www.gencakademi.

info

Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Erdal DEMİRKIRAN Beyaz Sanat Yayıncılık ye Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Kaygısızca Sunar Copyright0 2002 Erdal Demirkıran Eserin her hakkı. Erdal Demirkıran'a aittir. Kısmen ya da tamamen çalmana, çoğaltmana ya da kopya etmene gerek yoktur, istersen bir tane de sen yazabilirsin. www.erdaldemirkiran.com Kitap Adı: Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bizim Ekip O Adam Gelmiş Geçmiş En Büyük Şair Mucize Bir Adam Çılgın Grafiker Gözatan Ic^Örglı Imlalayan Adam Usta Adamlar işini iyi Tapanlar Erdal DEMlRKIRAN Aşık Akif Timurhan ZEVRAKl Dr. Abdullah Servet TERZİLER Berivan VARGÜN Takup ŞiMŞEK Deniz Hayriye KAYNAK Arif KURUMAHMUT Erkam Matbaası Pusula Reklam Tanıtım Ltd. 1. Basım : Mayıs 2002 2. Basım : Ekim 2002 3. Basım : Aralık 2002 ISBN: 975-7254-01-0 Beyaz Sanat Yayıncılık & Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Saadettin Taııtan Cad. No: 5 Şirinevler / ÎSTAJîBUL Tel: (0212) 552 00 04 - Faks: (0212) 653 93 80 www.kashnakashna.com www.beyazsanat.com Cam kırıklarıyla süslenmiş yollarda ayakları kanaya kanaya benimle birlikte yürüyen babama, neredeyse kendim kadar sevdiğim anneme, beraberce gemiler yaktığımız eşim Betüle , yaşındaki manyak kızım Berfine ve tüm insanlık alemine ithaf imdir. içindekiler l. l. 3. Bil Kendini! Yetenek mi Dedin? O da Ne? Şeyindeki Korkunç Tarla...

*İ . 5. 6. 7. #. 9. 10. l]. 12 . 13 .

Başarı Çaresizlik Mucizesi Karar Verme Ben Dünyanın £n /^kı//ı /nsan/yım /^s/a Vazgeçme Beyin Kemiren Böcekler Uyku Çılgınlığı Türkiye için Telkin ve Şartlanmalar Tüm Keramet Senin Bakısında &izli

W - 55 57 - 67 6? - 1W 105 - l IH 115 - 11? 131 - IH? 151 - 166 161 - 1?1 l?? - 235 237 - 25? 161 - 277 27? - 2?2 BflyOfc /çat "Ben "Dünyanın En Akıllı insanıyım" dediğimde dostlarım bana: "Madem bu kadar akıllısın, neden sen de Edison gibi, Einstein gibi, Newton gibi... bir şeyler icat etmiyorsun?' dediler. Ben de onları haklı buldum... Ama galiba biraz yanlış anlamış olacağım ki, ben ampul icat etmek yerine Edison icat etmeye karar verdim. Bugünlerde "Kaslına" adını verdiğim kendi öğretimle "dahi" yetiştiriyorum, Edison yetiştiriyorum, Einstein yetiştiriyorum, Newton yetiştiriyorum.. Bu kitabımla "Kastora öğretilen"nin hiç olmazsa bir kısmını seninle de paylaşmak istedim. "Çözebilmen umuduyla." Erdal DEMİİRKIRAN , Dünyanın en akıllı insanı 1. Bölüm Bil Kendini! "Yüzyıllardır tüm düşünürler, tüm dinler, herkes... 'kendini bil' dîye bağırıyor ama duyan çok az. Bu sefer duyabilmen umuduyla..." «FBil Kendini Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre; dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar. Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. ...Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı...Herkes çok mutluydu, böylesini ilk defa görmüşlerdi. Anne tavuk, dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum, yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı, buğdayı böyle yel". Anne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını jiajığretti annesi: "Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç, şuradan gelirse buraya kaç..." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı... ; > v j; ;*u

Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü, gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Anne bu ne? dedi büyük tavuk. Ha o mu? O kartal yavrum, kuşların padişahı... - Ne de güzel uçuyor! - Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Senden önce baban, deden, amcan, hepsi ona özendi; ama hiçbiri onun gibi uçamadı... Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. O günden sonra büyük tavuk, ömrü boyuncia arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti... Ve her seferinde "Keşke ben de bir kartal olup uçabilseydim!" dedi. Yine bir gün siyah kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti... Onu bir tavuk gibi defnettiler ki hakikatte ölen bir kartaldı. "Bir kartal gibi doğup, bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var." Yıl 2002, yer dünya... Şu anda kendi gücünün farkına varmadan, hep başkalarına özenen binlerce, yüz binlerce, milyonlarca, hatta milyarlarca insan var, yeryüzünde. Ne büyük acı! Hiçbir şey göründüğü gibi değil, sevgili dostum. Hiçbir şey anlatıldığı gibi değil... Her duyduğuna inanma! Buna bile... Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Tek çıkışlı çelik kapısı olan bir oda düşün! Kapı kilitli ve anahtarı da kapının aksi istikametindeki dolabın içinde! Bil Kendini Bir deprem olduğunda kapıya mı koşarsın, yoksa anahtarın bulunduğu dolaba mı? Elbette ki dolaba, yani aslında anahtara... Çünkü anahtar olmadan söz konusu kapı sadece bir duvar mesabesindedir... Şimdi de bu odada bir kameranın olduğunu ve olup biteni kaydettiğini varsay ve düşün. Daha sonra bu görüntüleri izleyenler senin kapıya değil de ters istikamete koştuğunu gördüklerinde "Bu adam ne yapıyor, kapı nerede, o nereye koşuyor?" diyeceklerdir. Halbuki sen doğrusunu yaptın. Belki kapıya koşmadın ama o kapıyı açmak için doğru istikamete, anahtara koştun. İşte bazen terse gidiyor gibi gözüksen de düze gidiyor olabilirsin. Tıpkı bazen düze gidiyor gibi gözüksen de terse gidiyor olabileceğin gibi... Olasılık hesapları Yıllarca okullarda olasılık hesapları anlatıldı bizlere. Hani şu bir torbada on top var mevzuu... Önce soruyu hatırla: Bir torbada on top var: dördü yeşil, üçü kırmızı, ikisi mavi, biri beyaz. Çektiğim topun mavi olma olasılığı kaçtır? Yaşayan yaşamayan, matematikle ilgisi olan olmayan herkes bu soruya yüzde yirmidir diye cevap verecektir. Sen de... Şimdi her şeyi, her söylenileni unut ve dinle! Yukarıdaki torbadan bir top çektiğinde gelen topun mavi olma olasılığı gerçekten yüzde yirmi mi? Düşün! Torbada dört değişik renkte top var gibi gözükse de aslında sadece iki renk yok mu? Biri mavi top, diğeri de mavi olmayan top. Sonuç olarak çektiğin top ya mavidir ya da değil. Demek ki yeşil, beyaz ya da kırmızı gelirse, mavi değildir, mavi gelirse de mavidir. O halde cevap yüzde yirmi değil, yüzde ellidir.

14

15 Ben Dünyanın En Akılı, insanıyım Bir futbolcu on penaltı atışından sadece birini gole çevırebılıyorsa, on birinci penaltı atışını gole çevirme ihtimal, yüzde on mudur, yoksa yüzde elli mi? Tabii ki yüzde em. Attığı penaltı ya gol olur ya da olmaz... Henüz gerçekleşmemiş her ne varsa hayata dair olma ihtimali mutlaka yüzde ellidir. Ya olur ya da olmaz.' Elbette ki böyle düşünen bir insan asla şaşırmaz asla paniklemez, asla hayal kırıklığına uğramaz. Çünkü\onun ıçm her şeyin olma ihtimali daima aynıdır: Yüzde elli... Belki de... Güncel olması nedeniyle, dünyanın en büyük terör olayını biraz irdelemek istiyorum. Dünya Ticaret Merkezi ne yapılan feci saldırının üzerinden henüz birkaç gün geçmişti. Herkes bir yorum yapıyordu. Türkiye'nin en ciddi TV kanallarından birinde de bir pilot yorum yaptı "Bence başarısız bir eylemdi, intihar pilotu az kalsın hede-TI ıskalıyordu. Dikkat ettiyseniz, uçağın sağ kanadı duvara çarptı. Hedeften yaklaş.k beş metı-e sapt. uçak. Bu da bize uçağı kullananların profesyonel olmadığı konusunda ipucu veriyor. Ben olsaydım hedefi tam ortalardım." dedi. Fakat bizim pilotumuz, bir şeyi bilmiyordu. Eğer o binaya tam ortadan dalış yapılsaydı sadece on ve arka duvar yıkılacaktı, uçaktakilerden başkası ölmeyecekti ve belki de bina yıkılmayacaktı. Halbuki sağ Kanadın sağ duvara çarpması, ön, arka ve yan duvar kolonarını patlattı. Bina yıkıldı. O halde teröristler hedefi aslında tam istedikleri gibi vurdular. Çünkü binalar çöktü Bil Kendini Bu arada işin görünen kısmıyla, belki de yapılmak istenen alakasızdı. Düşünsene olaydan sonra tüm ABD TV'leri hiç ara vermeden beş gün dehşet görüntülerini yayınladılar ve başta çocuklar olmak üzere, herkesin psikolojisi alt üst oldu. Tüm aileler çocuklarını psikologlara taşıdı. Psikologlar bütün bu olanların bir film olduğunu anlattı çocuklara. Tam bu sıralarda bir kısım psikolog bunun doğru olmadığını, çocukların psikolojilerinin daha da bozulacağını ve onların bir daha da toparlanamayacağını söyledi. Hakikaten de doğru. Bugünkü olayın film olduğuna inanan Amerikalı bir çocuğu düşünsene, yıllar sonra tüm bu yaşananların bir film olduğunu söylediğinde ne kadar komik olur. Kim bilir belki de teröristlerin amacı çocukların psikolojilerini bozup, 20 sene sonra salak bir Amerika üretmekti. Kim bilir belki de bu hiç akıllarına bile gelmedi. Belki de bu facia diye bahsettiğimiz olay sadece bir kazaydı. Hiçbir şey göründüğü gibi değil işte ve tüm ihtimaller halen %50. Dikkat! Elmanın içinde çok bilmiş bir kurt var... Uzayın sonsuz bir boşluk olduğu hemen hemen tüm uzay bilimcilerin hemfikir olduğu bir konudur. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük fizikçisi Albert Einstein bile sonsuz demişti uzaya. Acaba uzay gerçekten sonsuz mu? Yoksa bu da mı aslında göründüğü gibi değil. Çok büyük çok... Bir zamanlar bir elmanın içinde büyük bir kurt yaşarmış. Akşama kadar gezer dolaşır, gününü gün edermiş. Akşam oldu mu çocuklarıyla birlikte oturup en keyifli tarafından bir parça elma yermiş. Çok mutluymuş. Bir akşam kanepesinin üstüne

16 17

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım uzanmış ve TV seyrederken, kainatın ne kadar büyük olduğunu düşünmüş. Vay be! demiş. Şuraya bak her taraf elmayla kaplanmış, ucu bucağı yok. Sonsuz... Babam, sonunu bulan hiç olmadı derdi de ben inanmazdım. Bu sonsuzluğun içinde ben neyim ki? Düşündüklerini çocuklarına da anlatmış. Hepsi hayret içinde kalmış. Yaşadıkları yerin büyüklüğü karşısında dehşete düşmüşler. Beraberce vay be deyip, uyumuşlar... 'Peki sonundan ...Ve çok bilmiş kurt sordu: sonra ne var?" İnsanlığın tarihi kadar eskidir bu soru. Diyelim ki bütün bunların bir sonu var. Peki o zaman sonundan sonra ne var? Ev mantığıyla hareket edildiği için, bu soru kafaları kurcalıyor. Bu odadan geçtim öbür odaya geldim, sonra da ötekine. Peki o son duvardan sonra ne var? Sonundan sonrası ne? Bazen anlamaz olursun *da ısrar edersin. Ama iş bitmiştir. Artık anlayamazsın. Bu da o anlardan biri işte. Sonundan sonra Yaratıcının kudretinden başka bir şey yok! Kainatı dünya, dünyanın dış yüzünü uzayın sonu, atmosfer diye tabir edilen yeri de yaratıcının gücü olarak kabul et! Sonuçta gördüğün her ne varsa yaşama dair aslında hepsi bir bütünün parçası. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmış. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmakla kalmamış, her zerrenin içine gizlenmiş. Daha nasıl anlatılır ki? Bütün işte, bütün! -;$rmM •-::.-:£. nrj ~ <.ı" •{V.UCH o. 18 l Bil Kendini Bütün bu anlattıklarımı görmen hiç de öyle zor değil, yeter ki haddini bil ve düşün! Aklının da bir sınırı olduğunu kabul et! Bu bir karıncanın, senin yaptığın basit bir masayı anlayamaması gibi. Daha masayı çözemeyen bir akıl masanın ustasını nasıl çözebilir ki? Daha atomun sırrına varmayan aklınla atomu yaratanın aklını ve yaptıklarını sorgulamaya kalkmak, kusura bakma ama büyük küstahlık. Kendine gel, bu muazzam akıl karşısında kendi aklını düşün ve haddini bil! Uzaya sonsuz deyip de komik olma. Pes etmen gerektiğinde pes etmeyi bileceksin... Belki de bu sınırsız dediğimiz uzay, aslında sadece başka bir dünyadaki bir çiçeğin tozudur (Polen). Kim bilir?... Son gün... , „. ( l Yeni doğan bir bebeği kapısı ve penceresi olmayan 100 nf'lik bir odaya hapsettiler. Odada bir yatak, bir banyo, bir tuvalet, büyükçe bir masa, bir koltuk ve yerde de duvardan duvara döşenmiş halı vardı. Oda gizli kameralarla izleniyordu. Odanın ısı ve ışık düzeni dışarıdan kontrol edilip, duruma göre değiştiriliyordu. Bebeğin yiyecek ve içecek gibi temel ihtiyaçları, bebek uyuduğunda özel bir sistemle karşılanıyordu. Bebek büyüdü. Yirmi yaşına geldi odadaki adam. Onu ilk günden beri izleyen bilim adamları, artık onu odadan çıkarmaya karar verdiler. Kendi aralarında konuşuyorlardı. "Çok şaşıracak çok!" dedi biri. Öbürü "Bence şaşırmayacak! Sadece anlama19 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini

ya çalışacak." dedi. Bir başkası "En çok güneşi görünce ne yapacağını ve buna kalbinin dayanıp dayanamayacağını merak ediyorum." dedi. Diğeri "Bence bizi görünce çıldıracak!" diye yorum yaptı... Herkes bir şeyler söyledi. ...Odanın çok gizli ve hiç kimsenin bulamayaca^ ğı bir yerinde bulunan kapısı, yirmi yıl sonra nihayet açıldı. Herkes genç adamın tepkisinin ne olacağını bekliyordu... Genç adam, kapının açıldığını görünce şaşıramadı bile. Öldü! Yıllarca zavallı bir gölü okyanus diye yutturdular bize! Amerika aslında süper güç filan değil, sadece mevcutların en iyisi. Şöyle ki; ortada su birikintileri ve sadece birkaç tane göl varsa denize giremezsin. Çünkü ortada deniz yok... Sonra sana "Büyük su hangisidir?" dediklerinde, sen hiç çekinmeden göle büyük su dersin. Her ne kadar da ABD, bir okyanus gibi gözükse de aslında o sadece bildiğimiz en büyük sudur. Hepsi bu! Eğer bir gün insanoğlu kendi gücünü keşfederse işte o zaman Somali bugünkü ABD olur ve o gün bizler, bugünün okyanuslarına küçük su birikintileri diye bakarız. Artık ABD'yi bir göl, diğerlerini de irili ufaklı su biri! kintileri gibi düşünmeli ve gerçek okyanusa ulaşmayı hayal etmelisin. Sadece bu felsefeyi hayata geçirmekle bile dev-, rim yaparsın... | Yapılabilecek en büyük haksızlık... Bazı abiler şöyle bir laf ettiler: "İnsan, beyninin en fazla yüzde üçünü kullanabilir. Einstein bile beyninin yüzde beşini kullanabilmiştir." Niye yahu, niye? Elimin, ciğerimin, gözümün, kulağımın yüzde yüzünü kullanabiliyorum da, yine bir organım olan beynimin sadece yüzde üçünü kullanabiliyorum? Ayrıca kâinatta fazla veya eksik olan herhangi bir şey var mı? Elbette ki yok! Olamaz da. Eğer evrime inanıyorsan, doğa fazla olan şeyleri zamanla yok eder veya yerine yenilerini koyar. Allah'a inanıyorsan sonuç yine değişmez ve sen bilirsin ki Allah'ın yarattığı hiçbir şey fazla ya da eksik olamaz. Çünkü O kusursuz yaratır... Madem kainattaki her şey tam kıvamında ve kararındadır; o halde neden beyin gibi bir organ, hem de yüzde doksan yedi nispetinde fazladan yaratılmış olsun ki? Einstein beyninin yüzde beşini kullanıyorsa bu onun sorunudur. Ben yüzde yüzünü kullandığımdan en az kendim kadar eminim. HJ' Ya uzaylı mimarlara ne dersin? g =r Bazı kendini bilmezler beş bin sene önce yapılan ve insanlığın yüz akı olan piramitler için: "Piramitler uzaylılar tarafından yapılmıştır. Çünkü insanların o devirde böyle bir Şey yapmalarının ihtimali yoktur." diyorlar (Yüzde üçlük bir beyinden bu beklenirdi zaten.) İnsan gözü, 4000 A° - 7000 A° arasındaki ışınları al-9'lar. Yani biz görebiliyorsak orada 4000 A° - 7000 A° arasında bir ışık miktarı var demektir. Eğer bize göre ışık

20 21 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım

Yanlış hesap! Bir kahvehaneye gittiğini ve bir çay istediğini varsayalım. Bunu söyleyenlerin veya buna inananların amacı belli: İşin içinden çıkamadıkları bir durumla veya soruyla karşılaşınca.. Yani ışık miktarı 4000 A° nın altında ya da 7000 A° nin üstündedir. Eğer insanoğlu uyuşturulmasaydı hiç kimse "İnsan düşünen bir hayvandır" diyen büyük hayvanı halen alkışlamazdı. ocaktaki kalan çay miktarını bilebilir misin? Elbette ki hayır." Hayvan. Piri Reis'in haritasını bile uzaylıların çizdiğini düşünüp. sana gelen bir bardak çay olduğuna göre on dokuz bardak çay kaldı diyebilecektin. hareket edebilen bir domatestir. İnsan Beyninin Gücü : "İnsan beyninin henüz yüzde kırkı çözülmüştür” Bilim adamları insan beyninin yüzde altmışının halen muamma olduğunu ve henüz çözülemediğini söylemektedirler..... İnsan aklı beş bin sene önceki insana göre. Ne yazık ki bu yavaş yavaş olduğu için fark edememişiz. bu cümlenin ne kadar saçma olduğunu anlar. "Valla biz henüz o kısmını çözmedik.." demek için basit bir kurgulama bu.Bil Kendini yoksa karanlıksa. Peki nasıl oluyor da yüzde yüzünü bilmedikleri bir şeyin (beynin) çözdükleri kısmına yüzde kırkını bulduk diyebiliyorlar. Bazen senin göremediğin yerde sıradan bir kedi görebilir. o ortamdaki ışık miktarı bizim görme sınırlarımız dışındadır.. bir sonu olduğu gibi. Sokrates. biraz düşünen herkes. Eflatun. Yanlış hesap benden döner. gibi düşünürlere gıpta ile bakıyoruz. O halde bizim görmüyor olmamız ışığın olmadığı anlamına gelmez. Aristo.." demiş ve tarihe geçmiş. insan aklının 'da bir sınırı var tabii. Demlikte on dokuz bardak çay kaldı diyemezsin. kullanılan kapasite anlamında oldukça ciddi bir tahribata uğramış ve değer kaybetmiştir.. Bundan yaklaşık iki bin beş yüz sene önce Aristo insan düşünen bir hayvandır.. Şimdi ise gerilere dönüp baktığımızda piramitlere ve mumyalara hayret ediyoruz... '22 23 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım .. Halbuki çayı istemeden önce ocağa geçip. ışık her zaman vardır ve ışık her zaman yoktur.. Her şeyin bir sınırı. Kümesteki kartal gibi. "Uyuyan İnsan uyuduğunu bilmez. Mimar Sinan'ı insan ustu go' rüyoruz. Sadece bizim görebilme kapasitemize göre vardır veya yoktur. demlikteki çay miktarını ölçebilseydin ve toplam yirmi bardak çay olduğunu öğrenseydin. Yüzyıllar önce yapılan piramitlerin insanüstü olduğunu düşünüyor olmamız akıl sınırlarımızın daralmış olmasının bir sonucudur. Garson sana çayı getirdiğinde. O halde tüm canlıların görebilme kapasiteleri farklı olduğuna göre. Belki birden olsaydı "N'oldu bize?" diye sorma şansımız olabilirdi.

.Bil Kendini İnsan insandır. O halde nasıl oluyor da. Başka söze gerek yok.. çoğalıyor. Ama büyük bir düşünür olması gaf yapmayacağı anlamına gelmez. Hepsi bu ha! Yahu çıldıracağım. ne var bunda? Şimdi. benim aklıma hiçbir zaman bir böceğin düşünen versiyonu gelmiyor. Böylece insanlar önceki yaşamlarını daha net hatırlamaya başladılar. Bir kısmı hemen kabul etti reenkarnasyonu. Kısacası reenkarnasyona evet demekle beyni reddetmek aynı şeydir. Ama felç olan kısmı canlıdır ve kan bir şekilde sirküle olmaktadır. Ben Aristo'ya tavır almıyorum. ne de herhangi bir şey hatırlıyor. Belden aşağısı felç olan bir insanın söz konusu bölümünün beyniyle olan irtibatı kesildiği için hiçbir şey hissetmez.. "İnsan ruhuyla bir "ayvanın ruhu arasında hiçbir fark yoktur.. Ruh sadece diri durmamızı sağlayan bir mefhumdur. Sonuçta herhangi bir şeyi hatırlayabilmek için mutlaka beyne ihtiyaç var. yaşlanıyor. Sen bir insansın. Hatırlamak da beynin bir marifetidir. bir anda bilim adamlarının ilgi odağı oldu. Her türlü faaliyet beyinle idrak edilir.. Hatta daha ileri giderek. Değil Aristo. Tek fark var. Çünkü. belki de hiçbir bilim adamının aklına şu soru gelmedi: İnsanın merkezi beyindir. hayvan gibi yer değiştiremiyor. Sen de yüzyıllarca alkışlamışsın. Bir gün bir kedi görmüş Aristo. ölüyor." diyorum. o da tıpkı benim gibi yiyor. büyüyor." dersem ben de tarihe geçer miyim acaba? Kendine haksızlık etme. bir anda binlerce insan daha önce yaşadığını iddia etmeye başladı. İnanmadığını alkışlamayacaksın. ölüyor. beyin işlevini yitirmiştir. hayvan da hayvan. Aristo'yu yermek için anlatmadım bunu. Bu durumda da beyinle ilgili söylenen her şey boşa çıkar. Düşünmüş ve "Allah Allah! Kediye bak. --------------------------------------Reenkarne oldum! H? Birisi reenkarnasyon dedi. Yanlışı alkışlayamam. Halk arasında ruh transferi olarak bilinen reenkarnasyon. O halde: "Hayvan hareket edebilen bir bitkidir. İnandığını da avuçların patlayıncaya kadar alkışlayacaksın. Bu sözüne tavır alıyorum. 24 25 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . çoğalıyor. ben de geçen gün evde çiçeğimi sularken fark ettim.. içiyor. o zaman insanın merkezi beyni değil ruhudur. bir ruh bir başka bedene girince söz konusu şahıs daha önceki yaşadıklarını hatırlıyor? Eğer bu doğru ise. babam bile olsa." demiş.. ben düşünebiliyorum. Birisi bana Mehmet'ten bahsederken. Bilim adamları daha derinlemesine araştırdı konuyu. yaşlanıyor. Bu arada hemen belirteyim. Kimsenin. Tek farkımız. Büyük bir düşünür olduğu su götürmez bir gerçektir. Çok basit bir örnek olacak belki ama bitkisel hayatta olan bir insanın ruhu bedeninde olmasına rağmen ne bir acı duyuyor. ruh transferi neticesinde kişi geçmişini filan hatırlıyorsa.. Çiçek de tıpkı bir hayvan gibi nefes alıyor. besleniyor. O halde İnsan düşünen bir hayvandır. Tüm farklılıkları beyin oluşturur.

" dedim. denecek kadar az.. ya. Altı sene ünive. na giriyor bilim adamları.. Hiç mi bir şey değişmedi 2500 senedir ^ şey*:' m mı? Kaldı ki Hipokrat yemininde geçen "T^ hast^ar ma eşit muamelede bulunacağım. "Bilim adamı adamı.-^ y* rin Darvvin'in teorileri.a?' Fizik tartışılırken. Gerçekten çok acı. Hepsi beni ruhsuzlukla itham etti.. Bir aslan miyav diyorsa onun tedaviye ihtiyacı vardır. aslan gibi davranmalı. Hipol<rat'. kendi teorilerinden vazgeçti ^ bilim adamları Darvvin'den vazgeçerdi. büyük qü$ünec6J.beş saat süren tartışmayla ilgili notlarını gözden geçir. e' devnm yapacaklarına.500 sene önce bir yemin andı yazan Hip0krat'ı ^' madı.." var. Hatta eline kağıt kalem al ve konuşmaları yaz. Kaç tanesi Benim iddiama göre.. şayan Darvvin'in ötesine geçemiyor. ertesi gün kalabalık bir ortamda.. kimse 150 küsur . başı Evrim tartışılırken. Hatta bir arkadaşım o kadar çok etkilenmişti ki. iki d*kikal|L h Yemin metniyle neyi halletmeye çalışıyor? Be^e 21. Sonra kırmızıları say.«ite oküvj* D'r insana bu ahlakı veremeyen bir sistem. bu sefer Einstein'ın tartışılırken. Ne acıdır ki bugün(intıP hala 2. . Sonra yaklaşık dört . Ben de.Bir aslan miyav dedi. Aslan. TV'lerde bir dolu tartışmaya katılan. saatlerce konuşan ve bilim adamıyım diye geçinen insanları en objektif gözlüğünü takarak bir izle. "Bir aslan kadar olamadık. birbirimizi yiyoruz!" dedi. Buna benzer haberler zaman zaman çıkar ve ben her seferinde gülerek izler geçerim." ifadesi o dör1emdeb !' ki söylenebilecek türden bir ifadeydi ama 2o0ö'li yıllar(j ooyle bir beyan utanç vericidir. Herkes-şaşkınlıkla izledi bu olayı. kaç tanesi benim yaptığım deney ve gözlem sonuçlarına göre veya kaç tanesi Benim teorime göre diye başlamış cümleye? Eğer bulabilirsen bu cümlelerin altını Bil Kendini yo|^ kırmızı kalemle çiz. Sen ne diyorsun? BenParwi bi düşünüyorum veya ben Darvvin'e katılmıy0rlj(n der Darvvin'den başka kime veya neye ne katar /\||ah aŞkih. Geçenlerde bir çok televizyon kanalında ormanlar kralı aslanın.. Ceylan yavrusunu yemeyen bir aslan kesinlikle özürlüdür. Darwir\ Darvvin filan dedi veya Darvvine göre cümleler. Peki sen ne diyorsun be adam? l*s .. ne güzel taklit yaptı diyemezsin. bir ceylan yavrusunu evlat edindiği ve onu tüm tehlikelere karşı koruduğu büyük bir ibret ve hayret vesikasıymış gibi sunuldu. tedavisiz hastalı^ pirak^ J" 26 27 Ben Dünyanın En Akıllı k Alıyım . "Birbirimizi yediğimiz doğru da "Bir aslan kadar olamadık" da ne demek? İnsan olmayı denesene! Ayrıca bize kahraman gibi sunulan o aslan kesinlikle özürlü bir yaratık. kaç tanesi Benim araştırma sonuçlarına göre. yü'r rin H°kt°rlar çözüm üreteceklerine. • "Bilim adamı" yok. İmam Gazali'nin ötesine geçernjy0r kim§e Tıp tartışılırken de durum aynı. Darvvin.

şu and. jbn . Hipokrat'ı aşacaklarına. gerÇe.. Sen sadece kendini bilim adamı zanneden bir bilim adamı adamısın. Kızıyorum. diğer tarafında savunmayan adamların oturup tartışmalarına kızıyorum. Masanın bir tarafında ötenaziyi savunan. san. anl^aya çalışsalardı. Bunun istisnası yok.'yi. inanmasa da reddetmek zorunda hissedecektir kendini. Tartışmalarda iki cephe olmasına kızıyorum. l can. Hği ögEğer Eğer bin biraz da fi2jöi m adamları sadece Einstein'ı anlam* lardı. çalıştık Dolacaktı. Bunun uzantısı olarak bize yansıyansa. şirr^n. inetcaklarına. V dünya Eğer bin karak. Araştırmalardan ve gözlemler^ hep başka|a. işini iyi yapm * bu sözlerim herkesi kapsamıyor. Medyatik değildirler.. karşı tarafın söylediği ne olursa olsun inansa da. Neden? Çünkü kimse kimseyi dinlemiyor. benim araştı^unku o^n Onları yü2|er Şlar|^r ve biz böyle adamları pek balarım* Biz Gallileov Ser>e sonra anlamak daha anlaml» Gevmeyizgerçekten dft ar»z. Ben sucuyum. Sus! . gerçekten lar sözlerineI9ör^mezsin. kim bilir neler »K yerme ' ^ulacakEğer fjki ıey lan kadar js! "^ Omları İmam Gazali'yi anlamay^ Çok daha bet yet>i anlamaya çalışsalardı.9e u»aşma çabasıysa ve sen her ^nyoiav 'nırı araştırmalarını referans alıyor^ seferin . sonra da oturup ağlarız me^gelır ^__ °nüyormuş diyerek. mendirler b|na' ar'nı anlamak uğruna kendimizden Başkai Eğer & yandan da ev • au£lmları Darwm'i anıamayaj^onçın dar Darvvin m '"9'1' araştırmalar yapsalardı.. bir renmiş olurdM in kalmazdı ve bizler çoktan geriye ka'auk.m. Wş* yinesi-. Anları ÇOK göre diye hp irn teorime göre. r\ fazla TV'lem *Va Çalışan birçok bilim adamı var. hiçbir tartışmanın doğruyu bularak neticelenmemiş olmasıdır.. U^y 2Q Bil Kendini |l'c x nüm ama sen asla bir bilim adamı değilsin. bucuyum diye şartlanarak söz konusu platforma gelen bir insan.

Susmanın ne kadar kutsal olduğunu anlattılar hep. Susmak altın. düşüncelerini çekinmeden söyle/0 çok rahat bir insandı. Biraz daha büyüdü. fikir üretmeye-'' Eğer gerçek bir bilim adamıysan. Dinlemeyi bilmiyor. Bilmiyorsan sus adam sansınlar sözü ona ait. Asla susmamaksın. 29 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım n Ara sıra açsa da ağzını. Bir daha konuşmaya kalktı. Sana teşekkür edenrn. Altının gümüşten daha iyi olduğunu.z onu gerçekten adam sandık. Susmayı çok iyi öğrendi. Arada Dır ko. Dinlemelisin. 'arıyla ilgilenmek yerine. nusmas.pk. sadece bilim „„„.m beni . Sokrates dedi. adam sanmasalar da. ağzını açtı. Çün^ efsane üretmek için bir de kahraman lazım. ben yanlış JJİY^^^ di doğrusunu öğrendim. Susmanın daha iyi olduğuna tam olarak inandı artık. biraz da bilimin kendisiyle ilgile»1' men gerekmez mi? Haksızlıkta son nokta. İnsanlar söylemekten kor lan sözleri "Aristo böyle demiş. fl£ men Diyojen dedi diye başlayan tüm sözler acaba gerç0K ten onlara mı ait.. O şimdi bizim mahallede oturuyor. Eflatun dedi.Düşünmeye.deme lisin. gelişebiliriz. fikir üretmekten daha zor. Çok güzel susuyor. Her doğru her yerde söylenmez ediler. konuşmak gümüş dediler. Ara sıra yalan söylemesi gerektiğini o gün frendi. Konuşmak ağzını yakıyordu Çünkü. doğruyu söylemekten kork-tu hep.. Geçenlerde ona. Bir gün konuşmak istedi. Biberin acısı kayboldu ağzından. Yanlışsa savunduğun. birileri e|iyle ağzını kapadı. horoz do vüşü izlemeye devam. sadece sustu ve b. Dinlemedi. Sustu.Ona doğduğundan beri birileri susmaktan bahsetti. Seni kolay o& m yapmaya davet ediyorum.. sadece susuyor.»' Kendini çok iyi geliştirdi. halde. T. Şu ana K^ dar gelen ve Aristo dedi. Efsaneleri seviyoruz. Eski Yunan'da köle sayısı özgür ms* sayısının yaklaşık iki katıydı.. . birileri hemen biber sürdü ağzına. "Aristo.. Ancak böyle olursa. ben adam olsam ded.b. Aks. yoksa hararetli hararetli savunduğum1-' ( bu sözlerin bir çoğu aslında sıradan insanların uydurm^ mı? Efsane üretmek. * Bu bir yetenek işi ' Onunki Allah vergisi ' Doğduğunda belliydi ' Herkes yapamaz 30 31 . Sustu. dinleyişe öğrense. a ona 'sus' dedi. Düşündü. Biber ağzını yaktı. Anlamaya çalışmalı-sm. bm c. gerektiğinde de bildiğini söylemiyor söylemesTgerekeni söylüyor. rek Aristo'ya mal ediyor ve böylece fikirleri yüzünden uçlarına dert almıyorlardı. sus-masam da dinlesem. daha pahalı olduğunu da onlar söyledi. Eğer ifade insanlara çok sert g&1 se "Bunu ben söylemedim. ucuz dan. Aristo şöyle demiş" . "Altın daha iyi ise ve susmak altınsa susayım o zaman" dedi.şmanlar g. Dediğini yaptı. Bil Kendini Derler ki. EPey bir zaman da dahilerin doğuştan gelen ustu Suçleri olduğuna inandırıldık.." Şimdi kafanı iki elinin arasına al ve düşün. Aristo söylemiş!" diyorlar0 ' Çünkü Aristo cesurdu ve her şeyi söyleyebilirdi.

etSehinmîz halen Edison'u konuşuyor olmazd. Anorma-lize olmuş insanlığı.. wL °?. Ben doğduğumda zaten iki lobumu da kullanıyordum. Ben tekrar rucularla chat'le. Bunu çok rahat söyleye-bilmelisin. 33 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini ben olmak.ö. Halbuki önceleri sadece çalışan ve çalışmayan insan vardı. Çalışan.~jv<. Tüm mucitler önce aynı şeyi keşfettiler: "Kendilerini.y^L ! . normal bir insan olmak ve beynimi yaratılışıma uygun kullanmak istiyorum" de! Beyinle ilgili birkaç cümle. sonuçlar laymış diyor.. Yapılması gereken sadece normal bir insan olmaya çalışmaktır.k. Beyninin her iki lobunu kullanan insan dahidir.1» mu- -j. O sadece insan olduğunu söylüyordu.-Matematik Muhakeme Analiz . ilk sınırlama da buydu. Eğer tersine bir çaba sarf haS'nHik s anda hiç kimse piramitlere hayret etmezdi. Ben Daha ac. .. O halde dahi olmaya çalışmak aslında yersiz bir çabadır. bugün dâhiyane sayılabilecek şeyler üretiyordu." Normal bir insan olman kafi! Sen bir dahi olarak doğdun. Önce farkında olduğunu göster: "Ben bir insanım.. <-/n mı ourad daha enteresan olanı..) Rakami~. Elimde olmayan nedenlerle bu yönüm köreltildi. Benim derdim de bu işte. "Dahilik kavramı çıkınca dahiler ve dahi olmayanlar diye ayırdılar bizi..z olanlar dava. TV'yle.P uvusturulmuştur ve insanoğlu kendi eliyle kendi de-finle vo etmeyi başarmıştır.. Sonra. Çünkü ampul çoktan demode olmuş olurdu. .. "Ben insanım" der gibi. diyor-'ar. sadece hSd'ı i'61*80 hayal etmen 9erekmeZ' ^ sadece hayal edileni düşünürsün! (Sol beyin) Halbuki bir kitap okurken durum çok farkM... Düşünsene acaba tekerleği bulan adam ben dahiyim demiş mıydı? Hayır. Şanslı adam ekstra bir güç meşinde ampulü ünlerle tanışma»»*'_--kullanabiliyor da ondan Bil Kendini Tüm dünya yukarıda ad. yeniden normalize etmek.mekiğin uğraşmazdı. geçen ve geçmeyen mor-.mas.

? İÇİn. • Muhakemeye gerek yoktur 'oto oynuyoT On M h-TT ^ °İddİ Dönerek. \ Eğer istiyorsan yapabilirsin. sol lob ise. analiz.•. saemerek l°n Üü bu?dan. okuma yazma ve rakamlarla ilgili konularda seni destekler. hayal edifevkalâde mümkün... ritm.. İki bey'n birbirinden ve-'k yavaş öâret ? dah"iğin de böV'ece sona ermiş-9renen. muhakeme. oynarken her iki lob birlikte çalışmış olur. her şeye rağmen iki lobu tekrar barıştırabiliyor ol mamızdır. Önce en mükemmel yaratık olduğuna inan ve anlattıklarımı kendi hayatına uyarla! .on da obadan yirmi . ancak daha sonra yukarıda anlattığım uyuşturucular iki beyin arasındaki geçişgen-liği sağlayan nasırsı maddeyi etkilemiş ve iki beyin arasın-^ daki iletişim iyice azalmıştır. Sonuçta -"Olbi ka^TZr?™!?1. Gücü lob) Sonra senin ya-eğini hayal edersin. resim. hayal gücü gibi sosyal sayılabilecek konularda..Okuma-yazma Rakamlar Nasırsı Madde Resim Ritim Renk Müzik H..:ı. zor anlayan insanlar olmuşuz... sürekli tüketen ve bir türlü üreteme yen. yavaş karar veren. İşin güzel bir tarafı var sa. o da. müzik.. Sağ lob. tutmuş"heT kar' a°!I" Vapmiş' sonra biz de ° modelİ Ka? kL karrtfl yagdl9lnda kardan adam yapar olmu-^K?™^ yapm'Ştir ki h«yatmda? En bü-haval etmS. •->.. çözüm üretmek- 34 35 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bil Kendini te sıkça geç kalan. matematik. . Yüzyılla1" Şuz.. Yani dahiydin.. bayağı da ko- Üst beynin iki lobdan oluşmuştur..yapma geleneği. Doğduğunda beyninin her iki lobunu da aktif olarak kullanabiliyordun.. renk.k. ' düşünüleni düŞünüp.

Tecrübelerin de bu hücrelerin içinde gizlidir.. Nöronlar insanların bilgi bankasıdır. işin Mantığı Bir bardak çay ve bir çay kaşığı düşün. ilk akla gelen "çay kaşığı ile çayı karıştırmak"tır. Beyin bu ilişkiyi çok çabuk kurar ve resmeder.Kalem "Kalemle bir kitap yazardım" dememen gerekiyor Çünkü kitap ve kalemle ilgili bilgi bağı böyledir. Burada bıçak karpuzu kesmek için vardır.Sendeki hazinenin yanında Süleyman'ın hazinesi de kaç para? Sen yüz milyar sinir hücresiyle (Nöronla) doğdun. Bu işin şakası yok! 37 ırn Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Egzersiz zamanı Saçmalama Metodu Amaç: Nesneler arası absürd ilişkiler oluşturarak beyin entegrasyonunu sağlamak. Tabii ki aşağıdaki egzersizleri ciddiye alıp. nöron denilen bu hücrelerden ulaşırsın. Her bölümün sonunda verilen egzersizleri büyük bir samimiyet ve içtenlikle uygulamaya başlarsan.. Bunlardan yaklaşık on milyarı beynine yerleştirildi. Daha analitik düşünebilmek için yeni bağlar oluşturabilmelisin. Olaylar. haya'3 geçirirsen. İşte loblar Sollob Sağ lob -Sollob - . Sen de diğer dahiler gibi. Toplamda da analitik düşünmeni olumlu yönde etkiler. bir bıçak ve birkarpuzla ne yaparsın deseler. Kitaptaki her harfin kalemlerden oluştuğunu (l harfinin bir kalem olması gibi) hayal et mesela! Bu çok kolay değil elbette. sahip olduğun bilgilere anında ulaşabilirsin. Kitap . "en iyi fotoğraf yarışmasına" katılmak aklına hiç gelmez. Oysa büyük bir çay kaşığıyla çay servisi yapmak fikri hemen gelmez. Aldığın darbelerle. Çünkü kafamızda bu iki nesneyle ilgili ilişki böyle kurulmuştur.. * '* Meselâ. Bilgini tekrarlamış olursun! Halbuki karpuzu bıçağın ucunda bir top gibi çevirerek bir fotoğraf çektirip. Veya çok büyük bir karpuzun içinde bir bıçak fabrikası hayal etmek aklına gelmez. Nöronlar diğer hücreler gibi artmaz. Bu da mevcut loblarm arasındaki entegrasyon sürecinin başlaması anlamına gelir ve böylece sen çocukluğunda bıraktığın dehana yeniden kavuşmuş olursun. ^ şeyi yeniden yorumla! Göreceksin ki bu hem çok keyi"1 Bil Kendini hem de çok anlamlı olacak ve ekstradan da iki beynin arasındaki entegrasyonun yeniden kurulmasını sağlayacak. birkaç gün sonra düşünme hızında çok ciddi artışlar olacağını göreceksin. Bu doğrudur. bu hücreler arasındaki bağlantıların kıvrak olmasıyla doğrudan ilgilidir.. Halbuki bu hem absürd. içtiğin sigarayla. kullandığın alkolle... Sağ ve sol beyin sohbet ederek birbirine yaklaşmak zorunda kalır.. Dolayısıyla beyin zorlanır. nesneler ve durumlar karşısında çok daha pratik ilişkiler oluşturabilir ve analitik düşünmeyi başarabilirsin. Tüm bildiklerine. hemen hemen herkes "karpuzu keser ve yerim" diye cevap verir. Dahi olmak istiyorsa11 eski alışkanlıklarını kırmalısın. Dolayısıyla bunu tekrar düşünmek sana hiçbir şey katmaz. Karar verirken de yine aynı şekilde bu hücrelerle irtibat kurarsın ve karar verme hızın. Tüm anlatılanları unut. Her nöron ayrı bir hazinedir ve binlerce bilgi içerir.. hem de normalde olamayacak bir şeydir ve beyinde yeni bir açılıma sebep olur. yaşlanman gerekçesiyle kısmen azalır ama asla artmaz.

. 38 39 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini Halbuki var olan bağlantıya ulaşmak için geçen diyalog sadece ilk iki cümleden ibarettir. Hayır öyle değil! Alışılmadık bir şev istendi. zihinsel gelişimine pozitif etkiler yapacaktır. yapmadığımız bir şey.. Bu çok normal. İki beyin birbirine yaklaştıkça da daha analitik düşünür. Daha önce hiç yapmadığımız bir şey mi? Evet aynen öyle. daha çabuk kavrar ve sınırlarını o derece zorlamış olursun. Bundan sonra etrafına bak ve her ne görüyorsan aralarında saçma . çok olanları azalt. beynin iki lobu arasıdaki diyalog miktarını ve artırarak. İpucu: Küçük nesneleri büyüt.. Az olanları çoğalt. Daha önce hiç . olamayacak absürdlükte bağlantılar kur! Eğer kurduğun bağlantı olabilecek türdense yeniden dene. Hızlanman loblararası geçişlerin hızlandığına işaret eder. Nasıl yani? Valla bilmiyorum. Hemen başlasan iyi olur! Bulamıyorum abi be! Zorla kendini mutlaka bulursun Buldum galiba! Çay kaşığı ile çay servisi yapmak.. Harikasın valla! Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Ancak denedikçe bu sürecin hızlandığını göreceksin. Kurduğun bağlantıları sahki yaşıyormuşçasma canlandırmaya çalış.. Bolca renk kullan.. Dolayısıyla düşünülmeyene yoğunlaşmak.. büyük nesneleri küçült..sapan.Sağ lob -Sol lob Sağ lob -Sol lob Sağ lob Sol Sağ Sol arasında geçen minik bir diyalog: Nesneleri veriyorum.. Bütün bunlar aslında alışılmış düşünce kalıplarını yıkmak için. . Tamam işte çayı karıştır. Böylece iki beyin birbirine yaklaşmış olur. Bir bardak m çay ve bir çay kaşığı. İlk başlarda çok kolay olacağını zannettiğin saçma ilişkileri yakalayamayabilirsin.

İster ise sultan eyler. yetenek mi Dedin? O da Ne? Düşünsene. adam herkes gibi banyo ya? ırn Yetenek mi Dedin? O da Ne? herkes gibi onun elinde de bir tas var ama o tasa tüm adanmışlığıyla bakıyor ve saçma da çeleri söylemekten çekinmiyordu. â^' Düşün! O güne kadar kaç yüz bin insan fizikle w* ti da sadece Einstein E= mc2 dedi.. Kimse ile etme alay. Bölüm Yetenek mi Dedin? O da Ne? Yetenek dedikleri... neye bakıy^dir1' voriarn uAyuyorlarsa hemen kendi konularıyla ilişkil<?r. Muhtaç gelse geri itme. Kindar kirli ise eğer. Muhannete yakın gitme. V» Peki bu nasıl oluyor? Aynı şeyler başkalarının ^\^ Sina geliyor ama sadece bazıları olup bitenlere bir * veriyor ve sonra dünyayı değiştirebiliyor? çok acık.0' uzeı diye nitelendirilen bu insanlar konularına ^'^' sa n H adamı§lardl ki' ne görüyorlarsa. Zevraki der kötü eyler. Hürmetli ol herkesi say.. Pul kendini kendini... Boyun büker bütün beyler.... ... Kainatta yok bir değer.. Altın iken sakın etme.Dünyanın En Güzel Şiirleri Bil Kendini kendini. p' konusı .. Kul kendini kendini. Kimin ne umursamıyordu bile! Yarı çıplak sokağa fırlayın ye bağırabiliyordu. Sil kendini kendini. Gül kendini kendini. fi Düşün! O güne kadar kaç bin insan elma ağacif1 ^ec& tında oturdu ve kaçının kafasına elma düştü de s® Nevvton yerçekimini fark etti... İnsan derim sana hay hay. Gerçek kapasiten bir sürahiyken neden sadece bir bardaklık kısmını kullanasın?! 40 41 2. o güne kadar kaç milyar insan v.y0r' dl" Ar?imet'' düşün. Yoksa o güne kadar suyun kaldırma kuvveti yoK du? . X5' Düşün! O güne kadar kaç milyar insan gaz la' yaktı da sadece Edison ampulü buldu... tembeller •Çin iyi bir kamuflajdan başka bir şey değildir. Bil kendini kendini.. \^ yaptı? Ama sadece Arşimet tasın suda yükseldiğimi^' etti...

. genlerdeki bir şifreyse.k ki bunu söyleyen d& bilmez..r çocuktu Neil Armstrong. İyi resim yapan bir baba herhangi bir kreşten bir çocuk alsa. Kim bilir... ne de sen. insanl. resi a ^°Z fen^' ^'k' Seçiği™ öne sürmektedir. Çok acı ama şu anda bir yerlerde ömrü boyunca kendini fark edemeyen ve ölmek üzere olan bir fizik dahisi. 46 Belki de sen şu anda dünyanın en büyük yazarısın! Eline hiç kalem almadınsa biz veya sen bunu nasıl anlayabiliriz ki!. İy' bilardo oynayan birine "yeteneklisin" demek o insanın tüm çalışmalarım yok saymak demektir. Zihinsel bir engelin yoksa sen de bir Edison olabilirsin. marsa gidecek bir astronot var.. insanlığa şöyle seslendi' "Bu adım bir • -. Sonuç-çocuk da iyi resim yapar. Herkes güdü alav etti onunla. Bunu yaparken de başarılı olanlara çok büyük bir haksızlık yaptığını bilmez. Önce sen inan! Aya gideceğini söylediğinde henüz 15 yaşında b. Başka bir ifadeyle içinde ki ressamı canlandırmaktır.ın çok basit. ihtiyacın olan tek şey beynindeki resim yapma merkezini harekete geçirmektir. başarılı olmak için ihtiyacı olan yeteneğin kendisinde olmadığını ifade ederek. ad arı bir takım özel yeteneklerin babadan oğula. dünyayı değiştirecek bir lider.k içinse dev bir sıçraDaha ne olsun be abi.. Böylece kullanmadığı o yönünü kendi eliyle toprağa gömüyor.... söylenen de. Ne yaz. onun da bir zaman sonra iyi resim yapacağı muhakkaktır. o'nl ral et ' çe o mat ettı. haklı olmaya çalışır. Yıllar sonra haklı çıktın mda herkes hayret ve ibretle onu izlerken oK hâli etmeden gayet olağan bir üslupla aya ayak basan ilk insan olarak. Bu ta-resirn n yetl?me tarzı ve ilgiyle ilgilidir.Tekrar etmek istiyorum: "Yetenek diye bir sev yoktur. Halbuki iyi sının yapan k'1" Babanın oğlunun da iyi resim yapıyor olma-mame9enetİI< yaplyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Onlar güldükçe o ciddileşti.. Belki de sen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük te-nisçisisin. Herhangi bir konuda az başarılı olan bir insan.." isteyen herkes herhangi bir konuda en iyi olma yi başarabilir. Ama eline hiç raket almadınsa bunu ne biz anlayabiliriz.. Ayrıca yetenek. Insanm isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yoktu ona göre. hem de hiç denemeden benim o konuda yeteneğim yok deyip kendini kenara çekebiliyor. Düşünebiliyor musun? 21. niye Edi-son'un . Bir çocuk babasının yaptığını görerek büyürse resme karşı bir ilgisi olu47 yım Ben Dünyanın En Akıllı insanı sur ve beynindeki resim merkezi aktif hale gelir. Hatta yeteneklisin dediğ1' mizde karşı taraf çoğunlukla mutlu bile olur. Genlerinden medet umanlar da var.yy'da birçok insan herhangi bir konu hakkında bir çok kere. belki de o sensin. Vetenek diye bir şpy İnsanlar tembelliğinden uydurmuşlar bu yetenek tabirini.

matematikçi var.y.. sen şu anda osun... Bazen çok basit bir olay bile. Ressam var. Mesela Mozart. tercihini eğlence merakı olan insanı seçmek yönünde kullanmışsın demektir. içindeki insanlardan en çok kullandığın hangisi ise.. Sanki bir patlama olur beynin bir yerlerinde.. .. o bölüm harekete geçer. Adam üç yaşında piyano çalmaya başlamış.akrabaları da mucit değildi? Niye Mimar Sinan'ın mimar bir akrabası yok? Niye Einstein'nın fizikçi akrabaları yok? Niye Leonardo da Vinci'nin sülalesinden kimse Mona Lisa benzeri bir eser verememiş? Niye Piccasso'dan başka Piccasso yok? Niye Alexander Graham Bell'in akrabaları bir şey icat etmemiş? NEDEN? Üç yaşında piyano çalan Mozart için ne diyeceksin? Bazen çok erken yaşlarda inanılmaz beceriler sergileyen insanlar görürüz.. şimdi sen yap bunu. sapık var. Patlamanın nerede olacağını kimse kestiremez. yazar var. ipli var. Şöyle düşün: İçinde milyonlarca insan var senin.. Çocukken beyninde herhangi bir patlama otana-yanlar ne yapmalı? Normal olan herkes istediği her şeyi yapabilecek donanıma sahiptir. hırsız var. Kim bilir belki de Mozart'taki bu müzik merkezinin patlaması. Ya da daha ölümün ne olduğunu bile bilmeyen bu çocuğun yaYetenek mi Dedin? O da Ne? nında bir yakını ölmüştür ve oradaki insanların ağlaması sebep olmuştur bu patlamaya. Bilincinle bilinçaltını birleştir. Düşünsene işi gücü peçete yakıp tabak kırmak. En sevdiğini seç. heykeltıraş var. Alaattin'in sihirli lambasmdaki gibi Çağrılmcaya kadar da asla gelmeyecektir. durduk yerde içimizdeki dahiyi açığa çıka-rıverir. Şimşek çakması gibi bir şey bu. salara kadar dans etmek olan bir insanın içindeki fizik danışı ne diye "Bak tabaklar yere düştü. bazen de anında yansır hayatımıza. Zaten birini seçip ona çok yoğunlaşınca diğerleri yavaş ya-va§ geri çekilecektir. var da var. Yetenek diye bir şey yoksa bu nasıl açıklanabilir? Bilinçaltı denilen o muamma. Böyle davranman." desin ki?. büyük bilince ulaş ve bitir işi.. Bu da eninde sonunda söz konusu merkezin patlayacağı anlamına gelir. demek ki yer çe- 48 49 Ben Dünyanın En Akıllı insan. esasında bilinci de etkileyen "büyük bilinç" düzeyindedir. Ancak bilinçaltı kayıtlarının hayatımıza yansıması bazen uzun süreler alabileceği gibi. . Ancak patlama olduğu esnada beynimizin hangi noktası aktifse. hayatın değişsin! Çocukluğunda herhangi bir yetenek merkezini patlatamamışlarsa. Çgnin de sihirli bir lamban var. şarkıcı var. Mozart uyurken annesinin çığlık atmasıyla gerçekleşmiştir. ipsiz var. futbolcu var.. Eğer eğlenmeyi çok seviyorsan. daima o konuyu düşünmeni sağlayacaktır.. fizikçi var. ona yoğunlaş.m yetenek mi Dedin? O da Ne? kimi var..

harekete geçir ve bak neler olacak. gibi. ı ^n farklı rieö dr. hedefııi le yatıp kalkarsan. hızlı düşünen adamı iste. İşe yaramaz dediğin adamları ortadan kaldır ve başar...Adam zaten arıyordu. uykucu adamı ortadan kaldır.u konuda çok ciddi çalışmaları vardır.ğ. (havadan gelen top için ayrı. Sürekli mazeret bulan adamı.kla sol elle yemek^ysmek imkansız olduğu için ben de mecburen sağ elimi kullanmayı og renmişim. elimi =o i kullanabilmem için bir kaş'k icat etm. kaş. Başarmak isteyen. ilişkisi ters işler. çözüm üreten.. söz konusu olunca.Newton ağacın altında otururken elmanın düşmesiyle fizikçi olmadı. torunlarımız senin de adından bahsederler ve yıllar sonra sen de yüz binlerce insana esin kaynağı olursun. raketi sol eline alınca aynı kalitede vuruş yapamaz. Bu.. Çünkü beyninin sağ yarım küresinde alternatif vuruş bağlan henüz oluşmamıştır. gibi) söz konusu tenisçi.. Hem kör hem sağır bir insan daha iyi tat alır. Yani beynindeki fizik dahisi hep tetikteydi onun. Babamm yapt. Şimdi okşa sihirli lambanı. ters elini kullanman gerekiyor.. Beş duyusundan herhangi birini kaybeden birinin diğer duyuları daha iyi çalışır. parlat. Sağ elini kullanan bir tenisçi duşun Sağ elini kullandığına göre beyninin sol yarım küresinde ner gelen yeni top için alternatif bir vuruş bağı olusm^. Ama amı ma»y'"' -~ =>^^^**^»s*^. Böylece her . kötümser adamı. Adeta üzeri toz tutmuş biblo gibi sil onları. Kör bir insan daha iyi duyar. fyv cak üstüne gittikçe vuruş kalitesi artacaktır..ş. Normal kaşık Babamın yaptığı kaşık. yerden gelen top ıçm ayrı 51 Ben Dünyanın En Akıllı Yetenek mı Dedin? O da Ne? vuruşlar.. Ters el metoduna göre kullandığın elini değil. \ Alışkanlıklarını kırmaya kalktığında tenisçinin beyin lobları arasında yukarıdaki karikatürde olduğu gibi bir diyalog geçecek ve bu da naşırsı maddeyi harekete geçirecektir. EgzersİzZamani Ters El Metodu.. gözleri görmeyen bir insanın daha iyi duyması gibi bir şeydir.. Tembel adamı yok et meselâ. hedefinle ilgili okuyup yazarsan. O halde kural açık..

. İki elini kullanabilen bir insan olarak ellerinden birine bir şey olsa bile ötekini rahatça kullanabilen bir insan ola caksın. onun duruşuna..ters el denemesinde entegrasyon devam edecek ve bizim tenisçi hem iki elini kullanabilen bir oyuncu olacak.Babam c. Ama aradan 10-15 gün geçince yavaş aş yazının düzeldiğini görüp mutlu olacaksın.Sonuçta sorununu gideremeyeceği yeni sıkıntıları başlar. el yazısı ile a. gün yazdığın yazıyla muka yese et ve ters elle yazı yazmanın hiç de zor olmadığını gör. Binlerce defa aynı sözü söylemesine rağmen. bu soruya bir cevap bulmak için yazdıkça yeni çözümler üretir ve sorun kısa bir zamanda çözülür. kendini de binanın sahibiymiş gibi düşün! Onları barıştırmak sana düştü.İUZÜne vansır. sürekli "Babamla aram iyi değil. . . gibi).Yararı: Entegrasyon. ruh aihi Kil . Yararı: Ola ki bir gün. sağ beyin bu konuda tecrübesiz olduğu için sol beyinden yardım isteyecek ve bu da beyinler arası dostluk sürecini hızlandıracaktır.°ıySa sorunu yazarak çözecek olursa. 52 53 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yetenek mi Dedin? O da Ne? Sorun: Babamla aram iyi değil. Ters elle yazı yazmak: Tıpkı tenisçi örneğinde olduğu gibi yazı yazdığın elin sağ elin ise. "A" harfi için sol beyinde bir çok alternatif oluşmuştur (küçük a.. Hatta ilk gün yazdığın yazıyı sakla. Hadi bir şeyler yap! Ters elle her gün 15 dakika yazı yazmayı dene! 1. sıradan bir A4 9ia|y'a işi anında bitirebilir. TARAFLAR \ a. Halbuki yazarken durum değişir ve bir şeyi üç defadan fazla yazamazsın.Arkadaşlarım "Babamla aramı düzeltmem için ben ne yapabilirim ve onlardan nasıl bir yardım isteyebilirim?" diye sorar. e rar ettiğini bir türlü fark etmez ve bu sorun o istese de ha^ese... sorun çözme yollarından en pratiği ve bizi sonuca en çabuk götüren metottur. hem de her seferinde dahiliğe biraz daha yaklaşmış olacaktır. Yararı: Sorunlarından kurtulacaksın Birçok insan sorunlarını hayal ederek çözme yolunu seçer. . Halbuki yazarak çözüm aramak.Annem •? d.. büyük A. Beynindeki iki lobu. 2. Düşünerek veya hayal ederek sorununu çözmeye kalkışırsan binlerce tekrara maruz kalacağını bir kez daha söylemek istiyorum. Bu egzersizi yaparken ilk günler yazının çok çirkin ol duğunu göreceksin. Allah kahretsin! Babamla aram iyi değil!" tarzında cümleler kurar.Ben b. bir de Babasıyla olan sorunu sadece düşünerek çözmeye kalkan bir genç. 3. . Üstelik bunu her söylediğinde öfkesi ve sorunu artarak da-ada büyür.Kardeşim e.de bilinçaltına yerleşerek.. aynı binada yaşayan ama birbiriyle konuşmayan iki komşu. kaâıd. Halbuki kalemi sol eline aldığında. 15.

yenilen . Eğer sürekli başarısızlık kaydedilmişse. 54 55 3.. Başarısız olduğunda. Sanma ki irade inzivadan çıkamaz.. ateş yakamaz. Yollar yorup sizi.rak. yıllar yıkamaz. ^ °'!. türüne veya büyüklüğüne bakmaksızın." der. sorunun.içi-f n bir Şey midir? Kimse bilmiy°r' Şimdi ben açıklıyorum: Beyinde E-93 diye bir bölge var. Eğer sağlamsa ruhunuz emin olun ki. daha h başarıyla ilgili kayıtlar... yme başaracaksın. bilinÇaltma ne yüklersen yükle. başarı veya başarısızlığın şekline.. ' ' -• " Dünyanın Er» Güzel Şiirleri Anlayana. beynin diğer lor"1 da harekete geçirmektedir. Bu kayıtlar çok ciddi tutulur.. sadece sonuçlar karşısında senin tutumuna bağlı olarak kayıt yapar. inanılmaz sonucu ^ de görürsün. Çünkü ters eli kullanmak. En Verimli Tarlası: "Bilinçaltı. Bölüm Beyindeki Korkunç Tarla. başarısızlığı kabul edersen bilinçaltında başarısızlık kaydı yapılır. başarısızlık kayıtlarından /sa. aynı bilinçaltı. Aynı şekilde yine başarısız olduğun halde. yine başarısız olacaksın! Boşuna uğraşıyorsun. bu sefer bir işe başlarken "Sen hep başarı-n. o." Hiç kimse bilinçaltı denilen o yerle ilgili net bir şey -yleyemiyor. sonucu başarı diye nitelendirilen. ağzı gözü var mıdır. Ve günü geldiğinde ilgili kayıtlar yapıcı veya yıkıcı etkisiyle beraber ortaya çıkar. Beynimiz muhteşem bir alet olmasına rağmen çok ilginçtir ki bilinçaltımız. Yukarıda basit bir sorun çözme tekniği olarak sun duğum yazarak sorun çözme metodunu biraz daha abar tarak ters elini kullanarak denersen. çözülmesi gereken bir problem gibi algılanmasını sağlamasıdır. yeni bir işe başlarken bu bilgi geri döner ve Sana: "Sen zaten hep ba-Şansız oluyorsun." der. Gel gör ki Türkiye'de bu yolu kullananlar yok denecek kadar az. Nerededir. Ben \|| | uydurdum. işte orası bilinçaltı.Yazarak sorun çözme metodunun bir başka yararı da. Tarla. . Azmi sular boğup. s°nunda mutlaka geri dönecektir. aynı sonuç için başarı kaydı yapar.

Herkes bilir ama..59 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım O halde sonuçları ifade etmek için kullandığın kelimelerle bilinçaltını ister sayısız başarıyla .. Yani bir futbolcu herhangi bir maçta iki gol atmayı hedeflemiş ve iki gol atmışsa başarılı. r|lı olmak için az ya da çok bir çaba sarf ediyor-ne olursa «IOMK. onunla temasa geç. Mesela başarısızlık kelimesi yerine öyle W kelime bulup koymalısın ki sen bu durumdan bahsederken.. Aynı futbolcu eğer iki gol atmayı hedefleyip beş gol atmışsa çok başarılı olmuş demektir.dibindeki dostunu hatırla.. bu olumsuz cümleyi olumlu hale getirip "Ben başarılı oldum ama bu başarım az. hani beş gol atınca çok başarılı saymıştık da. aksine başarılı olmuştur. zaman . o.. Büyük bir kulübün yetenekli yedek kalecisiyrjj İlk on bire girebilmek için yıllarca bekledi. alacağın cevap bellidir. Ama her şeye rağmen başarılı olmak istiyorsan burnunur. Sokağa çık yüz kişiye. 60 61 Ben Dünyanın En Akıllı insamv Bilinçaltına yen ilen havata yenilmiş demekti^ 1 numaralı forma. — başarılı oldun demektir. Bilinçaltı. Tıpkı.kullanıyoruz. ' sözcüğünü bugün itibariyle tarihe görül Bunun için harika bir fikrim var: İki gol atmayı hedefleyen futbolcuyu düşün! Hani iki gol atınca biz onu başarılı saymıştık. bilinçaltı olumsuzluk kaydı yapmayacak ve bu kayıt bir diğer maçta onu mahvedemeyecek. "Hedefe ulaşmak" Başarısızlık nedir? diye sorsan. Daha başarılı olabilirim. hiç gol atamayınca o çirkin kelimeyi söylemiştik: Başarısızlık! Futbolcumuz hiç gol atamamış olsa bile.. hiç gol atamamışsa başarısız olmuş demektir. Artık o iğrenç kelime yerine 'az başarı' tanımlama-vm.. ister bir dünya başarısızlıkla doldurabilirsin. hedefini aşıp beş gol atınca başarılı kelimesinin başına "çok' nicelemesini koyduğumuz gibi. Başarılı olmak için şüphesiz çok ciddi bir desteğe ihtiyacın var. Böylece. başarısız olmamış... Çünkü sahaya gol atmak için çıkıyorsun." diyecektir. Bunu gerçekleştirebilmem için çalışma tempomu artırmalıyım. Belki bu destek sana ailen tarafından verilmedi Belki çevrende de kimse senin destekçin olmadı. bilinçaltın başarısızlığında bile olumlu kayıt yapabilsin. Eğer bilinçaltının başarısızlık kaydı yapmasını istemiyorsan şahsi sözlüğündeki tüm olumsuz sözcükleri kaldırıp atmalısın. Ama bu başarı sadece az bir başarıdır. Beyindeki Korkunç Tarla. cevap yine bellidir: "Hedefe ulaşamamak" Her ikisi de doğrudur. Böylece futbolcumuz halkın dilinde başarısız sayılsa bile.. aksine dana başarılı olma bilinciyle sahaya daha emin bir şekilde Çıkmasını sağlayacaktır. başarı nedir? diye sor. hedefinin altına düşünce de 'az' nicelemesini koyabiliriz.

ikisi için de aynı boyutta birer . Ve ^manîa^avtf^ 96rÇekten çok saf. Böylece bizim yedek kaleci.. Hayatında* ilk defa yakaladığı bu ir Beyindeki Korkunç Tarla. Genç kalecinin rüyası gerçekleşmiş. 62 63 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi. yordu. şöyle bir açıkla^ yaptı: "Maçtan Ünce de söylediğimiz gibi..? kalecı doldurdu. Sonuçta bizim kale™ /u gzma tadar "utaymar geri dönd.Yedekken harikalar yaratan gene kaleci inanılmaz kötüydü. . buldu ve b izim genç kaleci adeta kaderine isi î°l rek yedek kulübesine geri döndü. sonunda bir . ? \ Teknik he/et yetenekli kaleciye güvenmediğini ve kaleci arayışı na girdiğini hem de basma açık bir toplantıda dile getirdi. Kaleci arayışlarımızı sürdürüyoruz Genç kaleci diğer hafta daha kötü oynadl " tık mahalle kalelerinin bile yemeyeceği go|ler'.. Yeni bir kaleci alamadıkları için mecburen yedek kalecile-riyle sahaya çıkacaklarını açıkladılar.. ç. ilk defa ilk on birde kaleye geçti. Yenildiler! Maç sonrası teknik heyet. kaleff miz iyi değil. satı boş yere harcadı.. e~ Acaba kaleci gerçekten kötü müydü . Bey indeki Korkunç Tarla. mayı sırtına geçirip sahaya çıkmasına sadece bir haf ta kalmıştı. Haki. Akıl almaz hatalar yaptı. kulüp yeni sezonda asıl kalecisiyle anlaşamadı. 1 numaralı formamn hakkını veremedi. Maç başladı. . Aslında profesyonel bir kulübün yapmaması gereken bir davranıştı bu. tekmk heyetten ve medyadan etkilenip kötü l°\ * rolünü kabul ettiği için mi kötü oynad. 1 numaralı for.kan teknik heyet. BU maçı kaleci hatalarından dola/ kaybettik.Ülke ' 9V12eye blr a^Pul takman arasında. Açıklamanın yankısı tam bir hafta sürdü.geçti. ve 4t ba<±/hkt'İmda N4fS^r' YUka"daW «ava bizim Şimdi biraz abartalım.

korkusuz ve özgür hayaller kurabiliyorsan bil ki sıra dışı yaşayacaksın.. Anlamlı bir ha-vat sürebilmek. Uzun lafın kısası. Sen her şeyinle olağanüstü olmalısın.. hayal gücünle <te. Ancak yukarıdaki gibi keçiden yağ çıkarabilirsen. Markete gidip bir ekmek aidığında başarılı bir alışveriş yaptığını düşün! Çay içerken üzerine dökmüyorsan kendini başarılı say! '? Trafikte kimseyle dalaşmadan evine döndüğünde kendi kendine ne kadar başarılı bir yolculuk gerçekleştirdiğini söyle! Yemek yaparken. Sıra dışı. sıradan hayallerin varsa sıradan bir ömür yaşayacağına inanabilirsin.. 64 65 . olumsuz cevap alacağına ya da o anda bir şeyler uyduracağına eminim. aynı ^U ^ yapt'9ın ner ne ise hemen bir kağıda yaz ve Şeyi yerçekimsiz bir ortamda yaptığını hayal et! ğım yeme işini bile denizin altında yaptı-er kur. mutlu bir insan olacağın muhakkaktır. mutlu olmak. işte hayal dünyandan zirveye ulaşabilmen. Başarısı: olma korkun sana erer. Gerçek bu! Eğer bir hayalin yoksa. ... eğer yemeği yakmamışsan ne kadar olağanüstü bir aşçı olduğunu düşün!. daha umutlu yaşabilmen ve sıra dışı-lga ulaŞabilmen için harika bir egzersiz sunuyorum sana. Hatta başarısız olma korkunu y£ nebilmek için düşünsel anlamda ayırdığın zamanı da iş'w harcayarak daha da başarılı bir insan olup çıkarsın. Sonuç sıra dışı olmasa dahi. Bir yerlerde çok uyuyan.. başarılı olmak. sürekli tembellik yapan mutsuz birini gördüğünde ona. Bu anlamda yarın itibarıyla bugünkü kayıtlara müdahale etme şansın yok. güçlü hayalleri olup olmadığını sor.. daha mutlu. Bilinçaltının geçmişte yaptığı hiçbir kaydı yok ede-1 mezsin. ancak muazzam bir hayal gücüyle mümkündür. uykularının kaçması. Egzerşjz_Zamam Hayal dünyasından zirveye. insan hayalleriyle vardır ya da yoktur... bilinçaltındaki (+) işaretlerini artırırsan.dek En A» İnsanim 0ey'ın' i Korkunç Tarla. bir zaman sonra (-) işaretleri hükmünü kaybeder.varbm Polyanna işsiz kalsın. zirveye çıkmak. yolunu bilmeyen bir yolcudan farkın yok demektir.... kıs.

Hatta olsa dahi arştan da yüce. eminim b. e Can. başarısız En basit formül: Sırayıta^oru mak bu kadar basitken insanları" K Şiarın.. Aşkın dalgasından bulmadım halas.. Bir tasa su koV ^ al eline ve iç..• •*i bir zamanda kendini ' inan W.. Eğer bir seviyeye ulaŞ* 4n.az su koy ve onun gelmel. Kendin. Nuh'un gemisi ki çürüdü çoktan. Dalgalar ayyuka değse de taki. anlayamıyorum.. Başarılı olı/i? nru başarıp.. rotamız ihlas..Basaıuö*-— *t ve başar..n kola ç kola olduğuna inan.. Yine bahrin üstündedir Zevraki. Anınçün etmişem Zevraki mahlas.. Canın hiç su iç^nl O susam.. Dolsa da derune dehrin ezvaki.ş varsay. 66 67 4. Kader gemim aldı kalbinden yara. BU şekilde r. Geçmişiz nice bin korkunç girdaptan. Olsa da Nuh'un o tufanı vaki.. Ufukla birleşse hatti revnaki. dudakların ku-i en son şuymuş gibi çahs... basan».. buna 'nü rusun. Böyle yazmış bize ezel evraki. Zevraki bu fırtınanın fevki yok. . Bu tadı aldün ünyanın en büyük basm ün açümas da yansl V Zevraki. Görünmez ki çıkam kuş kadar kara. Lakin yalnız yolculuğun zevki yok. Bölüm Başarı... Gönül gemisinde kalmışız kaptan.*U "ok keyif alacaksın. Sürükler settar'a yanlış şevki yok.. metotlarla çözece^ veye çıkacaksın. Gine de of demem okyanuslara. Rıhtımımız Rab'tır. reddediyorum 6aşan. Ruhun bahrinde bakiyiz biz baki.

. Her seferinde ilacı bitince kendini kötü ve ölecekmiş nibi hissediyordu. Bu işte başka bir iş vardı ve bunun adı da inançtı. Zaman geçti. Annesinin ilaca bağımlı yaşaması onu kahrediyordu. Çünkü anne öylüHS İnanmıyordu. Kendi kendine "Bir ilaç bu kadar etkili olamaz. programların inandılar. Gerçek bir yaşam öyküsü.ı«isü Bendeordaydım.Henüz ac-llmam|Ş ''acı da açıp içinden yeni kapsülü çıkardı.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyu Şaşan- f ^^ A Mctiren sihirli kavram: Hayatla. Babasından yardım istedi genç adam. Her 72 73 Ben Dünyanın En Akıllı insan.n ^l»^ olmuştu ve genr . artık. . Bu arada çocukları da büyümüş. lık kabus sona erdi. "An° 'laCI Ve beni izle" dedi. hedeflerine inandılar.." dedi genç adam. Rirkaç defa annesine anlattı ama sonuç alamadı. Sonuç dehşet vericiydi... inanmak böyle bir şey işte....-^oiı\ıriı.. Bir program ( Eylem Planı ) yaptılar. Olsa bile 21 senede insan bu ilaca karşı bir bağışıklık kazanır ve artık onun bir etkisini göremez" diye söylendi.r. mutlu bir aile ortamı çoktan oluşmuştu. Bir karar verdiler. Bilinçaltının sıradan bir oyunuydu.. Bir hedef belirlediler. Anne her günkü gibi içi un dolu ilacı içip rahatlamaya devam ediyordu. Genç adam. . Yine bir gün anne kendini kötü hissedip içi un k0|u olan ilacı yarım bardak suyla devirmek üzerey-du"ri sanjye anr>e.. Bu iş 15-20 gün devam etti. genç kadın 51 yaşma geldi. kararlarına inandılar.k soku bir türlü üze-Genç kad.^. İkisi birlikte kapsüllerdeki tozumsu maddeyi boşaltıp yerine un doldurdular ve dolaba koydular.. Büyük oğlu insan davranışlarına merak salmış ve insanları izlemekle zamanını geçiriyordu." deyince 21 y. İnanırsan bir mercimek tanesiyle kanseri yenebilirsin. ^'° <*^ ™. ikisinin de içini masanın üzerine boşalttı ve "Bak an ne bunlardan birisi un diğeri senin ilacın ve seıi yaklaşık 20 gündür un içiyorsun.. Anne u ve oğlunun yüzüne baktı.. Annesinin bu ilaca inanmasıydı kendini iyi hissetmesini sağlayan. Basit bir şartlanmaydı bu. dur. Birileri önce kendilerine inandılar'... 21 yıl önceki kaostan onu kurtaran ilaç daha güçlüydü.«~-. İnanmazsan dünyanın en ge-lişmiş antibiyotiklerini de verseler basit bir baş ağrısından kurtulamazsın.. hem de hiç sektirmeden kullandı. Tam 21 sene aynı ilacı. Sonra.|.

eyleme geçirdiler.rak ya da is. eylemlerine inan* . ^rkinsan. Her şey mümkündür İstedi9irw daima %50'dir.. Yaptım-Yapamıyorum -Yapıyorum B olmak istiyorum olmak istiyorum olmak istiyorum ^rokrat olmak istiyorum. Yapamam Yapabilirim Programların.yüzyUlardır sonuç hiç değişmedi.. Peki o zaman seni tutan ne? Ne karar ver ve başarın için ilk adımı at! 74 75 Ben Dünyanın En Akı"' insaniye Her şeyi yapa»sin giren her şeyi J™^ örsün Veya herhan9l S *™* sun. yok!" Basan-.n%97'sinin hedef. .n.Basan Yapacağın bu tercih aslında bir ön karar hükmündedir ve sen jkj yoldan birine inanmak zorundasın... İst. Başka bir yol Artlk bir karar versen diyorum. ve şansı^'9'n her şeyi yapabilirsin. SaQlı malısın: "K vap bulma. •fin ne kadar büyük? _^_ melen henüz bir hedefin yok veya var ama ne. Bef bir ^arar vereD"men için sadece bir şey yap-ne y9?1113^ istiyorum?" sorusuna bir cene yapmak istiyorum? lar. HEDEEİ Yapılan bir araştırmaya göre (araştırmayı ben yaptım). vermek bir işi gerçekleştirmenin olmazsa olmaz kuralı^ ge||j ^r kararm yoksa değil dünyayı. çorabını bile Hştiremezsin.. Hep başardılar Basit bir tercih yap! Ya iz b.

"Türkiye'de bir banka yönetmek istiyo^— ^^^ /H o f 11 r rum.. -->»--• --/---•.men için « Düşünsene Türkiye den mesateyi bilmiyorsun V a* km k nethal* Bu \ı&*^ bur|a benzer hedefler küçük hedeflerdir. tir... oldukça net ifadelerle birkaç tane hedef h'Ç -i verd fcd im. Basına başkan olmay.—î lc hedef örnekleri..f -n 'büvTvCJk'üğ0 hakkında bir bil9'n y°k! AŞağıda kafanı 0 T rıstırr—rr^ıadan." ^it ör olmak istiyorum" bir karardır. küçük bir pptr bar»rrr.i£3t'yorum" bir hedeftir.Sektör Piramidi . ° n da F=3 pekiştirmeni sağlayacak bu örnekleri dikkatle incele! . hedef örnekleri. 76 Herh . küçük bir hedeftir ^s^V^^rv^s^bayOkb^e. ^«^. çük. hedeftir.. T-.. "kardiyolog olmak 7sti'y-W«orum"birhedeftir" Futt> C& °'cu olmak istiyorum" bir karardır. Bu ancak bir k ^K^rardır. Küçü "BanM»1^301 olmak istiy°rum-" Bu bir nedef olamaz.asmaK iste^n olabi.n y fini belirleme zamanı.rkive 1 futbol liginde top oynamayı istemek kQ.. Hedef konusunu bilmiyorsan anlamani| bi|i. istemek büyük bir hedef77 Ben Dünyanın En Akıllı İnsaniyi• \ 0Hin «satışını yapmak..r-ı^ngi bir bankayı yönetmek. Hedef Belirleme ?" Hedef . "ı \\Q^Q top oynamak js. .1 "Beyi n" ^ naklini gerçekleştirecek. ^nîn en pahah futbolcusu olmayı istemek-. u. ilk doktor 4navı k 'emek" bü^^Vük hedeftir. Hedef.. Yani beyin cerr^e^1-*11 olmayı istemek küçük bir hedeftir.

Sektörün en iyisi .Hatta kanaatkar olmanın hiç anlamı yok! Ma79 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy. B) 2.Trakya Ü.Amatörler Marmara Üniversitesini kazanmak istiyorsan. işletmem ve para kazanmam gerekiyor.İTÜ Marmara Ü. Ancak hedefin sadece ÖSS Şampiyonu olmak olmamalı.İstanbul Ü. için. Hedef belirlerken aç gözlü olmanın hiçbir mahsuru Ostum. birinci olmayı hedeflemelisin. A. Sonra kazandığım parayla işimi biraz daha büyütüp. Gerekçe: Grosmarket kurabilmem için önce bir bakkal açıp. Demce yapmak istiyorsan. bir rekor hedeflemelisin. o halde neden daha azıyla yet neyim ki? Neden grosmarket sahibi olmak varken... . işimi daha da büyütürüm.Profesyoneller Normal düzeydekiler . . bir market açabilirim! Böylece bu marketle ileride açacağım grosmarkete birikim yapar. Eğer cevabın A şıkkı veya benzeri bir şeyse sorur yoktur.. Çorba paramız çıkar işte. dem ki istediğim her şeyi (İnsani sınırlarım dahilinde) yapa bilecek donanıma sahibim.r Basan. Ancak cevabın B şıkkına benziyorsa. sı radar bir bakkal olmayı tercih edeyim ki? Mantıklı ol ve düştr seni bakkal olmaya iten nedir? A) 1. mutlak uçuş! üniversiteye hazırlanan bir öğrenci için: Bir rekor denemesi ÖSS Şampiyonu Boğaziçi Ü. Boğaziçi Üniversitesini kazanmak istiyorsan. derece yapmayı hedeflemelisin.F.Ö. gelmiş geçmiş en yüksek puanı alabilmek için tüm sorulan hem de rekor bir zamanda yapmayı hedeflemelisin. . İyi haber: Eğer batmazsan ömür boyu çorba içece' . Gerekçe: Grosmarfcet bizim neyimize. Eğer birinci olmak istiyorsan. Boğaziçi Üniversitesini hedeflemelisin. Ben bu sınavda gelmiş geçmiş en iyi dereceyi elde edebilmek için tüm sorulan eksiksiz ve doğru yapacağım demelisin.İki yıllıklar Herhangi bir sektör için: . küçük bir bakkal bize yeter. UÇ ama asla atmosferin dışına çıkma. 2025 yılında da tüm Türkiye'de grosmarketleri olan bir işletmeci olurum. Kötü haber: Çok üzgünüm! Kısa bir zaman sone . . batacaksın.. Uludağ Ü.Başa" Mutlak başar. sana bir iyi b* de kötü haberim olacak.ODTÜ . yo..

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyıtT1 düğü pek görülmüş bir şey değildi. Dünyanın en başarılı insanıymış 9'bı yürüyordu. Hedef belirlerken. Kendini tamamen işine adamıştı. Kendi hayal dünyasında kaç bin defa zengin olmuştu kim bilir?. Hedef çorba içip akşam da magazin programı izlemekse elbette ki her şeyden olumsuz etkilenir. küçük bir sehpanın üzerinde sırtını güneşe dönerek tavla atıyordu manav arkadaşıyla. Dört saatten fazla uyu80 Basan.. Aradan yıllar geçti. duymazdan gelip bir yarım saat daha uyurdu. Faaliyet gösterdiğin sektörü iyi bileceksin. Hava kararınca Ahmet'in yüzünde ince bir tebessüm oluşurdu. Gözüne uyku girmiyordu. . ileride işi büyütmeyi ve bir market açmayı planlayarak bakkal açmalısın ki. ona ulaşmak için bir de program yapacaksın program %100 uygulanamaz. Çorbasını içer içmez uyur. saat sekize doğru açıyordu bakkalını. kapının önünde. Var mı? Zirve (Z) Sektör Devi (A) Profesyoneller (B) . Öylesine bir Hikaye Vaktiyle Vehbi'nin de bir bakkalı vardı. Sürekli zengin olacağı günleri hayal ediyordu. Biraz bulmaca çözüp veresiye defterine karalamalar yaparak. Bakkal Vehbi. Bakkat^Ahmet de hedeflerine ulaştı. Akşam saat on ikiden önce dönmüyordu evine. Ahmet Efendi oldu. tüm sapmalardan. Bunun başka da W lu yok. müflisler kervanına katılırsın. Vehbi Koç olmak istiyorsan. evinin yolunu tutardı. Karısı ona "Kalk. hedeflerine ulaştı.. Saat sekiz olunca kepenkleri indirir. Eğer çorbanın devamlı kaynamasını istiyorsan. Ahmet ise. Ahmet'in de. Ahn efendi (D) olmak istiyorsan "C" noktasını..Be§ oldu mu kendiliyi sar" Uyanırdl. BU yüzden yürüyüşü de asla sıradan bir bakkal gibi değildi.sin. Dünya-man kSacak P'anlan vardı. Aradan aynı yıllar geçti. "Evine gidip sıcak bir çorba içmekten daha güzel ne olabilir ki?" derdi. manav Rıza'yı tavlada mars etmeyi başardı. Uzun lafın kısası.Çunkü onun bir hedefi vardı. işte bu sebepten Pir^ seçeceğin noktanın altında kalacaksın. Ekonomi ile ilgili haberleri hiç kaçırmıyordu. Vehbi Koç oldu. ğind aa kurmadl Vehbi. işe geç kalıyorsun!' dediğinde. dünyanın en zengin elli işadamı listesine girmeyi başardı. Vehbi saat 05:30'da bakkalını açıp büyümenin yollarını araştırıyordu. Bu kadar esnaf neden kepenk indiriyor sence? Neden en küçük bir kriz anında bile onlarca işyeri kapanıyor? Neden? Çünkü halkımızın %97'sinin hedefi yok! Kurduğu işletmeyi sadece ayakta tutmaya çalışıyor.. program aksaklıklarından sonra dahi bakkalını muhafaza edebilesin. En büyük keyiflerinden biriydi uyandıktan sonra biraz daha uyumak. Bir an önce sat)ah olmasını istiyordu. En büyük hayali manavı tavlada mars etmekti. sabah da inanılmaz güçlükte uyanırdı. "Z" noktasını hedef almalısın ki her Şf rağmen istediğin yere gelebilesin. O halde öyle f seçmelisin ki tüm sapmalardan sonra istediğin yere gelebilesin. Bu nedenle uykuyu bile za-ybl olarak görüyordu. söz konusu piramitten bir n° seçip.

Kar. Bir iş adamı otuz sene önceki bodrum kata aşık olmuş..Normal düzeydekiler (C) Amatörler (D) Hedefini yükselt. Unutma ki şansın hep %50. Söylenip duracağına bir Şeyler yap. işi yaparken hep iş bitiminde alacağı ın hayalini kurar. çok soğuk olunca paltoyla yatardım.Ve sen: Hepsi bu kadar mıydı? diyeceksin. Ulaşırsın he^ fine. Hava atıyor derler. On lira büyük para o zaman. Yaman adamdı. Hayalinde kullandığın araba daha güzeldi sanki.. Aç yatardık çoğu gece. uçak mı istiyorsun? Yoksa üniversiteyi kazanmak mı senin en büyük hayalin? Hayalin ne olursa olsun. Türk ekonomisini beğenmiyorsan küfredip söy-enmekten vazgeç! Çalış. Peki neden böyle? Çünkü usta işin parasını peşin olarak almış ve hayal edecek her şey bitmiştir. Aynı şevki yaşayamazsın. ampul icat etmek. Yevmiyemiz on liraydı. Koltukları teslim edince de. Aya çıkmak. Ca"1 kırıklanyla dolu yollar. Değişe değişe giyerdik. s bir türlü bitmez. Yaptığın işte en iyi olmayı iste. Sinemaya gittiğimizde kral biz olurduk.. sonra her şey tekrar normale döner ya! Emin ol ki. konuşur. ona ulaşınca işin tadı kesin kaçacaK'.. hayalin ne olursa olsun sonu budur." "••" -y "*"""*"™**"™ "*™ Kim bilir ne hayallerin vardır şimdi senin. tepeler aşarsın. usta yeni bir hayal moduna girecektir. Gel zaman git zaman gözümden bile esir-9edığım paltom. elli yerinden yama yedi. Gıcır gıcır yanıyordu. bir hafta ütüsü bozulmasın diye uğraşırız da. ekonomiyi düzelt. Sense hepsi bu muydu? dersin. Harika bir ev satın almak mı? Yoksa bir araba mı. Mustafa'nın elinden gelirdi. Usta. Müdfm"EToyet teŞkilatım beğenmiyorsan. Sonra bir gün olur istediğin. Komşunuz böyle bir şey demişse. bir emekçi için işin en güzel yanıdır. Yetmiş beş liraya bir palto almıştım hani. Ulaşınca cazibesini yitirir.. ömrünü verirsin. Gebinde on liran olmaz bazen. Ne güzel günlerdi onlar. 82 83 Ben Dünyanın En Akıllı insanı ZİRVE SENİNDİR "Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzel olamaz. Dünyayı değiştir. kış demeden yürürsün zdr yollarda.Dört kl§ geÇirdik Fatih sineması- . Artık gerçek olmuştur hayalin. O an. ln&n' lar ki Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzfil maZBasan Bir koltuk takımı yaptırmak için ustaya sipariş verir-Anlaştıktan sonra bir miktar para aldıktan sonra çalış-S'n başlar. nın k akardl. Hani çok sevdiğimiz bir elbiseyi alınz. Bir amaç uğruna r* yatını adarsın. Sonra gel. ilk gün toz kondurmazsın ama bir hafta sonra demode olur. mali-» oaKanı ol. Ta ki üst kattaki komşunuz: "Senin koltuklar bitince bir takım da ben yaptıracağım" deyinceye kadar.. Aç kalırsın. Halbuki aynı kişiye işin parasını peşin verirsen. Kendini yetiştir. böyle dediğinde inanmazlar. Nur içinde yatsın! Ya-a yaptı. Öyle garip ki. profesyonel olmayan birçok kurum için geçerlidir. Bu her meslek dalında. Kar yağınca. Ona. Bütün kızlar peşime düşmüştü. hayaline ulaşmak için ge°e gündüz çalışırsın. parası-geri kalan kısmını alır. Araba alırsın. Çabuk eskidi palto. eteği yandı. Bir gün kurusun d|ye sobanın üstüne attım. Herkes senin baş<-anlatır. Şansın %50. Ayağımızda pabuç yoktu. Daha heybetli gösteriyordu beni. Emniyet Genel uıu on Şansın yine %50.

Boyec: S dünyadaki tu^n dırdlğmda. gü-nünce bunalırca . O günlere geri dönmek içjn ki kadar rTIT\Tli vermeye hazırım. nihai e e n nü yani. irdi Benim için her şey bitti artık. ç "Büyük hayalleri olanlar devamlı uçarlar ve uçtuklarına asla şaşırmazlar" PROGRAM ihmal edilmez programa yü l edilir. . Açtık sefildik ama tüm servet çok muti uy Neyar311"*3'' .. buna J nop cezaev. Şimdi her şeyim var ama o zaman- 84 85 Ben Dünyanın En Akıllı Başarı- -ıtlu değilim. . üneşe ç.b. nm sıfır olması gerektiğine göre. Öyle haya! kur ki.kayirn dedi.n. Bu sadece bir ba aerceklesm ^S1J^1^Q bir adım daha yaklaşman demew lar seni öyle bir yere götürür ki. kendin» hapishaneripn kan insanlara iş kuruyorken bulursun. ışın sonumesi kolay o %m ^^ b. v<an adam o oldu: Neil ARMSTRONG. asla na^ı su hapisha^nanlamma gelmez. sana kim olacağ[n. söyle. sfly halkı bilinç^ bir ifadeyle..tosikiarşısındaki bodrum katta. (Bu arada güneşe neşe çıkılma^ •*" de çıkılır. Neii Armstrong g.En buyük haya|im m°e almaktı. »*f?>*\apishaneleri kaldırmak olmalı. Do-AyailK^ <?* . sağlamak. bu sepin jçjn basit bir şeydir Söz ton ^ girmezsin. suç yüzdesini bir puan aşagy halkı bilinç^ »elrldır Ama as)a işin sonu değildir. ^jn kapatl|mas«n. Ne n? Hayalimiz gerçekleşmesin diye duamı haVır! Mâderr» k» yapalım o za-f edelim? Tabî » ^defler belirle.) ^ayaller gerçek olunca işin tadı kaçıyor. tüm hapishanelerin kald' — . gerçekle* Esnek ^ Ninai hedefini kastediyorum. Türkiye istiyorsan. bunu için suç or^n» u| n demek olmasına karşın.n. Ista man hayal* ^direrek.

da yaz. zamanda bir de vicdan ^.-. .. birini de cebin 89 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy . Wiu ^ Birini evinde duvara as.şte hepsini unut. ip Haili bir çok program yap-belki ış»rte'?" _Q hımu b-. .." d>yeblleceçfnan.. Tüm ne olacak? Eğer bunu başa 86 87 Bir günün_özetj: Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıy^.. namayan her madde için bir başarısızım .. uaili ne biliyorsun.. Her şeye yeniden »aş^ ^ program habu! Aradığım program bu. Bu arada hayali program olmaz.u. Başkalarından zırla! Sadece sen hazırla. na. Şimdi şu ana kadar program a .^^ kaydı yapar.^^ Rendine .Cm n MRmall program Küftüm progp-o^^-'^S^^r-trC ki n rogramın ..r-program yapabilirsin ne r 3 . Ama bunu bir m- o dım.Var. kaldırdın! ki işin sonuna geldin. sadece sen yazma_ programıyardım alsan da inanmadığın hiçbir şe y ^ ^ kağ.

Basan

Diyelim ki yukarıdaki programı sen hazırladın. Art bir programın var. Ama program kültürün olmadığı jçjn u gulayamıyorsun. Son aşamada uygulama kısmında takıldı Uygulamaların aşağıda olduğu gibi programınla çelişiy0, Her yeri değil tabii. Ekstra şeyler yapmanı gerektirmeyen kısımlarına uyuyorsun. Mesela dinlenme zamanı dinleniyor-sun. Peki neden? 07:00 - 08:00 08:00 -17:00 Bir program uygulamak neden zor gelir insana? Çün kü sözü geçen zaman dilimi bellidir. Saat 22:00 - 24:00 arası. Başı ve sonu var. Yani iki saatlik net bir kısıtlama var Biri sana bu zaman diliminde bir şey yapmanı emrediyor Özgür olamıyorsun. : Gördüğün gibi bir programın var ama uygulayamıyor-sun. Böyle bir program anlamsız olduğu gibi, seni rahatsız ederek vicdan azabı duymana da sebep olacaktır. Şimdi programı yeniden gözden geçirelim ve onu uygulanabilir hale getirelim. Nasıl mı? işte bu! insan her zaman mutlaka bir şeyler yapar. Ama iyi, ama kotu. Program, olmadığı için de ne yaptığın, pek bilmez. O halde, önce, yapt.klarm, programa dönüştür ve neiamalaî?m o'ron ^mm ^ulayan-yorsan, uygu-lamalarını programa dönüştür. ?9n a^'ş oldun T' beğenmedi9in ne varsa onu Orak 4ulvaMarip gelecek ama bu yeni pr°grum V'ükanSJS6n mutlaka ba?ar|ya ula?ırsın! °'arak US?' Pr°gramı' aşağıdaki gibi olmak Bularsan mutlaka başarıya ulaşırsın!

90 91 Ben Dünyanın En Akıllı insan Basan •

°ku" d'ye : . devan, e,. çünkü pragram, «Q,, ' Saatini 06'00'ya kur, saat tam 06:00'da uyan ve Sa. u , programıma e,. ünkü rar öyle yazıyor.

«Q,,' anda saat 06:00 ve ben

Saat tam 19:00'da eşine: "Sevgilim, şu anda senin le ilgilenemem çünkü programda TV izlemem gerektiği ya. zıyor. Üzgünüm!" de ve TV izle. Saat 20:55'de bir arkadaşını ara ve "Hakan ben < anda dinlenmek zorundayım ve hemen dinlenmeye geçiy rum. Çünkü saat 21:00 ve yaptığım programda dinle mem gerektiği yazıyor" de ve hemen yan yat, dinlenmeye geç. Dinlen! Saat 21:55'te bir başka arkadaşını ara ve "Merha dostum, nasılsın? Ben süperim acayip dinleniyorum. Şir saat tam 22:00 olunca TV izleyeceğim. Çünkü pTograır öyle yazıyor. Neyse hadi kapatmam lazım. Lafı uzatı Program kaçıyor." de ve devam et. iddia ediyorum yukarıdaki programa en fazla iki dayanabilirsin. Belki de farkında olmadan senelerce programı uyguladın. Ama ilk defa şuurlu bir şekilde ne1 tığını fark ediyorsun. Ne yaptığını ve ne yapmadığını fark edince, çc arayacaksın. Eğer gerçekten samimiysen, sorunu mu çözer ve programlı yaşamaya başlarsın. - '•; •-'.•.-, -; • ' ...ve Madem ki bir zaman aralığında bir şeyler yapman istendiği zaman doğal bir tepki veriyor, kendini kavanoza sıkıştırılmış bir balina gibi hissediyorsun, o halde bu sıkıcı çizelgeyi özgürleştirdiğinde sorun çözülmüş demektir. Mesela programında 22:00 için bir karar ver ve 22:00 - 24:00 arasında işinle ilgili çalışmana sadece 15 dakika ayırmaya çalış. Program çizelgeni "22:00 - 24:00 TV izle + 15 dakika konunla ilgili çalış" şeklinde değiştir. Böylece iki saatlik bir süreyi tamamen değil de, bu'sürenin toplam 15 dakikasını programlı bir şekilde işine ayırmış olursun. TV yi iki saat kapatmak zor gelmesine rağmen, 15 dakika kapatmak zor gelmez insana. Ama sakın bu süreyi abartma! Yani programa uyarak sadece 15 dakikanı dergi - gazete veya kitap okumaya ayır. 16. dakikada bırak. Çünkü programda öyle yazıyor. Bugün çok keyif aldın-sabu uygulamadan, yarın için programını yeniden gözden peçır. "22:00 - 24:00 TV izle + 25 dakika konunla ilgili ca-"? 9'bi yap. •19.00Allenle N9ili kısmı da aynı şekilde ilavelerle süsle. - <J1 :00 TV izle + 15 dakika ailenle ilgilen." de. kitap Vaktiyle "9'1' olarak da "°6:°° ' 07:0° uyu + 15 Seni bile hayrete düŞÜrecek so°yle bir hal alacak ki> bir 9ün ilk başta , uygu|adlğ|n| göreceksin.

92 93 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyır Şu ana kadar bunu uygulayan herkes başarılı QU Samimiysen, gerçekten istiyorsan sen de yap ve kaçıru maz başarıya ulaş. EYLEM Artık tam anlamıyla, tüm hücrelerinle, tüm varlığı^ sonuna kadar harekete geçme zamanı.,. Şimdi bir karar verdin, bir hedef belirledin, bir prog-ram yaptın ve bu programı yaşayabilmek için program kültürü de edindin. Yapacağına sonsuz güveniyor musun' Eğer cevabın evetse artık sana durmak yok!

Hedefini herkese anlat! Arkadaşlarına, akrabalarına herkese. (Sadece hedefini anlat, nasıl yapacağını değil...! Öyle inanarak anlat, öyle sözler ver ki; vazgeçtiğinde ala. konusu ol! Bu zor zamanlarda senin can simidin ""ota Vazgeçmek istediğinde verdiğin bu sözler, senin "Başa--mak zorundayım, ne yapacağımı herkese söyledim dönemem artık. Ben tüm gemileri yakmış bir insi Şeklinde bir cümle kurmanı sağlayacak ve yola devar çeksin... en büyük bilgsaya derhal Microsoft'a bir mektup yaz: « Konunla ilgili tüm kurumlarla yazış! Örneğin, bilgisayar mühendisiysen ve gelmiş 9e^ en büyük bilgisayar mühendisi olmaya karar venw 'a bir mektup yaz: MICROSOFT / İnsan Kaynakları Departmanı. Sayın Yetkili, Sizi ibretle izliyorum, bir dünya devi olmanıza rağmen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük bilgisayar mühendisini bünyenizde bulundurmamanız çok ilgi çekici. Neyi beklediğinizi anlamak mümkün değil! Benimle en kısa zamanda irtibata geçip, bu büyük boşluğu doldurmanızı öneriyorum... Saygılarımla Faruk ÖZTÜRK "Dünyanın En Büyük Bilgisayar Mühendisi" Microsoft'a böyle bir mektup yazdığını düşünebiliyor musun? Ben de biliyorum, sen henüz o adam değilsin, henüz en büyük olmadın ama buna inanınca kanının kaynayacağını ve artık yerinde duramayacağını göreceksin. Konuşurken insanlara Microsoft'la yazıştığını anlatacaksın. Hiç -vap gelmese dahi kendini geliştirip hayal ettiğin maka3 erişebilmek için, sınırsız bir iştaha ulaşacaksın. Bu da I, n09undüz Çal|Şman anlamına geliyor ki, bu durumda ni^e dü 3ya bakt'9ımızda> sen bu inançla devam ettiğin sü"£ndki «?ada olmasa bile Türkiye'deki en iyi bilgisayar müdeğil' tüm devlere mektup gÖn" Cevap 9elmezse bile, ileride anlatacağın rin olacak, buna emin ol! -ndısı olacağın anlamına gelir

9,4 95 Ben Dünyanın En Akıllı insan,, Bu arada aklından "Bana deli derler!" tarzında K cümle geçiyorsa hemen söyleyeyim: "Bırak desin|e Eğer sana deli diyorlarsa bil ki doğru yoldasın..." Bak ben ne yaptım? * Bu yıl 1 . Ligdeki futbol kulüplerimizden biriıv de bir motivasyon çalışması yapmak istedim. Hemen hemen hepsine gittim, hepsine e-mail gön-; derdim. Evet şu anda aklına gelen o en büyük kulüplere de gittim. Henüz hiçbiri teklifimi kabule! medi. Onlara "Beni takımınıza psikolojik direkte olarak alın, sizi şampiyon yapayım." dedim, ret ransım olmadığı gerekçesiyle kabul etmediler.

. "Hiç para pul istemiyorum. bizim ligden de bir kulüp beni kabul eder. Kim bilir belki onların referansı olunca.peki ama ya yapa2a ne olacak? Hayal kmkhğma uğramaz 96 97 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Vermiş olduğum seminerlerde sık sorulan sorulardan bir tanesidir bu. beni görün!" dedim yine kabul etmediler. Binlerce in" e lVtemrerek hayatlarını değiştirmişim. °lmak istl'y°rum / Ben Dünya 9rTl! O zam ak istiy°rum!. Bu arada İngilizce'mi geliştirmeye çalışıyorum."Ben ba?bakan olmak istiy°. ektiğin şeyi biçeceğini bilirsin. çünkü seneye Milan'a da. Şuuru olmayan insana da aptal tanımlaması birebir uyar. yine kabul etmediler. Kendimi hiç a' e oturabilirdim ve Anların hiç- "O halde beni bir defa gençlerinizde de* yin. neler yapabileceğimi size göstereyim' cr dim..4 .. •• duŞünmeye başlayınca. Sadece şuursuz insanlar hayal kırıklığına uğrar. Ben de "Bu adamlar şu anda şampiyon olmak istemiyorlar herhalde" dedim ve geri döndüm. Biraz ağır olacak ama üzgünüm. insanın Ben büyük a' y .. yazarlardan . futbol kulüplerinden dünyadaki dev şirketlere ?. kulübün^ sadece bir saat seminer vermeme izin verin dim onu da kabul etmediler.ktı. aynı teklifi yapacağım. nur topu gibi fasulyelerimiz olurdu. Ben şu anda Başbakandan muhtarlara. Neden? Çünkü fasulye ekmiştin. Hatırla bakalım hiç şaşırdın mı? "Aaa benim bardağımdan fasulye çıktı. karpuz bekleyemezsin.törlere. ası'n|n Başkan .dar birçok kişi ve kurumla yazışıyor ve görüşüyorum nlara her seferinde çok çok büyük teklifler götürüyorum •nınden anında cevap alıyorum.m diye a. Bardağın içine bir miktar pamuk koyar sonra içine birkaç tane fasulye atardık.." dedin mi hiç? Hayır."Peki o zaman bana yedek takımınızı verir onlarla bir saat konuşayım ve sizin A takımına la maç yapalım ve sizi gol yağmuruna tutalım d.. . Niye karpuz çıkmadı diye hayıflanamazsın! Böyle davranman için ne ektiğini unutmuş olman gerek! Şuurluysan. kaybettim> ne kazand. karşıma gurur verici bir tablo ç... ne yaptığını biliyorsan. Hayal Kırıklığı aptal adam işidir.y°r. Çünkü seneye Barcelona'ya da aynı teklifi yapacağım. İlkokulu hatırlıyor musun? Hani bir deney vardı. Önümüzdeki sezon tekrar gideceğim. suyunu da verince birkaç gün sonra boy boy. kiminden de iki yıldır ha n cevap alamadım. İnter'e de. • ..

Arabana. hiç aksatmadan görevini nasılda yapıyor güneş. Ve güneşe bak. sen zeki bir adamsın Dediklerimi yap »arsan seninle beş sene sonra çalışa bilirim. sonra bir de hayal kırıklığına uğruyorsan sence de bir sorun yok mudur? Ne yaptığını. ben acayip merdim. sev. Gel gör ki asıl yanılgı bu işte! Kendini önemseyeceksin! Sen kendini sevmezsen. nereye gittiğini. sekiz saat çalışıyorsan ve zengin olmayı hayal ediyorsan. Garip şu insanoğlu. babana. Emin ol ki böyle. Samimi olacaksın. Çok garip! Herkese verdiği sözü tuttuğu için övünür. Gözden kaçınlan bir dost. oldl Genç adsamın eğitimi yetersizdi ama önemli ğildi. Kullan onları. Gezegenler. siyahmış. ğunu söyledi. "mı sohbet etmeyee başladı. * f •* İŞte o güı nden kalan bir diyalog: •. dostum. kocana. kuşlar ağaçlar ne varsa hepsi senin için var. sen kendine verdiğin sözü tutmazsan diğer insanlar senin için bunu niye yapsın ki? Aynaya bak burnunu sev. sev. güneşi sev. oğluna.. Çünkü kendine verdiği sözü tutmazsa kimseye karşı rezil veya mahcup olmayacaktır. Genç adam. kendine verdiğin sözleri tutacak sın! Ben başarılı olmak istiyorum deyip yatıyorsan. güneş sistemi. sana ne dememi bekliyorsun? Günde on saat uyuyup dört saat TV izliyor. nasıl mücadele verdiğini bileceksin. sen ölünce bütün bunların ne anlamı var? Güneş doğmuş.. işadamına • olduğunu söyUeyince.Üniversiteye hazırlanan bir öğrenciysen ve günde sadece on beş dakika çalışarak Boğaziçi Üniversitesini hayal ediyorsan. dört saat chat yapıp. güneş batmış. Bu aşılat» »ilecek bir engeldi. onları sev. ceketine. kızına bak. onları sev. Sana ait ne varsa sev. beş yılda bir kitap bitiriyor ve kültürlü bir adam olmayı hedefliyorsan. Yoksa hayatın hep keşkelerle. ahlarla. işadamı. evine. Mükemmeliyetçi olacaksın. Kendine verdiği sözleri hiçe sayar. ma-viymiş sana ne? Şimdi hayattasın ve hepsi senin. Dünya 24 saat ritimden hiç bir şey kaybetmeden senin için dönüyor. dünya dönmüş. O da senin çünkü. Karma.' t İşadamı: Bak dostum.. ağaç yeşilmiş. deniz kırmızıym/ş. Bak.. kardeşine bak. Siz şartlarınıGençAde . . sahiplen! Zor olanı yapıp başka/arma güveniyorsun!!! 99 Zengin iş adamı işsizliğin had safhada olduğu öır ülkede tesadüfen karşılaştığı herhangi bir gençle Ben Dünyanın En Akıl]... sen kendine saygı duymazsan. 98 Başarı. dürüstüm falan der de. anana. Senin için her gün yeniden doğuyor. : Elbette ki yaparım. Genç adam olduk6 zeki fakat bir CD kadar da tembeldi. sen OT san olsan horlaman konusunda samimi olabilirsin. Bir düşünsene. Ve dostum işini iyi yapacaksın. asıl tutması gereken sözleri tutmaz. tühlerle ve hayal kırıklıklarıyla geçer. sen kendini önemsemezsen. vatlarla. onunla özel bira'f ma imzalayabi ileceğini ancak birkaç tane şart.

asla pes etmeyeceksin. GençAdaMn: Evet sonra? İşadamı: Eğer beş sene boyunca bunları elsiz yaparsan sanaa ^öz veriyorum seni kendime gf müdür yapıp 10OO.. Böyle bir teklifi Sabancı yapsa acaba kar kişi direkt kabul ederdi dersin? Eğitimlerimde bu soruyu sorduğum zaman insanların %95'inin ben hemen kabul ederdim. İşadamı: Günde en fazla beş saat uyuyacaksın. bunu çok rahat başarabilirsin.. Halbuki bir adada yalnız kalsan ve çevrende hiç kimse olmasa. cevabın muhtemelen hayır olur.: ruz. Şu ana kadar hiç ahşap ev yapmamış bir insan olduğunu varsayıyorum. a Kursıarı1 00-000 $ mafedan. yani ahşap evi kendin yapmak zorunda kalsan. gece de resim ve gita kursla na katılacaksın. Çünkü hiç denemedin ve ayrıca ahşap bir ev yapılması gerekiyorsa çevrendeki marangozdan destek almayı düşünürsün.zı söyleyin. "Ahşap bir ev yapabilir misin?" desem. Böyle olmamalı. Akşam o na gidip bir fakOlte bitireceksin. işinde kendini geliştireceksin. işadamı: Sosyal bir insan olabilmen için hafta sonlar. . yalnızsın ve yaşamak için bunu başarmalısın. İşini mükemmı şekilde takip edecek. aynı resmin tersini kağıdın sağ tarafına geçir. Genç adarm çok heyecanlandı. dediklerini biliyorum. Çünkü mecbursun. Genç Adam: Tamam hemen başlayalım.. \EgzersjzZamam Aynadan yansıtma metodu Yazıları aynadaki yansımalarına göre yaz. jns gaşa Bırak herkesi. Bunu killere de uyarlayabilirsin.. Demek ki Sabancı'ya gjj.l kurslarına. Ye kirler icat ederek*.OOO $ da maaş vereceğim şaşanGenç adam hiç tereddüt etmeden atladı.. vendiği kadar kendine güvenmiyor insanımız. kendine güvenmelisin! İstersen dünyayı değiştirebilirsin. Her gün üç saat kitap okuyup okuduğun ki' ilgili en az bir saaat yorum yapacaksın. Yani kağıdın sol tarafına bir şekil veya resim yap. 100 101 Ben Dünyanın En Akili. ı: Emin misin? Ge"S Adam: Elbette ki. d. önce kendine güven! Evet dostum başkalarına güvendiğin kadar kendine güvenmiyorsun.

. Ey Zevraki zora zahmete bakma. Ölüm korkusuyla tıpkı o film sahnelerinde olduğu gibi... Sen işin sonuna bak en sonuna. Çaresizlik Mucizesi 104 Çaresizlik akıllı insanı zirveye taşır. tuhaf olursun. Çaresiz insan.. on altı saat çalıştığında yorulması gibi... şeytan bile maşallah der.. beynini alışıldık oranların dışında bir yüzdeyle kullanır. Bu egzersizler için öyle her gün saatlerce zaman Ayırman gerekmiyor. Fakat yorgunluktan çok. Umudun ummansa umuru takma. 102 103 Ben Dünyanın En Akıllı in 5.. Hiç trafik kazası atlattın mı veya hiç ölümle burun buruna geldin mi sen? Hiç ölümün o korkunç nefesini ensende hissettin mi? Hani soğuk sular boşalır. O iş öyle değil! Bir anda halsiz düşmene korkun değil. beynini zorlaman sebep olmuştur. sağ beyin yazının aynada nasıl yansıdığını hayal edecek ve böylece bu çalışma yapılırken her iki lob da aynı anda harekete geç-roiş olacak ve böylece sekiz yaşında toprağa gömdüğün dahiliğine bir adım daha yaklaşmış olacaksın.. otuz dakikada zor anlatacağın kadar çok şey düşünmüş olmanı neye bağlıyorsun? ÇARESİZLİK PSİKOLOJİSİ.. Sen işin sonuna bak en sonuna. İster sürün ister yürü ister koş. . Mesela çaresiz zamanlarda öyle yalanlar söyleriz ki.. Günde sekiz saat çalışan bir insanın. Hiç böyle bir şey yaşadın mı? Ölüm korkusu insana.Üniversite sfizısvinü Başarmak Bu metoda göre yazı yazma faaliyetlerimizi denetleyen sol beyin yazının düz haliyle ilgilenirken. Sen işin sonuna bak en sonuna. Ölüm korkusu yaşayan insanlar inanılmaz yorulurlar. bunu yap gibi. yaşadıkları duyguya korku derler.. canın sıkıldığında karalama olsun diye im-2a Bacağına.. Ne bileyim işte.beş dakika. aklına geldikçe yap! Üç . Bölüm Dünyanın En Güzel Şiirleri Hayat yolu Başı hoş ortası koş ertesi boş. tüm hayatın bir şerit halinde gözlerinin önünden geçer. hani için kalkar birden. Toplam kaza anı beş saniye olmasına rağmen. Çaresizlik Mucizesi Zirve Zamanı. hayatını birkaç saniye içinde bir film şeridi şeklinde izleme fırsatı verir. Yokuşa sürün de yenişe akma. birden boğazın düğümlenir.

sen özel bir çaba sarf etsen de etmesen de hızlı çalışır. Kurtuluş Savaşı'nda inanılmaz bir deha sergilemiştir. her zaman. Demek ki zaman verip yerine şiddet alıyorsun. ne alıyorum" Hiç düşündün mü. Unutma! Çare sensin. şimdi sor: Ben şu anda ne veriyorum. Birilerine güvenmek yerine. Bir karar vereceğin zaman elli insana danışıp kendine hiç danışmıyorsan sorun var demektir.O halde. Hesabını bileceksin. veden çıkarken tüm oyuncular ağız birliği etmişçesine ceyvah saat 12 olmuş" diye söylenir.r Çaresizlik Mucizesi Kendini çaresiz hissedip. zamanın ne kadar kıymetli olduğundan dem vurmalarına rağmen. O işi senden başkası çöze. Edison'un karanlıktan korkan bir adam olduğunu biliyor muydun? Edison karanlığı aydınlığa çevirebilecek tek insanın kendisi olduğuna inandı. maalesef uygulamada yetersiz kalmaktadırlar. kendini normal zamanlarda da çaresiz his-sedebilirsen. 107 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy. mez. Var mı böyle bir ticaret? Katrilyonlar verip alamayacağın saatlerini ver. 51 masalarında her nedense oyun bi-^ceye kadar saatle ilgilenen hiç kimse yoktur. Timsah gibi n t çenemizi açarak saatlerce TV izleyebiliyoruz. Yine İstanbul'un fethi sırasında havan topunun ve yürüyen kulelerin icadı da bir çaresizliğin akıl almaz ürünüdür. her yaptığın iş için bir zaman harcadığını? Hiç düşündün mü hiçbir yerde satılmayan zamanını neye karşılık harcadığını? Sor kendine. Tek çarenin kendisi olduğuna inanan Atatürk. Halbuki 5 dakika ön-qih î Saate bakmıs fakat kafasını kuma gömen deve kuşu . Hem de hjc düşünmeden. II. Satılmaz ki alasın! Stok mtok yapasın. Oyun biter. Şu anda bile. pişti. Daha kârlı bir yatırım yap! ABD'de bir okulda yapılan araştırmaya göre haftada 24 saat TV izleyen bir öğrenci grubunun 14 saat TV izlenmesi sağlanıyor. ne alıyorum! Eğer bu ticaretten memnun değilsen kapat kitabı git. beynini sürekli yüksek oranda kullanırsın. ina-' ı^az derecede hunharca harcayabiliyoruz. Yani brr çaresizlik söz konusudur. zirveye çıkmak istiyorsan her zaman tek çare olarak kendini gör.. Çaresizdi ve başarmak zorundaydı. Muhasebeni iyi yapacaksın! Sadece TV izlerken değil. Ulusal mücadelenin önderliğini yaparak mükemmel bir organizasyonu ortaya koymuştur. kıymeti ancak bitince anlaşılan korkunç bir hazine. "Ne veriyorum. kj bu kadar özel bir öneme haiz olan bu mefhumu. ne verip ne aldığımızı hiç hesap etmeden. Kısa bir zaman sonra söz konusu yüzdeye alışan beyin. Çaresizlik adama ampul icat ettirir Atatürk'ün başarılı olmasının altındaki sır da esasında başarılı olma mecburiyetinde gizlidir. Haydi şimdi çözme de görelim. Dünya savaşında susuz çalışan motorun icadında da çaresizliğin gücü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. Geri getirmek imkansızdır artık. Ne . Telafisi asla mümkün olmayan bir mefhum: Zarnan Gitti mi gitmiştir. önce kendine güven. Okey. Sonuç: Okuldaki şiddet %25 nispetinde azalıyor. Tüm insanlar bu konudan saatlerce konuşmalarına rağmen. şiddeti al! Zaman..

Su birikintilerinde üstünün çamur olmasından. haydi buna inan ve sonra uyu da göreyim seni.. kendi saatine göre gidersen. bunun için bir alt yapı hazırlamalısın. Zaman geçiyor. Yarın akşam sekiz haberlerini izlerken saatine bak. hangisi? Şimdi söyle gözünü kapatıp açmandan daha hızlı geçmedi mi zaman? Peki o günlerden geriye ne kaldı? Bir kırık misket... sadece sana ait olan bir saatin var. kırk beş mi." Artık kendine ait. başkalarının kurmadığı ve kullanmadığı. Zaman Makinesi Zaman böyle işte. seneye başbakansın. yıl 2002 değil 2014 artık.. Belki o zaman elinde kırık misketin de olmayacak! Olsa da ne çıkar ki zaten? Bir akşam üstü geldin ve gün batmadan gideceksin. "Peki buna nasıl inanacağım?" İşte ikinci soru ve asıl önemli olan soru da bu zaten: "Buna nasıl inanacağım?" Günlük hayatında küçük değişiklikler yaparak. Misket oynarken aldığın keyfi. beş yaşına. Son bir seneye girdin. artık hiçbir randevuna Qeç kalmayacağın anlamına geliyor. Şimdi gözlerini kapat ve gidebildiğin kadar gerilere git.. Peki hedefin ne ve ne kadar zam3' nın var? Diyelim ki 2015 yılında Başbakan olmak istiy°r' sun? Şu anda 2002 yılındayız ve on üç senen var. Peki ama nasıl? Soru bu! Cevap: Takvimini on iki sene ileriye al. İdealine ulaşabilmen için ihtiyacın olan tek şey zamanı sıkıştırmak ve çaresizlik psikolojisine girmektir. 108 109 'im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi çaresizlik Mucizesi ZAMAN İŞTE. ilk aldığın oyuncağını hatırla. Sana "bir şarkı söyle" dediklerinde. Artık başarabileceğini biliyorsun. üç yaşına. yoksa altmış mı.. ütünün bozulmasından endişe etmeden sek sek oynadığın günleri düşün. Reel olarak on üç senen olmasına rağmen bir senen varmış gibi düşünebilirsen iş biter.. Unutma! Gözünü bir daha kapayıp açacaksın ve ömrün bitmiş olacak. Hemen yap. Şimdi kaç yaşındasın on beş mi.. sen kendi saatine inan! Saatini on dakika ileri alman. hiçbir kaygı taşımadan avazın çıktığı kadar yüksek sesle söylediğin şarkını hatırla. Başkaları ne derse desin. . Herhangi bir randevuna karşı tarafın verdi9' saate uyarak gideceğine. tebessüm ederek şunu söyle "Türkiye'nin saati yine on dakika geri kalmış. Tabi eğer inanmayı °aşarabilirsen.1 Açmıştı o korkunç gerçekten. 2015'te başbakan olursun. Meselâ saatini on dakika ileri alarak başlayabilirsin. Aç gözlerini.. şansın %50. otuz mu..

s°z konusu randevuna on dakika önce varır, randevuna ve Aşacaklarına konsantre olursun. Ben öyle yapıyorum esela. Konferanslarıma her seferinde on dakika önce gilp arat>amın içinde, hitap edeceğim kitleye ve konuşacak-

110 111 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi^ Çaresizlik Mucizesi

larıma konsantre oluyorum. Bu bana mükemmellik kazandırıyor. İşimi daha çok sevmemi sağlıyor. Geç kalmak saygısızlıktır... Bir adam: Efendim, özür dilerim geç kaldım, malum İstanbul'da yaşıyoruz. Trafik çok yoğun hem de kem küm, gak guk... Bir başka adam: Bana ne kardeşim, yola erken çık, zamanında burada ol! Söz vermiştin... Kendini her iki adamın da yerine koyarak düşün. Geç kalan da mağdur, bekleyen de. Geç kalan, uyuyakalmışım diyemeyeceğine göre, uygun bir mazeret bulmak için, yalan arayıp tarayacak. Bekleyense, kaybettiği zamanına yanacak. Bu nedenle geç kalmak saygısızlıktır. Hem bekleyene, hem de bekletene. Kimseyi bekletmeye hakkın yok! Zamandan daha kıymetli hiçbir şey olmadığına göre, zaman çalanlardan da daha büyük hırsız olabilir mi? Ben hastalık dışında (ki onu da saatler önceden bildiririm) asla geç kalmam. Oyunu hep kuralına göre oynarım. Ya da yeni oyun kuralları geliştirir, insanları o kurallarla oynamaya ikna ederim. Egzersiz Zamanı Kitap oku Şimdi: "Amma da yaptın hoca, bu da bir şey mi?" diyeceksin! "Elbetteki kitap okumak insanı geliştirir. Bunu bir egzersiz olarak vermeye ne gerek vardı?" diye devam edeceksin. Ancak, yüz binlerce insanın sadece kitap kapağı okuduğunu düşünecek olursak, bunun ne kadar ciddi bir egzersiz olduğunu sanırım daha iyi anlayabiliriz. Kitap okumak da yine beynin her iki lobunu harekete geçiren en ciddi çalışmalardan birisidir. Okurken, okuduğunu anlayabilmen için kelimeleri beyninin sol lobundan geçirmek, diğer lobunla da resmetmek veya canlandırmak zorundasın! Kitap okumak beyinler arası entegrasyon sürecinde ciddi bir adım olduğu gibi sosyal anlamda da seni güçlendirecek ve sana özgüven kazanman anlamında faydalı olacak bir yoldur.

112 113

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Değildir... Şairliğe koşma kuzum ol sakin! Pazarda satılan kaftan değildir... Kedi yüzden benzer amma velakin, Aslından özünden kaplan değildir... Elbette bulur la-mekan limanı, Mana dürbünüyle mantık dümeni, Yarmayan on dokuz bin kat dumanı İlim deryasında kaptan değildir... Mahpeste kal daim görünme zahir! Şarap dahi olur mahzende mahir. Bir çözen bulunur evvel ahir, Dünya boştur amma hepten değildir. Bırak ey Zevraki, şaşkını bırak, Usta olunmaz ki olmadan çırak, Şairlik dediğin size çok ırak, Şekerin mayası şaptan değildir... 6. Bölüm Karar Verme. Karar vermeden su bile içemezsin! 114 Karar Verme... Yeni bir karar. Bir şeyler değişsin artık. Yeni kararlar al, yeni kararlar ver, bir şeyler yap! Kararlarını artık kendin ver! Takviminin hangi yılı gös-Iterdiğini de kendin belirle. (Düşünsene, doğuyorsun, ailen [seni sevgiyle adeta boğuyor.) Zaman geçiyor... Öyle aşırı [bir sevgiyle yükleniyorsun ki artık onlar olmadan hiçbir şey yapamıyorsun. Büyüdükçe bu sevgiyi ödeyebilmek için sen sevgiyle boğuyorsun onları. Kendi başına karar veremiyorsun, her şeyi onlara danışıyorsun. Zaman geçiyor, daha da büyüyorsun, büyüdükçe hep bir danışmana ihtiyacın oluyor. Ailen yoksa mutlaka bir arkadaşına soruyorsun. Sonra da bir gün yalnız kalıyorsun. Kimsesiz ve çaresiz... Danışacağın kimse olmuyor, ağlıyorsun. Hayır, böyle değil... Senin özgür bir iraden var artık. Yapacağın iş ne olursa olsun, insanların fikrini al, sonra kendi kararını kendin ver. Unutma ki seninle ilgili en iyi karı senden başkası veremez ve senin en iyi dostun şüphesiz sensin, küs olduğun sen. Hiç takmadığın, adam yerine bile koymadığın sen. Kendi iç sesini dinle, kendine kulak ver. Ne diyorsa içindeki adam, onu yap! Vur elini masaya ve yanlış bile olsa kendin karar ver, sana ait bir karar... 117 Ben Dünyanın En Akıllı insan Karar Verme.••

Yazık oldu... J Bir gün bir mağazaya gitmiştim. Üç genç ge|, di. İçlerinden birisine bir pantolon alacaklardı. Sö^ konusu genç içeride pantolonu denerken dışarıdaki-ler kendi aralarında şöyle bir karar verdiler: Pantolon nasıl olursa olsun çok iyi olmuş diyelim. Çünkü işimiz çok acil. Bu esnada, sanki iki tane uzun boy soba borusunu bacağına geçirmiş bir korkuluk gibi

karşımıza dikildi pantolonu alacak olan genç. Arkadaşlarına manken duruşuyla gülümsüyordu. Pantolon tek kelimeyle iğrençti. - Nasıl oldu? - Oooo süper! Yani bir adama pantolon bu ka dar yakışır. Sanki sana özel dikmişler, hemen al! Diğeri hemen atladı: Valla bence de... Şu estetiğe bak! Söz konusu genç bu sözler karşısında çok mutlu oldu ve hemen pantolonu sardırdı. Fiyatını bile sormadı. Arkadaşları sevdiği için aldı! Kendi için değil sadece arkadaşları için aldı o iğrenç pantolonu. Oysa tam karşısında duran kocaman aynaya tek bir defa bile bakmayı akıl etmedi. ı Bana bak dostum, başarılı olmak istiyor musun? Kendi kararını kendin vereceksin. Takvimini, saatini, karını, kocanı, işini, gücünü, okulunu... kendin belirleyeceksin. Bırak, başkaları ne derse desin! Sen bildiğini oku ve -tekrar ediyorum- asla unutma! ki: "Seni, senden çok hiç kimse sevemez." Arkadaşım için ölüme giderim "Arkadaşım için ölürüm!" diyorsun, "Onun için üç gün üç gece uyumam. Onun için her şey yaparım!" diyorsun da neden kendin için kılın bile kıpırdamıyor. Sen kendini hiç sevmez misin be adam? Kabul etsen de etmesen de, senin en iyi dostun ken-dinsin. Bir arkadaş grubunda olduğunu düşün ve karşında duran aynaya bak. Yanındaki insanların hepsini aynada gör! Biraz sonra yanındaki arkadaşlarından birisinin gittiğini düşün! Herkesi tek tek gönder ve aynaya tekrar tekrar bak. Her seferinde birileri aynadan çıkıp gidecek ama sen asla çıkamayacaksın aynadan. Her baktığında aynada sen kayıtsız şartsız var olacaksın. Kendinden kaçamazsın, kendini asla bırakamazsın. Bu en sadık dostuna hak ettiği değeri ver! Söylesene seninle birlikte mezara başka kim girer? Yalnızsın öyleyse, kendinle barış ve kararlarını kendin ver; sen varsan her şey güzel ve anlamlı, sen yoksan her şey boş. Güneş bile... Tekrar başa dönelim. Hedef 2015 yılında TC. Başbakanı olmak. "Ben başbakan olmak istemiyorum" diye mırıldanıyorsan, hala düz bakıyorsun demektir. Ben "başba-

118 119 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım kan olma" hedefini bir varsayım kabul ederek veriyorum. Sen istersen buraya IMF Başkanı olmayı koy, dünyanın en iyi ressamı olmayı koy... (ama mutlaka bir hedef koy!) Yeni Takvime dair... Yeni takvime göre yıl 2014 ve sadece bir yılın var. İşte sana çaresizlik psikolojisi. Bu yeni takvime inan ve bir sene içerisinde neler yapacağını hayretle izle! Bu arada her yılın son günü takvimi bir yıl geri al! Yani 2015'i hiç görme. On iki sene 2014'te yaşa! Herkese söz ver: "2015'te başbakanınız benim." Bu bağlayıcı olacak insanlar birkaç ay sonra sana başbakan lakabını takacaklar, böylece senin inancın daha da güçlenecek. Kendi efsaneni kendin yarat.

Bazen toplam iki şey arasında seçim yaparken bile dakikalar. Ben de sabahın o saatinde kalkar. Düşünse de vereceg1 . Ya hedefin yanlış. Fatm»ne Radar ki?. P ^^^ basjt şey|erde karar kj? karar veremeyeceksin. onun için nasıl uykusuz kalıyorsan. Yıl 24 Mayıs 2029 Perşembe. vermeyi öğren ki.. üçte de yatsam. K ka|d|ğmda bocalamayasm. Hatice beğenir mı? Kena en . saat filan kurmadan sabah 05:30'da kendiliğimden uyanırdım. Eğer hedefin uykularını kaçınmıyorsa sorun var demektir..djr_ Q ha|de da kararının doğru olma n d ğ |endirmi orsun? alternatifleri neden kendin . Bütün dünya dinlesin! Ayrıntı: Şu anda saat gecenin ikisi ve ben eğitim için geldiğim Lüleburgaz'da bir otel odasında herkes uyurken yazıyorum. yarırı y A Velj pe Radar düşünebi|ir Senin yerine Ayşe. 2030 yılının efsane adamını yetiştiriyorum. sen canlı yayında efsane adamın öyküsünü anlat. hedefin için de öyle uykun kaçmalı. Bakkaldı. myt|aka %50. onlar olmadan Böyle giderse. Sadece Cumartesi günleri bakkalı. n Bunu kesin düşündüklerin. beli. Uykuların kaçmalı.. Minik bir anı Yıllar önce bir sevgilim vardı. Ahmet kızar mı. Sevgilimi görmek benim tek hedefimdi ve beni uyandıran. on saatte karar veriyorsun. Kendimi seviyorum Karar Verme.• R/ı^rt met ne der. Uykum yine yok.. Ayakkabı almaya gidiyorsun. ona olan aşırı tutkumdan başka bir şey değildi. Bu sürenin uzun olması bilgilerinin değerlendirilme aşamasının karmaşıklığındandır. Tüm tanıdıklarının doğru-yanlış kriterlerini gözden geçirmek zorunda 120 121 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Mer har.Normal insanların 2015'i geldiği zaman. tüm dünya beni bekliyor! 2030 yılına sadece bir yıl var ve ben bir sene sonra dünyayı değiştirmiş olmalıyım.. Neden böyle? Çünkü hata yapmamak için konuyla ilgili tüm bildiklerini gözden geçirmek zorunda kalıyorsun. Ben nasıl uyurum. kız arkadaşımın babası açardı ve ben o gün saat on ikiden önce uyanamazdım. diyorsun. Hangisi? Yeniden düşün! Hedefin en az sevgilin kadar çekmeli seni. Karmaşık çünkü sen kendi kriterlerine göre değerlendirme yapmıyorsun. saatler kaybe-. duşun ^ ^ Vereceğin karar yapma! Bir kere de kendi ^^ senjn fldma bjr başRas|_ yanlış bile olsa senin olsun-^ ^^ doğra^da yan||ş nın ya da senin karar vern fark ^ Her jkj durumda olma ihtimali açısından nıÇ . Her sabah saat 06:15'te bakkalı o açardı. hissediyorsun kendini.ç çeyrende Rim varsa ner. „: t)ir zaman sonra. tıpkı dün gibi.. ya da hedefine inanmıyorsun. ona eşlik ederdim.. Gece saat ikide de yatsam. Hızlı Karar Verme İnanılmaz yavaş karar veriyorsun. A.

zaten düşünmemekte ve söyledikleri her zaman kabul görmektedir. Nasıl anında bir otorite kesileceğini hayretle göreceksin. . başkalarının fikirlerini alır ve uygular. ruz. sadece ağzımı oynatsam kimsenin ruhu duymaz.^ sa|ağm bj. ilk başlarda birkaç yanlış karar verse de. Çünkü o gün herkes aynı şeyi düşünmüştü: "Ben söyle-mesem ne olur?" Ben söylemesem ne olur? Bir insanın kendine yapa bileceği en büyük hakaret işte budur. Kendini de dinle! İnsan. Çünkü bu sadece kuru D verdiklerin hep yazenli.. nında olacak. Hava çok soğuktu. hep senini ^ dQ düşünme intimali ola.. danışılan kişi tatmin olur ama sorun bir türlü çözülmez. ona inisiyatif veren insan. Durum böyle olunca da kendisine danışılan kişi. işte sana bir fırsat. beynine." dedi.. Bu.^ Q|mayacak] onu dana dü. daha özeni. Birkaç saat o soğukta beklemek zorunda kaldılar. dece birini sev.kazanmaya bak. bir sorunu olduğunda. söz konusu sorunu hep başkası çözsün diye bekler ve çoğunlukla kendisi konuyla ilgili bir fikir üretmeden. dinleyeceğini söyleyip haydi konuş dediğinde neler olacağını düşünebiliyor musun? Kendinle ilgili bir karar vereceğin zaman. konser vermek üzere kasabanın merkezinde yerini almıştı. ben mükemmelim diyen birinin. Hele de birileri dinleyecekse. Koroda elli kişi var." diyen adamın ^ b jne j|tifat eden.. Derken halk toplandı. • u. onun a .Ve koro şefi ses verdi ama ses alamadı.mma çalışması. • -ı ^oâil' alışkanlıklarımızla yaşıyo-Bildıklerımızle deg^^ a||şkan|]klarmla yaşıyor. bu konuyla ilgili senden başka bir karar mercii olmadığına ve son sözü senin söylemek zorunda olduğuna şartlan. Sadece karar verirken değil. herhangi bir konuda danış. inanarak beynim * M Karar Verme. Git herhangi birine. Çünkü bilir ki. Genelde saatlerce ahkam kesilir. kararlarının kendine ait olması nedeniyle mutlu olacaktır. İnsanlar konuşmayı severler. sana ait bir işi yaparken de. pek fazla bir düşünme çabasına girmez. biraz ıltıfatteı bul ^^ ^^ Çjçek. yan hiçbir şey ve hiç kırns ^^ arasından saler bile iltifattan hoşlanır ^ yaşadlğ|m göreceksin. Hızlı karar sun.. öncelikle o işi yapacak insanın kendin olduğunu düşün.. Kendine güvenen insan.ı nnv/ia ilgili binlerce bilgi barındıran Herhangi bir konuV DQ j|tifaüan noşlanma.. Koro şefi ses verebilmeksin sahnedeki yerini aldı. Bu arada koro elemanlarından biri kendi kendine: "Bu soğukta şarkı filan söyleyemem. j . • 122 maz ki. o halde yeni bir alışK^' verme alışkanlığı.^. sulaya ^^ ^&^ . 123 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Sen olmazsan olmaz! Okul korosu. . "Benim hiçbir ani lamım yok!" demektir. Her şeye ve herkese saygılı ol! Hiç olmazsa başkalarının söylediklerine olan saygın kadar. Dinlemediğin halde saatlerce konuşan bir dolu insan varken. beynini boş işlerle meşgul etmesini bekleyemezsin. riyim. kendi söylediklerine de saygın olsun.

Onu da bir arsaya yatıracaktı. On beş yıllık emeğinin dörtte üçü halen cebindeydi. Rıfat amca ezelden beri emlak işiyle uğraşıyordu. Gidip arsaya bakmadı bile genç adam. Yıllar sonra Türkiye'ye döndü. Rıfat amca kibar bir adamdı. Ertesi gün tapu dairesine gidip satış işlemlerini yaptılar. En azından yanlış bir karar vermediğini biliyordu. Çok mutluydu. Çünkü bölgenin en deneyimli adamına danışmıştı. Geriye karar vermesi gereken sadece iki arsa kaldı. Genç adam yıllarca Avrupa'da çalışıp didindi. O arsa benim. Genç adam da alkışladı.. nasipten gerisi yalan. Rıfat amcaya gittiler. dev bir alışveriş merkezi yapıl mak üzere temel attıklarını gördük.." dedi. 124 125 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Aradan birkaç yıl geçti. Fiyatı da senin alacağın arsayla hemen hemen aynı. Karar Verme. Evet dediler. O bölgenin bu konudaki en bilge adamına. nasıl bildi gördün mü anlamında bir yüz hareketi yaptı. Karar Verme. "Yok pahasına verdim sana arsayı. Kahvede okey oynarken buldular Rıfat amcayı. Ama sana da yardımcı olmam lazım. Genç adam Rıfat amcanın yanma oturdu ve durumunu anlattı. Hemen yeni bir ev alıp kiraya verdi.. genç adamdan aldığı parayla o arsayı satın al mış ve inşaata başlamış. İstanbul'da toprak al.. Ama içim rahat. Herkes mutluydu.. Genç adamın arkadaşı.. Ara sıra yanındaki arkadaşı da devreye girip genç adamın konuşmasına yardımcı oluyordu. İkisini hemen eledi.. hiç olmazsa yabancıya gitmedi. Rıfat amca devam etti. Parasının bir kısmını da repoya yatırdı. Çayını höpürdeterek konuşmaya başladı Rıfat amca: "Bahsettiğin arsa şu Atatürk Bulvarının altındaki arsa mı?" dedi. Bir gün Atatürk Bulva rının altındaki arsaya. Yeğenim o arsayı sakın alma! Belediye istimlak edecek bütün paran boşa gider. Hepimiz bu mükemmel konuşmayı dakikalarca alkışladık. Herkes öyle söylüyordu. Arkadaşları ona tam dört tane alternatif sundular. Tam on beş senesini karısından ve çocuğundan ayrı geçirdi.." Çayından bir yudum daha aldı ve: "Ben sana şu tepenin arkasındaki arsayı öneririm. Meğer Rıfat amca. Hadi hayırlı olsun!" dedi Rıfat amca.Nasipten gerisi yalan. Alışveriş merkezinin açılışına genç adamı da davet etti. . helalleşip ayrıldılar... Egzersiz Zamanı Karar verme egzersizi.. üzerinden yüksek gerilim hattı geçtiği için belediye tarafından istimlak edildi. Açılışta bir konuşma yapan Rıfat amca... Tek derdi kendilerine daha iyi bir gelecek hazırlamaktı. \ Genç adamın arsası da.. dedi. Öyle görmüştü babasından. Yabancıya gitmesin diye yedi yıldır saklıyorum.

(sen hayatta olduğun sürece). Unutma seni senden çok hiç kimse . Bugün söz konusu film veya gösteri hakkında başkalarının fikirlerini değerlendirmeden karar ver. referans tuzağına düşüp peşin hükümle. diyerek gidersen. Konumuzla çok fazla bir ilgisi yok ama bazen başkalarının beğenmediği bir filmi sen çok beğenebilirsin. Bu akşam sinemaya mı gitsem tiyatroya mı? Böyle bir ikilemde bile saatlerce düşünen insanlar var. o halde ikisi de senin için keyifli olacak işler.. Şu anda burada beğendiğim iki ayakkabı var ve ben bunu seçiyorum çünkü bu ayağımda daha iyi durdu ve diğerine göre derisi daha yumuşak. bir dahaki sefer daha doğru düşünmeliyim şeklinde değerlendir.. tiyatroya mı? Cevap neyse anında tersini yap. Sen varsan mutlaka çözersin. sen öncelikle kendini yönetmek için geldin dünyaya. Böylece bilinçaltm kendi kararlarını kendin verebilmen için sana destettTolacaktır. Hiç kasılma. Ve kim bilir belki de o gece bir başyapıta hakaret edersin. bilinçaltındaki adam anında olumlular hanene çentikler atar. bu film kötüymüş. tiyatroya git. Hiçbir zaman. Yanlış karar vermekten korkma. Fazladan bir danışmanın daha olmuş olacak fena mı? İnsanları sonuna kadar dinle ama son sözü mutlaka kendin söyle. hem o akşamı berbat edersin. Yeter ki yaptığın yanlışları. her şey bitmiş olamaz. Ancak herhangi bir filme veya gösteriye giderken. Eğer bunu başarırsan. En son sinemaya gitmişsen. hem de o filmden hiçbir zevk almazsın.. Korktukça daha fazla yanlış yapacaksın. En son sinemaya mı gittim. önce basit kararları hızlıca vermeyi denemelisin. Risk almadan yaşamak kadar keyifsiz bir şey tanımıyorum. O halde vereceğin karar yanlış olsa bile durumu tekrar toparlayabilirsin. Onları yeniden gözden geçir. Sadece şunları değerlendir. Ayrıca her zaman yeni bir çıkış yolu mutlaka vardır. Ayakkabı alacaksın. bu akşam bir değişiklik yap. kendi kendine "Ben zaten tüm kararlarımı hızlı bir şekilde kendim veririm. Bunu alıyorum.. Mahmut öyle söyledi.Hızlı ve doğru karar vermek istiyorsan. Madem karar veremiyorsun. mağazadaki ayakkabıları çok seri bir şekilde gözlerinle süz. Bu konuda çok hızlı karar vereceğini söyle. Unutma. l Önce basit kararda hızlı olmayı öğrenmek zorundasın. sen kolay kolay yanlış yapmazsın. Hatice'nin veya Leyla'nın ne diyeceğini düşünmeden karar ver. 126 127 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Karar Verme. Hızlı karar vereceğine inanarak (bu inanç desteği konsantrasyonunu artırmak içindir). Herhangi birini seçmekle asla hata yapmış olmayacaksın. Onlarca alternatifi anında yok et ve sadece iki veya üç çift ayakkabıya yoğunlaş. Zaman geçer ve önemli kararlar vermen gerektiğinde." der ve anında karar verirsin.

neden konuşmaktan kaçıyorum? Cevap: Ben birilerinin bana gülmesinden. Fena mı? 128 Dünyanın En Güzel Şiirleri Yavrum Kuşlar çırparda kışlar çalkalar Körpe köklerin körlenir yavrum. Senden başka hiç kimsenin senin geleceğini doğrudan yönlendirmeye hakkı yoktur.. Bu ilk başta egoist bir yaklaşım gibi gözükse de._. yarın derken. eve erken geldim. Bu büyük sorunu çözmenin bir yolu olmalı diye düşündüm. Belki eli havaya kalkmayan tek adamdım sınıfta. Bu korkuyu nasıl yenmeliyim? "Bir adama 40 gün deli desen deli olur!" sözü geldi aklıma. Mutlak borandır baharın sonu. Eskiden on kişiye danışırken. İşletme Bölümü. O gün hoca bana bir soru sormuştu ve ben rezil olmuştum.. Herkes aktifti. şimdi on bir kişiye danışmış olursun. sabah. Yani biri olsa ve bana sürekli "Sen delisin" dese belli bir zaman sonra buna inanabilir ve deli olabilirdim. . Her zamanki gibi elime bir kağıt kalem aldım. O da inanmış. Bir grup öğrenci. Beyler de giyer o beyaz donu. aslında hiç öyle değil...„ .• .-. ... .. Dünya insanının kullandığı takvim. arkadaşlarından birine bir oyun yapmışlar ve ona "sen öldün" demişler. Gözün altında pembe halkalar. Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben o adamım! . Yüklenir kervan yollanır yavrum.. 129 7.. Lise yıllarımda bir kitapta okumuştum..• . "Ben sıcağım" derse / asla ukala olmaz. •> . Bölüm Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Güneş. kartalla karga. . herkes sosyaldi. Bu yaklaşım sadece objektiflik kazandırır sana...sevemez. Bir ben sessizdim. Sürer gider bu kör dövüş kavga Körükler kör şeytan verir ivga.. Sinirlerim alt üst olmuştu. Doğruydu.. Doğanla serçe. Dolanır döner morlanır yavrum. Buna inan. Ta ki takvim 18 Haziran 93'ü gösterinceye kadar.. rezil olmaktan korkuyorum. Kırılır gönlün kral gururu Siner sinenin taşkın sürürü Biner boynuna cihan umuru Zavallı canın zarlanır yavrum.. Okuldan erken çıktım.. Sonra yaşadığı konu133 Ben Dünyanın En Akıllı İnşamı Ben . Sınıf 350 kişiydi.. Susuyordum. 3 sınıfta öğrenciydim. Gerek geç solacak gerek erken Gül yastığın da olacak diken Akşam.. Yazmaya başladım: Soru: Ben niye korkuyorum.. bugün. Zevraki söyler hep eni konu. Kara kahkulun kırlanır yavrum... bir ben durgun. yılı 1993 olarak tayin etmişti ve ben Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi. .. Bedeni gücüm hep vardı ama medeni gücüm 1993'e kadar yok denecek kadar azdı. Ben herkesi kendimden daha akıllı görüyorum. Profesyonel Teakvvondocuydum. Temiz tiynetin kirlenir yavrum. Peki ne yapmalı.

" Düğüm çözülmüştü. dünyanın en akıllı insanıyım. "Ben çok akıllıyım. Devam ettim. Bunlardan etkilenmediğimi hayal ederek sürdürdüm egzersizlerimi. İnanmaya başladım. değişti. o halde niye daha da abartmıyorum! Abartma zamanı Bunun en abartılmış haline şartlanmaya karar verdim ve bu karar tamamen bana aitti. Ama kim? Öyle bir enayi yoktur herhalde. Kim gelir de her gün durduk yerde bir adama sen akıllısın der ki? Tam umutlarım kırılmak üzereyken. daha karizmatik. kendine inan!" Hemen elimdeki kağıda yazmaya başladım: "Ben akıllı bir insanım. "Devam et." Bunu yazarken dayanamayıp bazen gülüyordum... birileri bana "Sen akıllısın!" diyecekti. Hayalimde bazıları gülüyordu bana. Biraz daha abartmalısın "Ben çok akıllıyım-" filan demelisin dedi. ^îu zaten psikolojik bir şartlanma değil mi? Kendi kendine yapabilirsin. . İlk karar İlk kararımı aldım ve kendi hayatımı kendim yönetmeye ant içtim. O dedi ben yazdım. Elimdeki kağıda "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım" diye yazdım. sen inanmazsan hiç kimse inanmaz." diye başlama kararı aldım. kendine inan. gözümü bağlayarak kaç yüz defa yaptım kim bilir! Karşımda binlerce insan var ve ben sahneye çıkıyorum. ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. bir adama 40 gün deli dersen gerçekten deli olur. diye düşünmeden inandım. Devam et!" diye mırıldanıyordu. insanlara bakışım ve hareket." Yazdıkça yürüyüşüm. Hiç şüphem kalmamalıydı." diyordum.. Dünyanın En Akıllı insanıyım. İçimdeki adam konuşmaya başladı: "Yahu kardeşim niye birini bekliyorsun. "Ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. bütünü bana ait bir karar verdim. daha • /ü dinlenir bir adam oluyordum. Q halde bunun tam tersi de doğrudur: "Bir adama 40 gQn akıllı dersen o da akıllı olur. İnsanların alay etme ihtimalini hiçe sayarak inandım. artık gülmüyor. kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. O günlerde anladım. sen gülersen. Deli diyorlardı. Delisin derler de. Güya sahneye çıkıyor ve "Merhaba insanlar.. Sen söyle sen inan. onlara konuşmam gerekiyor diye hayal ediyordum.. bir an durdum. Bu birkaç ay sürdü. akıllısın demeye dilleri varmaz.Sanki daha yakışıklı. Gülünç olmak da bir ter-cihmiş meğer. İçimdeki adam tekrar mırıldandı. Kendimi tanımlarken söze. inandım! anlıyor musun? Bir başkası ne der. sen söyle sen inan.Dünyanın En Akıllı insanıyım sunda ikna edebilmek için iki ay uğraşmışlar. Bu iş çok hoşuma gitti 5°e düşündüm: "Madem bu bir şartlanma ve gün geçtikVe beni daha da sosyal bir insan yapıyor. ama içimdeki adam izin vermiyordu gülmeme. Ben en az sınıftakiler kadar akıllı bir insanım. sadece gülümsüyordum. Bir ay geçti. kendimle ilgili hem de inanılmaz derecede inanarak. iyice komik olursun. Bunun denemelerini evde yalnızken. Demek ki dedim. Hayatımda belki de ilk defa. Ben buna inandım dostum..

Ben aynı cevabı anneme de verdim. "Baba biliyor musun? Sen dünyanın en şanslı adamısın!" gözlüklerinin üzerinden şaşkın şaşkın yüzüme baktı.134 135 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Gözüm kapalı o kadar çok egzersiz yaptım ki. Buna benim inanmam önemliydi ve ben de çoktan inanmıştım. Öyle güçlü hayal ediyordum ki. gözünü açtığında karşında üç beş kişi görüyorsun. Sadece iki kelimeyle karşılık veriyor.. kendimi çirkin bulan ben.. dünyanın en akıllı insanı resmen senin oğlun. Hiçbiri umurumda değildi. Sonra öğrendiğim kadarıyla dini bütün bir hanım teyzeden beni okuması için ricada bulunmuş! Sonra arkadaşlarıma anlatmaya başladım. Vara yoğa konuşuyordum. kimi de sen uçmuşsun diyordu. boynu bükük adam hoş bir anıya dönüştü. O günlerde anladım: Meğer insan tek kişilik koca bir orduymuş. sen dünyanın en akıllı insanının babasısın" karşılığını verdim.. "Vah yavrum vah" deyip komşuya gitti. Arkadaşlarım alay edince uzun konuşmuyordum. Yüz binlere hitap eden bir adam. üç. "niye?" diye sorunca: "Çünkü baba. Düşünsene. kişiye konuşurken sıkılır mı artık? Çile süreci bittiğinde yaklaşık bir yıl geride kalmıştı. Çok şanslısın çoook!" Annem elişini havaya fırlatıp iki elini birbirine vurarak. Bu bir yılı kimseden etkilenmeyeyim diye neredeyse gazete okumadan ve TV izlemeden geçirdim.. Önce babama gittim. Elleri cebinde. Tüm komplekslerimi bir anda Çöpe attım. Kendime yetiyordum artık. "Kapasiten yetmez" deyip kendi alemime geri dönüyordum. kendimi de sevmeye başladım. Artık dik yürüyordum.Artık her şey tamamdı. Kimi gülüyordu. Artık okulda elim hep havadaydı. Elişi yapıyordu kadıncağız. Birilerine anlatmam. artık her konuda mutlaka bir fikrim vardı ve dünyanın en akıllı insanı olarak yorumlar yapıyordum. "Biliyor musun anne? Sen dünyanın en şanslı kadınısın" annem de babam gibi neden şanslı olduğunu sordu. Babam bana her zaman gülerek hatırlayacağım ilk tepkiyi iki kelimeyle verdi: Ha siktir! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Sonra anneme gittim. Aynayla barışmıştım. hayalimin yanında gerçeği çok basit kalıyordu. Eli havadaki adam. inancımı daha da kuvvetlendirip bilinçaltını kendi kontrolüme alarak. gözümü açınca sanki az önce gerçekten bir kitleye konuşmuş gibi hissediyordum kendimi... Düşünsene. Anlamlı ya da anlamsız. hayalinde yüz binlerce insana konuşmuşsun. Zaten ben başkasının buna inanmasını da beklemiyordum. Bu inancımı anlatmaya ve bu muhteşem adamı insanlara tanıtmaya karar verdim. "Çünkü sen anneciğim dünyanın en akıllı insanını doğurdun. Soru moru yok ama benim elim hep havadaydı. Herkes duysun: "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım!" .. Burnumun uzun olmasından yakınırken artık burnu bana benzemeyen insanları özürlü görmeye başla- 136 137 . büyük bilince dönüştürebilmek içindi. Babam diğer odada gazete okuyordu.. Hayalimdeki gibi oluyordu her şey. Yürüyüşüm tamamen değişti. komplekslerini çöpe atıyor. Ben ve hayal dünyam.

Daha sonra kendimizi psikolojik baskılara sokarak rejimler yapar. Atatürk'ü saçlarıyla değil devrimleriyle hatırlıyorsun. uzun topuklu ayakkabılara merak salarız. Halen anlam veremiyorum: Topu topu 60-70 sene yaşayacağız ve bu süreyi boyumuzu kilomuzu ölçüp hesap yaparak geçiririz.80 ise uzun. sen kendini nasıl tanımlarsan. Kaç kişi Edison'un kilosunu merak etmiştir ki? Einstein'ın boyunu." de. Neden yahu? Niye? İnsanlar senin kilonla ilgilenmeyecekler ki! Ürettiklerinle anılacaksın. Bunu yazarken. Benim uzun veya kısa. Notere gittim ve bir kağıda "Ben dünyanın en akıllı insanıyım. dünyanın da en akıllı insanı olduğumu söyledim. Bu iş böyle işte. 71 kiloysa şişmandı. kilom 70'ti.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım mistim. onlar gülerken sen gülmezsen. kilolu veya zayıf olmama karar veren otorite kim. 69 kiloysa zayıf. Ciddiyetini muhafaza edersen." diye yazdım. gülerek de olsa. Ben iyi olmanın yanı sıra. Şimdi git birilerine.79.. Bana göre tüm normaller bana bağlıydı. Ciddiyetini muhafaza eder. ismimin altına da "Dünyanın En Akıllı İnsanı" ibaresini yazdırdım. insanlar seni öyle görürler. birkaç ay sonra cacık olur çıkarsın. söylerken o kadar ciddiydim ki insanlar bir müddet sonra acaba demeye falan başladılar. beyan ederim.. eserlerinle. kulağınla ilgilenme! Bir şeyler icat et ve tarihe geç! Kendi normallerini kendin belirle! İnsanlar sana benzemeye çalışacak göreceksin. birkaç ay sonra "Nasılsın sayın başbakan?" derler. Saçın yoksa saç ektirmek yerine saçı olanların özürlü olduğunu düşün ve bu konuyu sonsuza kadar kapat! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben inanmalarını beklemiyordum ama inandılar. Başbakanı olacağım. Artık arkadaşlarıma mektup yazarken bile ismimin altına "Dünyanın en akıllı insanı" ibaresini koyuyordum.. Aksi ispat edilemedi ve beyanım tasdik edildi. ona bu hakkı kim verdi? Bütün bu kuralları koyan insanları reddetmiş ve kendi standardımı kendim belirleme kararı almıştım. 1. Noterdeki kadın önce bunun saçma olduğunu ve benim iyi olup olmadığımı sordu. Ben hıyarım dersen de alır seni salataya doğrarlar. Kendimi in- 138 139 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Leonardo da Vinci'nin göz rengini kim merak etmiştir? Çok yakışıklı bir salağı kim ne etsin? Hastalık boyutunda olmadığı sürece boyunla. İnancın devam ederse 2015 yılında en kötü ihtimalle bir belediye başkanı olur çıkarsın.. Noterdeki kadını görmeliydin! Tüm hayatım değişmişti. "dünyanın en akıllı insanı" diye tanıştırır oldular. . kilonla. Bana göre bir insan 1.Kendime bir kartvizit yaptırdım. Kilomla boyumla ilgilenmiyordum. "Ben 2015 yılında T. Birkaç yıl sonra beni birileriyle tanıştırırken.78 ise kısa. buna içtenlikle inanırsan.C. Burnumu dert edecek kadar uzun bir zamanım yok benim. Boyum 1. burnunla. önce güleceklerini ve alay edeceklerini göreceksin.

sanlara.. Askere giden herkes askerliğini anlatırken üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri söyler. Ben buna inandım ve insan oluşumun hakkını vermeye çalıştım. bazıları da kapasitesi yetmediği için. Peki şimdi ne oldu? Estağfirullahlarla yaşayan. Onu yok etmek için. Bosna Hersek'te savaş altında olan bir insanla. Herkes kendirli en akıllı görür Aslında söylediğim sözün hiçbir uçuk yanı yoktur biliyor musun? Her insan kendini en akıllı görür. Çünkü ikisinin de beklentisi bildiklerine ve hayallerine göre belirlenmiştir. yok saymak için yapabileceği ne varsa yapar. Sen o seviyeye gelince diğerleri artık seni tutamayacaklarını fark ederler. kaplanla kedi arasındaki mesafeye çıkarıncaya kadar. Ne gariptir ki insanlar inandıkları gibi yaşaya-mıyorlar. çevrelerinde başarılı insan görmek istemezler. kendini inandığı gibi ifade etmekten korkan. başarılı olmaya adaysan bile. Birçok insan kendinden daha akıllı olana tahammül edemez. Tüm acılar eşittir. inandıklarını haykıramıyorlar. Sonuçta onlar erişilmez oldu. Herkes kendini oynasa. başkalarına özene özene ömür geçiren zavallılar olduk. kimin ne düşündüğü umurumda olmadan. tamamen iyi niyetle sana zarar verebilir. bildiğim okumalısın. diğerinin en büyük hayali çocuklarına ekmek götürebilmektir. İçindeki adama kulak vermelisin! Dinle bak ne diyor: "Ben mükemmelim ama sen başkalarıyla ilgilendiğin kadar benimle ilgilenmedin. Ben sadece insanın kendini fark edememesini hazmedemediğim için bunu dillendirmek istedim. "ben dünyanın en akıllı insanıyım" diye tanıtıyordum artık'. insanın mükemmel olduğunu anlatan zavallı bir cümle aslında. Çünkü onlar birilerini aptal görmekten hoşlanıyorlar. Birinin en büyük hayali savaşın bitmesi iken. Çok ahmakça ama. evine ekmek götürmek zorunda olan bir insan aynı oranda acı çeker. Bu çok ciddi bir felsefe sadece. Başarıyı yakalayamayanlar. zaman geçiyor. bense sıradan. Ömrüm oldukça da çalışacağım." gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Düşünsene. Bütün dinler insanın mükemmel olduğunu binlerce yıldır anlatır. birisi ben aptalım dediğinde insanlar niye büyük bir keyifle estağfirullah diyorlar da bir başkası ben akıllıyım dediğinde Hadi canım sen de diyorlar. Aşmalıyız bunu. Beni fark et artık! Bir şeyler yap ve elini çabuk tut. Benim tek farkım bunu yüksek sesle söylüyor olmam. kimi Antal- 140 141 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Kimi Mardin'de. Halbuki hiç alakası yok! Göründü ğu gibi değil. bir türlü kurtulamıyorlar Sonuçta herkes birbirine benziyor. işimiz ne kolay olacaktı. başkaları seni kasıtlı olarak yanlış yönlendirme çabalarına girebilir. Yeni bir keşif falan da değil bu. yardım ettiğini düşünerek. Dünyadaki tüm insanlar aynı oranda acı çeker ve aynı oranda mutlu olurlar. Bütün bunları yaparken bu ismi sanki kendi tekelime almış gibi gözüktüm. herkes "ben en iyiyim" der.. Yine destek olmazlar belki ama en azından senden faydalanmak adına rol yaparlar. Başarılı olmayı bırak. Ta ki sen aradaki mesafeyi. Aşmalısın dostum. "Birileri ne der?" engeli insanları öyle bir sarmış ki.

birbirimizi anlamaya çalışsak çoktaaan anlardık... Daha sonra bir araya geldikle-.. her biri diğerlerinin ödediği parayı bilmemele-n. Halbuki herkes.ya'da. O halde herkes acıyı da aynı yaşıyor.'•. "O da bir şey mi? Bana bakın benim vücudumun yarısı yok!" dedi. Ben ne acılar çekmişim. • Hepsi haklıydı. Herkes için önemli olan şey başkadır. Para gizli bir bölmede bir sandığın içine atılıyordu.Ertesi gün ben geçtim oradan. Tam o sırada oradan geçen bir başka adamın eli yoktu. Onlar kendi aralarında tartışırlarken bir başka adam geldi. adam güldü ve "O da bir şey mi? Sen elini kaybetmek ne demek bilir misin" dedi.. özel şeyler yaşar. Çok daha ilginçtir. ••>-.. herkes kendi söylediğinin en doğru olduğunu savunur. herkesin yaşadığı aşk en büyüktür.. tartışmaya devam ediyorlardı... Bu doğrudur. Aşık olan herkes sevgisini sonuna kadar harcamaktadır. 142 143 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım anlardık. Çünkü herkes cebindeki paranın tamamını bağışlamıştı. Çünkü ikisi de hayalini gerçekleştirmiştir. ••:<.." dedi." dedi. "En fazla yardımı ben yaptım.. İlginçtir. Herkes kendine göre bir ödeme yaptı. Adam hem sağır. hem dilsiz. kimi Hakkari'dedir ama hepsinin teskereye olan mesafesi aynıdır. . Van'da 1972 model 124 Murat alarTbtr adamın sevinci aynıdır.." dedi parmağı kesildiğinde. bir başkası için en önemli olabileceğini. Anlardık. Aynı gün İstanbul'da Chrysler jeep alan bir adamla. bir hayır kurumu için para toplanıyordu. Ahmet Bey de emekli olmayı planlayan bir insan. Çünkü ikimiz de zirveye ulaşmış oluyoruz. Ve herkese göre öbürleri aşk mask yaşamamıştır. Dolayısıyla üst sınırları zorladığı için sevgide başka bir nokta hayal edemiyor. Emin ol ki benim dünyayı değiştirdiğim zamanki sevincim ile Ahmet Bey'in emekli olduğu günkü sevinci eşit olacak. Ben dünyayı değiştirmeyi hedefleyen bir insanım. ! rine rağmen.* rinde.. Bu da Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım doğrudur.. hem de akıl hastasıydı. Hiç kimsenin birbirini tanımadığı bir ortamda. O halde herkes doğru söylüyor. O da aynı şeyleri söyledi. bazen bir başkası için hiç önemli olmayan bir şeyin. Yine ilginçtir herkes çektiği acının en büyük acı olduğunu savunur. Biraz sonra iki kolu ve bir bacağı olmayan bir başkası geldi.. Sanırım başka bir örnekle ne demek istediğim daha net anlaşılacak! • ': • V^vf ' • '>-: > •"' '-•". Çünkü herkes kendi bakış açısına ve yaşadıklarına göre değerlendirme yapar... En fazla ben. ••''' Adam "Ben böyle acı yaşamadım.:. Anlamsız anlamsız baktı ve hiçbir şey söylemedi. "Siz onlara acı mı diyorsunuz? Ben kolunu kaybetmiş bir adamım. Birbirimizle sidik yarıştırmak yerine.. Tam o sırada kolu olmayan bir başka adam geçti oradan ve o da güldü. bazen senin için hiç önemli olmayan bir şeyin. Öylesine bir karıncaydı o! . senin için en önemli olabileceğini. Bütün bu yukarıdaki örnekler aslında kendimizi pek tanımadığımızı ve diğerlerini de pek ciddiye almadığımızı gösteren muhteşem kanıtlardır.

Tito. 4 m2Tık bir hücreye mahkum oldu. her şey normaldi. kah güldüler. Kah ağladılar. Etrafını çevirerek karıncanın kaçmasına engel oldu. Bu büyük dostluk tam 17 sene sürdü. Günaydın.Hikayeye göre. Sabahın ilk ışıklarıyla son kez açıldı demir kapı.yanı başında duran küçük sehpanın üzerine koydu. Hayal kurup bu fare kapanından farksız lavabolu dikdörtgenin ilk defa tadını çıkardılar. gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Artık bir dostu vardı Lucianno'nun ve bunu hiç kimse bilmiyordu.. dedi beton sesli gardiyan. Özgürlük sıcaklığına kar mı dayanır kış mı?. Yağan kar umurlarında değildi. Kaybedecek hiçbir şeyi yoktu ve bu denemeye değerdi. Aradan birkaç hafta geçti. kaçmaya çalıştıysa da Luci bırakmadı onu.. bildiği her şeyi öğretti.. Tito'nun varlığı yazarın en büyük sırrıydı. Lucianno. Yazar Tito'ya sordu. Büyük bir heyecanla yatağından dışarıya fırlayıp bağırmaya başladı: Konuştun. Lucianno düşünmeye başladı. Karıncayı. yazmayı. şarkı söylemeyi." dedi. Kapıdan çıkarken son kez geri döndü ve ranzasına baktı İtalyan yazar. Bu duyabileceği en muhteşem sesti.. günaydın. kara inat yürüdüler. Onu büyük bir titizlikle parmağının ucuna alıp'acaba' dedi. hem de tam 17 sene için! O kahrolası hücreye yerleştiği birinci gün. Kimse duymamalıydı. Tito. Gardiyan gittikten sonra Lucianno ağlayarak karıncaya döndü. fikir üretmeyi.. bu rüya bitmemeliydi. Acaba bu karıncayı yetiştirip. Bir sabah bir karıncanın burnunu ısırması ile uyandı Lucianno. Gülüştüler. Bir sabah Tito'sunun ona günaydın demesi ile uyandı Lucianno." dedi. Sanki her geçen gün biraz daha mahkum oluyordu zavallı hücresinde.. Hiç kimse bilmedi Tito'yu. Bir anda sanki hücre genişlemiş gibiydi. Karınca ile tam üç sene uğraştı. Karşılıksız da olsa konuştu ve dertlerini anlattı ona. Sadece şu iki kelimeydi ağzından dökülen: "Vay bee. Yürüdüler. Tito da bağırdı. yarın özgürüz. Lucianno'nun omzundaydı. Nihayet konuştun. italyajvyazar Lucianno düşünce suçlusuydu. Hazırlan yarın çıkıyorsun. Sabaha kadar uyumadılar. Karınca karıncalı-ğmı yapıp. Burada 17 sene nasıl geçer. Yarın çıkıyoruz. Aradan tam 17 yıl geçti ve bir gün asık suratlı. "Bitti Tito. soğuk yüzlü gardiyan demir kapıyı araladı. Başa-rabilirse yalnızlığı sona erecekti. Bitti büyük dostum. Tito'ya tüm bildiklerini öğretti. Tito da ağladı.. Gardiyan duymamalı. Aradan aylar geçti. Konuşmayı. Kar lapa lapa yağıyordu. kendime bir dost yapabilir miyim? dedi. Bir de isim taktı karıncaya." Dışarı çıktılar. "Söyle dostum yarın çıkar çıkmaz ilk ne yapalım?" Tito: "Gidelim bir bara ve hayvan gibi içelim. okumayı. Onunla konuşmaya ve onu eğitmeye kararlıydı.. 144 1 45 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . dansetmeyi. Sabahın körüydü ve mevsim kıştı. binlerce günaydın dostum. Lucianno bavulunu havaya fırlattı ve 'özgürlük' diye bağırdı. Tito sen konuştun.

Ama Lucianno bu keyfi 17 sene hiç yaşamadı.. Lucianno korkunç bir keyifle bu muazzam manzarayı izliyordu. Yaşlanmıştı Lucianno. İçtikçe keyiflendiler.. Nasıl yazarım deme sakın! Senden bir best-seller yazmanı isteyen yok. Biraları bıraktı ve kuş tüyü kasasına geri döndü. Özgürlüğünün bu birinci gününde. 146 147 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Egzersiz Zamanı ——Kitap yaz. Bir adamın iki bira istemesinin sebebini bilmiyordu.. Kendi gözlemlerini içeren bir kitap yazmaya başla. İçeride sızmış kalmış üç . Bir ara Lucianno'nun gözü masanın yanındaki aynaya ilişti. Hapisten çıkarken yaptığı gibi. barmenden başka kimse yoktu. yıllarca gizli tuttuğu bu büyük ve onur verici sırrı birileriyle paylaşmalıydı. Tebessümüne aradan sızan birkaç damla gözyaşı karıştı. Dertleştiler.. Tito dans ediyor. şuna bir bak. Tito'da içti. Herkesin karıncasına saygı duy ve asla unutma! Herkesin karıncası en önemlidir.. yüzü buruş buruştu. Tito sordu: "Şimdi biz buraya girebilecek miyiz?" Avazı çıktığı kadar 'biz artık özgürüz' diye bağırdı Lucianno. İyi bir şey yapmanın belki de en keyifli yanıydı onu biriyle paylaşmak. "Çok affedersiniz beyefendi!" diyerek karıncayı ezdi. bilmek de istemiyordu zaten.beş adamla kasanın başında uyuyakalan barmenden başka kimse yoktu. İçeriye girdiler. bardaktan fırlayıp masanın üzerinde dans etmeye başladı.. Bir masaya oturdular. Bilmesi de gerekmiyordu. biraz sonra yine dans etmeye başladı. Bunu mutlaka birilerine anlatmalıydı. Kafana göre bir şeyler yaz. Bir ara Tito. "Vay bee. 17 yıllık emekti." dedi.Nihayet bir barın önüne geldiler. Barmen yerinden fırlayıp biraları getirdi. barmen!' diye seslendi. 'Barmen. Elini yüzüne koyup masanın üzerine abanmış olan Lucianno büyük bir gururla kendi yetiştirdiği dostunun dansını izledi. Bir an durdu ve 'ne günlerdi be Tito' dedi. Etrafına baktı. Barmen içinse öylesine bir böcekti. Başkalarının . en büyük dosttu. Hemen başla.. büyük bir heyecanla "Barmen şuna bir baksana. Lucianno omzundaki dostunu bardağın içine attı.yeniden mırıldandı. Barmen sessizce parmağını Tito'nun üzerine götürdü. Lucianno'nun masasına geldi. "Barmen bize iki bira getir." Saçları bembeyaz olmuştu.. Lucciano için Tito.. Barmen yarı uykulu." diyebildi titrek bir sesle. Lucianno dans eden Tito'yu işaret ederek. İçtiler..

Büyük bir inançla yürüdü. geliyorum yavrum diye diye koşmaya başladı. Aç ve susuz tam üç gün yürüdü. ama ölen hiçbir zaman bunu bilemez.. beynine 'Her şeyi gözlemle ve her şeye farklı bak' emrini vermiş olursun ki.. Bunu yaparsan. Bölüm Asla Vazgeçme! Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır. :. ne el dokunmuş. Çimen olduk çiğnediler. Umutlan bitmek üzereydi. yaklaştı. Bekle beni yavrum geliyorum. ayrıca dünyaya bakışını inanılmaz ölçüde değiştirmiş olur. Göl mü olsak daha eydi? Goncamıza konmuyor kuş... Kuru muru sivri dimdik Dal mı olsak daha eydi? Ne kibir biliriz ne kin. Bu süreç başladı mı ömür boyu sürer gider. Oğlu için.a Vazgeçme! Ne olursa olsun asla vazgeçme! Gözlerini açtığında çölün tam ortasındaydı.. İnanılır gibi değildi.göremediklerini görmeye çalış. Alı solmuş günü dolmuş Gül mü olsak daha eydi? Yemiş bastı başı eğdik. Aktık durduk sakin sakin Sel mi olsak daha eydi? Zevrak gelir ya asmaya. Yürüdü.. Bağlanıp da bir yosmaya Kul mu olsak daha eydi? 148 149 8. seni asla yalnız bırakmayacağım dedi. Epeyce bir şaşkınlıktan sonra düşünmeye başladı genç adam. Aklına henüz dördüncü sınıfa giden on bir yaşındaki oğlu geldi. yürüdü. onun geleceği için yaşamak zorunda olduğunu biliyordu. Sadece bu egzersiz bile hayatını değiştirmeye yeter.'.. Ne el yel. Boynum sığmaz hiç tasmaya. Kararlıydı. Birden muhteşem bir şey oldu ve bir vaha gördü.. su diye elini daldırdığı şeyin kavurucu sıcağı adeta bir serap 153 . Yeyin diye yere değdik. Bunları düşününce yüzünde bir intikam ifadesi oluştu. yürüdü. Vahanın yanına geldi... çölün ortasında ölüme terk edip kaybolmuştu.. l Dünyanın En Güzel Şiirleri Daha eydi.. yavrusuna kavuşacaktı. Geçen yıl bir trafik kazasında karısını kaybetmişti. vazgeçmemeye yemin etti. Yürüdü. bu sadece beynini geliştirmez. senin için yaşayacağım. Susuzluktan çatlayan dudaklarından akan kanı eme eme yürüyordu. Ne bağ bastık ne de ekin. Güneşin battığı yöne doğru yürümeye başladı. Çöl mü olsak daha eydi? Akarsuyduk çimmediler. Kurtuldum. Fidye için yanlış adamı kaçıran mafya. sanki intikam almak istercesine genç ve suçsuz adamı. Haydi. Oğlu uzaktaydı ve yaşadıkları kasabada yapayalnızdı. Hemen emri ver ve kitabını yazmaya başla. Üç gündür bir vahaya ulaşamamıştı.

Eğer bir tenisçi olmak istiyorsan gözlerini kapat Andre Agasi ile maç yaptığını ve her seferinde onu en zor sayıları alarak yendiğini düşün! Ama öyle konsantre ol ki. Şimdiden meclise mektuplar gönder. bir sonraki de. Buna inan! Herhangi bir arkadaşınla maç yapmak için sahaya çıkarken. •j •.. Biliyorum bu da serap. Bu seferki kesinlikle vahaydı. yıkılmadı. Bu kaçıncı seraptı Allah bilir. fikirlerini anlat. Kararını ver ve sanki olmak istediğini olmuşsun gibi davran. Kendi yönünü kendin tayin et. su.. Herkesi dinie! Sonuna kadar dinle! En sonunda karar ver. Şimdiden yürüyüşün değişsin! Yıllar sonraki kendini hayal et ve onun gibi yürü. gözlerini açtığında bakışın değişsin. Kumlara tutuna tutuna gitti. Hayallerinde devleti yönet.. ama ölen hiçbir zaman bunu bil mez. her şey vardı.. Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır. . Artık beşinci gün de bitmişti. Güçlükle şunları mırıldandı: Beni affet oğlum gelemiyorum. • Böyle kitaplar okuyup kafanı bulandırma. Kendi pusulana güven. Vazgeçme! Sadece iyi niyetle söylenen bazı sözler: • Bu işten vazgeç. Raketi eline alınca kendini nasıl daha güçlü hissedeceğini ve yerinde duramadığını göreceksin. Ertesi gün aynı yerden bir kervan geçti. Elveda! Kendini güneşin eriten sıcağına bıraktı ve teslim oldu. Ağzına dolan kumlar yine serap diye bağırdı. her seferinde serap olsa da.. Ne olmak istiyorsan. • Niye sen de normal insanlar gibi olmuyorsun. Kısa bir süre sonra öldü. Lanet olsun dedi ve yürümeye devam etti. Yine koştu. Yine yürüdü.. o olursun demiştim. Yani bir milletvekili olmak istiyorsan artık bir milletvekiliymişsin gibi davran. Böyle bir şey olsaydı Japonlar yapardı. • •. seni harcarım de.. Yeniden bir vaha gördü. Hayalinde milletvekili ol. Burada bir ölü var. Ama yaklaşınca çöl sağır edercesine yüksek bir sesle bağırdı: Ben bu kadar cömert değilim. Hızı tamamen biten genç adam artık sürünemiyordu bile. Kervanın kılavuzu genç adamın cesedini buldu ve şöyle seslendi: Su içmeyi bırakın da çabuk buraya gelin.. yeniden bir vaha gördü. Tekrar bir vaha gördü. koştu koştu ve yüzüstü suya atladı. biraz daha süründü. Ağaç. ben Andre Agası'yı yenmiş adamım. çiçek. Sürünerek gidiyordu oğluna. Biraz daha gitti. Dünyayı Değiştirebilirsin Asla Ben tek başıma ne yapabilirim ki? demeyeceksin.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım tokadı savurdu adama. Oğlu bir an bile çıkmıyordu aklından. serap görüyorsun seraaap! Genç adam yılmadı. Hiç hali kalmamıştı ama her gördüğü vahaya koşuyordu. • Kim yapmış ki sen de yapabilesin! • Sen ona uyma! O deli. Yemin ediyorum ki sen tek başına dünyayı değişti- 154 . Kısa bir süre sonra yeniden bir vaha gördü..

Durma. bir eserin ols"n. sen de tut arzu ediyorum ve DU ü .. insanların kendi-Ben Dünyanın ti a||Ş||mış duşünce kalıplarını yıkni keşfetmesi noktp insanların başkalarına özenmesini maya çalışıyorum.an|ar her geçen gün biraz daha rajlı. dünya değişti. insanlara zarar veren ne Buna gücün var. Öyle bir şey yapalım ki. Bu iş böyle tekme tokatla olmaz. varsa değiştirmeye. doğru.ir. hem değerli olsun. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmaz. karşılığında ben sana bir eşekle bir koyun veriyorum. dünya değişti. gel"? Fn Akıllı İnsanı olarak. Burası da benim. 0|sun dünya denen bu albir köşesinden. Sonuç. Cam kırıklarıyla. üret. Sonra/j.. sınır icat edildi. yap. Yazıyı Sümerler buldu. Büyük bir heae ^^ ka|. Adamın biri çıktı.. dedi. B > senjn jçjndekj enerjiye ulaşmanı anlamsız buldugurrı iv 'başaracağım. Dediğin. dünya değiş*1. sen giremezsin. Çizgi çektiler. ben giremem. dedi. Adamın biri çıktı: Orası senin evin. Bıçağı biraz daha uzatıp keskinleştirdi.. çiz.. Öyle bir şey yapalım ki hem küçük.. bu vi-dayanmak güç olur. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmayacak! Sen bana inek veriyorsun. yaşama^ y tın yumurtanın. Şimdi sıra sena<jnsan|ara en faydalı olmak için çalış. ışık olaca* Sonuç. kılıç icat edildi. dünyayı her seferinde bir kişinin değiştirdiğini? Parayı Lidyalılar buldu. Yaz.... dedi. Sonuç. Tabi ki yine yüz bin insan birden bulmadı yazıyı. dünya değişti. aç Kan ş yo|lardan koşarak geçmek zo-çakıl taşlarıyla dona rça|anmış ayak| arınla tuz tarlaların-runda kalırsın. Ama herhalde yüz bin Lidyalı bir araya gelip bulmadı parayı. İhtiyar heyeti onayladı ve para basıldı. dani diye anarlar. Sonra da yoldan çekıie' 156 . söylediklerimiz kaybolmasın.155 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rebilirsin. Asla Vazgeçme! iş böyle gaz lambasıyla falan §ey yapacağım ki düğmeye u| jcat edj|dj Adamın biri çıktı: olamayacak. Sonuç. Acı çekersin. Bilen bilir• ^A^Q ulaşmak başka şeye benzemez. öyle bir şey yapalım ki vurdu mu ikiye bölsün dedi. ben öyle basacaksın. Önce komik oldu ama yazı icat edildi. Hiç düşünmez misin. söylediklerimiz uçup gidiyor. bu tirajlı y°'Jar'n ya da kalanlar mutlaka kazanırlar.rsın.. Sonuç. Bataklıklar çıkar karşına bazen. azalır. v Ka.p Kendini hafife alma. dünya değişti. Sonunda kaıa ^ adam|ar... Onu yanımızda taşıyalım ve değişim aracı olarak kullanalım. «eğ Dünyayı değiştir. Gel araya bir çizgi çekelim ve yerimizi bilelim. dan geçmen 9ereKecoğU vazgeçer çekilir bu zorlu.

Bütün bunlar olurken. Görüşmelere otostop yaparak gidiyordum. Alt yapı olarak ben hazırdım ve gelişimimi tamamlamıştım. 1999 yılında ailemin ve çevremin tüm baskılarına rağmen. Düşünsene. O an karşımda ayna olmadığı için ne kadar da şanslıydım. Yine ekmek paramızın olmadığı bir gün. Bana son bir şans daha verin. Birkaç bireysel uygulamadan başka iş ya pamadım. Tek kelime: HAYIR. DJ'iikten stand up'a. Adamı bembeyaz olmuş yüzümle dinliyordum. Okul açmak için ihtiyacım olan parayı bir türlü kazanamıyordum. stand up'tan inşaat işçiliğine. Elektrikli battaniye satışından DJ'liğe. eve ekmek götürmeye karar verdim. Zor oldu ama ikna ettim onları. Önce ailemi ikna ettim. Ben varsam başka bir şeye gerek yok dedim. dedim. Minibüse veya metroya binebilmek için ne acılar çekmiştim.. ben ısrarla dünyanın en akıllı insanı olduğumu söylüyor ve başaracağımı haykırıyordum. mazot yakıyoruz" demişti. Tam bu esnada beynimde bir Şimşek çaktı. Onlarca dershanenin kapısını çaldım. Ailem haklı çıkmıştı. yani sıradan bir gün. cevap asla değişmiyordu. Gazeteye ilanlar verdim. Çalışmalarıma bireysel uygulamalarla başlama kararı aldım. . Kendi kendime hem gülüyor hem de: "Adama bak ya! Dünyanın En Akıllı insanına hayır diyor. bu dershane benim. 158 . inşaat işçiliğinden üst düzey yöneticiliğe kadar birçok işte çalıştım. Artık beş parasızdık. parasını vererek minibüsün arka koltuğuna oturmak. Su yakmıyoruz. Ticaret Müdürü olarak çalıştığım cam fabrikasından dünyayı değiştirmek üzere ayrıldım. Bir gün "Abi benim param yok ama Me-cidiyeköy'e gitmem gerekiyor. Bulabildiğim kadar dershane telefonu ve adresi buldum..5 Asla Vazgeçme! Dershane ve kolejlere gitmeye karar verdim. O gün eve geldim ve karıma durumu anlattım. Zor bir düğüm O güne kadar hep az başarılı olduğum için ailemden de destek alamayacaktım ama onları ikna etme yolum hep açıktı. En büyük hayalimdi. En azından depozitosu biraz iş görürdü.. Denemedi ğim yol kalmadı. Sanki çok büyük bir iş başaracakmışım gibi keyifle metro istasyonuna geldim. Dershane görüşmelerine gidecek yol param dahi kalmamıştı. Bu yolla müşteri bulmaya çalışıyordum ama bir türlü olmuyordu." diyordum..157 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnanırsan Mutlaka Başarırsın 1999 yılına kadar denemediğim veya çalışmadığım iş kalmadı. koşturmaya başladım. çünkü bu hasarlı dedi. O gece yarı aç yan tok uyuduk. eve ekmek götüremiyorsun ve evlisin. Bu iş böyle olmayacak dedim. Her seferinde insanlar değişmesine rağmen. şoför: "Hayır kardeşim binemezsin. Ne de olsa boş olduğu için bir işe yaramıyordu. adama Satmaktan vazgeçtim dedim ve Ak-bilimi geri aldım. Her defasında şoföre yalvarmaktan bıkmıştım artık. 1993'ten o güne kadar dünyayı değiştirmek için bir alt yapı oluşturmaya çalışıyordum ama olmuyordu. O dershane senin. cebimdeki boş Akbil'i satıp. Dünden kalma hayallerimizi tekrar ısıtıp yedik. minibüse binebilir miyim?" dediğimde. Yüzlerce insanla görüştüm. Ne gülmüştüm o gün. Metrodaki adam akbili eline aldı ve Beyefendi bunu alamam. Bana göre bu bir işaretti ve ben bir gün öğrencilerime bu akbil hikayesini anlatacaktım. Hiç kimse eğitimimi almak istemiyordu.

otostopla gittiğim dershaneler benim 161 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım çok güçlü olduğumu düşünüyorlardı. Herkes bir şeyler söyledi. Evimizin elektriğini kestiklerinde bile. İkna olmak zorundaydı.. Ama ben oraları çoktaaaan geçmiştim.. Bu inanılmaz.159 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bütün bunları yaşarken eşim hep üzülüyordu. Sırf bu ibareden dolayı çok yerden kovuldum.. 160 Asla Vazgeçme! Tüm dünya birleşse. Deli olduğumu düşünenler bile oldu. hele de annem kahroluyordu. beş milyon insanı selamlıyor derdi. Öyle yoğunlaşmıştım ki. Üste para versek herhalde yine olmayacaktı. İlk olmaya cesareti yoktu kimsenin. kişisel gelişim uzmanı yaz diyordu. Fakat ben her olumsuz durumu büyük bir heyecanla. Herkes bana: Sil kardeşim şunu. Peki benim referansım nasıl olacaktı? Her kurum önce referans istediğine göre. filin. Hiç ara vermeden okuyor. bir başka yerde bu uygulama yapılmadığı için hayır diyordu. Kurumlar veya insanlar. Bir yandan bunu düşünürken. Ben her gittiğim yerden referansım olmadığı için red cevabı almaya devam ediyordum. İlk işimi para almadan yapacaktım ve böylece bir referansım olacaktı. dershaneleri aradım.. Aylar geçnpesine rağmen halen sonuca gidemediğimi gören ailemin sabrı bitmişti artık. Babam. Bir çok zorlu mücadeleyi daha da abartarak hızlandırdım. diğer yandan da bu eğitimlerime dünyanın ne kadar ihtiyacı olduğunu daha iyi kavrıyordum. başıma gelmeyen kalmadı ama ben hiçbir zaman başarılı olacağıma dair inancımı yitir-medim. herkes ilk olmaktan korkuyordu. Yeni bir karar verdim. Hemen telefonun başına oturdum. Dershanelere parasız eğitim vermeyi teklif ediyordum ve onlar böyle bir uygulama için zamanları olmadığı gerekçesiyle yine hayır diyorlardı.. Düşünsene herkes bana. yazıyor ve yeni kanunlar icat ediyordum. İnsanlar bir türlü mükemmel olduklarını kabul etmek istemiyorlardı. Düğüm çözülüyor. örümceğin mükemmelliğinden bahsediyorlardı ama insanın mükemmel olduğunu her nedense kabul edemiyorlardı. Profesyonel veya amatör hiç farkı yok. Evden çıkarken karıma "Haydi eyvallah" anlamında bir el sallayışım vardı ki. Bu oyun bu kartlarla oynanacaktı. Ve ben böyle bir dünyada. ben nasıl olacak da bir referans edinecektim? Bunu aşmanın bir yolu olmalıydı. kırk gün değil. böyle bir ortamda dahi yetiştirmeye kalkıyordum. Bu benim verdiğim en asil karardı. Aç kalmak pahasına da olsa kartlarımı değiştirmedim. Bazı arkadaşlarım beni dışladı.. o an resmimi çekip birine "Bu adam ne yapıyor?" diye sorsanız. Birileri ikna olmalıydı. Karıncanın. kırk yıl "Sen delisin" dese ne çıkar! Bu arada kartvizitimde Dünyanın En Akıllı İnsanı yazıyor olması işimi her seferinde biraz daha zorlaştırıyordu. sona yaklaşıyorum diye değerlendiriyordum. Kulaklarıma inanamı-yordum. Karım bile benim ondan bir şeyler sakladığımı düşünmeye . Ben bunu asla kabul etmedim.

Eğitim on saat yerine beş saat olacaktı. Karışık kuruyemiş aldım. Bir insan kendine bu kadar güveniyorsa bir bildiği vardır. Bu benim beklediğim bir şeydi zaten. Ben itiraz ettim. on saat olacak. Dershane müdürü beni odasına aldı ve minik hayalimi gerçekleştirdi. İki adet muz. Dershane müdürü rehberlik ve psikolojik danışmanlık mezunuydu. Sonuç mükemmeldi. Dershane müdürü tamamen ikna olmuştu.. Anlaştık. Para almadan eğitim vermeyi teklif ettiğim dershane. Hava soğuktu. iki adet şeftali. sıcak bir çay içmekti. Aldığım tüm parayı eğitim gereçlerine ve öğrencilerime harcadım. gecelerini gündüzlerine katarlar. On saatlik bir çalışmayla öğrencilerinizi kudurtabilirim. Mükemmel! Eğitim devam ederken. Amacım işten çok. o not aldı. ahlaklı olurlar. Karar bir türlü çıkmıyordu. Ben her seferinde konuyu "Bizim eğitim ne oldu?" boyutuna getirmeye çalışıyordum. Sınıfları tek tek alacağım. Sonuçta söz konusu dershanenin tüm öğrencileri benim eğitimimden geçmiş oldu.başladı. Eğitim beş değil. 162 163 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım /\sla Vazgeçme! . Genel müdür onay vermişti. Akşam oldu geldiler. Ancak saat ücreti benim istediğimin üçte biri olacaktı. Bir dershaneye girdim. anlattıklarımı eğitime katılmayanlara da anlatmaya başladılar. ben dört katı iş yapacaktım. Az uyurlar. Samimiyeti arttırmak için kendisini. Müdür her seferinde ustaca kaçıyordu. Çalışmamı gerçekleştirdim. Sonra da iş çığırından çıktı. Adım "Mucize adam"a çıktı. Genel müdürle konuşup. Diğerlerinin aksine benim referanslarımla değil. Sonuç tahmin ettiğim gibi oldu. Başladım. Param Asla Vazgeçme! bitti ama misafirlerimizi ağırlamaya hazır hale geldik. O gün öylece geçti ve bizim mantı uygulaması bir işe yaramadı. Benim gerçekten bir bildiğim vardı: Kararlılık karşısında duracak hiçbir güç yoktur." dedi. Referansım yok bana bir fırsat verin ispat edeyim. mantı yemek üzere eşiyle birlikte bize davet ettim. 300 gr. Bu uygulamayı hemen başlatalım. Bunu yapabilirim. Etti ama mantı yapmaya parayı nereden bulacaktık ki? Artık bana borç vermekten bıkan arkadaşlarımdan güç bela borç aldım ve alışverişe gittim. Eğitimi sınıflara tek tek değil. Hemen on kişilik bir deneme grubu oluşturuldu. bana döneceğini söyledi. Yani ceplerinden çıkan para aynı olmasına karşın. işimle ilgilendi. diyordu. Bir ay sonra karar çıktı. öğrencilerim aldıkları eğitimden o kadar çok etkilendiler ki. çok çalışırlar. Aradan bir ay geçti. Çaylar geldi. iki sınıfı birleştirerek verecektim. özgüvenleri zirveye ulaşır. Fiyat da sizin istediğiniz gibi olacak. Ben anlattım. "O halde zaman kaybetmeyelim. bana kapılarını kapatanlar tek tek beni arayarak benden eğitim istediler. Sonra diğer şubeye yollandım. Nisan ayıydı. Ayrıca dershanenin sadece hafta içi grubu bu uygulamaya katılacaktı. sohbete başladık. Ben ona projemi anlattım. yarım kilo yufka.. dedim. 250 gr. Doğruydu. Fakat o hala bunun farkında değil. Bunun üzerine dershanenin diğer öğrencileri de bu eğitime katılmak istediler. bana para vererek eğitim aldı. Kabul etti. Çok heyecanlandı. Kıyma.

Bu süreyi mümkün olduğu kadar azaltmaya bak. Sana ne faydası var? Dinliyorsan yaptığı müziği dinle ve geç. Egzersiz Zamanı Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. Sendeki bu esrara kadir kafalı Bir er bulamadın gitti. Zebun düşüp. Her zaman mantı yemeye bekleriz. Yeter ki iste ve sabırlı ol. farklı yaşayan ve referanslarla ilgilenmeyen sayın Adem Doğan'ı tanıdığım için onur duyuyorum.. Şimdi binlerle ifade ettiğim katılımcı sayısını 2030 yılında milyarlarla ifade edecek ve tüm dünyayı değiştireceğim. Bu arada o gün satamadığım Akbil'i..Düğüm çözüldü Büyük bir mücadele ve binlerce zorluktan sonra ben bir efsane yarattım. Hele de kimseye. Bir bar bulamadın gitti hay gönül vay gönül.. belediyelerden emniyet teşkilatına kadar çalışmalarım büyük bir hızla devam ediyor. O günden bugüne kadar binlerce insan benim derslerime katıldı. Bana ilk fırsatı vererek yolumu açan... Göreceksin! Bugün özel şirketlerden dershanelere. Büyük insanların hayatını incele.. Gördüğün gübreyi gülce koklandın Okkaladığından nice oklandın Envai çeşit de çiçek yokladın. Sadece büyük bir tencereye ve yetişmiş aşçılara ihtiyacın var. Katılımcı memnuniyeti neredeyse %100. Bir zerreyi on dokuz bine bölsen . hay gönül vay gönül. Unutma! Bir kişiye yemek yapabiliyorsan. Faş edemez oldu feraset falı Kalp kutusu gibi kaldın kapalı. Kendi hayatınla ilgilen. TV hakikaten beyninin etkin olmasını engelleyen bir makine. hiçbir faydası olmayan magazin programları. Efsanenin adı: Erdal Demirkıran. Şu dünyanın rindinde rindanında Bir dür bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Herkesi memnun etmek mümkün değildir diyenlerin aksine ben bağırıyorum: Herkesi memnun edebilirsin. bugün ders konusu olarak işliyor ve o günleri her yerde gururla anlatıyorum. Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. Yaptıkların için sağol dostum. Çevrendekilerin hayatıyla ilgilen. 164 165 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Hay Gönül. bin kişiye de yapabilirsin. Sana ne Sibel Çan'ın silikonlarından. zay oldun zindanında Bir hür bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Yani sana mutlaka faydası olan işlerle uğraş.

Çünkü tüm pişmanlıklar beyni küçültür! Şimdi bir dakika düşün! Bugüne kadar sinirli olmanla neyi çözdün? SinirlF olman ne zaman işe yaradı? Cevap: Hiçbir şeyi çözemedim ve hiçbir zaman bir işime yaramadı. Bir yer bulamadın gitti. 9. bunlar içten içe beynimizi kemirir. sürekli pişman olduğun anlamına gelir ve tüm pişmanlıklar beyni küçültür. gurur vesilesi bile olan en tehlikeli kemirgen böcek: Sinirlilik.. İnsanlık dalında emin ve esen. telefon.. hay gönül vay gönül. kaç para ki? Neden sorusu olmasaydı. Mantıklı düşünemeyince yanlış kararlar veriyor ve karşındakini çoğunlukla boş yere yıpratıyorsun. içinden bir ses. Hele de sinirlenince NEDEN diye sor.. Asabi bir insan olman. Beynin küçülüyor! Çünkü sinirleniyorsun.. artık randevularını. her ne olursa olsun sinirlendiğinde beş saniye dur ve düşün.. hay gönül vay gönül.. Ateş. Bütün bunlar olurken bilinçaltı n negatif kayıtlar yapmaya devam ediyor.. En büyük böcek. Üç beş zavallı böceğe meze olamazsın! 166 Beyin Kemiren Böcekler. Çıkardığın malı moda tutmuyor. keşke şöyle yapsaydım. verdiğin sözleri unutuyorsun. İşte bazılarına göre. Hasta hırıltıda hapı yutmuyor. çoğu zaman hafife aldığımız öyle kavramlar var ki. Bölüm Beyin Kemiren Böcekler. Bir kar bulamadın gitti. senin haksız olduğunu haykırmaya devam ediyor. Her yerde haklı ol169 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım düğünü anlatsan da. arkasından da keşkeli cümleler kuruyorsun. ampul.. Yalvardım yakardım... hiçbirini bulamazdık. Farkında olsan da olmasan da düşünsel anlamda beynin küçülüyor..Delidir bu derler sen seni bilsen. Sinirlilik veya Asabiyet! İkisi de aynı şey.. yola yatmıyor. ona NEDEN diye sor? NEDEN. küçültür ve biz bunu asla fark edemeyiz. İkisi de sen farkında olmadan beynini kemiriyor. Zevraki'miz der ki. artık eskisi kadar hızlı karar veremiyorsun. Farkında olmadığımız. yazı. Bir kör bulamadın gitti. düşmüşüz meşka Aşkımız sıkıdır asrımız laçka Nur gözlük satacak sen benden başka .. Beş saniye sonrasını düşün! Ne kadar pişman olacağını ve beyninin küçüleceğini düşün! Sonra seni sinirlendiren her kimse. Sen de en az benim kadar iyi biliyorsun sinirlenince mantıklı düşünemediğini. Peki neden? Çünkü Sinirlisin! . son zamanlarda çok fazlaca "dilimin ucunda" deyimini kullanıyorsun. Ben bunu yapmamalıydım. Keşke öyle söylemeseydim. Kısa bir süre rahatlasan da sonradan pişman olup kendine kızıyorsun. hay gönül vay gönül.. yanlış yaptım diyor. artık okudukların aklında kalmı yor. Artık eskisi kadar güçlü bir hafızan yok. Bu sihirli sözcüğü hayatında hep kullan. bu durum beynini kemirmeye başlıyor.... Son bir soru: Hiç sinirliyken aynaya baktın mı? Beş saniye kuralı Senden çok küçük bir şey istiyorum. . insanlık tarihinin en büyük icadı. artık eskisi kadar hızlı düşünemiyorsun. Zamanı geri alıp yaptığın hatayı düzeltemeyeceğine göre.

Karşındaki insan bir an için sinirlerine yenik düştüğü. Hepsi bu! Git. "Buyurun sayın savcım. taşı sıksam suyu çıkar. Tepki ve asabiyet. Olumlu ya da olumsuz her tavır karşısında beş saniye sessiz olmak sana nasıl bir güç ve karizma katar. Karakoldaki bütün polisler arkadaşım olduğu içen hemen kabul ettim ve adamı sürüte sürüte karakola götürdüm.. Ben bilirim! Beyin Kemiren Böcekler. Asla sessiz ve tepkisiz olma! Haksızsan özür dilemeli. Lütfen bağırmayın. Göreceksin! Olumsuz bir cevap alırsan. Adamın arabası mahvolmuştu. İçtiğim su halen boğazımda ama o gün öğrendiklerim beni tam kırk yıldır yönetiyor. babanı. Para ödememek için Reno'nun içinden çıkan cılız adama bağırmaya başladım. bense avazım çıktığı kadar bağırıyor-dum. Kırılan farımın parasını almak için bağırmaya devam ettim. Oturmamı söyledi. Bayılmak üzereydim.. Hele yüzlerce kez yaşayan hem de nasıl bilir.. arkadaşıma da soğuk bir su verin!" dedi. Ben bunu fırsat bilerek iyice abarttım ve adama yüklendim. "Gidebilirsiniz Ali bey!" dedi. sabaha kadar yiyeceğim dayağa mı? Komiser. Sessizlik bir insana en son yakışan şeydir. Hepsinin gerekçesi aynı: Bir anlık öfke. özür dile ve yoluna devam et! Gerçekten böyle yap! Bırak senin beynin küçüleceğine onun beyni küçülsün! Küfretseler bile gül geç! Emin ol ki bu tavrın daha etkileyici olacak. o zaman karakola gidelim" dedi. Adam da "Peki. savcıya "Ne içersiniz efendim?" deyince. eşini. Kesin çünkü beynini küçültüyor. Rezil olduğuma mı yanayım. ben de suyu içmeye çalıştım. Bir anlık öfkeyle. büyütmek değil. Yaşayan bilir. çocuğunu düşün. Kendi kendime "Ne çok tanıdığım!" var diye gururlandım. O çayını içti. Düşünsene birisine küfrediyorsun ve adam sana acıyarak bakıp yoluna devam ediyor. Çok korktu." demesiyle. Keşke nezarete falan atsaydı. güçlüyüm. gazetelerde ve televizyonlarda bu kadar çok katliam haberi izleyebilir miydik?! Asla! Evet dostum kendine gel! Hayatını düşün! Anneni. lft : Vaktiyle İstanbul'da kamyon şoförlüğü yapan bir iş adamı anlatmıştı. Sonuçta pişman olmayı ya da beyninin küçülmesini istemiyorsan. Bu arada çay ve su geldi. komiser ayağı kalktı. "O zaman gencim.. Dışarıdaki polislerle selamlaştığı-mı gören adam iyice korktu. Komiserin odasına girdiğimizde. Suçluydum. Keşke dövseydi beni. Eminim çok daha az üzülürdüm. benim "Eyvah!" demem eş zamanlıydı.. . Komiserin. Büyük ders. Seni dövse daha az üzüleceğine eminim. kardeşlerini. Bir an önce dayak faslına geçilse de bitse bu iş diyordum. diyordu. haklıysan da mutlaka bir tepki vermelisin.. Amacın her zaman sorunu çözmek olmalı. Sinirlenmek de bir tepkidir şüphesiz ama yanlış bir tepki olduğu kesin. haklı olduğunda beş saniye durmalı ve sadece neden diye sormalısın. Bir gün kamyonumla Reno marka bir arabaya çarptım. oturdum. Acaba bütün bu insanlar sadece beş saniye dayanabilselerdi. 170 171 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Savcı bey çayını içtikten sonra. Adam beni sakinleştirmeye çalışıyor. Bunları sadece beş saniye düşün ve bildiğini yap! Asla pişman olmayacaksın. böyle bir karşılık alacağını tahmin etmediği için cevap veremeyip özür dileyecektir. herhangi bir gazete al ve katliam sayfasını oku! Pişman olan binlerce insan var. savcı: "Ben bir çay alayım.. herkesin hayatını karartabilirsin..

Canım anam bir an durdu ve: "Yapma oğlum. Çok yazık çok! İstanbul Zeytinburnu'nda yürüyordum. telefo- 172 173 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. bir yandan da arabanın camını dövüyordu. dışarıda kuzu kesilir. Gücü Yetene Var Düşünsene yukarıdaki kamyoncu karakola gidinceye kadar nasıl da sinirliydi. anneme inanılmaz bir gürültüyle bağırmaya başladım. Dayak yiyeceğimizi anlayınca şirinlik yapmaya başladık. Yolda bana omuz atanları hissetmiyorum bile. Çünkü ancak onlara gücü yetiyor da onun için.II Beyin Kemiren Böcekler. kapılarını kilitledi ve adeta yalvarırcasına ellerini açıp özür dilemeye başladı. anasına. Cinnet durumları dışında kimse karşısındakini tartmadan sinirlenmez. babasına bağırır da.. o an için normal kabul edemeyeceğimize göre. nüm çalınca ürkmüyorum. Ben trafikte bana küfredenleri hiç duymuyorum. Acı kornasına irkildiğim minibüs. beyinlerini küçültedururken.. normal insanlar için tekrar ediyorum: Sinirlilik diye bir şey yok. gücü gücü yetene var... Gücü. çocuğuna. Her şey bir dakikada olup bitti. adamın omuzları iki yana düştü. bir yandan küfrediyor. Sonra dışarı çıktım. Kafasından vurdu mi-nibüsçüyü. Aslında Sinirlilik Yok. Adamlar bizden güçlüydü.. Ama adamın savcı olduğunu anlayınca tüm sinirliliği bir anda yok olup gitti. Nasıl oldu bilinmez veya bilinir de söylenmez. diğer eliyle de camı araladı.. Adamlar espriden anlamadıkları ve çok ciddi oldukları . büyük bir hışımla başka bir aracın önünü.. Çünkü savcı ondan daha güçlüydü. arkadaşlarla buluştuk. ikisinin de hayatı karardı. bir anda bir başka grupla kavga etmeye başladık. Adam yalvarmaya devam ettikçe o yüklendi.. Bu akşam tabutla eve dönecek adam. Koltuğun altından çıkardığı tabancayı araladığı camdan.. dün akşam çocuğunu severken kim bilir ne kadar özgür.. ve dostum biliyor musun alabildiğine özgürüm. küfreden sinirli minibüsçüye uzatıp ateşledi.. Bir ara minibüsçü iyice abartıp çoluğuna çocuğuna küfredince. ben senin ananım. hayatı ve kendimi çoook seviyorum. Minibüsçü abi. Bu akşam demir parmaklıklı kafese giren adam. Adam evde karısına. Akşam evime giderken hiç arkama bakmıyorum. Cinnet geçiren bir insanı da. Bir elini koltuğun altına uzatırken. Sanıyorum 1986 yılıydı. Sonuçta onlar acı içinde kıvranıp. kim bilir dün nasıl bir neşeyle gitmişti evine. kapım vurulunca tedirgin olmuyorum. Bana böyle bağırma!" dedi. çapraz bir şekilde kesti ve minibüsten inen şoför bağıra bağıra otomobilin yanına geldi.. ne kadar huzurluydu. Adam korkusundan camı kapatıp. ben mutlu bir şekilde bebeğimi seviyorum ve hiç düşmanım yok.

O günden sonra bir daha da asla gücüm yeten insanları ezmeye kalkmadım. bir çözüm bulmaya çalış. İş görüşmesine gittin. Beynin küçülüyor. Bu yol bazen yüksek sesle şarkı söylemek bile olabilir. Devam edelim. Önceden öğrendiklerin tam bu esnada karşına dikiliyor.. boynun eğiliyor dizlerin titriyor. Asla kafanı kuma gömme! Ben biliyorum sen oradasın. dışarıda dayak yiyordum. düşünce yapından.. Ama anlattığımı hayatının bütününde görebilirsin. belki şansın daha fazla olabilirdi. bir işe giren hiç kimseyi tanımadım.. Yine kendini boş yere strese sokuyorsun: "Eyvah geç kaldım.. ya bir gaf yaparsam diye düşünüyorsun sürekli. Bedenini diyorum 174 175 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım çünkü bu psikolojik durum. Sinirlenerek veya strese girerek trafiği açabilen kimseye de henüz rastlamadım. Hızlı karar veremiyorsun. Unutma. Her şey tamam! Birden bir şey oluyor ve strese giriyorsun. Bir yerden bir başka yere çok önemli bir evrak götü-ruyorsun. Yukarıda anlattığım bilinçaltı kayıtları açığa çıkıyor. Hemen söyleyeyim bu sadece bir örnek. Simdi düşünmeni istiyorum: Sinirlendiğin zamanları hatırla! Kaç defa bir baş komiserin ya da baş savcının yanında. Ya yanlış bir şey söylersem. Asabiyetten sonra beyni küçülten bir başka unsur da strestir. En güzel kıyafetlerini giyiniyorsun. Stres mi. İş görüşmesinde kalmıştık. lanet olsun geç kaldım!" Arayıp adama durumu anlatmak yerine. şeytanın bacağını kıracak ve mutlaka galip geleceksin. Zaten bir defa galip geldin mi.. Kafanı kuma gömme. Ne olursa olsun hiç gerilme. Üstüne üstlük karşındaki senin yalancı olduğunu düşünüyor. O gün düşündüm. Sadece kendini kötü hissettiğin zamanki tecrübelerinle yüzleşiyorsun. ya başaramazsam. Feci bir trafik var. Omuzların çöküyor. Madem ortada bir sorun var. Bence buna hakkın yok! Stresle sorunu çözemeyeceğini ezberlemen lâzım. O kadar çok olumsuz kayıt yüklemişsin ki bilinçaltına. Anama gücüm yettiği için bağırıyor. onlardan kurtula-mıyorsun. Gerçekti bu. Bunun sonucu olarak da beynin senden yana çalışmaktan vazgeçecek. kendini psikolojik olarak hazır hissediyorsun. hiç strese girme! Hemen alternatif bir yol. ya da gücünün yetmediği birilerinin yanında sinirlendin? Hıı? Bu da başka bir böcek: Stres. Yani tam bir biçare olarak iş verenin karşısına geçiyorsun. Ben işe girmek istemiyorum desen. Eve geldiğimde mor gözümü gören anam ağlamaya başladı. strese girince bir zaman sonra işe yaramaz olduğunu düşüneceksin. Ter içinde. Sonuç: Evrak yine yetişmiyor.. çorap sökülür gider. Çünkü ben henüz strese girerek.. Diyelim ki bir iş görüşmesine gideceksin. Bu utanç verici bir şeydi. kendini yiyip biti-nyorsun. bilinçaltın-daki bu olumsuz kayıtlar bir bir açığa çıktı ve "Ya başaramazsam?" korkusu tüm bedenini sardı. Ya olmazsa. Her şeyi unutup hep başarılı olmuş bir insan gibi davranabilsen. çünkü kendini strese sokuyorsun. kekeleyerek söyleyeceğin hangi cümle bir patronu etkileyebilir ki? O halde bir karar vermelisin..için bizi yamulttular. İş mi? Bu gerçekten çok önemli. sorunu gidermeye çalış ... bedeninin duruşuna kadar etkiliyor seni.

. yeni bir he-y'eclnla yandaki kap.. Yapunda oldu işte.. Beyin Ağiarnan sızlaman çözüm olacaksa. Dedikodu da bir başka böcek. Beyni küçülten bir başka unsur da dedikodudur. Canın yandı mı başa-düşünme.. Tamam adamların kapasitesi hata yap g yetmiyordu ama bu bir mazeret sayılmaz-beriMatlaka bir yerlerde kapasitesi uygun birileri olacaktı. hemen geri dön. Mehmet bugün ne yaptı biliyor musun?..Kemiren Böcekler. Sen de kayıtlarını tutan adamın yerinde olsan aynısını yapardın! Birilerinin arkasından konuşmak kadar iğrenç ve anlamsız bir şey tanımıyorum.y. İşini baştan sav' 9ir ve her defasında 176 177 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . vuruyordum.. Çünkü sonunda mutlak bir pişmanlık vardır. Herkes dedikoduya karşıdır ama.. Ama aynı adam. Yok böyle bir sev. Ya da herkesi ve her şeyi ihmal et. çünkü dedikodu yapıyorsun. hiç kimseden "Ben dedikodu yaparım. İş yerinde bir arkadaşına kızarsın.... sakın anlatma!. başarmadan da geri dönme. istediğine sor.k.• özlerden asla dönme." dersin ama iş işten geçmiştir. İlginçtir. Anlayan birileri çıktı. yani derdini anlattığın vatandaş. Hayatta hiçbir yere geç kal-gın S Y hiçbir zlerden oonuna kadar git.Her yere geç git. İşin garibi rahatlarsın da! Kimse de sana: Yahu kardeşim. Verdiğin söz-• qla tutma.. O ses geri döner ve anlatmamalıydm der. Ben mücadelemi verirken." diye bağırır ve bu ses kulaklarını patlatır-casına yüksektir. Anlatacakların biter. akrabalarını birden a*lavın.Verdi. vicdanınla baş başa kalırsın. bana hayır diyenlere hiç . "Evet anlatmamalıydım." Şeklinde bir cevap alamazsın. m Hep hatayı kendimde aradım. hararetli hararetli anlatmaya başlarsın. insanlar çoğunlukla birilerine anlatmamaları gerektiğini bile bile sırlarını başkalarına anlatırlar. Bir yerlerde bir kızmadı . adam yan odada niye ona söylemiyorsun? demez.yor. Yap gjbj diyordum. Ama ona kızdığını asla belli etmez. İçinden bir ses: "Hayır yapma. Bilinçaltı kayıtlarını tutan adam anında olumsuzlar hanene bir çentik atar. alnın ak ve yüreğin rahat olsun. Benim otutim T derime yanma gibi bir alternatifim de vardı şüpherup Kaa ^^ Her gittiğim yerde sanki daha önce binlersiz. İşi-ma "kemmel ve zamanında yap.Ve dedikodu böceği! Beynin küçülüyor. sonra da başka birini bulup. ve hiç kimsey' inmal etme. İçin içini yer ve sen anlatmaya devam edersin. a Banıyordum.. Bu gerçekten çok ilginç. Sonra da pişman olurlar.. sen gittikten sonra bir başka- . Az önce neredeyse beni ce iş yaP § aşağılayan adamı ve tüm söylediklerini ken-Ü°T fnHPonunla baş başa bırakarak ç.. Öyle enterasandır ki. arkadaşın gider. dltaa h fazla sayıda görüşme yapmam gerekiyordu.

Transparan Düşünme Metodu Yıllar önce yönetici olarak çalıştığım fabrikada. Gören de kasıldığımı sanır. bu sorunu asıl bilmesi gereken insan dışında herkes biliyor ve Beyin Kemiren Böcekler. inanılmaz güzel rol yapıyoruz. yürürken dik dik yürüyorum. üniversitede. Ama bir şeyler ters gidiyor gibiydi. "Erdal'cığım kusura bakma. İyice midem bulandı. Düşünsene üç dakika önce o odadan çıksay-dım. Onu kutlamak üzere ziyaretine gittim. İçimden bir anı anlatmak geldi: Ah be Mahmut. î •'• Yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşım bir şirkete genel müdür olmuştu. Sahtekâr. Beni bağışla! Zaten dikkat ettinse. Çok diretti ve zorla çay söyledi. Yanında birileri vardı. sen geldiğinde de ayağa kalkamadım. ah. Sıkıldım. Bir an önce ı oradan uzaklaşmak istiyordum. Belki de dostluğumuz sona erecekti. ama herkes birbirinin kuyusunu kazıyordu. İyice gerilmiştim.Beyin Kemiren Böcekler. "Mahmut'a bak. hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş... Herkes birbirine gülüyordu. Mahallede.. Genel müdürlük koltuğunda oturan benim en iyi arkadaşlarımdan biriydi. dinlemeden hüküm vermek bana göre bir iş değil. içeriye girdim. İstisnasız herkes. Çünkü 10 yıllık arkadaşım. nasıl da değişmiş! Genel Müdür olunca insanlığını unutmuş. Böyle giderse beynimiz küçülmekle kalmayacak. Kafanda soru işaretleriyle yaşamak istemiyorsan insanlarla konuş. kardeşim beni görünce yerinden kalkmadı bile. Sert bir iki direktif 178 179 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım verip. Ne içersin sevgili dostum dedi. Biraz sonra herkes çıktı ve odada sadece ikimiz kaldık. tüm peşin yargılarımdan. bizleri sahtekarlığa itiyordu. Bu bir yandan işlerin aksamasına sebep oluyor. Böyle kasılmasını da anlayamıyordum.. Odasındaydı. onlara doğru bildiğini söylemekten çekinme! Transparan düşün. Biraz sonra yerinden kalktı ve kasıla kasıla dışarı çıktı. Büyük dostum. Herkes birbiriyle alay ediyordu. Ben gitmek istediğimi ve hiçbir şey içmek istemediğimi söyledim. kim bilir arkasından neler söyleyecektim. ciğerim. daha da fazla kasılarak koltuğuna geri döndü. Mafya usulü yürüyüşü gerçekten çok iğrençti. Kendi kendime. bitecek." dedi. Eski günlerdeki gibi sarılamadım sana. Gurur duydum onu öyle bir makamda görmekten. yöneticiler arasında inanılmaz bir soğuk savaş ve kin ortamı yaşandığını fark etmiştim. Anlamadan. O benim kan kardeşimdi. Çaylar geldi. ben odasına girdiğimde hiç kımıldamadı koltuğundan. O gün bir kez daha anladım. canım. Geldiğimi haber ettiler. O gün vazgeçtim. çok sıkıldım. . Uzun lafın kısası. riyakâr olup çıktık. Bizi ayrı gören hiç olmadı. Bir sorun varsa. lisede. Halbuki yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi bizim. diğer yandan da herkesin beynini küçülterek.. Mahmut'a bir ilaçla bir bardak su verdi. her yerde beraberdik.." diyerek senin dedikodunu yapar. Çaycı. sını bulur ve ona senin için: "Yahu şu Ahmet dedikodu yapmayı ne çok seviyor." Olup biteni ak-< lım almıyordu. Geçen hafta belimden ameliyat oldum ve halen acı çekiyorum. İlacını içerken konuşmaya başladı bizim kasıntı dostumuz. Neyse ki sen yabancı değilsin.

"Sen beni sevmiyorsan. dedikodu yapmanın iğrençliğinden bahsediyor. Yani demek istiyorum ki. Gündüz işin en yoğun zamanında. ne güzel olurdu değil mi? Seninle ilgili bir sorunum olduğunda sana söy-leyebilsem harika olurdu. O gün herkes birbirine gülerek de olsa bir takım itiraflarda bulundu. Hepsi gülmeye başladı. Ben ciddi bir ifadeyle şaka yapmadığımı. onlar kendi aralarında. adamlarımı alıp alakasız işlerde kullandığını. Diyorum ki birbirimize istediğimizi söyleme hakkımız olsa. Mükemmelleşme yolunda yeni adımlar atılmaya başlandı. Geleneksel bir tepki vermeyi deneyecekken ben "Transparan düşünmek" diye bir hatırlatma yaptım. Bu metot kısa sürede özümsendi ve fabrikada inanılmaz bir dostluk ortamı oluştu. insan işte! Bir gün servis aracında Arkadaşlar ben "Transparan Düşünmek" diye bir metot keşfettim. Müthiş bir şeydi bu eğer uygula-yabilirsek. Böylece ben gerekçemi açıklama. Meğer birbirinden nefret eden ne çok insan varmış. hakikaten Zeki abiden nefret ettiğimi söyledim.. O.. o da kendini düzeltme fırsatı bulabiliriz. Dedikodu konusu açılınca da çok ilginç şeyler yaşanıyordu yemekhanede. Sorun kimleri ilgilendiriyorsa. birbirimizin arkasından konuşmasak. Mesela ben farkında ol-madan kulağımı karıştırdığımı. mediği yönlerimi anlattı. ben seni hiç sevmiyorum" yerine "Neden?" diye sorabilmeli. Beni haklı buldu! O da bana gerekçelerini ve beğen- 180 181 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn Beyin Kemiren Böcekler. Artık birbirimizi arılıyorduk. üç dakika sonra da kaldıkları yerden devam ediyorlardı. hatalarımızı görebilecektik artık. İşlerimiz hızlandı. Daha iyi anlamalarını sağlamak için bir örnekleme yaptım. Önce anlamakta güçlük çektiler. O günlerden son bir anı: . ben birini sevmiyorsam bunu doğrudan ona söyleyebilmeliyim. ben de yaşına hürmeten bir şey söylemediğimi fakat bunun şirkete zarar verdiğini anlattım. Tekrar gülüştük. Fabrika Müdürüne dönerek: Mesela "Zeki Abi ben senden nefret ediyorum" dedim. Elbette ki bu metot benim Zeki abiye yaptığım gibi ulu orta. hiçbir kaygı taşımadan çözeceklerdi sorunlarını. Üç dakika önce Ahmet'i Mehmet'i çekiştiren insanlar. Birkaç saniye sonra Zeki Bey sinirli bir şekilde ayağa kalktı.sorun bir türlü çözülemiyordu. dedim. bunun iğrenç gözüktüğünü üretim müdüründen öğrendim ve bu huyumdan vazgeçtim. pilot bir uygulamaydı sadece ve bunu herkes anladı. O da bana geleneksel kalıpların dışına çıkarak. herkesin içinde uygulanmayacaktı. Bir an bocalayan ve neye uğradığını şaşıran Zeki bey sordu: "Neden?" Ben de onun kusurlarını anlattım..

Ben sadece senin doğru söylediğine inanmıyorum. Ara sıra bu küçük aynaya bakıp. Ağzının kokusunu beş metreden çok net duyabilirdin. denizler kırmızı olsaydı ne tuhaf olurdu değil mi? İlk başta bu soruya evet dersin. Konuşmanın bir yerinde kesip "Özür dilerim ama hiç inandırıcı değilsin.Ağzı kokan ve kanayan diş etlerinden dudaklarına sürekli kan bulaşan bir müdürümüz vardı. biz. Arif abi de bilmiyordu ama yıllarca dudağındaki kanla ve ağzının kokusuyla dolaştı. Elini omzuma koyarak. Ha Unutmadan dudaklarmdaki kandan eser kalmamıştı. Ben de "Sinirlenmene gerek yok. . bu adam on dakika önce bir kedi yemiştir diye. Benimle ilgili endişelerini de anlattı. İkimiz de ikna olduk. Bir an önce gitmesi için bildiğimiz tüm duaları okuyorduk. sin. "Çimenler yeşil olsaydı ne kadar tuhaf olurdu. Ben de bilmeden yıllarca olur olmaz yerlerde kulağımı karıştırdım. Çimenler mavi. Birbirimizi sonuna kadar dinledik. Transparan Düşünme Metodunu geliştirene kadar bu kokuyu ve vahşet tablosunu çektik. Altı ay önce karşılaştım Arif abiyle." diyerek söze girdim.. bilmediğin ve insanların sen kırılmayasın diye söylemediği ne garip huyların vardır. Ağzının koktuğunu ve insanların ondan kaçtığını ama bunun basit bir sorun olduğunu.. Adam yalan söylüyordu. isterse bu durumdan kurtulabileceğini söyledim." diye düşünecektik. Adam inanılmaz mutlu oldu." dedi. "Sen bir dostsun. Eğer bunu sana söylemesem. alışkanlıklarımızla yaşıyoruz. Ben her şeyi biliyordum artık. Bana. Dikkatle dinliyordu. Çok mutlu oldum. Dürüst olmak ayıp mı? Biriyle iş konuşuyordum. Aman adam kırılmasın diyorduk sürekli. dışarıdaki insanlara anlatacağım ve sen cevap veremeyecek- 182 183 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Beyin Kemiren Böcekler. çaktırmadan cebindeki spreyi göstererek tebessüm etti. Bunu senin yüzüne söyleyerek sana. Odadan çıktığımda kimseyle dedikodu yapmama gerek kalmadı. Adamı görsen bire beş bahse girersin. beni ikna etmen için bir şans vermiş oluyorum. Bazen "Bu adam nasıl bunun farkında değil? Kimse söylemez mi?" filan diyorduk. Kedi yemeyi bırakmış anlaşılan. Sonuç harikaydı." dedim. Ama öyle değil işte. şimdi. doğduğumuzda çimen mavi. Yalan söylediğini düşünüyorum. Hep arkasından konuşuyor. Bir gün odasında tek yakaladım onu ve "Arif abi seninle bir şey konuşmak istiyorum. "Bu ne demek oluyor?" deyip tepki verdi. Adam dökülmeye başladı.© Kim bilir belki senin de. dudaklarına biriken kanı temizlemesini önerdim. yanımıza yaklaşmasını da istemiyorduk. Aman Haa! Bildiklerimizle değil. Cebimden onun için aldığım ağız spreyini ve küçük aynayı çıkardım. deniz kırmızı olsaydı. Şimdi beni ikna et!" dedim.

İlle de dinlemek zorundaysan tiyatro yapıyorsun... dostum. biraz da kendi bildiğimiz gibi yaşayalım. Bunlar Özü sözü bir olan insan diye geçer lugatımızda. sen konuşmayı çok seven bir insansın. o insanla daha az görüşmeye çalışıyorsun. çok açık sözlüdür derler. bu yapılabilecek en büyük hata olurdu.. Bizim de kendimize ait doğrularımız olsun. Bunu yarın denesene: Paçanın birini kıvır ve otobüse bin! Herkes senin paçana bakacak ama kimse "Beyefendi / Hanımefendi paçanızı düzeltin. erdem olmaktan çıkmış olmaz mı? Bizden öncekilerin başaramadığını biz başarabiliriz.. bu cümleyi dikkate alarak daha az konuşacaktır. Halbuki yapman gereken şu: Söz konusu gevezeyi bir kenara çekerek. gel kıralım bütün zincirleri. Riyakar değildirler ve herkes onların sözüne güvenir. Sadece birilerinin dediği gibi değil. Eğer bunu başarabilirsek. beni neden sevmediğini sorabilmeliyim." demeyecek! Trans-paran düşünmek zorundayız.Birileri biz doğduğumuzda bize sivrisineğin sevimli bir hayvan olduğunu söyleseydi. şimdi bir çoğumuz evde sivrisinek besliyor olurduk. kısa bir zaman sonra her şey nasıl da değişecek. bu huyundan nasıl vazgeçer ki? Çok sıkıcı konuşan ve konuşmaktan da zevk alan bir insanı eğer uyarmazsan susmayı nasıl tercih eder? İnanılmaz bir inatla zor olanı tercih ederek. tüm toplumu ve sosyal çevreni yok sayman demektir ki. 184 l 185 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnsanlara içinden geldiği gibi davranmaya başladığında ilk başlarda yadırganabilirsin! Ama kısa bir zaman sonra insanlar buna alışır ve senin için: Ha Ayşe mi? O öyledir." demen gerekiyor. Adamın gözünde çapak var ve sen sırf o adam üzülmesin diye bunu ona söyleyemiyorsun. biz de öylece kabul etmişiz. yıllar sonra açık sözlü olmak. onlar da "Trans-paran düşünme"ye başlasalar. Ne garip değil mi? insanlar açık sözlü olmanın bir erdem olduğuna inanırlar ama bunu uygulamaya çekinirler. Sürekli farkında olmadan burnunu karıştıran bir insanı uyarmazsan." demek yerine. Halbuki dikkat et.. Ama birileri kırılmasın diye bu kadar kasılmanın da bir esprisini göremiyorum. "Bak dostum. "Seni sevmiyorum Erdal. toplumda böyle insanlar. O da. Sevgili okurum. neyin doğru olduğunu başkaları anlatmış. Sana küsse de. Çevrendeki insanlara da anlatsan. ben de sana. Göreceksin." diyebilmelisin. bu. çoğalsak. Ama insanlar senin konuşmalarından bazen sıkılıyorlar. Konuşmalıyız. herkes iyi olmayan yönünü kısa bir zamanda düzeltebilir. Olmamalı da. Bence daha az konuşmalı daha çok dinlemelisin. Muhalefet Mucizesi . sanılanın aksine hep sevilirler. akşama kadar iğrenç iğrenç dolaşıyor. Yanlış anlaşılmaktan. dürüst olmak. "Sen beni sevmiyorsan ben seni hiç sevmiyorum. Birbirimizle konuşmalıyız. İçinden geldiği gibi davranır. Sen de bana gerekçeni anlatmalısın.. darılsa da emin ol ki. Kendi bildiğin gibi yaşamak! Elbette ki bu %100 mümkün olamaz. dışlanmaktan korkarlar. Bize neyin yanlış. Tamamen kendi bildiğin gibj yaşamaya kalkarsan. o zaten farkında değil. ondan kaçıyorsun.

Yıllar sonra hayalindeki koltuğa oturmuştu. İnsanı mükemmele sürükler. 5-10 dakika sonra bir zil sesi duyduk. Belediyedeki ilk günüydü. Ya birileri sana şirin görünmeye çalışıyor. . 'Zahmet olacak. Etkilenmediğini söylesen de etkilenirsin. başkanı görmek üzere belediyeye gittim. İmar müdürü başkanın odasına girerken... . dedi. Herkes avuçları patlayıncaya kadar alkışladı bu entelektüel. Başkan dışarı çıktı ve çok yüksek bir sesle emretti: "Lavaboyu hazırlayın!" Lavabonun da tıpkı bir evrak gibi hazırlanabileceğini o gün öğrendim... Kendini geliştirmek adına onlarca seminere katıldı." Başkan lavaboya yönlendi. emin ol ki yanlış yoldasın. çay alayım' dedi genç başkan. bu idealist adamı... -Arkadaşlar. Beyin Kemiren Böcekler. Bir anda herkes yerinden fırlayıp esas duruşa geçti. Birta~: nışma toplantısı tertip ederek. Ben de sert bir üslupla 'sana ne?' demiştim. Zavallı adam. İnsanlar bizi parmağıyla gösterecek. Örnek bir belediye olacağız. Günlük gazeteleri okumadan uyuduğunu gören pek yoktu. tüm çalışma arkadaş: larını topladı. Eleştirilen insan ister istemez söz konusu eleştirileri dikkate alır ve kendini geliştirir.gelen emret başkanım dedi.. Hiç eleştirilmeyen insansa kendini daima en iyi zanneder ve asla gelişemez. Ayaktaki adamlardan en uzun boylu olanı hemen atladı: "Efendim. Bir dakika sonra . Seçim oldu. Geçen hafta eski arkadaşımı. Kültürlü bir belediye başkanı olacaktı. Yıllar önce bir iş görüşmesine gidiyordum. hafta sonları : da yabancı dil ve resim kurslarına katıldı.. Ben tek başıma bir hiçim.Biraz sonra çaycı geldi ve 'efendim. 186 187 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler.İnsanlar kendilerini eleştiren insanları pek sevmezler.. bu dönem birlikte çalışacağız. başkanın verdiği görevi yerine getirmek üzere odadan ayrıldı. ." demişti. Ben de alkışladım. Bu entelektüel adam başkan seçildi.Biraz sonra imar müdürünü odasına çağırdı bizim başkan. Başkan kendisinin bir emir makamı olduğunu anladı ve emretmeye başladı. 'beni emretmişsiniz efendim' dedi ve 'zatı alileriniz nasıl emir buyurursa efendim' diyerek. giden emret başkanım dedi. Aradan birkaç yıl geçti. Biz bir ekibiz. Belediye başkanı olmak en büyük hayaliydi. Başkanın kapısının önünde tam altı tane görevli vardı. bir arkadaşım "O kravat o gömleğe hiç olmamış. Eğer hiç eleştirilmiyorsan. . ya da yok sayılıyorsun. Akşamları gitar kursuna.. Sürekli okudu. Halbuki eleştirilmek muazzam bir güçtür. içmek için ne emredersiniz' dedi... O mütevazı üslubuyla. Dışarıda bekliyordum.. Gece demedi gündüz demedi çalıştı.." Arkadaşım gittikten sonra eve geri döndüm. Uzun sürmedi. başka bir kravat takıp görüşmeye gittim ama o bunu hiçbir zaman bilmedi. lavabo emrettiğiniz şekilde hazır. Şimdikileri hiç beğenmiyordu...

onda eleştirebileceği bir şey ara yacak. Muhalefet Departmanı Herkes övülmekten ve iltifattan hoşlanır. Şirketin tüm üyeleri. (Herkes dedikse anla işte. -<. Beyin Kemiren Böcekler.... İşte bu adamı bu hale getiren. altın kakmalı bir kostümü vardı onun. pazarlama..bağıra bağıra üzerimize yürüdü: "Ulan hani bu lavabonun kağıt havlusu? Adamı deli ediyorsunuz.. bilmeyen bir kadın. bilgi işlem. Muhalefet departmanını. istisnalar falan filan.. hem de yönetim kuru lunun bile üzerinde olsa. insan kaynakları. üretim. işini o miktarda iyi yapmış sayılacak ve bu uygulama amacına ulaş-tıkça-ki kesinlikle ulaşacaktırinsanlar eleştirmenin ve eleştirilmenin gücünü anlayacaklar. Firma da neye bakarsa baksın. Gerekli ve olmazsa olmaz detayların tespit edilmesi için olağanüstü bir fikir bu! Firmanda bu departmanı profesyonel bir kadro ile harekete geçirirsen top atsalar yıkılmazsın artık. O artık bir başkandı ve ne yapıyorsa doğruydu. işi sadece eleştirmek olsa ne manyak olurdu kim bilir! Düşünsene. Bu yeni ahlak tüm insanlara yansıyacak. tabi ki sen de. yerini saçma sapan bir ukalaya devretmişti. Bizim köyde bunun adına dedikodu derdi yaşlı amcalar. İşi sadece eleştirmek olan bu insanlara kimse gücenip darılmayacak. Herkes eleştirilmekten nefret eder. yanlış anlaşılma korkusu insanları hep engelleyecek ve ben asla gerçek DEMİRKIRAN'ı tamyamayacağım.. Artık çırılçıplak da olsa. mükemmele ulaşmak için düşünmüştüm. "eleştirilmemekten" başka bir şey değildi... Zavallı adam! Birileri beni ömrümün sonuna kadar eleştirseler ben kesinlikle dünyadaki en güçlü adam olurdum. başkanın bu durumu asla bilemeyecek olmasıydı... Firmalarda bir dolu departman olmasına rağmen (Muhasebe. Halbuki böyle bir departman.) Fakat bu eleştirilmekten kurtarmaz insanı.. AR-GE. planlama. Oturduğum yerden fırladım ve vay be. En azından ben öyle biliyo- 188 189 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rum. ıpcek: Gereksiz ayrıntılar. İşin daha da kötü yanı. $ Bu departmanın tüm üyeleri profesyonel olacak..) hiçbir firmada muhalefet departmanı diye bir departman yok. Bir şeyi 50 defa söyletmek hoşunuza mı gidiyor?" dedi ve tekrar odasına geçti. genel müdürden çaycıya kadar herkes eleştirilerini yazılı olarak bu bölüme iletecek. asil başkan. Bir başka kemi .. vay be diye diye belediyeden çıktım ve evimin yolunu tuttum. Bu her devirde ve her yerde tehlikelidir. Düşün ki senin dışındaki herkes seninle ilgili eleştirileri bilir de bir sen bilmezsin. Ama ne yazık ki. Çünkü bu departman ne kadar çok eleştirirse. Hatta günümüzde birçok firma bu yüzden batmaktadır. adamın işi bu. İki yıl önceki entelektüel adam.

. Sen ne yaptığının farkında mısın dostum? Son . "Ne?" diye ^^\em. Bu da dedikodu denilen o illeti tarihe gömer ve başkan. Çünkü herkesin pantolonu kırışıksa. Ütünün olmadığı devirde herkesin pantolonu kırışıktı.ve insanoğlu ütüyü keşfetti.. Bılme-sız çalışıyor. az\... Elbisen bile yok! ki çöldesin. Benim eğlen-sağlıkh yaşam^^^ ^ayat\m.. Sonra insanoğlu ütüyü buldu. çunÇıplaksın. elbette bu kadar basit değil. Her kurum bir muhalefet departmanı oluşturursa kısa bir zaman sonra tüm dünya eleştirilmeyi özümser. Bazen bana 'Bu iş bu kadar basit mi?' şeklinde sorular yöneltiyorlar. gaz faturası... yüzler^0 L. gibi ayrırt-l tıların olmadığı bir ortamda beynini kullanmaktan başka| hangi alternatiften bahsedilebilir ki? Aklıma geldi de birden! ...ğa adamış bu kadın. &<*?< t.ir İŞ ve herkes yapabilir..-eni^Bu ismi bir yerlere not edin!: yen de yakında " "Prof. b^"1 â. İnsan kadar garip başka bir yaratık yoktur herhalde. mek yapmayı ^' araba kullanmayı da bilmem.rdım. Ütüsüz sokağa çıkmak ayıp oldu.. kimse de aldırış etmiyordu. başbakan. gökdelenlere düşen uçak.. yöneticiler..'rj geri almayı unutmuşsunuz. aslında oniar*eS giyinmiş demektir.. çıplak dolaşmaktan kurtulurlar. Duşun tek sebebi. Onlar"1 yılarla ilgilenmemeğidir." de-mızda kalsın. ve çünkü o da b0$!\. herkesin pantolonu ütülüdür. bakan. Eski bir dosttan ince bir sitem." "Sanırım saatin'^ eSsümle yüzüme baktı ve: "Ara-dedim." cem. ani şu beyinleriyle harikalar yaraAborjinleri bilirsif1' o|ağanüstü şeyler başarmalarının tan insanları. Hayır.utluluğu için gece gündüz aralık-veriyor. Teknoloji iflahımızı kesti.•P c Saatini g&f> " aat ilerideydi. kısa bir zaman geçti. gömleğinin ütüsü.. ^. sonra da çift ütüden rahatsız olmuştur. Basit bir iş.. e 190 191 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rası. Dr. Tabii ki boykü herkes çıplaksa. Ben de kendisine: Saatitam P.. dep-l rem sıkıntısı. Sonra anlattı: "Ben yedi. günde sa-Hayatını Ws&or. Aklı ile önce ütüyü bulmuş... çok daha basit diyorum onlara... gereksiz ayl|tan tek şey kum. daha vaktim yok! $e** jçin çalışıyorum... insanlığ'n ^ bahsettiğimi bilen bilir. haftada en az üç seminer dü-dece iki saat uVu>'c0cuğun yaşaması için mücadele zenliyor. vergi borçları. çünkü buna ben saatimi gerl Asanların daha kaliteli. çünkü herkes yapabilir. telefon fatule bir ortamda.|rnayı da bilmem. mutluluğ1^ ' l. televizyonun anteni.. dikkatini da9 p|ak olduklarına inanmıyorlar. her şeyim işte bu . İnce bir t<? saati geri almayı bilmiyorum.

bir muhatabın vardı en azından. sen eşinden dostundan vazgeçtin.. Beynin küçülüyor! Çünkü çok uyuyorsun. Eskiden arkadaşların vardı. Saatlerce oturuyorsun. Tadı yok eskisi gibi. Makinelerle yaşamanın tadı yok. tüm dünyayla irtibatını keseceksin. şaheser yapımları. belgeselleri izle-yesin diye buldu... Duygu yok. Ne kadar da körelj mis ana makinen. ona müptelâ oldun. eskiden üç saat yürüyüp yorulmazdın sen? Şimdi arabasız hiçbir yere gitmiyorsun. Hesap makinen olmadığı için 76'yla 13'ü cari pamadın o gün.. Duygu vardı her bir cümlende. Şimdi arkadaşının intihar ettiğini televizyondan izleyip cenazesine gidiyor: "Allah Allah bunu yapacak biri değildi. Hasret kokmuyor gönderdiğin e-mailler.. Mektubun hasret kokardı.. Adam TV'yi dünyadan haber alasın. Maazallah bir uydun düşse işin bitecek. uzun uzun sohbet ediyordun. Evinin telefon numarasını hattrlayamadın geçen gün .. Hatırlıyor musun..zamanlarda beyninden başka her şeyi kullanır oldun. En çok da "Son zamanlarda insanlar ne kadar da genç ölüyor" diye mırıldandığında kahroluyorum. Eskiden ne güzel mektuplar yazardın sen.. Öyle bağlandın. yarın gelelim" dedin geçen akşam. Neden yarattığın teknolojiyi kendini mahvetmek için kullandın? Alfred Nobel dinamiti. Çünkü bilgisayarda yazıyorsun tüm mektuplarını. Eskiden salakça da olsa misket oynuyordun. uyan! Sen yavaş yavaş kendini yok ediyorsun. de.. yapa-sın diye bulmuştu ama sen savaşta kullandın. chatteki kısa cümlelerinde. Oysa eskiden yüzlerce telefon nunü<i.da güzeldi hatırlıyor musun? Şimdi yazın da çok kötü. yol. ama sen magazini icat ettin. köprü. Adam interneti kendini geliştir diye buldu. öyle yapıştın ki istesen de bırakamıyorsun onu. beton ve bina soluyorsun. Yazın ne kadar. Yan sokaktaki komşuna "Arabam tamirde.. Beyin Kemiren Böcekler. marasını ezbere biliyordun. nasıl yaptı halen aklım almıyor. Şimdi asfalt... İntihar etmek isteyen dostunu belki de bir kelimenle caydırıyordun. 192 193 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Eskiden yağmur yağınca derin bir nefes çekip "toprak ne güzel koktu!" diyordun. Ama o seni anlamıyor ki! Bile bile teslim oldun ona. Senin bu halini görünce acı çekiyorum. Çok denedim ama olmuyor. Artık en büyük dostun televizyon oldu. iki yüz elli hafızalı cep telefonundan öğrendin ••"-•'"•< kendi numaranı. yeni tabirle stres oluyorsun." diye garip garip sorular soruyorsun. yok be dostum. Kilitlenip kaldın. Şimdi playstation oynuyorsun. tünel. Tabii onlara da mektup denirse. Kemiren Böcekler. Ne bekliyordun ki? Eskiden elektrik kesilince de çalışabiliyordun ama şimdi? Elektrik kesilince işin bitiyor. chat uzmanı oldun. yok! Uyan insanoğlu. Senin adına ben utandım.. . Makineye bağırıyorsun.

dedikodu yapmanın.. zeval yakın. Dünyanın En Güzel Şiirleri Bağlıdır.. bel yağır. keşe.. beş saatten fazla uyumak yani. kira ona bağlıdır..... Kimisi güdülür kimisi güder. Kısacası tercih edilen uykunun hatalı olması da beynini küçülten bir unsurdur... Toprak beylerindir bizimdir kan ter. 1&4 195 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. fazla uykuyu terk edersen. Aynı anı iki defa yaşayamayacağımıza göre. .. aradaki farkın ciddiyetini daha iyi kavrayabilirdik. Bülbül güle konar kuzgun da leşe. Çıkarabildiklerini çıkar hayatından! Bir tek tane gereksiz ayrıntıyı bile yok edebilir-sen.. Vallahi kralı kargadan beter. Bu konuyu aşağıda detaylı bir şekilde anlatacağım. Eğer böyle bir şansımız olsaydı. Aşkın atasından sitem daşından.. Sahra ıssız. Asla gitmem amma gönül peşinden. Sinem netsin sevda ona bağlıdır. Ancak bugünden itibaren sinirlenmeyi. Yani bir seneyi günde on saat uyuyarak yaşayıp. menzil ırak. Evet düşünsel anlamda beynimizi kemirir bütün bunlar ama biz bunu asla fark etmeyiz veya fark etmeyi istemeyiz. Küle döner gider gül benzin betin. semer sıkı. dedikoduyu. Yollar yıprak. Sıladan çekince yolu gurbetin. Çeneler çeynerse yutmaz mı gırtlak? Mide netsin o da ona bağlıdır. Veda netsin. Ne çare ki gövde ona bağlıdır. onun için ayrıca bir bölüm açtım. keleğe.. sonra aynı seneyi yeniden ama bu sefer beş saat uyuyarak geçirebilme şansımız yok. Ne haşmetin kalır.. stresli yaşamanın.. Feragat gel Zevraki eyleme firak! Zaman zındık.. stresi.. toprak susuz. Egzersiz Zamanı Gereksiz Ayrıntılardan Kurtul! Bugün bir şey yap! Kendine iki dakika ayır ve hayatındaki gereksizleri incele.Çok uyumak. Kervan netsin. Yanlış zamanda uyumak. çöl sağır.. Geda netsin. kavga ona bağlıdır. kısa zamanda hayatında birçok şeyin değişeceğini görürsün. asabi olmanın. Fazla uyumak Ferrari bir otomobile mazot koymak gibi bir şeydir. zan ırak. Belki bu sefer on saat uyusaydım ne olurdu? sorusunun cevabını asla öğrenemeyeceksin ama kaliteli bir hayat süreceğin muhakkaktır. moda ona bağlıdır.. gereksiz ayrıntılara takılmanın ve çok uyumanın beynimizi nasıl körelttiğini anlayamıyor olmamızdır. maalesef bizim bunu ölçme şansımız da yoktur. ne de heybetin... Not: Beyin kemiren en büyük böceklerden biri olarak adından bahsedeceğim uykuyu o kadar ciddiye aldım ki. gıda ona bağlıdır.. Sopa sivri.. Yanlış uyumak. İşin ilginç olan yanı. Bak ki kainatta şu keşmekeşe! Kar kalmış kerize. Bence denemeye değer... kendini şanslı say! Çünkü beynini kemiren bir böcekten kurtulmuş oldun... Karga netsin.. yük ağır.

.. Ben özellikle de son üç senedir az uyumanın faydalı olduğunu iddia eden bir insanım ve binlerce insan bunu.. eğitimlerimde benden dinlemiştir. bu haberi aynen takdim etmek istedim. Spor şöyle dursun. Hem de sen altmış yaşına geldiğinde. Ne yapardın? Kaybettiğin sekiz yılı kimden tahsil ederdin? Bu bahsettiğim hiç uzak bir ihtimal değil.." demiştir. bir gerçeği ortaya çıkardı: Gece uykusunu kısa tutanlar daha çok yaşıyor. ne de içeceklermiş. Bizler de uzmanların bu uyarısını çok ciddiye alıp. 7 saat uyuyanlara göre 6 yıl içinde yüzde 12 oranında azalıyor. dediler ve sen altmış yaşındasın. * Birçok bilim adamı yıllarca.. yaşları 30 ile 102 arasında değişen 1 milyon 100 bin kişi arasında yapıldı. her gün 8 saat yapmış olduğun bir işle ilgili söyleyebileceğin iki cümle yok. ne yiyecekler. yürüyüşe bile çıkamıyorsunuz. ne yapacağını... Çok garip. dostum Ahmet Yaşar Patır aşağıdaki haberi okuyup bana email vasıtasıyla ulaştırdı. .." cevabını vermiyor muydu? Geçenlerde anlaşıldı ki ülserin gerçek nedeni ne stres. Cevap verenler de Uyku dinlenme zamanıdır ve çok güzel bir şeydir cümlesinin dışında hiçbir şey söylemediler. 201 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım "Yediğin gıdadan." diyorsunuz.. Az uyumak kesinlikle erken yaşlanmaya sebep olur. Bölüm Uyku Çılgınlığı Büyük Miras: UYKU Uyku Çılgınlığı Uy m . bu haber benden daha etkili olacak ve insanlarda bu referans hastalığı devam ettiği sürece birçok değer daima kaybolup gidecektir. Ama. Not: Ben!|bunları yazarken. Hiç düşündün mü o zaman elini dizine vurmanın hiçbir anlamı olmayacağını? Diyelim ki sekiz saat yerine beş saat uyumak yetermiş meğer. İşte orada durun. Az uyu.. sekiz saatten az uyumamaya özen gösterdik. Eğitimlerimde uyku hakkında ne biliyorsun diye her soruşumda cevap verebilen insan sayısı hiçbir zaman %1'i geçmedi... Hiç düşündün mü? Bir gün tıp otoriteleri bunların yanlış olduğunu söylerse. Heli-cobakter Plory (hp) adlı bir bakteriymiş. Araştırmaya göre.. çok yaşa!!! işin stresi ve yoğunluğu nedeniyle düzenli beslenemiyorsunuz. içtiğin sigaradan veya alkolden ya da aşırı stresten.. Sekiz saat uyumadığı taktirde metabolizma çabuk yaşlanır. "Bari birkaç saat fazla uyuyayım da zinde olayım. Ben de kendi yazılarıma hiç dokunmadan. Çünkü.... Üzülerek söylemek zorundayım ki. California Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan bu uyku araştırması. Amerika'da bilim adamlarının yaptığı araştırma. günde en az sekiz saat uyumalıdır... Bilinçsizce. ülserle ilgili temel yargılarının yanlış olduğunu. Vakit bulup da spor yapamıyorsunuz. Ve yine hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.. t. gece 8 saat uyuyan kişilerin ömrü. iki binli yıl-larda insanoğlu böyle yaşıyor hayatını işte. "Erişkin bir insan. Daha geçen gün anladı tıp alemi.. Meğer ülserin gerçek nedeni.196 197 10.

Çevrende çocuğunu uyutmaya çalışan biri varsa dikkat et! Uyurken mutlu olan tek bir çocuk göremezsin. Uyuması için ayrıca bir çalışma yapılması gerekmez. "Peki ama eğer uykusu yoksa. ileride de sallanınca tıpkı eski günlerdeki gibi uyku hormonları tarafından kuşatılır ve uykumuz gelir. Uyarıyorum: Erişkin ve sağlıklı (düzenli beslenen. bir de bebeklerimize sallanınca uyumayı öğretiyoruz. günlük beş saatlik uyku yeter. Çocuğun uyanması da böyle. Yatay pozisyonda sallanmaya. Sustu. "'* Hiç hesapta yokken. Yani erişkin bir insanı da dizlerine alıp dizlerinde salla-san uyur. Aslında otobüste.2002 tarihli Sabah Gazetesi'nden alınmıştır. Fazla uyumak aslında alışkanlıktan başka bir şey değildir. Onlar da kendi keyifleri için uyuttular çocuklarını. annelerimiz sıhhatimiz bozulmasın diye: Eee yavrum ee eee e. çocuklarını beş saat uyutsunlar falan demek istemiyorum. 27. Uyku Çılgınlığı Haa bu arada söylemeden geçemeyeceğim: Califor-nia Üniversitesi'nin araştırmasına göre ideal uyku süresi. neden sallayınca bebeklerimiz uyuyor?" diye soruyorlardı. ekstradan bir de üç saatlik bir alışkanlık uykusu kazanmışız. efektiyle biyolojik saatimizin ayarıyla oynamışlar. Bir işe başvurdu. Buradan hareketle uyku kaynaklı Uyku Çılgınlığı birçok trafik kazasının temelinde nostalji yatmaktadır diyebiliriz. Uykusu gelen çocuk zaten uyur. işverene kendini acındırmaya kalktı. Emzik alışkanlığı da bizim uydurmamız aslında. Çocuk ağladı. Doğmuşuz. yani altmış senelik bir ömrün yaklaşık sekiz senesini boş yere uykuyla geçiriyoruz. Ben ideal uyku süresinin beş saat olduğunu iddia ediyorum. minibüste. çok eski bir bilinçaltı kaydının açığa çıkmasından başka bir şey değildir. Vücut yatay pozisyona geçtiğinde beyin anında uyku hormonlarını devreye sokar ve uyuruz. Annelerimiz. Çünkü hiçbir işveren annelerimiz kadar şefkatli değildi. (Bu da 10 sene sonraki gazetelerden bir haberdi!!!) Ben aslında bir nevi erken uyarı sistemiyim. Ağlamadı ama ağlamaktan beter oldu.02. Büyüyünce de böyle olacağını zannetti. .. 6 saat 30 dakikaymış.. Hepsi uyurken mutlaka ağlıyordun Çünkü uyku çaresizce kabul ettiğimiz bir nevi dayatmadır. seyahat ederken uyumamız da. Bu arada az da olsa magazin programlarını ve Müjgan hanımla yapacağı dedikoduyu çocuğundan daha çok seven anneler de var şüphesiz. tamamen iyi niyetle. Sadece yirmi saat uyutmasınlar diyorum. Farkında olmadan ömrümüzün 1/8'ini. Anneler bıraksınlar çocuklarının biyolojik saati kendiliğinden işlesin.Bilgi: Bu haber. 202 203 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bu arada ben asla ve kat'a annelere. bizler henüz birer bebekken. Eğitimlerimde bazı anneler bana. erkenden uyutmuşlar bizi. metroda. Böyle bir şey gerekli olsaydı. sigara veya alkolü abartmayan ve herhangi bir rahatsızlığı olmayan) bir insana. İşsiz ve komik oldu. Beş saatlik bir uykuyla yetinebilecekken biz.. Uyanma zamanı geldiğinde de kendiliğinden uyanır. Fakat bu hiçbir işe yaramadı.. Kendilerine acındırmayı da biz öğrettik onlara. Sussun diye istediğini yaptık... sallanınca da uyumaya alışan beden. bebek emziğiyle beraber doğardı.

böcek. bu özellikleriyle asla hava atamazlar. Buna karşın. kendine saygısı olan insan uykuyu ne yapsın?! Başarılı insanlar az uyumazlar.. Kuş.. yatay pozisyonunla kitap arasında bir bağlantı kurar. Bu bağlantıyı da uykunla ilişkilendirir. Bu da doğal olarak bize üretebilme imkânı sağlıyor. belli bir zaman sonra TV yi dikilerek bile izlese uykusu gelir.. Yatarak TV izleyen ve uyuyan bir insan. Birçok güzel şeyle birlikte uykuyu da biz icat ettik. ''. Normal bir biçimde yatağa girince uyuman gerekmesine rağmen uyuyamazsın çünkü aklına bin türlü sorun takılır. 204 205 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn uyku Çılgınlığı Biz insanız. eline bir kitap alınca uyuyorsun.. Uyku yaşam tarzıyla da doğrudan ilgilidir. Uyumaya çalışan bir karınca göremezsin. Acaba ormanda her şeyden ve herkesten uzak yaşayan varlıklar olsaydık. Uykun kaçar. uykuyu da beynimizle kendimiz üretiyoruz.Bu konuyu biraz daha netleştirmek için. kitap okurken neden uyuduğumuz konusuna biraz değinmek istiyorum. Meselâ karıncalar hiçbir zaman uyumazlar. kullanabildiğimiz bir beynimiz var. Hedefi olmayan bir insan ne diye erken uyansın? Ayrıca uyansın da ne yapsın? Öte yandan. uyku hormonlarınla mücadele etmekten vazgeçer ve uyursun.:• . "Sana sekiz saat uyku yeter!" deseydi ne düşünürdün? Sekiz saat uyuyan bir insana da "Sana beş saatlik uyku yeter!" demek böyle bir şey işte. . iz bırakmak isteyen. kurt. Düşün şimdi. Halbuki eline bir kitap alınca kafanı yeniden toplar. Tembelliği de./î Sanki uyumaya geldik koca dünyaya. Günde beş saatlik uykunun insana yetebileceği gerçeğinin son derece ütopik gözükmesi. yoksa kuşlarla birlikte güneş doğarken mi? Düşünebiliyor musun? Kainattaki her canlı güneşle birlikte uyanır. hepsi güneşle birlikte uyanır da sadece insan takmaz güneşin uyarılarını. Çok doğaldır ki vücut yatay pozisyona geçince uykun gelir. eline bir kitap alır ve uyumaya çalışırsın. Tembelliği. günlük uykumuz kaç saat olurdu? Acaba güneş doğduktan sonra mı uyanırdık. büyük düşünen. uyuşukluğu ve fazla uyumayı da yine biz insanlar icat etmişiz. şimdi yatmana gerek kalmadan. hedefi olan. günlük uyuma saati on altı saat olsaydı ve biri çıkıp. . az uyuyan insanlar başarılı olurlar. sekiz saatlik uykuya alışmamızdandır. sinek. çiçek. Beyin. Halbuki biz müdahale edebiliyoruz. Sonuçta yatay pozisyona geçince zaten uykun geliyor idiyken.. Bu onların yaratılışında vardır ve buna müdahale edemezler. ne varsa yaşama dair.

Az uyuyanlar daha sosyal Çevrende az uyuyan insanlara bak! Daha hareketli. beynimizde bulunan hipotalamus tarafından kontrol edilmektedir. Bu aşamalar Rem ve NRem uykusu olarak adlandırılmıştır. Az uyuduğu için başanlı olmuştur Edison. Çünkü beyinlerinin uyuşmasına izin vermemişler. ömrünün ortalama beşte birini uykuya verir ki. Genel bir ifadeyle uyku. var. benim matematiğim bunu hesap etmeye yetmez. az uyuyan insanlar başarılı olurlar. beş saat uyuyan bir insan. sekiz saat yerine beş saat uyursa. bir şarj ve deşarj zamanıdır. "Gün boyu öğrendiklerimiz Rem uykusu sırasında tasnif edilir ve bu tasnif sırasında açığa çıkan görüntülere rüya deriz. iki aşamalı . Gün içinde yaşadığımız tüm psikolojik etkiler..bir uyku öngörür. Hipotalamus.. Ayrıca az uyumak zihnin daha güçlü olmasını sağlayacağı için. Rem uykusu hafif. reel artış çok daha ciddi bir boyutta olacaktır ki. Ama benim gibi dört saat uyuyan adam da var.. Yani az uyudukları için sosyal birer varlık olmuşlar. Uyku. Ancak Rem uykusu daha çok gece boyunca. İbni Sina az uyuduğu İçtoİbni Sina ol muştur.5 milyar insan. ortalamasını alınca sekiz saat oluyor işte. manyak şeyler olur. Ben gördüm. Zihinleri 206 207 Ben Dünyanın En Akıllı insan yım Uyku Çılgınlığı hep daha zinde olmuş. Başarılı insanlar az uyumazlar. Rem uykusu. uykumuz süresince bize. sonra az uyurum dememiştir.Herkes bilir ki. yaklaşık 1 milyar daha artar ve bu bir milyarlık yeni katılımı üretime dönüştürebilirseniz. Uyku. bu da toplam altmış yıllık bir ömürde yaklaşık sekiz sene zaman kazanmak anlamına gelir. O halde tüm dünya. Rem uykusu sırasında zayıflatılır ve gerginliğimiz hafifletilir. NRem uykusu ise derin uykudur. . Günde on beş saat uyuyan adam var. Napolyon da öyle.." şeklinde tarif etmektedirler ki ben de buna inananlardanım. toplam ömrünün üçte birini uykuda geçirirken. daha güçlü olacaktır. Rüya hakkında birçok efsane üretilmiş olmasına rağmen bazı bilim adamları rüyayı. Acaba onlar da az uyudukları için mi dışa dönük oldular. mevcut nüfus değişmeksizin 6. Hiç kimse dur ben bir başarılı olayım. Ama bu yanlıştır. başarılı insanlar az uyurlar. yüzyılda insanlar sekiz saat uyuyorlar. sinerjik bir etkiyle tüm insanlar daha verimli. Bu ortalaması tabii ki. Böylece matematiksel artış 1/8 nispetinde olsa da. rüya gördüğümüz uykumuzdur.. yoksa dışa dönük oldukları için mi az uyuyorlar? Bence ilki doğru. daha sosyal ve daha dışa dönük olduklarını göreceksin. * : 21. üzerimizdeki psikolojik baskılarla mücadele eder. daha analitik düşünebilmişler ve sonuçta daha başarılı olmuşlar.. Günde sekiz saat uyuyan bir insan.

haftalarca iki saat uyuduğumu bilirim. Bu kitabı yazarken. NRem gelip tedaviyi başlatır. Her zaman gündüzdü. Aslında bedenimizde kocaman bir klinik var diyebiliriz. sabah oldu kavramının olmadığı bir yerdi kuzey kutbu. Bedenimizdeki muhteşem klinik. bilinçaltı düzleminde uykuyu bir kaçış süreci olarak değerlendirecek ve daha fazla uyuyacaklardır. Artık uyumalıyım. Uykuya daldığımız an.NRem uykusu sırasında ise... Saat 23:00 oldu. . Hipotalamus bizi uyutur. Rem. Bu oran yapılan işlere göre kişiden kişiye değişir. çalışma temposuna göre. Saat olmazsa akşam yemeğini kaçırabilirdin yani. Çünkü herkes aynı oranda yorulmaz. psikolojik yorgunluğu. Bu kliniğin şefi Dr. Hedeflerimiz de bu sürenin tayininde çok ciddi rol oynar. 208 209 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Elbette ki uyku süresini sadece yorgunluk kavramına bağlayamayız. Büyüdükçe Rem uykusu azalır ve onun yerini de NRem uykusu alır(25+75 veya 30+70 gibi). Hipotalamus. Böylece beş saatlik uyku tamamlanmış olur. Gençlik ve orta yaş geçilince. Ben bunu kendi hayatımda birebir yaşayan bir adamım. Fizyolojik yorgunluk açısından işçi daha çok yorulur..5 saatlik zaman dilimi de son kontrollerin yapılması için harcanır. Psikologu Dr. Yapacak bir şeyi olmayanlar. 30 dakikalık bir sapma gösterebilir. Asıl çalışma ilk 3. Yani bir inşaat işçisiyle. müteahhidinin uykuya olan ihtiyacı aynı değildir. Enteresan bir oyun. Ama öyle işler vardır ki. Şu anda saat 06:30 ve üç saat sonra çok ciddi bir seminerim var. yaşlılık döneminde Rem uykusu tekrar geri döner ve yeni oran tıpkı eskisi gibi 50+50 olur. bir araştırma için kuzey kutbuna gittiler. İlk çalışmayı tamamlar. Toplam uykumuzun (100 birim kabul edelim) dağılımına baktığımızda. saate göre akşam olduğunda araştırma üssüne geri döndü.. bilgisayar taşıyan insanı mukayese ettiğimizde beş buçuk saat uyuması gereken programcıdır. Kasılan kaslarımız. fizyolojik yorgunluktan daha fazla yük olur bizim kliniğe. O da çalışmasını tamamladıktan sonra tedavimizi uyanıncaya kadar dönüşümlü olarak sürdürürler. Hem de bir günün tam üç ay sürdüğü bir zamanda gittiler. Çünkü onun zihinsel yorgunluğu daha ağır basar. Bir bilgisayar programcısıyla. Bahsettiğim uyku süresi.5 . Beş saatlik uykudan sonraki süreyi kesinlikle alışkanlığımız ve çok uyumaya olan inancımız için uyuruz. Akşam oldu. Gün boyu çalışan iki araştırmacı. NRem'dir. fizyolojik yorgunluklarımız giderilir. Dahiliye uzmanı da Dr. Rem gelir. Dr. John her zamanki gibi günlüğüne bir şeyler karaladı. İki bilim adamı. Bazıları daha ağır işlerde çalışır. Önce Dr. Geriye kalan 1-1. ortalama bir uyku süresi olarak kabul etmek lazım. yorulan tüm organlarımız bu aşamada (NRem uykusu) gözden geçirilerek ertesi güne hazır hale getirilir. İkisi de çok yorgundu. Ayrıntı: Yaklaşık on saattir aralıksız yazıyorum. Bu beş saatlik süreyi.4 saatte tamamlanmış olur. Ardından Dr. uzmanlara göre yeni doğan bebeklerde NRem ve Rem 50+50 şeklindedir.

Sonra dünden yarım kalan işlerini tamamladılar. Brian saati kurdu ve uyumak için yataklarına girdiler. Brian'a saati işaret ederek. Sıkıldı. Brian'o gece başka bir oyun denemeye karar verdi. ızgara yaptılar. Balık tutmayı saymazsak. İki kafadar geçen sene tatillerini Mi-amı'de geçirdi ve her gece. Brian'ı bir türlü uyku tutmuyordu. John'a olanların hepsini anlattı. herkesten dört saat daha fazla eğlendiler. Değişen hiçbir şey yoktu. John o gün neredeyse on dört saat uyumuştu ama değişen hiçbir şey yoktu. Yapacak bir şeyler aradı ama bulamadı.. Masanın üzerinde duran eski tarihli bir gazeteye baktı. "09:30'a kur da yarın balığa yyku Çılgınlığı gidelim. sözde uyumuş ama uykusunu almamış bir tavırla uyandı ve "Yarın gitsek olmaz mı?" dedi. sekiz saat sonra kendiliğinden uyandı ve saate baktı. Brian önce şaka yaptığını söylemeyi düşündü ama sonra vazgeçti. 19:00 konumuna getirdi ve tekrar yatağına döndü.. Yine eğlendiler. 09:15 konumuna getirdi." dedi. Brian'in aklına John'a bir oyun yapmak geldi ve o esnada 23:55 olan saati ileri aldı. İnancın inanılmaz etkisini gördüler. O da uykusuna düşkün biriydi ama kutba geldiklerinden beri uyku düzeni alt üst olmuştu. yine çalıştılar.. yine yoruldular ve saat yine 23:00'ü gösterdi. Ne de olsa uykusu yoktu. saati susturdu ve Brian'a kalkmasını söyledi. John. Tekrar saate göre akşam oldu. John günlüğüne. "Hayır yarın olmaz bugün gideceğiz. Brian ve John araştırma yapmak için gittikleri kuzey kutbundan. Yola çıktılar. Brian yatağında epeyce debelendikten sonra yerinden kalktı. Anında uyudu. üsse döndüler. Saatin henüz 03:00 olduğunu gördü ve tekrar uyudu. üsse geri döndüler. bir saatlik uykusuna rağmen." dedi. Brian'ın kafasında yıkılan tabular dışında. uyumak en büyük hobisiydi John'un. John yerinden fırladı. Balık tuttular. geçirdikleri bu müthiş günü yazdı. John'un ekstra bir yorgunluğu falan da yoktu ama Brian bitmişti. 210 211 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Her şeye rağmen Brian. Hiç çaktırmadan.John artık dayanamayacağını ve uyuması gerektiğini söyledi. Saat 09:30'da saatin zili çaldı ve uyandılar. yaptığı oyunu John'a anlatmadı.. Çünkü John'un aksine. Brian tekrar yerinden kalktı. Saat yine 23:00 oldu. On beş dakika sonra saatin zili büyük bir gürültüyle çalmaya başladı. yarı yarıya azalttıkları uykularıyla geri döndü. Bu sefer saati geriye aldı. Brian. Brian tüm bu olup bitenler karşısında şaşkındı. Bütün bunlar olurken. John uyuduktan sonra. Sonra tekrar yatağa girdi. o uyumadığını biliyordu. 09:30'a kurdukları saatin çalmasını bekledi. öyle planlamıştık. Uykunun bir alışkanlık olduğunu anladılar. hiç uykusu gelmedi John'un. Deliksiz uyuyan John. . Basit bir oyun onda inanılmaz çağrışımlar yapmıştı. John inanmadı önce ama Brian çok ciddiydi. Sonra yarının planını yaptılar ve saati yine 09:30'a kurup yataklarına girdiler. Okuyacak kitap da yoktu çünkü getirdiği tüm kitapları bitirmişti.

elleri iki yana düşmüş ve hiçbir kası gerilmemiştir. Sonra da sabahları kalkmakta güçlük çekersin. avuçlar birbirine bakacak şekilde kavuşturulur. TV izlerken uyuyan birinin yatış şekline bak. Kim ne bilsin o anda senin NRem uyuduğunu ve uyandırılmanm sana. göğse doğru eğilir. Sadece "Ben artık beş saat uyuyacağım" demekle olmaz. ona uyurken verdiğin ilâve ve gereksiz işlerle uğraşır ve işini hakkıyla tamamlayamaz." diye geliyorlardı. yanağın altına koyulup son bir mutluluk hareketi yapılarak uyunur.. Adeta bir ölü gibi yat.. NRem tedaviye geldiğinde hastası için yapacağı çok fazla bir şey yoktur.. ertesi gün bazıları bana: "Hocam dün gece uyurken kasılmamak için acayip kasıldım. Kitap okurken uyumak da böyle. NRem çalışmasına en son kasılan kastan başlar ve başa doğru gider. Yani geleneksel uyuma pozisyonunda uyumuşsan.. bacaklarını da birazcık gevşet. TV'nin karşısında uyuyakalan bir insana yapılabilecek en büyük iyilik. Hiç kasılmadan uyursun. Hepsi bu! TV'nin karşısında uyumaktan daha rahat bir uyuma şekli tanımıyorum. Uyumanın belli kuralları var.Aslında kuralları pek sevmem ama uyumanın ciddi ciddi kuralları var. Geleneksel uyuma pozisyonuna geç ve kendine dışarıdan bak. Uyumanın Kuralları Geleneksel uyuma pozisyonu: Yan yatılır. uyan da yatağına geç diyerek tüm tedaviyi alt üst eder. 212 213 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kural -1: Kasılmadan uyu! Uyumaya geçmeden önce tamamen rahat ol. Dr. Böylece Dr. Beş dakika daha uyuyayım diye çırpmırsın. Omuzlarını ve boynunu serbest bırak. Uyurken kaslarını gererek uyuduğun için de sadece uyuma anında gerilen kaslarını uykuya hazır hale getirebilmek için çok ciddi bir zaman harcar. yüzüstü veya sırtüstü yatmaya kalkmışlardı. bacaklar göğse doğru çekilir. ileride herhangi bir kitap okurken uykunun gelebilecek olmasıdır ancak hedefinin çok büyük olmasının da tüm uyku Uyku Çılgınlığı . Bilinçaltında. Ve klinik faaliyete geçer. NRem gelir ve gün boyu kasılan tüm kasları gevşetmek için çalışmaya başlar. Halbuki kasılmayacağım diye şartlanmak. Ta ki bilinçaltmdaki yeni kaydı. eski kayıttan daha güçlü hale getirinceye kadar.. başhekimlik tarafından kendine ayrılan sürenin oldukça önemli bir kısmını. bu kaydı tek cümleyle silmek gerçekten zordur. Dr. Ancak TV'nin karşısında uyuduğumuzda mutlaka birileri gelir. Öğrencilerime bunu söylediğimde. Asla kasılma.. kasılmamaya şartlanarak uyumayı denemişlerdi. Dr.. NRem asıl yapması gereken işlerden daha çok. Sadece günlük rutin yorgunluğuyla ilgilenir. üzerine bir battaniye örtüp TV yi kapatmaktır. Çünkü kasılmayı engellemek için yan yatmak yerine. kafana çivi çakmaktan daha fazla zarar vereceğini. NRem. sekiz saat uyumayla ilgili kayıt o kadar güçlüdür ki.. daha çok kasar insanı. Sonra omuzlar büzüştürülür ve boyun. sabaha kadar. Öncelikle ona uygun uyuman gerekiyor. Böyle uyumanın uykuyu daha verimle hale getirdiği doğrudur. Son olarak iki el. Tek sakıncası yukarıda da bahsettiğim gibi. Özel bir çaba harcayıp. uyurkenki kasılmalarını gidermeye ayırır. Dr.

. Gerçekten moralinin neye bozuk olduğunu bir türlü anlayamazsın. Burada bir şeyler farklıydı. her şeyi kaydeder ve gün gelir o eşsiz sunu-muyla servisini yapar. NRem. 23:00'te uyuyorsan. İçeride nelerin olup bittiğini hep merak ederdim. gözünün gördüğü anlamına gelir.. Halen üzülürüm Ferdi'ye Çocukluğum Almanya'da geçti benim. değil Dr. Aksi halde Dr.30 itibarıyla yemek işi bitmiş olacak. Bazen önünde dikilir. On iki yaşımdaydım Türkiye'ye geldiğimizde. değil Dr. En büyük hipnoz gece uyurken gerçekleşir. ağDyku Çılgınlığı laya ağlaya evin yolunu tutuyorlardı. dinlediğin ağır bir parça veya acıklı bir Ferdi Tayfur filmi dikilmiştir karşına. sen salaksın. Eğer algılayıcılarını meşgul edersen. bu en tehlikelisidir. sabahleyin sebebini bilmeden kendini kötü hissedersin. Benim için çok özel bir andı o.. beynin dinlediğin müzikle meşgul olacak ve klinik yavaş çalışacaktır. daha doğrusu uyurken tüm algılayıcılarımız açıktır. Bu süre sağlıklı bir insanın hazım süresidir. Herkes sinemadan bahsediyordu. Saf saf dolaşıyordum. Nrem için ilave bir iş demektir. uyku mu tutar adamı. Gece boyunca. Yazlık bir sinema vardı bizim mahallede. ağır bir kokuyu alabilmen tüm algılayıcılarının uyku boyunca açık olduğu anlamına gelir. hayırdır ni-' ye moralin bozuk derler ve sen de cevap olarak. Bir gün amcamın oğullarıyla birlikte sinemaya gittik. Hani bazen durduk yerde moralin bozulur. Neticede aç yatmak da bir nevi kasılmadır. Gerçekten açsan. mümkün olduğu kadar hafif şeyler yemeyi tercih et. Çünkü bilinçaltın hiçbir şeyi kaçır-maz. Birisi ismini söylediğinde duyman. Uyurken herhangi biri lambayı yaktığında gözünü kırpman. Bu arada yatmadan önce iki buçuk saat oruç tut demiyorum. Çıkanlar da salya sümük. belki yıllar sonra yakalar seni. Kural . Belki haftalar. Ağlamaları her zaman çok ilgimi çekerdi. teneke kutulara tekme atarsın da sorarlar. Söyleyeyim böyle durumlarda. sıcak olduğunda terlemen. İçeride olanları öğrenecektim. sen harikasın denildiğinde de müthiş bir özgüvenle uyanırsın. Ferdi Tayfur'dan. 214 215 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım diye söylense. . yıllar ' önce veya dün gece yaşadığın olumsuz bir şey. Geleli iki hafta olmuştu. Rem. Uyumadan iki buçuk saat önce yemek yeme işini bitirmiş olman gerek. Hi-potalamus direkt olarak beynini meşgul edersin ki.3: Algılayıcılarını etkilemeden uyu. 20. belki aylar. Yani gece uyurken müzik dinliyorsan. Küçük bir hatırlatma: Gece uyurken yapılan yükleme hemen ertesi gün karşına dikilmeyebilir. NRem bir de midenle uğraşmak zorunda kalacaktır ki bu da Dr. Birisi kulağının dibinde sabaha kadar sen salaksın. moralinin neden bozuk olduğunu bilmediğin zamanlarda bil ki. Aynı şekilde sen mükemmelsin. Gidip de soslu makarna veya mantı yeme mesela.tuzaklarını yerle bir edeceği muhakkaktır. Sinemaya gelenler mendil-siz girmiyorlardı içeriye. anlamaya çalışıyordum olup biteni. sinemaya girip çıkanları izlerdim. Düşünsene karnın çok aç yatağa girmişsin.. O halde en kısa zamanda çok büyük bir hedef belirlemeye bak. "Valla ne bileyim bozuk işte?" dersin.2: Dolu bir mideyle asla uyuma. Kural . değil Dr.

. Beyin. Kim bilir. Karısı kötü yola düştü. Eve döndük. dedi ve intihar etti. Çok heyecanlıydım.... Amcamın oğlu da ağ- 21 6 217 Ben Dün/anın En Akl111 insanıyım lıyordu. Hayatımda ilk defa bir Türk filmi izleyecektim. Bence uyurken sadece uyu. Ferdi hapisteyken. -. Koltuğa adeta yapıştım. içinde çaresizlik ve terk edilmişlik olan şarkılar yerine. müzik dinlerken sadece müzik dinle. içerisi tıklım tıklımdı. Kız kardeşi bir otel odasında ölü olarak bulundu. Gecenin bir vakti. Ferdi hepsini yaşadı.. Ferdi mutluydu. Yani bir adamın başına gelebilecek kötü ne varsa.. bilinçaltm da sabaha kadar olumsuzlar hanene binlerce çentik atacaktır.." diyordum. iç çekerim. Ferdi tecavüzcüleri öldürdü. Aradan tam yirmi yıl geçti. Baksana bizim adam terk edilmiş. '• Allah'ım neydi suçum ne günah ettifn. anlamında omzumu okşuyordu. O da hem ağlıyor. . Ferdi hapisten çıktı. bilinçaltında böyle etkiler yapıyorsa. Ben sanki babam ölmüş gibiydim. Uyurken sadece uyu. Masum uyuma hatalarından vazgeç.. Ferdi önce kız kardeşini eroine bulaştıranları.ı Sen beni öldürdün burda bıraktın. Güler misin. O dönem gişe rekorları kıran bir Ferdi Tayfur filmi oynuyordu. Biraz sonra lambalar söndü. bu utançla senin yüzüne bakamam artık. tam iki ay kabus gördüm. çalışırken sadece çalış. Yani yaptığın her şeyi bilincinle yap. Karısını tıp fakültesinde okuyan kardeşine emanet etti ve hapse girdi. Ferdi'nin karısı tecavüze uğradı. "Ah ulan Ferdi!" der. ı Allah öldürür adamı dünyadan alır. Film bitti amca oğluna sarıldım ve iyice ağladım. Herkes aynıydı. Uyurken ille de müzik dinlemek istiyorsan. uyurken sadece uyu. uyumayı bile. Kısa bir süre sonra karısı. •. film başladı. Ben bir ara sinemadan çıkan insanlar neye ağlıyor diye düşünmeye bile başladım." diyecek ve söz konusu olayı sanki sen yaşamışsın gibi algılayacak. Kulağında vvalkman ve Uyku Çılgınlığı yukarıdaki şarkı akıyor. "Ben herhalde bir şeyler kaçırdım. O kadar etkilenmiştim ki. Yerlerimize oturduk. Beni bırakıp da terk edip gittin. Saçları bembeyaz olmuştu. uyuyorsun. Filmleri bilincinle izlediğin halde. uyurken dinleyeceğin bir Müslüm Gürses şarkısı ne yapar Allah bilir. o suçsuz!" diye feryat ederek uyandığımı biliyorum.. Ama benim fikrimi soruyorsan. enstrümantal müzikler dinle. Ferdi'nin kız kardeşi eroin bağımlısı oldu. Ara sıra omzuna yumruklar at'P "Böyle olmamalıydı.. Her şey yolunda gidiyordu. Bazı geceler "Bırakın Ferdi'yi. Birbirimizin yüzüne bakıp baklP ağlıyorduk. Halen zaman zaman sebebini bilmediğim bir moral bozukluğu yaşadığımda.. Yıllar geçti.. belki de otobüsteki insanların yüzü hep bu yüzden asık. Mendil elimde hüngür hüngür ağlıyordum. ağlar mısın? Bu millet böyle filmlerle büyüdü işte... Fazla sürmedi. biraz sonra kıyamet koptu. Olayları öğrendi. Her şey çok güzeldi.Mendillerimizi cebimize koyduk ve sinemanın yolunu tuttuk. ağlamayan yoktu. kardeşi de Ferdi'nin karısına tecavüz etti. sonra da kardeşini öldürdü ve hapse geri döndü. hem de beni teselli ederek üzülme bunlar da geçecek.

İnsanlar ve hayvanlar oksijen alıp karbondioksit verirler.Dalga Çizelgesi Dalgalar Saat Uygulama Dalga Etkisi 1. biz beş saat uyuyanlara az uyuyor diyoruz. Uyku . Uyku dalgası diye adlandırılan.) bizi asla etkilemez.12:30 . Beden. oksijene en fazla ihtiyaç duyan organımız olduğunu düşünürsek. Yorganı kafanın üstüne çekersen.08:30 Nötr zaman 0 3. oda sıcaklığında ve minimum ışıkla uyuman en doğrusudur. Böylece. Bitkiler gece oksijen alıp karbondioksit verir. kafanı da örtecek şekilde üstüne çekme. yani bizim kliniğin şefi.. güneşin dünyaya ve dolayısıyla bize olan etkisiyle değişen.Uyurken. Dalga 11:30. Ayrıca doğada hiçbir canlı karbondioksit alıp karbondioksit veremez. günün her saati aynı oranda uykuya hazır olamaz. yorganı. Yani beş saat uyuyan insanlar aslında normal uykularını uyumaktadırlar. Bu zamanları çok iyi bilirsek yanlış zamanda uyumamış oluruz.. Vücut ısını ayarlayan bölgenin adı da hipotalamus. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi. Uyku dalgaları. 218 219 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kısacası bol oksijenli. Sadece ve sadece yorganın altındaki adam karbondioksit verip karbondioksit alır. direkt şefi meşgul edersin ve şef meşgul olursa. sağlıklı düşünebilmemiz ve beynimizin daha iyi çalışabilmesi için. senin klinikte herkes başıboş çalışacağı için verim mutlaka düşer.11:30 Uyanma dalgası * ** 4. Ama maalesef herkes fazla uyuduğu için. Uyuma zamanları. uykumuz daha verimli olur ve az uyumak (ki. beynimizin uyku hormonu salgılama zamanları vardır. gürültüsüz bir ortamda. uyumanın da belli zamanları vardır. bolca oksijen içeren ortamlarda uyumamızın gerekliliği daha net anlaşılır. Beynimizin. Dalga 01:30-06:30 Uyku dalgası ***** 2. Dalga 08:30. gündüz de karbondioksit alıp oksijen verirler. aslında bunun adı normal uyumaktır... Dalga 06:30 .

1.12:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası. Çünkü bedenin uykuya en uygun olduğu iki zamandan birisi budur.06:30 Uyku dalgası. Mümkün olabiliyorsa bu zaman diliminde 30 dakika uyu (Tabii ki yemekten önce). Birçok insan bu saatlerde uyandıktan sonra. Bazı bilirn . Ancak saat 06:30'dan sonra uyanıp tekrar uyumayı saymazsak. Telefonun alarmını kuruyorsun. Şimdi bu zamanları tek tek inceleyelim. Dalga 17:30-23:30 Uyanma dalgası *** 8.Uyku dalgası ***** 5. yerini. sonra kalkarım.08:30 Nötr zaman Bu zamanda uyumak veya uyumamak arasında bedenin uygunluğu açısından hiçbir fark yoktur. 3. bu saatte uyanıp sonra tekrar uyumak sabaha kadar gerçekleşen tüm tedaviyi mahveder. Yukarıdaki "Uyku-Dalga çizelgesi" bedenin uykuya uygun olan ve olmayan zamanlarını göstermektedir. Hiç uyanmadan uyuduğunda bir sorun olmamasına rağmen. Zaten son zamanlarda cep telefonları bile bu ihtiyaca uygun olarak dizayn edildi.Dalga: 01:30 .Dalga: 06:30 . Bu zaman uyku dalgasının en iyi zamanıdır. bilirsin şu "10 dakika daha uyuyayım.Dalga: 11:30 . Uyku zamanını. en az 3 saat bu periyotta olabilecek şekilde düzenlemek.Dalga: 08:30 -11:30 Uyanma dalgası Artık uyanma dalgası gelmiştir. 2. Dalga 23:00-01:30 Uyku dalgası ** * Uyku Çılgınlığı zelge kış mevsimine göre uyarlanmıştır. tekrar uyumak ister.15:30 Uyanma dalgası ** 6. Bu saatlerde uyumak Ferrari marka bir otomobile normal benzin koymak gibi bir şeydir. uyanıyorsun ve herhangi bir tuşa bastığında telefonun alarmı 10 dakika daha ertelenmiş oluyor." muhabbetlerini. gün içindeki en iyi uyuma dalgasına bırakmıştır. yapılabilecek en akıllı iştir.17:30 Uyanma dalgası ***** 7. Dalga 12:30. Bu çi220 221 yırn Ben Dünyanın En Akıllı insanı 4. Zili çalıyor. Dalga 15:30.

Dalga Güneş doğmadan önceki 5 saat Nötr zaman Uyanma D.Dalga: 23:00 . Diğer mevsimlerde de dalga zamanlarını. •f Yeri gelmişken söylemek istiyorum.23:00 Uyanma dalgası Uyanma dalgası 6. Dalgadan sonraki 1 saat 4.Dalga: 12:30 -15:30 Uyanma dalgası Uyku dalgası azalarak uyanma dalgasına geçer ve sasti 15:30 itibarıyla uyanma dalgası zirve yapar. saati karıştırırlar.. güneşi takip ederek tespit edebilirsin.. vardiyalı çalışma. Bir mecburiyet yoksa (hastalık..adamları. S. verimliliği ciddi oranda artırdığı gerekçesiyle personelini bu zaman diliminde uyuması için teşvik etmektedir. Uyumamanı şiddetle tavsiye ediyorum.. akşam mı? Salı mıydı. Güneş doğduktan sonraki 2 saat Güneşin zirveye Çıktığı zamandan önceki 3 saat 3. S. Saat 01:30'da uyku dalgası zirve yapar ve yeniden uykunun en iyi zamanına ulaşırsın. birçok filozof. i Dalgalar 1. Sabah mıydı. buradaki 1 saatlik uykunun. Uyku Çılgınlığı 7. Dalgadan sonraki 3 saat Güneş batmadan önceki 2 saat . Personelini bu periyotta uyutmak için ücret ödeyen kurumlar bile var.Dalga: 17:30 .. birçok alim bu zamanlarda uyumuştur. normal bir zamanda (1. Cuma mı?. Şöyle ki: 222 223 Ben Dünyanın En Akılı.01:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası yerini tekrardan uyku dalgasına bırakmıştır. Dalgadaki kadar tehlikeli olmamakla beraber.) bu saatlerde uyumak. birçok gelişmiş ülkede büyük işletmeler. G. Ayrıca başta Japonya olmak üzere. Asıl Formül Yukarıda da belirttiğim gibi. bu saatler arasında da azalarak devam etmektedir.. Tarih yazar ki: Birçok bilim adamı. Çok hafif bir uyku dalgası olarak geçer. bu çizelge kış mev-si-mine göre ayarlanmıştır. Günü. bu saatlerde uyumak Ferrari'ye mazot koymaktan daha kötüdür. intihar etmek gibi bir şeydir. Dalga zamanı dışında)ki dört saatlik uykuya bedel olduğunu söylerler. Bu saatlerde uyuyan insanların tüm dengesi alt üst olur. .Dalga: 15:30-17:30 Uyanma dalgası Uyanma dalgasının en iyi zamanıdır bu zaman.

Dalgadan sonraki 2. yani bir topu hipotalamus olarak kabul etme sürecinde. inanmak zorundasın. Her şey katılımcının kendini adamasına bağlı. onu alt etmek inanılmaz kolay oluyor.. Sen de başarmak istiyorsan. Duvara at geri gelsin. İyice şartlanıyorlar. 225 istasyonlar Yatış Saati Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 im Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Kim kimi ikna edecek göreceğiz.5 saat 7. Yukarıda anlattığım sebeplerden dolayı sekiz saat uyuman gerektiği konusunda sen onu ikna etmeyi basardın. Hipotalamusunla bir top gibi oynadığını görüyor musun? Bu sana ilk başlarda saçma gelebilir ama söylemek zorundayım ki. Bu süreçte.Güneş battıktan sonraki 5. Eğer inanmazsan kesinlikle az başarılı olursun. 226 227 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı . Sonra oynadıkları şeyin bir top değil de hipotalamuslan olduğunu düşündüklerinde. (Halen okumaya devam ediyorsun.. Lütfen samimi ol ve git o topu al.. Ama o artık normal uykunun sekiz saat olduğuna inanıyor. Onunla bir top gibi oyna. Öyle bir ikna ettin ki.5 saat 224 Egzerşİz_Zamam Uykuyu Yenme Egzersizi Klinik Şefinin (Hipotalamusun) Eğitimi Önce hipotalamusu özelleştirmen ve bir simge olarak eline alman gerekiyor. Tıpkı bir top gibi. ben çok fazla bir şey yapmıyorum.. senin hipotalamusun olduğuna inan. Sana öyle bir inandı ki. onu tekrar ikna etmeye çalışacaksın şimdi. Bunu şimdi yap. Yıllar önce yaptığının aynısını yapıp. Onunla oynuyorlar. yıllarca hep senin dediğini yaptı. Ben eğitimlerimde öğrencilerime.) Şimdi elindeki o minik topun. Çok ciddiyim. Bunu yap!. Eğer sen de fazla uyumaktan kurtulup normal uyuyan bir insan olmak istiyorsan.. Hadi sana kolay gelsin. Eline bir A4 kağıdı al ve aşağıdaki gibi yaz. Sekiz saat uyuttu seni. küçük birer tane kauçuk top dağıtıp bunun hipotala-mus olduğuna inanmalarını istiyorum. Hipotalamusu ikna etmek için yol haritası. Sen doğduğunda bedenin beş saat uyumaya programlanmıştı ama hipotalamus bu konuda seni ikna edemedi. binlerce insan bu yöntemle hipotalamusu-na pes dedirtti ve normal uyur hale geldi. şimdi kitabı kapatıp kırtasiyeden minik kauçuk bir top edinir gelirsin. senin beş saat uyuyabileceğine neredeyse o bile inanmıyor artık.

o gün hangi istasyonda olduğunu ve kaç saat uyuyacağını düşün. İstasyon: Saatini 07:45'e kur. • Söz konusu A4 kağıdını. • Düzenli beslenmiyorsan.gibi. yazarak uygula... her gün ortalama bir hesapla 00:00'da yatıp.. HipotalamusuRU da saatinin yanına koy. ) Diğer uyarılar • Yukarıdaki tabloyu mutlaka bir A4 kağıdı üzerin de. 08:00'de kalkan ve uykusunu sekiz saatten beş saate indirmek isteyen bir insana göre kurgulanmıştır. Yatış saatini mümkün olduğu kadar sabit tutmaya çalış. Bunu de neyenler genelde uyuyakalıyor ve sisteme olan inançlarını kısa bir zamanda kaybediyorlar. En azından abartma. . • Aşırı sigara içiyor veya alkol alıyorsan azaltmaya l çalış. Saat çaldığında önce hipotalamusu eline al. Kişiden kişiye değişir. Yatış saatini kaydırsan dahi. İstasyonda uykunu artırırken en fazla 60 dakika artır.. • 3. İstasyon: Bu gece normal standardına. 10. hipotalamusunla birlikte gün boyu yanında taşı. İstasyon: Toplam uyuma süresini yedi saat 30 dakika olarak belirle ve bu istasyonda da 3 gün kal. 228 . Zaman zaman onunla alay et. altı saate indirmek istiyorsan. her zamanki gibi 8 saat uyu ve bu istasyonda son defa sabahla. Mesela uykunu beş saate değil de. Yukarıdaki veriler pilot bir uygulama için. Bu is tasyonda toplam 3 gün kal. Uyandığında tıpkı diğer istasyonlarda olduğu gibi önce hipotalamusunu al.... bekleme süresinde belirtilen gün sayısı kadar kal. Uygulamaya geçmeden önce uyarılar.. • 2. En fazla 15 dakika azalt. Uykunu azaltırken asla abartma. yani 8 saatlik uykuna uy. Temel uyarılar . . Bu şartlanmanı sağlayacak ve işini daha da kolaylaştıracaktır. bu tabloyu biraz değiştirip son istasyon olarak 14. İstasyonu belirlemelisin. Çalışma boyunca mutlaka bir çalar saat kullan. yatış-kalkış saatleri arasındaki süreye mutlaka belirtildiği ölçüde uy. Yaptığın işin ciddiyetini ve hipotalamusunun bu oyunu yavaş yavaş kaybettiğini düşün.ve uygulama başlıyor • 1. sonra saatin ziline bas ve uyan. Her istasyonda. hipotalamusunla oyna ve her seferinde ona hükmettiğini ve onunla bir top gibi oynadığını hayal et.. bugünden itibaren yemeklerini belli bir düzende yemeye başla ve kaht valtıyı asla ihmal etme.Bu tablodaki veriler standart değildir. Asla önce saatin ziline basmaya kalkma. • Gün içinde fırsat buldukça. Sen kendine göre bir plan yapmalısın. • Gün içinde kendi kendine.

Yani sana uymak zorunda kalırlar. der. senin klinikte yaşananları biraz filimize etmek istiyorum. istasyon: Her yeni istasyonda uyuma süreni. yorulmadan olur mu? Dayanmalısın dostum. uyumaya devam ettiğinde tekrar şikâyet etmek üzere Hipotalamusa giderek: Efendim bu gece söylediğinizi yaptık. 230 231 Uyku Çılgınlığı . Dr. Yaşlandı artık. Bu istasyonda uykunu tekrar artırıp 7 saate çıkart. Hipotalamusa giderler. Sakın pes etme. Bu bir savaş. Kafanda daha iyi canlandırabilmen için. Hipotalamusun tüm karizması yerle bir olur ve doktorlar kendi bildiklerini okumaya karar verirler. adam uyanmıyor. işimizi erkenden bitirdik fakat bir sorun var. Düşün! Yılların alışkanlığını yok etmeye ve yeni bir alışkanlık kazanmaya çalışıyorsun. Kendini yorgun hissedeceksin. 9. Gidin aynı şekilde bu gece 15 dakika önce uyanacağını planlayarak işinizi çabuk bitirin. Rem ve Dr. 7.II: Dr. Böylece Dr. diğer istasyonlarda olduğu gibi en fazla 15'er dakika azalt ve her istasyonda 3'er gün kalarak devam et. Üzgünüm ama genelde Hipotalamus haklı çıkar. Size önerim bu periyodik inişlere göre davranmanızdır. Klinik manzaraları -1: Dr.229 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Hani ne oldu? Artık beni uyutamıyorsun. Er geç mutlaka uyanır. 2 haftadan fazla dayanamaz. Unutma çok büyük bir iş yapıyorsun. bekleyin birkaç gün sonra vazgeçer. diyecektir. Öldü mü ne yaptı?. Bu istasyonda herkes yorulmuştur artık. her üç günde bir 15 dakika azaltıyor uykusunu. hiçbir şey bilmiyor. NRem'e. Ne yapmamızı önerirsiniz?" Hipotalamus nâzikçe: Ben bu tipleri çok iyi bilirim. ölse biz nasıl konuşabiliriz. Rem. dedikleri hep yanlış çıkıyor. Bu hiç kolay olur mu. • 11. diyecektir. Keyifli bir istasyondur ama bu istasyonda sadece 1 gün bekle. İşinizin başına geçip bekleyin. 8 ve 9. NRem seni şikâyet etmek için şefe. hi-potalamusunun ta kendisi olduğuna inan. tüm istasyonların en farklı olanıdır. 5. demek ki yaşıyor. Yaklaşık 3 haftadır. dayatmalarla savaşıyorsun! • 10. Görmüyor musun. 6. Bu istasyonda 3 gün kal. NRem senin uyanmanı bekledikleri halde sen uyanmayıp. İstasyon: Uykunu 15 dakika azaltarak. Yakmındakiler senin bir topla konuştuğunu söyleseler de. hiç terlemeden. Bu istasyonun amacı klinik çalışanlarını yeniliklere alıştırmak ve tüm kontrolü ele geçirmektir. Şefin odasından geri dönerken Dr. Rem ve Dr. Uykunu azaltman gerçekten de seni ilk başlarda rahatsız edecek ve uykusuz kalacaksın. Şu bizim şef aslında boş bir adam. "Efendim bu adam çıldırmış olmalı. İstasyonu da geride bıraktın. de. Hipotalamus: Saçmalamayın Beyler. İşimiz yarım kalıyor. sen konuştuğun şeyin bir top değil. • 4. Çünkü her gün 8 saat uyurken artık sadece 6 saat uyuyorsun ve doktorlar henüz bu yeni uygulamaya Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım alışmadığı için işleri hep yarım kalıyor. ona yetişemiyoruz. 06:45 seviyesine getir. Klinik manzaraları . Dr. İstasyon: Bu.

hemen bir durum değerlendirmesi yapar. hafta sonları fazla uyumamanı tavsiye ediyorum ancak yine de tatil moduna girip birkaç saat fazla uyumayı isteyebilirsin. Bu 10 günlük sürenin ilk periyodu. direkt zirvelere taşır. Son İstasyon: Bu İstasyon. Mümkün olduğu kadarıyla öğlen uykusunu 15 dakika da olsa uyumaya çalış. bu uyku çılgınlığına bir son verirsin..III: Şef Dr. Bu doğru ama asıl önemli olan herkes 8 saat uyurken sen 5 saat uyuyorsan. Son periyot da üç gündür ve bu süre. acil bir toplantı yaparak. o keyfi mutlaka yaşa.. 3 günü geçerse. kuşların sesini her sabah dinle ve hayatın asıl yüzünü gör. Final sahnesi. Bunun kesinlikle bir mahzuru yok. onun hakimiyetine son verdi. Dr. Şimdi çalışma zamanı. bu yöndeki son istasyondur.. Bundan sonra.. Gel gör ki bu süre. NRem ve senin yeni uyku düzenini idrak etmeniz içindir. senin 5 saat uyuyabileceğine ikna olması içindir. Erken kalkıyorsa bunu bana şikayet etmeyin. O kesinlikle olağan üstü bir zamandır ve seni alır. Siz zaten hızlı çalışmaya programlanmıştınız. işi bitirdin demektir. Yıllardır uyuşuk uyuşuk oturuyordunuz. 4 gündür.. Doktorların yavaş yavaş ikna olacak. yeniden bir organizasyona ihtiyaç duyar ve yeniden ayar yapmak zorunda kalırsın.. Uyanma zamanını güneşin doğuşuna göre ayarla. İşinizi daha hızlı yapın. Bu süre şefin. Binlerce insan kafasında bu senaryoyu canlandırdı ve hipotalamusu bir muhatap kabul ederek. Öğlen vakti uyumaya uygun bir işin yoksa asla dert etme..14 ve 15. boş geç. •12. Rem. Hipotalamus.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Klinik manzaraları .13. İstasyon: Uykunu her istasyonda 15'er dakika azaltarak çalışmanı sürdür. Yeni uyku düzeninden sonra. Zor bir istasyondur. Bu istasyonlarda yine yorulacaksın ama eskisi gibi değil. İkinci periyot 3 gündür. bu seni diğerlerinin önünde olduğun konusunda ikna eder ve psikolojik olarak kendinle barışıp başarıya doğru koşarsın. Umuyorum ki sen de aynı inançla hipotala-musunun üzerine gider ve milyarlarca insanın yapmadığı bir şeyi yaparak. Rem ve Dr. Dr. Hipotalamusun yenilgiyi kabul ederek. bunu sadece bir gün denemen yeterli. Eğer burada 10 gün kalabilirsen. der. NRem'e: Beyler gemi kontrolden çıktı. Amacım daha net anlamanı sağlamaktı. Başında bekleyin ve uyanmcaya kadar görev yerini terk etmeyin. İşin sonudur.. Bu süre Dr. adamın ne yaptığı belli değil. Hipotalamus. NRem'e son durumu ve yeni mesailerini açıklaması içindir. Dr. Başarılı insanların az uyuma gibi bir ortak özelliği var. Saat 5'te uyanıp 8'e kadar yapacağın 3 saatlik çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anlamak için. Hipotalamusun. Rem ve Dr. İnsanlar az ve doğru zamanda uyuyunca beyinleri daha etkin ve güçlü çalışır. Dr. Elbette ki hakikatte böyle bir senaryo yok ancak sistem kesinlikle böyle işliyor. Dr. NOT: Uygulamayı bir film gibi anlatmaya çalıştım. Dr. 232 .

Sadece okumakla kalmayıp.. Bu zamanı uyuyarak harcarsan. Yaradan bilir bir de ben. Bölüm Türkiye İçin Kriz . Bu zamanı spor yaparak geçirirsen. . Yaradan bilir bir de ben... Seçim senin. Ne anlarsın yaradan sen? Felek der ki az yine de. içim yanıp içtiğimi. Ne anlarsın yaradan sen? Ne meyyü cama ne meşka. köz. Bu zamanı ibadetle geçirirsen cennete gidersin..mriz yok! " Türkiye için Sadece psikoloji var. Sızı oldu yüz sinede.. Ne anlarsın yaradan sen? Mescitlerden geçtiğimi.. Eyyüb'ün derdi de nedir. Yıkıp dedi çek çileni. Meyhaneyi seçtiğimi. Yaradan bilir bir de ben. Yaradan bilir bir de ben. kısa bir zaman sonra senin de bir kitabın olacağı anlamına gelir. Ağrı başka acı başka. Ne anlarsın yaradan sen? Artık az uyuyan bir insansın ve her gün için 3-4 saat fazla zamanın var. Ne anlarsın yaradan sen? 234 235 11. okuduklarını bir de yorumlayıp yazarsan. bu. Garip başıma geleni.. Bu zamanı seçtiğin bir konuda kitap okuyarak değerlendirirsen.. Ne anlarsın yaradan sen? Benim gönlüm viranedir. Ne anlarsın yaradan sen? Gönlümdeki gökdeleni... Dünyanın En Güzel Şiirleri Sen.. Yanıyorum kaç senedir Yaradan bilir bir de ben. tuz. Ne sancıdır.. bir sene sonra ilgili konuda alim olursun. Biber miber bir arada. En beteri sığmaz ada.233 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sorma yardan çektiğimi Yaradan bilir bir de ben Çözemezsin çöktüğümü Yaradan bilir bir de ben.. Bu zamanı işinde gelişmek için harcarsan. Benzemiyor aşka maska.. sağlıklı bir insan olursun. Ne anlarsın yaradan sen? Yaman işler yelda oku. Yarda zülüf yelde koku Zevrak tutmaz neden uyku.. Yaradan bilir bir de ben. söz var yarada. kanser ne de.... birkaç sene sonra mesleğinde bir numara olursun. Bahtın açık olsun. sıradan bir insan olursun. Yaradan bilir bir de ben. Biz. Bu zamanı ailene harcarsan mutlu olursun..

Başbakan hastalandı dolar fırladı. ağlamaklı bir ifadeyle halka bakmış.Dolar ilişkisini çözmüştü herhalde ki ilk cümlesi şöyle oldu: Merak etmeyin çocuklar. Kral. Bunu kabul etmemek ahmaklık olurdu. Herkes acı çekiyormuş. Her sene düzenli olarak yapılan bu toplantılar çok önemliymiş. dolar fırladı.. bir lafımla Türkiye'nin kaderini değiştirebiliyo-rum. Ağlamış. bizim başbakan daha dik yürüse. develer tellal. demiş. Her yıl olduğu gibi şubat ayının son haftası.. "Bana kitap fırlattı. Tüm tartışmalar havada ve anlamsız kaldı. Fakat şunu iyi biliyorum ki o birikimler de yine psikolojik bir temele dayanmaktadır. Şaşkın ve tedirgin bir ifadeyle halktan biri prense sormuş: • Ne oldu ekselansları? Prens bu soru karşısında kendini tutamamış ve ağlamaya başlamış. Akıllı adamdı.Prens çırılçıplak. biraz daha sert ve ciddi baksa herhalde Amerikan ekonomisi iflas ederdi. Tam bu sırada sarayın ön kapısı açılmış ve prens büyük bir hışımla dışarıya çıkmış. biz yıllardır ısrarla . ağlamış.. Bu anlattığım masallarda bile olmaz belki ama Türkiye'de en son şubat krizi böyle başladı işte. Ben 4 yıl ekonomi okudum ama hiçbir hocam bana kitap fırlamasıyla.. Ülkenin parası pula. Kısacası prensin suratına kitap 239 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyn Türkiye için fırlatılıp. Halk perişan ve bitap düşmüş. Türkiye için düşünürsek. Çünkü asıl bozulan ekonomi değil. Prensin bu cevabıyla bir anda her şey alt üst tfîmuş. kalbur saman içinde. iyileşti dolar düştü. Bir anda herkes fakirleşmiş. Zaman geçti ve Derviş Baba geldi ekonominin başına. Gökten düştü üç elma ve halkın kafası yarıldı. ben size para bulacağım.. Herkes büyük bir heyecanla acaba ne olacak diye bekliyormuş. Bütün bu olanlar sadece ekonomi bilimiyle açıklanmaya çalışıldı.. dolar fırlaması arasındaki bağlantıyı anlatmadı." diye düşünmüştür.. Bazen düşünüyorum da. Bir varmış. Biraz sonra para bulunamadı denildi. psikolojiydi. Millet birbirini yemeye başlamış. pireler berber iken bir ülke varmış. bir yokmuş. İnanıyorum ki başbakan da bu ikisi arasındaki ilişkiyi bilmiyordur. ağlamış: • Ne olacak ya! Kral yüzüme kitap fırlattı. misketlerimi çaldı.. Bana bağırdı. Halk kraliyet binasının önünde çıkacak olan kararları beklemeye koyulmuş. Suratı asık olan prens. Cümle bitmeden dolar indi. Kitap .. 'Vah benim ülkem vah!' diye diye dolaşır olmuş insanlar. bir anlık bir psikoloji değişikliğiyle oluşmaz. Çünkü bu toplantılarda. Piyasa hareketlendi." dedi küçük patron. kral bilir kişi heyetini ülke meselelerini tartışmak için sarayında toplamış. ülke için çok ciddi kararlar alınırmış. pulu da çula dönmüş. hay-daa dolar yine fırladı. Elbette ki tüm krizler bir birikimin sonucudur. evvel zaman içinde. üstüne bir şeyler almış ama prens hala çı-rılçıplakmış. misketlerinin alınması çok zoruna gitmiş halkın ve ülke büyük bir bunalıma girmiş. Ama eminim ki "Ne büyük adamım ben.. Masaldan da öte. Kriz.

arkadaşlarından. Herkes Türkiye'ye laf sokuyor. Bu tarz cümleler hep çoğul başlar. 1. çalışmamız. „." diyen adamı tanıyorum ben. (Bizden bir şey olmaz gibi) peki bu işin sorumlusu kim? Çık sokağa ve insanlara sor! Yere tükürmek sence doğru mu? Allah'ın bir kulu "Doğrudur. Bizden hiçbir halt olmaz. Çünkü "Bugün ne olduğuna inanıyorsan.000 kişiye sor. dinlenmemiz. Türkiye için Kriz var diye şartlanıp perişan olmak yerine... yarın o olursun. 100 kişiye sor. yaşam tarzımız. 70 milyon insana sor. Benden bir şey olmaz diye yere tükürdük. Hedefin komik olmaksa mutlaka komik olursun." İnandığımızı oluruz ancak. 240 241 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İstedik ve oldu. komik olmak için adeta özel enerji harcıyor. değişti. Giriş kelimesi hep aynıdır. Kırmızı ışıkta geçen birisine küfredip. .. Cevap hep aynıdır. Biz bunu başardık. camdan aşağı çöp attık. Okullarda. Atalarımız boşa söylememiş "Bir adama 40 gün deli dersen." demiyor muyduk? Bu tarz cümleleri o kadar çok kullandık ki. Bir şeyi cidden merak ediyorum. .Kesinlikle samimi değiliz. Esprilerimiz tuttu. Gerçekten çok başarılıyız. bir sonraki ışıktan kırmızıda geçen ve niye geçtin diye sorduğumda. i 1 . deli olur.. Ayrıca memleketin her tarafı bozuk olsa ne yazar." diye cevap vermez." diye.. işyerinden duymuşsundur. kolejlerde. % Yukarıda artık klişeleşmiş. Öğrenciler espri yapmak. Belki az önce sen de benzer bir laf ettin. Bizden bir şey olmaz diye az çalıştık mesela. Biz. uygulamaya geçmelisin.Birbirimize güvenmiyoruz.. ahlakımız.. Yere tükürmek görgüsüzlüktür. AT kim? Biz hiçbir şey yapamayız. dershanelerde. unutmadan söyle yeyim: Tabii ki sen kurtaracaksın bu memleketi. Ha. Ancak işin çok ilginç bir yanı var. Tüm dünya bize kıçıyla gülüyor. Herkes işi gücü bırakmış komik olmak için uğraşıyor. Kendimizi mahvettik. "Amaaan! Ben mi kurtaracam arkadaş?! Memleketin her tarafı bozuk. . konferanslar verirken dikkatimi çekti. Kriz yok deyip. Böyle bir sınıf ortamı nasıl olur? Komik olur tabii. Bunu herkes söylüyor ve söyleyen herkes kendini bu biz'in içinden soyutlamayı başarıyor. Peki be kardeşim bu sabah işe giderken yerde gördüğüm balgamı uzaylılar mı attı? Konuştuğumuz gibi yaşamıyoruz. Bu ülkeden bir şey olmaz dedik. Türkiye bitmiş arkadaş. Her gün daha beter olacağımıza inandık. hatta deyim haline gelmiş sözleri eminim sen de kahveden. Şimdi inandıklarımız gerçek oldu. Başarmak elin de. Biz kim. Dediğimizi başardık.. kendi halimize güldük. İstiyorsan mutlaka olur. 2 ."Bizden hiçbir şey olmaz.

öğrenmek için çalışıyor. Herkes 8 saat yerine günde 12 saat çalışıyor. Devlet halkına güveniyor ve halkını gerçekten adam yerine koyuyor. Gazeteler. böylesine bir güvensizlik. TV'lerde. . Şimdi söyler misin. süper güç olması için çalışıyor.Ne vatandaş devlete. ne de patron işçisine güveniyor. Dikkat et. herkes hakkına kanaat ediyor ve hiç kimse yolsuzluk yapmıyor. farklı bir programı ve karizması olacak. Ne işçi patronuna. karizma ta mam. Listenin sonuna da en acı olan son sözü koy: Ben kendime güvenmiyorum. Eğer gerçek bir lider olsa 242 243 im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi Türkiye için o fırsatı da kendisi yaratabilirdi. bir karamsarlık ortamında olan bir ülkeden ne beklenebilir ki?! 3 . Ben liderim diye ülke yönetimine talip olanların hangisi için o bir lider diyebilirsin? • Bir defa. Türkiye'yi kesinlikle süper güç yapar. Hatip değil. Bu listeyi uzat gitsin. güvensizliğini güvene dönüştürecek. Medyayı yanına alacak ve elindeki sihirli değneği 70 milyon insana aynı anda değdirecek bir yeteneğe sahip olacak. karizma ye rinde filan ama o da işi bilmiyor. Medya samimi bir şekilde halkın ve devletin yanında. Herkes kendisini ülkesine adamış ve ülkesinin iyileşmesi için değil. 100 liderden 90'ı konuşmasını kağıttan okuyor.Memlekette lider yok. 8 saat yerine günde 5 saat uyuyor ve kazandığı 3 saatlik zamanı okuyarak. Herkes devlete güveniyor. Okuma yazma bilmeyenler öğrenmeye çalışıyor. radyolarda eğitici. Tabii ki bu bir mazeret olamaz. ne de devlet vatandaşa güveniyor. Bu ortamı beş sene sağlayabilecek bir lider. • Geriye 1 'i kaldı ve o da iyi konuşuyor. Demek ki o da fos. Üzgünüm ama Türk halkı hatip de yetiştiremiyor. Düşün hele. • Geriye kalan 2'nin 1'i iyi konuşuyor. Hülya Avşar'ın Cilingiroğlu'ndan boşanma ihtimali yerine. Birisi çıkacak mantıklı konuşacak. Hülya Avşar'ın yaptırdığı okulu yazıyor. Üzgünüm ama Türk halkı lider yetiştiremiyor. yazarak geçiriyor. Türkiye'yi düşün! Düşün ki herkes işini mükemmel yapıyor. Gazetelerde Sevda Demire!' in silikonları yerine Türkiye'yi yurtdışında başarıyla temsil eden doktorlarımız anlatılıyor. Ne halk medyaya. Öğrenciler sınıf geçmek için değil. Sen o zaman gör Türkiye'yi. Bu halkın karamsarlığını iyimserliğe. işi de biliyor ama fırsat verilmiyor. ne medya halka güveniyor. : • 10'u doğaçlama konuşuyor ama bu 10'un 8'i boş konuşuyor. öğretici ve bilgilendirici programlar yapılıyor. göz kulak kesil ve izle.

Öyle ise herkesin elini kaldırma-sıyla.. Dedelerimiz savaşmak için. komutanlarımız Atatürk'e. Yukarıdaki ortamın sağlanmasında elbette ki medya 1. basın . Tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi." diye bir cümle icat etmişler.. hiç kimsenin elini kaldırmaması arasında hiçbir fark yoktur.. biz de halkın istediğini veriyoruz. Gerekiyorsa kendimizi feda etmeliyiz. Kusura bakmayın ama beyler. O günkü başarının dibinde büyük harflerle sadece güven + samimiyet + inanç yazıyordu. Dedelerimiz komutanlarına. kim gelmek istiyor?" dediğini ve hiç kimsenin gönüllü olmadığını. nasıl da hepimiz bir araya geldik. Başardılar. bir karara varsalar ve bu kararlarını yarınki yayınları ile icra etseler acaba halk yine Sevda'nm silikonları mı diyecek. Şimdi yıl 2002. ülkeyi kurtarmak için yaratıldıklarına inanmışlardı. bu çok mu zor? Kesinlikle çok kolay. tüm medya mensupları kaliteyi yükseltme noktasında bir araya gelse. Kurtuluş Savaşı'nı hatırlasana.. öğretmen ne yapacaktı? Yine rastgele birini seçecekti. Dedem Atatürk'e öyle bir güvendi ki. Bunu başarabiliriz. başaramama alternatifi hiçbir zaman aklına ve akıllarına gelemedi. Şimdi sıra bizde. halk neyi ister ve ne izler sence? Halk onu istediği için yayınlanmıyor magazin programları. "•f Çok kolay. . Öğretmen ne yapacak? Rastgele birini seçmek zorunda kalacak. ben. Evet ne söylemek istediğimi anladığını umuyorum. herkes elini kaldırsaydı. Kalitenin gün geçtikçe halk bunu istiyor sloganıyla düşürülmesi 244 245 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gerçekten şaşırtıcı. kuvvet. Eğer herkes. Herkes gönüllü olsaydı. Yeniden birleşmek ve bir araya gelmek zorundayız. magazin programları yayınlandığı için halk onu istiyor. İnsanların bir anda böyle psikolojik duruma geçmesi için ne gerekiyor. ekibine güveniyordu. siz kesinlikle samimi değilsiniz. "Biz böyle olmasını istemiyoruz. Büyük zırva: Halk bunu istiyor. Her kanalda silikon muhabbeti olduğu için. biz. halk onu izliyor.yayın kalitesi çok kötü" diyorlar. Başarmak zorundaydı ve başardı. Halkın güvenini boşa çıkaramazdı Atatürk.Medya Birinci Kuvvet. Yemin ediyorum yürümekten daha kolay. el kaldırmadığını varsay. Sen. Bir öğretmenin sınıfa girip "Bana bir öğrenci lazım. adamın başka şansı kalmadı. Herkesin birbirine inancı tamdı ve herkes gerçekten samimiydi." demesini anlamak mümkün değil. Medya patronlarının "Halk bunu istiyor. samimi olduğunuza inanamam.4 . Bunu değiştirmek elinizde iken değiştirmiyorsanız. nasıl organize olduk ve nasıl başardık. Ama onlar da "Halk bunu istiyor. bizim kuşak Türkiye'yi Türkiye için süper güç yapmak için doğduğumuza inanmalıyız. Onlar halen ısrarla. Bu uğurda kendilerini feda ettiler. Atatürk başta kendine olmak üzere. Tüm kanallar adam gibi yayın yapsa. ortada silikon milikon kalmasa. Çaresizlik psikolojisi Atatürk'ü ve ekibini öyle bir kuşattı ki.

kovayı görünce önce adama. Yanarsa yansın. verimliliği belki de %200 artırarak çalışmaya devam etmeliyiz. Her zaman dakik olmalı." dedi. Bana ne Türkiye'den. götür hemşireye ver.. Sonra bir adam geldi yanına. Bizim adam olanları Türkiye için anlatınca adam atladı: "Bak dostum. adam kovayı şaşkın bir bakışla alarak tuvalete gitti. işimizi aksatmadan. sorular sor kendi kendine. batarsa batsın! Be-nim bir dikilitaşım bile yok.. Üretimin artmasını istiyorsak. Kim bilir belki de aradığımız lider sensindir. akşam olsa da gitsek diyen. işe başladığı ilk gün. işinde nasıl mükemmel olabileceğini hesap etmelisin." dedi ve bir damacana da su vererek "Bunu iç... Git bunu doldur gel. daha 25 sene var emekli olmama diyen. Şimdi dedelerimizin kanı ile aldığı bu ülkenin alın terine ihtiyacı var. Böyle yap! Belki sen ömrünün sonuna kadar hep 150 milyon alırsın ama senden sonra senin evladın. "El alem neler yapıyor. Emekli olma yaşını hesap etmek yerine. Biraz sonra elindeki kocaman kovayla tuvaletten çıktı. süper bir dünyada bizim hayal edemediğimiz rakamları alırlar. şu köşede bir kova çiş var adam daha yeni yaptı.. üretimin artması gerektiğine inanmalıyız. Sakın kimseye de söyleme ha. her zaman tebessüm etmelisin. Elindeki suyu sonuna kadar içmiş fakat kovayı yine boş bırakmıştı. Birkaç damla idrar kovanın içinde çok komik duruyordu ama görevini -".. adama büyükçe bir kova vererek tuvaletin yolunu gösterdi. Peki ne yapmalı öyleyse? Lider yok. Kendi kendine elindeki kovaya bakarak."150 milyon maaş alıyorum.. Laboratuardaki kadın. güveneceğimiz yöneticimiz yok deyip kenara çekilmek." Tuvalete girdi. Bu sırada tuvaletten. Onun da kovası doluydu. . kiramı bile veremiyorum. Çalışırken sadece işini düşünmelisin. Ben bütün bu anlattıklarımı Türk halkının yapacağına sonsuz ve sınırsız inanıyorum. Bu çok boşa bir hayıflanmadır. Şimdi sen git çaktırmadan al onu kendi kovana boşalt. Adam suyu da alarak tekrar tuvaletin ' yolunu tuttu. tamamlamış olmak yetiyordu genç adama.... Genç adam idrar tahlili için bir hastaneye gitti. her gün emeklilik yaşını hesap eden bir insan ne verebilir Türkiye'ye? Akşam olduğunda üzülmelisin. evlatlarımız. Kendini tanı. bana ne?" dediğin sürece maaşının bir lira dahi artmayacağına dair sana garanti veriyorum. Maaşımızın artmasını istiyorsak. ülke kurtuldu. diskolarda sa- 246 247 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım bahlara kadar tabak kırmak bir çözüm mü? Kendine dön. Laboratuardaki kadın.. Tüm hastalar dolu kovalarla yanından geçer-Ren o bomboş kovasıyla üzüntüye boğuldu. Sen kan değil sadece ter dök yeter. her akşam 4 saat Çarkıfelek izlemek.-. sonra kovaya ve sonra tekrar adama bakarak sinirli bir ifadeyle "Bu ne böyle? Bu kadarcık idrarla lökositi-ni bile sayamayız. bîr de bana bak kuş çişi kadar. Eksik olan tek şey bir lider. Dedelerimizin kanı aktı.. Güler misin ağlar mısın? Uyanık hasta. "Ne oldu kardeşim?" diye sordu. Sabahleyin işe geldiği dakikadan itibaren saatine bakıp. elinde ağzına kadar dolu kovayla çıkan adamı görünce tüm motivas• • yönü bozuldu. On dakika sonra çıktı. belki işine yarar.

r ke-yifle anlatıyor. on katrilyon para bir anda yok olab. gıda. desek ki abi al bu parayı yemen.. Yemin ederim ki bunu hiçbir Alman yapamaz.ş olabd r yanlış iğne adam öldürebilir. reklam. hemen gözlüğünü çıkardı.ydı yukarıda anlattığım. O zamanlar çok kızmıştım ama sonra haklı olduklarını anladım. Ama biz aynı miktarda parayla elektrik. Ayakkabı tamircisinin yanına girer. unutmuş olabilir.beş bahse giriyorum ki becerip de ayın sonunu getiremez. akıl edemez demek istiyorum. büyük b. Ana başlıklar halinde verdim ki.Bizim adam büyük bir heyecanla ve inanılmaz bir gizlilikle adamın dediğini yaptı.n. Asker adam eğer boş kalırsa sevgilisini..[ de yemediğimiz arkamızda. O efendi efendi birilerinin kaşık getirmesini bekler.rd. radyo. her şey mükemmel o|ur.. zamanını almayayım. cam. Türkiye'de çekilmiş bir kamera şakas. Süngercilik. Kaşık getirmeyi unutmuşlar. bunlar eğitimci oluncaya kadar uğraştığım işlerden sadece bir kaçı.g. üç çocuk okuturuz. elektrikli battaniye. mobilya. stand-up..' gibi de cevaplar veririz.°nyargıs..yoruz. Yanımdaki arkadaşım hiç beklemedi.. yapı malzemeleri.000.. Adam tencere satıyorsa mesela. Hiçbir şeyi sorgulam. Hiç kimse görmedi ama tahlil sonuçlarına göre bizim adam altı aylık hamile çıktı. karısını. doğal gaz. itfaiyede su bitebilir adam su koymay. Direkt sektör değiştiririz biz. Çay geldi. babasını düşünüp bunalıma girer ve firar eder. Halbuki sürekli oyalanırsa kimseyi düşünemez ve mutlu . yolda giderken aıtecek çukura düşüp kaybolunabilir. O kadar kanıksamışız ki acayiplikleri. şoför da m. Yediğimiz önümüz. Bire .. Soran olursa da hiç oflayıp püflemeden 'Çok| şükür gül gibi geçinip gidiyoruz.000 Lira versek. Sonunda kaşık gelir ama buz gibidir içtiği çay. su.. Türkiye için Ne iş olsa yaparım diye bir vasıf bizim milletimizden başka kimde var? Biz gerçekten de olağanüstüyüz ve her işi biliriz. bize ait olmak üzere bir ay boyunca bu parayla İstanbul'da dolaş. El alemin milleti gibi iş değiştirmeyiz çünkü. Üşenmesek Etiyopya'dan.. Sorgulamıyoruz.. o iş yerinden çıkıp tencere satan başka bir yere girip çalışmaz. Böyle adam Türkiye'den başka hiçbir yerde yok! Askeriyede bize komutanlarımız ot yoldurmuştu. gözlüğün sapıyla çayını karıştırdı ve afiyetle içti. Burada her şey olur. lir. telefon faturası ve kira öder. Eee normaaal! 248 249 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sayısal loto oynarkenki ciddiyetimizi hayatımıza yansıtsak. şöyle bir hesap ettim de yaklaşık on küsur tane sektör değiştirmişim ben. ev kiran. Daha önce de söylemiştim: Loto oynarken düşünen adam var! Var. inşaat... yedek parça.yla vaklasıvoruz "Burası Türkiye abı. Ambulansta oksijen bitebilir. Bu ne akıl? Dünya üzerinde bizim milletimizden daha akıllı bir millet olduğuna inanmıyorum ben. Geçen.." diye diye tüm normallerimizi değiştirmiş bulunuyo-ruz. Şimdi var gerisini sen düşün! Öyle adam var k. ben gördüm. sağlığıyla ilgili bir konuda kendi kendine hıle yapıyor ve sonra da kahvede hemşireyi nasıl kand. bilgisayar. Somali'den veya dünyanın başka yerlerinden bir adam getirsek Türkiye'ye ve ona 150. Geçenlerde kalabalık bir yerde seminer veriyordum. anasını. içmen.© Kendini dolandıran adam.. senaryo. her şeye olabilir .

Neyse. İsveç'te yaşayan bir arkadaşım bize gelmişti. belki de sırf insan gücünden optimum düzeyde faydalanmak için yaptırıyorlardı bunu. dedim. şahısların zararını devlet karşılıyormuş. "Yenisini alaca252 ğız." İnanmadı bana. öbürüyle kayıt yapamazdı. Kesilir de gelir de. git saçını üçe vur. bir defa elektrik kesildi. Üçün ne olduğunu bilmiyordum ama dediğini yaptım ve basımdaki o tren yolu birden yok oldu. Bazen saatlerce elektrik gelmedi. Kul yapımı.) Türkiye'de bizi oyalayan. Onların yaşadığı ülkede haber verilmeden böyle bir şey olduğunda. . Hiç unutmam Türkiye'ye geldiğimiz zamanlarda düştüğüm komik durumları. Her şeye şaşırarak bakıyordum. Daima ayakta durabilmek için yeni çareler üretiyoruz. ot yoldurma çalışmasıyla belki de hiç alakası yok. Elektik bu. Şaka değil. Neyse ki ben ona durumu anlatınca rahatladı. Neyse biraz sonra elektrik geldi ama bizim bilgisayar çalışmadı. Ama tamamlandı. Demek ki devamlı burada olsa kitap yazayım derken felç olurdu. biz hakikaten çok akıllı bir milletiz. müdür muavini olduğunu öğrendiğim bir adam saçımın üzerinde. Sonradan. Saçlarım diğerlerine göre biraz uzundu. 250 251 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Türkiye İçin Daha çömezdim o zamanlar. E tabii ki bu kitap 3 ay yerine 7 ayda tamamlandı. Bilgisayarda bir şeyler yapıyorduk. İsveçli arkadaş böyle bir kitap yazsaydı ne olurdu peki? Düşünsene. Voltaj yüksek geldiği için bilgisayar yandı.. deprem olacak onun hiç umurunda değil' dedi. Aradan yıllar geçti. Arkadaşların tren yolu deyip gülüştükleri bu uygulama beni şaşkına çevirmişti. üretmemizi engelleyen o kadar çok konu var ki asıl işimizi yapmak yerine daima oyalanıyoruz. elindeki makineyle tuhaf bir hareket yapmıştı. adam üç gün şok yaşadı. Meğer onların ülkesinde elektrik sadece deprem ve savaş durumlarında kesilirmiş. Lacivert ceket ve kravat. (Bu anlamı ben yükledim.bir asker olur. gri pantolon ve siyah ayakkabı. mavi gömlek. Arkadaşım bana saçma sapan bir soru daha sordu: "Şimdi ne olacak?" Cevap verdim. o an elektrikler kesildi. düşünmemizi. Ben eğilip onun bembeyaz olan yüzüne bakıp ne yaptığını sorduğumda benim de masanın altına girmemi söyledi ve benim soğukkanlı oluşuma hayret etti. Arkadaşım panikleyip birden masanın altına girdi. Okulun birinci günüydü daha. Çocukluğum Almanya'da geçti benim. Şimdi Türkiye'de yaşamayı ben de öğrendim.. Ama asla yazdıklarım kaybolmadı. Ayrıca o benim senin gibi bir eliyle yazıp.' demişti. olsun bitsin. okula gittik. bir arkadaş bana 'Ne düşünüyorsun. Daha neler! © Ben bu kitabı yazarken tam 47 defa elektrik kesildi. Aptal aptal ne yapacağımı düşünüyordum ki. Sürekli çaresizlik psikolojisi içinde yaşadığımız için de inanılmaz akıllı olmuşuz. 'Adama bak. Çünkü bir elimle yazarken diğeriyle sürekli kayıt tuşuna basıyordum. Ne hoşuma gitmişti o zaman.

Hatta vasiyetini bile yazar öyle gider. Hepsi psikologa gitti. gökdelene uçak çarpmasıyla yaşamayı da görelim. İster istemez beynimizi zorladık ve çaresizlik bizim beyin gelişimimiz konusunda bir mucize oldu bize ve her birimiz birer dahi olduk. İşte Türk insanının her gün kendi kendine sormak ve cevaplandırmak zorunda olduğu sorulardan sadece bir kaçı. Amerikalıları 11 Eylülde gördük işte. üç defa çaldırırsam "Çok misafir var.Bir defa çaldırırsam yok.Türkiye'de yaşamak gerçekten ciddi bir ayrıcalık. . Her şey olabilir. Öyle ya. sın.. daima olumsuzluk ve çaresizlik yaşadığımız için. depremle yaşamayı öğrenmeliyiz dediler.Kaç ekmek lazımsa o kadar çaldırırım. Top oyriayan ço253 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım cukların ölmesi gayet normal. Hastanede Hastaneye giderken. Adam yarım ekmek arası dönerle bir bardak ayran içiyor..Ve sonuç: Sonuçta.. $ Cep telefonundan evi aramadan sadece telefonu çaldırarak saatlerce sohbet eden İngiliz gördün mü hiç? Bunu da bizden başkası düşünüp yapamaz. iki defa çaldırırsam var. r Çalıştığı şirketin mali yapısını çok iyi bilir. Dönerin son lokmasıyla ayranın son fırtı aynı zamanda bitiyor.İki defa çaldırıp kapatırsam.. Düşünsene bahçe duvarına plastik top çarpıyor. kuruyemiş filan al.. Halbuki ayni şey Türkiye'de olsaydı hiçbirimiz şaşırmazdık. • Psikolojiyi çok iyi bilir. Türkiye için . Depremci amcalar.. anlarKadın .. duvar yıkılıyor ve top oynayan çocuklar ölüyor.. Bunu bir Türk'ten başkası beceremez. Haydi onlar da bizim kadar çabuk öğrensinler bakalım. @ Her gece acaba bu gece olur mu diyerek yatağa girip depremi bekliyoruz ve bu bizi sarsmıyor. sürekli yeni formüllerle çareler üretmek zorunda kaldık.Bir defa çaldırıp kapatırsam o benim ve ne istediğini soruyorum. biz anında öğrendik." diyorum. İşe giderken. meyve. Adam .. Şirketin iflas e.. doktor tarafından midesinde unutulan bir şeyden kaynaklandığını bilir... hiçbirimiz kafayı filan da yemezdik. Niye? Çünkü bunlar normal şeyler. : Kadın .dip etmeyeceğini patrondan daha iyi bilir.. oynamayan çocuk ne diye ölsün! Gerçi o da ölse normal ya.. ve Adam . Ameliyat olduktan sonra karnında şişliğin... Birçoğu bizim tabirimizle kafayı yedi.yine benim "Misafir var mı?" diye soruyorum. Çocuğu ambulansa atar ama ambulansta oksijen olup olmadığını düşünür. Patronunun yüzüne bakar bakmaz o gün maaşların ödenip ödenmeyeceğini anlar. ölme ihtimalini mutlaka göz önüne alır ve ailesiyle vedalaşır.

hatta bazen yatırmaz bile.255 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yaşarken İtfaiyeye haber verir ama itfaiye aracında su olmama ihtimalini de hesaplar ve mutlaka 4-5 kova su bulundurur. çünkü yarın zam geleceğinden emindir. Yağmur yağdığında yolların mutlaka kapanacağını bilir ve anında alternatif çözümler icat eder. Parası varken arabasının deposunu fuller. Çantasını kapkaççılara kaptırmamak için. asla yolda kalmaz. Sağlığı için para ayıramadığı için 4 yıl boyunca ağrıyan dişlerle yemek yemeyi bilir ve asla şikayet etmez. Orada iki yıldır çalışma olduğunu bilir. çantayı hangi eliyle tutacağına doğru karar vermek zorundadır. kaç km daha gidebileceğini anında hesap eder. Kontrol kalemi yoksa bile anında bir çözüm bulur ve prizde elektrik olup olmadığını diliyle ıslattığı işaret parmağıyla kontrol eder. bunun daha zevkli olduğu tecrübelerle sabittir. Daha doğrusu tüm yolları çukur-larıyla birlikte ezbere bilir. Arabasının benzin lambası yanınca. Türkiye için Vergisini en son gün yatırır. Her gece deprem olacak endişesiyle yatağına girer ama mışıl mışıl uyumakta kesinlikle zorlanmaz. üst kilidi de kilitler ama yine de şüpheli durur. Çünkü eninde sonunda affedileceğini bilir. Parası olmadığı için faturayı yatıramaz belki ama elektriğin kaç gün sonra kesileceğini net olarak bilir. Birine randevu verir fakat köprü trafiğinden dolayı üç saat rötar yapar ve karşı taraf bunu anlayışla karşılar. Bir yere giderken o sokaktan girmez. 256 257 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Türkiye için Egzersiz Zamanı ' Aynı anda iki şey yapmak . Pencerelerine demir korkuluk yaptırır. Sıradan bir Türk bile önce patatesleri sonra köfteleri yer.

önceden önce. Zevraki'yi gülle söküp gürz açmaz. dönesin geri... Yolun uğrar ise gönül şehrine. yarın mutlaka o olacaksın! Telkin ve Şartlanmalar. gez bozuk göz seçmez.. lobların çıldırsm... bu etkiyi yapmaz Ancak eğer sözlerini anlamaya çalışıp aynı anda kitap okumayı denersen eyvallah. Görmek istersen bir manevi mercek. önceden önce... inceden ince. Başarılı olup olmaman hiç önemli değil. inceden ince. inceden ince.. Dünyanın En Güzel Şiirleri Önceden önce inceden ince. Ezel evrakında ebed andını... At da bak neler var. Radyodan maç dinlerken bir yandan da TV'den haberleri izlemeye çalış. . Bil de bak neler var. :... Unutma! Şimdi ne olduğuna inanıyorsan. inceden ince. aynı anda ayrı şeyler yazmaya çalış. Merhemden mühimdir bilmek marazı. Kopar şakağından bir beyaz piri... Kal da bak neler var. Gözden sisi. inceden irtce. önceden önce.İki eline iki kalem al. Kazaya kurbanız kadere razı. Bir elinle "a" yaparken öbürüyle "b" yap mesela Tekrar ediyorum sonuç alıp almaman hiç önemli değil Akşamları 5 -10 dakika bunu yapmaya çalış. önceden önce. Kimdi enasırda en asıl deden? Bil ki geçmişiz biz en ön haddeden. inceden ince.. radyodan haber dinle Muzık dinleyerek kitap okumak. An be an gelişen gizli bir gerçek. önceden önce. Öl de bak neler var. Yanlış hesap etme gittiğin yeri. Bağdat değildir ki. Yok iken cihanda can ile beden. Dal da bak neler var önceden önce. inceden ince. aynı kağıt üzerinde. ' Hatırla da kır o kibrin bendini. Al da bak neler var. Gel de bak neler var. Tebeddüle uğrar toprakta çiçek. hedef kıl. özden kini garezi. 258 259 12. Yer yıl. önceden önce. inceden ince.. Meşkin gemisiyle aşkın bahrine. Bir kapıdır ki. Bölüm Telkin ve Şartlanmalar.. Kılda bak neler var. Kitap okurken. Kainattan evvel kendi kendini. önceden önce.. kul sığar kıl geçmez..

hünkarın yanında duran beşiğin içindedir. onun İstanbul'u fethedeceği ulu bir -. H.. Ankara'da bir ayaklanmaya sebebiyet verebileceği endişesiyle Edirne'ye çağırmıştı. Murat'ın oğludur ve 1432'de Edirne'de doğmuştur. Gördüğünüz gibi sayın dinleyiciler. ". ulemayı dikkate alır ve » Hacı Bayram Veli'yi Edirne'ye çağırtır." demiştir. hünkarın yanına gelir... sip olmayacak. Bayram Veli II. Fatih daha kundaktayken.. tarih konusunda çok değerli bir profesördü." Yukarıdaki vakayı anlatan insan. Aynı yıl. Fatih'i ve fethi anlatıyordu. Sadece tarihi bir vakayı anlattı ve geçti.... Bayram Veli'nin zarar verecek bir insan olmadığı kanısına vardı ve H. oldukça etkili bir insan.II. Hacı Bayram Veli içeriye girer.. Murat'a İstanbul'u fethetmek isteyip istemediğini sorar. Ben ondan bu çağ kapatıp açan olayı psikolojik açıdan değerlendirmesini istediğimde cevap alamamıştım. Bayram Veli'nin kundaktaki bebeği işaret ederek. Ankara'da ikamet eden Hacı Bayram Veli'nin İmparatorluk adına büyük bir tehdit unsuru olduğuna dair. Sultan II. Hünkar. Murat H. Bu tarihi vakanın üzerinden tam yedi asır geçmiş yedi asırdır insanlar bu hikayenin sadece görünen kısmını anlatıp durmuşlar. Bu sırada hünkar. II. korkarız ki ileride bir ayaklanmaya sebep olacak..İstanbul'u Fetheden de Psikoloji. Ankara'da Hacı Bayram Veli adında bir şahıs var. Hünkarım İstanbul'u bu bebek fethedecektir demesinin sebebi. Murat. Sonuç- . İstanbul'u fethetmek size na263 Ben Dünyanın En Akıllı insan iyim Telkin ve Şartlanmalar... Devrin uleması Padişaha: "Hünkarım. Padişah onu. belki de öldürülmekten kurtulmaktı. "İstanbul'u fethetmek en büyük ha-yalimdir!" deyince.. Akşemsettin Hoca. şimdi o konuşmanın bir bölümünü olduğu gibi aktarıyorum. Bayram Veli Edirne'ye çağrılış sebebini biliyordu. Bayram kendisini iyi ifade edebilen bir insandı. bir takım söylentiler yayılmaya başlamıştır. tahtında. halk arasında. • *y\ Fatih'in Motivasyonu " i >'••"•'•• H. Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği müjdesini vererek. Böylece II. kendisiyle bir görüşsek nasıl olur?" der. istanbul'u. Hacı Bayram. II..'• ' insan olan Hacı Bayram Veli tarafından anlaşılmıştır. Kim bilir belki de o bunu hissetmişti. Bayram bir veliydi. (kundaktaki bebeği göstererek) şehzadeniz Mehmet fethedecektir. Ben kamera arkasını araştırdım ve çok enteresan şeyler buldum. "Padişahım bunun için asla uğraşmayın. II. Hünkar Hacı Bayram'a Ankara'yı sorar. İstanbul'un fethiyle ilgili bir sempozyumda konuşan tarihçi profesör. Acaba Edirne'ye davet etsek de. etkileyiciydi. Bir ara Hacı Bayram.. hünkara Ankara'yı merak etmemesini söyler. Karizmatikti. H. Oldukça kar izm ati k. Mehmet. Çünkü H. Hünkarın sağında dikilmektedir. Kısa bir zaman sonra Hacı Bayram Veli Edirne'ye. Mehmet. Hacı Bayram Veli'nin Kehaneti. Ankara'ya geri döndü. Ankara'da her şeyin normal olduğunu söyleyen Hacı Bayram.

. Mehmet büyümeye başladı. II. Daha bir bebekken insanlar onu İstanbul'u fethedecek bir komutan olarak algıladılar." demeseydi. müthiş bir askeri deha ile fethetti. İstanbul'u kesinlikle o alacaktı. İltifattan hoşlanmayan kimse yoktur.Bayram Veli. çağ açtı. Murat. Herkes o gözle. 41 . H. remedi ama Fatih İstanbul'u 29 Mayıs 1453'te. Murat da dahil olmak üzere dünyada iltifattan hoşlanmayan hiçbir insan yoktur. Murat ve oğlu odada yalnız kaldı. II. Henüz 14 yaşındayken babası tahtını oğluna devretmeye kalktı. Haber bir anda tüm ülkeye yayıldı. Savaş esnasında yürüyen kuleleri. en çok yönlü Osmanlı imparatoru oldu.. Çağ kapadı. tam yedi dil öğrendi. Fatih daha bir bebekken böylesine güçlü pozitif telkinlerle yüklenmeye ve şartlanmaya başladı. Murat böyle inanmıştı Mehmet'in istanbul'u fethedeceğine. II.Bayram Veli. Bir an önce görmek istiyordu fethi. Padişahın oğluydu Mehmet. Kim bilir belki de II. Acaba? Acaba H. Murat gö- 264 265 Insanıy Ben Dünyanın En Akıllı j ırn Telkin ve Şartlanmalar. H. II. yetiştiriliyor ve babası ölünce de tahta geçiyor. İstanbul haa.ta II. Murat. İstanbul'u fethedecek komutan gözüyle bakıyordu Mehmet'e.. Murat bu muhteşem olayı herkese anlatarak oğlu ile gurur duydu. fetih gerçekleşir miydi? Mutlakiyet ile idare edilen ülkelerde padişah. "Yavrum Mehmet'im! Sen haa. II.Bayram Veli'nin zararlı bir insan olmadığına bu büyük etkiden dolayı karar vermiştir. Fakat asla normal bir insanın 7 yaşındaki hali ile benzerlik göstermiyor.Bayram Veli böyle bir laf etmiştir. Mehmet henüz kundaktayken H. Murat kundaktaki yavrusunu alıp bağrına basarak.. Çünkü padişahın oğlu doğduğu andan itibaren geleceğin imparatoru olarak tanınıyor. çocuğuna ilişkin yapılan bu olağanüstü iltifattan alabildiğine etkilenmiştir. havan toplarını icat etti. Meh-met'inse seçme şansı yoktu.. II. Akşemsettin Hoca da çevresindekilere Mehmet için söylenenleri anlattı. Tüm yatırımı oğlu içindi. Akşemsettin hocayla birlikte hünkarın yanından ayrıldı. adam 40 yaşına kadar herhangi bir KiT'te Genel Müdür. Gelmiş geçmiş en bilgili.. En iyi hocalar tarafından yetiştirildi. II.. Murat'ın yanına gelmeseydi ve Fatih için "İstanbul'u bu çocuk fethedecek. Yani şimdiki gibi değil. II. Herkes inandı. demek ki İstanbul'u sen fethedeceksin!" dedi. Tam 21 yıl tüm insanlar Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği günü beklediler. henüz 21 yaşındayken. bazen 7 yaşında bile olabiliyor. Herkes ona güveniyordu.

Söyle. Olamaz olamaz. Belki büyük düşündüğün zaman çevrendekiler alay ettiler. Tekrar başa dönersek Fatih'in yerinde başka bir çocuk olsaydı kundakta ve H. 14 yaşına rağmen.y. Belki baban veya annen sana II. II. onlarca defa kuşatılan İstanbul'u bir hamlede alma sonucunu doğurabiliyor. Yürüyüşün kendiliğinden değişecek. Ben dünyayı değiştireceğim dedi. önce söyle. inan ve başar! Yalan da olsa. Büyük bir hedef belirle ve insanlara. ordunun başına geç!" ifadesi 14 yaşındaki normal bir insanın edeceği türden bir ifade değil.. O halde birilerini bekleyeceğine hemen başla.. Şimdiye kadar öyle olmadı mı zaten? Sonra sana sürekli konunla ilgili sorular soracaklar. Eğer bensem. Baştan da söylemiştim. Sen söyleyince çevrendekiler farkında olmadan. Belki çevren senin gözlerine hiçbir zaman büyük bir adammışsın gibi bakmadı. Hayatımda ilk defa böyle bir çocuk görüyorum. biraz sonra tekrar elindeki kaşığı bırakıp. kendi efsaneni kendin yaratacaksın. Aynı şey senin için de geçerli. Padişahlık bir meslek gibi yani. Bilinçaltı yağmur çamur dinlemeyen muazzam bir tarladır. Karizmasına. • Kim bilir? ABD başkanı George W. Bush senin çocuğunu gördüğünde 'Aman tanrım' deyip.m sın. Hatta belki ailen. kend' yüklemeni kendin yap: BEN MÜKEMMELİM. Bilinçaltında toplanan pozitif veriler çocuğu kuşatarak. senin söylediklerine göre algılamaya başlayacaklar seni. o an evinizde bulunan herkes bu olayı tanıdıklarına anlatmaz mı? Sen anlatmaz mısın? Olayı duyan herkes sizin eve akın edip çocuğu görmek. Her türlü hava şartlarına rağmen. Bush öğlen yemeğine sizin evinize gelse.yaşında başbakan. ' ' Geç kalmış sayılmazsın! Belki sen kundaktayken Hacı Bayram Veli sizin eve gelmedi. orada-kilere "Arkadaşlar size bir şey söylemek istiyorum. çocuğa bakarak 'vay be!' deyip. tekrar dudağını bükse. ona dokunmak için yarışmaz mı? Gazetelerde 'Bush referanslı bebek' şeklinde manşetler atılmaz mı? Herkesin bakışı değişmez mi ve sonra o çocuk dünyayı değiştirmez mi? Bütün cevapların evet olduğuna eminim. Eğer ciddiyetini muhafaza eder. gülüşüne. Mehmet. Bu çocukla ilk göz göze geldiğimde bana bakışlarıyla telepatik bir mesaj gönderdi. çevresi ve bütün ülke onu geleceğin hükümdarı olarak görüyor. dudağını bükse. o gün babasına söylediği "Eğer hükümdar sizseniz ordunuzun başına geçin. biraz sonra da çocuğu kucağına alıp. belki de İstanbul'u o çocuk fethedecekti. Hiç önemli değil.. Belki Clinton'ın burnunu tutamadın. ektiğini mutlaka biçersin. Bu ancak çocuğa yüklenen toplumsal anlamla açıklanabilir. Murat gibi dav-ranmadı. emrediyorum. Mutlakıyette böyle bir şey yok! Belki de bu rejimin en büyük avantajı bu. göreceksin. "Senden hiçbir şey olmaz!" bile dedi. . Böyle bir şey olamaz!" deyip çocukla uzun süre ilgilense ve çıkarken tekrar dönse ve "Bu çocuk dünyayı değiştirecek!" dese. aklına güvendiğin birisi sana da bu tarz bir yükleme yapsa sen de uçar- 266 267 Ben Dünyanın En Akili. "Hedefime mutlaka ulaşacağım!" de. insan.. Bayram Veli onu işaret ederek söyleseydi. Bebek doğar doğmaz ailesi.

sen tamamen inanacaksın. Onlar birazcık inanınca.. Söylemiştim sadece iki yol var ve tek tercih yapabilirsin: 1 . Akıllı davranırsan. Sen çok büyük bir insan olacaksın.Yapamıyorum . bilinçaltı yine tüm komutları almaya hazırdır. idealist. Onu önemsediğinizi hissettirin mesela.. Aynı telkinler çocuk uyurken de etkili olacaktır. Anne ve babalara küçük bir tavsiye.Yaptım. Güneş. Çocuğunuz daha doğmadan. Te|kin ve Şartlanmalar. yürüyüş ve davranışları değişecek. Yine de geç kalmış değilsin. Üst bilinç meşgul olmasına rağmen.başaracağını söylemeye devam edersen. Bu ve buna benzer telkinler. Tüm çocuklar TV izlerken adeta dış dünyayla tüm irtibatlarını keserek transa geçerler. O halde bu inanılmaz bir fırsat. Özel olduğunu ve beklendiğini bilmesinin nasıl bir sakıncası olabilir ki? Diyelim ki bu şansı kaçırmışsın. Sahip olduklarına değer ver. 268 269 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Telkin ve Şartlanmalar.. ve yavrum sen örnek bir insan olacaksın. henüz anne karnındayken telkinlere başlamalısın. Sen insanlara faydalı olacaksın. Tam bu sırada başla: Başaracaksın. Üst bilinci neredeyse kapalıymış gibi meşgul olmasına rağmen.. çocuk TV'ye tamamen teslim olmuşken. Hayal kur ve hayallerini önemse. Konuştuklarınıza dikkat edin öyleyse. Dünya senin için dönüyor. çok sevdiği bir oyuncağı ile oynarken.. bu da onu değiştirir ve değersizlik makamına ulaşır. kelimelerini özenli .. bilinçaltı her zaman olduğu gibi sonuna kadar açıktır. İster 1 yaşında.. Çevresindeki hiçbir uyarıcı onun dikkatini dağıtamaz. Tam tersi için de aynı durum söz konusudur. sana gülenler ve seninle alay edenler de dahil olmak üzere herkes yavaş yavaş inanacak sana. 2 . Bilim adamları bebeğin anne karnındayken. Kaç yaşında olursa olsun çocuğunu takip et.Yapamam . Sen konuşurken o seni duymaz ama bilinçaltı kayıtlarını yapmaya aralıksız devam eder.. olmadıklarına da. her şeyi duyduğunu söylüyorlar. adeta hipnoz olan çocuk uyurken de aynı durumdadır. Bir gün bir de bakacaksın ki başarmışsın.Yapamadım.Yapabilirim ....Yapıyorum . sen varsın diye doğuyor. tüm dünya seninle gurur duyacak.. TV izlerken. ister 7 yaşında olsun hiç fark etmez. seninle tüm dünya gurur duyacak. Olumlu telkinlerle daha çocuk doğmadan onun pozitif. bebek doğmuş. Bunun ortası mortası yok! Söyle-İnan-Başar. Sen büyük adam olacaksın. direkt olarak bilinçaltına işleyecek ve göreceksin ki çocuğunun hareketleri. büyük düşünen bir insan olmasını sağlayabilirsiniz... Eğer bilinçaltına negatif yüklemeler yaparsan. ister 5 yaşında.

" dediğinde avazın çıktığı kadar bağırarak türküler söylemiştin de herkes seni alkışlamıştı.. Sen sadece büyük düşünmesini sağla. ressam olacaksın" gibi telkinlerde bulunma! Bırak. dünyayı değiştiren benim yavrum. dünyayı değiştiren bir insanın babası veya annesi olursun. sonradan dejenere olduk. . Ama gerçekçi olmak zorundayım. Ben de bunlara ihtiyaç duyulmayan bir dünyada yaşıyor olmak isterdim. Şimdi tekrar gözlerini kapat ve yine gidebildiğin kadar gerilere git. Bunu bir hayal etsene.. insanlık seninle gurur duyacak gibi ucu açık ve sınırsız ifadeler. gözünü bir kapatır.seçip. koca adam oldun.. Hani yağmur yağmıştı bir gün.. bunu başarabilmek için küçük bir adım olacak ve akıntıya karşı daha güçlü olmamızı sağlayacaktır. Yaşın kaç olursa olsun. Hakikaten zaman zaman içinde. İnsanlara faydalı ol. Zaman bu işte. bunlar insanların başarılı olması. büyük düşünmesi için kurgulanmış dayatmalardır. Sen artık büyüdün. Hayat devam ederken bilinçaltına yapılacak olan olumsuz kayıtların yıkıcı etkisini hafifletmek. yani 'orijinal ben'e yeniden ulaşmamız lazım diye düşünüyorum. Faydalı bir insan olmaktan daha büyük bir amaç tanımıyorum ben. nasıl da keyifliydi. bir de açarsın. o kararı ileride kendisi versin." dersin. Şimdi aç gözlerini kaç yaşındasın. bildiğimiz gibi yaşamaktan. 20 veya 40 sene bundan. Benim oğlum / kızım faydalı olacak.. gözünü kapayıp açtığın süreden daha çabuk geçmedi mi? Cevabın şüphesiz evet olacak.. Çocuğuna asla "Doktor olacaksın. Bir gün altına kaçırdığında annen pataklamıştı seni hani. Çişin gelince haber vereceksin demişti de. Çok güzel günlerdi. 5 yaşma.. Sadece çocuklarınıza değil her yaşta insana ve kendinize mutlaka olumlu bildirimlerde bulunun. hayatınız değişsin. ona daima olumlu yüklemeler yaparsan. Ve yıllar sonra "Bak o TV'de gördüğün. suyun altında büyük bir keyifle ıslanmıştın. bir tür dayatmay-mış gibi gözüküyor. bu basit gibi gözüken telkinler. Bir gün amcalar sana "Şarkı söyle. sen inadına ertesi gün yine altını ıslatmıştın.. kaygısızdın. Mutluydun. Ne güzeldi o günler. 15 mi? 20 mi? Yoksa 40 mı? Ya da 70. Bir şekilde eski halimize. Bence çocuğuna yapacağın en muazzam telkin bu olmalı.. sınırlar koyma. Biz bu bildiğimiz dünyada yaşıyoruz. mühendis olacaksın. Bence de öyle. çok. ancak olumlu kayıtların daha yoğun olmasıyla mümkündür. Bir akşam üstü geldik ve gün bat- 270 271 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Telkin ve Şartlanmalar. Mükemmel yaratıklardık biz. bir düşün! Şu ana kadar geçen 15. Orijinalliğimizi yitirdik. ne manyak olurdu değil mi? Aslında bu pozitif telkin metodu. doğru bildiğimizi söylemekten korktuk. Hayallerimizi kısıtlamak zorunda kaldık. 3 yaşına.. Su birikintilerinde seksek oynadığın günleri hatırla. işte bu yüzden.

ben tüyüm. Bazen birine sadece tebessüm edersin. Hesaplara göre bu hızla gidersek yetmiş beş milyon ışık yılı sonra çarpışacak ve yok olacağız. Asya kıtasında çok küçük olan Türkiye'yi canlandır gözünde. üzerinde durduğun koltuğu ve koltuğun üzerinde duran kendini düşün. deli zaman. acı çekiyordu... Ne olursan ol her şey bir anda olur ve biter. Türkiye'de çok küçük kalan birazcık Avrupa kıtasına kaymış olan Marmara Bölgesi'ni. hiç dostu yoktu. Dünyada çok küçük kalan kıtalardan Asya kıtasını düşün. Önünde hiç ellenmemiş. hayatı değişir. Ağaca bak! Gün doğar doğmaz başlıyor oksijenini üretmeye." diyebilmelisin. Herkes dışlamıştı onu. yani geçen bir saati yok say. sokağı. Bu kadar akılsızın görevini tam yaptığı bir meydanda bir akıllı olan senin varlığını reddetmen. ben Edison'um.madan gideceğiz. . Kainatta ne kadar yer kapladığını anladığını sanıyorum. bi- . Yağmura bak! Zamanı gelince aksamadan nasıl da yağıyor. hatta bir de sisteme zarar vermen komik olmaz mı? Herkes gibi. ben icat yaptım. Peki o zaman niye bütün bunlar? Neden varım ki ben? Niye çalışayım? Madem her şey boş... ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım. ben Einstein'ırn. İşe hemen yüzü- 272 273 'yırn Ben Dünyanın En Akıllı insan ne bir tebessüm monte ederek başlayabilirsin.. Yani ışık hızı diye bir şey varsa. daireyi.. Kalbine bak! Hiç sektirmeden her an atıyor. her şey gibi sen de görevini yap!. Ve eğer varsan varlığının hakkını mutlaka vermelisin. uzay sonsuz olsaydı sana yoksun bile derdim. yan gelip yatman. Bilim adamları anlatıyor. içinde bulunduğumuz güneş sistemi başka bir sisteme doğru saniyede beş yüz bin kilometre hızla gitmektedir. Dünyaya bak! Hiç taviz vermeden nasıl da dönüyor. onun yaklaşık iki katı. bir aklın var. sonuçta mutlaka varsın. deli mesafe.. oturduğun odayı. Tekrar güneş sistemimize gir ve koca sistemde çok küçük kalan dünyaya geri dön. Ve kendine bak hepsinden daha üstün bir vasfa sahipsin.. Ve bu kadar zamanda yapabileceğin ne varsa aslında hepsi boş. galaksileri düşün. Sen hatta gözünü açıp kapayamazsın bile. yıldızları. köprüye yöneldi. İntihar etmek tek çözümdü. binayı. gezegenleri. Şimdi bu mesafeyi hayal et.. Niye bu telaş. Geçmişi unut.. İnsanların en büyük ve tek amacı: 'Faydalı olmak' olmalıdır. ben kılım. İstanbul'da isen bulunduğun mahaileyi. hiç bellenmemiş bir saatin daha var. Güneşe bak! Kaç milyar yıldır her gün dakika şaşmadan doğuyor. Birini kullandın. Yola çıktı. Topu topu iki saatlik bir ömür. Aslında bu kadar kısa bir zamanda hiçbir şey için hiçbir şeye değmez. Diğer sistemleri.. Köprüye çek! Genç adam intihar etmek üzereydi. nedir bu sıkıntı? Cehennemde isen en iyi sen yanmalısın! Öyle küçüksün ki aslında. biri de önünde duruyor. Ve sen çok küçük de olsan varsın. Çabuk geçtiğini bile düşüneceğin zamanın yok. En faydalı olan bendim. Düşünebiliyor musun yetmiş beş milyon yıl.. Yarın bir yerlerde hesap verirken "Ben kendimi biliyordum ve bana verilen görevi hakkıyla yerine getirdim.Şimdi yavaş yavaş geri dön. Ben kitap yazdım. her şey anlamsız. Ne kadar küçük olursan ol. orada da çok küçük kalan İstanbul'u düşün. Ne var ki uzay sonlu.

. tam tersini iddia edi-yormuşçasına savun. intihap etmeliyim.Hiiiç! Aklıma bir anım geldi de. Mesela. ı Taksici . Dünyanın En Güzel Şiirleri Düşün biraz insanoğlu! l Egzersiz Zamanı * Zıtlık Metodu. "Dahi" dedikleri zaten her şeyi enine boyuna düşünen ve sınırsız çelişkiler oluşturarak sonuca giden insanlar değil mi? .Niye gülüyorsun be adam? Taksici .Nereye gidiyoruz? '•-'. Genç adamın gözleri parıldadı. ' ' Taksici sanki doğuştan yüzüne yerleştirilmiş bir tebessüm ile 'buyurun' dedi genç adama. Bu kısa cevapla taksicinin konuşmasını kesmek istiyordu. Bir taksiye bindi. Fakat o anlatmaya kararlıydı.. o kararlılıkla evden çıktım ve bir taksiye bindim..İyi.. Bu şu ana kadar inandıklarınla ilgili tüm nöronik bağlantılarını yeniden gözden geçirmeni ve aynı sayıda yeni bağlantılar oluşturmanı sağlarken.' razdan atlayıp her şeyi bitirecekti.Eesi o sinirle. Şoför kahkahayı basarak gülmeye başladı.. Hayata dair inandıklarını ana başlıklar halinde bir kağıda yaz. Genç adam sinirli bir ifadeyle sordu: Genç Adam . ben de köprüye deyince kahkahalarla gülmeye başladı. 274 275 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Telkin ve Şartlanmalar. Bu arada köprüyü çoktan geçmişlerdi bile. Yalnızlıktan bunaldım ve bir karar verdim... Genç adam kendisine ilk defa tebessüm eden biriyle karşılaşmanın şaşkınlığını yaşıyordu.Eee sonra? Taksici .. Taksici nereye dedi. Taksici sanki onu anlatıyordu. O şimdi İstanbul'da taksicilik yapıyor.Köprüye." diye başla!... ha toprağın üstü ne fark eder ki... Yani kendi inancını çürütmeye çalış. dedim. ışık hızının varlığına inanıyorsan bu sefer inanma ve sanki birilerini bu konuda ikna etmek zorunday-mışsın gibi düşün! Söze "Işık hızı diye bir şey yok arkadaş. Taksici . Genç adam biraz sonra taksiden indi ve evine geri döndü. köprüye adam taşıyor yani.. Genç Adam . Genç Adam . Sonra her gün sadece birini. Telkin ve Şartlanmalar.Bir zamanlar hiç dostum yoktu.. Genç Adam .. Yalnızlıksa ha toprağın altı. bir yandan da her konuyu zıttıyla birlikte düşünmeni sağlayacağı için düşünme hızını doğrudan etkileyecektir..

Saklı yoktur bu sahnede. Fıtratını bulur fehmin. Değil toprak çakıl işi. Düşün biraz insanoğlu! Tuzaklandık sollu sağlı. Domuz gibi düşüp yatma. Kim ekmiştir ilk tohumu? Ben mi... Düşün biraz insanoğlu! Dünya desek kuru tabut. Bölüm Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Azık yavan kazık yağlı. Tenine de bağlama bel. Keser seni güçten ferden. Kimya desek dönüp yahut. hemen hazırlaması gereken bir ra por vardı. • Sabahleyin bir çekin tahsili için bankaya gitti. Düşün biraz insanoğlu! Su içerken kılar şükrün. Dönen var mı bu seferden. çünkü sular bir saniye önce kesilmişti. Düşün biraz insanoğlu! Dehamıza dil uzatma. Durağa on metre kala otobüsü gördü ama yetişemedi. • Sabahleyin aceleyle evden çıktı.Başımızda beyin vardır. Şanssız adam . Gitme böyle gözü bağlı. raporu hazırladı. Türlü çiçek akıl işi. Düşün biraz insanoğlu! Tesbitimi sanma tahmin. Hesap et de ince ince. Çok güzel bir rapor olmuştu. Nerde idi nebatla nas. Mahluktan olur mu mabut. sen mi. Düşün biraz insanoğlu! Nardan idi dünya esas. Düşün biraz insanoğlu! Kainata bil umumu. Otobüs durağına yöneldi. Düşün biraz insanoğlu! Ayık ol sen ey Zevraki. Huluk vardır ondan önce.. Nesil nasıl oldu ihdas. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. yoksa o mu. Düşün biraz insanoğlu! 276 277 13. Kaşın çatıp. Bilgisayarını açtı. daşın atma. Ban- . • İş yerine gitti. sabunlandı. Ferik kadar yok mu fikrin. tam üç saat uğraşmıştı. Toprak değil tanrı rahmin. tekrar suyu açmak istedi ama olmadı. Düşün biraz insanoğlu! Kervan kalkar geçten erden.. Başını döv düşünü del.. Tam kaydedecekken bir anda elektrikler kesildi. Kafir acep daha nede. Banyoya girdi. Düşün biraz insanoğlu! Gafur varsa her zerrede. Beyin yoksa neyin vardır. Düşün biraz insanoğlu! Halik sondan gelir bence.. Düşün biraz insanoğlu. Zehri sunar bir gün saki. Göğe bakar eder zikrin. Her pencereden aynı manzara görünür ama bazıları başka görür. Düşün biraz insanoğlu! Çehrene bak sakil kişi. • Akşam yorgun argın eve geldi. Saki dahi değil baki. Düşün biraz insanoğlu! Tiynetini temizle gel.

Bakışını değiştirmelisin. biraz daha dikkatli bak.'•• 281 insanıylrrı Ben Dünyanın En Akıllı Yukarıdaki adamın yaşadıklarını ya da benzerlerini sen de yaşamışsındır. ertesi gün telefonun fiyatının yarı yarıya ucuzladığını öğrendi. • Muhallebi yerken dişi kırıldı. • Fiyatı yarı yarıya ucuzlasa da pahalı bir cep tele fonu alabilecek güce sahipti. ertesi gün devalüasyon oldu. hiçbir zaman küfret-mezdin. Tam sıra kendine geldiğinde sistem arızalandı. evine ekmek götüremeyen binlerce insanın aksine ilk değerini kaybetmiş olsa bile.. Ben çok şanssızım. • Biraz önceki şanssız adamı düşün! Belki otobüsü kaçırdı ama milyonlarca insanın aksine onun geç de olsa gidebileceği bir işi vardı. Birçok kere ne kadar şanssız olduğunu düşünmüşsündür.. o en fazla suyu kesilecek bir evde yaşama nın keyfini sürdü. dönen binlerce çe kin arasından öğleden sonra da olsa onun çeki ödendi.. • Nefes alamayan binlerce insanın aksine o nefes . her şey daha kötü olur buna emin ol ve yine emin ol ki bir gün su içerken boğulup gidersin. Biraz daha.ka çok kalabalıktı ve sırada yaklaşık otuz beş kişi vardı. " •. ne kadar şanslı olduğunu göreceksin.. hiçbir zaman şanssız olduğunu düşünmez. • Bankada sistem arızalansa da. kendine ait bir dairesi vardı. • Pahalı bir cep telefonu aldı. aldı randevuyu. Hayatında ilk-defa çatalla meyve yemeye kalkan ve çatalı tam ağzına götürürken.. Halbuki olumlu görebilsen. • Banyoda suyu kesilse de akşam evine döneme yen milyonlarca insanın aksine o. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli.. Buluşmak için adamın ofisine gittiğinde beyefendinin acil bir iş için şehir dışına çıktığını öğrendi. • Devalüasyon olsa da. Her insan.. Öğlene kadar sıranın kendisine gelmesini bekledi. rapo runu tekrar gözden geçirme ve hatasız bir rapor yazma fırsatı verdi. diye diye ortalarda yürürsen. • Muhallebi yerken dişi kırılsa da yediğinin muhalle bi olduğunu idrak edecek sağlıklı bir beyne sahip ti. • Biraz doları vardı. ensesine vay Mehmet diye tokat yiyen. her gün bir dolu şanssızlık yaşıyor. Ama sonunda oldu. Bakışını değiştir. her olana kötü bakarsan. boğazına çatal kaçan ve ölen adamı duydun mu sen? Üstelik adı da Mehmet değil Abdullah'tı.. evine dönmeyi başardı ve hatta evi olmayan binlerce insan var ken. Çok şanslı adam. bozdurdu ve bir daire aldı. • Randevuyu koparıncaya kadar tam altı ay uğraş tı. • Raporu hazırlarken elektriğin kesilmesi ona.

kim bilir nasıl etkilenmiştir. sonunda mutlaka kendi bildiğini yaşa.. Önüne bir kağıt al. 282 283 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Bu da kısa bir balina hikayesi. Ama sen bir insansın. Aklın olduğu için yaşadıklarına göre değişen bir direncin var.. arayan bininci adamın yüzüne tele. Baş ağrısından daha büyük bir acı yaşamayan adamla. yeniden bak. Su normal şartlar altında 100 derecede kaynar mesela. Bir tek defa bile yüzemedi neredeyse sınırsız olan okyanusta. herkesten öğren. gülüp geçebilmelisin. Salyangozlardan öğrendi hayatı. Kim bilir o ^ Vanındaki arkadaşına nasıl bir duygusallıkla anlatmıştır. 17 Ağustosta bir deprem oldu Marmara'da. Kimini baş ağrısı perişan ederken. senin aklın var.. Nerede H20 bileşimi varsa. Su değilsin sen! İnsansın. Herkesi dinle. Bacağı kopan bir adama iğne .alabiliyordu. Hiçbir davranıştan etkilenmemelisin. Acının üst sınırı insandan insana değişir. çok şanslısın çoook! Başkalarının bildiği gibi yaşamak. İnsanlar ne yaparlarsa yapsınlar.. Çevren seni adeta bir heykeltıraş gibi işliyor. santraldeki kızla enkaz altındaki l^anim dünyaya bakışı arasındaki farkı hiçbir matematikçi ~ Se*p edemez... Cep telefonu olanlar enkaz altın^ eğer sağ iseler 112 acili aradılar. buruşuk bir heykelcikten başka bir şey olmazsın. her şeye yeniden başla. O halde nasıl oluyor da hayatı başkalarının "Atıklarıyla yaşıyorsun?! Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Elini vicdanına koy ve hesap et..... n kapatmıştır.. . kimine kalp krizi vız gelir. Hatta belfo santraldeki memur. kaynama noktası 100 derecedir. Ancak tele^. Akvaryum tamamlandıktan sonra gözlerini açtı balina.... Biliriz ki bu suyun genel özelliğidir. herkesten topla.. İlk telefon geldiğinde. ve salyangozlardan öğrendi kendisinin de büyük bir salyangoz olduğunu. Binlerce ^ S9n enkaz altında kaldı.. bir tarafa sahip olamadıklarını yaz. fonci telefon geldiğinde de çok duygusaldır. Herkesi ciddiye al ama. Salyangozlardan öğrendi akvaryumdan ibaret küçük dünyasını. Aklı yoktur ve direnci sabittir. Eğer onların verdiği şekli kabul edersen. bir anda tüm servetini. ^ntraldeki memur.. İstisnasız her şeyin bir kaynama noktası var. İnanamayacaksın.nl9r çoğaldıkça duygusallık azalarak bitmiştir. O an. Binlerce salyangoz sanki söz birliği etmişçesine anında bir akvaryum yaptılar balinanın etrafına. Gerçekten de sahip olduklarımızın kıymetini hiç bilmiyoruz. Akvaryumun kurallarına göre yaşadı hayatını.. Güçlü olmalısın seni kimse buruşturamamalı. bir tarafa sahip olduklarını.. oturup biraz düşünmelisin bence.. Öğretilen ne varsa unut. Ne acı. Herkes başka yaşar aslında. Balina daha yeni doğmuştu. sağlığını ve sülalesini kaybeden adam aynı heyecanla anlatıyorsa yaşadığını.

Hem de Buzz Aldrin'den daha büyük bir heyecanla: "Bir gün okey oynuyoruz. Herkesin direnci yaşadıklarına göre belirlenir.. Ben aya ayak basan ikinci adam olmuştum.. kimsenin ruhu duymadı.da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. dört tavuk. En büyük anın tavlada attığın düşeşse. Benim yanımda bir arkadaşım ölse belki ben kahrolurum ama onlarca arkadaşı. Zaman geçti. yumurtayı getirenler de unuttu.000 derece ısı ver. bir doktora yansımasıyla. biraz düşünmelisin! Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre. İstersen 100. etkilendikleri içindir. bir kartal yuvasına gidip.. bir şeyleri değiştir. aya ilk çıkan adam. Abi ben bu işi biliyorum ya.. Hayatını anlatılanlarla değil.Herkes çok mutluydu. İnsanlar ne oldu diye paniklesinler. Beş saniye kadar öylece kalakaldık. kuluçka başladı. Ben Ay'dayken. . O günü hayatımın sonuna kadar unutamam ve Neil'le her karşılaştığımızda o an gelir aklımıza. Neil Armstrong'un ortağı." Sözünü ettiğim yaşlı adam Buzz Aldrin'dir. Hiç kimse hayatı bir başkasının bildiği gibi bilmez. Olağanüstü bir duygu bu. Daima en iyi ol! Anıların bile ürkütsün insanları. kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Herkes değişik şeyler yaşadığına göre tepkilerin farklı olması da çok normaldir. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı.. Ama su 100 derecede kaynar ve yüz dereceden sonra sadece buhar olur. buhardan başka hiçbir şeye dönüşmez su. Geldiğin gibi gitme. Kimse bilmez. çaldım. . bana yansıması ateş böceğiyle şimşek kadar farklıdır. tam sekiz tane taş Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Bir şeyi yaparken en iyisini yap! Cehennemde yanarken bile en iyi sen yan. O halde hayatı kendi bildiğin gibi yaşa. aya ilk çıktığımızda gemiden ilk olarak Ne-il indi. .. İçinden simsiyah kanatlı. Korkunç bir andı o.. İkisinin de sadece birer beyni var.. Biz tebessüm ederiz.Bir anne bulundu yetim yumurtaya. Neil yüzünü bana döndü aynı anda ben de ona döndüm. 284 285 Ben Dünyanın En Akıllı Insanıy 'im Kim ne derse desin. Yumurtayı kümese getirdiklerinde. onlar.batırsan duymaz ama sağlıklı bir adam feryat eder. bir yumurta çaldılar. bildiklerinle yaşa. Benzer yaşamlar sergilemeleri inandıkları için değil. Geçip giderken tozu dumana kat. yanında şehit olan bir gazinin kılı bile kıpırdamaz. ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı.. Seninkiler değil.. İkisi de sadece birer anı anlattılar. unutma ki anlattıkları kendi yaşadıklarıdır. Böylesine manyak anısı olan insanlar da var.. yani TV'de Buzz Aldrin bu hikayeyi anlatırken.." dedi.. Adam cümleye şöyle başlıyor: "Hiç unutamam.İkisi de adam. Olağanüstü değil mi? Aynı anda. Bağırsakları dışarı dökülmüş adamın.. yanımdaki adam da bir arkadaşına kendi anısını anlatıyordu. Birilerinin dudağı uçuklasın. Yaşlı bir adamdan bir anısını anlatmasını istiyorlar. Orası muhteşem bir yer. Oradan dünyayı parmağınızın ucuyla gösteriyorsunuz. Sonra ben indim.

Havadan aşağıya bakmak . Anne tavuk. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı. kanadını şöyle bir açtı. Korkunç bir şey oldu. yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı. Hepsi mışıl mışıl uyuyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. şuradan gelirse buraya kaç. O heyecanla kümese daldı. gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. deden. Yalnız o ayaktaydı. Delilikle suçlanmaktan korktu. Bence uçmayı denemeliyiz.Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Her kanat çırpışında biraz daha.. . Kendi kendine "Bunu denemeliyim. Gökyüzünden süzülen kartalın kanatlarına benzetti kanatlarını. Yükseldi. Saatlerce kendi kanadını inceledi. Ne de güzel uçuyor! .. Herkesin tam olarak uyumasını bekledi. O da adeta "Ne haliniz varsa görün!" diyerek. . uyanın ve beni dinleyin. ben bir şey fark ettim.. Bir an etrafına baktı siyah kanatlı büyük tavuk ve haddini aşarak. Kimse görmemeliydi onun uçmaya çalıştığını. amcan hepsi ona özendi ama hiçbiri onun gibi uçamadı.. ne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını da öğretti annesi: "Bak yavrum eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç. "Arkadaşlar. Biraz sonra korkunç ihtişamıyla süzülerek geçti kartal. Senden önce baban. yükseliyordu.. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu." dedi. Siyah kanatlı büyük tavuk.." Arkadaşları sanki sözbirliği yapmışçasma "Hadi canım sen de. Annemiz öyle söylemişti.böylesini ilk defa görmüşlerdi. Biraz sonra herkes uyudu. dalga mı geçiyorsun? Unuttun mu biz tavuğuz ve asla uçamayız. kümesin arka bahçesinde yalnız kaldı.. buğdayı böyle ye!". yükseldi.Anne bu ne? dedi büyük tavuk. An- 286 287 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Kartalın yeniden geçmesini bekliyordu. diğer siyah kanatlılar tarafından reddedilmişti. yükseldi. dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Kanatlarını çırpmaya başladı. tekrar kümesin arka bahçesine geçti. Kümeste siyah kanatlı birkaç büyük tavuk daha vardı. Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü. Annesi gittikten sonra siyah kanatlı büyük tavuk..Ha o mu? O kartal yavrum. Heyecanlandı." dediler. Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. Kendi kanadı ile kartalın kanadı arasında inanılmaz bir benzerlik vardı.. kuşların padişahı. biraz daha yükseliyordu.. Bizim kanatlarımız o uçan şeyin kanatlarına çok benziyor.

"Yıllar önce yaşadığım bir kümes vardı. "Siz bilirsiniz.. ne olur benimle gelin. ya bu bir rüyaysa. doğanlar tanıdı. Eski kartal cevap veremedi. parçala ve ye!" Hemen bir kuş yakaladı ve onu yedi. Tüm cesaretini topladı ve yeniden o muhteşem kanatlarını çırpmaya başladı." dedi.Artık o da bir kartaldı. dedi. hadi gidelim. Kalp atışı hızlanmıştı. Egzersiz Zamanı '-. dedi...00000000 00000001 derece. siz de yapabilirsiniz. benimle gelir misin?" dedi.. Bir ses duydu sonra. tekrar kanat çırpmaya korkuyordu. diye mı- 288 289 Ben Dünyanın En Akıllı insanı yırn Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli.. Gözünden iki damla yaş düştü bizim kartalın. Kartallar yalnız uçar. Görmelerine rağmen inanmadılar onun uçtuğuna. rıldandı. Baksana ciddi ciddi kar yağıyor. uçtular. "Neden ağlıyorsun dostum?" Bizim kartal sessizce ve çok derinden ve çok içten sadece şu kadarını söyleyebildi: Hiiiç! Hiç. yeni kartallar.) . Yıllar sonra bir gün bir kartal dostuna. oraya gitmek istiyorum. O yükseldi. ben uçtum. yükseldikçe yeni dostlar. Neyse. atmacalar... ben gidiyorum. Mükemmele ulaşma egzersizi. Kümesin üstünden tıpkı yıllarca önce geçen ihtişamlı kartal gibi geçtiler. "Arkadaşlar uyanın.meğer ne muhteşem bir şeymiş... Arkadaşı sordu. Arkadaşı sert çıktı. Bizim kartal bu geçiş esnasında aşağıya doğru baktığında eski arkadaşlarının. yalnız gitmelisin. Apar topar kümese indi. Yükseldiğini bazı siyah kanatlılar da gördü. yağmur başka şey. her alemde benzer şekillerde vardı. Uzun bir aradan sonra bu sene ilk defa kar yağdı İstanbul'a. sizlere de göstereyim. 'Sen uçmuşsun' dediler. "Mevsimler ne kadar da değişti. Doğru aslında. (Aradaki noktalı yere istediğin kadar 'O' ekleyebilirsin. siyah kanatlı büyük tavukların yıllar önce kendisinin de yaptığı gibi gıpta ile kendilerine baktığını gördü." dedi. şahinler. neden yalnız. Ölecek gibi olmuştu. "Sen tavuk değilsin. . kır artık bu zincirleri. Ona göre tavuklar alemindeki saçmalıklar. İkna oldu ve evet gerçekten de çok anlamsız. Kimin ne dediği umurunda değildi artık. alay ettiler. dedi. kar başka şey ve ikisinin arasındaki fark. yine yükseldi. bir diğerinin oluşabilmesi için ihti yaç duyulan enerji sadece 0. Bırak bu saçma sapan kaideleri. diye sordu. Her şeyden habersiz uyuyan arkadaşlarını yeniden uyandırdı. kartalların geleneklerini bile değiştirmeye başladı. Hayatındaki en büyük tecrübeydi bu. Bizim kartal kendini öyle bir aşmıştı ki.." dedi ve oradan uzaklaştı. Sen bir kartalsın! Yakala avını. Kimse inanmadı onun uçtuğuna. kibrit ateşiyle güneş kadar! Ama herhangi birinin yerine. Herkes.

290 291 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kanatlarını Kontrol Et! Bugün kendinle biraz oyna! Muhteşem bir dizayna sahip olan kanatlarını incele.. Uçmakla uçmamak arasında sadece basit bir kanat çırpma hareketinin olduğunu görünce soranlara. hiçbir anlamı yok! Güneşin bile. babanı çok sev! Unutma onlar bir daha asla olmayacak! Ve tüm sahip olduklarını çok sev! Çünkü onlar senin...com Merhabalar Buraya Yüklediğimiz Görme engellilerin okuyabileceği formatlarda hazırladığımız E-Kitaplar ve daha pek çok konudaki Kitapları bilhassa görme engelli arkadaşların istifadesine sunuyoruz. sadece üzerinde biraz toz var.. Asla Unutma! Sen varsan her şey anlamlı.2029 292 Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım www. Sadece 0.. Ekran okuyucu program konuşan Braille Not Speak cihazı kabartma ekran ve benzeri yardımcı araçlar . Ulaş onlara! Ulaştığın anda da hiç vakit-'kaybetmeden hemen çırpmaya başla. Ben de bir görme engelli olarak kitap okumayı seviyorum.Şöyle ki: Su sıfır derecede donduğuna göre (kar). . Belki bir bakışta bulamayacaksın onları.00000000 00000001 derece dir. "hi-iiiç" deyip ağlayacaksın! Ben öyle yaptım. Ve kendini çok sev... Sen yoksan hiçbir şeyin.... Burnunun dikine git! Kendi bildiğini oku! Asla taviz verme! Asla vazgeçme! Ve anneni. aslında birbirine yağmurla kar kadar yakın. "Dün için pişman olma! Yarın için asla kaygılanma!... kendini öte sev. onun tekrar eriyip suya (yağmura) dönüşebilmesi için ge reken ısı sadece 0.. kendini en sev. sen varsan her şey önemli... sadece bir parça küf var onların üzerinde. Bazen bizlere olağanüstü farklıymış gibi gösterilen bir dolu şey...00000000 00000001 puan kadar....." "Zirveye Bekleriz!" Erdal DEMİRK1RAN "Dünyanın En Akıllı İnsanı" istanbul .kitapsevenler.ve mükemmellikle sıradanlık arasındaki fark da en fazla bu kadar. Kesinlikle oralarda bir yerde onlar. Belki kanat çırpacak fakat hemen uçamayacaksın. Bugünü yaşa! Sadece bugünü yaşa! Bugünü sanki en son gününmüş gibi yaşa! Unutma ki yarın bugüne dün diyeceksin. Sadece kanat çırpmak kadar. Bu kanatlarının olmadığı anlamına gelmez. tıpkı dün bugün için yarın dediğin gibi. Yani sıfırın üzerine bu kadarlık bir ısı eklersen kar yağ mura dönüşmüş olur..

Bu e-kitaplar kanunen hiç bir şekilde ticari amaçla kullanılamaz ve kullandırılamaz. . braill alfabesi ve benzeri formatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir.sayesinde bu kitapları okuyabiliyoruz. Bu e-kitaplar normal kitapların yerini tutmayacağından kitapları beğenipte engelli olmayan okurlar.Ders kitapları dahil. Yaşar MUTLU İlgili Kanun: 5846 Sayılı Kanunun "altıncı Bölüm-Çeşitli Hükümler " bölümünde yeralan "EK MADDE 11. sahaflar. Siteye yüklenen e-kitaplar aşağıda adı geçen kanuna istinaden tüm kitap sever arkadaşlar için hazırlanmıştır. alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticarî amaç güdülmeksizin bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu. kitap hakkında fikir sahibi olduklarında indirdikleri kitapta adı geçen yayınevi. kütüphane ve kitapçılardan ilgili kitabı temin edebilirler." maddesine istinaden web sitesinde deneme yayınına geçilmiştir. vakıf veya dernek gibi kuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset. Bilgi Paylaşmakla Çoğalır. CD. Bu site tamamen ücretsizdir ve sitenin içeriğinde sunulmuş olan kitaplar hiçbir maddi çıkar gözetilmeksizin tüm kitap dostlarının istifadesine sunulmuştur.C. Bilginin paylaşıldıkça pekişeceğine inanıyorum. Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur. Amacımız yayın evlerine zarar vermek ya da eserlerden menfaat temin etmek değildir elbette.Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi İşlem ve Otomasyon Dairesi Başkanlığı ANKARA bu kitap Görme engelliler için düzenlenmiştir."Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz. ticarete konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz. T. Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . Tarayan bilinmiyor kimler taradıysa çok teşekkürler.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful