Solunum Sistemi Hastalıklarında HemĢirelik Bakım Yönetimi

HEMġĠRELĠK BAKIM YÖNETĠMĠ

HEDEFLER Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
 Solunum sisteminin anatomisi hakkında bilgi sahibi olacak  Solunum sistemine ait problemleri belirleyebilmek için gerekli olan   pnömoninin:     Patofizyolojisini bilecek Etyolojisini bilecek Belirtilerini bilecek Hemşirelik tanısı koyabilmek ve gerekli uygulamaları yapabileceksiniz. veri toplama, değerlendirme ve tanı yöntemlerinin: İsimlerini bilecek Gerekli hemşirelik uygulamalarını bilecek

 Solunum sistemi hastalıklarından bronşektazi, atelektazi,

HAFTA

6

Solunum

ĠÇĠNDEKĠLER 1. Solunum Sistemi Anatomi ve Fizyolojisi 1.1. Üst Solunum Yolları 1.1.1. Burun 1.1.2. Farenks 1.1.3. Larenks 1.1.4. Trakea 1.2. Alt Solunum Yolları 1.2.1. Bronşlar 1.2.2. Akciğerler 1.3. Solunum Sisteminin Fonksiyonları 1.3.1. Akciğer ventilasyonu 1.3.2. Difüzyon 1.3.3. Perfüzyon 1.3.4. Solunumun düzenlenmesi 1.4. Akciğerlerin Solunum Dışı İşlevleri 2. Solunum Sisteminde Veri Toplama Fizik Muayene ve Tanılama 2.1. Hemşirelik Öyküsü [KONU BAġLIĞI (Times New Roman, 14, K)] 2.2. Fizik Muayene [İçerik (Times 2.2.1.Roman, 12) New İnspeksiyon Bu bölümde konu anlatımına yer verilmektedir. 2.2.2. Palpasyon 2.2.3. Perküsyon 2.2.4. Oskültasyon

1.GiriĢ

2.3. Solunum Tipleri

2.4. Anormal Solunum dönemleri boyunca var olan bir olgudur. Göç Göç insanlık tarihinin bütün Sesleri 2.5. Tanı Yöntemleri kavramı ile öncelikle belli bir nüfusun bir bölgeden başka bir yere olan hareketi akla 2.5.1. Akciğer Fonksiyon Testi gelmekle birlikte, göç coğrafi bir yer değiştirmeden çok daha kapsamlı ve köklü bir 2.5.2. Pulse Oksimetri 2.5.3. Laboratuar Bulguları muhtevaya sahiptir. Sonuçları itibariyle sosyal, ekonomik, kültürel ve psikolojik bir çok 2.5.4. Radyolojik İncelemeler 2.5.5. Endoskopik İncelemeler Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2.5.6. Biyopsi

Pnömoni 3.3.1. Tanım 3.4. Etyoloji 3. Tanım 3.1. Olası Hemşirelik Tanıları 3.3. Etyoloji 3. Klinik Belirtileri 3. Klinik Belirtileri 3. Atelektazi 3.2.5.3. Tanım 3.2. BronĢektazi 3.1.3.3. Olası Hemşirelik Tanıları 3.5.2.1.2.3.2.2.Solunum 3. Klinik Belirtileri 3.1.2.2. Hemşirelik Bakımı Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi .4.5.3. Olası Hemşirelik Tanıları 3.2.1. Hemşirelik Bakımı 3. Solunum Sistemi Hastalıkları 3. Hemşirelik Bakımı 3.3.1.1. Etyoloji 3.4.1.3.

Burun: Burun.1. nemlendirir ve yabancı maddelerden temizler.1. Bu hastalıkların bakımı erken tanı ve tedavi ile birlikte hemşirelik girişimlerini kapsar. Konkalar bol damarlı. erektil bir yapıdadır. Solunum Sistemi Anatomi ve Fizyolojisi Solunum sistemi üst ve alt solunum yollarından oluşur ve ventilasyondan yani soluk alıp vermekten sorumludur. Alt solunum yolarını oluşturan bronşlar ve akciğerler gaz alışverişini gerçekleştirir. Bu nedenle soluk alma ve hayatta kalma eş anlamda algılanır. kişinin yaşamı için gerekli oksijeni sağlar. üzerini tüycüklerin örttüğü mukoz tabakalı. Üst solunum yolları havayı ısıtır. Mukus salgılama. bu sisteme ilişkin hastalıklardan korunma ve oksijenlenmenin sağlanması bakımın temel amacı olmalıdır. Üst Solunum Yolları 1. Piramit şeklinde kemik ve kıkırdak yapıdan oluşur. Solunum fizyolojik bir olay olup. Nazal mukozada koku alma reseptörleri lokalize olduğu için burnun koku alma fonksiyonu vardır. pnömoni. Burun boşluğunun yapısına katılan kemikler içinde bulunan çeşitli şekil ve büyüklükteki dört çift boşluk vardır. 2010). amfizem bu sistemin en sık görülen hastalıklarındandır. Bunlar paranazal sinüslerdir. orta ve üst olmak üzere üç çift konka vardır. 1. Burun boşluklarının her iki lateralinde alt. Gaz alışverişi oksijenin kan yoluyla dokulara iletilmesi ve karbondioksit gibi atık maddelerin dışarıya atılmasıdır (Olgun ve ark. Konkalar kavisli yapıları nedeniyle türbülansa neden olur. Mukoz yapı 5-55 derecedeki havayı 31-37 dereceye çevirebilme özelliğine sahiptir. Solunum sistemi hastalıkları sık görülen hastalıklardır. Tüberküloz. kafa Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi .Solunum GĠRĠġ Solunum sisteminin temel görevi bedenin yaşamsal gereksinimi olan oksijeni sağlamak ve karbondioksidi atmaktır. Kronik Obstriktif Akciğer Hastalıkları. 1. Solunum sistemi hastalıkları beden oksijenlenmesini olumsuz etkilediğinden. ısınır ve nemlendirilir. havanın akciğerlere giriş ve çıkışını sağlayan yoldur. Os nasale denilen kemik yapı ortada sptum ile ikiye ayrılır. Soluk alma esnasında hava bu yoldan geçerken filtre edilir.1.

• Larengeal farenks. solunum yolunu daraltacak ve hatta tamamıyla kapatacak bir mekanizmaya sahiptir. Trakea düz kaslardan oluşur. Larenks: Larenks. Larenksin yumuşak dokularını taşıyan. 1. • Orofarenks (oral) ağzın hemen arkasındadır. Bulunduğu bölgeye göre isimlendirilirler:     Maksiler sinüs Etmoid sinüs Frontal sinüs Kafa tabanı sinüsü (Olgun ve ark. 1. Larenks. hava yolunun açık kalmasını sağlayan troid kıkırdak bulunur. Akdemir ve Birol 2005). yutma sırasında besinlerin trakeaya geçişini engelleyen yaprak biçiminde bir çıkıntı vardır. Arka kısmının elastik yapısı da lokma yutarken genişlemesini kolaylaştırır. 2010. Farenks üç bölümden oluşur. üzerinde vokal kordlar olan bölümüdür. 2010. Ayrıca larenksin mukozası da küçük tüylerle kaplı olup.2.1. Bu işlevinin yanı sıra. Kıkırdaklar trakeanın sürekli açık kalmasını sağlar. Vokal kordların arasındaki boşluğa glotis adı verilir. sesin oluşumunu sağlar ve yabancı cisimlerin solunum yoluna geçişini engelleyen bir sfinkter görevi yapar. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Trakea: Trakea. oral ve larengeal farenks. (Akdemir ve Birol 2005).4. Akdemir 2005).Solunum kemiklerini hafifletme. arka yüzünde fibro-elastik bağ dokusu ve kaslar bulunur. Bu dokuların vücuda boğaz ve burun yoluyla gelen organizmalara karşı önemli koruyucu görevi vardır. nazal kavite ve larenks ile bağlantılıdır. Öksürme ve aksırma ile de bu yabancı maddeler dışarı atılır (Olgun ve ark. adenoidler ve diğer lenfoid dokular yer alır. ön yüzünde C harfi biçiminde kıkırdak. Glotisin üzerinde ve dilin arkasında epiglotis adı verilen. soluk alırken giren toz ve yabancı maddeleri süzer. 1. nazal. yaklaşık 10-11 cm uzunluğunda. Bu nedenle yabancı cisimlerin akciğerlere kaçmasını önleyebilir. Çünkü larenks. dil kökü ile trakea arasında. ses rezonansına katkı yapma. diğeri önde trakeaya giden iki açıklığı vardır Boğazın çevresinde tonsiller.1.3. larenks ile bronş arasındaki kısımdır. sıcak ve soğuk havadan koruma.1. travmalara engel olma görevleri vardır. sadece solunum havasının geçtiği basit bir yol değildir. farenksin hemen arkasındadır ve biri arkada özefagusa. Farenks: Farenks ya da boğaz tüp şeklinde bir organ olup. • Nazofarenks burnun arkasında yumuşak damağın üstünde yer alır.

2. Akciğer viseral plevra ile çevrilmiştir. karbonhidratlar. aşağıdan yukarı doğru hareketlendirerek dışarı atılmasını sağlar (Akdemir ve Birol 2005). Özel hücreler tarafından akciğerlerin kollapsını önleyen sürfaktan üretilir (Akdemir ve Birol 2005). 1. solunum yoluna giren yabancı maddeleri. Akciğerin kan damarları ve sinirleri buradan girer çıkar (Olgun ve ark 2010. Alveol kanalın en uç noktası alveol keseleridir. sol bronş ise yatay olarak akciğere girer. Akciğerler: Akciğerler solunum sisteminin en önemli organıdır. Bu noktada alveol kapiller membranın kesit alanı inanılmaz şekilde artarak 70-80 m2 olur. Plevra yaprakları arasında sürtünmeyi engelleyen plevra boşluğu ve bu boşlukta viseral sıvı bulunur.2. giderek düzensiz bir biçimde dallanır ve bronşiolleri. 1. Tıpkı bir ağacın dallarına benzer. Sol akciğer. bronşioller dallanarak terminal bronşçukları.1. kalbin de bulunduğu mediastenin her iki yanında yer alır. Sağ bronş trakeanın devamı gibidir. sağ akciğer de üst. BronĢlar: Trakeanın ikiye ayrıldığı sağ ve sol ana bronşlardır. Her akciğer loblara bölünmüştür. solunum bronşçukları da 2-9 alveol kanalını oluşturur. çeperi epitel hücrelerinden oluşur. Bronşlar akciğere girdikten sonra dallara ayrılır. orta ve alt lob olmak üzere üç lob'a bölünmüştür. 1. Sol akciğer ise kalbin büyük kısmının sol tarafta bulunması nedeniyle sağ akciğerden daha geniştir.2. bunlarda iki dala ayrılarak solunum bronşçuklarını.Solunum Büyük bronşlarda olduğu gibi. Alveoller 15-20 adedi bir arada üzüm salkımı görünümünde olup. Göğüs duvarı ise parietal plevra ile çevrilmiştir. Bunların akciğerle birleşme kısmına hilus denir. Siliaların dalgalanma hareketleri ile goblet hücrelerinin mukus salgılamaları. Alt Solunum Yolları 1. Kılcal damar ağı ile çevrelenen alveol kapiller membranın epitel yüzeyi. trakeanın epiteli üzerinde titrek tüylü epitel hücreleri (silialar) ve goblet hücreleri vardır. Solunum Sisteminin Fonksiyonları Beden hücrelerinin enerji gereksinimleri.2. Akciğerler göğüs boşluğunda. yukarı ve aşağı lob olmak üzere iki. yağ ve proteinlerin Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Bu nedenle yabancı cisimler ve mikroorganizmalar daha çok sağ tarafa yerleşir. Sağ akciğer. karaciğerin sağ tarafta yukarı doğru daha fazla uzaması nedeniyle.3. gaz değişim yeridir. Akciğerin hemen altında solunuma en önemli katkı sağlayan diyafragma vardır. Bronşlar. sol akciğerden daha kısadır. Akdemir ve Birol 2005).

doğrudan göğüs duvarını yükselterek inspiryumu kolaylaştırır. Diyafragmanın kasılması. Akciğer ventilasyonu: Havanın atmosfer ve akciğer alveolleri arasında içe ve dışa akımı. soluk alma ve ekspirasyon. diyafragma kasılmasının göstergesidir. İç interkostal kaslar. atmosfer basıncından daha yüksek olduğundan. Ekspirasyon pasif bir olaydır. Bedende yaşamsal değeri olan beyin ve kalp gibi organlara. Bağ dokusu. atmosfer basıncının altına düşürür ve havanın akciğere girmesine neden olur. Bronşiyal arter kanı. Bu bronşiyal arteriyel kan. özellikle sternokloidomastoid ve skalen kaslar.2. kostaları yukarı ve dışa hareket ettirir.Solunum oksidasyonu için oksijene gereksinim vardır. solunum sistemi tarafından dört aşamada gerçekleştirilir. destek dokularını besledikten sonra. Bronşiyal dolaşım yoluyla alveoller dışındaki tüm yapıların beslenmesinin yaklaşık %1-2'sini karşılar. Ġnspirasyon. Yardımcı kaslar. sol atriyuma girer.3. Böylece maksimal inspirasyonda göğüs kafesinin arkadan öne doğru çapı. hava atmosfere doğru çıkar. oksidasyon sonucu oluşan karbondioksidin de hücrelerden dışarı atılması gerekir. sürekli oksijen sağlanması zorunluluğu vardır. Dokularda. inspirasyonun tersine.1. batın organlarını aşağı iter. 1. Abdominal basınç artışı. soluk verme aşamalarından oluşur. intratorasik volümü artırır. Inspiryum sırasında solunum kaslarının kasılması.3. akciğerdeki basınç. İnspirasyon aktif bir olaydır ve inspirasyon kaslarının yardımı ile gerçekleşir. Akciğerler kanı bronşiyal dolaşım ve pulmoner dolaşım ile alır. Diğer bir deyişle. Difüzyon: Alveoller ile kan arasında oksijen ve karbondioksit değişimi (gaz alış verişi). Ekspiryum sırasında hava yolları ve keseleri. ekspirasyona yardımcı olur. pulmoner venlere boşalır ve sağ atriyuma geri dönmek yerine. Bu solunum yollarının basıncını. göğüs kafesi ve akciğerler eski durumlarına gelerek volüm küçülür ve basınç artar. Solunum gereksinimi artmadıkça ya da önemli solunum yolu tıkanıklığı gelişmedikçe fazla ekspiryum kas aktivitesi gerekmez. Karın kaslarının kasılmasıyla da karın organlarının diyaframı alttan yukarı doğru itmesi. oksijenlenmiş kandır. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . kaldıraç gibi kaburgaları aşağı çekmek suretiyle ekspirasyon kasları olarak görev yapar. ekspirasyonundaki çapının %20'si kadar artar. septa ile büyük ve küçük bronşları içeren akciğerin destek dokusunu besler. 1. karın duvarının dışa doğru hareketi. Bu önemli görev.

3. Hemoglobinin temel sorumluluğu. dokulardaki oksijen Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Pulmoner arterler ve arteriollerin yapısı ince. membranın yüzey alanı. alveollerle-kan ve dokularla-kan arasındaki. eritrosit içindeki hemoglobin ile birleşerek oksihemoglobin (Hb02) şeklinde dokulara iletilir. Her soluk alışta alveoler havanın ancak 1/17'si yeni atmosfer havası ile yer değiştirir. Bu durum. solunum membranının kalınlığı artabilir. Alveoler havanın bu yavaş değişimi.Solunum Sağ ventikül apeksi arkasından çıkan pulmoner arter. solunum membranından difüzyon ile gerçekleşir. Bu durumda solunum gazlarının yalnız membrandan değil buradaki sıvıdan da geçmesi gerekir. 1. sonra sırasıyla iki akciğere kan taşıyan sağ ve sol dallara ayrılır. membranın içindeki gazın difüzyon katsayısı ve membranın iki tarafı arasındaki gazın basınç farkıdır. Alveol duvarlarının kaybı solunum membranın yüzey alanını beş kat azaltır. Bir gazın membrandan geçiş hızını belirleyen faktörler. Normal erişkin bireyde 70 m2'ye kadar ulaşır. alveol duvarının erimesiyle alveoller birleşebilir. Gazlar. giderek gazların değişmesinin bozulmasına neden olur. parsiyel basınçların farkına bağlı olarak hareket eder. hilustan perifere kadar solunum yolları ile birlikte seyreder ve terminal dalları da alveol duvarlarında gaz alış verişinin yapıldığı kılcal dallara ayrılır.3. Hemoglobin bir protein bileşimindedir ve oksijen ile kolayca birleşir ve ayrışır. kandaki gaz konsantrasyonlarının ani değişimlerinin önlenmesi bakımından önemlidir. membranın intertisyel aralığında ve al-veolde ödem sonucu. Plazmada fiziksel eriyik halinde. Sonuçta gaz değişimi önemli ölçüde bozulur. oksijenin dokulara taşınması hemen hemen tamamıyla hemoglobin ile olur. 1. Perfüzyon (oksijen ve karbondioksidin kanda ve beden sıvılarında taĢınması): Gerekli oksijenin hücrelere taşınması ve oluşan karbondioksidin hücrelerden uzaklaştırılması. çapları geniş ve esnektir. Pulmoner arter sistemi. Amfizem hastalığında. Herhangi bir nedenle örneğin. Oksijen. akciğer ödeminde. membranın kalınlığı. Bu iki yolla gerçekleşir. Eritrosit içindeki hemoglobin ile birleşerek 2. sadece beş santim kadar uzanır. Solunum membranı oldukça geniştir. Normal koşullar altında. Solunum Membranı: Alveollere ulaşan inspirasyon havasında oksijenin alyuvarlara ve karbondioksidin de ters yönde alveollere geçmeleri.

Karbondioksidin küçük bir bölümü plazma Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Karbondioksit aynı zamanda bikarbonat iyonu şeklinde de taşınır.Solunum basıncının stabilizasyonudur. Karbondioksitin kanda taĢınması: Taşınma sürecine başlamak için. Çözünmüş olarak dokulara taşınan oksijen miktarı totalin sadece %3’ü kadardır. karbondioksit. dokulardaki bu aşırı oksijen “oksijen zehirlenmesine” neden olabilir. Aspirasyon. sadece o dokunun oksijen basıncına bağlı değil. su ile etkileşimine ek olarak. Dokularda kullanılmak için hazır bulunan oksijen. sağlığın koruyucusu olarak görev yaptıklarından çok önemlidir. Yorucu egzersiz süresince. hemoglobin moleküllerinin amin radikalleri ile de reaksiyona girerek karbaminohemoglobin (C02 Hgb) bileşiğini oluşturur. her 100 mililitrede 15 gr hemoglobin bulunur. Bazen. Karbondioksit. plazmadaki oksijenin parsiyel basıncı düşer ve bu nedenle oksihemoglobin ayrışmaya başlar. Karbondioksit basıncı ve vücut ısısının yüksek ve pH'ın düşmüş olduğu durumlarda Oksihemoglobin daha fazla oksijeni serbest bırakabilir. Oksijen gereksinimini artıran stres vb. Doku hücreleri tarafından erimiş oksijen kullanıldıkça. Karbondioksidin ancak %7'si akciğerlere çözünmüş olarak taşınır. İlk aşamada erimiş haldeki karbondioksit su ile reaksiyona girer ve karbonik asit (H2C03) oluşur (C02+H20=>H2C03).5’a kadar düşer. Karbondioksidin hemoglobin ile olan bu bileşimi gevşek bir bağ ile oluşan geri dönüşümlü bir reaksiyondur. bronkospazm. H+ ve bikarbonat’a HCO2 iyonize olur. venöz kan haline gelince karbondioksidin artması ile H2C03. Kan tarafından belirli bir dokuya verilecek oksijen miktarı. fizyolojik durumlar için rezerv-yedek oksijen yoktur. hipotansiyon ya da kardiyak aritmi gibi ciddi durum-arda akciğerlerden oksijen alımı azalır. Normal bir kişinin kanında. çözünmüş halde taşınan oksijen miktarı daha çok artabilir. çözünmüş karbondioksit şeklinde doku hücrelerinin dışına çıkar. sonuçta doku hipoksisi oluşur. Belirtilen bu faktörler. Böylece eritrositler içinde serbest hale geçen oksijen. ama çok yüksek alveoler PO2’lerle soluk alırsa. karbondioksit. Arteriyel kan. plazmaya difüze olur ve dokular tarafından kullanılmaya hazır hale gelir. Eğer kişi çok. H2CO3 ===> H+CO3 İkinci aşamada. PCO2’nın doku kapillerine göre daha düşük olan alveollere kolayca bırakılır. hemoglobinin dokulara oksijen bırakması üç kat arttığı zaman çözünmüş halde taşınan miktar %1. fiziksel eriyik halindedir.

Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Kandaki tamponlar H+ konsantrasyonunun büyük ölçüde yükselmesini engeller. Göğüs duvarında bulunan mekanoreseptörler. Bütün bu biçimlerde kanda bulunan karbondioksidin total miktarı PCO2’nı belirler.  Seratonin.    Sıvı-elektrolit asit-baz dengesini sağlar. Tip II hücreleri tarafından sürfaktan yapımı da akciğerin önemli metabolik işlevlerinden biridir. bradikinin ve prostoglandin’i de içeren bir çok biyolojik aktif maddenin atılmasını ya da inaktive edilmesini gerçekleştirir. Solunumun düzenlenmesi: Sinir sistemi. Akciğerlerin Solunum DıĢı ĠĢlevleri Akciğerler esas işlevleri olan gaz değişimine ek olarak. * Solunum Kontrol Merkezleri: Medulla oblangata ve ponsta bilateral olarak yerleşim gösteren çeşitli nöron gruplarından oluşmuştur.Solunum proteinleri ile kimyasal bileşikler halinde bulunur. Bazı maddelerin sekresyonu. karbondioksit ve hidrojen iyonu yoğunluğundaki artışlara. Ayrıca.4. Periferik reseptörler (karotid arterin bifurkasyonu ile arkus kavsi boyunca yerleşmiştir) daha çok hipoksiden etkilenir. arteriyel oksijen (PO2) ve karbondioksit (PCO2) basınçlarını egzersiz ve çeşitli solunum güçlüklerinde bile sabit tutacak şekilde düzenler. interkostal kasların gerilmesine yanıt verir ve refleks yolla solunum hızı ile derinliğini düzenler. organizmanın gereksinimine göre. * Solunum Algılayıcıları: Merkez kemoreseptörler. Bu düzenleme işleminde solunum sisteminin üç ayrı kontrol unsuru işlev görür. 1. 1. sternomastoid kasları inerve eden aksesuar kranial sinirler ve skalen kasları inerve eden alt servikal sinirlerdir.3. solunumu süratle hızlandırarak yanıt verir. damak bölgesinde bulunan birkaç kas ile dil ve hiyoid kemiği solunum yolunun açık kalması işlevi ile solunum kaslarının oluşturduğu negatif basınç gücüne karşı koyma işlevi yapar. inter kostal ve abdominal kasları inerve eden interkostal sinirler.4. inaktivasyonu ve metabolizmasını gerçekleştirir. Karbondioksit dokulardan kana geçtiğinde oluşan karbonik asit kan pH’sını düşürür. * Solunum Uç Organları: Solunum merkezinden çıkan uyarıların solunum kaslarına ulaşması dört yoldan yapılır: Bunlar: Diyafragmayı inerve eden frenik sinir.

Solunum sistemi hastalıklarının bir çoğu kronik ve ilerleyici olduğundan. eğitim. balgam. balgam çıkarma.       Biyografik verileri (yaş. 2.1. 2010). hemoptizi. ağrı gibi) Sigara kullanma durumu hakkında bilgileri toplanır (Birol 2005. 2. FĠZĠK MUAYENE VE TANILAMA Solunum sistemine ilişkin sorunları olan bireyin değerlendirilmesi. öksürük. Akdemir ve Birol 2005). 2004. dispne. Bu nedenlerle hemşirenin.2. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . 2004. hemşirelik öyküsünün alınması. meslek.Solunum  Anjiyotensin I’in anjiyotensin II’ye dönüştüğü yer akciğerlerdir. göğüs ağrısı) Geçirdiği hastalıklar Aile öyküsü Solunum sistemine ait belirtiler(öksürük. gerekli hemşirelik girişimlerini ve eğitim programını düzenlemesi gerekir (Akdemir ve Birol 2005). Akdemir ve Birol 2005). Logan. Olgun ve ark. Uçan ve Kocabaş 2005. perküsyon ve oskültasyon yöntemleri kullanılır (Durna 2009. Henderson’un Modeli kullanılabilir (Birol 2005. SOLUNUM SĠSTEMĠ VERĠ TOPLAMA. Tierney Günlük Yaşam Aktiviteleri Modeli. fiziksel değerlendirme. solunum sistemi hastalıklarında görülen belirti ve bulgular ve tanı testlerinin sonuçları yorumlanarak yapılır (Akdemir ve Birol 2005). Akdemir ve Birol 2005. siyanoz. hastada ekonomik sorunlar ve anksiyete gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir. 2. Braunwald et al. HemĢirelik öyküsü: Hemşirelik öyküsünde hastanın. Lewis et al. …) Sağlık kurumuna başvuru nedeni ve mevcut hastalığı(dispne. Fizik Muayene Verilerin kapsamlı ve sistemli bir şekilde toplanması için Roper. Gordon’un Fonksiyonel Sağlık Örüntüleri Modeli. palpasyon. Fizik muayenede inspeksiyon. cinsiyet. hastayı fiziksel ve psikolojik yönden devamlı değerlendirmesi.

paroksismal noktürnal dispne. inspirasyon/ekspirasyon oranı. ortopne.2. ortopne pozisyonu. dudak veya tırnaklarda solukluk. cilt (dudak. 2008. Durna 2009. hipopne. biot solunum. Anormal Bulgular   Pulsasyon. sınırları ve cilt muayene edilir (Durna 2009. Anormal Bulgular:     Posterior lateral deviyasyon. Solunum. Andreoli et al. güvercin göğsü (pektus carına). Lewis et al. 2004. kötü kokan nefes (Durna 2009). dispne.2. siyanoz Skar vb. toraks expansiyonu. stridor.1. 2004. eritem. ritmi ve derinliği. hassasiyet. Uçan ve Kocabaş 2005). dudaklar. kussmaul solunum. 2004. Anormal Bulgular:  Ekspirasyonda uzama. burun kanatları. pursed-lips solunum. konuşma seslerinin titreşimleri ve lenfadenopati varlığı gibi durumlar değerlendirilir (Andreoli et al. Andreoli et al. interkostal çekilmeler.Solunum 2. izler Omurga: kifoz. Palpasyon Torasik kasları ve iskelet. Asimetrik ekspansiyon. 2. fıçı göğüs. anormal hareketler. tek taraflı veya çift taraflı kabarma/bombeleşme. Uçan ve Kocabaş 2005). göğüs hareketleri tırnaklar. kabarma. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Braunwald et al. burun kanatları cildi). Uçan ve Kocabaş 2005). 2008. ekspirasyon sırasında kabarma Çomak parmak. çökme. hızı. büyüklük/şişlik/simetri olup olmadığı. taşipne. cheynes. zona lezyonu. yardımcı solunum kasları kullanma durumu değerlendirilir (Durna 2009. yardımcı solunum kasları kullanımı   Akciğerlerin asimetrik ekspansiyonu. 2004. Braunwald et al. Braunwald et al. 2008. döküntüler Kunduracı göğsü (pektus cavatum).2. siyanoz. tipi.stokes solunum. Ġnspeksiyon Göğüs ön ve arka duvarı. trakea'nın pozisyonu. skolyoz (Durna 2009).

ronküs. Hiperventilasyon: Solunum hızı ve derinliğinin artmasıdır. 2. 2. Hipopne: Solunum derinliğinin azalmasıdır. Braunwald et al. Dispne: Zorlu ve güç sarfederek yapılan solunum şekli. 2. Anormal Bulgular  Akciğer dokusu üzerinde hiperresonans (amfizem ya da plevral boşlukta hava olduğunda) (Durna 2009. Takipne: Solunumun anormal sayıda hızlanması (Dakikada 24'ün üzerine çıkması).3. olmaması veya artış.3. Beyin kanaması. Biot Solunum: Düzensiz solunum tipidir. Taktil fremitus: fremitusta azalma. 2004). Oskültasyon (Steteskop ile) Akciğer sesleri değerlendirilir.4. Seslerin kalitesi. yoğunluğu ve seslerin olup olmadığı kontrol edilir (Durna 2009. raller.2. pulsasyon. frotman (Durna 2009). Hipoventilasyon: Solunum hızı ve derinliğinin azalmasıdır. wheezing. Solunum Tipleri Öpne: Normal solunum Apne: Solunumun geçici olarak durması Bradipne: Bradipne solunumun anormal sayıda yavaşlaması (Dakikada 10'un altına inmesi).2. 2004. hava ve doku değişiklikleri hakkında bilgi verir (Uçan ve Kocabaş 2005). Braunwald et al. En sık menenjitte görülür Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Uçan ve Kocabaş 2005. 2004). beyin tümörleri. KİBAS (kafa içi basıncın artışı sendromu) anestezi ve hipnotik ilaç kullanımı sonrası görülür. Ortopne: Dik oturma ve ayakta durma dışındaki pozisyonlarda görülen solunum güçlüğü. çekilme (Durna 2009). Eğer egzersiz ile bağlantılı olursa normal olabilir. Perküsyon Göğüs duvarına parmaklarla yapılan darbelerde oluşan sesin dinlenmesi ve hissedilmesi. Lewis et al.Solunum   Krepitasyon. Hiperpne: Solunumun derinliğinin artmasıdır. Anormal Bulgular Akciğer seslerinin olmaması veya azalması. plevral friksiyon sesi.

5. Akdemir ve Birol 2005). düzenli bir solunum şeklidir.1. Yaklaşık 1100ml’dir. derin inspirasyon ekspirasyon hareketlerinin bulunduğu. Ronküs: Ekspirasyonda duyulan uzun ve kesintisiz sestir. Cheyne-Stokes Solunum: Birbirini izleyen apne-hipoventilasyon-hiperventilasyon-apne periyodlarından oluşur. Wheezing: Ötme veya ıslık sesine benzer müzikal sesdir. Yaklaşık 3000ml’dir. böbrek yetmezliği ve salisilat zehirlenmelerinde görülür.5. Asidoz bulunan dekompanse diyabet. 2010).4. 2. Rezidüel Hacim: En zorlu ekspirasyondan sonra bile akciğerlerde kalan hava miktarıdır. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . orta derece de ya da hızlı. mukus veya cerahat ile yapışkan hale gelen havanın daralmış yollardan geçerken çıkardığı sesdir. Plevral sürtünme: Plevra inflamasyonu sonucu plevra yapraklarının birbiri üzerine sürtmesiyle çıkan sestir. 2. Hasta genelde solunum sıkıntısından yakınmaz. Yaklaşık 500ml’dir. Yaşlılarda.Solunum Kussmaul Solunum: Birbirine eşit. İnspiratuar Rezerv Volüm: Normal solunumdan sonra. Tidal Volüm: Her soluk almada akciğere giren ve çıkan hava miktarıdır. Ekspiratuvar Rezerv Volüm: normal solunumdan sonra zorlu ekspirasyon çabası ile atılan hava miktarıdır. Akciğer Fonksiyon Testi Solunum sistemi bozukluklarını değerlendirmek için bir sipirometre yardımıyla yapılan testtir. Yaklaşık 1200ml’dir. Frotman. Hipoksemi: Arter kanında gerçek oksijen miktarında azalma Siyanoz: Cildin morumsu renk almasıdır (Olgun ve ark. kalp hastalıklarında. Stridor: Larenks ve trakea daralmalarında hem inspirasyon hem de ekspirasyonda duyulan sestir (Olgun ve ark. maksimum inspirasyon çabası ile alınan hava miktarıdır. ağır pömoni ve KİBAS durumlarında görülür. morfin kullanımı. 2010. Anormal Solunum Sesleri: Raller: Sıvı. hipnotik ilaç zehirlenmeleri. Hipoksi : Hücre fonksiyonları için yetersiz oksijen sağlanması. Tanı Yöntemleri 2.

Önce üst solunum yollarından (burun. Vital kapasite: maksimum inspirasyonla akciğerleri şişirdikten sonra. Eritrosit sedimantasyon Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Fonksiyonel rezidüel kapasite: normal ekspirasyon sonunda akciğerlerde kalan hava miktarıdır. 5800ml’dir (Olgun ve ark. Akciğerler hem bedenin oksijen gereksinimini sağlar hem de metabolizma sonunda ortaya çıkan karbondioksidi dışarı atarak asit-baz dengesinin korunmasında yardımcı olur. 2010. Yaklaşık 4600ml’dir.5. maksimum düzeyde ekspire ettiği hava miktarıdır. 2010.35-7. Kanda Kandaki hemoglobin konsantrasyonu. farenks. Lewis et al.3. O2 ve CO2 alışverişi yapılmadığı için. larenks. %85’in altı dokuların yeterince oksijenlenemediğini gösterir (Olgun ve ark. Laboratuar Bulguları Kan testleri ve balgam incelemeleri değerlendirilir (Olgun ve ark. 2004). Aynı zamanda kanın pH’ına bakarak böbreklerin bikarbonat iyonu atımı ve emilimini yeterli yapıp yapmadığını anlamamızı sağlar. Parmağa takılan propla ölçülür ve moniterize edilir. İnspiratuar kapasite: normal ekspirasyon düzeyinden başlayarak. Solunan havanın geçtiği bu yollarda. hemotokrit testi ile belirlenir ve tüm kandaki eritrosit oranını verir. ağız. Arteriyel kan örneği radyal. Total akciğer kapasitesi: akciğerlerin en zorlu inspirasyonla genişleyebileceği hacmidir. PO2: 80-100 mmHg PCO2: 35-45 mmHg Ph: 7. 2. Akdemir ve Birol 2005).Solunum Anatomik ölü boşluk: Solunan hava doğrudan akciğerlere gitmez. 2004.2. akciğerlerin maksimum şişirildiğinde soluyabildiği hava miktarıdır. trekea) bronş ve bronşiollerden geçer. PCO2) ile anlayabiliriz. 2.45 (Akdemir ve Birol 2005) Oksijen akciğerlerden dokulara. eritrosit içindeki hemoglobin ile birleşerek oksihemoglobin (Hb02) şeklinde taşınır. bu hava yollarının iç hacmine "anatomik ölü boşluk" denir. Bunun yeterli yapılıp yapılmadığını arteryel kan gazları (PO2. brakiyal ya da femoral arterlerden birinden heparinlenmiş enjektör ile alınır. Lewis et al.5. Normal değerleri. Akdemir ve Birol 2005). Pulse Oksimetri Non invaziv olarak arteryel O2’nin ölçümüdür. 2010.

Olgun ve ark. Lökosit miktarı solunum sistemi hastalıklarının allerjik. . pulmoner emboli ve pulmoner vasküler yapısı hakkında bilgi edinilir.4. Ayrıca kıvamı. 2004. Lewis et al. kemik yapıları. seri filmler çekilerek izlenir ve Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . yerleştiği yer.Solunum hızı. Özellikle akciğer kanserinin tanınmasında ve evrelendirilmesinde kullanılmaktadır. Klostrofobisi olan bireylere. Akdemir ve Birol 2005). sıvı/hava toplanması. hücre yıkımına neden olan kanser. Lewis et al. hasta belden yukarı soyunur. Pulmoner damarların anjiyografisi: Radioopak bir madde verilerek akciğerlerin. 2010. varsa madeni takılarını çıkarır ve bir gömlek giyer (Akdemir Birol 2005. 2004. Gerektiğinde bronkoskopi ile alınabilir(Lewis et al. Radyolojik Ġncelemeler Akciğer filmi: En sık kullanılan yöntemdir. rengi ve miktarı hastalığın tanımlanmasında önemlidir. 2010). 2010. kapalı yerde kalamayan (klostrofobisi olanlar). Film çekilmeden önce. 2. Akciğerlerin görünümü hakkında yeterli bilgi veremediğinden. 2004.5. trombüs gibi) ve göğüs kafesi yapılarının tanılanmasında kullanılmaktadır. 2004). 2004). yarı açık yöntem ile uygulanan MR önerilmektedir (Akdemir Birol 2005. Olgun ve ark. mediastenal yapılar ve akciğer alanı değerlendirilir (Akdemir ve Birol 2005. Lewis et al. Olgun ve ark. Olgun ve ark. Magnetik rezonans görünütüsü (MRI): Genellikle toraksın büyük damarlarının (anevrizma. İV olarak verilen radioopak maddenin pulmoner damarlar içinde dağılışı. kalp pili olanlara yapılamamaktadır.). enflamatuar veya enfeksiyon nedeniyle olup olmadığı hakkında ayrıntılı bilgi verir (Akdemir ve Birol 2005). Lewis et al. tüberküloz ve bazı enflamatuar ve enfeksiyon hastalıklar hakkında bilgi verir. 2010. yapısı ve diğer özelliklerini 1cm kalınlığında inceltilmiş kesitler halinde görüntülenir. Pulmoner arter embolisi hakkında da bilgi verir (Akdemir Birol 2005. Bilgisayarlı tomografi: Göğüs kafesi. Braunwald et al. Balgam incelemesi birçok solunum sistemi hastalığında tanıya yardımcı olur. Andreoli et al. büyüklüğü. Balgam örneği sabah saatlerinde temiz ve geniş ağızlı bir kaba alınmalıdır. plevra ve mediasten ve akciğer dokusundaki patalojik lezyonların. 2008. Balgam incelemeleri mikroskopik ve makroskopik olarak yapılır. MR. 2004). akciğer hastalıklarının değerlendirilmesindeki rolü sınırlıdır (Braunwald et al. 2004. Akciğer filmi ile yumuşak dokular.

5. Perforasyon. 6 saat öncesinden sıvı ve katı gıda verilmez. izni alınır. Andreoli et al. 2004). trakea ve bronş sisteminin görüntülenmesidir. kanama. mercek ayna bulunan flexible fiberoptik bronkoskop yardımıyla larenks. protezleri çıkarılır. şuuru takip edilir. solunum yollarının açıklığını engelleyen sekresyonun çıkarılması Lezyonların çıkarılması ya da yok edilmesi için uygulanmaktadır. Öksürük refleksi gelene kadar ağızdan bir şey verilmez. alerjik reaksiyon. 2004. Braunwald et al. bronkospazm gibi komplikasyonları vardır. Torasentez Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Olgun ve ark. 2004. laringospazm. 2. enfeksiyon. Lewis et al. solunum depresyonu yönünden değerlendirilir (Akdemir ve Birol 2005. Kanama. Braunwald et al. HemĢirelik GiriĢimleri         İşlem hakkında bilgi verilir. enfeksiyon. Lewis et al. 2008). kanayan yerin saptanması Trakeobronşiyol sistemdeki yabancı cismi çıkarmak için Hastanın solunum yollarındaki sekresyonu çıkaramadığı durumlarda. 2010. solunum durması. Lokal ya da genel anestezi ile yapılır (Uçan ve Kocabaş 2005. (Akdemir Birol 2005). Premedikasyon yapılır Genellikle lokal anestezi ile yapılır.Solunum kaydedilir (Akdemir Birol 2005. Yaşam bulguları. İşlem sonrası yatak istirahati sağlanır. Bronkoskopinin Amaçları:        Sekresyon alınması Patolojik oluşumun yeri ve büyüklüğünün belirlenmesi ve tanı için örnek alınması (forseps/fırçalar ile) Akciğer tümörlerinin cerrahi yöntem ile çıkarılıp çıkarılamayacağına karar verilmesi Hemoptizi olduğunda. 2004). Endoskopik Ġncelemeler Bronkoskopi: Ucunda ışık.5.

enfeksiyon ya da ampiyem vb. Lewis et al. Alındığı bölgeye göre lokal veya genel anesteziyle alınır.1. sirozda.  Hasta yatak kenarına dik olarak oturtulur. 2004). 2004). 2. 3. Enfeksiyon hast.2.5 ml kadar ince bir film şeklinde sıvı bulunur. hemotoraksta (Akdemir Birol 2005). 2010) 3. yabancı cisim.  Dansitesi 1015’in protein miktarı 3gr üstündedir.  Örn. 2004. Bronkoskopi ile akciğer ve bronşlardan yapılabilir (Akdemir ve Birol 2005. Andreoli et al. dansitesi. Etyoloji: Havayolu obstrüksiyonu. dansitesi 1015.sırtı ve boynu öne doğru eğdirilir. Berrak.omuzları yukarı kaldırlır. protein miktarı incelenir. çeşitli nedenlerle bronş ve bronşiol duvarlarının elastik ve kas tabakalarındaki hasar sonucunda gelişen anormal ve kalıcı kas genişlemesidir (Akdemir ve Birol 2005. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi .1. kalp hast. protein miktarı 3gr’ın altındadır. 2010. Hasta yatak kenarına dik olarak oturtulur. paryetal ve visseral plevra yaprakları arasında normalden fazla sıvı birikir.5. Olgun ve ark. pulmoner infeksiyonlar ve bronş tıkanmaları. BronĢektazi 3. Braunwald et al.Solunum Paryetal ve viseral plevra yaprakları arasında normal koşullarda solunum hareketleri sırasında sürtünmeyi önleyen toplam 3. Biyopsi: Dokudan parça alınarak incelenmesi yöntemidir. genişlemiş lenf nodülleri. 2008. Malignansı.1.1.6. İlinç 2005. Lewis et al. TRANSÜDA. a. nefrotik sendr. Tanım: Bronşektazi.omuzları yukarı kaldırlır.  Sıvı protein miktarına göre TRANSÜDA  Veya EKSÜDA olarak adlandırılır.  Rengi. Torasentez ile alınan sıvının. genişlemiş kan damarları ya da tümörlerin basıncı sonucu gelişebilir. Teşhis ve tedavi amacıyla plevra boşluğuna girilerek aspire edilmesi işlemine torasentez denir. gibi durumlarda. glomerulonefritte EKSÜDA.sırtı ve boynu öne doğru eğdirilir. kusmuk ya da üst solunum yollarında bulunan maddelerin aspirasyonu. neoplastik hast. Solunum Sistemi Hastalıklarında HemĢirelik Bakımı Yönetimi 3. Eskiden KOAH içerisinde yer alan bu hastalık şu anda KOAH dışında bir hastalık olarak incelenmektedir (Olgun ve ark.

Modern tedavi yaklaşımlarına rağmen bu hastalarda ortalama yaşam süresi 55 yaş civarındadır (Olgun ve ark. Balgam miktarı günde birkaç ml ile bir litre arasında olabilir. mukolitikler kullanılmaktadır (Akdemir ve Birol 2005. Klinik Belirtileri: Bronşektazide kronik öksürük. 2010). 2004). 2004. hastalığın bir ya da iki lobu etkilenmiş olması durumunda. İlinç 2005). Bronşlarda sekresyon arttığında inhalasyon yoluyla steroid ve bronkodilatör. Uçan ve Kocabaş 2005). Braunwald et al. Lewis et al. balgam yayması ve kültürü yapılarak. Olgun ve ark. Olgun ve ark. siyanoz. uygun antibiyotikler.4. Uçan ve Kocabaş 2005). Uçan ve Kocabaş 2005. Amaç akciğer fonksiyonlarında azalmayı önlemek ve akut alevlenmelerin tedavi edilmesidir (Lewis et al. 2004). Braunwald et al. şekil bozukluğu oluşur ve mukosiliar temizlik işlevi bozulur (Akdemir ve Birol 2005. 3. 3. Genişlemiş bronşlarda gece biriken balgam kitle halinde dışarı atılır. enfluenza. kötü kokulu. 2004). 2004). nefes darlığı. Lewis et al. 2004. Tedavisi: Bronşektazi tedavisi zordur. 2004). 2004. 2008. 3. Andreoli et al. Enfluenza ve fizyoterapisi yararlıdır (Uçan ve Kocabaş 2005. 2010. Normal siliar mekanizmanın bozulması ile bakteriler ve mukusun birikimi gelişir (Lewis et al. göğüs et al. 2010. Erken çocukluk döneminde tekrarlayıcı solunum enfeksiyonları. 1. Yeterli hidrasyonun sağlanması. Fizyopatoloji: Kronik enfeksiyon nedeniyle bronş duvarının hasarı ve destek dokusunda kayıp vardır. Braunwald et al. tüberküloz ve İmmün sistem yetersizlikleri bireyin bronşektaziye yatkınlığını artırabilir (Akdemir ve Birol 2005. Balgam sıklıkla sabah uyanıldığında çıkar. 2004. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Lewis pnömokoksik pnömoniye karşı aşılanması önerilir/sağlanır. solunum yetmezliğine neden olmadan uygulanabilmektedir (Akdemir ve Birol 2005). romotoid artrit ve idiyopatik nedenler hastalığın oluşmasında rol oynamaktadır (Akdemir ve Birol 2005. Solunum yetmezliği nedeniyle çomak (Hipokrat) parmak görülür (Akdemir ve Birol 2005).Solunum Kistik fibrozis gibi genetik bozukluklar. Lewis et al. Sonuçta dilate olan bronşiollerde sekresyon birikimi oluşur.1. kızamık. Bronş duvarları kalıcı olarak genişler. bol miktarda pürülan ve bazen kan bulaşmış balgam çıkarma öyküsü karakteristiktir (Akdemir ve Birol 2005. Bronşektazinin cerrahi tedavisi.

1. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi .2. hastaya ve ailesine bunun önemi anlatılır. Hasta enfeksiyonlardan.2. Atelektazi 3.5. Olgun ve ark. kuru hava ve sigara dumanından. 2010). Hastanın çıkardığı balgam toplanarak günlük miktarı kaydedilir (Akdemir ve Birol 2005) Fazla miktarda sekresyon.6. bronşial sekresyonun artmasına ve mukoz membranın enflamasyonuna neden olduğundan bırakması desteklenir.1. pürülan ve kokulu olduğundan iştahını etkileyebilir. Bu nedenle hastaya sık sık ağız bakımı verilir ve hastanın yeterli besin alıp almadığı izlenerek gerektiğinde müdahale edilir. HemĢirelik Bakımı     Bronşektazili hastanın bakımı semptomların rahatlatılması. tozlardan korunmalıdır.Solunum 3. 2007. Derin solunum ve öksürek egzersizleri yaptırılır ve hastaya göğüs fizyoterapisi uygulanır Bazen muko-pürülan balgamın boşaltılması amacıyla bronkoskopi yapılması gerekebilir. Tanım: Akciğerlerin yetersiz genişlemesi veya daha önce genişlemiş olan akciğerin kollabe olması ile göreceli olarak daha az hava içeren akciğer parankiminin oluşmasıdır (Akbayrak ve ark. Olası HemĢirelik Tanıları Etkisiz Solunum İştahsızlık Beden Gereksiniminden Az Beslenme 3. Hastanın yeterli hidrasyonu.1. sekresyonların çıkarılması ve enfeksiyonu kontrol altına almak ya da önlemektir Hasta ve ailesine postüral drenaj uygulaması öğretilir. Bu nedenle hastanın yeterli sıvı alması sağlanır. sekresyon atılımı bakımından önemlidir.        Buhar uygulanır. vitamin yönünden zengin besinler verilir. Sigara içimi siliar hareketleri paralize ederek. Karadeniz 2008). Hastaya bol proteinli. Genellikle nemli havası olan bölgelerde örneğin Akdeniz bölgesinde yaşaması önerilir (Akdemir ve Birol 2005. 3.

2010. Tedavi ve bakımında temel amaç ventilasyonu düzeltmek.4. Sonuçta izole olan akciğerin o kısmı havalanamadığından kollebe olur(büzülür) (Akdemir ve Birol 2005. akciğer dokusu sıkışması (kanser.2. Olay geniş bir alanı tutuyorsa ve hızlı ise ani ve ileri derecede dispne. Akbayrak ve ark. ağrı ve abdominal distansiyon sayılabilir. Olası HemĢirelik Tanıları Aktivite İntoleransı Ağrı Ateş/Hipertermi Gaz Değişiminde Bozulma. 3. Klinik Belirtileri: Öksürük. dispne. Bronkodilatörler. nedenlerle).2. pnömotoraks vb. 2010). obezite. taşikardi. Patofizyolojisi: Herhangi bir nedenle oluşan tıkanmanın gerisinde hapsedilen hava. tidal volümün düşük olması. hareketsizlik. etkisiz soluk alıp verme.Solunum 3. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi .2.2.2.5. Olgun ve ark. sürfaktan yapım eksikliği. 2010). postüral drenaj uygulanır. Bunun nedenleri olarak. Potansiyel Komplikasyon: Solunum Disfonksiyonu Hava Yolu Temizlemede Yetersizlik (Akbayrak ve ark. anksiyete ve ateş görülür (Olgun ve ark. hafif ateş. plevral efüzyon. 3. 2007) 3. Olgun ve ark. şok. Anestezi nedeniyle solunum yollarında sekresyonun artması ve sırt üstü yatan hastanın siliar fonksiyonlarının azalması sonucu sekresyon birikimi olması ve öksürük refleksinin bozulması sonucu postoperatif dönemde mikroatelektazilere neden olmaktadır (Olgun ve ark. HemĢirelik Bakımı Temel amaç ventilasyonu düzeltmek ve sekresyon atımını sağlamaktır. hava yollarının obstrüksiyonu atelektaziye neden olur (Akdemir ve Birol 2005.3. halsizlik görülür. Hava yolları daima temiz tutulur. 2007). Akbayrak ve ark. balgam çıkarma. Etyoloji: İnfeksiyonlar. siyanoz. mukolitikler. pulmoner kapillerde akan kan tarafından birkaç dakika ya da saatte absorbe olur. Postoperatif hastalar özellikle yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. hipoksemi. Ancak absorbe olan havanın yerine obstrüksiyon nedeniyle alveollere hava gelemez.2. 3. tansiyonda düşme. sekresyonların atılımını sağlamak ve komplikasyonların gelişimini önlemektir (Karadeniz 2008. 2007).6. 2010). toraks ve batın cerrahi işlemleri.

Toplumdan kazanılmıĢ pnömoni: İmmün yetersizliği bulunmayan kişilerin hastane dışında oluşan s. Kontrendike değilse bol sıvı verilir. yaşlanma nedeniyle) gibi durumlarda görülür (Lewis et al.Solunum Sık sık pozisyon verilir. 2004) 2. Braunwald et al. bakteriler. Bronkospazm çözülür.pnömokokların etken olduğu pnömonilerdir (Olgun ve ark. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . kalp hastalığı. strok. 3. 3. Braunwald et al. yabancı madde aspirasyonuda neden olmaktadır (kafa travması. su. Derin solunum ve öksürük egzersizleri yaptırılır. 2007. Akbayrak ve ark. Abdominal distansiyon önlenir.3. Buhar uygulaması yaptırılır. Haemophilus influenzae toplum kökenli pnömoni nedenidir ve yaşlı. Hasta hareket etmesi için cesaretlendirilir. kronik hastalığı olan bireylerde görülme sıklığı daha fazladır (Akdemir ve Birol 2005). Çeşitli virüsler. Olgun ve ark. Pnömoni 3. lösemi. Etyoloji: En sık pnömokok ve streptekok bakteriler neden olmaktadır.1. Özellikle İmmün sistemi bozuk hastalar pulmoner enfeksiyonlardan çok etkilenir (Akdemir ve Birol 2005. Toksik sıvılar. 2010). Tanım: Pnömoni akciğer dokusunun (parankimasının) akut inflamasyonudur. anestezi. alkol alımı gibi nedenlerle) (Lewis et al. 2010. yiyecek. Pnömonilerin sınıflandırılması: 1. 2004. alkol kullanımı. 2004).3. bağışıklığı baskılanmış kişilerde sık olmakla beraber bütün yaş gruplarında pnömoni görülebilir (Akdemir ve Birol 2005. parazitler ve mantarlar neden olmaktadır. Aralıklı (+) basınçlı ventilasyon uygulanır.3. hava kirliliği. viral solunum yolu enfeksiyonları. Uçan ve Kocabaş 2004). sekresyonlar aspire edilir. Aspirasyon pnömonisi: Orofarengeal florada bulunan virüs yada bakterilerin alt solunum yollarına aspirasyonu ile gelişen en yaygın görülen mekanizmadır. Sedatif ve narkotik verilmesinden sakınılır.2. hasar görmüş mukusillier hareketler (sigara içme. organ nakli. 2004. Diyabet. Karadeniz 2008. Yenidoğan ve 65 yaş üstünde. Karadeniz 2008).

plöretik göğüs ağrısı balgamlı öksürük klasik semptomlardır. Alt solunum yollarındaki silialar yukarı doğru. Ġmmunosupresif hastalarda oluĢan pnömoni: Bağışıklık sistemi bozulan bireylerde görülen pnömonin etkeni. hava kirliliği kortikosteroid ve diğer immunsüpresif ilaçlar. ispirasyon havasındaki partikülleri tutarak alveollere girmelerini önler.3. baş ağrısı ve kas ağrısı gibi üst solunum yolu semptomları ile daha sinsi bir seyir olabilir (Akdemir ve Birol 2005. Lewis et al.3. 3. 2010).3. yüzeyi örten bir mukus tabakası ile nemli tutulur. diyare görülebilir (Olgun ve ark. 4. Bazı hastalarda özellikle yaşlılarda ateş. Sigara kullanımı. Mukus. toplumdan ve hastaneden kazanılmış pnömoniler ile aynıdır (Akdemir ve Birol 2005). Bu iki mekanizma bozulduğunda pnömoni gelişebilir (Akdemir ve Birol 2005. hipoksemi. 2004). hücresel ve hümoral korunma mekanizmalarını etkileyerek pnömoniye zemin hazırlar (Olgun ve ark. solunum kaslarının zayıflaması gibi) Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Braunwald et al.4. kusma. Braunwald et al. burundakiler ise aşağı doğru hareket ederek solunum yollarının temizliğini sağlar. Yoğun bakım ünitelerinde en sık görülen infeksiyonlardır (Olgun ve ark. 2004). 2004). Ayrıca hastanede solunum aygıtlarının kullanılması ve sağlık personelinin elleri ile patojen bakterilerin hastaya taşınması söz konusudur (Akdemir ve Birol 2005). KOAH. 3.Solunum 3. uzun süre hastanede yatma. Hastanın savunma mekanizmasını bozan. malnütrisyon. Bulantı. koma. sigara içme) durumlar İmmünosupresif hastalar (notröpenik) Sigara içme (mukosiliar ve makrofaj aktiviteyi bozduğu için) Uzun süren immobilite ve yüzeyel solunum Öksürük refleksinin baskılanması (ilaç. mukosilyer aktiviteyi. Pnömonide Risk Faktörleri      Mukus oluşturarak bronşial drenajı engelleyen ya da normal akciğer drenajını bozan (kanser. bütün solunum yolları. yaşlılık. viral alt solunum yolu infeksiyonları. KOAH ve nörolojik problemler öksürük refleksini. Medical Nursing. ölümcül hastalığın olması. Patofizyoloji: Burundan terminal bronşiollere kadar. 2010. Hastaneden kazanılmıĢ pnömoni: Hastanın hastaneye yatışından 48 saat sonra gelişen akciğer parankiminin infeksiyonudur. 2010). toksik gaz inhalasyonu. hipotansiyon ve metabolik bozukluklar gibi kronik hastalıkların olması bireyi hastane kökenli pnömoniye yatkın kılar. kuru öksürük. Klinik Belirtileri: Ani başlayan ateş ve titreme.

durum rapor edilir Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . 2004). anestezi nedeni ile) Ağızdan beslenemeyen nazogastrik tüp ya da endotrakeal tüp olması Alkol intoksikasyonu (Alkol refleksi. Alkol koması durumu varsa aspirasyonu önlemek için uygun pozisyon verilir Genel anestezi alan hastaya ilaç verilmeden önce solunum hızı ve derinliği izlenir. Pnömonide koruyucu önlemler. sedatifler (solunumu baskılayarak yüzeyel solunuma neden olması ve potansiyel pnömonin oluşmasına zemin sağlayan bronşiyal sekresyonun birikmesi)   Yaşlılık (öksürme ve glotik refleksin depresyonu olasılığı ve beslenme yetersizliği) Solunum yolları tedavisinde uygun şekilde temizlenmemiş araç-gereç kullanılması (Akdemir ve Birol 2005 ) Pnömoniden Korunma: Patojenlerle karşılaşma olasılığının azaltılması ve patojenle karşılaştığında konakçının direncinin artırılması ile sağlanabilir (Braunwald et al.Solunum     Bilinçsiz hastanın akciğerlerine yabancı madde aspirasyonu (kafa travması.             Öksürmesi sağlanır Sekresyonu çıkarması sağlanır Sigarayı bırakması önerilir ve önemi anlatılır Enfeksiyona karşı koruyucu önlemler alınır Sigarayı bırakması için desteklenir Sık sık pozisyon değiştirilir. Eğer belirgin solunum depresyonu varsa ilaç verilmez. Aspirasyon riskini önlemek için tüplerin durumu sık sık kontrol edilir Alkol almaması ya da az alması anlatılır. Solunum egzersizleri yaptırılır. lökositlerin mobilizasyonunu ve trakeabronşial siliar hareketleri baskılar) Genel anestezi. Etkili öksürmesi öğretilir Aspirasyonu önlemek için sık sık pozisyon değiştirilir. Aspirasyon riski olanların ilaçları çok dikkatli verilir Endikasyon varsa aspire edilir Oral hijyene önem verilir.

3. 3. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Olası HemĢirelik Tanıları    Trakeobronşiol sekresyonların fazla olması ile ilgili olarak “Hava yollarının açıklığında yetersizlik” Solunum fonksiyonunda bozulma sonucu oksijen sağlanmasında azalma olmasına bağlı olarak "Aktivite intorelansı" Ateş ve dispne ile ilgili olarak "Sıvı volüm yetersizliği riski"  "Beslenmede değiĢiklik-beden gereksiniminden az beslenme"  Tedavi planı ve koruyucu sağlık uygulamaları ile ilgili "Bilgi eksikliği"(Akdemir ve B irol 2005)  Ağrı. Anksiyete. Gaz Değişiminde Bozulma. etkili öksürme ve solunum egzersizleri yapması ve yeterli beslenmesi sağlanır Tedavide kullanılan araç gerecin uygun şekilde temizlenmiş olduğundan emin olunmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır (Akdemir ve Birol 2005).5.6. Hipertermi (Akbayrak ve ark. HemĢirelik Bakımı   Akciğerlerdeki O2 – CO2 değişimini bozduğundan sekresyonlar temizlenir Hastanın hidrasyonu sağlanarak sekresyonların atımı kolaylaştırılır(solunum hızıyla artan görünmeyen sıvı kayıpları nedeniyle gelişebilen dehidratasyon da önlenmiş olur)        Odanın havası nemlendirilir Etkili öksürme ve solunum egzersizleri öğretilir O2 verilir. Enfeksiyon Riski. erken ambulasyon ve mobilizyon.3. arteryel kan gazları izlenir. Hastanın istirahati sağlanır Hastaya rahat soluk alabileceği pozisyon verilir Günlük yaşam aktivitelerinde yardım edilir Dispne ve yorgunluk nedeniyle iştahsız olan hastanın beslenmesi gereksinimini karşılayacak şekilde sağlanır (Akdemir ve Birol 2005).Solunum   Sık sık pozisyon değiştirme. 2007).3.

Solunum ÖZET Solunum sistemi üst ve alt solunum yollarından oluşur ve ventilasyondan yani soluk alıp vermekten sorumludur. Bu sisteme ait hastalıklarda en sık gözlenen ve yaşanan hasta sorunları yetersiz hava yolu temizliği. etkisiz solunum. Bu sisteme ait en sık görülen hastalıkların başında astma. KOAH. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . gaz alışverişinin bozulması ve anksiyetedir. bronşit. amfizem. Hemşire bakımını planlamadan önce hastaya ilişkin çok yönlü bilgi toplamalı ve topladığı veriler doğrultusunda bakım planını belirlemeli ve uygulamalıdır. Solunum sistemine ait hastalıklar erken tanı ve tedavi ile kontrol altına alınabilen hastalıklardır. pnömoni. tüberküloz gelmektedir.

seri filmler çekilerek izlenerek kaydedilmesi hangi iĢlemdir? a.Yabancı maddelerin aspirasyonu e.Solunum DEĞERLENDĠRME SORULARI 1. AĢağıdakilerden hangisi difüzyonu tanımlamaktadır? a.Su aspirasyonu d.Bronkoskopi 3.Alveoller ile kan arasında oksijen ve karbondioksit değişimi b. ĠV olarak verilen radioopak maddenin pulmoner damarlar içinde dağılıĢı.Pulmoner anjiografi c.ekspirasyon.Bilgisayarlı tomografi: d. AĢağıdakilerden hangisi aspirasyon pnömonisinin en sık görülen mekanizmadır? a.Akciğer filmi b.Perfüzyon e.Orofarengial floradaki virüs yada bakterilerin aspirasyonu Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi .Akciğer ventilasyonu 4.İnspirasyon c. AĢağıdakilerden hangisi alt solunum yollarına ait yapı değildir? abcdeAkciğerler Bronşlar Bronşioller Trakea Alveoller 2.Toksik sıvıların aspirasyonu b. d.Yiyeceklerin aspirasyonu c.

B 3.Pulmoner damarların anjiyografisi e. A 4.Bilgisayarlı tomografi c.Solunum 5.Ultrason CEVAPLAR 1. D 2. E 5. AĢağıdakilerden hangisi özellikle akciğer kanserinin tanınmasında ve evrelendirilmesinde kullanılmaktadır? a-Akciğer filmi b.Magnetik rezonans görünütüsü d. B Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi .

Süleymanlar G. Cinius yayınları. Başvuru Kitabı. Çeviri Ed: Mıstık S.Solunum YARARLANILAN KAYNAKLAR 1. 2. 7th Edition. Philadelphia 2004. İç Hastalıkları ve Hemşirelik Bakımı. 11. Solunum Sistemi. Biberoğlu K. İzmir. Dirksen SR. Ed: Karadakovan A. Özgün Ofset. 9. Göktuğ Yayıncılık. Hemşirelik Süreci. Cecil Essentials of Karadeniz G. Özkara Ş. Ed: İliçin G. Ankara Nisan 2007. 10. Jameson JL. Ankara. Birol L. 2004. Alter Yayıncılık. Nobel Kitabevi. Griggs RC. 6. 2008. 4. Yaklaşımlar. Kocabaş A. İç Hastalıkları. İlhan ES.C. Çeviri Ed: Sağlıker Y.7-11. Durna Z. Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi . Hauser SL. 2009. Aktaş Z. Aslan FE. Türkiye’de Tüberkülozun Kontrolü İçin Medicine. 2003. Planları(Dahiliye-Cerrahi Hemşireliği ve Psiko-sosyal Boyut). 3. Özkan Z. Birol L. Ünal S. Medical-Surgical Nursing. 8. İç Hastalıkları Hemşireliğinde Teoriden Uygulamaya Temel Uçan ES. Hemşirelik Bakım Akdemir N. Harrison İç Hastalıkları Prensipleri. Mosby. Benjamin IJ. Ankara Dahili ve Cerrahi Hastalıklarda Bakım. İstanbul Akbayrak N. Solunum Sistemi Hastalıkları. Faucı AS. Longo DL. Adana 2010. Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Daire Başkanlığı. Ançel G. 2005. Heitkemper MM. Sert H. Andreoli TE. Albayrak A. Eti Aslan F. Nobel Tıp Kitabevleri. Kasper DL. Braunwald E. 2005. Lewis SM. 6th edition. 2005. Etki matbaacılık. Ankara 2008. İç Hastalıkları Hemşireliği Uygulama Rehberi. 7. Sistem Ofset. Cilt 1. Ecevit H. 5. Olgun N. Carpender CCJ. Güneş Kitabevi. s. Ankara: T.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful