P. 1
KİMYASAL BAĞLAR

KİMYASAL BAĞLAR

4.67

|Views: 15,411|Likes:
Yayınlayan: Kimya Bilimi
KİMYASAL BAĞLAR

1- MOLEKÜL İÇİ BAĞLAR
2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR (KATI, SIVI VE GAZLARDA BAĞLAR)

1- MOLEKÜL İÇİ KİMYASAL BAĞLAR

A- İYONİK BAĞ

İYONİK BİLEŞİKLERİN ÖZELLİKLERİ

B- KOVALENT BAĞ

APOLAR KOVALENT BAĞ

POLAR KOVALENT BAĞ

PERYODİK CETVELDEKİ II. PERİYOT ELEMENTLERİNİN HİDROJENLE YAPTIĞI BAĞLAR VE MOLEKÜL ŞEKİLLERİ

1A grubu
2A grubu
3A grubu
4A grubu
5A grubu
6A grubu
7A grubu
8A grubu

KARBONUN BAĞ YAPILARI

CH4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H2 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR

A) AĞ ÖRGÜSÜ

B) İYONİK KATILARDA BAĞLAR

C) METAL BAĞI

D) DİPOL - DİPOL BAĞI

E) HİDROJEN BAĞI

F) VAN DER WAALS ÇEKİMLERİ

Kimyasal bağların tamamı, zıt değerlerin birbirini çekmesidir. Her zıt değerin birbirini çekmesi, kimyasal bağ adını almaz.

NE KADAR ŞEY VARSA HEPSİ DE ÇİFT OLARAK (ZIT KUTUPLU, BAŞKA BİR İFADEYLE POZİTİF VE NEGATİF) VAR EDİLMİŞTİR. FARKLI YÜKLER BİRBİRİNİ ÇEKER. BU ÇEKİMİN BİR KISMI KİMYASAL BAĞDIR.

MİKRO ALEMDEKİ TANECİKLER

Kimyanın çoğu olayı maddenin tanecikli yapısıyla açıklanır.

Atom
Molekül
İyon
Formül-birim
Proton
Nötron
Elektron
Atom-altı diğer tanecikler

POLARLIK

MADDENİN TANECİKLİ YAPISI VE KİMYASAL BAĞLAR

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

METAL KRİSTALLERİ

METAL BAĞI KUSURU

METAL BAĞI KUSURUNUN NE GİBİ FAYDALARI VARDIR?

METALİN ATOMLARI KUSURSUZ DİZİLSEYDİ NE OLURDU?

İYİ NİYET, OLUMLU DÜŞÜNCE VE GÜZEL GÖRÜŞ ÖYLE BİR KİMYADIR Kİ; KÖMÜRÜ ELMAS, TOPRAĞI ALTIN YAPAR

TANECİKLER ARASI BAĞ, MADDENİN HÂL DEĞİŞTİRMESİNDE VEYA ALLOTROPTA ETKİLİ OLDUĞU HÂLDE NİÇİN FİZİKSEL BAĞ DEĞİL DE KİMYASAL BAĞ DENMİŞTİR?

BUZDA H20(k) MOLEKÜLLERİ ARASINDA KOVALENT KRİSTAL ÖRGÜ BAĞI

SU, BUZ HÂLİNDEYKEN H2O(k) MOLEKÜLLERİ NEREDEYSE HAREKETSİZDİR VE SU MOLEKÜLLERİNE KIYASLA BUZ MOLEKÜLÜNDE, MOLEKÜLLER ARASI MESAFE FAZLADIR

TANECİKLER ARASI KİMYASAL BAĞLA İLGİLİ SORULAR

KİMYASAL BAĞLARIN BAĞIL NİCEL KUVVETLİLİK DERECESİ

HEM TANECİK İÇİ HEM DE TANECİKLER ARASI AYNI CİNS KİMYASAL BAĞ İÇEREN FARKLI MADDELERDE KİMYASAL BAĞIN KUVVETLİLİK DERECESİ FARKLI FARKLIDIR

20 KİLOGRAMI KALDIRAN 2 KİLOGRAMI VE 0,1 KİLOGRAMI DA KALDIRIR

KİMYASAL BAĞDAN YARARLANARAK BİLEŞİKLERİN KAYNAMA NOKTASININ SIRALANIŞI

YALNIZ LONDON KUVVETLERİ İÇEREN MOLEKÜLLERİN KAYNAMA NOKTALARININ KENDİ ARALARINDA SIRALANIŞI

HÂL DEĞİŞTİRME ANINDA KIRILAN KİMYASAL BAĞIN CİNSİ, İYONİK BİLEŞİKLERDE VE KOVALENT BİLEŞİKLERDE FARKLIDIR

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ KİMYASAL BAĞLAR (KİMYASAL BAĞLARIN FARKLI BAKIŞ AÇISIYLA OKUNMASI)

CANLILARDAKİ MUHABBET TANECİKLER ARASINDAKİ KİMYASAL BAĞDIR

ZITLIK VEYA ZAYIFLARIN BİRLEŞMESİNDEKİ KUVVET

KRİSTAL ÇEŞİTLERİ

İYONİK KRİSTALLER

METAL KRİSTALLERİ

YARI METAL KRİSTALLERİ

AMETAL KRİSTALLERİ

MOLEKÜL KRİSTALLER

ALLOTROPUN GÖRÜLDÜĞÜ ELEMENTLER VE ÖNEMİ

ELEMENTEL KIYMETLİ TAŞLAR C (KARBON) VE Si (SİLİSYUM) OLMAK ÜZERE İKİ ÇEŞİTTİR

İYONİK BİLEŞİKLERDEKİ KRİSTAL SUYU NASIL OLUYOR DA TOZ HÂLDEKİ MADDEYİ ODA SICAKLIĞINDA ISLATMIYOR VE KRİSTAL YAPI BOZULMUYOR?

H2O’DA ÖZEL OLARAK BULUNAN KİMYASAL BAĞ: HİDROJEN BAĞI

HİDROJENİN VI A GRUBU ELEMENTLERİ İLE YAPTIĞI BİLEŞİKLERİN FORMÜLÜ, KAYNAMA NOKTASI VE MOLEKÜL KÜTLESİ
POLARLIK

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ: KİMYASAL BAĞLAR
KİMYASAL BAĞLAR

1- MOLEKÜL İÇİ BAĞLAR
2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR (KATI, SIVI VE GAZLARDA BAĞLAR)

1- MOLEKÜL İÇİ KİMYASAL BAĞLAR

A- İYONİK BAĞ

İYONİK BİLEŞİKLERİN ÖZELLİKLERİ

B- KOVALENT BAĞ

APOLAR KOVALENT BAĞ

POLAR KOVALENT BAĞ

PERYODİK CETVELDEKİ II. PERİYOT ELEMENTLERİNİN HİDROJENLE YAPTIĞI BAĞLAR VE MOLEKÜL ŞEKİLLERİ

1A grubu
2A grubu
3A grubu
4A grubu
5A grubu
6A grubu
7A grubu
8A grubu

KARBONUN BAĞ YAPILARI

CH4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H2 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR

A) AĞ ÖRGÜSÜ

B) İYONİK KATILARDA BAĞLAR

C) METAL BAĞI

D) DİPOL - DİPOL BAĞI

E) HİDROJEN BAĞI

F) VAN DER WAALS ÇEKİMLERİ

Kimyasal bağların tamamı, zıt değerlerin birbirini çekmesidir. Her zıt değerin birbirini çekmesi, kimyasal bağ adını almaz.

NE KADAR ŞEY VARSA HEPSİ DE ÇİFT OLARAK (ZIT KUTUPLU, BAŞKA BİR İFADEYLE POZİTİF VE NEGATİF) VAR EDİLMİŞTİR. FARKLI YÜKLER BİRBİRİNİ ÇEKER. BU ÇEKİMİN BİR KISMI KİMYASAL BAĞDIR.

MİKRO ALEMDEKİ TANECİKLER

Kimyanın çoğu olayı maddenin tanecikli yapısıyla açıklanır.

Atom
Molekül
İyon
Formül-birim
Proton
Nötron
Elektron
Atom-altı diğer tanecikler

POLARLIK

MADDENİN TANECİKLİ YAPISI VE KİMYASAL BAĞLAR

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

METAL KRİSTALLERİ

METAL BAĞI KUSURU

METAL BAĞI KUSURUNUN NE GİBİ FAYDALARI VARDIR?

METALİN ATOMLARI KUSURSUZ DİZİLSEYDİ NE OLURDU?

İYİ NİYET, OLUMLU DÜŞÜNCE VE GÜZEL GÖRÜŞ ÖYLE BİR KİMYADIR Kİ; KÖMÜRÜ ELMAS, TOPRAĞI ALTIN YAPAR

TANECİKLER ARASI BAĞ, MADDENİN HÂL DEĞİŞTİRMESİNDE VEYA ALLOTROPTA ETKİLİ OLDUĞU HÂLDE NİÇİN FİZİKSEL BAĞ DEĞİL DE KİMYASAL BAĞ DENMİŞTİR?

BUZDA H20(k) MOLEKÜLLERİ ARASINDA KOVALENT KRİSTAL ÖRGÜ BAĞI

SU, BUZ HÂLİNDEYKEN H2O(k) MOLEKÜLLERİ NEREDEYSE HAREKETSİZDİR VE SU MOLEKÜLLERİNE KIYASLA BUZ MOLEKÜLÜNDE, MOLEKÜLLER ARASI MESAFE FAZLADIR

TANECİKLER ARASI KİMYASAL BAĞLA İLGİLİ SORULAR

KİMYASAL BAĞLARIN BAĞIL NİCEL KUVVETLİLİK DERECESİ

HEM TANECİK İÇİ HEM DE TANECİKLER ARASI AYNI CİNS KİMYASAL BAĞ İÇEREN FARKLI MADDELERDE KİMYASAL BAĞIN KUVVETLİLİK DERECESİ FARKLI FARKLIDIR

20 KİLOGRAMI KALDIRAN 2 KİLOGRAMI VE 0,1 KİLOGRAMI DA KALDIRIR

KİMYASAL BAĞDAN YARARLANARAK BİLEŞİKLERİN KAYNAMA NOKTASININ SIRALANIŞI

YALNIZ LONDON KUVVETLERİ İÇEREN MOLEKÜLLERİN KAYNAMA NOKTALARININ KENDİ ARALARINDA SIRALANIŞI

HÂL DEĞİŞTİRME ANINDA KIRILAN KİMYASAL BAĞIN CİNSİ, İYONİK BİLEŞİKLERDE VE KOVALENT BİLEŞİKLERDE FARKLIDIR

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ KİMYASAL BAĞLAR (KİMYASAL BAĞLARIN FARKLI BAKIŞ AÇISIYLA OKUNMASI)

CANLILARDAKİ MUHABBET TANECİKLER ARASINDAKİ KİMYASAL BAĞDIR

ZITLIK VEYA ZAYIFLARIN BİRLEŞMESİNDEKİ KUVVET

KRİSTAL ÇEŞİTLERİ

İYONİK KRİSTALLER

METAL KRİSTALLERİ

YARI METAL KRİSTALLERİ

AMETAL KRİSTALLERİ

MOLEKÜL KRİSTALLER

ALLOTROPUN GÖRÜLDÜĞÜ ELEMENTLER VE ÖNEMİ

ELEMENTEL KIYMETLİ TAŞLAR C (KARBON) VE Si (SİLİSYUM) OLMAK ÜZERE İKİ ÇEŞİTTİR

İYONİK BİLEŞİKLERDEKİ KRİSTAL SUYU NASIL OLUYOR DA TOZ HÂLDEKİ MADDEYİ ODA SICAKLIĞINDA ISLATMIYOR VE KRİSTAL YAPI BOZULMUYOR?

H2O’DA ÖZEL OLARAK BULUNAN KİMYASAL BAĞ: HİDROJEN BAĞI

HİDROJENİN VI A GRUBU ELEMENTLERİ İLE YAPTIĞI BİLEŞİKLERİN FORMÜLÜ, KAYNAMA NOKTASI VE MOLEKÜL KÜTLESİ
POLARLIK

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ: KİMYASAL BAĞLAR

More info:

Categories:Types, Research
Published by: Kimya Bilimi on Aug 20, 2008
Telif Hakkı:Traditional Copyright: All rights reserved

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PPTX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/03/2014

pdf

text

original

KĠMYASAL BAĞLAR

1
KĠMYASAL BAĞLAR
• Ġki ya da daha fazla atom arasında
elektron alıĢ veriĢi veya elektronların ortak
kullanılmasıyla oluĢan bağlar, kimyasal
bağlardır.
• Bir kimyasal bağ oluĢurken ısı açığa çıkar.
• OluĢan bu kimyasal bağın kırılması için de
aynı miktar enerji gerekir.
• Bu enerjiye kimyasal bağ enerjisi denir.
2
• Bir moleküldeki kimyasal bağ enerjisinin
toplamı ne kadar büyükse molekül o kadar
kararlıdır.
• Kimyasal bağlar iki gruba iki farklı Ģekilde
ayrılarak incelenebilir:
• BĠRĠNCĠ SINIFLENDIRMA
TANECĠK ĠÇĠ KĠMYASAL BAĞLAR
TANECĠK ARASI KĠMYASAL BAĞLAR
3
• ĠKĠNCĠ SINIFLANDIRMA
Güçlü EtkileĢimler
Zayıf EtkileĢimler
4
TANECĠK ĠÇĠ KĠMYASAL
BAĞLAR
• ĠYONĠK BAĞ: Ġyonik bağ anyonlarla
katyonlar arasında meydana gelir.
Genelde metal atomu son yörünge
elektronlarını vererek katyon, bunu alan
ametal atomu da anyon oluĢturur. Bu
iyonlar bir kristal yapı oluĢturmak üzere
elektriksel çekim kuvveti ile birbirlerini
çekerler. Bu etkileĢimden iyonik bağ
oluĢur.
5
ĠYONĠK BĠLEġĠKLERĠN ÖZELLĠKLERĠ
• Ġyonik bileĢikler kristal yapıda bulunurlar.
• Ġyonik bileĢikler katı hâlde elektrik akımını
iletmezler. Sulu çözeltileri ve sıvı hâlleri,
elektrik akımını iletir.
• Kristalleri saydamdır.
• En kararlı iyonik bileĢikler iyonlaĢma
enerjisi düĢük element ile, elektron ilgisi
yüksek elementler arasında oluĢur.
• Aktif bir metal ile aktif bir ametal arasında
oluĢan bileĢik kuvvetli iyonik karakter
gösterir.
6
KOORDĠNASAYON SAYISI
• En yakın komĢu iyon sayısıdır.
• ġöyle yazılır:
• NaCl: (6 : 6)
• Birinci rakam katyon için, ikinci rakam ise
anyon içindir.
• NaCl’nin koordinasyon sayısı 6’dır.
7
BĠRĠM HÜCRE
(TEKRARLANAN BĠRĠM)
• NaCl’de birim hücrede 4Na
+
ve 4Cl


görülür.
8
• KOVALENT BAĞ: Kovalent bağ, elektron
çiftinin atomlar arasında ortaklaĢa
kullanılmasıyla oluĢur. Burada ortaklaĢa
kullanılan elektronlarla, pozitif atom
çekirdekleri arasındaki çekme kuvveti
etkisiyle kimyasal bağ oluĢur. Ametal
atomunun son yörüngesinde kaç tane yarı
dolu orbital varsa o kadar kovalent bağ
oluĢturur. Bazen de atomun son
yörüngesinde ortaklanmamıĢ olan
elektronlar uyarılarak yarı dolu orbitaller
oluĢturulur ve atom daha fazla kimyasal
bağ yapabilecek hâle gelir.
9
APOLAR KOVALENT BAĞ
• Aynı cins ametal atomları arasında olan
kovalent bağlardır. Bu kimyasal bağlarda
yük dağılımı simetrik olduğu için
kutupsuzdur.
• Örnek olarak iki hidrojen atomu arasında
oluĢan bağı inceleyelim: Her bir hidrojen
atomu 1s orbitalinde 1 elektrona sahiptir.
Bu birer elektronun ortaklaĢa
kullanılmasıyla hidrojen atomları arasında
bir kimyasal bağ meydana gelir. OluĢan
molekül H
2
molekülüdür.
10
• Hidrojen molekülü; H..H veya H–H
Ģeklinde gösterilir. Birincisi elektron nokta
yapısı (Lewis yapısı), ikincisi ise açık
formüldür.
• Molekül Ģekli doğrusaldır. Moleküldeki H
atomlarının elektronları çekme yetenekleri
aynı olduğundan molekül apolar olur.
• O
2
, F
2
, Cl
2
, Br
2
, I
2
ve N
2
moleküllerinde de
apolar kovalent bağ vardır.
11
POLAR KOVALENT BAĞ
• Farklı cinste ametal atomları arasında oluĢan
kovalent bağlardır.
• Bu tür kimyasal bağlarda elektron yük yoğunluğu
elektron severliği fazla olan atoma daha yakın
olduğundan kimyasal bağda kutuplaĢma
meydana gelir.
• Ġki ametal atomu arasında kovalent bağ varsa,
bu iki atomun elektron çekme yetenekleri
arasındaki fark ne kadar büyükse, kimyasal bağ
da o kadar polar olur.
12
• HF, HCI, CO, NO molekülleri arasındaki
kovalent bağlar polardır.
• Örnek olarak HF molekülündeki bağı
inceleyelim: Florun 2 p’deki yarı dolu
orbitali ile hidrojenin 1 s’deki yarı dolu
orbitali arasında bir kovalent bağ oluĢur.
Florun elektron severliği hidrojenden fazla
olduğundan ortaklaĢa kullanılan
elektronları kendisine daha fazla
çekeceğinden kısmi negatif yükle, hidrojen
de kısmi pozitif yükle yüklenir.
13
• Bağda kutuplanma meydana gelir.
• OluĢan HF bileĢiğidir.
• Açık formül H–F Ģeklinde gösterilir.
• Molekül doğrusaldır.

14
II. PERĠYOT ELEMENTLERĠNĠN
HĠDROJENLE YAPTIĞI BAĞLAR
VE MOLEKÜL ġEKĠLLERĠ
• Periyodik cetveldeki II. periyottaki
elementler Li, Be, B, C, N, O, F ve Ne’dur.
Bunların hidrojenle oluĢturdukları
molekülün Ģeklini, kimyasal bağın
polarlığını ve molekülün polarlığını
inceleyelim:
• Hidrojenin; 1 elektronu ve 1 yarı dolu
orbitali vardır ve 1 tane kimyasal bağ
yapabilir.
15
1A grubu
• Lityumun elektronlarının diziliĢi
3
Li:1s
2
2s
1

Ģeklinde olup 1 tane yarı dolu orbitali
vardır. 1 tane kimyasal bağ yapar. LiH
bileĢiği oluĢur.
• Molekülün elektron nokta yapısı Li..H
Ģeklindedir. Li—H Ģeklinde de gösterilir.
• Molekülün geometrisi doğrusaldır.
• Hidrojenin elektron severliği Li’dan fazla
olmasından dolayı molekül polardır.
16
2A grubu
• Berilyumun elektronlarının diziliĢi
4
Be: 1s
2
2s
2
Ģeklindedir. Berilyumun 2s orbitali
enerji düzeyi ile 2p orbitali enerji düzeyinin
birbirine çok yakın olmasından dolayı 2s
orbitalindeki elektronlardan biri 2p
x
orbitali
enerji düzeyine uyarılır. Böylece 2 tane
yarı dolu orbital oluĢur.
• Yani
4
Be: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0
Ģeklinde
olmak üzere s ve p orbitallerinden farklı iki
tane sp orbitali meydana gelir.
17
• Bunlara hibrit orbitalleri, olaya da
hibritleĢme (melezleĢme) denir.
• Be. + 2H. → H..Be..H elektron nokta
yapısının oluĢumudur.
• H — Be — H açık formüldür.
• BeH
2
molekül formülüdür.
• Berilyumun 2 tane sp orbitali ile iki tane
hidrojenin s orbitallerinin giriĢiminden
sigma bağları oluĢur. OluĢan kimyasal
bağlar polardır.
18
• BeH
2
molekülü doğrusaldır. BeH
2

molekülündeki sp hibrit orbitallerinin özdeĢ
olmasından ve bir doğru boyunca
berilyumun iki tarafında aynı elektron
severliğe sahip iki tane hidrojen atomunun
bulunmasından molekül apolar özellik
gösterir.


19
3A grubu
• Borun elektron diziliĢi
5
B: 1s
2
2s
2
2p
1

Ģeklindedir. 2s orbitalindeki 1 elektron, 2p
orbitaline uyarılır. UyarılmıĢ hâlin elektron
diziliĢi
5
B: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0

Ģeklindedir.
• Böylece 3 tane sp
2
hibrit orbitalleri oluĢur.
Bu 3 tane sp
2
hibrit orbitalleri ile 3 tane
hidrojenin s orbitallerinin giriĢiminden 3
tane sigma bağı oluĢur.
20
• BH
3
molekülünün Ģekli düzlem üçgendir.
• Bağ açısı 120°’dir.
• Bağlar polardır.
• BH
3
molekülü apolardır.
21
4A grubu
• Karbonun elektron diziliĢi
6
C: 1s
2
2s
2
2p
2

Ģeklindedir.
6
C: 1s
2
2s
2
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0

Ģeklinde de gösterilebilir.
• 2s’deki 1elektron 2p
z
orbitaline uyarılır.
• Böylece
6
C: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
1
olur.
• Bu orbitaller kendi aralarında melezleĢir
(hibritleĢir). Böylece 4 tane sp
3
hibrit
orbitali oluĢur. 4 tane hidrojenin s orbitali
ile 4 tane sp
3
orbitalinin giriĢiminden 4
tane sigma bağı oluĢur.
22
• CH
4
molekülü meydana gelmiĢtir.
• Molekül Ģekli düzgün dörtyüzlüdür.
• Hidrojen atomları düzgün dörtyüzlünün
köĢelerine yerleĢmiĢtir. H—C—H açısı
109,5 derecedir.
• Molekül apolardır.



23
5A grubu
• Azotun elektron diziliĢi
7
N: 1s
2
2s
2
2p
3

Ģeklindedir.
• 3 tane p orbitallerindeki birer elektron
hidrojenin s orbitalindeki elektronlarla 3
tane sigma bağı oluĢturur.
• Azotun 2s orbitalindeki elektron çifti bağ
yapımına katılmaz.
• NH
3
molekülü oluĢur.

24
• Molekül üçgen piramit Ģeklindedir.
• N—H kimyasal bağları polardır.
• Azotun elektron severliği hidrojenden
büyük olduğundan azot kısmen negatif,
hidrojenler kısmen pozitif yüklüdür.
• Molekül polardır.

25
6A grubu
• Oksijenin elektron diziliĢi
8
O: 1s
2
2s
2
2p
4

Ģeklindedir.
• 2p orbitallerinde 2 tane yarı dolu orbital
bulunduğundan 2 tane kimyasal bağ
yapar.
• Oksijenin p orbitalleri ile 2 tane hidrojenin
s orbitalleri arasında 2 tane sigma bağı
oluĢur.
• Oksijenin kimyasal bağ yapmamıĢ
elektronlarından dolayı molekül kırık
doğrudur.
26
• Bağ açısı 104,5 derecedir.
• Molekül polardır.

27
7A grubu
• Florun elektron diziliĢi
9
F: 1s
2
2s
2
2p
5

Ģeklindedir.
• 1 tane yarı dolu orbitali vardır.
• 1 tane kimyasal bağ yapar.
• Hidrojenle HF molekülünü oluĢturur.
• H..F veya H—F Ģeklinde gösterilir.
• Molekül doğrusaldır.
• Moleküldeki vektörel kuvvetlerin farklı
olmasından dolayı molekül polardır.
28
8A grubu
• Neonun elektron diziliĢi
10
Ne: 1s
2
2s
2
2p
6

• Ģeklindedir.
• Bütün değerlik orbitalleri doludur.
• Yarı dolu orbitali bulunmadığından Ne
bileĢik oluĢturamaz.

29
KARBONUN BAĞ YAPILARI
CH
4
MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI
• Karbonun elektron diziliĢi
6
C: 1s
2
2s
2
2p
2

Ģeklindedir.
6
C: 1s
2
2s
2
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0

Ģeklinde de gösterilebilir.
• 2s’deki 1elektron 2p
z
orbitaline uyarılır.
• Böylece
6
C: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
1
olur.
• Bu orbitallerden s ve p’nin enerjileri
birbirinden farklıdır. Dolayısıyla bu
orbitallerin oluĢturacağı kimyasal bağların
enerjileri de farklı olmalıdır.
30
• Ancak yapılan deneylerde CH
4

molekülündeki tüm kimyasal bağların
enerjilerinin eĢit olduğu bulunmuĢtur.
Ayrıca bu kimyasal bağların enerjileri hem
s orbitali ile yapılan hem de p orbitali ile
yapılan kimyasal bağlarınkinden farklıdır.
Her ikisinin arasında bir değerdir. Bu
durumda s orbitalinin enerjisinin arttırılıp, p
orbitallerinin enerjilerinin azaltılıp ortak bir
enerjide bu 4 orbitalin melezleĢtiği kabul
edilir. Bu olaya melezleĢme (hibritleĢme)
adı verilir.
31
• Böylece 4 tane sp
3
(1 tane s 3 tane p
orbitalinin hibritleĢtirildiğini anlatır.) hibrit
orbitali oluĢur. Hidrojenin 4 tane s orbitali
ile karbonun 4 tane sp
3
orbitalinin
giriĢiminden 4 tane sigma bağı oluĢur.
• Böylece CH
4
molekülü meydana gelir.
• Molekül Ģekli düzgün dörtyüzlüdür.
• Molekül simetrik (vektörel kuvvetler
birbirini sıfırlar) olduğundan apolardır.
32
• Hidrojen atomları düzgün dörtyüzlünün
köĢelerine yerleĢmiĢtir. H—C—H açısı
109,5 derecedir.
C
2
H
4
MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI
• Karbonun 2s orbitali ile 2 tane p orbitali
hibritleĢerek üç tane özdeĢ sp
2
orbitali
oluĢturur. Bu sp
2
orbitalleri aynı düzlemde
bulunup aradaki açı 120 derecedir.
HibritleĢmeye katılmamıĢ diğer p orbitali
sp
2
hibrit orbitallerinden farklıdır. Bu orbital
pi bağlarının oluĢumunda kullanılır.
33
C
2
H
2
MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI
• Karbon atomunda 1 tane 2s orbitali ile 1
tane 2p orbitali hibritleĢerek iki tane sp
orbitalini meydana getirir. Diğer iki tane p
orbitali hibritleĢmeye katılmaz.
HibritleĢmeye katılmayan bu p orbitalleri iki
tane pi bağını oluĢturur. Asetilenin
molekülü doğrusal olup apolardır.
• C’lar arasındaki 3 kimyasal bağın 1 tanesi
sigma diğer 2’si pi bağıdır. C – H kimyasal
bağları sigma bağıdır.

34
TANECĠKLER ARASI BAĞLAR
• Tanecikler arası kimyasal bağ; hem
moleküller arasında hem de atomlar
arasında olabilir.
• Maddeler gaz hâlinde iken moleküller
hemen hemen birbirinden bağımsız
hareket ederler ve moleküller arasındaki
itme ve çekme kuvveti yok denecek kadar
azdır.
35
• Tanecikler arası kimyasal bağlardan
moleküller arasında olan kimyasal bağların
tamamı, zayıf etkileĢimdir. Bu nedenle
zayıf etkileĢimlere, moleküller arası
kimyasal bağlar da denilebilir.
• Maddeler sıvı hâle getirildiklerinde ya da
katı hâlde bulunduklarında moleküller
birbirlerine yaklaĢacağından moleküller
arasında bir itme ve çekme kuvveti
oluĢacaktır.
36
• Bu etkileĢmeye moleküller arası kimyasal
bağ denir.
• Maddelerin erime ve kaynama noktalarının
yüksek ya da düĢük olması molekül
arasında oluĢan kimyasal bağların
kuvvetiyle iliĢkilidir.
37
A) AĞ ÖRGÜSÜ BAĞI
• Ağ örgülü kovalent katılar genellikle
karbon elementinin allotroplarında görülen
kimyasal bağ türüdür. Karbonun grafit ve
elmas yapısı buna örnektir. Elmas, karbon
atomunun sp
3
hibrit orbitali yapmasıyla
oluĢturduğu durumdur. Bir zincir
oluĢturacak Ģekilde ağ örgüsüne sahiptir.
C atomları arasında sigma bağları
mevcuttur.

38
• Elmas elektrik akımını iletmez. Karbonun
sp
2
hibrit obitali ile oluĢturduğu allotropik
yapısı ise grafittir. Az da olsa elektrik
akımını iletir. Ağ örgüsü içeren maddelerin
erime ve kaynama noktaları genellikle çok
yüksektir.

39
B) ĠYONĠK KATILARDA BAĞLAR
• Ġyonik bağlı bileĢikler oda koĢullarında katı
hâlde bulunurlar. Ġyonik bağlı bileĢiklerde
(+) ve (–) yüklü iyonlar birbirlerine çok
yakın bir Ģekilde bulunurlar. Ġyonların
hareket kabiliyeti olmadığından katı hâlde
elektriği iletmezler, iyonik katı sıvı hâle
getirilirse ya da suda çözülürse iyonlar
hareket edebilir hâle gelir ki elektriği
iletirler. Bu katılar kırılgan yapıdadır ve
kristal yapıları vardır.

40
C) METAL BAĞI (METALĠK BAĞ)
• Metallerin az sayıdaki değerlik elektronları
boĢ değerlik orbitallerinde devamlı olarak
her yönde hareket ederler. Bu özelliği ile
elektron bir atoma değil metalin bütününe
ait olur. Böylece pozitif ile negatif
çekiminden oluĢan kararlı bir yapı
meydana gelir. Birden fazla çekirdek
etrafında hareket eden bu değerlik
elektronlarının oluĢturdukları bu kimyasal
bağa metalik bağ denir.
41
• Bu tür kimyasal bağ bulunduran katılar da
metalik katılardır.
• Kovalent bağda her bir atom belirli sayıda
bağ yapmak zorundadır. Metalik bağda ise
değerlik elektronları kristal içerisinde
hareketinden dolayı atoma değil, kristalin
bütününe ait olur. Bu durum metalik bağın
kovalent bağdan farklı olmasına yol açar.
Metaller, değerlik elektronlarının
oynaklığından dolayı ısı ve elektrik akımı
iletkenliği, Ģekil verilebilme gibi özelliklere
sahip olurlar.
42
D) DĠPOL – DĠPOL BAĞI
• Polar moleküller arasında oluĢan kimyasal
bağlardır.
• Bir molekülün (–) kutbu diğer molekülün
(+) kutbuna doğru yönelir. Böylece
moleküller arasında bir çekim meydana
gelir.
• Bu Ģekilde oluĢan kimyasal bağlar dipol–
dipol bağlarıdır.
• Örneğin; HCl, NH
3
, H
2
O, CO, NO vb. polar
moleküllerde bu kimyasal bağ vardır.
43
E) HĠDROJEN BAĞI
• HF, NH
3
, H
2
O gibi hidrojenin en aktif üç
ametal (F, O, N) ile oluĢturduğu bileĢiklerin
molekülleri arasında görülen bir kimyasal
bağ türüdür.
• Kuvvetli dipol dipol bağları olarak da
düĢünülebilir. Bir molekülün negatif ucu
(elektron çifti) ile diğer bir molekülün
hidrojeninin etkileĢiminden hidrojen bağı
oluĢur.
44
• Hidrojen bağının varlığı; bileĢiğin erime
noktası, kaynama noktası, yoğunluk ve
viskozitesinin artmasına sebep olur.
F) VAN DER WAALS ÇEKĠMLERĠ
• Soy gaz (He, Ne, Ar, Kr, Xe, Rn) atomları
arasında ve apolar yapılı kovalent bağlı
moleküller (H
2
, N
2
, O
2
, Cl
2
, P
4
, CH
4
, CO
2
)
arasında bulunan tanecikler arası çekim
Van der Waals çekimidir.

45
• Van der Waals çekimi molekülün Ģekline
ve büyüklüğüne bağlıdır.
• Molekülün büyüklüğü ve elektron sayısının
artmasıyla Van der Waals çekimleri de
artar. Bunun sonucu olarak molekülün
erime noktası ve kaynama noktası artar.
• Halojenlerde F
2
, Cl
2
, Br
2
, I
2
sırasında Van
der Waals çekimleri artarken erime ve
kaynama noktası da artar.
• Soy gazlarda He, Ne, Ar, Kr, Xe, Rn
sırasında erime ve kaynama noktası artar.
46
ZAYIF ETKĠLEġĠMDE ĠKĠ
FARKLI SINIFLANDIRMA
• YABANCI KAYNAKLARDAKĠ
SINIFLANDIRMA: Zayıf etkileĢimlerin
tamamına Van der Waals bağı adı verilir.
Van der Waals bağını; hidrojen bağı,
dipol–dipol etkileĢimi ve London kuvvetleri
olmak üzere üçe ayırır.
47
• YERLĠ KAYNAKLARDAKĠ
SINIFLANDIRMA: Van der Waals bağı ile
London kuvvetlerini aynı kimyasal bağ
olarak kabul eder.
48
Kimyasal bağların tamamı, zıt
değerlerin birbirini çekmesidir.
Her zıt değerin birbirini çekmesi,
kimyasal bağ adını almaz.
49
NE KADAR ġEY VARSA HEPSĠ DE
ÇĠFT OLARAK (ZIT KUTUPLU, BAġKA
BĠR ĠFADEYLE POZĠTĠF VE NEGATĠF)
VAR EDĠLMĠġTĠR.

FARKLI YÜKLER BĠRBĠRĠNĠ ÇEKER.

BU ÇEKĠMĠN BĠR KISMI KĠMYASAL
BAĞDIR.
50
HER BĠR TANECĠĞĠN YA POZĠTĠF
(+) YA DA NEGATĠF (–) OLMASI
• SORU: Her bir taneciğin + veya – olmasını
―Küçük Ģeylerle uğraĢıyor.‖ diyebilir
misiniz?
• CEVAP: UğraĢmasaydı eksiklik olurdu.
Kıyamet kopardı. Bir tek zerre güneĢin ısı,
ıĢık ve yedi renginden ayrı kalırsa güneĢe
noksanlık olur.
51
52
MĠKRO ÂLEMDEKĠ TANECĠKLER
Kimyanın çoğu olayı maddenin tanecikli
yapısıyla açıklanır.
• Atom
• Molekül
• Ġyon
• Formül–birim
• Proton
53
• Nötron
• Elektron
• Atom–altı diğer tanecikler

54
POLARLIK
• Polar madde, kutuplu madde demektir.
• Kutuplu madde, hem pozitif hem de
negatif yük içerir.
• Kimyasal bağın polarlığı baĢkadır, bileĢiğin
polarlığı baĢkadır.
• Kimyasal bağın polarlığı: Polar kovalent
bağın diğer adı polar bağ, apolar kovalent
bağın diğer adı ise apolar bağdır.

55
• Apolar kovalent bağlı moleküller, apolardır
(polar değildir).
• BileĢiğin polarlığı: Ġyonik bileĢiklerin
tamamı polardır. Polar kovalent bağlı
bileĢiklerin bir kısmı polardır, diğer bir
kısmı ise apolardır.
• Polar kovalent bağlı bileĢikler, farklı ametal
atomlarından oluĢmuĢtur. Yapılarında
pozitif ve negatif zıt iki kutup vardır. Bu
durum molekülün polar olabilmesi için
yeterli değildir.
56
• Polar kovalent bağlı bileĢiklerin, polar olup
olmaması molekülün geometrisine
bağlıdır.
• Ġyonik bileĢiklerde geometri söz konusu
değildir.
• Geometrinin belirlenmesinde periyodik
tablodan faydalanılır. Örneğin; hidrojen
atomu ile VI A grubu elementleri arasında
oluĢan moleküllerin tamamında geometri
kırık doğrudur, baĢka bir deyimle açısaldır.
H
2
Omolekülünde açı 104,5
o
’dir.
57
• Hidrojen atomu ile VI A grubu elementleri
arasında oluĢan diğer moleküllerin
tamamında açı farklı farklıdır, ancak kırık
doğru olma mecburiyetinden dolayı
hepsinde de açı 180
o
’den daha küçüktür.
• Molekülün geometrisindeki atomlar
arasındaki kimyasal bağlar vektörmüĢ gibi
varsayılır. ġayet vektörel toplam, baĢka bir
söylemle dipol moment; sıfırdan büyükse
molekül polardır, sıfırsa polar değildir.
58
MADDENĠN TANECĠKLĠ YAPISI
VE KĠMYASAL BAĞLAR
• Kimyasal bağın daha iyi anlaĢılması için;
maddenin tanecikli yapısını kavramak ve
polar madde, polar olmayan madde,
kimyasal bağın polarlığı, molekülün
polarlığı, elektron–nokta yapısı, açık
formül gibi konuları önceden bilmek
gerekir.
59
• Evreni mikro âlem, normo âlem ve makro
âlem olarak üçe ayırabiliriz.
• Her üç âlemde de farklı isimlerle çekim
bulunur.
• Kimyasal bağı tanecik içi kimyasal bağ
ve tanecikler arası kimyasal bağ olmak
üzere ikiye ayırabiliriz.
• Tanecik içi kimyasal bağ iki grupta
incelenir.
60

• Tanecik içi kimyasal bağın birincisi
elektron alıĢ veriĢi sonucu oluĢan iyon
yapılı bileĢiklerde görülür. Ġyonik bağ
adını alır. Ġyonik bağ, anyon (–) ile
katyonun (+) birbirini çekimi olarak ortaya
çıkar. Ġyonik bağ, en kuvvetli kimyasal
bağdır.
• Tanecik içi kimyasal bağın ikincisi;
elektronlarını ortak kullanarak soy gaza
benzeyen kovalent yapılı bileĢiklerdeki
kovalent bağ adını alan çekimdir.
61
• Kovalent bağdaki çekim Ģöyle oluĢur:
• Bağ elektronları, elektron severliği fazla
olan atoma daha yakındır. Bağ
elektronlarının yakın olduğu atom kısmi
negatif, uzak olduğu atom kısmi pozitif
olur. Böylece kovalent bağlı bileĢiği
oluĢturan atomlar arasındaki kısmi pozitif
ve kısmi negatiflikten dolayı çekim ortaya
çıkar.
• Her bir kovalent bağın enerjisi farklıdır.

62
• Kovalent bağlar üçe ayrılır:
• Apolar kovalent bağ; aynı cins ametal
atomları arasındaki kimyasal bağdır.
• Polar kovalent bağ; farklı cins ametal
atomları arasındaki kimyasal bağdır.
• Koordine kovalent bağ; bağ
elektronlarının ikisinin de aynı atoma ait
olduğu kimyasal bağdır. Bu kimyasal bağ,
diğer iki kovalent bağdan bu yönüyle
ayrılır.
63
• ġimdi tanecikler arası kimyasal bağı
görelim: Mikro âlemdeki taneciklerden
bazılarının (atom, molekül ve iyon)
arasındaki çekim kuvveti de kimyasal
bağdır. BaĢka baĢka Ģekillerde ortaya
çıkarak görülür ve değiĢik adlarla anılır.
• Bilindiği gibi elementler; metal, ametal ve
soy gaz olmak üzere üç çeĢittir.
• Atom da, molekül de nötr taneciklerdir.
64
• Atom erkek ve diĢi olarak iki cinstir.
• Atom nötr hâldeyken de; atomlardan birisi
pozitif, diğeri negatif gibi olur.
• Aynı Ģeyi molekül için de söyleyebiliriz.
• ġimdi üç grup elementte zıt kutupların
nasıl oluĢtuğunu görelim:
• Metal atomları arasında oluĢan kimyasal
bağ
• Ametal tanecikleri arasında oluĢan
kimyasal bağ
65
• Soy gaz atomları arasında oluĢan
kimyasal bağ
66
• Yan yana olan iki metal atomunun birinde
elektron verme isteği öne çıkar, diğerinde
ise boĢ değerlik orbitalinin bulunması etkili
olur. Böylece metal atomlarının biri pozitif,
diğeri negatif gibi davranarak birbirini
çekerler. Aslında nötrdürler. Yük oluĢumu,
düzenliliğin gereği olan çekim içindir. Bu
çekim, metal bağı olarak tanımlanır. Metal
bağının bir görevi de metal kristalinin
oluĢumudur. Metal kristali, metal
atomlarının düzenli diziliĢiyle ortaya çıkar.
67
• Örneğin; 1A grubunu ele alalım. 1A
grubunda en üstteki metal lityumun metal
bağı, en kuvvetlidir; çünkü 1A grubunda
çapı en küçük olan metal, lityumdur.
Bundan dolayı da lityum atomları
arasındaki mesafe, gruptaki diğer metal
atomları arasındaki mesafeye göre daha
fazladır. Bu nedenle elektronun gideceği
yol, gruptaki diğer elektronların gideceği
yola göre daha uzundur.
68
• Bir diğer konu da lityum atomunun çapı
küçük olduğundan, aksi yönde çekim
güçlü olmasına rağmen elektronun dıĢa
doğru hareket etmesidir.
• Aksi yönde çekim güçlü ve gideceği
mesafe fazla olmasına rağmen lityum
atomunun elektronunun hareket etmesi,
lityumdaki metal bağını kuvvetli kılmıĢtır.
• Kendine rağmen ve mesafelere rağmen
ziyarete götüren sevgidir.
69
• Ametaller, yapı taĢı molekül olan
elementlerdir. Ametal molekülünün birinde
elektronun dıĢarıya doğru, diğerinde
içeriye doğru hafif kayması sonucu simetri
bozulması dediğimiz bir düzenlilik ortaya
çıkar. DıĢarıya doğru kayan elektronun
bulunduğu ametal molekülü pozitif, içeriye
doğru kayan elektronun bulunduğu ametal
molekülü negatif olur. Görüldüğü gibi
ametallerde de iki zıt değer– molekül nötr
kaldığı hâlde– birbirini çekmektedir. Bu
kimyasal bağa Van der Waals (Van der
Valz) bağı veya London (Landın)
kuvvetleri denir.
70
• Soy gaz atomları arasındaki çekim de
ametal molekülleri arasındaki çekim gibi
açıklanır. Soy gaz atomunun birinde
elektronun dıĢa doğru, diğerinde ise içe
doğru hafif kayması sonucu simetri
bozulması dediğimiz bir düzenlilik ortaya
çıkar. DıĢarıya doğru kayan elektronun
bulunduğu soy gaz atomu pozitif, içeriye
doğru kayan elektronun bulunduğu soy
gaz atomu negatif olur. Görüldüğü gibi soy
gazlarda da de zıt kutuplar birbirini çeker,
kimyasal bağ yine Van der Waals bağı
(London kuvvetleri) adını alır.
71
• Polar moleküllerin hepsinde moleküller
arası kimyasal bağ olarak dipol–dipol
bağı vardır.
• Polar moleküllerin bir kısmında tanecikler
arası kimyasal bağın en kuvvetlisi olan
hidrojen bağı vardır. Bu kimyasal bağ;
karbon atomuna bağlı olmayan bir hidrojen
atomu içeren polar moleküllerde bu
molekülün hidrojeni ile, diğer bir molekülün
flüor, oksijen veya azot atomu arasındaki
kimyasal bağdır.
72
• Allotropu olan metallerde atomlar arasında
kovalent kristal oluĢturan kovalent bağ
vardır. Bu kovalent bağ, molekül içi
kovalent bağdan farklıdır.
• Bunlara kovalent kristaller veya ağ örgülü
katılar denir. Kristal yapıları farklı farklıdır.
Bu farklılık atomların diziliĢinden
kaynaklanır.
• IV A grubu elementlerinden C (karbon), Si
(silisyum), Ge (germanyum) ve Sn (kalay)
elementlerinde bu tür kimyasal bağ vardır.
• SiC (silisyum karbür) ve SiO
2
(silisyum
dioksit) gibi bileĢikler de ağ örgülü katıdır.
73
• Allotrop konusunu daha iyi anlamak için
karbonun allotroplarını inceleyelim.
• Üç çeĢit C vardır: Kömür, elmas ve grafit.
• Kömür amorf yapıdadır. Amorf yapı; opak
(saydamın zıddı), Ģekilsiz ve düzensizdir.
• Elmas ve grafit ise kristal yapıdadır.
• Elmasta her C atomu, düzgün dört
yüzlünün köĢelerinde ve ağırlık
merkezinde yer alır. C atomları arasındaki
her bağ sp
3
hibrit orbitalleri ile oluĢur. Her
bir C atomu 4 tane sigma bağı yaparak,
diğer 4 C atomuna bağlanmıĢtır.
74
• C elementinin kristal Ģekillerinden biri de
grafittir. Grafitte C atomları sp
2
hibrit
orbitalleri ile 3 tane sigma bağı yaparak,
diğer 3 C atomuna bağlanmıĢtır.
HibritleĢmeye katılmayan p orbitalleri, pi
bağlarını yapar. C atomları böylece altıgen
oluĢturur; altıgende C atomları arasında
sırasıyla bir tek bağ, bir çift bağ vardır.
Grafitteki C atomları, bu nedenle polardır.
Grafitin elektriği iletmesi bundan dolayıdır.
Bağların 120
0
’lik açı yapacak Ģekilde
yönlenmiĢ olması ağ örgüsünün bir
düzlemde kalmasını sağlar.
75
• Apolar moleküller ve nötr atomlarda da
(metal, ametal, yarı metal ve soy gaz
atomları) zıt iki kutup varsa, demek ki
kimyasal bağsız madde yoktur.

76
POLAR MOLEKÜLLERĠN HEPSĠNDE
BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI
KĠMYASAL BAĞ: DĠPOL–DĠPOL
KUVVETLERĠ
• Bir molekülün pozitif kısmı ile diğer bir
molekülün negatif kısmı etkileĢir. Di, iki;
pol, kutup demektir. Dipol, iki kutuplu
anlamındadır. Dipol–dipol etkileĢmesi ise
iki kutuplu bir molekülün, hem baĢka iki
kutuplu bir molekülü çekmesi hem de o
molekül tarafından çekilmesidir; iki kutuplu
iki molekülün etkileĢmesidir.
77
YAĞMUR TANECĠKLERĠNDE
DĠPOL–DĠPOL KUVVETLERĠ
• Su, polar bir moleküldür.
• Polar moleküllerde moleküller arası
kimyasal bağ, dipol–dipol bağıdır.
• Bu kimyasal bağı daha iyi anlamak için
yağan yağmurdaki her bir su taneciğinin
dipol–dipol özelliğini açıklayalım:
• Yan yana olan yağmur damlacıkları, farklı
kutuptur. Kütleleri eĢittir.
78
• Her bir yağmur taneciği birbirini eĢit
derecede çeker ve baĢka bir tanecik
tarafından da çekilir. Böylece tanecikler
arası mesafe korunarak, bütün taneciklerin
birbirlerine eĢit uzaklıkta olması sağlanır.
Âdeta balıkçı ağı gibi bir görünüm
meydana gelir.
• Yağmur taneciklerinin birleĢerek zararlı
cisimler olarak düĢmesi problemi ortadan
kalkar. ġiddetli rüzgar ve fırtınaya rağmen
yağmur damlaları tane tane düĢer.
79
METAL KRĠSTALLERĠ
• OluĢan metal bağı, metal atomları
arasındadır. Metal atomları belirli
geometrik Ģekilleri oluĢturacak Ģekilde
dizilirler.
• Metallerde üç tip kristal yapı görülür.
• Hacim merkezli kübik yapıda; atomlar,
küpün köĢelerine ve merkezine yerleĢir.
Demir (Fe), Cr (krom), Mn (manganez), W
(volfram), Ta (tantalyum), Ti (titanyum), Na
(sodyum), K (potasyum) metal kristalleri
bu kristal çeĢidine örnek verilebilir.
80
• Yüzey merkezli kübik yapıda; atomlar,
küpün köĢelerinde ve yüzlerinde yerleĢir.
Al (alüminyum), Cu (bakır), Ni (nikel), Au
(altın), Ag (gümüĢ), Pt (platin), Pb
(kurĢun), Ca (kalsiyum) kristalleri buna
örnektir.
• Hegzagonal sistemde ise atomlar, altıgen
prizmanın köĢelerinde ve birer adet de
düzlemlerin ortasında yerleĢir. Be
(berilyum), Cd (kadmiyum), Mg
(magnezyum), Zn (çinko), Zr (zirkonyum)
metallerinin kristalleri de bu tür kristale
örnektir.
81
METAL BAĞI KUSURU
• Metal atomlarının diziliĢi bazen tam
olmamaktadır. Ġdeal gibi görünen bu diziliĢi
bozan bu duruma kimyada metal bağı
kusuru denir.
• Metal bağı kusuru Ģu Ģekillerde ortaya
çıkar: Geometrik Ģekillerin köĢelerindeki
bazı atom yerleri boĢ kalmakta, bir atom
fazladan araya sıkıĢmakta, bazı yabancı
atomlar ara yerlere girmekte veya
atomların diziliĢi belirli bir yerde
kesilmektedir.
82
METAL BAĞI KUSURUNUN NE
GĠBĠ FAYDALARI VARDIR?
• Hata ve kusur kelimeleri bir eksikliği akla
getirse de metal bağı hatası diye bilinen bu
konu, bir eksiklik değil; mükemmelliktir.
• Bir metalin kırılmadan Ģekil değiĢtirebilmesi,
atomlarının kusur dediğimiz mükemmel
yerleĢmesiyle olmaktadır. Metal içindeki bu
kusurlu yapılaĢma olmasaydı, o metali;
eğerek, bükerek, döverek Ģekillendirme
mümkün olmayacaktı. Mesela; bir inĢaat
demirini kıvıramayacaktık.
83
METALĠN ATOMLARI KUSURSUZ
DĠZĠLSEYDĠ NE OLURDU?
• Metalin 1 mm
2
’si, 37 kg kuvvet
taĢıyabilecekti. 3,5 tonluk bir ağırlık,
yaklaĢık 1 mm çapında bir tel ile
kaldırılabilecekti. Bu, çok iyi bir özellik
olarak görünebilir. Fakat bu kadar
mukavemetli bir metalin kullanılabilmesi,
baĢka bir ifadeyle tel ve levha hâline
getirilebilmesi mümkün olmayacaktı. Böyle
bir metal de faydasız, iĢe yaramaz bir
madde olacağından; esas kusur, kusursuz
atom diziliĢine sahip olmakta olacaktı.
84
• Kömür ile elmas allotroptur. Aralarındaki
fark kitaptaki bilgilere göre fizikseldir.
Ancak iç yapıda kovalent ağ örgü
bağından dolayı değiĢiklik olmaktadır. Bu
nedenle olaya kimyasal olarak da
bakabiliriz).
85
HÜSNÜNĠYET (OLUMLU
DÜġÜNCE, GÜZEL GÖRÜġ)
ÖYLE BĠR KĠMYADIR KĠ; KÖMÜRÜ
ELMAS, TOPRAĞI ALTIN YAPAR
• Elmas ile kömürün formülü aynıdır. Her
ikisi de C ile gösterilir. Fark, karbon
atomlarının diziliĢindedir.
• Altın, topraktan fiziksel yolla elde edilir.
Altın, en kıymetli metaldir. Ġleride toprağın
altına dönüĢtürülmesi de gerçekleĢebilir.
86
KÖMÜR ĠLE ELMAS
• Madenlerin en düĢüğü kömürdür; en
kıymetlisi ise elmastır.
• Kömür ile elmas arasında tek basamaklı
çok basit bir fark vardır.
• Bu konuya dikkat etmek lazımdır.
87
TANECĠKLER ARASI BAĞ,
MADDENĠN HÂL
DEĞĠġTĠRMESĠNDE VEYA
ALLOTROPTA ETKĠLĠ OLDUĞU
HÂLDE NĠÇĠN FĠZĠKSEL BAĞ
DEĞĠL DE KĠMYASAL BAĞ
DENĠLMĠġTĠR?
88
• Katı hâlde tanecikler birbirine yakın, gaz
hâlde uzaktır. Hâl değiĢikliğinde madde
hâl değiĢtirmez, madde aynı olarak kalır,
yalnız tanecikler arası mesafe değiĢir.
Maddenin hâllerinde formül aynı kalmakla
beraber isimler ve görünüĢler farklı oluyor.
Su, su buharı, buz üçünün de formülü
H
2
O’dur. Tanecikler arası kimyasal bağ
çeĢitleri anlatılırken, iç yapının az da olsa
değiĢtiğini, bu suretle kutupların
oluĢtuğunu görmüĢtük.
89
• Kömürün elmas olması da kimyanın
konusuna girer. Elmas ile kömürün
formülü aynıdır. Her ikisi de C ile gösterilir.
Her iki allotropta da C atomlarının diziliĢleri
farklıdır.
• ―Ġyi niyet öyle bir kimyadır ki‖ denmiĢtir,
―fiziktir ki‖ denmemiĢtir; kömürün elmas
olması, az da olsa kimyadır.
90
• ―Ġyi niyet öyle bir kimyadır ki; kömürü
elmas yapar.‖ cümlesinde; allotropların
diziliĢlerinin farklı olmasının, ancak iç
yapıdaki değiĢiklikle mümkün
olabileceğine vurgu vardır.
• Bu değiĢimler, fiziksel değiĢimdir. Ancak
fiziksel değiĢime, iç yapıdaki değiĢiklik
sebep olur.
91
HÜSNÜNĠYET ÖYLE BĠR
KĠMYADIR KĠ; KÖMÜRÜ
ELMAS YAPAR
• FARKLI BĠR GÖRÜġ: Kömür ile elmas
allotroptur. Aralarındaki fark kitaptaki
bilgilere göre fizikseldir. Ancak iç yapıda
kovalent kristal örgü bağından dolayı
değiĢiklik olmaktadır. Bu nedenle olaya
kimyasal olarak da bakabiliriz.
92
BUZDA H
2
O
(k)
MOLEKÜLLERĠ ARASINDA
KOVALENT KRĠSTAL ÖRGÜ BAĞI
• SORU: Moleküller arası kimyasal bağ
olduğu hâlde niçin kovalent bağ denmiĢtir?
• CEVAP: Çok kuvvetli bir kimyasal bağ
olduğundan ve kristal yapı oluĢtuğundan
denmiĢtir.
• SORU: Buz molekülleri arasındaki kimyasal
bağın kuvvetli olması nereden anlaĢılır?
• CEVAP: Su donunca içinde bulunduğu ağzı
kapalı demir kabı parçalamasından
anlaĢılır.
93
• SORU: Buzdaki kimyasal bağ çok kuvvetli
diye niçin yanlıĢ olarak kovalent bağ
denmiĢtir?
• CEVAP: Tanecik içi kimyasal bağ,
tanecikler arası kimyasal bağdan daha
kuvvetlidir. Kovalent bağ tabiri, tanecik içi
kimyasal bağı anımsatmaktadır. Kuvvetli
olduğunu ifade için denmiĢtir.
94
SU, BUZ HÂLĠNDEYKEN H
2
O
(k)

MOLEKÜLLERĠ NEREDEYSE
HAREKETSĠZDĠR VE SU
MOLEKÜLLERĠNE KIYASLA BUZ
MOLEKÜLÜNDE, MOLEKÜLLER
ARASI MESAFE FAZLADIR
• Buz molekülü; birisi düzgün dört yüzlünün
ağırlık merkezinde, diğer dördü de dört
köĢesinde olmak üzere beĢerli
moleküllerden oluĢur.
95
• Buzun kristal örgüsü, düzgün dört
yüzlüdür. Bu kristal örgünün bozulmaması
için moleküller hareketsizdir. Bu Ģekliyle
kararlıdır.
• Buz molekülleri arasındaki uzaklık, su
molekülleri arasındaki uzaklığa göre % 11
oranında daha fazladır. BaĢka bir ifadeyle
su donunca % 11 hacim büyümesi
gerçekleĢir.
• Normalinde maddenin katı hâlinde,
moleküller birbirine sıvı hâline göre daha
yakındır; sıvı donunca hacim büyümesi
değil, hacim küçülmesi olur.
96
• Yalnız suya has olan bu durum, suyun
donunca diğer sıvılara zıt olarak
genleĢmesinden ileri gelir.
• Suyun bu istisnai özelliğinin hayat için çok
faydaları vardır.
• Su donma noktasına gelince, H
2
O
(k)

molekülleri arasında kovalent kristal örgü
bağı ortaya çıkar.
• Kovalent kristal örgü bağı, en kuvvetli
kimyasal bağlardandır. Bu nedenle su
donduğunda, içinde bulunduğu ağzı kapalı
demir kabı bile parçalar.
97
• Buz erirken kristal yapı bozulur.
Moleküller birbirine yaklaĢır. +4 °C’a kadar
hacim küçülmesi devam eder. +4 °C’a
kadar az da olsa kristaller bulunur; bunlar
H
2
O
(s)
kristalleridir. Kristal yapı +4 °C’ta
tamamen bozulur. +4 °C’ta yoğunluk en
büyüktür. +4 °C’tan sonra su ısıtıldıkça
hacim geniĢler, yoğunluk azalır.

98
TANECĠKLER ARASI KĠMYASAL
BAĞLA ĠLGĠLĠ SORULAR
• SORU: Hangi bileĢiğin molekülleri arasında
kovalent bağ vardır?
• CEVAP: SiC (silisyum karbür), SiO
2

(silisyum dioksit), BN (bor nitrür) ve H
2
O
(k)
.
• SORU: Elementler, elementel hâlde iken
atomları arasında hangi kimyasal bağ
vardır?
• CEVAP: Metal atomları arasında metal
bağı, soy gaz atomları arasında Van der
Waals bağı, karbon atomları arasında
kovalent bağı vardır.
99
• SORU: Moleküller arası kimyasal bağın
kaç çeĢit olduğunu ve nerelerde
bulunduğunu birkaç cümleyle özetleyiniz.
• CEVAP: Yapı taĢı element olan
elementlerde element molekülleri arasında
ve farklı ametal atomlarından oluĢan
apolar moleküller arasında Van der Waals
bağı vardır.
Polar moleküllerin hepsinde dipol–dipol
bağı vardır.
Polar moleküllerin bir kısmında ise
hidrojen bağı vardır.
100
KĠMYASAL BAĞLARIN BAĞIL
NĠCEL KUVVETLĠLĠK DERECESĠ*
KĠMYASAL BAĞIN ADI BAĞIL NĠCEL
KUVVETLĠLĠK
DERECESĠ
Ġyonik bağ (Ġyon–iyon
bağı)
250
Hidrojen bağı 20
Dipol–dipol bağı 2
Van der Waals bağı
(London kuvvetleri)
0,1
101
* Bu gruba kovalent bağı dâhil etmek için
asimetrik yapıda olanlarının olması
lazımdır; o zaman 2. sıraya gelirdi; çünkü
tanecik içi kimyasal bağ, moleküller arası
kimyasal bağdan daha kuvvetlidir. Apolar
kovalent bağlı maddelerin ve polar
kovalent bağlı olup da apolar olan
maddelerin kuvvetliliğini 2. sıraya
yazmamak gerekir.
102
*Diğer bir husus; kimyasal bağların
kuvvetlilik derecesi fikir vermek içindir.
Kıyaslama aynı türden olanlar arasında
olursa tablo geçerlidir; farklı türden
maddeler arasında yapılan kıyaslamada
istisnalar çoktur.

103
HEM TANECĠK ĠÇĠ HEM DE
TANECĠKLER ARASI AYNI CĠNS
KĠMYASAL BAĞ ĠÇEREN FARKLI
MADDELERDE KĠMYASAL BAĞIN
KUVVETLĠLĠK DERECESĠ FARKLI
FARKLIDIR
• Nasıl ki her bir maddenin öz kütlesi, atom
kütlesi, molekül kütlesi vb. özellikleri
farklıdır. Örneğin; aynı Van der Waals bağı
olmakla beraber, kimyasal bağın kuvvetlilik
derecesi o madde için ayırt edici bir
özelliktir.
104
20 KĠLOGRAMI KALDIRAN 2 KĠLOGRAMI
VE 0,1 KĠLOGRAMI DA KALDIRIR
• Bu mantık iyonik bileĢikler için geçerli
değildir. Ġyonik bileĢikler, yalnız iyonik bağ
içerirler.
• Hidrojen bağı içeren bileĢikler, hem dipol–
dipol bağı hem de London kuvvetlerini
içerirler.
• Dipol–dipol bağlı bileĢikler, mutlaka
London kuvvetlerini de içerirler.
• Yalnız London kuvvetleri içerenler, baĢka
kimyasal bağ içermezler.
105
KĠMYASAL BAĞDAN
YARARLANARAK BĠLEġĠKLERĠN
KAYNAMA NOKTASININ
SIRALANIġI
BileĢiklerin kaynama noktası yüksekten
düĢüğe doğru aĢağıda sıralanmıĢtır:
• Ġyonik bileĢikler
• Hidrojen bağlı polar moleküller
• Dipol–dipol bağlı polar moleküller
• Yalnız London kuvvetleri içeren moleküller
(Apolar moleküller)
106
YALNIZ LONDON KUVVETLERĠ
ĠÇEREN MOLEKÜLLERĠN
KAYNAMA NOKTALARININ KENDĠ
ARALARINDA SIRALANIġI
• Molekül ağırlığı yüksek olanın kaynama
noktası yüksektir.
• Molekül ağırlıkları aynıysa temas yüzeyi
yüksek olanın kaynama noktası yüksektir.
107
HÂL DEĞĠġTĠRME ANINDA
KIRILAN KĠMYASAL BAĞIN CĠNSĠ,
ĠYONĠK VE KOVALENT
BĠLEġĠKLERDE FARKLI
FARKLIDIR
• Hâl değiĢikliğinde tanecikler arası
mesafenin değiĢmesi, kovalent bileĢikler
için geçerlidir; burada kırılan tanecikler
arası kimyasal bağdır.
108
• Kovalent bileĢiklerin hâl değiĢtirmesinde
tanecik içi kimyasal bağ aynen kalır.
• Ġyon yapılı bileĢikler hâl değiĢtirirken ise
tanecik içi kimyasal bağ olan iyonik bağ da
kırılır.
109
MĠKRO ÂLEMDE KĠMYASAL BAĞ
DIġINDAKĠ ÇEKĠMLER
• Atom içinde, her Ģey zıddıyla
dengelenmiĢtir:
a) Protonların birbirini itmesi nükleer
kuvvetle (bağlanma enerjisi)
dengelenmiĢtir.
b) Elektronların birbirini itmesi zıt spinli
dönüĢle dengelenmiĢtir.
c) Protonla elektronun birbirini çekmesi
merkezkaç kuvvetiyle dengelenmiĢtir.
110
• Atomun yapısında eĢit sayıda proton (+)
ve elektron (–) olmasıyla denge
sağlanmıĢtır.
• Proton ile elektron birbirini çeker.
Elektrondaki merkezkaç kuvveti bu çekimi
zıt yönde dengeler.
• Elektronlar, atom çekirdeği etrafında
ikiĢerli dolanırlar. Biri saat yönünde, diğeri
ise saat yönünün tersi yönde döner.
Böylece elektronlar da, kendi aralarında
eĢlenmiĢtir.
111
• Kâinatın herhangi bir noktasında bir
partikül yaratılınca onunla birlikte zıt ikizi
de meydana gelir. Elektronun zıt ikizi
pozitron, protonun zıt ikizi anti proton,
nötronun zıt ikizi anti nötron, nötrinonun zıt
ikizi anti nötrinodur.
• Proton ve nötronun meydana geldiği kuark
adı verilen partiküller de çiftler hâlindedir:
Yukarı kuark–aĢağı kuark, üst kuark–alt
kuark, tuhaf kuark–tılsım kuark.
112
• Bildiğimiz atoma karĢılık olarak; çekirdeği
negatif, elektronu pozitif olan atomlar da
vardır. Bu atomlardan oluĢan madde;
maddenin zıt eĢi veya anti madde olarak
adlandırılır. Anti madde bazı yıldız
sistemlerinde bulunmaktadır.
• Elektriğin de pozitif ve negatif olmak üzere
iki cinsi vardır.
113
NORMO ÂLEM VE MAKRO
ÂLEMDE GÖRÜLEN ÇEKĠMLER
• Vücut sıvılarında pozitif iyon kadar da
negatif iyon vardır.
• Ġnsanlar ve hayvanlar, erkek ve diĢi olarak
çift var edilmiĢlerdir.
• Bitkilerde çoğalma tozlaĢmayla
sağlanmaktadır.
• Yağmur damlaları pozitif ve negatif
tanecikler olarak inmektedir.
• Bulutların pozitif ve negatif olanı vardır.
114
• Mıknatısın da iki ucunda güney kutup ve
kuzey kutup olmak üzere birbirine zıt iki
kutbu vardır. Bir mıknatıs ne kadar küçük
parçalara ayrılırsa ayrılsın her seferinde iki
ayrı kutup meydana gelir.
• Dünyamız da dev bir mıknatıs gibidir.
Kuzey kutup ve güney kutup olmak üzere
iki zıt kutba sahiptir.
• Gezegenler arasında da kütleyle doğru
orantılı, aradaki uzaklığın karesiyle ters
orantılı olan Newton kanunu olarak
adlandırılan çekim vardır.
115
EVRENĠN SĠNESĠNDEKĠ CĠDDĠ
VE HAKĠKĠ AġKIN BĠR ÇEġĠDĠ:
KĠMYASAL BAĞLAR

(KĠMYASAL BAĞLARIN
FARKLI BAKIġ AÇISIYLA
OKUNMASI)
116
CANLILARDAKĠ MUHABBET
TANECĠKLER ARASINDAKĠ
KĠMYASAL BAĞDIR
• Ağacın mahiyetinde olmayan bir Ģey, esaslı
bir surette meyvesinde bulunmaz. Evren
(kâinat) ağaca benzetilirse meyvesi insan
olur. Ġnsan meyvesindeki ciddi aĢk gösterir
ki; evren ağacında –fakat baĢka baĢka
Ģekillerde– hakiki aĢk ve muhabbet
bulunuyor.
• Evrenin sinesindeki Ģu hakiki muhabbet ve
aĢk, çekim kuvveti adıyla karĢımıza çıkıyor.
117
• Evren ağacı mikro, normo ve makro
âlemden oluĢur.
• Mikro âlemdeki çekim kuvvetinin bir
kısmına kimyasal bağ adını veriyoruz.
Mikro âlemde bir de proton ile nötron
arasındaki çekim vardır.
• Mikro âlemdeki varlıklarda çok suretlerde
tezahür eden kimyasal bağ adını
verdiğimiz çekimler ile normo ve makro
âlemdeki diğer incizaplar, cezbeler,
cazibeler; uyanık olan akıl ve kalplere
insaniyete layık bir surette yükselmeyi,
hakiki insan olmayı gösterir.
118
• Gezegenler arasında da kütleyle doğru
orantılı, aradaki uzaklığın karesiyle ters
orantılı olan Newton kanunu olarak
adlandırılan çekim vardır.
• Daha bunlar gibi çift olan bilmediğimiz nice
Ģeyler vardır.
• Kimyasal bağ, insanı gerçek aĢkın
derinliklerine çeker; çünkü kendi kalbinde
olduğu gibi sonsuz evrende de her Ģeyin
aĢk etrafında cereyan ettiğini bilimsel
olarak öğrenmiĢ olur.
119
ATOM BAġIBOġ DEĞĠLDĠR
• ―Bir tek atom bile baĢıboĢ değildir.‖
sözünde atomlar arasındaki sımsıkı iliĢki
ve çekimden, mükemmel ahenkten, belli
gayelere yönelik, çok sayıda hikmet ve
maslahatı içeren davranıĢ ve hareketten
söz edilmektedir ki bütün bu faaliyetlerde
kimyasal bağ görev yapmaktadır.
• Molekül ve molekülü teĢkil eden
atomlardaki bu faaliyetin gösterdiği iĢaret
vardır.
120
• Her bir insan da atom gibi olmalıdır. Zaten
insanlığı tam yaĢayan gerçek insanlar,
atom parçası gibidir; baĢıboĢ değildirler.
• Aile, bütün fertleriyle bir moleküldür.
Akrabalık, milliyet vb. irtibatlar vardır.
• Medeniyet, insan sevgisi doğurur. Rus ve
Ermeni ile olan hürriyet tanıma bağımız
bile hakiki dünya birliği Ģuurunun temelini
oluĢturmaktadır.
121
ZITLIK VEYA ZAYIFLARIN
BĠRLEġMESĠNDEKĠ KUVVET
• Kovalent bağlar; tekli bağ, ikili bağ ve üçlü
bağ olmak üzere üçe ayrılır. Dörtlü bağ
yoktur.
• N
2
molekülünde N atomları arasında üçlü
bağ vardır. Üçlü bağ, en zayıf kimyasal
bağdır. Üçlü bağ içeren bileĢikler, kolayca
kimyasal reaksiyona girer. N
2
gazı ise üçlü
bağ içerdiği hâlde; tepkimeye girmez. N
2

gazı, inert gazdır. Ġnert gaz, reaksiyonlara
karĢı ilgisiz gaz demektir.
122
• Bütün kimyasal reaksiyonlarda olduğu gibi,
N
2
molekülünün kimyasal reaksiyonlarında
da, önce N
2
molekülünün atomlarına
ayrıĢması gerekir. N
2
molekülüne mahsus
özel bir durum vardır. Yüksek enerji verilse
bile N
2
molekülü atomlarına ayrıĢtırılamaz.
• Zayıf olan üçlü bağın, her bir tanesi de çok
zayıftır.
• Ancak üçünün birleĢmesinden kuvvet
doğuyor ve ayrılmayan bir birlik oluĢuyor.
• Zayıfların bir araya gelmesi, kuvveti
doğuruyor.
123
• Kadınlar zayıf, yumuĢak huylu, nazik,
halim, selim olduklarından birleĢerek etkili,
kuvvetli cemiyet kurarlar. Kadın hakları,
kadın hukuku, kadın hürriyeti gibi
kadınlıkla ilgili güçlü dernekler çoktur.
• Ermeniler az ve zayıftır. BirleĢerek büyük
kuvvet kazanırlar. Seslerini dünyaya
duyururlar (Ermeni soykırımı konusu).
• Kadınlar, erkek artikel alır; çünkü kadın
cemiyetleri serttir ve Ģiddetlidir; bu nedenle
bir nevi erkeklik kazanır.
124
• Erkekler, diĢi artikel alır; çünkü kendilerine
güvenirler. Her bir fert kendi gücüne
güvendiğinden, cemiyetleri zayıf olur.
Özellikle kendine güvenen Arap milletinde
buna çokça rastlanır.
• Bütün yanma reaksiyonları ekzotermik
olduğu hâlde azotun yanması
endotermiktir. Endotermik reaksiyonlar,
kendiliğinden gerçekleĢmez.
• Havadaki N
2
ile O
2
arasında kimyasal
reaksiyon olmamasının en baĢta gelen
sebebi; N
2
molekülünün atomlarına
ayrılmamasıdır.
125
N
2
+ 2,5O
2
+ yüksek sıcaklık ⇌ N
2
O
5
• Reaksiyonun olmamasında baĢka Ģu
sebepler de vardır:
• ġimĢek çaktığında bile genelde gerekli
olan yüksek aktivasyon enerjisi
sağlanamaz.
• Nadiren sağlandığında da ileri reaksiyonun
cereyan yüzdesi çok düĢük olduğundan,
ĢimĢek çaktığında bile nadiren
yükseklerde az miktarda azot oksitleri
oluĢur.
126
• Azot oksitlerin suyla birleĢmesine ait
reaksiyon da çift yönlü olup ileri
reaksiyonun hızı çok yavaĢtır.
N
2
O
5
+ H
2
O ⇌ 2HNO
3

• Bu nedenle oluĢan HNO
3
çok az olur.
Yağmurlu ortamda çok seyreltiktir.
Yağmurla toprağa düĢer.
• Azot döngüsünde, toprak için gerekli olan
azot ihtiyacı baĢka Ģekillerde karĢılanır.
• Yukarıdaki gibi karĢılanan azot çok azdır.
127
• Her ĢimĢek çakıĢında HNO
3
(kezzap)
oluĢması için Ģartlar hazır olduğu hâlde;
kezzap oluĢmamakta, hayat devam
etmektedir.

128
KRĠSTAL ÇEġĠTLERĠ
• ĠYONĠK KRĠSTALLER: Metal– ametal
bileĢiklerinin bir kısmı kristal suyu
içerdiğinde kristal yapıdadır (CuSO
4
x
5H
2
O); bir kısmı kristal suyu içermediği
hâlde kristal yapıdadır (NaCl). Az bir kısmı
ise kristal yapıda değildir (NaOH).
• METAL KRĠSTALLERĠ: Metal atomları
birbirleriyle metal bağı ile bağlıdırlar ve
belli geometrik Ģekiller meydana getirirler.
Buna metal kristalleri denir.
129
• YARI METAL KRĠSTALLERĠ: Karbon
allotroplarından olan elmas ve grafitte;
silisyum allotroplarından akik taĢı, kuvars ve
çakmak taĢında görülen kristallerdir
(elementel kıymetli taĢlar).
• AMETAL KRĠSTALLERĠ: Fosforun ve
kükürdün allotroplarında görülen kristallerdir
(Rombik kükürt, monoklin kükürt, beyaz
fosfor, kırmızı fosfor).
• MOLEKÜL KRĠSTALLER: SiC (silisyum
karbür), SiO
2
(silisyum dioksit), BN (bor
nitrür), H
2
O
(k)
gibi ağ örgülü katılarda görülen
kristaldir.
130
ALLOTROPUN GÖRÜLDÜĞÜ
ELEMENTLER VE ÖNEMĠ
• Allotrop C, Si, P, S ve O’de görülür.
• C canlıların, Si toprağın, P beynin, O
havanın esas maddesidir. S’ün
proteinlerde önemli bir yeri vardır.
• CO
3
–2
(karbonat), SiO
3
–2
(silikat), PO
4
–3
(fosfat) ve SO
4
–2
(sülfat) doğadaki en
önemli anyonlardır.
• Doğadaki önemli maddeler hem çok
bulunur hem de allotrop vb. farklı farklı
Ģekillerde karĢımıza çıkar.
131
ELEMENTEL KIYMETLĠ TAġLAR
C (KARBON) VE Si (SĠLĠSYUM)
OLMAK ÜZERE ĠKĠ ÇEġĠTTĠR
• Süs taĢlarının önemi çok büyüktür.
• Elementel kıymetli taĢlardan olan elmas, C
(karbon)’dur; kuvars ise Si (silisyum)’dur.
• C, canlıların; Si, toprağın esas maddesidir.
• Ġnsanın ilk oluĢumuna sebep; Si ve
H
2
O’nun Ģekillenmesidir.
• C (karbon) ve Si (silisyum); periyodik
tabloda aynı gruptadır.
132
ĠYONĠK BĠLEġĠKLERDEKĠ
KRĠSTAL SUYU NASIL OLUYOR
DA TOZ HÂLDEKĠ MADDEYĠ ODA
SICAKLIĞINDA ISLATMIYOR VE
KRĠSTAL YAPI BOZULMUYOR?
• Kristal suyu içeren iyonik bileĢik güneĢte
az bir zaman kalsa veya kısa bir süre
ısıtılsa kristal yapı bozulur, bileĢik
bulamaç hâline gelir.
133
• Bazı iyonik katıların kristal olabilmesi için
H
2
O
(s)
içermesi gerekir. Buna kristal suyu
denir. AĢağıdaki örnekler verilebilir:
• Göz taĢı (CuSO
4
x 5H
2
O)
• Alçı taĢı (CaSO
4
x 2H
2
O)
• Boksit (Al
2
O
3
x H
2
O)
• Yukarıda örnek olarak verilen bileĢiklerde
H
2
O katı değil, sıvı hâldedir. Kristal suyu
sıvı hâlde olmasına ve sıcaklık 0 °C’ın
üstünde olmasına rağmen; su, toz iyonik
katıyı ıslatmaz.
134
• Bu konunun +4 °C’a kadar suda bulunan
H
2
O
(s)
kristalleri ile ilgisi vardır.

135
H
2
O’DA ÖZEL OLARAK BULUNAN
KĠMYASAL BAĞ: HĠDROJEN BAĞI
• VI A grubu elementleri, hidrojenle birleĢerek
sırasıyla H
2
O, H
2
S, H
2
Se, H
2
Te bileĢikleri
oluĢur.
• Bu bileĢiklerin hepsinde moleküller arasında
dipol–dipol etkileĢimi ve Van der Waals bağı
vardır. Molekül kütlesi arttıkça, bu kimyasal
bağların kuvvetliliği de artar.
• H
2
O’nun molekül kütlesi en düĢük
olduğundan kaynama noktasının da en
düĢük olması beklenirdi. Ancak öyle
olmamıĢtır. Bu durum tabloda görülmektedir.
136
HĠDROJENĠN VI A GRUBU ELEMENTLERĠ ĠLE YAPTIĞI
BĠLEġĠKLERĠN FORMÜLÜ, KAYNAMA NOKTASI VE
MOLEKÜL KÜTLESĠ
VI A
GRUBU
ELEMENTĠ
SEMBOLÜ
HĠDROJEN
ĠLE
YAPTIĞI
BĠLEġĠĞĠN
FORMÜLÜ
KAYNAMA
NOKTASI
(
o
C)
MOLEKÜL
KÜTLESĠ
O H
2
O +100 18
S H
2
S –60,5 34
Se H
2
Se –11,5 81
Te H
2
Te –1,8 130
137
• H
2
Te’ün molekül kütlesi en büyük
olduğundan, kaynama noktası da en
yüksektir. Molekül kütlesi azaldıkça,
moleküller arası kimyasal bağ
zayıfladığından, kaynama noktası da
azalır. Suyun kaynama noktasının –80 °C
olması beklenirken +100 °C olmuĢtur.
• Suyun benzeri olan moleküllerde hidrojen
bağından hiç söz edilmezken, suda ayrıca
bir de hidrojen bağı vardır. Bu sebeple
kaynama noktasının +100 °C olması
sağlanmıĢtır.
138
• Bu istisnai sebep, diğer bir deyimle suya
has bu özel ayrıcalık; suya hangi ayırt
edici farklı özelliğini kazandırmakla
görevlidir?
• Hidrojen bağı, su molekülleri arasına
konulmasaydı; su –80 °C’ta kaynayacaktı.
Bu kaynama noktasından ötürü de
yeryüzündeki suların tamamı su buharı
olacaktı. Bu durumda içeceğimiz,
kullanacağımız suyu nasıl bulacaktık?
Canlılar hayatlarını nasıl devam
ettireceklerdi?
139
KALICI DĠPOLLER
• Kalıcı dipol karakter dipol–dipol bağında
ve hidrojen bağında görülür. Polar
moleküllerin arasındaki çekimdir.
• Örneğin; HF, HCl, H
2
O vb. moleküllerde
görülür.
140
ĠNDÜKLENMĠġ DĠPOLLER
• ĠndüklenmiĢ dipollere örnek yalnız London
kuvvetleridir. Apolar moleküllerin
tanecikleri arasındaki çekimdir.
• Örneğin; sıvı He atomları veya sıvı N
2

molekülleri arasında görülür.
141
ĠYON–KALICI DĠPOL
ETKĠLEġĠMĠ
• NaCl çözünürken Na
+
ve Cl

ile H
2
O
arasındaki çekimdir.
142
ĠYONĠK BĠLEġĠKLERĠN SUDA
ÇÖZÜNMELERĠ (BĠRLĠKTEN
KUVVET DOĞUYOR, ÇÖZÜNME
OLAYI GERÇEKLEġĠYOR)
• Zayıfların bir araya gelmesi, kuvveti
doğurur. Bu konuya sosyal yaĢamdan
aĢağıdaki örnekleri verebiliriz:
• Kadınlar zayıf, yumuĢak huylu, nazik,
halim, selim olduklarından birleĢerek etkili,
kuvvetli cemiyet kurarlar.
143
• Kadın hakları, kadın hukuku ve kadın
hürriyeti gibi kadınlıkla ilgili güçlü dernekler
çoktur. Kadınlar, erkek artikel alır; çünkü
kadın cemiyetleri serttir ve Ģiddetlidir; bu
nedenle bir nevi erkeklik kazanırlar.
Erkekler ise, diĢi artikel alır; çünkü
kendilerine güvenirler. Her bir fert kendi
gücüne güvendiğinden, cemiyetleri zayıf
olur. Özellikle kendine güvenen Arap
milletinde buna çokça rastlanmaktadır.
144
• Ġkinci örnek; Ermeniler ile ilgilidir.
Ermeniler dünyada azdırlar ve zayıftırlar.
Ancak birleĢerek büyük bir kuvvet kazanıp
seslerini tüm dünyaya duyurabildikleri
bilinen bir husustur (Ermeni soykırımı
konusu).
• Diğer bir örnek; KurtuluĢ savaĢında
güçsüz olan Kuvayı Milliyenin, güçlü olan
Ġngilizleri yenmesidir.
• Yemek tuzu ve su; her ikisi de polardır.
Suyun polarlığı, yemek tuzunun polarlığına
göre çok azdır.
145
• Na
+
Cl

(k)
örgü yapısındaki iyonlar
arasındaki çekim, en güçlü çekimdir.
• H
2
O molekülleri arasında dipol–dipol
etkileĢimi vardır. Ġyonik bağın kuvveti 250
birim, dipol–dipol bağının kuvveti ise 2
birimdir.
• Yemek tuzunun suda çözünmesi,
reaksiyon denklemiyle Ģöyle gösterilir:
• Na
+
Cl

(k)
+ su



Na
+
(suda)
+

Cl

(suda)

146
• H
2
O’nun polarlığı 2 birim derecesinde
olduğu hâlde, nasıl oluyor da polarlığı 250
birim derecesinde olan Na
+
Cl

(k)
’nin örgü
yapısındaki iyonlarını birbirinden ayırıp
yapısını bozarak suda çözünmesini
sağlıyor?
• H
2
O molekülü dipol yapıdadır.
• Bundan dolayı H
2
O’nun pozitif ve negatif
ucu vardır.
147
• H
2
O’nun pozitif ucu Cl

ile, H
2
O’nun
negatif ucu ise Na
+
ile etkileĢir.
• Böylece Na
+
Cl

’de iyonlar arasındaki
iyonik çekim ortadan kalkar.
• Burada düĢünülmesi gereken; tuza kıyasla
zayıf polarlığa sahip suyun, bunu nasıl
baĢarabildiğidir.
• Birlikten kuvvet doğuyor, çözünme olayı
gerçekleĢiyor.
148
• 1 tane Na
+
iyonu, en az 125 tane H
2
O
molekülünün negatif ucu ile; 1 tane Cl


iyonu da, çok sayıda (en az 125 tane) H
2
O
molekülünün pozitif ucu ile sarılır. Böylece
çözünme olayı gerçekleĢir.
• Zayıflar; birliğe / birleĢmeye mecburdur.
• Koyun ve keçiler sürü hâlinde yaĢayarak
kurtlardan korunurlar.
• ―Kurdun olduğu yerde koyun olunmaz.‖
denir. Ġttifak olursa kurt zarar veremez.
149
ĠYON–ĠNDÜKLENMĠġ DĠPOL
ETKĠLEġĠMĠ
• Ġyonik bir maddenin polar olmayan bir
çözücüde çözünmesi iyon–indüklenmiĢ
dipol etkileĢimidir. CCl
4
gibi apolar olan
maddelerde yalnızca indüklenmiĢ dipoller
oluĢabileceğinden ve iyon–indüklenmiĢ
dipol etkileĢimleri oldukça zayıf
olduğundan bu sıvılarda polar moleküllerin
çözünürlüğü yok denecek kadar azdır.
150
• Apolar maddeler apolar çözücülerde
çözünür.
151
AYNI KĠMYASAL BAĞ HEM
ĠYONĠK HEM DE KOVALENT
KARAKTERDE OLUR
• Kimyasal bağların iyonik ve kovalent
karakteri birbirini %100’e tamamlar.
• Her bir bileĢiğin iyonik ve kovalent
karakteri birbirinden farklıdır.
• NH
4
Cl vb. bileĢiklerde zaten hem iyonik
bağ hem de kovalent bağ zaten vardır; bu,
farklı bir meseledir.
152
DEĞERLĠK BAĞI TEORĠSĠ
• Heitler ve Lewis’in birlikte, 1927 yılında,
değerlik bağı teorisi (Heitler–London
teorisi) adıyla ortaya koydukları bir teoridir.
• Bazı moleküllerin bağlarını, yalnız değerlik
orbitaliyle açıklamak mümkün değildir.
153
HĠBRĠT ORBĠTALĠ
• PCl
5
molekülünde sp
3
d hibritleĢmesi
vardır.
• SF
6
molekülünde sp
3
d
2
hibritleĢmesi
vardır.
• Bazı kitaplarda geçen NH
3
molekülünde ve
H
2
O molekülünde sp
3
hibritleĢmesi
olduğuna dair bilgi yanlıĢ bilgidir.
• BeH
2
molekülünde sp orbitali, bağla aynı
yöndedir.
154
SĠGMA BAĞI HANGĠ
ORBĠTALLER ARASINDA
OLUR?
• 1. s–s orbitalleri arasında olana H–H örnek
verilebilir.
• 2. s–p
z
orbitalleri arasında olana H–Cl
örnek verilebilir.
• 3. p
z
–p
z
orbitalleri arasında olana Cl–Cl
örnek verilebilir.

155
PĠ BAĞI HANGĠ ORBĠTALLER
ARASINDADIR?
• 1. p
x
–p
x
orbitalleri arasında olur.
• 2. p
y
–p
y
orbitalleri arasında olur.

156
METAL ATOMLARI ARASINDA
OLUġAN KOVALENT BAĞ
• Ġki metal atomu arasında olur; metal bağı
değildir.
• GeçiĢ elementleri arasında, örneğin; Co’ta
görülür. Kobalt atomları arasında
moleküler bir yapı oluĢur. OluĢan kimyasal
bağ kovalent bağdır.
157
DELTA BAĞI HANGĠ
ORBĠTALLER ARASINDA
OLUġAN KĠMYASAL BAĞDIR
• dx
z
–dx
z
orbitalleri arasında olur.
158
MOLEKÜLER ORBĠTAL
TEORĠSĠ (MO TEORĠSĠ)
• Moleküler orbital teorisi (MO teorisi) hem
iyonik hem kovalent etkileĢimi dikkate alır.
• LCAO (Atom Orbitalleri Doğrusal BirleĢimi)
• L: Lineer
• C: Kombinasyon
• A: Atom
• O: Orbital
159
• Farklı geometrik yapıdaki moleküllerin
merkez atom orbitallerinin enerjilerini ve
simetrilerini açıklar.
• Önce verilen molekülün MO’su çizilir; bağ
yapan orbitaldeki elektron sayısı ile bağa
karĢı olan orbitaldeki elektron sayısı
belirlenir.
• Bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (Bağ yapan
orbitaldeki elektron sayısı – Bağa karĢı
olan orbitaldeki elektron sayısı)
160
MOLEKÜLER ORBĠTAL
TEORĠSĠ (MO TEORĠSĠ)
ÖRNEKLERĠ
• ÖRNEK: Hidrojenin bağ sayısını MO
teorisi formülünü kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM: Önce hidrojen molekülünün
MO’su çizilir. Bağa karĢı olan sigma daha
yüksek enerjidedir.
H
2
’nin bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (2 – 0) = 1
bağ
161
• ÖRNEK: Helyum atomunun niçin kimyasal
bağ yapmadığını MO teorisi formülünü
kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM: Önce helyum molekülünün (He
2
)
MO’su çizilir.
He
2
’nin bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (2 – 2) = 0
Helyum atomu kimyasal bağ yapmaz.

162
• ÖRNEK: B
2
’nin mümkün olup olmadığını
MO teorisi formülünü kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM: B
2
molekülü için 6 elektron
yerleĢtirmemiz gerekir. Önce B
2

molekülünün MO’su çizilir.
B
2
’nin bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (6 – 4) = 1
bağ

163
• ÖRNEK: He
2
, He
2
+1
ve He
2
+2
’nin bağ
derecelerini MO teorisi formülünü
kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM
He
2
’nin bağ derecesi
MO teorisi
= ½ (2 – 2) =
0 bağ bulunmuĢtu.
He
2
+1
’in bağ derecesi
MO teorisi
= ½ (2 – 1 ) =
0,5 bağ
He
2
+2
’nin bağ derecesi
MO teorisi
= ½ (2 – 0 )
= 1 bağ
164
MOLEKÜLER ORBĠTAL
TEORĠSĠ (MO TEORĠSĠ)
FORMÜLÜ
UYGULAMALARINDA BAĞ
SAYISI KÜSÜRLÜ ÇIKABĠLĠR
• Örnekte görüldüğü gibi He
2
+1
’in bağ sayısı,
0,5 bulundu.
• Bağ uzunlukları konusu ise farklı bir
meseledir.
165
MOLEKÜLÜN MO’SUNUN
ÇĠZĠMĠ
• LUMO: Bağa karĢı olan orbitaldir, bağa
karĢı olan orbitalde elektron yoktur,
çizimde boĢ bırakılır. En düĢük enerjili boĢ
MO’dur.
• HOMO: Bağ yapan orbitaldir, çizimde dolu
olacaktır. En yüksek enerjili dolu MO’dur.

166
MO TEORĠSĠ ĠLE HF BAĞ
DERECESĠNĠN BELĠRLENMESĠ
• Bağ derecesi
HF
= ½ (Bağ yapan
orbitaldeki elektron sayısı – Bağa karĢı
olan orbitaldeki elektron sayısı)
• Bağ derecesi
HF
= ½ (2 – 0) = 1
167
MO TEORĠSĠ ĠLE CO BAĞ
DERECESĠNĠN BELĠRLENMESĠ
• Bağ derecesi
HF
= ½ (Bağ yapan
orbitaldeki elektron sayısı – Bağa karĢı
olan orbitaldeki elektron sayısı)
• Bağ derecesi
CO
= ½ (6 – 0) = 3
168
CO MOLEKÜLÜNÜN LEWĠS
(ELEKTRON–NOKTA) YAPISI
• C ve O atomları arasında üçlü kimyasal
bağ vardır.
• C atomunun etrafında iki elektron vardır.
• O atomunun etrafında da iki elektron
vardır.
169

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->