P. 1
Türkiye Tarihi I - Osmanlı Devletine Kadar Türkler

Türkiye Tarihi I - Osmanlı Devletine Kadar Türkler

|Views: 200|Likes:
Yayınlayan: cavcav006

More info:

Published by: cavcav006 on Jan 20, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

06/24/2014

pdf

text

original

TDRKiYE TARiHi 1

OSMANLI DEVLETiNE KADAR TURKLER

OMiT HASSAN HA ut BERKT AY AYLA ODEKAN

Vaym Yonetmeni:

SiNA. AK~iN

H;:INDEK lLER

ONsOz . II

TORK1YE TAR,1Ht YazarJanmn Ktsa ~ifleri . . 19

HAUL BERKTAY

Iktisat Tarlhi: Osmanlt Devletinin YukseliJine Kadar Turk·

ler~in lktisadt ve Toplumsal Tarihi . . 23

I. 1. ,Ni~in Once lttisat -Tarihi? • 2S

I. I. A. (lktisadl Tarih alubkb rnateryalist ytintemin

.eli,imi. a~lklanm8Sl). . 2S

1. I. B. (ince~en dOnemde. Timderde ittisadln siya·

sete tincelijl) . 33

1.2. Tiirkler'in Taribinde Temel Yan1qlar • . 36

L 2. A (BatJ~da burjuva devrimleIj ve Orta~ tarib-

~ji) .36

1.2. B. (Tiirkiye·de fcodalist ve s6muraeci tarib an-

m~n). .38

1.2. C. (burjuva milliyet~ililinin ael~mi: materyalist

tarib~ilil:e Ak~ura'run kattllan) . . 40

I. 2. D. (burjuva miUiye~iliiinin a:el~imi: materyalist

tarih~lile KOprUlu'nun kattllan) . 42

1.2. E. (milliyet~i tarib~ililin. radikal donemindeti

~) . .~

1.2. F. (miUiyet~ililin, tarib~ililin aniindeti esas enJel baline pup vc gerici paracJigma'nm un-

surlan) . .56

1.2. G. (yeai bir teorik bamle ihtiyacl) . . 64

1. 3. . TOrklerift Taribinin Panorama51 • • fi7

1.3. A. (pzemci anermelerin tek tet elCflirisi ve TOrk· ler"in Orta Asya taribinin anahatlannm yeni-

den kurulmaSl) . • 67 '

1. 3. A L (ut~1 6nermenin ve ciban bikimi-

yeti melkOrcsi tcorisinin ~tiiJ..

mesi) • .68

7

I. 3. A. b. (benze~ik onermesinin ve altln

~I onermesinin ~riiliilmesi: TUrk askeri demokrasisinin evrensellili) 73

1.3. A. c. (devlet kuruculuk ve stnlfmltk

onennelerinin ~iiriitiilmesi) 86

1.3. A. d. (On A!:ya·da. Turklerden onecki

Arap - Islam feodalizmi) . 100

I. 3. B .. - (iD~1 gereken yolg6sterici ve biiti.inJe~irici

teorinin temel onenneleri) . 105

(Tarihi Materyalizmin TUrk tarihine uygulanman)

(TUrklerin tarlhinin ger~k OzgiiUiikleri) (TUrk - Islam sentezinin ger~et anlanu) (i~ ve dl$ etkenler)

1.3. B. a. (Sel~uklu1arda feodal devlcte ilk

sl~ra)'lf) 110

I. 3. B. b. (Anadolu Scl~klulannda feodal-

Iqrne) 112

I. 3. B. c. (SeI~ukluJarda slnlf miicadelesi). 113 I. 3. B. d. (Osmanhlann yiikseli,i ve goreli

merkeziyet1erinin kaynakJan) . liS

(Osmanh feodalizminin geneUili ve ozeUilinin tammlanmasr)

J. 3. C. (Osmanh toplumunun pyri-feodaUili teorisinin biz bize benzerizcl ve AOT'~ii varyantla-

nrun elestirisi) 119

1. 3. D. (Roma - Cermen senten ile TUrt - Islim sen-

ten iizerine bir kallllaJttrma ve periyodizasyon

eskizj) 126

KA YNAKC;A 133

OMIT HASSAN

Si)ltUQl Torih: A~klamab Bir Kronoloji OMIT HASSAN

Diqiinct Ye Bilim Torihi: Osmanbbk Oncesinde TUrt1erin

KUhUr Kokenlerine Bir Saki, _ . 283

Girl, 285

Esti Tiirklerde tnanf Sislemi 289

.J39-281

8

Karahanhlar Ve Kutadgu Bilig . . 302

Karabanhlar Ve DivAn·J Ltiglt-it Turk. . 321

Ojuzlar . 330

Sel~klular Ve Sel~liklular OOneminde Anadolu . . 3S1

SonsOz . . 360

AYLA ODEKAN

MimarlJk Ye Sanm Tarihi Girq

Yerlepneler .

t!"lamdan Once Yerlesmeler tdamdan Sonra _y erlesmeler

Mimarllk

Anadolu Oncesi

Karahanlt Mimarisi (842 -1212)

Cami .

Tiirbe .

Kervansaray

Sivil Mimari

Gameli Mimarisi (969 - 1187) .

.363 .3M .369

·369 ·373

.377 ·377 .371

.379 .382 .388 .390

.391

Cami . . 391

Medrese . . 391

Turbe; .392

Kervansaray . 392

Sivil Mimari ~ 393

Biiyllk Sel~uklu Mimarisi (1040 -11S7) • • 394

Cami . . 394

Medrese . . 397

Kervansaray . 397

Tiirbe ve Kiimbet . . 398

Sivil Mimari . . 400

Harzemp.h Mimarisi (1097 ·1221) . . 401

Tolunlu (875-905) ve Aqilli (935-969) Mimarileri. . 402

Zengi (l127-1222) ve Eyyubi (1169-1S. yiizyll) Mimarileri 403

Tiirk Memluklan . 40S

Anadolu . . 409

Cami .

t;ok ayakll cargi tipi . Tek tubbeli cami tipi • MedTese '.

• 4(1) 4(9 .420 421

9

Tarikat Yapllan • Kiimbct ve Tiirbe . Kervansaray Hamam

Sivil Mirnari Koprii

Kale .

Be1.eme TUrleri .

Boyah Bezeme . AlC;1 Bezeme . TulIa Bezeme .

Cini Bczeme .

Ahp.p Bezeme

T~ Bezeme

El SanatlaTl .

El YaZrD8S1 Hat Tezhip Minyatiir eilt

"Ierne ve Dokuma . lfleme

Hah .

Kumq

Maden Seramik Fildifi • .Cam •

Terimler Ka)'Dakc;a

DONY A TARtHt Kronolojisi Ozel Ad ve Yet Adlan Dizini •

.. '

·427
.428
.431
·436
·438
·440
·441
·442
·442
·445
·445
·446
·447
·456
·456
·457
·461
·463
·467
·470
·478
·478
·478
·479
,·479
·482
·483
·483
·483
·485
·486
·491
·494
·494
·495
. ·497
. seu Mimari Bezeme .

Y ontern ve Tiirler . Bezeme Orgeleri .

Geornetrik Orgeler BitkLc:el Orgeler Figiirlii Orgeler

.. "

10

ONSOZ

"Gefmi# htUlrlayamayon/ar onu tekrarlomafo mohkllmdurlar."

Santayana. Ufe of Reason

•. "Tarihfinin gorevi gefmq; sevmek, yo do germqten kurtulmak

delU, bugiinu anlamanm onahtan olorale onu otrenip aniamalet,r."

E. H. Carr. What is History?

Elimitdeki bu ki/abm hik8yesi 1980 y,lllun Temmuz 01' ortastna kador u~an,yor. 0 Slrado Istonbul'doyd,m. Cem YOYlnevi'nin sahibi Oluz Akkan'm komsusu o/an bir arkod~'m bono onun benimle ge;.. riqmek iSledilini bildirdi. Olu~ Akkan', tan.yordum. Kitaplorzmd011 biri Cem Yaymevi tarofmdan yoy.mlanml,ftl. Yay.nevCnin bundan Qnceki yeri oIan, Viloyetin yomndaki han« gittim. Otu~, ber ~omanki gUleryudiilugu ile beni kar§.lad t, Buyuk bir Turkiye torih! y~mam' istiyordu. 0 strada proferorliik /e~imi yazmokt«, aynca 19. ve 20. yiizytUor d,~aki Tiirkiye tarihi ill! _uek u~ boylu ugra,fmaml:f 01- Jugum icin, tekli/i kabul edemedim. Ama bOyle bir esere ihtiya!: bulundulunu bildilim icin, kar~,-iJneride bulundum. Bu tarihi ya~ayaciJc/lm, [akat y~.mmJ O-rgiitleyecektim. Aynca, kollek/if bii eser oIocolmdan, bir taktm ~onllk alanlarmm bulunmas; da miimkiin o/l'.cl'Jc tt.

Nitekim, siyaset, iktisat, dii;fiinc"!', mlmarlik ve sana: tarihi bolifmlerinden olusan bir tasan hOZlrladlm. Bunu yopabilec-ek ki§ilere lekli/te bulundum, olurlonm aldtm. BO§Vurdulum ki§ilerin hemen hepsi =eksik olmasmlar-« kabul ettiler. Y almz ~aman irinde tasanmizda onemli deli§iklikler Y09mak ~orunlulu oldu. Zira YOZIIarm 30 Hatiran 1982'de teslimi, kilohm do 1 Ocak 1983'de flkmas. ongoriildfltfl halde, Ayla Odekan ve Korkut Boratav dl~mdakiler bu takvime uyamodllar (haud onlar dohi bir miktar geciktiler)_ SMmm bunun btqllca sebet», orkadtqianmn;ln yazmakla yUkiimlu olduklen bOliimlerin hayli hacimli olmaSlydl (siyosal tarihler 200, diterleri 1()()' er sayta); Gerek ben, gerekse YlrZllaruu daha once verenler, bu onemli gcdkme dolaY13,yla ~iilmedik desem yalon olur. Bu sirod« dostlan ifin biiyiik bir darbe: Ol~ Akkan', ani oIarak y;tiT'dik. Buna rot-

11

men Cem Yayrnw; dailimodl. ayaleta kald,. Aroda TUrkiye Tarihi yozarlGrrndan yUklerinin ho,fifletilmesini isteyenler oldu. Bu lx¥Iuklorz doldurmok ilzere Hiiseyin Yurdaydrn. Halil Berklay. NiM' Karll. Hikmel (Jtdemir lutfettiler. aramtza katlld,lar. Ben de OOz., bOliJmlerden kmmlar yazmay' ilstlendim. BirfOk gecikme. UziinliJ. zahmetten sonra Tiirkiye Tarihi ortoyo ~tkttl' i~in yazarlor olarak. Cem Y oyrnevi clara mutluyuz. Bser elinizd'!, takdir sizindir.

Boyle bir kitabo neden ihtiyOf bulundulunu diqiJn4iik. onu l!ftklamaya ~a!t1t!Y'm. Tiirkiye'de o/cullartfa ve iiniversitefer1e okutulon tcrib genellikle yiizeysel bir tarlhtir. Semnm bizde fen ifers.ierinin ulaftll' seviyenin t;ak oltmdadlT tarihin (ve diler man-vi - beseri bilimlerin) seviyesi. OkU/lardo iilrenciler ;,in forih en reki/mez. ezber«. doyall. anlamslZ ders durumundadtr. Universue tarih bOliimlerinin puanlan, yoni tarihrilile ralbet. ailer olretmenlile giiliiren aisiplinlerde oldulu ikere (bu do hiikiimetlerimizin maas siyas'.'tinin bir sonueudur) rok diqiiktUr. Zeki ve ktibiliyetli gen,leri tarihten kcrlTten Ixqko bir neden de tcrihin genrler; ideolojik baktmdan fertlan11rm('.k irin bir Mar olarak. goriiimesidir. Tarih, bircoklanmmn goziin1e gerregin arQ§trnlacal,. heyecon verici bir bilim dol, detil, kabul edilmq belirli ideolojik yo do siyosol tutumlen destekleyecek kanulann derleneceli bir alondon ibareuir. Oniversitelerimizde yo do bunlann d,~tnda yapdon bir JakIm delerli larm falrlmolorl ise moalesef fOk kez genel okuyucuyo ultqamamakladtr. l§te biz. bu kilohm, Ulkemiz 10- r;~;lil;ni hal:; piJr melalinden kurtannaya belki miitevozi bir katk,s, olur diye diiliindiik.

* * *

Kilohm ~l ozellik/erini okuyucuya arrklamak gerekir saniyorum. Mese/a siyaset, iktisat, diipince ve bilim, mimarhk ve sanet larim bOliim/eri var do, neden meseta toplum. edebiyot. musiki, I;Y('.IrO tarihi hOlumleri yak. Bunlar onemsiz alanlar ml? $iiphesiz delil. Toplumsal torih bO/um/erinin olmaY'lm, loyle ar,klayebilirim: Bizde toplum tarihi i1z.erintfe [azla ~all~dtnE)IQT. iy; bilinen bir konu sayslamat:

Mev/and, Kanunl, L4Je Devri'ni iyi-kolu biliyoruz. da, bu ki# veyo donemlerin kent. ve ozellikle koydeki giindelik hayetknnJ 0 ke!fl'; ;y; bildiiimizi sonm,yorum.Meseld timor sistemini biliyoruz da, sipahi# lerie koyliJIerin giJndelik il4Jcileri hakkmda fazIa bir iikrimiz yok. AYTlca. yazar arkodo#onn. topliunw bilimlerden azrok h~berli kiliter olarale, i§in bu Yiinlerine de delinecekleri umuldu. Edebiyot tarihine yer vermememiz iinemli bir eksiklik. Edebiyot tarihinin bizde ~ ilienmq bir konu oldugu. bu baktmdan. bOyl"! bir ,~'!ye .fazk! ihtiyar olmadlgmr diqiindiim. Fakat rok i,t/enm(f konular dohi iyi bir

1'2

yazarm elinde, taptaze, pml pml ortaya konobilir. Belki, bu kitobtn ba~ka basimlan olursa bu eksiklili giderebiliriz.-Musiki ve liyalro, daho. ozel alanlar olduklan ifin, yukarda sOylediklerim doha kiifilk rapta olmak mere, bu konular irin de tereTlMiT [esesen liyatTo, edebiyoun bir paTfasldrr). Tobii, bir de hacmi lazla 'biiyiillmemek endi§elerimiz de vanu.

Yine hesaln verilmesi gereken bir noktavar. 0 da, kitabm ismi.

Neden Ttirkiye Tarihi de, Tiirklerin Tarihi yo da Tiirk Tarihi deli1? Tiirkiye, bilindili iizere, bir yer ismi. Tiirkiy1' Cumhuriyeli yOnetiminde, onun YUT/tOJI olan insanlar, Turkiye odm: tapyon, Anadolu ve RumeU'den olu~on topraklarda )l<'jlyorlar. Eskiden de, Osmenlilar zamamndo baskalar: Osmanl, Devleti'ne Tiirkiye derlerdi. Zira, hanedom, yijnetici ve ordular« (irk durumlan ne olursa olsun}, Turk, resmi diU Tiirk~e'ydi. Arna Osmanll Devleti rok-uluslu bir imparatorluktu. Oysa Tiirkiye Cumhuriyeti milll bir devlettir. Ami! diU Tiirkre olmllyan Tiakler ozmilktotilT. Tiirkiye ismi bugiinku iilkemize daha uygundur. Bununla birlikte, bugunku yurdumuza, Cumhuriyet Oncesi donemler irin doki. yt>.banclll'Jm Yllptrl, gib; -omo ihtiyatll btr birimde-Tiirkiye demekte hence bir sakmca yoktur. TiiTlcler'in Turkiye'ye gelmesi nispeten yeni bir oIoydlT, t!§all yukan ]()()() YIll,k bir germi;fi var. Tiirkler en avndan bilinen zamanlordan beri OTto A.sya'do YO/Dd,ktan $OnTO, burodan yaylllP, giJf etmele bqlaml#ar. i:fte bu yoydan, tof: eden Tiirklerden bir bO/iJmii Anadolu'yo geldiler ve yerleftiler. Malazgirt'ten itibaren burodo devlet, devletleT kurdular.

Tiirkiye Tarihi deyince ]000 Ylldan Oncesini d,yta tutuyormu~uz gib; anla§lllT. Oysa bOyle bir niyetimiz yok. Tiirk/~rin 1000 yddan Once ne yaptrklan biliniyor, bu bi/tileri de bu kitohm dlpnda tutmak istemedik. Buna karpllk Tdrkler'in Tarihi deseydik, bu do pek uygun diJpneyecekti. Ziro Tiirkiye'ye Turkler geldikten sonra, buroya gelmesen TaTkler'in moceras: bu kitabtn ilgi alam d/~tnd(!d".. Ostelik ciltleTin konulanna haklMlllnda, esas ugi alanuntun yokm tarm 01- dulu cnltqlhT. Bu boIcundan Tiirkiye Taribi amactmtza tam uygunluk gosteren biT ba§/lk olmasa do, ~ en yoktn otam oldulu if in terclh edilm.

Falcot Tiirkiye rarihi IHqht, lie ilgili bir sorun daho VardlT. TiirkIerm yerle§likleri A,u. .. 101u ve Rumeli deha Once Hitit, Urartu, Frigyo, YIUUUI, Roma gibi uygarl'kIDrm geU§till, hUkmiinu yiirUttulu bir Illond,. Bu topralclarda bu uygarl,klMIn biT iiriinQ olan birfok hay mdlrhk eserleri, kender. ya§anto birimleri, teknolojileT vardl. Bu cotralyaya gelen Tiirkler, bu zMgin ~mi§le ve onun mirilSful dan

13

yerl; ;nsonlorlo her olondo temas kurdular. onlann ya§ontum1an etleilendiler. Aynco. yerlilerin bir bOlibnii evlenme yoiuyia ya t!l! MUslibnon olup Turkle§erek yeni gelenlerin arasma kallldElor. Boylece, Malazg;rl oncesi Anadolu ve Rumeli'nin larihi Tiirkiye Tiaklerinin de tGrilli oIdu. Demek ki Tiirkiye tarihimn hnkklnl vermek iein 1071 Oncesi Anadolu l'e Rumeli uygarl,k tarihine de elilmek gerekir. Ne var ki, kilobm hacmini iazla buyulecefi irin bunu yo_omaktm VOlteftik.

Yakm torihe otlrllk verditimizi wyledim. Gerfeklen de, 1908- 1980 orMma bir citt tohm eltik. Osman', terihinin 600 Yllm, 2. ve 3. ciltlere elit oIr.rok paylc,llrdlk. OySl! Turklerin Osman/I beylitinin dofmasrndtut once Anodolu'da 250 Yllo yaklolon bir gefmi1ieri, bir de tcrihin derin karonlrklorma dotru inen Anodolu dElmdaki bir torihleri vordlr. l,ue biiliin bu tanh; birinci cilde to.mod,k. Goriililyor ki, yokrn tarihimi; vurgulonmota fa/llllmIlIEr. Bu, eski tarihimizin Onemsiz oIdutunu gostermez. Hir bir tarih 6nemsiz detildir. t;at1ll1 toplumsolbilimlerden hoberli bir lorih bugiiniimilzil, doiaYISJyla yannunlZ' oydlnlatacok kuvvetli bir Ipk"r. Ingiliz tarihfisi Carr'm deyi§iyle. tarih bugiinil aniamomn r.nahtorrd,r. Bu kitop/o yakln gefmile atlrhk verdik. Ciinkii. protik ihti~~laTlmlZ (yom genet okuyucu) bolClmrndan yakm gefmi§in aynntllan, uzalc germi#n ('.y"n"loruufDn ddto 6nemlidir. Amo bugiinkil prt!lik ihtiyari(1l'Jmlz if in dahl uzak germipn ana rizgilerinin biUnmesinde sonsuz ynral bulundutu

do muluJkkr.kt,r. Tekrar edeyim, burada bu wyle1iklerim gene' ok"-

yucu OflSmdandlr, uzmanJor OflSlndon delildir lilphesiz. Bir uzmon, elki larih olsun, yakm tGrill oIsun, ayrmtEttlrl iy; bilmezse, tarihin «no rlzg/lerini de rrkaromcz. Belki rrkord,m sonabilir, falcal SOIUlCun y«nI" olmosr ihtimoU yUlcsektlr •

.Akla 114 soru do gelebilir: Tilrtiye Tarihi'nin ciltlerinl'ratlora gOre dilzenleyemez miydik? Nitekim, lise larih kilop/arl, ilniversite tcr;h bOlibnlerinde kilrsUler (Iimdflerde bOliim ve cnnbilim d«U(orI) U/c, one, yeni ve yakm (son) rat tasnifw gOre 6rgiillenmi§tir. Fokat bu lamifin gererUli pek ,uphelidir. Boll 8Jeminde dohi bunu tam anImmyla benimseyen bir tek Fronsa'du. Ka/d, ti. ml'!r.ld, S. yUzylldan 15. yilzYua delin silren bir Ortarat'" fin torihi, Isldm tnrihi, - TUrk tarihi irin-ge£erUli'.olobilir mi?IHer uygarbk ~rt!sinini ille bir OI'tcratl olacaksa. bunlarfn her birinin lorkl' Ixqlong'f ve bit(, noIctalon olocat, llf1ktu. TeTain; du,Jinmek .Avrupa-merbdililin fOk cbortmal, biT beliTtisi IOYJlnuU,du. US3\ bir kwm .A vrupo. tarihfi1eri tGTafuultm yen; ftIlm btqiangrc, soyJ/mytir. rank" Istanbul'un fetid /kerine Bivms'tan. .Avrupo'ya kOfan bav bilglnler orado RIJneSlllUl bqlntm,FC'n[u. Dotru ols« bile, - bu, 0 zammlki Tilrkkri doirud01l,

14

ilgilendiren blr ,ey midir? Folih'in ISlanbul'u lelhelmes; rok buyuk ve cnIom yUldu bir larih olaYldlr. AmI! TUrkl'!rin lwyelIn!!e 1453 Onceliyle lOII1'asmda ral deli,fikligi olarok nitelenebilecek muazzam bir fDl'k oIdugu sOylenebilir mi? Sannuyorum. '01 tasnilini uygulayacokstJk. Turk torihinde IHunbtJika dcmum noktalarl sermek zorunda - katl"z. Meseld, fag ,aksimin;n aleyhinde olan Prof. Ibrahim Kaleqlu, bir fikir olDl'ak, Osman/I Devleti esas a1mITso. Tanzimat'« (1839) kodor Orttlfag, Tanzima: ile Cumhuriyet l!r{!Slnm Yenifol. Cumhuriyetin Yakmrag SDYIlabilecegi dil§iincesindedir. (" Oniversite TDI'ih Ogretiminde Yeni Bir PI8n". tOEF Tarih Dergisi, c. XIV. sy.

19. Mart 1964).

Kcfesollu'nun fag taksiminin de hissettirdili iizere. Tiakler tarm sahnesine nispeten ger rlkml§, "genr" bir kavimdir. Genr bir kavme mensup olmok, bakl§ tlflsma gore hem iy; sClYIlabilir. hem de kOlu ... TUrklerin tuflarml ilk kez biiyiik bir siyasat kurulU:ftJ vermelerinin Hun KonfederosyOnu ile oIdulu lanillyor. Bunun onay« fltmOSl he M.O. 4. veyo 3. yiizyudtllllr. Oyso bu rallorda M,sIT. Mezopotomya, Suriye~ Filistin, Anodolu, YUIUln, Iran. Hint, Gin, Roma uyrorllklDl'I fOk,tan klmUl, kemale ermi" halt8 bir bOIumu de batmq bulimuyordu. Tiirkler Uk anayurtlml oIan Orta ASYO'nJn fetin ve elveripiziklim ve arozi kOiullari yiizWulen tanma )'e yerle#klife gerememi§kr, liJJuhIlt, ger;m zorlulu yo do MVQ§larda yenilme sonucu Ilk Ilk tOr etm;ller, YClYllml#ardlf. TUrklerin eski tarihl, destann, biiyiiJc bir gOr ve YClY,lma seriivenidir. Elve,;pi iklim ve toprak bulduklonnda TUrk boylar, yerle,iklile germ;'. uygarllk yolundl! dnhe 1mb ilerlemele oo,lam1Ilord". Tarihin kaydellili en uzun omUrlu imPoratorluklmdan bir; olan Osmonll Devleli, uygarl,'m birroJe akmlormda parlok iiriJnler vermil, ,"Itl ayak uyduramoz hale geUnce dahl kendini yenilemek ;;in takdire lOyan ,abalar gOsterm;ltir. Osmlmll Devleti'nin son yiizy,lmdtl tmllk oldulumuz YlkilM imparalorluk. rOken devlel, "hasta adQItJ" gOrUntusu arkMlnda to.Dlum tarih,ilerimiz belld yine de ilerle'yen medeniyet yoIundo inetla mesale katetmele ra/llan bir toplum YO-plSml, bir IwO" g&ebileceklerdir. Zira, 80mUt oIarak, Osmonlmln Uk yiizyukrrmoo oldu,u gibi, son yillydlannda d4 Q§iret yaJ1lklnnm 8ors,l,p porfalond.,., instllllt!rm yerle§iklile ve tarlmcu,la oopadrkltrn, yani dohn iler; bir ,diilene germefe devam eltikleri gOriilebilir. Ye nihcryel Cumhuriyet-kOhne oldulu lITt,k ayan beyon onla§dm'l bir s;yoset toplum ve ideoloji yapumln ihlilal yijnJemiyle k",l,p terk edilmes;. Bell" de TUrklerin "ge~lik1erinden" ald,kkrr, Juz/4 uygarlrk yarlluufa sUra/Ie yol almak ve bu yonl' On 141 devletlerle sUrdUrmek iradelerinin bir tetahiiru. Bu d6- nemde yen; bir tOp/umsal dOnii§iim surecine giriimilt;". Etici fOlun-

IS

lulu koyUi olan bir halk ~hirle§mele bailaml~tIr. Bu siirecin bau ozelliklerine i1€lret edeyim. Bir kere bu i~ fok h~. olmakt{!dtr. Tiirkiye'de ,ehir nii/uslonnm ktrsai tdandan gOr sonucu Plmesi obi almaz boyutlnrdadrr; Dcha diin say,labileeek bir tarihte en rok 250.(J()O k;lilik bir kent olarak plon/anon Ankara, bugiin milyonlarl lxrrmdrrmaktod". lhtimo! bu luz Avrupa'nrn 19. yiizy,/da tamk oIdutu lehirlepne h,Vntn pek rok iistiindedir. Siaecin ikinci iizelliti, kente gelenlerin sOllnyi ile biitiinle~e/eri, yo da hif detUse hizmet kesiminde bir baltaya sap olabilmeleritfir. Bunlar, hazl Asyc lehirlerinde gOrulen. geeeleri kaldmmlord« uyuyan se/alet y'trnll'rr detiflertfir. Lumpen proleterya saYIlabileeek olanlan vnrsa da rotunlutu olulturmadlklannt saniyorum. $ehireilerimiz biitiin Tiirkiye kentlerinin buy"mesini, ya/mzea tek ya do 2 - 3 buyilk kentin buyumes; oleYl olmamasm: da sal/,kl, bir durum olarak degerlendir;yorll'.r. Ofiincu ozellik, radyo - te/ev;zyon, okuryt!(.orl,k. seyahat ve hoberlesmenin sayesindekoyde kalcnlarmda bir baktma Jehirlelmekte oIm(ljl'.ruflr.

Boylece Tiirk,iye Tiirkleri'nin 3 buyiik top/umsat fotl ve tabU. bUM uygun s;yosal. iktisadi, ratla" onaya flkml§ oluyor: 1) Ml'/azgirt Onces; giirebelik rat, (ilk rat?) 2) Osmanl, onces; Anadolu Tieklulu ve Osmcnls Devleti '- giifebelikten koylUlUte ge~i$ rag' (orto rat?) 3) 1908 ve ikellikle 1923 sonras: - loy/iililkten ,fehircilite gef# rat, (yakm 'rag?). Semnm burada dOrtlii bir fat ay,j'lml· gereksiz ve yepay olur.

• • •

Biraz da bu kitabm yayma hazulanmasrnda yaym yijnetmeni olerale rolumden soz edeyim. Yazar kadrosunu ben olusturdum. Fakat relen yav'ara miJdohalemi asgori Olrilde tutmalo dikkot eU;"'. Daha fok yanlllslZ daleti/o, imld. i/ade Of,kl" •• tuUrrlJitk v.S. gibi hususlar, kontrol etl;m.

16

Kitabm plom ,oyledir:

CUt I: OsmonJ, Devletine Kadar Turkler Q. lktiso: Tonhi - HaUl Berkloy

b. Siyosfll Tarih. - iJmit HossQ{l

c. Diiliince ve Bilim Tarihi ---' Omit Hasstm f. Mimorl,k ve Sana! Tarihi - Ayla Odekon

CUt II: Osmon" Devleti 1300 - 1600

o. Siyosol TOOh - Melin Xunl

b. Iidisot Torihi - Zaier Toprok

c. DUlunce ve Bilim TOMi - Hiiseyin Yurdoydm f. Mimor/,k ve Sonot Tarim - Aylo Odekan

CUt III: -Osmonl. Devleti 1600 - 1908

Q. SiyasoJ Torih - Metin Kunl (1600.-1789) - Sina Akpn (1789- 1~) b.' Iktisol Tarihi - Za/er Toprok

c. Diqiince ve Bilim T arihi - H iiseyin Yurdaydm (16(J() - 1839)

- Sino Akpn (1839 -/~) f. Mimarlrk ve Sanot Tarihi - Aylo Odekan

Cill IV: r;ofdtq Tilrkiye 1908 -191J() •

o. Siyasol Tarih - Mete Tunfay (1908-1930, 1950-1960) - Nihol Kara (1930 - 1950)

- Hikmet Otdemir (1960-1980)

b. JktisQ/ Tarihi - Korkul Boratav

c. DUIUnce ve Bilim Tarihi - $elahO/tin HUav •

- - Sino Akpn (iJniversite

Torihi)

f. Mimarlrk ve Sdnat Tarihi - Aylo Odekon

Sina AK$lN Ankara, Arabk 1985

17

TORKlvE TARIHI VAZARLARININ KISA OZGECMI,LERI

SiNA AK,iN

1937'de dogdu. 1955'de Robert Kolel'den, 1959'do Istanbul Hukuk Fakpltesi'nden rnezun oldu. ABO'de Fletcher School of Low and Olp~ lomdcv'de uluslorcrcsr m,kiler etonmdo yOksek lisans censmolen yaptl (MA, 1960; MALO, 1961). 1961 -1967 Yillonndo Robert Kolej VOksek Okulu Be~eri Bilimler bOlOmOnde OOretim gOrevlisi olorok consn, medeniyet :torihi dersleri verdi. 1968'de lstonbul Edebiyot FokOltesi' nden Son Cog Torihi doktoru unvorum oldl. 1969'do Ankoro Dnlversitesi Siyosol Bilgiler FokOltesi'nde TOrk Siyosol Hoyotl kOrsOsOne osiston oldu. 1975'de Turk Siyosol Hoyotl docenti oldu. VOYlmlonan kltcplon: 31 Mort O/aYI (doktorc tezi, 1910); istanbul Hukumetleri ve Milli Mucadela (docentlik tezi, 1976); Jon Turk/ar va Ittlhat ve Teral;ckl (1980).

HALiL BERKTAV

1941'de Izmir'de do(ldu. Robert Kalej'in lise bOlOmunO bitlrdikten - sanro, ABO'de, Yale Oniversitesi'nde iktisot ogrenimi yoptl. 1969 -1971 ve 1978 -1983'de Ankaro Oniversltesl Slyoso! Bllgiler FokOltesi'nde lkttsot Tarihi ve iktisodi OO,Onceler kOrsOsO osistom olorok cohl)lI. Ce,itli dergi ve gazetelerde re ve dl, slyoset, Iktisat, torih ve kOltOr konulanndo yazllor! yaYlmlondl. Kltoplort: Cumhuriyet Ide%jisl ve Fuat KoprulU (1983), Kobiledan Feodolizma (1983:).

KORKUT BORATAV

1935'de Konyo'da dogdu. 1959'do Ankora Hukuk' FokOltesi'nden mezun oldu. 1960'do Ankara Oniversites; Slyasol Silgiler FokOltesi' nde maliye c;sistanhgl gorevine ba,lodl. 1964'de Kamu Moliyesl ve GeUr Do~lIlml: Kavromlor ve Metot Mese/elerl teziyle doktor, 1972'de Sasyalist Plon/omado Ge/I$meler tezlyle docent oldu. 1980'de prolesor oldu. Holen Harare'de (Zimbobve) Onlversite profesorlOOOnO surdurmektedir. Bo,hca eserleri: jktisodi DU$unceler ve iktisodi Mevzuot (1962), Gelir Do~/"ml; Kapitolist Sistemde, $osyollst Sistemde, Turkiye'de (1969), Sosyolist Plonlamado Geli$meler (1973), Turkiye'da Dev/etcilik (1974), Ulus/oraroSI SomOrO ve TOrkiye (1979), TOf/msol YaPllor ve Kopitalizm (1980), BolU$um SorunloTl ve iktisot Politikolofl:

Seeme YOZllor (1983).

19

OMiT HASSAN

1943'de Istanbul'da dogdu. 1Q64'de Robert Kolel'den, 1969'00 Ankara Oniversltesl Siyasol BiJgiler FokUltesi'nden mezun oldu. Bir sure Ziroot Bonkos.'nOO consnktcn sonra," SBF'ne asistan oldu. 1975'de ibn H"ldun'un Metodu ve Sivoset Teorisi (SBF V., 1977) tezlyle doktor, 1985'de docent oldu. Eski TUrk Top/umu Ozerine i!,celemeler (1985) odh 8Serl Sedot Simavl odulune loy.k goruldu.

SELAHAnlN HiLAV

Istonbul'do 1928'de dogdu. 1946'da istanbul Erkek Lisesi'ni, 1951' de Istanbul Edeblyot FokUltesi Felsefe BolOmO'nO _bltlrdi. 1954 -1958 vlllarindo Paris'de felsefe ~oh,molonm sOrdOrdO. Inceleme yozon, denemect, gazeteci, oevlrmen olorok consn. Ege Oniversitesi'nde telsete derslerl verdi. Ba,hca kitaplon. Qivalektik DU$iincenin Tarihi (1966), Felsefe EI Kitob, (1970).

NIHAL KARA

1951'de Goziontep'de dogdu. 1968'de Ozel Gozlantep Kolejl'nl, 1974'00 OOTO Fen - Edebiyat FokOltesi Sosyololi BolOmu'nO bitlrdi. Doktomsnu AO Siyasol Bilgiler FakOltesi'nde Tiirkiye'de Cok Portlll Sisteme Geei$ Kara" , 1945 konulu tezle vopn (1983). 1978'den berl Marmara Onlversltesl iktisodi ve ldort Bilimler FokOltesi Kamu YOnetimi BOIOmO'nde (halen yord.mc. docent olorck) ooh,moktod.r.

I, METIN KUNT

Ankoro'da dogdu (1942), 19S9'do Robert Kolej Usesi'ni, 1965'de Robert Kolel YOksek Okulu'nu bltlrdi. YOksek nscnsim ABo'de, Princeton Oniversitesi'nde yapl. (1968). Ayn. verde doktor oldu (1971). 1971 -1981 y.llonnda Bogazioi Oniversitesi Beferl Bilimler BOlOmu'nde ogretlm Oyelig! yo pn, 1976'do docentlik unvomm old •. 1982 -1983'de Vale, 1984 -1985'de Fordham Universitelerin,~e coll,t .. Holen New York ve Columbia Oniversitelerinde OOretim uyesldlr. 80,hco eserleri: Sancakton Eyo/ete (1978) (gell,tlrilmi, ingilizce metin: The Sulton's Servants (1983)); Bir Osmonl, Valisinin Y,II,k GeHr - Gicier; (19801.

AYLA OOEKAN

1940 y.llndo Atyon'do d09du. orto egitlmini 1961'de Arnovutkoy Amerlkan K.z Kolell'nde bitirdi, 1965'de Istanbul Oniversitesl Edebiyat FokOltesi Sonot Torihi BOlumu'nden mezun oldu. Aym yll, Fulbright Bursu'nu kozonorak giltigl Amerika'da UniverSity of Chicago Art Deportment'ton 1967'de M. A. Degree alarok yurda dOndO ve istanbul Teknlk Onlversitesi Mlmorllk Torihi KOrsOsO'ne asistan oldu, OsmonJ, Onc9si Anodolu Turk Mlmor;sinde Mukomosl, Portal OrWler; adll teziyle doktor ve Erken DOnem OsmonJ, Mukomosll Kop, Hi'; (}rtiilerl (-1512) adll teziyle 1981'de docent unvomm ald •. Mimorllk ve

20

Sonat Torihi konulannda makaleleri dl~lnda, TOrkiye'de 50 Ylldo Y.o~ ymlcnan Arkeo/o/i, Sanat Tarihi ve Mimorllk Torihi Yaymlo" Bib1iyografyosl (1923/1973) ad!! kitobl VOYlnlanml~tlr. Aynca, 10 ki,ilik bir grup calu~masl olon Turk Mimorisinin GeJi,imi ve Mirnar Sinon odh kitaba, koynokco bOlUmunu duzenleyerek, kotkldo butonmustur,

HIKMET bZDEMiR

1951'de Kahromonmoro~'do dogdu. Mersin IIkoOretmen Okulu'nu bitirdJ. Lisans ogrenimini Turkiye ve Orto Dogu Amme ldoresi Enstitusu'nde (1979), yuksek Hsonsl Slyosal BilgUer Fakultesl'nde (19811 vopn, SBF'de hozlrladlgl doktora tezlnde, Yon der!jfisl etrafmdo toplanan aydmlann. 1960'lar Turkiyesl lein geli~tirmeye cah~tlklan kal. krnma stroteiisini inceledi.

ZAFER TOPRAK

1946'da Zonguldok'da dogdu. Saint· Joseph Fronslz lisesl'ni (1965), AD Slyasal BlIgUer Fakultesl Diplomasi ve DI~ Munasebetler Bolumu'nu bitirdi (1969). londra Oniversitesi'nde Iktisot Tarihi Vuk. sek lisans ogrenimi yaptl (1971). Istanbul Iktisot Fakultesi'nden doktor unvornru aldl (1980). 1983'de docent oldu. 1917'den ben Bog02- iCi Oniversitesi Torih BOlUmu'nde gorev yopmaktodlr. TUrkiye'de Mlin iktisot, 1908-1918 adh eserl 1982'de YOYlmlandl.

"METE TUNCAV

1936'do istonbul'do dogdu. 1954'de Ataturk Erkek Lisesl'ni (Beyoglu), 19S8'de Ankara Dniversitesi Siyosal Bilgiler FokiHtesi'ni bltlrdi. Aym yll Siyasol Teortter osistam oldu. 1961'de doktoro payesini oldl. 1966'do docent oldu, 1972'de Fokulte'den aynldl. 1974· 1975'00 KUltOr Bakonhi;jI Voyrnlor ve Tomtmo Dairesi Bo~konhOI, 1975 - 1971'de Milli KUtuphone'de dam~monhk vcpn. 1978 -1983 orasmda SBF'de gorev vopn. Holen Torih ve Toplum dergisinin yaym yonetmenidir. Bo~hco, kitoplan: Turkiye'de Sol Aklmlor 1908 - 1925 (1967), T.C:nde Tek·portl Yonefiminin Kuru/mosl 1923 -1931 (1981), Bilinecegi Bi/mek (1983).

HOSEVIN G. YURDAVDIN

Eskl~hir'de dogdu (1923). istanbul Erkek Ogretmen Okulu·(1941), Gozi Egitim Enstitusu (1944), 011 ve Tcrlh- C~ratyo Fakultesi Tanh Boliimu (1946) bitirdi, Kitophk memurlugu ve ce~itli okullarda ogretmenlik vopn. Bu aroda 1947 Ylhnda dl~ardon doktora cah~molanno ba~ladl. 1950'de oststen olorok Ankara Oniversitesi lIahiyat Fokulte· si'ne glrdi. 1952'de doktorcsnu tamamlodl. 1958'de docent, 1966'do protesor oldu. Ildhiyat Fakultesi dekonhgl yoptl (1966·1968). Holen AO ilohlyat Fakultesi islam Medeniyetl ve Sosyal Bilimler Bolumii ve Turk Tarih Kurumu Venicog Ara~t"ma ve Uygulama Kolu bo~kanldlr. Bo~hca eserleri: Boston'ln Siileymonnomesi (Belleten. 19551, Konuni' nin Cii/Cisu ve ilk Seter/eri (1961), MotrokCI Nos(jh (1963), is/om To-

2J

rihi Dersleri (1971), MatrakCl, Beyafi-, Menazil·j Setsr-i Irakeyn-; SuI· tan SUleyman Han (yaYlmlayan H. G. Yurdaydm, 1976). Dinlef Tarihi (M. Dag ile. 1978). "Notes on the Religious History of the Period of $'uleiman the Magnificent (1520·1566)", History of Religions (Leicester. 1980), Los Monusefitos Tureos en 10 Biblioteea Nacionot (Madrid: 1981),

iKTlsAT TARIHt Osmanh Devletlnln YukseU,lne Kadar Turklerln Iktlsadi ve Toplumsal Torihi

HALIL BERKTAY

I. 1. Ni~ Once tktisat Tarihi?

Bu Tiirkiye Tarihi tasarismm diA-er ciltleri, her donemin iktisadi tarlhi, siyasi tarihini izleyecek sekilde dUzenlendi. ~imdi eli-

'nizde bulunan birinci cildin plant da baslangicta aym sekildeydi; fakat daha sonra, «Osmanh Devletine Kader TUrklerin Siyasal Tarihisni incelemeyi ustlenen Umit Hassan He anlasarak ve yaym yonetmenimiz Sina Aksin'In de onayim alarak, ilk cilde ozgii olmak mere, siyasal tarih He iktisadi tarihe yer deg;i$tirtmi$ bulunuyoruz. Bu degi$ikligin manngi tizerine birkae sozle baslamak, TUrklerin ta .. rihinin bu erken asamalarmm karakteristigiyle baglannsi nedeniyIe, yararh 01 acaktir.

I. 1. A. lktisat Tarihi, bir bakuna, her zaman 8iyasal Tarih' ten «once» gelir ve daha biiyiik onem tasir,

Tarihi, sirf biiyiik adamlarm yaptiklanmn, btlinell ve planh cabalarm; hanedanlann yiikselisi ve silinisi, devletlerin kurulusu ve ~okii$iiniin; savaslar ve banslarm, kahramanhk ve ihanetlerin oyktisti olarak -b8$ka bir deyisle, ozelhkle geriye yazrh belgesi kaIan siyasi - asked oiaylar dizisi olarak- anladrgnmz gtinler, artik oldukca gerilerdedir.

Her bilimin, kendi inceleme alammn dtizene sokulmas; ve bu alana ozgii nedensellik iliskilerinm kesfedllmesi diye bir sorunu vardir. Esasen bu asamaya ulasrlmadan once, bilgi edinme stireci heniiz sadece algrlsmalarm birikttrildigi, olgularm dolaysiz gortintiileriyle resmedildigi (adeta fotograflarmm ~ekildigi), betimsel bir diizeydedir. Bu yolla edinilen goalem obekleri arasmda bir onemli I onemsiz aymmmm yaprlmasi: bazrlarmm «sebepler», diger bazilarmm ise «sonuelar» olarak suuflandmlmasu boylece birbirine zincirlenen olaylarm bir gelisme olarak dii$uniilmesi ve sOzkonusu zincirin halkalanmn geri'den ileri'ye dogru siraya sokulmasi ise, teerilqtirme kertesini olusturur, Bu adim bir ayiklamayi, bir soyutlamayi, deyim yerindeyse ol~egin kii-;tilttilmesini gerektirir; dolayisiyla fotograf cekiminden eok, harita yapimma benzer. Hangi genislikte bir ampirik bilgi temelinden hareket ettiklerine bagh olarak, belli bir alamn teorik hipotezleri, yeni verilerle smanma, kismen yanhslanma, tekrar formiile edilme yoluyla, pespese yaklasik-

25

hklar halinde, gorece yanhs hipotezlerden gorece dogru hipotezlere yUriirler (kuskusuz bazi hipatezlerin gorece yanhs olmus oldugu, ancak siirecin bUtUnlUgU icinde, nesnel gereege daha yakm olam ortaya kondugunda anlasrlabilir), Ornegin Cografya'da; tlk~gda Milet'li Hekataeus'un ve onu bir nesil arayla izleyen until Herodotus' un M.O. 6. - 5. yuzyil haritalarr, Ortacag sonlarmda Martin Behaim' in kuresi (1492) ve Mercator'un haritasi (1569), nihayet 20. yilzyllm son ~eyreginde uydu dUzeltimleriyle elimizde bulunan haritalar, yeryUzii hakkmdaki bilgilerimizm ii~ ayri evresine denk dii~en sisternlestirmelerdir. Astronomi'de; tlk~ag insammn gozlem ve ol.;Um olanaklanyla elde edilen algilar, gezegenlerin Bzerlertnde eakih durdugu yedi veya dokuz saydam kUre seklindeki gok katlarmm, diinyanm etrahnda dondiigu bipotezini besler; 15. -16. yuzytl teleskoplariyla gorulebilen, matematigiyle hesaplanabilenler tizerinde, Ko-. pernik'in gunes-merkezli sistemi yi.ikselir; biraz daha sonra, dairesel yortmgelerln yerini eliptik yoriingeler ahr. Ama uzak gecmisteki ilk teorik hipotezlerin hamhgi ve kabahgr ne olursa olsun, her bilgi dah, saf betimsellik asamasmi geride birakip boyle teorilesttrme denernelerine giri!itik~e olgunlasir ve daha fazla Bilim kimligine btiruntir. Ister dogayi, ister toplumu konuedinsinler, bilimlerin ilerleyisinde, eski teoriler He yeni teoriler arasmdaki catismanm keskinlestigi anlar olur, Genet bir teori dii$IDanh8t, bOyle anlarda, yeni teorilerden hoslanmayanlarca silah edinilir. Ornegln Tarih alanmda kimileri, insanhk tarihi iCin az ya da cok kapsamlt nedensellik genellemelerinin, asemalandrrmalarm ve gelisme yasalarmm arastmlmasrm, kah «tek-yanhlik», kab «kadercilik» diye adlandrrarak, eklektizme ve bflinemezcilige geri eekilirler. Ashnda onlann tutumu kabul edilecek olsa, Tarihciligin tekrar teori-onceslne, be tlmsellige , ampirisizme donmesi gerekecektir.

Yukandaki karsrlasnrma ve benzetmeler eercevesinde, Tarih BiIirninin kendi betimsellikkertesini, bilinen (ilk baslarda sayica SIrnrh) toplumlarm (ilk baslarda gorece aksak ve eksik) kronolojilerinin ~karhlmasl; (Mezopotamya, Misir, t;in, Eski Yunan, Roma, Araplar, Bati Avrupa gibi) onciilU@ birbirine devreden uygarhk merkezlerinin, kendi cevrelerindeki kavimlere dair bilgileri arttikCa bu kronolojilerin 9Jgalmasl ve tamamlanmasr, hatts birbirleriyIe senkronize edilmesi diye tammlayabiliriz. Tarihlendirme (= herhangi bir olaym meydana geldigl gercek tarihi saptama) islemi ile, bilim dalumzm adt arasmdaki bag, Tarih ugrasisimn tarihlendirmeden ibaretoldugu, tarfhcilerm «olaylarr kaydetmeksle yetindiQ:i bir . zamam cagn$hnyor. Ger~kten bugiin dahi Bati'da, bir akademik disiplin olarak, dar anlamiyla Tarih'in, «De 0Id1,l?» sorusuna cevap

26

aradigr: boylece «toplum nasil islerdi?» sorusunu kendi alamndan disladigi (belki Sosyoloji'ye biraktigi) yer yer kabul edilmektedir.

Boylece, kronolojileri meydana getiren unsurlar, uzun yUzytllar boyunca, siyasi-askeri olaylardan : Kades Bansi ve Poi tiers Savasmdan, Malazgirt (1071) ve Hastings (1066),Yl izleyen fetihlerden, Kanuni'nin olumii ve I. Elizabeth'in tahta cikismdan ibaret kalrmshr. Aktorler ise yalmzca liderler, komutan, peygarnber ve hiikiimdarlardir : Napolyon ve 18. SUlale firavunlarr: Kleopatra ve Jan Dark; Sarl Martel ve Nizamiilmiilk; Mete'ler; Attila'lar, Cengiz' ler; Muhammed ve Sarlman. Oyle olmasi da dogaldir '-bir bakima :

Bir an icin kendinizi 17. yuzyilda farzedin; geemis, sirf bunlarla SImrh gozukecektir, oradan daha gerilere baktrgmizda. Milyonlarca dagmik kil~ilk ilreticinin, kolelik veya serflik gibi cok agtr tahakkUm bieimleri altmda, cok istisnai durumlar dismda herhangi bir tarihi insiyatif sahibi olmaksizm yilrilttiikleri, hicbir kayda geemeyen, sisler i~indeki ilretim faaliyetinin Ustiinde, emegin dii~iik verimlilig! yiiziinden cok kii¢k bir hakim smtf azmhgunn aktivizmi yUkselmektedir. Saz ya da camur kuliibelerde banmp tarla suren, c;omiek yapanlarm dunyasi ile, .mermer saraylarda oturan, iiyinleri yOrieten, savasa tahtirevanla gidenlerin dunyasi arasmda korkunc bir ueurum vardir. 0 ytizden, iki kesimin gizli baglantilanm kapsayan, toplumun asil dokusunu Tarih'in konusu olarak kavramak,

. c;ok daba zordur: Olanca OzgUr trade, yonetenlerde yogunla~ml~hr. Kaderse yonetllenlerde: gorunuste, padisahlarm varhgi, bit kutbunu halkm olusturdugu bir rliskiler agl tarafindan belirlenmemekte, tersine, halk padisahlarm buyruguyla yasarnakta, cahsmakta ve olmektedir. Ekonomi, eibette vardir, ama oyle bir sekilde vardir ki, ayn bir kategori olusturdugu insan dustmcesince hentiz Iarkedilmernistir. Hatta bu yilzden, (herhangi bir) toplum (herhangi bir) deviet He ozdestir: toplumun, devletten ayri bit varhg) ve tarihcesi yok samhr - siyasi I:irgUtlenme ve yaptrrrm, .dogrudan zor kullamrm, hayatm her alamna oylesine girmistir. Hakim smiflarm, tarihi seekin temsileileri aracihgiyla kendilerinin ve sadeee kendilerinin yaphgl yolundaki iddialarrmn, bir optik yamlsama olarak herkesce kabulunu ve ideolojilesmesini kolaylastrran, bu nesnel 2i_emindir.

Ekonomi diye ozerk bir alanm varhgmm kesfedilmesi: aneak 17. ~ 18. yUzylllardan itibaren siyasetin hie girmedigi piyasa il~kilerinin iyice belirginlesmesi; oteden beri varolan ekonomik faaliyetin, artik piyasa cereevesinde yilrUtiililr hale geUrken devletin iradi mtidahalesinden de gitgide siyrtlmasi sayesinde oldu. Gene bu siralarda, Merkantilist dilzlemde de olsa, ekonomik oiaylar ile si-

21

yasal olaylar arasmda daha sikr nedensellik baglan orulmeye baslandi : ingiltere He Fransa ve Hollanda arasmdaki, ingiltere He Kuzey Amerika kolonileri arasmdaki sevaslarm, ya da ingiltere'nin Fransiz Devrimi karsismda yer ahp Napolyon Avrupa'sma abluka uygulamasmm elle tutulur dtirtlisiinii, somurgelerin yagmalanmasr, denizasirr ticaretin yiiksek karlarr, giimriiklerden ve devlet tekellerinden Ylgilan geUrler, vb. yollarla bir «ilk birikim»in yaratrlmasi etrafmdaki rekabet meydana getirdi. Bu arada bazi Ingiliz iktisateilan. yeni gelisen sanayi ve ticaret burjuvazisi lIe zenginlik ve kudreti toprak gelirlerinden kaynaklanan feodal aristokrasi arasmdaki eikar zithgmm ekonomik analizini yaptilar. Bazi Fransiz tarihcileri ise, siyasi bir olay oIarak 1789 Devriminin ve cesitli a$amalarmm, aym zrthktan, yani ekonomi alanmdan tiireyip gelen Slruflar arasmdaki miicadeleden dogdugunu ortaya koydular. Bu aeiklamalarla Siyasal Tarih'in «ardma» geeilmis: bilyiik olaylar-biiyiik adamlar kertesinin altmda, daha derinlerde yatan, daha iesel ve daha yavas isleyen ekonomik yapt ve sureeler biraz aydmlanlrms 01- du, Bu ilk uygulamah ornekler, toplumun toplum olarak [devlet dismda), oncelikle ekonornik faaliyeti icinde, kendiliginden varoldugu anlayisim hazrrladi. Toplumu toplum yapan surec, ekonomi olarak goriildii ve hatta bu alan, devletten bir donem «sivil toplum» adiyla ayirdedildi, Kapitalizmi yasadigi iein ileri alan Bati'nm diisimcesinde, devlet katmm «kendinden menkul»liigu ve Siyasal Tarih'in «biricik»Ugi fikrinin yerini, devletin toplumdan fl$kudlgl, iktisadi c;tkarlarm siyasi kavgalari belirledigi fikri aldi,

Bununla beraber, burada heniiz -Plehanov'un deyisiyle-e- kaba bir Ekonomik Materyalizm sozkonusuydu. Ekonomi, (kapitalist bieim! herkesin gozii oniinde olan) piyasa ekonomisine indirgeniyor; belirleyiciligi ise, tek tek siyasi tavrrlari bu piyasa ekonomisi eerc;evesindeki spesifik konumlarm tek tek belirlemesi bieiminde, dar

,. ..

ve tek-yanh bir tarzda yorumlamyordu. Dolayisryla, c;agda$ burju-

va ekonomisinden onceki donemler ic;in bIlyle bir belirleyicilikten 5Hz edilemiyecegi, yaygm bir varsayrmdi. 19. yiizyJl ortalarmda, geIisme halindeki Tarih Biliminin bu tilr sorunlanm kapsamh bir Cilziime kavusturan, Karl Marx oldu, Marx, esas olarak kapitalizmin iC; celi$m,elerinin analizinde yogunlasmakla birlikte, kapitalizmin geIismesinin berraklastirdigr ekonomik yapilari I ekonomi-disi yapilar aymmmm, kapitalizm-oncesinde devlet ne kadar herseyi kucakhyormus ve «siviltoplum» yokmus gibi gOziikse de, ashnda insanhk tarihinin tiimiine uyarlanabilecegini gosterdi.

Hem kapitalizm-encesini, hem kapitalizmi kucaklayan bir tarih teorisinin kurulabilmesi icin, toplumun temel yapisi, tarihi akism

28

bashca belirleyicisi olarak «ekonomb kavrammm, piyasa ekonomisiyle ozde~1ikten kurtarilmasr, suphesiz gerekliydi. Marx, Tarm! Materyalizm teorisinin kilit-terimine, iiretim. tarZl admi verdi. Bu, basit bir isim deB;i~ikliti degildi. Insanlar yUksek bir sanat ve kOltiir yaratmadan, kanun kitaplan yazmadan, tapmaklar insa etmeden ve fetihlere girismeden once, yemek, icmek, doga etkilerinden korunmak ve uremek zorundaydilar. Bu ihtiyaelarm karsrlanmasma yonelik maddi uretim ve kendi kendilerinin yeniden-uretimi, asil hayati faaliyetlerini olusturuyordu. Uretim surecinde, msan-doga i1i~kisi, basmdan itibaren insan-insan Iliskisiyle - i'ri~eydi. insanlar alet kullanarak ve edinilmis bilgilerinden yararlanarak doga)'! degi~tirip yeni .nesneler (urunler) elde ediyorlardi. Bu, ilretimin teknik yoniiydil. Baska bir deyisle, cahsan insanlar + bu insanlann kullandl~ iiretim araclarr + bu itlsanlarm iiretim hakkmdaki bilgi ve gorgilleri, iiretici peler kiimesi idiler. Dte yandan, insanlar toplu halde, birbirleriyle temas ieinde iiretim yapiyorlar; aralarmdaki ilk ve en esash iliskileri bu iiretim faaUyeti doguruyordu, Bu, ilretim silrecinin toplumsal yonilydil. Marx. iiretimin zorunlu araelari olan Aletlerin, hammaddelerin, topragm ve diger dogs zenginliklerinin, teknik bilgi ve becerilerin kimlerin elinde toplanacegmm, kimlerin maddi Uretimde bilfiil eahsacagmm ve kimlerin calrsanlari yoneteceginin dtizenlenisini; krsacasr iiretimin toplumsal orgiltlenmesini, iiretim. Uifkileri deyimiyle anlatiyordu. Bu asli i1~kiler a~, toplumun btitiin diger faaliyetlerinin neler olacagma, -bunlann hangi kahplar ieinde, ne gibi yontemlerle yilriltillecegine damgasmi vurmaktaydi, Demek ki Marx's gore, nre~ici giieter He tiretim. iIitkileri'nin birligi olarak toplumun temel'ini meydana getiren iiretim tarz.'na kiyasla, siyaset, hukuk, killtilr, ideoloji, vb., tbtyaptsal karakterdeydiler. Belli bir anda mevcut iiretici gU'rler diizeyi, kurulabilecek ilretim Iliskilerine nesnel ktsitlar getiriyordu. Keza, belli bir toplumun (siyas!, hukuki, ideolojik) ustyapisrmn biirilnebilecegi bicimler, bir biltiin olarak ekonomik temel (= iiretim tarzi) tarafmdan kisitlamyordu.

Yukanda da i,aret ettiAiriiiz gibi, Marx'm bu teorisi, birinci olarak, kendinden onceki arayislardan kopuk deAildi. Daha 18. yiizyIlm ikinci yansmda, ornegin, Adam Smith'in de hocasi olan Ferguson admdaki tskO'ryah bir dil~ilnilr, «milletlerin, yalmz kendile,rinin zaten icat etmek Ozere olduklan feyleri dt~andan alabileceklerinb; 19. yUzytl ortalannda ise FranslZ tarih'rilerinden Thierry, benzer kosullarm henzer kurumsal coziimleri gerektirdiAini stSylemi~ti. Bu tilr saptamalar, icsel olan ile d.al olan, ~llar ile kurumlar, OlCillebilir bir gelisme diizeyi He hukuki resepsiyon (benimseme) arasmda, zaten islevsel bir baglann kuruyordu. Marx'ln

29

formiilasyonu, Ferguson'lann ve Thierry'lerin sezgilerini daha sistemlesmis bir ifadeye kavusturuyordu. 'O:retim tal'Zl kavraon, bwada, bazi toplumlarm birbirlerini dijerlerinden daba fazla andmbAI, tayin edici yakmhklann da -belli bir sekilde tammlanrms=- eJw.. nomik yapilarmda dii~lendiA:i 'gOzlemini Ozetleyen teorik bir ~re roliinii oynuyordu. Marksist terimlerle, Ferguson'un tezi, 'toplumlar, iiretim tarzlan ile bagdasabtlir iistyapllarl ithal edebilirler' seklinde: Tbierry'nin tezi ise, 'uretici gUclerin belirli dereceleri, belirli iiretim ili!;!kilerinin belirli hukuki cehrelerlni zorunlu kilar' seklinde dile getirilebilirdi.

Marx'm teorisi, ikinci olarak, somut farihi malzemeye kayttStz, a priorist bir «tarih felsefesbni simgelemiyordu. Tersine; doirudan dogruya mevctit ampirik bilgi birikiminin irdelenmesi onu ~diirtiiyordu ki, msanhgm emrindeki iiretici giic1er dii!;!Uk dl.i:zn'lerden daba yukari diizeylere d,ogru evrildikce, gtlrece basit Uret:im iliskilertntn yerini daha karmasik Uretim ili$kileri almakta; -Ustyapilarda da ii~ a!;!atI bes yukarl buna paraIel bir geli~me meydan,a gelmektedir. Ekonominin toplumsal 6rgiltlenmesinin b6yle bUyQk donem ya da tiplerl, ~k faala deAildir. 19-. yUzyl1m son ~e artik Ark~loji ve Antropolojinin bulgulanyla da desteklenen ve-riler sayesinde, emekeilerln

(1) kandas kabilelerin g6rece. esit mensuplan olarak avcihk, eobanhk veya tanm yaplt~larl;

(2) k61eler olarak, btiyUk toprak-para-kble sahiplerinin malikane ve atOlyelerinde Cah!;!tlnldlkljI1;

(3) topraga bag-It koyliiler olarak, kiiciik tarlalari a11ecek isleyip, elde ettikleri mahsul iizerinden. aruinin «yiiksek (ya da kuru) miiIkiyebini eUerinde tutan bir askeri aristokrasi mensuplanna ve/veya oolann devletine vergi-· rant tidedikleri;

(4) sanayi ~ileri olarak, baskalanna (kapitalistlere) ait fabrika, maden, vb. isletmelerde herhangi bir slyasl-hukukt zorlama olmakslZm cahilP iicret alchklan (kapitaIistlerinse, kendi gelir kategorileri olarak, kir elde ettikleri)

iiretim tarzlanmn birbirinden aYlrdedilebilecegi gOriiliiyordu. Bun~ lardan Uciincilsiiniin, vergi-rant'm tek tek yerel aristokraUar tara-

- fmdan mi, yoksa merkezi bir devletin temsilcileri tarafmdan rm toplandrgma gOre, «feodal» ve cAsyatib varyantlar arasmcla ikiye aynhp aynlamtyacap diye bir sorun 'da vardi. Bu bir yans; yukanw daki temel Uretim il~erinden birine dayab toplumlann, farkh

30

kronolojik zamanlarda ve yeryuzunun degisik ko~elerinde ortaya eiksaler da, siyasi-hukuki orgutlenmeleri ve ideolojik yapilari ba. knmndan tipik benzerlikler tasrdiklari: buna karsihk, farkh iiretim iliskilerine dayah toplumlarm iis~yaptla,rmm da oldukca farklt 01- d.~ gozlenmekteydt. Aym somutinalzeme, her yerde aym anda 01- q.t\sa da, bir biitun olarak insanhgm b .... elli bash iiretim tarzlarmdan az-cek yukandaki sua ieinde geetigine isaret ediyordu. Baska bir deyi$le, Ornegin feodalizmin olgunlasngr bir toplumda, artrk kandas kabile diizenine veya kolecilige donmek yonunde bir gelisme gereeklesemiyordu; feodal toplumlarm senkronize tarada ve aym hizda kapitaJizme gecmelerl, sOz«:onusu degildi ama, bir gelisme ve degi~me, varsa, bu, kapitalizm yonunde oluyordu.

Oc\incii olarak bu Materyalist Tarih Yorumu, her bir siyasi, hukuki, ideolojik, vb. olgu veya olaya dogrudan bir «ekonomik neden» yakistmlmasi anlamma da, belli bir uretim tarzma dayah tilm toplumlarm ilstyaprlarmin tIPI tipma birbirinin aym olacagr anlamma da gelmemekteydi. «Tek-yanhhk», «indirgemecilfk», «ekonomik determinizm» suelamalarmi asil hakeden, Marx-oncesi materyalizm; Karl Polanyi'nin ve- izleyicilerinin elestirdigi, tarfh-disr soyutluklarla dusimme tutumunu bugUn de siirdiiren ise, Neoklasik iktisat teo. risidir. Tarihi Materyalizme gore, uretim tarznun belirleyictlig], siyaset, hukuk, ktiltiir, ideoloji alanlarmda hangi snuftarm, ne gibi sorunlar etrafmda birbirleriyle kapisablleceklerine, .sozkonusu iiretim tarzma sahip bir toplumun, kavtmler/milletler/ulkeler-arasi mekanda nasil davranabilecegine belli smirlar getirmenin, bir olasihklar yelpazesi saptamamn belirleyiciligidir. Pratikfe bu olasihklardan hangisinin gerceklesecegi, 0 iiretim tarzma azgii temel simflar arasmdaki miicadelenin yerel olcekte nasil renklenecegi, dolayisiyla somut bir tarihi yasanrmshk olarak $U veya bu toplumun dl~ cehresinin tam olarak hangi kurumsal girinti ve ~lkmhlardan olusacagr, feben anlamda rastlantiya baghdir « ustyaplsal olasrhkler yelpazesi ieinde, deyim yerindeyse, Heisenberg'in «belirsizlik ilkesi» geeerli olmaktadir. DeA:i~ik bir ifadeyle, iiretim tarzr, adetA somut tarihin iizerinde oynanacagr sahneyi eatmakta, onde gelen sahsiyetleri tamtmakta ve kurgunun eok kaba, en genel cizgilerini anlasihr kilmakta; aneak her bir sahnenin kaderine karismamakta, saniyesi saniyesine suflorliik yapmamakta, aktorlere yer yer metin dt",na eikrna hakki tammaktadtr.

19. yiizyll sonlarmdan bu yana, tarihi, arkeolojik, antropolojik. etnoiojik ve dilbilimsel bilgilerimiz, muazzam bir artie gOsterdi. Bu geltsmenin bir ekseni, incelenen kavim, topluluk ve toplumlarm sayismm alabildtgine coAalmasl; bir diAer ekseni, bilgi zincirlerinin gitgide daha gerilere, yeryuzundeki varhgnmzm en karanltk dO-

31

nemlerine dogru uzatilmasr; bir iiCiincii ekseni ise, goreee iyi tamnan uygarhklara Iliskin, zaten mevcut bilgi obeklermin derinlestirilrnesi ve ayrmnlandmlmasr oldu. Tarih Biliminin ampirik temellerindeki bu siirekli nicel birikimin pespese sundugu yeni smavlar, Marx'm teorisini esash surette dogruluyor. Heniiz s6miiriiniin (doArudan iireticilerin emeginin bir Mliimiiniin. iiretim siirecini kontrol edenlere aktarrlmasmm], smiflarm ve devIetin varolmadigr, kandas birimlerin ilkel kollektivizmine dayah kabile di,izeninin evrenselligl: buna karsihk kabile toplumundan farkh yorelerdeki ~kt;S denemelerinin eseamansrehgr: sonraki gelismeler icmde, baZI yerlerde kOled iiretim tarzmm hskim olmasma karsihk, yeryiiziiniin daba geni~ bolgelerinde eski simfsizhgm yerini koylu toplumlarrmn alrms oldugu: bir kisim koleci toplumlann da daha sonra koylii' toplumlarmm belli bir turune donii~1iigu; yerine gore yUzYl11ar, yerine gore binytllar boyunca esas olarak kiictik kaylii ve zanaatkirlann emegiyle yasayan bOyle toplumlar i~inde. «feodal» ve «Asyatik» diye adlandmlan varyantlar - arasmdaki farklarm daha ~k iistyapisal bir karakter ta~ldlgl; aneak bu ustyapisal aymmlarm, kaylU toplumlanmn bagrmda kapitalizmin gelismesi olanaklanm derin bir sekilde etkiledigi: 16. yiizYlldan rtibaren kapitalizme g~i~ surecinin de eok e~itsiz ve zigzagh bir sekilde yB!ilandlp ve sonucta, dunyamn bir gelismis kapitalist ~lkeler kutbu He bir azgel~m~ ve bagunh iilkeler kutbuna bdltmmesini yaraUlp ... bu evredeki edinimIerimizin bazilarsdir. IIkeI kollektivist, koleei ve feodal (ya da ktiyIii) iiretim tarzlannm i~ i~leyi!ili hakkmda, dogal olarak, Marx'lD zamanmdakinden ~k daha fazla sey biliyoruz. Metodolojik kavrayrsnmz Ise, belli bir toplumun ekonomik temelinde birka~ iiretim Iliskisinin karmasik bir yumak halinde birarada bulunabilecegt: ate yandan her iistyaptntn. sadece «kendi» ilretim tarzim degit, aym zamanda «sayisiz degi~ik ampirik kosulun, dogal ortamm, lrki m,kilerin, dissal taribi etkilerin, vb.» izlerini yansrtacagi: ilstyapdarm. bir kere ortaya eiknklarmda, toplumun tiim maddi temelini siirekli olarak etkileyecekleri, ekonominin mecrasmda degUiiklikler yaratacaklari, bu akl~l kah lnzlandmp kih yavaslatabtleceklerf dolayisiyla hakim iiretim Iliskisinin hareketinin, daima, gerek diger ilretim iliskilerinin ve gerekse ustyapilarm bu miidahaleleri tarafmdan coklu-belirlenime ugranlmis bir tarihi hareket olara1c soniutlanacagl; belli bash iiretim Hi!ilkilerinin sayiea azhgma tar~llltk, ya~annn, tarihin sonsuz ~e~itli1iginin, sosyo-ekonomik formasyonlarin bu «bil~ik»- karakteri He ustyapmm bu cgijreli azerkligbnin ilrtinii oldugu gibi ilkelerle zenginlesmistir.

Bu cereevede, bugiln yeryiiziinde Marksist alan ve olmayan diye iki ayn tariheilik degil, Marx'lD katkilanyla biiyiimiif tek bir

32

Tanh Bilimi vardrr. Degisik yaklasimlarm herhangi -bir anda yanyana ya~ilyor olmasr, bunlarm «kendi dogrularr» arasmdakitmem ve yarar hiyerarslslnln de sinanabilirligt ge~gini degisttremee. Tek tek arasnrmacrlann omel varsayrmlarmr bu bilim dahnm ileri teorik l;)zuyle ne derece butunlestlrdiklerlne iliskin kisisel hOi80;ii bir seydir: bilimin bUtUnUniin eklektizme dusmesi, baska bir sey. Marx' 10 ozel jargonu (dili) benimsensin veya benimsenmesin; Tarihi Ma~ teryalizm genel teorisinin yaltaladlgl gercek, ~agd~ toplumsal bilimlerin icine islemistir, Tarihi, her biri aneak 8;yrl ayri ezberlenebilecek binlerce, onbinlerce olgunun" sekilsiz kargasasi olmaktan ~l~ kanp, rasyonel tarzda oziimlemek, en iyi bu yaklasimla, dolayisiyla sadece bu yaklasimla miimkiin oluyor. Giiniimiiz. tarih~iliginin ortak perspektifi, «iktisadi tarihs dip akmnsnu yakalayrp temel belirlenimleri sergilemek; bu zemin iizerinde, indirgemeci olmayan bir do-tal (bUtiinsel) tarih» yazmakttr. Burada iktisadi Tarih'in, piyasa ekono-misi olgulanmn, ornegin ticaretin, fiyat harekeUerinin, vb. nieel seyrinin betimlenmesi degil, fakat toplumun iiretim temelinin clusmasr ve degiimesi anlarmna geldigini, bir kere dabs vurgulayahm. Ai8g1da, Ttirklerin Osmanh devletinin kurulusuna kadarki iktisadi tarihlerine, dncelikle bu aeidan bakacagiz.

I. 1. B. Ote yandan, TiirkIetin tarihinin bu bi.rinci cilde konu olan, Orta Asya kokenlerinden 13. yiizytla kadarki erken ~amasl iein, Iktisat Tarihi, ~k daha somut ve dar bir anlamda da, Siyasi Tarihe oncelik tasimaktadir.

Insamn hayvanlar Aleminden ~lkl~l, gUniimiizden yaklasrk 2 milyon YII oncesine-rastlar. Bildigimiz ilk uygarhklar ise giiniimUzden .sadece 6000 ytl once belirmistir. <;;6riildUgii gibi uygarllk donemi, insamn yer~ziindeki varhgmm ~k kii~k bir pareasim kapsamaktadir. Ucsuz bucaksiz uygarhk-oncesi donem boyunca insanlar, son derece ilkel sletler kullanan, kendi tiiketimleri i~n Uretim. yapan, -il;lerinde toplumsal· ~bOlUmU heniiz mevcut olmayan, dogal (kandas) iliikiJwe dayah, kii~k ve datzmk topluluklar halinde yasadilar. En basit ~eklini Hkel .Uriilerin, biraz daba geli~m~ seklim ka~ bilelerin ohisturdugu bu topluluklarm, once iiretim faaliyetini, bunun gerektirdigi yer deg~tirmeleri ve gene buna bath biiyUsel Ayin~ leri diizenleyen, daba sonra baska toplu1uklarla ~rpl~a ifinde batl eeken birer ont;ierlikleri ku~kusuz vardi (dabs dogrusu, cban~. ijn~ derligmin yamsire bir csav8$» 6nderliji zamanla sekilleniyordu). Bununla birlikte, bu 6nderlik(1er) ve diizenlemeleri, heniiz bir devleti ve siyaseti ifade etmiyordu. Kand8$ birimler, dogrudan tlretici~ lerden ve kendileri ~all'imakslZln diterlerinin emeginin bir bOIUmiine istikrarh bi~mde elkoyanlardan meydana gelen farkh simf-

33

lara boltlnmemislerdi. Dolayisiyla kandas birimlerin onderliklerinin, cok uzun sure, belirgin bir simf temeli yoktu; degi~ik bir ifadeyle, ytizbinlerce yil boyunca bu onderlikler, tiretim stirecinin denetimi-' ni adim adim ele geeiren bir ztimrenin, buna paralel olarak otoriteyi de kendi elinde toplamaya yonelmesinden kaynaklanmiyordu. o otorite, gercekten -TUrk~ede ttim kabile efradi demek olankamu'nun otoritesiydi; kamusal bir gortintU alttnda, azmllktaki bir hakim sirnfm iradesine donU~mem~ti. Oevletin vazgecilmez unsurIarmdan ordu ve burokrasl de meveut degildi. «Hol'de» (gtiruh) degil de «army/armee» (ordu) ka~lbgl barbar kavimlerinin «orduslanndan sozetmek, btiyUk bir yamlgidir. DUzgUn kullamrmyla ordu kelimesi, savas i~iyle ugrasanlarm toplumun kalamndan ayrilmasim ve siddet tekelinin bu profesyoneUer kUmesinde toplanmasrm anlatir. Uygarhk-oncesinin klan ve kabilelerinde ise, herkes silahhydr ve avlamrken, siiriileri giiderken, otlaklan beklerken, g~ ederken kendi baslarma buyruk baska topluluklarla her an eikabilecek eatismalara, oracikta kim varsa hep birlikte katilrnaya hazrrdi. Deyim yerindeyse, kabUenin tamarm _ordu::t He ozde$ oldugu iein, ordu yoktu. Aym sey biirokrasi i~in de gecerliydi : GO~, bans, saV8$, yabancilarm kandashga kabulU veya olduriilmesi gibi onemli kararlann ahnmasmdarf ibaret bir yonetime, [kapsarm aneak zamanla daralacak olan) buytik kurullar ieinde. herkes kanlmaktaydi, Kisacasi, topIum vardi, tnsanlar vardi, onlann tiretim faaliyeti ve bunun etrahnda bir orgiitlemneleri vardi, bellibir ekonomi (ve dolayisiyla ekonominin tarihi) yard); fakat irsi devamhhklarla Briilen bir hAkim smihn istikrarh iktidar ve siddet tekeliolarak devlet de, arhk srmflara aynlnus bir toplumu kandas demokrasiyle degiJ, bu devlet aracihgiyla yonetme sanati olarak slyaset de tamnnuyordu, Burada, Ekonomi'nin Siyaset'ten daha eskiligi ve daha uzun siireliligi karsmnaa cikmaktadrr. Uygarhga Slt;rayt$tan sonra iseekonomik hayat,' bir devletin hiinyesinde; sirf cografi bir mekan olarak degit, siyasitarihi bir birim olarak belli bir devlet tarafrndan belirlenmis bir platfortnda gelisiyor. Dolayisiyla, -kendinden oncekt iktisadi-toplwosal sUr~Jer tarafmdan bir kere ortaya CJkanlml$ bulunan- bir devletin veya devletler dizisinin ~er-;eveledigi toplwnlann iktisadi tarihini, bu devletin veya devletler dizisinin siyasi tarih(ler)inden sonra ve 0 siyasi tarihin kronolojisine uydurarak sunmak -her ne kadar ideal olan, iktisat ve siyaseti ile tek ve entegre bir tarih 80- latmak isede- bir nebze Mazur goriilebilir. Ama bunun iIYin de, sOzkonusu devletin veya devletler silsilesinin Uk ortsy. ~1Dfun kavramak, kritik halka olacaktir.

Bizim Ti1rkiye Tarihi projemizde bu kritik halka, birinci cildin Orta Asya-Osmanh arahgma denk dU$uyor. Bu asamamn canahci

34

iktisadi tarih problemi, kabile ve zaman zaman konfederasyonlar halinde orgUtlenmb;; devlet-oncesi TUrk toplumunun bagrmdaki hangi birikimlerin, (nasi I bir) devletin dogusunu hazrrledigun aeiklamaktir. Baslangreta bir yerde, «herseyin nasil ba~ladlAml»' gostermek, Umit Hassan ile paylesngnmz bir anla:yl~. Ustelik bu sekillems donemi, daba sonraki bir dizi sUrecin tohumlarim da iceriyor. Dclayrsiyla, birlikte inceledigimiz yuzyillarm iktisaditarih makalesini siyasi tarih makalesinin onune almarmz, TUrklerin tarihinin belli bash eksenlerini kusbakisr yakalamak amacma da hizmet etmektedir.

L 1. A'da iizerinde durdugumuz metodolojik yaklasirmn, gerek akademisyenlerin yetisme tarzi, gerekse genf~ kitleleri etkileyen okul kitaplari itibariyle TUrk tarihcili~ine pek az nufuz etmis 01- masi, bOyle bir aeiklamayr busbuttin gerekli luhyor.

35

I. 2. TIirklerin Tarihinde Temel Yanh,lar

Her yeni bilgi unsuru, insanhgm bilim dagarcigma, kendinden once varolan bazt bilgi unsurlarrmn yanlislanmasi veya heniiz bilinmeyen bir boslugun (ki bu da bir cesit yanhs demektir) doldurulmasi olarak katihr ve orada yerini ahr. Dogrular, ya da felsefi bakimdan daha dikkatli bir ifadeyle goreli dogrular, aneak yanhslads ya da goreli yanhslarla eanstmlarak, esash surette kavramp ozilmlenebilirler. Ttlrklerin tarihine adim attrgrrmzda, bir «yanhshkIar katalogu» He baslayip, bu tarih hakkmda kendi garil:;lerimizin her bir onermesini bu hatalarla zrthk ieinde ortaya koymak, iyice ka~lOllmaz oIuyor. Bu alanda 0 kadar eok safsata, en ciddi gorilnurniU doktora tezlerinden gilnlUk basmdaki ~izgi-roIDanJ.ara, ilkokul, orta ve lise kitaplanndan Ye$jl~am'm «tarihi ask ve macera» filmleIjne kadar, her giln binbir sekllde tekrarlamyor ki, popUler tarih kUltilrilrnilzde nelerin bilim-dis; oldugunu tek tek, a~lk~ belirtmeksizin, sadece dogrulan siralayrp g~ek, daba diizgiln bir tarib bilincinin yaraulmastna esash bir katkr yapamayacakttr. Ote yandan,. bu yanhslarm nerelerden kaynaklandljml g6stermek, Tilrk tarih~i1ilinin- filcri gelisimim ozetlemeyi gerektiriyor. A$altda isleyecelimiz belli bash tema'larla.ibu Ozet i~inde tam!$acqlz.

I. 2. A. Toplumumuzdald bilyilk ideolojik milcadelelerin ,U veya bu kanadmm tavirlarrm yansitan her tilrlil savm, toplumsal bilimlerio diger kollartndan daba eok, Tarih alamnda ve llk~g-Orta~g tarihimizde yoiunlqrnasmm sebebi nedir? Kanunca bunun ardmda, Tiirkiye'nin heniiz burjuva-demokratik devrimini tamamlamauuf bir il1~ olmasr yabyor.

Bati'da 17. - 19. yilzytllarm burjuva devrimleri, Orta~ja kaT!$1 amansiz bir rnilcadele actilar. I. l. A'da baska bir bajlamda belirttigimiz gibi, iktisat~ ve tariheiler kapitalizm-oneesi diizenin simfsal yaprsim, i~erdili sOmiirilyU, devletin feodal karakter ve zorbahltm, orgiltlil dinin 'aristokrasiden yana rolilnil oldukca net bir ~.~ ldlde sergilediler. Surjuvazi, «eski nizamsa iliskin garece bilimsel saptarnalarda bulundu. Sayle onermeler, feodalizmi ytkanbilyilk devrim dalgalannm yUkselifisuasmda ortaya atrldi ve asmhklan,

36

sonraki evrimci gelisme donemlerinde kismen diizelti1di. tngiltere' de, Fransa'da, hattl ltalya ve Almanya'da, kapitalizmin giic1eri He feodalizmin gii~leri arasmdaki pratik hesaplasma artik ~k gerilerde kaldigmdan, Bati, kapitalist ~agd~hpn istikrarh zaferl noktasmdan kendi kapitalizm-oncesine goreee serinkanh bir sekilde bakabilir hale geldi. 20. yiizytlda ise gerek fasizme ka~l ~etin mucadelenin kazammlan, gerekse UciincU Diinyanm ytikselisi, emperyaIistlikten kaynaklanan irker ve Avrupa-merkezci egilimleri Wrpillemistir.

Bugun, tarihin devrimlerle ilerlemedigi, her seyin kendiliginden ve tedricen gel~tigi. ya da kapitalizmin kategorilerinin ezelden beri mevcut oldugu gibi, burjuva ideolojisi kokenli carprtmelar Batt tarihciligine hila yansiyorsa da, onemli bir feodaUzmin yiiceltilmeai cereyam gorOlmiiyor. Ortacag diizeninin, simflann karsihkh yardimlasmasi ve tamamlayicihgma dayab bir organik uyum Alemini simgeledigi yolundaki g~~ ozlemcisi fikirler; her milletin tariheilertnln kendi kavmi Onciillerini yiiceltmeleri ve b6ylece «saf InSiliz» , «saf Fransiz», «saf Alman» kurumsal soykiitiiklerinin insasr: boyle her bir Ieodalizm-bneesi kabileset" asarnamn cengaverltk destanlarmdan tiiretilen lrki iistiinliik iddialan, vb., geli~m~ kapitalist Olkelerin ciddi tarihyazlOmdan biiyiik olCiide dislannnsnr. Kendilerini Marxist saysmIar veya saymasmIar, onde gelen Ingihz ve FranSlZ Ortacag tarlhcilerinin temel teorik onermeleri yerli yerindedir :

Karanhk Caglar'da Cermen kabile toplumunun dar bir asked aristokrasi He genis bir bagimh koylOler kitlesine ayrrsngrm, barbar kralhklanndan organize feodal devlete bu simflasma lle g~ldigini; manor ekonomisi eercevesinde kOyliilerin arn-urunane senyorlerin elkoydugunu, buna karsihk ilkel kollektivizmden kalma «kay komilnil» amlarmm ve davrams bicimlerinin lordlarm (beylerin) tahakkilmilne belli simrlamalar getirdigini, geleneklerin giiciiniln sOmUrii oranlanru uzun siireler boyunca gorece duragan ktld1tm1. aristokrasi He serfler arastndaki miicadelenin rant bieimlerlnin evriminde ilerici bir rol oynadrgim, koylii isyanlanmn feotlal toplumun aynlmaz bir pareasim olusturdugunu, aralarmdakt ikincil ce1i~melere karsm hikim 5101110 dim ve dindtsi kanatlannm bu isyanlara ka~ genellikle elele verdlgmi. .. iiC a~a~ bes yukan bilir ve soyler~ KralIarm «iybli~ine, «adillebine. «zafenlerihe habire kaba ve ~su ovguler duzmek ~yle dursun; basta kral, biittin fiyef (dirlik) sahipled srmfmdan «~te koyliiIerin belini btiken alcaklar bunlardi» diye sozetmek, hie olmazsa ba.zl Batr iiniversitelerinde. kcnferanserlarm shsrlrms esprisi olabHmektedir.

Bu eereevede, Bati'da bilim adamlan yillardir «mikro-tariheiltge» COk daba serbestce yonelebilmi~ler; dikkat edilirse, teorik so-

31

runlarla ilgilenmedikleri i!;in degil, bu sorunlarm en OnemliJeri ~ zijlmU~ oldugu iein, genis karsrlasnrmah cerceveler i~inde arkeolojik, antropolojik, etnolojik, ntifusbilimsel ve dilbilimsel verileri biraraya getirerek, iyi yorurnlenmis muazzam ampirik bilgi YIAmlarl olusturmuslardrr. Bugun Batt Orta~ag tarlheileri arasmdaki tarnsmalar, uzun vadede kapitalfzrne geCie dfnamigine gr'itarecek alan

meta ekonomisi canlamsmm kirsal kesimde mi, sehirlerde mi basladlgx, bu canlamsta kil~k ve orta boy pazar kasabalarmm rolunun ne oldugu, ne kadarmm «kendiligtnden» ve ne kadarmm «devletee zcrlanrms» bir gelismeyi ifade ettigi gibi,' .;:ok daha spesifik konulardadir ve sonuea ulasmak icin, ornegin her yore ve her yiizyilda koylU ekonomisi/senyor ekonomisi verimliliklerinin, YIlhk-

mevsirnlik-ayhk fiyat hareket\erlnl.n, tanrn ve zanaat iiretbni =:Q-

Uyetleri ve kar marjlarmm, tiearet hacimleri ve bilesimlertnln COk incelrnis nicel kestirimlerine basvurulmaktadir. Konumuz aeismdan bu tiir arastirmalarm iki ozelligi vardir : Birincisi, TUrk tariheiliainin skolastisizmi, hukuki formalizmi, kuru belgeciligi, tekdiizeligi ve gevsekliginin kat be kat ilerisindedirler; ikineisi, . giincel siyasi rnucadeleler duzleminden epey uzaktirlar. Demek ki, Yakm.;:ag tarihciIiginin dogrudan siyasi uzantr ve cagrl~ilmlarl cok daha canbyken, Tarihoncesi, tlkCaA ve Ortacag incelerneleri giderek «sal» bir bilimsel disiplin niteligine burunmus: ideolojilerden degilse bile siyasi konumlardan gorece tizerklik kazanarak kendi iesel devamhhgml teminat altma alabilmistir,

I. 2. B TIirkiye'de ise COk farkii bir durum sozkonusudur, clinkii toplumurnuz hali kendi Orta~agl ile, Ortecag kalmnsi siruf ve ziimrelerin ekonomik eikarlan. siyasi partileri, dusunsel savu-

o nulariyla cebellesiyor. Bu ttir butiin filkelerde oldugu gibi TIirkiye' de de Ozellikle Ortacag tarih~iligi, bliyiik bir siyasi ve ideolojik mueadelenin arenasidir. Farkh toplumsal kesimlerin, kendilerine ozgU . tarih teorileri aracrhgiyla birbirleriyle kapismalan, TUrkiye'nin fi-

kir hayatmm cok onemli bir parcasim meydana getirmektedir.

Osmanb lmperatorlugunun uzun yuzyillan boyunca bizde birieik tarih anlayrsr, ealtanatei-ummetei feodal tarih anlayt$lydl. BUtUn kapttalizm-oncesi dilzenlerin «aydlD:tlarl gibi Osmanh ulemasi de, dolrudan dolruya tmparatorlutun u1terl denilen hAkim SllUftne mensuptu, yani kederini saraym kaderinden koparmasl olanak· S1Z bir maqh gtirevliler grubuydu. Bunlann i~inden Irlkan vakanUvisler, .. Nizam-; ilem:tin korunmasmdan hafka gorUf tammiyorlardi. Ilerde deAinecegimiz ozgiil kosullarm. gOrece gii~lii bir merkeziyeti dogurduAu bir Ortacas toplumunda, bu smlf tutumu, her olaya yalmzca devlet aeisindan bakrnaya, tarihin bUtiinUnU hanedamn

38

yUceliAi ve mesruiyetmin Oykiisiine indirgemeye yol aeiyordu, Geni~ alanlarr yiizylliar boyunca yOneten biiyUk imparatorluklarm (MlSir, Cin, Bizans, Iren), diger kapitalizm-oncesi siyasi organizmalara luyasla daha kati, degismeye karsi daha direneli ideolojileri olusur. BOyle dii~i.insel ustyapilar, gorece aynnhlandIrllml~ kozmogonilerinin (evren semalarmm) merkezine, kendilerinin iistiinliiati ve benzersizligine cok kuvvetli bir Inaner yerlestirlp, bunu iman He payandalarlar. Orta~ag Tiirk devletinin, «Dasrtan-r Tarih-i il.l-i Osmansrnm da kumasi, dinsel dogmatizmden dokunmustu. Arh-iiriinUn plyasa-disr zor yoluyla ele g~irildigi uretim iliskilerinin kutsanmasmda tayin edici rolii din oynadigmdan, Osmanh vakaniivislerine gore Islam tarihi hakkmda Islamiyetin kendi yorumu gereekti ve meseleye baska tiirlii bakmak, d~iiniilemezdi bile. Ulemarun, tarihi akism sebep ve sonuclanm ilAhi kudrete atfetmeleri, iste bundandi. 1s1Ami ideoloji, cok-kavtmli imparatorlugun oyle bir dikey ve yatay yaprstmcrstydi ve Osmanh Tiirkleri Islam ki.iltiiriiyle Hylesine butunlesmislerdi ki, Tiirklerin lslamiyet-oncesi gecmist, Asyai kokenleri ve g~leri, kollektif hanzadan silinmisti, 19. ytizyihn ikinci yansmmAbdurrahman $eref ve Cevdet Pasa gibi yazarlan bile, son tahlilde biraz daha bilgili vakaniivislerdi: Modern diinyadaki olaylan, 16. yiizytl gelenekeiliginin nedensellik kahplanyla degerlendirmeyi surdurtiyorlardr. Milli tarih diye birsey hAIA· yoktu; TUrk toplumunuri kendi tarihini bilmek ihtiyaci, sirf Osmanh tarihi (= Osmanh padisahlanmn soyagaci) He karsilamyordu.

Tiirk tarihyazrcihgma, yontem aeismdan, en koyu dJni idealiz .. me dayandmlrms bir basit menkibeciligin: ieerikte, islam tarihinde bir «hahis» olarak Osmanh siilalesinin savunusunun hukmettig! 1800' lerde, emperyalist Bati'nm Oryantalizmi (~arkiyatC1hAl) ise «Eurocentrism» (Avrupa-merkezcilik) He esash surette maluldu, Bu yaklasim, «hasta adam» Tiirkiye He birlikte Tiirklerin tarihini de SHmurgelestirmeye yonelikti. Oryantalizm, bir butun olarak Islam tarihine bir «binbir gece masah» havasr ieinde baktyor; onu belli belirsiz bir nostaijinin konusu, egzotik (yabancil), olaganustu ve cagdl,l bir olay olarak gOriiyordu. Islamiyet oncesinde ve tslam tarihi i~inde Tilrklerin 6zel tarihi pek az biliniyordu. 20. yUZYll ba~l Oryantaltzminin bir dah durumundaki Tiirkolojiye gIlre, 11. yi.i.zYllda tslAm uygarhll a1uma girmelerinden once TUrkler, her tUrIii uygarhk bq,langIcm.dan yoksun, sadece saV~l ve YlklCl bir gii~ idiler. Bu fatihler, Baldat'i almalanndan sonra ortaya ~kan TOrk-ts· , lAm devletlerine, kendilerinden hiebtr fey katmarmslardi : 56zkonusu styasi kuruluslar, uygarhk namma gereeklestirdtklert he*yi, Iran-Islam gelenejine boreluydular. Bu kadar geri, tipik bayati faaUyeti bu denli yaJ:ma sa~bAmdan ibaret bir kavim, Osmanb Im-

39

paratorlugunu da, zaptettiS:i yerlerin Mtislilman olmayan nUfusundan yararlanarak ve bUttintiyle Bizans kurumlarim taklit yoluyla kurmus olmahydi, Ttirklerin Bizans Ile temas iincesinde mutlak bir gerilik ieinde buhmduklari fikri, bOyIece, Osmanh devIeti ve uygarhgmm Bizans'm halefi oldugu fikriyle iirtii~ilyordu. Dolayisiyla, 08- manh-oncesi Turk-Islam devletlerinden Osmanh'ya uzanan herhangi bir devambhk zinciri yok sayl1maktaydt. (1) Madern beIge elestlrisi anlayismden dahi yoksun bir hikayeci tarihcilik ve (2) Bizans He Klasik islam yamnda, Tiirklerin tarihinin kticildik kahsi, bu Oryantalizmin Osmanh tarihyazrcrhgr He payls!?hgl noktalardi, Dte yandan, Osman'm soyun_u dUnya b8kimi gibi gosteren saltanateiummetcl vakantivislige karsr Oryantalizm, dart yiizyd boyunca Batr'mn Osmanh yayilmacihgmm tehdidi altmda y~l~ almasmm intikarrnm, simdi .Batt hegemonyast doneminde, Tiirklerin Avrupa' dan stiriilmeye, hatta Anadolu'da dahi baskalarmca yanetnmeye rnustahak olduklari anlamma gelen, Zit bir teoriyle ahyordu .

.

I. 2. C. Feodal ve somurgeci tarih anlayislarma alternatif, materyalist (madded). bir tarihyazreihgmm baslangiclarmr, 19. yiizyihn artalarmdan itibaren zigzagh bir yUkseli~ gOsteren burjuva milliyet~liAimiz, aneak 20. yuzyihn ilk eeyregmde yaratti. 1904 Hkbaharmda yaymlanan «0-.; Tarz-i Siyaset» makalesiyle, «etnik unsur» kavrarmna daya~t bir TUrk mi11eti ve milli devleti fikrini ilk defa ortaya attlgl kabul edilen Yusuf Akcura, ornegin, Tiirklerin tarihine yeni bir bakism da babasiydr. Belli bir ek,onomik determinizmin (gerekirciligin) 19. ytizyl1da Batt tarfhciligtne nasil girdigini, yukanda 1. 1. A'da anlatrmstik, Akcura bu bilirnsel devrirne 1900- 1903 yillarmda Paris'teki og:rencili~i sirasmda yakmdan tamk 01- mustu. Bu ytizden a, eski tur tarthyaztcihgunn devammda «baglantilardan ve anlamdan yoksun» bir tarihten, i~inde tarihi faktarlerin zincirleme olusumunu gazlemenin'imkAnslz oldugu bir «olgular kolleksiyonu»na indirgenen «kuru ve cansiz» bir tarihten baska bir ~ey gormuyordu, Demokrat Akeura'ya gore, 1910'lara gelindigmde Osmanlr tarihyazlClhgl hala sadece bUytik adamlara, sultanlara, beyIere, pasalara yer verirken. tarihi gelisimin ekonomik ve toplumsal yonlerini tamamen ihmal ediyordu.

Daha gene} olarak Yusuf Akcura, tarihi gelismenln motoru olarak fikirleri ve ahlaki garen, ornegin 1789'un sadece ve dogrudan dogruya lB. yiizyll felsefesinden, 190B'in de Jon TUrk br~iir ve gazetelerinden dogdugunu sanan Osmanh aydmlannm idealizmine karsiydi. Kendisi, daha Fransa'da yazdlgJ ilk makalelerinde -h&~. yatim arasnran Franeois Georgean'un deyi$iyle-- «fikirlerin ve ide-

40

allerin ardmda, gizli maddi ve ekonomik gi1~lerin etkilerini kesfetmeye» cahsryordu: belki «diyalektik materyallzmden eok viilger rnateryalizme yakinsdi veya gereege «ekonomist» bi! tarzda yaklasiyordu, ama gene de, ekonomiye ve Marx's kay itsizhkl annd an oti.irti Osmanh aydmlanna catmaktan ve siyasetciler gibi tariheiler iein ' de materyalizmin idealizmden daha dogru oldugunu savunmaktan geri durmuyordu. Taribin mantrgim kesfetmeye eahsan --tirnegin Ibni Haldun, Vico, Herder, Guizot, Buckle, Hegel ve nihayet Marx' mki gibi- biiyiik teorilerin, gereekligi sistematize ederken belli bir earpitrnaya ugratsalar bile gerekli olduklanna inanan Akcura, 1905' te Kazan'da verdigt derslerde «bilim olarak Tarihin, insan neslinin ortak hareketlerine hiikmeden yasalan arasnrdigrm» belirtiyordu. Tarihciligin yardimci disiplinlerinin olusturdugu avadanllk, eolgular Ylgmmm ieinden egilimieri ve yasalari ceklp erkarmayr, hareket yoniinii saptamayi miimktm krlmahsydi.

Yusuf Akeura'mn Tiirk-Osmanh tarihinin ieerigiyle ilgili gorusleri, ilk olarak Paris'te 1903'te· sundugu mezuniyet tezinde ifade edilmistir, «Osmanh Sultanhgmm Kurumlarmm Tarihi Uzerine Bir Denemessinde Akeura, adigeeen kurumlarm hem TUrk, hem islam geleneklerini kapsayan ikili bir mirasm iirlin(i olduklarim glistermeye ~ah~ml~b. Akeura, TUrklerin ataerkillik.. toprakta ortak millkiyet, toplulugun sefi olan han 'm sahsmda eok biiyiik, ama gene de yasak ve ttire ile srmrlanrms bir iktidarm toplanmasi, bir aristokrasinin varhgi ... gibi, Orta Asya gocebe yasantisr Icm de edinilmis ozelliklerini, kendileriyle birlikte islam kiiltiir dairesine tasidiklan ve bunlarm izlerinin Osmanh 'ya kadar uzandrgi kamsmdaydi, islam hukuku He Turk geleneklerini aym dilzeye koymakla Akeura, bunlardan ilkinin mutlak karakterini inkar etmis ve. Islamiyeti Tiirkik halklarm tarlhindeki cesitli eksenlerden yalmzca bin durumuna indirgemis oluyordu. Bu yaklasim, eski Osmanh tarihyazlqhgmm dini idealizmine de, Islamlyet-oncesi bir Turk tarihini yok saymasma da ters dusmekteydi. Dahasi, Akeura'nm kavrarnlastrrmasi, Turk-Islam devletlerinin kurulmasi icin gerekli sartlarr (ataerkillik; bir aristokrasi; hanhk; yasak ve tore, yani bir kamu hukukunun goreneklerdeki baslangielarr) Tiirklerin kendi sosyo-ekonomik yapilarmm i<;inde buldugu olCiide, Oryantalizmin Tiirkler icin dl:;; etkileri basat sayan mekanik yorumunu da asiyordu. 19. yo.zYll Batt antropolojisi, Osmanh Imparatorlugu He Osta Asya arasmda bir baglannmn varhgim sezmis, ancak bunu sirf etoik diizeydeki bir devamhhk olarak alnus ve yer yer JrkCI onermelerle bezemisti~imdi ise Yusuf Akeura, etnik diizlemi terkedip sosyo-ekooomik temele inen bir devanthltk teorisinin kapisrm arahyordu.

41

I. 2. D. Bu ilk filizlerin uzerinde ~i~k aeabilecegi yeni siyasal, kurumsal, toplumsal ve dusunsel ortam, Milli Kurtulus Sava~l ve yeni TUrk devletinin kurulusu tarafmdan, gorece kdklii bir donusumle gereeklestirildlglnde, Akeura'da gordiigiimiiz ipuelaruu kapsamh cahsmalarla derinlestiren, Fuat KoprulU oldu. Tiirklerin tarihinin evrimsel biitilnlii~ntin ilk olgun kavrarnsim olsun, Osmanh devletinin kurulusu sorunsahmn bu biitUnlUgUn i~ine yerlestirilisini olsun, ona boreluyuz, -S/jzkonusu ~/jziimlerden ilkinin, bugUn hangi yoruma temel olusturdugu uzerinde, asagida I. 3'te; ikincisinin daba modern formiilasyonu iizerinde ise IV. Boliimde duracagiz. Arhk daba derin, daba tutarh, daba bilimsel bir tarih teorisine sabip oldugumuz ve TUrklerin toplumsal gelismelerini bu teorinin analiz araelanyla aeiklayabildigimiz iein, 1980'Ierde KoprulU' nun, Kemalist Devrimin dogru degerlendirilmesi, azgelismis Ulke milliyeteihginin anti-emperyalist ve anti-feodal atihm anlannda bellrginlesen ilerici /jziinUn kavranmasi, aym zemanda kaermlmas bkamsmm gortilmesi gibi kaygrlar etrafmda, yani sirf bir fikir tarihi perspektifi tcmde incelenmeye layrk oldugu dusunulebiltr. Ancak KoprUlU'nUn gorU$leri gUniimUzde bile okuyucuya Tilr~lerin tarih! bakkmda cok yanhs olmayan anlayislar verecek dUzeydedir ve bu nedenle, kendi tutarhhklan icinde tapluca bilinmelerinde bashba$108 yarar vardrr.

Milliyetci tartheiligimizln bilill-;1i bir temsilcisi olarak Fuat Koprulii, Oryantalist ve feodalist tezIere tepki ieinde arasnrmalarim Osmanh lmparatorlugunun kurulusu sorunsah Uzerinde yogunlastir- - mis: sirf «dortyUz cadirhk bir asiret» maddi temelinden «cihangirane bir devlet» eikarmyacagi, Bizans kurumlarmm taklit edilmesinin de boyle bir sicrayisa yeterli olamiyacagr hissi, onu, -;e~itli kademelerde tekrarlanan bir 'daba onceleri ne vardi. .. daba daba onceleri ne vardi?' sorgulamasi aracihgiyla, klanlarm baslangrci kadar gerilere dayanan bir eklemlenmenin bUtiin ugraklarim gozden geeirmeye sevketmistir. KoprUlU 'niin yaklasumnm pUf noktasi. Osrnanh tarfhinin «ancak umumi TUrk tarihinin cereevesi ieinde, yani sair Anadolu Beylikleri i1e beraber ve Anadolu Seleuklu tarihinin bir devanu gibi telAkki ve tetkik olunursa» anlQ$tlabileceAidir. Buradaki ilk yenilik, kritik halka olarak, 193D'larda hAll fazla biUnmeyen Anadolu Selcuklulannm ahnmasmda yatJ.yordu. ~nadolu SelCuklulartntn ve onlann ardmdaki BiiyUk Sel~klularm (ya da Iran Sel.;uklulannm) -sosyo-ekonomik biinyelerinin tUm hukuki ~ekil ve ifadelerini, vergi sistemlerini, teskilatlanm, devIet yapilarim, vb. kapsayan- «imme hukukus ise, deAi$mez farzedi1en bir tslAm «amme hukukusnun basit tekran deAildi. Bir kere, tslluniyetin kendi biinyesinde, «ilk patriyarkal devirsden baslayip, «M1Slr'

42

da, Suriye'de, Mezopotamya'da ... sadece bir i(igal ordusu mahiyettnde» kalan «-;olden gelen yan-barbar Arap fatihlerinin, devIet kurmak icin» buralardaki Sas€mi ve Bizans kururnlarrm «belki aynen birakmalarrsndan geeerek, bir tiirlii kabilesel karakterden kurtulamayan Emevi devIetinin baslatngi «nazart ortodoks sistematizasyon»un Abbasiler zamamnda clgunlasmasma ilerleyen, surekli bir evrim vardi. Ikincisi, ·Tiirklerin de lslamtyet dismda kendi .amme hukuku» edinimleri, yani uygarhga gecis ve devletlesme yoniindeki adimlari vardi, KoprUlU, Orta Asya TUrkleri ile Anadolu TUrk uygarhg; arasmdaki devamhhgi, TUrk goeebe kabile diizeninin --daba i1erde elestirecegimiz resmi «TUrk Tarih Tezisnin iddia ettiS.i gibi, M.O. 7000-5000 dolaylannda degil- lsa'dan sonraki yiizY1Uarda basgosteren biiyiik cografi yer degistirrneler boyunea uzanan ie evrimi ve sosyal farkhlasmasmda arar. «Goeebe hayatmm ieap ettirdigt cetin rnticadeleler» netieesinde bu kabileler arasmda belli bir asalet/tAbiyet hiyerarsisi dogarken, kurulan, dagilan ve tekrar kuruIan konfederasyonlarm basim, giderek daimilesen bir «askerl aristokrasi» eekmeye baslar. Boylece Tiirkler, M.S. lOOD dolaylarmda artrk kitlesel olarak girdikleri Klasik Islam diyarlarmda, iesel gelismelerini islamiyet sayesinde hrzlandrrarak ve bir TUrk-Islam sentezi olusturarak, «askeri aristokrasiye mustenit devletler» kurarlar. Ortacag MiislUman-Tiirk devletlerinde, Seriat'm yamsira, TUrk asken aristokrasisinin iistiin hakirniyetini yansitan Drfi _hukuk da varhgim koruyaeak, hattA kendi alarum genisletecektir. BUyiik Sel~kIu ve Anadolu Selcuklu devletlerine belirgin etnik karakterleririi veren yogun TUrkmen gocii. her biri kendi irsi reisine itaat eden asiretler (kabileler) ieinde tirgiitliidiir. Seleuklu soyunun basi, bu !il€f1er ziimresi ieinden, onlarm kabuIiiyle sivrilir; gorece ~itlikei eski geleneklerle bagh «bir bUyiik reisxin esitler arasmda ilk'1igini ~amadlgl siireee, hepsi iizerindeki metbulugunu korur, fakat kendisine «liIahsi olarak» bagh emir. prens ve atabeyleri atleyip, onlarm asiret kiimelerinin ie alamna dogrudan kansamaz. me yandan sultan, stirekli hareketlilik, dtizen-tammazhk ve yagmacihktan (devletin vergi teme1ini meydana getiren) yerlesik tanm ile ticaretin zarar gormesini tinlemek. merkezi devleti daha sajlam esaslara dayandirmak i~n, bqlangl¢:a destetine yaslandtjt «a,iret tesanUdUnU» lormak da zorundadJ.r. Sultanlar bunu, SAsAnt-Abbast yOnetim teertibesi ve usullerinin tqlYlCISl alan gii~lU lr.ant «memur aristokrasisi» ile ittifak kurup; kU¢lk parcelara b61dUkleri -kandq birirnleri ayrl ayrl Sahalara aktarmak, kabile efradim iskin ettirip ktiyliilere dtinu,tUrmek ve vergiye baglamak. kiiciik kii-;iik yerle,mebirimleririin vergi gelirlerini askeri hizmet yiikilmliilUjii kar,lhgInda tek tek sipahi'lere bagislamak, bt>ylece Oneeleri asiret kU-

43

melerine (irsi reislerinin sahsmda) toptan verilmts alan «biiyilk iktblan «kii~iik iktblara dl:lnii$tiiriirken asked simf mensuplanm da kabile seflerine baghhktan dogrudan dogruya sultana baghhga geeirmek gibi yollarla gerceklestirmeye cahsnlar. Aneak bu «siyasi ve idari tekamul», direnmeler, hatta ozellikle II. - 12. yiizylliarda sik sik isyanlarla karsilastrgmdan, iran'da «eskiden bed topraga baglanrms alan yerli halkm menfaatini de bozan» gti~ebeleri habire uzak uc'lara kaydirma yontemine de basvurdular. Bu cereevede, Malazgirt'ten sonra artan bir hizla KiiCiik Asya'ya sevkedilen «kesif ve devamh TUrk muhacereti», «diyar-i Rilm»un Turklesmesine yol aen, Devlet Insasr ile «asiret tesanUdti» arasmdaki cansma, boyIeee ikinci olarak Anadolu Seleuklularmda; 1240'lardaki Mogol istilasmdan sonra ise, iiCtincii olarak, Ban ve Kuzey Anadolu ue'larma surulen ve Konya'rnn zayrflayan denetiminden ozerklesen Tiirkmen kitlelerine dayamlarak kurulan beyliklerin bagnnda tekrarlandi, Sosyal yapt itibariyle bu yorelerde, (a) «kadmlari ve t;ocuklan da musellah» ve «devlet mefhumuna yabanci» olan «hudut asiretlerl» nin yarusrra, (b) asiretlerinden kopup bireysel olarak ganimet, hattil toprak pesinde kosan yigttlertn meydana getirdigi «gazi» veya «alp» teskilatlan, (c) koyler, kUcilk kasabalar, mUstahkem mevkiler, hatta ehudutlarm biraz gerisinde ... bazi buyukee sehirler», (d] «ut; beyliklerine merkez vazifesi» goren bu sonuncu yerlesme odaklarinda, «iran, MISlr ve Kmm Miisliiman merkezlerinden gelen medreselilerle, orta ve sarki Anadolu'dan gelen Seleuklu ve ilhanh biirokrasisi mensuplart»m «yavas yavas bir idare makinesi» kurmada kullanabilen otorite cekirdekleri. yani etraflarmda birer minyatiir divan He birlikte w; emirleri mevcuttu. Ba~ka bir deyisle, Bizans ile Ilhanh himayesindeki Anadolu Selcuklulari arasmdaki tampon bolgede, yeni devletlerin dogmasi it;in gerekli biltiin «maddi ve manevi kuvvetler» hazirdi. Osmanhlar, bu beylikler arasmdaki yansi, digerlerlnden farkh bir bilnyeleri oldugundan degil, cografi konumlarmm Ustiinliiklerinden OtUrii kazandrlar : Niifus ytgtlmasmm ve sav~l toplumsal karakterlerinin zorladlgl yayilmayi, giiriimiifii Dogu Roma'nm topraklanna karsi yiiriittiiler; cok erken bir tarihte Rumeli'ye atladtlar ve biitiin ue Wlgesinin asked aristokrasisini bu sayede ~evrelerinde birlestirerek, Timur darbesi karsisinda bile yitirmeyeeekleri esas iislerini Balkanlarda kurdular. «BUtUn bu izahaUar gosteriyor ki, Osmanh lmparatorlugu, banlarmm iddiasl gibi, 'ilk maglubiyette eadirlanm toplayrp geldiAi bozktrlara donen ve hAkimiyetinden hit;bir iz brrakmayan barbar g6cebelerin kurdugu ge~ici bir devIet' degildi.» Osmanh devleti, «Anadolu Selt;UkluIan saltanatmm idari ananelerine vAris olmus ve klsmen Tlhanhlarm ve Memliiklerin tesiri altmda kalmrs bir TUrk-tslam saltana-

44

nsydr. Dolayrsiyle onu «butun muesseseleriyle, siyasi ananeleriyle 'Bizans'm islamla~ml~ bir' devami' sayan gBru~ tarzmm yanhshgr da meydana t;I1tlDl~ oluyor.»

Fuat Koprulu'nun eserlerini, DTCF ya da Istanbul Oniversitesi Edebiyat Fakiiltesi gibi, profesyoneJ tanhel yetisttren akadernik ku-

• rumlarnmzm bugiinkii siradan urunlerinden ayirdeden ilk carpici 6zellik, iddiah tema'larr, yazarm gents bir kiiltiir birikiminden hareketle karftlqtarmab tarih sorunlarim ortaya atabilme cesareti ve yetenegidir. KoprulU, parea ile biitim arasmda dogru bir iliski kurulmasim savunur: Artlk «hicbir milli tarih'in, umumi tanh cereevest ieindeki tabii mevkiine sokulmadan tetkikine imksn olrnadi- 8:1» gibi, 0 «umuml tarih» de, Ban-disr halklari da kucaklayan «hakiki ve tam» bir sentez seklinl almak zorundadir, Bu cereeve ieinde islam tarihi, genel akism eok onemli bir bolumunu, ilkcatI Ortacaga baglayan belli bash cizgilerden birini olusturmahdir. Oryantalizmi ve Ttirkolojiyi geleneksel vakaniivislik havasmdan kurtarmak, :_Batt He Dogu OrtBt;aglart arasmda bir e~duzeyligin veya kar~1Ia~tlr11abi1irligin varhgim ima eden bir ifadeyle-- «Garp Ortazamali tarihi tetkiklerinde takip edUen yeni usul1erin Ortazaman TUrk ve islam tarihi tetkiklerinde de kullamlmasisna baghdrr. Bu, «daha fazla askeri ve diplomatik hadiselerle» veya dar filolojik, dar hukuki incelemelerle ugra~mak yerine, «islam kavimlerinin tarihi tekamUlu» iizerinde yogunla~maYl gerektirir. «Tarihi tekamlil»:

Teorisinin yukandaki ozetinden de gorulebilecegi gibi, bu, KoprulU'nUn geemise bakismm ozu ve Ttirklerin tarihine uyguladrgr ana fikirdir. «Tarih herseyden once degismenin bilimidir» diyen Marc Bloch gibt, Koprulu de «tarthcintn hedefisni, «herhangi bir cemiyetin muayyen bir zaman ve mekin it;indeki gidi~inin sebeplerini izah etrnek» olarak tammlar. Dolayisryla Koprulu. tarihciden, belli bir somutlugun eksiksiz betimlenmesiyle yetinmeyip sosyolojik soyutlamalara geemesint, hayatm karmakansik halde oniimiize koydugu tum olgular icil).(fen ebinleree ehemmiyetsfz.. feri, miikerrer hadiseler st atabilmesini talep eder. Maddenin her turlU hareketinin aerklanmasi cabasmda oldugu gibi, toplumsal geltsmenin izaln gO;:eVi de KoprUlii'nlin online, bir onemli/onemsiz, birincillikincil,

A(/dl, aymrnrmn nasil yapllabilecegi sorusunu getirir. Orneiin 05- 'manh tmparatorlugunun kurulusunu anlamak, «her seyden evvel onun dahili Amilleri9i tammasyi .zcrunlu kilar. KoprulU'ye gore, Basyal evrimin bu 1t;se1 ve birincil belirleyicileri, ekonomik kosullardrr. Oretici ,giit;ler ve iiretim iliskileri, ekonomik temel ve iistyapl gibi, daba kesinlikli analiz araelanm kulIanmasa da, KopriilU' nun kafasmda, toplum'un devlet'i belirlediai yolunda genel bir fi-

4S

kir vardir : Anadolu .Sel~klu devleti, 13. yiizyll Anadolu TUrk toplumunun «siyast bir ifadesbdir; «herhangi bir iktibas ve taklit imkim i~in de. muayyen birtakirn sartlarm vUcudu I AzImdlr» , cilnkU benzer rieticeler esas olarak «belirli zaruretlerin» veya «benzer sartlarm» yansimasi 01 abilir; ticaret ve sanayinin gelisme derecesi bilinmeden. sehir orgiitlenmesi incelenernez; ticaret ve sanayinin geIlsme diizeyini esas alan bir karsilasnrma ise, 13. - 14. yiizyll Anadolu sehirleri He Batr'mn ~agt Orta~ag sehirleri arasindaki benzerlikleri one ~Ikartr; nihayet, Osmanh «siyasl heyebinin «substructure»Unii [altyapi'siru] teskil eden esasi unsurlarer, Anadolu TUrk toplumunun tabakalarr, karsihkh konumlan, kuvvet ve zaaflari, araIarmdaki zrthk veya birlesme etkenleri olusturur. SIDifsal yapiya aym yoneli$, Koprulu'nun, Orta~ag TUrk toplumunun sOzkonusu katmanlanm biitiin azel hukuki garUntiilerinden anndmlrms «gOcebeler», «koyliiler», «~ehirliler» olarak sunmasmda; Osmanltlar dahil tum Turk-Islam devletlerini. birkae kere deAindigimiz gibi, «askeri aristokrasiye mustenit» saymasmda; Azeri mil1iyet~iliAi ve edebiyatmm 20. yUzytl baslarmdaki gelismesint, bu bolgede kapitalizmin ve bir burjuvazinin yiikselmesiyle aeiklemasmda: On Asya ve Anadolu mezhep ve tarikatlerinin her birini su veya bu simf teMeline dayandtrmak, iman bieirnlerinin sosyal miicadeledeki koklerine eAilmek istemesinde, tekrar tekrar kendtmgostermektedir.

Ozetlersek, en a~k sekliyle KoprUlu'nUn metoda iliskin sOyleminde garUliiyor ki, gene TUrk burjuvazisinin ideolojisi olarak mil- 1iyet~i1ilin Tarih alamnda heniiz itiei gii~ roliinil oynadigr donemin kazanclan. TUrk tarihinin feodalist ve somurgeci teorilerinin Ieerik itibariyle geriletilmesinin yamsira, materyalist nedensellik. smdsalIlk ve evrenselllk kavramlarmm belli ol~iilerde tarih~1iAimize girmesi olmustur,

I. 2. E. Bununla birlikte, Kemalist Devrimin yilkse1i$inin radikaI milliyeteiliginin, kendi dogasmdan gelen smrrhhklar ta,ldlglm ve esasen bu yUzden, kapitalizm-oncesi ideclojiler ilzerinde de kesin zafer kaaanamadigun unutmamahyu:.

Avrupa'ntn Osmanh hnparatorlugu iizerindeki fiili iistiinliigti He Bah tarih~iliiinin «ethnocentrism»inin elele gel~tiAi 17. - 19. yiizYl11ardan itibaren, 0 zamanki hAkim simflarmnzm bir bfililmii, direnmenin yolunu, Dogu'ya bas feodal degerlerle oriilmu~ bir geleneksel benllge daha stla sanlmakta ararmslar: ashnda birieik ¢zUm olan battmslZlqrnaYl, demokratiklesmeyi, evrensel bilim ve kiiltiirle cihazlanmayi toptan yadslml,lardl. Varhklartntn temeli olan pre-kapitalist iiretim i1~kileri topraktan kazlnmadt~a, bOyle kesimler, 0 yoldaki her burjuva-demokratik donil$iime ka~l bir sa-

46

vunma mekanizmasi olarak «eskisyi Ovmeyi ve_ Osmanh'mn t;oku~ilne hayrflanmayi sUrdUreceklerdi.

Ku~llrusuz bu, Kemalizmin tutumu degildi. Dogu Perineek'in «Kemalizm ve Devlet» bashkh ineelemesinde etrafhca gasterdigi gibi, Cumhuriyet devrimcilerintn Osmanh devleti konusuridaki gOrU$leri, giit;lU bir itirazm, kopusun ve isyamn ifadesidir. Kemalistler Osmanh toplumunu smifh bir toplum olarak tahlil ediyor ve Osmanh devletini de sultamn eevresindeki bir stmfm' hakimiyetinde sayryorlardi. Dabasr, simf t;eli~meleri bir p.ayU ~iddetli:ydi; en yetkili aglzlarda, 0 devletin mUstebit ve zalim karakteri heyecanh bir dille done done vurgulamyordu. Atatiirk'e gOre Osmanh devleti «milletin esareti uzerine» kurulmustu; «mutlakiyetci», «milstebib ve «zalimsdi; yOnetim- «keyfb ve «serseri» idi. «0 saraylar ve saraylarm etrafrm cevtren hainIer», asirlarca «milleti» gafiette birakmislar, «memleketi soymuslarsdi, «Debdebeleri iCin» gereken parayt «milletten sopa He» almislardi. «ButUn Anadolu'yu bastan basa harabe halinde» birakrmslardi. «Millet» uzun yiizytllar Osmanb yijnetimi sonucu «t;Ok belalar, cok felAketIer. cok eJemler gormii~»tii. Ataturk bugUn heykelleri, btistleri dikilmeye baslanan ve resmi doktrince kiilttirel-siyasal dayanaklar olarak benimsenen Osmanb sultanlart i~n ~k aAtr konusur : Onlardan «mecnunlar», ermisrifleu, «sefihler», «gAslplar», eserseriler» diye sOz eder. Onlar, ezuliim ve istibdat asirlarr» boyunca «milletin saltanatim gaspetmislersdir, Osmanh sarayi ve etrafr, «bir bastsn memleketi soyarlar, diger yandan mi1letten aldiklarr .askerle Viyana'yi, MISlT'J, Iran'i zabt iein fetihlere kalkarlardi, Oysa milletino fetihlerde hicbir milli amaei, vicdani arzusu ve menfaati yoktu.» Fetihler zararh maceralardi ve «milletimiz de bOyle fatihlerin arkasmdan serserilik etmi$»ti. AtatUrk'Un bu fikirleri, Yusuf Akeura'lar, Mahmut Esat Bozkurt'lar, Recep Peker'ler. Na$it Hakki Ulug'larda da yanktlanmaktaydi. TUrk Devriminin dii$iinurleri. dinin srmfsal-ideolojtk an ... larmm da gijrmu$ler ve ruhani zumre He feodalizm aresmdaki ba~ net bir sekilde ortaya koymuslardi, Eski t;aglarda hukiimdarlar, eata korkusu»nun yerine geeen «Allah ·korkusu:ma dayamyorlardi. AtatUrk, birey _ozgiirlUgunu tammayan devletin ideolojtsintn din 01- dugunu, «Biliyoruz ki, bir devletin temeli, tarmsalhk du$iincesine, tannsal iradeye dayandrkea, 0 devlette ber bak, Allahtn vekilinde ve Peygamberin halifesindedir; bireyin hekki sOzkonusu depldir»

_ sozleriyle sapnyor; «krallann ve padisahlarm istibdadma dinlerin dayanak oldugunu» belirtiyordu. TUrk Devriminin anderi, chakimi~ yetin, bu hiiktimdarlara Allah tarafmdan verllmts oldugu nazariyesinin, uydurulrnuss bulundugunu saylUyor; tslAmiyetin doAu$Unu ise, yakm zamanda gUDlflgma C1kan elyazmalannda, tamamen din-

47

dl:;;l bir yaklasimla inceliyordu. 26 Ka~lm 1934 tarihli «Efendi, Bey, Pasa gibi Lakap ve Unvanlann .Kaldmldrgma Dair Kanunsun Ge-. rekce'si tiirtinden bazr hukuki metinlerde de, Turklerm bir zaman.lar smrfsiz bir toplum olusturduklarr ve aneak Ortacagda simflara ayrildiklan yolunda, gorece dogru anlayislar dile getirilmekteydL TUrk Devrirninin siyasi onderligtntn saltanata, hilafete, fetih~ilige ve dini idealizme karst bu tezleri, aynntIdaki amatorluk veya asmhklarr ne olursa olsun, Koprulu gibi profesyonel tariheilerm daba titiz, daha bilimsel analjzleri iein uygun atmosferi yarahyordu. Gene 1930'larm ilk lise Tanb kitaplarmda, On Asya Ortacag1 «islamTurk feodaIitesi», «Seleuklu feodalitesi» ve «Osmanh feodalitesi» gibi terimlerle degerlendirihyor ve ancak bundan sonra, ikinci asamada, Avrupa feo'dalizminden farklan islenlyor: anti-feodal yonelimler He evrenselci teorik yonelimler bOylece yanyana geliyordu.

Ote yandan 0 TUrk Devrimi de, eninde sonunda cihz bir milli burjuvaaiye idayandigi iein, gelecege her zaman coskun bir ees4-_ retle bakarmyor, en atilgan anlarmda dahi tutuculugun koltuk degnegini rafa kaldirarmyordu. KOprulu 'nunki' gibi bir sosyaUzm (veya sosyo-ekonomik tarlhcllik); bir adim daha atip Tarihi Materyalizmin yaplt~lanm devrahr ve onlara basa basa, kendi ufk.unu aym diyalektik kavraYl:;; ve evrenseleilik kertesine yilkseltirse, zaten artik milliyetPlikten kaynaklanmaktan cikar: oysa OZ varlljt somiiriiye dayah hlcbir simf, tarihe ve toplurita simfsal bir yaklp.{llml sonuna kadar gotiiremez ve kendi «miUi Clkar»larmm dar ufk.unu biitiiniiyle 8f8-ID8Z,

Bu genel kisitm yamsira, ·TIirkiye burjuvazisinin dunya gorii'{Iii, ozgiil tiiriimiinden gelen bazi zaaf1arla da damgalanmisn. Yeryiiziiniin diger geri bOlgelerinde, azgelismlslik ve bagimhhk zemininde basgosteren biitiin gecikmis uluslasma sureclerlne eslik eden dii~nce akunlan gibi, TUrk milliyetciligi de Batt kapitalizmi/emperyalizmi ile esas olarak cat~maktaydl, 'Ama birbirleriyle mucadele eden zrtlar da icice gecer ve birbirlerini etkilerler. Taner Timur'un hanrlatngr gibi, 19, yUzytlda Ban, Osmanh toplumunun hemen bilJiin -gii~leri tizerinde, sadece ekonomik ve siyasi bir iistiinluge degll, aym zamanda ideoloji:k ve kiiltiirel bir hegemonyaya sahipti. Bu baski, TUrk inilliyeiCiliginin teonk kaynaklan balommdan da geeerllydi. 19. yilzytl antropolojisindeki irkei damardan esinlenen Bah Tiirkolojisi,Orta Asya Tiirklerine «yijnetici milleb, «asker millets, «ordu-milleb gibi karakteristikler yUklemi,; bunlari tarihch:;;t bir +arzda kahplastmp, degtsmez bir etnik tabiat icinde gizemlile:;;tirmi, ve Osmanh devletinin ki:;;iliginde ~Adq Ttirklere yanslhin,h.

48

19. yiizyll TUrk milliyeb;iligi, karmasik bir gelisme ieinde bu etiketleri klsmen benimsedi ve yeni dogan uIusa bi~tigi kimlige katti. Bu resepsiyonu miimkUn kilan i~ kosullar sunlardi : Yukanda, 1. 2. B'de isaret ettigimiz gibi, Osmanhlar biiyUk bir kapitalizm-oncesi imparatorluk idiler; bu yiizden, dfulyanm giderek sOmUrgel~· tiriJen alanlannda yasayan bireok baska balta byasla, giit;lii bir devlet gelenekleri ve devIet ideolojileri vardi. Tilrkler -ber ne kadar bu gert;egin UstU .Jslim kiiltUr dairesi» etkileriyle uzun sUre OrtUlmii~ de olsa- bu imparetorhagun hAkim etnik unsuruydular. Aneak kapitalizm, imparatorlugun Tiirk ve Miisliiman olmayao halklari arasmda daha Ooce ueverdi ve dolayisryla onlana. burjuva milliyett;iligi, Osmanh devletine kar~l ayaklanma, onun yenilgisi i¢n eahsma, ondan ayrilma bieimine bUrUndU. Bu yandeki hamleler bir yandan, imparatorlugun etnik yapismda bir dizi basltlesmeyi dogurdu, yani Tiirklerin yooetici konumunu netlestirdt, Oiter yandan bizim miHiyetcilipmiz, diger milliyeteiliklerden soma, onlarm ortaya ~lkml~ olmasrmn ,ekillendirditi bir ortamda gelismek zorunda kaldi. TUrkler, «Avrupa'nm hasta adarmsmn mazlum milletine donU~Urken, feodal bir imparatorluk icinde baska milletleri y6net· meyi ve basmda bulunduklan bu ~itsb: yaplYl Batt sOmiirgeciligi~ nin siyasi ve askeri saldmsma kalll savunmayt, bir donem sUrdiir· diller. lster istemez bu, Osmanh devletinl parealenmaktan korumaya caba sarfetmek anlamma da geidi. $u veya bu lSl~de geltsen bir cevre kapitalizmi temelinde, genel olarak milliyetcilik ~ajlna bir kere girildikten, yani baskaldmp bagrmsizhk isteyen milletlere kar~l klasik feodal Osmanh enizam-i Alem» ideolojisiyle direnmek Im- - kAnslzl~tlktan sonra, TUrk milliyetciliA:i ~aha imparatorlugu yasatma gerevinden vazget;emediA:i~ada- yeni «6stUoliik» gerek~elerine ihtiy8C duydu ve bunlan BaWda imal edilmi, teorilerden odiinC aldi,

Heniiz Osmanh Imparatorlugunun bagrmdaki TilrkcUIUk ve hattA onun garece ge~ donem tUrU olao tttihat~l Tiirk~liiiU, bu 1~ keleri daba belirgin bir bi~imde tasrmaktaydi : Osmanh devletinin oimadllJ bir dunyayt dii~iineiniyor, dolaywyla «devletimizin bekaSl» saplantrsim kaldmp atannyor, cumhuriyete! bir demokrathge ulasamiyor, kAh «ittihad-r anasir» formUllerinden ve k8h Pan-Ttirkizmden medet umuyor, sonuncu iilkU dogrultusunda Alman emperyalizmine llet o1abiliyordu. Milliyetciliiin bu yOnleri, 0 losltlaYICl imparatorluk perspektifini toptan det~tirmekle Osmanhbktan ve Osmanhethktan esash bir aynhfl simgeleyen, Kemalizmin 1930'lano baslarma kadarki ilk dOneminde. oldukea torpiilendi; Yeni devlet, Misak·l Milll tarahndan, Anadolu ve Ootu Trakya ile suurIan·

49'

di: bizzat Mustafa Kemal TuranClJI&1 mahkQin etti; TUrk Ocaklan~ , nm cdl' Tiirkler» ile ilgilenmesi yasaklandl. Onceki aayfalarda Perin-;ek'ten aktardljtmlZ, esash surette devlet diiplBlU liberalizm de bu ytltarda serpildi ve gtirece anti-Osmanhct bir profesyonel' tarih-;iIilin lSniinii acu. Ne vat ki TUrk milliyet-;ilili. bu Kemallst bi-;iminde dahi, doAufunu ~evreleyen i-; ve d1f 1fofuIlarm kamburundan biitOnoyle kurtulamadi, Sir kere Atatork, ·Kurtul\l.f SaV8fmda istUAclya ka,",l en geni, kesimleri seferber edebilmek ve Osmanh yonetim mirasmm yararlamlabilecek biitOn kadrolanru tirgiitleyebUmek i-;in, kendi ibtilalci programtnl sakh tutup, yerine gOre cdevleti kurtarmab sloganma da basvurdu, tkincisi, 6zelHkle sOmilrgecHile ve sOmiirgeci tarlh teorilerine karsr, Torklerin Anadolu toPw raklannda kendi kendilerini yepyeni bir tarzda y6netebilecek aiyasi olgunluja sahip olduklanru gtisterme ihtiyacl, tarihin derinliklerinden Belen 6zel bir yeteneklerinin varhjllll ispatlama yOniinde ek dortiUer yarath; 'O-;Unciiso. eski Tiir~liik bu yeni araYlflan i~en i-;e etkilemeye devam etti; tar~i kokenlerin arastmlmasuu salt etnile kesintisizlik peeinde kosmaya iodirgeyici bir rol oynacb. «Sir insan-'6tdulo zaman gotUrtHUp gOmiiltir; ama bir devrim meydana geldi~nde b6yle olmaz. Eski toplum 51diilU zaman, onun cesedini tabuta koyup mezara gomemezsiniz. 0, bizim aranuzda ayrttllp da~lllr; ceset -;Uriir ve bui zehirler.» (Lenin) Yeni TUrk devletinin bu noktadaki problemi, Osmanh'dan yeteriace kopamamub. Bu, Cumhuriyet ideolojisinin daha saf bir radikalizm otmasmr 6nleyen bir yandi.

/ S&nUrgeci Batl ile imparatorluk-;u yerli hakim simflerdan devrahnmis zihni_ yapllarm ektiji devleteillk, UstOnltik iddialarr ve uk-;tltk tohumJan, Kemalist Cutnhuriyetin milli-gururuna Ozel bir tekilde yansidi, Osmanb'yakar'l devrim yaplhrken, Osmanb elbette bu yeni milU Illrurun maleemesi olarak kullemlemasdr; tam tersine, yukanda anlatujumz gibi, 0 s1l'8da gile1ii bir O:mumll dtifmanhp rfizg&rt esiyordu ve eamek zonmdaydl. DolaytSlyla TQrk Devriminin 6nderleri, kendi devletlerine. Tiirklerin Osmanh-6ncesi,

_ battl tslamiyet-6nces1 tarihlerinde. Orta Asya baf;langl-;1annda dayanakJar aradtlar. Burada Uti ~lifmeli y6n birbirine kantb. Sir Y.andan, ~ aydmlann kendi zamanlannm serflerini kurtarmaya t;allftrklan 19. yOzytl Almanyasmm bUl tarib-;ilerinin, iilkelerinin feodal 8f8JD8SlIll atlaytp daba gerUere d6nerek Cermen barbarhil yticeltmeleri, T6ton kabile demokrasisinin ilkel efitlilinde kendi demokrathklarma bir temel bulmaya ~lfJDalan gibi, Kemalistler de Tilrk kabile demokrasisini yer yer modern cumhuriyetin bir habercisi olarak aldllar ki bu, bir baloma gerilikle GvOnnlek demekti. Diler yand-an, 0 kabilesel dilzlemde. ilkel demokrali kavranuyla

50,

bagdasmasi clanaksiz bir «devlet gelenegi» kesfetmeye kalkrstilar.

Ashnda Cumhuriyet devrimcileri, simf, devlet ve millet kavramlarmm tarihi birer kategori oldugunu genel planda kabul ediyor; ozellikle devletin il;erdigi kuvvet unsurunu ve bireyler uzertnde bir basloyl ifade ettigini sapnyorlardi. Bununla birlikte, TUrk tarihine gelince, Bati'mn radikal burjuva felsefe.siyle paylasnklari bu genel teoriden bUtiinUyle aynlma kertesinde, ozgtillUk savlanna yer verdiler : Devletin ve t'nilletin varhgm; miimkun oldugu kadar uzak ge .. misten (millet acismdan, kapttalizm-oncesl, hatta feodalizmoncesi donemlerden: dex_let acrsmdan ise, birakahm millet-oneesi toplumlarr, suuflara bOlii));rp.enin olgunlasmasmdan Onceki asamalardan) baslatarak tutarslZltA:a--dO~tiUer. Ataturk, TIirklerin eok eskilerdeki kurultaylarda «devlet [a.b.e. - HB] reislerini seemeleriyle demokrasi fikrine ne kadar bagit olduklanm» g6sterdiklerini. padisahlarm «bu usulden ayrllarak mOstebit olduklarmi» dep$ik yerlerde a~lk~a belirtir; «ruhen demokrat dogan biricik mUlet [,tekrar a.b .... ], TIirkler»dir der ve «lrsi 8St1zadelik yok»lujunu buna kamt sayar. Gene Ataturk, «bUtOn dilnya tarlhinin bir istisnUl olarak, TOrk tarihinde ordu Ondi bir rol oynar» gOriifiindedir. O'na gOre. «~k derin mazilerde dahb Ttirklerin devletleri varch; bizim, GOkturk kabile konfederuyonu diyeceQ;imiz organizma, «muazzam bir TIirkiye Devletb idi ve bundan lOnra da Orta Asya'da Tilrkler, «devlet Qstiine devleb kurmUOIardl. BOylece Tiirk tarihinin IsI8miyettincesi «devlet.leri bir 6zprlOk ~att olarak niteleniyor; but metinlerde «sultanlar. halifeler.tn yamstra «~k uzun yOzytUar hanJar, hakanlar.m cia cmillebi ezdijine dejinilmekle birlikte, Orta Asya kabile demokrasiline OvgOler daha ~k vurgulamyordu, Ham Kemalistler. Ylkbklari Ort~ devletinin ve cepbeden savas ilAn ettikleri talAmi ideolojinin. bozkmn aske.,t demokrasisine ve srmfBIZ toplumlarm ideoloji-tincesi dUfilnce yaplSltla gOre bir lIerlemeyi ifade ettijini berrak bir oekilde saptayamtyor. ~tu zaman dikkatsiz formOllerle tenine bir kant)'! ~lendiriyorlardt.

19201erde _bu, henilZ tarihin Jakobence bir ~,hlm8Slydl: keZ8, Orta Aly.'da «devlet dstilne devlet~ kurm~uk iddialan cia ilk bqlarda anti-emperyalist ve anti·feodal endifelerden kaynaldaruyor, -bizatihl dev1etin deIil 0 «devlebleri kuran teplumun yOceltil· mesini am~byotdu. Bununla beraber, «biz bizehenzeriucilik, devlet kuruculukl. 'bOburlenme ve bqka halklara ilstOnlilk taslama ejilimleri, bu fikirlerle Tiirk milllye~i tarib~liAine bit kere girmi$ti. Irk~bjm her YeNe - tlrm.atu$a ge¢iji, NazileriIi _ «Hititlerin Cermenlitb safsatuma Kurt Bittel gibi biiyi,lk Allmlerin: bile uydugu, Ma· car ar",t:lrmac1lanmn ise Si1merlerle kendi milletlerinin akrabahAim savundutu, fOVenizm bqlan~n Sovyetler BirliA:i'nde bile

51

Lavoisier kanununun admm Lomonosov kanunu olarak degi~tirilmek istenmesine yol ac;tt~ 1930'larda, sozkonusu zaaflar resmt «Tilrk 'I'arih Tezisne bUyiiyerek aktarildi. «TUrklerin diinya tarihindeki rollerini suurlu veya suursueolarak ltii~lten», onlan «Sari Irka mensup ... ve Avrupa zihniyetine gore ikinci... nevi bir insan tipb g6steren Bah tarihC;iliJine reaksiyonun sekillendirdigi bu «Teui Alet tnan ~oyle anlabyor: «TUrk cocugu.,; yakm bir tarihte g~ etmis olmakla bu vatanm hakiki sahibi olamaz. Bu fikir tarihen, Hmen yanhstir. TUrk brakiselal trki Anadolu'da ilk devlet kuran bir milIettir. Bu rrkm kUltiir yurdu ilk zamanlarda, iklimi mtisait olan Orta Asya'da idi. Iklim tabii sartlar dahilinde degi,ti. T~l cilfl1am~yt bulan, ziraat hayatma erlsen, madenlerden istiladeyi ke~feden bu halk kUtlesi, goC; etmeye mecbur kaldi. Orta Asya'dan .sarka, cenuba, garpte Hazar Denizinin simal ve cenubuna olmak Uzere yaytldl. Gittikleri yerlere. yer lestiler, kUltUr Ierini oralarda kurdular. B8Z1 mmttkaiarda otokton oldular, bazilarmda otokton olan diAer bir Irk ile kansnlar. Avrupa'da tesadUf ettikleri irk tipi dolikoselal idi. Irak, Anadolu, MIslr, Ege medeniyetJeriniR ilk kuruculan Orta Asyah brakisefal rrkin mUmessilleridir. Biz bugiinkU Tilrkler de onlann eocuklanyis. lste AtatUrk'Un tarih tezi kisaca bOyle hUlasa edilebilir.»

Bu satirlarm Cin, SUmer. Akat, EHim, MlSlT, Asur, Hitit, Aka ve Girit uygarhklarmm TUrkler tarafmdan kuruldugu, en azmdan onlardan kuvvetle etkllendigt yolundaki imasl. 0 yillarm buttm diAer 6nemli programatik metinlerinde aeik ve ayrmnh bir bicimde savunulmus, Milli E~tim Bakanhp aracihgiyla ilkoAretim ve orta- 6jretim kitaplarma kuvvetle hakim olmustur: gunumuzde bile, ilkokuldan liseye ~khk~a yumusatrlan, tevil edilmeye ~all~lan bir tarzda cia olsa sUrOyor. Kendi zamamnda bu .Tarih Tezh, bizden olduklan kabul edilmek suretiyle sahip ~lkllacak mirastn kapsamina hemen bilti.in insanh~ katarak ve tslimiyet-oncesi He devamhbk boyutunu hattl qUI derecede vurgulayarak, Tiirklerin tarihinin laikle~irilmesi ve diinya tarihiyle daba lazla btitunlesmesine yardunel olmustu. «TUrklUtun» Anadolu topragmdan lI~lurml\l her seyi tWcaklayacak lfekilde genlslettlmestnl ic;eren bu humanist tarah, ~ajlCia deAtn-eceiimiz gibi, bugUn gerici tarih~i1i1in ana akimmm saldulSl altmdadir. Ne yaztk ki «TUrk Tarih Tezb, kendini «Tilrk- 1s1lm sentezcisb diye tamtan 0 daha Ortac;agCl cereyan karsismdaki ~lm.az gerileyislne, ~t1i bic;imlerde canek tutuyor. Birind olarak, .Tarih Tezbnin, onu ~rUtmek isteyen herhangi bir muhalifin kolaybkla asilablleceg! Z8ytf halkalarl vardir : Bu «Tez», «killtiin ve «uygarhb kawamlanru birbirine karistmycr; bu yi.izden, M.O. 7000-5000 ytllannda Orta Asya'da yiiksek bir «uygarbb

S2

ve hemen ardmdan «uygarbk !aflytClSl» Tiirkik bir ~ varsaytyor; Mylece uygarhlIn. -bilyUk oehir vldilerindeki dotal sulamah tanmm yaratbAI g6reee yUksek arn-nrnn, yerletlik zanaatler ve meta iiretimi temelinde- Mezopotamya, Munr, ein ve Hindistan'daki gereek doguslarim, birka~ bin yll geriye ve antlan kOfUllann heniiz gerceklesmedigi bir colrafyaya t&flyor; ister Hititler gibj karadan (Kafkasya'dan 1) geldikleri samlsm, ister Frigler gibi Deniz Kavimleri arasmda yer alsm, Anadolu'nun tlk~8A; halklanm «Orta Asya k6kenlb, giderek kurduklarl uygarhklan da Anadolu'ya ~leri 6ncesinde mevcut ve «Ti,trklere ait» gOsteriyor. «Tiirk Tarih Tezb, M.S. 1000 dolaylannda" belirglnlesen 8S1l Tiirk ~erinin Anadolu'ya ulasmasun cAnayurtta [= Orta Asya'da] kalmJ, olan Tiirklerin ikinci dalgasi» pbi ~hklar altmda deA;erlendirmeye ulrasirken, bu ~be diizenlerinin gelifme dQzeyini de olduk~ abarhyor ve yerlefik islAm uygarbklannl ~Oyor. 19301.nn resmI «Tarih Tezbnin en 6nemli hatAsl, (a) tslAmlyete ~in TO.rkler ~'smdan btr gerileme ve yozlafmaYl delil, bir S1~amaYl, evrimin hulanmasmi ifade ettiji; (b) cTUrk»adtyla antlan olduk~a kUlflk kavimler topluJuA:unun pre-ckapltallst SOIy.1 6rgiitlenmeslnin, BOyUk Seleuklu ve' Anadolu Sel~klu halka1armdan da ~k, ()smanb lmparatorluAunulf~ 16. yOzyumda ea yilbek noktasma erittiii ... pr~Aini -ltavrayam8JD8SUlda yanyor. «Kemalistlerin ... Otmanh devletinin feodalizme Sl~ramarun (dola)'lSlyla 6zel millkiyetin gellfmesiol; Din) b8{l1W t;ektiji gen~ d6nemindeki ileri rolilniln farkmda oldukIarmi g6steren a~klamalar»l, Perineek, dojru bir yorumla tAU saymaktadir. Aneak i~riAe ili$kin bu noktalann 6tesinde «TOrk Tarih Tezi», ikinci olarak, kafatul 61~mleriyle dahl destekl.enmek istenen, on bin ytl gerilere kadar izlenebilecek ldd devamllbk ve G8- tilnlOk, Iddiasiyla, anti-rasyonalist eAilimleri kOrO.klemit; bllimle baAd8tlll1ayan demagojik, dalkavuk~ Oslllplara belli biZ. al,.kw.k alam aermsnr, TUrk milliye~ililinin baAnnda gizlenen tr~ damar, bu d6nemin «Giine~-Di1 Teorisbnde ve «Dil Devrimbnin .~

. Tiirk~nin Orta Asya Ieheelerine dOnil, yoluyla olUfturulabUecegine dair yamlgtlarmda da yiizeye ~kar. «Tarih Tezbnin: 19201erdeki ifadelerden birkae adim daha ileriye vardtrdll1 ilatiln1:Qk, devlet kuruculuk, lrki devamhhk b6bOrlenmeleri, demin de aOylediiirniz gibi, 20; yOzYllm sonlannda da:hi ilk ve orta okullardan popiiler tarih kOltiirOmilzUn en kU~k yatlta edinilen katmanlannb SlZmaktadir.

Bununla heraber, «her '$eyimizin orijinalliAi» safsataslDa dolru ~gaIma potansiye1i t&flyan hattlann, 1930'larda Kemalizmin resrni doktriniyle smirh kalmadtguu belirtmeJiyiz. «TO.rk Tarih Tezbnin amatorce yakisnrmalarma byasla ~k daba billmsel olan ve

. S3

Cumhuriyet ideolojisinin gereek izdii,iimiinii meydana getiren K6p. riilii tarih~iliginin. Orta Asya TUrk kiiltiiriinii ba'dan binlerce )'11 once biiyUk, yerlesik, diizenli siyasi yapllardan olusan bir «mede· niyet» bi~iminde tarumlamaya olsun, M.O. 7QOO;.SOOO dolaylanndaki berhangi bir TUrkik, «uygarhk Ul41ytClSl» ~ hipotezine olsun, bilinen Antik siyasi toplumlann «Tiirklii!l;ii» hakkmdaki somut tinermelere olsun yer vermedigint, yukanda kaydetmittik. Fuat K6pIiltii, Ansdolu'ya gelen TUrkmen kabilelerinin «devlet mefhumuna yabancI olan afiret nfzarm haricinde hi~bir i~timai nizam tanunacbktarim» saptamakla da tarihi ge~lde birl~; kabile efradmm yitirilen hiirliigune duyduj:u oostaljik sempati bir yana, gereItTiirkIerin islam kiiltiir dairesine girmelenni, gerekse' TUrk-islAm devletlerinin «~iret tesaniidii»nii lctrmaya yonelik, sonraki gayretlerini, b'ir «siyasi ve idari tekAmiil::. olarak nitelerm.tir. «TUrk-tsllm sentezi» dU,Uncesi, KoprOlii'de, Ziya Gtikalp'in cT\1rklqmek, islAmlasmak, MU8Sll'l~» sloganmda olduju gibi, se1ecep yaneUk bir hedef, bir Olkti gliriiniimiine biiriiniip ideolojiletmemekte; yqanm~ ve a,llm1f bir olgunun adim, Sel~klu ve Osmanh devletlet:inin bazl ,eyleri Tiirklerden, bazl teyleriKlasik: Isllm'dan a~ olduldaruun

ozetini simgelemektedir. .

Terazinin olumsuzluklar k,efesinde ise K6priUii, apa~k esk:i Tiirklerin «devlet»leri demese de, carnme hukuku» terimine ikide btrbasvurmak yoluyla bOyle bir imida bulunmaktan gert durmaz:

TUm uygarhgm Orta Asya kokenliliA:i resmi «Tez»ine, «dahs protoistorik devirlerde besertyetin ilk siyui te~ekkiil kadrolanm yaratmak suretiyle Amme hukukunun V8zll olduklari etendoloji tetkikleriyle anlasilan TUrkler ... » gibi, hangi kronolojik zamana atifta - bulundugu muhtemelen kasten belirsiz brrakilan ciimlelerle, dolambach ve her yana eekilebilecek bazr tAviz]er verir; i$. lsa'dan sonraki yUzylllann. TiirkliiAii/Tiirkmenli!l;i gercekten belirlenebilen kabile'sel kiimelefJDelerine geJdij:i:nde ise, gi:i~be otlak~hgm belki de bun-

- lann «esasi karaktervini olusturmadigr, tslAmiyet-oncesf Tiirkler arasmda c:6nemli» (fakat boyutlarr asIa kesinlestirilmeyen !) miktarda yerlesik unsurlarm da bulundugu, aynca g~er-konarh!l:m c: bazi ileri fekiUerinin, ekincilikten daba yuksek bir i~imai tekamiil merhalesi oldugunun, ,U son yillarda birtakim slimIer tarafmdan kuvvetle rniidafaa olundugu», doleyisiyla «daha eski zamanlardah ben te,kilit~lhkla ve dev]et kurueulukla [a.b.c, - HB] tamnrms oIan» bu «fitih ve istilaci ath g~ebeler»den bazrlarmm (kesin anlami gene dile getirilmeyen) bir «ilerielik diizeyini y~l~ olabileceg! toriinden abartmalan, Orta-On Asya TUrk toplurnunun putperest, gO~be. uygarhk.-oneesi mahiyetinin nesnel anlatunlan i~ine serpistirmekten kendini alamaz. Gtlrelidogrulardan bOyle geri kaymaIarl.

kolaylatbrat\ bir etken, KOprUIU'nUn SOtkOnu8U TUrk kabile toplumunu betimlemls ama genel bir insanhk: cWnemi olarak teoriletfumemls olmasldlr. Bir kar~1l1 .. nrma yapacaksak, Engels, Ornetin, kendini duygusal baklmdan berhangi bir kavimle ,00det1eftirmeyen bir baJa, a~slyla. sal kandqhgm ve .mlfslzbjm bir ~de ~ldiltn. bir sefler aristokrasisinin belirdiAi, yatma sav~ltlmm bafbbaolna bir «endiistrb halini alcbAt, heIiiiz ltabile menauplannm tamarmmn silih tllfldlA:1 ama reisler etrafmda de ~ka kabilelerden kanbaA:ml !J&,Up gelenlerden- bzel maiyetlerin topiandtAt ara- ... - mayz «sskerl demolcrasb diye adlandmr; uygarbla Sl~rama platformu alarak biitiin halklarca y~dlAnn g6sterir; dolaY1l1yla 'u ya da bu miUetin tarih~isinin, kih kendi 'kavminin Kahramanhk Calun benzersizmls gibi idealize etmesini, k8h bOyle bir barbarbktan gUya g~eyip daima - «ilerb olmU$ olduklanyla Ovilnmesini, teo- ~ 'rIll dUzeyde imUasu: kliar. BUtun sosyolojizmine raAmen, ampiri-

sist (salt olgucu, gOrgiilcO.) tarih~i1i1in teoriye kerfl Ukesel kutkuculuA;undan vazgeeemeyen KOprUlU'de ise, bOyle bir tutamak olmadlit i~in, Orta Asya «Bfiret nizarmsna ~Aunluk1a berrak baloft, zaman zaman TUrk¢UUk tarafmdan yukanda sazii edilen tarzda bulandmlacakttr. Daha genel olarak, «i~mai hayat dedilimiz complexus~un (karmasanm) unsurlanna ayristmhrken mutlaka ~arpltllacaA:t bissi, K6priilU'yU «ekonomik kO{lullar»a Onem vermekte yetinen bir «faktOrier teorisbnin eldektizmiyle kU{labp, materyalizminin Marx'm monistliA'i (tek~i1iA:i) doArultusunda derfnlesmesinl onlemi{l; inkt1A~hgmm ihmh, UZI"lCt niteliAi, onu srmfsalhk ve smlf mficadelesi hakkmdaki sezgilerini fazla ileriye vardirmaktan ahkoy· mu, ve get~me/tekimiil anla~na, sieremalan gtizardl edebilen evrimci bir ktvam kazandlrm~; milliyet-;i1ili, «comparatif (kartl1 .. brma) p1etocbu yalmz Tiirk-tslAm kUltiir dairesinin kendi i~ndeki ka~l1qhrmalar tiI~eA:inde, yani kendisinin de farkettili gibi «dar» bir ,ekilde kullanmasma yol acarak, ashnda daba gem, olmasi gereken ufltunu klsltlanutbr. Dolaytslyla Koprfilii, herhangi bir Osmanh kurumunu (diyelilIP tliDar'I)" fizerinde yilkseidiji ve dijer Orta~aj toplumlanyla ortak maddi kosullara bajlamaktan COk, Tiirk· terin tinceki tarihi i-;indeki benzerlerinden (tirnejin ikti'dan) kesintisb: birevrim i~de turetmeye ~al~Ir; «belirli zaruretlerln» veya «benzer .. rtlarm» benzer neticeler doguracagi yo1undaki kavrayisim, bu_ noktada unutur veya hayata geeirmez, Burada bir kere daha teorik bir eksiklik sOzkonusudur: Biricik aiternatif alan, iiretici gii~ler/Uretim m,kileri, ekonomik temel/Ustyapl belirleniminden losa do.mesidir ki, KoprulU'yii bu dar-kurumsal soykUtUkleri arayl{lma hapseder; oradan da, Barkan ve lnelcik'larm sonradan yapacatl kadar olmasa bile, Osmanhlarin lui generis'lili (kendine azgii~ ,

55

luAU) temasimn kenarlarmda dolesmaye iter. Nitekim KapriUu, «TUrk-tslam feodalitesi», «Selc;uklu feodalitesi», «Osmanh feodalitesb konularmda da, 1930'lann lise Tarih kitaplanndaki evrenselei netlige kiyasla, tereddUt i~ndedir. Milliyetcilij:in KOpriilU'deki bir diger olumsuz yansunasi, TUrkler iizerindeki dl~ etkileri basat sayan Batt Oryantalizmine tepkisiyle, dl~ etkileri, Ozellikle de Bizans etkisini ihmale sUriiklenmesidir; her ne kadar, eesas eserimde, Bizans'm bilhassa Emevller ve . Abbasiler devirlerinde tslam mUesseselerine tesirlerini mUsbet mu'talar olarak kaydettim» derse de, bu satirlarm slmdig; Oamanlt tmparatorlujunub Kurulu,u adh cahsmast, 14. - 15. yiizytllardaki Bizans mirasmm ne olabtlecegine ili~kin tek kelimeyi icermez ve hatta Osmanb timar'mdan once bir Seleuklu ikti'SlDlD varhgim, timar'm (suff ikti'dan geldigi, (aynca) Bizans pronoia'smdan hie etkilenmedigl tezi iein yeterli kanmms gibi sunar . tiber Ortayh'om, eiddi bir Bizans arasnrmacihgumzm olmamasmdan sorumlu tuttugu <bu IAkiiydh, KoprulU'oUn okuyueusunda yer yer, yazann esas fikrinin «biz Arap'tan da, Bizans'tan da bir ~ey almadik» oldugu izlenimini uyandirmaktadir.

I. 2. F. Ortacagnmzm «pratik elestirissinin anlmn tiikendigi i5ICUde. feodal toplumun ideolojik iistyapll.arlyla i5rtUten tarih' anlaYlflan, burjuva-demokratik devrunimrsin en bUy11k dalgasmm bilimsel kazatnmlanru losmen iptal edip, giderek bir kabuktan ibaret kalan «Atatiir~IUk» stiyleminio iCindeki boflliia, 0 Jakobence radikalizme taban tabana zrt iddialarla oturdular. Gerek Kemalizmin resmi cTez»inin, gerekse Fuat KoprUlii yakla,lJOlnm, 19. yiiz)'1110 emperyalist. feodalist ve Pan- Tiirkist cereyanlanndan kapbkIan lrki tistiinlUk/benzersizlik/devlet kuruculuk taslama hastahkIari, TUrk Devriminin «Tek Partlx ve cMilli $eb d6nemlerinde kendi Thermidor'unu Y8f8)'1P duruldugu, Cumhuriyetin kurucu burjuvazisinin kronoJojik dellil, tarihi bir takvime gOre mAnen y~landIII ve emek~ kitleler. 6zellikle de ~i SlOlb He arasmdaki cel~eleri daha lula hissetmeye ba,latbjll kofullarda. arttk mmiye~ tar~1iA;imizin bUtUn bUnyesini Sardl ve basat hale geldi.

1930'lann ikinei yarlSlOdan fakat daha COk 1940'lardan itibaren, TUrkiye'de esen ~itli du; rU.zghlar (once AlmanClhk. sonra 'Amerikanelllk: FQizm ve Nazizmden etkilenmeler ile NATO:ya gi~ ve Sotuk Savq) ortasmda, devletin artik Orta~atm tasfiyesi deAll, O~aA kahnblanyla ittifak temelinde konsolidasyonu, -felsen yi5ntemi He siyaset sistemi eelisen Hegel'in, Prusya devletini ideallestirmekle yapbiI gibi- gelisme ve delifmenin sonsuzlugu anlaYlfuun, ebedi ilan editen «son TUrk devletb ile durdurulmasmr: tabanda derinlesen srmfsal billiir~malara kaI'fl, slOlflar.m. ve SIOlf mUcadelesinin TOrk tarihinden cikartrlmasrm: bu baglamda,

«imtiyazstz, simfsiz, kaynasmis bir kitle» slogamna, ieindeki Ziya GOkalp dayamsmacihgi (solidarism) tortusu aracihgiyla, Osmanh' mn havass-avam aymrmna karsi olmaktan cok, cagda~ gereeklerm UstUnU brtiicii bir islev kazandmlmasrm gerektiriyordu. Milli tarih ile dUnya tarihi arasmda sikr bir bagm varhgi da, bu tUr ideolojik operasyonlarm bnUnde bir engeldi. Yukarrda, 1. 2. A'da anlatttgunlz gibi, kapitalizme ge¢~i tamamlarms Batr'nm Tarih bilimi, en azmdan Ortacag konusunda, materyalist nedensellige, simfsal bir anaIize, «aDclen regime»lerin (ihtilal oncesi dUzenlerin) devrimlerle de-

- gi~tigi tesbitine su veya bu bleiide basvurmadan yapamazdi. Demek ki bu kavramlar, Bati tarihi ile TUrk tarihi arasmda bir ieerik paralelhgi kabul edildigi surece, Bah tarihyazrcrhgmdan TUrk tarihyazicrhgma akacakti. Esasen II. Abdiilhamit doneminde, tam da bu yUzden, Gene} Tarih dersleri ortaokullardan tamamen kaldmlmish .• MU8S1r medeniyet seviyesine kavusma» hedefini a~kea benimseyen TUrkiye Cumhuriyeti'nde. 0 kadan mumkiin 01 madrgmdan , devlet fetitizJni ve slD1f1ann inki.n egilimleri, ancak evrensellik perapektifinden de gerilemis, tizel ve benzeniz bir TUrk tarihi zemininde serbestliyebilirdi. Nitekim bu - noktadan sonra, milli tarihin diinya tarihiyle buttmlestirtlmest, kronolojik senkronizasyon kertesi ve Batt He Dogu (Bizans ile Araplar, Hachlar ile Kille Arslan ve SelAhattin Eyyubi, Habsburglar ile Osmanhlar) arasmdaki eansma ya da etkilesme «mUnasebeblerinin Hykiisii kertesi ile kisrtlandi • bu. insanhgm ortak toplumsal yapi ve gelisme dogru~tutarlDl irdelemenin imklmslZla$masl demekti. Atatiirk'iin t920'de Anadolu' da kurulan 'Meclis hiik(imeti ile Bab parlamentarizmi ve Sovyet' sosyalizmini karsrlastmrken ilk defa sariettiAi • biz bize benziyorun Btizii. dbndU dola~b. kapsarmm babire genisletti ve tkinci Diinya SaV8$l yillarmda Turk tarihcilijinin temel dUsturu mertebesine yilkseldi.

Bu eereevede. gericilik ile Marksizmin. Marksizm He burjuva materyalizminin, akademik-profesyonel tarih~ilik ileMarksizmin ve burjuva materyalizminin k8rm.q,lk lliflkilerine de dejinmeliyiz. Clkarlar; Kemalist Devrimin ana ytinelimiyle eatlfan topIumsal g\l~lerin yerleflDe ve eskiyi canlanc:hrma gayretlerinbi, Marksizmi siyasi diizlemde tabg'lqbrmasl. Tarihi Materyalizmin en olgun bi~imini Hade ettip sosyo-ekonomik determinizm, ce1ifme. gelisme, Slmfsalhk ve evrensellik nosyonlanrun dahl, I. 1. A'da koflupna ifa-ret ettiatmiz yaygm bir teori dU~manhAtyla baskt alnnaahnmasim kolaylesnrdi. Marksizm lrotiiydu; Marksizm bir teoriydi; haUl Mark· siam, Tarih alanmda bu ada lAytk biricik teoriydi ve bUtun diAer teorilestlrme denemeleri Marksizme varabilirdi; demek ki Tarih'ten' teori kovalanmahydi.

S7

Tipik bir Omek olarak Omer LUtfU Barkan, cbiz ... bazl 808Y8- list teiAkkilere uyarak, her yerde bir slmf kavgUl ve suuflarm istisman fekli aramaktan ~kinerek, 0 ntzatm objektif bit teJtilde anlamaya ~hf8D bir gayret sarfetmeliyizlt der, Bu cUmlenin alwhp 1937-1938 maka1esi, tam, bir ~qit Thermidor sayd1tmuz dBniim noktasmda yaymlannu,tl ve 'amaCl, Osmanh diizenini hem gayrifeodaJ iIin etmek, hem yiiceltmekti. 0018YISly18 Barkan'm Onermesi, sadeee --0 sltalarda ~k fazla OrneAi olmayan- Marksist tarih denemelerine delil, Osmanb'ya elestirel bir baklfl csosyallzmlt ile Ozde$l~tirerek, imA yoluyla Kemalizme vurmakta; cobjektiblik kistaslyla ise, ineelenen herhangi bir dBnemin kendi belgelerinden bqka hi~bir diift1nce malzemesi tammayan, her ttirlii Bmet yorumdan s&fimona ~tnan bit olguculuAu (ampirisizmi) One ~karmaktaydr, TUrk mUliye~i1iAinin oncelikle emperyalizm. ve feodalizm He ~arp1fttAl&$8IDada, antl-Osmanhcihk nasil evrenselcilik ve teorik rasyonaJizni ile elele yij.riimii,se, ,itndi de OamanbCl reaksiyon, par" tikU.1arist (biz bize benzerizci) ve anti-teorik savlarla geUyordu.

19201er ve 1930'lardaki atthmct dBnemde, en bilyiik burjuva . materyalist tar~imiz KOpriilU'degOriilen, bfitiin insanhk i~ ge~erli evrim yasalannm varhgma ve orneAin Anadolu Sel~klu toplumu He Batt Avrupa Ortaeagmm ~l .. ttrllabilirliline illfkin sezgiler, bByleee 1940'lann baslarmdan itibaren yerlerini, 8f1n gBrgiilcii Ranke'yi izleyen Barkan'tn, «umumi ve b~k dereceU tecritlerle U}qltabilecek musabehetlersin «i~timaiyat~ltnm meseIesi olup, tanh~inin yalmzca «zamana· ve mekAna. ait hususiyetler:t. chusuat ,ekitlerlt He uA:ra(lmasl gerektili yolundaki isranna btraktt ve 1945 sonrasmdaki akademik OAretiye, KBprulu'nUn -ga,rell senifliAi d~li1, Barkan'm darltlJ. damgasim vurdu. Oikkat edilirae. KOprii1U'niin 5OSyoloji ve ekonomiyle Ugilenmelerini istedili tar~ilere. Barkan bu alanlari adeti yasakhyorve KBpriilU'ntin «mahdut gOrilflu fUologIar, yahut ... hukukeular» diye ko.~iii eski Ory ... taliatler gibi yetismelerint sahk veriyordu. Mar~ buI8f1D8 fU\1ama1anmn psikolojik pntajlyla dayattlan bu kapanma ve t&flqm" yiizi1nden, tarih~iliii.mizin Kemalizm-sonrasi resmiyetin muhafazaklr ideolojisini tasiyan kesiminde yeni fildr pmlnlan giderek yokolmUf; akademik kBkenli profesyonellerin saYJcs kabaran saflan, nitelik~ slradanlasmis, iirkek bir yavanhAa g6miilmUtttir. Bekir S.tlo. Baykal'm 1970'lerin ortalarmda kaydettili gibi, Ilgili fakiilte ve bGliimlerimizin yaytnlarmda «kaynaklar aylldarup da onlann 6zQ kullantlmak suretiyle problem ortaya konmaktan 9Jk, kaynaklar olduA:u gibi alttanlmaktadlr.1t Ttlrk-lslam uygarhklannm chusust ~killerb He uirasmak a~mdan yararh bulunmayan kapsamlt bir kal'fll8fbrmah tarih bilgisinin e~itim programlanndan neredeyse si1inmesi. ftlolo-

58

jik wlrhltn da Osmanhca, Arapee ve Farsca'mn yameira bir veya birkae Avrupa diline yeterli hakimiyet saglamamasl, Ojrencileri Bah tarih~lijinin Ilerleyisinden habersiz brrakiyor. Bir sonraki bl)-. liimde aynca vurgulayacagumz gibi, DTCF veya Istanbul Oniversitesi Edebiyat FakO.ltesi mezunlarmm, brrakahm bir Feodalizm ge-: nel teorisini, Bah Avrupa feodalizminin dl~ eehresi hakkmdaki ampirik bilgileri dahi, 1850-1925 doneminin Batih Orta~aj uzmanlarmdan Barkan'm aktardiklarmi asamaz. Neden ve nasil .10 ki? Blochsonrasmdan hi~bir sey okumaytp veya 6zUmlemeyip, en az yanmyilZYllhk bir literatUr gerilijini korumak, Osmanh toplumsal dilzeninin gayri-feodalliji ortodoks inancmm sarsilmamasr i~ zorunlu On~arthr" «Ustamm 'dediji budurs Inadi, aym akademik camiarun, Thomas Kuhn'u ve E. H. Carr'r okumus bir Bah'da kolay kolay inamlmayacak derecede eocuksu metodOlojik «masumiyebinde de gtize earpiyor : Oniara gOre, tarihi gereek, olgularm basit aritmetik toplarru, olgularda birincH kaynaklarda yazl1anJardtr; onun i~n, arsivden birk~ orijinal beIge bulunup da transkripsiyonlarl yaplldlA:1 ve okunduklan anda tariheinin gtirevi tamamlanmakta, yorum -gUya, mUmkiin olan biricik yorum! ........ kendiliginden ortaya eikip insam kAh doktor, kAh docent, kAh profesOr yapmaktadlr.

Gelgelelim bu yolla, akademik-profesyonel tarih~i1ilimizi de i~ren genis bir saj kanat tarih~ilijine, nesneUik dejil gizemcilik (mystification) ve karacahillik (obscurantism) hikim oluyor. CUnkii her tUrlU teoriyi «tarih felsefesh yOnUnde bir sapma HAn edip, kendilerinin teoriyle earpmlmarms, «~nyargtslz. gercegi aradiklarim sananlarm da teorileri vardtr aslmda. Ostelik, olgulan ge~Ain dl~ e~ia:i olarak ahp, buradan hareketle, analiz ve soyutlamadan ge~rek belli genellemelere ulasmaya rallfIll8k," sonra bunlan yeni 01. gularla smamak gibi, materyalist bir teorilestirme yontemi delildir onlsrmki. Bunun yerine, yapJlm8Sl miimkU"n haWano en ktitiisilne dtl~tlyor: Tarihe bir «meseb olarak baklyor; Tiirklerin eski tarlhini bugUne iliskin kendi suufsal dejer yargtlannm bir «gerek~.si gibi okumaya kalk~lyor; bunun i~in K~i Bey tutumuyla, ~i «alhn ~j.lar ketIetmek gOziiyle tanyorlar. TUrk Devrimi Osman- 11'ya kal'fl yaplld1&tndan, yatlJD. kal~l Osmanhcdllm yeniden canIamsma yol a~lyor; yakm kOkleri oralarda yatan TUrk hAkim subfIan i~n, bir zamanlar Osmanb devletinin kurum18;ft.:lr1mf bulunduAu Orta~aj ili~kUeri ve ii5tyai)11anmn ¢zillUtUnil yavBflatmak, pratik ve elle tutulur am&(: haline gelince, bu .albn ~j.lann birincisi ve en tinemlisi, 15.·16. yUzytllann YOkselme Devri oluyor ve 81- ruf miicadelesini (zaten tarihi, dehalarm ve kahramanlarm yaptJ.tJ, fikri i~n epiz bir uygulama alanma dOn~riilen CUlDhuriyet dOneminin kendisinden sonra) en ~k oradan temizlemek hay.tt tinem

kazamyor. Bu yUzden, KemaHst tiiriinden uzaklasan rnmiye~iligimizin, crkarlarr milli ve demokratik Cumhuriyet hamlesinin siirdiirillmesine Zit ztimrelerin baskisryla materyalizmi terkedisinin en berrak ifadesini, «her seyimizin orijinalligi» saplannsrm son kerteye vardiran Orner Liitfii B arkan 'm, ampirisist, dar-hukukcu ve bieimci bir yaklasimla gelistirilmesinde basrolu oynadigi, Kemalizmin Aydmlanmacihgma oldukca ters bir Osmanh bayranhgi: Mettemich donemi gericilerinin Alman Ieodalizmine tapmma tarzma paralel

, bir sekilde, yitirilmi:;;: bir organik uyum ilemi ola1>ak hasretle amIan Osmanb klasik duzeninin hir;bir tasnife uymayan mutlak benzersizligi ve Osmanh devletinin simflartistil tarihdl$lh~l teorisi meydana getirmektedir.

_ Imparatorlugun biricikliAi (uniqueness)' hakkmda eskiden ben varolan zii)ni yaprlarm --deyim yerindeyse-- tozunu alan, parlatan ve tekrar ortaya suren bu merkezi iddiadan geriye gittikt;e, kar:;;:lrmza derece derece, ikincil onemdeki baska «altm ~ag.lar da r;lklyor, Fakat bunlarm hepsi, arnk Osmanh devletinin yilceltilmesine·

. .

tabi kilmrmsnr: bu eklemlenmenin, Tiirklerin tarihinin biitiinUne

iliskin, askm cercevesini ise, «TUrk Tarih -Tezi:. degil «Turk-IslAm sentezt» olusturuyor. «Turk-1s1Am sentezi» gOrii~U, 1930'lann resmi «Teuini yutmus ve eritmistir, t;iinki.i birincisi, «TUrk Tarih Tezisnin «Anayurttan [= Orta Asya'dan] ilk gti-;ler»in Ori.inil saydl8J tlkr;ag Anadolu uygarhklartndan. Osmanh YUkselme Devrinde odaklasan bir anlayisa ulasilamaz. Ikincisi, hangi kronolojiyle olursa 01- . sun. tslazn....5ncesi Tiirkik Orta Asya ktiltiirleri. her ne kadar terminolojik zorlamalarla edevletslestirtlmelertnden bir alt-tema diizeyinde vazgeellmese de, reel ilkelliklerinden otiiril doludizgin bir devlet fetisizminin esas konusu olamazlar. O-;tincilsii, Kemalist Devrimin kapitalizm ile Orta~ag arasmda bir uzla~yla nkanmasr, ideolojik planda, din He bagm deAik bir dilzeyde yeniden kurulmasiyla ifade edilmistir. Tiirkiye gibi bir Milslfuoan Akdeniz tilkesinde, gents kiUeled etkileyebilecek d\iftlnce, saf bir lrk~lbk degn, sneak din veya din He lrkr;thlJ,n din aAtrhkll bir kaflftml olabilir. 00- layisryla Islamiyet-oncesine layasla islAmi dl:btemin vurgulanmasr gerekli ve manbkidir.

Esasen Tiirklerin toplumsal geU,mesinin. laa'dan sonraki yiizyillarm lslimiyet-oncesi Tilrkik kabile konfederasyonlanndan ilk TUrk-islAm kilmelenmelerine, oradan Iran ve Anadolu Sel~klu1anos, oradan da Osmanhlara nerlediliniQ bilimseI baJomdan dojru bir tesbit oldugunu, daba once gerek I. '2. D'de KOpriilU'nlin katkilanm Ozetlerken, gerekse I. 2. E'de «TUrk Tarih Te.zbnin zaaflarim el€$tirirken beUrtmiotik. Bugi1n kullarulan anl8IDQa «Tfirk·tslim sentezi» g(Sri.i$il ise, rakibi «TUrk Tarih Tezbni altetmede i4te

60

bu gereekten yararlamyor; fakat onu gecmi~ tarihimizin bir aerklamasi diizeyinde birakmayip, ca~da~la~maya karsr ~imdi Ortaeag degerlerine srgmmanm gelenekci parolasi yapiyor. Gokalp'in «Tiirklesmek, lslamlasmak, Muasirlasmak» formiilUnUn ozellikle ikinci ve UcUncii unsurlari kendi aralarmda tutarsizdi ve Cumhuriyet bu celiskiyi, laiklik ilkesini getirip «muasrr medeniyet seviyesi»ne ulasmayi esas alarak ¢ZmU~tU. Ters yonde bir tutarhhk ieinde, «TUrkIslam sentezt» gorii~ii, Gokalp formtiliinden sadece ilk iki unsurun ahkonmasma dayah bir kiiltiirel deg:i~mezlik vaazt veriyor: Gelenegimiz budur, boyle kalmahyiz: madem geemiste bir Turk-Islam senteziyle sekillendik, bu mirastan vazgeeersek milli benligimizi yitirir ve yokoluruz ....

Eski tip bir Turancihgm degil, asil bu anlayism, yakm donemin siyaset sahnesinde, cagdl~l ztimrelerin eikarlarmm ozel muhafralarrm, iimmet ruhu, ciplak zor'un yiiceltilmesi, ataerkillik, efsunlu bir dille hsrldanan «btiyiikler»in ve «tore-mn simgeledigi hiyerarsiye keyrtsrz sertsiz itaat gibi feodal davrams normlanyla 'cihazlandirarak orgiitlemede basrolu oynadigi: terore ve mezhep klrrmlarma girisme ciiretinin, onemli olcUde «cihadsdan ve «sert icazetsten almdrgt gortllrnusttir. 1930'lann baslarmdaki ozgtin sekilleriyIe «TUrk Tarih Tezi» ve «Turk-Islam sentezi» cizgilerinin karikattirlesmesi sonucu, genel sagcilasma havasmda, tariheilerimizden bezilan asrrr Orta Asyacihkta yogunlasirken, daha ~.ogu. halk hareketlerini ve SUnnilikten aynlmalan lanetleyen bir taassubu benimseyip, adlanna sahip cikmaya devam ettikleri Akeura ve KdpriilU'lerin eserlerinden, lslaml bagnazhk ve her durumda saray taraf'tarhgr yontmde uzaklasrmslar; bOylece 1930'Iarm sonlari ile 1940' larda, «~amancl TUrkctiler»!«isUlmcllar» bdliinmeleri basgostermie, hatta ornegin 1402 Ankara Savasmm nasil yorumlanacagi etrafmda, «Timur'cular» ile «Bayezit'eiler» arasmda tartismalar Clkml~b. Ancak, Nazi lrkcIllgmm yenilgiye ugradlgl, ABD·Demokrat Parti ortakhgmin secrnen kitlesine daha fazla din kanahndan seslenme ihtiyaci duydugu Ikinci DUnya Savasr ertesinden baslayan bir gelisme ieinde, bu akrmlardan ikincisi, tariheilik dUzleminde de digerine OstunlUk sagladi, Kuskusuz bu. gerici mi1liyetci1i~n irkeihk damarmm ttimUyIe yokolmasma yol acmadi, «Tiirk·tslam sentezi» gorti~ii. «TUrk Tarih Tezi»ni -1985'te baslanlan yeni MOO Tarih ders kitaplari yazum seferberhgine kadar, MilU Egitim Bakanhgi'run ilk ve orta oj:retim Ozerindeki denetim alam haric- her yerde geritetirken. onun Orta Asya trk~lh8t yOnUnil. kendi «sentez»inin «TUrk· Iiik» Ogesi olarak transfer etti ve sindirdi. Dolayisiyla «TUrk Tarih Tezisnden kopup gelen Orta Asya mUfrezesi, irkcihk bayragmi arnk azerkce degtl, «TUrk-Islam» ordusunun blrlesik komutasi altm-

61

da tasiyor. SaA tarih~i1iAin OnderIiAini «Ti1rk~lslim sentezciliibne teslim eden «Turk Tarih Tezh ise, sozkonusu kooptasyon sonucu en olumsuz yanlanndan armarak, bu topraklardaki tlk~al kiiltur ve uygarhklan mirasma stiziimona «Orta Asya kokenlilik:tleri (iz~ rinde fazla durmaksmn sahip ~kan, humanist bir Anadolu yurtse~ verlttine donii~tii. Ger¢. Atatiirk'Uo «Tarih Tezisne bu esneklestirilm~ yorumuyla sarilan, Antikite ile mesleki baglannlarr nedenlyIe daha ziyade arkeoloji~kokenli kesimde de milliyetcilik, Halikarnas Bahkcisi'nm «Yunanltlar her ~eyi bizden [= Anadolu'dan] ealdtlar; Bati'mn 0 kadar ovdiigti Eski Yunan, asltnda Ariadolu'dan aItnan unsurlarm toplamrdir» diye Ozetlenebi1ecek vahim carpitmalarmda gOrUldiitii gibi, tek tiik hastahkh ~lkt~l&r yapabiliyor. AIDa dl,laYlclhk ve milli bencillik aeismdan bugiin kimse, «Tiirk~tsl8m sentezb propagandacrlartyle yansamaa. Engels, tarihin akisimn bel~ Ii bir anda mevcut altematiflerden birini s~p digerlerint berlaraf ettiiini sOyler. 1980'lerin ortalarmda esas olan, «TUrk Tarih Tezb taraftarhj:l kahntrlanmn, «Tiirk~ls1Am sentezcilerbnin «Allah sizi Hitit atalarrmza baAt,lasm:t tiirii alaycr, «Biz HititIer'in deli! Mete Han'tn torunlarryra» tiirii kibirli hiicumlanna uA:ramalandlr. Dinin bashca ideolojik barikat olarak kabulUoiin m~rul~bAt bu donem~ de ytldw parlayanlar, «Anadolu Insamemn devamltllAt fikrini «lll8- sal» diye niteliyorlar. Ozellikle son be, ytl icinde resmiyetin kendilerine kanat getdiw, ekibin mensuplan, Osmanh dOneminin «eski Tiirk~1sIAm sentezbnin yerini Cumhuriyet'in «yeni TUrk-tslAm sentezbnin almlf oldugunu One silren, yani AtatUrk'U bu «yeni TUrktslim sentezi:tnin kurucusu gibi g&teren, gereeklerebu derecei l8y~ g1812, bu derece bilrm-disi yazuanru, yOK Universitelerinin kilit mevkilerinden, «Ataturk Ilkeleri ve tnkllip Tarihb Enstitiileri bafkanhklanndan, hatu 6zerkliii kaldtnlan TUrk Tarih. Kurumu'nun y6netiminden yazlp yaytnlatabiliyorlar.

Geriei tarih~lijin tezlerinin biltUnlUt\inUn bu kurgu1ama8l, Osman~l klasik diizeninin gizemlilettirilmesinden geriye, 11. yUzyllm dOOiim noktastna ve ancesine uzanan zincir j~e, Tlirklerin tarihinin derlememizin bu birinci eUdine_ konu alan erken 8famasl (kabaca ? - 13. yiiZytllUl) i!e i!gili anlatunlara hangi ideolojUt iflev~ lerin yiiklendijini de ortaya koymaktadlr. Temel tinerme, bir kere daha batirlatehm, TUrk taribinin tiimUne ilifkin olarak «biz bize benzeriz, bizimkisi kendine 6zgti bir gelifmedir, her fE!)'imiz OzgUn-. dUro insanbk'tarihinde belli 8f8IDalardan sOz edilecekse TU:r-kler bu~ nun dl$lIldacbr:. oluyor; biraz daba *leyince, bu «biz bize benzeriz, ~1d1 blzde SlDlfiar ve slDlf mucadelesi yok. ,eklini. kritik: old.utunu ~kladtAtmlZ Osmanl. halkast i~in ise «biz bize benze-

. liz. bizde SlDlflar ve stnd mU.cadeleai yok ~ biz feodal delillz.

62

fekliniabyor. Buna eklenebilecek bir diter ibare, cbir cihan impa· ratorluju oldugumuzedur: Herde, I. 3'te geriileceA;i .gfbi, «cihan imparatorluju» betimtemesi He «gayri-feodallik» betimlemesi birbirlerini tamamlarlar, hattA nerdeyse esanlamhdirlar, ~kil bOyle dejerlendirmeler yapaD tariheller, feodalizm ile ademi merkeziyet. ademi merkeziyet He yerel beylerin keynUA;i, keynIik He s6muriinun (ve simflarm) varhAl arasmda Ozdef1ik1er kuruyorlar. Imparatorluk ise siyast merkeziyet, yani kamu hukuku, yani (keyn sOmiiriinUn zldcb. olarak) idil vergilendirme demektir; sonucta «gayrifeodallik» He «cihan lmparatorlugu», aym madalyonun iki yiizUnu meydana getiriyor. DolaYUlyla Ttirklerin Osma.h-6neeai taribi, 18Yri-feodalJilin, suuflariistii ve idil hlr otoritenin. batka milJet1eri btr dban Imparatorluju ~e yOnetm.e yetUlDin dorupadaJd Oam_Dh devletlDe doj'ru bir sidit oIarak yorumJaamaltdlr. Ote yandan lr~l idealizme gOre, bunlar belli bir kavmin ~el, ezeli ve ebedi hasletleridir; - demek ki kendilerini Osmanh-cncesl donemlerde, TIirk tarihinin basmdan beri de ortaya koymuf olmaluhrlar. Bu, bir gel~menin mi, yoksa tekerriirden ibaret bir tarihin mi -sO.::konusu 01-_ dupnun bulunmasi anlamma gelse de, bu yiizden Tiirklerin tarihi basten a~ajlya. bir dizi devJetia birbirine ekJenmesiyle olusur :

Bunlarm her biri «Tiirk»mrler, «devJebtirler, «idibdirler, yonetimleri snnfsal ~b~alar Uzerinde yiikselmeyip «doPi bir otorite»

- yi temsil etmektedir, bu yOnetimler He «millet» arasmda b61iinme dejil «orpnik -bir btitilnlilk. vardir, «Tiirkliilb dhan bikimiyeti IIlefldlre.bnin ta,lytClsldlrlar - ama bUmn bu Ozelliklerin en olgun bi~ine. tabii Osmanb Imparatorlugunda ulasilacaktir.

Tek tek unsurlarma ayn,bracak olursak, bu paradigms, birinci olarak, lRK<;I BiR ONERME'yi i~eriyor: En azmdan M.O. 3. yilzyil kadar gerilere 1zlenebilecek. bir «Orta Alya TUrkliilfr» vardir: y8 da 0 \in111 Orta AsY. ~ebe kavimlerinin bepsi aslmda «Tiirk. tnrler, sal ve tistun bir ll'kl meydana getirmektedirler ve Ustelik bu konuda belli bir bilince sahiptirler. B8fka bir deylfle. cTiirk milleti» b8flangl¢an beri mevcuttur ve milliye~lilimiz, eski «Orta Asya Tiirkliittl»nilil cotran 8enitleme1erinden kaynaldanan bugiinkii tum «cihan TiirklUlibnii kucaklamabdJr.' Soon b1lttln diler fiw kirler, bu lr~l harem ~ne yerlettiri.liyor: tkinci. Ilradaki «./i.LTIN <;Alh ONERMESi He' il~cii '81radaki BENZERStZL1K ONERME· st birarada, 0rDFAin. «TiirldUIOn- 0 esld zamanlardaki diizeninin bugUn de 6mek almacak kadar ileri ve giizel oldujunu; bunun 'beylere itaat, Orf ve . Adetlere riayet, hiyer&rfiye hOnnet ve savastbk gibi kavmi Ozelliklerden gelditini; TUrk toplumunu bunlarm benzersiz ve iistiin lnldljlDl sOylUyorlar. Toplumun y(iceJtUmesinden . devletin yiicelti1mesine ~itle birlikte, ilstiinlUk vehmi, DEVLET

63

-KURUCULUK ONERMESi tarafmdan tekrarlamyor : TUrkler hiebir zaman bir barbarhk asamasi yasamarruslar; [Mo-tun/Mete'nin Hun'larm basma gectigi] M.O. 209 tarihinde, «orduslarr ve «devlet» leriyle birlikte «millet» olarak tarih sahnesine eikivermlsler: bundan boyle de savasci karakterlerrnin uzantrsmda en az «onalti devlet» (kimine gore, yiiziin iizerinde devlet, onlarla sayllan biiyiik devIet, birkac super imparatorluk !) kurmuslardir. SINIFLARIN VE SOMURUNUN YOKLUGU ONERMESi: Yukarrda belirttiglmlz gibi, Orta ve On Asya'run TUrk «heyet»Ieri devleUirler, ama simflann varhgma dayanmamaktadrrlar: yoneticiler ve halk, karsihkh yilktimluluklerini, «hadslerini bilir, birbirlerinin hukukunu sayar, birlik ve beraberliklerini korur, yabancilarm aralarma «nifak tohumIan» ekmesine frrsat tammazlar. Gene bu sayededir ki TUrkler, baska kavimlere de .nizam ve adalet getirici bir etHAN HAKtMtYETt MEFKORESi'nin temsilcisidirler -kolayhkIa farkedilebilecegi gibi bu onerme, Osmanh Imparatorlugu realitesinin, Platonik ve Hegelci bir idea olarak uzak geemisten filizlendirilmek istenmesini yansrnyor. Buna dini Inanelarm tarihi alamnda denk dusen ise, ESKt TURKLERiN TEK-TANRICILIGI ONERMESi'dir; aslmda. yeryUzii dUzeni ile kutsaIhk katmm kavramlastmhs tarzr arasmda bir nedensellik bagimn varligim gizliden gizliye itiraf eden bu tikre gore, «TUrklilge» samanizm yakisrmyor-« Asya'run ucsuz bucaksrahkIarmi hep tek deviet ieinde kucaklamaya ugrasnlarsa, buna, tektarm 'ya daha 0 zamandan erismis olduklari hipotezi uyuyor. Bu erken tek-tanncihk, onlann islflmiyete neden bu kadar luzla sarildiklanru ve «HAK DiNiNiN KILIC!» konumunu edindiklerini de aciklamahdir, Buradan otede, BtiyUk Seleuklu ve Anadolu SeIeuklu devietieri icin, Osmanh'ya tliskin «adalets, «gayri-feodallik», «simflarusttiluk» ve ehakh fetiheilik» tezieri, daha kiiCUk Olcekte, daha az gorkemli bir uslupla, fakat ozU itibariyle aynen geeerli oluyor.

I. 2. G. GorUldOgu gibi, hugi.inkii tariheiltgtmizde Tiirklerin tarihinin bu ilk donemi, binbir idealist, teleolojik ve teolojik carpitrnarun konusudur. Tutucu ve gelenekei cevrelerin korumayi arzuladigi degerler, once geemise nakledilip eski TUrk toplumunun cehreslne makyaj yaparcasma yapistmhyor: bu gortintii bir kere nesillerin zihnine «gereek» diye yerlestikten sonra ise, sozkonusu «milli» [= «irkl»] karakteristikler, «ezeli ve ebedi» sayrlmalarr artik atalanrmzrn vasiyetine donU~tiirtilmii~ olarak, tarihten simdiki zamana indiriliyorlar. Bu yontemle, en olmayacak asamalara dahi, «millet», «devlet», «askm biline», «TUrklUge hizmet» ve «TUrklUge ihanet», hatta «bireysel ~k» ve «htimanizma», ne isterseniz yiikle-

64

mek mumkundur ve tarih, ah, bir <;inli prensesin isvesinin dogur dugu «kardes kavgasrsmn birinci GOktUrk hakanhgmi bolup parcalamasr: gene ah, Attila'nm Roma'yi almak Uzereyken dii~n geeesi «kallesee» zehirlenmesi; nihayet ah, 1683'te Viyana onlerinde, tam atlarumzm naHan butun Avrupa'yi eigneyebilecekken, bu sefer Kinrn Ham Giray'm «kardes ihaneti»ne ugramamiz ytiziinden bean fetih ve iistiinliik hrsatlanna surekli hayiflanmak iCin bir aglama duvari haline, koIayhkla getiriliyor.

Devletin denetimi altmdaki ve .devletin fetislestirtlmesini amaelayan, resimli roman duzeysizligmdeki bu «gecmiscilik» (passeisme) sonucu, gilniimUzde milliyeteilik, Ttirkiye'de Tarih biliminin gelismesinin onimdeki esas engeldir. 0 kadar korkunc bir karacehalettir ki bu, her bir halkasi ciiriitiiliip zihinler Ozgiirle~tiri1meden, ne dogru sorular sorulabilir, ne tarjhc;ili~n iC disiplini rasyonel temel1er uzerinde (yeniden) kurulabilir, ne diizgiin bir ekip cahsmasr yapllabilir, ne de Batr'daki gibi daba «rnikro» dtizeylere inen analiz ve sentezler gereeklestirilebtlir. Onun iein, TUrk tarlhciliginln onundeki adimlarm, gruplar halinde arsivleri daha sistemlice taramak, daha iyi beIge transkripsiyonlan yapip yaytnlamak, ampirik diizeyde daha dikkatli davranmak, iri genellemelerden uzak durmak ve kiiciik kiiC;iik problemler formiile etmeye girismek oldugu-' nu dusunenler, yamhyorlar, Tariheilik meslegimizin bugUnkii sorunu, teorik bir yenilenmedir: «Mesel (parable) olarak tarih»in serini tarihin bilimsel teorisinin almasidir: hazir bir «degerler sistemi» vaaziyla toplumu etkileme kaygismdan siynlmaknr: salt yoneticilerin, hakim smifm, devletin oykiisiine indirgenmis bir tarihin yerine, tekrar, sosyo-ekonomik tarihin konmasidir. «Ben Hime, ve insanhgm iyiye, dogruya gittigine inananlardamm; bundan otuz sene evvel oldugu gibi bugiln de [= 1946'da] insaniyetei TUrk nasyonalizminin heyecamm kalbimde ve kafamda tasiyorum. Lakin, tarihi realiteyi ararken, her seyden evvel ilmi bir hakikatin hizmetkarl oldugumu unutamam .... Esasen tarihi hakikat de, TUrk milletinin hakiki menfaatine asla mugayir olamaz» diyebilen Fuat Koprulu'nun, yukanda I. 2. O'de ozetledigimiz gl)rii!?leri. milliyetei tal'ihc;i1igin smrrtasidir: TUrk milliyeteiligi bu mazgallardan gelecege bakrms ... ve gozune carpanlardan korkarak geri kacmis, mllletin hakiki menfaatini tarihi hakikate uydurmayi kabullenememis, dolayisiyla yclgosterici teori acismdan biiyiik bir bunahma dii~mii!?tur,

Varilan noktada, profesyonel tarihcilerin bu fikri cendereye SIkismts kesimi kanahndan, Tiirkiye'de hiebir sey ilerleyemez; irrasyonalizme kaybedilen alanm tekrar -kazanllmasl ve otesine gecilmesi, akademik «kurulu diizen» (establisbment) aracrhgiyla, evrimci

65

bir iyilesme yoluyla olamaz. Gelisme, tarihin itici gti~lerine materyalist nedenselligln aydmhgim getirebilen, ozgtilliikleri evrenselligin ieine yerlestirebilen, cagtmlzm ileri Tarih bilimi teorisini samut bir metodolojiye donii~tiirebilenJer eliyle olacaknr. Tarihi MateryaUzmi aeik veya ortiik olarak benimseyenlerin, 1960'Iarda yaplldlgt gibi alelacele global semalar kaleme alma hevesini gemlemeleri, tembellige kapilmamalari kaydiyla, tarihin ham malzemesine de zamanla hakim clmalan ve iyi bir ampirik (gorgiil) "tarihcilik (ampirisist, gtirgtilcii degil !) gelistirmeleri mumkundur: ama teorik perspektifleri donmus, hatta teoriye dusman kesilmis olanlar, kac dil tigrenirlerse ogrensinler, arsivde kac yil gecirirlerse geeirsinler, ortaya Batih anlamda tarih cah~masl denilebilecek bir eser eikartarruyorlar ve cikartamazlar. NasII, Kemalist Devrimin ~agd~lasma rmlcadelesinde Tiirkiye'yi getirdigi duragm otesinde, toplumsal tarihirnizin yeni ve farkh bir asamasi bashyorsa, tarih~Uigimizin 21. yuzyihna da, simdiki (Kemalizm-sonresil muhafazakir resmiyetin srmfsal kisrtlamalarmi asabilenler uzanacaktir,

66

I. 3. Tiirklerin TarihiniD Panorslll8Sl

Tiirkiye tarihinin, dUnya capmdaki tek bir Tanh biliminin ayrrlmaz parcastrn olusturacagi iein evrensel, gereek o~giilltik saptamalarim eereeveleyen perspektiflerin kapsarm bakirmndan evrenselcl bir sentezine dogru gidisin, Akcura'lann birakngr yerden tazelenebilrnesi iein, I. 1. ve I. 2. kisunlarmda tarihciligimizin mevcut dUzeyini elqtirmeyi esas aldigimiz bu denemeyi, Osmanh devletinin kurulusuna kadar katedilen toplumsal gelisme siirecine toplubakisla bitirmek istiyoruz. Bu 4(dogrular panoramasis tinceki «yanhslar katalogu»nun yadsmmasim olusturuyor, A,agJ_da I. 3. A'da, bazl yanhslar He bazi dolrulan dolaysizca karsrtlastirarak, stizkonusu yadsuna Islemimn tin adrmlaruu sergileyecegiz. I. 3. B'de, TUrklerin tarihinin bu erken d6neminin, baska kavimlerin benzer «geci$»leriyle ortak yanlan ve kendine ozgU yanlan Uzerine dengeli bir fonniilasyon sunacagiz. Bu onerinin halen geeerli, ortodoks akademik yaklasrm He -Feodalizm noktasmdaki- en Onemli 80- Iasmazhgmi, I. 3. C'de ayrica irdeleyecek; bu genisee parantezden sonra, I. 3. D'de Tiirklerin «askerl demokrasissinin ya da «protofeodalizm»inin ti2:giilliigU tema'sma geri donerek, gereek Turk-islAm sentezinin ne oldugunu gOstermeye call$acaglZ. Bu hazrrhklardan sonra, Orta Asya baslangrclarmdan Osmanhhgm dogusuna kadarki TUrk tarihi, tiC alt-doneme aynlarak degerlendirilecektir. Ancak, Tiirkiye Tarihi projemizin birinci cildinin fi)imdiki basunmda, s6zkonusu tiC alt-donemin tirtti$en ieeriklerini anahatlanyla belirtebilecegiz. iIeride, bunlarm her birinin sosyo-ekonomik tarihinin ayrmtilarma, tek tek boltimler hasretmeyi umuyoruz.

I. 3. A.Bundan birkec sayfa once, I. 2. F'nin sonlannda, Turklerin tarihinin Orta Asya'daki asemasme Iliskin gerici paradlgma'yi (modeli) hem btitiinitigu. ieinde, temel tinermesinin tiC de~fi)ik ifadesi ve bir «gelisme» teorisi ile bir «tekerrur» teorisi arasmdaki zorunlu boealamasiyla ozetlemis, hem de ardindan, aln tane ikincil onermeye aynsnrmisnk. l?imdi, bu analiz ve parcalamaya ters bir sira izleyecek; adigeeen ikincil onermelerin Ciiriitiilmesinden, merkezi idealist, biz bize benzerizci onermenln ziddina/bilimsel alternatifine ytikselmeyi hedef alacagia.

67

I. 3. A. a. 19. yiizytl antropolojisinin, Osmanh lmparatorluAu ile Orta Asya arasmdaki baglantrlarr, ilk basta sirf etnik duzlemde ve bir kesintisizlik seklinde kurduguna, I. 2. C'de deginrnistik. Gene 1.2. E'de ve T, 2. F'de anlatnustik ki, Turk milliyeteiligi anti-kolonyalist ve anti-feodalist yukselisi sirasmda, tarihi devamhhklari sosyo-ekonomik temele oturtmak yonunde adimlar atrmssa da, sozkonusu etkilenmeden tamamen armamarms; Cumhuriyet Devriminin durulmasiyla birlikte, bu irkeihk damannda tehlikeli bir genisleme basgostermisttr. Bu eAilime karst, kurucu burjuvazinin radikal Kemalizmini -1960'tan soma, emekeilerin ozerk kitlesel ve siyasal hareketlerinin sahneye cikmasmm da diirtiisuyle- surduren ilericiler de belli bir mticadele veriyor. Ama onlar hicbtr zaman TUrk rrkcihgun kokunden yikacak bir tavir alamadrklari gibi; son zamanlarda, ornegin Ataturk'un «Tarih Tezi»nin uzantrsmdaki hUmanist Anadolu yurtseverligine saldirrlar (bkz: yukarida, I. 2. F' nin sonlan) karsismda bu konuda gitgide daha cesaretsiz davramyor, genie kesimlere sirayet potansiyeli tasiyan gerici fikirleri somut ve ikna edici bir tarzda goAUsleyemiyorlar.' C;finkii milliyetcilik, son tahlilde, onlarm da felsefesinin bir ogesidir. TUm insanhgm bakis acrsi doruguna tirmanamayanlar, her an bayir al?agl, milliyet-;iligin en 8l?agl kademesindeki lrk~lhttn su veya bu parcacigryla bilincsiz uzlasmalara yuvarlanabiliyorlar.

Oysa gerici tarih-;iligin IRKC;I ONERME'sinin her zerresi alabHdigine koftur ve 20. ytizyihn ikinci yansmda elimizde bulunan verilerle karsilastmlmaya dayanamaz. «Orta Asya'dan Balkan'Iara kadar uzanan bir Turk milleti» yoktur. Birinci olarak, eski Turancilarm, simdiki «Turk-islam sentezcilerisrun iddia ettigi gibi «saf bir Tiirk irki», Orta Asya'mn bilinen tarihinin ilk zamanlannda, kabilelerin birbirinden gtirece ayn yasamasi beklenebilecek asamasmda bile kamtlanamlyor., C;e~itli kavimler arasmdaki siirekli Iliskiter, goc1er, savaslar, vb. nedeniyle, Asya .steplerinin gocebe otlahCI (pastorallst) halklari, ekonomik yasantilarmm ortakhgr zemini iizerinde, tarihlendiremiyecegimiz kadar erken bir insanhk ~afagmdan itiharen, deQ:i~ik rrklarm bir kansumm olusturmuslardir. Bu kansimda, gerek baskma ugrayan klanlann kadm ve krzlanrun topluca kolelestirilmesi, gerekse daha denk kosullarda karsihkh kiz alip vermeler yoluyla gereeklesen fiili cinsel kaynasma kadar, habire kurulup dagilan konfederasyonlar icindeki hakim kabilelerin isimlerinin zaman zaman tAbi kabilelere yaprstirrlmasmm dogurdulu etimolojik kaymalar da rol oynamaktadrr. Ornegin bugiin Hun rnezarlarmdan -;lkan insan iskeletlerinin incelenmesi, 16 Turk Devleti brosurtiniin .siiper Tiirk imparatorluklarmm birincisi» saydrg: konfederasyonun yoneticist durumundaki Hun aristokratlarmm bii-

68

yuk t;ogunlugunun Mogol soyundan geldigini ortaya koyuyor. Bununla beraber, daha sonra «TUrk» adiyla tarih sahnesinde gtiriilecek kavimlerin atalari da Hun konfederasyonu it;inde yer ahyordu. Turkik diller konusan kavimler, yalruz Mogollarla degil, Ari irktan, sarism ve mavi gozlii kavimlerle, gene Ari irktan Irani kavirplerle, Slavlarla, Ural-Altay kavimlerinden Samoyedler ve Tunguzlarla da habire karrsrms ve ktilttir aheverisinde bulunmuslardir. Nitekim bugun Tiirklerden sayilan Krrgrzlar, Ari trktan gelen, daha t;ok sarrsm ve mavi gozlii bir halktirlar ve Tiirkik bir dili sonradan konusmaya basladiklarr bilinmektedir. Ozbekler kiimesi .de, batiya goe eden Mogollarm bir kismmm Bah Ti.irkleri He kansip onlarm dilini benimsemeleriyle ortaya Clkml~ttr. Diger yandan, 11. yuzyrldan itibaren Anadolu'ya akip bu diyarm Tiirkiye diye amlmasma yol aeacak olan Sir-i Detya Oguzlan dahl, tarihte ilk defa «TUrk» adiyla tanman Gokturkler He akraba olmakla beraber, farkh bir kavimdirler. Omit Hassan'm belirttigi gibi, Oguzlarm Orta Asya seriiveni ieerisinde zamanla Tiirklerden addedilmeye oaslanmis oldugu dii~tiniilmelidir; DoAu Perincek'in belirttigi gibi, heniiz Oguzlar kendilerini «TUrk» adiyla e8gJrmazken, TUrkik diller konusan Orta Asya kavimlerinin hepsine «TUrk» deyip gecmeyi yaygmlasnranlar, komsu iran ve Arap uygarhklaridir. Oguzlarm bir kesiminin «Turkmen» adtm benimsemeleri, aneak yerlesiklige/Islamlyete cifte gecisten sonra, diger Oguzlarla aralarma bir -;izgi eekmek iein ve muhtemelen Araplann etkisiyledir. Tarihte «TUrk» denilen tek bir kavim degil, birden fazla akraba kavim oldugu, Ustelik bunlarm kendi kendilerini farkh adlarla bildikleri, bOylece goriiliiyor. Ama Orta Asya'daki karrsimlar bir yana, hele bugun Anadolu'da yasayan TUrk milleti, 0 kadar -;e~itli kavimlerden meydana gelmistir ki, «saf TUrk irkisndan dem vurmak, en kiifUk bir gereek, payi tasiyamaz. Butun diger rrkcihklar gibi, TUrk lrk¢lhgl da hi-;bir bilimsel temele yaslanmamaktadir.

Ikinci olarak, Orta Asya «Tiirk milletisnin eonradan farkh cograft rnekanlara dagilan kollarmm, bir «cihan TUrkliigii» olarak birlesip, bozkmn «super imparatorlukslarmm bir zamanlar basmicektigi «TUrk cihan hitkimiyeti mefkuresisni canlandrrabilecekleri iddiasi, rrki safhk arayislarmdan da elsanevi bir mahiyet tasiyor, $Uphesiz ki bugiin Asya'da, TUrkiye Turkeesi He -genellikle samldigmdan daha uzaktan- akraba diller konusan eesitli halklar var, Fakat bunlarla Anadolu Ttirkleri arasmda, ne Uzerinde yasanan toprak birlig), ne kiiltiir birligi, ne ortak yasama bilinci, ne de iktisadi birlik mevcuttur. Ustelik, milleti meydana getiren bu sartlarm, Tiirkik diller konusan halklar arasmda, tafihin hi-;bir' doneminde tam olarak gerceklestigi soylenernez.

69

Bu halklarm Orta Asya'da, birbirlerine daha yakm yasadiklari srrada, insan topluluklanm birlestiren ust-eercevelerden hiebiri, mi11et kategorisi degildi. Toplumlarm ilerleyislnde millet, birakahm ilkel simfsrzhgi, artik feodalizmin tasfiyeye ugradig; bir. asamamn iiriiniidiir. Millet, feodal parcalanma ve bagrmhhklarm son bulmaSI, toplumun iktisadi hayatmm tek bir pazar etrafmda birlesmesi, buna ticretli i~giicti piyasasmm da eklenmesi ve emek kullamm bicirnlerinin gorece turdeslesmesi temeli tizerinde ilerler, Fransizlarm millet olmasimn onundeki son en gelleri , f_eodalizmi topraktan kaztyan Btiytik Fransiz ihtilAli kaldmms: Aimanlar ve italyaniar da feodalizme karsi verilen miicadeleler ieinde millet haline gelmislerdir.

Orta Asya 'run go~ebe topluluklan i'rin ise millet, rneehul bir seydi; milIetin maddi zeminini kuracak alan kapitalizmin 'ilafa~ma, bu halklar aetsmdan, daha binylllar veya yiizylliar verdi. 1Ikel toplumda insanlarr, her seyden once, bir kIana mensubiyet tammhyorduo Klan, kandashgm en Jdi~k birimiydi. Bu kandashgm, dar anlamda gereek kandashk olmasi, yani bUttin klan halkinm fiilen aym ortak ata(1ar)dan turemis bulunmasi zorunlu degildi - olaym bu en saf sekli, muhtemejen onbinlerce yrl geride, hayvandan insana ge~i'il Arumn Ukel stiriiIerinde kalrmsn. Onemli alan. klan mensuplannm ortak ata(1ar)dan geldiklerine inanmalan, .kendilerini kandashkla bag-It farzetmeleriydi. Klan, tek tek bireylerin iradi toplasmalanyla da olusmamisn. Her insan, daha bastan boyle bir gereek veya hayali kandashk birimi icinde diinyaya geliyor; kandashk, hasim bir doA;aya ve klam kusatan bUttin diger tehlikelere ka~l, yeryiiziinde gil~ belA tutunmaya cahsanlarm, iiretimde, iiremede, savasmada biricik dayamsma eevresint beUrliyordu. Klan dismdaki herkes. ilke olarak dusmandi: klamndan ayn dii~mii, birey, henuz herhangi bir ortak otoritenin yiikselmedigi klanlar-arasr mekAnda, tilmiiyle korumasiadu kOle1ik, kendi kandaehgmm gilvencesinden ~lkanhp .;aresiz kalmak demekti; baska bir klarun geleneksel bdlgesine disandan yaklasan veya hareket halindeki bir klanla karsila,an, derhal basvuracegr dostluk ve aman dileme jestleri kabul gormezse, oracikta 6ldUrUliirdii; 6te yandan, hayatlan esirgenen istisnai misafir veya S1imtllar, belli toren ve smavlardan ge.;tiklf!ri takdirde, klan karanyla kand~hga da ahnabillrlerdi.

Sonralarr, 6zel miilkiyetin gelismesiyle kabileler ieinde sosyal farkhlasma ortaya .;Ikmca, bu sefer birka.; kIanm insanlanm birlestiren ~y, kabiJenin irsi sefine (aslret reisine) bagimhhk oldu, Kabileler arasmdaki tesadUfi temaslar ve hediye ahsverisleri, giderek daba istikrarh deg~imlere donii'iliirken, artan birlesme olanaklari, asked gil.;, servet, itibar ve asalet aymmlanrn hakim ve tabi ka-

70

bileler hiyerarsisine yansrtan konfederatif yapilar ieinde gereeklestirildi ve yonetici kabilenin aristokrat zUmresine bagrmhhk esas ahnmaya baslandi. Bilge Kalan, Orhun Yazrtlarmda «Tiirkiim budunum Idi» diyor. Buradaki «budun» kelimesi, gerici tarihcilerm yapbgl gibi «millef .. diye cevrilemez. 0 zaman TUrk milleti degil, Bilge Kagan'm budunu vardi, «Budun» kavrarm, Gbkturk konfederasyonunun Ust yonetimine tfIbiyeti yansrtiyordu, Dede Korkut Kit.b.' m okudugumuz zaman da, Anadolu-oncesi yasantilarmm ortak amIan orada dile getiriJen Oguzlan birlestiren bagm, bir millete Uyelik degil. Salur Kazan'a veya baske bir beye baghhk oldugunu g(j~ riiyoruz.

Gelelim, «cihan hakimiyetb pesinde kosma «mefkuressine ....

Orta Asya konfederasyonlannm, tUm bozktn egemenlik altma almaya eahsnklan, dogrudur. Aneak bu, herhangi bir askm bilincten degll, dogrudan dogruya maddi yasam kosullarmm gereklerinden kaynaklamyordu. Marx'm farkettigi gibi, siiriileri mUlk edinen coban kabileler i.;in toprak, ilkel smrrsizbg. i~nde kahyor ve bireysel deAn, belli kabilelere belli otlaklann tahsisi seklmde bir bOlU~Ume konu oluyordu. Bu otlaklar ugruna baska kabilelerle dovii:;;UIUr, ama kabile efradmm geleneksel alandan topluluk aracihgryla yararlanma hakkt pek fazla kisitlanamazdi. Bir kere bu, ozel miilkiyetin (bireysel bieiminin) yol aeabileceg] yabancrlasmayi frenliyor; kandas gticebe insanm yeri ve gogii bOliinmezlik ieinde algilayrsim ayakta tutuyordu. Dahast, kabileler aristokrasisinin, zengin· lesmesinin bir noktasmdan sonra, miimktin oldugu kadar gents ara ziler iizerinde bans ve siikdnu saglamakte yaran vardi: ~kU klanlar ve kabileler arasmdaki siirekli savaslar ve yagma akmlan, hens otlaktan otlaga diizenli go~ii baltalayip cobanhgm verimini, hem de On Asya-Uzak Dogu ticaret yollarmm guvenligini sarsarak- kervanlardan almabilecek barac ve kar payim dii~Uriiyordu. Burada .' cihan», yerin ve gaglio bOliinmez1i~i_ne iliskin daha eski duygunun iizerine oturan, ondan yararlanan ve ona yeni bir ieerfk kazandrran, veri .kosullarda birlesik bir yonetime ge.-;irilebilecek bozksr miktanydi. Cografi. iklinisel ve tarihi bir tesadiif olarak da bu. 01- dukea bUyiiktii. ¢inkii kabileler aristokrasisinin -deyim yerindeyse- yiikselirken genislettigi ufkunu, Orta Asya steplerinin ucsuz bucaksizhgmda, pek az dogal veya siyasal engebe simrhyordu, Demek ki dunyamn bu kosesmde, yetenekli ve itibarh bir onder etrafmda kenetlenmts birkae akrabajmiittefik kabileden olusan bir eekirdek, biraz daha genisee bir halkanm sadakatini bir kere elde etti mi esash bir ivme kazantyor; genel orgiltsiizliik ortammda, ilk orgiitlenen, yuvarlandikca irilesen bir kartopu gibi, Orta Asya'run tamarmm kolayca kontrol altma ahyordu.

71

Ister Tiirkik olsunlar, ister olrnasmlar, bu sahada beliren, Hun' lardan Sienpi'lere, Topa'lardan Cucen'lere, Goktiirk'Ierden Uygur' lar ve Mogol'lara kadar butun gorece birlesik «heyetsler,' bu yuzden doguda Cin'e, kuzeyde Sibirya'ya, giineyde yiiksek siradaglara, batida Maveraiinnehir, Aral golti ve Hazar DeniziyJe birlikte tekrar On Asya yerlesik uygarhklarma toslaymcaya dek cabuk yayrlmrs: kendilerinden oncekiler'le al;iagl yukari aym fiituhah kisa zamanda basarrmslardir. Bunun, daha ileri ~aglarm imparatorluk ideolojisi ve siyasetini bir «rnefkure» olarak ruhunda tasimakla hiebir ilgisi yoktur; tersine, «cihan» hakkmda belki ileriligin degil, geriligin besledigi bir safhk sozkonusu olmaktadir. Goreli bir bosluktaki istila hizma bakarak, bunu gerceklestiren kavrne ne bir «rnefkure» yilklemek isabetlidir, ne de bizatihi bir «devlet» alma vasfr. Bizans ile Konya Selcuklulari arasina srkisrms bir 13. - 14. yiizyil ue beyJigi, ornegin, ilk yukselist sirasmda «cihan hakimlyetisne iliskin hiebir iddiada bulunmadigi halde, lsa'dan sonraki ilk on ytizyilm hIZla kurulup hizla bozulan gocebe egemenliklerine kiyasla, devlete cok daha yakmdi : Gene «asked demokrasi» tabamna dayanmakla birlikte, Osmanhlar, gereek devletlerle deln, eok eski bir uygarhk alammn, gii.;lii efendileri arasmdan dikkatle ve adim adim sryrilmak zorunda olan, ittifak yapip bozma becerilerini sadece kabilelere degil, imparatorluklara da uygulayan, cok daha gereekci «gormiis gecirmis» siyaset ustalanydilar.

Orta Asya kavimlerinin «rnilli mefkUre» tasimalan soyle dursun; Ttirkik gocebe dalgalarinm sonuclan bakimindan en onemlisiy Ie Maveratinnehir' den i ran 'a, oradan Anadol u 'ya ta 11. yuzyilda geeen Oguzlar bile, ancak Kti~ilk Asya'da bircok basks kavimle karrstiktan, apayri bir tarih ve kultur icinde yogrulduktan sonra 19_ yuzyilm sonlarmdan itibaren Turk adiyla bir millet haline geldiler. Ama 0 srrada Anadolu insanlarimn .;ogunlugu, birakalrm bir ortak yasanti bilincini, Orta Asya'daki diger Turkik kollara mensup insanlardan haberdar bile degillerdi. Diller, aym kokten gelse bile, farkh hayatlar siirdiiren bu halklari birlestiren bir anlasma araci olmaktan eikrmsti. Orta Asya halklari He Ti.irkiye Ti.irkleri, bu yiizyrllar boyunca degisik toprak parcalan uzerinde yasadilar, degisik tarihi sureelere eekildiler, degtsik kiilttirler yarattilar, degi~ik iktisadi birlikler 01 usturdular..; ve farkh milletler olar~k tarih sahnesine ciktilar. Hepsi Cermen kokten gelen ve Cer_men dilleri konusan Isveeliler, Almanlar, Avusturyahlar, Danimarkahlar ve Isvierelilerm bir kisrm, nasil ayri milletler meydana getiriyorlarsa, bugiin Tiirkik diller konusan halklar da ayri milletlerdir _ Bu nedenle, «cihan Ti.irklilAii birlessin» veya «butun Tiirkler bir ordu» gibi sloganlar, her baknndan hayalidir. Boyle sloganlari temellen

72

dirme kaygismdan vazgeeilmesi, tariheiligimlai, bos yere ugrastig: bir dizi saplantidan kurtaracak ve daha ciddi meselelere yOnelme~ sini sagIayacakbr,

I. 3. A. b. Gerici modelin IRKC;I ONERME'sinin -;Okmesi, kuskusuz «ALTIN <;A(;» QNERMESI He BENZERSlzLiK ONERMESi'ni de bashbasma sarsiyor. BaZI toplumsal ozelliklerin, ne kadar gereek olduklari, iyilik veya kotuliikleri bir yana, binyrllar boyunca degi~meksizin intikali varsayrmr, onlarm asl! tasryicrhgim guya degtsmeyen biyolojik ogeye yUklemekle, en saf sekilde savunulabilirdi. OyS8 irki ideaIizmin sacmahgi gosterildiginde, ezeli ve ebedi kihnmak istenen hasletler He sozumona bunlara dayah toplumsal iliski ve kurumlari Turklerin gen'lerinde dondurmak imkam da ortadan kalkar ve dikkatler ister istemez, toplumsal degismenin kendisine yonelir. Kavimler-arasr genel1emelerin onil boylece aC1Idlgt gibi, asarnalan reddetmek de zorlasir : Zaman ieindeki X noktasmda gOzlenen olgularm bazilarmm daba sonraki bir Y noktasmda ortadan kalkngmm, buna karsihk X'te gorulmeyen seylerin Y'de beltrdiginin farkedilmesi, dini yaradihs veya kavmi rub teorileriyle destek1i «gok kubbenin aItmda yeni bir sey yok» fikrinin degtl, nicel birikimlerin nitelik degisikliklerini do~rdugu sieramah bir ge-

_1i~me fikrinin gii~lenmesiyle elele gider.

BENZERSizLiK ONERMEst'nin somut ziddmda, yukanda anlatngirmz her sey, diinyamn biitiin diger halklari gibi Orta Asya kavimlerinin de, ilkonce, kandas kabile toplumunun erken ve orta asamalannda, ozel miilkiyetin ve smiflarm hie bilinmedigi ilkel komtinalligin bozulmamis seklini: biraz daha sonra, kandashgm da, kol1ektivizmin de coziilmesi sureci olarak uzun bir «asked demokrasisyi yasadiklarmi gosteriyor. Kabile sisteminin insanhgm toplumsal evrimindeki ilk ve evrensel adim oldugu genel teorisini, Kuzey Amerika kizrlderifilerinden irokua'lara iliskin arasnrmalarma dayanarak, 19. yuzyihn unlil Amerikah antropologu Lewis H. Mor-gan ortaya ath. ISBO'ierde Engels, Ailenin, Ozel Mulkiyetin ve Devletin Kiikeni adh eserinde, Morgan'm malzemesine ek olarak eski Yunanhlari, Romahlan, Keltleri ve Cermenleri inceleyip, aym (a) kabilesel, kandas kollektivizm; (b) askeri demokrasi; (c) devlete SlCrayis ugraklarmm, hepsi aeismden geeerltlik ta$ldl8tnl kamtladr, Burada, Engels'in askeri demokrasi adrm verdigi, Morgan'm Yukan Barbarhk'ma denk dusen ikinci kademe tizerinde biraz durmahyiz. Bu ara-asama, saf ilkel komilnalligin azellikleri ile devletli toplumun ozelliklerinin bir melezidir; bir bakima, ekonomik teme1in degilimesine ustyapimn ancak gecikmeU olarak cevap verecegi bulusunun bir orneklemesini meydana getiriyor. Askeri demokrasiyi,

73

6zel miilkiyeti nesilden nesiJe aktaran ataerkil aile ocaklanmn be~ lirmesiyle klanlann yatay yekpareliginin. bu ozel miilkiyet birikimlerindeki dengesizlikler nedeniyle kabilenin dikey tiirde:;lliginin btiIUnmi!.f. yani kand~hgm da, slrufslzhgm cia asmdmlmis olmasi: buna ragmen ordusu ve bUrokrasisi He devletin :;Iiddet tekelinin hilA topluluktan aynsip onun karsisma diktlmemis olmasi tammlar. Klanlarm 6nderligi zengin ve kudretli ailelerin, kabilelerin 6nderlili zengin ve kudretli klanlann elinde toplanmakta; bunlar tUm kanda~hgm ~karlarl yerine yav~ yavas kendi ~lkarlarml g~irmeye baslamaktadirlar. Belli bir kabileye tAbi kilman diger kabileler, bu gorUntii ardmda, asImda hAkim kabilenin yonetici klanmm fef ailesine baglamyorlar; savas esirlerinden 6ldUrUlmeyip k61el~tirilenler de, uygulamada tUm kabilenin degil, tepedeki klart ve/veya ailelerin denetimi altmda f;81~ttnhyorlar. Baska bir deyisle, gerek en gii~lii kianm en gii~1ii ailesinm istikrarh imtiyazma donilfmeye baslayan kabile ~fligi, gerekse diler klan ,eflikleri, , (i) kendi klan ve kabilelerinin (~obanhk veya tanm) iiretiminden ozel paylann; (ii) savas ganimetlerinden ozel paylann; (iii) savasta yenik dU~iirUIdiiklerinde topluca bagrmhhk altma sokulan diger kabilelerin tiretiminden ozel paylann; (iv) kolelerin gereeklestirdig! iiretimden ozel paylann yogunlal;ltmlma mercileri haline geHyor. SomiirUnUn_gide~ rek yerlesmesinin bilince yansunast, hayatt cahsarek kazanmamn kabilenin emekci tabanma, Ubi k~bilelere veya kolelere liylk gorUlmesi oluyor. Yagma ise; aristokratlasan sefler zumresince .serefli bir eylem kabul ediliyor. Oretimin gelismesi nedeniyle, civar-

, daki diger klan ve kabilelerin de saves yoluyla elkonabilecek zenginlikleri vardir ve tabii akin ve eapullarda bir taraf hep iistiin ge .... line, servetini biisbiitiin arttmyor, digerlerinin omuzlarma basarak kandas ~itligin iizerine daha fazla tirmamyor. Daha onceleri sadece ~ almak veya dar gelen topraklari -ister tanm arazisini, ister otlaklerr=- genisletmek i~in yapilan savas, artik yagmayt hedefliyor ve siirek1ilik kazamyor. Dolayrsiyla askeri ~efliAin de onemi artiyor : Va, daha eok biiyiicii-rabip niteligindeki bans sefinin yanmda, ikinci bir savas ~fi yiikselip' one geeiyor: veya kabilenin biricik ~fi, bansci Islevlerinln zayiflamaslyla askeri komutan kimliAine biirUniiyor. Her haltikarda askeri sef, vazgeeilmez ve daimi bir memur konumunu edinecektir. Bu, devletin eekirdegtnin bans ~efUti kanahndan deAil, daha eok savas ~efligi kanalmdan geli~esi anlamma da geliyor: Anaerkil hukuktan ataerkil hukuka geeisle i~i~, askeri seflik babadan _ ogula devrediliyor ve irsi fefligin, irsi soyluluAun, irsi kralhgm temelleri abhyor. Ote yandan, kabile efradi heniiz silahhdir ve biitiin ataerkil aile ocaklarmm baslarr, yagmadan daba fazla pay alarak- zenginlesme hirsmt tasiyorlar. Eter ka-

74

bilenin (askeri) ~efi, habire basarih akin ve c;apullar BrgUtleyip bu ozleme karsihk veremez, ya da bu ugurda yapbklan kabile savaseilarmm hepsini tatmin etmezse, diger zengin klan ve ailelerin ondegelenleri, genc;ler ic;inden etraflanna ozel_ «savas partileri» toplayarak, kendi baslanna sanslanm deniyorlar: Baskin basanmdu; Isler rast giderse, evlerinde/c;acbrlannda kalanlardan daha hizh biiyiirler. Boylece kabilenin eski hiyerarsisinin kenarmda, ikincil hiyerarsiler ve rekabet odaklari da sekilleniyor. Eski kabile meclislnde, slmdt sadece bu «kahramanalarm sesleri 'duyuluyor: kandas demokrasinin organlan, bicimden cok ic;erik de~i~iklitiyle, askeri demokrasinin organlarma, balk iradesinin degil, bey iradesinin araelanna dOnii~uyor. N ihayet kabilelerin askeri seflerinin de, ikincil savas seflerinln de en yeteneklileri, baska .kabilelerden taraftar c;ekmektedirler: Kanbagmi C;tizup gelen ve ~isel sadakat arzeden-

_ lerle ozel maiyeUer kuruyor, ganimeti Bnce onlarla paylasiyor, kurultayda onlari arkalarma diziyor, kendi kabilelerine kalll kandqhk-dismdan ttiretilmis bu 'giic;lere yaslaruyorlar. Daba geni, alanIari diizene sokabilen konfederasyonlann onciili.iliinii, _ ~te bu tizel maiyetli aristokrasi yapryor. Bir sonraki ugrakta, kabile efradl topraga yerlestirllip koylii1e~tirileCek ve/veya fetih yoluyla baska yerlesik halklann tepesine topluca ~reklenilecek; bu taban, bangi kokenden gelirse geisin, silahsialandmhp vergiye baglanarak teba'l~ ttnlacak; bOylece kandas tirgiitlenme sona ererken, Zit kutupta, biiyuk baskanlar, din adamlarr, k8tipleri, komutanlan ve irili ufakh maiyetleri, biirokrasinin ve ordunun insan malzemesini olusturacaktir. Ne zaman? Bu, dogal kosullara, iklime, tarihl c;evreye, zafer veya yenilgilere baghdir, Bir kavim, binytllar boyu konfederasyon-oncesi diizeyde kalabilir; bir diA;erinin biittin kOnfederatif denemeleri, devlete sierayamadan dagrlablltr: bir iic;tinciisti, bu e~iAi eabucak asabilir. Askeri demokrasi asamasmm uzunlugu, bu gibi oz ... giilliiklerle dokunuyor.

AUealn, Ozel Mfilkiyetin ve Devletin Kiikeui'nden eikardignmz askeri demokrasi kavrami, Homeros'un tty.da ve Odilei!l'smda, Iskandinav saga'}armda, biittin kavimlerin «Kahramanhk CaAt. destanlarmda yankIlanan maceralanm bir vakitler yalmz Edebiyat Tarihinin inceledig! Aka mynnidon'larmlD, Cermen comitatus veya gefolgscbaft'larmm, MoAollardaki nOker, Tiirkmenlerdeki IIlp, pzI: ve Jark yipt gruplannm evreJisel anlarmm aeiklamaktadir. BununIa beraber Engels'in kendisi, 6rneklerini yalmzca Ege ve Akdeniz havZ8S1 He Bah Avrupa'dan, yani en iyi bilditi Ort8~~ feodalizmine giden Roma-Cermen sentezi iizerindeki konaklardan sec;m"ti. Hep, tarima gec;mio veya gec;mekte alan balklar s6zkonusuydu, dunyarun bu k6fesinde, M.O. 1500 - M.S. sao arasmda. Peki, Asya

7S

bozkirrrnn gocebe otlatrcilarma uyuyor muydu buttin bunlar? Uyduguna ve Engels'in «semassuun bazan samldigi kadar «Avrupamerkezli» olrnadigma, Vladimirtsov'un MoAollarln it;timai Te,kilih bashkh eseri tamktir. Vladimirtsov'un gosterdigi gibi, Mogel kabile toplumuna darngasmi vuran olay, uzun yiizy111ar boyunca gOf;ebe eobanhk asamasmla kalmasiydr. Dolayisiyla 11. -.13. yuzyillara geldigimizde, bu toplum haJa, cozulmeye ugramis da olsa bir kabile orgutlenrnesinin kuvvetli izlerini tasimaktaydr. Mogcllarda klan, obox veya obog [= oba] adim ahyordu. Bu, Mogel kabile hayahmn temel birimi ve aym zamanda egzogamik birim idi. Bunun yamsrra, her obox'un bagrmda, artik cek sayida ataerkil aile ocagi belirrnisti. Bunlara ayil adi veriliyordu. Hemiz evlenmemis ogullar, baba ve analanyla bir ayil'de yasiyorlar, evlenince ayrihp kendi ayil'lerini kuruyorlardi. Yalmz en kUf;Uk ogul, babe ocagrrun miraseisi (edcigin) olarak babasmm ayil'inde kahyordu. Miilkiyet birimi ayiI'di. Hayvanlar, cadrrlar, kapah arabalar, basit iiretirn araelan, silahlar, vb. gibi her eesit mal, ayit reisinin sahsma aitti. Serve.in esasim ise hayvan suruleri meydana getiriyordu. Bozklr kabileleri icm bu, oncelikle at siirtlleri demekti; kare sigrrlar, okuz ve inekler nakil vasrtasi olarak kullamhyor, arabah eadirlara kosuluyor, koyunlarm eti, derisi ve yiiniinden yararlamhyordu. 11. -12. yiizYlllarda ayil He obox arasmdaki eelisme, goale goriiliir derecede belirginlesmisti, Zen gin ayil'ler obox'un hayatma gitgide daha fazla hakim oluyorlardi. Bu zen gin ayirler, siirekli yagrna akmlanna ve savaslara rnaruz bir ortamda tarname_n kendi baslarma hareket etmenin tehlikeleri yiiziinden obox'tan kopannyorlar: klan icinde varolmamn ozel ekonomileri iizerindeki krsrtlayici etkisini ebex'u kendilerine tabi kilarak telafi etmeye cahsryorlardr. Her obox'un veya irgen [= kabile] adt verilen obex'lar grubunun, geleneksel bir mmtikasi, got; alam vardi. Bu alan cok say Ida otlag; kapsayacak kadar genisti, Obox veya irgen, bu alan icinde otlaktan otlaga serbestce gOt;iip konuyordu. Toplumsal bir birimin (obox veya irgen'in) go~iip kondugo yere, nuntux veya nutug (Turkee, yurt) deniyordu. Obox veya irgen bir yere kondugunda, nuntux, 0 klan veya kabilenin btitun uyeleri tarafmdan ortaklasa kullamhyordu, Ancak, obox'tan kopmaIan iCin ekonomik kosullar olgunlastigr halde istikrarsizhk nedeniyIe bir tiirlii bu kopusu gereeklestiremeyen zengin ayil1er. obox'un biitiin yasantisrm denetimleri altma aldiklari gibi, goriinii~te ortaklasa kullamlan topragm iizerindeki belirleyici yetkileri de fiiliyaUa ellerine geelrlyorlardi. Tasmabilir mallar iizerindeki ozel mUlkiyetin ayil'lerin reislerinde, topragm kontroliiniin de zen gin ve soylu ayiJ1erin baslarmdaki noyan'larda toplanmesmm yamsira, 11. - 13.

76

yuzyillarda kandashk da donusume ugramaktaydi. Mogollarda urux deyimi, bir tek yarr-mitolojik atamn soyundan gelen obox'lar arasmdaki akrabahk, yakmhk iliskisini anlattyordu. Jad deyimi ise, boyle bir akrabahk iliskisi bulunmayan klanlarm birbirine «yad», «yabanci» olduklarim ifade ediyordu. Baslangieta, urux'luk bagi onemltydl; urux kabileler birbirleriyle savasmazlar, iad kabileler birbirleriyle birlesmezlerdi. Bununla beraber, gozlenen donemde bu kanbagi ¢ztiliiyor, urux/jad aymmi anemini kaybediyor, kabile ve klanlar arasinda siyasi Iliskiler onem kazamyordu. Artik urux'lann birbirleriyle savasnklan, jad'larm ise birlesip irgen'ler veya ulus' lar (konfederasyonlar) meydana getirdikleri gortllebiliyordu. Obox' lar ve irgen'ler arasmda hiyerarsik, esit olrnayan iliskiler, hakimtibi kabile iltskileri ortaya eikiyordu. 11. - 13. yuzyrllarda, savaslarda yenilgi, yoksulluk, zayifhk, himayeye muhtachk gibi nedenlerle baska bir kabilenin nesilden nestle «demirbas vassah» haline gelmis alan bagimh kabileler, unagan-bogol diye amhyordu. Unajan-boAoI' Jar, tab] olduklari kabile veya klana hizmet eder, onun siiriilerini guder, savasta ona yardimci olur, ona vergi verirlerdi. Ancak bunu yaparken, kendi i-; iliskilerini cozmuyor, efendileri gibi kandashga dayah bir kabile hayahm surduruyorlardi, Bu bakimdan bu esitsizUk filizi, klsisel himaye ve tibiyet iliskilertnin olusmasmdan daha geriydi. Sozkonusu dOnemde kanbagmm -;ozUlmesi ve urux olmanm onemini yitirmesi, gerek aym kabile veya kIana, gerekse farkh kabile veya klanlara mensup Mogollar arasmda anda'11k kururnunun ilerlemesine yol aeiyordu. Anda'hk, iki sahsm birbirlerini ozel olarak korumayi ve kollamayi taahhiitetmeleri demekti. Ote yandan, bircok eski kabile savascismm kendi kandas biriminden kopup bir baska obox veya irgen sefinin veya zengin bir ayil reisinin hizrnetine girmesi de yaygmlasiyordu. Bu neker'ler, noyan adi verilen kabile aristokratlarmm cevresinde, onlara bagh silahh maiyetler meydana getirtyorlardi. Noyan'lar, noker'leri aracrhgiyla iradelerini klan veya kabilelerine gitgide daha fazla kabul ettiriyor, unag;an-bojol' Ian uzermdeki hakimiyetlerini pekistiriyor, ote yandan ntiker'lerini kendilerine bagh tutmak iein onlara sadakat yemini ettiriyor ve -;0- banhk ekonomisinin arti-urununden bir bolum He ganimetten payIan bu noker'lerine dagrtiyorlardr. Bu gelismeler sonucu, 13. yuzyilda Mogol toplumunda suuflasma hizlandi. Bu toplum kandas birimlere degil, kandashgi bozulrnus birimlerin hepsini enlemesine kesen aIt ve list tabakalara ayrrhr oldu. UnaA;an-bogorl_ar, hakim kabilelerin a$agl kesimleri ve noyan'lann usaklan, xaracu (kara halk) denilen kesimi .olu~turdular. Noyan'lar ve noker'leri ise, Cengiz «irnparatorlugusnun kurucu ve yonetici simh haline geldiler.

77

Orta Asya'nm coa;rafi kosullari hayat tarzt acrsmdan 0 kadar belirleyicidir ve bu platformda yer alan bozkir kavimleri, bu arada Ttirkler ve Magallar, yukarida I. 3. A. a'da anlattigunrz gibi binyillar bayunca birbirlerine 0 kadar kansrmslardir ki, Ti.irkik kabilelerin kendilerine iliskin hicbir dolaysiz kanrtimiz olmasaydi dahi, Vladimirtsav'un Magallar hakkmdaki anlatmnnrTurk kandashg; ve asked demakrasisinin yaklasik bir gori.intusu sayabilirdik, Kaldi ki, birakahrn basks kaynaklari, Tiirkiye'nin gerek Fuat Koprulti gibi burjuva-demokratik karakteri daha belirgin, gerekse Zeki Velidi Tagan gibi Avrupa (Rusya) egitimli fakat daha TIirkCii bilim adamIari, milliyetciligin kacmilmaz zaaflari ytiziinden surecin genel anatomisini teorilestirmernis, hatta Togan omeglnde, bu teortlestirmeden adeta kasten uzak durmus da olsalar, aradaki paralellikleri betimsel diizeyde, hicbir yanhs anlamaya meydan vermeyecek bir netlikle artaya koymuslardir. Nitekim Koprulu'nun, Vladimirtsov'un kitabimn Sovyetler Birligi'ndeki ilk yayrmlamsiyla (1934; dilimizdeki basnm : Koprulu'nun asistam olrnus olan Abdillkadir Inan'm cevirisiyle, Turk Tanh Kurumu, 1944) a~aAl yukan aym tarihlerdeki eahsmalan.

(1) 11. yuzyildan -once, Orta ve Batt Asya'da;

(2) 11. - 12. yuzyillarda, Iran'da ve Dogu-Giineydo~ Anadalu'da;

(3) 13. yUzyllda, Bati-Kuzeybati Anadolu ue'Iarmda

Oguzlar/TUrkmenler/Tiirkler arasmda, her seferinde bir iist diizeyde «tekran>lanan kandashgm coztilmesi ve devletlesme dalgalarma Iliskin esash gOzlemleri ieermektedir, Bu olaym, bl>yle ii~ ayri cagraft mekan, tiC ayn tarihi ortam, fiC ayri konak boyunca devam ettiginin Koprulu tarafrndan tesbit edilmis olmasi, bashbasma onemlidir; asagrda, I. 3.D'de ve devammda tammlayacagrmiz tiC asamanm ilk kestirimiyle; burada karsrlasiyoruz. Ayrica Koprulu, -baZI abartmalari hakkinda I. 2. E'nin sonlarmda dile .getirdigimtz elestiziler sakh tutulmak kaydryle-e- bunlardan illdnin elle tutulur ieerigi diye, esas olarak putperest ve g6.;ebe bir kabile duzeni i~inde yasayan Orta Asya Turk toplumunun biitiin ayrmtilarda saghkh bir tablosunu cizer. Akeura'mn sOziinii ettigi ataerkillik, bir aristakrasi, hanbk, yasak ve ti)re Iaktorlerinin beltrist, ilkonce bu platformda izlenmektedir. tkinci: a",mad&, TUrkler artik MiislUman fakat hAla gl>Cebe ve kandas veya yan-kandasnrlar: -daha 6nce I. 2. D'deki toplu ozette belirttigirniz gibi- «kesif Turk kabilelerinin muhaeereti neticesinde teessilr etrnis» ve asll bilnyesini «asil kurucusu alan Oguzlar'm kabile ananelerrsne borclu bulunan Selcuklu devleti, her

78 .

bin kendi irsi reisme itaat ieinde «kendilerine tahsis edilen sahalarda kesif kUtleler halinde yasayan» Turkmenlerin «asiret tesaniidibnii, zorunlu iskan, Utti daginmi, bilyiik (reislere verilen) ikt" lardan kil.;il.k (bireysel) sipahi ikti'larma geci$, Oguz beylerinin ~ cuklarimn saraya rebin almmasi, maash muhaftz kttalan kurulmasi gibi yfmternlerle krrmaya cahsir. Devlet He «aslret nizarm» arasmdaki catisma, zaman zaman Oguz ayaklanmalanna yol aear. Nihayet ii~DCU 8f8mada da KoprulU, bizim asked demokrasi dedigimfz toplumsal gelisme amm yasayan, dolayisiyla bir oneii .;ekirdegin yayilma yoluyla deviet kurma eylemine seferber edilebilecek potansiyeli Hade eden, biitiin onceki cOzillmelere ragmen gene de hahn

. sayihr boyutlardaki kabilesel kitlelerin varhgma Isaret eder: 1243' te Anadolu'ya ulasan Ilhanh saldmsmm dogudan bahya sUrdUgii

, yeni yeni aslret gruplari, Bizans srmrlarmda, «Anadolu Tilrklii~nun en temiz, en canh bir unsurunu teskil eden, fakat deviet mefhum una .yabanei olan asiret nizami haricinde htebir iCtimai nizam tamrnayan» kabilelerin cengaver gelenekierini canlandmmsnr. «Kadmlari ve cocuklan da miisellah» olan bu «budut asiretlerl», gerektiginde «il-basr denilen reislerinin idaresi altmda» savasmakla birlikte, asked dinamizmlerini sadece bu kandas birimler kanalize etrniyordu: tersine, «rnaiset vasrtalarim Ortezaman'm mUtemadi harblermde ve dahili igti$~larmda arayan» yiAitler, -A~lk Pasa'mn saydigi «kuvvetli yUrek yani secaat, bazu kuvveti, gayret, iyi bir at, hususl bir Iibas, yay, iyi bir kihe, siingii. uygun arkadas» sart-

. larim biraraya getirerek kabilelerinden kopuyor ve ganimet, hatta toprak umuduyla, Bizans arazisine stirekli akm ve capullar diizenleyen «gazi» veya «alp» teskilatlarma girlyorlardr. «Rumeli'nin zen gin timar'Iarma nail olrnak» iein, akmci uc beyUklerinin en 00- sanhsi haline gelen Osmanh hanedam etrafmda toplamp ieikarlarim onun eikarlarma baglayan, hakikaten de timar dagrtum yoluyla «COk saglarn esaslara dayanan ... toprak aristokrasisi»ne donU$en kurucu smif, iste bunlardtr.

Srrf Fuat KoprUlU'nUn eserlerinden derlenmls ogele(in yanya-

.. na getirilmesi, bOylece, TUrk kabile toplumunun tarihi serUveninin, Engels'in Yunanh, Romah ve Cermenlerinin seriiveninden ya da Vladimirtsov'un MogollarmlD seruveninden anahatlan itibariyle farkslZ oldugunu ispathyor. Engels'in «askeri demokrasi»sinin $efler zUmresi, KoprulU 'de, butun Turk-Islam devletlerinin dayandrgi «askeri aristokrasi» admi almaktadir. Osmanhlann daha eok «kabileseb bir kokenden mi geldikleri, yoksa «gazi» karakteri mi tasrdrklari, asiret guclerine mi alp 6rgiitlerine mi yaslandiklan konusunda, daha sonra Kopriilu He Paul Wittek arasmda basgosteren tarnsmanm gereksizligini de, gene bu dokum gosteriyor : Her Ild-

79

sidirler; bir asiret parcacigirun icinden eikip ayru zamanda kendilerine kisisel sadakatle bagh bir ozel maiyetin basma gecen, dolayistyla hem kendi kabilelerini ve onlara tabiyet altma giren diger kabileleri, hem de gazileri [= noker'lerini], iki ayri ve birbirlerini tamamlayici kumanda mekanizmasi aracihgiyla seferber edebilen yetenek1i bir savas ~emgidirler. G~ donernlerindeki kandas kabileselIik He gazllik, alplik denen ozel yagma ve fetih girisimcilig! arasmda, -yakm zamanda Rudi Lindnerin tekrarlar gibi oldugu=«ya biri ... ya digeri» rnetafizigi degil, diyalektik bir ieicelik sozkonusudur: Biri zemin ve taban, digeri oncU ve motordur; gelisme, asiretlerinden kopanlann bey maiyetlerinin silahsorleri haline gelrneleri yonundediri cozulmeye baslarms genisce bir kandashk hal-

. kasi yoksa, gazi orgtitleri kendilerine habire adam bulamaz ve gazi orgutleri yoksa, kandashgin dagilrnasi tamamlamp devlete sieranarnaz: gazi1erin basmda, asiretler halkrmn kendi bey sulalelerinin bulunmasi, kandashktan kandashk-disr bir cerceveye gecisi kabile savascrlarr acismdan kolaylastmyor, devletin ifade ettigi son derece gercek nitelik degisikligini zihinlerde yumusatiyor olmahdir. Esasen Engels'in «askeri demokrasi»si, bu zitlarm birligidir, kandas geemisten uzamp gelen «demokrasi» He gelecegin devleti_ne uzanan «askeri»1igin yanyanahgidir - ve Osmanhlarm, kendi bilmelerinin de oyle kaldigi noktamn mubtemelen otesinde, geernisle devamhhk ideolojisiyle saltanatlanm kutsamak icin eok uzun sure koruduklarr «hem han, hem gazi» unvanlari, askeri demokrasinin bu ikiliginden dogmaktadrr.

Somut kurgulamasi bu kadar berrakken, Kdprulti nicin yukaridaki rnetafizikten kacinamiyor? Bunun belirgin nedeni, bir seyin bern A. hem de A-Zlddl olabilecegini, bir kutbun digerine donusebilecegini ongoren diyalektik mantigr kavrayamamasidrr. Bu yiizden Fuat Koprulu'nun Osmanh devletinin kurulusu aeiklamasinda, Islam-Iran yonetim usullerinin tasryicrsi ulema'ya, r;ogu zaman yeterince uzerinde durulmayan, cok kritik bir rol dusmektedir : Bu ulemanm uc'lardaki varhgi (bkz: yukarrda, I. 2. D). SlDIr bolgesi askeri demokrasisinin devlete sierayrsmm hlzlandlnclsi olmaktan, dogrudan dogruya yeterJi kO$ulu oimaya dogru islev degi~tiriyor. Ba~ka bir deyisle, yer yer Koprulu, Osmanh devletini, (Selcuklu devletinin .yoku$UnU izleyen zaman ve mekan araligmda biraz' basibos kalan) Tiirkmen askeri demokrasisinden degil, adetA Seleuklu devletinin kendisinden tiiretmektedir; 0, Anadolu Selcuklularmi Biiytik Selcuklu lrnparatorlugunun «batiya dogru iledeyen ... istitaleleri-nden (uzannlarmdan) biri diye tammladigr gibi, neredeyse 05- rnanhlar da AnadoJu Selcuklularmm daha batidaki bir «istitAle»sine indirgiyor. Uygarhk unsurlarmm kesintisizligini biraz fazla vur-

80

gulamasiyla Koprulu, her devletin kendinden bir onceki devIet (ya da 0 devletten devralman biirokrasi, kanunlar, medreseliler, gelenekler) ile izah yontemini -ki biz buna I. 2. E'nin sonlarmda, darkurumsal soykfttilkleri areyisi demistik-« sadeee tim.1" sisteminin «mikro» diinyasmda deA'i1, bizzat devlet ol~sinde, «makro» .planda da tekrarhyor. Fsrzedelim ki Koprulu'de bu heniiz bir tutarsizhk, iki alternatif teori arasmda bir bocalama dtizeyindedir - gene de hatanm nerelere varabilecegine, KoprUlU'nun ogrencllerinden Mustafa Akdag'm, Tiirkiye'nin iktiaadl ve t~ Tarihi adh eserinde, Osmanhlan bastan beri devlet gibi g6stermesi isaret ediyor. Peki oyleyse, ilk devleti nasil, kendinden onceki hangi bUrokrasi ve yonetim gelenegi ile aClk1ayacagu? Devlet-6ncesinden devlete (her) geci~ iCin boyle bir miras zorunlu olsaydi, tnsanhgm ya hiC devlete gecememesi gereltitfli_ ... ya da Itanrr veya uki iistUnlUk marifetiyIe) hep devletli olmus olmasrl Arna tam da bu ikinci «COziim», Cumhuriyet Devriminin onderindeki tohumlanndan bu yana, biz bize benzerizci TUrk tariheiligtnin devletcl saplantmna yol aeiyor. Kemalistlerin Orta Asya'nm eok eski <lonemierinde «devletsler kesfetmeleri ile Atatiirk'tin 1928'de formille ettiSi «Tfirkler bir asiret olarak Anadolu'da imparatorlukkur'amaz» fikri, felsefi onculleri (premise) bakirmndan aym diyalektik noksanmda bulusmaktadir. Bati'da 19. yilzyllm -Avrupa OrtacagJ uemanlan, kendi feodal dev~ letlerinin Cermen kabilelerinden cllthAJ,m pekala bildikleri haIde, biraz da kompartimanlasrms disiplinlerin birbirinden habersizliSinin yardmnyla, 19. yuzyilm Oryantalistleri ozel olarak Tilrklerin tarihini «kabileden deviet cikmaz» kahbma hapsetmisler: aneak onIar bundan, Osmanhlann hiC devlet olmadigr veya en azmdan Bizans'i taklit edinceye kadar devlet olmadsgt sonucuna gitmislerd]. Oryantalist modelde, iC dinamizmiyle devlete (kendi ziddma] donUsemiyecegine inamlan asiretin bu ~i becermesini miimkiin 101an uygarhk devamhhgr, Bizans He kuruluyordu. Milliyetci tarihciligimiz emperyalist yorumun bu vargtslnt reddetti, _fakat ardmdaki uslam·

. lama yllllhfma kesin teshis koyamadi, 19301arm «TIirk Tarih Tezi» , -dineilikle yogrulmus feodalist yaklasima da co1t karsr oldugundan- lslamiyet-oncesl Orta Asya «devletslerince olusturulan sOzumona «uygarhh oneellerinde (predecessors) bir C1kl$ aradi. Fuat KopriilU ise, bunlann devIet filAn olmadigrm ampirik diizeyde saptamakia beraber, Osmanh lmparatorlugu i~n uygarhk oncelleri varsaymaktan vazgeeemedi ve clast devamhllklardan en faala gereek payr tasryamne, BUyilk Seleuklu ve Anadolu Seleuklu devletleriyle ortil~meye, 1. 2. E'nin sonunda kaydettiAimiz gibi evrimei bir perspektif i~nde sarrldi, Oysa aym KOpriUii'niin, Biiyilk Se1cuklu dev~ letinin kurulusu ve asH biinyesini «Otuzlar'm kabile ananeleri»n_e,

81

«htir ruhlu TUrkmienleue .dayandirdrguu, biraz Once gOstermi~tik. Ne yazrktir ki Osmanh orne~inde KopriilU, kabileden devlet ~dtlnayacagl yamlgismdan siyrrlarmyor: Anadolu Selc;uklularmdan kalma veya Bizans'tan g~me uygarhk ogelerinin uc bolgesindeki =-olgu baklmmdan sorgulamadigumz-e- goreli bollugunu, bizim demin onerdigimiz gibi bir hizlandmcihk kertesinde teorilestlremiyordu. Tekrar tekrar aym sorunla karsrlasiyoruz : Milliyetei tariheilerin en sosyolojik, sentetik, teorik egilimlisi oldugu haIde, K6prulii'niin de teorisi yetersizdi: O'nun «kendiliginden felsefesi» evrimci ve eklektik bir «ekonomik kosullar» materyalizmiydi ve tami tamma bu yuzden, uretici gi.i~ler/iiretim iliskileri, ekonomik temel/iistyapl diyalektiginin ontinii aeabtlecegi sonuelara ulasarmyordu. Genellemelerinde kalan bosluklar, sonraki neslin gerici milliyeteiliginin elinde, doludizgin birdevlet fetisizmine tutamak olacakn. .

Acaba Tarihi Materyalist yontemi benimseyen bir KoprUlil, aym malzemeyle ne yapardi? ilk bakista sanilabilecegi kadar hafif bir soru degildir bu; ~iinkii onumuzde, milliyetci tarfhciligtn gorgUl saptamalarmm hemen hiebirine itiraz etmedigi, onlarla belgeler duzeyinde bir tartismaya girmedtgi halde, burjuva materyalizminin uzun uzadiya elestirdigimiz butun tikanrnalarrm asan bir ornek duruyor. Dogu Perineek'in Bczkurt Efsaneleri ve Ge~ek bashkh cahsmasi (ilk basirm : 1976), Vladimirtsov ve Ernest Werner gibi Marksist, V. V. Barthold ve Wolfram Eberhard gibi gayri-Marksist yabanci tariheilerm yamsira, KopriHU 'ye ve diger Turk tariheilerine deyanrnaktadrr: ustelik bunlardan Bahattin Ogel, Osman Turan ve Faruk Sumer gibi bazilarr, gerek «TUrk Tarih Tezi» ve gerekse «TUrk-islam sentezi» kanallarmdan milliyeteiligimizin gericilesmesine onayak olrnus, ya da bu doniiliiUn artik gerceklestigi bir ortamda yeti~milii ve eser vermislerdir. Perineek, hem bu tur ikincil kaynaklardaki olgu aktarmalarimn, hem de --onlarm da ardmdakiTiirklerin Osmanh-oneesi yasantrlarmm farkh donemlerine i1i~kin Ojuz Kagan Destam, Orhun Abideleri, Divan-l Lugat-it TIirk, Dede Korkut Kitabl ve NizamiHmUlk'iin Siyasetname'si gibi birincil kaynaklarin, her yerde bir «devlet» bulmak, her kurumu tamamen Tiirklere ozgU gibi sunmak am~larlyla carpmlmadrklan takdirde, KoprulU'nUn lflfzen savundugu «comparatif metod»a (karsilasnrmah yonteme) basvurulup baska kavimlere iliskin malzemelerle karsrlastmhr karsrlastrrilmaz, Marx ve Engels'in toplumlarm tarihi geIisimi konusundaki goruslerml dogruladlgt-D1 kolayhkla gosterlyor. Esas olarak g~ebe hayvancihgm temsil ettigi, deAi$ik boyutlardaki bir zanaat uretimi, yerlesik tarim ve ticareti ise tali olarak ieeren uretici gii.;ler temeli ii.zerinde, M.D. 1000 yrllarmdan itibaren klan ieinde ve klanlar arasmda servet ve kudret esitsizlfkler! dogmakta:

82

kabileler arasmdaki hakimiyet-tabiyet iliskilerinin ber sekillenisi belli bir konfederasyon ic;inde formalize edilmekte; sonra kuvvet dengeleri altiist olup hakim ve tAbi kabileler yer degi~tirdiginde 0 konfederasyon ¢ktip bir yenisi ytikselmekte; btiylece M.S. 1000 dolaylarma kadar Orta Asya tarihi, atb gOc;ebelerin kabile konfederasyonlarmm birbirlerini dalgalar halinde izlemesi gorO:nUmtinii arzetmektedir. M.O. 3. yiizyll He M.S.' 3. yiizyll arasmda on plana ~lkan Hun (Cin kaynaklarma gore Hiung-nu veya Hsiung-nu) «beyebinin, ornegln, 24 kabileden (boy) meydana gelen boyle bir konfederasyon oldugunu, Tiirkik diller konusan boylann bu konfederasyonun tabamnda yer aldigmi, ate yandan bu 24 kabileden 5'inin aristokrat boylar sayildigrm, bunlardan birinin en kudretli klemrun (soy) ise en tepede oturdugunu ve kOU1~U ein uygarhgmce tanyu diye tamnan konfederasyon baskanlarim kendi i~inden eikardiglOl bilebiliyoruz. M.O. 209 tarihinde Mo-tuo veya Mao-tun veya Mete, kabilelerin sefler ziimresinee olusturulan aristokratik bir kon,federasyookonseyi tarahndan iste bu t;an-yti'liik veya yabgu'luk rnevkiine secilmektedir, Huo'lardan sonra Orta Asya egemenligi 51- rasiyla Sienpi'lere, Topa'lara (Tabgae'lara) ve Juan-Juan ya da eileen veya Avar'lara geeiyor: tarihte t:;Tiirk» adiyla ortaya eikan ilk topluluk olan Gaktilrk'ler; M.S. 552 dolaylannda Cucen hAkimiyetine son vererek kendi kabile konfederasyonlanm kuruyorlar. Daha once I. 3. A. a'da IRKCI ONERME'yi ci.iriitfirken de belirttigimiz gibi, Dokuz Oguz'Iar, 00 Uygur'lar, Ttirgi~ veya Tiirke~'ler. Karluk'lar, Krrgrz'Iar, Tardus'lar, Tobi'ler, Tatar'lar ve Krtay'lar hep bu konfederasyonun - icindedirier ve 0 sirade hiebiri kendilerini «TUrk» diye cagtrmamaktadlr. tlk yiiz yilmdan sonra GOktiirk konfederasyonu bir zayiflama ve bolunme geeirmis, 680 dolaylarmda Cin hAkimiyetinden kurtularak tekrar canlanrmstir: bu iki donem, birinci ve ikinci GOktiirk hakanhklarr diye amhyor. 8. yiizyd ortalarmm Orhun yazrtlan sayesinde, diger kavim ve konfederasyonlara klyasla Goktiirk'ler hakkmda COk genis bilgi sahibi oluyoruz. Nitekim Othun yazrtlan, GOktiirk beylerinin altm ve gipnii~ hazineleriyle at siiriilerinden olusan servetler biriktirdiklerini; «Tengut budununu bozdum. Oghmu, karisim, at suriisilnii, servetini orda aldim» veya .Basmll ldtk Kut, boyumdan alan budun idi. Kervan gondermiyor diye ordu sevk ettim, Ubi kildim, mahm eevirip getirdim» tiirO: anlatilarda oldutugibi, bu birikimde ya~anm buytlk rol oynadrgmi: konfederasyon kurma eyleminin ozijnii, dart tarafa ordu sevkedip kabilelere boyun eA;dirmenin meydana getirdigini ve bunun ebudunu diizene sokmab diye tammlandigun: -·~u sefer konfederasyonun tepesioe --«TUrk Bilge Kagansm «Tiirk sir budunusnun oturdugunu: diAer kavim ve kabilelerin «TUrk sir bu-

83

dunusna ve onun ka~anh~lDa «i\ii guci.i verdi~i»ni belgeUyor. Bu sl:imiiriiniin daha da hizlandirdrgr servet birikiminin kanda~hgl ~oziicii, kandashk yerine kisisel bagimhhk iliskilerini gelisttrlci etkisi ise, «0 zamanda ,kul' kullu olmustu, cariye cariyeli olmustu. KiiCilk kardes bilyilk kardesi bilmezdi, ogul babasmi bilmezdi. Oyle kazamlmis, diizene sokulmus Ilirniz. toremiz vardt» sozleriyle, cok C1Plak bir ifadeye kavusmaktadrr. Bu zincirde bir uci.incii halka, Uygur kabile konfederasyonudur: Goktiirk konfederasyonunun tilbi kavimlerinden olduklarim ve 10 boy halinde yasadiklarrni gordiigumilz Uygur'lar, kendilerine bagimh Dokuz Oauz He birlikte 743'te ayaklantp G6ktiirk kaganhgma son vermis: bundan sonra kendileri de Kirgiz'lar tarafmdan 840'ta yenilip batiya, simdiki Dogu Tiirkistan'a g~ etmeye zorlantncaya kadar Orhun bOlgesini hakimiyetlerinde tutmuslardrr. $ener ziimresinin yiikseli~i ve karmasiklasmasr, fAd. tarkan, buyruk. Hteber. yabgu gibi Uygur iinvanlan aracihjtyla gozlenebilmektedir. Nihayet Sir-i Derya Oguz'Ianmn 10. yiizytJ baslennde, Maveraiinnehir'deki gocebe otlaticrhgr da, 24 boyda orgiitlenmi~tir ve baelarmda, Omit Hassan'm deyisiyle, «~endi kandq beyUklerinin en yiiksek mertebesi olan yabgu»lan vardrr. BirkaC ytizyrl sonra Anadolu'da yazlya geeirilecek clan Dede Korkut Kitab.'nm i~rdigi ilk «koUektif hafrza» katmam, ashnda Oguz'larm bu havalideki yasantilariyla ilgilidir ve bir kere daha onumiize, tipik bir «Kahramanhk Calli» tablosunu koymaktadir. Arap gezgirii lbni Fadlan'm, yiiz bin koyunu ve on bin ati olan O~ beylerine dair soylediklerini, Dede Korkut'ta Salur Kazan'm serveti hakkmda verilen rakamlar dogruluyor, Buna bagh tinvanlar co~almasml, yabgu'lardan a~agl uzanan 8ub&f1, kUlerkin, tarkan ve yina11arda izlemeye devam ediyor ve hemen kandashgm Cozi11ii~iinUn haberci1eriyle yUz.yUze geliyoruz.: DI~ Oguz'un (Boz Ok'larm) ic Oguz'a (O~ Ok'lara) isyam hikayesinde Bamsi Beyrek, bir yandan kanbagl itibariyle Dl~ Oguz'dandu-; diger yandan da ic O~uz beyi Salur Kazan'm «inag:»l, «inan~h»sl, yani has adami, nOker'lerinin basrdir (5alur Kazan bir Merovenj krah elsa, Bamsi antrustion unvamm ahrdi: ozel bir sadakat yemini olan trustis'den gelen bu kelime, guvenilir, adanIDl~, manch anlamlarmi a~agl yukarl' aynen karsilamaktadir}, Boz Ok'lar, Bamsr'yi akrabahk adma kendi saflanna Caglrirlar, ama 0, cok ekmegini yediA,i Salur Kazan'a kisisel baghhglnl bozmaz; bu y:iizden Dt~ Oguz tarafrndan Oldilriilur ama Salur Kazan tarafmdan Ocii ahOlr ve yilceltilir - yiiksek aristokrasi bu bikflye aracihgryla, yeni degerleri kutsamak ihtiyacim duymaktadir. '

Bozkurt Efianeleri ve Gerfek'te Dogu Perincek, bu gibi iahlillerden hareketle, Orta Asya TUrk toplumunun eok uzun siiren asked demokrasi asamasmm dogrudan dogruya maddi ger~eklia:ini

84

-

yakahyor ve bunun ardmda, eok daha gerilerdeki bir saf, bozulma-

rms kandashgm siluetini sezdiriyor. Dmit Hassan ise Eski Tiirk Toplumu Uzerine tncelemeler'inde (1985), Tiirklerin inane sisteminin ve yonetim tarzlanmn kritik terimlerini ahp, bunlarm icerdiAi anlam tabakalarrnm geriye dogru teker teker kaldmlmasr yoluyla, ayrn saf, bozulmarms kandashgm msammn, kendisini ve evreni biitunsel bir kutsiyet it;inde algrlayrsmin en ilksel kategorilerine va-

. nyor; 0 baslangie noktasmdan tekrar iJeriye yUriiyecek olursak, sOzkonusu anlam tabakalanmn ustuste birikmesi, ancak maddi gerceklik temelinde bir ilkel kollektivizm -+ askeri demokrasi -+ konfederasyonlar -+ devlet silsi1esinin varsayilmasiyla aciklanabiliyor. Dolayisiyla bu iki kitap, BENZERSizLiK ONERMESi'ni yerle bir etmekte birl~iyorlar. Peki ama, 0 zaman cAL TIN <;ACi. ONERMESt nerede durmaktadtr? Hiebir yerde durarmyacagi aerktir : Butun bir gelifmeyi diger halklarla beraber yasarmsnk, 0 eizginin herhangi bir ugrattm zaman ieinde dondurup mllkemmel ilAn etmeyi olanaksialastmyor: benzersiz olmayan bir asker! demokrasi aeamasi, eski TUrklerip ister «olumlu», ister «olumsuz» btrtim Bzelliklerinin, genetik yapilarrna degil, bu toplumsal yapJlanna izafe edilmesini zorluyor, Engels'in Cermenler icin sOylediklerini buraya aynen alabiliriz samyorum: •... Can eeki~en Avrupa'ya, sayesinde yeni bir bayat gUcii tifledikleri esrarh bUyll neydi? $oven tariheilerimfzin iddia ettigi gibi, Cermen irkmm tabiatmdaki mucizevi bir erdem miydi? Hie de degil, Elbette ki Cermenler, ozellikle canh bir geIismeyi doludizgin yasadiklan 0 eagda, yetenek1i bir Aryan kabilesiydiler. Ama Avrupa'yi genclestiren, onlann azgiil ulusal nite-. likleri degil, sadece barbarhklan, kandas orgiitlenmeleridir. Onlarm kisisel beceri ve yigitlikleri, ozgUrlUge dO~kUnltikleri ve bUtUn kamu meselelerini kendi isleri gibi gormelerine yol acan demokratik iegUdllleri; kisacasi, Romahlarm arttk yitirmis bulunduklan, oysa Roma dtmyasmm eirkefi ieinden yeni uluslar eikarmaya ve yeni devletler kurmaya sadece onlan muktedir ktlan bUtiin nitelikleri - yukan asamadaki barbarlann tipik ozellikleri, kandas 5rgiitlenmelerinin meyvalari degtl miydi?» Eger Bah Avrupa Ortaeagrm mayalandiran Roma-Cermen sentezinin «ozgiirlii~e duskun» barbar ~tSt (Engels) iein bunlar yazilabilmisse, On Asya ve Anadolu Ortaeagrm mayalandiran TUrk-islam sentezinin «hur ruhlu Ti.irkmen»lerinin (KoprulU) her seyim, bu arada «ruhen demokratshklarrm (Atatiirk) orijinal gormemlz ve goetermemiz, ne kadar bilimsel agirhk tBilr?" «Tiirkler asIa barbar olmadilar: M.O. 209'da ordulari ve devletleriyle millet olarak tarih sahnesine ciktilar» deniliyor - Hun'larm «TUrbltigii ve «devlet»1ikleri iizerindeki biittin soru isaretleri bir yana, biri eikip kurcalamaz rm, M. O. 215 veya 210'da tiyatronun

.85

kulisinde ne yapnklarmi? Normal canhlarm ve toplumlarm, bir dogma-buyume-gelisme surecleri vardir: aneak mitolojide, Athena/Minerva, babasi Zeus/Jupiter'in alnmdan, bOyle yetiskin ve pursilah dogar. Ve gene: Engels'in soziinil ettigi 19. )"Uzytl soven tarihcilerinin miraseisr, Nazi ideologu Rosenberg. Cermen askeri demokrasisinin kirsalhk, ataerkillik, savascihk ozelliklerini lrki haslet1er diye bir Alman militarizrni -amentiisii ieinde mutlaklasnrmaya kalktIgmda, hoyrathk, hunharhk, yagmacihk, soyut dii~iincenin ve fikir zenginliginin yoklugu, darkafahhk gibi, madalyonun diger yiizundeki karakteristikleri de ister istemez madeline -teoride ve uygulamada- ithal ettigine gore; «benzersizlik» adma benzer bir idealizasyona girismeden once, Cermenler ve bOtiin diger «Kahraman·ilk Cagt» kavimleri He Ttirkler arasmdaki bir benzerligln de bu olumsuzluklar olabileeegini bir parea dii~iinmek gerekmez mi aca .. ba? ilkel komUnal toplumun yaslandigi Uretici gucler duzeyi, dogaya fazla yakm, adeta gobek kordonuyla bagh klldlgl insanm dusuncesini kisitlar, onu aglr kosullar altmda ezer ve eblehlestirir aym zamanda. Kaba kuvvet, capul hirsi, cakal kurnazhgi, at huslZh8J_, korsanhk, yolkesicilik, kervan vurmak, aba basrp adam kesmek, kadmlara savas meydanmda tecaviiz etmek, eocuklan kl:ilel~tirmek ~agdaf;> Tiirkiye'ye nasil If;>lk tutabilir? Unutmayahm ki Odysseus'un da sik geeen bazr sifat ve imvanlarr, «slQJr hrrsizr», «kentler kundakcisi», «Knossos'u basan», «Truva yagmacisisdir alt taraft. «Kahramanhk yaldizlarmr ~ekip aldignmzda, sonsuz enerjileri drsmda, pek bir sey yoktur bu kisilerde hayran olacagirmz» diyor Aka'lar icin George Thomson. «Altm ~ag» tammayan tarih nehrinin durmak bilmez akis), butun halklarm asked demokrasisinin boyle I:izeUiklerinden geriye, «titreyip doniilecek» bir r;>ey birakrmyor.

I. 3. A. c. Yukarida anlattiklanrmz, I. 2. F'nin sonlarmda ozetlenen gerici modelin DEVLET KURUCULUK ONERMESi'nin de, SINIFLARIN VE SOMURUNUN YOKLUCU ONERMESi'nin de, ayri ayri ve birlikte tamamen yanhs oldugunu gostermektedir. Bugunun rnilliyetei tarihciliginin,

- Ttirklerin diger halklara ktyasla ustun bir devlet kuruculuk yetenegi tasidrklarmi:

- bu yuzden, en eski tarihlerden beri devlet kurrnus ve Orta Asya'daki va rhklari boyunca hep devletli olmus olduklarim:

- ama daha sonralan oldugu gibi bu Orta Asya doneminde de samiiriiyii ve smiflara boltmmeyi tammayip, dogal ve adil bir otoritenin goniillUce kabulleni1mesine dayah organik biitUnliik ieinde yasamlarmi surdurduklerini

86

iddia etmesi, hiebir bakrmdan gereege uymuyor. lsin dogrusu sudur: - Tiirkler devlet kurmakta diger bircok kavme kiyasla oldukca gec kaldilar:

- Tiirklerin Orta Asya'da meydana getirdikleri «heyetvlerin biiyiik kismr, devlet degildl:

- aneak Tiirkler icinde belli bir smiflasma, daha 0 zamandan basgostermisti:

- nitekim sonunda Tiirkler, 10. - 11. yuzyallarm Karahanhlar - Biiyiik Selcuklular e~i~nde devlete, bu srmflasma ve sOmiirii «hazrrhgi» sayesinde srcradilar.

Devlet kurueuluk, htebtr halk it;in bir fltri haslet olamaz; devletlerin dogusunun belli maddi kosullan vardir ve bunlann olgunIasmasma giden sureeler, Iarkh cograft mekan ve tarihi cevrelerde, farkh hrzlarda ilerler. Bu yiizden, insanhgm barbarhktan uygar- 11ga . geci~i diye, sanki bir seferlik ve toptan bir adrmrms gibi 80- yutladigumz olay, olanea somut ya~anmt~hgi ieinde, son derece esitsiz, dagrmk, basamakh, oteye beriye serpistirilmis bir cehre arzeder. Uygarhgm ilk besiklerini, Orta Dogu'da Nil, FIrat ve Dic1e; Kuzey Hindistan'da Indus ve Ganj; Orta-Kuzey C;in'de Sari Nehir vadilert gibi, aluvyonlu, topragi verimli, dogal sulamah, aym zamanda dogal tirunleri. mevsimleri ve dlger kaynaklan bakirmndan cesitliltk icindeki yoreler teskfl etmistir. Gordon Childe'a gore, «sulamaya dayanan ziraat vasitasiyla, zanaatk8r1ardan, tiiccarlardan, katip ve memurlardan mutesekkil bir niifusu beslemeye yetecek glda maddeleri fazlasmr yetistirmek ve bu fazlahgl sehtrlerin merkezi ambarlarmda biriktirmek, evvela yalmz buralarda miimkiindii.» M.O. 2500 civannda, yeryiizUndeki bu ilk uygarhk alanlan, bentiz minicik adaciklardi: dart bir yanlarmda, ashnda kendilerini de dogurmus olan -ama artrk aralarmda meveut biiyiik tezat nedeniyle, ornegtn Grekler ieinde bu gercegi Thukydides'ten baskasmm Iarketmedigi-> ucstiz bucaksiz bir barbarhk denizi uzanmaktaydi. KiiCUk simsekler, ancak yer yer ve bir hihza iCin yirtabiliyordu bu koyu karanhgi, Bundan sonra barbarhktan uygarhga yiir,ilyii$, sozkonusu muazzam kabilesel veya yan-kabilesel Alemden devlete, ayrl ayri yer ve zamanlarda, oneeleri birbirinden gorece kopuk ve sonra giderek birlesen, fakat artik hepsi onceki ve komsu besiklertn varhgryla kismen sertlandmlrms anhmlarm toplarm olarak siirdii. ilk~ag boyunca insanhgm ~ok bilyilk kismi, hatta -Bah Avrupa'yi merkez alan bir kronolojiye gore- Ortacagda bile insanhgm onemli bir boliimU, barbarhk asamasmda kaldi ve bu barbar diinya ikide birde, kendisinin bir htlliimiinii -kapsaml bala simrh olan ve otelerde uzanan barbarhk dunyasi hakkmda pek az bilgiye sahip bulunan uygar insanligm, Tanrmm gimahkar kullarmi cezalandrrmak

87

rem gonderdigi bir felsket gibi alglladlgl- yeni bir istila dalgasi, bir vtilkerwanderung (kavimler go~ti)' halibde, 0 uygar insanhgm uzerine yollamaya, boylelikle de kendi ieinden uygarhga yeni yeni cikislar yaratmaya devam etti. Barbarhk He uygarhk arasmdaki surtusme ve catisma, binyillar boyunea, ~e~it1i bOlgelerin ve insan topluluklarmm gelisimini derin bir sekilde etkiledi. Biitunsel denge, uygarlar lehine aneak tedrieen degisti. Bu aeidan kapitalizm, kesin bir donemeci ifade eder. Yeryiiztlnde hicbir pre-kapitalist halk, kapitalist uretim tarzma dayah bir toplumu fethedip tepesine oturamarmstir .

OyS8 her iki tarahn maddi temellerinin kapitalizm-oncesi bir karakter tasidig; kosullarda, barbarhk-uygarhk eatismasmm farkh ~oziimleri miimkUndUr. Diinya tarihine bir butim olarak bakngumzda, gerek daha once kurulmus yerlesik imparatorluklarm yayllmaSl, gerekse barbar kavimlerin -nUfus artisr, iklim degtsiklikleri, baska kavimlerin arkadan baskisi, otlaklann daralmasi, vb. nedenlerIe- yerlesik imparatorluklarm smrrlarma dayanmalan sonucu, barbarlar He imparatorluklar birbirleriyle temasa gel diklerinde , aralarmda cok karmasik iliskilerin olustugunu goruyoruz. Bazan eok gii~lU bir barbar istilasi, icten ice ~rUmU~ ve zayiflarms yerlesik imparatorluklarm iizerinden bir sel gibi geeebilmekte: bazan gii~lh bir imparatorluk, ~evresindeki zayif ve seyrek barbar kavimlere boyun egdirerek genisleyebilrnektedir, Bazan ise tek bir uygarhgm yasam sUresi, iki durumun da orneklerini ieerebiliyor : Yeni bir yerlesik imparatorluk. yiikseUti doneminde cevresindeki barbarIan da ezerek yayihyor: duraganhk doneminde, ~evresindeki barbarlarIa az~k istikrarh bir dengeyi uzun sure koruyor; kendi gerileyi{! ve IjAikiiti doneminde ise artrk eevredeki barbarlarm artan baskisma karsr koyamayip istilAya ugrayabiliyor. Bu surec ieinde en tipik ve i1gin~ alan, karsihkh il~kinin en zengin bleimlerlnl ortaya eikaran donem, barbarhk He uygarhgm gorel! bir denge icinde bulundugu, ortadaki 0 .g~i~ donemisdir, Boyle bir uzun ban~ iliski asamasi boyunea, yerlesik imparatorluk He onu cevreleyen barbar kavim'Jeri arasinda -kAb Hun-Cin veya Goktiirk-Cin SIDlr bOlgesine ya da Cin'den bah yoniinde Asya i~lerine uzanan Ipek Yolu'nun iki tarafmdaki korumah seride serpistirilmis, kab Maveraunnehir-Iran tampon kusagmda kumelenmis, kilh Roma-Cermen hududunu meydana getiren Ren ve Tuna nehirleri kiyilarma dUzenli arahklarla kurulmus 'mtistahkem mevki ve kasabalardan ge.;en- ticaretin geli!j:tigi ve hatta, E. A. Thompson'un Cermenler ve Hunlar iein gosterdigi gibi, barbarlar aleminde servet birikimine, miilkiyetin ozellesmesine, sefler ziimresinin aristokratlasmasma katkida bulundu-

gu; bu maddi zeminin kolaylastirdrgr bir resepsiyon (benimseme) ile, yerlesik imparatorlugun ideolojisinin, kiilttirtinUn, hukukunun .-;evredeki barbarian kuvvetle etkiledigi ve onlarr ktsmen «uygarxlas-

, tlrdlgl; cevredeki barbarlann ise bir kismmm =-kanbagr t;Oziilmedigi l:ilt;iide- kabi1eler veya klanlar halinde yerlesik imparatorlugun hizmetine girdikleri, ona vergi verdikleri, kendi beylerinin komutasmdaki diizensiz birlikler halinde onun ordusuna kabldtklart veya yerlesik imparatorluk tarafmdan bir yoreye iskAn edildikleri; barbarlardan daha ktiC;iik bir kismrrun, -kanbagl t;Oziildiigtl olc;iide- kabilelerinden aynhp Ierden, tek tek imparatorlugun ordusu ve btirokrasisine kabul olunduklari, eritildikleri ve hattA yiiksek mevkilere crkarak Imparatorlugun mevcut hakim simflan He kaynasnklari, oralardan kendi kavimlerini koruduklan ve bu arada onlarm qa eritilmesine yardrmcr olduklan: boylece imparatorluga komsu veya onun topraklan iizerinde dolasan cesitli .barbar kavimler arasmdaki catrsmalar iIe yerlesik imparatorlugun kendi hAkim 51- rnflari icindeki parcalanma ve eansmalarm karmasik bir bieimde l:irt~tiigii; yerlesik imparatorluk zaytfladlkc;a. ieinden C;lkbgl barbar kavmin basma geeen bir devsirmenin ya merkezi idarenin diaginlerini eline aldigi, ya baska barbar kavimlerin baskisma kaIlI imparatorlugu savunmaya t;ah~hgl, ya da kendi mahalli prensligini kurdugu; yerlesik imparatorlugun bir yandan bazr barbarlardan vergi ahrken diger yandan baska bazi barbarlara vergi verir hale geldigi; kavimler arasindaki ve imparatorlugun bilesken unsurlan (mahalli prenslikleri, kontluklan, emirlikleri, vb.) arasmdaki hAkimiyet-tsbiyet iliskilerinin giderek kansik ve istikrarsiz, ikide bir tersin.e doner bir hal aldigr, sik srk gozlenebilmektedir. Roma He Cermenler; Bizans He Cermenler, Islavlar, Araplar ve Tiirkler; Cin ile Mogollar ve Turkler: tslAmiyet-oncesi iran ile Araplar; ls1Ami Arap-

. iran dtinyasi He Turkler arasindaki iliskilerde, biitiin bu olgularm sayisrz orneklerini gormek miimkiindUr.Esasen barbar kavimler hakkmdaki bi1gilerimizin onemli bir kisrm da, bu tip karmaeik temas ve goreli denge donemlerinde c;evrelerindeki barbarlarm yasantismi gl)zleme olanagma kavusmus bulunan yerlesik imparatorluk tariheilerinin yazdrklarina dayanmaktadtr. Ote yandan, b6yle denge dOnemlerinde ticaretin ve din ve hukuk resepsiyonunun da yardumyla kendi it;lerinde devlete get;i~in kosullaruu bir OICiide filizlendiren «yukan barbar»lar, akilh bir Onderligin (oznel-etken) gozlemleri, on yoklamalan, d~iip kalkmah deneyleri araeihgryla yerlesik imparatorlugun eski giico.niiic;ten ice yitirdigini bir kere farkederlerse, kendilerinden biraz Ileri pre-kapitalist uygarhklara karst yogunla~ttrdlklarl saldmlarim, zarnan zaman kahci zaferler-

89

Ie taclandirabtlmektedirler. Bu takdirde, kandas degil, siyas! esaslata gore teskilatlandrrtlrms topraklan ve halklari yonetme ihtiyacimn zorlamasiyla, fetih ugra~l fatihlerin kendi kandashklarim terkedip devletlesmelerini ieeriyor. Roma-Cermen_ sentezi, Arap istilas} ile Bizans ve iran rniraslarmm sentezi, Turk-Islam sentezi diye adlandmlan bilesimler, barbarhk-uygarhk eansmasmm bu tlir cozlimleridir ve dolayisiyla bunlardan sonuncusu, bu dlizeyde, oldukca yaygm bir kategorinin bir 6rnegini meydana getiriyor. Bazr TUrk tariheilerinin, CtHAN HAKiMtYETt MEFKORESt diye gizemlilestirdikleri, durup durup mevcut uygarhk bbeklerme savlet eyley~ olgusu da; DEVLET KURUCULUK YETENEGt diye gizemlilestirdikleri, istiladan sonra ·listte kalabilmislik olgusu da, demek ki, yukarl barbarhgm genel kapasiteleri arasmdadrr. Kuskusuz bunlar, ikincil bir belirlenim kertesinde, TUrk-islam sentezinin hicbir ijzgiillii~Un gosterilemtyecegi anlarmna gelmemektedir.

«Antikite'nin yerlesik kentli uygarhklari, denetimlerinin dis Slmrlarmm oteslnde, bansa yonelik bir tehdit potansiyeli tasiyan, degi~ik hayat tarzlarma sahip baska halklar bulundugunun daima ve rahatsieca farkmdaydilar. Bu halklar, tarimcr bile olmamalari halinde, btisbtitim serseri ve tehlikeli bir karakter kazarnyorlardi. .. Eski Avrupa ve Asya'nm kay veya sehir dtinyasmm kiyrlarmda, ne tarla suren, ne de kasabalarda oturan insanlar hep mevcuttu ve varhklarmz bazan akdalmaz derecede bilyiik rnesafeleri dahi asarak hissettirmeye her an hazrrdrlar» diye yaziyor, prehistoryaci Piggott. o c;aglarda kimsenin ulasemadrgr biryalmzltk icinde kendi baslanOB gelisen -veya gelismeyen=- Amerika'yi, Avustralya'yt ve Okyanusya adalarim bir yana birakirsak: insamn evrimi aeismdan en hilyiik onem tasryan Asya-Avrupa-Afrika kara blokunda, toplumsal ve tarihsel sureeler oncesinin dogal bir verisi sayilmasi gereken iklim ve bitki ortiisil kosullarma uyarlanma sonucu, goeebe etlancrlarm, azellikle de ath gacebelerin anayurdu, Orta Asya stepleri olmustur. «TUrk Tarih Tezi»nin de, bu kavimler yumagma «uygarhk» ve edevletlilik» izafe eden baska her tiirlil gtiri.i$iin de aksine, ilsttine basa basa belirtelim ki Orta Asya 'rnn tarihteki rolu, uygarhgm anayurdu degU, gocebe barbarhgm uzun sure tilkenmeyen pmari olmaktir. Son Buzul C;agmlO bitiminden bu yana, hicblr doneminde bir uygarhk be$igi meydana getirmemietlr Orta A~ya; ve bu krtada uygarhk, iCC btilgelerden kenarlara, deniz kiyilarma dogru degil, tam tersi yonde, dogu, gilney ve batt kenarlarmdan ieerIere dogru yayilrmstir. Az tinee de keydetttgimlz gibi, Eski Diinya' nm ilk uygarbk alenlari, -Afrika'nlD kuzeydogu kij~esi He Asya' nm gilneybatt kO$eSinin bulustugu=- MIstr ve Mezopotamya, Hindistan ve Cin'dir. Tarim-disi iireticiler (zanaatkarlar) He iiretici 01-

90

mayan bir hakim srmn ve devletini beslemeye yetecek boUukta bir artr-uriln dolasum, buralarm dogal sulamab nehir vAdilerinde s~kIca yerlestikten sonra, tarimsal fazlalar ile maden_ kaynaklanmn_ mubadelesi kanaltndan hem zenginliklerin, hem iiretim tekniklerinin badelesi kanahndan hem zenginliklerin, hem iiretim tekniklerinin. hem yBnetim usullerinin yaygmlasmasryla, adrm adim yagIDur sulamah komsu bolgelere sicradi. Bu gelismenin belli bash yollan,

- Mlslr~dan, daba cok Afrika iclerine;

- Mezopotamya'dan, esas olarak Dogu Akdeniz ve

Anadolu tizerinden Bati Akdeniz'e ve GUney Avrupa'ya; ayrica kendi dogusundaki Iran'a, Hazer Denizinin gtineyindeki alana;

- indus ve GaDj vadilerinden, Hindistan alt-kitasmm tamamma ve Hindukus-Pamir-Tann daglan-Karanhk dagler-Himalayalar seddinin guneyindeki Pakistan, Bengaldes, Hindieini kusagma:

- San Nehir vidisinden, Cin'in tamamma, Man-

curya-Kore-Japonya'ya, Hindieini'ye ve Tibet'e, uzandi. Mezopotamya, Hindistan, Cin uygarhk besiklerinin birbirine dogru biiytimesi ve birlesmesiyle, Asya'mn gliney iiCte birini uygarhk doldurdu. Boylece bu uygarhk kemeri, dab ... kuzeydeki ve ie bOlgelerdeki gocebe otlatici barbarlik Alemini sikistirmaya: zaman ieinde nufusu artan 0 ath gocebeler Aleminin med dalgalan da, bir uygarhk genislemesi degil, fakat (barbar) kavimsel genisleme denemeleri olarak, yerlesik devletlerin simrlarmda catlamaya basladi. Zit guclerin kenarlardan ortalara ve giineyden kuzeye, ortalardan kenarlara ve kuzeyden giineye hareketlerinin tiirevsel vektorleri, =-gunestn, hidrojen protonlarmi birlestirlp helywna donii~tiirerek biitiin giine~ sistemini tsitmasi gibi- ortadaki gBcebe otlaticihk havuzunun binytlJarca dart bir yana piiskiirttiigii kabilesel barbarhk selleri oldular. Bu patlamalar, klsmen uygarhk alanlanna taarruz, kismen de uygarhklarm baskismdan kaeis seklini aldi. Ancak tarihin seyri ieinde, ikinci egilim onem kazandi. Burada, Cin'in aglrhkim g6riiyoruz. Hun, Gokturk, Uygur ve MoA:oI aristokrasilerinin Cin karsismda bu kadar kompleksli olmalari, Cermenlerin Homa'ya yapttkl gibi, onlarm da Cin'e hem dusmanhk, bern saygr duymalan bosuns degildi, ~ebelerin oykiilerinde <;in'in zenginlikler ve iAvalar, hileler ve tuzaklar diyarr olarak kapladigr yer, devletler arasmdaki "bir celi~meyi degil, kandashk He uygarhk arasmdaki celi~meyi yansmr, Diinyamn bu kO$esinde Cin, imperlum'un ta kendisiydi; hatta iC ve dl~ biitiin sarsmnlari, koylti isyanlanm, ihtilalleri, istilalarr ve siilale deti~ik1iklerini masseden dayamkhhgryla, tarihin goriip gorecegi en biiyiik devIet devamhhgiydi. Bu uygarhk ~Iesi,

91

Orta Asya barbarhk havuzunun Uzak Dogu kapismr cok saglam tutuyor, deyim yerindeyse fazla su kacirmryor, ustelik kendi cograft alamyla birlikte _ devlet kavrammm huktimranhguu Orta Asya'ya dogru adim adim genisletebiliyordu. Barbarlarmsa Cin'i ele geeirme hamleleri seyrelecekti; onlar, i.istlerine ustlerlne gelen bu hareketli uygarltk duvarma carprp geri dondukce biraz babya eekiliyor, Cin'e en yakm olup da yerlerinden oynayanlar kendilerinden daha babdakileri oteye iteliyor, bu sefer onlar da baskalarnn -Massaget' ler tskit1eri, Iskit'ler Kimmer'leri; Hun'lar Bah Hun'lanm, Bah Hun'Iari Islav'lari, Got'lan ve diger Cermenleri- krprrdanyorlardr. Bayle zincirleme hareketlenmelerin yol a~hgl taskmlar, sol kanadmda kalan asil gtiney (Hindistan) uygarhk abegini serpintileriyle islata islata, esas olarak

(a) kuzey geeidinden, yani Ural daglan ile Hazer Denizi arasmdaki Kavimler Kapismdan Avrupa' ya (Cermenler, Hun'lar);

(b) Hazer Denizi giineyinden Iran'a, Mezopotamya' ya ve Anadolu 'ya,

aktyordu. Belki On Asya'daki uygarhklar daha yumusakti: belki bir kere yuvarlanmaya basladiktan sonra, arkalarmdaki, topluca yon degi~tirmeye ikna edilmesi imkansiz, kargasah ylgllmamn tazyikiyle hep aym .tarafa gidiyorlardi: belki iran ve Mezopotamya 'ya yeterinee yaklasnklarmda, Dogu Akdeniz havalisi tarim ve ticaret zenginliklerinin de kokusunu aldiklarr iein, durdurulmadikca daha hizh kosuyorlardr, Her halukarda, bi.itiin 0 Massaget'lerin, Kimmer'Ierin, iskit/Saka'lann, Sarmat'lann, Hun'larm, Sienpi'lerin, Toba/Tabgac' larm, Juan-Juan/Ciieen/ Avar'larm, Kitay'larm, Kirgrz'larm, Tatar' Iarm, Mogol'larm, Goktiirk'Ierin, Uygur'larm, Tilrgi~/Tilrke~1erin. Oguz'larm ve daha nicelerinin ... ath olmanm ceviklestirdigi oynak iliskileri, ortalarda donup duran, altalta ilstiiste bogusan kesmekesi, birbirlerine ve Cin'e vurup vurup dagrlrnalari ieinde, giderek dogudan banya dogru bir yer degisttrts, Avrupa Hun'lannda, Bes Bahk-Turfan yoresine go~en- Uygur boylannda, Sir-i Derya kiyilarmda toplanan Oguz'larda, tekrar tekrar gozleneblliyor. Bu bahya yti-

riiyti~, hangi siireyle, nerelere kadar uzandi? Gtineste ni.ildeer par ....

~alanina He niikleer birlesmenin dengelenip nerdeyse sonsuz enerji kaynaklan yaratrnasma karsihk, uygarhga ge~i~ geri donusstiz bir surectir. Bu bakimdan, Orta Asya kadar giit;lii bir barbarhk pmarmm dahi yavas yavas kurumasi kacrmlmazdi. Bah A vrupa acismdan, esas kavimler goCti 5. - 6. yiizytllarda duruldu; Cermenlerin Iskandinavya'ya gecen kollarmm torunlanndan Viking']erin gecikmis

92

askeri demokrasisinin deniz saldirrlart ile Macar'larm ve Miis1iiman Arap'larm tehditleri 10. ytizyil baslarmda kesinlikle son buldu; ilC; ytizyrl sonra Mogol'Iar, rivayete gore buyuk han'Iarr oldiigii iein, ama muhtemelen siivarilerinin atlarmi besleyecek cayirlan on kesfini yaptiklari Macaristan'da bile bulamayacaklarmr anladiklarmdan, Polonya'dan geri donduler, On Asya ise, ta 13. yiiZY11 sonlanna, Timur'u da sayacaksak 15. yuzyil ortalarma kadar, boyle btiytik goc;ebe depremleriyle sarsilmaya devam etti. Marc Bloch, Bah Avrupa'nm 10. yuzyilda kavustugu kahci siikUnu, koylii ekonomisinin eanlarusiyla baslayan siirekli bir kalkmma ve uygarhk yansmda basa gecme hamlesinin etkenlerine katIyor. Tersten soyleyecek olursak, On Asya'da feodalizm (bu terimin izalum aynca yapacagiz), bu yiizden Bah Avrupa'ya kiyasla a:;;agl yukari bes yiizyll gecikmeli olarak_ istikrar kazanrmsnr. GaUba bu fark, tam anlarmyla bir tesadiiftiir. Orta Asya pmanna On -Asya'nm cok daha yakm, Bah Avrupa'mn ise savunma derinliginin daha fazla olmasrmn bir sonucudur. I; 1. A'da sOziinii ettigimiz, Heisenberg'in belirsizlik ilkesinin tarihteki payi, bOylece daha iyi ortaya ~klyor.

Bu bir yana; demek ki M.O. 1000 civarinda, ilkc;ag uygarhklarmm tunc alet ve silahlar kullanan, heniiz parayi ve felsefeyi bilmeyen birinci neslinin arttk biiyiik olCiide miadtm doldurmus bulundugu bir srrada, Avrasya steplerinin bu gticebe toplumlan daba kendi tarihlerinin baslarmdaydilar: ama kaderlerinde, sonraki iki bin yil ieinde bir yandan pek cok uygarhgm gelisimine son derece siddetli mirdahalelerde bulunmak, diger yandan bu tl\.iidahaleler icinde kendilerini uygarhk platformuna cikarmak vardi, Tiirkler, daha dogrusu proto-Tiirkik kiimeler de, iste bu vahsi kirda bir yerde, kendilerine yer yaprnarms olarak, dclayisiyla komsu uygarhklarm (Cin' in) kayitlarmda adlan gecmeksizin, kabileler halinde dolasiyor 01- mahydilar. Esasen bu noktadan yedi-sekiz yuzyIl sonra, Hun konfederasyonu ieinde yer alarak goril:;; alamrmza ilk defa ·girdiklerinde ve hatta M.S. 6. yiizyllda Orhun bolgesinde tistOnliik sagladzklarmda, hala tasidiklan ozelliklerden geriye, daha ilkel- diizeylerinin ne olabilecegine dogru dustindugtimtizde, 0 zamanlar kandas kollektivizmin gorece saf halini yasadrklari fikri karsumza t;lklyor. Tilrkik kavimler, srmflasmadiklari donemde bir ilkel demokrasiden ve yeterince sunflasmadrklan bir dtmemde de bir asked demokrasiden gectiklerine gore, Kemalistler eski Tiirklerin «demokratshgi noktasmda degil. bu ilkel ve daha sonraki askeri demokrasinin TtirkIere ozgU kabul edilmesi ve devlet olarak sunulmasi noktalannda yamlrmslardrr, Nitekim, yukandaki turden, dolayh bir erkarsama He degil, dolaysrz verilere dayanarak belirtebiliyoruz 10, Tiirkik kavimlerce Orta Asya'da kuruldugu soylenen «devlet tistune devlebler

93

ya da d6 devletsler, ashnda birer kabi1e konfederasyonuydu. Bazilarmm «super TUrk imparetorluklarmm U~U» saydiklari Hun'lar, Bah Hun'lan ve Gokttirk'Ierin, aynca Uygur'larm ve Sir-i Derya Oguz'Iarmm hepsi, kabileler iclnde belli bir farkhlasma sonucu ortaya eikan konfederasyonlardi. Bunlarda ne halktan ayri bir devlet orgutu ve burokrasi, ne de tum kabile Uyelerinin genel sllahhhg; dismda bir ordu vardi. CUnkU simf Iarkhlasmasi, henUz bunlan yaratacak duzeyde degildi. Beylerin «dogal otorite»si ve «rnilletsleriyIe (?) «organik butunluk» ieinde olmalan hakkmda yapilan imalar da, varoldugu kadariyla, smrflasmamn ustune ideolojik bir ortU eekmenin yamsira, aslmda devletin yoklugunu yansmr. Bu kabile konfederasyonlarr, yabancr [= kendileri dismdaki] ulkelere yapilacak talan seferlerini orgutlerken, daha kii~iik birirnler (klan ve kabiJeler) arasmdaki baskm ve savaslara son vererek de, ozel miilkiyetin gelismesine, simflarm olgunlasmasma hizrnet ettiler ve bu nedenle devlet kuruculugu yanUnde bir adnn olusturdular. Ancak bunlann, dogalari geregi sik sik dagilarak, bu kez basks bir kavrnin hiikimiyeti altmda yeniden kurulmalari, bu yonde yetermce mesafe almamrs bir gelismenin de belirtisiydi. Y erlesik tarim ve zanaat iiretiminin taU kaldlgl, ticaretin sadece aristokratlarm olabilen servet gastergelerini kapsadigi kosullarda, ozel mulkiyet, kanbagmi dagltaCak ve devlete temelolabilecek bir simf farkhlasmasrm yaratacak ol~ilde gelisemiyor: g~ebe otlancrhgm cynak iliskileri (baska bir dey~le, toprak He bagm, topraga gore orgiitlenmenin zaY1fll81), yonetim ve vergi mekanizmalarinm istikrar kazanmasmi onluyorduo Kabileler arasmdaki bagimhhk iliskileri, hatft simf farkhlasmasmm, hatti belli bir aristokrata kisisel baghhgm oniinde geliyorduo «Baskm basanmdrr» kurahnm geeerli oldugu: destanlarda ve Orhun yazitlarmda anlanldrgi gibi, bu kanh bogusmalarda iistte kalamn diger kabilenin davarmi, kadimm, zenginligini ~ekip g6tUrdii~ ve erkekleri kole bile yapmayip ~gu zarnan kihetan ge~irdigi gelisme ,kona~D1 asma eabalan i~nde yUkselen konfederasyonlann ktsa Siirelili~i, «kardes ihanetleri»nden degil, devlet olamamalarmdan kaynaklamyordu. Bu nedenle Orta Asya'da edevlet UstUne devlet», yani konfederasyon iistiine konfederasyon kurulmak zorunda kahnmasi, devleteilikte bir olgunlugun ve geli~mi~liAin degtl, kabis Ie toplumundan devlete ge~$ yonUnde dalgalar halinde gOriilen atihm ve gerl eekilmelerm bir ifadesidir. E~er bu yolla «Ustiin Irk;. ve <l:iistiin millet» teorileri ispatlanabilseydi, Tiirklerin deAn, onlardan once uygarhga ge~mi~ ve devlet kurmus oIan Cinlilerin, Iranhl ann, Yunanltlann ve Araplarm iistUnlii~e inanmak gerekirdi. Oysa her halkm tarihinde bir barbarhk asamasi, bunun yukan donemlerinde yasanan bir «Kahramanbk Catl», daba sonra su veya

94

bu ttir bir kapitalizm-oncesi uygarhga g~i~ asamasi bulunmaktadrr, Toplumlann esitsiz gelisimini belirleyen binbir etken yiiziinden, bu asamalarm farkh zamanlarda y~anmasl, hiebir milletin dijer~ lerinden tisttinlUgu iddialanna zemin olusturemaz.

Gerici milliyet-;iliAin onermelermln aksine, Orta Asya'da TUrk devletleri yok. ama Tiirkler i-;inde srmflasma vardIr. Karahanblar (M.S. 10. - 11. yiizyd) muhtemelen devlettiler veya devlete: eok yakmdilar. FakatTiirklerin kurdugu gereek ve tarnsmasiz devletler deyinee, BUyiik Seleuklularr, Anadolu SelcukltilanOl ve Osmanhlari d~tinmek gerekiyor, Daha oncesi, devletli topluma, afailda aciklayacagmnz gibi feodal topluma g*bilmek i~n.. smiflara b6Iiinmenin derinlesmesi yoluyla yaptlan bir «hazlrhk»tIr. Zaten b6yle bir gelisme olmasaydI, Selcuklu ve Osmanh feodalizmlerini a~lklayam~~lk. CilnkU hiebir toplum, kendi iC gelismesinin elvermediji bir asamaya, sirf dissal etkenlerle ulasamaz. Yukanda I. 2. B ve I. 2. C' de, Oryantalizmin Osmanh devletini sadece Klasik Islam ve Bizans

"ile aeiklamasrm bu yUzden elestirmts: I. 1. A'da Ferguson'un «milletler, yall.llZ kendilerinin zaten ieat etmek Uzere olduklan teyleri disaridan alabilir1er» sl)zUnti, 1. 2.D'de ise KOprulU'nUn «herhangi bir iktibas ve taklit imkam iCin de muayyen birtakun sartlarm vueudu lizImdlr» sl)zilnii aym baglamda aktarrmsnk. Ornejin MojoI' .lann Anadolu ve lran'da kurduklan dev1etler, eski yerle,ik yapl He kaYJUlflP On Asya topragma k6k salamadlklan, kolay s6kiiliip .atilan bir yama gibi kaldlklan haIde, Selcuklu ve. Osmanh devletlerinin kaderi b6yle olmannsnr. Diler tarihi sebepler yanmda, ~adolu'ya gelen Qjuz topluluklanmn b6yle bir. slCfamamn e(lijine, kendi iC suutlasmelan itibariyle gelroit olduklan ilzerinde durulmahdir.

Orta Asya'da g6z1enebilen Tilrkik kiimelerin henilz kabile toplumu simrlarrm 8flIl8lIll,ltlmm, sa! ve boeulmanns bir kand~ kollektivizm kadar geri olmayt ifade etmediji aetkor. I. 3. A. b'de naklettigimiz but servet birikimi gBstergelerine ek olarak, gt>cebe otIancilarda s6miiriiniln, simflarm ve simf miicadelesinin belir~i siirecinin Ce(litli kavim ve konfederasyonlarl enlemesine kesen ugraklanna isaret edebiUyoruz. Omegm G(jktilrk'lerde, -Mol:ol'larm xa~ racu'sunu, yani «kara halksrm ve Sir-i Derya OAuz'larmdan Oc Ok' larm beyi Salur Kazan'm Karactik Coban'InI haber verircesine- kabileler efradi «ak kemikli budun» ve .kara kemikli budun» '(ya da sadece karabudun) diye ikiye aynhyor ve TUrgi~/Tiirke, «karabudunsunun isyammn basonlmasmdan sOz ediliyor. Bir biitiin olarak Orhun yazrtlan, karabuduna itaat ve baA;lWk 6l:iitleyen ~be aristokrasinin ideolojisinin edebi ifadesidir; bu eereevede, g/jreli SlDlfsal ba~ halleri .beyleri de budunu de tilz imif» diye OViililyor ve

9S

tersi, cbeyleri budunu tuzstiz iCin» elestiriliyor. Diger bazr deyisler, devletln tohumunun top raga dusmesini yansrtiyor : «i1» kelimesi, Once kabile halkim, sonra 0 kabilenin kaganhkea iizerine «konduruldugu» toprak parcasim (eyurtsu), nihayet halkm henuz kabileIer haHnde de olsa belli toprak parealarma dagrnlmasrm ieeren bir teskilat lanmayi anlatmaktadir: dolayisiyla «ili tutup, tOreyi duzenlemek» , «ilin kaybedilmesi» veya «ilin kazamlmasi», hiyerarsik bir h8kimiyc~ ve yonetim sisteminin amac ve islevlerini simgeliyor. Ote yandan zarnan ilerledikee ve mekan Maveraiinnehir'e yaklastrkea, uretici gucler temelinde cok kritik ilerlemeler Ile bunlann toplumsal sonuclari sikr bir baglann ieinde goriiliiyor. Uygur'larm 9. yiizyildan sonraki Bes Bahk-Turfan bolgesi (bugilnkii Dogu Tiirkistan) yasannlarr, bOy lece , demir metaliirjisine dayah zanaatlarm gelisme-sine, hatta bu yiizden demirin dissatumnm yasaklanmasma, ticaretin canlanmasma ve belli bir sehirlesmeye tamk olmustur. Claude eahen gibi ciddi Banh tariheilertn de «ilk TUrk-islam devleti» saydtklari Karahanhlann 932 yihnda, yerlesik hayata ve tanma geeisin ilerledigi Cu Irmagr havzasmr ve bitisik bolgeleri kucaklamasi, buralarda koylerin, kasabalarm ve sehirlerin ortaya ~knufi olmasi, keza tipiktir. Dini ustyapida, yerlesik hayata ve tanma geeen unsur~tl onemli olt;iide i~eren Karluk ve Oguz'lar, islAmiyeti ilk kabul eden Tiirkik kavimleri meydana getiriyorlar. Siyasi ustyaptda, 1156-1160'larda Karahanh devletinin Karluklarm 1;amanum askerlikten teerit edip yerlesik hayata geemeye zorledigr, bu yilzden kanh miieadelelerin patlak verdtgi, islam Ansiklopedisi'nin ilgili maddesinde anlahhyor. Kasgarh Mahmut'un Divan-) Lugat-it TIlrk'u, Karabanhlarda «ayhitigi» diye, askerler i1e Iaselerfnin ve benzeri hususlarm kaydedildigi bir defter tutuldugunu acikhyor. Demek ki Karluk tabamrnn askerlikten teerit edi1mesi, ozel bir silahh «kamu gilcil:miin teskiliyle elele yi.iriimii~tur. Kuskusuz btitiin bunlar, di_ renmesiz gerceklesmiyor : Karahanh hakim suuh Siinni islam'a

sanhrken, tahana Batmilik sirayet ediyor ve ulema, bunlara kar;;'l devletten siddetli tedbirler ahnmasim istiyor. Aristokrasi ile topraga iskim istenen Karluk ~ban halla arasmdaki cansma dini kisvelere biiriinmeye bashyor ve gene islAm Ansiklopedisl, bu mucadeleleri «devletin temelini sarsan ve siilaleyi inkiraza surukleyen esas sebep» diye niteliyor. Barbarhk ile uygarhk arasmda 1b:unea bir temas doneminin etkileri, komsu islAm iilkeleri ile tiearet yapnklari bilinen Sir-i Derya Oguz'}an hakktnda, Idrisi'nin «OAuzlarm ~ehirleri eoktur» gozlemini yapmasmda izlenmekte. Bir diger Arap tariheisi, Mesudi, Oguz'Iarr, muhtemelen TUrkce adlanyla bey, el ve gOD (kiin) srmflarma karsihk olmak iizere, «el Alb, «el eviSlb ve «el esAfihe aymyor. Beyler, hAkim kabile aristokrasisini; el, ka-

96

.. "

bile tabamndaki sCimurulen kitleyi; gun/kun ise, gorece onemsizbo-

yutlardaki kole ve usaklan adlandirmaktadrr. Bugiin dilimizde hale yasayan «ele gune karsi» deyisi, beyin halk oniinde vekanm bozmak istemeyisini dile getirir. «EI mi yaman, bey mi yaman» deyisi, beyler He kabile tabam arasmdaki boyolcusmeyt daha da acikca yansrtiyor. Dede Korkut'ta da, Karacuk Coban ";_biitiin karabudunun bir simgesi olarak- sllahsizdir ve Salur Kazan, KaracukCoban ile savasta yanyana dovusmeyi arnk kendisine yediremez; bit; Oguz beyi olan Begil'in hatunu, kocasim iizlintlilii gorunce «kavimli kavrniyIe ansn rm?» diye endiselenir. Fakat srmf rniicadelesi gercegiDin herhalde en ciplak zihinsel izdii$limii, Divan-i Lugat-it Tiirk'te ge~el1 «yer baskisi daA, budun baskisi bey» atasozudur. Ve bu srmf miicadelesinin dini kahplarr, Siinni Oguz aristokralisi He g6cebe OS;uz kitlelerinden beslenen Batmi mezhepleri arasmdakf eehsmede, bir kere daba tekrarlamyor. Tugrul ve CagT! Beyler in kurdu~ Biiyiik Seleuklu devIeti, Omit Hassan'm dikkat ~ektiAi gibi, basmdan itibaren SUnni Islam'm rnutaasslpsavunucusukesHecektir.

Ancak bu simflasma seyrinde, bir 6zgiilliik noktasma 6nemle' parmak basmahyiz. Soziinii ettigimiz Asya kavimleri, ilkel kollektivizmi geride -brraknktan sonra, hakim iiretim tarzr olarak koleciliAi yasamaksizm srmflasrmslar ve devlete ilerlemislerdir. Gerei Orta Asya topluluklan ve kurduklari «heyeblerde de kOlelere rasthyoruz. Fakat bu iliskiler ekonominin temeli haline gelememisttr. Bu, Engels'in Ailenin. ()zel Miilkiyetin ve Devletin Kokeni'nde degerlendtrdlgi malzeme ieinde, ozellikle Eski Yunan ve Roma'da koleciligin giderek hakim iiretim tarzi haline gelmis olmasmm dogurdugu vurguya ters dusuyor. Bir kisirn tariheiler bu yiizden Engels. in ¢ziimlemesinin Orta Asya'ya hie uyarlanarmyacagrm dii$iinmil~ler ve st)zkonusu farkta BENZERStZLtK ONERMESt'ne bir ternel bulduklarim sanmislar: dijer bazilan ise, belki de srmflara bOlilnmenin en kesin ve kaba bi~mini k61elik-Ozgiirliik ayirnnmm olusturmasma bakarak, Tariht Materyalizmin smif miicadelesi hakkmdaki tinermelerini kolecilije dayandrrdigma kendi kendilerini inandlrmlflar ve Orta Asya'da olsun, On Asya ve Anadolu'da olsun Tiirklerde kOle emejinin ikincll ka)maSlDl. SOMtiRONON VE SINIFLARIN YOKLUCU ONERMESt'ne aerek~ yapmaya 1ralk'fD11,lardtr.

Once1ikle belirtelim ld A8eaia. G&el MWldyetia ve Devletin 1CAibIli'nin IIleRlesi, Ukel kollektivizmin ¢zt\lotUntl hangi ilretim t.rmun ided:iji/izleyileel.bd irdelemek. bu konuda genelg~rliAi alan bir tem. kurmak delil~nr. Engels bu kitapta, barbarltktan uyprhl. aeettin ..u y.pdanm, karvl .. tmnab Orneklerden elde ediyor. Soyutlamalar - dikkatli. bir :,ekilde yaplldllt i~in, malzemenin Avru~erkezli oJUfU, nihat &lermelerde hir Avrupa-merkezlilije

97

yol aemiyor. Kaldi ki, somut tarih bilgisinin Bah Avrupa'nm geemislyle en fazla simrh oldugu donemde bile. Tarihi Materyalizmin suufsalhk kavrarmm kolecilikle Ozde~l~tirdigini iddia etmek, abesle istigaldir. Engels de, Marx da, en azmdan Cermenlerin yukari barbarhktan feodalizme sieradigmm pekala farkmdaydrlar; Avrupa Orta~aAtm bir Roma-Cermen sentezi diye niteleseler de, serfiigin daha . COk Roma kale ve kolon'larmdan degil. Frank hUr koyliisilnden tilrecligini saptadiklarrm, eserlerinde acikca izleyebiliyoruz. OzellikIe Marx'm Avrupa-merkezcilik hatasma dil~tilgil bir nokta varsa, bunu, I. 3. C'de deginecegimiz gibi, «Asya Uretim Tarzr» aracihglyla, Dogu alemi i~in apayri ve benzersiz bir tarih fikriyle 'Ilort' etmesi meydana getirir. Bu hipotezin ardmda, Matx'm, ozellikle Asya'ya iliskin okumalarmda, her tarihi somutluk He ilretim tarzi kertesinin soyutlugu arasmdaki farki pek gOzetmemesi; yeni tammgl ve degi~ik g6ziiken toplumsal yasanrmshklara derhal kendine ozgil bir «ilretim tarzr» izafe etmesi yatar.

Metodolojik perspektiflerimizin, Marx ve Engels'teri bu yana, gOzlenen tarihi somutluklann dl~ ~hresinde1ti her Ozelligin, bire bir ol~ginde Uretim tant kertesine aktanlanuyaeajI anlaYl'lyla zenginleftigini, I. 1. A'da kaydetmisttk. Tarih bi1iminin olgusal temellerindeki sUrekli nicel birikim ise, kabiJe toplumunun batnnda iki ayri tilt simtlasmamn tohumlarimn yanyana belirdigini, bugiin daha iyi gormemisi saghyor, Askeri demokrasi asamasmm sonu gelmeyecek gibi gOzuken savaslarr, yagma ve capullan ieinde, baska kabi1elerden alman esirlerin ve topluca bagimh kihmp «i~i giicU vermeye» zorlanan kabilelerin sahsmde, ktilelik m,kileri He tabiyet

- ihskileri ~aA:l yukan aym zamanda ottaya eikmaktadir. Servet birikimi bireysellesip klanlar ailelere bijlunduk~e, zengin ve kudretli ailelerin reisleri, hem bireysel mUlklerinde kole ~ah~brmak, hem de seklen hakim klan veya kabilenin tamarmna bagimh olmasi gereken yenik halklann ya da kendi kandas tabanlanmn giderek vergisellesen Odemelerini zimmetlerine geeirmek imkimm bulmaktadirlar. Bundan sonra, bu sOmurU ve tahakkUm bicimlerinden hangisinin 6ne ge~ece~i, zaman ve metana, col!rafi ve tarihi cevreye baghdir. Eski Yu~an'da barbarhktan uygarhga gel;i~. yerlesik .tarim, g6rece geli~mi~ ve demit metalUrjisine dayah elzanaatlari, dolayisiyle bu iki sektor arasmda daba canh bir ticaret ve butOn bunlarm besledigt erken kentlesme temelinde gereeklesti. Klanlar, kOyler halinde topraga yerlestiler: bu koylerden bazilarr, htzla pazar kasabalan olarak ytikseldiler: civar koy /klanlarm ,efleri giderek bu kasabatara g~tiiler ve cevre koylerdeki kii~k tireticilerin attl-UriinUne vergi yoluyla elkoymanm yamsira, 0 kOylerdeki Ozel malikanelermde kale ~ah~brmayl da sUrdurdiiler. Latincede «Populus Ro-

manus» denilen Roma kabile konfederasyonunda da, geos'in (klamn) bagrmda sekillenen tipik familia (ataerkil aile ocagi), belli sayida koleyle bir1ikte, clientes denilen ve aile reisinin himayesi altmda olup buna karsihk bazr hizmet yiikiimlUli1klerini yerine getiren kisileri de' iceriyordu. Demek ki gerek Eski Yunan'da, gerek Roma'da, ilk hakim smif, proto-koleci ve proto-feodal zenginlesme olanaklarma sahip bir topraklI aristokrasi idi. Ancak, Attika ve Rorna kabile konfederasyonlarmm dOnii~tugu devletler, Ege ve Akdenizticareti sayesinde para ekonomisinin ilk~ag i~n oldukca ileri dilzeylerine ulastilar: aym zamanda eevrelerfndeki gOrece zaYlf barbarlardan bol miktarda kole elde etmede fiziki veya ideolojik engeUerle karsilasmadilar: bu kOleleri ise, bireysel millkiyete konu olan toprakta, madenlerde ve zanaat atOlyelerinde, kar amaciyla liretime bilylik capta soktular. Bu gelismeler sonucu, vergi ve bagJmhhk mekanizmalanyla sl)mlirUlen kli'rfik koy}Uliik- tamamen ortadan kalkmasa da, kolecilik hakim uretim m,kisi haline geldi. Bugtin gitgide daha cok tarih~, bir tek Akdeniz havzasmda, gereekten bir koleci iiretim tarzmdan sOz edilebilecejinde birlesiyor: baska bir deyisle, sadece orada, ilkel kollektivizmi izleyen ilk smifh ve devletli toplum bieimi, k61ecilik olarak gOziikiiyor. Bir zamanlar «erken koleci uygarhklar» diye adlandmlan Mezopotamya, Mlsir ve Hindistan'm, aslmda bagunhkOyliilerin·· vergi ve angarya yoluyia sOmiiriiImesine dayandlA;l, 20. yijzYll arqurttlalanyla netlesirken, Cin hakkmdaki tarnsmalar siiriiyor. BUtun bunlar, kabile toplumuyla kapitalizm arasmdaki esas ve en evrensel iiretim tarziru feodaUzmin meydana getirdili. fakat insanhJtn feodalizme ge~ljiinin ve ~efitli feodalizmlerin gelifmesinin etitsiz bir ~k-cizgililik i~nde gercekle~tiA:i; dunyamn pek ~k kl;ifesinde, eski kollektivizmin dogrudan doAruya feodalizm yOoiinde (deA:ioik tempolarda) cozulmesine karsihk, sadece bir yerde araya koleci bir asamamn girdiA:i, bunun da Akdenn bOlgesinin Ozel kooullanyla ilgili olduAu fikrini gfic1endiriyor.

Kazananm da, kaybedenin de 8~be otlabctlardan p1duau ve bozkirm yerlefik tarnna elverifSizliAi nedeniyle ~k UZUD sure oyle kaldlAI kosullarda, bu sonu~ ~k daha nettir: Zanaat ilretiminin ve ticaretin (gOreli) zaytflllt, bireysel toprak millkiyetinin gehsmemesi yilzUnden ekonomik uygulama alam bulamayan ktilelik, genel hiirlilk, devletsizlik ve kuvvetlerin birbirine yaklOhjl ortammda, zor kullamrmmn uygulama slmrlarl bakimmdan oldugu kadar -barbarlan uygarhk .taraflOdan kOlel~tiri1meye miistahak gor£n 'rok sert ve kemiklesmts bir dii~ilncenin Insa edilememesiyle-- ideolojik baIomdan da k5stekleniyor. Asya'daki Turkik kavimlerde, sOmiirillen esas kitle, el'dir, eoban halktir; gUn/kiln kesimi tAU kallyor. Coban,

99

phsl mUlkiyet konusu olan, aloop sablan bir meta olarak g6riilmuyor. Coban halk He kabile aristokrastsi arasmdaki il~ki, kisisel bagimhhk ili~si y6niinde, gelismektedir, Coban, belli bir kabileDin uyesi olarak beye bajlml1dlr ve bey deQi,ftiji zaman kabilesiyle beraber yeni beye bailmhduruma geemektedir. Ne var ki, burada sOzii edllen «kabile», artik eski ilkel toplumdaki kabiledegildir. Saf kandBfhgm ~iilmesi 'lie 6zel mtilkiyetin t~mabilir mallarda geIi$mesiyIe beraber, kabile yalmz bieimsel olarak varhguu karuyar. COnki1 kabUe Uy.eIerini fiiIen birIe~tiren ~y, artik birbirine akraba aoylara (klanlara) memubiyet dejildir. Kabile, belli' bit aristokrata ~1 olar8k .batuul1 tnsanJann meydana letirdiji toplulugun, gee-

..... devaI:ahht ''''' DI si1rdOren Mlldtt artik, Farkh soydan

' ...... twna de etJriintUI(i a1tmda birletmetini, hAkim kabi-

leahl tabam lie tIbt bIIBeIerln ubudun-karabudun 8)'lrlDU e&8S1- na &6re birbirlyle dUe ~'kayu8fJD81aruu, bu durum kalayI8fhnyor. S&nQrti ise. beyiD ttiriilerine bakma angaryalarl veya bayvan olarak Odenen vergiler bi~edir. Baiunllbja itilen halk kitlesi, kendi otlaticihk ekonomisini korumakta, fakat elde ettiji UriinUn bir ktsmma, aristokrasi tarafmdan mra dayanarak elkonmaktadsr. Biittm bunIara ve bAkim kabileler ile tAb! kabiIeler arasmdaki vassalhk Iliskilerine, nuntux veya yurt denilen geleneksel alanIano han/kaAan tarafmdan DOyan'lara dagrnhr ve tasarrufu bu noyao'larca dtizenlenir hale gelmesine bakarak Vladimittsov, Moiol' Iann 11. - 13. yiizyl1lardaki toplumsal sistemine, asked demokrasiden ileri bir nitelemeyle, kestirmeden «~be feodalizmb diyor. Perineek ise burada, aneak yer1llltik bi.r ktiylUluk ilzerinde yiikselebileceIini kabul ettiIi. p~ feodaUalD8I. heniiz sadece habercileriQl. feodal ~ler ile itrfIet arumclUi UttliniR tobumlarml pi.!l7vt. ~. PeriDcek. 't1lrkIeritl t.lb:d.yetlRO.1tUr dairetine U. 1fiI:y"'da~I oluak pmelerin_ Qaeeki evtimlerini, feodalbm yln4D4e- iki bin ydhk dalgah ve alpagh bir plitme olarak azetliyor.

I. 3. A. d. .Bu saptama, Bozkurt Ef .. neJeri ve ~k'te konu edilmeyen, Tiirk-lsUun sentezinin dij'er dalmm On Asya'ya ne getirm~ olduguna i1i~kin benzer bir saptamayla tamamlanmak zo-

rundadu. Yer de#i~tiren bir kavim (Tiirkler) aeismdan degil de, sa-

bit bit roArafya (On Asya) a~lSmdan- bakildigmda, M.S. 7. yuzytldan itibaren Wlgemizin tarihi, ~e,it1i g~ebe istilAlannm yerlesik feodal toplumlan boyunduruk altma almasmdan dogan gelismelerin taribidir. I. 3. C'de a~lldayacapmlzl belirttijimiz feodaIizm kavraIDl ve teorisine gOre. sadece Ozel maliklneler ve mulk-fiyefler ieindeki billmbk6ylUIerin .tatosii itibariyIe deAil, aym zamanda ve

100

daha genel olarak, dogrudan dogruya devlet tarafmdan vergtlendlrilen k5yliilerin ve koy topluluklarmm konumu itibariyle, !ran ,de, Heraklios ve haleflerinden (M.S. 610-717) sonra Bizans da, feodal uygarhklardir. Bu eski imparatorluklar arasmda habire el deAtiren MlSlr ve Mezopotamya He Kuzey Afrika'mn genif alanlanru, -hem bir devlet hem bir din, devlet dini ve din devleti olan- IsIlmiyeti benimsemekle. putperestlikten tek-tanncihga g~ifi ubileden devlete g~i'$ He birlestiren Araplar., 7. ve 8. yUzytllarda hikimiyetleri altma aldtlar. Bu diyarlarm mevcut hukukunun iizerine, fatih kavmin hukuku demek olan Seriat, bir \istOn haklar kerte',lDi simgeleyerek oturclu. Aym zamanda Araplann kendi I1mfsal farkhl~lan derinlefti, kaDd .. bklan ptildil ve Arap kabile tabam yerll IKSmUri11enhalltla ~ken. Arap ,kabile m.tokrasisi de eski hAkim simflarm WlIurlanyla takviye edilerek adun adun feodal bir aristokrasiye daniiftO..

Orta~aAda devlet olmak, iilke ~pm.da topraAa yaYllmlf bulunan temel \l.retici simh, ya01 kOyliileri bagrmh konumda tutup vergilendirmek (arn-urnnnn hAkim srmftan kaemlmasrm Onlemek), bu gelirlerin bir bOUimiiyle de ordu ve biirokrasiyi beslemek ~ifte probleminin, a giiniin smirlrpara ekonomisi ve geri ulasim teknolojisi eercevestnde ~5ziilmesini gerektirir. Hangi noktadan baslamrsa basIansm, eninde sonunda basvurulan tipik y5ntem, iistOndeki kOyIUlerle birlikte topragi, pronoia (Bizans), beneficium, feodum (Bah Avrupa), kat'ia (Klasik islam), ikti (iran ve Anadolu Seleuklulan), Ii-

, mar, zeame_t ve bas gibi isimler altmda, ---emek~iler silAhstzlandl_ nlm~ bulunduklarmdan, &faAI yukan hikim simf ile ~alu,an- komutan ve askerlere dai!!;ltmakbr; bOylece askeri aristokrasinin mensuplan, kOyliilerin teorik olarakdevlete tidemeleri gereken vergileri «devIet adma» mahallinde toplamayr ve kendilerinin teorik oI.rak hazineden almalan gereken «maa'i»lanna mahsup etmeyi yilklenirler. Batka bir deyifle, hAkim aristokr_asi, fiyef dagmrm yoluyla, rant kaynai!!:l alan topraAl ve iizerindeki bagimh ktiyliileri kendi arasmda paylasir: gene fiyef dagrtnm yoluyla, kendi kendisini, ranb yerinde toplamak, k5yliiliiAii yerinde denetlemek, kanun ve nizami yerinde uygulamak, distan saldmya ugradigmda yerel gfi~ler haIinde bir araya gelerek derhal karsi koymak iizere, fireticilerin tepesindeki paralel list katman olarak, iilke sathma yayar. Toplumsal hastlanm birinciI ve ikincil btilU'$iimleri, yani arn-urunun firetici1etden h8kim simfa akisi ve ayru zamanda hakim simhn kendi i~de paylasrlmasi, bu fiyef/dtrlik'lerin mevki ve riitbeye orantih biiyilkliikleri aracihgiyla, gorunU'$te tek bir harekette halledilir. Aristokrasi/biirokrasinin fiyef alarak iilke sathIDa yayilan mensuplan, k5yliiyii ytinetebilmeleri ve sozkonusu ikili aktarirm guvence-

101

ye alabilmeleri icin, kendi bOlgelerinde su veya bu . ol~de siyasi, askeri, idari, vb. yetkilerle de donatihrlar ve devleti/orduyu ternsil ederler. BUtUn Ortat;ag toplumlannda, fiyef alan. fiyef verene karst (bu, ister dogrudan dogruya merkez, ister kendisi merkezden fiyef alnus bir list olsun), a~a~1 yukan hep aym yiikiimlliliikler (savas halinde, kendisine fiyef verenin ordusuna silahh maiyetiyle birlikte katilmak, fiyef vereni dusmanlerma karst desteklemek; gerektigmde parasal yardimda bulunmak, vb.) altma girer, Bir sadakat yeminiile percinlenen bu iliskinin, taraflarm kisisel girisimiyle mi, sonucta «alt» ucta yer alacak olanm ge1ip daha_ kuvvetli olana intisap etmesiyle rni, yoksa yukansmm, giie1ii bir merkezin entri ve yasalanyla rm kuruldugu, isin ikincil bir ytinlinii ifade eder. Merovenj ve Karolenj'lerde oldugu gibi, olaganiistii avantajlara sahip olan bir geemisten (Roma'dan) devrahnma merkezi ytinetim gelene~i imparatorluk ideolojisinin etkisiyle ne kadar ·devam ettirilmek istenirse istensin; k6yliilerin angaryalarim ve aynt vergi1erini hizla nakite eevirip merkezi bir biirokrasiye ve iicretli bir orduya para vermenin, bu arada eyalet1erde olup biteni Amnda haber ahp her~yi hiikQmdann ve. dar ~resinin olUfturduAu merkezde karara baglamamn imkinslZh~ kendini kabul ettirir ve biitUn feodal devlet1er bu fiyef/dirlik dagrnrm isine er veya gee girisirler. Yeri gelmisken kaydedelim ki, Osmanh tim.r't icin dar-kurumsal soykiitiikIeri aramasmt ve bunu illa .kesintisiz bir evrim iCinde Selcuklu ikti' mdan tiiretmek istemesirii I. 2. £'nin sonlannda elestirdtgimfz Fuat Koprulii'nUn goremedigi, i~te bu' genel, birincil belirlenimdir. DoIayisiyla ~ veya busekilde bir fiyef/dirlik sisteminin varilgt" biitiin feodal devletlerin onemli bir kSfakt~ristigidir. Fiyef da~lttml usulti ya da isbu fiyer dagrtummn hdkuki bicimleri ve 'pretokolu, bazi tarihcilerin savundugu gibi «feodalizmin- kendisi»: de8iise bile, feodal Iiretirn tarzr temeli iizerinde dogan ve geJ,i.~n evrensel bir siyasi bieimdir.

BUtiin Ortacag toplumlannda, Ulke,i. baeka .. turlii yOnetmenin nesnel imkanslZhgl nedeniyle basvurulan Jiyef)dirlik dajtflmt, dairna fiyef dagitantlar) ile fiye! alantlar) arasmda; kral ile. buyiik baron (sUzeren) arasmda, siizeren ile kendi vassah arasmda,: sultan He' lktidar'larl arasmda, padisah He haS vezeamet - sahipleri ve timar'hlar arasmda, Imparator ile proll9ia'cIJ,ar arasmda, kisacasr merkf!z ile tasra arasmda stirekli bir geri1im -ve ~at~ll1aYI beraberinde 'getirir. Fiyef/dirlik da~tmaYl zorunlu kdan nedenler, hUkiimdarm ve dar eevresinin, Ulkenin iicra kO~elerindeki biiytlk fiyefleri siki bir sekilde denetlemesini de gUcle~tirir. Herhangi bir fiyef dagrtnm sistemi, ~~itli fiyef/dirlik sahiplerinin bulunduklari mahalde ozerklik egilimleri peydahlamalarr potansiyelini de m.utlaka yarahr. Bundan

102

sonra ne olacagi, fiyef_ dagrtan merkezin giictinii ne derece koruya-bilecegi veya tasradaki fiyef sahiplerinin kendi yetkilerini ne kadar arttmp ozerkleseblleceklert, su veya bu feodal toplumun tarihi ozgtilluklerine baghdir,

Merovenj ve Karolenj'lerde oldugu gibi, M.S. 7 . ., 13. yiizyIllar arasinda On Asya'ya ~arpan ilk yan-kabilesel istilA dalgasmm yara tier 51 Araplarda da, ilk basta bOyle dogrudan merkezi y6netim iddialarr vardi : Mali idare ile siyasi idare ayn tutulmaya cahsihyor, eyalet valilerine vergi toplama yetkisi tanmrmyor, toprak gelirleri baska kanallardan merkeztlestirflmek isteniyordu. $eriate gore, Miislilman olmayan diyarlar fetbedildiginde, eski malikanecilerinin terkedip ka~hgl topraklar ve sahipleri halifeye biat etmeyen topraklar, hazineye (Beyttilmal'e) ait sayihp devlete H~r odemekle yiikiimlii kthmyordu. Eski malikleri ilzerinde kalan ve halifeye biat eden topraklardan ise, bara~ ahmyordu. o.ri arazl iizerinde de, harael arazi iizerinde de, en altta bagimh koyliller; onlarm bir il5tiinde, barael arazide, ~ok erken bir esamada sadece gayri-Miislimlerden olusan, arna sonralan Miisliimanhi;tl kabul etseler bile «topraA1n aym toprak oldugu» gerekcesiyle statiileri deA:i~tirilmeye baslanan, «eski malik» kokenli yerel malikaneeiler, iitri arazide ise, kat'ia am verilen dilimler miilkiyet hakkiyla kendilerine hibe edilmis bulunan Arap-lslam soylulan yer ahyordu. En alUaki bagtmh koylii1er, isledikleri kii~ toprak parealarinm irsi ve ebedi kiracisi kabul edilmekteydiler; artl-iiriinlerini rant bieiminde ilk aglzda O~ri arazide kat'la sahtplerme, haraci arazide teorik «eski malikalere veriyorlardl. Bundan sonra, hazine topraklarmdan daAIh1mt~ bu jlk kat'ia'1arm sahipleri devIete o,r, haraci arazideki .eski malik»ter ise deviete, adt iistiinde, hara~ lXliiyorlardl. Sozkonusu asamada.. heniiz Slrf Araplardan olusan oldukea kii!;iik boyutlardaki ordu/asketi aristokrasinin idarnesi, kismen ~ri arazideki kat'ia sahiplerinin rantgelirleri ile otr Odemeleri arasmdaki farkla kendi kendilerini beslemeleri, Io.smen de hazinede toplanan o,r ve ha~ gelirlerinden efrads maq; Odenmesi yoluyla gerceklesiyordu, Ancak fethedilip denetlenmesi gereken alanm tamami, daha ~k haraei araZt kanalmdan htzla genislerken, safian buna paralel olarak biiyiiyen ordunun

- bu usullerle ayakta: tutulmasi gU~l~ti. Bunun iizerine devlet, Once ~ gelirlerini iltizama vermeyi, bOylece miiltezimlerden pesln bir nakit bedel toplamayr ve bunu hBiineye geeirmeyi, h~ bedelleri toplamt He Utizam sans bedeli arasmdaki farkl ise miiltezime terketmeyi denedi. Bir sonraki asamada, miiltezimlerin yerine yeni tip kat'. sahiplerini g~irdi: Asked aristokrasi .i~inden gelip de, ha~ r&d araziden kat'ia alanlar, bagimh kHylfilerin iistiindeki «eski malik.lerin iistiine yerlesiyor.: har~ bedellerini onlardan toplayip fitr

'- . .

103

bedelini hazineye aktariyor, yani (har~ eksi tifr) miktanyla kendi kendilerini besliyorlardr. Dclayrsiyla 'boyle barad kat'ia'iarm deA;eri (ne kadarhk bir «maassa denk dtistukleri, sahiplerine nasil bir gelir getirdikleri), isbu (bara,. eksi G,r) nicelikleriyle hesaplamyordu. Arna sonunda, kat'ia sahiplerinin tifr borclanm devlete aktarmalan dahi saglanamaz hale geldi ve devlet, kat'ia degerlerini, teorik olarak bazineye intikali gerekli ti,r'U de ekleyerek (n~er oldu. Bu _arada ~e~itli kokenlerden gelen kat'ia'lar da birbirine kansn ve nihayet BUveyhiler zamanmda, belli bir yoredeki ikti sahibinin topladlS;1 gelirlerle sadece kendisini ve maiyetini gecindirmesi, hazineye bir sey aktarmamast, ikti'l iizerinde hem mali idarenin temsilcisi (vergi toplayici), hem de siyasi idarenin temsilcisi (eyalet sozkonusu ise, YaH) olmasi benimsendi. Boylece islami Arap-lran a ristokrasisi , degi~ik etnik kokenlerin, degi~ik toprak ve vergi hibesi kategorilerinin, de~i~ik _yetki pareaciklarmm karisip birlesmeslyle, giderek turdeslesen bir iktfi sahipleri katmam halinde birlestirildi ve bagunh ktiyliilerin iizerindeki belirgin sOmiiriicii devlet smifuu olusturdu, Gte yand an , bizatihi 15til& ettigi alanlarm ola~anUstii geni~liA:i nedeniyle, islam lmparatorlugu parcalanmalara gebeydi: Her biri bir tilke boyutlanndaki Kuzey Afrika eyaletlerini ve ispanya'Yl fetheden komutanlar, buralarda kendi siilalelerini hikim kildilar; halifeliAin denetimi, zamanla, Klasik lslam'm kalbini meydana getiren MlSlr-Mezopotamya-iran halkalarmda bile zayrflad; ve 'dini bir prestije indirgendi;biiyiik ikti sahipler1 ba~unslzl~tIlar, .~atta Bagdat iizerinde tahakkiim kurmaya kalkisnlar. Nihayet, Arap-lran hakim smih ieindeki bu kavgalara, 9. yiizylldan itibaren TUrk komutanlar da karismaya basladi. Emevi halifeUgi doneminde islAm devleti, 8. yiizytltn ilk ~eyreAinde, - Orta Asya ·kabHesellijinin batt uelarmdaki Tiirkik kiimeIerle yoAun temasa gelmi~ ve ~iddet1i ~arpl~malardan sonra, son tahlilde yeni dinin bozkir aristokrasisinin SInlfsalideolojik ihtiy~anna cevap vermesi nedeniyle. kendi istikrarh SImrlarmm titesinde bir Miisliiman kusak yaretabllmisti. Biiyiik yerlesik uygarhklar He biti~ik yukari barbarhklar arasmdaki -1. 3. A. c'de dejindiAimiz- 0 goreli denge ve karsihkh ili$ki donemlerinden bir yenisi, bOylece acihyordu. Maveraiinnehir'den tran He yapilan ticaretin, Oguz aristokrasisi iizerindeki etkilerinden, dpha Once soz etmistik. Benzer kanallardan -Augustus'tan sonraki imparatorlarm' Cermen rnuhahz kitalan ve Roma hizmetine giren Aetius gibi- kandashklarmdan ayrIlan bazl Turk aristokrat ve savaserlari da, islam devletinin gerek merkezi, gerekse tasradakl kollarma hizmet arzettiler. Bunlar, bozkrrda pismisliklerinden gelen askert yetenekleriyle parladilar: Abbasilerin Emevileri devirmesinde rol oynadIlar; iktii'lar sahiplendller. Bu tur komutanlar aracihgiyla TUrk-

104

ler, hem tslAm devletinin asil alam ieinde siilileler baslatma giri,bnlerinde bulundular, hem de 0 alanm yambasmda, bOyle bir dev,irme ~tan soyuna dayanan Gazneli «pretorien devlebini 10. yQzyllda, ltitlesel bir Tilrkik temele dayanan, bozklr aristokrasisinin i~nden ~ma Karahanhlar siyasi heyeti Ile BfBI!!;I yukan aym stralarda yaratblar.

Eski Bizans ve Iran uygarhklanmn bir vakit1er kaplamt, 01- dutu alanda, tslAmi Arap-lran feodalizminin, bir ust dtizeydeki Slrufsal bUhlrla,ma dongtistinti tamamlamasiyla, gerek Babek isyam, Zenc isyam, Kannati ayaklanmasi gibi halk mticadelelerinin, gerekse haklm simfm kendi ieinde parealanmasmm isaretledigt derin bir bunahma girmesi, yerlesmis ikti dagmm usulleri, halifeliAin rakip siilalelerden ve Batmi mezheplerinden korunma ihtiyaci ...• Buna karsihk, ESKf TORKLERtN TEK-TANRICILIGI ONERMESi'nin tersine, Maveratinnehir giinleri tmcestnde, SUrekli hareket halindeki kabilelerin sayisinca ayn ayn kultleri ~amanizm genel cereevesi ieinde cok tedricen birbirine benzestirmekten oteye gecememisken: ancak dogasr daba elverlsli, biiyiik yerleslk uygarhAa daha yakm bu bolgede gereeklestirdigi tanm, ticaret ve kentlesme dUzeyi sayesinde daha ileri perspektifler edinip, bunlara uygun dusen Islamiyeti benimseyen, halifeligin taleplerini goren ve zaten kendisi de goeebelik-kanda$hk geleneklerine simsrki sanlan kabileler halkmi teba'lasnrmak, koylille$tirmek, silahsialandirmak iCin «SONN! isLAM'lN KILICb rolilne yatkm1tk duyan, Salur Kazan'm ifadesiyle, dtismam yendikten sonra «kahraman ~ yijitlere cok iilke vermesinis bilen, dinamik ve lnrsh bir aristokraslnin, g6- ziinii 0 biti$ik uygarltja dikm~, onu Once yenne yenUe SID_YIP tamrms ve zaafa dtifttiiUntl, meyvarun nthayet dahndan kopanlmaya hazrr hale geldiAini kendi tecriibeleriyle saptamto yabp'lutu .... BUtim bu kosullar, daba 6nce hi~bir ,-.CtHAN HAKtMtVETt MEFKOREShni damarlarmda t~InI0 olmalan mOmkO.n gijriilmeyen Ttirklerin onderltgfntn, artik maddi zemin itlbariyle devlete sl~rama ideali edinmesi ve bu adrmi fiilen atmasr i~n l l. yUzytlda. btlyiik bir tarihi Iirsatm olgunlasngim gijsteriyor.

I. 3. B. ~imdiye kadar s6ylediklerimiz, tarihle ilgilenen aydID kamuoyunda bazan samlemn aksine, Tiirk1erin ~mlfinin acta Asya kokenliligi ve TUrk-islam sentest ifadelerinde. bu kadanyla, bizatihi yanhs bir ~y olmadigim ortaya koymaktadtr. Sonue olarak, bir noktadan itibaren WArn uygarhlI dairesine giren Ttirkler (ya da, aslen TUrk olmamakla birlikte ilk TUrklerle aralannda olusan kabilesel hAkimiyet-tAbiyet ilitkileri nedeniyle, sonradan TUrk adtnt alan. OAuzlar ve benzeri topluluklar), 11. ytlzytldan baslaya-

lOS

rak bu alanda, Fuat KoprUIU'nUn dey~iyle «askeri aristokrasiye miistenit» devletler kurdular. Ve bu asked aristokrasinin tilriimil., lshuniyetin kabulil.ndenonceki asamadakabtle toplumunun bagrmda yiikselen sefler zUmresjnde yatlyordu. 00laY151yla, Ortn Asya'nm ath go~ebelerinin cobanhk ve yagma ekonomisi i1e buna bagh toplumsal tirgiitlenmesinden baZl kurum, iliski ve ozelliklerin Osmanh diizenine uzamsinm, idealizmden de, lrk~lhA:a aeilan bir etnisizmden de uzak, sosyo-ekonomik diizlemde hem devamhligi, hem degismeyi hesaba katan bir teorisi clusturulabilir ve olusturulmahdrr. Btlyle bir teorinin on haairhklart, yukanda I: 2. C ve I. 2 D'de Akeura He Kopriilii'nUn katkrlartm aktarmakla belirlemeye ~al~tJAlmu: gibi, 19. yiizytl sonlarmdan Cumhuriyete ulasan milliyetei tarlhclligin radikaI doneminde yapilrms: aneak I. 2. E-F-G'de ozetlediAimiz bir sUr~ i~inde biltiin bu kazammlarm ilstil bilim-disi anlayislarla tlrtUlmii:;;tii. f;iimdi, tarih~1i8:imizin nkamsrm asacak ve gtirgiilcii da~tn1khgl bertaraf edecek, yolgtistericl ve b11tiinleftirid teoride anlasmak iein, bu gizemcilik tlrtilsilnil kaldrrrnak ve burjuva materya- 1istlerinin bize verdiAi sagfam Ipuelarrm tutarhhk i¢nde derlnlestirmek gerekiyor. Biz de bu makalet1e, Orta Asya'dan 'Anadolu Seleuklularina Tiirklerin iktisadi tarihini eksiksiz bir betimsellikte vermektense, a diger amaea yl)nelik hir temizligi gereeklestirmeye ~ahsnk. Bu cahsmayi, yukandaki inceleme ve elestiriden etkan birkae kritik hususun adeta birer teorem gibi sOzeUe~tirilmesiyl~ tamamleyacagiz.

Birinci olarak, Koprulti'nun «hakiki ve tam (integral)>> bir sentez olarak insanhk Tarihi icinde. Turk-Islam tarihinin «'ilkzaman tarihini Ortazaman tarihine baglayan' bil.yiik merhalelerden biri» kabul edilmesini ve «islam kavimlerinin tarihi tekamulii:. tizerinde yogunla'$arak «Garp Ortazaman tarihi tetkikJerinde takip edilen yeni usuller»le ele almmaeim isteyisinin; keza, Kemalizmin milli tarihi dUnya tarihi He bUtilnle~tirici anhmlarmm devammda. a~kca belirtilmelidir ki Tiirklerin taribi ayn ve benzersiz bir tarih depI· dir. insanb-tm toplumsal gelifmesinin, dlger kavimlerin 80mut tab· IUinden ~lkartdan biitiin bareket yaaalan. Islamiyet tincesindeki Tiirkler iPn de, Tiirklerin gelitinden onceki Islim toplumu iein de. 11. yiizylldan 80nraki Ttirk-islam toplumlan ~. de Pferlidir. Ve gene, «bilim olarak Tarihin, insan neslinin ortak hareketlerineo hukmeden yasalan ar_a~ttrdllml» kaydeden, siyasetciler gibi tarib~ler iCin de materyalizmin idealizmden daba dolru oldugunu savunan Akeura'mn rasyonalizminin, ~ra ve Ktiprillu'oi,in ortak 805yolojizminin devammda, a.;tk~a belirtilmelidir ki bundan btiyle._ sadece ilretici gii~ler/tiretim nq,ldleri, ekonomik temel/tisty.pt diya1ektiji· rain evrenae1 analiz ~Ianyla. Islam tarihl. Tilrklerln tarihi ve TUrk-islam tarihi. sagbldl bit fekilde arBftJnlabi1ir. Ostelik bu kav-

106,

rayis soyut kalmamah, Kal'flla,tlrmab Tarih'in 80mut malzemesiDe gellif ve derin bir hWmiyet ile temellendirilmelidir.

Ikinci olarak, toplumlarm evrensel hareket yasalarmm Turklerin tarihi i'rin g~rliliAi, tek-eizgil! bir tarih anlayisr anlamma; bu baglamda, diger kavimlerin. ozellikle de Akdeniz havzasr-Batr A vrupa eksenine yerlesenlerin g~rdiAi asamalan aynen TUrklerin de ya~adlgI anlamma gelmez. Clk .. noktasl, bUttin kavimlerde ortaknr : Yeryi.izUndeki tum halklar gibi Tiirkler de, kablle toplumunu, k~q birimler i~inde g~erli bir Uke} koUektivizmin saf ve bozulmarme seklini tarnrmslar; ardmdan, barbarbim yukan evrelerinde, tizel mulkiyetin, slDInano ve siimilriinun beJirdip, fakat devletin henilz dojmadti't bir askeri demokrasiye ulasrmslardir. TIirklerin tarihinin gereek ozgUlli.igu, bundan sonra baslar, Fakat bu ozgi.iHi.ik. ne -I. 2. G'de toparladigumz, I. 3. A. a-b-c-d'de ~ri.itti.i~umi.iz- rrki i.isti.inli.ik-benzersizlik-«altm 'rag»-fltrt devIet kuruculuksrmfsrzhk-dogustan cihan hikimiyetine yone1i~dogu~tan tek-tanncihk onermelerintn dokudugu gerici modeldedir; ne de, bu askeri demokrasinin ve onu izleyen yerlesik uygarhklarm ekonomik temelini Avrupa tarihinde gorulmeyen bir «Asya Oretim Tarzrsmn olusturmasmda, Tiirlderin taribinin 8811 ozgiiUiiA:ii, illdn, (g~ici tarima veya tarrm-cobanhk alasimma degil) g~be otlattctbk iiretiei gii,.lerine dayanan askeri demokrasilerinin, Orta Asys'nm toprak ve iklim kosullarmda ~k, ~k uzun -en az iki bin Yl1-'- siirmesi; sonra ve buna balh olarak, kiileci iiretim tarzutm batatblmdan g~meksizin, M.S. 11. yuzyildan itibaren, yani Batt Avrupa'ya ktyasla olduk,.a geclkmeli olarak feodalizme yUkselmeleridir.

Demek ki ii-;i.inciisu, TOrlderin M.O. 1000 dolaylarmdan M.S. 1000 dolaylarma kadarld kapitahzm-oncesi tarlhl, Orta Asya ka~e toplumundaki baflangu;lanndan feodalizme doiru, dojudan bahy. bil' dizi'meldn deiiPklijini kaieden, zipaglt bir ilerleyi,tir. Bu siirecin glzemsizlestlrllmts i-;eriti, Yunan ve Romaltlarm. klta Cermenlerinin, Frankl ann, lslavlarm, AngI ve Saksonlann, Vikingler-' den tureyisleri ieinde Normanlann, nihayet Araplann «Kahraman- 11k Caj:Iarllmdan farkh dej:ildir: lIkel toplulutun smtfiara biilUnmesidir; prek klanlann kendi iclerinde ve gerekse klanlar HIIIUIdaki lIifkiler alamnda tahakkUm _ mekanJzmalarmm seu.-etldlr; nibayet devletin zuhurunun, yerleoik tanmm arb-tlrilDbe sistemlice elkoym. yGntemleriyle t~fte, olgtml8fllUllldtr. Ve sUredn coArafi bakimdan dalImk, krcinolojik bakundan kesik kesik konaldan, bUtU. olarak bakddljmda, bir yiikselq;tir - herhangi bir dUz-evrimci anlamdadegil: Gordon Childe'tn belirttij:i gibi, hi~bir dalga eukurunun 6ncekiler kadar asagrlara dii~memesi, her yeni dalga tepesinin seleflerinden daba yukanlara erismesi. anlammda.

107

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->