www.gencakademi.

info

Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Erdal DEMİRKIRAN Beyaz Sanat Yayıncılık ye Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Kaygısızca Sunar Copyright0 2002 Erdal Demirkıran Eserin her hakkı. Erdal Demirkıran'a aittir. Kısmen ya da tamamen çalmana, çoğaltmana ya da kopya etmene gerek yoktur, istersen bir tane de sen yazabilirsin. www.erdaldemirkiran.com Kitap Adı: Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bizim Ekip O Adam Gelmiş Geçmiş En Büyük Şair Mucize Bir Adam Çılgın Grafiker Gözatan Ic^Örglı Imlalayan Adam Usta Adamlar işini iyi Tapanlar Erdal DEMlRKIRAN Aşık Akif Timurhan ZEVRAKl Dr. Abdullah Servet TERZİLER Berivan VARGÜN Takup ŞiMŞEK Deniz Hayriye KAYNAK Arif KURUMAHMUT Erkam Matbaası Pusula Reklam Tanıtım Ltd. 1. Basım : Mayıs 2002 2. Basım : Ekim 2002 3. Basım : Aralık 2002 ISBN: 975-7254-01-0 Beyaz Sanat Yayıncılık & Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Saadettin Taııtan Cad. No: 5 Şirinevler / ÎSTAJîBUL Tel: (0212) 552 00 04 - Faks: (0212) 653 93 80 www.kashnakashna.com www.beyazsanat.com Cam kırıklarıyla süslenmiş yollarda ayakları kanaya kanaya benimle birlikte yürüyen babama, neredeyse kendim kadar sevdiğim anneme, beraberce gemiler yaktığımız eşim Betüle , yaşındaki manyak kızım Berfine ve tüm insanlık alemine ithaf imdir. içindekiler l. l. 3. Bil Kendini! Yetenek mi Dedin? O da Ne? Şeyindeki Korkunç Tarla...

*İ . 5. 6. 7. #. 9. 10. l]. 12 . 13 .

Başarı Çaresizlik Mucizesi Karar Verme Ben Dünyanın £n /^kı//ı /nsan/yım /^s/a Vazgeçme Beyin Kemiren Böcekler Uyku Çılgınlığı Türkiye için Telkin ve Şartlanmalar Tüm Keramet Senin Bakısında &izli

W - 55 57 - 67 6? - 1W 105 - l IH 115 - 11? 131 - IH? 151 - 166 161 - 1?1 l?? - 235 237 - 25? 161 - 277 27? - 2?2 BflyOfc /çat "Ben "Dünyanın En Akıllı insanıyım" dediğimde dostlarım bana: "Madem bu kadar akıllısın, neden sen de Edison gibi, Einstein gibi, Newton gibi... bir şeyler icat etmiyorsun?' dediler. Ben de onları haklı buldum... Ama galiba biraz yanlış anlamış olacağım ki, ben ampul icat etmek yerine Edison icat etmeye karar verdim. Bugünlerde "Kaslına" adını verdiğim kendi öğretimle "dahi" yetiştiriyorum, Edison yetiştiriyorum, Einstein yetiştiriyorum, Newton yetiştiriyorum.. Bu kitabımla "Kastora öğretilen"nin hiç olmazsa bir kısmını seninle de paylaşmak istedim. "Çözebilmen umuduyla." Erdal DEMİİRKIRAN , Dünyanın en akıllı insanı 1. Bölüm Bil Kendini! "Yüzyıllardır tüm düşünürler, tüm dinler, herkes... 'kendini bil' dîye bağırıyor ama duyan çok az. Bu sefer duyabilmen umuduyla..." «FBil Kendini Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre; dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar. Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. ...Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı...Herkes çok mutluydu, böylesini ilk defa görmüşlerdi. Anne tavuk, dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum, yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı, buğdayı böyle yel". Anne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını jiajığretti annesi: "Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç, şuradan gelirse buraya kaç..." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı... ; > v j; ;*u

Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü, gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Anne bu ne? dedi büyük tavuk. Ha o mu? O kartal yavrum, kuşların padişahı... - Ne de güzel uçuyor! - Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Senden önce baban, deden, amcan, hepsi ona özendi; ama hiçbiri onun gibi uçamadı... Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. O günden sonra büyük tavuk, ömrü boyuncia arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti... Ve her seferinde "Keşke ben de bir kartal olup uçabilseydim!" dedi. Yine bir gün siyah kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti... Onu bir tavuk gibi defnettiler ki hakikatte ölen bir kartaldı. "Bir kartal gibi doğup, bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var." Yıl 2002, yer dünya... Şu anda kendi gücünün farkına varmadan, hep başkalarına özenen binlerce, yüz binlerce, milyonlarca, hatta milyarlarca insan var, yeryüzünde. Ne büyük acı! Hiçbir şey göründüğü gibi değil, sevgili dostum. Hiçbir şey anlatıldığı gibi değil... Her duyduğuna inanma! Buna bile... Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Tek çıkışlı çelik kapısı olan bir oda düşün! Kapı kilitli ve anahtarı da kapının aksi istikametindeki dolabın içinde! Bil Kendini Bir deprem olduğunda kapıya mı koşarsın, yoksa anahtarın bulunduğu dolaba mı? Elbette ki dolaba, yani aslında anahtara... Çünkü anahtar olmadan söz konusu kapı sadece bir duvar mesabesindedir... Şimdi de bu odada bir kameranın olduğunu ve olup biteni kaydettiğini varsay ve düşün. Daha sonra bu görüntüleri izleyenler senin kapıya değil de ters istikamete koştuğunu gördüklerinde "Bu adam ne yapıyor, kapı nerede, o nereye koşuyor?" diyeceklerdir. Halbuki sen doğrusunu yaptın. Belki kapıya koşmadın ama o kapıyı açmak için doğru istikamete, anahtara koştun. İşte bazen terse gidiyor gibi gözüksen de düze gidiyor olabilirsin. Tıpkı bazen düze gidiyor gibi gözüksen de terse gidiyor olabileceğin gibi... Olasılık hesapları Yıllarca okullarda olasılık hesapları anlatıldı bizlere. Hani şu bir torbada on top var mevzuu... Önce soruyu hatırla: Bir torbada on top var: dördü yeşil, üçü kırmızı, ikisi mavi, biri beyaz. Çektiğim topun mavi olma olasılığı kaçtır? Yaşayan yaşamayan, matematikle ilgisi olan olmayan herkes bu soruya yüzde yirmidir diye cevap verecektir. Sen de... Şimdi her şeyi, her söylenileni unut ve dinle! Yukarıdaki torbadan bir top çektiğinde gelen topun mavi olma olasılığı gerçekten yüzde yirmi mi? Düşün! Torbada dört değişik renkte top var gibi gözükse de aslında sadece iki renk yok mu? Biri mavi top, diğeri de mavi olmayan top. Sonuç olarak çektiğin top ya mavidir ya da değil. Demek ki yeşil, beyaz ya da kırmızı gelirse, mavi değildir, mavi gelirse de mavidir. O halde cevap yüzde yirmi değil, yüzde ellidir.

14

15 Ben Dünyanın En Akılı, insanıyım Bir futbolcu on penaltı atışından sadece birini gole çevırebılıyorsa, on birinci penaltı atışını gole çevirme ihtimal, yüzde on mudur, yoksa yüzde elli mi? Tabii ki yüzde em. Attığı penaltı ya gol olur ya da olmaz... Henüz gerçekleşmemiş her ne varsa hayata dair olma ihtimali mutlaka yüzde ellidir. Ya olur ya da olmaz.' Elbette ki böyle düşünen bir insan asla şaşırmaz asla paniklemez, asla hayal kırıklığına uğramaz. Çünkü\onun ıçm her şeyin olma ihtimali daima aynıdır: Yüzde elli... Belki de... Güncel olması nedeniyle, dünyanın en büyük terör olayını biraz irdelemek istiyorum. Dünya Ticaret Merkezi ne yapılan feci saldırının üzerinden henüz birkaç gün geçmişti. Herkes bir yorum yapıyordu. Türkiye'nin en ciddi TV kanallarından birinde de bir pilot yorum yaptı "Bence başarısız bir eylemdi, intihar pilotu az kalsın hede-TI ıskalıyordu. Dikkat ettiyseniz, uçağın sağ kanadı duvara çarptı. Hedeften yaklaş.k beş metı-e sapt. uçak. Bu da bize uçağı kullananların profesyonel olmadığı konusunda ipucu veriyor. Ben olsaydım hedefi tam ortalardım." dedi. Fakat bizim pilotumuz, bir şeyi bilmiyordu. Eğer o binaya tam ortadan dalış yapılsaydı sadece on ve arka duvar yıkılacaktı, uçaktakilerden başkası ölmeyecekti ve belki de bina yıkılmayacaktı. Halbuki sağ Kanadın sağ duvara çarpması, ön, arka ve yan duvar kolonarını patlattı. Bina yıkıldı. O halde teröristler hedefi aslında tam istedikleri gibi vurdular. Çünkü binalar çöktü Bil Kendini Bu arada işin görünen kısmıyla, belki de yapılmak istenen alakasızdı. Düşünsene olaydan sonra tüm ABD TV'leri hiç ara vermeden beş gün dehşet görüntülerini yayınladılar ve başta çocuklar olmak üzere, herkesin psikolojisi alt üst oldu. Tüm aileler çocuklarını psikologlara taşıdı. Psikologlar bütün bu olanların bir film olduğunu anlattı çocuklara. Tam bu sıralarda bir kısım psikolog bunun doğru olmadığını, çocukların psikolojilerinin daha da bozulacağını ve onların bir daha da toparlanamayacağını söyledi. Hakikaten de doğru. Bugünkü olayın film olduğuna inanan Amerikalı bir çocuğu düşünsene, yıllar sonra tüm bu yaşananların bir film olduğunu söylediğinde ne kadar komik olur. Kim bilir belki de teröristlerin amacı çocukların psikolojilerini bozup, 20 sene sonra salak bir Amerika üretmekti. Kim bilir belki de bu hiç akıllarına bile gelmedi. Belki de bu facia diye bahsettiğimiz olay sadece bir kazaydı. Hiçbir şey göründüğü gibi değil işte ve tüm ihtimaller halen %50. Dikkat! Elmanın içinde çok bilmiş bir kurt var... Uzayın sonsuz bir boşluk olduğu hemen hemen tüm uzay bilimcilerin hemfikir olduğu bir konudur. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük fizikçisi Albert Einstein bile sonsuz demişti uzaya. Acaba uzay gerçekten sonsuz mu? Yoksa bu da mı aslında göründüğü gibi değil. Çok büyük çok... Bir zamanlar bir elmanın içinde büyük bir kurt yaşarmış. Akşama kadar gezer dolaşır, gününü gün edermiş. Akşam oldu mu çocuklarıyla birlikte oturup en keyifli tarafından bir parça elma yermiş. Çok mutluymuş. Bir akşam kanepesinin üstüne

16 17

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım uzanmış ve TV seyrederken, kainatın ne kadar büyük olduğunu düşünmüş. Vay be! demiş. Şuraya bak her taraf elmayla kaplanmış, ucu bucağı yok. Sonsuz... Babam, sonunu bulan hiç olmadı derdi de ben inanmazdım. Bu sonsuzluğun içinde ben neyim ki? Düşündüklerini çocuklarına da anlatmış. Hepsi hayret içinde kalmış. Yaşadıkları yerin büyüklüğü karşısında dehşete düşmüşler. Beraberce vay be deyip, uyumuşlar... 'Peki sonundan ...Ve çok bilmiş kurt sordu: sonra ne var?" İnsanlığın tarihi kadar eskidir bu soru. Diyelim ki bütün bunların bir sonu var. Peki o zaman sonundan sonra ne var? Ev mantığıyla hareket edildiği için, bu soru kafaları kurcalıyor. Bu odadan geçtim öbür odaya geldim, sonra da ötekine. Peki o son duvardan sonra ne var? Sonundan sonrası ne? Bazen anlamaz olursun *da ısrar edersin. Ama iş bitmiştir. Artık anlayamazsın. Bu da o anlardan biri işte. Sonundan sonra Yaratıcının kudretinden başka bir şey yok! Kainatı dünya, dünyanın dış yüzünü uzayın sonu, atmosfer diye tabir edilen yeri de yaratıcının gücü olarak kabul et! Sonuçta gördüğün her ne varsa yaşama dair aslında hepsi bir bütünün parçası. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmış. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmakla kalmamış, her zerrenin içine gizlenmiş. Daha nasıl anlatılır ki? Bütün işte, bütün! -;$rmM •-::.-:£. nrj ~ <.ı" •{V.UCH o. 18 l Bil Kendini Bütün bu anlattıklarımı görmen hiç de öyle zor değil, yeter ki haddini bil ve düşün! Aklının da bir sınırı olduğunu kabul et! Bu bir karıncanın, senin yaptığın basit bir masayı anlayamaması gibi. Daha masayı çözemeyen bir akıl masanın ustasını nasıl çözebilir ki? Daha atomun sırrına varmayan aklınla atomu yaratanın aklını ve yaptıklarını sorgulamaya kalkmak, kusura bakma ama büyük küstahlık. Kendine gel, bu muazzam akıl karşısında kendi aklını düşün ve haddini bil! Uzaya sonsuz deyip de komik olma. Pes etmen gerektiğinde pes etmeyi bileceksin... Belki de bu sınırsız dediğimiz uzay, aslında sadece başka bir dünyadaki bir çiçeğin tozudur (Polen). Kim bilir?... Son gün... , „. ( l Yeni doğan bir bebeği kapısı ve penceresi olmayan 100 nf'lik bir odaya hapsettiler. Odada bir yatak, bir banyo, bir tuvalet, büyükçe bir masa, bir koltuk ve yerde de duvardan duvara döşenmiş halı vardı. Oda gizli kameralarla izleniyordu. Odanın ısı ve ışık düzeni dışarıdan kontrol edilip, duruma göre değiştiriliyordu. Bebeğin yiyecek ve içecek gibi temel ihtiyaçları, bebek uyuduğunda özel bir sistemle karşılanıyordu. Bebek büyüdü. Yirmi yaşına geldi odadaki adam. Onu ilk günden beri izleyen bilim adamları, artık onu odadan çıkarmaya karar verdiler. Kendi aralarında konuşuyorlardı. "Çok şaşıracak çok!" dedi biri. Öbürü "Bence şaşırmayacak! Sadece anlama19 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini

ya çalışacak." dedi. Bir başkası "En çok güneşi görünce ne yapacağını ve buna kalbinin dayanıp dayanamayacağını merak ediyorum." dedi. Diğeri "Bence bizi görünce çıldıracak!" diye yorum yaptı... Herkes bir şeyler söyledi. ...Odanın çok gizli ve hiç kimsenin bulamayaca^ ğı bir yerinde bulunan kapısı, yirmi yıl sonra nihayet açıldı. Herkes genç adamın tepkisinin ne olacağını bekliyordu... Genç adam, kapının açıldığını görünce şaşıramadı bile. Öldü! Yıllarca zavallı bir gölü okyanus diye yutturdular bize! Amerika aslında süper güç filan değil, sadece mevcutların en iyisi. Şöyle ki; ortada su birikintileri ve sadece birkaç tane göl varsa denize giremezsin. Çünkü ortada deniz yok... Sonra sana "Büyük su hangisidir?" dediklerinde, sen hiç çekinmeden göle büyük su dersin. Her ne kadar da ABD, bir okyanus gibi gözükse de aslında o sadece bildiğimiz en büyük sudur. Hepsi bu! Eğer bir gün insanoğlu kendi gücünü keşfederse işte o zaman Somali bugünkü ABD olur ve o gün bizler, bugünün okyanuslarına küçük su birikintileri diye bakarız. Artık ABD'yi bir göl, diğerlerini de irili ufaklı su biri! kintileri gibi düşünmeli ve gerçek okyanusa ulaşmayı hayal etmelisin. Sadece bu felsefeyi hayata geçirmekle bile dev-, rim yaparsın... | Yapılabilecek en büyük haksızlık... Bazı abiler şöyle bir laf ettiler: "İnsan, beyninin en fazla yüzde üçünü kullanabilir. Einstein bile beyninin yüzde beşini kullanabilmiştir." Niye yahu, niye? Elimin, ciğerimin, gözümün, kulağımın yüzde yüzünü kullanabiliyorum da, yine bir organım olan beynimin sadece yüzde üçünü kullanabiliyorum? Ayrıca kâinatta fazla veya eksik olan herhangi bir şey var mı? Elbette ki yok! Olamaz da. Eğer evrime inanıyorsan, doğa fazla olan şeyleri zamanla yok eder veya yerine yenilerini koyar. Allah'a inanıyorsan sonuç yine değişmez ve sen bilirsin ki Allah'ın yarattığı hiçbir şey fazla ya da eksik olamaz. Çünkü O kusursuz yaratır... Madem kainattaki her şey tam kıvamında ve kararındadır; o halde neden beyin gibi bir organ, hem de yüzde doksan yedi nispetinde fazladan yaratılmış olsun ki? Einstein beyninin yüzde beşini kullanıyorsa bu onun sorunudur. Ben yüzde yüzünü kullandığımdan en az kendim kadar eminim. HJ' Ya uzaylı mimarlara ne dersin? g =r Bazı kendini bilmezler beş bin sene önce yapılan ve insanlığın yüz akı olan piramitler için: "Piramitler uzaylılar tarafından yapılmıştır. Çünkü insanların o devirde böyle bir Şey yapmalarının ihtimali yoktur." diyorlar (Yüzde üçlük bir beyinden bu beklenirdi zaten.) İnsan gözü, 4000 A° - 7000 A° arasındaki ışınları al-9'lar. Yani biz görebiliyorsak orada 4000 A° - 7000 A° arasında bir ışık miktarı var demektir. Eğer bize göre ışık

20 21 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım

Piri Reis'in haritasını bile uzaylıların çizdiğini düşünüp.... '22 23 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Aristo. Yanlış hesap! Bir kahvehaneye gittiğini ve bir çay istediğini varsayalım. sana gelen bir bardak çay olduğuna göre on dokuz bardak çay kaldı diyebilecektin. Garson sana çayı getirdiğinde. Sadece bizim görebilme kapasitemize göre vardır veya yoktur. Ne yazık ki bu yavaş yavaş olduğu için fark edememişiz.. Eflatun.. "Valla biz henüz o kısmını çözmedik." demek için basit bir kurgulama bu. Bundan yaklaşık iki bin beş yüz sene önce Aristo insan düşünen bir hayvandır. demlikteki çay miktarını ölçebilseydin ve toplam yirmi bardak çay olduğunu öğrenseydin. Kümesteki kartal gibi. O halde tüm canlıların görebilme kapasiteleri farklı olduğuna göre. Sokrates. Yüzyıllar önce yapılan piramitlerin insanüstü olduğunu düşünüyor olmamız akıl sınırlarımızın daralmış olmasının bir sonucudur. ocaktaki kalan çay miktarını bilebilir misin? Elbette ki hayır. Belki birden olsaydı "N'oldu bize?" diye sorma şansımız olabilirdi. insan aklının 'da bir sınırı var tabii. gibi düşünürlere gıpta ile bakıyoruz.. kullanılan kapasite anlamında oldukça ciddi bir tahribata uğramış ve değer kaybetmiştir. bu cümlenin ne kadar saçma olduğunu anlar. O halde bizim görmüyor olmamız ışığın olmadığı anlamına gelmez.. Bunu söyleyenlerin veya buna inananların amacı belli: İşin içinden çıkamadıkları bir durumla veya soruyla karşılaşınca.Bil Kendini yoksa karanlıksa.. İnsan Beyninin Gücü : "İnsan beyninin henüz yüzde kırkı çözülmüştür” Bilim adamları insan beyninin yüzde altmışının halen muamma olduğunu ve henüz çözülemediğini söylemektedirler. "Uyuyan İnsan uyuduğunu bilmez. ışık her zaman vardır ve ışık her zaman yoktur. Mimar Sinan'ı insan ustu go' rüyoruz. Bazen senin göremediğin yerde sıradan bir kedi görebilir... Her şeyin bir sınırı. Halbuki çayı istemeden önce ocağa geçip. Eğer insanoğlu uyuşturulmasaydı hiç kimse "İnsan düşünen bir hayvandır" diyen büyük hayvanı halen alkışlamazdı.. bir sonu olduğu gibi.. Şimdi ise gerilere dönüp baktığımızda piramitlere ve mumyalara hayret ediyoruz. biraz düşünen herkes... Yanlış hesap benden döner." Hayvan. hareket edebilen bir domatestir. Peki nasıl oluyor da yüzde yüzünü bilmedikleri bir şeyin (beynin) çözdükleri kısmına yüzde kırkını bulduk diyebiliyorlar. İnsan aklı beş bin sene önceki insana göre. Yani ışık miktarı 4000 A° nın altında ya da 7000 A° nin üstündedir. o ortamdaki ışık miktarı bizim görme sınırlarımız dışındadır. Demlikte on dokuz bardak çay kaldı diyemezsin." demiş ve tarihe geçmiş.

Halk arasında ruh transferi olarak bilinen reenkarnasyon. Bu sözüne tavır alıyorum. 24 25 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . Bilim adamları daha derinlemesine araştırdı konuyu. ne var bunda? Şimdi. bir ruh bir başka bedene girince söz konusu şahıs daha önceki yaşadıklarını hatırlıyor? Eğer bu doğru ise. beyin işlevini yitirmiştir. Sen de yüzyıllarca alkışlamışsın. İnandığını da avuçların patlayıncaya kadar alkışlayacaksın. Tüm farklılıkları beyin oluşturur. Belden aşağısı felç olan bir insanın söz konusu bölümünün beyniyle olan irtibatı kesildiği için hiçbir şey hissetmez..Bil Kendini İnsan insandır. Çok basit bir örnek olacak belki ama bitkisel hayatta olan bir insanın ruhu bedeninde olmasına rağmen ne bir acı duyuyor. Böylece insanlar önceki yaşamlarını daha net hatırlamaya başladılar. Ama büyük bir düşünür olması gaf yapmayacağı anlamına gelmez.. ne de herhangi bir şey hatırlıyor. ben de geçen gün evde çiçeğimi sularken fark ettim. Sen bir insansın.. bir anda bilim adamlarının ilgi odağı oldu. Sonuçta herhangi bir şeyi hatırlayabilmek için mutlaka beyne ihtiyaç var.. Başka söze gerek yok. Hatırlamak da beynin bir marifetidir. Kimsenin. O halde nasıl oluyor da. ben düşünebiliyorum. O halde: "Hayvan hareket edebilen bir bitkidir. o zaman insanın merkezi beyni değil ruhudur. Düşünmüş ve "Allah Allah! Kediye bak. ruh transferi neticesinde kişi geçmişini filan hatırlıyorsa." dersem ben de tarihe geçer miyim acaba? Kendine haksızlık etme. o da tıpkı benim gibi yiyor.. Her türlü faaliyet beyinle idrak edilir. Ben Aristo'ya tavır almıyorum. --------------------------------------Reenkarne oldum! H? Birisi reenkarnasyon dedi. belki de hiçbir bilim adamının aklına şu soru gelmedi: İnsanın merkezi beyindir. Yanlışı alkışlayamam. İnanmadığını alkışlamayacaksın. Büyük bir düşünür olduğu su götürmez bir gerçektir.. hayvan gibi yer değiştiremiyor. Bu durumda da beyinle ilgili söylenen her şey boşa çıkar. Çünkü. hayvan da hayvan... "İnsan ruhuyla bir "ayvanın ruhu arasında hiçbir fark yoktur. Aristo'yu yermek için anlatmadım bunu. Hatta daha ileri giderek. büyüyor." diyorum. Değil Aristo. çoğalıyor. içiyor. Tek farkımız. Bir kısmı hemen kabul etti reenkarnasyonu. Ruh sadece diri durmamızı sağlayan bir mefhumdur. Ama felç olan kısmı canlıdır ve kan bir şekilde sirküle olmaktadır. bir anda binlerce insan daha önce yaşadığını iddia etmeye başladı. benim aklıma hiçbir zaman bir böceğin düşünen versiyonu gelmiyor. Kısacası reenkarnasyona evet demekle beyni reddetmek aynı şeydir. O halde İnsan düşünen bir hayvandır. Birisi bana Mehmet'ten bahsederken. ölüyor." demiş. Tek fark var. yaşlanıyor. babam bile olsa. Çiçek de tıpkı bir hayvan gibi nefes alıyor. ölüyor. besleniyor. Bir gün bir kedi görmüş Aristo. yaşlanıyor. Hepsi bu ha! Yahu çıldıracağım. Bu arada hemen belirteyim. çoğalıyor.

. iki d*kikal|L h Yemin metniyle neyi halletmeye çalışıyor? Be^e 21.beş saat süren tartışmayla ilgili notlarını gözden geçir. kaç tanesi Benim araştırma sonuçlarına göre. tedavisiz hastalı^ pirak^ J" 26 27 Ben Dünyanın En Akıllı k Alıyım ." dedim. Sonra kırmızıları say. denecek kadar az. kendi teorilerinden vazgeçti ^ bilim adamları Darvvin'den vazgeçerdi. Hepsi beni ruhsuzlukla itham etti.500 sene önce bir yemin andı yazan Hip0krat'ı ^' madı. ne güzel taklit yaptı diyemezsin. Hatta bir arkadaşım o kadar çok etkilenmişti ki. ya. . Ne acıdır ki bugün(intıP hala 2.." var.a?' Fizik tartışılırken. kimse 150 küsur . na giriyor bilim adamları. "Bilim adamı adamı. İmam Gazali'nin ötesine geçernjy0r kim§e Tıp tartışılırken de durum aynı. Ben de. Hipol<rat'. Buna benzer haberler zaman zaman çıkar ve ben her seferinde gülerek izler geçerim. TV'lerde bir dolu tartışmaya katılan. Darvvin. Hatta eline kağıt kalem al ve konuşmaları yaz. Geçenlerde bir çok televizyon kanalında ormanlar kralı aslanın. şayan Darvvin'in ötesine geçemiyor. Gerçekten çok acı. Bir aslan miyav diyorsa onun tedaviye ihtiyacı vardır. saatlerce konuşan ve bilim adamıyım diye geçinen insanları en objektif gözlüğünü takarak bir izle. Darwir\ Darvvin filan dedi veya Darvvine göre cümleler. Altı sene ünive. e' devnm yapacaklarına.Bir aslan miyav dedi. büyük qü$ünec6J." ifadesi o dör1emdeb !' ki söylenebilecek türden bir ifadeydi ama 2o0ö'li yıllar(j ooyle bir beyan utanç vericidir. bu sefer Einstein'ın tartışılırken. Ceylan yavrusunu yemeyen bir aslan kesinlikle özürlüdür.-^ y* rin Darvvin'in teorileri. Aslan.«ite oküvj* D'r insana bu ahlakı veremeyen bir sistem.. birbirimizi yiyoruz!" dedi. Sen ne diyorsun? BenParwi bi düşünüyorum veya ben Darvvin'e katılmıy0rlj(n der Darvvin'den başka kime veya neye ne katar /\||ah aŞkih. aslan gibi davranmalı. Hiç mi bir şey değişmedi 2500 senedir ^ şey*:' m mı? Kaldı ki Hipokrat yemininde geçen "T^ hast^ar ma eşit muamelede bulunacağım.. Sonra yaklaşık dört . başı Evrim tartışılırken. kaç tanesi benim yaptığım deney ve gözlem sonuçlarına göre veya kaç tanesi Benim teorime göre diye başlamış cümleye? Eğer bulabilirsen bu cümlelerin altını Bil Kendini yo|^ kırmızı kalemle çiz. "Bir aslan kadar olamadık. Herkes-şaşkınlıkla izledi bu olayı. yü'r rin H°kt°rlar çözüm üreteceklerine.. bir ceylan yavrusunu evlat edindiği ve onu tüm tehlikelere karşı koruduğu büyük bir ibret ve hayret vesikasıymış gibi sunuldu. • "Bilim adamı" yok. ertesi gün kalabalık bir ortamda. "Birbirimizi yediğimiz doğru da "Bir aslan kadar olamadık" da ne demek? İnsan olmayı denesene! Ayrıca bize kahraman gibi sunulan o aslan kesinlikle özürlü bir yaratık. Peki sen ne diyorsun be adam? l*s .. Kaç tanesi Benim iddiama göre...

Wş* yinesi-. çalıştık Dolacaktı. kim bilir neler »K yerme ' ^ulacakEğer fjki ıey lan kadar js! "^ Omları İmam Gazali'yi anlamay^ Çok daha bet yet>i anlamaya çalışsalardı. U^y 2Q Bil Kendini |l'c x nüm ama sen asla bir bilim adamı değilsin. Sus! . inanmasa da reddetmek zorunda hissedecektir kendini. benim araştı^unku o^n Onları yü2|er Şlar|^r ve biz böyle adamları pek balarım* Biz Gallileov Ser>e sonra anlamak daha anlaml» Gevmeyizgerçekten dft ar»z. Anları ÇOK göre diye hp irn teorime göre. Sen sadece kendini bilim adamı zanneden bir bilim adamı adamısın. Masanın bir tarafında ötenaziyi savunan. r\ fazla TV'lem *Va Çalışan birçok bilim adamı var. hiçbir tartışmanın doğruyu bularak neticelenmemiş olmasıdır. Tartışmalarda iki cephe olmasına kızıyorum. jbn . şirr^n. bucuyum diye şartlanarak söz konusu platforma gelen bir insan. karşı tarafın söylediği ne olursa olsun inansa da. anl^aya çalışsalardı. gerçekten lar sözlerineI9ör^mezsin. Bunun uzantısı olarak bize yansıyansa... mendirler b|na' ar'nı anlamak uğruna kendimizden Başkai Eğer & yandan da ev • au£lmları Darwm'i anıamayaj^onçın dar Darvvin m '"9'1' araştırmalar yapsalardı. gerÇe. V dünya Eğer bin karak.9e u»aşma çabasıysa ve sen her ^nyoiav 'nırı araştırmalarını referans alıyor^ seferin . Ben sucuyum. san. Hği ögEğer Eğer bin biraz da fi2jöi m adamları sadece Einstein'ı anlam* lardı. l can. Medyatik değildirler. sonra da oturup ağlarız me^gelır ^__ °nüyormuş diyerek. Bunun istisnası yok. Hipokrat'ı aşacaklarına..'yi. Araştırmalardan ve gözlemler^ hep başka|a. diğer tarafında savunmayan adamların oturup tartışmalarına kızıyorum. bir renmiş olurdM in kalmazdı ve bizler çoktan geriye ka'auk.. Neden? Çünkü kimse kimseyi dinlemiyor. işini iyi yapm * bu sözlerim herkesi kapsamıyor. şu and.m. inetcaklarına. Kızıyorum.

.. Dinlemeyi bilmiyor. Çok güzel susuyor. nusmas. dinleyişe öğrense.. sadece bilim „„„. sadece susuyor. gerektiğinde de bildiğini söylemiyor söylemesTgerekeni söylüyor. Her doğru her yerde söylenmez ediler. Aristo şöyle demiş" . Bir gün konuşmak istedi. Yanlışsa savunduğun. "Altın daha iyi ise ve susmak altınsa susayım o zaman" dedi. Anlamaya çalışmalı-sm. "Aristo. EPey bir zaman da dahilerin doğuştan gelen ustu Suçleri olduğuna inandırıldık. Seni kolay o& m yapmaya davet ediyorum. yoksa hararetli hararetli savunduğum1-' ( bu sözlerin bir çoğu aslında sıradan insanların uydurm^ mı? Efsane üretmek.. ağzını açtı. Altının gümüşten daha iyi olduğunu. Dediğini yaptı. Arada Dır ko.»' Kendini çok iyi geliştirdi. fikir üretmeye-'' Eğer gerçek bir bilim adamıysan. gelişebiliriz.deme lisin. Geçenlerde ona. Eğer ifade insanlara çok sert g&1 se "Bunu ben söylemedim. Dinlemedi. 29 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım n Ara sıra açsa da ağzını. Susmanın ne kadar kutsal olduğunu anlattılar hep. Biber ağzını yaktı. Sana teşekkür edenrn. Efsaneleri seviyoruz. Bil Kendini Derler ki. İnsanlar söylemekten kor lan sözleri "Aristo böyle demiş. horoz do vüşü izlemeye devam.m beni . sus-masam da dinlesem. doğruyu söylemekten kork-tu hep.b.şmanlar g.. Ara sıra yalan söylemesi gerektiğini o gün frendi. Bilmiyorsan sus adam sansınlar sözü ona ait. . ben adam olsam ded. rek Aristo'ya mal ediyor ve böylece fikirleri yüzünden uçlarına dert almıyorlardı. Asla susmamaksın. Sustu. halde. Susmayı çok iyi öğrendi. Susmanın daha iyi olduğuna tam olarak inandı artık. fikir üretmekten daha zor. Aristo söylemiş!" diyorlar0 ' Çünkü Aristo cesurdu ve her şeyi söyleyebilirdi. konuşmak gümüş dediler. Çün^ efsane üretmek için bir de kahraman lazım. 'arıyla ilgilenmek yerine. bm c. O şimdi bizim mahallede oturuyor. Sustu. Şu ana K^ dar gelen ve Aristo dedi. Düşündü. Susmak altın.pk. Bir daha konuşmaya kalktı. Biraz daha büyüdü. ucuz dan.. sadece sustu ve b. Eski Yunan'da köle sayısı özgür ms* sayısının yaklaşık iki katıydı. birileri hemen biber sürdü ağzına." Şimdi kafanı iki elinin arasına al ve düşün. birileri e|iyle ağzını kapadı. ben yanlış JJİY^^^ di doğrusunu öğrendim. daha pahalı olduğunu da onlar söyledi. biraz da bilimin kendisiyle ilgile»1' men gerekmez mi? Haksızlıkta son nokta. Eflatun dedi. a ona 'sus' dedi. Sokrates dedi. fl£ men Diyojen dedi diye başlayan tüm sözler acaba gerç0K ten onlara mı ait. Ancak böyle olursa. adam sanmasalar da. Biberin acısı kayboldu ağzından.z onu gerçekten adam sandık. * Bu bir yetenek işi ' Onunki Allah vergisi ' Doğduğunda belliydi ' Herkes yapamaz 30 31 .Düşünmeye. düşüncelerini çekinmeden söyle/0 çok rahat bir insandı. T. Konuşmak ağzını yakıyordu Çünkü. Aks. Dinlemelisin.Ona doğduğundan beri birileri susmaktan bahsetti.

P uvusturulmuştur ve insanoğlu kendi eliyle kendi de-finle vo etmeyi başarmıştır. "Ben insanım" der gibi.mas. . <-/n mı ourad daha enteresan olanı. sadece hSd'ı i'61*80 hayal etmen 9erekmeZ' ^ sadece hayal edileni düşünürsün! (Sol beyin) Halbuki bir kitap okurken durum çok farkM.. Çalışan.) Rakami~.y^L ! .k. Anorma-lize olmuş insanlığı. ilk sınırlama da buydu. geçen ve geçmeyen mor-. TV'yle. 33 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini ben olmak. Ben Daha ac. yeniden normalize etmek. wL °?. Sonra. Ben tekrar rucularla chat'le. bugün dâhiyane sayılabilecek şeyler üretiyordu. Beyninin her iki lobunu kullanan insan dahidir. diyor-'ar. ... Elimde olmayan nedenlerle bu yönüm köreltildi. Eğer tersine bir çaba sarf haS'nHik s anda hiç kimse piramitlere hayret etmezdi.. sonuçlar laymış diyor. Tüm mucitler önce aynı şeyi keşfettiler: "Kendilerini. Yapılması gereken sadece normal bir insan olmaya çalışmaktır. normal bir insan olmak ve beynimi yaratılışıma uygun kullanmak istiyorum" de! Beyinle ilgili birkaç cümle.-Matematik Muhakeme Analiz .mekiğin uğraşmazdı. Benim derdim de bu işte.z olanlar dava.. Halbuki önceleri sadece çalışan ve çalışmayan insan vardı.. Çünkü ampul çoktan demode olmuş olurdu. O halde dahi olmaya çalışmak aslında yersiz bir çabadır.1» mu- -j.ö.~jv<." Normal bir insan olman kafi! Sen bir dahi olarak doğdun. Bunu çok rahat söyleye-bilmelisin. Düşünsene acaba tekerleği bulan adam ben dahiyim demiş mıydı? Hayır. O sadece insan olduğunu söylüyordu. Şanslı adam ekstra bir güç meşinde ampulü ünlerle tanışma»»*'_--kullanabiliyor da ondan Bil Kendini Tüm dünya yukarıda ad. etSehinmîz halen Edison'u konuşuyor olmazd. Ben doğduğumda zaten iki lobumu da kullanıyordum. "Dahilik kavramı çıkınca dahiler ve dahi olmayanlar diye ayırdılar bizi... Önce farkında olduğunu göster: "Ben bir insanım...

.. Önce en mükemmel yaratık olduğuna inan ve anlattıklarımı kendi hayatına uyarla! . \ Eğer istiyorsan yapabilirsin. o da. ' düşünüleni düŞünüp. zor anlayan insanlar olmuşuz.. • Muhakemeye gerek yoktur 'oto oynuyoT On M h-TT ^ °İddİ Dönerek.•.:ı. ancak daha sonra yukarıda anlattığım uyuşturucular iki beyin arasındaki geçişgen-liği sağlayan nasırsı maddeyi etkilemiş ve iki beyin arasın-^ daki iletişim iyice azalmıştır. ritm. bayağı da ko- Üst beynin iki lobdan oluşmuştur.. Sonuçta -"Olbi ka^TZr?™!?1. yavaş karar veren. . analiz. İşin güzel bir tarafı var sa.k. her şeye rağmen iki lobu tekrar barıştırabiliyor ol mamızdır..? İÇİn. Yüzyılla1" Şuz. resim... sürekli tüketen ve bir türlü üreteme yen. çözüm üretmek- 34 35 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bil Kendini te sıkça geç kalan..yapma geleneği. •->. tutmuş"heT kar' a°!I" Vapmiş' sonra biz de ° modelİ Ka? kL karrtfl yagdl9lnda kardan adam yapar olmu-^K?™^ yapm'Ştir ki h«yatmda? En bü-haval etmS. İki bey'n birbirinden ve-'k yavaş öâret ? dah"iğin de böV'ece sona ermiş-9renen.. saemerek l°n Üü bu?dan. müzik. hayal gücü gibi sosyal sayılabilecek konularda. oynarken her iki lob birlikte çalışmış olur. hayal edifevkalâde mümkün. Gücü lob) Sonra senin ya-eğini hayal edersin. muhakeme. Doğduğunda beyninin her iki lobunu da aktif olarak kullanabiliyordun.Okuma-yazma Rakamlar Nasırsı Madde Resim Ritim Renk Müzik H. sol lob ise. Sağ lob. Yani dahiydin.on da obadan yirmi . renk. okuma yazma ve rakamlarla ilgili konularda seni destekler..... matematik.

bu hücreler arasındaki bağlantıların kıvrak olmasıyla doğrudan ilgilidir.. Her nöron ayrı bir hazinedir ve binlerce bilgi içerir. Her bölümün sonunda verilen egzersizleri büyük bir samimiyet ve içtenlikle uygulamaya başlarsan.Kalem "Kalemle bir kitap yazardım" dememen gerekiyor Çünkü kitap ve kalemle ilgili bilgi bağı böyledir. İşte loblar Sollob Sağ lob -Sollob - .. Nöronlar diğer hücreler gibi artmaz. nesneler ve durumlar karşısında çok daha pratik ilişkiler oluşturabilir ve analitik düşünmeyi başarabilirsin. haya'3 geçirirsen... Veya çok büyük bir karpuzun içinde bir bıçak fabrikası hayal etmek aklına gelmez.Sendeki hazinenin yanında Süleyman'ın hazinesi de kaç para? Sen yüz milyar sinir hücresiyle (Nöronla) doğdun. Bunlardan yaklaşık on milyarı beynine yerleştirildi. Dolayısıyla bunu tekrar düşünmek sana hiçbir şey katmaz. Bilgini tekrarlamış olursun! Halbuki karpuzu bıçağın ucunda bir top gibi çevirerek bir fotoğraf çektirip.. Çünkü kafamızda bu iki nesneyle ilgili ilişki böyle kurulmuştur.. Tüm bildiklerine. Kitaptaki her harfin kalemlerden oluştuğunu (l harfinin bir kalem olması gibi) hayal et mesela! Bu çok kolay değil elbette. Toplamda da analitik düşünmeni olumlu yönde etkiler. "en iyi fotoğraf yarışmasına" katılmak aklına hiç gelmez. işin Mantığı Bir bardak çay ve bir çay kaşığı düşün. birkaç gün sonra düşünme hızında çok ciddi artışlar olacağını göreceksin. Bu işin şakası yok! 37 ırn Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Egzersiz zamanı Saçmalama Metodu Amaç: Nesneler arası absürd ilişkiler oluşturarak beyin entegrasyonunu sağlamak. Oysa büyük bir çay kaşığıyla çay servisi yapmak fikri hemen gelmez. ^ şeyi yeniden yorumla! Göreceksin ki bu hem çok keyi"1 Bil Kendini hem de çok anlamlı olacak ve ekstradan da iki beynin arasındaki entegrasyonun yeniden kurulmasını sağlayacak. * '* Meselâ. Sağ ve sol beyin sohbet ederek birbirine yaklaşmak zorunda kalır. ilk akla gelen "çay kaşığı ile çayı karıştırmak"tır. Aldığın darbelerle.. Halbuki bu hem absürd. Nöronlar insanların bilgi bankasıdır. Beyin bu ilişkiyi çok çabuk kurar ve resmeder. Bu doğrudur. Dolayısıyla beyin zorlanır. Sen de diğer dahiler gibi. bir bıçak ve birkarpuzla ne yaparsın deseler. içtiğin sigarayla. Bu da mevcut loblarm arasındaki entegrasyon sürecinin başlaması anlamına gelir ve böylece sen çocukluğunda bıraktığın dehana yeniden kavuşmuş olursun. sahip olduğun bilgilere anında ulaşabilirsin. Karar verirken de yine aynı şekilde bu hücrelerle irtibat kurarsın ve karar verme hızın.. nöron denilen bu hücrelerden ulaşırsın. Daha analitik düşünebilmek için yeni bağlar oluşturabilmelisin. Tüm anlatılanları unut. Dahi olmak istiyorsa11 eski alışkanlıklarını kırmalısın. hem de normalde olamayacak bir şeydir ve beyinde yeni bir açılıma sebep olur. Tecrübelerin de bu hücrelerin içinde gizlidir. Olaylar. Kitap . hemen hemen herkes "karpuzu keser ve yerim" diye cevap verir. kullandığın alkolle. Tabii ki aşağıdaki egzersizleri ciddiye alıp. yaşlanman gerekçesiyle kısmen azalır ama asla artmaz. Burada bıçak karpuzu kesmek için vardır.

. Nasıl yani? Valla bilmiyorum. beynin iki lobu arasıdaki diyalog miktarını ve artırarak. .. zihinsel gelişimine pozitif etkiler yapacaktır. 38 39 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini Halbuki var olan bağlantıya ulaşmak için geçen diyalog sadece ilk iki cümleden ibarettir..sapan. İpucu: Küçük nesneleri büyüt... Bu çok normal. Böylece iki beyin birbirine yaklaşmış olur. İki beyin birbirine yaklaştıkça da daha analitik düşünür. İlk başlarda çok kolay olacağını zannettiğin saçma ilişkileri yakalayamayabilirsin. daha çabuk kavrar ve sınırlarını o derece zorlamış olursun.. Bütün bunlar aslında alışılmış düşünce kalıplarını yıkmak için. Harikasın valla! Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Hayır öyle değil! Alışılmadık bir şev istendi.Sağ lob -Sol lob Sağ lob -Sol lob Sağ lob Sol Sağ Sol arasında geçen minik bir diyalog: Nesneleri veriyorum. Tamam işte çayı karıştır. Hemen başlasan iyi olur! Bulamıyorum abi be! Zorla kendini mutlaka bulursun Buldum galiba! Çay kaşığı ile çay servisi yapmak. çok olanları azalt. Bir bardak m çay ve bir çay kaşığı. Bolca renk kullan. büyük nesneleri küçült. Dolayısıyla düşünülmeyene yoğunlaşmak. Ancak denedikçe bu sürecin hızlandığını göreceksin. yapmadığımız bir şey. Bundan sonra etrafına bak ve her ne görüyorsan aralarında saçma .. olamayacak absürdlükte bağlantılar kur! Eğer kurduğun bağlantı olabilecek türdense yeniden dene. Daha önce hiç .. Kurduğun bağlantıları sahki yaşıyormuşçasma canlandırmaya çalış. Daha önce hiç yapmadığımız bir şey mi? Evet aynen öyle.. Az olanları çoğalt. Hızlanman loblararası geçişlerin hızlandığına işaret eder.

X5' Düşün! O güne kadar kaç milyar insan gaz la' yaktı da sadece Edison ampulü buldu.. Muhannete yakın gitme. adam herkes gibi banyo ya? ırn Yetenek mi Dedin? O da Ne? herkes gibi onun elinde de bir tas var ama o tasa tüm adanmışlığıyla bakıyor ve saçma da çeleri söylemekten çekinmiyordu.... Sil kendini kendini. Muhtaç gelse geri itme.... Hürmetli ol herkesi say. Boyun büker bütün beyler.. V» Peki bu nasıl oluyor? Aynı şeyler başkalarının ^\^ Sina geliyor ama sadece bazıları olup bitenlere bir * veriyor ve sonra dünyayı değiştirebiliyor? çok acık. Kul kendini kendini. Kindar kirli ise eğer... fi Düşün! O güne kadar kaç bin insan elma ağacif1 ^ec& tında oturdu ve kaçının kafasına elma düştü de s® Nevvton yerçekimini fark etti. o güne kadar kaç milyar insan v. Gerçek kapasiten bir sürahiyken neden sadece bir bardaklık kısmını kullanasın?! 40 41 2. Kainatta yok bir değer. neye bakıy^dir1' voriarn uAyuyorlarsa hemen kendi konularıyla ilişkil<?r. Kimin ne umursamıyordu bile! Yarı çıplak sokağa fırlayın ye bağırabiliyordu..y0r' dl" Ar?imet'' düşün.Dünyanın En Güzel Şiirleri Bil Kendini kendini. â^' Düşün! O güne kadar kaç yüz bin insan fizikle w* ti da sadece Einstein E= mc2 dedi. Bölüm Yetenek mi Dedin? O da Ne? Yetenek dedikleri. yetenek mi Dedin? O da Ne? Düşünsene. Gül kendini kendini. İnsan derim sana hay hay. Zevraki der kötü eyler. Yoksa o güne kadar suyun kaldırma kuvveti yoK du? . \^ yaptı? Ama sadece Arşimet tasın suda yükseldiğimi^' etti.. Bil kendini kendini.. p' konusı . Pul kendini kendini. tembeller •Çin iyi bir kamuflajdan başka bir şey değildir... İster ise sultan eyler.. . Altın iken sakın etme....0' uzeı diye nitelendirilen bu insanlar konularına ^'^' sa n H adamı§lardl ki' ne görüyorlarsa. Kimse ile etme alay..

niye Edi-son'un . dünyayı değiştirecek bir lider. ad arı bir takım özel yeteneklerin babadan oğula. insanlığa şöyle seslendi' "Bu adım bir • -. söylenen de.Tekrar etmek istiyorum: "Yetenek diye bir sev yoktur. Yıllar sonra haklı çıktın mda herkes hayret ve ibretle onu izlerken oK hâli etmeden gayet olağan bir üslupla aya ayak basan ilk insan olarak.r çocuktu Neil Armstrong. Önce sen inan! Aya gideceğini söylediğinde henüz 15 yaşında b. Insanm isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yoktu ona göre.. resi a ^°Z fen^' ^'k' Seçiği™ öne sürmektedir. Çok acı ama şu anda bir yerlerde ömrü boyunca kendini fark edemeyen ve ölmek üzere olan bir fizik dahisi.ın çok basit. İy' bilardo oynayan birine "yeteneklisin" demek o insanın tüm çalışmalarım yok saymak demektir. marsa gidecek bir astronot var. Zihinsel bir engelin yoksa sen de bir Edison olabilirsin. Vetenek diye bir şpy İnsanlar tembelliğinden uydurmuşlar bu yetenek tabirini." isteyen herkes herhangi bir konuda en iyi olma yi başarabilir... ne de sen.. hem de hiç denemeden benim o konuda yeteneğim yok deyip kendini kenara çekebiliyor. Böylece kullanmadığı o yönünü kendi eliyle toprağa gömüyor. haklı olmaya çalışır. Herhangi bir konuda az başarılı olan bir insan. Hatta yeteneklisin dediğ1' mizde karşı taraf çoğunlukla mutlu bile olur.k içinse dev bir sıçraDaha ne olsun be abi. İyi resim yapan bir baba herhangi bir kreşten bir çocuk alsa. Bir çocuk babasının yaptığını görerek büyürse resme karşı bir ilgisi olu47 yım Ben Dünyanın En Akıllı insanı sur ve beynindeki resim merkezi aktif hale gelir. Bu ta-resirn n yetl?me tarzı ve ilgiyle ilgilidir. insanl. onun da bir zaman sonra iyi resim yapacağı muhakkaktır... Başka bir ifadeyle içinde ki ressamı canlandırmaktır. Düşünebiliyor musun? 21. belki de o sensin... Halbuki iyi sının yapan k'1" Babanın oğlunun da iyi resim yapıyor olma-mame9enetİI< yaplyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Ne yaz. ihtiyacın olan tek şey beynindeki resim yapma merkezini harekete geçirmektir. Ama eline hiç raket almadınsa bunu ne biz anlayabiliriz.. Bunu yaparken de başarılı olanlara çok büyük bir haksızlık yaptığını bilmez. 46 Belki de sen şu anda dünyanın en büyük yazarısın! Eline hiç kalem almadınsa biz veya sen bunu nasıl anlayabiliriz ki!.. o'nl ral et ' çe o mat ettı. Ayrıca yetenek. Genlerinden medet umanlar da var... Onlar güldükçe o ciddileşti.k ki bunu söyleyen d& bilmez. başarılı olmak için ihtiyacı olan yeteneğin kendisinde olmadığını ifade ederek. Kim bilir. Sonuç-çocuk da iyi resim yapar. Belki de sen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük te-nisçisisin. Herkes güdü alav etti onunla. genlerdeki bir şifreyse.yy'da birçok insan herhangi bir konu hakkında bir çok kere.

. hırsız var.. Bilincinle bilinçaltını birleştir. Zaten birini seçip ona çok yoğunlaşınca diğerleri yavaş ya-va§ geri çekilecektir. Çocukken beyninde herhangi bir patlama otana-yanlar ne yapmalı? Normal olan herkes istediği her şeyi yapabilecek donanıma sahiptir. Sanki bir patlama olur beynin bir yerlerinde. daima o konuyu düşünmeni sağlayacaktır.. o bölüm harekete geçer. salara kadar dans etmek olan bir insanın içindeki fizik danışı ne diye "Bak tabaklar yere düştü..m yetenek mi Dedin? O da Ne? kimi var. Patlamanın nerede olacağını kimse kestiremez." desin ki?. Bazen çok basit bir olay bile. matematikçi var. esasında bilinci de etkileyen "büyük bilinç" düzeyindedir.. Eğer eğlenmeyi çok seviyorsan. Ancak bilinçaltı kayıtlarının hayatımıza yansıması bazen uzun süreler alabileceği gibi. Adam üç yaşında piyano çalmaya başlamış.. şarkıcı var. ipli var.. Şimşek çakması gibi bir şey bu. Şöyle düşün: İçinde milyonlarca insan var senin. var da var. Alaattin'in sihirli lambasmdaki gibi Çağrılmcaya kadar da asla gelmeyecektir. Çgnin de sihirli bir lamban var. Ya da daha ölümün ne olduğunu bile bilmeyen bu çocuğun yaYetenek mi Dedin? O da Ne? nında bir yakını ölmüştür ve oradaki insanların ağlaması sebep olmuştur bu patlamaya. ona yoğunlaş.. . sen şu anda osun. . büyük bilince ulaş ve bitir işi.. Yetenek diye bir şey yoksa bu nasıl açıklanabilir? Bilinçaltı denilen o muamma. fizikçi var. futbolcu var. heykeltıraş var. Düşünsene işi gücü peçete yakıp tabak kırmak.. içindeki insanlardan en çok kullandığın hangisi ise. yazar var. sapık var. şimdi sen yap bunu.. Mozart uyurken annesinin çığlık atmasıyla gerçekleşmiştir. tercihini eğlence merakı olan insanı seçmek yönünde kullanmışsın demektir.. hayatın değişsin! Çocukluğunda herhangi bir yetenek merkezini patlatamamışlarsa. demek ki yer çe- 48 49 Ben Dünyanın En Akıllı insan. ipsiz var.y.akrabaları da mucit değildi? Niye Mimar Sinan'ın mimar bir akrabası yok? Niye Einstein'nın fizikçi akrabaları yok? Niye Leonardo da Vinci'nin sülalesinden kimse Mona Lisa benzeri bir eser verememiş? Niye Piccasso'dan başka Piccasso yok? Niye Alexander Graham Bell'in akrabaları bir şey icat etmemiş? NEDEN? Üç yaşında piyano çalan Mozart için ne diyeceksin? Bazen çok erken yaşlarda inanılmaz beceriler sergileyen insanlar görürüz. Bu da eninde sonunda söz konusu merkezin patlayacağı anlamına gelir. Böyle davranman. Ancak patlama olduğu esnada beynimizin hangi noktası aktifse. bazen de anında yansır hayatımıza. Ressam var. Mesela Mozart. En sevdiğini seç. durduk yerde içimizdeki dahiyi açığa çıka-rıverir. Kim bilir belki de Mozart'taki bu müzik merkezinin patlaması.

Ama amı ma»y'"' -~ =>^^^**^»s*^.u konuda çok ciddi çalışmaları vardır.Newton ağacın altında otururken elmanın düşmesiyle fizikçi olmadı. Tembel adamı yok et meselâ. Böylece her .Adam zaten arıyordu.. İşe yaramaz dediğin adamları ortadan kaldır ve başar. söz konusu olunca.. Başarmak isteyen. Beş duyusundan herhangi birini kaybeden birinin diğer duyuları daha iyi çalışır.. Sürekli mazeret bulan adamı.. harekete geçir ve bak neler olacak. kaş.. hedefinle ilgili okuyup yazarsan. fyv cak üstüne gittikçe vuruş kalitesi artacaktır. ı ^n farklı rieö dr. Yani beynindeki fizik dahisi hep tetikteydi onun. Şimdi okşa sihirli lambanı. Çünkü beyninin sağ yarım küresinde alternatif vuruş bağlan henüz oluşmamıştır. Normal kaşık Babamın yaptığı kaşık. kötümser adamı.. (havadan gelen top için ayrı.kla sol elle yemek^ysmek imkansız olduğu için ben de mecburen sağ elimi kullanmayı og renmişim. torunlarımız senin de adından bahsederler ve yıllar sonra sen de yüz binlerce insana esin kaynağı olursun. hedefııi le yatıp kalkarsan. Ters el metoduna göre kullandığın elini değil. hızlı düşünen adamı iste. parlat. gözleri görmeyen bir insanın daha iyi duyması gibi bir şeydir. Kör bir insan daha iyi duyar.. O halde kural açık. Sağ elini kullanan bir tenisçi duşun Sağ elini kullandığına göre beyninin sol yarım küresinde ner gelen yeni top için alternatif bir vuruş bağı olusm^. raketi sol eline alınca aynı kalitede vuruş yapamaz.ğ. yerden gelen top ıçm ayrı 51 Ben Dünyanın En Akıllı Yetenek mı Dedin? O da Ne? vuruşlar. çözüm üreten. gibi. Babamm yapt. ters elini kullanman gerekiyor...ş. Adeta üzeri toz tutmuş biblo gibi sil onları.. elimi =o i kullanabilmem için bir kaş'k icat etm. ilişkisi ters işler. uykucu adamı ortadan kaldır. Bu. EgzersİzZamani Ters El Metodu. Hem kör hem sağır bir insan daha iyi tat alır. \ Alışkanlıklarını kırmaya kalktığında tenisçinin beyin lobları arasında yukarıdaki karikatürde olduğu gibi bir diyalog geçecek ve bu da naşırsı maddeyi harekete geçirecektir. gibi) söz konusu tenisçi..

. Halbuki kalemi sol eline aldığında. Bu egzersizi yaparken ilk günler yazının çok çirkin ol duğunu göreceksin.. sağ beyin bu konuda tecrübesiz olduğu için sol beyinden yardım isteyecek ve bu da beyinler arası dostluk sürecini hızlandıracaktır. 15. Halbuki yazarak çözüm aramak. aynı binada yaşayan ama birbiriyle konuşmayan iki komşu. . . hem de her seferinde dahiliğe biraz daha yaklaşmış olacaktır. sıradan bir A4 9ia|y'a işi anında bitirebilir. Binlerce defa aynı sözü söylemesine rağmen. Hadi bir şeyler yap! Ters elle her gün 15 dakika yazı yazmayı dene! 1. Ters elle yazı yazmak: Tıpkı tenisçi örneğinde olduğu gibi yazı yazdığın elin sağ elin ise. sürekli "Babamla aram iyi değil. Üstelik bunu her söylediğinde öfkesi ve sorunu artarak da-ada büyür. . bu soruya bir cevap bulmak için yazdıkça yeni çözümler üretir ve sorun kısa bir zamanda çözülür. e rar ettiğini bir türlü fark etmez ve bu sorun o istese de ha^ese.Babam c.°ıySa sorunu yazarak çözecek olursa. . "A" harfi için sol beyinde bir çok alternatif oluşmuştur (küçük a... Hatta ilk gün yazdığın yazıyı sakla. Yararı: Sorunlarından kurtulacaksın Birçok insan sorunlarını hayal ederek çözme yolunu seçer. Yararı: Ola ki bir gün.Sonuçta sorununu gideremeyeceği yeni sıkıntıları başlar..Yararı: Entegrasyon. bir de Babasıyla olan sorunu sadece düşünerek çözmeye kalkan bir genç. TARAFLAR \ a. 3.Annem •? d. gibi). İki elini kullanabilen bir insan olarak ellerinden birine bir şey olsa bile ötekini rahatça kullanabilen bir insan ola caksın..İUZÜne vansır..de bilinçaltına yerleşerek.Kardeşim e. Allah kahretsin! Babamla aram iyi değil!" tarzında cümleler kurar. sorun çözme yollarından en pratiği ve bizi sonuca en çabuk götüren metottur. Halbuki yazarken durum değişir ve bir şeyi üç defadan fazla yazamazsın. Ama aradan 10-15 gün geçince yavaş aş yazının düzeldiğini görüp mutlu olacaksın. gün yazdığın yazıyla muka yese et ve ters elle yazı yazmanın hiç de zor olmadığını gör. 52 53 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yetenek mi Dedin? O da Ne? Sorun: Babamla aram iyi değil. kaâıd. büyük A.Arkadaşlarım "Babamla aramı düzeltmem için ben ne yapabilirim ve onlardan nasıl bir yardım isteyebilirim?" diye sorar. Düşünerek veya hayal ederek sorununu çözmeye kalkışırsan binlerce tekrara maruz kalacağını bir kez daha söylemek istiyorum. ruh aihi Kil . onun duruşuna.ters el denemesinde entegrasyon devam edecek ve bizim tenisçi hem iki elini kullanabilen bir oyuncu olacak. kendini de binanın sahibiymiş gibi düşün! Onları barıştırmak sana düştü. 2. Beynindeki iki lobu.Ben b. el yazısı ile a.

beynin diğer lor"1 da harekete geçirmektedir. sorunun. Yukarıda basit bir sorun çözme tekniği olarak sun duğum yazarak sorun çözme metodunu biraz daha abar tarak ters elini kullanarak denersen... yeni bir işe başlarken bu bilgi geri döner ve Sana: "Sen zaten hep ba-Şansız oluyorsun.Yazarak sorun çözme metodunun bir başka yararı da. Yollar yorup sizi. s°nunda mutlaka geri dönecektir. aynı bilinçaltı. çözülmesi gereken bir problem gibi algılanmasını sağlamasıdır. Nerededir. Başarısız olduğunda. Çünkü ters eli kullanmak. başarı veya başarısızlığın şekline. yenilen . türüne veya büyüklüğüne bakmaksızın. Sanma ki irade inzivadan çıkamaz. Bu kayıtlar çok ciddi tutulur. daha h başarıyla ilgili kayıtlar.. Gel gör ki Türkiye'de bu yolu kullananlar yok denecek kadar az.. ^ °'!. Aynı şekilde yine başarısız olduğun halde." der. yıllar yıkamaz. inanılmaz sonucu ^ de görürsün. başarısızlık kayıtlarından /sa. Beynimiz muhteşem bir alet olmasına rağmen çok ilginçtir ki bilinçaltımız. 54 55 3. Azmi sular boğup. . Ben \|| | uydurdum. yine başarısız olacaksın! Boşuna uğraşıyorsun. bu sefer bir işe başlarken "Sen hep başarı-n. işte orası bilinçaltı. ' ' -• " Dünyanın Er» Güzel Şiirleri Anlayana. ateş yakamaz. Tarla. yme başaracaksın. En Verimli Tarlası: "Bilinçaltı. bilinÇaltma ne yüklersen yükle. Ve günü geldiğinde ilgili kayıtlar yapıcı veya yıkıcı etkisiyle beraber ortaya çıkar. ağzı gözü var mıdır. o. aynı sonuç için başarı kaydı yapar.. Eğer sağlamsa ruhunuz emin olun ki. Bölüm Beyindeki Korkunç Tarla.rak." der. Eğer sürekli başarısızlık kaydedilmişse.içi-f n bir Şey midir? Kimse bilmiy°r' Şimdi ben açıklıyorum: Beyinde E-93 diye bir bölge var.. sonucu başarı diye nitelendirilen. başarısızlığı kabul edersen bilinçaltında başarısızlık kaydı yapılır." Hiç kimse bilinçaltı denilen o yerle ilgili net bir şey -yleyemiyor. sadece sonuçlar karşısında senin tutumuna bağlı olarak kayıt yapar.

Beyindeki Korkunç Tarla... Böylece futbolcumuz halkın dilinde başarısız sayılsa bile.. bilinçaltın başarısızlığında bile olumlu kayıt yapabilsin. Eğer bilinçaltının başarısızlık kaydı yapmasını istemiyorsan şahsi sözlüğündeki tüm olumsuz sözcükleri kaldırıp atmalısın. Aynı futbolcu eğer iki gol atmayı hedefleyip beş gol atmışsa çok başarılı olmuş demektir. — başarılı oldun demektir. başarı nedir? diye sor. Bunu gerçekleştirebilmem için çalışma tempomu artırmalıyım. Ama bu başarı sadece az bir başarıdır. Artık o iğrenç kelime yerine 'az başarı' tanımlama-vm. ' sözcüğünü bugün itibariyle tarihe görül Bunun için harika bir fikrim var: İki gol atmayı hedefleyen futbolcuyu düşün! Hani iki gol atınca biz onu başarılı saymıştık. alacağın cevap bellidir.kullanıyoruz. Yani bir futbolcu herhangi bir maçta iki gol atmayı hedeflemiş ve iki gol atmışsa başarılı. cevap yine bellidir: "Hedefe ulaşamamak" Her ikisi de doğrudur. hedefini aşıp beş gol atınca başarılı kelimesinin başına "çok' nicelemesini koyduğumuz gibi. Belki bu destek sana ailen tarafından verilmedi Belki çevrende de kimse senin destekçin olmadı. 60 61 Ben Dünyanın En Akıllı insamv Bilinçaltına yen ilen havata yenilmiş demekti^ 1 numaralı forma... Tıpkı. Böylece.. başarısız olmamış. bilinçaltı olumsuzluk kaydı yapmayacak ve bu kayıt bir diğer maçta onu mahvedemeyecek. zaman .. Herkes bilir ama." diyecektir. bu olumsuz cümleyi olumlu hale getirip "Ben başarılı oldum ama bu başarım az.59 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım O halde sonuçları ifade etmek için kullandığın kelimelerle bilinçaltını ister sayısız başarıyla . aksine dana başarılı olma bilinciyle sahaya daha emin bir şekilde Çıkmasını sağlayacaktır. Bilinçaltı.dibindeki dostunu hatırla. onunla temasa geç. Sokağa çık yüz kişiye. Başarılı olmak için şüphesiz çok ciddi bir desteğe ihtiyacın var.. "Hedefe ulaşmak" Başarısızlık nedir? diye sorsan. o. hiç gol atamamışsa başarısız olmuş demektir. aksine başarılı olmuştur. Büyük bir kulübün yetenekli yedek kalecisiyrjj İlk on bire girebilmek için yıllarca bekledi. Mesela başarısızlık kelimesi yerine öyle W kelime bulup koymalısın ki sen bu durumdan bahsederken... ister bir dünya başarısızlıkla doldurabilirsin. Ama her şeye rağmen başarılı olmak istiyorsan burnunur. Daha başarılı olabilirim. hiç gol atamayınca o çirkin kelimeyi söylemiştik: Başarısızlık! Futbolcumuz hiç gol atamamış olsa bile. r|lı olmak için az ya da çok bir çaba sarf ediyor-ne olursa «IOMK. Çünkü sahaya gol atmak için çıkıyorsun. hani beş gol atınca çok başarılı saymıştık da. hedefinin altına düşünce de 'az' nicelemesini koyabiliriz.

kaleff miz iyi değil. e~ Acaba kaleci gerçekten kötü müydü . Kaleci arayışlarımızı sürdürüyoruz Genç kaleci diğer hafta daha kötü oynadl " tık mahalle kalelerinin bile yemeyeceği go|ler'. Akıl almaz hatalar yaptı.geçti.Yedekken harikalar yaratan gene kaleci inanılmaz kötüydü. 1 numaralı formamn hakkını veremedi. Yeni bir kaleci alamadıkları için mecburen yedek kalecile-riyle sahaya çıkacaklarını açıkladılar. satı boş yere harcadı. ç. şöyle bir açıkla^ yaptı: "Maçtan Ünce de söylediğimiz gibi.. buldu ve b izim genç kaleci adeta kaderine isi î°l rek yedek kulübesine geri döndü. Böylece bizim yedek kaleci.? kalecı doldurdu. tekmk heyetten ve medyadan etkilenip kötü l°\ * rolünü kabul ettiği için mi kötü oynad. Yenildiler! Maç sonrası teknik heyet. . Ve ^manîa^avtf^ 96rÇekten çok saf. 62 63 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi. .kan teknik heyet.Ülke ' 9V12eye blr a^Pul takman arasında.. Hayatında* ilk defa yakaladığı bu ir Beyindeki Korkunç Tarla. Maç başladı. 1 numaralı for. ve 4t ba<±/hkt'İmda N4fS^r' YUka"daW «ava bizim Şimdi biraz abartalım.. ? \ Teknik he/et yetenekli kaleciye güvenmediğini ve kaleci arayışı na girdiğini hem de basma açık bir toplantıda dile getirdi. Aslında profesyonel bir kulübün yapmaması gereken bir davranıştı bu. Haki. mayı sırtına geçirip sahaya çıkmasına sadece bir haf ta kalmıştı. Genç kalecinin rüyası gerçekleşmiş. Bey indeki Korkunç Tarla. ilk defa ilk on birde kaleye geçti. kulüp yeni sezonda asıl kalecisiyle anlaşamadı. sonunda bir . Sonuçta bizim kale™ /u gzma tadar "utaymar geri dönd. ikisi için de aynı boyutta birer . yordu... Açıklamanın yankısı tam bir hafta sürdü. BU maçı kaleci hatalarından dola/ kaybettik.

64 65 . daha umutlu yaşabilmen ve sıra dışı-lga ulaŞabilmen için harika bir egzersiz sunuyorum sana. Anlamlı bir ha-vat sürebilmek. Sıra dışı. uykularının kaçması. mutlu bir insan olacağın muhakkaktır... insan hayalleriyle vardır ya da yoktur. Bir yerlerde çok uyuyan. aynı ^U ^ yapt'9ın ner ne ise hemen bir kağıda yaz ve Şeyi yerçekimsiz bir ortamda yaptığını hayal et! ğım yeme işini bile denizin altında yaptı-er kur. bir zaman sonra (-) işaretleri hükmünü kaybeder. Bilinçaltının geçmişte yaptığı hiçbir kaydı yok ede-1 mezsin. güçlü hayalleri olup olmadığını sor. Markete gidip bir ekmek aidığında başarılı bir alışveriş yaptığını düşün! Çay içerken üzerine dökmüyorsan kendini başarılı say! '? Trafikte kimseyle dalaşmadan evine döndüğünde kendi kendine ne kadar başarılı bir yolculuk gerçekleştirdiğini söyle! Yemek yaparken. işte hayal dünyandan zirveye ulaşabilmen. eğer yemeği yakmamışsan ne kadar olağanüstü bir aşçı olduğunu düşün!.... sürekli tembellik yapan mutsuz birini gördüğünde ona.dek En A» İnsanim 0ey'ın' i Korkunç Tarla. bilinçaltındaki (+) işaretlerini artırırsan.varbm Polyanna işsiz kalsın... korkusuz ve özgür hayaller kurabiliyorsan bil ki sıra dışı yaşayacaksın. Sonuç sıra dışı olmasa dahi. daha mutlu... hayal gücünle <te. Egzerşjz_Zamam Hayal dünyasından zirveye. ancak muazzam bir hayal gücüyle mümkündür.. başarılı olmak.. zirveye çıkmak. kıs. Başarısı: olma korkun sana erer. mutlu olmak. Sen her şeyinle olağanüstü olmalısın. olumsuz cevap alacağına ya da o anda bir şeyler uyduracağına eminim. . yolunu bilmeyen bir yolcudan farkın yok demektir. Gerçek bu! Eğer bir hayalin yoksa. Hatta başarısız olma korkunu y£ nebilmek için düşünsel anlamda ayırdığın zamanı da iş'w harcayarak daha da başarılı bir insan olup çıkarsın. Uzun lafın kısası. Bu anlamda yarın itibarıyla bugünkü kayıtlara müdahale etme şansın yok. sıradan hayallerin varsa sıradan bir ömür yaşayacağına inanabilirsin.. Ancak yukarıdaki gibi keçiden yağ çıkarabilirsen.

Dalgalar ayyuka değse de taki. Zevraki bu fırtınanın fevki yok. Kader gemim aldı kalbinden yara. Anınçün etmişem Zevraki mahlas.. Böyle yazmış bize ezel evraki. Bu tadı aldün ünyanın en büyük basm ün açümas da yansl V Zevraki.. dudakların ku-i en son şuymuş gibi çahs. Sürükler settar'a yanlış şevki yok. 66 67 4.... Ufukla birleşse hatti revnaki. Bölüm Başarı. Gönül gemisinde kalmışız kaptan... Başarılı olı/i? nru başarıp... eminim b. Lakin yalnız yolculuğun zevki yok.*U "ok keyif alacaksın. anlayamıyorum. Olsa da Nuh'un o tufanı vaki.. BU şekilde r. Eğer bir seviyeye ulaŞ* 4n.. Kendin.. Ruhun bahrinde bakiyiz biz baki. Nuh'un gemisi ki çürüdü çoktan.. Dolsa da derune dehrin ezvaki. Bir tasa su koV ^ al eline ve iç. Gine de of demem okyanuslara.• •*i bir zamanda kendini ' inan W. Rıhtımımız Rab'tır. metotlarla çözece^ veye çıkacaksın. Hatta olsa dahi arştan da yüce.. e Can.Basaıuö*-— *t ve başar. Yine bahrin üstündedir Zevraki. Canın hiç su iç^nl O susam.. .az su koy ve onun gelmel. reddediyorum 6aşan. rotamız ihlas. Aşkın dalgasından bulmadım halas. başarısız En basit formül: Sırayıta^oru mak bu kadar basitken insanları" K Şiarın...ş varsay. buna 'nü rusun. Geçmişiz nice bin korkunç girdaptan. Görünmez ki çıkam kuş kadar kara.. basan».n kola ç kola olduğuna inan.

Henüz ac-llmam|Ş ''acı da açıp içinden yeni kapsülü çıkardı.ı«isü Bendeordaydım.. Bir hedef belirlediler. Babasından yardım istedi genç adam. hem de hiç sektirmeden kullandı. Sonra. Her 72 73 Ben Dünyanın En Akıllı insan." dedi genç adam.." deyince 21 y. Basit bir şartlanmaydı bu. 21 yıl önceki kaostan onu kurtaran ilaç daha güçlüydü. .. Yine bir gün anne kendini kötü hissedip içi un k0|u olan ilacı yarım bardak suyla devirmek üzerey-du"ri sanjye anr>e. Anne her günkü gibi içi un dolu ilacı içip rahatlamaya devam ediyordu.. Sonuç dehşet vericiydi.n ^l»^ olmuştu ve genr . inanmak böyle bir şey işte. Çünkü anne öylüHS İnanmıyordu.k soku bir türlü üze-Genç kad.. Genç adam.... Birileri önce kendilerine inandılar'.. kararlarına inandılar.-^oiı\ıriı. dur. İnanmazsan dünyanın en ge-lişmiş antibiyotiklerini de verseler basit bir baş ağrısından kurtulamazsın. Her seferinde ilacı bitince kendini kötü ve ölecekmiş nibi hissediyordu. Olsa bile 21 senede insan bu ilaca karşı bir bağışıklık kazanır ve artık onun bir etkisini göremez" diye söylendi.. programların inandılar. Bu işte başka bir iş vardı ve bunun adı da inançtı.^.. ...|.. lık kabus sona erdi. artık. genç kadın 51 yaşma geldi. Tam 21 sene aynı ilacı. mutlu bir aile ortamı çoktan oluşmuştu. Annesinin ilaca bağımlı yaşaması onu kahrediyordu. hedeflerine inandılar. Annesinin bu ilaca inanmasıydı kendini iyi hissetmesini sağlayan. Bir program ( Eylem Planı ) yaptılar. . İnanırsan bir mercimek tanesiyle kanseri yenebilirsin. Gerçek bir yaşam öyküsü. ikisinin de içini masanın üzerine boşalttı ve "Bak an ne bunlardan birisi un diğeri senin ilacın ve seıi yaklaşık 20 gündür un içiyorsun. Bilinçaltının sıradan bir oyunuydu. Zaman geçti. Kendi kendine "Bir ilaç bu kadar etkili olamaz.r. "An° 'laCI Ve beni izle" dedi. Bu arada çocukları da büyümüş. Bir karar verdiler. Bu iş 15-20 gün devam etti. Rirkaç defa annesine anlattı ama sonuç alamadı.«~-. ^'° <*^ ™. İkisi birlikte kapsüllerdeki tozumsu maddeyi boşaltıp yerine un doldurdular ve dolaba koydular..Ben Dünyanın En Akıllı insanıyu Şaşan- f ^^ A Mctiren sihirli kavram: Hayatla. Büyük oğlu insan davranışlarına merak salmış ve insanları izlemekle zamanını geçiriyordu. Anne u ve oğlunun yüzüne baktı.

Basan Yapacağın bu tercih aslında bir ön karar hükmündedir ve sen jkj yoldan birine inanmak zorundasın. eylemlerine inan* . Bef bir ^arar vereD"men için sadece bir şey yap-ne y9?1113^ istiyorum?" sorusuna bir cene yapmak istiyorum? lar. Her şey mümkündür İstedi9irw daima %50'dir. .n. yok!" Basan-. çorabını bile Hştiremezsin. Yaptım-Yapamıyorum -Yapıyorum B olmak istiyorum olmak istiyorum olmak istiyorum ^rokrat olmak istiyorum.n%97'sinin hedef.. •fin ne kadar büyük? _^_ melen henüz bir hedefin yok veya var ama ne.... vermek bir işi gerçekleştirmenin olmazsa olmaz kuralı^ ge||j ^r kararm yoksa değil dünyayı. SaQlı malısın: "K vap bulma. Yapamam Yapabilirim Programların. İst. Başka bir yol Artlk bir karar versen diyorum.yüzyUlardır sonuç hiç değişmedi. ^rkinsan. eyleme geçirdiler. ve şansı^'9'n her şeyi yapabilirsin. HEDEEİ Yapılan bir araştırmaya göre (araştırmayı ben yaptım). Peki o zaman seni tutan ne? Ne karar ver ve başarın için ilk adımı at! 74 75 Ben Dünyanın En Akı"' insaniye Her şeyi yapa»sin giren her şeyi J™^ örsün Veya herhan9l S *™* sun.. Hep başardılar Basit bir tercih yap! Ya iz b.rak ya da is.

Sektör Piramidi ." ^it ör olmak istiyorum" bir karardır.. küçük bir pptr bar»rrr. Basına başkan olmay. hedeftir. Hedef Belirleme ?" Hedef . küçük bir hedeftir ^s^V^^rv^s^bayOkb^e.men için « Düşünsene Türkiye den mesateyi bilmiyorsun V a* km k nethal* Bu \ı&*^ bur|a benzer hedefler küçük hedeflerdir. ^«^. oldukça net ifadelerle birkaç tane hedef h'Ç -i verd fcd im. "Türkiye'de bir banka yönetmek istiyo^— ^^^ /H o f 11 r rum... Yani beyin cerr^e^1-*11 olmayı istemek küçük bir hedeftir.—î lc hedef örnekleri. istemek büyük bir hedef77 Ben Dünyanın En Akıllı İnsaniyi• \ 0Hin «satışını yapmak..n y fini belirleme zamanı.1 "Beyi n" ^ naklini gerçekleştirecek. u.r-ı^ngi bir bankayı yönetmek.rkive 1 futbol liginde top oynamayı istemek kQ.i£3t'yorum" bir hedeftir. hedef örnekleri. 76 Herh . ilk doktor 4navı k 'emek" bü^^Vük hedeftir.f -n 'büvTvCJk'üğ0 hakkında bir bil9'n y°k! AŞağıda kafanı 0 T rıstırr—rr^ıadan. çük. Hedef konusunu bilmiyorsan anlamani| bi|i. tir. "ı \\Q^Q top oynamak js.. "kardiyolog olmak 7sti'y-W«orum"birhedeftir" Futt> C& °'cu olmak istiyorum" bir karardır. . ^nîn en pahah futbolcusu olmayı istemek-. ° n da F=3 pekiştirmeni sağlayacak bu örnekleri dikkatle incele! . Küçü "BanM»1^301 olmak istiy°rum-" Bu bir nedef olamaz... Hedef. Bu ancak bir k ^K^rardır.asmaK iste^n olabi.. T-. -->»--• --/---•..

Amatörler Marmara Üniversitesini kazanmak istiyorsan. Boğaziçi Üniversitesini kazanmak istiyorsan. B) 2. bir market açabilirim! Böylece bu marketle ileride açacağım grosmarkete birikim yapar. 2025 yılında da tüm Türkiye'de grosmarketleri olan bir işletmeci olurum. . gelmiş geçmiş en yüksek puanı alabilmek için tüm sorulan hem de rekor bir zamanda yapmayı hedeflemelisin. .ODTÜ . derece yapmayı hedeflemelisin. Boğaziçi Üniversitesini hedeflemelisin. UÇ ama asla atmosferin dışına çıkma. Ancak hedefin sadece ÖSS Şampiyonu olmak olmamalı.Sektörün en iyisi .. mutlak uçuş! üniversiteye hazırlanan bir öğrenci için: Bir rekor denemesi ÖSS Şampiyonu Boğaziçi Ü. Uludağ Ü. Eğer cevabın A şıkkı veya benzeri bir şeyse sorur yoktur. sana bir iyi b* de kötü haberim olacak.. . küçük bir bakkal bize yeter.. A. Demce yapmak istiyorsan. Gerekçe: Grosmarket kurabilmem için önce bir bakkal açıp. Hedef belirlerken aç gözlü olmanın hiçbir mahsuru Ostum. işletmem ve para kazanmam gerekiyor. birinci olmayı hedeflemelisin. dem ki istediğim her şeyi (İnsani sınırlarım dahilinde) yapa bilecek donanıma sahibim.İstanbul Ü. yo. bir rekor hedeflemelisin. Gerekçe: Grosmarfcet bizim neyimize. Eğer birinci olmak istiyorsan.Trakya Ü. Ben bu sınavda gelmiş geçmiş en iyi dereceyi elde edebilmek için tüm sorulan eksiksiz ve doğru yapacağım demelisin. İyi haber: Eğer batmazsan ömür boyu çorba içece' .Profesyoneller Normal düzeydekiler . işimi daha da büyütürüm. o halde neden daha azıyla yet neyim ki? Neden grosmarket sahibi olmak varken.Ö. sı radar bir bakkal olmayı tercih edeyim ki? Mantıklı ol ve düştr seni bakkal olmaya iten nedir? A) 1. Sonra kazandığım parayla işimi biraz daha büyütüp.. için.F. Çorba paramız çıkar işte.r Basan. Kötü haber: Çok üzgünüm! Kısa bir zaman sone . Ancak cevabın B şıkkına benziyorsa.İTÜ Marmara Ü.Başa" Mutlak başar. batacaksın.Hatta kanaatkar olmanın hiç anlamı yok! Ma79 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy.. .İki yıllıklar Herhangi bir sektör için: .

Ekonomi ile ilgili haberleri hiç kaçırmıyordu. Bu kadar esnaf neden kepenk indiriyor sence? Neden en küçük bir kriz anında bile onlarca işyeri kapanıyor? Neden? Çünkü halkımızın %97'sinin hedefi yok! Kurduğu işletmeyi sadece ayakta tutmaya çalışıyor. Eğer çorbanın devamlı kaynamasını istiyorsan. Bu nedenle uykuyu bile za-ybl olarak görüyordu. Çorbasını içer içmez uyur.. Ben Dünyanın En Akıllı insanıyıtT1 düğü pek görülmüş bir şey değildi. işe geç kalıyorsun!' dediğinde. Gözüne uyku girmiyordu. ileride işi büyütmeyi ve bir market açmayı planlayarak bakkal açmalısın ki. program aksaklıklarından sonra dahi bakkalını muhafaza edebilesin. O halde öyle f seçmelisin ki tüm sapmalardan sonra istediğin yere gelebilesin. . Faaliyet gösterdiğin sektörü iyi bileceksin. Var mı? Zirve (Z) Sektör Devi (A) Profesyoneller (B) . manav Rıza'yı tavlada mars etmeyi başardı. Aradan yıllar geçti.Be§ oldu mu kendiliyi sar" Uyanırdl. Karısı ona "Kalk. Hedef çorba içip akşam da magazin programı izlemekse elbette ki her şeyden olumsuz etkilenir. Bakkat^Ahmet de hedeflerine ulaştı. işte bu sebepten Pir^ seçeceğin noktanın altında kalacaksın. Vehbi Koç olmak istiyorsan. tüm sapmalardan. Ahmet Efendi oldu. Dört saatten fazla uyu80 Basan. Hedef belirlerken.. Uzun lafın kısası. kapının önünde. Vehbi Koç oldu. Aradan aynı yıllar geçti.. Kendi hayal dünyasında kaç bin defa zengin olmuştu kim bilir?. müflisler kervanına katılırsın. sabah da inanılmaz güçlükte uyanırdı. küçük bir sehpanın üzerinde sırtını güneşe dönerek tavla atıyordu manav arkadaşıyla. hedeflerine ulaştı.. En büyük keyiflerinden biriydi uyandıktan sonra biraz daha uyumak. "Z" noktasını hedef almalısın ki her Şf rağmen istediğin yere gelebilesin. söz konusu piramitten bir n° seçip.sin. Sürekli zengin olacağı günleri hayal ediyordu. Biraz bulmaca çözüp veresiye defterine karalamalar yaparak. Bunun başka da W lu yok. Dünyanın en başarılı insanıymış 9'bı yürüyordu. En büyük hayali manavı tavlada mars etmekti. Ahn efendi (D) olmak istiyorsan "C" noktasını. Hava kararınca Ahmet'in yüzünde ince bir tebessüm oluşurdu. "Evine gidip sıcak bir çorba içmekten daha güzel ne olabilir ki?" derdi. Akşam saat on ikiden önce dönmüyordu evine.Çunkü onun bir hedefi vardı. ona ulaşmak için bir de program yapacaksın program %100 uygulanamaz. Ahmet'in de. Saat sekiz olunca kepenkleri indirir. Vehbi saat 05:30'da bakkalını açıp büyümenin yollarını araştırıyordu. evinin yolunu tutardı. Kendini tamamen işine adamıştı. ğind aa kurmadl Vehbi. saat sekize doğru açıyordu bakkalını. dünyanın en zengin elli işadamı listesine girmeyi başardı. duymazdan gelip bir yarım saat daha uyurdu. Dünya-man kSacak P'anlan vardı. Bir an önce sat)ah olmasını istiyordu. BU yüzden yürüyüşü de asla sıradan bir bakkal gibi değildi. Ahmet ise. Bakkal Vehbi. Öylesine bir Hikaye Vaktiyle Vehbi'nin de bir bakkalı vardı.

bir hafta ütüsü bozulmasın diye uğraşırız da.Ve sen: Hepsi bu kadar mıydı? diyeceksin. bir emekçi için işin en güzel yanıdır. Ca"1 kırıklanyla dolu yollar. mali-» oaKanı ol. kış demeden yürürsün zdr yollarda. Ta ki üst kattaki komşunuz: "Senin koltuklar bitince bir takım da ben yaptıracağım" deyinceye kadar. ampul icat etmek. Hayalinde kullandığın araba daha güzeldi sanki. çok soğuk olunca paltoyla yatardım. Sonra gel. s bir türlü bitmez. Halbuki aynı kişiye işin parasını peşin verirsen. parası-geri kalan kısmını alır. eteği yandı. Yevmiyemiz on liraydı. Bu her meslek dalında. Daha heybetli gösteriyordu beni. Araba alırsın. Şansın %50. Bir iş adamı otuz sene önceki bodrum kata aşık olmuş. Aç kalırsın. sonra her şey tekrar normale döner ya! Emin ol ki. tepeler aşarsın. Emniyet Genel uıu on Şansın yine %50. Gel zaman git zaman gözümden bile esir-9edığım paltom. Ulaşırsın he^ fine. Bütün kızlar peşime düşmüştü.. Kar. Yetmiş beş liraya bir palto almıştım hani. Yaptığın işte en iyi olmayı iste. Aç yatardık çoğu gece. Peki neden böyle? Çünkü usta işin parasını peşin olarak almış ve hayal edecek her şey bitmiştir. Dünyayı değiştir.Normal düzeydekiler (C) Amatörler (D) Hedefini yükselt. elli yerinden yama yedi. Aya çıkmak. profesyonel olmayan birçok kurum için geçerlidir. Aynı şevki yaşayamazsın. Artık gerçek olmuştur hayalin. uçak mı istiyorsun? Yoksa üniversiteyi kazanmak mı senin en büyük hayalin? Hayalin ne olursa olsun. ln&n' lar ki Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzfil maZBasan Bir koltuk takımı yaptırmak için ustaya sipariş verir-Anlaştıktan sonra bir miktar para aldıktan sonra çalış-S'n başlar. O an. Ulaşınca cazibesini yitirir.. Söylenip duracağına bir Şeyler yap. Çabuk eskidi palto. On lira büyük para o zaman. Gebinde on liran olmaz bazen. Harika bir ev satın almak mı? Yoksa bir araba mı. Türk ekonomisini beğenmiyorsan küfredip söy-enmekten vazgeç! Çalış. Bir amaç uğruna r* yatını adarsın. Usta. işi yaparken hep iş bitiminde alacağı ın hayalini kurar. Öyle garip ki. Sinemaya gittiğimizde kral biz olurduk. Hava atıyor derler. Kar yağınca. Ona. Ayağımızda pabuç yoktu. ilk gün toz kondurmazsın ama bir hafta sonra demode olur. Herkes senin baş<-anlatır. Kendini yetiştir. konuşur. ömrünü verirsin. usta yeni bir hayal moduna girecektir. 82 83 Ben Dünyanın En Akıllı insanı ZİRVE SENİNDİR "Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzel olamaz... Bir gün kurusun d|ye sobanın üstüne attım.Dört kl§ geÇirdik Fatih sineması- . Ne güzel günlerdi onlar. Koltukları teslim edince de. hayalin ne olursa olsun sonu budur. Mustafa'nın elinden gelirdi. Komşunuz böyle bir şey demişse. Sonra bir gün olur istediğin. Hani çok sevdiğimiz bir elbiseyi alınz. Nur içinde yatsın! Ya-a yaptı." "••" -y "*"""*"™**"™ "*™ Kim bilir ne hayallerin vardır şimdi senin. hayaline ulaşmak için ge°e gündüz çalışırsın. böyle dediğinde inanmazlar.. Unutma ki şansın hep %50. Sense hepsi bu muydu? dersin. Müdfm"EToyet teŞkilatım beğenmiyorsan. ona ulaşınca işin tadı kesin kaçacaK'. Yaman adamdı. ekonomiyi düzelt. nın k akardl.. Değişe değişe giyerdik. Gıcır gıcır yanıyordu.

^jn kapatl|mas«n. Açtık sefildik ama tüm servet çok muti uy Neyar311"*3'' . sağlamak. asla na^ı su hapisha^nanlamma gelmez.n. irdi Benim için her şey bitti artık. Neii Armstrong g. sana kim olacağ[n.. v<an adam o oldu: Neil ARMSTRONG. Türkiye istiyorsan.kayirn dedi. kendin» hapishaneripn kan insanlara iş kuruyorken bulursun.En buyük haya|im m°e almaktı. Boyec: S dünyadaki tu^n dırdlğmda. sfly halkı bilinç^ bir ifadeyle. Şimdi her şeyim var ama o zaman- 84 85 Ben Dünyanın En Akıllı Başarı- -ıtlu değilim. gerçekle* Esnek ^ Ninai hedefini kastediyorum. ç "Büyük hayalleri olanlar devamlı uçarlar ve uçtuklarına asla şaşırmazlar" PROGRAM ihmal edilmez programa yü l edilir. ışın sonumesi kolay o %m ^^ b. .) ^ayaller gerçek olunca işin tadı kaçıyor. Bu sadece bir ba aerceklesm ^S1J^1^Q bir adım daha yaklaşman demew lar seni öyle bir yere götürür ki.tosikiarşısındaki bodrum katta. gü-nünce bunalırca . nihai e e n nü yani.b. »*f?>*\apishaneleri kaldırmak olmalı. Ista man hayal* ^direrek. (Bu arada güneşe neşe çıkılma^ •*" de çıkılır. Do-AyailK^ <?* . Ne n? Hayalimiz gerçekleşmesin diye duamı haVır! Mâderr» k» yapalım o za-f edelim? Tabî » ^defler belirle. Öyle haya! kur ki. üneşe ç.n. söyle. tüm hapishanelerin kald' — . suç yüzdesini bir puan aşagy halkı bilinç^ »elrldır Ama as)a işin sonu değildir. buna J nop cezaev. O günlere geri dönmek içjn ki kadar rTIT\Tli vermeye hazırım. nm sıfır olması gerektiğine göre.. bunu için suç or^n» u| n demek olmasına karşın. bu sepin jçjn basit bir şeydir Söz ton ^ girmezsin. .

namayan her madde için bir başarısızım . Wiu ^ Birini evinde duvara as. Bu arada hayali program olmaz. na.. birini de cebin 89 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy . zamanda bir de vicdan ^..r-program yapabilirsin ne r 3 ." d>yeblleceçfnan.da yaz.. Her şeye yeniden »aş^ ^ program habu! Aradığım program bu. Şimdi şu ana kadar program a . sadece sen yazma_ programıyardım alsan da inanmadığın hiçbir şe y ^ ^ kağ.^^ Rendine .^^ kaydı yapar. Tüm ne olacak? Eğer bunu başa 86 87 Bir günün_özetj: Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıy^.u. Ama bunu bir m- o dım.. .Var.-.Cm n MRmall program Küftüm progp-o^^-'^S^^r-trC ki n rogramın . .. Başkalarından zırla! Sadece sen hazırla. ip Haili bir çok program yap-belki ış»rte'?" _Q hımu b-.şte hepsini unut... uaili ne biliyorsun. kaldırdın! ki işin sonuna geldin.

Basan

Diyelim ki yukarıdaki programı sen hazırladın. Art bir programın var. Ama program kültürün olmadığı jçjn u gulayamıyorsun. Son aşamada uygulama kısmında takıldı Uygulamaların aşağıda olduğu gibi programınla çelişiy0, Her yeri değil tabii. Ekstra şeyler yapmanı gerektirmeyen kısımlarına uyuyorsun. Mesela dinlenme zamanı dinleniyor-sun. Peki neden? 07:00 - 08:00 08:00 -17:00 Bir program uygulamak neden zor gelir insana? Çün kü sözü geçen zaman dilimi bellidir. Saat 22:00 - 24:00 arası. Başı ve sonu var. Yani iki saatlik net bir kısıtlama var Biri sana bu zaman diliminde bir şey yapmanı emrediyor Özgür olamıyorsun. : Gördüğün gibi bir programın var ama uygulayamıyor-sun. Böyle bir program anlamsız olduğu gibi, seni rahatsız ederek vicdan azabı duymana da sebep olacaktır. Şimdi programı yeniden gözden geçirelim ve onu uygulanabilir hale getirelim. Nasıl mı? işte bu! insan her zaman mutlaka bir şeyler yapar. Ama iyi, ama kotu. Program, olmadığı için de ne yaptığın, pek bilmez. O halde, önce, yapt.klarm, programa dönüştür ve neiamalaî?m o'ron ^mm ^ulayan-yorsan, uygu-lamalarını programa dönüştür. ?9n a^'ş oldun T' beğenmedi9in ne varsa onu Orak 4ulvaMarip gelecek ama bu yeni pr°grum V'ükanSJS6n mutlaka ba?ar|ya ula?ırsın! °'arak US?' Pr°gramı' aşağıdaki gibi olmak Bularsan mutlaka başarıya ulaşırsın!

90 91 Ben Dünyanın En Akıllı insan Basan •

°ku" d'ye : . devan, e,. çünkü pragram, «Q,, ' Saatini 06'00'ya kur, saat tam 06:00'da uyan ve Sa. u , programıma e,. ünkü rar öyle yazıyor.

«Q,,' anda saat 06:00 ve ben

Saat tam 19:00'da eşine: "Sevgilim, şu anda senin le ilgilenemem çünkü programda TV izlemem gerektiği ya. zıyor. Üzgünüm!" de ve TV izle. Saat 20:55'de bir arkadaşını ara ve "Hakan ben < anda dinlenmek zorundayım ve hemen dinlenmeye geçiy rum. Çünkü saat 21:00 ve yaptığım programda dinle mem gerektiği yazıyor" de ve hemen yan yat, dinlenmeye geç. Dinlen! Saat 21:55'te bir başka arkadaşını ara ve "Merha dostum, nasılsın? Ben süperim acayip dinleniyorum. Şir saat tam 22:00 olunca TV izleyeceğim. Çünkü pTograır öyle yazıyor. Neyse hadi kapatmam lazım. Lafı uzatı Program kaçıyor." de ve devam et. iddia ediyorum yukarıdaki programa en fazla iki dayanabilirsin. Belki de farkında olmadan senelerce programı uyguladın. Ama ilk defa şuurlu bir şekilde ne1 tığını fark ediyorsun. Ne yaptığını ve ne yapmadığını fark edince, çc arayacaksın. Eğer gerçekten samimiysen, sorunu mu çözer ve programlı yaşamaya başlarsın. - '•; •-'.•.-, -; • ' ...ve Madem ki bir zaman aralığında bir şeyler yapman istendiği zaman doğal bir tepki veriyor, kendini kavanoza sıkıştırılmış bir balina gibi hissediyorsun, o halde bu sıkıcı çizelgeyi özgürleştirdiğinde sorun çözülmüş demektir. Mesela programında 22:00 için bir karar ver ve 22:00 - 24:00 arasında işinle ilgili çalışmana sadece 15 dakika ayırmaya çalış. Program çizelgeni "22:00 - 24:00 TV izle + 15 dakika konunla ilgili çalış" şeklinde değiştir. Böylece iki saatlik bir süreyi tamamen değil de, bu'sürenin toplam 15 dakikasını programlı bir şekilde işine ayırmış olursun. TV yi iki saat kapatmak zor gelmesine rağmen, 15 dakika kapatmak zor gelmez insana. Ama sakın bu süreyi abartma! Yani programa uyarak sadece 15 dakikanı dergi - gazete veya kitap okumaya ayır. 16. dakikada bırak. Çünkü programda öyle yazıyor. Bugün çok keyif aldın-sabu uygulamadan, yarın için programını yeniden gözden peçır. "22:00 - 24:00 TV izle + 25 dakika konunla ilgili ca-"? 9'bi yap. •19.00Allenle N9ili kısmı da aynı şekilde ilavelerle süsle. - <J1 :00 TV izle + 15 dakika ailenle ilgilen." de. kitap Vaktiyle "9'1' olarak da "°6:°° ' 07:0° uyu + 15 Seni bile hayrete düŞÜrecek so°yle bir hal alacak ki> bir 9ün ilk başta , uygu|adlğ|n| göreceksin.

92 93 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyır Şu ana kadar bunu uygulayan herkes başarılı QU Samimiysen, gerçekten istiyorsan sen de yap ve kaçıru maz başarıya ulaş. EYLEM Artık tam anlamıyla, tüm hücrelerinle, tüm varlığı^ sonuna kadar harekete geçme zamanı.,. Şimdi bir karar verdin, bir hedef belirledin, bir prog-ram yaptın ve bu programı yaşayabilmek için program kültürü de edindin. Yapacağına sonsuz güveniyor musun' Eğer cevabın evetse artık sana durmak yok!

Hedefini herkese anlat! Arkadaşlarına, akrabalarına herkese. (Sadece hedefini anlat, nasıl yapacağını değil...! Öyle inanarak anlat, öyle sözler ver ki; vazgeçtiğinde ala. konusu ol! Bu zor zamanlarda senin can simidin ""ota Vazgeçmek istediğinde verdiğin bu sözler, senin "Başa--mak zorundayım, ne yapacağımı herkese söyledim dönemem artık. Ben tüm gemileri yakmış bir insi Şeklinde bir cümle kurmanı sağlayacak ve yola devar çeksin... en büyük bilgsaya derhal Microsoft'a bir mektup yaz: « Konunla ilgili tüm kurumlarla yazış! Örneğin, bilgisayar mühendisiysen ve gelmiş 9e^ en büyük bilgisayar mühendisi olmaya karar venw 'a bir mektup yaz: MICROSOFT / İnsan Kaynakları Departmanı. Sayın Yetkili, Sizi ibretle izliyorum, bir dünya devi olmanıza rağmen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük bilgisayar mühendisini bünyenizde bulundurmamanız çok ilgi çekici. Neyi beklediğinizi anlamak mümkün değil! Benimle en kısa zamanda irtibata geçip, bu büyük boşluğu doldurmanızı öneriyorum... Saygılarımla Faruk ÖZTÜRK "Dünyanın En Büyük Bilgisayar Mühendisi" Microsoft'a böyle bir mektup yazdığını düşünebiliyor musun? Ben de biliyorum, sen henüz o adam değilsin, henüz en büyük olmadın ama buna inanınca kanının kaynayacağını ve artık yerinde duramayacağını göreceksin. Konuşurken insanlara Microsoft'la yazıştığını anlatacaksın. Hiç -vap gelmese dahi kendini geliştirip hayal ettiğin maka3 erişebilmek için, sınırsız bir iştaha ulaşacaksın. Bu da I, n09undüz Çal|Şman anlamına geliyor ki, bu durumda ni^e dü 3ya bakt'9ımızda> sen bu inançla devam ettiğin sü"£ndki «?ada olmasa bile Türkiye'deki en iyi bilgisayar müdeğil' tüm devlere mektup gÖn" Cevap 9elmezse bile, ileride anlatacağın rin olacak, buna emin ol! -ndısı olacağın anlamına gelir

9,4 95 Ben Dünyanın En Akıllı insan,, Bu arada aklından "Bana deli derler!" tarzında K cümle geçiyorsa hemen söyleyeyim: "Bırak desin|e Eğer sana deli diyorlarsa bil ki doğru yoldasın..." Bak ben ne yaptım? * Bu yıl 1 . Ligdeki futbol kulüplerimizden biriıv de bir motivasyon çalışması yapmak istedim. Hemen hemen hepsine gittim, hepsine e-mail gön-; derdim. Evet şu anda aklına gelen o en büyük kulüplere de gittim. Henüz hiçbiri teklifimi kabule! medi. Onlara "Beni takımınıza psikolojik direkte olarak alın, sizi şampiyon yapayım." dedim, ret ransım olmadığı gerekçesiyle kabul etmediler.

Şuuru olmayan insana da aptal tanımlaması birebir uyar.dar birçok kişi ve kurumla yazışıyor ve görüşüyorum nlara her seferinde çok çok büyük teklifler götürüyorum •nınden anında cevap alıyorum. Önümüzdeki sezon tekrar gideceğim. °lmak istl'y°rum / Ben Dünya 9rTl! O zam ak istiy°rum!. kulübün^ sadece bir saat seminer vermeme izin verin dim onu da kabul etmediler.. nur topu gibi fasulyelerimiz olurdu. Hatırla bakalım hiç şaşırdın mı? "Aaa benim bardağımdan fasulye çıktı.törlere. Biraz ağır olacak ama üzgünüm. kiminden de iki yıldır ha n cevap alamadım. Kim bilir belki onların referansı olunca. Bardağın içine bir miktar pamuk koyar sonra içine birkaç tane fasulye atardık. neler yapabileceğimi size göstereyim' cr dim. yine kabul etmediler. ası'n|n Başkan . Çünkü seneye Barcelona'ya da aynı teklifi yapacağım.. karşıma gurur verici bir tablo ç. yazarlardan .m diye a. beni görün!" dedim yine kabul etmediler. kaybettim> ne kazand. .4 .." dedin mi hiç? Hayır. İnter'e de. çünkü seneye Milan'a da. Hayal Kırıklığı aptal adam işidir. bizim ligden de bir kulüp beni kabul eder.ktı... futbol kulüplerinden dünyadaki dev şirketlere ?. insanın Ben büyük a' y . "Hiç para pul istemiyorum. suyunu da verince birkaç gün sonra boy boy.."Peki o zaman bana yedek takımınızı verir onlarla bir saat konuşayım ve sizin A takımına la maç yapalım ve sizi gol yağmuruna tutalım d.. Binlerce in" e lVtemrerek hayatlarını değiştirmişim.y°r. ne yaptığını biliyorsan. Sadece şuursuz insanlar hayal kırıklığına uğrar.. Ben de "Bu adamlar şu anda şampiyon olmak istemiyorlar herhalde" dedim ve geri döndüm. Kendimi hiç a' e oturabilirdim ve Anların hiç- "O halde beni bir defa gençlerinizde de* yin. İlkokulu hatırlıyor musun? Hani bir deney vardı. •• duŞünmeye başlayınca."Ben ba?bakan olmak istiy°. Niye karpuz çıkmadı diye hayıflanamazsın! Böyle davranman için ne ektiğini unutmuş olman gerek! Şuurluysan.. aynı teklifi yapacağım. karpuz bekleyemezsin. Neden? Çünkü fasulye ekmiştin. • . Ben şu anda Başbakandan muhtarlara. Bu arada İngilizce'mi geliştirmeye çalışıyorum. ektiğin şeyi biçeceğini bilirsin.peki ama ya yapa2a ne olacak? Hayal kmkhğma uğramaz 96 97 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Vermiş olduğum seminerlerde sık sorulan sorulardan bir tanesidir bu.

Gezegenler. Yoksa hayatın hep keşkelerle.. ahlarla. Kendine verdiği sözleri hiçe sayar.. "mı sohbet etmeyee başladı. işadamı. Bir düşünsene. sen kendine saygı duymazsan. asıl tutması gereken sözleri tutmaz. oğluna. sev. Kullan onları. sana ne dememi bekliyorsun? Günde on saat uyuyup dört saat TV izliyor. kardeşine bak. Bu aşılat» »ilecek bir engeldi. siyahmış. babana. kuşlar ağaçlar ne varsa hepsi senin için var. işadamına • olduğunu söyUeyince. ceketine.Üniversiteye hazırlanan bir öğrenciysen ve günde sadece on beş dakika çalışarak Boğaziçi Üniversitesini hayal ediyorsan. 98 Başarı. Garip şu insanoğlu. onları sev. : Elbette ki yaparım. anana. güneşi sev. Çünkü kendine verdiği sözü tutmazsa kimseye karşı rezil veya mahcup olmayacaktır. Sana ait ne varsa sev. Ve dostum işini iyi yapacaksın. Genç adam olduk6 zeki fakat bir CD kadar da tembeldi. dünya dönmüş.. tühlerle ve hayal kırıklıklarıyla geçer. sev. güneş batmış. dört saat chat yapıp. . nereye gittiğini. vatlarla. ğunu söyledi. kocana. Çok garip! Herkese verdiği sözü tuttuğu için övünür. sen kendine verdiğin sözü tutmazsan diğer insanlar senin için bunu niye yapsın ki? Aynaya bak burnunu sev. Dünya 24 saat ritimden hiç bir şey kaybetmeden senin için dönüyor.' t İşadamı: Bak dostum. sen kendini önemsemezsen. evine. beş yılda bir kitap bitiriyor ve kültürlü bir adam olmayı hedefliyorsan. dürüstüm falan der de. hiç aksatmadan görevini nasılda yapıyor güneş. sonra bir de hayal kırıklığına uğruyorsan sence de bir sorun yok mudur? Ne yaptığını. oldl Genç adsamın eğitimi yetersizdi ama önemli ğildi. ben acayip merdim. sen zeki bir adamsın Dediklerimi yap »arsan seninle beş sene sonra çalışa bilirim. güneş sistemi. Bak. ma-viymiş sana ne? Şimdi hayattasın ve hepsi senin. Ve güneşe bak. Arabana. deniz kırmızıym/ş. Samimi olacaksın. ağaç yeşilmiş. Siz şartlarınıGençAde . dostum. Gözden kaçınlan bir dost. sen ölünce bütün bunların ne anlamı var? Güneş doğmuş.. onları sev. Genç adam. kendine verdiğin sözleri tutacak sın! Ben başarılı olmak istiyorum deyip yatıyorsan. nasıl mücadele verdiğini bileceksin.. Senin için her gün yeniden doğuyor. sekiz saat çalışıyorsan ve zengin olmayı hayal ediyorsan. sen OT san olsan horlaman konusunda samimi olabilirsin. kızına bak. Gel gör ki asıl yanılgı bu işte! Kendini önemseyeceksin! Sen kendini sevmezsen. O da senin çünkü. Mükemmeliyetçi olacaksın. sahiplen! Zor olanı yapıp başka/arma güveniyorsun!!! 99 Zengin iş adamı işsizliğin had safhada olduğu öır ülkede tesadüfen karşılaştığı herhangi bir gençle Ben Dünyanın En Akıl].. onunla özel bira'f ma imzalayabi ileceğini ancak birkaç tane şart. Karma. Emin ol ki böyle. * f •* İŞte o güı nden kalan bir diyalog: •.

Böyle olmamalı. Şu ana kadar hiç ahşap ev yapmamış bir insan olduğunu varsayıyorum. asla pes etmeyeceksin.OOO $ da maaş vereceğim şaşanGenç adam hiç tereddüt etmeden atladı. önce kendine güven! Evet dostum başkalarına güvendiğin kadar kendine güvenmiyorsun.. Akşam o na gidip bir fakOlte bitireceksin.. bunu çok rahat başarabilirsin. Çünkü hiç denemedin ve ayrıca ahşap bir ev yapılması gerekiyorsa çevrendeki marangozdan destek almayı düşünürsün. işinde kendini geliştireceksin. işadamı: Sosyal bir insan olabilmen için hafta sonlar. a Kursıarı1 00-000 $ mafedan.. yalnızsın ve yaşamak için bunu başarmalısın.. İşadamı: Günde en fazla beş saat uyuyacaksın. Halbuki bir adada yalnız kalsan ve çevrende hiç kimse olmasa. kendine güvenmelisin! İstersen dünyayı değiştirebilirsin. cevabın muhtemelen hayır olur. jns gaşa Bırak herkesi. Yani kağıdın sol tarafına bir şekil veya resim yap.. Böyle bir teklifi Sabancı yapsa acaba kar kişi direkt kabul ederdi dersin? Eğitimlerimde bu soruyu sorduğum zaman insanların %95'inin ben hemen kabul ederdim. ı: Emin misin? Ge"S Adam: Elbette ki. Ye kirler icat ederek*.zı söyleyin. gece de resim ve gita kursla na katılacaksın. aynı resmin tersini kağıdın sağ tarafına geçir. dediklerini biliyorum. Her gün üç saat kitap okuyup okuduğun ki' ilgili en az bir saaat yorum yapacaksın. Genç adarm çok heyecanlandı. Bunu killere de uyarlayabilirsin. GençAdaMn: Evet sonra? İşadamı: Eğer beş sene boyunca bunları elsiz yaparsan sanaa ^öz veriyorum seni kendime gf müdür yapıp 10OO. "Ahşap bir ev yapabilir misin?" desem.l kurslarına.: ruz. . Çünkü mecbursun. 100 101 Ben Dünyanın En Akili. \EgzersjzZamam Aynadan yansıtma metodu Yazıları aynadaki yansımalarına göre yaz. Demek ki Sabancı'ya gjj. İşini mükemmı şekilde takip edecek. d. yani ahşap evi kendin yapmak zorunda kalsan. vendiği kadar kendine güvenmiyor insanımız. Genç Adam: Tamam hemen başlayalım.

Sen işin sonuna bak en sonuna.. beynini zorlaman sebep olmuştur. Ölüm korkusu yaşayan insanlar inanılmaz yorulurlar.... Sen işin sonuna bak en sonuna..beş dakika.. O iş öyle değil! Bir anda halsiz düşmene korkun değil. tüm hayatın bir şerit halinde gözlerinin önünden geçer. beynini alışıldık oranların dışında bir yüzdeyle kullanır. otuz dakikada zor anlatacağın kadar çok şey düşünmüş olmanı neye bağlıyorsun? ÇARESİZLİK PSİKOLOJİSİ.. Mesela çaresiz zamanlarda öyle yalanlar söyleriz ki. Umudun ummansa umuru takma. Fakat yorgunluktan çok.Üniversite sfizısvinü Başarmak Bu metoda göre yazı yazma faaliyetlerimizi denetleyen sol beyin yazının düz haliyle ilgilenirken. 102 103 Ben Dünyanın En Akıllı in 5. Toplam kaza anı beş saniye olmasına rağmen. hayatını birkaç saniye içinde bir film şeridi şeklinde izleme fırsatı verir. Sen işin sonuna bak en sonuna. Ne bileyim işte. Bu egzersizler için öyle her gün saatlerce zaman Ayırman gerekmiyor. Hiç böyle bir şey yaşadın mı? Ölüm korkusu insana. sağ beyin yazının aynada nasıl yansıdığını hayal edecek ve böylece bu çalışma yapılırken her iki lob da aynı anda harekete geç-roiş olacak ve böylece sekiz yaşında toprağa gömdüğün dahiliğine bir adım daha yaklaşmış olacaksın. bunu yap gibi. Ölüm korkusuyla tıpkı o film sahnelerinde olduğu gibi.. Çaresizlik Mucizesi 104 Çaresizlik akıllı insanı zirveye taşır.. Bölüm Dünyanın En Güzel Şiirleri Hayat yolu Başı hoş ortası koş ertesi boş. şeytan bile maşallah der.. Çaresiz insan. .. Ey Zevraki zora zahmete bakma. Hiç trafik kazası atlattın mı veya hiç ölümle burun buruna geldin mi sen? Hiç ölümün o korkunç nefesini ensende hissettin mi? Hani soğuk sular boşalır.. Çaresizlik Mucizesi Zirve Zamanı. Yokuşa sürün de yenişe akma. Günde sekiz saat çalışan bir insanın. birden boğazın düğümlenir.. aklına geldikçe yap! Üç . yaşadıkları duyguya korku derler. İster sürün ister yürü ister koş. tuhaf olursun. canın sıkıldığında karalama olsun diye im-2a Bacağına. hani için kalkar birden. on altı saat çalıştığında yorulması gibi.

107 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy. Sonuç: Okuldaki şiddet %25 nispetinde azalıyor. kıymeti ancak bitince anlaşılan korkunç bir hazine. Tek çarenin kendisi olduğuna inanan Atatürk.r Çaresizlik Mucizesi Kendini çaresiz hissedip. maalesef uygulamada yetersiz kalmaktadırlar. şimdi sor: Ben şu anda ne veriyorum.. Okey. 51 masalarında her nedense oyun bi-^ceye kadar saatle ilgilenen hiç kimse yoktur. her yaptığın iş için bir zaman harcadığını? Hiç düşündün mü hiçbir yerde satılmayan zamanını neye karşılık harcadığını? Sor kendine. "Ne veriyorum. kj bu kadar özel bir öneme haiz olan bu mefhumu. Kurtuluş Savaşı'nda inanılmaz bir deha sergilemiştir. pişti. Halbuki 5 dakika ön-qih î Saate bakmıs fakat kafasını kuma gömen deve kuşu . önce kendine güven. II. Haydi şimdi çözme de görelim. Ulusal mücadelenin önderliğini yaparak mükemmel bir organizasyonu ortaya koymuştur. zamanın ne kadar kıymetli olduğundan dem vurmalarına rağmen. Tüm insanlar bu konudan saatlerce konuşmalarına rağmen. Bir karar vereceğin zaman elli insana danışıp kendine hiç danışmıyorsan sorun var demektir. Çaresizdi ve başarmak zorundaydı. ne alıyorum" Hiç düşündün mü. ne alıyorum! Eğer bu ticaretten memnun değilsen kapat kitabı git. sen özel bir çaba sarf etsen de etmesen de hızlı çalışır. şiddeti al! Zaman. Var mı böyle bir ticaret? Katrilyonlar verip alamayacağın saatlerini ver. Ne . Hem de hjc düşünmeden. Timsah gibi n t çenemizi açarak saatlerce TV izleyebiliyoruz. Demek ki zaman verip yerine şiddet alıyorsun. Dünya savaşında susuz çalışan motorun icadında da çaresizliğin gücü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. Geri getirmek imkansızdır artık. Birilerine güvenmek yerine.. Oyun biter. beynini sürekli yüksek oranda kullanırsın. kendini normal zamanlarda da çaresiz his-sedebilirsen. Unutma! Çare sensin.O halde. her zaman. Yine İstanbul'un fethi sırasında havan topunun ve yürüyen kulelerin icadı da bir çaresizliğin akıl almaz ürünüdür. veden çıkarken tüm oyuncular ağız birliği etmişçesine ceyvah saat 12 olmuş" diye söylenir. Yani brr çaresizlik söz konusudur. ina-' ı^az derecede hunharca harcayabiliyoruz. zirveye çıkmak istiyorsan her zaman tek çare olarak kendini gör. Telafisi asla mümkün olmayan bir mefhum: Zarnan Gitti mi gitmiştir. Daha kârlı bir yatırım yap! ABD'de bir okulda yapılan araştırmaya göre haftada 24 saat TV izleyen bir öğrenci grubunun 14 saat TV izlenmesi sağlanıyor. Satılmaz ki alasın! Stok mtok yapasın. Muhasebeni iyi yapacaksın! Sadece TV izlerken değil. Çaresizlik adama ampul icat ettirir Atatürk'ün başarılı olmasının altındaki sır da esasında başarılı olma mecburiyetinde gizlidir. Kısa bir zaman sonra söz konusu yüzdeye alışan beyin. Hesabını bileceksin. mez. ne verip ne aldığımızı hiç hesap etmeden. Edison'un karanlıktan korkan bir adam olduğunu biliyor muydun? Edison karanlığı aydınlığa çevirebilecek tek insanın kendisi olduğuna inandı. O işi senden başkası çöze. Şu anda bile.

tebessüm ederek şunu söyle "Türkiye'nin saati yine on dakika geri kalmış.. Zaman geçiyor. Tabi eğer inanmayı °aşarabilirsen. Artık başarabileceğini biliyorsun. . beş yaşına. başkalarının kurmadığı ve kullanmadığı. Unutma! Gözünü bir daha kapayıp açacaksın ve ömrün bitmiş olacak. Hemen yap. Misket oynarken aldığın keyfi. Şimdi gözlerini kapat ve gidebildiğin kadar gerilere git. kendi saatine göre gidersen. seneye başbakansın. Zaman Makinesi Zaman böyle işte. yoksa altmış mı. Başkaları ne derse desin. yıl 2002 değil 2014 artık. İdealine ulaşabilmen için ihtiyacın olan tek şey zamanı sıkıştırmak ve çaresizlik psikolojisine girmektir. Aç gözlerini. Sana "bir şarkı söyle" dediklerinde.. Su birikintilerinde üstünün çamur olmasından. Reel olarak on üç senen olmasına rağmen bir senen varmış gibi düşünebilirsen iş biter.. "Peki buna nasıl inanacağım?" İşte ikinci soru ve asıl önemli olan soru da bu zaten: "Buna nasıl inanacağım?" Günlük hayatında küçük değişiklikler yaparak.. sadece sana ait olan bir saatin var. ütünün bozulmasından endişe etmeden sek sek oynadığın günleri düşün. kırk beş mi.. Peki hedefin ne ve ne kadar zam3' nın var? Diyelim ki 2015 yılında Başbakan olmak istiy°r' sun? Şu anda 2002 yılındayız ve on üç senen var. ilk aldığın oyuncağını hatırla. Herhangi bir randevuna karşı tarafın verdi9' saate uyarak gideceğine. bunun için bir alt yapı hazırlamalısın. şansın %50." Artık kendine ait.. Belki o zaman elinde kırık misketin de olmayacak! Olsa da ne çıkar ki zaten? Bir akşam üstü geldin ve gün batmadan gideceksin. otuz mu. haydi buna inan ve sonra uyu da göreyim seni. Peki ama nasıl? Soru bu! Cevap: Takvimini on iki sene ileriye al. Yarın akşam sekiz haberlerini izlerken saatine bak.. 108 109 'im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi çaresizlik Mucizesi ZAMAN İŞTE.1 Açmıştı o korkunç gerçekten. hiçbir kaygı taşımadan avazın çıktığı kadar yüksek sesle söylediğin şarkını hatırla.. 2015'te başbakan olursun. Meselâ saatini on dakika ileri alarak başlayabilirsin.. üç yaşına. artık hiçbir randevuna Qeç kalmayacağın anlamına geliyor. Son bir seneye girdin. sen kendi saatine inan! Saatini on dakika ileri alman. hangisi? Şimdi söyle gözünü kapatıp açmandan daha hızlı geçmedi mi zaman? Peki o günlerden geriye ne kaldı? Bir kırık misket. Şimdi kaç yaşındasın on beş mi..

s°z konusu randevuna on dakika önce varır, randevuna ve Aşacaklarına konsantre olursun. Ben öyle yapıyorum esela. Konferanslarıma her seferinde on dakika önce gilp arat>amın içinde, hitap edeceğim kitleye ve konuşacak-

110 111 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi^ Çaresizlik Mucizesi

larıma konsantre oluyorum. Bu bana mükemmellik kazandırıyor. İşimi daha çok sevmemi sağlıyor. Geç kalmak saygısızlıktır... Bir adam: Efendim, özür dilerim geç kaldım, malum İstanbul'da yaşıyoruz. Trafik çok yoğun hem de kem küm, gak guk... Bir başka adam: Bana ne kardeşim, yola erken çık, zamanında burada ol! Söz vermiştin... Kendini her iki adamın da yerine koyarak düşün. Geç kalan da mağdur, bekleyen de. Geç kalan, uyuyakalmışım diyemeyeceğine göre, uygun bir mazeret bulmak için, yalan arayıp tarayacak. Bekleyense, kaybettiği zamanına yanacak. Bu nedenle geç kalmak saygısızlıktır. Hem bekleyene, hem de bekletene. Kimseyi bekletmeye hakkın yok! Zamandan daha kıymetli hiçbir şey olmadığına göre, zaman çalanlardan da daha büyük hırsız olabilir mi? Ben hastalık dışında (ki onu da saatler önceden bildiririm) asla geç kalmam. Oyunu hep kuralına göre oynarım. Ya da yeni oyun kuralları geliştirir, insanları o kurallarla oynamaya ikna ederim. Egzersiz Zamanı Kitap oku Şimdi: "Amma da yaptın hoca, bu da bir şey mi?" diyeceksin! "Elbetteki kitap okumak insanı geliştirir. Bunu bir egzersiz olarak vermeye ne gerek vardı?" diye devam edeceksin. Ancak, yüz binlerce insanın sadece kitap kapağı okuduğunu düşünecek olursak, bunun ne kadar ciddi bir egzersiz olduğunu sanırım daha iyi anlayabiliriz. Kitap okumak da yine beynin her iki lobunu harekete geçiren en ciddi çalışmalardan birisidir. Okurken, okuduğunu anlayabilmen için kelimeleri beyninin sol lobundan geçirmek, diğer lobunla da resmetmek veya canlandırmak zorundasın! Kitap okumak beyinler arası entegrasyon sürecinde ciddi bir adım olduğu gibi sosyal anlamda da seni güçlendirecek ve sana özgüven kazanman anlamında faydalı olacak bir yoldur.

112 113

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Değildir... Şairliğe koşma kuzum ol sakin! Pazarda satılan kaftan değildir... Kedi yüzden benzer amma velakin, Aslından özünden kaplan değildir... Elbette bulur la-mekan limanı, Mana dürbünüyle mantık dümeni, Yarmayan on dokuz bin kat dumanı İlim deryasında kaptan değildir... Mahpeste kal daim görünme zahir! Şarap dahi olur mahzende mahir. Bir çözen bulunur evvel ahir, Dünya boştur amma hepten değildir. Bırak ey Zevraki, şaşkını bırak, Usta olunmaz ki olmadan çırak, Şairlik dediğin size çok ırak, Şekerin mayası şaptan değildir... 6. Bölüm Karar Verme. Karar vermeden su bile içemezsin! 114 Karar Verme... Yeni bir karar. Bir şeyler değişsin artık. Yeni kararlar al, yeni kararlar ver, bir şeyler yap! Kararlarını artık kendin ver! Takviminin hangi yılı gös-Iterdiğini de kendin belirle. (Düşünsene, doğuyorsun, ailen [seni sevgiyle adeta boğuyor.) Zaman geçiyor... Öyle aşırı [bir sevgiyle yükleniyorsun ki artık onlar olmadan hiçbir şey yapamıyorsun. Büyüdükçe bu sevgiyi ödeyebilmek için sen sevgiyle boğuyorsun onları. Kendi başına karar veremiyorsun, her şeyi onlara danışıyorsun. Zaman geçiyor, daha da büyüyorsun, büyüdükçe hep bir danışmana ihtiyacın oluyor. Ailen yoksa mutlaka bir arkadaşına soruyorsun. Sonra da bir gün yalnız kalıyorsun. Kimsesiz ve çaresiz... Danışacağın kimse olmuyor, ağlıyorsun. Hayır, böyle değil... Senin özgür bir iraden var artık. Yapacağın iş ne olursa olsun, insanların fikrini al, sonra kendi kararını kendin ver. Unutma ki seninle ilgili en iyi karı senden başkası veremez ve senin en iyi dostun şüphesiz sensin, küs olduğun sen. Hiç takmadığın, adam yerine bile koymadığın sen. Kendi iç sesini dinle, kendine kulak ver. Ne diyorsa içindeki adam, onu yap! Vur elini masaya ve yanlış bile olsa kendin karar ver, sana ait bir karar... 117 Ben Dünyanın En Akıllı insan Karar Verme.••

Yazık oldu... J Bir gün bir mağazaya gitmiştim. Üç genç ge|, di. İçlerinden birisine bir pantolon alacaklardı. Sö^ konusu genç içeride pantolonu denerken dışarıdaki-ler kendi aralarında şöyle bir karar verdiler: Pantolon nasıl olursa olsun çok iyi olmuş diyelim. Çünkü işimiz çok acil. Bu esnada, sanki iki tane uzun boy soba borusunu bacağına geçirmiş bir korkuluk gibi

karşımıza dikildi pantolonu alacak olan genç. Arkadaşlarına manken duruşuyla gülümsüyordu. Pantolon tek kelimeyle iğrençti. - Nasıl oldu? - Oooo süper! Yani bir adama pantolon bu ka dar yakışır. Sanki sana özel dikmişler, hemen al! Diğeri hemen atladı: Valla bence de... Şu estetiğe bak! Söz konusu genç bu sözler karşısında çok mutlu oldu ve hemen pantolonu sardırdı. Fiyatını bile sormadı. Arkadaşları sevdiği için aldı! Kendi için değil sadece arkadaşları için aldı o iğrenç pantolonu. Oysa tam karşısında duran kocaman aynaya tek bir defa bile bakmayı akıl etmedi. ı Bana bak dostum, başarılı olmak istiyor musun? Kendi kararını kendin vereceksin. Takvimini, saatini, karını, kocanı, işini, gücünü, okulunu... kendin belirleyeceksin. Bırak, başkaları ne derse desin! Sen bildiğini oku ve -tekrar ediyorum- asla unutma! ki: "Seni, senden çok hiç kimse sevemez." Arkadaşım için ölüme giderim "Arkadaşım için ölürüm!" diyorsun, "Onun için üç gün üç gece uyumam. Onun için her şey yaparım!" diyorsun da neden kendin için kılın bile kıpırdamıyor. Sen kendini hiç sevmez misin be adam? Kabul etsen de etmesen de, senin en iyi dostun ken-dinsin. Bir arkadaş grubunda olduğunu düşün ve karşında duran aynaya bak. Yanındaki insanların hepsini aynada gör! Biraz sonra yanındaki arkadaşlarından birisinin gittiğini düşün! Herkesi tek tek gönder ve aynaya tekrar tekrar bak. Her seferinde birileri aynadan çıkıp gidecek ama sen asla çıkamayacaksın aynadan. Her baktığında aynada sen kayıtsız şartsız var olacaksın. Kendinden kaçamazsın, kendini asla bırakamazsın. Bu en sadık dostuna hak ettiği değeri ver! Söylesene seninle birlikte mezara başka kim girer? Yalnızsın öyleyse, kendinle barış ve kararlarını kendin ver; sen varsan her şey güzel ve anlamlı, sen yoksan her şey boş. Güneş bile... Tekrar başa dönelim. Hedef 2015 yılında TC. Başbakanı olmak. "Ben başbakan olmak istemiyorum" diye mırıldanıyorsan, hala düz bakıyorsun demektir. Ben "başba-

118 119 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım kan olma" hedefini bir varsayım kabul ederek veriyorum. Sen istersen buraya IMF Başkanı olmayı koy, dünyanın en iyi ressamı olmayı koy... (ama mutlaka bir hedef koy!) Yeni Takvime dair... Yeni takvime göre yıl 2014 ve sadece bir yılın var. İşte sana çaresizlik psikolojisi. Bu yeni takvime inan ve bir sene içerisinde neler yapacağını hayretle izle! Bu arada her yılın son günü takvimi bir yıl geri al! Yani 2015'i hiç görme. On iki sene 2014'te yaşa! Herkese söz ver: "2015'te başbakanınız benim." Bu bağlayıcı olacak insanlar birkaç ay sonra sana başbakan lakabını takacaklar, böylece senin inancın daha da güçlenecek. Kendi efsaneni kendin yarat.

„: t)ir zaman sonra. sen canlı yayında efsane adamın öyküsünü anlat. yarırı y A Velj pe Radar düşünebi|ir Senin yerine Ayşe. hedefin için de öyle uykun kaçmalı. ya da hedefine inanmıyorsun.ç çeyrende Rim varsa ner. Uykuların kaçmalı.. vermeyi öğren ki. tüm dünya beni bekliyor! 2030 yılına sadece bir yıl var ve ben bir sene sonra dünyayı değiştirmiş olmalıyım. P ^^^ basjt şey|erde karar kj? karar veremeyeceksin.. Tüm tanıdıklarının doğru-yanlış kriterlerini gözden geçirmek zorunda 120 121 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Gece saat ikide de yatsam. kız arkadaşımın babası açardı ve ben o gün saat on ikiden önce uyanamazdım. Uykum yine yok. A... ona eşlik ederdim. duşun ^ ^ Vereceğin karar yapma! Bir kere de kendi ^^ senjn fldma bjr başRas|_ yanlış bile olsa senin olsun-^ ^^ doğra^da yan||ş nın ya da senin karar vern fark ^ Her jkj durumda olma ihtimali açısından nıÇ . onlar olmadan Böyle giderse. Sadece Cumartesi günleri bakkalı. Bazen toplam iki şey arasında seçim yaparken bile dakikalar. Düşünse de vereceg1 . Neden böyle? Çünkü hata yapmamak için konuyla ilgili tüm bildiklerini gözden geçirmek zorunda kalıyorsun. Bu sürenin uzun olması bilgilerinin değerlendirilme aşamasının karmaşıklığındandır.• R/ı^rt met ne der. Yıl 24 Mayıs 2029 Perşembe. Bütün dünya dinlesin! Ayrıntı: Şu anda saat gecenin ikisi ve ben eğitim için geldiğim Lüleburgaz'da bir otel odasında herkes uyurken yazıyorum. Ben de sabahın o saatinde kalkar.Normal insanların 2015'i geldiği zaman. n Bunu kesin düşündüklerin. Hangisi? Yeniden düşün! Hedefin en az sevgilin kadar çekmeli seni. Kendimi seviyorum Karar Verme. Sevgilimi görmek benim tek hedefimdi ve beni uyandıran. tıpkı dün gibi.. K ka|d|ğmda bocalamayasm. Hatice beğenir mı? Kena en . Her sabah saat 06:15'te bakkalı o açardı. Eğer hedefin uykularını kaçınmıyorsa sorun var demektir. Hızlı Karar Verme İnanılmaz yavaş karar veriyorsun. ona olan aşırı tutkumdan başka bir şey değildi. Ya hedefin yanlış. üçte de yatsam. Mer har. Minik bir anı Yıllar önce bir sevgilim vardı. myt|aka %50... Bakkaldı.djr_ Q ha|de da kararının doğru olma n d ğ |endirmi orsun? alternatifleri neden kendin . Ayakkabı almaya gidiyorsun. diyorsun. 2030 yılının efsane adamını yetiştiriyorum. saat filan kurmadan sabah 05:30'da kendiliğimden uyanırdım. Karmaşık çünkü sen kendi kriterlerine göre değerlendirme yapmıyorsun. onun için nasıl uykusuz kalıyorsan. beli. Ben nasıl uyurum. Fatm»ne Radar ki?. on saatte karar veriyorsun. Ahmet kızar mı. saatler kaybe-. hissediyorsun kendini.

bir sorunu olduğunda. ben mükemmelim diyen birinin.^ sa|ağm bj. beynine. onun a . yan hiçbir şey ve hiç kırns ^^ arasından saler bile iltifattan hoşlanır ^ yaşadlğ|m göreceksin. dece birini sev..^. öncelikle o işi yapacak insanın kendin olduğunu düşün. o halde yeni bir alışK^' verme alışkanlığı. Koroda elli kişi var. . danışılan kişi tatmin olur ama sorun bir türlü çözülmez." diyen adamın ^ b jne j|tifat eden. zaten düşünmemekte ve söyledikleri her zaman kabul görmektedir. daha özeni. ilk başlarda birkaç yanlış karar verse de.. bu konuyla ilgili senden başka bir karar mercii olmadığına ve son sözü senin söylemek zorunda olduğuna şartlan. Kendini de dinle! İnsan. işte sana bir fırsat.ı nnv/ia ilgili binlerce bilgi barındıran Herhangi bir konuV DQ j|tifaüan noşlanma. nında olacak. Nasıl anında bir otorite kesileceğini hayretle göreceksin. Koro şefi ses verebilmeksin sahnedeki yerini aldı. herhangi bir konuda danış. Hava çok soğuktu. Hele de birileri dinleyecekse. pek fazla bir düşünme çabasına girmez. Derken halk toplandı. ruz. Her şeye ve herkese saygılı ol! Hiç olmazsa başkalarının söylediklerine olan saygın kadar. başkalarının fikirlerini alır ve uygular. 123 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Sen olmazsan olmaz! Okul korosu. .kazanmaya bak. beynini boş işlerle meşgul etmesini bekleyemezsin. kendi söylediklerine de saygın olsun.. biraz ıltıfatteı bul ^^ ^^ Çjçek. Genelde saatlerce ahkam kesilir. • -ı ^oâil' alışkanlıklarımızla yaşıyo-Bildıklerımızle deg^^ a||şkan|]klarmla yaşıyor. Bu arada koro elemanlarından biri kendi kendine: "Bu soğukta şarkı filan söyleyemem. dinleyeceğini söyleyip haydi konuş dediğinde neler olacağını düşünebiliyor musun? Kendinle ilgili bir karar vereceğin zaman.^ Q|mayacak] onu dana dü.. kararlarının kendine ait olması nedeniyle mutlu olacaktır.. Dinlemediğin halde saatlerce konuşan bir dolu insan varken. Sadece karar verirken değil. inanarak beynim * M Karar Verme. Durum böyle olunca da kendisine danışılan kişi. konser vermek üzere kasabanın merkezinde yerini almıştı. Bu. "Benim hiçbir ani lamım yok!" demektir. sadece ağzımı oynatsam kimsenin ruhu duymaz. hep senini ^ dQ düşünme intimali ola. j .. • u.Ve koro şefi ses verdi ama ses alamadı.mma çalışması. Çünkü o gün herkes aynı şeyi düşünmüştü: "Ben söyle-mesem ne olur?" Ben söylemesem ne olur? Bir insanın kendine yapa bileceği en büyük hakaret işte budur. Kendine güvenen insan. söz konusu sorunu hep başkası çözsün diye bekler ve çoğunlukla kendisi konuyla ilgili bir fikir üretmeden. • 122 maz ki. Çünkü bu sadece kuru D verdiklerin hep yazenli. sana ait bir işi yaparken de. riyim. ona inisiyatif veren insan.." dedi. Hızlı karar sun. sulaya ^^ ^&^ . Git herhangi birine. Çünkü bilir ki. Birkaç saat o soğukta beklemek zorunda kaldılar. İnsanlar konuşmayı severler.

Öyle görmüştü babasından. Karar Verme. Karar Verme. İstanbul'da toprak al. Gidip arsaya bakmadı bile genç adam. Genç adamın arkadaşı.. O arsa benim. Genç adam da alkışladı. Tek derdi kendilerine daha iyi bir gelecek hazırlamaktı. Herkes mutluydu. Rıfat amca devam etti.. Yıllar sonra Türkiye'ye döndü." dedi. Rıfat amcaya gittiler. En azından yanlış bir karar vermediğini biliyordu. Onu da bir arsaya yatıracaktı. dev bir alışveriş merkezi yapıl mak üzere temel attıklarını gördük. hiç olmazsa yabancıya gitmedi. Yabancıya gitmesin diye yedi yıldır saklıyorum. İkisini hemen eledi. Ama sana da yardımcı olmam lazım. Geriye karar vermesi gereken sadece iki arsa kaldı. Hepimiz bu mükemmel konuşmayı dakikalarca alkışladık. nasipten gerisi yalan. Evet dediler. Parasının bir kısmını da repoya yatırdı. Ara sıra yanındaki arkadaşı da devreye girip genç adamın konuşmasına yardımcı oluyordu. Çayını höpürdeterek konuşmaya başladı Rıfat amca: "Bahsettiğin arsa şu Atatürk Bulvarının altındaki arsa mı?" dedi. Rıfat amca kibar bir adamdı. . Ama içim rahat. Kahvede okey oynarken buldular Rıfat amcayı. On beş yıllık emeğinin dörtte üçü halen cebindeydi.. Bir gün Atatürk Bulva rının altındaki arsaya..Nasipten gerisi yalan. nasıl bildi gördün mü anlamında bir yüz hareketi yaptı.. Fiyatı da senin alacağın arsayla hemen hemen aynı. Arkadaşları ona tam dört tane alternatif sundular.. \ Genç adamın arsası da. Açılışta bir konuşma yapan Rıfat amca.. üzerinden yüksek gerilim hattı geçtiği için belediye tarafından istimlak edildi. Yeğenim o arsayı sakın alma! Belediye istimlak edecek bütün paran boşa gider. Çok mutluydu. dedi.. Genç adam Rıfat amcanın yanma oturdu ve durumunu anlattı. Çünkü bölgenin en deneyimli adamına danışmıştı. Egzersiz Zamanı Karar verme egzersizi.. Herkes öyle söylüyordu. 124 125 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Aradan birkaç yıl geçti." Çayından bir yudum daha aldı ve: "Ben sana şu tepenin arkasındaki arsayı öneririm. Genç adam yıllarca Avrupa'da çalışıp didindi. Rıfat amca ezelden beri emlak işiyle uğraşıyordu. helalleşip ayrıldılar.. Hadi hayırlı olsun!" dedi Rıfat amca. "Yok pahasına verdim sana arsayı.. Alışveriş merkezinin açılışına genç adamı da davet etti.. genç adamdan aldığı parayla o arsayı satın al mış ve inşaata başlamış. Ertesi gün tapu dairesine gidip satış işlemlerini yaptılar.. Hemen yeni bir ev alıp kiraya verdi. Meğer Rıfat amca. O bölgenin bu konudaki en bilge adamına.. Tam on beş senesini karısından ve çocuğundan ayrı geçirdi.

sen öncelikle kendini yönetmek için geldin dünyaya. bilinçaltındaki adam anında olumlular hanene çentikler atar. Hızlı karar vereceğine inanarak (bu inanç desteği konsantrasyonunu artırmak içindir). mağazadaki ayakkabıları çok seri bir şekilde gözlerinle süz. Fazladan bir danışmanın daha olmuş olacak fena mı? İnsanları sonuna kadar dinle ama son sözü mutlaka kendin söyle. l Önce basit kararda hızlı olmayı öğrenmek zorundasın. hem o akşamı berbat edersin. Sadece şunları değerlendir. sen kolay kolay yanlış yapmazsın. Ayrıca her zaman yeni bir çıkış yolu mutlaka vardır. Hiçbir zaman. Unutma seni senden çok hiç kimse . Zaman geçer ve önemli kararlar vermen gerektiğinde. Mahmut öyle söyledi. Onlarca alternatifi anında yok et ve sadece iki veya üç çift ayakkabıya yoğunlaş. hem de o filmden hiçbir zevk almazsın. referans tuzağına düşüp peşin hükümle. diyerek gidersen.. Bunu alıyorum. Herhangi birini seçmekle asla hata yapmış olmayacaksın. Böylece bilinçaltm kendi kararlarını kendin verebilmen için sana destettTolacaktır. Risk almadan yaşamak kadar keyifsiz bir şey tanımıyorum. En son sinemaya gitmişsen. o halde ikisi de senin için keyifli olacak işler.. Sen varsan mutlaka çözersin. (sen hayatta olduğun sürece). bu film kötüymüş. Ancak herhangi bir filme veya gösteriye giderken. Şu anda burada beğendiğim iki ayakkabı var ve ben bunu seçiyorum çünkü bu ayağımda daha iyi durdu ve diğerine göre derisi daha yumuşak. Eğer bunu başarırsan. tiyatroya git." der ve anında karar verirsin. Unutma. bir dahaki sefer daha doğru düşünmeliyim şeklinde değerlendir. kendi kendine "Ben zaten tüm kararlarımı hızlı bir şekilde kendim veririm. 126 127 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Karar Verme. tiyatroya mı? Cevap neyse anında tersini yap. her şey bitmiş olamaz. önce basit kararları hızlıca vermeyi denemelisin. O halde vereceğin karar yanlış olsa bile durumu tekrar toparlayabilirsin.Hızlı ve doğru karar vermek istiyorsan. En son sinemaya mı gittim. Konumuzla çok fazla bir ilgisi yok ama bazen başkalarının beğenmediği bir filmi sen çok beğenebilirsin. Madem karar veremiyorsun. bu akşam bir değişiklik yap. Bugün söz konusu film veya gösteri hakkında başkalarının fikirlerini değerlendirmeden karar ver.. Onları yeniden gözden geçir. Hatice'nin veya Leyla'nın ne diyeceğini düşünmeden karar ver. Korktukça daha fazla yanlış yapacaksın. Yanlış karar vermekten korkma. Hiç kasılma. Ayakkabı alacaksın. Yeter ki yaptığın yanlışları. Bu akşam sinemaya mı gitsem tiyatroya mı? Böyle bir ikilemde bile saatlerce düşünen insanlar var. Ve kim bilir belki de o gece bir başyapıta hakaret edersin. Bu konuda çok hızlı karar vereceğini söyle..

•> . Bu yaklaşım sadece objektiflik kazandırır sana. Bu büyük sorunu çözmenin bir yolu olmalı diye düşündüm. herkes sosyaldi. rezil olmaktan korkuyorum. İşletme Bölümü. Bu korkuyu nasıl yenmeliyim? "Bir adama 40 gün deli desen deli olur!" sözü geldi aklıma.. 129 7. aslında hiç öyle değil.„ .-.. Dünya insanının kullandığı takvim. Kırılır gönlün kral gururu Siner sinenin taşkın sürürü Biner boynuna cihan umuru Zavallı canın zarlanır yavrum. Bedeni gücüm hep vardı ama medeni gücüm 1993'e kadar yok denecek kadar azdı.. Gözün altında pembe halkalar. şimdi on bir kişiye danışmış olursun. Bölüm Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Güneş. Ta ki takvim 18 Haziran 93'ü gösterinceye kadar.. . Sürer gider bu kör dövüş kavga Körükler kör şeytan verir ivga.• .. Doğruydu. Bir ben sessizdim. Beyler de giyer o beyaz donu. 3 sınıfta öğrenciydim. "Ben sıcağım" derse / asla ukala olmaz... Herkes aktifti. yarın derken. Senden başka hiç kimsenin senin geleceğini doğrudan yönlendirmeye hakkı yoktur. Mutlak borandır baharın sonu. . yılı 1993 olarak tayin etmişti ve ben Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi. bugün. Zevraki söyler hep eni konu. Kara kahkulun kırlanır yavrum.. kartalla karga. Bir grup öğrenci. Her zamanki gibi elime bir kağıt kalem aldım. Fena mı? 128 Dünyanın En Güzel Şiirleri Yavrum Kuşlar çırparda kışlar çalkalar Körpe köklerin körlenir yavrum. Temiz tiynetin kirlenir yavrum.. . Ben herkesi kendimden daha akıllı görüyorum. Okuldan erken çıktım.. Susuyordum. Yazmaya başladım: Soru: Ben niye korkuyorum. Peki ne yapmalı. Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben o adamım! . Profesyonel Teakvvondocuydum.. .• ... Sonra yaşadığı konu133 Ben Dünyanın En Akıllı İnşamı Ben . Sinirlerim alt üst olmuştu. Belki eli havaya kalkmayan tek adamdım sınıfta.. Gerek geç solacak gerek erken Gül yastığın da olacak diken Akşam... Dolanır döner morlanır yavrum. eve erken geldim. Yani biri olsa ve bana sürekli "Sen delisin" dese belli bir zaman sonra buna inanabilir ve deli olabilirdim.. Sınıf 350 kişiydi. bir ben durgun.. neden konuşmaktan kaçıyorum? Cevap: Ben birilerinin bana gülmesinden. O da inanmış. arkadaşlarından birine bir oyun yapmışlar ve ona "sen öldün" demişler.. Yüklenir kervan yollanır yavrum... Bu ilk başta egoist bir yaklaşım gibi gözükse de. Lise yıllarımda bir kitapta okumuştum. . O gün hoca bana bir soru sormuştu ve ben rezil olmuştum. Doğanla serçe.. Buna inan.._. sabah. Eskiden on kişiye danışırken.sevemez.

"Devam et. Gülünç olmak da bir ter-cihmiş meğer." diyordum. Ben buna inandım dostum. Q halde bunun tam tersi de doğrudur: "Bir adama 40 gQn akıllı dersen o da akıllı olur. Elimdeki kağıda "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım" diye yazdım. Kim gelir de her gün durduk yerde bir adama sen akıllısın der ki? Tam umutlarım kırılmak üzereyken. Deli diyorlardı. Bunun denemelerini evde yalnızken." Düğüm çözülmüştü.Sanki daha yakışıklı.Dünyanın En Akıllı insanıyım sunda ikna edebilmek için iki ay uğraşmışlar.. sen gülersen. akıllısın demeye dilleri varmaz. gözümü bağlayarak kaç yüz defa yaptım kim bilir! Karşımda binlerce insan var ve ben sahneye çıkıyorum. "Ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. değişti. birileri bana "Sen akıllısın!" diyecekti.. . Ama kim? Öyle bir enayi yoktur herhalde. artık gülmüyor. bütünü bana ait bir karar verdim.. kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Bu iş çok hoşuma gitti 5°e düşündüm: "Madem bu bir şartlanma ve gün geçtikVe beni daha da sosyal bir insan yapıyor. ama içimdeki adam izin vermiyordu gülmeme." Bunu yazarken dayanamayıp bazen gülüyordum." diye başlama kararı aldım. daha karizmatik. Hayalimde bazıları gülüyordu bana. Devam ettim. diye düşünmeden inandım. kendine inan!" Hemen elimdeki kağıda yazmaya başladım: "Ben akıllı bir insanım.. Sen söyle sen inan. Hiç şüphem kalmamalıydı. İnanmaya başladım. Bir ay geçti. Devam et!" diye mırıldanıyordu. Bunlardan etkilenmediğimi hayal ederek sürdürdüm egzersizlerimi. İçimdeki adam tekrar mırıldandı. ^îu zaten psikolojik bir şartlanma değil mi? Kendi kendine yapabilirsin. sen inanmazsan hiç kimse inanmaz. "Ben çok akıllıyım. inandım! anlıyor musun? Bir başkası ne der. İçimdeki adam konuşmaya başladı: "Yahu kardeşim niye birini bekliyorsun. insanlara bakışım ve hareket. bir an durdum. Biraz daha abartmalısın "Ben çok akıllıyım-" filan demelisin dedi. o halde niye daha da abartmıyorum! Abartma zamanı Bunun en abartılmış haline şartlanmaya karar verdim ve bu karar tamamen bana aitti. Hayatımda belki de ilk defa. iyice komik olursun. Dünyanın En Akıllı insanıyım. Ben en az sınıftakiler kadar akıllı bir insanım. onlara konuşmam gerekiyor diye hayal ediyordum.. İnsanların alay etme ihtimalini hiçe sayarak inandım. Demek ki dedim. İlk karar İlk kararımı aldım ve kendi hayatımı kendim yönetmeye ant içtim. Delisin derler de. daha • /ü dinlenir bir adam oluyordum. O günlerde anladım. bir adama 40 gün deli dersen gerçekten deli olur. O dedi ben yazdım. dünyanın en akıllı insanıyım. kendimle ilgili hem de inanılmaz derecede inanarak. ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. Bu birkaç ay sürdü." Yazdıkça yürüyüşüm. sadece gülümsüyordum.. Kendimi tanımlarken söze. kendine inan. sen söyle sen inan. Güya sahneye çıkıyor ve "Merhaba insanlar.

Aynayla barışmıştım.. hayalinde yüz binlerce insana konuşmuşsun. Yüz binlere hitap eden bir adam. Babam bana her zaman gülerek hatırlayacağım ilk tepkiyi iki kelimeyle verdi: Ha siktir! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Sonra anneme gittim. Kimi gülüyordu. kendimi çirkin bulan ben. Birilerine anlatmam. Yürüyüşüm tamamen değişti. Bu bir yılı kimseden etkilenmeyeyim diye neredeyse gazete okumadan ve TV izlemeden geçirdim.. "Çünkü sen anneciğim dünyanın en akıllı insanını doğurdun. Ben ve hayal dünyam. boynu bükük adam hoş bir anıya dönüştü. Elleri cebinde. Herkes duysun: "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım!" . "niye?" diye sorunca: "Çünkü baba. Sonra öğrendiğim kadarıyla dini bütün bir hanım teyzeden beni okuması için ricada bulunmuş! Sonra arkadaşlarıma anlatmaya başladım. Ben aynı cevabı anneme de verdim. Artık dik yürüyordum. kendimi de sevmeye başladım. komplekslerini çöpe atıyor. Artık okulda elim hep havadaydı. O günlerde anladım: Meğer insan tek kişilik koca bir orduymuş.. Soru moru yok ama benim elim hep havadaydı. Kendime yetiyordum artık.. sen dünyanın en akıllı insanının babasısın" karşılığını verdim. gözümü açınca sanki az önce gerçekten bir kitleye konuşmuş gibi hissediyordum kendimi. Buna benim inanmam önemliydi ve ben de çoktan inanmıştım. dünyanın en akıllı insanı resmen senin oğlun. Sadece iki kelimeyle karşılık veriyor. "Biliyor musun anne? Sen dünyanın en şanslı kadınısın" annem de babam gibi neden şanslı olduğunu sordu. artık her konuda mutlaka bir fikrim vardı ve dünyanın en akıllı insanı olarak yorumlar yapıyordum. kimi de sen uçmuşsun diyordu..134 135 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Gözüm kapalı o kadar çok egzersiz yaptım ki. Eli havadaki adam. Hiçbiri umurumda değildi. Tüm komplekslerimi bir anda Çöpe attım. gözünü açtığında karşında üç beş kişi görüyorsun. Düşünsene... üç. büyük bilince dönüştürebilmek içindi. Zaten ben başkasının buna inanmasını da beklemiyordum. Anlamlı ya da anlamsız. Hayalimdeki gibi oluyordu her şey. Burnumun uzun olmasından yakınırken artık burnu bana benzemeyen insanları özürlü görmeye başla- 136 137 . inancımı daha da kuvvetlendirip bilinçaltını kendi kontrolüme alarak. Arkadaşlarım alay edince uzun konuşmuyordum.. Düşünsene. "Kapasiten yetmez" deyip kendi alemime geri dönüyordum. Vara yoğa konuşuyordum. Babam diğer odada gazete okuyordu. Elişi yapıyordu kadıncağız. "Vah yavrum vah" deyip komşuya gitti. Çok şanslısın çoook!" Annem elişini havaya fırlatıp iki elini birbirine vurarak.Artık her şey tamamdı. "Baba biliyor musun? Sen dünyanın en şanslı adamısın!" gözlüklerinin üzerinden şaşkın şaşkın yüzüme baktı. Önce babama gittim. Bu inancımı anlatmaya ve bu muhteşem adamı insanlara tanıtmaya karar verdim. hayalimin yanında gerçeği çok basit kalıyordu. kişiye konuşurken sıkılır mı artık? Çile süreci bittiğinde yaklaşık bir yıl geride kalmıştı. Öyle güçlü hayal ediyordum ki.

Ben hıyarım dersen de alır seni salataya doğrarlar. Ben iyi olmanın yanı sıra. kilom 70'ti." de.79. Kaç kişi Edison'un kilosunu merak etmiştir ki? Einstein'ın boyunu.78 ise kısa. İnancın devam ederse 2015 yılında en kötü ihtimalle bir belediye başkanı olur çıkarsın. 1. Daha sonra kendimizi psikolojik baskılara sokarak rejimler yapar. 69 kiloysa zayıf. Bunu yazarken. burnunla.Kendime bir kartvizit yaptırdım. önce güleceklerini ve alay edeceklerini göreceksin. "dünyanın en akıllı insanı" diye tanıştırır oldular.. Saçın yoksa saç ektirmek yerine saçı olanların özürlü olduğunu düşün ve bu konuyu sonsuza kadar kapat! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben inanmalarını beklemiyordum ama inandılar. Leonardo da Vinci'nin göz rengini kim merak etmiştir? Çok yakışıklı bir salağı kim ne etsin? Hastalık boyutunda olmadığı sürece boyunla. Benim uzun veya kısa. Boyum 1. Ciddiyetini muhafaza eder.C.80 ise uzun. ona bu hakkı kim verdi? Bütün bu kuralları koyan insanları reddetmiş ve kendi standardımı kendim belirleme kararı almıştım.. Birkaç yıl sonra beni birileriyle tanıştırırken. Kendimi in- 138 139 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . birkaç ay sonra "Nasılsın sayın başbakan?" derler. Bana göre bir insan 1. uzun topuklu ayakkabılara merak salarız. sen kendini nasıl tanımlarsan. Atatürk'ü saçlarıyla değil devrimleriyle hatırlıyorsun. Bu iş böyle işte. Şimdi git birilerine. "Ben 2015 yılında T. Bana göre tüm normaller bana bağlıydı.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım mistim. Aksi ispat edilemedi ve beyanım tasdik edildi. onlar gülerken sen gülmezsen. ismimin altına da "Dünyanın En Akıllı İnsanı" ibaresini yazdırdım. buna içtenlikle inanırsan. 71 kiloysa şişmandı. Başbakanı olacağım. birkaç ay sonra cacık olur çıkarsın.. kilonla. söylerken o kadar ciddiydim ki insanlar bir müddet sonra acaba demeye falan başladılar. Ciddiyetini muhafaza edersen.. Artık arkadaşlarıma mektup yazarken bile ismimin altına "Dünyanın en akıllı insanı" ibaresini koyuyordum. Burnumu dert edecek kadar uzun bir zamanım yok benim. eserlerinle. Notere gittim ve bir kağıda "Ben dünyanın en akıllı insanıyım. Noterdeki kadın önce bunun saçma olduğunu ve benim iyi olup olmadığımı sordu. Noterdeki kadını görmeliydin! Tüm hayatım değişmişti. kulağınla ilgilenme! Bir şeyler icat et ve tarihe geç! Kendi normallerini kendin belirle! İnsanlar sana benzemeye çalışacak göreceksin. kilolu veya zayıf olmama karar veren otorite kim. gülerek de olsa." diye yazdım. Halen anlam veremiyorum: Topu topu 60-70 sene yaşayacağız ve bu süreyi boyumuzu kilomuzu ölçüp hesap yaparak geçiririz. dünyanın da en akıllı insanı olduğumu söyledim. Kilomla boyumla ilgilenmiyordum. insanlar seni öyle görürler. . beyan ederim. Neden yahu? Niye? İnsanlar senin kilonla ilgilenmeyecekler ki! Ürettiklerinle anılacaksın.

"Birileri ne der?" engeli insanları öyle bir sarmış ki. Herkes kendirli en akıllı görür Aslında söylediğim sözün hiçbir uçuk yanı yoktur biliyor musun? Her insan kendini en akıllı görür. Ömrüm oldukça da çalışacağım. Askere giden herkes askerliğini anlatırken üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri söyler. çevrelerinde başarılı insan görmek istemezler. insanın mükemmel olduğunu anlatan zavallı bir cümle aslında. yok saymak için yapabileceği ne varsa yapar. Bütün dinler insanın mükemmel olduğunu binlerce yıldır anlatır... tamamen iyi niyetle sana zarar verebilir. Ben sadece insanın kendini fark edememesini hazmedemediğim için bunu dillendirmek istedim. Ta ki sen aradaki mesafeyi. inandıklarını haykıramıyorlar. Tüm acılar eşittir. "ben dünyanın en akıllı insanıyım" diye tanıtıyordum artık'. kaplanla kedi arasındaki mesafeye çıkarıncaya kadar. Yine destek olmazlar belki ama en azından senden faydalanmak adına rol yaparlar. bazıları da kapasitesi yetmediği için. kimin ne düşündüğü umurumda olmadan. Aşmalısın dostum. Onu yok etmek için. Halbuki hiç alakası yok! Göründü ğu gibi değil.sanlara. evine ekmek götürmek zorunda olan bir insan aynı oranda acı çeker." gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Düşünsene. Ben buna inandım ve insan oluşumun hakkını vermeye çalıştım. Kimi Mardin'de. yardım ettiğini düşünerek. kimi Antal- 140 141 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Aşmalıyız bunu. Birçok insan kendinden daha akıllı olana tahammül edemez. Çünkü onlar birilerini aptal görmekten hoşlanıyorlar. kendini inandığı gibi ifade etmekten korkan. Birinin en büyük hayali savaşın bitmesi iken. Sonuçta onlar erişilmez oldu. Benim tek farkım bunu yüksek sesle söylüyor olmam. Başarılı olmayı bırak. Bosna Hersek'te savaş altında olan bir insanla. Peki şimdi ne oldu? Estağfirullahlarla yaşayan. başkaları seni kasıtlı olarak yanlış yönlendirme çabalarına girebilir. bense sıradan. Başarıyı yakalayamayanlar. Sen o seviyeye gelince diğerleri artık seni tutamayacaklarını fark ederler. Bütün bunları yaparken bu ismi sanki kendi tekelime almış gibi gözüktüm. bir türlü kurtulamıyorlar Sonuçta herkes birbirine benziyor. İçindeki adama kulak vermelisin! Dinle bak ne diyor: "Ben mükemmelim ama sen başkalarıyla ilgilendiğin kadar benimle ilgilenmedin. Dünyadaki tüm insanlar aynı oranda acı çeker ve aynı oranda mutlu olurlar. birisi ben aptalım dediğinde insanlar niye büyük bir keyifle estağfirullah diyorlar da bir başkası ben akıllıyım dediğinde Hadi canım sen de diyorlar. Herkes kendini oynasa. Ne gariptir ki insanlar inandıkları gibi yaşaya-mıyorlar. başkalarına özene özene ömür geçiren zavallılar olduk. Bu çok ciddi bir felsefe sadece. Çünkü ikisinin de beklentisi bildiklerine ve hayallerine göre belirlenmiştir. işimiz ne kolay olacaktı. zaman geçiyor. başarılı olmaya adaysan bile. herkes "ben en iyiyim" der. diğerinin en büyük hayali çocuklarına ekmek götürebilmektir. bildiğim okumalısın. Çok ahmakça ama. Beni fark et artık! Bir şeyler yap ve elini çabuk tut. Yeni bir keşif falan da değil bu.

. Çünkü ikisi de hayalini gerçekleştirmiştir. bazen bir başkası için hiç önemli olmayan bir şeyin.Ertesi gün ben geçtim oradan. Birbirimizle sidik yarıştırmak yerine. Yine ilginçtir herkes çektiği acının en büyük acı olduğunu savunur. Tam o sırada kolu olmayan bir başka adam geçti oradan ve o da güldü. En fazla ben. adam güldü ve "O da bir şey mi? Sen elini kaybetmek ne demek bilir misin" dedi. bir başkası için en önemli olabileceğini. Ben dünyayı değiştirmeyi hedefleyen bir insanım.'•. senin için en önemli olabileceğini. herkes kendi söylediğinin en doğru olduğunu savunur.ya'da. Anlamsız anlamsız baktı ve hiçbir şey söylemedi.. her biri diğerlerinin ödediği parayı bilmemele-n.. ••''' Adam "Ben böyle acı yaşamadım. Ve herkese göre öbürleri aşk mask yaşamamıştır. Herkes için önemli olan şey başkadır." dedi parmağı kesildiğinde. Bu doğrudur. "O da bir şey mi? Bana bakın benim vücudumun yarısı yok!" dedi.. ••:<.." dedi. Onlar kendi aralarında tartışırlarken bir başka adam geldi.. Van'da 1972 model 124 Murat alarTbtr adamın sevinci aynıdır. Hiç kimsenin birbirini tanımadığı bir ortamda. ••>-. Çünkü herkes cebindeki paranın tamamını bağışlamıştı. Bu da Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım doğrudur... kimi Hakkari'dedir ama hepsinin teskereye olan mesafesi aynıdır.. Emin ol ki benim dünyayı değiştirdiğim zamanki sevincim ile Ahmet Bey'in emekli olduğu günkü sevinci eşit olacak. Aşık olan herkes sevgisini sonuna kadar harcamaktadır. İlginçtir. bazen senin için hiç önemli olmayan bir şeyin.. Ben ne acılar çekmişim. Dolayısıyla üst sınırları zorladığı için sevgide başka bir nokta hayal edemiyor.. Öylesine bir karıncaydı o! . 142 143 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım anlardık. hem dilsiz. Biraz sonra iki kolu ve bir bacağı olmayan bir başkası geldi. birbirimizi anlamaya çalışsak çoktaaan anlardık. O halde herkes doğru söylüyor. Çünkü herkes kendi bakış açısına ve yaşadıklarına göre değerlendirme yapar. Halbuki herkes. Daha sonra bir araya geldikle-. Çünkü ikimiz de zirveye ulaşmış oluyoruz. Sanırım başka bir örnekle ne demek istediğim daha net anlaşılacak! • ': • V^vf ' • '>-: > •"' '-•"." dedi.. "En fazla yardımı ben yaptım. O halde herkes acıyı da aynı yaşıyor. Anlardık. herkesin yaşadığı aşk en büyüktür..* rinde. bir hayır kurumu için para toplanıyordu. Aynı gün İstanbul'da Chrysler jeep alan bir adamla.. Çok daha ilginçtir. ! rine rağmen. Herkes kendine göre bir ödeme yaptı. tartışmaya devam ediyorlardı. Adam hem sağır.:. hem de akıl hastasıydı. özel şeyler yaşar. • Hepsi haklıydı. "Siz onlara acı mı diyorsunuz? Ben kolunu kaybetmiş bir adamım. . Para gizli bir bölmede bir sandığın içine atılıyordu.. Ahmet Bey de emekli olmayı planlayan bir insan. O da aynı şeyleri söyledi. Bütün bu yukarıdaki örnekler aslında kendimizi pek tanımadığımızı ve diğerlerini de pek ciddiye almadığımızı gösteren muhteşem kanıtlardır... Tam o sırada oradan geçen bir başka adamın eli yoktu.

yanı başında duran küçük sehpanın üzerine koydu. günaydın." dedi. Sabahın körüydü ve mevsim kıştı. kaçmaya çalıştıysa da Luci bırakmadı onu. Lucianno. okumayı. Bir sabah Tito'sunun ona günaydın demesi ile uyandı Lucianno.. Sanki her geçen gün biraz daha mahkum oluyordu zavallı hücresinde. Aradan birkaç hafta geçti. Karşılıksız da olsa konuştu ve dertlerini anlattı ona. şarkı söylemeyi. Kapıdan çıkarken son kez geri döndü ve ranzasına baktı İtalyan yazar. "Söyle dostum yarın çıkar çıkmaz ilk ne yapalım?" Tito: "Gidelim bir bara ve hayvan gibi içelim. Tito'nun varlığı yazarın en büyük sırrıydı. binlerce günaydın dostum. fikir üretmeyi. Sadece şu iki kelimeydi ağzından dökülen: "Vay bee. Hayal kurup bu fare kapanından farksız lavabolu dikdörtgenin ilk defa tadını çıkardılar. gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Artık bir dostu vardı Lucianno'nun ve bunu hiç kimse bilmiyordu. Lucianno bavulunu havaya fırlattı ve 'özgürlük' diye bağırdı. Karınca ile tam üç sene uğraştı. Büyük bir heyecanla yatağından dışarıya fırlayıp bağırmaya başladı: Konuştun. Onu büyük bir titizlikle parmağının ucuna alıp'acaba' dedi. yarın özgürüz. Tito sen konuştun. Lucianno düşünmeye başladı.. Tito. "Bitti Tito. Karıncayı. Aradan aylar geçti. Bitti büyük dostum. dansetmeyi. Bir sabah bir karıncanın burnunu ısırması ile uyandı Lucianno. soğuk yüzlü gardiyan demir kapıyı araladı. Başa-rabilirse yalnızlığı sona erecekti. kendime bir dost yapabilir miyim? dedi.Hikayeye göre." dedi. Bu duyabileceği en muhteşem sesti. Gardiyan gittikten sonra Lucianno ağlayarak karıncaya döndü. Yazar Tito'ya sordu. Yağan kar umurlarında değildi.. bu rüya bitmemeliydi. 4 m2Tık bir hücreye mahkum oldu. Sabaha kadar uyumadılar. Tito da ağladı.. 144 1 45 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Burada 17 sene nasıl geçer. Hiç kimse bilmedi Tito'yu. Bir de isim taktı karıncaya. yazmayı. Kah ağladılar. Tito'ya tüm bildiklerini öğretti. Günaydın. Nihayet konuştun. Acaba bu karıncayı yetiştirip.. Hazırlan yarın çıkıyorsun. Bu büyük dostluk tam 17 sene sürdü. Tito da bağırdı. kah güldüler." Dışarı çıktılar.. her şey normaldi. Sabahın ilk ışıklarıyla son kez açıldı demir kapı. Karınca karıncalı-ğmı yapıp. Yarın çıkıyoruz. Bir anda sanki hücre genişlemiş gibiydi. Yürüdüler. kara inat yürüdüler. Tito. Onunla konuşmaya ve onu eğitmeye kararlıydı. Etrafını çevirerek karıncanın kaçmasına engel oldu.. Gülüştüler. italyajvyazar Lucianno düşünce suçlusuydu. hem de tam 17 sene için! O kahrolası hücreye yerleştiği birinci gün. Kimse duymamalıydı. dedi beton sesli gardiyan. Gardiyan duymamalı. Konuşmayı. Özgürlük sıcaklığına kar mı dayanır kış mı?. Kar lapa lapa yağıyordu. Kaybedecek hiçbir şeyi yoktu ve bu denemeye değerdi. Lucianno'nun omzundaydı.. Aradan tam 17 yıl geçti ve bir gün asık suratlı. bildiği her şeyi öğretti.

. Herkesin karıncasına saygı duy ve asla unutma! Herkesin karıncası en önemlidir. Tito sordu: "Şimdi biz buraya girebilecek miyiz?" Avazı çıktığı kadar 'biz artık özgürüz' diye bağırdı Lucianno. Hapisten çıkarken yaptığı gibi.. Bir masaya oturdular. Yaşlanmıştı Lucianno. "Barmen bize iki bira getir. Tito'da içti. Barmen yerinden fırlayıp biraları getirdi. Lucianno dans eden Tito'yu işaret ederek. barmenden başka kimse yoktu. 17 yıllık emekti. Biraları bıraktı ve kuş tüyü kasasına geri döndü. Elini yüzüne koyup masanın üzerine abanmış olan Lucianno büyük bir gururla kendi yetiştirdiği dostunun dansını izledi. "Çok affedersiniz beyefendi!" diyerek karıncayı ezdi. Hemen başla. Tito dans ediyor. en büyük dosttu. Nasıl yazarım deme sakın! Senden bir best-seller yazmanı isteyen yok. Özgürlüğünün bu birinci gününde." diyebildi titrek bir sesle. Barmen yarı uykulu.. İçeride sızmış kalmış üç .. şuna bir bak. Barmen içinse öylesine bir böcekti.yeniden mırıldandı.Nihayet bir barın önüne geldiler.beş adamla kasanın başında uyuyakalan barmenden başka kimse yoktu. Barmen sessizce parmağını Tito'nun üzerine götürdü. büyük bir heyecanla "Barmen şuna bir baksana.. Etrafına baktı. İçtikçe keyiflendiler. Tebessümüne aradan sızan birkaç damla gözyaşı karıştı. Kafana göre bir şeyler yaz. yıllarca gizli tuttuğu bu büyük ve onur verici sırrı birileriyle paylaşmalıydı. Bir ara Lucianno'nun gözü masanın yanındaki aynaya ilişti.. İyi bir şey yapmanın belki de en keyifli yanıydı onu biriyle paylaşmak. biraz sonra yine dans etmeye başladı.. 'Barmen.. Kendi gözlemlerini içeren bir kitap yazmaya başla. İçtiler. İçeriye girdiler. bilmek de istemiyordu zaten. Başkalarının . bardaktan fırlayıp masanın üzerinde dans etmeye başladı. Lucianno omzundaki dostunu bardağın içine attı. Lucianno'nun masasına geldi. "Vay bee. Ama Lucianno bu keyfi 17 sene hiç yaşamadı. Bunu mutlaka birilerine anlatmalıydı. Bir an durdu ve 'ne günlerdi be Tito' dedi.. Bir adamın iki bira istemesinin sebebini bilmiyordu. Bilmesi de gerekmiyordu. yüzü buruş buruştu." Saçları bembeyaz olmuştu. Dertleştiler. Lucciano için Tito." dedi. barmen!' diye seslendi. Bir ara Tito.. Lucianno korkunç bir keyifle bu muazzam manzarayı izliyordu. 146 147 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Egzersiz Zamanı ——Kitap yaz.

ne el dokunmuş. yavrusuna kavuşacaktı. yaklaştı.. yürüdü. Güneşin battığı yöne doğru yürümeye başladı.. Susuzluktan çatlayan dudaklarından akan kanı eme eme yürüyordu. sanki intikam almak istercesine genç ve suçsuz adamı. Kararlıydı.'. Bölüm Asla Vazgeçme! Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır. Ne bağ bastık ne de ekin... ayrıca dünyaya bakışını inanılmaz ölçüde değiştirmiş olur. Epeyce bir şaşkınlıktan sonra düşünmeye başladı genç adam. Bekle beni yavrum geliyorum. Bunu yaparsan. Yürüdü. Hemen emri ver ve kitabını yazmaya başla.. Sadece bu egzersiz bile hayatını değiştirmeye yeter. beynine 'Her şeyi gözlemle ve her şeye farklı bak' emrini vermiş olursun ki. ama ölen hiçbir zaman bunu bilemez. Ne el yel.. Fidye için yanlış adamı kaçıran mafya. Aç ve susuz tam üç gün yürüdü. Haydi.. Bu süreç başladı mı ömür boyu sürer gider. bu sadece beynini geliştirmez. vazgeçmemeye yemin etti. Kuru muru sivri dimdik Dal mı olsak daha eydi? Ne kibir biliriz ne kin. Üç gündür bir vahaya ulaşamamıştı. seni asla yalnız bırakmayacağım dedi. Göl mü olsak daha eydi? Goncamıza konmuyor kuş. senin için yaşayacağım. Aktık durduk sakin sakin Sel mi olsak daha eydi? Zevrak gelir ya asmaya.. Çimen olduk çiğnediler. Kurtuldum.. su diye elini daldırdığı şeyin kavurucu sıcağı adeta bir serap 153 . Geçen yıl bir trafik kazasında karısını kaybetmişti. Bağlanıp da bir yosmaya Kul mu olsak daha eydi? 148 149 8. geliyorum yavrum diye diye koşmaya başladı. Oğlu için. l Dünyanın En Güzel Şiirleri Daha eydi. Alı solmuş günü dolmuş Gül mü olsak daha eydi? Yemiş bastı başı eğdik.. :..a Vazgeçme! Ne olursa olsun asla vazgeçme! Gözlerini açtığında çölün tam ortasındaydı. onun geleceği için yaşamak zorunda olduğunu biliyordu. yürüdü.. Boynum sığmaz hiç tasmaya. Bunları düşününce yüzünde bir intikam ifadesi oluştu. Yeyin diye yere değdik. Umutlan bitmek üzereydi. Büyük bir inançla yürüdü.göremediklerini görmeye çalış. Birden muhteşem bir şey oldu ve bir vaha gördü. çölün ortasında ölüme terk edip kaybolmuştu. Vahanın yanına geldi. Çöl mü olsak daha eydi? Akarsuyduk çimmediler. Aklına henüz dördüncü sınıfa giden on bir yaşındaki oğlu geldi. İnanılır gibi değildi. Oğlu uzaktaydı ve yaşadıkları kasabada yapayalnızdı. Yürüdü.

Vazgeçme! Sadece iyi niyetle söylenen bazı sözler: • Bu işten vazgeç. Sürünerek gidiyordu oğluna. su. • Niye sen de normal insanlar gibi olmuyorsun. seni harcarım de. . Ağzına dolan kumlar yine serap diye bağırdı. Şimdiden meclise mektuplar gönder. Lanet olsun dedi ve yürümeye devam etti. ama ölen hiçbir zaman bunu bil mez. serap görüyorsun seraaap! Genç adam yılmadı. her şey vardı. Kendi pusulana güven. bir sonraki de. Burada bir ölü var. biraz daha süründü.. Ertesi gün aynı yerden bir kervan geçti. Kısa bir süre sonra öldü. her seferinde serap olsa da. Biliyorum bu da serap. Kendi yönünü kendin tayin et. Raketi eline alınca kendini nasıl daha güçlü hissedeceğini ve yerinde duramadığını göreceksin.. Ağaç. • Böyle kitaplar okuyup kafanı bulandırma. Hızı tamamen biten genç adam artık sürünemiyordu bile. gözlerini açtığında bakışın değişsin. Dünyayı Değiştirebilirsin Asla Ben tek başıma ne yapabilirim ki? demeyeceksin. o olursun demiştim.. • •. Bu seferki kesinlikle vahaydı. Kervanın kılavuzu genç adamın cesedini buldu ve şöyle seslendi: Su içmeyi bırakın da çabuk buraya gelin. fikirlerini anlat. yıkılmadı.. Yeniden bir vaha gördü.. Yine yürüdü. ben Andre Agası'yı yenmiş adamım. Hayallerinde devleti yönet.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım tokadı savurdu adama.. Ama yaklaşınca çöl sağır edercesine yüksek bir sesle bağırdı: Ben bu kadar cömert değilim. Yine koştu. Tekrar bir vaha gördü. Artık beşinci gün de bitmişti. •j •. Buna inan! Herhangi bir arkadaşınla maç yapmak için sahaya çıkarken. Böyle bir şey olsaydı Japonlar yapardı. Şimdiden yürüyüşün değişsin! Yıllar sonraki kendini hayal et ve onun gibi yürü. Herkesi dinie! Sonuna kadar dinle! En sonunda karar ver. Biraz daha gitti. Eğer bir tenisçi olmak istiyorsan gözlerini kapat Andre Agasi ile maç yaptığını ve her seferinde onu en zor sayıları alarak yendiğini düşün! Ama öyle konsantre ol ki. Elveda! Kendini güneşin eriten sıcağına bıraktı ve teslim oldu.. Hayalinde milletvekili ol. Yani bir milletvekili olmak istiyorsan artık bir milletvekiliymişsin gibi davran. koştu koştu ve yüzüstü suya atladı. çiçek. Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır... Kumlara tutuna tutuna gitti. Hiç hali kalmamıştı ama her gördüğü vahaya koşuyordu. Güçlükle şunları mırıldandı: Beni affet oğlum gelemiyorum. Bu kaçıncı seraptı Allah bilir. Ne olmak istiyorsan. Yemin ediyorum ki sen tek başına dünyayı değişti- 154 . Kısa bir süre sonra yeniden bir vaha gördü. yeniden bir vaha gördü. • Kim yapmış ki sen de yapabilesin! • Sen ona uyma! O deli. Kararını ver ve sanki olmak istediğini olmuşsun gibi davran. Oğlu bir an bile çıkmıyordu aklından.

Sonuç. dünya değişti. insanların kendi-Ben Dünyanın ti a||Ş||mış duşünce kalıplarını yıkni keşfetmesi noktp insanların başkalarına özenmesini maya çalışıyorum. Sonuç. Sonuç. 0|sun dünya denen bu albir köşesinden. insanlara zarar veren ne Buna gücün var. dünya değiş*1. ışık olaca* Sonuç. dedi. «eğ Dünyayı değiştir. Sonra/j. Burası da benim. Sonra da yoldan çekıie' 156 . Bıçağı biraz daha uzatıp keskinleştirdi. Durma. Ama herhalde yüz bin Lidyalı bir araya gelip bulmadı parayı. Cam kırıklarıyla. varsa değiştirmeye. dünya değişti. Bataklıklar çıkar karşına bazen. karşılığında ben sana bir eşekle bir koyun veriyorum. söylediklerimiz kaybolmasın. Yaz... üret. dedi.rsın. Yazıyı Sümerler buldu.. v Ka.. Büyük bir heae ^^ ka|. sınır icat edildi. Öyle bir şey yapalım ki hem küçük. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmaz. Adamın biri çıktı: Orası senin evin. çiz. dedi.ir. dünyayı her seferinde bir kişinin değiştirdiğini? Parayı Lidyalılar buldu. dünya değişti.. yaşama^ y tın yumurtanın. bu tirajlı y°'Jar'n ya da kalanlar mutlaka kazanırlar. hem değerli olsun. Bu iş böyle tekme tokatla olmaz. Önce komik oldu ama yazı icat edildi. doğru. Sonuç. yap. azalır. aç Kan ş yo|lardan koşarak geçmek zo-çakıl taşlarıyla dona rça|anmış ayak| arınla tuz tarlaların-runda kalırsın. ben giremem.. Sonunda kaıa ^ adam|ar. Tabi ki yine yüz bin insan birden bulmadı yazıyı. öyle bir şey yapalım ki vurdu mu ikiye bölsün dedi.. Acı çekersin. dan geçmen 9ereKecoğU vazgeçer çekilir bu zorlu.. Şimdi sıra sena<jnsan|ara en faydalı olmak için çalış. Asla Vazgeçme! iş böyle gaz lambasıyla falan §ey yapacağım ki düğmeye u| jcat edj|dj Adamın biri çıktı: olamayacak. B > senjn jçjndekj enerjiye ulaşmanı anlamsız buldugurrı iv 'başaracağım. gel"? Fn Akıllı İnsanı olarak. Onu yanımızda taşıyalım ve değişim aracı olarak kullanalım. bu vi-dayanmak güç olur.155 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rebilirsin. bir eserin ols"n. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmayacak! Sen bana inek veriyorsun. kılıç icat edildi. Gel araya bir çizgi çekelim ve yerimizi bilelim. söylediklerimiz uçup gidiyor. Adamın biri çıktı. Hiç düşünmez misin. İhtiyar heyeti onayladı ve para basıldı.. sen de tut arzu ediyorum ve DU ü .an|ar her geçen gün biraz daha rajlı. sen giremezsin.. Bilen bilir• ^A^Q ulaşmak başka şeye benzemez. ben öyle basacaksın.. dani diye anarlar. Dediğin. Çizgi çektiler.p Kendini hafife alma. dünya değişti.. Öyle bir şey yapalım ki.

Düşünsene.. Adamı bembeyaz olmuş yüzümle dinliyordum. Su yakmıyoruz. Ne gülmüştüm o gün. Zor bir düğüm O güne kadar hep az başarılı olduğum için ailemden de destek alamayacaktım ama onları ikna etme yolum hep açıktı. Önce ailemi ikna ettim. mazot yakıyoruz" demişti. Alt yapı olarak ben hazırdım ve gelişimimi tamamlamıştım. En azından depozitosu biraz iş görürdü. 1993'ten o güne kadar dünyayı değiştirmek için bir alt yapı oluşturmaya çalışıyordum ama olmuyordu. parasını vererek minibüsün arka koltuğuna oturmak. Bulabildiğim kadar dershane telefonu ve adresi buldum. Metrodaki adam akbili eline aldı ve Beyefendi bunu alamam. yani sıradan bir gün. Bana göre bu bir işaretti ve ben bir gün öğrencilerime bu akbil hikayesini anlatacaktım. Elektrikli battaniye satışından DJ'liğe. Hiç kimse eğitimimi almak istemiyordu. Okul açmak için ihtiyacım olan parayı bir türlü kazanamıyordum. Onlarca dershanenin kapısını çaldım.5 Asla Vazgeçme! Dershane ve kolejlere gitmeye karar verdim.. O gece yarı aç yan tok uyuduk. Birkaç bireysel uygulamadan başka iş ya pamadım. Dünden kalma hayallerimizi tekrar ısıtıp yedik. şoför: "Hayır kardeşim binemezsin. Yüzlerce insanla görüştüm. Ailem haklı çıkmıştı. Minibüse veya metroya binebilmek için ne acılar çekmiştim. Bana son bir şans daha verin. Görüşmelere otostop yaparak gidiyordum. Bu iş böyle olmayacak dedim. adama Satmaktan vazgeçtim dedim ve Ak-bilimi geri aldım. koşturmaya başladım. O gün eve geldim ve karıma durumu anlattım. bu dershane benim. Gazeteye ilanlar verdim. Denemedi ğim yol kalmadı. eve ekmek götüremiyorsun ve evlisin. Tam bu esnada beynimde bir Şimşek çaktı. Sanki çok büyük bir iş başaracakmışım gibi keyifle metro istasyonuna geldim. Bu yolla müşteri bulmaya çalışıyordum ama bir türlü olmuyordu." diyordum. cevap asla değişmiyordu. Ticaret Müdürü olarak çalıştığım cam fabrikasından dünyayı değiştirmek üzere ayrıldım. stand up'tan inşaat işçiliğine. Bir gün "Abi benim param yok ama Me-cidiyeköy'e gitmem gerekiyor. dedim.. Zor oldu ama ikna ettim onları. Tek kelime: HAYIR. eve ekmek götürmeye karar verdim.. Kendi kendime hem gülüyor hem de: "Adama bak ya! Dünyanın En Akıllı insanına hayır diyor. Her defasında şoföre yalvarmaktan bıkmıştım artık. 158 .157 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnanırsan Mutlaka Başarırsın 1999 yılına kadar denemediğim veya çalışmadığım iş kalmadı. . Her seferinde insanlar değişmesine rağmen. Çalışmalarıma bireysel uygulamalarla başlama kararı aldım. O an karşımda ayna olmadığı için ne kadar da şanslıydım. Ben varsam başka bir şeye gerek yok dedim. Yine ekmek paramızın olmadığı bir gün. En büyük hayalimdi. 1999 yılında ailemin ve çevremin tüm baskılarına rağmen. inşaat işçiliğinden üst düzey yöneticiliğe kadar birçok işte çalıştım. Ne de olsa boş olduğu için bir işe yaramıyordu. cebimdeki boş Akbil'i satıp. O dershane senin. Dershane görüşmelerine gidecek yol param dahi kalmamıştı. Bütün bunlar olurken. çünkü bu hasarlı dedi. ben ısrarla dünyanın en akıllı insanı olduğumu söylüyor ve başaracağımı haykırıyordum. minibüse binebilir miyim?" dediğimde. DJ'iikten stand up'a. Artık beş parasızdık.

Düşünsene herkes bana. o an resmimi çekip birine "Bu adam ne yapıyor?" diye sorsanız. Ben bunu asla kabul etmedim. Yeni bir karar verdim. Hiç ara vermeden okuyor. ben nasıl olacak da bir referans edinecektim? Bunu aşmanın bir yolu olmalıydı.. Ama ben oraları çoktaaaan geçmiştim. Hemen telefonun başına oturdum. başıma gelmeyen kalmadı ama ben hiçbir zaman başarılı olacağıma dair inancımı yitir-medim. Üste para versek herhalde yine olmayacaktı. diğer yandan da bu eğitimlerime dünyanın ne kadar ihtiyacı olduğunu daha iyi kavrıyordum. Ben her gittiğim yerden referansım olmadığı için red cevabı almaya devam ediyordum. İlk işimi para almadan yapacaktım ve böylece bir referansım olacaktı. Sırf bu ibareden dolayı çok yerden kovuldum. beş milyon insanı selamlıyor derdi. İnsanlar bir türlü mükemmel olduklarını kabul etmek istemiyorlardı. Kulaklarıma inanamı-yordum... Herkes bir şeyler söyledi. kırk yıl "Sen delisin" dese ne çıkar! Bu arada kartvizitimde Dünyanın En Akıllı İnsanı yazıyor olması işimi her seferinde biraz daha zorlaştırıyordu. Ve ben böyle bir dünyada. hele de annem kahroluyordu. Öyle yoğunlaşmıştım ki. Karıncanın. bir başka yerde bu uygulama yapılmadığı için hayır diyordu. Deli olduğumu düşünenler bile oldu. dershaneleri aradım. Karım bile benim ondan bir şeyler sakladığımı düşünmeye . Birileri ikna olmalıydı. otostopla gittiğim dershaneler benim 161 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım çok güçlü olduğumu düşünüyorlardı. filin. İkna olmak zorundaydı. Peki benim referansım nasıl olacaktı? Her kurum önce referans istediğine göre. Bu inanılmaz. Bazı arkadaşlarım beni dışladı. İlk olmaya cesareti yoktu kimsenin. Aylar geçnpesine rağmen halen sonuca gidemediğimi gören ailemin sabrı bitmişti artık. Aç kalmak pahasına da olsa kartlarımı değiştirmedim. Evden çıkarken karıma "Haydi eyvallah" anlamında bir el sallayışım vardı ki.. Fakat ben her olumsuz durumu büyük bir heyecanla. örümceğin mükemmelliğinden bahsediyorlardı ama insanın mükemmel olduğunu her nedense kabul edemiyorlardı... yazıyor ve yeni kanunlar icat ediyordum. Bir yandan bunu düşünürken. Profesyonel veya amatör hiç farkı yok. Bir çok zorlu mücadeleyi daha da abartarak hızlandırdım. Bu oyun bu kartlarla oynanacaktı. Bu benim verdiğim en asil karardı. Herkes bana: Sil kardeşim şunu. herkes ilk olmaktan korkuyordu.159 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bütün bunları yaşarken eşim hep üzülüyordu. sona yaklaşıyorum diye değerlendiriyordum. kırk gün değil. böyle bir ortamda dahi yetiştirmeye kalkıyordum. Dershanelere parasız eğitim vermeyi teklif ediyordum ve onlar böyle bir uygulama için zamanları olmadığı gerekçesiyle yine hayır diyorlardı. 160 Asla Vazgeçme! Tüm dünya birleşse. Düğüm çözülüyor. Kurumlar veya insanlar. Evimizin elektriğini kestiklerinde bile. Babam. kişisel gelişim uzmanı yaz diyordu.

. Karar bir türlü çıkmıyordu. Çaylar geldi. Kabul etti. Genel müdür onay vermişti. Dershane müdürü tamamen ikna olmuştu. anlattıklarımı eğitime katılmayanlara da anlatmaya başladılar. Param Asla Vazgeçme! bitti ama misafirlerimizi ağırlamaya hazır hale geldik. o not aldı. Hemen on kişilik bir deneme grubu oluşturuldu. bana para vererek eğitim aldı. Benim gerçekten bir bildiğim vardı: Kararlılık karşısında duracak hiçbir güç yoktur. Fakat o hala bunun farkında değil. Sonra da iş çığırından çıktı. Bir ay sonra karar çıktı. Akşam oldu geldiler. Dershane müdürü beni odasına aldı ve minik hayalimi gerçekleştirdi. sıcak bir çay içmekti. "O halde zaman kaybetmeyelim. Eğitim on saat yerine beş saat olacaktı. Genel müdürle konuşup. 162 163 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım /\sla Vazgeçme! . Sonuç mükemmeldi. Yani ceplerinden çıkan para aynı olmasına karşın. O gün öylece geçti ve bizim mantı uygulaması bir işe yaramadı. Ben ona projemi anlattım. mantı yemek üzere eşiyle birlikte bize davet ettim. On saatlik bir çalışmayla öğrencilerinizi kudurtabilirim. Sonuçta söz konusu dershanenin tüm öğrencileri benim eğitimimden geçmiş oldu. Ayrıca dershanenin sadece hafta içi grubu bu uygulamaya katılacaktı. Bunun üzerine dershanenin diğer öğrencileri de bu eğitime katılmak istediler. Dershane müdürü rehberlik ve psikolojik danışmanlık mezunuydu. dedim. Mükemmel! Eğitim devam ederken. Adım "Mucize adam"a çıktı. Anlaştık. Bu uygulamayı hemen başlatalım. Bu benim beklediğim bir şeydi zaten. 250 gr. Bunu yapabilirim. Nisan ayıydı. Para almadan eğitim vermeyi teklif ettiğim dershane. İki adet muz. diyordu. Çok heyecanlandı. bana döneceğini söyledi. Sınıfları tek tek alacağım. işimle ilgilendi. iki adet şeftali. sohbete başladık. Eğitim beş değil. Ancak saat ücreti benim istediğimin üçte biri olacaktı. Sonuç tahmin ettiğim gibi oldu. bana kapılarını kapatanlar tek tek beni arayarak benden eğitim istediler.başladı." dedi. Bir dershaneye girdim. Samimiyeti arttırmak için kendisini. Etti ama mantı yapmaya parayı nereden bulacaktık ki? Artık bana borç vermekten bıkan arkadaşlarımdan güç bela borç aldım ve alışverişe gittim. Fiyat da sizin istediğiniz gibi olacak. Karışık kuruyemiş aldım. Ben itiraz ettim. Ben her seferinde konuyu "Bizim eğitim ne oldu?" boyutuna getirmeye çalışıyordum. Eğitimi sınıflara tek tek değil. ahlaklı olurlar. Aradan bir ay geçti. Az uyurlar. ben dört katı iş yapacaktım. Sonra diğer şubeye yollandım.. Referansım yok bana bir fırsat verin ispat edeyim. Çalışmamı gerçekleştirdim. gecelerini gündüzlerine katarlar. Başladım. Aldığım tüm parayı eğitim gereçlerine ve öğrencilerime harcadım. Hava soğuktu. iki sınıfı birleştirerek verecektim. Amacım işten çok. 300 gr. Ben anlattım. on saat olacak. Kıyma. Bir insan kendine bu kadar güveniyorsa bir bildiği vardır. yarım kilo yufka. öğrencilerim aldıkları eğitimden o kadar çok etkilendiler ki. Müdür her seferinde ustaca kaçıyordu. çok çalışırlar. özgüvenleri zirveye ulaşır. Diğerlerinin aksine benim referanslarımla değil. Doğruydu.

TV hakikaten beyninin etkin olmasını engelleyen bir makine. Göreceksin! Bugün özel şirketlerden dershanelere. Şimdi binlerle ifade ettiğim katılımcı sayısını 2030 yılında milyarlarla ifade edecek ve tüm dünyayı değiştireceğim. Bana ilk fırsatı vererek yolumu açan. hay gönül vay gönül.. Büyük insanların hayatını incele.. Sana ne faydası var? Dinliyorsan yaptığı müziği dinle ve geç. Sendeki bu esrara kadir kafalı Bir er bulamadın gitti.. Faş edemez oldu feraset falı Kalp kutusu gibi kaldın kapalı. Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. Bir bar bulamadın gitti hay gönül vay gönül.Düğüm çözüldü Büyük bir mücadele ve binlerce zorluktan sonra ben bir efsane yarattım. Kendi hayatınla ilgilen. Bu süreyi mümkün olduğu kadar azaltmaya bak. belediyelerden emniyet teşkilatına kadar çalışmalarım büyük bir hızla devam ediyor. Yeter ki iste ve sabırlı ol. farklı yaşayan ve referanslarla ilgilenmeyen sayın Adem Doğan'ı tanıdığım için onur duyuyorum. Egzersiz Zamanı Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. Yaptıkların için sağol dostum. Hele de kimseye. Katılımcı memnuniyeti neredeyse %100... O günden bugüne kadar binlerce insan benim derslerime katıldı. Herkesi memnun etmek mümkün değildir diyenlerin aksine ben bağırıyorum: Herkesi memnun edebilirsin. Gördüğün gübreyi gülce koklandın Okkaladığından nice oklandın Envai çeşit de çiçek yokladın.. Efsanenin adı: Erdal Demirkıran. Zebun düşüp. hiçbir faydası olmayan magazin programları. Sana ne Sibel Çan'ın silikonlarından. bin kişiye de yapabilirsin. Şu dünyanın rindinde rindanında Bir dür bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Çevrendekilerin hayatıyla ilgilen. Her zaman mantı yemeye bekleriz. 164 165 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Hay Gönül. bugün ders konusu olarak işliyor ve o günleri her yerde gururla anlatıyorum. Unutma! Bir kişiye yemek yapabiliyorsan. Bir zerreyi on dokuz bine bölsen . zay oldun zindanında Bir hür bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Bu arada o gün satamadığım Akbil'i. Sadece büyük bir tencereye ve yetişmiş aşçılara ihtiyacın var. Yani sana mutlaka faydası olan işlerle uğraş.

çoğu zaman hafife aldığımız öyle kavramlar var ki. hay gönül vay gönül. hay gönül vay gönül. Hele de sinirlenince NEDEN diye sor. hay gönül vay gönül. Bu sihirli sözcüğü hayatında hep kullan. İkisi de sen farkında olmadan beynini kemiriyor. artık eskisi kadar hızlı düşünemiyorsun. Asabi bir insan olman. Her yerde haklı ol169 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım düğünü anlatsan da. bunlar içten içe beynimizi kemirir. Bütün bunlar olurken bilinçaltı n negatif kayıtlar yapmaya devam ediyor. insanlık tarihinin en büyük icadı. Beynin küçülüyor! Çünkü sinirleniyorsun. Ateş. Bir yer bulamadın gitti. Sinirlilik veya Asabiyet! İkisi de aynı şey. hiçbirini bulamazdık... İnsanlık dalında emin ve esen. İşte bazılarına göre. verdiğin sözleri unutuyorsun.. sürekli pişman olduğun anlamına gelir ve tüm pişmanlıklar beyni küçültür. Çünkü tüm pişmanlıklar beyni küçültür! Şimdi bir dakika düşün! Bugüne kadar sinirli olmanla neyi çözdün? SinirlF olman ne zaman işe yaradı? Cevap: Hiçbir şeyi çözemedim ve hiçbir zaman bir işime yaramadı. artık okudukların aklında kalmı yor. artık randevularını. Ben bunu yapmamalıydım. Mantıklı düşünemeyince yanlış kararlar veriyor ve karşındakini çoğunlukla boş yere yıpratıyorsun.. ona NEDEN diye sor? NEDEN. Artık eskisi kadar güçlü bir hafızan yok. Bir kar bulamadın gitti. Çıkardığın malı moda tutmuyor. 9. Üç beş zavallı böceğe meze olamazsın! 166 Beyin Kemiren Böcekler. telefon. yazı.. Zevraki'miz der ki. son zamanlarda çok fazlaca "dilimin ucunda" deyimini kullanıyorsun. yanlış yaptım diyor. . Keşke öyle söylemeseydim.. ampul. senin haksız olduğunu haykırmaya devam ediyor. her ne olursa olsun sinirlendiğinde beş saniye dur ve düşün. Sen de en az benim kadar iyi biliyorsun sinirlenince mantıklı düşünemediğini. keşke şöyle yapsaydım. Peki neden? Çünkü Sinirlisin! . kaç para ki? Neden sorusu olmasaydı.. Farkında olsan da olmasan da düşünsel anlamda beynin küçülüyor. Zamanı geri alıp yaptığın hatayı düzeltemeyeceğine göre. arkasından da keşkeli cümleler kuruyorsun.... Yalvardım yakardım. düşmüşüz meşka Aşkımız sıkıdır asrımız laçka Nur gözlük satacak sen benden başka . Son bir soru: Hiç sinirliyken aynaya baktın mı? Beş saniye kuralı Senden çok küçük bir şey istiyorum.Delidir bu derler sen seni bilsen. En büyük böcek.. Beş saniye sonrasını düşün! Ne kadar pişman olacağını ve beyninin küçüleceğini düşün! Sonra seni sinirlendiren her kimse.. Hasta hırıltıda hapı yutmuyor.. yola yatmıyor. Farkında olmadığımız. bu durum beynini kemirmeye başlıyor. Kısa bir süre rahatlasan da sonradan pişman olup kendine kızıyorsun. içinden bir ses.. küçültür ve biz bunu asla fark edemeyiz. Bir kör bulamadın gitti.. artık eskisi kadar hızlı karar veremiyorsun... gurur vesilesi bile olan en tehlikeli kemirgen böcek: Sinirlilik. Bölüm Beyin Kemiren Böcekler.

. Bir an önce dayak faslına geçilse de bitse bu iş diyordum. Göreceksin! Olumsuz bir cevap alırsan. Kesin çünkü beynini küçültüyor. savcı: "Ben bir çay alayım. Bir anlık öfkeyle. sabaha kadar yiyeceğim dayağa mı? Komiser. Karakoldaki bütün polisler arkadaşım olduğu içen hemen kabul ettim ve adamı sürüte sürüte karakola götürdüm. Kırılan farımın parasını almak için bağırmaya devam ettim. bense avazım çıktığı kadar bağırıyor-dum.." demesiyle. haklıysan da mutlaka bir tepki vermelisin. taşı sıksam suyu çıkar. Keşke nezarete falan atsaydı. Adam da "Peki. gazetelerde ve televizyonlarda bu kadar çok katliam haberi izleyebilir miydik?! Asla! Evet dostum kendine gel! Hayatını düşün! Anneni. diyordu. eşini. Adamın arabası mahvolmuştu. Komiserin. Düşünsene birisine küfrediyorsun ve adam sana acıyarak bakıp yoluna devam ediyor. Komiserin odasına girdiğimizde. oturdum. Hele yüzlerce kez yaşayan hem de nasıl bilir. İçtiğim su halen boğazımda ama o gün öğrendiklerim beni tam kırk yıldır yönetiyor. savcıya "Ne içersiniz efendim?" deyince. özür dile ve yoluna devam et! Gerçekten böyle yap! Bırak senin beynin küçüleceğine onun beyni küçülsün! Küfretseler bile gül geç! Emin ol ki bu tavrın daha etkileyici olacak. Ben bilirim! Beyin Kemiren Böcekler. Büyük ders. Sonuçta pişman olmayı ya da beyninin küçülmesini istemiyorsan. komiser ayağı kalktı.. böyle bir karşılık alacağını tahmin etmediği için cevap veremeyip özür dileyecektir. Eminim çok daha az üzülürdüm. "Gidebilirsiniz Ali bey!" dedi. Adam beni sakinleştirmeye çalışıyor. Hepsi bu! Git.. arkadaşıma da soğuk bir su verin!" dedi. Tepki ve asabiyet. babanı.. "Buyurun sayın savcım. Rezil olduğuma mı yanayım. Bayılmak üzereydim. benim "Eyvah!" demem eş zamanlıydı. Seni dövse daha az üzüleceğine eminim. Keşke dövseydi beni. Olumlu ya da olumsuz her tavır karşısında beş saniye sessiz olmak sana nasıl bir güç ve karizma katar. o zaman karakola gidelim" dedi. Oturmamı söyledi. kardeşlerini.. herhangi bir gazete al ve katliam sayfasını oku! Pişman olan binlerce insan var. Ben bunu fırsat bilerek iyice abarttım ve adama yüklendim. Sinirlenmek de bir tepkidir şüphesiz ama yanlış bir tepki olduğu kesin. Asla sessiz ve tepkisiz olma! Haksızsan özür dilemeli. çocuğunu düşün. "O zaman gencim. Amacın her zaman sorunu çözmek olmalı. ben de suyu içmeye çalıştım. Kendi kendime "Ne çok tanıdığım!" var diye gururlandım. Acaba bütün bu insanlar sadece beş saniye dayanabilselerdi. Lütfen bağırmayın. herkesin hayatını karartabilirsin. 170 171 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Savcı bey çayını içtikten sonra. Suçluydum.. Bu arada çay ve su geldi. büyütmek değil. Dışarıdaki polislerle selamlaştığı-mı gören adam iyice korktu.Karşındaki insan bir an için sinirlerine yenik düştüğü. Hepsinin gerekçesi aynı: Bir anlık öfke. O çayını içti. haklı olduğunda beş saniye durmalı ve sadece neden diye sormalısın. . lft : Vaktiyle İstanbul'da kamyon şoförlüğü yapan bir iş adamı anlatmıştı. Sessizlik bir insana en son yakışan şeydir. güçlüyüm. Bunları sadece beş saniye düşün ve bildiğini yap! Asla pişman olmayacaksın. Çok korktu. Para ödememek için Reno'nun içinden çıkan cılız adama bağırmaya başladım. Bir gün kamyonumla Reno marka bir arabaya çarptım.. Yaşayan bilir.

adamın omuzları iki yana düştü. Cinnet geçiren bir insanı da. Dayak yiyeceğimizi anlayınca şirinlik yapmaya başladık. Sonuçta onlar acı içinde kıvranıp. ikisinin de hayatı karardı. Gücü Yetene Var Düşünsene yukarıdaki kamyoncu karakola gidinceye kadar nasıl da sinirliydi.. ben senin ananım. babasına bağırır da. bir anda bir başka grupla kavga etmeye başladık.. küfreden sinirli minibüsçüye uzatıp ateşledi. çapraz bir şekilde kesti ve minibüsten inen şoför bağıra bağıra otomobilin yanına geldi. hayatı ve kendimi çoook seviyorum. kim bilir dün nasıl bir neşeyle gitmişti evine. bir yandan küfrediyor. Bu akşam demir parmaklıklı kafese giren adam.. Cinnet durumları dışında kimse karşısındakini tartmadan sinirlenmez. Akşam evime giderken hiç arkama bakmıyorum. Bir ara minibüsçü iyice abartıp çoluğuna çocuğuna küfredince. Sanıyorum 1986 yılıydı. dışarıda kuzu kesilir. diğer eliyle de camı araladı. gücü gücü yetene var. Nasıl oldu bilinmez veya bilinir de söylenmez. Adamlar bizden güçlüydü. dün akşam çocuğunu severken kim bilir ne kadar özgür. o an için normal kabul edemeyeceğimize göre.. Aslında Sinirlilik Yok. Bu akşam tabutla eve dönecek adam.. Bana böyle bağırma!" dedi. Canım anam bir an durdu ve: "Yapma oğlum. ben mutlu bir şekilde bebeğimi seviyorum ve hiç düşmanım yok. ne kadar huzurluydu. normal insanlar için tekrar ediyorum: Sinirlilik diye bir şey yok. Adamlar espriden anlamadıkları ve çok ciddi oldukları . nüm çalınca ürkmüyorum... çocuğuna... Acı kornasına irkildiğim minibüs. kapılarını kilitledi ve adeta yalvarırcasına ellerini açıp özür dilemeye başladı.. Bir elini koltuğun altına uzatırken. Kafasından vurdu mi-nibüsçüyü. Yolda bana omuz atanları hissetmiyorum bile. Koltuğun altından çıkardığı tabancayı araladığı camdan.. kapım vurulunca tedirgin olmuyorum. anneme inanılmaz bir gürültüyle bağırmaya başladım. Minibüsçü abi. arkadaşlarla buluştuk. Çünkü savcı ondan daha güçlüydü.II Beyin Kemiren Böcekler. ve dostum biliyor musun alabildiğine özgürüm. telefo- 172 173 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. Gücü.. Ama adamın savcı olduğunu anlayınca tüm sinirliliği bir anda yok olup gitti. Her şey bir dakikada olup bitti. Adam korkusundan camı kapatıp. Adam evde karısına. Ben trafikte bana küfredenleri hiç duymuyorum. Çok yazık çok! İstanbul Zeytinburnu'nda yürüyordum. anasına. beyinlerini küçültedururken. Adam yalvarmaya devam ettikçe o yüklendi. büyük bir hışımla başka bir aracın önünü. Sonra dışarı çıktım. bir yandan da arabanın camını dövüyordu. Çünkü ancak onlara gücü yetiyor da onun için.

O gün düşündüm. Yukarıda anlattığım bilinçaltı kayıtları açığa çıkıyor. Zaten bir defa galip geldin mi. Bedenini diyorum 174 175 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım çünkü bu psikolojik durum. Hemen söyleyeyim bu sadece bir örnek. Omuzların çöküyor. Madem ortada bir sorun var. Ne olursa olsun hiç gerilme. Yani tam bir biçare olarak iş verenin karşısına geçiyorsun. kekeleyerek söyleyeceğin hangi cümle bir patronu etkileyebilir ki? O halde bir karar vermelisin. Sinirlenerek veya strese girerek trafiği açabilen kimseye de henüz rastlamadım. O günden sonra bir daha da asla gücüm yeten insanları ezmeye kalkmadım. En güzel kıyafetlerini giyiniyorsun. sorunu gidermeye çalış .. Bir yerden bir başka yere çok önemli bir evrak götü-ruyorsun. İş görüşmesine gittin. İş mi? Bu gerçekten çok önemli. strese girince bir zaman sonra işe yaramaz olduğunu düşüneceksin. Gerçekti bu. Üstüne üstlük karşındaki senin yalancı olduğunu düşünüyor. bedeninin duruşuna kadar etkiliyor seni.için bizi yamulttular. Hızlı karar veremiyorsun. Kafanı kuma gömme. çünkü kendini strese sokuyorsun. Stres mi. Beynin küçülüyor. Ya yanlış bir şey söylersem. bir çözüm bulmaya çalış.. belki şansın daha fazla olabilirdi. Her şeyi unutup hep başarılı olmuş bir insan gibi davranabilsen.. Unutma. O kadar çok olumsuz kayıt yüklemişsin ki bilinçaltına. ya da gücünün yetmediği birilerinin yanında sinirlendin? Hıı? Bu da başka bir böcek: Stres. bilinçaltın-daki bu olumsuz kayıtlar bir bir açığa çıktı ve "Ya başaramazsam?" korkusu tüm bedenini sardı. Devam edelim. çorap sökülür gider.. hiç strese girme! Hemen alternatif bir yol. dışarıda dayak yiyordum.. Diyelim ki bir iş görüşmesine gideceksin.. Sadece kendini kötü hissettiğin zamanki tecrübelerinle yüzleşiyorsun. ya başaramazsam. ya bir gaf yaparsam diye düşünüyorsun sürekli. Sonuç: Evrak yine yetişmiyor. Eve geldiğimde mor gözümü gören anam ağlamaya başladı.. Bunun sonucu olarak da beynin senden yana çalışmaktan vazgeçecek. kendini yiyip biti-nyorsun. Bence buna hakkın yok! Stresle sorunu çözemeyeceğini ezberlemen lâzım.. onlardan kurtula-mıyorsun. Ya olmazsa. Ter içinde. kendini psikolojik olarak hazır hissediyorsun. bir işe giren hiç kimseyi tanımadım. İş görüşmesinde kalmıştık. düşünce yapından. şeytanın bacağını kıracak ve mutlaka galip geleceksin.. Simdi düşünmeni istiyorum: Sinirlendiğin zamanları hatırla! Kaç defa bir baş komiserin ya da baş savcının yanında. Asla kafanı kuma gömme! Ben biliyorum sen oradasın. Bu yol bazen yüksek sesle şarkı söylemek bile olabilir. Çünkü ben henüz strese girerek. Feci bir trafik var. Yine kendini boş yere strese sokuyorsun: "Eyvah geç kaldım. Asabiyetten sonra beyni küçülten bir başka unsur da strestir. Bu utanç verici bir şeydi. lanet olsun geç kaldım!" Arayıp adama durumu anlatmak yerine.. Ben işe girmek istemiyorum desen. Önceden öğrendiklerin tam bu esnada karşına dikiliyor. Ama anlattığımı hayatının bütününde görebilirsin. Anama gücüm yettiği için bağırıyor. Her şey tamam! Birden bir şey oluyor ve strese giriyorsun. boynun eğiliyor dizlerin titriyor.

hararetli hararetli anlatmaya başlarsın.Kemiren Böcekler. Yap gjbj diyordum. Ama aynı adam. İlginçtir.. Yapunda oldu işte.. bana hayır diyenlere hiç . Beyin Ağiarnan sızlaman çözüm olacaksa. vicdanınla baş başa kalırsın. Az önce neredeyse beni ce iş yaP § aşağılayan adamı ve tüm söylediklerini ken-Ü°T fnHPonunla baş başa bırakarak ç. "Evet anlatmamalıydım. İşi-ma "kemmel ve zamanında yap.. sakın anlatma!. Yok böyle bir sev. Sen de kayıtlarını tutan adamın yerinde olsan aynısını yapardın! Birilerinin arkasından konuşmak kadar iğrenç ve anlamsız bir şey tanımıyorum. Bu gerçekten çok ilginç.. Herkes dedikoduya karşıdır ama. Benim otutim T derime yanma gibi bir alternatifim de vardı şüpherup Kaa ^^ Her gittiğim yerde sanki daha önce binlersiz." Şeklinde bir cevap alamazsın. İçin içini yer ve sen anlatmaya devam edersin. Ama ona kızdığını asla belli etmez. istediğine sor. yani derdini anlattığın vatandaş. dltaa h fazla sayıda görüşme yapmam gerekiyordu." dersin ama iş işten geçmiştir. Ya da herkesi ve her şeyi ihmal et. adam yan odada niye ona söylemiyorsun? demez. ve hiç kimsey' inmal etme.. sen gittikten sonra bir başka- .. İş yerinde bir arkadaşına kızarsın.Her yere geç git.k. alnın ak ve yüreğin rahat olsun.. Verdiğin söz-• qla tutma. Sonra da pişman olurlar.. Bilinçaltı kayıtlarını tutan adam anında olumsuzlar hanene bir çentik atar. hiç kimseden "Ben dedikodu yaparım. sonra da başka birini bulup. Öyle enterasandır ki.. Bir yerlerde bir kızmadı .. Mehmet bugün ne yaptı biliyor musun?. çünkü dedikodu yapıyorsun. Hayatta hiçbir yere geç kal-gın S Y hiçbir zlerden oonuna kadar git. Anlayan birileri çıktı. Beyni küçülten bir başka unsur da dedikodudur.. Dedikodu da bir başka böcek.Ve dedikodu böceği! Beynin küçülüyor.. başarmadan da geri dönme. vuruyordum.yor.. Canın yandı mı başa-düşünme. İşini baştan sav' 9ir ve her defasında 176 177 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . a Banıyordum." diye bağırır ve bu ses kulaklarını patlatır-casına yüksektir.. Tamam adamların kapasitesi hata yap g yetmiyordu ama bu bir mazeret sayılmaz-beriMatlaka bir yerlerde kapasitesi uygun birileri olacaktı. akrabalarını birden a*lavın. arkadaşın gider. Çünkü sonunda mutlak bir pişmanlık vardır. O ses geri döner ve anlatmamalıydm der. Anlatacakların biter. İşin garibi rahatlarsın da! Kimse de sana: Yahu kardeşim. Ben mücadelemi verirken. yeni bir he-y'eclnla yandaki kap.• özlerden asla dönme. insanlar çoğunlukla birilerine anlatmamaları gerektiğini bile bile sırlarını başkalarına anlatırlar. m Hep hatayı kendimde aradım.Verdi.y. hemen geri dön. İçinden bir ses: "Hayır yapma.

Bir an önce ı oradan uzaklaşmak istiyordum. Gören de kasıldığımı sanır. bizleri sahtekarlığa itiyordu. kardeşim beni görünce yerinden kalkmadı bile. î •'• Yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşım bir şirkete genel müdür olmuştu. yöneticiler arasında inanılmaz bir soğuk savaş ve kin ortamı yaşandığını fark etmiştim. Herkes birbiriyle alay ediyordu. kim bilir arkasından neler söyleyecektim. İyice gerilmiştim. .Beyin Kemiren Böcekler. İstisnasız herkes. Çaylar geldi. Çaycı. her yerde beraberdik. ben odasına girdiğimde hiç kımıldamadı koltuğundan. Uzun lafın kısası... Yanında birileri vardı. Sıkıldım. Biraz sonra herkes çıktı ve odada sadece ikimiz kaldık. İçimden bir anı anlatmak geldi: Ah be Mahmut. Biraz sonra yerinden kalktı ve kasıla kasıla dışarı çıktı. O gün bir kez daha anladım. ciğerim. Neyse ki sen yabancı değilsin. Geçen hafta belimden ameliyat oldum ve halen acı çekiyorum. Ben gitmek istediğimi ve hiçbir şey içmek istemediğimi söyledim. "Erdal'cığım kusura bakma. Çünkü 10 yıllık arkadaşım. Bir sorun varsa. Belki de dostluğumuz sona erecekti. inanılmaz güzel rol yapıyoruz.." dedi. ama herkes birbirinin kuyusunu kazıyordu. İyice midem bulandı. ah. tüm peşin yargılarımdan. Beni bağışla! Zaten dikkat ettinse. O benim kan kardeşimdi. çok sıkıldım. dinlemeden hüküm vermek bana göre bir iş değil. Transparan Düşünme Metodu Yıllar önce yönetici olarak çalıştığım fabrikada. bitecek. Çok diretti ve zorla çay söyledi. hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş. Kendi kendime. nasıl da değişmiş! Genel Müdür olunca insanlığını unutmuş. İlacını içerken konuşmaya başladı bizim kasıntı dostumuz. sen geldiğinde de ayağa kalkamadım. sını bulur ve ona senin için: "Yahu şu Ahmet dedikodu yapmayı ne çok seviyor. diğer yandan da herkesin beynini küçülterek. yürürken dik dik yürüyorum. Eski günlerdeki gibi sarılamadım sana. Halbuki yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi bizim. Mahmut'a bir ilaçla bir bardak su verdi. Böyle giderse beynimiz küçülmekle kalmayacak. Bu bir yandan işlerin aksamasına sebep oluyor. "Mahmut'a bak. Ne içersin sevgili dostum dedi. Ama bir şeyler ters gidiyor gibiydi. lisede." Olup biteni ak-< lım almıyordu. Kafanda soru işaretleriyle yaşamak istemiyorsan insanlarla konuş. Gurur duydum onu öyle bir makamda görmekten. O gün vazgeçtim. üniversitede. Böyle kasılmasını da anlayamıyordum.. Sahtekâr." diyerek senin dedikodunu yapar. Mahallede. Sert bir iki direktif 178 179 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım verip. Mafya usulü yürüyüşü gerçekten çok iğrençti. içeriye girdim. bu sorunu asıl bilmesi gereken insan dışında herkes biliyor ve Beyin Kemiren Böcekler.. Onu kutlamak üzere ziyaretine gittim. canım. Herkes birbirine gülüyordu. Odasındaydı. Büyük dostum. onlara doğru bildiğini söylemekten çekinme! Transparan düşün. riyakâr olup çıktık. daha da fazla kasılarak koltuğuna geri döndü.. Bizi ayrı gören hiç olmadı. Düşünsene üç dakika önce o odadan çıksay-dım. Genel müdürlük koltuğunda oturan benim en iyi arkadaşlarımdan biriydi. Geldiğimi haber ettiler. Anlamadan.

mediği yönlerimi anlattı. ben de yaşına hürmeten bir şey söylemediğimi fakat bunun şirkete zarar verdiğini anlattım. ben birini sevmiyorsam bunu doğrudan ona söyleyebilmeliyim. Fabrika Müdürüne dönerek: Mesela "Zeki Abi ben senden nefret ediyorum" dedim. O günlerden son bir anı: . Müthiş bir şeydi bu eğer uygula-yabilirsek. üç dakika sonra da kaldıkları yerden devam ediyorlardı. Mükemmelleşme yolunda yeni adımlar atılmaya başlandı. Diyorum ki birbirimize istediğimizi söyleme hakkımız olsa.. Bu metot kısa sürede özümsendi ve fabrikada inanılmaz bir dostluk ortamı oluştu. Meğer birbirinden nefret eden ne çok insan varmış. Sorun kimleri ilgilendiriyorsa. O da bana geleneksel kalıpların dışına çıkarak. pilot bir uygulamaydı sadece ve bunu herkes anladı. onlar kendi aralarında. O gün herkes birbirine gülerek de olsa bir takım itiraflarda bulundu. Gündüz işin en yoğun zamanında. Tekrar gülüştük. ben seni hiç sevmiyorum" yerine "Neden?" diye sorabilmeli. bunun iğrenç gözüktüğünü üretim müdüründen öğrendim ve bu huyumdan vazgeçtim. Birkaç saniye sonra Zeki Bey sinirli bir şekilde ayağa kalktı. herkesin içinde uygulanmayacaktı. Artık birbirimizi arılıyorduk. ne güzel olurdu değil mi? Seninle ilgili bir sorunum olduğunda sana söy-leyebilsem harika olurdu. insan işte! Bir gün servis aracında Arkadaşlar ben "Transparan Düşünmek" diye bir metot keşfettim. dedim. Ben ciddi bir ifadeyle şaka yapmadığımı. Beni haklı buldu! O da bana gerekçelerini ve beğen- 180 181 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn Beyin Kemiren Böcekler.sorun bir türlü çözülemiyordu. Hepsi gülmeye başladı. Mesela ben farkında ol-madan kulağımı karıştırdığımı. hatalarımızı görebilecektik artık. Geleneksel bir tepki vermeyi deneyecekken ben "Transparan düşünmek" diye bir hatırlatma yaptım. "Sen beni sevmiyorsan. birbirimizin arkasından konuşmasak. hakikaten Zeki abiden nefret ettiğimi söyledim. Yani demek istiyorum ki. Bir an bocalayan ve neye uğradığını şaşıran Zeki bey sordu: "Neden?" Ben de onun kusurlarını anlattım. Daha iyi anlamalarını sağlamak için bir örnekleme yaptım. O. Önce anlamakta güçlük çektiler. Böylece ben gerekçemi açıklama. Dedikodu konusu açılınca da çok ilginç şeyler yaşanıyordu yemekhanede. dedikodu yapmanın iğrençliğinden bahsediyor. Elbette ki bu metot benim Zeki abiye yaptığım gibi ulu orta. hiçbir kaygı taşımadan çözeceklerdi sorunlarını. adamlarımı alıp alakasız işlerde kullandığını... o da kendini düzeltme fırsatı bulabiliriz. Üç dakika önce Ahmet'i Mehmet'i çekiştiren insanlar. İşlerimiz hızlandı.

Ara sıra bu küçük aynaya bakıp. Dikkatle dinliyordu. Adam dökülmeye başladı. isterse bu durumdan kurtulabileceğini söyledim. Transparan Düşünme Metodunu geliştirene kadar bu kokuyu ve vahşet tablosunu çektik. yanımıza yaklaşmasını da istemiyorduk. Eğer bunu sana söylemesem. Dürüst olmak ayıp mı? Biriyle iş konuşuyordum. Cebimden onun için aldığım ağız spreyini ve küçük aynayı çıkardım. Bunu senin yüzüne söyleyerek sana. İkimiz de ikna olduk. Yalan söylediğini düşünüyorum. Ben her şeyi biliyordum artık.Ağzı kokan ve kanayan diş etlerinden dudaklarına sürekli kan bulaşan bir müdürümüz vardı. doğduğumuzda çimen mavi. Bana. Aman Haa! Bildiklerimizle değil. Ağzının koktuğunu ve insanların ondan kaçtığını ama bunun basit bir sorun olduğunu. . Kedi yemeyi bırakmış anlaşılan. Adam inanılmaz mutlu oldu. dışarıdaki insanlara anlatacağım ve sen cevap veremeyecek- 182 183 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Beyin Kemiren Böcekler.." dedi. Birbirimizi sonuna kadar dinledik. denizler kırmızı olsaydı ne tuhaf olurdu değil mi? İlk başta bu soruya evet dersin. Ağzının kokusunu beş metreden çok net duyabilirdin." diyerek söze girdim. sin. Altı ay önce karşılaştım Arif abiyle. Odadan çıktığımda kimseyle dedikodu yapmama gerek kalmadı. Bazen "Bu adam nasıl bunun farkında değil? Kimse söylemez mi?" filan diyorduk. şimdi. Arif abi de bilmiyordu ama yıllarca dudağındaki kanla ve ağzının kokusuyla dolaştı. alışkanlıklarımızla yaşıyoruz. Adamı görsen bire beş bahse girersin. Bir an önce gitmesi için bildiğimiz tüm duaları okuyorduk. Ben de bilmeden yıllarca olur olmaz yerlerde kulağımı karıştırdım. beni ikna etmen için bir şans vermiş oluyorum. "Bu ne demek oluyor?" deyip tepki verdi. çaktırmadan cebindeki spreyi göstererek tebessüm etti. bilmediğin ve insanların sen kırılmayasın diye söylemediği ne garip huyların vardır. dudaklarına biriken kanı temizlemesini önerdim." diye düşünecektik. Benimle ilgili endişelerini de anlattı. Ben sadece senin doğru söylediğine inanmıyorum. Ama öyle değil işte." dedim.. bu adam on dakika önce bir kedi yemiştir diye. Hep arkasından konuşuyor. biz. Elini omzuma koyarak. Sonuç harikaydı. Bir gün odasında tek yakaladım onu ve "Arif abi seninle bir şey konuşmak istiyorum. Adam yalan söylüyordu. Aman adam kırılmasın diyorduk sürekli. "Sen bir dostsun.© Kim bilir belki senin de. "Çimenler yeşil olsaydı ne kadar tuhaf olurdu. Çimenler mavi. Konuşmanın bir yerinde kesip "Özür dilerim ama hiç inandırıcı değilsin. Ha Unutmadan dudaklarmdaki kandan eser kalmamıştı. Çok mutlu oldum. Ben de "Sinirlenmene gerek yok. Şimdi beni ikna et!" dedim. deniz kırmızı olsaydı.

ben de sana.. Halbuki dikkat et. biz de öylece kabul etmişiz. Bizim de kendimize ait doğrularımız olsun. onlar da "Trans-paran düşünme"ye başlasalar. Ne garip değil mi? insanlar açık sözlü olmanın bir erdem olduğuna inanırlar ama bunu uygulamaya çekinirler. Sevgili okurum. dışlanmaktan korkarlar. o zaten farkında değil." demek yerine. Göreceksin... Sadece birilerinin dediği gibi değil. beni neden sevmediğini sorabilmeliyim. Ama insanlar senin konuşmalarından bazen sıkılıyorlar." diyebilmelisin. Adamın gözünde çapak var ve sen sırf o adam üzülmesin diye bunu ona söyleyemiyorsun. Riyakar değildirler ve herkes onların sözüne güvenir. darılsa da emin ol ki... İçinden geldiği gibi davranır. sen konuşmayı çok seven bir insansın. Kendi bildiğin gibi yaşamak! Elbette ki bu %100 mümkün olamaz. Konuşmalıyız. "Bak dostum. Bunlar Özü sözü bir olan insan diye geçer lugatımızda. kısa bir zaman sonra her şey nasıl da değişecek." demen gerekiyor. 184 l 185 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnsanlara içinden geldiği gibi davranmaya başladığında ilk başlarda yadırganabilirsin! Ama kısa bir zaman sonra insanlar buna alışır ve senin için: Ha Ayşe mi? O öyledir. "Sen beni sevmiyorsan ben seni hiç sevmiyorum. Bence daha az konuşmalı daha çok dinlemelisin. gel kıralım bütün zincirleri. o insanla daha az görüşmeye çalışıyorsun. Sürekli farkında olmadan burnunu karıştıran bir insanı uyarmazsan. O da. herkes iyi olmayan yönünü kısa bir zamanda düzeltebilir. Tamamen kendi bildiğin gibj yaşamaya kalkarsan. yıllar sonra açık sözlü olmak. çok açık sözlüdür derler. Halbuki yapman gereken şu: Söz konusu gevezeyi bir kenara çekerek. "Seni sevmiyorum Erdal. bu yapılabilecek en büyük hata olurdu. erdem olmaktan çıkmış olmaz mı? Bizden öncekilerin başaramadığını biz başarabiliriz. Muhalefet Mucizesi . Sana küsse de." demeyecek! Trans-paran düşünmek zorundayız. dostum. tüm toplumu ve sosyal çevreni yok sayman demektir ki.Birileri biz doğduğumuzda bize sivrisineğin sevimli bir hayvan olduğunu söyleseydi. bu cümleyi dikkate alarak daha az konuşacaktır. bu. akşama kadar iğrenç iğrenç dolaşıyor. toplumda böyle insanlar. Bize neyin yanlış. Ama birileri kırılmasın diye bu kadar kasılmanın da bir esprisini göremiyorum. dürüst olmak. Olmamalı da.. bu huyundan nasıl vazgeçer ki? Çok sıkıcı konuşan ve konuşmaktan da zevk alan bir insanı eğer uyarmazsan susmayı nasıl tercih eder? İnanılmaz bir inatla zor olanı tercih ederek. İlle de dinlemek zorundaysan tiyatro yapıyorsun. ondan kaçıyorsun. biraz da kendi bildiğimiz gibi yaşayalım. Bunu yarın denesene: Paçanın birini kıvır ve otobüse bin! Herkes senin paçana bakacak ama kimse "Beyefendi / Hanımefendi paçanızı düzeltin. sanılanın aksine hep sevilirler. Birbirimizle konuşmalıyız. Çevrendeki insanlara da anlatsan. Yanlış anlaşılmaktan. neyin doğru olduğunu başkaları anlatmış. Eğer bunu başarabilirsek. çoğalsak. Sen de bana gerekçeni anlatmalısın. şimdi bir çoğumuz evde sivrisinek besliyor olurduk.

Herkes avuçları patlayıncaya kadar alkışladı bu entelektüel. Şimdikileri hiç beğenmiyordu. Bir dakika sonra . . Kültürlü bir belediye başkanı olacaktı. Başkanın kapısının önünde tam altı tane görevli vardı. Uzun sürmedi. Yıllar önce bir iş görüşmesine gidiyordum. giden emret başkanım dedi.. Başkan dışarı çıktı ve çok yüksek bir sesle emretti: "Lavaboyu hazırlayın!" Lavabonun da tıpkı bir evrak gibi hazırlanabileceğini o gün öğrendim... 5-10 dakika sonra bir zil sesi duyduk. Bir anda herkes yerinden fırlayıp esas duruşa geçti. . başka bir kravat takıp görüşmeye gittim ama o bunu hiçbir zaman bilmedi. 186 187 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler.Biraz sonra imar müdürünü odasına çağırdı bizim başkan.Biraz sonra çaycı geldi ve 'efendim. Ben tek başıma bir hiçim. Günlük gazeteleri okumadan uyuduğunu gören pek yoktu. Zavallı adam. başkanı görmek üzere belediyeye gittim. Ben de sert bir üslupla 'sana ne?' demiştim. Seçim oldu." Arkadaşım gittikten sonra eve geri döndüm. İnsanı mükemmele sürükler. . içmek için ne emredersiniz' dedi. Halbuki eleştirilmek muazzam bir güçtür. Akşamları gitar kursuna. çay alayım' dedi genç başkan...." Başkan lavaboya yönlendi.. Eleştirilen insan ister istemez söz konusu eleştirileri dikkate alır ve kendini geliştirir. Sürekli okudu." demişti. Beyin Kemiren Böcekler. bu idealist adamı. Geçen hafta eski arkadaşımı. Bu entelektüel adam başkan seçildi. İmar müdürü başkanın odasına girerken. dedi.. Belediyedeki ilk günüydü.. Kendini geliştirmek adına onlarca seminere katıldı. emin ol ki yanlış yoldasın. Ayaktaki adamlardan en uzun boylu olanı hemen atladı: "Efendim. 'beni emretmişsiniz efendim' dedi ve 'zatı alileriniz nasıl emir buyurursa efendim' diyerek. 'Zahmet olacak.. Başkan kendisinin bir emir makamı olduğunu anladı ve emretmeye başladı. Birta~: nışma toplantısı tertip ederek. .. Dışarıda bekliyordum. -Arkadaşlar. Etkilenmediğini söylesen de etkilenirsin. başkanın verdiği görevi yerine getirmek üzere odadan ayrıldı. Aradan birkaç yıl geçti.. Gece demedi gündüz demedi çalıştı. Belediye başkanı olmak en büyük hayaliydi.. Yıllar sonra hayalindeki koltuğa oturmuştu. bir arkadaşım "O kravat o gömleğe hiç olmamış.gelen emret başkanım dedi.. Biz bir ekibiz. tüm çalışma arkadaş: larını topladı. Örnek bir belediye olacağız. Hiç eleştirilmeyen insansa kendini daima en iyi zanneder ve asla gelişemez. ya da yok sayılıyorsun. lavabo emrettiğiniz şekilde hazır. İnsanlar bizi parmağıyla gösterecek.İnsanlar kendilerini eleştiren insanları pek sevmezler. Ben de alkışladım. bu dönem birlikte çalışacağız.. O mütevazı üslubuyla. hafta sonları : da yabancı dil ve resim kurslarına katıldı.. Eğer hiç eleştirilmiyorsan. Ya birileri sana şirin görünmeye çalışıyor.

Artık çırılçıplak da olsa. Beyin Kemiren Böcekler. insan kaynakları. başkanın bu durumu asla bilemeyecek olmasıydı.. "eleştirilmemekten" başka bir şey değildi. işini o miktarda iyi yapmış sayılacak ve bu uygulama amacına ulaş-tıkça-ki kesinlikle ulaşacaktırinsanlar eleştirmenin ve eleştirilmenin gücünü anlayacaklar. Muhalefet departmanını. Muhalefet Departmanı Herkes övülmekten ve iltifattan hoşlanır. bilgi işlem. Düşün ki senin dışındaki herkes seninle ilgili eleştirileri bilir de bir sen bilmezsin.. Bir başka kemi . Hatta günümüzde birçok firma bu yüzden batmaktadır. altın kakmalı bir kostümü vardı onun. İşin daha da kötü yanı.. Gerekli ve olmazsa olmaz detayların tespit edilmesi için olağanüstü bir fikir bu! Firmanda bu departmanı profesyonel bir kadro ile harekete geçirirsen top atsalar yıkılmazsın artık. Şirketin tüm üyeleri. bilmeyen bir kadın. işi sadece eleştirmek olsa ne manyak olurdu kim bilir! Düşünsene.. Çünkü bu departman ne kadar çok eleştirirse. adamın işi bu. Oturduğum yerden fırladım ve vay be. pazarlama.. Bir şeyi 50 defa söyletmek hoşunuza mı gidiyor?" dedi ve tekrar odasına geçti. -<.bağıra bağıra üzerimize yürüdü: "Ulan hani bu lavabonun kağıt havlusu? Adamı deli ediyorsunuz.. İşte bu adamı bu hale getiren. genel müdürden çaycıya kadar herkes eleştirilerini yazılı olarak bu bölüme iletecek.. Zavallı adam! Birileri beni ömrümün sonuna kadar eleştirseler ben kesinlikle dünyadaki en güçlü adam olurdum. Bu yeni ahlak tüm insanlara yansıyacak. En azından ben öyle biliyo- 188 189 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rum.. O artık bir başkandı ve ne yapıyorsa doğruydu. vay be diye diye belediyeden çıktım ve evimin yolunu tuttum.) Fakat bu eleştirilmekten kurtarmaz insanı. Bizim köyde bunun adına dedikodu derdi yaşlı amcalar. yerini saçma sapan bir ukalaya devretmişti. $ Bu departmanın tüm üyeleri profesyonel olacak. istisnalar falan filan. asil başkan.. üretim. Bu her devirde ve her yerde tehlikelidir.. tabi ki sen de. Halbuki böyle bir departman. AR-GE.. İki yıl önceki entelektüel adam. ıpcek: Gereksiz ayrıntılar. Herkes eleştirilmekten nefret eder.. Firma da neye bakarsa baksın.. planlama.. (Herkes dedikse anla işte.) hiçbir firmada muhalefet departmanı diye bir departman yok. hem de yönetim kuru lunun bile üzerinde olsa. mükemmele ulaşmak için düşünmüştüm. Ama ne yazık ki. Firmalarda bir dolu departman olmasına rağmen (Muhasebe. yanlış anlaşılma korkusu insanları hep engelleyecek ve ben asla gerçek DEMİRKIRAN'ı tamyamayacağım. onda eleştirebileceği bir şey ara yacak. İşi sadece eleştirmek olan bu insanlara kimse gücenip darılmayacak.

Basit bir iş. mutluluğ1^ ' l. Onlar"1 yılarla ilgilenmemeğidir. Elbisen bile yok! ki çöldesin. Benim eğlen-sağlıkh yaşam^^^ ^ayat\m.. Duşun tek sebebi.rdım. haftada en az üç seminer dü-dece iki saat uVu>'c0cuğun yaşaması için mücadele zenliyor. çıplak dolaşmaktan kurtulurlar.. e 190 191 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rası. Teknoloji iflahımızı kesti. kısa bir zaman geçti. ani şu beyinleriyle harikalar yaraAborjinleri bilirsif1' o|ağanüstü şeyler başarmalarının tan insanları. "Ne?" diye ^^\em.. Bazen bana 'Bu iş bu kadar basit mi?' şeklinde sorular yöneltiyorlar. gömleğinin ütüsü. dikkatini da9 p|ak olduklarına inanmıyorlar... daha vaktim yok! $e** jçin çalışıyorum.. bakan. günde sa-Hayatını Ws&or. İnsan kadar garip başka bir yaratık yoktur herhalde. yöneticiler. Bılme-sız çalışıyor.. gaz faturası.. Hayır.. Sonra anlattı: "Ben yedi. az\. sonra da çift ütüden rahatsız olmuştur. gökdelenlere düşen uçak. Dr. Çünkü herkesin pantolonu kırışıksa. gibi ayrırt-l tıların olmadığı bir ortamda beynini kullanmaktan başka| hangi alternatiften bahsedilebilir ki? Aklıma geldi de birden! . aslında oniar*eS giyinmiş demektir..... Ütüsüz sokağa çıkmak ayıp oldu.ğa adamış bu kadın. Ütünün olmadığı devirde herkesin pantolonu kırışıktı." de-mızda kalsın..." cem.|rnayı da bilmem. Aklı ile önce ütüyü bulmuş.'rj geri almayı unutmuşsunuz. çünkü herkes yapabilir.utluluğu için gece gündüz aralık-veriyor..ir İŞ ve herkes yapabilir.. &<*?< t.•P c Saatini g&f> " aat ilerideydi.. televizyonun anteni. başbakan. Ben de kendisine: Saatitam P. yüzler^0 L. b^"1 â. çünkü buna ben saatimi gerl Asanların daha kaliteli.. İnce bir t<? saati geri almayı bilmiyorum. Bu da dedikodu denilen o illeti tarihe gömer ve başkan.. vergi borçları. ve çünkü o da b0$!\.-eni^Bu ismi bir yerlere not edin!: yen de yakında " "Prof. Sen ne yaptığının farkında mısın dostum? Son .. telefon fatule bir ortamda. Eski bir dosttan ince bir sitem. çunÇıplaksın. kimse de aldırış etmiyordu. herkesin pantolonu ütülüdür. her şeyim işte bu . Tabii ki boykü herkes çıplaksa. mek yapmayı ^' araba kullanmayı da bilmem. Her kurum bir muhalefet departmanı oluşturursa kısa bir zaman sonra tüm dünya eleştirilmeyi özümser. çok daha basit diyorum onlara. gereksiz ayl|tan tek şey kum. elbette bu kadar basit değil. Sonra insanoğlu ütüyü buldu. dep-l rem sıkıntısı.ve insanoğlu ütüyü keşfetti." "Sanırım saatin'^ eSsümle yüzüme baktı ve: "Ara-dedim. insanlığ'n ^ bahsettiğimi bilen bilir... ^..

Adam interneti kendini geliştir diye buldu. Eskiden ne güzel mektuplar yazardın sen. Şimdi asfalt. nasıl yaptı halen aklım almıyor. İntihar etmek isteyen dostunu belki de bir kelimenle caydırıyordun. Yan sokaktaki komşuna "Arabam tamirde. belgeselleri izle-yesin diye buldu. Ama o seni anlamıyor ki! Bile bile teslim oldun ona. Şimdi playstation oynuyorsun. Beyin Kemiren Böcekler. Neden yarattığın teknolojiyi kendini mahvetmek için kullandın? Alfred Nobel dinamiti. sen eşinden dostundan vazgeçtin. eskiden üç saat yürüyüp yorulmazdın sen? Şimdi arabasız hiçbir yere gitmiyorsun.. Eskiden salakça da olsa misket oynuyordun. Maazallah bir uydun düşse işin bitecek. marasını ezbere biliyordun. Tadı yok eskisi gibi. Hatırlıyor musun.. yapa-sın diye bulmuştu ama sen savaşta kullandın.. beton ve bina soluyorsun.. Senin bu halini görünce acı çekiyorum. Çok denedim ama olmuyor. köprü.. uzun uzun sohbet ediyordun. şaheser yapımları. Evinin telefon numarasını hattrlayamadın geçen gün . chatteki kısa cümlelerinde. öyle yapıştın ki istesen de bırakamıyorsun onu. Tabii onlara da mektup denirse. .. Adam TV'yi dünyadan haber alasın. ama sen magazini icat ettin. Kemiren Böcekler.da güzeldi hatırlıyor musun? Şimdi yazın da çok kötü. yok! Uyan insanoğlu... Eskiden arkadaşların vardı.zamanlarda beyninden başka her şeyi kullanır oldun. yok be dostum. Çünkü bilgisayarda yazıyorsun tüm mektuplarını. Mektubun hasret kokardı. ona müptelâ oldun. Duygu yok.. uyan! Sen yavaş yavaş kendini yok ediyorsun. tünel.. Öyle bağlandın. En çok da "Son zamanlarda insanlar ne kadar da genç ölüyor" diye mırıldandığında kahroluyorum. bir muhatabın vardı en azından. Makinelerle yaşamanın tadı yok. Oysa eskiden yüzlerce telefon nunü<i. Hasret kokmuyor gönderdiğin e-mailler. chat uzmanı oldun.. Senin adına ben utandım. yarın gelelim" dedin geçen akşam. Duygu vardı her bir cümlende. tüm dünyayla irtibatını keseceksin. de." diye garip garip sorular soruyorsun. yeni tabirle stres oluyorsun. Şimdi arkadaşının intihar ettiğini televizyondan izleyip cenazesine gidiyor: "Allah Allah bunu yapacak biri değildi.. Makineye bağırıyorsun. Yazın ne kadar. iki yüz elli hafızalı cep telefonundan öğrendin ••"-•'"•< kendi numaranı. Hesap makinen olmadığı için 76'yla 13'ü cari pamadın o gün. 192 193 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Eskiden yağmur yağınca derin bir nefes çekip "toprak ne güzel koktu!" diyordun.. Kilitlenip kaldın.. Saatlerce oturuyorsun. yol. Beynin küçülüyor! Çünkü çok uyuyorsun. Artık en büyük dostun televizyon oldu. Ne bekliyordun ki? Eskiden elektrik kesilince de çalışabiliyordun ama şimdi? Elektrik kesilince işin bitiyor. Ne kadar da körelj mis ana makinen.

Bak ki kainatta şu keşmekeşe! Kar kalmış kerize. asabi olmanın.. Eğer böyle bir şansımız olsaydı. Bence denemeye değer. Fazla uyumak Ferrari bir otomobile mazot koymak gibi bir şeydir. Evet düşünsel anlamda beynimizi kemirir bütün bunlar ama biz bunu asla fark etmeyiz veya fark etmeyi istemeyiz. Belki bu sefer on saat uyusaydım ne olurdu? sorusunun cevabını asla öğrenemeyeceksin ama kaliteli bir hayat süreceğin muhakkaktır.. Ancak bugünden itibaren sinirlenmeyi. moda ona bağlıdır.. kendini şanslı say! Çünkü beynini kemiren bir böcekten kurtulmuş oldun. Çeneler çeynerse yutmaz mı gırtlak? Mide netsin o da ona bağlıdır. Küle döner gider gül benzin betin... 1&4 195 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. toprak susuz.. Aşkın atasından sitem daşından. Kervan netsin... zeval yakın.. Sıladan çekince yolu gurbetin. fazla uykuyu terk edersen. gıda ona bağlıdır.. sonra aynı seneyi yeniden ama bu sefer beş saat uyuyarak geçirebilme şansımız yok. beş saatten fazla uyumak yani.. Toprak beylerindir bizimdir kan ter.. Feragat gel Zevraki eyleme firak! Zaman zındık. onun için ayrıca bir bölüm açtım.. dedikodu yapmanın. Yani bir seneyi günde on saat uyuyarak yaşayıp.. dedikoduyu. Not: Beyin kemiren en büyük böceklerden biri olarak adından bahsedeceğim uykuyu o kadar ciddiye aldım ki.. menzil ırak. yük ağır. . Yollar yıprak.. Geda netsin.. Aynı anı iki defa yaşayamayacağımıza göre.. Çıkarabildiklerini çıkar hayatından! Bir tek tane gereksiz ayrıntıyı bile yok edebilir-sen.. zan ırak... Bu konuyu aşağıda detaylı bir şekilde anlatacağım. İşin ilginç olan yanı. Ne haşmetin kalır. Yanlış uyumak. aradaki farkın ciddiyetini daha iyi kavrayabilirdik. stresli yaşamanın. Veda netsin. keşe. Dünyanın En Güzel Şiirleri Bağlıdır... kısa zamanda hayatında birçok şeyin değişeceğini görürsün. maalesef bizim bunu ölçme şansımız da yoktur... stresi. Sinem netsin sevda ona bağlıdır. Kısacası tercih edilen uykunun hatalı olması da beynini küçülten bir unsurdur. Bülbül güle konar kuzgun da leşe. kira ona bağlıdır. Sopa sivri.Çok uyumak. çöl sağır... bel yağır. Asla gitmem amma gönül peşinden. kavga ona bağlıdır. Kimisi güdülür kimisi güder. Sahra ıssız. ne de heybetin. Karga netsin. Egzersiz Zamanı Gereksiz Ayrıntılardan Kurtul! Bugün bir şey yap! Kendine iki dakika ayır ve hayatındaki gereksizleri incele. semer sıkı. Vallahi kralı kargadan beter. keleğe. Yanlış zamanda uyumak. gereksiz ayrıntılara takılmanın ve çok uyumanın beynimizi nasıl körelttiğini anlayamıyor olmamızdır.. Ne çare ki gövde ona bağlıdır.

. Hiç düşündün mü? Bir gün tıp otoriteleri bunların yanlış olduğunu söylerse. Çünkü. eğitimlerimde benden dinlemiştir. içtiğin sigaradan veya alkolden ya da aşırı stresten. Az uyumak kesinlikle erken yaşlanmaya sebep olur.... California Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan bu uyku araştırması. Daha geçen gün anladı tıp alemi. bir gerçeği ortaya çıkardı: Gece uykusunu kısa tutanlar daha çok yaşıyor. "Erişkin bir insan." demiştir. ne de içeceklermiş. Hem de sen altmış yaşına geldiğinde. Sekiz saat uyumadığı taktirde metabolizma çabuk yaşlanır. Ben de kendi yazılarıma hiç dokunmadan. günde en az sekiz saat uyumalıdır. sekiz saatten az uyumamaya özen gösterdik. gece 8 saat uyuyan kişilerin ömrü.. Ben özellikle de son üç senedir az uyumanın faydalı olduğunu iddia eden bir insanım ve binlerce insan bunu." cevabını vermiyor muydu? Geçenlerde anlaşıldı ki ülserin gerçek nedeni ne stres.. . 201 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım "Yediğin gıdadan. Hiç düşündün mü o zaman elini dizine vurmanın hiçbir anlamı olmayacağını? Diyelim ki sekiz saat yerine beş saat uyumak yetermiş meğer. Vakit bulup da spor yapamıyorsunuz. Heli-cobakter Plory (hp) adlı bir bakteriymiş. ne yapacağını.... * Birçok bilim adamı yıllarca.... Amerika'da bilim adamlarının yaptığı araştırma. Az uyu. yaşları 30 ile 102 arasında değişen 1 milyon 100 bin kişi arasında yapıldı. Eğitimlerimde uyku hakkında ne biliyorsun diye her soruşumda cevap verebilen insan sayısı hiçbir zaman %1'i geçmedi. Bölüm Uyku Çılgınlığı Büyük Miras: UYKU Uyku Çılgınlığı Uy m .. t. Çok garip.. Ne yapardın? Kaybettiğin sekiz yılı kimden tahsil ederdin? Bu bahsettiğim hiç uzak bir ihtimal değil. her gün 8 saat yapmış olduğun bir işle ilgili söyleyebileceğin iki cümle yok.. iki binli yıl-larda insanoğlu böyle yaşıyor hayatını işte. Meğer ülserin gerçek nedeni. Spor şöyle dursun. çok yaşa!!! işin stresi ve yoğunluğu nedeniyle düzenli beslenemiyorsunuz.. Bizler de uzmanların bu uyarısını çok ciddiye alıp. Bilinçsizce. Üzülerek söylemek zorundayım ki. Araştırmaya göre.. ne yiyecekler. dostum Ahmet Yaşar Patır aşağıdaki haberi okuyup bana email vasıtasıyla ulaştırdı." diyorsunuz.. bu haberi aynen takdim etmek istedim.. "Bari birkaç saat fazla uyuyayım da zinde olayım. ülserle ilgili temel yargılarının yanlış olduğunu. 7 saat uyuyanlara göre 6 yıl içinde yüzde 12 oranında azalıyor..196 197 10. İşte orada durun.. yürüyüşe bile çıkamıyorsunuz. Ama. Cevap verenler de Uyku dinlenme zamanıdır ve çok güzel bir şeydir cümlesinin dışında hiçbir şey söylemediler. bu haber benden daha etkili olacak ve insanlarda bu referans hastalığı devam ettiği sürece birçok değer daima kaybolup gidecektir. Ve yine hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş. Not: Ben!|bunları yazarken. dediler ve sen altmış yaşındasın.

Onlar da kendi keyifleri için uyuttular çocuklarını. Uykusu gelen çocuk zaten uyur. Kendilerine acındırmayı da biz öğrettik onlara.. çocuklarını beş saat uyutsunlar falan demek istemiyorum. "'* Hiç hesapta yokken. işverene kendini acındırmaya kalktı. Bu arada az da olsa magazin programlarını ve Müjgan hanımla yapacağı dedikoduyu çocuğundan daha çok seven anneler de var şüphesiz.02. Emzik alışkanlığı da bizim uydurmamız aslında. Ağlamadı ama ağlamaktan beter oldu. Uyanma zamanı geldiğinde de kendiliğinden uyanır. yani altmış senelik bir ömrün yaklaşık sekiz senesini boş yere uykuyla geçiriyoruz.. Büyüyünce de böyle olacağını zannetti. Sussun diye istediğini yaptık. Eğitimlerimde bazı anneler bana.2002 tarihli Sabah Gazetesi'nden alınmıştır. Uyarıyorum: Erişkin ve sağlıklı (düzenli beslenen. Çocuk ağladı. Uyuması için ayrıca bir çalışma yapılması gerekmez. Yatay pozisyonda sallanmaya. Annelerimiz. Sustu. Böyle bir şey gerekli olsaydı. Yani erişkin bir insanı da dizlerine alıp dizlerinde salla-san uyur. ileride de sallanınca tıpkı eski günlerdeki gibi uyku hormonları tarafından kuşatılır ve uykumuz gelir. seyahat ederken uyumamız da. (Bu da 10 sene sonraki gazetelerden bir haberdi!!!) Ben aslında bir nevi erken uyarı sistemiyim. Fazla uyumak aslında alışkanlıktan başka bir şey değildir. erkenden uyutmuşlar bizi.Bilgi: Bu haber. Uyku Çılgınlığı Haa bu arada söylemeden geçemeyeceğim: Califor-nia Üniversitesi'nin araştırmasına göre ideal uyku süresi. Buradan hareketle uyku kaynaklı Uyku Çılgınlığı birçok trafik kazasının temelinde nostalji yatmaktadır diyebiliriz. annelerimiz sıhhatimiz bozulmasın diye: Eee yavrum ee eee e. bir de bebeklerimize sallanınca uyumayı öğretiyoruz.. Beş saatlik bir uykuyla yetinebilecekken biz. sallanınca da uyumaya alışan beden. Farkında olmadan ömrümüzün 1/8'ini. efektiyle biyolojik saatimizin ayarıyla oynamışlar. Hepsi uyurken mutlaka ağlıyordun Çünkü uyku çaresizce kabul ettiğimiz bir nevi dayatmadır. Ben ideal uyku süresinin beş saat olduğunu iddia ediyorum. 6 saat 30 dakikaymış. bebek emziğiyle beraber doğardı. Çocuğun uyanması da böyle. neden sallayınca bebeklerimiz uyuyor?" diye soruyorlardı. Fakat bu hiçbir işe yaramadı. Anneler bıraksınlar çocuklarının biyolojik saati kendiliğinden işlesin. tamamen iyi niyetle.. 202 203 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bu arada ben asla ve kat'a annelere. Bir işe başvurdu. sigara veya alkolü abartmayan ve herhangi bir rahatsızlığı olmayan) bir insana. minibüste. Vücut yatay pozisyona geçtiğinde beyin anında uyku hormonlarını devreye sokar ve uyuruz. Doğmuşuz. ekstradan bir de üç saatlik bir alışkanlık uykusu kazanmışız.. "Peki ama eğer uykusu yoksa. Çünkü hiçbir işveren annelerimiz kadar şefkatli değildi. günlük beş saatlik uyku yeter. çok eski bir bilinçaltı kaydının açığa çıkmasından başka bir şey değildir. metroda. 27. Çevrende çocuğunu uyutmaya çalışan biri varsa dikkat et! Uyurken mutlu olan tek bir çocuk göremezsin. Sadece yirmi saat uyutmasınlar diyorum. Aslında otobüste. bizler henüz birer bebekken.. . İşsiz ve komik oldu.

yatay pozisyonunla kitap arasında bir bağlantı kurar. sekiz saatlik uykuya alışmamızdandır. Bu onların yaratılışında vardır ve buna müdahale edemezler. Meselâ karıncalar hiçbir zaman uyumazlar. . Normal bir biçimde yatağa girince uyuman gerekmesine rağmen uyuyamazsın çünkü aklına bin türlü sorun takılır. eline bir kitap alınca uyuyorsun. uykuyu da beynimizle kendimiz üretiyoruz.. sinek. ''. çiçek. Bu bağlantıyı da uykunla ilişkilendirir. kitap okurken neden uyuduğumuz konusuna biraz değinmek istiyorum..Bu konuyu biraz daha netleştirmek için. Bu da doğal olarak bize üretebilme imkânı sağlıyor./î Sanki uyumaya geldik koca dünyaya. büyük düşünen. Birçok güzel şeyle birlikte uykuyu da biz icat ettik. hedefi olan..:• . Yatarak TV izleyen ve uyuyan bir insan. yoksa kuşlarla birlikte güneş doğarken mi? Düşünebiliyor musun? Kainattaki her canlı güneşle birlikte uyanır. Beyin. Uyumaya çalışan bir karınca göremezsin. Kuş. "Sana sekiz saat uyku yeter!" deseydi ne düşünürdün? Sekiz saat uyuyan bir insana da "Sana beş saatlik uyku yeter!" demek böyle bir şey işte. Düşün şimdi. Çok doğaldır ki vücut yatay pozisyona geçince uykun gelir. Tembelliği de. böcek. Tembelliği. . kendine saygısı olan insan uykuyu ne yapsın?! Başarılı insanlar az uyumazlar. Günde beş saatlik uykunun insana yetebileceği gerçeğinin son derece ütopik gözükmesi. Uyku yaşam tarzıyla da doğrudan ilgilidir. şimdi yatmana gerek kalmadan. ne varsa yaşama dair. bu özellikleriyle asla hava atamazlar. Halbuki biz müdahale edebiliyoruz. hepsi güneşle birlikte uyanır da sadece insan takmaz güneşin uyarılarını. az uyuyan insanlar başarılı olurlar. Acaba ormanda her şeyden ve herkesten uzak yaşayan varlıklar olsaydık.. Sonuçta yatay pozisyona geçince zaten uykun geliyor idiyken. Halbuki eline bir kitap alınca kafanı yeniden toplar. günlük uyuma saati on altı saat olsaydı ve biri çıkıp. Hedefi olmayan bir insan ne diye erken uyansın? Ayrıca uyansın da ne yapsın? Öte yandan. kullanabildiğimiz bir beynimiz var. kurt. iz bırakmak isteyen. Buna karşın. eline bir kitap alır ve uyumaya çalışırsın. uyku hormonlarınla mücadele etmekten vazgeçer ve uyursun. belli bir zaman sonra TV yi dikilerek bile izlese uykusu gelir. 204 205 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn uyku Çılgınlığı Biz insanız. uyuşukluğu ve fazla uyumayı da yine biz insanlar icat etmişiz. Uykun kaçar.. günlük uykumuz kaç saat olurdu? Acaba güneş doğduktan sonra mı uyanırdık.

sinerjik bir etkiyle tüm insanlar daha verimli.Herkes bilir ki. beynimizde bulunan hipotalamus tarafından kontrol edilmektedir. az uyuyan insanlar başarılı olurlar. Bu aşamalar Rem ve NRem uykusu olarak adlandırılmıştır. Uyku. Az uyuduğu için başanlı olmuştur Edison. Ayrıca az uyumak zihnin daha güçlü olmasını sağlayacağı için. rüya gördüğümüz uykumuzdur. Zihinleri 206 207 Ben Dünyanın En Akıllı insan yım Uyku Çılgınlığı hep daha zinde olmuş. başarılı insanlar az uyurlar. manyak şeyler olur.5 milyar insan. yüzyılda insanlar sekiz saat uyuyorlar. Yani az uyudukları için sosyal birer varlık olmuşlar. yoksa dışa dönük oldukları için mi az uyuyorlar? Bence ilki doğru. benim matematiğim bunu hesap etmeye yetmez. İbni Sina az uyuduğu İçtoİbni Sina ol muştur. var. Uyku. yaklaşık 1 milyar daha artar ve bu bir milyarlık yeni katılımı üretime dönüştürebilirseniz. uykumuz süresince bize. Genel bir ifadeyle uyku. "Gün boyu öğrendiklerimiz Rem uykusu sırasında tasnif edilir ve bu tasnif sırasında açığa çıkan görüntülere rüya deriz. Hipotalamus. * : 21. Ama bu yanlıştır.. sonra az uyurum dememiştir." şeklinde tarif etmektedirler ki ben de buna inananlardanım. Ancak Rem uykusu daha çok gece boyunca. bu da toplam altmış yıllık bir ömürde yaklaşık sekiz sene zaman kazanmak anlamına gelir. Günde sekiz saat uyuyan bir insan. Günde on beş saat uyuyan adam var. Rem uykusu sırasında zayıflatılır ve gerginliğimiz hafifletilir. O halde tüm dünya.. Az uyuyanlar daha sosyal Çevrende az uyuyan insanlara bak! Daha hareketli. Acaba onlar da az uyudukları için mi dışa dönük oldular. Ama benim gibi dört saat uyuyan adam da var. Çünkü beyinlerinin uyuşmasına izin vermemişler. Gün içinde yaşadığımız tüm psikolojik etkiler. . Ben gördüm. ömrünün ortalama beşte birini uykuya verir ki... reel artış çok daha ciddi bir boyutta olacaktır ki. Napolyon da öyle. Rem uykusu. Böylece matematiksel artış 1/8 nispetinde olsa da. ortalamasını alınca sekiz saat oluyor işte. daha sosyal ve daha dışa dönük olduklarını göreceksin.. beş saat uyuyan bir insan. Rem uykusu hafif. NRem uykusu ise derin uykudur. üzerimizdeki psikolojik baskılarla mücadele eder. bir şarj ve deşarj zamanıdır. Rüya hakkında birçok efsane üretilmiş olmasına rağmen bazı bilim adamları rüyayı. iki aşamalı .bir uyku öngörür. daha analitik düşünebilmişler ve sonuçta daha başarılı olmuşlar. sekiz saat yerine beş saat uyursa. Başarılı insanlar az uyumazlar. mevcut nüfus değişmeksizin 6.. toplam ömrünün üçte birini uykuda geçirirken. Bu ortalaması tabii ki. daha güçlü olacaktır. Hiç kimse dur ben bir başarılı olayım.

. Gençlik ve orta yaş geçilince. Bu kliniğin şefi Dr. Geriye kalan 1-1. Bahsettiğim uyku süresi. Kasılan kaslarımız. Rem gelir. Enteresan bir oyun. Önce Dr. saate göre akşam olduğunda araştırma üssüne geri döndü. İlk çalışmayı tamamlar. fizyolojik yorgunluktan daha fazla yük olur bizim kliniğe. Bazıları daha ağır işlerde çalışır. bilgisayar taşıyan insanı mukayese ettiğimizde beş buçuk saat uyuması gereken programcıdır. müteahhidinin uykuya olan ihtiyacı aynı değildir. Her zaman gündüzdü.. Hedeflerimiz de bu sürenin tayininde çok ciddi rol oynar. Rem. Şu anda saat 06:30 ve üç saat sonra çok ciddi bir seminerim var. Çünkü herkes aynı oranda yorulmaz. Hipotalamus. Gün boyu çalışan iki araştırmacı..4 saatte tamamlanmış olur. çalışma temposuna göre.5 .5 saatlik zaman dilimi de son kontrollerin yapılması için harcanır. yaşlılık döneminde Rem uykusu tekrar geri döner ve yeni oran tıpkı eskisi gibi 50+50 olur. uzmanlara göre yeni doğan bebeklerde NRem ve Rem 50+50 şeklindedir. 30 dakikalık bir sapma gösterebilir. Böylece beş saatlik uyku tamamlanmış olur. İkisi de çok yorgundu. Saat 23:00 oldu. Çünkü onun zihinsel yorgunluğu daha ağır basar. psikolojik yorgunluğu.NRem uykusu sırasında ise. Bu beş saatlik süreyi. Bu kitabı yazarken. Saat olmazsa akşam yemeğini kaçırabilirdin yani. Aslında bedenimizde kocaman bir klinik var diyebiliriz. yorulan tüm organlarımız bu aşamada (NRem uykusu) gözden geçirilerek ertesi güne hazır hale getirilir. Toplam uykumuzun (100 birim kabul edelim) dağılımına baktığımızda. Bir bilgisayar programcısıyla. sabah oldu kavramının olmadığı bir yerdi kuzey kutbu. Ama öyle işler vardır ki. NRem'dir. Yapacak bir şeyi olmayanlar. Ardından Dr. Akşam oldu. Bedenimizdeki muhteşem klinik. Beş saatlik uykudan sonraki süreyi kesinlikle alışkanlığımız ve çok uyumaya olan inancımız için uyuruz. Bu oran yapılan işlere göre kişiden kişiye değişir. Psikologu Dr. Asıl çalışma ilk 3. ortalama bir uyku süresi olarak kabul etmek lazım.. Hem de bir günün tam üç ay sürdüğü bir zamanda gittiler. fizyolojik yorgunluklarımız giderilir. Ben bunu kendi hayatımda birebir yaşayan bir adamım. Ayrıntı: Yaklaşık on saattir aralıksız yazıyorum. haftalarca iki saat uyuduğumu bilirim. John her zamanki gibi günlüğüne bir şeyler karaladı. İki bilim adamı. bir araştırma için kuzey kutbuna gittiler.. O da çalışmasını tamamladıktan sonra tedavimizi uyanıncaya kadar dönüşümlü olarak sürdürürler. NRem gelip tedaviyi başlatır. 208 209 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Elbette ki uyku süresini sadece yorgunluk kavramına bağlayamayız. Uykuya daldığımız an. Artık uyumalıyım. Büyüdükçe Rem uykusu azalır ve onun yerini de NRem uykusu alır(25+75 veya 30+70 gibi). Yani bir inşaat işçisiyle. Fizyolojik yorgunluk açısından işçi daha çok yorulur. Hipotalamus bizi uyutur. bilinçaltı düzleminde uykuyu bir kaçış süreci olarak değerlendirecek ve daha fazla uyuyacaklardır. Dr. Dahiliye uzmanı da Dr.

uyumak en büyük hobisiydi John'un.. Brian yatağında epeyce debelendikten sonra yerinden kalktı. geçirdikleri bu müthiş günü yazdı. ızgara yaptılar. öyle planlamıştık. Basit bir oyun onda inanılmaz çağrışımlar yapmıştı. yaptığı oyunu John'a anlatmadı. Brian ve John araştırma yapmak için gittikleri kuzey kutbundan. Brian'ın kafasında yıkılan tabular dışında. Brian saati kurdu ve uyumak için yataklarına girdiler. Bu sefer saati geriye aldı. Brian'in aklına John'a bir oyun yapmak geldi ve o esnada 23:55 olan saati ileri aldı. Balık tutmayı saymazsak. "Hayır yarın olmaz bugün gideceğiz. John inanmadı önce ama Brian çok ciddiydi. Brian'o gece başka bir oyun denemeye karar verdi. O da uykusuna düşkün biriydi ama kutba geldiklerinden beri uyku düzeni alt üst olmuştu. Sıkıldı. 210 211 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Her şeye rağmen Brian. Saatin henüz 03:00 olduğunu gördü ve tekrar uyudu. üsse döndüler.John artık dayanamayacağını ve uyuması gerektiğini söyledi. Bütün bunlar olurken. Brian'a saati işaret ederek. Deliksiz uyuyan John. Sonra dünden yarım kalan işlerini tamamladılar. John yerinden fırladı. Hiç çaktırmadan.. John." dedi. İnancın inanılmaz etkisini gördüler. 19:00 konumuna getirdi ve tekrar yatağına döndü. 09:15 konumuna getirdi.. Brian tekrar yerinden kalktı. . Uykunun bir alışkanlık olduğunu anladılar. Brian tüm bu olup bitenler karşısında şaşkındı. Brian. Değişen hiçbir şey yoktu. bir saatlik uykusuna rağmen. John'a olanların hepsini anlattı. sekiz saat sonra kendiliğinden uyandı ve saate baktı. John uyuduktan sonra. Yola çıktılar. yine çalıştılar. Sonra yarının planını yaptılar ve saati yine 09:30'a kurup yataklarına girdiler. John o gün neredeyse on dört saat uyumuştu ama değişen hiçbir şey yoktu. o uyumadığını biliyordu. Tekrar saate göre akşam oldu. yarı yarıya azalttıkları uykularıyla geri döndü. 09:30'a kurdukları saatin çalmasını bekledi. Balık tuttular. Masanın üzerinde duran eski tarihli bir gazeteye baktı. Brian önce şaka yaptığını söylemeyi düşündü ama sonra vazgeçti. John günlüğüne. üsse geri döndüler. Çünkü John'un aksine. Anında uyudu. Sonra tekrar yatağa girdi. Okuyacak kitap da yoktu çünkü getirdiği tüm kitapları bitirmişti. John'un ekstra bir yorgunluğu falan da yoktu ama Brian bitmişti.. saati susturdu ve Brian'a kalkmasını söyledi. On beş dakika sonra saatin zili büyük bir gürültüyle çalmaya başladı. hiç uykusu gelmedi John'un. İki kafadar geçen sene tatillerini Mi-amı'de geçirdi ve her gece. Saat 09:30'da saatin zili çaldı ve uyandılar. Saat yine 23:00 oldu. Ne de olsa uykusu yoktu. Yapacak bir şeyler aradı ama bulamadı." dedi. Yine eğlendiler. sözde uyumuş ama uykusunu almamış bir tavırla uyandı ve "Yarın gitsek olmaz mı?" dedi. Brian'ı bir türlü uyku tutmuyordu. herkesten dört saat daha fazla eğlendiler. "09:30'a kur da yarın balığa yyku Çılgınlığı gidelim. yine yoruldular ve saat yine 23:00'ü gösterdi.

elleri iki yana düşmüş ve hiçbir kası gerilmemiştir... Çünkü kasılmayı engellemek için yan yatmak yerine. Ancak TV'nin karşısında uyuduğumuzda mutlaka birileri gelir. Kitap okurken uyumak da böyle. TV izlerken uyuyan birinin yatış şekline bak. Hiç kasılmadan uyursun. sekiz saat uyumayla ilgili kayıt o kadar güçlüdür ki. TV'nin karşısında uyuyakalan bir insana yapılabilecek en büyük iyilik.Aslında kuralları pek sevmem ama uyumanın ciddi ciddi kuralları var. NRem tedaviye geldiğinde hastası için yapacağı çok fazla bir şey yoktur. Ve klinik faaliyete geçer. Hepsi bu! TV'nin karşısında uyumaktan daha rahat bir uyuma şekli tanımıyorum. Sadece günlük rutin yorgunluğuyla ilgilenir. Omuzlarını ve boynunu serbest bırak. üzerine bir battaniye örtüp TV yi kapatmaktır. Adeta bir ölü gibi yat.. Dr. eski kayıttan daha güçlü hale getirinceye kadar. Yani geleneksel uyuma pozisyonunda uyumuşsan. avuçlar birbirine bakacak şekilde kavuşturulur. NRem çalışmasına en son kasılan kastan başlar ve başa doğru gider. Bilinçaltında. sabaha kadar. Asla kasılma. yanağın altına koyulup son bir mutluluk hareketi yapılarak uyunur. Beş dakika daha uyuyayım diye çırpmırsın.. Uyurken kaslarını gererek uyuduğun için de sadece uyuma anında gerilen kaslarını uykuya hazır hale getirebilmek için çok ciddi bir zaman harcar.. göğse doğru eğilir.. Sadece "Ben artık beş saat uyuyacağım" demekle olmaz. Son olarak iki el. başhekimlik tarafından kendine ayrılan sürenin oldukça önemli bir kısmını. Sonra omuzlar büzüştürülür ve boyun. kasılmamaya şartlanarak uyumayı denemişlerdi. Böylece Dr. Uyumanın Kuralları Geleneksel uyuma pozisyonu: Yan yatılır. Öğrencilerime bunu söylediğimde. yüzüstü veya sırtüstü yatmaya kalkmışlardı. ona uyurken verdiğin ilâve ve gereksiz işlerle uğraşır ve işini hakkıyla tamamlayamaz. uyan da yatağına geç diyerek tüm tedaviyi alt üst eder. Dr. ertesi gün bazıları bana: "Hocam dün gece uyurken kasılmamak için acayip kasıldım. Dr. NRem gelir ve gün boyu kasılan tüm kasları gevşetmek için çalışmaya başlar. Ta ki bilinçaltmdaki yeni kaydı. Sonra da sabahları kalkmakta güçlük çekersin. kafana çivi çakmaktan daha fazla zarar vereceğini. Uyumanın belli kuralları var. Dr. Geleneksel uyuma pozisyonuna geç ve kendine dışarıdan bak.. Böyle uyumanın uykuyu daha verimle hale getirdiği doğrudur. uyurkenki kasılmalarını gidermeye ayırır." diye geliyorlardı. Kim ne bilsin o anda senin NRem uyuduğunu ve uyandırılmanm sana. Halbuki kasılmayacağım diye şartlanmak. NRem. bacaklarını da birazcık gevşet. bacaklar göğse doğru çekilir. daha çok kasar insanı.. Öncelikle ona uygun uyuman gerekiyor. ileride herhangi bir kitap okurken uykunun gelebilecek olmasıdır ancak hedefinin çok büyük olmasının da tüm uyku Uyku Çılgınlığı . 212 213 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kural -1: Kasılmadan uyu! Uyumaya geçmeden önce tamamen rahat ol. bu kaydı tek cümleyle silmek gerçekten zordur. Özel bir çaba harcayıp. NRem asıl yapması gereken işlerden daha çok. Tek sakıncası yukarıda da bahsettiğim gibi.

Neticede aç yatmak da bir nevi kasılmadır. gözünün gördüğü anlamına gelir. NRem bir de midenle uğraşmak zorunda kalacaktır ki bu da Dr. Çıkanlar da salya sümük. mümkün olduğu kadar hafif şeyler yemeyi tercih et. "Valla ne bileyim bozuk işte?" dersin. Nrem için ilave bir iş demektir. Yani gece uyurken müzik dinliyorsan. beynin dinlediğin müzikle meşgul olacak ve klinik yavaş çalışacaktır. bu en tehlikelisidir. sinemaya girip çıkanları izlerdim. Hi-potalamus direkt olarak beynini meşgul edersin ki.30 itibarıyla yemek işi bitmiş olacak. Kural . Düşünsene karnın çok aç yatağa girmişsin. Hani bazen durduk yerde moralin bozulur. Söyleyeyim böyle durumlarda. Bir gün amcamın oğullarıyla birlikte sinemaya gittik.3: Algılayıcılarını etkilemeden uyu. Burada bir şeyler farklıydı. İçeride olanları öğrenecektim. teneke kutulara tekme atarsın da sorarlar. sen salaksın.. O halde en kısa zamanda çok büyük bir hedef belirlemeye bak. Bu süre sağlıklı bir insanın hazım süresidir. Gerçekten moralinin neye bozuk olduğunu bir türlü anlayamazsın. yıllar ' önce veya dün gece yaşadığın olumsuz bir şey. Uyumadan iki buçuk saat önce yemek yeme işini bitirmiş olman gerek. sen harikasın denildiğinde de müthiş bir özgüvenle uyanırsın. 214 215 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım diye söylense. On iki yaşımdaydım Türkiye'ye geldiğimizde. Küçük bir hatırlatma: Gece uyurken yapılan yükleme hemen ertesi gün karşına dikilmeyebilir. Eğer algılayıcılarını meşgul edersen. Benim için çok özel bir andı o. moralinin neden bozuk olduğunu bilmediğin zamanlarda bil ki. Uyurken herhangi biri lambayı yaktığında gözünü kırpman. Sinemaya gelenler mendil-siz girmiyorlardı içeriye. 20.. En büyük hipnoz gece uyurken gerçekleşir. sıcak olduğunda terlemen. NRem. Yazlık bir sinema vardı bizim mahallede. sabahleyin sebebini bilmeden kendini kötü hissedersin. Bazen önünde dikilir. değil Dr. İçeride nelerin olup bittiğini hep merak ederdim. Saf saf dolaşıyordum.. . değil Dr. belki yıllar sonra yakalar seni. Gece boyunca. Halen üzülürüm Ferdi'ye Çocukluğum Almanya'da geçti benim. Rem. ağDyku Çılgınlığı laya ağlaya evin yolunu tutuyorlardı. Birisi kulağının dibinde sabaha kadar sen salaksın. 23:00'te uyuyorsan. Birisi ismini söylediğinde duyman. hayırdır ni-' ye moralin bozuk derler ve sen de cevap olarak. Aksi halde Dr. uyku mu tutar adamı. daha doğrusu uyurken tüm algılayıcılarımız açıktır. her şeyi kaydeder ve gün gelir o eşsiz sunu-muyla servisini yapar. Çünkü bilinçaltın hiçbir şeyi kaçır-maz. Kural . Ferdi Tayfur'dan. dinlediğin ağır bir parça veya acıklı bir Ferdi Tayfur filmi dikilmiştir karşına. Aynı şekilde sen mükemmelsin. Ağlamaları her zaman çok ilgimi çekerdi. Herkes sinemadan bahsediyordu. anlamaya çalışıyordum olup biteni. Belki haftalar.2: Dolu bir mideyle asla uyuma.. Bu arada yatmadan önce iki buçuk saat oruç tut demiyorum.tuzaklarını yerle bir edeceği muhakkaktır. belki aylar. Geleli iki hafta olmuştu. Gidip de soslu makarna veya mantı yeme mesela. Gerçekten açsan. değil Dr. ağır bir kokuyu alabilmen tüm algılayıcılarının uyku boyunca açık olduğu anlamına gelir.

. Kulağında vvalkman ve Uyku Çılgınlığı yukarıdaki şarkı akıyor. Karısını tıp fakültesinde okuyan kardeşine emanet etti ve hapse girdi.. O dönem gişe rekorları kıran bir Ferdi Tayfur filmi oynuyordu. Karısı kötü yola düştü. ağlamayan yoktu. uyumayı bile. '• Allah'ım neydi suçum ne günah ettifn.ı Sen beni öldürdün burda bıraktın. Ben sanki babam ölmüş gibiydim. Her şey çok güzeldi. •. içerisi tıklım tıklımdı. Yıllar geçti. Herkes aynıydı. müzik dinlerken sadece müzik dinle.. çalışırken sadece çalış. uyuyorsun.. ı Allah öldürür adamı dünyadan alır... Kim bilir. Ferdi hepsini yaşadı. içinde çaresizlik ve terk edilmişlik olan şarkılar yerine. Ferdi mutluydu. hem de beni teselli ederek üzülme bunlar da geçecek. Çok heyecanlıydım. Ferdi'nin karısı tecavüze uğradı. Beyin. Ferdi hapisteyken.. Ferdi'nin kız kardeşi eroin bağımlısı oldu. Ara sıra omzuna yumruklar at'P "Böyle olmamalıydı. Gecenin bir vakti. . bilinçaltm da sabaha kadar olumsuzlar hanene binlerce çentik atacaktır. enstrümantal müzikler dinle. uyurken dinleyeceğin bir Müslüm Gürses şarkısı ne yapar Allah bilir. Kız kardeşi bir otel odasında ölü olarak bulundu. film başladı. Bence uyurken sadece uyu." diyordum. Kısa bir süre sonra karısı. Güler misin. uyurken sadece uyu. Bazı geceler "Bırakın Ferdi'yi. O da hem ağlıyor. Koltuğa adeta yapıştım. iç çekerim. Ama benim fikrimi soruyorsan. Ferdi önce kız kardeşini eroine bulaştıranları. Amcamın oğlu da ağ- 21 6 217 Ben Dün/anın En Akl111 insanıyım lıyordu. Fazla sürmedi. Birbirimizin yüzüne bakıp baklP ağlıyorduk. Mendil elimde hüngür hüngür ağlıyordum.. Ferdi tecavüzcüleri öldürdü. Beni bırakıp da terk edip gittin. kardeşi de Ferdi'nin karısına tecavüz etti. Eve döndük. Yerlerimize oturduk. anlamında omzumu okşuyordu. Halen zaman zaman sebebini bilmediğim bir moral bozukluğu yaşadığımda. ağlar mısın? Bu millet böyle filmlerle büyüdü işte.. Uyurken sadece uyu. Yani yaptığın her şeyi bilincinle yap.. Film bitti amca oğluna sarıldım ve iyice ağladım. -.... bu utançla senin yüzüne bakamam artık. Olayları öğrendi. o suçsuz!" diye feryat ederek uyandığımı biliyorum. Filmleri bilincinle izlediğin halde. tam iki ay kabus gördüm. Saçları bembeyaz olmuştu. "Ah ulan Ferdi!" der. "Ben herhalde bir şeyler kaçırdım. Uyurken ille de müzik dinlemek istiyorsan. Aradan tam yirmi yıl geçti. bilinçaltında böyle etkiler yapıyorsa. Biraz sonra lambalar söndü.." diyecek ve söz konusu olayı sanki sen yaşamışsın gibi algılayacak. Baksana bizim adam terk edilmiş. Masum uyuma hatalarından vazgeç. Her şey yolunda gidiyordu. Hayatımda ilk defa bir Türk filmi izleyecektim. biraz sonra kıyamet koptu. Yani bir adamın başına gelebilecek kötü ne varsa. belki de otobüsteki insanların yüzü hep bu yüzden asık. O kadar etkilenmiştim ki. sonra da kardeşini öldürdü ve hapse geri döndü. Ferdi hapisten çıktı.Mendillerimizi cebimize koyduk ve sinemanın yolunu tuttuk. dedi ve intihar etti. Ben bir ara sinemadan çıkan insanlar neye ağlıyor diye düşünmeye bile başladım.

Vücut ısını ayarlayan bölgenin adı da hipotalamus. senin klinikte herkes başıboş çalışacağı için verim mutlaka düşer. kafanı da örtecek şekilde üstüne çekme. yani bizim kliniğin şefi. Dalga 08:30. biz beş saat uyuyanlara az uyuyor diyoruz. günün her saati aynı oranda uykuya hazır olamaz. Sadece ve sadece yorganın altındaki adam karbondioksit verip karbondioksit alır.. Uyku dalgaları. gündüz de karbondioksit alıp oksijen verirler. Bitkiler gece oksijen alıp karbondioksit verir.) bizi asla etkilemez. Uyku dalgası diye adlandırılan. Dalga 01:30-06:30 Uyku dalgası ***** 2.Uyurken. Uyku .11:30 Uyanma dalgası * ** 4.08:30 Nötr zaman 0 3. sağlıklı düşünebilmemiz ve beynimizin daha iyi çalışabilmesi için. beynimizin uyku hormonu salgılama zamanları vardır. Yorganı kafanın üstüne çekersen. oda sıcaklığında ve minimum ışıkla uyuman en doğrusudur. Bu zamanları çok iyi bilirsek yanlış zamanda uyumamış oluruz. gürültüsüz bir ortamda. 218 219 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kısacası bol oksijenli. Uyuma zamanları. güneşin dünyaya ve dolayısıyla bize olan etkisiyle değişen. Böylece. Dalga 06:30 .. Ayrıca doğada hiçbir canlı karbondioksit alıp karbondioksit veremez. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi. Beden.. uyumanın da belli zamanları vardır. Dalga 11:30. yorganı.12:30 . Yani beş saat uyuyan insanlar aslında normal uykularını uyumaktadırlar. bolca oksijen içeren ortamlarda uyumamızın gerekliliği daha net anlaşılır.Dalga Çizelgesi Dalgalar Saat Uygulama Dalga Etkisi 1. direkt şefi meşgul edersin ve şef meşgul olursa. Ama maalesef herkes fazla uyuduğu için. aslında bunun adı normal uyumaktır.. Beynimizin. İnsanlar ve hayvanlar oksijen alıp karbondioksit verirler. uykumuz daha verimli olur ve az uyumak (ki. oksijene en fazla ihtiyaç duyan organımız olduğunu düşünürsek.

Zaten son zamanlarda cep telefonları bile bu ihtiyaca uygun olarak dizayn edildi. Ancak saat 06:30'dan sonra uyanıp tekrar uyumayı saymazsak. Telefonun alarmını kuruyorsun." muhabbetlerini. 1. tekrar uyumak ister. 2. Dalga 15:30. Şimdi bu zamanları tek tek inceleyelim.Dalga: 11:30 .12:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası. 3. Bu çi220 221 yırn Ben Dünyanın En Akıllı insanı 4.Dalga: 01:30 . uyanıyorsun ve herhangi bir tuşa bastığında telefonun alarmı 10 dakika daha ertelenmiş oluyor.17:30 Uyanma dalgası ***** 7. Hiç uyanmadan uyuduğunda bir sorun olmamasına rağmen. Birçok insan bu saatlerde uyandıktan sonra. Mümkün olabiliyorsa bu zaman diliminde 30 dakika uyu (Tabii ki yemekten önce). gün içindeki en iyi uyuma dalgasına bırakmıştır.06:30 Uyku dalgası. Yukarıdaki "Uyku-Dalga çizelgesi" bedenin uykuya uygun olan ve olmayan zamanlarını göstermektedir.Dalga: 08:30 -11:30 Uyanma dalgası Artık uyanma dalgası gelmiştir. Bazı bilirn .08:30 Nötr zaman Bu zamanda uyumak veya uyumamak arasında bedenin uygunluğu açısından hiçbir fark yoktur.15:30 Uyanma dalgası ** 6. sonra kalkarım. yapılabilecek en akıllı iştir. bilirsin şu "10 dakika daha uyuyayım. yerini. bu saatte uyanıp sonra tekrar uyumak sabaha kadar gerçekleşen tüm tedaviyi mahveder. Dalga 12:30.Dalga: 06:30 . Bu saatlerde uyumak Ferrari marka bir otomobile normal benzin koymak gibi bir şeydir. en az 3 saat bu periyotta olabilecek şekilde düzenlemek. Çünkü bedenin uykuya en uygun olduğu iki zamandan birisi budur. Bu zaman uyku dalgasının en iyi zamanıdır. Dalga 23:00-01:30 Uyku dalgası ** * Uyku Çılgınlığı zelge kış mevsimine göre uyarlanmıştır. Zili çalıyor. Dalga 17:30-23:30 Uyanma dalgası *** 8.Uyku dalgası ***** 5. Uyku zamanını.

Dalgadan sonraki 1 saat 4. Saat 01:30'da uyku dalgası zirve yapar ve yeniden uykunun en iyi zamanına ulaşırsın. bu saatlerde uyumak Ferrari'ye mazot koymaktan daha kötüdür. bu saatler arasında da azalarak devam etmektedir. intihar etmek gibi bir şeydir.23:00 Uyanma dalgası Uyanma dalgası 6..Dalga: 23:00 .. Uyku Çılgınlığı 7. Bu saatlerde uyuyan insanların tüm dengesi alt üst olur. Dalgadaki kadar tehlikeli olmamakla beraber. birçok gelişmiş ülkede büyük işletmeler.. Dalga Güneş doğmadan önceki 5 saat Nötr zaman Uyanma D. Sabah mıydı. i Dalgalar 1. Diğer mevsimlerde de dalga zamanlarını. Günü.Dalga: 12:30 -15:30 Uyanma dalgası Uyku dalgası azalarak uyanma dalgasına geçer ve sasti 15:30 itibarıyla uyanma dalgası zirve yapar. G. . Tarih yazar ki: Birçok bilim adamı. •f Yeri gelmişken söylemek istiyorum. S. Çok hafif bir uyku dalgası olarak geçer.01:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası yerini tekrardan uyku dalgasına bırakmıştır. S.Dalga: 15:30-17:30 Uyanma dalgası Uyanma dalgasının en iyi zamanıdır bu zaman. Uyumamanı şiddetle tavsiye ediyorum. verimliliği ciddi oranda artırdığı gerekçesiyle personelini bu zaman diliminde uyuması için teşvik etmektedir. saati karıştırırlar. akşam mı? Salı mıydı. Dalgadan sonraki 3 saat Güneş batmadan önceki 2 saat . Bir mecburiyet yoksa (hastalık. normal bir zamanda (1. Şöyle ki: 222 223 Ben Dünyanın En Akılı. Dalga zamanı dışında)ki dört saatlik uykuya bedel olduğunu söylerler. Asıl Formül Yukarıda da belirttiğim gibi. Ayrıca başta Japonya olmak üzere.Dalga: 17:30 .. Cuma mı?.. Personelini bu periyotta uyutmak için ücret ödeyen kurumlar bile var. birçok alim bu zamanlarda uyumuştur. bu çizelge kış mev-si-mine göre ayarlanmıştır.adamları. güneşi takip ederek tespit edebilirsin. Güneş doğduktan sonraki 2 saat Güneşin zirveye Çıktığı zamandan önceki 3 saat 3..) bu saatlerde uyumak. vardiyalı çalışma. birçok filozof. buradaki 1 saatlik uykunun.

Onunla bir top gibi oyna.5 saat 224 Egzerşİz_Zamam Uykuyu Yenme Egzersizi Klinik Şefinin (Hipotalamusun) Eğitimi Önce hipotalamusu özelleştirmen ve bir simge olarak eline alman gerekiyor. inanmak zorundasın... Yıllar önce yaptığının aynısını yapıp. Yukarıda anlattığım sebeplerden dolayı sekiz saat uyuman gerektiği konusunda sen onu ikna etmeyi basardın. ben çok fazla bir şey yapmıyorum.) Şimdi elindeki o minik topun. Sen de başarmak istiyorsan. Hipotalamusu ikna etmek için yol haritası. Onunla oynuyorlar. Hadi sana kolay gelsin. 226 227 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı . Eğer sen de fazla uyumaktan kurtulup normal uyuyan bir insan olmak istiyorsan. Bu süreçte. (Halen okumaya devam ediyorsun. senin beş saat uyuyabileceğine neredeyse o bile inanmıyor artık. Sana öyle bir inandı ki. Tıpkı bir top gibi. Eğer inanmazsan kesinlikle az başarılı olursun. Öyle bir ikna ettin ki. Bunu şimdi yap. Bunu yap!. Lütfen samimi ol ve git o topu al. Hipotalamusunla bir top gibi oynadığını görüyor musun? Bu sana ilk başlarda saçma gelebilir ama söylemek zorundayım ki. 225 istasyonlar Yatış Saati Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 im Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Kim kimi ikna edecek göreceğiz. onu alt etmek inanılmaz kolay oluyor. Sekiz saat uyuttu seni. Çok ciddiyim.. şimdi kitabı kapatıp kırtasiyeden minik kauçuk bir top edinir gelirsin. küçük birer tane kauçuk top dağıtıp bunun hipotala-mus olduğuna inanmalarını istiyorum. Sonra oynadıkları şeyin bir top değil de hipotalamuslan olduğunu düşündüklerinde. İyice şartlanıyorlar. yani bir topu hipotalamus olarak kabul etme sürecinde. Eline bir A4 kağıdı al ve aşağıdaki gibi yaz. yıllarca hep senin dediğini yaptı. Ben eğitimlerimde öğrencilerime. Duvara at geri gelsin. Ama o artık normal uykunun sekiz saat olduğuna inanıyor.Güneş battıktan sonraki 5. Sen doğduğunda bedenin beş saat uyumaya programlanmıştı ama hipotalamus bu konuda seni ikna edemedi. onu tekrar ikna etmeye çalışacaksın şimdi.. senin hipotalamusun olduğuna inan. Her şey katılımcının kendini adamasına bağlı.5 saat 7.. binlerce insan bu yöntemle hipotalamusu-na pes dedirtti ve normal uyur hale geldi.Dalgadan sonraki 2.

hipotalamusunla birlikte gün boyu yanında taşı. Uygulamaya geçmeden önce uyarılar.. bekleme süresinde belirtilen gün sayısı kadar kal. 10. altı saate indirmek istiyorsan. Yatış saatini kaydırsan dahi.. Uyandığında tıpkı diğer istasyonlarda olduğu gibi önce hipotalamusunu al. • Aşırı sigara içiyor veya alkol alıyorsan azaltmaya l çalış. Asla önce saatin ziline basmaya kalkma. yatış-kalkış saatleri arasındaki süreye mutlaka belirtildiği ölçüde uy. Mesela uykunu beş saate değil de. • 3. o gün hangi istasyonda olduğunu ve kaç saat uyuyacağını düşün. Uykunu azaltırken asla abartma. Saat çaldığında önce hipotalamusu eline al. . her zamanki gibi 8 saat uyu ve bu istasyonda son defa sabahla. Bu is tasyonda toplam 3 gün kal. Yatış saatini mümkün olduğu kadar sabit tutmaya çalış. HipotalamusuRU da saatinin yanına koy. İstasyon: Saatini 07:45'e kur. • 2.. Yukarıdaki veriler pilot bir uygulama için. İstasyonu belirlemelisin. • Söz konusu A4 kağıdını. İstasyon: Bu gece normal standardına. her gün ortalama bir hesapla 00:00'da yatıp. Zaman zaman onunla alay et. Bunu de neyenler genelde uyuyakalıyor ve sisteme olan inançlarını kısa bir zamanda kaybediyorlar. Sen kendine göre bir plan yapmalısın. yazarak uygula. sonra saatin ziline bas ve uyan.Bu tablodaki veriler standart değildir. Kişiden kişiye değişir. . hipotalamusunla oyna ve her seferinde ona hükmettiğini ve onunla bir top gibi oynadığını hayal et. Çalışma boyunca mutlaka bir çalar saat kullan. 08:00'de kalkan ve uykusunu sekiz saatten beş saate indirmek isteyen bir insana göre kurgulanmıştır.. Bu şartlanmanı sağlayacak ve işini daha da kolaylaştıracaktır...ve uygulama başlıyor • 1. • Düzenli beslenmiyorsan.gibi. İstasyon: Toplam uyuma süresini yedi saat 30 dakika olarak belirle ve bu istasyonda da 3 gün kal. bugünden itibaren yemeklerini belli bir düzende yemeye başla ve kaht valtıyı asla ihmal etme. • Gün içinde kendi kendine. En fazla 15 dakika azalt. En azından abartma. Her istasyonda. ) Diğer uyarılar • Yukarıdaki tabloyu mutlaka bir A4 kağıdı üzerin de. 228 ... • Gün içinde fırsat buldukça. yani 8 saatlik uykuna uy. İstasyonda uykunu artırırken en fazla 60 dakika artır. Temel uyarılar .. Yaptığın işin ciddiyetini ve hipotalamusunun bu oyunu yavaş yavaş kaybettiğini düşün. bu tabloyu biraz değiştirip son istasyon olarak 14.

dedikleri hep yanlış çıkıyor. diyecektir. • 11. Ne yapmamızı önerirsiniz?" Hipotalamus nâzikçe: Ben bu tipleri çok iyi bilirim. İstasyon: Bu. 2 haftadan fazla dayanamaz. 230 231 Uyku Çılgınlığı . diyecektir.II: Dr. Şu bizim şef aslında boş bir adam. hi-potalamusunun ta kendisi olduğuna inan. Gidin aynı şekilde bu gece 15 dakika önce uyanacağını planlayarak işinizi çabuk bitirin. Üzgünüm ama genelde Hipotalamus haklı çıkar. Unutma çok büyük bir iş yapıyorsun. diğer istasyonlarda olduğu gibi en fazla 15'er dakika azalt ve her istasyonda 3'er gün kalarak devam et. Öldü mü ne yaptı?. Klinik manzaraları -1: Dr. Yaşlandı artık. Görmüyor musun. Dr. Bu hiç kolay olur mu.229 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Hani ne oldu? Artık beni uyutamıyorsun. Hipotalamus: Saçmalamayın Beyler. Kendini yorgun hissedeceksin. Bu istasyonda 3 gün kal. Düşün! Yılların alışkanlığını yok etmeye ve yeni bir alışkanlık kazanmaya çalışıyorsun. Bu istasyonda uykunu tekrar artırıp 7 saate çıkart. Hipotalamusa giderler. İstasyon: Uykunu 15 dakika azaltarak. İstasyonu da geride bıraktın. bekleyin birkaç gün sonra vazgeçer. İşimiz yarım kalıyor. İşinizin başına geçip bekleyin. "Efendim bu adam çıldırmış olmalı. 5. Rem ve Dr. 9. Size önerim bu periyodik inişlere göre davranmanızdır. dayatmalarla savaşıyorsun! • 10. Rem. 8 ve 9. hiçbir şey bilmiyor. yorulmadan olur mu? Dayanmalısın dostum. Bu bir savaş. ölse biz nasıl konuşabiliriz. 6. NRem senin uyanmanı bekledikleri halde sen uyanmayıp. Keyifli bir istasyondur ama bu istasyonda sadece 1 gün bekle. 06:45 seviyesine getir. • 4. senin klinikte yaşananları biraz filimize etmek istiyorum. de. Hipotalamusun tüm karizması yerle bir olur ve doktorlar kendi bildiklerini okumaya karar verirler. Şefin odasından geri dönerken Dr. NRem'e. istasyon: Her yeni istasyonda uyuma süreni. der. Çünkü her gün 8 saat uyurken artık sadece 6 saat uyuyorsun ve doktorlar henüz bu yeni uygulamaya Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım alışmadığı için işleri hep yarım kalıyor. demek ki yaşıyor. hiç terlemeden. 7. Klinik manzaraları . Yaklaşık 3 haftadır. Kafanda daha iyi canlandırabilmen için. Bu istasyonun amacı klinik çalışanlarını yeniliklere alıştırmak ve tüm kontrolü ele geçirmektir. Bu istasyonda herkes yorulmuştur artık. Böylece Dr. uyumaya devam ettiğinde tekrar şikâyet etmek üzere Hipotalamusa giderek: Efendim bu gece söylediğinizi yaptık. ona yetişemiyoruz. her üç günde bir 15 dakika azaltıyor uykusunu. Sakın pes etme. NRem seni şikâyet etmek için şefe. Rem ve Dr. sen konuştuğun şeyin bir top değil. adam uyanmıyor. Dr. tüm istasyonların en farklı olanıdır. Yakmındakiler senin bir topla konuştuğunu söyleseler de. Er geç mutlaka uyanır. Yani sana uymak zorunda kalırlar. Uykunu azaltman gerçekten de seni ilk başlarda rahatsız edecek ve uykusuz kalacaksın. işimizi erkenden bitirdik fakat bir sorun var.

İkinci periyot 3 gündür. bu yöndeki son istasyondur. yeniden bir organizasyona ihtiyaç duyar ve yeniden ayar yapmak zorunda kalırsın. 3 günü geçerse. boş geç. Bunun kesinlikle bir mahzuru yok. Final sahnesi. Amacım daha net anlamanı sağlamaktı.14 ve 15. NRem ve senin yeni uyku düzenini idrak etmeniz içindir. acil bir toplantı yaparak. Saat 5'te uyanıp 8'e kadar yapacağın 3 saatlik çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anlamak için. Binlerce insan kafasında bu senaryoyu canlandırdı ve hipotalamusu bir muhatap kabul ederek. Siz zaten hızlı çalışmaya programlanmıştınız. O kesinlikle olağan üstü bir zamandır ve seni alır.. Zor bir istasyondur. Rem ve Dr. Dr.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Klinik manzaraları .13. Dr. Bu doğru ama asıl önemli olan herkes 8 saat uyurken sen 5 saat uyuyorsan. İnsanlar az ve doğru zamanda uyuyunca beyinleri daha etkin ve güçlü çalışır... Başında bekleyin ve uyanmcaya kadar görev yerini terk etmeyin. Yıllardır uyuşuk uyuşuk oturuyordunuz. Son periyot da üç gündür ve bu süre. kuşların sesini her sabah dinle ve hayatın asıl yüzünü gör. Rem ve Dr. •12. Öğlen vakti uyumaya uygun bir işin yoksa asla dert etme. Bu 10 günlük sürenin ilk periyodu. direkt zirvelere taşır. hemen bir durum değerlendirmesi yapar. Yeni uyku düzeninden sonra. NRem'e son durumu ve yeni mesailerini açıklaması içindir. Hipotalamusun. Eğer burada 10 gün kalabilirsen. Rem. Doktorların yavaş yavaş ikna olacak.. 232 . Son İstasyon: Bu İstasyon. NRem'e: Beyler gemi kontrolden çıktı. Dr. Bu istasyonlarda yine yorulacaksın ama eskisi gibi değil.. Dr. İstasyon: Uykunu her istasyonda 15'er dakika azaltarak çalışmanı sürdür. senin 5 saat uyuyabileceğine ikna olması içindir. bu seni diğerlerinin önünde olduğun konusunda ikna eder ve psikolojik olarak kendinle barışıp başarıya doğru koşarsın. Dr. hafta sonları fazla uyumamanı tavsiye ediyorum ancak yine de tatil moduna girip birkaç saat fazla uyumayı isteyebilirsin. der. Bu süre şefin. işi bitirdin demektir. NOT: Uygulamayı bir film gibi anlatmaya çalıştım. bu uyku çılgınlığına bir son verirsin. Mümkün olduğu kadarıyla öğlen uykusunu 15 dakika da olsa uyumaya çalış. Hipotalamus. bunu sadece bir gün denemen yeterli. Hipotalamus. Bundan sonra. o keyfi mutlaka yaşa. Başarılı insanların az uyuma gibi bir ortak özelliği var... Dr. İşin sonudur. adamın ne yaptığı belli değil. 4 gündür. Şimdi çalışma zamanı. Hipotalamusun yenilgiyi kabul ederek. İşinizi daha hızlı yapın. Erken kalkıyorsa bunu bana şikayet etmeyin.III: Şef Dr. Elbette ki hakikatte böyle bir senaryo yok ancak sistem kesinlikle böyle işliyor.. Umuyorum ki sen de aynı inançla hipotala-musunun üzerine gider ve milyarlarca insanın yapmadığı bir şeyi yaparak. onun hakimiyetine son verdi. Uyanma zamanını güneşin doğuşuna göre ayarla. Bu süre Dr. Gel gör ki bu süre.

birkaç sene sonra mesleğinde bir numara olursun. Ne anlarsın yaradan sen? Gönlümdeki gökdeleni. Yaradan bilir bir de ben.. Biz. Ağrı başka acı başka. okuduklarını bir de yorumlayıp yazarsan. Sızı oldu yüz sinede. Bu zamanı işinde gelişmek için harcarsan. Ne anlarsın yaradan sen? Mescitlerden geçtiğimi. söz var yarada.... Dünyanın En Güzel Şiirleri Sen. Seçim senin. Meyhaneyi seçtiğimi. Ne anlarsın yaradan sen? 234 235 11. Yaradan bilir bir de ben.. bu. içim yanıp içtiğimi. Bahtın açık olsun. Benzemiyor aşka maska..mriz yok! " Türkiye için Sadece psikoloji var. köz. bir sene sonra ilgili konuda alim olursun... Ne anlarsın yaradan sen? Felek der ki az yine de. Bölüm Türkiye İçin Kriz . Ne anlarsın yaradan sen? Yaman işler yelda oku. Bu zamanı ibadetle geçirirsen cennete gidersin. Sadece okumakla kalmayıp. kısa bir zaman sonra senin de bir kitabın olacağı anlamına gelir. Ne anlarsın yaradan sen? Benim gönlüm viranedir..233 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sorma yardan çektiğimi Yaradan bilir bir de ben Çözemezsin çöktüğümü Yaradan bilir bir de ben. Bu zamanı seçtiğin bir konuda kitap okuyarak değerlendirirsen... Yarda zülüf yelde koku Zevrak tutmaz neden uyku. Ne sancıdır... Biber miber bir arada. Yaradan bilir bir de ben. Yıkıp dedi çek çileni. En beteri sığmaz ada. Yaradan bilir bir de ben. Bu zamanı uyuyarak harcarsan. Garip başıma geleni... sıradan bir insan olursun.. Eyyüb'ün derdi de nedir.. Yanıyorum kaç senedir Yaradan bilir bir de ben. .. tuz. Ne anlarsın yaradan sen? Artık az uyuyan bir insansın ve her gün için 3-4 saat fazla zamanın var. Ne anlarsın yaradan sen? Ne meyyü cama ne meşka.. Bu zamanı spor yaparak geçirirsen. sağlıklı bir insan olursun. Yaradan bilir bir de ben. Yaradan bilir bir de ben. Bu zamanı ailene harcarsan mutlu olursun. kanser ne de.

. ülke için çok ciddi kararlar alınırmış. Halk perişan ve bitap düşmüş. Kriz. Şaşkın ve tedirgin bir ifadeyle halktan biri prense sormuş: • Ne oldu ekselansları? Prens bu soru karşısında kendini tutamamış ve ağlamaya başlamış. Millet birbirini yemeye başlamış.. Bu anlattığım masallarda bile olmaz belki ama Türkiye'de en son şubat krizi böyle başladı işte. pulu da çula dönmüş... Bazen düşünüyorum da. Bana bağırdı. develer tellal. "Bana kitap fırlattı. Masaldan da öte. Bütün bu olanlar sadece ekonomi bilimiyle açıklanmaya çalışıldı. Kral. Biraz sonra para bulunamadı denildi. evvel zaman içinde. Her yıl olduğu gibi şubat ayının son haftası. iyileşti dolar düştü. Çünkü bu toplantılarda. bir anlık bir psikoloji değişikliğiyle oluşmaz. Suratı asık olan prens. bir lafımla Türkiye'nin kaderini değiştirebiliyo-rum. Ağlamış. dolar fırlaması arasındaki bağlantıyı anlatmadı. Çünkü asıl bozulan ekonomi değil.Dolar ilişkisini çözmüştü herhalde ki ilk cümlesi şöyle oldu: Merak etmeyin çocuklar. Bir varmış.Prens çırılçıplak. dolar fırladı. Tüm tartışmalar havada ve anlamsız kaldı. İnanıyorum ki başbakan da bu ikisi arasındaki ilişkiyi bilmiyordur. Halk kraliyet binasının önünde çıkacak olan kararları beklemeye koyulmuş. biraz daha sert ve ciddi baksa herhalde Amerikan ekonomisi iflas ederdi. ağlamış: • Ne olacak ya! Kral yüzüme kitap fırlattı. biz yıllardır ısrarla . Herkes büyük bir heyecanla acaba ne olacak diye bekliyormuş. ben size para bulacağım. Her sene düzenli olarak yapılan bu toplantılar çok önemliymiş. Tam bu sırada sarayın ön kapısı açılmış ve prens büyük bir hışımla dışarıya çıkmış.. 'Vah benim ülkem vah!' diye diye dolaşır olmuş insanlar.. Türkiye için düşünürsek. Gökten düştü üç elma ve halkın kafası yarıldı. bizim başbakan daha dik yürüse. pireler berber iken bir ülke varmış. ağlamış. misketlerimi çaldı.. demiş. hay-daa dolar yine fırladı. Herkes acı çekiyormuş. psikolojiydi. misketlerinin alınması çok zoruna gitmiş halkın ve ülke büyük bir bunalıma girmiş. Ülkenin parası pula. Elbette ki tüm krizler bir birikimin sonucudur.. Fakat şunu iyi biliyorum ki o birikimler de yine psikolojik bir temele dayanmaktadır. Bir anda herkes fakirleşmiş. üstüne bir şeyler almış ama prens hala çı-rılçıplakmış. Ben 4 yıl ekonomi okudum ama hiçbir hocam bana kitap fırlamasıyla. Cümle bitmeden dolar indi.." dedi küçük patron. Başbakan hastalandı dolar fırladı. Bunu kabul etmemek ahmaklık olurdu. kalbur saman içinde. Kitap . Ama eminim ki "Ne büyük adamım ben.. kral bilir kişi heyetini ülke meselelerini tartışmak için sarayında toplamış. Akıllı adamdı. Prensin bu cevabıyla bir anda her şey alt üst tfîmuş. Piyasa hareketlendi." diye düşünmüştür. ağlamaklı bir ifadeyle halka bakmış. Kısacası prensin suratına kitap 239 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyn Türkiye için fırlatılıp. bir yokmuş. Zaman geçti ve Derviş Baba geldi ekonominin başına.

Bizden bir şey olmaz diye az çalıştık mesela." demiyor muyduk? Bu tarz cümleleri o kadar çok kullandık ki." diyen adamı tanıyorum ben." İnandığımızı oluruz ancak. 2 . Öğrenciler espri yapmak. (Bizden bir şey olmaz gibi) peki bu işin sorumlusu kim? Çık sokağa ve insanlara sor! Yere tükürmek sence doğru mu? Allah'ın bir kulu "Doğrudur. Peki be kardeşim bu sabah işe giderken yerde gördüğüm balgamı uzaylılar mı attı? Konuştuğumuz gibi yaşamıyoruz. Ancak işin çok ilginç bir yanı var. Biz bunu başardık. 1. 100 kişiye sor.. 240 241 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İstedik ve oldu. % Yukarıda artık klişeleşmiş. Çünkü "Bugün ne olduğuna inanıyorsan. Türkiye için Kriz var diye şartlanıp perişan olmak yerine. Biz. kendi halimize güldük. Herkes işi gücü bırakmış komik olmak için uğraşıyor. Bunu herkes söylüyor ve söyleyen herkes kendini bu biz'in içinden soyutlamayı başarıyor. Dediğimizi başardık. İstiyorsan mutlaka olur. unutmadan söyle yeyim: Tabii ki sen kurtaracaksın bu memleketi. Benden bir şey olmaz diye yere tükürdük. Şimdi inandıklarımız gerçek oldu.Kesinlikle samimi değiliz. işyerinden duymuşsundur. Kırmızı ışıkta geçen birisine küfredip."Bizden hiçbir şey olmaz.000 kişiye sor. Ha. kolejlerde. Türkiye bitmiş arkadaş. yarın o olursun. bir sonraki ışıktan kırmızıda geçen ve niye geçtin diye sorduğumda. camdan aşağı çöp attık. konferanslar verirken dikkatimi çekti. Hedefin komik olmaksa mutlaka komik olursun. Böyle bir sınıf ortamı nasıl olur? Komik olur tabii. Belki az önce sen de benzer bir laf ettin." diye cevap vermez. Biz kim." diye.. . deli olur. çalışmamız. Okullarda. dershanelerde. dinlenmemiz. arkadaşlarından. Bir şeyi cidden merak ediyorum. Kendimizi mahvettik. i 1 . komik olmak için adeta özel enerji harcıyor.Birbirimize güvenmiyoruz.. Her gün daha beter olacağımıza inandık. Tüm dünya bize kıçıyla gülüyor. Bu tarz cümleler hep çoğul başlar.. Esprilerimiz tuttu. ahlakımız. Gerçekten çok başarılıyız. . Bizden hiçbir halt olmaz. 70 milyon insana sor. Yere tükürmek görgüsüzlüktür. hatta deyim haline gelmiş sözleri eminim sen de kahveden.. Kriz yok deyip. Atalarımız boşa söylememiş "Bir adama 40 gün deli dersen.. Bu ülkeden bir şey olmaz dedik. . Giriş kelimesi hep aynıdır.. AT kim? Biz hiçbir şey yapamayız. uygulamaya geçmelisin. "Amaaan! Ben mi kurtaracam arkadaş?! Memleketin her tarafı bozuk. yaşam tarzımız. Herkes Türkiye'ye laf sokuyor. Ayrıca memleketin her tarafı bozuk olsa ne yazar. „. değişti. Başarmak elin de. Cevap hep aynıdır..

farklı bir programı ve karizması olacak. Tabii ki bu bir mazeret olamaz. karizma ye rinde filan ama o da işi bilmiyor. Herkes devlete güveniyor. herkes hakkına kanaat ediyor ve hiç kimse yolsuzluk yapmıyor. Bu halkın karamsarlığını iyimserliğe. Medya samimi bir şekilde halkın ve devletin yanında. Öğrenciler sınıf geçmek için değil. ne medya halka güveniyor. Hülya Avşar'ın yaptırdığı okulu yazıyor. Listenin sonuna da en acı olan son sözü koy: Ben kendime güvenmiyorum. Bu listeyi uzat gitsin. Üzgünüm ama Türk halkı hatip de yetiştiremiyor. Hatip değil. Herkes kendisini ülkesine adamış ve ülkesinin iyileşmesi için değil. Gazeteler. yazarak geçiriyor. öğretici ve bilgilendirici programlar yapılıyor. güvensizliğini güvene dönüştürecek. bir karamsarlık ortamında olan bir ülkeden ne beklenebilir ki?! 3 . Ben liderim diye ülke yönetimine talip olanların hangisi için o bir lider diyebilirsin? • Bir defa. 100 liderden 90'ı konuşmasını kağıttan okuyor. radyolarda eğitici. karizma ta mam. göz kulak kesil ve izle. • Geriye 1 'i kaldı ve o da iyi konuşuyor. : • 10'u doğaçlama konuşuyor ama bu 10'un 8'i boş konuşuyor. Üzgünüm ama Türk halkı lider yetiştiremiyor. • Geriye kalan 2'nin 1'i iyi konuşuyor.Ne vatandaş devlete. Sen o zaman gör Türkiye'yi. öğrenmek için çalışıyor. . Eğer gerçek bir lider olsa 242 243 im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi Türkiye için o fırsatı da kendisi yaratabilirdi. ne de patron işçisine güveniyor. 8 saat yerine günde 5 saat uyuyor ve kazandığı 3 saatlik zamanı okuyarak. süper güç olması için çalışıyor. TV'lerde. Türkiye'yi kesinlikle süper güç yapar. Ne işçi patronuna. Herkes 8 saat yerine günde 12 saat çalışıyor. Düşün hele. Gazetelerde Sevda Demire!' in silikonları yerine Türkiye'yi yurtdışında başarıyla temsil eden doktorlarımız anlatılıyor. Bu ortamı beş sene sağlayabilecek bir lider. Ne halk medyaya. işi de biliyor ama fırsat verilmiyor.Memlekette lider yok. Dikkat et. böylesine bir güvensizlik. Demek ki o da fos. Birisi çıkacak mantıklı konuşacak. Hülya Avşar'ın Cilingiroğlu'ndan boşanma ihtimali yerine. Devlet halkına güveniyor ve halkını gerçekten adam yerine koyuyor. ne de devlet vatandaşa güveniyor. Okuma yazma bilmeyenler öğrenmeye çalışıyor. Medyayı yanına alacak ve elindeki sihirli değneği 70 milyon insana aynı anda değdirecek bir yeteneğe sahip olacak. Şimdi söyler misin. Türkiye'yi düşün! Düşün ki herkes işini mükemmel yapıyor.

Kusura bakmayın ama beyler. ekibine güveniyordu. "Biz böyle olmasını istemiyoruz.. Yukarıdaki ortamın sağlanmasında elbette ki medya 1. kuvvet. samimi olduğunuza inanamam. Eğer herkes. İnsanların bir anda böyle psikolojik duruma geçmesi için ne gerekiyor. tüm medya mensupları kaliteyi yükseltme noktasında bir araya gelse. Ama onlar da "Halk bunu istiyor." demesini anlamak mümkün değil. Yemin ediyorum yürümekten daha kolay. basın . Dedelerimiz savaşmak için. nasıl da hepimiz bir araya geldik. Kalitenin gün geçtikçe halk bunu istiyor sloganıyla düşürülmesi 244 245 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gerçekten şaşırtıcı. "•f Çok kolay. biz.. Halkın güvenini boşa çıkaramazdı Atatürk. Yeniden birleşmek ve bir araya gelmek zorundayız. öğretmen ne yapacaktı? Yine rastgele birini seçecekti. Bunu değiştirmek elinizde iken değiştirmiyorsanız. Şimdi yıl 2002. herkes elini kaldırsaydı. Onlar halen ısrarla. adamın başka şansı kalmadı. Her kanalda silikon muhabbeti olduğu için. ülkeyi kurtarmak için yaratıldıklarına inanmışlardı. siz kesinlikle samimi değilsiniz. başaramama alternatifi hiçbir zaman aklına ve akıllarına gelemedi.4 .yayın kalitesi çok kötü" diyorlar. Bunu başarabiliriz. el kaldırmadığını varsay. Dedem Atatürk'e öyle bir güvendi ki. Medya patronlarının "Halk bunu istiyor. Başarmak zorundaydı ve başardı. bir karara varsalar ve bu kararlarını yarınki yayınları ile icra etseler acaba halk yine Sevda'nm silikonları mı diyecek. biz de halkın istediğini veriyoruz. magazin programları yayınlandığı için halk onu istiyor. Tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi. Başardılar. ben. . Bu uğurda kendilerini feda ettiler. ortada silikon milikon kalmasa. Büyük zırva: Halk bunu istiyor. Çaresizlik psikolojisi Atatürk'ü ve ekibini öyle bir kuşattı ki. nasıl organize olduk ve nasıl başardık. Dedelerimiz komutanlarına. O günkü başarının dibinde büyük harflerle sadece güven + samimiyet + inanç yazıyordu. halk neyi ister ve ne izler sence? Halk onu istediği için yayınlanmıyor magazin programları. Öyle ise herkesin elini kaldırma-sıyla.. Evet ne söylemek istediğimi anladığını umuyorum. kim gelmek istiyor?" dediğini ve hiç kimsenin gönüllü olmadığını. halk onu izliyor. Sen.. Kurtuluş Savaşı'nı hatırlasana. Şimdi sıra bizde. Atatürk başta kendine olmak üzere. Gerekiyorsa kendimizi feda etmeliyiz. hiç kimsenin elini kaldırmaması arasında hiçbir fark yoktur.Medya Birinci Kuvvet. Bir öğretmenin sınıfa girip "Bana bir öğrenci lazım. Herkesin birbirine inancı tamdı ve herkes gerçekten samimiydi." diye bir cümle icat etmişler. Herkes gönüllü olsaydı. Tüm kanallar adam gibi yayın yapsa. bu çok mu zor? Kesinlikle çok kolay. Öğretmen ne yapacak? Rastgele birini seçmek zorunda kalacak. komutanlarımız Atatürk'e. bizim kuşak Türkiye'yi Türkiye için süper güç yapmak için doğduğumuza inanmalıyız.

Onun da kovası doluydu. Sen kan değil sadece ter dök yeter. güveneceğimiz yöneticimiz yok deyip kenara çekilmek. üretimin artması gerektiğine inanmalıyız. Bizim adam olanları Türkiye için anlatınca adam atladı: "Bak dostum. Üretimin artmasını istiyorsak. adama büyükçe bir kova vererek tuvaletin yolunu gösterdi.. Emekli olma yaşını hesap etmek yerine." Tuvalete girdi... işimizi aksatmadan. Çalışırken sadece işini düşünmelisin. Laboratuardaki kadın."150 milyon maaş alıyorum. her gün emeklilik yaşını hesap eden bir insan ne verebilir Türkiye'ye? Akşam olduğunda üzülmelisin. Güler misin ağlar mısın? Uyanık hasta. Ben bütün bu anlattıklarımı Türk halkının yapacağına sonsuz ve sınırsız inanıyorum. evlatlarımız. diskolarda sa- 246 247 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım bahlara kadar tabak kırmak bir çözüm mü? Kendine dön. kovayı görünce önce adama.. Böyle yap! Belki sen ömrünün sonuna kadar hep 150 milyon alırsın ama senden sonra senin evladın. sorular sor kendi kendine. her akşam 4 saat Çarkıfelek izlemek. Yanarsa yansın. daha 25 sene var emekli olmama diyen. Maaşımızın artmasını istiyorsak. batarsa batsın! Be-nim bir dikilitaşım bile yok. belki işine yarar. Kendini tanı. . On dakika sonra çıktı. Şimdi dedelerimizin kanı ile aldığı bu ülkenin alın terine ihtiyacı var. Genç adam idrar tahlili için bir hastaneye gitti.. sonra kovaya ve sonra tekrar adama bakarak sinirli bir ifadeyle "Bu ne böyle? Bu kadarcık idrarla lökositi-ni bile sayamayız..." dedi ve bir damacana da su vererek "Bunu iç.. Sonra bir adam geldi yanına. Biraz sonra elindeki kocaman kovayla tuvaletten çıktı. Tüm hastalar dolu kovalarla yanından geçer-Ren o bomboş kovasıyla üzüntüye boğuldu. Laboratuardaki kadın. işinde nasıl mükemmel olabileceğini hesap etmelisin. Elindeki suyu sonuna kadar içmiş fakat kovayı yine boş bırakmıştı. tamamlamış olmak yetiyordu genç adama. işe başladığı ilk gün. her zaman tebessüm etmelisin.. götür hemşireye ver. Kendi kendine elindeki kovaya bakarak. bana ne?" dediğin sürece maaşının bir lira dahi artmayacağına dair sana garanti veriyorum.. Git bunu doldur gel. Sabahleyin işe geldiği dakikadan itibaren saatine bakıp. Bana ne Türkiye'den. Bu çok boşa bir hayıflanmadır. şu köşede bir kova çiş var adam daha yeni yaptı. Dedelerimizin kanı aktı. "El alem neler yapıyor.. kiramı bile veremiyorum. ülke kurtuldu. Şimdi sen git çaktırmadan al onu kendi kovana boşalt. Sakın kimseye de söyleme ha.. Eksik olan tek şey bir lider. süper bir dünyada bizim hayal edemediğimiz rakamları alırlar. verimliliği belki de %200 artırarak çalışmaya devam etmeliyiz." dedi. Peki ne yapmalı öyleyse? Lider yok. Kim bilir belki de aradığımız lider sensindir. bîr de bana bak kuş çişi kadar. Bu sırada tuvaletten. adam kovayı şaşkın bir bakışla alarak tuvalete gitti. Her zaman dakik olmalı.-. elinde ağzına kadar dolu kovayla çıkan adamı görünce tüm motivas• • yönü bozuldu. akşam olsa da gitsek diyen. "Ne oldu kardeşim?" diye sordu. Birkaç damla idrar kovanın içinde çok komik duruyordu ama görevini -". Adam suyu da alarak tekrar tuvaletin ' yolunu tuttu.

Böyle adam Türkiye'den başka hiçbir yerde yok! Askeriyede bize komutanlarımız ot yoldurmuştu. Ana başlıklar halinde verdim ki. Ama biz aynı miktarda parayla elektrik.Bizim adam büyük bir heyecanla ve inanılmaz bir gizlilikle adamın dediğini yaptı. sağlığıyla ilgili bir konuda kendi kendine hıle yapıyor ve sonra da kahvede hemşireyi nasıl kand. Somali'den veya dünyanın başka yerlerinden bir adam getirsek Türkiye'ye ve ona 150.. reklam. bilgisayar. lir." diye diye tüm normallerimizi değiştirmiş bulunuyo-ruz. doğal gaz. O zamanlar çok kızmıştım ama sonra haklı olduklarını anladım.n. Geçen.. içmen. O kadar kanıksamışız ki acayiplikleri. Asker adam eğer boş kalırsa sevgilisini. Direkt sektör değiştiririz biz. Bire . itfaiyede su bitebilir adam su koymay. O efendi efendi birilerinin kaşık getirmesini bekler. Yediğimiz önümüz. karısını. şöyle bir hesap ettim de yaklaşık on küsur tane sektör değiştirmişim ben.. Kaşık getirmeyi unutmuşlar. Geçenlerde kalabalık bir yerde seminer veriyordum. ev kiran.beş bahse giriyorum ki becerip de ayın sonunu getiremez.r ke-yifle anlatıyor. yapı malzemeleri. Üşenmesek Etiyopya'dan. Türkiye'de çekilmiş bir kamera şakas. Halbuki sürekli oyalanırsa kimseyi düşünemez ve mutlu .. desek ki abi al bu parayı yemen.rd. on katrilyon para bir anda yok olab. şoför da m.[ de yemediğimiz arkamızda. Çay geldi. her şeye olabilir . inşaat. Daha önce de söylemiştim: Loto oynarken düşünen adam var! Var.yla vaklasıvoruz "Burası Türkiye abı. gıda. Şimdi var gerisini sen düşün! Öyle adam var k. Bu ne akıl? Dünya üzerinde bizim milletimizden daha akıllı bir millet olduğuna inanmıyorum ben. Hiçbir şeyi sorgulam. Soran olursa da hiç oflayıp püflemeden 'Çok| şükür gül gibi geçinip gidiyoruz.. o iş yerinden çıkıp tencere satan başka bir yere girip çalışmaz. hemen gözlüğünü çıkardı. Sorgulamıyoruz. El alemin milleti gibi iş değiştirmeyiz çünkü.000 Lira versek.. üç çocuk okuturuz. yolda giderken aıtecek çukura düşüp kaybolunabilir..000. akıl edemez demek istiyorum.' gibi de cevaplar veririz..ş olabd r yanlış iğne adam öldürebilir. unutmuş olabilir. Ambulansta oksijen bitebilir. ben gördüm.© Kendini dolandıran adam.yoruz. yedek parça.ydı yukarıda anlattığım. her şey mükemmel o|ur.. Adam tencere satıyorsa mesela. mobilya. büyük b. Burada her şey olur. Hiç kimse görmedi ama tahlil sonuçlarına göre bizim adam altı aylık hamile çıktı. stand-up. Ayakkabı tamircisinin yanına girer. cam. Yanımdaki arkadaşım hiç beklemedi.. Eee normaaal! 248 249 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sayısal loto oynarkenki ciddiyetimizi hayatımıza yansıtsak. gözlüğün sapıyla çayını karıştırdı ve afiyetle içti.g. su. senaryo. Sonunda kaşık gelir ama buz gibidir içtiği çay.. telefon faturası ve kira öder. babasını düşünüp bunalıma girer ve firar eder. Süngercilik.. Yemin ederim ki bunu hiçbir Alman yapamaz.. radyo. bunlar eğitimci oluncaya kadar uğraştığım işlerden sadece bir kaçı.. bize ait olmak üzere bir ay boyunca bu parayla İstanbul'da dolaş. Türkiye için Ne iş olsa yaparım diye bir vasıf bizim milletimizden başka kimde var? Biz gerçekten de olağanüstüyüz ve her işi biliriz. anasını.. zamanını almayayım. elektrikli battaniye.°nyargıs.

Daha neler! © Ben bu kitabı yazarken tam 47 defa elektrik kesildi. mavi gömlek. deprem olacak onun hiç umurunda değil' dedi. dedim.. Her şeye şaşırarak bakıyordum. Çünkü bir elimle yazarken diğeriyle sürekli kayıt tuşuna basıyordum. Lacivert ceket ve kravat. 'Adama bak. 250 251 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Türkiye İçin Daha çömezdim o zamanlar. düşünmemizi. Şaka değil. Sonradan. "Yenisini alaca252 ğız. olsun bitsin. Ben eğilip onun bembeyaz olan yüzüne bakıp ne yaptığını sorduğumda benim de masanın altına girmemi söyledi ve benim soğukkanlı oluşuma hayret etti. Arkadaşım panikleyip birden masanın altına girdi. biz hakikaten çok akıllı bir milletiz. gri pantolon ve siyah ayakkabı.bir asker olur. öbürüyle kayıt yapamazdı. Bazen saatlerce elektrik gelmedi. müdür muavini olduğunu öğrendiğim bir adam saçımın üzerinde. Sürekli çaresizlik psikolojisi içinde yaşadığımız için de inanılmaz akıllı olmuşuz. Arkadaşların tren yolu deyip gülüştükleri bu uygulama beni şaşkına çevirmişti. Demek ki devamlı burada olsa kitap yazayım derken felç olurdu. Ama tamamlandı.) Türkiye'de bizi oyalayan. Kesilir de gelir de. Üçün ne olduğunu bilmiyordum ama dediğini yaptım ve basımdaki o tren yolu birden yok oldu. Şimdi Türkiye'de yaşamayı ben de öğrendim. Aradan yıllar geçti. Arkadaşım bana saçma sapan bir soru daha sordu: "Şimdi ne olacak?" Cevap verdim. Onların yaşadığı ülkede haber verilmeden böyle bir şey olduğunda. Elektik bu. adam üç gün şok yaşadı. Çocukluğum Almanya'da geçti benim. İsveçli arkadaş böyle bir kitap yazsaydı ne olurdu peki? Düşünsene.. Voltaj yüksek geldiği için bilgisayar yandı. belki de sırf insan gücünden optimum düzeyde faydalanmak için yaptırıyorlardı bunu. Ne hoşuma gitmişti o zaman. Ayrıca o benim senin gibi bir eliyle yazıp. Kul yapımı. Saçlarım diğerlerine göre biraz uzundu. Ama asla yazdıklarım kaybolmadı. Meğer onların ülkesinde elektrik sadece deprem ve savaş durumlarında kesilirmiş. bir arkadaş bana 'Ne düşünüyorsun. Neyse ki ben ona durumu anlatınca rahatladı. o an elektrikler kesildi. bir defa elektrik kesildi. ot yoldurma çalışmasıyla belki de hiç alakası yok. Hiç unutmam Türkiye'ye geldiğimiz zamanlarda düştüğüm komik durumları. üretmemizi engelleyen o kadar çok konu var ki asıl işimizi yapmak yerine daima oyalanıyoruz. Aptal aptal ne yapacağımı düşünüyordum ki. elindeki makineyle tuhaf bir hareket yapmıştı. E tabii ki bu kitap 3 ay yerine 7 ayda tamamlandı. Bilgisayarda bir şeyler yapıyorduk.' demişti. Neyse. Neyse biraz sonra elektrik geldi ama bizim bilgisayar çalışmadı. . Daima ayakta durabilmek için yeni çareler üretiyoruz. Okulun birinci günüydü daha. git saçını üçe vur. şahısların zararını devlet karşılıyormuş. İsveç'te yaşayan bir arkadaşım bize gelmişti. (Bu anlamı ben yükledim." İnanmadı bana. okula gittik.

. Türkiye için .. sın. Çocuğu ambulansa atar ama ambulansta oksijen olup olmadığını düşünür. üç defa çaldırırsam "Çok misafir var. Birçoğu bizim tabirimizle kafayı yedi. Haydi onlar da bizim kadar çabuk öğrensinler bakalım. Patronunun yüzüne bakar bakmaz o gün maaşların ödenip ödenmeyeceğini anlar..yine benim "Misafir var mı?" diye soruyorum.. Adam yarım ekmek arası dönerle bir bardak ayran içiyor. meyve.... Her şey olabilir. oynamayan çocuk ne diye ölsün! Gerçi o da ölse normal ya. Top oyriayan ço253 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım cukların ölmesi gayet normal. depremle yaşamayı öğrenmeliyiz dediler. hiçbirimiz kafayı filan da yemezdik. r Çalıştığı şirketin mali yapısını çok iyi bilir.Bir defa çaldırıp kapatırsam o benim ve ne istediğini soruyorum. Amerikalıları 11 Eylülde gördük işte. ve Adam . ölme ihtimalini mutlaka göz önüne alır ve ailesiyle vedalaşır.Ve sonuç: Sonuçta.." diyorum. İster istemez beynimizi zorladık ve çaresizlik bizim beyin gelişimimiz konusunda bir mucize oldu bize ve her birimiz birer dahi olduk. • Psikolojiyi çok iyi bilir.İki defa çaldırıp kapatırsam... Öyle ya. Şirketin iflas e..Türkiye'de yaşamak gerçekten ciddi bir ayrıcalık. İşe giderken.Kaç ekmek lazımsa o kadar çaldırırım. daima olumsuzluk ve çaresizlik yaşadığımız için. doktor tarafından midesinde unutulan bir şeyden kaynaklandığını bilir. @ Her gece acaba bu gece olur mu diyerek yatağa girip depremi bekliyoruz ve bu bizi sarsmıyor.. Düşünsene bahçe duvarına plastik top çarpıyor..dip etmeyeceğini patrondan daha iyi bilir. $ Cep telefonundan evi aramadan sadece telefonu çaldırarak saatlerce sohbet eden İngiliz gördün mü hiç? Bunu da bizden başkası düşünüp yapamaz. .. kuruyemiş filan al. Hepsi psikologa gitti. duvar yıkılıyor ve top oynayan çocuklar ölüyor. İşte Türk insanının her gün kendi kendine sormak ve cevaplandırmak zorunda olduğu sorulardan sadece bir kaçı. : Kadın . Halbuki ayni şey Türkiye'de olsaydı hiçbirimiz şaşırmazdık.. Hatta vasiyetini bile yazar öyle gider. Adam . anlarKadın . sürekli yeni formüllerle çareler üretmek zorunda kaldık. Ameliyat olduktan sonra karnında şişliğin. iki defa çaldırırsam var.Bir defa çaldırırsam yok. Dönerin son lokmasıyla ayranın son fırtı aynı zamanda bitiyor. Depremci amcalar. Niye? Çünkü bunlar normal şeyler. Hastanede Hastaneye giderken.. Bunu bir Türk'ten başkası beceremez. biz anında öğrendik. gökdelene uçak çarpmasıyla yaşamayı da görelim.

Pencerelerine demir korkuluk yaptırır. asla yolda kalmaz. Parası olmadığı için faturayı yatıramaz belki ama elektriğin kaç gün sonra kesileceğini net olarak bilir. Yağmur yağdığında yolların mutlaka kapanacağını bilir ve anında alternatif çözümler icat eder. Sağlığı için para ayıramadığı için 4 yıl boyunca ağrıyan dişlerle yemek yemeyi bilir ve asla şikayet etmez. Kontrol kalemi yoksa bile anında bir çözüm bulur ve prizde elektrik olup olmadığını diliyle ıslattığı işaret parmağıyla kontrol eder. bunun daha zevkli olduğu tecrübelerle sabittir. Sıradan bir Türk bile önce patatesleri sonra köfteleri yer. Parası varken arabasının deposunu fuller. üst kilidi de kilitler ama yine de şüpheli durur. kaç km daha gidebileceğini anında hesap eder.255 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yaşarken İtfaiyeye haber verir ama itfaiye aracında su olmama ihtimalini de hesaplar ve mutlaka 4-5 kova su bulundurur. çantayı hangi eliyle tutacağına doğru karar vermek zorundadır. Daha doğrusu tüm yolları çukur-larıyla birlikte ezbere bilir. Çünkü eninde sonunda affedileceğini bilir. Her gece deprem olacak endişesiyle yatağına girer ama mışıl mışıl uyumakta kesinlikle zorlanmaz. Birine randevu verir fakat köprü trafiğinden dolayı üç saat rötar yapar ve karşı taraf bunu anlayışla karşılar. Türkiye için Vergisini en son gün yatırır. Arabasının benzin lambası yanınca. 256 257 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Türkiye için Egzersiz Zamanı ' Aynı anda iki şey yapmak . Orada iki yıldır çalışma olduğunu bilir. hatta bazen yatırmaz bile. çünkü yarın zam geleceğinden emindir. Bir yere giderken o sokaktan girmez. Çantasını kapkaççılara kaptırmamak için.

dönesin geri. Bağdat değildir ki. inceden ince.. Kitap okurken. aynı anda ayrı şeyler yazmaya çalış.. özden kini garezi. Kal da bak neler var.. önceden önce. inceden ince. önceden önce.. Bölüm Telkin ve Şartlanmalar. Meşkin gemisiyle aşkın bahrine. kul sığar kıl geçmez.. At da bak neler var.. .. Görmek istersen bir manevi mercek. inceden ince. Radyodan maç dinlerken bir yandan da TV'den haberleri izlemeye çalış. Dünyanın En Güzel Şiirleri Önceden önce inceden ince. Kazaya kurbanız kadere razı.. Gel de bak neler var. Al da bak neler var. inceden ince. Kılda bak neler var. Kimdi enasırda en asıl deden? Bil ki geçmişiz biz en ön haddeden. bu etkiyi yapmaz Ancak eğer sözlerini anlamaya çalışıp aynı anda kitap okumayı denersen eyvallah. inceden ince. Kopar şakağından bir beyaz piri. inceden ince.. radyodan haber dinle Muzık dinleyerek kitap okumak. Unutma! Şimdi ne olduğuna inanıyorsan. Yok iken cihanda can ile beden. An be an gelişen gizli bir gerçek. Bir elinle "a" yaparken öbürüyle "b" yap mesela Tekrar ediyorum sonuç alıp almaman hiç önemli değil Akşamları 5 -10 dakika bunu yapmaya çalış. Dal da bak neler var önceden önce. Başarılı olup olmaman hiç önemli değil.. önceden önce. hedef kıl. ' Hatırla da kır o kibrin bendini. Gözden sisi. lobların çıldırsm. önceden önce. Zevraki'yi gülle söküp gürz açmaz.. :. önceden önce.. yarın mutlaka o olacaksın! Telkin ve Şartlanmalar. Yer yıl. Ezel evrakında ebed andını... Bir kapıdır ki...İki eline iki kalem al. inceden irtce. Yolun uğrar ise gönül şehrine. Kainattan evvel kendi kendini. önceden önce.. Tebeddüle uğrar toprakta çiçek. önceden önce.. 258 259 12. aynı kağıt üzerinde.. gez bozuk göz seçmez. Merhemden mühimdir bilmek marazı. Yanlış hesap etme gittiğin yeri. Bil de bak neler var. inceden ince. Öl de bak neler var.

. ". halk arasında. Kim bilir belki de o bunu hissetmişti. II. Hacı Bayram.'• ' insan olan Hacı Bayram Veli tarafından anlaşılmıştır. Hünkarım İstanbul'u bu bebek fethedecektir demesinin sebebi. Ankara'da bir ayaklanmaya sebebiyet verebileceği endişesiyle Edirne'ye çağırmıştı. şimdi o konuşmanın bir bölümünü olduğu gibi aktarıyorum. Fatih daha kundaktayken.. Hünkarın sağında dikilmektedir.. Devrin uleması Padişaha: "Hünkarım. Ankara'ya geri döndü. korkarız ki ileride bir ayaklanmaya sebep olacak. Bayram Veli'nin kundaktaki bebeği işaret ederek. Böylece II.. onun İstanbul'u fethedeceği ulu bir -. Murat'a İstanbul'u fethetmek isteyip istemediğini sorar. (kundaktaki bebeği göstererek) şehzadeniz Mehmet fethedecektir. Ben ondan bu çağ kapatıp açan olayı psikolojik açıdan değerlendirmesini istediğimde cevap alamamıştım. Padişah onu. Aynı yıl. tarih konusunda çok değerli bir profesördü. Sadece tarihi bir vakayı anlattı ve geçti. hünkarın yanına gelir." Yukarıdaki vakayı anlatan insan. Bayram bir veliydi. istanbul'u. Murat H. tahtında.. • *y\ Fatih'in Motivasyonu " i >'••"•'•• H. Mehmet. bir takım söylentiler yayılmaya başlamıştır. Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği müjdesini vererek. H. hünkarın yanında duran beşiğin içindedir.. İstanbul'un fethiyle ilgili bir sempozyumda konuşan tarihçi profesör.. belki de öldürülmekten kurtulmaktı. oldukça etkili bir insan.II. Bayram kendisini iyi ifade edebilen bir insandı. Bu sırada hünkar.. kendisiyle bir görüşsek nasıl olur?" der. H.. İstanbul'u fethetmek size na263 Ben Dünyanın En Akıllı insan iyim Telkin ve Şartlanmalar. "Padişahım bunun için asla uğraşmayın. Mehmet. Sultan II. Oldukça kar izm ati k. Hünkar Hacı Bayram'a Ankara'yı sorar. Bir ara Hacı Bayram. Ankara'da ikamet eden Hacı Bayram Veli'nin İmparatorluk adına büyük bir tehdit unsuru olduğuna dair. Ankara'da her şeyin normal olduğunu söyleyen Hacı Bayram. Fatih'i ve fethi anlatıyordu. Hacı Bayram Veli'nin Kehaneti. Sonuç- . etkileyiciydi. ulemayı dikkate alır ve » Hacı Bayram Veli'yi Edirne'ye çağırtır. Karizmatikti. Murat. Gördüğünüz gibi sayın dinleyiciler. "İstanbul'u fethetmek en büyük ha-yalimdir!" deyince. Kısa bir zaman sonra Hacı Bayram Veli Edirne'ye.İstanbul'u Fetheden de Psikoloji.. Hacı Bayram Veli içeriye girer. Akşemsettin Hoca. Murat'ın oğludur ve 1432'de Edirne'de doğmuştur... sip olmayacak. Bayram Veli II. Acaba Edirne'ye davet etsek de. II. Ben kamera arkasını araştırdım ve çok enteresan şeyler buldum. Bayram Veli'nin zarar verecek bir insan olmadığı kanısına vardı ve H.. Bu tarihi vakanın üzerinden tam yedi asır geçmiş yedi asırdır insanlar bu hikayenin sadece görünen kısmını anlatıp durmuşlar. Bayram Veli Edirne'ye çağrılış sebebini biliyordu.. hünkara Ankara'yı merak etmemesini söyler. Ankara'da Hacı Bayram Veli adında bir şahıs var. Çünkü H. II." demiştir. Hünkar.

Bayram Veli. bazen 7 yaşında bile olabiliyor..." demeseydi. Çağ kapadı. adam 40 yaşına kadar herhangi bir KiT'te Genel Müdür. Mehmet büyümeye başladı. Herkes ona güveniyordu. Murat ve oğlu odada yalnız kaldı. demek ki İstanbul'u sen fethedeceksin!" dedi. Murat.Bayram Veli. çocuğuna ilişkin yapılan bu olağanüstü iltifattan alabildiğine etkilenmiştir. remedi ama Fatih İstanbul'u 29 Mayıs 1453'te. müthiş bir askeri deha ile fethetti. II. Çünkü padişahın oğlu doğduğu andan itibaren geleceğin imparatoru olarak tanınıyor. Murat da dahil olmak üzere dünyada iltifattan hoşlanmayan hiçbir insan yoktur.. Akşemsettin hocayla birlikte hünkarın yanından ayrıldı.Bayram Veli'nin zararlı bir insan olmadığına bu büyük etkiden dolayı karar vermiştir.. Haber bir anda tüm ülkeye yayıldı. Yani şimdiki gibi değil. II. Herkes o gözle. "Yavrum Mehmet'im! Sen haa. Mehmet henüz kundaktayken H. tam yedi dil öğrendi. Fakat asla normal bir insanın 7 yaşındaki hali ile benzerlik göstermiyor. Bir an önce görmek istiyordu fethi.ta II. Acaba? Acaba H. Herkes inandı. Gelmiş geçmiş en bilgili. Murat böyle inanmıştı Mehmet'in istanbul'u fethedeceğine. Savaş esnasında yürüyen kuleleri. Akşemsettin Hoca da çevresindekilere Mehmet için söylenenleri anlattı. Daha bir bebekken insanlar onu İstanbul'u fethedecek bir komutan olarak algıladılar. Meh-met'inse seçme şansı yoktu. İltifattan hoşlanmayan kimse yoktur. Murat gö- 264 265 Insanıy Ben Dünyanın En Akıllı j ırn Telkin ve Şartlanmalar. Murat'ın yanına gelmeseydi ve Fatih için "İstanbul'u bu çocuk fethedecek. yetiştiriliyor ve babası ölünce de tahta geçiyor. H.. II. II. II. havan toplarını icat etti. Tam 21 yıl tüm insanlar Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği günü beklediler. Fatih daha bir bebekken böylesine güçlü pozitif telkinlerle yüklenmeye ve şartlanmaya başladı. II. henüz 21 yaşındayken. II. Padişahın oğluydu Mehmet. En iyi hocalar tarafından yetiştirildi. Tüm yatırımı oğlu içindi.. en çok yönlü Osmanlı imparatoru oldu. İstanbul'u fethedecek komutan gözüyle bakıyordu Mehmet'e. İstanbul haa. Murat kundaktaki yavrusunu alıp bağrına basarak..Bayram Veli böyle bir laf etmiştir. İstanbul'u kesinlikle o alacaktı. II. Henüz 14 yaşındayken babası tahtını oğluna devretmeye kalktı. Murat. çağ açtı. 41 . Kim bilir belki de II. Murat bu muhteşem olayı herkese anlatarak oğlu ile gurur duydu. fetih gerçekleşir miydi? Mutlakiyet ile idare edilen ülkelerde padişah. H.

ona dokunmak için yarışmaz mı? Gazetelerde 'Bush referanslı bebek' şeklinde manşetler atılmaz mı? Herkesin bakışı değişmez mi ve sonra o çocuk dünyayı değiştirmez mi? Bütün cevapların evet olduğuna eminim. insan. Söyle. II. Hayatımda ilk defa böyle bir çocuk görüyorum. Büyük bir hedef belirle ve insanlara.yaşında başbakan. 14 yaşına rağmen. Tekrar başa dönersek Fatih'in yerinde başka bir çocuk olsaydı kundakta ve H. gülüşüne.. Her türlü hava şartlarına rağmen. Bilinçaltında toplanan pozitif veriler çocuğu kuşatarak. Karizmasına. Hiç önemli değil. önce söyle.y. Eğer ciddiyetini muhafaza eder. çevresi ve bütün ülke onu geleceğin hükümdarı olarak görüyor. orada-kilere "Arkadaşlar size bir şey söylemek istiyorum. Böyle bir şey olamaz!" deyip çocukla uzun süre ilgilense ve çıkarken tekrar dönse ve "Bu çocuk dünyayı değiştirecek!" dese. Hatta belki ailen.m sın. • Kim bilir? ABD başkanı George W. Olamaz olamaz. Belki büyük düşündüğün zaman çevrendekiler alay ettiler. biraz sonra da çocuğu kucağına alıp. göreceksin. . Yürüyüşün kendiliğinden değişecek. ' ' Geç kalmış sayılmazsın! Belki sen kundaktayken Hacı Bayram Veli sizin eve gelmedi. onlarca defa kuşatılan İstanbul'u bir hamlede alma sonucunu doğurabiliyor. Sen söyleyince çevrendekiler farkında olmadan. Mehmet. inan ve başar! Yalan da olsa. Bu ancak çocuğa yüklenen toplumsal anlamla açıklanabilir. Belki baban veya annen sana II. Bayram Veli onu işaret ederek söyleseydi. senin söylediklerine göre algılamaya başlayacaklar seni. "Senden hiçbir şey olmaz!" bile dedi. Eğer bensem. çocuğa bakarak 'vay be!' deyip. o an evinizde bulunan herkes bu olayı tanıdıklarına anlatmaz mı? Sen anlatmaz mısın? Olayı duyan herkes sizin eve akın edip çocuğu görmek.. o gün babasına söylediği "Eğer hükümdar sizseniz ordunuzun başına geçin.. "Hedefime mutlaka ulaşacağım!" de. Padişahlık bir meslek gibi yani. ektiğini mutlaka biçersin. aklına güvendiğin birisi sana da bu tarz bir yükleme yapsa sen de uçar- 266 267 Ben Dünyanın En Akili. Mutlakıyette böyle bir şey yok! Belki de bu rejimin en büyük avantajı bu. Murat gibi dav-ranmadı. Baştan da söylemiştim. emrediyorum. Bebek doğar doğmaz ailesi. Bush öğlen yemeğine sizin evinize gelse. O halde birilerini bekleyeceğine hemen başla. Belki çevren senin gözlerine hiçbir zaman büyük bir adammışsın gibi bakmadı.. dudağını bükse. kendi efsaneni kendin yaratacaksın. belki de İstanbul'u o çocuk fethedecekti. Şimdiye kadar öyle olmadı mı zaten? Sonra sana sürekli konunla ilgili sorular soracaklar. Bilinçaltı yağmur çamur dinlemeyen muazzam bir tarladır. Bu çocukla ilk göz göze geldiğimde bana bakışlarıyla telepatik bir mesaj gönderdi. biraz sonra tekrar elindeki kaşığı bırakıp. Bush senin çocuğunu gördüğünde 'Aman tanrım' deyip. tekrar dudağını bükse. Ben dünyayı değiştireceğim dedi. ordunun başına geç!" ifadesi 14 yaşındaki normal bir insanın edeceği türden bir ifade değil. Aynı şey senin için de geçerli. Belki Clinton'ın burnunu tutamadın. kend' yüklemeni kendin yap: BEN MÜKEMMELİM.

. kelimelerini özenli . Sen çok büyük bir insan olacaksın. ve yavrum sen örnek bir insan olacaksın. Tam tersi için de aynı durum söz konusudur. Tam bu sırada başla: Başaracaksın... Onlar birazcık inanınca. Söylemiştim sadece iki yol var ve tek tercih yapabilirsin: 1 .başaracağını söylemeye devam edersen. 2 . direkt olarak bilinçaltına işleyecek ve göreceksin ki çocuğunun hareketleri... Bir gün bir de bakacaksın ki başarmışsın..Yapamam .Yapıyorum .Yapabilirim . 268 269 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Telkin ve Şartlanmalar. bilinçaltı her zaman olduğu gibi sonuna kadar açıktır. Olumlu telkinlerle daha çocuk doğmadan onun pozitif. adeta hipnoz olan çocuk uyurken de aynı durumdadır. çocuk TV'ye tamamen teslim olmuşken. henüz anne karnındayken telkinlere başlamalısın. Eğer bilinçaltına negatif yüklemeler yaparsan. Aynı telkinler çocuk uyurken de etkili olacaktır. Yine de geç kalmış değilsin. her şeyi duyduğunu söylüyorlar. Anne ve babalara küçük bir tavsiye. Üst bilinci neredeyse kapalıymış gibi meşgul olmasına rağmen. Özel olduğunu ve beklendiğini bilmesinin nasıl bir sakıncası olabilir ki? Diyelim ki bu şansı kaçırmışsın. bebek doğmuş. Sen büyük adam olacaksın. ister 7 yaşında olsun hiç fark etmez.. Konuştuklarınıza dikkat edin öyleyse. Kaç yaşında olursa olsun çocuğunu takip et.. büyük düşünen bir insan olmasını sağlayabilirsiniz. sen tamamen inanacaksın. bilinçaltı yine tüm komutları almaya hazırdır. Çocuğunuz daha doğmadan. İster 1 yaşında. Tüm çocuklar TV izlerken adeta dış dünyayla tüm irtibatlarını keserek transa geçerler.Yapamıyorum .. TV izlerken. Bu ve buna benzer telkinler. Onu önemsediğinizi hissettirin mesela. Sahip olduklarına değer ver. çok sevdiği bir oyuncağı ile oynarken. Bunun ortası mortası yok! Söyle-İnan-Başar. Sen insanlara faydalı olacaksın. Te|kin ve Şartlanmalar. yürüyüş ve davranışları değişecek. Üst bilinç meşgul olmasına rağmen. bu da onu değiştirir ve değersizlik makamına ulaşır... olmadıklarına da.. Çevresindeki hiçbir uyarıcı onun dikkatini dağıtamaz. Bilim adamları bebeğin anne karnındayken. Sen konuşurken o seni duymaz ama bilinçaltı kayıtlarını yapmaya aralıksız devam eder. tüm dünya seninle gurur duyacak. Akıllı davranırsan. Güneş. Hayal kur ve hayallerini önemse.. Dünya senin için dönüyor. ister 5 yaşında. sana gülenler ve seninle alay edenler de dahil olmak üzere herkes yavaş yavaş inanacak sana. O halde bu inanılmaz bir fırsat..Yaptım. idealist. sen varsın diye doğuyor.Yapamadım. seninle tüm dünya gurur duyacak.

Bunu bir hayal etsene. hayatınız değişsin. nasıl da keyifliydi. sonradan dejenere olduk.seçip. Çişin gelince haber vereceksin demişti de. Sadece çocuklarınıza değil her yaşta insana ve kendinize mutlaka olumlu bildirimlerde bulunun. Bir gün altına kaçırdığında annen pataklamıştı seni hani. büyük düşünmesi için kurgulanmış dayatmalardır. Mükemmel yaratıklardık biz. 20 veya 40 sene bundan.. Hani yağmur yağmıştı bir gün. o kararı ileride kendisi versin. Çok güzel günlerdi. Ne güzeldi o günler. dünyayı değiştiren bir insanın babası veya annesi olursun. Şimdi aç gözlerini kaç yaşındasın. Sen sadece büyük düşünmesini sağla. sen inadına ertesi gün yine altını ıslatmıştın. Hayat devam ederken bilinçaltına yapılacak olan olumsuz kayıtların yıkıcı etkisini hafifletmek. koca adam oldun. bunlar insanların başarılı olması. insanlık seninle gurur duyacak gibi ucu açık ve sınırsız ifadeler." dersin... bir de açarsın. ne manyak olurdu değil mi? Aslında bu pozitif telkin metodu. 15 mi? 20 mi? Yoksa 40 mı? Ya da 70. Mutluydun. dünyayı değiştiren benim yavrum.. Ve yıllar sonra "Bak o TV'de gördüğün. Benim oğlum / kızım faydalı olacak. ancak olumlu kayıtların daha yoğun olmasıyla mümkündür. ressam olacaksın" gibi telkinlerde bulunma! Bırak. 3 yaşına. Hayallerimizi kısıtlamak zorunda kaldık. Biz bu bildiğimiz dünyada yaşıyoruz. Hakikaten zaman zaman içinde. Bir gün amcalar sana "Şarkı söyle. Faydalı bir insan olmaktan daha büyük bir amaç tanımıyorum ben. Çocuğuna asla "Doktor olacaksın.. . bunu başarabilmek için küçük bir adım olacak ve akıntıya karşı daha güçlü olmamızı sağlayacaktır. gözünü kapayıp açtığın süreden daha çabuk geçmedi mi? Cevabın şüphesiz evet olacak." dediğinde avazın çıktığı kadar bağırarak türküler söylemiştin de herkes seni alkışlamıştı. doğru bildiğimizi söylemekten korktuk. bir tür dayatmay-mış gibi gözüküyor. Yaşın kaç olursa olsun.. Sen artık büyüdün. Su birikintilerinde seksek oynadığın günleri hatırla. kaygısızdın. bir düşün! Şu ana kadar geçen 15... bu basit gibi gözüken telkinler. Orijinalliğimizi yitirdik. Şimdi tekrar gözlerini kapat ve yine gidebildiğin kadar gerilere git.. Bence de öyle. Ama gerçekçi olmak zorundayım. gözünü bir kapatır.. 5 yaşma. bildiğimiz gibi yaşamaktan. İnsanlara faydalı ol. Bence çocuğuna yapacağın en muazzam telkin bu olmalı. Ben de bunlara ihtiyaç duyulmayan bir dünyada yaşıyor olmak isterdim. Zaman bu işte. mühendis olacaksın. sınırlar koyma. işte bu yüzden. yani 'orijinal ben'e yeniden ulaşmamız lazım diye düşünüyorum. Bir şekilde eski halimize. çok. ona daima olumlu yüklemeler yaparsan. suyun altında büyük bir keyifle ıslanmıştın. Bir akşam üstü geldik ve gün bat- 270 271 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Telkin ve Şartlanmalar.

Düşünebiliyor musun yetmiş beş milyon yıl. yıldızları. ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım. nedir bu sıkıntı? Cehennemde isen en iyi sen yanmalısın! Öyle küçüksün ki aslında. Aslında bu kadar kısa bir zamanda hiçbir şey için hiçbir şeye değmez. Şimdi bu mesafeyi hayal et. köprüye yöneldi.. Ve sen çok küçük de olsan varsın. Ve eğer varsan varlığının hakkını mutlaka vermelisin. Ne olursan ol her şey bir anda olur ve biter. Ağaca bak! Gün doğar doğmaz başlıyor oksijenini üretmeye. Çabuk geçtiğini bile düşüneceğin zamanın yok.. Kainatta ne kadar yer kapladığını anladığını sanıyorum.. oturduğun odayı. biri de önünde duruyor. acı çekiyordu. İnsanların en büyük ve tek amacı: 'Faydalı olmak' olmalıdır. Bazen birine sadece tebessüm edersin. bir aklın var. ben kılım. Peki o zaman niye bütün bunlar? Neden varım ki ben? Niye çalışayım? Madem her şey boş." diyebilmelisin. uzay sonsuz olsaydı sana yoksun bile derdim. Ve kendine bak hepsinden daha üstün bir vasfa sahipsin. her şey anlamsız. Ne kadar küçük olursan ol.. Ben kitap yazdım.. . Asya kıtasında çok küçük olan Türkiye'yi canlandır gözünde. Yarın bir yerlerde hesap verirken "Ben kendimi biliyordum ve bana verilen görevi hakkıyla yerine getirdim. her şey gibi sen de görevini yap!. Güneşe bak! Kaç milyar yıldır her gün dakika şaşmadan doğuyor. daireyi. binayı. Önünde hiç ellenmemiş. yan gelip yatman. içinde bulunduğumuz güneş sistemi başka bir sisteme doğru saniyede beş yüz bin kilometre hızla gitmektedir. hiç dostu yoktu. Topu topu iki saatlik bir ömür. ben tüyüm.. Geçmişi unut. yani geçen bir saati yok say. İstanbul'da isen bulunduğun mahaileyi. galaksileri düşün. Yağmura bak! Zamanı gelince aksamadan nasıl da yağıyor. deli zaman.. hatta bir de sisteme zarar vermen komik olmaz mı? Herkes gibi.madan gideceğiz. orada da çok küçük kalan İstanbul'u düşün. Herkes dışlamıştı onu. Bu kadar akılsızın görevini tam yaptığı bir meydanda bir akıllı olan senin varlığını reddetmen.. onun yaklaşık iki katı. İşe hemen yüzü- 272 273 'yırn Ben Dünyanın En Akıllı insan ne bir tebessüm monte ederek başlayabilirsin. Türkiye'de çok küçük kalan birazcık Avrupa kıtasına kaymış olan Marmara Bölgesi'ni.. Sen hatta gözünü açıp kapayamazsın bile.. Kalbine bak! Hiç sektirmeden her an atıyor. bi- . Ne var ki uzay sonlu. Diğer sistemleri. deli mesafe. İntihar etmek tek çözümdü.. Yola çıktı. hiç bellenmemiş bir saatin daha var. Ve bu kadar zamanda yapabileceğin ne varsa aslında hepsi boş. Bilim adamları anlatıyor. ben icat yaptım. Birini kullandın. Köprüye çek! Genç adam intihar etmek üzereydi. Dünyada çok küçük kalan kıtalardan Asya kıtasını düşün. ben Einstein'ırn.Şimdi yavaş yavaş geri dön. Yani ışık hızı diye bir şey varsa. sokağı. Tekrar güneş sistemimize gir ve koca sistemde çok küçük kalan dünyaya geri dön. Dünyaya bak! Hiç taviz vermeden nasıl da dönüyor. Niye bu telaş. üzerinde durduğun koltuğu ve koltuğun üzerinde duran kendini düşün.. gezegenleri. sonuçta mutlaka varsın. hayatı değişir. ben Edison'um. Hesaplara göre bu hızla gidersek yetmiş beş milyon ışık yılı sonra çarpışacak ve yok olacağız. En faydalı olan bendim.

. Taksici nereye dedi. Dünyanın En Güzel Şiirleri Düşün biraz insanoğlu! l Egzersiz Zamanı * Zıtlık Metodu. Sonra her gün sadece birini. 274 275 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Telkin ve Şartlanmalar..... Yalnızlıksa ha toprağın altı. Taksici . Mesela. Bir taksiye bindi.. Genç Adam .' razdan atlayıp her şeyi bitirecekti. intihap etmeliyim. "Dahi" dedikleri zaten her şeyi enine boyuna düşünen ve sınırsız çelişkiler oluşturarak sonuca giden insanlar değil mi? . Şoför kahkahayı basarak gülmeye başladı. Genç adamın gözleri parıldadı.Eee sonra? Taksici . Genç Adam . Genç adam sinirli bir ifadeyle sordu: Genç Adam ." diye başla!.Nereye gidiyoruz? '•-'. Yani kendi inancını çürütmeye çalış. Hayata dair inandıklarını ana başlıklar halinde bir kağıda yaz. bir yandan da her konuyu zıttıyla birlikte düşünmeni sağlayacağı için düşünme hızını doğrudan etkileyecektir. O şimdi İstanbul'da taksicilik yapıyor....Niye gülüyorsun be adam? Taksici . o kararlılıkla evden çıktım ve bir taksiye bindim. ha toprağın üstü ne fark eder ki.. Genç adam kendisine ilk defa tebessüm eden biriyle karşılaşmanın şaşkınlığını yaşıyordu. tam tersini iddia edi-yormuşçasına savun. ben de köprüye deyince kahkahalarla gülmeye başladı.. Bu şu ana kadar inandıklarınla ilgili tüm nöronik bağlantılarını yeniden gözden geçirmeni ve aynı sayıda yeni bağlantılar oluşturmanı sağlarken. Yalnızlıktan bunaldım ve bir karar verdim...Hiiiç! Aklıma bir anım geldi de.Bir zamanlar hiç dostum yoktu. Genç Adam .. Bu kısa cevapla taksicinin konuşmasını kesmek istiyordu. Telkin ve Şartlanmalar. Genç adam biraz sonra taksiden indi ve evine geri döndü. Fakat o anlatmaya kararlıydı. ' ' Taksici sanki doğuştan yüzüne yerleştirilmiş bir tebessüm ile 'buyurun' dedi genç adama.. köprüye adam taşıyor yani. ı Taksici .İyi.. ışık hızının varlığına inanıyorsan bu sefer inanma ve sanki birilerini bu konuda ikna etmek zorunday-mışsın gibi düşün! Söze "Işık hızı diye bir şey yok arkadaş. dedim.Köprüye.Eesi o sinirle. Bu arada köprüyü çoktan geçmişlerdi bile. Taksici sanki onu anlatıyordu.

Düşün biraz insanoğlu. Zehri sunar bir gün saki. Düşün biraz insanoğlu! Ayık ol sen ey Zevraki. Tenine de bağlama bel. Değil toprak çakıl işi. hemen hazırlaması gereken bir ra por vardı.. Türlü çiçek akıl işi. Her pencereden aynı manzara görünür ama bazıları başka görür. daşın atma. Dönen var mı bu seferden. Düşün biraz insanoğlu! Tiynetini temizle gel. Düşün biraz insanoğlu! Su içerken kılar şükrün. Mahluktan olur mu mabut. Nerde idi nebatla nas. sabunlandı. • Sabahleyin bir çekin tahsili için bankaya gitti. Toprak değil tanrı rahmin. • Sabahleyin aceleyle evden çıktı. sen mi. Ban- .Başımızda beyin vardır... Banyoya girdi.. Keser seni güçten ferden. Otobüs durağına yöneldi. çünkü sular bir saniye önce kesilmişti. Düşün biraz insanoğlu! 276 277 13. tam üç saat uğraşmıştı. Azık yavan kazık yağlı. Düşün biraz insanoğlu! Gafur varsa her zerrede. Bilgisayarını açtı. Beyin yoksa neyin vardır. Durağa on metre kala otobüsü gördü ama yetişemedi. Gitme böyle gözü bağlı. Düşün biraz insanoğlu! Kainata bil umumu. Düşün biraz insanoğlu! Nardan idi dünya esas. Düşün biraz insanoğlu! Dünya desek kuru tabut.. Başını döv düşünü del. Hesap et de ince ince. Düşün biraz insanoğlu! Tuzaklandık sollu sağlı. • İş yerine gitti. Huluk vardır ondan önce. Şanssız adam . • Akşam yorgun argın eve geldi. Göğe bakar eder zikrin. Düşün biraz insanoğlu! Dehamıza dil uzatma. Çok güzel bir rapor olmuştu.. Tam kaydedecekken bir anda elektrikler kesildi. Bölüm Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Domuz gibi düşüp yatma. yoksa o mu. Düşün biraz insanoğlu! Tesbitimi sanma tahmin. Kaşın çatıp. Ferik kadar yok mu fikrin. Fıtratını bulur fehmin. Saki dahi değil baki. tekrar suyu açmak istedi ama olmadı. raporu hazırladı. Düşün biraz insanoğlu! Kervan kalkar geçten erden. Kimya desek dönüp yahut. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Kafir acep daha nede. Nesil nasıl oldu ihdas. Düşün biraz insanoğlu! Çehrene bak sakil kişi. Düşün biraz insanoğlu! Halik sondan gelir bence. Kim ekmiştir ilk tohumu? Ben mi. Saklı yoktur bu sahnede.

Ben çok şanssızım. her gün bir dolu şanssızlık yaşıyor. Öğlene kadar sıranın kendisine gelmesini bekledi... Halbuki olumlu görebilsen. Tam sıra kendine geldiğinde sistem arızalandı. Biraz daha. ne kadar şanslı olduğunu göreceksin. biraz daha dikkatli bak. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. dönen binlerce çe kin arasından öğleden sonra da olsa onun çeki ödendi. hiçbir zaman küfret-mezdin. aldı randevuyu. hiçbir zaman şanssız olduğunu düşünmez. her şey daha kötü olur buna emin ol ve yine emin ol ki bir gün su içerken boğulup gidersin. • Bankada sistem arızalansa da.. Birçok kere ne kadar şanssız olduğunu düşünmüşsündür. • Muhallebi yerken dişi kırılsa da yediğinin muhalle bi olduğunu idrak edecek sağlıklı bir beyne sahip ti. • Raporu hazırlarken elektriğin kesilmesi ona. Buluşmak için adamın ofisine gittiğinde beyefendinin acil bir iş için şehir dışına çıktığını öğrendi. o en fazla suyu kesilecek bir evde yaşama nın keyfini sürdü. • Fiyatı yarı yarıya ucuzlasa da pahalı bir cep tele fonu alabilecek güce sahipti. • Biraz önceki şanssız adamı düşün! Belki otobüsü kaçırdı ama milyonlarca insanın aksine onun geç de olsa gidebileceği bir işi vardı. kendine ait bir dairesi vardı. Bakışını değiştirmelisin. evine ekmek götüremeyen binlerce insanın aksine ilk değerini kaybetmiş olsa bile..ka çok kalabalıktı ve sırada yaklaşık otuz beş kişi vardı. " •. Ama sonunda oldu. • Banyoda suyu kesilse de akşam evine döneme yen milyonlarca insanın aksine o. her olana kötü bakarsan... Her insan. ertesi gün telefonun fiyatının yarı yarıya ucuzladığını öğrendi. boğazına çatal kaçan ve ölen adamı duydun mu sen? Üstelik adı da Mehmet değil Abdullah'tı. ensesine vay Mehmet diye tokat yiyen. Hayatında ilk-defa çatalla meyve yemeye kalkan ve çatalı tam ağzına götürürken. Bakışını değiştir.'•• 281 insanıylrrı Ben Dünyanın En Akıllı Yukarıdaki adamın yaşadıklarını ya da benzerlerini sen de yaşamışsındır.. Çok şanslı adam. • Nefes alamayan binlerce insanın aksine o nefes . bozdurdu ve bir daire aldı. • Biraz doları vardı. • Devalüasyon olsa da. • Pahalı bir cep telefonu aldı. ertesi gün devalüasyon oldu.. diye diye ortalarda yürürsen. • Muhallebi yerken dişi kırıldı. • Randevuyu koparıncaya kadar tam altı ay uğraş tı. rapo runu tekrar gözden geçirme ve hatasız bir rapor yazma fırsatı verdi. evine dönmeyi başardı ve hatta evi olmayan binlerce insan var ken.

Ancak tele^. buruşuk bir heykelcikten başka bir şey olmazsın. Nerede H20 bileşimi varsa... Akvaryum tamamlandıktan sonra gözlerini açtı balina. herkesten topla. İnanamayacaksın.. Çevren seni adeta bir heykeltıraş gibi işliyor. Acının üst sınırı insandan insana değişir. Salyangozlardan öğrendi hayatı. Elini vicdanına koy ve hesap et. Ama sen bir insansın.... Hatta belfo santraldeki memur. Salyangozlardan öğrendi akvaryumdan ibaret küçük dünyasını. Su değilsin sen! İnsansın.. kimine kalp krizi vız gelir. herkesten öğren. Biliriz ki bu suyun genel özelliğidir. Cep telefonu olanlar enkaz altın^ eğer sağ iseler 112 acili aradılar. fonci telefon geldiğinde de çok duygusaldır. Herkesi dinle. kim bilir nasıl etkilenmiştir. Ne acı. İnsanlar ne yaparlarsa yapsınlar. Balina daha yeni doğmuştu... İlk telefon geldiğinde. Herkes başka yaşar aslında. yeniden bak. Herkesi ciddiye al ama. Kim bilir o ^ Vanındaki arkadaşına nasıl bir duygusallıkla anlatmıştır.alabiliyordu. Hiçbir davranıştan etkilenmemelisin. O an. Öğretilen ne varsa unut. sağlığını ve sülalesini kaybeden adam aynı heyecanla anlatıyorsa yaşadığını. bir anda tüm servetini. 17 Ağustosta bir deprem oldu Marmara'da. gülüp geçebilmelisin. Bacağı kopan bir adama iğne . her şeye yeniden başla. Akvaryumun kurallarına göre yaşadı hayatını. Önüne bir kağıt al. n kapatmıştır.. oturup biraz düşünmelisin bence. O halde nasıl oluyor da hayatı başkalarının "Atıklarıyla yaşıyorsun?! Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. 282 283 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Bu da kısa bir balina hikayesi. İstisnasız her şeyin bir kaynama noktası var. ve salyangozlardan öğrendi kendisinin de büyük bir salyangoz olduğunu.. Eğer onların verdiği şekli kabul edersen... sonunda mutlaka kendi bildiğini yaşa..nl9r çoğaldıkça duygusallık azalarak bitmiştir.. Bir tek defa bile yüzemedi neredeyse sınırsız olan okyanusta.. Binlerce ^ S9n enkaz altında kaldı. Su normal şartlar altında 100 derecede kaynar mesela. senin aklın var. Baş ağrısından daha büyük bir acı yaşamayan adamla. santraldeki kızla enkaz altındaki l^anim dünyaya bakışı arasındaki farkı hiçbir matematikçi ~ Se*p edemez.. Güçlü olmalısın seni kimse buruşturamamalı. bir tarafa sahip olduklarını. Aklı yoktur ve direnci sabittir. Aklın olduğu için yaşadıklarına göre değişen bir direncin var. Gerçekten de sahip olduklarımızın kıymetini hiç bilmiyoruz... çok şanslısın çoook! Başkalarının bildiği gibi yaşamak. Kimini baş ağrısı perişan ederken. Binlerce salyangoz sanki söz birliği etmişçesine anında bir akvaryum yaptılar balinanın etrafına. kaynama noktası 100 derecedir. . ^ntraldeki memur. arayan bininci adamın yüzüne tele. bir tarafa sahip olamadıklarını yaz..

Olağanüstü bir duygu bu. Hem de Buzz Aldrin'den daha büyük bir heyecanla: "Bir gün okey oynuyoruz. unutma ki anlattıkları kendi yaşadıklarıdır. İkisinin de sadece birer beyni var. O halde hayatı kendi bildiğin gibi yaşa. çaldım. yanımdaki adam da bir arkadaşına kendi anısını anlatıyordu. Abi ben bu işi biliyorum ya. bildiklerinle yaşa.. Beş saniye kadar öylece kalakaldık. Birilerinin dudağı uçuklasın. bana yansıması ateş böceğiyle şimşek kadar farklıdır. Zaman geçti. Neil Armstrong'un ortağı. kuluçka başladı.. Ben Ay'dayken. İnsanlar ne oldu diye paniklesinler. Geldiğin gibi gitme.. Neil yüzünü bana döndü aynı anda ben de ona döndüm.. ." dedi. onlar.İkisi de adam. etkilendikleri içindir. Orası muhteşem bir yer... . biraz düşünmelisin! Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre. aya ilk çıktığımızda gemiden ilk olarak Ne-il indi. Böylesine manyak anısı olan insanlar da var. bir kartal yuvasına gidip. dört tavuk." Sözünü ettiğim yaşlı adam Buzz Aldrin'dir. tam sekiz tane taş Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli.. O günü hayatımın sonuna kadar unutamam ve Neil'le her karşılaştığımızda o an gelir aklımıza.Bir anne bulundu yetim yumurtaya.batırsan duymaz ama sağlıklı bir adam feryat eder. yumurtayı getirenler de unuttu.Herkes çok mutluydu. kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Hayatını anlatılanlarla değil.. Herkesin direnci yaşadıklarına göre belirlenir. Oradan dünyayı parmağınızın ucuyla gösteriyorsunuz. İçinden simsiyah kanatlı. Kimse bilmez. Sonra ben indim. Yumurtayı kümese getirdiklerinde.. Yaşlı bir adamdan bir anısını anlatmasını istiyorlar. kimsenin ruhu duymadı. bir yumurta çaldılar. Herkes değişik şeyler yaşadığına göre tepkilerin farklı olması da çok normaldir. 284 285 Ben Dünyanın En Akıllı Insanıy 'im Kim ne derse desin. Benim yanımda bir arkadaşım ölse belki ben kahrolurum ama onlarca arkadaşı. Korkunç bir andı o... Seninkiler değil. Biz tebessüm ederiz. buhardan başka hiçbir şeye dönüşmez su.000 derece ısı ver. bir şeyleri değiştir. En büyük anın tavlada attığın düşeşse. Geçip giderken tozu dumana kat. Bağırsakları dışarı dökülmüş adamın. İkisi de sadece birer anı anlattılar. İstersen 100. ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı. Bir şeyi yaparken en iyisini yap! Cehennemde yanarken bile en iyi sen yan. bir doktora yansımasıyla. Hiç kimse hayatı bir başkasının bildiği gibi bilmez. Ben aya ayak basan ikinci adam olmuştum. Daima en iyi ol! Anıların bile ürkütsün insanları. yani TV'de Buzz Aldrin bu hikayeyi anlatırken. Olağanüstü değil mi? Aynı anda. Benzer yaşamlar sergilemeleri inandıkları için değil. Ama su 100 derecede kaynar ve yüz dereceden sonra sadece buhar olur. yanında şehit olan bir gazinin kılı bile kıpırdamaz.. . Adam cümleye şöyle başlıyor: "Hiç unutamam.. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. aya ilk çıkan adam.da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar..

Korkunç bir şey oldu. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı. Yalnız o ayaktaydı... Biraz sonra korkunç ihtişamıyla süzülerek geçti kartal. ne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. uyanın ve beni dinleyin. Kanatlarını çırpmaya başladı." dediler. deden." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. yükseldi. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını da öğretti annesi: "Bak yavrum eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç. O heyecanla kümese daldı. Saatlerce kendi kanadını inceledi. Havadan aşağıya bakmak . Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. An- 286 287 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Hepsi mışıl mışıl uyuyordu. Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü. şuradan gelirse buraya kaç. Annesi gittikten sonra siyah kanatlı büyük tavuk.. Delilikle suçlanmaktan korktu. .Anne bu ne? dedi büyük tavuk. Bir an etrafına baktı siyah kanatlı büyük tavuk ve haddini aşarak. Siyah kanatlı büyük tavuk. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Heyecanlandı. Anne tavuk. biraz daha yükseliyordu.. Her kanat çırpışında biraz daha. yükseliyordu. kanadını şöyle bir açtı. Ne de güzel uçuyor! .. Senden önce baban. diğer siyah kanatlılar tarafından reddedilmişti. . kümesin arka bahçesinde yalnız kaldı. tekrar kümesin arka bahçesine geçti.. Kendi kendine "Bunu denemeliyim. Biraz sonra herkes uyudu.. Bence uçmayı denemeliyiz.. kuşların padişahı.böylesini ilk defa görmüşlerdi. ben bir şey fark ettim. "Arkadaşlar. Kartalın yeniden geçmesini bekliyordu. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun.Ha o mu? O kartal yavrum. buğdayı böyle ye!"." dedi. Yükseldi. yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı. Herkesin tam olarak uyumasını bekledi.Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. O da adeta "Ne haliniz varsa görün!" diyerek.. Bizim kanatlarımız o uçan şeyin kanatlarına çok benziyor. Gökyüzünden süzülen kartalın kanatlarına benzetti kanatlarını. amcan hepsi ona özendi ama hiçbiri onun gibi uçamadı." Arkadaşları sanki sözbirliği yapmışçasma "Hadi canım sen de.. dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum. yükseldi. gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Oldukça uzun kanatları vardı. Kümeste siyah kanatlı birkaç büyük tavuk daha vardı. Annemiz öyle söylemişti. dalga mı geçiyorsun? Unuttun mu biz tavuğuz ve asla uçamayız. Kendi kanadı ile kartalın kanadı arasında inanılmaz bir benzerlik vardı. Kimse görmemeliydi onun uçmaya çalıştığını.

neden yalnız. siz de yapabilirsiniz. siyah kanatlı büyük tavukların yıllar önce kendisinin de yaptığı gibi gıpta ile kendilerine baktığını gördü. 'Sen uçmuşsun' dediler. hadi gidelim. Baksana ciddi ciddi kar yağıyor. oraya gitmek istiyorum. kartalların geleneklerini bile değiştirmeye başladı. her alemde benzer şekillerde vardı. Mükemmele ulaşma egzersizi.. Kartallar yalnız uçar." dedi. dedi. kibrit ateşiyle güneş kadar! Ama herhangi birinin yerine. ne olur benimle gelin. Herkes. yükseldikçe yeni dostlar.. bir diğerinin oluşabilmesi için ihti yaç duyulan enerji sadece 0. diye sordu.. (Aradaki noktalı yere istediğin kadar 'O' ekleyebilirsin. Kimin ne dediği umurunda değildi artık.. dedi.. tekrar kanat çırpmaya korkuyordu. dedi. Kümesin üstünden tıpkı yıllarca önce geçen ihtişamlı kartal gibi geçtiler. sizlere de göstereyim. "Siz bilirsiniz.. Eski kartal cevap veremedi. ben uçtum. Gözünden iki damla yaş düştü bizim kartalın. Egzersiz Zamanı '-. .. Sen bir kartalsın! Yakala avını.. atmacalar. doğanlar tanıdı. "Sen tavuk değilsin. şahinler. Hayatındaki en büyük tecrübeydi bu. yalnız gitmelisin." dedi ve oradan uzaklaştı. alay ettiler. uçtular. Her şeyden habersiz uyuyan arkadaşlarını yeniden uyandırdı. Kalp atışı hızlanmıştı. Bizim kartal bu geçiş esnasında aşağıya doğru baktığında eski arkadaşlarının. Bırak bu saçma sapan kaideleri. O yükseldi. benimle gelir misin?" dedi.meğer ne muhteşem bir şeymiş." dedi. Ona göre tavuklar alemindeki saçmalıklar.. Neyse. "Mevsimler ne kadar da değişti. Tüm cesaretini topladı ve yeniden o muhteşem kanatlarını çırpmaya başladı. İkna oldu ve evet gerçekten de çok anlamsız.Artık o da bir kartaldı. Görmelerine rağmen inanmadılar onun uçtuğuna. parçala ve ye!" Hemen bir kuş yakaladı ve onu yedi. Uzun bir aradan sonra bu sene ilk defa kar yağdı İstanbul'a. yağmur başka şey. yine yükseldi. Ölecek gibi olmuştu.. ya bu bir rüyaysa. Arkadaşı sordu. "Arkadaşlar uyanın. "Neden ağlıyorsun dostum?" Bizim kartal sessizce ve çok derinden ve çok içten sadece şu kadarını söyleyebildi: Hiiiç! Hiç. Yükseldiğini bazı siyah kanatlılar da gördü.) . diye mı- 288 289 Ben Dünyanın En Akıllı insanı yırn Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Bir ses duydu sonra. "Yıllar önce yaşadığım bir kümes vardı. ben gidiyorum. Arkadaşı sert çıktı. Bizim kartal kendini öyle bir aşmıştı ki. yeni kartallar. kar başka şey ve ikisinin arasındaki fark. Apar topar kümese indi.00000000 00000001 derece. Yıllar sonra bir gün bir kartal dostuna. rıldandı. Doğru aslında. kır artık bu zincirleri. Kimse inanmadı onun uçtuğuna.

.Şöyle ki: Su sıfır derecede donduğuna göre (kar). Ekran okuyucu program konuşan Braille Not Speak cihazı kabartma ekran ve benzeri yardımcı araçlar . Kesinlikle oralarda bir yerde onlar. Belki kanat çırpacak fakat hemen uçamayacaksın..kitapsevenler. Bazen bizlere olağanüstü farklıymış gibi gösterilen bir dolu şey.. 290 291 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kanatlarını Kontrol Et! Bugün kendinle biraz oyna! Muhteşem bir dizayna sahip olan kanatlarını incele.... Sadece 0.2029 292 Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım www. kendini en sev.. Ve kendini çok sev. aslında birbirine yağmurla kar kadar yakın. Bu kanatlarının olmadığı anlamına gelmez. Belki bir bakışta bulamayacaksın onları.. babanı çok sev! Unutma onlar bir daha asla olmayacak! Ve tüm sahip olduklarını çok sev! Çünkü onlar senin. sen varsan her şey önemli. tıpkı dün bugün için yarın dediğin gibi..... Ulaş onlara! Ulaştığın anda da hiç vakit-'kaybetmeden hemen çırpmaya başla.. Sen yoksan hiçbir şeyin. Bugünü yaşa! Sadece bugünü yaşa! Bugünü sanki en son gününmüş gibi yaşa! Unutma ki yarın bugüne dün diyeceksin." "Zirveye Bekleriz!" Erdal DEMİRK1RAN "Dünyanın En Akıllı İnsanı" istanbul .. onun tekrar eriyip suya (yağmura) dönüşebilmesi için ge reken ısı sadece 0.00000000 00000001 puan kadar. sadece üzerinde biraz toz var..00000000 00000001 derece dir..com Merhabalar Buraya Yüklediğimiz Görme engellilerin okuyabileceği formatlarda hazırladığımız E-Kitaplar ve daha pek çok konudaki Kitapları bilhassa görme engelli arkadaşların istifadesine sunuyoruz. hiçbir anlamı yok! Güneşin bile. Burnunun dikine git! Kendi bildiğini oku! Asla taviz verme! Asla vazgeçme! Ve anneni. Sadece kanat çırpmak kadar.... Asla Unutma! Sen varsan her şey anlamlı...ve mükemmellikle sıradanlık arasındaki fark da en fazla bu kadar. kendini öte sev. sadece bir parça küf var onların üzerinde. "Dün için pişman olma! Yarın için asla kaygılanma!. Ben de bir görme engelli olarak kitap okumayı seviyorum.. . Yani sıfırın üzerine bu kadarlık bir ısı eklersen kar yağ mura dönüşmüş olur. "hi-iiiç" deyip ağlayacaksın! Ben öyle yaptım. Uçmakla uçmamak arasında sadece basit bir kanat çırpma hareketinin olduğunu görünce soranlara.

Bu e-kitaplar normal kitapların yerini tutmayacağından kitapları beğenipte engelli olmayan okurlar."Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz. Bilgi Paylaşmakla Çoğalır." maddesine istinaden web sitesinde deneme yayınına geçilmiştir. . Bu site tamamen ücretsizdir ve sitenin içeriğinde sunulmuş olan kitaplar hiçbir maddi çıkar gözetilmeksizin tüm kitap dostlarının istifadesine sunulmuştur. alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticarî amaç güdülmeksizin bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu.sayesinde bu kitapları okuyabiliyoruz. kitap hakkında fikir sahibi olduklarında indirdikleri kitapta adı geçen yayınevi. T.Ders kitapları dahil.C. Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . Yaşar MUTLU İlgili Kanun: 5846 Sayılı Kanunun "altıncı Bölüm-Çeşitli Hükümler " bölümünde yeralan "EK MADDE 11. braill alfabesi ve benzeri formatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir. Tarayan bilinmiyor kimler taradıysa çok teşekkürler. CD. Amacımız yayın evlerine zarar vermek ya da eserlerden menfaat temin etmek değildir elbette. sahaflar. Bu e-kitaplar kanunen hiç bir şekilde ticari amaçla kullanılamaz ve kullandırılamaz. Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur. ticarete konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz.Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi İşlem ve Otomasyon Dairesi Başkanlığı ANKARA bu kitap Görme engelliler için düzenlenmiştir. vakıf veya dernek gibi kuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset. kütüphane ve kitapçılardan ilgili kitabı temin edebilirler. Siteye yüklenen e-kitaplar aşağıda adı geçen kanuna istinaden tüm kitap sever arkadaşlar için hazırlanmıştır. Bilginin paylaşıldıkça pekişeceğine inanıyorum.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful