN OLMAZDI 92.DÜNYADA ALLAH'IN NİMET VE İHSANINDAN BAŞKA BİR ŞEY GÖRMEMEK VE BU DÜNYANIN ÖZELLİKLE İNSAN İÇİN YARATILMIŞ OLDUĞUNA İNANMAK BUDALALIKTIR 91. BU RUH.RUHUN MANEVİYATINA KARŞI İTİRAZ KABUL ETMEZ KANITLAR 95.İLAHİYATÇILARIN HEP SIĞINDIĞI DOĞAÜSTÜ NEDENLERİN SAÇMALIĞI 96.HAKKI VEREREK YA DA İNSANLARA AHMAKÇA BİR İTAAT EMREDEREK. İNSAN TÜMÜYLE ÖLÜR YANİ İNSANIN ÖLÜMÜ TAM VE KESİNDİR 94. DOĞANIN KRALIDIR" İDDİASINDA BULUNMAK. ALLAH'IN GÖZDESİDİR. YARATICI KUDRETİN SEVGİLİ ÇUCUĞUDUR.İNSANLARIN BÜTÜN YAŞAMI VE DÜNYADA OLUP BİTEN HER ŞEY.AHİRET HAYATI İNANIŞI ANCAK HALKIN SAFLIĞI ARACILIĞIYLA BUNU .TANRININ YARATMA GÜCÜ YA DA TANRININ LÜTFÜ DENİLEN ŞEYE MİNNETTAR OLMAMIZ GEREKTİĞİ DOĞRU DEĞİLDİR 85.RUH NEDİR? KİMSENİN BUNDAN HABERİ YOKTUR.DOĞU MASALI 90.İNCİL'DE "YEHOVA"YA ATFEDİLEN SÜREKLİ KURTARMA VE İMHALAR HEP ZALİM VE BARBAR BİR TANRI GEREKTİREN TUHAF VE GÜLÜNÇ UYDURMALARDIR 82.

BUNDAN İNANIŞIN DOĞRULUĞUNUN ÇIKARILMASI GEREKMEZ 99. KAN DÖKÜCÜLÜK ABİDELERİDİR VE YENİ DİNLER YENİDEN GENÇLEŞMİŞ ESKİ DELİLİKLERDİR 109.ÖZELLİKLE RAHİPLERİN ÇIKARI İÇİN İCAT EDİLMİŞ OLAN SIRLARIN SAÇMALIĞI VE YARARSIZLIĞI 102.ÜNLÜ BİR İLAHİYATÇININ GÖRÜŞÜ 106.SÖMÜRENLER İÇİN YARARLIDIR 98.AHİRET HAYATI İNANIŞININ AVUTUCULUĞU GERÇEĞE AYKIRIDIR. HURAFE.DİNİN GEREKSİZLİĞİNİ KANITLAYAN ŞEY ANLAŞILMASININ OLANAKSIZ OLMASIDIR 104.BİR DİNİ GÖRÜŞ NE KADAR ESKİ VE GENEL OLURSA.DİNİ GELENEKLERİN TÜMÜNDE AHMAKLIK YA DA BARBARLIK ZİYAFETİ VARDIR 110.BÜTÜN DİNLER ÇEŞİTLİ DİNLERİN TARAFTARLARININ BİRBİRİNE KARŞIT VE TÜMÜ AYNI ÖLÇÜDE AKILDIŞI VE ABES İNANIŞLARIYLA GÜLÜNÇ HALE GETİRİLMİŞTİR 105. TEOLOJİK İLKELERİN YÜZEYSEL BİR ARAŞTIRMA VE İNCELENMESİNİN SONUCUDUR . KÖKLEŞMİŞ BİR ALIŞKANLIK ESERİDİR. ALLAH BİR KURUNTUDUR VE ONA VERİLEN SIFATLAR BİRBİRİNİ ORTADAN KALDIRIR. SEZGİ.DİN KONUSUNDA KUŞKUCULUK.DÜNYA ÖLÇÜSÜNDE BİR ALLAH'IN DÜNYA ÖLÇÜSÜNDE BİR DİN BİLDİRMESİ GEREKİRDİ 103. BİRBİRİNİ YIKIMA UĞRATIRLAR 100. ÇELİŞKİLERİ SIR ARACIYLA BİRLEŞTİRMEK İÇİN HAYAL EDİLMİŞ BİR SİSTEMDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 101. BÜTÜN DİNLER DİPSİZ CEHALET. O KADAR KUŞKULU VE GÜVENİLMEZDİR 11 1. AVUTUCU OLSA BİLE.DEİSTLERİN ALLAHI İLAHİYATÇILARIN ALLAHINDAN NE DAHA AZ ÇELİŞKİLİDİR NE DE DAHA AZ MEVHUMDUR 107.HER DİN.TANRILARIN TÜMÜNÜN KAYNAĞI VAHŞETTİR.BÜTÜN DİNİ İLKELER HEP HAYALİDİR. "KAVİMLER YÜZYILLAR BOYU BİR TANRISALLIĞIN HÜKÜM VE KUDRETİNİ TANIMIŞTIR" DEMEKLE ALLAH'IN VARLIĞI KANITLANAMAZ 108.

SÖZ ÜZERİNE İNANMAK GEREKTİĞİ NASIL İDDİA EDİLİR? 126. ONLARLA KONUŞMUŞ OLDUĞUNUN KANITI NEREDE? 114. SAHTE VE DİNSİZ ESER SAYILMALIDIR 120. TÜMÜ BİRBİRİNİ HAKLI OLARAK HURAFE VE KÜFÜRLE SUÇLAYAN MENSUPLARINA AYRI AYRI YOLLAR SÖYLEMİŞ OLMASI TUHAF OLURDU 116.VAHYİN REDDİ 113. ÇEŞİTLİ MEZHEPLERİN. DİNİN DOĞRULUĞUNU ASLA KANITLAMAZ 122.İMANI AKLIN YERİNE KOYMAK İSTEYENLERİN ŞARLATANLIKLARI NE KADAR SAÇMA VE GÜLÜNÇTÜR 125.MUCİZELERİN KARANLIĞI VE KUŞKULU KÖKENİ 117.EĞER ALLAH SÖYLEMİŞ OLSAYDI. BİRLEŞTİRİLEMEZ VE AKIL İMANDAN ÜSTÜNDÜR 124.ŞEHİTLERİN KANI. PASCAL'IN GÖRÜŞÜNÜN REDDİ 119.İHTİRASLARA KARŞI DİN EN ZAYIF ENGELDİR 130.ALLAH'IN BİR KEZ İNSANLARA GÖRÜNMÜŞ. AHLAK VE ERDEM İÇİN DİN HİÇ GEREKLİ DEĞİLDİR 129. MUCİZELERİN GERÇEKLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞIN TANRISAL KÖKENİ ALEYHİNDE TANIKLIK EDER 121. ŞEREF VE HAYSİYET DUYGUSU. .TEOLOJİ.ŞEHİTLERİN BAĞNAZLIKLARI. HER YENİ VAHİY VE TEBLİĞ. TÜMÜ BİRBİRİNİN ARDINDAN LANET OKUYAN.HİÇBİR ŞEY MUCİZELERİN DOĞRULUĞUNU KANITLAMAZ 115. KANITSIZ. İHTİRASLARI ZAPT ETMEK VE KISITLAMAK İÇİN.TEOLOJİNİN ASIL İLKELERİNE GÖRE.KENDİSİ HAKKINDA EN ÇOK BELİRSİZ OLDUĞU SÖYLENEN ŞEYE. BİLGİSİZ YA DA TEMBEL RUHLARDA KÖK SALAR 127. SÖZDE MUCİZELERİN SAÇMALIĞI 118. PEYGAMBERLERİN HEP ÇIKARA DAYANAN ÇABALARI. YALNIZ TEK BİR HAK DİNİ OLDUĞUNU ÖĞRETMEK SAÇMALIKTIR VE MİLLETLERDE BİR KARIŞIKLIK NEDENİDİR 128.112. ALLAH'INDAN AKLIN VE ZEKA IŞIKLARININ BİR DÜŞMANI YAPAR 123.MUCİZELERLE İLGİLİ KARAR VERME TARZI KONUSUNDA.İMAN AKILLA UZLAŞTIRILAMAZ.İMAN YALNIZCA ZAYIF.

DİNİN HİMAYESİ. HÜKÜMDARLARA HAKİMANE ÖĞÜTLER 133.HÜKÜMDARLARI KORKUDAN. DAHA ETKİLİ BİR GEM. BÜTÜN DOĞRU İNANÇLARI BOZAN DİNİN MEYDANA GETİRDİĞİ SAYISIZ FELAKETLER 144. EN ÇOK DAYANAĞI OLDUĞU ZORBALIĞI VAAT EDEREK YAYILMIŞTIR 135. VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KABUL ETMEZ VE DOLAYISIYLA İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN YIKICISIDIR 145. BİR ÜLKE İÇİN BELADIR 138. BİR ZORBA. KENDİ KENDİNE ZARAR VEREN VE UÇURUMUN KENARINDA UYUYAN BİR AKILSIZDIR 139. HER DİN GİBİ. DİN KOLAYLAŞTIRIR 140.BASKI YÖNETİMİ İÇİN..HİÇ KUŞKU YOK.KAVİMLERE ZARAR VERDİKLERİNDE ALLAH'TAN BAŞKA KORKACAKLARI OLMADIĞINA KRALLARI İNANDIRMANIN KÖTÜLÜĞÜ HAKKINDA 137..DİNDEN DAHA SAĞLAM VE DAHA GÜÇLÜ BİR DİZGİNDİR 131. ZİNCİRLERİ İÇİNDE DAHA KOLAY YİYİP YUTMAK İÇİN KULLANAN HÜKÜMDARLARIN İHTİRASLARINA KARŞI DİN. TEMSİL ETTİKLERİNİ SÖYLEDİKLERİ ALLAH GİBİ.HIRİSTİYANLIK. SOFU BİR HÜKÜMDAR. ÇOĞUNLUKLA ZALİM VE ACIMASIZ ZORBALAR OLAN VE DİNİ ANCAK ESİRLERİNİ DAHA ÇOK HAYVANLAŞTIRMAK.DİNİ İLKELERİN TEK HEDEFİ.DİN. KÖTÜLÜKÇÜ ZORBALARDAN VE İĞRENÇ VE BEDBAHT UYRUKTAN BAŞKA BİR ŞEY MEYDANA GETİRMEZ 134. POLİTİKA İÇİN KÖTÜDÜR.RAHİPLERİN ŞARLATANLIKLARI 143.DİN. HÜKÜMDARLARIN ZORBALIKLARINI GÜÇLENDİRMEK VE MİLLETLERİ BUNLARA KURBAN ETMEKTİR 136. AHLAKI. EN İĞRENÇ GASPIN KÖKENİ. EDEPSİZ. AYDIN BİR HÜKÜMDAR NEDİR? 141. EN GÜLÜNÇ.BİR DEVLET DİNİNİN SALDIRGANLIĞI 146. HALKIN ELEM VE GALEYANINA KARŞI ZAYIF BİR KUŞATMADIR.RUHBAN HEYETİNİN ÜSTÜN İHTİRASLARI VE CİNAYETLERİ 142. KAN DÖKÜCÜLÜĞÜ MEŞRULAŞTIRARAK ACIMASIZLIK DİZGİNİNİ GEVŞETİR VE İLAHİ AMAÇLAR İÇİN GEREKLİ OLABİLECEĞİNİ ÖĞRETEREK CİNAYETİ MUBAH .BÜTÜN DİNLER HOŞGÖRÜSÜZDÜR. BÜTÜN DOĞRU FİKİRLERİ. DAHA ETKİLİ BİR ENGEL DEĞİLDİR 132. VİCDAN AZABINDAN KURTARARAK DOĞRU YOLDAN SAPMALARINI.HÜKÜMDARIN KUTSAL HUKUKU DENİLEN EN SAÇMA.

BİRLEŞTİRİLEMEZ 149. RAHİPLERİN ÇIKARI İÇİN İCAT EDİLMİŞTİR 154. AHLAKA GEREKLİ DEĞİLDİR 160.FELSEFE ARACILIĞIYLA EDİNİLEN AHLAK ERDEM İÇİN YETERLİDİR .DİN. KÖTÜLÜĞE ENGEL OLAMAYACAK ÖLÇÜDE SAÇMADIR 156.İNCİL'İN AHLAKI.İLAHİYATÇILARIN ÖĞRETTİĞİ VE UYGULADIĞI BİÇİMİYLE HİRISTİYAN İYİLİKSEVERLİĞİ NASIL BİR SONUÇ DOĞURUR 158.CEHENNEMİN İCAT EDİLMESİ.KILAR 147. TAVIR VE DAVRANIŞLARINDA DÜRÜST OLMAK İÇİN.BİR AZİZLER TOPLUMU MÜMKÜN DEĞİLDİR 151. UYGULAMA YETENEĞİNDEN YOKSUNDUR 150.ALLAH KORKUSU İHTİRASLARA KARŞI ACİZDİR 155. İNSANIN DOĞASI BOZUK DEGİLDİR.BİR ALLAH'I VARSAYMAK. BUNUN TERSİNİ İDDİA EDEN BİR AHLAK İNSAN İÇİN DEĞİLDİR 152.ÖZELLİKLE RAHİPLERİN ÇIKARI ÜZERİNE KURULU DİNİ AHLAK VE ERDEMLERİN SAÇMALIĞI HAKKINDA 157.RAHİPLER İÇİN ALTIN MADENİ OLAN "GÜNAH ÇIKARMA" AYİNİ.DİNE ATFEDİLEN KÖTÜLÜKLERİN.DİN VE DİNİN METAFİZİK AHLAKI KAVİMLER İÇİN KÖTÜDÜR VE İNSANIN DOĞASINA ZITTIR 161.HİÇBİR AHLAK.GÜNAHLARIN AFFI İNANCI.SOFULUĞUN KÖTÜ SONUÇLARI 165. DİNDAR VE ÇOK ADİ BİR KRALDAN ÜSTÜNDÜR 168. AHLAKI FELCE UĞRATIR 164.BİR TANRITANIMAZ İYİ HAREKET ETMEK. BİR SOFUDAN DAHA ÇOK NEDENLERE SAHİPTİR 167. GEREK HÜKÜMDARLAR GEREKSE KAVİMLER İÇİN NE KADAR KÖTÜ OLDUĞU HAKKINDA 162. İNSAN İÇİN NE AVUTUCUDUR NE DE AHLAKA GEREKLİDİR 166.PEK ÇOK GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ. DİNİ GÖRÜŞLERLE UZLAŞTIRILAMAZ.İZLEYİCİLERİNİN İLAHI HAZRETİ İSA HAKKINDA 153. ANCAK İNSANLARIN İHTİRASLARININ HÜZÜN VERİCİ ESERLERİ OLDUĞU İDDİASININ REDDİ 148.DİNLE SİYASETİN BİRLEŞMESİNİN.AHİRET HAYATINI VARSAYMAK. ATEİST BİR KRAL.KÜLTLER AĞIR VE MİLLETLERİN ÇOĞUNLUĞU İÇİN YIKIMDIR 163. AHLAKIN GERÇEK İLKELERİNİ YIKMIŞTIR 159.

ÇIKAR DUYGUSUYLA HAREKET EDENLER İNANMAYANLAR DEĞİL. HAHAMLARDA BULUNUR 177.ESKİ VE YENİ DİNLER. GERÇEK AKIL VE HAKKANİYET ÜZERİNE KURULMAYAN HİÇBİR SALTANAT KALICI DEĞİLDİR 178.TEİZMİ.İLAHİYATIN GEREKSİZLİĞİ VE TEHLİKESİ. EVRENDE NE KADAR MUTLU VE BÜYÜK DEVRİMLER GERÇEKLEŞİRDİ 180.GÖRÜŞLER KİŞİLİK ÜZERİNDE ENDER OLARAK ETKİLİ OLUR 170. KORKUDUR 172. NE KADAR KUDRET VE SAYGIYA MAZHAR OLURLARDI 179. YANİ ALLAHÇILIĞI VE SOFULARI ORTAYA ÇIKARAN. SOYUT KURUNTULARINI VE GÜLÜNÇ AYİNLERİNİ . AKIL VE MUHAKEMEYE DAYANAN HER SİSTEM HALKA GÖRE DEĞİLDİR 184. ALLAHSIZLIĞIN TOPLUMUN BÜTÜN BAĞLARINI PARÇALADIĞI DOĞRU DEĞİLDİR 182.ALLAH SEVİLEBİLİR Mİ? 173.ALLAH VE DİN HAKKINDA HER YERDE VAR OLAN ÇEŞİTLİ VE ÇELİŞKİLİ FİKİRLER KANITLAR Kİ. UTANMAKSIZIN TANRISALLIK TARAFINDAN GÖNDERİLDİKLERİNİ SÖYLEYEN ADAMLAR TARAFINDAN TESİS EDİLMİŞTİR 187.DİNİN YERİNE FELSEFE GEÇSEYDİ. İNANÇLI GEÇİNEN RAHİPLER VE HER DİNDEN MESLEKTAŞLARIDIR 176. ÇÜNKÜ DİN SAÇMADIR VE RAHİPLERİN ALLAH'I KÖTÜ VE KORKUNÇTUR 171.HALK İÇİN DİNİN ÇOK GEREKLİ OLDUĞU HAKKINDA SIK SIK TEKRARLANAN GÖRÜŞLERİN REDDİ 183. İNSANI DİN YOKLUĞUNA VE ATEİZME SEVK EDER. ALLAHSIZLARDAN VE İNANMAYANLARDAN ÇOK SOFULARDA.İNANMAYANIN ÖLÜRKEN TÖVBE ETMESİ.169.AKIL. MİLLETLERİN CEHALETLERİNİN YARDIMIYLA.BATIL FİKİRLERİN ÖMRÜ SINIRLIDIR. AKLIN ELÇİSİ VE ÖZGÜRLÜĞÜN SAVUNUCUSU OLSALARDI.İLAHLARIN GÖSTERİCİLERİ. BÜYÜKLENME VE KALP BOZUKLUĞU. BÜTÜN DİNLER. HÜKÜMDARLARA MAKUL ÖĞÜTLER 185.TARİH BİZE ÖĞRETİR Kİ. HAYALGÜCÜNÜN HAM HAYALLERİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR 174. HOCALARDA.GURUR.HER DİNİN TEMELİ OLAN BİR ALLAH'IN VARLIĞI DAHA KANITLANMAMIŞTIR 175.DİNİN HALK VE HÜKÜMDARLAR ÜZERİNDE KÖTÜ ETKİLERİ 186. ALLAH VE DİN. İNANMAMAK ALEYHİNE HİÇBİR ŞEY KANITLAMAZ 181.

ilanını görev edindikleri emirler. Kendisine yapılan saldırı ve tecavüze karşı sabır ve tahammülü yok. Bunlar kendi kendileriyle de uyuşmuş değil. açıklayıcılara muhtaç. hemen yalanlanmayacak hiçbir kelime söylemiyorlar. icra aracı olduklarını söyledikleri efendilerinden çıkan emirler hakkında. emirlerinden şikayet etmeyen kimse yok.DİNİN AYKIRI VE KÖTÜ OLDUĞU NE KADAR TEKRAR EDİLSE VE KANITLANSA AZDIR 192. Sözcüler bile.DİN PANDORA KUTUSUDUR VE BU UĞURSUZ KUTU AÇILMIŞTIR 1. Eserlerindeki bilimselliğe hayranlıkla bakılıyor. Ancak hiçbir zaman kendisini göstermiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. gerçek anlamı hakkında sürekli olarak çekişme halindeler. bu sözcüler arasında birlik yok.İNSAN RUHUNUN MANEVİYATINI. sevilmek. Birbirlerini küçük düşürüyorlar. fermanlar açık değil. kendi . Her şeyi önceden görüyor. ender olarak tasarılarına uygun görülüyor. ancak bunlar uyruğun akıl erdiremeyeceği. Bu emirler ve fermanlar.TEOLOJİ. Hakimiyet ve saltanatına bağlı kavimler. oysa. Her şeyi o yapıyor. her yerde hazır ve nazır olduğu temin olunuyor. anlaşılmaz şeyler. Öte yandan. oysa onun isteklerinden. hükümdarlarının karakteri ve niyetleri hakkında hiçbir fikre sahip olmadıklarını. İmparatorluğun her ilinde bu emri başka başka ilan ediyor. Gizli hükümdarlarına dair ettikleri söylentilerin tümü bir çelişkiler yumağından başka bir şey değil. Yaratılışı. görünmeyen hükümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. oysa. Bu hükümdar. bozmakla. birbirlerine hileci. Bu gizli hükümdarın son derece iyi olduğunu söylüyorlar. ülkesinde her şey alt üst olmuş. Gizli hükümdarın yasaları. Düzen ve doğruluk dostu olduğu söyleniyor. çevirmenlere. Sonsuz hakim olduğu varsayılıyor. DÜNYADA VE DOĞADA HİÇBİR ŞEYİ AÇIKLAMAZ VE AYDINLATMAZ 190. ancak bunları açıklayanlar da. oysa uyruklarının en iyileri genellikle en az yardım ve iyiliğe erişiyorlar. uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. uyruğun eğitim ve aydınlanmasına özgü. sahtekar diyorlar. İLAHİYATİN NE KADAR KISITLADIĞI VE KÜLTÜR.TEOLOJİ FELSEFEYİ HEP GERÇEK YOLUNDAN ÇEVİRMİŞTİR 189. Her girişiminde. AKIL VE GERÇEK IŞIKLARININ İLERLEMESİNİ NE KADAR ERTELEDİĞİ HAKKINDA 191. oysa yönetiminde her şey mantığa ve sağduyuya aykırı. Her şeyi gördüğü. Sürekli olarak yapmakla. bu hazır ve nazırlığın hiçbir şeye yararı yok. bu hükümdara giden yolların geçilmesinin olanaksız olduğunu. oysa olaylar. oysa çelişkilerle dolu eserleri kısa ömürlü. itaat edilmek istiyor. niyet ve sıfatının bilinmesinin hiç mümkün olmadığını kabul ediyor. bilinmek. ancak hiçbir şeyin olmasına engel olamıyor. karışıklık içinde. işinden asla memnun kalmaksızın yaptığını onarmakla uğraşıyor.HEP BİRBİRLERİNDEN ALMIŞTIR 188. Dahası var. Adaleti övülüyor. bununla birlikte herkesi kendisine tecavüz edebilmeye güçlü kılıyor.

C. maddelerin. akıl mecbur edilmiştir. duygularımızla. her hüküm tecrübe eseridir. Bütün bilimlerin dışında olan bu sözde "bilim". teoloji (ilahiyat) denir ve bu teoloji. herkesin. tasvirleridir. uyruğu insanlardır. genellikle hallerinden en az memnun olanlar. adaletinden korkmaktan. şeylerin temsilleri. etkisiz eserler kadar kuruntu değil midir? Zihin dışında bir ilkel örneği. 2. Allah fikrinin insanla yaşıt olduğunu insanların ana rahminden başlayarak bu Allah düşüncesine sahip olduklarını ve bu düşünceyle doğduklarını ileri sürerler. Oysa duyuların hiçbirine etkisi olmayan (duyuların hiçbiriyle hissedilmeyen ve araştırılmayan) bir zat hakkında gerçek düşüncelere sahip olmak. Sonradan. belirsiz. gözümüzün önüne ne getirebilir? Böyle bir düşünce. Bu bilime. "Eğer"leri. en açık bilgileri unutturacak ve en olumlu gerçekleri kuşkuya düşürecek ölçüde insanların zihnini karıştırmaya yetenekli. asıl nüshası. bir maddesi olmayan Allah fikri. Konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler olan bir bilim vardır. Hobbs bu bilime Melekülüzzulümat (Ro-yaume de tenebres) adını verir. tek bulucusu olduğu kuruntular ülkesinin yegane yol göstericisi olan hayal gücüne yerini terk etmeye. 4. Bundan şu sonuç çıkar: Dini ilkeler kuşkusuz bir temele dayanmaz ve asla yaşa bağlı değildir. vekilleri rahiplerdir. insanlar için mümkün değildir. * Galimatias. Bütün düşüncelerimiz ve duygularımız aracılığıyla bizde bir etki yapan ve uyarıda bulunan şey.büyüklüğünden ve şanından başka bir amaç yok. bu hükümdar Allah'tır. Armağan ve iyiliklerine erişmiş gibi görünenler. gerçek dışı alemlere yer açmak için takatsiz bırakılmıştır. insan aklına sürekli bir hakarettir. insan için açıklanması mümkün olmayan bir muamma olmuştur. karanlıktır. doğa. sağduyu. birleşme ve ilerlemeden yoksun hoyrat bir sistem. büyüklüğüne hayran olmaktan ve olgun hikmetini yüceltmekten. Bu ülke. İNSAN NE SOFU Her dinin ilkeleri Allah düşüncesi üzerine kurulmuştur. Bunların hemen tümü. uyruğu ise çoğunlukla zorunlu ihtiyaçlarından bile yoksun. oturmakta olduğu alemde tanıdıkları yasalara muhalif olan yasalara bağlı olduğu bir ülkedir. iyiliğine tapmaktan. DÜŞÜNMEMEKTİR Her dini sistem ancak Allah'ın ve insanın doğası ve bunların aralarındaki ilişki üzerine . Bu düzenlenmiş Galimatias* ile. (A. asla itaat etmedikleri emirlerine saygı duymaktan ayrılmadıkları hükümdarlarına karşı aralıksız isyan halinde bulunuyorlar. Yalnızca uyruğunun refahı için çalışıyor. bir kuruntudan başka bir şey midir? Bununla birlikte bazı inanç ustaları. Her ilke bir hükümdür. bir manzume vücuda getirebilmişlerdir. Bu ülke dünyadır. Tanrı düşüncesi ve din ilkeleri kesinlikle doğuştan kazanılmaz. Bu tuhaf ülkede ışık. tecrübe ancak duyularımızın çalışmasıyla kazanılır. açık olmayan. deliliğe dönüşür. "belki"leri birbiri üzerine yığa yığa. aile. Zihin dışında bir konusu. toplum ve genel çevre bunları kendisine aşılar. araştırılmayan ve değerlendirilmeyen şeylerle uğraşır. karmakarışık söz demektir. gerçek alem. prototipi bulunmayan bir fikir. oysa büyüklüğü ve şanıyla yüceltilmeye hiç ulaşmıyor. simgeleri. insan bunları düşünce halinde taşıyarak ve sahip olarak doğmaz.) 3.

bununla birlikte Allah sonsuzdur" demiyor musunuz? Allah sonsuz ise. Sonsuzluk fikri bizim için örneği olmayan. Bundan. insan. pekala görülüyor ve anlaşılıyor ki. akıl ve muhakemelerine güvenmemeleri de öğütlendi. prototipsiz . Bundan şu da çıkar: Melekler. İnsanın bu hayatta olduğundan daha aydın olacağı diğer bir hayatta (ahiret hayatında) bile. onu hiç düşünmemek en akla uygun yoldur. Seraphin'ler2 gibi üstün zekalar dahi Allah hakkında. Dolayısıyla. ne ahirette Allah'la insan arasında hiçbir ilişki olamaz. 1 Büyük melekler: Cebrail. 8. SAFDİLLİK ÜZERİNE KURULMU Bize. ne bu dünyada. ne ilişkide. 9. Allah sonsuzdur demekle. konusuz bir fikirdir. insanlara korku saldılar. Allah düşüncesiyle insanın sınırlı zekası arasına öyle bir uzaklık koyar ki. insan düşünemez. İnsanlar için en önemli olan şey. insanın bir cinayet işlemiş olmaksızın Allah'ı hatırından çıkaramayacağı hükmünü vermektedir. DİN. insan için anlaşılması mümkün değilse. Oysa din. değerlendirme yapamaz. sıfatı insanlar tarafından anlaşılmayan bir zatı (yani Allah'ı) asla gözden kaybetmemeleri gerektiğini belirtiyor. 2 Melaikei mükerremenin israfiliyyun denilen sınıfı. Ancak bu ilişkinin gerçek varlığı hakkında bir hüküm vermek için tanrısal doğa hakkında bazı fikirlere sahip olmak gerekir. sınırlı zekaları uğraştırmak için değildir. insanın muhakemesi artık işlemez. Bu ilkenin doğal sonucunun şu olması gerekir: Tanrının sıfatı. Eğer Allah. Archange'lar1. ALLAH'I SINIRLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR Allah sonsuz bir varlıksa. İlişki olmayan yerde. dolayısıyla Allah düşüncesi insanın kafasına hiçbir zaman girmeyecektir. Tanrının içyüzü anlaşılmaz diye bize bağırmaktan ve öte yandan bu anlaşılması mümkün olmayan Allah'a sıfatlar tayin etmekten ve insanın anlaşılmaz Allah'ı onaylamada çekingen olamayacağını söylemekten bir an geri kalmamaktadır. sonu olan insan için her dini hemen sürgün ediyorsunuz. anlamanın tam ve kesin bir olanaksızlığı içinde bulunmalarıdır. din. Allah'la insan arasında görev ilişkisi yoksa. ne birleşme. . bütün ilahiyat. sınırlı zekaların. En çok mümkün olmayan şeyin. anlaşılması kendileri için olanaksız olan bir şeyle meşgul etme sanatıdır. 5. insanların sınırlı zekalarını. Oysa. Öte yandan insanlara. Azrail gibi. kendileri için en esaslı şey olduğuna insanları inandırmayı nasıl başardılar? Çünkü. ne de görev olabilir. sonu olan hiçbir varlık onunla ne işlemde bulunur. bu dünyada hiçbir fikri olmayan insandan daha çok fikre sahip olamazlar. insan için din hiç yoktur. Korktuğunda. Ancak din. zihin böyle karıştırılınca artık her şeye inanılır ve hiçbir şey araştırılmaz. ahirette de dünyada olduğundan fazla Allah'a akıl erdiremeyecektir. "Din insanı Allah ile birleştirir ya da Allah'la ilişkiye geçirir. açıkça şu sonuç çıkar: Allah düşüncesi ahirette de insan için bu dünyada olduğundan daha anlaşılır bir şey olmayacaktır. ne işlem.kurulabilir. "Tanrının sıfatı sınırlı zekalar için anlaşılabilir içerikte değildir" deniliyor. Allah'ın sonsuzluğu. 6. 7.

Denilebilir ki. İşte her dinin başlıca iki nedeni. çıkarcı şarlatanlar. gerek manevi karanlıkta korkar. hep insanların deliliklerini. bunlara inanan sıradan insanlar. Sözün kısası. Sofu. o oranda erdem ve üstünlükler olduğunu sanır. bu korkuları içinde tutacak kimseyi dinlemeye eğilimli olur. kavimleri dolambaçlı yollardan götürdüler. tanrılar. 12. efsaneler. baskı ve sıkı düzen altında bulunan ve çoğu kez babalarından daha çok düşünce ve muhakemede bulunmayan çocuklara geçmiştir. Bu yasa koyucular. kerametler ve sürekli olarak beyinlerini işletecek. 13. yoracak. Bir şey ya da şeyler ne kadar çok anlaşılmaz olursa. çocukları uyutmak ya da susturmak için ninniler söyleyen ve tehditlerde bulunan sütannelerinin yöntemlerini uyguladılar. kılavuzlarının amaçlarını anlayamasınlar.H Kavimlerin ilk yasalarının konuşu. 14. AH Dini düşüncelerin başlangıcı. böyle bir adam. halkın ruhu üzerinde o oranda tahakküm hakkı kazanır.H KUŞKULU OLANIDIR . Bu amaca ulaşmak için en kolay çözüm. Din konusunda insanlar büyük çocuklardır. budalalıklarını sürdürmeye özen gösterirler. korkacağı bir şey olmadığında kendisinde bir eksiklik. masallar. 11. bastıkları ve geçtikleri yeri görmesinler diye onlan semaya baktırdılar. korkacak hiçbir şeyi olmamaktan korktuğu kadar. sıradan insan ruhu için. az çok değişerek. akla sığmaz şeyler gereklidir. İnsanlar hayal hastalarıdır. inanılmaz cin ve cadı hikayeleri. Aslı astarı olmayan şeylere inanan adam. ayinler. İlaçlarına alıcı bulmak için. şaşırtıcı ve korkunç masallar sunmak için. cahiller için daha az çekici olurdu. gerçek tarihlerden daha çekicidir. Bir din ne kadar saçmalık ve mucizelerle dolu olursa. bönlüğüne hiçbir sınır koymamak zorunda olduğuna inanır. korkacak bir şey olmadığına garanti vermeye çalışan kimseden çok. onları korkutmak ve muhakemeyi yasaklamak oldu. İşte bu nedenle... bu kelimelere ve titremeye muhtaçtır. ta ki. İnsan gerek maddi. iyi bir hayat tarzı öğütleyen ya da doğanın yapacağı etkiye bırakan doktorlardan daha çok dinlenir ve daha çok güvenilir olurlar. bir boşluk olduğunu sanır. iyi bir rejim. Yol üzerinde onları masallarla eğlendirdiler.1 YARARLANIRLAR Ta çocukluğundan beri. Din koyanlar.Cehalet ve korku. bazı kelimeleri her işittiğinde titremeyi alışkanlık haline getirmiş olan kimse. halkı egemenlikleri altına almak olmuştur. karanlık ve esrarlı şeyler. Bu şeyler ne kadar az inanılabilir olursa. korkusu ihtiyat olur ve korkmak ihtiyaç halini alır. cahil ve ahmaklara başvurmuşlardır. kendisini dine bağlayan birinci bağımsız nedendir. Babalar tarafından incelenmeksizin kabul edilen batıl ve esassız inanışlar.D Din açık olsaydı. Onlar için. korkuyu arzular. her dönemde hep kaba. korkular. genellikle vahşi milletlerin henüz çocukluk halinde bulunduğu dönemdir. 10. halka o oranda ilahi görünür. Allahı hakkında insanı kuşatan belirsizlik. hiçbir şeyden korkmaz. hayal gücü bunu ister. Çok sayıda ilaç veren doktorlar. Romanlar.

Hatta meseleye yakından bakılırsa. Şimdiye kadar her din ancak. mantıken birleştirilmeyen ve anlaşılmayan iki düşünceyi kapsıyorsa. size cevap olarak "bir cin" (bir ruh) diyecektir. vahşilerin ilahiyatından daha ileri bir adım attı mı? Vahşiler dünyanın hüdavendi olarak bir "büyük cin" (bir ruh) tanırlar. "bir ruh" (bir cin) olacaktır. "mantık"ta iddiayı kanıt kabul etme hatası üzerine kurulmuştur: Bedavadan varsayar ve sonradan ürettiği varsayımlarla kanıtlar! 17. bana kanıtlanmalıdır. anlayabileceğim şeyler söylenmelidir ve kendisine bu sıfatların atfedildiği zatın olmamasının mümkün olmadığı. size vereceği cevap. bu zat hakkında. varlığına beni tümüyle inandırmak için. o şey hayal ürünüdür. Böyle bir zatın varlığına ya da varlığının olanaklı olduğuna inandırmak. bir ruh yaptılar. Bilmem hangi uğursuzluk eseri olarak. Ancak dinin bu içyüzü. içtenlikle ileri sürülebilir mi? Bir zatın var olduğuna veya olabileceğine beni inandırmak için. Bu varlıktan çok az kimse kuşku duyar. esası düşünen her zekayı en ziyade durduracak içeriktedir. saatinizi işleten şeyin ne olduğunu sorunuz. 16. ALLAH Bütün insanların bilgisi az çok aydınlandı ve olgunlaştı. Allah'ın varlığından söz açılır açılmaz suya düşer. En uygar milletler. Her ilmihalin ilk sorusu. işe. "yanılgı" olur. ALLAH DEĞİLDİR Niteliklerinin bizce anlaşılmaz olduğu her zaman temin olunan.Bir Allah'ın varlığı bütün dinlerin temelidir. Allah'a ait bilgi hiçbir zaman aydınlanmadı. Vazgeçilmez bir varlık. beni cevap veremez bir hale getirip susturmak için. belirsizliklerin etkisiyle daha da çok karartıldığı görülür. Herkesçe onaylanan ve uygulanan bu ilkeler. birbirini karşılıklı olarak bozan. acemilikleri gerçek nedenlerini belirlemelerine engel olan bütün eserleri "cin"lere atfederler. 18. bütün duyguları mahvedici. Şimdiye kadar bu varlıkla ilgili ne söylendiyse ya anlaşılmaz ya da tümüyle çelişkili bulunur ve dolayısıyla sağduyu sahibi olan her insan için olanaksız olması gerekir. en derin düşünürler bu konuda en vahşi milletlerle ve en cahil hödüklerle aynı düzeydedir. çözümü en çetin soru olmuştur ve hep çetin olacaktır. yokluğunda çelişki oluşturan bir varlıktır.R . Hocalara dünyayı yürüten şeyin ne olduğunu sorunuz. bu zatın "ne" olduğu bana söylenmekle başlanmalıdır. doğası ve içeriği bilinmeyen bir zatın varlığına inanıldığı. İnsanlar için açıklık. "ALLAH ANLAM İFADE ETMEMEKTİR Metafizikleştire metafizikleştire (yani doğaüstü nitelikler vere vere) Allah'tan tam bir cin. Kısacası. 15. birtakım kuruntuların. ancak bize fikirler üreten ve bizi bunların birleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hakkında karar verme iktidarına eriştiren duygularımızın sürekli tanıklığı üzerine kurulabilir. Allah'a ait bilginin. vahşiler. bana bu zat hakkında birbiriyle çelişmeyen ve birbirini ortadan kaldırmayan şeyler söylenmelidir. Bir vahşiye. Bütün cahiller gibi. Ama yeni ilahiyat bu sayede. Bir şey.

G AYKIRIDIR İnsanlara madem bir Allah lazımdı. "Bilinmeyen bir cevherdir. ne de insanlar ya da ilahlar doğurabilir. hiçbir şey açık değildir. elsiz bir işçidir. bizzat kendisinde bulunmayan bir şeyi kendi kendisinden çıkaramayan ve kendisine verilen ruhani cevherin hiçbir şeyi harekete geçirmeye yetenekli olmadığı "ruhani" bir varlığa atfetmekten ve yüklemekten daha doğal ve daha anlaşılabilir değil midir? Bir ruhun madde üzerine etkisi hakkında bize verilmeye çalışılan düşüncenin hiçbir şey ifade etmediği. Allah'la neden yetinmediler? İnsanların kulluk ve şükranına güneşin hak kazandığı dereceden daha çok hak kazanmış hangi varlık vardır? O güneş ki. varlığı bütün duyularımızla sabit olan. rahipler. ya da daha az mı olanaksızdır? Böyle bir Allah kabul edilir edilmez. sıcaklık ve hayat verir. Y Eski adamların maddi Jüpiter'i hiç olmazsa kendisine benzeyen şahıslar tahrik edebilir. ancak hissedilen eserler meydana getiren havaya. yürürlükte olmayan. 20. kısacası bütün ruhaniler) insanları. "Allah eylem ve icrada bulunmak için ele ve kola muhtaç değildir. o güneş ki. 22. cinlere. insanı kızdıracak. iş yaptığını. Ona atfedilen içeriğe göre. bize. her an eserlerini duyduğumuz. bir "ruh"tan söz ettiğinde. Ona "ruh" kelimesinin neyi ifade ettiğini sorunuz. bir düşünce yokluğundan başka bir şey midir? Ruhaniyet düşüncesi de modelsiz bir fikirdir. tümüyle basittir. hahamlar. hiç olmazsa bu kelimeye bazı anlamlar yükler. Ancak bir irade gücüne sahip olan Allah nedir? Ve bu ilahi iradenin konusu ne olabilir? Perilere. bütün varlıklara ışık. isyan ettirebilecek hiçbir masal ve kuruntu bulunmaz. ve yokluğu. esintiye benzeyen bir etkeni amaçlar. bir mekana sahip değildir. büyücülere. ne gözle görülen bir alem oluşturabilir. düzenleyebilir ve oluşturabilirdi! Ancak yeni ilahiyatın Allah'ı kısır bir şahıstır. gulyabanilere inanmak. İlahiyatçılar. gençleştirir. hareket ettiğini gördüğümüz maddenin bağrından çıkarmak. ne maddeyi hareket ettirebilir. o irade gücüyle icra eder" diye bağırıyor. ne uzayda bir yer işgal edebilir. kendilerine söylenen hikayeleri. Bununla. böyle bir "cevher" hakkında en küçük bir fikir oluşturacak bir insan var mıdır? İlahiyat dilinde "ruh". BİR RU İlahiyatçı. bir ruhun madde üzerinde. bunların . boş kuruntulara. hortlaklara. bu ihtiyaç görülebilirdi. Metafizik Allah. "lemyelit"tir. doğayı hüzne ve bitkinliğe boğar. rüzgara. (hocalar. yersiz korkulara. sihirli ya da hayali bir eylem ve etkide bulunmasına inanmaktan daha az mı gülünç. cadılara. kendisi için olduğu kadar başkaları için de az anlaşılır oluyor. anlamsız bir laftan. maddeyle hiçbir ilgisi ve ilişkisi yoktur" karşılığını verecektir. eşyanın oluşmasını bilinmeyen bir kuvvete. size hemen. 19. ya da modeli olmayan bir düşünceyi ifade ettiği kadar. Doğrusunu söyleyelim. deliliklere ve ağız dalaşına yol açmaktan başka bir şeye yetenekli değildir.Vahşi. birçok milletin taptığı bu güneşle.1 Bütün varlıkları. huzuru doğayı neşelendirir. 21. güzel kokuya. Yeni ilahiyatçı meseleyi incelte incelte.

İLAH Din. ölümlü değildir" gibi soyutlamalar zoruyla gerçek ve tam olgun bir zat oluşturabilecekleri zehabında bulunurlar." 24. ALLAH NEDİR? Bir Allah'ın varlığını sarsmak için bir ilahiyatçıya. asla sonu olmayan bir varlıktır. insan dimağının kuruntularına tapmak* ya da daha doğrusu hiçbir şeye tapmamaktır. 25. hakkında bir fikir ve bilgi edinmeksizin ona kulluk etmek gerekiyorsa. varlığından emin olmak gerekmez mi? Bu durumda. gerçek. ne genişliği ne uzunluğu ne derinliği olan matematiksel noktadır. Bize.) 26. Allah'ın olanaksız sıfatlarından başka bir şey söylemezler. ölümsüz bir varlık. Allah'larının içyüzü ve gerçeği hakkında bir şey söylememeyi gerekli gördüler. Ya da. sözlerinin. 23. " Ancak. düzeni seven ve bununla birlikte yönetiminde kargaşa hüküm süren bir zatın önünde diz çöktürür. Böyle bir fikirsizlik ve anlamsızlık yığınlarından. öyleyim.mümkün olup olmadıkları hakkında hiçbir tartışmaya girmeksizin dinleyen çocuk yerine koyar ve onlara bu çocuklara yapılan işlemi yaparlar. ALLAH'A TAPMAK BİR MEVH Sıkıntıdan kurtulmak için bize demliyor ki. ona bilmeksizin ibadet edilmelidir. ancak hayali bir yaratıktır. en küçük düşünce bize gösterir ki. Bir "ruh"tur. şimdi düşünülsün. ALLAH İMKANSIZLIĞI TANRISIZLIĞA NEDEN OLUR VE BUNU HAKLI KILAR Kuşkusuz zihinleri daha çok karıştırmak için. onun sıfatına cüretkar bir gözle bakmak caiz değildir. "Ben kulumun zannında mevcudum" (Yani insanlar beni nasıl sanırsa. genişliğiyle her yeri dolduran. "Allah sonsuzdur. Bir filozof. kısa ve özlü bir bilgiyi içtenlikle edinebilecek bir kimse var mıdır? Her düşünceyi olumsuz kılan. hiçbir aklın . Ben insanların kuruntusunda mevcudum anlamındadır. ilahiyatçılar. Oysa bu oluşumdan sonuç olarak ortaya çıkabilen. Eksiksiz. Allah'ın varlığı hakkında nasıl kanaat ve güven oluşturulabilir? Allah'a tapmak. Bu durumda Allah nedir: Doğanın görünmeyen gücünü ifade etmek için üretilmiş soyut bir kelimedir. ilahiyatçılardan söz ederken büyük bir zihin açıklığıyla şöyle demiştir: "İlahiyatçılar Arşimet'in bilinen meselesinin çözümünü bulmuşlardır: Dünyayı manivela ile hareket ettirmek için gökyüzünde bir dayanak noktası. mekansız olmakla birlikte sonsuz olan. Bu. madde olmayandır. Allah'ına atfettiği sağlam esaslarla birleştirilmesi mümkün değildir. "Allah'ın içyüzünü bilmeye gerek yoktur. Allah hakkında bir kelime söyler söylemez. ona atfedilen sıfatların kendisinde birleşmesinin mümkün olup olmayacağı incelenmeden önce. yani Allah kelamı olmakla birlikte Kuran'a ithal edilmeyen tanrısal sözlerdir. gerçekte. Allah'tan söz etmesi için ricada bulunmaktan başka bir şey gerekmez. son derece iyi olan ve bununla birlikte hep hoşnutsuzlar meydana getiren. hiçbir eksiği olmayan tam bir varlıktır. * Bir kutsal hadistir. İlahiyatın "Allah"ı nedir. arzusunu hiçbir zaman uygulamayan.

adil bir Allah. Eğer Allah'ta her şeyin sonsuz olduğu temin olunursa. kendisi hakkında insanın kuşatılmış olduğu yenilmez ve zorunlu cehaleti cezaya çarptırabilir. Bize denilecek ki. Bize yine kanıtlanmalıydı ki. Bütün çocuklar tanrıtanımazdır. Sözün kısası. Allah'ın "insanlar için yapılmamış" olduğunu (yani Allah'ın insanlarla hiçbir ilişkisi olmadığını) teslim etmektir. Allah hakkında hiçbir fikirleri yoktur. işe. Bu tehditleri soğukkanlılıkla inceleyecek olursak. "Allah insanı akıllı yarattı. NE DE DAHA AZ CANİYANE Genellikle insanlar için hiçbir şey. hahamlar vb. bizzat icat ettikleri bu hayaletlerin varlığından kuşkulanmamak olduğunu söylerler! Bu yol izlenince. yargılama ve akıl yürütme tarzı pek tuhaf değil midir? Korkunç hayaletler üretirler. korku kadar ikna edici kılmaz. onun şiddeti doğrudur. İlahiyatçıların düşünce. söz konusu şeylerin "varsayıldığını" buluruz. bu yapıları yüzünden tanrıların içeriği hakkında bir fikir edinemeyen yaratıklara kızmaya.kabul etmediği şey. Bu ilkenin sonucu olarak hocalar. bir tanrıtanımazı. İş böyle olunca. onları çelişkilerden oluştururlar. bir Allah'ın varlığını inandırıcı bir şekilde kanıtlamakla başlanmalıydı. varsayılan şeyler olduğunu görürüz. onunla yarattıkları arasında hiçbir ilişki olmayacağı itiraf edilmiş olur. bozuk akılların anlayamadığı bir zat. bu durumda bu cehaletleri nedeniyle çocuklar suçlu mudur? Çocukların Allah'a inanma zorunluluğu . Ya da en azından. ancak onu her şeyi bilir olarak yaratmadı". inanılması inanılmamasından daha güvenilir olmayan hiçbir saçmalık bulunmaz. Yani sözünü ettikleri şeylerin gerçekte olmadığını. ademden (yokluktan) başka bir şey olabilir mi? "Allah'ın sıfatını anlamak insan aklının iktidarı içinde değildir" iddiasında bulunmak. gücenmeye. Kendisine inanmanın daha güvenilir ve mevcudiyetinde tereddüt ya da onu inkar etmenin pek çirkin. azaplara çarpacaktır. tanıyamayacağı bir şeyi bilemediğinden. pek lanetlenmiş olduğunu bize söylemeden önce. yani bir Allah'ın varlığını kabul etmeyen kimseyi cezalandırmış olsaydı. adaletle dolu olduğu söylenen ilahi zat. "En güvenilir yön tutulmalıdır. Sonra da emin yolun. varlığına inanmaya engel olan bir cinnet halinde bulunduklarından dolayı insanları acımasızca cezalandırabilir. Allah. bir mutlak hükümdarın varlığını reddettir ebilecek hiçbir şey yoktur". deliliklerden ya da fesattan. rahipler. onu insan için yararsız kılmaktır. kanıtlaması gerekirdi ki. Bu nedenle tanrısızlardan intikamını acımadan alacaktır. Allah'ın ne hakkı vardır! Kişisel yaratılışı gereği olarak bilemediği. ne de Allah bunu istedi. bütün ilahiyatçılar bize derler ki. Bundan şu sonuç çıkar: Allah insana tanrıların içyüzünü anlayacak ölçüde geniş yetiler vermedi. Bu durumda sabit olur ki. 27. ALLAH'A İNANMAK HİÇ İNANMAMAKTAN NE DAHA EMİNDİR. Allah insanlar tarafından ne bilindi. Allah hiç kuşkusuz zorbaların en haksızı ve en tuhafı olurdu. tanımadığından dolayı. Allah'ı insan için bir "hiç"e çevirmektir.. bir kanıtı. Çünkü. Allah sonsuzdur demek. dinsizlik ve günahkarlıktan başka.. varlığı hakkında kuşkulanmak küstahlığında bulunanları şiddetli cezalara.

bütün fikirlerini verir. Bundan başka. bizi aldatmak isteyebileceklerine ihtimal vermeyiz. İşte bu kanı. Ancak herkes bu Allah'ı kendi yaratılışına göre düzenler. özellikle çocuklukta yumuşak bir balmumu gibidir. 31. hocalar. işçiler. din de babalardan evlatlara geçer. BU YERLEŞMİŞ BATIL BİR İNANIŞTIR Aile mülkü. dünyada pek az kimsenin bir Allah'ı olurdu.hangi yaşta başlar? Ergenlik yaşında diyeceksiniz. sözün kısası bütün insan kitlesini oluşturanlar. Bizleri büyütmüş. 30. kendilerinden daha çok fikre sahip olmayan kimselerin sözleri üzerine. bu noktada hangi fikre sahip olabilirler? 28. öğretmeninden. bize öğrettikleri şeyler hakkında çok güçlü bir vicdani kanaatleri olduğunu sanırız. Küçük yaşından beri bu düşüncelerle doldurulmuş kırk yaşındaki bir . Sütnineler. Kendisinin akıl yürütme gücü olmadığı bir zamanda. eğitim.. En küçük yaştan başlayarak otomatik olarak her iki ellerini kavuşturmayı (el bağlamayı) çocuklara öğretirler. ALLAH'A İNANMAK O İnsanlar. yetiştirmiş olanların tehlikeler taşıyan sözünden başka hiçbir esas olmaksızın. Bu yaş ne zaman başlamalıdır?. din ilkelerini. en derin ilahiyatçılar. eğitim ve öğretim görevlilerinin görüşlerini bizde çimentolamaya yarar ve onların bizden çok usta.. Pek genç yaşımızda iken kafamıza sokulmuş doğru ya da yanlış fikirleri doğadan almış ya da doğarken bunlarla birlikte doğmuş olduğumuz inancında bulunuruz. Herkes anne ve babasından. sapkınlıklarımızın en büyük kaynaklarından biridir. 32. dünyanın halkı. kadınlar. Bize söylediklerini muhakeme etmenin yasaklanması bile güvenimizi asla azaltmaz ve çoğu kez onların görüşlerine saygıyı artırmaya da yardım eder.1 EĞİTİLMESELERDİ. çok uyanık oldukları inancında bulunuruz. Eğer kendilerine bir Allah verilmiş olmasaydı. Allah'a inanırlar. baba ve öğretmenlerinden almış oldukları Allah'ı alır. Sütninelerimiz bizim ilk ilahiyatçılarımızdır. bunların bize binbir türlü sapkınlığı kabul ettirmelerinin nedeni işte budur. papazlar. hahamlar tanrının içyüzü meselesinde yaya kalır ve bu konuda bir şey bilmekle iftihar edemezken. insanlara. BAT Batıl inançlar. bunların da kendi anne. insana hemen hemen bütün görüşlerini. ZAMANIMIZ İLAHİYATININ İLKELERİNE İNSANLAR ASLA İNANMAZLARDI İnsanoğlunun dincileri. BAT İnsan dimağı. hakkımızdaki özen ve dikkatlerine bakarak. ibadet etmeye zorunlu tuttukları çocukların Allah hakkındaki fikrinden daha açık bilgilere sahip midir? 29. üzerinde yapılmak istenen bütün değişiklikleri kabul etmeye hazırdır. bunlar henüz batılı gerçekten ya da sağ eli sol elden ayırt edecek bir yaşa gelmeden önce öğretmekle çok tedbirli olarak hareket ederler. değiştirir ve kendine göre renklendirir. Kendi kendimize yardım edemediğimiz bir zaman ve yaşta. vergileriyle birlikte babalardan evlatlara intikal ettiği gibi. Çocuklara gulyabanilerden ve Allah'tan söz ederler.

uzun uzadıya açıklanmasına giriniz. Bütün toplamı evren olan sonsuz karmaşık birleşmelerle çeşitli şeyler meydana getiren etki ve maddelerin çeşitliliği hakkında sahip olmanız gereken fikirlerden yoksunsunuz. Bir köylü her gün görmüş olduğu güneşin güzelliğine asla hayran olmaz. Ey cezbedici fizikçiler! Bir Allah'ın varlığını bize kanıtlamak için. Düğümleri çoğaltarak. Sonra suların akıntısına hayranlıkla bakmak için yeryüzüne dönünüz. pek az anladığınız her şeyi açıklamak için hiç anlamadığınız bir nedene. I Bize temin ederler ki. 33. böceklerin. tersine. "Bir Allah olmaksızın doğanın açıklanması mümkün değildir" diyorsunuz.adamın kafasından bu düşünceleri çıkarmak ne kadar zor olursa. poliplerin. doğayı izlemek ve seyrini değerlendirmek için. Gördüğümüz olayların yaratıcısı Allah'tır demek. hakkında gerçek bir fikir edinmeniz hep olanaksız olacak bir etkeni kast ettiğiniz bir kelimeden yardım . sürekli ve çeşitli yasalardan. Doğada. kelebeklerin. Bu. Batıl fikirlerden arınmış bir fizikçi. bunlardan teolojik sonuç çıkarmaz. Siz karanlık olan bir şeyi. doğanın olağanüstü olayları bir Allah'ın varlığına bizi götürmek ve bu önemli gerçeğe bol bol inandırmak için yeterlidir. hakkında hiç olmazsa bir fikir edinebildikleri doğayı incelemek yerine hayal dünyasında bilinmeyen bir neden aramaya giden din imamlarının mantıkları kadar şaşılacak hiçbir şey yoktur. İnsan vücudunun inceden inceye. Bir gemici. hazırlıkları bulunan kaç kişi vardır? İnsanların çoğunluğu. fikirlerinizi aydınlatmak şöyle dursun. gözlerinizin ancak pek az bir kısmının gördüğü çok sayıda varlık meydana getirmeye güçsüz olduğuna hükmettiğinizde. bu olayları gizli bir nedene bağlamak değil midir? Allah nedir? Bir ruh nedir? Ey bilginler! Doğayı ve yasalarını inceleyiniz. ancak bunlar için. bu nitelik kanıtlayacaktır ki. Ancak dünyada. Mikroskopla donanmış olduğunuz halde bile. boş zamanı. denizin bir dizi hareketini asla hissetmez. karanlığı iki katına çıkararak görmek ve seçmek iddiasında bulunuyorsunuz. doğanın içyüzünü görüp seçtiğinizde. ona hiç dikkat etmezler. 34. Doğaüstü nedenler aramayınız. içinde Allah'ınızın büyüklüğünü bulduğunuzu saydığınız organlaşmış zerrelerin önünde dünyayı unutmaya dalınız. Bütün bu şeyler bir Allah'ın varlığını kanıtlamayacaktır. yeteneği ve gerekli eğitimi. düzeneklerini anlayamadıkları her konuda kendilerine Allah'ın parmağı gösterilmiş olan ve önceden ilahiyatçılar eliyle hazırlanmış bulunan bazı kimseler için. doğanın kuvvetleri hakkında hiçbir fikre sahip değilsiniz demektir. tanrılar hakkında verilen köksüz fikirlere kırk yaşındaki bir adamın ruhunu alıştırmak da o kadar zordur. ayrıntılı botanik kitaplarını kopya ediniz. karmaşık birleşmelerin zorunlu sonucundan başka bir şey olarak görmez. fikirlerinizi daha çok karışıklığa ve kendi kendinizi anlamak olanaksızlığına düşürecek olan "doğaüstü" nedenlere başvurmayınız. bir düğümü çözdüğünüzü sanıyorsunuz.DO Doğanın nedenleri hakkında bilgisizliklerini itiraf edecekleri yerde. doğanın ne olduğunu bilmediğinizi kanıtlayacaktır. doğa olaylarını doğanın gücünden. Sözün kısası. Zamanında. Bu. hissedilmesi ya da bilinmesi mümkün olan etkenlerden habersiz bulunduğunuzdan. doğanın. doğa olayları bir Allah'ın varlığını kanıtlayabilir. bir etkene ihtiyacınız var demektir.

görevini yapmak için yürürlükte bulunmayan ve kendisinden daha fazla bilinmeyen bir harekete geçiriciye. HAREKET DOLAYISIYLA RUHANİ BİR HAREKET ETTİRİCİ VARSAYMAK GEREKSİZLİĞİNİN ÖTEKİ KANITLARI Maddelerin ya da cisimlerin üzerimizde oluşturdukları izlenimlerin ya da etkilerin çeşitliliği sayesindedir ki. Bir sanatla yapılmış uydurma bir şey değildir. başka bir deyimle güzel kokulu maddeden yayılan zerreciklerin etkisiyle koklama duyusunun harekete geçmesi gerekir. Bundan açıkça şu sonuç çıkar: Hareket olmaksızın ne duyabilirim. beyhude geçmişlerinizden dönünüz. varlığı zorunlu ve gerekli bir varlıktır. hayali bir dünyadan çıkınız. iticiye muhtaç değildir. İçyüzü hareket etmek ve oluşturmak olan doğa. Görüyorsunuz ki. Her dakika. doğanın esasında ölü ve enerjisiz olduğunu iddia ediyorsunuz. kendi enerjisiyle. "sahipsiz eser yoktur" diyorlar. Yani kesinlikle anlaşılmaz ve çelişkili bir varlık. asla bir sonuç değildir. bizzat hareketli olmasa başka bir şeyi harekete geçiremeyecek olan bir maddi ses kaynağının harekete geçirdiği hava dalgalarının kulak zarına çarpması zorunludur. onları hissederiz. bir tür heteroj enliğin zorunlu sonucu olarak. Hareketlerin ya da eylem ve etkilerin çeşitliliği. olanaksız başlangıç nedenlerini bırakınız! 36. Madde. Kendi kendisinin yaratıcısıdır. Bir cismin kokusunu almak için. Bir sesi işitmek için.almayı daha kolay buluyorsunuz. gözlerin o şeye yönelmiş olması gerekir. Görüntüsü gözüme ulaşan. bir hareket ortaya çıkarmaksızın bizde etki yapmaz. bu hareket ettirici nedir? Bir ruhtur. gerçekliğin varlığıyla "var olan" gerçek bir dünyaya giriniz. ne fark . O asla yoktan var edilmemiştir. dünyanın kendi kendine oluşmadığını tekrarlıyorlar. Bir şeyi görmek için. kendisi de bizzat harekette bulunmaksızın bizde bu hareketi oluşturamaz. Etkeni kendisindedir. hareket eder. onlar hakkında ayrı ayrı duygulara ve düşüncelere sahip oluruz. Bunun üzerine size diyeceğim ki. ve doğaya bir hareket vermek için gerekli hiçbir şeye sahip olmayan o ruhani hareket ettiricinizden söz etmeyi bırakınız. gözlerinizle gördüğünüz bütün eserleri oluşturmak için doğanın muhtaç olmadığı. 35 I EDER Bize gururlanarak. doğada her şey hareket halindedir ve siz. tali nedenlere özen atfediniz. Bu şey. havsalam alamaz. maddelerin çeşitliliğini oluşturur. mekana sahip olan rengin madde üzerinde bir hareketi olmaksızın ışığı ve görmeyi. Pekala. Evren hep var olmuştur. evren bir etkendir. bunları birbirinden ayırır ve her birine özel duygular tayin ederiz. maddenin bizzat ve kendi kendine hareket ettiği sonucunu çıkarınız. Varlıkları birbirlerinden ancak organlarımıza ulaştırdıkları izlenim ya da hareketler sayesinde ayırır ve seçeriz. gözlerinizin önünde yaptığı gibi. koku alan organın uyarılmış olması. Oysa bir şeyi fark etmek ya da hissetmek için o şeyin organımız üzerine etki yapması gerekir. Ancak. Esasen hareket eden ve aktif olan bu toplamın bir hareket ettiriciye muhtaç olduğunu sanıyorsunuz. gözümün ağtabakası üzerinde etkili ışık veren.

Avrupa'nın ilahiyatçıları soyut bir ruhtan geldiklerini söylerler. ne seçebilirim. nereden geldiklerini söylemek istersem. Şunu da eklerim ki. birbiri üzerine etki yapacak duruma getirildiklerinde kendiliklerinden harekete geçtiklerini teslim etmekten kimse yasaklanmaz. sonsuz ölçüde zeki ve güçlü bir yaratıcının elindeki kudreti onaylayınız!" İnsan makinesinin bana. İNSANIN VARLIĞ KANITLAMAZ İnsan nereden geliyor? Kaynağı. Paraguaylılar aydan geldiklerini söyler ve bundan dolayı bize budala görünürler.edebilirim. insanın zeki olduğunu. İnsan anlayışlı ve olgundur. İnsan hep. harekettir. akıl durdurucu. eylemde ve işte bulunmak için. İlk taşların. Vücuduyla. bana bunu açıklamak için. hiç olmazsa. Algıladığım bir hareket olmaksızın. insanın şuursuz. boşlukta yer tutması kadar esas sıfatıdır. insan makinesinin bu şekilde oluşumunu aklım hiç almaz. bundan. Dolayısıyla. insanın kaynağını açıklarken düştüğüm ölçüde güçlük içinde bulunurum. Ancak. ne karşılaştırabilirim. ne akciğerleri. Ancak insan makinesinde ve eriştiği zekada. doğanın diğer ürünleri gibi. ne madde hakkında bir hüküm verebilirim. Bu iddia daha aklı başındadır. Oysa. başlangıcı nedir? Zerrelerin gelişigüzel bir rastlantı ve birbiri arkasından gelip birleşmesi sonucu mudur? İlk insan yerkürenin balçığından tümüyle. eseri olmasıyla bu kadar övünmesi gereken bir yaratıcının sonsuz zekasını açık olarak . ilk aslanların. doğanın bir ürünü görünmektedir. bir harekete geçiriciye muhtaç değildir. maddenin. Dolayısıyla şu sonucu çıkarmak zorundayım: Hareket. ne bir ağzı ve ne bir nefesi bulunan soyut bir ruhun biraz çamur alarak ve üzerine üfleyerek insanı yaptığı söylendiğinde. Bize ardı kesilmeksizin bağırarak diyorlar ki. kendi varlığımdan bile haberdar ya da emin olamam. zeki bir zatın eseri olması gerektiği sonucu çıkarılır. ne gözleri. ne ayakları. şaşkınlık verici göründüğünü kabul ederim. bugünkü halinde oluşmuş olarak mı çıkmıştır? Bilmiyorum. ilk ağaçların. pek övündüğü ve mağrur göründüğü aklını kullandığı son derecede ender görülüyor ve hiçbir şey bu kadar ender görülmüyorsa da. Eğer hareketin her maddenin özelliklerinden. gözle görülebilen şeylerinden ve asli sıfatı olduğunu gösteren kesin kanıtlardan sudan bahanelerle kaçınılmakta inat edilirse. "İnsan makinesi gibi şaşırtıcı bir eserde. madde hareket yeteneğine sahiptir. Bir şişede korunan ya da havayla temastan yoksun olan Pyrophore. haklarında bir fikrimiz bulunan cisim ya da maddelerin bütün özelliklerini. birbirine karıştırılınca ekşimeye başlamaz mı? Bu bakımdan ölü maddeler. Okulda "bir varlığın içyüzü bu varlığın bütün özelliklerinin kaynağıdır" derler. varlıklarını bize bildiren ve ilk zihinsel görüntülerini bize veren tek neden. havaya bırakılınca ateş almaz mı? Un ve su. 37. Ve onsuz maddenin algılanması ve kavranması mümkün değildir. ölü ya da güçsüz sanılan maddelerin. ne elleri. madem insan doğanın içinde mevcuttur. ne de düşünce gücümü herhangi bir konuyla işgal edebilirim. ihtiyaçlarının bu yetiyi genişlettiğini ve örnek olarak diğer insanlarla birlikte yaşaması ve kaynaşması sayesinde zekasının verimli olduğunu teslim ederim. kendiliğinden harekete geçerler. zekasız bir doğanın değil. Allah'ın. doğanın oluşumu kuvvetlerin üstündedir demekte kendimi haklı görmem. ne başı. ilk fillerin. ilk karıncaların vb.

şaşırtıcı aklı da bozuluyor ve perişan oluyor. varlıkların özelliklerine ve bazı nedenlerin birleşmesinden zorunlu olarak meydana gelmiş olan sonuca hiç aşina olmayanlar için her şey rastlantı olarak görünür. benzer durumlarda zorunlu olarak yapmakta oldukları ve başka türlüsünü yapamadıkları için. bize bazen elverişli bazen zararlı olan etkenler ya da durumun zorunlu olarak ortaya çıkardığı hareketlerin. Doğaya. Allah'ın zeki olduğunu kanıtlamaya o kadar az elverişlidir. çevresindeki gezegenlerde bulunan varlıklara hayat vermek için ışıması zorunludur. Doğada hiçbir şey rastlantı olarak yapılmaz. rahman. NE Bu durumda. kapsadığı varlıkların tümü bu etkenin zorunlu eserleridir ki bazen onun hareket biçimini bize gösterir. deliliklerin oluştuğunu göreceğiz. Doğa öyle bir kelimedir ki. olgunluk ve hakimiyetle dolu olduğu. Bu yasalar. 38. Allah hep. insanlar "rastlantı" kelimesini kullanırlar.gösteren hiçbir şey görmüyorum. Bir madde zerresi başka bir zerreyle yanlışlıkla ya da rastlantısal olarak karşılaşmaz. alim. İlahiyatçılar. Bundan şu sonucu çıkarıyorum: insan aklı. eksikliklerin. Her ne kadar insanlar tarafından bilinmeseler de. cereyanların zorunlu sonucundan başka bir şey değildir.. işi nasıl tutarlarsa tutsunlar. rastlantı değildir. Güneşi. Görüyorum ki. etkensiz asla bir eser yoktur. her varlığın hareket etmesini gerektirir. sabit yasaların eseridir. varlıkların. bazen tümüyle yok oluyor. Bu yasalar bazı eserlerle etkenleri arasındaki bağlantıdan başka bir şey değildir. Zerrelerin toplumsal rastlantısallığından söz etmek ya da rastlantıya bazı etkenler atfetmek. ancak seyrini çoğunlukla gizli tutar. gözlerimizin tanık olduğu çeşitli hareketlerin toplam büyüklüğünün çokluğunu ifade etmek için kullanırız. hep kötülüğün. bütün evrenin düzeninde onu yöneten akıllı ve hakim bir zatın varlığını reddetmenin olanaksız olduğunu sanırlar. Güneş. Gerek organik. bu etkenler kesin kurallara göre eylem ve etkide bulunmanın asla dışında kalmazlar. Hayır. eserleri kendisini inkar eden ya da bu eserler aracılığıyla kendisi hakkında bir hüküm vermek olanaksız olan bir etken olacaktır. İyilik. cisimlerin birbirleri üzerinde etki yapmaları. orada her şey sabit yasaları izler. 39. hakim olduğu söylenen bir etkenden. kombinasyonların. Bu karşılaşma. evren bütün eserlerin etkenidir. doğası gereği ve oluşmuş olduğu cevherin eseri olarak bu yeri işgal eder ve buradan. çeşitli maddelerin. sonsuz bileşimlerin. gördüğümüz eserleri zorunlu olarak oluşturmaya özgü birtakım etkenlerin sonuçlarıdır. size tekrar ediyorum: Evren asla bir eser değildir. insanın zeki olması da. sistemimizin merkezine koyan. evren ve bütün içeriği rastlantının eseri midir?" diyeceksiniz. "İnsan. Ancak bu düzen. Nitekim. insan vücudunun maddi organlarının bir dizi durum ve kuralına bağlıdır ve insanın akıllı olmasından Allah'ın da akıllı olması sonucunu çıkarmak gerekmez. EVREN Bir Allah'a tapanlar. Bu etken ve . makine bozulunca. yaratığı olduğu Allah'ın kötülükçülüğü sonucunu çıkarmak ne kadar olağan değilse. Gerçek etkenler hakkındaki bilgisizliklerini örtmek için. birbirleriyle karşılaşmaları yasaları hakkında bilgisiz olduğunu söylemektir.. Görüyorum ki. insanın maddi olmasından Allah'ın da maddi olması sonucu çıkarılmıyor! İnsanın kötülükçülüğünden. rahim. bu çok şaşılacak makine bozulmaya açıktır. gerek inorganik bütün cisimler.

" Ancak bu durumda. su baskınları. etkenlerin eylem tarzı ve etkileri değişince ya da bozulunca. "işte mucize!" diye bağırıyoruz ve bunları. bir şeyin var olabileceğine şaşmaktır. hazırladığı ya da eylem ve harekete geçirdiği unsurları. alıklığını kanıtlardı. rüzgarların esmesi. Allah'ın varlığının. bir intizam görülünce bundan şaşkınlığa düşmek. bereketli yağmurlar. Allah'ın bunlara vereceği özelliklere. düzensizlik de tanrısallığın zaafını. biri için huzur ve güvenlik olan. hiçbir karışıklık mevcut olmazdı. yalnız bizim kendi makinemizde bozukluk vardır. Allah sebatsızlıkla. kuraklık. Evren hep düzen içindedir. Bozukluğundan şikayet ettiğimiz zaman. yine. Cisimler. etkenler. "Allah her tarafta vardır. daha az olağan ve zorunlu olmayan etkenlerin etkisiyle bozulunca. Öteki etkenler birinci etkenleri başka türlü etkide bulunmaya zorlamadıkça. Eğer dünyanın düzeni tanrısallık sıfatını. onun için karışıklık. insan haklı olurdu. kudretinin ve iyiliğinin en inandırıcı kanıtı sayılan dünya düzeni yalanlanırdı. gücünü ve sezgisini kanıtlasaydı. Depremler. Eserlerini hissettiğimiz etkenler. her şeyi karışıklık ve düzensizlik içinde görürler. bu dünyanın kapsadığı varlıklar. Allah hareket ettirici olmasa madde hiçbir eylem ve etki yapamaz. eylemi yerine getirmeleri zorunlu olmaz mıydı? Eğer eşyanın akışı alışkanlığını değiştirseydi. eserlerin artık aynı eserler olamayacağını unutmaktır. ihtilal olmaz. bazılarından şikayet ederiz. hep aynı yolu izler. eserlerini ister uygun bulalım. Dünyada bir düzenin egemen olmasını görerek şaşkınlığa düşmek. bu eserlerin eylemini bozmadıkça. zorunlu ve gerekli olarak eylemde ve etkide bulunurlar. her şeyi genişliğiyle doldurur. zekasının. içeriklere ve zorlamalara göre. birbirleri üzerine tanığı olduğumuz biçimde. aynı etkenlerin aynı eserler oluşturduğuna şaşmak demektir. her şeyi yolunda. Doğanın yaratıcısı ve hareket ettiricisinin Allah olduğu varsayılsa. Kötülük yaparken rahatsız edildiklerinde. "sünnetullah" (Allah'ın koyduğu düzen). kıtlık. bizzat kendi kendisinin varlığına şaşırmış olmaktır. Diyorsunuz ki. gözlerimizin önünde hareket eden bütün etkenlerden daha az bilinen etkenlere mal ediyoruz. araçları seçmekte aldanmış olmakla Allah'ı suçlamakta. Engel ve cezayla karşılaşmaksızın her şeyi karıştırabildikleri zaman zararlı olan yaratıklar. acizlikle ve eşyayı ilk düzenlemesi sırasındaki sezgi ve beceri eksikliğiyle suçlanırdı. Bir mevcut için düzen olan. teslim ediyorsunuz . kararsızlığını. muzırlar ve kötüler. verdiği nimetlerinden dolayı minnettarlık duymamızı gerektiren hayırlı eserler kadar zorunludur ve evrenin düzenli eserlerindendir. onsuz bir sinek bile kanadını kıpırdatamaz. diğer bir mevcut için düzensizliktir. Doğa. volkanlar. Yapacağı etkilerin tümü. eylemlerinde ya da hareketlerinde bize meçhul olduğundan. her şeyi düzenli bulurlar. Allah'ın varlığından kuşkuya düşülürdü ya da en azından. tersine. Yaptığı. ister bulmayalım. onsuz hiçbir şey yapılmaz. şaşkınlık içinde kalıyor.durumların bazılarını iyi bulur. ırmakların akması. Allah için doğada hiçbir düzensizlik. Doğada bir düzen. Allah'ın lütfüna. bulaşıcı ve salgın hastalıklar. İnsanın bir düzensizlik görünce rahatsız olması. yani aynı etkenler aynı eserler meydana getirir. aynı etkenler aynı eserler oluşturmaya devam eder. "değişmez" olmazdı. başkası için ızdırap ve karışıklıktır. ağır cisimlerin düşmesi.

kavrayışlı olamaz ve dünyada olup bitenlerden etkilenemez. onu fazlasıyla takdir etmek ve beğenmek. fikirleriyle. Ancak bu durumda.T ALLAH'TA VARSAYDIĞI İÇERİĞE AYKIRIDIR Allah'a verilen bütün bu sıfatlar.ki. Ey dinciler. düşüncelerini nasıl akla vurur. ona tapmak demektir ve Allah'ın işine. Allahınız karışıklık etkenidir. Allah'ın da bizim gibi mizacı var mı? Bizim olumlu niteliklerimiz. "ilahi zeka. İnsanın Allah ile birleşmesi demek olan Theantropie'den ne sonuç çıkar? Yalnızca bir batıl hayal çıkar. Vücuda getirilmesi için dünyanın zahmeti çekilmiş olan hayali hemen gözden saklamaksızın. "Cennet" (Paradis) ezgisinde. erdemlerden ya da olgunluktan hiçbirine sahip olamayacağını bize kanıtlamak için en yüzeysel bir düşünce ile yetinmek gerekmez miydi? Erdemlerimiz ve olgunluğumuz. hakkında bir fikir vermek mümkün olmayana tapmak değil midir? Bu aynı amaca hayran olmak. benimle eylem yapar. Siz. İnsanlar ancak anlamadıklarına hayran olur ve taparlar. şair. zekasını nasıl tutkuyla yüceltebilir?! Bu durum. Cisimleri etkilemek için cisme sahip olmak gerekir. kendileriyle birlikte yaşadığımız kimseler hakkındaki iyi niyetlerimizdir. Bu durumda kendi ilkelerinize . Düzensizliği. organa sahip olmak için bir vücuda sahip olmak gerekir. amaçlarının derinliğine hayran olmak. hiçbir sıfatı kabul edilmez. İnsanı yaratılıştan gelen özellikler sonsuza kadar sürer ve bu andan itibaren artık anlaşmak olanağı ortadan kalkar. karışıklığın babasıdır. ilahi amaçlar insanların zekalarıyla. Size göre Allah yalnız başına bir zattır. benimle birlikte Allah'ı gücendirir. İnsanda da vardır ve insan günah işlediğinde insanı kışkırtan odur! Eğer Allah her yerde mevcut ise. S BİR HAYALDİR Zeki olarak adlandırdığımız bir varlığın düşüncelere. içeriği bakımından. keskin renkleri birbirinden çıkan bir gökkuşağı oluşturan üç daire şeklinde görünmüş olduğunu öyküleştirir. karışıklığı hissetmek için "sıkıntı duymak" yeteneği olmalıdır. Dante. ey tanrıbilimciler! Allah'tan söz ettiğiniz zaman ne yaptığınızın. amaçlarıyla hiçbir şekilde benzerlik göstermez" diyorsunuz. Bundan açık olarak şu sonuç çıkar: Soyut bir "ruh" zeki. değişmiş mizacımızın sonuçlarıdır. 41. ne için olduğunu bilmeksizin hayran olmak değil midir? Hayranlık cehaletin kızıdır. İnsan Allah'a taparken doğrudan doğruya kendi kendisine tapar. Allah'ın insana ait yaratılıştan gelen şeylerden. doğayı bozan odur. tanrısallığın. Düşüncelere. insan türünün bireylerine her türlü benzerlikten yoksun bir zata hiçbir şekilde uygun gelmez. Allah bendedir. topluluk halinde yaşamaz. ancak göz kamaştıran ışığın kaynağını tespit etmek istediğinde. iradelere sahip olması gerekir. ilahi fikirler. gerek kötü olarak Allah'ın amaçlarını nasıl değerlendirir. benimle birlikte aldanır. kendi çehresinden başka bir şey görmemiştir. iradelere sahip olmak için organlara sahip olmak gerekir. insanlar gerek iyi. hakkında bir fikir edinmek mümkün olmayan bir zat hakkında hüküm vermek. 40. benimle birlikte Allah'ın varlığını reddeder ve bir Allah'ın varlığı fikrini çürütür. ne söylediğinizin farkında olmuyorsunuz. Gerçi tanrısallığı süslemiş olmak için kullandıkları insan yaratılışından gelen şeyleri abartarak işin içinden çıkılabileceğini sanıyorlar. kendisine. o batıl hayalin hiçbir şeyi.

bahçıvanın fikrine göre hareket etmiş olurlar mı? Karıncalar. Bir bahçenin karıncaları. özellikle kendisi için yapılmış ve her şeye gücü yeterli Allah tarafından yönetilmekte olan bir alemde. Eğer Allah esasen mutluysa kendi kendisine yeter ve herkesten ve her şeyden gönlü tok ise. arzularına. projelerine uygun olarak hareket etseler. Bu kadar yanıltıcı bir görüş ne üzerine oturtuluyor? Bize yanıt olarak. günahkar. hedefini açık bir şekilde yitirmiş değil midir? 1. "Şunun üzerine: ilahiyatı anlamaya ve ona layık olan bağlılığı sunmaya yetenekli bir zekaya erişmiş olan tek varlık insandır" diyorlar. 43. evreni yaratırken konu ve amaç olarak insan türünü almıştır. NE Eğer Allah sonsuz ise. bizim erdemler dediğimiz şeylere Allah sahip olamaz ve onun hakkında da insanlar erdemli olamazlar. bahçıvanın amacına. insan. Allah. Bütün dinlerin konusu. Şan ve şeref. insan karıncalar için yapılmıştır demekten daha abestir. Bizi temin(!) ediyorlar ki. 42. Ta ki. Hiçbir benzeri bulunmayan bir varlık için şan ve şerefin hiçbir karar ve etkisi olamaz. eserlerine hayran olan ve kendisini yücelten bir kimse bulunsun! Ancak bu hükümlere göre. insan her zaman Allah'ını bilmenin tam bir olanaksızlığı ve Allah'ın içyüzü hakkında hiç yenilmeyen bir cehalet içinde bulunacaktır. Allah insan için yapılmıştır demek. 2. ondan bin kat daha aşağı bir yerde kalır. nankör ve asi insan ile öfkeli Allah'ının arasını bulmaktır. bu karıncalar yanılmamış olurlar mı? İnsana göre çok küçük bir böcek ne kadar aşağıdaysa. gerçekten mutlu mudur? Tasarrufları kalıcı mıdır? Hazları acılarla karışık değil midir? Durumlarından hoşnut olanlar çok mudur? İnsan türü maddi ve manevi sürekli dert ve felaketlerin kurbanı değil midir? . Allah. Ancak. Versay parkının kendileri için yapılmış olduğunu ve görkemli bir hükümdarın cömertliğinin bu parkı oluşturmasının ancak kendilerini mükemmel bir şekilde yerleştirmek amacına yönelik olduğunu ileri sürseler. Allah dünyayı ancak kendi şan ve şerefi için yarattı ve planına insan türünün dahil olması gerekti. Tersine dünyanın bütün dinleri onu saldırgan ve isyan hedefi olarak göstermektedir. aciz yaratıkların kendisine ibadet sunmalarına ne ihtiyacı vardır? 4. Bütün mesaisiyle birlikte Allah hiç yüceltilmemiştir. yani ilahiyat. Allah'a göre insan. " SAÇMADIR Kendi üstünlüğünün tutkunu olan insan sanıyor ki. 44. deliliklerin en tam olanı. Allah'ın insanı mutlu etmekten başka bir amaç gütmediğini iddia ederler.göre kabul ediniz ki. EVRENİN O DOĞRU DEĞİLDİR Evreni icat ederken. 3. deliliklerin en büyüğüdür. kendi üstünlüğünü başkalarının üstünlüğüyle karşılaştırmaktan hasıl olur. Bizzat sizin fikir ve kanaatinize göre. Dolayısıyla teolojinin açıklamasına göre. özellikle tanrısallığın sıfat ve amacıyla ilgilenen teoloji.

insan. Ezmekte oldukları esirlerden daha mutlu olmayan birkaç karanlık zorbanın savurganlıklarına lokma olsun diye ağızlarından lokmaları çekilip alınan milletler yok mudur? Tumturaklı sözler ve övünmeyle. insan türünün mutluluk nedenini hazırlamakla meşgul olduğu iddia edilen bu tanrısal lütfun kötülük dolaplarından korunmak için insanoğullarının durmadan meşgul bulunduğunu görüyorum. ter dökmek. kuraklıklarla.Yaratanın sanatının şaheseri olarak gösterilen insan vücudu makinesinin bin tarzda bozulması yok mudur? Bize. iyiliklerin Allah'ı haklı çıkardığı. bu aynı hocaların. hocalar. Görüyorum ki. Bunlar okunurken sanılır ki. Allah'ın lütfunun on derece kötülüğe bulaşmış varlığını. insan yaşamak için kan. fırtınalarla. Tanrısal lütfün kasırgalarla. insanın çalışmasını çoğu kez yararsız kılan ve emeklerini berhava eden afetlerle yönelttiği darbelere karşı. . dolularla. isteklerini alt üst ediyor. bazen zararlıdır. cömertliklerini açıklarken ve Allah'ın iyiliğine güvenmemizi isterken. savunma durumu almak zorundadır. bu eserler benim için bazen yararlı. Oysa. başlangıç etkeni (herhalde ülkelerin çoğunda) insanın muhtaç olduğu şeylerden hiçbirini elde etmiyor. ani felaketlerin huzurunda. çok büyük bir mutsuzlar kafilesi baskı altında inlemekte ve yoksulluk içinde sararıp solmaktadır. insanların çok çalışmasına gülüyor. insanların olgun zihinlerini çelmekten zevk alıyor" diye bayağı bir şekilde sızlandıkları görülmüyor mu? Peki. "Lütfü rabbani" ile sürekli bir mücadele içinde görürüm. Bu ikinci etkenler. donlarla. Sözün kısası. insan türüyle alay eden. ikide bir duran ve bir süre sonra kendiliğinden bozulup kırılacak olan karmaşık bir makine sunan bir makinecinin ustalığına hayran olur muyuz? 45. varsayılan "mükemmellik"le birleştirmek nasıl mümkündür? Bütün kitaplar. insan türüyle eğlenen bir Allah'ın lütfuna nasıl güvenilir? Hareket tarzını açıklayamadığım bir hafiyenin bilinmeyen edalı yürüyüşünü hayranlıkla görmem benden nasıl istenebilir? "Hakkında eserleriyle karar veriniz" diyeceksiniz. avlamak. su baskınlarıyla. balık tutmak. insan çalışmazsa bir günden fazla zor yaşar. Her ne zaman bu yeryüzünün neresinde göz gezdirecek olsam vahşi ve uygar insanı. tanrısallık gösterisiyle cömertlik etmeye. yüz derece iyiliğe karşı. ALLAH Zayıf yaratıkların ihtiyaçlarını sağlayarak. İnsanların büyük şehirler kurdukları her yerden ırmaklar geçirmiş olduğundan dolayı. bu dünyada oturanların büyük çoğunluğu için tümüyle uykudadır. herhalde bu kıyas ve kabulden. insanın bu dünyada mutlu yaşaması için hiçbir çaba göstermesine gerek yoktur. yani insan çaba ve çalışması olmaksızın. Allah'ın iyiliklerini. akladığı zehabına kapılıyorlar. Ancak insan gözünü açar açmaz Allah'ın kimseyle ilgilenmediğini görür. Allah'ın lütfünu ve özenini özellikle yüceltmeye yönelik ve en dalkavukça övgülerle doludur. kesintisiz çalışmak zorundadır. Allah'ın lütfu ve iyiliği. Varsayalım ki. esasen ben de eserleriyle karar veriyorum ve buluyorum ki. "Allah'ın lütfü insanların beyhude projeleriyle eğleniyor. "Bu dünyada insan türünün her bireyi için kötülüklerden çok iyilik vardır" diyerek. bu Allah lütfunun bize verdiği iyilik yüzdür ve kötülükler ondur. çift sürmek. insanların "mutlu" diye adlandırdığı çok küçük bir miktarına karşılık. özen göstermeye Allah'ın lütfu denir.

Eşyanın oluşunda Allah'ın velinimete yaraşan amacını açıkça gördüklerini öne süren "bilgin"lerin muhakeme tarzı ne kadar doğruysa. birçok kimse bunun böyle olduğuna inanıyor görünüyorlar! Dünyada olup biten her şey.bir sofu tanrısal lütfü son derece hayranlıkla. Kendilerine barbar işlemi yapan milletlerden bu konuda daha uyanık olarak. iyiliği ve kötülüğü. özenden başka bir şey görmeyen ve sayısız pek çok dert ve sıkıntı içindeki dünyanın coşkuyla ve kendilerinden geçerek öptükleri aynı elden çıkmış olması gerektiğini görmek istemeyen birçok insanın muhakemesinden daha doğru ve tecrübeye daha uygun değil midir? 47. bazen evini depremle sarsıntıya uğratıyor. "Hotanto"ların. genellikle insanı nihayet acı içinde öldürüyor. Ona göre bu dünyada gördüğümüz olaylar. bu adamın muhakeme tarzı da ancak o kadar doğru değil midir? 46. bu karışık durumu incelemeye alınırsa görülür ki. yine biz kani olmalıyız ki. merhametli ve özen gösteren bir anaya benzemekten çok uzak olarak. bir etken hakkında ancak eserleri aracılığıyla karar verilebileceğini gösteriyor. çocuklarını yardımsız ve korumasız olarak talihin keyif ve hevesine terk ederler. tarlasını bazen suya bastırıyor. hayrı ve şerri oluşturur. yararlı. bu tanrısallık. Her ne kadar bu dünya zorluklarla doluysa da. Bütün doğayı insana karşı silahlandırıyor. İşe bakın ki. sezgiden. Bir etken ki. dünyayı düzeltmekten çok yıkmakla.1 BOZMAKLA MEŞGUL VE İNSANIN DOSTU OLMAKTAN ÇOK DÜŞMANIDIR Kendisinin yücelmesinde dayanak sayılan hayranlık verici eserlerinin korunmasında. aynı insanları her an binlerce kez yok etmiyor mu? Tanrısal lütuf. her an. her ne kadar bu dünyada çoğu kez kargaşa egemense de. şehvetli aşklarının sonuçlarını hemen unuturlar. güzel eserler oluşturması gerekir. çoğu kez iyilik yapıyorsa kötülük de yaptığı için " Allah"a ibadet etmekten sakındıkları rivayet olunur. oluşturmaktan çok yok etmekle meşgul görüyoruz. İnsanların korunmasını ve mutluluğunu hep gözettiği varsayılan tanrısal lütuf. daha çok o ahlaksız analara benzer ki. tanrısal lütfun insan türü ve duygulu bütün varlıklar hakkında bu kuşkulu. sevgili yaratığını görmez oluyor.. onları bir daha anmazlar. bizzat insanı insana karşı silahlandırıyor. Allahlarında iyilikten. Ancak ilahiyatın mantığı bütün bu şeyleri yıkıma uğratıyor. her ne kadar insanlar kendilerinin ezilmesiyle sızlanıp inlemektelerse de. o etken bazen iyidir. rahimlerinde taşıdıktan yükten kurtulmuş olmalarından doğar doğmaz memnun olurlar. hep iyi. sonsuz iyi olan bir etkenin varlığını kanıtlar ve bu etken Allah'tır. zeki bir varlık tarafından yönetilmediklerini bize en kesin . Evreni korumak ve kollamak bu mudur? Batıl inançlardan ayrı olarak. bu eserler sonsuz iyi bir etkene aittir.. saygıyla yüceltiyordu. HAY Sağduyunun mantığı bize. bazen kötüdür. Hotantolar'ın bu muhakemesi. tanrısal lütfün özel bir şekilde ortaya çıktığını görüyor muyuz? Eğer dünyayı yöneten oysa. Bu etkenin hep olumlu olarak anılabilmesi için. bazen yakıcı bir kuraklıkla kasıp kavuruyor. onu.

Gustave Le Bon'dan çevrili kitabın "Felsefi Görüşler" bölümüne bakınız. Benim lehimde ancak pek az bir şey yapmak isteyen zatın "sonsuz kudret"i kaç para eder? Benim mutluluğuma karşı ilgisiz olan bir zatın iyiliği. benim kendi yaratılışım ve içeriğimin bir sonucu olarak. aynı gereklilik ve zorunluluk düzenler. Bu eserler. "Allah'ın amacı gizli şeylerdir ve izlediği yolların içinden çıkmak. BUNDA HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEYEN ALLAH NE ALLAHTIR? Evren olabildiği şeyden başka bir şey değildir*. İYİLİKLER VE KÖTÜLÜKLERDO ESERLERİDİR. Size şu cevabı veririm: Siz de Allah'ın değişmez olmadığını ifade ediyorsunuz. Bununla birlikte. Aynı yaratılış. Diyorlar ki. hep bir halde olduğunu öne sürüyorsunuz. bazen sükunet bulan bir varlık. Yani bazen hoş. Bu eserler. sürekli olarak bir durumda. bizim günahlarımızdır. az haz duymak. arzu etmeye. Bazen öfkelenen. Karışıklık. düzenin yerine geçer. durumunu değiştirmek zorunda bırakıyor. hiçbir şeye yaramayan. üremeyi yıkım izler. idaresi nasıl atfedilebilir? Eğer benim türüm için yararlı eserlerde sabit bir Allah görmek inancında bulunursam. kendisinin de bağlı olduğu genel yasalarda hiçbir şey değiştirmeyen sağır bir Allah'tır. sonra ölmek için doğan ve ancak bunun için doğan bütün duygulu varlıkların talihini. hedeflediği amaca ulaşmak için kullandığı araçların uygunluğuyla karar verebiliriz. hep aynı varlık olarak kalabilir mi? 49. Evrende duygulu varlıklar haz ve acı duyarlar. 48. cezalandırmaya onu zorunlu kılan. bazen acıklı biçimde duygulanırlar. Allah'ın amacı türümüzün mutluluğudur. zorla kabul ettirilen bir şahsiyetten başka bir şey midir? O. onun ülkesi saydığınız bu dünyadaki sürekli kararsızlığı kim oluşturuyor! Bu meçhul hükümdarın hükümeti kadar sık ve acımasızca inkılaplara uğramış bir hükümet var mıdır? Eserlerine kuvvet ve sağlamlık verecek kadar kudretli ve değişmez bir Allah'a her şeyin sürekli kararsızlık içinde bulunduğu bir doğanın hükümdarlığı. insanın bardağı sevinç ve acıyla doludur. sonsuz büyüklüğü nerede? Bana sonsuz bir iyilik yapabileceği halde sınırlı bir iyilik bile yapmak istemeyen bir zatın teveccühü benim neme yarar? * Dün ve Yarın adlı ve Dr. insanların günahları. velayeti. . bunları anlamak mümkün değildir" derseniz. Ancak. yani asla değişmez. her şeyi olağan akışına terk eden bir Allah. elde etmeye zorunlu kılar. ancak. bunları ortadan kaldırmaya. bu etkenlerin bazılarından sakınmaya. bazılarını ise aramaya. onu. türümün uğradığı sıkıntılarda ne türlü bir Allah görebilirim? Bana diyorsunuz ki. Bir varlığın zekası. size şu yanıtı vereceğim: Allah'ın zeki olup olmadığı hakkında hüküm vermek mümkün değildir. ALLAH Allah'ın "kayyum" olduğunu. uzaklaştırmaya ve yok etmeye. kendi özel duyularıma göre etkide bulunan etkenlerden oluşur. zorunlu biçimde ya hoşuma gider ya da gitmez. Her yerde iyiliğin yanında kötülük vardır. Her şeyin zorunluluk sonucu olduğu alemde. Bu eserler. bu sonuçlar zorunludur. çok sıkıntı çekmek. Bana. yeteneği hakkında. Çünkü.şekilde kanıtlar.

Sürekli olarak zorbaların. 2000 yıl önce Epicure şöyle demiş: "Allah. İkinci olarak: Her şeyi bilen. Bu cevaplarla nasıl yetinilebilir? Nasıl tatmin olunabilir? Önce ahiret hayatı: Bu ahiret hayatı fikri. hem aciz hem herkesin kötülüğünü isteyen olur. o halde kötülük nereden geliyor? Ya da Allah kötülüğün olmasına neden engel olmuyor? " .50. kerim. bu dünyada insanları. bunca felaket. ya kötülüğü ne istiyor ne de yasaklayabiliyor. ya kötülüğü yasaklamaya muktedir olabiliyor ancak engel olmak istemiyor. hem de bunu yasaklamak istemiyorsa. ya da kötülüğü Allah hem istiyor hem de yasaklamaya kadirdir. zorluklar. Bize. kuraklıkların. savaşların. hakkında hiçbir fikrimiz olmayan öteki dünyayı (yani ahiret dünyasını) kötülük ve felaketlerden koruyabileceğine ya da korumak isteyeceğine ne sebep düşünebiliriz? Lactance'e* göre. işlemlerinden ve niyetlerinden emin olmak için bu kadar sınavlara ihtiyacı olduğunu havsala nasıl alabilir? Üçüncü olarak: Bilim adamlarının hesaplarına göre. insanların öldükten sonra tekrar yaşamak arzularının ifadesi olan hayalgücünden başka bir dayanağa sahip değildir. Sonra "Allah yalnız kendisine özgü olan gerçekleşmesi olanaksızı ve süresiz mutluluğu insana verememiş ve ulaştıramamıştır" diyerek ağzımızı kapatırlar. üzerinde bulunduğumuz yeryüzü altı ya da yedi milyon yıldan beri mevcuttur. iyilik ve hayırsever ise. "Bu alem. kahramanların. Allah. insanlara sürekli mutluluk olmasa bile. Eğer yasaklamaya kadir olmaksızın yasaklamak istiyorsa. bu durumda ona atfedilmesi zorunlu tutulan bir kötülükçülük karşısında bulunuyoruz demektir. mutlu oldukları dereceden fazla mutlu etmediyse. bu kadar perişan insanlar bulunduğunu sorduğunuz zaman. daha saf bir mutluluğa sahip olmak için. bunu varsaymakla şimdi eriştikleri mutluluktan daha sürekli. eğer Allah kötülüğün yasaklanmasını hem istiyor ve buna da gücü yetiyorsa. HAYAL ÜRÜNÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR Yüce bir Allah'ın yönetimi altında niçin bu kadar çaresiz. sürekli zarar ve felaketlere uğradı. tanrısallığın gizli niyetleri hakkında bizi temin edecek içerikte midir? Bu kadar sürekli bunca kötülük. tanrısal lütfün bize hazırladığı gelecek hakkında yüksek bir fikir verir mi? Dördüncü olarak: Eğer bize temin edilmek istendiği gibi. su baskınlarının. Allah acizdir. Bu kadar uzun sıkıntılar ve zalimce felaketler. Eğer Allah kötülüğü yasaklamaya hem gücü yetmiyor. eğer Allah kötülüğü yasaklamaya gücü yettiği halde yasaklamak istemiyorsa. üzerinde yaşadığımız yuvarlağın bir "sınav yeri" olduğunu söylerler. insanı daha mutlu bir aleme götürmeye mahsustur" diye bizi avuturlar. fatihlerin. sıkıntısı altında insan türünün tedirgin ve perişan edildiğini tarih bize gösteriyor. hiç olmazsa ölümlü yaratıkları bu dünyada erişebilecekleri ölçüde bir mutluluğa kavuşturamaz mıydı? Mutlu olmak için sonsuz ya da ilahi bir mutluluğa muhtaç mıyız? Beşinci olarak: Eğer Allah. yaratıklarının düşünce ve gidişatına tümüyle vakıf bulunması gereken bir Allah'ın. sofuların anlatılmaz ve bitmez bir haz ve nimete erişileceğini iddia ettiği "cennet" umudu ne olur? Eğer Allah aklımızın erebileceği tek yer olan yeryüzünü kötülüklerden koruyamamış ya da korumak istememişse. Bu zamandan beri milletler türlü biçimler altında. ya kötülüğe engel olmak istiyor ancak kötülüğü yasaklamaya muktedir olamıyor.1 BİR CENNET BİR AHİRET UMUDU HAYALDİR. istilacı kuvvetlerin vb.

belalara uğramaktadır. başka türlü yapmayarak. kendisini ölüme götürebilecek beklenen ve beklenmeyen bir sürü hastalıklara. Allah yaratıklarını türlü sınıflara ayırmıştır ve her sınıf yaratık yetenekli oldukları ölçüde mutluluktan nimetlenir. İçinde yaşadığımız dünyada. "Alem. İLAHİYATÇI ALLAH'INI İNSANLIĞIN EKSİKLERİNDEN KURTARMAYA BOŞUNA ÇALIŞIYOR: YA ALLAH ÖZGÜR DEĞİLDİR YA DA İYİ OLMAKTAN ÇOK KÖTÜDÜR Denecek ki. onun yiyeceğidir. Hocalar. bizzat insan da her adımda. papazlar. De laformation deI'homme'dir. mümkün olabilen bütün olgunlaşmaya sahiptir. alemi yaratmadan önce Allah. * Firmiavaus Lactantio üslubunun zayıflığı nedeniyle Le Ciceron obretien lakabını almış olan bir Hıristiyanlık savunucusudur. yalnız ölüm fikri onu üzmeye ve perişan etmeye yeterli değil midir? Bütün hayatı boyunca sıkıntı ve eziyetler. Oysa. acemi bir işçi affedilebilir. Bu işçi hoş görülebilir. her duygulu varlığın acı çektiğini ve tehlikeler içinde yaşadığını görüyoruz. bu zorlukların çözümünü bekliyor. insan emin değildir. Allah onu neden yoklukta bırakmadı? Eğer insanın varlığı Allah'ın şan ve büyüklüğü için gerekliyse. ezmeksizin yürüyemez. alemi yaratmaksızın mutlu olmaya devam edebilirdi. Pekala.C. Başlıca eseri. İddianıza göre. niçin insanları mutlu etmiyor? Ya iyi olmaktan çok kötü olduğu sonucunu çıkarınız ya da. yolu üzerinde birçok canlıyı yaralamaksızın. insanı mutlu edemeyecek bir alemi hiç yaratmamanın. 225 yılında büyük olasılıkla Trete'de ölmüştür. yaratıcısı olan Allah'ın bizzat kendinden kaynaklanmayan nedenlerle büyük erdemleri de. Ancak sizin Allah'ınız asla hoş görülmez. bu ulvi hayali bozmaktadır. rahatsız etmeksizin. hahamlar vb. Sizin dediğinize göre. o her şeyden ve herkesten gözü toktur. insan var olmadan önce kendisi için bir eksiklik vardı demektir! Kusurlu bir iş yaptığından dolayı.) 51.2000 yılı geçen bir süreden beri sağduyu sahibi. İnsanın acı ve sıkıntı çekmesi neden gereksin? İnsanın varlığı neden gereksin? Onun varlığının Allah için ne önemi vardır? Hiç önemi yok mudur? Ya da biraz önemi var mıdır? Eğer insanın varlığı Allah için hiç yararlı ya da gerekli değilse. dünyanın büyük kusurları olması zorunluysa. O halde insanları niçin yapıyor? Sizin iddianıza göre Allah insanları mutlu etmek için her şeye sahiptir. DAHA AZ HAYALİ O Bize yaratıkların rütbelerinden söz ediliyor. sümüklüböcekten gökteki meleklere kadar bütün varlıklar kendilerine özel mutluluktan yararlanır. (A. yapmış olduğunu yapmaya . ezeli ve ebedi olarak mutlu idiyse. İnsan. büyük eksiklikleri da bulunması gerekmiştir". affedilmez. Ancak biz cevap verir ve deriz ki. Tecrübe. insanın sıkı sıkıya bağlı ve tutkun olduğu görünen ve tanrısallığın en büyük armağanı sayılan yaşamının bir an bile korunacağından. iyilikçi yüce bir Allah'ın yaratılışına daha uygun olması gerekirdi. ise bize bu zorlukların ancak ahirette çözüleceğini öğretip duruyorlar. Bu hayali sıralamaya göre. çünkü açlıktan ölmemek için iyi kötü çalışmak "zorundadır". dünyanın. Allah insana muhtaçtı. 52. Varsayılıyor ki. En derin haz ve sevinç arasında.

bu iyilik ancak insanın hissettiği mutluluklarla ortaya çıkar. "Bu dünyada her şey düzen ve intizam üzerine bulunsun. Gerçekten cömert olan bir kimse. hiçbir görevi olmayabilir. teveccüh ve iltifatlarını keyfi olarak dağıtmak ve armağanlarını geri almakla. yarattıklarına karşı hiçbir borcu. Sınırsız ve sonsuz bir iyilik fikrini yok etmek için tek bir mutsuz yeterlidir. Sonsuz iyi ve güçlü olan bir Allah'ın ülkesinde tek bir insanın sıkıntı içinde olmasını havsala alır mı? Sıkıntılı olan bir hayvan. Yarattıklarının mutluluğunu ihmal etmekle. bunu yapan herkesin teşekkür beklememesi gerekir. sözlerinize sadık kalınız. Ancak insanlar niçin suçludur? Eğer Allah her şeye kadir ise. Onlara derim ki. bir peynir kurdu dahi. yakınmaya hakkı yoktur. İnsanlar da "Bizi mutlu ediniz. belki aklın gereği olarak. bütün uyruğum. ne de ayrıcalıkçı olabilir. Ey ilahiyatçılar! Allah'ınızı insanın eksiklerinden kurtarmak için boşuna çabalar harcadınız. verdiğini geri almaz. Allah. Eğer Allah sonsuz iyiyse bütün yarattıklarını mutlu etmelidir. yasalarınıza uyacağız" diyor. bana ibadet ediniz. ve nankörler vücuda getirdiğinden dolayı sızlanmaya. İlahiyatçılara göre. hiçbir görevi yoksa. gerçekten iyiliksever bir varlık. biz de sizi seveceğiz. Her din. suç işleyen insanların ilahiyat katından üzerlerine çektikleri ve hak ettikleri cezalardır. iyilik ve nimetlerini yaratıklarının üzerine saçmaya zorunlu olur. iyi. iyilik yapmaktan. " Yaptığı kötülükler nedeniyle bizi avutmak ve gönül almak için ilahiyatçıların bize yaptığı açıklama budur. Ölümlülerin mutlak hükümdarı olduğu için keyfinin istediği gibi mutluluk ya da felaket dağıtır. Allah'ın sonsuz iyiliklerine karşı. tanrısal lütfa. ilahiyatçıların Allah'a atfettikleri zorba ve garip yaratılış nasıl birleştirilebilir? Eğer Allah'ın. Kudretindeki eserleri istediği gibi kullanabilir. beni seviniz. Allah'ın değişmez olduğunu da söylüyorsunuz. yenilmeyen. masum. Tanrısallığı iyilik oluşturur. "bana uyunuz.zorunlu olduğunu kabul ediniz. itiraz kabul etmez kanıtlar olurlar. her kusurdan ve günahtan arınmış olsun. zaman içinde kudretini uygulamaya başlamakla ve zaman içinde buna son vermekle birlikte. Yine bu Allah'ta "insan kulağı"ndan bir parça kalmıştır. "Allah insana kendisini sevdirmezse onun Allah'ı olamaz" demişti. Onlara şunu söylerim: iyilik ve nimetleriyle sonsuz olan bir Allah'ın tasarrufu olmaz. sonsuz bir iyilik ne taraf tutucu. ben de sizi mutlu edeceğim" dediği varsayılan tanrısallıktan insanların beklemekte kendilerini haklı zannettikleri mutluluk üzerine kuruludur. mutlu . Bu Allah'la insanlar arasında karşılıklı bir anlaşma ve yükümlülükler varsayan din ile. Yine bu alemin diğer cansız varlıkları gibi. her dine "temel" hizmetini gören anlaşmayı bozmuyor mu. hayır yapmaktan çekinmede kendisinde hak bulmaz. insan mutsuz olur olmaz bu iyilik ve onunla birlikte tanrısallık da yok olur. yırtmıyor mu? Çiçeron haklı olarak. 53. Bununla birlikte Allah'ınızın özerk olduğunu özgür olduğunu temin ediyorsunuz. yaratıkların da Allah'a karşı hiçbir borcu. BİR TANRISAL LÜTU İNANILMAZ "Allah nimet ve ihsanlarının mutasarrıfı değil midir? Kendi malını istediği gibi kullanmakta ve tasarrufta özgür değil midir? Malını geri isteyemez mi? Hareket ve duruşunun hesabını sormaya yaratıklarının hiçbir hakkı yoktur. bu dünyanın keder ve acıları.

kendisinde. en korkunç eziyete yer verir. hakka daha uygun olmaz mıydı? Tek bir insan yaratacak ve sonra onu lanetlenmek tehlikesine uğratacak kadar bölücü bir Allah'ın. adaletsizlik. insanları bu dünyada pek mutsuz kıldıktan sonra. bir eğlence olmak üzere. kölelerinin çoğunun gözlerini oyduktan sonra bir zindana hapseder. ALABİLDİĞİNE DÜŞMANLIK. bir haksızlık. bu kadar kusurlu. yani Allah'ın sonsuz kerem. sonsuz acılar veren yerden söz ediyor. insanların pek çoğu için sonsuz ızdıraplar sakladığı mahpesten. o sonsuz değildir. Bu duruma karşı. orada kendisini tanıtmaksızın. İnsanlar her ne kadar Allahlarının sonsuz iyi olduğunu bize tekrar etmekten usanmıyorlarsa da. tanrısal adalet kuşkusuz tanrısallığı bize sevdirecek bir niteliktir ya! Yeni ilahiyatın bize verdiği bilgiye göre açıkça görünür ki. büyüklüğe. kötülük ve kıyıcılık ifriti olarak dikkate alınması gerekir. ilahiyatçılar. nasıl sevilebilir? Düşünülmesi ve tasavvur edilmesi insanı endişe ve karışıklığa atmaktan başka bir sonuç vermeyen bir zata nasıl "sevgi" beslenir?! . Allah öyle bir zorba ve zalim hükümdara benzer ki.olsun!" demek. Allah'ın iyiliği yerine adaleti geçer" diyerek işin içinden çıkıyorlar. tavır ve hareketleri kendilerine ahirette sonsuz cezalar çektirebilecek insanlar yaratmaktansa duygulu canlıları hiç yaratmamak. KİN VE NEFRET DOLU BİR VARLIK YAPMAKTADIR Din imamlarının bize tarif ettikleri yolda. körlükleri sonucu yürürken birbirine çarpanları şiddetle cezalandırmanın yolunu bulmak için. Ancak bir büyük ki. insanların çoğunu ancak sonsuza kadar azarlamak amacıyla yaratmıştır. olgun bir zat olarak değil. Eksiksiz. insanların yokluğuyla budala ve sefil olarak var olmaları arasındaki boyuttan daha mı fazlaydı? Din bize bir cehennemden. "Karakuşi takdir" (predestination gratuite) inanışının Allah hakkında verdiği fikirler işte böyledir. onun için "Her şey olsun!" demekten daha mı masraflıdır? Daha mı çok zahmetlidir? Bu kadar mutlak güçlü olan Allah'ın. Dolayısıyla. olgun bir Allah oluşturmaktan çok uzak olarak. İLAH KÖTÜLÜK VE GADDARLIK İFRİTİ. Allah. Bu dünyada. lütuf ve iyiliğine rağmen. varlıkların en mükemmel olmayanını vücuda getirmişlerdir. gerçekte buna hiç inanmadıkları ortadadır. tanınmayan. ayırt etmeksizin herkesi korumanın (rahmanülrahimliğin) ve iyiliğin. bunların tavır ve hareketlerini perde arkasından gözetir. "gölgesi" olsun bulunabilen bir Allah mıdır? 54. akla. Öte yandan sonsuz kötü olan bir Allah'a. değişmez bir varlık gözüyle bakılabilir mi? Merhametsiz bir kahırla. bu kadar kötü yapmasından daha mı zordu? İnsanların yokluğu ile mutlu ve bilgili olarak var olmaları arasındaki boyut. Allah'ın onları ahirette daha çok mutsuz kılabileceğini dolaylı olarak anlatıyor. Teolojik bilgiye göre. Bilinmeyen. eserini noksan ve kusurdan arınmış olarak vücuda getirmesi. merhametin. ancak gözlerini oymadığı az sayıdaki kölelerinin de arkadaşlarına çarpmaktan sakınma ustalığı ve yeteneğine sahip olmalarını çok iyi bir şekilde ödüllendirir. "O zamanda. insafa. gazapla dolu olan ve bir adı da kahhar (batıncı yok edici) olan bir Allah. sonsuz bir iyilik değildir.

İşte bu durumuyla. cezalarını dağıtmakta savurgan bir zorba olarak görür. Allah bana en çok. evlatlarının %99'u için. tiksinti ve iğrenmeye yol açan karakteriyle görünür. en esirane. bir iyilik-kötülük karışımı bulduğumuz ve içinde yaşadığımız gerçek olayları göz önüne alırsak. yani evladın babasından korkmasına benzer bir korkudan. C İLAHİYATÇILAR. en alçak hurafeler arasında fark yoktur. yüreklerimizde güvensizlik. İLAHİYATIN ALLAH ALLAH'I SEVMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR Eğer Allah hakkında fikirlerimi teolojiden. şiddetli cezacı. diğerinin deliliği sıkıntı veren bir deliliktir. gerek süresi ve gerek şiddeti itibariyle sonsuz cezalar. Eğer "teist". Allah hakkında bu aynı fikri vermiyor mu? Allah'ın sonsuz iyi olduğunu. onu kuruntulu. bize. Oysa boş inançlara inancı olan kimse. yani ilahiyattan çıkarırsam. Bize. AHLAK BOZUCU. bazen iyi. Allah'ı yalnız güzel yanından görüyorsa. tanrısallıktan anlamsız ve alçakça bir korkudur. bir evlat hiçbir zaman sevemez. neşeli bir deliliktir. Dolayısıyla dinle en karanlık. ızdırapsız ve titremesiz nasıl göz önünde tutulur? Bize. ya da insanların Allahları hakkında beslemesi gereken saygı ve sevgiyle karışık bir korkudan asla söz edilmesin. zalim nimetlerini vermede cimri. süresiz azap ve eziyetler veren bir Allah hakkında en küçük bir sevgi kırıntısı bile besleyemez. ancak her ikisi de eşdeğerde saçmalama ve eşdeğerde cinnet halindedir. Yeryüzünde hiçbir insan. tanrısallıktan alçakça korkuya karşılık Allah'ına güvenir ve içten sevgi gösterir. Birinin deliliği. Allahlarını içten sevdiklerini söyleyenler. sofular ve yalancılardır. gerçek dinle hurafeler arasında fark olduğunu ileri sürer ve der ki: "Hurafeler. ya da Allah'ı ancak profilden gören delilerdir. insanı titreten bir zat nasıl sevilebilir? Bize sıkıntı ve eziyetler getiren bir zat nasıl sevilebilir? Bizi cehennem azabına uğratacak kadar barbar olduğu varsayılan bir Allah. Allah'ta bir düşmandan başka bir şey göremez. lütuf ve iyiliklerine pek az kimseyi eriştirdiğini. TİKSİNİLECEK VE İNSANLARIN EN KÖTÜSÜNDEN DAHA KÖTÜ. İşleyebileceği en küçük bir hatadan dolayı kendisini cezalandırmak için en acı azap ve sıkıntılara uğratacağını bildiği bir babayı. korku. hurafeci. dayanıksız. çocukça bir korkudan. bize isteksiz. bu Allah'ın doğal olarak. GERÇEK DİN İLE EN KARANLIK EN ALÇAKÇA HURAFELERARASI BİR FARK YOKTUR Allah hakkındaki bu fikirleri. Düşünülmesi insana korku ve dehşet veren. 57. ona asla güvenmez. sevgimizi kazanmasının bedeli olarak. 58. yani Allahçı." Ancak aslında her din. onu en iğrenç yanından görüyor. gerçek bir dindar. sevgiyi reddeden.55. AMAÇSIZ VE . iyilik ve lütfuna kavuşturmayı keyfinin istemediği kimseleri büyük bir öfkeyle cezalandırdığını bize durmadan tekrar etmezler mi? 56. intikamcı olduğunu. endişe doğurması kesindir. H DUYGUSU VERMEYE ÇALIŞIR Pek çok kimse. bazen kötü görünmesi gerekir. ALLAHLARINDAN. aynı zamanda Allah'ın çabuk öfkeleneceğini. hissettiğimiz iyiliğe ve kötülüğe göre. yok edici.

bu Allah'ın zayıf yaratıklarını. Domitien'ler*. gerekçesiz ve tümüyle keyfi olursa insanı daha çok kızdırabilir. ölümlü olan yaratıkların tecavüzleri sonsuz olamaz. yararsız cezalarla sürekli olarak üzmekten zevk alacak kadar kötü bir zorba olduğunu söylemeye cesaret edebilen kimseler.YALNIZCA KEYFİ İÇİN ZALİM BİR ZORBA YAPMIŞLARDIR Cehennem azabının sonsuzluğu inancını icat edenler. bir Allah. soğukkanlılıkla üzmek isteyecek kadar kendisini zalim hissetsin? Böyle bir varlık. Cezalar.) * Domitien. 18-96 yılları arasında Roma imparatorudur. "sonsuz tecavüzler sonsuz cezaları hak eder. merak etmeksizin ve hiçbir korkusu olmaksızın. Şunu da ekleyeceğim. Bir Allah. sonsuz iyi olan bir Allah. daha çok isyan nedeni olur. ne de hiçbir şeyin bozamadığı huzur ve mutluluğunu bozabilmiş (bunların hiçbirini yapamamış) olan yaratıklarını cezalandırmış olur. En kan dökücü zorbalar. sonsuz cezaları gerektirir" diyeceksiniz. sizin ilkelerinize göre insanların en kötülerinden daha kötüdür. bu gerekçelerden bir tanesine sahip olabilir mi? Gazabının kurbanlarını üzmekle. yeryüzündeki en büyük küfürbazlar olurlardı. Muhtemel ki. ya kişisel güvenlikleri. Öte yandan. ya da barbar meraklarını tatmin etme arzularıydı. mevcutların en iğrenç olanını yaptılar. yaratıklarının tecavüzlerini sonsuzluğa kadar sürdürmeye razı olamaz. ya intikam çığlıkları. mutluluğu sonsuz olan Allah'a asla tecavüzde bulunulamaz. Size derim ki. en büyük kötülükçünün bile uğradığı işkencelerin hikayesini dinlerken öfkelenmesin ya da isyan etmesin. Eğer kendisine tecavüzde bulunulabilecek ya da kendisine küfredilebilecek bir Allah mevcut olsaydı. Allah. İstibdadın en zalimcesini Roma'ya çektirmiştir. affedilme zamanı artık geçmiştir. kin olmaksızın. yani kendini koruma durumunda bulunmaksızın. ancak hiçbir duygulu ruh yoktur ki. sonsuz intikamcılığını göstermekten. kendisini eğlendirmekten ve yaratıklarının güçsüzlüklerini aşağılamaktan başka bir amaca sahip bulunmuyor! Bütün insan türünün akıl ve insaflarına başvururum: Doğada bir tek adam var mıdır ki. çünkü cehennemde hidayete erilmez. en büyük fesatlık. ne sarsılmaz kudret ve büyüklüğünü tehlikeye düşürebilmiş. Zalimlik insanda yaramazlığın son derecesidir. Ben de size derim ki. ne de yalnızca onlara eziyet etmekten zevk almak için yaratıklarının ömrünü sonsuza kadar uzatabilir. Neron'lar dahi kurbanlarına acı çektirmek ve bunların ızdıraplarını aşağılamak için bazı gerekçelere sahip bulunuyorlardı. herhangi bir duygulu varlığı. (Yani bu Allah'ın en büyük cinayetini yüzüne vuranlar olurlardı. en kör hırs düşündürebilir. bana. Nasıl oluyor ki. pek iyi olduğunu söyledikleri Allah'tan. ancak en vahşice barbarlık. Azapların sonsuzluğu inancını. Kendisine tecavüz edilmesini istemeyen bir Allah. ya korkunç ibret örnekleriyle korkutmak istemeleri. misilleme olmaksızın. Bu gerekçe. hemcinsim demiyorum. çekenler için de yararsızdır. eziyetler. Ancak bu gaddarlık. ne sonsuz zalim olabilir. ahiretin cezası bu dünyada bulunan ve bundan dolayı ahiretin eziyetine tanık olamayacak olan hayat ehli için yararsızdır. Caligula'lar. Sonunda karısının desteğiyle öldürülmüştür ve 12 kayzerin sonuncusu bu zalim .

üzerlerinde silinmez harflerle bu yüceliğin yazılı olduğunu ileri sürdükleri eserleri gösterirler. bizi. ALLAH . "İnsan alemin düzenini bozabilir. bir eser (yani insan). iyiliğini gaddarlığa dönüştürebilir demektir. Bu eser. onda tedbirsizlikten başka bir şey bulmayız. "Allah dünyayı bizzat kendisi için yarattı" diyorlar. ALLAH İDDİASINDA DA DAHA ÇOK GÖRÜLMEMEKTEDİR İnsanlardan daha mükemmel varlıklar yaratmakla. yüce yaratanın isteklerine ve iradelerine hep karşı geldi. eksiklikleri. "Allah. Yaratılanların gururu. Eğer her din. insan Allah'ından daha güçlüdür. ALLAH'IN SÖZDE SANAT ŞEYİ ASLA KANITLAMAZ Bize sürekli olarak tanrısallığın yüceliğini överler. Bu yüceliğin kanıtlarını sorar sormaz. Allah hakkında bize verilmeye çalışılan fikirleri yok etmektir. Allah'ının elinde yıldırımı tutuşturabilir. Bununla birlikte insanın. Allah'ın iyiliğini bozabilir. ancak tanrısallığın durumunu. sürekli öfkelenen ve sakinleşen bir Allah üzerine kurulmuş ise. beğenilmeyen. insanların sürekli olarak Allah'a karşı isyan ettiklerini görüyoruz! 60. melekleri ve insanları mutlu etmek istedi ve melekleri ve insanları mutlu etmeyi hiçbir zaman başaramadı. bir zamanlar. Tanrısallığın şaheseri. kendisini saldırıya uğramış hissettiğini ileri sürmek. İlahiyat bir eliyle yaptığını diğer eliyle yıkmaktan başka bir şey yapmaz. günahları. İnsan ruhu ve maneviyatı kusurlarla doludur. Oysa bütün bu eserler kusurludur ve içinde kötülüğü taşır. yaratılanların en olgunu ve mevcutların en şereflisi olduğunu söyleye söyleye bitiremiyorlar! 61. nefret edilen eksikliklerle doludur. bize yorumlamaya ve açıklamaya başlar başlamaz. Ancak Allah'ın en nadir eseri mükemmel olmayınca. ülkesinde kendisine kulluk edecek uyruğa sahip olmak için insanları yarattı" diyorlar. saf ruhların tanrılarına (hüdaventlerine) karşı isyan ettikleri ve hatta onu gökyüzünden kovma çabasında bulundukları görülmüyor mu? (Teolojinin ileri sürdüğü savlara bakılırsa) Allah. en şaşırtıcı eseri olarak gösterilmekten bir an geri kalınmayan insan. ne daha çok başarılı olmuştur. İLAHİYAT. Allah'ın projelerini şaşırtabilir" demek. tanrısallığın yüceliğine hangi kanıtla inanılabilir? Bizzat yaratıcısının bu kadar az hoşnut olduğu bir ürün. görünüyor ki. ne de yüceliğine daha güçlü kanıtlar vermiştir. şiar ve hareketlerini. Birçok dinde meleklerin. 59. yarattığı her şeye kadir etkenin (yani Allah'ın) gözünde. isyanları. her din açık bir çelişki üzerine kurulmuş demektir. Allah. İLAH DEĞİLDİR İnsanların eylemlerinden Allah'ın etkilendiğini. Bütün dinler tanrısallığın basiret ve kudretini yükseltmekte ve övmekte birleşir. kötülükleri. yaratıcısı için çoğu kez o kadar iğrençtir ki. yaratıcısına hayran ve takdirhan edebilir mi? İnsan fiziği sayısız hastalıklara ve nihayet ölüme maruzdur.imparator olmuştur. 62. yaratıcı onu ateşe atmak zorunda kalır. Oysa.

projelerini boşa çıkaracak derecede kurnaz kılıyor. tanrısallığın köklü bir şekilde şifa bulduğunu da görmedik. melhemlerinin iyiliğini göstermek için vücutlarına büyük yaralar açan şarlatanlar gibi kullanır. bununla birlikte kötülüğün Allah'tan gelmediği de temin olunur. yani "Allah takdir eder ve insan uygular" ilkesi üzerine kuruludur. onda yaratıkların en hoppasını. Abesin. Allah bu eziyetleri. asla teslim olmayacak kadar inatçı yapıyor. ancak kendilerine karşı nüfuzunu kullanabildiği düşmanları olarak yarattığına inanmak gerekir. ALLAH'A ATFEDİLEN H CEZALANDIRACAĞI SUÇLU İNSANLARA TANRISALLIĞIN GADDARLIĞINDAN ŞİKAYET ETME HAKKINI VERİR Allah'a "ezeli bilim". Bütün gücüne rağmen. insan. onları kendisine hakaret etmekte serbest bırakıyor. Allah yalnız kendi kendine eziyet etmekle meşgul görünür. ona ne şan ve büyüklük . Dünyanın bütün teologları. Böyle olmasaydı. ancak yaratıklarıyla onur kırıcı savaşlarının geçtiği sahne olmak üzere yarattığına inanmak gerekirdi. 65. uyuşmak. İnsan kötülük yapmak ya da Allah'a tecavüz etmek gücüne sahipse. kötülüğün insan eliyle yapılması kararını verdi. açtırdığı yaradan. varlığının kaynağı olan etkene aykırı bir eser olurdu. tanrısallık ne kadar çok zahmetten kurtulmuş olurdu! İlahiyatçıları ne kadar çok sıkıntıdan. başka bir deyişle dünyada olacak şeylerin tümünü önceden görmek veya bilmek gücü atfedilir. "Dieuproposeet l'homme dispose". yaratıklarını olmalarını arzu ettiği bir şekilde yapmayı bir türlü başaramaz. Bunların tümünü hiddetlenmek. açık bir şekilde. Melekleri. Dolayısıyla. en budalasını görmek gerekirdi. Tanrısallık hiçbir zaman bu savaştan şerefli olarak çıkmaz. Allah'ın dünyayı. Bununla birlikte insanlar eliyle kendisine yaptırdığı incinmeden. insanları kim yarattı? Allah yarattı. yaratıklarını başlangıçta kendisinin istediği gibi olacakları yolda yaratmış olsaydı. bir yanda tanrısallık. ve bu ölüme rağmen insanlar hiç de Allah'ın arzu edebileceği bir durumda değillerdir. ezilip büzülmekten kurtarırdı! Yeryüzünün bütün din sistemlerine göre. kötü ruhları vb. yaptıkları karışıklıkları düzeltmek için yapıyor. dünyada ahlak bozukluğu ya da günah olmazdı. saçmalığın üzerine tüy dikme kabilinden olarak bir din vardır ki. Allah. O halde kötülük nereden geliyor? İnsanlardan mı? Peki ama. iki tarafı eşit olmayan bir savaştan söz eder. 63.VE ONU HEP ACİZ GÖSTERİR Her din. Eğer Allah insanları şimdi oldukları gibi yaratmamış olsaydı. Allah'ın insan soyunu iyileştirmek için bizzat ölmüş olduğunu iddia eder. Eğer Allah gerçek olsaydı. KÖ Allah her şeyin yaratıcısıdır denir. o halde kötülük Allah'tan geliyor demektir. bundan şu sonucu çıkarmak zorundayız: Allah tecavüze uğramak istedi. 64. sükunet bulmak. Y MEVCUTLARIN EN MAYMUN İŞTAHLISI EN MAKUL OLMAYANI EN BUDALASI OLMASI GEREKİR Her ülkede ilahiyatın Allah'a oynattığı rol kadar tuhaf hiçbir şey yoktur. insanları. şeytanları. yani tanrısallık gerçekten var olsaydı. öte yanda yaratıklar olduğu halde. insanların bu kadar kötü ahlaklı olmasından Allah'ı sorumlu tutmak gerekir. insanı yapan Allah. Ancak bu önceden bilme.

Allah'a yalvarmasını isteyelim. yine şikayette haklı olmazlar mı? 66. itaatsizlikleri hakkında Allah'ın önceden bilgisi zorunlu ya da kaçınılmaz olmasaydı. Bu . sonraki bir yasayı mutluluğa ayırmasının onun için ne önemi vardır? İradelerinin düzenlenmesi mutsuz yaratıklarının durumunda bir şey değiştirir mi? Kendilerini gözyaşları içinde bıraktığı için. mutluluk tahsis ettiği yarattıklarının düşüşünü önceden görmesi gerekli değil midir? Fermanlarında yarattıklarının bu düşüşüne izin vermeyi tasarlamış idiyse. bütün kilisenin başında. "insan Allah'ın elinden çıktığı zaman saf. adaletinin kendisini er geç cezalandırmak zorunda bırakacağını pekala bildiği yaratıkları başlangıçta yokluktan çekip çıkaran Allahlarından. ayağını kaydırır. insanları baştan çıkarır. ŞEYTAN DA DİNLER GİBİ RAH EDİLMİŞTİR Bir İtalyan rahibinin temiz kalbine onur veren safça bir hikaye anlatılır. şeytan. Allah'ın yaratıcı elinden çıktığı zaman bile mükemmel değildi demektir! Allah. Dolayısıyla. Ya da daha doğrusu. Ancak Allah her şeyi olmadan önce görmek yetisine ve her şeyi önceden değerlendirmek ve düzenlemek gücüne sahip olduğundan. ne de insanların haklı olarak yöneltebilecekleri paylama ve eleştirilerden onu kurtarabilir. bu temiz yoldan bu sapma asla olmazdı. mutsuzlar. bütün insan türü üzerinde üstünlük sağlayacaklarını ve müthiş etkilerini önceden görmüş olması gereken kötü ruhları niye yarattı? Sözün kısası. Kolayca aldatılan bu safdil adam dini konuşma yaparken. suçluları cezalandırmaya Allah'ın kendi adaleti tarafından mecbur edildiği varsayılabilirdi. bu tasarlama bu düşüşün (bu günah işlemenin) olmasını "istemiş" olduğundandır. Allah niye yarattı? insan türü için bu kadar iyilik isteyen Allah. İLK G Diyorsunuz ki. kötü ruhlu azdırıcı ve baştan çıkarıcı olan şeytanı. dünyanın bütün dinlerinde kötü "ilke". yeni bir kanunla kendisini serbest kılamaz mıydı? Önceden bilmesinin eseri olarak. eski mertebesine çıkarmasını Allah'tan Papa istirham etsin. Eğer Allah geleceğe ait olayları önceden bilmek gücüne sahipse. masum ve iyiydi. iyi "ilke" üzerinde ya da tanrısallık üzerinde bu kadar açık bir üstünlük göstermektedir? 67. kendi kendine zalim kanunlar kabul ettirmemek kendi elinde değil miydi? Ya da hiç olmazsa cezalandıracağı ve mutsuz edebileceği yaratıklar yaratmamakta. insanın günah işlemesine ve tabiatının bozulmasına neden izin verdi? Baştan çıkarılmaya (yani şeytanın insanı yanıltmasına) direnemeyecek kadar zayıf olduğunu bildiği halde. ancak günahının cezası olarak tabiatı bozuldu". Böyle olmasaydı. Eğer yaratıklarının günahları. hangi zorunluluk. sürekli olarak fikir üretir. kuşkusuz. tekrar teveccüh ve iltifatına mazhar etmesini. hangi uğursuzluk eseridir ki. insanı baştan çıkarması için şeytana neden izin verdi? Bu alçak. Tanrının lütfuyla bütün insanları mutlu edecek güvenilir bir araç bulduğunu söylemek zorunda kalır.nedeni olabilir. Şöyle der: "Cehennemde kendisine felaket arkadaşı edinmek tek amacıyla. cennetin ve cehennemin anahtarlarına sahip olan Papa'ya başvuralım. İnsan günah işleyebildiyse. Allah'ın şeytanla uyuşmasını. yaratılışları gereği mutluluğumuzun düşmanı olan birçok kötü ruhu kökünden neden çıkarıp atmadı. bu düşüş.

kötülük kuruntusunda haklı çıkarmak için icat edilen şeytan. meleklerden. daha şerefli ve daha büyük yakın bir çevre oluşturmuş olmaz mıydı? Sözün kısası. İnsanlar baştan çıkarmaya ve günah işlemeye yöneltilmezse. Varlıkları ve gelirleri bu iki düşmanın çatışmaları.C. ancak güçlü olanın "güçlü olması"ndan aldığı hakla olabilir. Semavi dinler. insanlar için gereksiz olur. kuşkusuz eksenidir. düşmanlıkları üzerine kurulmuştur. varlıkların en adiline yakışmaz. hahamlar vb.hareket tarzı şeytanın insan türüne karşı kötü projelerine mutlaka son verecektir. bir de kötülükler Allahı kabul eder. şeytan semavi din için. neden bir dosta karşılık on bin düşman bulmaktadır? Allah'ın ahirette. daha parlak. insanı hata yapmaz kılamadıysa. (A. Allah ne hakla cezalandırıyor? Bu cezalandırma. bütün insanları yaratırken mutluluğu sonsuzluğa eriştirmenin gerektirdiği erdemlerle süslenmiş olarak yaratmış olsaydı. iyilerden bu kadar fazladır? Temiz ve doğru insanlar yerleştirmekten başka bir şey istemediği bu dünyada. hiç olmazsa niteliklerinin mümkün olan olgunluk türünü bütün insanlara bırakamaz mıydı? Bazı insanlar iyiyse ya da Allah'ın emirlerini öğreniyorsa. Allah. Allah. zorunlu bir kötüye kullanma yüzünden özgürlüğünün hüsrana uğramasına maruz bir yaratık yapmak yerine. Saldırganlık ise. " Bu safdil rahip galiba görmüyordu ki. Allah korkusuyla günah işlemekten çekinenlerden. son derece haksız ve adaletsiz olur. ancak ne çare ki. bir yakınlar. Tanrısallığın yüceliğine katılmadıkları yada kendisi gibi tanrılar olmadıkları için insanları cezalandıran Allah. ALLAH CEZALANDIRMAYA HAKKI YOKTUR Diyorlar ki. tabiatı ister istemez bozulacak ve bu yüzden Allah'a tecavüzde bulunacak olan insanı yaratmak zahmetini Allah neden seçti? Öte yandan. bu Tanrı aynı lütfu. en azından Allah kadar gereklidir. Manicheisme (Manicilik)* bütün dinlerin. hocalar. hata yapmaz. ya da dünyada Allah'ın emir ve arzularına uygun bir hayat yaşamış olanlardan kurulu bir mabeyn. * İran'da doğmuş ve 270 yılına doğru ölmüş olan Manes ya da Manchee tarafından icat edilmiş bir dindir. bizzat Allah. eksikliklerle dolu. aynı yetenekleri türümüzün bütün bireylerine neden vermedi? Kötülerin sayısı. kendisi için daha onurlu bir mabeyn. yaratıcısına asi. tanrısal yüceliğinin ayrılmaz bir parçası olan yanılmazlığını insana bırakamamıştır. Bir güzellikler Allahı. yanılmaz olmadığı için. rahipler. " Ancak o durumda. iki düşman arasında bir uzlaşmaya aracılık etmeyecek ölçüde hoşnutturlar. kötülük ve karanlık Allahı olarak "Ehrimen"i gösteren bu din "Zerdüştî" dininden alınmadır. iyilik ve güzellik erbabının sayısından ne kadar üstünlük gösterir? Niçin kötüler. insanı . İyilik ve nur Allahı olarak "Hürmüz"ü. yardımcılar heyeti oluşturmak isteği doğruysa.) 68. En güçlünün bu hakkına "saldırganlık" denir. insanı. "İnsanın tabiatı ister istemez (yani Allah'ın ilgisi olmaksızın) bozulmuştur. daha kalabalık. göksel düşmanının aczini ya da beceriksizliğini bize her an her dakika kanıtlar. Allah. tanrısallığı. rahiplerin yönetimi ve gücü. Allah'la şeytan arasındaki bozukluktan çok hoşnutturlar.

yeryüzünde de günah işleyebilme durumundan uzak. Tanrının isteği benim için bir sır ise. Ey rahipler! Bize sürekli olarak bağırıyor. çünkü bizim için anlaşılması mümkün değildir" diyorsunuz. ilahi saltanatına boyun eğmişlerdir. insanlar yerine yalnızca çok mülayim. Her şeyin anlaşılamaz olduğu ya da kendisinden çoğu kez isyan ettirici fikirler edinilebilen bir gidişata. akıllı. Allah'ın hükümlerini adaletsizlikle suçlamak haksız bir harekettir. içyüzü bilinmeyen kimseye insan ne tapabilir. birçok kimsenin adil. ne hayran olabilir.başlangıcında yoktan çıkarmamak. Peki bu hükümleri. herkesi baskı yaparak üzmekten vazgeçiniz. bir isteğe. İnsanların ancak korku etkisiyle boyun eğecekleri bir zorba. Meğer ki. anlayışlı. ya da bu istekte tanrısal bir şey anlamadıklarını itiraf edenler hakkında koruyucu. bunları bizlerden çok anlamıyorsunuz. "İnsanları Allah'tan ayıran muazzam boyut. hiç yaratmamak daha kısa bir yol olmaz mıydı? Eksiksiz bir Allah'ın. insaflı davranınız. kendisinden açıklama isteminde bulunulamayacak bir hüdavent. hiç isyan etmeyecek soydan melekler yaratamaz mıydı? Yanlış yapmayacak. yalnız iyi türden. bu yolları. cahili olmaya zorunluluk duyulan her şeye ibadet etme gereği ve her anlaşılmaz şeyin bu anlaşılmazlık nedeniyle hayranlığa değer olduğu öne sürülsün. Meleklerin serbest olduğu söyleniyor. insaflı bir varlığa layık bulmadığı planı hakkında. yanlış yapmaz nitelikte insanlar yapamaz mıydı? 69. amacını siz de bizim gibi bilmiyorsanız. Ancak hiç olmazsa tanrılarına karşı birlikte ayaklanmak için özgürlüklerini kötüye kullanmamışlardır. Kendiniz de bir şey anlamadığınız fikirler için herkese sataşmaktan. bu mukadderatı siz kavradınız mı? Bunların köküne inerek baktınız mı? Gördünüz mü? Bunu söylemeye cesaretiniz yok. içyüzü bizce hiç bilinmeyen yönetiminden şikayette bulunmak deliliktir. durumunu incelemek hakkım değil midir? İnsanlar. Her şeyin reddettiği ve yalanladığı uyku hayalleri için . "TANRININ İSTEĞ SIRRI İNCELEME VE BU KONUDA BİR KARAR VERME HAKKI YOKTUR" DEMEK SAÇMADIR Bize sürekli olarak. anlayışlı insanların saygısını kazanamaz. Allah. bunlardan bazıları günah işlemişlerdi. Allah'tan umdukları mutluluk nedeniyledir ki. ya da özgürlüklerini hiçbir zaman kötüye kullanmayacak insanlar yaratamaz mıydı? Melekler semada günah işleme yeteneğinden uzaktır. bu Allah'ın isteğinin bizim için bir sır kalmasını zorunlu kılar ve Allahımızı sorguya çekmek hakkına sahip olamayız" diyorlar. ne saygılı olabilir. nüfuz edilemez ve anlaşılmaz dediğiniz tanrısallık yollarını bize açıklamak olan din sistemlerinizi kendi elinizle yıkıyorsunuz. "Tanrısallığın isteği anlaşılamazdır ve onun yolları bizim yollarımız değildir. çok itaatkar melekler yaratması gerekirdi. kesinlikle yanına varılamayan. isyan etmişlerdi. iyi. benim sonsuz mutluluğum söz konusu oluyor. bilmemeye. Size göre. bilinemezdir" demeyiniz. şu halde artık "Allah'ınplanı anlaşılamaz. tek konusu. Ancak bu konuda hoşa gidecek sözler söylerken görmüyor musunuz ki. görülemeyen. bizzat Tanrının isteğini. benim için hiç çekici değildir. Eğer. acıyıcı. tanınamayan bir hükümdar. Gerçi vicdanınızın herkese kapalı yerinde bunu düşünmekten geri kalmıyorsunuz. bu. tesadüfen ilgili iseniz. Eğer Allah'ın planını. ne de onu taklit edebilir. bu cevap inandırıcı mıdır? Değil mi ki. hiçbir şey anlamadıklarını. Bizi kendisine hayran etmek istediğiniz Allah'ın "planı" hakkında.

hastalıklar. içinde bulundukları şaşkınlıktan başka bir şey öğretmiyorlar. adil ve iyi bir Allah'ın sertliğine bağlamakta pek zorluk çekilmez. Sıkıntı ve keder içinde bulundukları zaman. bu kötülükleri. kıtlıklar. en açık. girdapları araştırmaktan bizi yasaklayarak. En müthiş sıkıntıların. tesellisini kucağında bulmak istedikleri sıkıntılardan dolayı bizzat Allah'a sataşmaları. çok kötü fikirler edinmeleri gerekli oldu! Bu durumda. savaşlar. beni hatırına getirmemesini kendisinden pek ziyade rica ederim" diyebilir. en doğal düşünceleri o derece alt üst etmeyi başarmıştır ki. onları senin Allah'ın öldürdü? Senin Allah'ın seni sefil ve perişan etti. birçok felaketzedelere bu kadar avutucu görünen bir varlığın adaletine ve iyiliğine bizim hayran olmamız nasıl istenir? Madem Allahlarının olayların hakimi olduğunu. Tanrının kendilerini sınamak istediğine inanmaları bunlara emredilir. Bu durumda. bu dünyanın olaylarının tek düzenleyicisi ve dağıtıcısının Allah olduğunu unutuyorlar. Allah'ı kötülükçülükle suçlayamayan sofular. bir Allah'ın "nüfuz edilemeyen" ve "anlaşılamayan" yollarından artık söz etmeyi bırakınız! Büyük Allah'ın bilinmeyen gizli derinliğinden bize sürekli olarak söz ederek. en sevgili dostlarına sık sık şiddetli sıkıntılar . "ADALET VE İYİLİK ALLAHI" OLARAK ADLANDIRMAK SAÇMADIR. FELAKETLERİYLE AVUNMALARINI İNSANLARDAN İSTEMEK PEK GARİPTİR Bedensel acı ve bedensel zarar. bize anlaşılır ve gerçekten insana yararlı şeylerden söz ediniz. Bu yolla. Bununla birlikte. masumlar ve suçlular üzerine "ayırt etmeksizin" düştüğünü görmüyor muyuz? Bu hareket tarzında. çok haklı olarak. Allah'ı cılız akıl ve muhakememize getirmenin küstahlık olduğunu söyleyerek. Allah'ı kınamaları gerekmez midir? Zavallı baba! Sevgili bir çocuğunu ya da mutluluğunun dayanağı olan eşini yitirmenin tesellisini iyiliksever Tanrının kucağında arıyorsun.birbirinizin etini yemekten. sana yönelttiği iğrenç darbelerden dolayı Allah seni avutsun. teselli etsin! Teolojinin tuhaf ve metafizik görüşleri insan ruhundaki en basit. Hakkında yalnız kekelediğiniz ve söylediklerinizin tümü birbirini yalanlayan. ilahiyatçılar. boğaz boğaza gelmekten vazgeçiniz. Tanrının kendilerini sevdiğine. bedensel günahın cezası sayılır. iyilikçi Allah'ın bir kesin kanıtı olarak bakmaya alışmışlardır. bu felaketlerin. Büyük sıkıntılar. talihin en kötü darbelerine dahi. hüdavendimiz hakkında hüküm vermeyi cinayet sayarak. depremler. insanları cezalandırmak için Allah'ın genel olarak kullandığı araçlardır. bu bedbahtların dimağının karışmış olması gerekir. "Tanrı sevdiklerine böyle davranıyorsa. ahlak bozuklukları. çok iyi olduğunu söyledikleri Tanrıları hakkında. fikri.İ "AYIRMAKSIZIN" BELA VE SIKINTI DÜŞÜREN BİR VARLIĞI. insanların çok zalimce. şaşırtıcı buldukları bir Allah'ın eylem ye davranışları söz konusu olunca. sıkıntıların. kendilerinin de bir şey anlama imkansızlığı içinde bulundukları. iyiler ve kötüler. 70. Sen ise istiyorsun ki. dinsizler ve sofular. Tanrının kendilerini yokladığına. Bu yolla. en tüyler ürpertici hüzün ve kederin. FELAKETLERİNİN TEK NEDENİNİN KUCAĞINDA. Heyhat! Görmüyor musun. ilahi alametlerin teveccühü olduğuna inanmak için. kötülüğü iyiliğe dönüştürmeyi başarmıştır! Bir inançsız. düşmanlarına acı çektiren kötü ruhlu bir şeytan. din.

"adil" bir Allah nasıl cezalandırır? Bizzat ilahiyatçıların ilkelerine göre. Tanrısallığı. Bu ne yıkıcı. "kendi kendisine" ödül vermiş olur. ya da iyilik yapmaya yeteneksiz kılarsa. günahları cezalandırmaz. yaptığı güzelliklerden dolayı bir insanı ödüllendiren Allah. eğer insanı yaratmışsa. Tanrının lütfu olmaksızın insanın kötülük yapmakta zorunlu olduğunu kabul ederler ve iyilik yapmak nimetini asla vermemiş olduğundan dolayı Tanrının insanı cezalandıracağını temin ederler. insan özgürdür derler. Yaptığı hatadan. bu baba. kerim ve rahman adlarını taşıyan Allah'ın sevdiklerini zulüm etmekle meşgul olmasından elbette daha anlaşılır bir hareket olur. Oysa kendi haline terk edilen ya da tanrısal yardımlardan yoksun bırakılan insanı. uçurumlar. insafı. Kerim bir Allah insan tabiatının gereği olduğunu bildiği zayıflıkları. Yaşadığımız dünyada bile insanları kusurlarından dolayı cezalandırıyor demek. en karanlık zulümlerle suçlarlar.) "Allah sevdiklerine dert verir" inancı bilinir. ne kadar bozucu ve ne kadar kokuşmuş bir inançtır. tehlikeli silahlarla oynamalarına ve yaralanma tehlikesine maruz kalmalarına izin veren bir baba hakkında ne deriz? Zavallı çocuklarına olacak kötülükten kendi kendisini sorumlu tutması gerekirken. yanlış ve zararlı arzularına ender olarak engel olan. alçakça. işlediği günahtan dolayı bir insanı cezalandırmakla. Oluşmasını yasaklayabileceği kabahatleri suçlayan bir Allah. en kara. haklı çıkarmak isteyerek. kabahatin önüne geçer ve böylece kendisini kabahati suçlama sıkıntısından da uzak tutar. adil bir Allah'a iftira etmek değil midir? İyileştirilmeleri özellikle kendisine ait olan ve inayeti ulaşmadıkça başka türlü hareket edemeyen yaratıkları. insan bütün eylemlerinde özgür . daha tertipli mi olacak? (Kötü ruhun düşmanlarını sıkıntıya sokması. gelip geçici isteklerine direnecek derecede metin olarak yaratmamış olduğu için. BENLİĞİNDE BUDALALIKLA ZULMÜ BİRLEŞTİRMİŞ BİR DELİDİR Zayıf ve korumasız çocuklarını kolladığı bize sürekli olarak temin olunan ve bununla birlikte bu çocukları kayalar. Zayıflıkları suç saymak. çünkü tanrısal lütuf olmaksızın iyilik yapmak için asla bir kuvvete sahip olamaz. insanın kendi iradesi nerede kalır? Bu ilkelere göre. yanlışlarından dolayı çocuklara en zalimce ceza veren bu aynı baba hakkında ne düşünürüz? Haklı olarak. Allah. 72. yarattığını cezalandırmaz.hissettirmekle meşgul olan iyilik Allahından bazen daha usta. benliğinde zulüm ve alıklığı toplamış bir delidir deriz. sular arasında başıboş dolaşmakta serbest bırakan. insan yaratılışı ister istemez kötülük yapmaya yöneltir. YASAKLAMAYA MU CEZALANDIRAN BİR ALLAH. iyiliği ve doğruluğu olmayan bir varlıktır. insan şimdiki bozuk ahlakıyla kötülükten başka bir şey yapamaz.C. İNSAN İRADESİ BİR HAM HAYALDİR İlahiyatçılar bize hep. insan ne haklı ne haksız olur. Oysa bunların bütün ilkeleri insanın özgürlüğünün yıkımı ve yok edilmesinde birleşir. zorba yönetimlerin en zalim olanıdır. (A. Biraz düşünülürse teslim etmek zorunlu olur ki. Öngörülü bir Allah. ihtiyatsız. Adil bir Allah. bu güce eriştirmediği için daha iyisini yapması olanaksız olan insanı cezalandırmış olur.) 71.

yanlış. işlerinin. Geleceği önceden görmeye gücü yetmediğinden. zorunlu olarak aldığımız ya da zekamızın bizzat oluşturduğu fikirlerin zorunlu olarak tayin ettiği kararlardır. eylemlerinde özgür olduğunu çıkaracaksınız. görüşleri.değildir ve insan iradesi ilahiyatçıların sisteminde bile bir ham hayaldir. ne hoşlandığı şeylerden tiksinme özgürlüğü vardır. ya da emin olduğumuz inancı bizde doğar doğmaz zorunlu olarak karar alırız. paraya düşkünlük duygusuna üstün gelen kimse. haşin dinbilimciler bize temin ediyorlar ki. fikirlerini almak ya da almamak insanın elinde midir? Ben putperest ya da Muhammedi ana babadan doğmuş olsaydım. Bu sonuçtan emin olur olmaz. Tutkunu olduğu güzel anı. Yanlış. konuşmalarının. istediği doğrudur. zorunlu olarak eylem ve uygulamada bulunuruz. dünyaya gelmek isteyip istemediği insana sorulmamıştır. kendisine telkin edilmiş olan düşüncelerin zorunlu sonucudur. Bundan da. İnsanın arzu ettiği. Ne acıyı sevebilme. insanın hüküm ve tasarrufunda değildir. Hayatı boyunca istekleri. itibar kaybetmek ve ceza korkusu duygusu. o zaman iyi ya da kötü karar vermiş olmamıza göre. sevgilisinin yüz çizgilerine veren. kararsızlığımızın zorunlu bir sonucudur. İnsan doğduğu andan yaşamının son nefesine kadar bir an özgür olmaksızın yaşamının sonuna varır. eylemimizin sonuçları hakkındaki tereddütlerimizin. arzuların hakimi değildir. "İnsan arzularına direnebilir. bir başkasının parasını zorla almak ya da çalmak arzusuna zorunlu olarak direnir. Danıştığımız zaman özgür değil miyiz. Bir şeyden vazgeçiren nedenler. haz duyduğu şeylerin. kararlanmız. elinde olmayarak bir kelimede kendini gösteren düşüncelerin. Ancak diyeceksiniz ki. nasranilerin dinini tanıtmak çabası göstermeyenlerin tümünü. yaşadığı anı izleyen anda ne isteyeceğini ve ne yapacağını bilmez. o şeye yönelten nedenlerden daha güçlü olduğunda. insan arzularına direnir. doğru kararlanmız isteğe bağlı değildir. eylemleri hep insanın ilişkisinin. seçer. Diyeceksiniz ki. Dolayısıyla aşk ve muhabbetinin konusu olan sevgiliyi sevmekte ya da sevmemekte aşık özgür değildir. doğanın kendisine vermiş olduğu yaratılışın. Kendisine hakim olan hayalgücü ve mizaç. alışkanlıklarının. İsevi olmak elimde olur muydu? Bununla birlikte. kuşkulu ya da emin olmakta insan özgür müdür? Danışma. iradeleri ya da arzuları üzerinde hakim değildir. baba ve ülke hakkında kendisinin oyunu almamıştır. aşık değildir. İhtirasları. İnsan ancak benliğine. ona verdiği ana. ruhunda kendiliğinden yükselen iradelerin. acımasızca cezalandıracaktır! İnsanın doğması hiçbir şekilde kendi seçimi ve arzusu sonucu olmaz. isteğe bağlı değildir. karar verir. ancak o zaman. Ancak o zaman direnmesi zorunludur. İnsanın edindiği düşünceleri. Allah. üzerinde hiçbir türlü hüküm ve nüfuzu olmadığı birçok olayın eseridir. bunun için insan özgürdür". özlemleri. . kendine yararlı olduğuna karar verdiği şeyi arzu edebilir. Ancak insan. Bundan zorunlu olarak şu sonuç çıkar: İnsan. insan isterse danışır. Namussuz olarak tanınmak. doğru bütün bilgileri aldığı ve üzerinde asla hakimiyet kuramadığı eğitiminin ürünüdür. Doğa. İnsan filan ya da falan ana babadan doğmakta ya da doğmamakta özgür müdür? Ana ve babanın ya da eğiticilerinin görüşlerini. özerk değil miyiz? Ancak bilmekte ve bilmemekte. insan.

İNSAN İ VAR OLMAMASINDAN. edindiği görüşlere ya da organlarının yapısıa bağlı değil midir? Ne bu görüşler. arzu etmekte ve arzu etmemekte özgür müsünüz? İstekleriniz ve arzularınız. Ağır bir arabanın oku üzerine konmuş olan bu sinek. arzularımızın kaçınılmaz sonucudur. bahsi kazanma arzunuzdan daha kuvvetli bir neden olur! Ancak diyeceksiniz ki. bundan dolayı insan özgürdür" diyeceksiniz. kendimi özgür hissediyorum. toplum da bunları cezalandırarak meşru müdafaa arzusuyla eylem ve davranışta bulunmuş olur. özgür olduğunuzu bana kanıtlama arzunuz. Seçimini ertelerken de özgür değildir. çünkü istediğinizi yapıyorsunuz. bizi bunlardan kaçınmaya davet eder. "İnsan. bu işi yapmakta ya da yapmamakta özgür değil miyim ? Bu işi yapmak ya da yapmamak elimde değil midir? " diyorsunuz. toplumu kirleten kötü adamları cezalandırıyor? Başka türlü hareket edememiş olan kimseleri cezalandırmak adaletsizlik değil midir?" Eğer kötü adamlar kötü tabiatlarının zorunluluklarına göre zorunlu olarak eylemde bulunuyorsa. eylemlerinde serbesttir. toplum ne hakla. ya da öğrendiğine inanıncaya. Eylemlerimizin gerçek başlangıcına baktığımızda. kendisine zararlı olduğunu bildiği eylemin uygulanması kararını her an alır. Karşılaştığı konuların niteliğini öğreninceye. Kendi kendinizi özgür sanıyorsunuz. "Ya bahsi kaybetmeye razı olursam?" O zaman da. ne de bu yapı insanın özgürlüğünü kanıtlayamaz. haberi olmaksızın götürüldüğü halde. hesaplayıncaya kadar seçimini ertelemeye zorunludur. ya da işlerinin sonucunu iyice tartıncaya. bu eylem ve işler asla hükmümüz altında bulunmayan isteklerimizin. Bahsi kazanmak arzusu sözü edilen şeyi yapmaya ya da yapmamaya sizi zorunlu olarak yöneltir. Size. masaldaki sineği hatırlatan bir kuruntu. TOPLUMUN KÖTÜ ADAMLARI CEZALANDIRMAYA HAKKI OLMADIĞI SONUCU ÇIKARILMAMALIDIR "İnsanların eylemleri zorunluysa. "Bir işi yapmak ya da yapmamak için bahis tutsam. Özgür olduğu zannında bulunan insan da. ya da yaratılıştan gelen özellikler tarafından kaçınılmaz olarak ve isteğe bağlı olmaksızın harekete geçirilmiyor mu? 73. muhakemede bulunmakta özgür müdür? Akıl ve anlayışı. Çünkü insanın elinde olmayarak oluşmuşlardır. Ancak istemekte ve istememekte. Bunu reddederim: İnsan iyi ya da kötü düşünmekte. evrenin makinesini sevk ve hareketlendirmekte kendisinin serbest olduğunu sanan bir sinektir. Bir şeyi yapmakta ya da yapmamakta özgür olduğumuzu zannettiren iç duygu. elinizde olmayan ve tasarrufunuzda bulunmayan eşya ya da sıfatlar. Bundan dolayı yaratılışımız. bundan dolayı insan özgürdür. üzerinde götürülmekte bulunduğu arabayı kendisinin çekip götürmekte ve sevk ve idare etmekte olduğu zannıyla kendi kendini alkışlıyordu. Bu. bizi bu şeylerden iğrenmek zorunda bırakır. hayır diye cevap vereceğim. anlarız ki. doğru ya da yanlış akıl yürütmekte. bir illüzyondur. insanlar istediğini yapmakta özgür değillerse. yemek . Bazı şeyler (objeler) bizde zorunlu olarak acı duygusu oluşturur. açıkça zorunludur. yalnızca katıksız hayalden başka bir şey değildir. insan bazen kendi kendisini öldürür. insan kendisine en yararlı ya da hoş gördüğünü seçmekte.İnsan seçmekte özgür değildir. Açlıktan kıvranan bir kaplan parçalamak.

kendisini içten bir doğrulukla arayan temiz ruhları. Bize diyorlar ki. az düşünmelerinin zorunlu sonucudur. deney. bu varlıkların. Zemberekleri bizzat kendi hareketlerini kolaylaştıran bir makineyi aşağılamaya.İ "Eğer her şey zorunluysa. bunlar bilgisizliği. "insandan insan iradesini kaldırmak. Kendi çıkarı için. toplum iyileri sever ve ödüllendirirse. ancak insan kaplandan korkmamakta özgür değildir ve kaplanı öldürme çarelerini. hacamat). o halde. insanı saygıdeğer kılan bir hareket tarzıdır. ahengini bozarlar. birçok hasta kafalara niçin bu iyileştirici etkiyi yapmıyor? Çünkü bütün çarelere direnen hastalıklar vardır. bazı kimselerin çıkarları. gerçek mutlaka eylem ve etkisini oluşturur. dimağa hücum eden kanı yatıştırmaya özgüdür. aşağılar ve yararsız ya da zararlı zemberekler. inatçılıkları. onu yalnızca bir makine. bir otomat düzeyine indirmektir. Gerçek. Bir etken. bu etkiyi zayıflatan ya da sonuçsuz kılan öteki etkenler tarafından asla kesintiye uğratılmadığı zaman oluşturur. gerçeğin kabulüne doğal olarak karşı koyar. bilgisizliklerinin zorunlu sonuçlarıdır. görüşleri ve düşünceleri de zorunludur. 75. doğru yoldan sapanın yanında yer alan ve düşünceden. zembereklerdir. bir zemberek oldu. Özelliklerini yitirince zorunlu ve kaçınılmaz olarak başka türlü eylem ve harekette bulunurlar. topluma belli hareketleri yaptıranlar. insanların yanlışları. Kötü adamlar. çünkü kendilerine verilen ilaçları almayan inatçı hastaları iyileştirmek mümkün değildir. bir makinenin ne hakkı vardır? Güzellik erbabı. akıl. Aynı etkenler tarafından hareketlendirildikleri ve aynı özelliklere sahip bulundukları sürece. iyi yerleştirilmemiş zembereklerdir. etkilerini durduran başka etkenler girmezse. bir ruhsal durumdur. Bilgisizlikleri. gerçek. Gerçek. yaylar gibi söker atar. Dünyayı birleştiren cansız ya da canlı bütün varlıklar birbirine bağlıdır. toplumun düzenini. en iyi kanıtları. düşünce. seçeneksiz olunca artık onda ne değer ne erdem kalır". kötü konulmuş. kötüleri de sevmez. Nitekim beyne kan toplanması bazı hastalıkların zorunlu sonucudur. muhakemeden çekinen insanlara. zorunlu olarak arar. mutluluğa doğru eğiliminde. Roma İmparatorluğu'nun yaygın makinesinde yararlı bir hareket ettirici. Fasat (kan alma. işleyişini. Ancak gerçek. Erdem nedir? Bizi başkalarına iyilik etmeye yönelten bir eğilim. Ancak diyeceksiniz ki. insanları iyileştirmek iddiasında nasıl ve niçin bulunulabilir?" İnsanların hata ve kusurları. bazılarının da beyinsizlikleri. kesinlikle saçmalıklardan kurtaracaktır. 74. kolay aldatılmaları da tecrübesizliklerinin. EĞER OLSAYDI ALLAH DİNLERİN YARARSIZLIĞI İŞTE BUNDANDIR Dünya bir etkenin zorunlu sonucudur. ihmalkarlıklarının. özgür lüksüz. Bu kadar arzu edilen eserler oluşturmaya yetenekli makinelerin ya da "otomat"ların neresi aşağılamaya değer olur? Marc-Aurele. . en iyi tanıkları dahi kabul ettiremezsiniz. etkisini ancak. araya. ne hal ve harekette iseler o hal ve harekette devam etmeleri zorunludur. şundan dolayı ki.istediği insanın üzerine atılır. bağnazlığı ve budalalıkları iyileştirmeye yarayan çarelerdir. bir etkendir. Doğru yoldan sapmada şiddetle çıkarı olan. İnsanda değer nedir? Hemcinsinin bireyleri gözünde.

İnsanların günahları dünyanın düzenini bozuyorsa.Varlığı bir an için kabul edilse. insana bir an olsun özgür ve özerk gözüyle bakılamayacağını teslim ederlerdi. Allahsız özel varlığını koruyamayan ve eceliyle ilgili olarak Allah'ın iradesi gerçekleşince. ister istemez yaratılışında bulunan özelliğe. hayatı terk eden bir kimse özgür müdür. Hiç kimse Allah'ın adaleti hakkında kuşkuya düşmeye cesaret etmiyor. ancak Allah'ın düzenlediği biçimde çalışır. Allah insanı koruyorsa. Eğer bir Allah var olsaydı. Kuvvet. 76. özerk midir? Eğer Allah. kusuru kendi beceriksizliğinde bulmalıdır. Eğer bu yaylar iyi çalışmıyorsa. bununla birlikte adil bir Allah'ın hakimiyeti altında adaletsizlikten. bütün yaylarını. zulümden başka bir şey görülmüyor. Allah'ın ülkesinde asi uyruğu varsa. Allah. 77 HER KO ATFEDİLEBİLİR. hakkaniyet dünyadan . Öncesiz. bu. kavimlerin alın yazısına hakim oluyor. eğer bir "Tanrı" olsaydı bile dinlerin hepsi tümüyle yararsız olurdu. eğer Allah yarattığını bir an gözünden ayırmazsa ve insanın başına gelen her şey Tanrının iradesi sonucuysa. Allah'ın dünyanın düzenini bozmak istemiş olmasındandır. hiç yoktan kendine uyruk yaratmış ve bunlan kendi keyif ve arzusuna göre oluşturmuş. niteliğe bağlı olurdu. Tanrı bile asla yapmak istediğini yapmakta özgür olarak görülemez. hareket tarzı. ne bizim çabamız. ülkesinde asi uyruk bulunmasını Allah'ın istemiş olmasındandır. yine kendi varsayımlarına göre. Bir kez bu böyle olunca. onu günah işlemeye devam etmesi için yaşamak zorunda bırakıyor demektir. kendisine itaat eden uyruğu ödüllendirmek ve isyan edenleri de cezalandırmak hakkına sahiptir. adamlarının çoğu asi uyruğundan olan bir hükümdara benzetilir. DOLAYISIYLA ALLAH'IN CEZALANDIRMA VE ÖDÜLLENDİRME HAKKI YOKTUR Allah hep. iradesine karşı çıkma ve direnme gücü kimsede bulunmayan yaratıcı bir hükümdardır. eğer insanın varlığını sürdürmesi yaratılmanın sürmesiyse. sonsuz olan bu zatın. eğer insanın uğradığı sıkıntılar. Bu benzetmenin hiçbir kısmı doğru değildir. insan nasıl günah işleyebilirdi? Eğer günah işlediği sırada. Bundan şu sonucu çıkarmak zorunluluğu vardır ki. Allah. Bu yaylar. ne dualarımız. kendi kendileriyle sürekli olarak çelişki halinde bulunmasalardı. ne kurbanlanmız onun değişmez seyrini ve asla değişmeyen isteğini durduramaz ya da değiştiremezdi. İnsanın Tanrıyla sürekli bir bağlılık içinde bulunduğu. ve iddia edilir ki. zincirlerini yaratmış olduğu bir makinenin başındadır. BİZZAT ÖZGÜR DEĞİLDİR Eğer ilahiyatçılar. Tanrının iradesi olmadıkça tek bir nefes bile alamayacağı farz ve iddia olunmuyor mu? Allahsız var olmayan. insanı "adem"den çıkardıysa. eğer insan kendiliğinden hiçbir şeye güç yetiremezse. Tanrının isteği eseriyse ve kendisine Tanrının lütfü yönelmeksizin hiçbir iyilik yapamazsa. bu. Allah. öncesiz ve sonsuz bir niteliği ve yaratılışı olur ve bu nitelik ve yaratılışın egemenliğine göre hareket etmekte Tanrı zorunlu olurdu. insanın hayatı boyunca bir an olsun özgürlüğe kavuştuğu nasıl öne sürülebilir? Günah işleyen insanı Allah korumasaydı. Hiçbir şey isteklerini durdurmak ya da değiştirmek yeteneğinde olmazdı.

Felaketlere uğrayan insanın Allah'tan yardım rica ve istirhamında bulunması. ilahi zatın asalet ve lütfunu yaralayarak "kafir" olur. Gerçekte ise. Eğer iyimser. kendi sistemiyle tanrısal büyüklüğe zarar veriyorsa. ahirette onaracak. birkaç kişi bütün insanların rahatını. onun özenli iyilikseverliğine güvensizlik göstermektir. Bir kötülükten vazgeçirmek ya da kötülüğü durdurmak için Allah'a yalvarmak. Tanrının yönetiminden hiçbir şekilde hoşnut olmadıklarını bize göstermez mi? Allah'tan bir iyilik istemek için Allah'a yakarışta bulunmak. bu felaketlerin yapıcısına başvurmak demektir. Mümkün olan en iyi dünyadan daha iyi alem bulunabilir mi? Bazı ilahiyatçılar. 78. içinde bulunduğumuz alemden daha iyi bir alem yaratamamış olduğunu düşündükleri için iyimserlere (optimistlere) kafir gözüyle baktılar. başka bir kürenin. değişmez. Bize denilmek isteniyor ki. bizi öteki dünyaya (yani ahirete) havale ediyorlar. lehimize düzeltmesi için. BU (AHİRETTE) ONARILACAĞI.. iyimser olmak. Bir iyimserin. şunu görmüyorlar mı: Dünyayı yarattığı zaman elinden geldiğince iyi yaptığını iddia etmek. kötülüğün . Yasaklamak gücüne sahip olduğu bir kötülüğe göz yummak. olanakların en iyisinde yaşadığımızı bize söyleyen kimsenin. diyelim ki bir an bile. başka bir dünyanın hayatı boyunca da sakinlerinin felaketleri üzerinde ilahi adaletin aynı şekilde uykuya dalmayacağını bize kim ve ne temin eder? Allah'ın çok sabırlı olduğu ve adaleti çok yavaş olsa da hiç de az olmadığı söylenerek. Sürekli olarak semaya gönderdikleri dualar. asla dua etmemesi gerekirdi. Allah'ın bu alemden daha iyi (ya da daha az kötü) bir alem yapmaya güçlü olmadığını kabul etmek suretiyle küfretmektir. planının. ona kafir gözüyle bakan ilahiyatçı da her şeye gücü yeterliğini savunayım derken. Bu ilahiyatçılara göre. BOŞ BİR İNANÇ. göz yumabilir mi? Bilinen bir kötülüğe göz yummak ya zayıflık ya kararsızlık ya da danışıklılık belirtisidir.. erdemine. iyiliğine. Dahası var: İnsanın daha mutlu olacağı başka bir alemi beklememesi gerekirdi. Allah'tan asla hoşnut değildirler. daha iyisini yaratabileceği halde çok kötü bir dünya oluşturmak şeytanlığında bulunduğunu iddia etmekten daha az hakaret içerir. "Allah tarafından yönetilen" bu alemde her şey bozuk ve karmakarışıktır. 79. güzel düzenine hayran olmaktan geri durmuyorlar. özgürlüğünü ve hayatını cezaya çarpılmaksızın kendine oyuncak ediyor. mallarını. çıkarımıza asla uymayan planını. ABES BİR VARSAYIMDIR Dünyamızın oluşuna sahne olduğu kötülüklerden şikayet ettiğimizde. Tanrının kudretini sınırlamaktır.sürülmüş gibi görünüyor. Bununla birlikte. başka bir deyişle bu dünyada her şeyi iyi bulan. siyasetinin devamına engel olmaya çalışmaktır. adaletine. eğer mantıklı olsaydı. Ancak bu ilahiyatçılar. yani bu dünyayı eksiksiz ve en iyi görmek. bu dünyada çıkmasına bir süre için izin verdiği zulüm ve sefaletleri Allah. İNSANLAR OLMADIKLARINI KANITLAR İnsanlar Tanrının olgunluğuna. madem Allah oldukça uzun bir süre adaletini uykuda bırakarak bu yerküresinin hayatı boyunca kötülüğün egemen olmasına razı olmuştur. sıkıntı ve acılarımız avutulur. Adil. her şeye gücü yeten bir zata sabrın yakışamayacağını görmüyorlar mı? Allah zulme.

haklı ve haksız konusundaki bütün fikirlerimizi karmakarışık etmek değil midir? Tanrısal olgunluğu. Allah'ı her an varlıkların en haksızı. hiç kuşku yok. " Bu durumda. nazırların (bakanların) kullandığı dilden ödünç alınmıştır. vahşi bir muzafferin hakkı ve ancak onun gözünde bir hak olabilir. bizzat Allahınıza. nazırı. Bu "en güçlü hak" mağlup ettiği mutsuzlara istediğini yapabileceğini düşünen vahşi bir fatihin.* * Şeyh Sadi: "Kuyuyu ve körü görürsen ve bu durumda sessiz ve ilgisiz kalırsan (yani kazanın ve musibetin önüne. ANCAK. İçtihat'ın hakim fikirlerinden biri de şudur ki. İLAHİYAT. körü uyararak ve doğru yolu göstererek geçmezsen) günah işlemiş olursun" demektedir. insanların gözünde bir tiksinti konusudur. sözlerini kesmek isteyen hükümdarların. Ancak en güçlü hak. düşmanlık etmeye ve nefrete değer bir konudur. Bu nedenledir ki. "Allah. kötülük yapmak hakkını veren bir Allah. Bir zorba. en adaletsizi yapmak garip değil midir? Allah'ın eylemlerinden. bu tanrısal adalet ne türden ya da ne içerikte bir adalettir? Çoğu kez insanın adaletsizliğine. 80. Bir zorba. düşünen. bir toprak solucanının da. Tanrısallığı haklı çıkarmak için. engel olmayan. Allah en güçlü olduğundan sıradan kurallarla sınırlı değildir demektir.yapılmasına razı olmaktır. hükümranıdır. elçisi! Sana diyeceğim ki. Dolayısıyla. ALLAH HAKLARA TECAVÜZ HAKKI VEREREK YA DA İNSANLARA AHMAKÇA BİR İTAAT EMREDEREK. yaratılışından şikayet edilir edilmez. o kötülüğü doğrudan doğruya yapmış olur. en aşağılığı konusunda bile haksız olmak hakkını veremez. zulüm ve şiddetinden muzdarip olanları susturmak. zorbadır. nasıl model olarak alınabilir? Diyorsunuz ki. . adil ve adaletsiz. bir insanın da şikayet için ağzını açmaya aynı derecede hakları yoktur". yaratıkların en küçüğü. insanlığın olgunluğuna tümüyle zıt olan bir zat nasıl örnek. kendisine haksızlık etmek. haksızlığına bu kadar çok benzeyen bu tanrısal "adalet" hakkında ne fikir edinebilirim? "Allah için haklı olan şey yaratıklarına göre zalimcedir" demek. yapabildiği halde yapamadığı iyilikten de sorumludur. tekrar hatırlanabilir: İnsan yalnız yaptığı kötülükten değil. Bu zorbaca açıklama tarzı. Bu barbar hak. Ey adil bir Allah'ın vekili. insanlar için bir model değildir. Bir kötülüğün olmasına engel olabilirken. en büyük kudret. bütün hakların gaspı demektir. övülen bir Allah'ın vekillerinin kullanacağı dil. bu dil olamaz. "Allah. ona yarattıklarını kendi eliyle istediği gibi yapma hakkını verir. mukadderatımızın hakimidir. ALLAH TARAFINDAN İZİN VERİLEN KÖTÜLÜĞÜ VE ADALETSİZLİKLERİ HAKLI GÖSTERİR Birçok dinbilimcinin her taraftan bana şöyle bağırdığını duyarım: "Allah sonsuz adildir ancak adaleti asla insanların adaleti gibi değildir. mutlak hüdavenddir" denilerek bizim susturulabildiğimiz sanılıyor. en büyük yücelik. Bir zorba. hiçbir zaman bir Allah değildir (zorba olan Allah olamaz). muhakeme eden bir insana Allah'ı kabul ettiremez. hiçbir şeyin sınırlayamadığı yüksek gücü. Allah mutlak hüdavenddir demek.

Allah.ancak o esirlere meşru görünebilir ki. ancak en büyük iyiliğimiz için cezalandırır. Tanrının olgunluklarından. özelliklerinden birinin uygulanması hep öteki olgunluğunun. savaşlarda boğazlanmaktan. deyimlerin hissedilen tutarsızlığı içinde. her zulmü yapmanın sakıncası olmadığını. Tanrısal adalet hakkında Musevi. ahlaksız efendilerine uyarak bozuk ahlaklı olmaktan. çoğu kez milletler üzerine yıkıcı etkilerini yüzyıllarca hissettiren kötü hükümetlerin zulüm ve eziyeti altında yok olmaktan. "rahmanürrahim Allah" diye adlandırmaktan vazgeçiniz. "ilahi adaletini bizzat hoşnut edemeyen uyruğu hakkındaki iyiliklerinin sonucu olarak. En büyük felaketlerin ortasında ve daha doğrusu. mubah olduğunu sanacak kadar kör olmuşlardır. zorbalar her şeyi. Ancak. böyle mantıksız düşünenler! Ey muhakemelerinde mantık bağlantısı bulunmayanlar! Demek ki. çılgınlıklarında "yararlar" ve "çıkarlar" gören imanın gözleri. bulaşıcı hastalıklar yüzünden mahvolmaktan. her an birbirini ortadan kaldırmaktan. bir sürü zalim ve zorbanın demir asasının eziyet ve baskısı altında ezilmekten. tanrısal adalet hakkında ne tuhaf fikirler edindiler! Uyruğunun isyan etmesinden sonra kendi öfkesini yumuşatmak için. ne tuhaf gözlerdir! 81. Ancak bir babanın yabancılar için iyiliği. ahlak bozukluklarında. direnemeyecek ve karşı koyamayacak ölçüde kendilerini zayıf hissettiklerinden. Allah'ın esirgemek istediği mutlak bir hükümdarın günahlarını bağışlatmak için uyruğundan 70 bin kişi yok edildi! 82. en sürekli eziyetlerde. isyanla hiçbir ilgisi bulunmayan veliahtını öldürmekten başka çare bulamayan bir hükümdar hakkında ne deriz? Hıristiyan diyecek ki. "Allah adildir" demeyiniz. "iyi Allah"ın size savaş verdiğine. sözün kısası "iyi Allah"ın iyi olmaktan "rahmanürrahim" olmaktan geri durmaksızın uğrayacağınız kötülüklerin en büyüklerini yapmak istek ve gücüne sahip bulunduğuna gönülden inanıyorsunuz! Hiç olmazsa size kötülük yaptığı zaman Allah'ınızı "iyi Allah". ilahiyatın Allah'ına yüklediği özellikler ve nitelikler. evladı için gaddar ve barbar olma hakkını kendisine vermez. Yani cezalandırması bize en büyük çıkarı sağlar. "iyi Allah"ın kıtlık nedeni olduğuna. öz oğlunun ölmesine razı oldu". siz "iyi Allah"ın size veba gönderdiğine. İNC İMHALAR HEP ZALİM VE BARBAR BİR TANRI GEREKTİREN TUHAF VE GÜLÜNÇ UYDURMALARDIR Babalarının işlediği isyan ve günahlardan dolayı. İseviden daha doğru fikirlere sahip midir? Musevinin Yehova'sı suçsuz kavmi üzerine vebayı musallat eder. ÇO . O zaman olsun. öteki özelliğinin zararına oluyor. haberleri olmaksızın suçlanan insan türüyle barışması için suçsuz ve günah işleme gücü olmayan öz oğlunu öldürten bir Allah'a inanmaları kendilerine önerilen Hıristiyanlar. her an birbirini bozmaktan başka bir şey yapmıyor. her istediğine kadirdir" diye bağırdıklarını görmüyor muyuz? Ey. Allah bizi. söyleyin. Diyeceksiniz ki. kavimlerin hangi gerçek çıkarı vardır? Türümüzün bu kadar zalimce lokması olduğu en yürek paralayıcı sefaletlerde. en çok "güçlüdür" deyiniz ve onun gönderdiği darbelere karşı koymanın sizin için mümkün olmadığını söyleyiniz. sofuların "iyi Allah mutlak hüdavenddir.

zamanını üzerine üç zar ve bir zar kutusu konmuş bir masa önünde geçirir. Benim şanım ve büyüklüğüm ister ki. tehlikeli. hazineye sahip olacaktır. insanlar tanrısallığı gaddarlıkla suçlamaya razı olmaz. bu dünyada uyruğunun sevgisini. bunun sonucu olarak üzerlerindeki baskı ve keyfi idareyi en azından iki kat artırmasından korkarlar. koruyamadıkları ve tasarruf edemedikleri bir mizaç ile. sıkıntılı ve acılarla dolu bir yaşam sürmesi için dünyaya getiren bu babanın sevecenliği nasıl ve hangi belirtiyle anlaşılır? İnsanı. Cevap vermeksizin itaat ediniz!" Şu nokta dikkate alınmalıdır: Zorbanın zarları öyle yapılmıştı ki. onun yavaş yanan bir ateş üzerinde yakılmasını istiyor. oynansın. amacı. Gezginler. Bu dünyanın zorbaları için olduğu gibi. bu iyiliksever Allah ancak sonsuz mutluluğa hak kazanmak için ve ancak bunun için uyruğuna hareket serbestisi verir" diyen rahipleri dinlerler. Bu nedenle. işte bunlar sizin içindir. Zarları altı kez çift getirmek mutluluğuna erişen. orada bulunanlar hayret ve şaşkınlık içinde birbirinin yüzüne bakar. zindanının dolduğunu ve . çıkmasına ihtimal vermedikleri ve önünü almaya kadir olmadıkları olayların sürüklediği mutsuz. uyruğunun zayıflıklarını bildiğinden onlara şöyle sözler eder: "Esirler. yaratılışlarına bağlı ihtiras ve arzularla hareket eden.KİMSEYE SEVECEN. Masanın bir ucunda sultanı kuşatan mabeyincilerin ve ahalinin açgözlülüğünü çeken altın yığınları vardır. CÖMERT VE ADİL BİR BABA DENİLEBİLİR Mİ? Bütün dinlerin tanrısallığa alabildiğine sürdüğü kara zulüm ve gaddar lekelerine rağmen. ömür boyu karanlık bir zindana atılacak. isteklerinde pek zorba bir sultanın egemen olduğunu anlatır. gerçeğin onları kızdırmasından. köleler! Size iyilik yapmak istiyorum. şiddeti ve süresi bakımından müthiş işkence ve cezalara sevk edebilen bir yola düşmeye zorunlu bulunurlar." Hükümdarın bu konuşması üzerine. yüz bin kez atılsa ancak bir kez çift gelebilir. bunu kazanmaya çalışınız. ölümlü "insan"lar. saygısını ve itaatini sağlamaktır. Her biriniz sırayla bu zarları ve kutuyu eline alsın. zar atmak için kimse gelmiyor mu? Bu benim hesabıma gelmez. Kendilerine "Allah sevecen bir babadır. Ve adaletim. Allah. bu altınları görüyor musunuz? Haydi bakalım. istenen sayıyı elde edemeyen. İNSANLAR İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜ VE VÜCUDU OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN BİR ALLAH'IN İYİLİĞİ VE ADALETİ ALEYHİNDE KANITTIR İnsanları yaşama davet ederek. onları çok zalim ve tehlikeli bir oyun oynamak zorunda bırakmıyor mu? Kendi rızaları olmaksızın. alicenap hükümdar. suistimal edebilecek bir mevkiye koyduğu ve bu suretle sonsuz cezalara uğrattığı söylenen bu sözde hareket özgürlüğünden daha kötü bir ihsan var mıdır? 83. düşmekten kurtulamayacakları tuzaklara maruz. Bu hazineleri. Dolayısıyla oynayacaksınız! Emrediyorum. Sultan. Lütuf ve keremim sizi zengin etmek ve tümünüzü mutlu kılmak istiyor. Asya'nın bir ülkesinde fantazilerle dolu ve pek tuhaf. O zaman öfkelenen sultan şöyle der: "Acayip! Oynamak. Çocuklarının büyük çoğunluğunu yeryüzünde yalnızca eziyetli. Ancak sizi haberdar edeyim ki. Hiçbiri bu kadar tehlikeli bir şansı denemek istemez. Bu hükümdar.

talihinin görüşünü almaksızın içine attığı sıkıntılı hayat mesleğine tekrar girmeye. bütün çalışmasının tek amacı sanmak deliliğinde bulunur. bu ruh. düşünen. önemsiz zerreleri.servetinin elinde kaldığını görmekten zevk alır. tekrar yaşamaya istekli olacak çok kimse var mıdır? Diyorsunuz ki. Bir süre kendisiyle eğlendikten sonra. kendisine küstahça "doğanın kralı" adını verir ve kendisini öteki canlıların. dünyaya gelmek ya da gelmemek. kendisini Allahının gözdesi. ey dünyanın zayıf hükümdarı (ey insan). DOĞANIN KRALIDIR" İDDİASINDA BULUNMAK. bütün özenlerinin konusu. Ancak bu hayat. Bütün dünyanın kendisi için yapılmış olduğunu sanır. kuşun. avutucu bir dosttan ayrılmamış olan. çoğu kez zalim olan ve çok az hak ettiğimiz hastalıklarla sürekli olarak tedirgin edilmiyor mu? Böylece birçok taraftan tehdit edilen bu hayat her an elimizden alınamaz mı? Bir süre yaşadıktan sonra sevgili eşinden. en sonunda mutlaka solucanların. BİR DELİLİKTİR Bu dünyada çekmek zorunda olduğu acılar ve sakatlıklarla birlikte. dehşetli hayalgücünün öteki dünyada (ahiret aleminde) kendisine yarattığı tehlikelere rağmen. Ama heyhat! Hayatından hoşnut olan kaç kişi vardır? Eğer hayat bize bazı tatlar veriyorsa. yemi olmuyor mu? Bize ruhundan dem vuruyorsun! Ancak bir ruh nedir bilir misin? Görmüyor musun ki. muhakeme eden. Yaşayan. kurtların gıdası. iyilik ve bağışa boğan Tanrının lütfuna sonsuz şükran borçlu olduğumuz her an tekrarlanır. sizin Allah'ınızdır. insan. en mutlu bir hayatı birdenbire zehirlemeye yetmez mi? Ellerinde olsaydı. Sözün kısası. Zavallı insan! Bu büyüklük iddialarını neye dayandırabiliyorsun? Ruhunun. zarlar da sizdedir. TANR MİNNETTAR OLMAMIZ GEREKTİĞİ DOĞRU DEĞİLDİR Bizi sayısız nimet. öteki bütün hayvanların pek çok üstüne koyar. tahtını elinden almaya ve seni hayattan yoksun etmeye yetmez mi? Sözün kısası. Özellikle yaşamak mutluluğu övülür. Ey ölümlüler! Bu sultan. korkularla. veya bunlardan ayrılık ve acıların düşünce gücünü istila etmediği kim vardır? Zehir gibi acı felaket bardağını başına dikmek zorunda kalmamış çok az kimse vardır. bileşkesi hayat olan organların faaliyetteki bütün toplamından. zindanı cehennemdir. en sessiz. hayat yalnız başına çok büyük bir nimettir. . MESAİSİNİN TEK AMACIDIR. erişmiş olduğu aklın. hazinesi cennettir. gösterişli yaşayışının süreceğinden bir an emin misin? Aşağıladığın maddenin en değersiz. hayatın son bulmasını çoğu kez istemesin. Çok az kimse vardır ki. çoğu kez acılarla. görüş ve isteğimize bağlı olmamıştır. sizler de bu zarlarla oynamak zorunda bırakılanlarsınız! 84. "İNSAN. bu tatlar birçok acıyla karışmış değil midir? Yakıcı tek bir acı. YARAT GÖZDESİDİR. sevgili bir evlattan. kesip yemek üzere tutsak ederek kümesine koyduğundan dolayı. hayvanların kralı (yani insan). avcısına çok duygusal şükran ve gönül borcu mu beslemesi gerekir? 85. bunların halen çalışmakta olmasından başka bir şey değildir. çevrendeki yaratıklar üzerinde bir hakimiyet uygulamaya elverişli olan yüce yetilerine mi dayandırıyorsun? Ancak.

insan. seni öteki yaratıklardan daha çok mutlu ediyor mu? Şan ve şerefinden onur duyduğun. bu bireylerin aynı akıl yetisine sahip olması gerekirdi. İNSANLA HAYVANLAR İnsanla. İnsan hakkında da aynı şey söylenebilir. Onun ne aynı ihtiyaçları vardır. insan türünün tüm bireylerinde tümüyle aynı içerikte ortaya çıkması gerekirdi. işlerine senin şaşırtıcı zekandan daha çok yaramıyor mu? Hayvanların barışsever cehaletleri. ne aynı arzuları. seni bedbaht eden düşüncelerden. Tanrının yaratma kudretinin bu sevgili evladı (ileri yaratık dediğimiz insan) bütün öteki hayvanlardan daha büyük tehlikelere maruzdur. fiziksel zorlamalarla hareket eden ve aklın hiçbir etkisi olmadığı bütün öteki hayvanlardan üstündür" denilecek. sahibi olduğundan dolayı bu kadar övündüğün bu yatkınlık. . Ancak. senin gibi hazzı arayan. Oysa insanın. ruhunun yetisiyle. Hayvan olgunluk durumuna oldukça çabuk erişir. aklı iledir ki. Ancak ruh bu kadar basit olsaydı. birçok insan gibi kendi kendilerini yalnız ölüm korkusuyla değil. öteki hayvanlar arasında açık ve kesin ayırıcı çizgi nedir? İnsan hayvanlardan esas olarak ne farkla ayrılır? "Zekasıyla.anlayan. "Auguste Herode'un oğulları olmaktansa. batıl inançlarının büyüklüğünün ve yapısının kendisine eziyet etmesi için ürettiği ihtiyaçları doyurmaya insanın bütün yetileri zar zor yetişiyor. ne aynı fantezileri. hayatını dayanıklı kılmak ve hayalgücünün.D Bize temin ederler ki. İnsan. hayvanlar. binlerce değersiz isteğe. kendi hayatlarına göre tümüyle yararsız olacağından. onların içgüdüleri kendileri için yeterlidir. bu yetileri serbestçe uyguladığı ve mutluluğu için bunları akıllıca. benliklerini korumak. Herode'un oğullarını öldürdüğünü öğrendiğinde. beyhude inceleme ve araştırmalarından ve hemcinsini çılgınca kılıçtan geçirmeye kadar ileri götürdüğün bütün bu şeylerden daha yararlı değil midir? Özet olarak. ruh ve yetisinin tümüyle varlık içinde olduğu. saydığın ve kendisine asla kulak asmamayı dinin emrettiği aklını sıkça kullanıyor musun? Ya senden daha zayıf ya da senden az kurnaz oldukları için aşağıladığın bu hayvanlar. Hayvan. insanların ihtiyaçlarına oranla sınırlı olduğundan. acıdan kaçan ve çoğunlukla kendilerine senin organından daha çok yarayan organa sahip bulunan öteki hayvanlar için bir ruh kabul etmeyecek misin? Bize aklının yetisini övüyorsun. bu hayvanların. doğru kullandığı pek ender görülür. insanların yetilerinden pekala vazgeçebilirler. ölümü izleyeceğine inandıkları sonsuz ceza ve eziyet korkusuyla da tedirgin edecek derecede bozuk hayalgüçleri var mıdır? Judee kralı. senin yüreğinin daima lokması olduğu acılara. bu dünyada pek çok sıkıntı çektikten sonra başka bir dünyada da sonsuza dek azap ve eziyet çekme tehlikesine açık olduğuna inanmıyor mu? (Hayvanda ahiret azabı endişesi var mıdır? Sonsuz eziyet korkusunun verdiği sıkıntı var mıdır?) 86. binlerce hayali ihtiyaca maruz mudur? Senin gibi geçmişi anmakla acılı ve gelecek endişesiyle kuşkulu ve kararsızlar mı? Bugünkü durumla sınırlı olduklarından. insanın maruz olduğu aynı şeylere asla maruz değildir. domuzları olmak bin kez daha iyidir" diye bağırdı. ruhsal eziyetlere. senin "içgüdü" dediğin şey. 87. Ancak hayvanların ihtiyaçları. Oysa. savunmak ve bütün muhtaç oldukları şeyleri aramak için kendilerine yetmiyor mu? Senin aşağılayarak söz ettiğin bu içgüdü. insan ruhu basit bir cevherdir.

kan sıcaklığının. insan zekası gelişir ve kendisini çevreleyen yaratıkların üstüne çıkmayı başarır. yararsız olarak birbirini parçalamak. akıl yetisi olarak adlandırdığımız farkı bize açıklamaya yeterlidir. İnsan türü bireylerinin organları arasında gözle gördüğümüz fark. tanrıların sevgilisi (yani insan) için bilinen ne "yarar"lar vardır? İnsanların kendileri için yapılmış olduğu iddiasında bulunsalardı. insanlar. zarar veren bunca hayvanın. insanın öteki hayvanlar üzerindeki üstünlüğünü. zulüm ve baskı altında bulunan insanlar arasında karıncaların. Bir ahmak. daha çok temkin ve insaf gösterir! Çoğu kez esaret. bir Newton'un dehasıyla bir köylünün. organları ve dimağı. birçok bilgiyle kendisini meşgul eden konular üzerinde uzun süre çalışmış bir kimsedir. efendilerinin kavga çıkarmak isteğinden. evimizi hep zarara uğratan. insanın refahına. bir at ya da itle bir insan arasındaki fark kadar farklar gösteren bireyler vardır. birbirlerine "randevu" verdikleri görülmüş müdür? Yırtıcı hayvanlar arasında din savaşları görülüyor mu? Hayvanların öteki türlere karşı zulüm ve saldırganlıklarının nedeni açlık ve beslenme ihtiyacıdır. Bu organlardaki çeşitli düzeylerdeki inceliğin. çok şaşkın ve telaşlı bir hale düşerler. İnsanın insana karşı zulüm ve saldırganlığının nedeni ise. bütün bu hayvanlar. Pratik. Ne kadar çok hayvan. İNSANIN KUSURSUZLUĞ İnsandan çıkan delilikler ve garabetler. insanların ruhları arasında görülen sonsuz çeşitliliği zorunlu olarak oluşturması gerekir. bir "Hotanto"nun. birbirini yok etmek için sahralarda. insanın kendisine bedavadan verdiği bu üstünlük sıfatını aklın gözünde yok ediyor. öteki hayvanlardan. Bazı kimseler arasında hangi uyumu ya da hangi benzerliği buluyoruz? Bir Locke'nin. telciklerin ve sinirlerin yumuşaklık ve sertliğinin. batıl inançlarının azgınlığından başka bir şey değildir! Dünyada her şeyin insan için yapıldığını sananlara ya da bunun böyle olduğuna bizi inandırmak isteyen teologlara. alışkanlık ve eğitim sayesindedir ki. kanı yavaş dolaşan bir insandır. dimağı zorlukla harekete geçirilen. yüz çizgileri kadar düşünce ve anlayış nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. tahtakurusu gibi böceklerin lokması olmasında. ovalarda. organını güçlükle harekete geçiren. iş böyle olmuyor. bir kaplan tarafından parçalanmasında vb. bir "Lapon"un kafası arasında pek çok ve adeta sonsuz fark ve uzaklık bulmuyor muyuz? İnsan. hayvan kadar akıl ve beceriden yoksun bir yaratıktır. ancak bizim ilahiyatçılarımız kadar doğru düşünmüş olmazlar mıydı? . bir sivrisinek tarafından ısırılmasında. pire. Zeki bir adam. bit. dimağı çabuk harekete geçen bir adamdır. Kültürsüz ve deneysiz insan. bolluk içinde yaşamasına ne gibi bir hizmeti olduğu sorulduğunda. açgözlülüğünden ve saygısız. İnsan türü arasında. kolay işleyen. kendi kendine son derece akıllı ve doğru sıfatını veren hayvandan (yani insandan) daha çok yumuşaklık. Bir engerek yılanı tarafından sokulmasında. ancak organlarının farkıyla ayrılır ve bu organizasyon farkı. insanı yetenekli kılar. hızla hisseden. organı uysal olan. arıların ya da kunduzların toplulukları kadar iyi oluşturulmuş topluluklar var mıdır? Aynı türden yırtıcı hayvanların. hayvanların yapamadığı bazı şeyleri oluşturmaya.Bununla birlikte. 88. akıcı sıvıların hızının.

hoş bir dinlenme uykusuna yatma isteği uyandırdı. Allah'a karşı şükran duygusuyla coşkulu olan. Ancak dağların en yüksek noktasına varınca önünde korkunç bir manzara buldu. yalnızlığı seven bu kutsal kişi. alabildiğine yiyor. bizim hacı efendiyi ezilmiş. çiçeklerle bezenmiş yamaçlar. zümrüt gibi yeşil çayırlar sunan güzel bir diyarda yoluna bir süre devam etti. iyiliklerin ne kadar büyük ve sayısızdır! Bizim için pek tehlikeli olan bu iğrenç insan evladına. Ruhu dehşet ve korku içinde harap olduğu halde. İnsan etiyle karnını iyice doyurmuş olan bir kurdun sevinçle söylediği sözleri işitti. Huzur ve sessizliği ancak suların hışıltısı ve kuşların cıvıltısıyla bozulan bu ücra yerde. . özel bir lütuf olarak. O sırada Türklerle İranlılar arasında sürmekte olan savaş. her adımda iki düşman tarafın askerinden saygı görüyor ve yüceltiliyordu. yalnızca cennet gibi bir sığınak bulmakla kalmamış. parçalıyorlardı. evliya olmakla tanınmış bir derviş gönlündeki yalnızlık köşesinde sessiz bir hayat sürüyordu. "Ey Allahım. Uyandığında abdest aldı ve kendinden geçecek ölçüde heyecan ve sevinçle. Sonunda yorgunluktan bitkin düştü. Yeşil çimen. güneşin yakıcı ışığına karşı sığınacak bir yer aramak zorunda kaldı. senin basiretli. Gözüne. berrak ve serin suyla susuzluğunu gideriyordu. aşılması zor dağlara rastgeldi. hayvanların dilini anlamayı bağışlamıştı. lütuflarin ne kadar büyüktür!" diyordu. dalları meyvelerle dolu ağaçlar. dinç ve şen olarak yine yola koyuldu. Hurmaları ve başka leziz meyveleri toplamak için elini kaldırması yeterliydi. "Ya rab! insan evladı için senin nimetlerin ne kadar büyük ve sayısızdır!" dedi.89. Allah korkusundan kaynaklanan niyetinin uygulanmasını erteleyemedi. ıssız bir ova gördü ve gözden geçirdi. Herkesi kendisine hürmet ettiren kıyafetinin saldırıdan koruması ve himayesi altında. Çevre halkı. Bu manzara. ey evrenin sevecen yaradanı! Hangi yüceltici kelimeyle senin lütuf ve iyiliklerinin şükranını hakkıyla yerine getirebilirim? Ya rab! İnsan evladı için senin iyiliklerin. dil ile anlatılmayacak kadar çoktur! Vücut ve varlığının bana her gün verdiği nimetlere hak kazanmak için ben ne yaptım? Ey yerin ve göğün padişahı. kargalar. Bu manzaraya hayran olan veliyullah. Allah ona. akbabalar. boynu bükük düşünceye boğdu. Kutsal adam. Biraz ilerde. Yanı başında berrak bir su akan hurma ağaçlarının gölgesini buldu. leziz bir yiyecek de bulmuştu. veliyullah. Herhangi bir şekilde rahatsız edilmek şöyle dursun. bir engelle karşılaşmaksızın askeri birlikler arasından geçti. kurtlar. onda. Allah'a tam güvenle yola çıktı. Ova birkaç gün önceki kanlı savaşın eseri olarak yüz binden çok insan cesediyle örtülüydü! Toprağın üstüne serpilmiş insan ölülerini kartallar. yedinci kez hacca gitmeye niyet etti. ateşin ve kılıcın yıkıcı etkisiyle dolu. Irmaktaki saf. duasını almak için ona her gün erzak ve hediye taşımakta can atıyordu. Karnı doymuş. Kurt şöyle diyordu: "Ey Allahım! Kurtoğluna senin güzel nimetlerin. DOĞ Bağdat'a yakın bir yerde. insan türünün mutluluk nedeni ve refahıyla her yerde ilgileniyor görünen cenabı Allah'ın cömertliğini övmekten ve yüceltmekten bir an geri kalmıyordu. kendisini her gün nimet ve iyiliklerine boğan Tanrının lütfuna teşekkürden geri kalmıyordu. insan kullarına senin sevecenliğin ve iyiliğin.

Teolojik batıl düşüncelerle sınırlı bazı kör insanlar. Ancak öteki hayvanlar konusu açılınca. yani doğanın gözünde bütün yaratıkların eşit olduğunu görmeyecekler mi? Organlara sahip tüm yaratıkların aynı düzeyde yaşamak ve ölmek. Ey Tanrı. bakışlarınızı eğlendirmek. iradesizler) oldukları ve hayvanların. hep nimet verir. deliliklerini. doğanın mutlak hakiminin gözünden düşmüş olduklarını sormak hatırlarından geçmez. bereket ya da kıtlığa. bunların da haz ve acı duyduklarını. ilişkinizi kolaylaştırmak için dünyayı kaplayan bu denizleri. Bize şöyle diyeceksiniz: "Sizi aydınlatan şu güneşi. İnsanlar mutlu ya da felaketli olaylara. ağaçlar meyvesizdir. daha mantıklı bir zeka ise. bu insan evladı. bu hayvanların hangi suç ve cinayetlerinden dolayı. ürünler yanmıştır. bu Tanrı gücünün adaletine ya da nimetine konu olmayacakları düşüncesinde bulunur. bu suretle bize gösterişli yemekler hazırlar. ticaretinizi. kaynaklar. güzel koku sunmak için açan bu çiçekleri. yersiz övünen . Daha sakin. aynı şekilde muhakemede bulunurlar mı? Hayır. leziz meyveler altında eğilen bu ağaçları. işin içinden çıkmak. hazzı ve acıyı duymak için yapılmış olduklarını görmeyecekler mi? Sözün kısası. kendisini evrenin tek merkezi olduğuna inandırır. gerçi adil bir Allah'ın hükmünün emri altında. basiretli bir doğanın sizin kullanmanız için ürettiği bu hayvanları görünüz". insanlar gibi yaşadıklarını ve öldüklerini görürler. pınarlar kurumuştur. güçlükten kurtulmak için. Tarlaları kavurur. Evet. korkunç hastalıklar yapar. bana baharat. Ancak zorlukla yaşayabilirim ve sizin hep iyiliksever. Kendi türünden başka türlerin ve bireylerin Tanrının dünya çapında yaratma gücüne az layık otomatlar (fikirsiz. delice iddialarından asla vazgeçmeyecekler mi? Doğanın kendileri için yapılmış olmadığını kabul etmeyecekler mi? Doğanın. birbirlerini boğazlar. senin nimetlerin kurt soyu için ne kadar büyük ve sayısızdır!" 90. ziynet ve yararsız meta getiriyorsa. hayata ya da ölüme. Yarattıklarının bekçisi olan tanrısal iyiliklerinin bir eseri olarak. çayırların yeşilliği yoktur. yalnız kendisi için bir alem ve bir Allah yapar. susuzluğunuzu gidermek için akan bu saf ve duru suları. ırkımızın bu yıkıcıları. oluşturduğu bütün yaratıklara eşit davrandığını. sizin için ürünler ve yeşilliklerle örtülü olan yerküreyi. sağlıklı ya da hasta olduklarını. varlığını bedavadan varsaydıkları özgürlüklerini güzel ya da kötü kullanmalarının ödülü ya da cezası gözüyle bakarlar. Ancak bu pek güzel güneş. kasırgalar çıkarır. Allahsızca düşünür. bunları almaya gidecek kadar aymaz birçok insanı da boğup yok etmiyor mu? İnsanın densizliği. yedirir içirir bulduğunuz doğanın şiddetli acı ve sıkıntısından inlerim. bütün bu şeyleri görüyorum ve elimden geldiğince bunlardan yararlanıyorum. duygusuz. birçok iklimde benim için hep örtülüdür. kendisini doğayı istediği gibi değiştirebilecek kadar önemli zanneder.hikmet ve iyiliğin bir çılgınlık. Öteki bazı iklimlerde şiddetli sıcaklığı tedirgin eder. anlayış ve kavrayış yetileriyle. bir delilik öfkesi göndermek özeni ve lütfunda bulunur. dünyada iyilik ve kötülükler görür. bolluk. sağlığa ya da hastalığa. dünyada Allah'ın nimet ve armağanından başka bir şey görmez.1 GÖRMEMEK VE BU DÜNYANIN ÖZELLİKLE İNSAN İÇİN YARATILMIŞ OLDUĞUNA İNANMAK BUDALALIKTIR Sarhoş bir hayalgücü. Eğer bu denizler. Peki hayvanlar konusu açılınca. hayvanların "hissetmediğini" iddiaya kadar vardırmamışlar mıdır? Bu durumda insanlar.

hep ahenkli olarak eylemde bulunuyorlar. Bütün eylem ve işlerinin hareket ettiricisi yaptıkları gizli. mutluluk ya da şiddetli acılar hissedebilir. ruh bu maddenin yardımı olmaksızın hareket edebilsin ve hissedebilsin. Size cevap olarak. bunun tümüyle cisme bağlı olduğunu ve cismin uğradığı bütün değişikliği. Ayrıca bu ruh. Sözün kısası. görüyoruz ki. kendilerinin sonsuz bir ruha sahip oldukları görüşüne dayandırır. hakkında hiçbir fikir bulunmayan bir ruhtur. daha doğrusu hayali cevher hakkında insanların edindikleri "açık" fikirler işte böyledir! Ruh. haz ve acı duyarlar. ister istemez maddeden farklı bir eylemde bulunması gerekir. ne batıl inanç. Size derim ki. ne gurur. aşağı yukarı böyle varsayımlara dayanan boş. maddeden ayrı. Her şey onlara kanıtlar ki. bu bileşim ve uzlaştırmanın tanrısallığın bütün gücünün eseri olduğunu söylerler. Onlara. 92 BİR Rl VARLIĞI DAHA SAÇMA BİR VARSAYIMDIR İnsanlar her ne kadar ruhları. rüzgarların sıcak ve soğuğunu birlikte çektiğini onamaktan kaçınılamaz. hükmeden. bana hemen "insan yaratılışı gereği olarak ölmez olmak. başka bir deyişle. gizli bir kuvvettir. maddeyle hiçbir benzerliği olmadığı sanılır.* Hangi nedenlere dayanılarak ruhun sonsuzluğunun varsayıldığını sorsam. fikirler kazanır. hayali bir emir olur. Bu ruhun mevcudiyetini varsayarak dahi. kendisine özel mekanizmasının. ben ancak cismimi biliyorum ve hissediyorum. düşünür. sıkıntıyı ve hazzı duyan bu cisimdir ve bütün yetileri. bu konuda hiçbir şey bilmediklerini. işe yaramaz şeyler dokusu üzerinedir ki. BUNLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ MÜMKÜN OLMAZDI Öteki hayvanlar üzerinde üstün olmaları hakkını. bunun bir sır olduğunu. Düşünen. hep yaşamak istiyor" . İşte böyle. Allah'ları gibi mekandan tümüyle arınmış varsaydıkları ruhun. onlar. İstenir ki. Bu meçhul bir cevherdir. bunların birleşmesi bir sır değil. ne de insanın mutluluk ve refahını her an tehlikeye atan delilikler bulabildiğimiz hayvanlardan daha mutsuz ettiğini kabul etmek zorunluluğunu hissedip görmeyecekler mi? 91. insanlar. başka bir deyişle. maddeden esasen ayrı bir cevherse ve maddeyle hiçbir ilişkisi olamazsa. maddeden ayrı bir kökenden geldiği için. bu yetilerin kendilerini çoğu kez hayvanlardan daha mutsuz ettiğini. iddia edilir ki. ancak cismin maddi olan kuvvet ve duyguları ya da maddi organları aracılığıyla hisseder. ya da kendilerine hayat verdiğini sandıkları hayat üfürüğü hakkında en küçük bir fikir edinmek imkansızlığında bulunsalar da. maddeden yoksun ve duygulardan uzak bir ruh da yaşayabilir. yine bu meçhul ruhun ölümsüzlüğüne kendi kendilerini inandırırlar. Bununla birlikte. maddenin hareketleri. mekan ile var olan cisimleriyle nasıl birleşebilmiş olduğunu sorunuz. bu sözü geçen ruha kendini hissettiriyor ve bu iki cevher hep birbirine uyumlu. dillerinin dolaştığını. ben ruhumu görmüyorum.olacaklarına. "ruhun sonsuzluğu" dilber fikri inşa edilir. Bize bu ahenk ve uyumun bir sır olduğunu söyleyeceksiniz. organlara sahip olmasının sonucudur. kendilerinde ne düşünce. Bununla birlikte yaratılış ve içeriği bakımından. kekelediklerini görürsünüz. esas olarak.R MADDEDEN BAŞKA BİR CEVHERDEN OLSAYDI. Ancak bu ruhun neden ibaret olduğu sorulunca apıştıklarını.

isteğimizin yerine getirileceğini. Ölen adamın artık yaşamadığına inanmaktan daha olağan ve daha sade bir şey yoktur.cevabı verilir. Onda artık ne kanın dolaşımı. acı duyacaklarını. Eğer bir şey anlamıyorsanız. iyi ya da iyi olmayan fikirlere sahip olacaklarını ve hoşlanacaklarını. ne düşünme görünür. APAÇ VE KESİNDİR İnsan tümüyle ölür. hiç olmazsa insanların. bir kelimeyle söylemek gerekirse bir ruh olmasını gerektirir. bir şeyi şiddetle istiyor olmamız. tanrıtanımazlar da yok olmayı isterken. 94. eğer bunlar gizli şeylerse. burunsuz koku alabileceklerini. ölülerle birlikte mezara erzak gömme gelenekleri olan kavimlerin safdilliklerine güleriz. Kendilerinin pek akıllı olduğuna inanan bazı milletlerle birlikte böyle fikirler de bulunuyor. Ölümünden sonra insanların ruhlarının "mutlu" ya da "mutsuz" olacaklarını iddia etmek. ne sindirim. bilinmediği söylenen ruh. o zaman bedenden ayrılmıştır. karşılık olarak derim ki. Hep var olacağınızı çıkarmakta ne kadar yetkiliyseniz. Ahiret hayatında kendilerine yararlı ve gerekli olur düşüncesiyle. pişmanlık ya da sevinç hissedeceklerini düşünmekten daha gülünç. organları bir kez dağıldıktan ve toprağa dönüştükten sonra. tat alacaklarını. ne konuşma.C. gözsüz görebileceklerini. elsiz ve tensiz dokunabileceklerini iddia etmektir. daha abes bir şey yoktur. bundan hiçbir şey anlamazsınız. inanılmayacak kadar çok güzeldir.R Ruhun sonsuzluğu inanışı.) 93. Ölümden sonra insan vücudu. İddia edilir ki. İnsanların öldükten sonra yemek yiyeceklerine inanmaktan. daha tuhaf bir şey yoktur. Ancak. * Fransız hekimlerinden biri. bu şiddetli istekten sonuç alınacağını çıkarmak için yeterli midir? Olması şiddetle istendiği için bir şeyin olmamasının kesinlikle mümkün olmayacağına karar verme cesareti hangi tuhaf mantıkla gösterilir?! İnsanların hayalgücünün doğurduğu istekler. Deli olmayan kimse için bundan daha apaçık bir şey yoktur. Ölen adamın yine sağ olduğuna inanmaktan da daha aykırı. bir özdür" diyorsunuz. ne solunum. inanılan ve . eğer böyleyse. " (A. onun basit bir cevher. Ancak. yok olacaklarını çıkarmakta o kadar yetkilidir. fesattan ve maddeyle her türlü ilişkiden uzak bir cevher. tümü yaşamı vareden hareketleri yerine getirmeye yeteneksiz bir kütleden başka bir şey değildir. gerçeğin ölçüsü mudur? "Ahiret hayatının cazip ümitlerinden yoksun olan tanrısızlar yok olmayı istiyor" diyorsunuz. Ancak hakkında hiçbir şey bilinmeyen bu ruha hayat cevheridir demek. bunlar sırdır. hiçbir fikir edinemediğiniz bir şey hakkında doğrulayıcı bir kararı nasıl verebilirsiniz? Bir şeye inanmak ya da bir şeyi onaylamak için. "L'immortalite de l'ame est trop belle pour etre crue" der. Anlamı şöyledir: "Sonsuz ruh fikri. Pekala. Ancak. Ancak. kulaksız işitebileceklerini. yine sorarım: Ruh nedir? "Ruh mekansız. yani mekandan arınmış. ruhunuz nasıl doğuyor? Nasıl büyüyor? Nasıl kuvvetleniyor? Nasıl zayıflıyor? Nasıl bozuluyor? Cisminizle aynı oranda nasıl ihtiyarlıyor? Bizim bütün bu sorularımıza karşılık olarak diyorsunuz ki. bilinmeyen ve hissedilmeyen hareketlerin gizli esasıdır demekten başka bir şey dememiş olmaktır. bilinmeyen bir kuvvettir. bu arzuya göre.

hiç olmazsa düşüncenin konusu hakkında bizde fiili düşünceyi uygulayan organ hakkında bazı fikirlerimiz bulunur. sizin dediğiniz merkezde olmasını onaylamak ise. düşünen ruhlar yaratmaktan daha mı güç olurdu? Düşünen bir madde varsaymakla. doğanın dışına çıkmayalım. Ancak insan. "ruh. bilindiği tasavvur edilen ve zembereklerinin ayırt edildiği şeklinde abartılan madde ya da cisimle daha çok kaynaşılmıştır. Teolojinin varsayımında da. boş şeylerle övünmenin daniskasıdır. Metafizikçilerimizin maddeyi aşağılaması. cisimden daha şerefli. MATERYALİZMİN İNSAN T DEĞİLDİR Bize yapılan itirazda. konusu düşünce üretmek olan bu "maddi olmayan" varlık hakkında en küçük bir fikrimizin bulunması bizim için mümkün değildir. görülmesi kolaydır ki. ancak şundan ileri gelir ki. 95. Ruhun cevheri hakkında bunca kimsenin beslediği saygının nedeni. İLAH SAÇMALIĞI İlahiyatçılar. Oysa. "doğaüstü" dedikleri nedenler icat ederler. bir ruhun ya da nasıl olduğu bilinmeksizin.. anlaşılması ve çözülmesi zor muammalardır. maddeye ya da cisme karşılık ruha ya da cana atfedilen üstünlük. Allah için. daha temizdir" dediklerinde. Allahlarının bu maddeye düşünme yetisi verme gücünü de ne hakla kabul etmiyorlar? Kendisinden sonuç olarak düşünce üretme yetisi ortaya çıkacak biçimde bileşik madde oluşturmak. hakkında hiçbir doğru düşünce edinmek mümkün olmayan bir şeyin varlığına ikna olmanız demektir. hiçbir anlam katmaksızın kelimelere inanmaktır. bunları düşünen her insan için. Doğa olaylarını anlamak istiyorsak. AH BUNU SÖMÜRENLER İÇİN YARARLIDIR . dinbilimciler. tanımak. sezilmesi. 97.onaylanan şeyin "ne" olduğunu bilmesi gerekir. İşin. gizli nedenleri. bu da bütün insan türü için pek onur kırıcı sayılır. hakkında hiçbir fikir olmayan bir şeyin. deliliğin ya da densizliğin. Ruhları. Oysa. mahrumiyet saygısızlığı doğurur ve bize. tuhaf itirazcılar değil midir? Eşyanın doğal nedenlerini bulamadıklarını görür görmez. 96. Ölmez ruhunuzun varlığına inanmanız. ancak cisimlerimizin en sade hareketleri bile. doğanın içinde kalalım. Bu ise. materyalizmin insandan tam bir makine yaptığı söylenir. yani maddenin her şeye gücü yeten bir hareket ettiricisini varsayarken de. doğa dışına çıkarak doğanın bize sunduğu sorunların çözümünü asla bulamayız. açıklanması mümkün olmayan nedenleri açıklamaya uğraşırken daha karanlık kelimeler düşünürler. düşünceyi maddesi olmayan bir varlığa dayandırmakla. organlanmızın kavrayamayacağı derecede ince nedenlerini göz önüne almayalım ve bilelim ki. insan türü daha çok mu yüceltilmiş olur?! Anlaşılması.. hakkında bazı zayıf fikirler bulunan şeyden daha iyi ve daha güzel olması gerektiğini söylemekten başka bir şey yapmazlar. hareket ettiği söylendiğinde. bu ruh hakkındaki cehalet üzerine kurulmuştur. ruhun cevherini anlaşılır bir şekilde tanımlama olanaksızlığı olsa gerektir. onun hayatta kalmasına yarayan "bilmem ne"nin gizli zorlamasıyla düşündüğü.

Ahiret hayatı inanışının yararı. "Ruhun sonsuzluğuna inanış.. serzenişte bulunmadan. bize aralıksız yinelenir. kurnaz. size çoğu kez sıkıntılar nasip eden bir dünyadan daha mutlu olacağınız sonucunu çıkarıyorsunuz. her an bile. insanları ham hayaller yerine. arzularınızdan. tatlı ve hoş değil midir? İnsan için ölümden sonra yaşamak ve yeryüzünde kendisine verilmesinden sakınılan bir mutluluğa birkaç gün erişmek. Din fikrinin mutsuzlara sonsuz teselli sunduğu. ruhlarını bu bilinmeyen meskene gönderme haklarını yitirirlerdi. Oysa. özel ve gerçek nedenlerle erdeme yöneltmekten. Ahiret hayatında keşfettikleri hayali ülkeleri yurtlandırmak için. çünkü insanlara bu inanışın hakim bulunduğu ve kendilerini erdeme yönelttiği iddia edilir. insanı dört ayaklı hayvan mertebesine koyan. tersine. büyük çoğunluğunuz için zevk ve hazlarınızdan çok zorluk ve sıkıntıları gerektiren bu dünyayı. Haberin olmaksızın. insanlar kendileriyle birlikte her şeyin kötü olacağına. açgözlü ve bozuk ahlaklı yasa koyucular. onları doğru bir şekilde yönetmekten daha kolay buldular. onlara gerçekleri öğretmekten. ilahiyatçıların nedenleri vardı. O halde. dünyanın her yerinde milletleri boş masallarla uyutmayı. hep yaşayacağınızı ve bilinmeyen bir dünyada. Ruhu madde dışı yapmak için. bize sürekli olarak övülür. o olacaksın. görünmeyen aleme hep üstün gelmiyor mu? İnsanları eğitmek ve yönetmekle görevli kimseler. Bu ruhları otlattıkları umut ve hülya çayırından ve onları altında ezmeye özen gösterdikleri cehennem dehşederinden hiçbir yarar sağlayamazlardı. "Materyalizm ise. asılsız bir kuruntu ve hayalden bile ibaret olsa. kendileri ışığa ve erdeme sahip olsaydı. akıl ve zihinlerini geliştirmekten.. "Ancak ben ne olacağım?" diye bana soruyorsunuz. bir nimet değil midir?" Zavallı faniler! Bu şekilde. öteki dünyanın coğrafyacıları. Ancak. Ey insan! Milyonlarca yıl önce ne idiysen. yine o zaman olduğun bu "bilmem ne" olmaya karar ver. ruhun sonsuzluğu ve daha mutlu bir yaşam düşüncesinin insanın kalbini yüceltmeye ve kuvvet vermeye. Bütün yaratıklar gibi sizin de kalıcı olmamanızı isteyen talihin iradesine katlanınız. ruhlara ve ham hayallere ihtiyaçları vardı. tabiatlarıyla seçkin midir? Görünen alem. gerçeklerle yönetmeleri daha iyi olurdu. gerçeğin ölçüsünü imal ediyorsunuz! Çünkü siz hep yaşamak ve daha çok mutlu olmak istersiniz. AH AVUTUCU OLSA BİLE. Maddi ruhlar. geç. gayrete getirmeye çok yaradığını iddia ederler. yeryüzü üzerinde sakıncasını gördüğü zorluklara karşı cesaret vermeye. o zaman "bilmem ne" idin. daha erdemli kıldığı doğru mudur? Bu efsanenin etkili olduğu uluslar gelenek ve görenekleriyle. Ancak bu inanışın insanları daha olgun. ahiret hayatı inanışının yararlı olduğu. Yani ahiret aleminin insan türü için gerçek hiçbir yararı olmasa da. her şeyin biteceğine inansalardı. tasalanmadan terk etmeye razı olunuz. Bu istekten hemen. insan türünü oraya göndermeyi üstlenenler (yani ilahiyatçılar) için yararı büyüktür! 98. . cesaretini kıran. onurunu yok eden. bu biçiminle çıkmış olduğun kainat evine yeniden gir ve seni çevreleyen öteki bütün yaratıklar gibi. bu dünyada çoğu kez pek mutsuz olan kimseler için avutucu değil midir? Bu bir kuruntu ve hayal olsa da. bütün cisimler gibi dağılıp giderdi. BUNDAN İNANIŞIN DOĞRULUĞUNUN ÇIKARILMASI GEREKMEZ Denilecek ki.

Size derim ki. yok etmekte ve yenmekte çok zorluğa rastlanır. "Daha mutlu bir hayat fikri hoştur. Cennete layık olmak çok güç. güzeldir. Ahiret hayatı fikrini pek okşayıcı ve tatlı bulanlar. ALLAH BİR KURUNTUDUR VE ONA VERİLEN SIFATLAR BİRBİRİNİ ORTADAN KALDIRIR. Dini ilkeleri çürütmekte. Çünkü kendisini hayrette bırakan ya da tahrik eden kavramlarla bir kez işgal edilen hayalgücü. kendi elindeki bağışlayıcılığını ancak sevgililerine veren ve bütün diğer insanların kendilerini sonsuz cezalara müstahak kılmalarına izin veren bir Allah fikrinin beni içinde bıraktığı kuşku ve tereddütten daha hoş. Dini ve dinin korkularını. akıl yürütmeye ve muhakemede bulunmaya yeteneksiz olur. aşırı dini heyecandan ya da delilikten başka bir şey yoktur. daha sağlam bir yaşayış istemeyen kimse olmadığı kabul edilir". hiç var olmamış olmak korkusundan daha etkili midir? Artık var olmamak (hayatı terk etmek) korkusu. Ey Hıristiyan din imamları! Diyorsunuz ki. bu dünyada beni ezici korkulardan kurtaran görüş. Allah'ın hazırladığı azap ülkesinde. ve azap çektirenlerin sayısının pek çok olduğunu hep söylemiyor musunuz? Kurtuluşa erişmek için Tanrınızın az sayıda kimseye ihsan ettiği merhameti ve bağışlaması gerekmiyor mu? Pekala. belli bir bilim ve düşünce manzumesine tercih ettirecek. cehenneme layık olmak ise pek kolaydır. yok etmeye çalışan kimse. kabul edersiniz ki. azap çektirilen insanların sonlarından daha çok arzuya değer görünür. korkutmak ve cesaretlendirmektir. huzur rahatlığı ve güvenlik veren belli bir düzene. avutmak. yalnızca bu hayalgücü için gerçek bir acıdır. karanlık hayallerini. daha iç açıcı gelir. BİRBİRİNİ YIKIMA UĞRATIRLAR Bütün dini ilkeler. yalnız hayal işidir. Ancak cennet cazipse. dinin kavramlarını akıl ve muhakeme silahıyla çürütmeye. Size derim ki. içinde tecrübe ve muhakemenin asla bir etki payının olmadığı. bana. bu dünyadaki yaşayıştan daha mutlu. BÜ ALIŞKANLIK ESERİDİR. zahmetli ve zor bir yol. cehennem de korkunçtur. insanların çoğunluğu için bu ahiret hayatının işkence ve cezalar getirmesi gerekir. hayvanların sonları. cehenneme giden yolun ise geniş bir yol olduğunu söylemiyor musunuz? Allah'ın güzidelerinin sayısının pek az. İnsanın mutluluk ülkesine gitmeyi hak etmesi kadar güç bir şey yoktur. Din imamlarının büyük sanatı. İlahiyatçıların efsanelerine göre. işkenceler ve diş gıcırdatmalarıyla birleştirilen varlığın sonsuzluğu fikrine. sonsuz işkence hayatı fikrine. Tereddütler ve insanı üzüntü ve bezginliğe düşürücü korkularla bir arada olan gerçekleşmesi imkansız kuşkuları. küçük sinekleri öldürmek için kılıç kullanan bir . Cennete giden yolun dar. ezeli acı ve sıkıntılarının lokması olan bedbahtlar için.gelecek olarak korkunç ve bu dünyada sıkıntıya düşer düşmez intihara yöneltmeye yetenekli bir yokluktan başka şey göstermeyen hüzün verici bir sistemdir" derler. yani cehennemde bir makam elde etmekten daha kolay bir şey yoktur. sonsuz kere yeğlenmez mi? Daima var olmamak korkusu. üzmek. 99. öteki dünyanın mutluluk ve işkence ülkeleri vardır. unutuyorlar mı ki. bu fikirler hiçbir şekilde avutucu değildir. Tümüyle yok olma fikri. ancak bir ahiret hayatı inanışı içindeki hayalgücü için. yine kendi açıklamalarına göre. size diyeceğim ki. soğuk ve sıcak üzerine üflemektir.

yüryüzündeki bütün dinlerin tanrısallığa atfettikleri niteliklerin birbiriyle birleştirilmesi mümkün olmayan. Zira. Bir Allah'ın varlığına ilişkin. insan itiraf etmek zorunda değil midir ki. Her din birleştirilmesi mümkün olmayan fikirleri birleştirmeye yarayan hayali bir sistemden başka bir şey değildir. bu etkenin eserleri tarafından hemen yalanlanacaktır. kökleşmiş bir alışkanlığın eserinden başka bir şey değildir. Akıl. sıfat söylenir söylenmez. her adımda tiksinilen saçmalıklara rastlandığından. dinde olmayacak şeylerden başka şey görülmediğinden şikayet eder etmez. İlahiyatçının Allah'ı. yine direnilmesi mümkün olur. insanların gözünde delilik olan şey. Oysa. bunların sökülmeleri. bir an için kaçarlar. plandan. Allah'ın var olmadığı kanıtlanmamıştır. hiçbir şey sabit değildir. Tanrısallığa gelişigüzel bir sıfat atfedilsin. çok adil ve çok adaletsiz. çok usta ve çok beceriksiz bir Allah olduğunu kabul etmek gerekir! Sözün kısası. ikinci bir tabiat olan alışkanlığa karşı aklın hiçbir hükmü ve etkisi yoktur. değişmeyen ve değişen. Dinden bir şey anlaşılmadığından. Allah'ın varlığı fikrini zayıflatan kanıtlanmıza karşı bir "sezgi" duygusunu. ilahiyatın söylediği oluşma nedenleri kabul edilmeyince. bu kadar çeşitli. gerçekten çelişkiler bilimi olarak adlandırılabilir. Gereğinden fazla bize temin olunur ki. araçtan yoksun. kendisine atfedilen eserlerle birleştirilmesi mümkün olmayan bir etken değil midir? Ne yapılırsa yapılsın. ya başka bir Allah icat etmek ya da insanların yüzyıllardır koruduğu Allah'ın aynı zamanda pek iyi ve pek kötü. bize şöyle denir: "Dinin ileri sürdüğü gerçekleri anlayacak güçte değiliz. hakkında bir kelime söylenilmeyen bir varlık üzerine yığılan birbirine zıt sıfatları birleştirmek mümkün değildir.adama benzer. ancak. sadakatsiz bir yol göstericidir". en doğru deliller. her şeye gücü yeten bir Allah'ın varlığını gösteren sezgiyi ileri sürerler. kökünden koparılıp atılmaları çok zordur. çocukluğun batıl inançlarına inandıran bu duygu. Dinlerin tümünün çürütülmesi kolaydır. inançlarının temellerinin yıkıldığını gördükten sonra bile en açık gerçekleri çiğneyerek yine inançlarına dönerler. Ancak bu kadar önem verilen bu sezgi tahlil edilirse bulunacaktır ki. Dedikleri gibi. Çelişkiyi içeren bir şeyin var olamayacağını bize gösteren açıklığa karşı. dostluğun düzenine ve düzensizliğine izin veren. zihin . pek güçlü ve pek zayıf. bu sezgi ya da bu "tam olarak bilme-bilinme" nedir? Pek büyüklenerek bize deniliyor ki. mükemmel olarak zeki ve mükemmel olarak akıldan. bir varlık. Allah'ın gözünde. HAYAL EDİLMİŞ BİR SİSTEMDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR Teoloji. Sinekler ve kuruntular. bu saçmalıklar en açık biçimde gösterilse de. insanların şimdiye kadar söylediği şeylere göre. ispatlara gözlerini kapatmakla insanların pek çoğunu ve hatta en aydınlarını. Allah'ın vücudunu duyan. 100. Birçok zevat vardır ki. her insandan asla ayrılmayan ve ister istemez ona. yolunu kaybeder ve akıl bizi yok olmaya götür ebilen. varlığı mümkün olmayan bu Allah'ın bir ham hayalden başka bir şey olmadığının sabit olduğu kadar. en açık çelişkilere düşmeksizin. bu kadar çelişkili niteliği kendisinde toplayamaz. Alışkanlıklar ve terör yardımıyla en büyük saçmalıklarda direnilebilir. ancak darbenin indiği yerde uçuşmaya yeniden başlarlar ve ruhta uzaklaştırılmış oldukları yeri yeniden tutarlar.

ilahiyat. Tanrısallık. bunlar ilahi sırdır. herkesin kendisine göre düzenlemekte özgür olduğu batıl hayaller kadar şiddetli sarsıntılar yapmaz. Bir köyün sakinleri. insan için mümkün değildir. bundan dolayı ona atfedilen yaratılışın da onun (yani bizzat Allah'ın) gerçek içyüzü kadar anlaşılması güçtür. yani çelişkilere. olmayacak şeylere. insanın bunlara aklı ermez" diyerek işin içinden çıkmaktır.* Kendilerine anlamadıkları şeylerden söz eden kimseyi. kendinden geçmiş coşkunları. Sözün kısası. Sözün kısası. Her din. Din ileri gelenleri için. cehaletin özelliğindendir. beğeniye o oranda hak kazanmış olur. rahiplerinden. mucizevi. inanılmaz ve hatta korkunç olan şeyi açık. ilahiyatçıların insanların gözlerini kapatmasını istediği bir çelişkiden. cahilleri kendilerine bağlamışlardır. dini konuşmalarına çok Latince karıştırdığı zaman memnun oldukları kadar hiçbir zaman memnun olmazlar. içyüzü gizli olan bir Allah'ı haber verir. Bunları sıradan insanların yaratılışına ve huyuna göre kullanmışlardır. Saflık ve gerçek aşkı. tek başına kalmış bir din olamaz. Küremizin çeşitli ülkelerinde kurduğu çeşitli dinlerde. efsanevi. Kavimlerin safdilliğinin ve onlara rehberlik iddiasında bulunanların nüfuz ve . bu masallardan dinler icat eder ve sırlar üretirler. Sıradan insanların bu eğilimi yüzünden. teizme ya da deizme esas teşkil eden Allah'ın doğrudan doğruya kendisi de onunla ilgilenmek isteyen zeka için. elinden tutulup götürülmeye razı olmak zorundadır. esas özüdür. Bir din. çok bilgili bir adam sanırlar. yalnız sırları bildirmek. hayret uyandıran masallarla doludur. 101. Yüryüzünde görülen semavi dinlerin tümü. inanılmaz mucizelerle. açık bir saçmalıktan. sözlerini ancak muamma dolu ve esrarlı bir tarzda dile getirmiştir. ruhani rehberlerimizin bize asla açıklayamadıkları şeylerin bütünüdür. Eğer din açık olsaydı. Rahipler ve şeriatçılar. gizli. Bir din. basit ve sağlıklı olana tercih etmek. Bilinmeyen. "Bunlar sırdır. SIRLARIN SAÇMALIĞI VE YARARSIZLIĞI Bir sır nedir? Bunu yakından incelersem hemen keşfederim ki. akla o kadar çok inanılmaz şey arz eder ve bunun için insanların ondan sürekli olarak beslendiği hayalgücüne. ancak. ilahiyatın bize hep sunduğu. yani hakkında hiçbir fikre sahip bulunulmayan gizli içeriğine o oranda uygun olur. ne kadar çok karanlık olursa. hayalgücünü araştırma ve düşünmeyle düzenleyen belirli kimselerde bulunur. Bu içerikteki kimseler. gerçeğe tercih eder. bir sır. Sırlardan soyutlanmış. İnsan görmediği zaman. yapılan itirazları ve zorluğu bir tek kelimeyle kesip atmak için. rahiplerin bu kadar çok işi olmazdı! Gizli şeyleri olmayan hiçbir din yoktur. eğitimini gördükleri şeylerden halkın hiçbir şey anlamamasında çıkar vardır. hakkında hiçbir kesin bir fikir edinilemeyecek şeylere inanmalarını emir ve iddia ettiğini insanlara bildirmek için ve ancak bunun için ortaya çıkmıştır. bir sırdır. dinin aslı. "Gerçek". gizli inanışlarla. hayalgücü üzerinde hiçbir zaman. bu sır. Hiçbir şey anlaşılmayan bir konuyu incelemek. Sıradan insan masal dinlemeyi. hayalden başka bir şey değildir. Dinin doğası. aklı karıştırmak için icat edilmiş görünen. ne kadar çok sır kapsarsa. o oranda tanrısal olur. incelemeye yetenekli olmadıkları fikirleri kolayca kabul ederler.açıklığıdır. hayali. şeriat ve kanun koyucuları. kadınları. Gizli şeyler. rahipler. cahiller.

düşünce ve niyetlerini saklarlar. yararsız ve yersiz ise. insanın işi değildir. başlangıç noktası kabul edilen esasların kararsızlığını ve karanlıklığını. Çeşitli mezheplerin taraftarları. birbirlerini pek gülünç ve deli buluyorlar. bir koyun sürüsü için ne kadar boş. bizim Doğu'nun din lisanında da Arapça odur. Bunun için derin anlamlı bir söylev.. esrarengiz bir din de insan için o kadar yararsız ve yersizdir. bütün insanlar tarafından anlaşılır olurdu. kendisi için bir sırlar dokusundan başka bir şey olmayan tanrısallığın yönetiminden bir şey anlamaya yetenekli değildir. sokuşturmakla ne yarar sağlar? Bize diyorlar ki. onların zayıf zekalarını. İnsanların esenliği . Eğer bu din. arzusunu fazla açık ifade etmemekte görür.C.) 102. dayanılan ilkelerin. evrensel bir din bildirmesi gerekirdi. Allah'ın iyiliğinin. Anlamadığı şeyden ise bin şey ve her şey anlayabilir. daha olumlu olmasını istemesi gerekildi. insanlar için en önemli şey olsaydı. küremizin çeşitli ülkelerinde o kadar çok çeşitli bir tarzda bildirildi ki. Muammalarla konuşan kimse.. diğer dinde alay konusudur. din sorununda insanlar. açık olmadığını gösteren kuşku götürmez. İnsanlardan. yaratıklarının güçlüğe düşmesiyle ve sır karşısında şaşırıp kalmasıyla eğlenebilir mi? Dünyada hiçbir şeyin dayanamayacağı güce sahip bir Allah. (A. kendilerine sırlar anlatmasını istemek. Evrensel bir Allah'ın. ya da çıkarını. Bir iyi Allah. Kendisini insanlara tanıtmak için bu kadar çabalayan Allah. Bu durumda. yine karşılık olarak diyeceğim ki. gerçekten "hak dini"nin hangi din ve Allah'ın gözünde en sevimli dini törenin hangi tören olduğunu araştırmak sıkıntısından kurtarmış olurdu. birbirlerine öfkeyle ya da aşağılayıcı gözle bakıyorlar. gerçek olan hangisidir?. projelerini. İnsan anladığı şeyden. * Batı'nın din lisanında Latince ne ise. 103. amacının bilinmesinden sakınabilir mi? Bu durumda. Bu durumda hangi uğursuzluk eseri olarak yeryüzünde bu kadar çeşitli din bulunuyor? Her biri özellikle yalnız kendisinin doğru olduğunu iddia eden dinlerin içinde. "Yaratılışının zayıflığı sonucu olarak insan. acz ve korku gösterir. insanı hiçbir şekilde ilgilendirmez. Sırların gizliliği. yanlız bir şey anlar. asla işitilmemek üzere söylemek demektir. tanrısallığın yönetimiyle ilgilenmek. Düşmanlarının bunları öğrenerek işlerini bozmalarından çekindikleri için. ya neden olduğu apışmayla eğlenmek ister. Hiçbirinin doğru olmadığına pekala inanılabilir. ağız dalaşı ve çekişmeler. dinin onlar için her şeyden daha açık. Düşüncelerdeki uyuşmazlık. insanın anlayış gücünün ister istemez üstünde olan sırları açığa vuramaz".egemenliğinin esas ilkesi işte budur. OLANAKSIZ OLMASIDIR Din bütün insanlara gerekli olsaydı. hükümdarlar ve nazırları. daha belirli. hiç olmazsa insanların tümüne bir lisanla seslenmeliydi. BİLDİRMESİ GEREKİRDİ Tanrısallık. açık belirtilerdir. Bir dinde en çok saygı duyulan sırlar. bize muammalar ve sırlar bulaştırmakla. Bu şekilde. güvensizlik. Bu yönetim. Tanrı. vermek ve verileni korumaktır. Anlayamayacağı sırlara insanın asla ihtiyacı yoktur.

gerçek dinin yolunu tuttuğunu söyleyen deist. 104. Çünkü katolik. Sofuluk. Sofu bir kimse. içinde. ilaç yapa yapa hastalığını artırmaktan başka bir sonuca varmayan bir "karasevda" tutkunudur. Ünlü bir ilahiyatçı. iyi bir rejim izler. bizim için başka hiçbir şeyin değeri olmamalıdır. Muhammedi de. yeryüzünü dolduran çeşitli dinlerin tümünün budalalığı konusunda aynı ayardaki taraftarlarının birbiri hakkında verdikleri hükümler kadar gülünç bir şey yoktur. bir hastadır. Protestan katoliğe. Çünkü. Hıristiyanın dininde saçmadan. Uzun süre kullanılmasına rağmen. özel bir cevher imanıyla inanıyoruz. yani dinin. en çok mücadelede bulunduğu bir şey olması şaşırtıcı değil midir? Vahiy indirmek tenezzülünde bulunan bir Allah'ın amaçlarını. hakkında hiçbir fikre sahip olunmayan bir Allah'ı kabul ettiğini hikaye eder ve kendisinde bütün dünyanın dinleri tarafından öğretilen sırlarla alay etme hakkını bulur. Her mezhepten Hıristiyanlar. Aslında küçük olmayan . imamları bile aralarında ittifak etmeyi şimdiye kadar başaramamışlardır. bir Allah'ı kabul etmenin ve bununla yetinmenin saçmalığını teslim etmedi mi. "putperest" ve "köpek" der. insanın ta çocuklukta tutulduğu bir hayalgücü hastalığıdır. İddia ederler ki. Yaşadığımız dünya. Hıristiyan. bir gerçek Allah'a. Muhammed aracılığıyla bildirilen tanrısal bildiriyi. Bilgili kimse bu ilaçların hiçbirini almaz. hinduların tanrısı olan Vistoun'un tecellisine (incamation) yani insanın yüzünde ortaya çıkmasına budalalık gözüyle bakarlar. arzularını yanlış anladıkları gerekçesiyle. bu "katolik" fazla olarak kutsal ekmeğin ve şarabın şaşırtıcı bir şekilde Hazreti İsa'nin kanına ve etine dönüşmesine (transsubstantition) de inanır. kafir. tanrısallığa karşı onur kırıcı iftiralar dokuması" olarak görür. insanların en az akıl erdirdiği ve bilginlerinin yüzyıllardan beri. bir genel meydana benzer ki. evrenin yaratıcısını gördüğünü sandığı ekmeğe tapınmak için diz çöker. yoldan geçenleri kendisine çekmeye çalışır. putperest" der. ya da başka bir dükkanın şarlatanı peşi sıra koşandan daha az hasta hissetmezler. tek gerçek tecelli. Kuran'ı. BİRBİRİNE KARŞIT VE TÜMÜ AYNI ÖLÇÜDE AKILDIŞI VE ABES İNANIŞLARIYLA GÜLÜNÇ HALE GETİRİLMİŞTİR Akıl ve muhakeme sahibi bir adamın gözünde. Özellikle şu inanışta bulunur ki. Tereddütsüz bir adama tapınan ya da teslisin anlaşılması mümkün olmayan sırrına kesin bir olgunlukla inanan protestan Hıristiyan. Her dükkanın kendi müşterisi vardır ve bunlar en iyi iyileştirici ilaçların kendilerinde olduğuna inanırlar. abeslikten başka bir şey görmez. evrenin yaratıcısı ve bir marangoz zevcesinin oğlu olan İsa'nın şahsındaki tecellidir. Bunların her biri arkadaşlarının verdikleri ilaçları kötüleyerek. bir adama ibadet ya da teslise (Hıristiyanlıkta baba-oğul-kutsal ruhtan oluşan üçlü inanç) inanmak kadar hiçbir şey akla aykırı değildir. 105. "deli. "küstahça rüya. aynı dinin rahipleri. Bu ilahiyatçı şöyle der: "Biz ki. Dinin "doğa" olduğunu varsayan. Hıristiyanın ülkesini ele geçirmek ve elde kılıç onu Allah'ın elçisinin dinini kabule zorlamak hakkına sahip olduğunu sanır.için bu kadar esaslı olan bu şeyin. aynı zamanda kendisini doğanın eylem ve etkisine bırakır. çeşitli noktalarına birçok şarlatan dağılmıştır. bir Hıristiyana. hastalar kendilerini daha iyi. katolik Hıristiyanla alay eder.

Bir iyi Allah ki. beni. bir Allah ki. Kendi kendisiyle çelişkili olan pek iyi Allah'ınızın. adaletten yana ve kudretli bir varlığın doğaya başkanlık ettiğine. sağduyunun bütün fikirleriyle. ya da ortadan kaldırabileceği delilikler. böyle bir teolojik Allah kabul edildikten sonra. Bu kadar adil bir hükümdarın ülkesinde. intikamcı olan ve insani işleri ödüllendiren bir Allah'tan daha aykırı mıdır? Sizce. bundan dolayı. sefaletler. kötülüğü yapar. sonsuz iyi. bir kez kabul edildikten sonra. Anlamadığım bir milyon şeyi kabul etmekle. bütün bilgileriyle çelişen bir şey var mıdır? Sözün kısası. dünyada gördüğümüz değişmeleri uygulayan. hakim. kavrayış gücümü zorlayan ilk gerçeği kabulde duyduğum sıkıntıdan daha çok sıkıntı çekmem ". hükümdarların en yumuşağıdır. Ekmeğe dönüşen. eksik ve sefil eserlerden başka eserler yapmaz. cinayetler. Övdüğünüz. bu dünyada her şeyin Allah'ınıza verdiğiniz hasletleri yalanladığını görmüyor musunuz? Bu pek sevecen babanın birçok ailesinde yalnızca mutsuzlar görmekteyim. Allah'ınız. size hiçbir şey gülünç görünmüyor. Günahlarından dolayı insanı Allah cezalandırdığında. nimetler arasında. en saçma masallara. ya da kötülüğün yapılmasına izin verir. cisimleşme (incamation. ve bir kelimeyle engel olabileceği. ne de ödüllendirebilir. sevinç ve heyecanınızın özellikle göz önüne almak istediği iyilikler. her gün bin muhtelif yerde kendisini yediren bir Allah'tan çok. insanı ne cezalandırabilir. yani Allah'ın insan suretinde görünmesi) kadar büyük sırlar değil midir? Alemlerin yaratıcısı Allah'ın insana dönüşerek. DAHA AZ ÇELİŞKİLİDİR NE DE DAHA AZ MEVHUMDUR Deist bize bağırır: "Teolojinin korkunç ve tuhaf Allah'ına ibadetten sakınınız. dünyayı nimetleriyle dolduran odur". Ona derim ki. cinayeti muzaffer. maddi olmayan bir varlık tarafından maddenin yaratılmasından daha çelişkili. Bu durumda. Eğer insan özgürse. doğruluktan kendisinde bir eser varsa. Teslisin niteliğini ve tanımlanmayan sırrını pek saçma buluyorsunuz. Pekala! Bütün bu sırlar akıl için. erdemi ise perişan halde görüyorum. insan özgür müdür? Yoksa değil midir? Her iki seçenekte de adaletten. Kendisi değişmez olduğu halde. ilahiyatın icat ettiği Allah'tan başka bir Allah icat ediniz. akıl artık başka şeyleri anlamaya çabalayarak sıkıntı içinde olmamalıdır.. en şaşırtıcı mucizelere. üzerinde bulunan haçla Asya'nın bir köşesinde öldüğü kendilerine telkin edilen vatandaşlarımız adına kızardığınızı söylüyorsunuz. onun Allah'ı kadar çelişkilidir. böyle bir Allah ve hareketleri. insanların babasıdır. mükemmel bir hüda ki. öbür dünya ülkesine (ahiret alemine) göndermek zorunda kalacaksınız. Allah'ı haklı çıkarmak için rahibin yaptığı gibi. adaletle doludur ve ülkesinde suçsuzluk çoğu kez yenilmiş bulunur.. benim Allah'ım sonsuz ölçüde hakim ve iyi bir varlıktır.bu sır. insanın işlerinin başlangıç nedeni Allah'tır. aynı el ile iyilik ve kötülük dağıttığını teslim etmek zorunda kalacaksınız. eylem ve harekette bulunmakta ya da bulunmamakta özgür yapan. en derin sırlara inanmaktan ne hakla sakınılsın? 106. Çünkü sizin Allah'ınız. üzerine gözlerinizi kapamakta direndiğiniz her türden birçok kötülük görmekteyim. özerk yapan Allahtır. uygulamasında kendisini özgür kıldığı şeyi . karışıklıklarla dolu olan bir dünyanın hareketlerini bizzat yönetmekte olduğuna inanmak kadar. önünü alabileceği.

en uç noktada zalim olmaktır. dünyanın bütün dinlerinin dolu olduğu ayrıntılı abeslerden gerçekten şaşkınlık içindedirler. gulyabanilere. Allah. Sözün kısası. KAN DÖKÜCÜLÜK ABİDELERİDİR VE YENİ DİNLER YENİDEN GENÇLEŞMİŞ ESKİ DELİLİKLERDİR İnsanlar tarafından ibadet edilen tanrıların tümü vahşet kökenlidir. Dünyanın bütün kavimleri. HURAFE. DİPSİZ CEHALET. cadılara. insan tabiatının üstünde bir yüksek zekanın varlığına inanmayan bir kavim yoktur" demekle. ne kadar vahşi var sayılırsa sayılsın. Yeryüzünde hiçbir kavim yoktur ki. Ey kendilerini uygar sanan kavimler! Bol bol tütsüler . görülme olanağı olmayan ve kudretli bir varlığa iman etmiş olmasın. 107. Ancak bu saçmalıkların çıktığı kaynağa inecek cesarette değildirler. cinlere inanırlar. ötekilerden daha az safdil olan birkaç insan dışında. birbirine karşı niteliklerle dolu bir Allah. bu Allah'ın vahşi özellikleri bulunduğunu da teslim etmek zorunda kalır. çelişkiler. Eğer insan yaptığından başka türlüsünü yapmakta serbest değilse (özgür değilse). gariplikler. tedbirsiz. KUDRETİNİ TANIMIŞTIR" DEMEKLE ALLAH'IN VARLIĞI KANITLANAMAZ "Bütün insanlar. açgözlü ve kurnaz yasa yapıcıları ve ilahlar tarafından sunulmuşlardır. başka bir bilgin (ibnirrüşt) ondan önce. yıldırma sayesinde. uzayın tümünün merkezinde hareketsiz durduğuna inanmışlardı. bütün ülkelerde bir tanrısallığın hüküm ve kudretini tanımışlardır. bütün insanlar güneşin dünya çevresinde döndüğüne ve yerkürenin. Ya da korkutma. Aklı başında hiçbir adam. varlıkların en haksızı olmaz mı? Birçok kimse. bütün asırlarda. Bir zaman oldu ki. ahmak kavimler tarafından hayal edilmişlerdir. "Batılın doğasını değiştirmek ve ondan bir gerçek yapmak için bütün bilginler ordusu da yetmez" demişti. hala sihirbazlara. batılı gerçeğe dönüştürebilir mi? Ünlü bir bilgin (Bayle). bu batıl yıkıldı. keyif ve arzularından başka bir şeye bağlı olmamaktır. bu konuda tereddüte düşmez. Vahşi olmak kuvvetten başka hak tanımamaktır. bir Allah'ın varlığına inanmayanların ağzı kapatılamaz. basiretsiz. "Genel geleneklerle ve bütün insanların oybirliğiyle bir gerçek aleyhine hükmedilemez". yapmaktan kendisini alıkoyamadığı yanlışlıklarından dolayı insanı cezalandırmakla. insanların hayalgücünü ısıtarak ve verimli kılarak bir dizi ham hayalden başka bir şey asla geliştirmemiştir. Bugün öğrenim görmüş hiçbir kimse. muhakemesiz olmaktır. Zamanımızda. en uygar milletler tarafından ibadet edildiğini gördüğümüz Allah'a yakından bakılırsa. Ancak. ibadet ettirilen şeyleri gerektiği gibi incelemek için ne cesareti ne yeteneği olan safdil ve kaba kavimlere. kendilerine bir vecibe yapıyorlar! 108. Açık biçimde. Hemen hemen iki yüzyıl ancak oldu ki. Görmüyorlar ki. kendisini bu budalalıkları kabul etmek zorunda görmez. insan.yaptığından dolayı insanı cezalandırmış olur. Kutupların varlığına inanılmadığı ve bunların varlığını iddia etme yürekliliğini gösterenlerin eziyete uğratıldığı zamanlar oldu. ayinine ve saygıduruşuna konu ettiği. en aklı başında kimseler dünya ölçüsünde bir ruha inanmayı. Bütün insanların görüşü.

yılanlara. intikamcı varsayılan. Rahiplerin gaipten verdikleri haberler onun için. kendilerini onlardan daha akıllı sanan kavimlerin. ya da zırzop olan dini geleneklerde ortaya çıkmıştır. patavatsız yaratılışından alınmamış mıdır? Ey insanlar. cinlere. rahiplerinin büyüleriyle içine Allah'ın indiğini hayal ettikleri ekmeğe taptıklarını görmüyor musunuz? Allah-ekmek bu konuda kavrayışı en vahşi milletler kadar olan. fetişi değil midir? 109. sevimli bir Tanrı. en safdili. deliliği. olgunlukla dolu bir hükümdar gibi göz önüne almaktan da çekinmediğimiz büyük bir vahşiden başka bir şeye tapınmıyorsunuz! Bütün ülkelerin insanlarının dini görüşleri. Doğanın yolları ve araçları hakkındaki bilgisizliği. belki en barbar milletlerin deliliklerinden daha ileri gitmişlerdir. muhakeme etmeyen. Eğer eski vahşiler dağlara. akıl ve muhakemesini asla eğitmemiş olan insanın açık biçimde merhametsiz. ahmaklığı. yanılmaz ve kesin iradeler. düşünceyi soruşturmak. atalarının bilgisizliklerinin. hoppa. İngilizlerin. soğanlara bağlılıklarını sundularsa. bunu alabildiğine içen ve hayalgücünü hareket ettirmeye yetenekli olan şeyi asla düşünmeyen. bönlüklerinin. dalkavukluk ettiğiniz ve kavuk salladığınız Allah'ı bu iğrenç yaratılışta bulmuyor musunuz? Tanrısallığın size yapılan tasvirleri. çoğunlukla ilkel barbarlıklarında kalmışlardır. Fransızların. İnsanlara görüşleri için eziyet etmek. dimağlarının görünmeyen hareketlerinden dolayı insanları tedirgin etmek. yeniden tazelenen ya da yeni bir biçim altında sunulan eski deliliklerden başka bir şey değildir. Her vahşi. Din konusunda. bir örnek olarak. kızgınlığını yatıştırmak amacıyla. bu aydın milletin mezheplere ayrıldıkları. ZİYAFETİ VARDIR Vahşi insanın kana susamışlığı. Bütün bilim ve kültürlerine rağmen. bu doğru olmayan Allah'ın tabiatı ve niyeti hakkında edindikleri ve tümü aynı ölçüde gülünç fikirler için birbirlerini aşağıladıkları. birbirlerini parçaladıkları. İnsanların tanrısallığa kurban olarak sunulduğunu görmüyor muyuz? Hep bir vahşi kadar kana susamış olan. ırmaklara. en uygar ve bilgili milletlerin.yaktığınız. Yeni dinler. Gözünde. Almanların ve Yahudilerin. farelere. Bu huy. rahiplerine bağlı olarak. Bir barbarlık huyu. her türden puta taptılarsa. en vahşisi olan kavmin barbar Allahı önünde diz çöktüğü gorüldüğünde. tersini iddia etmek tehlikeli olan. hiçbir vahşinin aklından geçmemiştir. en uygar milletlerin girdikleri dinlerde görünmektedir. üzerine fikir üretmeyen bir çocuktur. Bunlarda tümüyle tanrısal bir kudret olduğunu sanır. büyülere atfettirir. son derece saygıyla ekmeğe. kıskanç. kendisine harikulade görünen şeyi ruhlara. Böyle hoppalıklar ve deliliklerle dolu bu Allah'ın . hükümlerdir. kıskanç. pek aklı başında olmayan birçok Hıristiyan milletin putu. birbirlerine kin ve düşmanlık güttükleri görülüyor. mucizelere istekli. her dönemde çoğu kez ya gaddar ve kıyıcı. bize gelinceye kadar yaşamıştır. kan yasaları düşünce tarzından dolayı Allah'ın hoşuna gitmeyenlerin binlercesini yeni yeni işkenceler altında yok etmiyor mu? Yeni milletler. intikamcı ve kana susamış. Onların huzurunda perişan olan muhakemesi sarsıntı geçirir. dehşetlerinin ve kana susamışlığının yaşayan eski abideleridir. yani yeryüzündeki kavimlerin en ahmağı. rahipler büyücülerdir. Mısır bilginleri timsahlara. insanlar.

. Bütün kavimler bir Allah'tan söz eder. bu da bir kesinsizlik işaretidir. Hemen görürsünüz ki. bize. güneşin aydınlattığını. birçok ressama söyleyiniz: Bunların her biri başka başka fikirlere vücut verdiklerinden. E. İnsanların çoğu hiçbir şeyi incelemez. hakkında sürekli bir fikir edinmek mümkün olmayan. mevhumu. Halkın bireylerinden her birine Allah'a inanıp inanmadıklarını sorunuz. Allah'tır diyecektir. Bir mevhum çizmelerini. dini görüşleri o oranda kuşkulu sayar. ona atfedecekleri eserler alt üst eder. insanın sevgisine layık olmak için iyiliksever olmak gerektiğini. safdilliği. olumlu gerçekler üzerinde hem kendi kendileriyle. Allah hakkında ne düşündüğünü bilmediği gibi. YÜZEYSEL BİR ARAŞTIRMA VE İNCELENMESİNİN SONUCUDUR "Bütün insanlar ya kuşkucu ya da Allahsızdır" demek. Teamüle. KUŞKULU VE GÜVENİLMEZDİR Sıradan insanların bilgisizliği. Allah'tan söz ettiğinizde. Size. din konusu açılır açılmaz. bağlanırlar. hep mutabıktırlar. ne kadar çok yayılmış ve yerleşmiş olursa. insanlar. hemfikir midirler? Hayır. sizler birer çocuktan başka bir şey değilsiniz! 110. sonra! Bir görüş üzerinde ittifak. hem de başkalarıyla hemfikir. ancak anlaşmazlık. toplamın küçükten daha büyük olduğunu. şöyle bağırmak isteği geliyor: Ey insanlar! Siz hala vahşisiniz! Ey insanlar. bir kesinsizlik ve belirsizlik işaretidir. Allah'ı hakkında edindiği fikirlerde kendi kendisiyle hep uyumlu olur mu? Hayır. onu en büyük güçlük içine düşürürsünüz. sonra "Allah" kelimesinden ne anladıklarını sorunuz. Allah. bu şekilde hemfikir olur mu? Allah hakkında düşündüklerinin ve söylediklerinin tümünü. Aynı adam. Modeli hiçbir yerde bulunmayan bir "portre"ye her birinin verdiği yüz çizgileri arasında hiçbir benzerlik bulamazsınız. Bu görüşlerden hiçbir şey anlamadıkları için susmak zorundadırlar. iki kere ikinin dört ettiğini. Dünyanın bütün dinleri Allah'ı tasvir ederken. hangi durumda bulunursa bulunsun. Görürsünüz ki. yüz çizgileri hakkında asla ittifak bulunmayan. İnsanlar. ya da her durumda muhakemeleri çabucak tükenir. Ancak bu Allah hakkında mutabık mıdırlar. bir Allah'ın varlığına "bütün insanlar sağlam biçimde inanırlar" demekten belki daha doğrudur. 111. hükümete bırakırlar ve boyun eğer. kayıtsızlığı ve budalalığı hakkında gerçek düşünceler edinen herkes. özellikle inceleme cesaret ve yeteneğine sahip olmadıkları görüşlerdir.iradeleri üzerine bilginlerin delicesine fikir ürettiği görüldüğünde. sürekli olarak yinelediği bu kelimeye kötü hiçbir fikir bağlamaya (hiçbir gerçek anlam vermeye) yeteneği yoktur. her biri başka türlü çizer. Hiçbir zaman incelenememiş olan. Dini görüşleri. adaletin bir nimet olduğunu. Deliler hariç herkes. makinesinin uğradığı dönüşümle değişir. Allah'ı hakkında aynı fikirlere sahip olan ya da olabilen iki kişi yoktur. haksızlığın ve gaddarlığın iyilikle birleşmesinin mümkün olmadığını teslim eder. herkesin kendi tarzına göre düzenlediği ve kendi dimağından başka hiçbir yerde olmayan büyük bir mevhumdan başka bir şey tasvir ederler mi? Yeryüzünde. o görüşün açık olduğunu hiç kanıtlamaz. Allah'a inanmak için nedenlerinin ne olduğunu da bilmez. Bu fikir.

neye inanmaması gerektiğini. iki ucu olmayan bir bastonun varlığına inanmaktan öte olasılık bulunur mu? Sonsuz iyi ve kudretli olan ve bununla birlikte sonsuz kötülükler yapan ya da yapılmasına izin veren bir varlık kavramı. hangi dini kabule karar vereceğini bilemez. kısacası. neye inanması. Allah'ın varlığına tam ve kesin inanış. ya da yeteneksizlikten ileri gelir. Kuşkuculuk. Allah'ın varlığını kanıtlar görünen deliller ve Allah'ın varlığını çürüten ihtiyaçlar karşısında bazı kimseler kuşkulanmayı ve karar vermemeyi tercih ediyorlar. Kararsızlık. en açık ve en iyi kanıtlanmış ilkelerle sürekli çelişki içinde bulunan ilahiyat ilkelerinin yüzeysel ve az muhakemeli incelenmesinin eserinden başka bir şey olamaz. bir hüküm vermek için gerekçelere sahip olmamaktır. hem ahirette büyük sonuçları olan bir şey olarak sunulduğundan. verilecek karar hakkında düşünmek ve görüş ileri sürmektir. ancak pek az önem verdikleri eşyayı inceleme ve araştırma zahmetinden korkmanın sonucudur. Ancak. ümit etmek mi. kuşkuculukla . Kendi varlığından ya da güneşin varlığından kuşkulanan bir adam. artık bilmez. Açık bir biçimde olanaksız bir vücudun var olmadığı hakkında kararsızlığa düşmek. Apaçık olan hakkında kuşkulanmak. kendisi hiçbir görüşe sahip değilken başkalarının görüşüne katılmak değil midir? Rahipler bütün insanların inanışını düzenler. kuşkuculuk. hakkında kuşku ve kararsızlık duymak. şu sonucu çıkaralım ki. Bununla birlikte. İlkelerine kadar göz atmaya tenezzül edildiğinde. neyi reddetmek gerektiğini. çoğu kez ya tembellikten. yok eden bir varlığın olanaksızlığına karar vermekte tereddüt etmek. Din hakkında ilgisizlik. iddia ettikleri ve doğrulamak istedikleri ölçüde genel değildir. din konusunda kuşkucu olmak mümkün müdür? Kuşku.üzerimizdeki etkileri hakkında değişmeyen bir hüküm vermekten bizi yasaklayan. aklının almadığı bir şeye insanın inanması mümkün müdür? Bu şekilde inanmak. Ancak işin aslı. esas hizmetini gören Tanrı kavramına yakından bakıldığında. insanlara hem dünyada. bu rahiplerin kendileri de Allah'ın bütün insanlar için olanaksız olduğunu açıklayamazlar mı? Dolayısıyla. Üzerine bütün dinlerin kurulduğu Allah'ı incelemeye cesareti olmayan bir adam. bu düşünce tarzını kötü niyetin yönlendirdiğinden kuşku duyulur. eşyanın yüzeysel incelenmesinden çıkan bir kararsızlık durumudur. bu kararsızlık. yeterli ölçüde incelememek ve araştırmamak üzerine kuruludur. çeşitli iki dimağda anlamı bilinen tek biçimi olmayan bir mevcudun varlığından insan nasıl emin olabilir? Hakkında edindirilmeye çalışılan fikirlere zıt bir davranış atfetmeye insanın her an zorunlu olduğu birinin varlığına içtenlikle inandığını kim söyleyebilir? Pekala. zihin için hoş bir durum olamaz ve ona rahat bir yüz yastığı olmaktan çok uzak olur. neye karar vereceğini bilmez. birçok kimse için. ya ilgisizlikten. korkmak mı gerektiğini. Neyi kabul. insanın kendi varlığından kuşkulanmasından daha mı saçmadır? Ruhsal bir vücuda inanmak için. Kuşkucu olmak. din. Ya da. tümüyle gülünç görünür. dört köşeli bir üçgenin varlığı kavramından daha az saçma ya da daha az olanaksız mıdır? Sonuç çıkaralım ki. ya güçsüzlükten. Kuşkulanmak. kararsız kalmak mümkün müdür? Aklı başında olanlar mutlak bir Phyrhonisme* ile haklı olarak alay ederler ve hatta bunu olanaksız bulurlar. daha mı az aykırıdır? Sıfatları karşılıklı birbirini bozan.

karıştırılmamalıdır. Bu ilgisizlik de. bir gizli Allah olduğunu. gülünç kurallardan. 112. 113. hiyanet göstermez mi? Bir Allah tarafından vahyedilen iradeler. Yalnızca neyse o olduğunu. taraflılık. bu kanaatin olması mümkün değildir. hocalara. ya da kişisel özünün neden yapıldığını öğretiyor mu? Bu konuda söylediği. toplumdan kaçan. kendilerine tanrısallık tarafından bildirilen kavimlerin mutluluğuna açık biçimde hizmet eder mi? Tanrısallığın isteklerini (ilahi emirleri) her ülkede araştırır ve incelerken. ancak şunun için ki. haksız kılmak ve aynı emirleri almamış ve Allah'tan aynı iyilikleri görmemiş kimselere karşı merhametsiz bir konuma getirmektir. Bu olmadıkça. bunların yararlılığını ortaya çıkarmak. Allah insanlara ne öğretti? Kendisinin var olduğunu apaçık biçimde insanlara kanıtlıyor mu? Nerede oturduğunu söylüyor mu? Kendisinin ne olduğunu. KONUŞMUŞ OLDUĞUNUN KANITI NEREDE? Tanrısallık tarafından bildirilmiş bulunan ahlak kuralları gerçekten ilahi midir? Ya da her akıllı adamın düşünebileceği kurallardan üstün müdür? Bunlar ilahidir. * Eski Yunan filozoflarından Phyrhon'un felsefesi kuşkuculuktur ve insanların hiçbir zaman gerçek eşyayı bilemeyeceği görüşüdür. Dinin esas noktalarında kuşkucu geçinenler. hasar meydana getirmeye elverişli olabilir mi? Bu iradeler.) yararlı ve öteki vatandaşlar için yıkım demek olan tuhaf emirlerden. sorunun yeterli ölçüde incelenmesini gerektirir. insanları. ilahiyatın niyetleri hakkında bütün öteki insanları üstün gelme olanaksızlığı ve mutlak bir bilgisizlik içinde bırakmaya özen gösterir. daha çok durumlarda vurdumduymazlardır. Bütün vahiylerde bu nitelikler yanlı. büyüklük taslayan. çocukça ibadetlerden. Dünyanın bütün ülkelerinde. kefaretlerden başka bir şey görmem. Kuşkucuların tartışmasız babası sayılır. içinde bulunduğu güvenlik ya da dinin kendisini ilgilendiren içerikte bulunmaması olasılığı üzerine kurulmuştur. Her özel vahiy. Allahın bize bildirilen nitelikleri. ya da incelemeye ve araştırmaya hiç yatkın değildirler. Fazla olarak bulurum ki bu yasaların amacı. bağnaz. öteki bütün kavimlerin düşmanı olan bir zatı gösterir. gördüğümüz eserlerine uyuyor mu? Kuşkusuz hayır. kurbanlardan. kapsadıkları yüce hikmet ile ya da erdem ve zihin açıklığıyla zarar vermeye. amacının anlaşılması asla mümkün olmayan törenlerden. Allah'ta adaletsizlik. adaklardan. olsa olsa tercih ettiği ve mazharına izin verdiği bir kavim açısından iyi. Bazı insanlara görünmeye tenezzül ederse. iyiliği. kavgacı. iradesini incelemek ve derinleştirmek ya da kendisi ve eserleri hakkında akıl ve muhakemeye danışma saygısızlığında bulunulur bulunulmaz öfkelendiğini öğretir. hahamlara vb. Çok önemli olarak gösterilen bir şeyin hiç de önemli olmadığı ya da iyi ve kötü her etkiden kurtulmuş bulunduğu kanaati. adaleti ve bütün kudreti hakkında bize verilmek istenen parlak fikirlere uyar mı? Asla. kendisine giden yolların ifadesinin olanak dışı olduğunu. yalnız Allah'ın resullerine (rahiplere. arifliği. insan zekası için mümkün . hoppa. doğanın hükümdarına yakışmayan bir etiketten. Allah'ın vahyettiği (kendisini vahiy ve ilham ile gösterdiği) bize temin olunur.

bir gelenek sonucu sürekli olarak bize kadar gelmiş olan kitaplarda yazılıdır. Muhammediler Allah'ın İseviye söylediklerine efsaneler gözüyle bakar. Demek oluyor ki. Bu kurallar. bu mucizeler. insan yaratılışının tümüyle terk edilmesinden. bir Allah'ın bilgisinden. 115. Ancak. Sonunda. Hintliler Allah'ın Çinli'ye söylediğinin bir kelimesini anlamaz. Her biri aynı kanıtları söylüyor. kendine karşı kutsal bir kinden ibaret kılar. Allah'ın kendisini göstermesi ve bizzat açıklamada bulunması daha kolay değil miydi? Öte yandan. beni temin ederler ki. bazı kuşkulu kimseler tarafından aktarılmış hikayelerdir. açık mucizelerle doğrulamıştır. Hintli'yi. Çinli'yi. Halkın huni biçimindeki piramitlere girmesine asla izin verilmemiştir. Muhammediyi ve hatta kutsal kitaplarını kendisinden aldığı Yahudiyi lanetler ve "kafir" der. görürüm ki. Orada neler olup bittiğini halka bildirmek yetkisine yalnız Allah'ın nazırları (din imamları) sahiptir. bu yüce kurallar. Alah'la bizim aramıza giren büyük şahsiyetlerin kurnazlıkları. Hiç kimse ilahi esrarı öğrenmeye yetenekli kılınmamıştır. . Hıristiyan. Allah kendisini gösterdi mi? Bu yasaları bizzat ilan etti mi? İnsanlarla kendi ağzıyla konuştu mu? Allah'ın hiçbir zaman bir kavme görünmediği ve ilahi amacını bildirmek için bazı gözde kişileri araç olarak kullandığı ve bu kişilerin Allah'ın iradelerini dine saygısı olmayanlara bildirme ve açıklama görevini üstlendikleri bana öğretiliyor. çıkarcılıkları hakkında kuşkulanacak olsam. ya da din kurucuların ümmetleridir. Yahudi. TÜMÜ BİRBİRİNİN ARDINDAN LANET OKUYAN. buna itiraz edilmesi mümkün değildir. akıl ve muhakemeyi tümüyle unutmaktan. iyiliğinden. Allah. erdemi. ilgililerin tanıklığının istinaf ve temyizi. Ancak diyeceksiniz ki. kendi adına bildirimde bulunmak göreviyle yolladığı şahısları. Kim haklı ya da haksızdır? Herkes "ben haklıyım!" diye bağırıyor. adaletinden eser bulunmadığından şikayet edecek olsam. mucize denilen şeyler doğruya benzerlikten yoksun ve kendilerinin en yüksek yüce zat tarafından gönderildiklerini başkalarına inandırmakta çok çıkarı olan. Bu kitapları kim yazmıştır? Bunları aktaran ve doğrulayan insanlar kimlerdir? Ya dinleri kuranlar. bu mucizeleri incelemeye koyulsam. TÜMÜ BİRBİRİNİ HAKLI OLARAK HURAFE VE KÜFÜRLE SUÇLAYAN MENSUPLARINA AYRI AYRI YOLLAR SÖYLEMİŞ OLMASI TUHAF OLURDU Allah. İnanılmaz mucizelere bizi inandırmak için hangi tanıklar gösteriliyor? Bunlara bizi inandırmak için binlerce yıldır var olmayanların (söz konusu mucizeler hakkında tanıklık edebilseler de) kendi hayalgüçlerinin şaşkını olmalarında ve becerikli sahtekarlarca gözleri önünde yapılan hokkabazlıklara aldanmış olduklarından kuşku duyulabilirdi. Her biri bize mucizelerinden. Muhammediyi ve İseviyi. yaşadığımız yeryüzünün kavimlerine ayrı ayrı şeyler söylemiştir. babalarına Allah'ın verdiği kutsal yasanın kafir saldırganları gözüyle görür. 114. dini işlerde. dininin daha yeni bildirilmesiyle böbürlenerek. hırsları. çoğu kez tümüyle kişiliğimize karşı acımasız ve başkaları için yararsız bir hareket tarzı gösterir. Bütün tanrısal vahiylerin açıklanmasında ve yönetiminde.değildir.

inanılır bir şey midir? Mucizeler. Ancak bir mucize yapmak için. Çok yüksek ve yüce zatın sevgilisi olan bazı insanların. Bütün din sözcüleri. Her yerde insanların Allah hakkında ne düşüneceklerini bilmediklerine bakarsak. Ancak sizce bu yasaları kim yapmıştır? Allah yapmıştır. Allah hep araç olarak kullanmayı tercih ediyor. bu yasalar hatalıydı. aralarında asla birleşmemiştir. Bu durumda. Tanrısallığın. birbirinin kötü yapılarını ayıplayan kamburlara benzerler. Allah hakkında yanlış fikirlerde bulunmaktır. yeni etkenler yaratmak. boş inançlı olmak. bir keramet nedir? Doğanın yasalarına taban tabana zıt bir işlemdir. cinaslara. açıklayıcılar gerekmiştir. bilinen etkenlerin oluşturabileceği eserlerin zıttı eserler oluşturacak yeni etkenler yaratmak yeteneğine sahip olmak gerekir. Bu dünyada kurulmuş din ve mezheplerin mensupları birbirini hurafe. mucizelerle kanıtlamışlardır. evrenin Allah'ı. Allah hiçbir zaman böyle bir şey söylememiştir. mucizeler gerçekleştirme gücü almış olduklarına bizi inandırmak istiyorsunuz. size göre.kerametlerinden. Protestan Hıristiyanlar. 117. Romen katolikler. Aydınlatmak istediği kimselere isteklerini açıkça söylememiş ya da açıkça söylemek istememiş olan Allah'ın iradelerini arzularını anlamak. Hıristiyanlar. "deşifre" etmek için her yerde uzmanlar. bunların tümünün saçmalıklarını sayıklama halinde olduğunu söyler. bir mucize. yarattıklarının öğrenmelerini istediği şeyleri kendilerine ilham edebilirdi. ölümlü kullarının (ağız. paganizm. Aklı başında bir adam. Allah . genellikle. Bunları başkalarına açıklayanlar bile. protestan Hıristiyanları kafir sayar. Görünen anlamlarından ayrı. peygamberlerinden. Bundan dolayı. kişisel özelliklerine bakarak bazı insanlara vermesi. şehitlerinden söz ediyor. yaptığı yasaların hükmünü bozuyor demektir. Ancak. "gizli" anlamlar keşfedilir. bu yasaları durdurmak ya da yasaklamak gereğine inanmış olduğunu bize söylüyorsunuz. Ağzı ve dili olmayan bir ruh olduğu doğruysa. dil gibi) organlarını ödünç almak ve kullanmaksızın. islam hurafelerinden tiksinir. dinin kökeninin tanrısal olduğunu kanıtlamak şöyle dursun. planını değiştirme ya da düzeltme gücünü. Allah'ın bu konuda insanları aydınlatmak istememiş olduğu apaçıktır. Aldanmış olmaları muhtemel bulunan ya da öteki insanları aldatmak istemeleri için nedenleri olan bazı insanları. roma hurafesi aleyhinde bağırır çağırırlar. Allah tarafından gönderildiklerini. ya da yoktan etkenler çıkarma gücü verebilmesine akıl erdirilebilir mi? Hiçbir zaman değişmeyen bir Allah'ın. ibadet edilen Allah'a karşı küfür içinde bulunmaktır. 116. Çeşitli dinciler birbirini hurafeyle suçlamakla. açıklamalara. Tümü haklıdır! Kafir olmak. en yüksek hikmetini doğaya kabul ettirmiş olduğu yasalara karşı çıkıyor. Çünkü. Hurafeci olmak. çeşitli peygamberleriyle milletlere gösterdiği mucizeler açık mıdır? Heyhat! Bunları aynı şekılde anlayan iki kişi yoktur. Allah'ın bazı insanlara. Bunları aydınlatmak için yorumlara. her şeyi önceden görmüş olan Allah. ondan. değişmez bir varlığın kendisinin de sahip olamayacağı böyle bir gücü. ya da herhalde bu aynı Allah'ın niyetine bazı durumlarda uygun olmuyordu demektir. küfür ve tanrıtanımazlıkla suçlar. Çin. şerhlere başvurulur. Allah'ın şerefini yükseltmek.

bizi güçlükten kurtarmak için. bütün topalları düzeltmek. bunun delaletiyle. her yeni vahyin. sahte sayılması gerekir. arzuları daima yerine getirilen. projelerini başarıya ulaştırmak için mucizeler kullanmak zorunda kalmasından. her iyileştirme. her arzu ettiği şeye yaratıklarının inanmaları için. bir küfür ve dinsizlikle azarlanmış olması gerekir. TEBLİĞ. her şeyi görüp anlayan. değişmez. üçün ancak bir olduğuna. deccalın imanı esfiyayı (ermişleri) bile sarsacak kerametler gösterebileceği haberinin verildiği bu kutsal kitaplarındaki gizli kapaklı mucizelere nasıl inanılır? Bu bir kez kabul edilince. iki kere ikinin asla dört etmediğine. "en güzel" inanışa sahip olmakla övünmesin ve bu inanışları doğrulamak için bize bir sürü mucizeler söylemesin? Bir mucize. Allah'ın bizi uyarmak mı. güneşin ve ayın hareketini durdurmak sırrına sahip olan bir adam. "sonsuz"un bir ölümlü insan gibi ölebildiğine. Tanrısallıktan gelen bir dinde. çok ağırbaşlı olarak. inanmalarını istemekten başka bir şey yapmaya ihtiyacı olmaz. ya da şeytandan mı geldiği nasıl fark edilir? Pascal. gökyüzüne yükselmek. yok etmek istediklerinin gözlerini kör etmekle övündüğü. inanışlar mucizeleri. bir şehrin bütün ölülerini diriltmek. bilgin ve zeki olduğu söylenen bir Allah'ın dini hakkında bakışını değiştirebilmiş ve kendi eserini yeni bir vahiy ve ib'as (gönderme) ile düzeltmek zorunda kalabilmiş olmasına beni inandırabilir mi? 119. Her yenilik. birin üç olduğuna. PASCAL'IN GÖRÜŞÜNÜN REDDİ Tanrısallıklarını mucizeler üzerine bina eden ve bu şekilde bizi doğrudan doğruya kuşkulanmaya özendiren bazı dinler hakkında ne diyeceğiz? Hıristiyanların. bütün her şeye gücü yeten bir zatın. içinde Allah'ın yürekleri katılaştırmakla. mucizeler inanışları fark ve temyiz eder" diyor. başkasına aktarılamayan sıfatları ve hatta her şeye yeten gücü hakkında bize verilen fikri. açık biçimde yok eder. Planının tümüne hakim olması gereken ve ancak içinde hiçbir şeyin değişmeyeceği. Dünyada hangi din vardır ki. her değiştirmenin. ya da. değişmez. yoksa tuzağa düşürmek mi istediği hangi belirtilerden anlaşılabilir? Gördüğümüz olağanüstü şeylerin Allah'tan mı. kuşkusuz Hıristiyanlık dininin en büyük savunucularından birinin bu dilber akıl yürütmesindendir. ilahi iradelerini uygulamak için yaratıklarına keramet gösterme gücü vermesinden. mükemmel yasalar yapmış olan bir Allah'ın. genişliği ve görkemiyle evreni dolduran bir Allah'ın bir Yahudinin vücuduna girdiğine. bu Allah'ın kötü ruhlara ve büyücülere kendi hizmetkarlarının yaptığı kadar büyük mucizeler yapma iznini verdiği. kanıtlanmış bir gerçeğin açıklığını yok etmeye elverişli midir? Bir adam: bütün hastaları iyileştirmek. Gülünç bir kargaşa çemberi varsa. "İnanış hakkında mucizelerle. her yeni tebliğin. gönüllerin ve ruhların mutlak hakimi olan. SAHTE VE DİNSİZ ESER SAYILMALIDIR Teolojinin gerek doğal gerek bildirilmiş ilkelerine göre.hakkında. 118. bir ilahiyatçı bize nasıl dem vurabilir? Bir Allah'ın insanların yardımına muhtaç olması inanılır bir şey midir? İradeleri. Allah'ın dinine istenilen dayanma gücünü ve olgunluğunu daha önce vermemiş olduğunu . mucizeler hakkında inanışla hüküm verilmelidir. pek eksiksiz.

Bana. Ancak birçok şehitin kanına mal olmuş ve yayılması için kurucularının duyulmamış sıkıntı ve işkenceler çekmiş bulunduğunu bize öğreten bir din. aynı tarih. Bir Allah'ın koruması altında büyüklüğe ve ilahi kudrete erişmiş ve mucizeler. Eğer gerçekten bu mucizeler. bunlara uğrayanların dinleri lehinde bir kanıt çıkarmak ustalığına sahip bulunuluyor. Allah'ın aydınlattığı kavmi. Bundan dolayı. yüce. DİNİN DOĞRULUĞUNU ASLA KANITLAMAZ Bir din için ölmek. dini bağnazlığın yaşam sevgisinden daha güçlü olmasından başka bir şeyi kanıtlamaz. iyilikbilmezdir. kolay inanmamak durumum katmerleşir. bu dinin gerçek ya da tanrısal "varsayıldığını" kanıtlar. kerametler gösterme vergisine ulaşmış peygamberlerin. iradelerini bildirmekle görevlendirdiği insanların kötü muameleye uğramalarına izin vermez. tedbirsizliği ve kötü niyeti üzerine kurulmuştur. kan dökücüdür ve peygamberlerini hırslı arzularına alçakça feda eder" demektir. onlara atfedilen mucizeleri gerçekleştirmemiş olduklarına inanmaya eğilimliyim.açık olarak. büyük acılara uğratıldıklarını ve öldürüldüklerini de öğretiyor. bu Allah'ın aczini. bunları görenler arasında çok taraftar toplamış olsaydı. bir din kurmak isterken daha kolay ve kullarının en sadıkları için daha az korkulu yollar kullanır. değişmeyen. İsevilik bir küfür ve dinsizliktir. mucize gösterenlerin acımasızca üzüntüye sokuldukları ya da işkence altına alındıkları söylenirse. ilk din kurucuları olan peygamberlerin ya da din yenileyicilerinin büyük mucizeler yaptığını öğretiyorsa. bu taraftarların. bütün her şeye gücü yeten ve kayıpları bile bilen çok bilgin bir Allah'tan çıktığı doğruysa. ya doğrudan doğruya Allah'ın Musa aracılığıyla bildirdiği yasada bazı "eksikliklerin" bulunmuş olmasını. adil ve her şeye gücü yeten bir Allah'ın dini olamaz. "Allah zayıftır. tanrısallığın aczi. Bir coşkunun etkisi altında ölmek. kendilerini baskı ve sıkıntı verenlerin zulümlerinden korumak gibi "sade bir mucize"yi yapmadıklarına nasıl inanılabilir? Bu sıkıntı ve baskılardan bile. İsa'nın dini. adaletsizdir. olmalarını arzu ettiği gibi oldurmaktan. ya da Yahudileri.göstermez mi? Allah'ın bir iyilik yasası vererek aydınlatmak istediği halkın fikirlerine göz yumduğunu ve ilk yasayla halkın kaba fikirlerini daha mükemmel yasaları kabul etmeye ve uygulamaya hazırladığını ileri sürmek. Her şeye gücü yeten bir Allah. bu din yenileyici imamların ve onlara bağlı olanların genellikle huzur ve güveni bozucular sayılarak herkesin önünde rezil edildiklerini. ya da kötü niyetini gerektirir. Olsa olsa. dinin kanla damgalanmasını istedi" demek. Bütün yeni dinler -ya da eski dinlerin iyileştirilmiş biçimleri. o dinin gerçek ya da tanrısal olduğunu kanıtlamaz. 120. HIRİSTİYANLIĞIN TANRISAL KÖKENİ ALEYHİNDE TANIKLIK EDER Tarih bana. dayanıksızlığı. "Allah. Yüce bir Allah. mucize yapıcılarına kötü muamele yapılmasını engellemeleri gerekirdi. . Museviliğin gerçekten kutsal. kendisinin hoşuna gidecek ölçüde aklı başında yapmayı ne istemiş. DAYANAN ÇABALARI. ne de bunu yapabilmiş olduğunu iddia etmektir. 121.

en güçlü değillerdir. O zaman. ne ilkelerinin doğruluğunu kanıtlar. anlayışsız insanların dostu olduğunu söylüyorsunuz. Her durumda. En şiddetli muamelelere uğramak tehlikesini göze alan misyonerlerin. İnsanların esenliğine bu bağlılıktan. bunların delilikten başka bir şey olmadığını ve bu arifliğin şaşırtmak. insan çoğu kez şaşırır ve duygulanır. Nitekim bir savaşta ölmek. Aklı başında insanlara. kendilerini kuşatan tehlikeleri unutturmaya yetmiştir. onların özenlerinin konusu olacağından emindir. Gerçekten şan fikriyle. gözünde. peygamberlerin çabalarını. Cesurca ölmeleri. Tehlikeyi göze almayan kimse hiçbir şeye erişemez. Yeni bir dinin yayıcıları. bu hain zorba tarafından. inanışlarını ifade etmek ve yaymak konusunda gösterdiği onurlu cesaret ve gönüllü çabaya. doğaüstü hiçbir şey yoktur. Dünyayı dolaştıkları görülen birçok din vaizlerinin. destekleyenin acımasız bir cezayla cezalandırılacağı vaat edilen kötü bir hediye verildiğini bildiriyorsunuz. Çünkü. Bu yararlar. insan. hiçbir eksiği bulunmayacağına inanıyor olması kesindir. Nitekim. gerçek nedenler. Cennet fikriyle sarhoş olmuş bir şehitin cesaretinde.Bir sahtekar. bilginliktir". Peygamberler. zihin açıklığının bir Allah vergisi olduğunu da iddia etmiyor musunuz? Bu arifliğin ve zihin açıklığının Allah'a hoş görünmediğini. 123. Bir görüş için ölmek. hayrette bırakmak istediğini söyleyerek. hep gönül avcılığı ve halkın sırtından yaşamak için uygulanmıştır. bilinen deyimle. 122. Bir peygamber. hikmettir. Misyonerlik mesleği hırs için. insanlara göre delilik olan şey. inanışıyla talihini denemek ister. bu gönüllülük. genellikle sonucunu önceden gördükleri tehlikeli bir sanat icra ederler. misyonerlerin. bu görüşün doğruluğunu ve iyiliğini kanıtlamaz. zaruretten fazilet yapar. çıkarı için bu kadar insanın kendilerini boğazlatmak deliliğinde bulundukları hükümdarın savaş ilan ederken ve uygularken haklı olduğunu kanıtlamaz. ancak görünüştedir. sermayesini sürdürmek mutluluğuna erişirse. kendisini yol gösterici olarak kabul edenlerin mutlak hakimi olacaktır. İMANDAN ÜSTÜNDÜR . günün birinde. DÜŞMANI YAPA Ey tanrıbilimciler! Bize diyorsunuz ki. Oysa. anlayışın. ariflerin arifliklerini donakalacak ölçüde şaşkınlığa düşürmekten zevk alan bir Allah'ın gözünde. kavrayışın ve sağduyusunun düşmanı olduğunu ilan ederek ve ancak bunu yaparak Allah'ınızın dostu olabilir. ne de samimiyetlerini. toplumun huzurunu bozmakta bunların haklı olduğunu ya da bunu yapmaya yetkili olduğuna inandığını kanıtlamaz. insanın anlayışının. bazen yiğitçe ölebilir. ancak zekasız. ya da savaştan kaçma korkusuyla savaş meydanında ayağına sağlam olan bir savaşçının cesaretinde de olağanüstü hiçbir şey yoktur. yararlı ve güzel şeyleri sevmelerini özendiren gerçek etkenler. bildirmiş olduklar din lehinde kanıtlar çıkarırlar. vaizleri helak olur. bir açgözlünün ya da bir haydutun kanlı ölümü. Allah'ın. Ancak. Başarı ve zafer kazandıkları durumda elde edecekleri bu sınırsız hakimiyet ve nimetlerin iştahıdır. her şeye erişeceğine. "Hakimlerin hikmetlerini. Pek garip değil midir ki. bilir ki. işte bunlardır.

Dolayısıyla. "Mutluluğumuz için en gerekli şeyler" diye bize sundukları ilkeler söz konusu olunca. sırf beni bir tuzağa düşürmek için aklı bana vermiş olduğuna hiçbir zaman ihtimal vermem. güneşi gerçekte olduğundan çok küçük gösterir. duyguların yeniden uygulanmasından başka bir şey olmayan tecrübe gösterir ki. atalarımız üzerinde etkili olmuş mucizelere inanmam nasıl istenilebilir? Eğer duygularım sadık olmayan yol göstericilerse. Çünkü. Dünyanın bütün rahiplerinin kullandığı dil. o rehberlerin gözlerini görmez hale getirebilir kendilerini de yanlış yola saptırabilir ve tecrübenin otoritesi. bu şekilde teslim etmiyor musunuz ki. Bu. Eğer sizin iddia ettiğiniz gibi. Ey rahipler! Allah'ınızın bir bağışı. Aklın bizi aldatabileceğini öne sürmek. Pekala bilirim ki. "İdrakınızı kurban ediniz. Dolayısıyla. Aklımı hiçbir zaman kurban etmeyeceğim. bana iyiliği kötülükten. hakkı batıldan ayırt ettirebilir. Eğer insanlar. Bundan şu sonuç çıkar ki din. Çünkü. Allah adına size bildirdiğimiz şeylere körü körüne itaat ediniz!". yalnız bu akıl. gözlerimin önünde yapılan mucizelere hiç güvenmemek gerektiği öğretiliyor demektir.İlahiyatçılara göre iman. açık olmayan bir istektir. birleşmesinin olanaksız olduğunu açıklamak değil midir? Madem din imamları aklı sürmeyi gerekli gördüler. Ancak. imanla birleştirmenin imkansızlığını din imamlarının anlamış olması ve imanla uzlaşmanın mümkün olmadığını. ileri gelenlerinizin tanıklığına güvenmeyiniz. asla muhakeme etmemek. tecrübelerim yeterlidir. işte budur. Allah'ınıza iftira ettiğinizi görmüyor musunuz? Tecrübeden asla vazgeçmeyeceğim. vergisi olduğunu bize temin ettiğiniz aklı tanımlarken. tecrübeden vazgeçiniz. eşya ne kadar uzak olursa o ölçüde küçük görünür. dinin gerçeklerinin aklın üstünde olduğunu yineliyorsunuz. 124. her dinin kanıtlarını benim için çürütür. Duygularımın tanıklığına güvenmemeyi bana ihtar ederek. aklın imanla uzlaşmasının. bilirim ki. tecrübe. açık olmayan ya da akla çok aykırı olan iddialara tam bir olgunlukla inanmayı gerektirir. bana. Bu tecrübe bana gösteriyor ki. Ancak. güneşin dünyadan çok büyük olduğuna emin olurum. inanış hakkında aklın karar verme yetkisini kabul etmemek. hırs ve çıkar. ŞARLATANLIKLARI NE KADAR SAÇMA VE GÜLÜNÇTÜR Bana sürekli olarak. ancak beni yok etmek ve öldürmek üzere. hayalgüçleri tarafından aldatılabilirse. bu gerçekler aklı başında insanların anlayacağı içerikte değildir. ya da başkalarını aldatmakta çok çıkarcı olarak bildiğim birçok insanın kuşkulu tanıklığından. rahipler. Ancak öte yandan. bu aklı. bazen beni hataya düşürebilir. "gerçek batıl . göz. aklım Allah'tan geliyorsa. din imamlarının hissetmiş olması gerekir. ya aldatmaya çok elverişli. kesin olarak büsbütün başka bir önem ve değerdedir ve ruhun üzerinde büsbütün başka bir hüküm ve etkiye sahiptir. düşünmemek gerektiği noktasından başka hiçbir noktada birleşmezler. hayalgücünden ya da bana kabul ettirilmeye çalışılan rehberlerin ötoritesinden daha güvenilir bir yol göstericidir. Duygularıma güvenmeyeceğim. bana alelacele verdirmiş olduğu kararları soruşturmak için. Çünkü. duygularım beni hep aldatmaz. eğer onların duyguları aldatıcıysa. çok cömert olduğunu söylediğiniz Allah'ın. duygularımın.

rastlantıya bağlı olarak hareket etmenin uygun olduğunu söylemektir. bir yere sermaye koymak. beklenmeyen her şeye karşı kendilerini korudukları ve güvence altına aldıkları görülür. Aklımızın. 126. kavrayışımızın üstünde olan şeylere inanmak zorunda olduğumuzu öne sürmek. KÖK SALAR . yararlı olan şey zararlı olabilir" demektir. Herkes onu gelişigüzel kabul eder. insanların her şeyi büyük bir dikkatle inceledikleri. kendilerini yükümlülük altına sokan her şeye. Allah. bizi baştan çıkaracak kadar muzip olan bir Allah'a nasıl güvenebiliriz? Sözün kısası. Ancak bize yalnızca yararsız bağışlarda bulunan ve bunları kullanmamızı istemeyen bir zata aklımızı feda etmemiz için hangi neden ve gerekçe vardır? Bizzat din bilginlerimize göre. hiç de bu merkezde değildir. kalpleri kıracak. KANITSIZ. aklımızı Allah'a kurban etmemiz gerektiğini söylüyor. ŞEYE. bize tuzak kuracak. Oysa din doğrudan doğruya incelemek ve araştırmak için insanların kendilerine en az yetki ve izin verdikleri şeydir. içinden çıkılmasına olanak olmadığına karar veren tembel zekaları üzecek içeriktedir. bize vermiş olduğu yegane rehberleri izlediğimiz için Allah bizi cezalandıramaz" demektir. gözleri kör edecek. Hakkında akla başvurulması doğru olmayan konular. bir uzlaşma ya da gelişigüzel bir anlaşma söz konusu olduğunda. taşıdığı hal ve sıfatla aklımızdan ve az çok eğitilmiş duygulanmızdan başka bir şeye sahip olmadığımızdan. Din için. Birinci neden. bu hayatta kendimize rehber olması için. iş. Bir görev. Dini görüşlerini incelemek ve araştırmak söz konusu olduğunda. kanatsız havalara yükselmemizi emrediyor demek kadar gülünç bir sözdür. Birçok kimse için din. hiçbir zaman araştırma ve ayıklama zahmetine girilmeyen ve gerektiğinde başvurulmak üzere "arşiv"e konulan eski aile imtiyaznameleri gibidir. SÖZ ÜZERİNE İNANMAK GEREKTİĞİ NASIL İDDİA EDİLİR? Dünyada. en önemli şeyin din olduğuna insanlar birbirini inandırır. ilk ilkelerinde bile. bir ev almak. bir yazının her sözcüğünü tarttıkları. bizi daha kolay sevk ve idare etmek için gözlerimizi kapatmamızı emreden bir Allah'ın göstericilerine nasıl güvenebiliriz? 125. "hatalarımız kaçınılmaz ve cehaletlerimiz yenilmezdir ve son derecede bir adaletsizlik etmeksizin. bizim için en önemli olan işte. sorunlar bulunduğunu söylemek. insanların ihmal ve ilgisizliği sürdürmelerine iki nedenin yardımcı olduğu düşünülür. Akıl. hiçbir şeyi araştırmak zahmetine girmeksizin kanıtsız. söz üzerine inanır. yalnız hayalgücüne danışmamız gerektiğini ya da gelişigüzel. Din. "akıl sadakatsiz bir rehberdir ve duygularımız aldatıcıdır" demek. bir kaostan başka bir şey görmediği için. her dinin kuşatılmış olduğu kaçınılmaz karanlığı parçalamak ümitsizliğidir. büyük önlemler aldıkları.olabilir. Din bilginlerimiz. yararlıyı ve doğruyu tanımaktan başka bir şey midir? Bundan başka. İkinci neden şudur: Teoride herkesin güzel bulduğu ve pek az kimsenin gerektiğinde uygulamak zahmetine girdiği sıkı hükümlerle fazla rahatsız olmamayı herkes kendi kendine vaat eder. bir tarla.

Pythagore'un öğrencileri, üstatlarının mezhebine zımni bir imanla bağlıydı. "O böyle söyledi" formülü, onlar için bütün sorunların çözümüydü... İnsanlar çoğu kez bu kadar az akıl ve muhakemeyle hareket ederler. Din konusunda, bir imam, bir rahip, bilgisiz bir papaz, düşüncelerin hakimi olur. İnceleme ve düşünme gibi, kendisi için genellikle zahmetli bir çalışma olan insan anlayışının güçsüzlüğünü, kutsal inanç hafifletir. Bizzat incelemektense, başkasının sözüne inanmak daha kolaydır. İnceleme ve araştırma, yavaş ilerlediğinden ve zor olduğundan, gerek ahmak cahillerin, gerek fazla ateşli ruhların aynı ölçüde hoşlarına gitmez. Hiç kuşku yok ki, imanın yeryüzünde bu kadar taraftar bulmasının nedeni budur. İnsanlar ne kadar ışıksız, kültürsüz ve akılsız olurlarsa, dinlerine o oranda bağlılık gösterirler. Dini fıkraların tümünde, kendilerini yönetenler tarafından mıknatıslanmış olan kadınlar, hakkında hiçbir fikirlerinin olmadığı besbelli görüşler için çok büyük bir çaba gösterirler. Dini savaşta, rahiplerin kışkırttığı kimselerin tümü halka yırtıcı hayvanlar gibi saldırırlar. Derin bir bilgisizlik, çok zayıf bir kafa, taşkın bir hayalgücü; sofuların, gayretkeşlerin, bağnazların ve evliyanın yapıldığı malzemeler işte bunlardır. Ardı sıra gitmekten ve "araştırmamaktan" başka ilkeleri asla olmayan kimselere, doğru nasıl kabul ettirilebilir? Böyle adamlara gerçek nasıl anlatılabilir? Sofular ve halk, rehberlerinin elleri arasında, bunların keyfine göre hareket eden "otomat"lardır. 127. SAÇMALIKTIR VE MİLLETLERDE BİR KARIŞIKLIK NEDENİDİR Din bir alışkanlık ve moda işidir; "başkaları gibi" yapmak gerekir. Ancak dünyada gördüğümüz bu kadar çok dinden hangisi seçilmelidir?... Bir inceleme ve araştırma, çok uzun ve çok zahmetli olur. Bunun için insan, atasının ülkesini ve kuvveti elinde tuttuğu için, dinlerin iyisi olması gereken hükümdarın dinine girmiş olmalıdır. Bir insanın da, bir kavmin de dinini yalnız rastlantı belirler. Ataları Sarasin'lerin yoğun çalışmalarını (yani istilacı Arapların Müslüman etmek için çaba ve çalışmalarını) reddetmemiş olsalardı, bugün Fransızlar, iyi Hıristiyan oldukları kadar iyi Müslüman olurlardı. Tanrısal yaratma gücünün amaç ve istekleri hakkında, bu dünyanın olayları ve dönüşümleri aracılığıyla karar verilirse, yeryüzünde gördüğümüz çeşitli dinler konusunda, insan, tanrısal yaratma gücünün hiç ilgisi olmadığına inanmak zorunda kalır. Paganizm, çoktanrıcılık, sanemperestlik binlerce yıl boyunca dünyanın dinleri oldu. Bugün temin olunuyor ki, o zaman mutlu ve ilerlemiş kavimler, tanrısallık hakkında en küçük bir fikre, insanlar için pek çok gerekli olduğu da söylenen bu fikre, sahip olmamışlardır. Hıristiyanlar öne sürerler ki, Yahudilerden, yani bir avuç bedbahttan başka, bütün insan türü Allah'ına karşı görevleri hakkında en koyu bilgisizlik içinde yaşıyor ve Tanrının büyüklüğü ve yüceliği hakkında küfürden başka düşünceye sahip bulunmuyorlardı. Karanlık kökeninde Yahudilikten çıkan İsevilik, kutsal bir çalışmayla tahrik edilen ve İseviliği paganizmin haraheleri üzerine bina eden ve ülkesinde kılıç ve ateşle yayan İsevi imparatorların saltanatları döneminde alçakça büyüdü ve zalim oldu. Muhammed ve halifeleri, ilahi kudretin ya da muzaffer

silahlarının yardımıyla, az bir zamanda Hıristiyanlık dinini kaldırmayı başardı; İncil, o zaman için yerini Kuran'a bırakmak zorunda kaldı. Birçok yüzyıl boyunca Hıristiyanları tedirgin ve perişan eden bölünme ve mezheplerde, en güçlünün oyu, hep en doğru oy oldu. Hükümdarların silahları, keyif ve arzuları, milletlerin esenliğine en yararlı meslek olarak itikadı tayin etti. Bundan şu sonuç çıkarılmaz mı ki; tanrısallık ya insanların diniyle az ilgileniyor, ya da hep yeryüzünün kuvvetlerine en uygun olan görüşlere taraftar olduğunu ortaya koyuyor. Sözün kısası, kuvveti elinde bulunduranlar düşüncelerini değiştirmek hevesini belirtir belirtmez, tanrısallık da sistemini, düzenini değişti riveriyor. Atalarının sanemperestliğinden usanan bir Macassar Kralı, bir gün sanemperestlik dinini bırakmak düşüncesini belirtti. Hükümdarın danışma kurulu, Hıristiyan bilginlerini mi, yoksa Müslüman bilginlerini mi çağırmanın uygun olduğu sorusunu uzun süre görüştü. İki dinden hangisinin daha iyi olduğunu belirlemenin olanaksızlığı karşısında, her iki dinin elçilerini aynı zamanda çağırmak ve hangi dinin elçileri daha önce gelirse o dini kabul etmek kararını verdiler. Rüzgarlara egemen olan (yani elçileri getirecek yelkenli gemileri ilerleten rüzgarları sevk ve idare eden) Allah'ın bu geri kalma ya da öncelikle tanrısal isteğini bizzat açıklamış olacağında tereddüt edilmedi. Muhammed'in elçileri daha çabuk davranmış ve daha önce gelmiş bulundukları için. Kral ve kavmi islam dinine girdiler. Ve gecikmeyle gelen İsa'nın elçileri, zamanında ulaşmalarını sağlamayan Allah'larının kusuru yüzünden kovuldular. Demek ki, Allah, kavimlerin dinlerini rastlantının belirlemesine açık bir şekilde razı oluyor. Hükümet yönetenler, işbaşında bulunanlar, sürekli olarak kavimlerin dinlerini tayin ederler. Gerçek din hiçbir zaman hükümdarın dininden başka bir din değildir. Gerçek Allah, ibadet edilmesini hükümdarın istediği Allah'tır. Rahiplerin hükümdarı yöneten arzusu, Allah'ın arzusu olur. Bir şakacı yerinde olarak diyordu ki, "Gerçek din, hükümdar ve celladın taraflar olduğu dindir". Hükümdarlar ve cellatlar, uzun süre Romanın tanrılarını Hıristiyanların Allah'ına karşı korumuşlardır. Hıristiyanların Allah'ı imparatorları, askerlerini ve cellatlarını kendi tarafına çektiğinden, Roma ilahlarının ayinini ortadan kaldırdı. Muhammed'in Allah'ı, Hıristiyanların Allah'ını, zamanında işgal ettiği ülkelerin büyük bir kısmından çıkardı. Asya'nın doğusunda çok mamur, çok verimli, ahalisi çok ve hakimane yasalarla yönetilen, çok geniş bir ülke vardır ki, en korkunç fatihler bile bu yasaları saygıyla kabul etmişlerdir. Bu ülke Çin'dir. Halkı, tehlikeli sayılarak kovulan Hıristiyanlık dışında, istediği hurafeye bağlanır. Mandarinler ya da hakimler, enami dinin saçmalığını çoktan anlamış, uyanmış olduklarından, bu dinle, yalnız Bonze denilen rahiplerin devletin sükun ve güvenini bozmamasına dikkat etmek için ilgileniyorlar. Bununla birlikte, tanrısal kudretin, kendisine yapılan ibadetle reisleri pek az ilgilenen bir milletten iyiliklerini esirgediği görülmez. Çinliler, tersine, dinin ayrım yaptığı, yıktığı ve çoğu kez yaktığı birçok milletin imrenmesine değer bir dirlik ve mutluluktan nimetlenirler, varlık içindedirler. Haklı olarak, halkın deliliklerinin, budalalıklarının kaldırılması düşünülemez. Ancak,

halkı yönetenlerin deliliklerinin, budalalıklarının iyileştirilmesi istenebilir. O zaman, bunlar halkın deliliklerinin tehlikeli olmasına engel olur. Bir mezhebin ya da bir dini bölünmenin koruyucusu olan her hükümdar, genellikle öteki mezheplerin zorbası olur ve bizzat kendisi, ülkesinin güvenliğini bozar. 128. Bize durmadan yinelenir ve birçok aklı başında kimse sonunda inanır ki; din, insanları zaptetmek için gereklidir, kavimler için en iyi zabıtadır; ahlak ve erdem, dine sıkı biçimde bağlıdır. Bize, "Allah korkusu arifliğin başlangıcı, ahiret korkuları selameti gerektiren korkulardır ve bunlar insanların ihtiraslarını zaptetmeye mahsustur" diye bağırırlar. Dini düşüncelerin yararlı olduğu konusundaki inancı parçalayıp atmak için gözleri açmak, dine en çok boyun eğmiş milletlerin ahlaklarının ne merkezde olduğuna bir göz atmak yeterlidir. Bu milletlerde mağrur zorbalar, baskıcı ve acımasız nazırlar, kötülükçü mabeyinciler, sayısız çalıp çırpanlar, vicdansız hakimler, zina edenler, çapkınlar, fahişeler, ahlaksız kadınlar, hırsızlar; öç alan ve ödül veren Allah'ın cehennem cezalarının ve cennet hazlarının varlığından bir an kuşku duymayan her türden yalancı ve dolandırıcılar bolca görülür. İnsanların birçoğu için yararsız olmakla birlikte din imamları, mezheplerine bağlı olanların gözünde ölümü korkunç göstermeye çalışmışlardır. Sofu Hıristiyanlar eğer doğru düşünselerdi, bütün hayatlarını ağlamakla geçirir ve sonra en büyük korkular içinde ölürlerdi. "Kızgın ve öfkeli ilahın pençesine düşme dehşetiyle, insanın kendi selametini korku ve titremeyle eğitmesi gerektiği" kendilerine her an yinelenen bedbahtlar için, ölümden daha korkunç ne vardır? Bununla birlikte bize temin olunur ki, Hıristiyanın ölümünde, inancı olmayanın yoksun olduğu bir sonsuz teselli vardır. Bize diyorlar ki, iyi Hıristiyan hak kazanmaya çalıştığı sonsuz bir mutluluğun güçlü umutları içinde ölür. Ancak, doğrudan doğruya bu güçlü umut da, şiddetli bir Allah'ın gözünde, cezaya layık bir böbürlenme değil midir? En büyük evliyanın bile sevgiye mi, öfkeye mi layık olduğunu bilmemesi gerekmez mi? Ey rahipler, hocalar, hahamlar! Bizi cennetin hazları umuduyla avutuyor ve o sırada, yalnız o sırada cehennemin cezalarına gözlerinizi kapatıyorsunuz! Adlarımızı ve adlarınızı hayat kitabında (Allah tarafından takdir edilen şeylerin yazılı bulunduğu levhada) gizlice görmek imtiyazına, söyleyin bakalım, erişebildiniz mi? 129. İnsanların ihtiraslarına ve mevcut çıkarlarına karşı, kimsenin aklının almadığı metafizik bir Allah hakkındaki karanlık düşünceleri, bir ahiret hayatının inanılmaz cezalarını, hakkında insanın hiçbir fikri olmadığı cennetin hazlarına tekabül ettirmek, gerçeklikleri hayallerle çürütmek iddiasında bulunmak değil midir? İnsanlar, Allahlar hakkında, belirsiz ve karışık fikirlerden başka hiçbirşeye sahip olmamışlardır. İnsanlar, Allah'ı, deyim doğruysa, ancak bulutlarda görürler. Kötülük yapmak istediklerinde onu asla düşünmezler. Mevki hırsı, zenginliği ya da hazları söz konusu olunca, Allah da, tehditleri de, vaatleri de kimseyi bağlamaz. İnsan için bu hayatın olayları öyle bir kesinliğe sahiptir ki, en güçlü dindar bile, ahiret hayatının olaylarına asla bu aynı kesinliği veremez.

Her din. DAHA ETKİLİ BİR GEM. Bir savaşçı. kavgalarda. bir şeye inançlı değillermiş gibi. yalnızken. bazen bir uşağa Allah'tan daha çok uyarlar. "alem ne der?" endişesi. GİBİ. bu açgözlülerce uygun görüldü. KISITLAMAK İÇİN. ya da yine inansa bile. her şeyi bildiğine. ZİNCİRLERİ İÇİNDE DAHA KOLAY YİYİP YUTMAK İÇİN KULLANAN HÜKÜMDARLARIN İHTİRASLARINA KARŞI DİN. "Hükümdarların ihtiraslarına karşı tek hakim. ÇOĞUNLUKLA ZALİM VE ACIMASIZ ZORBALAR OLAN VE DİNİ ANCAK ESİRLERİNİ DAHA ÇOK HAYVANLAŞTIRMAK. gülünç olma korkusu. bundan hemen hemen hiç çarpıntı duymaz ve işine bakmayı sürdürür. vahşileri korkutmak için tanrıların adını kullandılar. kaba kavimlerin ruhlarını kendilerine boyun eğdirmek isteyen yasa koyucular tarafından hayal edilmiş bir dizgin olmuştur. sürekli olarak yeryüzünde Allah'ın yerini tuttuklarını söylüyorlar. bir dövüşçü. bir şerefsizlik korkusuyla. Kabul ettirmek istedikleri boyunduruğa ses çıkarmadan tahammül etmek zorunda bırakmak için. hatta sonsuzluğa kadar lanetlenmeye uğramayı bile göze alarak hayatını tehlikeye atmıyor mu? En dindar kimseler. insanların en önemsizinin yanında bile hiçbir zaman yapmayacağı eylem ve davranışlarda bulunur. saygı duyarak görebilir miyiz? Bu etkiyi beğenebilir miyiz? Kopyalarına bakarak orijinali hakkında ne karar verilmelidir? (Yani Allah'ın kopyası olduklarını söyleyen krallara. her yerde hazır ve nazır olduğuna inancı sağlam olan bir kimse. Kendilerini uslu tutmaya mecbur etmek için çocukları korkutan sütnineler örneğinde olduğu gibi. Allah'ın her şeyi gördüğüne. Ancak biraz insaflı konuşulsun. kökeninde. Ancak. hakkında ancak çok karışık bir fikre sahip olduğu bir Allah'ın hüküm ve takdirlerinden daha çok önem vermesin. Genellikle Allah'ın göstericileri olduklarını söyleyen hükümdarların ruhu üzerinde. Bir Allah'ın varlığına tam iman sahibi olduğunu söyleyen kimseler. Toplumun hoşuna gitmek arzusu. hükümdarları adaleti . Çocukluğun umacıları olgunluk yaşına uygun içerikte midir? İnsan olgunluk yaşında artık bunlara inanmaz. kendilerinden daha kudretli bir Allah korkusu. gelenek ve göreneklerin baskısı. DAHA ETKİLİ BİR ENGEL DEĞİLDİR Bize diyorlar ki. görmediği şeyden daha çok korkmasın ve nüfuz ve etkilerini hissettiği insanların hüküm ve takdirlerine. kavimlerin refahı konusunda onları ciddi bir şekilde çalışmaya zorluyor mu? Görünmez bir hakimin onlara vermesi gereken bu sözde korku. Allah'ın göstericileri. 131. 130. hükümdarlara bakarak. her an eylem ve davranışta bulunmaktan geri durmazlar. açgözlüler. gördüğü şeyden. terör. bu Allah korkusunun yaptığı etkiyi. tek engel hizmetini gören bir 'Allah'fikrini olsun bırakınız kalsın". her zaman. Allah'ın kendisi hakkında ne karar verilmelidir?) Gerçekten hükümdarlar. bütün dini fikirlerden daha güçlüdür. DİNDEN DAHA SAĞLAM VE DAHA GÜÇLÜ BİR DİZGİNDİR Dünyada hemen hemen hiçbir insan yoktur ki.

daha acıyan. "tabiatın hudayi mutlakı"ndan (yani Allah'tan). değiştirme fikrini ve ayaklanmaya çağırma özgürlüklerini korumak şartıyla. hükümdarları serbest bırakır. din. yeryüzünde gözlerini gezdirsin. onlar için her yasağı mubah kılar ve bunların ezdiği kavimlerin zekalarını ve ellerini zincirlemeye çalışır. anlaşmalara rağmen iddialarını korudular. kendilerini yiyip yutması. hükümdarlıklarını ve hukuklarını özellikle Allah'tan almış olduklarını ve eylemleri hakkında Allah'tan başka kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını öne sürdüler. başkanlarının tanrısal hukukunu "suistimal" olarak adlandırabilirler. Ruhani saltanatla ilgili görüşlerinde. Her yerde din. vicdanları tarafından sürekli olarak azarlanan bu kötü hükümdarlar ya da zorbalar. Avrupa'nın birçok hükümdarı. keyfi kanun olan bir zorba yapmıştır. koruyucuları ve babaları oldukları kavimleri bin türlü zulüm ve büyük sıkıntıya uğratmaktan. yeryüzündeki temsilcileri olan hükümdarlar tarafından fazlasıyla iyi taklit edilmiştir. İnsanlar. EN İĞRENÇ GASPIN KÖKENİ. GÜLÜNÇ. onları. zevk ve sefalarına düşkünlükte ölçülü. kendi ilkeleri gereği. taç ve tahtlarını. görevinde daha dikkatli yapıyor mu? Sözün kısası. uyruklarıyla görülecek işleri. İhmallerinden ya da fesatlıklarından dolayı. bu hükümdarları men ediyor mu? İnsan gözlerini açsın. Din. Yeryüzü ilahlarının (hükümdarların) kendilerini her herzeyi yemeye yetkili görmeleri ve uyruklarını heveslerinin ya da hırslarının en alçak araçlarından başka bir gözle görmemeleri şaşılacak şey midir? Din. Allah'larından korkmak şöyle dursun. dizginlerini salıverir. hiçbir şeye karşı çıkmayan bu yürürlükte olmayan hakime. Ümitsizliğe düşen kavimler. Hükümdarların tanrısal hukukunun. Her yerde. HÜKÜMDARLARA HAKİMANE ÖĞÜTLER Mağrur bir Papa'nın girişimlerine ve rahipler tarafından kışkırtılan safdil halkın suikastlerine karşı kendilerini korumak için.. sayesinde hakim olduklarını söyledikleri bu Allah. Din. rahiplerin ilahi hukukuyla her çatışmasında. Krallarla rahipler arasında barış. ve o zaman . ya da cezalandırmaksızın bedbaht etmesi için tanrılarına kolaylık göstersinler. hükümdarların tanrısal hukukunu tanıdılar.ve doğruluğu daha çok koruyan. hep milletlerin zararına olarak yapıldı. halka. Ta ki. hükümdarların kutsal hukukunu tanımalarını tavsiye ettiler. Bununla birlikte rahipler. hoppa. Hüda-hükümdar. üzerine çok varıldığında galeyana gelirler. ancak kötülükleri altında ezdikleri ya da. maddi saltanatın son tahlilde üstün geldiğini teslim etmek zorunda olan rahipler. rehberleri. ya da yeryüzünün tanrısı olarak kendileriyle hep uyum halinde olan rahiplere verilecek hesapları olmasını tercih ederler. bunlara verilecek hesapları olmaktansa. milletleri zincirleyip uyutmak için düşünüimüş görünür. acımasız. Hükümdarların ihtiraslarına dizgin görevi görmek şöyle dursun. 132. ihtiraslarına direnme izni milletlere asla verilmeyen tanrısallığa dönüştürür. uyruklarının can ve mallarına daha az öçgözlü. her ülkede. acımasızca kötü hırs ve havalarına (savaşa ve katliama sevk ederek) kurban ettikleri esirleri daha çok hayvanlaştırmak için dini kullanan zorbalar tarafından yönetilen insanlar görülür..

ZORBALIĞI VAAT EDEREK YAYILMIŞTIR Tarih biraz dikkatle okunacak olursa görülür ki. insanların gerçek çıkarlarını ve bunları birbirine bağlayan görevleri düşünmedikleri ya da bilmediklerinden. Bu yasalar. Din çoğunlukla. hükümdarlarda her şeyin günden güne sağlamlaştırdığı eğilimlerin daha kudretli olmasını istemektir. iğrenç. hükümdarlara ve uyruğuna eşit uygulansın. yeryüzündeki yardımcılarının ihtiraslarına oyuncak olması için yaratmıştır. şimdiye kadar bir şeye çare bulmaları şöyle dursun. din. kulları üzerinde baskıcı ve boyun eğdiren zorbalar meydana getirir. zayıfa. Yönetimin gerçek ilkelerini. insan soyunun durumuyla ilgili bir yaratıcı gücün olmamasına da en kuvvetli. başlangıçta sarsılmış olan Hıristiyanlık. 134. 133. insanlardan korkmayı. Hükümdarların azgın ihtiraslarına karşı kullanılan metafizik barikatlar. büyüğe. bozuk ahlaklı. eylemlerinin hesabını yalnız Allah'a. ZORBALARDAN VE İĞRENÇ VE BEDBAHT UYRUKTAN BAŞKA BİR ŞEY MEYDANA GETİRMEZ Dinin politikaya büyük yararları bize hep övülür. insanların pek çoğunu bu hayatta garip bir şekilde ihmal ettiğine inanmak zorunda kalınmaz mıydı? Sanılır ki. insanlığı kendisi için yararlı şeylerden saptırmaktan başka bir şey yapmamış olan ham hayallere başvurulmuş. ahlaksız ve ber şeyin kendilerini sefih amaçlarına uygun hareket etmek zorunda bıraktığı. en açık kanıtlardan birini oluşturmaz mı? Eğer iyi bir Allah var olsaydı. hükümdarlar her ülkede hayasız. Hiçbir kimse hakkaniyet yasalarının sınırına. Avrupa'nın vahşi ve özgür kavimlerine. gökyüzünün hoşgörüsünden emindirler. Tanrılar. insaf ve hakkaniyet yasasına boyun eğmeyi öğrensinler. Krallar. hem hükümdarları kör eder ve ne gerçek görevleri. sabrı tükenmiş insanların hükmünden kurtulmaktan daha kolaydır. ne gerçek yararları hakkında onları aydınlatabilir. yuları salıverilmiş. sanılır ki. biraz düşünülürse kolayca teslim edilir ki. ve bunların uyruklarıysa.. Bu engeller yeterli midir? Sorunun çözümü. metafizik engeller. ahiret dehşetleri. "Hükümdarlardan bir gizli kudret korkusunu kaldırırsanız. Sevilen hakim olmayı öğrensinler. insanlardan daha ucuz satın alınır. Ancak. dini . tecrübeye bağlıdır. yalnız kendi kendilerine vermek zorundadırlar. utanmaz. kuvvetliye. Dünyada birçok milletin yönetilmesindeki haksız ve acımasız yöntem. insan türünün helalarını çoğaltmaktan. Her iki taraf da. bedbaht ve kötü olmuşlardır. onların taşkınlıklarına karşı hangi gem. Bu önemli konuları inceleme zahmetinden kurtulmak içindir ki. yerini uyruğun doğal hukukuna terk etmek. rahipler ise.zorbanın tanrısal hukuku. bunun zorunlu olduğu inancında bulunulmuştur. işte bunlardır. Biraz masrafla yatıştırılan ve tatmin edilen ilahların hükümlerinden kurtulmak. kesin olmayan ve anlaşılmaz teorilerin. dini fikirler. bunların başkanlarına. tehlikesiz tecavüz edemesin. yalnız ahiret korkusu etkisinin eksikliğine değil. Allah insanları. küçüğe. ona boyun eğmek zorunda kalır. yeryüzünün hoşgörüsünden çok. belirsiz. hangi dizgin kalır?" diyorlar. toplum hayatının hedef ve hukukunu. İlahlar korkusu. hem uyruğu. Zorbaların neden olduğu mutsuzluklara karşı dini çıkarmak..

Bu şekilde. birçok kötülüklere. gerçek kıyımlara karşı isyan etmelerine asla göz yummamı şlardır. ZORBALIKLARINI GÜÇLENDİRMEK VE MİLLETLERİ BUNLARA KURBAN ETMEKTİR Yeryüzünün gerçek vatanları olmadığı. bu dünyada mutlu olmak için yaratılmış olmadıkları. Bunun sonucu olarak.ilkelerinin despotizme elverişli olduğunu ve ellerine bir mutlak hakimiyet imkanı verdiğini göstererek nüfuz etmiştir. her girişimde bulunduklarını görürüz. ilk yasa koyucular. 135. hükümdarların kudret ve nüfuzlarını Allah'tan aldığı ve bu nüfuz ve kudreti kötüye kullanmalarının hesabını ancak Allah'a vermek zorunda oldukları. bu hayatın bir geçitten ibaret olduğu. ilkelerini eskiden beri kölece. Niçin Muhammedi her yerde esirdir? Çünkü. Bu din imamlarının. yani hırslarına çok uygun bir sistemi incelemeksizin kabul ettiklerini ve uyruklarının da bu dine girmesi için her araca başvurduklarını. gerçek dertlerinin gerçek nedenlerini görmesi ve doğanın kendilerine sunduğu çözümü bu dertlere karşı kullanmasını yasaklamak için. zorbaları güvenlik altına almayı düşünerek. hükümdarların kötü durumlarının ve kavimlerin felaketlerinin pekişmesi sonucuna ulaşıldı. sıkıntılardan . Sağır ilahlarının güçsüzlüğünü maskelemek için. Hıristiyan milletler. Dünyanın her yerinde görüyoruz ki. bu ilkelerin tek hedefi. yasa koydukları vahşi kavimlerin ilk hükümdarları. aşağılık bir şekilde değiştirmeleri şundandır ki. ancak bunların maddi çıkarlarına uyduğunda etkili olur. bunlara direnmenin asla doğru olmadığı vb. Hıristiyanların dini. Evet. kendisinden önce Musa'nın yapmış olduğu gibi. halkın gözleri semaya çevrilir ve oraya saplanır. Din. bilmiş değillerdi! Paganizm döneminde. dünyada çok mutsuz olduklarında Tanrının gazabıyla tehdit edilerek susturulur. Bu yüzden. hükümdarları milletlerinin başları üzerine oturtmak ve kavimleri onların keyif ve arzusuna teslim etmek için düşünülmüş görünür. hep isyanlar. Hıristiyanlığın başlangıçta yayılmasında. Muhammedi'yi tanrısallık adına boyunduruk altına almıştır. kavimlerin zorbalara karşı meşru müdafa hakkından vazgeçmeleri gerektiğini ilke olarak koydu. teori. insan o oranda inanır ki. doğanın ilk yasasından. Kavimler. Hıristiyanlık. insanları şuna inandırmayı başarmıştır: "Gökyüzünün (Allah'ın) gazabını alevlendiren. insanın kötülüğe karşı direnmesini ve kendisini yok etmeye kalkışanı silahtan arındırmasını isteyen ilk doğal yasadan yoksundurlar! Kilise ileri gelenleri. ilk rahipleri olmuşlardır. doğrudur: Yunanlılar. Dini yargılar ve ilkeler ne kadar çok incelemeye alınırsa. din. İnsanların ruhlarını bağlamak için kullandıkları zincirler Allah'tan gelmiştir. bu yargıların. Allah'ın davası için kavimlerin isyan etmesine çoğu kez izin verdilerse de. zorbaların ya da vatan hukukunu gasp edenlerin tanrısal hukukunu asla tanımış. insanlara geçmiş yüzyıllarda bilinmeyen bir mutluluk getirmiş olmakla övünür. Allah'ın elçilerinin yaratılışları üzerinde. kavimler her an uğradıkları felaketlerden. toplumlara asla saygı göstermeyen zorbaların ve rahiplerin çıkarıdır. barbar hükümdarların şaşılacak bir çabuklukla dinlerini değiştirdiklerini. kendisine saldıran ve yaralayan vahşi bir hayvana (yani zorba ve acımasız bir hükümdara) karşı kendini korumayı Allah'ın yasaklamasını kimsenin aklı almamıştı. insanlara söylene söylene. peygamheri. itaatsizlikler ve günahlardır".

sizin gibi insanlar olduklarını teslim etmedikçe. Din imamları. Ne yazık! Görmüyorlar mı ki. zulüm ve baskıları eseri değil midir? İnsanların bakışlarını sürekli olarak göklere çevirerek. Mabetlerinizdeki yerinizi alınız. milletlerin sefaletlerinin kaynağını düşünmesini yasaklamaktan başka bir şey amaçlamamış ve bu yoksulluk ve sefaletleri sonsuz kılmak istemişlerdir. insanların felaketlerinin gerçek nedenleridir. sorumlu tularlar. Düzeni bozulmuş doğa. bazen darbelerini uluslara hissettirirse. sıkıntı ve üzüntülerini sona erdirmek için onlara etkisiz ve beyhude araçlardan başka bir şey sağlamayarak. çoğu kez hep hükümdarların. Ey hükümdarlar! Kötülük yaptığınızda ilahlara . bulaşıcı hastalıklar. Ey safdil kavimler! Sıkıntılarınız sırasındaki yakarışlarınızı. özellikle kendi kendilerini azarlar. hemen her zaman taşyürekli olan. gözyaşlarınızla boğulunuz. pek çok kurbanlar kesiniz. görülemeyen fikir bağlarıyla bağlanmış. Yeryüzünün tanrıları. aç çocuklarını ninnilerle uyuturlar ya da çocukları bunaltan açlığı unutturmak için onlara oyuncaklar verirler. 136. Ta çocukluklarından beri batıl düşüncelerle gözleri kör edilmiş. kıtlık. Uyruklarına zarar verip refah ve mutluluklarını ihmal ettiklerinde. bulaşıcı hastalıklar. yoksulluklar doğurur. savaşlar. o yoksul analar gibi hareket ederler ki. cehaletin kucağında uyuşmuş kavimler. mutluluk ve refahınız için özen göstermedikçe. adaklarınızı. kötü ahlak ve pek çok sayısız felaket ve zarar ziyan. dilencilik. asılsız korkular altında ezilmiş. üzüntü ve sıkıntılarının gerçek nedenlerini nasıl öğrenebilir? Bu dertlere. ancak kavimlerin mağrur başkanlarıdır. gökyüzünün tanrıları size yardım etmeyecektir. sağlam bir siyasettir ve hükümdarların ahlakı için kötüdür. çünkü Allahın emirlerine uymuyoruz. hükümetlerdir. Ona ibadetimizi aksatıyoruz" derler. sefalet. çoğu kez doğrudan doğruya kötü yönetimler. açgözlü ve kötü ahlaklı hükümdarlar. bütün felaketlerinin "ilahi gazap" eseri olduğuna onları inandırarak. kurbanlarınızı iki katına çıkarınız. denilebilir ki. Allah'tan yardım isteyerek çözüm bulacaklarına inanırlar. yeryüzünü insansızlaştırır. yorgun ve güçsüz düşünüz. rahipler. kavimlerin eylemlerine karşı ne acımasızdır ne de uygun. Açgözlü ve zorba hükümetler. Allah. bu kötü yönetimler. Sarayların ve mabeyinlerin açkurtluğu tarıma durgunluk verir. yırtık pırtık giysilerinizle toprak üzerinde oruç tutunuz. Katlanmak zorunda oldukları dertlerin ve felaketlerin kaynağı. doğanın insana sunduğu zenginlikleri yok eder. Allah'tan başka korkacakları olmadığına hükümdarları ikna etmek. Tanrıların rahiplerini zengin etmekten başka bir şey yapmamış olacaksınız. Sürüp giden yararsız ve haksız savaşlar. tanrılarınızı zengin etmek için bitkin. büyüklerin ihmalleri yüzünden ve kötü ahlakları. KORKACAKLARI OLMADIĞINA KRALLARI İNANDIRMANIN KÖTÜLÜĞÜ HAKKINDA Savsak. kötü hükümetler nedeniyledir. altında inledikleri eziyetlerin gerçek nedenleri olan ve kendileri için Allah'tan yardım istedikleri zorbalarının yalınkılıcına boğazlarını sunmaları. Yeryüzünü berbat ve perişan eden kıtlıklar.dolayı. halksız bırakır. bu ilahlar adına emrediliyor. yokluk. sanayiyi söndürür. "Allah bizi bu felakete çarptı.

Hükümdarın. dindar zorbalardan daha bol bir şey görülmez. daralmış bir zekayı gösterir. milletleri yönetecek olan genç hükümdar çocuklarının ruh ve kalplerini eğitmeye memur edilmiştir. uzun süren saltanatında uyruğunu ezmekten. Aşağılanmaya değer yetenekler geliştirmek için onu eğip bükerler. Gerçek yeteneklere karşı onları düşmanlık ağısıyla zehirlerler. Dini ahlakın dilber ilkelerine uyan bir zorba. acımaya ve anlayışa düşman bir duruma getirirler. sofuluk çoğu kez yutar. her şeyden önce insafı ve aklı boğazlarlar. en korkunç acılar veren bir soyguncuyu bile çok hafif bir şekilde cezalandırarak onu avutma. Din. kavimleri daha sağlam bir şekilde boyunduruk altında tutmanın özel bir aracından başka bir şey değildir. Bu yüzden. Bir mutlak hükümdar. İçtenlikle sofu olan bir hükümdar. bir devleti alt üst edebilir ve dünyayı ateşe verebilir. böyle bir hükümdar. vicdanları kendilerini hükümdardan farklı düşündüren kimseleri baskı altına almayı ve yok etmeyi kutsal bir görev edinen sofu ve bağnaz hükümdarları saymak gerekir. Hemen bütün ülkelerdeki rahipler ve sofular. büyük bir önem ve değer verdiği budalalıklarının aracı ve suç ortağı olur. bu kadar cinayetin ve dünyaya yaptığı kötülüğün kefareti olarak. gerçek onur ve şan. Tarihte. gözeten. 137. ondan. kavminin yönetimine harcaması gereken dikkat ve özenini. Safdil bir hükümdarın kulağını elinde tutan bağnaz ya da düzenbaz tek bir rahip (tek bir Ebülhüda Efendi. çekişmelerinin nedeni. kışkırtıcı bir bağnaz. Rahiplerinin telkinlerine boyun eğmiş olduğundan. Başkasının ülkesini zorla alan. Yine tarihte. gazap halindeki öfkeli Allah'ın yeryüzüne verebileceği en büyük belalardan biridir. rahiplerine karşı çok uysal ve cömert olabilir ve aynı zamanda hükümeti yönetecek erdem ve zekadan tümüyle yoksun olabilir. bütün hayatı boyunca insan türünün kılıcı kesilen bir fatih olabilir. bir zorba yapmaya çalışır. emeklerinin ürünlerini elinden almaktan doymayan ve onları hırsına kurban etmekten başka bir şey yapmayan bir zalim olabilir. Çok çabuk inanma yeteneği. bağnazlığı. Böyle bir zorba. Bu tür eğiticiler. Dinin dünyaya yaptığı bağışların en kötüsü olarak. devlet için çok tehlikeli bir başkandır. adalet. zulüm. hurafeyi en kutsal şey. saldırganlığı ve zulmü. . Bir imparatorluğun başındaki bir sofu. bağışlama ve gönlünü alma yetkisine sahip olan bir rahibin ayakları önünde ağlamakla vicdanını rahatlatabilir. hükümdarlar için. haktan yana. gelecekteki nüfuz ve yüceliğinin gerçek esasları olarak öğretir. bazı milletleri yediden yetmişe boğazlatan. sanır ki. rahiplerin arzularının oyuncağı. aydın hükümdarlardan daha ender hiçbir şey yoktur. öğrencilerine. uyruklarının esenliğine çalışmak fikrini. adaletsiz hükümet ettiğinizde halka ve doğrudan kendinize kötülük yaparsınız. gerçeğin kendisine ulaşmasını ve nüfuz etmesini yasaklarlar. Sözün kısası. sofu ve dininin görevlerini yerine getirmede esirce dürüst. hükümdar çocuklarını bir parti başkanı. gerçek büyüklük hakkında hiçbir fikre sahip olmayan ve büyük bir devleti iyi bir şekilde yönetmek için gerekli ışık ve erdemden yoksun bir ahmak sofu yaparlar. tek bir Rasputin). kendi halkınıza tecavüzde bulunursunuz. Onu doğruluğa.değil. yapacağı işi en kutsal görev. Bu ortamda eğiticilerin hangi kültür ışığı ve erdemi bulunabilir? Bunları hangi çıkarlar harekete geçirebilir? Kendileri de hurafelerle dolu olduklarından.

kavimlerin elini bağlama ve boyunduruk altında tutma görevini üstlendiler. hükümdarların en kötüsü için ürettiği ve uygun gördüğü doğaüstü ünvan ve yetkileri benimseyen bu hükümdarlar. kavimleri hep esarete sürüklemişlerdir. öte yandan zorbalar da. Başkanı kötü ahlaklı olan bir hükümette herkes bulaşıcı yolla kötü ahlaka zorunlu olarak tutulur. bu görüş ve inanışların. . suyuna giden aşağılık ve alçak ruhlar gereklidir. kargaşalık çıkararak zorbalara çevirmeyi başarırlarsa.Günün birinde milyonlarca insanın mutluluğuna ya da felaketine yol açacak bir çocuğun eğitiminin planı. Dini görüşler ve inanışlar zorbaların işine yarıyorsa. gereksiz oldukları da çok açıktır. Bundan başka. gerçek kudret ve büyüklükten. hep baskı yönetiminin yürütücüsü ve insan özgürlüğünün düşmanı olmuşlardır. BİR ZORBA. DİN KOLAYLAŞTIRIR Ruhanilerin dalkavukları. baskı yönetiminin uygulanmasında yarar var mıdır? Zorba olmalarında. Söylettiği ve ancak çıkarlarına uygun olarak konuşan Allah'ına karşı çıkarlarına uygunsuz bulduğu anda isyan koyar ve yaptığı güzelliği yıkar. Bu durumda. Ve berikiler. soysuz. zorbanın bir akılsız olduğunu ve kendi kendine zarar verdiğini anlaması gerekmez mi? Her aydın hükümdarın. kavimlerin sevgisinden. hocalar. ister istemez büyüklerin ahlakını bozarlar. zorbanın her darbeden korunmuş olmakla övünmesi boşunadır. rahip. asla muhakeme etme ve düşünme cesaretinde bulunmayan aşağılık. aydın. Dinin. KENDİ KENDİNE ZARAR VEREN VE UÇURUMUN KENARINDA UYUYAN BİR AKILSIZDIR Rahipler. kullar. hükümdarlar üzerinde fikren hakim olacaklarından emin olarak. baskı yönetiminden yararlandığı sürece zorbanın dostudur. çevresinde doğru. erdemli kişilerin bulunmasını ister mi? Hayır. Kuşkusuz bize şöyle denilecek: "Hükümdarlar dinin kendilerine sağladığı bütün yararı takdir ediyor ve bütün kuvvetleriyle dine yardımcı olmada çıkarları bulunuyor". boyun eğen esirler gerektirir. taklitçiler. amaçları kendisini ayakları altına açtıkları uçurumun kenarında uyutmak olan dalkavuklardan sakınması gerekmez mi? 139. Çok önce denilmiştir ki. Onların mesleği. hocalar. insanların elem ve galeyanına karşı zayıf bir kuşatmadır. 138. GALEYANINA KARŞI ZAYIF BİR KUŞATMADIR. ona yalnız dalkavuklar. Ancak dinin koruması altında. "evet efendim"ciler. "Mabeyin"i. zayıf ve ahmak bir hükümdarın ruhuna hakim olmaktan başka bir şey söz konusu olmaz. Esenliğe götürecekleri yerde. ahlak bozukluğunu aşağı tabakalara bulaştırır ve yayar. erdemsiz olan ve keyif ve arzusundan başka yasa tanımayan bir hüdavendin eli altındaki bir milletin ahlakının bozulması zorunludur. özetle işte bundan ibarettir. rahipler. din. genel olarak sofularla ve hocalarla anlaştılar. ancak. hükümdarlar. her türlü güvenlikten onları yoksun bırakmıyor mu? Her aklı başında hükümdarın. Bu hüdavend. hükümdarların gerçekten çıkarı var mıdır? Baskı yönetimi. KURTARARAK DOĞRU YOLDAN SAPMALARINI. Haksız. hükümdarları. Bir mudak hükümete hakim olmak için. kendi yaptıklarını yapmayı emrediyor gibidirler. hükümeti akıl ve hakkaniyet yasalarına göre yönetecek hükümdarlar için yararsız.

ne büyük olur. rahipler için. Ruhban heyeti. iyilikseverlik ve özen. ne onlara karşı görevlerini. Bir hükümdara bir ilah olduğunu söyleyiniz. Allah'larının karşısında herkesin titremesi. Kimse kendi "vale dö şambr"ının gözünde bir kahraman değildir. onları korku ve vicdan azabı duymaksızın. İnsanlar. Bu şekilde. ona. şan ve şerefle hakim olmak için. nifak saçarlar. semadan indirilen efsanevi ünvanlardan daha gerçek hukuk sağlar. sevilmeye az önem verir. hükümdarlar için bir dizgin olmak şöyle dursun. korkularından kurtulmak ve rahatlamak için. hep temiz bir adamın. hiçbir zaman cezasız kalınarak aldatılmaz. kendilerinin aracılıklarına. şefaatlerine başvursun. "Mekkei Mükerreme"ye. insanlar üzerinde. hocalar. Bilir ki. tersine. değişken bir zorba yapmaya büyük bir özen göstermişlerdir. din yalnız rahipler için yararlıdır. Sözün kısası. ne sevilir. ne uyruğuyla ilişkilerini. Allah'ın da gerekli zaman ve duruma göre "değişken" olması gerekiyordu. Allah. Dolayısıyla bütün ülkelerde bunların çok düzenli olarak hareket ettiklerini görürüz. erdemler göstermek. kimseye muhtaç olmadığına inanır. hep. Kimse dünyanın her yerinden "Kudüsü Şerif"e. sanayi ve ticareti gevşekliğe uğratırlar. hemen. teslim eder ki. Allah'larından. şedidülikap (azap ve eziyet verici) sıfatları verilmemiş olsaydı. korkunç. sözde Allahlarının ve dinin yardımıyladır ki. hahamlar için yararlıdır. rahiplere ender olarak korku vermesine ya da bunların yaratılışları. Hisseder ki. ta ki. başkalarını fazlasıyla korkutacak biçimde giydirilen bir Allah'ın. kimse "Şefaat ya Resulallah!" diye bar bar bağırmazdı. hakkaniyet. İnsanları aldatmanın cezası mutlaka çekilir. kararsız. kuruntular ve hayaller üzerine bina etmemek gerekir. "hiç kimseye" hesap vermek zorunda değilmiş gibi hareket eder! 140. Hükümdara. her yerde milletlerinin kanlarını emerler. Allah'larının şan ve şerefi bahanesiyle. büyüklük ve gücünü sahtekarlıkla. kimse hocalardan dua istemezdi. ne de saygın olur. Hoppalıktan ve arabozuculuktan arınmış. Açgözlülük ve çekememezlik. Din imamları. kendileri için olduğu kadar yönettikleri millet için de kötü taşkınlıklara sevk etti. sefil esirlerden başka kimseye kumanda etmediği sürece bir hükümdar. "Medinei Münevvere"ye ve Papa'nın pabucunu öpmek için "Roma"ya gitmezdi. ihtiraslarını tatmin etmişler ve cinayetlerini işlemişlerdir.. adil ve iyi bir Allah. ruhban heyetinin üstün ihtirasları olmuştur.Din. eyleminden dolayı Allah'tan başka hiçkimseye hesap vermek zorunda olmadığını söyleyiniz. gerçek çıkarlarını bilendir. çıkarları milletinin çıkarına bağlıdır. 0 bilir ki. Eğer Allah'a. rahipler. kendisinden korkulsun. korkunç olmalıdır. Elverir ki. topluma yararsızdır. din adamlarının işine hiç yaramazdı. hemen. Rahipleri tarafından. Aydın bir hükümdar. Papazlar. hükümdarların ve yasaların . hahamlar. kendi çıkarları gibi. ruhlarını aşağılarlar. Her yerde. kahhar (yok edici). Aydın hükümdar bilir ki. ya da ilgisiz bir hükümdarın niteliğine sahip olan bir Allah. hatta hareketleri üzerinde ancak çok az etkide bulunmasına şaşılmaz. hocalar için. iyi yasalar yapmak. 141. halkın sırtından geçinerek semizlenmezdi.. halk. değişebilecek çıkarlarına Allah'ın uygun olması. Ne düzen ve usül tanır.

her gün genel bir meydana giderek ilaçlarını öven ve bunları. bir çocuğun sünnet derisinin bir kısmı kesilir. karıştırdı. bu itiraflara rağmen. yararlı ve toplumsal erdemlerin yerine ikame ederler. Bu rahiplerin kendisi hastadır. Başka bir yerde. kendisinden daha günahkar olan bir rahibe zaman zaman gidip itirafta bulunması emredilir. kefaretleri. Bununla birlikte insanlar.ahlakı istila ederek.üstüne çıkar. bu ilaçların kullananlar üzerinde hiçbir etki yapmamasından şikayet etmekle geçirdiklerini görürsek ne deriz? Özetle. açgözlülüğünü. çok pahalıya satın almaktan geri durmayan bütün insanların budalalığı hakkında ne fikir edinebiliriz? Rahipler. Paganizm'in bitmesinden sonra. altın yapma sırrına sahip olduklarını söyleyen kimyagerlere benzer. Görünüşte. yaşamlarını. şaşmaz" olarak gösteren bir sürü hekim müsveddesi hakkında ne deriz? "İlaçlarımızdan alınız. gururunu. bunların kimseye şifa vermeyen ilahi panzehirlerine inanmaya devam ederler. vb. Başka bir yerde. Her yerde. henüz yapmadığı günahlardan temizlenmesi için. etkileri kesindir. "iyileştirdiği şüphe götürmez. suları bütün pislikleri yok etme kudretine sahip bir ırmağa dalması söylenir. Çıkarlarından başka bir şeyle ilgilenmedikleri görülür. Kendileri gibi düşünmeyenlerin tümüne karşı insanları acımasız olmak zorunda bıraktı. günah işleyen insana. sözün kısası. vb. kendisi için kazançlı olan uydurma ve yakıştırma şeyleri. Din imamları durmadan yüzyılın kötü ahlakına karşı eleştirilerde bulunur ve dinin "evrensel bir deva ve insan türünün bütün dertlerine toptan çare" olduğuna bizi inandırmaya çalışmakla birlikte. BOZAN DİNİN MEYDANA GETİRDİĞİ SAYISIZ FELAKETLER Din -özellikle yeni kavimlerde. sağlam inanışa muhalif saydıkları bir görüş. kurbanları. İnsanları. 142. çıplaklıklarını örtmek için ancak bir giysileri vardır. imparatorlukları sarmış. çocuğa. verdikleri derslerin etkisinin az olduğundan uluorta şikayet ederler. çocuğun başına su dökülür. 143. toplumdan uzaklaştırdı. formüllerine çok güvenir miyiz? Bu şarlatanların. öfkeli delilikler geçirmeyi alışkanlık haline getirdiler. Sağlığa yararlı olduğunu öne sürdükleri illetlerle dolu oldukları halde. Bu iğrenç. ihtilallere neden olmuş ve hükümdarları yok etmiş. her ülkede tanrıların göstericilerinin icat ettiği gülünç ibadet yerleri ve "merhamet dağıtan" araçları karşısında zihin karışıklığa uğramıştır. Burada Allah'ın iyiliğini kazanmak için. kullanılması semavi gazabı kışkırtacak olan bazı besinler yasaklanır. yararlı . Birbirine düşman topluluklar için anlaşılması mümkün olmayan teolojik tartışma ve savaşlar. bu ilaçlar herkesi iyileştirir" diye avaz avaz bağıran bu şarlatanların reçetelerine. kan ırmaklarında da sönmemiştir. etkisizliğini her şeyin kanıtladığı bu ilaçları. kavimler çıldırmayı. görevi gereği. bütün Avrupa'yı harap ve perişan etmiştir. güç ve kudretini zorbaca ve öç alırcasına kullanırlar. bunların dükkanına sık sık başvurmaya. esrarengiz ibadet yerlerini ve hareketleri. Başka ülkelerde. bu aşağılık ağız dalaşının ateşi. Oysa. bir anlayış tarzı her ortaya çıktığında. Her yerde. yapanlarının açıkladığı gibi. ahlakın ilkelerini kararttı. vb. düşünce yasaklanmıştır. Ruhları tasfiye etmek ve Allah'ı milletlere uydurmak için. Orada.

kendilerini lanetlemek özgürlüğünü veriyorsa. her işin kötülüğünü isteyenler durumuna getirdiği kesindir. İnançsız hemşehrileriyle iyi geçinmenin. siz neden karışıyorsunuz? Hukukunun intikamını almak istediğiniz bu Allah'tan. her milletin öteki bütün milletlerden ayrı ve ayrıcalıklı bir şekilde sevgilisi olduğu sanılan bir Allah'a tapılır. semavi hükümdarlarının davasına ihanet olacağını sanırlar. Böyle bir Allah'ın kulları. Yalnız düşünce özgürlüğü insanlara büyüklük ve merhamet verir. ancak "esirlere" vücut verir. Her kavim yalnız kendisinin gerçek Allah'a. Bir adamın sizin gibi düşünmesini istemek. ya da durumuna acımasın. kendini. Zorba bir Allah fikri. inancımı sarsmış olan muhakemeleri. inançlı ya da inançsız bulunması. cinayet işlemiş olmaksızın lanetlemekten ve yok etmekten çekinmezler. ya düşmanlık. kendisinin bağlı bulunduğu mezhepten başka mezhebe girenleri. hakkında beslenilebilen fikirlerden gücenecek kadar küçük bir Allah varsayan ve gerektiren her din. Tanrısallığın hoşuna gitmek ya da gazabını yatıştırmak için. ruhaniler. bu hükümdar. Allah'ın sevmediğini sevmek. Ancak. nefret ve tiksintiyle. tasalı. bu Allah'ın kullarını. Çabuk hiddedenen. insanın filan ya da falan dini inanışa sahip olması. acımasızca ve çok aşağılayıcı biçimde hissettirir. bir yabancının meramını sizin gibi ifade etmesini istemek değil midir? Bir adamı sapmalarından dolayı cezalandırmak. kavgacı. Yeryüzünde henüz gerçek hoşgörü. esirler ise korkaktır. dünya çapında Allah'a. Korku. her toplumun. zihnimden uzaklaştırabilir miyim? Eğer sizin Allah'ınız insanlara. öç alıcı. her fırkanın ya da . düşünceleri. aşağıdır. yaratılışına göre. çocukken öğrendiği ve artık değiştiremediği ana dili kadar isteği dışındadır. ey insan yiyici sofular! Hoşgörüsüz. sizin aldığınız eğitimden ayrı bir eğitim aldığı için cezalandırmak değil midir? Ben bir inançsız isem. KABUL ETMEZ VE DOLAYISIYLA İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN YIKICISIDIR Hiçbir sofu yoktur ki. barıştan başka bir şey getirmeyen bir dinin mensupları. korktukları hüdavendin lütuf ve teveccühünü elde etmeleri ya da cezasından kurtulmaları söz konusu olduğu zaman her şeyi mubah görür. kan dökücü olur. ister istemez kuruntuludur. ancak iğrenç. toplum hayatından hoşlanmaz. gerçek vicdan özgürlüğü yoktur. bağnaz uyruğunuzun budalalığını ve haksızlığını asla hissetmeyecek misiniz? Görmüyor musunuz ki. Zayıf mezheplere üstünlüğünü. Üstün din. kıskanç. dünya araştırılır ve incelenirse görülür ki. doğanın hükümdarı olan Allah'a ibadet etmesiyle övünür. uyumdan. hukuku ya da etiketi üzerine kılı kırk yaran bir Allah varsayan. siz daha mı çok tedbirlisiniz? Daha mı çok hakimsiniz? 144. her mezhebin. bu Allah'ın acımasız öfkesine sunmak olmaz mı? Ey alçak zalimler! Ve siz.güzel işlerden. hep hükümdarın ve ordunun bağlı olduğu dindir. hoşgörüsüz kullar vücuda getirebilir. hocalar. ya aşağılayıcı gözle görmesin. kardeşlerini yok etmeye kışkırttıkça. zalimdir. yamyamlardan ya da vahşilerden daha kan dökücü olmuşlardır. İster istemez bir zorba gibi gösterilen müthiş bir Allah fikrinin. insanların işlemeyeceği hiçbir cinayet yoktur. her naneyi yerler. bu Allah'ın düşmanları olarak kendilerine gösterilenlerin tümünü. Her yerde.

kötülüklerine artık sınır çekmez. aynı rahiplerdir! Ey hükümdarlar! Dolayısıyla. Din koyucuları ve bu dinleri tutan ruhaniler. insanların düşünme yetilerine kadar baskı yapmak isteyen imamların işine gelmez. 145. hiçbir zaman tam bir zevkle yapmaz". İnsanlığa doğru ilk adım. Bunları. aciz bir hükümdar yaparlar. insan topluluğuna bağlılık ve ilgilerini yok ettiler. Bunlar. rahiplerinizin aldanmadığını ya da sizi aldatmak istemediklerini. insanların yüreklerini kapatmaya ve insanın hemcinslerine karşı beslemesi gereken sevgiyi yüreklerden uzaklaştırmaya erişmiştir. sizin inanç tarzınıza ve görüşlerinize aykırı inanç ve görüşlerin Allah'ın hoşuna gitmediğini size kim söyledi? Bunu söyleyen sizin hocalarınız. en ölçüsüz cinayetleri işliyorsunuz! 146. Ancak bu. Ancak hocalarınızın. ruhanilerinizin. Allahınızın iyilik ve lütuf kaynağı olduğunu söylemiyor musunuz? Allah'ın kınamasını gerektiren barbarca eylemlerinizle Allah'ın hoşuna gideceğinizi nasıl ümit ediyorsunuz? Ayrıca. öteki dinlerin aşağılayıcı. çıkarlarının her eylemi meşrulaştırdığı söylenen bir Allah tarafından izin verildiğine inanan halk. İşte bu şekilde. Halkın kan dökücülük dizginini gevşeten ve en kara cinayetlerini gözünde haklı gösteren bir din kadar tehlikeli bir şey yoktur. Ancak. başka ilahlara düşman ilahlar. rahiplerinizin aldatıcı sözü üzerine. hocalarınızın. rahiplerinizdir. cemaatler. özenle ve çalışarak ancak teveccühüne hak kazanma ayrıcalığına eriştiklerini öne süren az sayıda uyruklarını kapsayan ve ötekilere hiç de kulak asmayan. uysal olmayan. kendi sürülerini farklı damgalarıyla öteki sürülerden ayırmak istediler. ibadet yerleri. iyilikseverlik. kötülüğü. insana büyüklük taslattıran. DİZGİNİNİ GEVŞETİR VE İLAHİ AMAÇLAR İÇİN GEREKLİ OLABİLECEĞİNİ ÖĞRETEREK CİNAYETİ MUBAH KILAR Pascal der ki. özel ayinler. merhametli olmak gibi ahlakın bu ilk erdemleri. dini aşıladıkları milletleri ötekilerden ayırmayı açık bir şekilde istemişlerdir. toplum dışı yaptılar. kötüleştirici içeriktedir. toplumdan uzaklaştıran. Kendisine. Çünkü bu bedbahtların Allah'ın hoşuna gitmediğine hocalar. baskı yapıyorsunuz. Din mi söz konusu oluyor? O zaman en uygar kavimler bile hemen tekrar gerçek vahşiler olur ve kendisi için her şeyin mubah . bu açgözlü aldatıcılar. işkenceye gönderiyorsunuz.her dinin mensupları. size kim temin ediyor? Bunu temin eden de aynı hocalar. Bu hile ve oyunla. Her milli din. "İnsan. Ey gafil ve sofu hükümdarlar! Din işlerinde ve dini inanışlarda özgür düşünceleri lanetliyorsunuz. papazlar sizi inandırıyor. dini hurafelerle kesinlikle uyum kabul etmez. dini törenler verdiler ve özellikle kendilerine bağlı güruhu. her şeye gücü yeten Allah'tan. din. lanetlenmiş gözüyle baktırdılar. yanlış bir vicdan ilkesiyle yaptığı zaman olduğu kadar. Bunlar kendilerini izleyenlere. mezheplerine girenlerin ruhlarını kimseye danışmadan istila edip büyülediler. Fikirlerine ve kendi ayinlerine uygun fikir ve ayinlere sahip olmayanların tümüne mahkum. herkese kendine uygun görünen ayin ve görüşleri izlemesi için izin vermektir. Allah'ın hoşuna gitmek fikriyle en acımasızca. küfür ve iğrenç olduğuna inandırdılar. Uysallık.

insanların ihtiraslarının hüzün verici. bazı katliamlarda. çoğu kez cinayetten yardım istemek zorunda olduğunu anlatmakla. Allah'larının davasını ne kadar çok hararetle savunsalar yine az olan Allah'larının o kadar beğenisini kazanacaklarını. yani "din perdesi". Bu şeyler dinin çıkarına bir parça hizmet etti mi. bu kıyımlar asla dinin eseri olmayıp. Hıristiyanları ve putperestleri kılıçtan ve ateşten geçirdiler. insanlıkdışı yapan ve en büyük alçaklıkların üstünü örtmeye hizmet eden bağnazlıktır. bu sofular amaçlarına ulaşmak için hemen "Allah her türlü aracı kullanır" diyerek işin içinden çıkarlar. bütün her şeye gücü yeten ve mükemmel olduğu söylenen Allah'ın. Ve hiçbir şey. Dünyanın bütün dinleri. bazı milletleri bir kişi kalmayıncaya kadar yok etme hakkını benimsediler. insanın zihninden ahlak duygusunu siler ve insan o zaman. Allah'ın parmağını görmekle mutludur. insanları boğaz boğaza getiren. bu ihtirasları. hocalar. kötülerin elinden alınmış olsaydı. bunu yapan dindir.. kötü sonuçlarıdır". din insanların ihtiraslarını zapt edecek yerde. kendi kendine diyebilir ki. bazı cürümlerde. kutsadığı bir manto ile örtmekten başka bir şey yapmıyor. bazı namussuzluklarda. "Allah'ın davası". kötülüklerden şikayet edilir edilmez.. acımasız. yangınlar. dinin çabasıdır. rahipler. bize Allah'ın parmağını gösterirler. kötülükler insan toplumundan ne çok uzaklaştırılmış olurdu! İnsanlar arasında barışıklığı sürdürecek yerde. İHTİRASLARININ HÜZÜN VERİCİ ESERLERİ OLDUĞU İDDİASININ REDDİ Dinin nice defa yeryüzünde doğurduğu öfkelenmelerden. ya da bunları mubah görmesi. Dünyada bir şey var mıdır ki. Bu karışıklıklar kanıtlamıyor mu ki. Yahudiler. insan ruhunda her türlü ahlak fikrini yok etmeye daha yetenekli olsun? (Yani. amacıma ulaşmak için neden her naneyiyemeyeyim?") 147. katliamlar yapmak zorunda olması.olduğuna inanır. Kendi içyüzlerini açığa çıkardılar ve savaşçı. bu kadar kudretli ve mükemmel olan Allah'larının. amaçlarına ulaşması için. amacına ulaşması için bazen cinayetler. Hıristiyanlar. Allah'larının vaadiyle sarhoş olarak. ben aciz kul. İlahlarının kehanetleri üzerine dayanan Romalılar. Ne kadar zalimce hareket etseler. bizi hemen uyarırlar: "Bu saldırılar. İlahi peygamberleri tarafından yüreklendirilen Araplar. o kadar hoşuna gideceklerini varsayarlar. "madem Allah bile amacına ulaşmak için cinayet işliyor. Bununla birlikte sorarım: Bu ihtirasları coşturan nedir? Açıktır ki. . sözde kutsal dinlerini yaymak bahanesiyle yerkürenin her iki yarısını da yüz kez kana boyadılar. bazı suistimallerde. Toplumun huzurunu bozmak için bu kadar makul gösterilen bu bahane. "Allah'ın amacı" adını verdikleri özel çıkarlarına uyan her işte ve olayda rahipler. insanların müthiş bir işte kullandıkları bu mantoyu yırtıp atmak kadar yararlı olamaz. hahamlar. etrafı birbirine katan ifritler oldular. sofular. bazı hükümdarlara suikastte. Bu ilkelere göre. dünyayı haydutça ele geçirdiler ve kırıp döktüler. hadsiz hesapsız cinayetlere izin vermiştir. bazı ayaklanmalarda.

"Teizm"in ya da tabii dinin soylu ve büyük hükümleri. insanların dini görüşleriyle. böyle bir Allah'a uymak. ancak bu dünyada yaptığı ve yapılmasına izin verdiği kötülüklere göz yummakla mümkün olan bir "Allah" örneğinden daha az sarsılan bir temel gereklidir. savaşların vücut bulmasına da izin veriyor. 148. bir ayyaşı örnek almak demektir. anlaşmazlık emreden bir Tanrıdır. bazı insanların izlemesi gereken bir ömek oluşturur mu? Heyhat! Onda. durumu. Pekala. "Yangın var! Cinayet işleniyor! Hırsızı yakalayın!" diye feryat eder. mutluluk. eserleriyle karar verilecek olursa. öldürüyor da. Bu durumda. gözümüzün önünde oluşunu her an gördüklerimiz tarafından yalanlanan Allah. Platon'a göre. Hıristiyanların İsa'sını mı taklit edeceğiz? Babasının merhamet kabul etmez gazaplarını yatıştırmak için ölen bu Tanrı. Hükümdarlar. gerçekten vahşi bir Tanrıdır. bizzat kendi . kendilerini zararlı olmaktan yasaklamak cesaretinde bulundukça. çok büyük "Jüpiter"ini mi taklit edelim? Böyle bir Allah'ı taklit etmek. bir kötülükçüyü. her aklı başında insanın yüzünü kızartacak bir zina edeni. dünyada gördüğümüz. Durmaksızın "Allah'a uyunuz". yine de dinsiz hiçbir ahlak olamayacağı tekrarlanır. erdemin tanrıları taklitten ibaret olduğu batıl inancında bulunsalardı. "Allah'ı taklit ediniz" diye bize bağırırlar. haksızlığa uğradıkları inanışında bulunmuyorlar mı? Görkemli tanrısallığa tecavüz ve hakarette bulunulduğunu iddia etmiyorlar mı? Rahipler. bizzat kendisi de sefalete boğulmuş olan ve yoksullara vazederek. acı ve sıkıntıya istekli olmayı. ruhaniler. gerçekten ahmak. refah. yok da ediyor. barış ve huzur veriyorsa. kendisini dövmekten yasaklamak için kocası elini tuttuğu zaman. düzensizliğin de yaratıcısıdır. doğal eğilimleri söndürmeyi. Eski zamanların ortak çok iyi. iyiliğin de kötülüğün de yaratanıdır. vuruşma. BİRLEŞTİRİLEMEZ Dinin bu dünyada çok sık neden olduğu kanlı facialara rağmen. huyu. yoksulluğun. hırsızlık. öldürme. haz ve lezzeti lanetlemeyi. hangi Allah'tır? Deist'in Allah'ı mı? Ancak bu Allah. sürekli güzellikleri koruyan bir model olarak nasıl alınır? Ahlaka temel olmak üzere. bunları sevmemeyi. Öç almaktan başka bir şey istemeyen. Her şeyin yaratanı ise. hayat veriyorsa. Teolojik görüşler hakkında. bizim için hiç de sürekli bir iyilik modeli olamaz. babasının tahtını zapteden ve sonra babasını parçalayan asi bir oğulu örnek almaktır.kavgacı ve inatçı olma hakkını Allah'tan aldıklarını iddia ettiler. zenginlik. sıkıntıların. haydutlar başkanı tarafından taklit edilebilecek olan bir Tanrıdır. izni olmaksızın asla var olmayan karışıklığın. Bolluk. acıma nedir bilmeyen. o hırçın kadına benzerler ki. kıtlıkların. zalim ve ahlaksız bir kavim için uygun bir Tanrıdır. Eğer bu Allah'a uyarsak hangi ahlakı huy edinmiş oluruz? Uymamız gereken Allah. ahlakın hiç uzlaştırılamayacağını ileri sürmek gerekir. Eğer düzenin yaratıcısı ise. Vücuda getiriyorsa. Sözün kısası. Paganizm döneminde insanların durumu nereye varırdı? Yahudilerin Allah'ını mı taklit etmek gerekirdi? Yehova'da yaratılışımınıza örnek olacak bir model bulur muyuz? O. onlara yoksul olmayı. temiz ve doğru bir adama örnek olamayacak ve ancak soyguncular. huyu her an değişen ve hakkında "kerim" demek.

tiksinti duyulacak bir içerikte değil midir? Hıristiyanların "İnsan-Allah"ının ahlakına göre. yaratıkları için yarattığı nimetlerden yararlanmaktan. Edebiyatta. insanın zayıflığını yakalamak. kalbin bütün eğilimlerine zıt. Allah her şeyi yaratıklarının nimetlenmesi ve yararlanması için yaratmışsa. bize bir mucize olarak göstermek isterler. 149. Ancak bir dinin hükümlerindeki sertlik ve şiddet. ağaçların meyvelerine elini uzattığında. bütün evren az çok kirletilmiştir. tanrıların tanrısı Jüpiter. İlahlar kendisini ziyaret ettiğinden. akrabalarını. Bize temin edildiği gibi. İncil ahlakına hayran olmaktan ve onu övmekten bir an geri kalmazlar. böyle bir ahlaka insanı hayran eder. tatmin olunacağı zaman elden kaçırılan ihtiras ve özlem konuları için "tantale işkencesi" denir. Bize. bize doğayı yaratan hakkında çok tuhaf bir fikir verir. kuşkusuz bazı insanlar için hayran olunacak bir durumdur. Bir ahlakı çok beğenmek ve onu uygulamak farklı iki şeydir. bağnazlar görülür ki. Böyle bir ahlak. kendi içine kapanıp yalnız yaşayanlar. aynı hükümler. İsa'nın izleyicileri. bir ırmağın ortasında ve meyveli ağaçların altında tasvir edilir. insanoğlunun gücü ve dermanına uygulanması mümkün olmayan ahlakı. mezheptaşları. her konuda doğaya aykırı. Ancak. babalarını. su dudaklarından kaçar. kendilerinde takat ya da ilahi inayet olmadığı bahanesiyle izlemekten vazgeçen bazı kimselerin beğendiği çok sınırlı sayıda azizden başka kimse tarafından uygulanmaz. Lydie kralıdır. yoksullar. lütuf ve keremini yüceltme ve ağırlamada herkesin aynı . amiyane deyimiyle insanı "faka bastırmak" için kurulmuş bir tuzaktan baska bir şey midir? * Tantale. dostlarını terk etmelerini emreder. insan gözünde ilahi ve doğaüstü olarak kale gibi sağlamlaştırır. bunların tanrısallığını sınamak için. çünkü insanlar için uygulama olanağı yoktur. Sürekli. bu kadar yüce bir ahlak erdemi. tanrısal bir ahlak olması gerekir. Bu ahlakın. parçalayıcı bir susuzluk ve açlık acısını çekmeye mahkum etti. izleyicileri bu dünyada giderilmesine asla izin verilmeyen ateşli bir susuzluk çeken gerçek Tantale*'lerdir. Ancak bu ahlak. bunlar. öz oğlu Plaps'ın organlarını yemek olarak onlara yedirmiş olmasından dolayı. Ancak ırmağın suyundan içmek istediğinde. daha doğrusu bir bağnaz buluruz. insanın hep arzuladığı haz. meyveler elinden uzaklaşır. Tantale. dünyada insanın kendisini bedbaht etmesinin çok gerekli olduğu fikri üzerine kurulu bir dini ahlakla. Bütün Hıristiyanlar. analarını. Tanrısallık beğensin diye. yoksullara. duygu ve hazlara düşman olan dinlerinin kuruluşunu.kendilerinden tiksinmeyi öğütleyen bir Tanrı. yadırganan bir nedenle men ediyor demektir. Yerküremizin her yerinde çilekeşler. onları. kendisini izlemeleri için. Bu Tanrı (yani İsa). hürmet ettirerek. onu Tartare'e yani cehennemin yedinci ve en alt tabakasına attı. "ne güzel ahlak!" diyeceksiniz. o dini kamu gözünde daha çok şaşırtıcı kılar. anlaşılamayan sırlara tanrısallık gözüyle baktırarak. Bu durumda.

kendine işkence eden. hoşnutsuzluk ve çoğu kez kavga getirir. gurur onları ikna eder. bir azizde çoğu durumda öteki insanların gururundan daha ince. yazık bolluk ve sevinç içinde olanlara!" Hıristiyanlığın ortaya koyduğu nadir keşifler işte bunlardır! * Mısır'da Müslümanlararası bir mezhep vardır ki. Bazen dini çabaları. belirli zamanlarda oruca başlayan. çekişmeye sevk eden kibir ve gururdur! * İsa'nın barışsever olması ve saldırgan olmaması. tuzaklardan. İsa'nın ulvi ahlakı tarafsız olmasaydı insan topluluğunun bütün bağlarını parçalardı. semavi ilhamlar olarak değerlendirdiği hayalleriyle kendisini cemiyetin anlayış gücünü kurcalamak zorunda bırakır. her zevkten el çeken. memuriyetlerden. fesatçı azizlerle doludur. kuvvetli insanlar olduklarına. Bir rol oynamak iftiharı. Hıristiyan. mensupları yere yüzüstü uzanıp kendilerini azgın develere çiğnetmekle Allah'ın hoşuna gittiklerine. sanayiyle ilgilenmekten çekinmelidir. ahmak halkın gözünde şöhret bulmak isteği. bazı görüşleri ya da kibir ve gurur eseri olarak. Hıristiyanlıkta olgunluğa ermek isteyecek her Hıristiyan. Bu bir erdem midir? Bu tavda bir adam. perhiz yapan. Gururunu tahrik edecek ve ruhunu düşünmekten uzaklaştıracak şeylerden olduğu gibi. Olağanüstü ve insan doğasının üstünde. daha kumazca bir gururdur. bu kendine ahmakça eziyete "dosa" adını verirler. Çok gülünç bir gurur vardır ki. genel olarak azizlerin belirgin karakterlerini oluşturur. Azizlerin alem içinde. Selameti için çok kötü olan servet ve varlığı elde etme aracı olduğu için. ödüllerden de kaçınmalıdır. halk arasında yaşayanlarıysa. körü körüne düşüncelerinden kendisini bir an olsun uzaklaştıracak her konudan ürken insandır. bir veliyullah. durup dinlenmeyen. milletlerin yok olmasını ve batmasını doğururdu. bir baykuş gibi yalnızlıktan hoşlanan. ele avuca sığmaz. yerküre üzerinde yolunu şaşırtanlardan.* Alem içinde yaşayan bir aziz. Sözün kısası. Allah'ın en büyük şanı adına dünyaya getirdikleri yıkımla tanınan. İsevilerin de barışsever olmasını ve . Hıristiyanların ilahi ahlakının harfi harfine uygulanması. Allah'a ibadet ettiklerine inanırlar. o da yaratılışının doğal eğilimlerine karşı insanı sürekli bir savaşa. Bütün dinlerde bir aziz. kendilerine eziyet etme* yöntemlerini derinden derine etraflıca araştırmış ve incelemiş görünürler! Din. Hıristiyan. baştan çıkma bahanelerinden başka bir şey görmez. çölde yaşayan bir azizden daha yararlı bir varlık değildir. Evet. esas olarak insanların sevinç ve refahının düşmanıdır. 150. çoğunlukla tehlikelidir. bilgiden sakınmak zorundadır. cennetten kendisini uzaklaştirabilecek her şeyi zihninden çıkarmak zorunda kalırdı. kendi yalnızlık köşesinde yaşayan azizler yararsızdır. Bütün dinlerin vakayinameleri.fikirde olduğu bir zatın onuruna. "Ey ağlayanlar! Mutludur acı çekenler. itibarsızlık. imana zarar veren bir şey olması itibariyle. bir "veliyullah" nedir? Namaz kılan. bilimden. toplum çözülmez miydi? Ve insanlar yeniden çok derin bir vahşet durumuna düşmez miydi? Açıktır ki. kendisine yararlı mıdır? Başkalarına yararlı mıdır? Herkes bir aziz olmak isteyecek kadar deli olsaydı. Aziz aleme neşesizlik.

) 151. Özellikle ve bilinen nedenlerle kendisini gerek nefsine. hüdasının (yani İsa'nın) ölümünün Hıristiyanı yeniden bütünlüğüne döndürdüğünü temin eder. istemesi. aziz ve büyük bir kavim oluşturmuş. bu yasaları kalbine kazımış. gerek başkalarına zarar verebilecek şeylerden uzaklaştırınız. artık size yolsuz. fesat olduğunu her an tekrarlıyorsunuz. Bu durumda. Bir adamın ölümüne hep "ilahların gazabının doğaüstü eseri" gözüyle bakan bazı zenci ve vahşi milletlerin düşünüşüyle. insanın doğasının bozuk. EDEN BİR AHLAK İNSAN İÇİN DEĞİLDİR İnsanın doğasına karşı olan bir ahlak. günahın kefaretidir. İsa ve İseviler. Eğer bu doğa (insanın yaratılışı) bozulduysa. hemen insanın doğasının onarıldığını. refah ve mutluluğunu bu konulara bağlayınız. Karşılık olarak ona sorarım: bir Allah'ın ölümüne rağmen. beslemiş. zevk ve eğlenceye düşkünlükten başka eğilimler vermiyor" diyorsunuz. gerek kendi dinlerinde. Bu sözde "bozulma" nedir? Bu bozulma. Hıristiyanlar kendilerini İsa'nın günahtan kurtarmış olduğuna kesin olarak inanırlar. Allah'ınızın mutlak kudreti ve şeytana üstünlüğü nerede kalıyor? Hıristiyan ilahiyatına göre ölüm. isyanın. yeni kazanmış olduğu ahlakın ihtirasından mıdır? Ancak ihtiraslar insanın cevherinden. Hıristiyan dininin taraftarlarına güvenilmek istenseydi. Allah onu neden onarmadı? Neden düzeltmedi? Hıristiyan. insanın ölüme mahkum edildiğini görebilirler. günahtan kurtardı" demek. onu yönetmiş. Hıristiyan ilahiyatının bu görüşü uyum halindedir. Bu şekilde insandan aklı başında ve erdemli bir yaratık yaparsınız. herkesin yapamayacağı işler görerek oluşturduğu kavmi . gerek öteki dinlerde. İhtirassız bir adam. bir hakim hakkında. asla insana uygun bir içerikte değildir. İsa'nın gelişinin. "Hazreti İsa bizi isyandan.C. "Doğa. Eğer dünyada bütün olup bitenlere gözler kapatılarak. "suçluyu affetti" demek değil midir? 152. kötülüğe de erdeme de önem vermez. bunların her ikisine de ilgisiz kalır. Ancak.(A. bu doğanın başlangıçtaki konumunu koruyamamış ya da korumak istememiş olan Allah'ı suçlamalısınız. aslından değil midir? Mutluluğuna yararlı olan şeyi insanın araması. kaçınması gerekmez mi? İhtirasları yararlı konular için işgal ediniz. "insan doğası bozulmuştur" diyeceksiniz. Mesih. bu kadar tumturakla söz ettiği. bu kavim için nefsini Allah'a kurban etmiş ve şeytanın başını ezmiştir. Bu büyük adam. bu kavme yasalar vermiş. Oysa. sizin Allah'ınız tümüyle boşu boşuna mı ölmüştür? Dini inanışınıza göre. insan doğasının bozuk olduğunu nasıl oluyor da iddia ediyorsunuz? Bu durumda. alemde hep uyguladığı kudret ve saltanatı şeytan hala koruyorsa.saldırgan olmamasını sağlamamıştır. her nefsin yolundan saptığını bize bağırarak söylüyorsunuz. ilahi mesihinin. milletlerin ahlakında en şaşırtıcı inkılap ve en tam iyileştirmeyi yaptığına inanılırdı. Pascal'a göre. Kutsal hocalar! Rahipler! Hahamlar! Bize. huzur ve yücelik makamına götürmüş. işkenceye gönderdiğini gördüğümüz halde. sevmesi gerekmez mi? Kendisi için hoş olmayan ya da öldürücü olduğuna inandığı şeyden korkması. başka başka şeyler olmuşlardır. yalnız başına seçkin.

hakkında verilecek cezanın şiddetinin. olgun lütuf ve merhametinden dolayı hafifleyeceği düşüncesiyle hep övünür. Allah'ını hemen hiç düşünmez. bu araçların kullanılmasıyla Allah'ın öfkesinin giderildiği doğruysa. rahipler.bize göstermeyi unutmuştur. Suçların affını ve bağışlanmasını vaat eden her din. kendisine ibadet edenleri bıktırabilir. kendisini güvenceye alacak ve rahatlatacak "bağışlayan Allah" fikrinden başka bir şey görmez olur. Din eczanesinde. yani eylem ve davranışlarının kendisini mahkum edeceğine ve cehennem azabına neden olacağına ciddi olarak inanmaz. inancını terk eder ve hemen. göksel sarayda parıldamak şan ve şerefine özellikle erişecek yarım düzine meçhul azizden. 153. Bu Allah'ın kanı pahasına günahtan kurtarılmış bulunmakla birlikte. Hep öfkeli bir Allah. büyük çoğunluğu kötülük yapmaya cesaretlendirir. insan. Sonunda insanlar tanrısallığı ancak en çok o anki çıkarlarına uygun gelen yönüyle benimser hale gelirler. yaratılışının. tanrısallığın . semeresiz. İnsanlar önce günah işler. kötülük. günah işlemeye şiddetli bir arzu duyduğunda. dinin bir engel oluşturmadığını söylemekle. Bu ilahi imamın. kurbanlarla. şiddetli bir şekilde ihtiras eğilimi ortaya çıktığında. bu Allah'ın. er geç tanrısallıkla uyuşmak aracına başvurmak fikrinde olan yaratılışları itibariyle kötü adamları da kötülük yapmaya. Hıristiyan milletlerin ahlakı biraz incelenir. Bununla birlikte. kefaretlerle dindirildiği. insan haklı olur. eğer tanrısallığın dualarla. bu şikayetlerden şu sonucu çıkarma zorunluluğu ortaya çıkar: Bunların AIlah'ları olan İsa. insanlar için hiddetlenen ve hiddeti geçen bir Allah gereklidir. vahşice olursa olsun. Çoğu kez kendisini titreten müthiş bir Allah'tan her ne kadar korksa da. Bundan başka. insanların yoldan çıkmalarına. ya da onları ümitsizliğe. kimse izlememektedir. beyhude konuşmuş. vicdanların acısını dindirmeye yarayan şaşmaz reçeteler. öğrenicileri tarafından pek çok hayranlık gösterilen ve çok az uygulanan ahlakını. EDİLMİŞTİR Bir insan. geriye kalan insanların tümü sonsuz alevlerin lokması olacak. sonra Allah'ın gazabını dindirme çarelerini ararlar. eleme düşürebilirdi. kah yavaşlık ve yumuşaklıkla dolu. Kötülük mü yapıyor? Bu kötülüğü onarmak için zamanı olacağını ümit eder ve bir gün bundan pişman olup Tanrıdan suçunun bağışlanmasını dileyeceğini kendi kendine vaat eder. Hiçbir insan. günah işlemelerine. başarısız ölmüştür ve her şeye gücü yeten iradeleri halen insanlarda bir direnişle karşılaşıyor ve bu Allah bu direnişe ya üstün gelemiyor ya da üstün gelmek istemiyor. Her ülkede. bütün bir yüzyılda. kah sertlik. kabalık ve şiddetle silahlanmış. dünyanın bütün dinlerinde gerçek bir Protee'dir* Rahipler onu. şikayetleri dinlenirse. adaklarla. Hareketsizliğine rağmen Allah. araştırılır ve rahiplerin serzenişleri. birkaç kişinin cinayet işlemesini engellerse. işlediği cinayet ne kadar kötü. Eğer hiddeti bazı korkak ruhları korkutursa. suç. Bu kavmin şimdiye kadar yeryüzünde asla mevcut olmadığı görülmektedir. Allah'ın gazabını gidermenin ala sırlarını bilirler. bağnaz ve adı sanı belirsiz papazdan başka. kah zalim ve taşyürekli. ilaçlar vardır. bazen de günahkarların pişmanlıkları ve gözyaşlarıyla kolayca merhamete gelir olarak gösterirler.

kesin emirleri yok etmek kastıyla. Allah'ı kime kabul ettirir? Güçsüzlüğe uğramış. dinin yorucu fikirlerini zihinlerinden çarçabuk siler. Halk. bu hazineden tümüyle ötekiler gibi nimetleneceklerini ümit edebilen en büyük canileri bile. bunlara kadar ulaşamayacak ölçüde zayıf düşünceleri bertaraf ederler. sevgilinizi terk etmenizin nedeni. gerek maluliyet eseri olarak ruhlarındaki güçlü şevk ve duyguları sönmüş bazı kimselere. işlerinden başka bir şey düşünmez. sevgilisinin huzuru cehennemin ateşlerini söndürür ve yüzünün güzelliği cennetin bütün hazlarını siler. Allah çok az belirli. tasalı. gerek yaşın etkisiyle. (A. İnsanların en kötüleri. Allah'ın hakimlerin en güçlüsü olduğuna inandırmak için. nedimler entrikalarından başka bir şey düşünmez. ancak. cimriler. genellikle dünyada keyfince hüküm sürenler ve şansı tarafından nimet ve bağışlara boğulan kimselerdir. kimse ahireti düşünmez. İşadamı.bağışlayıcılığı yüreklendirir. çok az sabittir. bizi ahirete sevk etmek. bağışlayıcılığından da büyük mü gerçeğim?" diye cinayetler işlemeye. Allah korkusu ancak. ya da sevgilinizin sizi terk etmesi ve .C. Çok ateşli bir aşığın gözünde. çoğu kez sorulan sorulara cevap vermekten. 155. * Tavırlarını ve fikirlerini çok çabuk değiştiren "bukalemun". gözünüzde aşığınızın aynı aşık. Masalların Protee'sinden alınmıştır. Protee bir ilahtır ki. tecrübenin her gün yalanladığı bir iddiada bulunmaktır. "yarım şahıs" demektir. aynı sevgili olmaması. Zevk ve sefa. Ey kadın! Allah'ınıza gitmek için sevgilinizi terk ettiğinizi söylüyorsunuz. Neptün'ün oğludur. Bu fikir o kadar ümitsizdir ki. bizi varsayımlar peşinde koşturmaktan başka bir şey değildir. bu dünyanın sakinlerinin çoğunluğunu oluşturmayan tasalı ve melankolik bazı hülyacıların hayalgücünden başka hayalgücünü meşgul edemez. bıkkınlık geçirmiş. kadınlar. İnsanlara. yani Allah kötülerin cezasını ahirette verir demek ise. çoğunlukları itibariyle Allah'ı ender düşünür ya da onunla pek ilgilenmezler. İnsanlar. her naneyi yemeye cesaretlendirir. Allah fikrinden hiçbir şey anlamaz. "tanrısallık bu dünyada cinayetleri cezalandırır" demek.) 154. Zaten huyları gereği kötülükten çekinen ve kötülük yapmaya eğilimi olmayan bazı korkak sofulara Allah'ın hükümleri korku verirse. perişan olur. delikanlılar eğlencelerinden başka bir şey düşünmez. Kibar halk. "Tanrının. konuşmaktan kaçınmakla ve soru soranlardan kurtulmak için aniden biçim ve görünüşünü değiştirmekle tanınır. gayrete getirir. Açgözlüler. Allah fikri. OLAMAYACAK ÖLÇÜDE SAÇMADIR Şiddetle tutkun olduğu şeyleri bu dünyada eline geçirince. huylarını ya da zamanla kendilerini uslandırmış olanlar için bir dizgindir. kuşku götürmez olayları. israfçılar çeşitli ihtiraslarını dengelemekten aciz olacak. Onu düşünmek istediğinde. Din. ümitsiz ve bu dünyadan usanmış kimselere. ilahi affetme hazinesi. günah işlemeyi çok güçlü olarak istemeyen ya da artık günah işleyecek bir durumda bulunmayan kimseleri günah işlemekten alıkoyar. zayıf dimağı hemen karışır.

arabozucu. Daha yukarıda Pascal şöyle demiştir: "İnsan sağduyuya sahip olabilir ve bu sağduyu her şeyi eşit olarak. bozuk ahlaklı. kuruntu hayalleri üzerine bina etmektir. zayıf olduğu kadar da geniş olabilir" der. herkesin kendi tarzına göre birleştirdiği. yani dinbilime göre. başka bazı konularda aldanırlar. Daha çok yapmak niyetinde oldukları kötülüğün vicdan azabını susturmak. kuvvetli ve dar. Çünkü öyleleri vardır ki. erdem nedir? Bize cevap olarak. çok güçlü bir parti olduğundan. Ahlakı ya da insanın görevlerini ilahi irade üzerine bina etmek. zayıf yürekli ve kendilerini küçük gören olabilir. AHLAK VE ERDEMLERİN SAÇMALIĞI HAKKINDA Teolojiye. çıkarları üzerine bina etmektir. sofular ve rahipler partisi çok kalabalık. bir deha sahibinde bir delilik köşesi bulunabileceğinden. onlarda dayanak aramaları şaşılacak bir şey değildir. Bu adamlar din hükümlerini uygulamazlarsa da. amaçlarına ulaşmak için bu partinin yardımına çok istekli olmaları. korkak ruhlu. sapıtırlar". kuruntuları. bir zümrenin. edepsiz insanlardan daha çok hiçbir şey görülmez. Bu kanıtlar ki. içtenlikle ve çıkar düşünmeksizin dindardır. herkesin kendi mizaç ve çıkarına uydurduğu bir Allah üzerine ahlakı kurmak. şekil verdiği bir vücut. kendilerinin hoşuna giden ya da gitmeyen şeyleri bizzat belirleyeceklerinden hiç kuşku yoktur. eşya ve olayları soğukkanlılıkla incelemelerini engelleyen bir hayalgücüne sahip olabilirler. Pascal. bizzat "zeka. birçok temiz ve doğru kimse. kuşkusuz ahlakı insanların atmosferi. aynı şekilde kapsamayabilir. çok etkin. istekleri ve hayalgüçleri üzerine bina etmektir. gidermek için er geç gerekecek bir ilaç olmak üzere. dahiler de hurafelere inanabilir. Ancak Allah nedir? Kimsenin anlamak yeteneğinde olmadığı ve bundan dolayı. Herkesin başka başka tasarladığı. Allah tarafından yalanlanmaktan asla korkmaksızın Allah adına konuşanların iradeleri. dahileri bize anlatırlar. Her dinde Allah'larının hoşuna giden ya da gitmeyen şeyleri belirlemek hakkına yalnız rahipler sahiptir. din uzmanı olan ve bazen dinin yararını savunmada çaba harcayan açgözlü. ahlakı. Allah'ın iradesi (iradetullah) nedir? Allah'ı görmüş ya da Allah tarafından ilham verilmiş insanların. bize denilecek ki. Bundan başka. Bu.kalbinizde ortaya çıkan boşluğu doldurma ihtiyacı duymanızdır. "İnsanoğlunun işlerinin Allah'ın iradesine uygun olması" deniliyor. 156. günün birinde bunları yapmayı kendi kendilerine vaat ederler. din hükümlerini uygulamayı yedeklerinde bulundururlar. Dünyada. arabozucu topluluğun. hurafeleri dinlediği ve bunları dinlemeye değer bulduğunda. Ancak yürek saflığı hep kültür ve erdem ışıklarıyla bir arada olur mu? Dine güçlü bir şekilde bağlanmış birçok deniz gibi bilgili kimseleri. hilekarların ve dolandırıcıların. bütün diğer hüdaların dışında gerçek bir Allah'a ibadet etmekle seçkin olduklarına inanacak bir mezhep ehlinin. Kuşkusuz. . bir çocuktan başka bir şey olamayacağını gösterir. dinin lehinde hiçbir şey kanıtlamaz. herkesin kendi kafasına göre değiştirdiği. bazı işlerde sağlam fikre sahip oldukları halde. Pascal. Allah'ı görmüş olanlar kimlerdir? Sözlerine hemen hemen hiç inanılmayan bağnazlar ya da düzenbazlar ya da açgözlülerdir. bir partinin fantezileri. iradetullah olduğunu söyledikleri şey.

adil olmayı. sadaka vermeyi en gerekli görev sayar. sefaletin önünü almak ve yoksulların artmasına engel olmak. başkalarını ezmeye. "Hükümdar ancak 'zatı ecellü ala'nın çıkarını korumak için kılıç taşır" karşılığını verir. bu kadar mutsuzla . "İzledikleri dinin görüşlerine hoşgörü göstermeli mi. Dini ahlak ve erdemler Rahiplere. Bütün dini erdemlerin konusu. hiç kuşkusuz din ricalinin çıkarlarından başka bir şey değildir. Bunlar ise. sefaleti artırır. Mutsuzların yardımına koşmak. bunların hal ve hareketleri incelenince. bu hemcins sevgisini ve sevecenliğini bize tantanayla anlatırlar. esirlerinin boyun eğmesini sağlayan bir beceriksiz sofudan. yakmak gerektiğini söyler. Zorba ruhban size. onu (kendileri gibi düşünmeyeni) yok etmek.Dünyanın bütün dinlerinin emrettiği ve öğütlediği dini inançlar. ibadet yerleri. belirsizdir ve korkunçtur. bu güzel şeyler neye varır? "Bir inançsız olduğu. ülkelerinde bu kadar çok dilenci görülmezdi. yani kendileri gibi düşünmediği zaman da. çocukları giyindirmek. hemcinse sevgi gereği olarak. Ancak. yalnız yasal hukuku kullanmayı öğretseydi. hüdanın göstericilerinin (yani rahiplerin ve genellikle ruhanilerin. Başlangıçta dilenciler ve yoksullar tarafından sevecenlik olarak vazedilen ve yayılan Hıristiyanlık dini. tembellik. her muhtaç olana yardım eli uzatmak. Hıristiyanlığın iyilikseverliği ümmetine bir esas görev kıldığını. yoksulluk getirir. rahiplere servet ve saygı kazandırır. vergilerin şiddet ve ağırlığı acı ve bezginlik. daha iyiliksever olmaz mıydı? Eğer din. ateşli bir çabadan ibarettir. Bu bakımdan. ülkeleri. hükümdarları tanrılaştıracak yerde. onlara uyruklarının hukuki tasarruflarına saygı göstermeyi. cinayetler ve her türden katiller doğurur. başkalarına karşı saldırganlığa başvuracak olan birkaç rahipte bulunur. daha insancıl. din. sadaka vermeyi çok hararetli bir şekilde över ve öğütler. sevecenlik ve hakkaniyet olsaydı. ahlak ve erdemler. Ancak. hatta peygamberlerin) yaratılışları. daha merhametli. hapsetmek. kendileri de saldırıya uğramış olan ve kendileri de iktidara sahip olur olmaz Hıristiyanlığın sevecenliğini bertaraf ederek. zorba bir hükümet. Açgözlü. "'Sapkınlar'hakkında hükümdar merhametli davranmalı mıdır?" diye onlara sorunuz. HİRISTİYAN İYİLİKSEVERLİĞİ NASIL BİR SONUÇ DOĞURUR Teolojik erdemlerin verimsizliği. hayalgücünü şaşırtmaya. Muhammed dini de. Bundan daha insancıl bir şey yoktur. İyilikseverlikleri hemen yok olur. Hoşgörü (yani vicdan ve düşünce özgürlüğüne saygı) ancak. insanlığın şanındandır. heyhat. halka hakim olmak isteyenlerin iradesine halkı daha çok bağlamaya ve boyun eğdirmeye elverişlidir. bu dinleri koyanların ya da bunların göstericilerinin gösterişli yaşayışlarını genişletmek ya da gelirlerini. hırsızlıklar. Ruhban size. Dini törenler ve dinin üretimi. 157. refahlarını artırmak için hesaplanmıştır. göstermemeli mi?" diye onlara sorunuz. sürmek. Hükümdarlarda daha çok insanlık. insanın düşünmesini yasaklayan boyun eğdiren bir imandan. hiç kuşku yok ki. adaletsiz. hemcinsini sevmek ya da ona iyilik etmek gerekmez mi?" diye onlara bir kez sorunuz. sefaletlerini hafifletmesi olanaksız olan bu kadar yoksul. teologlara hatırlatıldığında. açık bir şekllde. yani bu rahiplerin çıkarlarından söz edilince. Dini inançlar karanlıktır.

sefaletzedeler üzerinde nüfuzlarını genişletmiş ve sürdürmüşlerdir. Tanrı korkusuyla yaptığı bağışlar. işsizlik içinde tembel bir hayat yaşadılar. Genel sefalet. sefalete duyulan bu doğaüstü zevk. başkalarının felaketinden kendileri için yararlanmayı hep bilmişlerdir. dünyayı terk edip bir köşeye çekilenler. haham gibi ruhanilerin çıkarına hizmet eder. yardım ve sadaka dağıtıcıları. denilebilir ki. Bu erdemin yardımıyla. papaz. Her dinin esas erdemi. bu ruhanilerin elleri altına tarlalar. Hayrat ve iyilikseverlik bahanesiyle. onların sermayesi olmuştur. sanayi ve ticareti geliştirerek. yoksulluğun kendisi bir erdemdir ve hükümdarların ve rahiplerin esirlerine en sıkı bir şekilde boyun eğdirdikleri erdem de budur. tanrısallığın tercümanlarının yararı olan şeye incelemeden körü körüne inandıran sınırsız bir bönlükten ibarettir. Hıristiyan ve Müslüman ülkeler yaygın ve zengin donanımlı hastanelerle doludur. şaşkınlıkla görülür. İman. paralar toplamaya ve vermeye girişmişlerdir. bu halkı iyi yönetmek. yalnızlığı sevenler.dolu olmazdı. kolaylaştırmak. hoca. akıl yoksulluğudur. Bu vesileyle çoğu kez en kalabalık. daha çok insancıl olmaz mıydı? Din. Ve özellikle mutsuzlara. dertlerin önünü almak için. Onlar her yerde yoksul mallarının yöneticileri. kendi istekleriyle yoksulluk ve hastalık içinde yaşamak üzere çöllere çekildiler. varlık içinde yaşarlar. Bundan dolayı hükümdarlar ve halk. Yoksul milletler ise (akıl ve mal bakımından yoksul milletler!) bundan dolayı şikayette bulunmak şöyle dursun. yani din göstericilerinin en çok işlerine yarayan erdem. doğaya (yani doğal zevk ve eğilime) bırakmak zorunda kaldı. fukaranın mal ve mülküdür" derler ve bu itibarla tasarruflarının kutsal olduğunu ileri sürerler. yarar sağlamak için. birçok sofu Hıristiyan. hayrat ve iyilikseverlik (yani dini sevecenlik) bahanesiyle yoksulların kanını hayasızca emdiler. imandır. refah sağlamak. ibadetlerini ve tanrısallık katındaki aracılarla ilgili etkinliklerini sofu halka satmışlardır. doğrunun ve batılın. halkın çalışmasının ürünlerini tam güvenlikle toplamasını sağlamak. dünyanın sürekli olmayan servet ve zenginliklerinden kendi istekleriyle vazgeçti. gelirler. Bu hastanelerde bunları yaptıran kralların ve sultanların. bağış teslim memurları olmuşlardır. Baba mirası mal ve mülklerini yoksullara dağıttılar. toplumda karışıklık çıkarmaya en çok elverişli kesim olan mutsuzlar. Hıristiyanlığın ilkelerine göre. Bu istekli yoksulların halefleri. bizim ruhani rehberlerimiz çok zengin olmuşlardır. Bu ilkelere göre. Allah'ın göstericileri. en çok çalışan. Hıristiyanların rahipleri bize. kiliseyi zenginleştiren ve yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye ender olarak hizmet eden bu cilalı cömertliği alkışlarlar. gerektiğinde cinayetler işletmek. Zorbaca bir boyunduruk altında halkı ezip. Bu bakımdan. sefaletzedelere mahsus olan mal ve mülkten. Ancak çok geçmeden bu şevk. onlar . Dinin en çok önem verdiği yoksulluk. iyiliğin ve kötülüğün hakemi oldular. en büyük dertler. yoksul düşmüş milletlerin gözleri önünde nimetlenir. çılgın bir zevk ve ihtişamı tatmin etmek için onları yoksullaştırdıktan sonra sefalete düşürülen halkın çok az bir kesimini alabilecek muhteşem binalar yapmaktansa. "sahip olduğumuz mal ve mülk. Bu şekilde. etkisiz ilaçlardan başka bir şey kullanmamıştır. sözde "erdem"l eriyle insanları aldatmaktan başka bir şey yapmamıştır. yerini. rahipler.

insanlar birbirlerine. en büyük cinayetlere girişirler ve ilahi af ve bağışlamayı niyaz ederek. Ancak Allah'ın çıkarları. cılız fanilerin çıkarından öncedir ve ona üstün gelmelidir. ister istemez dinin altındadır. Bir sofunun gözünde. bu kötü fikirlerden cesaret alan en kötü adamlar. canilerin vicdanı huzura ve rahata erişir. rahiplerin. "Allah'ın çıkarı" ya da "Allah'ın şan ve büyüklüğü" bahanesiyle. Allah'ı insanlarla birleştirerek. "Bir Allah olmaksızın ahlaki yükümlülük de olmaz. AHLAKIN GERÇEK İLKELERİNİ YIKMIŞTIR İnsanlara bir kötülük yapıldığında. kendiliğinden eylem ve uygulamaya dönüşen iman). ahuntların) çıkarlarıdır. Örtülü iman (yani. kötü insanları tatmin edecek ve bunlara cinayet işleme cesareti verecek bir şey var mıdır? Görüyoruz ki. haksız olmak. ihtiyaçları. dine tabidir. Dünyada hiçbir şeye yaramayan samimi bir pişmanlık karşısında. Allah'ın gazabının yatıştığını bir rahip söyler söylemez. ihanetleri. cezasız kalarak zarar vereceklerini sanırlar. göklerin tanrısından da alınabildiğini ve hiç olmazsa. Öte yandan. insanlara itaat etmekten erdemlidir ve üstündür. kötülük edenleri. yapılabilen kötülüğün affının sağlanabileceğini sanırlar. Göklerin mutlak hükümdarının çıkarı. sürekli çıkarları üzerine kurulmuştur. Dine eklenmiş bir ahlak. her şeye gücü yeten zata ödenen uygun bir tazminatla. Bunlar kabahatlerinin tazmini. kabul etmeye ve uygulamaya yalnız Allah'ın sahip olduğu görevler işlerine gelmediği zaman. onu bağışlarla yatıştırması. yaratıklarının önünde bulunması gerekir. hırsızlıklarının ve kötülüklerinin kârlarını. topluma yapılabilecek saldırı ve tecavüzleri affetmek hakkına sahip bir zatın varlığına ikna etmek kadar. insanları birbirleriyle birleştiren bağları açık bir şekilde zayıflattı ya da yıktı. Nefesleri tükeninceye kadar. açıkça Allah'ın göstericilerinin (ruhanilerin. bu cinayetleri onardıklarına inanırlar. ya da hayalidir. Allah'a kurbanlar sunması gerektiğini milletlere ilk kez söyleyen kimse. gasp ve yağmacıları. günahlarının kefareti olarak. cinayet işlenmesini emretmek hakkına da sahip olması gerekmez mi? 159. kötü olmak izninin yeryüzünün krallarından alındığı gibi. 158. hahamların. bize tekrarlamakta ısrar ederler. bu rahip onları (yani canileri. Ahlak. eşkıyalıklarının. bütün dinlerde rahipler. yeryüzünde yapılmış en büyük suikastlerin kaynağı olmuştur. hocaların.için çok kolay oldu. Gerçi . İnsanlara ve hatta doğrudan doğruya hükümdarlara kendilerini yükümlü kılacak ölçüde kudretli bir yasa yapıcı gereklidir" derler. Din. İnsanlarla Allah arasındaki ilişki ya hiç bilinmez. Bu fikirlere göre. Yaratıklarına yapılan bütün tecavüzleri affetmek hakkına sahip olduğu varsayılan. insanlar. Bunun sonucudur ki. yeryüzü sakinlerinin ilişkileri. AYİNİ. ruhaniler. Allah'ın göstericileriyle bölüşmeye razı olurlarsa. Allah'a itaat etmek. cinayetleri affetmek gücüne sahip olan zatın. insani ahlak görevlerinden insanları affetmek hakkına sahiptirler. bu kötülüğü yapanın Allah'tan af ve bağışlama istemesi. ahlakın gerçek ilkelerini açık olarak yıkmıştır. Haksızlıkları. Allah'ın. soyguncuları) tanrısallık adına teselli eder.

kendilerine özgü doğaları oldukça. güvenilir bir elle yarar ve zararını tartan kim olursa olsun. gizli yönleri olan. İnsanı başkalarına kötülük yapmamak ve onlara iyilik yapmak zorunda bırakan yasa. bu ilişkinin ise bir Allah'ın varlığıyla hiçbir ilgisi yoktur. kendilerince bilinebilir olan tabulardan ortaya çıkar. ancak bu yasa. görmedikleri. gerekse olmasın. Ben duygulanıyorum.ahlaki görevle ahlaki yükümlülük bir yasa gerektirir. insanın hemcinsine muhtaç olması yeterlidir. bir başkası da benim gibi duygulanıyor: Bütün ahlakın esası işte budur. ya da doğrudan doğruya insan doğasına aykırıdır. dert ve sıkıntıdan sakınmak. güncel yaratılışı gereği huzur ve refah istemek. din de. toplum halinde yaşayan ve yaratılışları gereği kendilerine hiçbir iyilik yapmayanı aşağılamak ve mutluluklarına engel olanlardan tiksinmek zorunda olan duygulu varlıkların üzerine kuruludur. Bu özdeyiş kadar yanlış bir şey yoktur. öteki adamın da kendisi gibi duygulu bir varlık olduğunu bilmesi yeterlidir. mutlu ya da mutsuz kılarız. Bu şekilde. acı çektirici olandan ayırması için. kendisine uygun olmayan duyguları kışkırtmaktan korkması gerektiğini bilmesi için. yürürlükte olmayan bir yasa yapıcısına. acıdan korkmak zorunda olan duygulu bir varlığın yaratılışı üzerine kurulmuştur. insanların görevleri aynı kalır. yani duygulu bir varlık olması yeterlidir. bu Allah gerek konuşmuş gerekse konuşmamış olsun. sevgiye değer ya da iğrenç. Bir adamın kendisine yararlı ya da zararlı olanı bilmesinin mümkün olması için. kendimizi saygıya değer ya da aşağılayıcı. Bu karşılaştırmaya göre. duygulanan ve düşünen bir varlığın. hem kendisi hem başkaları için yapması gereken şeyi keşfetmesi için. zulümlerden sakınmak gerektiğini. türümüzün refah ve mutluluğuna aykırı bulursak bu ahlakı reddederiz. başkaları tarafından sevilmek için onlara iyilik etmek gerektiğini ve kötülük etmenin. "Ey ahali. Allah'a tecavüz edildi. yani duygulu yaratıklar oldukça. tanımadıkları bir Allah'a. her aşırılığın kendilerini açık bir şekilde yıkmaya eğilimli olduğunu. inanacaktır ki. zorunlu kılar. İnsanların yaratılışlarının kuralları. bilmedikleri. din . olaylar arasında sonsuz ve zorunlu ilişkilerden doğar. Yani bu kurallara uymamıza ya da bu kurallardan ayrılmamıza göre. silah başına! Allahınızın davası söz konusudur. hazzı sevmek. 160. Kendisine haz olanı. ödüle yakışır ya da cezaya hak kazanmış. insanın neyse o olması. asılsız korkulara ne ihtiyaçları vardır? "Kanundan önce günah yoktur". Bu kurallar bizi yükümlü kılar. intikam ve kin kışkırtan en güvenilir araç olduğunu anlamaları için. Dini ve dinin metafizik ahlakını ciddi olarak inceleyen ve düşünceden geçiren. Bir Allah gerek olsun. VE İNSANIN DOĞASINA ZITTIR Bir ahlakın iyiliğine ancak insanın doğasına uygun olmasıyla karar verebiliriz. bu dünyaya ne tarz ve şekilde gelmiş olursa olsun ve gelecek dünyada şansı ne olabilirse olsun. akıl erdirilmeyen bir dine. Kendi kendisine zararlı olmayı bile insana yasaklayan yasa. insanların. ahlakı da insan türünün çıkarına aykırıdır. Başka bir insanda. bilebildikleri. nefsin korunması için taşkınlıklardan. duygulanmaktan ve düşünmekten başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Bu durumda. hakkında hiçbir fikirleri bulunmayan ilahi yaratılıştan değil.

rahiplerin ayrıcalıklarına. yaratılışları üzerinde. yani dinin istediği adaletsizlikleri iyileştirmek istemek kadar hiçbir şey tehlikeli değildir. ruhani kudret ve yüceliğe baş eğmeye zorunlu olduğunu. Ruhaniler tarafından yorumlanan ilahi yasa (şeriatı ilahiye) çoğunlukla hükümdarın yasasına ya da hükümetin çıkarına muhalif oldu. ruhbanın. görülür ki. dini görüşleri. bazen. Göksel gazabı tahrik etmiş ve yeryüzünde bu kadar yıkım yapmış olan önemli şeyler tesadüfen incelenecek olursa. yani ruhbanın çıkarları önünde geri çekilmek zorunda kalmıştır. her zaman milletleri ayaklandırmak. iki adliye. bu gerçeği inandırıcı bir şekilde kanıtlayan bir şey yoktur. onun kölesi oluyor ve onun ellerinde uysal bir araçtan başka bir şey olmuyorlardı: Artık bu mutlu zaman yoktur! Bazen en sofu hükümdarların. göksel hükümdarın mutlak üstünlüğünü çoğu kez hissettirmeleri şaşkınlığı gerektirir mi? En büyük güç ve yüceliğin. GEREKSE KAVİMLER İÇİN NE KADAR KÖTÜ OLDUĞU HAKKINDA Bu dünyanın hükümdarları. Hükümdar sahibi dayanıklı olduğu ve uyruğunun sevgisinden emin olduğu zaman. tanrısallığı ülkelerinin yönetimine ortak ederek. ilahi yetkinin. Bir hükümdar için buhurdana vaziyet etmek. Dinin önemine ve hukukuna inanan bir hükümdar. nazırların her girişimine muhalefet ettikleri görülüyor. hiçbir zaman "Allah gazaba gelmez"! İnsanların metafizik düşünceleri. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi (zıllullah) olarak geçinerek. kendilerine Allah'ın nazırları gözüyle bakanların. kendileri de anlaşamayan birkaç ilahiyatçının delicesine hayalleri ve garip varsayımları. Çoğu kez direndikleri. benliklerini her ilişkide ruhani saltanata bırakıyor. Ancak hükümdarların yetkisi çoğu kez. iç savaşlar çıkarmak. hükümdarlar ve ahali. cismani hükümdarlara birçok kez bildirmemişler midir? Özellikle uyruklarından istedikleri şeyde birlik olmadıkları zaman. Allah'ın yasası. kralları tahtlarından indirmek. mal. ancak bu düşünce ve bu görüşleri çıkarlarına uygun gördükleri zaman etkili olur. din büyüklerinin huzurunda hep secde halinde bulunması ve . nizamiye ve şeriye adıyla iki tür meclis) getirdi. iki hukuk. insanları birbiriyle boğaz boğaza getirmek durumunda bulundular. 161. biri cismani öteki ruhani iki hükümdara hizmet etmek kadar zor bir şey yoktur. iki efendiye. din büyüklerini ister istemez kendilerine rakip ya da hüdavent yapmışlardır. nüfuz ve kuvvetlerini Allah'tan aldıklarını onaylayarak. iman kaynağına. Tanrısal hukuka. hükümdarlara. bu dinin rahiplerinin emirlerini saygıyla kabul etmeye ve bu emirlere bizzat tanrısallığın emirleri gözüyle bakmaya vicdanen zorunlu değil midir? Bir zaman oldu ki. hükümetlere iki katlı bir yasa (iki mahkeme. ister istemez. rahipler.tehlikededir! Vurun dinsizliğe! Küfre! Allahsızlara!" Ahalinin hiçbir zaman hiçbir şey anlamadığı bu müthiş kelimelerin büyüleyici kuvvetiyle ruhaniler. Dinin siyasetle ortaklığı. toplumun bütün bağlarını kırmış ve insan türünü kendi kanına ve gözyaşlarına boğmuştur. cismani hükümdarın makul niyetlerine katılmak zorunda kaldı. karşı oldukları ruhani saltanat karşısında birçok hükümdarın tavır ve hareketleri kadar. mülk ve akarlarına dokunulduğu zaman olduğu kadar. Bu durumda. Din korkusuyla tümüyle birleşmiş ya da Allah'ı için saygıyla dolu olan "Monark" rahiplerinin. mantıki ve ruhani saltanatın hukukuna daha çok inandıkları için.

Allah'ın gazabından korkusu. İnsanlar sonsuz ateşlere. maruz olacaklarına kuşkusuz inanırlar. bir hükümeti karışıklığa uğratmak konusunda anlaşsalardı. bu kutsal vaizler ne yıkıma sebep olurlardı! Çoğu milletler için hüdalarına ibadet kadar ağır ve yıkıcı hiçbir şey yoktur. halkın üzerinde. cezalandıran ve ödüllendiren bir Allah'a sağlam bir şekilde inandığını bize temin eder. -sağduyuya. cezalarından kurtulacağına emin olduğunda ihtiraslarına tabi olmakta tereddüt etmez. Ahlakın en sağlam dayanağı geçinen din. istedikleri zaman konuşmak ve milyonlarca uyruğun ihtiras ateşini Allah adına alevlendirmek hakkına sahip olan demagogların oluşturduğu ve oluşturabileceği etkiyi iyi düşünmüşler midir? Çoğu kez yaptıkları gibi. bir rütbe. Ancak. bu ateşlere karşı kendilerini temin edemedikleri takdirde. Kibar bir kişi üzerinde bir zarif söz. ender olarak yürürlükte olan kudretler korkusu kadar kuvvetli olur.yerine kimsenin metanetle inanamadığı hayali nedenler. nimetlerin bedeli olarak onlara sırlardan. bir ünvan. varsayımlardan. toplumun mallarının en geniş kısmını elinde bulundururlar ve hemşehrilerine sürekli olarak vergi koymak hakkına sahip bulunurlar. vaatlerinden çok daha etkili olur. Her yerde. törenlerden. cezalarından çok korktuğunu söyler ve herkes insanların hükümlerinden. bunlar hüdalarının göstericileri rolünde ilk sırayı işgal etmekle kalmazlar. bir komedyen üzerinde bir espiri. Bir kadının okşamaları. Yerküresi üzerinde. Herkes bir cehennem ve bir cennetin varlığına inandığını söyler. cehennemin azaplarını ve cennetin zevklerini unutturmaya yeter. Uyruklarının batıl inançlarını sürdürmekte çıkarları olduğunu gören hükümdarlar. dinin bütün korkunç haberlerinden. gasp yoluyla kazandıkları malları geri verdikleri çok ender görülür. çoğunlukla devletlerin yine ahalinin kanıyla ödemek zorunda olduğu sonsuz çekişmelerden başka bir şey veriyorlar mı? 163. toplumdan elde ettikleri büyük çıkarlar karşılığında. Bununla birlikte. efendisinin gözünden düşme korkusu kadar büyük olsun. akıl almaz ham hayaller koymak üzere. bu iyi peccavinin tam bir samimiyetle söylendiği görülmez. "zatı ecellü ala"nın kudret ve büyüklüğüyle boy ölçüşmek hakkına sahip olan bir kudret ve büyüklük var mıdır? 162. Yürürlükte olmayan kudretler korkusu. açık bir şekilde karşı olduğu için. kurnazca meselelerden. Çevremizde kimse yoktur ki. Herkes. "zatı ecellü ala"nın tehditlerine hemen her gün üstün gelir. halka gerçek hangi yararları sağlarlar? Ahaliden aldıkları servetlerin. Herhalde büyük hırsızların. "Zatı ecellü ala"nın bu göstericileri. iyi bir peccavinin* yeterli olduğu bize temin edilmez mi? Bununla birlikte. ince sorulardan. ölürken bile. Bir maaş. dikili bir darağacından ya da ibret olsun diye asılmış bir adamdan daha az etkilidir. Bilinmeyen ya da uzaktaki ceza ve eziyetler.onlara gerçek hükümdarları gözüyle bakması gerekirdi. Tanrısallığın gazabını yatıştırmak için. gerçek nedenleri ahlaktan uzaklaştırır. . bu fikirlerin insanları daha iyi yaptığını ya da bunlardan çoğunun zihninde en hafif çıkarlara denk geldiğini görüyor muyuz? Herkes Allah'ın hükümlerinden.

servetlerinin bir bölümünü vakfederek, bu dünyada servet edinmelerinin tarzı hakkında pek gönlü rahat olarak ölmeyen dolandırıcı sofular çok azdır. * Latince bir kelimedir, "günah işledim" demektir. 164. Dinin ve dinin yararlarının en hararetli savunucularının itiraflarına göre, samimi olarak hidayete erenler kadar ender olan hiçbir şey yoktur. Buna şu da eklenebilir: Hidayete erme kadar, toplum için verimsiz olan hiçbir şey yoktur. İnsanlar, ancak dünya kendilerinden usandığında dünyadan usanırlar. Bir kadın, dünya artık kendisinden hoşlanmadığı zaman, kendisini Allah'a verir. Onun gururu, sofulukta, kendisini ilgilendiren ve cazibesinin yıkıntısını onaran bir rol bulur. Kılı kırk yaran ibadet meşguliyetleri, ona vakit geçirtir. Entrikalar, arabozucu yalan dolanlar, dini konuşmalar, söylevler, kınamalar, din gayretkeşliği, ona, sofular zümresi içinde ün ve saygı kazanma araçları sağlar. Sofular, Allah'ın ve rahiplerinin hoşuna gitme yeteneğine sahiplerse, toplumun hoşuna gitme ya da topluma yararlı olma yeteneğinde değillerdir. Din, bir sofu için bütün ihtiraslarını, gururunu, geçimsizliğini, gazabını, intikamını, sabırsızlığını, kuyruk acılarını örtmek ve bunları doğru göstermek için bir perdedir. Sofuluk kendisine zorbaca bir üstünlük takınır ki, içtenlik ve dostluktan yumuşaklığı, sevecenliği ve neşeyi kovar; başkalarını sansür etmek, inanmayanları Allah'ın en büyük şan ve yüceliği adına yakalamak, parçalamak hakkını kendine verir. Zahit olmak, sofu olmak ve toplumsal yaşamı gerektiren hiçbir erdem ya da sıfata sahip olmamak, çok olağandır. 165. NE DE AHLAKA GEREKLİDİR Toplumların huzuru için, "öbür dünya" inanışının büyük önemi olduğu temin edilir. Sanılır ki, bu inanış olmaksızın, dünyada insanların artık iyi davranma nedenleri yoktur... Dünya üzerinde tavır ve hareket tarzının nasıl olması gerektiğini her aklı başında insana hissettirmek için, korkutmalara, masallara ne gerek vardır! Bizi kuşatan kimselerin onayına, saygısına, hüsnü teveccühüne hak kazanmakta; toplumun kınamasına, aşağılamalarına, tepkilerine neden olacak hareketlerden sakınmakta büyük yararımız olduğunu her birimiz görmüyor muyuz? Bir ziyafetin, bir sohbetin, bir ziyaretin süresi ne kadar kısa olursa olsun, bu ziyafette, bu sohbette, bu ziyarette herkes, kendisi ve başkaları için terbiyeli, zarif olana yakışır biçimde, beğenilecek biçimde rol oynamak istemez mi? Yaşam bir geçitten başka bir şey değilse, bu geçidi kolaylaştırmaya çalışalım; bizimle birlikte yolculuk edenlere uyum sağlamada kusur edersek, bu geçit kolay olmaz, güvenlik ve esenlikle sona ermez. Karanlık, belirsiz düş ve kuruntularıyla hüzünlü bir şekilde meşgul olan din, insanı ancak bir hacı olarak tasvir eder. Bundan şu sonucu çıkarır: Daha güvenilir gezi yapmak için, insan yolculuğu yalnız yapmalı, rastladığı hazlardan, hoşlanacağı şeylerden vazgeçmeli, yolun yorgunluklarını ve can sıkıntılarını yatıştıracak eğlencelerden kendisini yoksun bırakmalıdır. "Stoik" ve sıkıcı bir felsefe, bazen bize, din kadar az makul öğütler verir. Ancak, daha aklı başında bir felsefe, bizi, hayat yollarına güller saçmaya, kuruntuları ve "panik" korkularını bu yollardan defetmeye,

çıkarımız gereği, gezi arkadaşlarımızla birlik olmaya, çoğunlukla uğradığımız eziyet, sıkıntı ve güçlükleri sevinçlerle ve namuslu eğlencelerle unutmaya davet eder. Bu aklı başında felsefe, bize hissettirir ki, yolculuğumuzu hoş ve sıkıntısız bir şekilde yapmak için, bizzat kendimize zararlı olabilecek şeylerden sakınmamız ve bizi yol arkadaşlarımızın gözünde iğrenç kılabilecek şeylerden büyük bir dikkatle kaçınmamız gerekir. 166. DAVRANIŞLARINDA DÜRÜST OLMAK İÇİN, BİR SOFUDAN DAHA ÇOK NEDENLERE SAHİPTİR Bir dinsizin iyilik yapması için, ne sebep ve gerekçeleri olabileceği sorulur. Kendi kendisine beğenilmek, hemcinslerince heğenilmek, mutlu ve rahat yaşamak, varlıkları ve tabiatları, gerçek içyüzünün bilinmesi mümkün olmayan bir zatın varlık ve tabiatından daha çok bilinen ve güvenilen insanlar tarafından sevilmek ve saygı duyulmak sebep ve gerekçeleri vardır. "İlahlardan korkmayan kimse, bir şeyden korkabilir mi?" İnsanlardan korkabilir; aşağılanmaktan, rezil olmaktan, yasaların cezalarından ve intikamdan korkabilir. Sözün kısası, kendi kendisinden korkabilir; hemcinslerinin düşmanlığına uğramış ya da buna hak kazanmış olduğunu bilen herkesin hissetmesi gereken vicdan azaplarından korkabilir. Vicdan, kendileriyle birlikte yaşadığımız kimselerin saygı ya da kınamasını hak edecek şekilde hareket etmiş olduğumuz hakkında kendi kendimize yaptığımız tanıklıktır. Bu vicdan, insanlar hakkında sahip olduğumuz kesin ve açık bilgi ve eylemlerimizin insanlarda ortaya çıkarabileceği duygular üzerinde kuruludur. Sofunun vicdanı, Allah'ın hoşuna gitmiş ya da gitmemiş olduğuna inanmaktan ibarettir! Allahı'nın belirsiz ve kuşkulu işleri ve niyetleri; ancak güvenilmeyen ve tanrısallığın içyüzü hakkında kendisinde fazla bilgi bulunmayan ve onun (yani Allah) için geçerli ya da geçersiz şeyleri belirlemek konusunda çok az müttefik olan kimseler tarafından açıklanır ve yorumlanır. Sözün kısası, inanan insanın vicdanı, kendileri de toplumdan uzak bir vicdana sahip olan ya da çıkarları gerçek ışığını söndüren kimseler tarafından yönetilir. "Bir tanrıtanımazın, bir dinsizin vicdanı olabilir mi? Gizli kötülük ve suçlardan, başka insanların bilmediği ve dolayısıyla üzerlerine hiçbir hüküm ve nüfuzları geçmeyen cinayetlerden çekinmek için, bir tanrıtanımazın sebep ve gerekçeleri nelerdir?" Bu tanrıtanımaz sürekli bir tecrübeyle emin olabilir ki, (yaradılıştan geçen etki ve tepki yasasının doğal sonucu olarak) kendiliğinden cezasını bulmayan hiçbir kötülük yoktur. Kendisini korumak istiyor mu? Bu durumda, sağlığına zarar verebilecek bütün suistimallerden çekinir. Kendisini kendisine ve başkalarına yük edebilecek çökmüş bir hayat sürmek istemez. Gizli cinayetlere gelince; kendi gözlerinde utanca, sıkıntıya uğramak, kızarmak korkusuyla, elinden asla kurtulamadığı bu korkunun etkisiyle, gizli cinayetler işlemekten çekinir; akıl ve insafa sahipse, namuslu bir adama karşı beslemesi gereken saygının değerini bilir. Ayrıca, beklenmeyen ve akla hayale gelmeyen durumların sonucu olarak, sırrını öğrenmekte çıkarları olduğunu hissettiği kimselerin, gerçeğini öğrenebileceğini bilir. İyilik yapmak için bu dünyada hiçbir neden bulmayan kimseye,

ahiret, hiçbir neden vermez. 167. ÇOK ADİ BİR KRALDAN ÜSTÜNDÜR Teist bize der ki, "Teori bakımından, ateist ve namuslu bir adam olabilir, ancak yazıları siyasi Allahsızlar ortaya çıkarır. Hükümdarlar ve nazırlar; artık Allah korkusuyla durdurulamayacağı için, tereddüt etmeksizin en çirkin suistimallere koyulurlar." Taht sahibi bir ateistin (ne ölçüde varsayılırsa sayılsın) ahlak bozukluğu, ateist olmayan ve hatta çoğu kez çok dindar ve sofu olmakla birlikte cinayetlerinin ağırlığı altında cihanı inletmekten geri kalmayan birçok fatihin, zorbanın, zalimin, açgözlünün, kötü ahlaklı nedimlerin ahlak bozukluğundan daha şiddetli ve daha zararlı olabilir mi? Bir ateist hükümdar, dünyada, hepsi dini ile cinayeti birleştirmiş olan bir Philippe II, bir Louis XI, bir Richelieu kadar kötülük yapabilir mi? Ateist hükümdarlardan daha az görülen bir şey yoktur. Ancak çok kötü ve çok dindar zorbalar ve nazırlar kadar da bol bir şey yoktur. 168. YETERLİDİR Muhakemeye, düşünmeye girişen her insan, görevlerini öğrenmekten, insanlar arasındaki ilişkileri keşfetmekten, kendi yaratılışını düşünmekten, ihtiyaçlarını, eğilimlerini, arzularını belirlemekten, seçmekten ve kendi mutluluğu için gerekli olan kimselere borçlu olduğunu görmekten kendini alıkoyamaz. Bu düşünce, topluluk halinde yaşayan bireyleri, kendileri için en esaslı ahlak bilincine doğal olarak eriştirir. Kendisini gözden geçirmeyi, eşyanın ilkelerini incelemeyi ve araştırmayı seven her insanda, çok tehlikeli ihtiraslar bulunmaması bilinen ve kuraldışı ahlaki durumlardandır. En kuvvetli ihtirası gerçeğe ulaşmak, en büyük teorik isteği de gerçeği başkalarına göstermek olur. Felsefe, kalbi ve zekayı eğitmeye özgüdür. Ahlak ve namus yönünden düşünen ve muhakeme eden kimse, asla muhakeme etmemeyi ilke sayan kimse üzerinde açık bir üstünlüğe ve önceliğe sahip değil midir? Cehalet, rahiplere ve insan türünün ezicilerine yararlıysa da, toplum için çok zararlıdır. Aydınlık kültürden yoksun olan insan, muhakeme yetisini kullanamaz. Muhakeme ve kültürden de yoksun olan kimse ise, her an cinayete sürüklenebilen bir vahşidir. Ahlak ya da görevler bilimi, insanın ve ilişkilerinin incelenmesiyle kazanılır. Kendi kendine asla düşünmeyen kimse, gerçek ahlakı bilmez ve erdem yolunda pek emin olmayan adımlarla yürür, insanlar ne kadar az muhakemede bulunurlarsa, o kadar kötüdürler. Vahşiler, hükümdarlar, makam sahipleri, halkın ayaktakımı, insanların en kötüleridir. Çünkü, insanların en az düşüncede, en az akıl yürütmede bulunanlarıdır. Sofu asla düşünmez ve kendini akıl yürütmekten korur. Bir görüş ileri sürmekten, her inceleme ve araştırmadan korkar, her sultayı izler. Ve çoğunlukla toplumdan uzak bir vicdan, hatalı bir vicdan, ona, kötülük yapmayı kutsal bir görev kılar. İnanmayan, körü körüne iman etmeyen kimse akıl yürütürse tecrübeye başvurur ve tecrübeyi, inceleme yapılmaksızın verilen karara tercih eder. Eğer iyi akıl yürütür, iyi muhakemede bulunursa vicdanı aydınlanır. Ham hayallerinden başka nedenleri olmayan ve aklı asla dinlemeyen sofudan çok gerçek nedenler; iyilik etmek, dürüst davranmak için gerçek gerekçeler bulur. İhtiraslarını dengelemesi, ihtiraslarına karşı durması için, yeterli

dinin ilkeleri karakterinin yumuşaklığıyla uygun düşmez. her muhakeme eden insan. mutlu bir mantıksızlıkla. yaratılış üzerinde. akla uygunluğuyla ve insan türüne yararıyla değerlendirelim. bize kimden gelirse gelsin önemi yoktur. insanların büyük çoğunluğunun çıkarlarına denk gelmeye. ılımlı olur. ya da görüşü aracılığıyla yaratılışı hakkında karar verilmek istenirse.ölçüde güçlü değil midir? Kendisini zaptetmesi gereken en gerçek çıkarları tanımayacak kadar dar kafalı mıdır? Bu durumda. O zaman. ÇÜNKÜ DİN SAÇMADIR VE RAHİPLERİN ALLAH'I KÖTÜ VE KORKUNÇTUR Her düşünen. İnsanın yaratılışı aracılığıyla görüşü hakkında. bazen acıyan. Gerçek söz konusu olunca. Ama yaratılışları bu görüşlere ne yapar? Dolayısıyla ahlaksız bir adam. iyi bir tabip. Görüşler. ancak bu görüşler mizaçlarına. hiçbir şeye inanmayan katilden daha az mı korkulu ve sakıncalıdır? Sofu bir zorba. bu çıkarların kuvvetlerine tekabül edecek bir kuvvet olmaya yeteneksizdirler. dünyada ender hiçbir şey yoktur. her günkü tecrübeye göre. 170. Niçin bu fikirleri uygulamazlar? Şunun için: Mizaçları. Çünkü. vazettiklerini yapmamızı ve yaptıklarını yapmamamızı bize hep söylemezler mi? Din taraftarları. Dini görüşlerin hiçbir yararlı etkisi yoktur. Dini görüşler zararlıdır. Bundan dolayı. Birçok kimsenin tanrısal saydığı Hıristiyanlık ahlakının sert ilkeleri. bu dinin yasakladığı yaratılış yolunu izlemekten geri kalmayan birçok müminden ne daha kötü. bir külhanbeyi. eylemlerine uygun kimseler kadar. dine ve yüksek ahlak kurallarına rağmen. iyi bir tartışmacı olamaz mı? Söz götürmez bir yaratılışla. İnsanları yaratılışlarıyla (yapılarıyla) değerlendirelim ve görüşlerini de. çıkarları ve alışkanlıkları yüksek teorileriyle asla uyuşmaz. ahlak hakkında en doğru fikirlere sahip olduklarını çoğu kez bize gösterirler. çünkü bu görüşler çoğu kez zorbaların. hep yanılma tehlikesine düşülür. bu tavır ve davranış bozukluğu onların görüşlerinin değil. bu durumda. sofu olmayan bir zorbadan daha az mı zorbadır? 169. mümin bir katil. hoşgörülü. Dini görüşler. bağnazların ve rahiplerin ihtiraslarına uygun düşer. beğenilmeyen tabiatlı ve kötü olur. O zaman. eylemleri ve davranışlarıyla da görüşleri hakkında karar vermeyelim. bir zina eden. hiçbir şeye inanmıyormuş gibi davranılır. ne daha iyi olur. yaratılışlarının eseridir. bu ilkeleri başkalarına vazedenlerin mizaçları üzerinde ancak çok zayıf bir etki yapar. Bunlar. Ateşli arzularla karşılaşıldığında. ihtiraslarına. Çünkü. körü körüne inanmayanlara çoğu kez "zındık" derler. Ancak. iyi bir mimar. Mümin olmayan birçok kimsenin tavır ve davranışı bozuk olabilir. bunların tecrübeye. Bir çapkın. muhakeme . az iyiliğe karşılık pek çok kötülük ortaya çıkarırlar. bir mümin olunduğu halde. birçok noktalarda cahil bulunabilir ve çok kötü muhakeme yürütebilir. kan dökücü bir dinin toplumdışı ve acımasız ilkelerine rağmen. dini ilkeler hep bir yana atılır. Çok dindar bir adam. iyi bir astronomi bilgini. iyi bir metafizikçi. iyi bir mantıkçı. Fikirleri ve sözleri. İnsanlar hakkında görüşleriyle karar vermeyelim. çarçabuk inançsız olur. açgözlülerin. bir dolandırıcı. çıkarlarına uygun olduğunda etkili olur.

inanmaz olur. Ruhlar zayıf ya da korkak olursa. bir gulyabani olmuştur. Büyüklük ve kuvvetinin pençesinden kurtulmak olanaksızlığı karşısında dalkavukluk etmek zorunda olan ve yalan söyleye söyleye. rahatsızlıklar içinde yaşarlar. gerçekte olmayan hayaletlerin kendilerini çarpmasından korkarlar. bir yanlışlık. yararsız olduğunu da anlar. Çünkü görür ki. Nasraniyet (Hıristiyanlık) dininin bilginleri. Sofular. sağduyunun bütün ilkelerine karşıdır. mahvolmasını istememek mümkün müdür? Yürekleri isyan ettiren ve düşmanlığı reddetmeye yürekleri mecbur kılan. sonunda efendilerini sevdiklerine kendilerini ikna eden esirler gibi Allah'a ibadet ederler. ilahiyat bir hayal uykusu dokumasından ibarettir. Ruhlar cesaret ve kuvvete sahip olunca. KORKUDUR Korku. bunlardan birçoğu. Çünkü kadıncağızları ve çocukları korkutmak için yapılmış hayaletlerin önünde titreyerek yaşamını geçirmenin rahatsız olduğu kadar. o kadar erkenden titremeye. rahiplerin tanrısallığı tasvir etmek için kullandıkları kara renklerdir. Korku ve endişeden uzak rahat bir duyguya sahip olan insan. hemen hemen hiç muhakeme etmeyen külhanbeylik bazen din yokluğuna sevk ederse. endişeli hayalgüçlerini aralıksız tedirgin eder. Rahipler. renkten renge giren bir kararsızlıkla kendini gösterir. insan türü üzerine düşmüş en büyük karışıklıkların. o kadar korkunç. bir ifrit. Ey sofular. gizli vicdanlarında Allah'ın var olmamasını istemeyecek pek az insan vardır. onların insan ruhundaki saltanatını da yaşatır. daha az samimi bazı bilginleri titretecek bir küfür oldu. insanlığın bütün ürünlerinde bir eğrilik. korkmaya alıştırılmışlardır ki. bütün hayatları boyunca bu boyunduruğu taşır. Bu korkudan bir an kurtulurlarsa. İnsanlar. Refahını ve kişisel huzurunu arayan kişi. Allah'tan o kadar kötü. İbadet edenlerin mabutlarına ve kölelerin efendilerine sevgisi. ruha acıdan ve rahatsızlıktan başka bir şey vermeyen bir hüdavendin yok olmasını. ezer. 171. asla mutlu yaşanmaz. Din ise. en büyük felaketlerin birinci kaynağıdır. Allah'ı sevmek yükümlülüğünün kaldırılması gerektiğine ikna oldu. bıktırır. titreyerek yaşlanır ve her durumda ezici sıkıntılar. Kaçınılmazlığı erdem yaparlar. Kötü ahlakın derin kökler saldığı kötü adamları etkileyemeyecek ölçüde zayıf olan dini vaatler. dini inceler ve kendisini aldanmaktan kurtarır. Allah'larını sevilmeye o kadar az layık olarak oluşturdular ki. Fikri. onları usandıran bir cin. sağlam ahlaklı insan da dinini araştırır ve onu zihninden uzaklaştırmak için çok sayıda yasal neden ve gerekçelere sahip olabilir. tanrısallık. kuvvete sunulan ve kalbin asla katılmadığı tutsakça ve ikiyüzlü bir bağlılıktan başka bir şey değildir. insanları mutlu etmek şöyle dursun. din. Evet. o kadar yasakçı bir zat yapmışlardır ki. ancak titreyerek taşıdıkları boyundurukları çabuk sarsar ve atarlar. 172. Saint Thomas aklını kullanmaya başlar başlamaz insanın Allah'ı sevmek . Pekala! Onu sevmiyorsunuz. ey ibadet edenler! Korkunç bir Allah'a tapıyorsunuz. Bu ise. ilahları yarattığı gibi. Hep titrenildiği zaman. onun olmasını istiyorsunuz.ona kanıtlar ki. tanrısallığın adından. içtenlikle sevemeyecek ölçüde Allah'larından korkarlar.

Aynı cizvit Sirmond şöyle devam eder: "Allah. Eğlenceye. P. Allah'ı. işin sonunda nasıl tümüyle atılmaz. "Allah sevgisinin üzücü boyunduruğundan kurtulmak 'yeni ittifak'ın (yani İseviliğin) bir ayrıcalığıdır. Bu şekilde. hep insanın karakteridir. Daha az asanpesent (kolay beğenen) olan Hurtado. sevmemeli mi?" önemli meselesi kadar. HAYALGÜCÜNÜN HAM HAYALLERİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR Allah'ın karakterini belirleyen. üzerinde asla ittifak edemediği ilkeler karşısında. Hıristiyanlar için. "bu çok erkendir" diye cevap verir. kendine benzeyen. kesin olmayan bir şey yoktur. Ancak ne zaman sevmeli? Bunun belirlenmesini size bırakıyor. 173. yumuşak ve elde edilmesi kolay bir Allah kabul edenlere gözlemci gözüyle bakar. Kolay ilişkiye girebilmek için. neşesiz. küfür." Kendisine atfettikleri başkaldırıcı sertlikle. Henriquez "Her beş yılda bir kez sevmekle". yalnız dimağlarında mevcut olan bir ham hayal hakkında müttefik olabilirler mi! Allah'ın göstericileri (yani din imamları) arasında. "Allah sevilebilir mi. Dinden dönmeler. Hıristiyanların ruhani rehberlerinden bazıları. "can çekişirken Allah'ı sevmek yeterlidir". karara varılamamış. ona. sürekli olarak artan ve kıyıcı olduğu kadar da bitmez tükenmez olan çekişmeler. kendisini aşk muhabbetiyle sevmemizi bize emretmez ve kendisine gönlümüzü vermek şartıyla. "Bu kadar dinbilgini ve üstadının bilemediği kuralları kim bilebilir?" diyor. Ona itaat etmek ve emirlerini uygulayarak sevmek yeterlidir. insan nasıl sarılmaz? Fikri. Başkalarına öğretenlerin bile. Allah'ı sevmenin Hıristiyanlık erdeminin en kahramanca hareketi olduğunu ve insanoğlunun zaaflarının bu kadar kolay artamayacağını söyler. tiksinmeye değer" görünür. rahiplerinin kafalarında bu kadar açık bir şekilde değişen bir Allah'ın varlığı hakkında nasıl kuşkuya düşülmez? Şekilsiz çelişkiler yığınından başka bir şey olmayan bir "Allah". Cizvitler kendilerine taraflar çekmek için. Allah'ı. Ona borçlu olduğumuz tek sevgi budur. haşin. hırçın. P. elde edilmesi kolay bir Allah gereklidir. en tam inançsızlığa ve imansızlığa. "dinsizlik ürünü. ALLAH VE DİN. çekişmeler kaçınılmazdır. Kendisi de bu konuda bir şey bilmiyor. sert mizaçlı adam. kendilerini tarafsız bir göz sayanların güvenini sağlayacak içerikte değildir. Allah bütün yürekle sevilmelidir" derler. Daniel gibi ötekilerse. Sotus ise. "bütün sertlik ve şiddetlerine rağmen. Sirmond bunların hangi esas üzerinde kurulmuş olduğunu soruyor." der. Herkes kendisine göre bir Allah yapar. "her pazar sevmekle" yetiniyor. Cizvit Vasquez temin eder ki. Suarez "Allah'ın arada sırada sevilmesini istediğini" ek olarak açıklıyor. bu inanç tarzı. bize rahatlık vaat etmez. İnsanlar tümüyle birbirinin aynı olmayacak şekilde düşmanlık içinde olduklarından ve değiştiklerinden. Cizvit Pintereau daha uzağa gider. en bozuk insanları inandırmaya elverişli çizgiler ve mizaçla tasvir ederler. O zaten kendisini sevmeyi ve kendisine hiç düşmanlık etmemeyi bize pek emretmemiştir. "Allahyılda bir kez sevilmelidir" diyor.zorunda olduğunu öne sürdüğünden. red ve inkar edilmez? . Ciddi. ÇELİŞKİLİ FİKİRLER KANITLAR Kİ. "titreten" bir Allah ister. düşmanları olan cizvitlerden daha sevimsiz hale getiren "Jansenist"lere. Allah'ın ciddi. yüzü gülmez olabileceğini tasavvur edemez. hazlara dalan neşeli adam. cizvit Sirmont ona. ya da Allah'ı sevmeli mi.

şiddetli azaplarından korkacakları olduğundandır" derler. bunları bildirenlere zincirlerden. insanlar için en ilgi çekici olan bu gerçeğin kanıtlanması için yeni kanıtlar hayal etmekle meşgul derin düşünürler görüldü. gurur ve arzudur. birbirini küfür ve dinsizlikle suçlamakla. bilgiye. kefaretler sağlıyor. En yararlı gerçekler. yalnızca inanmayanları inandıracak şekilde demiyorum. sebep ve gerekçeleri daha sonra inceleriz. İNANÇLI GEÇİNEN RAHİPLER VE HER DİNDEN MESLEKTAŞLARIDIR Dinin meddahları. bize her gün. nasıl başvurulur?! 174. ödenekler alıyorsunuz ve insanları doğru yola çağıranları ve uyaranları cezalandırıyorsunuz. bu kanıtların. Din kimlere iktidar. insanların gerçeğe ulaşıp ulaşmadıklarını incelemektir. hocalar. nüfuz. Ey hüdanın rahipleri. Zaten onların Allah fikrini zihinlerinden silmek istemeleri Allah'ın şiddetli hükümlerinden. kanıtlarının ürünü ne oldu? Meseleyi aynı noktada bıraktılar! Hiçbir şey kanıtlamadılar. bağışlar. Her dönemde. birbirini acımasızca kahretmekle meşgul gördüğümüz rahiplere. Allah hakkında bilgi almak için. ihtirasların inanmayanlara vücut verdiğini söylüyorsunuz. asıl mesele. Kendilerini davaların en iyisini.. Düşüncelerinin. KANITLANMAMIŞTIR Bir Allah'ın varlığı her dinin temelidir. gerçeğe. DEĞİL. size kazançlar. Yeryüzünde insanların cehaletinden. inançsızları inançsız yapan nedenin yalnız ihtiraslar olduğunu tekrar ederler. hahamlar. Pekala! Sizler bu dini ve ham hayallerini savunurken ihtiraslardan ve çıkarlardan gerçekten tümüyle uzak mısınız? Rahiplerin bu kadar çabasına ve gürültü patırtılarına konu olan dini ödenekleri (evkaf gelirlerini) alan kimlerdir? Rahipler. Ey rahipler! İnsanları aldattığınız için ödüllendiriliyorsunuz. felsefeye karşı savaşan ve kendilerini hükümdarların ve kavimlerin gözünde hoyrat kılan kirnlerdir? Rahipler ve her dinden meslektaşları. bizzat ilahiyatçıları da tatmin edecek şekilde asla kanıtlanmış değildir. İnsanları dinsizliğe yönelten nedenler ne olursa olsun. diri diri yakılmak için . Her ülkede akla. insanların güvenine pek layık olmayan bazı efendilerin peşinde giden birçok müminin kanıtlarından daha doğru ve aklı başında olup olmadığını görelim. şimdiye kadar bu önemli dava. "inançsızların tanrılarınıza hücum etmesi bu tanrıların şiddetlerinden korktuklarındandır ve ancak bundandır" diyorsunuz. rütbeler.. Hiçbir adam sebepsiz. Bununla birlikte. çıkar endişesiyle ya da bozuk eğilimlerine karşı olduğu için inançsızların dini terk ettiklerini söylüyorsunuz. rütbe. işkencelerden.Dünyaya bildirdiklerini öne sürdükleri söz konusu gerçeklerin anlamı konusunda sürekli birbirini çürütmekle. servetler veriyor? Rahiplere ve her dinden meslektaşlarına. Önce kanıtları inceleyelim. boş ve batıl fikirlerinden kim yararlanıyor? Rahipler. 175. gerekçesiz hareket etmez. kötü savunmuş olmakla suçlayan meslektaşlarının sitemini kışkırtmaktan başka bir şey yapmadılar. "Ateistleri ortaya çıkaran. itibar. İnsanların budalalıkları.

anlayamadığı ve aklıyla uyumlu hale getiremediği şeyleri kabul etmeyenleri hoş görünüz. HOCALARDA. siz dincilerin mi. Bilgisizliklerini itiraf etmek içtenliğine sahip olanları kibirlenme ya da çalım satmayla suçlamayınız. onlara Allah hakkında akla uygun olan.. kendisini bir kral ya da imparatorun çok üstünde sayar. o köyün ağasından ya da hakiminden daha büyük rol oynar. Allah'ın gerçek içyüzü.alevlenmiş odun yığınlarından başka bir şey sağlamıyor. Hıristiyanlarda bir rahip. o kişiye şöyle küstahça karşılık vermiştir: "Allahınızı her gün elleri içinde ve kraliçenizi ayakları önünde tutan bir adama saygı göstermeyi öğreniniz. itirafınız altında olduğu gibi. HAHAMLARDA BULUNUR Gurur ve kibirlenme. Hangi tarafın. insanlara hakim olmak. ruhanilere özgü kötülük olmuştur ve hep olacaktır. acıma ve yumuşaklıktan bu kadar yoksun kılabilir? Asıl ve esastan uzak zan ve kuruntuları yerleştirmek ya da savunmak için kavimleri silahlandırmaktan ve kan selleri akıtmaktan daha çok kibir ve böbürlenme eseri olan ne vardır? Ey din imamları! "Allahsızlara vücut veren. saygı görmeye bu kadar susamış her muhalefete kızmakta bu kadar çabuk tepkili. inançsızları gururla suçlamak hakkına sahip midir? Kendileri de ender görülen bir alçakgönüllülük ya da derin bir vaziyetle seviliyorlar mı? Benzerlerinden seçiliyorlar mı? Açık değil midir ki. yalnız kibir ve böbürlenmedir" diyorsunuz. budalalıkla suçlamayınız. Allah'ın gerçek içyüzü hakkında onları aydınlatınız. ilahi insanlar gözüyle baktıkları ruhani rehberlerine. rahiplerin bu durumları sürekli olarak beslenip desteklenmiş olmuyor mu? Sıradan insanlar. eğer.. göstericisi olmak iddiası kadar. Onları tatmin edecek bir durumda değilseniz. eğer şimdiye kadar içinizden hiç kimse Allah'ın varlığını açık ve inandırıcı bir şekilde kanıtlayamadıysa. öteki insanlara olduğu kadar size de meçhul ve karanlık örtülerle örtülüyse.. cihan hükmünü versin! 176. Allah tarafından verilen iktidarı uygulamakla kutsal bir karaktere sahip bulunmak ve "zatı ecellü ala"nın elçisi. o halde Allah'ınızın ne olduğunu onlara öğretiniz. ancak alelade insanlar gözüyle baktıkları cismani üstlerinden daha çok bağlıdırlar. Bir köyün papazı. uyum sağlaması ve ayrıcalıklarıyla ruhbanın erişmiş olduğu görülen teveccühlerle. papaz. rahipler. hükümdarların göz yumması. ALLAHSIZLARDAN VE İNANMAYANLARDAN ÇOK SOFULARDA. Eğer Allah'ın göstericileri." Bu durumda. yoksa biz gerçekçilerin mi çıkar duygusuyla hareket ettiğimiz hakkında. onlara Allah'tan söz ediniz. gerçeği ayırt etmenin ne kadar güç olduğunu hissettirmez mi? İnançsız bir gururdan başka hangi ihtiras insanları bu kadar korkunç. bu kadar intikamcı. çelişkili ya da hayali olmayan şeyler söyleyiniz. mesleklerinin esas temelidir. insanı mağrur kılacak ve büyüklendirecek başka bir şey var mıdır? Kavimlerin safdillikleriyle.. görüşleri kendilerini yaralayan kimselerden intikam almak konusunda bu kadar zalim olurlar mıydı? Alçakgönüllü bilim. bağışlayınız. Çelişkilere inanması mümkün olmayan kimseleri delilikle. . gerçekten alçakgönüllü olsalardı. İspanyol eşrafından biri bir papaza karşı şiddetli bir lisan kullandığı için. her ülkede. anlaşılır bir şekilde.

Avrupa'nın bazı ülkelerinde kendi mezhebinden olan bütün hükümdarlar üzerinde fazla mağrur bir Papa'nın vaktiyle uyguladığı zorba nüfuzu iki yüzyıldan heri mahvetmedi mi? Daha aydın olan siyaset. batıl fikir zincirinin bazı halkalarının kendileri için kırılmasına yardım ederler.Hakkında sizin de hiçbir fikriniz olmadığı bir zata ilişkin olarak. hükümdarlardan zorbalar yapmaya çalıştıklarını görmediler mi? Bulutlara kadar yükselttikleri dev yapılı mabutların muazzam ağırlıkları altında bir gün ezileceklerinden bu ruhaniler korksalar. Cezaya çarpılmaksızın zalim olmak hakkını artık onlara vermesinler. teslim etsinler. kendilerini iğrenç kılacak. Eğer. safdilliğin ve kör imanın rahiplerin elinde topladığı büyük mülk ve zenginlikleri onlardan almadı mı? Batıl fikrin ancak sınırlı bir ömrü olduğunu ve yalnız gerçeğin sağlam bir refah sağlamaya yetenekli olduğunu. sizin gibi düşünmeyen insanlar aleyhine kavimlerin kin ve gazaplarını. yeri değil midir? Bin örnek ruhanilere kanıtlamıyor mu ki. zincirden kurtulan bu aslanların. Allah'ın nüfuzunu yeryüzünü sürekli hüzün ve yasa boğan hükümdarları korkutmak için kullansınlar. gerçek ve hakkaniyet üzerine kurulu değilse. "zatı ecellü ala"nın göstericileri. kendi kudretlerini. Sonsuz cezalara mahkum eden bir Allah. en taş yüreklisi. kör eden. onları avutarak. milletleri paraladıktan sonra kendilerini de paralamasından korkmalıdırlar? Vatandaşlar. insanların bozulmasına razı olan. kendi güvenliklerini. insan kavrayışının icat edebileceği şahısların en iğrenci. bu tarihi örneğin hissettirmesi gerekmez miydi? Hükümdarları okşayarak. bazen. 177. güçleri varsa. Bazı hükümdarların ihtirasları. sapkınlıktan kurtulan rahipler ve hükümdarlar. onlar için kutsal hukuk imal ederek. onları iyiliklerinden yoksun bırakan ve bu işlemleri. bilsinler ki. Bizzat ihtiraslar. dünyada . ilahiyatçıların ve rahiplerin çok emin olması gerekir. bir devletin hiçbir uyruğunun baskı altında yaşamaktan çıkarı yoktur. batılın korunmasında bir yararı yoktur. açıktır ki. kendi büyüklüklüklerini zarara sokacak bir kudret ve nüfuzu uygulamada onların da çıkarı yoktur. Genel yarar sonunda insanları aydınlatır. merhametsiz kılan. Batıl er geç yerini gerçeğe terk eder. rahiplere. Hükümdarlara hissettirsinler ki. en sevilmeyenidir. ancak böyle oldukları için insanları sonsuz cezalara uğratma keyfi için yapan bir zorbanın boyunduruğunu kırmak yolunda nasıl çaba gösterilmez? Bize bildirdikleri Allah kadar tuhaf bir hüdaventten iğrenmemek için Tanrıdan gelen iyiliklerden ve mutlu bir gelecekten. elleri ayakları bağlı kavimleri onlara teslim ederek. hemşehriler oldukları zaman rahiplere saygı duyarız. Sözün kısası. bozucu kalplere neden izin veriyor? Kalplerini istediği gibi yapabildiği halde. daha çok şaşılacak bir şey var mıdır? " Ateizm"i ancak kalp bozukluğunun ortaya çıkardığını ve Allah'ın müthiş cezalarından korkulduğu için ve ancak bu nedenle tanrısallık boyunduruğunun atıldığını bize sürekli tekrarlıyorsunuz. Ancak Allahınızı neden savunulmaz bir duruma getiren çizgiler ve dış görünüşle bize tanımlıyorsunuz? Bu kadar güçlü bir Allah. kabul etsinler ki. HAKKANİYET ÜZERİNE KURULMAYAN HİÇBİR SALTANAT KALICI DEĞİLDİR Yeryüzünde hiçbir adamın. Akıl erdirmenin imkansız olduğu teslim edilen bir madde üzerinde muhakeme yürütmekten daha küstahça. hükümdarların öfkesini kışkırtmayınız.

hiçbir hükümet, hiçbir kuvvet güvenlikte değildir. 178. SAVUNUCUSU OLSALARDI, NE KADAR KUDRET VE SAYGIYA MAZHAR OLURLARDI İlahların göstericileri (ruhani sınıf), gelişmesine hizmet etmeleri gereken insan aklına karşı kanlı bir savaş açarak, açık bir şekilde kendi çıkarları aleyhinde hareket ederler. Boş ağız kavgası ve çekişmelerle meşgul olacakları yerde, gerçekten yararlı bilimlerle uğraşarak doğanın, hükümetin ve ahlakın gerçek ilkelerini arasalardı, erişecekleri iktidar ve saygı, en bilgili insanlar üzerine hakimiyetleri, halkın onlara karşı gönül borcu ne kadar büyük olurdu! Zamanını kamu yararına hasreden, düşünce için, hem hükümdarların hem uyruğun ruhlarını aydınlatmak için kullanan bir zümrenin servet ve saygınlığına karşı çıkmak cesaretini kim gösterebilirdi? Ey rahipler! Ey ilahiyatçıtar! Ham hayallerinizi, anlaşılmaz yargılarınızı, iğrenç çekişmelerinizi artık bırakınız! Ancak milletlerin çocukluk dönemlerinde size yararlı olabilmiş olan bu hayalleri ve hayaletleri, hayal uykusu vadisine sürünüz. Sözün kısası, akıl ve insafa layık bir tavır ve davranış alınız. Karşıtlarınıza kahır ve baskı çanı çalacağınıza; kavimler arasındaki ahmakça mücadeleleri sürdüreceğinize; onlara yararsız ve bağnaz erdemler vazedeceğinize; bize, insani ve toplumsal bir ahlak vazediniz! Bize, gerçekten dünyaya yararlı erdemler vazediniz. Akıl ve muhakemenin elçisi, milletlerin vicdan ışığı, özgürlüğün savunucusu, suistimallerin iyileştiricisi, gerçeğin dostu olunuz! Biz de sizi kutsarız, severiz; herkes, vatandaşlarınızın gönüllerindeki hüküm ve nüfuzunuzu temin eder. 179. MUTLU VE BÜYÜK DEVRİMLER GERÇEKLEŞİRDİ Her dönemin filozofları, milletler içinde din imamlarına özgü sanılan rolü almışlardır. Din imamlarının felsefeye kin ve düşmanlığı, hiçbir zaman bir meslek çekememezliğinden başka bir şey olmamıştır. Düşünmeyi, düşünce üretmeyi alışkanlık haline getirmiş insanların birbirine zarar vermeye, birbirini itibardan düşürmeye bakacaklarına; batılı çürütmek, gerçeği aramak ve özellikle hükümdarların ve uyruğun aynı ölçüde etkilendikleri ve kışkırtıcılarının bile er geç kurbanı oldukları batıl fikirleri kovmak için çabalarını birleştirmeleri gerekmez miydi? Aydın bir hükümetin elinde, rahipler, vatandaşların en yararlısı olurdu. Zaten devletten bolca ödenek alan ve hayatlarını kazanmak sıkıntısından uzak olan bu adamların başkalarını eğitecek ve aydınlatmaya çalışacak bir duruma gelmesi için, okuyarak, ders alarak öğrenmeye ve aydınlanmaya koyulmaktan daha iyi ne işleri olurdu? Verimsiz, yoğun karanlıklara dalacakları yerde, biraz aydınlık gerçekler keşfetselerdi, bunların zekası daha çok hoşnut olmaz mıydı? İnsanlara özgü bir ahlakın çok açık olan ilkelerini belirlemek, ilahi ve teolojik bir ahlakın hayali ilkeleriyle uğraşmaktan daha mı zor olurdu? En sıradan kimseler, anlaşılmaz deyişlerle, hiçbir zaman bir şey anlamayacakları karanlık ve belirsiz tanımlamalarla belleklerini doldurmaktansa, kafalarına görevlerinin basit ilkelerini yerleştirselerdi, onlar için, bu daha mı zahmetli olurdu? İnsanlara, gerçek hiçbir yararı olmayan şeyler öğretmek için ne kadar çok zaman, ne kadar beyhude zahmet harcanır. Milletler için hiçbir yararı olmaksızın,

birçok ülkede, milletlerin kanlarını emen bu kadar manastır; iyi niyet sahibi hükümdarlar için, kamu yararı için, bilimlerin ve bilginin ilerlemesini sağlamak için, gençliğin eğitimi için ne kadar araç ve kaynak sunardı! Ancak, özellikle kendisinin hükmetmesini isteyen hurafe, yalnız yararsız yaratıklar yetiştirmekten başka bir şey istememiş görünür. Birçok ülkede, hiçbir şey yapmamak, insan topluluğuna yararlı hiçbir iş görmemek için mükemmel olarak donatılmış olan kadın ve erkek bir sürü papazdan ne yararlar sağlanırdı. Bunları verimsiz hayale dalmalarla, robotlaşmış ibadetlerle işgal edecek, oruçlar ve çilelerle ezecek yerde; bunların arasında niçin, dünyaya yararlı bir şekilde hizmet etme araçlarını aramaya kendilerini yöneltecek sonuç verici bir rekabet uyandırılmıyor? Gençliklerinde öğrencilerinin kafalarını masallarla, verimsiz yargılarla, anlamsız şeylerle dolduracaklarına, ruhaniler, öğrencilerine gerçek şeyler öğretmeye, öğrencilerini vatana yararlı vatandaşlar yapmaya neden davet ya da mecbur edilmiyor? Rahiplerin eğitim tarzıyla yetişen insanlar, kendilerinden akıl ve muhakeme yetisini yok eden ruhbandan ve kendilerini soyan zorbalardan başka kimseye yararlı olmazlar. 180. ALEYHİNE HİÇBİR ŞEY KANITLAMAZ İnanıcılık taraftarları, inanmayanları, çoğunlukla "samimiyetsizlikle" suçlarlar, çünkü hastalık sırasında ilkelerinde sarsıldıkları, görüşlerini değiştirdikleri ve ölürken kanaatlerini terk ettikleri görülür. Vücut perişan olduğu zaman, muhakeme yetisi de birlikte perişan olur. Sakat ve iş yapamaz insan, son demi yaklaştığında, akıl ve muhakemesinin kendisini terk ettiğini bizzat fark eder. Asıl belirgin niteliği cesareti yıkmak, korkak kılmak ve dimağı zayıflatmak olan bazı hastalıklar vardır; bazı hastalıklar da vardır ki, bedeni yıkıma uğratırken muhakemeyi asla bozmaz. Her ne olursa olsun, hastalığında kanaatini değiştiren bir inançsız, dinin kesin bir şekilde zorunlu kıldığı görevi sağlıklıyken ihmal eden bir inanandan ne daha nadirdir, ne daha olağanüstü. Saltanatı döneminde tanrılar hakkında az saygı gösteren Isparta Kralı Cleomenes, hayatının sonlarında hurafelere inanır oldu. Tanrısallığı kendisiyle ilgilendirmek için çevresine bir sürü rahip ve haham topladı. Dostlarından biri kendisine, bundan dolayı şaşkınlığını söylediğinde, Cleomenes şu cevabı verdi: "Ne şaşırıyorsunuz? Ben artık eski ben değilim; aynı adam olmadığımdan aynı tarzda düşünemem ". Din imamları günlük işlerinde, başkalarına öğrettikleri sıkı ilkeleri yalanlar ve öğrettikleri sıkı dini hükümlere oldukça sık karşı gelirler. Öyle ki, inançsızlar onları samimi olmamakla suçlarlar. Bazı inançsızlar, gerek can çekişme gerek hastalıkları sırasında, sağlıklıyken savundukları görüşleri yalanlarsa, rahipler, savundukları dini sağlıklıyken bile yalanlamazlar mı? "Kendi yapmadığınızı, neden başkalarına yaptırıyorsunuz?" paylama sorusuna maruz olmazlar mı? Cömert, açgözlülükten arınmış, görkemin düşmanı, yoksulluğun dostu Prelats'lar, yani ruhani başkanlar görüyör muyuz? Sözün kısası, birçok Hıristiyan rahibin yaratılışının, hüdaları ve örnek misalleri olan Hazreti İsa'nın sıkı ahlakına uyduğunu hiç görüyor muyuz? 181. DOĞRU DEĞİLDİR

Bize diyorlar ki; "Ateizm, toplumun bütün bağlarını koparır. Bir Allah'ın varlığına inanmaksızın anlaşma ve sözleşmelerinin kutsallığı ne olur. Tanrısallığa ciddi olarak tanık olamayan bir Ateist nasıl bağlanır? " Ancak, anlaşma ve sözleşmeler, insanın sorumlulukları yerine getirme zorunluluğuna daha çok kuvvet mi verir? Yalan söyleyecek kadar küstah olan bir kimsenin yeminini bozması için daha çok mu küstah olması gerekir? Sözünde durmayacak kadar alçak olan ya da insanların saygısını kaybetmeyi hiçe sayarak sözünde durmayacak kadar haksız olan kimse, anlaşma ve sözleşmelerini yaparken ilahları tanık gösterdi diye, sözüne ve anlaşmalarına daha çok sadık olmaz. İnsanların vereceği hükmü hiçe sayan hükümdarlar, insanların en kolay yemin edenleri ve sözleşmelerine en kolay muhalefet edenleri değil midir? 182. TEKRARLANAN GÖRÜŞLERİN REDDİ Bize hep diyorlar ki, "Halk için bir din gereklidir. Aydın kişiler bir manevi zabıtaya muhtaç değilse de, hiç olmazsa akıl ve muhakemelerini hiç geliştirmemiş olan kaba adamlar için din gereklidir. " Sarhoşluğa, hayvanlığa, saldırganlığa, hilekarlığa, her türlü aşırılıklara bu dinin engel olduğunu görüyor muyuz? Tanrısallık hakkında hiçbir fikri bulunmayan bir kavim, aralarında bölünmelerin ve kötü ahlakın hakim olduğu görülen birçok inançlı kavimden daha iğrenç bir tarzda hareket edebilir mi? Mabetlerinden başları öne eğik çıktıktan sonra, sıradan insanların, bilinen eğelencelerine daldıkları görülmüyor mu? Sözün kısası, kavimler, bu kadar kaba ve bu kadar az aklı başında iseler, bunların ahmaklıkları, uyruklarının gözlerinin açılmasına, kültür ve aydınlanmaya sahip olmalarına karşı olan hükümdarların ihmalleri sonucu değil midir? Kısaca, kavimlerin akılsızlığı; insanları makul bir ahlak doğrultusunda eğitecek yerde, yoksulları hiçbir zaman masallardan, hayal uykusundan, dini işlerden, kavramlardan ve her şeyi içerdiğini kabul ettikleri sahte erdemlerden başka bir şeyle doyurmayan rahiplerin açık bir eseri değil midir? Halk için din, alışkanlık sonucu bağlı olduğu, gözlerini eğlendiren, mizacı üstünde etkili olan ve ahlakını iyileştirmeksizin uyuşuk zihnini geçici olarak tahrik eden boş bir merasimin süslü altınlarından başka bir şey değildir. Bizzat din adamlarının itiraf ettiği gibi, insanın hayatını düzenleyen ve her türlü kişisel isteklere üstünlük sağlayan biricik yetenekli din kadar ender bulunan hiçbir şey yoktur. Adil ve hakkaniyetli düşünelim; en kalabalık ve sofu kavimde, dini sistemlerinin ilkelerini bilmeye, bu ilkelerde fesat eğilimlerini söndürmeye yetenekli kafalar çok var mıdır? Birçok kimse bize diyecektir ki; hiçbir dizgine sahip olmamaktansa, gelişigüzel bir dizgine sahip olmak daha iyidir. Bunlar iddia ederler ki, din; büyük çoğunluk üzerinde etkisiz kalsa da, olmadığı takdirde hiç vicdan azabı duymaksızın cinayetlere girişecek olan bazı şahısları zapt etmeye yarar... Kuşkusuz, insanlara bir dizgin, bir fren gereklidir. Ancak gerekli olan dizgin, hayali dizgin değildir. Onlara, gerçek ve gözle görülen dizginler gereklidir. Onlara, Pan yıldırmalarından ve umacı korkutmalarından daha zapt edici gerçek korkular gereklidir. Din ancak, birkaç korkak ruhu korkutur; bunların ise karakterlerinin zayıflığı zaten kendilerini vatandaşları için az korkunç kılar. (Yani bu korkak ruhlular zaten iyilik ve kötülüğe güçleri yetmediği için,

kafasında çok tehlikeli ekşimeler oluşturan bir şeyden kurtulmuş olmakla avunabilirdi. Hükümdarlar! Rahiplerinizin ahmakça kavgalarına katılacağınıza. ilahiyatın en işlek zekalar için bile imkansız hal ve zorluklarla dolu olduğunu gördüğümüz ilkelerinden daha kolay kavranılabilir değil midir? Her ülkede halkın bir şey anlamadığı bir dini vardır. daha az düşünür. Hiç akıl yürütmede bulunmayan sıradan insanlara gelince. herkese saygı ve büyüklük bırakır. insanları daha iyi kılmaksızın karışıklığa düşüren bu ilahiyatın layık olduğu ilgisizliği ve derin nefreti teslim edeceklerdir. bir fizikçinin "sistem"leri. toplum bir yarar sağlamaz. çok sağlam bir ahlak. Hiç olmazsa bunlara inanmak zorunda olmayacak ve bunların hükümlerine riayetsizliğin tehlikesini hissetmeyecek kimse kalmaz. bir avukatın savunmaları sıradan insanlar için ne kadar yabancı kalırsa. fikir ve muhakemede bulunanlara hissettirir. toplumun geri kalan sınıfları için hem gereksiz hem zararlıdır.) Adil bir hükümet. ilahiyat. bütün uyruğunuzu . İnsanların çıkarı er geç gözlerini açtırır. DEĞİLDİR "Akla dayanan ateizm insan için uygun mudur?" tarzında bir sorunun sorulması muhtemeldir. İlahiyatın nice derin hayalcileri meşgul eden metafizik kanıtların ve dini çekişmelerin hazmı. tümüyle yararsız olduğu gibi. halka doğru yolu gösterme özenini çoğu kez bizzat kendileri göstermezler mi? 184. ateizmi vazetmekte ne yarar vardır? Bunun hiç olmazsa şu yararı olabilir: Asılsız. bunlar. bir ateistin kanıtlarından daha mı olanaklıdır? Halkın kavrayışı için. bir geometricinin hesapları. daha çok mu uysal ve uygundur? Asla! Ateizm'in akıl üzerine kurulu ilkeleri. bir doktorun inceleme ve gözlemleri. Makaleler. Genel mutluluğa hizmet etmeyen bu kadar külfetli dini işlerin yararsızlığı hissedilecektir. Bu soruya karşılık olarak derim ki. O halde. bir mimarın projeleri. MAKUL ÖĞÜTLER Eğer ilahiyat ilahiyatçılara yararlı bir ticaret dalıysa. bir astronomun gözlemleri. kultür ışıkları yavaş yavaş yayılarak zamanla halkın gözlerini etlkilemeye başlar. Halk hemen hemen hiç okumaz. tartışma gerektiren her sistem insan için uygun değildir. bir ateistin kanıtları da sıradan insanlar için o kadar anlaşılmaz ve hiçbir şey ifade etmez olarak kalır. şiddetli yasalar. Hükümdarlar ve kavimler bir gün kuşkusuz. hahamları. Halk tesadüfen bu ilahiyatı kaybedecek olsaydı.bunların dinden korkmalarından. Başka bir yön daha var: Halkı aldatanlar. çok sabittir ki. hepsi insanların haberi olmaksızın insan yararı için çalışan. aklı başında ve sağlam kimseler aydınlanır. 183. muhakeme edenler için yazılır. rahipleri. halk için "fazla yüce" olan ilahiyatla ancak hocaları. daha az muhakemede bulunur. Sıradan insanlar için yazmak ya da sıradan insanları bir darbede batıl fikirlerinden kurtarmak iddiasında bulunmak çok delice bir iş olur. Gülünç bir önem atfetmekten çekilir çekilmez. esassız şeylerden dolayı rahatsız olmak kadar tuhaf ve başkalarını rahatsız etmek kadar haksız bir şey olmadığını. sıradan insanlar için. bir kimyacının deneyleri. okuyanlar. sözün kısası ruhanileri ilgilenir. devletlerin düzenlerini artık bozamayacak olan bu kadar berbat çekişmelerden utanılacaktır.

fiziksel yaratıklar için değildir. toplum da onların delice çekişmelerine katılmalı mıdır? Birkaç inatçı hayalcinin hayallerine değer vermek için. edebe aykırı hareketi uzak tutunuz. Eğer milletlerin başkanları daha adil. çalışmalarında yüreklendiriniz. din olarak adlandırılan şey. çiftçilere. Herkesin istediği gibi düşünmesine izin verilsin. aralarında çekişecek kadar deli iseler. hariplere. insanlara göre değildir. Başka bir dünyada onları bekleyen şansla kendinizi rahatsız etmeyiniz. anlamsız şeyler hakkındaki düşünce tarzlarıyla ilgilenmeyiniz. Onları adilce yönetiniz. ilahiyatçıların tartışmaları. büyük bir cinayet sayarlar. İnsanın anlayışına sığmayan şey. ancak akıl ve muhakeme sahipleri üzerinde hükümran olma sanatını bilmemezlikten gelen zorbalar için yararlıdır. her türlü dolandırıcılıkları. fizikçilerin. eğitimlerini gözetiniz. O zaman. kavimlerin kanının akması mı gerekir? İlahiyatçıları engellerinden ve kavimlerin batıl düşüncelerinden kurtarmak çok zorsa. Fiilen. hükümdarların zorbalığı yüzündendir. Hükümdarlar ilahiyata karışmaktan uzak olunca. Teolojik çekişmelerin devletler için ciddi sonuçlar ortaya çıkarması.tekdüze bir görüşe boyun eğdirmek iddiasında bulunacağınıza. dini ayinlerin uygulanmasında düzenli olarak hazır bulunurlar. genel güvenliği. Eğer onun batıl fikirlerini sarsmaya ya da yok etmeye erişilmiş olunsaydı. karşılıksız çalışmayan . Gerçekte. tabiplerin. gaspları ve yasanın cezalandırmadığı her türlü suistimali kendilerine mubah saydıkları görülür. onların adına inanır. herhalde bir tarafın aykırılıklarının. özgürlüklerine ve mallarına dokunmayınız. Size borçlu olunacak sevgi ve saygı duyguları hakkında düşünceleri birleşik olur. Bunları anlamak için kudretli deha çabaları mı gerekir? İlahiyatçılar. ilahiyatçıların çekişmelerinde korkulacak bir şey kalmaz. Akıl erdirilemeyen sırlar. yeteneklerini ve erdemlerini ödüllendiriniz. kadınlara ve büyük şehirleri dolduran bozuk ahlaklı birçok uşağa ne yarar sağlayabildiğini bize göstermeliydiler. halkın hiçbir fikri yoktur. halktan dinini koparmak. zanaatkarlara. Bu tür kimselerin hepsi dindardır. Papazları. ulusunuzun tek rehberi olursunuz. itikat eder. ancak görüşleri yüzünden başkalarına zarar verme izni kimseye verilmesin. Hem sizin. bilinmeyen görüşlere ve sırlara bulaşmış işlere kör bir bağlılıktan başka bir şey değildir. kendilerine iyi yasalar veriniz. Onlar da rehberlerinin meçhul itikatlarına sözle katılırlar. Bütün bunların ahlaka ne yararı olur? İyilik ve ahlak hakkında hiçbir fikirleri yoktur. dini öğütleri dikkatle dinlerler. daha aklı başında olsaydı. ondan hiçbir şey koparmamaktır. Dinin önemini ve yararını bize bu kadar çok övenler. sınırlı zekalar için yapılmış değildir. dilbilginlerinin ve eleştirmenlerin tartışmalarından daha fazla ilgilendirmezdi. öteki tarafın budalalıklarının kötü etkiler oluşturmasına engel olmak çok kolaydır. kendinize itaat ettirmek için uydurma masallara muhtaç olmazsınız. hem kendileri için yararsız. "Metafizik" olan şey. bu durumda. 185. "Kömürcü imanı" denilen basmakalıp imana sahiptirler. Ta çocukluklarından beri uymaları söylenen buyrukların birine karşı çıkmayı. anlaşılmazlığını bizzat teslim ettikleri konular üzerinde. dinin yaptığı etkileri ve teolojinin tartışmalarının hammallara. onların bu dünyadaki mutluluklarıyla meşgul olunuz. dinleri hakkında. hilekarlıkları. İlahiyat efsaneleri.

ilkeleri keyfileştirmekten. din. din. zorluk çekilmeden teslim edilir ki. ilahiyat. insanları kötülükte ve cehalette tular ve en çok ilgileri olan şeyleri öğrenme isteğini bile onlardan koparır. UTANMAKSIZIN TANRISALLIK TARAFINDAN GÖNDERİLDİKLERİNİ SÖYLEYEN ADAMLAR TARAFINDAN TESİS EDİLMİŞTİR İnsan zekasının tarihini biraz izlemek zahmetine katlanılırsa. kendi içeriğini bilmek. bilimin ve mutluluğun yolunda insanlara rehberlik etmekten çok. kendisini çoğu kez pek kötü aşırılıklara yönelten kimselere güvenmemeyi öğretmekten başka bir şey yapılmış olmazdı. ancak onların acıyan. deneyler yapmak imkansızlığı içinde. insan zekasını ancak efsanelerle işgal etmiştir. milletleri ve başkanlarını. hurafenin kuşatmak istediği engelleri. başka hareket çizgisi yoktur. Din. Teoloji. insanların yüreklerini ve zekalarını daraltmaya özgüdür. Batıl dini düşüncelerin kör ettiği insan. tanrıların göstericileri arada sırada bazı yararlı buluşlar yaptılarsa. ahlakı tanrıların ya da gösl eri cilerinin keyif ve duygularına bağlı kılmaktan başka bir şey yapmaz. Eğer. maneviyat. ilerlemesine engel olan hayaletlerle korkutur. Eğitmek ve öğretmek bahanesiyle. kavimlerin hayalgücünü çocukça hayallerle dolduran anlayışı geliştirmiş. onlar için anlaşılmaz muammalardır. Maddiyat. rahiplerinin kendilerine göstermek istediği yaratılış kuralından başka bir kural. ancak kendisi de karanlık olduğundan. insan zekasını korkutma ve yıldırmalar altında ezer. Halk için. erdemli olmalarına her şey muhalefet eder. siyaset. İlahiyat. milletleri göksel belaları olan esrarengiz bir zorbalığa dönüştürür. Ahlakı belirsizleştirmekten. görevlerine. halkı sofu yapmaya yardım eder. Hurafe. Din. bilim ve muhakemesini eğitmek. Sözün kısası. Hurafe. insan zekasını sonsuza kadar küçük tutmak iddiasında bulunduklarını. egemenler görmüşlerdir. kavimleri ise hüdaventlerinin teveccühüne hak kazanmak için ahlakı ayakları altına alan cahil esirlere dönüştürür. ilahiyat. yollarını kaybettirmeye yarar. önce. iyi işlerde bulunmalarına karşı derin bir cehalet içinde tutmaktan başka bir şeyle ilgilenmez.rehberleri hakkındaki tehlikeli güvenleri azaltmaktan ya da yok etmekten ve din bahanesi altında. ilişkilerine. "kutsal gerçekler" olarak yutturmuş olduğu masallarda insan zekasını otlatmakla işe başlamış. Allah'larından ve bunların inanılmaz işlerinden başka bir şey söylememiştir. masallarla uyutulan çocuk muamelesi yapmıştır. aşılması olanaksız engeller oluşturur. kavimlere. Her şey. insanlara hep. bu buluşlara hep anlaşılmaz bir eda vermeye ve bunları sır gölgeleriyle kuşatmaya özen . gerçek bilginin ilerlemesine karşı. gerçeklerden yılgınlığa düşer. 186. insan zekasının sınırlarını adlandırmaktan çekinmiştir. yasama. kendi görüşüne uymayınca. CEHALETLERİNİN YARDIMIYLA. hükümdarları adaletsiz ve utanmaz zorbalara. akıllı. her şeyin yerine geçer. gerçek çıkarlarına. İnsanları yönetme sanatı. Kendisi olgunlaşmaya yeteneksiz olduğundan. Rahiplerle bütün asırların en iyi zekaları arasında hep kalıcı olan kavga şundandır: Her dönemde. din büyüklerinin hala "itiraz götürmez gerçekler" gibi yutturmaya çalıştıkları. görünür ki.

Bu teoriler ve hayali sırlar. sırlarına kendilerini de ortak etmeleri için istedikleri sınavlardan geçmek zorunda kalmışlardır. Onların ellerinde bilim. perilerden. Bunlar. felsefe. zekayı aydınlatacak yerde kör etti ve insan zekasını gerçekten yararlı amaçlardan alıkoydu. hurafeler bulaşmış dini işlerinin. muammalardan. hilekarlar ya da puta tapan hayalciler tarafından düşlenen garabetler hala . ancak sarsılmış olarak yürüdü ve ancak "kekeledi". Milletlerin ilk yasa yapıcıları rahipler oldu. Mısır'dan alınmış tuhaf fikirlerle dolu olduğunu gördüğümüz ibrani dininin peygamberlerinden. ruhlardan. cinaslı ve kerametli sözlerden başka bir şey söylemediler. dinden uzaklaşmaksızın bunlardan hala uzaklaşılamaz. büyülerinin. bu sınavdan geçirilmelerin pahasınadır ki. AYİNLERİNİ HEP BİRBİRLERİNDEN ALMIŞTIR Eski rahiplerin dinleri yok oldu. üzerinde en büyük dehaların binlerce yıldan beri çalıştığı o boş ve soyut bilimin temelini oluşturan başka hayali görüntülerden söz ederler. Gizli amaçlardan. bugün bile felsefe aleminin büyük bir bölümünde geçerlidir ve hüküm sürer. ilk tabipler rahipler oldu. yasa yapıcılarından kalan türbeleri saygıyla ziyaret etmeleri hala Hıristiyanlara emredilir. merak uyandırmaya. Bu şekilde. Platon'lar önemsiz bazı bilgiler elde etmek için rahiplerin ayakları önünde sürünmek. bize. 187. levhimahfuzda (Allah tarafından değerlendirilen şeylerin yazılı olduğu manevi levhada) okuma yeteneğinde bulundukları sanılan ve kendilerine cesaretle "Allah'ın elçileri" süsünü veren kimseler hakkında şaşakalmış halka. genel toplamı artık bizim için var olmayan sistemlerinden birçok dağınık kısımları topladılar. Bu teoriler ve hayaller. cinlerden. aklı yolundan saptırmakta hükümet tarafından çıkarcı kılınan bu hayalciler mektebindendir ki. Teolojinin başka bir tarzda yeniden giydirmekten başka bir şey yapmadığı dogmaları çağdaş dinlerimizde hala aynen bulmakla kalmıyoruz. yalnız bunlar için gönül eğlendirici olan cazip fikirlerinden gizli anlamlar çıkarmalarına izin verilmiştir. Keldanı rahiplerine göre.göstermişlerdir. ilk mitolog ve şairler rahipler oldu. Mısır ve Hindistan. Teolojik teoriler ve eski ileri gelenlerinin gizli hayalleri. Pisagor'lar. hala tümüyle anlaşılmaz olan şeyleri pek çok beğenenler için. "kutsal"laştı ve rahip olmayanlara yasak bir şey oldu. Thergie'lerinin*. rahiplerinden. Bu şekilde. Her ne kadar yeni ilahiyatçılarımız onlara sahtekar gözüyle bakıyorlarsa da. kutsal bir saygı ilham etmeye çok elverişli araçlar olmuştur. ilk unsurlarını ödünç almak zorunda kalmıştır. çağdaş teoloji tarafından kabul edilmiş olduğundan. Allah tarafından eğitildikleri ve yeryüzünün kaderini. bu bilimin temellerini oluşturmaktadır. iblislerden ve en derin düşünürlerin düşüncelerinin konusu olan metafizikten. karanlık olan ve karanlık olması kendisine şaşırtıcı ve ilahi süsü veren bir kutsallık. gizli kapaklı sözlerden. İlkelerinde belirsiz ya da yanlış ve uydurma masallarla karışık ve özellikle hayalgücünü karıştırmak için yapılmış olan bu felsefe. göksel yaratıklardan. ya da daha doğrusu bu dinler biçim değiştirmekten başka bir şey yapmadı. Memphis ve Babillon'un bazı hayalcilerinin tahayyül etmiş oldukları varsayımlar. Bu sarsıntıların. hayalgücünü çalıştırmaya hizmet etmeye ve özellikle. meleklerden. efsunlarının dikkat çeken artıklarını da bu dinlerde görüyoruz. ilk bilginler rahipler oldu.

Yahudilikten ve Arabistan'ın eski dininden ibarettir. gerçekte dinin bize "açıkladığı" nedir? Din ne kadar çok incelenirse. En eski zamandan günümüze gelinceye kadar. insanların bütün dinleri arasında göze çarpıcı benzerlikler görülür. felsefeye ne katkıda bulundu? Teoloji. seleflerinin malzemelerini kullanmışlardır. felsefeyi anlaşılmaz ve en açık gerçekleri kuşkulu yapmaya özgü bir jargona dönüştürdü. putatapma (sanemperestlik) ayinini bu dinden uzaklaştırmış olan Musa'nın dinine temel hizmetini görmüştür.. Dinler. Sözü. sürekli anlaşılmayan bir hal alır. o oranda. İnsan zekasını. her şeyi sırra dönüştürür. başarısız bir şekilde sonda etmekle ilgilendi. kuraklıkların. Her yerde iğrenç ibadet yerlerinin. Yaratmak nedir? Bu konuda hiçbir fikre sahip olunmaz. savaşların. . Çeşitli hurafelerin soyut hayaletlerini ve ayin biçimlerini birbirlerinden aldıkları görülür. eklemek ve o anki amaçlarına uymayanları kaldırmak hakkını koruyarak. Müslümanlık ise. Yeryüzünün her yerinde dini fikirlerin. Bu nosyonlar. doğaüstü ya da gizli nedenler koydu. Zor olayları. Teoloji. dünyada hiçbir şey açıklanamaz. insan zekası daha çok aydınlatılmış olur. Sorarım: Eşyayı birtakım meçhul etkenlere. su baskınlarının. Mısır dini. Doğal ve basit nedenler yerine. insan kendi kendini anlamak imkansızlığına düşer. bize olanaksız şeylerle açıklar. birleştirilmiş " Yudaizm"den (Musevilikten) başka bir şey değildir. Ancak. Musa hizipçi bir Mısırlıdan başka bir şey olmamıştır. namazların. açıklamaktan çok karıştıran. görülemeyen kudretlere. Zor şeyleri. Burada. kıtlıkların. Hıristiyanlık. Allah nedir? Bu konuda hiçbir şey bilinmez. 189. depremlerin nedenleri nedir? "Allah'ın gazabı". teolojik nosyonların bütün fikirlerimizi karıştırmaktan başka bir sonuca ulaştırmadığı görülür. felsefenin seyrini düzenleme yetkisine özellikle teoloji sahip olmuştur. doğa. teolojisiz.. * Gökyüzü ruhları ile ilişkiler üzerine kurulu bir tür büyü. Vebanın. AYDINLATMAZ Din taraftarlarına bakılırsa. gerçeği aşılması olanaksız surlarla kuşatmak için özel olarak icat edilmiş görünen kelimelerle doldurdu. metafiziğin hayali ve yasak bölgelerine attı. Akıl yürütme sanatını bir sözcük bilimine çevirdi. yararsız ve tehlikeli girdapları. Kesinlikle akıl erdirilemeyen tanrısal içerik. "Kainatıyaratan Allah'tır" diyecek. hacların. insan cesaretini kıran. eşyanın içyüzünü açıklamak mıdır? Üzerine küstah bakışlarını boşuna yönelteceği kendisine her dakika tekrar edilen "hikmetirabbaniye" haynelerinin derinliklerine başvurulduğu zaman. Bu felaketlere karşı ne çareye başvurulmalı? Duaların. genellikle bunları birleştirmek. anlamsız ve eşyanın içyüzünü ifadeden aciz olan. akla ve apaçık ilkelere karşı insanı güvensiz yapan. kavimleri. kurbanların. koleranın. maddi olmayan etkenlere bağlamak ve dayandırmak.Hıristiyanların "kutsal" görüşleridir. hayret durumunda. anlaşılması bu olayların anlaşılmasından daha zor olan etkenlerle açıkladı. eşyayı. dönem dönem kederlendirdiği ve sevindirdiği görülür. ibadet işlerinin zihinleri meşgul ettiği ve meditasyon konuları olduğu görülür. Hıristiyanlıktan. zekasının gücüne güvensizliğe iten. 188. zaten açıklanması zor görünen insan içeriğini anlatabilir mi? Bir Hıristiyana sorunuz: Dünyanın kökeni nedir? Size cevap olarak. Tarihe biraz göz atılırsa.

bizzat tanrısallık tarafından bildirilmiş olmakla kutsadığı mukaddes kitaba uygun olmadığından. İnsanlar neden kötüdür? Avrupalı bir teoloji bilgini size hemen der ki. düşündüğünü görmüyor muyuz? Sorumuza cevap olarak. çıkarlarına uymayan sistemleri söndürmeye hep özen göstermişlerdir. fahiş hatalarla birleştirmek için. tam hayal derler. bugün Hıristiyan filozoflar. Yerküre güneşin çevresinde döner mi? Böyle bir sistem. küfür ve itaatsizliğe düşmeksizin düşünülemeyeceğini söyledi.adakların. tanrıların göstericileriyle çekişmeye. Allah neden gazaba gelmiştir? Çünkü insanlar kötüdür. kendi kendilerini ne kadar yedek önlemlerle kuşatmışlardır! Bazı açıkgöz rahipler. ünlü filozof Descartes'ın felsefe mesleğinin taraftarı ya da bu felsefeye mensup demektir. hayvanın da insanlara çok benzer bir şekilde hareket ettiğini. hayvanı ne hakla mahrum ediyorsunuz? Şu nedenle olacak ki. Ancak şeytanı kim yarattı? "Allah". dövüşmeye ve düşmanlığa düşmekten çekinmek için. İnsan türünü bozmaya özgü bir şeytanı Allah neden yarattı? Bu konuda bilinen hiçbir şey yoktur. ne maharetler kullanmışlardır! Buluşlarını dinlerin kutsallaştırdığı ham hayallerle. Ne rengi. Bir ruh nedir? Maddi olmayan bir varlıktır. bunun. hakkında hiçbir şey bilmeden insana uygun gördüğünüz ruhtan. vahiy-eser kitaplarının tanıklığından çok açıklığa teslim olmaya erişmişlerdir. mantık açısından zor bir duruma düşürebilir! Yuları hep teolojinin elinde olarak çekilip götürülen felsefenin. Hayvanların ruhları var mıdır? Hayvanların makineler olduğunu Karteziyen* size temin eder. Bu kadını böyle bir budalalık yapmaya kim yöneltti? "Şeytan". dünyanın maddi ve ruhani meselelerini açıklamak için doğurmak zorunda olduğu çocukça durumun örnekleri işte bunlardır. Descartes'lar. (A. tanrısal gazabı yatıştırmak için gerçek çareler olduğunu bize söylerler. Ancak. Teoloji. Ancak. Malebranche'ler ve diğer birçoğu ne kadar varsayımlar. "İlk kadın tarafından aldatılan ilk erkek. mantıksız olmak tehlikesine düştüğü ölçüde. * Karteziyen. KISITLADIĞI VE KÜLTÜR. Allah'ın dokunmayı yasakladığı bir elmadan yedi". her dönemde "Procuste'ün . bu bir sırdır. iki yüzyıl önce sofu bir fizikçi. hissettiğini. ne şekli. eski ve yeni bütün düşünürler ne kaçamaklar. Bugün bu konuda ne düşünülüyor? Tanrısal bildirime rağmen. hayvanların ruhları. İnsan vücudunun eylem ve hareketlerinin gizli ilkesi ve gizli etkeni nedir? "Ruhtur". AKIL VE GERÇEK IŞIKLARININ İLERLEMESİNİ NE KADAR ERTELEDİĞİ HAKKINDA Her dönemde düşüncenin gerçek zorbaları olmuş olan ruhanilerle. Böyle bir cevheri akıl alabilir mi? Bu konuda bir şey bilinmez. Ancak. hatta saçma. dolambaçlar hayal etmek zorunda kalmışlardır! En büyük filozoflar. ne organı bulunan bir cevherdir. fikirleri teolojinin ilkeleriyle her çatıştıkça. çelişkili. insanların ölümsüz ruhlarını korkutmakla yetinen ve hayvanların ruhları konusunda aynı çıkara sahip olmayan ilahiyatçılarımızı. tanrısallığın sinesinde gizli bir sırdır. ne hacmi.C) 190.

Kanıtlarını ve tanrılarını savunmak için kralların yardımına muhtaçtırlar. Ancak felsefeleri. aklı başında insan. bu yatağa yabancıları yatırırdı. gerçeği ifade etmek cesaretine çok ender olarak sahip oldular. halkın kutsallaştırdığı batıl fikirlerden hiçbir tehlike olmaksızın ayrılmak mümkün olmamıştır. Lencippe. Bunlar. En aydın adamların bütün yapabildikleri. Onların çok masraflı bir dinleri vardır. Din. birçoklarının biri açık öteki gizli çifte inancı oldu. hiçbir zaman özgürlük olgunluğuyla düşünmeye. Epicure. hakkında dahileri aydınlatmaya yeterli olmaz mıydı? Hurafe hemen hep kavimlerin dikkatini. ayakları yataktan uzun olursa keserdi. Yenilerden Hobbes. avaz avaz bağırarak. ancak korkuyla titreyerek. ne erdemleri. Bu feryatlar. yerlerini. bu kişilerin gerçek duyguları çoğu kez anlaşılmaz ve dolayısıyla bizim için yararsızdır. fikirlere ne kadar ışık saçabilirdi! Dini görüşlerinin mal olduğu çabaların yarısı ve kültlerin milletlere gerektirdiği masrafın yarısı. acı ve sıkıntı duymaksızın düşünebilecek. siyaset. boş bir teoloji ve küstah tartışmalarla ilgilenecek yerde. Üzerine yatmak zorunda bıraktığı kimsenin ayakları yataktan kısa olursa. (Bu haydut. Epicüre'ün izleri üzerinde yürüdüler. batıl fikirlerin kalın perdesini yırtmaya ve felsefeyi ilahiyatın engellerinden kurtarmaya cüret ettiler. hazinelerini yutar. Gizli olan inançlarının anahtarı kaybolduğundan. Bütün dönemlerde. ne mutlulukları vardır. aralıktan gördüler. aklı dinlemeyecek ölçüde masallarla henüz keyf halinde olunan bir dünyada çok az izleciyi buldu. din imamlarının öfkesini ve düşmanlığını üzerine çekeceğinden emindir.) Yüzyıllardan beri. kapalı kelimelerle konuşmak. yalanı gerçekle karıştırmak oldu. utanç içinde. Democrite ve öteki bazı Yunan bilginleri. dehalarına nasıl özgürce gezinti verebilir. genellikle cezaya çarpıldılar. atlarla çektirerek ayalkarını uzatırdı. masal içerikli varsayımlarına ve tahminlerine terk etmek zorunda kaldı. Ancak kuruntuya aşık muhayyileler için fazla sade. duygusal mucizelerden ve keramet içeren şeylerden fazla arınmış olan sistemleri. ya da insanın her yerde kurbanı ve şaşkını olduğu batıl fikirleri eleştirmeye asla elverişli olmadı. Socrates'ların. Zenon'ların.Yatağı" olmuştur. Bunu yapmaya cesaret edenler. insan zekasının ilerlemesi nasıl hızlandırılabilir? Büyük insanlar gerçeği. tecrübe ve aklı rehber yapmak ve hurafelerin zincirinden kurtulmak cesaretini gösterdiler. Ancak etkenleri olarak ne ışıkları. En acımasız tarzda yok edilmek tehdidi altında. Hiçbir türden buluş yapmaya asla izin verilmedi. "küstahlıklarından" dolayı. akıl ve muhakemeden vazgeçmeleri ve akıl ve muhakemeyi imana boyun eğdirmeleri kendilerine bağrılarak söylenen yeni filozoflar. ya da düşünüleni açıkça söylemeye. Spinoza ve Bayle vb. hep yararsız ve çoğu kez türümüze zararlı kuruntular üzerinde delice hayat tüketen birçok çalışkan kafaların kaybedilmesini. ziraat vb. fizik. Platon'ların. çoğu kez korkak bir gönül okşacılığıyla. Bazı eski ve yeni filozoflar. tıp. hangi insandır? Bunca ünlü düşünür. hayranlıklarını. VE KANITLANSA AZDIR Dünyaya gerçekleri açıklayan her adam. . ahlak. 191. devletleri yardıma çağırırlar. davalarının zayıflığını gereğinden fazla açığa vurur. akıl ve muhakemeyi nasıl olgunluğa yöneltebilir. Straton.

daha çok acımaya değer. güzellikler görüntüsü altında birçok felaketin yapıcısı olan şey anlatılır. Pandora. hasta hayallerden başka bir temele sahip olmayan ve zekaya anlamsız kelimelerden başka bir şey sunmayan bir bilime sahip olduğunu görmek kadar acı verici hiçbir şey var mıdır? Kimsenin anlamadığı ve ilgilenmeye değer bulanları usandıran. daha çok uzatmaktan başka bir güce sahip değildir. eski Yunanlıların Havva'sıdır. gerçek görevleri. gerçek bağlılık ve ilişkileri. her dönemde. Bunlar evlendikten sonra Epimethe kutuyu açmış. Bunu tekrar kapatmak mümkün değilse. hem dertlerimizin nedenleri. haklı olarak daha çok önüne geçilmesi. yok edilmesi gereken bir delilik var mıdır? 192. hükümdarlar imha ederler. "Pandora kutusu" deyimiyle. hiçbir zaman boş. ahali çıldırır. milletler ne için olduğunu bilmeksizin homurdanmaya başlar. gerçek çıkarları hakkında. kendisini daha çok sefilleştirmekten başka bir şey yapmayan delilikten. bütün kötülükler bu şekilde ortaya saçılmıştır. çoğaltmaktan ve daha çok sürdürmekten. herhalde bu çok uğursuz kutunun açılmış olduğunu hatırlatmak yararlıdır. İlahi hikmet ve marifet olan Minerve ona hayat vermiş. Genel ve özel huzurun. Dinin bulutlarını bertaraf ederektir ki. dertlerimizi şiddetlendirmekten. ünlü bir çağdaş olan Milord Bolingbroke'un Asan Metruke'sinde (Terk Edilmiş Eserlerinde) bulduğumuz bir sözünü tekrar edelim: İlahiyat "Pandora" kutusudur. neden ibarettir? İnsan soyuna hiçbir hayrı olmayan. Bundan dolayı. insan ruhunu karanlıklarla doldurmaktan. Bu din. Din işlerinde yanılmaya gelmez. akıl ve insafın. çoğunlukla haksız ve kötü olmayı insanlara bir üstünlük haline getiren bir dinin bu kadar övülen yararı. din."Yetişin imdada" denilen yerde sıkıntı vardır.C. Kutunun dibinde yalnız ümit kalmıştır. (A. gerek yapılan keşiflerde ilahiyatın ilgisine karar verilir verilmez kutsal bir çaba alevlenir. bizi erdeme götürecek gerçek nedenlerin kaynaklarını ortaya çıkarırız. onu tam bir cehalet içinde bulundurmaktan başka bir şey yapmamıştır. insanları daha iyi yapmaktan aciz olan. * Pandora Yunan efsanelerine göre Vulcain tarafından yaratılan ilk kadındır. doğrunun. Başka her konuda cezaya çarpılmaksızın hata edilebilir. Jupiter ona içinde bütün kötülüklerin hapsedildiği bir kutu hediye etmiş ve kendisini bu "arz"a. insan soyunun gözünü kör etmekten ve sinir krizleri davet etmekten. onu bütün güzelliklere ve hünerlere boğmuştur. Gerek düşülen hatalarda.) -sOn- . hem de bu dertlere karşı kullanabileceğimiz doğal çareler hakkında bizi aldatır. İyileştirmek şöyle dursun. yolunu kaybedenlere acınır. bazı yeni gerçekler keşfeden kimselere bazı mertebeler verilir. ilkesiz. AÇILMIŞTIR Din. ilk erkek olan Epimete'ye göndermiştir. talihinin eziyetli sıkıntılarını hafifletmeye yetenekli gerçeklerden yoksun kılarak. ahlakın.

www.iskenderiyekütüphanesi.com .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful