P. 1
Semed Vurgun

Semed Vurgun

5.0

|Views: 4,183|Likes:
Yayınlayan: Mehmet Kayasar KAYA
Azerbaycan XX.yy Yakın Dönem Türk Edebiyatı
Azerbaycan XX.yy Yakın Dönem Türk Edebiyatı

More info:

Published by: Mehmet Kayasar KAYA on Mar 28, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/16/2013

pdf

text

original

Semed Vurgun

(Qazax, 1906-Bakû, 1956)

Semed Vurgun Vekilov, 1906 yılmda Qazax şehrinin Yukarı Salahlı köyünde doğdu. Babasının adı Yusif'dir. 1918 yılında Qazax Müellimler Seminariyasmda (öğretmen okulunda) okumuş, 1929 yılına kadar Qazax, Quba ve Gence'de öğretmenlik yapmıştır. 1929 yılında Moskova Devlet Universitesi'nin Dil ve Edebiyat Fekültesi'ne kaydolmuş, iki yıl sonra Bakı'ya dönüp Pedagoji Enstitüsü'nde yüksek lisans eğitimi almıştır. "Şairin Andı" (1930), "Fanar" (1932), "Könül Defteri" (1934), "Şe'rler" (1936) kitapları ona ilk büyük şöhretini kazandırmış ve artık. 30 uncu yıllardan sonra eserleri Rus, Ukrayna, Gürcü, Özbek, Türkmen ve diğer halkların dillerine tercüme edilmeye başlamıştır. 1934 yılında, Tiflis'de ilk kitabı basilmiş ve yayınlanmıştır. "Komsomol Poeması", "Lekbatan", "Ölüm Kürsüsü", "26-lar", "Beşti", "Bakinin Dastanı", "Zencinin Arzuları", "Muğan", "Leninin Kitabı", "Aygün", "Zamanın Bayraqdarı" adlı eserleri, 1930-1950 arası Azerbaycan'da yeni tipli epik şiirin oluşum tarihini, onun güçlü ve zayıf taraflarım bütün yönleriyle yansıtmaktadır. İkinci Dünya Savaşı (1941-1945) yıllarında yazdığı "Bütün Xalglar Qebileler", "Veten Keşiyinde", "Ananın Öyüdü", "Şefget Bacısı", "Qızıl Şahinler" ve onlarca başka eserde, Azerbaycan Türklerinin vatanseverlik ve cengaverlik duyguları terennüm edilir.

Savaştan sonraki şiirlerinde, Azerbaycan tabiatinin tasviri ("Muğan" ve "Talıstan"), Azerbaycan köylüsünün sessiz emeği ("Beşti"), işçi ve sanatkarlarin arzu ve emelleri ("Aygün"), o yıllar için gelenek haline gelmiş, prototip mevzular ve kahramanlardı. Özgürlük ve barış yolunda mücadele ("Ölüm Kürsüsü" ve "Zencinin Arzuları") şiirlerinin başlıca mazmununu teşkil etmekteydi. Semed Vurgun, Azerbaycan edebiyatında bir dramaturg olarak da büyük şöhret bulmuştur. Azerbaycan halkının tarihini konu alan "Vaqif" (1938), "Xanlar" (1939), "Ferhad Ve Şirin" (1941), bu arada "İnsan" (1945) manzum dramlarının yazarı da O'dur. Bir göze gibi kaynayan, saf, duru, tabii üslubu ve dili, insancıl, felsefi, romantik bakış açısı bu eserlerde Semed Vurgun dramasmı farklı kılan özelliklerdir. Semed Vurgun, tercüme sahasmda da hem tarihi, hem de edebi çalışmalar yapmıştır. A.S. Puşkin'in "Yevgeni Önekin" manzum şiirini, M. Gorki'nin "Kiz Ve Ölüm", "Kaplan Derisi Giymiş Pehlivan" (bu eserin bir bölümünü) gibi ölümsüz sanat eserlerini büyük ustalıkla Azerbaycan türkçesine kazandırmıştır. Semed Vurgun aynı zamanda, Azerbaycan'da çağdaş edebi tenkidin, estetik nazariyesinin temelini atanlardan biribir. Azerbaycan ve Sovyet edebiyatının muhtelif meseleleri, Nizami, M.P. Vaqif, A.S.Puşkin, M.F.Axundov, V.V.Mavakovski,

C.Cabbarlı ve başka klasiklerin sanatı hakkında pek çok makalenin de yazarıdır. Sovyet Yazarlarının II. kurultayında okuduğu, şiir hakkındaki parlak tebliğinde, edebiyatın bir çok nazari meselesine ışık tutmuştur. Filoloji ilminin gelişmesindeki hizmetlerinden dolayı, Devlet Üniversitesinin akademik kurulu, kendisine fahri doktorluk unvanı vermiştir. Şairin eserleri sadece eski Sovyetler Birliği'nde değil, aynı zamanda dış ülkelerde de yayılmıştır. Şiir ve manzum eserleri dünyanın bir çok diline tercüme olunmuş, piyesleri keza yabancı sahnelerde oynanmıştır. Semed Vurgun, aynı zamanda ilim sahasına büyük hizmetleri geçmiş ideolog ve toplum önderi bir şahsiyetti. Azerbaycan Bilimler Akademi'sinin asil üyesi ve başkan yardımcısıydı. Sovyetler Birliği parlamentosunun ve Azerbaycan Parlamentosunun (Ali Sovyet) millet vekillerindendi. Azerbaycan Yazarlar Birliği'nin ve aynı zamanda Dış Ülkelerle Kültürel İlişkiler Cemiyeti'nin başkani olmuştur. Bir barış gönüllüsü olarak, Sovyet temsil heyetiyle beraber Almanya, Polonya, Bul-

garistan, Çin, Fransa ve İngiltere'de bulunmuştur. 1941 yılında "Vaqıf", 1942 yılındaysa "Ferhad Ve Şirin" dramlarından dolayı devlet mükafatı almıştır. Başlıca Eserleri: Eserleri, 6 ciltte, Bakı, 19601972; Seçilmiş Dram Eserleri ve Poemaları. Bakı, 1974; Seçilmiş Eserleri, 2 ciltte, Bakı, 1966,1976; El Bilir Ki Sen Menimsen. Bakı, 1970. Kaynakça: 1. Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarbci. Bakı, 1988. 2. Abdullayev C. Semed Vurgun Poetikası. Bakı, 1976. 3. Arif M. Semed Vurgunun Dramaturgiyası. Bakı, 1966. 4. Bayramov Q. Vurgun Poeziyasi, Bakı, 1976. 5. Vahabzade B. Semed Vurgun (Monoqrafiya). Bakı, 1968. 6. Vahabzade B. Semed Vurgun. Bakı, 1984. 7. Vurgun Yaşayır. Bakı, 1986. 8. Vekilov R. Semed Vurgunun EdebiTenqidi Görüşleri. Bakı, 1988

ŞİİRLER (Semed Vurgun. Seçilmiş eserleri. Bakı, 1986, s.52-56,139-145,180-182...) İSTİQBAL TERANESİi Güneşler, aylar, ulduzlar vüqar2 ile dolaşdıqca, Müzeffer ordumuz her gün denizler, dağlar aşdıqca, Yerin qelbinde tufanlar, telatümler3 qopub çağlar, Seadet al geyindikce, felaket yas tutub ağlar... Müqeddes intiqam eşqi qılınc çekmiş üfüqlerden, Xeyalım tek4 uçur göyde şefeqli, nurlu bir yelken... O, şimşekden qanad taxmış, süzür göylerde sür'etle, O, insandır, o, insandır, ucalmış erse qüdretle. O, insandır ki, her haqqı, nesibi qehermanlıqdır, Hünersiz milletin yurdu güneşsiz bir qaranlıqdır! Hünerdir ömre ilk zinet, onun hüsnünde me'na var, Qılınclar, nizeler5 haqdan, hünerden şövq alıb parlar! Hüner insanla bir yerde, her anda qandan olmuşdur; O en parlaq emellerden, ümidlerden doğulmuşdur. Hünersiz bir nefes sönmüş, kül olmuş aşiyandır, bil! Hünersiz günler ulduz tek batar bir-bir, söner bir-bir. Hünerle her zaman, her an heqiqet nuru yanmışdır, Bütün zencirlerin hökmü hünerle parçalanmışdır! Hüner dünyası azaddır - fezalardan aşır qartal. Felekler hökm edir güya: o ülviyyetden ilham al! Atıl ummana eşq ile, qanad çal, dalgalardan keç, Öz eşqin, haqqm uğrunda seadetden, bahardan keç! Sefasız bir xeyalatdır hünersiz bir heqiqet de, Hünersizlik itaetse, rezaletdir itaet de!.. Zamanın şanlı övladı qılmc taxmış bu imanla, Axar çaylar, yaşıl düzler boyanmışdır qızıl qanla. Dumanlar, tüstüler qopmuş qılınclar, toplar ağzından; Heyat eşqile odlardan, alovlardan keçir insan! Menim yurdum da sef çekmişö, qoşun tökmüş? vüqar ile, Bu Odlar yurdu sirdaşdır ezelden ilk bahar ile. Alaylar cergelenmişdir8, uçur teyyareler, tanklar; Esir çovğun9, qopur tufan, yerin qelbinde yangın var!

1. gelecek şarkıcı 2. vakar, ağırbaşlılık, temkin 3. dalgalanmalar, taşkınlar 4. gibi 5. mızraklar, süngüler 6. saf tutmuş 7. ordu düzmüş 8. sıralanmıştır 9. tipi, kar fırtınası

Zamanın qelbi dalgındır, ömürdendir keçen her an, Yanır gözlerde min şimşek çatılmış qaşlar altından! Uçub seyyar xeyalımla uzaqlaşdım bu alemden, Zamanlar atlayıb keçdim, bir istiqbala vardım men. Bir istiqbal ki, qoynunda gül açmışdır bütün alem, Onun ulduzlu hüsnünde, Müzeffer, şanlı köksünde Ne bir qem var, ne bir matem! Şehidler qebri üstünde o istiqbal qurulmuşdur, Bulanlıq çaylar, ümmanlar, tamam yer, göy durulmuşdur. Könüller mülkü ney tutmuş, xuramandıri bütün dünya... Emel, arzu, xeyal, sevda Ötür2 bir sazda, bir simde3, bir aheng, bir seadetle, Ötür her qelbe, vicdana, her eşqe, hüsne hörmetle. Gülür torpaq, gülür insan, O çıxmış yas libasmdan, Sema şeffaf, Çiçekler saf, Yerin qelbinde toy-bayram! Gülür senet, Gülür ilham! Güneş tek nure qerq olmuş bütün xilqet4! Çıraqbandır5 tamam yer, göy; ne zencir var, ne bir zindan, Bütün insanlıq al geymiş, keçir ömrün baharından. Qılınclar, nizelerö, oxlar, ağır toplar pas atmışdır7, Kamalm hüsni-eşqile beşer cennet yaratmışdır. Xeyal seyyar periler tek süzür göylerde ülfetle, Çiçekler, quşlar, insanlar dil açmış bir mehebbetle. Qovuşmuş ayrı ümmanlar... Ne qürbet var, ne hesret var, Bir eşqin şanlı hüsnile gelir dünyaya insanlar... Kamal hakim... Söz azaddır... Xeyal seyyar... Ürek şaddır... Bütün dünya Deyir güya: Bu qardaşlıq şüarımdırS! Tebietde, Heqiqetde Ne me'na varsa evvele n... O sevdadan yarandım^ men Gözellik ilk bahanındır! Xeyaldır belke bunlar ah!.. Qoy olsun, daş deyil insan. Xeyal idrakla bir yerde gelib keçmiş zamanlardan... Xeyalsız fikrin övladı sefildir, daima acdır, Heqiqet bir güneşdirse, xeyalla eşqe möhtacdır! Qanadsız bir böcek uçmaz, sürünmek qurda adetdir.

Kamal seyyar doğulmuşdur, xeyal sevdası ne'metdir... Xeyalın hüsnü heç solmaz... Bu senet daima vardır Zamanı feth eden erler yenilmez qehremanlardır... Alovlardan yol açdıqca sen öz nizenle, süngünle, Yaşar fikrin, güler eşqin sabahki şanlı bir günle. Çıraqbandırl° tamam yer, göy; ne zencir var, ne bir zindan, Bütün insanlıq ağ geymiş, keçir ömrün baharından... Sema şeffaf, Çiçekler saf. Yerin qelbinde toy-bayram, Gülür senet, Gülür ilham! Güneş tek nure qerq olmuş bütün xilqet! 1944 MEHEBBETH İLHAMA ÇAĞIRIR MENİ! Yene de yam-yaşıl geyinir dağlar, Göz kimil2 durulur qaynar bulaqlar13. Eriyir güneyler döşündeki qar, Yağış da İsladır o göy çemeni, Tebiet ilhama çağırır meni! Ürek dil acır ki, sönmemiş odum, Hücuma başlayır menim söz ordum... Könüller mülkünde min yuva qurdum, Unutmaz alemde seven seveni, Mehebbet ilhama çağırır meni! Görürem, dan yeri yene sökülür, Göyden yer üzüne nurlar tökülür. Zemileri4, tarlalar üzüme gülür, Gözümde saralır sünbülün denii5... Bu ne'met ilhama çağırır meni! Men yaranmamışam göyler övladı, Ezel şöhretimdir torpağın adı... Bu eşqim çoxuna qismet olmadı, Şairem! Aç, paylat söz xezineni, Şe'riyyet ilhama çağırır meni! O kimdir külüngü dağ kimi vurur... Keçici bayraq da yanında durur. Görürem, o yeni bir dünya qurur, Loğmanlar yazacaq bu qerineni, Bu hikmet ilhama çağırır meni! Car çekirl7 çarxların çaxnaşıq!8 sesi, Qızır baltaların poladi? pençesi, Yatmayır Muğanın, Milin gecesi... Seslenir Yetenin çölü, çemeni,

1. salınarak yürümektedir 2. geçer, geçiyor 3. telde 4. yaratıklar 5. ışıklarla donanmıştır 6. mızraklar, süngüler 7. paslanmıştır, pas tutmuştur 8. sloganımdır, şiarımdır 9. yaratıldım, meydana geldim 10. ışıklarla donanmıştır 11. aşk, sevgi 12. gibi 13. pınarlar, kaynaklar 14. tarlalar 15. tanesi 16. paylaştır, dağıt 17. yüksek sesle ilân eder, ifşa eder 18. telaşlı 19. çelik

Bu qüdret ilhama çağırır meni! Çöllere min deste komsomoli gelir... De, Kürden, Arazdan nece2 qol gelir? Ay eller, Muğanın ili bol gelir, Sehralar emr edir: - yaz bu sehneni, Bu töhmet ilhama çağırır meni! Boz dağın qoynunda bir deniz vardır, Çinarlar sahilde qatar-qatardır. Hemdemim3 lepeler, göy dalgalardır, Uçur qayıqların ipek yelkeni, Bu sür'et ilhama çağırır meni! Aynabend4 evlerin eyvanıS serin, Yuyunur qoynunda al şefeqlerin. Her batan axşamın, doğan seherin Hüsnü salamlayır min pencereni, Seadet ilhama çağırır meni! Şirvanda sayrışırö bağlar-bağatlar?, Şenlikler yanında kişneşir atlar, Axır qoşun—qoşun8 eller, elatlar9, Elile keşf edir her defineni, Bu senet ilhama çağırır meni! Muğana su gelir, Mile su gelir, Axışıbio öz eli, ulusu gelir... Torpağa insanın arzusu gelir, Bağrıma basıram ana Veteni, Bu ülfet ilhama çağırır meni! Ürek dil acır ki, sönmemiş odum, Hücuma başlayır menim söz ordum... Könüller mülkünde min yuva qurdum. Unutmaz alemde seven seveni, Mehebbet ilhama çağırır meni!.. 1948 CEYRAN
("Muğan" poemasındanii)

Uçarda turacdır2l, qaçarda ceyran. Bir men deyilem ki, hüsnüne heyran. Şöhretin yayılıb her yana, ceyran! Sükuta qerq olmuş üreyimle men Keçirem yene de Muğan çölünden. Yanında balası, yağış gölünden Eyilib su içir bir ana ceyran. Ele ki, son bahar min büsat22 qurur, Kolları-kosları23 yıxıb uçurur, Sıxnaşıb24 bir yere, baş-başa durur, Düşende çovğuna25, borana ceyran. On addım kenarda yatmayır teke, Gezinir, oylağa baş çeke-çeke. Gelen qaraltıdır, yoxsa tehlüke? Bir özüne baxır, bir ona ceyran. Ovçu, insaf ele, keçme bu düzden! O çöller qızmı ayırma bizden! Qoyma ağrı keçe üreyimizden Qıyma öz qanma boyana ceyran! Ne gözel yaraşır Muğana ceyran! ŞAİR, NE TEZ QOCALDIN SEN! Şe'metse2^ de gözel şeir Şair olan qem de yeyir. Ömrü keçir bir adetle, Uğurlu bir seadetle. Gören mene nedir deyir: Saçlarına düşen bu den27? Şair, ne tez qocaldm sen! Dünen28 mene öz elinde Gül getiren bir gelin de. Gözlerinde min bir sual Heykel kimi dayandı lal29... O bextever30 gözelin de Men oxudum gözlerinden: Şair, ne tez qocaldın sen! Ovçuluğa meyil saldım, Gece-gündüz çölde qaldım, Dağ başından enib düze, Bir ox kimi süze-süze Nece ceyran nişan aldım; Cavab geldi güllelerden: Şair, ne tez qocaldm sen! Be'zen uca, be'zen asta3i, Ötür sazım min sim32 üste Andı yalan, eşqi yalan, Dostluğu da rüşvet olan, Ürek yıxan bir iblis de Üzevarı33 deyir herden34;

De, yolun düşdümü Muğan düzüne*2? Piyadai3 gezdinmi çölleri sen de? Söz qoşub!4 ceyranm qara gözüne, Dincini aldmmıl5 bir göy çemende? Yerden ayağını quş kimi üzübl6, Yay kimi dartınıbi?, ox kimi süzüb. Yene öz sürünü nizamla düzüb, Baş alıb gedirsen hayanais, cehran? Ezelden meylini salıb çöllere, Bextini tapşırdm19 bizim ellere. O qara gözlerin düşdü dillere, Dişlerin oxşayır20 mercana, ceyran! Bir mesel qalmışdır ata-babadan

1. kominist Gençler Birliği Teşkilatının üyesi 2. nasıl 3. dostum, arkadaşım 4. canlı balkonlu 5. büyük sofası, salonu; çardağı 6. parıldar, ışır 7. bağlar, bahçeler 8. ordu ordu, gurup gurup 9. liler 10. bir yere toplanıp 11. mesnevisinden, manzum hikayesinden 12. ovasına 13. yaya, yayan 14. şiir söyleyip 15. dinlendin mi 16. kesip 17. silkinip 18. ne yana, ne tarfa 19. ısmarladın, havale ettin 20. benziyor 21. turaç adlı bir keklik türüdür 22. yaygı, kilim, döşeme 23. çalılıkları çırpılıkları 24. sığınıp 25. tipiye, kar fırtınasına 26. akşam yemeği yese de 27. saça düşen tek tük beyazlar 28. dün 29. sessiz durdu 30. bahtlı, talihli 31. yavaş, usul, ağır 32. tel 33.yüzüne karşı 34. arada bir

Şair, ne tez qocaldın sen! Saç ağardı, ancaq ürek Alovludur evvelki tek1. Saç ağardı, ancaq ne qem! Elimdedir hele2 qelem... Bilirem ki, demeyecek Bir sevgilim,., bir de Veten. Şair, ne tez q'öcaldm sen! 1953 MEN TELESMIREM3... Dostlar, badeleri qaldırm içek! Gece ulduzludur, hava da serin. Demirem mest olub dünyadan köçek... Deyirem mehriban4 düşüncelerin İstiS qucağında qızmaq6 bir az... Qoy uzansın gece, geciksin seher, Yuxuya getmesin meclisdekiler Menim sohbetimden yorulmaq olmaz. Hele yer üstünde, insan yanında Deyib damşmaqdan7 doymamışam men.. Uzadaq ömrünü her bir anın da, Yel kimi keçmesin vaxt üstümüzden... Bu aylı gecede, bu dağ döşünde, Bu sazlı, söhbetli bulaq8 başında Bu saat, bu dem Heç yana, heç yere men telesmirem! Sevgilim, qolunu boynuma dola! Deme ki, yorğunam, ya qocalmışam. Men hele dünyadan ne zövq almışam? Dur, bütün alemi gezek qol-qola! Yene de fikrimin seyyar yelkeni

Denizden-denize atsa da meni, Qorxma! Ürekle de: "Uğurlar ola!" Dur, bütün alemi gezek qol-qola, Sellerden, sulardan yeyin axsam9 da, Şimşekle yanaşıio göyde çaxsam da. Ne şadlıq seyirtsinll atını, ne qem, Heç yana, heç yere men telesmiremi2!.. Sen de, ovçu dostum, telesme sen de, Bu qelbi dağları qoy astal3 aşaq. O çay yanındaki yaşıl çemende Asta addımlayıb ağır dolaşaq. Her güle, çiçeye salam vermesem , Xoş üz göstermesem, xoş üz görmesem; Naneler, reyhanlar inciyer menden? Güllerin yarpağı töküler den-deni4... Odur ki, yel olub çölde esmirem, Heç yana, heç yere men telesmirem! Bulud tez keçmesin başımın üstden, Çay da yavaş axsm... sular boyunca. Baxım her zerreye, baxım doyunca... Ürek terpenmeyir ötergilS sesden, Ne çıxar bir anlıq yanan hevesden? Ele zenn etme ki, ağırlaşmışam. Ayağı sarıqlıl6, şikestl? bir quşam... Qoy dünya böyüsün, zaman uzansın, Bir günün erzinde aylarla yansın Al güneş, gözünden nur yağa-yağa... Ömrün kitabını tamamlamağa Çox da can atmasın elimde qelem, Men telesmirem, Men telesmirem! 1954

"Vaqif" dramından parça (Azerbaycan edebiyyatı incileri. Dramlar. Bakı, 1986, s.638-649) Dördüncü perde

SEKKİZİNCI ŞEKİL Qarabağ, Şuşa qalası. Xan sarayı. Qacarm kef meclisiis. Meclisde e'yanlari9, beyler iştirak edirler. Qac a r
(höyük bir qürurla)

Keçdi pençemize gözel Qarabağ, Öpsün qılıncımı her qaya, her dağ, Men Qacar nesliyem, şahlar şahıyam,

Men de yer üzünün bir allahıyam. Gerek biz qoymayaq daşı daş üste, Atın yığm-yığm leşi baş üste! Menim vicdanım da, qelbim de qandır, Dünya qan üstünde bir xanimandır20L Vezir Buyruq sizinkidir, adil hökmdar, Sizde fezilet de, edalet de var. Şeyx Ey böyük hökmdar! Ey ulu Qacar!

1. gibi 2. hâlâ 3. ben acele etmiyorum 4. şefkatli, sevecen 5. sıcak 6. ısınalım 7. konuşmaktan 8. kaynak, pınar 9. çabuk ve hızlı akşam da 10. birlikte, beraber 11. koştursun 12. acele etmiyorum 13. yavaşça, yavaş 14. tane tane, tek tek 15. ani olarak, çok çabuk 16. ayağı sargılı 17. kırık 18. eğlence, keyif meclisi 19. ayanlar, ileri gelenler, büyükler 20. yuvadır

Sizdeki qüvvete baş eyir dağlar.
Biz de sayenizde ömür sürürük, Bu fani alemde ağ gün görürük. Size kömekl olsun böyük yaradan, Bu müqeddes kitab, müqeddes Qur'an. Qacar Reqqaseler gelsin! Reqqaseler oynayırlar. Qacar onların birini öpür. Birden qızın döşünden geri iteleyerek. Deyirler şirindir busenin dadı2, O da kor3 bextime qismet olmadı. (xanendelere4 kinaye ile) Bele deyirler ki, ağladır yeri Sizin Qarabağm xanendeleri. Hüneriniz varsa, bir Rast oxuyun! Xanend e Gözüm yollarda qalmışdır, xeber yox Kür qırağından5, Usanmaq bilmeyir könlüm yaşılbaşlar6 sorağından7. O yerler min xeyal eyler, tebiet şe're layiqdir, Öper bülbül seher tezden gülün yaqut dodağmdan. Çemenler, yasemenler göz vurubs, bir cilve gösterse, Durar könlüm, çıxar seyre heyatın qem otağından... Keçer aylar, keçer iller, yaz, ey Vaqitf, ömür azdır, Düşer bir gün Iaçın9 könlün şe'r-senet marağmdan10. Qacar Qezel Vaqifindir? Şeyx BeliH, Vaqifin. Qacar Ne oldu? Onu tez tapıb^2 getirin! Sergerde^3 baş eyib çıxır. Vezir! Bu doğrudan böyük qüdretdir Her sözü, sohbeti canlı senetdir. Böyük tehlükedir bu şair bize, Sen ne fikirdesen? Vezir Ne deyim size, Buyruq sizinkidir, adil hökmdar, Sizde fezilet de, edalet de var...

Bilmeyir bu qeder ters olduğunu,
Bir de, berkl4 dostudur o qaçaq Eldar Sizin düşmeniniz, beli, o murdar! Vaqif yaşadıqca - qorxudur bize. Şair görünmesin gözlerinize!.. Qacar Yazdığı cavabdan bilmişem onu, Dayan, sovuraramis göye tozunu! Qoy gelsin, eylenib gülüşek bir az, Bizim dilimizi o bağlayammaz. Telxeki6 hüre-hürel? gelir. Qacar Telxek, yene hürürsen? Telxek (e'yanları ^göstererek) Şah sağ olun, bu sürüye Bes^9 bir köpek deyil gerek? Hamı20 gülür. Qaca r Tebcek, söyle, meni çoxmu sevirsen? Telxek Şahim! Yaranmadan21 qulunuzam men.. Qac ar Bir de görüm, meni esir alsalar, Qaranlıq zindana tutub salsalar, Neylersen? Telxe k Neylerem? Neylerem? Aman!.. Keçerem yolunda baş ile candan... Sizi zindanlara salsalar eğer, İnsan boğazlaram düz22 otuz nefer... Qaca r (ayağa qalxıb qizıl kemerini göstererek) Tebcek, kemerimin qiymetidir bu. Tel x e k Şahim! Ele men de bilirem bunu, Kemerden qiymetli sizde ne var ki? Gülüş. Vaqifi getirirler. Qac ar (heyretle) Aha... baş eymeyir huzurumda bu! Şeyx Yoxdur vicdanında qanun qorxusu. Qacar (Vaqife) Şair, hökmdarın hüzurundasan! Vaqif Bunu sizsiz bele düşünürem men. Qa c a r Bes baş eymediniz? Vaqif

Şeyx

Şahim! Tehlükedir Vaqif, doğrudan, Onu gözünüzden qoymayın bir an... Deyir, qanunlarda yoxdur heqiqet, Deyir ki, perdedir bütün şeriet, Nedense el-oba çox sevir onu,

1.yardım 2. öpücüğün tadı, lezzeti 3. kör 4. okuyuculara, şarkıcılara 5. kenarından kıyısından ö.yaban ördekleri 7.haberinden, sorgusundan 8. bakıp ortaya çıkıp 9. şahin, beyaz doğan 10. ilgisinden 11. evet 12. bulup 13. bir güruhun baş, ir tkımın başı 14. kuvvetli, sağlam 15. savururum, fırlatırım 16. soytarı, palyaço 17. havlaya havlaya, ürerek 18. ayanları, meclisin ileri gelenleri 19. peki 20. herkes, hepsi 21. meydana gelmeden, yaratılmadan 22. tam

Eymedim, beli! Eyilmez vicdanın böyük heykeli... Qa c ar Qılmclar toqquşubl iş gören zaman Neyler dediyiniz quru bir vicdan? Vaqif Vicdan dedikleri bir heqiqetdir Besiyi, mezarı ebediyyetdir... Qacar Bes zindan necedir2, qaranlıq zindan?! Vaqif Soyuq mezara da zinetdir insan. Qacar Yene göylerdedir şair xeyalm!? Vaqif Ezelden hududu yoxdur kamalın... Qaca r Aha... sınayırdım idrakinizi, Doğrudan bir şair görürem sizi, Xoşbext3 xelq eylemiş4 sizi yaradan! Vaqif Dünyada qalacaq yalnız yaradan!.. Qa c a r Çox gözel, çox gözel, inanın ki, men Sizin ruhunuzu sevdim ürekden. Bu dövlet, bu celal, bu şanlı saray, Göylerin busatı 5o ulduz, o ay Size tapşırılsm6 bu günden gerek, Ancaq bir sertim var. Vaqif Buyurun görek! Qacar Gerek fars dilinde yazsın senetkar. Vaqif Farsın Xeyyamı var, Firdovsisi Ne çoxdur onlarda böyük senetkar. Bizim bu dağların oğluyam men de, Az-az uydururam yeri gelende. Qa c ar Yaxşı, gel el götür bu inadından, Bu qeder naşükür? olmasın insan! Vaqif Aldada bilmemiş dünyanın varı Bir meslek eşqiyle yaşayanları! Men eller bağında azad bir quşam, MensebeS, şöhrete satılmamışam. Vezir Yaxşı da... Çarıqlı9 kiçik bir ölke Böyük Firdovsiler yaratdı belke?.. Vaqif Güneşi örtse de qara buludlar, Yene Güneş adlı bir qüdreti var.

Qacar Görünür Güneşe iştahan vardır. Vaqif Güneşden gizlenen yarasalardır... Şeyx Buna qulaq asmaq çetin peşedirlO. Vaqif Niye, qulağınız çoxdan şeşedirn Böhtani2 eşidende qızarıb yanar, Doğru söz gelende pambıq tıxanar!3. Vezir Sizin sözünüzün keseri^ azdır. Vaqif Oxuyan bülbüldür, dinleyen qazdır! Vezir Of... mende olsaydı bundaki hüner!.. Vaqif Ağılsız köpekler ulduza hürer. Qaca r (vezire) Di veriş cavabmı, ne durmusan? He, yene döyükürl7 sarsaq gözlerin! Vaqif Neylesin, yazığınl8 ne teqsiri var? İşıq güçlenende çaşar!9 qarovlar20... Şeyx (kinaye ile) Şaire senetdir tikanlı21 sözler. Vaqif Sözden qızarmaz ki, bozarmış üzler. Qapıçı daxil olur. Qapıçı Şahim, bir qoca var, gelsin içeri? Qa c a r De gelsin. Vidadi daxil olub te'zim edir. Vidadi Hakimin hökmü, hüneri Onun vicdanile qardaş olmalı! Bize qalmayacaq dünyanın malı... (Vacjifi göstererek) Şairdir... qelbi var, şirin sözü var, Böyük bir ölkenin onda gözü var, O ölse... dağlar da dil deyib ağlar, Efv edin... yaxşılıq qalır yadigar. Qa c a r Dinin düşmenidir, o, ölsün gerek! Vidadi Xeyr, O, Vaqifdir, eşqe gelerek Be'zen qamçılayır zemanesini, Allah da çox sevir şe'rin sesini. Qa ca r

1. çarpışıp 2. nasıldır 3. güzel bahtlı, talihli 4. yaratmış 5. halısı, kilimi, yaygısı 6. ısmarlansın, havale edilsin 7. şükretmeyen, nankör 8. makama, mevkiye 9. çarıklı, ayağına çarık giymiş 10. zor iştir 11. diktir, dikilmiştir 12. iftira 13. pamuk tıkanır, dinlemez 14. etkisi, tesiri 15. haydi 16. konuş, söyle 17. sarsag gözlerin 18. zavallının 19. şaşar, şaşırır 20. gece görmeyenler 21. dikenli

(acıqlı) Allah da çox sevir? Allaha yalvar, Onun menden de çox edaleti var. Eğer bacarırsai, qoy sağ saxlasm2. Vidadi Siz hökmdarsmız... Qacar Yaxşı, qoca, men Artıq el çekirem ölüm fikrinden. Ancaq... keseceyem yazan elini, Bir de hecv3 deyen acı dilini. Razısan? Vaqif Razıyam, böyük hökmdar!.. Merhemet sahibi olur ağalar. Eyb etmez, size de çatar4 bir evez5, Qatır cinsisiniz, doğub töremez^. Qacar Vaqif, indi get. Saray heyatmı büsbütün terk et. Gerek yaşamasın qedrnaşünas?! Vaqif Sense heqiqetin ağzına daş bas! Men az görmemişem bu sarayları, Burda göye çıxan ahü vayları... Görmüşem şahların vefasını men, Xanların zulmünü, cefasını men. Görmüşem zamanın min rüzgarını, Dustaq8 anaların göz yaşlarını. Nifret! Qan çanağı taçlara nifret! Var olsun azadlıq, bir de mehebbet!.. (Çıxır.) Qacar (hiddetlenerek, Vaqifin arxasınca) Aparm, aparm^ onu zindana, Göz dağı çekdirin Azerbaycana! Vidadi Qızılı udsa da qara torpaqlar, Yene qiymetini özünde saxlar... (Çıxır.) Qaca r Beri bax, dayanma^ burda, Zülfüqar! Vaqifi zindana sen özün apar, Bir quş da sekmesin onun yanından! Qapıçı (ikime'nalı) Baş üste, yatmaram geceni bir an, Esen külekdenil de gözlerem onu... Qacar Menim vicdanım da, qelbim de qandır, Dünya qan üstünde bir xanimandırl2!.. Vezir
1. yapabilirse, elinden gelirse 2. korusun 3. hiciv, taşlama 4. ulaşır, yetişir 5. karşılık, hak, kısas, öç 6. çoğalmaz, doğup doğurmaz 7. kadir kıymet bilmeyen insan 8. mahpus 9. götürün 10. durma 11. rüzgârdan, yelden 12. yuvadır 13. herkes, hepsi 14. talih, kader 15. gibi 16. düzenli, muntazam çarpıyor 17. şimdilik 18. dayanarak, dirsek dayayarak 19. dinler 20. uygun bir şey »münasebet 21. tanıdıklar 22. karşılaşıp görüşmesinde 23. din, iman ve sözünde durmanın kabulü 24. sakınma, çekinme 25. yüce, yüksek insanlar 26. horluk, düşkünlük toprağında 27. alçak, seviyesiz insanlar 28. altın sahibinde, zenginde 29. cömertlik 30. lâyık olma hükümleri 31. arıyorsun 32. önünde

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->