P. 1
Yalçın Küçük - Kürtler Üzerine Tezler

Yalçın Küçük - Kürtler Üzerine Tezler

|Views: 708|Likes:
Yayınlayan: Filiz Buğdaycı

More info:

Published by: Filiz Buğdaycı on Feb 19, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/12/2014

pdf

text

original

Y

••

(IN
#

KiiciiK

••

E

DONEMI

YAYlNEVI_

http://genclikcephesi.

blogspot.com

Donem Yaymlan: 13 Temcl Dizi: 3

Donem Yaymclhk Konur Sokak,73/9 Kizilay, Ankara Tel:125 93 78

yalcm kticiik KURTLER UZERiNE TEZLER
yayma hazulayan1ar ve ~eviri Candan Baysan Abdullah Keskin

Cernal Nadir Sokak 17/89 Kat:4 Cagalogl u.lstanbul Tcl:52843 72

Kapak.Omer Ulkenciler Dizgi: Donem Dizgi Birinci Baski: Agustos 1990

ISBN: 975~7684--06-6

i<;iNDEKiLER
ONSOZ Birinci Holum KlIRTLERtN MUCADELE TARiHi Besikci'nin Diiriistliigii ve Kurtler Kiirdistan Neresidir ve Kiirtler Kimlerdir? Mahmud ve Hamid ve Mustafa Kemal Hamidiye Kurtleri Dogu'nun Osmanh Usulii Fethi Kurt Sorununda Uluslararasi BoyutJar Kurt Miicadelesinde Iki Cizgt ikinci Holum KlJRTLERiN OTURDUGU YER: KURDisTAN DGM Universitesinde "Kiirdistan" Tartismasi Bu Ulkcde Samk Olmak Bir Kamu Corevidir Kurtulus: Rizgari ya da Partiya Karkeran 113-212 123 143 166 204 21-112 25 31 45 56 73 84 105 7

Kart Kardesim'e kalp kalbe

goz gCize el ele

ortak bir danya icin
Y.K. 17 Suba: 1990

;

Alper Alpman ve Paris 'teki KurtulU$Qllann KatJalanyln Sevgiler

Ikinci Holum icin Ek: Hoca Tahsin Efendiden Ceri Kalamam
U~undi oliim H

HEKAA VADiSi'NDE KURTLER Bekaa'danIlk Izlenimler ~ Apo HeSohbet 5okak'ta Soylesi Liibnan ve Suriye'de Oil Gezisi

213-278 230 233 253 256

D~iincti Bjjliim i~in Birinci Ek: Iddianamer;:.·· .. ilkC evap 'yVzumuO~iindi Boliim i~in Ikinci Ek: Hiierede Zaman ve Mekan Dordiincii Boliim RESMi KURT TARiHLERi Tiirkiye Cumhuriyeti'nde Ayaklanmalar: Aktarmalar Amerikan Diplomatlan lcm Kurt Tarihi Washington'a Gore Moskova'nm Kiirt lJgisi Diirdiincii Biiliim i~in Birinci Ek: tki Beige Dbrdtincil Biiliim i~in ikinci Ek: Dort Telgraf

263 270

279-344 285 296 331 339 341

ONSOZ
Bin dokuz yiiz seksen sekiz yazmda Ankara Devlet Guvenlik Mahkemesi'nce tutuklanarak Ankara Ulucanlar Merkez Cezaevi'ne kapatildsktan sonra cikanldigrm ilk durusmada, savunma asamasmda, "Kurt sorunu" iizerine bir kitap yazmaYI vaad cttim. AItI ~ubat bin dokuz yiiz doksan gil nil vaadimi ycrinc getirmck zorundayim. Aradan gcc;en bir bucuk yil nerede ise her ay bir kez siyasi polisin hucrelerine kapanldrm: C;lkhk~ 9lh~mak durumundaydim. Baska sorumluluklanrn da var. Sadecc Ocalan soylesisi, bana dort aya mal oldu; iki ay hazlfhgt ve iki ay da gun l~lgma C;lkarmamm titizligi ve kaygrlan gerekti, Bunlan sunun iC;inyazlyorum: Arnk insan yaplslmn "farkh" oldugunu acikca kabul etmek gcrcgini duyuyorum. Baskalan ayn, kendime karst vaad ve sorumluluklarirm yapamamak bir yana, geciktirmek bile bende olagandisi tepkilere YOla9yor. Vaad gilniim yaklasmca ruyamda beni bogarak olduruyorlar. Ben olmemek iqin miithi~ C;lghklar anyorum: Cinnah'ta oturdugumuz zamanlar bazan butun apart man dehsete kapihyorduo

Kuskusuz onceleri Temren de dehsete kapihyordu, Sonra ah~t1; i~i otomatik bir <;oziimle ya beni uyandrrarak ya da agzlml eliyle kapatarak gec;i~tiriyordu. Daha sonralan ben, benim bu yaruml da ''bilmeye'' basladim: yetistircmedlgim bir yazlmm aksammda "Temren, bu gece beni bogabilirler" diyordum. yok zaman dedigim turden oluyordu; gece beni boguyorlardl. Ama arnk apartman korkmuyotdu.

"*
Ankara Devlet Cuvenlik Mahkemesi'ne vaadirni yerine getirebilmck icin olaganustu caba harcadim. yeilitli dilden kaynaklan kullamyordum. Aym zamanda Turliye Ozerine Tezler'in besinci kitabi He "Sovyetler Birligi'nde Sosyalizmin <;ozUlu~u" iizerinde cahsiyordum, Her ay hiiere tali7

minden sonra bir yeni talime kadar sanki ~ah~ma hurnmasma yakalanmisnm. Okuyuculanmm bir b6lumu biliyorlar: boyin yorgunlugu bendc asm kas agrllanna yol a9yor vc bana dayamlrnaz agniar veriyor, Her yil bir ay bcni yannyorlar: doktorlar uyusturucularla beni dunyadan uzaklastirarak kendime gctiriyorlar.

rnu isgal cdiyorlar. Bunm aglrltklanm Ozgurce ve hoyratca oynanyorlar, Cengiz'in suruleri, Timur'un suruleri, Mogol simileri, Orta Asya'dan gcJip Ortacag'm tum i~kcncclerini bana uyguluyorlar. En ~ok uyguladikIan u~tUr: Yuzbinlcrcc pcnseyi kaslanrrun ucuna taktp cekiyorlar veya dernir bir yelck giydirip surokli sikistmyorlar, bu yetmeyincc ayaklanmdan vc kollanmdan tcrs yonde cckerek vucudumu koparrnak istiyorlar. Ccngiz'in suruleri Timur'un surulcri, Mogol suruleri bir tck elektrigi bilmiyorlar.

~ubat gunii Muammer Hoca'run cenazesine kanldrm, Katledildigi evde, Hoca iinlu bir aydin ve ben eylemd bit unlversite ogrendsi, yakmhglmlz yard]. Derindcn uziildum. Dort $ubat giinunii Ertugrul Kurk~ii ve digcr arkadaslarla ortak yaym irnkanlanru tarnsarak ge.;;irdim. Be:?~ubat giiniine ait notlanmda §unlar var: "Kosrum, Kahvaln yapamadrm, Hie bu kadar yorgun olmadun," Biraz ilerde §u notlar var: "Sirndi tekrar yanyorum. Anlarruyorurn. Hasta nuyim? Elim, kolum, vucudum titriyor." Dogrusu once ~ok korktum; ancak ogleye dogru dayarulmaz kas agnlanm basladi, Fakat ben hem agnlardan aghyor ve hem de seviniyordum. "Bu benim hastahgim, bu benim hastahgrm, ben bunu biliyorum" diye seviniyordum. Bilrnek, belli hep sevindirmisnr,

o~

Agnlanml gozlemoye ve gozlomlemeye karar verdirn. ~imdi gozlemIcrimi kaydetmek istiyorum.

Bir halk, bir siruf, bir ulus kac kez i~gal edilir; bilim, somutun zenginliginde soyutlamadir, lsgalcilerin ~ekili:?ini soyutlamak istiyorum. <;unkii vUcudumu binlerce kez i~gal ettiler ve binlerce kez cekildiler. Cengiz'in suruleri, Tirnur'un suruleri, Mogel surtlleri ... Bunlann zenginliginde soyutlama yapmak zorundayirn. Halklarm, simflann, uluslann herbirinin binlerce kez isgal edilmelerinden dogan ~nsh eksikligi gidermek istiyorum. Once a:?3f;lda, yine kann bo~lugund,a, bir telas var; belirslz, bilemiyorum. Muthi~ kargasah, plansiz, dugiin de olabilir, bayram da, Ne oluyor; bunu once gozurn farkcdiyor; daha dogrusu gozumde bir I:?lk farkhhgl ortaya ~Iklyor. Gormek, belki de gozde bir l§lk degi~imidirj bilemiyorum. Ancak gunumuzdeki bu isik degi~imini, ilk once, yuzam izliyor; yiizumde belli-belirsiz bir rahatlama duyuyorum. Cengiz'in suruleri, Timur'un suruleri, Mogol suruleri, biitiin a8:Jrhklanyla iizerimde oynarken belli belirsiz bir hareket once bir I§lk degi~ikligi oluyor ve bunu gozum farkediyorsunu ~a~lrtlcl bir gozlcm sayiyorum. Ressam Rasin'in insam, gozunde yogunla~tltmasml seviyorum; :?imdi anlamaya bashyorum, lnsarun yuzii~ nun, gozundckt I~lga yakm oldugunu da gorme mutlulugu ..u duyuyorum. Sonra gercekten ~ekiljyorlar. GOzi:imun once l~lk saYIP farkettigi, yuzumun rahatlama kabul edip kaydettigi i~galcilcrin ~ekili~i gen;ekle~iyor. Cengiz suruler], Timur siiriiJeri, Mogel surmeri isgal ettikleri vucudumdan ricat ediyorlar .

Once a~gldalar. Karm bO§lugunda bir telas duyuyorum. Sonra vucudumda, ayaklanrmn bir veya. ikisindc, her zaman dcgi~iyor, bir yoklama yapiyorlar. Sonra kaslanmm birine konuyorlar. Agn, buyuk bir aglrhgm sonucudur. Kaslanmm birine dayamlmaz bir a8Jrllgl bindiriyorlar. Sonra butun viicudumu agnlarmm ozgiirliik alaru yaptyorlar.

.,.,.
Biitiin vucudumu i:?galediyorlar, Cengiz'in suruleri, Timur'un suriileri, Mogol suri:ileri butiln vucuduOogulu kadinlar, ogullarmt ya da kocalanm kaybeden kadmlar, acilanm ncden, gogiislerini doverek, yureklerlni parcalayarak karsilarlar? Herhalde cevabi var; ancak su anda benim icin sorular daha onemhdir.

8

9

Mogol surulcr! gidcrkcn bazan kondimi, elimi bilegimden bukup kirmaya ~ahillrken buluyorum. Bazan yumruk yaPlP bir yerlcri dovuyorum. Ancak bunun bilincine ~ok sonradan vanyo rum.

Ben hcp kendi lillWm degi~meyince bonim zamarum ned en dcgiiliyor sorusun u soruyoTum. Daha dogru bir deyisle ned en herkese gore ayn bir zarnan olmuyor: bu soruyu en azmdan tarih acismdan sac;ma bulmamak gcrekiyor. Hie;olmazsa Fransiz devrimcilerinin pratik zamaru dcgiiltirdikleri biliniyor,

Basucumda bes kitap var; kitap sevmez Mog-ol suruleri hicret edince gizlice okurnaya c;ah~lyorum. Birincisi Flaubert'in Ma~ame ~ov~ry'si, Franstzcadan Ingilizceye Marx'm kszi Eleanor Marx-Avehng ~cVlrmlil, Algan'ln kutuphanesinden alrmsnm. Flaubert'in ne kadar senfonik bir yazlrru var; birbirinden uzakonemli-onemsiz nmlar okunuyor. Sonra bir olaYl kuruyorlar; bir olayda butiinlc§iyorlar. Bana, birbirine c;ok uzak duran olgulann, bir butumin parcalan olduklanmn ancak bir devrim sirasmda anlasilacaguu dii~iindiiriiyorlar. Emma Bovary'in zincirlerini kirmadaki dogalhk ve ciiretini de iirpertici buldugurnu saklamiyorum. . .. E. H. Carr'in Bolshevik Revolution'unu da Turkiye Uzerme Tezler tC;1n yeniden okumam gerekiyor. Dunya tarihini, 1919-192.0 yillanna, Ruslann Zakafkasya, Banhlann Transkafkasya dediklori, Moskova'ya gore soylendigi icin Kafkas otesi anlamma gcHyor, bizim yeni bir sozcuk bulmarmz gerekli, bu bolge ile Dogu ~nadoIu'YU aI.mak istiyorum. In~anm akh~la gord ugiinii biliyorum; §imdl aklnnda yem tezler var ve Carr da daha once g6zJemIedikJerimi anyorum. Londra'da bularnadun: Aysegul New York'tan getirdi. Edward Herman ile Amerikahlarm filozof saydiklan Naom Chomsky'nin, Manufacturing Consent kitabi, The Political Economy of the Mass Media .al.tba§hSinI ta~tyor. Bastmn nasrl ..abuk haber urettiginin hem modeh~1 kuruyor ve hem de ozelliklerini veriyor. Herman ve Chomsky, Amerikan basmmm neden Saharov'Ia ilgilenirken Latin Arnerika'da veya Turkiye'de cok daha tutarh ve cefa c;eken aydmlarla ilgilenrnedigt sorusunu soruyorIar; cevaplan var.

~ ....
~imdi Mog-ol siiriilerinin cekilisine donuyorum, En son yazdiklanrm, hanrlatmak i.. tekrar yazlyorum: Mog-ol suruleri giderken bazan kendiin, mi elimi bilcgimden biikiip kirmaya c;ahilrken buluyordum, Bazan yumruk yaplp bir yerleri dovuyordum. Aneak bunun bilincine c;ok sonradan vanyordum. <;ok sonradan ama ne zaman? Bunu soyleyecek durimda deg;tlim. <;iinkii zaman, uzayla birlikte olursa, aneak bir hareket He ortaya "Iklyor ve ben, Cengiz suruleri, Timur suruleri, Mogel siiriileri ~iJdikten sonra "uzun" zaman, ancak bilmedigim bir zaman, hi.. hareket etmeden kaskan kesilip duruyorum. Bu sirada nefes aldigirndan da emin degilim; mutlaka alryormusurndur, Ancak gizli nefes almaya c;ahiltlglml samyorum. Siiriiler gittiler, ama, ya nefes aldignru duyarlarsa?

......
Stephen Hawkins, tekerlekli sandalyeye baglanml~ ve ancak ozel bir komputer ile konu~bi1en zamarunuzm fizik dahilerinden birisi sayihyor, Hawkins'in A Brief History of Time, basucumdaki dorduncii kitap oluyor. "Zaman" beni c;ok ilgilendiriyor; Einstein, teorik zaman He pratik zaman ayrlmml gctiriyor ve zamanm l~lgm uzayda harckctinin ifadcsi old u~unu pek guzel gosteriyor, l~tgm bu veya diger tarafmda olmaya gore iki zaman ortaya Qktyor. Ve eger insan t~lga binerse zamandan kurtuluyor.

l~galci suruler c;ekildikten c;ok sonra, oh;ii1emeyen zaman sonra, nasil ve neden oldugunu bilmedigim bir §ekilde kendimi farketmeye baslaymca. en son i~galci anmdaki gibi kaskan, uyuyormus gibi, oldugumu gore-. biliyorum. Kendimi nefes almaktan korkan, kirruldamaktan urken ya kendi bilcgini kuma pozisyonunda ya da yumrugu yiiziinde, biiziilrniii, kendi i..ine saklanmaya ..ahsan bir kiitle olarak buluyorum. Nefesimi, kinulnrm, kendi bileg-imi krrrnaktan vazgectigimi, Cengiz'in suruleri, Timur'un sOriileri, Mogel siiriileri duyacak diye pek c;okkorkuyordum. Hareketsizligi seciyordum. Gizlice nefes ahyordum . Arnk ben sinmis bir halknm. Benim kutlern kolelestirilmistf.

Basucumda besinci kitap, Ismail Besikqi'nfn once toplattlan ve sonra tutuklanmasma neden olan son ..ahsmasiydi, Okurken, Marx'm Artlk Deger Kuramlan'nda Ricardo i.. kullandigi in 11

10

sattrlan hanrlamadan edernedim: Thus Ricardo's ruthlesscncss was not only scientifically honest but also a scientific necessity from our point of view. Marx, Richardo'nun acimasizhguun yalmzca bilimscl durustluk 01madiguu, aym zamanda gorii:?ierinin bilimsel bir geregi oldugunu yazlyor. Ben de [smail'in gorii~lcrindeki acrmasrzhgm, diiriistliigiiniln vazgecilmez sonucu oldugunu dii!?iinilyorum. Yazdiklanmn beni pek cok sovindiren yanlan var. Turkiyc'de Kurt kimlik arayrsmdaki tarihsel sicramamn tarihindo birlcsiyoruz: buna seviniyorum. Avrupa konfcranslannda ortaya ath~m tezlerin yaklasimlanni Ismail'in yazilannda gormekten sevinc duydum, Besikci, biiyiik bir otorite ile bcrum Kilrt aydmlanmn onomli kesiminin Kemalist oldugu tczlcrimi de dogruluyor. Dogrusunu soylernck gerekirse ail1yor ve nodenlerini bulrnaya cahsryor, Ourada bu narnus balyozu <;ahljrnaYJdegerlendirebilecek dururnda degilim. Viicudurnun kitap sevmez Mogol siiriileri tarafmdan i~gal edildigi zamanda okudugumu rekrarlamaktan ,ekiniyorurn. Bu onsOzii de, zarnan zaman geri donmek uzere <;ekildikleri zaman arahklannda kalemc almaya <;ah~lyorum. Dogrusu, kendimi bir slnmis halk ve viieudumu da kolelestirilmts olarak algi lad Ig1m bir zamanda ya~lyorum.

daha ozgilr oldugunu ve buna hakki oldugunu biliyorum. Bir siireci acikhyor. "1937-1938 yihndaki Dersim direnisinden sonra, yani Kiirdistan'daki butun b.l~kaldl~1.odakl~nntn .kil:ldtnlmasm~an sonra, devlet, Kilrt egemen slmfla~ma. I~I srk ?ostcnnl!tl.r: Ya dcvletin yamnda yer alacaksnuz ya da Seyh Said glbl, SeyId Riza gibl idam sehpalanna gonderileceksinta Bu d~yatmalar karsismda ~yhl~, bilyiik toprak sahipleri, alJiret reisleri gibi Kurt egemen smiflan devleein yamnda yer alrmslar, ajanla§ml~lardlr. Bu~un b~ t~r kisilerin cok biiyiik krsrm devletin gizli guclerlyle i~birligi halindedir,' :'K~rt olmayi i~kar etmek, Kiirt olmaktan vazgecmek ve Turklesrnek ~slfbl~~luil~mu ~fade et~e~ckt~i~. Bu arm zamanda aktifbir siirectir. Turk Milli Cuvenhk Teskilan yla birlikte <;ah~mayl, devlctin ajaru olmayi gerektirir." .

Ne biiyiik rastlann! Rastlantt heniiz aciklanamayan bcraberliklcrdir. "Bugun Kurt toplumu kole bir toplumdur." Bu sozlcri, Cengiz suruleri, Timur suruleri, Mogel suruleri vticudumu kolelestirirken okudugum I. Besikci'nin son kitabmdan aktanyorum. "Dunyada, niifusu 30 milyonu askm olan fakat kolelesttrilmis, sornurgc bile olamayan bir baska toplurn daha yoktur. "Kurdistan'in durumu tam somurgc ve yan somtirge statulcrindcn hicbirine uymamakradir. Kurdistan somurge bile degildir, Kurt halki s5miirge bile olamarrusnr, "Kurdistan'm hicbir siyasal statusu, siyasal ki~ilig;.yoktur. "Kurtler, kolelestirilmek, kisiliksizlestirilmek, adiyla, samyla, diliyle, kiiltiiriiyle tarihten ve yeryuztmden silinmek istenen bir halktir."

Devletin ajam Kilrtler, neler yapmazlar? "Bugiine kadar: dor_ton~m~i ~Iis sorgusundan gectlm, Beni yakalayan ve sorgulayan polislerin buyuk bir kisrru Kurt kokenli idi.l~kence yapanlar da oyle? . "Bir ara yine bilyilk bir ofke ve hrsimla ~oyle dedi: -Ben 27 yasmdayim, Kiirdiim. Ben bu islere kansnuyorum. Sen (0rumlusun. Kiirtlerle ugra~mak senin neyine gerek. Herkesin Turk oldugunu yazsana! ' "Cezaevi yasannmda gardiyanlarm bilyiik bir kismmm Kurt kokenli olduklanru gordiim.l~kence yapan, iskencede aktif gorev alan, gardiyanlann <;okbuyuk kesimi Kiirt asilhydi, "~ura~a trajik bir ~ge de ku~kus~z var, Siz Kiirtlerin insanca ya~masiru, oteki halklarla e~lt haklara sahip olmasim istiyorsunuz. SOzu edilen ~u 'Kurtler' de bu du~iineeniz ve <;abalanmzdan dolayr sizi sucluyor. Size iskence yapiyor. Baskida, zulumde, i~kencede en on saflarda yer ahyor."

"Poli.steki so~.u~arl1:aSfir~i.ni daha etra~1 bir ~kilde dil~ilndilgiiniiz zarnan, ihbarci egltlm ogelenmn basmda, yme 'Kurt' asilh olanlan goruyoruz."

Bunlar, Ricardo anlarrunda acnnasiz yargilardir, sarsici buldugumu belirtrnek istiyorum. Denim tezlerim bunlann cok uzagma dusrnuyor: ancak bu kadart'ruthlcss" degiller. lsmail'in gorii~lerini aoklamada benden

Turkiye solculugu, kafalan sOmurge "aydmlar" iizerinde cok durdu;

-

12

13

Tanzimat kafasi" nitclcmcsini buldular. Bunlar, Avrupah olmayi taklit eden yaranklardtr, Turkiye solculugunun kitaplannda ofke ve tiksinti He t'azllddar. .6cilik..i bu yazrma baska ve yeni bir boyut getiriyor. "Bir ornek olay" diyor.

"Tahsin Sarac, 26. 6. 1989 tarihinde olmu~r. Olumuniin ardmdan, Dil Dernegi Baskam Ccvat Geray, Ozan Yazar Vecihi Tirnuroglu, Ozan Yazar Muzaffer llhan Erdost, Gazeteci-Yazar Ahmet Kahraman, Yazar Ahmet Say, DUd Yazar Scvgi OzeI, Ozan Ahrnet Telli, Ozan Gulten Akin, Ozan-Dilci Ali Piiskulluoglu, Ozan Mehmet Ozgii~lu, Yazar Haluk Gerger, Gazeteci-Yazar Orhan Tokath, Ozan Ahmed Arif, Ozan Ozdernir Ince, Yazar Remzi Inan ... Yazar Mustafa $erif Onaran, Ozan Cahit Kulebi, Ozan Refik Durbas, Tahsin Sarac'a iliskin goruillerini yazdilar. "Bu yazilarda Tahsin Sarac'in oztiirk~ yazdlgl, Turk dili ve Turk kulturune buyuk katkilarda bulundugu vurgulanmaktadir, Onun §iiriyle Turkcenin Ozturk<;enin buyuk bir derinlik kazandig; Hade edilmektedir. "Tahsin Saraq bir Kurt idi, Fakat Kurt oldugunu katisurette soylemiyordu. Kurt oldugunu inkar cdiyordu. Kurt olmaktan utamyordu. Cok tuhaf. Tahsin He bir ara benim de yakm dostlugum oldu. Kiirt 01· madigma beni de inandrrdi. Kiirtleri savunmak bir yana yok sayiyordu.

-

Bu, Turk ayduumn pek Q}gunu da geriye itti. ~n yir,,?i yd, Turk aydmmm .;ogunun gerileme tarihidir. Bir: 15-16 Haziran. !l:.J: 1960 sonunda baslayan THKP ~iddetinin 1970 yillannda plcbyen bir dalgaya donu~ii. 00;; Kurt ~iddcti. Bu ii¢, TUrk aydmmm cogunlugunda ilcrid damarlan eritti, ~e.~i tammla~ 9!<tyor. Besikci, actmastz balyozunu indiriyor. 'Bulent ECCVit gIbi Irk';l ... Turk siyaset adamlan" :'E~allnonu gibi, Coskun Kirca gibi Turk ... ui«;:dlgtnm has isimleri" Turk Irk';lhgmm ... has partisi CHP'nin bir uzannsi olan SHP" "llhan Selcuk'un, Kurt ayaklanmalanna ili~kin gorii~lerj de resmi ideolojinin anlanmiyla aymdir" "Prof. Tur~n Feyzioglu, Alpaslan Tur~, Ismail Cern, Coskun Ktrca, Rauf Tamer, Ugur Mumcu, Ergun Coze gibi bazi polielkacilar ve gazeteci y~rlar Kur:1eri 'aZ1~hk Irk~lhgl' yapmakla suclamaktadirlar" . 'Buna ragmen Ugur Mumcu ve Ismail Cern gibi yazarlar, diinyada bir ~I daha. ~uJu~maya? bu ~rk~l, '" ve fa~ist politikalar karsismda en ufak bir eI~tm getmneml~lerdtr. Bu Irk"lhgl, ..., bu i~kenceleri, fasizmi susarak onaylarmslardir," Dogu'da sadece PKK ~iddetini g05rmek ve Kurt sorununa yalmzca bu ao;tdan bakmak, sonucu basa almak, halklann kardesligint unutmak, aydm olmaktan 9kmakhr. Turkiye iliddeti yasiyor ve iclerine sevdiklenmi de alan bir buyiik bolum aydm, solculuk bir yana, aydmhktan da uzakla~Iyor. Bunlara uZiiluyorum.

''Tiirkiye'de insan haklan dernekleri Turk Devleti'nin kutsal saydl~ degerlere bagh olmayi buyuk erdem sayiyorlar. Sanki Kurt sorunu diye bir sorunu olmayan bir ulkede yasryorlarmis gibi dii§iinuyorlar. l305yle bir tavir ve davrarus icinde bulunuyorlar. FKD ... in, Bulgaristan'daki Turkler icm gosterdikleri ilginin cok ku~k bir kismuu bile Kurtler i.;in gostermi-

Ama uziilmedigim durumlar da var.

-

.....
. "13uarada, 1970 yilmda, Dogu Beyazit'ta yayimlanan $eresiyar isirnli bir gazetedcn sOZ ctmek gerekir. Gazetenin ismi Ord. Prof. Dr. Hifzi Veldet Velldedooglu'nun protestosuna neden olmustur, Ord. Prof. Dr. Hifzr ~eldct Ye1i?:ctcoglu, $eresiyar'l "Ikaranlan ihbar i in Cumlwriyet gazeee.. smde .. ir dizi yazl yayimlamisnr, Gazetenin adiyla bOluciiliik yapihyorb duo Turi«;:ed~n.b~~ka bir isim kullanmak vatana ihanetti. (Turkiye Halklan, Yakm Tarihirnizden lhanetler, Cumhuriyet, 3-5 $ubat 1970) "Ord. Prof. Dr. Hifzi Veldet Velidedcogtu devrimci ve demokrat insanlarm agahga karst miicadelelerini, dernokrasi ve sosyalizm mucadelo-

yorlar,"

13udurum yenidir. Eskiden Turk aydinlan "Dogulu" insanm yazgisiy1a.;ok yakmdan ilgfleniyorlardr. "Dogu", Turk aydmlannm ve solculugunun onemli ilgi alamyduancak gec;:mi~ zamanda kaldi. . Cunku "Dogulu" arnk kendisine "Kurt" diyordu ve kendisini anyordu, Kimlik arayrsirnn onune cikan engclleri geriye itiyordu.

-

14

15

Icrtnl ihanctle sucluyordu, Bunun i<;in gazctcnin isrninin Kurtce olmast yctiyordu. . "Ord. Prof. Dr. Hifzt Vc1dct Velidedeoglu, Kurt ... varhgrru inkar cttigi icin, ulusal sorunu kabul etrnedigi icin, dcmokrasi mucadelesi yaparken bile ihbarci bir 9zgiye du§uveriyor. Ord. Prof. Dr. Hifzr Vcldet Velidedeoglu Turklcr icin kuskusuz oncmli bir kisidir, yurtsevcr, demokrat bir kisidir. Ama Kiirtler iQn bir ihbarcidan baska bir ~y degildir. Kiirt dusmamdrr, Turk rrkcrsidrr, "Yalana dayah Turk resmi ideolojisinin en iyi savunuculanndandir," Besikci'nin Velidodooglu <;6zumlemesinde katlldlglm yerler kadar ka- _ nlmadigun yerler de var.

boyledir: ancak yazilan hep ters kaleme aldirn. Ve agn ile dilijiindum: Acaba benirn i9n basirn ve g6zlerim a~g,da, tuslannm yukarda ve havada durdugu bir yazl makinasi kesfedilemez mi? $imdi bunlan du§uniiyorum. . D~§ii~meyi durdurdugum zaman agnlannun g~gine, hi~ olmazsa l§galcJlen duymayacagtma inamyorum. -

Irko oldugunu kabul ediyorum. Ben Turkurn, ager ben Turk isem, Tiirkler i"in onemini ve demokrat ki§i1igini rcddediyorum. Dironmeyen demokrat olmaz; Velidedeoglu'nun yasamma dirers; hiebir zaman ugramaml§tu. Bir: 1950 ytllannda Turk universitelerinin ozerklik mucadclesinin dtsmda kalrmsnr. tki: 1960 ytllanru anlamarrusnr, 0,,: 1970 yillarinda ihbarcrdir, Dort: Hicbir yaZlsmt okuma gcregi duymadim. Hapislik, okumak istemedigimiz yazarl.~ra da mahkumiycttir. Vclidedeoglo, Ozal partisini kurarken Turgut Ozal mcddahhgr yapiyordu. Bes: Herkcsin imzaladigi Aydin Belgesi'ne kaf§l <;Ikl! vc imzalamadi, Altt: Cumhuriyet'te yazmak "yurtsever" nitelemesini kazanmaya yctmiyor. Yedi ve sonuc: Velidedeoglu Turk aydiru dCi!;i!;kfifiidiir. Turk aydirumn yanhzca kiifiidur.

'

Sevgili Arkadasirn Ismail Be§ik<;i,yazdlklarlml onceden sevgili hukukculanrmn dcnetiminden ge<;irmemi elestiriyor, elestirisine kanlmamakla birlikte bu kez bu yola ba§vurmuyorum.<;iinku, burda yazdrklanmin ~ok buyuk bir bolumu, Devlet Giivenlik Mahkemeleri'nin tutanaklan~da da yer altyor '. Bir bolumii DGM Savctlannm titiz siizgecinden gesnus bulunuyor; yam davalara konu olanlar da var. PKK ~en~1 Sekreteri Ocalan ile yapugrm sohbetle i1gili Istanbul DGM d~va a~tt; idd ra namede yer alan ciimleleri, aS11 metinden "Ikarmak geregim duydum. Okuyucumun, yayimladigun iddianamedeki cumleleri yerine koyarak okumasi gerekiyor; zahmetli oIdugwlU biliyorum. Ancak zahmet olmadan bilirn ve aydtnhk gelmiyor. Bu ~h~mamda yeni olan ve DGM yargl" ya da savcilarirnr; suzgecinden gecmeyen bolumler, her b6liim i~in yazdigim giri~ He dOrduncu bOI?~iin tiimunden ibaret~ir. ~rdiinco. bolumde, Gene! Kurmay Harp Tarihi larafIndan yazrlan bir tanhten aktarmalar yapiyorum, AyrIca, Amerika Birlesik Devlctleri"nin kendi diplomatlan icin, gizh servislcrine hazirIaulgt "Kurt tarihi" ile Sovyctler Birligi'nin Kurt sorunu ile ilgisin! ele alan yine ABO gizli servislerince hazrrlanan bir raporu yayimhyorum .

...,.
"Tezlcr" dizilerimi bir aynsmanm kanallan olarak planladrm. "Kurtler Uzerine Tezler" cahsmamm yeni bir kanal olmasmi diliyorum.

Dorin agnlar icinde yazdim.

-

Cahsmanrn tumiinu derin acilar icinde tasarladtm. Candan Baysan, ~rllen yapn ve cahsmarnn tumunu yayma hazrrladr, Abdullah Keskin, projenm tumunde, Candan'a yardim etti ve eski cahsmalan dizgi makinasimn bellegin~~n ~kme i~ini ustlendi. Sonucta, cahsmamm okuyuculanrna sunulus bicimi, Candan ile Apo'nun uriinil oluyor; her ikisine de te§Ckkiirlerimi yaziyorum.

Bu onsOzii de acilar icinde yogrularak kaleme aldim. Yazarkcn gormcm gerekiyor. Teybe okumayi sevmiyorum. Daktilonun rulosunu gorerek yazmayi seviyorum. Daktilo ve tuslan a§dgtda ve basun He gozlcrim yukardadir. Normali

<;Ocuklugumda, koyumun koyliileri, beni, "ortak" diye seviyorlardt.

16

17

"Ortak" sozcugiinii hep sevdim; ortakctltgr, toplum i~in hizmeti ve e~it<;ilisayan bir dunyada yasarnak isriyorum, Yasamak istedigim dunyaYI kurmak icin cabahycrum. Ortakhgin zor oldugunu biliyorum.lnsam ise, zoru kolaya cevircn yarank olarak anlarnak istiyorum, Derin agnlar i<;inde bu <;ah~mrum tasarlarken buyuk heyecan duy-

gi ahlak

dum.

Ortak bir toplum ve dunyadan heyecan duyan okuyuculanma, hsmanm, ayn bir heyecan kaynagi olmasuu diliyorum.

bu ca-

Yalo;m Kii'iiU< KarakusunIar Koyii Ankara

~ubat 1990

Birinci Bdltim KURTLERiN MUCADELE TARim

18

KURTLERiN MUCADELE TARiHi
Feti~, ilkclin idoolojisidir. tikel, feti~ik bir maddede bir diinya g6rii· yor; Tersinden de soyicnebillr; bir diinya gormesi i9n ilkele feti~ gerekiyor. ldeoloji, kiitlcnin bilimidir. Kutle, halk ya da "vulgar" sOzcugiiniin kaynaglyla, "folk" ya da "volk", hem bilime ve hem de basitlige muhtac g6riiniiyor. Ideoloji, basitlestirilmis, karsi ve duzeltici egilimlerinden anndmlmrs, halklastmlrrus anlammda vulgarize edilmis, bilim olarak ortaya cikiyor. Kutlcnin, en kestirme ve en bulandmlmamis bir bicimde dunyayi gormesini saghyor. , Insanoglu ve halk ideolojiye muhtactir, Insanhk varoldukca ideolojilcrin varolacagt anlasilryor. Zaman, tekelsi diizenin eline g~irdigi genis olanaklar, insanlann ideolojiye olan bagldl-, gml azaltnuyor arttmyor, ldeoloji gormek icindir. Her ideoloji bit baska diinyayl ve bir baska ger~ekligi gosteriyor, ldeoloji g6rmemck iSiindir. Garmek ayru zarnanda gOrmemektir. Bit biitiinii gormek anlarmnda bile "gormck" aym zamanda g6rmemck oluyor. <:;ii.nkiibir butunu gormek, varse bir baska biitiine kapanmaknr. Bu acidan bakildrgmda idooloji He din arasmda kurulan paralelligi roddetmcmek, tam tersine kabul ctmek gerekiyor; Marx'tn, dinin yerini almak istedigi yolundaki vulgar iddiayt, ~imdiye kadar oldugundan s;ok daha fazla dddiyc almak gerektigini dii~iiniiyotum. Her idoloji He her din, dogalhkla ve onlenemez bit bicimde, birbirinin dii~manzdlr; dinler de gormek i~in ortaya ~lklyor. . Din, insanoglunun aCIgercekligini, vulgar bir mekanizma ile bir ~ziime, ashnda baska bit diinyada ~6zum oldugu idn ~6zUmsiizliige cevirme girisimidir: ideolojinin gorme ve gormeme i~levlerinin tiimiinti iistleniyor.Jdeoloiiler, dunyasal gen;ekligin, dinler de gerSiekacilarm, son derece basit ~6ziimlemelerini ve formiillerini iceriyorlar,

21

ldeolojiler, insanogluna buyuk bir kolayhk ve dinler ise sonsuza yakm bir rahatlama saghyorlar. Dinler, mhcadele etmeyen insanoglunun ideolojisi oluyor. Tarihin buyuk din savaslan yazmasi, bugun bile dinscllik adma hem radikallesmenin hem de ~iddete yonelrnenin bir cgilim olarak gil..lendiginin gozlenmesi, bu soylenenlerle celismiyor. Cunku biitiln dinler, butun illuzyonlar, kavramsal olarak ortaya koyduklannm dismda, ancak mutlaka hareket kaynaSI gerceklikle baglanhh bir "ger ..cgi" banndmyorlar. Dinlerde, iJliizyonlarda, mutlaka ger ..ekligin payi ya da paylan vardrr. Ancak pay 01mast, ger ..ekligi rumuyle yansunklan anlamma gclmiyor. Din He ideoloji arasmda kurmaya ~ah~tlglm paralellik, yakmhk ve karsuhk, ideoloji uzerinde yillardtr siiren bazi kansikhklan da ortadan kaldirmaya yardrm edebilir; oyle dii~uniiyorum. Bunun i..in bir akiarma yapma durumundayim, Lenin'in "Materyalizm ve Empirikritisizm" bashkh ..ahsmasmdan aktanyorum: "Kisacasi, her ideoloji/tarihsel olarak 10§ulludur; ancak (ornek olsun dinse1 ideolojiden ayn olarak) her bilimsel ideolojiye bir nesnel ge~egin, mutlak doganm tekabul ettigi kosullu olarak dogrudur" (")Aktarma, ideolojiler arasmda amm yapildiguu ve yapmak gerektigini ortaya 9kanyor. Her zaman hem ideolojinin gerekliliginden ve ..ok zaman da ideolojik bakisin sakmcalanndan soz ediliyor. Marksist-Leninist yazmda da bu duo rum var; ..ok zaman ideolojik olmak gerektigi savunulurken pek ~k zaman da idcolojik bakrsin ..arplkhgl iizerinde duruluyor. Bu nokta acikhk gerektiriyor. ~yle baslanabilir: Metalann, uretimlerinde gerekli zorunlu emek miktarlanna gore degi:?tirildikkri, daha baska bir sozcukle, birbirine gO. re degerlerinin emek-gucu oranlanna gore belirlendigi, ..ok sonralan bilimsel bir aciklamaya ve yazirna kavusturuluyor, Adam Smith'te eksikli olarak ortaya konan formulasyon David Ricardo ile, belli tarihsel ko~ullarda, en rnukemmel bidmi ahyor. Ancak bu, bu yasamn, bir bakis, bir dunya gorii~ii olarak ~k daha onceleri, en azmdan iki yiizyil kadar oncesinden varoldugu g6ril~iinu ..urtitrnemelidir, feodala zamamrun bir bOldmunukarsihksiz olarak ..ahsmak zorunda kaldiktan soma feodalitenin boyundurugunun yetmedigi yerde henuz organlanndan bile tiimiiyle ay(0) "Tn a word, every ideology is historically conditional, but it is unconditIonally true that 10 every scientific Ideology (as distinct, for instance, from religiOUS ideology) there corresponds an objedive truth, absolute nature V.l. Lenin, Collected Works, Vol. 14,s. 136
H

nsmarms aygularla yasarmru kazanan, yeni yeni "meta" ureten bir zanaat.b~tii~ d,?~y~ya ~megiy.le bakmasindan ve emek ol..iisiine gore degl~lml bir tur din haline gctirmcsinden daha dogal ne olabilir? Bu zanaatkan~ ~mcginin iizerin:, kiskan ..hkla kapanmasi ve emegi, ..ahsarak terlcmcyi, kursallasurmasi son derece dogaldlt; mutlakbir dog-alhga uygun dii~tUgii bir donem var, Burada bir parantez a..abi~yoru~: .~cllikle toplumbilimlerde, yasala~tl~mal~J?-~ ,,0$0 'f:k ge<;gehyor. Ozunde emek deger yasasi olan ekonorm pohhgm bir bilim olarak ortaya '>lktI81,baska bir sozcukla bir bilim ~larak ~.a~ul edildigi zamanda tarihsel ge ..erliligini ~ktan yitir~i~ oldugunu dusunmeye bashyorurn, Ekonomi politik, Smith ve Ricardo rarafindan mii~e~clle~tiril~eden once, Lenin'in sozcukleriyle, nesnel gcr ..ege, buna obJcktl~ ger ..cklik de denebilir, daha uygun dii~uyor. Ta~antezl kap~~lrkcn :?u tezi ortaya atmak istiyorum: ldeoloji, bilim del?~ld~r.Ancak ~I.hmle ..ok yakindan ilgilidir. "Bilimsel idcoloji" de bilim deg!l~~r; anc~k bilime dayamyorve bilimden tiiretiliyor. Bilim, ~?g.amn ve toplumun derinindeki hareket yasalannm ortaya 9kanlrnasi I~ldlr ve bunlann karsihkh iliskilerinden olusuyor. Bilirn adamIan olsa da olmasa da, en azmdan ham bi..imiyle bu yasalar dogada ve toplu.n:'da v~~.dlf;y~r~hcl bi~.bi...mde ortaya cikanlmalan gerekiyor. i Blhm. ~l on~cciJr, 1.~~loJl rm: ~u anda buna bir ccvabnn bulunmuyor. ~~cak blhm~lldco.loJl)'1, bakisa d6nu:?tiir(ilmii~ bilim olarak tammlayab.lh.yorum: Bilirnscl ideoloji, kiitlcnin gorrnesini kolaylasnnyor ve gormesini.engelltyor. . . B~. nokta~ gclistirrnem gerekiyor: fakat daha once, bilimsel ideolojirun kutleyc smmo:.~I~mson derece dogal ve kolay oldugunu kaydctmek ~uru",:~~~aY.I~. ~Il~msel ~Imayan ideolojide, daha dogru s6yleyi~le, bihmsel.hgml yinrrnis idcolojido de kiitleye sinebilrnek i..in mutlaka ~iddet gcrektyor. Bu aodan baktldigmda bilimsel olmayan ideoloji, birikmis siddet anlanuna geliyor. ~imdi gelisrnesi gcrekli noktaya donuyorum ve bunun i..in bir ozet gerekiy.or. <:opc~ni~~?'a kadar ~~nyanm merkezve gune~in dunya etra. fmda ~I~.dal~ ~.Izdlgt.kabul ediliyordu, Copernicus, bunu degi:?tirdi; ancak buyuk ~~r urkekhkle. kitabma yazdtklanrun dogru olmayabilecegini de.eklemeyt l~~al etm~1. Copcrnicus'un blraktlgl yerden Kepler devarn eUI; Kepler, duny~nm ~une~ etrafmda donii~uniin matematik yasalarlm bulmayl da .denedl. Bu tlk yasadlf; matematik Hadeyi bulmak Kepler'e On y!l~ ya~m bit zamana mal oldu. t;iinkii. Kepler, yoriingenin bir daire olaca?ma mamyordu ve Kepler, daireden ba~ka bir hareket yoriingesi goremlyordu. Kepler'e kadar "daire", hem bir ideoloji ve hem de bir estetik de-

I:l~1n

22

23

gerdi; Kepler, bunun drsnn gorcmiyordu. Elips! akil edebilmesi, "garebi]mcsi" icin, on yila yakm zarnan gitti. Kisaca ozetliyorum; Kcplor'in bltaktlgl yerden Galile devam etti. Cali'Ie, Copernicus-Kepler sisterninin do~lugu~a inamy.ordu. ve ~~te~i~yaptlgl olaganiistii katkilarla astronomld;n baglmslz .blr ~Ik ?Ihr~um~ ~ mellerini de anyordu, Yalmz Copernicus-Kepler ststerm, klisenin butun temel ilkelorine torstir: aydm ve Galile'nin dostu bir papamn gorcvde bulunmasma karsm, kilise Calile'nin gorii~lerinden donmesini, bilimde ve polistc kullarulan ifadeyle "otmesini", "to recant" istiyordu. Baya81 kitaplarda yezrlanlarm aksine Galile oUii; bilimsel dii~iincesini reddederek klisenin sahip 9khSI Aristo-Batlamyus bakrsma teslim oldu, Galile, Padua Oniversitesi'ne gitmeden iki yil once Giordane Bruno'nun ya§aml sona erdirildL Padua. VenedikCumhuriyeti'ne baghydl ve Venedlk ozgiir sayihyordu: ~agma gore ileri ve materyalist du§iinceJerin savunucusu Giordane Bruno, Venedik'i ozgiirbuldugu i~in engizlsyonun elinden kurtulmak amaciyla Venedik'e g~i. Ancak Engizisyon, Venedik Cumhuriyeti'nden Bruno'yu kendisine teslim etmesini istedi; Venedik, bu istegi yerine getirdi. Engizisyon elin~ g~irdigi Bruno'dan o.n~ "otmesini" istedi ve Bruno otrneyince aln yil zindana kapamrdi. Engizisyon aln ytl zindandan sonra Bruno'dan Olmesini yeniden istedi ve Bruno reddetti. Bruno bit direge baglanarak yakildt, Vulgar kitaplanmn aksine bilimsel bab§l~l r~d~en G~lit:'~in Bruno'run yazgrsmdan etkilendigt konusunda hicbir billm tarihcisi kusku duymuyor. Aym kentte tamsan lki aydm olduklan da ileri siirtiltiyor; birisine uygulanan §iddet digcrine uygulanrms sayihyor, Bilimsel ideolojiyi yerl~tirmek i9n §iddete gerek oldugunu dii§iinemiyorum. Fakat bilimsel olmayan ideolojinin ortadan kaldmlmasi kendiliginden olmuvor. Bunu Turkiye'nin yakm rarihinden de ~lkarmak miimkiin gOriiniiyor. 1925 yrlma gelinceye kadar Turkiye'de bir "Kemalist Devrim" olabileccgtni s6ylcyccck bllim adarru bulmanm ii:0k zor sa~dma.sl gercktiginc ina.myorum. Kemalist onlemlerln hepsi yasarmn pratiklerine duyulan tepkilerin roplarrudir. 1925 yrhnda patlayan ~yh Sait isyam, ashnda 1940 yillanna kadar ~~itli ad!ar alnnda devam ediyor. Bu donem Tiirkiye'de siirckli yargilanmalar ve idamlar donemidir, Yakm zamanlar tarihinin en §iddetli kesitini veriyor; lttihat<;t liderlere, komunistlere ve Kiirtlere stirekli yarg.lanma ve komimistler haric diger iki katcgoriye ise onemli ol~iide idam dU§iiyor. Kemalist ideolojinin yerl~tigi donern i~tc bu zaman kesitidir.
24

Osmanh doneminde banscrl sayilan "KUrt" sOzciigunii Turklerin unutmasi da bu donernde gcn;ekl~tiriliyor. 1960 yrllarmm ikinci yansi, Kcmalist ideolojinin etkinliginin cridigi bir doncmdir, Bu donemlcrde a zamana kadar Kemalizme kar~l gortinen biitiin yoneten siruflar Kemalist idoolojiyi benimsemeye bashyorlar ve Tiirkiye tarihi yeni bir siddet donemine giriyor. Bu donemden hcniiz crkilmadr, ''Kiirtler Uzerine Tezler" bir ~lkl§ ~ah~masldlf.

BE~iK«;i'NiN DUROSTLU(;O VE KURTLER
'Toplumsal Kurrulus" ana davasinda savunma yapmak iizere huzurunuza gelmis bulunuyorum. Bu surecte once Ankara Emniyet Mudurlusu'niin iinlii DAL'mda hiicreye ve hemen sonra da Ankara Merkcz Cezaevi'nde bu kez onurlu olarak iinlii dorduncu kog-u§a kapanldim. Basmda Bilgesu Erenus, Hiisnii Ondul, Ilhan Akalm ve Orhan GOkdemir ile birlikte bes saruknk: sonra <;ogaldlk. Savcihk makarru esas hakkmdaki gorii~iinii belirtti, hepimize istcnen hapis cezalannm toplarm birkac yiizyJia ulasiyor, Yuklenen suclar, bOlUciilUkve komiinizm propagandasi uzerinde toplamyor. Ancak Turkiye'yi yonetenlcrin, Eyliilist darbe ile komiinizm tehlikesini bertaraf ettikIeri inancma kaprlmalan nedeniyle suclamamn komunizm propagandasi hOliimu daha az onemli g6riiluyor, daha cok KUrt~liik yaparak boliicii olmakla suclamyoruz, Dolayrsiyla davarnrz KurtIOiilUk da boluciiluk davasma indirgenmis oluyor. ya Bizler, birlikte yayrmladigirmz Toplumsal Kurtulus dergisinde "Kurdistan" sOzciigiinii telaffuz ederek ve Tiirkiye'ye karst savasan yasadisr ~a~tiye Karkeren Kiirdistan, PKK ya da Kiirdistan 1§9 Partisi'nin g6rii~lenm yansttarak Kiirt<;iiliikve b61iiciiliik yapmakla sudaruyoruz, Esas suelama budur; her birimize bu temel suclamanm ~§itli uzannlan ya da somut fiilleri yiikleniyor. Ba~tnda yoktu; kovusturmanm davaya donii§tiigu asamada benim ve Bilgcsu Erenus'un i~lcdigi suclarda bir degi§iklik old u. Her ikirniz de d05tumuz Ismail ~ik~i'yi ovmekle suclarur olduk; ben iiniversite yillanndan Arkadasrm Be§ik~iHoca'ya "biz Tiirklerin onuru" ve Bilgesu da "San Hoca" dedigi icin, Ismail kumral He sari arasi bir tene sahiptir, Ankara Devlet Guvenlik Mahkemesi'nde yargrlarur old uk, Cece evimizden ahmp Ankara Emniyet Miidurliigil'mln hiicrelerine kapanlmamizdan itibaren DGM Savclhgl He siyasi polis, en cok bcnimlc Bilgcsu'yu nasil suclayacagi konusunda tereddiit gosterdi, surekli goeti§

25

dcgi!ltirdi; bu i?imdi kesinlikle anlasihyor. PK.KCenel Sekrcteri Abdullah Ocalan'in yaktn arkadasi, munefiki ve benzeri suclamalardan soma lsmail Bc!liki;i'yi ovmckten dava a9ldl; daha sonra DGM Savcillk.ma~~I, esas hakkmdaki iddiasirn okurken Bilgesu Erenus hakkmda gorevsizlik ve benimle ilgili olarak da "sehven" turuklandigirm da kaydederek beraat istcdi. Ben bu buyuk davada, Savcihk makanu tarafmdan hakkmda boraat istenen tek saruk old urn. Gem; devrimci arkadaslanmla birlikte kaldigun Ulu~an.lar'~a Ank~r~ M kez Cezaevi Dorduncu Kogusu'nda DGM Savclhgl iddianamesini ail; okumaya basladignn zarnan buyuk bir il3~klOhga .?u~~.um. Savclh~ makammm boni sucladigt ve bir bilirkisinin suqlu buldugu sozler bana ait degildi. Dergiler climde yoktu; anc~k ben her.s.oziimu hatlrla?'lyordum ama goriincc bana ait olup olmadigmi aYlrablhyo~~m: .Bu s:ozler ~a~a ait degildi. Bu sozlcr Aziz Nesin'e aitti. SavCI ve bilirkisi Aziz Nesm in sozlcriyle beni hapis yahnyordu. . • .. ". llk durusmaya Baskan Vehbi Benli izmde oldugu l~m Degerlt Yar~~ Albay Mchmet -Bostanct baskanhk yapryordu. Ba~~,asm!n _rerine hapis yathglml ifade ettigimde, kursude dayana~,ad~ ve Yam ~l~ ~a!l~lm~ yerine tutuklandigimzr iddia ediyorsunuz! ~lye~k tepkisini ~elh e!tl. Hio;;nanrruyordu. Kamtlayacaguru soyledim, Sirndi DGM Savcihgi benim i "yanhshkla", eski dilde "sehven", tutuklanmis oldugumu hazlrlam~!l.oldugo esas hakkmdaki mutalaasma g~irmi!l bulunuyor. Ben hapse gmp 9~makran daha cok dogrulanmaktan haz ahyorum. Boyle yer yer acih bir surecin belli bir noktasinda beni dogrularms olduklan 10;;10 Savcihk makamma tCi?€kkurediyorum. .. .. .. _. Bir insan, ben, sevgi duydugu, kendisindcn durust. b~ldugu ~l~ ~o.~a Arkadasma 'biz Turklerin onuru" derse~ nas~1 ~urt-;:liluk ve boluculuk yapml~ olur: bunu anlayamryorum.Ismail Besikct, safhk anla~mda, be~: den cok durusttur: Ismail, benim kitaplann:n y~y~.mlamadan once .. e~gJ!l S Hukukculanma inceletmemi, denetletmemi, durust bulmuyor. Tumuyle kanlmadigtrm soyleyemem: ancak be~ daha cok pratigin icindeyim. Daha -;:okpratikle isi<;eyim; koruma mekanizmalanrru bulmam ve cahsnrmam gerckiyor. . Ismail Bosikci, aym fakiiltede benden iki yil s~nra~.a.~cak bir yolda, Kurt arastrrrnalar ve cahsmalannda benden 6nc~lr. K~tuph~.nemde bulunan ve su elimde tuttugum kahn ve bU~u~boy cilt, ~u~dolOJl cahsrnalanyla ilgili kiisuk bir bibliyografyadir; -;:~Itlt ulustan b~lgm v~ ara.~tt.nct~a: nn Kurtler hakkmda o;;ah~malarmtn isimlerini ve bibliyografik b,lglie:am topluyor. Yalrnzca 1%8 yilma kadar olanlar bu ~Im ~e b?yu~.boy cilne yer ahyor, Ismail, bu alanda ve benim bilgime gore, 11kTurktur. Ben bu

yola zorlandrm; DGM Savcrlanmn en az her ay bir kez beni hucreye kapatma emirleri ve tutuklama talepleri karsrsmda, kendimi korumak ve savunmak icin, Kurdolog olmaktan baska care bulamadrm, Hem Kurdolog oldum ve hem de KUrt kardeslerime sevgimi artnrdim. Arasnrdiklarma vurgun ve dava ortaklarma asik bir insan oidum. Arasnrdiklanmm sonuclanru size sunmak istiyorum. Ancak zamammzi cok almamak icin sadece "tezler" olarak sunmak durumundayim, Ostelik bunu yapmaya bir vaadim var. Tutuklu olarak ilk kez heyetinizin karsisma Slkanldlgtmda savunma asamasmda ve bu alanda bir kitap yazmrs olacagmu sOylcdigimi hanrhyorum. ~imdi boyle bir imkana sahibim. Aynca bunu yapmaya mecbururn. Vine huzurunuzda bir gun, baska bir davam nedeniyle, tum halklan seven bir Turkofil oldugumu soyledigimi hanrhyorum, Bu topraklan giderek daha cok seviyorum j cunku be. ni hep zorluyor. Bu U1kebeni hep mecbur ediyor ve ben mecbur ettiklerini seviyor ve yasryorum, Arasnrdiklannu kitap haline getirmci<ten baska hicbir gelirim yok; son zamanlarda huzurunuzda kendimi savunmaktan baska bir i~ yapamaz oldum. Ancak ulke cilvelidir: huzurunuza gelip soyledlklerimi kitaplar halinde yaziyorum, Yaymevleri basiyorlar, lnanilmaz g6riilebilir; insanlar, ilgiyle okuyorlar. Ben g&;iniyorum. Son zaman lard a DCM yargidanna soylediklerimi yazarak ge<;i.niyorum. Geo;;imimibuluyorum, Ismail Be~ik9 Turkiye'de bir yol aocidrr, Biz yol acanz, "Biz", Toplumsal Kurtulus, bir baska yol acnk, Bunda mahkemenizin de katkisi var, Bir yol acilrmsnr ve bu toplumun onuru, bir baska alanda da kurtanlrrustir. DAL'da, siyasi polisin Kurt uzrnanlan tarafmdan, yuksek l!llk altinda, sorgucumuzu g6rmeden sorgulandignmz zamanda bile, PKK ve Genel Sekreteri A. Ocalan'm yasalarm sinirlan icinde kalan g6rii§lerini Tfukiye toplumuna duyurmamn bir gorev oldugunu savunduk. Tiirkiye insammn bunlan bilmek hakkidrr, Tiirkiye insarumn hakki, bizim sorumlulugumuzdur, Tiirkiye insam, kendi devletiyle savasan bir 6rgiirun ne istedigini, durustce bilmek hakkma sahiptir. Fransa insaru, Fransa'ya ka~l bayrak acan Cezayir'in ve lideri Ben Bella'mn ne istedigini bilmistir, Buyuk Britanya insam Londra'ya savas surduren lrlanda Cumhuriyet Ordusu'nun, IRA, ne istedigini biliyor. Amerika Birlesik Devletleri'nde bile, uygar devletlerin bu en ilkelinde bile, Ho $i Min'in gOrii~leri bilinmi~tir,

26

27

. SU1:;, 6rii~iin sahibindc dogil, gorii~h~ olabilir. Bchico Boran'm, Nabi g Yagdnm Nihat Sargm'm, Ahmet Kacmaz'm, digcrlerinin, her biri yasak Han odilrnis bir siya~1 orgtitiin liderlerinin goruslcrmin her gun yayimlandiS, bir ulkedc, Ocalan'm suo; olmayan gOrii~lcrini yayimlamakean kimsc bizi ahkoyamaz, DAL'da iskence tehdidi karsismda, bunlan savunduk. Bunlan savunmaktan geri kalmadik. Toplurnsal Kurtulus'ta inandlglmlzl yapmaya basladrk. Dcvlctin zulmti uzcrirnize du~tu. Dayandik, zulum, yaptlglmlZln duyulmasma yol ach. Mehrner Ali Birand, bu yolda yalmz kalrnamarruz gcrcktigini dusunmu~ olmahdir: yolumuzu a.;acaglmI7..a inanrms olmasi da mumkundur. Benden zongindir, Ancak bcnden guc;:Jiirnudur? Onlar zcngindirler; devletin emirlerine uyarlar. Ben yoksulum, yoksullann temsilcisiyim. Devletin kanunlanmiza uymayan emirlerine uymam. Ben yoksullann zenginlerden daha giio;lii olduklanm gostermeye cah~lyOt't1m. Bizi, Toplumsal Kurtulus'u, Bekaa Vadisi'nde mukim Abdullah Ocalan'm goril~lerini yansnmakla sucladtlar, Hiicreye koydular ve hapse atnlar. Mchmet Ali Birand, 'I'C televizyommun en masrafh haber prograrrurun yildizi, Bab-i Ali'de MilIiyet gazctesinin frkra yazan, Bruksel'de AET nezdinde gorevli Birand, i~i gordu ve mumkundur, sonucunu kimseye birakmak istemedi. Bekaa Vadisi'ne gitti, Ocalan'la g6rii~tti. MilIiyet buyuk reklamlar verdi. 0 sirada ben Ankara'da iinlu DAL'da hucredcydim. Hepsini cok soma ogrendim, Birand'in Ocalan'la ilgili magazin yayiru kampanyasim cok soma duydum. Birand, Ocalan'i magazin yapmak istemisti. Devlet bundan urkmus. Ankara DGM SaVCISlnJ goreve ~aglrmtil; SaVCINusret Demiral, MilIiyet'e ve Mehmet Ali Birand'a "dur" emrini vermis. Hicblr yasal dayanagi yoktur. Ancak 8irand'm kendisi cok zengin olmasa bile patronu Sirkeci'den zenginleserek Bab-I Ali'de asalet arayan bir zengindir. Zenginler kanunsuz emirlere uyarlar. . Zenginlfk, kanunsuz emirlerin kaynagidir. Biz, Toplumsal Kurtulus, yoksuluz ve yoksullann scsi olmak istiyoruz. Kanunsuz emirlere uymaylz. Uymadik, uymadim, Bizl, hucrede, DAL'da, Savcilrkta PKK ile isbirligi yapmakla, Ocalan'm gorufllerini Toplumsal Kurtulus'ta yayimlamakla sucladrlar, Yapngumzm dogru oldugunu, ancak, hicbir g6ril~memizin 01madigun soyledik. Sonunda tutuklandik, Tahliye olduktan soma yapacaglmIi bir tek ii Yard}; Bekaa Vadisi'nc gitmck ve Ocalan'la g6rii~mek. Ocalan'la ittifak halinde olmakla suclaru-

yorduk; hi~ g6ru~mcmiiltik ve g6ru~mck bizim i<;in ve bu arada benim i9n zorunluluk oldu. Milliyct ve Mchmet Ali Birand , zengindir ve yasak emirlerine uyarlar. Biz yoksuluz. Bizim i~imiz kanunsuz yasaklan ortadan katdirmaknr. Bizi Ocalan'm gorii~lcrini yansitmakla suclayarak hiicreye kapatnlar ve sonunda hapscttiler. Yoksullann, Turk yoksuUannm ve bu arada sahipsiz Kurt yoksullannm scsi olmarruz lazim gc1digini du~undiik, Bekaa Vadisi'ne gittim. Abdullah Ocalan Kardesim He g6rii~um; goril~memi once profesyonel basinda ve sonra da kendi dergimizde yayrmladrm, Sorumluluk yerine getirilmtsttr. Bundan sonrasi bir hi<;tir. Her tiirlu sonucuna katlanacagmuzdan hi<;kimsenin kuskusu olmamahdrr; her turlii faturayr dii~unerek yapnm, Faturanm bir yeni "Eyliilist darbe" ile cikanlecagmdan hi.; kuskum yoktur; Degerli Mahkemenizden . aklansarn da r aklanacagimi umuyorum, zamam geldiginde bir yeni darbenin sonucunda benim ya da 'PCUklarlrnm Bekaa Vadisi'ne gitmek curmtinden bir mahkemenin onune 9karttlacagml biliyorum. Butiln sonuclanna razryun: bu toplumun sorumlulugu da, onuru ve hapisleri de bizimdir. Bu yalruzca bit' kisisel ve toplumsal sorumluluk sorunu degildir, Bu sadece bir aydm sorumlulugu olmaktan da uzaknr. Bu bir politik gorevdir, Arkadaslanrn ve ben, Amerikan emperyalizmine karsiyiz. Amerikan emperyaHzmi bizim dUimammlzdtT. Arkadaslanm ve ben, Sovyet iktidarim, bir tur Vatikan olarak gormedik. arkadaslanm ve ben, Moskova'yi Amerikan emperyalizmine kar~t bit dost· ve miittefik saydrk. $imdi muttefik saydlj9.rnlz Sovyet iktidan, Amerikan emperyalizmi ile uyu~ma ve anlasma yolundadrr. I~birligi yollanru anyor, Gucumiiz, bu i~birligi arayt~ml onlemeye yetmiyor. Bundan dolayi aglamlYoruz. Sovyet sisteminin ~6zUlmesi karsismda perisanltk haline gecrniyoruz, Sadece sorumlulugumuzun ve gorevlerimizin arttlgtm du~iinii.yoruz, Acaba insam ve simflan buyUten sorumluluklan mtdtr? Washington'un bir "Buyuk Kurdistan" politikast oldugu arnk daha aqiknr, Washington'un bir "Ermenistan" politikasi oldugu da acrktrr. Amerikan emperyalizmi, sosyalist sistsmi, Ennenistan ve Azerbaycan'dan ufalayacagnu planhyordu. Dogu Avrupa'daki gelismeler Carbao;ov'un bir lutfU olarak geli~ti. [kinci Dunya Savasi sonunda Briti~ emperyalizmi Sovyet sisteminin Ban Asya'dan ve On Asya'dan Ilerleyecegtni du~iinuyordu. Dogu Avrupa'dan ilerlernesi bir surpriz oldu.

28

29

Sistem simdi bir Carbacov luksti ya da Pax Carbacova ile Dogu Avrupa'dan t;0ziiliiyor. Ancak bu durum onumuzdeki ~n Yll~a uluslararasi kavgamn mcrkezi Tiirkiye alan .hir cografyada olaca~tnI gozlcrden sa~lamamahdrr; Washington hem Kurt ve hem de Ermcm t~plumunu ho.~n~t tutmak icin odeyebilecegi butun fiyatlan Odemekten g:rI.~,I,~lHyo~:,TurkIye Cumhuriyeti'nin biitiin tepkilerine karsm Kiirt~erle ilgili .msam ~e Er: menilerle ilgili "tarihi" kararlan onlemek istemlyor.Washmgton, ibreyi Kiirtler VI:' Ermeniler lehine t;eviriyor. Turkler ile ilgili politikasmda h~~hdlr; Was~hi?gto~ oo_ylebir ihti~a!_c hazirlaruyor: gerid bir Kurt devleti de Ortadogu da bir sure daha ~udugunii ottiirebilmeyi planhyor. PKK turunden, soven oh~ayan:ve. gl~erek yoksul Kurt koylUlugunii ~~kete ~cQ.!me yonunde g~h~en bir orgutlenmeyi temizleyerek Ortadogu da yom duzenlemeler ~tnde ko~~yor. , Bizim vo bu arada benim isim, dtinyanm her yermde, Washmgton un planlanmn karsisma t;lkmaktIr. Eger ~~~t~er Birligi, Washington ile ay, m senaryolar i<;inegirerse Sovyetler Blrhgi run de karsisma <;Ikmakhr. Bu arada bir parantez acmak durumundaYlm. ~~rkiy~ .Cumhuriyeti Devleti'nin butun iliddetinin bizim basirmza mmest lie bizim Washlngton'un "Secmeli CaydJnClhk" Doktrinini aciklamarruz eil zam~nhdlT '.Turkiye'de Washington'un bu lanctli plamm aciklama onu!u da ~lze nasip ?ldu; bunun uzerine belki de bizim it;in uyuyan devletm zulum mekanizmalan harekcte ge<;irildi. .. . , ... Parantezi kapadiktan soma devam edebihnm; Ocalan m kendisine yonelik her tiirlii dusmanca hareketin i<;inde Washington'un parmagrm gormesi, Turk ya da Kiirt her tiirlii kusatmada Washington'un planlamasuu aaramasr son derecedogrudur ve ger<;ekt;idir. Tarih!n §U~~masmd_~ lan'a yonelik her tiirlii dusmanca harekette Washmgt,?n un destegmt ya da hosnutlugunu gorme egilimindeyim. Amerikan emperyalizmi benim dusmammdir. _... .. _ _ . Yasarrum ne derece degerlidir; bilmiyorum. ~e?~m o~.t;USU hit; onernli degildir; ben yasarmrru Amerikan e~r:r~ah~m~. tie .m~cad~ley,e adryorum. Sovyet sisteminin t;oziilmesi hem buyuk ol<;ude 11gtlendlrmt· yor, biitun uygarhklann bu en ilkelini, bu en hoyratmt, ortadan kaldirmasak bile snurlamak, bende bir yasam lursi yaranyor. "Biz" basit ceza pratiginin bildigi solcu d~imcil~en degiliz. "~kisuper devlet" demeyiz. "Ne Amerika, Ne Rusya demeyiz. Eger Washington ile aym t;izgiye giriyorsa Moskova'r da ~ii~man sayarlz:. .. Washington'un bir "Kurdistan ' politikasi va,rdrr..Hlt; klm~ biztm~: bir politikarmz olmasnu Onleyem~. W~s~ington ~n bir Ermenistan rc;>htlkasi vardrr, Washington Sovyet sistemuu, Ermenistan ve Azerbaycan dan

ufalayacagun planhyordu. Bir lutufkar siirprizle karsilasn. lkinci Dunya Savasi'ndan hemen sonra 0 zamarun buyuk emperyalist gueii, Buyuk Britanya, bizim yasadigrmiz topraklardan t;ekilme karan aid). Bu kar mn hem politik ve hem de pratik oykiisii, 6yle samyorum, hiebir yerde benim Tezler cahsmamdaki kadar acik degildir. Birinci Soguk Savas bu bOlgelerden biiyiik Britanya'run t;ekili~inin oykiisiidiir. Truman Doktrini, isteksiz ve Ortadogu'yu uzak sayan Washington'un Ortadogu'ya bir giit; olarak giri~inin ilamdir. lkinci Soguk Savas ise bu bOlgelerden Sovyct freninin t;Oziilmesiyle sona eriyor. Bu bOlgeler tek yanh olarak Amerikan hoyrathgma terk ediliyor. Bizim isirniz buna karst cikmaknr. Bu karsi t;lkt§!a gUt; hesabi yapamayiz, Gii<;hesabmm pazarda yapilabilecegine inamyorum. Bu bir gorevdir, Bu bir sorumluluktur. Corev ve sorumluluk, gii<;hesabi kabul etmiyor. Karsnuzda boyle bir hesapsizhk nedeniyle bulundugumuzu du§uniiyorum. KOROisTAN NERESiOiR? KORTLER KiMLERDiR? Dogru yerde oldugumuzu dii§iiniiyoTuz. Washington, Kurt geridligiyle bag kurmak plam idndedlr. Bizim bagtmIZ Kiirt devrimciligi iledir. Yalruzca ve yalruzca Toplumsal Kurtulus'ta ele almdi ve yayimlandi: Washington, bizim "Secmeli Caydmcshk" olarak Tiirk<;eye t;eVirdigimiz "Discrete Deterrent" Doktrinini geli§tiriyor. Buna gore diinyanm her noktasiru surekli savas alam kabul ediyor ve eskisinden farkh olarak bir noktada yenilgiyi abartmamak gerektigini 6ne siiriiyor. Bu doktrine gore ozellikle Asya ve Afrika'da devrimleri bastrrmak it;in tenleri Asyah ve Afrikah kuvvetlere ihtiyat; oldugu vurgulamyor, bunlar aramyor ve Secmeli Caydincrhk Doktrinini aciklayan temel belgede soz doniip dolasip Turkiye'nin Dogu bclgesine geliyor, dugumleniyor. Bu bOlgeye ya da bu bolgenin bir bOlgesine ne ad veriliyor? $imdi kanallardan cok su akmistrr: aneak Toplumsal Kurtulus'un "Kiirdistan" sozcu.gunii tclaffuz ettigi i<;inbOliicu.liik yaparak SUt;i§ledigi dava dosyarruzm temel savlanndan birisidir. Ve Turkiye'de "Kiirdistan" sozciigiinu telaffuz etmenin aleyhinde bilirkis! raporu yazabilen Ceza Hukuku ogretim iiyeleri bulunmaktadrr. Bunlardan birisinin "bilirkisi" rapoTU dosyadadtr. Huzurunuzda hakkirmzda a<;I1ml§ baska davalar nedeniyle, 'Kurdistan" sOzcu.gunii kullanmanm sue olamayacagiru gostermeye ~all§ttgtmt hanrlryorum. Bugun bastian ve sanlan, iclerinde Bakanhk ya da Tarih Ku:' rumu yaymlan da olan pek cok kitapta, bu arada Hamrner'in tarihinde

0:

30

,31

"Kurdistan" sOI'..ciiguniin kullaruldsgiru gostermeye ~alllitJm. Bizirn i~in ozol sue; olarnayacogim a9klamaya cabaladun. ~imdi bunlan tekrarlamadan bir adim daha atmak istiyorum, "Au point de vue historique 'Kurdistan' semble avoir ete cree parle,s Scldjuks pour designer la province comprenant los regions situees entre l'Adharbaidjan et Le Luristan (Senna, Dainawar, Hamadan, Kirmanshah etc) ainsi que certain territories adjacenrs situes a l'ouest de Zagros (Shahrizur, Khuftiyan-Koi-sandjaki')" Bu paragrafi, islam Ansiklopedisi'nin 1927 tarihli Fransizca edisyonundan aktanyorum: ProfesOr V. Minorskiy'in yazd~ maddeden ahyorum. Minorskiy, Kurt cahsmalannda biiyiik bir otorite sayihyor, tarihsel acidan 'Kurdistan' sOzciigunun Scl<;uklular tarafmdan kat edildigini kaydediyor. Kimse buna itiraz etmiyor. "Kurdistan" sOzciigii, "biz" Turklerin icadidir, Profesor Minorskiy, bir yerde, ~unlan ekliyor: "Sous Sandjar la por· vince 'Kurdtstan' fut formee de la partie occidentale du Djibal" Sadece Selcuklular zamarunda degil, aym zamanda hangi sultan doneminde, 'Kurdistan' s6zciiglinun kesfedildigini de alilkhyor; Sancarsah zamanmda, Cibal'm bansindaki eyalete " "Kurdisran" deniyor. Devam etmeden yazlYorum: "Biz" Toplurnsal Kurtuluscular, boylece Selcuklu Tiirkleri tarafmdan kesfedilen bir sOzcugii kullandigmuz i<;in Kiirtliuliik ve bOluciiluk yapml~ oluyoruz. Bu noktadan emin olunmasuu diliyorum. Selcuklu Sultaru lkinci Keyhusrev kendisini, "kath kefere vel musrikin" olarak Han ediyor; kafirleri ve musrikleri olduren kimse olarak tamnyor, Ancak bu kadar degil, "emiris sevahil", kryilann hiikiimdan ve "Rum'un, Ermenistan'm, Diyarbakir'in ve Suriye'nin sultaru" diyor; Rum, sOzcUk anlarmyla, Roma'yi ve ~grafya olarak da Anadolu'yu anlanyor, Henuz "Kurdistan" icad edilmemistir: "Dlyar-i Bekir" olarak geciyor. Arap prenslerinde Bekir'in bOlgesi anlarmna geliyor; "Diyarbekir" de Turkce degildir. (*) Zamanla, ancak yine Selcuklular zamarunda, "Kurdistan" sOzdigii bulunuyor ve kullamliyor. Devarn ctmcdcn parantez a<;lyorum: Bize "Rum" derlor. flk Turk devlctlerinden birisinin adi, Selcuklu Rum Devlcti'dlr, Bu kullaruhsta Rum'un, Helenlcrle, 'biz" yanhshkla "Yunan" diyoruz hi~bir ilgisi yoktur. M On10 Turkolog Akademisyen Gordlevskiy, Dlyarbekir idn, "Ba;;langl(;ta, urt K Beylori Mcrvanilerden Buyiik Selcuklulann y6netimine g~n Dlyarbaksr, sonra elden ele gecmtsn" diye yaZIyor.

"Rum" r Arapca Roma'yi g6steriyor. "Rumi" sOzciigii tarrutarmna "Rornah" anlarruna gellyor, "Musevi" sOzciiguniin Musah, Musa'ya bagh anlamma gdml'Si turundondir. "Hakkari" de boyle bir s6zciiktiir; Hakkar asiretine ait ()Idu~unu gosteriyor. Hakkarlar, Kurtler arasmda en asil asiretlerden birisi sayihyor. "1~iZttRum derler, Bu topraklarda kotulerne ya da ovme anlammda, ,~'.I.ngl a.nlamda olursa olsun, "Rum" sOzcilgii kullamldigmda "bizi", biz I urklen anlanyordur, bundan kusku duyulmamasr gerekti@ni dil§iinuyorum. Rum xayine, bexte wi tune. Rum haindir, giiven olmaz, , Bu bir Kurt atasozudur, Buradaki "Rum" sOzciigii tamitamma "bizi" biz Turkleri anlanyor, ' _. Uzat~ak istemiyorum; tarih icinde haIa Avrupa'yi ve iuygarhgrm onemsermyorum. Avrupa, Roma'mn, diger bir sozcukle Rum'un uzannsidir. ~vrupa'nm ,ise ne ~Id~gunu anlayabilmek icin Amerika'ya bakmak ~~kiyor; ~me?ka, geh§mt~ ve uzanlrms bir Avrupa'dir, Tiirniiyle ilkelliktir, Arnerika, msarun son buldugu topraknr, Amerika, insansiz insanlann ya§3dlg. yerdir, 1~~a~hF;ln~imdiye kadar tarudlgl iki uygarhk olmustur, birisi Roma ~e digeri de Iran uygarligr oluy,or. Bu goruslenmln 6zgiin olmadigim behrtmek durumundayim.: daha once Toynbee tarafmdan gelistiriliyor, Kahhyorum. Kiirtlerin tarihi Roma'mn devarm olan Osmanhlar ile Perslerin devarru olan Safevi ve Irani devletlerarasi savaslann tarihidir. Selcuklular hep Iran Sarayi'na oykunduler. "Keykubat" "Keyhiisrev" "Meliksah" (~); bunlar, Turk degil Irani adlardir, Osmanl:lar hep Do~ Roma Sarayi na hayranhk duydular; Romah prensesleri gelin a1arak asalet pesinde kostular, " "~~rdistan" sOzciigiinii r Turkler uydurdular; ancakTurkce degildir. Istan ,,,okl~~~ bulunulan ye~, ru:t.anlamlna geliyor; Farscadir, Iran uy_ garhgmm gucuyle pek cok dile gmyor; Ermeniler, kendi iilke1erine ya "E~menis~a,~", Aramlann ya§ad~gt yer, ya da "Hayaistan", Hay'm, Haag in, Haig m Haykolann ya§3dlgl topraklar diyorlar.

(") Meliksah, Arapca hukumdar anlamma ge1en"melik" sOzeUgu ile Farsca hukum~r a~ln~~a ~~~ ·~hn sOZ~~iin yanyana getirilmcsinden ortaya 9klyor. Bir gorgusuzlugu anlanyor, Kurt asillerinden Melkislerin de Meliksah'm bozulmus bicimi oldugu ileri silnllOyor.

32

33

F sea bu bolgelerin kiiltlir vc uygarhk dili oluyor. Bu Kiirtlcr i~in de 00 I;;ir. Iki buyilk Kurt aydnu, Yargt~ ldris, bu ldris'ten daha sonra da sO: ed~m ve Emir ~f, en onernli ~ah~malann~ ~a~a yazd_1iar.Tam bir mandaci sayilabilecek Idris-i Bitlisi, Osmanh tanhl.m~ 6n~~ ka~k. larmdan birisi olan Sekiz Cennefi, Hest Behi~t ve Bitlis Emiri ~re an d .. I" Kiirt tarihini $crefname, Farsca kaleme aid ilar. . a, ~u~istan", Farsca, Kiirtlerin ya~dlgt r~,r, K~c~n ~emI:ketl dnl~= mma ge I· ryor, Ml'norskiy , Islam Ansiklooedisi ndeki Kurdistan maddest Y"~ 1 k de. ne, "Kurdistan, pays des Kurdes" diye bashyor, Aneak smrr anmn ~ gi~tigi.ni kaydediyor. w. • " kW On A a'da bir Aslmda hem simrlan hem de tamnu degt~yor; cun u,. "s,!" .. de "Errnenistan' var, Osrnanh idare taksimannda "Ermerusta~ .I!e .~u~= distan" hem birbirinin i~ine giriyor ve hem de zaman zaman bInSI dlgcn nin yerini ahyor, . fs ki 1<;C§itlikaynaklardan Ermenistan iizenne yazrlmis en tara IZ. itap ar dan birisi olarak g6sterilen B.A. Bor'yan'm 1~28yth~,a Moskovalda basil: nus "Armcniya: Mejdunarodnaya Diplomattya SSSR ba~ltk~~~a ismesm bil '1 iliyor: "Poslo-aanglo-turyetkoy konventsii 1878 goda da ~u Igter venn . .~ fli Lzamenil Turtsiya vicerknula alovo 'Armeniya' iz ofitsial'.noy ~eogra II I za":,e~1 e 1 vom "Kurdistan", Bu kaynak, 1878 tarihli Berhn Antla~ma~t n an :~~,°Osmanltlarda resmi cografyada bir d.egi~i,~i~ y~~.~dl~t ve Enne: nistan" s6zcii.guniin Qkanlarak yerine 'Kurdistan soz~guniin kondu$U nu belirtiyor. 1878 Berlin Konvansiyonu, aQ~a Er_memlerden, Errnenilerin Kiirtler ve <;erkezlerden korunmasmdan soz ediyor, Dernek oluyor, "Kiirdistan" wzcii.gu Osmanhlar zaman'..~da?~ ve.re.Y mi bir eyalet adi olarak kullamhyor. C6sterdigi alan ~ok degl§€bdtyor, ancak kullaruldigr kesindir, . 1 .. Minorskiy, on dokuzuncu yuzyll ortasma ~da~ Kilrdlst~? eya. ctinin "evalet de Kurdlstan", Diyarbakir, Mu~ ve Dersim L~valan~t, les. LI~a .~e D: baki Mush et Dersim", i~ine aldlgtm kaydediyor, Kurtler ISC ..'Kurd·I~~ dendiginde ozellikle <;emi~gezek'i anllyo~l.u:; bugun b~k~Slz bir il~e olan <;emi~gezek, Kiirt tarihinde ~k onemli bir yere sahip bulunuyor. d 1 akla Kurdistan, Kurtlerin oturdugu yerdir. Ancak bu.tan!~ OS:~ 0 ~ bi likt "Kurdistan" yine de Kiirtlerin oturdugu yen nethkle goste~~yor. B~ ~~~nle olabilir, Nikitin ~unlarl yazabiliyor: "Kiirtl,:"in ~turdugu ulkeyi tamrnak istersek Kiirdistan a~lna ~ay~n~may1Z. C::u~k.ubu ad ~a~:~ ve mekan icinde itiban degi~en blr, tenmdll'. Hem kendlsl ve hem e r menistan" nedeniyle deSi~iyor. ,. , Ermenistan'l;Ja Kiirdistan 'a "Kiirdo~ile" deniyor. Dor yan, Ermemstan a

Kin'l) illtl vilaycti "Van, Diyarbaktr, Bitlis, Erzurum, Mu~ ve Harput olarak sayiyor. Yakm 7.amanlarda Ermeni sorunu uzerine en aynntth ve bilimsol ,ah~malan yaytmlayan Amcrikan bilim adarru Hovannisian, "Ar1Ill'lIi.l on the Road To Independence 1918" ad It ~ah~masInda "After Otto-

man expansion onto the Armenian Plateau, administrative boundaries tlurtuated conSiderably, but the term Ermenistan was used to refer to nlilSt of the region" dcdikten soma, on dokuzuncu yuzyihn ikinci yansinda "eyaler" sOzciigiiniin kaldmlarak "vilayet" sOzciigunun kullantldlgml bclirtiyor ve ekliyor: "By the end of the century, the borders of the Erzerum, Van, Bitlis, Mamurct·ul Aziz (Kharput), Sivas, and Diarbekir vilayets had been stabilized. These were the provinces commonly referred to as Turkish Armenia." Enncni kokenli bilim adamlarmm ~ab~malan da eyalct suurlanrun zaman i~inde dcgi~tiginj, aneak genet olarak alb vilayetin "Errnenistan" kabul ooildigini kaydediyorlar. BOylece "Kurdistan" tarih icinde snurlan degi§€n bir isirn oluyor. Hangi viiayetJerin buraya giNigi tartrsma konusudur; kuskusuz boyle bir durum bu wzcii.giin kesin olarak gosterdigi vilayetlerin olmadlgl anlanuna ge1miyor. Bu bolgelerde niifusun etnik kokeni de zaman i~inde degi~iyor. <;Ok ilgin~tir. ~fname yazan Emir $eref, Bitlis yonetimini kabul ettigi zamanda, Bitlis i9n, "~hrin ~imdiki nufusunun t;Ogunlugu Ermenidir" diye yazryor: bu on alnnci yiizythn sonlanna rasthyor. M. Emin Zeki, '~iiphesiz Kiirdistan'da, Arap, Errneni ve Tiirklerden mute~kkil millet de mevcuuur" diyor, ancak bunlann Kilrtlere oranla az oldukJarml kaydediyor. Bu Kiirt yazar, M. E. Zeki, "Kiirdistan'tn bugun niifusunu te§kil eden hal. km azimsanmayan bir krsrmnm kendisini Turk kabul ettigini goruyoruz" diye de ekliyor. Bir "turkification" surecindan sOzetmek zorunlu oluyor. M.E, Zeki sunlan da yazlyor: "Kiirdistan Cengizlerin, Hulagularm, Scl~uklulann ve nihayet Osmanhlann istilasma ugraml~t1r. Her ne kadar zaman zaman toplum veya kabileler halinde bu hakim devletlerle ~arplr rmssalar da ~gu zarnan bunlann §€rrindcn emin olmak veya gu~ hayat ~rtlarl i~risinde yasamasim saglayabilmek idn mi11iyet~i1ikdavasmdan uzak kalmavi zorunlu bulmu~lardlr:' Kurtler, Osmanh unsurlan arasmda miIliyet~i1ik sOzciigunii ogrenmeye en ge; ba§layanlardll'. Zeki, Kiirdistan'da hiikiim siirenlerin sayimnu d6kerken Araplan, Araplar zamanmda Kiirdistan ad. kullanrhruyor ve bu bOlgeler Azerbaycan'm parcasr sayihyor, Ak-Koyunlu ve Kara-Koyunlu hanedanlan He Sa. fuvilerj saymlyor; biitiin bu donemkr, Kiirtierde milliyet duygusu uyandumakti! gecikiyor. Bunun yetine M. E. Zcki,"'stiiaci zilmrenin kendisinden kiiltiirlii olmasl onda a~!phk duygusu uyandlnnl~t1r" diyerek rnilli-

vn:yeti"

W

34

35

yet duygusunun ziddiru anlatrrus oluyor. Milliyet duygusu bir kavmin ai?aglhk duygusunu tiro

yenmesi

de demek-

Bu ncdcnle olabilir, Mustafa Kemal Pasa, Turklerde milliyet bilincini olustururken, Turklerde de milliyetcilik cok g~ uyamyor, "Ne mutlu Turkum diyene" tiiriindcn son derece buyuk bir abartmaya, belki de Turklerdeki derin asagihk duygusun U ortadan ka Id irabilmek icin, <;ubtigu son derece sert bir bicimde tersine bukrneye mecbur kalrmsnr. Devam etmeden once bir ozet yapmak istiyorum: " Ku rdi stan" sozcugunii kullanmakla Kurtculuk yapshyor olsa, bunu oncelikle Selcuklu suitanlanmn ya da Osmanh yonetenlerinin yapmli? olmasi gerekiyor. (:iinkii bu sozciigu Selcuklu sultan Ian kat ediyor ve Osrnanhlar resmen kullamyorlar. Osmanhlar aynca "Ermenistan" sOzcugiinii de buluyorlar ve kullamyorlar. Dahasi var; ileride temas imkam bulmayi umut ediyorum. Osmanhlar aynca "Errneni milleti" sozcuklerini de resmen kullamyorlar; Osmanhlarda bir Ermeni milleti var. Halbuki haU Osmanhlar, bir "Ermeni millen" yaratmakla degil, Ermeni milletini ortadan kaldtrrnakla, Ermeni milletini krrmakla suclamyorlar. Bundan §U sonuc <;Iklyor: "Kurdistan" sOzciigiinii telaffuz etmekle Kurt<;iihik yapilrrus olmuyor. Devam ediyorum: "Kurdistan" sozciigu ile boluculuk de yapilrrus 01muyor. Cunkii boluculuk, adi ustimde, bir bolgeyi tammlamakla mumkiindiir. "Kiirdistan" sOzciigii ise net olarak bir bOlgeyi vermiyor. Buna bu alanda onemli bir isme sahip olan Nikitin de isaret ediyor; sozcuk anlarruyla Kurtlerin orurdugu yer olmasma karsm "Kurdistan" yine de Kurtlerin oturdugu yeri tarif etmiyor. Bu nedenle olabilir, Profesor Minorskiy, "la pays occupe la population Kurde", Kurt nufusu tarafmdan isgal edilen ulke, diyor ve "represente une bande de territorire oriantee de sud-est it nord-oust; sa langueur est d'environ 1000 kilometre (Luristan-Malatya) et sa largeur, ayant en moyanne de 200 250 km, atteint 400 km sur la Iigne Mawsil-Ararat" diye devam ediyor. Luristan-Malatya ve Musul-Ararat hatlannda Kurtler ya§l-

a

yorlar. Kim bunlar? Tarihin bu kesitinde

Kurtleri

kendini

arayanlar

olarak tammlayabili-

yorum. Kiirtler, kimliklerini anyorlar. Uzun yiizytllar bir ust egemenlik alnnda, kan bir feodal hiyerarsik diizen i<;inde, kimlikleri olabilecegini bile d ii.~iinmeden "hur" bir bicimde ya~dllar ... Tarih boyunca bir tek devlet kurdular; lrak ile Iran smm arasmda,

Ira Jl i~i mil>, on a It! bin- kisilik nufusa sahip Sablak'ta "Meha bad K··rt Cumhuriycri'ni kurdular. Tarihte kurduklan tek devletln adi bile Kii.~e dt'gil; hlrS~'l urdu. ~.'h ..b.. d·~n urtasl1~da bir meydan var; "Cuwarcira" adiru tasiyor, "(:uwar Kurt5emn, Soram lehcesinde "dort" anlamnu veriyor, Kiirtce, Kurl11'I~l(lve .~ran~ olmak iizere iki Iehceye sahiptir: Zaza, .;oh;a saruldigimn .I~:-;11IC Kurt~n~n bir leh~esi de8:il~ir. Zazaca, Kurtce dl§1 kahyor kirni KU.rd.ologlara gore. Soram lehcesini konusanlar az olmakla birlikte Kiirt tarihi ~~I~~nd~n. ~nemli SUleymaniye ve Mehabad'da konusuldugu icin daha buyuk bir itibara layik goriiluyor; Kurtcenin ustun lehcesidir, Mehabad'in en aydm kisisi Kadi Muhammed'dir ve cok zaman Cuwarcira M,~ydanmda bulusup konusuyorlar, Ne konusuyorlar veya ne ~nYQrlar?. Mehabad ~i1~ Cumhuriyeti" tarihcisi Aegleton Jr. bu soruya, ~unlar .. urt olarak ~.lmhklerini araYlp bulmaya <;ahi?lyorlar" cevabim veK nyor. $oyle yaziyor: Kadi Muhammed, halkirun kokenine, dilinin kokle. nne, uygarhgm~n. kaynagma ulasrnasiru saglayacak anahtari, kilavuzu, ark~d~§lanyla birlikte araylp duruyordu. Ve bu yolda, yine arkadaslany1<I ..bl~hk~e aylardir <;ah~l~or, uykusuz kaliyordu." Sonunda, a§a8:J-yukarl, T~rktye de Tan ga_zetesmm basihp buyuk bir sag teror estirildig! ayda, bir gun! (:,:"w.ar<;~me Meydanmda kursuye cikryor ve Mehabad Kurt Cumhuriyeri run kuruldugunu Han ediyor. Kimlik anyor. Ancak uzerinde bir Sovyet uniformasi ve basmda bir sank tasiyor. Bir yil kadar bir zam.an so.nt.a, aym meydanda, Mehabad Cumhuriyet bakanlari olan .~rde~leTlyle birlikte, bir sabaha karsi asthyor. Mehabad Kurt Cumhuriyeti'nin ilanmdan bir yil kadar sonra bir giin Tahran'daki ABO Buyukelcisi G.V. Allen, "Iran Hiikiimeti'nin iilkenin her tarafma gii.v~.nlik k~vvetleri gondermeyi dii~ii.ndilgii. yolundaki aciklamast, bana gore dogru ve normal bir karardir" diyen bir aciklama yaptyor: Aym zamanda Sovyetler Birligi, Mehabad'dan son temsilcilerini de ~klyor.lran kuvvetleri giriyor. Tarihteki ilk ve minyatii.r Kii.rt devleti tanhe kansiyor, ~rt _Lam~a Meydanmda ii~ daragacmda ii.<; ii.rt sallaruyor. K . Kimhkle~~.hep tarnsihyor. En buyuk cogunluk ve yogunlukia Turklenn ege~:~hgillde ya~dllar; Y~rgl<; Idris-i Bitlisi, Kiirt birligtnl Osmanh egemenhgl altmda saglamayi bir politika bildi ve Sultan Yavuz Selim'in t~rafml tut~~ak Kurt beylerini Ust Osmanh egernenllgi altmda gerceklestirmek pohttk~.Sllll". da sonucu oldu. Ancak bundan sonra hep savas konusu oldular; uc yuzyil Osmanh-lran savasirun aktoru, krskirncrsr ve kurbam olarak yasadilar. 1639 Kasr-i $irin Antlasrnasr'yla parcalandilar,

36

37

Kurtlerin bir boliirmi Turk ve diger bolumtl Iran egemenllginde ya~maya basladilar. Birinci Diinya Savasi'ndan sonra Osmanh Imparatorlugu'nun g;zufmesi iizerine arnk bir boiurnu de Araplann egcmenligine girrnis oldular. Araplar, tarihin kaydettigi en ~ven irktandirlar. Diger btitun kavimleri kii<;funser ya da a~agllarlar. Turklere, genellikle, "Etrak-i bi idrak" derler, kafasiz Turkler demek oluyor. "Etrak", Arapca Turkun <;oguludur; "Ekrad" ise Kurdun <;ogulu oluyor. lranilere "Acem" diyorlar; "toy" ya da "yabaml" anlarmm da veriyor. $oven olduklan icin egemenlikleri alnndaki Kiirtlerin Arap oldugunu iddia etmiyorlar. Ancak hem Turkler ve hem de lraniler Kurtlerin olmadigim ve "bozulmus" Turk ya da Irani bulundugunu ileri surebiliyorlar, Turklere gore Kurtler, Dag Turkleridirler, Ara~tlrdlglm butun kaynaklarda bu iddiayi kamtlayacak bir ipucu bulamadim, Kurtler ile dag arasmda bag kuran bir efsane var; ancak bunun Tiirklerle bagrru kurarmyorum. Bitlis Emiri $erefhan'm $erefnamcsi'nde de yer alan bu efsane ~yledir: Iran ve Turan Hukumdari Dahhak, zalimdir ve hasta olur. Efsaneye gore Dahhak, doktorlarm "kanser" dedikleri bir dertle karsi karsiya geliyor; Dahhak'ta iki ejderha ve yilamn basma oenzeyen bir kemik 9kIyor ve buyuk acilar veriyor. Caresiz kahyorlar; sonunda Dahhak kadar kotu ruhlu birisi, Dahhak'a, aalanmn dinmesi icin her gOn kemige iki gendn beyninin surtulmesmi tavsiye ediyor. Tedavi iyi geliyor. Ancak tedavi edenler, zaman geliyor, yapnklan isten tiksinmeye bashyorlar, Bunun yerine Dahhak'i kandirara k gen<;beyni yerine kedi ya da kuzu beyni surrneye bashyorlar: beyni ahnacak gencleri ise daga kacmyorlar ..$erefhan'm aktardsgi efsaneye gore i§te Kurtler daga kacan gcnclerden <;ogahyorlar. Bu bir efsanedir. Bilirnsel degeri kusku goturuyor; ancak burada da Turklerle bir bag kurularruyor. Kesin olan sudur: Kurtler Turcic bir soydan gelmiyorlar. Bu ncdenle "Kurt yok, Turk var" savtrn hicbir ~i<;imde kabul etmek mumkun gOrunmuyor. Aynca Kiirtlerin TUrk oldugu S3V1, ancak "Turk tarih tezi" <;er<;evesindeve neredeyse butun kavimlerin Turklerdon 9ktlgl iddiasi kadar inandmcidrr: hiqbir inandmcihga sahip bulunmuyor. lraniler, Kurtlerin kendi soylanndan geldigini ileri suruyorlar, Iran yonencilerinin dun de, bugun de hep bir "Kurt sorunu" o.~du;l~a~i1~ zaman zaman Kurtlerin dillerini yasakladilar ve ulusal kosturnle~m ~IY~~ lerini engellediler. Kurtleri ortadan kaldirmak ve hi<;olmazsa kirnliklerini yok etmek i<;inugra§tllar. Bunlar kesindir; ancak hamler ile Kurtler arasmdaki bag. Tiirkler ile Kurtler kadar dayanaksiz gorunmiiyor. Kurtleri, koken olarak, Urartu ya

..1., M,'tllt'rl' baglama cabalan, bilimsel acidan, bir o;Jkmazdtr; karutlanamtyt ir. llu ned en le, ornek olsun, "Medya" adryla Kurtler arasmda bir bagtan~ Ii kurmak, simdilik bir ozentiyi gecmiyor. Bu alanda Mia en yetkin kay. nak ""Y1I,tnMinorskiy, 1927 yihnda, ~unlan yazml~ bulunuyor: "Kurdes, I"'uplt' lranien de l'Asie Anterieure, habitant en Perse, en Transcauucasie, Fn TUI'<Iui t dans Ie lrak." Kiirtler, Iran, Transkafkasya,Tiirkiye ve Irak'ta e Y,l~.. yan Iran halklanndandir: Minorskiy'in bu hiikmii aradan geo;en zamana karsin onemli ol<;ude degi§tirilmiyor. Minorskiy, Kurtleri Irani halklardan sayarken bunu etnik nedenlere 1MslamadlgtnI acikca belli ediyor; dfl ve tarih itibariyle Kurter Irani kaynakh oluyorlar. Buttin Kurdofil yazarlar, Rusya'mn Urmiye Konsolosu Nikitin, Hollandah Van Bruinessen, Kurt dilini bir Irani dil sayiyorlar, Bruincssen, Kurt sosyolojisi ve aruropolojisi iizerine durust <;ah§masmda "Kurdish is an Iranian language" diyor. Kiirtler, Irani kaynakh ve HintAvrupa grubundan dilleriyle de Turklerm Turkluk iddialanna uygun dij~muyorlar. Kurt dill kesinlikle Hint-Avrupa , Turk dill ise Asyetik bir karakter tasiyor. Tipleri ise degi~iktir. Bir "KUrt" tipinden sOZetmek kolay goriinmuyor; yasadiklan yoreye ve kaynasnklan diger rrklara gore Kurt tipleri birbirinden cok aynhyor. Cok ezilmisler ve <;okkansmrslar; en biiyUk zulmu Cengiz surulerinden goruyorlar. Tiirklerden ve ozellikle Osmanltlardan kutlesel bir zulum gordukleri her zaman sOylenemiyor; ancak Osmanh'dan once hakimiyetleri altma girdlkleri Ak-Koyunlu ve Kara-Koyunlu hanedanlan zamamnda ozellikle §iile§tirilmek icin buyuk zulum gordiik. leri biliniyor. Bagnez bir §ii olan $ah Ismail de ayrusml yapiyor: Yavuz ve sonraki Osmanlt hukumdarlan ise §ii1eri, bu arada aym anlama gelmek uzere kizilbaslan, Iran casusu sayarak her <;e§itbahanelerle yok ediyorlar. Eziliyorlar, Ezilmek kansmak demektir .. Kiirtler siinnidir, Ancak KUrt kadmlan diger muslumanlara benzemiyorlar, Osmanh ordusunda gen<;bir damsman subay olarak 1840 yillannda Kurt ayaklanmalanm basnrma seferlerine kattlan daha sonraki yillann unlti askeri Maresal Moltke, Kurdistan'dan gunil gunune gonderdigi mektuplannda, "Ies femmes kurdes ne portent point de voile" diye yazIyor; Kurt kadinlan peo;e takrmyorlar. ~an ise Kurtlerden "Yuksek makamlar ve yuce bilim riitbeleri almaktan uzak dururlar" diye soz ediyor. Anne ve babalanna ~k saygrhdirlar: kan bir feodal duzen icinde biiyiimuil olmalannm sonuclandir. Biiyiiklerinin sOziine uymaYl ogrenmi§· lerdir; ancak yine ~refhan'm sozleriyle "Birbirlerinin s6ziine uymazlar, aralannda ittifak ve i§birligi yoktur". Bu da feodal ve a§iret yasammm bir

38

39

damgasi oluyor. Kurtler, birbirinden aynhrlar; ancak kopamazlar. Biraraya gelirler; fakat birlesemezler, Asiretler arasi kavga ve bunlarm arkasindan gelen ittifak arayrslan, sanki tek tek Kurt insamrun i~ine girmi§tir; bugune kadar uzamyor. A!liret "beylik" duzenine gider. ~yhlik. tarikatlarla birlikte var oluyor. Kurtlerde tarikatcihk yaygmdlr; Naksibendi ve Kadiri en yaygm tarikatlar oluyor. Neden oldugunu du§iinmek gerekiyor; tarikat, feodal ya da beylik duzeni tiiriinden kan olmasa bile yine de bir duzeni anlauyor.jslamda tarikat, islamm kendisinden daha belirgin bir diizeni, otoriteyi ve argiitHiliigu ternsil ediyor. Kurtlerde politik hareket tarihini bese ayirabiliyorum. Birinci asama, beylerin onderligindedlr, lkinci ve en uzun donem, §eyhlerin onderliglnde gidiyor. O-~uncii asama, "Hamidiyeentelijansiyasr" denebilecek, kaybetrnis feodalite arnklan ile Sultan Hamid'in yet1§tirdigi Kiirt aydm tabakalann hareketidir. Cumhuriyet donemi Kiirt ayaklanmalan, seyhlerle Hamidiye aydmlarmm ortak giri§imi oldular. Bunun arkasmdan Kernalist Kiirt hareketi ya da hareketsizligi donemi geliyor. Bu asama ancak 1%0 yillanrun sonlarma dogru gerceklesen "Dogu Mitingleri" ile hareketleniyor, En ileri hedef miiphem bir ozerklik olarak goriiniiyor. $imdiki asama, 1965-1971 Tfukiye sosyalist ve devrimiei mucadelesinin dersleriyIe kendi tarihinin i%iidusei ozelliklerine dayamyor. Iran, Arap, hie kuskusuz Turk, fakat belki de en cok Ermeni nasyonal demokratik hareketi ile i~ i~edir; buyuk bir etkilesim gosteriyor, Ermeni rnilliyetciligi, Osmanh'da once patrikhane iQnde orgutlenip gehsiyor, Ermenilerin dinsel lideri Kataligos aym zamanda politik lideri de oluyor. Hmcak ve Tasnak devrirnci politik orgutleri kuruldugu ve ge\i§tigi zaman da, patrikhanenin aglrhgl duyuluyor. Kurtlerde tarikatlann geli!lmesinde rnilliyetci hareketin rolu olup 01madigiru tarnsmak istemiyorum. Ancak tarikatlar ortaya ~lkmca, bunlan Ermeni patrikhanesi tlirii milliyetqi karargahlar olarak kullanmak cazip ve kacirulmaz oluyor. Dinin Ermeni milliyetciligi ve politik hareketinin geli§mesindeki pozitif rolii, Kiirtleri de belli bir yone zorluyor. Ulusun dogusu ile kapitalizmin dogu~u arasmdaki baglann temelinde dogrudur, ancak kapitalizmin dogu§unda ve temel cizgilerini bulmasmda, basit meta uretimi samldigindan ~k daha onemlidir, Kucuk meta iiretimini kacmilmaz olarak kapitalizmi ortaya cikaran bir fidanhk olarak gormek ve hatta ozdes saymak yerindedir. BOylebir yaklasim ,ulusun dogu§unu kapitalizmin cocukluk doneminin baslanna g6tUrme anlamma geliyor. On Asya'run Turklestirilmesi Malazgirt'ten once bashyor, Dguzlardan

once K,II;I\, Korluk, Kangh, Kipcak Boylan Bizans'a yerlestiler ve Dogu J{0Il1,,'1I111 yerli niifusundan sayildilar. I ~l~U Roma, ~~itli Turk boylannm Malatya, Tarsus, Erzurum uclann.1,111. hucumlanndan boguldu ve sonunda hemen her imparatorlukta old Ilf~u ,Io\ibi urkleri srrur korumasmda kullanmaya basladi. Malazgirt'te T "'1'111'11;0 iki tarafmda da Tilrkler savasiyordu. l'rofosor Cahen, " Osmanh Oncesi Turkiye" ya da "Pre-Ottoman Turkl'Y" bashkh ~k bilinen cahsmasmda "it does not appear that the ByzanriIII'S regarded the Turks as enemies in the fuIl sense, as they did the Arabs", diyor; Bizans, Araplan dusman sayarak Turkleri oylekabul etmiyor. Dogu Roma, Turkleri ordusunda kullamyor ve asimile ediyor. Dogu Roma'da asimile edilmis Turklere, "Tatikios" deniyor. Cahen, On Asya'run Turkifikasyonunda, diger halklarla kansmaya dikkati cekiyor ve burada Kurtleri ve Germiyanlan ozellikle belirtiyor. Tiirklerin ya da daha uygun sozcukle Turkmen hanedanJannm, ozellikle Kurtlcre, "far from any hostility being shown towards other rural muslim elements and especially towards Kurd us", bir dusrnanhk gostermediklerini ve kendi yonetlmleri altmda birlikte savasnklanrn kaydediyor, Bu donemlerde bir Tiirkliik duygusu yok. Ayru ya da yakm donemlerde bir Kurtluk duygusu olrnadigi da gon1liiyor. Haqhlara karst buyuk basanlar elde eden Selahattin Eyyiibi ve devletinin bir "Kurt" devleti 01masma karsm bu devlet icindeki Kurtler genellikle Eyyiibi Kurt hanedamna karst t;;lkiyorlar. Mogol akmlan sirasmda, Kurtlerin diger halklar gibi yasadiklan en buyuk kmm Mogel akmlannda oluyor, lran'daki Kurt asiretlerinin bir bolumu Hulagu ile anlasiyor ve diger Kurtleri buyuk zulme ugrahyor. Ulusculuk bir bagdlr ve kapitalizrn bir baska bag oluyor. Kapitalizm bir kimlik veriyor ve ul usculuk bir baska kimlik saghyor. Milletin kapitalizmle birlikte belirginlesmesl kapitalizm ile ulusun aym oldugu anlarruna gelmemelidir; icice iki bag ve kimlik haritasi olarak anlasdmasi gerektigini dustmuyorurn. Bu anlamda Marx'm kapitalizmin ilerlemesiyle ulusun ortadan kalkacaSt diisuncesi, oziinde, dogrudur; kapltalizmin ilerlemesiyJe kapitalizm baSt baskin duruma geHyor. Buttin bu baskin duruma karsm ulus baguun ortadan kalkmamasi, tek basma kapitalist iliskilerin egemen bir yonetim kurmaya yetmemesine baglanabiltr. Bu soylenenler dunya sosyalist sistemindeki son gelisrneler llilgmda daha da acik olmahdirj kapitalizmin gelismesiyle sosyalizm, proletaryarun sosyalizasyonu, bir yandan j§~i1erinbiiyiik birlikler halinde uretmeleri ve aym zamanda birbirine dayanarak iiretmeleri anlammda, aym te-

40

41

rncldir. Anca~ b~ tcmcl, sosyalizm bagl kimligi ilc berabcr gorceklesiyor: bu sonuncu ~ozulmeye baslaymca yerine, bir yandan kapitalizm ve digcr yandan da ulus bagl vo kimligi ciktyor. Ulus, insanlar arasmda bir ortakhk bagl ve kimligldtr. Bit renktir; kapitalizm hem bu rengi inccltiyor hem de baska bir ortakhk ile pekistiriyor. Kapitalizm oncesinde ulus bagl ve kimligi son dercce zayiftir, Belli bir orgiitlenmc ve yonctim hiyerarsisi icinde olma daha onemlidir, Bu ned~n~e kapitalizm oncesinde yonoten kulturun etkisiyle ortakhk bagim degl~tlrmek cok daha kolay ve yaygm oluyor. Anadolu da Bogazlar'm do. gusunu anlatan Helence bir sozcuktur, bu nedenle ~e~itli halklann siirekli yonetcn kiiltiire geQ.:;; surecler] biliniyor: en oskilerinden birisi "Helenizasyon" oluyor. Anadolu'da "Helenizasyon sureci" , "Process of Helenizatlon" cahsmasinda Spires Vryonis, Helenle:;;tirmenin hmstiy:anhktan ~k once basladigmi kaydediyor ve bu surecten once buralarda ya:;;ayan halklar arasmda Urartulan, Hititleri, Kapadokyahlan, Ermenileri, Grekieri Kiirtleri ve Persleri de sayiyor, ' ~ir Celalettin Rumi'nin Grekce :;;hryazmasi, Osmanh sultanlannm bazilanrun fermanlanm Crekce ~lkarmalar1, helenizasyon surecinin etkinligini gostermesi acismdan son derece onernlidir. Helenizasyondan sonr~. bu bolge halkirun tabi oldugu onemli bir su~ de Tiirkifikasyondur. On Asya'nm Turklesnrilmesi, burada ya:;;ayan Turklerle birlikte diger haklann Tiirkifikasyonu He gerceklesiyor, "Bu Turk ekseriyetine diger islam memleketlerinden gelen Arap, Acem, Kurd gibi muslurnanlar, bilhassa iktisadi sebeplerden dolayi islamh8J kabul eden bir krsirn yerli halk, Selcuklu hukumdarlanmn hizmetine giren Gilreuler, Ermeniler ve Rumlar da kanlarak, uzun asirlar esnasmda yavas yava:;;Turklestiler," Bunlan Kopriiliizade Fuat yaziyor, Turklesrnek, uluslasrnak demek degildir. "Uluslasmak'', bilimsel olarak ayn bir an~aml olan sozcuktur: bu 0 kadar oyle ki, "Turklesme" sureci, Turkler dahil On Asya halklanrun uluslasmasi surecinin ges kalrmshgiyla birlikte gen;ekle:;;iyor. Grekler bir yana, bu topraklarda ya~yan halklar arasmda milliyetcilik yoluna ilk girenler Ermenilerdir. Bunun iki nedeni var; birisi tarihsel ve digeri ekonomi politik nitelikte oluyor. Tarihsel olan ~udur: Fatih Is. tanbul'u aldlgmdan itibaren Ennenilere bir tilr ozerklik tamyor, Osmanh hukuk ve yonetim duzeninde Yunan ve Yahudilerle Ermeniler birer "mil. let" sa.~!l~?rlar. Osmanh bu sayimla hep ~k uluslu bir imparatorluk olarak gorunuyor ve bu acikca kabul ediliyor. Ikinei neden ise ekonomi politiktir; Erme.niler/'Yunan milleti" ve "Ya42

hudi milk-ti" <;lkarlldlktan sonra Anadolu'da ve On Asya'da basta ticari olm,' .... izl'n' burjuva iliskilerini ilk gc1i:;;tirenve hatta bunlan tekellerinde i tut.m hir halknr, hlll~'lli ulusculugunun, bu topraklarda, ornek olarak ve yarauigi tepkrh-r m-dcniyle, genel ulusal uyam~l hizlandrrdigi kesindir. Bir onciiliigu VI' k,IT.lrhhgt var. A. Ocalan, kurdugu akademi i~in yazml~ oldugu bir ders notunda, Ernu-ni ulusal hareketinin ayn ozelliginin alum ciziyor: ''Ve sadece bu yuzyildun itibaren gelisen Ermeni ulusal hareketi burjuva-demokratik nitelikte bir hareket olabilir. (unkil Ermenilerde hareketin burjuvadernokrarik niteligini yaratan bir maddi temel vardir, Buna karsm, Kurtlordc boyle bir maddi temel yoktur." Oealan da Kiirtlerde dogan hareketliliklcri kapitalizmin oncesine alma egilimini gosteriyor ve aym ders notlannda sunlan ekliyor: "Bu hareketler daha cok Orta~ag'dan Yeniwga ve yogun feodal iliskilerden kapitalist iliskilere g~meye onemli derecede hizrnet edccek olan siyasi birlik yarattp dolayisiyla burjuva demokratik nitclikte bir hareketin gelismesinin onkosullariru yaratacak olan harekeelerdir." Kimlik arayl~l, kapitalizrnin ve burjuva iliskilerinin oniine konuyor. Kii~iik Asya'da ulus ve devlet arayismm bir gecikmi~ligi vardir, Tarunmis Sovyet Kiirdolog Lazarev, "Kurdakiy Vopros 1891·1917" bashkh t;ah:;;masmda, "Sotsial'no Ekonomiceskaya, politkeskaya i kul'turnaya otstales' kurdov pepyatetvovala ih natsional'noy item bolsegosuderstetvennoy konsolidatsii: kiirdum nigogda nefudalon' sozdat' zvoe gosuderstov" Kurtlerin ulusal ve devlet kurma alanlannda get; kalrmshgim kaydederken hicbir devlet kuramamis olduklanm Hade ediyor.lnceledigi tarih kesitine girmemesi bir yana, on alti bin nufusluk minyatiir Mehabad'i devJet saymadigi anlasihyor, Uyarusta kitap ve gazete ~ok onemljeiir Kurtler, ilk kitabr 1897}'lhnda lstanbul'da ve ilk gazeteyi de 1898 yihnda Kahire'de cikararak bu alanda get; kalrmshklanrun kesin karutlanru veriyorlar. , ~ kalnushk bu bOlgedeki genel nasyonal hareketlerin birinci ozelligi oluyor ve digeri ise Errneni hareketliliginin yol aocr etkisidir. Enneni ulusal hareketinin Kurt uyamsmdaki erkisinden daha once soz ettim. Fakat Enneni milliyet9lig.ini hesaba katmadan Turk ulusculugunu anlamak mumkun degildir. Ocalan da sozum; ettigim ders notlannda bu noktaya parmak basiyor ve §unlarl iIeri suriiyor: "Turk unsurundaki milli bilinclendirme genellikle iki nedenden etkilenecektir, Bunlardan birincisi, Balkanlardaki ulusal hareketlerin gelismeslnden zarar goren Turk azmhgm Anadolu iclerine go.; etmesi, ikincisi ise Asya knasmdaki Anadolu'da Er-

43

rnoni milliyetinin gelismesi ve bu geli~meye bagh olarak Ermeni ulusal hareketinin yukselmesidir." Parmak bastian noktalar dogrudur: ancak Turk ulusculugunun dogu~unda Kafkasya'dan geten ve Rusya dcvrimd hareketleriyle tarusrrus g6l;:mcn Turk aydrnlanmn katkisi hicbir zaman unutulamaz; ideolojik temeli bunlar kuruyorlar. Fakat Osmanh diizeninin bu en "sadik" milletinin, Ermenilerin Turklere silah cekmeleri, Turklerdeki kimlik arayisnun onemli iticilerinden binsi oldugu kesindir. Bu 0 kadar oyle ki, 1920 Anadolu Kurtulus Hareketi de, isin Yunan cephesine yapilan vurgii bir yana, Dogan Avcioglu'nun net bir bicimde alnru ~izdigi gibi, turnuyle Ermeni karl?lthgl na dayand mldi, Ermeni ulusal hareketinin hem bir karsuhk hem de orneklerden birisi olarak Turk ulusculugunun luzla gelismesi ve 1923 yrlmda yeni bir devlet kurma basansuu elde etmesinin de KUrt canlanmasmda ve Kiirtlerin devlet arayismda bir rolu oldugundan kusku duymuyorum. $cyh Sait baskaldmsmda yeni Turk devletinden bekleyisler, dinsel etkiler kadar, Turklerin basansirnn da etkisi olmahdir: Kiirtlerin, en umulmadrk bir zarnanda Turklerin yeni bir ulus ve devlet olarak ortaya <;IkIi?lannoonetkileneceklerini dusunmek gerekir. Bugun Kemalist ideolojiye ve yaptya en buyuk karsithk gosteron Ocalan'in Kemalizm degerlendirmesi de, §a§lrtlcI bir nesnellikle birlikte bu gOriii?iimu dogruluyor. Ocalan, Bekaa Vadisi'nde okutulan ders notlarmda, sunlari ileri suruyor: "Kcmalizrnin tarihteki yeri, Turk ulusculugunu ileriye g6tiirmu~ olmasmda yatar. Kemalizmin, bu kadar iz birakrrus 01masmm nedeni cok giio;kosullarda Turk ulusculugunu ger<;ekle§tirmil?01masidtr." Abdullah Ocalan, bir Kurt. uluscusu olarak Kemalizmin karstsmdadir ve en aglr sozlerle ka~lthgml belli ediyor. ~oyle bir degerlendirme yapmasi §a§trtKI olmuyor: "Bugun karsnmza dikilen Kemalizm, ulusa baskiyt uygulayan, engiztsyoncu, katliamci Kema!izmdir. Kemalizm, burjuvazinin elinde yine i~i smifma karst surekli savasci, bir katliamci, i§kencoci ve komiinistlcri surekli kogu§turan bir komiser gibidir." Bunlan yadirganci bulmuyorum; bir Kurt uluscusunun kaleminden cikabilecek sozler olarak ahyorum. Ancak, bir Kurt uluscusunun tam hed ef aldlgl Kcmalizm icin sunlan yazmasml 1ja~lrtlcIbuluyorum: "Cok zayif bir rnilliyetten dunyada varhgmi gii~Ju bir §ekilde duyuran bir ulus yaratmayi Kemalizm basarrmsnr, Kemalizm, ulus bilincini, sovenizme kadar gCiiljtirebilmis, ulusculugu en onemli amac edinmis ve amaci zafcrle sonuclandirrrus bir onderliktir." Ocalan'm kendisinden ve ideolojisinden de, PKK s6ylcminde, "onderlik" olarak soz edilmesi buradaki olumlu yaklasimm 61..usiinu gosterebiliyor. 44

MAH~D

VE HAMiD

VE MUSTAFA

KEMAL

Son zamanlar Turkiye'sine hukrnetmek uzere gelen y6ncticiler arasm.I,. iio.;iinuonernli buluyorum: yuzeysel tarihin bunlardan iit;iincusunu ay-

n d,'gt.'rlcndirmcsine ragmen bu ut;lO, izlediklerl politikalar a"ls~n.dan, binbirinc ,ok benziyorlar ve birbirini izliyorlar. de Kurt tarihi acismdan ,ok onemlidlr; ,iinkii, Kurtler iizerinde Turklerin en temelli politikalaruu olusturuyor ve surduruyorlar. Bu nedenle bu u, Turk yoneticisi, Kiirtlcrin en buyuk ktzgmhgmm da hedefi oluyor. Ashnda Turklerin Kurt y6netiminde 6nemli clan y6neticisi ii, degil dorttur: ancak birincisi Sultan Birinci Selim, Kiirtler iizerinde yalruzca bir iist egc:Oenlik kunnakla yetinmi~tir. Birinci Selim, on alnncr yuzyilm 00'jmda Caldrran Savasi He elde ettigi Kurdistan'da sadece bir iist y6netime mZI olup bu topraklann ve halklannm idaresini tumuyle Kurt emirlerine birakn. Bu noktaya deginecegim; ancak §imdilik Selim'm kurdugu Turk cgemenliginin <;okhafif oldugunu ve yine Ocalan'm buna bir egemenlik degil de bir ittifak gozuyle bakngmi soylernekle yetin~ek istiyorum: . Mahmud'un yaptlgt ancak Selim'in duzeni ozetlenirse anlasilabilir ya da en iyi bir bicimde Sovyet Kurdolog Lazarev'in "Kurdistan'm lkinci Zapn" "vtorocnoe zavoevanie", sozuyle ortaya konabilir, Aslmda bu topraklann Turkler tarafmdan birinci zapt! da demek miimkiindur; lkinci Mahmud, hem gecikmis bir feodaliteyi ortadan kaldirarak ge<;kalmis bir bicirnde merkezi devleti kurmak hem de vergi imkanlanru elinde toplamak i"in Selim'in duzenine son vermek zorunlulugunu hissediyordu. Bunun icin ~k uzun bir i, savasi goze aldi ve Resid Pasa'run, daha sonra Re§id Pasa'mn 1837 yilmda Diyarbakir'da koleradan olrnesi iizerine yerine gecen Ha(1Z Pasa'run komutasmdaki seferlerle sonuca ulasn, Bir diger Sovyet Kurdolog Hasretyan'm sorumlulugunda "Kurdskoe Dvi~nie v Novoe i Noveysee Vremya" ba§hglyla yayunlanan o;ah§malar* da bu kampanyamn sonucu ~6yle aciklamyor: "Turk ordusunun 1830-40 yillannda Kiirdistan'daki askeri harekati Kurt feodalaynhk,lllgmm yenilmesi ve baglmSlZ ya da yart baglmslz Kurt emirlerinin tasfiyesi ile sonuclandi," Misirli Mehmet Ali Pasa'run oglu Ibrahim Pasa'mn askeri harekanyla [stanbul'un bile sallann ge~irdigi bu zamanda Mahmud, Turk tarihinde oldugu gibi Kiirt hareketiyle de bir donerni kapatn ve yeni bir do-

O..u

nemi acn.

Mahmud'un yaptlgt ileridlik midir, geridlik mi; Mahmud, lngiltere'de Sekizinci Henry ve aym turiin daha sonra gelen bir tipi olan Rusya'da Buyuk Petro cinsinden bir hukumdardir. Sekizind Henry ve Buyuk Petro'ya, Marx'm diil?Uncesi, tum kan dokuculiiklerine kar~m daha buyuk 45

coliskilerin dogu§unu hazirladiklan icin "ilerici" gozuyte bakjyor. Foodaliteyi ortadan kaldmp merkezi dcvlcte yonclmck, tarihinakrsim htzlandrrmak ve toplumlarda daha buyuk ~cli~ki ,Iglarl hazrrlamak oluyor. Mahmud'un talihsizligi ise daha ~ gclmesindcn doguyor. [kinci Mahmud'un bu ~.litika~l, kar§lhgtnt ve karsinm da doguruyor: Botan, Ruscada Dohtan Emiri Bedirhan'm isyam ve bir Kurt birligi caba Ian ortaya Qklyor. Bcdirhan Bey'e Kurtler, Fransizca bir kaynaktaki ruteleme He "le perc di nationalisme kurde" diyorlar; Bedirhan'i Kurt ulusculugunun babasi sayiyorlar. Ulusculugun babasi varsa, dogumu da olmahdir. Mahmud'un Kurdistan'i merkezi otorite altma alma cabalan Kurt ha~ket~igin~n.do~§una da sahne oluyor. Bundan sonra Osmanlt yoneticilerl ve izleyicileri modem Turkler, surekli olarak Kurt ayaklanmalanyla uSrasmak zorunda kahyorlar. . Bcdirhan baskaldinsi srrasmda Tiirkiye, Ibrahim Pasa'nm yiiruyU§u lie kars: karsiyadir: ashnda, daha ilerde soziinu edecegim, onemli Kurt ayaklanmalanmn ,ogu Turkiye'nin yaptlS! bir sava§3 dcnk du§uyor. Bu ayaklanma Misrr-Osrnanh savasi ile i~i~ gelisiyor, Bazr kaynaklarda T~§"na~Ermeni Partisi'nde yoneticilik yaptlStnt da ok~~ugum Garo Sasuni, Kurt l!lusal Hareketeleri ve Ermeni-Kiirt Iliskilen bashkh ~h§masmda Ibrahim Pasa'nm-raarruzu ile Bedirhan isyam arasindaki baglantlyt da dile gctiriyor: "Mlslr ordulan Suriye'ye hakim vaziyete SCIOip, Halep'i de i§gal edip Kurdistan'a taaruza gecen bUylik Osmanit ordusunu dagumakla kalmayrp Kilikya'ya hakim olarak, ta Konya'ya kadar ilerlediler." Buna §U yargiyi ekliyor: Osmanh Devlcti islam kuvvetleri tarafmdan ytkihyordu. Cereekten de Ibrahim Pa§3'nm' askeri harekan, tarih a,ls1l1dan bir buyuk onemo sahip goruniiyor; Osmanh'mn yikrlabtlir oldugunu, Anadolu'nun yeni ordulara kaprlanm kolayhkla a~-hgml gOsteriyor. "K~~a bO~~lmu~ vaziyette olmasma ragmen direnis giicii sarsilmamis olan Kurtler IQn, Osmanh ordusunun ~okmcsi mutlu bir istirahat donemi te§kil ediyo~u,", BOyle;e bir yandan Misir Hidivi'nin baskisr ve diger yandan Bedirhan in genisleyen rsyam, Osmanh Devleti'nin nerede ise sonunu haber veriyor, Fakat Gam Sasuni, baska tarihlerden de bilinen bir g.eli~~eyi ~-:et~iyor: "Osma~hlar yikrhrken ve Kii<;iikAsya uluslan biiyiik siyasi degl§Ik1lklere gebe iken ~lkafCI Avrupa ulkeleri ve bilhassa Rus <;arhgl, Osmanh-Misrr Savasma kansnlar ve Ibrahim Pasa'mn muzafferane ilerleyisini zorla durdurdular," BOylece Ibrahim'in baskismdan kurtuIan Osm?nb ~uvvetleri ~iirt aya~masml bastinyor ve Dogu'daki Kiirt egemenbklenne son venyor._Beduhan, Osmanh kuvvetlerine tcslim oluyor.

Daha ilerde diger omeklerini gosterme imkarum olacagnu samyorum: Kurt ayaklanmalannm iki ozelligi, <;ogunlukla bir savasa denk gelmesi ile sonunda isyamn basmm toslim olmasidrr. Birincisinl anlayabiliyorum; aneak ikincisinin yaygmhgml ve nerede ise bir kural karakteri ta~!dl8tm gorerek yadrrgryorum. Mahmud, Kurt beyliklerini ortadan kalduma politikastm temsil ediyor; kendisini izleyenler bu politikayi sonuclandmyor, Mahmud'un torunu Ikinci Hamid'in zamarnna gelindiginde Kurt hareketi i<;inde onderlik arttk ~yhlere ve dini liderlere gElI;mi§durumdadrr ve baskaldmlar deyam ediyor. Osmanh yonetimi, Kurtleri basnrmayi surekli bir politika saYlyor.lkinci Hamid, bu politikada <;okbiiyiik bir degi§ikliktir. Ourada bir parantez acarak lkinci Hamid'in tarih i<;indeki yerini saptamak istiyorum, Hamid ge~ek<;i ve sogukkanh , kisisel alanda vesveseli olmakla birlikte, yeni politikalar olusturma ve uygulamada curetlidir, Hamid, daha <;ok pasalanmn politikasi sonucu kattldlgt 1877-78 Turk-Rus Sava§1 ile bir yem degerlendirme yolundadir: bu izlenim 9kIyor. Mahmud'un tahta ge;tigi zaman Osmanh MIa biiyiik bir Avrupa devlctidir. Rusya savasmm bu sonuncusu neredeyse aln yiizydhk bir hanedarun son varislerinden birine, egemenliklerinin Avrupa doneminin sona erdigi i§3retlerini veriyor, Uzun bir hanedan i<;inonemli olan egemenliktir; Hamid, gozUnil 6n Asya'ya ve Transkafkasya'ya (.) dikiyor, Burada daha sag-lam bir hukumranhk olusturabilrnek idn islamohk ve arkasma gizli Tiirk~iililk gerekli ideolojiler olarak ortaya Qklyor. Hamid'in bu politikasryla g6n1nu§te politik muhalifleri olan Ittihat ve Terakki politikast arasinda bir nitelik farki bulamryorum: tam tersine iUihat~dar, Hamid'in bu politikasiru daha biiyuk bir htrs ve siiratle uygulamak istiyorlar. Bu hizhhk, Enver Pasa ve arkadaslanna, Avrupa'da, Afrika'da kaybettikleri topraklann bir bOliimunii Dogu'da telafi etme hayalini deveriyor. Hamid, panislamist-pantiirkisttir. Enver ve arkadaslan pantfukistpanislamist oluyorlar; arada bir vurgu farki oldugunu kabul ediyorum, Mustafa Kemal de rutelik'olarak aym politikamn dl§lna Qkmlyor. Aneak hayal gucii acismdan Enver'den daha <;ok Hamid'e yakmdrr. C;lk!§politikasinda ve Kurt ~yhlerini kurtulus savasma katrna planlan acisindan da Hamid'e daha yakm duruyor. Ancak kurdugu devletin ikinci yilmda,
(.) RUSQJ Zakafkasya, Ban dillerinde Transkafkasya, "Kalbs Otesi"demektir. Moskova'ya gOre Kafkas'mbu yanuu anlatlyor. "Size" gOreise Kaftas - 6tesi yanlJfbr. "Ben - Kafkasya, ~Kafkas~igi" oJabilir.

46

47

belki de vermis oldugu urnirleri fazla ciddiye aldiklan , belki de Kemal Pasa'mn ve Tiirklerin basansina oykundukleri icin giio:;lii e basmda seyhv lerin ve Osmanh subaylannm bulundugu bir Kurt ayaklanmaslyl.a ~~~ karsiya gciincc, tekkelere karst ve bir politika ile daha Turkcu bir O:;IZ& tutturmak zorunda kahyor. Kemal Pasa'run O:;lkl~mm Sadrazam Damat Ferit tarafmdan belirlenmesine karsm, ise Erzurum'dan baslamasuu baska turlti aO:;lkla.man.l~ iimm kun olamayacaguu dti§:iinuyorum. Erzurum, Kiirt ve Ermeni P?l1tlk ~reketinin merkezi niteligindedir ve Turklerin "Kurtulus" kongresmden once pek cok Kurt ve Ermeninin kongreye ev sahipligi yapml§: oldugu kesind~ . Bu parantezden sonra Hamid'in politikasma doruiyorum. Hamid, Kurtlerle savasmak yerine Kurtleri kullanma politikasmt baslanyor. B~rada ozgun ve onemli adimlar anyor, Bu adrmlan armasmda, 1877-78 TurkRus Savasi'nda g6nilliu Ermeni birlikleriyle de savasmak zorun~~ kalmasi.ve Kurtler iQnde Rusya yanhsi egilimlerin giio:;lenmeside €lkdl oluyor. Kiirtler arasmdan, bu savasta, Rusya birliklerinin yamnda savasanlar ve Kiirt otonomisi ya da bai5JmslZhglm Rusya'nm iist ~em:n1igi~~e arayanlar da O:;lktyor; u durum, Hamid'i ozgun ve yeni blr"KUrt pOh,~lka,~1 b ol~§~ turmaya yoneltiyor. Bu politika~·u.n 6zu sudur: ~u~tlere ,Kurtlukle!1n~ unutturmak. Hamid'in diger politikalannda da gorulen bir temel o:;lZS! Kurt politikasmda da var; Hamid, hep yiicelterek ortadan kaldmyor. Kemal Pasa'mn politikasmm da 6zu Hamid'i~~n~en hie farkl~ ~~g~ldir, Hatta burada bir parantez ao:;ab~li~m;Aydl!l Uu:rm~ ~ezl~~ d.~zl~mm besinci kitabmda Kemalizmin Hamidizm oldugunu lien surmustum: bunu ileri surerken, bilimsel acidan, o:;ok urkttigumii hanrhyorum, Dogru 01duguna inanmakla birlikte bana inamlmaz ~?r~~yordu; ~~d.i i~ .~e~ o:;okdogru oldugunu ve hem de ba~kasml.n ~u§unuleme~ece~ml du§un~yorum. Hamid, Enver, Kemal arasmda bir oz ve hatta bir my€l farki 80runmuyor: sadece uslup ve heyecan ayrlhgl var. "' Nasil .olabilfr? Bir kez daha tekrarhyorum; Enver ve Kemal III ilkokul yillanndan Harbiye'den mezun olduklan yillara kadar, hii~iinidar olan Hamid'dir ve Hamid, 1890 yillan ortasmda baslayan Errneni pogrom una kadar drsarda ve icerde o:;okbuyuk bir prestijin sahibidlr. Desponur: ancak Osmanh tahtma oturmus en biiyiik aydmlanmacilardan birisidir. Hiebir biiyiik devletin oyuncagt degildir; biiyiik devletlerdcn uzak durma politikaSI, Hamid'e, dedesi Ikinci Mahmud'un mirasldl~. .. Enver ve Talat'm, Hamid'e y6nelttikleri muhalefet izlenen politikarun y6niinii deg:i~irmekle ilgiH goriinmiiy?r; ~a~~ h~h .. e ~~.ha ~~ikal ~Im.a v y6nunde geli§iyor. Ittihat ve Terakklalerm ozgurltik~uluklerllse Turkl48

ye'de cksik olan ozg11rliik edebiyatma, yaznuna, katkIda bulunmanm

ate-

sinde, iktidarlannm ilk yillannda ekonomi politik duzende hicbir dayanagl olmadigrru gOsteriyor. Kurtler bunu cok iyi bilirler, htihat ve Terakki'nin icinde yer ahrlar, ashnda lnihat ve Terakki'nin kuruculannm d6kumu son derece ilginctir. Dort kurucudan birisi, Mehmet Re~it, <;erkezdir ve ikincisi, Ibrahim Temo, Amavut oluyor, iio:;tincuAbdullah Cevd€l ile dorduncu Ishak 5iikuti ise Kurtturler. Sadece ki~i diizeyinde degit hareket ve delegasyon plarundada Kiirtler Jon Turk hareketi io:;indeyet aldilar, Htirriyet Devriminden o:;okheyecanlandrlar, On Asya, htihat ve Terakki kuliipleri He doldu. Mu§, Bitlis ve benzeri yerlerdeki htihat ve Terakki kultipleri, uye saYISl itibariyle, 'Jok biiyiik olo:;uleribuldular. Fakat ~ok o:;€§itli aynaklar ve bu k arada Kurdoloji iizerindeki en guvenilir yaymlann yaplldlgl Rusca kaynaklar, bu kuliiplerden "Kiirt kuliipleri" olaraksoz ediyorlar, Kurtler, Ittihat ve Terakki kulupleri i~inde 6rgutlendiler ve bir yan legalite kazandilar, Ancak, 6zgiirliik balayi kisa siiriiyor, fttihat ve Terakki o:;ok krsa bir zaman sonra kendi kuluplerini, Dogu'daki tUm ittihat ve Terakki kuliiplerini, gercekte KUrt kuluplerini kapanyor. Bunlan, pratigin ve politikamn zigzaglanndan temizlendigi zaman, Harnid'in Enver'in, Kemal'in o:;izgisininaym oldugunu belirtmek io:;in yaziyorum. Ashnda Mahmud'u da, baslano olrnanm safhktan uzak niteligiyle birlikte buraya almak gerektigini dii§iiniiyorum. Eninde sonunda yenio:;eriguruhunu ortadan kaldirarak Turkiye'de bir yeni ordu Nizam-i Cedid ve yeni duzen, tanzirnat, kapisiru ao:;tl.Mahmud, bug tin yenicerilikle birlikte Bektasi tekkelerini temizledjgi iQ.n Bektasilerin, Alevilerin, Kurt politikasr nedeniyle Kiirtlerin nefretini ~eken bu Osmanh sultam bir paradoks olarak kendisine Mahmud-u Adli de deniyor, yakm zaman Tllrkiye yoneticilerinin en duyguJusu ve aym zamanda en acimastzr oldu. Mahmud'un kurdugu yeni ordu ilk denemesini Kiirdistan'da yaph. Daha sonra Alman ordulannm basma geo:;enMoltke, gen~ bir subay olarak yeni orduda darusmanhk yapiyordu: Kurdistan seferine kattlarak o:;ok deg.erli mekruplar ve gozlemler birakn. Ba§ta Bedirhan, Kiirtleri yenmek, Turkler io:;in buyiik bir moral oldu ve "Kiirdistan zafer madalyasl" o:;Jkartttarak Kurdistan savaslarmda yararldlk gOsterenlere verildi. Mustafa Kemal'in Kurt politikasi, Mahmud ve Hamid'in politikalanrun toplamidrr; hem kullanma hem de Kiirtlugu ortadan kaldrrma yonfuldedir. Anadolu hareketini 6rgi.itlerken Kurt §€Yhleri ile pek o:;okkez biraraya geldigi kesindir; ne vaad ettigini bilemiyoruz. Kurtulu~ Sava~I'mn temel hedeflerinden bidsi sultam ve hilafeti kurtarmakhr ve bunun io:;in 49

kutsal savas, "cihad" Han ediliyor. ~eyh Sait ba~kaldlflsmda da hilafeti kurtarmak g6riiniir hedef1erd~en birisi ol~.r~k o~t~~~ ~Iklyor; aneak. Anadolu'daki ilk ~Ikl~taki ortakhgm ya da goru~ btrhgmm bunlardanibaret olmadignu dii~iiniiyorum. Kurtler , $eyh Sait ayaklallm~sl olarak crken harekete g~n genel ayaklanmaya 1923 yilmda karar venyorlar ~e ~a~trlamyorlar. Admm "Turkiye Cumhuriyeti" olmasma karsin ~Ir ~~:~ Cumhuriyeti" doguyor; baskaldinda buradan kaynaklanan motifler goruyorum. 'd Samsun ~lkt~ limarndrr; baslangic Erzurum oluyor, neden Erzuru~ a bashyor: bu soru, daha onceleri Tiirkiye Ozerine Tezler'de ortaya a~tlgIm Mustafa Kcmal'in hangi misyon ve gorevle Anadolu'y~ ~Ikml~ 0Id~9~. S?rusu kadar 6nemlidir. Erzurum, Ermeni ve Kurt politik harekethhgmm merkezlerinden birisi ve belki de en 6nemlisidir. .. Erzurum Kurrlerin ve Ermenilerin pek cok siyasal toplannsma ve soz uygunsa kongrelerine sahne oluyor. Sovyet Kiirdo~og Hasretyan'm sozunu ettigim derlemesinde su bilgi var: "Na sovesaruy ve ~z~ru~.e v ser: dine fevralya 1912 g. Abdulrezzak pastav.it vapros ob ob edmeru~ vseh ,~I,~ poretsta i organizatsii vseobsego ~osstaRlya kurdov Osmans.~ Imperil.: 1912 yih ~ubat ortasmda Erzurum da yapilan topl.a~h~a ~bdulrez~k .. ub tiin karst gii~lerin birligini ve genel bir ba~ka.~dm icm org';ltle,nm7SI,?1oneriyor. Erzurum, daha sonraki ytllarda da , Kurt ve Ermenilerin bir kurtuIus" savasi 6rgutlemeleri icin yapn:'~§ ~Iduklan toplantt ve kongrelere ev sahipligi yapiyor, Bunlardan bir dlgen, 1919 Haziran ayma ras,thyor. Bu tarihte Erzurum'da bir "KUrt Kongresi" toplamyor. Kemal Pasa run kanldlgl kongre Temmuz aymd~dlr. .. _ .. ."" Devarn etmeden once bir g6ruilumu kaydetmek ve yme tez olarak yazmak istiyorum. Biitiin okurnalanm ve ara§~l~~alaflm sirasmda Osmanh y6netidleri -icinde "hain" sozune la}'1~ btns~yl~ ~r§lla§madlglml belirtmek isriyorurn. Bu yarglma Damat Ferit dahildir; oyle samyorum, Kemalist tarihcilerin Damat Ferit'j bu kadar kotWemcsinde.Kemal Pa§a'~1 Anadolu'ya gOnderen basbakanm Ferit Pasa olmasinm rolii var. Nasil bir haindir ki, Tiirkiye'yi kurtaran kimseyi Istanbul'da i§Siz ya~mlt~dan ?karnp ~k biiyiik yetkilerle Anadolu'ya gonderiyor: ~unu Kema~,st tanh de ~ozmek zorunda kahyor. Bir yandan Kema~ ~a~ mn Samsu__nan ~ad raya ~lkl§lyla baslayan misyonunun altinda FerIt in unzasi oldugun~n usttinii 6rtiiyor ve diger yandan da Ferit'in hain old ugu konusunda blr firnna estiriyor. .. Tiirk tarih yaznmm alt-ust ettigim dogrudur. . Turk tarihindeki butun yargdan bit iddianame ve bir sorgu hahne getirmek istedigim de dogrudur.

Hainin tarifinde iki netlik vazgecilmez oluyor; birincisi, kendisine guvcnilmesi gerekiyor. Her hain, giivenilen insanlar arasmdan crkiyor, Ikincisi, hainin kesinliklc kendisine guvenenlertn karsrsmdaki taraf He isbirliHi ve ,Ikar ahsverisindc olmasi gerekir; Osmanh tarihinde boylelerine pek rastlamadim. Belki bilgilerin ve bilgilerimizin az olmasindan kaynaklaruyor, Aneak yakm zamanda bOyleJerini biliyorum ve yasalarm ol<;iisiinde Toplumsal Kurtulus'ta acrklarnaya ~ah§lyoruz. Yakin zaman yoneticileri vc dl§i~leri bakanlan arasmda hainler olduguna kesinlikle inaruyorum, Bana §u andaki arsivler verilirse ve "ispat hakki" tarumrsa, aramizdaki hainlcri karutlayacagimdan kusku duyulrnamasnu istlyorurn, Tiirkiye Cumhuriyeti'nin bu burjuva ve tekelci yonetiminin cikarlanndan once Washington'un ~Ikarlanm di.i§unen, kendisine geIen bilgileri Adalet Partisi'nin bakanlarmdan bile sakman disisleri g6revlileri oldugunu ve bunu <;Ikarkar§lhgmda yapnklanru karutlayabilirim, Kimlerdir? lpuclanm Toplumsal Kurtulus'ta ve kitaplanmda bulmak mtimkiindiir. Ferit'in bir hain oldugu konusunda elde yeterli bilgi oldugunu sanrruyorum. Bilgiler.konusunda da bir parantez acmak istiyorum, Yakm zamanlarda Osmanli arsivlerinin ve ozellikle Enneni hareketleriylc ilgili bolumunun a~lklandtgl Han edildi ve biiyiik bir kampanya acildi. Yamlncidrr ve kandmcidrr, Osmanh arsivleri her zaman acrkn, Basbakanhk, Arsivler Genel Miidiirliigii'nden izin alan ve ilgi alamndaki yazlyl okuyan yabanCI ve yerli arastmcrlar Osmanh arsivlerini kullanabiliyorlar. Bir bOliimii tasnif edilmistir ve bir boliimii de sandiklardadir. Belli bir yeni bolumu daha tasnif etmeyi "acmak" olarak tamttnak istiyorlar. Buras) 0 kadar 6nemli degildir. Onemli olan sudur: Cumhurbaskanhgt ve Kurtulus Savas: arsivleri gizlidir. HaJii hicbir arasnnci, cok giivenilir olanlann ve dolayisryla okuduklan belgeleri tahrif edeceklerinden kusku duyulmayanlann dismda, herkese kapahdir, Eger cumhurbaskanhgi arsivleri acrhrsa, buna Osmanh d6neminin son sadrazamlanyla ilgili arsivler de dahildir, cumhuriyet tarihinin ve Kurtulus Savasr yazlmunm ~k degi§CCCginive benim yazimima yakm bir sOylem kazanacagim simdiden sOylemek istiyorum, Degi§eceklerin arasmda Kemal Pasa'run hangi g6revlendirme He Samsun'a ~Iktlgt ve Erzurum'a gittigi konusu da var. Kemal Pasa, bu misyonla gemiye binmeden once Damar Ferit ve Sultan Vahdettin ile uzun uzun g05rii§tiyor; her ikisi de guveniyorlar. Vahdettin ve Ferit'i "hain" Ban ediyoruz pek guzel, aneak bir saru kaliyor: Kemal Pa§a'YI gorevlendinnckle Vahdettin ve Ferit mi yamhyor, yoksa Kemal Pa§a ml bunlara verdigi sOzden donuyor?

50

51

Oylc samyorum, bu almasiklann her ikisi de tam dogru olmak~n uzak duruyorlar. Dogrunun ekseninin §<\ylcoldugun~ ~anlYo~~:. Fen~, lngiliz politikasma guveniyor. ~ok d~h~ a<;l~~ylenebih~; k~~~lslm !nglliz politikasma tcslim cdiyor. Blr toslimiyctcidir. An~k. h~l~ oldugunu sanrmyorum. Eger lngiliz <;izgisinc ~~h kal!,mr~ !urklye run ~~rtulacagma inamyor. Bunun sonuclanrun ve ulusal politikaya verecegi zararlann "hain" olmaktan daha az oldugunu du~unmijyorum. Belki "hain", d.e: sifre edildigi oh;ildc, daha az zararhdir: aneak ,ozumIcme aqtsmdan ikisi arasinda oncmll bir fark olduguna inamyorum. ~u varsayirm one surmek zorundaytm: 19}9 yilma g~lindiginde Transkafkasya'da ut; tane bagimsiz devlet bulun~yor; Ermemsta~, ~:;>;erbaycan, Gurcistan CumhuriyeHeri var. Bunlar yem 5<_lvyet. Rusya ~ktldarml~. h:-men guney smmru S.iziyorla~. Bunlann guneYl~de l.seTU,rktye var ..Turkiye'nin dogusunda, On Asya da veya ~m~nh ...d~.rl ta~lma~.tn~ gore Errnenistan ve Kiirdistan'da ya da Ermemlenn sozcukl.cn I1.~ T~rkt~ E~enistam ve Kurtlerin kullanmak istedikleri nitcieme lie Turkiye Kurdistaru'nda ise Ermeni ve Kurt hareketlilikleri var. Tekrarhyorum: hemen bu tarihte Erzurum, Ermeni ve Kurt kongrelerine sahne oluyor. Diger taraftan "manda" du~uncesi son derece itibarhdrr. Kilrtier ve Ermeniler, Turkiye'nin drsmda tercihli olarak bir Ameri~n m~~_a~~ altmd,a yasarnak istiyorlar. Ashnda Birinci DU':lya..Savasi, ~unya ol~sunde bir "mandan rejirnleri donemini yaranyor, Bir sure son~a lI_nzalanan Seve AntIasmasi da "manda" du~uncesine yatkm mad.~e~~r u;enyor.... . Butun bunlann otesinde 0 zamamn en gu,lu emperyahst ulkesi ve ~,u topraklann tek egemeni olma durumundaki Buyuk Britanya, arnk t;ok ,~rumii~ ve bir de Buyuk Savasi kaybetmis Turkiye'nin ~~ topraklarda .~l~ duzen kurabilecegine inanrmyor, Duzen kurmamamn ~kl.son~cu olabilir; burasi, muhteme1 petrol kaynaklan ve diger zengmhkle,: at;lSm~a~ Londra icin son derece onemli gorunuyor. ~u.nun y.~n~nda ~klm ~vnml heniiz gelecegini garantilemi~ olmamakla birlikte Buyu~ Bntanya icm her yerde ve en onemlisi bu smir bolgesinde buyuk bir tehd~t ~lu~turu'y~:' BOyle bir durumda Osmanh sultan! ve sadrazarm 19n, Hamld.l~ ve Enver'in Osmanli egemenligini arnk bu topra~lara kaydirrna pohttka':>I hatulanmahdlr, burada sukuneti saglamak t;?k onem kaza~tyor. Hem sukunet saglanmahdlr hem de gerektiginde ~iiyilk Britanya Ile,paza!hk y~bil ek bir "kuvvet" olusnrrulmahdir. Isin basmda Istanbul un boyle bir palcc ~ lmi vermesi kuvveti n kcnd i kontrolii d I~mda old ugu izlemmt vermeSI d.e ya.rarIdrI.• .1 Bu, tngiliz politikasma teslimiyet<;i, ancak hain olmayan ble yonehmm du~iinebilccegi biT senaryodue.. .. .. . v' • Kemal Pa~a'nm bOyle bir mlsyonl<!-gorcvlendmldlgml samyorum.

Samsu n'a 9kt~mdan hemen sonra, 15 Haziran 1919 tarihinde Diyarbakir vali vekiline ,ektigi bir tclgraf var: Rusca kaynaklardan aktarmak zorundayim, Kemal Pasa, vali vokiline gonderdigi ~ifrcli tclgrafta ulkede "raskol" tohumlan ekcnlerin, aynhk tohumlan sacanlann tcmizlcnecegini bildiriyor. ~unlan bildiriyor: Poctomu Ya v polnoy mere odobril vasi meri v omoseni kurduskogo kluba." Kemal Pasa, "Bu nedenle diyor, "Sizin Kilrt kulupleri ile ilgili onlernlerinizi tiimiiyle onayhyorum." Kemal Pasa, "duruma hakim olmak" i,in ve oldugunu gostermek iizere Samsun'dan Erzururn'a ,tktyor. Bu ,lkl~a, Pasa ile Vahdettin ve Ferit arasmda bir gorii~, egerlendinne ve niyet aynhgl oldugunu sanrmyorum. d Kemal Pasa'mn tstanbul'un gorevlendirmesiyle Erzurum'a gidi~iyle, Londra'da Mustemlekelcr Bakanhgi'nda gorevli Binbasi Noel'in Kuzey Irakta ya da Kurtlerin telaffuz etmeyi sevdikleri bir soyleyisle Gilney Kurdistan'da Kurt hareketliligini sondurmek gorevini ahyor. Kernal Pasa, Dogu Anadolu'da lstanbul'dan gorevlendirilrnis bir otoritenin sukuneti 5aglayabildigini gostermek istiyor. Ancak cok ilgin,tir; kisa bir .zaman sonra, 1920 ve 1921 yrllannda Kemal Pasa yonetimindeki Kernalist kuvvetlcr, Kuzey Irak ya da Cuney Kiirdistan'da Kurt ayaklanrnalanm destekliyorlar, Daha ilorisi, buralarda Kurt ayaklanmalan orgiitlemeye bash-

~~

-

Sorun, once Londra'ya ~I bir gu, olundugunu gOstercbilmek ve daha sonra da Londra ile masaya oturup bir ,ozilrn bulmaknr. Kemal Pasa boyle bir labirentten ustahkla ger:;erek Tiirkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulusuna cok bi.iyilk katkida bulunuyor. Bu kesindir. Ancak Pasa'nm daha onceki doneminde boyle bir durum du~ilndugiinu dli~iinmek son derece hamdir. Pasa, ~k ,~itii faktorlerin ve kisilerin etkisiyle boyle bir vola giriyor. Pratigm ve politikarun zigzaglartnl ya~lyor, Horn boyle bir gorevc getirilmesinde hem de bu i~i basarmasmda 19 M,'y'~ 1919 oncesindeki yasammda kayda deger bir politika, partidlik ve 1>,1~,trl almamasi onernli bir rol oynuyor, (ok pratiktir; herkesle anlasiyor VI' \"I.k klfi.l bir zama n icinde herkesle anlasrnasirn bozuyor. 1'/2:1 yrhnda Tiirkiye Cumhuriyeti kurulurken Kurtlerin de bir genel ayaklauma i(in hazlrhga basladignu gosreren isaretler var, Hazirhklar, yine du hazrrhk iarihindon once olmakla birlikte, 1925 yihnda ;.cyh Sait isyilm olarak 511yiizilne cikiyor. Bundan sonraki cumhuriyetin yaklasik on ~ ylh ve KI'Il1,ll P;l~a'mn iktidar donemi butunuyle Kiirt ayaklanmalanyla g~i'ylJr, (;1'lwl rcsmi tarihin tarnsilmasiru bile yasakladigi bu ayakIan malar w (ltlit'lllh'ri, GCnt~1 Kurmay Harp TariM Ba~kanhSt tarafmdan yaYlmlanan , {lkUlllnJ.~1 yasak olmayan ancak buiunmasl imkanslz olan, gencllikle Silahh Kuvvc(]cr Ak<ldemileri'nde kurmay subay egitimi i,in

53

52

kullarulan "Tiirkiyc Cumhuriyeti'nde Ayaklanmalar 1924-1938" bashkh kitapta yer ahyor. Burada bir,parantcz acmak zorundayim: Turkiye Cumhuriycti'nin iki "resrni" tarihi bulunuyor. Bunlardan birisi Turk Tarih Kurumu'ndan <;1kan ve ilkokul kiraplanna kadar gc<;cn tarihtir. Cok cesitli yeni bilgilcre, artik cumhuriyetin "azizleri" arasmda sayilan Kazirn Karabekir'in , Ali Fuat'm, haua Fahrettin Altay'm ve digerlerinin amlarma ragmen, iskeleti Kemal Pasa'nm tek yanh Soylev'tnde kurulan bu tarih hi<;degi~tirilmiyor. Bir digcr tarih de Gencl Kurmay ve bazi "resmi" tarih kitaplanna dayanarak yazilan tarih oluyor; ikisi arasmda aynhk vurgulardan cikiyor, Tarih Kururnu'nun "resmt" tarihinde bir "Kurt sorunu" ve ayaklanmasi bulunmuyor; onemsiz gosteriliyor. Gene kurmay adaylarma 6gretilen tarihte ise en 6nemli ve en buyuk tehlike olarak yazihyor, Bu nedenle gen<;kurmaylar fist rutbeye gelerek ulkenin y6netimine egemen oldnklan sirada en buyuk tehlikelerden birisi o!arak "Kurt sorununu" g6ruyorlar ve uzerine giderek her d6nemlerinde daha buyuk baskrci olmaktan kurtulanuyorlar. 1920 ytllanrun ilk yansmda Kurt baskaldmsinm cografyasi Irak Kurdistam'drr. Berzenci asirerinin reisi $eyh Mahmut, kondisini "Kurdistan krait" Han edebilecek bir duruma geliyor. $eyh Mahmud'un baskaldmsi He Said'in isyam asagi-yukari arm zamana denkgeliyor. Fakat bu donemden sonra Kurt hareketliliginin merkezi, Kuzey'e ve Turkiye'ye kayiyor. lkinci Mahmud'un Kurdistan kampanyasmdan daha uzun sirren bir ask€ri hareketler doneminin sonunda Tiirkiye'de Kilrt hareketinin beli kmhyor. Bu aglt darbelerin arkasmdan gelen zaman icinde uygu!anan politikalar, Turkiye'de Kurt ulusculugunun kokiinii kazryor. Kemalizmin once sert darbeleri ve daha sonraki politikalan Kurt aydmlanmn <;ogunu da "Kemalist" yaplyor ve Turk ulusculugunun bir par<;asl haline getiriyor. Ocalan'm Bekaa Vadisi'nde go~~giim ve sOziinii ettigim ders notlanndan aktarma yapmak istiyorum. Ocalan'mki yeni bir tarih yazma cabalarmdan ve benimki bir yeni tarih felsefesi arasnrmalanndan kaynaklanmakla birlikte iki ¢zumlemenin birbirine uzak olrnadignu kaydetmek durumundayim. "Turk burjuvazisi, 1925-1940 yillan arasinda Kurdistan'da uluslasmayl onlernek icin burada kapita\izmin gelismeslne izin vermernistir. Burada kapitalist geliilmeyi mahkum etmis, kapitalist gelismeyi Turk uluslasmasinm maddi bir alaru haline getlrmistir." $oyle de soylenebilir: Sultan Selim'in Birinci, lkinci Mahmut'un ikinci fethinden sonra, Mustafa Kemal de bu bolgelerde egemenligi kurma rnucadelesiyle karst karsiya geliyor. BOyle bir durum, diger sirurhh k1arla birlesince, Dogu'nun "geri birakilma54

smi "da acrklayabiliyor,

Fakat 1950 yillarmda Tiirkiye kapitalizmi, bu MIgeye akmaya bashyor. Ancak Kurt kimligi tumtryle ezildigi i<;inkapitalizmin giri~i de Turkiye'dc herhangi bir Kurt hareketliligine yol acrruyor, Ocalan su degerlendirmeyi yaplyor: " 195O'lerden sonra Turk kapitalizmi Kurdistan'a girdiginde, bu kapitalist gelismeyi olumlu bir tarzda, ulusal-inkarci olmayan bir temelde ozumseyip, Kurdistan pazan uzerinde bir savasima d6nu§turecek ve bu savasmu milliyetQlikle yuriitecek bir Kurt hakim sirufr sozkonusu degildir." Kapita\izmin giri§iyle milliyet<;i1ikarasmdaki stki bag burada kopuyor. "Sozkonusu olan bireyse! olarak Tiirk kapitalizrninin uzanttsi haline getiritmi~, Turk ulusculugunu tamamen ozumsemi§ bir Kurt hakim smifirun varhgidrr. '1940-1950 yillarmda ve daha sonraki donemlerde ulusal acidan Kurt egemen suuflannm Kiirt<;illukle ilgileri kalmarrushr. "Dernek ki Kiirdistan'da hakim olan ulusculuk Turk burjuva ulusculugudur." B5ylece bir sonuc <;tkml§oluyor; Kemalizm, yalmzca Turk ulusculugunu yerlestirmekle kalmiyor ve bunun dolayh bir sonucu olarak karst ulusculugun dogusunu onleme basansim gosteriyor. Bunu daha da genellemek mumkundur; Kemalizm, tum eklektik yaplsma karsm kendisinden cok dah .. homojen ve radikal akimlan k6reltmeyi basanyor, $<)ylede soylenebilir: Kemalizm, hi<;bir zaman tutarli bir 6greti olmamakla birlikte, komiinizm, islarncihk ve Kiirt<;tiliik iizerinde bir fist ideolojik hegemonya kurabiliyor ve bunlan slgla§tlrabiliyor. . . Kemalizmin basansnu ve tarihselli~ini burada aramak gerektigini du§iinuyorum. 1960 yillarmm ikinci yansmdan itibaren bu list egemenligin yikilmaya basladigi yolundaki gorii§lerirni tekrarhyorum. 1960 yillannm ikinci yansindan itibaren Tiirkiye'de komiinizm, islamcrhk ve Kiirt<;tihi.k,kendisini anyor ve radikallesmeye bashyor. Birinclstnin kendisini arayisr eninde sonunda Komintem ideolojisinden ve tek ulkede sosya\izmi destekleme misyonundan kurtulma ile birlikte gercekle§iyor; yalmzca Tiirkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulusunda degil, Kemalizmin bir devlet bakisi olarak prestij kazanmasmda en buyiik pay ve destek Sovyetler Birligi.'ne aittir. . Nedp Fazil'm bir islam safr olmadigi, Kemalizmin islamci ve mutasavvuf aknnlanri arasma soktugu ajan oldugu, ajan sOzciigtinti burada "amil" ya da "faktor" anlammda kullamyorum, yolundaki gOrii.~lerimin en <;ok radikal islam taraftarlanndan destek aldt&nl biliyorum. (ok ilgincrir: Hamid dcneminin ve belki de Hamid'i izleyen birkac yilm arka55

smdan, ozellikle eumhuriyet doneminde islamm Turkiye'de hi~bir radikal gorii!l ve du!Zunur <;tk3.rtamadlSJ kesindir. Cemalettin Afgani, Hamid'in protojesidir: ;.cyh Obeydullah da Hamid'in goJgesinde bir "Kurt birligr kurmayi dcniyor, 1%0 yrllarmm ikinci yansmdan itibaren Kemalizmin iist egemenligi sona eriyor, aynea eklektik olan ve tutarh olmayan yaplsmm verdigi irnkanlarla, 1970 yillanmn basmdan itibareh, kOylulllgiin-degil biiyiik tekellerin bakist ve bayragi olmaya bashyor: bir doniiiiu ya~lYor. DOnu!lu yasamak kolay degildir; zor gerektiriyor. 12 Mart 1971 ve 12 EylUl 1980, aym zamanda Kemalizmin sahip degi§tirmesini ve kaybettigi egcmenligi silah zoruyla yeniden kurma giri§imlerini anlanyor. Eyliilist darbe ise, bununla birlikte, tekeller egemenligini yerl~tirme operasyonudur; bu operasyon sirasmda Diyarbakir ve Mamak hapishanelerinde dipcik ve cop zoruyla Kemalizm okutulmasi, neresinden bakihrsa bakilsm, tanhin ~k aci bir ~kaSl oluyor. HAMioiYE KURTI.ERi Azeri kokenli Sovyet bilirn adami Hamid Allev, Gen~ Tiirkler 1lzerine yayunladigi monografisinde, Kurt egemenleri iQn, "Abdulhamid'in despotik rnonarsisinin dayanagi" degerlendirmesini yaplyor. Buna tumiiyle kanhyorum, Genellemek imkam da var; Bayar-Menderes istibdanmn dayanagt da KUrt toprak sahipleri VI! ~yhleri olduJar. On yilhk secimll istibdat doneminde "Kurdistan' Demokrat Partisi oy dcposu oldu ve istibdattan kurtulmamn ban~JI yolunu kapadi, Bu on yil MIa hanrlardadir. Bazi arasnncilar vc bu arada "Iraq and the Kurdish Question" arasnrmasiru yapan Saad Jawad, bu donemde Kur'an kurslanna goz yumulmaslnl tiimuyle Kiir~lcri bu despotik y6netimin destegi haline getirme plaruna baghyorlar. Dzerinde tartrstlacak ve -yeni arasnrmalarla sinanacak onemde bit tez oldugunu dij~iiniiyorum. Ancak bilinen noktalar var; cumhuriyet oncesi donernin KUrt hareketliliginde gen~ ve onemli bir isim olan Said-i Kurdi'nin Said-i Nursi adiyla bir tarikat lideri olarak onemli bir akim yaratmasi da bu doneme rasthyor. Benirn yiiksek 6gre.nim gen~ligini politize ederck isribdadin karsisina cikarma ~abalanmda. Turkiye Milli Talebe Federasyonu'nu kullanarak gen~liSi demokratlastirma miicadelemde de istibdat, karsuna, Kiirtlerin yonetiminde biiyiik ~gunlugu Kiirt olan iiniversite gen~ligini ~Ikarlyorduo Bu 0 kadar oyleydi ki, gen9igi demokratlashrma mikadelemi sanki Kiirtlere karsi, veriyordum; 0 zamanlar bunu dii~iindiigiimu hanrhyorum.

Ferit Mclen Kurtlug-unii inkar ctmi§ bir polinkacrdrr. Yakmda yaytmlayac;\glz ve 1979 ydmda Tahran'daki Amerikan Biiyukcl~iligi'nin i!lgaii sirasmda c1de edilen CIA ve digcr gizli belgeler, Melen'i Kurt sayiyorlar. Melen ise 12 Mart baskth doneminin en zulumcu basbakarudir. Bash donernlerinde Kiirtlerin onplana cikmalan Tiirkiyc'de bir egilim oluyor ve Sultan Hamid'i bu egilimin baslancisi, soz uygunsa, bu ekolun kurucusu saymak gerekiyor. Hamid'in kurdugu ve adma baglanan "Hamidiye Alaylan" 6zgiin bit diizcn olarak ortaya cikryor, . Hamidiye Alaylan'mn Turk ve bOlge tarihinde iki onciilii var. Birisi yeniceriliktir: digeri ise Rus carlannm Kazak Birlikleri oluyor. Hamidiye Alaylan, yeni~riligin son zamanlanndaki kadar duzensiz, Kazak Birliklen gibi aym etnik kOktcn kaynaklamyor. Hamidiye Alaylan'mn tilmu, erlerinden komutanlanna kadar kadrosunun tamanu, Kurtlerden olusturuluyor ve 6nernlr61~iide ozerk bir statu veriliyor, Hamidiye Alaylan, rnerkezde Hamid'in ozel muhafizhgr gorevini ve Dogu'da ise Errnenileri tedip etrne, sindirrne ve ortadan kaldrrma misyonlanm yiik1eniyor. Hamid, Der Saadet'te kisisel guvenligini ve Dog-u'da ise Ermenilerin yazgtsmt bu duzensiz Kiirt birliklerine birakiyor. Hamid He birlikte Turklerin Kurt politikasmda onemli bir degiiime gorunuyor; Sultan Hamid, Kurtleri ezmck yerine, onlan aSJrhk merkezi daha Dogu'ya kayacak "yeni" Osmanh Oevleti'nin bir pa~asl haline getirmek istiyor, Hamid, Hamidiye Alaylan ile "Hamidiye Kurtleri" denebileeek bir yeni halk yaratrnayi deniyor. Bunu yalmz alayJaria degil, birisi Istanbul'da ve digeri Bagdat'ta olmak uzere kurdugu "Asiret Mektepleri" ile destekliyor. Asiret Mektepleri, Kurt asillerinin cocuklan icindir ve bunlar bu garip okullarda lslarnct, Osmanhci, hallfeci ve bir tiir bagunh Kiirt~ ideoloji ile yetistlrlliyorlar. 1877-78 Osmanh-Rus Savasr, basta Sultan Hamid ve bundan sonraki her Hir Osmanh yonencisme, burada ilerici-tutucu aynrm yapmlyorum, Enneni sorununu kokten ~ozme inancim yerlestiriyor. Bu biiyuk yenilgiden sonra irnzalanan Berlin Antlasrnasi, lstanbul'a, Ermenileri, Ktirtlerin ve <;erkezlerin saldm ve kiyunlanndan korurnayi bir gorev olarak veriyor. Bir yandan Ermenileri Kurt ve Cerkezlerin kiynmndan korumak, diger yandan merkezi Dogu'ya kayan bir Islam-Turk devletine d(\nii~mck ve hatta Avrupa ile Afrika'da kaybcdilen topraklan Dogu'da telafi etmek Hamid donerninin temel politik Qzgilerini olusturuyor. "Vcrs 1891 Shakir Pasha, charge plus lard de la mise en oeuvre des reformes en Anatolie, concur l'idee de creer des regiments kurdes irreguliers sernblables a ceux des cosaques russes," Bunlan Minorskiy yaziyor: 1891 yilina dogru, Anadolu'da reformlan

56

57

uygulamaya koymakla gorevli $akir Pasa, Rus Kazak birliklerine benzerilebilecek olan duzensiz Hamidiye Alaylan'm kurmayi planltyor. "In 1891 Abdul Hamid had formed Hamidiye, a new fighting force lv.-~ aring his name. The troops were comprised solely of Kurdish tribesmen and organized into regiments modeled after the Russian Cossacks." Bunlan "Armenian Revolutionary Movement", Ermeni Devrimci Hareketi, bashkh doktora tczini hazirlayan Ermeni kokenli Amerikan Louis Nalbandian'in 9lh~masmdan aktanyorum. Hamidiye , tumuyle Kurt asiretlerinden olusturuluyor ve Kazak Birlikleri'ni ornek altyor. "The Hamidiye served more than just the militray needs of the Sultan. It strengthened his Pan-Isalmic policy and also provided a method of separating the Muslim Kurds from possible cooperation with the discontented Armenians." Harnidiye, sultanm askeri amaclanru asan bir i~ gordii; sultanm pan: islarnik polirikasrm gii~lendirdi ve milslUman Kurtlerle rahatsizhk gosteren Errneniler arasindaki muhtemel bir i~irliginin yolunu kesti. Nalbandian bunlan yazarak devam ediyor, "The Sultan's newly formed regiments were allowed to act without restraint in the porvinces, where they deliberately raided Armenian villages, ruined crops, and massacred the inhabitans. Hamidiye regiments did not stop at destroying the means of livelihood of the Christians: Their marauding also caused much economic damage to peaceful Turkish, arab, and kurdish inhabitants". Hamidiye, Ermeni koylerine saldmrken hicbir sirur tarurruyordu, koyleri basiyor ve urunleri imha ediyordu; kuskusuz Ermenileri kiyryordu. Burada kalmiyor ve hizim alamayarak Turk, Arap ve Kurt kOylerine de baskmlar diizenliyordu. Nalbandian'dan bit aktarma daha yapmadan once ~unlan eklemek durumundayrm: Harnidiye'nin Turk, Arap koylerini de baStlgl dogrudur. Bu, Turkler ile Araplar arasmda onemli sorunlann da ka.ynaklanndan birisi oldu. "The regiments were a ormidable force in counteracting Armenian Revolutionary activies and of course these were regular soldiers operating in the provinces against mare partisan bands," "Ermeni Devrimci Hareketleri" tarihinden yaptlglm bu aktarma uzerinde durmak istiyorum; Hamidiye AlayJan ya da burada kullandigim ifadeyle Hamidiye Kurtleri, astl Ermeni devrimci hareketinin iizerine saldmyor, Daha dogru bir soyleyisle, Hamidiye Alaylan'na, Dogu'daki devrimci hareketleri i~in polis gorev ve yetkisi veriliyor. Bir kaynaktan aldlgtm bu bilgileri, inceledigim diger kaynaklar da 58

,h'Aruluyor. Bu dogru noktalan ~ok onemli buluyorum ve iki "tez" ile surmvk istiyorum,

!lir: Osmanh'nm son donemindeki Hamidiye Alaylan He Adalet Pattisi'nin ikinci donemindeki Milliyetci Hareket Partisi birlikleri ve Vlkli o..,lklnrl, nitelik olarak bir ve aymdtr. Birincisinin beyni ve ruhu, Sultan Hamid'dir. Ikincisinin beyni ve otorite kaynagi Siileyman Demirel oluyor. Bu tezden ikincisine gecmeden once kendimi anlatmak istiyorum; 1970yillannda oldurulen her kardesimin karunda Demirel'in parmagt 01duguna inamyorum. Bu nedenle ikide bir Demirel'de "demokratlik" g6ron cski yol arkadaslanm, ukra yazarlan, solcu ve "Marksistler" toplulugundan kcsinlikle aynhyorum. Demlrel He benim aramda g~ilmesi murnkun olmayan bir ucurum var. lki: Eylfilist darbe sonrasmdaki siyasi polis ile Hamidiye Alaylan ve 1970 yillan MHP birlikleri arasinda, ~ah~ma usulleri, acimasizhklan, kanun.dinlemez nitelikleri, yetkilerine sirur bilmemeleri acilarmdan bir aynilk gormuyorum. Siyasi polis bir siyasi parti gibi 9lh§lyor ve MHP ~izgisi" ni surduruyor. Gii~lerini, 0 zamamn basbakaru ve ~imdiki devlet baskaru ile 0 zamanm devlet baskamndan almalan tabiidir, Devam ediyorum: Hamidiye Kurtleri, yalmzca masum Ermeni koyltilerini kesmekle kalmadilar, Hmcak ve daha ~k Tasnak Ermeni devrimcilerine kars: koyma i~ini de ustlerine aldtlar. Bu ustleni§ nedeniyle ozellikIe Tasnak gu~lendikten soma, Rusya'daki merkezlerinden Kurtleri cezalandirmak iizere Tiirkiye'ye ceteler ve birlikler gonderdi. Tasnak, Ermenice "federasyon" anlamma geHyor. <;C§itli Ermeni orgutlerini biraraya getiriyor. Garo Sasuni'nin bir ara Tasnak'in ust kurullannda gorev yapmis oldugunu inceledigim bazi kaynaklarda rastladrgirm ifade etmlstim. $imdi yine Garo Sasuni'nin "Kurt-Ermeni lliskileri" bashkIt ¥lh§masmdan aktarma yapmak istiyorum. "Sultan, Kurt beyleri hesabma ~eyhleri gii~lendirerek bir d_ini islam devleti yaratmak ve gayretkesligtnde islam dini sayesinde biitun Kurtler Halife Sultan'a baglanacaklardl. "Abdulhamid'in bu gerid arnaclanm gef(;ekIe~tirmesinde Kurt duzensiz birliklcri (Hamidiye Alaylan , y.k.) kacimlmaz bir gu~ii. Eski Yenicerilerin yerine Abdulhamid, KUrt diizensiz kuvvetlerini kullanmak istiyorduo "B6ylc1ikie ~yhlik bir taraftan bagimsizbklan i~in miicadele eden HIristiyan uiuslan, ozellikle Ermenileri ezmek icin ve Ote yandan da devlet hayaunda despot halifeye dini bir destek olma yoniinde bir vasita haline geliyordu.

,9

"Arnac ise kolayhkla anlasilabilecegi gibi, ozellikle ~eyhlik duzeni onderliginde olacak hareketle dini ideolojik fanatizmi canlandmnak ve halklar arasi carpismalar yaratmakn. Sultan, bu istegi alnnda cok giz1i ve uzak mcsafeli bir amaci guduyordu, $oyJe ki, Kurtlcri ulusal bilinclilikten yoksun birakip, onlan ulusal baglmslzhk savasmdan uzaklasnrmak ve onlan yalmz bir dini toplum haline getirerek yava~ yava~ Turklestirrnekti.

"Boylelikle $eyh Ubeydullah Sultan Hamid'den talimatlar ve emirler alrnak suretiyle Kurtlerin en buytik lideri haline geliyordu. Hada kutsallasmis ve Sultan Halife'nin liituflanna layik goriilmti~ olan ~hretli seyh, Kiirtlerin bir ~it halifesi durumuna gelmisti." Burada bir nokta durmak ve Hamid'in Kurt politikasuun bazi sonuclanna isaret etmek istiyorum. Sirplar, Helenler, Bulgarlar ulusal savaslanru yaparak Osmanh egcmenliginden aynldiktan sonra, Osmanh yoneticileri de yava~ yava~ Turk olduklanru hanrladiklanna gore, Ermeniler ile Kiirtlerin de uyanmasmi ve hatta Osmanh egemenIigin~ karst bir ittifak i"ine girmelerini beklemek gerekir. Hamit, hem bunu goruyor hem de bunu onluyor. Tasnaktsiyun Partisi'nin merkcz yaym orgam Trosak'ta 1901 yihnda yayimlanan bir basyazidan aktarma yapmak durumundayun, basyazida bu paragraf da yer ahyor; "Cercekten de bize sorarsamz, Ermeni ulusuna -hi" olmazsa 19. yuzyildan itibaren- siirekli olarak hangi halk daha ~ok zarar verrnistir diye sorarsaruz, 0 zaman 'Kiirtlcrdir' cevabuu vcrmeyecek olan hicbir Ermeni bulamazsmiz. lsre bizi daimi olarak harab eden, kesen, irzirruza go;cn, i~kenceye tabi tutan ve bizi vatanrmizdan g6<;ettiren, kanmuzr erncn, yani tek bir deyisle, "Ermenileri asan ip Kurtlerdir" ve biz i~te boyle bir ipten bahsedecegiz, Durum <;ok fecidir." Cercekten de Hamid, izledigi politika He kardes olmalan gereken Kurtler He Ermenilcri birbirinin bogazma sanlan iki halk durumuna getiriyor. [kinci nokta sudur: Kiirt birliginin olusumuna ve Kiirt ulus bilincinin dogu~una hi" kimse Hamid kadar ve .. banscil yollarla" engel olrnarmsnr. Mahrnud'un ba~ladlg1 yoldan Kiirt Beylikleri ve Kurt crnirlcri teker teker kmldiktan soma, Ermeni halk hareketi ornegi de izlenerek: Kiirtler seyhlik ve tarikat sistemi He siyasi varhk alma yolunu anyorlar, Aneak beylik otoritesinin kalkmasivla asiretler arasmda dagllan ve asiret rekabetlerine dalan Kurtler, ulke ol~iisiinde dini birlige dogru yol ahrken Hamid'in yarattlgl Hamid "asilleri" He cok saYISIZ pa~aya bolunuyorlar. Hamid, "A~iret Mektopleri" ve her sivrilen Kurde bir Hamidiye Alayi'nda "pa~hk" . vererek Kiirtleri daha yaygm bir i" kavga is:ine sokuyor. O~unciisii, $oyh Ubey<;l.ulIah'mlran'a saldlTlsldlr. Onlu ittihat9, 1990 60

yillanrun onde gelen Kiirt polltikacisi, Ayan baskam, $cyh Sait isyam He hicbir ilgisi olmamasma karsm Mustafa Kemal'in Said'in isyarurum bahenc cderek Diyarbakir'da asnrdrgi Abdulkadir'in babasi olan Ubeydullah, Hamid'in adanudrr, Tiirk-Rus Savasmdan hemen sonra $eyh Ubcydullah, lran'm egemenligi altmdaki Kiirtlere iyi davranrnadigrru ileri siirerek ve aracilarla gorii~meler yaphgl bir srrada lran'a hiicum ediyor ve birisine buyuk oglu $oyh Siddik'm ve digerine kii'Siik oglu $oyh Abdulkadir'in komuta ettigi iki koldan Iran is:lerine giriyor. Tebriz'e yak1a~tlgmda ve Tebriz'i du~iirecegi sirada buyuk devletler, Abdulhamid'i bu denemesinden geri donderiyorlar ve Hamid, Ubeydullah'i fran iclerinden dondurmek icin Osmanh ordusunu harekete gecirmek zorunda kaltyor. Biitiin bunlar Hamid'in izledigi politikayr anlatmaya yanyor. Bunun dismda Kiirt ulus bilincinin dogll§unu onlemode onemli katkisi ve Ermenileri s6kiip armasi drsmda, Sultan Hamid'in, Hamidiye Alaylan'nda bekledigini buldugunu soylemek mumkun goriinmiiyor. Bunda sok ~~itli nodenler Vat; bunlardan birisi, Kurtler arasmdaki zithklardir, Hamidiye, hcrhalde hukumet yanhsi birdtizendir; Kurt asirerlerinin bir bOliimu kauhnca bir d iger bOliimu kesinlikle karst cikiyor. Biitun Kiirt hereketliliklerindc Iran, Irak ve Ttirkiyo'de bu haIa degi~meyen 9zgidir. Yerler ve saflar dcgi~ebiliyor; ancak her zaman hukumet yanhsi ve karsin asiretler oluyor. lkincisi bu duzensiz ve basi bozuk birlikler, ancak buyuk otorite vcrildigi vc kanun tammazhklan kabul edildigi siirece i~ gOriiyoriar. MHP'nin kan kusan birlikleri taze orneklerdir ve bir siire sonra kuranlan bile kaygilandirmaya bashyorlar, Nitekim, ozellikle Rusya arsivlerinde, zamamn buyukel"i veya konsoloslanmngonderdigi raporlarda, lstanbul'daki hukumenn zaman zaman Hamidiyelere silah verilmemesini gorii~ilp karara bagladlSJ anlasihyor, Sovyet arasnrmaolannm inceleyerek degerlendirdikleri Rusya arsivIl'ril1dl' bir de su var: Hamid, 1904-1905Japon-Rusya Savasmda, Rusya lehlnd~' s.lv.lljmak iizere Hamidiyelerden olusan birkac binlik bir birligi saV,I,,! #Indl~rmeyi Rusya'ya oneriyor. Aneak gerceklesmiyor. lIumda Hamid'in motilinin ne oldugunu bilmiyorum. Ancak Hamidiy~'I"I"I' b'I~lmligl iimidi ve verdigi onemi gosterdigi i"in aktanyorum, (,',lld I r,11! Sit vast, ashnda bir son degil bir baslangic sayilabilir: Iran, so1\11,'11 k,lhul l-tmL'l.iive bundan sonraki ii~ yuzyil, bu topraklar i9n Osmanh-lran S.lv'I~larma sahne oldu. Ancak u<; yuzyillrk bu savasm u<; onernli <;OIllIt·U var; ,"ok ozet halinde burada bu u~ ~izgiden soz etmek isHyorum. Bir: 01,; yii/.ytlhk sava~a kar~m 1639 ylhnda imzalanan Kasr-l ~irjn Antla~masl bir Ikngeyi de gosteriyor. Kabaca bugiinkii smm da ~izm~

61

olan Kasr-i $irin hatnna yaklasmak ve uzaklasmak, bu iki ulke arasmdaki u~ yuzyilhk mucadeleyi de ozetliyor, Iki: Kasr-t $irin, sadece bu iki gii~lii imparatorluk arasmdaki smm gostcrmekle kalrmyor, aym zamanda, iki halkr, iki ayn imparatorlukta ya~ma ya mahkum ediyor. Baska bir bicimde ifade edilecek olursa, KasrI $irin Antlasmasi'yla Kurtler ve Ermeniler, iki ayn devlet egemenliginde yasamak uzere, boliinmii~ oluyorlar. Cr~: Bu iki imparatorluktan, daha buyuk bir uygarhga sahip olan Iran, daha gii~lu siyasal orgiitlenmeler yapabilmis olan Turkiye karsismda, daha erken zayifhyor, On dokuzuncu yuzyihn basmdan itibaren Iran, bolge ve burada ya~ayan halk acismdan onemini yitiriyor. 1820 yillan, ~imdi bakddlgmda ve bakrs a9s1 ycniden ~~velendigin· de, ~imdiye kadar yazilagelenden 'Pk daha onemli gorunuyor. SOyle de soyleyebilirirn: tarihin mercegini bu bolgeye ta~ldlgtm zaman, 1820 yillari, Helenlerin bag:Imslzhgl - ve yeni~eriligin ortadan kaldmlmasi kadar baska onemli geli~melere de tamkhk ediyor. Rusya, 1826 yihnda lran'a savas Han ediyor ve 1827 yilmda yaprlan antlasma ile Erivan dahil, Ermenistan'm diger parcasmi kendisine kanyor. Bu tarihten sonra Ermenistan'm bir par"asl Tiirkiye'de ve diger par· casi Rusya'dadrr: Iran, aradan ve soz sahibi olmaktan cikiyor. Bu yillar Rusya yayilmacihgmda ~k onemli oluyor; lran'i dize gerirdikten sonra 1828 yihnda Rusya bu kez Turkiye'ye savas Han ediyor. 1829 yilmda Tiirkiye'ye Helenlerin bagimsizhgrm kabul ettiriyor; 1829 Edirne Antlasmasi ile Rusya'mn Turkiye'nin politikasmda ve kaderinde onemli ve etkili olma donemi bashyor.Jran aradan cikinca, Dogu'da Rusya'run sirun, Osmanli cografi taksimatma gore Kurdistan denilen bolgeye gelip dayamyor. Cok i1gin'>lir;Avrupa Turkiyesi'nde Helenlerin, Bulgarlann baSlmslz· hgml bit politika yapan Rusya, hicbir zaman ve ciddi ol'>iide bir baglmslz Ermenistan ya da Kurdistan politikasi izlemiyor, Dolayisiyla Ermeni politikacilannda, en "ok Rusya yanhsi olduklan zamanda bile bir gUvensizlik var, Ermenilerde ise Tiirkiye'ye karsi blr Iran yanhhgmdan s6z edilebilir. Kiirtlerde ise lran'a karst bir Turkiye yanhltgt kesindir. $ii Kiirtler, cok zaman Iran yanhsi bir politika izliyorlar ve daha once de degindim, asiretler arasr rekabetler bunlardan birisinin bir devIet yanhsi politika izlemesi halinde rakibinin karst devleti desteklemesi sonucunu doguruyor. Bunlar var; ancak bunlar, genel vc bir egiHm olarak Kurtlerin Tiirkiye yanhsi bir tuturn aldiklan ger~gini degi§tirmiyor. Buraya kadar soylenenleri, yeni sozcuklerla, ~yle ozetleyebiliyorum: 62

Tiirkiye, Kiirtleri lran'a karst ve Iran da Ermenileri Tiirkiyc'ye karst smir koruyucu olarak kullamyorlar. Garo Sasuni'nin, benlm dogrudan dogtuya kullanrna imkarum olmayan Ermenice tarih kaynaklanna dayanarak yazdiklanndan aktarma ya~ mak istiyorum: "Dogu'ya dogru genislernekte alan ve kar~lslOda Iran gibi gu~1ii bir imparatorlukla ugrasmak zorunda bulunan Osmanhlar, hakimiyetleri alnna aldiklan ozark bir idare sistemi kurarak, oralarda daha once varolan silahh gii~lcre ve idari sisteme dayaruyorlardr, Gercekren de AkKoyunlulann ve $ah lsmail'in cekilmelerinden sonra Kiirtler tc§kilatlan· mrs fcodal devletler halindeydiler, ''Sultan Selim'in siyaseti Kiirt Beyliklerinin 'Pgun1ugtmu Osmanh Devleti'nin miittefiki haline getirmekti. Kurtler, bu anlasrnaya gore, Osmanhlann butun savaslanna kanlacaklardi, "Osmanhlar Sultan Selim I'den Sultan Murat IV'e, yani 1638'e kadar, Kurt BcylikJerini lran'a karst kullandilar ve yaklasik olarak 120 yil suren savaslardan sonra lranhlan yenerek, yeni zaptettikleri ii1kelerde idari gii"lcrini tesis ettiler. ''$dh Ismail'in varisleri Osmanh idarecilerinin beoerikli siyasetinin sonuclanru gorerek kcndileri de lran'a bagh kalmrs Kurtler ve diger halklarla daha srk iliskiler kurmak cabasi icindeydiler. "Karabag Melikliklerinin varlIg:! bu siyasetin yansimasidrr. Sah Abbas I vc Osmanhlar arasmdaki savasm amaclanndan biri de Dogu Ermenistan'a sahip olmakn. $an Abbas 1626'da Azerbaycan ve Dogu Errnenistan'i Osmanhlardan tekrar geti aldi. "Bundan once 1603 yilmda bir kisim Kurt ileri ge!enleri ve Melkisetik C.ltogigos (Ermeni Klisesinin en biiyiik lideri) $ah Abbas'a basvurarak kondilerini Osmanh boyundurugundan kurtarmalanm istemislerdi. "[ranhlar bunun uzerine hemen harekete g~crek ilk hamlede Azer· h'IYI'.mvc Ermenistan'i i~gal etmislerse de 1605'te ycnilerek tekrar geri "e· ~lIml~II'rdi. "\11\ ~I'knmc esnasmda $ah Abbas yirmi bes bine yakm Ermeni ailesinl, h.l~k.1 yllrl'icrucn topladl8J Kurt aileleriyle birlikte kendi topraklannt1<11\ Iran j~lt'rinc siirdii, "Am·ilk OIl~ll Ermenistan'm Karabag bOlgesinin Osmanhlara karsi bir duvar IM1indt' birakmak amaayla buramn idaresini Ermeni beylerine birakrna al1l.1Vl~mlg6stcrdi. Tipanp Osmanh padisahlanmn lran'a karsr Kurt Ut~ylikll'riIt'~kil ctmcsi gibi. "lranhlar (Osmanhlann Kurrlerden sagladtklan, y.k.) aym silahh giicii Karabag'da buldular, Onlara verdikleri 6zerklik, bir yandan Osmanh sal63

dmlanna karst bir set vazifesini gorurken, ote yandan bu ozerklik gelecek Ermeni siyasi hareketlerinin temel ocagrm teskil edecekti. "Osmanhlar Azerbaycan'a ve Ararat eyaletine girmislerdi. Kurtlerin ku~uk bir kismi Iran taraftan idiler, halbuki buyuk bir kisrm yine de Osmanh istilalanna yardim etmek i~in stlahlannuslardi. "Ermeniler aciktan a9ga, Osmanhlara karsi idiler. "Karabag Melikligi, Osmanh ilerlemesine karyl bir set te~kil ediyordu. Osmanhlar belli bash guclerini bu Ermeni Melikligi'ne karst yonelttiler. Han Mustafa Pasa onderligindegucltl bir Osmanh ordusu David Beg'e karsi yurtidii. Ermeni birlikleri, David Beg, Mihitar Sparapet ve Der Avedik ondc, .nnde Osmanhlara mukavemet edip onlan maglup ettiler. Bundan sonra Mustafa Pasa ordusunu ikmal ederek bu daghk Ermenistan bolgelerine karst ikinci buyuk bit saldinya ge;ti. Bu kez de Osmanhlar kesin bir yenilgiye ugrayarak ~ekildiler. "I72S'de David Beg oldtl, Osmanhlar 1730'da Karabag'a karst u~uncu bir sefere girdiler. Mihitar Sparapet yenildi ve Ermeni Melikligi ezildi. "Nadir Ali, kendi giil;lU ordusuna ~k miktarda Kurt de katarak isabetli saldmlarla Osmanh ordulanm dagltIp Bagdat'l, Azerbaycan'r ve Dogu Ermenistan'i tekrar isgal etti. (1736) Bu zaferlerden sonra Nadir Ali kendisini ~ah nan etti, Buttin Ermeniler Katogikos'u Abraham onun kiheim takdis edip beline.takn. "Bunlardan sonra Nadir $<lh, Karabag Melikligi'ni tekrar canlandirdi ve Batt Ermenistan'a yu.rudii. Fakat Nadir ~, Osmanh topraklannda fazla ilerleyemedi, merkez kesimi kuvvetleri yenilgiye ugradl8:Jndan Osrnanh topraklanndan geri ~ekilmeye rnecbur oldu. "Nadir $<lh uzak gorii~1Usiyasetiyle Osmanhlarla ban} anlasmasi imzaladr, Buna gore Osmanhlar nihai olarak fran eyaletlerinden kolunu ~kmekte ve 1639 ittifaki ile tamnmrs olan sirurlari yeniden kabul etmekteydiler. "Kiirtler, Nadir ~h'm hrtmah doneminde belirsiz bir siyaset giittiiler. Kurrler, candan ve samimi olarak ne Osmanhlan ne de lranhlan destekledller, "Bu ~t1ar i9nde Kurtler, bazen Osmanhlara, hazen lranblara ve bazen de her iki tarafa aym anda yardim ederken en biiyiik zarara kendileri ugruyorlardl. " Bu aktarmalardan sonra ve devam etmeden once bir bilimsel yontem parantezi acrnak durumundayun: Tarih, toplumsal bilimlerin anasidir, Bilimsel yontemlerin ~lkarIlmasmda tarihin incelenmesi ve tarihsel bilgilerin etkileme surecinin rolunun biiyiik oldugunu du~uniiyorum. Tarihin insaru etkileme sured He insan akhrun cahsma dinamigi arasmda, npki
yrllardaki

insan akh ile gokyiizundeki flziksel hareketlilik arasmda oldugu gibi, bir etkilesirn bulundugundan kusku duymuyorum. Burada s6ylediklerimin pek az soylenen bir uzannsi bulunuyor: Tarihin yasalanmn etkili olmasi i~in ~Ikanhp yazilmasi gerekmiyor. Vasa, formule edilmemis bicimiyle, somut durumun ve pratik gelismenin aynlmaz bit pat'QlSI olan zigzaglanyla birlikte, her tarihin varislerini, az veya 'OOkoh;iide etkiliyor, Yapilabilecek formUlasyonuna en yakm ve dolayisryla etkileme dozaji en ~k oldugu zamanlarda zorunluluk ve tersi ko~ullarda da rastlantl ya da ozgiirluk olarak i~liyor. Bu nedenle Osmanh ust egemenligi icinde Kurt halkmm tarihsel varhgI, Osmanh insarunda formiile edilmemis bir yasa turimden ve yonaieilerde ise bilimsel formulasyonunayakm ol~iilerde, bilgi halinde, etkisini surduruyor, Burada bu bilgiyi ya da vektoru yeniden ozetlemek istiyorum. Kiirtlerde sunniler ~ogunluktur ve Osmanh yanhsi bir tutum i~inde ya~Iyorlar. $iiler ise daha cok Iran icinde ya~lyorlar ve genellikle Iran Dcvleti yanhsr bir politika izliyorlar. Bir de buniann arasmda ve Anadolu'nun ortalanna yakm bir yerde yail<iyan, etnik kokenleri tarnsmah Zazalar var, Bunlar Drmbilh Kiirtleri olarak de biliniyorlar; "Kizilbas" sayihyorlar, Ancak Kurtlukleri cok tartl~ mahdrr: Kilrtler bile kendilerini "Mervan" ve "Nemervan" olarak iki)'e aymrken, "insan' ve "insan olmayan", Zazalan "Nemervan" olarak niteliyorlar. Osmanhlar ise bunlan, Selim'in bu topraklan zaptmdan ben hem "sapkm" hem de fran casusu olarak g6rdiiler; bunlara uygulanan vahsetin engizisyon ya da yahudilere uygulananlan aratacagim sanrruyorum, Turk tarih~iligi bu vahsetin iistiinu ortiiyor; ben yiae de sanr aralannden '-:Ikanp g6stermek istiyorum. GeneJlikie en tutuco ve irkci tarih hocalanm i"indc banndrran Istanbul Oniversitesi Edebiyat Fakiiltesi yaymlan arasmda ,>Ikan Profes6r Bekir Kiitukoglu'nun "Osmanh-Iran Siyasi Munaseho.'tlt'l'i1578-1S90" adh ~ah~masmdan aktarma yapabilecek durumdayim. 1%0 sonrasmda yazilmasma karsm yeni kusaklarm anlamasi mumkun c )Im.lyan bir dille ve iistii c')zenle ortiHerek bazi bilgiler veriliyor. "BidayL'ttc tamamen dini mahiyette bir tarikat tesis eden Erdebil SoHleri, dahn ~'Yh Safi'nin torunu Sultan Hoca Ali zamamnda aQ.k~ ~iilige temayul ederek Iran, Irak, Suriye ve Anadolu'daki batmi zumreler ve hususiyle Turkrnen a~iretleri arasmda tarafdar toplamaga ~all§tllar. "Hoca Ali'nin torunu Ciineyt, Safevi tarikanm bir dini devlet haline gctirdi. "Daha $t-'YhSafi devrinden itibaren Erdebil Tekyesi'ni ziyaret edenler

64

65

arasmda Anadolu'dan gidenler nazar-i dikkati cekiyordu, ~U7.UnHasan, Cuncyt'in ~iTvan ~h ile mucadolesi sirasmda telef 01mast uzcrine oglu Haydar'i Erdebil'de iktidara getirip kizt ile evlondirdi. ~h Ismail, uzun Hasan'in kiz tarafmdan torunudur, Haydar muridlerini harb ralimleriyle yeti~tirdi; onlara on iki dilimli kITmlZIserpus giydirdi. Bu tarihtcn itibaren 'krzilbas' ismi taammum etti. "Daha Trabzon'daki valiligi sirasmda Safevi telkinanrun Anadolu'nun vahdeti ve dini hayan uzerindeki vahim tesirini musahede eden Yavuz Sultan Sellm, mcrkezi hukumeti ikaza ,ah~tJ; bilfiil Erzincan ve Bayburd'a kadar Safevi topraklanna akm icra eui.Iktidara ge,er g~mcz Rumeli vc Anadolu'daki siileri tesbit eUirip miihim bir krsrrurn imha ettirdi. (aldlran zaferi, Anadolu tlzerlndeki kizdbas cmellerine kati bir dame indirdi. "II, Solim'in culusu dolayisiyla elcilikle gelen ~h-Kulu Sultan's nuzur ve sadakat toplayip teslim eden kizilbaslar teseil edilmis vc bu siciller rnahalli beylere gonderilerek muttelemlerln (suclu bulunanlann, y.k.l gizlice dersdest edilip lran'la rnunasebeti sabit olanlann kutta-i tarik namiyle idam edilmeleri emredilmistir." San Selim'in tahta <;tkl~t6renlerine kanlmak uzere Iran'dan gelen elci ~h-Kulu Sultan'in yanma yaklasanlar, izleniyorlar, yakalamyorlar ve Kizilbas olduklan idn degil, kutta-i tarik olarak, yol kesen hayduklar sayilarak, idam ediliyorlar. Kiitiikoglu, bunlan Miihimme Dcfterleri'nde okuyor ve yazmamak edemiyor. "Urnumiyetle lran'la miinasebeti sabit olan Kizilbaslar ya aileleriyle Kibns'a siiriiliip teerit edilmisler veya hirsizhk, ~kilik ve sair tOhmt>tler lsnadt ile idam edilmislerdir. Akibetlerini ogrenrnemekle beraber lran'la munaseberi oldugu itham altmda kahp tefti~ edilmeleri istenilen kirnselerin bir hayli yekuna balig oldugunu goruyoruz," Osmanh, dinsel ho~g6. riilii bir devlet irnajma dokunmamak icin, KlZllba~lan, hirsiz ya da ~ki diye idam ediyor. "lran'la fiilen harhe girmenin arefesinde Osmanh Hukumeti'nin K1Zllbas takiybanru §iddetlendirdigi bariz bir suretle g6riilmektcdir." Takibat sOzciigiiniin de "takrybat" olarak "imla" edildigi bu Istanbul Oniversitesi yayirundan aktardigim bu curnlenin alnru ,izmck istiyorum. Osmanh icinde yuzyillar 6nce "millet" statusu verilen vc en "sadik" millet sayilan Ermcni zorunlu g~leri ve kiyimlanyla, Ermeni "isleri" nedeniyle kullamldrkran sonra Kurt zorunlu g6<;leri, bu <;er<;evedeele almmahdir: bu tur "on1cmler" a<;tstndan Hamid, Enver ve Kemal Pa~ politikalan arasmda bir fark olmadlglnt tekrarlamak istiyorum, Bugunku Tiirkiye Cumhuriye-

ti'nin Osmanh Devleti ile ilgill Ermeni kinrn iddialanru uzerine almasi da bu farkslzhgl gosteriyor,(*) Dnnbrlh Zaza, Dersimli ya da "Kizilbas" kendi tarihIerinin de etkisiyle daha cok dikbash oluyor, Osmanh, burada, bir itiOOriegemenlik ile yetinmek zorunda kahyor. Modern Tiirkiye Cumhuriyeti'ni en ~ok ugra§ttran l§lcrden birisi de Tunceli'ye otoritesini gotiirmek oluyor; bu da biliniyor. Bu tur tarihin somutundan galen zigzaglar bir yana Osmanh yonetieilcrinde Kurtleri, srmr koruma kuvveti ve bir tiir parah asker olarak kullanma egHimi hep varoluyor. Karsihk, Kurt egemenlerine Kurt koyliileri uzorinde rnutlak bir zor tamyarak ve daha da onemlisi bu b6Igedeki Ermeni ve Asuri tiiriinden eski hinstiyanlan, tiimiiyle Kurt egemenlerinin acrmasizhgma terketmek siiretiyle odeniyor. Buna ekleyeeekierim var: KOttler, ~k buyiik ol,ude ,Osmanh Devleti yanlrsi bir SC9m i,inde olmakla birlikte, Jlliskiler hicblr zaman diiz ve guvenli olmuyor. Hicbirzaman devlet kuramarms, feodal par,ahhgt en noktasma kadar ya§dyan Kiirtlerin Osmanh Devleti'ne tabiyeti hem formel ve kaglt iizerinde kahyor ve g~id de olsa baska tabiyet arasiylan ve isyanlarla birlikte gellsiyor, Bu nedenle Osmanh y6neticiierinde, sozde Kiirtlere biiyiik ovgiileri diiziilmekle birlikte, gercekte tam bir guvensizlik var. Bu giivensizlik, tarihin saati bugiinlerde yaklasirken arttyor. Giderck , resrni a~klamalarda, Kiirtlerin sadakati ve birlikte yasama kararhhgi vurgulamrkcn, fiili politika olustururken Kurtlerln her zaman baskaldira(':a81,bagunsiz bir devlet kuracaklan ya da r;ok zaman baska bir devletin ust egemenligini tercih edecekleri dii.~iinilliiyor. Tarihin saati yakm giinlere dogru donerken Turkiye'de yapyan Kurt-lerdck] gozledigim bu gelismenin ii, teme1 kaynagmr bulabiliyorum. Birincisi Ermeni etkisidir. Daha once de belirrtigimi hattrhyorum; Ermeni hareketltllginin Tiirkler ve Kurtler iizerindeki etkileri saruldigmdan ~k daha zengindir. Kiirt ve Turk uluscu hareketlerinin dogu~unda hem Erml'ni kar~lthglnm hem de Ermeni (Srneginin rolunu g6rii.yoT1lrrt.Aynca

u,

CO)

lin tOr ilI~ileri gOrmede benim ~isel deneyimlerirnin de bie rolu oluyor. Onlwrlllll' yl1larunda otrend eylem1erinin 5niinde bulunuyordum. Blr sabah ~k rr}.''1ldL'fl, yurttald yatatundan aluup, 0 zaman Quibn Caddesi'nde olan emIIIy.ot IIlrlnd ~be'nin mahzenine kapattldun. A~ birakildim. Sorgum yaptllUil.h, l~k('nL"'Cllrmedim. Daha SOlITa Baskanhk donemi sana eren Eisenhog wI'r'ln NATO baskentlerine veda etmek iQn btr giinden daha kisa zaman i<jln Ankilr;I'YiIujVadtg.m t'igrertdim. Eisenhower'in rahat veda etmesi io;in, bern, Birlnd $ulx"nln rutubetli mahzenlne kapatttlar. VL kl!1<l tlllrdi.i. Bie de arhk KlZl1ba~an detil "ktztI" saydlkianm topluyor..la lardt. Idam elmooilcr,

66

67

tarihin saati bugiinlere yaklasirken Enneniler de en "sadrk" millet olmaktan 9karak Osmanh'run son zamanlannda en onemli sorunlanndan birisi halinc geliyorlar. _ .. , lkinci ncdcn, on dokuzuncu yuzyilm basindan itibaren Rusya run 00gu'ya vc Giiney'c dogru yayilmacihgmm durdurulmaz hale gclmesi oluyor.fran Sava~l ile Ermenistan'm bir bOJiimlinu kendi topraklanna katan Rusya , hem Osmanh idari taksimatmda "Kiirdistan" denilen bOlgcye dayamyor hem de Osmanh icinde sadece dinsel acidan degi~ nu~s ba~mlT; dan da bir mudahale imkarum kazanrms bulunuyor. California Universitesi'nden Ho~anisian'm bir ~h§masl, Birinci Diinya Savas; baslaymca Ermcnilcrin Rusya ordulannda Turkiye'ye kar§l ganilllu birlikler kurduk!~nm kaydettiktcn sonra §unlan ekliyor: "Such units had assisted the. RUssIan armies in 1827-1828,1855-.1856 and 1877-1878, but on each ocassion the Armenians had felt insufficiently compensated for ther sacrifices," Errneni kokenli Amcrikah arasnrrnaci-tarlhci Ho\.cmnisian, 1827-28, 1855-56, 1877-78 Turk-Rus Savaslarmda da Ermeni birliklerin Rusya yarunda ve Tiirkiyc'yc karst savashklanm kaydediyor. <;e§itli kaynaklar, Birinci Savas'ta Rusya yamnda savasan Kurt birlikleri old ugunu da ?oste?y~r '.. O~unci.i nedcn on dokuzuncu yiizytlda ulusculugun dunya ol... s~n~c u ge1i§mcsidir. On dokuzuncu yiizyllda de~~ler v,: ulusal harcketler l~~~ giriyor, Bir parantcz a... rak kaydetmeme izm verilecek olursa, ~~rksl:a min safllgml bozuyor. Avrupa'da Almanlar ve Italyanlar ulusal birliklerine ulasirkcn.. baska ulkeler bir yana, Avrupa'nm dogusunda Helenler, Bulgarlar ulusal bagunsjzhklanm saglarken, daha doguda Enneni~c.r, Turkler ve Kurtlerde "'C§itliderecelcrde olmak iizere uluscu aktmlar filiz vermeve bashyor, Avrupa'run uzak ucunda, Fransa ve lngiltere'nin me,rkezi Ulusal.d:vletini kurrnalanndan ii~ yilzy11 sonra Almanya ve Italya mn ulusal birliklcrivle buvuk I!:ii~lcrhaline gelme1eri r Helenlerin, Srrplann, Bulgarlann, Rornenlerin her birisi bir uluslararasi savasla Tiirk1ere kaIlI basanh ulusal bagimsizhk mucadelelerl vermeleri, emwpery~ ~evletlere d~~kiin T~rk yoneticilerini, cnindc sonunda doguya dogru suruyor. Bu doguya d~ sOriilii§te, Turk yoneticilerinden daha ciiretli olanlar karsilarmda once Rusya'yi ve daha sonra eski rakip fran'! buluyo!lar. Ufuklan basnnlmrs olanlar ise Ermeni ve Kurtler ile kar~l karsiya gehyorlar. On dokuzuncu yuzyihn sonlanyla yirminci yuzyrlda ortaya ~Ikan kinmlarla zorun!u g&;leri bu cercevede ve doguya dogru siiriilu~un sonucIan olarak ele almak gerekiyor. .. . .. Tiirklerde emperyal devlet tutkusu hi~ silinmlyor; tekeller yiSnetll~lmde aTtttgt kesindir. Ancak yoneli§i uluslararasl konjonktiire ve Washmg~

Yl' hcdcf olarak gOsterilirken, 1970 yillannm sonlannda Iran, cephe olarak

ton'un yonlendirmcsine

gore degi~biliyor.

1950 _ytllannm sonunda Surl-

uhmyor. Ancak Tiirkiye yonetenleri, su yollan ve Kurtlerin yogunlugu Iurunden faktorlerin de etkisiyle hep lrak'i du~lUyorlar. Turkiye'nin komsulanmn Turkiye'nin emperyal heveslerinden kuskulanmalannm tarihsel oldugu kadar konjonktiirel ve ekonomik nedenleri do var; ihmal edilmemesi geroktigini dii~iiniiyorum. ~mdi, Kurt tarihi iizerindeki tezlerimin bu en onemli parcalanyla ilgi11blrkac olgudan soz etmek ve daha sonra Kiirtlere odenen "karsihk" uzerinde durmak istiyorum. Sovyet kaynaklan 1905 sonrasuu "Probujdenie Azii" olarak, Asya'nm uyanl~l, niteliyor. Profes6r Hasretyan'm yaJlmladlgt KUrt tarihi iizerine lncelemelerin birisinde ise, Kurt liderlerinin onemli bir bOliimuniin, bu tarihtc honuz bu gene! uyamstan payml alamadigr yazihyor, Sovyet KurdoIt>g. "Bu zamanda Kurt liderlerinin o;.ogu,halkm ger,ek ulusal sorunlanm ve kolonyal gu~lerin Yakmdogu'daki politfkalanrun hakiki motiflerini anlumaktan uzaknlar" diyor. "Eto osobenne naglyadno proyavias' v period turetskoy interventsii v lranskiy Kurdistan. Ona nacalas' v seredine avgusta 1905 g. silami turetskoy rcgulamoy armii i hamidiytsev postenenno rassiryalas' i dostigla svo~'g() a pogeya v pervoy polivine 1908 g." Du 50vyet ~h§masl, Asya'daki uyamsm Kiirt lider!erinin onemli bir Mlumiinii etkileyememcsinin en belirgin omegi olarak, 1905 yih Aguslos aymda baslayan Iran Kurdistaru'nm i§galini gosteriyor. Osmanh diizenli birlik1eriyle Hamidiye Alaylan'nm, daha a9~asl Kurt a§iret birliklerinin katihmiyla baslayan taarruz Dogu Kurdistan'i Tiirkiye'ye katmayt hedef ahyor ve ilk zamanlar, Iran'daki burjuva-demokrat hareketlerle zaylr d O~en$ah kuvvetieri, Turkiye'nln Ilerleyisi karsismda ciddi bir direnis glmtercmiyor. . Sovyet kaynagi, Turk i§galinin anti-Rus ve anti-Kurt ozuniin altim ~izmek gerekir, verno podmecena antirusskayai antikiirdskaya susnost' tun11<koyintervent'. fran Kiirdistam'm Tlirkiye'ye katma mucadelesi 1908 VIIIIUI kndar siiriiyor ve Osmanh tarafrmn yenilgisiyle kapamyor. 14)(JS yrhnda Turkiye Kurdistam'ndaki ~iretlerin pek o;.oguve hi~ kuskll~lI/, l lamidtyo Alaylan, Osrnanh Devleti politikast izliyorlar, On YJl loOllr,1 i~' durum tumiiyle degi~iyor. Aym ~h~mada ~u paragraf da yer ahyor: "Vo vN.~myapervoy mirovoy voym sredi Kurdskoy verhuski ne Ra§los' IIi odnoy kruphoy figun, kotoraya poddersala bi voenme usillya Osmanskoy imperil." Birinei Diinya Sava§l basmda , Kiirt ust tabakalan it;inde Osmanh lrnparatorlugu'nun savas giiciinden yana bir tuturo alan

68

69

onemli bir tck isim bile bulunmuyor, Sovyet arasnrmalanna gore Birinci Diinya Savasi sirasmda Osmanh kuvvctleri icindcki Kiirtler ya saf degi§tircrek Rusya yamna geciyorlar ya da hicbir mukavcmet gostormcden teslim oluyorlar, Bunun drsmda Abdulrezzak'm arncasi, Yusuf Kamil Bedirhan, Kor Huscyin Pasa turunden onde gelen Kurt. liderleri, Kiirtlere, cephe dcgi~tirmeleri ve silahlanru Turkiye'ye cevirmeleri icin, obrasalis's prizivom k Kurdan penemenit' front i obratit' svoe opujie protiv Turtsii, ~agn yapiyorlar, Bu kadar degil; "Kiirt Cephesi" gelisrneleri burada kalmiyor. Bir diger Sovyct Kiirdologun, Lazarev'in, ekleyecekleri var: ''Tiirkiye'de 1915 yihrun ilk yansmda, savasm basindan itibaren sert askeri-polis diktat6rliigiinun kurulmus olmasma karsin, Kurt halkuun hukumet aleyhtan hareketleri goriiliiyor. Butiin sansure karsm Turk basnunda da, 1915 Mayis ve Haziran aylarmda Bohtan ve cevresi bolgelerde Kurt ayaklanmasiyla ilgiIi haberler sizdmhyordu." Burada da kalrmyor: ayru kaynak Mus Vadisi'nde Kurt asirerleri He Turk birlikleri arasmdaki carpismalardan soz ediyor, Dahasi var: "V Dersime i v Kurdskih raionah k yugu i vostoku ot Evfrat Kurdi sozdali v 1915-1916 gg. svoy organ! samoupravleniya." Dersim'de, Firat'in giiney ve dogusundaki Kurt bOlgelerinde Kiirtler, 19151916 yillannda kendi yonetlmlerini, eger Rusca samoupravlenie s6zciigu* nu lngilizceye cevirerek yazacak olursarn, self-government, kuruyorlar. Burada bir parentez acmak istiyorum ve §u soruyu soruyorum: Kullandignn kaynaklar ne ol~ude ger~egi yansinyorlar? Buna cevabrm §udur: Binde bir olcude dogru olsalar yada gercegm <;okkii.<;iikbir bOlii.munu yansitsalar bile, yepyeni bir tablo ortaya crkiyor, Bu dava ile i1gili olarak ~imdiye kadar ortaya koyduklanmm da, Tiirk tarih yazimma, kendisini dii.zeltme yonunde yeni sorumluluklar yukledlginin farkmda oldugunu kaydetmek istiyorum. Durum budur; aneak Tiirkiye yonetlcilerinde Kurtleri sirur korumada kullanma bilgisi, belki de halk arasmda yaygm "Kurt Memet Nobete" sozti bu bilginin halkca ifadesidir, yaygm ve yerlesik gorunuyor, Profes6r Lazarev, savas baslar baslamaz, Turk Hukumeti'nin Kurt ust yonetiminin yardirmru saglamaya <;ah§hglm yazlyor, "V nacale noyabrya 1914 g. Talaat-pasa, zanirnavsiy togda post ministra vnutrennih del, predlojil Abdul-Kadiru (+) nemedlenno vighai' v kurd(") Abdiilkadir bir KUrt lidcri olmasirun yanmda onde gelen ittihatodir, Eldcki bilgilcrc gore hi" katumadlgl :;;Cyh Sait tsyam nedeniyle Dlyarbakrr'da asilmasuu, Mustafa Kemal'in ittihatcr onderlerl temizlcme egillmine de baglayabiliriz.

skie rayoru s tsel'yu podnyat' vosstanic protiv Rossiiu." Talat Pa§a, i~i~lcri bakaru olur olmaz, Harnid'in adarru ~yh Ubeydullah'm oglu Abdiilkadir, dcrhal Kurt bOlgclerine gidcrek Rusya'ya karsi isyan,) hazrrlanmalanru oneriyor. Ancak daha once dcgindim; Kurtler, arIlk Turklere karst baskaldirmayi tercih ediyorlar. Kuskusuz Birinci Savas'ta Kurtlerin Tiirkiye'yi birakmalannda htihat"Ililra guvenlerini yitirmelerinin de payt var. Aslmda Kiirtier, Jon Turk I)wrimi ile birlikte belirgin olarak ikiye aynhyorlar. $eyhlik dtizenleri ve Ilamidiye Kurtleri, hem Jon Turk Devriminden hem de 31 Mart ayaklanmasirun bastrnlmasmdan acrkca rahatsizhk duyuyorlar, Profes6r Hamid Aliov, Gen<; Turkler uzerine Rusca yayimladigi monogorafisinde zamarun elcilik raporlanna dayanarak Kurt fist tabakalanrun bu rahatsizhgmi ill,;lk<;aosterebiliyor. g Aneak aym zamanda nasyonal demokrat ideoloji ile donanmis yeni bir Kurt polinkaci ku~gl yetisrnek uzeredir: bunIar, htihat ve Terakki i'linde yer ahyorlar, Jon Turk Devrimi bunlar arasmda bi1yiik bir heyecan yaranyor ve devrimin kendisi imparatorluk icinde kalrms tum halklarda uluscu egilimlerini kamcrhyor. Kurtler, htihat ve Terakki kuliiplerinde ulusal uyaruslanru bulmaya cahsryorlar: bu tarihten itibaren Kurt hareketi, soyhlik duzeni ile demek ve kulupler olmak uzere birbirinden ayn iki kanalda geli~meye bashyor, tttiha~llar bunu gordukleri andan itibaren karst tedbirlerini almakta geclkmlycrlar. Bu nedenle de Lazarev, <;okkisa bir zaman sonra devrimciliklerinden hicbir iz kalmadigim yaztyor. !?unlan ekliyor: "V oblasta natsional'noy pollriki oni pokaza\i sebya dostoymmi preemnikami Abdul Harnida, unasledovav ego tsentrolizatorskie i assimilyarorskie tendentsii." Ulusal politika alamnda Jon Tiirkler, Abdulhamid'in merkezilestiren ve asimilasyoneu egilimlerini tevariis ederek hakiki ardillan olduklanru gosterdiler. . Hamid He Enver ve Talat arasmdaki aynhk fazla derine gitmiyor, Yuzeysel ve onemsiz sorunlar ele ahndigmda aynhk derin ve onemlidir. Onemli ve temelli sorunlar g6zoni1ne getirilince aynhk, yiizeysel ve 6nemsiz oluyor. Bicem aynhgma iniyor. Hamid'i, aym ideolojinin daha sogukkanh ve temkinli, itrihatctlan da daha hizh ve eiiretkan olarak du~unmek gerektyor.Iethatcrlar, Kurtlerin, eskiden oldugu gibikendi istedikleri isyanlan ve haroketleri yapmadrklanm ve buna karsm kendilerine karst isyan ettiklerini gorunce, derhal Kurt politikasmda yeni bir donemeci uygulamaya koyuyorlar. 1915-1916 ytlmda ardarda hiikii.met karamameleri ~lkararak Kurtleri sirur bolgelerinden ahp Batt Anadolu'ya yerlestirrneye bashyorlar, Kii.rtlerin sirur koruma gorevleri sona eriyor; yuz Turke on Kurt hesabiyla, Kiirtlerin zorunlu

70

71

iskam politikasi uygulamaya konuyor. Boylece bu am bolurnde son bir soru kahyor, yldlTan Savasi'ndan Kurtleri zorunlu g6<;etabi tutan Hukumet Kararnameleri'ne kadar norede ise u, yuzyil Kurtlerl bu Osmanh devlet polinkasi icinde tutan diizende Kiirtlerin yaran ne oluyor? Bu sorunun cevabtru iki asamada vermek gerektigini dii~iinuyorum. Birinci asamada, lkinci Mahmut'un ba~latttgl Kiirt beyliklerinin egemenliklerinin kmlmasi donemine kadar, cevap daha basil gociinuyor; kan bir feodal duzen hukum siiriiyor. Kurt beyleri, tebaalan uzerinde, mutlak bir hiikiimranhk haklanna sahip oluyorlar, merkezi otorite bunlara kansmiyor, beyler kalelerde oturuyorlar, savaslarda merkezi hukumdarm ordulanna kendi ordulanyla kanhyorlar ve ganimetten pay ahyorlar. Kurt beylerinin arada bir kendi birliklerini kurmak ve bunlardan birisinin Fransiz krahna yaZdlgl bir mektupta Osmanh hanedanmdan daha asil olmak tiiriinden iddialan dismda, bu diizen Kurt beylerinin de isine yanyor. Abdullah Ocalan, Bekaa Vadisi'nde okutulan ders notIannda, bu konuda, sunlan yazlyor; "Bu politika Kurt feodallerinin de isine yararnaktadir, <;ilnkii bu politika oniara, kendi milli ozelliklerini koruma, Osmanh ctkisinden uzak tutma ve Avrupa'da gOciildugu turden klasik feodalizmi milli bir ozle geli~tirmek imkanlanru verrnektedir." Ocalan, burada, ~yle devam ediyor: "Kurdistan'da Osmanh diizeni degil, Kurt Beyliklerinin yarattlgl bir duzen htikum surmektedir." Bunlara sunu ekliyor: "Ulusal asimilasyon yok denecek kadar azdir." On dokuzuncu yuzyihn ortalanna kadar bu diizen suruyor. Bu donemde Osmanh'da ve Dogu'da yasayan hmstiyanlann ciddi hiebir yahnmalan olmadigi anlasrhyor: daha da oresl, pek cok Ermeni kaydi, Osmanh yonetimindeki yasamlanru ornek olarak gosteriyorlar. Ancak on dokuzuncu yuzyilm ortalarmdan itibaren bu diizen ve butun 6geleriyIe birlikte bozulmaya bashyor. Osmanh gecikmi~ bir feodal yapida gecikmis bir bicimde merkezi otorHeyi ve devleti kurmak istiyor. Kurt isyanlannm baslangicmda iki temel hedef var: Birincisi, Osmanh merkezi otoritesinin vergi salmasi ve ikincisi asker ce1bidir. Beylik d uzeni, buna karsi crkiyor. Aneak merkezi devletin gii,lendirilmesi, giderek, lslamcr-Turkcu bir ideoloji ve politikayla birlikte ger ..eklestiriliyor: sornut olarak, bu Dogu'daki hmstiyanlan Kurtlere teslim etmek demek oluyor. Bedirhan Bey'in Kiirt birligi i9n yola ..Iktlgmda bir defasmda on binden fazla Asuriyi oldurdugu biliniyor. Bu en eski ve degi~memi~ hmstiyan rnezhebinden olanlar, Kurt beylerinin ve egemenlerinin acimastzhklanmn oyuncagl olarak yasiyorlar, 72

Asuryanlar saytea azdrrlar ve ustelik bunIar idn geli~tirilen duzen sii"·Idilik kazanrruyor, Ermcnilere dusen yazgiyla ilgili olarak Lazarev sunI.m yazlyor: "Kurdskie feodah besposadno ekspluatirovali i ugnetali I...·!'pravnoe armyanskoe krcst'yanstvo. V Turetskom Kurdistane i Zapadnoy Annenii protsvetalo krepostnoe pravo ve egonaibolee tyajehh i bukval'no srednevekovth forman." Kurt feodallerinin Ermeni kOyluliigii, actmusizca s6murdugu ve simrssz bir bicirnde ezdigini yazlyor. Daha da {Incmlisi, Kurdistan'da ve Batt Ermenistan'da en sert bidmi ve tamitamrnil Orta,aifdaki bidmiyle kOlelik hakknun dogdugunu kaydediyor. Kurt t'gCmenlerine, Ermeni koylulerini kole olarak kullanma hukuku doguyor. Bu bilginin, Osmanh duzeni aosmdan da yeni oldugunu kaydetmek istiyorurn; ~nku, Osmanhda toprak koleligi bilinmiyor. Bilinen ev hizmetlerinde kullamlan ve ,ogunlugu Kuzey Afrika'dan getirilenlerdir. Kurtlcr ve Ermeniler sozkonusu olunca tam anlarruyla kole uygularnasirun bulundugu anlasrhyor. Bu 0 kadar oy1e ki, Lazarev, Ermeni kizlan i..n Kiirt egemenlerinin "ilk gece hakki" ile de donanld iklanm ve kole Eri menilcre san altmla ahmp satildiklan icin "zir-hurli" dendigini ileri suciiyor. DOGU'NUN OSMANU USULU FETHi Bu son noktaya tekrar donmek durumundayim, Aneak daha once, Dogu'nun Osmanh tucii fethinden soz etmek zorundayim. Bunun icin de ProfesOr Cahen'in "Pre-Ottoman Turkey" adiyla yayunlanan cahsmasindan bir aktarma yapmak istiyorum. Profesor Cahen, Osmanh oncesi Tiltkiye'yi aynnnyla incclemis uzmanlararasmda ve basta bir yer ahyor. "Ottoman Empire was born in quasi-symbiosis with the Byzantine Empire (or what was left of it) and was a European power before being an Asiatic one." . Profesor Cahen, Osmanh Devleti'nin Bizans lmparatorlugu'na ya da ondan kalana, sanki yapisik bir bicimde, guasi-symbiosls, dogdugunu soyluyor, bu 0 kadar onemli sayrlmayablllr. Bir de Osmanlt Imparatorlugu'nun Asyah olmadan once bit Avrupa giicii, a Eurofean Power, oldugunu ileri suruyor, (:ogu zaman unutulan ve gozden kacmlan bu nokta ne kadar cok vurgulansa 0 ol~de yararhdir: siirekli vurgulamaya ,al~lyorum. Osmanh Beyligi'nin dogdugu yer de, cografyacilann knalan aytrdiklan anlamda degil, ancak biitun kurum, uygarhk ve ahskanlrklar aosmdan Avrupa'drr ve Osmanh Beyllgi'nin gelisme yonii tilmiiyle cografi anlamda da Avrupa'ya dogru oluyor. Osmanit, biitiiniiyle bir Avrupa gucu ve devleti olduktan sonra Dogu'ya donuyor,

73

$imdi de Osmanh ordusunda damsman Alman subayi gen15 Moltke'nin 18 Mayis 1938 tarihinde, Said Bey Kalesi'nde kaleme aldlgl ve Kurdistan daglanndan, les montangncs du Kurdistan, soz ettigi mektubundan aktarma yapmak istiyorum. Bu mektuplann Fransizcastru bulabildigim i15invc onemli gordugum paragraflan, istedikleri zarnan okuyuculanmm da cevirmeleri imkamru yaratabilmek arnacryla once yine Fransizca aktanyorum. "L'empire ottoman embrasse de grands territoires ou la Porte n'exerce aucune autorite, et i1 est certain qu'il reste au Sultan de grandes conquetes a faire dans son propre Etat. De ce nombre est Ie pays montagneux entre la frontiere persane et le Tigre; les longues plaines entre oeAcuve et l'Euphrate ferment un desert sans u, sans arbres sans une demeure fixe." Daha sonraki yillarda rnaresal olan Moltke son derece crplakbir gozlem yaplyor: Osmanh lmparatorlugu, Bab-i Ali'nin hicbir otoritesinin 01madig: cok geni~ bir alam kapsiyor, Sultanm kendi ulkesinede buyuk fetihler yapmak zorunda oldugunu ekliyor. Iran smm ile Dicle arasindaki daglik bolgenin, Dicle ile FITat arasmdaki iizerinde bir tek bina, bir tek aga<;olmayan ¢Itin bu rurden oldugunu kaydediyor. Strada bir baska aktarma var; bu kez Profesor Minorskiy'in unlu islam Ansiklopedisi maddesinden yaplyorum. Bu akrarmayi Fransizca yapmarmrrayn bir nedeni var, <;unku Fransizca mctinde Turkce sozcukler ya da isim tamlamalan geciyor. "Dans la province de Diyarbakr 11 sandjak furent confies aux adrninistrateurs tures; dans 8 sandjak kurdes (akrad beyligi) les walls con firmaient les investitures de nouveaux begs, mais demiers etaient choisis toujours dans la meme famille." "Cing 'hukurnet' hereditaires (Kurt Hukumeti) gerderent leurs dynasties avec la transmission du pouvoir directement de pere en fils" Profesor Minorskiy, Dogu'nun fethinden soma Diyarbekir eyaletinde 11 sancagin Turk y6netidlere ve 8 sancagm da "Kurt Beyligi" olarak da, "ekrad' AraPl53 Kurr s6zciigiiniin <;og'uludur, Kurtlere verildigini yazlyor. Valiler, yeni boglerin g6reve baslamayrslanru tcyid ediyorlar: ancak KUrt begleri, aile i<;inden seciliyor. Minorskiy'in verdigi bilgiler bundan ibaret degil; daha <;okdikkati 15ekenler bulunuyor. Profesor Minorskiy, sadece bu bolgede bes hukumetten soz ediyor ve bunlann rrsi oldugunu yaZJ.yor.Aynca Osmanh'da kullamldlgl tiirden "Kurt Hukumeri'' s6zciiklerini kaydediyor ve burada, hanedanlann bulunduguna iilaretie, baska kaynaklarda "hukkam" denilen, hiikmeden anlarruna geliyor, yoneticllerln babadan ogula gorev aldiklanru ileri suruyor. 74

lIurada bir parantez acmamgerekiyor, Osmanhlar, kendilerine, once "11t'K"ya da 'bey" dtyorlardi: "emir" sifanrun kullarulmast da yaygmdir. I),Iha sonra "beglerbegi" ya da "beylerboyi" slfatl <;lkn. Arapca "emir iii \~I1U'ra", mirler emiri, sifannm Turkcolcsttrilmis bidmi oluyor. Profes6r e (;ordlevskiy, "beglcrbegi" sifatmm daha once Sasaniler tarafmdan Ermenik-ro verildigini, Errnenice "ishan ishanats" tamlamasmm tam cevtrisi 01· dll/:tunu ileri surenlerin de bulundugunu kaydodiyor. Kaynagl ne olursa ul~un, "beglerbegi" olabilmesi icin beglerin varhgl zorunludur. Devam ediyorum; Minorskiy, "Kurt Hukumeti" diizeninin burada kalmdi.hglm ve butun Kurdistan'da uygulandigrm, un systeme similaire fut ,'pplique cnsuite dans tout le Kurdistan a partir de Malatiya jusqu'a Bayazit l':t Shahrazur, ekliyor. "Les princes kurdes exercent un grand pouvoir sur leur sujets; ils guvrroient entre eux, defient l'autorite de la porte, refusent les impota, ne ['It~rmcttent pas la levee des soldats, et cherchent un dernier refuge dans Il~bourg fu'ils se sont eleves dans la haute montagne." l3u paragrafi da Moltke'nin mektuplarmdan aJtyorum. Kurt prenslerinin, tebalan uzerinde 150kbuyuk bir egemenlik kurduklanru, aralannda savasnklanru, Bab-i Ali'nin, Osmanh sultamnm, otoritesini tammadrklanm, vcrgi odemeyi reddettiklerini, asker eelbine izin vermediklerini yan·
yor.

Bu Kurt prenslerinden birisini, Kurt Tarihi yazan Emir $eref'i tarutmak isnyorum, Profesor Bekir Kiitukoglu'nun ..ahsmasmdan aktanyorum: "Seref Han, Musullu Emir Han'm kizmdan 949' da dunyaya gelrnis, Sah Tahrnasb'm saraymda terbiye gormu~ ve Riijegi asiretinin reisi olarak ~irvan'da bulundugu sirada Tahrnasb'm vefatt vaki olmagla 'kind Ismail tarafmdan Kazvin'e <;agnhp Ekrad Beylerbey\igi vazifesiyle Kurdistan, Luristan, Curari ve sairedeki Ekrad taifesinin i§;lerini tedvire memur 01rnus, sonra miitelevvin (kararsiz, y.k.) $ahm vehmini tahrik eden teIkinat sdx'bi ile Nahcivan Beylcrbeyligi ile Kazvin'den uzaklasnnlmis ve bir seIll' \l6rt ay bu vazifede kalrmsnr." Emir $crefin once Iran ust y6netiminde bir Kurt egemeni oldugu an1,'~ll1yor.Ancak Iran ~hmm gozunde kuskulu bir duruma giriyor ve "Padi-~,Ih'., muktup g6ndererek arnk $ah'a tebaiyyetden farig eldugu, pederi VI' kendisindcn sudiir eden hatalann afedilerek kadim ocagi olan Bitlis'in kendisino tevcihini rica" ediyor. $eref, Osmanh sultanmdan hatalanndan b.1gl~lantn'lsI1l1ve "kadim ocagl" Birs'in kendisine verilmesini istiyor, "Daha 9H6scnesi basmda, Van Beylerbeyisi istlhbaranyla $eref Han'm, Bitlis ocaklrk ve yurtluk tarikiyle kendisine vertldigi takdirde Osmanh ta_75

bilerinden olmayr kabul ettigi ogrenilmi§tir. "Iki ay kadar sonra $eref Han, Nahcivan'dan aynhp Hakkari ve Mahmudi hakimleri kuvvetlerinin siyaneti ile Van serhaddine dahil old u; kendisine, vatan-i aslisi olan Bitlis Sancagt, ocakltk olarak tevcih ve anyeler irsal edildi." .Gok ilgin~tiri Osmanh, KUrt prensi transfen bile yapml§ oluyor, BOyle bir duruma bakildigmda, Abdullah Ocalan'm Bekaa Vadisi'nde okutulan ders notlannda, Birinci Selim'in Dogu'yu zapnna Kiirt prensleri ile Osmanh sultam arasmda bir "ittifak" gozuyle bakmastru, en azmdan tartisihr bulmak gerekiyor. Bu tarnsmaya katkida bulunabilmek icin aktarma yapmak durumundayim: "Bu donemde Safevi Devleti'nin etkisini ortadan kaldirmak veya smirlandirmak isteyen Yavuz Sultan Selim, Kurt feodallerini kendisine baglamak 19n biiyiik cabalar sarfetmistir, Bu konuda gorevlendirdigi ldns-i Bitlisi adh bir §€}'h vasnasiyla Kurt Beyliklerinin hem kendi aralarmda birlesmesi, hem de kendisine baglanmasl iQn israrh cabalar sarfetmistir. "Kurt Beylikleri arasmda, ozellikle Siinni mezhebinden olanlarla, Safevi Devleti'ne ~l ittifak kurarak bu temelde bir hareket geli§tirmi§tir. "Bu durumda Kiirt Beylikleriyle Osmanh Devleti arasmdaki iliski, Kiirt beylerinin Osmanb haldmiyeti altma girmesi biciminde olan bir ili~ ki degil, ortak dusmana kar§l ittifak anlayisma dayanan bir iliski bicimidir. "Yani zorla egemenlik altma alma degil, gontilIii bir ittifak durumu sozkonusudur. "Bu ittifakm temelinde yatan .neden, imparatorlugun Dogu simrlanrun, ozellikle ~ii Safevi Devletine karst korunmassdir, "Bu itttfak, hem Osmanh Devleti'nin dogudaki konumunu gii~lendir~ mekte, hem de Kurt feodallerinin Osmanh Devleti'nin desteginden yararlanarak giio;;liibir sekilde gelismelerlnt, ekonomik ve siyasi kudret sahibi olmalanm saglamaktadlr. "Osmanh lmparatorlugu'nun baslangicta Kiirdistan iizerindeki egemenligi son derece smtrhdir ve Imparatorlugun diger bOlgelerinde uygu· ladlgt egemen1ik biqiminden o;;okfarkh bir karakterdedir. Osmanh lmparatorlugu, diger alanlara kendi sosyal ve siyasal duzenini zorla kabul etririrken, Kurdistan'da boyle bir durum ya yoktur ya da ~k simrhdtr," Kurt emirlerinin Osrnanh ust egemenligini kabul etrnelerinde ild onemli etken var. Bunlardan birincisl lsmail'in izledigi politikadrr. Minorskiy, sahm izledigi politika konusunda, "Ia politique de Ismail I envers le Kurdes ne differait pas de cello des Ak-Koyunlu" derken, yine dogru bir gero;;egeparrnag.m baslyor.lsmail, aym Ak-Koyunlu hanedenanm po-

li~ikasmt izliyor: bagnaz bir sii tahakkumu ile sunni Kurt asiretlerini kendmden yabancilastmyor. ~ Ismail, npki Ak-Koyunlular tUriinden Turkmen asiretlerine dayanarak Kiirtleri eziyor; kendisine baghhk bildirmek ~"in gelen Kurt asiret reislerini bile hapsediyor, pirangaya vuruyor ve idam ettiriyor. lsmail'in izledigi politika, Kurtlert Safevi Devleti'ne dii~ man hale getiriyor. lkinci etken ise daha once Ak-Koyunlu saraymda o;;ah§Jru§ hakim bir ulan Idris'in Kiirt birligi projesidir. Bitlisli Idris, Kurtlerin birligini Osm~nh iist ep~enligi a1tmda kurabilecegini hayal ediyor ve teker teker Kurt beylenm Osmanh yanhsi bir politikaya ikna ediyor. .I~r~sfaktorunun, Hammer tarihinin Mehmet Ata tarafmdan yapilan cevirisinden Profesor Abdillkadir Karahan'm sadelestirmesinden kisaca aktarmak istiyorum. "Yavuz Sultan Selim, kendisi de ~ir oldugundan, §air ve bilginlerin kadrini bilir ve kiiltiirlii insanlann Iiyakatlerini pek giizeJ takdir ederdi. Kendisinin buyuk projelerinin gerceklesmesine ve ulkesinin saadetine yardim ve hizrnet edecek sohbeti de arzu eylerdi.lran sahma karst a~hgl seferde zam~m.?~ ii~ biiyill< bilginini, yani, eskiden hocahgim yapml§ bulunan Halimi yt once rusanci sonra da kazasker olan edip ve §air Cafer <;elebfyi, Osmanh Devletinin bir tarihini yazrms bulunan Bitlisli ldris'i beraberine alrmsn.Idris, dogdugu topraklan, 0 zamanlar Kurdistan denilen yerlerde yasayan halkm gelenek ve ahlakmi pek giizeJ bilir ve tarurdi, Sultan Selim 0 bOlgelerin muhtelif asiret reislerini, el altmdan lsmail'in boyundurugundan kurtulmaya te§vik etmek uzere ldris'i Amasya'daki ordugahmdan birkac defa Kurdistan'a gondenni§ti. Idris'in gayretleri Yavuz'un iimid ettigi sonueu verdi. Diyarbekir'de, Bitlis'te, Hisnikeyf'te birden ihtilal ~ktl. .. "Diyarbekir'in fethinden sonra birlesmis Osmanh ve Kurt askerleri yoluna devam ederek fi.~ gUn Cevsak'ta kaldi, Bryikh Mehmed Pasa dusmam iz~emek mi, yoksa Mardin iizerine hiieum etmek mi gerektigi hususuntill bir karara varmak uzere savas kurulu topladi, Idris -cok mustahkem hir mcv~i olmasm~ ra.gmen~ Mar~in iizerine yfufuneyi yeg gordu, ldris, M'lrdlnhlere kendi ehyle bir de thtarname yazdi ki, burada, "Ey iman '~I.'nl'·r, hcpiniz bansa dantin, §eytamn yiiriiyii§Une ayak uydurmaym, 0 "1l'.lna"lk du§mammzdlr" mealindeki ayet-i kerime de zikredihnisti, BunlJ.~~I:I'.I·rinc ardin'in muteber §ahsiyetleri Osmanh ordugahina Seyyid ~ AI! yl gllndL'l'dller. Seyyid Ali, Me1ik Halil ve Bitlisli ldris'le gOrU§me1erde bulundu. Anla§maya vanldtttndan §€hrin kaptlanmn acilmasma ve Iran garnizonunun tcslimine karar verildL Ve Mardin ooylece Tiirk idaresine ger;ti.

76
77

"Idris'in almakta oldugu tedbirlerin hepsi padisah tarafmdan tasvip olunarak ona bir fermanla teblig olundu. Fermanla birlikte baghhklanm belirten beylere dagltllmak iizere Yavuz Sultan Selim tarafmdan on yedi sancak, smna islemeli bes yiiz hilat, yirmi be~ bin duka gonderilmi~ti . . "Idris, 0 kadar iyi baslamis oldugu odevini tamamlamak i<;inDiyarbekir'i birkac sancaga b6ldii. Urfa ve Musul'da da oyle yapildr, "0 zamanlar Kurdistan denilen bolgenin -hemen hemen kaleleri saYiSI kadar- bircok ernirleri vardt. Buralann kendilerine gore ozel bir durumu mevcuttu. Beylerin ve diger bir deyimle a~iret ~flerinin baglmslZ denecek fikirleri, aha lisinin sert karakteri, cenkci gelenekler pek mutlak bir hiikiimet icrasma (kesin bir otorite) elverisli degildi, Bitlisli Idris, buralanru ancak uzunca suren bir gayretle teshir imkanlanru saglamlil oldugundan, huralar icin yurnusak tedbirler kullanmak gerekirdi. Bu baklmdan Kurdistan'm 0 zaman kurulan ve yuzyillar boyunca suren idare usulu, 05manh Devleti'nin diger eyaletlerinin organizasyonundan oldukca farkh olmustur, "Bu bakirndan 0 zamanlar Tiirkiye'nin iki ueunda bulunan Bosna ve Kiirdistan birbirine oldukca benzerlik gOstermektedirler. Her iki eyalet de 0 vakitler kaleleri saYlsmca kii<;iikbeylikiere boliinmiilltii. ?u farkla ki, Bosna, baskente daha yakm oldugundan, padisahlar halkm taskm hareketlerini daha kolayhkla bastmnaya muvaffak olmuslardir. Devletin bar kentinden daha uzak olan Kiirt ~efleri hakkmda ise daha miisamahakar ve miisaadekar davrarulmisnr, Bundan dolayidtr ki veraset esasi ancak Kurt emirleri hakkinda yuriirliikte tutulmustur. "Bitlisli ldris, padisah adma Eyyiibilerin son emirlerinden biri olan Halil'e sancak, davul ve tug vermis ve onu Hisrukeyf emirligine atarmsnr. "ldris de biiyiik hizmetlerine miikafat olarak 2000 Venedik dukasi, sekiz hilat, kabzasi alnn i§lerneli bir klh<;He padisahm memnunlugunu belirten bir fermana kavusmustur, Yavuz, bununla da yetinmeyerek, ldris hakkmdaki guveninin bir delili olmak uzere, kendi tarafmdan imza edilmill ve sadece Idris'in uygun gorecegi isimlerin yazdaeag,. yerleri a<;lkbi-. rakilmis fermanlar da gondermi§tir." Bu fermanlarla ortaya 'ilkan "duzen", M. E: Zeki tarafmdan ~yle anla-

nhyor:

"1- Kiirt emirliklerinin hiirriyet ve istiklallerini korumak, 2- ldare babadan evlada intikal ederek devam edecek veya eskiden devam edilen usul iizerine gidilecek ve bu hususta ferman padisahtan <;1kacak. 3- Kurtler, Turklere blitiin harplerde yardim edecekler. 4- Turkler, Kurtleri hiittin harici tecavuzlere karst miidafaa edecek,

5- Kiirtler, devlete ka~1 gereken her tiirIii vergiyi Odeyecekler." Butun bu bilgller, hi'i kuskusuz, Dogu'nun sadece ekonomik agdan d(.W1bilirnsel bakimdan da gcri kalnus oldugunu gosteriyor, (e§itli kaynaklara dayanarak yazmaya <;ah~tlglmbu "duzen ", hi\ kuskusuz, §imdiye kadar yazilanlardan temelli 61\iide aynhyor. Yine de bir soru kahyor; bu "duzen" nasil adlandmhyor? Bu soruya ccvap ararken, once feodalitenin anlamh bir tarurruru bulma zorunlulugu var. $(>ylebir anlattm iizerinde anlasilabilecegini samyorum: Devlet otoritosi bOlgelerde parcalara aynhyorsa ve otoritenin anlamh bir b6liimii irsiyel: temeline gore onernli kisilere devrediliyorsa, feodal duzenden s6z etmek mumkiln gorunuyor, Sovyetler Birligi'nde Erivan Oniversitesi Tarih Docenti Celile Celil, "On dokuzuncu yuzyshn ilk yansmda Osmanh lrnparatorlugu'nda Kiirtler" bashkh <;ah§masmda, bu diizene feodal sifanru yapisnrmakta hili tereddut etmiyor, Kiirt kc5kenli Docent Celil, suntan yaziyor: "Kurdskie cmin, pol'zuyas' feodal'rum pravom na opredalanme ucastki zemel', kotofit' bili pojalovam im za priznanie vlasti sultana, zakrepili za zemlyarni pravo na nasledstvo." Docent Celil, sultamn gucunu tammarun ka~lhgmda kendilerine bagl~lanan topraklarda Kurt emirlerinin feodal haklan 01dugunu kaydediyor. Ancak buna askeri feodalite ya da diger bir deyisle, askeri-nmar sistemi dernek daha dogrudur; bu da temel tanm sistemine uygun dii§iiyor, (unkii bu donemde Kurt feodalleri yerlesik tanmdan cok hayvancihkla ugraillyoriar; ancak on dokuzuncu yuzyilm baslanndan itibaren toprak miilkiyeti ile ilgileniyorlar, Bu ilgiyle birlikte Kurt kOylusuniin feodal baski altmda inlemesi donemi de baslamis oluyor. Buradan, bu alt bOliimun baslanna donuyorum. Bu aciklemalardan sonra Ermenilerin durumuna bir kez daha bakma zorunlulugu ortaya 9kiyor. Garo Sasuni sunlan yazryor: "Bilinen bir ilCYvarsa, 0 da Ermeni ulusunun hem Osmanh boyundurugu hem deyan bagunslz Kurt Beyliklortno aym zamanda bagh bulundugudur," Kiirtler, Ermeni koyliiliigiinii de feodal baski ve s6murii alttnda tutuyorlar. Ashnda Kurt egemenleri h;in Ermoni koylulerini kolelestirmek KUrt kOylillerini kole yapmaktan ~(lk dam verimli olabiliyor, Aruk Kiirt tarihi ile ilgili tezlerimin sonuna yaklasrms bulunuyorum, Soylenocek vc ortaya cikanlacak temel \izgi §udur: On dokuzuncu yiizYIhn baslanndan itibaren Turkler, Kiirtler iizerindek.i egernenliklerini gUIlIcndirmeye ~ah§lYorlar, Kurtler, surekli baskaldmyor, Baskaldin, yakm zamanda, Kurt haroketliliginin temel cizgilerinden birisini olusruruyor, Bu <;izgi,toslimiyct <;izgisine bitisiktir.

78

79

Kurt hareketinde, ~k zaman Kurtlerin bir bolumtl baskaldmrken diger bOlurnii baskaldmlan otoriteyle anlasiyor ve zaman zaman baskaldiran halkmi basnrmaktan ve kirmaktan ~inmiyor. Ancak Kurt tarihinde baskaldmmn teslimiyot He yapl~lkhgmdan soz €derken sadece bunu anlatmak istemiyorum. Bunun yanmda ve pek cok durumda baskaldiran KUrt onderleri de mucadelenin bir yerinde baskaldtrdiklan guce teslim oluyorlar ve sarayma gidiyorlar. Bunu ~~lrtICI buluyorum. Ancak Orta~ag mucadelesinde bu rurun pek ~k ornekleri bulunuyor; Kurtlerin on dokuzuncu ve yirmind yuzyll - mucadelelerinde Orta~ag Qzgilerini gormek zor olmuyor. Bu noktaya donrnek durumundaylm; §imdi Kurt baskaldmlanrnn biro kac ternel cizgismi ortaya ~Ikarmak istiyorum. Bunlardan ilki, baskaldmlanrun onderlerinin kimlikleri ve nitelikleriyle ilgili oluyor. 1958 yilmda General Kasim liderliginde Irak Devrimi basanya ulasmca, Kurdistan Demokrat Partisi, "a9sa" ,tkIyor ve uyelerine kimlik kart! veriyor. Verilen kimlik kartlannm uzerinde bes Kurt mucadelesi onderinin resimleri yer ahyor ve sayiyorum: $eyh Abdulkadir, Seyyid Riza, !?eyh Mahmud, Kadi Muhammed, Molla Mustafa Barzani, Eksik olmakla birlikte bu sayum son derece ilginc buIuyorum. Barzan a9iretinin lideri Mustafa'mn onundeki "mona" sOzcugii bir sifatnr ve dinsel bilgide list duzeyi anlatryor.Jran'daki "mollalar" ihtiialinden de biliniyor; "molla" nitelemesi, Barzanh Mustafa'mn bir din adami olusuna tamkhk ediyor. Kadt Muhammed de, Mehabad' Kurt Cumhuriyeti'nin baskaru oluyor, dinsel bir kimlik tasiyor, Mehabad'da bir asireein lideri olmasmm yamnda.v'kadi" sOzcugunun de i~ret ettigi uzere, aym bolgede ~riatm en ust uyguIaYICISI luyor. $eyh Mahmud, Cuney Kurdistan'da Berzen a§iretinin lideri o ve ~ok zaman Berzenci Mahmud olarak biliniyor, adi iizerinde §Cyhtir. "Seyyid" sOzciigii "seyh" sOzciigu ile aym riltbeyi gOsteriyor; dinsel bir Slfat oluyor. Dersim isyammn lideri Riza da bir onde gelen din adamidrr. !?eYh Ubeydullah'm kii~Uk oglu, Osmanh Ayan Baskaru Abdiilkadir de §Cyhtir; ayru zamanda ittihatci liderler arasmda yer ahyor, Pransiz Chris Kutschera, "Le Mouvement National Kurde" bashkh cahsmasmda $eyh Said icln ~u bilgileri veriyor, "Presente par les Turcs cornme un rustre, a moitie idiot, tout juste bon a susciter le ridicule, cheikh Said, qui avait succede a son pere, cheikh Ali, comme cheikh des Nakeshbendi de la region de Palou'un homme d'un age respectable, religieux convaincu et d'une reputation irreprochable." FranslZ Kutschera, Turkler tarafmdan bir hOdiik, yan yanya aptal, tam alay edilecek adam olarak tamblan $eyh Said'in babas1 $eyh Ali'nm yerine Palu oolgesinde Nak§ibendi Tarikati liderligine ge.:;en, saySl uyandlran brr ya§ta, inanml§ dindar,

k'kcsi.7 bir k~~li~e sahip bir kisi oldugunu yaziyor. Kurt t~nhm~n ~n buyuk bali~ldtnianndan birini yoneten bir kimsed~, Kc~alts:t ta~h,llcrin ve,piiblisistierin yazdrklanmn aksine, mutlaka udcrll~ ozclliklert bulunmasi gerckiyor; ancak bir din adarm ve bir tarikat !j~y~l.oldug~ da kesindir. Aynca Said'le birlikte idamedilenler arasmda dini lidorlerin sayisi oldukca yiiksek gorunuyor, Kadt Muhammed.He bir~~kte~ehabad'da <;uwar9ra Meydamnda aSIlanlar aras~~d.~ da dinsel rutbchler ~ogunluktadlr. Kadr Muhammed'in kurdugu hukumet de nerede ise bir "kadilar hukumeti" manzarasl veriyor. $ey~" Mahm.u~ .Bc~~~ci, 1922 yihnda Siileymaniye'yi "Kiirdistan'm b..1§~cnh.,;kendisint Kurdlstan krah ilan oCUigi aman bir de "Kiirdistan z Ka~mcsi kuruyor. Ba~k~nh~ $oyh K~dir, Milli Savunma Bakanhgi'm bir baska ~yh Mahm.ud, I~l!llen Bakanhgl'm $eyhMuhammed, Adalet Ba. kan!lgl m $ey~. All, polis §efligini Seyit Ahmet, Egitim BakanhSI'm Hacr Mustafa Pa§a ustlemyor. $oyh Mahmud'un Kiirdistan Krallt'" h"k" t' cd ' b' 0' u urne I ncr c ise ir §eyhler hiikiimeti olarak kuruluyor. ., ~dl Muhammed'in Mehabad Cumhuriyeti bayragi $eyh Mahrnud'un K~rd~stan Kralhgi bayral9m,. di~e: bayraklan gozonune aldlt9mda, beyaz, ~n, klrmI~1 renkler de81lieblhyor; ancak yeliil hep kahyor, Kralhgm bayragtn?a ye§~I,kirnuzi ve beyaz var; beyaz, hi~ kuskusuz yanm aydir. A~cak hI':;, degJ~mey~n yesil renginin Kurtlerin daga dii~kiinliigiinden mi, yoksa .1~l.a~lRye?l tut~~St_lnda~ rrn ileri geldigini soyleyebilecek durumda deglhm, .d~.go~~eml ~leislamik tutkunlug-u birlikte gostertyordur. Sultan Hamid In gozdssl ve Iran'a dogru yayilma politikasmm manivela~ar~nd~n $oyh Ubeydullah'tan daha once s6z ettigimi hanrhyorum, KDl. klIl~hk karnnda resrni olmamakla birlikte pek cok kaynakta Kurt u~us.:;uluwgunun~abasl sayilan Bedirhan'm ise son derece sofu oldugu, dmdarh~l nedcfllylealkol ve sigara i~medigi biliniyor. Haksinas ve onemli bir lider olarak tamtilmasma karsm on bin kadar A~urya~m bo.g-azlanmaSlRlemredebilmesi, KUrt birligi projesi kadar islamlk.~?F.ina:h~~.la da aciklanabilir: boyle bir a~Ildamadan yana olmak gen_'ktlglm du~unuyorum. . Bi)yk'CCKiirt baskaldmlarmda bir diger ,izgiyi ~tkarml§ oluyorum: ?l~sd ve hatta tarikat rengi her zaman varoluyor. Bunun bir tek onem!l IS!lSna~1g6riiliiyor; PKK tarafmdan 1984 yilmda baslatilan baskaldin d ms;lhk~{'n ve tarikat orgiitlenmesinden ~k uzak duruyor. r . ~lmdl on doku uneu yiizYl1 Kurt ba§kaldmlanmn bir ba§ka ozelligine l~rct ctmck ..durumun?aYlm. Bunlardan ilki, Revanduz ~resinde Mir Muhammed In ba~lathgt. ve Bohtan 80lgesinde Bedirhan Beg'in surdiir-

so

81

diig11 ytllara yayilan savasnr. Birbirini lzleyen ve birbirinin icine ginni~ olan bu iki Kurt lidorinin baskaldmst Kurt birligini kurmayi amachyor: Mir Muhammed, Osmanh Kurtlcrini kendi cansi alunda topladtktan sonra lran'a saldrrmaya hazirlaruyor. Mir Muhammed ile baslayan ve Bedirhan Beg ile dcvam eden bu baskaldin, Osrnanhlann Mistr Valisi Mehmet Ali ve oglu Ibrahim lle ugra~ttklan zamana rasthyor. Erivan Universitosi'nden Docent C. Celil, bu donemle i1gili olarak, "Kurt egemeni Mir Muhammed ile Misir Cenel Valisi Muhammed Ali Pasa'run Osmanh lrnpararorlugu'ndan baglmslzhg, kazanmak turunden bir tek ve aym hedefi vardi" diye yaziyor. Eldcki bilgilere gore de, iki taraf arasmda tcmaslar yapildlgm! ilori suruyor. Aynca Rus tarihcisi P, Lerh'm, "Suriye Savasi sirasmda Ibrahim Pasa ordulannm Kurdistanh baranlardan yardim gorduklerini" yazdiguu ekliyor ve aktarma yaptyor. Bu, bjrincisidir, lkincisi, Bedirhan'in yegeni ve "eski rakibi" Yezdanser'in isyam oluyor; Minorskiy bu baskaldmyi onemli bulurken bu d6nemi ayrmnlanyla incelemis olan Dr. Celil cok yaygm oldugunu yazlyor, Yezdanser'in isyaru da tam Kmm Sava~l sirasma ve Osmanh askerlerinin kuzeye dogru hareket ettikleri bir zamana denk d u~uyor. Minorskiy, 1877-78 Turk-Rus Savasmm hemen arkasmdan, Hakkari, Behdinan ve Bohtan b6lgelerinde Bedirhan'm cocuklanrun ba~lattlgl ihtilalden sOZ ediyor; ancak bunu, Naksibendi $eyhi Ubeydullah'm buyuk harekeri izliyor, Daha once degindim; Ubeydullah, muhtemelen Sultan Hamid'in bilgisi icinde, 1ran Kurtlerini kurtarmak i<;inharekete geciyor, buyuk bir ordu kuruyor ve daha sonra, Buyuk Britanya'mn baskisi uzerine Bab-i Ali, Ubeydullah'i tedip etmek zorunda kahyor. Ancak bu ba~kaldmlar da, bir biiyiik savasa veya bir buyuk savasm hemen sonrasma rasthyor. B6ylece liderlerinin .dinselliginin yanmda ozellikle on dokuzuncu yuzyil Kurt baskaldmlanmn Osmanh Devleti'nin <;okbuyuk dis sorunlarla kar~lla~ttgt bir zamanda ortaya <;tkt~l,ikinci temel cizgi oluyor. Bohtan Emiri Bedirhan Beg, Osmanhlara karst basarih bir baskaldm mucadelesi ve savasi yiiriitiiyor. Fakat sonunda Osmanh otoritesine teslim oluyor. Yezdanser, Rusya'dan yardim almak icin cok cahsryor ve mektuplar yaztyor, Rusya, <;ok ilginctir, Kiirtlerin baglmslzhgma veya rniicadelesine ciddi ol;;iilerde hicbir zaman yardrmci olrnak istemiyor; Yezdanser, Rusya yardimuun gelmeyecegini anlayinca, Osmanhlarla gorii~meye bashyor ve teslirn oluyor. Ubeydullah, lran'dan sonra uzerine gelen Osmanh kuvvetleriyle sava~tyor ve sonunda teslim oluyor. Kadl Muhammed, fran'm kendisineaitoldugunu sOyledigi topraklarda "Mehabad Kurt Cumhuriyeti" kuruyor; benzer bir cumhuriyet de Iran Azerbay82

cam'nda var. Ikinci DUnya Savasi sonunda fran, bu iki cumhuriyeti ezmek istiyor; Washinb'ton onayt bildiriyor ve Sovyetler'in destegiyle kuruIan bu cumhuriyd<;iklcrden Sovyctler dcsteklcrini cekiyorlar, Cumhuriyet kcsinliklr; dusmck ~zercdjr; pek cok onde gclcn Irak'a geciyor vc Kadi Muhammed c israr ediyorlar. Muhammed, gidiyor ve iizerine geJcn Iran kuvvetlcrine tesllm oluyor, . Herha~d.~ Muhammed do, Bedirhan, Yezdanser ve Ubeydullah He og~l~an turunden cezalandmlmayacagmt dusunuyor: nasil dusunebildtklenni anlamak kolay gorunmuyor. Ger<;ekten de ilk ii<;11, cezalandinlrmy~rlar; Kurdistan'dan uzakta bir tur "rehinc" hayau yasiyorlar ve huzur i<;mdeoli,iyorlar. Muhammed (*) ise idam ediliyor, Barzani Mustafa, Irak Kurdistaru'ndan olmasma karsm, Mehabad Kurt C~mhuriyeti ~ur,:,lurken pesmergeleriyle birlikte Mehabad'a geciy?r ve ~n~ cumhuTl.yetm dort generalinden birisi oluyor. Iran kuvvetlerirun t~ZYtktyle ~.u minyatur cumhuriyet <;okerken Mustafa, Tahran'la pa_ zarhga oturabiliyor ve Biiyiik Britanya'dan guvence alarak pazarhguu surdurmek iizere Tahran'a gidebiliyor. Mustafa'mn gecmisinde benzer durumlar goriiniiyor; Bagctat'a baskaldmrken, ansizm Hagdat'a gidebiliyor ve "teslimiyet" He iki taraf arasinda gorii~melere benzer bir konumda Bagdat'ta giinlerini ge;;iriyor. Baska durumlar da olabiliyor; Barzani Bagdat'a karsi baskaldmsnu surdururken kay~npederi ve miittefiki Mahrnut Zibari, gidip Bagdat'a bu kez resmen, teshm oluyor. . Bu durumu iki nedenle aciklama egilimindeyim. Birincisi, baskaldiranlann. ba~~ldtrdlklan diizen ve otoriteden t11miiyle kopmama land tr , Ballkald1Tlyt,bir kopus olarak degiJ, bir yeni durum icin bir konusma yolu saydtklan anlasuryo-. Osmanh ya da Bagdat veya Tahran saraymm da
(0) Fransiz Kutschera'mn yazdiklanna

gore, Dersim isyanunn lideri Seyid Riza'mn yakal.~nl§t ya. da teslim olusu a9kJ.tktan ve kesinlikten uzak duruyor. Kutsche130,. K.futlerm, Erzincan Valisi'nin ateskes ilan edild.igini, Dersim halkmm istekle.~.k~r,;uanacagul1 .ve zarar-ziyanm telafi edilecegmi vaad ettigini ileri surdOkle~l11 yaZl~or. SeYld Rrza, bu vaadlere inamyor, vall ile gO~eler yapmak iizere, Erzincan'a, se rend a Erzinjam, teslim oluyor ya da vanyor, Derhal tutukl~lyOl ve hapse anhyor, Aym kaynak Rizarun valilik binasmdan Q.kanhrk~ ce gouvemement. menteur et sans honneur" diye bagtrdtgtnt da ekIiyor. ~ sozl~, aldatudtpna. manan ve buna bUyUk klzgmhk gosteren bir kimseye alt olabilir; anca.k silahh bir ba~ldtnnm liderinin ba~ka bit beklentisi olmastm ~~trtlC1 buldugumu tckrarhyorum. Seyid R1za, dort gUn silren bit muhakemeden sonra, arkada~anyla birlikte asthyor.

83

boyle yaklasngim samyorum. lkincisi, Kiirt sorununun uluslararasi bir nitelik kazanmasidrr. BOlge ulkeler ve bolgede cikanclanlar, Kurt hareketlerini ve liderlerini, birbirlerine karst veya birbirleriyle pazarhkta kullanmak istiyorlar. KORT SORUNUNDA ULUSLARARASI BOYUTLAR Kadi Muhammed, Kurtlerin ilk devletini, minyatiir Mehabad KUrt Cumhuriycti'ni Han ederken basinda sank, uzerinde bir Sovyet uniformasi tasryordu.Iran Azerbaycam'nda kurulan Sovyet destekli yeni Azerbaycan Devleti'nin Sovyetler Birligi'nin gozlen onunde yikihsuun ardmdan Mehabad'daki Sovyet temsilcisi de ~kilip gidince Muhammed sonunun geldigini anladi. Cumhuriyeti ilan ettigi Cuwarctra Meydamnda asildi, Bunu tekrarladigirru biliyorum. Kiirtlerin hem kirnlik arayislanru ve hem de ulus birligi kuramayislanru ~ok iyi anlanyor, bu nedenle tekrarhyorum. Kurtler, on alnnct yuzytlm basmdan on dokuzuncu yuzyihn orta!anna kadar, Turkiye ile Iran arasmdaki ceklsmenin malzemesinden birisi ve en onemlisi oldular. Bu donemden sonra uluslararasi politikanm ba,rolunu oynayanlar Kurt sorunu ile i1gilendiler ve Kiirtlere hep diisrnarun arka cephcsini zayrflatacak bir faktor olarak bakttlar. Bir ulus gormediler. Rakiplerinin pozisyonunu zayiflatacak bir gu~ saydilar ve bu giicii harekete gecirmekten kacmmadilar. Kurt sorununun anlasilmasmi gti~le,tiren en 6nemli nedenlerden bidsinin uluslararasi politikanm ilkesiz bir aktoru haline getirilmesi oldugunu samyorum. Kurt sorununun hem anlasilmasi zordur hem de anlamak isteyenin aklmi kansnran bir ozelligi var. Ourada bu ozellik iizerinde dunnak istiyorum. Ancak daha once baska yerlerde ifade ettigim vc zamanla dogruluguna daha cok inandigim bir gorii,iimii yeniden dillendirmek zorunlulugunu duyuyorum. Bu ,udur: Kemalizmin, bir du,iince demeti olarak prestijinin artmasmda ve ciddiye almmasmda en buyuk pay, Tiirklerden daha ~k 50vyetler Birligi'ne aittir. Sovyet dii~iincesi, ne yazik, hep olumlu politik iliskilerine yiiksek teorik degerler icermek hastahgmdan mustarip olmustur; basindan, 1920 yihndan, beri bOyle oldugunu dii~uniiyorum. Sakarya Savasi He birlikte Sovyetler, Kemalist resistansi ciddiye ahyorlar ve daha once <;erkez Ethem'e bagladlklan umutlann iizerini sildikten sonra rezerv olarak tuttuklan Enver'in de sonunu hazrrhyorlar. Bir yeni duzen, eski diizenin lideriyle carpisir. Sovyot duzeni dogarken Biiyiik Britanya He ~rpl~mak durumundadtr; bu ~rpi~ma irade dl,l olarak ortaya ~Iktyor. <;tinku 0 zaman dunya

I.()ndra'da~ ~ruI~yor; emperya~st ve eski duzenin Iideri olan Buyuk Britanya, yem duzem basnrmak, hl~ olmazsa lokalize etmek zorunlulugullU duyuyor. Bugun her ye~i ~~z~, ~og~unda, karstsmda Washington'u bulmakt~d:r. 5o'Yetler.Blfhgl run Blrl~lk A~erika'mn gucunu smirlayan ve cevrclcyen bir faktor olmaktan cekilmesi, bu ~atl§maYl hem daha ka~l'lllmaz ve hem de daha siddetli yapiyor. .. Veni dogan Sovy~ duzeni, 1921 yih basindan itil::iaren, Kemalist direm'l. ~ daha. ~nra do.gan reni devleti hep Londra'ya karsi ayakta tutmak ['()~,lt~ka~mllZl~yor. If:.Elinden geldigi kadar TUrkiye Cumhuriyeti Dev~ \lotim g~lendlrmek tsnyor. tki: Bunu yapabilmek i9n, kapita1ist i1i,kilerI~ dcgil, teori ile yon~.il~m bir ~iizen olrna zorunlulugondan, bu destegimn hakhh~na kendisinin de manmasi iQn, Kemalist dtizeni ovmek ve bunda teorik b!r d~er bulmak durumunda kahyor, O~:Tiirkiye'yi tutrnak, emperyahst lider .Lo~dra'ya karsrdir. Buliin teoriye dii,kiinliigune k~r~m ~uradan ~k basil bir sonu,~ 9kanyor: Tiirkiye'yi zayiflatacak her harck~m Londra dan ka~aklandlgma inamyor, Bu, tek illkede yeni bir dtizcm.yallatma zorunlulugunun-ve son derece kaypak dengelerin varhAlmn bir sonucudur. Anlasilmasi kolay, aneak bilimsel acidan kabulii zor oluyor. Bu son nok~a~m ~r uzan~lsl. v~: ~h Said isyammn Ingilizler tarafmdan haZlrla~dlgl" iddias) a priori bir onennedir; ampirik bir degeri bulunmuyor. Benim kitaplanma kadar ampirik bir degeri varcasma kabul edilen bu oncrm~, Sovyetler Birligi.'nin ve Kornintern sekret:eryasIDm sonuctan neden \Ikarma ah,k_anhitna bi.~ornek olmaktan ileri geqmiyor. Buradan ~~c_un ediyorum: Kurt sorununun uluslararasl politikamn ko~.1,mn~~n birisi olarak kullru~ul~as~, ~oru?un anlasilmasmi g(l~le,tinneIlium ~\tt sinde akrl kansnran bir 9zSIyt de I~inde banndmyor. 1920 yillaruula Kornlntcm yaymlanm yakmdan izleyen ve inanml, bir komiinistin ~jlrl ~lorullllnll anlamasi mamkun olamiyor, (~) Anlamak, Newton fiziAlIldt'n hu Y<IIla, utarhk i~riyor; Kwantum fizigine kadar neden-sonu t ~~ karmayi VI' ~nk saYlda olguyu "tutarIt" bir biQmde tasnif etmeyi gerekr~ nyor" I Sovydll'r Jljrli~i'niIl ve Komintem'in Kiirt sorunu ve ~';h Sald . "I '1 "I"" 'F:J ISyant ue i gil tutumuna gclml§ bulunuyorum. Aneak bundan 6nce, oolgeyle il-

(0) ~~k1n.7.~manlafda da lrok'ta bit IKP, lran'da bir Tudeh ve TOrki e'de bir TKP uycsmm de Kurt sorununu antamasi milmkiin gOrllnmi1yor. y

84

85

gili en az bilgi vorrnck durumundayirn: tutumun anlasilmasi icin bakisin bolgesel olmasi gcrekiyor. "Since the end of the war, British policy had further enhanced Sulcimaniya's status and strengthened Kurdish nationalism, by making Kurdish the town's official language, and publishing some newspapers there,"

Bunlari Irakh arasnnci Saad [awad'm, daha once de kullandigim, lrak'ta Kurt Sorunu aduu tasiyan doktora tezinden aktanyorum: Birinci Diinya Savasi'ndan hernen sonra Briti§lerin SUleymaniye vilayetinin seatiisiinii dcgi~tirdiklerini, bu vilayette Kurtceyi resmi dil yapnklanru ve Kurt ulusculugunu gii<;lendirmeyi bir politika haline getirdiklerini kaydediyor, Bu kadar dcgilj [awad, ek bilgiler veriyor, "Britisler (..) Kiirtler ile dogrudan temaslar kurarak ve tamnmrs bir Kiirdii, Siileymaniye'nin Berzenci asiretinden ~yh Mahmud'u Siileymaniye'ye vali atayarak, daha da te~vik ettiler," Aneak burada da kalrmyor: Mahmut Berzenci, ya Londra'mn niyetini tam kestirerniyor ve iyimser yorumluyor ya da kendisini gii<;\ii hissediyor, bagJmstzhk icin, 1919 Mayis aymda bir isyan diizenliyor. Bu, Londra'nm lsrediginden ileri gitmektir; "This was soon crushed by the British Army and he was exiled to India," Gii<;lii Britis ordusu, Mahmut Berzend'nin ihtilalini hemen bashnyor ve §C}'hiHindistan'a siiriiyor. (.... ) Ancak i:? burada da kalrruyor, Kurt sorununun anlasilmasiru son derece zorlasnran gelismeler <;Iklyor. Ancak anlamak, tutarh bir tasniftir ve bu ise bunmsellik demek oluyor. Anlamayi kolaylasnrabilmek i~in gerekli biitiinselligi bulmak zorunlu oluyor. Biitiinselligin <;en;cvesi sezgi ile bulunuyor, "As they were unable to gain Musul by force, the Turks began to stir up Kurdish nationalist feeling in the Wilayet, pointing out the undesirabality of Arab domination of the area." [awad devam ediyor; Tiirkler, bu donemde, MU5Ul'U kuwet yoluyla elde edemeyeceklerini anlaymca Kurt ulusal duygulanm kamcilamaya bashyorlar ve Kiirtlerin Araplann boyundurugunda yasamayacagmi ileri suruyorlar. Arai?tlrdlgtm butun kaynaklar, Kernalistlerin bu d6nemde, 1919 ve
(.) Baska yerde de yazdim: hukuk He bilimin en yakm oldugu yer, sozcuklerde Iitlzliktir. 1ngillz", Bil.yiik Brltanya Imparatorlugu'nu ya da hukuki adiyla Bide~ik Kralll&olusturan uluslardan sadeoe birisidir. Kralhk halkma "british" denlyor, "britis" olarak Tilrk~~tirmekte hie sakmca gormuyorum. (••) Yillarsonra Makarios da Hint Denizi'nde bir adaya sQ.rilldil..

1?20yrllannda, Cuney Kurdistan denilen bolgode Kurt ayakJanmalan pc~mde ko~tugunu ve bunun i<;in<;ah~tlgml kaydediyor, Turk Kemalist direniscileri, Kurt baglmsIZhgma destck olmak istiyorlar. ' Londra'mn politikasi a9ktlr: Musul'un Irak'ta olmasim ve Jrak'm da kcndi mandasi altmda kalmasini istiyor, Bu arada da Kiirtlori, gerektiginde bir tehdit ve Bagdat'a "tedip" unsuru olarak ihtiyatta tutmayi planhyor, bunun i<;inKurtlere bazi haklar verilmesini gerekH goriiyor,lrak buna yanasmiyor. Bu durumda ~yh Mahmud'u vali yapIfor. Mahmud, valilikten, belki de Mehmet Ali Pasa'nm Mrsir'da denedigi tiirden baglmsIZhga g_e;mek i<;inisyan ediyor. Londra ordusuyla, bu isyam kmyor. Bunun iizerine kendi baglmsIzhgl icin <;abalayan Kemalistler, Londra'ya kar~I bu bolgede Kurt ayaklanmalan orgiitlemeye bashyorlar. '1n order to counteract Turkish activities, and to force the Iaqis to ratify the treaty, the British renewed their promise of independence to the Kurds, prsenting themselves as guarantors of the promise," Birlesik Kralhk, Kuzey Irak'taki TUrk aktivitesini karsilarnak zorunda kahyor ve bunun icin yeniden Kiirtlere baglmslZhk vaad ediyor. Burada da durmuyor. "British troops were pulled out of Kurdistan and Shaikh Mahmud was brought back from exile and reinstated in Sulaimaniya to help fight Turkish influance." <;Okilginc gelisme ortaya cikiyor: Bridslerin, Tiirk etki ve aktivitesini karsilayabilmek iQn yeniden ~yh Mahmud'a ihtiyac duydugo anlasrlryor. Bu nedenle Siileymaniye'deki Briti~ askerleri cekiliyor ve Mahmut, Hindistan'daki siirgiinden getirilerek Suleymaniye'deki eski durumuna koyuluyor, Hirsh ~yh Mahmud Berzenci'nin burada durmadrgim ve kisa bir zaman sonra Suleymaniye'yi baskent ve kendisini de Kurdistan krah Han et-' tigini daha once yazdim: 1922 Kasun aymda ?eyh Mahmud, kralhglnl ~<;Ikbyor.Bu, Tiirk direniscilerinin, Londra ;oQmaAnadolu'yu i§gal etmek isteyen Grekleri, Akdeniz olarak Han etmekle birlikte Ege'den denize doktukler! tarihten hemen hemen iki ay on giin sonradrr, 1922 ydmdan 1923 yilma girildiginde, Londra'run Tiirk politikasmda belli degi~iklikler yaptlgl anlasihyor, Bir Turk Devleti'ni kabul etme ve zama~~~.in~~.b~ Turk Devleti He uzlasma politikasma ge9liyor, Bu politilea degl§lkhgmm savas yorgunlugu, Grek guclerinin basansizligi yanmda, mutlaka yeni Sovyet duzeni ile ilgili yanlan oldugunu samyorum; ancak bu son noktayi aciklayabilecek durumda degilim. 1923 yilmda Londra'mn Tiirk politikasmdaki degi§ikligin bir nedeni Musul'un kendisi midir; bilemiyorum. Londra tarafmdan tanmmaya g>k onem veren ve Enver He arkadaslarma gore <;okdaha az ciiretli elan Kemal Pasa ve arkadaslan, 1923 ydl basinda ~usul'dan vazgecti ve bunu

86

87

usulune uygun olarak Londra'ya hissettirdi mi; bu ancak iizerinde ~ah~tlabilecek bir hipotez olabilir. Daha sonraki geli!?melerin bu hipotezi dogruladig: kesindir, Kosin olan bir de sudur: Eger Ankara ile Londra arasmda, Musul da dahil bir uzlasma hatn kurabildiyse, Birlesik Kralhk'm, Tiirkiye'nin dogusunda Ban Kurdistan denilen bolgede bir Kiirt Devleti kurulmasmi angOren Sevr Anlasmasnu dosyaya koymaya razt olmasi gcrekir. Nitekim Lozan gOrii§melcrinde bOyle bir oneri ciddi olarak ortaya anlrmyor, 1923 Temmuzu'nda Lazan, Kiirt Devleti projesini yrrtiyor ve Tiirk Devleti'ne kapiyi a~lyor. Bu arada bir parantez acarak 1923 ve 1924 ytllanmn Ankara-Moskova i1i§kileri aosmdan gergin ve Moskova acismdan kaygih g~igini belirtmek durumundayirn. Turkiye'de komiinist hareketleri tarihinini inceleyen yerli ve yabancr arasnrmacilann dikkatten kacirdrklan en onemli noktalardan birisi budur; 1924 yihnda Komintern i~inde Tiirkiye Komunist Partisi'nin KemaIizminkuyruk~ulugunuyapmaklasu~lanmastnl.benim drstmdaki biitiin arasnncilann ciddiye almasi, bir onemli degerlendirme hatasi oluyor. Bu, Sovyetler Birligi'nin Kemalist diizen ve devieti yasatma politikasmdan donme degil, Londra'ya meylettigini dii§iindiigii Ankara HiikiimeH'nin dikkatini ~kme manevrasidir. Bu manevraya konjonkturel degerinden fazlasrru yilldemek, tekrar ediyorum pek ~k arasnncirun yaptlgl budur, genel olarak Komintern ve ozel olarak Tiirkiye'de sol hareketler tarihini degerlendirme acismdan yamlnci goriiniiyor. Devam ediyorum; Londra'nm sadece Kuzey'de degiJ Guney'de de 00gtmstZ Kurt Devleti'ne ihtiyact kalmadig: anlasilryor, 1924 yihnda Bagdat, Siileymaniye'de. kendisini Kurdistan krah ilan eden Mahmut Berzenci'yi, yetkisi olmadan asker celbetmek ve vergi toplamakla sucluyor; Bagdat, bu suQama}'I, bir bucuk }'II sonra yap1yor ve Berzend'nin iddialanm kabul etmedigini belli ediyor. 20 Mayis 1924 tarihinde Smeymaniye uzerinden ucan ucaklar, §eyhin 25 Mayis'ta Bagdat'a ge1erek teslim olmasuu, aksi takdirde kentin bombalanacagmi a<,lklayan brosurler anyor, 27 ve 28 Mayis 1924 tarihinde ise Britanya Hava Kuvvetleri ucaklan Siileymaniye'yi bombardimana tabi tutuyor, Mylece Birl£'§ik Kralhk, $eyh Mahmud'un Irak'taki Kiirt Kralhgr'm yerle bir etmek i~in hava kuvvetlerini .harekete geQriyor. Aneak harekete ~n bir baska ~ daha var: "Mais selon les Turca, qui vont protester Ie 3 septembre a la societe des Nations, les degats auraient ete oodnsiderables: les deux tiers de la ville seaient detruits." Fransiz arasnrmaci Kutschera, Silleymaniye Kraliyet Hava Kuvvetleri tarafmdan bombaJanmca Tiirkiye'nin bunu Milletler Cemiyeti'nde protesto ettigini

ve zarann biiyiik oldugunu ileri !';irdiigiinu kaydediyor. Turklere gore, Siilcymaniye'nin u~te ikisi harap oluyor. Turklerin Kurtlere sahip crkmasi ilgin~ir; uluslararasi politikamn cilvclcri olarak ortaya ~lklyor. Turklor ile Briti§ler arasmdaki niza, luzim kaybetmekle birlikte tumuyle kapanrms olmaktan uzak gOriinuyor. Ankara, kendisi i9n bir tehlike olrnayacagma inandig: ve uzlasma yollanm aradlgt Londra'yi daha ~k rahatsiz edecegini du§undiigii i~n coney'deki $eyh Mahmud baskaldmsma destekci oluyor. Boyle bir durumda bir surpriz olarak gelen Kuzey'deki $eyh Said isyamm da bir Briti§ fezgah! olarak gormesi normal karsrlanabllir; heniiz oturmanus Tiirkiye Devriminin ~k kuskucu ve sinirlilik ol~usOnde kaygih olmasr normaldir. Said'in isyaru ile Musul meselesinin ¢ziimii aym yildadrr. Biri basmda, Kurt baskaldmsi $u bat 1925 tarihinde, MusuI'un Milletler Cemiyeti karan ile Irak'a ve fiilen Buyuk Britanya'ya verilmesi ise 1925 yih Arahk aymda oluyor, Tarih acismdan isyanm once olmasi daha anlamh goriinuyori Irak Kurdistam'nda heniiz Kurt baskaldmsi kullenmemis durumunu koruyor. Cemiyet-i Akvam'm Musul karan, genel olarak, bir petrol alamrun paylasim karan olarak billniyor; ancak bundancok otedir. Cemiyetin Musul karan, aym zamanda, bir Kiirt reform prograrru olarak ortaya ~lktyori i§in bu yam, cok zaman gozlerden uzak tutuluyor, Karara gore, Kiirtlere pek ~k garantiler veriliyor ve bunun i9o, Bagdat iie Londra'nm ayn bir arulasma imzalamalan §drt kosuluyor, Cemiyet, Birlesik Kralllg., frak'm Kuzey Kurdistan'da aJacagt pek t;Okislahan g6zetmekle g6revlendiriyor. Buna gOre Irak Hukumeti, Londra'nm mandasr alnndadrr, KOrtlerin ulusal kimliklerine saygt g6stermeyi ve bunu giivence altma almayi taahhill: ediyor. Hiikiimet, bir Ku~ ~ biirosu kurmayi ve Kiirt<;ekonusmayi garantileyen bir yasa 'Olkarmayt da kabul ediyor. Bona ek olarak, Kurdistan'da, egitim ve i~i~leri bakanhklanmn onemli yerlerine Kurtlerin aranmasi sistemi getiriliyor. Berlin Antlaimasl, Tiirkiye Ermenistam'nda Ermerri1er iQn bir tslahat programt ve garantiler getiriyor. Musui karan, onaylanmayan Sevr Antlasmasi bir yana, benim bilgilerime gOre Kfutleri uluslararasi statUye leavusturan ilk devletler hukuku karandir. Bunu 1963 yilmda Dt~ Mo~lis-. tan'm Giivenlik Konseyi'ne basvurulan izliyor . ~imdi,arhk Komintem'in ve Turkiye komiinistlerinin 1920 ytllannm ortasmda Kurt sorununa bakrslanna ve bunu nasil i'Sin-den 9ktlmaz bir hale getirdikleri noktasma geliyorum, Bu noktada bazi a9klamalar yapmadan once de, 1923 yihndan, Lozan gorii§melerinden itibaren Sovyetlerin Kemalist rejimin Londra'ya karst uysalla§bg. ve uzlasma yollan aradi-

68

89

dcgerlendinnesine kaplldlgl yolundaki saptama}'l hatirlatmak istiyorum. l;itc bu cerccvcde B. Fordi, alias $cfik Hiisnu, Turkiye Koruinist ParHsi'nin 0 zarnanm en gur;lii adarm olarak, Komintem'de 1926 yrh ~ubat ayinda, Musul konusunda Turklye'nin izlemesi gerekli !,ol ii.z~.rin~e,g?ruslerini actkhyor. Turkiye komilnistieri, Musul nedeniyle, Turkiye run Buyuk Britanya'ya savas acmasmi istiyorlar. "Dolayrstyla, lngtltz cmperyalizmiyle Turk milIiyctt;iligi arasmda Qkabilocek silahh bir t;ah~ma karsismda devrimci proletaryamn tutumunu saptamak, son derece acil bit gorevdir, Musul ~.e~lc~i~i ~ev,rimci.,p~letarya nasrl degerlendirmektedir ve bu konuda T~rklyemn 1~9 v~.koylulerine nasil bir tutum almalanm sahk vermektedir? Her seyden once, bugun bir sirnr meselesinden t;lkabilecek bir savasm hakhhgl konusunu a9khga kavusrurmak gerekiyor. . .. "Butun bunlar, Turkiye'nin boyun egme ve uzlasma siyaseti izleyerek, siyasi ve ekonomik gelismesini bozan erkenleri durdurma amacma asia ulasamayacagiru kamthyor. Turk milliyetcileri, Ingiltere'nin taleplerine boyun egecek olurlarsa, sadece Dogu halklannm sevgisini yitirmekle kalmaz, aym zamanda kendi siyasi muhaliflerine ve Kiirt aynhkolanna kar~l da zayif bir duruma duserler, Ardi arkasi kesilmeyen gii~liikler, onlan ekonomik insa tasanlanm istedikleri gibi sonuclandirmaktan gene ahkoyar. "Cikacak herhangi bir catismarun Tiirkiye ve Ingiltere He snurh kalmamast olasihg: buyuktur, Bu durumda genel bi~ sav~~m crkmasi kacimlmaz olur, BOyle bir durumda, mevcut ernperyalistlerin ~Ikar ~atJ~m.~~~n~n , nelere varabileceginin uzerinde fazla durmaksizm, Sovyetler BlrlIgl run ve tiim Dogu haIklannm Turkiye'nin safmda yer alacagim rahathkla soyleyebiliriz, " ~efik HUsnii, Londra, Ankara'da Kemalist partin in muhalifieri ve Tiirkiye'deki "Kurt aynhkolan" arasmda bir bag kurmaktan cekinmiyor. M~sui icin BUyUk Britanya ile savas bu ii~lii ile mucadele ~nlam~n~ da gehyor; Husnu, Komintern ir;~n~eve yaYlfll~~~a.bunla~ d.tl~getmyor. Son,: ra taleplere geciyor: birisi, Sovyerler Btrhgl lie kosin ittifak yapilmasi oluyor, lkincisi ise sudur: "Kurdlstan'm geni~ halk kitlelerine, lngilizlerin baskismdan ve kendilerini ezen feodaller ve dincilcrden kurrulur kurtulmaz kendi hUkiimet bicirnlerini kendilerinin belirleme hakkirun tamnacagmm resmen aciklanmast." Turkiye komunistleri, Musul nedeniyle Tiirkiye'nln Buyuk Britanya'ya savas acmasiru, bundan korkmamasiru, 5ovyetler Birligi ile tiim Dogu halklarmm Tnrkiye'nin yarunda yer alacagmm garantili oldugunu, savasin kazamlacagrm, ancak i~in basmda, bu bolgenin

gJ

Knrtl\'ritw, gCTckli tcmizliklerden sonra, kendi hukumet bidrnlerini ro;1111' hakkmm tamnacagmm oncoden aciklanmastm one suruyor ve isriyor. Inrkiye komiinistieri, cninde sonunda Britanya'ya karst olursa, Kurtlerin l"l~k.I[dlnlanfli dcsrekliyorlar. BunIara ayn devlet hakki veriyorlar. Turktyc Komiinist Partisi, ~yh Mahmud'u sonuna kadar destekliyor, Kr,l[iyct Hava Kuvvetleri'nin 5Gleymaniye'yi bombardimarundan .bir ay kadar sonra, TKP adma Komintern'de gorii~ acsklayan Faruk, si:iziinun blr yerindo, "Sadece Turklerin silaha sanlmasiha degil, aym zamanda K11 rt reislorinin lngileere'ye karst ayaklanmasma da bakahm" d iyor ve devam ediyor: "[ngiltere'nin pC;ipe~ebombardrmanlan kar etrnemis, IngilizIt'T Suleymaniye ve Revanduz'u Kurtlere terk etmek zorunda kalrmslarchr." Bundan memnunluk duyuldugu anlasihyor, "Turkiye Komiinist Partisi'nin gOrii;iune gore, eger dunya proletaryasr VI' Komilnist Enternasyonal bu hareketleri, ciddl oIarak desteklerse, Macdonald, Herriot ve Mussoloni de, Loyd George ve Poincare'ye Anadolu'da indirilen samann aymsml yiyeceklerdir." TKI', Soyh Mahmud'u destekliyor ve Turkiye'de benzer bir dururn g<'irmi.iyor.1924 yrhnda yaptlan bu aciklamada sunlar da yer aItyor: "Bugiinkii yasalar, tum miisliiman halka aym anayasal haklan tarurnaktadir. Ilu yuzden Kurtlerin aydm ve burjuva unsurlan, hicbir rnilli ve aynhkci talep one surrnuyorlar." Bundan yedi ay sonra $eyh Said baskaldmsi ortaya cikmca TKP ~~myor ve bunu aynhkci sayarak mahkum ediyor. Said'in ayaklanmasmdan bir hafta soma, Moskova'da Komintern adina bir basm aciklamasi yapihyor. Bu aciklamayi, $eyh Mahmud'un isyam ill' karsilasnrmak gerekiyor, Acrklamadan bazi bohimleri aktannak istiyorum: "Mustafa Kemal'e ve Ankara Hukumeti'ne karst Kiirdistan'daki ~h Sait ayaklanmasi, Moskova tarafmda, Tiirk gericiliginin Ingiliz emperyalizmi ile ittifak halinde bir geri donii~ girisimi olarak degerlendirilmektedir. ~ "Kemal'e karst, ilk olarak emperyalizm, ikinci olarak feodal agalar, i.i~i.inci.i olarak din adam Ian ve dordiincfi olarak timan ~ehirlerinin yabanCIsermayeye bagh ticaret burjuvazisi miicadele etrnektedir, "Daha 1919 yihnda Ingilizler, baglmslZ bir Kurt devleti kurulmasim ongoren bir maddeyi 5evr Antlasmasma koyrnuslardir. Bagimsiz bir Kiltdistan, Tnrkiye'nin Musul iizerindeki butiin taleplerinin sona ermesi demektir. "Kurt ayaklanmasr, lngiliz emperyalizrninin Ortadogu'daki yeni bir saldm manevrasidrr," Bu aktarmalann burada yaptlSIm ~ozumlemelere gosterdigi uyum

90

91

karsismdasasrrdigmu saklayamiyorum, Devarn etmeden bir parantez ac;· rna fhtiyacrm duyuyorum. Bir: Bu basin ac;tklamasl, daha sonra, Kemalist tarih yazlmmm temel savlan haline geliyor. Iki: Kiirt sorununda, Tfi.rkiye Komiinist Partisi'nin g6ril§leri, Kemalizmin ..izgisi ile tam bir paralellik gOstenyor ve aynhk gOsterdigi zamanda da TKP, Kemalizmin sagma oturuyor. 0.. Kemalist rejirninin zayiflamasmm Londra'ya yarayacagt saptama: smdan, ~yhSaid'in bir Ingiliz kuklasr oldugu sonucuna sicrama yapihyor ve hi..bir maddi dayanagt olmayan bu g6rii§ler, bir tarihciden dig-eri· ne bir kusakran 6biiriine rekrarlamyor. Bilim Mulleri, bunlan tekrarlama 61~siine gore daglhhyor. Bu basin acrklamsjan daha sonra lKKf, Komiinist Entemasyonal Yiirlitme Komitesi gorii§ii oluyor ve daha buyuk bir g~rlilik kazaruyor.JkKI1925-1926 donemi raporunda yazrlanlan aktanyorum. "Bu raporun yazddlgt donemde Turkiye'nin ie;durumu tam bir istikrara kavusmustur. Devrimle iktidara gelen ve hakimiyeti elindetutan Kemalistlerin burjuva cumhuriyetQ_ partisi, basnu ~yh Said'in ~ktigi Dogu'daki ayaklanmayt altetmeyi basardr, "Kurt ayaklanmasmtn bastmlmasi, Tiirk Hukumetinin saygmhgml U1ke snurlan iQ.nde ve dismda 6nemli ol~de armrdi. ~yh Said'i destekleyen Ingiliz emperyalizminin yeni TUrkiye'nin milli iktidanrun zayiflayacagt yolundaki hesaplan bosa c;tkb. ''Ticaret burjuvazisinin ve toprak agalannm crkarlanru savunan Terakki Perver Cumhuriyet Frrkasr'na karst bir meydan savasma giri§ildi. Bu parti §imdi tarih sahnesinden tamamen silinmi§tir." Bir b6liimii Kemal Pasa'dan once Kurtulus Sava§I'm orgiitlemeye c;Ikmis Kazun Karabekir, Ali Fuat Pasa tilrunden direnisin liderlerinin sefdi§l btrakilmasma Komintem destegini sunuyor, Burada cok kisa da olsa, 1925}'1h uzerinde durmak ve once ileri tarihlere uzandiktan soma tekrar geriye donmek istiyorum; Tiirkiye'nin siyasal ve miicadeleler tarihine §irndiye kadar eksik birakilmis bir boyutu daha ekleyebilmek ic;in bunu yapmak zorunlulugunu duyuyorum. Tarihsel bakis, 1921 ytlmdan itibaren Batt Avrupa'mn ve emperyalizmin kendisini toplamaya basladigma isaret ediyor; Lozan, Ban aosmdan yeniden bir kendine guvene kavusmaya ba§ladl8:Int g6steriyor. 1925 ylit ise c;ok sert olmasa bile, uluslararasi iliskilerde bir donu§ oluyor. 1925 yth Arahk ayi, Avrupa'da gelismeler sozkonusu oldugunda hem Ankara ve hem de Moskova idn ~ers isarerlerle doludur. Aym ayda Milletler Cemiyeti'nin Musul Karan, tumiiyle Biiylik Britanya lehinedir ve

Turkiye, daha once buna yatkm hale gelmls olsa da, herhangi bir goruntUyU kurtaracak senaryodan da yoksun birakihyor, Aym ayda Fransa, Birlc§ik Kralhk, Italya, Bele;ika, Polonya ve <;ekoslovakya aralanna AIrnanya'yi da alarak Locamo Antlasmasi'm imzahyorlar; boylecc, Sovyetler'in Almanya'yi diger Batt Avrupa Ulkelcrinden ayn tutma politikasr bir darbe yemis oluyor. Toplarnr ve 6zetlenirse 1925 yihmn son aymda, hem Sovyetler va hem de Turkiye, Batt Avrupa'da tersyuz edilrnis goronuyorlar; en azmdan ve cok acele olarak 17 Aralrk 1925 ylimda Paris'te Turkiye ile Sovyetler'in bir saldrrmazhk antlasmasi imzalamalan da bunu kamthyor. Lozan c;ere;evesinde Turkiye ve Kemal Pasa, c;okonem verdig. Lendra merkezine dogru yaklasma yollarmt ararken, birden itildiklerini duyuyorlar ve Tiirkiye, Sovyetler'den uzaklasirken, tekrar Sovyetler'e dogru adtm atmak zorunda kallyor. ~yh Sait isyam nedeniyle Sovyetler'in, Komintern'in ve Tiirkiye Komunist Partisi'nin Kernalist rejimi biiyiik bir hirsla desteklemesi, Turkiye Komunist Partisi'nln kraldan fazla kralci bir senaryo ile Musul nedeniyle Biiylik Britanya'ya savas aolrnasr icin tahriklere girismesi, Sovyetler'in, Kemal Pasa'nm Osmanh donerninden ve Kurtulu§ Savasi'ndan kalma tiim rakiplerlni, her ,tiirlii gerekce ile ve idam yolu da dahil temizlemesine ae;tkkart vermesi, Tiirkiye acismdan, 1926 yihnda Buyuk Britanya'daki genel greY nedeniyle Stalin'in butfin tedbirlilig! birakmasi ve Londra'mn genel grevi basnrdiktan soma sert tepki gostermesi de, Sovyetler acismdan, birbirine yaklasma egilimlerini hizlandmyorlar. Buradan devam ediyorum ve parantez icinde bir tekran dillendirrnekten 'Iekinmiyorum. 1927 yih TKP tevkifatmda, bana gelinceye kadar, iki bUyiik yanhs birlikte yapildi, Bir: TKP Katib-i Umumisi Vedat Nedim'in, $efik Husnu ile ihtilafa dii§tiigu icin burun TI<P belgelerini polise teslim etti'gi yazildi. BOyle bir ihtilaf yoktur; bu bir iist Osmanh burokranrun oS· Ill, istanbul'da, Sovyet ticaret §irketi Arcos, All-Russian Coperative Sodety'de memur olarak c;ah§lyor ve aynl zamanda katib-i umumi gorevini yaj)lyordu. Arcos'un aS11 biiyuk kolu Londra'daydi ve Birlesik KraIhk Hukiimeti, genel grevi basnrdiktan soma, Londra'daki Arcos binastm basn ve dosyalara el koydu. Ust biirokrat c;ocugu Vedat Nedim, siranm [stanbul'daki Arcos'a gelecegini du~iinmiii olmahdrr; gitti, belgeleri, arkadasIan ve kendisini, Istanbul siyasi polisine teslim etti. tki: Te Hukumeri, bu sirada komunist yakalamak istemiyor ve hem Sovyetler'den hem de Tiirkiye komiinistlerinden son derece memnundur. Tiirkiye komunistleri, Kemalist hUkurnetin kendilerinden en cok memnun olduklan bir zamanda kendilerini polise veriyorlar. HUkiimet §a§km; ne yapacagnu ~§tnyor. .

92

93

$onunda TKP merkez y6netidlcriyle teslim oldugunda bile, dorder ayhk hapis cezalanyla sonuclanan bir muhakeme suruyor. Pck cok arashncr boyle bir sonucu, mahkeme baskam yarglCIn iyiligine ve yumusakh- , gma bagladllar. (*) Mumkun degil, Kemalist hukumct, bu sirada, komu- nistlerinden ve Sovyetlcr'den memnun gorunuyor. "Et Karakhan, adjoint au comrnissaire des affaires etrangeres de l'U.R.S.S., aurait conclu, en juillet 1927, avec Turquie, un accord dirige contre le mouvemcnt kurde, signe a Moscou par Zeki Bey en presence de l'ancien ambassadeor Araloff." Kutschera'dan yaptIglm bu aktarrna, simdilik "tezler" ceroevcsinde kaydcdiyorum ve arasnnlmasr gercktigini du~iiniiyorum, 1927 yihnda, Moskova'da Sovyetler'in eski Ankara Buyukelcisi Aralov'un da bulundugu bir torenle, Buyukelci Zeki Bey ile Disisleri Komiser Yardrrncisi Karahan'in, Kurt hareketine karst bir antlasma imzaladiklanru ileri suruyor. "En 1930, au moment ou les combats les plus intenses se deroulent autour de "ararat, les dirigeants sovietiques etaient en train de reprimer un autre soulevement nationaliste en Armenie sovierique, et tandis que les 'Kurdes sovieriques et les Armeniens aident les rebelles de l'ararat, les Soviotiqucs cooperent, etroitement avec les Turcs: l'Araxe, qui forme la frontiere, est garde par I'armee sovietique avec des barbeles et des chiens aux Hex de passage naturels: des postes de surveillances ont ete construits a intervalles reguliers, et des patrouilles de avalerie font des rondes regulieTS Mais malgre cela, la frontiere ne sera jamais hermetiquement bouc... lee." "Fin juillet 1930, avant I'assaut centre Ie bastion de l'ararat, un detachement de 500 cavaliers sovietiques arrive au village de Davalou, pres de l'Araxe, y passe deux jours, puis 'disparait' une nuit... Les villageois de Davalou soru convincus qu'ils ont franchi I'Araxe pendant la nuit pour partidper aux cotes des forces reguliers turques," Fransiz arasnrmaci Kutschera'nm ~ah§masmda dog-rulugunun arasnnlmasi gereken baska iddialar da yer ahyor. Buna gore, 1930 Ararat Kurt isyanmda Sovyetler J3irligi'nin, aym zamanda Sovyet Ermenistam'nda bir nasyonalist isyan olmasina karsin, Turk Hukumeti ile cok yakm i~birligine girdigi ileri suruluyor. Kutschera, Turkiye Cumhuriyeti kuvvetlerinin
(0)

Ararat isyamm basnrdigi bir zamanda Aras Nehrinin obur yarunda DavaIII koyuno bC§ yuz Sovyet suvarisinin geldigini ve bir gece sonra kaybolduklanm yazlyor. Bazt kaynaklara dayanarak, Davalu koylulerinin bunlann suun gecerek, Turk duzenli kuvvetleriyle birlikre Kurtleri basnrrnak il,;insavastiklanm ifade ediyor.' .. Dogru mu; Kutschera da dogrulugundan emin gorunmuyor. Ustelik bu tur iddialann dogruluklanm ortaya koymak da koJay degil; ancak rnakul olup olmadiklan tartl§llabilir. Bu sirada Moskova'd~ y.apJlan bir basin aciklamasnu ~ah~maslna ahyor ve ben de aktarmak istiyorum. $udur: "Derriere les combats. sur Ie mont Ararat, il faut voir a nouveau l'imperialisme international qui est en train de foger un rideau de fer autour de I'U.R.S.5." Sovyetler Birligi, Ararat Kurt isyarum da emperyalizmin tezgahladigma inamyor ve bunun amacirun, SSCB cevresinde bir "demir perde", "un rideau de fer" insa etmekoldugunu ileri suruyor. "Demir perde", sozctiguniin, "un rideau de fer", "iron curtain" olarak on bes yll kadar soma Churchill tarafmdan kullamlmasmdan once Sovyetler Birligi'nce kesfedilmis oldugu da ortaya ~lktyor. Devam ediyorum; yine bir yontemsel tekrar yapmak durumundayim. Tarih bilirni, toplumsal gelismenin yasalanru okarmak kadar peryodizasyon isidir, Tarih, donemtere ayuma_He ugra~lYo~; en ~~a tarih bile, ,somut olarak hicbir isareti olmayan ~aglara ayirma ile gelisiyor.Istanbul un fethi rni, Copernicus'un gok cisimlerin revolusyonu, donu~ii uzerine onemli ~h§masl rru, yoksa Christopher Colombus'un yeni dunyaya seferi mi; kesinlikle soylemek mumkun gorunmuyor, Ancak tarihdler bir "Yeni~g" donemi s6zu ediyorlar. Tarihcilik ve tarih yazlml, aym zamanda bir periodiztasia surecidir: bunu hanrlatmakta yarar ?6r~yoruI?. . . 1925 yih, ;.cyh Said isyam ve Musul Karan, Turkiye tanhmde bir yem d6nemin baslangici sayilabilir: politika, Kurtulus Savasi'run y6netici kadrolannm, basta Kemal Pasa, secimlerinin ve egilimlerinin yerine, yine Dogu'ya kayiyor. Bu tarihten itibaren Turkiye, 6nemli olamayan bir Balkan Pakn arayrsmdan sonra, Dogu He bir stabilizasyon ve mumkun oldugu 61~ude de dayamsma duzenine giriyor. Dogu'da ise Kurtler var. Turkiye'nin Dogu politikasi Kurtleri ilgilendiriyor. Abdulharnid'in, Turk-Rus Sava§t sonrasmda KUrt politikasmr degi~tirmesi ve Enver'in, Abdulhamid'in, verdigi ipucundan hareketle Tiirkiye'yi Dogu'ya kaydtrma operasyonunu gerceklestirmeye ~ah~masl turunden, Kemal Pasa, 1925 yihmn basmda $eyh Said isyam ve sonunda ise, acikca yazildigmda uluslararasi bir Kurt islahat programl olan 1925 Cemiyet-i Akvam Musul Karan ile, 1925 Yilt sonundan itibaren Dogu'ya donmek

Ankara OGM'de yargilanan davanrn saruklari Nihat Sargm ile Nabi Yago'run da hGkfunetinkendilerinden mcmnun olacagmi hesaplayarak teslim olduklanIII dustmmek mumkun goriiniiyor. Ancak ~u anda rip ve TKP He ilgili muhkern kaziye bulundugu i<;inmahkemeler, 1927 ydmda oldugu kadar "ozgur"
davranamtyorlar,

94

95

zorunda kahyor. !?eyh Said isyaru, Tiirkiye'de Kiirtlcrin iiniter Turk Devleti'ne itirazlanm, Musul Karan ise Kiirtlere uluslararasi statuyii aqikhyor, Cone devlct, derslerini Qkannakta gecikmlyor. Turklcr hep Bati'ya moylediyorlar, Bah, Turkleri hep Dogu'ya anyor. .. _ Kemal Pasa rejimi Dogu'ya yonelince, birbiri arkasmdan pitrak .turnnden Kurt isyanlan i1ekarstlasiyor. Nerede ise lkinci Savas'in arefes~ne ~dar, gen<; dcvlet, Kurt isyanlanmn birisini basnrdiktan sonra dlg-enne kosmak zorunda kahyor. Kemalist tarih bunlan yazrruyor. "Tezler" ise niteligi geregi "hanrlatma" ve "parantezler" ile a<;tlly~r, Tiirkiyc Uzerine Tezler dizisinin ikinci kitabmda, 1921 Ma~ aymda T~rkiyc ile Sovyetler Birligi arasmda bir anrlasma imzalandrgnu, aym gun Biiyiik Britanya ile Sovyet Devleti arasmda bir ticaret antla~masl.n~n baglandigrm, bunun icin, Mustafa Suphi ve arkada~lan~lO Karademz ~~ bogulmasIOm Moskova tarafmdan iki ay gizli tutuldugunu, aym ay l_<;mde Turkiye ill' yaptlan antlasmanm benz:rJ~rinin ~fg~nist~ ve .tra~. tie ~e yapddlglf'it boylece yeni Sovyet duzen.nin kendi guneYlOde bir guvenlik kordonu cordon saniraire, olusturdugunu yazdlglml hanrhyorum, Aym <;ah!lma~da, SiyasaJ Bilgiler Fakiiltesi. yaytm olar~k ~~~n "Ola~larla T~r~ Dt~ Politikasi" kitabrmn, ashnda Turkiye Cumhuriyeti run resmr dl~ politika tarihi oldugunu, kimseye aolrnayan ar§ivl.ere .dayamlarak yaztlml!l olabilecegini kaydettigimi de dusunuyorum, ~undl bu haurlatmalard~n sonra 'Olaylarla Turk Drs Politikasi" bashkh tarihten aktarma yapmak IStiyorum. . .. . . "Tiirkiye ile komsusu Iran arasmdaki munasebetl~~v~elmce, 1921 YIhnda Sovyetler'in t~ebbiisu ill' Turkiye, Sovyetler BlThgt, fran v~ Afg~nistan ikili antlasmalar yaprmslardi. Turkiye ile fran arasmda boy~e bir antlasma bulunmuyordu. 6te yandan, 1924 yilmda hilafetin l.~gasl lran'daki gerici zumre tarafmdan ifi kar~t1anma~l~ ::-re~~ olay, Tur~ fran mubasebetlerinin dostane mahiyet almasiru bir sure 1<;10ngellernise ti, Bundan baska, Musul uyu~mazhgl sirasmda Tiirk - Iran sirur bOlgesi~de ya~yan bazi asiretlerin baskmlar yapmasi Turk ve lran Hukumetlerinin karsihkh itham ve protestolanna sebep olmustu, Suur uyusmazhklan 1925 ytltnda Tiirkiye'de vuku bulan Dogu isyammn bastmlmasmdan sonra da devam etrnistir," Resmi tarihteki "bazi asiretleri" ve "Dogu isyaru"'sOzciik1erinde, asiretlerin yerine "Kurt asiretleri" Dogu sOzciigunun yerine de "$eyh Said".ya da yine "Kurt" sozctikleri konu1dugunda~ d~h.a..anla~lhr oluyor ve yme Kiirt sorununun bOlgesel ve uluslararasl mtehgl onplana ~tkayor.

Burada, Turkiyc'nin dl~ iliskiler tarihindcn aktarmalara devarn etmeden once birkac tezi arka arkaya ifade etmek istiyorum. Bunlar, Tiirkiye, Iran vc lrak'i ilgilendiriyor. Bir: Bu ii<;dcvlenen hcrhangi biri, bir digcri He ciddi sorunu oldugu veya digeriniil rcjimini begcnmcdigi zaman, bcgenmedigi ulkedeki Kiirtleri destekliyor, ayaklanmaya ve bagtmslzhga ozendiriyor, Iki : Bu ii<;ulkeden her birisi, sorunu oldugu bir digcrinde Kurt ba§kaldmlan olmasmdan hosnutluk duyuyor. 0<; : Bu ii<;ulkeden herhangi birinde Kurt hareketleri veya baskaldinlan baglmslz bir devlet kurma yoluna girdiginde, ii<;ulke, aralanndaki rahatsizuklan bir tarafa koyarak Kurt hareketlerini bashrmada yardtm la~maya bashyorlar, Aktannaya, daha onceki paragrafin son ciimlesini de alarak devam odiyorum. "Sirnr uyusmazhklan, 1925 ythnda Turkiye'de vukubulan Dogu isyarunm bastmlmasmdan sonra da devam eemistir, Nihayet, 22 Nisan J926'da, Tahran'da smir meselelerine son vermek ve iki memleket arasmdaki miinasebetleri geli~tirmek amaci ill' bir Giivenlik ve Dostluk Antla§masi imzalanrmsnr. Bu antlasmanm altmci maddesinde ~yle deniliyordu :"Tarafeyni Akideyn (baglt yapan iki taraf, y. k.) hudut mmttkalan ahalisinin huzur ve emniyetlerini temin edebilmek maksadiyle hududa civar arazide bulunan asiretlerin ihdas edegelmekte olduklan iki mernleketin asayisini muhil ef'ali miicrimaneye (iki Ulkenin asaylsini bozan sue teskil eden faaliyetler, y.k.) ve tertibata nihayet vermek icin bilciimle tedabiri lazimeyi ittihaz edeceklerdir, Bu tedabir tarafeyn hukumetlerince ayn ayn veya liizumuna kail olduklan takdirde mustereken ittihaz olunacaknr: Antlasmarun birinci maddesine gore iki memleket arasmda 'ebedi' dostluk kurulacakn, Diger maddelerde iki devletin birbirlerine karsi dusrnanca harekette bulunmayacagt ve taraflardan bid tecavtize ugrarsa digerinin tarafsizhgiru muhafaza cdecegi ongoriiliiy:ordu. " Turkiye ve fran, Kurt hareketliligini basurmak icin her tiirlO onlemi _ almaya, gerekriglnde birlikte davranrnaya karar veriyorlar. Ashnda bu~da da kalrmyorlar, "sirur bolgesinde ~kaveti onlernek ve emniyet tedbirlcrinin ahnmasmi kolaylasnrmak icin Agn b61gesindeki Turk - lran snur hatnnda bazi deg-i~iklikler" bile yapiyorlar, Kurtler ill' daha kolay basedebilrnek lcin ikl iilke simrlannda degi~ik1ik yapmaya razi oluyor. Bundan sonra bu ikili iliskinin gelistirilrnesini beklemek gerekiyor; tarih, Iran He yapilan ikili antlasrnamn, daha da geli~tirildig-ini gOsteriyor. Sadabad Paktl, 1937 ythnda Tahran'da Sadabad SaraYI'nda imzalamyor; 1921 ylhnda, 50vyetler He birbiri arasmda antla~ma1ar imzalayan Tiirki-

96

97

ye, Iran vft.Afganistan boyle bir pakta ~k daha erkcn karar veriyorlar. lrak'm girmesi Iran He ilgili sorunlanrun ~ziimiiniin gecikmesinden kaynaklarnyor, Kuskusuz lrak'm kanlmasiyla pakta, biiyiik Britanya'nm da onayi gclmiil oluyor, Sadabad Pakn He taraflar "birbirlerinin dahili islerine her tiirlii mudahaleden mutlak surette istinkaf siyaseti takip etmeyi" taahhiit ve ortak SImrlarmm dokunulmazhgnu garanti ediyorlar. Tarih iQnde hi~bir onemi olmayan Sadabad Pakn'nm, Turkiye, iran ve lrak'm hassas sorunlannda birbirine ka",1 iyi niyet bildinnelerinden baska bir anlam ta,tmadlgml du,iiniiyorum. Burada, i1erlemeden once, geriye bir donii~ yaparak ~yh Said isyamrun uluslararast baglarl iizerinde durmak istiyorum, Diger cahsmalanmda, ~h Said'in Ingilizler tarafmdan harekete ge;:irildigi yolundaki Sovyet-Turk gi5rii,unun hicbir maddi dayanagl olmadiguu gostermi~tim; ,imdi bu noktaya yeniden gelmek zorundayun. ~yh Said isyarum basnrrnak icin Fethi'nin yerine baskanliga ~agnlan Ismet Pasa da boyle bir iddia He ortaya 9kmIYor, Arulannda, ~IJI§ alemin nazarinda ~yh Sait isyant onemli idi" demek1e yetiniyor. Pasa'rnn "Ismet tnonu'nun Hanralan" adiyla yaytmlanan arulanmn bu Kurt baskaldmsi He i1gili onemli paragraflan buraya almakta yarar g6riiyorum. '~yh Said'in uzun zamandan beri kusku ve hazirhkta bulundugu anla,dml~·tr. 1>eyh Said, harekat esnasmda dini kurtarmak davasmt a~lktan ortaya 'atml~ bulunuyor. 'Hilafet kalkmisnr, din tehlikededir, dini kurtarmak lazrmdir." Davalan, bu. ~yh Said, isyan hareketini, boylece butiin memlekete milli bir hareket olarak degil, bir din hareketi olarak g6steriyor. Her tarah harekete g~irmek sevdasmdadtr. "~yh Said isyanmm sebeplerini degerlendirirken dikkatli olmak gerektigi kanaatindeyim. Herhalde bunu bir milli hareket olarak kabul etmemek lazrmdir, Milli miicadele esnasmda ve Lozan muzakereleri devam ederken, Kurder umumi olarak TUrk carniasmda bulundular ve· memleket birligini muhafaza etmek, milli hiikilmeti kuvvetli bulundurmak iQn arzu ile yardrmo oldular," Tilrkiye Curnhuriyeti kuruculan arasmda onde bir yer alan, KUrt ayak1anmalanm basnrmada hep birinci konumda bulunan lsmet Pasa'run ayak1anmalann en onemlisinde "milli" bir nitelik gormek istemedigi anla~Ihyor; bunu anlasihr buluyorum. Ancak tumuyle kabul edilebilir ve dogru sayamlyorum, " Hakh oldugu noktalar arasmda, Kemal Pasa liderligindekl Turk direni~i1crinin, 1920 fill sonlanndan itibaren Kurt ileri geienlerini, bu arada

jI!jiret rcislcri ile soyhleri, dini kurtarmak ve millet birligini saglama gerekcesiyle, baslatnklan miicadelcye ikna ettikleri keslndir, lkincisi, ~yh Said isyarunda serian yenlden cgemcn yasa yapmak ve hilafcti restore eemck onemli hcdcflcrdcn ve harckct bayraklanndan blrisi oluyor. Dolayisiyla ~yh Said isyanmda din rengini gorrnemek mtlmkun dcgildir. Fakat buraya kadar dogru olanlar bundan sonra dogrudan uzaklasiyor. Bir kez, her ulusal harekettc bir din rengi bulunuyor. Kemal Pasa ve arkedaslan da "cihad" karan ~Ikardllar ve ~yh1cr, miiftiiler ve din adamlarmdan fetva aldilar, Kemal Pasa ve arkadaslan da halife sultaru kurtarmak i9n yola 9kt1klanm ilan ettiler, Buraya bakarak ~h Said isyanmda hicbir "milli" motif olmadiguu ileri surmek Kemalist hareketin de milli rengi olmadlgl tarnsmalanna gotiiror; ~iinkil, bu onemli Kiirt ayaklanmasmm dini motifleri ~ok kullanmasiru, ayru motiflerle ortaya 9kan ve basanh sonuca varan Kemal Pa~'YI taklit olarak da ele almak mumkundur. Kiirt liderleri arasmda, tum kizgmhga karsm, Kemal Pasa'yi taklit ve Kemal Pasa'nm mucadele y6ntemierini ciddiye alma egiliminin saruldrgmdan gii~lii oldugunu yazabiliyorum. Aynca onem verdigim ~u tezi de kaydetmek istiyorum: 1925 yihnda patJak veren bu KUrt ayaklanmasmda, en onemli etkenlerden birisinin, Turklerin hareketinin'basariva ulasmasmm ve Turklerin otuz sekiz ya~ma kadar Osmanh ordusunda gorev yapml~ Kemal Pasa'mn liderliginde, umulmadik kosullardan, bir devIet kurarak 9kmalannm cok biiyiik etkisi oldugunu d(i~iinuyorum. Turklerin umulmadik zamanda devlet kurma yonunde gelisen basanII eylemi, Kiirtleri bilinclendlrmistir. Aynca Kurt tarihi iizerine gelistirdigim bu tezlerde, beylik duzeninin etkisi.~in ~~lm~smdan sonra, Kurt hareketlerinin hepsinin basmda yuk~k. ru.tbeh bir din adanumn, ~h ya da seyidin bulundugunu gosterebildlgm:1l.umuyoruI_1l'Bunun da litesinde, Ermeni ulusal ve baglmslzltk hareketinin de patnkhane ~atlst alnnda geli§tigini kaydettim; Kiirtlerin buradan dersler 9kard1gma isaret ettigimi hattrhyorum. Devam ederken lsmet In6nu'nun "~h Said'in uzun zamandan beri kusku ve hazirhkta bulundugu anlasilrrusnr" sozlerini yeniden aktarmak sakmcah sayrlmamahdir: buradan, bu isyarun olusumuna daha ciddi yaklastmlar yapilabllir. Eger iki yil uzunsa, Kfut!e>, 1923 yili Mayis aymda bir genel ayaklanrna karanm ahyorlar. <;e,itli gizli Kurt hareketleri "Azadi Kurdistan" Komitesi yoneriminde gene1 ayaklanma hazirlrgma bashyorlar, Ayaklanmamn secilen baskam ve komutaru Cibranh Halit Bey'dir; Halit Bey, Hami-

98

99

diye Alayi'na komutanhk yapan ve albay riitbesini rasiyan bir Osman~1 - oluyor. Said'in baskanhga getirilmcsi cok sonraya rast.hyoT ve Halit Bey'in tutuklanrnasr uzerine, ki~iligine guventlcn ~h Said, ayaklanma~ mn basma getiriliyor. Bununda ot~inde ba~kaldl~~, plan~andlgl 1925 yilt Nevruz'unda, Mart aymda degil, jandarmalarla kUf;uk bir ~atwma nedeniyle, $ubat aymda ve planlanandan ayn bir tarihte bashyor, . .. Bir Sovyet kaynak, isyamn basnnlmasi uzerine, m~hk7me edilen onde geIen samklar ve idam edilenler tizerinde yapbj;l basit bir arasnrmadan, Said isyanmm yonetici kadrolanrun niteligini bulmaya ~ahlllyor. Bulduklanm aktanyorum: Turklerin hizmetinde ~ahllml~ ~urt s~baylan, ~yhle~, toprak sahipleri, Osmanh parlamentosunun eski uy~len, TBMM uyelen, tuccarlar, gazeteciler, hukukcular, ogretmenler, vetennerler. Bu da, koyu bir dinci rengi olmakla birlikte, bu biiyi.ik ol~ulere ulasrms Kurt baskaldmsmm tumuyle dinci oldugu gOrUlllerini ~iiriituyor. , Said isyaru ile ilgili son bir nokta daha var. Yeni .~vyet ~~bllmalan, es: ki Sovyet go~lerini ~iiriituyor. Hatta sunu da soyleyebiliyorum: yem Sovyet Kurdoloji ~ahllmalanmn bazilannda, (.) ~ubugu tersine buker~~m, bir u~tan diger uca sicrama egilimi de g6rebiliyorum. Kemal Pa~ d_o~~ minde Said'in isyammn tumuyle gerici ve Ingiliz oyunu yolundaki goru~~ lerinden tam uluscu bir degerlendirmeye dogru kayiyorlar, .. Sovyetler Birligi'nde ne yazik bilim, dill politika ka~~larlyla .~k .11;";~ gelilliyor. Dill politikamn dar ~emberi zaman zaman bilirnsel yonelisleri boyundurugu alnna alabiliyor. Sovyetler, uzun yillar, Kemal Pa1l3,Afgan krah ve Iran 1l3hlHe kendi giineyinde bir statuko kurabildi.lran'da Tudeh, Turkiye'de TKP, cok zaman temel illlevlerini bu dIll politika statiikosunu saglamlasnrmak olarak gorduler, Ikinci Dilnya Savasi sonuna gelindigi~de Turkiye'nin mul~ sahihi snuflan boyle bir ilillki iC;indei<;guvenlennl bulamadilar ve statukoyu bozarak,' her ne pahasma olursa olsun, Batt paktlannm. yo~n~esine oturmak istecliler. Bu doniillu icerde lliddetle ve Sovyet1er lie IlI~kilerde gerginlikle yasadilar: rnecburdular. .. . " Sovyetler Birligi'nin bu donemde Tiirkiye'den toprak ve lste~ec!Igi, ileri siirulenlerin hicbir belp:e"i bulunmadigr yolundaki tezlerimin

sartm

-:s

(~)Chris Kutschera, $eyh Sail ve arkadaslarinin mahkemeleri surerken, Fransiz Bilyilkei.;jsi'ninbu ~te tngilizlerin miidahalesi oldugunu gi:isteren hi~b1J' kamt <;1kanlarnadigmi kaydettigini bclirtiyor. . ''Maisa Constantinople, Albert Sarrault, ambassadeur de France, soulignera que les tribuneux n'ont mis a jour aucun fait precis prouvant cette interventiou

de I'Angleterre."

dogruluguna, bugun ortaya aUI81m zarnana gore daha cok inamyorum. Ancak bu gerginlik, Sovyetler Birligi'nde Turkiye ile ilgili daha bilimsellik yiiklii cahsmalara im kan verdi ve TKP i<;inde yeni bir trajediye yol a<;n. 1940 yillannda pek cok darbe yernis ve a<;lga,Ikma denernelori yapmlll olan TKP, 1949 yilmda orgutliiliigiinii tumden yitirdigi bir zamanda, Turkiye'nin bu Ban askeri sistcmi icine girillini onlemek amactyla, lokomotifi durd urmak i<;inkendisini onune atan insan omegi, cahsmalara giri~ti. Polis, NATO'ya girme imzasimn ahldlgt hafta, hicbir zorluk cekmeden, eliyIe koymuscasina, 1951 tevkifatrru baslattr. Sovyetler, lkincl Diinya Savasi oncesi bu donemde, kurulan statukodan memnun oldugu icin ve bir de Sovyetler Birigi'nde bir devlet olan Ermenilerin Kurtlere duydugu ncfretle i1gili olabilir, Kurt sorununa ozunde hep ilgtslz kaldi. Daha sonraki yrllarda ise ozellikle Irak'ta, 1958lhtilalin· den sonra Kurt politikasiru, yonetimdeki <;€vreden hosnut olup olmamasma gore degilltirdi. ~imdi ve Mihail Carbacov'un Sovyet sistemini <;ozmeye yonelik yeniden yapilanmasmdan onceki zamanda, muhtemelen Washington'un Buyuk Kurdistan projesi herkesin gorebilecegi bir acikhk kazarunca. bu acikhkta, Tahran'da zaptedilen Amerikan Buyiikel<;iJigi'nde 1979 yihnda elde edilen begeler, gizli servislerce yazilan bir "Kurt tarihi" de var, boyle bir ilgisizliginfiyatmm yuksek olabilecegi ortaya <;Ikml~olabilir, Sovyet arastirmacilan Kurt sorununa canh bit ilgi gostermeye bashyorlar, Sovyetler Birligi'nin eski ve "resmi" g6~lerini bir kenara anyorlar, ~yh Sait isyanmdaki "yeni" g6rii~leri buraya almak istiyorum. Profesdr Hasretyan'm sorumlu editorlugunde yayimlanan "Kurdskoe Dvisenie v Novoe i NoveiY1l€€Vremya" bashkh ve 1987 tarihli derlemeye pek <;ok Sovyet Kiirdolog katkida bulunuyor. Bunlardan "Kurdskie Osvoboditetel'me Vistuplentya v 20-30-e Codi" bashkh inceleme de Profesor Hasretyan'm, Ruscasiyla Gasratyan, imzasuu rasiyor. Buradan aktarma yaply~ rum: "Podgotovka vistupleniyax, policivsego dozje nazvanie 'Vostanie 1leyha Said a' voshodit k nacalu 20-h godov. V rezui'tate aktivizatcii deyatel'nosti kurdskih podpol'ruh grupp uje v mae 1923 g. cozdalas' vozmojnost' ob'dedineniya ih v edinuyu organizatsii vo glave s Komitetem nezavisimosti Kurdustana (Azadi). "Sonralan $cyh Said isyaru" admi alan hareketin baslangic tarihi 1920 yillarmm baslanna gidiyor, 1923 Mayis aymda tum Ku~ yeraln gruplanrun harekete ge<;mcsiyle Azadi Ktirdistan, Kurdistan'm Ozgiirliigu Komitesi'nin baskanhginda tek bir 6rgiitte birlesme imkaru yaranldi, "Orgut konspratcryal karakter ta1l1yordu ve her birisi b€1lkisiden olan

100

11)1

gizli gruplardan olusuyordu, "Komitenin Baskam Albay Cibranh Halit Bey'dir, "Cibranh Halit Bey, g6reccli olarak ktsa bir zamanda Mutki asiretinin reisi vc 1919 yihnda Erzurum'da secilen Heyet- i Ternsiliye uycsi Hacr Musa'rnn Hasananh asireti reisi Hasananh Halit Bey'in ve digcr Kurt asiret reislcrinin isbirligin! sag-lamaYIbasardi. Komite, ordu icinde de orgi.itlendi ve subaylarm bir bdlumunu kendi yanma ~kti. Bunlar arasmda leak kokenli olanlar vardi ve bu da Bagdat ve Halep He bag kurulmasmi kolaylasnrdi. 'Komite rasra yoneticilerinin destegini almak istiyordu ve ozellikle dikkatini ~kiyordu. "Cibranh Halit Dey'i~ tutuklanmasmdan once, 1924 Kasim aymda, ayaklanmada diger Kurt liderlerinin nihai onayim sagIamak icin Diyarbekir uzerinden Halep'e gitti. Burada, Turkiye, Suriye ve lrak'taki onde gelen Kilrt Iiderlerinin tumunun kanhrmyla kongre toplandi, Kongrede Turkiye Kurdistam'nda Nevruz Bayrarm gunil, 21 Mart 1925 tarihinde, gene] baskaldm karan aldi ve baskaldmnm yonetim orgamm belirledi. "Kurt yoncticileri,bagtmslz devletin ilamrun, Diyarbckir ahndiktan sonra yaptlmasma karar verdi. Ancak Diyarbekir, miicadelenin yontinun Turk Hukumeti yararma degi§mesine yol acn," Said'in kuvvetleri Diyarbckir'i alarnadr-Bunun iizerine Kurt onde gelenleri arasmda g6rii§ aynhgl cikiyor, Kurt liderlerinden bir bolumu Hukilmct Kuvvetleri tarafma ge~iyor ve isyanci Kurtleri arkadan vurmaya bashyor, Ohi'den Necip Aga, Elaziz'in Kurt Beyi, Dogu Dersim asiretleri, Heveran, Lolan, lzolan, Suran, bunlar arasmda yer ahyor. Bunun uzerine Sait, Palu'ya, buradan Capakcur'a dog-ru cekllmck zorunda kahyor. Profes6r Hasrctyan, bu bilgileri de verdikten sonra ~yh Said isyaninm "ol~k ve orgutliiluk" acismdan Kurt halkmm tarihinde en buyuk baskaldm oldugunu ileri suruyor ve sunlan ekliyor: "lsyan ~eyhIer tarafmdan degil, esas olarak, basmda, Tiirk ordusunda Albay Crbranlr Halit Bey, gazeteci Kemal- Fevzi, Doktor Fuat gibi tarunrrus aydinlarm bulundugu Azadi Kurdistan Komitesi tarafindan hazirlandi," Bu nedenle de, Profesor Hasretyan'a gore, "serlan getirmek" hedefi, "Kiirdistan'a bagUTIsizhk" hedefinin yamnda ikinci planda kahyor. Hasretyan, Kurdistan'm geri durumu karsismda dinsel motifleri ve "dinin kurtanlmasuu" hedef almayi normal karsrhyor, Boylece politik gerekler ile bilimsel cahsma arasmda her zaman saghkh olrnayan, bir iliskiyi gostermi§ oluyorum. Buradan Sadabad Pakti'nm sonrasma gelmek gerekiyor; pakt, lkinci Di.inya Sava§I'run sonunun gelmesiyle kendisinden unutuluyor.Bundan sonra Tiirkiye, uluslararasi

baglan hep Ban'da anyor ve Dogu'da ya da bolgede bir araYI§ .i<;ine girdigi zaman da bunu Washington'un bir uzannsr olarak yapmak [stiyor. 1950 ysllannda, NATO'ya girmi§ Tiirkiye, Profesor Hasreryan'm sozleriyle "lgra demoksatiyu", demokrasi oyunu oynuyor; ancak kisa bir zaman i9nde bu oyun, Bayar - Menderes isdjbdadina donuyor, Azeri kokenIi Turkolog Profesor Aliev'in, Kurt feodallerinin Abdillhamid istibdadmm en buyuk dayanagi oldugunu kaydetmesine benzer bir bicimde Profesor Hasretyan da, Kurt onderlerinin, kendi asiretleriyle birlikte ve buyuk bir oy deposu halinde sag partileri ve bu Istibdadi destekledigini kaydediyor. Bu donern Soguk Savas donemidir. Saad [awad, bu donemde, Turkiye'de laisizmden uzaklasma politikasmm Kiirtleri kazanma egilimiyle iliskili oldugunu ileri suruyor, Zamamn rnuhalefet lideri Ismet [n6nu He hukumet baskam Adrian Menderes arasmdaki en sect tarnsmalardan birisi, Osmanh doneminin gen~ Kiirt Aktivisti Said -i Kurdi'nin bu kez Said-i Nursi olarak ve nurculuk tarikanru yaymak icin harekete geo:;mesioluyor; hukumet ho~goriili.i davramrken muhalefet bunu rejim sorunu haline getiriyor. Soguk Savas'ta Turkiye bir Orradogu Pakn pesine dii§iiyor ve daha sonra da Sadabad Pakn'mn ii~ uyesi, Tiirkiye, Irak ve Iran, Bagdat Pakn'm kuruyorlar. Fakat 1952 ythnda MISlf Ihtilalinin Jiderligini eline geQl ren Albay Nasir, Bagdat Pakn'na karst net bir cephe ahyor. Ortadogu'daki her bOlgesel ihtilale bir Kiirt boyutu giriyor. "Late in the 1950's Nasser set out to exploit the Kurdish national movement in order to embarass his arch-rival, Nuri Al-Sa-id, Nasser's determination to use the Kurds as an element in his favour was strenghthened by the fact that Iraq's allies, ahd co-members of the Baghdat Pitt -Turkey and Iran- both had Kurdish minority," Saad [awad'm cahsmasmdan aktarrms oluyorum; Nasir, Kurt ulusal hareketini basrakibi Nuri Said Pasa'yi huzursuz etmek i<;in kullanmaya karar veriyor. Nuri Said, 0 sirada lrak'ta basbakandrr ve Bagdat Pakn'nm, Adnan Menderes He birlikte miman durumundadir, Bagdat Pakn'run ii<; iiye illkesinde de, Turkiye, Irak ve Iran'da Kurt azmhgm bulunmasi, Nasir'm kararhhgim arttmyor. "He told Ahmad that he had no objection to the Iranian and Turkish kurds having independence, but though that no such right should bu aC corded to the Iraqi Kurds." Nasrr, son derece acik konusuyor: Irak Kurdistan Demokrat Partisi Cenel S€kreteri Ibrahim Ahmet ile g6rii§mesinde, Iran ve Turkiye'deki Kiirtlerin bagnnslZhklanna kavusrnalanna hi~ir itirazi olmadigim, anM

102

103

cak, Irak Kiirtlcri i~in boyle bir hakkm dii~iiniilcmcycregini soyluyor, Bundan sonra Kurtce yayin yapan bir radyo istasyonu kuruyor, 1952 yilmda Mrstr, 1958 yihnda Irak vc 1%0 yilmda Turkiyc ihtilallcri var. 19381rak lhtilali boklcnmedik bir zarnanda: Nuri Said, ncrodc ise her ay gcldigi Turkiye'de yenidcn beklcnirkcn pathyor ve olduruluyor. Jawad, bu surpriz karststnda, Turkiye ve Iran'm Irak monarsisinc ~ok bagh olduklan i~in hizla Irak'i terk eden Kurt asiretlerini, yeni rcjimc karsi kullanrnayi diiljiindiiklerini yazlyor. En azmdan Iran'm kendislnc Utica eden Kiirtleri silanlandirarak tekrar lrak'a gondcrdigini belirtiyor, Turkiye'nin isc General Kastm'm komiinizmi kurmasmdan kaygilandtgtm, bu nedenIe Kiirtleri orgutlernek istedigini, ancak kisa bir zaman icinde Kasim'm komiinizminin tehlikeli olmadigim gorerek, Kurtlerl orgutlemekten vazg~tigini ileri siiriiyor. Tam tersine, Kasim'm Irak Kurtlerine daha yumusak davranmasi uzerine Tiirkiye'de de baslayan yeralnndaki pek cihz KDP esintili Kiirt ~lbliianlll ~k agu bir bicimde cezalandmhyor, Kasun, Sovyetler He ~k iyi iliskiler kuruyor; ancak Kiirt sorununu 0;6zememis olmasirun da ctkisiyle, Baas yanhst blr cunta taraftndan devriliyor. Yeni rejim, Irak komii.nistleri iizerinde cok buyiik bir cezalandmna hareketini baslanyor ve Kiirtler uzerindeki askeri taarruzu arttmyor. Bu durumda Mogolistan, Kurt sorununu Birlesmis Milletler'e gotiiriiyorlar; bu. Kurt sorununun ikinci kez uluslararasi platforma cikmasidir. Irak, bunun iizerine Kiirtler iizerine saldmlanm daha da yogunlasimyor. [awad da sunlan kaydediyor: "During the second round of fighting betwccn june 1963 and february 1964, Turkish liason officers allegedly cooperated with the Air Force's violation of Turkish air space when in pursuit of the peshmerga." 1%3-1964 yillan arasmda Kiirtlerin bastmlmasi srrasmda Tiirk irtibat subaylan ile Irak oncii birlikleri arasmda i~birligi yaplldlg:J ileri suruluyor ve Turkiye Hukumeti'nin pe§mcrgcleri bombardimana tabu tutan lrak ucaklannm Tiirkiye hava sahasim ihlalleri karsismda Turkiye'nin aldirmaz davrandigi yazihyor, Bu kadar degil; lrak, Mogolistan'm Kurt sorununu Birlesmis Milletlere gotiirmesindcn Sovyetler Birligi'ni sorumlu tutuyor ve diplomatik i1ilikilerini kesiyor. Sovyetler Birligi ise, Kiirtlerin bastmlmasina Turkiye, fran ve Suriye'nin de aktif olarak kabldlgI icin, "especially when it became dear that Turkey, Iran and Syria were actively participating", daha buyuk kaygi duyuyor ve Irak'i protesto ediyor. Protestoda a~lk~a savasa "digcr devlctlerin mudahalesi" sozkonusu ediliyor; Sovyetler aym protestoyu Tiirkiye'ye yaptyorlar. Ancak bir sure sonra Bagdat'taki Baas Hukumeti ile Sovyetler yakm. lasmaya bashyorlar, Bu durumda Sovyetler Birligi, basta Ahmet Talabani

olmak iizere, Guney Kurdisran'daki Kurt liderlerini, Bagdat'a karst akilci bir politika izlcmcdikleri vc uzlasrnaz bir tutum takmdiklan i~in azarhyor. Boylecc Kurt sorununun uluslararasi nitdigini ve dalgalanmasiru gostermis oldugunu saruyorum, Buna ekleyeceklerim var: Son yillarda, Irak Kurdistam'nda Kiirtlerin karsrlasnklan en buyiik iki katliam, ikisinde de, Iran desregini cekince gerceklesti. 1970 yillannda gerceklesen katliamda fran ve lrak, Cezayir'de masaya oturup kondi sorunlanm kismi bir ~oziime bagladllar. Bu, lran'm kendi destegiyle giden Kurt hareketinden butiin yardrrru kesrnesi demek oluyor. Irak, katliama gedyor, 1980 yillarmda olan ise, Iran -Irak Savasi'nda ateskes lmzalanmasmdan hemen sonra ortaya o;lklyOr. KURT MUCADELESiNDE iKi C;iZGi Kurtler hep baskaldinyorlar, Ancak miicadele bilincleri ~agln ~k gerisinde kahyor. ~imdiye kadar, belki de PKK tarafindan baslatilan silahh hareket bir yana, buttm Kiirt baskaldmlan bir baska giice dayanarak orcaya Q.loyor. Hep yamhyoriar ve biiyiik bir hayal kmkhgnu ya~lyorlar. Bunda uluslasmalanrun g~ kalmasi, suufsal ayn§manm baslannda olmalan, hareketc go;en guclenn ~ok yamah yaplst, lider kadrosunun baskaldmlan toplumdan kopmamis niteligi, isyam yonetenlerin her zaman isyan ettikleri sosyetede eski yerlerini alabileceklerine inanmalan, 5cyit RIZa ve Kadi Muhammed ornegi yapnklan isin ciddiyetini kavrayamarnalan, hep etkili oluyor. Btlrun bunlar ve bunlara eklenebilecek nedenier bir net sonucu doguruyor; tum baskaldmlar, muhteme1en sonuncusu haric, bir koprnuslugu ve kararhhgi tasimiyor, Hepsi, bir baska soyleyisle, kopruleri yaknuyor, Bu, bir cephesidir. Belki bu cephe uzaktan daha iyi gtin1ndiigii icin, biitii.n uluslararasi ve bolgesel gii~ler, Kurt hareketi He oynamaktan korkmuyor. Hepsi, kendilcri icin istedikleri ol~iide, hareketc g€l;irebileceklerini ve kullanabileceklerini dii§uniiyorlar. Her kuvvet ya da devlet, cok 10sa bir zaman i~inde Kurt hareketi He dost olabilecegini, dUlimana donii§Ccegini, tekrar dostluk bulacagiru akhna getirebiliyor ve tarihin ince1emesinde akla gclenlerin turnden yanhs olmadigrm gosteriyor, Kurtler, tarihlerinde, Dogu Roma'da Abbasi Sarayi'nda, Misrr'da paraIt askerlik yapttlar. Sanki §imdi profesyonel baskaldiraru oynuyorlar. Profesor Orner Kiirko;iioglu'nun "Turk - lngiliz lIiljkileri 1919 - 1926" bashkh ~ah§masl daha sonra gizliligi kaldtnlan lngiliz yazismalarma da dayamyor. Burada Biiyiik Britanya'mn Akdeniz Donanmasi komutam,

104

105

<;anokkalc'yi geo.;emeyen, Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a gonderdigi
9 Ara h k 1919 tarihli ilifre var. ~unlan yazlyor : .. Mr. Hohler, Kurt mesele-

si hakkmda, Kurt lideri olan ~yh Said, Abdulkadir Pasa'yla goruiltu. Kurtler bUtun umitlerini lngiliz Hukurncti'no baglarrus durumdalar, Bu ara Mustafa Kemal gittik!;e tohlikeli olmaga bashyor. lngiliz kuvvetleri, Kurrleri Mustafa Kcmal'e karsi kulJanmak icin her paraYI odemcge hazirdir." Buradaki "para" sOzcugiiniin yerine "fiyat" sOzciiguniin gecmesi gc· rektigini dii~iinuyorum. Britanya, Kurtlcri Mustafa Kemal pa§a'y~ kar~l kullanabilecogini dUilunuyor. Ayru zamanda Mustafa Kemal, Kurtlen, eninde sonunda Britanya'ya kar~1gelisecek olan direniste kullanma hazirhklan yaplyor. Bu kadar degiJ; Profesor Kurkcuoglu'dan bir aktarma daha yapabiJi. yorum: . "Gte yandan, Istanbul Hukumetl de Anadolu kuvvetlerine karst Kurtleri kullanmak ve bunun i9n de lngiltere'nin destegini elde etmek istemi~tir. Amiral de Robeck, 16 Nisan 1920 tarihinde Jstanbul'dan tngiliz DI~i~leri Bakanhgi'na yolladigi yazida, Sadrazam Damat Ferit Pasa'mn, .K~rt lideri Said Abdulkadir'in milliyetcilere saldrrmaya ham oldugunu bildirdigi, bu planm lngiliz Hukumeti'~e uygu~ gelip,~elmedi~i~i.sordu~u~. Iirtilmistir. Amiral de Robeck, Said Abdulkadir m, kendisinin ve ulkesinin gelecegini tehlikeye dii~iiTmekten <;ekindigini de yazml§hr. Arniral, IngiJiz Hiikiimeti'nin bu plana karst ~lkmamaslm onerrnektedir. ~u §artla ki, Ban§ Konferansi'nm, halkm cikarlanrn ve isteklerini goz6niinde tutmak, "self - determination" ilkesine dayanarak Kurt sorununu ele almak hakki ortadan kalkmayacaknr," Ferit Pasa, bir yil once, daha once Kurt hareketlillgini krrma g6revinin de verildlgini yazdigim, Anadolu'ya gonderdigi Mustafa Kemal'e karst bu kez Kurtleri kullanmayi umir ediyor ve bunu akil hocasi Londra'ya danisiyor, Dogru ya da yanhs, bu iki aktarma da, hangi cizgide olursa 01sun her kuvvet veya devletin Kurtleri kendi politikasi yonunde harekete gecirebilecegino inandlgl saptamasmi dogruluyor. ..' Neden, biitiin ~rplilan gucler veya devletler, her zaman Kurtlen kendi yanlarmda veya rakiplerinin cephe arkasmda savasacaklanna inaruyorlar; bu soruya netlik ve kesinlikle cevap bulabildigimi sanrmyorum, Bulabildigim cevap §udur: Kurt hareketleri ve baskaldmlan, her zaman, birer ideolojik Qkt§ olmaktan daha ~k 6rgiitsel anlrm oldular. ~u veya bu baglarla disiplinli, ancak gelii?miil ve ogeleri birbirine asimile olmu.§, bir rutarhhk bagt He biitiinl~mi§ bir ideolojidcn yoksun 6rgutJenmclcnn saf ve yon dcgii?tirmesi son derece kola y olabiliyor. . . •• Bunda, Kiirt insaTiinda, a§iret kanahyla gclon fcodallzlenn hala varol~

mast ve miicade1e tarihinde asiretlerin, beylerin ve seyhlerin damgasmm bilinememcsi en onemli etkiyi yaplyor olmahdrr: bOyle dii§iinmekten baska bir yol gorcmiyorum. BOyle bir durum baskaldm ile ortaya ~lkJldlgl zamanda bile nct bir hedcf olmamasi sonucunu doguruyor, Kurt bagimsizhk hareketlerinde ozellikle son yuzyila yakln bir zamanda iki ~izgi ortaya <;Iklyor;bunlardan birisi otonomi ya da ozerklik ve digeri ise bagunstzhknr. OLerklik ya da otonominin daha yaygm oldugu gOriililyor; Irak Kurdistan Demokratik Partisi'nin rrogrammda temel amac olarak yazrhyor, Ilki Mehabad'da kurulan KDP'ler idnde lrak Kurdistan Demokratik Partisi, butun Kurt hareketieri iizerinde, en azmdan son zamanlara kadar, "ideolojik" etkiye sahip oldu; bu nedenle, buradan kaynaklanan otonomi programl, PKK ortaya ~Ikmcaya kadar, Turkiye'de de pek <;okKurdun ve Kurt hareketinin prograrm sayilabildi. Dogrusu otonomiden ne kastedildigmi pek anlayabilmis durumda 01madiguru belirtmek istiyorum; eger bir klise diizenlemesi olrnazsa, "kulturel ozerklik" sOziinii ise tiimiiyle bos g6rebiliyorum. Klise duzenlemesinde ku!tiir, kliseler icinde 6l'giitlenerek geli~tigi icin, kiiltiirel ozerklikten ya da baglmslzhktan soz etmek mumkun olabiliyor; bugun Tiirkiye'de, bu anlamda, Greklerin, Bulgarlann, Ermenilerin kiiltiirel ozerkligi bulunuyor. Bu uluslardan Turkiye'de ya§ayan her birisi, kliseye ve klise ~resindeki liseye kadar orgutlenen egitim kurumlanna gittikleri takdirde dillerini, kulturlerini ve tarihlerini 6grenebiliyorlar. Kiirtlerin Errneni modelini daha once gorerek ulusal hareketlerini ~yhlik ya da tarikat diizeni iQnde geli§tirmek istemelerinin anlasilabilir bir yam var; ancak islamm tekke duzenleri hicbir zaman hmstiyanhgm klise duzenine ulasarmyor, Aralannda koy ve kent ya§3ml kadar buytik aynhk var. Bu nedenle idari bir mekanizma i<;ineorurmadigr siirece kultilrel ozerkligi bir serap saymak durumundayim, Bunun otesinde otonomi isteklerinde de programm netlikle <;izilmedigi goruluyor. Kurt hareketinde otonomi isteginin yaygtnhgmm iki nedeni olabilir; bunlardan birisi, Idris-i Bitlisi'nin katkJlanyla Kiirt birliginin Sultan Birind Selim'le birlikte bir ust Osmanh egemenliginde saglanml§ 01masidir, Kurt beyleri, uzunca sure, bugunku sozcukle "otonom" hareket ettiler, ancak bir tilr "otonom devlet" sayildrlar. Otonomi isterninde, g~ kairms bir merkezi devlet i~inde geo.; tkmtil bir feodal yaptya oykiinen bir ~ yan g6riiyorum. . lkinci neden, Kurt uluscu hareketinin dogumunun gecikerek, Birinci Dunya Savasr sonlannda ortaya anlan Wilson Prensipleri'ne denk du~mesidir, Birinci Dunya Sava§I'ndan ernperyalizm, son derece ''hiimanist'' renklere boyadlgl mandaa programla ~Iktyor. 6zellikle ytktlan Osmanh

106

107

Imparatorlugu'nun uzerindeki halklarm bir bolumunun henuz kendi kcndisini yoneterneyeccgt ve bir sure hiimanizmin temsilcisi Batl uygarhglndan bir vekilin, mandator, gozctimlnde yasamasi geroktigi vurgulamyor. lsm ilgim; yam, ytkilan imparatorluklann cnkazi arasmda ayaga kalkmaya cahsan pek Ipk halk da, Ban uygarhgmm kondisine sundugu mandator lutfii io;1n birbiriyle yarisa giriyor. Daha onceki <;ah~malanmda, i~in bu yamm oldukca masum buldugumu yazdigrrru hanrhyorum. Istanbul'un en seckin aydmlan, bunlar arasmda, boynunda idam hukmu ile Kurrulus Savasi'na kanlan, seckin roman yazan, Profesor Halide Edip'i de mandacihktan ibra etmeye cahsnglm biliniyor. Kemalist tarihin tahriflerinin aksine Sivas Kongresi, manda secimini yaplYori oy birligiyle yapilan bu secimde Kemal Pasa dol var, SIvas Kongresi, Washington'a oy birligiyle manda karan olarak bildiriliyor. En cok istenen mandator Amerika Btrlesik Devlerleri'dir: 0 kadar istek var ki, Washington, durumu incelemek uzere, Dogu'ya General Harbord baskanhgmda bir heyet gonderiyor. Harbord, Amerika'dan istenen Ermenistan ve Turkiye mandalan icin rapor yazmakia gorevlendiliyor: Turkiye, Ennenistan mandasrm onleyerek, tek kalmaya cabahyor, Sevr ise aym bOlged.e Kurtlere manda benzeri bir duzen ciziyor, Irak, Birlesik Kralhk mandasma veriliyor; bircok isinde otonom davranlyor. Kiirtlerde son zamanlara kadar yaygm ve hatta tek <;oziim olarak <;Ikan otonomi isteklerinln, manda tarnsmalanndan ve pratiginden etkilenmis olmasi mumkundur. Bu donemde bagrmsizhk isteklerinde bile bir iist yonetimle baglan tumiiyle koparmamak istegi sezilebiliyor, BagtmSlzilk hareketleri bile bir biiyiik gii~le baglanrnayr iceriyor, Profesor Lazarev, 1911 ylimda Abdulrezzak'm Rusya'ya bagrmsiz bir KUrt Devleti onerisi yapngim kayded.iyor. Abdulrezzak'm, vpervie v istorii kurdov, Kurt tarihinde ilk kez, Rusya'mn dogrudan yardmuyla birlesik bir Kurt Devleti programml ortaya koydugunu belirtiyor. Lazarev, 1916 yrhnda, Yusuf Kamil Bedirhan'm, Velikoy Kinyaz, Grand Duke, Nikolay Nikolayevic'e Kurt Devleti icin basvurmus oldugunu da yazlYor. Daha once de belirttim; Turkiye'de yazilanlann aksine, Rusya bir Kurt Devleti projesine hep uzak duruyor. Ermeni Devleti projelenni de i~ten desteklemiyor. Profesor Lazarev'in cok hakh olarak isaret ettigi uzere, Osmanh ddnerninde Ermenistan ve Kurdistan denilen bu t~!,~klar ~~tan ~usya kapit~linin pazarl olmus ve Rusya sermayesi He butunle~ml~tIr. Milletler hapishanesi olarak da adlandmlan Rusya'mn buralarda bagimsiz devletlerden yana olrnamasi kolay anlasrlabiliyor. Kurt liderlerinden Necmettin Huseyin'in Britanya Yuksek Komiseri'ne yazih basvurusu var; "Tout kurde, dove de quelque bon sens, est

convaincu qu'un futur Kurdistan ne peut vivre ct prosperer sans bienveillance et Ie secours de I'Angeltere." Necmettin Huseyin, butun Kurtlerin, lngiltere'nin yardnm ve iyi yurckliligi olmadan yasayarnayacaklanna inandiklanru, Yiiksck Komiser'c, yazIY0r. Yazgilanm, Ingiltere'nin himayesine koymaya hazir olduklanm bclirtiyor. Manda istiyor. Genellikle Biiyiik Biritanya'ya meylcden Abdulkadir, 1922 yih Nisan aymda Poincare'ye yazarak, Kurtlcre otonomi vermesi i~in Kemalist Hukumet uzerinde etkisini kullanmastm, a user de son influence aupres du gouvemement Kemaliste pour qu'il reconnaise L'autonornie kurda, istiyor. Eger bunu yaparsa kendisi Kiirtlerin reisi olarak, moi, meme, comrne chef du Kurdistan, Suriye'de Fransizlann isini kolaylasnrmayi vaad ediyor. Bu kez Tiflis'te ya~ayan Kamil Bedirhan, 1918 yth Ocak aymda Londra'ya basvurarak, eger plarum miittefikler uygularsa, "allumer dans tout Ie Kurdistan un enorme incendie, de la frantire persani jsqu'ua de la de Diarbekir," Kurdistan'm her yamnda, Iran sinmndan Diyarbekir'in otesine kadar uzanan bir bOlged.e rniithis bir ates yakacagim soyluyor, Ktirtlerin basma ge:.;meyl, devlet olmayi, oneriyor ve bu yapihrsa KiirtJer, Londra'mn yamnda.yer alacaklar: bunu be1irtiyor. Her zaman, bagunsizhk ya da otonomi programlan ortaya anldigmda bagianacak bir devlet aramyor. Yakm zamanlarda $eyh Abdiilkadir ailesinin gene1likle otonomive Bedirhan ailesinin de baglmslZhk program lanna egilim gosterdigi anlasihyor. Profes6r Hasretyan'm yayimladrgr ~ah~malarda, bu iki cizgi arasmdaki aynml, Bohtan ve $cmdinan asiretleri ile de temsil etme egilimi goriiluyor; Bohtanh Bedirhan ailesi, $emdinanh Abdiilkadir ailesinl sadece dini lider ~tkarmakla elestiriyor ve ~toiz semdinantsev vihodili tol'ko religiozni~ li~e~ diyor. Abdill~adir .ailesi is~, ~htanhlardan sadece ba~bug olur, yonetiCI olmaz, ~to bedirhanidi bivali tol ko polkovodtsami, a ne provitelyami, g6rii~uyle cevap veriyor; boyle bir tarnsmayi, belirleyici olmamakla birlikte dii.~iindiiriicii oldugu i<;inaktarmakta yarar gOrdum. "Kurtler Uzerine Tezler"i arnk bitirebilecek duruma gelmis bulunuyorum. Tarih anlamak i9ndir; anlamak ise insaru daha anlayish yaplyor. Insan akImm <;ah~masmda anlarnak kadar hO~gOru ile yanyana giden bir baska sii~ oldugunu sanmlyorum. Sevgi bile her zaman anlamak kadar ho§goru getirmeyebiliyor; bu nedenle insanlar sevgi beklerken de kendilerini anlatmaya <;ah~lyorlar. .. Kurt ba~~dlrlla~m~ bir biiyiik bag arayisi He birlikte <;tkt~mlanlayabihyorum; bir zaytfltga I~ret ediyor. Aym zayiflik Kurt hareketlerinin Qkismda hep bir ortii. arayismda da g6riiliiyor. Abdiilkadir'in kendisi, Be-

108

109

dirhanlar, Jon Turk hareketi icinde yer ahyorlar; Ittihat ve Tcrakki'den umutlamyorlar. Kurt ulus harekctinin Turk ulus hareketindcn umutlanmast du~und.uriicUdur; aneak lttihat ve Terakki'nin Mus ve Bitlis'teki kuluplcri, adi lttihat ve Terakki kuluplori olmakla birlikte, tumuyle "Kurt kulupleri" olarak gelisiyor. lttihatcilar bir sure sonra bunlan kapatmak zorunlulugunu duyuyorlar, Komal Pasa'nm 1919 Bahan'nda Damat Ferit ve Sultan Vahdettin ta· rafmdan gorovle Dogu'ya gondorilmesmde kalan Kurt kuluplerini kapatma programl oldugunu da samyorum. Amasya'dan Diyarbekir vali vekiline cekllcn telgraf bunu g6steriyor. Kemal Pasa rejimi, Kurtulus Savasr basmda saglayabiJdigi ortakhga karsm, 1925·1940 yillan arasmda, Kemalist tarihin gozardl etrnek istedigl ancak <;okbiiyilk boyutta bir kampanya ile Kiirt istck ve planlanm kinyor. Bundan sonraki yirmi bes yil, Kemalizmin restorasyonu olarak niteledigim 1945 ·1%5 ydlannda, Kurt hareketi Tiirkiye'de tumuyle sessizlige g6miiliiyor. Kurt lider ve entelijensiyasi cok buyuk ol<;G.deKemalist bir renk kazamyor ve Kurt ulusculugu onernli ol,ude Turk ulusculuguna doguyor. Irak'taki General Kasim liderligindeki ihtilalden soma Cuney Kurdistan'da Kiirdistan Demokratik Partisi'nin legalecikrsmm Tiirkiye'ye de bir etkisi olrnahdir; bu zamanda Tiirkiye yG.ksek ogrenim gC'n<;ligicinde bir i tara fm bcnim yonettigim Bayar • Menderes istibdadtna ka~t mucadelede Kiirt univcrsite gen<;liginin Demokrat Pam bayragi altmda eoplanmasi, belki de hep bir a<;tk kapi arayismm isaretidlr, Bu isaretle birlikte yine KDP krvilcrrmyla "Kurt" sozciigiinu tclaffuz etmek isteyenlerin ~iddetle basnnldigi biliniyor. <;ejitli kaynaklardaki kii<;iikisaretler, TUrkiye'de KDP acma girlsimjerinin 1967 ytlmda yenilendigi merkezindedir. Kurt ilericileri, <;ogunlugu· nun yine de Kemalist renk ta~ldlStm dii~iinuyorum, daha onceki zarnanda bir politik acrlmun imkansizhgiyla Turkiye t~i Partisi icinde cahsma karan alnus olabilirler; bu nedenle, yakm zamanlarda Kurt sorunu aosmdan cok onemli olan 1960 yilt sonlarmdaki "Dogu Mitinglcri" hareketinin, . rtr yonetiminin sorumlulugunu tasrmasma karsm bir KDP arayismdan da yararlanrrus olmasuu mumkun goruyorum, Bir e~itsiz geli~mcdir. 1925 - 1940 doneminde, Turkiye'de Kurt hareketliligi.hnlrlrk gosterirken, bu tarihten soma Turkiye'de tam bir seszizlik, ancak Irak'ta ve Iran • Irak smir bolgelerinde tam bir canhhk olarak gelisiyor, Hakim olan <;izgi KDP turiidiirj bu ideolojik acidan netlikten uzak ve her tiirlii srruf ve tabakalara acik bir "halk partisi" <;ah~masl oluyor, ~yhler , biiyuk toprak sahipleri, aydmlarla birarada olmakla beraber 110

liderlige damgasmi vuruyorlar. E~itsiz geli~mcdir. Bu sirada Turkiye'de Kurt hareketllligi cok geridir. Aneak Turkiye'de Ttp ile baslayan sol acihrn, 1960 yilt sonlarmda hem bit yol ayrlmma ve hem de eldeki enternasyonalist birikimi dencme hirsma . kapihyor, TIp· TKP <;izgisi yanmda, THKP bir cylemliligi ve Mahir <;ayan ile Ibrahim Kaypakkaya adma da iki ayn silahh mucadele yontemini filizlendirmek istiyor. $u anda sesini en cok duyuran Kurt hareketinin bu filizlerden kaynaklandlglru soylemek gerekiyor. 1980 yihndan itibaren Tiirkiyc'deki Kurt hareketliligi sadece uyandirdig; ilgi ve tepkiler acrsmdan deg-il, ideoJojik ve sirufsal egilimleri bakmnndan da tam bir sicrarnadrr, PKK, MarksizrnLeninizmi a<;lk<;adcolojik silah sayan ve giderek yoksul Kiirt kOyliilerine i dayanmak isteyen ilk Kurt ,tkl~ldlr, Bu haliyle, diger Kurt hareketleriyle arasmdaki mesafeyi tehlikeli bir bicimde a<;ml~tlr.Bu acista, kendi tarihinin yanmda Tilikiye'deki sol, S06yalist ve devrimci birikimin uzerine oturmasimn rolii biiyii.k gorunuyor. PKK, bu <;izgisinde gcJi~tigi surece, Turkiye Cumhuriyeti kuvvetleri kadar, diger Kiirt politik hareketlerinin de husumetini ~ek dururnundadrr, Buradan Kurt hareketinde her r.;lkt~programl yapihrken bir buyiik devletle bag-lantt kurma egilimine tekrar donmek istiyorum; bu egilimde, her yeni devletin uluslararasi dengelerde kti<;uk ya da biiyiik bir degi~ik· lik olacagr dcgerlendinncsinin de rolii olabilir. Feodal bir gelenegi olan Kurt liderliginin isgudusel olarak bunu bilmesi miimkundur, Bu <;erscve icinde bugiine bakildigmda, Sovyetler Birlig-i'run cok yakm zamana kadar Kurt sorunu ile ilgisizligi, bOlgedeki dengeleri degi~tirmek istememesiyle de ilgilidir; bundan kusku duymuyorum. Sovyetler Birlig! uzun siiredir, Kurt sorununa sadece bolgede, esas olarak memnun oldugu dengelerde bozukluklan tamir aract olarak baktyor. Buna karsihk, lkinci Diinya Sava~l sonrasindan itjbaren Ortadogu'ya geldigi tarihten beri Amerika Birlesik Devletleri'nin KUrt sorununu giindemine alnus oldugu anlasihyor, 1970 ve 1980 yillarmdaki Kurt kmrmndaki israrh ve "insani" tutumu, Mustafa Barzani'ye iiIkesini acmasi, yaymlannda genis KUrt kutlesini rahatsiz edecek e1fazdan sakmmasi, Talabani'yi kabul etmesi, benzeri buttm geli§meler, israrh ve tutarh olarak, Washington'un bir Kiirt politikasr oldugunu gosteriyor. Bunu, Washington'un "Biiyiik Kiirdistan Projesi' olarak adlandmyorum. Humeyni adma yazilan Mollalar Devrimi, Johnson'la wtog-raf <;ekti~ rek basbakanhga gelen SUleyman Demirel'in bile her zarnan Tiirkiye'dcki Amerikan iislerini Amerika'ya ar.;amamasl, Tiirkiye devrimci hareketinin,

111

tum aksi iddialara karsm, goreceli olarak Turkiyc politikasmi ctkilcmesi ve belirlemesi, arnk Washington'u Turklye'nin gcleccginden kuskulu bir hale getirmi~tir. Turkiyc'nin yoneticileri anlasalar bile anlamazhktan geliyorlar; Kibns S.lVa~1 ncdcniyle konulan siiah ambargosu, Ermeni sorununda bir baskandan digcrine degi~mcycn (,;izgi,Kurt sorununda Turkiye'nin hassasiyetini hi(,;csayan tutum, hcpsi ve hepsi, Washington'a Turkiye'yi kampra tutabilmerun fiyatmm cok yuksek oldugunu anlatrms 01dugu ortaya cikiyor. iran, Irak ve Turkiye'den aynlan bir bOigede birlesik bir Kiirdistan, . Washington'u, 1945 yihndan sonra istemedigi halde eline duson Turkiye'nin kaybrru telafi edebilir; ancak oldukca geri bir toplumsal ve siyasaJ yapmm sahibi olmasi zorunludur, Bu durum, Washington'un sadece global olarak Kurt sorunu ile ilgilenmesini degil aym zamanda icine girmesini de acrkhyor. Washington Kurt hareketinin isinde bir taraf olarak varolmak zorunlulugunu duyuyor. Temizlemek istedikleri ve destekledikleri var, Buna karsihk Sovyet sistemindeki gelismeler ~u anda tam bir akl~ halindcdir; daha kararh <;oziimlemelere imkan vermiyor. Bu kararstzhkla birlikte, ancak, iki egilimi dzmek miimkiin gorunuyor. Bir: Moskova'da cok sert bir yoneeim ve politika degi~ikligi olmazsa, Sovyet sisteminin <;0ziilii~ surecinin luzlanacagnu tahrnin etmek gerekiyor. lki: Bu olsa da 01masa da, bolgenm dengeleri bozulmustur. Dlinyada 6niimiizdeki ylilarda en onemli politik karsilasmalann Sovyet Ermenistam, Azerbeycan'i da iSine alan bu b61gede olacagim gorebiliyorum. Ne olabilir? Bu miidahale edilmesine baghdlr.

Ikinci Bolum
KURTLERiN OTURDUGU YER:

KURDisTAN

112

KURTLERiN OTURDUGU YER: KURDisT AN
Oniversite yer degi~tirdi. Oniversite deformasyona ugradl. Oniversite ogretim uyelerinin kendilerine guveni kalmadr, Oniversite ogrencilerinin, gelecege olan giivenleri yok oldu. Biitiin bunlar 'Pk yakm bir zamanda oidu. Arnk Tiirkiye uuiversiteleri hicbir ozgiin dO~iinceyi iiretemiyor. Tiirkiye universitelerinde, bir zamanlar nerede ise her fakiiltede bir tane cikan fakiilte dergileri artik tarihe kansnlar, Bilim, burada toplumsal bilirni kastediyorum, tiimiiyle universitenin disma 9kh. Tiirkiye, belki de, tarihinin en yogun bilimsel kulucka done. mini ya~lyor; ilniversite bunun farkmda bile goriinmiiyor. Tiirkiye, bir duzenden bir digerine yol alan biitiin iilkeler ve toplumlar ornegi_,her alanda bir paradoksu ya~lyor. Paradokslardan birisi ~udur: Tiirkiye'de son zamanlarda en cok gorunen kitap ba§hgl "Savunmarn" veya benzeri isim tasiyor, Turkiye, paradokslar iilkesidir. Paradoks, bilimsel patlamamn habercisidir. Tiirkiye ilericiliginin 1970 yillannda vermis oldugu mucadelenin bir yamnda Dcvlet Giivenlik Mahkemeleri'nin kurulusunu onlemek yer aldr. Ba§<lnh oIdu; ancak EyIiilist darbe ile kurulusu tarnamlandi, DGM'lcr ~imdi, belli bash kacakcrhk i~leri bir yana sol eylemlerle "dii§iin· cc" suclanm yargliamakla gorevli ve mesgul bulunuyorlar. Arnk Devlet Giivenlik Mahkemeleri'nde yargilanmak benim haftahk kamu gorevlerim arasma girdi; bunu yazdigirm hatrrhyorum. Burada bunu tekrarlamak durumunda degilim; giin l§lgma 9karmak istedigim iki nokta var, Bir: Toplumsal dii~iincc alarunda iiniversitelerin yerini DGM salonlan aldr, Bugiin Tilrkiye'de toplumsal dii~iinccnin en yeni ve bu alanda en ur,;sorunlan universitelerde degil Devlet Giivenlik Mahkemeleri salonlarmda tarnsrhyor.Tki: Dcvlet Cuvenlik Mahkemeleri, Tiirkiye'nin tcmel sorunlanna yaklasmada, ciddiyet ve ogrenme sureci acismdan iiniversiteleri r,;okgeride birakrrus durumdadir. Bunun pratik kamtlanm verebilirim: DGM'ler, kendilerinin bile gii115

vendigi bilirkisi bulmakta gii\~~k ~~~iyorlar. ~u.n~ karut ck1eyebilirill,'; Ankara DGM, pek cok alanda bilirkis! mcdemesll\m dosya1an Istanbul a g6ndermek zorunda kahyor; .. ' . . Bilindigini samyorum; bilirkisilor, gen~lIikle .U~IV~ltcle~m uzman 6gretim uyeleri arasindan scciliyor. Ankara dan b~:~lm~,m..SCt;I~e~ ~~c muoyunda "ilcrici" imaja sahip bir ceza hukuku ogretim uycsi, I arnya Karkeren Kiirdistan" admda "Kurdistan" s6zcugu bulunrnastrn ve bunu bizirn yaYlm1amamlZl sue sayarak rapor verdi. ~as!l. ~iiyuk bir cehalet! Cok da zor olmayan bir cahsma sonucunda, bu soz~llgun,. 5cl5uklu Sultan! Scncer tarafmdan kesfedildigini, Osmanh doneminde bir vtlayet adr 01.dugunu, ~u anda bile Kultur Bakanlrgi'run yaYl~lan~da."~u.lla~lldlgml, Turkiye'de en ,ok okunan romanlarda rahathkla soz cdildigini gosterrnek zorunda kaldim. . Ttirkiye universiteleri kesinlikle bir ~rtime doncmini ya~lyor. Belli bash neden1erine deginmek istiyorum. . Bir: Onivcrsitenin curumesi, genel \iiriimemn parcasidir. Gene! olarak Ttirkiye duzeni ,iiruyor. Saruldigrmn aksine tekelsi a~~a, bir toplumun her cephesinde ~riimcdir; ,iinku tekelsi diizen parazitler fabnkasldlr. Parazit1er icin ise "bilmek" gerekmiyor; tekelsi duzende ~k strurh alanda darbir uzmanhgm dl~mda gene! bilgi duzeyinin dtismesi zorunlu oluyor. Universiteler bunun icindedir, . . Bazan iinivcrsite kiitiiphanclerine gidiyorum; mec~JU~, ~Idecek baska bir yerim bulunmuyor. Corduklerim sunlardtr: ~mv~rs1~ ~Itaphklanna pek az yeni kitap geliyor. G6rdugiim §u~u~: Vn.lvemte .k~t~phaneleri eskiden abone olduklan pek cok yabanci ~mvcr:lte ~ergl.smm ahrmna son vermis durumdadir. G6rdiigiim §oyledlr: Universiee ~Itaphklann~ dan okumak i,in aldigun kitaplann pek ~gu son olarak belki de on veya daha ,ok yil onceden okunrnustur. .. . ..~ Her t;uruyen toplumda oldugu tiirden Turkiye bilgiden ve ogrenmeden ka~l§l ya~lyor. _ Ogrenmenin ya~mmm sev,ind oldug~nu ~e a~tl~ k~lmadlglm yazarak Intihar eden Stefan Zweig i hep buyuk bl~ huzu~ tie hanrhyorum. Turkiye'nin duzeninin intihar asamasinda oldugunu bir de buradan ~Ika~ nyorum. . .'. bd Bir parantez acmama izin verilecegini samyorum; bir baska kita im a degindim. Hakknnda acilan davalarm hemen hemen. tUm~de ~~c~lk makamlannm bir veya daha ~k hukuk hatasi yaptlgtm gostereblhnm. BOyle bir durumu, benim ozel niteliklerirnle a,~.k1ama~~,?l~~ma~ak g~. kiyor. Eger hukuk hatasi olmazsa ben nasil gostereblhnm, gerlleme, og~ renme ve bilgiye sirt ,evirme top1umun her tarafmda var. 116

Iki: Y6nctim dogrudan tckcllerin cline ge<;iyor. Toplumun temei sorunlanm du~iinmek yerine tckellerin giinli:ik, rutin ve pratik islerin! cozmck cok daha giivenli ve kazanch oluyor. Bu durum, giderek, universite ogretim uycsini, toplumda yeni bi1ginin pesinde kosan bir insan olmaktan <;tkanna bir yana, ortalama bir aydm niteliklerindcn de uzaklasnnyor, Bana bosalrms zeytinyagl tenckelerini duzelterek saksi yapan tenekecileri hanrlanyorlar. 0,: Gencl ,iirtimcden oldugu kadar, genel korkudan da paylanm aliyorlar. 1402 sayih srkiyonetim yasasi ile g6revlerinden uzaklasnnlan universite 6gretim uyelerinin ortak noktalan solcu olmalan degildir; iclerinde solcu olmayan ya da solculugu cokran brrakrms olanlar biiyiik bir toplami buluyor. 1402 sayih yasa ile tasfiye edilenlerin ortakhklan surada toplamyor: Kariycrlerinin bir zamanmda toplum sorunlan iizerinde orgiitlu ya da orgiitsiiz olarak du~unmii~ olmakla biraraya geliyorlar. Eyliilizrn, yerle~tirdigi tekelsi duzenle birlikte, dusunceden korkuyu bir sistern haline gettrmlstir. Bunu en iyi universlteler anhyor. Universiteler aruk dustmcenin buyuk bir garabet saytlalg:J yerlerdir. Butiin bunlar "ozel'' bulunabilir; bir de genel gerekce eklemek durumundayim, Hem universitede olmak ve hem de duzeni degi~tirme mucadelesinin icinde bulunrnak, saruldig; kadar tutarh sayilmamahdir; universireler de duzenin surdurucaleridtrler. Statik diizende bilgiyi yayma ve "iyi yurttas" yetistirme gorev1eri var. Ozerklikleri ire "burjuva" degil, feodal zamandan kalma haklandir, Burjuva diizende ve her yerde bu "hak" sozde korunuyor ve eylemde ortadan kaldmhyor, Ozerklikleri, universitelerin kliselerin, daha dogrusu katedrallerin uzannsi olmalanndan i1eri geliyor; feodal zor, kliselere oldugu kadar katedrallerin uzannsma da uzananuyor, kesiliyor. Katcdrallerin bir parcasi veya katedrallerin bir dtizenlemesi olarak ortaya ,lkan iiniversitelere (*) ve buradaki 6greticilere bazi ayncahklar tammak geregi duyuluyor. (.) Tekelsid6nem cehalet diizenidir. Bu d6nemde TQrldye'debir Universitekuruldu ve adma HBllkent" endi. "Univercity"sOzcfitOniin sonundaki ~ctty" harfied rinden uydurmadu; Gfut~ Oil Teorlsi SlraSUldabir benzeri uydurulmustu. Oniversite, Universitas,biltilnlUkveya topluluk anlamma geliyor. Osmanhcada ka~llp "kOll" ya da daha billnen b~yle "killliye"ohiyor; medrcse1ertoplanuru anlanyor, "Fatih Killliyesi",Fatih Universitesi anlanuna geliyor. Arap filkelerinin<;ogundada "universite"6yie "kent" ya da "~irH s6zciik1erinden uydurulmuyor: "cema",ya da toplamak, "cern"etmek "camia"s6zctiklerinden oldugu gibi bii.tfuJlUk a da toplanma ifade eden sozcuklerden Qkanh~ y yor. 117

Bu nokta iizerinde durrnak istiyorum; Turkiye'nin ozellikle Osmanh Turkiyesi'nin, kurulusunun basmda zamamn Avrupa kurumlarmdan pek fazla aynlmadigrm tekrarlamak imkamm buluyorurn. Osmanh duzeninde din adamlan, hie; kuskusuz yargiclar lie univcrsite 6gretim uyeleri, medreselcrdeki rnuderrislcr ve yardimcilan, aym simftan, "i1miye" simfmdan O;;lklyorlar.Avrupa'daki kaynagmda katedral ile iiniversitenin birlikteligi, Osmanli duzeninde cami ile medreseni.n, kadi ile muderrisin birlikteligi blciminde varoluyor; bir aynhk yok. Ustelik ayncahklar acismdan da biiyiik parallelikler goriiliiyor; Osmanh duzeninde "ilmiye" sirufmdan bir kimsenin boynunu vurmak miimkiin degildir; en azmdan miiderrislerin boyunlarmm ozerkligi var, Eger bir ~eyhiiiisiam ya da miiderrisin boynunun vurulmasi gerckiyorsa, once giysisi degi?tiriliyor; "mulkiye" Sl' rufma ge;iriliyor ve boynu vuruluyor. Basa donuyorum: biiyiik bunahm zarnanlan aynk tutuiursa, universiteler, duzenin goruslerini, bakisiru, yaymakla gorevlidirler. Bu nokta at;tk olmahdrr; ancak buradan cikan daha onemli bir gorii~ii formule etmek zorunlulugunu duyuyorum. Un iversiteierin, duzenin bakisuu yayma rnisyonlan bir yana, bir toplumda ortaya cikan her yeni bakis aym zamanda iiniversiteye karsidir vc karsismda iiniversiteyi buluyor. 6mek siralamayi sevmiyorum; yine de iki ornek vermek geregini dii. ~iiniiyorum. Bunlardan birisi ~udur; Galilci Galileo'yu engizisyona g6tiiren en buyuk baski papadan degil, zarnarun iiniversite mensuplanndan gelmi~tir. Hepsi, Batlamyus bakisma bagh tiim "bilim adamlan", yeni bakl~ karsismda ayaklanmn altmdaki topragm tiimden kayboldugunu duyuveriyorlar. Yeni bakis, eski bakisi iclerinde ta~lyan mevcut iiniversite kadrolannm olumu demektir; yenislni ogrenmeye yi.irekleri ve akillan imkan vermiyor. Bu nedenle yeni bakl~l ve bu bakisin sahibini oldurmeyi tercih ediyorlar. lkinci ornek su anda cahsma masamda duran bir kitapbr: "Ismail Be§ike;iDavasr" adiru tasiyor, ("'") e yazik, bu tiir kitaplar son derece az okuN nuyor ve daha da onemlisi, aS11 okumasr gerekenler belki de boyle bir kitaptan haberdar bile olamiyor, Bir utanc kitabrdtr, Ortat;ag'dan daha geri bir iiniversite yapIslm acikhyor. . "Fakiiltemiz Sosyoloji Asistaru Dr.lsmali Beslkcl ogietim ve akademik faaliyetlerinde ogrenci ve ogretim mensuplan arasmda Marksist ve bolgedlik propagandast yapmaktadtr." Bunlan, aym universiteden docent ve ~imdi Profesor Orhan Turkdogan yaztyor; daha dogrusu ihbar ediyor,
(.) AslI. adl '<Okdaha anlamll g05riinuyor. Bilimsel Y1intem-Oniversite 6zerldigi ve Demokratik Toplum likeleri A,<!smdan lsmail B~iko;i Davasl, Ankara, 1975

"[eo-politik, sosyo-kiiltiirel yonlerden oldukca hassas bir bolgede kurulan universitemtzdc kariyer goreviru siyasi ideolojilere alet eden ve korpe dimaglar iizcrinde 'hocahk' makammi suistimal ederek, suita kuran ve onlara tck yonlu dogmatik goru~leri asilayan ad! gec;en asistan hakkmda gerekli islernin yapilmasim aym muessese icinde bir sosyoloji ogretim uyesi olarak arz ve rica edcrim." Son derece acik, "korpe dirnaglarda sulta kurmak", bu Ortacaghlan rahatsiz ediyor. Bunlar, 12 Mart sikiyonetiminden oncedir. Aym 6gretimiiyesi, 12 Mart'tan sonra sikiyonetim mahkemelerine giderek ihbanrn ve gorevmi yerine getiriyor, Tutanaklara gore, sikiyonetim mahkemesinde, "Bu konuda Basbakan Yardrmcisi Sadi Kocas'a ve sikiyonetim savcihgma da Kemal Biyrkhoglu ve Turfian Tufan Yiice'yi samk hakkmda tahkikat acnrmadjkL1n io;;in~ikayet babmda mektuplar yazrnrsnrn" diyor. Erzurum'daki bu gerici iiniversitenin genci ogretim uyeleri, bir yeni scsi bogabilmck icin birbirine dii~iiyork'r_ Profesor Orhan Turkdogan, Dekan Profesor Turhan Tufan Yuce'yi de ihbar ediyor. Profesor Yiice ise, tamk olarak e;lktlgl stkiyonetim mahkemesinde, tutanaklara gore, su ifadeyi veriyor: "Halis bir vazife hissi He Be-· ~iko;;i'nin yazrlanndan en onemn olanlanndan birkac ornek toplachm. Bunlann fotokopilerini aldirtnm. Ve umurni deyirnle vatan ihaneti mahiyetlerini belirten bir dilekce tanzim ettim. Dilekcenin daha etkili olmasim sag-Iamak i~in bircok ogretim tiyesi arkadaslanmdan dilekceyl imzalamalanru rica ettim. Arkadaslanm imzaladtlar," Profesor ve Dekan Turhan Tufan Yuce, Profesor ve Dekan Profesor Ahmet Kurt ve bir Ylgm universite ogretim uyesi, Besikci'nin ihanetine ~ahltlik ediyorlar ve imzaladrklan ihbarnameyi yine sikiyonetirn savcihklanna gonderiyorlar, "3 Arahk 1%7 tarihinden itibaren Ataturk Universitesi'nde gorevliyim. Oniversiteye girdigim giinden beri saruk Ismail Besikci'nin fakiiltcsi olan Fen-Edebiyat Fakultesi'nde, bashca huzursuzluk kaynaSl oldugunu musahade ettim. Siyasal Bilgiler Fakiiltesi mensubu olmam ve onun d.i bu fakiilte mensubu bulunmasr dolayrsiyla beni ziyaretini bekledirn. Dikkatimi ceken husus, onun asia ziyaretirne gelmemi~ olmasr, Bu husus ilk anda hakkmda soylenenleri dogru O;;lkaran kanaat oldu. t:;iinkii, rnilibir yetc;i bir Turk cocugu olmam onun ziyaretine engel teskil etrnis olacak." Beilik~i, ziyaret etmeyerek, adam olduruyor, "Komunizme karst hassas bir Turk ~ocugu olmam ve bu hususta mu cadeleci bir karaktere sahip olmam gayesi lie Ismail Besikci'yi yaymlann dan adim adim.izledirn. Onun komiinist Forum, komiinist Aksam "'azetesi ve r~<;i Partisi yaym orgam Ant dergisinde yaymlanan yazIian lIe Alikan A~ireti ve Dagunun Toplumsal Diizeni gibi eserlerinin tetkikinden

118

1.19

edindigim acik ve secik kanaat, Ismail Besikcl'ntn aS11 korniinist oldubir gu." Siyasi polisten once ogrctirn iiyeleri var. Bunlar da sikiyonceim mahkemelori tutanaklannda yer ahyor. DocentCevdet GOkalp admda birisinin agzmdan ~Iklyor; daha baskalan da var. Bir universite, bir gen~ bilim adarrunm pesine dusuyor ve engizisyon yargiclanru hie aratrruyorlar, ltalyan profesorler, engzisyonu harekcte geQrdiler ve yeni bakism temsilcisi Galilci Galileo'nun otmesini sagladilar. Tiirkiye'de profesOrler sikiyonetim mahkemelerini harekete ge;irdiler ve Besikci'yi yillarca hapse yolladilar, Ostelik bunu Turkiye'nin yakm tarihinde en ozgiir oldugu 1960 yillanrun sonlanna dogru yapabHdiler. 1980)tllannm sonlarma gelindiginde ise durum c;ok dcgi~mi~ goriiniiyor; EyHilist darbe yerlesmesini aracihk yaptlg,. tekelsi duzeni ile tiniversiteleri sona erdiriyor. Bugtin Tiirkiye'de genel olarak anla~lldlgl anJamda imiversiteler sona ermistir: kusku duymuyorum. . Ancak yeni dii:;;iincelerin tartl~lldlgl yer anlammda universite sona ermiyor; mumkun olmuyor. Oniversite, yer degi~tiriyor. EylUlist darbe, toplumdaki yeni bakis ve dii~unccleri yargtlamak ve mahkum edebilmek ic;inbir ozel kurum cikardi: Dcvlet Giivenlik Mahkemeleri, Ancak Devlct Cuvenlik Mahkomeleri, cok ktsa bir zaman icinde, yeni dii~iincelerin tartt~lldlg,. ve toplandlgl bir mckan haline geldllcr. Bunu p~IftICIbuluyorum. Turkiye'nin paradokslan bcni ~a~lrtrnaya ve d ii~iind iirmeye devam ed iyor. $a:;;umak, dusunmenin baslangicidrr. Doga vc toplum olaylan karstsinda surekli sasirrnayan bir kimscnin dusunebilecegine ihtimal vermiyorum. Fakat dusundukce de sasirnc: ilk etkinin kaybolmasi olgusuyla kar§lla~lYorum. Bunu daha da sasrrnci buldugumu eklemek istiyorum. Dii~undiik~ daha c;ok ortaya ~klyor; yargl~larla universite ogretim uyelerini birbirlerine yaklastrran pek ~k ~izgi bulunuyor. En basiti, yargiclar cubbe giyerek gorev yapiyorlar: eskiden iinivcrsite ogretim iiycleri de cubbe He ders veriyorlardr, ~imdi sadcce universite torenlerinde giyiliyor. Aynea iiniversitelerde genellikle hep sabahlan ders veriJiyor ve mahkemelerde yargliama, daha acik s6yleyi§le durusma, hep sabahlan oluyor. Hem ogrelim iiyeleri ve hem de yargl~lar i9n, ogle sonlan, ilkesel olarak, arasnrma ve incelemeye aynhyor. Bu ikisine ek olarak, mahkemelerde ve iiniversitelerde kiirsiiler, smav yerleri ve dinleyicilcr i<;inanfiler bulunuyor. Arada bir onemli aynhgm bulundugunu gormezliktcn gclmiyorum; iiniversite kursusundc sonuc, suufta kalma ya da go;me biciminde ortaya

cikiyor. Mahkemede, yeni bakism aciklandigt yerlerden soz ettigim ic;in ceza mahkemeleri ve bu arada Devler Giivenlik Mahkemeleri hesaba girlyor, sonuc, aklanma He tutuklanma, hapis ya da idam arasmda degi~iyor. Ikisi arasinda bu aynhgl da g6riindugii kadar C;izgidl§1 bulmadigmu eklemek durumundayim: iiniversiteler egemen ideolojinin yaylldlgl yerlerdir. Oniversitelerde insanlar cgemen ideolojiden srruf g~erler veya kahrlar; bunu anlasihr buluyorum. Ceza yargI yerleri ise egemen duzenin korundugu yerlerdir; yeni bakism zaman zaman idam ile karst karsrya gelmesi, bu acidan normal sayilabilir, lsin bu yam biliniyor; ben daha az bilindigini sandigrm nokta uzerinde durmak istiyorum. Yargi organlan, daha c;ok iistmahkemelerin onamasmdan (*) g~ikten sonra, egemen bakista gedikleri asabiliyorlar: bu, yargl sisteminin egemen diizeni koruma sorumlulugundan doguyor. Yargl, egemen diizeni surdiirebilrnek icin. zaman zaman egemen bakisi duzeltrne geregini goruyor vebunu uygulamaya koyuyor. Devam etmeden once bir parantez acma geregini duyuyorum; "uzman" yargl organlan, hukukcular arasmda siirekli rarnsma konusu 01mustur, Bu tarnsmayi anlamak mumkan g6riinmtiyor; "uzman" yargi kurumlan gerekcesiyle dog-al yarglcl safdisr tutma ihtimali ve kanah her zaman acilablliyor. Ancak bu sakmca giderilirse "uzman" yargI organlanrun, egemen bakista gedik acmaya daha yatkm olabilecegini ileri surebiliyorum. "Kurt sorunu" bu parantezin devarrudtr, ~unu kesinlikle iddia edebiliyorum; "Kurt sorunu" iizerine tarnsmalara, Devlet Giivenlik Mahkemcleri, Tiirkiye basmmdan ve universitelerinden c;okdaha acik hale gelmi§tir. "Biiyiik" baS1R1 yonetenler i9n ya da universitelerin saygm profes6rlerine gore, eger yamna bir kiifiir eklemnezse, "Kurt halki" demek suctur: fakat arnk Devlet Giivenlik Mahkemeleri boyle dii§unmiiyor. Deviet Giivenlik Mahkemeleri, ozellikle onlerine, "boluculuk" iddiasiyla ycterli c;oklukta dava gelmisse, arnk "Kurt halki" veya "Kurdistan" demeyi ya da Kurtlerin anadilleri iizerinde yasaklann kaldinlmasiru istemeyi de sue sayrruyorlar. Vine bir parantez gerekiyor; bugunkti yargt~lar koleji ic;inde hukuk (akiiltelerlni 1940 yihnda bitirmi§ olanlar, biiyiik bir olasihkla, kalmamrsnr,
("")"l¢hat, doktrin anlamma da gelebiUyor. YargJ organlan, yasalan uygulamak durumundadtrlar; aneak ust yarS' kurumlaruun verdildert i¢hadt birlestirme" kararlan, yasakesinlilPnde oluyor. Bunlann Qlgti, bir yern kodifikasyon io;erigini de kazanabiliyor; bir anlamda yeni bir "kanun yapma" dwurnunu 01taya ~anyor.

120

121

En seckin yerde olanlarm univcrsiteyi 1950 }'lllannda bitirmis olmalan zorunludur. Bu donemin ise bir net ozelligi var: Turkiye'de Turk halkindan baska bir halkin bulunduguna inarulrruyor. Kcmalizmin tam bir restorasyonunun ya~ndlgl bu donemde Kiirtler, Tiirk sayrhyor ve en fazla "Dogulu" olarak adlandmhyorlar. .. Bu parantez ise ~yle devam ediyor: Deniz Yargl<;Albay Unal Akpinar'in da 1950 yillannda hukuk fakiiltesini bitirdigini samyorum. Ankara Devlet Giivenlik Mahkemesi'nde tutuklanma istemiyle ilk kez Yargic AIbay Akptnar'm karsisma ~kanldlm; derhal tutuklandim. lsin basmda Yargrc Albay Akprnar'm da "Kurt halki" ~Z~i.i~n~ bi.iyi.ikbir sue saydigInl dii~iini.iyorum. Fakat daha sonra, son do ytll~nde, .~~Islm unuttum, pek cok kez tutuklanrna istcmiyl~ OCM yargt<;l~n_m.~ o~une ~kanldlm. Pek .;ok kez Yargic Albay Akpmar In huzuruna goturuldum; "ogunda, tutuklanacag1mdan kusku duymadrgrrn i"in, hapishane canrami da yamma ahyordum. Yargl<;Albay Akpmar, beni tutuklamadt. Benzer durumda da tutuklama kararlan vermedigini biliyorum. Neden ve nasil oldu? Bu bolumun giriilinde ~imdiye kadar yazdiklanrna ekleyeceklerirn var; Pratik zengindir ve ogreticidir. DGM, "uzrnan" b~r yargt orgam olarak daha .;ok komunizm suclan iQn kurulmustu. Am~ YIne Tiirkiye'nin bir paradoksuyla daha cok ''bOliic~l~k''.davalanyla u~railmak zorunda kaldi. lsin basinda, JX;M yargiclan I,m lnamlmaz pratikler getirdi; bir Kurt orgiitiine, ornek olsun PKKya mensup y~ry;Iianan ve mahkemede bunu reddetmeyen bir gence on bes pi ceza kesilirken, gen, Kurt oldugunu bagmyordu. Sanki siruf g~miil bir Ogrenci tUriinden "Yailasm!" dlye 9ghklar anyordu. . ., .... Benim durumum ise farkhdtr: Turk olarak, Ismail Besikci de Turktur, hangimizin daha ~k "Kiirt"iiliik" sucundan yargtlandISImt~~ ~es.:".pedemiyorum. BeilikQ, sakin ki§i1igiyle bir inanci mah~e~elere goturdu. Bana daha cok bilgi gotiirmek dii~tii; yargtlanmamm bmsmd.e yargt,lar kuruluna, bana yaptlabilecek mahkemeyi universiteye <;ev~nne.su<;~ma~l~t kabul edecegimi aokca ifade ettigimi hanrhyorum. Eg~ Sly~SI pohsm hiicresinden degil de evimden g?tUriHiiyorsam, Devlet Guvenhk Mahkemesi'ne hep kitaplar goturdum. Ozetler sunmaya .;ahiltlm. Hi,bir yargtCln, Sultan Aldiilhamid zamanmda ozgiirce ku~l.a~tlan sozcuklerin modern Tiirkiye'de yasaklanmastru kabul edemeyecegllli anlatmaya ~hiltlm. "Bizim" dismuzda, benim irademde.n ayn olarak, Kiirt halkirun varhgmi, ~itli diJIerde yazilrms kaynaklan mceleyerek kamtlamaya .;ahilttm. .. . . Pratik zengindir; varhgiru aoklamak 19n §tddete ~ailvurma~ da bir bilgilendirme yolu oluyor. Tiirkiye'de Turk ya da Kurt, bazt msanlar,

inandiklan dogrulan baskalanna da aktarabilmek icin, oliimi.i ya da uzun yillar hapsi goze ahyorlar. Butun bu goze almalar da, eninde sonunda, OCM yaTgl.;lannm g6z1erinin onune seriliyor -. "Kurt sorunu", Osmanh duzeninde normal bilginin simrlan icindedir: 1925 yihndan itibaren bilginin smirlanrun disma "Ikarildt. Bunun sadece Kurtlerin varltgtyla ilgili olmadigim tekrar tekrar ileri siirmek zorunda kahyorum; .;iinku, bilginin snurlanmn daraltilmasr hem Osrnanh duzenini ve hem de yakm zaman tarihini anlama imkanlanru daralnyor. Tiirkiye paradokslar ulkesidir. Bilginin srmrlanm acmak, DGM universitelerinde bir tarnsmayi gerektiriyor. Devlet Guvenlik Mahkemeleri'ndeki durusmalara giderken hep bilginin sirurlan uzerinde bir tarnsrnaya yoneldigimi du~iiniiyorum. En guzel yasamm hep suurlarda oldugunu hep biliyorum. DGM ONiVERSiTESiNDE "KORDisT AN" TARTISMASI

Degerli Yargtclar,
Mahkemeniz onunde, hakkimda a<;timlilolan davalardan beraat etmeye basladim. Son kez Avrupa'da bulundugum srrada, herhangi bir savunma yapma imkaruru bile bulamadan, yalruzca Degerli Arkadasim Hukukcum Hilsnil6ndill'iin savunmasiyla, ii.; davadan aklanrrns oldugumu 08rendim, Ge.;en gtm, 14 Eyliil1989 tarihinde, Degerli Saver, gecen yil mahkemeniz karanyla tutuklanmama yol acan davanm a.;dl§mda yanlrshk yaptldlSIfli lutfen kabul ederek, bir baska ve onemli davadan beraatimi istedi. Oyle samyorum, Savcihk makarm, beni, Siz Degerli Yargrclardan a}'lrmak istemiyor. Bu nedenle sahibi bulundugum Toplumsal Kurtulus dergisi hakkmda yine mahkemeniz onunde bes yeni dava a.;ml~ bulunuyor. Bunlardan ikisi dogrudan dogruya benim paytma ve sorumluluguma dii~iiyor. Bu nedenle huzurunuza, yeniden geldim. Hakkunda acilan yeni davalardan birisi, gesen yilm sonunda, Avrupa'mn belli bash tum merkezlerinde vermis oldugum aym konulu konferanslann Toplumsal Kurrulus dergisinde yayimlanmasr ile ilgilidir. Suclarna, bu yayma dayandtnhyor. Bu dayandtrma ve manngr iizerinde, izninizle, ilerde durmak zorundayrm. Dergide cikan uzun yazmm hicbir yerinde benim imzam bulunmuyor. Dergi, benim konferanslanrru, "Yalcm Kili;iik'un bu toplanttlarda yaptlgt konusrnalan derleyen ozetlenmis metni sunuyoruz" diyerek yaytmhyor. Avrupa'nm her merkezinde ayru konulu konferansun banda

122

123

almdi; arkadaslanm bu bantlardan bir ozet cikartarak d~rgi~iz.?e yayimlad dar. Boyle bir yayimlamamn Basin Yasasi icinde bem ne ol~ude baglayacagrm takdir edeceginizden emin bulunuyorum. Suclamayi aktanyorum: .. "Toplumsal Kurtulus dergisinin Ocak-Subat 1989 t~nhh 17-1~ saytsm~ da yer alan ve saruk Yalcm Kii~k'iin Avrupa ulkelerinde ~aptl~1 .k?nu~malardan derlenen "Ekonomi Politigln Devrimcilestirilmesine Gtn~ ba~bkh yazi, .Buyazida 17. sahifede soyle denilmektedir: ..., .. Haluk Arkadasim da soyledi, 1970'li yillarda Turkiye de Kurt kard~lerirnizin ulus bilinclenmesinde mucizevi sicrarnalar ~Idu ..l~k defa Ku.~ kardeslerimizin ~ogu kend ilerinin ayn bir ulustan. geldiklerin! ao ktan dusunmeye, hissetmeye ve butun yasaklara karsm ifade etmeye .ba~ladil~r: Kemalist yonetim burjuvazi icin ayt! bir korkuydu, Ilk defa ~lsak-l M~lh cetveline ciddi bir itiraz ortaya cikmaya basladi, Bu da Kemalist yonetim icin ikinci bir korku oldu, " Derginin 20. sahifesinde ise ~yle denilmektedir: . Kurdistan dedigimiz i<;indilimizi baglIyorlar, mahkemeye venyorl.a~, ancak Kiirdistan demenin sue olmadigiru giderek DGM'ye de kabul ettmYOi:~~anamenin bu ooliimiinii miimkiin olan durustlukle aktardim. Sadece kii~k yanhshklan diizelttim. Buyuklerini oldugu ~ibi btraktl_m.. .. lddianamenin daha ilertdeki bOhimlerinde buradaki su<;la.~~ lie ilgili olarak bir acikhk var. Bunu da aktanyorum: "Sarnk Y~lo;m~uo;~k, derlenerek dergide yayrmlanan Avrupa konu~malarl~~a ~~rtlenn bIT ~l~~.o~dugunu, 1970'1iyillardan sonra Kiirtlerin ulus billncinin hlzl~ g7h~tlglm, ilk defa Misak-i Milli cetveline ciddi itirazlar yapddlgml, Kurdistan ~emenin sue olmadiguu, ifade ederek bOliiciiliik p~pag~ndasl_yar~!j~r ', _ lzin verilirse hukukta netlik ve aynm .;ok onemh oldugu 100m,Kur" distan dernenin sue olmadiguu ifade ederek bOliiciiliik propagandasi yapma suclamasi ile baslamak istiyorum. Ben "Kurdistan demek sue degildir" diyerek SUO; iillemi!joluyorum. Dogrusu bunu anlayarmyorum ve Savcihk makammm. ned~"n daha dogrudan bir yolu secerek, "Yakm Kiio;iikagZlnl ac;h ve suO;isledi dememesine §a§tnyorum. .. Burada iki nokta var. Once ozen gerekiyor; bunu yazmak .~~ty?r:'~' Dergide o;tkan ve bana atfedilen ifade !judur: ~Kii~is~.n ~edJglmlZ t~~n dilimizi bag-byodar, mahkemeye veriyorlar. Ama bIZ Kurdtst~ deme~n sue olmadigim giderek DeM'ye kabul ettiriyoruz" ', ~~ atfedilen bu ifade ile Savcihk iddianamesindeki kiio;iik paragraf birbirine uymuyor. An-

lam farki oldugunu ileri surmuyorum; ancak Savcihk makanu, her iddianameden once benirn evimden ahnarak, bir metreden dar iki metreden kisa bir tiiicrede giinlerce yatmarrn saglIyor. Beni mahkum ettirmek io;in degil, beni idrar kokan hiicrelerde ta§ ii.zerinde yanrmak icin, bu iddianameleri hazrrhyor, Daha ozenli olmasiru diliyorum. Mademki ta§ hiicrelerde yanyorum: iddianamed.e bana atfedilen oozier hie; olmazsa dergide 9kanlar olmahdIT.lkincisi bu sozlerin benim gercek sozlerim olmasi miimkun degildir; kimse benim dilimi baglayaJnJyor. Hio;bir yerde ben dilimin baglandlgmdan !jikayet etmedim, dilim serb est, bagh degiL Buna ekleyeceklerim var; Tiirkiye'de herkes "Kiirdistan" sOzciigiinii kullamyor. Ben kullanmlYorum. C;iinkii Savcihk makarm, bana ozel davramyor. Bunun io;inbizim dergide ben bu sOzciigii kullanrmyorum. Bizim dergide baskalari bu sozcilgu kullamyorlar. Savcihk makamt sadece bu sOzcugiin benim tarahmdan kullarulrnasmi sue sayryor. Bunun i~in kullanrruyorum. Fakat "Kiirdistan" sOzciigiiml kullanmanm su~ olmadigrm biliyorum. SUO; nasrl olur? Bir kirnse bir eylemi isler, bir oozii sarfederse ve bu Ceza Yasasi'nda tammlanrmssa, suO;ortaya ~lkaT. Aneak sucun ortaya o;lkmast i<;inbu kimsenin herhangi bir kimse ve bu anlamda herkes olmasr gerekir. Herhangi bir kimsenin veya herkesin bir fiili, bir sozu suO;sayilrmyorsa, demek ki suO;yoktur. "Kurdistan" s6zcugilnii kullanmakta hicbir sue yoktur. Degerli Yargiclar, sirndi "Kiirdistan" sOzciigiinii kullanmanm sue 01madl8JnI gostertyorum. "BOylebir nisancr bugune Fevzi Pasarun ordusunun icinda bile, Kiirtte Kurdistanda, Gurcu Curcistanda ~I 0;01 Arabistanda, hem de Frengistanda bulunmaz." Bu cumleyi Yasar Kernal'in 'Kimsecik" romamndan aid im, Birinci kitabimn 198. sayfasmda yer ahyor. Kitap surekli baski yaplyor ve sanyor, ~imdi bir SQZU s6ylemek Yasar Kemal icin serbesr, benim icin sue mu oluyor? "~u Osmanh topragmda kimin, nereden giizel bir an yam, Asian Aga onu ~etesinde caldmyor, Arabistana, Gavur lzmirine, Kiirdistana sanyormus", Bunu da Yasar Kemal'in Orta Direk romamndan aktardim. Roman sanhyor ve kusaktan ku~ga okunuyor. "Millet, Afrika'da kazarulacak miistemlekelerden, Hindistan ve <;in-i macin imparatorlugundan, Turkistan'dan Kiirdistan'dan, Iran'dan, Turan'dan, Kmm'dan elmamn bilhassa kizihndan ve diget her renkte olanmdan esash bir sey anlanuyor."

124

125

Bunu da Kemal Tahir'in "Bir Miilkiyet Kalesi" kitabmdan aktanyorum. Buradan, eger Savcihk makammm iddiasiru hakh bulacak ~lur.sam, benim 'disimda her yazara "Kurdistan" deme ozgurliigunun verilmis 01dugunu kabul ctmcm gerekiyor. Dogrusu boylesi bir ~itsizligi kabul etmek egiliminde degilim. .. . , ".., "..... ~.. . Buraya kadar bir sonuc cikardun: Turkiye de Kurdistan sozeuS':'ntin herhangi bir yazar tarafmdan kullamlmasmda sUIO bulunmuyor. lddianame, beni SUIO!U buluyor, bundan beni "yazar" saymadlgl sonucuna ulasiyorum. Bu sonueu tarnsmayt ve buna ek olarak her gun gazetel~~e cikan 'Kurdistan" sozcukleriniaktarmayr bir kenara birakiyorum. Bilim adarm olmaya ozendigim icin bilimsel ~ah~malara veya bilimsel kaynaklara bakmak istiyorum. . .. . Oyle kapsamh bir bibliyografik arasnrma yapm~yt, §I~d.lil~: gerekll . gormuyorum. Cahsma odamdaki ta.ri~ kitaplar~na §Oyle,gel~~lguzel _oo.kmakla yetiniyorum. Bulduklanrrun Ilki Enver ZIY~.Karal ~ ait oluyor, Ordinaryiis Profes6r Enver Ziya Karat uzun yillar Turk Tanh Kur.~mu ba~kanllgl yapn, Ataturk~uliigiinden kimse ~u~kuJanmlyor ve T~r~ !arlh Kurumu yaymlan arasmdan ~Ikan, bendeki ~n. b~sklsl 1983 tanhm~, t~~lyan, Osmanh Tarihi'nin sekizinci cildi, ~nu dlZ~.n.mde,513. sayfada K.~rdistan" s6zeiigiinun ge;tigme i§3ret ediyor, Eyluhst darbeden sonra Turk Tanh Kurumu yaymlarmda da "Kurdistan" sOzcii~ii ge9Yo~.. ~imdi ~u soruyu sormam gerekiyor: Enver Ziya Karal icin sue olmayan bir sezcuk, benim ign neden sue oluyor? .... "Savas bahanesi kolayea bulundu: Firat dolaylannda Kurtler, !urklere karst isyan halinde bulunuyorlardi. Lubnan'da M1SIr ku.vvetlenne kar.~1 birkac }'lldan beri bir turlu kokunden temizlenemey~n b_lrkayn__a§ma suriip gidiyordu. Bu durum, iki taraf ordularmm suur uzennde ytgtlmalanna sebep oldu." ., . _ . Bu paragrafi da, }'ine Profesor Enver bya Karal m, ytne Turk ~a?h Kurumu tarafmdan yaynnlanan, Osmanh Tarihi dizisinin besinci cildinin, 1983 yihnda yapilan dordtmcu baskismm 140. sayfasmdan aktanrorum. Profesor Karal, Kurtlerin TUrk egemenligine karst bu ilk ve belki de en buyuk isyamndan, lOokkisa olarak soz ~iyor: Sonr~dan Alman ordu.~artm yoneten Moltke, bu srrada yuzbasr rutbesiyle T~.rk or~us.~nda gorev yaplyor. Annesine maktuplannda ve a~tlan~da, bu onemlt Kurt ayaklanmasmda ve Kurtlerden uzun uzadiya soz ediyor. Osmanh'nm fatih sultanlan, bir yeri zaptedince, "fetihname" ,tkanyorlar ve bunlan lie§itli egemenlere gonderiyorlar. Fatih Mehmct, Uz.un Hasan'l yendiktcn sonra Uygur diliyle hir fetihname Q.kanyor ve fetthname

"AI.la~u teal~mn }nayetiyle Sultan Mehmed" diye bashyor ve "Rum vileyctml~ seY~ld,.sadat, kadi, miiftii, ~eyh ve danismendlerine, butiln vilayetlc~.n vahlerme, toplu ve dagimk oturan, Turk, Arap ahali, Yalvaq, Ma,aI, Ku.rd.~ Lur halklanna mutcmed ve kahyalanna, karban ve bezirganla.rma, butun. kasabalann ululanna, sueu ve gemicilerine" gonderillyor, Bunu daOrdinaryus Protesor Ismail Hakki Uzuncarsih'mn Turk Tarih Kurumu yaymlan arasmda, 1983 yihnda yayimlanan Osmanh Tarihi'nln ikinci eildinin dorduncu baskisinm 102. sayfasmdan ahyorum. TUrk Tarih Ku~mu ya~m ':Kurt halkt" nitelem~ini yapiyor, kirnse sue gormuyor, Bunun uzenne Hafiz Pasa, emnnc verilen Sivas, Maras Musul Kerkuk valileri Kurd Seyleri kuvvetleriyle Bagdad iizerine yurD.yiip ka~§l Q_ kan subasi kuvvetlerini bozdu, "Husrev Pa§~, .liapul yap~a.k isteyen Kurt Beylerinin sozlerine uyarak fran hududunu iyice a§lp Mihriban Kalesini alrms ... "Bunun ii~rine sag ccnahta Anadolu Beylerbegisi Kemankes Ahmed Pa§3 kolundaki Turkmen ve Kurd kuvvetlerinin geri IOCkilmesi e kapikuv lu suvarilerinin onlan takviye etmiyerek kacmalan sag kolun bozulmasina sebep" ... Bu son iilO aktarmayi da yine Uzuncarsih'mn Turk Tarih Kurumu yaymlannda IOtkanOsmanh Tarihi'nin ii~uncii cildinin birinci kismmm ulOuneiibaskismdan aktardim, . Bu.aktarmalar, Turk Tarih Kurumu yaymlannda "Kurt Beyleri", "Kurt D~yl~~1 .~~_vv:tleri:' "Kurt Kuvvetleri" tamlamalanrun ge;tigini ve kabul gordu$unu gost~yor. Osmanh sistemi icinde ayn ve sOzii 8C1Oen Kurt Beyleri, bu beylenn kuvvetleri bulunuyor ve bir Osmanh seferi diizen1enir~~n..ordu ilOi,?de ayn ayn ';:ii~kmen" ve "Kiirt" kuvvetleri yer altyor. Kurt halki kullamhyor. Kurt beyleri" kullamhyor. "Kurt kuvvetleri" kullaruhyor. Butun bu kullamrnlar herhangi bir sue i§aTeti tasimayabiliyor; aneak ben ve yalmzca ben "Kurdistan" s6zcugiinii kulJanaeak olursam, once hiiereye kapattmliyor ve soma samk olarak huzurunuza cikarnhyorum, Bir nokta kahyor. Bu son aktarmalarda, Kurt halkr, Kurt beylerl, Kurt ku~etl~ri ge<;iyor~anca.k, "Kurdistan" sozcugu yer alrmyor, Bu nedenle benim ymc de sue l§leml~ oldugum ileri surulebilir, Bu nedenle bu noktaya deginmek zorunlulugunu duyuyorum. "Halk","beyler" ve "kuvvetler" bir yerde ve bir yogunluk halinde bul~~Yl.~nlattyor ",Osmanhcaya Farscadan g¥n ve Osmanhcadan bu~nku Tu~klOCye rruras olarak kalan bir dil kurahna gore, "-sitan" eki, bir I~.lmden bIT yer adt yapmayl saghyor, Gul, bir bitkidir ve "giilistan", guI~n cok bulundugu yer anlarmna geliyorj gillistan, giilbahlOCSi luyor, Kao bir ya da kabr, mezar demektir; kabristan, mezarm lOokbulundugu yer

126

127

anlarmru veriyor, Turk, bir rrkm ve u!usun mensubunu g6steriyor; Turkistan, Turklerin yogunlukla yasadiklan yeri anlatiyor. Kurdistan, boylece, kabristan, gulistan, Tiirkistan turunden, Farsca bir ek He bir isimden turerilmis yeni bir isimdir; Kurtlerin yeri anlamma gcliyor. Oyleyse ben "Kurt" dedigim zaman suclu olmadiguna gore, Kurtlerin yasadtklari yeri anlatmak iizere "Kurdistan" diyeeek olursam, neden SUI; i§lemi~ oluyorum; bunu anlamakta ~ok gii~liik ~ekiyorum. Bir parantez acmarna izln verilecegini umuyorum. "Rum" stizciiguniin, Rumlarla, ya da daha dogru soyleyisle, Greklerle hicbir ilgisi bulunmuyor. "Rum", Arapca Roma anlamina geliyor. "Rumi", hi~ tarnsmasiz, "Romah" demek oluyor. Anadolu'nun tumime, Osmanh'dan once de, Osmanh donemine de hep "Rum Topraklan" ya da "Memalik-i Rurni" deniliyordu. Memalik-i Rumi, pek ~k btilgelere aynhyorduo Anadolu bugun Roma ya da Rum doneminin izlerini tasir; bircok belge ve kent ya da kasabamn adi, Roma ya da Turk ve Turk-Islam donerni on<..'esinden bugune kaliyor. Bunu goseermek i~in degerli mahkemenize, on birinci yuzyila ait bir Anadolu haritasi sunuyorum. Kentlerin isimlerini g6steriyor. Ben sadece iki isme deginerek g~mek durumundayim. Kayzer ile Sezar, aym sozeiigiin, Latinee "egemen" ya da "y6neten" anlamma gelen sOzeiigun, iki ayn soylenisidlr, Slav dillerindeki "tzar", ya da bizim "car" diye bildigimiz sozcuk de aymdrr. Sezar'dan gelen bu sozcuk Almanlarda "kayzer" ve Slavlar ve bu arada Ruslarda "tzar" ya da "car" oluyor. Kayseri kenrini Romah hiikiimdar kuruyor ve kendi adma "Kayseri" diyor. Bir sure sonra da kuzeyde "Yeni Kayzeri" anlaminda "NeoKayzeri" kuruluyor. Kayseri, Turkceye oldugu gibi kahyor, Neo-Kayzeri, belli degi~iklikle "Niksar" bicimine donii§uyor. Parantezi kapanyorum, Benim, Kayseri veya Niksar'da Rumi adlan sakh tutmaya hi~bir ltirazrm bulunmuyor. Tiirkiye'de isimler ve soylenislerin ~ogu tarihsel koklerini koruyorlar, bu bir zenginliktir. Bir parantezi kapanrken bir digerini acmam gerekiyor; parantez hizh ve kisa yazmamn bir sonucu ve icabi oluyor. Bu yeni parantez dil ve tanh iizerinedir. Ikisi arasmda ~ok yakm bir iliski var; ikisi de toplumsaldrr. Ikisi de, kura! halinde kemiklesmis anlammda fiziksel gerekleri anlanyor, Her ikisi de akil gibi ~alt~lyor ve her ikisi de akhn ustunlukleriyle birlikte zaafnu tasiyor. . Bu nedenle tarihciler Iinguistikle ugra~lyor. Linguistlcrin bir b61iimii, toplumlann tarihselliklerine ipuclan getirdiklerini ileri siiriiyorlar. Zaman zaman Iinguistikten tiiremi~ gorii~lerin Marksizme ka~lt bir konulOa Q.karhlmalan ~balan buradan kaynaklamyor.

. B~tiin .b~nla~an ve bu parantezden bir sonuc cikmasr gerekiyor; ileri s~ukle~~~ ~?nhte. de g6ste~~k mecburiyetini duyuyorum. "Kurdistan s6zcugunun tanhsel ve Turkiya tarih kaynaklannda varolan bir sozcuk oldugunu gOstermek durumundaynn, . Osmanlt'nm k:urulu~u.nun tarihinin olmadlgtll1 ve ~k sonra yazIidlglm baska yerlerd~ s6sterdlm. Osmanlt emirleri,. tarihlerini yazdrrmeyi, cok sonralan akil ediyorlar, 11kyazimlar da biiyOk 6l~ude rivayetlere dayaruyor; buna karsm, bunlar, Osmanh tarihinin buffin tarihcilerce kul1arulan ~~h:a kaynaklan oluyor. Ben tarihd degilim; giderek tarih felsefesi He ilgile~lYorum ve bu kaynaklan biliyorum, A~lkpa~de Tarihi, Hoca Sadettm ~nd.i ~~hi~.ldris.-i Bitlisi Tarihi, bunlann en degerlileri arasmdad~r..Idris-i Bitlisl, Kurtlen Osmanh yonetimi altmda top!ayarak Kiirt birli81m kurmaya ~ah~ml~ ve bu amacla Yavuz Sultan'm "adarm" olmus bir Kiirttiir. ~ ~imdilik ldrls-i Bitlisi'yi. blfak:Jyorum. Hoca Sadettin Efendi'nin TarotTevarih'in~~ bir ah~tl yapmak istiyorum, ?Oyle aktanyorum: "Silleyman ~, beylermm kendmden yuz ~virdiklerini gorerek orada durmaya mecali kalmayip eski iIi olan Kiirdistan ve Diyarbaktr tarafma urumi (Urmiye~YOl~ndan ka~tl. Oteki beyler ise BaysungurMirz.a'da kaldilar, Rustem Mirza ulkel~ bastao oIan Tebriz'i esten ortaktan bosalrms buhcak, hemen tant~tine gmp, Yakub Han'm tahtma oturarak Iran diyanmn padi~hl oldu, . Bu aktarmayi Taciit-Tevarih'in Kiiltiir Bakanhgr tarafmdan bastian ii~ncii kitabirun 338. sayfasmdan ahyorum. Kuskusuz bir soru soruyorum: Osmanh ve Turk tarihinin temel kaynaklannda ve Kultur BakanhSi yaymlannda kullarulan bir s6zciigii ben de kullanrrsam nasil suclu oluyorum? Tlirkiye'de YalQ.n Kii~iik'e uygulanacak ozel ceza yasalan rm var? . ~imdi tekrarhyorum: Tiirklerin oturduklan yerlere, Tiirkistan, Kurtlenn oturduklan yerlere ise Kiirdistan deniyor. Ben demiyorum; tarihsel olarak deniyor ve dile yerlesiyor, Yerl~tigi i9n de tarihi bilmeseler bile sana~llar, ro~ancllar, Yasar Kem~ ve Kemal Tahir ornektir, bu b6lgeden s6z ed~ken, Istemed7n de, "Kurdisean" sOzeiigunii kullamyorlar. Tanhe devam ediyorum: "Selim de, Rumiye g61iinden Firat nehrine (M~tya'ya~ kad~ ~~n, !~rkmen asiretlerinin oturduklan gEmi~bolgenm askeri ve siyasi onemmi kavrarms Caldiran zaferinin etkileri kaybol~d~ bu b61geyi Osmanhlasnrmava Bitlisli iinlii tarihci Idris'i goreVle.~dl~l. Bu aktarmayi da Genet Kurmay Harp Tarihi Baskanhgi'mn Turk Silahh Kuvvetleri Tarihi'nin ikinci eildi iiQincii klsmmm 598. sayfasmdan yaplyorum. $Oyle devam ediyor; "tdris, oolgede etkinHklerine devaIn etmekte ve Selim'in iyi niyetlerini ve direktitlerini <;cmi~gezek, PaIu,

128 129

Mcrdis Capakcur, Bitlis, Hasankeyf, Hizan, Cizre, Sason beylerine ulasnrmakda idi." Genel Kurmay Harp Tarihi, bu beyleri saylyor, ancak hangi rrktan gcldiklcrini soylcmemeyi tercth cdiyor. Kuskusuz hie kimsenin Gencl Kurmay Harp Tarihi Baskanhgi'run tarih gi:irii~lerini kabul etme zorunlulugu bulunmuyor. OGM Savcilanrun da, Genel Kurmay Harp Tarihi'nde ustii 6rtiilen bazi bilgilerden dolayi Tiirkiye Cumhuriycti yuruaslanm cezalandirma talebinde bulunmalan yerinde olmuyor. Genel Kurmay Harp Tarihi, bu yerlerde oturan "Turkmen asiretlerinden" s6z cdiyor ve <;okilginc bir bicimde bu Tiirkmen asiretlerini "Osrnanhlasnrmaya" ldrisi Bitlisi'nin isrekli oldugunu kaydediyor, Tiirkmenlerin Osmanhlasnnlmasi ve buna bir Kiirdiin memur edilmesi oldukca tutarsiz gorunuyor. Normaldir. Ancak GeneJ Kunnay Harp Tarihi Baskanhgi'nm tarihinin bu sayfalarmda belli bash ii<;kaynak var: Hoca Sadettin Efendi, Ismail Hakki Uzuncarsjh, ve Hammer. Bunlann ilk ikisinden soz ettim, ikincisindcn yeniden sdz etmek dururnundayim. Profesor Ismail Hakki Uzuncarsth'mn Turk Tarih Kurumu tarafindan yaynnlanan ve Genel Kurmay Harp Tarihi ~h~malarma kaynakhk eden Osmanh Tarihi'nin ikinci cildini a<;lyorum; "Kemah, Erzinean ve Bayburt'un kuzeydcn ve Diyarbaklr'm giineydcn Osmanhlann dogu hududunu te~kil etmesi, kendileri i<;incok oncmli oldugu takdir edildlginden Diyarbakir'm almmasi kararlasnnhp Osmanhlara iltica ennis olan rneshur alim ve maverrih ldris-i Bitlisi vasitasryla burasmm sulhen almrnasma tesebbus edildi ve filhakika muvaffak olundu." Hoca Sadottin ve Profesor Uzuncarsili bir yerde birlesiyorlar, Yavuz Sultan bu suada lstanbul'a donuyor ve Diyarbakir Seferi'ne Konya Bcylerbeyi Husrev Pasa memur ediliyor. Uzuncarsih devam ediyor: "ldris-i Bitlisi de Kurt beyleriyle on bin goniillii ile bunlara iltihak etti; bu kuvvctler Diyarbakir uzerine yiiriidiiler. Karahan ($ah Ismail'in savunma ile gorevli komutam, y.k.) karst koyamayarak Mardin tarafma ~ kildi ve ~hir muhasaradan kurtanhp icerisine girildi ve bundan sonra ldris-i Birlisi'nin tc§cbbiisuyle Mardin de almdi." Kurtlcrin Osmanli yonctimi alnna almmalannda ldris cok 6nemli bir rol oynuyor. Bu her zarnan Myledir. Kfut tarihi kadar i<;inden bOlunmii§ bir tarihi baska bir yerde btlmiyorum. Kiirtler Turklere karst her baskaldmlarmda iclerinden bir bOliimii, bcylerin bii.yiik kisrm, hep Turkler hcsabma <;ah~lyor. Kurtlerde dag insamnm kahramanhgr kadar <;61 insamnm ihaneti i~i<;cgidiyor. Kurtler, kahramam kadar haini bol bir halknr, "Diyarbakir ve diger Dogu memleketlerinin ahnmasmda Idris-i Bitlisi'nin biiyi1k hizmeti goriildii. Bu zat sunnl olan Kurt beylcrini gorup anla?lrak onlarl Osmanhlarm tarafma ~ckti; bu surette Urmiye, hak, lmadi-

ye, Cizre, Egil, Bitlis, Hizran (Hizan), Garzan, Palu, Siirt, Hisn-i Keyfa (Hasankeyf), Meyyafarikin (Mafarkm), Cezire-i ibn-i Orner ve sair mee~uu yirmi ~. mmnka beyi devlete itaat edip kendilerine eski terti pieri uzere yerlenm idara etmek iizere beratlar gonderildi. "Dev1ete itaat ile Osmanhlarm yiiksek hakimiyetini kabul etmis olan Kurt Seyleri arasmda Bitlis Hakimi Emir $erafeddin ile Hizran Meliki Emir Davud ve Hisn-i Keyfa Emiri Eyyubilerden MeIik Ikinci Halil ve lmadiye Hakimi Sultan Huseyin ileri gelenlerden idiler." "Eyalet ismiyle biiyiik Kurt Bey1eri saneaklan: Cezire, Bitlis, Suran, HtSn-I.Keyfa, lmadiye, <;emi!?kezek. Bunlardan a~g. Kurt Beyleri sancakIan: HIZan, Sason, Palo, <;apak<;ur, Egil, Sincar, Eiok, <;ermiik, Hizo, Zerik, Siverek." Devam etrneden 6nre bir noktamn aitml ciziyorum: Bana, mahkeme salonunu, iiniversiteye <;eVirdigim elestirisinin yapilmayacagim du~unuyorum. Once <;evirdigimi kabul ediyorum. Sonra bundan dogal bir isin ola?1ayac~gl~1 du§uniiyorum. Cunku, Osmanh aynmma gore, yargiclar kesinlikle tim lye simfmdandrr. Osmanh'da, seyfiye, miilkiye simflarmdan ayn ve ~k itibarh olan ilmiye smifma oncelikle yargiclar giriyor, Yargtlamamn bthme dayanma zorunlulugu buradan da geliyor. Bu..noktanm bir uzannsi var: ButUn zahmetlerine, ayda bir idrar kokan ~ucrel~re kapanlmama karsm, DGM Savcilarma bir te§ekkur borcumu dile gehrmek durumundaynn, Beni bu oliiiide zorlamasalar ben bunlan bilmeyecektim. Henuz, basta kendimi savunmak ve daha onemlisi Tiirkiye bilimini gelistirmek i<;ininceledigtrn lngilizce Fransizca ve ozelIikle RUSSakaynaklardan ahf yapmaya baslamadim, Aneak bu kadanrun bile bir sonuc i<;inycttigini samyorum; Osrnanh'run feodal olup olmadrgi u::un sure tarttsilrrusnr. Turkiye'de Ba~'da, Rusya'da ve Sovyetler Birligl nde tarnsilrrusnr, DGM Savalan, beni zorlayarak, bir 6nemli halkayi ~~Imaml sagladllar. ~imdi benim yargrlandigim "Kurdistan Davasi" i~in t<;mekanlmadan Osmanh duzeni hakkmda yargrlar eksik kahyor. Giinkii Yav~ S~l~n, bu topraklan boyundurugu alnna alma buradaki duzeni oldugu gibi koruyor ve Kurt Beyieri ile emirierine, kendi iist egemenligl altmda tam bir yonetme yetkisi brrakiyor. Bu, pek <;oktarihcinin Osmanh tartl§maJannda, ara}'lp da bulamadiklan hiyerarslk dGzenlemedir; feodal diizenin hiyerarsik yapisi burada ortaya 9klyor. Bu onemli bulgudan dolayi, bunu bulmarm sagladiklan i<;in, DGM Savctianna, tc§ckkiir ediyorum. ..Ku~.kusuz Hammer Tarihi'nden soz etrneden bu sudamayi bitinnem mumkun olmayacak; ancak zamaruruzi almamak idn, Ata~'m babasl Mehmct Ata'mn <;eVirisinden Profes6r AbdUlkadir Karahan'm ozetleme-

130

131

siyle yayimlanan Joseph von Hammer'in Osmanh Devleti Tarihi'ni kaynak olarak kullanmak istiyorum. Profesor Karahan, son derece tutucu bir universite ogretlm uyesiydi: dolayrsiyla ozetlemesinin ~arpltllml§ bulunmayacaguu biliyorum. . Osmanh Devleri'ndc her aydmm vc haera koy camii sohbctlerinin remel kitabi Hammer, "Bitlisli ldris'in Kurdistan lslerini Duzcnlemekle G6revlendirilmesi" ara ba~hgl He ~unlan yazlyor: "Yavuz Sultan Selim kendisi de sair old ugunda n, ~air ve bilginlerin kadrini bilir ve kulturlu insanlann liyakatlanm pek guzcl takdir ederdi, Kcndisinin buyuk projelerinin gef(;ekle~mesine ve ulkcnin saadetine yardim ve hizmet edecek zatlarla sohbeti de arzu eylcrdi. Iran ~ahl'na karst a~tlgl seferde zamarun u~ buyuk bilginini, yani, eskiden hocahguu yaprnl§ bulunan Halimi'yi, once ni~nct soma da kazasker ilan edip ve sair Cafer Celebi'yi, Osmanh Devlett'nin tarihini yazml§ bulunan Bitlisli ldris'i beraberine alrrustt. ldris, dogdugu topraklan, 0 zamanlar Kurdistan denilen yerlerde yasiyan halkin gelenek ve ahlakiru pek guzel bilir ve tanrrdr, Sultan Selim 0 b6lgelcrin muhtelif a§iret reislerini, el alnndan Ismail'in boyundurugundan kurtulmaya te§vik etmck uzere, Idris'i Amasya'daki ordugahmdan birkac defa Kiirdistan'a gondenni§ti. ldris'in gayretleri Yavuz'un timid ettigi sonucu verdi, Diyarbekir'de, Bitlis'te, HIs"ikeyfte birden ihtilal crkn." ldris-i Bitlisi ve Kurdistan, Hammer tarihinde daha buyuk bir acikhk kazaruyor. Hammer, "Kurdistan ldaresinin Duzenlenmesi" ara ba~hStyla ile daha a~Ik bilgiler saghyor: "Idris'in almakta oldugu tedbirlerin hepsi padisah tarafmdan tasvip olunarak ona bir fermanla teblig olundu. Fermanla birlikte baghhklarmt belirten beylcre daglblmak uzere Yavuz Sultan Selim tarafmdan on yedi sancak, srrma islemeli bes yuz hllat, yirmi bes bin duka gonderilmisti." Yavuz, buraya ozel bir muamele yaplyor, Beylerle bir tiir anlasma imzabyor; yonetim acismdan 61~ulu bir ozerklik tamyor, "0 zamanlar, Kurdistan denilen b61genin -hemen hemen kaleleri saYISl kadar- bir ~ok emirleri vardi, Bunlann kendilerine gore ozel bit durumu mevcuttu. Beylerin ve diger bir deyimle asiret seflerinin baglmslz denecek fikirleri, ahalisinin sert karakteri cenkci gelenekleri pek mutlak bir hukumet icrasma (kesin bir otorite) elverisli degildi, BitlisJi ldris, buralanru ancak uzunca suren bir gayretle tesir imkanlanm saglaml~ oldugundan, buralar i~in yumusak tedbirler kullanmak gerekir. Bu bakundan Kurdistan'm 0 zaman kurulan ve yuzyillar boyunca suren idare usulu, Osmanh Devleti'nin diger eyaletierinin organizasyonundan farkh olmustur. Hammer, bu farkhhgi uzun uzun inceliyor ve Bosna eyaleti ilc Kilr-

distan arasmda benzerllkler kuruyor, Daha sonra "Kiirdistan Tamrm ve Nitelendirilmesi" alt bolumune gedyor. "Kiirdistan denilen yerde yasiyan halk, eski zamanlardan beri cenkci vc sort tabiath olarak tarunrrusnr, Eskidcn bir taraftan Elvend (Oront), ote yandan FIrat nehri ilc simrlandmlan bu daghk bolge bir zamanlar fran ~h1aTina ait bulunmustur, Yavuz Sultan Selim ~agmdan bashyarak, -Iran Kurdistam denilen Kirmansah eyaletinden baska kisunlan- Osmanh Devlcti idaresine g~mi~tir. Osmanh Kurdistam'nm merkezi sayilan ~hrizor, Kanuni Sultan Suleyman devrinde fetholunmustur. Oil bakirrundan Hint Avrupah, yahut Turk menseli olduklanru gOsteren deliller vardir, A§iret olarak seksen kadar toplama varan bu halk arasmda Yezidiler, bazi ozellikleri He uzerlerine dikkati ¢mi§lerdir. Hakkarililer, Zibariler, Haletiler, Haririlor, Rusniler, Bartiler de tarunmis asiretler arasmda idiler, Bunlann bazilan da bulunduklan yerlerin ad Ian He arulrmslardir: Bitlisliler, lmadiler, Sincariler, Gorkiler, Cezereviler gibi. "Butun bu degi~ik asiretler, baskanhklan babadan agula g~en §eflerine kuvvetle bagh idiler. Bu §Cflerin s6z1eri adeta kanun hiikmiinde bulunurdu. Bunlar beden ekzersizlerini severler, iyi silah kullamrlar, §iir ve oyunlan severlerdi, Renk renk elbise giyerlerdi. Bazi yazarlar Kurdistan daglarmda bircok §Cyleri Iskocya durumuna benzetmislerdir, Iranhlann eski hikayeleri He daha sonraki romanlannm bazi kahramanlan bunlardandir. Bu ara Riistem, Behram, Cubin, Ferhat sayilabilir. Selahaddin EyyOOide bu soydan sayilmisnr," Aktannalanm burada sona eriyor. ~unu tekrarhyorum: Tiirkiye'de Kiirdistan s6zcu.giinii telaffuz etmek veya yazrnak sue degildir. Olamaz. $unu ekliyorum: Butun bu kitaplar yakilmadan beni yakmak mumkun mudur? Burada bu suclamayi brrakryorum ve aym sudarnamn diger par~aslna geliyorum, lddianarnenin bu paragrafmi yeniden aktanyorum : "Haluk Arkadasim da soyledi. 1970'li yillarda Turkiye'de KUrt kardeslerimizin ulus bilinclenrnesinde mudzevi sicramalar oldu. Ilk defa KUrt kardeslerimizin ~gu kendilerinin ayn bir ulustan geldiklerini aciktan du§unmeye ve biitiin yasaklara karsm ifade etmeye basladilar, Kemalist y6netim burjuvazi i9n ayn bir korkuydu.llk defa Misak-i Milli cetveline ciddi bir itiraz ortaya cikmaya basladr, Bu da Kemalist y6netim i',;in ikinci bir korku oldu," lddianameye ahnan paragraf budur. Iddianamede nrnak i~areti bulunmuyor; ben ekledim, Aynca aS11 metinde trrnak isareti oldugu halde, iddianame bunu da hesaba kamuyor, Aslmda kanlmasi gereklidir; ~nku, su~lanan paragraf "Haluk Aikada§tm da s6yledi" cumlecigi ile

132

133

bashyor. Herhalde Haluk Arkadasirmn soylediklen icin benim suclanmamarn gerekiyor.

Yalruz nrnakh ya da urnaksiz: paragrahan net bir anlam "lktlgml soyIcmck mi.imkiin degildir. Bu, bir yaniyla, Savcihk makammm ozonli bir aktarma yapmamasmdan ileri geliyor. Fakat aS11yamyla dcrgide yer alan

metnin anlasilmaz olmasmdan kaynaklaruyor, SavcLiI~ onundc ve daha sonra tutuklanma talebiyle cikanldigirn DGM Yedek Uycligi onunde de bclirttim; yayimlanan ifadelerin cok buyilk bir bolurntl bana ait degildir. Benim konferanslanmm ~e:?itlibant kaynlanmn ortak bir ozeti oluyor. Nitekim suclanan dergide bu acikca bolirtiliyor vc "Ekonomi Politigin Devrimcilesririlmesine Ciris" incelemesi benim imzamla degil, :?Oylcbir ust bashkla yayirnlamyor: 'Toplumsal Kurtulus yazarlan Bilgesu Erenus vc Yalcm Ki.i<;uk1988'in son aylannda o;e~itli Avrupa kentlerinde d uzenlenen toplannlara kanldrlar. Yalcm Ki.i"uk'un bu toplannlarda yaphgl konusmalan derlcyen ozetlenmis metni sunuyoruz." Burasi .;ok acik; boyle bir actkhk oldugu ve benim de buradaki ifadeleri kabul etmemem halinde, Basin Yasasma gore benim hakkirnda bir dava acilmasi, Degerli Yargiclar, degerli zamammzi almaktan baska blr sonuc dogurmuyor. Ben kendi konferanslanrru, bu sorguya hazirlanmak icin, okudugurn zaman bile pek cok b61ilmiinii anlayarmyorum, Halbuki ben, dile ve yazi bicimine ozen gostermek isteyen bir kimseyim; yayimlanan metnin, her yerinde ve netlikle bana ait olmadrgi buradan da anlasihyor. Kuskusuz benim anlamam yetmiyor; Siz Degerli Yargidara da anJatmam zorunlulugu var, <;iinku yargllamyorum ve ceza tehdidi ile karst karsiya gelmis bulunuyorum. tzninizle, bunu yapmak istiyorum. "Avrupa'run bircok kentinde s6yledigim gibi herkes kendine bir rol bicer. Bizim yazarlanrruz vardir, ben onlarm bir kisrruyla dalga gec;erim. Hie; kimse dunya capmda yazar oImak istemez ama bizimkiler diinya <;apmda vazar olmak istiyorlar. Biitun bu gezilerde surada burada tek ortaya ~lr.:annokta; arnk bizim kendimizin yazglsml Turkiye'de, Turkiye topraklannda yazabllecegimiz cizebilecegimiz bir noktaya geldigimiz. Bunun otesinde de diinya capmda yazar olrnak gibi herkesin kendisine bir misyon bir gorev bicmesi, Ben de Tiirkiye'de kendime baska bir misyon bictim: Belki bu misyonudaha once de cizmisrim ama bugiin daha belirgin; umut sacma, urnut ekme. Ba~ka.~ir:?cy istedigim yok.lnsanl.a1_'lI~l1za Tiirkiye'deki insanlarmuza buradaki insanlanrmza umut e~.m:}'1 istiyorum. Biitun yazrlanrnda, butun "abalanmda zaman zaman buyuk hayretler, tepkilerle karsilanan <;abalanmda, eninde sonunda insanlanrmzm kendi gucune giivenmesi gerektigini anlatmaya "ah~ly~r~m." SU(;lanan mehn boyle ciimlelerle doludur. Herhangl blr savcmm bura-

dan suclanacak bir cum Ie secmek yerine dcrginin en azindan bu sayfa Ianni saygisizhk sayarak atrnasi gerckir; oyle du~iinOyorum. Ancak-oyle olmuyor; beni suclayacak bir-iki cumle bulmak, her tiirJii kaygmm ustune gkiyor. ' Bu paragrafi anlasihr bir dilc o;evirmek zorundayun, SOylemck istedigim vc pek cok ycrdc tckrarladigtm gq,ril~iim sudur: "Herkcs kcndisine bir rol bicer. Bizim yazarlanrruzm c;oguna sorsamz, diinya capmda ya7..ar olmak istemez; insanlar, once kendi mahallelcrinde, koylerindo, kasabalannda unlii olrnak istiyorlar. On istegi mahalledc doguyor; diinya unii yapay olarak eklcniyor. Ancak ben mahalle unu bile istemiyorum. Scnim _ kendime uygun buldugum misyon, gorev, insanlanmiza umut sacmak, insanlannuza urnut ekmektir. Biitiin insanlarirruza, buradakilere, Turkiye'dekilere urnut verrnek istiyorum. Butun yazilanmla, butun cabalanmla, zaman zaman biiyiik tcpkiler ceken, hayretler uyandiran cahsmalanmla, hep insanlanrmzm umutlu olmalan ve kendi gucune giivenmcleri gcrektigini anlatmaya cabahyorum." Yapmak istedlglm budur ve boylece yapmak istodigimi Siz Degerli Yargiclara da anlatrrus oluyorum; daha dogrusu, daha anlasihr hale getiriyorum. "Ban Avrupa'dan Tiirkiye'nin, Tiirkiye'deki Turk ve Kurt devrimcilerinin alacagi hicbir ~ey kalmarrusnr, Yani bizim Tiirklerin buyuk :?dirlerinden, devrirnci sairlerinden Tevfik Fikret'in oglunu Ban'ya g6nderirken 'Ne bulursan al irfan Him adma' dedigi donemlerden sonra arnk hiqbir §cy yok, birinci nokta bu." Bu noktayi ben de anlarruyorum. Ancak ne soylediglmi veya soylemok istedigimi biliyorum. Buraya yazlyorum: "Turkiye'deki Turk ve Kiirt devrimcilerin Ban Avrupa'dan alacagi hicbir ~y kalmamisnr. Biz Turklcrin buyuk sairlerinden, devrimci satrlerinden Tevfik Fikret'in oglu Haluk'u Ban'ya gonderirken, 'Ilim-Irfan adma, ne bulursan al' dedigi donemler arttk geride kald I; arnk ahnacak hicbir sey kalmadi." "Arnk Turklerin ve Kurt devrimcilerinin, sadece Avrupa'dan degil, sosyalist diinyadan da yollanm, somut olarak atacak adimlanru bulmaIan icin bekleyebilecekleri ipuclan azalrmsnr, Benim mesajimm ikinci kismi bu oluyor. " Fakat ben kendi mesajirmn bu kisrruru da anlayamiyorum. Fakat anlatrnak istedigimi biliyorum. Anlasihr bir bicimde yazlyorum: "Arnk TUrk ve Kurt devrimcilerinin, yollanm bulmalan, somut olarak atacaklan adimlan saptamalan icin, sadece Avrupa'dan degit sosyalist dunyadan da elde edebilecekleri ipuclan azalnustir." Bu dii~iinceleri, her kiirsiide ve her ko:?Cde tekrarlayarak yoldas yurttaslarima urnut vermeye e;ah~lyOrum. ~venizme dusmedcn, kopyecilige ve aym oh;iide kendi iiz~rine ka-

134

135

paklanmadan, bu topraklann yarancihgma guven duyuyorum ve bunu aktanyorum, "Ben bir ol~de bir Turkofil oldum, Yani Tiirkiye'yi seven bir insan 01. dum. Tiirkiye'nin kati get<ekJeri, bana, Tilikiye'yi sevdirdi; ancak bu sev~e, bir t.opragl ~~e, yemekJerini sevme, suyunu, havasuu sevme degil· dir, Benim sevgrrmn kayna~ baska yerden akryor. Avrupa'nm bir umut kapisi olmaktan ~lktIgl, sosyalist sistemin diinyamn ~§itli yerlerindeki devrimdleri ?eyecanlandrrma gUcii~ii.yitirdigi bir donemde, Tiirkiye'nin an gerceklerini, acimasiz gerceklerint, incelemek, soyutlamak, yeni bir umut kaprsi yaranyor, Tiirkiye'yi incelemek yepyeni bilimsel acikhklar getiriyor. Ben arnk Tiirkiye'ye bakarak dunyayi daha iyi anlayabiliyorum. Size bunu anlatmak istiyorum, $i)yle sOyleyebilirim: Bundan 150 Y11 ~dar once ~eya.daha fazJa bir zaman once tngiltere'de hiiylik burjuva iktisatcisi DaVId Ricardo idn soylenmis bir soz var; "Bilim onun iizerine yt. kihyordu." Bana oyle geliyor, ~imdi, bilim, biz Tiirkiye'de yasayanlarm iizerine yikrhyor, Bunu, size, bir-iki omekle anlatmak istiyorum." . BenimwAvrupa'dakiw~onferanslawnmm ozli budur, 8u paragraf, dergimizde dogru olarak degll aneak dogruya en yakm bir bit;imde yaynnlaruyor; ~iinkii, arkadaslanm bu du§iincelerimi biliyorlar. Myle dii§iincelerle dolu bir konferanstan sue <;Ikarllabilecegini ise bilmiyorlar ve tahmin etmiyorlar. Bu nedenle ozenli davranmadiklan anlasihyor, Bundan sonra gerekmedigi ol<;iidebozuk metinleri dogrulanyla karstIasnrmayacagun. Bir yerde §6yle soyluyorum: "Benim bazi ~ah§malarlml blliyorsunuz, Aydm Ozerine Tezler dizi ..ahsmamm ~§itli amaclan var." Konferansta uzun uzadiya bu amaci acikladim. Turkiye tarihinin biiyiik modernizasyon hareketlerinden birisinin Tanzimat oldugunu yaziyorum ve ileri siiriiyorum. Burada Kemalist tarih ..i ve yorumculardan tam aynhyorum. Tanzim~tl incel~igtmde §_t' ;iklyor: Aydin bollugunda deg-il ktth< SInda gerceklesiyor, Ah Pasa, R€§lt Pasa, bana gore biiyiik reforrnatorlerdir, ancak zamanm bilgi srokuna gore eksik aydmlardir. Ali'nin medrese o~siilerinde "iyi" bir aydm olmadigi kesindir. Bir sonuc cikanyorum: Tanztmat aydm bol1u~unun degH ktthSImn iiriiniidi1r. "Ve cumhuriyete baknm. Cumhuriyet de miithi§ bir aydm ktthgmda olmus." Bunlan da yazih metinden ben cimbizla <;ekiyorum. G6rii§lerim Ti1rkiye'de ve diinyamn baska yerlerinde bilinenlerin tersidir. . "tkind bu~k modernizasyon hareketini cumhuriyet olarak g6rebili. nz, Ve cumhuriyeta baknm: cumhuriyet de mi1thi~ bir aydm klthgmda do~mU§." Bazi duzeltmelerle anlasilabilir metne donii§tiiriildiikten sonra konferanslardaki ozet bOyle devam ediyor. Tanzimauan sonra cumhuri-

yetin ge¢le§tirilmesi de, samldlSImn aksine, bOyiik bir aydm klthglyla oluyor. "Yani cumhuriyeti yapan insanlara bakryorsunuz 0 halk hareketinin 6tesinde, ~k aok olarak soyleyeyim, kimseyi rencide etmek istemiyorum, ama Kemal Pasa ve Ismet Bey, Fevzi Pasa'yi da ahrsamz yani 1800'lerde dog-muil kusak i9n orta1ama insanlar, Kemal Pasa hicbir ciddi i§e kansmanus. Anafartalar'm falan da balon oldugunu kamtlayabildigime gore oyle ~k ortalama bir adam." Bunlar da konferans metni olarak dergide yaytmlamyor; hi..bir zaman bana ait olamaz, Bu tiir ciimleler, bana ait olmaktan cok uzak duruyor. Soylediklerim sudur: Mustafa Kemal'in Kurtulus Savasi oncest tarihi, Kurtulus Savasi basanya ulasnktan ve modem Tiirkiye Cumhuriyeti kUM rulduktan sonra yazihyor. Tarihte her yeni donem acan kimse, hem tarihi hem de kendi gecmis ki~iligi.ni yeniden yazryor; Kemal Pasa'run 1919 oncesinde hicbir devrimci harekette rolu, onemli pa}'1 oldugunu gosteren hicbir kayit bulamiyorum. Anafartalar'daki kahramanhklanna gelince, i§in basmda, Kemal Pasa'nm kendisi de buna itiraz ediyor; kendisine ait olmadlgml acrklrkla sOyliiyor. Baska ne olabilir; Yarbay Kemal Bey'e, 'Canakkale'den sonra bir yrl hicbir gorev verilmiyor. Bunu, siradan Kemalist tarihcllerin yaptiklan tiirden, Enver Pasa He Kemal Bey arasmdaki bir rekabete bag-Iamak miimkiin degil; hir;bir orduda baskomutan He bir yarM bayarasmda rekabet sozkonusu olarruyor. Kemal, siruflannda da parlak bir ogrenci sayilrmyor. Kazim, Ali Fuat, Kemal'den <;ok daha parlakttrlar. Aynca Osmanlt diizeninde Harbiye'yi parlak bir bicimde bitiren kurmaylar, Makedonya Ordulanna ataruyorlar: Kemal Bey, Suriye'de goreve gonderildi. Biitiin bunlarm otesinde Kemal Bey'in Harekat Ordusu'nda gorev yaptIgml gosteren bir tek kayu da yok; biitiin iddialar, Kemal Pasa ~k sag-lam bir bicimde modern Tiirkiye'nin basi olunea kendisine yaranmak isteyen eski tUihat<;t1artarafmdan ortaya atthyor. Aynea, Kemal Pasa'nm ge<;mi§inita ..Iandiran iddialarla ortaya 9kanlann hepsinin odullendirildigini ve en azmdan milletvekili yaprldrklanm gosterebilmis durumdayim. Amacim Kemal Pasa'nm ki§iligini kii<;illtmek degil, gercekleri ortaya 9kanrken, toplumsal gelisrnenin yeni yasalanm fonniile edebilmeknr.Ismet Bey'in Osmanh Savas Bakanhgi'nda mustesar ve butun hayalinin bir <;iftlik kurmak oldugunu bilenler r;oktur. Fevzi Pasa, en k6tii zamanlarm Osmanh Harbiye Nazm'dir ve iistelik Anadolu'da baslayan hareketi durdurmak icin gonderilen "Nasihat Heyeti" i<;inde gorey ahyor, Ismet Bey, Anadolu'ya bir kez geliyor ve kahp milcadele etmeyi gozune kestiremedigi i<;intekrar Der Saadet'e donuyor.

136

137

~"Gitt.ik1;:dah~ ilgin~ bi~ .teori ortaya 9klyor;" metinden ancak boyle dog~ bir cumlecik aktarabiliyorum. Turkiye'den ~Ikardlglm bu cizgilerlo dl!?dunyaya vc bu arada Ekim Dcvriminc baklyorum. "Cok ~a~lrtlClg6rOniiyor. Bu Ekim Dcvrimini yapanlar kim? Lc~in'in ct.~a?nda olanlar kimlor? Bir Buharin'o bakiyoruz. Kamancv, Zinovyev'i buyuk aydm saymamiz mumkun deg-il. 1~lcrinde clcgin iizcrinde kalan yine de Trotskiy'dir. Trotskiy ise hicbir zaman tam bolsovik olmarrusnr. ~er zaman oynaml~tlr. Devrimcidtr: kuskum yok, ama oynuyor. Buharin ise hem bug fin ovilldiigu kadar onernli degi\, hem de cok sh)lastiktir. OJ. ger ta~aftan Stalin'a geldig~mizde ise, Stalin'j bugunun Turkiye kosullanna gctlTCCckolursaruz, Stalin, Turkiye'deki imam hatip lisesindcn terk bir adarndrr," Duzeltildlgindo anlam ifade eden sdzlerimdcn bir paragrafi buraya ~ktarml~ oluyo~u~. ~ylcce Tiirkiye'yi bilimsel olarak inceleycrek buldu~um ~azl cizgilert dunyamn baska yerlerinde de gOriiyorum. Butun ~:memh~lkl~lann, aY~l~ bo~l~gunda degil aydm klthgmda gerceklesmest, ilk bakista sasrrnci gorulebiliyor. Ancak du~iinduk~ bunun hem normal oldugunu ve hem de boyle olmasi gerektigini anhyorum. "Denim .bu~n ~izinle yapmak istedigim tarnsmalann bir tancsi ~u. dur: Tekelc~.kaplta~l~mc daha baska turlii bakmak lazrm. Ve cok acik olar~k ~unu ~yl:~eb~hyo":_lrn; tekelci kapitalizrn, simdiyc kadar daha cok bIT ~kQnornl~ l.h~~ller .agJ ol~rak incelenmistir. Artik tekelci kapitalizmi yeni devlet blcimiyle, ideolojik vo poUtik agl ile incelemek durumundayiz." ~onferans, bu konular ~~evcsinde donuyor, Bilirnscl ya~am ~udur: Dunyayi gozlersiniz, soyutlama ile bazr iliskiler cikanrsiruz. Bunu, bundan sonraki adimlanrnzm rehbcri yaparsnuz Ben~.m ~:.~pa. konferanslanmda, dogru ya da yanhs ancak benirn on~mli go~ug~~ b.lTyan var.: SosyaJist\erin de buyuk bir yarulgr icinde olduklarim den suruy~~m; ~~kii yanlis yerc.?~klyorlar veya baktiklan yerhakkinda yanhs du§uncelen bulunuyor. Hala kapitalizme bakarak ve bu bakl~~n ~lkaflla~ ~malarla ~.are~et etme~ istiyorlar. Halbuki kapitalizmin yennd: te~k.1 d~ze.n v:ar; ustehk, bu duzen, Lenin'in ileri siirdiigii ol~de kap~tahzrnm bir den veya yuksek asamasi olarak da ortaya crkrrnyor. Onemli bloklan acrsmdan ortadan baska bir realite var; bundan cikarnlacak scmalar kapitalizmden yansiyanlardan farkh olmak durumundadn-, _., Denim. bi~gim!:!go~e bOric bir a9khgl, ,bendcn baska, Sovyetler Birligl nde Pohtburo Uyesl Vadun Medvedev temsil ediyor; ancak aramlzdaki :r~kmhk burada, .. o~a eriyoe. Medvedev, kapitaJizm yerine gelen tekekilis gm ~ok daha.g~,~lu ~e yikllmaz oldugunu samyor ve uyu~ma oneriyor. Ben ISC tekolel duzcnm Ylkllmazhgml kabul etmiyorum.

Suclanan paragrafa gelmoden once, konfcranslaruru, hakkiyla ozetloyebilmek i.;;inbir-iki ozet ekleme daha yapmak zorundayim. Bir kez, fasizmle ilgili olarak ~imdiye kadar sosyalist ve Marksistler tarafmdan gclistirilen vc bcnim "nobet teorisi" vc "tumor rcorisi" olarak adlandirdigim aoklarnalan da g~rli gormuyorum. C;iinkii oncelikle Eylfrl darbcsini ya~dl8Jm ve Eyliilizm icinden ge<;tigim lcin, yeni acskliklara sahip oldugumu dii~iiniiyorum. Eylulizm, bir buyuk korkunun uriinudur ve bunun 6tesinde Turkiye'ye yeni bir duzcni yerlestirme giri~imidir. Bu bakrsla, Hitler'in <;lk1§ml,hem miilk sahiplerinin bilyuk bir korkusunun iiriinii olarak gorrnekle birlikte, aym zarnanda da, jakobcn terorden soma burjuvazinin ikinci teroru olarak degerlendiriyorum. Bu teror donemiyle burjuvazi, kendisi, yeni bir duzene degi~iyor. Tekelsi diizen ortaya crkiyor. "Bunu sunun i'>in soyluyorum: 1970'Jj yillarda burjuvazi acismdan baknguuzda Tiirkiye bunlann elinden kayiyordu. Biz kendi icimizden bakiyorduk ki bizlerde 0 kadar iktidar perspektifi yoktu veya butun bunlan bir potada eritecek orgutliiliik yoktu. Bunlan soyleriz, yakrnmayiz, Butun bunlara yakmdan bakngnmzda Eyliil inanilmaz bir simf korkusunu duydu. Yalruz bu degil, konusmarrun bir bolurnunde soyleyecegim, tekelci kapitalizrnden bahsediyorum. Hepsini .;;ozebilmek durumunda degiliz. Tekelci kapitalizmde hersey luzlaruyor. Haluk Arkadasnn da soyledi: 1970'li yillarda Turkiye'de Kurt kardeslerimizin ulus bilinclenmesinde rnucizevi sicrarnalar oldu. Ilk defa Kurt 'kardeslerimizin ~gu kendilerinin ayn bie ulustan geldiklerini a9k~a du~iinmeye, hissetmeye ve biitiin yasaklara karsm Hade etmeye basladilar. Kemalist yonenm, burjuvazi i~in ayn bir korkuydu. Ilk defa Misak-i Milli cetveline ciddi bir itiraz ortaya ~lkrnaya basladi. Bu da Kemalist yonetim icin ikincl bir korku oldu, Dlyarbakrr saka gibi soyleniyordu." Ben boyle bir paragraftan secilmis cumleler nedeniyle suclamyorum, BOyle bir paragraftan dolayi kimse suclarulrnamahdir, Bu paragrafi bir kez okumak bile son derece k6tii ve anlasilmaz bir ozetleme ile karsi karsiya gelindigim anlamaya yetiyor. Aynca bu kotii paragrafta bile Haluk Arkadasimm soyledikleri trrnak icine ahruyor: bana ait olmadigr net bir bicimde belli ediliyor. Haluk Arkadasnrun soyledikleri de. bantlarda var; a';;lk bir ~kildo buraya monte ediliyor, Aym toplannda Haluk Yurtsever'in sozlerini tekrarlamam i~in hicbir neden yoktur. Arnk bu dava ile ilgili sorgunun sonuna gelmi§ bulunuyorum. Bu nedenle teknik itirazlan bir kenara blraklyorum; Haluk Yurtsever Arkada~lmill bana yiiklenen sozlerini de savunmak zorunlulugunu duyuyorum. Once s6ylediklerimi ozetlemek dururnundaytm ve soylediklerim oZelle ~yle oluyor; 1970 ylilannda Tiirkiye bir i~ sava~ ya~dl. Demirel'in sa-

138

139

nayi kapitalizmine yaslanan politik duzeni, geriye cekmek isteyenlerle korumak isteyenier arasmda kanh bir i" savas yasandi, Solculuk, sanayi kapitalizmine yansiyan demokrarik kurumlan, camyla ve silahiyla korumaya "all§t1. Solculuk icinden bakildigmda bir iktidar pcrspoktifi gostermiyordu ve iktidan alacak bir orgutliihiktcn yoksundu. Aneak burjuvazi icinden bakrmyordu: bu nedenle buyuk bir korku ya§adl.-1970 yillannda bu korku ile Turkiye'dcn cok biiyiik bir sermaye transfer) ge~eklc§ti. Zenginlcr, uluslararasi sermaye oldular ve lsvicre ve benzeri yerlerde villa He mulk aId dar. Eylulizm, bir yamyla, bu korkunun uriiniirlur. Yalmz korku bundan ibaret degil; Kurtler, 1970 yillanna kadar Turklye'de Turk solculanyla aym orgiitler icinde "ah§maYI tercih ettiler ve uniter devlete itiraz eder goriinmuyorlardl. Fakat 1970 yillanrun ortalanndan itibaren kendilerini Tiirklerden ayr! olarak dii~iinmeye basladilar ve ayn orgutlenmelere yoneldiler, 1970 yillannda, Tiirkiye'de Diyarbakir'a pasaport He gtrilecegi soyleniyordu: bu, rejim i9n ayn bir korku kaynagl oldu.Iki korku birlesti ve Eylul darbesi ortaya "Iktl. Eyliil darbesi, korkunun uriinu oldugu icin korkutmayi bir yonetim yontemi olarak ~i. Benim soylediklerim bundan ibarettir. Bunlan, hucreden getirildigim Savcihk makammda da Hade ettim. Bu, hem tutanakta yazih olmahdir ve hem de kismen iddianamede yer ahyor. "Samk her ne kadar savunmasmda bu sozlerin kendisine ait olrnadigrm, ifade etmisse de 21.2.1988 tarihli Savcihk ifadesinde ']970'lerden sonra Kurtlerin ayn politik orgiitler kunnaya basladiklanru, daha once biz Tiirk sosyalistleriyle beraberlerken ~imdi ayn orgiitler kurduklanm ve biz ayn bir halkiz dediklerini savundum, Kiirdistan dernek sue degildfr, ben bunu baska yerlerde yazdim' demek suretiyle yazida yer alan sozleri dogrularrus ve muavvel ikrarda bulunrnustur." Bu paragraft iddianamenin uygun yerinden alarak aktarrms bulunuyorum. Kurt kardeslerim, 1970 yillanna kadar bizlerle birlikte siyasal orgiitlenmcler anyorlardi, arnk ararmyorlar. Bunu herkes biliyor ve ben bu isteksizligi bir cozumlemenln dayanaklan olarak tekrarhyorum, "Biz ayr! bir halkiz dediklerini savundum". Kiirtlerin ayn bir halk oldugunu soylemeyen kalmadt, Ben bunlan sOyleyerek nasil oluyor da, bana yonehilen bir suclamayi dogrularrus oluyorum; bunu hi" anlarruyorum, GaJiba be~ nim bilmedigim bir nokta var ve ben bilmedigim noktayi bilemiyorum. Burada bir noktayr ~k a~lk olarak ortaya koymak istiyorum. Ben Kiirt kardeslerimi Turk olarak gormuyorum. Tiirkiye Cumhuriyeti yurttasi olan Kiirtler var ve Turkiye Cumhuriyeti yurttasi olmayan Tiirkler bulunuyor. Yurttaslik hukuki bir durum oluyor; buradaki ~ziimiemenin dismda kahyor.

Kurt karde~lerimin duygularma ve egilimlerine saygl besliyorum. Bizimle ve benimle, aym ve ortak siyasal orgiitlenme1er icinde olmalanm istiyorum. Ancak olrnak istememe n~enlerini ~dimd,~ a~amlYOrum. Tam tcrsine, bir gun, bizimle ve bonimle ortak siyasal orgutlcnme arayisi i9negirecek olurlarsa, bunun, beni~ .tiiri:imd~.nTur~l~rin bulunmast ncdeniyle olacagma inamyorum. Eyluhzmm Kurt politikasrmn .ve bu tiir iddianamelerin, bu tiir ortakhk araYl~lanm zorlasnrdignu belirtmek geregini duyuyorum. . Degerli Yargiclar, ciddi politikalar i9n sogu~nhy?lm~.k ~~~lul~gu bulunuyor, 1970 yillarmda sadece Kiirt M:~ketl degll, Turkly'~~m diger iki hareketi de radikallesme kanallarma gJrly'o~la~.Hem komu.n~st hareket ve hem de islamci hareket. 1%0 yillanmn ikinci yansmdan itibaren bir yol arayisma ve kabuk degi§tirme sii~~ne .ba§hyor. . Bunun nedeni ~udur: 1%(}y!llannm ikinci yansma kadar Kemahzm, Tiirkiye'de hem komunizrni, hem islamclhgt ve. he~ de K~ hareketini kendi i"ine alrms, uydulasnrmrsnr. Bu, Kemahzmm kendisi acismdan, ~k biiyiik bir basanst sayilmahdir. 1970 ytllanna gelinceye kadar, I~k ve lran'da gii~lu sayilacak Kiirt hareketleri~i~ g~li§?,esine ~~m Tlirk~ye'de geli~ememi~tir; Kemalizm, Kurt hareketini aSlml!eedebildl. Aym donemde, hi"bir bicirnde, radikal bir isla mel hareket do~~adl. .' .. 1970 yillan, hem bir i~ savas ve hem de Tiirklye de Kemalizmin etkisini yitirme donemi oldu. Eyliilizm ise Kemalizmi silah zoruyla tekrar ge~rli klima "abasldlr. . GOriiliiyor; benim yazdiklanmla Tiirkiye'yi algilamak cok daha basit oluyor. Bu basit algrlama imkamm arttIrabilm~k iQn eklemem .y~.rarb olabilir; Tiirkiye tarihinde sadeee Ikinci Mahmud un, Sultan Hall~\ld10 ve ~~mal Pasa'mn belli Kiirt politikalan oldu, Ve ben, Ayd~ Ozenne Tezlerm besinci kitabmda Kemalizmin, Hamidizm demek oldugunu yazarken henuz Kiirt politikasi boyutunu eklememistim. Kemal Pasa ile Sultan.Hamid'in Kiirt politikalan arasmda ~k biiyiik yakmhklar ve para1ellikler var, Bunlan geli§tirmeyi burada birakryorum. ''Samk Yalcin Kiit;iik derlenerek dergide yayunlanan Avrupa konusmalannda Kiirtlerin ayn bir ulus oldugunu, 19?0'li ytl1~an so~a K.iirt: lerin ulus bilincinin luzla geliiltigini, ilk defa Mlsak-l Mll~ cetveline cld~l itirazlar yaplldlgtnJ, Kurdistan demenin sue olmadigiru, Ifad: eder~k ~ luciiluk yapmliltlr. Turkiye'de yasayan insanlann tamarm Turk mil.letinJ olusturur, Tiirkiye topraklannm bir kismma Kiirdistan d~n~mez. ~fIsak-! Milli Atatiirk'iin onderliginde bo'tiin milletin andidtr ve tttraz edilemez,

140

141

Bunlann aksini iddia etrnck Turkiye'yi bolup parcalamayi hedcf alrnaknr. v« su~ olusturur." lddianarne, sonucea, beni boyloco sucluyor. lddianarncnin bu suclama cumlclerinde, no yazjk, dogru alan bir tek satir bile bulmak murnkun olmuyor. Bu bozuk ozetlenmis metnin hicbir ycrinde Kurtlerin ulus oldugunu, nc ben no de konusmalan kanstmlmts olan Haluk Yurtscvcr soyluyor: hicbir bicimdeboylc bir ifade yeT alnuyor. lJIus bilincinin gelisrncsl isc ulus anlarmna gclmiyoT; bilinc, bir olu~umun ogclcrindcn yalmzca birisini meydana gctiriyor. Beni suclayabllmck icin bozukbir metni daha da bozmayi anlarmyorum, Ashnda anhyorum. Nedenleri var. Bir: "Misak-r MiIli, Ataturk'un onderliginde biitiin Turk milletinin andrdtr," Bunlan yazabilen bir Savahk makarnmda varolan bilgi duzeyinden boyle bir suclama ~lkmastna sasmamek gerekiyor. Glinku, Misak-i Milli'nin formulasyonunda ve kabulunde, AtatUrk'iin, 0 zamanki adiyla Mustafa Kernal'in, hicbir rolu bulunrnuyor. Giinkii Misak-i MilIi, Ocak 1920 tarihinde, lstanbul'da Meclis-i Mebusan'da kabul edilivor. Bu sirada Kemal Pasa, Anadolu'dadrr, Misak-i Milli, Osmanh Meclis-i'Mcbusam'nm andidir. lki: Misak-I Milli, oyle bir cografi sirur Q.zmiyor vc yalmzca bazi ilkeler koyuyor. . O~: Misak-i MilIi, Damat Perit Pasa tarafmdan Anadolu'ya gorevle gonderilen Kemal Pasa'mn Istanbul Hiikiimeti ilc baglannt gevseterek kendi adma hareket etmeye baslamasi uzerine, Kemal Pasa hareketinin etkisini karnak icin lstanbul'daki yoneticilerin alnus olduklan bir karardir, Bu karann odak noktasiru, sultarun ve saltanatm korunmast olusturuyor. Dort: Milli Karar'm hangi sirurlan i~erdi8i hi~bir zaman netlikle ortaya konarmyor, Musul, Hatay, Kibris, On tki Ada tarnsmalan Tiirkiye'de hep yapildi ve haU da yapthyor. De~: Bugunku hukumet, Avrupa Toplulugu'na girmek idn basvuru yaph. Avrupa Toplulugu, eninde sonunda, bit Avrupa Devleti projesi demek oluyor. Turkiye'deki iktidar partisi, ana ve yardrmci muhalefet partilen, eninde sonunda bir Avrupa Devleti idnde erimeyi ong6riiyorlar. Bu partilere gOre, Misak-i Milli projesine gore, Turkiye Devleti ortadan kalkiyor. Alb: Misak-i MiIli'yi tarnsmak, itiraz etmek, Tiirkiye'de bir SUt; degildir, Turkiye'nin Greklcrle, Suriye ile, lran'la veya bir baska devlet ya da ulusla birleserek yeni bir devlet olusrurmasnu istemek, Misak-i Milli'ye aykmdtr; ancak hicbir zaman sue degildir.

Yedi: Bana atfedilen bir konfcransta "Misak-i MilIi'ye itiraz ediliyor" dendiginl gorerek, bunu, bir sue saymak, hukukun ve hukuk rnantlgmm t;ok dismdadtr. Bu dava ile ilgili oJarak soylcy .... xeklcrim burada tamamlamyor. Basin Yasasi, benim hakklmda boyle bir clava acrlmasma imkan vermiyor. Ceza Yasasma gore bu iddialara bakarak bana ceza hukmetrnek rnumkun gariinmiiyor. BU ULKEDE SANIK OLMAK BiR KA,MU GOREViojR Hakktmda at;llan \it; yeni dava ile ilgili olarak ve sorgulamam yapI1mak iizere huzurunuza gclm~ bulunuyorum. Her ii~ dava He ilgili olarak, kisaca ve ozeile, soyleyeceklerim sudur: Bu tur iddianamelcr yaztlabildigi surece, ben Degerli Mahkernenizin online, daha cok gelirim. Buna ekleyeceklerim var ve §oyle: Onunuze ve diger Dcgerli Yargrclann karsisrna bu kadar ~ok gelmekten utamyordum. Gevremden utamyordum. Ancak arnk utanmiyorurn, bu iddianameyi okuduktan sonra, arhk saruk olmaktan ve her ay bit kez tutuklanma talebiyle yedek iiyeliginizin onune ~lkartlJmaktan ve en az bir kez de yargdanmak uzere huzurunuza ahnmaktan utanmaz oldum. Arnk hi, utanrruyorum. Nedeni, kisaca ve ozetle, ~udur: Arnk samk olmayi bir kamu gorevi saymaya bashyorum. Arnk bundan sonra toplumsal bir gorevim old ugunu, bundan boyle bir meslegimin bulundugunu d u§uniiyorum. Eger bOyle iddianameler hazrrlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim tiiriimden bir samga ihtiyaci oldugunu d ii§iiniiyorum. Bundan soma da, bir kamu gorevllsi diizenliligiyle huzurunuza gelecegime ve gorevimi yapacagirna inaruyorum, Denim gorevim, hukuku savunmaknr. Benim gorevim, e~itligin, hukukun temcl i1kesi oldugunu savunmakh~ . Benimg6revim, iddia etmenin de bir kamu gorevi oldugunu anlatBenim gorevim, hi~bir hukuk ulkesinde, savahk makanunm keyfilik makarm olmadigmi anlatmaknr. Denim gorevim, Savcihk i§levinin idarenin mi, yoksa yargmm rm bir pa~asl oldugunu tarnsmaknr, Savunmak, anlatmak ve tarnsmanm bir kamu gorevi haline geldigi bir asamadan ~iyoruz. . Arnk bu gorev bilinci benim icime yerle~ti ve bern egemenligi alnna aldi. Eskiden, siyasi polise gotiiriiliirken, tutuklanma istemiyle yedek

maknr.

142

143

iiyeligin ontlne getiriiirken, karsuuza cikarnhrken, hem utamyordum ve hem de korkuyordum. ~imdi hem utanmtyorum ve hem de korkmuyorum. Arnk tutuklanmaktan ve mahkum olmaktan utanmaz ve korkrnaz bit in san haline getirildim. C;iinkii artik yalmzca gorevirni yapugnm dii~ ~iiniiyorum. "Aydin bir giinah k~isi yapilmamahdrr, Kurt ayduu ise masum degi1~ dir bashkh yazida yogun Kurt~U1uk propagandasr bulundugundan yazan Yalcm K~uk ile Yazi lsleri Mudilru Felemez Ak'm gozalnna ahmp sorgulanmalan, dergi merkezinde ve gerektiginde evlerinde arama yaptlmaSI, evrakm ikmaliyle mevcutlu olarak savcihgnmzda hazir bulundurulmast rica olunur." Her ay bir kez yazrlmasi adet olan bu emrin aitmda Ankara DGM Saver Yardimcisi Nuh Mete Yuksel'in adi ve imzasi bulunuyor. Ben buna ne gerek oldugunu bir turlu anlayanuyorum, Benim evim bir kiitilphanedir. Ben evimde aradl~n\l bularmyorum, DGM Savcisimn emriyle evime gelen siyasi ~ube ekipleri benirn evimde ne arayacaklannt bilmiyorlar. Emir, neyi arayacaklanm emretmiyor. Benim aradsguru bulamadigun evimde, ne aradiklanm bilmeyen polisler ne bulabilirler? Eger bir yazunda sue unsuru bulundugu du~iinUluyorsa, bu yazmm kendisinden baska, evimde veya baska bir yerde, su~ kamn ne olabilir; ne olacaksa, siyasi polislere neden bildirilmiyor? Bu bir kanun mudur? Eser kanunsa, Ankara Devlet Guvenlik Mahkemesi'nde bir baska saVCIyardimosi, ornek olsun, lhsan Alpman Bey, ned en bu kanuna uymuyor da, benimle ilgili bir kovusturma oldugunda yazrh eelp . gondenyor ve hatta telefonla bildirtiyor? Eger bu kanunsa tstanbul'da neden uygulanrruyor? Istanbul'da Devlet Giiven1ik Mahkemesi'nde de yargilandim. Siyasi polisier evimden ahp DAL'da hiicreye kapatma emrini almadilar: gerek duyulmadr, Yazryla bildirdiler ve bildirdikleri tarihte mahkemede bulundum. ' BaZI oeM SaVCl Yardrmcilan'mn bana yapnklanm anlamiyorum. Haksiz buluyorum. Yetkinin asilmasi olarak goruyorum yargmm geregi degil, haksiz bir idari islem saytyorum. Ben, Toplumsal Kurtulus dergisinin Ekim 1988 tarihinde yayimlanan on d6rdiincii sayismdaki bir yazidan dolayi sudamyorum. DGM Savcihgl adma hazirlanan iddianame, ~un1an iddia ediyor: "Yazida PKK orgiitunun Turkiye Hiikiimeti'nin politikasmr elestiren gorii~leri yazilmisnr." Boyle bir iddiamn olamayacagim ve bOyle bir iddianamenin Tiirk yargl sistemine layik olmadrgnu kabul edeceginizi umuyorum. Hukurnet politikasim elestirmek sue degildir.

Hicbir ~)rgiitiin Tiirk Hiikiimeti'nin politikasrm elestiren go~lerini yaymlamak da sue olamaz. PKK'nm, Turk Hiikiimeti'nin politikasmi elesdren gOru~lerini yaYlmlamak da sue olamaz. Hangi PKK'nm, iddianamenin PKK tarifini de buraya almak istiyorum. Yukarda aktardigim ciimlenin hernen usnmde ~u ciimle var: "PKK orgtituniin Tiirkiye topraklannm bir kisrmru bOlmeyi hedefleyen ve gayesine ulasmak icin katliamlar yapan, kurdugu pusularla, Tiirk askerini ve polisini vuran kanh bir orgiit oldugu herkesce bilinen bir gereektir." Savcihk makarru, PKK')'l boyle tammbyor; PKK, ger<;ekten, Savcihk makanurun tamttlgl turd en bir orgiit olabilir, Ancak boyle olrnast, ne beni ilgilendirir ne de bu clava nedeniyle Savcthk makarmm i1gilendirmesi gerekir. "Suclu" insan veya orgiitiln her soylediglnin sue oldugu du~ilncesini ceza hukuku coktan asmistrr, Bir sozun sue olabilmesi, bir belli ag.roan crkmasma bash degildir; yasalara gore su~ olup olmadigma bakilmasi gerekiyor.lddianame, aktanlan g6riiilierin sue oldugunu soylemek ve iddia etmek yerine, "Yazida PKK orgiitiiniln Tiirkiye Hiikiimeti'nin politikasmi elestiren g6~leri yazilmrsnr" demekle yetiniyor. Ben bundan dolayi suclanacaksam, buraya her ay gelmeye ve bundan dolayi suclanmamin mumkun olmadignu aoklamaya raziyim, Bunu bir toplumsal gorev saYlyorum. Bir noktanm alnru ~izmek istiyorum. Her gun gazetelerde TBKP'nin Avrupa'daki veya Ankara'da hapisteki Iiderlerinin demecleri yayimlaruyor. Dergilerde yaztlan ~Iktyor. rstp Baskam Ahmet Kacrnaz ile TBKP arasmdaki beraberlik ve aynhk noktalan dergilerde ve zarnan zarnan gazetelerde yayrmlamyor, Ben, bunIar hakkmda, herhangi bir sorusturma a~lldlgml duymadim. SUC;slemedlkleri lQ.n a91mlyor; bunu biliyorum. i Ttirkiye Hiikfuneti'nin politikalanru elestirdiklerini samyorum. Fakat leovusturma acilrruyor, . $u noktarun alum ~izmek durumundayun: Yasalar acismdan TKP, Ttp veya rslP ile PKK arasmda hicbir fark yoktur. Bunlann hepsi yasalann yasak saydlSI orgutlerdir. Boyle olmasma karsm, hicbir iddianamede "Yazida TKP 6rgiitiiniin Turkiye Hukumeti'nin politlkasim elestiren gorii~leri yazrlnusnr" denilerek bir suclama ba~latlldlgml gormedim. rtr, TStP, TKP kadar PKK gOrU~leriniaktarmak da sue degildir. SUIi,ancak aktanlan gOrii~lerde yasalara aykmhk varsa ortaya lilkar. Savcihk, gOrii~lerin farkh aidiyetini gostererek degil, aktanlan g6rii~lerle hangi yasamn hangi maddesinin ihlal edildigini belirterek suclama yapmak durumundadir,

144

145

Butun bunlan bit de sunun icin yaztyotum: Cerok siyasi poliste karstla1jtl~m sorular ve gcrokse Savcihk makarunm tutumu, devletin beni, TBKP'ye kaydctmek icin bit politika karan aJdlgl izlenimi veriyor. Beni TBKP'ye sokmamn devletin ve bu arada Savcihgm gotevi olrnadiguu saruyorum. , "Irak topraklanmn Ci.iney Kiirdistan oldugu soylendiginde Kuzey Kurdistan'm Turkiye topraklan icinde olacagi sonueu ~lkmaktadlt." Kimse inanmayabilir; bu cumleyi de iddianameden aldim, Turkiye'nin Orta~ag cezalandirma anlayisi kadar Abdiilhamit donemini de geride birakngma inanmak istiyorum. Istidlal veya kiyaslama yoluyJa sue yaratma, Turkiye'de Sultan Hamid doneminde yasandi. "Allah muradrrnzi versin" dendigindo Sultan Hamid, yerini aldlgl Sultan Murad'in kastedildigi vehmine kaprhyordu. Cezalandmyordu. "Fasist Saddam yonerimi ordu birliklerini Cuney Kurdisran i.izerine sevkedcrek ~gm en vahsi katliarruru ge~ekleljtirmeye yoneldi." Bunlan aktararak, bir de "Kuzey Kurdlstan" oldugunll anlarmrs olarak ve lrak'm Kuzey'i de Turkiya oldugu i~in, Kuzey Kurdistan'm Tiirkiye'de bulundugunu ispatlayarak sue iljlemi~ oluyorum. Iddianame budur. Bu iddianame i~in soyleyecegim sudur: Beni mahkum edin. Turkiye bu ise, Ti.irkiye boyle gorunuyorsa, ben mahkum edilmeliyim. BOyle gorulen bit ulkede benim mahkum olmam gerekiyor. Aneak bir nokta vat. lcim sizlayarak bu noktayt yazmak zorundayirn: ictmin sizlamasi, DGM Savclhgt kanahyla, devletin bana verdigi onemden geliyor. ABO, Kiirt sorunu ile ~ok yakmdan ilgilendigini gosterdi. Cumhuriyet, bu tapotu haber yaparken 1junlan yazdi: Raporda Turkiye'nin bit 00lumunun 'Kurdistan' sOzci.igi.iile anrlmast, ayrica raporda Amerika'nm Adana Konsoloslugu'nda tam amen Kurt konusuna tahsisli, Kurt kokenli yerli personelin ~ah~hrtldlgmm ilk kez resmen teyft edilmesi Washington'daki Turk makamlanm rahatsiz etti." ABD, ayrmnh bir raporla, Sevr Anlasmasiru hatirlatti ve bu anlasmanm uygulanmamllj olmasma Uz6ntulerini belirtti. Yeteri kadar nrnakh oldugu icin aynca nmak koymadun, Paragrafm tumunii suclanan dergiden aktardirn. Suclanan yaZI altmci sayfada, yukardaki paragran akrardigrm yazi ise yedinci sayfadadir. Yukarda aktardig-1mparagraf, suclanan derginin yedinci sayfasmda yer alan "ABO, Ti.irkiye'nin Saddarn Kiynmndan Kacan Kurtleri Kabul Etmesini Manevra Olarak NiteJendiriyor" bashkh haber-yorumda yazrhyor, $imdi i" sizlatan noktaya geliyorum: Savcihk, beni, Irak'ta bir yere "Gi.iney Kiirdistan'" diyerek "Kuzey Kurdistan" irnasinda bulundugum

iQn sucluyor ve on bes yila kadar hapisle cezalandmlmarm istiyor. Peki, giizel! Fakat aym dcrgide, yanyana bir sayfada, ABD'nin Turkiye'nin bit bolumune, ima yoluyla degil, a9~a ve sozcukleri kullanarak, "Kurdistan" demesine vc bunun Cumhuriyet gazetesinde yaynnlanmasma ne buyruluyor? ABO, Tiirkiye'nin bit bolum iine "Kurdistan" diyorve biitiin gazeteler, bu arada Cumhuriyet gazetesi bunu aktanyor: sue yak. Ben, Irak' In Kuzeyine "Guney Kurdistan" diyormusum, boylece "Kuzey Kurdistan" sdciiklerini akla getiriyormusum ve bunun Tiirkiye'de oldugunu ima ediyormusurn: "u~ var. OsteJik sue on beil ytlhk bir ceza talebiyle birlikte vat. Bunu anlamiyorum. Savcihk, beni, dogu1jtan suclu mu goriiyor; yoksa, cok mu onemli buluyor? Bunu bilmiyorum. "Bans gorusmelerinin baslamasmdan sonra Kurtleri barmdrran ii~ devlet arasinda Kurtlere karsi bir anlasma yapilmasinda inisiyatifi Turkiye ahyor, Turklye, PKK'ya gore bu anlasmaya, "BaZI isbirlikcl Kurt kesimlerini de katrp, oyununu daha genis boyutlu oynamak istiyor." Ti.irkiye bu "e~eve i~inde "insancrl" bir manevraya basvuruyor ve slgJnml~ olan Kurtlerin ve pesmergelerin ellerindeki silahlan alarak kamplara topluyor. PKK, bu kamplara, "toplama kamplan" aduu veriyor." Bu paragrah da iddianameden aldnn. Savcihk makami, bunda, sue buluyor, Bunda hicbir sue yoktur. Bu paragraf, Irak'tan sigman Kiirtler ile i1giliolarak Tiitkiye'de yaprlanlan kaydeden ve bunlann arkasmda iyi niyetli gOri.inmeyen bit plan bulundugunu ileri siiren bir anlanmdtr, En kii~uk bir sue yoktur. Su~ olmayan dii~uneeler, PKK tarafmdan Hade edilmekle sue olrnazlar, 0lmuyorlar. "Zaman i~inde etkisini yitiren Ozal'm bu senaryosu, ABO Senatosu D1~lliskiler Komisyonu'nun raporu aoklanmca tilmden eridi. Cumhuriyet gazetesinin yazdigma g6re ABO Dt~i~Ieri Komisyonu Raporu, Ozal'in bu adnmm 'kendi Kurtlerine ozgurlak vermekten kacmirken lrakh Kurtleri kabul ctmesinin Avrupa Toplulugu iiyeligine y6nelik bir manevra' 01dugunu soyluyordu," . Ben son derece sanshyun. <;iinkii yukardaki paragraf da, Toplumsal Kurtulus'un suclanan saytsmda ve yine sudanan sayfa ile yanyana yedinci sayfada yer ahyor, Nerede ise cumleler ve sozcukler de aymdir: Cumhuriyet gazetesinin yazdtglna gore, ABO Senatosu DI~ lliskiler Komisyonu raporu, Turkiye'nin, Irak'tan sigman Kurtleri kabul etmesini Ozal'in bir manevrasi sayiyor, Peki simdi ne oluyor? Bir olayr, nerede ise aym sozcuklerle ABO degerlendirir ve bunu Cumhuriyct gazetesi yazryor ve sue olmuyor, PKK degerlendiriyor ve Toplumsal Kurtulus aktanyor; sue oluyot! Bunlan yazarken benim icim slzhyor,

146

147

Bcnimle ned en ugra§lhyor; hi~ anlamiyorum. Turkiye'de iki hukuk mu yaranlmak isteniyor; bilemiyorum. Washington, Turkiye'nin bir parcasma "K urdistan" diyor ve Cumhuriyet bunu yazryor: sue yok. AN AP Milletvekili Nurcttin Yilmaz, ustelik meclis kursusunde dedegil, "Kurt yokturdemek boluculuktur" onermesini ilan ediyor ve verdigi dernecte "Kurdistan Devleti" sozlerini telaffuz ediyor; sue olmuyor. Washington, Turk Hukumeti'nin Irak'tan kacan Kurtleri kabul etmesine "manevra" diyor ve su~ sayrlrmyor. Ben ise, Irak'm bir pa~asma "Giiney Kurdistan" dedigim iddiasiyla, Ozal Hukumeti'nin Irak'tan Turkiye'ye slgmmak isteyen Kurtleri kabul etmesini, PKK ile mii.cadelesinde bir "manevra" saydigrm gerekcesiyle suclaruyorurn, gozaltma ahmyorum, tutuklanmam i~n yedek uyeligin karsssma ~Ikanhyorum, serbest birakihyorum, bu yetmiyor, evime gittigimde gsyabimda tutuklanmam icin, evimde .;ah~lrken ahmp Merkez Cezaevi'ne konmam icin, heyetinize yeniden basvuruldugunu ancak dosyap incelerkcn ogrcniyorum. Hukuk bu ise, beni mahkum edin. Turkiye'de savcrhk kavrarm bu ise, ben hapiste yaemayi tercih ederim. Aneak bir nokta var, Zamaruruzi aldim: bir kamu gorevi saydrgtm icin bunlan yazdim vedillendirmeye ,all~t1m. Yoksa, bu suclama He benim hicbir ilgim bulunmuyor. _ Ankara Emniyeti Siyasi Subesinde, Ankara DGM Cumhuriyet Savcihgl'nda, DGM Yedek Oyeligi oniinde, suclanan bu yaziyla benim hicbir itgim olmadigmi soyledim, BaSIl! dergide, bu yazirun ilzerinde benim ismim veya irnzam yok; bulunmuyor. Dergide bu yazl ile benim aramda bir bag kurmak icin en kii~iik bir iz bile gorunmuyor. Butun bunlar acik iken, Basin Yasasr'run ilgili maddesi, yazi isleri mudiirlerinin, bir yaziyla ilgili yazar soylemeye zorlanamayacagi hukrnu ortadayken, DGM Yedek Uyeliginin, Savcihk tutuklama istemini reddeden karan da bu yondeyken, ben yine de boyle bir sudama ile karst karsiya birakthyorum ve huzurunuza ahmyorum. Simdi Savcihk iddianamesinden uzun bir aktarma yapiyorum, Samk Yalcm Kilcuk'un bu yazmm kendisi tarafmdan yazilmadigrru ancak; derginin Yazi Isleri Muduru Felemez Ak, Emniyet ve Savcihk ifadelerinde bu yazmm Yalcm Kucuk tarafmdan derlendiginl soylemektedir, Felemez Ak'm Emniyet ve Savcihk ifadelerinin arasmda OCM Yedek Uyeligintn 24.1.1989 tarihli ve 1989/29 D. i~ sayrh karannda belirtildigi gibi ~eli~k.iyoktur. Felemez Ak, konu He Hgili olarak 5.12.1988 tarihli Emniyet ifadesinde soyle demektedlr: ... 6. sahifede yer alan "PKK: Uluslararasi Komplo Var" bashkh yazl}'l Yalcm Kii~k derledi, ben yazl isleri muduru olarak derginin Ekim 1988

tarihli 14. sayrsmda bu yazmm yayrmlanmasma karar verdim, Kendisl bahse konu yaZI}'l PKK'nm yurtdisi baskih yaym orgam Berxwedan dergisinden esinlenerek yazdigim bana soyledi, Den, bu yaztYI, Berxwedan isimli dergilerdeki konularla karsilastmp basilrnasma karar verdim, Benim, yazmm hazirlanmasmda herhangi bir kat kim yoktur. 6.12.1988 tarihli savcihk ifadesinde ise yazt Yalcm Kii~uk tarafmdan derlenmis, PKK'mn yaym orgam olan Berxwedan isimli dergiden almarak aynen dergiye konulrnustur, denilmektedir. Goriildiigu gibi Felemez Ak'm Savcthk ve Emniyei: ifadeleri birbirini dogrulamaktadll." Ne yazik, birbirini dogrularmyor. Iddianamenin iit; paragrafmi aynen aktardrm. !?imdi s6yleyeceklerime geliyorum ve birincisi sudur: Savcihk, Felemez Ak'm polis ifadesini ay· nen aktanyor. Buna karsihk, Savcihk'taki ifadesini, nrnak i~nde vermeyerek, ozetlemeyi tercih cdiyor. Bu rnannga uymuyor; ~iinkii, polis ifadesi daha uzun ve Savcihk ifadesi daha ktsadrr, Uzun olamn tam ve kisa olamn ozet olarak aktanlmasi, rnannkh bir aktanmdan bir sapmayi gosterir. Nerede sapma varsa, ii.zerine giderek analiz etmek gerekiyor: bu, benim, bilimsel arasnrma yontemleri arasmda son derece verimli saydlglm bir ilkedir. Bu ilkeye uygun olarak, Felemez Ak'm, bu iddianameyi hazirlayan SaVCI Yardunctsi onunde verdigi ve altmda Saver Yardnncisi N. Mete Yuksel ile birlikte imzasnun bulundugu Savcrhk ifadesiniayncn aktanyorum:

148

"Toplumsal Kurtulus dergisinin Ekim 1988 tarihli 14. sayismda 9kan 'PKK Uluslararast Komplolar' bashkh yazl hcrhangi biri tarafmdan yazrlmanustir, Yalcm Kii~iik tarahndan derlenmis, PKK'nm yapn orgam Berkvaben isimli gazeteden almarak aynen dergiye konulmustur ve yazida da herhangi bir sue unsuru yoktur." Ne yazik, Savahk makammm iddiasirun tam aksine, Felemez Ak'm polis ve savcihk ifadeleri birbirinin tam karsindir. Savcrhkta Felemez Ak, sozkonusu yazirun hi.; kimse tarahndan yazilmadignu ve PKK yaymindan aynen ahndigmi ve bunu kendi karanyla yayrmladsgnu acikca ifade ediyor. BOylebir durumda Savcihk, benim hakkimda, nastl clava acar? Ben, Basin Yasasi dismda bit suclu muyum? Savcihk makarm, yaziyla benirn aramda bag oldugunu gosteren hicblr kamt sunmuyor. Yazi lsleri Mudfuii yazmm hie kimse tarafmdan yazrlmadigim soyluyor, Kaynak bir dergiden almdiguu ifade ediyor. BOyle bir durumda, benim hakkimda, 142/3--6 sevk maddesiyle nasil dava aolabtlir? Alnno hkra basin yoluyla i~lenen suclar i.;indir. Yazr Isleri Mudunl bu yazinm hi~ kimse tarafmdan yazilmadrgnu s6yluyor ve ben yazmadiguru tekrarhyorum: boyle bir du-

149

rumda, benim bir basin SUI;U i,?ledigim nasil ileri surulebilir? lkinci nokta sudur: Bir yaym organmda yazi ili1eri mudurleri, geien yazilarm hepsinin kaynaklanm bilrnezler, Baska cahsanlar, genel yayrn yonetrnenleri ve digcrleri var: yazi isleri miidiirleri yazlyt yayimlamaya karar verirler. Yayimlarnaya deger gorurler ve yasal bir engel gormezlerse, yayrmlamaya karar verirler. Yayimladrklan takdirde de Basm Yasasi ~ersevesinde sorumluluklar i~ler. Savcrlar, bas," yoluyla i~lenen suclarda, Basin Yasasi dismda hi~ kimseye sorumluluk ve sue yukleyemezler. O~iincii nokta sudur: Arnk Emniyet Siyasi ~ube sorgutamalarmda herkesi ve her olayi bana baglamak bir adet oldu, Siyasi poliste hie tammadlSlm kimselerden, bir yaym! benden aldrklan veya benim "yandasim" olduklan yotunda ifadeler ahndiguu biliyorum.. . "Tahminen 15 gun kadar once Yalcm Ku~k Hoca, Bilgesu Erenus lie yurtdisma, Almanya'ya gitti1er. Orada Haluk Yurtsever He gorusme yapip ~C§itli konularda ve kurulacak a9k devrimci pam konusunda konferanslar duzenleyeceklerdi, Yapilacak konferanslara, kacak olarak yurt di!?mda bulunan kacak 6rgiit mensuplan da kanlacak. Yani Bilgesu Erenus ve Yalcm Kii~k yurtdismda konferans verirken kim olursa olsun kat.Jilr. Aynca Bilgesu Erenus ve Yalcin Kii~k yurtdrsmda Danimarka'ya giderek Fadil Olmez isimli Toplumsal Kurtulus dergisinin Danimarka remsilcisi ile ga~eklerdi. Baskaca Fransa ve diger Avrupa iilkelerine gidip yukarda belirttigim kori.ularda konferans verebilirier. Yalmz ben bu §ahlSlann yilbasmdan 1-2 giin once tekrar yurda doneceklerini kendilerinden duymustum, Yurtdismda Paris'te bulunan Temel Demirer isimli ~ahls zirn Toplumsal Kurtulus dergisine her ay yayimlanmak iizere yaZl ve sur gondermektedir. Fransa'ya Bilgesu Erenus ve Yalon Ku~ii.k ge;tiklerinde Ternel Demirer isimli phlsla da g6rii~ecekler. Aynca dergiye yurtdismda bulunan miistear isimlerle yaz! yazan1ar ve gonderenler vardir, Ancak derginin i~erigine uygunsa yazilan dergide yayrmhyoruz." Bu, Ankara Emniyeti Siyasi $ubesinde ahnan polis ifadelerinden birisidir. Felemez'e aittir ve dosyada bulundugu i\in aktanyorum. Ben Avrupa'ya gittigimde, polis, Gene! Yaym Yonetmenimiz than Akahn He Yazt 1§leri Miidiiriimiiz Felemez Ak'i Ankara DAL'a ahyor ve benim Avrupa'da ne yapacagun, kimlerle g6rii~gim, ne zaman d~necegim k~~usunda "srrlar" 5greniyor ve bunu Ankara DGM Cumhunyet SaVCillgI na gonderiyor. Pek cok gazete ve dergide, yurtdismda siyasi .miilt~i ol~rak ya~~yan, Emniyet sozculerine gore "kacak" olan pek cok kimse lie mulakat, lOportaj yayimlanryor, bunlar dergilerde yazi yazryorlar, Herkes her yerde ya~ zlyor ve herkes herkesle goru§iiyor; yazllar ve gOrU§meler bile gazetelere

~!-

ilan konusu oluyor. Ama ben? Dorduncu nokta sudur: Eskiden yurtdrsmda basilan yaymlann <;ogo yalrnzca bana geliyordu. Ben de dergiye veriyordum. ~imdi ~{'m bunlar dergiye geliyor ve hem de bu tiir yazilar, Toplumsal Kurtulus un yurtdisi temsilciliklerinde haztrlanarak dergiye g6nderiliyor. Benim yiikum azalml§ bulunuyor. Dergi, kendisini kabul ettirdikce benirn katkun azahyor ve baskalannm katkisi arnyor. Birinci dava He benim i1gim yoktur. Ikinci davam, on besinci sayida yayimlanan "Problematik ve ~gramatik A9dan Devrimd Parti" bashkh incelememle i1gili oluror. l~dlan~meden anlasildigma gore, ben bu incelememle, ii~ ayn sue birden l§leml~ bulunuyorurn: ancak, Savohk ma~ml, beni, bir kez su~ i~lemi§ saytyor ve iigili ceza maddesinin yalruzca bir kez uygulanmasrru isnyor. Tesekkur ediyorum. .. . Fakat yine de bana yiiklenen ii~ sucu ayn ayn ele almak isnyorum. BIrincisiyle bashyorum: "Sarugm Tiirkiye devrimcilerine verdigi m~a;cta Lenin'in z~mam~dan daha ileri bir 9zgiden baslama sansma sahlp olduklarmi beli~esl, iktidann ilk guniinde metamn ve pazar illskilerlnln kal.d~nl~ca&m .~rle- _ mesi ve diger mesajlar, yukardan beri vurgulayageldigimiz komunizm propagandasiru tamamen percinlemistir." . Birinci sucum budur. Bu sue bana gOredir. Diinyamn baska bir yennde ve Turkiye'de bu sut;:ilk kezortaya cikiyor. .. Bir: Lenin'in yapugim yapmayacagirn ~imdiden ilan eden bIT kimsenin suclu ilan edilmesini ilk kez goruyorum, lki: Lenin'den sonra Stalin'in, Hrusef'in, Brejniyefin .. Andopov'un .. <';emenko'nun ve nihayet Carbacov'un yapnklanm yapmamayt vaad etmenin komiinizm prcpagandasi sayilmasiyla ilk kez karsilasiyorum, "Meta" i1i~kisiyerine "urun" iliskisini koymayr istemek sue sayrlryor. Savcihk rnakarru, bunlarm sue ola~i1~egini han.gi ceza yasasmdan veya bilimsel kitaptan t;:lkanyor; bunu bilmiyorum, G6stermek durumundadir, Eskiden Savcihk makarm i9n bir suclarna yonremi vardi: "Marx, Engels, Lenin .. Stalin soyledi ve yazdi" deniliyordu. Sa~lglR s6yledi$i. vey_a yazdlgl He bunlar arasmda bir yaktnltk veya paralelhk, suduluk 19n bir karine ve <;okzaman da ispat sayihyordu, ~imdi ise uzakhk sue sayihyor '. Artrk Savahk makammm suclama mant:l8J degi~mi§ g6riiniiyor. Yeni rnannk §udur: "Yalon Kii<;iik sOyliiyorsa, mutlaka bir sUIO vardir," Ceza mantlg! benim ol<;iimegore degi§tirilmek isteniyor. .. Dort: "Ikndarm ilk giiniinde bir disiplin olarak siyasal iktisat kltabl

o-~:

150

151

kapanlmahdrr. Siyasal iktisat tarih sahnesine burjuvazinin iktidara yukselmesinin yasalanm inceleyen bir bilim olarak okiyor." Bu paragraf da iddianamede yer ahyor ve ben, siyasal iktisat ya da daha yaygm adiyla ekonomi politik kitabuu kapatmayi planlamak sucuyla yargdamyorum. Bu yeni bir suctur ve benim i9n icat edilmis oluyor, Ancak yine de sorrnam gerekiyor; Turkiye'de nerede, "siyasal iktisat kitabi" okutuluyor ki, ben bunu kapatmakla sUt> i~lemi~ oluyorum. Turkiye'de hit>bir iiniversitede acilrnarms bir kitabt kapatmak istemenin sue sayrlmasiyla da ilk kez karsilasrhyor, Ancak burada bir baska nokta var. Savcihk makarm, beni sudarken, incelememdek.i bir paragrafJ. tam yansmdan ikiye kesmis gorunuyor, lkinci yanyi alrmyor, Tarnarmm aktanyorum: "lktidarm ilk giiniinde bir disiplin olarak siyasal iktisat kitab: kapanlmahdir, Siyasal iktisat tarih sahnesine burjuvazinin iktidara yukselmesinin yasalanm inceleyen bir bilim olarak ,lkIyor; sosyalizmle birlikte sona eriyor. Sosyalizmle birlikte siyasal iktisadm yerini, kendisi bir bilim olan, sosyalizm altyor. Sosyalizmde, sosyalizmin siyasal iktisadr bit garabettir; Tiirkiye'de yeni bir iktidann boyle bir _garabete de son verecegini dii§iiniiyorum." Sana sue giydirmek icin, Turkiye'de hukuk da tersine cevnliyor, Sovyetler Birligi'nde "ekonorniceskaya politika sotsiyalizma" var; bu kitap okutuluyor, Lenin zamamnda da okutuluyordu, Ben bunun bir garabet oldugunu yazlyorum. Suclu bulunuyorum, Bir parantez a~mak istiyorum, Bu iddianamede iki egilim g6rUyorum. Biris], benirn reel sosyalizme yonelttigim elc§tirilerden dolayi cezalandmlmak istenmemdir. Ikineisi, benim TBKP'ye kaydolmamamdan duyulan rahatstzbkoluyor. _ Bunlarr cok net gl'kiiyorum ve yaziyorum, Bir inceleme He i~ledigim ikind sucuma geliyorum, "Saruk, Mehmet Ali Aybar, Behice Boran, Sadun Aren, Hikmet Krvilcimh gibi etkili bir sol hareket yaratamadiklan 19n veya bu ki~ilerin §ahw siyetleri itibariyle tenkit etmi~tir." Bu inamlmaz d.i.mle de Savcihk iddianamestnde yer ehyor, Turkiye Cumhuriyeti tarihinde, omiirlerinin giizel kesitlerinden birer b6liimiinii ceza maddelerinin uygulanmastyla hapislerde gecirmeyemahkum edilmis bu gii.zide insanlan el~tirmi~ olmam, benitn de, cezaya ~arphnlarak yeniden hapse konmamm gerek~si yaptlmak isteniyor. lnarulmasr t>Ok zor; benim ol~me gore bir ceza sistemi kurma ~balan devleti nereden nereye gOtiiruyor. ~imdi bashyorum.

"Varsova Pakn iilkelerinin,. 1968 miidahalclerini 'Dubcek reformlan sosyalizme aykmdir' diyerek degil<";ekoslovakya'mn bu hareketinin dunya sosyaltst sisteminin diinya kapitalist sistcminc karsr bir mcvzi kaybedilmesi olasihgimonlemek i~in yaprldigrm dii~iinerck tasvip etmistim, Bugun de aym ~kildc degerlendiriyorum, Dubcek reformlan bir anlarnda erken, diger sosyalist ll1kelcrle i~bir1igi ve dayamsma i9nde yapilmamt~ giri~imlerdir. Bir darusma yapilabilseydl, boyle bir miidahaleye gerek kalmazdi, BOyle bir damsrna yaprlrnamasmda mudahalc eden gii~lcrin kuskulanrn hakh 9karan bir yan vardir." Bu paragraf benim incelemernde yer ahyor ve Profesor Aren'in, Sovyetler Birligi'nin <;ekoslovakya'ya miidahalesinin yirminci yih nedeniyle bir dergiye verdi@. miilakattan 01dugu gibi akranhyor. Profesor Aren'indir ve ben akrarrms oluyorum. Aktarmanm hemen arkasmdan benim incelemem ~yle siiriiyor: "Bu sozler son derece iiziiciidur; neresinden bakilsa iiziicii goriiniiyor, Hertaran ~rpltma ve bile bile gercek dl~t aciklamalarla dolup ta~lyor. Bir paragrafta bu kadar ~arpltmanm nast! yaprlabilecegine sasmyorum, Bunlann bir bOliimiinu birakryorum. Sadece iki noktaya deginiyorum; biitiin dunyamn gOzu onunde Otto ~ik ve Dubcek adiyla her tarafta tartl~llan <;ekoslovakya reforrnlanmn diger sosyaJist iilkeler tarahndan bilinmedigini ve tarnsilrnadiguu soylemek, cocuklara rna sal anlatmak oluyor, Fakat bu 0 kadar onernli degi1; onemli olan Profesor Sadun Aren' in, bu sozler Sadun Aren'e aittir, yalmzca damsrlmadigi iQ.n Varsova Pakn tanklanmn Prag'a girdigini ve bunun dogru oldugunu soylemesidir." BOyle bir elC§tiri yaptyorum ve Savcihk, beni, bOyle bir el~tiri yapngun iQ.ncezalandirmak isriyor, BOyle bir suclamadan dolayi verilecek biittin cezalara razi oldugumu a'$lklamak istiyorum, Ancak ben bu incelernernde yalmzca Sadun Aren'i el~tirmedim; bar ka du~iinceler de ileri surdiim. Incclemern, kaldt8J yerden, §i:>yle devam ediyor: "Cok a<;tkyaziyorum: Sadece dan~llmadtSt iQ.n bir sosyalist iilkenin tanklannm baska bir sosyalist iilkenin topraklanna girmcsini tasvip etmek, sosyalizm dii~manhgldtr. Anti-Sovyetizmin kaynagnu bu tiir ~lklamalarda da aramak gerekiyor. A9k devrimci partiyi, bu tiirlerden korumak ve uzak tutmak zorunludur." Bunlan da yazmis bulunuyorurn. Beni TBKP i~inde gormek isteyenlerin bu sozlerimi su~ saymalanm anlamaya <;ah~lyorum, "Fransa ve Fransizea, Gen'i Osmanh ve Gen~ TUrk ge1eneklerine de uygun olarak, 1940 yillannda ve 1960 yillarmm ilk yansmda da, Ttirkiye solculugunun tek kaynap olmayt siirdiiriiyor. Bu nedenle, Yirminci Kongre'nin kararlan ve etkileri de, 1950 yillannda, Tiirkiye'ye Fransa'dan

152

153

ve FranS1ZCaolarak ginyor. FranS1ZKomiinist Partisi, kendi snurlarnalan
icinde, Yirrninci Kongre'nin kararlanm abartmaktan baska bir yo! bularmyor; Fransiz Komiinist Partisi'nden on ytl sonra da, parlamentodaki on

bcs temsilcinin onerninl abartarak, Ankara'da Aybar VI."! Boran, ban~il ve parlamentcr yolu mutlaklasnnyorlar." Bu paragraf da incelornemdc yer ahyor ve Mchmet Ali Aybar ile Behice Boran'i, bir temel konuda, goriif?icrini, Fransa'dan aldiklan gerekcosiylc closnriyorurn. 1%5 yilmda parlamcntoya giren on bes temsilciye bakarak, parlamenter mucadcleyi ve yolu mutlaklasnnyorlar. Bunlan yazlyo· rum ve Savcrhk rnakami, Mehmet Ali Bey ile Behice Hamm i~in koruyucu i§levini iistlenmek istiyor. Her ikisinin de lhtiyacr olmadl@.m biliyorum; ancak Savcihk, bana SUt;giydirebilmek icin boyle bir yolu zorunlu buluyor. "Doktor Hikmet, 1960 yillannda sosyalizmi degil 'Ikinci Kuvayi Milliye' harekcti yaratma pesine dii~iiyor, Mehmet Ali Aybar ise a~lk~ Ikind
Kurtulus Savasi'ru acryor,"

Be paragraf da incelememde var. Bicern, hem Hikmet Kivilcrmh'yi hem ~e Mehmet Ali Bey'i el~tirdigimi gosteriyor. Elestiriyorum. "Once bir noktarun saptanmasi gerekiyor; 1960 ylilannda ortaya cikan eklektik sol programm yamalarmdan pek azi, bu yillann damgasiru taill· yor. Hem 'demokrasi' hem de baglmslZhk' ~izgileri ve bunlar olduktan sonra davet almadan gelen popillizm, daha onceki donemlerden geliyor. Dernokrasi cizgisi, lkinci Savas'm sonunda pratik bir ivme alan ve Turkiye'de Bayar-Menderes 9k1f?tntnc;ersevesini asmayan bir etkilenme, populizrn de 1940 ylilannda Turklye komunistlerinin Kemalist bayrak altmda erimek icin sanldiklan gerek~ ve baglmslZhk ise, Bayar-Menderes doneminde Turkiye'ye kadar uzanan Amerikan boyundurugundan kurtulmak icln Kemalizmin ronesans programl olarak ortaya ~lklyor. Bunlar icinde l%0Y'llannda ortaya cikan ve polirik bir bayrak olarak kiitlelere gotiiriilen sadece baS'mslzhk c;izgisidir; aneak bu eski bir programl yeniden ya· satrnak adiyla sunuluyor. Bu donernde baglmsuhk programl, lkinci Kuvayi MiIliyeciJik ve Ikinci Kurtulus Savasr bayraklan birbirinin yerine SC" Scbiliyor ve birbirinin yerine kullamhyorlar, "Birinci Soguk Savas donernlerinin izlerini ta~tyorlar. "Yeteri kadar sosyalist olmarnayi anlanyorlar, "Yeteri kadar sosyalist olmama, Tiirkiye sosyalist hareketinin birincil ve 01umcul hastah~ olarak zararh etkisini surduruyor," Ben bunlan yaztyorum: Aybar, Boran ve Aren't yeteri kadar sosyalist olamadiklan icin elestiriyorum, Sosyalizm sOzcii.giiniin hem baglmslZhk~lh~ ve hem de geniil ytglnlann kanhrru anlammda demokratik olmayi

i~rdigini ve bu nedenle ''baglmslzhk, demokrasi, sosyalizm" t1~lemesini kul1an~amn "~b-l Ali Kapisi" demekten farksiz oldugunu yaziyorum, ~syahzm, b~glmslzhgl da anlanyor: buna karsm "sosyalizm" sozcugii. nun yantna bir daha "bagirnsizhk" kclimesi eklendiginde bir anlarn kuvvetlendi~esi degil, program ve politik mucadele zaytfhgllun ortaya cikh.~l~l, boylece kapitalist vc kapitalizan guclerle kopru kuruldugunu ileri ~uruyorum. Sosyalizm mucadelesinde, aynca bir "demokrasi" sozciigii. dave etmenin, burjuva parlamentarizrnine kapi acmak oldugunu belirtiyorum. $unlarl da yazml~ bulunuyorum: "Sosyalist miicadele bayragl acilrrken .bu bayraga 'demokrasi' ve 'bagunsizhk' yildizlan dikmek, henuz so~yahst ~Imamak demektir. En hafif yakisnrma He burjuva demokratizm~ ':,e kap~.ta.~izmininileri~~li.~ gii:~ii.konusunda kompleksli olmayi anlanyor. Bu goruf?lere ve bu goruslerime tahammiil etrnek gerekiyor. . "~ri~i yeemis yasmda bir sosyalist ulkede, toplumsal yonetime, genlf?kutlelerm :am ve gecikmi~ kanhrruru saglamak iizere onplana C;lkartl. l~ ~~o~ahzasyo~. progranum, sosyalist iktidar ic;inheni1z ka psamh ve gu~lu. bI~.slr.a~l .. rgutl~nmed~ yoksun bir baska ulkede, sosyalist mucao d.~enm ustunu orten bIT ~al haline getirmek bir kusbeylnliliktfr ve taklitQlik oluyor. Bugun Turkiye'de bii.tun hareketliliklerini dalgalandiramadiklan 'demokrasi' bayragrmn altmda otunnak olarak goren tum tOvbe· karlan kus beyinli saydtgtml saklamryorum," Bunlar da incelememde var ve §unu ekliyorum: Devlee, bana eahammill etmek zorundadir, Bunlan yazrms olan bir kimseyi burada ve hicbir yerde mahkum-etmek mumktm degildir. Ben. "d~rim" ve "sosyalizm" sozcuklerini aglZlarmdan du§urmezler· ken, Mihail Carbacov, "demokrasi" sOzcii.gunu agzmdan diif?unnemeye ba~la~nca, ba§~ burun sozcukleri unutarak bir papagan gibi Carbacov' u takht edenlen kus beyinli olarak niteliyorurn. Bunlar tovbekardlrlar. Bunlarla beraber olmak istemiyorum. Bunlan soylii.yorum; Savcihk makammm kus beyinliligi bana karst savunur bir duruma du~memesini istiyorum. Savcihk makarm, hukuk platformunda kalmak zorundadrr, Savohk makarm, politika dismda kalmahdir. Ben kendi beynimle dUf?iinmeye ve yazmaya devam edece8lm. Ben sosyalistim. ~~dimi saklamaya ihriyacnn yok; aynca bit de "bagJmSlZ" sOzciigii· ne ihtiyacim yok. (unkii baglmslz diif?unebiliyorum. <;iinkii Carbacov yeni sozcuklerle ~lktnca hemen bunlara kaprlrmyorurn. BOylece de "50S· yalizrn" sOzciigiiniin yamna "baglffislz" sozciigunu getinnif? olanlardan

154

155

~ok daha baglmslZ ve "demokrasi" sozciigiinii ekleyenlerdcn de cok daha demokrat oldugumu gosrermis oluyorum. Bu bir ispatnr, S6ylediklerimin dogrulugu bana bakilarak ispat edilebiliyor. Beni TBKP'ye iten devlet zorunun yamnda, Savcihk makammm bir de Carbacov sOzciiklerini ceza tehdidiyle, onume koymasma esef ediyorurn, "Bagimsizhk programmm sosyalizm mucadelesinde yer almasi, Kemalizmin bir sizmasi ve burjuva gorii~lerin kalmnsidir. Bu program, So': guk Savas donemini hareketsiz veya en ~k burjuva hareketler i9nde ge~iren basta Mchmet Ali Aybar, soma Behice Boran He sol hareket i~inde bir g6rii~ iiretmekten daha cok baskalanmn urettigi g6rii§lere kanlmayi bir kisilik haline getiren Sadun Aren bir tarafta, Dogan Avcioglu ve arkadaslan digcr tarafta ve Soguk savas doneminde etkili bir sol hareket yaratrnayi basararnayan Hikmet Kivilcimh orta yerde, hep birlikte sosyalizme tasidiklan bir vurgulama oluyor. " 'Baglrnslzhk' misafir olarak geldigi evde ev sahibini kovan yavuz kirnse omegi, Kemalizmin, sosyalizrnin prograrmru golgeleme caba ve ba§ariSI olarak goruniiyor. Cecmis miieadeleye saghkh bir bag i§levini asarak ricat i,in bir kOprii fonksiyonugoruyor, "Dernokrasi, aynr kadrolarm, 1940 pratiginden kalma §artlanma ve 1950 yrllannda hicbir muhalefetin i<;inde olmamalanrun yarattlgl kompleksi yansmyor, Behice Boran ve arkadaslan, 1940 yillarmda parcasi olduklan aydm muhalefetini politiklestirme asamasmda, Bayar ve Menderes'in burjuva ve damsikh muhalefetiyle bir 'cephe' arayl~1 icine girecek ol<;iide sulandmyorlar, Aybar ise bu donemde Turkiye soluna en onemli ve olumlu katktSI olan CHP kar~ttll~m a,lyor ve burjuva muhalefetten uzak kalmaya ozen g6steriyor; ancak savunma ,izgisi hala demokrasi perspektifinin dl~lna QkmJyor. "Teorik planda, 'baglmslZhk' ve 'demokrasi' programlanm sol mucadeleye tasimak, kapitalizmden umudu kesmemeyi anlanyor. Burjuvazinin insanhgmm ve Turkiye'nin ilerlemesi i<;inhala yapacaklanmn kaldlgl ve bulundugu inancuu ta§lyor. "Baskasi dii§iinOlebilir mi? l~ sirufirun y6netirni olan sosyalizm i<;in rnucadele kabul edildikten sonra, bag-Imh i1i§kiveya geni§ kiitlelerin her karara en geni§ ve en aktif bir bi<;imde katdmalarmin dismda bir y6ntem akla gelebilir mi? Sosyalizm prograrrumn yerine, aynca 'demokrasi' ve 'ba~msizhk' <;izgilerinin du~t.:mesi, sosyalizme giivensizliktir; sosyalizmi anlamamayi anlanyor, Gericilige odun niteligi tasiyor." BOtOnbunlan sozkonusu ineelememden aktanyorum. Ben sosyalizme giiveniyorum. GOvendigim i,in sosyalizmi, tekrarlardan ve kendisine yaM

banci ogelerden ayiklarnaya ~alt~lyorum. Bu, en ~k Tilrkiye'de yapthyor; katktda bulunmak istiyorum. Reel.~o~yal~min mutl~ka sor~nlan oldugunu ve olacagmi biliyorum. Ancak <;ozu~ ~ne sosyal~z~de~hr. Carbacov, sorunlara parmagim basiy~r. Fakat ~zum olarak den stirulenlerin bir bolumu sosyalizmin, billmin disina dti~Oyor ve elestirilerin bir bolumunde sosyalizme inancsizhk yanyor. Sovyetler Birligj'.~de sosyalizme inancsizlrk tilremesi, bende inancsizhk yaratrmyor. Pamge yol acrruyor, BaplllSlzh8:J burada da goruyorurn ve parmak basryorum, ~ir pa~antez acrnak istiyorum. Tezler dizisinin dokuzuncu kitabi yaY'ncvlmd_edl.r. ?nu~cus~nu yaziyorum. BOylece 7000-8000 sayfahk on kitapla Turkiye de biz Turklenn, toplumlan, tarihleri ve kendileri hakkmda d~Oncelerini onemli oh;ude degi~tinni~ oluyorum. Bunu ben soylerniyorum;. ba~~I~n da soyluyor, Bir omegini ekte sunuyorum. ~Imdl dunya toplurn dO~ilncesini degi~tirmeyi denemeye bashyorum. Bu~la~ "Ekonomi Politik" ba§hg. altmda topluyorum. Son yazrlanmda iz~en ve ipuclan var. Ayru zamanda, yer yer Marx'tan ve Lenin'den aynldrgim noktalan da yaziyorum. Son zarnanlarda Savcihk makarm bunlann hep~ini suclayarak on~niize getiriyor. BOylece ekonomi politik iizerine yenld:-n yazuna deg-erh mahkemenizi de ortak etmis oluyor, Fakat bunu da saglarken, huku~ a:lanl~da ~k onemli bir kansikhga da ned en oluyor; Ay~r, Boran, Aren I elestirmeyi sue sayryor ve Lenin'in yapmadlgmt yapacagimi yazmarm komilnizm propagandasi sa)'lyor. Mehmet Ali Bey, Behiee Hamrn, Sadun Aren, Doktor Hikmet bunlarm hepsinin Turkiye sosyalizmine katktlan var. Elestirdigim kadar ;iikran da duyuyorum. Bu, biro Sovyetler Birlig-rnde de sosyalizmin d~mda <;6zilm arayanlann bulun~ugu?u yaZlrorum. Bu, iki.O-~iincii olarak, genel bir platformda, sosyalistlerin yeten kadar sosyalist ohnadiklanm ileri stiruyorurn, Bit:,eli~ki mi? Sorunu, Marx'ta ve Komiinist Manifesto'da goruyorum. Marx'ta yer yer ve Komiinist Manifesto'da ~k belirgin bir bi<;imde kapitalizme yaplI~n olum~u ve asm vurgulan arnk gecersiz goriiyorum. Marx'ta ve Komu~ISt Mamfesto'da,. kapitalizmin ilerleten, diizelten ve c;6zilm roliine gerekli olandan fazla bir vurgu yiiklendigi i<;in,donemeclerde, ddnuste, bunahrnh ve. soru~lu ~manlarda, sosyalistlerin bir bOliimO kapitalizme gtivenmeyi ~er~~ edl~orlar ve sosyalist yola guvenemlyorlar, ~imdi bu gilyen matriksini tersine ~evirmek ic;in yeni bir kitap dizisi iizerinde <;ah~ maya baslarrus bulunuyorum. . Bu cahsma cercevesinda Komunist Manifesto'nun bazi yonlerini de

156

157

clesrirmern dogal o!uyor; ipuclan pek c;okyazunda var. Savcihk makarmrun henuz bu ipuclanru farketrnedigi anlasihyor: fakat g6rdugii an huzurunuza gctireceginden hie; kusku duymuyorum. Meta ve pazar iliskisinde, cmek-dcger yasasimn i~lerligine son vcrme zamamnda, ekonorni politigin kaldinlmasiyla ilgHi olarak Lenin'den aynldIglml yazdlSlm icin komunizm prapagandasr yapma gerekc;esiyle huzurunuza cikarnlmak, burada, hie;kusku birakrruyor, Savcihk makammm c;e1i~ikgibi gorunen bu durumunu ben anhyorum. I.;iinkii yazdiklanm eeza yasalannm dismda kahyor. Savcihk makanu da beni meveut eeza yasalanyla mahkum ettinnek istedigi icin boyle bir duruma dusuyor, "Santk Yalcm Kiie;iik,yazirun bu bolumunde, sosyalizrnin i~i simfmm yonetimi oldugunu belirtmistir. Smiflararast mucadeleden yanadir, Saglmslzhk programmm sosyahzrn programmda yer almasi Kemalizmin sizmastdrr, derken Atatiirl«;O dusunceye karst olan tavnrn da ortayakoymustur."

kiye'de varolan ozgurliiklerin .ilzerindeki paslan temizlemek icin sorgu ve ~v,:nma yazarak yasayan bir yurrtas haline getirilmi§ bulunuyorum, . ~gl.mslzhk programmm sosyalizm programmda yer almasi Kernalizmin bir sizmasrdir, derken Ataturkcu dusunceye karst olan tavnru da ortaya koymustur," Ne demek isteniyor; ima yoluy!a bir suclama yapihyor. Ben saver degilim; bilim adami olmaya ozeniyorum. Savcihk, "sizma" sOzci1giinii gorunce, "komi1nistlerin masum orgl1tlere sizmasi" tiiriinden yakt§ttrmala.rl~ ~a. etkisir.le de~~al bir suclama imkam buld ugu inancma k~plhyor. HIe;ilgisi yok; sizma veya "kernirme" ya da "surunerek girme" blh~sel yazmda cok kullamhr ve kullarulmasi da zorunludur. Bir du~iince bir baska dii~iince akuruna "sizar" veya bir og-reti digerini "kemirir" ya da bir e~~1dig~ine, kat:>I1a~m ne J:adar kapanrsa kapatsm, surunerek girer. Bu surec;len baska sozcuklerle ifade etmek imkam yoktur. Savcihk da, gene! olarak okuyucu da, gunluk dilde kullamlan bazi sozcuklerin bilimsel kullammdaki anlamma ahsmak durumundadir, .. ~ir du~iineenin, kendisinin karsismdaki bir dii§i.inceyi kemirmesi, a d~unceye sizmasi, basansidir. Nitekim benim incelememde sunlar da yer ahyor: " 'BaglmslZltk' misafir olarak geldigi evde ev sahibini kovan yavuz kimse 6megi, Kemalizmm, sosyalizrn progranum golgeleme caba ~e ba~~sl ?~arak gori1ni1yor." G6riiliiyor; ben kendimle tutarhyim ve bihmsel btr dili yerle§tirmek istiyorum, B~nl~rd,an d~~yl ~e ima yoluyla bent suclamak miimkiin degildir. Turkiye ~~ yururlukte olan yasalara gore sue;i§lemiyorum. v~~rada iki ~okta var, Birincisi sudur: Ben sosyalistim. Ben Kemalist degthm. ~~~hzm ayn mekteptir ve sosyalizm de ayn mektep oluyor. Bunlan birbirinden ayirmaya c;ah§tyorum. $imdiye kadar hep kanstmldi ve b~r~irinin icine girdi. Arnk bir saflasma ve anlasma zamarudir ve bunun icm ~ah~lyorum. lkinci nokta §6yle: "Kemalizm bizi ileriye g6tiirmez ve biz Kemalizmden geriye gitmeyi~." Bunu ilk kez ~ylemiyarum; sosyalist parti kurma ,~h§malan c;erc;evestnde, Mehmet Ah Aybar He Dogu Perinc;ek'in inisiyatl~yle 14 Arahk 1986 tarihinde lstanbul'da yapilan toplanttda dile getirdim. Basinda yer aldr ve benim "Bir Soran Olursa" adh kitabtmda da ya_ yirnlandr, Ekte sunuyorum. Benim Kemalizm konusunda g6rii.§lerimde bir yenilik ve degi§me yaktur. Turkiye, Kemalizmin tartl§lldlSJ bir iilkedir. Tiirkiye'de Kemalizmi tart~§ma)'l, el~tirmeyi ve Kemalist olmama)'l su~ sayan hic;bir yasa mad. desl bUlunmuyor. Turkiye'de Atati1rk'iin, ben ~Kerna1Pa~" demeyi tercih

Bunlar Savcihk iddianamesinde yer alabiliyor. Beni suclayabilrnek icin boyle bir paragraf yazihyor. Dzi.iliiyorum. "Sosyalizmin iljc;i irufmm yonetimi oldugunu belirtrnistir." Bunun aksis ni soyleyen var mi? Dunyarun herhangi bir yerinde sosyalizmin i§C;i ftmn smi yonetimi olmadigiru ve olmayacagnu soyleyen var mi? Dunyamn pek cok yerinde ortaya C;lkanve simflar arasi uzlasmayi savunanlar bile, henuz sosyalizmin i§C;i tmftmn yonedm! olduguna itiraz etmiyorlar. Bu bir alfabedir s ve benalfabeyi tekrarlamaktan dolayi sue;lamyorum. "Srmflararast mucadeleden yanadir," Hie; kusku yok; struflararasi rnucadeleden yanayim ve siruflararasi mucadelenin tarihin anlasilmasmda bashca ipucu ve eksen oldugunu dii~unilyorum. Fakat bunda ne sakmca olabilir; bunlar yasaiarda ve temel yasalarda yazihdir. Ben yazml~ olsam da olmasam da, Turkiye'de suuflararasi miieadele var. Sendikal mucadele srmflar arasi mticadele degil de, nedir? tiKi sendikalan ve i§veren sendikalannm varltgl ne anlama geliyor? Turkiye'de 5oSyalist partilerin kurulusu Anayasa Mahkemesi'nde de tescil edilmedi mi? Smif mucadelesi yapmayan sosyalist parti olur mu? Biltun partiler ve bu arada sermaye partileri de siruflararasi miicadele yapiyorlar: ancak bunu soylemiyorlar, Ben, her ay huzurunuza 9karttlmaktan utamyordum; arnk utanmadiSimi soylerken, bunlan anlatmak istiyorum, Giderek kesin bir kamu gorevi yaphglma inamyorum. Benim her ay huzurunuza getirilmem ve Turkiye'de varolan yasalan ve ie;tihatlan savunmam gerekiyor. Gunlcrini, Tilr·

158 159

ediyorurn, Kernal Pasa'nm ki~mgine tecavuz suctur: bu ise benden ~ok uzak du~iiyor. Turkiye'de kisiyi ovrnek turunden bir sue yoktur. Yasalar ve i~tihatlar son dereco acrknr; fail dcgil meful ovii.1diigu zaman bir sue arasnrmasr yapdabilir. Fail, aktor veya ki:?ioviildugu zaman ceza kovusturmasi yaPllamaz; yapilmamasi gcrckiyor. Savcihk makarm, bcnim i~in, yeni bir sue daha buluyor: "Stalin'j ovme." Iddianarneden aktanyorum: "Yazsda goriildugu gibi Sovyet sisterni, Ekirn Devrimi, Sovyctler Birligi KP, Stalin ve donemi, acikca ovuluyor. Yazidaelestiri degil ovme vardir. Bu ovmeden sonra "Stalin pcygamber degildir, yeri Lenin'e yakmdir. Aneak kurmus oldugu sistemin bugiin iyilestirilmesi ve degi~tirilmesi gerektiginden hie kusku duymuyorum' denilmesi Sovyet sistemini ve Stalin'i el~irdigt anlamina gelrnez." lddianamede bunlar yazihyor. . Once sormam gerek: Mecbur muyum? Sovyet sistemini elestirmeye mecbur muyum? Stalin'i elestlrmeye mecbur muyum? Bir iddianamenin bir yeri beni, "bagrmsizhkct" olmamakla suclayarak ve diger yeri de, Sovyetler Birligi'ndeki modaya uymadigun i~in mahkum etmeye cahsacak: bu toplum, boylesine tutarsizhklara layik mid IT? Denim tutuklanmami ve yillarca hapis yatmarru isteyen Saver, Ankara siyasi polisinden huzuruna goturilldiigiim zaman bana neyle suclandigirru bile soylemedi, Sadece "Stalin'i ovuyorsun" dedi ve sucladi, Turkiye'de hukuk tarihine ge<;meJidir; altmda Savel Yarduncisr N. Mete Yuksel ile benim imzam bulunan tutanagm bu bOliimtinii tiimiiyle aktarmak istiyorum. "15. sayida yer alan Programatik ve Problematik Acidan Devrimci Parti bashkh yazida benim irnzam meveuttur. Dolayisiyla yazl bana aittir. Ben yazimda Stalin'i ovmedim. Stalin'e yoneltilen elestiriler haksizdsr demek sue dcgildir. Denim yazrmda bir incelerne sonucu vardrr, lncelemedim. Bunu bu maksatla yazdun." Ifadeyi, tutanak y<lzmanma ben yazdirmlyorum; bu son derece kisa ifademin bir bolumuhic anlasilrrnyor. Anlaillan, SavCI, benim ifademi ahrken yalruzea bana, Stalin'i ovdiigiimii soylemesidir. BOyle bir suclama ile tutuklama istenmesi iiziicli.dur. Hukuk tarihi aosmdan kaygl verici buluyorum. Bir insan rutuklanacagi zaman, sucu anlanlmahdir, kanunsuz sue yaranlarak tutuklanma tehditiyle karsi karsiya birakrlmamahdrr. Stalin donemiyle ilgili arasnrmarm ve kitabirm ek olarak sunuyorum. "Sovyetler Birligi'nde Sosyalizmin Kurulusu 192.'i-1940" bashkh <;ah~mamm, benim bildigim dillerde, Rusca dahil, yazilrrus en bilimsel ve acikla-

cahsma oldugu goru§iimii tekrarhyorum: bunu s6yleyenler ~gabyor. Bu incelenirse elestirip elestirmedigim cok iyi goriiliir. Hem suclanan incelememde ve hem de "Benirn yazimda bir ineeleme sonucu vardir" turunden bozuk bir Turkqeyle de olsa, Savcihk ifademde, bu incelerneye anf yapihyor, . Kim ne dcrse desin, bugiinkii Sovyetler Birligi, hala Stalin'in damgasrru tasiyor. Olumlu ve olumsuz yanlanyla, basan ve sorunlanyla, sistem, Stalin zamanmda kurulan yaplsml koruyor. • Bunu sayleyip duruyorum. Son derece dogn1"lduguna inamyorum. "Burada durmak gcrekiyor; Stalin'in uti.utulmaz rolu, butun olumsuz 6gelere karst tek iilkede sosyalizmi ya~tml§ ve Hitler'j online katarak iisttine ge1en emperyalizmin acimasiz gii~Ierini yenebilecek bir gueii ortaya 9karrrus olmasmda yanyor. Aneak soylenecekler burada bitmiyor; kmlrrus bir proletarya Heve bir bOliimii mensevizmden transferentelijensiya ve ~k biiyiik 61~iidei§l;itulumu giyrnis mujiklerle bir sosyalizm kurulusunun sosyalizme uzak ogeleri de i<;erecegini du~unmekzorunludur. Sovyetler Birligt'nde sosyalizm, anla§llabilir nesnel zorlamalann etkisiyle, sosyalizme uzak egilimleri de i9ne alarak kurulmustur; bunlan gorme zamam gelmistir.' Kitaplar, geli~mii bir kapitalist ulkede kurulacaguu yazlyor. tlk kez, ge1~i~likle gerlciligin birbiriyle katolik mkalu yaptl8;l bir despotik ulkede kuruluyor, Kitaplar, dunya devrimi olacagmdan soz ediyor. 11kkez, emperyalizme sanh bir ada olarak kurulma zorunlulugu ortaya ~Iktyor. Kitaplar, proletarya oncillugunde kurulacagrru ifade ediyor. (ok biiyUk ~gunluguyla iKi tulumu giymii k6yliilerin omuzlannda yukseliyor, . Kitaplarda yazrh olumluluklann hicbirisl yok. Stalin, Orta<;ag'da Guney Afrika burunlannda kayahklardan yelkenlisini ge9ren bir kaptan tiiriinden, tek iilkede sosyalizmi yasanyor, sanayilesmenin temellerini anyor ve Hitlerordulanm ptiskurtuyor. Peki benden ne yazmam isteniyor? Bunlan yazmamam mi emrediliyor? Bu, bilimdir. Ben bilimi yaziyorum. "'Sovyetler Birligi'nde Sosyalizmin Kurulusu' ¥llIimam, kurulusun inato ve inarulmasr zor seruveni yamnda, yeni yaplya sizan sosyalizme uzak ogeleri de ~oziimlemeye ~ah~lyor. Sistemin oturmuslugunun verdigi gUven1e bu tiir saptarnalar buguntin 50vyet tamsmalannda daha acik ve daha buyuk sikhkla gorulmeye bashyor,' Bir oneeki paragrafr, sudanan incelememde, yukardaki izliyor. Sistemi, Stalin'in kurdugunu, ancak kal'§tla~tlgl olumsuzluklar karsismda sosyalizme yabanci agelere ooun verdigini yazmak rru, "Stalin'i ovme" oluyor? Bugiin Sovyetler BirligJ'nde karsilasilan sorunlann koklerini bu sosylO

160

161

yalizme uzak oge1erin sistemin i'¥ine almmasma baghyorum. "Stalin de bir peygamber degildir; benim gOzumde yeri Lenin'inkine yakm du~iiyor. Ancak kurmus oldugu sistemin bugiin iyil~tirilmesi ve degi~tirilmesi gerektiginden hlc kusku duymuyorum. $unlan da eklemek SereSini duyuyorum; Stalin'in kurmus oldugu sistemdeki aksakhklar sadece ekonomik yapida veya toplumsal yasamda ortaya ~Ikmlyor: lnsan unsurunda da gorOliiyor. Bununla anlarmak istedigimi de a~l~a yazmak istiyorum; bugiin Sovyetler Birligi'nde 'reform' yanhsi saytlan ve Ban basmmda adlan onplana ~lkarttlan kimselerin bir bolumunun Marksizmden nasiplerini almadiklanru acikca ifade edebiliyorum. " 'Stroyka' Stalin'in adma yazihyor. Genel Sekreter Carbacov, lkinci Kurulusu, 'perestroyka', kendi adma yazmak istiyor. Burada s6yleyecek· lerim ~unlardlT: Sovyet halkuu politize etmek istemesinden, genis ylgtnla· nn yaratlei11S1ntharekete getirmek i~in g6sterdigi ~abalardan, MarksizmLeninizm uzerindeki alii topraklan atma eesaretinden biiyiik heyecan duyuyorum. Dlgun ve buyuk bir ekonominin, daha otomatik iileyi~ mekanizmalanna kavusturulmasi kaygrlan son derece yerindedir; ancak Stalin eleiltirilirken bulunan ~oziimler sosyaJizmin kitaplarda yazih ilkelesiyle, bu arada Anti-Diihring'le, daha cok uyum iQnde olmahdir. Stalin, ncsnel nedenlerle ve zaman zaman sosyalist insam yaratma kaygilanm daha arkaya atmak zorunda kaldi, Bugiin sosyalist insaru yaratma kaygllannl daha sonraki zamanlara atma politikalanm kimseye atmanm mfunkiin olamayaeagml dUiluniiyorum." Bunlan yazan bir kimseyi, "Stalin'i ovme" turunden ceza kitaplannda olmayan bir sucla mahkum etmek isooniyorsa, bence, ge; kalmamak serekiyor. Bir de ~unu eklemek istiyorum: ''Obiir taraftan Stalin'e geldigimizde ise, bugiin Tiirkiye ortalamasma Stalin'i getirecek olursamz, Tiirkiye'deki imam hatip lisesinden terk bir adamdir," Bu da, bundan sonra oniinuze gelecek olan yeni bir dava konusunda yer ahyor. Toplumsal Kurtulus'un Ocak-$ubat sayismda benim Avrupa'da verdigim konferanslann bir ozeti yer ahyor, bundan dolayi da SavalIkontine ~tktlm, Yeni bir dava ~Ilacaga benziyor. Konferansta bunlan dile getirmiil oldugum, dergide yazihyor. Biitiin bunlardan sonra, Degerli Mahkemenizin, bu celsede karar vermesine raziyim. Sosyalizmde, sosyalist insaru yaratmaya son dereee 6nem wren bir kimse olarak, Stalin'in bu alanda oldukca ba§anslZ kaldlgtnt yazdlStmda, nasil oluyor da, Stalin'i 6vmiii oluyorum? Bunu da degerli karanmzda gorebilmeyi umuyorum.

. BOyl~b~,ryazidan dolayi beni mahkum ederseniz, hapishanelerin bemm oz?urluk alanlanm olacagmdan hi~ kusku duymuyorum. lddianamenin "neti~ ve ta~ep" yazan ve sevk maddeleriyle u~ yeni davarl .a~lklayan ~n cuml:ler~nden hemen onceki kisa paragrafi akrar~~ Istir.0~m,lddlaname iddiayi aciklayan son eiimlesinde, sunlan belirtiyor: Mulakat evvela baska bir dergide yaymlanrrus ise de bu husus sucun olusmasma engel bir durum degildir." Hakktmda a~t1an pek ~k davamn ~na verdigi hukuk bilgisiyle, iddianarnenin bu dimlesinin son derec:e dogru oldugumi ve iddianamede katlldtgtm OOk ciimlenin de bu oldugunu aciklamak istiyorum. O~n.~ da"?m, f~i Dunyasi gazetesinin benimle yapbgt ve daha once 1~I.Du.~yasl ~da yaynnlanan bir miilakat ile ilgilidir. Ekte, bu mulakatm 1§9 Dunyasi nd.a yaymm kupurunu sunuyorum. Daha once yaynnlanan ~e hakkmda bIT kovusturma acilmayan bir millakat, Toplumsal Kurtul~? ta tekra~.yaytmla~ll~ea kovusturma konusu olabiliyor. . " Aydm Gu.~ah K~ISI Yapilmamahdir-Kurt Aydnu lse Masum Degildir bashkh mulakatm daha on:e yaynnlanrrus olmasi, varsa eger, sue un•suru taillma.~lgl anlamma gelmiyor ve DGM Ankara Savelhgl bundan sue unsuru goruyor, Dava aoyor, Olabilir. Fakat bundan sonra olmasi gerekenler de var, Hukuk bir tutarhhkttr; Savahk makarm, eser yaphgtnm dogruluguna inamyorsa bu davay:t acarken derhal mulakann ilk yayrmlandigt yayinla ilgili de harekete g~mek durum~~~adt~, ~oplumsa1 Kurtulus'un aylar sonra eski saytlanmn toplattldlgl gorulmu~tur; benzer mekanizmalann ~altitmlmasl gerek.ir. ~H~kuk keyfilik sistemi degildir, Ankara DGM Savallgl bunu yapmadtgt s~, T~p~umsa! Kurtulus dergisine karsr a~t1ml§ozel bir savas 01· dugu goruilennm dogrulugu kabul edilmek gerekir; bunun disma 9ktlmamasi zorunlulugu var, Benim, g6rO§lerimin Toplumsal Kurtulus'ta yayimlandigt zaman su~ ol~.cagml ve bail~ yerde sU~"olmayaeaguu kabul ettinnek kolay g6riinmuyor, Bu ~ylemyor; bana, Birak Toplumsal Kurtulus'u, nasil olsa her yerde.yazabdlr ve demec veriyorsun" deniHyor. Ancak ben, bilim, hukuk ve mucadele alanlanmn disma Qk.Ildlgl zaman kabn kafah oIuyorum ve bunlan anlarmyorum, ~i~biryaytntn toplanlmasnu ve hicbir arkadasimm samk yaprlmasnu istemlyo~m. ~~un bilindigini samyorum. Burada sadece hukuk i1kelerini ~latabdmekl~m; reductio ad absurdium ilkesini kullamyorum; ilk onermeyt. absurd olana, sacma gorunene, indirgiyorum. ~ddia~menin beni sudayan uzun paragrafiru aktanyorum. 'Samgm bu yazrda Kfut~liik yaptlgl ~k aciknr, KUrt ulusu, Kurt ay-

162

163

drru, Kurt milli sorunu kavramlanru one stiriip yurdumuzun belirli bir bolgosinde ayn bir ulustan ve btl ulusun milli sorunlanndan bahsediyor. Kiirt aydinlanm kendi milli sorunlanna sahip ~kmadlklarl i~in elestiriyor. Bu arada Kemalizmin Kurt aydmlanm kemirdigini soyluyor, Atattirkt;ii du~iiriceye kar~l olan menfi tavnrn yine ortaya koyuyor. Esasen soruyu yonelten samgm, Kemalizmi ilk reddeden aydmlardan oldugunu belirtmektedir. Aynca samk bugun arnk Kiirt devrimcilerinin Turk devrimcilerine cesaret verdigini, ulus bilinci ile sosyalist bilincin yanyana gittigini soyleyerek giiniimiizde Kiirt;;uliik hareketinin komiinizm hareketi ile el de verdigi ger;;egini aciklamisnr." .. lddianarnenin suclama paragrafrm aynen alnus bulunuyorum, Uzerinde durmak istiyorum. Bir: Ben Kemalizmi reddeden ilk Turk aydnu degilim. Bunlardan birisi degilim. Benden onceleri ve sonralan da var, " Benim durumum, ilk rededen olmamdan ileri gelmiyor; ayndir, Bana gelinceye kadar Kemalizme karsi olanlar daha cok Kemal Pasa'run kisiligiyle ugra~tt1ar. Ben ki~i1igiyle ug~mlyorum ve Kemal Pasa'yi da, kendi duzenini kurmak i;;in, yelkenlisini koyu siste kayahklar arasindan ge<;iren bir kaptan olarak goruyorum, Fakat ben Kemalist tanh uzerinde arastir- • rna yapsyor ve bosluklan uzerinde duruyorum. Sagda veya solda, hi~ kimse Kemalist tarih konusunda benim yaphglmin binde birini yaprnadi ve sdru Qkannadl. tn6nu Zaferi, Hareket Ordusu, <;anakkale Savasi, <;erkez Ethem, Kurtulus Sava~l ve Batt Anadolu ve benzeri pek cok konuda yeni sorular, gorii§ler ve tezler geli§tirdim. Tarihin alnm ustime getirdigim sOylenebilir; soyleniyor, Soru soran arkadasirmn kastettigi bu olmahdir. tki: Banimle yapilan mulakatm I§;;i Dunyasi ve Toplumsal Kurtulus'ta yayimlanan nushalarmda, hicbir yerde "KUrt ulusu" veya "KUrt milleti" sozcukleri ge<;miyor. Savcihk makami, bunu nereden ~kanyor? Fakat sue mudur? Ekte sunuyorum; Hurriyer gazetesi basyazan yazl~ yor ve a;;lk;;a "Kurt milleti" ve "Kurt rnilletirun varhgi" sozcuklerini kullamyor, Devletin guru yalruzca bana mi uzaruyor? Hurriyer gazetesi Ankara'da sanlrruyor mu? Eger "Kurt milleti" demek sue ise, neden Oktay Ek~i'nin yakasma yapisilmryor da ben, beni mahkum ettirmek icin okasyon yaranlmak istendigini bilerek de bu sozcukleri hi~ kullanmadigim halde neden buraya getiriliyorurn? "1950 yillannm ikinci yansmda demokrat mucadelede ogrenci liderligi yapmak zorunda kaldim, Bayar-Menderes istibdadma ka~t rniicadele ediyorduk. Rejiro ve polis, bize kar§1 gen<;Kurt aydmlarml <;Ikardl.Raki~

bimiz, daha soma AP ve DP'den milletvekili olan Samet GUldogan'dt ve universitelerde tamdigirn butun Kurt arkadaslanm karst taraftaydi. Aynca birind rtr icinde de KUrt aydmlan hep geri cizgide.kaldrlar, Cizgileri, hem Kemalistti va hem de Kurtlet lcin geri ve korkak bir ulusculuktan yalmzca bir-iki <;izgi6nde gidiyordu." Bunlan yazan bir kimseye "Kurt aydmlanmn kendi milli sorunlanna sahip ~lkrnadlklan i;;in ele~tiriyor" sozleri nastl yakl§tmlabilir? Ben, bir zamanlar Kurt aydmlan icinde, bir yandan Kemalizmin hakim.oldugunu ve diger yandan da geri ve korkak bir ulusculuk" bulundugunu soyluyorsam, herhalde salt ulusculugu oVdugum soylenemez, kesinlikle soylenemez. ' Benim demedmde "Kurt ulusal sorunu" sOzciikleri geciyor, Cecer, "Ulusal sorun" kavrarm, son derece kabul gormii~ bilimsel bir kategoridir. Bir halkm ulus veya halk olup olmadigmi tarnsmak, "ulusal sorun'tkavramnu rarnsmakla ozde§ sayihyor. Turkiye'de her- giin her dergi veya yaymda "ulusal sorun" sozcuklerl yet ahyor. O~:Hukuk, dildir. Bunu tekrarhyorum. Daha once Savcihk makamirun, uzun bir polis ifadesini aynen aktardigrru, aneak rnakamda alman ve ;;Ok kisa bir Savcihk ifadesini ozetledigini ve ozetlerken de en onemli bOliimu 6zet dl§l birakngiru gosterdim, Neden yapihyor: anlanuyorum. Benim dikkatsiz olabilecegim neden varsayilryor; bilmiyorum. "Aynea saruk bugun arnk KUrt devrimdlerinin Turk devrimcilerine eesaret verdigini", Savcihk makarm, iddianameye bu ifadeyi koyuyor. Neden koyuyor ve nasil koyuyor; anlamak mumkun gorunmuyor, "Bugun durum degi§mi§tir. Kurt devrimcileri Turk devrimciligine gii~ yen veron yeni yollar acma asarnasma girmi~tir." Yayimlanan ve benim ifadem olan cumle budur, "Cesaret" nerede ve "guven" nerededir? Blrbirleriyle ne ilgisi var, ' TUrk devrimcileri cesurdur, Cesarete muhtac degmer. Ben diyorurn ki, benim miicadelemde, 1950 yillannda, KUrt kardeslerimle hep karst karsiya dii§tiik. 1970 yillannda da daha geni~ bir alanda benzer durumlar <;tktl.$imdi durum degi§mi~tir; bunlan yaziyorum. Savcihk makarm, "guven" sOzcugiinii, "cesaret" sOzcuguyle degi~tinne hakkma sahip degilir. Dort: Bu son paragra6 yeniden yazmak istiyorum. "Aynca saruk bugun arnk KUrt devrimcilerinin Tiirk devrimdlerine eesaret verdigini ulus bilinci He sosyalist bilincin yanyana gittigini soyleyerek gunumuzde Kiirt;;illtik hareketinin komiinizm hareketi ile elele verdigi ger~gini a;;lklamaktadlr."

164

165

Burada, son paragrafta, Savcihk makarm, benirn sozlerimi ozetliyor. Ozerlerken "guven" sOzcliglinli anyor ve yerine "cesaret'' sOzcligunii koyuyor. Aym paragrafta bir baska cumlemi de ozerliyor. Ozetlerne ayn, bir paragraf iistte de, bu ozetlodigi gorii~limu aktanyor. Ben de buraya Savcihk makammm aktardrklanru aktanyorum. "Bugun durum degi~mi~tir. Kurt devrimcileri Tiirk devrimcilerine gu· ven veren yeni yollar acma asamasma gelmistir, Aynca ulus bilindenmesiyle sosyalizm bilinclenrnesi yanyana gitmektedir, Bu yonde i~retl~ de olumlu goriiniiyor." , Bunlar, Savcihk makarmrun beni mahkum ettirebilmek i9n, ~i DUn· yasi'na verdigim ve Toplumsal Kurrulus'ta yeniden yayimlanan demecimden alman ve en can aha saytlan ciimlelerdir. Ben burada ashm yayimlamak durumundayim, "Bugiin durum degi~mi~tir. Kurt devrimciligi, Turk devrfmciligine giiven veren yeni yollar acma asamasma girmistir, Aynca ulus bilinclenmesi de sosyalizm bilinclenmesiyle yanyana gitmelidir; bu yandaki isaretler de olumlu gOrliniiyor." , Kurt devrimcileri arnk ilk kez, bizlerden ayrl orgiitler kuruyorlar. t1k kez kendilerini ayn saymaya bashyorlar. Ve ben, "Ulus bilinclenmesi sosyalizm bilinclenmesiyle yanyana gitmelidir." diyorurn: Savcihk makarm rsrarla bunu "yanyana gitmektedir" veya "yanyana gittigmi soyleyerek" bicimine sokuyor. Bu yapilmamahdir, Bir insam mahkum ettirebilmek i~in eldeki metinlerde bOylesine biiyuk degi~iklikler yapilmamahdrr. "Ulus bilindenmesi" bizim drsmuzdadir ve benim kontroliimiin ~k uzagmda kahyor. Ben, bunun sosyalizm bilinclenrnesiyle yanyana gittigini soylemiyorum; "gitrnelidir" diyorum. (iinko. sosyalizme giiveniyorum. Sosyalizm bir biiyiik candrr. Sosyalizm bir biiyiik ¢zo.mdilr. Sosyalizm ~atlSl alnnda biitiin ~ozo.mlerin iyi clacagma inamyorum. Filozof Kant da sOyliiyor; insanoglu i9n iyiyi dilemek kadar biiyiik bir iyilik ve erdem yoktur. lyiyi diliyorum. KURTULU~: RIZGARi YA OA PARTiYA KARKERAN Mahkemeniz SavClh@nm hukuk dl~1 ve haksiz bir tasarrufu ile gunlerce Ankara Emniyet Miirliirliigii'niln unlii "OAL" grubu hiicrelerinde tutulmama, Mahkemeniz Yedek Oyeligmin dddl-maddi hatalarla yiiklii

ve hukuka aykm bir karan ile Ulucanlar Merkez Cezaevine kapanlmama, tutuklama karanna yaprms oldugurn itirazm basin davalannda hicbir zaman yeri olmayan bir gerekcoyle, bir basm davasmda kovusturmarnn siirdiigu turunden hukukta anlasilrnaz bir dille reddedilmesine karsm, mahkemenize saygl duyuyorum. Saygjh olmak ve saygl duymak ki~iligimin bir parcasidir. Ozen gosteriyorum, Fakat ozcnli olmak zorunlulugum da var. Mahkemenizin kurulus yasasi, onilniize getirilen herkesi ve bu arada beni, burada "uygun" davranmaya mecbur ediyor. Biliyorum. Bildigimi gOstennek istiyorum ve bu nedenle DGM kurulusuyla ilgili 2845 sayih yasanm 23. maddesinden bir fikra aktanyorum. $Jyle deniliyor: ''Mahkemeye, mahkeme baskam veya iiyelerinden herhangi birisine, Cumhuriyet Savcisma, Cumhuriyet SavCI Yardtmcisina, Tutanak Katibine veya gorevlilere karsi uygun olmayan s6z yahut davranista bulunan kisi hakkinda, mahkemece tutuklama karan verilir." Aym maddeye gore, daha sonra, altt aya kadar hapis hukmedebiliyorsunuz. Vine aym maddeye gore, uygunsuz davranan veya konusan kimse onuniize tutuklu olarak getirilm~se, cezarun ii~e birini hucre hapsi olarak karara baghyorsunuz. Bu son bilgi, bern daha ~ok ~gilendiriyor. . DGM tatbikatmda "uygun olmayan" soz veya davramsm bir normunun olup olmadigim bilmiyorum. <;ok da ilgilenmiyorum. ButOn bunlan mahkemenize olan saygurnn, hem benim ozgUl' k~iligimin bir sonucu ve hem de kurulus yasaruzm zorunlu bir geregi oldugunu tekrarlamak i~in yazlyorum. Mahkemenize saygun hem subjektif ve hem de objektiftir; ozgurliigiimun geregi ve yasal zorunlulugun sonucudur. Fakat btitim bu a9k1amalarunm ~~evesinde ve i~tenliSime inanacagmlz umuduyla, Mahkemenize benim i~in onemli bir bilgi vermek istiyorum. Ben bu iddianameyi ve dava dosyasim okurken ranzamda, zaman zaman kikir kikir ve zaman zaman da kahkahalarla giildiim. Giilmekten kendimi alamadim, Bunu yapt1Il'l..Yaphgllnt mahkemenizden saklamayi diirilstluge uygun bulmadrm, Bu davrarusirrn uygun bulmaruzi umut ediyorum. tddianameyi ve dava dosyasmr inceJeyince ~k sevindim. ~ok rahatladim. Ben ve arkadaslanm beraat edeceglz, sevincim bundandir, Ancak son derece tepki de duydum. c;iinkii hukuk dllli bir tasarrufla Ulucanlar Merkez Kapah Cezaevine kapanlmis oldugumu, bir kez daha anladnn. Degerli Yargiclar, SOylediklerimi inamlmaz bulabilirsiniz. Eger dava dosyasnu heniiz benim gibi, biiyiik bir istek ve titizlikle incelememis iseniz, soyledlklerimi Inamlmaz bulmakta hakh olursunuz, Benim gorevim, s6ylediklerimin
<

166

167

inarurhgim kamtlamak oluyor. Sorgumda ve sorgulamamm tumunde bunu yapIYorum. Sorgulamamm sonlanna yakla~tlgmlzda inamlrnaz goriinenlerin, mahkemeniz icinde inamhr ve giivenilir olacagma inamyorum. Ozetliyorum: Akla son derece ters bir uygulamayla 1988 ~ubat saYInuz 1988 YJh Nisan aymda toplanhyor, Benim Kiirdistan Press'te ~Ikan demecim bu sayida aktanhyor; DGM SavClhgl bunda sue;gormiiyor. Aym sayida yine Kurdistan Press'ten aktanlan Aziz Nesin'in Isvec'te verdigi bir konferans ve Kurdistan Press muhabiriyle yaptlS:! tarnsmada sue; goriiliiyor. Daha a9k yazryorum: Dosyaya gore, ben gozaltma ahmncaya kadar, ben degil Aziz Nesin suclaruyor, Dosya i~gi incelendigi zaman, aynca hicbir yazunla ilgili toplatma karanrun olmadigi da gOriiliiyor. Bu, birinci nokta oluyor. $imdi ikinci noktaya geliyorum. Degerli Yargiclar, Ankara Devlet Giivenlik Mahkamesi SavClI@.'nm benim gozalnna almmam ve evimin aranmasi emir yazilan 13.6.1988 tarihlidir. Banaait 01dugu ileri surulen bilirkisi raporu ise 16.6.1988 tarihlidir. Degerli Yargu;lar, bana yakisnnlan bilirkisi raporu, ben DAL'da hucreye kapanldiktan sonra almrmsnr, Degerli Baskan ve Uyeler, Bilirkisi raporu h;in "bana ait oldugu ileri siiriilen" veya "bana yakisnnlan" ifadelerini kullamyorum. Amacim "uygunsuz" kelam etmek degil; mecburum. t:;iinkii raporun benimle bir ilgisi yoktur. $imdi 16.6.1988 tarihli bllirkisl raporunun bana yakrstmlan bOliimiinii aktanyorum. $unlar yer ahyor: "Toplumsal Kurtulus dergisinin 3. sayfasmda yer alan 'Demokrat Cagml Doldurdu, bashkh yazssmda yer alan '... Kiirt halki iizerine yaptlgl arasnrmalar', 'Kiirt sorunu', 'Kurdistan sorunu iizerine bircok soru yoneltildi', 'Biz hicbir zaman Kurt halkmm karstsmda olrnadik, Kurtcenin kar!llsmBa olmadrk', 'Kurt, Ktirtc;enin, Kurt halkuun karsismda degiliz', 'Kiirt halkmm kendi kaderini tayin hakktru kabul ediyorum. Bagimstz demokratik bir Kiirdistan kurulmasmdan yanaylm, bunu diyormussunuz' §eklindeki beyanlar ve karsihkh konusrnalar bir biitun olarak ele ahndigmda sOzkonusu beyanlann, yukanda konulan ole;ii1ercercevesinde, TCK'nun 142/3 maddesinin ihlaline viicut verdigi a~lkc;agorilliir." Bana yakisnnlan, tutuklanmam i~in ve ceza istemine dayanak yapilan bilirkisi raporu budur ve hepsi budur. Ancak, ne yazik, bu raporun benimle hil;bir ilgisi yoktur. Burada nrnak i~ine ahnan ifadelerden yalruzca "Demokrat <;agml Doldurdu" ifadesi bana aittir; digerlerinin ttimii Aziz Nesin 'indir,

Ustelik, Degerli Yargiclar, bilirkisi "seklindeki beyanlar ve karsihkh konusmalar" diyor; ben, lsvec'e gitmedim ki, bunlar bana ait olsunlar. Aziz Bey gitti; konferans verdi ve Kiirdistan Press muhabiriyle tamsn. Bunlar Kiirdistan Press'te yaynnlandr ve Toplumsal Kurtulus'ta aktanlarak yayrmlandi, I§te ben sorgumda, bu iddianameyi ve dosyayi incelerken bunun icin giiluyordum. Mizah yazan Aziz Nesin'in mi bir mizahi, yoksa DGM SavCl Yarduncisi Yiizba§1 Oiku Coskun He DGM Yedek Oyesi AlOOyOnal Ozpmar'm ortak bir sakasi rru; bilemiyorum. Dosyayi inceledikten sonra bildigim §udur: Ben, Aziz Nesin'in yerine hapis yattyorum. Kanunsuz sue olmaz. Her envanter bir amaca yonelikttr: envanteri, YJgmdan aylfan bir programa yardnnci olma niteligldlr. Sorgulama da amachdir: bizlerin suclu olup olmadignu ortaya cikaracak delillerin toplanmasi asamasi oluyor. Bir basin davasmda yargilamyoruz, Ne yazrk, bu dosya DAL'da haztrlanrmsnr. Dosya sorgulama asamasmda, eldeki delillerin ilk bolumudnr. t:;oziimlenmesi ve c;6ziilmesi gerekiyor. Kim Yargilamyor: Kurdistan Press mi, Toplumsal Kurtulus mu? Dava dosyasmm envanterini yapmayl siirdiiriiyorum ve tamamhyorum. Dava dosyamiZda tam 20 adet Kiirdistan Press fotokopi sayfasi var. Dava dosyasmda bu kadar Toplumsal Kurtulus sayfast yok. Bu sayfalann birisinin, daha dogrusu benim Kiirdistan Press'te 9kan demecimin fotokopisinin iizerine sunlann yazih oldugu g6riiliiyor. "Kurdistan Press 15 giinde bir 9kar. Rizgari orgiitiiniin partilesmeden sonra 9kardlSJ yaymdir," bu kink harflerle yazrlmrs tipik el yaztsmm Save Yarduncisi Olkii Coskun'a ait oldugunu samyorum. Daha dogrusu, bu yaZlrun dosyadaki Oik.~Coskun yazilanyla yapttgtm bir karsilasnrma sonucu SaVCIYardrmcisr Ulkii Coskun'un eli mahsulii oldugundan kusku duymuyorum. Kusku duymadigim bir nokta daha var: Savo Yarduncisr Yiizba§1 01kii Coskun, Arkadasnn llhan Akahn'i sorgularken bir ara sorgu dl§1 ve yiiksek sesli konusmalar da yapiyor.Ilhan Akalm Arkadasun, rnahkemeniz tutanaklanna gedrdi, Kuskusuz sOylenenier i~in size tamk ve yazih beIge sunamayiz: imkamnuz yok. Ancak buna da c;okfazla onem vermedigimizi belirtmek durnmundayim. t:;iinkii bizler, sozune guvenilir ki!lileriz. SOziime mahkemenizin de giivenmesi gerektigini dii§uniiyorum. Saver Yardimcisi OIkii Coskun, Rtzgari uzrnaru oldugunu ve Rtzgari'yi gizli orgiitten mahkum ettirdigini soylayor, Eninde sonunda bizi de

168

169

mahkum ettirecegini haber veriyor. Ancak Saver Yardimcisi Yiizba~l Olkli Coskun'un bu haberi bize, ancak Kiirdistan Press ile Rizgari arasindaki i1i~kiile ilgili bilgiyi ise se;tigi bilirkisiye verdigi kesindir. . DGM SavCI Yardimcisr Yuzbasi Olku Coskun, Toplumsal Kurtulus i,in se;tigi bilirkisislne, daha once gizli orgiitte~ mahku~n ettirm:klt:; ovlindugu Rtzgari orgutlinun yaym orgam oldugunu behrterek yirmi sayfa Kurdistan Press yazisi havale ediyor. ..' Manttgtnm ~k basit oldugu g6riilliyor: Saver Yardimcisi YUZba~l tnkii Coskun, Kiirdistan Press'te yayimlanan yazilarda sU'. bul~n birobili.rki~ ~i raporu saglayabildigi takdirde bizleri de mahkum ettirebilecegme mamyor. Basit mantlgl budur. . .. .~.... .. Dogrusu DGM Savcihk makammm bizim 19n ~~ billrkislnln ~~el Yardimosr Yuzbasi Coskun'la aym gorii~leri payla~tlgt anlasihyor. Bilirkisl, 14 Haziran 1988 tarihinde, bizler DAL'a k~n~uktan sonra, go~ini ustleniyor ve iki giin sonra, 16 Haziran 1988 tanhmde raporunu verlyor. Raporun besinci sayfasmda billrkisi incelemesi bashyor. Ba~ladlgl yerden bir uzun paragraf aktanyorum: ~ .. "aa. Kiirdistan Press: Bu gazete, Kurtce oldugu samlan yazilar, Turk~ yaztlar, eski harflerle yazilrms yazilan ihtiva etmektedir. Ga~~e 'fer alan 'Kurt halki hayatm her alarunda tehdit ve tasallut alnndadtr', Kurt· lerin bagrrnslZhk miieadelesini desteklemek insant~ ,di~~n ~er~in ..g6~ vidir -Kendi kaderini tayin Kurt halkmm hakkidrr', Kurdlstana yonebk stratejiler ve politikalar',"kirso", 'Ktirdi~tan cephesinin onemi ve ~~ec: gi', 'Belge ... be "e', Iyi ki lspanyol degiliz bashkh yazdar ~.ka?da~t ol~. ler i9nde degerlendirildiginde, TCK'nun 142/3. maddesinin Ihlahne~cut verirler, ,linkii bu yazilarda Tiirkiye'deki bir etnik grubu ekonomik, sosyaI, hukuki sorunlan dile getirllmemis, te~s~ne bir haI~n, ~ir ul~sun, bir milletin varhg. vurgulanrms, Turk Devletmm bu halk uzenndeki ~~Imane son verilmesi; bir Kiirt Devletinin kurulmasi , Kurt ozel devletinin ihdas: dti~unceleri savunulmus, Turk Devletinin Kiirtler. uzerinde bask_tc~ bir unsur oldugu ileri sliriilmii~, boylece 142/3. ~add~1 anl~m!n~a WIll duyguIar zaafa ugrattlmak suretiyle veya yok edilmek istenmisnr, Degerli Yargtclar, ~ .. Varsayahm ki buradaki suclamalar dogru ve hakhdtr. Peki bize ne? Peki bunlar bu dava dosyasmda ne anyorlar? Degerli Kurul, ben, yayunlandiguu aneak hazirlanan dosyayi ~a~is~· nede incclerken ogrendigim yazilardan neden sorumlu olayim? Kurdtstan'a Yonelik Stratejiler ve Politikalar' incclemesini Kursat lstanbullu yaz~ ml~ ve Ku.rdista'n Press'te yaytmlanmtll; peki, bana ne? Ben ve arkadasla-

nm Ktirdistan Press'i ,1karmIYoruz. Degerll Yargiclar, Savctltk makammm ~igi bilirklstnin sue g6rdugu ve yukanya aldigun paragrafta ve bashklanm verdigi yazilann hil;birisi Toplumsal KurtuI~'ta yayunlanmanusnr, Dava dosyasim KUrdistan Press sayfalanyla ~i~irmek ve Toplumsal Kurtulus'ta yayrmlanmamis yaztlar i,in bilirkisi raporlan derlemek, hem hukuk dllll ve hem de insafsizhknr, Degerli Kurul, Eylulise rejimde ozel mahkemelerde bir ispat ab§kanhgt ortaya ,tktt; gizli orgiit oldugunu ileri siirmek veya gizli orgiite donii§tiigunii iddia etmek ~k zarnan mahkumiyet icin yeterli saythyor."Gizli orgiit" veya "gizlilik" bashbasma bir sucluluk karinesi olmustur, Once buna itiraz etmek durumundayim. <;linkii bir toplum yasarrunda h~y a,lk olmayabilir ve gizli olan hersey bir su, kaynagl degildir. Gizli orgiitlenmelerin de hepsi ciiriim sayilrmyor, Masonlan ornek olarak gosterebthrim, masonluk bir resmi ad altmda ve dernekler yasasma gore kurulmus olmakla birlikte gizli ,ah~ bir orgilt oluyor. Kimse liyelerini, merkezlerini ve subelerini bilmiyor, toplanttlan gizli yapihyor, ~k zaman maskeli oluyorlar, haua birbirine kod isimle hitap ediyor ve ~ifreyIe konusuyorlar, Tiirk Yiikseltme Cemiyeti yasalar ~~esinde bir gizli topluluktur. Bahailik ise yalmz bir gizli topluluktur. BahaiIerin uyeleri, toplantdar ve ayinleri gizlidlr, bunda da sw; bulunmuyor. Bir sonuc Qktyor: Tiirkiye'de sue kaynagl bir orgiitiin gizli olmasi degil; yasalann yasakladl8:t bir amaci ger~kl~tirmek i,in yine $U, kaynagt olan bir progranu uygulamaya koymasrdir. Bu yapilmadikca gizli olmak veya gizlilik i,inde ,al~mak, suclanmak icln bir neden olarnaz; olmamasi gerekiyor. Bu soylediklerimin hem bizimle ilgisi yoktur ve hem de var, Biz, bir ~k kez benirn agZlmdan aokladik, acik ve yasalar idnde ~h~an, devrimci ve sosyalizmi kurmayt amaclayan bir parti kurmak istiyoruz. Bu duzeni degilltirerek, bize, ill9 srmfmuza ve halkrmiza layik bir sosyalist diizen kurmak istedigimizi ilan ediyoruz. Bunun i,in once bir parti kurmak istiyoruz. Bunlan hep soyledlk ve s6yledim. Bunlar, Turkiye'de ve dismda, dergilerde ve giinliik gazetelerde hep yayimlandi, ButUn bunlarda, soylediklerimizde ve yaptlklanmtzda hi~ir $U, yoktur. Bunlar, Tiirkiye'de tUm yurttaslara aQk haklardir. Parti kurmak, sirket kurmak, demek kurmak, Tiiikiye'de yurttaslarm hakkidir; gaspedilemez ve gaspedilmemelidir. BOyle dti~Uniiyorum. Aneak Ankara DGM Savcthg.run ve Ankara po-

170

171

Iisinin boyle dii~iinmedigi kesindir, Savcihk ve polis, bizim, mutlaka bir gizli orgiitiin su yiiziindeki g6riintuso. oldugumuza inanrmsnr, Bun~~ i~in biz g6zaltma almdik. Bunun i~in gunlerce sorgulandrk .. Bunun I~m sorgu1amada hep bize nasil karar aldtglmlz soruldu. Sonunda bunlar hep bos 9ktl. Bo~ ~lkinca, bo~lugu doldurmak iQn, basm davalanna basvuruldu. Bu nedenlc dava dosyasi ayndir, acilan davalar ayndir. Bunun i~in blrbirine uymuyorlar. Bunun i~in bu dosya bu kadar tutarsizdir. Bunun i~in her birimiz i~in a~dan basin davalan ayrl ayn iddialar 01malanna karsm, dosya bir butimdur ve biz de bir toplu davanm samklan olarak karsimza ~Ikartlbyoruz. Bunun i~in dava dosyasi, giz1i bir 6rg:iit tarafmdan yurtdismda ya}'lmlandrgt iled surulen bir derginin sayfalanyla dolduruld u. Bunun i~n bizimle bu gizli orglit arasmda kesin bir baglann varsayilarak bu derginin yaymlanm suclayici bir bjlirki~i raporu ekiendi, bize mal edildi ve dosyaya kond u. Bunun iQn ben. 22 Haziran 1988 tarihinde, sorgu i~in ~lkanldlF;lm DGM SavclligJ makammda, yalruzca ve yalmzea Toplumsal Kurtulus dergisinde yazilann nasI19ktlg-l, nasil karar baglandlgl konusunda ve ozellikle PKK yazilanyla ilgili olarak sorgulandim, Ben, DGM Savcthk makaminda PKK yazilanru yayunlamak konusunda yazt i~leri miiduriinii azmettirmelde suqlandim, Degerli Yargiclar, .. Liitfen, Savcihk Hade rutanagma baknuz, Lutfen. beni karsuuza genren iddianameye bakunz ve karsilasnnmz: iddianamede su~landlStm Kurdistan Press He ilgili olarak Savcihk Hade tutanagtnda hi~bir iz yoktur ..Daha acik Hade etmek istiyorum: Savcihk makami, Kurdistan Press'te ~Ikan miilakat konusunda beni sorgulamanus g6riiniiyor .. Degerli Yargrclar, On gUn DAL hucresinde tutulduktan sonra ~Ikanldlgun Ankara DGM Savclhgt'nda alman Hadem yalntzca PKK tizerindedir ve oziinii, dolayislyla, tiimiinii aktarmak istiyorum. "Partiye Karkeren Kiirdistan bashkh yazmm Toplumsal Kurtulus dergisinde yayunlanmasi i~in ben ve Bilgesu Erenus yazt isleri muduru olan Orhan GOkdemir'j azmettirmis degiliz. Kaldi ki Basm Kanununda azmettirme diye bir muessese yoktur .. Yazmm sorumlusu 8asm Kanununda acrklanmistrr ..Biz Partiya Karkeren Kiirdistan isimli yazlyl nasil ki Na~i YagCl'mn Behice Boran'm fikir ve dii~iincelerini, ilgili yazllar~ru Cumh~yet gazetesi, Hiirriyet gazetesi haber olarak ya}'lmhyorsa, biz de, Partiye

Karkeren Kurdistan yazlslnIn haber ruteligi oldugunu dii~tinerek, Toplumsal Kurtulus dergisinde yer almasma karar verdik." Yargiclar Kurulu, lddianame okundu ..Hep birlikte dinJedik ..Savahk makamt, sorgudaki suclamayi unutuyor ve sorguda dii§iinmedigi bir iddia ile beni sucluyor. Iddianamede hakkimdaki suclama sayismm azalarak bire indigint goruyorsunuz. Hakkrmdaki tek suclamayi buraya aktanyorum: "Toplumsal Kurtulus dergisinin $ubat 1988 tarihli 8.. sayismda, 3 ve 4. sahifeler arasmda yer alan 'Ismail Besikci Biz Turklerin Onurudur', 'Demokrat ygtnl Doldurdu', bashkli yazilarda Samk Yalcm Kii~k'iin yurtdismda illegal Rizgari 6rglitii tarafindan basilip daglhhp, Turkiye'ye gizlice sokulan Kurdistan Press dergisiyle yaprms oldugu roportaji dergi sahibi sifanyla Toplumsal Kurtulus dergisinde Yazi Kurulu aracihgi ile basttrchgl ve dosya i~erisinde Yal~m Kii~iik'iin Ki.irdistan Press'in kendisiyle yapnus oldugu roportaja iliskin belgelerin yer aldlg-t ve bu r6portajla samk Yalcm Kii~iik'iin ya}'ln yoluyla Kurtctiltik, ooliiciiliik propagandasi yaptlgl ve bilirkisi muealaasuun da bunu dogruladlgl, roportajin sahibi olan Yalcm Kii~iik He Toplumsal Kurtulus dergisinin Yazi I§Jeri Miidiirii Orhan G6kdemir'in bu yazilardan otiirii birlikte sorumlu olduklan ve rOportajm sahibi olan Yalcm Kii~k He Yazi Isleri Miidi.irii Orhan Gokdemir'in TCK'nun 124/3-6. maddesi geregmce ayn ayn cezalandmlmalan .. " <;Okacrk ve pek giizel g6runiiyor: DGM Saver Yardrmcisi Yi.izba~l 01kii Coskun, bizlere ve bu arada bana gizli Orgiit yakisnrmada bir tiirlii karar veremiyor ve bu kararsizhkla beni PKI( ile suclayinca Rizgari'yi unutuyor veya Rizgari ile suclaymca PKK'}'l hanrlamiyor .. Sonunda Rizgari'de karar veriyor ..Posta ile geldigini herkesin bildigi ve benden baskalannm da demecinin yayrmlandigr Kurdistan Press'in Tiirkiye'ye "gizlice" sokuldugunu da iddia ettikten sonra hakkimda bir de bilirkisl raporu bulundugunu ileri suruyor ..Aneak daha once de Hade ettim ..Beni gizli orgiitle ve PKK ile baglannh olmakla sudamada fazla zaman kaybettigi icin AzizNesin'in Kurdistan Press'te 9kan konusmasim suclayan bilirkisi raporunu bana yliklemekten cekinmiyor. Degerli Yargiclar, Bu bit hastahknr, Bu bir tutkudur. Bu hastahk ve tutkudan kurtulmak gerekiyor .. DGM SavCI Yardimcisr OIkii Coskun ile Ankara Emniyeti'nde DAL-1 ekibi bir sure bizimle gizli orgii~lUk oynadtlar. Ben bunu DAL'da dalcilarm yi!Ziine soylemekran ~kinmedim ..Israrla, bize gizli orgut yakisnrmak istediklerini soyledim ve tutanaga gecirilmestni istedim .. Biz DAL'da yuzlestirildik, Soyguncu1ar gibi yuzlestirildik, Cahil polis-

172

173

ler bizi ytizl~tirmeye kalkisnlar, Baslannda Komiser 11 vardi. Biz ilk defa birbirimizi gOriiyorduk ve birbirimizi gorunce sevindik. Polislerden birisi "Sevinmeyin, sevinmeyin, ~imdi birbirinize gireceksiniz" diye bizi uyannak istcdi. Degerli Yargiclar; ogrcneiligimde de ogrenci eylemlerinde VC ~k zaman yonlendiren durumunda rnesguldum. Ogrenciligimden bugiine polisteki geli~mcleri gOzlemekimkant buJdum. Polisin teknik imkam ~k artrms: kadrosu gcnislemis goriiniiyor. Hepsi iiniversitc ogrencisi gibi giyiniyorlar; kiyafetleri serbest birakihyor. Her fakiilte veya bOliime, iiniversite ogrencisi kihkh birden fazla polis dii~tiigunii samyorum. ButUn bu gelismeleri gozleyebildim; bu gelismeler ka~tltStnda polisin eehalet diizeyinde biiytikbir arns oldugunu gordum. Degerli Kurul, Ben poliste ve DGM Savel Yardrmcismm odasmda hukuk goremedlm. Polis ve DGM SaVClYardimcisi kendilerini hukuk disma Qkarml~tar. BiitUn bu hukuksuzluga karsm, isranm sonueunda, yuzlestirme tutanagmda benim sunlan sOyledigim yazrhyon "Oylann ~ogunluk mu oldugunu corrr.ak bizi gizli orgiit olarak dii~iinmektir." Bunu, tutanaga yazdirrnada basanh olabildim, Kuskusuz bu ifade eksiktir; ben biitiin siirecin, yuzlestlrmenin de, bizl gizli orgiit saymanm a~tk delili oldugunu sOyleyip duro urn. Ancak bu kadan tutanaklara geQrildi. Bundan kusku duyulmamastnl diliyorum. Biz, bir kez degil birkac kez DAL'dan DGM Savetbgl'na sevkedildik, DGM Savcihk makarm bazen sevkiyatJ kabul etmedi. Aneak, birkez sevkiyat yazlmlZ yazslrmsn ve bunlar da dava dosyasmda yer ahyor. Emniyct Miidiir Yardrmcisi Ertugrul <;aktr irnzah ve 20 Haziran 1988 tarihli scvk yazImlzm ~tlo~§ube ve sayl ile ilgili bilgilerini aktanyorum ~UBE;1 BORO: Illegal Opr (0-1) SAYI:C/53 Aym dosyada aym miidiir yarduncisuun iddianamede adl g~n bazt arkadaslanmizm yerteri ve kimlikleri konusunda DGM Savcihgt'na yazilml~ bir baska yazi var. 22 Haziran 1988 tarihli bu yazmm da ~kt§ §ube ve sayisr ile ilgili bilgileri de aktanyorum. '

dugunu samyorum. DAL-l, "Illegal Operasyonlar" burosundadrr,
dir,

' Belli de biirosunun adi-

~UBE: 1 BORO: ILL. SOR. (0-2)
SAYI4638 Bu iki bilgi iizerinde dunnam gerekiyor. (0-1) ve (0-2), aksi iddialara karsm DAL'm devam ettigini goseeriyor. 0, eski yazida DAL okunuyor ve Ankara Emniyeti'nde kuskusuz baska Emniyet Miidiirliiklerinde bir degil birkac "OAL" ekibi ortaya ~Iktyor. Bizimle ilgilenenlerin DAL-l 01174

DAL-2, "Illegal Sorusturma" olabilir. Biitiin bu kaynlar, DGM SaVCIYardrmcismm emri He ve bir "Illegal Operasyon" sayilarak evimizden ahnmrs, hiicrelerde tutulrnus, gizli orgiit bagtantllan icin zorlanrms ve biitiin bunlar tutmaymca karsrmza Basin Yasasma muhalefet suclanyla getirilmi§ bulunuyoruz. ~imdi ortada sorumluluklar getiren ve cevap bekleyen bir soru var: Biz Basin Yasasma gore sudanacaknk, neden hikreye konduk ve "illegal" sayildik, Peki biz illegal" sayildik ve gozlerimiz bagIandt, giinterce DAL'da tutulduk, sonunda neden Basm Yasasma muhalefetten suclandlk? Dosyada bir de Ankara DGM'den 15 Haziran 1988 tarihinde cikan, Ankara Emniyeti Siyasi ~ube Miidiirliigii'ne yaztlan "ilgili" yaZtSI olarak "15.6.1988 gun ve 1. ~b.lllegal Sorgu Biiro 4340 sayilr yazmtz" gostertlen, kuskusuz, DGM Saver Yardimcisi Olkii Coskun imzalt yazi var. SaVCl Yarduncist Yuzbasr Oikii Coskun, bizim islerlmiz sozkonusu olunea, Ankara Emniyeti'nde Illegal Sorgu Burosunu muhatap biliyor. BOylece bizim sorgulamarmzm "Illegal Sorgu Biirosu"nda yapdml~ oldugu kesinlik kazamyor. Kuskusuz Yiizba§l Oikii Coskun ve bu buro, islerine baslarken beni ve arkadaslanrru "illegal" goruyorlar. Buna gore hareket ediyorlar ve kamtlayabilmek i~in delil aVCi!tgma ve imalatma bashyorlar, Yapttklan i~ hukuk disrdir, Bence illegal olan bu biirodur. Hukuk dt~t olan, bu yazida yer alan Otkii Coskun'un emridir. Bu emri de aktanyorum, " Miidiirliigiiniizce 14.6.1988 tarihinde yakalanarak gozenme alman Yakm Y.ii\uk, Bilgecu Ercnus, llhan Akahn, Orhan G6kdemir ve Hiisnii Ondiil'iin sorgulannm yapilmasr ve su~ delillerinin elde edilebilmesi i~in CMUK'nun 128,3233 sayth kanunun 7'nci maddesi ile 2559 sayih polis vazife ve selahiyet kanununa eklenen ek madde 2, 2845 sayih kanunun 16 ve 2935 say til kanunun 26. maddeleri geregince adt gecen samklar 22.6.1988 tarihine kadar gOzetim altma ahnmis oIup" Burada bir noktanm altiru ~mem gerekiyor: Dosyanm incelemesinden SaVClYardimcisr Yiizba~l Oikii Coskun'un kaleminden veya diktesinden ~kan bir tek paragraftn bile olmadigr anlasilryor, a- Savel Yardimcisr Olkii Co§kun'un benimle ilgili gozaln-emri 13 HaM ziran tarihinde, Komiser 11 baskanhgmda ekip evime 13 Haziran gecesi gcldiler. Isler uzun siirdii. Tutanagt14 Haziran itibanyla diizenlediler. .

'7~

b- Ancak Husnu Ondiil14 Hazlran'da degil13 Haziran tarihinde gozaltma ahndt. . c- Orhan GOkdemir, 14 Haziran'da degil9 Haziran'da gozalnna almdr, Bir Savohk yazismda bu Hir yanhshklar olmarnahdir, Saver YardimciIan, yanhs yapmada bu kadar ozgiir davranmamahdir, d- Bizim ve bu arada benim gozaln yazrmda "2935 sayih kanunun 26. maddeleri geregince~denilmekte ve 2935 sayih yasadan gii~ almaktadirlar, 2935 say til yasa olaganiistii hal yasasidrr ve Ankara'da olaganiistu hal bulunmadigi iQn yiiriirliikte degildir. OCM Savo Yardirncisr kendisi olaganustii hal yasasmm Ankara'da yiiriirliikte olmadlgtn! ve bize uygulanamayacaguu bilmek zorundadtr. Butun bunlar bir yana, [x;M Saver Yardimcisi bizimle i1gili "sue delillerinin elde edilmesi" iQn 22 Haziran 1988 tarihine kadar gozaltma almrnarmzm geregini nasil bilmis veya hesaplarmsnr? Bizlm ozgiirli.ik ve ki§iIik haklanrmz, OCM SaVCtllSti~in bu kadar ucuz mudur? Peki ne bulmustur? Sonunda beni suclayabilmek i~in Ariz Nesin'in bir konusmasma ait bilirki§i raporundan baska hangi delil9karabilmi§tir? Bir bilirkisinin 14 Haziran 1988 tarihinde aldtgl bir dosyayi 16 Haziran 1988 tarihinde teslim edebilmesi i~in, huzur i~inde suclayabilmesi icin, benim ve arkadaslanmm bir mezar biiyiiklugundeki hiicreye kapanlmasi neden gerekmistir? Bu sorulara cevap gerekiyor. Bu saruya hemen cevap verebilirim. Once iddianamenin benimle ilgili kimlik acrklayan boltimunden "sevk maddesi" satinru aktanyorum: "TCK'nun 142/3-6 maddeleri," BOylece benim TCK'nun 142. maddesinin u~iincu frkrasiyla su~landlgun ve bu sucu basm yoluyla i§ledigim i~in de altmct fikrasuun uygulanmasuun talep edildigi aokhk kazamyor. Bundan hemen sonra gelen saruk arkadasrrn da benim turumden TCK 142/3-6 He sevk ediliyor. Bu arkadasirn hakkmda, iddianamede yer alan. bilgiyi de aktanyorum. "Muzaffar Ayata: Diyarbaktr Cezaevinde PKK adma orgiltseJ faaliyetlerde bulunmak sucundan idam cezasma hukumlu." Muzaffer Ayata i9n "sue tarihi" sanrmda "~ubat 1988" bilgisi yer ahyor. Muzaffer, $ubat 1988 tarihli Toplumsal Kurtulus dergisinde cikan yazismdan dolayi sudamyor. Ben de aym saytda yer alan bir demecim gerekeesiyle karsnuza ~Ikarnlrms bulunuyorum. Ancak iddianamede benimle ilgili "sue tarihi" sannnda ~un1ar yer ahyor: "16 Haziran 1988 oncesi", Savcihk, benimle ilgili sabra "$ubat 1988" yazamlyorve yazmlyor.

(:unku DGM Savcihgr'run gozunde ben. gizli orgli.tum. (:unkii, gizli orgiitun sue tarihi zaman icinde bir tarih noktasi olamaz. (:unkii, gizli orgilt ancak zaman icinde bir uzun cizgiye yazihr. DGM Savo Yardrrncisi kafasmdan, gizli orgiit illizyonunu atamadigi icin "sue tarihi" olarak "Haziran 1988 oncesl" yaziyor. Bunu a"lk~ yazamachgi i9n, Ezop'un akltm tercih ediyor. Hie kusku yok, EylUl donemi ile ilgili deneyimlerim, OCM SaVCIYardnncisrmn, ozel sohbetlerde, yemek aralannda, kurul uyelerine israrla bizlerin gizli orgiit oldugumuzu s6yledigini dUililnmemi gerektiriyor. Bu yolla, kurula MIT raporlarmm sunulmus olmasr da mumkundur. 12 Mart doneminde, hukukun butiinliigune bagbbk daha fazla !Jldugu i~in MIT raporlan dosyada yer altyordu. Bu konuyu burada brrakiyorur . Fakat "sue tarihi" tizerindeki bu karl§lkhgl saptadiktan ve ayiklayarak kurulunuza sunduktan soma dosya i~riginin kronolojisi tizerinde durmak istiyorum. Umuyorum ve inamyorum, dunyada hi~bir yerde boyle bir dava kronolojisiyle karstlasilamaz: bunu gOstermek durumundayim, Arnk devlet i~inde bir gizli orgiililn acrklanmasmm zamaru gelrnlstir. Dosyada bulunan ve "raper" baslikh, antetsiz bir kaglda yazih ve "lnceleme Kurulu" tarafindan imzalanan bir belgeden soz etmek durumundaYlm. Bu belge, devlet icinde ve devletin irnkanlanru kullanan yasadisr bir orgiitiin varhgmi acikhyor. "lncelerne Kurulu" klmin tarafmdan tayin edilmistlr: bilinmiyor. Emniyet Miidiir Yardrmcrsi Orhan Acar, Giivenlik ~ubesi Miidiirii Melik Kazici, Birinci ~ube Miidiirii Hasan Erytlmaz ve lstihbarat $ube Miidiirii. Erlugrul Cakir tarafmdan imzalanan ve herhalde onemi nedeniyle gerek."3. 2.1988 Saat: 14.30" tarihi attlan bu raporun altinci maddesinde su yazihyor: "Sonuc olarak derginin taranan bircok sahifesinde yer alan yazilann basta komunizmi ov\icU oldugu bir gercektlr. Bu sebeple dergi, Basin Kanunun ilgili maddesi geregince surekli yaytn oldugundan surest i~risinde incelenerek boyle bir raporla birlikte ilgili kuruluslara gondertlmesl uygun goriiimii§tiir." Aciknr; devlet i~inde gizli orgli.t Toplumsal KurtuIus dergisine karst savas ar;;lyor.Ankara Emniyeti i9nde bir gizli orgiitOn 3 ~ubat 1988 tarihinde ve ogleden soma saat 14.30'da imzaladigi bir gizli ve yasadisi beIge "ilgili kuruluslara" gonderiIiyor. Bu gizli ve illegal ile ilgili olarak sOylenecekier var. . 1.> gizli ve illegal bel~eyi imzalayan §ube mudurlerinin hepsi yetkiBu sizdir. Toplumsal Kurtulus la ugra§mak ve rapor yazmak, Ernniyet lstihbarat ~ubesi veya Emniyet Guvenlik ~ubesinin i§i degildir; yetkileri yok. Toplumsal Kurtulus dergisi, Basin Yasasma gore yaytmlanan bir dergidir. Emniyet'te muhatabi BaSInBurosu, adalette muhatabi Basin Savclhgtdtr.

176

177

rrnsnr.

Yaymlan, idare rnekanizmasi icinde Emniyct Basm Biirosu veadalet rnekanizmasmda da Basin Savclligl izler. Muhatap bellidir. Bunun dismda rapor hazirlayarak, devlet ayginm. Toplumsal KurtuJu~ i~in harekcte gecirmoye ~all~mak yasadissdir. 2) Eyliilist donernde Ernniyet aygmrun, MHP'nin yerini alacak ve boslugunu dolduracak bicirnde yeniden duzenlendigi anlasthyor, Eylul oncesinde, boyle bir rapor hazirlama i§i~i MHP orgiitU usleniyordu, Bu donemde her ilin emniyet Orgutu, MHP il orgutlerinin ycrini al-

RAPOR llimiz, Konur Sokak 73/9 5a!fl11 yerde yaYlmlanmakta olan ve sahipligini Diinem Yayrnallk A$ adina Bilgesu Erenus'un yazl i~leri mUdurlaganu ise Orhan Giikdemir' in yapllgl, ESilt Caddesi No: 44/de bulunan Maya Matbaas! tarafmdatlbasllan "topJumsal KurtulUi# isimli derginin $ubat 1988 iarih ve 8. SilYISI inceleme kurulumuzca incelenmis olup inceleme neiicesi a$llglya maddeler halinde 0kfmlmljhr: 1- Derginin 8,9,10,11,12,13,22,23. sahifelerindeki yazlumn komanizmi (Jvucii nitelikte olmakia blrlikte komunizmi benimsemis kisileri lider veya bUyuk bir tindermis gibi gostermek suretiyle hillkln duygulaTlnl somurmek suretiyle bu yola itilmek istendigi, 2 - Derginin 24. SIlhifesi ve daha bir<;:ok sahifelerinde kmnu kurum ve kuruluslartnda ~I~n kitlelai deolete kars: gelmek yoluylii i5rgiitlenmek, hilpislumelere IaJTjI fikmak, halk arasmda Kart-Turk aylTlltll yapmak, Kurtlerin Kl1rtt;e konUjmaiarlnl desteklemek, 3 - Olkemizde sanki bfiyiik bir KUrt toplumu varml§fIlsll14 Kurtlerin ue Kart halk hiireketlerinin bir tarih olarak yaZUmtlSlm, yaylmlanmtlSlnl desteklemek gibi r;abalarm halktan. iSfendigi, 4 - Diyarbalcrr Cezaeoi basta almak azere cezaeolerinde buyfik i~kenceler yapillyormuf gibi gOstennek suretiyle halk: kl$iartma cihetine gidildigi, 5 -Olaganustii BoIge Valiliginin herlumgi bir tineminin oll1Uldlgml belirterek bu vali/igi devleti sorumluluklan uzak tutmak ifin olu$turulmu$ herlumgi bir amacl almayan kurulusa benzeterek halkln bu b6lge valiligine kar$1 kljklThlmak istendigi, 6 - SonUf olarak derginin tamamen bircok: sahifesinde yer alan yazrlarm hajta komunizmi oViicU oldugu bir gert;ektir. Bu sebeple dergi Bastn l<Jlnununun ilgiU maddesi geregince sureli yaym oldugundan suresi it;erisinde incelenerek bfJyle bir raporla birlikte ilgili kurulujlara ganderilmesi uygun g(Jriiimii~iiT.
3.2.1988 SaaU4.30

3) Tiirkiye bugim bir tekeld polis devletidir. Polisin DAL birimleri, bizlere karsi MHP kiniyle donanlrrusnr. 4) Toplumsal Kurtulus iIe ilgili butun kovusturma ve baskilar Ankara Emniyctindcki bu illegal argiitiin raporunu "ilgili kuruluslara" gandermesinden sonra baslanusnr, 1987 Kasun saYISli<;inbilirki~j raporu derlenmesi bu tarihten soma akil ediliyor ve 1987 Kasim tarihinde cikan besinci sayi ile ilgilt toplatma karan, bu tarihtcn soma ahmyor. Bu rapor, illegal oldugu kadar da gulunctur, Bu illegal rapora gore, hizim "Kurtlerin Kiirtoe konusmalanru desteklemek' tiiriinden kotii islerimiz var. Bunlarm kafalannda irkcihk ve kalplerinde MHP kini var. Ne olacak? Eger Tiirkiye'de Kiirt varsa, bunlann Kurtco konusmalanru desteklemck, varsa yasal engellerin ortadan kalkmasi i<;in cahsrnaktan daha dogal ne olabilir? Anadiliyle konusmak isteyenlere kannca karannca destek olmak, bir insanhk gorcvidir. Ben, horseyden once bir insarum. Bir ay· dm sorumlulugum var. Ben sorumlu bir aydm olmaya calrsiyorum, Bunlar hukuktan nasibini almarrus polis sefleridir. Tekrarhyorum. Ben, Ankara Emniyeti'ndeve DGM Save Yardrmcrsmm odasinda herseyi gordum: hukuk bularnadrm. Bu ilkel polis ~efleri, bugiin, arnk eski basbakanlann ve yeni basbakanlann tiimiiniin, Kurtce fuerindeki yasaklarm kaldmlmasi i<;.i.n demecler verdiklerini bilmiyorlar rm? BOyle dernecler veren Turgut Ozal ve Bulent Ecevit hakkmda da illegal raporlar hazirlayacaklar, "ilgili kuruluslara" gonderecekler mi? Degerli Yargiclar, Bu ilkel ve illegal raporun bir maddesine gore, bizler, "illkemizde sanki buyuk bir Kiirt toplumu varmrscasma" Kiirtlerin tarihinin yazrlmasiru istemck ve desteklemekle buyuk cururnler i~lemi§ oluyoruz. Bunun uzerinde de kisaca durmak istiyorum. lnsan topluluklan, halk topluluklan karpuz degildir. Karpuzun kiiSiigii biiyiigii olur; insamn, insan topluluklannm, halk topluluklanmn kii<;iigii veya biiyiigii olmuyor. (.iinkii insan, insan topluluklan, halk topluluklan nicel degil, niteldir,

Orhan Acar Emniyet Madar Yard,mc1Sl

A. Melik KazICl GavenIik $ube Madfira Ertugrul C;aklr lstihbarat $ube MUdfiru

Dr. Hasan EryunulZ
1. $ube Madura

178

179

Tarih yazmak su~ degildir. Tarih yazilmasrru desteklemek sue degildir. Ben, evimde Kurt tarihi ile ilgili kaynaklan goren ve beni DAL'da sorgulayan polis ekibine de soyledim: yazt programlm icinde Kurtlerin tarihini de yazmak var. Bu illegal rapordan bir aktarma daha yapiyorum, "Diyarbakrr Cezaevi basta olmak uzera cezaevlerinde buyuk i~kenceler yapihyormus gibi gostermek suretiyle halki kiskirtmak cihetine gidildigi". Bu da rapora konuIuyor ve "ilgili kuruluslara" gonderilerek devlet aygm Toplumsal Kurtulus'a karst krskrrnhyor. Eyliilist rejimin butun hapishanelerinin ve ozellikle Diyarbakrr'm insanhk tarihinin karanhk noktalanndan bir bolumunu meydana getirdigi konusunda arnk diinyamn her tarafinda yaym yapihyor, Actlar dinmiyor. ActSI olanlann acilanru biz de duyuyoruz. Ne yazik, elimizden bunIan yayrmlarnaktan baska bir ~are gelmiyor. Benim ve arkadaslanrmn aCISIolanlara bir yakmhgrrmz var. Acilannm dile getirilmesini "halki ktskutma" sayan kafalarla bizirn ararmzda dtinya farki var, Bu raporu oldugu gibi buraya aldim, Vine de bir madesini tekrar yaz~ mak istiyorum. Boylece bu polis ~finin kafasi ile MHP kafasrmn aym 01dugunu kesinkes gosterebilecegimi umuyorum. Polis §efleri §unlan da yazlp dagthyorlar. "Derginin 8,9,10,11,12,.13,22,23. sahifelerindeki yazilarm kornunizmi ovuca nitelikte olmakla birlikte komunizmi benlmsemis kisileri lider veya buyuk bir ondermis gibi gostermek suretiyle halkm duygulanru somurmek suretiyle bu yola itilmek istendigi: bu bozuk rumIe ile bizler icin yent suclar bulunmak istendigi anlasihyor, Sornut olarak ne oldugunu, kimin kastedildigini bilemiyorum. Ancak bu sayida yayimlandrgi icin, benim ve Bilgesu hakkmda, Ismail Besikci hakkmda 6viicu sozler soyledighniz icin aym dava acildr, tki nokta var. Birincisi, bu illegal yazl ile daha sonraki gelismeler arasindaki bag-Iantl a~lk ve nettir. Savcihgm kendi dii§iincesiyle degil, illegal bir orgiitiin Ankara :;iubesi olarak hareket eden polis §eflerinin uyarmasl iizerine, sekizinci sayida Ismail Besikci'yi konu alan iki yaZt i~in dava a~tlgl kesinlikle ortaya 9ktyor. lkinci nokta ise sudur: Durum sasrrncidir, Benim iiniversiteden arkadasun Ismail Be§ik~i iQn oviicii sozlerimden dolayi dava acmak yerine; neden Be§ik~i tiiriinun bu topraklarda bu kadar az yeti§tigine iiziilmek gerekiyor. Degerli Yargiclar, Ismail, bir dervistir. Tiirktiir. Tiirkliigu. He bir sorunu oldugunu, Tiirk halkmi kii~iik dii§iiren bir tek s6ziinu bilmiyorum; rastlamadim. Ismail

Tiirktiir ve Kiirtler iizerine arasnrmalar yapiyor. Bunun icin yillarca hapis yatlyor. Hep giileryiizlii kahyor, Ben Isrnail'in yapnklanru dogru buluyorum. Aneak bir kimsenin Is~ mail Besikci'ye saygl ve hayranhk duymasi idn Ismail'in yapnklanm dogru bulmasi bile gerekli olmuyor. Arastrrmalan i~in, inanclan iQn, buyuk bir gUleryiizle on yildan uzun hapis yatmak, her zaman onur vericidir. Neden bu topraklarda Ismail Be§ik~itiirii bu kadar az yeti§iyor? Bu bir gizli orgfittiir. Hukuk disi isler yapiyorlar. Bu illegal belgenin altmdaki imzalann birisi Ertugrul Cakir'a aittir; belgeyi, bizimle hi~ ilgisi olmayan, istihbarat sube miidiirti olarak imzalamis goriiniiyor. Bunun dismda, bizim dosyamizda, SaVCIYardrmcisi 01kti Coskun ile Ankara Emniyeti arasmdaki yazrsrnalann da ayru Ertugrul (aktr tarafmdan imzalandigi anlasshyor. Bu kez Emniyet Mudur Muavininden; Ertugrul Cakir'm Toplumsal Kurtulus uzerlnde uzmanlasnnldigr sonucunu ~tkarabiliyorum. Davarmzm DGM SaVClYardnncilanndan Yiizba§1 uno Coskun tara- ' fmdan izlenmesi benim iQn siirpriz olmadt. Evimde achk grevi yapan veya baska nedenlerle tamdtgnn Ankarah ogrenci1er OAL'dan Saver Yardnncisi O1kii Coskun'un onune 9kartldlgmda beni de karstsma getirtece81ni sOyledigini, bana srk sik aktardtlar. Bu nedenle, Ankara Emniyeti'ndeki illegal kararmi uygulamaya konmasmda Saver Yarduncisi Olkii Coskun'un rol almasnu §d§lrtICI bulmuyorum. Aneak An~ra DGM SaVCIYarthmcihgi odasmda sorgu sirasmda Savct YardtmctSI Olkii Coskun'un bir ara yine, diizenli sorguyu birakarak "Yalcm Bey, Yalcin Bey bizim bir tek ideoJojimiz var; Kemalizm ideolojisinden baska bir ideolojiyi yasatrnayiz" demesini yad.lfgadtglmt burada Hade etmek geregini duyuyorum. (iinkii, ideolojilerin savcilann odasma girmemesi usuldendir, Savcilar, yalnizca yasalarla baghdtrlar. Bu bir, ikincisi, bu iilkede Devlet Baskam Kenan Evren, Bakanlar Kurulu Baskam Turgut Ozal, Muhalefet Partisi Baskam Erdal tnonii hep Kemalist olduklanm soyluyorlar. Ben de Kemalist olmadigmu soyluyorum. Bu rejimi tekellerin egernenliginde bir diizen olarak gfutiyorum. Kemalist sorgu ile birlikte Kemalist tekelci bir rejim oluyoruz, bOyle niteliyorum. Kemalizm bir mekteptir. $osyalizm ayn bir mekteptir. Ben sosyalizm mektebindenim: sosyalist olmaya QlhqlYOrum. Tiirkiye'de sosyalist bir diizen kunnaya cahsiyorum, Degerli ;Yargl~lar, TOrkiye'de herkesi Kemalist olmaya zorlayici bir ceza yasasi ve maddesi bulunmuyor.

180 181

Turkiye'de sosyalist olrnayi yasaklayan ve sosyalizmi kurma cahsmaIanni su" sayan hi\bir yasa ve maddesi de yoktur. Turkiye'do hem Kcmalizm ve hem de sosyalizm icin mucadcle ceza yasalanrun disma du~ilyor. Savciligm bana kendi idoolojisini zorlamaya l)ah~maSIyersizdir. Vasadistdrr. Bir kitabimm iqinde de var: Kemalizm bizi iJeriye goturmez. Biz Kemalizmden geriye gitmeyiz. Biz ileriye gitmek istiyoruz, Bunlann yazrlmasi sasrrnodir, Hukuk Fakultesi'nde okurnus savcrlar, yasalar yerine mu phem ideolojilere gore suclarna yapabiliyor veya bulabildikleri bir sue icin her hafta bir yeni insaru veya grubunu samk sandalyesine oturtmaya cahsabiliyorlar, Bu, hukuk ve yasa kavrarmmn .;ok buyuk ol.;ude zaafa ugraml~ olmasrru anlanyor, Eylul darbesinin en buyuk zararlanndan birisi burada aranmahdrr, Darbe ve yonetimi ele alan asker kisilerin tek suclayio olmalan ve radyo ve televizyonla birlikte basmi surekli olarak sue kampanyalan is:in kullanmalan buyuk bir sanssizhk olrnustur, Turkiye'de onyargilar, kanun hukmil gucune kavusmustur. Ti.irkiye onyargrlann, kutlesel vehimlerin yasa maddesi saylldlgl ve i.istelik uygulanmaya l)ah~11dlg1 iilkodir. Polis sefleri, "Kurtlerin Kurtbir ce konusmalanru desteklemek" tiirunden suqlar icat ettiler, savcilar Kemalisr ideolojinin dismda kalan tum dusunceleri mahkum etmeye cahsirlar, diger y6neticiler her gun bir vehimlerini ulusal tehlike duzeyine 1)1kartarak, bunlar iqin ceza kesmeye ~gn yaparlar. Butun bunlar kamu yonetiminin ahsilmarrus 61l)ude keyfilesmesi olgusu ile yanyana gidiyor; kutlesel vehimlcrin ceza meddesi sayl1dlgt bir siyasal ortamda vchim ve onyargi yaratmak kacmtlmaz sayihyor, Kutlcsel vehimleri ceza maddesi saymakla Orta"ag'm engizisyon kurumu yanyanadir. Engizisyon ceza yontemi, y6netenlerin vehimlerini - kutleye mal etmesiyle uygulanabilmistir. Tekellerin polis devleti ile Orta"ag yonotimi, bir acidan, aym tabana oturuyor; Orta"ag'da birey yoktur, lnsan hayvana yakm, duymayan ve du~unmeyen amorf yaranknr. Tekellerin polis devleti de, bireyi czmek ve insaru kisiliksiz bir pclte veya en iyisinden deniz anasi yapmak icindir: tekeller, sadcce ki:;i1igini yitirrnis, meduz olmus, eski insanlann omuzlannda, y6netimlerini surdurebiliyorlar, Denim bu duzene itirazrm, bir mcduz veya en iyisinden bir hamambocegi olmamak icindir.

Sekiz yildir ki~ilig-tmizden onemli kayiplar verdigimize ve kayrplann, arnk niteliksel bir boyut kazandrgma inamyorum. Bunu g6sterebilccek durumdayim. Tahmin edilebilir; Toplumsal Kurtulus ile ilgili billirkisi raporu da, polis ~eflcrinin illegal hazirlanan bir sayfahk rapar "iIgili kuruluslara'tdaginldtktan sonra bashyor, Nc yaZIk, Ankara Universitcsi Hukuk Fakultcsi Ceza Hukuku Kursusu'nden bir ogretim uyesi polis scflerlnin evhamlanrn bilirkisi raporu olarak DCM savcihgi'na g6nderebiliyor. Dol). Dr. Eralp 6zgen, 1987 yih Kasun aymda Q-kan besinci sayrrmzdaki "Partiya Karkeren Kurdistan" bashkh yazirruzla ilgili bilirkisi raporunu 18Mart 1988 tarihinde imzahyor, Bu rapordan bir paragraf aktanyorum. Bu paragraf bi~i suclarnamn temelidir; azerinde durulrnasr gerekiyor. 00.;. Dr. Eralp Ozgen suntan ilcri suruyor: "Ulkenin bir bolumi; baska bir ulke (Kurdistan) ve burada yasayanlar da baska bir milletin (Kurt) unsuru olarak takdim edilerek, TCK'nun 142/3. maddesinde 6ng6riilen 'milli duygulan yoketmek veya zayiflatmak icin propaganda' sucunun unsurlan yer almaktadrr," Ben de buna karsihk, sunu soylcyebiliyorum: Eylul doncminde oyle anlasihyor, kisilerin okuma derecesi yukselince, evhamlan da arnyor, Turkiyo'de milli duygular cok nazh bir gelin midir ki, "Kurdistan" veya "Kurt" sozcukleri soylenir soylcnmez ya zayifhyor ya da yok oluyor? Ti.irkiye'de milli duygulann zaafiyetini onlemek icin "Kurdistan" veya "Kurt" s6zcugiinu telaffuz eden herkese on bC§yil hapis rni kesmck gerekiyor? Peki Turkiye'de Sultan Abdulhamid doneminde "Kiirdistan'' ve "Kurt" sezcukleri raharca telaffuz ediliyordu, bugunku Turkiye'nin Sultan Hamid'in donemine gore daha ilkel oldugunu mu sOyleyecegiz? Peki, Turkiye'de uluscu harcketlerin Sultan Abdulhamid d6neminde basladigiru, Turk Ocaklari'run bu d6nemde kuruldugunu Turk Yurdu'nun bu doncmde S:lktlgml, M. Emin Yurdakul'un bu donemde I)lktlgt.nt,M. Emin Yurdakul'un ilk Turkcii siirlerini bu donemde yazdlgml nasil aciklayacagiz? Burada bir parantez acmak istiyorum: ~u anda yaptlglmlz i~in onurunu daha iyi anhyorum. Biz ve bizim gibi bir avuc insan olmasa, Ttirkiye'nin Hamid donernlnden de koyu bir ilkelligi yaljadlgma inanmak gerekecektir, bunu onlemis oluyoruz. . Parantez icinde ~unu da belirtmek geregini duyuyorum: Osmanh duzeninde yargiclar da ilmiye suufmdan sayihyorlar. Bu, yargiclann da arasnrma yapnklanru ve kararlanru bilimsel I)ozumlemelere dayandirmak durumunda olduklanru g6steriyor. . Fakat zamanla yargiclann billmsel donanmlarmm yetersiz kaldigma

182

1Q'l

,

inamldlgl zamanlarda kararlann bilimsel dayanaklanru gii~lendirebilmek 19.n, tarnsmaya acik olanlar da bilir olduklan varsayilan kisilerden rap orlar alma yontemi getiriliyor. Aneak bu yontemde de, yargidar, aldiklan raporlardan ozgiir tutuluyorlar. Yargiclar Kurulu, aldiklan raporu ciddiye ahp almamakta ozgiirdiir; raporlar baglayta bir gii~ tasirmyor. Ankara DGM SaVCI Yardimcist Olkii Coskun'un se;tigi ogretim iiyelerinden ahnan raporlar, bizim i~in ~ok sevindiricidir, hi~bir giieii olmadigIRl saptayabiliyorum. 1988 yth Mart ayt i9nde, YOI< sisteminde olsa da bir ogretim iiyesinin, "Kurdistan" ve "Kiirt" s6zciiklerinin telaffuz edilmesiyle Turk "mllli, duygulan yok etrnek veya zaytflatmak" sucunun i§lendigi sonueuna ulasabilmesi iQn kiitlesel evhami da geride birakarak paranoya ~jnde olmasi gerekiyor. Burada sorgulamrken, sonunda verilecek yargt kararmm olusumuna -katkida bulunmaya cahsiyoruz ve ortada adt iizerinde bir "bilirkisi" raparu var, Bu raporda bir ceza hukuku ogretim uyesi, bir yazida salt 'Kurdlstan" ve "Kurt" s6zci.iklerinin g~mesini, baskaca hi~bir kamta gerek duymadan on bes yrla kadar cikan hapis cezasmi uygun gOriiyor ve gosteriyor. Benim Ise, burada bu kiitlelere enjekte edilen evhamlan en yuksek duzeyde saga-sola yaymaya ve bOylece daha da ~galtmaya c;ah§3n ogre.. tim fiyesine ~k kisa dersler vermem gerekiyor. 1) Tiirkler Anadolu'ya 1071 ythnda, Dogu'da Malazgirt'te yapilan bir savasi kazanarak girdiler. Bu tanh bugun bile hir bayram olarak kabul ediliyor. Burada, Tiirklerin Anadolu'yu zaptettikleri tarihte, Anadolu i~in ii~ ihtimal diiiliinillebilir. a) Tiirkler, Anodolu'yu zaptettikleri zaman Anadolu'da yine Tiirkler ya§lyordu. Bu ilen siirUlebiUr. Ancak saQ1\adl1';"iinku, Tiirklerle meskun bir yere Tiirklerin girmesine "fetih" denerniyor. 1071 yih Agustos ayt, hala Anadolu'nun zapn veya fethi sayihyorsa, daha once burada Tiirklcr yail3. miyordu. Bu sonueu kesinlikle ileri siirebiliyorum. b) Tiirklerin Anadolu'yu fethettikleri tarihte Anadolu'nun bir Afrika Iungle'ma benzedigi iddia edilebilir. Vah§ilerln ve hayvanlann yaP.dlgl d ii§iinulebilir. Ancak Kfi~k Asya'mn Dogu bOlgelerindeki arkeolojik kalmnlar My· Ie bir dii§iinceyi hernen ¢rfitiiyor. Tiirklerden once Anadolu'nun bu bolgesinde 'il!§itli uygarhklann ve bunlann yaranolanmn ya~dl& biliniyor. e) Oyleyse, ''biz'' Tilrklerden once Anadolu'da ba~ka halklann ya~dl· gtnm kabul edilmesi zorunludur. Kii'iiik Asya'mn dogusunda "biz" Turklerden once Ermeniler ve Kurtler ya§l}'orlardl. $imdi, OegerJi Yargt~lar, ben ozgiirliigiime kavu§tugutn zaman ve sa-

vunma asamasmda bu bOIge ic;in "Kurdistan" sOzeiigiiniin kullamldigi pek cok kaynak saglamayt vaad ediyorum. BunIar i~inde Kemalist tarihi geliiltirmek iQ_nkurulan Turk Tarih Kurumu'nun bilimsel dergisi "Belleten" de var. Bunlar i9nde Kiiltur Bakanhgr yaymlan da olacaknr, Aynca bu s6zeiigun giinliik basmda da kulleruldigrm gosterebiliyorum. Butun bunlar varken bizim dergimizde "Kiirdistan" sozeugiiniigordiigii i9n, belki de polis §dlerinin illegal raporlanndan haberdar olarak, asm bir evham ile bize su'i yakisnrmak hem bir cehalet omegidir hem de bize yonelik bir iftjra oluyor, . Sonra ne oluyor? Trakya s6zciigii mii Tiirk¢ir? Ege sozeiigii mii? Yoksa Kilikya sOzciigii mii Turkce oluyor? Tiirkiye'de ka" yore veya yerlesim yerinin adr Turkcedir? Neden "Trakya" veya "Kilikya" dendiginde ceza maddesi harekete g~miyor? Yoksa "Anatolia" ve "Anadolu" s6zciiguniin de Tiir~ oimadlg., Helenler i'iin "giine§in dogctugu" yonu Ifade ettigi bilinmiyor rnu? Korkmamak gerekiyor. Onemli olan tarih degildir. Onemli olan bir bOlgede yasayan halkm uluslasma bilinci ve iradesidir, Bolgenin admm etimolojik kaynagl birinci derecede anemii olmaktan 'iok uzaknr, Degerli Yargiclar, Yarattlan kiitlesel vahim iQnde, 00.;. Or. Eralp Ozgen hem biiyiik bir cehaleti sergiliyor ve hem de iftira ediyor.Jtirazimm 6tesinde Ceza Hukuku Docenti, bizim yazumzi a'i~a tahrif etmektedir. Bunu da g6stermek istiyorum. Docent Ozgen §un1an da rapor ediyor: ~6 ve 10. sayfalar arasmda yer alan 'Partiya Karkeren Kiirdistan' bashkh yazida (bashk Turkce ohnadlg.. iQ_nanlasilamarmsnr) PKK'mn gOrii§lerinin verilecegi belirtilerek, burjuvazinin demokrasi adi altmda demokratik ~leri ezmeye cah§atak, Giineydogu bOlgesindeki gerilla miieade1esi ovillmek." Docent Oz· gen'in yazdrklannm bu ooIiimiinu de aktardiktan sonra, bunun, tam ve net bir ~rpltma oldugunu ekIemek zorundayim, $u soru ortadadir: "Burjuvazinin demokrasi adr altmda demokratik ~Ieri ezmeye "ah§tiSt" onermesinin ileri siiriilmesinden, nasil oluyor da, "Giineydogu ooigesindeki gerilla miicadelesi aviilmekte" sonu" anermesine vanhyor; bunu anlamak mtimkun g6riinmuyor. Birind onermeden ikincisini c;tkarmak i9n aradaki manttk orgiisiiniin kurulmasi zorunludur. Tahrifat var. Bu ifadenin hi'ihir yam bizim yaymmuzda yer alnuyor. Bunlar Docent Ozgen'in evham dolu yakt~btmalandtr, Burjuvazi, demokrasi ad!"altmda, demokratfk ~leri €Zer. Bu bizim degil, Docent Ozgen'in Hade bicimidir, Aneak bunu biz de soyleyebiliriz.

184

185

Aneak kim bunu sOylerse soylcsin bundan, Cuneydogu bolgesindeki gerilla m'ueadelesinin oviildugi.i sonucu cikmaz. Bu, Sultan Hamid'in, "rnurat" sOzcugunden kendisinin tahttan indirilecegi sonueuna yol acan evharmm hanrlanyor, Yargiclar Kurulu, .. DAL'da yiiksek rsikta, g6riinmez kisiler tarafmdan sorguya ceklldigimde, bana, bizim dosyalanrmz arasmdaki ash gosterildi. Ben cok sevindim. "Demek, bunu da aldiruz, bunun uzerindeki 9zmelere, ~Ikarmalara bakarsarnz, bizim sue islernemek i~in ne kadar titiz oldugumuz gorilJiir" dedim. Bunu da dosyaya koyun diye ekledim. Bana, istklarm arkasma gizlenen SCS, "Tabii. biz samgm lehine alan d.elil.leride topluyor~~" diyerek ovundil. Ancak dosyarruza sayfalarca Kurdistan Press dergisi koyan DGM Savel Yardimcisi, bunlan kaldirnus bulunuyor. Bunlan bulacagrz, Buraya getirccegiz. .. Evhamh ve bilgisiz bilirkisi, bizi suclarken bizim yaymnmzdan yalmzca ~u kadanru ahyor: "Kurdistan'daki mucadele vc bunun acrms oldugu demokrasi cephesi hakkmda olumlu tc~ ~ir. s6ylemcyc.n~ ondan uzak duson gucunun yettigi kadar onun geh~lmlm engellemek l~m sava§an butun sahtekar taknm. "Sadece "Demokrasi Cephesi" g~iyor ve DevYol ile TKP ve TiP, bu demokrasi eephesine uzak kaldiklan i~in aglr biQ_mdeeJe~tiriljyor. . Yargiclar Kurulu. Bu bilgisiz Ceza Hukuku ogretim iiyesinin bagh. o~du~ ii~ivers~tenin yaymlanru ok,~mad~gl a~,la~lh~.~r:. .~nokuyorum, Universitenin tarih yaB ymlan acikca Kurdistan sozeugunu kullamyorlar. Degerli Baskan, . .. Ankara Emniyeti icinde bir gizli orgiit olarak ~h!lan polls ~flenmn 3 $ubat 1988 tarihli raporunu, dosya munderacanndan ?~rend~m .. Anca~ surpriz olmadigmi soylemek durumundayim. MHP bizimle ilgilemrdi. $imdi, MHP'nin yerini alan gizli orgutiin de duzmece raporlar hazirlayarak §er kuvvctlcrini uzcrimize salacaguu biliyorduk; onlemli davrandigi-

S?Z

"Kurdislan" ve "Kurt" sozcukleri bizden once baska yaymlarda pek ~ok kcz kullaruhmsur. Bugun ise her gun kullaruhyor, Her gun ilanlar veriliyor. Mustafa Kemal Pasa'nm gorii~leri, kuskusuz bu sozcukler de telaffuz edilcrck, tekrar tckrar yaytmlaruyor. Her giin gazetelerde ilanlar 9kIyorSizc bilirkisi
secilen

mtz tahmin

cdilrnclidir.

ogretim uyeslnin gazcteleri okumadigi anlasih-

yor.Ancak kabul ediyorum: P 0 I' se fl"errmn uyarmasi uzenne raporunu ., . IS

yazdlSInda bunlar azdi, $imdi gunluk kullamma girdi. Bu bilgisiz ve evharnh ceza hukuku 6gretim iiyesine raporunu geri almak dusuyor, Bu raporu once carpik oldugu icln ve daha sonra da eskidigi icin gerl almahdir. . Devam ediyorum: "Kurdistan'daki miicadele ve bunun acmrs oldugu dernokrasi cephesi": bu, bizi suclayan raporda, suclanan yazrdan yapilan tek almudir. Bu ahnnrun -bir suclama raporunda nasil yer aldignu anlamak gii~tiir. Yoksa bir"mucadele" yok mudur? Turkiye'de Te kuvvctleri ile orgiitlu Kurtler arasmda bir mi.ieadele yok mu; yoksa ben mi yamhyorum? Va· rolaru, Turkce nasrl ifade edebilirdim? DAL'da yiiksck I~lk arkasmdan konusan birisi, bana, elestirmedigim, karst C;lkanyazrlar yazmadrgim ic;in baski yapiyordu. "Hainler", "katiller, "boluculer", sifatlanru bol hoi kullanmam isteniyordu. Bunlan kullanmamak bir sue mudur? Ben bir Turkum, ancak saver degillm.Tstanbul basiru da degilim; Istanbul basun bunu her gun yaplyor. Yetmiyor mu? "Mucadele" demek nasrl sue olabilir? Ve ustelik bu miicadele s6zcugii, tek bir bicimde, "Demokrasi Cephesi" He baglamrsa, MIa nasrl sue aranabiliyor? Yoksa illegal polis ~fleri gibi bilirkisi de PKK'mn, Dev-Yol, TKP ve TiP'i "sahtekar takmu'' olarak elestirmesinden mi rahatsiz oluyor? BOy. Ie bir rahatsizhgt DAL'da da sordum. Ancak Dev-Yol'dan ve hem de TBKP'den pek cok arkadasumn kullamlan s6zciigu ~k agn bulmakla birlikte, polis ~efleri He bunlarla aym kafada universite ogretim iiyelerinden gelen bu rur yakmhk ve koruyuculuk ifadelerinden daha cok rahatsiz olacaklanndan eminim. Biliyorum. Geriye bilirkisi raporu kahyor. Sira bunlara geliyor. Ancak once bir sorum var: ortadadtr. Ankara DGM bizim icin neden bu kadar eahil insanlan bilirkisi seciyor, Bundan da ote ve benim merakimr son derece kurcalayan ~u soru var; Ankara DGM bu kadar eahillerini nasi Ibuluyor? Degerli Kurul, Kurulunuzun kovusturmamn devam ettig.i gerekcesiyle kaldlTma~lgl ve daha once Yedek Dye Deniz Yargic Albay Unal Ozpmar tarafmdan imzalanan bir tutuklama karanyla Ulucanlar'da, Merkez Kapah Cezaevinde bulunuyorum. $u anda "siyasiler" iqin aynlrrus bir kogu§ta 57 "can" bir aradayiz: tumune yakim, ayru zamanda, mahkemenizin saruklan oluyorlar. Yargi arkadaslanrmn davalanyla da iigilenmek ve bunlan bilmek durumunda kahyorum. Bir izlenim var: Mahkemeniz son derece yukludur, Sizlerin bu dosyalar i~in insanustu ~aba harcamamz gerekiyor, aksi halde, dosya i<;erigini bilmeden, leh ve aleyhte karutlan ineelemeden, karar-

186

187

lar vermeniz kaomlmaz gorunuyor, BOyle bir ihtimal kaygi vericidir, Ben de kaygi verici sonuclan onleyebilmek i~in kurulunuza yardrmci olrnak istiyorum, Bu cahil ve ge~k bilmez kisilerin son curnlelerini duyarak, bilirkisi raporu yazdiklan sonucuna varmamzdan endise ediyorum. Bu ned en le, bu cehalet belgelerinden yapml~ oldugum ahntdara lutfen bakmaruzi vo zamamruzi, insanustu bir gayretle aruirmaruz da gerekse, bu raporlan mutlaka incelemenizi diliyoFakiiltesi'nde ve gazetelerdeki yaymlardan anladigim kadanyla, Ankara DGM Saval~k makamlm,n ~edikli bilirki~ilerinden Doc, Dr. Zeki Hafizogullan, 16 Haziran 1988 tarihh raporunda ijunlan yazlyor: "Devletin insan unsurunu t~kil eden Tiirklerin, ijayet varsa, aralannda etnik farkhliklar gostermiij olmasi, yani .. i:il.~e bazi etnik gruplann yerel veya yaygm olarak bulunmasi, Turkiyede Tiirk ulusundan, Turk halkmdan, Turk milletinden baska bir halkm baska bir ulusun, baska bir milletin bulundugu anlamma gelmez; ~unkii bOyle du~iiniilecek olursa bu, Tiirkiye'de birden ~k egemenin bulundugu anlarmna gelir; bu da kuskusuz Turk Devletinin inkan olur." Yazdiklanru Ol.kii Coskun kanahyla mahkemenize veriyor. Bir nokta cok a~lktJr: Eyliil darbesi, Turkiye'yi bir evham deposu haline getinni~tir, Universitelerdeki ogretim uyelerinin kafalanna, hava pompalanyla evham slkI~hnlmlijttr. Docent HaflZOgullan'mn kafasi sikisnnlml§ bir evham topunu hattrlattyor. Bu Docent Hafizogullan'na gore, Tiirkiye'de ayn etnik ozellikler gosreren insanlar vardtr ve bunlar "yerel ve yaygm" olarak bulunuyorlar ve yaijlyorlar, Docent Hahzogullan, bu kadannm soylenmesinde sakmca bulmuyor, Ancak burada durmayip etnik olarak farklthk gosteren bu insan topluluguna "halk" veya "ulus' dendigi anda bu deyis, 'Turk Devleti-nin inkan olur"; Docent Hanzogullan, i§te burada cok kaygilamyor, Irkcidrr ve evhamlidir. Ostelik son derece cahil Hanzogullan, "halk", "millet", "devlet" , "egemenlik" nedir, bunlann hlcbirini bilmiyor. ~mdilik bilrnediklerinin ikisini savunma asamasma brrakiyorum ve hukukcu olarak Kurul Oyelerinin qok iyi bildigi "devlet" ve "egemenIik" kavramlan iizerinde durmak istiYO~~Biiyiik Britanya, kralhkla yonetilen bir devlettir, "Uruted Kingdom" deniliyor. Bir tek devlettir. Ancak i~inde kirnisinin dili de ayn tam dort millet var. Ingilizler, lskoclar, GaIliler olarak bilinen Welshler ve Irlandahlar olarak bilinen lrishler var. Ostelik Izlandahlann durumu karI~lktlr; bir ayn frlanda devleti var, merkezi Dublin olan Irish Republic vc bir de
rum, Vine Ankara Oniversitesi Hukuk

IRA, Irish Republican Army, tarafmdan baglmslzhk mucadelesi var, Dort millet bir devlet icinde ve tek egemenlik altmdadir. Bu bilgi §unun icin: Docent Hafizogullan, bir bilrnez kisidir, 2) Belcika'da ayn dil konusan ayn milletler, bir devletin egemenligi altmda y~~lyorlar. 3) Yugoslavya'da birden fazla millet bir devlette ve bir egemenlik aInndadrrlar , 4) lsvicre'de bir yerden digerine geQ.ldiginde ayn diller konusulur, Her dili konusan topluluk, lsvicre drsmda 0 dili konusan insanlann 01~turdugu devletle sirur ~iziyor, Ancak lsvicre bir devlettir, 5) Kibns'ea ~u anda, Turkiye'nin dismda pek kabul gormese de, iki devlet bulunuyor. Turklerin ve Greklerin ayn ayn devletleri var. Ancak bugiin tartl§llan Kibns'm tek devlete donii~tiirillmesidir; konusmalara bekrldigmda, iki taraf da, tek devlete don~meyi kabul ediyorlar. Bu gercekleijtigi zaman Kibns, Turk ve Grek milletlerinden gel me Kibnsh Turk ve Grek halklanndan olusan bir tek devlete don~mii~ olacaknr, egilimin bu yonde oldugu anlasihyor, Bir sonuc ~Ikanyorum: Docent Hanzogullan'ndan hi.; bilmedigi bir konuda rapor istenmistir. Raporuna bilirkisi raporu denemez, bilmezkisi raporudur, Mahkemenizin bir bilmezkisi raporunu hesaba katmayacaguu gormek istiyorum. "0 nedenle, Tiirkiye'de Tiirk ulusundan baska bir ulusun oldugunu, Tiirkiye devletinde u1usal dil olan Turkceden baska bir dilin de ulusal.bir dil oldugunu soylemek ve egemenligin tezahulune kanlmada temel niteligi e§itlik olan Turk vatandaslan arasmda Irk aytnml yapmak, bu suretle bir yerde veya bir bolgede oturan, Turk vatandaslanmn kafasmda baska bir ulustan olma; 'azmhk olma' fikirini uyandirmakla, bunlara azmhk haklanndan soz etmek veya referandum istemek, ozerk bOlgeler kurulmasmi istemek TCK'nun 142/3. maddesi anlammda milli duygulan yoketmek veya zayiflatmak iQn propaganda yapmaknr," Bunlan da Docent Hafizogullan'run 16 Haziran 1988 tarihli raporundan aldtm; raporunun genel bolumunden buraya aktardim. Burada bir noktaya dikkat edilmesini diliyorurn. Dosya i~igindeki kayulardan an13§ildlgma gore SaVCI Yardimcisr Yuzbas: Olkii Coskun, Docent Hafizogullarl'na bu gorevi 14 Haziran 1988 tarihinde veriyor Docent HahzogulIan, gorevini biz DAL'da hiicrelere konduktan sonra ahyor. Rahat rahat ~alt§abilir; ~nkii hucredeyiz, Aneak i~i aSJrdtr; Yi1zba~t Coskun, D~ Hafizogullan'na ~ok yuklu bir gorev veriyor. BOyle bir durumda Do~e~t Hafizogullan'nm, dogrudan dogruya bizi

189

188

ve bu arada beni suclarnasi gerekir. Aneak durum boyle olmuyor. Ya bizde ve bende yeteri kadar sue bulamamaktan ya da ~Jikmhgmdan sasmyor. 1) "Ozerk bolgcler kurulmasim istemek" diyor ve sucluyor. Tarnsmahdir. Aneak bu "istek" bana ait degildir; bu diisunceyi Aziz Nesin savunuyor. SaVCIYardimcisr ve bilirkisinin bir sorunu varsa Aziz Nesin'ledir; beni aralarmdaki sorunlara kansnrrnamalanru istiyorum. Ben hicbir yerde "ozerklik" iddiasiyla ortaya cikmadun. 2) "Azmhk olma" fikrini uyandirmak da, TCK'nun 142/3. maddesi icinde rapor ediliyor. SaVCIYardimcisr Coskun ve bilirkisi Hafizogullan, dergimizin kapisiru yanhs cahyorlar, Giir;leri yetmeyince bizleri saruk sandalyesinc oturtmak isriyorlar, Kiirtlerin bir azmhk oldugunu ABO DIili~leri Bakanhgl Insan Haklan Sorumlusu Disisleri Bakan Yardtmcrsi Richard Shifter, Disisleri Bakanhgl'nm resmi raporunda ortaya atn, Turkiye'de ya§ayan Kurtlere "azinltk" statiisii tarunmastm istedi. Richard Shifter'in Turkiye'de Kiirtlere azmhk statiisu tamnmasi istegi, Bab~1Ali basmmda yayimlandi. Tepkilerle karsrlandi. Eger SaVClYardrmcrsi Yuzbasi Ulku Coskun ile se<;tigibilirki§i Docent Hanzogullan'nm giir;leri yenyorsa, gitsinler, ABO OI~i§leri Bakan YardlmCISI Shifter iJe Bab-i Ali basnu sorumlulanru bulsunlar ve saruk sandalyesine oturtsunlar. Eger gucleri bunlara yetmiyorlarsa, benim sessiz sessiz hapis yatacaglml sanarak buyuk bir yarulgi i~ine giriyorlar. 3) Orta Dogu Teknik Universitesi'nde de ogre;im iiyeligi yapttm. Anadilimin dismda bir dille ders verirken, Turk cocuklanna Tiirk~e ders okutamazken ir;im yamyordu, coro 6gretim iiyeligimiz strasmda da tepkimi dile getirdim. Anadilinde konusrna, kendisini ifade €tme ve yazma iSzgiirHikleri elinden almmis kimselere hep icim yanar. Bu, benim insan ve aydm yaprmdan ileri geliyor. lnsan ve aydm. yanmak icindir, Bu diinyada zaman zaman ici yanmayana, ben, insan ve aydm demem, Bu topraklar uzerinde Kurt kardeslerimizin Kiirt<;ekonusma ve yazrna haklanmn ellerinden almmasma iQm yamyor. Bunu haksiz ve yanhs buluyorum. Bu yasanm deg:i!jmesini istiyorum. Bakanlar Kurulu Baskam Turgut Ozal, bu yasamn degi§eceginin isaretini vermistir. 4) Resmi dil baskadir, anadil baskadir. Bir Ceza Hukuku docentinin bunu anlayamamasma da yamyorum, Bu universitelere bir YOK gerekiyor. Aneak boyle olmamahdir,

5) Turkiye'de bir Bulgar, bir Helen, bir baskasi anadiliyle konusabiliyor. Anadilinde egitim yapan okullan var, Useye kadar Bulgarveya Helen dilini ve kulturunu okutan egitim kurumlan var. Tiirkiye'de Bulgarca ve Helence gazete cikiyor ve kitaplar yayimlaruyor, SaVCIYardimcisi He bilirkisi nerede yasiyorlar? "Sayer bazi antropolojik farkhhk varsa, bu dogal veriler, Turk ulusunun insani unsurunun niteliginden baska bir sey degildir. Kaldi ki, bugiin, uluslararasi hukukta 'azmhk'tan degil 'insan'dan; "azmhk haklan"ndan degil, "insan haklarmdan soz edilmektedir. Anayasanm 2. maddesi de zaten insan haklanna bagh dev1etten soz etmektedir. Boyle olunca, Turk ulusunun insan unsurunu niteligini giderid her "e§it 'irkcihk' propagandasi TCK'nun 142/3. maddesinin ihlaline vileut verir," 1) Bilmez kisi, bizi suclayabilmek icin uyduruyor. 2) "lnsan haklan" tammlarnasi bir Reagan jargonudur. 3) Bir dl!j hukuk belgesi olan Lozan Antlasmasinda "azmhk" kurumu yer ahr. 4) Tiirkiye Disisleri Bakanhgl, l3ulgaristan'da bir Tiirk azmiIgl bulundugu gorii~iinu savunuyor. Ben kullanmadun. Ancak "azmhk" sOzciigiinde en kii<;Uk bir sue bulunrnuyor, Bir azmhgm, bir halkm ve giderek bir ulusun varhgindan soz etmek irkcrhk degildir. Irkcrhk, diger butun halklan ve uluslan, bir baska milletin icinde saymakhr. lrkcihk, kendi ulusunu diger butun irklardan ilstiin gormektir.lrk<;lhk, karde~ligi reddetmektir. Degerli Kurul, Buyuk bir dosya acele He, 14 Haziran 1988 tarihinde Hukuk Fakultesi Ogretim Oyesi Doc. Dr. Zeki Hanzogullan'na veriliyor. t~i zor g6riiniiyor, smav zarnarudrr. Bir kolayhk var. Televizyon, yabancr filmlerin Tiirkr;e dublajuu televizyonda ve asil dilden konusmalan da, aym anda radyoda yayunlamaya basladi, Ben de gordum: bir gen~ kiz papatya falma bakiyordu. ""He loves me, he loves me not, loves, loves not, seviyor, sevmiyor, diyerek papatya yapraklanru kopanp kopanp attyor. Docent Hafrzogullan'run iki gunde aym yontemle dosyamizr inceledigi anlasihyor. Dosyayi onune almisnr: "sue var, su~ var, sue yok, var var ..." diyerek yapraklan arkasma atrmsnr. <;ok acele yapugim, tekrarlayarak s6yleyebiliyorum. 1) 16 Haziran 1988 tarlhinde DGM SaVCI Yardrrncisr Yuzbasi Olkii Coskun'a yeti§tirdigi raporunun "incelerne konusu eserler" bolilmii "Kurdistan Press" dergisinin Docent Hafizogullan'na verilen yirmi kiisur say-

190

191

fastyla ilgilidir. Tahmin edilebilecegi gibi, kafasi bir evham yumagi olan icin "SUI; var" diyor. Ancak acelesi de var. Acele i<;jndebu yazilann Toplumsal Kurtulus'ta yayimlamp yayrmlanmadiguu arasnrrruyor: bunlann hicbiri Toplumsal Kurtulus'ta yayrmlanmarms olduklan i.;in bizim davarmzi ilgilendirmiyor. 2) Bundan sonra, "Demokrat <;agml Doldurdu" bashkh yaziyi inoeledigini belirtiyor ve ne yazik, tilmilyle aym dergide yer alan Aziz Nesin'le i1gili yaziyi suduyor, Buna daha once degindim; daha sonra da deginecegim. Ya acele He ya da benimle ilgili yazida hicbir sue olmadigr icin, bu saymm toplatma karanna da benim degil Aziz Nesin'in konusmasmm gerekce yapildigim tekrarhyorum, Aziz Nesin suclamyor, Bu da biz saruklan ilgilendirmiyor. 3) Arkasmdan bir "sue yok" yapragt <;eViriyor. 4) Bundan sonra su geliyor. "Duvar Yazitlari -3" bashkh yazida 'Hapishaneleri elestirmek gOrunilmii altmda kanunun curilm saydlgt fiiller aok- _. ca oviilmii~, bu suretle TCK'nun 312. rnaddesi ihlal edilmistir." Oldugu gibi aktardim, Distaki ,ift nmak benimdir; i,indeki nrnak Hahzogullan'na aittir. Ancak Hafizogullan'nm <;okacelesi var; tunagt a9yor ve kapamayt unutuyor. "Duvar Yazitlan 3. bashkh" ibareyi de ancak biz anlayabiliyoruz; dergiyi bildigimiz i<;inbir anlam verebiliyoruz. Kurulun dergiyi eline almadikca, bir anlam verrnesi mumkun degildir. . Kuskusuz buna rapor denilemez. Bu kisa ve imla kurallan acismdan ilkokul ogrencilerine uygun paragraf, bilirkisi kurumu acismdan bir yuzkarast ifadesidir. Bilirkisi, sue hilkmii vennek degtl, neden su<;oldugunu anlatmak durumundadir, Bilirkis! dergimizde yayrmlanan hangi Hade veya ciimlelerde sue i~lendigmi tamsrnah bir dille ortaya koymak duru-

Docent Hafizogullan, derginin isminde "Kurdistan" sOzcilgil g~igi

mundadir,

Bu yapilmadigi surece, "Kim bu Haftzogullan?" sorusu ortaya anhr, Bir fetva emiri mil Sikiyonetlm komutanlan bile suclarken acrklama yaprna sorurnlulugunu duyuyorlar. 5) Hafizogullan, kafasi evhamla dolu bir kimsedir, Bu suclamasi da, Ankara Emniyeti'ndeki gizli polis ~fleri toplanbsmda alman karara ve yapilan suclamalara uygun hareket etmekten baska bir anlama gelmiyor, MHP islevlerini tistlerine alan polis ~fleri, benim ve Bilgesu'nun lsmail Besikci hakkmdaki 6viieil ifadelerimizden rahatsiz olduklan i~in, bilirkisi secilen Docent Hafizogullan hemen suclama raporu yaziyor. Ancak belki de isteksizlilde ve acele ile raporunu bos veriyor. Arkasindan iki yazi geliyor. Kiirtlerle ilgili degil; polis seflerinin raporuna da uygun olarak, Docent Hanzogullan "SUS yok, sue yok" diyor.

6~ K~~kusuz, H_usml <?,ndiil Arkadasirnm yazrsi Kurt sorunu He i1gili oldugu l<;mHanzogullan sue var" deyiveriyor. 7) "~urt ~runu ~ecliste" ba!lhkh kisa yazi, Istanbul MiIletvekili Mehmet Ah Eren m mechste yaptlgt konusmanm, diger gazetelerden ahnarak r~plla~ kisa bi~ O~idi!: ~apatya falmda Docent Hafizogullan'nm bunun idnde sue var diyecegini beklemek gerekiyor. Ger<;ekten de Docent Haftzogullarl hem "sue var" ~iyor ve hem de bunu iistiin bir eehaletle yaply.?r. Ceza Hukuk~ ~nt~: Millet.Meclisinin yayimladigr Tutanak DergiSI nden?e habersiz gorunuyor. <;imkii §oyle buyuruyor: "Anayasamn 53. ma~desl dola}'lsl~le bu sOzlerin milletvekili bakimmdan sue t~kil etmernesi, yaYlml~~dlgl. zama~ da s~'. teskil et.meyecegi anlarmna gelmez". Bunlan y:u:~blllyor, her milletvekilinin mechsteki her sozunun once Tutanak De~s~ nde yayimlandigmi ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor. Tutanak Dergisi de bir yaymdir, su<;versa once burada aranmasi gerekiyor Turanak Dergisi'nde sue aramak abesle ugra§makttr. . ~.ahasl var, Hafizogullan bir de §oyle ciimle kuruyor: "Mehmet Ali Eren 11\ beyanlan yor~mlanarak verilmis, dolayisiyla bu beyanlar vesile ~lhn.~~, yazida TCK nu~ 142/3. maddesini ihlal eden beyanlara yer ven.I~I~tl.r.. D~<;en~J:Ianzogu.llan, iki sabra ii, "beyan" sozcilgii slgdlfarak bilirkisilik duzeyuu de sergiliyor, Daha onernli bir nokta var; Bu bilmez ki~i Mehmet Ali Eren'in sozlerinde d1i1 d~ bizim yorumlarlm1Zda sue buluyor. Ne kadar yiireksizler! ABO Disisleri Bakaru k~nu!luy~~; biz suclantyoruz. Aziz Nesin tarnsryor, ben tutuk~amy~rum. Milletvakili Mehmet Ali Eren konusuyor, biz saruk yapilmak istentyoruz. Peki bir insan nasil saruk yaplhr? ~imdi sorguda kurulunuz ne SOracak ve biz ne eevap verecegiz? "SuS i~lemiflSiniz, nasil oldu" diye mi SOracaksl~lz? Biz, kur~lun~ "~w;umuz nedir, ne ile sU9amyoruz" dersek ha~g~ ~v.a~l ~la~a~.1Z? Gunku Savcihk iddianamesi, bizim burada sue i~I~lglmlzl lien suru;:~r ..ve ~e. sOyleyerek, yaparak, yazarak sue i§ledigi~IZ kon.u.su~~a en ~~<;uk bIT tpucu vermiyor. Kesindir, bilirkisiye giivemyor. Bdlrhyt d.e blzim nasil suclu oldugumuz konusunda en kii<;iikbir a'lk~~.a g.~t~.rmtyor.Hepsi bu kadar; Ankara Emniyeti'nde MHP'nin Ankara il orgutu veya genel merkezinin islevlerini tistlenmis bir gizli komite bizi~ suclu ol?ugumuzu ortaya anyor ve Ankara DGM Savel Yardimcisi Olku Coskun tie Ankara Hukuk Fakiiltesi'nde Docent Zeki Hahzogullan "el hak, sucludurlar" diye tekrarhyorlar. Ortada teknik anlamda, usul hiikiimlerine g6re ne bir iddianame ve ne de bilirkisi raporu var. Bostur, ' 8) "$ey"h Said Ayaklanmasi Dinsel Irtica rru? bashkh yazida Kiirt ve

192 193

Tiirk sosyaJistinin hem fikir olmadiklan konusu ~h Said isyammn rnahiyet oldugu, bu isyanm dinsel degil ulusal mahiyette oldugu, bunun Kurt ulusal ayaklanmasi oldugu Kurtulus Savas; zamamndaki siyasi ortarm, diger tarihi olaylan belgelcr gostererek kamtJamaya ~ah~maktadlr," Docent Hafizogullan'run bir baska konuda "SUI;var" fervasindan bir paragrah yine oJdugu gibi ve ciimle du~ukliikleriyle birlikte buraya aldim, Eger Haftzogullan bunu yapiyorsa, bunu yazthgl kesindir, bizi suelarmyor demektir. Bu sozler sue yiiklii degildir; bunlan yazarak Docent Hahzogullan oir yandan, Toplumsal Kurtulus dergisini 6VIl\ii~ oluyor. <;iinku bunlar, universitelerde fakiiltelerin biJimsel dergilerinde yapilmaSl gereldi i§lerdendir, biz bunu yaplyornz, Degerli Kurul, Yaymlanm ve ileri ye siirdiigum tezler hakkmda ne ol~de bilgilisiniz, bilemiyorum, Bildigim, ~k yiiklii oldugunuzdur, Mahkemenizin yukunun, saghldl yargilamayi zorlayan ol~Ude yiiksek oldugunu anhyorum, Bu nedenle genls tarnsma ve tepkilere yol acan tezierimden habersiz 01dugunuzu tahmin etmek zorundayim. Kisaca haber vermek durumundayim: Cumhuriyet tarihiyle ilgili temel bilgileri, su anda bile alt ust etmi§ bulunuyorum, Bu ~vede ktsa bilgi §udur. 1) Birinci (nonii zaferinin olmadigrm Harp Tarihi kayttlanna dayanarak gasterebildim, 2) <;erkez Ethem'in, Kunulus Savasi'nda Turk kuvvetlerine silah ~kmedigini ve silahlanni Greklere degil, Turk tarafina blrakhgtnt kamtladim. 3) Turk ve Sovyet tarihcileri $eyh Said isyanmda Ingiliz planlama ve rolii oldugunu ileri siiriiyordu. Bunun dogru olmadiguu Said'inkinin dinsel tutucu bir ayaklanma oldugunu yazdim, Behram Arda imzasiyla dergimize yaytmlanmak iizere bu konuda bir yaZt gelince bu dii§Unceyi de ilk once benim ileri siirmii§ oldugumu ogrendim. Behram Arda, Said'in isyamrun topIumsal ve ulusal bir yam 01dugunu, benim de, dogrunun sadece bir bOliimunii g6rebildigimi YaZlyordu. Hukuk denetiminden sonra, beni ele§tirdigi i'iin Arda'run gorii~unu ~k dogru bulmamakla birlikte, yayrmlamaya karar verdik. Bunlar yapilmahdir, Bunlar bilimseldir. Bunlan yapmayacagiz da ne yapacagtz? Degerli Kurul, Eskiden yargll;1ar ilmiye smifmdan sayihyorlardu tekrarhyorum. Buna dayanarak §unu ekliyorum: Buffin onemli dinsel olaylar, ulusal renklidir ve toplumsal i<;erikta~lyor, Sekizinci Henry d6neminde, Ingiliz kilise-

sinin Roma. papabgmdan aynlmasi Ingiliz-uluscu gelismelerde ve modern devletm kurulma~mda onemlt bir yere sahip gOriiniiyor ve e§ zamanh olarak gerceklesiyor. Marthin Luther'in dinsel baskaldmsmm da, toplu~sal :-,e.Alman-ulu~u bir renk ta§ld'81 biliniyor. Dinselhk tie ulusalhk yanyana giden bir tarihe sahip goriiniiyor, Bu yazi icin Docent Ha(tzOgullan, evhamla dolu kafasma gore, bizieri s~~~?~a~ amaciyla yazanmn ''bunun Kurt ulusal ayaklanmasr oldugu" goruilunu dayanak yaparak "sue var" fetvasnu verlyor, Peki Said'in ayaklanmasi icin "bun un Kiirt ulusal ayaklanmasi" oldugunu ileri siirmekle ~sd s~~ iil!en~i§ ?labiJir; bu, Tiirkiye Cumhuriyeti'nin de resmi goru~u degtl. mi? Turktye Cumhunyeti tarafmdan basnnlan onde gelenleri tdam edilen ve arkasmdan kiitlesel tehcirlerin ger~kle§tirildigi bir ba§kaldl~', .ulusal re~k tasirniyorsa smifsal damga mi tastyor? Kania bastmlrrns bir rsyana, Kurt-uluseu demekle nasil sue i§lenebilir? "G~riH~~g~uzere, yazi buffinlUgii icinde ele almdigmda tarihi bir vakla. t?rl~ blhmm.~n metodlanyla ortaya koyulup incelenmemekte, tersine t~nhl bir olay, Ku~ kurtulus savasinm simgesi olarak gosterilmekre, ro-. kiyo Cu~hurlye!1 nde kanunlanna gore bir eskiya hareketi olarak cereyan etrnis olan bir olay ulusal, kurtulus savasi olarak gosterilmi§, simrlan uluslararasl antlasmalarla o;;izllmi§Turkiyo devletinin iilkesinde bir Kiirt ulusunun varhgmdan soz edilmis, boylece sozkonusu yaziyla TCK'nun 142/3. maddest hiikmii ihlal edilmistir." , ~nlan da yazan Docent Haftzogullan; dergimizde yazmm "tarih biliml~m ~et?rlla~lY~a" yazdmad~gtm ileri suruyor. Docent Hafizogullan'mn t~n~ bilimiyle ligll:nm~,:"e,k ~lr yana pek tafih kitabt bile okumadigr izlsn~~t ahyorum. Tanh bilimi bir yana hukuk tarihiyle ilgili saghkh bir bilg~slbul.unmuyor; ~ir isyan icin "Tiirkiye Cumhuriyeti'nde kanunlara gOre bIT eskiya harcketi olarak cereyan etmiil bir olay" diyebilen bir kimsenin hukuk tarihi degil ancak koy kahvesi dedikodulan bildigine hiikffietmek gerekiyor. ari.h ~!limin m~todlanndan soz ediyor ve bir tarih olayunn kanunlarda C§k~ya,hare~eh olarak tarif edildigini ekleyerek tarihsel olayJara kanun tarlfl~n,n~ ~o~ .~akmamayt bile sue sayabiliyor, Bu kadar kansik bir kafadan btr 'bill~kl~l, raporu almarak bizler suclanmak isteniyoruz. Dogrudur: Bizleri ancak, evhamdan karrnakansrk olan kafalar sucluyorlar. , Hukuk platformunda oldugumuzu dii§iinmekistiyorum. Bizim dergimizde ve yazida $eyh Said oviilmentiiltir. Ancak varsayahm ovtildu, Bundan dolayi ceza bicmeyc kalkmak, kiitlesel evhamlan ceza yasasi haline getirmekie ozd~ tutuyor.

,!

194 195

1) Kisiyi degil, yapnklanm, kanunun sue saydlSI cylemlerini ovmek suctur, 2) Yasalar onunde $eyh Sa'id ile Adrian Menderes arasmda bir aynm bulunmuyor. Her ikisi de, yasalarla kurulmus ozel mahkemelerde yargllandtktan soma asildilar. Bugun Adnan Menderes gok.lere cikanhyor, Su<;varsa, Savalar, Menderes'i g6klere-Qkaranlarla ugra~mahdlrlar. Biz sue islemiyoruz. . Geriye Docent Hanzogullan'mn bir raporu kahyor; iizerine 20 Haziran 1988 tarihinde teslim edildig! yazryor, Hanrlanacaknr: bu tarih, bizim, OAL'dan ahnarak Ankara DGM'ye gitmek uzere harekete g~irildigimiz gun oluyor. Sonra vazgedldigini yazrmsnm; bu arada 12'nci saprmzla ilgili operasyon bashyor. Savcihk rnakami, DAL'da hiicreye hapsettigi Genel Yaym Yonetmenimiz llhan Akahn'm bu saymm yazi i~lerini de ustlendigini kesfediyor ve gedikli bilirkisiyi harekete ~iriyor. SaVCIYardrmcist Yuzbasi OIku Coskun, Docent Zeki Hafizogullan'na gorev verdigi tarihi aciklayan tutanagt dosyaya koymarnayt tercih ennis gorunuyor. Bana, Docent Hanzogullan'run bu gorevt 20 Haziran 1988 tarihinde aldignu ve aym gun raporunu yazdiguu dii§iinmek ~k makul geliyor. BOyle militan bir bilirkisi bulunamaz. Bizleri suclamayr kutsal gorev biliyor. Kisa bir zaman i~inde bunlan inceleyemeyecegini belirtmeyi aktl edemiyor ve yeni bir rapor yazmap reddedilemez gorev sayiyor, Kurul Uyeleri, Bu rapora da bir goz atmarnzi diliyorum. Hazrr bir makaleden bazi sayfalarm buraya almdiguu du§unmek kacuulmazcnr. Docent Hafizogullan'mn bizleri suclayan sanrlanmmn oniine koydugu bilgi~ sayfalann bizirnle bir ilgisini saptamak koJay g6riimniiyor, ancak Hafrzogullan'ni tamtmaya yanyor. "Yikrci bir doktrinin takipcist kisi, devletin ve halkm biiyiik ~gunlugunun ihtilalci faaliyetlerinde kendisinin serbest brraktlmasma i1gisiz kalmasmi beklemeye hakki yokrur.. Eger ki§i bu faaliyetini yiiriitmeyi/ ger<;ekle§tirmeyi istiyorsa, sorumlulugu yiiklenmelidir ve topluma ve devletin icinde bulundugu mesru mudafaanm sonuclanna katlanmahdir, Ancak modern yikicilartn teme! niteligi sozkonusu yiikiimlilliikten/ sorumluluktan kacmak ve kendi1erine sevilen rejimlerde kabul edilmedig(ni itiraf ettikleri liberal dii§iince ilkesinin safhgnu yararlanna somiirerek yiikiimliUiiklerinin eziyetinden kurtulmak.ttr". '§te bize bulunan bilirki§i, bu sanrlann yazan oluyor. Bize bOyle bir bilirkisi bulunmasma seviniyorum.

Hicbir ciimlesi dogru diirtist olmayan bir bilirkisi ~lkIyor; tam anlarmyla bir bilmezkisidir, Bir polis kafasim sergiliyor; beni ve arkadaslartrru "liberal dii~iince ilkesinin safllgtm" s6miirmekle sucluyor, Cahi! daha once ralmzca dort giin Once yazdtgl bir diger raporda, benim, "Demokrat \;a~InI Doldurdu" bashkh bir konusmam bulundugunu ve bunu Aziz Nesm in konusmasiyla kan~hrdlgIRI unutuyor. .. Bizim liberal dii§iincenin arkasma StgtndtglmlZl iddia ediyorsa, bunu gostermek duru~un~adlr. Ancak boyle bir iddiasi oldugunu sanmiyoru~. Raporunu bir gunde hazrrladigrm giz!emek i<;inbaska bir yerden aldtgJ sayfalan raporunun omine koymustur, bu anlasihyor. "Roma dev.l~ti, kend~ bakis acrsmdan, Roma'nm hiikiimranhk duygusu~u boz~a~ l<;m~oktnnler yayan Yunanlt filozoflan nasil kovmakla iyi etnyse htnShyanhgl~ ken~isi yonunden siyaseten daglttci ve toplumsal bakl1~~an yth~ faahyetlenyle miicadeleyi de gorev sayrrusnr, Aym §ekilde, kilise ~endl a<;lsm~an, kendi diinya duzeninin itibarstzhgma yol acan IslahatQ dine a~ktn, .dm disr/erotik dii§iincelerinin propagandasrru takip etme~ veya takip ettumek hakh olmustur. Ne tarihe takaddum etmek ne de ger<;ekle§tirici uygun olmayan ol~t1erle tarihi fiilleri yar ..... lamak miimkiindiir." b.... B~~~n d~ Turk~sin! ~k <;ozebi1mi~ degilim. Fakat bu bilirkisinin, ayk~ ~oru§lerm sahiplerini, nerede ise odun ytgmlan iizerinde yakmaya bile icazet vermeye hazir oldugu gOriiliiyor. . . "0 halde, devlet k~ndini korumahdir. Ancak, g~kle§meleri icin cebir k~l~nmaYI gerektlrm~en dusuncelerde genellikle polis tedbirleri . yeterlidlr, buna karsrhk, bir doktrin zafere ulasmak i<;incebri/violanza de k~bul ederse, hatta propaganda veya ovmeyle kolayca elde ediliyorsa, cezai basnrrnaya basvurma tamamen haklrdir." .Bu aktarma ile bu .bilirki§iyi bitirmis oluyorum. Bu bilirkisi, bize ceza genrmez, ancak se<;en!anlatmaya yanyor. Yargiclar Kurulu, i§te kafa or~dadlr; "G~<;ekle~~eleri icin cebir kullanmayi gerektirmeyen du§uncelennde genelhkle polis tedbirleri yeterlidir." Bu ne demek oluyor? Dii~iincelere :-,e iistelik cebir vaaz etmeyen dii§iincelere polis tedbiri tavsiye eden bir Ceza Hukuku docenti cikiyor. Polis tedbiri? DAL'a atmak ve ce~ir ~aaz ~I!'~i~ i9n basit sayilan dusunoe sahipleri DAL'a konmahdir, l§te ilkel bilirkisi raporu bunu vaaz ediyor. . ~nra? Sonra is~ ~oyle raz~hyor: "Hatta cebirden bagunslZ olarak tehlik~~t ve zararh. nence basit bir propaganda veya 6vmeyle kolayca elde ediliyorsa, cezai basttrmaya basvurma tarnamen hakhdir." Ostelik cebir i<;ermeyen basit propaganda ceza He basnrmahdrr; Docent Hafizogullart kendisini kaba bir bicirnde ortaya ddkuyor,

196 197

Docent Hafizogullan'nm kendi dil~uncesinin olmadrg: anlasrhyor, kafasma sokulanlan kusarak bilirkisi raporu yazdigirn samyor. Burada duruyorum. Sadecc bir raporun kullamlmayacaguu ckliyorum. <;iinkli teknik a~ldan da sakamr, Bu raporun sekizinci sayfasmda su yaZlyor: .. 'Fr:'T'lkfurt'ta 1 Mayis' yazida yer alan 'Kiirtlerin devrimci sol etrafinda kenctlencrek bunlan a~tlg:! dile getiriliyor', 'PKK'nm anti-somurgeci, anti-emperyalist ve an;:ifeodal ulusal kurtulus mikadelesinde, Kurdistan i~i smtfi ilk defa ulusal ve to plum sal kurtulus ~lkarlan yoniinde Kurdistan sehirlerlnde ytgtnsal 1 Mayrs kutlamalan yapn, $ehitler verdi, zindanlara diil?tu, direnisler gelistirdi' yukandaki gerekcelerle, karar verme hakkmm kotuye kullarnlmasr olup TCK'nun 142/3. maddesinin haber verme hakkmm kOtiiye kullamlmast olup TCK'nun 142/3. maddesinin ihlaline vucut vermektedir." Docent Hanzogullan, aym raporunun onuncusayfasmda burun suclamalanm "sonuc" bal?hgl altmda ozetliyor, Bu ozctten aktanyorum. "3) 'Frankfart'ta 1 Mayis' bashkh yaziyla TCKnun 142/4, 311, 312. maddeleri ihlal edilmistir." lste bize uygun gorulen bilirkisi budur. Sorumsuz ve her turlu ciddiyetten uzak bir memur gorunumuyle ortaya cikiyor, Once "sue var", 142/ 3 ihlal edilmistir" diyor. Propaganda frkrasiru hanrhyor, Sonra unutuyor "142/4" diyor. Sonra eksik kalmamasi icin sayiyor; 311,312. Hepsi bu kadar. Sira bana yaptlan suclamalara geldi. 1) Ankara Devlet Guvenlik Mahkemesi SavClh&'mn 13 Haziran 1988 tarihli "cok ivedi" ve "gunlu" yazismda su var: "Samk Orhan Cokdemir'in yaym yoluyla Kiirt~uliik ve boluculuk sucuna azmettiren Docent Yalcm Kii~uk ile Toplumsal Kurtulus dergisi sahibi Bilgesu Erenus'un derhal yakalanmalan", Bu yazlya gore, yazi isleri mudiiriimiizu Kilrt~1Uk ve bOliiciiliik yapmaya azmettirmek iddiasiyla gozaltJna almrms bulunuyorum. Baska bir suclama goriinmliyor. 2) Poliste hep PKK'yt legalize etmekle, PKK'mn yapamayacagmi yapmakla ve PKK'yt elestmnemekle suclandim. Bunun i~in israrla sorguya ~ekildim. Bunun i<;inhilere ya§amma mahkum edildim. Gozlerlm bagh olarak getirildigim bir odada yiiksek l~lkta sorgulandim. Daha sonra sorgulamamm bir bolumti yaziya dokulurken bana, bu sorgunun videoya ahndigt soylendi, Aynca Emniyeften DGM'ye yaztlan ve dosyada bulunan bir yazida videolann DGM'ye g:onderildigi kaydedlHyor; soylediklerimin dogrulugu video kayitlarmdan kontrol edilebilir. 3) 18 Haziran 1988 tarihli poliste ahnan ifademde §u var: "Eger yazi i~-

leri mudurumuz bu yazmm konmasim 'Yalcm Kii~iik Hocamiz istedi, !Srar etti, sue yoktur dedi, ben de bunun uzerine koydum' diyorsa ben bunIan tiimiiylc kabul ediyorum." Aynca bunlan kabul etmem i~in hucreye konmama da gerek YOktUT. Eyliil doneminde hakkmda en <;okdava ~~l1an kimse oldugumu hesaphyorum. Yazi ile veya telefonla DGM'ye, sikiyonetim mahkemelerine ~glrdllar, hep gittim. Bu bir tehdittir. Bizi yolumuzdan dondurebilmek icin basvurulan son ~kIlardan birisidir. 4) Toplumsal Kurtulus dergisinin beslnci sayismda yer alan PKK He ilgili yazr nedeniyle surekli sorgulandim. 18 Haziran 1988 tarihinde tutanaga g~rilen cevaplarundan birisinde §unlar ifade ediliyor: "Bu yazida hi~bir hukuk.i sakmca gormuyorum. PKK go~lerine bizden <;ok giinliik basm yer veriyor, giinliik basin . PKK'run ayn bir devlet istedigini yazlyor, aynca Mllicu oldugunu yazlyor, "hain" diyorlar, fakat PKK'nm g6rii~lerini tam olmamakla birlikte, suclamakla birlikte yayimhyorlar. Ayn bir Kiirt devleti kunnak istediklerini bOlilciiliik yaptJkIanru hep biz giinluk basmdan okuyoruz. Bizim yazdlglmlzda bir tek sue ciimlesi YOktUT." DAL'da, bana, kiifrederek hain diyerek PKK konusunda herseyin yazilabilecegi, butiin elfazm kullamlabilecegi dersi verildi. Bu dersi reddediyorum. Bizim yazdiklanrmzda sue yoktur. 5) "Bu yazida bizim bir propaganda yapngirmz sOylenemez, hi~bir sue i§leme yoniimiiz yoktur, bu yazl He komunizm propagandasi yapmak amaci yoktur, kammca toplumun ilgilendigi bir orgutiin, hanrladigrma gore, daha <;okTiirkiye'deki diger sol orgiitler hakkmdaki gOrUl?iiniiaciklayan yazidir, PKK'nm Tiirkiye'deki diger sol orgiitleri ele§tiri yazisidrr, DGM SaVCtllgl PKK'nm el~tirdigi orgiitlerin savunmasiru yapan bir duruma girmemelidir. PKK'run diger sol orgiitlerin elestirilerm] aktarmamtzdan dolayi bize ceza kesilmemesi lazundir." Emniyet'teki polis ifademde bunlar da yer ahyor. Emniyet it miidiirliikleri, MHP'nin i§levlerini iizerine ahyorlar. Solu ezme pratiklerinin yanmda, uzlasmaci, diizene hicbir itirazi kalmamis, diizenin ikram ettigi kmnnlarla uyu~mu§ bir sol yaratmak resmi politika haline gelmis durumdadrr; biz bu politikanm dlilmdaytz.Su~ i§lemiyoruz, 6) "Turkiye toplumunda amk her giinkii tarnsmaya giren PKK konusunda, kanunun sue saymadlgt unsurlardan olusan dogru bilgileri dergimlzde yayrmlamaya ~l§bk; buna her basin orgamrun riayet etmesi gerektij9ni yaziyoruz,"

198

199

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->