You are on page 1of 153

BBLGE.

YAYINLARI: 131 Blrinci Bask,: Ttntmuz 1991

CUMHURlYET HALK FlRKASl'NJN PROGRAM! (1931) VB KORT SORUNU I Ismail B~i~i I Dizgi: SEL I Baskt: Aydmlat I Monlaj Mebmet Aydin I Kapak 00- . zeni: Yusuf Asian I SELGE UlUSLARARASI YA YINcn.1K TIC. LTD. ~Tl: Sqmusahip Sokak. Taw Han 161302. CaIaIoIlu ~ lSI'ANBUlI Tel: .s 11 63 20

tSMAtL

nssncct

CUMHURiYET HALK FIRKASItNIN PROGRAMI (1931) VE KURT SORUNU

Bilim Yiintemi, Tilrkiye'deki Uygulama: 6

iSMAIL BE$IKC;I'NIN YAPITLARI Dogu MiJingkri'nin Ana/izi, Erzurum 1967 (teksir) 1 Dogu Anado/u'da GiJ{ebe Kiirt A$iretlerinde Top/umsal Deii$me, Erzurum 1968 (teksir) 1 Dogu'da Deiifim ve YapEsai Sorunlar (Gocebe Alikan Asireti), Dogan Yaymevi, Ankara 1969/00gu Anadolu'nun Dilzeni, Sosyo-Ekonomik ve Etnik TemeJler, E Yaymlan, banbuI1969. 2. Baski 19701 Bitim Yontemi, Kamal Yaymlan, istanbul 19771 Kilrtlerin Mecburi lskam, Kamal Yayinevi, istanbul 1977 1 Tark Tarin Tezi, Gilne$-Dil Teorisi ve Kart Sorunu, Komal Yayinevi, istanbul 19781 Cumhuriyet Halk Ftrkast'mn Tazaga (1927) ve Kiirt Sorunu, Komal Yaymevi, tstanbul19781 Devledera-' raSESlimUrge KIJriJisMn, Alan Yaymcihk 1990 1 Bilim, Resmi ideoloji, De viet, De, mokras; ve Kart Sorunu, Alan Yaymcrhk, Istanbul 19901 Bir AydEn Bir OrgiU l'e Kiirt Sorunu, Melsa Yayincrhk, istanbul 19901 Tunceli Kanunu (1935) ve Dersim Ienosidi; Beige Yaymlan, Istanbul 19901 Mug/all Otay: (1943), Otuz(i{ KU'1un, Beige Yaymlan.Istanbul 1991.

11 Y 111 Ay Sonra - Ikinci ONSQZ


Bu inceleme, 1978 ylil Kasun aytnda, bastlmaya haur btr bictmde Komal Yaytnevi'ne teslim edilmisti. Komal Yaymevi, bundan onceki lki incetemede oldugu gibi, iyice anlayamadigim nedenlerden dolayi, bunu da yaytnlamadt. _ Zaten, bu incelemelerin, yaymevine teslim edilis strastna gore yay: nlanmalan gerekiyordu. Komal Yaymevi, 12 EyLUldoneminde, bu incelemeyi de kaybetti. Bu yeni inceleme, konunun yeniden ele alinmastyla meydana getirilmis degildir. 1977-1978 ytllartnda haurlanan notlardan ve miisveddelerden yararlantlarak kaleme aunmisur. Bu notlarda ve miisveddelerde hi~'bir degisiklik. yaptlmamisur. Okuyucunun, bunun J978'de, yaymlanml~ bir kitap 01dugunu d~iinmesinde ve bUM gore tavtr koymastnda yarar vardir. Daha onceki ve daha sonraki r;all§malar dikkate almdlgl zaman boyle. davranmantn daha yararlt olacagini du§undum. Belge Yaytnlanna, bu incelemeyi gun 1§lglna ctkardig: icin tesekkilr edtyorum.

ismail Be~ikfi
Ankara

Oeak 1990

ONSOZ
Daha once, CHF'nin Tazuga (1927) ile ilgiii bir OTQ§nmlO yayJnlantnl§~ tdx) Bu arasttrma ise, eHF'nin Program, tie ilgilidir. Bu aroda, CHF Genel Baskani ve Cumhurbaskani Gazi Mustafa Kemal'in, dolayisiyla CHF'nin giJriislerini radikal bir bicimde yorumJamaya ve bu gorii§lere doktriner bir karakter vermeye calisan Kadro Hareketi lizerinde de durulmustur. CHF'nin Tuzugu (1927) gibi programs da (1931) Turkiye'nin siyasal hayaunda ~ok buyUk rol aynoRIIJ bir metindir. Demokrat Parti ve O'nun devam: olan Ada~ let Panisi de dahil olmak uzere, CHF Mkenli batun partilerde bu etk;y; gor~ mek miankundilr. , 1931 Programinda "halkauk" olarak ifade edilen gorii§ler, bugUn, "emek ve sermaye arasinda bansi saglamak" adi alunda batun partilenn programinda yer almaktadir. "Milliyet9ilik" konusundaki goriJIler ise, "sosyalist" partiler de dahil olmak iizere, Q§agl yukan biltun partilerin progranunda yer almisur. Turk siyasal partilerinin hiqbiri, bu tiir bir "milliyet9i1ik" anlaytsuu Kurt u/us olgusu aasindan degerlendirmemistir. "Sosyalist" partilerin ifade etmeyerek, dokunmayarak, gormezlikten gelerek, CHP ve CHP kokenli partiler de hararetle savunarak Kemalist milliyet~iligin (Ir!cflilgtn) sahipleri olmaya devam ediyorlar. Her zamanda ve her koIU/da resmi ideolojiyiyeniden iiretiyorlar. Ornegin, Tiirkiye IJ(; Partisi'nin 1963 programtnda, milliyetqilik, CHP programtnda ve CHP kokenli otek! partilerin programtnda ifade edildi~i bicimde yer almisttr. Bu aroda, MiLLiyeu;i Hareket Panisi'nt "trkc:" gosterip otek! panileri "milliyetci" olarak gormenin de uzerinde durulmas: gerekir. Boyle bir cabantn, yani Turk Ifkqtltgml, sadece, MHP ile suurlamanm esas amaci, Turk siyasai partilerinin, ozellikle CHP'nin Kiirt ulusuna kars: surdiirdilgu Irk91 vesomiirgeci politikayt maskelemektir.
mahallerini aytrmak vs, oLarak degerlendirmemek gerekir. Tiirk:« has lrkrl~ Ilk da boyle olmaktadtr. Kart ulus varligin: inkar etmek suretiyle asimilasyonu gerceklestirmek. Kiirtlere, Turk dilini ve Turk kUlturunu dayatmak. lsmail Be§ikr;i
Ankara

Irkrlllgi her zaman, kahvehaneleri aytrmak, okulian ayumak, yerlesim

Kasnn 1978
(x] Daha once yaymlananlar icin bk. Biiim YOniemi, Turkiye'deki Uygul.:una 1. Kiirtlerin Mecberl lskam,

tanbul 1977,250 s.

Komal

Yaymlan. Is-

Bilim YOnlemi, Tiirkiye'deki Uygulamd 2. TUrk Tarih Teu, GiJnef-Dil Teorisi ve KUrt Sorunu, Komal Yaymlan.Ankara 1977,261 s, Bllim YOnIemi, Turkiye'deld Uygulamd 3. Cwnhuriyet Halic Flrkasl'nm Tiizulii (1927) ve K iirt Sorunu, Komal Yayinlan Istanbul 1978, 316 s. Bilim Yontcmi, "fiirkiye'ddi Uy.~ul(/ma 4. Tuncet! Kamin" (1935) ve Dersim Jenosidi (1937-1938). Beige Yawdan, /slanbull990, H7 s. Bilim. Yonternj, Tiirkiye'deld Uygulama 5, uMuglall OlaYl (1943), Otuzi/f KlUfun" Beige YaYlman, Istanbul J 991, 22 J ' s.

TUrk Tarih Tezi ve G~~Dil Teorisi'nin geli~tirilmeye ~1~Jldlgl siralarda, Hnemli bir fikir akmu da, "Smlfslz. imtiyazsiz ve teZI!tSlZ, kaynasmis bir millet" yarauna yoluoda gcli~tirilmeye ~ab¥t1ml~lr. TUrk Tarih Tczi, TUrk Tarih Kurumu. Gunes-Di) Teorisi TUrk Oil Kurumu etrafmda ifade edilmeye ve savunutmaya ~ah~llml~lr. Sunfsrz, imtiyazsiz ve tczatsrz, kay..nqml~ bir millet yaratma cabalannm bqbca!il ise KADRO Dergisi etrafmda yurutUlmU~r. $efin isteAi gerelti, derginin kendini kapatmasmdan sonra ise, CHF bUnyesinde bu cabatar yine sUrdUrOlmU$tUr. Kadro Dergisinin bu konu lie ilgili ~abalanna gecmeden lince. CHF Genet Baskam ve Cumhurbaskaru Gazi Mustafa Kemal'in, Anadolu'nun ekonomilt ve toplumsal yaplsl ile Ugili bazl fik.irierini gozden gecirelim:

I. CHF Genel Baskam ve Cumhurbaskam

Gazi Mustafa Kemal'ln Goruslerl


"... Ben (lyle bir parti teskilini tasavvur ediyorum ki, bu parti milletin butun suuflarmm refah ve saadetini saglarnaya cahsacak bir program a malik olsun. M illctimizi n sartlan buna musaiuir," (14 Ocak 1923 tarihinde ileri Gazctcsi Basyazan Cclal Nuri'ye verilcn dcrncc, AWliirk'iln Soytev ve Demecleri II (1906-1908) 2. bs. TiTE Ankara 1959, s. 50) " ... Butun sirnflan birbirinden aynlmaz olan, qilnkti rnenfaatleri birbirine karsu olmayan, halkrrmzin rnustcrek vc umumi menfaatJer ve saadetini temin icin "Halk Firkasr" narru altmda bir hrka teskili iasavvur cdilmcktcdir ... Bu ifadc ilc boyan cdilmck istenilen sudur ki, ismi firka (parti) olan halk tcsckkulundcn maksat evladi rnillcucn bir krsmuun, halk suuflanndan bazrlanrun digcr evlat vc srruflann zaranna mcntaatlerini temin eunck dcgildir. Bclki birbirindcn ayn ve haric olrnayip halk nami alunda bulunan umum millcti musterck ve birlesmis bir surettc musterek ve umumi olan hakiki rcfaha ulasurmak icin faaliyctc gecirmedir." (16 Ocak 1923 te Arifcyc'dc yaprlan konusma, A/murk'un Soylev ve Demecleri II s. 60) ",.. Bence bizim millctirniz birbirinden cok farkh menfaaUer takip edccek vc bu iubarla birbirlcriylc mucadcle halinde bulunagclen muhtclif SIrutlara malik dcgildu. Mcvcut siruflar birbirlcrinin lazrrn vc mclzumu (biri olunca oburunun de olmasi san olan) mahiycucdir, Binaenaleyh llalk. Ftrkasi, bit/un smiflarm haklaruu ve mutluluk sebeplerini saglamaya calisabitir." (300cak 1923 tarihinde lzmir'de gazetecilerle yapilan konusma, Alalark'an Soylev vc Demecleri, If, s. R2) "... Halk Frrkasr dedigimiz zaman, bunun icinde birkisun dcg-il, buum millet dahildir. Bir dcfa halknruzi gozdcn gccirclim, Biliyorsunuz mcrnlckctimiz r;iflyi rncmleketidir. 0 haldc rnemlcketimizin onemli r;ogunlugu, ciftci ve cobandrr. Bu boyle olunca buna karst btiylik arazi sahibi vc ciftlik sahipleri akla gelir, Bizde kac kisi buyuk araziye maliktir. Bu arazinin rniktan nedir? Tctkik cdilirse, g5riiliir ki, hie kirnse buyuk araziyc malik degildir. Binaenalcyh bu arazi sahiplcri de himayc cdilccck insan lard If. Sonra xamu sahiplcriyIe kasabalarda ucarct eden kucuk tuccarlar gelir. Biuabi bunlann menfaatleri8

ni, hal ve geleceklerini ternin ve muhafaza mecburiyetindeyiz, Ciftcilerin karsismda oldugunu farzcuigimiz buyuk arazi sahipleri gibi, ticaret erbabi karst-

smda da buyuk sermaye sahibi insanlar yoktur. Kat; milyonerimiz var. Hie. Binaenaleyh biraz paras: olanlara da dusrnan olacak degiliz, Bilakis memleketimizde bircok milyonerlerin, hatta milyarderlerin yetismesine t;alt$acaglz. Soma i~i gelir. BugUn memlcketimizde fabrika, imalathane vs. gibi rntlcsseselcr cok mahduuur, Mevcut i~imizin rnikdan yirrni bini gecrnez, Halbuki rnemleketi yukseltmek icin cok fabrikalara muhtacrz, Bunun icin de i~i Iazundrr, Binacnalcyh tarlada cahsan ciftcilerden farkh oImayan i~yiyi de korumak ve himaye etmek lazundir. Bundan sonra aydinlar ve ulerna (alimler) denilen kim seler gclir, Bu aydmlar ve ulema kcndi kendilerine toplamp halka dusman oIabilirler mi? Bunlara dusen vazife halkm icine girerek onlart uyarma vc yukselunek, onlara ilerlcrne ve uygarlasrnada onder olmakur. lste ben rnilctimizi boyle goruyorum, Binacnalcyh muhtclif meslcklcr erbabinm mcnfaatlcri birbirlcriyle karrsrms oldugundan onlan srruflara aylrmak imkam yoktur. Vc hcyet-i umumiyesi halktan ibarettir." (7 Subat 1923 tarihinde Bahkesir'dc halkla yapilan konusma, Alaturk'un Soylev ve Demecleri ll, s. 97-98)

GoriildUgU gibi Mustafa Kemal, 1923 yrh baslannda nusmalarda, ulkenin c;:iftc;:ivc coban mcrnlckcti oldugunu
dir.

yapllgl ccsitli kosoylcrncktc, fakat

toprak sahiplcriile topraksiz koylulcr arasinda cn ufak bir [ark gormcmekteHcr iki grubun mcnfaatlerinin vc crkarlanrun ayru olcudc konmacagmdan SOl- etmcktcdir. Bunun gibi fabrika YC atoiyc sahiplcriylc i~c;:ilcr arasmda da oncrnli farkhlIklar gormcrncktc, dcvlctin bu iki grubu da ayru hassasiyetle korumasi gerektigini bclirtmektcdir, Topraksrz koyluleri, toprak sahiplerini, iscilcri, sanayi ve ticarct crbabrru, aydmlan, burokratlan, ayn ayn smiflar kabul ctmemckte, bunlarm bir butun oldugunu, araiannda hcrhangi bir tczat bulunmadigmt ifade ctrncktcdir. Hcpsinin dcvlct tarafmdan aynt oranda gozctilecegini, haklannm YC cikarlannm korunacagtru soylerncktcdir, Ore yandan toprak sahiplcrinin nasrl milyoner haua rnilyardcr yapilacagi konusu uzerinde israrla durdugu haldc, topraksrz koylulcrin durumu uzerinde hie;:
durmamasi da dikkati cckmcktcdir.

TBMMBa~kam Mustafa Kemal, 17 Subat 1923 tarihinde, izmir iktisat Kongresini acarken yaptlg) konusmada ise sunlan soylemektedir:
"... Bizim halkirmz mcnfaatlcri hirbirindcn aynhr smrflar halindc degil. bilakis mcvcudiyctlcri vc cahsmalanrun bilcskcsi birbirlcrinc lawn 013n simflardan ibarcuir, Bu dakikada dinleyicilcrim, !tiftyilcrdir, san atkariard If , 9

tnccarlardir, i~ilerdir. Bunlann hangisi birbirinin kar~u olabilir? ~inin sanatkara, sanatkann ~ir~iye ve yir~inin tUccara ve bunlann hepsinin birbir~ lerine ve i~iye muhtay oldu~nu kim inkar edebilir? Bugnn mevcut fabrika~ larumzda ve daha cok olmasmi temenni ettigimiz fabrikalanmlWa kend! i~imiz cahsmahdir, Ve saydIgumz bu sauflar ayru zamancla zengin olmaltdrrlar. Ve hayatm hakiki lezzetini tadabilmelidirler ki, rval1¥Ilak.irvin kuvvet ve kudret bulabilsin. Binaenaleyh programdan bahsolundugu zaman, adeta denebilir ki, Mtiln balk irvin bir "Say (¥3b~a) misala milliSi" dir." (Atatilrk'/ln SOyiev
ve Demecler! II,

s. 112)

Bu konusmada ise Mustafa Kemal, devlet tarafmdan korunan ve gOzetilen bu siruflann aym sekilde zengin olacaklanru, refahi ve mutlulugu birlikte paylasacaklanm soylemektedir, Bu g6rO~ler 1930 yilma dogru biraz daha belirginleserek devam etmektedir. CHF Genet Baskam ve Cumhurbaskaru Gazi Mustafa Kemal, 27 Ocak 1931 tarihinde, CHFnin lzmir'deki kongresinde yapugl konusmada sunlan soylemektedir.
"". Malumu alinizdir ki siyasi partiler, mahdut maksatJarJa ~I ederler. Mesela, lzmir lUccarJan. yaintZ kendi menfaatlanm tatmin edebilecek bir parti yapabilirlcr. Yahut yalntz ~iftyilerdcn ibaret bir parti olabilir, Halbuki bizirn parumiz boyle smirh nazar takip eden bie t~kk(jl degildir. Bilakis her suuf halkm menfaatlerini esu bir sureue bir diA:erini zarara ugratmadan temin etmeg] amac edinen bir ~kkilidUr. Bunu hareket tarzmuz isbat etmektedir, Bundan sonra cia oyle olacaktll. Diger memleketlerde bu tesekknlnn bir benzerini aramaya IUzum yoktur." (Atatilrk'iln S6ylev ve Demecleri II, s, 263·264)

CHF Genel Baskam ve Cumhurbaskaru Gazi Mustafa Kernal'in, 1929· 1930 yillarmda, Musiki Muallim Mektebi, Tanh ve Medeni Bilgiler 6grctmeni Bayan Afet'e (Prof. Dr. Afet inan) yazdmllgI notlarda ise, "srnifslzilk ve tezaisuhk" anlayist daha actk bir sekilde ifade edilmistir,
"... Biz, memleket halki, fertieri ve cesitli smif mensuplannm .birbirlerine yardunlanm, aym kiymet ve mahiyette gMlriiz. Hepsinin menfaatlerini aym derecede ve aym esitlik duygusuyla temine yall~mak isteriz. Bu tarztn ulusun genel refahr, devlet bUnyesinin kuvvetlendirilmesi icin daha uygun 01· dugu kamsmdayrz, Bizim nazanmuda, ryi~i. coban, amele, tnccar, sanaikar, asker, doktor, vclhasrl herhangibir sosyal muesscsede ryalt~n bir vatandasm, hak, menfaat ve hurriyeti esittir." (Afet lnan, Mcdeni Bilgiler ve Musttlfa Kamal Atatilrk'iin El Yaulan, TIK. Ankara 1969 s. 425-426; aynca bk. aym ki10.

tap, XIV-XVII. ve 1-11; Afet lnan, AtatOrlc:'UnVatanda~hk Hak ve Vazifeleri OstUndeki Dll$Onceleri, Atati1rk Konferanslar, I, TIK Ankara 1964 ss. 7-13)

CHF Gene! Ba~am ve Cumhurbaskam Oazi Mustafa Kemal'in TIlrkiye'nin ekonomik ve toplumsal yapisma iliskin g5ri1~eri hakkmda son bir tsrnek daha verelim. 1931 mebus tayinleri dolayisiyla, 20 Nisan 1931 tarihinde Millete Yaymlanan Beyanname'de ozetle §Oyle denmektedir .
..... TOrkiye Cumhwiyeti halkim ayn ayn simflardan mnrekkep deA:il ve fakat ferdi ve ictimai hayat i~in i~MIUmll itibanyla muhtelif mesai erbabina aynlmrs bir carnia telakki etmek esas prensiplerimizdendir. A) C;iftr;iler, B) Kur;Uk sanat erbabt ve esnof, C) Amele ve i~r;j,D) Serbes: Meslek erbd», F) Tuccar, G) Memurlar, TUck camiasmr teskil eden bashca zUmrelerdir. Bunlann herbirinin cahsmasr, digerimn ve umumi camiamn hayat ve saadeti i~in zaruridie. Firkarmzm bu prensip ile islibdaf ettigi gaye smif mUcadelesi yerine ictimai intizam ve tesanOd temin eunek ve birbirini nakzetmeyecek (kmnayacak) surette menfaadarda ahenk tesis eylemektir. Menfaatler kabiliyet, marifet ve cahsma derecesiyle mUtenasip olur. C;if~i1erimizi kredi istihsal kooperatifleri gibi iktisadi tesekkullere mazhar etmek ve bu le$Ckkiillcri terakki ve tckammiil euirmek gayedir. KU~Uk sanatlar erbabim esnaf), mU$kilat ve zaaftan ve onlara daha kuvvetli, emniyetli bir vaziyete koymak i~in ieap eden kredi muessescleri yaratmak di1$UndUgllmoz esash noktalardan biridir. Milliyetci Turk amelesi ve i~i1eri meveudiyetleri ve emekleriyle TUrk camiasmm krymetli uzuvtandir, Bu itibarla amelc vc i~~ilerin hayat ve haklanm ve menfaat1erini gOztHlilnde tutanz, Serbest meslek erbabuun milli TUck mevcudiyeti icin ~k lilzumlu ve faydah otan hizmetleri ftrkamn daima takdir gOzil onunde tutulur, Kabiliyetleri ve hizmetleri k3l1tilA:mJ gOrmek i~in faaliyetJeri sahasrm ~Ik ve emin bulundurmak ehemmiyet verdigimiz vazifclerdcndir. Memleketin inkisafmda biiylik ticaret, fabrika, bliyUk arazi ve ~iftlik sahiplerinin faaliyetleri mUhimdir. Normal r;alt;an lie tekniAe istinad eden sermaye sampleri tef~ik ve himayeye layskurlar, Memleketin yUksek mcnfaatlerini dalma gOzOnOnde tutarak bUUln dikkat ve hizmetleriylc vazifelerine hasn hayat eden memurlar ber tUrlli huzur ve refaha layikurlar, Devlelin yUksek hllnyesinin sarstlmaz temeli olan ve milli mefkureyi milli varhgl ve milli inkilabr kollayan ve koruyan Cumhuriyet ordusunun ve onun fcdakar ve kryrnctli rnensuplarmm daima hiJrmct ve scrcf mcvkiinde tutulmasma surati mahsusada nina ederiz." (Alalurk'un Tamim Telgraf ve Beyannameleri IV, (1917.1938) rtrs Ankara 1964; s. 550)
11

CHF Gene! Baskaru ve Cumhurbaskaru Gazi Mustafa Kemal, 20 Nisan 1931 tarihli beyannamesinde CHF ile ilgili olarak sunlan da ifade et-

mektedir,
"... Cumhuriyet Halk Firkasmm cumhuriyetci, rnilliyetci, halk~l, devletci, laik ve inkilapci vasulan onun degismeyen bariz mahiyetidir. Bu mahiyetleri su noktalar izah eder: A) Milli rnefkureye sadik kalmak, B) Milletin irade ve hakimiyetini, devletin vatandasa ve vatandasm devlete karsrhkh vazife1erinin hakkiyla ifasrm tanzim yolunda kullanmak, .C) Ferdi mesai ve [aaliyetl esas uumakla beraber, mumkun oldugu kadar az zaman icinde rnilleti rcfaha vc memleketi mamuriyete eristirrnek iein milletin umumi ve yuksck rnenfaatlerinin bilhassa iktisadi sahada devleti fiilen alakadar ve faal kilmak." (Ala/urk'un Tamim Telgraf ve Beyannameleri IV, ss. 549-550) CHF Genel Baskam ve Cumhurbaskaru Gazi Mustafa Kcmal'in gorU§lerini su sekildc ozetleycbiliriz: Toplumsal smiflarm varligi reddedilmekte, yok sayilmaktadir, i§C(ilcr,koyluler, Iabrikatorlcr, askcrlcr, mernurlar vs, esit dcrcccde himayc ve ilgi gorcccklcrdir, dcncrck ozel miilkiyet, girisim ozgurJiigii vs. korunmaktadrr. Bu tutum CHF programma (1931) aynen yansrmisU r. Yani program, ozcl mulk iyeti koruma, tcrnel dusunccsi ctrafrnda gel istirilrnistir,

12

II. Olgu VII, Cumhuriyet Halk Firkasmm Programs (1931)


Bilim Yontemi, Turkiye'deki

st'ntn Tiiziigii (1927), ilc ilgili arasurmada bclirtildigi gibi, Firka'run 11 AraIrk 1923 tarihli Nizamnamesi (Tiiziigii) hem tiiziige, hem de programa iliskin maddcleri ihtiva ctrncktcydi. Bu nizamnarncnin ikinci maddcsinde halk ve halkcilrk soyte tarif ediliyordu. "". Halk Iirkasi nazannda halk mefhurnu, hcrhangi bir suufa rnunhastr dcgildir. Hicbir imuyaz iddiasmda bulunmayan, ve umumiyetle kanun nazanuda mutlak bir rnusavau kabul eden buuln Iertler halktandir. Halkcrlar hiebir ailcnin, hicbir smifm, hicbir cemaaun, hicbir fcrdin imtiyazlanrn kabul ctmcycn ve kanunlan vazetmekteki mutlak htirriyct vc istiklal tamyan fcrtlerdir" Dahasonra, CHF'nin, 1927 tarihindcki lkinci Biiyiik Kurultaymda ctrafh bir tuzuk kabul ed i1misti, 1927 tarihli tiiziigiin ilk 7 maddcsi yi ne, programa iliskin hiikiimler ihtiva cdiyordu. Halk ve halkctlik ile ilgili Dian ve yukanda s6zii edilen hiikiim, 1927 tiiziigiinlin 4. maddcsindc yer ahyordu, 1931 tarihli O~iincii Buyuk KuruJtayda ise, CHF ilk defa ctrafh bir program kabul cui. 10-18 Mayis 1931 tarihlcri arasinda toplanan O~UncU Buyuk Kurultayda kabul edilen programa, CHF Gcnel Baskaru ve Curnhurbaskam Gazi Mustafa Kernal'in' yukanda ozetlcmcyc cahsilan goruslcri aynen girm istir. Bu program ~yledir: (Prograrnla ilgili aciklamalar dipnotlan aracrhgi ile yapilacakur.) ,

Uygulama 3, Cumhuriyet Halk Ftrka-

13

A. Programm Metni
"Methal

C~huriyel Halt Pukasuun programma temel olan ana fikirler, inkilabumzm baslangicmdan bugOne kadar ki fiiliyat ve tatbikatta a~ikardu'. Bundan baska bu fikirlerin bashcalan Ftrkanm 1927 senesinde BUyOk Kongrcce kabul olunan, nizamnamesinin umumi esaslannda ve aym kongrece tasvip edilen Umumi Reisligin Beyannamesinde ve 1931 BiiyUk Millet Meclisi intihabi (secimi) munasebetiyle nesredilen beyannamede tesbit olunmu~tur.(l) Yalmz birkac.sene i~iode degil, istikbale de ~il oIan bu tasavvurlanrmzm ana harlan burada toplu olarak yazllml~ur. Ririnci Ktslm Esaslar: 1. Vatan, 2. Millet, 3. Devletin Esas Te§kilatl, 4. Amme Hukuku 1. Vatan, TUrk. milletinin eski ve yUksck tarihi ve topraklanmn derinliklerinde mevcudiyetlerini muhafaza eden eserleri ite y8$8dtgl bugUnkU siyasi suurlanmiz ~indeki yurttur. Vatan hicbir ~ altmda aynhm kabul etmez bir kUldUr. 2. Millet, dil, kUltOr ve mefkure birligi ile birbirierine baSh valalKlqlarm ~ elligi bir siyasi ve i~imai beyettir.(2) 3. Devletin Esas Tqkilatl: TUrk miUetinin idare~, vabdeti tuva (kuvvetler birJigi) esasma mustenid alan bugUnkU devlet ~klirnizdir. Bu sekilde, BUyUk Millet Meclisi millet namma hakimiyet hakkim kullamr. Reisicumhur ve icra vekilleri heyeti ODUR i~indeR ~Ikar. Hakimiyet birdir. KayltSIZ, ~IZ milletindir. Devlet te§ekkUllerinin en muvaflgl bu olduguna Firka kanidir.(3) 4. Amme Hukuku: Turk vatandaslanna le3kilau esasiye kanununUft verdi~ ferdi ve i~timai hlirriyet, milsavat, masuniyet ve mntkiyel baklaruu rnahfuz bulundunnak Firkanuzca chcmmiyctli csaslardandrr, Bir dereceli intihabi (secimi) tatbik eunck yUksck emelimizdir, Ancak va1ad~1 intihap tXlece~ini (sececegini) tamyabilecek vaslflar, prtlar ve va14

snalarla mOcehhez kdmak lazundir, Bunun temini hususundaki mesainin matlep netieeyi verecegi gune kadar vatandasi, yakmdan tamdlgt ve emniyet ettigi inSanlan intihap etmekte (secmekte) serbest blrakbtI demokrasinin hakill icaplanna daha uygun buiuruz.(4) Firkamrz vatandaslann siyasi haklan noktasmda cinsiyet farki gOzetmez. Bilakis Turk milletinin yUksek ve derin tarihinde ictimai hayatlm her noktadan birlige istinad euirmis oldugunu bilen FlrlcaJIIIZ kadmlanrmzm, belediye intihabmda oldugu gibi, mebus intihabmda da siyasi haklanm kuHanrnalart ~in lazungelen mUsait zemini hazirlamayi bir vazife addeder. Firka ancak bu takdirde tarihi ve ~refli hayaurmzr yeni ~te uygun simasile ihya etmi~ olacaA:m3 kanidir, Cumhuriyet
Halk FlrkaSlDlD Ana Vaslnarl

tklnci Klslm

~l.

G Devletci,

1. Cumhuriyet Halk FUkaSI, A) Cumhuriyetci, B) MilliyelYi, C) Halk-

D) Laik, E) lnkilapcrdrr,

A) Firka, eumhuriyetin, milli hakimiyet mefkuresini en iyi ve en emin

sureue temsil ve tatbik eder, devlet ~Ii olduguna ioamr. Firka bu sarsdmaz kanaatle eumhuriyeti tehlikcye k~l her vasna ile mUdafaa eder, B) Firka, terakki ve inkisaf yolunda beynclmilel tcmas ve munasebetlerde bUtlln muasir milletlere muvazi ve onlarla bir ahcnkte yUrUmekle berab;r Turkictimai beyctinin hususi seciyelerini ve bash basma mUstakii hUviyetini mabfuz tuunayi esas sayar. C) trade ve· hakimiyetin byna!i:l millettir. Bu irade ve hakimiyetin devletin vaiandasa ve vatandasm devlcte k~lhkh vazifelerinin hakJuyla ifasmi taniim yolunda kultamlroasl Ftrkaca bUyUk esasur, Kanunlar onunde mwlak mUsavat kabul eden ve hi,bir Jerde, JU,bir aiieye, hi,bir smtfa, hi,bir cemaate, imliyaz lammayan fertleri halklan ve haI",l olarak lwbuJ ederiz.(S) G Ferdi faaJiyeti ve mesaiyi esas tutmakla beraber mumkUn okfuiu kadar az zaman i"inde milleti refaha ve memleketi mamuriyete e~irmek ~in minwn umumi ve yi.iksek menfaatlerinin icap euirdiAi islerdc -bilhassa iktisadi sahada- devleti fiilen a1akadar etmek mUhim esaslanmrzdandir.O) D) Firlca, devlet idaresinde, bUlUnkanunlann nizamlann ve usullerin, Him ve fen1erin muastr medeniyete iemin eltigi esas ve sekdlere ve dunya imlizaoylarma gOre yapilmasuu ve tatbik edilmesini prensip kabul eun~r. Din telakkisi vicdani oldugundan, Firka, din fikirlerini devlet ve dUnya i~lerinden ayn tutmayi milletimizin muasir terakkide bashca muvaffakiyet amili gl'lrUr. E) Flrka, milletirnizin bircok fedakarhklarla yaptl!i:l inkslaplardan doAan ve inki¢ eden prensiplere sadik kalmayi ve onlan miidafaa etmeyi esas
15

tutar.

2. Tiakiye Cumhuriyeti halkmi ayn ayn stniflardan miirekkep degi/, [aka: ferdi ve iclirnai haya: it;in i$boliimu itibanyla muhtelif mesal erbabtna aynlml$ bir camia telekki etmek esas prensiplerimizdendir. A) Kut;ak r;iflt;iler, B) Kur;uk sanayi erbabt ve esnof, C) Amele ve i$t;i, 9) Serbest meslek erbabt, D) Sanayi erbabt, bUyUk arazi ve i§ sahipleri ve tuccar, Turk camiastni teski! eden baslsca' t;al~ma ztimreleridir. Bunlartn herbirinin cahsmasi, digerinin ve umumi camiantn hayat ve saadeti it;in zaruridir. Ftrkamtzsn bu prensiple isdihdaf elLigi gaye smif miicadelesi yerine ictimai intizam ve tesanud temin etmek ve birbirini nakzetmeyecek sureue merfaatlerde ahenk tesis eylemektir. Menfaatler, kabiliyet ve cahsma derecesiyle rnuteriasip olur.O

U«;uncu

Kismt Iktisat

Ziraat ve Sanayi, Madenler ve Ormanlar, Ticaret, NarJa i~leri


1. lktisaua hareketli sermaye rnuhirndir, Normal sermayenin yegane menbai milli say ve tasarruftur. Bunun iyin calismay: arurmak ve aile hayaunda ve umumiyctle de viet idaresinde, maha1li ve milli idarelcrde tasarruf Iikrini koklcstirmck, Frrkarruzm bashca prensibidir. 2. Kredi ve sigorta rneselelcriyle ihtiyacm talep eUigi ehernmiycuc istigal otunacakur. Kredidc ucuzluk vc kolayhk tcmini bashca emelimizdir. 3. lihalaun ihracauan fazla olmamasi ve en nihayct aym kiymctte 01mast tediye muvazcnesinin temini icin elzcrn addeuigirniz sartur. 4. ~ift~imjzi krcdi ve istihsal koopcraiillcri gibi iktisadi tcsckkullerc mazhar cunck ve bu tesekkulleri terakki ve tekamul euirmck gayedir. Buyak arati vc (iflilk sahiplerinin zirai kredileri rehin mukabili temin olunacokur. (8) Zirai kredinin ana mucssesesi olan Ziraat Bankamrzi kanuni murakabc altmda bulunduracak sureuc sahiplcndirmek vc faaliyetini daha ziyade zirai sahada tcksif cunck tcdbiri almacakur. Bankarun scrmaycsini zirai harckct vc faaliyetlerin inkisafuu ternin edecek kiymete cikarrnak, esash cahsma mevzumuz olacakur, 5. Kiicllk sanatlar crbabrm ve csnaf rnuskullcr vc zaaflardan kurtarmak ve onlan daha kuvvetli, ernniyetli bir vaziyete ve onlara kredi muesscscleri yaratmak dti~iindiigilmiiz csash noktalardandrr.O) Kiir.;ilkve buyuk sanayi, ipudai rnaddc mi.istahsillerinin menfaatlcrine de uygun hirnayeye nail olacaklardir. nni goz oniinde lutacaglz. Say ve sermaye arastnda ahenk tesisi ve bir i$ kanunu fie iluiyaca kll{i hii.ku.mlcrin vaz'J Ftrkantn miihim isleri arastndu ~(jrii~ liirJiO) 6. Memleketin inkisaftnda bUlun ticaret faaliyetleri muhimdir. Normal

Milliyelt,;i Turk ame/esi ve iJt;ilerinin hayat ve haklonm ve menfaatla-

16

,oil§on \Ie tekniAe istinad eden sermaye sahipleri tesvik: ve himayeye laYlktlf.
(II)

7. Harici ticaretimizin tanzimi bashca i§imizdir. Bu bususta nearer erbabmm faaliyetini semereli kl1acajlZ. Milli mahsulat ve muameletimizin reva~lanru teshil, ~hretlerini muhafaza ve ihraclannt temin tedbirleriyle yakmdan alakadar 01acabzJ12) 8. Vatan server menbalan alan ormanlan ve rnadenleri i§letmek ve bu suretle istikbaliniizi ~ak ve aydmlatmak i~in yaptlabilecek olan her tedbire tevessul olenacakur. 9. Nafta islerimiz, her ~ubesinde ameli ve verimli bir tatbik peogramina tevftkan takip olunacaktIr. Bu islerden biiyiik feyiz ve kuvvet vasrtasi olan demiryolu insaauna devem edecegiz. Limanlar insaauna munasip zamanlarda baslamak luzumu gOzOnUnde tutulacakl1r. Vilayet soselen ilierinde eahsmakla beraber memleketi baglayan iyi ve fenni koprulere ve ~se sebekesinc kavusmak icin ameli bir program tatbit olunacakur,

Iktisadi maksauara vefa edecek bOyUk su i§i idealimizdir, KUCilk su i§lerimizi ba§atl11ak ilk hedeflerimizdendir. 10. Kara, deniz, hava nakliyeciliginin tanzim ve inkisafina cahsaca11. Hayvancihgm tesvikine ve hayvanlanmrzm islahma ve r;o~lmasl-

na ~b§lIacaktlC.
12. Sahkr;lhga ve sangercilige ebemmiyet verecegiz, 13. tktisadi mulehazalanrmzda herhangi vekalet ve makamlara taalluk eden bUtiin devlet i§lerinin milli iktisat noktasr nazarmdan, rnutlak karh ve faydah olmasi kaidesini umumiyetle esas tutanz, Eskiden kaJml§ kanunlann

ve usuJlerin zamanla islahma ehemmiyet veriyoru».


Dordiincii KISlm Maliye

1. Frrkarmzca devamh ve hakiki tevazune (dengeye) mUstenid butce Iikri maliyede esasur, 2. Vergi matrahlanm mUmkOn oldugu kadar safi irat esaslanna irca hedefimiz olmakla beraber mevcut vergi kanunlarmuzr ameli ve tatbiki bir itina He ve milletin tediye kabiliyetini istihfaf etmeyen bir zihniyede tekamtil ettirmek hususundaki mesaiye devam olunacaknr. 3. GUmriik tarifelerini ve muamelelerini milletin iktisadi menfaatlerine daha uygun ~killere koymaya ~h~mak ehemmiyet veroigimiz hususlardandir,

17

Be§inci KlSlm Mnli Talim ve Terbiye


1. Milli TaJim ve terbiyede esas dUsturIanmLZ ~RIardu: A) Maarif siyasetimizde ternel tasr, cehlin izalesidir, Maarifimizde her gun nisbeten daha fazla 90Cuk ve vatandas okutacak ve yeti~tirecek bir program takip olunacakttr. B) Kuvvetli cumhuriyetci milliyetei ve laik vatandas yeti~tinnek tahsilin her derecesi icin mecburi ihtimam noktastdtr. Tark milletine. Tiirkjye BayUk Millet Meclisine ve TiJrkiye Devletine hurmet etmek ve ettirmek hassaSl bir vazife olarak telkin olunur.(13) C) Fikri oldugu kadar bedeni inkisafa da ehemmiyet vennek ve bithassa seciyeyi milli derin tarihimizin i1ham ettigi yuksek derecelere ~Ikarmak buyUk emeldir. C;) Tcrbiye ve tedriste takip edilen usul, bilgiyi vatandas icin maddi hayatta muvaffak olmayi temin eden bir cihaz haline gctinnektir. D) Terbiye her tUtIUhurafeden ve yabanci fikirlerden uzak UstUn,milIi ve vatanperver olrnalrdir, E) Her tahsil vc terbiye mUessesesinde taJebenin tesebbus kabiliyetini krrmamaya ~Ikat ve riUvazi~le nina etrnekle bcraber onlan hayatta kuserlu olmaktan vikaye irvinciddi bir intizam ve inzibata ve samimi ahlak: telakkisinc ahsurmak mUhim oldugu kanaatindeyiz. F) Fsrkamiz vatandasiann 11Jrkiin derin tarihini bilmesine fevkalade ehemmiyet verir. Bu bUgi Tarkiin kabiUyet ve kudretini nefsine itimat hislerini ve milli varlJk i~ill zarar verecek her cereyan onunde ytkltmtlZ mukavemetini besleyen mukaddes bircevherdir. 2. Mektepler hakkmda ba~bca fikirlerimiz: A) $ehirlerde, kllylerde ve kOyler mmukasmda vaziyet ve ihtiyaca gOre gUndUzlUk ve yau ilk mektepleri, muntazam hie tatbik programs alunda, artnnlacakur. KOy mckteplerinde .srhhat, ya~yl~ ve mmukasi ile mUnasebeti olan ziraat ve sanat fikirleri verilecektir, B) Mesick ve sanat mektepleri mcmleketin ihtiyacma ye~k derecede artunlacak ve IUzumlu kurslar ~t1acakttr. C) Her vilayet merkezinde ve orta tahsili memlekete yaymak esasi gilzetilerek icap eden kazalar mmukatarmda orta mektep bulundurmak l(jzumuna kaniyiz. Dna mekteplerdcn uzak muhitlcrdcld vatan fWQCuklaClRln huzur ve emniyetle istifadelerini ternin icin talebeyi gece ucretl« yauracak ~ilat yapmaya ~h§llacakllr. Bu mekJ.eplerde mmUkalanyla munasebeti olan mesleki malumat verilmesine itina olunecakur, C) Lisclcrimizi yUksck tahsilc tam kabiliyetli talebe yeti~tirecek surerte her noktai nazardan takviye ve ikmal edeccgiz, D) DarUlfUnun Islab ve tensik edilerek lazun olan dereceye yUkseltile-

18

c:ektir. Yliksek mekteplerimiz kendilerindenbeklenen netieeleri verebilecek miikemmeJiyete getirilecektir. 3. OUzel sanatlara, bilhassa musikiye, inkJlabmuzm yUksek tecellisi ile miUenasip bir sureue ehemmiyet verece~iz. 4. MUzelerin ve umumiyel1e eski eserlerin itirta He tasni.flerine ve ieap edenlerin yerlerinde iyi muhafazalanna itina olunacakur. 5. Tar) dilinin milli, mUkemmel ve mazbut bir dil haline geimesi hakkmdaki ciddi tese6base devam olunacakur. 6. Kitap, ne~yat ve kOtOphane i~eri Flrka ~in muhirndir, 7. Ftrkamn, TUrk vatand~larmm vUcuda getirm~ olduklan ve getirecekleri biitUn spor Ie~UlJerini milletin kuvvetli ve iradeli unulmasr noktasmda fevkalade mOhim addeder. Bu tc~Olleri idame ve himaye eylemeyi yazife bilit.
Altmca Klslm t~tlmai Hayat ve Umumi Slhhat

1. TUrk i~timai hayatmda ailenin mahfuzuyeti (korunmasi) esasttr.

kadm iiKi1erin cahsukIan esnada ~ocuklanna bakacak. mncsseselcr yapunlmasma ve bunlann annnlmasma devam olunacakur. 4. Kimsesiz ~uklar, yarduna muhtae ihtiyarlar ve maluller milletin vesayet ve himayesi altmdadldl4) 5. Slhhat i$leri Firkaanzca hususi bir ehemmiycti haizdir, Bu husustaki mesai umumi ihtiyacla mutenasip ve devamh bit surette tevsi olunacakUr. 6. Sitma, verem, frengi, trahom vesair sari hastahklarla mOcadele tedbirlerini gen.i$leuneA;c devam edecegiz, nin arumlrnasma ~a1I~dacakur. Amcle mmnkalannda
Yedind KlSlm Dabill, Adli, Harici, Siyaset, Memurlar, Serbest Meslek Erbabl

2. NOfusumuzu arturacak tcdbirleri ehemmiyetle takip edccegiz. 3. Flrka, cocuk hayau He sureti mahsusuda alakadardu, Pogum evleri-

- I.-BUtUn inkdap neticelerini vatan~larm tam emniyetini ve milli nizam ve inzibau, dahili ve adli te$kilat ve kanunlanyla koruyan ve hiebir hadise veya tesir ijnUnde sarsdmayan bir hUkiimcl otoritesi kurmalc ve isleunek qlerimizln temeJidir.(lS} 2. Adliyede mahkemelerin te$k.iIi kanununu, balkm ihtiyacma ve memleketin menfaatine en uygun gelecek. surette tedvin ve ikmal edecegiz. Teminau ihtiva eden basil. ameli vc seri muhakcmc usuUcrini genisle-

tec:ellz. leta ve tebliji islerinde mati up neticeleri seri ve kolay olarak temin
19

edecek tedbirler a1ac~lZ. Mevkutlen, mahpuslan ayumaga ve hapishaneleri birer Islah yeri haline getinnege ~A1Z. 3. Yurtta sulh ve cihanda sulh ba§bca prensiplerimizdendir •. 4. MiUetin yilksek menfaatlerini daima gOz Onunde tutarak bUttln dikkatve hizmet1eri ile vazifelerine hayatlanm hasreden memurlar her tiirlO huzur ve refaha 1a)'lkbrlar.(16) S. Memur olmayan serbest meslek: erbsbmm milli TUrk mevcudiyeti i~iR 100umiu ve faydab olan hizmetleri, FuJwun takdir g6zO 6nOnde tumlur. Kabiliyetleri ve hizmetleri kaqabAuII gOnneleri i~in faaliyetleri sahasuu ~ ve emin bulundurmak vazifelerimizdendir.
Vatan Mudaf88S1 I. Vatan mudafaasi milli vazifelerin en mukaddesidir. Fuka, askerliAin. umum vetandaslara istisnasiz tatbiki esasuu kabul etmi~. TOrk ordusu ber tUrlU siyasi mUlahaza ve tesirlerin UstUndedir. Ordunun kendisine veri len yUksekvazifeyi her an muvaffakiyetle ifa edebilecek kudreti baa ve asnn tekemmUllerine uygun vasitalarla mticehhez olmasma ehemmiyct veririz. 2. Devletin yUksek bUnyesinin sarsdmaz temef olan ve milli mefkureyi, milli varh~ ve inkilabi kollayan vekoruyan cumhuriyct ordusunun ve ORUD fedakar ve kiymetli mensuplanmn daima hUnnet ve ~ref mevkiinde tutulmasma sureti mahsusada itina ederlz.(17)

Sekizinci KlSlm

Yukanda iki onemli siyasal belgeyi vermeye call~tlk. Bunlardan birincisi, CHF Genel Baskaru ve Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kemal'in 20 Nisan 1931 tarihli .:" Secim Dolayrsiyla Millete Beyanname" amm ta~lyan. secim beyannemisidir. Bu beyannameyi ozet olarak vemeye ~b~t1k.(18) Otek.i CHFnin 1931 progranudtr. Bu programi tammetin olarak verdik. Burada belirtilmesi gereken cok tsnemli bir nokta var. 0 da, CHF Genel B~kant ve Curnhurbaskaru Gazi Mustafa Kemal'in 20 Nisan 1931 tarihli beyannamesi ile, CHF programmm birbirinin upaup aym olmasidir, Bazan cOmle1er haua paragraflar bile birbirine ayruhk gostermektedir, Demek ki. CHF Genel Ba~kant ve Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kemal'in 20 Nisan 1931 tarihli secim beyannamesi, CHFnin 10-18 Mayis 1931 tarihleri arasmda toplanan O~OncU BayUk Kongresinde, Frrkanm programr olarak. kabul edilmi~r. Bu da Oazi Mustafa Kemal ile, CHFnin ayniligini gostermesi bakimmden sonderece onemli bir noktadtr. Zira bu ayruhk, Gazi Mustafa Kemal'in g6rti~lerinin tamamuun, secim programnun, Firka programl olarak kabul edilmesi gibi ~ .
20

yUksek bir dUzeyde gerceklestirilmesi demektir. 0 halde Gazi Mustafa Kemal demek CHF demektir. CHF demek, Gazi Mustafa Kemal demektir. Bu da normal bir olgudur. ~6yle ki: CHFnin TUzU~ (1927) isimli arasurmada belirttigimiz' gibi millet iradesi demek, CHF Genel Baskam Gazi Mustafa Kemal'in iradesi demektir. Halk hakimiyeti. hakimiyet kaynsiz sartSIZ milletindir, hep, CHF Genel Baskam ve ayru zamanda Cumhurbaskam olan, BOyUk ~ef. Daimi ve Degi~mez Genel Baskan Gazi MuStafa Kemal'in ki~i1iginde somutlasmaktadir, ~eflik anlayisma gOre. Gazi Mustafa Kemal, Turk milletinin OzudOr. hulasasdrr. Ruhudur. TUrk milletinin tnmuntm dO~ncesidir. Turk milletinin. Ozu. hulasasr, ruhu oldugu icin, Orne#in 20 milyon secmenin, sandik basma gidip diledigini secmesine gerek yoktur, Bu isi, ortak kabul etmeyen yetki ve iradesiyle ~ef yapar. TUrk milleti adma, gerekenleri, milletvekili olarak, o secer, Bu bakimdan milletvekili secimlerinden dcgil. miuetvekili tayinlerinden soz cdiyoruz. lste bu anIaYI~ geregi, milletvekili tayini donemlerinde propaganda yapma gorevi ve yetkisi de sadece, $ef icin verilmis bit yetki ve gorev olarak ortaya ';Iklyordu. TBMM'nin tum uyelerini Tilrk milleti adma, kendi ki~isel ve ortak kabul etmez iradesine gore Sef tayin ettigi icin baskalanrnn propaganda yapmasma da gerek yoktu. Durum boyle olunca, CHF Genel Baskem ve Cumhurbaskaru, Daimi ve Degismez Genel Baskan, Buyuk Sef Gaxi Mustafa Kemal'in Secim Beyannamesinin, giderek turn gori.i~lerinin eHF Program: olarak aynen kabul edilmesi dogal bir sonuc olarak ortaya ';lkmaktadlf. BUtUnbunlardan dolayi eHF Genel Baskam ve Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kernal'in, 20 Nisan 1931 tarihli Secim Bcyannamesi ile, CHF program: a~~ yukan aymdir,

21

B. CHF Genel Katibi Recep Bey'in (Peker) Program I Aflklayan Konusmas« ,


CHF Umumi Katibi Recep Bey (Peker) 16 Ekim 1931 tarihinde.lstanbul Univcrsitesindc (Dartilfunun) CHF Prograrmm aciklayan bir konusma yapmrsur, Bu kcnusmamn oncmli kisrmlan sudur, (Konusma ilc ilgili at;lklarnalar, yine dipnotlan araclh~1 ile yapilacakur.) Memleketin son on iki senelik taribi. siyasi cepheden CHFnin tarihidir ... Bugtin bana izah mcvzuu olan CHF Progrann herhangi bir gun oturulup yazdml~ bir escr dc~ildir. O. Firkamn bOlUn lknril boyunca yapdml~ ana i~lcrin ve soytcnmis ana prensiplerin ~kil euigi kaidclcr uzcrine bina edilrnistir. Dunyamn yeni hayat wlakkilerilc mcmlcketimizin hu.s usiyetlcri goz onunde tutularak halin ve istikbalin ihuyaclan da derpi~ olunmu~ ve vatan isleri hakkmda vatandastan hiltOn esas dU~ilncelerine cevap olaeak peensipler programumza konulmustur.
H •••

Ftrkanin Ana Vasiflan CHF'nin ana vasitlsn sunlardir: Cumhuriyetcilik. milliyetciHk, hal~lhk, devletcilik, laiklik vc inkllap-;Ihk ... Bu vasiflar programda krsa fonnUller halinde ifade edilmistir, Maamafib programm di~er fasillannda yazdJ prensiplerin heyeti umumiyesinde bu ana vasdlann hakim maeass hissolunur. Ben her vastf hakktnda Fub noktai nazarlanru izah edcrkcn prograrmn digcr taratlannda yazilt bulunan ve esas fikrin tenvirine yarayan diger fikirleri de ele alacagim, Bondan ~ SIt8St gcldikcc fikirleri fikirlcrimi1.c uymayanlarm dli~ilncelerini samimiyetle mutalaa edcrek ve prensiplerimizin biltiln tebarUz nokralanm birbirine batlayarat programnuzi ara vaslflarla ~~velenmi$ ve bir bakl~ mlltalaa edilebilir bit
levba haline koyma~ ~h~glfR.

Cwnhuriyctt;ilik FIl'kamIz, cumhuriyetin, milli hakimiyet mefhumunun en iyi ve en

22

emin surette temsil ve tatbik eden deviet ~kllolduA:una kanidir, Bu mUnasebetIe mini hakimiyet mefhumunun baslannda bir hukumdann bulundugu baZI devletlerde de rnevcut oldugu hakkmdaki filcirlere temas_ etmek faideli olur, Kanunlann intihap ile vUCuda getirilen meclisler taraftndan yapilmasr, bUlcUmetierin yalmz bu meclislere ~I mesul bulunmasi, Ye muhim devlet i$lerinde son sOzUn meclistc bulunmasr basta bit bUlcuffldann meveut olmasina ragmen nazari olarak. milli hakimiyeti ifade edebilir. Falcat mucerret hakikat arayan bir gozle dunyaya balaldlgl zaman bu tarife uyan kac devlet gormek kabildir? $ekillcri ve tatbikau bu yolda gorulen sayih devletlerde milletvekillerinin yapttlclan kanunlann ve verdikleri lcararlann sadece bir merasim ieabl olarak huktimdar taratmdan imzalanmasi ve rneclislerin itimadma ba~b olmakla beraber, hUkUmetierin millet tarafmdan intihap edilmemi$ bit devlet reisi taratrndan tcskili milli hakimiyei Iikrini csastan yaralayan bir an1.8 te~ldl cdcr.(I9) Bundan baska millet nc kadar olgunlasmis ve ycti~mi$ olursa olsun hiilciimdarhk saraylarmm zararh nufuzunu devlct islerindcn busbuttin sOkiip r;lkannalc kolay bit sey degildir, Bu itibarla eumhuriyctin milli hakimiyeti en iyi ve en emin sureue tecelli euirecek yegane devlet ~lcli oldugu halckmdaki Frrka prcnsibimizin isabeti meydandadir, Beseriyc; aruk, hUkUmdarhk idaresi seklini, yalmz zararh <legil, aym zamanda milli §Cref iein a~lr gorecek bir seviycye yUlcsclmi$tir. Her yerde cski hfikUmdarltldann yerlerini birbiri ardmdan Cumhuriyete birakuklarma sabit oluyoruz. Tabii !jCf'ditieindc dogan yeni dcvletIerin hcpsi Cumhuriyet seklini ahyorlar. Bu itibarla Osmanh lmparatorlugunun mabadi (uzanusi) degH, yepycni milli bir dcvlet olan TUrkiyc'nin kuvvetini aruracak ve ~refini yUksehecck lCk idarc §Ckli cumhuriyettlr.(20)

Devletin Esas Teskilau


... Turkiyc Cumhuriyetinde bOtiln meveudiyet mille tin kcndisidir, Biliun otoritcler ondan dogar, Ondan kuvvet ahr. Bizirn bu yoldaki prcnsihirniz kcndisinde meclistcn ayn bir mevcudiyet mahiyeti ve ekscriya mU!lktil zamanlarda Millet Meclisi Be I;3h~male selahiyetini goren bit icra kuvvetini kabul euncmcktedir, Ftrkamti'. Cumhuriyetsiz bir Ttirkiyc'nin yasamasuu mUmkOn gOrmedigi kadar mcrnlckeurniz iCin vahdeu kuvadan (kuvvetler birliginden) aynlan Cumhuriyct idaresini de payidar ve muvatfak telakki ctmiyor, Diger taraftan ileri ve nazari vahdcti kuva filerinin icra kuvveuni mu· vatfakiycuen nhkoyacak, balta bazan.fclce ugratacak mahzurlanrn karsrlayan hfikilmlerc vc ina knvveti He tesri sclahiYCli arasmdaki i§Mlilmil esaslanna da ehernmiyetle sad», hulunuyoruz. Teskilati esasiye kanununda bu hiikUmler vard.r.(2I)

23

MiIliyet~ilik Cumhuriyet Halk Pirkasr TUrkiye'nin y8$8ffi8S1.ilerlemesi ve bekasJ i~in rnilliyet vasfmda en bUyllk kuvveti gormektedir, Farka programumz millet ve milliyet tabirlerinibazan ~kip uzatan, bazan SlklJ) darlqtuan. fakat her iki halde de memleket icin bUyUkzararlar getiren Oll1iisUzmatUyetten kuriarrmsnr. Program metnine gore "TUrk il1timai heyetinin seciyelerini ve ~lt basma mustakil hllviyetini mahfuz tutmak esasur." Fakat bu fikirde bazan kaba bir gurur halini alan ve dunyamn ileri gidisi muvacehesinde kUsklln bir infirada yot ~ sib hotbinlige Firkarmz telakkilerinde yer yoktur. Programrnnz, (terakki ve inki¢ yolunda ve beynelmilel temas ve mUnasebetlerde butun muasir milletlere mUvazi ve onlarla bir ahenkte yUrUmeyi) hasseten kaydediyor. Firkaca TUrk milleti bUyiik beseriyet ailesinin bir uzvudur. Ancalc milletimizin hususi seciyelerinin ve mustakil huviyetinin mahfuz kalmass il1in her nercden gelirse gelsin ve her ne mahiyeuc olursa olsun beynelmilelcilik cereyanlanna kaprlmarnn milli felaketler doguracagma kaniyiz. Her ferdirnizin bundan dikkatle kacmmasuu luzumlu gOrUrUz. Program i/aisatlusmurda amele ve #r;iJerimiz ir;in milliyetr;ilik sarun: zikre sebep olan esas fikir budur. Programm maarife ail kismmda rnilli tarih ~in yazilan maddedeki $U fikir de bu noktamn tenvirine yarar. (Milli tarih bilgisi TUrkUn milli varhk icin zarar vcrecek her cereyan onunde yikilmaz mukavemetini besleyen mukaddes bir cevherdir) Fikra programma gore, (millet. dil, Iciiltiir ve mefkure birli~i ile birbi~ rine bagh varandaslann teskil euigi bir siyasi ve iCtimai heyeuir) diye yazihdir, Dil birliginin milliyet fikrindeki ehemmiyeti meydandadir, KUltiir birliAini, maziye beraber bagh olmak, zengin ve musterck bir nauratmirasma sahip olmak, g~mi~ zamanlann aCI ve lath hayaum beraber ya$8ffil$ olmak. Dmitleri beraber beslemis, buyuk eserleri beraber yapmis, bOyUk mU$kulleri betaher yenmis olmak diye tavzih edebiliriz, Bundan baska, dogru manada, millet fikrini tamamlamak icin, beraber ya~ak yolunda mU$lCrck arzu ve muvafakaua samimi olmayi ve sahip olunan mirasm rnuhaCazasma mti$terek fedakarhkla birlikte devam hususunda arzu ve irade i.$liraJcini Have etmek ieap eder.(22) Bu izahaun faidesini arurmak icin sozlerimizl nazarilikten 111kannak ve tariflerimizi bugnnkn TUrk milletini le$kil eden valand~lar ktidesine tatbik etmek lazimdrr. Bugiinkii TUrk mi/leli siyasi ve ~Uniai camia i,inde kendilerine KUrIlUk, Cerkeztik ve haua Lazltk ve Pomakltk gibi fwrler telkin edilmil olan vatandaslarimrzi kendimizden sayanz. Mazinin karanhk istibdat devirlerinden kalma bir rniras olan bu UZUR tarihi tcgallubaun mahsulu bulunan ve yanh$ ,telakkileri hulusla ve samimiyetJe duzelunek vazifedir, BugUnkU ilm; hakikaller bel 011 bin, bi'rka~ yUz bin, ve haua meseta bir milyonluk kUtlelerde mas24

1001 bir milliyel lasavvW' elmete imkan bU"akamaz.Bizim bu mille~lannuzm bakkmda duyduAumuz baibblm mOnkariz Osmanh hiikilmetinin gOttO~O Ummel siyaseti ile h~bir alakast yoktur. Biz bu menuu sat bit milliyet ftkriyte ahyoruz.(l3) Hsristiyan ve musevi vatanda,lar i~in de aym ~kltkla flkirIerimizi sOylemek lazunwr. FlrkamlZ bu vaIaR~an da biraz evvel izah ettiJjmiz dil ve ernel birlitinde illiraJc koyd, altmda tamamen TUrk olarak kabul eder. Su telakkilerimizde de istibdat devirlerindeki reaya zihniyetinden eser oimadlllRI sOylemek bile zaiUirJ24) Bundan ~ bu samimi sOzlerimizde imparatorlulun son senelerde mesruiyet gUrUltUJeriarasmda swli ve cali V3tanda,hk tezahOratma benzemeyen prensiplerimize uyan hakik' bit mana gtmnek la2.111\(hr. Milliyet ruhu programm her fashnda yer alm~tlr. Sermayede. talim ve terbiyede, amelelik ve i~i1ikte milli dO,Onceden esas olarak bahsolunuyOi'. Bilhassa maarif esaslannda birbirini takip eden maddelerde bu -fikir tekrar olunuyor.

Bu vasfm Firkammn isminde yeri olduguna gore halk~lh#a venUAibOyiik olduAu meydandadtr. Filhakika biz memlekctin saadetiai, valanda~larm birinin menfaati OlCkini selbcden (Old:.iyle ~liPl) SlOIf zihniyetinin hakimiyeti allinda Y8l8mamasmda gOrUyoruz. Millet ve milliyet methumlanm anlamis vat8lld8$lal'ln kOtlelqmes.i ancak. bumethumIarm halk~lhk zihniyeti ile incelenmesi ve satlasmasr sayesinde mUmkOn olur. Bu gunun bir i~timai heyetinin yalmz kendisini bir millet oiarak hisseunesi yeni zamamn iftirak hisleri uyanduan zararh cereyanlanna mukavemet ~in kafi gelmiyor. Bir vatan i~inde meofaauer, mutlaka ball V8S1flal'll)ben7..eyili ve mU$tereklClmesi iddiasmdan gidilerek slmn~mak yolu He temin edilemez. CHF tek vata~m oldugu kadar ~h$ma zUmrelerinin hususi menfaatlerinin de devletin ve memleketin umumi menfaati ~~vesi, i~inde temin olunabdeceAine kanidir. Bnum diinyada gOrUlen misallere bakarsak SIRl~ak tikri insatsu, ihtirash ve taassuplu bir suuf mUcadelcsini ve bu da vatandastann mUaemadi ~U$maslm doluruyor. Bu ~atl,ma bir devletin ya~aslOda ve tehlikelerden korunmasmda en bUyUk kuvvct olan milli birligi vc milliytt flkirlerini yavq yav8I tahrip ediyor. Bu delkUtemas milli kuvvetlerin beyhude yere israfma sebep oluyor. Bu sebeple biz smiflapnay' reddediyor ve bunun

rna ehemmiyetin

yerine millel,e kiltlelepnekjikrini mUdafaa ediyoruz.

Progr8JnlRlzda. (Kanunlann Onilnde mutlak bir milsavat kabul eden, hi~bir ferde. hi!;bir aileyc, hi.-;bir smua, hi.-;bir ccmaate. imtiyaz tammayan ferderi halktan ve halk~1 olarak kabul ederiz) hUkmU vardlr. Bu tarifte saYIIan (en, aile ve cemaat imtiyazlan bugUn fiilen kalmaml~. Memleketin bu-

25

gUnkii umumi bUnyesi de kimsenin bOyle bir iddia denneyan etmesine miisait delildii. Fakat memlekeue bir suuf ~uuru uyarduacak tahOkat bissediliyor. Bu tahOka! ~dilik, siyasi i~timai ve iktisadi §8ttlan blisbiiWn ~ memleketlerden gelen serpintiler halinde obTiaklaberaber bl7: bu zeminde uyamk. 01mak ltizumuna kaniyiz. . Fu'kanm smif teIakkisini reddeden prensibini programumzdan aynen okuyorum. (TOrkiye Cumhuriyeti halkim ...)(25) Firkarmz Kendi htiviyetini tarif eden halkeihk vasfmda demokrathk maR3S1Di da gormektedir, Vicdan, dU~unmek, soylemek, yazmak, seyabat, akit, ~h~mak, ticaret yapmak, miilkiyet, tasarruf, i~tima, cemiyet, ~irket hal: ve bUniyetieri ve ~IS masuniyetleri, can, mal, lIZ, mesken masuniyetleri Firkamszm hurmet euili esaslardrr. Fakat vatand8.$lar hiltOn bu hUrriyclieri kullamrken Dcvlet otoritesiain mahfuz kalmast ve baskalanmn hurriyctleri hududunun a$llmamaSI Flltanl1z i~in mUhim bir dikkat noktast te$kil edcr, •.. Vatam1a$lara devlet muessescterine hUrmct etmeleri Iijzuntu ve devlct otoritesinin chcmmiyeu hakkmda Firka prograrnmm di~cr waflarlnda yazdi olan nokl.aYI da bu munasebeue (j,:umaYI faydah addederim: (TUrk milleune, TBMM ne ve Turkiye Devletine hurmet etmek ve ettinnek hassas bir vazite alarak tclkin olunur,
Devlel~ilik

Vazffesi, dahilde emniyet ve asayi~i temin ve ecnebi devletlcrlc munasebclleri tanzim cunekten ve nihayet miidalaasml haztriamaklan ibaret olan basit devlet telakkisi coktan tarihe kart$ml~r, Gjuik~e nevileri arean be~ri ihLiya~lar, giLti~ ~galan ve bUyUyen smai muesscsclcr, toprak rslahauom ~Ogalmasl. nevilenmesi, umumilesmesi, naki! vasualanmn bUyUmesi, sU· ratlcnmesi ve ucarei tesebbusierinin kltalan okyanuslan.n diinya$UlllUi bir azamci almasl vc bilhassa btiWn diinyamo yeni ve mullak iktisat vaziycti iktisadi rallliyctierc giriCt ve birbirine ba~h bie mahiyet venni~tie. 8u yeni vaziyette bir milletin baska millet1crle iktisadi munasebeilerioj tanzim etmek bUyOk ve mOhim bie mesele olduAu gibi vatan hudutlan i~in. deki ya~yl~m ~rUanDl, kazanmanm yollanm kurmak ta bUyGk, bilgili vc dikkatli bit ~ah~maYi istilzam ediyor, Fertleri vcyahut ~irlcetleri bu mu~lak ve teferruath c;ah$manm ycganc unsuru ola n lk gOnnek, bu i~lcrdc devlctc faaliyet hissesi ayumamak ve baua icabmda devletin tanzim ve mUdahale hakklm tammamak liberal mesleAin aruk dllnyarun her raraflDda haurasi kitaplarda kaJan prensiplerinden ibereuir, Devletcilik vasfun yeni progrannnda tebariiz euirmi~ olan Cumhuriyet Halk Flrka'il dUnyamn yeni tctakkilcrine lCt<lbuk clligi kadar bilhassa memlckeumizin husasi icaplanna da uyan bir zihniyeti kabul etmi~ oluyor, Progranumrzm bumefhumu tarif eden maddesinde memleketin bUttin istihsal
26

menbalanm ve vasllaianftl devletlqtiren serbest ticaret ve mUlkiyet haklanru salUmayan serbest sennayenin ,alJplUUutO mJJsade t.lmeyen ve biUlln iktisal fiUJliytllerilti be,,;mseyeltliUl devt~ilik rdtirlerine yol ~mayacak bir vuzQia var<lir. Maddenin me&nini' okuyorwn: (Ferdi mesai ve faaUyeti esas tuunakla beraber, mUmkUn olduAu 1cadar az zaman i~nde miUeti refaha ve memleketi mamuriyet.e eri~tinnek i~in milletin umumi ve yUksek menfaat1erinin ieap ettirdiii ~lerde -bilhassa ilctisadi sahada-- devleti fiilen alakadar eenek mUhim esasianmwfanchr.) Maddede bahscdilen fiili aIaIca tabitini ya,nb~ anlamamak ~in programm ba$ka bir lai'afmdaki $&I maddeyt.de okuyabm: (Memleketin inkisannda bntUn ticaret faaliyet1eri mUhimdir.) 8u tw"iOerdcn pet' iyi anla$Ihr ki, biz ticaret faaliyederini serbest tutmaltla ve fmlerin ~Ipasl ~in sahay. ~Ik bulundurmakla beraber yap.lmaSI gercken i~lcrden~hsi ,*bbUslerin basaramayacaktanm veyahullah.fi telebbUse bml/cmak,a zarar 'a..W\lVUI' ettikierimizi devlele yapurmak yolunu. toJ:ip ediyOTuz. Bunun1a beraber fert1erin ve $irkederin yapabilccekleri i~rde onlann semereli ve muvaffak o1arak ya1~bilecekleri ~iti tanzim elmeA:i de devlctin vazifesi saylyoruz. ProgranumlZln iktisat krsmmda hakim olan devlett;ilik mhu bUtDn bu nokta·j ft37.arlarl tesbit ediyor.(l6) Meseta. serbest bir ticarct sahasi olarak blrakllml$ olan sigorta isleri ve kredi mcselelerile ihtiyacm laJep euig-i enemmiyede i$tigal cdecegimizi sOylnyoruz. Ve yine mesela harid ticaretin tanzimindcn bahsedcrkcn milli mahsulat ve mamulallmlZln reva~lanru teshil (koIayIIDjUrma) ve $Ohretlerini muhafaza tcdbirleri He yakmdan alakadar olacaglml7.1 ifade ediyorux, Bununla barici lk:aretimizi tahrip eden bir hastahk halindcki tajhi~ (kansarma, safhilOl gidcrme) i$lerile mUcadele edecegimizi ve ~lI$malarmda serbcst olan ihracat tacirlerine milli mallanml1.1 klymetlendirecek temizlemeyeve tasnife meebur wtaca!lmlZl sOylemi$ oluyoruz, K~Uk ve bUyOk sanayii himayeden bahseden program maddesi bu hi· mayeyi ve le¥Viki iptidai madde milstahsillerinin menfaatlerinc uygun olmak sarnna bag-llyor. Mesela zeytinyaglanml1.a ha~te millteri ararken sanayinin lC$viki namma, nchati yag ~Ikardan iptidai maddclcri gUmtUksnz sokmakta e1bet isabel olmaz.lpetli mensucat sanayini himaye i~in memlekete ucuz tariCeli gUmrOlde has ipek sokmak da ipek mUscahsillcrini miitecssir eder. Bu vaziyetlerde dt.lIiet,ilitin rola baritdir. Kara. deniz ve hava nakliyecilig:ini ve nakliye tarifelerini tanzim etmek de devle~lik mefhumlanna giren vazifelerdendir.

Atdumum devle~iIi~ aleyhine sOylenen fikirletden biri de dcvlet madahafe...inin iyi ktpunmunm IW.1Imiu bir amili olan serbcst ~ah~ayl UlZyik ettigidit. Fakat bu mUtalantn kaqlSlnda da Illzumlu yerinde devlet mndahale~

27

si oImadlA;1 zaman dilet barici ~ hem kazanmak isreyenleri, hem de memlekeuo bUliln hayanol Lazyik edeCeii mOtalaasl vardlt. Fukannz iktisal siyasetiRde devleti yaplCl ve ldate edici olduA:u kadar tanzim edici bir birlik unsuru olarak kabul ediyor. Bir siyasi fJrkanm yapdmast elzem irqa ve imar i$1erini ihmal etmesi ve iktisadi faaliyet1erin tanziminde mesuliyet almamast kolay ve mesuliyetsiz bir gunJUk siyaset olur. Falcat biz, g~mi~ zaman besaplanrutasfiye yolunda ~nen stkmblara calmen giinUn i$lerini tanzim ederken aym zamanda vatana ~vketli bir istikbal hamlayabilmek: ~in devl~lik yiikUniin mesuliyetli altrbA;1 albna ginnekte asalet ve isabel gOrUyoruz. Ymi programda FuicamD, yaptlan demiryoRanOI biiylik (eyiz ve kuvvet V8Slt8st olarak tacif etmesi ve demiryolu yapmak poUtikasmda israr eylemesi bu yilk~ sek bissin tezahUrildilr ...

Ticaret

lit'

Sermaye

Flrkamlz serbest ticaretin ve normal c;:a1I~ sermayenin dostudut. ci ve gayrimesru istismarci sermayenin dU¥namYlZ.(27) Memleketin inkipfl ic;:inbUtiiRticaret faaliyederinin ehemmiyetini kaydeden programmuz ~u ,,",' ilave ediyor. (Normal ~bpn ve teknile istinad eden sennaye sahipleri ~vik ve himayeye laYlkllrlar) Normal ~hFJWk ve tekniA:e istmad etmek tedbirJerini izaha dcgerli buluyorumt Muharebeler devrini aakip eden seneletde birc;:ok mOlqebbisier az zamanda milyoner oJmak ihtirasl He hareket etmi,lerdir. Bu gaydwbii te$ekk.iUlerin bir c;:oAuYlkllml$ ve milte:jCbbisiet sahnedcn ~il· mi, oImakla beraber nonnai ticaretin mevu ve muayyen karl ile iktifa etmek. dilriisdllgll ve tabiiligi henijz uunamen avdet etm~ deiildir. Ratio lerninat k~IIt~1 otmaksizm kredi bulmak imkanlanm bnsbOtUn ortadan kaldmnak bu yaranID tedavisi ic;:mesasb tedbirlerden biri olacakttr. Aym devrin ticaret ~ijslerinm birc;:oAunda ucaret teknijinin basit kaidelerine bile riayet edilmedigini gOtuyoruz. Kar hesabi i~in yalruz ahm ve saum liatlan arasmdaki farka bakan, amoni, faiz, vetgi, iicreder, kira, nakliye sigorta gibi maliyet fiyatma lesirli bi~ amiUeri hiy d~Unmeyen tacirler az deA;ildir. Ziraat, sanayi ve haua inpat sabiplerinin de bu yanll$ gidi$in labribine kurban olanlan her yerde gMUliyor. Denlerini gizleyen bedbabl hastalar ,ibi. hesap ve kicaplanm saklayarak gayrll'fle¥U bir iubar ternini ~in herkesi ve kendilerini aldataD ve nibayet y()ken bir nevi gWi ticaret mensuplan da vardtrJ18) BilUln bunlar ytktllrken kendileriyJe bersber dig-erlerini de sOrllklUyor· lar. Nihayet piyasalanmlZ8 Onemli bit emniyeWzlik hakim oluyor. FtrkamlZ bu zihniyederle ml1cadeleyi IUzumlu gOnnekredir.

Eu-

28

Arnele \Ie IJ,iler


Ticaret ve sennayenin bu serbest faaliyetinden bahseUikten sonra, if zOmreleri arasmdaki ahenk esasim gOden flrkamwn amcle ve ~ler ~in 00·

'lili1dliklerini de sOylemek IaztmdJr. Milliyet fakrioe sahip TUrk amele ve i$i· lerin hayat ve haklannt ve menfaat1erini ~zOnlinde tutacagaz ••Say ile sermaye arasmda ahenk tesisi ve bir t~Kanunu i1e, ihliyaca kafi hUkUmlerin vazt

fll'kanUZlD mOhim i$1eri araslI1dadtr.


Kooperatif~l;J;
lit

Ciftrilu

Fun programmm dikkate delcr bir wafl da kooperalif~iliAin yeoi prensiplerimiz arastnda mOhim bir ~r almasidsr, Programda kredi ve islihsal koopcraliflerinden bahis vardrr. Istihlak kooperatifleri ~imdilik prensipler arasma almmamis ve bunun revaer (sUrdtirtilmesi, uiban) hususi le$d>bils lete , terkedilmisur •.. Kooperatif~ilik fikrinin revacml serbest ticaret fikriyle tearuz (birbirine karsu olma) halinde g(irenler vardll'.lstihsal ve sattt kooperatiflerinin ~gaJ.11l8SI ve umumilesmesi geryi tlk:carlann mustahsillenn menfaau aleyhine faz1a kazan~ yapmalan yolunu kapar. Fakat unutmamak leap eder ki, biltun dUnyada kooperatiflerin bir asra yaklqan uzun bir Omrtl olmasma ra!trnen asil bUyOk:ticaret inki¢1 da bu son 8S1r i~inde vuku buhriu~r. $u halde kooperatif~ilik ticareD bUsbOtiln ortadan kaldumak deAil, belki onu - mevu bir be ile iktifaya sevlceunek ve memlekette yeti~rilen mohim mad· delerin geti.recegijaideyi yetiJtiren ile memle/cet haricine SaLOn aroswJa ma· /cui bir nisbette taksim etmek gayesine hizmet eder. Istihsal ve sau~ kooperatil1erinin biiyUk ihraest i$lerini bizzat idare edecek kemale gelmelcri ~in uzun zamanlara ihti~ vardll'. Bu takdirde de bugiinkil ihracatticaretine Itonan sennayeier yine kooperatif dl$IRda ICalacak mOstahsillerin mallan Uzerin· de ~lt$lr. Bu sermayelerin diger ticaret sahasmda i~lemesi veyahut sab~ kooperatiflerinin muh~ oldu!u krediyi temin yolunda mesru bir raiz ve kar ile ~ah~ kabildir, Bundan ba¥ca memlek:etin bi~gk i~inde kendine ~b$ftUl sabast billa· cat olan sennayenin en nihayet k:endisine zirai ve SlOW istihsal sahalannda karhk i~ler buIacagl da,tabiidir. Fukanlll takip ettigi devJetvilik rnefhumunun yamnda kooperatifler. den de bahsedilmesi bal.1 suitefehhOmlere yol ~ml~. Bu Iikirlen laShih ~in FtrkamlZm tasavvur cuiJi kooperatif~iliAi tarif ettigimiz ~~ve ~inde mOta· Ia etmek. kafidir. Her iktisadi faaJiyeti, yatnu deVletin i/tigali saliasma alan
lit

/woperatjj :ihniyetinde kolleklivizme giden yollarla FlTkomu'm ~bir alakostyoktur. loren milliyet,i \Ie ailed bir teJekkiUolan F"kamum umumi evsaft bu telakJdye miisuil olmamtlk taztmgeUr.
Kredi

29

Ziraat Bankast z1rai kredi kooperatitlerinin ana bankasl olmakla betaber bie taraftan cia bUyUk ~i~ere ipotek mukabili kredi ",makla devam ... cektir, Bankamn idare fttlini kuvvet1endianet ve sermayesini arunnak, Firlcarun esash ~l$RIa mevzuudur. K~lik: s:anat erbaba ve esnaf luedisi ~in ~qthyor. Ve ~§llacaktar.(29) ••
Lai/dik.
"

Duglin TUrldye'de din leIakkisi her tek vatanc1a;m kendine ait vicdani ve ~si bir meseJesi halindedir. Laiklik asia, dinsit olmak veya dinsiz olmayt istemelc demek deiUdir ...
/ nklltll"ulk

Inkilablll' en bUyOk ve en klymetli eseri cumhuriye~. Fatal. bu bOyOk eserin yamnda yeni Medcni Kanunun vc adlt kanunlarm yapllmasJ, ~i mahkemelerin, medreselerin kaldlrdmasl, tekmahkeme ve lek mekaep usullerinin konmasl,dervi~liAin menedilmesi, tcldce ve liIrbelerin kapatdmasl, ~ giyilmesi ve nihayet Ttlrk harflcrinin kabul olunmasi, h~biri Otekindcn ehemmiyetsiz olmayan ve herbiri diicrini tamamlayan bir SU'a inkJlap semcreleridir. (FJrkanu1., inilletimilJn bi~k fedakarhklarla yaptllt bOtlin bu inkllaplardan dolan ve inkl¢ eden prensiplere sadlk kalmayl ve onlan mOetmeyi esas tutar.)(1O) .

dafu

ybruz" .diye vurgulamaya ~h§ugl ~y.l;ze1 m(llkiyeti ve buna baIll olan kurumlan ve ili~kilcri koruma ve geli~nne

Ku~ku yok ki. CHF Gene! Kaubi Rcccp Beyin, "yeni bir sistem kuru-

~abaslooan b~ka bir feY dq;ildir. Bu tUlUm Kadro harekeune de yanslml~11r. Onlar da, "Urwuncfi Yot" "Yeni Sistem", ''Turk Nasyonalil.mi" diye, Ozel mUlkiyeli ve giri~m OZgiirlul\inU

korumak i~in bOyUk~ba harcanu~lanhr.

30

C. CHF Genel Balkan, ve Cumhurbaskani

Gazi Mustafa Kemal';n Diiliincelerinin (CHF Programindaki Goriiflerin) Temel Dayanaklan

CHF Genet Baskam ve aym zamanda Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kemal'in dij~iincelerinin; dolayisryla CHF Programmda ifadesini bulan temel gOrU~lerin iki onemli dayanagi vardir, Bu temel dayanaklardan biri IUihat ve Terakki kokcnlidir, lkincisi ise, Avrupa'da luzh bir bicimde gelismcye ve boyutlarunaya baslayan Fasist ve Nazi ideolojileri ve uygulamalandtr.

1. tUihat ve Terakki (Ziya G6kalp)


ittihat ve Terakki'nin ba§ta gclen idcologlanndan sayilan Ziya GOkalp 1918 ytlmda, Ha/k.{lllk ba~hgt alunda sunlan yazmak.tadtr:
"... Harici ve dahili kapilUlasyonlann ilgasi (yUriirli1kten kaldsnlmass)
laltIa-

bu imtiyazlan da ref etti!tindcn (onadan kaldlrWglRdan, hOkOmsilz bmtkugm-

dan) bugUn Osmanlt tmparaloclugu devlctinin siyasi noktai nazardan miyla demokratik, yani halk!;1 bir eemiyet oldulunu iddia edebiliriz.(3I)

Ziya GtSkalp'e gere siyasi halk';llt~tn iki Onemli amacr vardir, Utke i.;inde siyasi ayncahklann gidcrilmesi, yani genis toprak ve mOlk sahipli#i olan derebeyligin tasfiyesi, drsta isc, yabanct dcvletlerin ekonomik ve polilik egemenligl olan kapitfilasyonlann hUkiimsOz biraknmas; ve onadan kaldmlmasidtr, tft~imai Halkcihk" konusunda ise Ziya OOkalp ~nlan SOyUiyor:
~,.. BugUn i~timai halkcihk nam! <fa vcrilebilen sohdarizm hareketi, eski devirlerdeki siyasi tabakalar gibi bu iktisadi simflann da izatesine 1;31t~1· yor. Siyasi halk~lhk. herkesi, siyasi. hukuk uibanyta ayanlar derecesine ~tkarmisu. t~timai haJk!;lhk ise, berkesi, terbiyevi, iktisadi mazhariyetler cihetiyle
e~mfa muzavi yapmak istiyor.(32) Hal~lhittn esasi cemiyet i~inde semiyye, kast, tarik, ocak, srmf ve tabakatan« bulunmamasu:br;(33)
I

CHFnin 1923 tarihli tiizii~ntin yukanda sOzOedilen ikinci maddesin31

deki halk ve halk~1 tanflerinin, giderek, 1931 Programtndaki (lkinci Kisim, 1. Madde C Flkrasl) halk ve halk~ taritierinin Ziya GOkalp'in bu gljrli§Une

uyduju hemen dikkati ~ektedir.


Siyasi mestek bit slOIfm tchine. diJer smlfm aleybine olmamabdlr. E§raf~l bit siyaset amele ile kOylOnon aleyhinde oldulu ~in mOsavata (~tIiIe) ve hQrriyete mOnafidir (aytmdtr) Bol$evik siyaseti ise halb monhasmm amelelerle k6ylUlerden ibaret addettili ~in.•yine adaIete ve insanltla muhaliflit. Ha/dki halk{ullc ise herusi halkltm g6rmeitir. HilkUmdar ve ailesi halktan olduAu gibi, fabrikaWrler, arazi sahipJeri, £eylesoflar, f8irlet de halklanda. Halk arasmda, hakiki bit mUsavat ve hakiki bir bUrriyet lesis etmek latllDcilr. Fakat bunlan tesis ederken yanh$ nazariyeler tak:ip ederek bir takun masumlan mazlum haline koymamall. 1~1e Bolsevikler bu kabilden bi~ zulum yapbtlan ~in, pmdi hakiki halk~t1ar onlan bihakk,n takbih ediyorto ...

lar."(34)

Bir eemiyetin dahilinde binalum tabakalann yahut simflann.bulunmasl, dabin musavatm (qitlipn) OOlunm8(hAlftl gOsterir. Binaenaleyh,' baI~lhlm gayesi, tabaka ve SIDlf farkianm kalduarak cemiyetin bitbirlerinden farkh zUmrelerini, yalmz i$b6IUmOnUn doAurdugu mesJek zumrelerine hasretmekledir. Yani ha~lItk felsefesini bu dUsturda iemal edcr (ifade eder). Smlf yok, mesick var, Bit cemiyetin i~inde muhle1i( simtlar, birbirlcrini istismar yabut imha etmeye ~ah$lr. Meseta dUnyanm her yerindee~ra( Slm(, ~bcr suufuu isnsmarla (s6mUrmekle) ftle$guldUr. Bunu kaf$lhk oImak uzere, Avrupa'nm bq.. ka iilkelerinde nazariye balinde. bugOnkU Rusya'da ise, ameliye balinde. ameIe SlAlf e~{ tababs&OI mahvetmeye ~llPyor. Demek ki bit cemiyetin iyindeki SlPlflar. aralannda u~a irtIkam bulunmayan dU$man zUmreler halindedir. Halbuki bir cemiyetin mubtelj( meslek zUmreleri birbirine rakip ve d~man olacaklan yerde. bUakis yekdilerine muh~ ve dosuurlar. Bir eemiyeue terzi kundulllClSIZ. kunduracl tetzisi.z. flnnel kasapsiZ. kasap {mllC,slz. $air filosofsuz, filozo( $8irsiz, doktor avukalstz. avukat dot· f,OfSuz. kalmaYI hi~bir_ zaman isteyemez. BOdin i~timai meslekler birbirinin lazlm ve melzumudur. 0 ba1de SlOiflar kalkip da, yerine meslek zUmreleri kuvvetU bit s_ureue IC§ekkiU edince ~timai darvinizm iflas ederek cemiyet i~nde dahili sulh hlikilm slli'meye ~. "{3S}
to ...

Ziya G(jkalp'in bu ~uncelerinin temel dayanaklan ~phe yak ki pozitivizmdir. Ozel olarak: ta, Durkheim'in toplumsal i~IUmd ite ilgili g6rU1leridir. Fakat bu gtslii11erin CHF Genet Bqk.am ve Cumhurba~ant Oazi Mustafa Kemal'in g(j~lerini, giderek, CHF Progranunda yer alan gtslii11eri bUyUk: tn~ude etkiledigi ~aphesizdir. Meunler kanjlla~nkbjt zaman bu du32

rum acikca gorulmektedir, CHF Programmda onemli bir yeti clan Devletcilik ilkesi de dayanagrm inihat ve Terakki'nin devlet mudahalecigi gor(i~iinden almaktadtr, Bunun gibi, hukuk inkrlabr, harf inkilabi, egitim alarunda yapIlan inktlaplar, kiyatet inkrlabi vs. temel dayanaklanm lttihat ve Terakkide bulmaktadIr.(J6)

2. Fasizm
CHF Genel Baskaru ve Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kemal'in giderek CHFnin goruslerini bicimlendiren ikinci etken, Avrupa'da ozellikle, halya ve Almanya'da yukselmeye baslayan Fasist ideolojive uygulamalandir,
"... Fasizrnin program: su idi: Milleti muzaffer rnukadderauna dogru siruflan bansurmak ve ltalyanlan diinyadaki vazifclerine dogru

sevkedcrek

tek kuvvet halinde goturrnek. "(37) n ••• Haziran 1922 de Nasyonal, sendikalistler ilk kongrc lerini yapryor. Bu kongreye 500.000 alakadar oldugu muesseselerdcn 500 delege kanldi. Rossclini ve arkadaslan bu toplanuda i~t;i ile kapitalisti iki dlisman halinden cikanp aym dereccdc onernli iki eleman diye tavsif eden iddialanru daha acrk bir sckilde ifade eu.ilcr"(38) "... Fasistler libcralizm icm ~(}yle diyorlar: Liberal devlct, ne adalet noktasmdan, ne de istihsalin yuksek menfaati noktasmdan, srruflar arasindaki mUcadelcye kansmaga hakki olmadrgt kamsmdadir. Bu kanaatla sosyal rnucadele olurken, 0 yalnrz, grevcilerin kan dokmcrnclerine, magaza carnlanru taslamamalanna dikkat eder. Esas itibanyla grevi vc muessesc kapamayi mesru hareketler diye anlar, Ihtilaflar patronla i~i arasmda, tamamiyla hususi mahiyeue, dar bir alanda kaldikca devlet kansmayabilir. Lakin genisledikce gozyumamaz. KomUnizmdc isc, kapitalist srrufm yerinc prolctarya gc~cr. Prole wry ada zamanla yeni bir kapitalizm vucuda gelir. Sosyalist doktrin bir kavgarnn onune gecerken yeni bir kavga cikanyor, Kapitalistsiz, hususi tesebbussuz, rekabetsiz bir insanhk nereye gidc-

bili£? Fasizmin kanaati su: i~'ti ile isverici arnk, birbirine Zit iki eleman ola-' mazd t, Onlann menfaalleri hususi menfaatler degil, millctin yuksek men faatini teskil eden istihsalin umumi menfaatidir, f~o;i nasil feda edilemez bir elcmansa, kapitalist de 0 dercce feda edilemez bir elemandrr, I~r,,:isiz kapitalist, kapitalistsiz i~i olmaz. Onun icin birbirlerini tamamlayan bu iki elemani, milletin umurni menfaaii olan istihsal gayesinde yanyana getirerek bansurmak ve sosyal davayi bu suretle halletmek zaruridir. Bu isi aneak devlet yapabilir. Onun icin herseyden once ilk prensip olarak otoritenin diriltilrnesi ge33

dir, BugOn milletin desteIi daha ziyade ithalat ve ibracat ticaretidir.lstihsaIi.n aJUnaSt-. sallamlapasJ. ve yabancl pazarlara yay:tlmaSldtr.Bu bOyle oJduiu
i~ndir ki milli varltlt korumakla gOrevli olan devlet, istihsal i~ kumandaYl eline almaya mecburdur. HaIbuki, yalntz polislik vazifesini gOnnek1e, bu sa. hada kumanda elmeye imkan yoktur. Oevlet miDi vamp vOcuda getiren bUtUn elemanlan, vadr#m konmmasl. beslerunesi, bUyUmesi iyin faydah o1acak ~de organize etmelidir. Fa§izmin fertlerin menfaatini mHletin yUJcsek menfaatlerine tabi tutmak diye ifade olunan ana prensibini do~uran iJte bu kanaaUU'. Milletin buti1n kuvvet1erinin ve bi1tiin faaliyed~nin ulu ifadesi olan devletin, mUsavatyl konrrolu olmadan umomi bayaun ~bir safhastnda. ~bir hareket olamaz. Bu devlet hi~bir hareket ve faaliyet alemini kendi bagnndan uzakla lutamaz. Sosyalist devlet de, liberal devlet de stDlf devietidir. F~st deviet de milletin jUridik 1eZabUrU oIduj,una gOre milli devleUir. Bu itibarla fasist devlet istihsalciterin birli~. Korporatif nizam bu anlaylfUl UriinUdilr. ~(39)

rekir, Bu miUeti ayakta tutan elemaa ~dilerde

sadece silahh kuvvct delilw

Bu ahnulardan a~dc~ anlasildtgt gibi, CHF Genel Ba~aru ve Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kemal'in d~Unceleriyle, giderek: CHFnin Programmda yer alan gorii~lerle Fasizmln du~nceleri arasmda buytik bit bcnzerlik vardrr, Fasizmin esas hedefi "suufsiz imtiyazsiz, tezatsiz, kayn~mlf bir toplum yaraunakur. Su hedefe varmanm yolu ise, Tek Patti, Tek ~f, Tek Ook.trin'dir. TUrk.iye'de ve halya'da gelisen akimlann bUyUk,bir benzerlik. gosiermesi, 1930 ytllannda Tiirk. basmmda, italy an F~izmine karll SIk. Slk. ovguler duziHmesine neden olmusmr, 23 Nisan 1930 tarihinde TIiIk Ocaklan Genel Ba~am Hamdullah Suphi (Tanntsver) ~unlan s<1ylUyor:
n... Ocak, TUrk. milletini Garp ailesinin bit az3S1 olarat bildi. Ve TUrk milliyetpervetliAine 0 zamandan itibaren Yunan ve Roma klasiklerindeD istifade euirmeyi ehern gfirdil. MilIiy~i Resil samimi kanaat.ll ~uhr. Bizim bUtUn mil1iy~ tari· himiz garb a1emine uzanml~bir dost eli halinde tarif edilebilir. AnadoIu isDk:~ Ial mUcade1esiAsya'nm bu ~inde istik1ali kadar. TUrk'Un~dlk emel~ lerini mOdafaa eUi. Kar$unl7.daki Avrupa orduku, M gariptir Ii AvrupalUarm milmtssiU olan, yepyeni miicahit bir zUmreye karp, dolaYlSlyJa

hi&afetleberaber Asyald1Jt ve §eria1t mUdafaa ediyordu. Biz yenilseydik. Avrupablar mallup olacaku. Biz kazandlk. Avrupahlara karp garp rlkirlesini, garp esaslarun muzaffet Ioldlk. TDrkocaAl Dasi1ani
34

Anadolu milcadelesinin btl ruhunu kendjne bir esas talll~tlr. Havalann i~inde her tarafta yeni balk peygamberlerinin davet nidasuu duyuyoruz. Havalann i~inde her an ~arp~1 hissettilimiz yeni din cereyanlan var. Simalimizdeki ihtilal. astclann bergUzan olan, kOkle~mi$. yerlesnri$.' koskoca bir alemi 10 gUn ~inde. bit daha avdeti muhai gorunecek bit larzda tabrip etti. Ve bUlan tqeriyele mevcut yeni bir alemden bahsedi.yor. lnsan zekast mUmkUnmiidiir D, bu kadar Irabuk ytkllan bir alemi ve mutlaka doiacalt haber verilen mevcut yeni alemi merakla dil~Unmesin. Rusya dahilinde y1l$8yan bie ferdin. gOziinU ve kulaguu bit saat telkinden azade unmasma imkan yoktur. Cihan taribini hedef tutmus olan bu mezhep bir dindir. Ve bu dinin peygamberi tarafmdan sOylenen sozler birer nasur. Hakklnda mOzakere ve munekasa olunmaz. tmamndan $Uphe edenlee, ~'Ian oldup gibi kabul etmeyenler i~in C~La agrrdte. F8$i7.m nann alllOOa. tan man bir milliyetperverlik barekaa, Italya topraklan Uzerinde ~ buhranb bie deviedert sonra a~1C ve tehlikeli bie miicadele neticesinde muzaffee 0100. Biz bu larikatle rnensubu oldugumuz ilrtimai ve siyasi fikrin bazt noktalarda mU$terek olduAunu tesbit edebiliriz. 0 hareket mil1iyetperverdir. Simf miicadelesinin memleketimiz ~in mutlak bir harabi vlicuda getirecegine tam bie inancmuz vardle. Orada da bu kanaat mevcuuur. Fasizm, bir vatan idea(i etrafmda iktisadi refaln, siyasi ve j~timai ahengi, tesis etmeyi dU$Uniir. Bu milliy~iliAin farikasi milieu hakim ve mahkurn suutlara ayumak deli I. her meslek erbabmln umumi bie i~bOlUmU i\rinde Ir8II$fDa haklum tanunak ... onun yUkselmesini temin etmektir.(40) e Biz bir milletin umumi terbiyesinden hasil oJacak fikir ve vicdan hususiyetini ~yeUn enkaranhk gUnierinden ba$layaro:lk binlerce sene zariUKla, saYISlZ ISlICap. Ollrusilz tan pahasma elde ettigi asil, ulvi bir micas sayanz. TUr~ OcaklarmlR Ie~ilatrnda askeri bir mahiyet yoktur, lIim, hars ve ilrtimai muavenet mak.'\adlyla kwulmU$ olan muessesemiz, TUrk gencllgmm Uzerine askeri bie uaat lahmil eunemisur, Diger unsuelann merkczdcn uzak., cereyanlarma kalli. Sirf korunma hissile vUcut bulmu~ lesad\ili mahiyeue bir ilim \'C ~k mUe....seselerine mensubuz. Yalmz munevver ve milliyetpeever bir genr;ligin halya IOprdklan \izcrinde SIDIf gayzU k.inindcn hareket ~1!Unda derbal kendini toplamaslDl ve bUyfik vatanpervcrin, dogru yolu gOsteren emri alunda arzm medcniyet menbalanndan biri olan guzel memleketlerini siyanet edebilmelerini hUnnet ve takdir ile gOrm\i~dUr. Biz fasist milliyetperverJiginin dUnkil gaJeyanmda hem mazimizi hem de istikbaJimizi gOrUrUz,(41) TUrk vatam lehlikeye dii$tugU vakit Ocakillar, milli kahramamn bayrall aluna lc.oSmak&a...e onun emri altmda kendilerine vcrilen vazifeyi yapmakta bir an tercddiil eunediler. Fasism gen,Ugi gibi miliyetpervcr TUrk g~iA:i, TIlrk inkilablm tehdit edecek herbangi bie tehlik:eye kar$t silahnu

35

kaPIP miidafaa vaziyetine kosacekur, Diinyanm her tarafmdan genlYlik kuvvetleri, milletlerin biiyUk. muratIan ilYintanzim ve takviye edilmektedir, Italya'da, Rusya'da oldugu gibi teskiIat, Babillolarla, cocuklarla bashyor ve yUzbinleri kucakhyor. Ey Turk genci, Anadolu'nun yUksek bir yaylasmda, senin, beynelmilel $6hretlere girecek, aziz ismini tanurnak icin, burada, bit kUrsu kurulrnus, bir sahne acilmrsur. Burada kendini gostermeye davetlisin, Bir halk muaUimi alan TUrk Ocagr, seni cok seven hariminde sanannm ve ilminin sesmi, hurmet ve hayret uyandiracak muvaffakiyetini bekli-

yor.
Duvarlanmn arasmda Turk vatammn menfaati iein ryah$OC8k cocuklanmn hayat uguhusu eksik olmasm, DUn oldugu gibi bugun de yann da birbirini talcip ederek istikbaltere dogru Turk milletine daima hayirh ol!(42)

A~lk~a g5rtildu~u gibi, Turk Ocagi Genel Baskam Hamdullah Suphi (Tannover), 23 Nisan 1930 tarihinde yapug; konusmada, Fasizrne ovguler duzmekte, Turk gencliginin ltalya'daki Fasist gen~li~i gibi yetistirilmesini istemektedir. Bu, iki akimm dii~iinceleri bakirmndan buyiik bir benzerlik icinde oldugunu ortaya koyar. Butun bunlar, Fasist dij~unce ve eylemlerin Kemalistlerde meydana getirdigi etkilerdir,

36

III. "Kadro" culuk, (Snufstz, Imtiyazsiz, Kaynasmis Bir Millet Yaratmanm ideolojik Plandaki Yaym Orgam)
Kadro, 1932 Yili Ocak Ayindan itibaren, Aylrk olarak yaymlanmrs bir dergidir, 36 sayr yaymlanmis ve 1935 yih Ocak Aymda yaymma son vermistir, Kuruculan, Manisa Mebusu Yakup Kadri (Karaosmanoglu), Milli u usat ve Tasarruf Cemiyeti Mudiini (daha sonra Matbuat Umum MiidiiIii) Dr. Vedat Nedim (T6r), Milli lktisat ve Tasarruf Cemiyeti Yaym ve Propaganda gorevlileri, Sevket Sureyya (Aydernir), Ismail Husrev (Tokin) ve Burhan Asaf (Belge)dir. lmtiyaz sahibi Yakup Kadri, Nesriyat Muduni Dr. Vedat Nedim'dir, Dergiye yazi yazanlar asag: yukan bu kisilerdir. Daha sonra, 13. sayidan, yani 1933 Oeak Aymdan itibaren M.$evki de yazi vermeye baslaml~tJrJ43)Ara srra, Mumtaz Ziya, Falih Rrfki, Ahmet Hamdi, Mehmet Ilhan, Ibrahim Necmi (Turk Oil Kurumu Genel Katibi), lriboz .. gibi imzalar da gorulmektedir. Bir kere de Basbakan ve CHF Genel Baskan Vekili lsrnet inanu'nun bir makalesi yaymlannusur. (SaYI 22) Kadro, CHF Genel Baskam ve ayru zamanda Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kemal'in fikirlerinin radikal bir yorumudur. Bu fikirlerin mahiyetini, inkilap ideolojisinin prensiplerini sistemlestirmeye cahsmaktadir, Esas amac doktriner muhtevali bir Kemalizm yaratmaya cahsmakur, Bu husus Kadro'nun ilk sayismda, Kadro tarafmdan ~ayle ifade edilrnistir:
"... Turkiye bir inkilap icindcdir. Bu inkrlap kendine prensip ve onu yasatacaklara suur olabilecek biitiin nazari ve fikri unsurlara maliktir, Ancak bu nazari ve fikri unsurlar, inkrlaba ideoloji olabilecek bir fikriyal sisterni icinde terkip ve tedvin edilrnis (birlestirilmis, kitaplastmlmis) degildir ... Kad1"0 bunu yapaeakur." (Kadro. Kadro Sayi Llkinci kanun 1932 s. 3)

CHF Gene! Baskarn ve aym zamanda Cumhurbaskam Gazi Mustafa Kemal'in politik, ideolojik. ekonomik ve toplumsal g6ru~leri. ie; politika ve dllj .politika hakkmdaki fikirleri. tanh ve dil konulannda gelistirmeye cahstrgl tczler, bir butun meydana getinnemektedir. Bu gorusler ve fikirler gercek 37

sornutlar karsismda ve zaman ve rnekan boyutu i~inde incelendigi zaman.


hem somut gereeklerle, hem de kendi aralannda ¢i~eler gOsterdiJj hemen anlasihr. Fakat Kadro, sosyo-ekonomik ve poUtik yaptya i~n konular Uzerinde, inkJlablO ideolojisi Uzerinde 6zellikle dunnaktadlr. Amac;:,slnlfslZ, imtiyazstz, tezatsiz, kayna~ml~ bir millet yaratmaktrr, Bu rejimin adt genet olarak Milli Kurtulus Savaslan rejimidir. Qzel olarak da TUrk Nasyonalizmi ve Tiirk Sosyal Milliyet~i1igi rejimidi r. Bu gayeye ulasmanm ternel araa da "devletcilik" politikasidrr, Ve bu rejim kapitalizme ve kom(inizme kar.$1 U~(lnc(ibir altematif olarak ortaya aUlmaktadlr.

38

A. Dr. VedatNedim (T6r) ve

TiJrk Millet iktisadiyah '

Dr. Vedat Nedim, S"ujlapnamak ve lktisat Siyaseti. konulu yansmda IUsuslan belinmektedir .
..... Smlfsa ve cezatsa mmet olmak gayerni7..dir. Fatal henDz smdSlz ve tezalStZ bir millet degiliz. Yalmz, bizde SIDIC aynhklan. siyaset hayabmlzdB. hakim bit rot oynayac8k kadar ~dmanll~. Yani Tllrkiye Oevleti bir SImf devleli de#ildir. TOrk Devleti, Avrupa ve Amerika devlederinin tersine. De bir finans oligaqisinin. ne bir sanayi sermayesinin. ne bir bUyOk toprak maIkiyetinin. ne de bir i«:i zUmresinin menfaadan icin ipeyen bir iera maldnast olmaktan uzakbr. TOIk Oevleti. TUrt miUetinin i1eri rnenfaatlannl temsiI eden bir millet mOesse.c;esidir. TUrk milletinin ileri menfaatlan. smlnann gitt~ keskinlesen aynhkIlI'Ia birbirlerinden uzalcla$malanm ve bu uzakla¥na neticesinde millet gOYdesini ytpr8tan SIOIf kavgalanPin dolmasml icabettiren btr iktisa~ inkl$8Cm OnQne gClCmeyi emrediyor. SlnlfkavgaJan ile lime lime olrnu~ Avrupa milletlerinin bugUnkO haJi. gfuen g6zterimizin (mUncie dururlten. mu bir ideal olarat allp benimseyaneyiz. .. (Kodro, SaYI 11, lkinci te¥in 1932 s. 17) ..... FranslZ inktlabl, derebeylik halcirniyetine kar$t, burjuva hakimiyetim koran ve bugOnkO slDlf aynhklanm ve neticede yeni bir simf devletini do#uran iktisat sisternine yol ~I. Rus inktlabt, FranslZ inktlabtnln btr reaksiyonudur. Burjuva hakimiyetine kar$1 prolewya hakirniyetini kurdu. TOrt inklIabt ise, hem FransJz inblabma. hem de Rus inkdabma 1aqJ: bir realc:siyondur. tdeali ne bir burjuva, ne de bir proletarya hakirniyetidir. TiJrlc inlcilab. bir suuf ink. lab, thill, smrfslZ vee teuusn millet ollll inJ:,labtdtr. Bunun b6yle olmas"arill~e hir zaruretti." (a.g. m. s. t7-1g)

39

Dr. Vedat Nedim, bu tarihi zarureti, artik SlIT hususi sermayeye dayamlarak bir sermaye birikimi yapmak, kalkmmayi saglamak, Yl~mlan refaha kavusturmak ve mutlu kilmak mumkun degildir, diye belirtmektedir. "... <;linkli Turk inkrlabr, tarihin oyle bir devrinde dogdu ki, onda en son olgunluguna ermis, bir iktisat sisterni, sirf suuf aynhklan yuzunden, reknit: seviyenin bahseuigi imkanJardan istifade edemiyor ve milletleri ve milIetlerle birlikte butun bir insanhgr binbir act ve yoksulluk icinde krvrandmyor." (a.g.m. s. 18) . Dr. Vedat Nedim, smiflasmaya engel olarak, sirf hususi sennayeye dayanan birikimin uygulanmamasiru gosteriyor, Yani srrf hususi scrmayeye dayanan bir iktisat sistemi uygulanmadigr zaman simflasmarun olmayacagim belirtiyor, Dr. Vedat Nedim'e gore bunun tek araci ise Devletciliktir. "... Turkiye'nin iktisat siyasetinin ana prensibi, adeta, insiyaki denebilecek sekilde kendiliginden belirmistir: Devletcilik. Turk devletciligi, 0 kadar Turk inkilabma has bir prensiptir ki, onun ne tarihte, ne de kitapta yeri varOIr.(44) TUrk inkrlabr yaraucrhk kudretinin bir misalini de, iktisat siyasetinin tesbitindc verecckur.

Nasrl ki, buglinkii Rus iktisat siyasetinin Bolsevik ihtilalinden once,


nc tarilue ne dekitaplarda yeri yok idi ise, yine nasrl ki, bugunku ltalyan iktisal siyasetinin Fasist ihtilalinden once, ne tarihte ne de kitaplarda yeri yok idi ise,(45) Turk inkilabma has. rnilli iktisat siyasetimizin ilk essiz omegini de biz
kendi kcndimize yaratmak mccburiyetindcyiz.

lleri teknikli bir TUrk iktisadiyatr ve srmfsiz ve tezatsiz bir Turk milleti, ancak devletci bir iktisat siyasetinin eseri olacakur, Bu itibarla, Turk millemcydan vermeden, ilcri teknikli bir iktisada kavusmasi dernek, ayru zarnanda ictimaiendiseleri de gozonunde bulunduran bir iktisadi
tinin stnulasmasma

{kvkl~ilik dcmckur." (a.g.m. s, 20-21) "... Srrntlasmak, hususi sermaye yolu ile kurulan bir iktisat govdesinde, yine iSle,gimizin Uzcrinde duran bir zarureuir, Hususi scrmaye tcrakiimii yolu, bizi bir yandan geri teknikli bir iktisada goulrecek, fakat diger yandan da, sirufsrz tezatsrz milet olarak idcalimize kavusturmayacakur, Geri tcknikli bir iktisada dayanan bir milletin, diger biillin cemiyet mucsscseleri de geri kaJmaya mahkumdur. Halbuki Turk inkrlabimn hedefi, TUrk millctini en cabuk yoldan, ileri, yiiksek, verimli, gelirli bir millet yapmakur.

M (iswkii hi r mi Ilet kalmak saruyla, ilcri, yuksek vcrim Ii.gclirli ve ayzamanda smifslz ve teuustz bir millet olmak .. i~te yalruz inkilabmuza has ana dava budur. Boyle bir dava karsismda bulunan biricik millet, Turk milleru

40

tidir." (a.g.m, s. 19) Burada Dr. Vedat Nedim, Birinci Dunya Harbi sonunda, dunyarun cesitli Olkelerinde uygulanmaya calisilan ij~tijr iktisat sisteminden soz etmek!edir. Birincisi, komunist iktisat sisteminin kurulmaya cahsilmasi, ikincisi kapitalist iktisat sisremini kunanna cabalandir. Dr. Vedat Nedim Italya'da uygulanan sistemi kapitalizrni kurtarma cabasi olarak degerlendirmeye cahsmaktadir. Vc buna ayn bir sistem nazan ile bakrnaktadir, Vurguladrgr esas husus ise. mustcmleke iktisadiyatmdan, millet iktisadiyauna gecis olarak belirlenen bir iktisat sisternidir, Bu sistemin Turk inkilabi tarafmdan yaranldrgnu ve dunyaya ornek olacagim iddia etmektedir, Dr. Vcdat Ncdim, "iktisat lslerinde Devlete Veto Hakki ve lkusai Vekaleti", isimli yazismda ise suntan soylemckiedir.: "... Ciftci olsun, sanayici olsun, ti.iccar olsun, basi srkisan devlcun hirnayesine slgmmak istiyor. Dcvlet kredi ternin etsin, devlet saulrnayan mallan saun alsin, devlet dti~lik fiat1ara karst care bulsun, devlet surum pazarlan ara .. devlet giimriik himayesi koysun, devlet muafiyetler bahsetsin, devlct sm, sunu yapsm, devlet bunu yapsm dendi mi, 0 takdirde devlete, iktisat islerinde bir veto hakki tarumak gerekir. Devlct ya liberal iktisat siyasetine g~er, veya iktisadiyau bilgili ve suurlu bir sckildc kontrol eder. 0 zaman iktisadiyaun plan dahilindc kurulrnasi gcrckir" (Kadro, Sayi 10, llktesrin 1932 s. 15-16) Dr ..Vcdat Nedim, politik, ekonomik ve toplumsal hayatin sevk ve idaresinde, kontrolunda, devlete olaganustu yetkiler verir. "". Turk milieu devlet otoritcsine inanan vc hurmct eden bir millettir .. Bu saygi duygusu onun cibilliyeLinden Iiskmr .. Basa yani Sefe ve de vlete kadar biiyuk bir kiymet verir ki, darbi meselini bile yaprmsur, "Balik bastan kokar", "B~ olmazsa as olmaz", "Devlct kusu", "Allah devlete zeval vermesin" gibi sozler TUrkiln devlete izafc ettigi degerin en canli birer remizleri

(orneklerijdir ...

Biz milli kurtulus hareketimizi muayyen bir smifm kurtulusu hesabma smrtlasmarun ncticesi degil, bir milletlesmenin ifadcsidir. Milletlcsrne demek, ne yabancilar, ne de ycrli zUmreler icm bir kazane ve istismar kaynagi oImayan mustakil ve ileri bir millet iktisadiyau yayapmadrk, Bizde devlet bir ratmak dcmektir, Haricin istismarma girrnemeyi mustemlckccilikten kurtuldugumuz 41

icin istiyoruz. Dahilin istismarma dusmerneyi de suuflasmamak icin ozluyo-

ruz. Do itibarta TUrk inkllabma has bit iktisat siyaseti. dotrudan doIruya ve sadecc TUrk inktlablna bas zarurcdctden dojabilir. Onun i~n DC ~~ De de halde taklit edebilecelimiz bit Omek bulamaylZ. FranSlz ve Ros iPkllaplanrun ideoloji1eri ~nde mahpos kalnuf dlma~lat bu mnstakil hOkUm kJullsmda afaUqtyorlar. FransJ,z inblabuun esirJeri, bi2.i komUnistlikle, Rus inkIlabinm meczuplan (divane1eri. aptal1an) da bizi f,qistliklc ithama kalktyorlar. ~l1nkn bu bedbabtlar. ve gafillet TUrk inblablOm ~siyetine vc teknipe ve yaraucliitma inanmlYoriar. Kendi ideoJo.. jik acizliklerini bu gim ilhamlarla perdelemek istiyotlar" (Devletin YapLClhk ve ldarecilik Kudretine 1nanmak Gerektir. Kadro SaYl 15 Mart 1933 5$. 14-

15) Burada baska bir nokta uzerinde 6nemle dunnak gerekir. 0 da ~ef. yor. Bu konu Uzerinde ileride duracaglz.(46)
Bat. Devlet fikri ile ilgilidir, Or. Vedat Nedim ~fi Devlet ile O~l~tiri-

fl. Se"ke'SilreYJa
1. Kadro Fikri

Inkdablnln Jdeolojisi

(Aydemir) ve TOrk

Kadro Dergisinin en etkin yazarlanndan biri Sevlcet Stlreyya (Ayde .. ir)dir. YazIlanlll genet olarak. ntnkJlabm tdeolojisi" ~hg. altlnda yaymIaI~tlr. $evket SUreyya "'nkllap ve Kadro" isimli eserinde. "Kadro"yu ~yle Ide etmekte ve tammlamaktadlr .
..... Mini Kurtul~ hareketi ~inde yapyan bir memlekette inlcdabm siyasi otorilesi. prensiplcrini. intllabsn mahiyet ve inktsar istikametJerinden alan ve bu prensipleri kendine uhIaJc edinm# ileri UftSurlan ~vresi etraftnda toplayan tet bir kadroda temsil olunur." (/nl:llap \It Kadro, bshlabJn lde%j;- • sit Kadro Serisinden I Ankara 1932 s, 143) "." llen bir teknik euafmda. sivrilm~ binaklm menfaatlar zUmrelerinin iktisadi ve siyasi mocadele organlan olan -birbirine rakip siyasi partiler" memleketimiz bUOyesinde filizlenecekleri. geli~kteri bie zemini bulamamaktadtttar, Bu suretle Kadro methumunun DC anlama ge1ebi1eceAi kendili!inden anlal;lhr," (fn1ltap ve KGdro s. /49) ..... -Kadl'O, milletin heyeti umumiyesini baJlayaQ siyasi ve iktisadi kaytdara kar$l milledn heyeti umumiyesinin isyam demek. olan bir milli k.urtulu~ bareketinde. millet ~nde bit menfaat savl$UU temsiI eden dar bir mooraat ztlmresinin saYftj 0IpI11 deli!. bu hareteti duyan. koruyan, ya:ptan ileri unsurlann rehber lelkiialldlT ." (ag.e. s. 149) . ...•, Kadro. bir ~1 mi"et rejimi ~nde bir parlamento ~UlQ de~il. bir inb\ap a\langardtdll' (anctlsUdOr). tnktlabm bOUinBdUr(tayin edici) fikirleri. inblabtn mahiyetini ve inklpf istikametini 'layin ve ilan eden ileri prensipler ancak, bOyle bir -Kadro"nun idcolojisinde iredesini bulur. Bir inkdabm intde ve menfaau. inkdabl duyOlJ, p.uulu ve jeragall, bir avanpn:hn (6nc~n) inkllap cephesinde. en ileri ve en duyguJu unsurlanm toplayan ozldefakal disiplinU bir kadronun iradesinde temsil oluoill', tnfcdabl benimseyecek ve mukadderaum (geleceIioi) ona vakfedecelc.

43

suurlu ve feragath bir kadro yaratamayan bir inkilap, kumanda heyetinden mahrum bir harbin akibeti gibi birtakun umulmadik neticeler verebilir. Bu-

nun icindir ki, Kadro'yu teskila: ((er(;evesi dar, disiplinli ve $UUTlubir idare ediciler ve kurucular zumresi olarak tarif edebiliriz. Kadro bir cemmi gafir (kalabaltk) degildir. Burada, laalettayin her vatandasin yeri yoktur. Kadro, inkilap icinde, ileri unsurlann, en ileri fikirler etrafmda teskilatlanmasidrr. Onun kuvveti, evvela, temsil ve mudafaa etdgi fikirlerin isabetinde, ikinci olarak, saflanna aldtg-l ileri ve feragatlt unsurlarm kuvvet ve keyfiyetindedir. Kadro, milletin bUtUn kalabahklanni, kendi teskilat cercevesi icinde toplamayabilir. Fakat fikirlerinin isabeti ve yetistirdigi inkilap neslinin liyakat ve heyecam ile, 0 bu kalabaltklan sevk ve idare edebilir." (a.g,e, s. 150)

Sevket Sureyya, Suyu Arayan Adam isimli eserinde, "lnkilap Ve Kadro"nun yazihsuu soyle anlatiyor: "... TUrk inkilabmm rnahiyetini ve inkilap ideolojisinin prensiplerini izaha cahsan bir tez, bu siralarda (Mustafa Kemal'in TUrk Tarih Tezini gelistirmeye I,=alt~ttgtsrralarda, 1930 yih baslannda) tamarnlanarak, bie nushasi rahrnetli Atatlirk'e sunuldu. Dil ve Tarih meseleleri ustunde ihtirash bir ugrasrnaya dahndlgl siralardi, Bu ugrasmalann haua butun gece ve gunduzlcri aldtgt bir srrada, bu tezin Ataturk'un dikkatini cckecegine, arkadaslanm ihtimal vermiyorlardr, Fakat oyle olmadi, Ataturk, bu kllclik hulasayi "degerli bir eser" olarak karsrladi, Ve onu cok buyUk sayilarla basurilmaya laytk. buldu. Fakat bu tez genis halk kutlelerine hitap etmiyordu. CunkU inkilabm azhk, fakat suurlu bir zi.imrenin, yani bir kadronun onderligi ile derinlestirilecegine inamyorduk. Bunun i\in~ onu ancak, 21 nusha olarak hazrrlamrsum. Fakat bu tezi islemeye devam euim. Daha sonra, bu ilk tezin inkt~r. mahiyetinde olan, "lnkrlap ve Kadro" isimli kitabnm bastirdun." (a.g.e. s. 492) "Hidasa lnkilap, halk icin fakat halka ragmen bir harekeuir. Inkilapci inkilabm manivelalanru brrakugi gun, gerilen yay gevser, Halk, kendini, tekrar eski yerinde bulmak icin, 0 gUne kadar fethedilcn siperleri suratle bosalur, Ve geriler. lnkslap ve Kadro ile, Kadro nesriyau inktlap ideolojisinin prensiplerini yay maya cahsmaktadir. Bu gori.i~, yani, lnkilabm halk icin, fakat halka ragmen bir bareket oldugu g5rU~U, Kadro nesriyaundan baska, simdi Vius aduu alan, Halk Partisi orgaru, "Hakirniycti MiIliyc" gazctcsinin, 1931 sonu ile, 1932 yilnun ilk aylanndaki sayilannda da nesredilmistir." (a.g.e. s. 495) 44

Sevket Stireyya'nm bu gorusleri ile ilgili olarak birkac nokta uzerinde dunnak gerekir, 1. Turkiye'de 1930 yillannda siyasal partilerin yasamasi icin uygun bir ortam yoktur. Terakkiperver Cumhuriyet Frrkasr (1924), Serbest Cumhuriyet Firkast (1930) deneyleri bu gori.i~i.i ogrulamaktadtr, d 2~ Siyasal partiler olmaymca, yani tek parti olunca, yigmlan sevk ve idare edecek bir kadroya ihtiyac vardir, Bu kadro, yigmlan belirli politik ve ideolojik kararlar dogrultusunda sevk ve idare eder. 3. Kadro, dar, fakat suurlu ve duyarh kimselerden kurulur. 4. Kadro, dar fakat siki bir orgtil yapisi icindedir. 5. Boylece orgtitstiz olan, orgutlenmesi istcnmeyen genis halk yigmlanna karsi, dar fakat siki bir orgtit yaptsi icinde olan Kadro oncrilmektedir. Bu kadro, halka ragmen halk icin inkilap yapacakur, 6. Bu dar Kadro'nun yigmlan, kalabaltklan, her zaman scvk ve idaresi istenmektedir. Fakat kalabahk halk yigmlan ile, kadro arasmda organik bir bag olmasi gerekliliginden soz edilmemektedir. 7. Kadro'da bulunmasi gerekli ozellikler, duyarlt olmak, suurlu olmak, disiplinli olmak, feragatli olmak, inktlabm prensiplerini ahlak edirunektir. Kadro, bunycsinde, inkilabm en ileri, en duygulu, kisilerini toplamaktadir. Kalabahk halk ylgmlanna ise, "laalcuayin kisiler" denmektedir. Goruldugu gibi onerilen kadro, toplumun somut kosullannm, somut bir bicimde tahlili sonueu elde edilmis bir kavram dcgildir, Kadroda aramIan. duyarh, suurlu, disiplinli, feragatli, ahlak sahibi olmak gibi ozellikler de siibjcktif etkenlere biiyi.ik agirhk verildigini gostermektedir. Demek ki, kadronun yaprhsmda, onerilmesinde ve ifadesinde, bilimsel yontem degil, subjektif etkenler buyuk rol oynamaktadir, Zaten yukanda belirtilenkavramlar, bilirnin kavramlan degil, veya bilgi teorisinin kavramlan dcgil, ahlak reorisinin kavramlandir, Ote yandan, halka guvensizlik, dar bir clit kadroya vcrilcn onemo halka ragmen. halk icin anlayisr, Fasist teorinin temcl ozclliklerinden biridir, Sevket Sureyya'nm, btl anlayism, sadece Kadro Nesriyatt tarafmdan degil, CHFnin en onernli yaym orgam alan Hakimiyeti Milliye tarafmdan da savunuldugunu aciklamasi, bu konuya cok onemli bir acikhk getirmektedir. 2. ideoloji AnlaYI~1 Sevket Sureyya'mn yazilannda dikkati ceken ikinci bir kavram da ideoloji kavramrdir, Sevket Stireyya ldeolojiyi su sekilde ifade etmeye ve tarif etmeye calismaktadrr.
45

..... Biz inbIablDuz ileited~. ~. nauri mahiyeti ve ideolojik esasIan etraflndil yilrilyen flkir arama ve fikir harekederinin de sCllitlcyeceline ve d.erinlqeccjine cminiz. tdeo1oji bizi ihala eden (~) ccmiyet pr&lannm. bizim dimaImuza inikass. (zitmimize atseunesi) 'Webuinibslann muayyen formi1Uer ve doktrinler ~inde ifa:lesiydi. Bizi kuptan cemiyet ;artIanm baJhca iki
grupI8. toplayabiliriz: .

a) Bu pnlann birincisi c:cmiyetJe labiabn. yahut insaola rabiaUn mDnasebeti prdandlr. Boolara teknik prt1ar denir. lstihsal kuvvetleri de denic. Taribte her cemiyet.in irikqaf seviyesi teknik kuvvellerin inkipf seviyesine tabidir. oeri teknik. geri cemiyet jSli. ileri teknit iIeri ccmiyet p:U verir. b) lkinci bsun ptIar da. insarun rabiatla mi.inasebeti suasmda dijer insanlarla kunfulu cemiyet mUnasebetleridir. Bunlara ~yal $Ilf1.lar denir. t~mai mOnasebetler. mitbade1e. istibsal. mOlkiyet, hukuk. siyaset.
bars (kUlwr) aahalannda tcceUi eder. t~te bir cemiyetin ideolojisi. 0 c:emiyetin i~inde yapitJ;l. bu teknik ve sosyal prtIann kendi inkqaf istikamet1erine gOre ifadesidir. Fakat ~u cia a¥kardu ki,rtkir·araYIfl ve flkir harekeU, meobalan kuruyan ve yotsuUqan hie SUYUR. hissolunmaz ~I gibi. sessiz ve scdastz cerayan etmez," (Inkilap ~ Kadro. s, III-IV) "Fikri atayl$Cl scykeden asd mUnevverlik heyecanl, bu heyecana yol g6steren ve esaslan birblrini nakzeuneyen (birbiriyle ~li!jdlCyen) bir ilmi asul lie baki kaldl~ rani araYI$ IetCddi eunedik~ (soysuz~d;.~). Iikit hareketlcrinin tiddelinden. cemiyet, ancak. istirade eder. Fikir harekellerinden kortaJIi cemiyet, ancak. kendine uygun ve kendine has oIan "atemi telakki taJ'Z."m bulamayan. yani tcndi ideolojisini yapamayan cenUyeuir." (a.g.e. s. IV)

~vket Sureyya'mn iki tesbiti, yalli Kadro ve tdeoloji kavramlan uze' 1. Fikir hareketlerinden korkmamak gerekir, Fikir hareketleri ne kadar §iddedi 91ursa olsun. cemiyet i~ faydahdu. 2. Fikir harekederi ilmi usullerle geliJtirilmdidir. Kadro'nun bu $iarlara uyup uymadiliru ileride ~acajlz. YalnlZ ~u kadanm belirte1im. kif "Kadro", ile "tdeoloji" kavramIan arasmda, ¢ipne, uyumsuzluk. gfumemek. olaniksIzdlr. $tvket Siireyya'mn a~d~.~ belirtti~ Uze;re. elkin bir tikir hareketi 6ngOtUlmekledir. Olkeye uyarh-ideolojinin geli¥Desi i~in dinamik.bir fikir hayaa ptttr. Bu ise, hukuki ve lOpJumsal bit ilk.c olan (E~itJik.)in, siyasal duzcydc ifadcsini sagiayabilccck. siyasal bir or-: tann eerekIi kdmaktadlr. HaIbuki. yine ~k.et Siireyya'run a~k~ ifade euirinde 6nemle durmak gerckir. 46
,

gine gOre, TIirldye'nin bUnyesi farklJ. siyasal partilerin varbgml gereJili ledmamaletadlr. Bu bUnyede farlch siyasal partilerin yapyamayacatJ., ancak tek partinin egemen olaca~ savunulmaktadlr. Bu balamdan dar, fakat SlktOrgUtUi bir 6nc(1 kadroya gerek vardir, denilmek.tedir. l§te politik tercihlerin tayinini, toplumun sevk ve idaresini, hangi fikirlere inarultp hangi fikirlere inarulmayacagull bu tsncU kadronun ge~ld~tirecegi belirtilmektedir. Bunlar halka ragmen, balk i~n ink:llap yapacakur, denmektedir. Halk Yllmlanna gUvenilmemekte hana, onlar leO~Umsenmektedir. 0 halde, $evket Siireyya'om. elkin bir fIkir hareketi olusturma diye ileri sUrdilAU bu hale. sadece, bu kO~(ilekadro i~ndir. Bu da etkin bir fikir hareketi deAil, gOdOmlUbir flkir hareketidir. SiyasaI iktidann icazetini aldlA:r sOrece yasar, Alesi haIde sliner gider. Bunun en iyi ve ~arp1cl tsmej:i. bizzat Kadro'nun kendisidir. iIeride Kadm'nun kendi kendini nasil kaparuj:am anIatacaAJ.z.

3. O¢ncu Yol, "Turk Nasyonalizmi"


$evket Siireyya. genet olarak milli kurtulu~ savaslanm, Ozel olarak ta "TUrk Nasyonalizmi"ni F~izm ve KomOnizm arasmda. O~ncU bir yol, o~ncU bir sistem olarak ileri surmektedir, Bu sistem teknig-in ve sanayinin yo~n oldulu memleketlcrle (metropotler) mustemlekeler (somurgeler) arasmdaki ~li~inin sonunda baglmslzhgtru kazanan Ulkelerin uyguladiklan bir sistemdir.
"_. Cihan bit ~kli$ He birden girdaba yuvarlanmaz ve insaniyet medeni kuvvetJerin birbirini Ulhrip eunesi sonunda, yeniden, bit medeniyeuen evvelki devre giunezse, cihantn yeni muvazenesi. ancak. ethan UstUnde, lekni· lin yeniden rasyonel bir $Ckilde dal1hmiRl gOden milli kunulU$ hareketleri· nid zaferi ile teessus edecektir. Bu yeni muvazenenin ise, bizimgOrtq ve zaviyemizden halledici faklOrU, smn delil. SWfslZ ve tezalSlZ milleuir," (Jttkdap \Ie Kadro. s. 39-40)

~e.vket SOreyya inlalap ve Kadro isimli kitabtnda. "Milli KunulUf Hareketinin Ciharu Telakki Tarzt", btUumUnde g(jrii~erini §u p.ilde sUJ'dUrmek.tedir: "... Zacen SllllOan doAmayan ve yOk:sek islihsal vasllalanndan mahrum kalcbklan i~in SIDI! tezatlan ve sen mOlldyet ~ olmayan bOtOn yeni rnilletlerde. yUksek l.eknigin. millet gliCU He planlt bir ~i1de inklpfl. yann, biZe, tezals1Z, SlRlfslZ, millet rejiminin mesut misal1erini verecektir. Bu 47

suretle, tarihte her devrin acrlismda alemin gidisine hareket veren TUrk mil-

leti, bu cihansurnul cemiyet gelismesinin de en tam ve' yarauci miimessili cokur" (a.g.e. s. 40)

010-

Sevket Sureyya, kitabmm "Inkilap" isimli bolumunde, Turk inkilabuu


~u sekilde belirtmeye cahsmaktadtr,
"... lnkilabmuz, 1. Garb memleketlerinde,

milletlerin rnilletlikten t;lkugl yani millet icinde tezatlann meydana geldigi ve milletlerin bekasmi tehdit ettigi bir zamanda, milletin, millet halinde istiklalini, 2. Cemiyet icinde, teknik terakkinin kendi pesinden, binbir yeni tezadi suruklemek suretiyle, bizzat terakkiye engel oldugu bir zamanda, yuksek teknigin, cemiyetin iradi mudahalesi, yani planh bir devlet kontrolu dahilinde inkrsaluu ve binaenaleyh, yani.fakat tezatstz ve reaksiyonsuz (cattsmasu] bir
mille: nizamtnt,

3. BugUn ciharun biri digerine karst cephe almis tabi ve rnetbu (emperyalist ve sornurgeci tilkeler ve somurgeler) milletler nizanu yerine, herbiri, "siyaseten ve iktisaden bagtrnsiz" hur ve esit, hakh rnilletler dunyasuu, Kisaca, cihamn yenidcn ve baska bir nizam alunda kurulmasi rnefkuresini manen ve tarnamen temsil ve mudafaa edcr." (a.g.e, s. 44) "... Turkiye, ikusaden tabi kilmrms geri teknikli bir milletin, iktisadi hakimiyetine. bllttm ciharu kapJayan buhrana, bas ucunda,kendine has bit nizam halinde seyrini yapan bir sosyalist alernin rnuteaddi iuisama (durmadan genislemesine) ragmen, hem mustakil, hem ileri teknikli, hem cemiyet tezatlanndan masun yeni bir millet tipi haline gelmistir, Bu zarureti tarih TUrk milletine tahmil eunis (gorevlendirmis) bulunuyor." (a.g.e, s. 45-46)

~evket Sureyya, harp sonu inkilaplanrun temel vasiflannm smifsrz ve tezatsiz cemiyetler kurmak oldugunu belirtiyor, Bu hedefevarmanm ~e~it1i yollanm ise, ~yle srrahyor:
"... Bunun icindir ki harp sonu inkdaplarmm ve hareketlerinin en evvel goze carpan eabasr, herseyden evvel, cerniyet icinde tezatlan ve bu tezatIan doguran, tesvik eden kuvvetleri, bilhassa teknik ustundeki munasebetleri, bir nizarn, "planh bir rnurakabe" aluna almakur, Teknigi alabildigine terakki ennis, binaenaleyh tezatlan keskinlesmis bir garp cemiyetinde bu planh murakabe sekli, ya bir ihtilal, (Rusya'da oldugu gibi), ya bir super-emperyalizm, yani bir kisrm mali scrmayenin, devletle musterek, ccbri kontrolu (Amcrika ve kismen Almanya'da oldugu gibi) tamamcn veya krsrnen temin edilmektedir. Bu sebepledir ki, simdi, Avrupa'da herkes, "tezatlann tasfiyesi" ve "plan"

48

namma konusuyor, Bu sebepledir lei, plan, Avrupa'mn, fetislestirilmis rernzidir. (lsaretidir)" (a.g.e. s. 76-77 ve 172-173)

Gtiriildiigti gibi, Sevket Siireyya, Milli Kurtulus Hareketlerinin, biri ulkenin .dl~ iliskilerine donuk, oteki de, ulkenin i~ yapisma dtiniik iki onemli ozelligini belirtmektedir, Dl~ta mustemleke (somurge) iliskilerine son vermek, icte, iktisadi menfaat tezatlanru, simflar arasi celismeleri tasfiye etmek, ~evket SOreyya, simfsiz ve tezatsiz millet yaratma konusu ile ilgili gdruslerinin onernlibir kisrmm da Kadro Dergisinde ifade etmistir, "lnkilabm ideolojisi" bashgi altmda, "Fikir Hareketleri Arasmda Turk Nasyonalizmi" konusu tizerinde uzun uzun durmustur, Bu ba~bk altmda ozellikle Fasizm, Komdnizrn ve Turk Nasyonalizmini ayn ayn incelemi~lir.(47) Fakat "simf mucadelesi" kavrammdan cok, "tabiar mucadclesi" kavrarmrn kullanmaktadir. "•.. Snuflar veya m illetler mOcadclesi yerine smifsiz ve tezatsiz milletlerin tabiatla mOeadelesi davasr, rnilli kurtulus nasyonalizminin canh ve ayirdedici vasiflanndan biridir." (Kadro, Sayi 21, s. 13)

~evket Siireyya, Fasist sisterni anlaurken bunun, sayrnaktadrr, BunIan ~u sekilde srralamak mumkundur:

bashes bes ozelligini

1. Milli ButOnluk Fikri: Milli butuntuk fikri, Fasist sistemi anlatan en tlnemli bir ozelliktir. Bu kopuda sunlar soylenmektedir.
~... Mi11i biitijnlUk fikri, enerjisini, bilhassa Marksizm ve Komtinizm aleyhtarligmdan alan Fasizmin Marksizrn ile mucadelesinin hareket noktasrdir, Gerek Alman, gcrek Italyan Fasizmindc mustcrck olan iki ana prensiptir. halyan Fasizrni, milli bUttinlligli, Fasizmin Kanuni Esasisindcn basks bir ~ey olmayan "t~Fermam"nm ilk maddesine koyuyor. "ltalya ayn ayn vatandaslann ve gruplarm fevkinde, bir hayat ve hareket birligini gilden bir uzviyeuir, Tam ifadesini Fasist devleue bulan iktisadi, siyasi ahlaki bir vahdettir." Bu

maddede miidafaa olunan, her ;eyden evvel, smiflarm mucadelesi yerine, stmflarm merfaa: birligi prensibidir. Halbuki 19. asnn ortasmdan 20. asnn bu

ilk yansma kadar, millet dahilindeki cemiyet mUcadelelerinde sosyalist fukalann tests ve mUdafaya ~ah~lJklan sey, daha ziyade, smif mucadelesi idi. Binacnaleyh Faslzmin ilk nazari ve fikri prensibi, "suuflann macadelesi" yerine, "sunflann birligi"dir. Bu prcnsip Fasizmin nazariyecilcrinden, Alfred Rocco tarafmdan ~yle tesbit olunmusiur, "Biz ictimai davanm hadlerini dcgi~tiriyoruz. ~imdiye kadar hakim olan srmflararasi mUcadcle fakat

49

beynelmilel iesanUd idi. (entemasyonalizm) Halbuki biz §imdi buaun yerine, beynelmilel milCadelede, smtfiann tesanUdUnn ikame ediyoruz." Hnlasa, Fasizme gore, ahenkli bir milli bibimlUk ve yiiksek milli men[aatler etrafmda birle§mi§ bir millet, ilk nazari hareket noktasldrr. Hitler'in ve arkadaslannm yazdannda bu fikir aym §iddetle mudafaa ediliyor. Halbuki, Marksizmde suuf mUcadelesi, cemiyetin bUnyevi bir tezahilliidfu". Ve cemiyeue istihsal vasitalan ile, istihsal mUnasebederi arasmda mevcut olan tezadm ifadesidir. Fasizme gore .ise, cemiyette birbirini tamamlayan ve birbirleriy1e ahenkli bir sekilde kansrp kaynasan "Hizmetler" vardir, Burada astl clan, miIletin biUanlagu. ve umumi menfaatidir. Simflar ve ztimreler mevcut deA:ildir. Bunlar arasmda karsithk yoktur. Marksizme gore, cemiyeue simflar mUtemadiyen macadele eder durur ve bu mUcadelede proletarya bir smrfur ki, onun vazifesi, "proletarya diktalOrIUA:U" vasitasi ile, hem smdlann birbirini istisrnanru, hem de umumiyede, "sunf") tasfiye eunektir. . Halbuki, Pasizme gore, cemiyette proletaryanm vazifesimillet bunmlugU iyine kan§mak ve orada kaybolmakttr. Vine Fasist nazariyecilerden Karl-Renner, ~yle diyor:'''BugfinkU iktisadi sartlanninkrsafr ,icinde i§Ci snuflannmmenfaati, 'biitun milletin kulli menfaatleri He ayru olan bir rnahiyet almisur, GliriilH11U sunf mucadelesi ~lan, rakiplcrimizin bize kar§1 birlesmesinden baskabirneticevermiyor, Simdi, aruk biz umumi vatan~hk sulhUntin veiktisat butUnlugUnUn menfaatlerini mUdafaaya ~1§lyOruz." Mussolini'nin. parlamento konusrnalannda aylk bir sekilde belirttigi uzere: "Hulasa, Fasizme gore, cerniyetin hareket ettirici temel kuvveti, struf mUcadelesi degil, "milletin onune konulmus" ~uurlu bir gaye birligidir" (poor Hareketleri Arasmda TUrk Nasyonallzmi, I Fasizm, Kadro Sayi 18, Haziran 1933, s. 9-10) Fasizmin temel ozelligi olarak ifade edilen milli btitiinlUk anlayisr etrafmda onemle durmak gerekir. Zira, ~evket Sureyya'mn saydlgt bu ozellikleri, gerek. Ziya Gokalp'in, gerek, CHF Genet Baskam ve ayru zamanda Cumhurbaskam, Buyuk ~ef Gazi Mustafa Kemal'in tre~it1i yazi ve konusrnalannda ve gerekse CHF Progranunda aynen bulmak mumkundur, Program uzerinde aciklama yapan, CHF Katibi Urnumisi Recep Bey, bu konu uzerinde israrla durmaktadir. Ozellikle, milliyetcilik, halkcihk, sanayi, ticaret, arnele ve i~i sozkonusu oldugu zaman bunIar bu sekilde hatta aym terminoloji i~inde ifade edilmektedir. Sevket Sureyya Fasizmin ikinci tizclligini Hizmet Nazariyesi etrafmda toplamaktadtr, 50

2. Hizmet Nazariyesi, Ferdin ve Gruplann Millet ve Devlet i~indeki Mevkii


"... Fasizmde rnilli biitiinlUk tezi tabiattyla "milli menfaat birligi, milletin umumi menfaau" .fikrine milncer oluyor. Su halde millet butun bir uzviyet ve bu uzviyette bUtUn faaliyet1erin gayesi milletin umumi menfaaii olunca, tabiaayla iktisadi faaliyet aruk, mi1letin biitiin bunyesini ve taIihini tayin eden bir amil olmaktan ~lklyor. Milll uzviyetin birbirini tamamlayan faaliyetlerinden birisi oluyor, Alman Fasizminde hizmet mefhumunun evvela iki kategorisi vardrr: a) Cemiyet icinde her vatandasm bUtiine karsi bir hizmeti vardtr. b) Cemiyetin icinde hizmctler ce~itlidir ve derece derecedir. Hitler, 1932 de, DUseldorfta ~yle soylemektedir: "Toplum bUttinU icinde, her sahsm bUttine karst bir hizmeti vardir. Fakat bu hizmetler montelitur, Bir iktisat rehberinin yani sermaye sahibinin hizmeti bir basil i~~inin fizik gilCU ile bir olamaz." Vine Hitler, ~yle soyiemektedir: "Hakiki hizmet, dahilerin. guzidelerin, te~ilatcllann hizmetidir. Asd kiymeti yaratanlar bunlardir. Beser kUltUrU denilen sey, dahilcrin, gllzidelerin (seckinlerin) yarauiklanm basu insan emeginm realize etmesinden (hayata ve maddeye tatbik etmesinden) ibareuir" (a.g.m. s. lOll)

Fasist devletin onemli bir ozelligi olarak belirtilen, "seckinlere verilen onem" konusunda gelistirilen du~tincelerin, Sevket Sureyya'mn ve Kadro'nun kadro anIaYI~1He.buyuk bir benzerlik icinde oldugu onaya cikmaktadir. Her iki kategori de halki, Ylglnlan kil~umsemekte, onlara guven duymamakta, "halka ragmen, halk icin" anlayisuu savunmaktadrrlar, ~evkel Stireyya Fasizmin oteki 6zelliklerini de su sekilde siralamaktadrr. . 3. Kiymetln Yaranlmasi, Hayata ve Maddeye Tatbiki, Smdlarm Mutekamil Iktisadi Miinasebeti
"... Bu nazariyeye gore, "Hizmet" bir emek degil, "emegin cevheri" seklinde tasavvur olunuyor. Binaenaleyb "emek" olmayan bir sey, "hizmet" olabilir. Fasist nazariyeciJerden Gregor Strasser, "biz insanlann emegine degil, onlann cemiyeueki seferber edilmis ~ hizmet1erine gore takdir edilmesini istiyoruz," diyor. Binaenaleyb bu seferberlikte, fizik say (emek) yapmasalar bile. ycri oJanlar, hizmet gorurler, demek oluyor. C;Unkil kiymeti, dahiler, guzideler, le§kilatc;:tlar yarauyor. Astllaymet bunlarm say'i (emegijdir, Bina51

enaleyh, bUtiin kiymetler ve nimetler, gerek iktisat, gerek siyasette dahilere.


zekilere, gijzidelere~iia~dara (a.g.m. antir. -

... Marksist iktisaua' ise, hakiki kiymeti -yaratan i~inin emegidir."

s.l l)

,4. Fa§ist Emperyalizmi,


"••. Hitler'e gore yalmz millet dahilindeki fettler erasmda degil, milletler ve memleket1er arasmda da bir hizmet taksimi vardir, Ve bu taksim bazi milletlere yilksek. bazr rnilletlere de ~gt hizmet1eri bir nevi tabiiyetle tahsis

etmistir." (a.g.m. s. 12) 5. Siyasi Kudretin Monopolizasyonu, Totaliter ve Otorlter Devlet Fa~ist Devlet
"... Fa~izmde devlet halkm ve balk bakimiyetinin dcgil. otoriteli bir ekalliyetin teskilau oluyor. Bu ekalliyet iktisat sahasmda "iktisal rehberleri" yani kapitalistler, bUyut sanayi adamlan VS. ile siyasi sahada da, Fasist Kadrosunu meydana geuren teskilatcilar vs, dir. Bu ekalliycun siddcte mlistenid, yani lidcrlerin munakasa edilemez emrine ve kitlclerin de munakasasiz uaauna dayanan idarcsine Fasizmin otoriter devleti ismi veriliyor, Liderlcre karsr mesuliyet, emir ve itaat, mutlak otorite, demir disiplm, bu rejimin esasrdir. Hakiki halkhakimiyeti, halkm kendi kendini idaresinde degil. en laylk olan cuzutarnm, yani Fa~ist Partinin mutlak. hakimiyetinde tecelli eder". (ag.m. s. 14)

tedir. Bu konu uzerinde de dikkatle durulmasi gerekir, «;Unkii. anlanlanlar ilcTurk sistcrni arasmda ozunde bUyUk bir bcnzerlik vardir, Bu da CHF Gcnel Ba~kam ve aym zamanda Cmuhurbaskanr, BUyUk ~ef ve Daimi ve Degi~ez Genet Baskaru Gazi Mustafa Kemal'in hem tiili hem de hukuki yetkilcrinden dogmaktadrr, Cumhuriyet Halk Firkasr'nm TUzUgU (1927) isimli arasnrmarmzda belirtildigi gibi, 1924 Anayasasmda yazmasma, konusmalar da yazilarda, topI-anttlarda Slk. sik soz konusu edilmesine ve s6zU edilmesine ragmen. Tiirkiye'de tek parti donemlnde, halk hakimiyeti prensibine hicbir zaman itibar.edilmemistir, "En bUyOk dahi", BUyUk Sef, Daimi ve Degismez , Genel Baskan, TBMM'ni milletvekillerini bizzat tayin etmistir, <;Unk.Uen bUyUk dahi odur. Tark. milletinin ruhudur, ozUdUr. Her ~yi hcrkcstcn iyi 0 bilir. 0 halde miUi iradeyi, halk hakimiyeti anlayisuu, tck basma temsil cdcbilir. TUrk milleti adana bizat kendisi d(j~anebilir. lste, -Kemalizmin bu eyle52

Fasizmle, halk hakimiyeti anlaYI~ arasmdaki farklardan SOz edilmek-

mi ile, Fasizmin, elitci Kadro'cu anlayisr arasmda buyiik bir.benzerlik, ozdeslik vard.tr. Yalmz Kemali zm, otoriterve totaliter (jzijnu ve e~ilimlerini TBMM kurumu He maskelemeye cahsrmstir, Sevket Sureyya, "Fikir Hareketleri Arasmda TUrk Nasyonalizmi", konusunda, "Fasizm"] anlatuktan sonra, ikinci bir yazismda da, "Marksizm"i anlatmaktadrr, Bu yazida, temel unsur olarak Marksist dii§uncenin meydana f11kl§1. gelismesi ve smif mucadelesi kavramlan Uzerinde durmaktadir, U9,jncU yazismda ise TUrk Nasyonalizmini arasurmaktadir, Kadro'nun, 'yani Turk Nasyonalizminin ternel amacmm, ssrufsiz, imtiyazsrz ve tezatsiz, kaynasrms bir millet yaratmak oldugunu belirtmektedir. Bunun adma da "Milli Rehberlik Fonnu" demektedir.
".•. Kadeo, henuz tanzimi mUrokUn etmayan bir yUksek teknik olmadi~I icin, bunun usmnde bir srmf mlicadclcsinc giri~emi~ alan millctin ileride de boyle bir cidal (mucadele) icine dusmemesi ~in mUdafaa edilen bir milli rehbcrlik formudue. Turk Nasyonalizminin devletc;i1ig-i,bit snuf nam ve hesabma di~er smulann istismanmn, bir millet nam ve hesabma, digee milletlerin istismannm fikri ve tarihi reaksiyonudur." (Kadro SaYI 20, s. 9)

Ne Fasist dcvfctcilikte, ne de komunist dcvletcilikte, boyle bir fikri ve tarihi rcaksiyonun bulunmadigt belin.ilmckLcdir.
"... Fakat bizim vatammiz, tezatsrz bir cemiyetin yurdu olecakur. lnkilapcr, yani mUtemadiyen, "daha yeniye", "daha ileri"ye dojtru k~n bit milli metkurenin vataru olacakttr. ~

denerek "prensiplerde hareketlilik, dinamizm" yaratan fikirieri §6yle srralamaktadir.


"... 1. Otokrasiden hem otokrasiyi hem de slm( mucadelesini inkar , eden bir rejime, (halk~lhk) 2. Doemus hUk[lmlerden ve mutJak kaidelerden hareketlilige (inkrlap~lhk) 3. Otokrasiden layisizme (laiklik) 4. Kozmopolitlikten millet cUzUtamma (milliyetc;ilik)_ S. Mustemleke iktisadiyatmdan millet iktisadiyauna (devletc;ilik) 6. Saltanat hiyerarsisinden hal~l. devJe~i, ink:~1 ve rniJIiy~i bit cumhuriycoo g~i~" (Kadro Say, 20, s. 10-11)

denerck Cumburiyet Halk Firkasnun alti oku saytlmaktadtr,


53

mucadele etmek oldu~


H •••

TIirk Nasyonalizminin en onemli bir ozelliginin iddia edilmektedir.:

de "fikri sabitlerle"

llimde, fikri sabitin ba~ladtA"lyerde. dinamizrn, yani inkisatve terakki durur.lIimde fikri sabit "hl1k:Umlerin ~I~asl. dogmatizm" ile basler, BiitUn gelismeye esas olan hayat hamlesinin, sonsuz ve durmadan deg~n hareketin, inkar edilmesi ile baslar, Hayaun durmaz akl~1 karsismda, bu ala$! idrakten aruk yorulan, ebedi hamlelerine ayak uyduramayan dll~i.ince. bir gun skolastik camuruna saplamr, kahr, Arama ve yaratma kabiUyetini tamamen kaybeder. Bir zamanlar eOO Yunan'da. bir zamanlar Katolik kilisesinde, bir zamanlar da son devrin Islam medresesinde bu hal cereyan etmistir, Hayattan ve hareketten kopus, rnusahede (gozlern) ve hareket manugindan "yekli manuga" gecis seklinde ifadesini bulan "immi fikri sabit rejimi" yahut dli§uncenin yozlasmasi bu suretle vucut bulmustur. Biz. TUrk inkilabi gibi, bizzat bir tarihi hayat hamlesinin idrak ve izahi davasmda muanzlanrrnzm bu cinsten ilmi fikri sabitleri, yahut yozl~l~ fikirleriyle kar~lla~maktaytz. Cevherin hareketliligini bir yana brrakip _,ekillerin icinc saplarnp kalan bu karsnlanrmza kar~1 bizim bUtUn silahlmlz.~klin cevheri ile, hapsedilmesi kabil olmayan arayl~ a~1 ve hayat hamlemizdir, "Ta~la~ml~ hUki.im"e. "donmus kaide"ye k~l. "hareket ve tezat manugiru" daima seferbcr tutacagiz. Bizim i~in hUkUmlerimizi teskil ve bunlan teyid edecek en buy uk hakikat, bizzat hayaun durduruhnaz akl~mlD kendisi olacakur." (a.g.m. s. 11) Burada Sevket Siireyya'run bilim yontemi bakimmdan son derece onemli bir kavrama degindigini belirtelim. Bu. "fikri sabit", dogmatizm kavrarmdir, Sevket Si.lreyya'nm ve Kadro hareketinin, bu ternel ilkeye uyup uy-

madigim ileride tarusacagiz. Sevket Sureyya, "Beynelmilel

Fikir Hareketleri Arasmda TUrk. Nasyonalizmi" adlt y8Z1 dizisinin sonucunda ise, Fasizm, Sosyalizm ve Milli Kurtulus Hareketleri (TUrk. Nasyonalizmi) arasmdaki, mense ve mahiyet aynhklanm belirtmektedir, Milli Kurtulus Hareketleri ve bu hareketlerin ortaya 't1kardlgl devlet, disanya ~I siyasi ve ekonomik bakimdan bagtmsiz, i~riye karst, suufsiz ve tezatsiz, imtiyazsiz bir cemiyet ve millet yaratmaya 'tallsan devlettir. Milletin faaliyetlerini bu devlet tanzim eder. ~vket Sureyya'ya gore bu ancak, TUrk. Nasyonalizminde, kemalini bulan bir keyfiyettirJ48) Burada Milli Kurtulus Hareketinin objektif amact ~u sekilde belinilmektedir,

54

"... 1. Sanayinin ve yUksek teknigin bugiln yogunlasmis oldu~ memleketlerden cikarsk tabii ve cografi sartlann musadesine gore, ciharun her tarafma dalilmasl, yani bOtUn memleket1erin kendilerine gOre sanayilesmesi, 2. Yuksek teknik ve yeni dogacak sanayi ustunde kapitalizmde oldugu gibi, hakim bir smifm tahakkumune meydan verilmemesi, 3. Mustemleke karlanrun reddi ve buyuk temettUlerin btitOn milletin genel menfaauna yarayacak ~kilde devlet elinde toplaamasr, 4. Snuf rnucadelesini ve slmf1 parcalayarak yerine, tek, tezatsu ve mUstakii ileri bir millet nizamnun ikamesi" (Kadra SaYI 21, s. 8)

Gortildtigti gibi, simfsiz, imtiyazsiz ve tezatstz, butunlesmis, kaynasm% bagimsiz bir millet yaranlmasi, milli kurtulus hareketlerinin evrensel bir ozelligi olarak ileri surulmektedir. Sevket Sureyya, Kadro Dergisindeki cesitli yazilannda suufsiz, imtiyazsiz ve tczatsiz bir millet yaratmayi, yeni devletin temel bir iktisadi fonksiyonu olarak bellrtmektedir. 10 Mayis 1934 gum; istanbul'da TUrk lktisatcilar Cemiyetinde verdigi konferansta bu amac gayet acik olarak belirtilmistir, TUrk inkilabuun, bie taraftan eski Turkiye'nin yan mUstemleke vaziyetini tasfiye etmek, diger tarattan vatan lOpragl usumde imtiyazsa slnifSlZ, milli bir cemiyete vucut veernek yolundaki objektif davasmi tahakkuk euirici birtakim metotlar ve prensiplcr manzumesi olacakur." (Yeni Devletin Iktisadi Fonksiyonlan, Kadro SaY129, Mayrs 1934 s. 12-13) yeni cemiyetin ternel kanunlanndan tmda yazdlgl bir yazida ise soylenen sudur:
H •••

"... $u halde yeni devletin iktisadi fonksiyonlan,

"... t§ Kanunu

biridir" b8§bgl al-

lnkilabumzm siyasi akideleri, yani gerek frrka prensipleri, gerek inkilap §eflerinin sozleri ve siarlan ile verdikleri istikametler bu ikinci cemiyet §Cklini. yani ;mt;yazsu smifsu bir millet vucudunu hedef tutmaktadu, Bu hedef ve istikamet, Devletcibir hedef ve istikamettir, Buna lcarSdtk Tilrkiye icinde her adimda, ornek olarak, Avrupa'nm 19. asrrdaki inla¢ usullerini gosteren ve TUrk milletinin biinyesinde de birtakim SID If ve menfaat farklanmn ~asml tervic eden (tesvikeden) gayretler ve arzuiar ise, devletci 01mayan, yani siyasi akidelerimizin zJddl bir noktai nazannr", (Kadra SaYI 30, Haziran 1934 s. 7) Demek ki Sevket Sureyya'nm ve genel olarak. Kadro'nun uzerinde durdugu "devletcilik" ilkesinin ternel gorevi, suufsiz, imtiyazsrz, tezatsiz, kay55

nasmis bir millet yaratrnaya causmakur. Turk devletciliginin Birinci OUnya Savasi sonunda. Komunist ve Fasist Ulkelerde ortaya cikan devletciliklerden farkli otdugu, onlarla bir ilgisi buhmmadrgt da soylenrnektedir, Ve gelisen sermaye sunfr karsismda i~lfi Suufma hicbir hak getirmeyen, grey ve sendikalasma haklanm tamamen yasaklayan t~Kanunu bu bakimdan da ovulmektedir, Snufsiz, lmtiyazsiz, tezatsiz bir toplum ancak bu sekilde yaranlabilir,
denmektedir. "". Turk milli kurtulus hareketinde devletcilik, bu hareketin dogrudan dogruya maddi biinyesinden ve tarihi kanuniyetlerinden gelen bir seydir, Yani dogrudan dogruya maddi sanlann ve zaruretlerin emri ve ifadesi olan bir tabii kanundur. Bizim iraderniz haricinde, hatta belki de bizim irademize ragmen tcsekktll eden objeklif bir fikir ve madde harekeunin ta kendisidir" (Programh Devletcilik, Kadro SaYI 34, s. 8)

Sevket Sureyya, smrfstz ve tezatsiz, imtiyazsrz, kaynasrms bir millet yaratmamn esaslt bir amaci olarak ele aldl~t devletciligi, Turklerin tarihteki butun faaliyetleri ile uyum icinde gormektedir.
\

"". Kaldi ki bizim icin dcvletcilik, ordul(l$mll bir millet rejiminin mo-

dem sartlarda ve zarurctlcr alunda tecelli etmis bir seklidir. TUrk milieu i~in isc, orduk~'mli millet rejimi, milli tarihimizin bilinen, haua bilinmeyip de seziien esauri devirlcrinden beri (tarih oncesinden ben) asd olan, daimi olan bir milli hayat tarndir. Turk milleti en yuce eserlerini daima, ordul~mlJ bir millet cercevesi icinde verdi ve onun haricine ~lktJg.. giln daima da!ddt. Latin milletlerinin, Anglosakson irkrmn ve yeni Amerikan milletinin tarihi t*kkullerinden esas olan bu tesekkallere damgasuu vuran ferdiyetci kayu ve sartlann bit tancsini bile -TUrk milleunin tarihi tesekkulunde bulamaysz, Bugtinkli bos ve millel~e, millet menfaallan icin i~lcnmcyc muhtac geni~ Turkiye topraklan tistUnde katabahk, kanu tok, suu pek, yuzU ve gonlu ~n ve devrin en ileri teknigi He tecnizauannus miiletteuusa rejimini de, yine ordula~nll~ bir millet nizami verebilir. Bunun i~indir ki de\llet~ilik nizaml ordslasmIl millet nizamrdir, Ve bu nizarn, tarihin bilinmeyen devirlerindenberi, bizirn milleLimizin oz ve kendisine has milli nizanudir," (a.g.m, 5.9)(49) Devletciligin sadece, "devletci bir iktisat", yahut, "iktisat devletciligi"

olmadrgi belirtilerek,
"". Devletcilik bir milli ve i~limai nizamdir ki, bu nizamda rnilli haya1m

bULOnsahalan ve milli bUnyenin iskeleti, milletin umumi ve yUksek men/a-

56

auerini, perakende menfaat1erin ve temayllllerin ustnnde tutan teskilatlr bit milli ahenk ~inde tanzim olunur." (a.g.m. s. 10) "... Devletcilik hudut ve sumulu, yalmz milli iktisat faaliyetlerinden ibaret degildir. lktisaua devletcilik, halk terbiyesinde ve kUltlir ~lerinde, sibhrye ve ictimai yardim islerinde devleteilik, iytimai sigortada, ucret ve rnaas tarifesinde, mustahsil ve mustehlik lehine fiat politikasmda, yahut, meseta, belediye islerinde devletcilik ... Htilasa bUti.inprensiplerini teskilath ve devletce tanzim fikrinden alan millet birligi ~ birli~i .. t~ledevletcilik budur. Devletcilik davasim, sadece iktisadi hayatm bazi mahdut sahalarmdaki devlet mudahaleciligi seklinde tahdit edip onu alelade ve basil bir idari tedbir mahiyetine indirmek gayreti, bu mefhumu zedelernek isteyenlerin, dairna basvurduklan tedbirlerden biridir ... Halbuki, TUrk devletcilig], kisaca, millet nizammm ycni devrin en yeni csaslanna gore kUI halinde kurulusu demektir.

Binaenaleyh devletcilikte disiplin, milletin butnn run. fikir ve madde kuvvetlerinin, milletin umurni menfaau dcnilen, hakim hedef istikarneunde 0 $ekilde seferber edilisidir ki, bu umumi yUrfiyu$tc, milletin enerjisinden ne bir madde, ne bir tefekkur zerresi, ya kendi ic;:indecarpisarak, ya akacak mecra bulamayarak heba olup gitmesinl" (a.g. m. s. 10·11)

GortiJdugu gibi, Turk Nasyonalizmi, Kapitalizm ve Kornunizm arasinda o~iincu bir yol olarak ileri surulmckte vc bunun araci olarak ta dcvlctcilik doktrini do~ontilmcktcdir. Dcvlctciligin, TUrk millctinc yabancr bir sistcm olmadrgi, ordulasmrs millet rejiminin baska bir ifadcsi oldugu bclirtilmcmektedir, llcride Milliyctci Harekct Partisinin program: tarnsrlrrkcn bu konulara daha fazla acikhk getirilecektir,

57

c. Ismail

Hlisrev (Tokin) ve Turk Kiiy iktisadiyatr

Kadro Dergisinin kuruculanndan ve surekli yazarlanndan bin 'de is· mail Husrev'dir. Smifsiz ve tezatsiz bir millet yaratma yolundaki fildrleri ve gtsrU~leri,0 da buyuk bir coskunluk i~inde islemektedir, ism ail Husrev, Millet i~inde Smrf Meselesi, isimli yazismda bu konuya iliskin g{jru~lerini ~u sekildc acrklamaktadir:
n •• , ButUn neJriyatllnlzda. "millet biUiJnIagu"nu kendimize hareke: ve muvaselet (ulasmak istenilen yer) noktasi olarak aldtk. Bizce TUrk milled d~sanya dogru oldugu kadar iceriye dogru da bir biitilndUr'<sO) Millet icinde SImf ve zurnre kavgalanru, SID If ve zurnre hakimiyetini, ister ~gldan gelsin,

ister yukandan, millet btiUlnlUgUnU parcalayan, rid (gerici) hareketler telakki

ediyoruz. Smg haki,,!iyetinin tasfiyesi, milli kurtulUJ harekeuerinin iieri prensiplerinden biridir, Ilk ve son alan millet menfaatidir. Binaenaleyh Kadro cemiyeti telakki tarzmda, i~timai bUtOncUdUr," (Kadro SaY125. So 34) Ismail

Husrev, daha sonra,

''. .. Biz bu prensibi ortaya atarken,acaba, $CRiyetle (objektif gercekle) tezada dU~milyor muyuz? Hadisaunseyri, bizi nakzeuniyor mu? Simfh -bit cemiyete has bUtUn inki¢ kanunlarma TIId::: miUetinde ~(lf etmiyor muyuz? TUrk cemiyeti.ecaba, ~timai bit "sui generis" midir?·

diye bir soru sormaktadrr, Birtaktm arasurma ve incelemelerden sonra bu ruya verdigi cevap ise gayet ~lkttr.

50-

n•• , Binaenaleyh biz, tezatsiz millet ~artru ortaya atmakla hi~bit surette ~niyetle (objektif gercekle) tezada dilpnUyoruz. Millet btinyesinin. bugunkU sml/lJ kllrulU$unun tabi oldugu kanunlan ve bu bUnye icindc fcrdiyc~i bir inkl¢m verebileceAi ncticeleri evvelden gOrdiigUmiiz ve idrak etti~imiz iftindir ki, millet batiinliiganUn organik sureue tahakkukunu gaye ediniyoruz.

58

Davanuzda ne Fasizmin demagojisine, ne de Sosyalizmin dar simfcihk zihniyetine yet veriyoruz." (Kadro, SaYI26. s. 26) Burada ismail Husrev, Kadro Hareketinin anlasilmasma yardim eden ulY 6nemli noktaya anIamh bir acikhk getimtektedir: Birincisi, Kadro'nun objektif gerceklerden degil, "millet biirunliigu" gibi siibjektif bir kavramdan, yani "olan"dan degil, "olmasi gerekir" diye dii~Undii~nden hareket eonesidir. Millet biitiinlii~ kavrammdan hareket eden Kadro, yine bu kavrama varmaktadrr, "Millet butunlugu", "olan" bir olgu degil. Kadroculann olmasiru, gerceklesmesini istedikleri bir arzu, bir sonuctur, Onlara gore, onlar icin, "olmast gereken" bir seydir, Fakat objektif bir gercek degildir, Bu Ismail Htisrev'in genel olarak ta, Kadro'culann bilimsel du~ijnce yontemine sahip olmadiklanm, bilim yontemi geregince dO~ijnmediklerini ortaya koymaktadrr, Cunku, bilim yonteminde, kisiler, kuruluslar, kendi istek ve arzulanrn, nesnel gercegin yerine koyamazlar. "Olmasi gerekir" diye dii~Ondiiklerini. ozlemlerini, arzulanru, somut gercekler olarak telakki edemezler. Burada ise, acikca g6rOldUgti uzere, "millet biitUnlii~" gibi gerceklesmesini arzuladiklan bir konuyu, nesnel gercek olarak ileri surmektedirler. ismail Husrev'in yazrsmda, Kadro Hareketinin anlatimma aciklrk gctiren ikinci nokta ise, smiflann varhklannm a~lk~a kabul cdildigidir, Ismail Husrev, "Millet biinyesinin bugUnkO smifh kurulusundan" soz ctmcktcdir, Sevket Sureyya, Vedat Nedim, "Turkiye hcnuz sanayilcsmemis bir ulke, bu bakimdan henuz suuflar dogmadi", dcmelerine ragmen, Ismail Husrev, srruflann 'varhg:ml a~Ik_~asoylernektedir. Zaten Ismail Husrev, yukanda belirtilen soruyu sorduktan sonra, ilgili cevabi vermeden once, yapug: incelemede ~yle soylemektedlr:
" ... TUrk Cumhuriyetinin bugUnkU i9timai kurutusuna bakalun. Her/lalde biz, smljsu bir millet telokki olunamayzz. Boyle bir telakki esyanm 13biatma aykm du~r. <;iinkii rnemleketin hangi kosesine baksak uretimde aldrklan mevkilcre, kazanc kaynaklanna vs. gore ayn ayn gruplar halinde farkhlasrms insan kiimelerine tesadiif ederiz. Bir kisnu olus halinde, bir kis101 ~kil degi~tirmekte olan bu ieumai kUmeler (simflar) memleketin iytimai cehresine cok renkli bir manzara vermektedir, Bu kumelesmeleri (simtlasmaIan) muhtelif iktisat sistemlerine gore sualamak mumkundur." (a.g.m. s. 20)

ismail Husrcv, daha sonra, ziraattaki, ticarct ve sanayideki mevcut mflan anlatmaya ve tasnif etmeye ~al.~maktadlT'(51)

SI-

59

Ismail Husrev'in, Kadro Hareketinin anlaumma getirdig! ti~ncU aeik11kise §udur: Her nekadar ictimai suuflar varsa da, biz ~e§itli rnUdahalelerle smtfsiz ve tezatsiz, imtiyazsrz, kaynasmis bir milet meydana getinneye ~ahsiyoruz, denmektedir. Miidahalelerin nastl yapilmak istendigini ve yapildrgim, stmflann, tezatlann nasil ortadan kaldtnlarak organik bakimdan bUtUnlC§mi§ bir millet
elde edildigini ileride tarnsacagiz, ism ail Husrev, Millet lcinde Srruf Meselesi, isimf yazismm ikincisin- .

de. Birinci Dilnya Savast sonunda meydana gelen devletlerde, simfsiz ve tezatsiz, imtiyazsiz bir millet yaratmamn temel bir amac oldugunu belirtroektedir, Milletin organik biitlinWgtlnii saglamanm da iki yolu oldugu soylenmektcdir, ismail Husrev'e gore bu yollardan biri Sosyalist, oteki Fasist tecrubcdir:
"... Sosyalisttecrube, millet bUtUnlUgUnii kirmak suretiyJe cemiyet butilnlUgUne varmak davasmdadir, Tasavvuc edilen sosyalist cemiyet, suuf farkmr doguran $ahsi mulkiyetin kaldmlmis oldugu cemiyeuir .. BUtUn istihsal vasualan ameJe suufuun inkilaper bir hareketi ile mulkiyet sahibi siruflann elinden ahnarak cerniyetin mali yapilnusnr, Bu harckct millet kUtlesinin bir sirnf narnma butunlestirilmcsi aksiyonudur. Binaenaleyh haklki hiltOn. bir 51ruf menfaanna tabi kihnrmsnr, Bu bakundan sosyalist tecrube, bugilnkU ~kli ile, organik bir birligin ifadcsi addedilcmcz, Fasist tecrubcye gelince: Fasizm millet benliA:ini korporatif devletde tahakkuk euirmek davasmdadu, Milletin rnes1eklere btnUnmU~ fertteri, mesIck birliklcri He organize olmuslardu. lktisadi butanun parcalan olan bu fenler, devleue mesick biriikleri vasrtasiyla ternsil olunurlar. Millet bUtUnlOgU fenlerin mesleklere dayah bir taazzuvundan (organlasmasmdan) korporatif bir kaynasmasmdan ibare ttir. Mesick birliklerinin ;$9; ile isvereni birlestirmekle Sin I!tezadtnt do kaldlrdl81 iddia edilmekiedir. t~ Fermanma gore, i~i He isveren arasmdaki Zit menfaatlerin uyu~turulmast ve mumelif istihsai fattorleri arasmdaki birlik sahsi ifadesmi kollektif i~ mukavelelerinde bulur." (a.g.m. s. 23)(52)

Ismail Husrev, daha sonra, korporatif devletin, ashnda, s10If tezadanm kaldirmadignu da soylemektedir:
"... Korporauf devlet hakikaue, suuftezatlanm kaldtmll~, Zit menfaatleri telif cunis dcgildir. Kollcktif i~mukavelcsi tarki ile (yoluyla) isvcrcn He i!Kinin anlasmasr, i~in gOslCri$ taratidu, Eski mUlkiyet munascbctlcri gene bakidir, Patron istihsal vasualanna gene maliktir. Amele gene kol kuvvetini

60

kiralayan ecir (giindelikyi)dit. Cemiyetin bUnyevi kurulusunun esasi olan simf farkhhgl aynen yasamaktadir, Korporatif devlet korporatif nizam perdesi altmda cemiyetin temelinde eski liberal, ferdiyetci.jnulkiyet nizamuu aynen g/jrUrtiz. Bunu ~ fermam ~I~ ifade eunektedir. Fermanda deniyor ki, . "Korporatif Devlet, istihsal sahasmdaki sahsi tesebbusu, milli merfaatlere en fayd:ab ve muessir bir amil telckki eder. Hususi istihsai milli menfaatin bit fonksiyonu oldugundan, tesebbusun organizaroru istihsalin idaresinde, devlete kar3J mesuldUr. t~ alanlar, ister teknisyen, ister memur, ister arnele olsuntar, iktisadi faaliyetlerin aktif i~tiralwileri, ortaklandir, Bunlarm islerinden ~veren rnesuldur, Binaenaleyh mutesebbis fert, patron, istihsal faaliyeLierindc tamamen serbesttir. Yalrnz istihsalin idaresinde devlete karsi mcsuldUr. Burada, "korporasyonlarm ycgane vazifesi istihsalde disiplin temin etmektir". Yani jandarma vazifesi gormek, amelenin patron aleyhine ayaklanmastna mani olmakur. Esasen korporatif devletin bULOnruhu da buradadir, Mevcut srruf munasebetlcrini aynen kabul ve rnuhafaza etmek ve bunun icin de yukandan a~gl, smif mucadelesini kanunen rnenetmek surctiylc srkt bir tazyik yaprnak- _ ur, Bu itibarla fasizmin yaraucihk, cemiyete yeni bir ~kil ve istikarnet vericilik vasfi yoktur ..." (a.g.m. s. 23-24)

ismai1 HUsrev kornunist ve fasist devlet sistcmlerinin milli btiliincilHik anlayislanm anlauiktan soma Milli Kurtulus Hareket1erinin, milli butunculuk anlayrsun da anlatmaktadrr,
"... Milli Kurtulus hareketlerinin milli bUt(incUluk davasma nc SosyaIizmin, ne de Fasizmin goz aldatan tecrubclcri esas olamaz, Evvela harcket noktasr, ve saniyen mense bakimmdan bu tecriibelere bizde zaruret yoktur. Derek Sosya1izm; gerek Fasizm, siddetli bir amele ve patron mucadelesinin muhtelif istikametlerde verdigi meyvalardir, Tahakkuku icin, ne korporatif de vlet, ne de sosyalist devlet bizde, unsurlanm, dayanagim bulamaz. Bizim suufi anasrnrmz, (unsurlanmiz) tarnamen baska rnahiycuedir. Biz rnilli btlttinlUk icin, bu unsurlara lcar$l baska bit vaziyet almak zorundayiz ... Bizde sanayinin devlet eliyle yaraulmasi ve idaresi sosyalist bir hareket addedilebilir mi? Edilemez. t;anJdl bizdeki devletleitirme, sermaye sahiplerine kars: amele smifl nomma bir hareket, yahut mevcul sanayinin maliklerinden amele devleti eline geemesi degildir, Memlekeue, esascn istimlak edilecck, dcvlctlcstiriIccek sanayi yoktur.(53» Milletin total ifadcsi olan devlct, milli istiklalin temelini teskil eden milli sanayii patron-amele ziddryetini dogurmadan kendi mulkiyeti ve idaresi altmda kuracakur, Devlet sanayii, dcvlet tesebbusu, milli btitUnltigiin sigortasi olacakur ... Binaeoalcyh biz tezatsiz millet ~iarml ortaya atmakla tezada du~mtiyaruz.~ (a.g.m, s. 24-26) 61

ismail Husrev, Kadro'daki yazIlanm, "Cihan Iktisadiyaa", "Milliyet iktisadiyatt", "Milli lktisat Ettitleri" bashklan altmda yaymlamisnr, Bunlardan onemli bir kisrmnda, suufsiz, imtiyazsiz, tezatsiz, kaynasmis bir millet yaratma tezini islemis ve savunmu§(ur.(S4)TIirkiye'de MiDi Sennaye Hareketi isimli yazismda, ti~ tlirlu devletcilik anlayismdan s()z etmektedir. Bunlardan birincisini fislcal devletcilik olarak. nitelemektedir. Burada iktisadi faaliyetler liberal esaslar dahilinde yurur. Devlet iktisadi teseobuslere girer veya istirak eder. Yazar, Turkiye'de uygulanan devlet~liID bu ttire ornek olarak gostermektedir. lkinci devletcilik anlayrsi ise, Rusya'da uygulanan sistemdir, O~tinCiisOne ise, nasyonalist devletcilik dernektedir. Yazann bu konuda soyledj~i sudur: "... NasyonaJist devletcilikte devlet ~u veya bu smrfm emrinde degitdir. Devleti milletin ileri menjaatlerini temsil eden, te~kilal.h bit rehber Kadco, iktisadi men faatleri , miletin ileri menfaatleri hesabma tanzim ve idare eden bir teknisyenler kadrosu ~il eder. Nasyonalist devletyiligin ana prensibi, bit taraftan milli istiklali her nevi harici kuvvetlere kar~ masum tutmak, di~er taraftan da dahilde, milli iktisadiyaun kill halinde ve bUlan milletin merfoatlerine uygun ve butun fertJere ~mil olarak gelirini artnrmakdir." (a.g.m, s. 24-25)

Onerilen Kadro Harekctinin devlet~iliw de boyle bir devletciliktir, Yani butun milleti, "milletin yuksek menfaatlcri"ni topyekun olarak kucaklayan bir devletcilik. ismail Husrev, devletin, milletin, umumi menfaatlanndansoz etmektedir. 0 menfaatlan da ancak, seckinler, yani belirli bir "Kadro" gerceklestirebilir, derunektedir. Herkesin alalade kisilerin OrgUtlerunesi istenmemektcdir. Kadro, herseyi en iyi bilir ve en iyisini, en yararhsmt yapar. Ve scckinler, yani Kadro, sadcce belirli bir smifm degil, butun siruflarm menfaatini aym dcrecede gozetir, dcnmcktedir, . Aruk, iyice anla~tldl~l Gzere, ism ail Husrev de, Fasizmin devletcilik anlayisuu tlimilyJe savundugu halde, savundugu ~yin. fasist devletcilik 01madiguu, Tiirk'e has bir sistern oldugunu iddia etrneye cahsmaktadir, Aym Vedat Nedim ve ~evke[ Sureyya gibi. Onlar da asltnda Fasizmin ekonomik ve toplumsal kurumlanm anlatnklan halde, bunun Turk'e has bir olgu oldugunu soyluyorlardi,

62

D. Burhan Asaf(Belge) ve Turk Ulusal Kurtulus SavOll


Burhan Asaf da Kadro Dergisinin k.uruculanndan ve surekli yazarlanndan biridir, Kadro'nun oteki yazarlan gibi, Burhan Asaf'da, snufsiz, imtiyazstz ve tezatstz, kaynasrms bir millet yaratma cabalanna kaulrmsur. "Fasizm ve Turk Mitli Kurtulusu Hareketi", konulu yazist bu konudaki yaztlanna onemli bir omektir, Bu yazida Burhan Asaf, Dr. Ettora Rossi isimli bir ftalyan gazetecisinin TUrk inktlabt hakkmdaki g6ril~lerini elestirmektedir, Dr. Ettora Rossi, Turk inkIlabmt, Ataturk lnkrlabmr, krsaca, bir ,"Batlld~ma"hareketiolarak. gormekte.ve anletmaktadir, Ve italya'da uygulanan Fa$is[ sistem ile, Turkiye'de uygulanan sistem arasmda benzerlikler germektedir, (Kadro SaYl S, s. 36-39) Burhan Asafise bu g6rti~lere ~iddetle karst C;lkmakta ve Turkiye'de uygulanan sistemin kendine has 6.zelliklerini belirtmektedir, ~tsyle: "... Dr. Rossi'nin mUsadesiyle. Fasizm ile Kemalizmi birbirinden aYIran bazi vasdlan 8¥-glda gorelim, Fasizm, yan-kapitalist bir Italya'yr kapitalizmin snuf tezadtndan ve bu tezadm dogurdufu dahili anarsi ile bu anarsinin bit nedeni olan demagojiden ve bi.irokratik idare cihazmdan (dcmokrasi ve parlamentoculuk) kurtarma hareketidir, . Korporasyonlar rejimi He smif tezadmm haiti yerine suuf tezadmm tehlikesiz bir sekilde istikrara kavusmnnmasr cihetine gitmistir. Milli Kurtulu~ Inkilabr ise, yact musternleke olan Osmanh lmparatorlugunun yerine mustakil TUrk vatamnm bugunkii tarihi sanlara gOre ikamesidir. Bugunkii tarihi ~ derken, ~Uphesiz smif tezatlan kastedilmektedir. TUrk milleti inalainna slll.iflaJmam~ bir millet b£inyesi ile ba~iadlg. il):in,slmn~maYI reddedecek ve imkanstz krlacak tedbirier almakta ve bu tedbirleri gittikce derinlestirmekte ve murekkeplestirmektedir, Buyuk istihsal vasualannm devlete tahsisi, Heri ve planh bir devle~iligin kabul ve tedvini bundan ileri gelmektedir. Fasizm mustemlekccidir (somurgecidir), Kemalizm ise, mustemlekecilige icaIll bit isyandir," (a.g.m. s. 38)
63

Burhan Asafda, Vedat Nedim ve Sevket Stlreyya gibi, Turk milletinin suuflasmarms bir millet oldugunu soylemektedir, Turk milleti, zaten sirnflasmamis oldugu icin, ~imdiden sonra da siruflasmasma imkan verilmeyecektir, denmektedir, Yazmm bu bolumunde amac, Fa~izmle milli kurtulus hareketlenni karsilasnrmak degildir, Sunfsiz ve tezatsiz toplum anlayismtn nasil yorumlanmak istendigini kavramaya cahsmakur, llerideki bir bolumde Borhan Asafm yapugi karsrlastrrmarun oteki unsurlanna da deginecegiz, Burhan Asaf'baska bir yazismda, G. Safarofun bir kitabmi elestirmektedir. Safarof, Milli Kurtulus Inkrlaplan, konulu bir kitap 'yazmt§ur. MarxEngels, Lenin ve Stalin'in bu konudaki du§unceleriyle, lrlanda, Macaristan, Cin, Hindistan, Atganistan gibi ulkelerdcki Milli Kurtulus Hareketlerini incelemekLedir.(S5) Burhan Asaf bu goruslerin ve bu ulkelerde cereyan eden olaylarm, Milli Kurtulus Hareketlerini anlatmaya yctmeyecegini, bunu en iyi anlatan ornegin, Turk inkilabi oldugunu soylemektedir.
Milli Kurtulus lnkilabmm fiili ve nazari buttm prensiplerini nefsinde LopJayan Tiirk Milli Kurtulus lnkilabr, snuf davasma ne ~lkl~.ne de vans bakrmmdan bas rol vermektcdir. Bilakis, bu inkilabm muharriki (temel etkenleri) mctropoller ile miistcmlckeler arasinda olan tczat oldugu gibi, gayesi de bu tczadm tasfiycsinden ibareuir. SIDlf meselesi ise, simfsiz vc vahdetli bir millet bunycsini mcydana getirmek bakumndan miihimdir. Saturot'un meydana getirmek istedig] nazariye taslagma esas teskil etmis olan Marksist ve Leninist gOrU~U,Sevket Siireyya. Inkilap ve Kadro isimli eserinde, layik oldugu kadar ehemmiyelie tetkik etmistir ve ¥{iriitmii~tur, (Safarofa Cevap, Kadro SaYI 9 s. 42)
n •••

Butun bunlara ragmen Burhan Asaf, "Fasizm ve Turk Milli Kurtulus Harekcti" ismli yazismda, gcr.;cgi- (dogruyu) ifade etmekten de geri kalmamaktadir: ".,. Eger kurtulus inkilabnmzla fasizm arasmda, kapitalizmi ve onun siyasi ifadesi olan demokrasiyi telakki hususunda bir benzerlik varsa, bunu, bizim fasizrni taklide yeltenmemiz gibi, hem inkilabnmzm orijinal vasiflan aleyhine ifade edilmis bir hiikiim. hem de zau meseleye uygun olmayan bir hatah goruse istinad euirecegine, harp sonrasuun belki de biitiin milletler icin musterek bir tarihi zaruretine raptetmis olsaydr, hi~ ~iipheslz, hem daha bilgili, hem de dostluga daha Iazla uygun bir miitalada bulunmus olurdu. (Kad~

ro Say. 8, s. 39)
·64

At;lk~ anlastldigt 'uzere, Burhan Asat; "Fasizm He TUrk sistemi arasmda elbette benzerlik vanhr. Fakat bu benzerlik, bizim Fasizmi taklide yeltenmemizden deWl, Fasizmin Birinci Dunya Savasmdan sonra, kendini evrensel bir sistem olarak. kabul ettinnesindendir." diyor .. Bu baktmdan Fasizmi larlhi zaruret olatak. nitelemektedir. Burhan Asaf, yaztlanru geneI olarak Cihan lcmde Turkiye, ana ba~l~ altmda yazrmsnr, Bu yazilarm onemli bir ktsmmda snufsiz ve tezatsiz toplum yaratma g6rO~a incelenmis ve savunulmustur.o» TUrk inkilabmm yaratacagr rejimin, butjuva, amele, sermayedarhk rejimlerinin hicbirine benze-

meyecegi, srrufsiz, tezatsiz, imtiyazsiz, kaynasmis bir millet yaratarak biitOn dlinyaya ornek olacag; iddia edilmektedir,

65

E. Yakup Kadri (Karaosmanoglu) ve Slnl/Slz ve


Tezatstz KaynQ§m15 Topluma Bir Ornek: Ankara
Kadro Dergisinin kuruculanndan ve surekli yazarlanndan birisi de Yakup Kadri (Karaosmanoglujdir. Kadro Dergisindeki yazilanm Edebiyat ana ba~h~1 altinda yaymlanll~ur.(S7) Kadro Dergisinin 6. Sayismdan itibaren yaymladigr, Ankara-Moskova-Roma isimli yazi dizisi, edebi olmanm cok otesinde "politik olma" vasfma sahiptir, Bu yazilarda Yakup Kadri, Ankara, Moskova ve Roma'da gelisen rejimleri karsilastirmakta ve Turk inkilabimn niteligini belirtmeye cahsmaktadir, Bu yazilanndan sonra Yakup Kadri, 1934 yilmda Ankara, isimli bir roman yaY1ll1anll~tIr'(58) u romanda "imtiB yazsiz, simfsiz, tezatsiz, kaynasnus bir Ankara Anlaulmaya calrsrlmaktadrr. Bu bir utopya (hayalci bir dusuncejdir, Anlaulmaya cahsilan Ankara, 19401950 yillannm Ankara'srdir. Sirnflar ortadan kalknns, i~i, fabrikator, koylu, sanayici, ticaret erbabr, memur vs. hep birlikte mutluluga erismis, herkes i~ . ve konut sahibi olmus, herkes okur-yazar, gUlltik gulistanhk, mamur bir Ankara. Yakup Kadri 1934 te yazdigi bu utopyanm bir yerinde sunlan soyluyor:
Turk. i~ileri, TUrk. rnuhendisleri, A vrupa'daki arkadaslan gibi bedbaht ta degildirler. Eski Rorna'mn esir sUriileri gibi bin mihnet ve cera alunda, bin IUrlU mahrurniyetle ruhlan ve suratlan eksimis, ickiden, a;hktan butun insani fazilctlerini kaybetmis Avrupa prolctaryasuun sefalet ve felaketinden Ttirkiye'de eser gorulmuyordu, Turkiye'de i~i1er birer devlet memuru idi, Ve ytireklerinde bir devlet memurunun haysiyetini, vekanm, mesuliyetini tasiyorlardr, Baslannda patron diye bir bela yoktu. Kirnsenin eciri degildiler. Yalmz memleketin hizmetcisi olduklanm, almlanndan akan terin, vatan topraklanna bereket getirici rahmet gibi yagdlgtnl biliyorlardt. Onun icin herbiri insana, rnuharebe saflanndaki neferIer gibi, birer kahraman heybetinde gorunuyorlardi," (Birinci baski s. 159)(59)
H •••

Smifsrz ve tezatsrz millet ozlemi ve bu konuda yapilan cahsmalar Kadro'da ara sira yazi yazanlarda da gorulmektedir. Ornegin, Hakimiyeti
66

Milliye Gazetesinin Basyazan Falih Rrfki, Kuvayi Milliye, isimli yazismda, "smrfsizlrk davasmin en iyi kelimesi kuvayi milliyedir", dernektedir. (Kadro Sayi 16. s. 13) Bunun gibi inktlap Edebiyan konusunda yazt yazan, Eflatun Cern.
"... Tezatsiz bir ictimai bUnye yaratmak davasmi-tasryan buyuk inkilabmuz, ~Uphe yok kit edebiyaunuzr da anarsiye siiriikleyen tezatlardan koruyacakur." (Kadro Say. 18. s. 68)

dernektedir. Bu arada, smifsiz ve tezatsiz, kaynasmis bir millet anlayisimn siiri de yazilnusur. Behcet Kemal (Caglar) "Onbinlerin Ma~I" isimli siirinde ~yle sbylUyor:
Emperyalizm bir altm kupa, Bir yans meydam Avrupa, G6IgeIi, oyicekli hie akasya, Altmda yatar gibi Asya. saft ortasmda, yaratmaya veren Tek millet: TUrk milleti Ey mazlum Asya'nm Esir rnilletleri! Beklemeyin gelmeyecek peygamberi,
dtlnya Kendini

Bu iki

Ey yan beline kadar toprakta

Asulandanberi Canlt bir Olti Hindistan!


Bir bostan

gomulu

Korkuluguna guvendigin yeter! Ey ezeli korkusundan Kant oyekik duran Derisi saranp Oyle kalan Cin! o ezeli san malaryan Gecmek icin
Atesirnrzde Ism yan! Bakin,

Bir

yan

mUstemleke

67

Nasd tam. tezatsiz Omek Bir millet haline gelerek Ayakta duruyor.

Ey biter birer Kurtul~ yolunu arayan


Esir milletler! .(Kadro SaYI 11. s. 41)

68

tv. Kadro-$ef ililkileri


Kadro Dergisinin kurucu ve yazarlanrun imtiyazsiz ve simfsiz ve tezatsiz kayna§ml~ bir millet yaratma cabalanm birer birer gOsterdikten sonra Kadro ve $ef anlayismm bilim He iliskileri uzerinde de dunnak gerekir.

A. Kadro'nun Kadro Gorii§ii


Burban Asar, Frrka Mektebi, isimli yazismda ~yle sOylemektedir:
"... Hemen sOyleyelim ki, milli kurtulu$ inkilabumz, "vahdet" prensi.bmi b8$3 g~irdi~i iein. idare ve Iirkada ikiliA;i kabul edemez. Binaenaleyh Kadro'yu yet~tirecek olan muessese, Malldye MeJaebi, yahut mevcut Hukuk FakiUteleri He yanyana yasayamaz, Yeni ve gene kadroyu, kanaatimizce, ancalc, bir Fuka Meklebi yeti$lirebilit. Oyle bit Fsrka Mektebi ki, ondan mezun olacak gen~1er. gerek idarede, gerek hariciye memurluklannda. gerek adliyede, gerek matbuat sahasmda, aynr g(JrQgler lie aym siyasi terbiye ;,inde yer alsmlar." (Kadro Sayt9. s. 32) ,

Burhan Asaf bu yazismda yaraalmak istenen kadronun Onemli bir 6zelligini gOstenni§{ir. Bu, devlet ve topium hayaumn bUtun kesimlerinde ayru turden dO~Unen. aym ~yleri dU~Unen. farklt dU~iinceve davraruslara sahip olmayan bir neslin yeti§tirilme ozlemidir. Nesillerin tek doktrin etrafmda yeti~tiriImesi Ozlemi ve uygulamalanmn Fasizmin temel esaslanndan oldugu ise ~Uphesizdir. Tek Parti doneminde bu Ozlemi gereeklesurmek i~n yogun faaliyetlerde bulunulmustur. , Burhan Asaf', baska bir yazismda da ~yle demek.tedir.
"... Millet dedig:imiz zaman mitletin tamamuu anhyoruz. Mtinevver deyince de -~u veyahut bu simfa ek olmus ve onun nammaeikilenmis ~~ileri deiil, kendilerini milletin tamamt fie beraber hissedenleri ve her hesapta mu69

adeleyi aym esasa yani milletin tamamma irca edenleri anhyoruz." (lnkrlabinuzm Sesi, Kadro,'SaYI II, s. 34) "... Ne Cinli arnele ve kOyUi ne de Hindistandakiler, milli kurtulusun yuksek manasuu anlayacak ve bu manaya baglanacak vaziyettedirler, Bunlar arasmda bir teskilat yapilabilse ve bu teskilat birtakun rehberler cikarsa bile, herkesten evvel kucuk burjuvazi zihniyeti icinde hapsolunup kalacak, herkesten evvel tavizlerde ve rlcatlardabulunaalar, bu teskilatlar ve rehberler olacakur, Milli Kurtulus Hareketleri, nerede inkisaf ederlerse etsinler, 0 rnemleketin mtinevvcrleri, intelligensiyasr, 0 hareketin en Bed dU~UnU~IUve en feragatli kadrosunu verecektir. Milli 'Kurtulus Hareketlerinde, "munevver", smtfh cerniyetlerde oldugu gibi herhangi bit suufm eki degil, dogrudan dogruya millctin mahdir, Bittabi bunlar arasmda da tavizciler ve bozguncular ~I' kacakur; Fakat, gene bu kabilharcketlerin esas yUriitUcUsU.okurnuslar, intelligentsiya olacakur, Milli Kurtulus yan rnustemleke (somurgcmin, istiklal
hareketi demcktir, Van mUstemlckedc "say" (emck) dcgil, "saym sefaletleri"

vardrr, Buuin YlglOiar. bUtUn zumreleri He. topyeklin proleterlesmenin cevri ve mihneti altmdadir, Bunun boyle oldugunu hissedecek ve bunu gidermek imkanlanrn bir hamlede tahakkuk enirecek olanlar, G. Safarof'un zanneuigi amele (i~fi) rehberleri degi/, munevverlerdir. (Safarof'a Cevapur, Kadro, SaYl 9, s. 41.42)

calisrlan kadronun ikinci bir ozelligi daha saBu kadroyu olusturacak kisilerdcki yani muncvvcrlcrdcki araruIan ozelliklerle ilgilidir, Munevver, su veya bu siruf adma degil, milletin tilmil adma dusunen ve davramsta bulunan kisi olarak tarumlanmaktadir. Bu bakimdan herhangi bir simfa ek degil, siruflann tlstunde, fakat hepsi adma birden d~ilncn ve eyJemde bulunan bir kimse olarak anlaulmaktadir, Ortaya cikan ilc;iincil bir tesbit ise, Milli Kurtulus Harcket1eri cagrnda, munevverlerin, yani okumuslann, iscilcrc kesinlikle tcrcih cdilcccgidir, Okumuslarm gcneHikle davadan sapma gosiermcyecekleri, iscilcrin ise sapmayi her zaman gosterebilecekleri iddia edilmektedir. Siruflar karsrsinda, munevverlerin baglm~az bir durumu vardtr, munevverler, milletin mahdir, denilmektcdir, Sevket Sureyya'nm gorii~ii ise sudur:
yilmaktadrr,

Bu yazida, 'yaraulrnaya

. "... lnkilap nesli, lalettayin (alcJade) bir ccmmigafir (kalabahk) dcgil· dir, Severek inanrnarun ve inanarak kendini vermenin bir inkrlap nesline verecegi ruh cmniyeti ve heyecam, alalade bit siirUHip itilme arasmda dogamaz
ve yasayarnaz,

- Alcladc bir fert, hcyecan duymaz. Bunlann zahircn, hcyecam and Iran bareketlcri, birtakim sevkitabilerdir, Heyccan olmadan inktlap yurumez. (In-

70

kilap Heyecam, Kadro SaYI 2, s. 7-8) " ... Kadro bir kalabahk degildir. Burada alelade her vatandasm yeri yoktur, Kadro, inktlap icin ileri unsurlann, en ileri fikirler etrafmda teskilatlanmasrdir. Onun kuvveti, evvela, temsil ve miidafaa ettigi fikirlerin isabetinde, saniyen saflanna aldlgl ileri ve feragat1i unsurlann kuvvet ve keyfiyetindedir." (InkilapveKadro, s. 150) Kadro'nun iki ozelligi daha belirgin bir hale gelmektedir. Kadro dar bir alaru teskilatlandirmaktadir, Yani YlgmIan degil, seckinleri teskilatlandrrmak istemektedir, Ote yandan Kadro'nun olusumu bir heyecan meselesidir. lnkilap heyecam duymayan kisi Kadroda yer alamaz. Fakat, alelade kisilerin, heyecan duyamayacagr, hususu da Kadro tarafmdan vurgulanarak bclinilmektedir, Kadronun baska bir ozelligi idealist olmasidrr, Kadro'nun, idealizmi, yani inkilap idealizrni, Kadro taraftndansu sekilde belirtilmektedir: _"... Kadro idealisttir, idealist heyecan, ruhun maddeye savleti (saldirmas I) ve madde icinde kaynamasidir. ldealistin heyecam, madde ile baslar, maddc He biter. Bunun icindir ki inkrlap idcalizrni dcnilcn sey, madde ile bogu~mak ve maddeyi yenme askrrun bir insanda, bir fukada, bir nesildc, suur, idrak ve ahlak haline gelisidir, Bu askm rnevzuu i~ ve insandu, Tabiaun yejulmcsi cemiyetin yeniden kurulrnasrdir. Ferdin cemiyct haricinc ka\I~I. yahut kendi ruhunun dar ccrcevesi icine kaparusi degil, onun cemiyct toplulugunda gosterecegi ahenk ve kemal (olgunluk) manzarasr, idealist heyecamn hedefi ve hamlesidir. Fakat asrl rnucizeli Ieragat, cemiyct icine kansan, cemiyet icinde, hasir nesir alan adamm, kendi davasuu cemiyetin davasma baglayabilmesinde ve cemiyetin menfaatlanm kendi menfaat1armm ilerisine gecirmesindedir." idealist budur. (Kadro, Kadro, SaYI 13, s.'3) Kadro'nun en onemli ozelliklerinden biri de bir Sef'e inanmakur.

Sevket Sureyya'nm yaztlannda,

"". TUrk inkilap rnunevverligi, inkilaba inandlgl kadar, 0 inkilabi idare edenin, en beklenmeyen anlarda ve daima tecelli eden bu ananevi kahramanhk ahlakma da daima inandr, Bu nesJin tarihi, bu inarnsm hezimetini hir;bir zaman kaydetmedigi gibi bundan sonra da kaydetmeyecektir," (Sevket Sureyya, Programlr Devletcilik, Kadro, SaYI 34, s. 9) halde, Kadro'da bulunmasi gerekli ozellikleri, kisaca §U sekilde sualayabiliriz. 1. Kad ro, aym sekilde dusunen, aym davramslan gosteren bir nesil ya71

ranlmasnu amaclamaktadir. 2. Kadro alelade kisilerden deAiI. seckin ki§ilerden. okumU§lardan olu~ur; 3. Kadro'nun teskiladanmasi, kalababklan, aleIade kimse1eri degn sadece, seckinleri hedef tutar . . 4. Kadro heyecan sahibi ki~ilerden olusur, Alelade kisiler, hetbangibir kisi heyecan sahibi olamaz. Heyecan. ancak mOnevverlere mahsus bir davra-

msnr,

5. Kadro heyecan yaranr ve bu heyecaru ayak.ta tutmaya ve surdurme-

ye~alt~tr.
6. Kadrotdeatlsmr. 7. Kadro bir ~efe inarur. Bu yedi ozellik, Kadro'nun oldugu gibiKadroyu
ozellikleridir,

olusturan kisilerin de

72

B. Kadro'nunSe] AnlaYISZ
Kadro fikri ~f fikrini de beraber getinnektedir. $ef. rnilletin birle¥11i~ iradesi olarak. telakki edilmektedir. Sevket Sureyya, "Ergenekon)Efsanesi". isimli yazismda, ~efin ortaya ~tlo~nu ve fonksiyonlanm ~u ~1c.i1deifade etmektedir. Ergenekon Efsanesinin bes unsure vardsr. 1. Asi tabiat, 2. lnsan kudreti, 3. Teknik, yahut tabiatla mucadele vasualan, 4. Sef yabut milli irade. S. Rehber ftkir.(60) Efsanenin mevzuu, "insamn" tabiatla mUcadelesi ve ORa galebesidir. Bu efsanede tabial, asilmaz bir demirdag halinde insan kudretini sanmsur. Yolunu kaybeden ve hedefinden mahrum kalan insan kudreti bu 8¥lmaz da# seddi icinde tam 400 yll bir gecit anyor, lirilyor ~Aahyor. Fakat kemiyet (nicelik) anl~1onun kUrtU).m8S1 demek deAildit. Teknik bir ors ve atej ~klinde tasvir olunmustur, Asutarca, $UDUD bun un elinde gUnlUk ihtiya.-;Iar i.-;in~ah$88 bu kuvvet bir gUn ehemmiyet ahyor. BUtUn milletin talihini kendi talihine baA;byor; Asirlarca yolu kapayan demirden da#. bu a~in alevinde eriyor. Efsanenin dOrdUncU unsuru bir demirci IiCklinde tasvir olunan Seftir. Sef. bu efsanede milletin birle~i§ iradesidir. Cemiyetin her ferdmde, ~ istikametJere dagllan iradi kuvvet, Sefte timsalini buluyor. Ve maseri irade, bOyle le$ekklil ediyor. Nihayet BOrtecene. yahut Bozkurt geliyor. Surada. Bortecene bit yot gOstericidir ki, TUrk tarihinin devirleri ve nesiUeri icinde hareket ve ideali temsilden bu yol gostericilik, bazan "kml elma" gibi e~iImez bit yayJlma emelinde hazan da bir medeniyet ve imanda teceIlisini bulmu~tur. Efsanenin unsurIan bOyle tamam olunca bir gun kurt Cabana glktlnl1yor, eoben kurdun arkasma dli$liyor. Bu kurt bir Ctkl~ noktast bulacak, daim Otesinde kaybolacak, demirci ocak yakacak. dall eritecek ve 8Otte<:ene (Bozkurt)nin ~ini bU'akmayan insan kudreti bu gecitten geeecek, baJ:b kuvvet serbest kuvvete, durgun cemaat, yayilan ve genisleyen eemaate dOnecektir. (Esir kavim kurtulacak, ~lplak kavim giyinecek, yoksul kavim zenginle$eM ...

73

cek) tir." (Kadro, SaYI 13 s.

5·6)(61)

$evkel Stlreyya, Ergenekon Efsanesini bu sekilde 6zetledikten sonra, herhangibir "mucizernin, bir kurtulusun meydana gelebilmesi icin bu bes kuvvetin hepsinin de tam olmasi gerektigini belirtmektedir:
"... Ergenekon Efsanesi, bir milletin millet haJinde kurtulma ve bir vatanm yeniden kurulrna rnucizesinin biitiin sirnm verir, buttin unsurlanm ihtiva eder, Bu efsanede bazan carpisan, bazan birlesen 0 bes kuvvenen biri eksik olsaydr, mucize kemalini bulmaz, 0 cemiyetin terakkisi akim' kahrdi, ~ (a.g.m. s. 6- 7) . Bu unsqrlardan Sef haklanda ileri suruten gorusler de sunlar; "... Ya tekniksiz, ya idealsiz cemiyetler gibi, Sefsiz cemiyetler de vatdir, Buralarda da milli irade, fikir ve mcnfaat aynhklan arasmda dagihr, Maseri arm le~kijl edemez. Ve cemiyet harekeuen kaltr. Halbuki ideal cemi-' yet tabian, teknigi, maseri iradeyi ve rehber fikri birlestiren cemiyeuir, Bu efsanenin ruhu Turk'un tarihi kaderine ve seciyesine de uygundur. Binlerce yrl suren yaydma ve yerlesrne devirlerinin bize verdigi cerniyetlesme ve ordulasma ruhu daima bizim gUzel seciyelerimizden bid olmustur.".

(a.g.rn, s. 7·8) Sevket Sureyya daha sonra, Turk inkrlabmm unsurlanm aniatmakta ve bunlann Ergenekon Efsanesi He iliskilerini kurmaya cahsmaktadir:
"... ~imdi, TUrk inktlabmm da bes unsuru vardir, 1. Asi tabiat, 2. Insan kudreti, 3. Teknik, 4. Kah:raman yahut milli irade, 5, Rehber fikir.(62) Tabiat Ergenekon'da oldugu kadar asivemutebakkimdir. Ve insan kudreti Ergenekon'da oldugu kadar kuvvetin elinde esirdir. Son birbucuk asirhk tarihin scyri i~inde vc yabanci ellcrle tckniksizlcstirilmis vc adcta silahlanndan tecrid edilmis TUrk insam, bu asi tabiatm sinesinde her gun biraz daha almteri dokrnesine ragmen her gun biraz daha kudretsizlestirilmis, biraz daha yoksullasunlrrusur, Yeni Turkiye, bu ulkeyi, meseta bin sene evvel oguz Tiirklerinin bu yerleri Turkle$tirdikleri ve isledikleri zamana nazaran bile, dagla~l daha bos, ovalan daha bakimsiz, insam daha ku, hayvam daha dejenere ve kiUtiiru daha duskun olarak alnusur, Ergenekon Efsanesinde bie demircinin sahsmda sekitlesen milli irade, simdi de esir kavmi kurtaran, azhk kavmi ~ogaltan, bh "Kahraman"m sahsmda sekillesmistir, Bu Kahraman, (Mustafa Kemal) milletin ocak yak:an, dag eriten Scfidir. Bortcccne (Bozkun) isc, mcfkurcyi tcmsil eden Rehber fikir, yahut inkrlap idealizmidir, ~ef yollan acacak ve modern teknigin butun silah-

74

ian ile tecnizatlanan Turk insam, TUrk. tabiatmm onumuzde egilen ve atesimize ram olan serthgini asarak, Bortecene (Bozkurt)nin sevk veren ve hOmn zahmetleri tahammul edilebilir kilan izleri pesinde yaydmaya dogru akip gidecektir." (a.g.m. s. 8-9)

Bu yazida Sevket Sureyya'mn kullandigr temel kavramlara bir goz atarsak suntan tesbit edebiliriz: Asi tabiat, insan kudreti, sef yahut milli irade, maseri irade, maseri iradenin timsali, rehber fikir, milletin birlesmis iradesi, mucize, mucizenin strnna enne, kahraman yahut milli irade, maseri arzu, inktlap idealizmi vs. Bunlar ve benzer kavramlann hicbiri bilimin kullanabilecegi kavramlar degildir, Cunku bu kavramlan olusturabilecek 01gulan gozlemek, olcrnek, tartmak olanagi yoktur. Bunlar kisilerin, olgulardan ve toplum hayaundan kopuk bir bicimdc, zihinlerindc urettiklcri fikir ve dusuncelerdlr. Bunlar olgulan acrklayan kavramlar dcgildir. Kit1cyc hcyccan venneyi, insanlarda hcyecan yaratrnayi, bu heyecam surdurmeyi, kitlenin insan potansiyelini belirli bir yere kanalize etmeyi hedef alan kavramlardir. Burada yazar kendi istek ve arzulanru, subjektif kanaatlanm. nesnel gercegin, gercek somutun yerine koyrnaktadir, Bu bakundan bu kavramlar bilimin kavramlan dcgildir. Daha cok mitolojinin kavramlandrr, Mustafa Kemal icin, maseri iradcnin timsali, rehber fikir, milletin birlesmis iradesi, gibi ifadeler kullamlmaktadrr. Bu kavramlann hicbirinin 61c;tilmcsi. tarusilmast, gozlcnrnesi mumkun dcgildir, Bunlar, ki~i1crc (Setlere) olaganusui nitelikler veren, onlarda olaganustu, tabiatustu ve baska kimselerde bulunmayan nitelikler arayan ve bulduklanm iddia cdcnlcrin ifade ettikleri kavramlardir, Liderleri halk yigmlanndan kopararak, onlara, ilahi, tannsal, erisilmez, tarusrlmaz kudret ve nitelikler vererck, devlet egemenligim surdurmcyi ve bu egcmenlige ortak bir gU<;kabul etrneyi amaclamaktadir, Scflcre vcrilcn bu nitcliklcr sayesinde cgcmcnligc 'onak olacak guclerin (halk yigmlanrun) bilinclenip orgutlcnmcsi de cngcllcnrncktcdir, Sevket Sureyya, "Bir Munakasanm Manasi" isimli makalesinde, Kazim Karabckir Be Mustafa Kemal'i karsrlasurarak, "Seflik"!n ozelliklcrini belirtmeye cahsmaktadir.
"... Zafer m!.ihim bir seydir, Fakat bir zaferi, bir millet hamlesi hesabina kullanabilmek, ondan da daha m!.ihimdir. Tarih bize hayatlannda zaferler kaydetrnis bircok kumandan isimleri verir. Fakat, butun son devrin insanhk tarihinde, bir zaferden bir millet hamlesi yapmak kudreti tek: olarak Gazi'nindir. Bir askeri ve siyasi zaferin biuigi ve bir inkilap hamlesinin basladi~I noktadaise, aruk, Sef, dogmu~ demektir.
75

Kaztm Karabekir Pasanm kumanda kudreti veya askeri hareketinin Jaymeti hakktnda teknik mUnaka$alar ya;nlabilir. Fakat ona yabancl olan asd $eflik vasfidir. 0 milli mOcadelenin bit devrinde. belki bir kumandandt. Fakat $ef hiybie zaman olmadi. C;UnkU. $ef. herseydea evvel, hadiselerin OnUnde giden adamchr. Onceden setdigi, Onayak oldugu cemiyet hadisesinin safbalanm bir kitabm yapraklan gibi perde perde ~ ve 0 cemiyet hadisesinin her saibaslna kendi damgasun
VW'W'.

Bir cemiyetin her ferdi, 0 cemiyetin inkJ.¢ istikamederini ayn ayn sezebilir. Fakat bu sezis, bu fertlerden herbirinin bir $ef olmasi i.;inkafi deiildir. $ef yalruz sezen delil, bu sezisleri kendi iradesinde merkezillestiren adamdir, $ef, her zaman muteaddi (saldsranjdir, Fakat onun bu taaddisi (saldmsi) kendi ruhunun, ihtilalci hamlelerini baska ruhlarasindirmek ve ~Ilamak hududunda tevakkuf edemez (duramaz). Fazla olarak, bu ~llan~ ve tesir aluna almmis ruhlan sezilen hedeflere dogru yOnlendirmek birer hareket haline geurmeklazrmdir. ' $efte bu surette, milli sezif, milli enerji ve milli hareket kabiliyeti sentetize (sentez) oIur. Hareket, bUUln cemiyet mikyasmda genisler ve "milli" VasfIDIahr. Gazi, Milli. Mucadelenin $efi'dir. C;ilnkU bu mUcadeleyi hem sezmis, hem sirayetlendirmis, hem merkezlendirmis, hem de ona, millet OI~UsUnU vermistir, Kazun Karabekir Pass'da ise, milli irade hicbir zaman merkezlesmemis, fakat her zaman pat\:8Janml~tlr. ~ (Kadro, (Sayt17. s, 7·8) Kadro Dergisinde,

Mustafa Kemal icin, Milli kahraman, maseri trade,

$ef ve millet birligi. gibi 'kavramlar ce~itli kimselerin yazdl~ yazilarda sik stk kullamlmaktadrr, Bunlann baztlanm ~u ~ek.ilde siralayabiliriz:
BayUk Sef, En bUytik $ef. milletin bide§mi~ iradesi, tek irade,

"... t~te biz bu yeni TW'kiye'yi milli kahramannmza, Gazi Mustafa Kemal'e borcluyuz." (Vedat Nedim, Leipzig Sergisinde TUrk Sesi, Kadro, SaYI 3, s. 39) "... Vemer Somban, en son eserinde, Almanya'nm, Gazi, Lenin, Mussolini capmda, bir "irade adamUta" muh~ olduA;unu. aksi halde kaosa do~ yuvarlanacagmt sOylQyor. Alman milletinin kuvvetli bir irade adamma olan basretinin siddetini, ancak, yoktan var olan TUrk: milleti ,takdir edebilir. ~ (Kadro, Kadro, SaYI 5 s. 3) "... 0 TUrk milleti ki. her lfirlU vasua ve imkanlardan mahrumdu. 801· luk ~inde degil.klt1lk i~inde idi. Varhk ~inde deA;il.yoksulluk i~inde idi, Fakat 'bir tek irade'nin euatmda birlesmesini bildi." (ag.m. s. 3)
76

"... lstiklal ve milliyet m;klmn ~ocu~ alan Gazi'nin Tilrkiye'si .." (Yakup Kadri, Ankara~Moskova~Roma, Kadro, SaYI ) J. s. 40) "... Ne mutlu bu ihtirash ve tehlikeli ~n (yan rniistemleke olmaktan kurtu1u~) muzaffer ~tkanlara!.\ t~te, lstiklal Harbini yapan onlardu'. "Lausenne" onlann eseridir. "Nefsimize gUvenerek sOyleyebiliriz ki, Tilrkiye'ye taal~ luk eden islerin ana ve temel esaslannm ne oldugunu biz biliriz" diyen adam onlardan biridir, Tarihte, wide. sanaua, bin. kendi kendimizi arayip bulmaya sevkeden, bayUk iradenin sambi ise, onlann birincisidir." (Kadro; Kadro, Sayl12. s. 3) . MiUiye~iyiz, fwt. BUyUk $ef hareket vermeseydi, tarih ve dil harnleleri, kimbilir daha ne kadar bekleyecekti." (Tahir Hayrettin, Ayarb Millet ve Plan. Kadro, SaYI 18. s, 54) "... YUksek Sefm hayau telakki tarzuun iktisat sahasmdaki tatbikauna geemek, ikinci on yihn en $erefli i~ini teskil edecektir." (Vedat Nedim •.lkti~ satta tstikla1~Kadro, Say122, s. 18) ., "... Sef esasen, kimseden danl$maAa liaum gormuyordu .. Bizde Cumhuriyet, millet ve ~ef gjbi, daha ilk. gununden itibaren bUyUkkunulus davasinm bir mUcahiti olmustur." (Burhan Asat, Gazi Cumhuriyet, Kadro, SaYI22, s.26) "... llim diyorlar, ilim bitarafur. Ve ilmin vatam yoktur. Halbuki, Kernalist TUrk inkslapcrsma gore. ilim de millidir, ilmin de vatam vardir veilmin vatam burasi olmak lazun gelir." (Yakup Kadri, Fikirde lstiklal, Kadro, SaYI 22. s, 32) . "... Turk milleti, seni yemden yarman Sefm bu sOzilnij (sOzIerini) hi~~ bit zaman unutma ,,'(Kadro, Kadro, SaYI 23,S) "... Bu milletin tarihi O'ndan (Mustafa Kemal'den) bit insan oglundan istenilmesi bbil olmayan ve bir insan oA;lunun takati (kudreti) haricinde kaIan ~yleri istiyor. BOyle bir vaziyetin doAmu~ olmasi ve bir kahraman sahsmda bu milletin butun arzu ve iradelerinin temassul eun~ (benzesrnis) bulunmasi, O'nun i~in OI~QsUzbir ~f oldugu kadar, millet i~in de Ol~iisilz bir emniyettir. Tanh icinde hi~bir $ef. milletinin mazisini ve kabiliyetlerini O'nun kadar bilmedi. Milletinin haline O'nun .kader tasarruf etmedi, Ve milletinin istikbaline O'nun kadar muessirotmadi, Mazisini ve kabiliyetlerini O'nun ditinden OA;renenve hal'ini O'nun iradesinde musahhaslasuran (somutlasuran) rnilletin, simdi, istikbali i~in de. O'ndan mUdahale ve istikamet beklemesi hakkidrr, Ve inanumz ~ur ki: 0 bu milleti, maziye ait belalardan ve musibetlerden nastl kurtarmissa, istikbale ait beta ve musibetlerden de Oylece rnasun bulunduracakur, Miltetin gelecekteki nizam ve saadetini ve cocuklannuzm gelecekteki huzur ve emniyetini tehdit edebilecek bu miistakbel bela ve musibetlerin en korkuncu ise, smlf
!t ...

77

mucadelesidir, Fakat snuf tezadi ve smif kavgasi bir musibettir ki, onua herseyden evvel kasdi, bizzat milletin kudretini ~l eden bu kan. ve millet birliginedir," (Kadro, TUrk:Inkilabmda Gazi ve Bizirn lnanumz, Kadro, Sayi 24,
s.3)

"... Yalmz bizi Almanya'dan ayiran bir tek hususiyetimiz vardl: Bir Sefm idaresi alnnda birlesmesini bilmek. Almanya'nm butun bJlylik ve kliylik sehirlerinde Alman millen, vatand~ rnuharebeleri yaparken, Ti.irkiye'de Turk.mileti, BUyUk Yolgostericisinin etrafinda halkalandi, lste, kapitalistce sanayilesmis mernleketlerin hicbirinde boyle bir Sef ve millet birligine, Sef ve millet kaYfUlJmaslna(63) tesadUf edilemez. BOyle memleket.lerde. ancak, diktatorce bir idare zoruyla, yapmac1lc bir birlik havasi uyandmlabilir, Halbuki, TUrkiye'de Sefve millet Qirligi, milletimizin bunyesinden gelen, adcta tabii, adeta insiyaki bir vakiadir, (Vedat Nedim. Sanayilesme Davasi, Kadro, SaYI 24, s, 17-18)(64) "... 1920'lerden beri milli ve beynclmilel tarihte, Buyilk $efih iradesiyle bir devir kapandi, yeni bir devir acrldr' (Sevket Sureyya, Buyuk Meclis ve tnktlap.Kadro, Sayi 25, s. 44) "... $efin ernri her defasmda YIgmlann heyecanh iltihakmi bekler. Yalmz bu iltihak hicbir zaman bir nara olarak tecviz edilemez. Bu i1tihak her defasmda ylgmlann suuruna dayanan, anlayisma dayanan, inana dayanan tasvibine delalet etmeiidir." (Kadro, Kadro, SaYI 26. s. 4) "... Bir inkilap neslinin en bUytik seciyesi, lnkilabuun ve $efinin emrinde hizmetlerin en bUyUgUnden en kU.yUgUnekadar isirnsiz ve merasimsiz, fasilasrz kosmakur .. O'nu (Dr. Resit Galip) inkilabm en bilyUk Sefinin etrafrm daima bir hale gjbi saran, inkrlaba ve Sefe inanlanni kendilerine din ve ah10k yapan bUyijk oneuler ve mucahitler kadrosunun lekesiz bir timsali olarak kaydedecek ve daima yUceltecektir." (Kadro, Memleketin BUyUk Kaybi,

Jraaro,SaYI27.s.4)
..... Suuflara ve firkalara boltmmus millet bimyelerinin manevi yikinuIan ortasmda liderlik edebilmek icin kan ter icindc didincn avazlan ~Ikugl

kadar haykiran insanlan gOrdlik.ye. TUrk milletinin yliksek ve kutlu rnukaddaraum 14 yildanberi zaferden zafere ileten BuyUk Sefin yalcm kametini (boybosunu) tarihin zeminine heybetle akseunis gormek.D'nun esrarh, onurlu sessiz ve alayissiz Sef kudretini, milletin varhgi gibi saglam ve SOnra5IZ gosteriyor. (65) Her tsratta, ~ef-krizi ya bir fisilu, ya bir cilgm ya bir hazin musahede halindedir, Memleket.ler var ki, ~f mevkiinde olanlann yam bastannda firunalar esiyor. 0 memleketlerden bizirnkine bakmca, bizim Sefin bulundugu yuce noktada yaprak kmuldamadigmr gormck kalplere sukun, dimaglara fenih Ilk veriyor. Milleuen Sefe dogru muhabbeun, milleuen $efe dogru selah iyetin, milletten ~efe dogru sadakat ve iotaaun bu ne hudutsuz ol.yUsUdUrki,

78

$efte, milletin outun varhgt, bOllin kurtulus ve kurulus karan ve biitiin mane-vi kiymetleri bukadar essiz bit sembol bulabiliyorl Kara halk }'!gmlanmn urnutsuzluktan ~nltga kadar teessurler duydugu.(66) hiddetlendigi yahut derin bir depresyon cukuruna d~tiigti memleketlerden bizimkine bakinca, ~h~ kollann yillcseginde, ileriye inanla balean gozleriyle, insan govdelerinin cahskan kanncalar gibi kendilerine yeni yurdu yapuklanm gormek, yikilarun karsrsmda dogamn bizler oldugunu Oyle su goturrnez bir surette isba! ediyor ki, hadiseler yagmuru a1tmda memlekete donerken, insan Biiyuk $efin buyuk yurdu yaratugi devirde gelmis olduguna sevinerek, vazifesine birakngi noktada severekkosuluyor," (Kadro, Kadro, SaYI 31. s. 3-4)(67) "... Bu kolay bir i~degildir, Bu bir hususi sermaye hesabr yahut ~ISr;a faydalanma denemesi degildir, Bu bir millet ve mcmlcket davasidir ki, bu dar zamanda basanlabilmesi icin, TUrk mernleketinin, TUrk milletinin ve TUrk devletinin bir tek govdede, bir tek iz'an, bir tek duygu, blr tek suur, bir tek irade haline gelmelerini emreder. Bunlar ancak Sefte birlesir," (Kadro Kadro, SaYI 15, s. 4)(68) GtirUldiigi.i gibi, yukanda belirtilen ve Kadro'nun cesitli sayilannda, gerek Kadro tarafmdan gerekse, cesitli yazaclar tarafmdan yazilan yazilann hicbir bilimsel tcmeli yoktur. Bunlar kisilerin inanclanna, heyecanlanna, ahlak ve din duygulanna, hitap etmcktedir, Buria ragmen, Kadro'da yer alan cesitli yazrlarda, "bilim", "ilmi" gibi kavramlara da srk sik rastlanmaktadir.

lnkilabnmzm onuncu senesine basugmuz halde Darulfununumuzun ilim, ilim diye bize sunacagi ~y Mia bir kom tercume veya kOtO bir adaptasyondan ibaret ka1acaksa, bu ~siyetsiz scnnayeyi, onu bize sunanlano, kendilcri icin saklamalan cok daha hayirh olur." (Sevket Sureyya, Darultunun Inkilap Hassasiycti vc Cavil Bey tktisalr;lhgl. Kadro, SaYI 14, s. 9) "... 20 senedir ayru seyleri tekrarlayan bir muderris, aruk, Avupa'da bile rnisline tesaduf olunamayan, bir "ilim mumyasr'dir, (Or. Vedat Nedim, Devletin Yapicihk ve ldarecilik Kudretine lnanmak Gerektir, Kadro, Sayi . IS, s. 15) n... 19. asnn darulfuaun (Universite) telakkisicliberal zihniyetin bir mahsulUdiir. Buna gore darulfununda: a) llirn, Him icin yaptbr. (llimden baska bir maksat tecviz edilemez.) b) lime, disandan bi! miidahale yaprlamaz, (Him ocagi rnustakildir.) 19. asnn ilmi inkisafr, bu iki prensip olmasa idi, vUcut bulamazdt. Insanltk ortacagm teokratik ve klerikal kasvetinden musbet ilimlerin hwriyel havastna kavusuyordu." (Buchan Asaf, Oniversitenin Manasi, Kadro, SaYI 20, s. 25)
n ...

79

"•••Bu itibarla inkllap kursuleri, yalmz ilmJ bir sistem halinde tam tedvin edilmemi~ (ldtapl~lmaml~) olmak1a beraber, ~ ~ anasm TUrk: mDnevverlerinin idraldne esasen emanet edil~ bulunan inlctlap fikriyatmuz yalmz ilimle~kle kalmayacak, inlcttap seyrinde her nevi fdo:i inhiraf (sapma) ve tagayyUrlerin (deAi~lerin) de hassas bekeisi olacaknr," (,sevket Stireyya. tnkdap KUrsUlerinde t~lap l1mi~lidir, SaYI 28, s, 13)

Bu yazdarda Him anlayismm bagtmsiz birdti$Unceyi gerektirdlg], bilime siyasal iktidar tarafindan baskt yaptlamayacagi, baskr yapilmarnast gerektigi hususlan uzerinde durulmaktadir. Aynca ilme veri len deAer belirtilmekte, "lnktlap Ktirsillerinde lnkilap iIimleljtirilmelidir" denmektedir. Bu ifadeler kendi i~lerinde tutaI'S1z oldu#U gibi, $eft Kadro, anlayl~lan iJe de ba~da~amaktadlr. Kisilerin heyecamna, sUbjektif taraflanna yonelen ifadelerle, Kadro, $ef anIaYl~lyla. bilimsel du~ce, bilim yOnlemi anlayrslanrnn birbirleriyle b&gda§maSImumkUn degildir.

80

c. "Kahraman'tm

"DeS(anCI"SI

"Kadro"

1934 Yilt onalanna dogru, Kadro Dergisi gelisen Turk burjuvazisi kesiminde tedirginlik yaratmaya b~ladl. Bu tedirginlik Kadro Dergisinin dediklerinden cok, kurucu ve yazarlannm bir kismmm Rusya'da okumalan, universite tahsillerini orada yapmalan ile ilgili idi. "Tek irade" Buyuk Sef ve Dairni ve Degismez Genel Baskan ve aym zamanda Cumhurbaskaru Gazi Mustafa Kemal, Kadroculardan, Kadro Dergisinin kapanlmasrru istedi. Kadroculara §u soyleniyordu: lnkilap ideolojisi parti tarafmdan yaprhr. Cumhuriyet Halk Ftrkasi bunu yapryor, Siz de ihtisas adaml an , uzmanlar olarak devlet ve parti mekanizmasi icinde Turk inkllabma hizrnetlerinizi surdurunuz.(69) Kadro btl ciddi uyan karsismdahicbir tepki gostermedi ve dergiyi kapatmaya, yaymuu durdunnaya karar verdi. Ve bu karanm 34. sayismda acikladi. (s. 2) 34. sayida, Kadro imzasiyla yaymlanan yazi son derece ilgincdir, $efKadro-Bilim-Siyasi lktidar iliskilerini gosterrnesi bakimmdan bu yazi onemIi bir belgedir. Bu yazi Kadroculann niteligini, "Tek trade" Mustafa Kemal ile, Kadrocular arasmdaki ili~yi de gayer ~tk bir ~eki1de gozler 6niine serrnektedir. Yazt sudur: "... Her kahramanm bir destancist vardir, Destanlara gecmemis kahramanhklardan hiy kimsenin haberi olamaz. YeryUzUnde kimbilir, ne bUyUk hadiseler kendilerine IaYlk bir ifade vasitasmdan mahrum kaldiklan icin, a(h vaklalar gibi unutulup gitmistir, t~ erinin, hareket erinin, kendi islerini ve kendi hareket1erinizaptedecek ve tesbit edecek bir kimseyi cok defa yam basmda bulundurmak istemesinin sirn bundadrr. Eski devirlerde, "vakanuvisler" ve ~rler. fiituhat yollannda serdarlarla ~1 beraber dolasrrlardi, Otaglann haun en cok sayilan konuklart onlardr, <;Unkti bir "vakanuvis" isterse bir zaferi hezimet ve bir hezimeti zafer sekline sokabilir. Bir sair de levent bir yiWti bir kambur cUce ve kambur bir cnceyi levent bir yigit kihgmda giJstermek kudretini haizdir.

81

Hemen COW! derin ve ince bir "intuition" sahibi olan i~ ve hareket adamlan bunu iyi bilirler ve meydana koyduklan eserin herkesten Once bunIar tarafmdan tasdik ve takdir edilmesini isterler, Zira halkln ha/uast :ayifttr. Yuregi kaypaktlr. Hi,bir §ey yazJlt.p miihiirlenmeden ona tevdi olunamaz. Zaten yazthp muhurlenmemis bir i~in yalmz i~olarak ne ehemmiyeti vardtr? Bu i~ mutlaka ka#lt ve mermer iistUnde birer saur haline girecek ve ancak 0 zarnan ebediyet icmdeki mana ve ktymetini kaz.anacakur. Kahraman iCin destancisrz kalmaktan daha feei.bir ~y vardir, KOtU, beceriksiz ve anlayissu bit destancimn eline dU~mek•.. Sew bundan korktuAu iein Kendi yapuklannr kendi eliyle vesikalandirmrsnr.Jkinci Sezar, -yani Sezar Borgia- ise haleflerinin coguna birbirinden iA:renc birer cinayet ve meJanet plinde gorunen buum siyasi ve askeri i~lerinin hakiki ve musbet kiyrnetini, ancak, Nicola Machiavel'in yardirmyla bir yUksek devlet dusturu halinde tesbit etmi~tir. Meselenin en garip tarah sudur ki, Machiavel'in maruf kitabi, ashnda, Sezar Borgia'nm yapuklarmm hikayesinden veya bir izahmdan ibaret iken, yazanm dehasmdan dogma orijinal bie doktrinin ifadesi olarak telakki edilrnistir, Halbuki, Makiavelisma, Sezar Borgia'nm rejiminin ideolojisinden baska bir §oCy dcgildi. Va1ansiye Dukasuun Machiavel tarafmdan islenrnemis kismr.ihususi ve insani simasr, yani hammaddesi, bugun, hala, bir sUril kOtU romancilarla, korkunc tip merakhsi tiyatro muharrirlerinin malt olmaktan kurtulamryor, Fakat, Machiovel'in anlamgl getu; ve iradeli devlet adams tarati, yeni devir Avrupasmm ortastnda emsalsiz bir diktator Orncgi olarak yasamakta devam ediyor. Su itibar ile diyebiliriz kit fikirlesrnemis her hadise, COlortasmda bir nidadir, 0, kime hitap eder? Onn, kim i~itir?" (Kadro, Kadro, Sayt34, s.3-4)

Kadro'nun bu yaztsi u~ yll boyunca surek1i olarak yaymlanan Kad6zgUr du~unce ve bilim anlayisuu gostermesi bakmundan cok onemlidir, Burada Kadrocular, Buyiik Sef ve Daimi ve Degismez Genel Baskan ve aym zamanda Cumhurbaskaru, "Tek irade" Gazi Mustafa Kemal'e a~lklfa ve biraz da serzeniste bulunarak §'dyle demektedirler: "Sen bulurunaz bir iradesin, tek iradesin, BUyUk Sefsin. En bUyUk Sefsin. lnkilap senin iradene gore basladi ve yuruyor, Sen destanlar yarattm. Sen bir kabramansm. Biz de senin destanuu yuan adamlanz. Her kahramanm bir destanciya ihtiyaci vardir, Kahramanlar destancrsrz olamazlar. Eger kahramanlar yapuklan kahramanliklann destamm yazanJardan mahrum kahrlarsa ebedi olamazJar. Hele k6tli bir dcstanciya duscrlcrsc, bu on1ar icin buyuk bir fclaket olur. 0 bakimdan derginin yaymma izin ver. Biz ro'nun, ozelliklerini, 82 siyasal iktidara karst tutumunu,

de sana destanlar duzmeye devam edelim. Zira gelecek nesil seni bizim yazdiklanmrzla ogrenecektir." Burada, Kadroculann, eski devir vakanUvislerinden soz acarak, kendilenni vakanuvislere benzetmeleri de son derece ilginctir, Durttst bir benzetmedir. Osmanlt lmparatorlugu doneminde, vakanuvisler sarayda otururiar, padisahlarm istek ve arzulanna gore tanh yazarlardi. Resmi tanh yazrcilan idiler. Vakanuvisler padtsahlarm istek ve iradelerine gore, "bir zaferi hezimet veya bir hezimeti zafer" olarak gosterebilirlerdi. Vakanuvislerden baska, onlann dismda da tarih yazlCtll~1 yoktu. Sarayda veya ba§ka yerlerde ~k buyuk itibar gorurlerdi. i~te. Kadrocular, Btiyuk ~ef, Tek irade, Gazi Mustafa Kemal'e, "... biz de senin vakanuvisleriniziz, her ~yi senin dedigin, istedi~n gibi yaziyoruz, Sen srmfsiz, tezatsiz, imtiyazsiz millet istedin, biz de onu yaziyoruz. Sen kaynasmis bir Turk milleti, dedin, biz de onu yaziyoruz. SImf kavgasi yaratmayacagiz, fabrika sahibi He ameleyi, toprak sahibi ile topraksiz koyluyii. aym derecede koruyacagiz, dedin biz de, onu yaziyoruz. Oyleyse izin ver destan yazmaya devam edelim." Siyasi iktidar He bukadar i~ ice giren, siyasi iktidann izniyle yayma baslayan, siyasi iktidar istemedig! zaman yaymtnl durduran bir dergiden veya bu derginin kuruculan ve yazarl anndan bilimscl bi r davrarns bcklenemez, Zira bilirn, herseyden once, tlzgtir, bagunsiz, bir dusunceyi gerektirir. Ozgiirltig_tin,bagimsrzhgm ise, herseyden once. dti§unceyi ve bilgi uretilmesint ktsnlayan guclere, bu guclcrin en basmda gelen siyasal iktidara karst saglanrnasi ve korunrnast gerekir, Kadroculann, halka guvensizlikleri ve halki horlamalan burada bir kere daha kendini gostermektedir, A~tk~a ~ soyleniyor: Halkin hafizasr zayiftIT. ytiregi kaypaknr, Bu bakirndan olanlan cabuk unutur. Biz ne yazarsak ileriye onlar kahr, Herkes gccmisi, bizim yazdrklanmizdan 6grcnir.. Biz de Kahramana destanlar dUzdtigumuzc gore, gccmis, daima bizim anlatngurnz gibi 6grcniIeccktir. "Hicbir ~yi yazip mtihtirlemeden halka tevdi etmerneliyiz", denmektedir. Bu gudumlu ve yukandan denetlenen bilgi uretirninin fa kendisidir, Halk yigmlannm herhangibir olayi kendisinin yorumlamasma izin verilmemektedir. Ona, "gercek" diye siyasal iktidann uretti~i bilgiler sunulmaktadir. ,

Ote yandan, Kadrocular, olaylan, "Buyuk ~ef'in, "Tek irade"nin istek ve arzusuyla acikladiklan gibi, bazi olgulann da zaten anlasilamayacagtm, bilinemeyecegini, ifade etmektedirler. Bazi olaylar, olgular, onlann nedenleri, DC kadar arasunhrsa arasnnlsm, zaten bilincmcz, anlasilamaz, denmektedir. Sevket Siireyya, Ziya Gokaip He itgili bir yazismda !jOyle soylemektedir;
83

" ... Filvaki bir bUyUk adanun eserini anlayabilmek ~in. onun yeti~p muhiti, ilk hayat ~I bilmelc.lazundtr. denilir. Vakla ben bu fddrde de!iJim. Bana kalsa bir milletin tarihine ve ~uruna kan$m~ bit bUyUk adamm tekevvun edi$ (varolus) $8fllan daima mechul kalacaktlr. Bir bUyUk adam nasd doAw? Nasal kendini yaratn1 Bu yarau~ ~uklu#un. geny ~#ln. aile, mektep, sehir, muhitinio tesirleri ne kadardtr? Zannediyorum ki, bu suallerin kati cevaplan hicbir zaman bilinmeyecektir." (~vket SOreyya. Ziya Golcalp. Kadro, SaYl2, s. 29) GhIiildtig\1 gibi, Sevket Stireyya, bazi ~ylerin hit; bilinemeyecegtni, mechul kalacagnu belirtmektedir. Bu bilimsel bir tutum degildir. idealist bir tutumdur, Pozitivizmden etkilenmedir. Olgularla, olgusal ili~kilerle organik baglan olmayan dij~ijncelerin ise idealist olmasi kacmilmazdrr.

84

v. Kadro'nun

Ulusal Kurtulus Savaslarma ve Siyasal Baglmslzhga Verdigi Onem

Mmi ba~lmslzhk konusu, Kadro'nun urerinde en fazla durdu~. en fazla onem verdigi konudur. "Turk milli kurtulus savasr, dunyada, rnustemJekecili~ (somurgecilige) karst verilmis ilk savasnr, Bu bakimdan dunyarnn esir olan, kole clan burun milletlerine tsmek olmustur," denilmektedir, Bundan soma, dunyamn neresinde olursa olson. butun kurtulus savaslanna saygi duyuldugu ve savasanlann yamnda olundu~ da Have edilmektedir. Hatta Kadro. milli kurtulus davasmda butun dUnyaya ornek olmak, tsncii olmak konusu uzerinde israr ve kiskanchkla durmaktadir, Burhan Asarl dinleyelim:
Kadro, nesriyauna ~Iadtg:l ilk gunden itibaren inkilabumzm ci~UmUIlUk (evrensellik) ve milli kurtuluslan icin mucadele eden milletlere karst OncOlUk vastflanm islemeyi bir vazife bilmi~tir. Hatta bununla da lealmanll~ burolu benimsemek isteyen ba~ka memlekct1erin nesriyauna karst vaziyet alarak, milli kurtulu~ davasmda ODellolmanm birtaknn sanlara dayandipm, bu sarttan haiz almayan memleketlerin bona nafile yere yeltenmemeleri gerektijtini yazmrsu, ~(70) "... Filvaki milli kurtutus davasmda oncu olmak, sadece bu rolll benimsemis all1}ak degildir. Milli kurtutus, siyasi, iktisadi, kiiltUrel esaslan 00ktmmdan a leadar sarih, a kadar malum bir davadir ki, herhangibir milletin lJuna sanlmast kadar, bunu Oneil sifen ile ileriye ~tUrmesi jcin de ilk Ft bu esaslara leavlen (sOzde) delil. mien iltihak etrni~ olmek, yani bunlara gore amel etmeair. Bu esaslann basmda ise, milslem/eke ka/maJc, milstem/elce 0/mak. kada», milslemleke Icul/anmay, yani milstemJe/cecililc yapmayr do §iddet _ ve nejretle reddelmelc gelir. MUstemlekesi olan yahut bashca gayesi kendisine mustemlekeler edinmek alan memleketler milli kwtului davasmda OneU olmak rolUnil istedikleri kadar benimsemek istesinler, hadiseler, onlann yOzUndeki maskcyi crgee apAI alacak ve masum milletleri bimayelcri a1una almak arzusunun srkasmdaki hakiki niyetleri ~lla vuraeakur,
H •••

85

Yalmz, milli kurtulus davasmda Oncii olmak rolii kendilerine tarih tarafmdan verilmedigi gibi hadiseler tarafmdan Ua miitemadiyen tekzip edildigi. yani emperyalist olduklan soylenen bir keyfiyet oldugu halde, ikide bitde bu gibi memlek:etierin, bu temiz davaya el uzatmalan da gosteriyor ki, dava benimsenmeye deger bir davadir, Mevcuttur, Muhirndir, ~eref1idir. (Burhan Asaf, Milll kurtulus davasuu tarih, Mikado'ya yahut Mussolini'ye vermemis-

tir.lradro,SaYl24,s.42-43) Burhan Asafm MiDi Kurtulus Davasi ile ilgili g6rU§lerinin uzerinde ciddiyetle durmak gerekir. Bir kere davamn, meveut oldugu, muhim ve §erefli bir dava oldugu soylenmektedir. Bu bakimdan desteklenmesinin gerekli oldugu ileri sUrtilmektedir. Ote yandan, milli kurtulus davasuun, siyasi, iktisadi, kulture] esaslarma sozde degil, fiili olarak sanlmak, bunu eylemlerle gostermek gerckir, denmcktedir. Bu ise, emperyaJist ve somurgeci boyunduruga kaf§l mUeadele etrnek kadar, somi.irgecilik yapmamayi ve somurgekullanmamayi da gerekli ktlmaktadtr. Bunlann reddedilmesini sart kosmaktadir, "Mustemleke kalmak, yahut mUstemleke olmak kadar, mtistemleke kullanmayi, yani mustemlekecilik yapmayt da §iddet ve nefretle reddetmek" gerekir. (j~ilnctiolarak, bu ozelliklere sahip olmayan Ulkelerin milli kurtulus davasma ooeti olamayacagi ifadc edilmektcdir. Bu ozellikleri gostermeyen dcvlctlcrin mi1li kunulus davasma oncu olmalan §oyle dursun, bu davaya inandiklan bile soylenemez. Burnan Asaf bu konudaki onculuk rolunun sadece, TUrkiyc tarafmdan yerinc getirilecegini iddia etmektedlr,
11k mini kurtulus inkrlabmi yaprRl~ olan TUrkiye olduA;u gibi "rehber millet" vazifesini if a etmekle, yapuracak olan da Turkiye'dir ... Mecmuarmz umar ki, milli kurtulus davasmda Oneil ve rehber millet olmak vasfumza, T~k inkrlapcrlan, geregi gibi baglanacaklardir," (a.g.m. s. 46)
H ...

Milli Kurtulus Savasma verilen onern ve Turk inkilabuun bu konudaki . 6netilUgU uzerinde Kadro Dergisinde sik srk durulmusrur, Gcrck dolayh gerek dolaysiz olarak, bu konuya iliskin pek cok yazi yaymlanmisur.
Milli kurtulus inkrlabmi noksansiz ve bUtUnmger mazlum milletlere ornek bir surette tamamlamaya ~h~ Turkiye'de herkes, "milliyeteilik" yUzUgUniln yalmz kcndinde oldugu iddiasmdadir ... Yalmz, tarihin hur, mustakil ve musavi balch milletlerin dogusuna gebe kaldlgl 0 bUyilk giinlerde, yiiztigti inhisar aluna almak, kimscnin aklma gclmez." (Kadro, Kudro, Sayi z,
n ...

s.3) 86

"... Biltiin diger Asya milletleri kadar buyuk ve modern teknigi a1mak

cihetinde olan Tiirkiye inkilabnu sistemlestirmekle, Asya'mn tmcU milletlerinden biri olacakur, E~et, Turkiye bu i$i ~il bir felsefi gfuil~ ve ahenkli bir il;timai nizama baglayarak basanrsa, yani modern tekni~e malik olur ve tezatsu millet tipini yaratabilirse, Turk milleti, 20. asnn, Asya'nm kurtulusu asn olmasmda ve yepyeni vasitta bir Asya milliyet¥ili~inin dogusunda en buytik emegi g~mi$ millet olacaktir," (Burhan Asaf Asya, Kadro, Sayt 3, s,
14-15)

"... Milli kurtulus hareketleri bugUnkil dunya nizammdan muzdarip olan biitiin milletlerin, siyasi ve iktisadi haklan kayuve san altum ahnrms biltUn memleketlerin mii~rek davasidir. Bu itibarla, milli kurtulus hareketlerine giren veya girmeye namzet bulunan millet ve memleketlerin, aralannda ne Kadar mesafe veya ne Kadar lisan, lean ve mahiyet farki olursa olsun, milcadelenin mevzuu ve gayeleri itibanyla aralannda manevi bir mukadderat ~tiraki vardir. Bu manevi mukadderat.istirakinin idraki milli kurtulus hareketlerinin butun cihana $3mil ehemmiyetinin her vesile ileilam, bu hareketlerin surnul ve itibar bulmasi iCin sanur." (Sevket Sureyya, Milli Kurtulus Hareketlerinin Ana Prensipleri.Kadro, Sayi 8, s. 10; Inkllap ve Kadro, s. 129138)
H •••

Bir milli kurtulus hareketi ne munhasrran siyasi, ne de munhasrran

hukuki bir hadisedir. Bu hareket milletin siyasi ve iktisadi istiklalini ve bu is-

tiklale rnustenid mUstakil bir devlet sisterninin biltOn ideolojik unsurlanru.ihtiva eden bir "yeniden dogu$ ve kurtulus" hadisesidir, Milli Kurt.ullJ$ harekelleri, "miUet"in "millet" olarak istiklalini ama¥ edinir, Bu istiklalin yalrnz kazamlmasr degil, muhafaza ve idame edilebilmesi iCin de millet vahdetini zedeleyen ferdiyetci, zumrevi ve suufi $iarlac'd bu davada yet verilmemesi lazundir," (a.g.m. s. 10-11) "•.. Milll kurtulus hareketlerinin tam ve hakiki mumessili Turkiye'dir, Bir taraftan muasir nizamm en evrensel tezadi olan miistemleke sartlanna, diger tarattan da, bu tezadm dahilde rnumessil ve mUdafii 0100 muesscselerc ve kaidclere karsr rnilletin fiilen vc silahh baskaldinsi ilk defa Turkiye'dc goruldu,
I

Gerek millet icinde, gerek milletler arasmdaki tezatlann kill halinde

tasfiyesini glidcn ve bir taraftan cihanda siyaseten miistakil vc digcr taraftan iktisaden tezatstt, yeni bir millet nizammi getirecek olan TUrk inkrlabr, yalniz milli tarihimizin degH, bUtiin beser tarihinin en nadir ve en manah harekctlcrinden biridir, Taktik ve stratejik zikzaklar, cog-raft sartlar ve memleketlerin rrk ve tarihlerinden geJen kabiliyet dereceleri istisna edilirse, kuvvetle iddia olunabilir ki, devrimizde cereyan eden ve yann cereyan edecek olan butun ulusal kurtulu~ harekctleri, ana prensipleri itibanyla, TUck milli inkdabmm arkasm- . dan ve onun rnanevi ¥l~trl ve prensipleri usumde yUtUyecektir.'

87

Tarih devirlerinin butun gelisiminde beser tarihinin seyrine mUdahale eden ve medeniyetin ilk adimlanndan itibaren tarihin bircok dOnom noktala[Ina mUessir olan Turk milleti, ~imdi de kendi milll kurtulu~ bareketiyle, cihanm sayisiz insan kUtielerine yeni bir yol cizmekte ve bir istikamet vermektedir. MUstakil milleti, tezatstz milleti, btitUn fonksiyonlan nizam alnna almmis, butun harek.et kanunJan idrak edilmis, hem kendi kanuniyetlerinin, hem UstOnde ya~8(hgt tsbiatm bOtUnkOr ve asi kuvvetIerini tahakkUmU alnna alnus yeni millet tipini cihana TUrk milleti verecektir." (a.g.m, s, 11-12) "... Tlirkiye iCin milli kurtulus davasmm rehber ve onca milleti olrnak, ~I3.n icin oldugu gibi ozenti ve ekleme bit sitat degildir. TUrkiye'nin milIi kurtulus davasma ait ciham g~-larZIm butun felsefi, ictimai, iktisadi ve_ siyasi unsurlanyla beraber ve bir kill halinde cihana vermesi, TUrk inkrlabinm ashnda ve asliyetinde yatan bir keyfiyeuir." (Burhan Asaf, Milli Kurtulus , lnkilabuun Cihansumul Ehemmiyetini Anhyan Anltyana, Kadro, Sayi 18, s. 41-42) "... Turk vatamnda inkilabm selameti ve cihanda, istiklalleri takyit olunmus bUtUn mazlum millet1erin istiklal Omegi ve tirnsali olan inkilabnmzm wen ancak, memleketimizde "TUrkiye Cumhuriyeti" $Cklinde tecellisini bulan halk hakimiyeti nizanunm devarn ve bekasma baghdrr." (Kadro, Kadro, SaYI 22, s. 8)

Milli Kurtulus Hareketleri, TIirk Milli Kurtulus lnkilabr ve dunyaya, esir ve kole halklara yapacagi onculuk konusunda Kadro Dergisinde bu ve buna benzer yazllara srk stk rastlanmaktadir.Cu Fakat, Kadronun veya Kadro kuruculan ve yazarlannm bu goruslerini, daima, .Turkiye'nin somut sosyo-ekonomik ve politik yapist icinde degerlendirmek gerekir. Bilindigi gibi, Lozan ernperyalist bOH1$umunde Kurdistan parcalanmis ve Kurt ulusu uzerinde bol-yonet politikasi uygulanmrsur, Bu politikamn esas sahibi ingiliz emperyalizmi ve Fransiz emperyalizmidir, Fakat 1920 yillanrun en gu~lU emperyalist devletleri, Orta-Dogu bolgestnde, kendi emperyalist iliskilerini Oretebilmek ve yeniden uretebilmek icin, KOrdistan'dan bolgedcki devletlere de pay venneyi ve bu suretle bu hukumetleri, bu devletleri kendilerine baglamayi uygun gorduler, Boylece Kemaiistlere Kurdistan'dan onemli bir pay verip, onlan, lngiliz emperyalizminin Orta-Dogu'daki isbirlikcileri haline getirdiler, Boylece ingiliz emperyalizmi, Kurdistan'm dogal kaynaklar bakimmdan son derece zengin olan kesimini (Guney Kurdistan) kendisine btraku, Kurdistan'm gerek bu bolgesindeki, gerck oteki kesimlerindeki denetimi de, kendisine bagimh ktldlgl hukumetlerin aracihgi He yUrUua. Bu cok dogal bir olaydir, Kurdistan Ortadogu'da, en az con devlet tarafmdan kontrol edil88

digine gore, bu devletlerin somurgelestirdikleri ve kendi topraklan, kendi mulklen' saydiklan KUrdistan't musterek, politik, ideolojik ve asker! eylemlerle kontrol etmeleri de dogaldrr, <;iinkU, KUrdistan musterek somurgeleridir. KUrt ulusunun KUrdistan'm herhangi bir bolgesinde, .kendi ulusal kurtulusu icin giri~ti~i mucadele, dogal olarak Oteki kesimlerdeki Kiirtleri de etkileyeceginden, musterek eylemlerde bulunmalan nesnet bir zaruret olarak ortaya cikmaktadir. KUrt ulusu Uzerinde boylesine bir boyunduruk surdurulurken, Kadroculann, diinyadaki ulusal kurtulus miicadelelerinde kendilerini oncil gormeleri, fikir Uretimininne derece gUdUmHi oldugunu ae;lke;a gostcrmcktedir, KUrt ulusu uzerinde, lngiliz ve Fransiz emperyalizmi ile birlikte boyunduruk stirdUn1li.irken,bu konuda emperyalist guclerle yogun bir isbirligine girmisken. KUrt ulusunu esir etme eylemleri gunden gune yogunlasirken, Kemalistler, Sarkm, hangi kole milletine, hangi esir milletine, hangi mazlum milletine ornek olmustur? lngiliz emperyalizmi ve Fransiz emperyalizmi He musterek surdurulen eylemlere ragmen, dilnyadaki ulusaI kurtulus rnucade- . lelerinde Oncillti~, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birligine bile birakmayip, "bu i~i en iyi biz yapanz, dunyada, ulusal kurtulus rnucadelelerme TUrk milletinden, bizdcn baska Onder olabilecek millet yoktur" demeleri, en azindan ytizsilzH.lkdegil midir? Kaldt ki, bu srrada, Kurdistan'm oteki kesimlerinde oldugu gibi, TUrkiye'de brrakilan kesiminde de. daragaclan eksik olmamakta, kitlc halinde surgunler ve katliamlar birbirini izlemektedir. KUrt ulusuna karst yogun bir baski ve teror politikast uygulanmaktadtr. Kurtler dusman Han edilmcktedir. BUtUn bunlara ragmen, emperyalizmin isbirlikcisi, somurgeci kemal isuer, dUnyadaki ulusal kurtulus mUcadelelerinin sampiyonlugunu da kimselere la.yik gormemektedirler, Kadro'nun ve kadroculann. "Milli kunulus savaslanna bizdcn baska hie; kimse Onder olamaz", demesine ragmen, milli kurtuluslan l'tin milcadcle eden halklan kucumsediklerine, bilakis emperyalizmi alkisladrklanna dair bir ornek daha verebiliriz, Sevket SUreyya, "Beynelmilel Fikir Hareketleri Arasmda TUrk Nasyonalizmi" yazismda ~yle diyor:
~... Meseta aym Mecliste 1924 ten evvel, Mebus Tardiyo'ya gore Prsnsiz ordusunun Fas'taki hareketi bir temdin (uslandirma) isi idi ama, yine aym rnecliste komtmist mebus Doriya'ya gore bu hareket, zalimlerin mazlumIan vahsi bir kat1iammdan, iptidai bir ehli salip ruhunun uyarusmdan baska bir ~y degiJdi. Tardiyo, meclis kursllsunde Ccbcl ve Merakes'teki naha insaaumn resimlerini gosterirken, Doriyo, bu kUrsUniin Onlineve bUtUnmebuslar-

89

la gazete fotografcilanmn iyi gorebilecekleri yerlere, Rifteki Fransiz cavuslan tarafmdan baslan kesilmis birtakim Arap koylulermm resimlerini yapisunyordu. ' Cunku 0 kursude ne Doriyo, ne de Tardiyo milletin mumessili degildiler. Her ikisi de kUrsliyU. kendi dar, smifi veya ziirnrevi menfaatlerini diger tarafa kar~1 mUdafaa veya teyit icin bir tribun gibi kullanmak roltinG oynuyorlardt." (Kadro, SaY120, s. 7)

Goruldugu gibi Sevket Sureyya, Fransa'run somurgesi Fas'taki eylemlerini, katiyen elestirmemekte, Franstz somurgecileri tarafindan baslan kesilen, ulusaI kurtuluscu Arap k<:syliileriyarunda yer almamaktadtr. Bunun oresinde Franstz somurgeciligine ka~1 cikan komunist bir Fransiz He, somurgelerde katliamlar surduren bir Fransrzi ayru kefeye koymaktadir. Bu ornck Kemalistlerin, milli kurtulus savaslanna onder olmak ~ylc dursun milli kurtuluslan icin mucadele vercn milletleri kucumsediklerini de acikca go stermcktedir, Butun bunIara, ragmen. "kurtulus savaslanna bizden baska hie; kimse onder olamaz" diye boburlenmekten hi~ geri durmamaktadirlar,

90

VI. Kadro'nun Kurt Sorununa ili§kin Gorii§u


Kadro Dergisinde, Sevket Sureyya ve Ismail Husrev, zaman zaman derebeylik konusunda yazilar -yaymlarmslardir, Bu yazllarda Kadro'nun Kurtler hakkmdaki gorti~lerini tesbit etmek mumkundur,

A. Sevke! Siireyya
Sevket Sureyya, Nasir Hakki'mn (Ulug) Derebeyi lie Dersim/12) kitabi hakkmda sunlan soylemektedir:
"... Eski Osrnanh vesikalanna gore Van ve Diyarbekir vilayetlerinde 24 "Osman I! sancagi", 12 "Ekrat Beyligi" (Ekrat s5zli KUrt sozlmiln 90gu1u olarak kullamlmaktadrr) ve 9 "Mefruzulkalcm hukumet" (KUrt htiktimeti) vardir. Sancak, devlct idaresine bag-I! olan yerlerdir. Ekral bcyliklerine devletin gorunurde bir mUdahalesi vardir, Fakat KUrt htikUmetleri ne varidatma, ne de idaresine, devletin mtidahalesi olmayan, mustakil, fakat iptidai derebeyi htikUmetlcridir. Bu vesikalara gore, mesela, Palu bir hUktimettir. Bitlis bit hUkOmcttir. Bu hUklimet reislerinin istiklal alameti olan "davul" ve "bayrak'j vardir, Kendilerinc divandan zaman zaman name ve forman yazrhr. Bu rnanzaranm rnanasr, "Van ve Diyarbekir eyalctleri, eski Osrnanh lmparatorlugunca hicbir zaman lam teshirolunmamts (zaptolunmarrus)" dernektir, Tanzimauan ve bilhassa Mesruuyeuen sonra, bu rnmukalarda yapilmak istenilen rslahat, hicbir zaman tam bir mkiyad (boyun egrne, kendini teslim etme) aluna almarnayan ve ictimai temeli esasmdan tasfiye olunamayan derebeyinin daima mukavemetine rnaruz kaldt. Yeni Tilrkiye'nin bu yerlerde eski Osmanh lmparatorlugundan micas a1cbgl sey, zaptolunrnamis, egemenlik altma ahnamamis, bir toprak Paf9BSI ustunde, tecanusunu bulmanus bir iptidai cemiycttir. Bu cemiyetin dahili ve iktisadi rnunasebetlcrine hakirn olan usuller ve sekitter, geri ve mcnfur bir dcrcbcyligin vahsi usullcri vc sekiller! idi." (Sevket Sureyya, Derebeyi ve Dersim, Kadro, Sayi 6, s. 42)
91

$evket SUreyya'mn bu ifadelerinden ~ hususlar gayet acik bir sekilde anlastlrnaktadtr, Osmanb lmparatorlugu devrinde, Dogu'da KUrt Beylilderi ve KUrt hUkUmetleri vardi. Fakat buralan Osmanltlar tam olarak zaptedememislerdi, Tanzimattan itibaren, bolgeyi tam olarak zaptetmek icin surdurulen girisimler Kurtlerin tepkisi He karsilasryordu, l~e Osmanh Imparatorluju zamanmda zaptedilemeyen bu b6lgeyi zaptetmek gorevini tarih, Kemalist Cumhuriyete vermistir, Bolgeyi tam anlarmyla zaptedip i~gal ve ilhak et· mek, TUrk devletinin bUnyesine katmak, Kemalist inktlabm en bUyUk gorevidir. Ulusal kurtulus adma ovguler duzen, ezilen uluslarm, kole ve esir uluslann kurtulusuna onder olduldanm s6ylemekten bUyUk bir zevk duyan Kemalistler, Kurtlerin ya~adlg-t atam zaptedip KUrt ulusunu boyunduruk altina almayi ve esir etmeyi ternel gorevleri arasmda sayiyorlar, Bu eylemierini gizlemek, onmek icin de. "geri ve menfur bir derebeyligin vah~i usulleri ve sekilleri" ile savasiyoruz, diyorlardi, Fakat Osmanh lmparatorlugu doneminde Osmanhnm butun tertiplerine ragmen zaptedilemeyen bu b6lge yani Kurdistant arnk, rahathkla zaptedilebilirdi. C;UnkU,Kurdistan en az d61t pareaya aynlrms ve herbir parcasi ayn ayn devletler tarafmdan i~gal edilmisti, KUrt ulusuna karst, bol-yonet politikast uygulamyordu. Ve bu politikamn miman zamanm en gij~Jij emperyalist devleti ingiltere idi. ingiliz ve Fransrz em peryalizrni ile siki bir isbirligine giren, Kurdistan Uzcrindeki politik, ideoJojik ve askeri eyJemleri emperyalistlerle mustereken sUrdiiren Kemalistler, artik kendi paylanna dii~n Kiirdistan iizerinde daha elkin olabilirlerdi.
"... Osmanlr lmparatorlugu devrinde, Van ve Diyarbekir eya1etlerinin tarihi, bu yerlerde TUrk nUfusunun, Turk dilinin ve harsuun, ezilmesi, temsil olunmamasi ve yabancrlasmasi tarihi oIdu. Osmanh tarihinin hilUin devirleri Van ve Diyarbekir eyaletlcrinde iktisaden ve hukuken serbest TUrk kOylU ve sehirlisiylc, ferdin, ikusadi ve hukuki esarctine ve srki bir toprak bemlige istinad eden KUrt feodalizmi arasmdski mUcadele ile gecer, Bu mUeadelede Osmanh Sarayuu biz. daima TUrk'Un aleyhine ccphe a1ml~ gOrurUz. 0 zaman ~ark huduLlannda daima bilyilk bir tehlike gibi saydan Acem istilalanna kar~l. bu hudutlara KUrt beyliklerinin, saraya ekseriya sadik kalan toplu kuvvetlerini bulundurmak endisesi, Cezireiulya yaylalarma (Dogunun yt1ksek yayla· lan) daha Osmanh saltanau kurultnadan Once yertesen Oguz TQrlderinin, her gUn biraz daha kuvvetlendirilen Kurt feodalizmine kurban edilmesini hemedense ieap euirmisti." (a.g.m. s. 42)

Sevket Siireyya yazismm bu b6JiimUnde. KUrt beyliklerinin ve KUrt hukumetlerinin, iran He Osmanh arasmda, tampon hfikUmetler oIarak varh92

gam sUrdUrdU~nU belirtiyor, Bu Mlgedeki cansmanm, "ilkel, coban, vahsi," "KUrt feodalizmi ile. "iktisaden ve hukuken serbest TUrk. sehirf kOyltisU", arasmda oldu~u beliniyor. Su arada Osmanblardan daha onceki bir devirde TUriderin, Anadolu'nun dogu kesimlerine geldigini belirtmesine ragmen, Anadolu'nun yerli halklan konusunda, hicbir sey sOylememektedir. TIirk.ler Anadolu'ya geImezden Once (1028) Doguda, Van GOlti cevrelerinde yasayan yerli halk. yani Kurtler konusunda hicbir !iCy soylememistir, Ote yandan, ~ag. yukai1 ayru zaman ve mekanboyutunda, KUrtlerin,"ilkel. coban, vahsi bir feodalizm" it;inde yasarlarken, Tiirk.lerin, "iktisaden ve hukuken serbest sehirli kOylU"olmalan ~k ilgin~ bir durumdur.
"... Derebeylik nizami taribin ~ak eski devirlerinden beri ber yaYlldgl yerde, gerek istihsal vasualan, gerek toprak, gerekse sanat mabsulleri UstUnde TUrk mlistahsilinin niH mulkiyeune dayanan, serbest bir iktisat niza.!lll kuran Turklerin ~tirnai ve hukuki ananelerine zuur, Eski Turk hukuku her TUrk'Un ocagma, sUrUsUne ve topragma tasarrufuna dayamr. Bunun icindir ki biz gittigirniz yerlere, hi, olmazsa kendi ukimudan olanlar i,in, daima ~i mOlkiyeti ve kilCOk ~if~iligi g5tlirduk. BUnUR ieindir ki, ocak ve bscasmdan duman lilten bir yurt. Turkcede istikrann, emniyet ve nizamm semboludur, Fakat KiUllUk bir i/aisatii rejimdir ki, esasmda, herseyden evvel koyu bir toprak k6leligi, yani rnustahsilin yurtsuzlugu ve toprakslzhgl yatar/'(a.g.m.s. 43)

GOriildii~a gibi, burada KUrtlUk, ilkel, geri, vahsi, bir Uretim bicimi olarak. sunulrnaktadir. Kurtltik, koyu bir toprak kOleli~i He birlikte ele almmaktadir. ~vket SUreyya, "biz kendi rrkirmzdan olanlar' ittin, daima ozel mulkiyeti ve kuttuk Ciftvili~ gOUirdillc,diyor. KUrt milletini bu derece kUttiimseyip. TIirk1U~Uy~celtme (!) eylemi it;ine girmesinin ternel nedeni ise gayet a~lk. Bizzat kendisinin itiraf etti#i Uzere, Sef'm destancrsidir.
"... TUrk unsurunun bilhassa, 9. asirdan itibaren baslayan son yayt11$1 tarihinde, ne Arap'a, De Rum'a ne Slav, Macae ve Alman camiasma temessul ettigi (benzesugi) hicbir zaman soylenemez, Bu camialar onUnde. kendi harsmm, kendi hukuk ve iktisat nizammm hezimeti He IcaJltl8$ml$ bir tek TUrk ciizutanu goremeyiz, Bu son yaytll$ dalgasmm buum kallan dagddtklan her yerde, ancak, mutefevvik (ustun) unsur ve temsil edict unsur oIarak kaldilar, Yalmz Osmann sarayuun Acem hudutlanndaki kOtO ve dar siyasetinden sonradu lei, Cezireiulya vadilerini dolduran katabahk ve ileri -bit TUrk nufusu, uzak yaylalarda yasayan, iptidai bir Kart ekaliyetinin (azmhguun) iptidai rejimiae, geri ve siyah bit topcak lcOJeligine kurban edildi," (a.g.m. s, 43)

93

Kadro, diyor kit 9. asirdan itibaren Tiirkler yem bir yayilma, istila, zaptetme siyaseti daha izlediler. istila ettikleri her yerde, bOffin kavimlere UstiinlUk kurdular. Onlara efendilik yapnlar, Boylece, ne Arap'm ne Rum'un, ne Slavlann, ne Macarlann. ne de Alrnanlarm icinde eriyip gitmediler, Fakat. Dogu'da, "iptidai, geri, simsiyah bir toprak kolesi, vahsi, ka~ak bir Kart azmhgr", Turkleri asimile etti. Ve Turkleri Kurtlestirdi. Bunun sebebi de Osmanlt sarayidtr.

GorUidag-u gibi, Sef'in destancrsi, Sevket Sureyya, bir taraftan, "..istila

etti, zaptetti," diye Turkleri ovmekte, ore yandan" geri, ilkel, vahsi Kart azinhgma taviz verdi" diye Osmanhyt yermektedir. Halbuki t:lvdag-ilde yerdigi de aym idaredir. Overken "Turk", yererken "Osmanlt" demektedir. Boy-

Ieee ne yaman bir desranci oldugunu da iyice isbat etmis oluyor.


"....TUrk serbest iktisat ve cemiyet nizarmyla KUrt feoda1izminin rnucadele euigi yerlerde, tekke, bu feodaJizmin vahsi bir teskilaudrr, Ve bu teskilatm hedefi, TUrk nufusunun, dilini, dinini, serbest dU~Uncesini ok etrneky
tiro

Eski Turklerde din bir gonul rabnasi idi. Halbuki KUrt tekkesinde aslolan koyu bir dinsizliktir, Burada, din.dejenere bir putperestliktir, Bu putperestlik unsurlarim, biraz tsiamdan evvelki Iran dininden, biraz da Amp hegemonyasmm Sark'taki sukutundan soma. bilhassa lran'da, lslamhga k~1 mcydari alan dini irticalardan, lslamhgm batini anarsisinden ve bunlarm bozulrnus kahnulanndan am." (a.g.m. s. 43)

Sevket Siireyya, tekkeyi, Kurt toplumuna has bir rnuessese olarak g6rmektedir. Dalla onemli olam, tekkeyi "koyu bir dinsizlik" olarak suclamaktadir, Halbuki, "Turklerde din bir gonul rabuasrdir'' demektedir. Buraya bir nokta koymanm yaran vardir. Zira Kernalist ideolojinin en onemli molinerinden biri budur. Kunlcri gerektigi zaman, scriat dcvlcti kurmayi amaclamakla suclamak, gerektigi zaman dinsizlikle suclamak. Yani Kiirt feodaiizminin amacmm, Turklerin dilini, dinini ve serbest dii~Uncesini yok ctme, onadan kaldmna oldugunu soylemektedir, Kemalist inktlaplann tcmel gorcvlerinden biri, "Turklerin, dilini, dinini, serbest dU~iince yetenekierini, ortaoan kaldmnaya cansan", "geri iptidai, ilkel, vahsi, simsiyah bir toprak Ict).. leligini iceren", KUrt feodalizmi ile mucalede etmektir, Ote yandan Sevket Sureya, alevive sunni mezhepleri ve bunIann tarikat kurumlanm birbirine kansnrdig; gibi, Kurdistan'da seynlik kurumunun De zaman vc hangi amacla gelisurilmcyc 'tah~lldlgml da bilmcmczlikten gelmektedir.
94

"... Turk koyunun Kurtlesmesi, Turk kOyOnde. kti~Uk ~ifi9iligin, serbest toprak miHkiyelinin tasfiyesi He baslar, Eski hukumetlerin her turlo himayeleriyle, etratlanndaki TOrlc nUfusu a1eyhine, hergun biraz daha silahlanan ve azan bir KUrt asiretinin, setasmalan karsismda, birgOn ya cemndan, ya

topragmdan vazgecmek zorunda kalan Turk koylusu, topragirn bu KUrt bey ine terkedince, derhal, bu beyin arazisinde lJalt~ bir canh "meta", bir "toprak kolesi", haline duser, Aruk onun, hem mall, hem cam, hem namusu KUrt beyinin mahdir, Aruk onun kendini KUrt sayrnasr, K~ konusmasi ve beyin

adamlanmn ardmdan, derhal koye gelip yerlesen, izbandut gibi bir tarikat seyhinin, her gosterdigine tapmasi, her dedigine inanrnasi lazundir. Fakat bu da kifayet etmez, KUrt beyi asidir. Yeni tebanm da bcyinin isyamna istirak etmesi, onun cinayetlerine serik olmasr lazundrr. 0 zaman talanlar ve baskmlar baslar. KUrt beyine icslim olan TUrk koyiUsti, basmda bir kece kulah, elinde beyinin ariyet silahr ve sabrkah bir haydudun kurnandasi alunda, yakmdaki TUrk koylerini basmaya baslar. Talanin buum ganimeti beye aittir. Fakat arada birkac gunahsizin kant dokulunce. bu koyluntm de mukadderati arnk beyin mukadderau He birlesmis demektir. Dininden, milliyetinden ve rnulkiyetinden tecrid olunan bu zavalli mahluk aruk bir vergi kao:;agl, bir asker kao:;agl, bir sabikah, bir vahsi unsurdur. KUrt beyi tahakkljmunu, Kurtlestirilmis Turk'un topragi, kam, milliyeti, dini ve namusu pahasma yasaur," (a.g.m. s. 44)

Burada bir nokta uzerinde onemli durmakgerekir, Bu da "Kurtlesmis Turk" slogam. Bu rcsrni ideolojinin ternel sloganlanndan biridir, Bu baktmdan ilzerinde dikkatle durulmasi gerekir. Tiirkler mazlum bir millet olarak gosterilmektedir, Kurtler ise, "saldirgan, vahsi, ilkel, simsiyah toprak kolesi" bir topluluk olarak sunulmaktadir. Bu "saldirgan, geri, ilkel, vahsi" topluluk, Tiirklerin dinini, dilini, yok etmcye, milliyetini onadan kaldrrmaya, onu asimile etmeye cahsmaktadir, Bu "saldtrgan, geri, ilkel, vahsi" Kurtler, Turklerin, dinine, namusuna goz dikmislerdir. Bu, "saldirgan, geri, ilkel, vahsi, simsiyah toprak kolesi" Kurtler, Turklerin topragma vc miilkiyetine goz dikrnislerdir. Tiirklerin van yogu talan edilmektcdir, Turkler, sehirlerde vc koylerde, hur bir ekonomi nizarm icinde uretim yapmaktadirlar. KOnler ise, "haydutluktan, eskiyaliktan, sergerdelikten" baska bir ~ey bilmemektedirler. Bu "vahsilik ve haydutlukla", Turklerin iirettikleri biiWn mallan gasbetmektedirler. i~te bu "vahsilige ve haydutlugu" dayanamayan Turkler, careyl . Kurtlesip, Kurtce konusrnakta bulmaktadirlar. Bu serer de Kurt beyi "KurtIesmis Turklcri" kcndi iebaasi gibi "vahsiliklcrc ve haydutluklara" scvkctmektedir. Onlan Ktlrtce konusmaya, zorlamaktadrr, Dcstanci ~cvket Surey95

ya'om ~izdigi manzara, alja~ yukan bu. 0 halde, Kurtluk ile mUcadele etmek, KunlUgu ortadan kaldirmak, Kemalist inktlabm temel gorevt olmaktadir, Koyu bir KUrt dU§I11anbID. Kurtleri, mumkun oldugu kadar ka~k ve ~irkin gostermek. C;ok onemli bir nokta daha var. Kun adi bir ulusal toplulugun ad} olarak. sunulmarnaktadir. "Kurtluk" denerek bir uretim biciminin adi olarak. sunulmaktadir, Kurtlukle mucadele feodalizmle mucadele 6zde~ olarak sunul,maktadn. Esas amac KUn ulusunu, onun ulusal varhgnu ortadan kaldrrmaknr, Fakat bu boyle ifade edilmiyor. Feodalizmle mucadele deniyor. Yazar bu kadar buyuk yanhshklan nasil goze alabiliyor. Bunu bizzat kendisi cevaplanusur, Haurlanacagi gibi, "Her kahramanm bir destanciya ihtiyaci vardir, destancr, hezimetleri zafer, zaferleri hezimet diye gosterebilir" demektedir.
"". Dersim'e Kurt asiret feodalizminin vatam derler. Halbuki Dersim'de biz, ta 9. asirdanberi, Anadolu'da yerlesen ilk Oguz TUrkliigiiniin. en halis lisan ve teskilat unsurlanm buluruz. Dersim'i gormemisseniz bile.tafsilath bir Dersim haritasma goz gezdiriniz. Bu haritada, yer, koy ve g~it isimleriyle asiret isimlerinin % 70'i halls Turkcedir." (a.g.m. s. 44)

Sevket Stireyya, burada, yeni bir konuya girmekte, "Dersim Oguz Turklerinin vatatudir", diyerek, Kurtlerin, giderek Dersim'in ashnda, TUrk oldugunu anlatmaya cahsmaktadir, Oguz Turklerinin AnadoIu'ya gelmesinden once bu yorenin yerii halki kimlerdi'! sorusunu da bilincli olarak ve ISrarh bir ~kilde konu dl~1 tutmaktadir,
"... KUrt gecinen, fakat ahalisi K~ bilmeyen koyleri hatlCliyorum. Ahalisi Turkceyi unutan, fakat, K~yi de bcllemeyen, ihtiyarlan Turkce konusan, fakat gencleri Turkce bilmeyen vc TOrk¥Cyi birakmalanmn tarihi ancak, 50.30.20, hatta 5·10 sene evveline irca edilen KUrt koyleri haurhyorum. Ermeni unsurunun ¥ekili~i. fakat birakilan bos yerlerin TUrk muhacirleri uuafmdan doldurulmayrsr, bircok yerlerde yayla ve dag unsuru olan derebeyini ova ve gecit koylerine indirmistir," (a.g.m. s. 44)

Daha yukardaki ifadelerden anlasrldigi uzere yazar, KiirtlUgti yaratan ve yasatan esas faktorun Osmanh padisahlan oldugunu sOylUyordu. Bu kisimda ise, KiirtlUgtin ortaya ~lkl~nm. 50. 30. 15. hatta 5-10 senelik bir mazisi oldugunu soyluyor, Kurtleri, horlama, kucumscme, asagrlama konusunda bir adim daha ileri giderek, "Turkceyi unutan Kurtceyi de beUemeyen"Ierden
96

soz etmektedir. insanlann muhakkak, bir dil ile anlasacaklan dii~iiniililfse,


yazann insanlardan soz etmedigi, kolayca anlastlabilir, "Sarkm, uyuyan bu-

ti.ln esir milletlerine biz onder olduk, onlara ulusal bilinc asrladik" diyen yazar, Kl1rtleri hayvanlarfa bir tutmaktadir, "Ttirkceyi unutan", "Kurtceyi de bellemeyen" bir yarank, yani konusmayan bir yarank, elbette insan degildir .
..... DerebeyJik nizammm tasfiyesi, sarkta uzun asirlar boyunca, topraksizlasunlan, mulkiyetsizlestirilen koylunun mal ve mOlkiyct sahibi kihnmasi neticesinde bitecektir. Ku~Uk ~ift9mk toprak koleli~inin ziddidrr ve de-

rebeylik munasebetlerinin en emin tasfiye vasuasrdrr, Toprak, yurt ve istihsal vasnalan sahibi kilmacak Kilrtlejmli Tiakun kendi diline ve OZ iktisat.nizamma donmesi, oralarda serbcst mUbadele usullerini ve pazar munasebetlerini genisleuirecek ve bu genisleyen munasebetlcr TtirkmillcLinin siyasi ve iktisadi iecanus ve vahdetini tcmin edecektir." (a.g.m, s. 44)

Bu kisimda Kiirtliik He toprak ktileligi bir daha es anlamda tutulmakve pazar ekonomisi gerceklestirildigi zaman, "Kiinli.lk"iin de ortadan kalkacagi savunulmaktadrr, Devletci Kadro'nun ve devletci Scvket Siireyya'nm ozel mulkiyeti savundugu da dikk.at cckicidir,
ta, ki.fI;iik toprak mulkiyeti "... Dcrebcylik nizarnmm tasfiyesi, TUrk inkilabmm mevzuudur, Bunun icindir ki, Turkiye Cumhuriyeti.Dsmanh lmparatorlugunun znuna olarak, daha, ilk adimdan iubaren, derebeyinin karsrsmda a-;Ik eephc ~Im I~ bulunuyor. Yeni Turkiye'nin ahlaki ne ~ven ne de emperyalisttir. Milli adavetler (dusmanhklar) _yeni TUrk dcvlctinin, Anadolu'da ieessus cuigi gundcnberi TUrk vatarunm mechulildur. Asulardanberi karsrsmda beyden, ~yhlen ve eskiyadan baska bir ~y gormeyen sark vatandasma iyi idareci, iyi muallim olaeak ve Ti.irk inktlabmm tcmsil ctligi, iktisat, hukuk vc kUltUrprcnsiplerini va-". tanm, bu i.iera koselcrine goturccek idealist vc yctiskin bir gcnclik kadrosuna muhtaciz." (a.g.m. s. 45)

Yazar, Turk inkilabmm tcmcl amacmm, Kiin1i.igii ortadan kaldirmakur, dedigi halde, bu tutumun soven ve emperyalistve somurgeci bir tutum olmadiguu soylemeyi de ihrnal etmcmektedir. Bu nokta uzerinde dikkatle dunnak gerekir. Kern ali stler, daha sonraki yillama da temel gorevlerinin Kurt unsurunu yok etmek, Kurt adiru dillerden ve tarihlerden silmek oldugunu belirttlkleri haldc, §C>ven cmperyalist dcgil sornurgeci degil, ulusal kurve tuluscu olduklanru her zaman ifadc ctmislcrdir. Dcstanci yazar, yazismm sonunda, Xsenofon'un "Onbinlerin Donusu"
isirnii kitabma deginerek,

97

"••• Xenofon'un devrinde Asur k.itabelerinde ismi geeen, hem medeni, hem cengavu bir Asyah kavmi banndJran bu memleket. timdi, Anadolu'nun en insanslZ yeridir. Yeni TUrkiye, bu yeti ~ ve bakuns1z oIarak almqttr." (ag.m. s. 45)

diyerek, ne kadar derin ~li~me1er icinde olduguDu bir kere daha gOstel1Di~ tiro "Kara bir cehalet i~inde", "ilkel, geri, iptidai, vahsi, simsiyah bir toprak kolesi" diye sOz etmekten bUyUk bir hosnutluk duyduAu Kurtlerden, "hem medeni, hem de cengaver" diye s6z etmektedir. ilk ~~arda. hem medenl, hem de cengaver olan Kumer, Osmanh Imparatorlugu ve onun devamt olan TUrkiye Cumhuriyeti dOnemlerinde neden "geri" durumdadtrlar?

98

B. Ismail Htisrev (Tbkin)


Kadro Dergisinde, KOrtlerle ilgili g(jrii~ler aeiklayan Heinci yazar Ismail Hfisrev'dir. Ismail Husrev, dergide yaymladltt ~itli yazitarda g(jrii~lerini belirtmistir, "•.• Serbest derebeytigin en karakteristik numoneleri, Bosna, Hersek, Eflak, 'Bu~dan ve ~ark eyaletlerinde bulunur. Misal olarak yalmz Sarktakileri alahm: Mi.ladi 1600 de intisar etmi~ olan, Ali Ayni Efendi.'nin kavanin risalesinde ~ malumata tesaduf ederiz: Diyarbekir Eraleti onbir Osmanlt Sancatt, sekiz Ekrat Beyi Sancagr've bes hiikUmettir. Bu sekiz Ekrat Beyi Sancagl, hini Fetihte (sevincli bir zamanda) g~i sancak larikile (yoluyla) verilmisur, Sancak itibar olunur. Lakin yurtIuk ve ocakhk Uzre olup, azil ve nasip kabul etmez, Oldilkten sonra,vali marifetiyle o~ullanna verilir. Harice verilmez.", (TUrkiye'de Derebeylik Rejimi, Kadro, SaYI 7, s. 22) "... Saltanat idaresinin Ekra(h ~aat nihat diye bOrmet ettig:i Saiktaki serbest KUrt derebeyli~i, Cumhuriyet idaresine, bilhassa Seyh Sait lsyanma kadar, harid -teklini aynen muhafaza etti." (Tiirkiye'de Derebeylik Rejimi ..II. Kadro,SaYI8,s.30)

Ismail Husrev, bu paragraflarda, Osmanh lmparatcrtugu devrinde, KUrt dUzenlerinin OsmanlJ sarayma karsr (jzerk bir yapiya sahip olduAunu anlattyor. Osrnanb sarayt ozellikle KUrt hUldimetlerinin i~i~lerinde bagimsiz' oldugunu stsylUyor. Yazar, KUrt hareketlerinin, milliyet bareketleri de~il. suuf mUcadelesi haraketleri oldugunu SOylUyor.
, ..... Kiltt meselesi bir mi1liyct harelc.eti detu, bir siruf miicadelesi. meseJesidir. CUnkU. milli bir hareket, ancak ve berseyden evvel iktisadi ve milli bit menfaal i~tirakinden doA;abilir. Sack vilayetlerinde ise, ne iktisadi menfaat birli~ ne de millj. menfaat birligi va «hr. Ekonomi kendine yeter bir durumda oldugu, yani kapahhk arzetti~ gibi, bUUin asiretler ve asiret reisleri de birbi-

99

rinin gfizlinii ytkarmakla mesguldur," (Sark Vilayetlerinde Derebeylik, Kadro, Sayi 12, s. 19-20) G6rtildilgu. gibi yazar, Kurt direnmelerini milli nitelikte gormuyor, SIruf mucadelesidir, dedigi halde iktisadi menfaatlerin de bu suuf mucadelesinde hie rol oynamadiguu belirtiyor, Bunlar kendi icinde celiskilerden annamamis onermelerdir. <;unkil iktisadi menfaat birligini gozetmeyen snuf milcadeleleri dusunulemez. Yazar, Kurt milli hareketi, diye bir hareket olmadrgim soyledikten sonra, "Acaba Kiln milleti var nudir?" diye bir soru soruyor. Bu soruya verdigi cevap menfidir. S6yle diyor:

"... Sark vilayetlerimizde henuz taazzuv etmis bir


KU~e vardrr, Bu Kunce konusan asiretlerde, bir rnilletin
~Idl~l

KUrt milleti de~i1. konosan asiretler ve Kunce konusmaya ichar edilmi; TUrk unsuru

vasiflan henuz bu-

lamayiz, Millet yuksek ictimai bir kategoridir. Millet kaiegorisi, ancak, fertlerin arasmda silo bir i~birli~i, iktisadi, -siyasi, harsi, tarihi, bir menfaat istiraki olan camialarda sekil bulabilir. Vatamn bir ucundaki fert, diger ucundaki ten gibi aym milli menfaatler karsrsmda aym heyecam duyar ve aym milli ruh vahdetini hisseder. Binaenaleyh. isurak ziddryetleri icinde birbirini yiyen ve milli bir i~birliginden mahrum, fakat fertleri arasmda sadece dildc istiraki olari bir camiayr taazzuv ennis bir millet olarak kabul etmek bir gorli~ hatasi olur." (a.g.m. s. 21) "Vakia, sunu da belirtmek lazirndir ki, bu KUnce konusan asiretlerin, sark vilayetlerinde bircok Tiirkleri de cebicle Ktirtlc~lirdiklcri, yani Kurtce konusan asiretlerin unsuru haline getirdikleri gorulmektedir." (a.g.m, s. 21) Yazar Ismail Husrev, ayrn Sevket Sureyya gibi, Turklerin Kurtlestirilmesi konusu uzerinde durmaktadir. Dogaldrr ki, bu da yazariann tcmcl \C1i~meleri ile ilgilidir. Hicbir millet niteligi vermedikleri, millet g6zti ile bakmadiklan, "ilkel, iptidai, geri" Kurtler, hangi ozellikleri ile, "ileri serbest bir hukuk ve iktisat nizami icinde bulunan" Turkleri, asimilc etmislcrdir? Dolan Kunce konusmaya "icbar etmislerdir". Yazar bu olaylar He ilgili olarak iki ornek vennektcdir. "... TUrklee sunni ve hanefi, Knrtler alevi yani kizrlbastirlar.
Yerlestik-

leri mahalde mezheplerini nesir ve tamime ve aleviligin.tamamryla KtinHlgU ifade euig-i kanaauru telkine muvaffak olmuslar, hatta aS11 ve ncsillcri TUrk olan WI koyleri, yalrnz mezhcplerine ithal etmckle kalmayarak, onlan da

Kurtlesurmislerdir. 100

Bu cereyan her nedense, istilai bir sektlde devam etmekte