www.gencakademi.

info

Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Erdal DEMİRKIRAN Beyaz Sanat Yayıncılık ye Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Kaygısızca Sunar Copyright0 2002 Erdal Demirkıran Eserin her hakkı. Erdal Demirkıran'a aittir. Kısmen ya da tamamen çalmana, çoğaltmana ya da kopya etmene gerek yoktur, istersen bir tane de sen yazabilirsin. www.erdaldemirkiran.com Kitap Adı: Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bizim Ekip O Adam Gelmiş Geçmiş En Büyük Şair Mucize Bir Adam Çılgın Grafiker Gözatan Ic^Örglı Imlalayan Adam Usta Adamlar işini iyi Tapanlar Erdal DEMlRKIRAN Aşık Akif Timurhan ZEVRAKl Dr. Abdullah Servet TERZİLER Berivan VARGÜN Takup ŞiMŞEK Deniz Hayriye KAYNAK Arif KURUMAHMUT Erkam Matbaası Pusula Reklam Tanıtım Ltd. 1. Basım : Mayıs 2002 2. Basım : Ekim 2002 3. Basım : Aralık 2002 ISBN: 975-7254-01-0 Beyaz Sanat Yayıncılık & Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Saadettin Taııtan Cad. No: 5 Şirinevler / ÎSTAJîBUL Tel: (0212) 552 00 04 - Faks: (0212) 653 93 80 www.kashnakashna.com www.beyazsanat.com Cam kırıklarıyla süslenmiş yollarda ayakları kanaya kanaya benimle birlikte yürüyen babama, neredeyse kendim kadar sevdiğim anneme, beraberce gemiler yaktığımız eşim Betüle , yaşındaki manyak kızım Berfine ve tüm insanlık alemine ithaf imdir. içindekiler l. l. 3. Bil Kendini! Yetenek mi Dedin? O da Ne? Şeyindeki Korkunç Tarla...

*İ . 5. 6. 7. #. 9. 10. l]. 12 . 13 .

Başarı Çaresizlik Mucizesi Karar Verme Ben Dünyanın £n /^kı//ı /nsan/yım /^s/a Vazgeçme Beyin Kemiren Böcekler Uyku Çılgınlığı Türkiye için Telkin ve Şartlanmalar Tüm Keramet Senin Bakısında &izli

W - 55 57 - 67 6? - 1W 105 - l IH 115 - 11? 131 - IH? 151 - 166 161 - 1?1 l?? - 235 237 - 25? 161 - 277 27? - 2?2 BflyOfc /çat "Ben "Dünyanın En Akıllı insanıyım" dediğimde dostlarım bana: "Madem bu kadar akıllısın, neden sen de Edison gibi, Einstein gibi, Newton gibi... bir şeyler icat etmiyorsun?' dediler. Ben de onları haklı buldum... Ama galiba biraz yanlış anlamış olacağım ki, ben ampul icat etmek yerine Edison icat etmeye karar verdim. Bugünlerde "Kaslına" adını verdiğim kendi öğretimle "dahi" yetiştiriyorum, Edison yetiştiriyorum, Einstein yetiştiriyorum, Newton yetiştiriyorum.. Bu kitabımla "Kastora öğretilen"nin hiç olmazsa bir kısmını seninle de paylaşmak istedim. "Çözebilmen umuduyla." Erdal DEMİİRKIRAN , Dünyanın en akıllı insanı 1. Bölüm Bil Kendini! "Yüzyıllardır tüm düşünürler, tüm dinler, herkes... 'kendini bil' dîye bağırıyor ama duyan çok az. Bu sefer duyabilmen umuduyla..." «FBil Kendini Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre; dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar. Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. ...Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı...Herkes çok mutluydu, böylesini ilk defa görmüşlerdi. Anne tavuk, dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum, yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı, buğdayı böyle yel". Anne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını jiajığretti annesi: "Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç, şuradan gelirse buraya kaç..." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı... ; > v j; ;*u

Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü, gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Anne bu ne? dedi büyük tavuk. Ha o mu? O kartal yavrum, kuşların padişahı... - Ne de güzel uçuyor! - Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Senden önce baban, deden, amcan, hepsi ona özendi; ama hiçbiri onun gibi uçamadı... Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. O günden sonra büyük tavuk, ömrü boyuncia arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti... Ve her seferinde "Keşke ben de bir kartal olup uçabilseydim!" dedi. Yine bir gün siyah kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti... Onu bir tavuk gibi defnettiler ki hakikatte ölen bir kartaldı. "Bir kartal gibi doğup, bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var." Yıl 2002, yer dünya... Şu anda kendi gücünün farkına varmadan, hep başkalarına özenen binlerce, yüz binlerce, milyonlarca, hatta milyarlarca insan var, yeryüzünde. Ne büyük acı! Hiçbir şey göründüğü gibi değil, sevgili dostum. Hiçbir şey anlatıldığı gibi değil... Her duyduğuna inanma! Buna bile... Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Tek çıkışlı çelik kapısı olan bir oda düşün! Kapı kilitli ve anahtarı da kapının aksi istikametindeki dolabın içinde! Bil Kendini Bir deprem olduğunda kapıya mı koşarsın, yoksa anahtarın bulunduğu dolaba mı? Elbette ki dolaba, yani aslında anahtara... Çünkü anahtar olmadan söz konusu kapı sadece bir duvar mesabesindedir... Şimdi de bu odada bir kameranın olduğunu ve olup biteni kaydettiğini varsay ve düşün. Daha sonra bu görüntüleri izleyenler senin kapıya değil de ters istikamete koştuğunu gördüklerinde "Bu adam ne yapıyor, kapı nerede, o nereye koşuyor?" diyeceklerdir. Halbuki sen doğrusunu yaptın. Belki kapıya koşmadın ama o kapıyı açmak için doğru istikamete, anahtara koştun. İşte bazen terse gidiyor gibi gözüksen de düze gidiyor olabilirsin. Tıpkı bazen düze gidiyor gibi gözüksen de terse gidiyor olabileceğin gibi... Olasılık hesapları Yıllarca okullarda olasılık hesapları anlatıldı bizlere. Hani şu bir torbada on top var mevzuu... Önce soruyu hatırla: Bir torbada on top var: dördü yeşil, üçü kırmızı, ikisi mavi, biri beyaz. Çektiğim topun mavi olma olasılığı kaçtır? Yaşayan yaşamayan, matematikle ilgisi olan olmayan herkes bu soruya yüzde yirmidir diye cevap verecektir. Sen de... Şimdi her şeyi, her söylenileni unut ve dinle! Yukarıdaki torbadan bir top çektiğinde gelen topun mavi olma olasılığı gerçekten yüzde yirmi mi? Düşün! Torbada dört değişik renkte top var gibi gözükse de aslında sadece iki renk yok mu? Biri mavi top, diğeri de mavi olmayan top. Sonuç olarak çektiğin top ya mavidir ya da değil. Demek ki yeşil, beyaz ya da kırmızı gelirse, mavi değildir, mavi gelirse de mavidir. O halde cevap yüzde yirmi değil, yüzde ellidir.

14

15 Ben Dünyanın En Akılı, insanıyım Bir futbolcu on penaltı atışından sadece birini gole çevırebılıyorsa, on birinci penaltı atışını gole çevirme ihtimal, yüzde on mudur, yoksa yüzde elli mi? Tabii ki yüzde em. Attığı penaltı ya gol olur ya da olmaz... Henüz gerçekleşmemiş her ne varsa hayata dair olma ihtimali mutlaka yüzde ellidir. Ya olur ya da olmaz.' Elbette ki böyle düşünen bir insan asla şaşırmaz asla paniklemez, asla hayal kırıklığına uğramaz. Çünkü\onun ıçm her şeyin olma ihtimali daima aynıdır: Yüzde elli... Belki de... Güncel olması nedeniyle, dünyanın en büyük terör olayını biraz irdelemek istiyorum. Dünya Ticaret Merkezi ne yapılan feci saldırının üzerinden henüz birkaç gün geçmişti. Herkes bir yorum yapıyordu. Türkiye'nin en ciddi TV kanallarından birinde de bir pilot yorum yaptı "Bence başarısız bir eylemdi, intihar pilotu az kalsın hede-TI ıskalıyordu. Dikkat ettiyseniz, uçağın sağ kanadı duvara çarptı. Hedeften yaklaş.k beş metı-e sapt. uçak. Bu da bize uçağı kullananların profesyonel olmadığı konusunda ipucu veriyor. Ben olsaydım hedefi tam ortalardım." dedi. Fakat bizim pilotumuz, bir şeyi bilmiyordu. Eğer o binaya tam ortadan dalış yapılsaydı sadece on ve arka duvar yıkılacaktı, uçaktakilerden başkası ölmeyecekti ve belki de bina yıkılmayacaktı. Halbuki sağ Kanadın sağ duvara çarpması, ön, arka ve yan duvar kolonarını patlattı. Bina yıkıldı. O halde teröristler hedefi aslında tam istedikleri gibi vurdular. Çünkü binalar çöktü Bil Kendini Bu arada işin görünen kısmıyla, belki de yapılmak istenen alakasızdı. Düşünsene olaydan sonra tüm ABD TV'leri hiç ara vermeden beş gün dehşet görüntülerini yayınladılar ve başta çocuklar olmak üzere, herkesin psikolojisi alt üst oldu. Tüm aileler çocuklarını psikologlara taşıdı. Psikologlar bütün bu olanların bir film olduğunu anlattı çocuklara. Tam bu sıralarda bir kısım psikolog bunun doğru olmadığını, çocukların psikolojilerinin daha da bozulacağını ve onların bir daha da toparlanamayacağını söyledi. Hakikaten de doğru. Bugünkü olayın film olduğuna inanan Amerikalı bir çocuğu düşünsene, yıllar sonra tüm bu yaşananların bir film olduğunu söylediğinde ne kadar komik olur. Kim bilir belki de teröristlerin amacı çocukların psikolojilerini bozup, 20 sene sonra salak bir Amerika üretmekti. Kim bilir belki de bu hiç akıllarına bile gelmedi. Belki de bu facia diye bahsettiğimiz olay sadece bir kazaydı. Hiçbir şey göründüğü gibi değil işte ve tüm ihtimaller halen %50. Dikkat! Elmanın içinde çok bilmiş bir kurt var... Uzayın sonsuz bir boşluk olduğu hemen hemen tüm uzay bilimcilerin hemfikir olduğu bir konudur. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük fizikçisi Albert Einstein bile sonsuz demişti uzaya. Acaba uzay gerçekten sonsuz mu? Yoksa bu da mı aslında göründüğü gibi değil. Çok büyük çok... Bir zamanlar bir elmanın içinde büyük bir kurt yaşarmış. Akşama kadar gezer dolaşır, gününü gün edermiş. Akşam oldu mu çocuklarıyla birlikte oturup en keyifli tarafından bir parça elma yermiş. Çok mutluymuş. Bir akşam kanepesinin üstüne

16 17

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım uzanmış ve TV seyrederken, kainatın ne kadar büyük olduğunu düşünmüş. Vay be! demiş. Şuraya bak her taraf elmayla kaplanmış, ucu bucağı yok. Sonsuz... Babam, sonunu bulan hiç olmadı derdi de ben inanmazdım. Bu sonsuzluğun içinde ben neyim ki? Düşündüklerini çocuklarına da anlatmış. Hepsi hayret içinde kalmış. Yaşadıkları yerin büyüklüğü karşısında dehşete düşmüşler. Beraberce vay be deyip, uyumuşlar... 'Peki sonundan ...Ve çok bilmiş kurt sordu: sonra ne var?" İnsanlığın tarihi kadar eskidir bu soru. Diyelim ki bütün bunların bir sonu var. Peki o zaman sonundan sonra ne var? Ev mantığıyla hareket edildiği için, bu soru kafaları kurcalıyor. Bu odadan geçtim öbür odaya geldim, sonra da ötekine. Peki o son duvardan sonra ne var? Sonundan sonrası ne? Bazen anlamaz olursun *da ısrar edersin. Ama iş bitmiştir. Artık anlayamazsın. Bu da o anlardan biri işte. Sonundan sonra Yaratıcının kudretinden başka bir şey yok! Kainatı dünya, dünyanın dış yüzünü uzayın sonu, atmosfer diye tabir edilen yeri de yaratıcının gücü olarak kabul et! Sonuçta gördüğün her ne varsa yaşama dair aslında hepsi bir bütünün parçası. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmış. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmakla kalmamış, her zerrenin içine gizlenmiş. Daha nasıl anlatılır ki? Bütün işte, bütün! -;$rmM •-::.-:£. nrj ~ <.ı" •{V.UCH o. 18 l Bil Kendini Bütün bu anlattıklarımı görmen hiç de öyle zor değil, yeter ki haddini bil ve düşün! Aklının da bir sınırı olduğunu kabul et! Bu bir karıncanın, senin yaptığın basit bir masayı anlayamaması gibi. Daha masayı çözemeyen bir akıl masanın ustasını nasıl çözebilir ki? Daha atomun sırrına varmayan aklınla atomu yaratanın aklını ve yaptıklarını sorgulamaya kalkmak, kusura bakma ama büyük küstahlık. Kendine gel, bu muazzam akıl karşısında kendi aklını düşün ve haddini bil! Uzaya sonsuz deyip de komik olma. Pes etmen gerektiğinde pes etmeyi bileceksin... Belki de bu sınırsız dediğimiz uzay, aslında sadece başka bir dünyadaki bir çiçeğin tozudur (Polen). Kim bilir?... Son gün... , „. ( l Yeni doğan bir bebeği kapısı ve penceresi olmayan 100 nf'lik bir odaya hapsettiler. Odada bir yatak, bir banyo, bir tuvalet, büyükçe bir masa, bir koltuk ve yerde de duvardan duvara döşenmiş halı vardı. Oda gizli kameralarla izleniyordu. Odanın ısı ve ışık düzeni dışarıdan kontrol edilip, duruma göre değiştiriliyordu. Bebeğin yiyecek ve içecek gibi temel ihtiyaçları, bebek uyuduğunda özel bir sistemle karşılanıyordu. Bebek büyüdü. Yirmi yaşına geldi odadaki adam. Onu ilk günden beri izleyen bilim adamları, artık onu odadan çıkarmaya karar verdiler. Kendi aralarında konuşuyorlardı. "Çok şaşıracak çok!" dedi biri. Öbürü "Bence şaşırmayacak! Sadece anlama19 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini

ya çalışacak." dedi. Bir başkası "En çok güneşi görünce ne yapacağını ve buna kalbinin dayanıp dayanamayacağını merak ediyorum." dedi. Diğeri "Bence bizi görünce çıldıracak!" diye yorum yaptı... Herkes bir şeyler söyledi. ...Odanın çok gizli ve hiç kimsenin bulamayaca^ ğı bir yerinde bulunan kapısı, yirmi yıl sonra nihayet açıldı. Herkes genç adamın tepkisinin ne olacağını bekliyordu... Genç adam, kapının açıldığını görünce şaşıramadı bile. Öldü! Yıllarca zavallı bir gölü okyanus diye yutturdular bize! Amerika aslında süper güç filan değil, sadece mevcutların en iyisi. Şöyle ki; ortada su birikintileri ve sadece birkaç tane göl varsa denize giremezsin. Çünkü ortada deniz yok... Sonra sana "Büyük su hangisidir?" dediklerinde, sen hiç çekinmeden göle büyük su dersin. Her ne kadar da ABD, bir okyanus gibi gözükse de aslında o sadece bildiğimiz en büyük sudur. Hepsi bu! Eğer bir gün insanoğlu kendi gücünü keşfederse işte o zaman Somali bugünkü ABD olur ve o gün bizler, bugünün okyanuslarına küçük su birikintileri diye bakarız. Artık ABD'yi bir göl, diğerlerini de irili ufaklı su biri! kintileri gibi düşünmeli ve gerçek okyanusa ulaşmayı hayal etmelisin. Sadece bu felsefeyi hayata geçirmekle bile dev-, rim yaparsın... | Yapılabilecek en büyük haksızlık... Bazı abiler şöyle bir laf ettiler: "İnsan, beyninin en fazla yüzde üçünü kullanabilir. Einstein bile beyninin yüzde beşini kullanabilmiştir." Niye yahu, niye? Elimin, ciğerimin, gözümün, kulağımın yüzde yüzünü kullanabiliyorum da, yine bir organım olan beynimin sadece yüzde üçünü kullanabiliyorum? Ayrıca kâinatta fazla veya eksik olan herhangi bir şey var mı? Elbette ki yok! Olamaz da. Eğer evrime inanıyorsan, doğa fazla olan şeyleri zamanla yok eder veya yerine yenilerini koyar. Allah'a inanıyorsan sonuç yine değişmez ve sen bilirsin ki Allah'ın yarattığı hiçbir şey fazla ya da eksik olamaz. Çünkü O kusursuz yaratır... Madem kainattaki her şey tam kıvamında ve kararındadır; o halde neden beyin gibi bir organ, hem de yüzde doksan yedi nispetinde fazladan yaratılmış olsun ki? Einstein beyninin yüzde beşini kullanıyorsa bu onun sorunudur. Ben yüzde yüzünü kullandığımdan en az kendim kadar eminim. HJ' Ya uzaylı mimarlara ne dersin? g =r Bazı kendini bilmezler beş bin sene önce yapılan ve insanlığın yüz akı olan piramitler için: "Piramitler uzaylılar tarafından yapılmıştır. Çünkü insanların o devirde böyle bir Şey yapmalarının ihtimali yoktur." diyorlar (Yüzde üçlük bir beyinden bu beklenirdi zaten.) İnsan gözü, 4000 A° - 7000 A° arasındaki ışınları al-9'lar. Yani biz görebiliyorsak orada 4000 A° - 7000 A° arasında bir ışık miktarı var demektir. Eğer bize göre ışık

20 21 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım

. Garson sana çayı getirdiğinde. Her şeyin bir sınırı. Peki nasıl oluyor da yüzde yüzünü bilmedikleri bir şeyin (beynin) çözdükleri kısmına yüzde kırkını bulduk diyebiliyorlar.. O halde bizim görmüyor olmamız ışığın olmadığı anlamına gelmez. Şimdi ise gerilere dönüp baktığımızda piramitlere ve mumyalara hayret ediyoruz. '22 23 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . demlikteki çay miktarını ölçebilseydin ve toplam yirmi bardak çay olduğunu öğrenseydin.. O halde tüm canlıların görebilme kapasiteleri farklı olduğuna göre.. Sokrates.. İnsan aklı beş bin sene önceki insana göre. gibi düşünürlere gıpta ile bakıyoruz.. bu cümlenin ne kadar saçma olduğunu anlar... kullanılan kapasite anlamında oldukça ciddi bir tahribata uğramış ve değer kaybetmiştir. sana gelen bir bardak çay olduğuna göre on dokuz bardak çay kaldı diyebilecektin. Bazen senin göremediğin yerde sıradan bir kedi görebilir. ışık her zaman vardır ve ışık her zaman yoktur. Yani ışık miktarı 4000 A° nın altında ya da 7000 A° nin üstündedir. Demlikte on dokuz bardak çay kaldı diyemezsin. Mimar Sinan'ı insan ustu go' rüyoruz. Sadece bizim görebilme kapasitemize göre vardır veya yoktur. ocaktaki kalan çay miktarını bilebilir misin? Elbette ki hayır." demek için basit bir kurgulama bu." Hayvan. "Valla biz henüz o kısmını çözmedik.Bil Kendini yoksa karanlıksa. Eğer insanoğlu uyuşturulmasaydı hiç kimse "İnsan düşünen bir hayvandır" diyen büyük hayvanı halen alkışlamazdı.. Yanlış hesap benden döner.. hareket edebilen bir domatestir. Halbuki çayı istemeden önce ocağa geçip... Eflatun. Ne yazık ki bu yavaş yavaş olduğu için fark edememişiz. bir sonu olduğu gibi. Bunu söyleyenlerin veya buna inananların amacı belli: İşin içinden çıkamadıkları bir durumla veya soruyla karşılaşınca. "Uyuyan İnsan uyuduğunu bilmez. Kümesteki kartal gibi. Aristo. Bundan yaklaşık iki bin beş yüz sene önce Aristo insan düşünen bir hayvandır. o ortamdaki ışık miktarı bizim görme sınırlarımız dışındadır." demiş ve tarihe geçmiş. İnsan Beyninin Gücü : "İnsan beyninin henüz yüzde kırkı çözülmüştür” Bilim adamları insan beyninin yüzde altmışının halen muamma olduğunu ve henüz çözülemediğini söylemektedirler. insan aklının 'da bir sınırı var tabii.. Piri Reis'in haritasını bile uzaylıların çizdiğini düşünüp.. Belki birden olsaydı "N'oldu bize?" diye sorma şansımız olabilirdi. biraz düşünen herkes. Yüzyıllar önce yapılan piramitlerin insanüstü olduğunu düşünüyor olmamız akıl sınırlarımızın daralmış olmasının bir sonucudur. Yanlış hesap! Bir kahvehaneye gittiğini ve bir çay istediğini varsayalım.

Kısacası reenkarnasyona evet demekle beyni reddetmek aynı şeydir. ben de geçen gün evde çiçeğimi sularken fark ettim. Çiçek de tıpkı bir hayvan gibi nefes alıyor. Yanlışı alkışlayamam.Bil Kendini İnsan insandır.. O halde İnsan düşünen bir hayvandır." dersem ben de tarihe geçer miyim acaba? Kendine haksızlık etme. Başka söze gerek yok. Bilim adamları daha derinlemesine araştırdı konuyu. Bir gün bir kedi görmüş Aristo. Halk arasında ruh transferi olarak bilinen reenkarnasyon. hayvan da hayvan. beyin işlevini yitirmiştir. Bu durumda da beyinle ilgili söylenen her şey boşa çıkar. Böylece insanlar önceki yaşamlarını daha net hatırlamaya başladılar. besleniyor. bir ruh bir başka bedene girince söz konusu şahıs daha önceki yaşadıklarını hatırlıyor? Eğer bu doğru ise. Sonuçta herhangi bir şeyi hatırlayabilmek için mutlaka beyne ihtiyaç var.. Hatırlamak da beynin bir marifetidir.. yaşlanıyor. Düşünmüş ve "Allah Allah! Kediye bak. Ama felç olan kısmı canlıdır ve kan bir şekilde sirküle olmaktadır. ruh transferi neticesinde kişi geçmişini filan hatırlıyorsa. Hepsi bu ha! Yahu çıldıracağım.. İnandığını da avuçların patlayıncaya kadar alkışlayacaksın. Çünkü. Her türlü faaliyet beyinle idrak edilir. çoğalıyor. Bu sözüne tavır alıyorum. o zaman insanın merkezi beyni değil ruhudur. Ruh sadece diri durmamızı sağlayan bir mefhumdur. Birisi bana Mehmet'ten bahsederken.. Tek fark var. Ama büyük bir düşünür olması gaf yapmayacağı anlamına gelmez." diyorum. belki de hiçbir bilim adamının aklına şu soru gelmedi: İnsanın merkezi beyindir. O halde: "Hayvan hareket edebilen bir bitkidir. hayvan gibi yer değiştiremiyor. Tüm farklılıkları beyin oluşturur.. benim aklıma hiçbir zaman bir böceğin düşünen versiyonu gelmiyor. ölüyor. Hatta daha ileri giderek. çoğalıyor. "İnsan ruhuyla bir "ayvanın ruhu arasında hiçbir fark yoktur. 24 25 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . büyüyor. Tek farkımız. Bir kısmı hemen kabul etti reenkarnasyonu. Bu arada hemen belirteyim. içiyor. Belden aşağısı felç olan bir insanın söz konusu bölümünün beyniyle olan irtibatı kesildiği için hiçbir şey hissetmez. O halde nasıl oluyor da. Kimsenin. Sen de yüzyıllarca alkışlamışsın. Ben Aristo'ya tavır almıyorum. o da tıpkı benim gibi yiyor. Çok basit bir örnek olacak belki ama bitkisel hayatta olan bir insanın ruhu bedeninde olmasına rağmen ne bir acı duyuyor. ben düşünebiliyorum. babam bile olsa. yaşlanıyor. ölüyor. Büyük bir düşünür olduğu su götürmez bir gerçektir.. Değil Aristo. Sen bir insansın." demiş. İnanmadığını alkışlamayacaksın.. bir anda bilim adamlarının ilgi odağı oldu. Aristo'yu yermek için anlatmadım bunu. ne var bunda? Şimdi. ne de herhangi bir şey hatırlıyor. --------------------------------------Reenkarne oldum! H? Birisi reenkarnasyon dedi. bir anda binlerce insan daha önce yaşadığını iddia etmeye başladı.

" ifadesi o dör1emdeb !' ki söylenebilecek türden bir ifadeydi ama 2o0ö'li yıllar(j ooyle bir beyan utanç vericidir. kaç tanesi benim yaptığım deney ve gözlem sonuçlarına göre veya kaç tanesi Benim teorime göre diye başlamış cümleye? Eğer bulabilirsen bu cümlelerin altını Bil Kendini yo|^ kırmızı kalemle çiz.. denecek kadar az. bir ceylan yavrusunu evlat edindiği ve onu tüm tehlikelere karşı koruduğu büyük bir ibret ve hayret vesikasıymış gibi sunuldu.Bir aslan miyav dedi.. ertesi gün kalabalık bir ortamda. Hatta eline kağıt kalem al ve konuşmaları yaz. Ne acıdır ki bugün(intıP hala 2. büyük qü$ünec6J. Hiç mi bir şey değişmedi 2500 senedir ^ şey*:' m mı? Kaldı ki Hipokrat yemininde geçen "T^ hast^ar ma eşit muamelede bulunacağım. Geçenlerde bir çok televizyon kanalında ormanlar kralı aslanın. ya. İmam Gazali'nin ötesine geçernjy0r kim§e Tıp tartışılırken de durum aynı.beş saat süren tartışmayla ilgili notlarını gözden geçir. kaç tanesi Benim araştırma sonuçlarına göre. na giriyor bilim adamları.. "Birbirimizi yediğimiz doğru da "Bir aslan kadar olamadık" da ne demek? İnsan olmayı denesene! Ayrıca bize kahraman gibi sunulan o aslan kesinlikle özürlü bir yaratık.. Hipol<rat'. başı Evrim tartışılırken. şayan Darvvin'in ötesine geçemiyor. Aslan..500 sene önce bir yemin andı yazan Hip0krat'ı ^' madı. birbirimizi yiyoruz!" dedi. Hepsi beni ruhsuzlukla itham etti. Ceylan yavrusunu yemeyen bir aslan kesinlikle özürlüdür. Sonra yaklaşık dört .. • "Bilim adamı" yok. Sen ne diyorsun? BenParwi bi düşünüyorum veya ben Darvvin'e katılmıy0rlj(n der Darvvin'den başka kime veya neye ne katar /\||ah aŞkih. Herkes-şaşkınlıkla izledi bu olayı. saatlerce konuşan ve bilim adamıyım diye geçinen insanları en objektif gözlüğünü takarak bir izle. yü'r rin H°kt°rlar çözüm üreteceklerine. Hatta bir arkadaşım o kadar çok etkilenmişti ki. . Ben de. Buna benzer haberler zaman zaman çıkar ve ben her seferinde gülerek izler geçerim. Darwir\ Darvvin filan dedi veya Darvvine göre cümleler. "Bir aslan kadar olamadık.«ite oküvj* D'r insana bu ahlakı veremeyen bir sistem.a?' Fizik tartışılırken. kimse 150 küsur . aslan gibi davranmalı. Kaç tanesi Benim iddiama göre. Darvvin. tedavisiz hastalı^ pirak^ J" 26 27 Ben Dünyanın En Akıllı k Alıyım . "Bilim adamı adamı.-^ y* rin Darvvin'in teorileri. e' devnm yapacaklarına. Sonra kırmızıları say. Bir aslan miyav diyorsa onun tedaviye ihtiyacı vardır. Gerçekten çok acı. Altı sene ünive. ne güzel taklit yaptı diyemezsin. kendi teorilerinden vazgeçti ^ bilim adamları Darvvin'den vazgeçerdi..." var. TV'lerde bir dolu tartışmaya katılan." dedim. Peki sen ne diyorsun be adam? l*s . bu sefer Einstein'ın tartışılırken. iki d*kikal|L h Yemin metniyle neyi halletmeye çalışıyor? Be^e 21.

gerçekten lar sözlerineI9ör^mezsin. Hği ögEğer Eğer bin biraz da fi2jöi m adamları sadece Einstein'ı anlam* lardı.. diğer tarafında savunmayan adamların oturup tartışmalarına kızıyorum. sonra da oturup ağlarız me^gelır ^__ °nüyormuş diyerek. gerÇe. şu and. jbn . benim araştı^unku o^n Onları yü2|er Şlar|^r ve biz böyle adamları pek balarım* Biz Gallileov Ser>e sonra anlamak daha anlaml» Gevmeyizgerçekten dft ar»z. mendirler b|na' ar'nı anlamak uğruna kendimizden Başkai Eğer & yandan da ev • au£lmları Darwm'i anıamayaj^onçın dar Darvvin m '"9'1' araştırmalar yapsalardı.. V dünya Eğer bin karak. l can. Bunun uzantısı olarak bize yansıyansa.9e u»aşma çabasıysa ve sen her ^nyoiav 'nırı araştırmalarını referans alıyor^ seferin . Anları ÇOK göre diye hp irn teorime göre. Sus! . Hipokrat'ı aşacaklarına. çalıştık Dolacaktı. Bunun istisnası yok.'yi. inetcaklarına. Masanın bir tarafında ötenaziyi savunan.m. şirr^n. anl^aya çalışsalardı. r\ fazla TV'lem *Va Çalışan birçok bilim adamı var. inanmasa da reddetmek zorunda hissedecektir kendini.. karşı tarafın söylediği ne olursa olsun inansa da. Sen sadece kendini bilim adamı zanneden bir bilim adamı adamısın. Neden? Çünkü kimse kimseyi dinlemiyor. hiçbir tartışmanın doğruyu bularak neticelenmemiş olmasıdır.. Kızıyorum. U^y 2Q Bil Kendini |l'c x nüm ama sen asla bir bilim adamı değilsin. kim bilir neler »K yerme ' ^ulacakEğer fjki ıey lan kadar js! "^ Omları İmam Gazali'yi anlamay^ Çok daha bet yet>i anlamaya çalışsalardı. san. Tartışmalarda iki cephe olmasına kızıyorum. Araştırmalardan ve gözlemler^ hep başka|a. işini iyi yapm * bu sözlerim herkesi kapsamıyor. bir renmiş olurdM in kalmazdı ve bizler çoktan geriye ka'auk. Medyatik değildirler. Wş* yinesi-. bucuyum diye şartlanarak söz konusu platforma gelen bir insan. Ben sucuyum.

dinleyişe öğrense.Ona doğduğundan beri birileri susmaktan bahsetti. Biraz daha büyüdü. Dinlemeyi bilmiyor..Düşünmeye. Bir gün konuşmak istedi.. daha pahalı olduğunu da onlar söyledi. adam sanmasalar da. Altının gümüşten daha iyi olduğunu. Bilmiyorsan sus adam sansınlar sözü ona ait. fikir üretmeye-'' Eğer gerçek bir bilim adamıysan. düşüncelerini çekinmeden söyle/0 çok rahat bir insandı. sus-masam da dinlesem. birileri e|iyle ağzını kapadı.deme lisin. Aristo söylemiş!" diyorlar0 ' Çünkü Aristo cesurdu ve her şeyi söyleyebilirdi. Aristo şöyle demiş" . EPey bir zaman da dahilerin doğuştan gelen ustu Suçleri olduğuna inandırıldık. gelişebiliriz. Yanlışsa savunduğun." Şimdi kafanı iki elinin arasına al ve düşün. Susmayı çok iyi öğrendi. biraz da bilimin kendisiyle ilgile»1' men gerekmez mi? Haksızlıkta son nokta.pk. Ara sıra yalan söylemesi gerektiğini o gün frendi. "Aristo. Susmak altın. ağzını açtı. Şu ana K^ dar gelen ve Aristo dedi. Dinlemedi. Bir daha konuşmaya kalktı. Sustu. Sokrates dedi. ben adam olsam ded. Çok güzel susuyor. İnsanlar söylemekten kor lan sözleri "Aristo böyle demiş. 'arıyla ilgilenmek yerine. "Altın daha iyi ise ve susmak altınsa susayım o zaman" dedi. halde.b. konuşmak gümüş dediler.. fikir üretmekten daha zor. sadece sustu ve b. sadece bilim „„„. 29 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım n Ara sıra açsa da ağzını. * Bu bir yetenek işi ' Onunki Allah vergisi ' Doğduğunda belliydi ' Herkes yapamaz 30 31 .»' Kendini çok iyi geliştirdi. yoksa hararetli hararetli savunduğum1-' ( bu sözlerin bir çoğu aslında sıradan insanların uydurm^ mı? Efsane üretmek. nusmas. Arada Dır ko. sadece susuyor. gerektiğinde de bildiğini söylemiyor söylemesTgerekeni söylüyor.m beni . Konuşmak ağzını yakıyordu Çünkü. . O şimdi bizim mahallede oturuyor.şmanlar g. Asla susmamaksın. rek Aristo'ya mal ediyor ve böylece fikirleri yüzünden uçlarına dert almıyorlardı.. Düşündü. doğruyu söylemekten kork-tu hep. Susmanın ne kadar kutsal olduğunu anlattılar hep. horoz do vüşü izlemeye devam. Eflatun dedi. Bil Kendini Derler ki.z onu gerçekten adam sandık. Aks. Sustu.. Eski Yunan'da köle sayısı özgür ms* sayısının yaklaşık iki katıydı. Anlamaya çalışmalı-sm. Susmanın daha iyi olduğuna tam olarak inandı artık. ben yanlış JJİY^^^ di doğrusunu öğrendim. Her doğru her yerde söylenmez ediler. Efsaneleri seviyoruz. T. Biberin acısı kayboldu ağzından. Geçenlerde ona. bm c. Biber ağzını yaktı. ucuz dan. Seni kolay o& m yapmaya davet ediyorum. birileri hemen biber sürdü ağzına. fl£ men Diyojen dedi diye başlayan tüm sözler acaba gerç0K ten onlara mı ait. Çün^ efsane üretmek için bir de kahraman lazım.. Dediğini yaptı. Eğer ifade insanlara çok sert g&1 se "Bunu ben söylemedim. Ancak böyle olursa. a ona 'sus' dedi. Sana teşekkür edenrn. Dinlemelisin.

Halbuki önceleri sadece çalışan ve çalışmayan insan vardı. Ben tekrar rucularla chat'le.. yeniden normalize etmek. normal bir insan olmak ve beynimi yaratılışıma uygun kullanmak istiyorum" de! Beyinle ilgili birkaç cümle. O sadece insan olduğunu söylüyordu. Çünkü ampul çoktan demode olmuş olurdu. 33 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini ben olmak. diyor-'ar. Şanslı adam ekstra bir güç meşinde ampulü ünlerle tanışma»»*'_--kullanabiliyor da ondan Bil Kendini Tüm dünya yukarıda ad. Ben doğduğumda zaten iki lobumu da kullanıyordum. "Dahilik kavramı çıkınca dahiler ve dahi olmayanlar diye ayırdılar bizi. Düşünsene acaba tekerleği bulan adam ben dahiyim demiş mıydı? Hayır. Benim derdim de bu işte.z olanlar dava. Yapılması gereken sadece normal bir insan olmaya çalışmaktır. TV'yle.-Matematik Muhakeme Analiz . etSehinmîz halen Edison'u konuşuyor olmazd. bugün dâhiyane sayılabilecek şeyler üretiyordu. geçen ve geçmeyen mor-. Eğer tersine bir çaba sarf haS'nHik s anda hiç kimse piramitlere hayret etmezdi. O halde dahi olmaya çalışmak aslında yersiz bir çabadır... Bunu çok rahat söyleye-bilmelisin.P uvusturulmuştur ve insanoğlu kendi eliyle kendi de-finle vo etmeyi başarmıştır..y^L ! .mekiğin uğraşmazdı.mas.) Rakami~... Ben Daha ac. wL °?.~jv<. Sonra.1» mu- -j. Elimde olmayan nedenlerle bu yönüm köreltildi. . sadece hSd'ı i'61*80 hayal etmen 9erekmeZ' ^ sadece hayal edileni düşünürsün! (Sol beyin) Halbuki bir kitap okurken durum çok farkM. ilk sınırlama da buydu. . "Ben insanım" der gibi. Çalışan. sonuçlar laymış diyor.. Beyninin her iki lobunu kullanan insan dahidir. Anorma-lize olmuş insanlığı. Önce farkında olduğunu göster: "Ben bir insanım... <-/n mı ourad daha enteresan olanı.k." Normal bir insan olman kafi! Sen bir dahi olarak doğdun.. Tüm mucitler önce aynı şeyi keşfettiler: "Kendilerini.ö.

İşin güzel bir tarafı var sa. İki bey'n birbirinden ve-'k yavaş öâret ? dah"iğin de böV'ece sona ermiş-9renen. hayal edifevkalâde mümkün. \ Eğer istiyorsan yapabilirsin.. hayal gücü gibi sosyal sayılabilecek konularda. matematik. renk. oynarken her iki lob birlikte çalışmış olur... Doğduğunda beyninin her iki lobunu da aktif olarak kullanabiliyordun. ' düşünüleni düŞünüp. .:ı.•. sürekli tüketen ve bir türlü üreteme yen.k. Yani dahiydin. Sağ lob. Önce en mükemmel yaratık olduğuna inan ve anlattıklarımı kendi hayatına uyarla! .. analiz. resim.... •->.Okuma-yazma Rakamlar Nasırsı Madde Resim Ritim Renk Müzik H. müzik. saemerek l°n Üü bu?dan. muhakeme. ritm.... • Muhakemeye gerek yoktur 'oto oynuyoT On M h-TT ^ °İddİ Dönerek. Gücü lob) Sonra senin ya-eğini hayal edersin. Yüzyılla1" Şuz. zor anlayan insanlar olmuşuz. her şeye rağmen iki lobu tekrar barıştırabiliyor ol mamızdır.yapma geleneği. yavaş karar veren.. Sonuçta -"Olbi ka^TZr?™!?1. bayağı da ko- Üst beynin iki lobdan oluşmuştur..on da obadan yirmi . ancak daha sonra yukarıda anlattığım uyuşturucular iki beyin arasındaki geçişgen-liği sağlayan nasırsı maddeyi etkilemiş ve iki beyin arasın-^ daki iletişim iyice azalmıştır. okuma yazma ve rakamlarla ilgili konularda seni destekler. o da. sol lob ise. çözüm üretmek- 34 35 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bil Kendini te sıkça geç kalan..? İÇİn. tutmuş"heT kar' a°!I" Vapmiş' sonra biz de ° modelİ Ka? kL karrtfl yagdl9lnda kardan adam yapar olmu-^K?™^ yapm'Ştir ki h«yatmda? En bü-haval etmS.

Tecrübelerin de bu hücrelerin içinde gizlidir. bu hücreler arasındaki bağlantıların kıvrak olmasıyla doğrudan ilgilidir. yaşlanman gerekçesiyle kısmen azalır ama asla artmaz.. Olaylar. Kitap . Nöronlar diğer hücreler gibi artmaz. Beyin bu ilişkiyi çok çabuk kurar ve resmeder. işin Mantığı Bir bardak çay ve bir çay kaşığı düşün. "en iyi fotoğraf yarışmasına" katılmak aklına hiç gelmez. nesneler ve durumlar karşısında çok daha pratik ilişkiler oluşturabilir ve analitik düşünmeyi başarabilirsin..Sendeki hazinenin yanında Süleyman'ın hazinesi de kaç para? Sen yüz milyar sinir hücresiyle (Nöronla) doğdun.Kalem "Kalemle bir kitap yazardım" dememen gerekiyor Çünkü kitap ve kalemle ilgili bilgi bağı böyledir. içtiğin sigarayla. Sağ ve sol beyin sohbet ederek birbirine yaklaşmak zorunda kalır. Halbuki bu hem absürd. Bu doğrudur. Toplamda da analitik düşünmeni olumlu yönde etkiler. ^ şeyi yeniden yorumla! Göreceksin ki bu hem çok keyi"1 Bil Kendini hem de çok anlamlı olacak ve ekstradan da iki beynin arasındaki entegrasyonun yeniden kurulmasını sağlayacak. Dolayısıyla beyin zorlanır.. Oysa büyük bir çay kaşığıyla çay servisi yapmak fikri hemen gelmez. sahip olduğun bilgilere anında ulaşabilirsin. Sen de diğer dahiler gibi. Her nöron ayrı bir hazinedir ve binlerce bilgi içerir. Veya çok büyük bir karpuzun içinde bir bıçak fabrikası hayal etmek aklına gelmez. Dahi olmak istiyorsa11 eski alışkanlıklarını kırmalısın. ilk akla gelen "çay kaşığı ile çayı karıştırmak"tır. Bilgini tekrarlamış olursun! Halbuki karpuzu bıçağın ucunda bir top gibi çevirerek bir fotoğraf çektirip. Tabii ki aşağıdaki egzersizleri ciddiye alıp.. Tüm anlatılanları unut. nöron denilen bu hücrelerden ulaşırsın. Bunlardan yaklaşık on milyarı beynine yerleştirildi. hem de normalde olamayacak bir şeydir ve beyinde yeni bir açılıma sebep olur. bir bıçak ve birkarpuzla ne yaparsın deseler.. Dolayısıyla bunu tekrar düşünmek sana hiçbir şey katmaz. Karar verirken de yine aynı şekilde bu hücrelerle irtibat kurarsın ve karar verme hızın. Aldığın darbelerle. Nöronlar insanların bilgi bankasıdır. Kitaptaki her harfin kalemlerden oluştuğunu (l harfinin bir kalem olması gibi) hayal et mesela! Bu çok kolay değil elbette. Daha analitik düşünebilmek için yeni bağlar oluşturabilmelisin. birkaç gün sonra düşünme hızında çok ciddi artışlar olacağını göreceksin. * '* Meselâ. Her bölümün sonunda verilen egzersizleri büyük bir samimiyet ve içtenlikle uygulamaya başlarsan. kullandığın alkolle... Bu da mevcut loblarm arasındaki entegrasyon sürecinin başlaması anlamına gelir ve böylece sen çocukluğunda bıraktığın dehana yeniden kavuşmuş olursun. Tüm bildiklerine. haya'3 geçirirsen. hemen hemen herkes "karpuzu keser ve yerim" diye cevap verir. Çünkü kafamızda bu iki nesneyle ilgili ilişki böyle kurulmuştur. Burada bıçak karpuzu kesmek için vardır. Bu işin şakası yok! 37 ırn Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Egzersiz zamanı Saçmalama Metodu Amaç: Nesneler arası absürd ilişkiler oluşturarak beyin entegrasyonunu sağlamak.. İşte loblar Sollob Sağ lob -Sollob - .

Az olanları çoğalt. İlk başlarda çok kolay olacağını zannettiğin saçma ilişkileri yakalayamayabilirsin. olamayacak absürdlükte bağlantılar kur! Eğer kurduğun bağlantı olabilecek türdense yeniden dene.. Tamam işte çayı karıştır. Hemen başlasan iyi olur! Bulamıyorum abi be! Zorla kendini mutlaka bulursun Buldum galiba! Çay kaşığı ile çay servisi yapmak. Bütün bunlar aslında alışılmış düşünce kalıplarını yıkmak için. Ancak denedikçe bu sürecin hızlandığını göreceksin. . 38 39 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini Halbuki var olan bağlantıya ulaşmak için geçen diyalog sadece ilk iki cümleden ibarettir. yapmadığımız bir şey. İki beyin birbirine yaklaştıkça da daha analitik düşünür. Harikasın valla! Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. zihinsel gelişimine pozitif etkiler yapacaktır. İpucu: Küçük nesneleri büyüt.... çok olanları azalt. beynin iki lobu arasıdaki diyalog miktarını ve artırarak. Daha önce hiç yapmadığımız bir şey mi? Evet aynen öyle... Nasıl yani? Valla bilmiyorum. Kurduğun bağlantıları sahki yaşıyormuşçasma canlandırmaya çalış. Hızlanman loblararası geçişlerin hızlandığına işaret eder. Dolayısıyla düşünülmeyene yoğunlaşmak. daha çabuk kavrar ve sınırlarını o derece zorlamış olursun. Bu çok normal.Sağ lob -Sol lob Sağ lob -Sol lob Sağ lob Sol Sağ Sol arasında geçen minik bir diyalog: Nesneleri veriyorum. büyük nesneleri küçült.. Bolca renk kullan. Bundan sonra etrafına bak ve her ne görüyorsan aralarında saçma . Böylece iki beyin birbirine yaklaşmış olur. Hayır öyle değil! Alışılmadık bir şev istendi.sapan.. Daha önce hiç .. Bir bardak m çay ve bir çay kaşığı.

Hürmetli ol herkesi say. fi Düşün! O güne kadar kaç bin insan elma ağacif1 ^ec& tında oturdu ve kaçının kafasına elma düştü de s® Nevvton yerçekimini fark etti.. V» Peki bu nasıl oluyor? Aynı şeyler başkalarının ^\^ Sina geliyor ama sadece bazıları olup bitenlere bir * veriyor ve sonra dünyayı değiştirebiliyor? çok acık. o güne kadar kaç milyar insan v.. İnsan derim sana hay hay.y0r' dl" Ar?imet'' düşün.. Kimin ne umursamıyordu bile! Yarı çıplak sokağa fırlayın ye bağırabiliyordu..0' uzeı diye nitelendirilen bu insanlar konularına ^'^' sa n H adamı§lardl ki' ne görüyorlarsa.. Kainatta yok bir değer.. Kul kendini kendini. Boyun büker bütün beyler...... neye bakıy^dir1' voriarn uAyuyorlarsa hemen kendi konularıyla ilişkil<?r. Bil kendini kendini. Bölüm Yetenek mi Dedin? O da Ne? Yetenek dedikleri. . Yoksa o güne kadar suyun kaldırma kuvveti yoK du? . X5' Düşün! O güne kadar kaç milyar insan gaz la' yaktı da sadece Edison ampulü buldu. Gül kendini kendini. Sil kendini kendini... adam herkes gibi banyo ya? ırn Yetenek mi Dedin? O da Ne? herkes gibi onun elinde de bir tas var ama o tasa tüm adanmışlığıyla bakıyor ve saçma da çeleri söylemekten çekinmiyordu. Altın iken sakın etme. İster ise sultan eyler. Gerçek kapasiten bir sürahiyken neden sadece bir bardaklık kısmını kullanasın?! 40 41 2. Muhtaç gelse geri itme... Kimse ile etme alay.. Muhannete yakın gitme.Dünyanın En Güzel Şiirleri Bil Kendini kendini.. yetenek mi Dedin? O da Ne? Düşünsene. Pul kendini kendini. \^ yaptı? Ama sadece Arşimet tasın suda yükseldiğimi^' etti... Zevraki der kötü eyler. â^' Düşün! O güne kadar kaç yüz bin insan fizikle w* ti da sadece Einstein E= mc2 dedi.. tembeller •Çin iyi bir kamuflajdan başka bir şey değildir. Kindar kirli ise eğer. p' konusı .

Kim bilir.. niye Edi-son'un . Böylece kullanmadığı o yönünü kendi eliyle toprağa gömüyor. İy' bilardo oynayan birine "yeteneklisin" demek o insanın tüm çalışmalarım yok saymak demektir.. marsa gidecek bir astronot var.k içinse dev bir sıçraDaha ne olsun be abi.yy'da birçok insan herhangi bir konu hakkında bir çok kere. Herkes güdü alav etti onunla. onun da bir zaman sonra iyi resim yapacağı muhakkaktır. Yıllar sonra haklı çıktın mda herkes hayret ve ibretle onu izlerken oK hâli etmeden gayet olağan bir üslupla aya ayak basan ilk insan olarak. Insanm isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yoktu ona göre. ad arı bir takım özel yeteneklerin babadan oğula.Tekrar etmek istiyorum: "Yetenek diye bir sev yoktur." isteyen herkes herhangi bir konuda en iyi olma yi başarabilir... Onlar güldükçe o ciddileşti...r çocuktu Neil Armstrong.. Zihinsel bir engelin yoksa sen de bir Edison olabilirsin. Genlerinden medet umanlar da var. hem de hiç denemeden benim o konuda yeteneğim yok deyip kendini kenara çekebiliyor.ın çok basit.. Herhangi bir konuda az başarılı olan bir insan. Vetenek diye bir şpy İnsanlar tembelliğinden uydurmuşlar bu yetenek tabirini. o'nl ral et ' çe o mat ettı. Hatta yeteneklisin dediğ1' mizde karşı taraf çoğunlukla mutlu bile olur. genlerdeki bir şifreyse. Çok acı ama şu anda bir yerlerde ömrü boyunca kendini fark edemeyen ve ölmek üzere olan bir fizik dahisi.. İyi resim yapan bir baba herhangi bir kreşten bir çocuk alsa. haklı olmaya çalışır. Bu ta-resirn n yetl?me tarzı ve ilgiyle ilgilidir. Düşünebiliyor musun? 21. Bir çocuk babasının yaptığını görerek büyürse resme karşı bir ilgisi olu47 yım Ben Dünyanın En Akıllı insanı sur ve beynindeki resim merkezi aktif hale gelir. belki de o sensin. Halbuki iyi sının yapan k'1" Babanın oğlunun da iyi resim yapıyor olma-mame9enetİI< yaplyla uzaktan yakından ilgisi yoktur.. insanl. başarılı olmak için ihtiyacı olan yeteneğin kendisinde olmadığını ifade ederek. Başka bir ifadeyle içinde ki ressamı canlandırmaktır. insanlığa şöyle seslendi' "Bu adım bir • -.. Önce sen inan! Aya gideceğini söylediğinde henüz 15 yaşında b. ne de sen.k ki bunu söyleyen d& bilmez. 46 Belki de sen şu anda dünyanın en büyük yazarısın! Eline hiç kalem almadınsa biz veya sen bunu nasıl anlayabiliriz ki!. Sonuç-çocuk da iyi resim yapar. resi a ^°Z fen^' ^'k' Seçiği™ öne sürmektedir. ihtiyacın olan tek şey beynindeki resim yapma merkezini harekete geçirmektir. Bunu yaparken de başarılı olanlara çok büyük bir haksızlık yaptığını bilmez. Ne yaz.. dünyayı değiştirecek bir lider. Ama eline hiç raket almadınsa bunu ne biz anlayabiliriz. Ayrıca yetenek. Belki de sen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük te-nisçisisin. söylenen de.

Yetenek diye bir şey yoksa bu nasıl açıklanabilir? Bilinçaltı denilen o muamma. Ancak patlama olduğu esnada beynimizin hangi noktası aktifse. sen şu anda osun. o bölüm harekete geçer. fizikçi var. Ya da daha ölümün ne olduğunu bile bilmeyen bu çocuğun yaYetenek mi Dedin? O da Ne? nında bir yakını ölmüştür ve oradaki insanların ağlaması sebep olmuştur bu patlamaya. şimdi sen yap bunu. demek ki yer çe- 48 49 Ben Dünyanın En Akıllı insan..akrabaları da mucit değildi? Niye Mimar Sinan'ın mimar bir akrabası yok? Niye Einstein'nın fizikçi akrabaları yok? Niye Leonardo da Vinci'nin sülalesinden kimse Mona Lisa benzeri bir eser verememiş? Niye Piccasso'dan başka Piccasso yok? Niye Alexander Graham Bell'in akrabaları bir şey icat etmemiş? NEDEN? Üç yaşında piyano çalan Mozart için ne diyeceksin? Bazen çok erken yaşlarda inanılmaz beceriler sergileyen insanlar görürüz. Adam üç yaşında piyano çalmaya başlamış. ipsiz var.. hırsız var. şarkıcı var. Alaattin'in sihirli lambasmdaki gibi Çağrılmcaya kadar da asla gelmeyecektir. Ressam var..y. Böyle davranman. salara kadar dans etmek olan bir insanın içindeki fizik danışı ne diye "Bak tabaklar yere düştü. Bu da eninde sonunda söz konusu merkezin patlayacağı anlamına gelir. ona yoğunlaş. heykeltıraş var. Zaten birini seçip ona çok yoğunlaşınca diğerleri yavaş ya-va§ geri çekilecektir... Sanki bir patlama olur beynin bir yerlerinde.. Şöyle düşün: İçinde milyonlarca insan var senin. Mozart uyurken annesinin çığlık atmasıyla gerçekleşmiştir. ipli var.. .. bazen de anında yansır hayatımıza. Kim bilir belki de Mozart'taki bu müzik merkezinin patlaması. hayatın değişsin! Çocukluğunda herhangi bir yetenek merkezini patlatamamışlarsa. tercihini eğlence merakı olan insanı seçmek yönünde kullanmışsın demektir. yazar var. esasında bilinci de etkileyen "büyük bilinç" düzeyindedir.. Düşünsene işi gücü peçete yakıp tabak kırmak.m yetenek mi Dedin? O da Ne? kimi var.... Bazen çok basit bir olay bile. durduk yerde içimizdeki dahiyi açığa çıka-rıverir. Şimşek çakması gibi bir şey bu. daima o konuyu düşünmeni sağlayacaktır. Çocukken beyninde herhangi bir patlama otana-yanlar ne yapmalı? Normal olan herkes istediği her şeyi yapabilecek donanıma sahiptir. En sevdiğini seç. . futbolcu var. Mesela Mozart. Bilincinle bilinçaltını birleştir. Patlamanın nerede olacağını kimse kestiremez. matematikçi var. Eğer eğlenmeyi çok seviyorsan. var da var. Ancak bilinçaltı kayıtlarının hayatımıza yansıması bazen uzun süreler alabileceği gibi." desin ki?. büyük bilince ulaş ve bitir işi. sapık var. Çgnin de sihirli bir lamban var. içindeki insanlardan en çok kullandığın hangisi ise.

İşe yaramaz dediğin adamları ortadan kaldır ve başar. hedefııi le yatıp kalkarsan. Ters el metoduna göre kullandığın elini değil. Babamm yapt. Bu. \ Alışkanlıklarını kırmaya kalktığında tenisçinin beyin lobları arasında yukarıdaki karikatürde olduğu gibi bir diyalog geçecek ve bu da naşırsı maddeyi harekete geçirecektir.ğ. Hem kör hem sağır bir insan daha iyi tat alır.kla sol elle yemek^ysmek imkansız olduğu için ben de mecburen sağ elimi kullanmayı og renmişim... Ama amı ma»y'"' -~ =>^^^**^»s*^.Newton ağacın altında otururken elmanın düşmesiyle fizikçi olmadı. gibi) söz konusu tenisçi. Sağ elini kullanan bir tenisçi duşun Sağ elini kullandığına göre beyninin sol yarım küresinde ner gelen yeni top için alternatif bir vuruş bağı olusm^. Beş duyusundan herhangi birini kaybeden birinin diğer duyuları daha iyi çalışır. Şimdi okşa sihirli lambanı..u konuda çok ciddi çalışmaları vardır. Adeta üzeri toz tutmuş biblo gibi sil onları. Kör bir insan daha iyi duyar.. çözüm üreten.ş. yerden gelen top ıçm ayrı 51 Ben Dünyanın En Akıllı Yetenek mı Dedin? O da Ne? vuruşlar. kaş. Çünkü beyninin sağ yarım küresinde alternatif vuruş bağlan henüz oluşmamıştır. elimi =o i kullanabilmem için bir kaş'k icat etm.. Tembel adamı yok et meselâ. Yani beynindeki fizik dahisi hep tetikteydi onun. ilişkisi ters işler. raketi sol eline alınca aynı kalitede vuruş yapamaz. O halde kural açık. gözleri görmeyen bir insanın daha iyi duyması gibi bir şeydir. Sürekli mazeret bulan adamı. gibi.. hızlı düşünen adamı iste. uykucu adamı ortadan kaldır.. Böylece her . hedefinle ilgili okuyup yazarsan. EgzersİzZamani Ters El Metodu. ters elini kullanman gerekiyor. (havadan gelen top için ayrı. fyv cak üstüne gittikçe vuruş kalitesi artacaktır. torunlarımız senin de adından bahsederler ve yıllar sonra sen de yüz binlerce insana esin kaynağı olursun..Adam zaten arıyordu. Normal kaşık Babamın yaptığı kaşık. ı ^n farklı rieö dr.. söz konusu olunca. kötümser adamı.. harekete geçir ve bak neler olacak. Başarmak isteyen. parlat..

Halbuki kalemi sol eline aldığında.. sıradan bir A4 9ia|y'a işi anında bitirebilir. ruh aihi Kil . Halbuki yazarken durum değişir ve bir şeyi üç defadan fazla yazamazsın. Yararı: Sorunlarından kurtulacaksın Birçok insan sorunlarını hayal ederek çözme yolunu seçer. . Hatta ilk gün yazdığın yazıyı sakla. büyük A.İUZÜne vansır. Binlerce defa aynı sözü söylemesine rağmen. bu soruya bir cevap bulmak için yazdıkça yeni çözümler üretir ve sorun kısa bir zamanda çözülür. Düşünerek veya hayal ederek sorununu çözmeye kalkışırsan binlerce tekrara maruz kalacağını bir kez daha söylemek istiyorum. . 2. bir de Babasıyla olan sorunu sadece düşünerek çözmeye kalkan bir genç. 15. gibi)... .Annem •? d. "A" harfi için sol beyinde bir çok alternatif oluşmuştur (küçük a.Babam c.Kardeşim e. onun duruşuna. hem de her seferinde dahiliğe biraz daha yaklaşmış olacaktır. TARAFLAR \ a.ters el denemesinde entegrasyon devam edecek ve bizim tenisçi hem iki elini kullanabilen bir oyuncu olacak. gün yazdığın yazıyla muka yese et ve ters elle yazı yazmanın hiç de zor olmadığını gör.Arkadaşlarım "Babamla aramı düzeltmem için ben ne yapabilirim ve onlardan nasıl bir yardım isteyebilirim?" diye sorar. sağ beyin bu konuda tecrübesiz olduğu için sol beyinden yardım isteyecek ve bu da beyinler arası dostluk sürecini hızlandıracaktır. Beynindeki iki lobu. el yazısı ile a.de bilinçaltına yerleşerek. sorun çözme yollarından en pratiği ve bizi sonuca en çabuk götüren metottur. 3.. Allah kahretsin! Babamla aram iyi değil!" tarzında cümleler kurar. Yararı: Ola ki bir gün.°ıySa sorunu yazarak çözecek olursa. İki elini kullanabilen bir insan olarak ellerinden birine bir şey olsa bile ötekini rahatça kullanabilen bir insan ola caksın. aynı binada yaşayan ama birbiriyle konuşmayan iki komşu.Ben b. Halbuki yazarak çözüm aramak. sürekli "Babamla aram iyi değil. kendini de binanın sahibiymiş gibi düşün! Onları barıştırmak sana düştü. Üstelik bunu her söylediğinde öfkesi ve sorunu artarak da-ada büyür. 52 53 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yetenek mi Dedin? O da Ne? Sorun: Babamla aram iyi değil.Yararı: Entegrasyon. Ama aradan 10-15 gün geçince yavaş aş yazının düzeldiğini görüp mutlu olacaksın. e rar ettiğini bir türlü fark etmez ve bu sorun o istese de ha^ese. Bu egzersizi yaparken ilk günler yazının çok çirkin ol duğunu göreceksin. .. kaâıd.Sonuçta sorununu gideremeyeceği yeni sıkıntıları başlar. Ters elle yazı yazmak: Tıpkı tenisçi örneğinde olduğu gibi yazı yazdığın elin sağ elin ise.. Hadi bir şeyler yap! Ters elle her gün 15 dakika yazı yazmayı dene! 1. .

çözülmesi gereken bir problem gibi algılanmasını sağlamasıdır. Sanma ki irade inzivadan çıkamaz.. beynin diğer lor"1 da harekete geçirmektedir. bu sefer bir işe başlarken "Sen hep başarı-n.. başarı veya başarısızlığın şekline.. bilinÇaltma ne yüklersen yükle. ^ °'!. Çünkü ters eli kullanmak. Gel gör ki Türkiye'de bu yolu kullananlar yok denecek kadar az. Azmi sular boğup. yme başaracaksın." der. o. başarısızlığı kabul edersen bilinçaltında başarısızlık kaydı yapılır. En Verimli Tarlası: "Bilinçaltı. ateş yakamaz. türüne veya büyüklüğüne bakmaksızın. Eğer sürekli başarısızlık kaydedilmişse. aynı bilinçaltı. Bu kayıtlar çok ciddi tutulur. Eğer sağlamsa ruhunuz emin olun ki. . aynı sonuç için başarı kaydı yapar.içi-f n bir Şey midir? Kimse bilmiy°r' Şimdi ben açıklıyorum: Beyinde E-93 diye bir bölge var. yıllar yıkamaz. Beynimiz muhteşem bir alet olmasına rağmen çok ilginçtir ki bilinçaltımız." Hiç kimse bilinçaltı denilen o yerle ilgili net bir şey -yleyemiyor. daha h başarıyla ilgili kayıtlar.rak.Yazarak sorun çözme metodunun bir başka yararı da. Yukarıda basit bir sorun çözme tekniği olarak sun duğum yazarak sorun çözme metodunu biraz daha abar tarak ters elini kullanarak denersen. başarısızlık kayıtlarından /sa. Ben \|| | uydurdum. işte orası bilinçaltı. sorunun. Başarısız olduğunda. Yollar yorup sizi. sonucu başarı diye nitelendirilen. 54 55 3. Bölüm Beyindeki Korkunç Tarla. ' ' -• " Dünyanın Er» Güzel Şiirleri Anlayana. yine başarısız olacaksın! Boşuna uğraşıyorsun.. yeni bir işe başlarken bu bilgi geri döner ve Sana: "Sen zaten hep ba-Şansız oluyorsun. ağzı gözü var mıdır.. Aynı şekilde yine başarısız olduğun halde. Nerededir. Ve günü geldiğinde ilgili kayıtlar yapıcı veya yıkıcı etkisiyle beraber ortaya çıkar. s°nunda mutlaka geri dönecektir. inanılmaz sonucu ^ de görürsün. sadece sonuçlar karşısında senin tutumuna bağlı olarak kayıt yapar.. yenilen ." der. Tarla.

Tıpkı. hedefini aşıp beş gol atınca başarılı kelimesinin başına "çok' nicelemesini koyduğumuz gibi. başarı nedir? diye sor. hiç gol atamamışsa başarısız olmuş demektir. Mesela başarısızlık kelimesi yerine öyle W kelime bulup koymalısın ki sen bu durumdan bahsederken. cevap yine bellidir: "Hedefe ulaşamamak" Her ikisi de doğrudur... Böylece futbolcumuz halkın dilinde başarısız sayılsa bile. ' sözcüğünü bugün itibariyle tarihe görül Bunun için harika bir fikrim var: İki gol atmayı hedefleyen futbolcuyu düşün! Hani iki gol atınca biz onu başarılı saymıştık.. r|lı olmak için az ya da çok bir çaba sarf ediyor-ne olursa «IOMK. Beyindeki Korkunç Tarla.. Eğer bilinçaltının başarısızlık kaydı yapmasını istemiyorsan şahsi sözlüğündeki tüm olumsuz sözcükleri kaldırıp atmalısın. Aynı futbolcu eğer iki gol atmayı hedefleyip beş gol atmışsa çok başarılı olmuş demektir. bilinçaltı olumsuzluk kaydı yapmayacak ve bu kayıt bir diğer maçta onu mahvedemeyecek. Bilinçaltı. bu olumsuz cümleyi olumlu hale getirip "Ben başarılı oldum ama bu başarım az. o. alacağın cevap bellidir. Çünkü sahaya gol atmak için çıkıyorsun. onunla temasa geç. aksine dana başarılı olma bilinciyle sahaya daha emin bir şekilde Çıkmasını sağlayacaktır.dibindeki dostunu hatırla. başarısız olmamış.. hani beş gol atınca çok başarılı saymıştık da. hiç gol atamayınca o çirkin kelimeyi söylemiştik: Başarısızlık! Futbolcumuz hiç gol atamamış olsa bile. Bunu gerçekleştirebilmem için çalışma tempomu artırmalıyım. Böylece. Daha başarılı olabilirim. Başarılı olmak için şüphesiz çok ciddi bir desteğe ihtiyacın var.. "Hedefe ulaşmak" Başarısızlık nedir? diye sorsan.. hedefinin altına düşünce de 'az' nicelemesini koyabiliriz. Sokağa çık yüz kişiye. Yani bir futbolcu herhangi bir maçta iki gol atmayı hedeflemiş ve iki gol atmışsa başarılı. aksine başarılı olmuştur.. Belki bu destek sana ailen tarafından verilmedi Belki çevrende de kimse senin destekçin olmadı. Ama bu başarı sadece az bir başarıdır.." diyecektir. bilinçaltın başarısızlığında bile olumlu kayıt yapabilsin.kullanıyoruz. zaman .59 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım O halde sonuçları ifade etmek için kullandığın kelimelerle bilinçaltını ister sayısız başarıyla . Artık o iğrenç kelime yerine 'az başarı' tanımlama-vm. Büyük bir kulübün yetenekli yedek kalecisiyrjj İlk on bire girebilmek için yıllarca bekledi. Ama her şeye rağmen başarılı olmak istiyorsan burnunur. ister bir dünya başarısızlıkla doldurabilirsin. 60 61 Ben Dünyanın En Akıllı insamv Bilinçaltına yen ilen havata yenilmiş demekti^ 1 numaralı forma. — başarılı oldun demektir. Herkes bilir ama..

ve 4t ba<±/hkt'İmda N4fS^r' YUka"daW «ava bizim Şimdi biraz abartalım. 62 63 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi. Genç kalecinin rüyası gerçekleşmiş. Yenildiler! Maç sonrası teknik heyet. BU maçı kaleci hatalarından dola/ kaybettik. Maç başladı.. yordu.? kalecı doldurdu. . e~ Acaba kaleci gerçekten kötü müydü . tekmk heyetten ve medyadan etkilenip kötü l°\ * rolünü kabul ettiği için mi kötü oynad.. Ve ^manîa^avtf^ 96rÇekten çok saf. Bey indeki Korkunç Tarla. buldu ve b izim genç kaleci adeta kaderine isi î°l rek yedek kulübesine geri döndü.Ülke ' 9V12eye blr a^Pul takman arasında. ? \ Teknik he/et yetenekli kaleciye güvenmediğini ve kaleci arayışı na girdiğini hem de basma açık bir toplantıda dile getirdi. Akıl almaz hatalar yaptı. Yeni bir kaleci alamadıkları için mecburen yedek kalecile-riyle sahaya çıkacaklarını açıkladılar. ilk defa ilk on birde kaleye geçti.Yedekken harikalar yaratan gene kaleci inanılmaz kötüydü.. Haki. Sonuçta bizim kale™ /u gzma tadar "utaymar geri dönd. mayı sırtına geçirip sahaya çıkmasına sadece bir haf ta kalmıştı. 1 numaralı for. Açıklamanın yankısı tam bir hafta sürdü.. Kaleci arayışlarımızı sürdürüyoruz Genç kaleci diğer hafta daha kötü oynadl " tık mahalle kalelerinin bile yemeyeceği go|ler'.geçti.. satı boş yere harcadı. şöyle bir açıkla^ yaptı: "Maçtan Ünce de söylediğimiz gibi. . sonunda bir . Aslında profesyonel bir kulübün yapmaması gereken bir davranıştı bu. Hayatında* ilk defa yakaladığı bu ir Beyindeki Korkunç Tarla.kan teknik heyet. ç. kulüp yeni sezonda asıl kalecisiyle anlaşamadı. ikisi için de aynı boyutta birer . kaleff miz iyi değil. Böylece bizim yedek kaleci. 1 numaralı formamn hakkını veremedi.

..... bilinçaltındaki (+) işaretlerini artırırsan. hayal gücünle <te. 64 65 . Ancak yukarıdaki gibi keçiden yağ çıkarabilirsen. Anlamlı bir ha-vat sürebilmek.. Gerçek bu! Eğer bir hayalin yoksa. Bilinçaltının geçmişte yaptığı hiçbir kaydı yok ede-1 mezsin. bir zaman sonra (-) işaretleri hükmünü kaybeder. korkusuz ve özgür hayaller kurabiliyorsan bil ki sıra dışı yaşayacaksın. Bu anlamda yarın itibarıyla bugünkü kayıtlara müdahale etme şansın yok. Markete gidip bir ekmek aidığında başarılı bir alışveriş yaptığını düşün! Çay içerken üzerine dökmüyorsan kendini başarılı say! '? Trafikte kimseyle dalaşmadan evine döndüğünde kendi kendine ne kadar başarılı bir yolculuk gerçekleştirdiğini söyle! Yemek yaparken. başarılı olmak. kıs. güçlü hayalleri olup olmadığını sor. Sıra dışı. eğer yemeği yakmamışsan ne kadar olağanüstü bir aşçı olduğunu düşün!. olumsuz cevap alacağına ya da o anda bir şeyler uyduracağına eminim. mutlu olmak. zirveye çıkmak. uykularının kaçması. Başarısı: olma korkun sana erer. Hatta başarısız olma korkunu y£ nebilmek için düşünsel anlamda ayırdığın zamanı da iş'w harcayarak daha da başarılı bir insan olup çıkarsın. Sonuç sıra dışı olmasa dahi.. sıradan hayallerin varsa sıradan bir ömür yaşayacağına inanabilirsin. Uzun lafın kısası. aynı ^U ^ yapt'9ın ner ne ise hemen bir kağıda yaz ve Şeyi yerçekimsiz bir ortamda yaptığını hayal et! ğım yeme işini bile denizin altında yaptı-er kur. insan hayalleriyle vardır ya da yoktur.. ancak muazzam bir hayal gücüyle mümkündür.. Bir yerlerde çok uyuyan.. Egzerşjz_Zamam Hayal dünyasından zirveye..varbm Polyanna işsiz kalsın. yolunu bilmeyen bir yolcudan farkın yok demektir.dek En A» İnsanim 0ey'ın' i Korkunç Tarla. daha mutlu. Sen her şeyinle olağanüstü olmalısın. sürekli tembellik yapan mutsuz birini gördüğünde ona. işte hayal dünyandan zirveye ulaşabilmen.. mutlu bir insan olacağın muhakkaktır. . daha umutlu yaşabilmen ve sıra dışı-lga ulaŞabilmen için harika bir egzersiz sunuyorum sana.

başarısız En basit formül: Sırayıta^oru mak bu kadar basitken insanları" K Şiarın.• •*i bir zamanda kendini ' inan W. Anınçün etmişem Zevraki mahlas. rotamız ihlas.. buna 'nü rusun. Böyle yazmış bize ezel evraki.. metotlarla çözece^ veye çıkacaksın. Kader gemim aldı kalbinden yara. Ufukla birleşse hatti revnaki. . Kendin. basan». 66 67 4.. Canın hiç su iç^nl O susam. Bir tasa su koV ^ al eline ve iç.. Zevraki bu fırtınanın fevki yok. Gönül gemisinde kalmışız kaptan. Rıhtımımız Rab'tır. Nuh'un gemisi ki çürüdü çoktan... eminim b.. Yine bahrin üstündedir Zevraki. Geçmişiz nice bin korkunç girdaptan.. Lakin yalnız yolculuğun zevki yok. Dolsa da derune dehrin ezvaki.. Gine de of demem okyanuslara.. anlayamıyorum.az su koy ve onun gelmel.*U "ok keyif alacaksın. Görünmez ki çıkam kuş kadar kara...n kola ç kola olduğuna inan. Sürükler settar'a yanlış şevki yok. e Can. Olsa da Nuh'un o tufanı vaki.Basaıuö*-— *t ve başar. Başarılı olı/i? nru başarıp. Aşkın dalgasından bulmadım halas. reddediyorum 6aşan. Bölüm Başarı. Hatta olsa dahi arştan da yüce.ş varsay. BU şekilde r. Eğer bir seviyeye ulaŞ* 4n...... Dalgalar ayyuka değse de taki. Ruhun bahrinde bakiyiz biz baki. Bu tadı aldün ünyanın en büyük basm ün açümas da yansl V Zevraki.. dudakların ku-i en son şuymuş gibi çahs.

Bir program ( Eylem Planı ) yaptılar. kararlarına inandılar.. 21 yıl önceki kaostan onu kurtaran ilaç daha güçlüydü. Bilinçaltının sıradan bir oyunuydu.k soku bir türlü üze-Genç kad..r." deyince 21 y. artık. Sonuç dehşet vericiydi. Annesinin ilaca bağımlı yaşaması onu kahrediyordu.. Birileri önce kendilerine inandılar'. inanmak böyle bir şey işte.. Çünkü anne öylüHS İnanmıyordu." dedi genç adam. Genç adam.. Zaman geçti. Her seferinde ilacı bitince kendini kötü ve ölecekmiş nibi hissediyordu.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyu Şaşan- f ^^ A Mctiren sihirli kavram: Hayatla. . Bir hedef belirlediler. Anne u ve oğlunun yüzüne baktı.-^oiı\ıriı. dur. programların inandılar. İnanırsan bir mercimek tanesiyle kanseri yenebilirsin. Bu arada çocukları da büyümüş.|. Basit bir şartlanmaydı bu. Gerçek bir yaşam öyküsü. Tam 21 sene aynı ilacı.. Babasından yardım istedi genç adam. Annesinin bu ilaca inanmasıydı kendini iyi hissetmesini sağlayan. hedeflerine inandılar... Bu işte başka bir iş vardı ve bunun adı da inançtı.n ^l»^ olmuştu ve genr . hem de hiç sektirmeden kullandı. mutlu bir aile ortamı çoktan oluşmuştu. İnanmazsan dünyanın en ge-lişmiş antibiyotiklerini de verseler basit bir baş ağrısından kurtulamazsın. ikisinin de içini masanın üzerine boşalttı ve "Bak an ne bunlardan birisi un diğeri senin ilacın ve seıi yaklaşık 20 gündür un içiyorsun. İkisi birlikte kapsüllerdeki tozumsu maddeyi boşaltıp yerine un doldurdular ve dolaba koydular.. Sonra. Rirkaç defa annesine anlattı ama sonuç alamadı.Henüz ac-llmam|Ş ''acı da açıp içinden yeni kapsülü çıkardı. Anne her günkü gibi içi un dolu ilacı içip rahatlamaya devam ediyordu.^. Büyük oğlu insan davranışlarına merak salmış ve insanları izlemekle zamanını geçiriyordu. . Bir karar verdiler.ı«isü Bendeordaydım. Olsa bile 21 senede insan bu ilaca karşı bir bağışıklık kazanır ve artık onun bir etkisini göremez" diye söylendi... Her 72 73 Ben Dünyanın En Akıllı insan.«~-. Bu iş 15-20 gün devam etti. ^'° <*^ ™. lık kabus sona erdi... "An° 'laCI Ve beni izle" dedi. Kendi kendine "Bir ilaç bu kadar etkili olamaz... genç kadın 51 yaşma geldi. Yine bir gün anne kendini kötü hissedip içi un k0|u olan ilacı yarım bardak suyla devirmek üzerey-du"ri sanjye anr>e. .

SaQlı malısın: "K vap bulma. ^rkinsan. çorabını bile Hştiremezsin.Basan Yapacağın bu tercih aslında bir ön karar hükmündedir ve sen jkj yoldan birine inanmak zorundasın.. Peki o zaman seni tutan ne? Ne karar ver ve başarın için ilk adımı at! 74 75 Ben Dünyanın En Akı"' insaniye Her şeyi yapa»sin giren her şeyi J™^ örsün Veya herhan9l S *™* sun. ve şansı^'9'n her şeyi yapabilirsin. Yapamam Yapabilirim Programların. İst. Bef bir ^arar vereD"men için sadece bir şey yap-ne y9?1113^ istiyorum?" sorusuna bir cene yapmak istiyorum? lar. Her şey mümkündür İstedi9irw daima %50'dir.n.rak ya da is.yüzyUlardır sonuç hiç değişmedi. Hep başardılar Basit bir tercih yap! Ya iz b. HEDEEİ Yapılan bir araştırmaya göre (araştırmayı ben yaptım). •fin ne kadar büyük? _^_ melen henüz bir hedefin yok veya var ama ne. vermek bir işi gerçekleştirmenin olmazsa olmaz kuralı^ ge||j ^r kararm yoksa değil dünyayı...n%97'sinin hedef. eyleme geçirdiler. Başka bir yol Artlk bir karar versen diyorum. . Yaptım-Yapamıyorum -Yapıyorum B olmak istiyorum olmak istiyorum olmak istiyorum ^rokrat olmak istiyorum.. eylemlerine inan* .. yok!" Basan-.

Yani beyin cerr^e^1-*11 olmayı istemek küçük bir hedeftir. ^nîn en pahah futbolcusu olmayı istemek-. küçük bir pptr bar»rrr. Bu ancak bir k ^K^rardır..f -n 'büvTvCJk'üğ0 hakkında bir bil9'n y°k! AŞağıda kafanı 0 T rıstırr—rr^ıadan. "ı \\Q^Q top oynamak js. Hedef konusunu bilmiyorsan anlamani| bi|i. ° n da F=3 pekiştirmeni sağlayacak bu örnekleri dikkatle incele! . tir..men için « Düşünsene Türkiye den mesateyi bilmiyorsun V a* km k nethal* Bu \ı&*^ bur|a benzer hedefler küçük hedeflerdir. çük.asmaK iste^n olabi.. "kardiyolog olmak 7sti'y-W«orum"birhedeftir" Futt> C& °'cu olmak istiyorum" bir karardır.. istemek büyük bir hedef77 Ben Dünyanın En Akıllı İnsaniyi• \ 0Hin «satışını yapmak. ^«^. oldukça net ifadelerle birkaç tane hedef h'Ç -i verd fcd im. hedeftir.—î lc hedef örnekleri. -->»--• --/---•.rkive 1 futbol liginde top oynamayı istemek kQ.1 "Beyi n" ^ naklini gerçekleştirecek. T-." ^it ör olmak istiyorum" bir karardır.. Hedef. küçük bir hedeftir ^s^V^^rv^s^bayOkb^e. Küçü "BanM»1^301 olmak istiy°rum-" Bu bir nedef olamaz. Basına başkan olmay. Hedef Belirleme ?" Hedef .n y fini belirleme zamanı.. "Türkiye'de bir banka yönetmek istiyo^— ^^^ /H o f 11 r rum... ilk doktor 4navı k 'emek" bü^^Vük hedeftir.r-ı^ngi bir bankayı yönetmek.i£3t'yorum" bir hedeftir. hedef örnekleri.Sektör Piramidi . u.. . 76 Herh .

Amatörler Marmara Üniversitesini kazanmak istiyorsan. yo. derece yapmayı hedeflemelisin. İyi haber: Eğer batmazsan ömür boyu çorba içece' .Sektörün en iyisi ..Trakya Ü.. bir market açabilirim! Böylece bu marketle ileride açacağım grosmarkete birikim yapar.F. A. gelmiş geçmiş en yüksek puanı alabilmek için tüm sorulan hem de rekor bir zamanda yapmayı hedeflemelisin. Eğer cevabın A şıkkı veya benzeri bir şeyse sorur yoktur. . . o halde neden daha azıyla yet neyim ki? Neden grosmarket sahibi olmak varken. Eğer birinci olmak istiyorsan.İTÜ Marmara Ü. Boğaziçi Üniversitesini hedeflemelisin. için. . dem ki istediğim her şeyi (İnsani sınırlarım dahilinde) yapa bilecek donanıma sahibim. B) 2.Hatta kanaatkar olmanın hiç anlamı yok! Ma79 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy.Profesyoneller Normal düzeydekiler . işletmem ve para kazanmam gerekiyor. batacaksın. 2025 yılında da tüm Türkiye'de grosmarketleri olan bir işletmeci olurum. mutlak uçuş! üniversiteye hazırlanan bir öğrenci için: Bir rekor denemesi ÖSS Şampiyonu Boğaziçi Ü.Ö. Ancak cevabın B şıkkına benziyorsa.. Ancak hedefin sadece ÖSS Şampiyonu olmak olmamalı.Başa" Mutlak başar. birinci olmayı hedeflemelisin. sı radar bir bakkal olmayı tercih edeyim ki? Mantıklı ol ve düştr seni bakkal olmaya iten nedir? A) 1. Boğaziçi Üniversitesini kazanmak istiyorsan.İstanbul Ü. Gerekçe: Grosmarket kurabilmem için önce bir bakkal açıp.. Kötü haber: Çok üzgünüm! Kısa bir zaman sone . UÇ ama asla atmosferin dışına çıkma. sana bir iyi b* de kötü haberim olacak. küçük bir bakkal bize yeter.ODTÜ . Demce yapmak istiyorsan. işimi daha da büyütürüm. . Sonra kazandığım parayla işimi biraz daha büyütüp. Çorba paramız çıkar işte.İki yıllıklar Herhangi bir sektör için: .. Hedef belirlerken aç gözlü olmanın hiçbir mahsuru Ostum. Ben bu sınavda gelmiş geçmiş en iyi dereceyi elde edebilmek için tüm sorulan eksiksiz ve doğru yapacağım demelisin. bir rekor hedeflemelisin.r Basan. Gerekçe: Grosmarfcet bizim neyimize. Uludağ Ü.

Çorbasını içer içmez uyur. Dünyanın en başarılı insanıymış 9'bı yürüyordu. müflisler kervanına katılırsın. Kendini tamamen işine adamıştı. Aradan aynı yıllar geçti. hedeflerine ulaştı. Sürekli zengin olacağı günleri hayal ediyordu. Bakkat^Ahmet de hedeflerine ulaştı. Bu kadar esnaf neden kepenk indiriyor sence? Neden en küçük bir kriz anında bile onlarca işyeri kapanıyor? Neden? Çünkü halkımızın %97'sinin hedefi yok! Kurduğu işletmeyi sadece ayakta tutmaya çalışıyor. Hedef belirlerken. "Evine gidip sıcak bir çorba içmekten daha güzel ne olabilir ki?" derdi. Saat sekiz olunca kepenkleri indirir. ğind aa kurmadl Vehbi.. duymazdan gelip bir yarım saat daha uyurdu. Vehbi Koç oldu. Var mı? Zirve (Z) Sektör Devi (A) Profesyoneller (B) . Karısı ona "Kalk. Ahmet ise. Ben Dünyanın En Akıllı insanıyıtT1 düğü pek görülmüş bir şey değildi. Vehbi Koç olmak istiyorsan. Bakkal Vehbi. işe geç kalıyorsun!' dediğinde. Dünya-man kSacak P'anlan vardı.sin. kapının önünde.. Öylesine bir Hikaye Vaktiyle Vehbi'nin de bir bakkalı vardı. "Z" noktasını hedef almalısın ki her Şf rağmen istediğin yere gelebilesin. Ahn efendi (D) olmak istiyorsan "C" noktasını. Ekonomi ile ilgili haberleri hiç kaçırmıyordu. söz konusu piramitten bir n° seçip. Bunun başka da W lu yok. Akşam saat on ikiden önce dönmüyordu evine. Uzun lafın kısası. Vehbi saat 05:30'da bakkalını açıp büyümenin yollarını araştırıyordu. O halde öyle f seçmelisin ki tüm sapmalardan sonra istediğin yere gelebilesin.. saat sekize doğru açıyordu bakkalını. işte bu sebepten Pir^ seçeceğin noktanın altında kalacaksın. Ahmet Efendi oldu. manav Rıza'yı tavlada mars etmeyi başardı. küçük bir sehpanın üzerinde sırtını güneşe dönerek tavla atıyordu manav arkadaşıyla. Hedef çorba içip akşam da magazin programı izlemekse elbette ki her şeyden olumsuz etkilenir. ona ulaşmak için bir de program yapacaksın program %100 uygulanamaz. En büyük hayali manavı tavlada mars etmekti. Bir an önce sat)ah olmasını istiyordu. program aksaklıklarından sonra dahi bakkalını muhafaza edebilesin. Faaliyet gösterdiğin sektörü iyi bileceksin. ileride işi büyütmeyi ve bir market açmayı planlayarak bakkal açmalısın ki. Kendi hayal dünyasında kaç bin defa zengin olmuştu kim bilir?. evinin yolunu tutardı. dünyanın en zengin elli işadamı listesine girmeyi başardı. sabah da inanılmaz güçlükte uyanırdı. Eğer çorbanın devamlı kaynamasını istiyorsan.Çunkü onun bir hedefi vardı. Ahmet'in de. Gözüne uyku girmiyordu.. Hava kararınca Ahmet'in yüzünde ince bir tebessüm oluşurdu. En büyük keyiflerinden biriydi uyandıktan sonra biraz daha uyumak. Dört saatten fazla uyu80 Basan. BU yüzden yürüyüşü de asla sıradan bir bakkal gibi değildi.Be§ oldu mu kendiliyi sar" Uyanırdl. tüm sapmalardan. . Biraz bulmaca çözüp veresiye defterine karalamalar yaparak. Bu nedenle uykuyu bile za-ybl olarak görüyordu. Aradan yıllar geçti.

Komşunuz böyle bir şey demişse. ömrünü verirsin. ampul icat etmek. Ayağımızda pabuç yoktu. ln&n' lar ki Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzfil maZBasan Bir koltuk takımı yaptırmak için ustaya sipariş verir-Anlaştıktan sonra bir miktar para aldıktan sonra çalış-S'n başlar. nın k akardl. Sonra bir gün olur istediğin. Değişe değişe giyerdik. Türk ekonomisini beğenmiyorsan küfredip söy-enmekten vazgeç! Çalış. Dünyayı değiştir. Sense hepsi bu muydu? dersin. Kar yağınca. çok soğuk olunca paltoyla yatardım. Emniyet Genel uıu on Şansın yine %50. konuşur. Gel zaman git zaman gözümden bile esir-9edığım paltom. Yevmiyemiz on liraydı. Bir iş adamı otuz sene önceki bodrum kata aşık olmuş. bir hafta ütüsü bozulmasın diye uğraşırız da. Şansın %50.. Peki neden böyle? Çünkü usta işin parasını peşin olarak almış ve hayal edecek her şey bitmiştir.Normal düzeydekiler (C) Amatörler (D) Hedefini yükselt. Aynı şevki yaşayamazsın. Hani çok sevdiğimiz bir elbiseyi alınz. Çabuk eskidi palto. Ulaşırsın he^ fine. Sinemaya gittiğimizde kral biz olurduk. Daha heybetli gösteriyordu beni. hayaline ulaşmak için ge°e gündüz çalışırsın. Koltukları teslim edince de. Bu her meslek dalında. Aya çıkmak. mali-» oaKanı ol. Öyle garip ki. Ta ki üst kattaki komşunuz: "Senin koltuklar bitince bir takım da ben yaptıracağım" deyinceye kadar... Ona. Kendini yetiştir. Hayalinde kullandığın araba daha güzeldi sanki. işi yaparken hep iş bitiminde alacağı ın hayalini kurar. kış demeden yürürsün zdr yollarda. Aç kalırsın. sonra her şey tekrar normale döner ya! Emin ol ki. Artık gerçek olmuştur hayalin. Herkes senin baş<-anlatır. Bir amaç uğruna r* yatını adarsın. Halbuki aynı kişiye işin parasını peşin verirsen. elli yerinden yama yedi. Mustafa'nın elinden gelirdi. 82 83 Ben Dünyanın En Akıllı insanı ZİRVE SENİNDİR "Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzel olamaz. bir emekçi için işin en güzel yanıdır. Söylenip duracağına bir Şeyler yap. profesyonel olmayan birçok kurum için geçerlidir.. On lira büyük para o zaman. Unutma ki şansın hep %50. uçak mı istiyorsun? Yoksa üniversiteyi kazanmak mı senin en büyük hayalin? Hayalin ne olursa olsun. O an. Nur içinde yatsın! Ya-a yaptı. Gebinde on liran olmaz bazen.. Araba alırsın. Kar. s bir türlü bitmez. Sonra gel. Bütün kızlar peşime düşmüştü. Bir gün kurusun d|ye sobanın üstüne attım. Aç yatardık çoğu gece." "••" -y "*"""*"™**"™ "*™ Kim bilir ne hayallerin vardır şimdi senin. parası-geri kalan kısmını alır. Yaptığın işte en iyi olmayı iste. Harika bir ev satın almak mı? Yoksa bir araba mı. ekonomiyi düzelt. Ca"1 kırıklanyla dolu yollar.. böyle dediğinde inanmazlar. Yaman adamdı. Hava atıyor derler.Dört kl§ geÇirdik Fatih sineması- . Ne güzel günlerdi onlar. Yetmiş beş liraya bir palto almıştım hani. hayalin ne olursa olsun sonu budur. eteği yandı. Ulaşınca cazibesini yitirir. Müdfm"EToyet teŞkilatım beğenmiyorsan. tepeler aşarsın. usta yeni bir hayal moduna girecektir. ona ulaşınca işin tadı kesin kaçacaK'. Gıcır gıcır yanıyordu. Usta. ilk gün toz kondurmazsın ama bir hafta sonra demode olur.Ve sen: Hepsi bu kadar mıydı? diyeceksin.

söyle. nm sıfır olması gerektiğine göre. suç yüzdesini bir puan aşagy halkı bilinç^ »elrldır Ama as)a işin sonu değildir. sana kim olacağ[n. »*f?>*\apishaneleri kaldırmak olmalı.b.n. . Türkiye istiyorsan. sağlamak. O günlere geri dönmek içjn ki kadar rTIT\Tli vermeye hazırım. (Bu arada güneşe neşe çıkılma^ •*" de çıkılır. sfly halkı bilinç^ bir ifadeyle. buna J nop cezaev.kayirn dedi. ç "Büyük hayalleri olanlar devamlı uçarlar ve uçtuklarına asla şaşırmazlar" PROGRAM ihmal edilmez programa yü l edilir. Ista man hayal* ^direrek. üneşe ç. Neii Armstrong g. kendin» hapishaneripn kan insanlara iş kuruyorken bulursun. . irdi Benim için her şey bitti artık. nihai e e n nü yani.n. Ne n? Hayalimiz gerçekleşmesin diye duamı haVır! Mâderr» k» yapalım o za-f edelim? Tabî » ^defler belirle.) ^ayaller gerçek olunca işin tadı kaçıyor. v<an adam o oldu: Neil ARMSTRONG. ışın sonumesi kolay o %m ^^ b. gerçekle* Esnek ^ Ninai hedefini kastediyorum.. ^jn kapatl|mas«n.. bunu için suç or^n» u| n demek olmasına karşın. Boyec: S dünyadaki tu^n dırdlğmda.En buyük haya|im m°e almaktı. gü-nünce bunalırca . bu sepin jçjn basit bir şeydir Söz ton ^ girmezsin. Öyle haya! kur ki. Do-AyailK^ <?* . tüm hapishanelerin kald' — . Şimdi her şeyim var ama o zaman- 84 85 Ben Dünyanın En Akıllı Başarı- -ıtlu değilim.tosikiarşısındaki bodrum katta. asla na^ı su hapisha^nanlamma gelmez. Açtık sefildik ama tüm servet çok muti uy Neyar311"*3'' . Bu sadece bir ba aerceklesm ^S1J^1^Q bir adım daha yaklaşman demew lar seni öyle bir yere götürür ki.

Wiu ^ Birini evinde duvara as.. namayan her madde için bir başarısızım . Ama bunu bir m- o dım. Her şeye yeniden »aş^ ^ program habu! Aradığım program bu..^^ kaydı yapar. Bu arada hayali program olmaz.da yaz.. . . sadece sen yazma_ programıyardım alsan da inanmadığın hiçbir şe y ^ ^ kağ. ip Haili bir çok program yap-belki ış»rte'?" _Q hımu b-. birini de cebin 89 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ..^^ Rendine . zamanda bir de vicdan ^..-.şte hepsini unut.Cm n MRmall program Küftüm progp-o^^-'^S^^r-trC ki n rogramın . uaili ne biliyorsun.. Başkalarından zırla! Sadece sen hazırla.r-program yapabilirsin ne r 3 . kaldırdın! ki işin sonuna geldin." d>yeblleceçfnan. na. Tüm ne olacak? Eğer bunu başa 86 87 Bir günün_özetj: Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıy^. Şimdi şu ana kadar program a ..u.Var.

Basan

Diyelim ki yukarıdaki programı sen hazırladın. Art bir programın var. Ama program kültürün olmadığı jçjn u gulayamıyorsun. Son aşamada uygulama kısmında takıldı Uygulamaların aşağıda olduğu gibi programınla çelişiy0, Her yeri değil tabii. Ekstra şeyler yapmanı gerektirmeyen kısımlarına uyuyorsun. Mesela dinlenme zamanı dinleniyor-sun. Peki neden? 07:00 - 08:00 08:00 -17:00 Bir program uygulamak neden zor gelir insana? Çün kü sözü geçen zaman dilimi bellidir. Saat 22:00 - 24:00 arası. Başı ve sonu var. Yani iki saatlik net bir kısıtlama var Biri sana bu zaman diliminde bir şey yapmanı emrediyor Özgür olamıyorsun. : Gördüğün gibi bir programın var ama uygulayamıyor-sun. Böyle bir program anlamsız olduğu gibi, seni rahatsız ederek vicdan azabı duymana da sebep olacaktır. Şimdi programı yeniden gözden geçirelim ve onu uygulanabilir hale getirelim. Nasıl mı? işte bu! insan her zaman mutlaka bir şeyler yapar. Ama iyi, ama kotu. Program, olmadığı için de ne yaptığın, pek bilmez. O halde, önce, yapt.klarm, programa dönüştür ve neiamalaî?m o'ron ^mm ^ulayan-yorsan, uygu-lamalarını programa dönüştür. ?9n a^'ş oldun T' beğenmedi9in ne varsa onu Orak 4ulvaMarip gelecek ama bu yeni pr°grum V'ükanSJS6n mutlaka ba?ar|ya ula?ırsın! °'arak US?' Pr°gramı' aşağıdaki gibi olmak Bularsan mutlaka başarıya ulaşırsın!

90 91 Ben Dünyanın En Akıllı insan Basan •

°ku" d'ye : . devan, e,. çünkü pragram, «Q,, ' Saatini 06'00'ya kur, saat tam 06:00'da uyan ve Sa. u , programıma e,. ünkü rar öyle yazıyor.

«Q,,' anda saat 06:00 ve ben

Saat tam 19:00'da eşine: "Sevgilim, şu anda senin le ilgilenemem çünkü programda TV izlemem gerektiği ya. zıyor. Üzgünüm!" de ve TV izle. Saat 20:55'de bir arkadaşını ara ve "Hakan ben < anda dinlenmek zorundayım ve hemen dinlenmeye geçiy rum. Çünkü saat 21:00 ve yaptığım programda dinle mem gerektiği yazıyor" de ve hemen yan yat, dinlenmeye geç. Dinlen! Saat 21:55'te bir başka arkadaşını ara ve "Merha dostum, nasılsın? Ben süperim acayip dinleniyorum. Şir saat tam 22:00 olunca TV izleyeceğim. Çünkü pTograır öyle yazıyor. Neyse hadi kapatmam lazım. Lafı uzatı Program kaçıyor." de ve devam et. iddia ediyorum yukarıdaki programa en fazla iki dayanabilirsin. Belki de farkında olmadan senelerce programı uyguladın. Ama ilk defa şuurlu bir şekilde ne1 tığını fark ediyorsun. Ne yaptığını ve ne yapmadığını fark edince, çc arayacaksın. Eğer gerçekten samimiysen, sorunu mu çözer ve programlı yaşamaya başlarsın. - '•; •-'.•.-, -; • ' ...ve Madem ki bir zaman aralığında bir şeyler yapman istendiği zaman doğal bir tepki veriyor, kendini kavanoza sıkıştırılmış bir balina gibi hissediyorsun, o halde bu sıkıcı çizelgeyi özgürleştirdiğinde sorun çözülmüş demektir. Mesela programında 22:00 için bir karar ver ve 22:00 - 24:00 arasında işinle ilgili çalışmana sadece 15 dakika ayırmaya çalış. Program çizelgeni "22:00 - 24:00 TV izle + 15 dakika konunla ilgili çalış" şeklinde değiştir. Böylece iki saatlik bir süreyi tamamen değil de, bu'sürenin toplam 15 dakikasını programlı bir şekilde işine ayırmış olursun. TV yi iki saat kapatmak zor gelmesine rağmen, 15 dakika kapatmak zor gelmez insana. Ama sakın bu süreyi abartma! Yani programa uyarak sadece 15 dakikanı dergi - gazete veya kitap okumaya ayır. 16. dakikada bırak. Çünkü programda öyle yazıyor. Bugün çok keyif aldın-sabu uygulamadan, yarın için programını yeniden gözden peçır. "22:00 - 24:00 TV izle + 25 dakika konunla ilgili ca-"? 9'bi yap. •19.00Allenle N9ili kısmı da aynı şekilde ilavelerle süsle. - <J1 :00 TV izle + 15 dakika ailenle ilgilen." de. kitap Vaktiyle "9'1' olarak da "°6:°° ' 07:0° uyu + 15 Seni bile hayrete düŞÜrecek so°yle bir hal alacak ki> bir 9ün ilk başta , uygu|adlğ|n| göreceksin.

92 93 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyır Şu ana kadar bunu uygulayan herkes başarılı QU Samimiysen, gerçekten istiyorsan sen de yap ve kaçıru maz başarıya ulaş. EYLEM Artık tam anlamıyla, tüm hücrelerinle, tüm varlığı^ sonuna kadar harekete geçme zamanı.,. Şimdi bir karar verdin, bir hedef belirledin, bir prog-ram yaptın ve bu programı yaşayabilmek için program kültürü de edindin. Yapacağına sonsuz güveniyor musun' Eğer cevabın evetse artık sana durmak yok!

Hedefini herkese anlat! Arkadaşlarına, akrabalarına herkese. (Sadece hedefini anlat, nasıl yapacağını değil...! Öyle inanarak anlat, öyle sözler ver ki; vazgeçtiğinde ala. konusu ol! Bu zor zamanlarda senin can simidin ""ota Vazgeçmek istediğinde verdiğin bu sözler, senin "Başa--mak zorundayım, ne yapacağımı herkese söyledim dönemem artık. Ben tüm gemileri yakmış bir insi Şeklinde bir cümle kurmanı sağlayacak ve yola devar çeksin... en büyük bilgsaya derhal Microsoft'a bir mektup yaz: « Konunla ilgili tüm kurumlarla yazış! Örneğin, bilgisayar mühendisiysen ve gelmiş 9e^ en büyük bilgisayar mühendisi olmaya karar venw 'a bir mektup yaz: MICROSOFT / İnsan Kaynakları Departmanı. Sayın Yetkili, Sizi ibretle izliyorum, bir dünya devi olmanıza rağmen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük bilgisayar mühendisini bünyenizde bulundurmamanız çok ilgi çekici. Neyi beklediğinizi anlamak mümkün değil! Benimle en kısa zamanda irtibata geçip, bu büyük boşluğu doldurmanızı öneriyorum... Saygılarımla Faruk ÖZTÜRK "Dünyanın En Büyük Bilgisayar Mühendisi" Microsoft'a böyle bir mektup yazdığını düşünebiliyor musun? Ben de biliyorum, sen henüz o adam değilsin, henüz en büyük olmadın ama buna inanınca kanının kaynayacağını ve artık yerinde duramayacağını göreceksin. Konuşurken insanlara Microsoft'la yazıştığını anlatacaksın. Hiç -vap gelmese dahi kendini geliştirip hayal ettiğin maka3 erişebilmek için, sınırsız bir iştaha ulaşacaksın. Bu da I, n09undüz Çal|Şman anlamına geliyor ki, bu durumda ni^e dü 3ya bakt'9ımızda> sen bu inançla devam ettiğin sü"£ndki «?ada olmasa bile Türkiye'deki en iyi bilgisayar müdeğil' tüm devlere mektup gÖn" Cevap 9elmezse bile, ileride anlatacağın rin olacak, buna emin ol! -ndısı olacağın anlamına gelir

9,4 95 Ben Dünyanın En Akıllı insan,, Bu arada aklından "Bana deli derler!" tarzında K cümle geçiyorsa hemen söyleyeyim: "Bırak desin|e Eğer sana deli diyorlarsa bil ki doğru yoldasın..." Bak ben ne yaptım? * Bu yıl 1 . Ligdeki futbol kulüplerimizden biriıv de bir motivasyon çalışması yapmak istedim. Hemen hemen hepsine gittim, hepsine e-mail gön-; derdim. Evet şu anda aklına gelen o en büyük kulüplere de gittim. Henüz hiçbiri teklifimi kabule! medi. Onlara "Beni takımınıza psikolojik direkte olarak alın, sizi şampiyon yapayım." dedim, ret ransım olmadığı gerekçesiyle kabul etmediler.

neler yapabileceğimi size göstereyim' cr dim.m diye a.dar birçok kişi ve kurumla yazışıyor ve görüşüyorum nlara her seferinde çok çok büyük teklifler götürüyorum •nınden anında cevap alıyorum. Biraz ağır olacak ama üzgünüm...4 . ası'n|n Başkan . çünkü seneye Milan'a da. Çünkü seneye Barcelona'ya da aynı teklifi yapacağım. •• duŞünmeye başlayınca. ektiğin şeyi biçeceğini bilirsin. beni görün!" dedim yine kabul etmediler. Binlerce in" e lVtemrerek hayatlarını değiştirmişim. kaybettim> ne kazand. ne yaptığını biliyorsan. Niye karpuz çıkmadı diye hayıflanamazsın! Böyle davranman için ne ektiğini unutmuş olman gerek! Şuurluysan. Hatırla bakalım hiç şaşırdın mı? "Aaa benim bardağımdan fasulye çıktı.. İnter'e de.. Kendimi hiç a' e oturabilirdim ve Anların hiç- "O halde beni bir defa gençlerinizde de* yin. . Ben de "Bu adamlar şu anda şampiyon olmak istemiyorlar herhalde" dedim ve geri döndüm. insanın Ben büyük a' y . futbol kulüplerinden dünyadaki dev şirketlere ?..ktı.. aynı teklifi yapacağım. nur topu gibi fasulyelerimiz olurdu. Bardağın içine bir miktar pamuk koyar sonra içine birkaç tane fasulye atardık. °lmak istl'y°rum / Ben Dünya 9rTl! O zam ak istiy°rum!.peki ama ya yapa2a ne olacak? Hayal kmkhğma uğramaz 96 97 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Vermiş olduğum seminerlerde sık sorulan sorulardan bir tanesidir bu. Neden? Çünkü fasulye ekmiştin. Ben şu anda Başbakandan muhtarlara. "Hiç para pul istemiyorum. Sadece şuursuz insanlar hayal kırıklığına uğrar. karşıma gurur verici bir tablo ç. Hayal Kırıklığı aptal adam işidir.. Şuuru olmayan insana da aptal tanımlaması birebir uyar. Önümüzdeki sezon tekrar gideceğim. kulübün^ sadece bir saat seminer vermeme izin verin dim onu da kabul etmediler. yine kabul etmediler. İlkokulu hatırlıyor musun? Hani bir deney vardı. • . bizim ligden de bir kulüp beni kabul eder. Kim bilir belki onların referansı olunca.törlere. kiminden de iki yıldır ha n cevap alamadım. suyunu da verince birkaç gün sonra boy boy.. Bu arada İngilizce'mi geliştirmeye çalışıyorum.y°r." dedin mi hiç? Hayır."Ben ba?bakan olmak istiy°. karpuz bekleyemezsin.."Peki o zaman bana yedek takımınızı verir onlarla bir saat konuşayım ve sizin A takımına la maç yapalım ve sizi gol yağmuruna tutalım d. yazarlardan .

dostum. Dünya 24 saat ritimden hiç bir şey kaybetmeden senin için dönüyor. beş yılda bir kitap bitiriyor ve kültürlü bir adam olmayı hedefliyorsan. Samimi olacaksın. sana ne dememi bekliyorsun? Günde on saat uyuyup dört saat TV izliyor. evine. : Elbette ki yaparım. oğluna. dört saat chat yapıp. sen ölünce bütün bunların ne anlamı var? Güneş doğmuş. ceketine. sen kendine verdiğin sözü tutmazsan diğer insanlar senin için bunu niye yapsın ki? Aynaya bak burnunu sev. güneş sistemi. onunla özel bira'f ma imzalayabi ileceğini ancak birkaç tane şart. sonra bir de hayal kırıklığına uğruyorsan sence de bir sorun yok mudur? Ne yaptığını.. O da senin çünkü. ahlarla. Çünkü kendine verdiği sözü tutmazsa kimseye karşı rezil veya mahcup olmayacaktır. Senin için her gün yeniden doğuyor. Ve dostum işini iyi yapacaksın. Bir düşünsene. onları sev. işadamına • olduğunu söyUeyince. sen OT san olsan horlaman konusunda samimi olabilirsin. Emin ol ki böyle. Ve güneşe bak. Garip şu insanoğlu. işadamı. babana.. nasıl mücadele verdiğini bileceksin. "mı sohbet etmeyee başladı. Yoksa hayatın hep keşkelerle. Arabana. sen zeki bir adamsın Dediklerimi yap »arsan seninle beş sene sonra çalışa bilirim. Kendine verdiği sözleri hiçe sayar. Gözden kaçınlan bir dost. anana. hiç aksatmadan görevini nasılda yapıyor güneş. güneşi sev. Siz şartlarınıGençAde . ben acayip merdim. siyahmış. dünya dönmüş. kocana. Genç adam. Gel gör ki asıl yanılgı bu işte! Kendini önemseyeceksin! Sen kendini sevmezsen. kardeşine bak. kuşlar ağaçlar ne varsa hepsi senin için var. sekiz saat çalışıyorsan ve zengin olmayı hayal ediyorsan. sev. ğunu söyledi. kendine verdiğin sözleri tutacak sın! Ben başarılı olmak istiyorum deyip yatıyorsan. sahiplen! Zor olanı yapıp başka/arma güveniyorsun!!! 99 Zengin iş adamı işsizliğin had safhada olduğu öır ülkede tesadüfen karşılaştığı herhangi bir gençle Ben Dünyanın En Akıl]. sen kendini önemsemezsen. Bu aşılat» »ilecek bir engeldi. tühlerle ve hayal kırıklıklarıyla geçer. oldl Genç adsamın eğitimi yetersizdi ama önemli ğildi. Mükemmeliyetçi olacaksın.. Genç adam olduk6 zeki fakat bir CD kadar da tembeldi. dürüstüm falan der de. * f •* İŞte o güı nden kalan bir diyalog: •. vatlarla. 98 Başarı. ma-viymiş sana ne? Şimdi hayattasın ve hepsi senin. Kullan onları.. deniz kırmızıym/ş. Karma.' t İşadamı: Bak dostum. güneş batmış. Bak. Sana ait ne varsa sev.. asıl tutması gereken sözleri tutmaz. kızına bak. nereye gittiğini. onları sev.Üniversiteye hazırlanan bir öğrenciysen ve günde sadece on beş dakika çalışarak Boğaziçi Üniversitesini hayal ediyorsan.. ağaç yeşilmiş. Gezegenler. sen kendine saygı duymazsan. Çok garip! Herkese verdiği sözü tuttuğu için övünür. sev. .

Böyle bir teklifi Sabancı yapsa acaba kar kişi direkt kabul ederdi dersin? Eğitimlerimde bu soruyu sorduğum zaman insanların %95'inin ben hemen kabul ederdim. Genç Adam: Tamam hemen başlayalım. ı: Emin misin? Ge"S Adam: Elbette ki. Her gün üç saat kitap okuyup okuduğun ki' ilgili en az bir saaat yorum yapacaksın. "Ahşap bir ev yapabilir misin?" desem. Böyle olmamalı. Ye kirler icat ederek*.l kurslarına... dediklerini biliyorum. işadamı: Sosyal bir insan olabilmen için hafta sonlar. gece de resim ve gita kursla na katılacaksın. aynı resmin tersini kağıdın sağ tarafına geçir. Akşam o na gidip bir fakOlte bitireceksin. . asla pes etmeyeceksin. \EgzersjzZamam Aynadan yansıtma metodu Yazıları aynadaki yansımalarına göre yaz. d.zı söyleyin.. vendiği kadar kendine güvenmiyor insanımız. Halbuki bir adada yalnız kalsan ve çevrende hiç kimse olmasa. yalnızsın ve yaşamak için bunu başarmalısın. Genç adarm çok heyecanlandı.. kendine güvenmelisin! İstersen dünyayı değiştirebilirsin.OOO $ da maaş vereceğim şaşanGenç adam hiç tereddüt etmeden atladı. GençAdaMn: Evet sonra? İşadamı: Eğer beş sene boyunca bunları elsiz yaparsan sanaa ^öz veriyorum seni kendime gf müdür yapıp 10OO. cevabın muhtemelen hayır olur.. Çünkü hiç denemedin ve ayrıca ahşap bir ev yapılması gerekiyorsa çevrendeki marangozdan destek almayı düşünürsün. Yani kağıdın sol tarafına bir şekil veya resim yap. Bunu killere de uyarlayabilirsin. Demek ki Sabancı'ya gjj. jns gaşa Bırak herkesi. Çünkü mecbursun. işinde kendini geliştireceksin. bunu çok rahat başarabilirsin. 100 101 Ben Dünyanın En Akili. önce kendine güven! Evet dostum başkalarına güvendiğin kadar kendine güvenmiyorsun. a Kursıarı1 00-000 $ mafedan. Şu ana kadar hiç ahşap ev yapmamış bir insan olduğunu varsayıyorum. İşini mükemmı şekilde takip edecek. yani ahşap evi kendin yapmak zorunda kalsan. İşadamı: Günde en fazla beş saat uyuyacaksın.: ruz.

Çaresiz insan. sağ beyin yazının aynada nasıl yansıdığını hayal edecek ve böylece bu çalışma yapılırken her iki lob da aynı anda harekete geç-roiş olacak ve böylece sekiz yaşında toprağa gömdüğün dahiliğine bir adım daha yaklaşmış olacaksın. . Sen işin sonuna bak en sonuna. Mesela çaresiz zamanlarda öyle yalanlar söyleriz ki. Umudun ummansa umuru takma. Sen işin sonuna bak en sonuna. Yokuşa sürün de yenişe akma.. Ölüm korkusu yaşayan insanlar inanılmaz yorulurlar.Üniversite sfizısvinü Başarmak Bu metoda göre yazı yazma faaliyetlerimizi denetleyen sol beyin yazının düz haliyle ilgilenirken. Ne bileyim işte.. birden boğazın düğümlenir.. on altı saat çalıştığında yorulması gibi. Ey Zevraki zora zahmete bakma. şeytan bile maşallah der. aklına geldikçe yap! Üç . beynini alışıldık oranların dışında bir yüzdeyle kullanır. hayatını birkaç saniye içinde bir film şeridi şeklinde izleme fırsatı verir. Bölüm Dünyanın En Güzel Şiirleri Hayat yolu Başı hoş ortası koş ertesi boş. Bu egzersizler için öyle her gün saatlerce zaman Ayırman gerekmiyor. beynini zorlaman sebep olmuştur.. Çaresizlik Mucizesi Zirve Zamanı. İster sürün ister yürü ister koş.beş dakika... tüm hayatın bir şerit halinde gözlerinin önünden geçer. Hiç böyle bir şey yaşadın mı? Ölüm korkusu insana. Fakat yorgunluktan çok... otuz dakikada zor anlatacağın kadar çok şey düşünmüş olmanı neye bağlıyorsun? ÇARESİZLİK PSİKOLOJİSİ.. Toplam kaza anı beş saniye olmasına rağmen. Hiç trafik kazası atlattın mı veya hiç ölümle burun buruna geldin mi sen? Hiç ölümün o korkunç nefesini ensende hissettin mi? Hani soğuk sular boşalır. tuhaf olursun.. canın sıkıldığında karalama olsun diye im-2a Bacağına. hani için kalkar birden. yaşadıkları duyguya korku derler. 102 103 Ben Dünyanın En Akıllı in 5. Günde sekiz saat çalışan bir insanın. Ölüm korkusuyla tıpkı o film sahnelerinde olduğu gibi.. bunu yap gibi. Çaresizlik Mucizesi 104 Çaresizlik akıllı insanı zirveye taşır. Sen işin sonuna bak en sonuna. O iş öyle değil! Bir anda halsiz düşmene korkun değil...

zamanın ne kadar kıymetli olduğundan dem vurmalarına rağmen. kıymeti ancak bitince anlaşılan korkunç bir hazine.O halde. pişti. Yani brr çaresizlik söz konusudur. Ulusal mücadelenin önderliğini yaparak mükemmel bir organizasyonu ortaya koymuştur. Satılmaz ki alasın! Stok mtok yapasın. Timsah gibi n t çenemizi açarak saatlerce TV izleyebiliyoruz. Yine İstanbul'un fethi sırasında havan topunun ve yürüyen kulelerin icadı da bir çaresizliğin akıl almaz ürünüdür. II. Birilerine güvenmek yerine. Haydi şimdi çözme de görelim. maalesef uygulamada yetersiz kalmaktadırlar. Edison'un karanlıktan korkan bir adam olduğunu biliyor muydun? Edison karanlığı aydınlığa çevirebilecek tek insanın kendisi olduğuna inandı. Çaresizdi ve başarmak zorundaydı. şiddeti al! Zaman. Kurtuluş Savaşı'nda inanılmaz bir deha sergilemiştir. Unutma! Çare sensin. O işi senden başkası çöze.. sen özel bir çaba sarf etsen de etmesen de hızlı çalışır. Şu anda bile. Demek ki zaman verip yerine şiddet alıyorsun. ne alıyorum! Eğer bu ticaretten memnun değilsen kapat kitabı git.r Çaresizlik Mucizesi Kendini çaresiz hissedip. Okey. Daha kârlı bir yatırım yap! ABD'de bir okulda yapılan araştırmaya göre haftada 24 saat TV izleyen bir öğrenci grubunun 14 saat TV izlenmesi sağlanıyor. mez. kj bu kadar özel bir öneme haiz olan bu mefhumu. ne verip ne aldığımızı hiç hesap etmeden. Muhasebeni iyi yapacaksın! Sadece TV izlerken değil. Halbuki 5 dakika ön-qih î Saate bakmıs fakat kafasını kuma gömen deve kuşu . ne alıyorum" Hiç düşündün mü. Bir karar vereceğin zaman elli insana danışıp kendine hiç danışmıyorsan sorun var demektir. 51 masalarında her nedense oyun bi-^ceye kadar saatle ilgilenen hiç kimse yoktur. her zaman. Hem de hjc düşünmeden. veden çıkarken tüm oyuncular ağız birliği etmişçesine ceyvah saat 12 olmuş" diye söylenir. 107 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy. ina-' ı^az derecede hunharca harcayabiliyoruz. beynini sürekli yüksek oranda kullanırsın. Var mı böyle bir ticaret? Katrilyonlar verip alamayacağın saatlerini ver. Çaresizlik adama ampul icat ettirir Atatürk'ün başarılı olmasının altındaki sır da esasında başarılı olma mecburiyetinde gizlidir. Sonuç: Okuldaki şiddet %25 nispetinde azalıyor. Hesabını bileceksin. Telafisi asla mümkün olmayan bir mefhum: Zarnan Gitti mi gitmiştir. her yaptığın iş için bir zaman harcadığını? Hiç düşündün mü hiçbir yerde satılmayan zamanını neye karşılık harcadığını? Sor kendine. kendini normal zamanlarda da çaresiz his-sedebilirsen. Kısa bir zaman sonra söz konusu yüzdeye alışan beyin. Geri getirmek imkansızdır artık. şimdi sor: Ben şu anda ne veriyorum. zirveye çıkmak istiyorsan her zaman tek çare olarak kendini gör. Dünya savaşında susuz çalışan motorun icadında da çaresizliğin gücü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir.. önce kendine güven. Tüm insanlar bu konudan saatlerce konuşmalarına rağmen. "Ne veriyorum. Ne . Tek çarenin kendisi olduğuna inanan Atatürk. Oyun biter.

.. üç yaşına. haydi buna inan ve sonra uyu da göreyim seni. Artık başarabileceğini biliyorsun. Sana "bir şarkı söyle" dediklerinde. Şimdi gözlerini kapat ve gidebildiğin kadar gerilere git..." Artık kendine ait.. Misket oynarken aldığın keyfi. Meselâ saatini on dakika ileri alarak başlayabilirsin. Belki o zaman elinde kırık misketin de olmayacak! Olsa da ne çıkar ki zaten? Bir akşam üstü geldin ve gün batmadan gideceksin. ilk aldığın oyuncağını hatırla. artık hiçbir randevuna Qeç kalmayacağın anlamına geliyor.. tebessüm ederek şunu söyle "Türkiye'nin saati yine on dakika geri kalmış. Peki ama nasıl? Soru bu! Cevap: Takvimini on iki sene ileriye al. sadece sana ait olan bir saatin var. Son bir seneye girdin.. hangisi? Şimdi söyle gözünü kapatıp açmandan daha hızlı geçmedi mi zaman? Peki o günlerden geriye ne kaldı? Bir kırık misket. 108 109 'im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi çaresizlik Mucizesi ZAMAN İŞTE. "Peki buna nasıl inanacağım?" İşte ikinci soru ve asıl önemli olan soru da bu zaten: "Buna nasıl inanacağım?" Günlük hayatında küçük değişiklikler yaparak.. şansın %50. yıl 2002 değil 2014 artık. kendi saatine göre gidersen. Peki hedefin ne ve ne kadar zam3' nın var? Diyelim ki 2015 yılında Başbakan olmak istiy°r' sun? Şu anda 2002 yılındayız ve on üç senen var. otuz mu. başkalarının kurmadığı ve kullanmadığı. Şimdi kaç yaşındasın on beş mi. bunun için bir alt yapı hazırlamalısın. Aç gözlerini.. Tabi eğer inanmayı °aşarabilirsen. 2015'te başbakan olursun. yoksa altmış mı. Yarın akşam sekiz haberlerini izlerken saatine bak. Su birikintilerinde üstünün çamur olmasından. kırk beş mi..1 Açmıştı o korkunç gerçekten. İdealine ulaşabilmen için ihtiyacın olan tek şey zamanı sıkıştırmak ve çaresizlik psikolojisine girmektir. beş yaşına. Hemen yap. Unutma! Gözünü bir daha kapayıp açacaksın ve ömrün bitmiş olacak. Herhangi bir randevuna karşı tarafın verdi9' saate uyarak gideceğine. Zaman Makinesi Zaman böyle işte. ütünün bozulmasından endişe etmeden sek sek oynadığın günleri düşün. sen kendi saatine inan! Saatini on dakika ileri alman. hiçbir kaygı taşımadan avazın çıktığı kadar yüksek sesle söylediğin şarkını hatırla. Reel olarak on üç senen olmasına rağmen bir senen varmış gibi düşünebilirsen iş biter. Zaman geçiyor. Başkaları ne derse desin. . seneye başbakansın.

s°z konusu randevuna on dakika önce varır, randevuna ve Aşacaklarına konsantre olursun. Ben öyle yapıyorum esela. Konferanslarıma her seferinde on dakika önce gilp arat>amın içinde, hitap edeceğim kitleye ve konuşacak-

110 111 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi^ Çaresizlik Mucizesi

larıma konsantre oluyorum. Bu bana mükemmellik kazandırıyor. İşimi daha çok sevmemi sağlıyor. Geç kalmak saygısızlıktır... Bir adam: Efendim, özür dilerim geç kaldım, malum İstanbul'da yaşıyoruz. Trafik çok yoğun hem de kem küm, gak guk... Bir başka adam: Bana ne kardeşim, yola erken çık, zamanında burada ol! Söz vermiştin... Kendini her iki adamın da yerine koyarak düşün. Geç kalan da mağdur, bekleyen de. Geç kalan, uyuyakalmışım diyemeyeceğine göre, uygun bir mazeret bulmak için, yalan arayıp tarayacak. Bekleyense, kaybettiği zamanına yanacak. Bu nedenle geç kalmak saygısızlıktır. Hem bekleyene, hem de bekletene. Kimseyi bekletmeye hakkın yok! Zamandan daha kıymetli hiçbir şey olmadığına göre, zaman çalanlardan da daha büyük hırsız olabilir mi? Ben hastalık dışında (ki onu da saatler önceden bildiririm) asla geç kalmam. Oyunu hep kuralına göre oynarım. Ya da yeni oyun kuralları geliştirir, insanları o kurallarla oynamaya ikna ederim. Egzersiz Zamanı Kitap oku Şimdi: "Amma da yaptın hoca, bu da bir şey mi?" diyeceksin! "Elbetteki kitap okumak insanı geliştirir. Bunu bir egzersiz olarak vermeye ne gerek vardı?" diye devam edeceksin. Ancak, yüz binlerce insanın sadece kitap kapağı okuduğunu düşünecek olursak, bunun ne kadar ciddi bir egzersiz olduğunu sanırım daha iyi anlayabiliriz. Kitap okumak da yine beynin her iki lobunu harekete geçiren en ciddi çalışmalardan birisidir. Okurken, okuduğunu anlayabilmen için kelimeleri beyninin sol lobundan geçirmek, diğer lobunla da resmetmek veya canlandırmak zorundasın! Kitap okumak beyinler arası entegrasyon sürecinde ciddi bir adım olduğu gibi sosyal anlamda da seni güçlendirecek ve sana özgüven kazanman anlamında faydalı olacak bir yoldur.

112 113

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Değildir... Şairliğe koşma kuzum ol sakin! Pazarda satılan kaftan değildir... Kedi yüzden benzer amma velakin, Aslından özünden kaplan değildir... Elbette bulur la-mekan limanı, Mana dürbünüyle mantık dümeni, Yarmayan on dokuz bin kat dumanı İlim deryasında kaptan değildir... Mahpeste kal daim görünme zahir! Şarap dahi olur mahzende mahir. Bir çözen bulunur evvel ahir, Dünya boştur amma hepten değildir. Bırak ey Zevraki, şaşkını bırak, Usta olunmaz ki olmadan çırak, Şairlik dediğin size çok ırak, Şekerin mayası şaptan değildir... 6. Bölüm Karar Verme. Karar vermeden su bile içemezsin! 114 Karar Verme... Yeni bir karar. Bir şeyler değişsin artık. Yeni kararlar al, yeni kararlar ver, bir şeyler yap! Kararlarını artık kendin ver! Takviminin hangi yılı gös-Iterdiğini de kendin belirle. (Düşünsene, doğuyorsun, ailen [seni sevgiyle adeta boğuyor.) Zaman geçiyor... Öyle aşırı [bir sevgiyle yükleniyorsun ki artık onlar olmadan hiçbir şey yapamıyorsun. Büyüdükçe bu sevgiyi ödeyebilmek için sen sevgiyle boğuyorsun onları. Kendi başına karar veremiyorsun, her şeyi onlara danışıyorsun. Zaman geçiyor, daha da büyüyorsun, büyüdükçe hep bir danışmana ihtiyacın oluyor. Ailen yoksa mutlaka bir arkadaşına soruyorsun. Sonra da bir gün yalnız kalıyorsun. Kimsesiz ve çaresiz... Danışacağın kimse olmuyor, ağlıyorsun. Hayır, böyle değil... Senin özgür bir iraden var artık. Yapacağın iş ne olursa olsun, insanların fikrini al, sonra kendi kararını kendin ver. Unutma ki seninle ilgili en iyi karı senden başkası veremez ve senin en iyi dostun şüphesiz sensin, küs olduğun sen. Hiç takmadığın, adam yerine bile koymadığın sen. Kendi iç sesini dinle, kendine kulak ver. Ne diyorsa içindeki adam, onu yap! Vur elini masaya ve yanlış bile olsa kendin karar ver, sana ait bir karar... 117 Ben Dünyanın En Akıllı insan Karar Verme.••

Yazık oldu... J Bir gün bir mağazaya gitmiştim. Üç genç ge|, di. İçlerinden birisine bir pantolon alacaklardı. Sö^ konusu genç içeride pantolonu denerken dışarıdaki-ler kendi aralarında şöyle bir karar verdiler: Pantolon nasıl olursa olsun çok iyi olmuş diyelim. Çünkü işimiz çok acil. Bu esnada, sanki iki tane uzun boy soba borusunu bacağına geçirmiş bir korkuluk gibi

karşımıza dikildi pantolonu alacak olan genç. Arkadaşlarına manken duruşuyla gülümsüyordu. Pantolon tek kelimeyle iğrençti. - Nasıl oldu? - Oooo süper! Yani bir adama pantolon bu ka dar yakışır. Sanki sana özel dikmişler, hemen al! Diğeri hemen atladı: Valla bence de... Şu estetiğe bak! Söz konusu genç bu sözler karşısında çok mutlu oldu ve hemen pantolonu sardırdı. Fiyatını bile sormadı. Arkadaşları sevdiği için aldı! Kendi için değil sadece arkadaşları için aldı o iğrenç pantolonu. Oysa tam karşısında duran kocaman aynaya tek bir defa bile bakmayı akıl etmedi. ı Bana bak dostum, başarılı olmak istiyor musun? Kendi kararını kendin vereceksin. Takvimini, saatini, karını, kocanı, işini, gücünü, okulunu... kendin belirleyeceksin. Bırak, başkaları ne derse desin! Sen bildiğini oku ve -tekrar ediyorum- asla unutma! ki: "Seni, senden çok hiç kimse sevemez." Arkadaşım için ölüme giderim "Arkadaşım için ölürüm!" diyorsun, "Onun için üç gün üç gece uyumam. Onun için her şey yaparım!" diyorsun da neden kendin için kılın bile kıpırdamıyor. Sen kendini hiç sevmez misin be adam? Kabul etsen de etmesen de, senin en iyi dostun ken-dinsin. Bir arkadaş grubunda olduğunu düşün ve karşında duran aynaya bak. Yanındaki insanların hepsini aynada gör! Biraz sonra yanındaki arkadaşlarından birisinin gittiğini düşün! Herkesi tek tek gönder ve aynaya tekrar tekrar bak. Her seferinde birileri aynadan çıkıp gidecek ama sen asla çıkamayacaksın aynadan. Her baktığında aynada sen kayıtsız şartsız var olacaksın. Kendinden kaçamazsın, kendini asla bırakamazsın. Bu en sadık dostuna hak ettiği değeri ver! Söylesene seninle birlikte mezara başka kim girer? Yalnızsın öyleyse, kendinle barış ve kararlarını kendin ver; sen varsan her şey güzel ve anlamlı, sen yoksan her şey boş. Güneş bile... Tekrar başa dönelim. Hedef 2015 yılında TC. Başbakanı olmak. "Ben başbakan olmak istemiyorum" diye mırıldanıyorsan, hala düz bakıyorsun demektir. Ben "başba-

118 119 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım kan olma" hedefini bir varsayım kabul ederek veriyorum. Sen istersen buraya IMF Başkanı olmayı koy, dünyanın en iyi ressamı olmayı koy... (ama mutlaka bir hedef koy!) Yeni Takvime dair... Yeni takvime göre yıl 2014 ve sadece bir yılın var. İşte sana çaresizlik psikolojisi. Bu yeni takvime inan ve bir sene içerisinde neler yapacağını hayretle izle! Bu arada her yılın son günü takvimi bir yıl geri al! Yani 2015'i hiç görme. On iki sene 2014'te yaşa! Herkese söz ver: "2015'te başbakanınız benim." Bu bağlayıcı olacak insanlar birkaç ay sonra sana başbakan lakabını takacaklar, böylece senin inancın daha da güçlenecek. Kendi efsaneni kendin yarat.

diyorsun. P ^^^ basjt şey|erde karar kj? karar veremeyeceksin.. Minik bir anı Yıllar önce bir sevgilim vardı. vermeyi öğren ki. hedefin için de öyle uykun kaçmalı. duşun ^ ^ Vereceğin karar yapma! Bir kere de kendi ^^ senjn fldma bjr başRas|_ yanlış bile olsa senin olsun-^ ^^ doğra^da yan||ş nın ya da senin karar vern fark ^ Her jkj durumda olma ihtimali açısından nıÇ .. Hangisi? Yeniden düşün! Hedefin en az sevgilin kadar çekmeli seni. Mer har. 2030 yılının efsane adamını yetiştiriyorum. üçte de yatsam.. beli.ç çeyrende Rim varsa ner. Ahmet kızar mı. saat filan kurmadan sabah 05:30'da kendiliğimden uyanırdım.djr_ Q ha|de da kararının doğru olma n d ğ |endirmi orsun? alternatifleri neden kendin . Bu sürenin uzun olması bilgilerinin değerlendirilme aşamasının karmaşıklığındandır. Fatm»ne Radar ki?. kız arkadaşımın babası açardı ve ben o gün saat on ikiden önce uyanamazdım. tüm dünya beni bekliyor! 2030 yılına sadece bir yıl var ve ben bir sene sonra dünyayı değiştirmiş olmalıyım. ona olan aşırı tutkumdan başka bir şey değildi. Hızlı Karar Verme İnanılmaz yavaş karar veriyorsun. on saatte karar veriyorsun. Ben de sabahın o saatinde kalkar. Bütün dünya dinlesin! Ayrıntı: Şu anda saat gecenin ikisi ve ben eğitim için geldiğim Lüleburgaz'da bir otel odasında herkes uyurken yazıyorum. Neden böyle? Çünkü hata yapmamak için konuyla ilgili tüm bildiklerini gözden geçirmek zorunda kalıyorsun. hissediyorsun kendini. Her sabah saat 06:15'te bakkalı o açardı. A. myt|aka %50. Karmaşık çünkü sen kendi kriterlerine göre değerlendirme yapmıyorsun.. Gece saat ikide de yatsam.. Ben nasıl uyurum. yarırı y A Velj pe Radar düşünebi|ir Senin yerine Ayşe. Sadece Cumartesi günleri bakkalı. Tüm tanıdıklarının doğru-yanlış kriterlerini gözden geçirmek zorunda 120 121 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Eğer hedefin uykularını kaçınmıyorsa sorun var demektir. Bakkaldı. „: t)ir zaman sonra. n Bunu kesin düşündüklerin. sen canlı yayında efsane adamın öyküsünü anlat. saatler kaybe-. Kendimi seviyorum Karar Verme. Sevgilimi görmek benim tek hedefimdi ve beni uyandıran. onlar olmadan Böyle giderse. K ka|d|ğmda bocalamayasm. ona eşlik ederdim... Uykuların kaçmalı.• R/ı^rt met ne der. Hatice beğenir mı? Kena en .Normal insanların 2015'i geldiği zaman. tıpkı dün gibi. Uykum yine yok. Düşünse de vereceg1 . ya da hedefine inanmıyorsun. onun için nasıl uykusuz kalıyorsan. Bazen toplam iki şey arasında seçim yaparken bile dakikalar. Ayakkabı almaya gidiyorsun. Yıl 24 Mayıs 2029 Perşembe. Ya hedefin yanlış.

inanarak beynim * M Karar Verme. sulaya ^^ ^&^ ." dedi." diyen adamın ^ b jne j|tifat eden. 123 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Sen olmazsan olmaz! Okul korosu..Ve koro şefi ses verdi ama ses alamadı. . başkalarının fikirlerini alır ve uygular.mma çalışması. ruz. Çünkü bilir ki.. işte sana bir fırsat.^ sa|ağm bj. Hele de birileri dinleyecekse. bu konuyla ilgili senden başka bir karar mercii olmadığına ve son sözü senin söylemek zorunda olduğuna şartlan. konser vermek üzere kasabanın merkezinde yerini almıştı. • -ı ^oâil' alışkanlıklarımızla yaşıyo-Bildıklerımızle deg^^ a||şkan|]klarmla yaşıyor. sadece ağzımı oynatsam kimsenin ruhu duymaz.. Hava çok soğuktu. ona inisiyatif veren insan. • u. Birkaç saat o soğukta beklemek zorunda kaldılar. öncelikle o işi yapacak insanın kendin olduğunu düşün.. Her şeye ve herkese saygılı ol! Hiç olmazsa başkalarının söylediklerine olan saygın kadar. daha özeni. İnsanlar konuşmayı severler.. Çünkü bu sadece kuru D verdiklerin hep yazenli.ı nnv/ia ilgili binlerce bilgi barındıran Herhangi bir konuV DQ j|tifaüan noşlanma. Koro şefi ses verebilmeksin sahnedeki yerini aldı. dinleyeceğini söyleyip haydi konuş dediğinde neler olacağını düşünebiliyor musun? Kendinle ilgili bir karar vereceğin zaman. Çünkü o gün herkes aynı şeyi düşünmüştü: "Ben söyle-mesem ne olur?" Ben söylemesem ne olur? Bir insanın kendine yapa bileceği en büyük hakaret işte budur. Genelde saatlerce ahkam kesilir. beynini boş işlerle meşgul etmesini bekleyemezsin. j . kararlarının kendine ait olması nedeniyle mutlu olacaktır. onun a . dece birini sev. herhangi bir konuda danış. Hızlı karar sun. Git herhangi birine. biraz ıltıfatteı bul ^^ ^^ Çjçek.. riyim. ben mükemmelim diyen birinin. hep senini ^ dQ düşünme intimali ola. . Nasıl anında bir otorite kesileceğini hayretle göreceksin. Kendini de dinle! İnsan. ilk başlarda birkaç yanlış karar verse de. Dinlemediğin halde saatlerce konuşan bir dolu insan varken. bir sorunu olduğunda. pek fazla bir düşünme çabasına girmez. söz konusu sorunu hep başkası çözsün diye bekler ve çoğunlukla kendisi konuyla ilgili bir fikir üretmeden. "Benim hiçbir ani lamım yok!" demektir.kazanmaya bak. Bu.^. Sadece karar verirken değil. kendi söylediklerine de saygın olsun. o halde yeni bir alışK^' verme alışkanlığı. Bu arada koro elemanlarından biri kendi kendine: "Bu soğukta şarkı filan söyleyemem. Durum böyle olunca da kendisine danışılan kişi. yan hiçbir şey ve hiç kırns ^^ arasından saler bile iltifattan hoşlanır ^ yaşadlğ|m göreceksin. sana ait bir işi yaparken de.. zaten düşünmemekte ve söyledikleri her zaman kabul görmektedir. beynine. • 122 maz ki. danışılan kişi tatmin olur ama sorun bir türlü çözülmez. Koroda elli kişi var. nında olacak. Derken halk toplandı.^ Q|mayacak] onu dana dü. Kendine güvenen insan.

.. Ara sıra yanındaki arkadaşı da devreye girip genç adamın konuşmasına yardımcı oluyordu. İkisini hemen eledi. Gidip arsaya bakmadı bile genç adam. En azından yanlış bir karar vermediğini biliyordu. Genç adam yıllarca Avrupa'da çalışıp didindi. Ama sana da yardımcı olmam lazım. Açılışta bir konuşma yapan Rıfat amca.Nasipten gerisi yalan. Genç adam da alkışladı.. Herkes mutluydu. Rıfat amca kibar bir adamdı. hiç olmazsa yabancıya gitmedi." dedi. \ Genç adamın arsası da. dev bir alışveriş merkezi yapıl mak üzere temel attıklarını gördük. Genç adam Rıfat amcanın yanma oturdu ve durumunu anlattı. Egzersiz Zamanı Karar verme egzersizi.. Meğer Rıfat amca. Alışveriş merkezinin açılışına genç adamı da davet etti. nasıl bildi gördün mü anlamında bir yüz hareketi yaptı. "Yok pahasına verdim sana arsayı.. Bir gün Atatürk Bulva rının altındaki arsaya." Çayından bir yudum daha aldı ve: "Ben sana şu tepenin arkasındaki arsayı öneririm. Rıfat amcaya gittiler... Tek derdi kendilerine daha iyi bir gelecek hazırlamaktı.. helalleşip ayrıldılar. O bölgenin bu konudaki en bilge adamına. Yeğenim o arsayı sakın alma! Belediye istimlak edecek bütün paran boşa gider. dedi. Rıfat amca devam etti... O arsa benim. Fiyatı da senin alacağın arsayla hemen hemen aynı. Kahvede okey oynarken buldular Rıfat amcayı. Hadi hayırlı olsun!" dedi Rıfat amca. Çok mutluydu. Çayını höpürdeterek konuşmaya başladı Rıfat amca: "Bahsettiğin arsa şu Atatürk Bulvarının altındaki arsa mı?" dedi. Yabancıya gitmesin diye yedi yıldır saklıyorum. Onu da bir arsaya yatıracaktı. Yıllar sonra Türkiye'ye döndü... Evet dediler. Karar Verme.. Ama içim rahat.. Arkadaşları ona tam dört tane alternatif sundular. 124 125 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Aradan birkaç yıl geçti. Öyle görmüştü babasından. Herkes öyle söylüyordu. Geriye karar vermesi gereken sadece iki arsa kaldı. üzerinden yüksek gerilim hattı geçtiği için belediye tarafından istimlak edildi. Ertesi gün tapu dairesine gidip satış işlemlerini yaptılar. nasipten gerisi yalan. Hepimiz bu mükemmel konuşmayı dakikalarca alkışladık. İstanbul'da toprak al. genç adamdan aldığı parayla o arsayı satın al mış ve inşaata başlamış. On beş yıllık emeğinin dörtte üçü halen cebindeydi. Parasının bir kısmını da repoya yatırdı. Genç adamın arkadaşı. Tam on beş senesini karısından ve çocuğundan ayrı geçirdi. Hemen yeni bir ev alıp kiraya verdi. Rıfat amca ezelden beri emlak işiyle uğraşıyordu. Çünkü bölgenin en deneyimli adamına danışmıştı.. Karar Verme.

. O halde vereceğin karar yanlış olsa bile durumu tekrar toparlayabilirsin. Onları yeniden gözden geçir." der ve anında karar verirsin. Bunu alıyorum. En son sinemaya gitmişsen. Herhangi birini seçmekle asla hata yapmış olmayacaksın. Onlarca alternatifi anında yok et ve sadece iki veya üç çift ayakkabıya yoğunlaş. önce basit kararları hızlıca vermeyi denemelisin. Konumuzla çok fazla bir ilgisi yok ama bazen başkalarının beğenmediği bir filmi sen çok beğenebilirsin. o halde ikisi de senin için keyifli olacak işler. Unutma. Madem karar veremiyorsun. Yanlış karar vermekten korkma. 126 127 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Karar Verme. Ayakkabı alacaksın. sen kolay kolay yanlış yapmazsın. Fazladan bir danışmanın daha olmuş olacak fena mı? İnsanları sonuna kadar dinle ama son sözü mutlaka kendin söyle. Korktukça daha fazla yanlış yapacaksın. referans tuzağına düşüp peşin hükümle.. bir dahaki sefer daha doğru düşünmeliyim şeklinde değerlendir. (sen hayatta olduğun sürece). tiyatroya git.. sen öncelikle kendini yönetmek için geldin dünyaya. Bugün söz konusu film veya gösteri hakkında başkalarının fikirlerini değerlendirmeden karar ver. Hiç kasılma. tiyatroya mı? Cevap neyse anında tersini yap. hem de o filmden hiçbir zevk almazsın. bu akşam bir değişiklik yap. Eğer bunu başarırsan. Hiçbir zaman. Bu akşam sinemaya mı gitsem tiyatroya mı? Böyle bir ikilemde bile saatlerce düşünen insanlar var. En son sinemaya mı gittim. bilinçaltındaki adam anında olumlular hanene çentikler atar. Sen varsan mutlaka çözersin. Yeter ki yaptığın yanlışları. Sadece şunları değerlendir. l Önce basit kararda hızlı olmayı öğrenmek zorundasın. hem o akşamı berbat edersin. Hızlı karar vereceğine inanarak (bu inanç desteği konsantrasyonunu artırmak içindir). her şey bitmiş olamaz. bu film kötüymüş. kendi kendine "Ben zaten tüm kararlarımı hızlı bir şekilde kendim veririm.. Hatice'nin veya Leyla'nın ne diyeceğini düşünmeden karar ver. Böylece bilinçaltm kendi kararlarını kendin verebilmen için sana destettTolacaktır. Unutma seni senden çok hiç kimse . Şu anda burada beğendiğim iki ayakkabı var ve ben bunu seçiyorum çünkü bu ayağımda daha iyi durdu ve diğerine göre derisi daha yumuşak. Ve kim bilir belki de o gece bir başyapıta hakaret edersin. diyerek gidersen. mağazadaki ayakkabıları çok seri bir şekilde gözlerinle süz. Mahmut öyle söyledi. Bu konuda çok hızlı karar vereceğini söyle. Zaman geçer ve önemli kararlar vermen gerektiğinde.Hızlı ve doğru karar vermek istiyorsan. Ayrıca her zaman yeni bir çıkış yolu mutlaka vardır. Ancak herhangi bir filme veya gösteriye giderken. Risk almadan yaşamak kadar keyifsiz bir şey tanımıyorum.

. Yazmaya başladım: Soru: Ben niye korkuyorum. 3 sınıfta öğrenciydim. Peki ne yapmalı.• . Okuldan erken çıktım. Bu büyük sorunu çözmenin bir yolu olmalı diye düşündüm.. Eskiden on kişiye danışırken. arkadaşlarından birine bir oyun yapmışlar ve ona "sen öldün" demişler. Profesyonel Teakvvondocuydum. Herkes aktifti.. Fena mı? 128 Dünyanın En Güzel Şiirleri Yavrum Kuşlar çırparda kışlar çalkalar Körpe köklerin körlenir yavrum. O gün hoca bana bir soru sormuştu ve ben rezil olmuştum. . Sinirlerim alt üst olmuştu. Her zamanki gibi elime bir kağıt kalem aldım. bir ben durgun.. Mutlak borandır baharın sonu. Sürer gider bu kör dövüş kavga Körükler kör şeytan verir ivga.. rezil olmaktan korkuyorum. Bu yaklaşım sadece objektiflik kazandırır sana.....sevemez. Doğanla serçe. Bir ben sessizdim. Sonra yaşadığı konu133 Ben Dünyanın En Akıllı İnşamı Ben . Yani biri olsa ve bana sürekli "Sen delisin" dese belli bir zaman sonra buna inanabilir ve deli olabilirdim. .. Bölüm Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Güneş. . herkes sosyaldi. . Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben o adamım! .. Senden başka hiç kimsenin senin geleceğini doğrudan yönlendirmeye hakkı yoktur. Bu korkuyu nasıl yenmeliyim? "Bir adama 40 gün deli desen deli olur!" sözü geldi aklıma. Ben herkesi kendimden daha akıllı görüyorum. İşletme Bölümü. Doğruydu. Sınıf 350 kişiydi. Kara kahkulun kırlanır yavrum...._. kartalla karga... Belki eli havaya kalkmayan tek adamdım sınıfta. Beyler de giyer o beyaz donu. Ta ki takvim 18 Haziran 93'ü gösterinceye kadar. Bir grup öğrenci. .. Dünya insanının kullandığı takvim. sabah. neden konuşmaktan kaçıyorum? Cevap: Ben birilerinin bana gülmesinden. Bu ilk başta egoist bir yaklaşım gibi gözükse de. Dolanır döner morlanır yavrum. Lise yıllarımda bir kitapta okumuştum. •> . Gerek geç solacak gerek erken Gül yastığın da olacak diken Akşam... 129 7. bugün. yarın derken.. O da inanmış.. Zevraki söyler hep eni konu.. aslında hiç öyle değil. Bedeni gücüm hep vardı ama medeni gücüm 1993'e kadar yok denecek kadar azdı. "Ben sıcağım" derse / asla ukala olmaz. Susuyordum.. Buna inan. şimdi on bir kişiye danışmış olursun. Yüklenir kervan yollanır yavrum. yılı 1993 olarak tayin etmişti ve ben Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi. Kırılır gönlün kral gururu Siner sinenin taşkın sürürü Biner boynuna cihan umuru Zavallı canın zarlanır yavrum.„ .• .-. eve erken geldim. Gözün altında pembe halkalar. Temiz tiynetin kirlenir yavrum.

ama içimdeki adam izin vermiyordu gülmeme. "Ben çok akıllıyım.. iyice komik olursun." Bunu yazarken dayanamayıp bazen gülüyordum." Düğüm çözülmüştü. Ben buna inandım dostum. Bu birkaç ay sürdü. dünyanın en akıllı insanıyım. Ama kim? Öyle bir enayi yoktur herhalde. İnanmaya başladım.Dünyanın En Akıllı insanıyım sunda ikna edebilmek için iki ay uğraşmışlar. artık gülmüyor. değişti. İlk karar İlk kararımı aldım ve kendi hayatımı kendim yönetmeye ant içtim. gözümü bağlayarak kaç yüz defa yaptım kim bilir! Karşımda binlerce insan var ve ben sahneye çıkıyorum. Bu iş çok hoşuma gitti 5°e düşündüm: "Madem bu bir şartlanma ve gün geçtikVe beni daha da sosyal bir insan yapıyor. "Ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. Sen söyle sen inan. O günlerde anladım... Hiç şüphem kalmamalıydı.Sanki daha yakışıklı. Kim gelir de her gün durduk yerde bir adama sen akıllısın der ki? Tam umutlarım kırılmak üzereyken. İçimdeki adam konuşmaya başladı: "Yahu kardeşim niye birini bekliyorsun. Ben en az sınıftakiler kadar akıllı bir insanım. ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. akıllısın demeye dilleri varmaz. Devam ettim. Delisin derler de. . daha • /ü dinlenir bir adam oluyordum. sadece gülümsüyordum. sen gülersen... diye düşünmeden inandım. o halde niye daha da abartmıyorum! Abartma zamanı Bunun en abartılmış haline şartlanmaya karar verdim ve bu karar tamamen bana aitti. O dedi ben yazdım. onlara konuşmam gerekiyor diye hayal ediyordum. Deli diyorlardı. kendine inan!" Hemen elimdeki kağıda yazmaya başladım: "Ben akıllı bir insanım. Gülünç olmak da bir ter-cihmiş meğer. bir adama 40 gün deli dersen gerçekten deli olur. Q halde bunun tam tersi de doğrudur: "Bir adama 40 gQn akıllı dersen o da akıllı olur. sen inanmazsan hiç kimse inanmaz. bir an durdum. ^îu zaten psikolojik bir şartlanma değil mi? Kendi kendine yapabilirsin. daha karizmatik. insanlara bakışım ve hareket." diye başlama kararı aldım. kendimle ilgili hem de inanılmaz derecede inanarak. Elimdeki kağıda "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım" diye yazdım. kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Güya sahneye çıkıyor ve "Merhaba insanlar. Bir ay geçti. inandım! anlıyor musun? Bir başkası ne der. Bunun denemelerini evde yalnızken. Dünyanın En Akıllı insanıyım. Biraz daha abartmalısın "Ben çok akıllıyım-" filan demelisin dedi. Kendimi tanımlarken söze. İnsanların alay etme ihtimalini hiçe sayarak inandım." Yazdıkça yürüyüşüm. Devam et!" diye mırıldanıyordu." diyordum. sen söyle sen inan.. Hayatımda belki de ilk defa. Bunlardan etkilenmediğimi hayal ederek sürdürdüm egzersizlerimi. İçimdeki adam tekrar mırıldandı. "Devam et. Demek ki dedim. bütünü bana ait bir karar verdim. kendine inan. birileri bana "Sen akıllısın!" diyecekti. Hayalimde bazıları gülüyordu bana.

inancımı daha da kuvvetlendirip bilinçaltını kendi kontrolüme alarak. Düşünsene. "Kapasiten yetmez" deyip kendi alemime geri dönüyordum. Aynayla barışmıştım. Tüm komplekslerimi bir anda Çöpe attım. "Vah yavrum vah" deyip komşuya gitti. Hayalimdeki gibi oluyordu her şey. Ben aynı cevabı anneme de verdim.Artık her şey tamamdı. Vara yoğa konuşuyordum. O günlerde anladım: Meğer insan tek kişilik koca bir orduymuş. Yüz binlere hitap eden bir adam. sen dünyanın en akıllı insanının babasısın" karşılığını verdim. Burnumun uzun olmasından yakınırken artık burnu bana benzemeyen insanları özürlü görmeye başla- 136 137 . Bu bir yılı kimseden etkilenmeyeyim diye neredeyse gazete okumadan ve TV izlemeden geçirdim. Kimi gülüyordu. "Çünkü sen anneciğim dünyanın en akıllı insanını doğurdun. boynu bükük adam hoş bir anıya dönüştü...134 135 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Gözüm kapalı o kadar çok egzersiz yaptım ki. Buna benim inanmam önemliydi ve ben de çoktan inanmıştım. Kendime yetiyordum artık. Bu inancımı anlatmaya ve bu muhteşem adamı insanlara tanıtmaya karar verdim. komplekslerini çöpe atıyor. "Biliyor musun anne? Sen dünyanın en şanslı kadınısın" annem de babam gibi neden şanslı olduğunu sordu. "Baba biliyor musun? Sen dünyanın en şanslı adamısın!" gözlüklerinin üzerinden şaşkın şaşkın yüzüme baktı. Çok şanslısın çoook!" Annem elişini havaya fırlatıp iki elini birbirine vurarak. kendimi de sevmeye başladım. Hiçbiri umurumda değildi. Sadece iki kelimeyle karşılık veriyor. Soru moru yok ama benim elim hep havadaydı. gözünü açtığında karşında üç beş kişi görüyorsun. Elişi yapıyordu kadıncağız. büyük bilince dönüştürebilmek içindi. dünyanın en akıllı insanı resmen senin oğlun. Yürüyüşüm tamamen değişti. Eli havadaki adam. Artık dik yürüyordum. Sonra öğrendiğim kadarıyla dini bütün bir hanım teyzeden beni okuması için ricada bulunmuş! Sonra arkadaşlarıma anlatmaya başladım. kendimi çirkin bulan ben. Zaten ben başkasının buna inanmasını da beklemiyordum. kişiye konuşurken sıkılır mı artık? Çile süreci bittiğinde yaklaşık bir yıl geride kalmıştı. Elleri cebinde... hayalinde yüz binlerce insana konuşmuşsun. "niye?" diye sorunca: "Çünkü baba. Düşünsene. Artık okulda elim hep havadaydı. Öyle güçlü hayal ediyordum ki.. hayalimin yanında gerçeği çok basit kalıyordu... Önce babama gittim. Arkadaşlarım alay edince uzun konuşmuyordum. Birilerine anlatmam. Babam bana her zaman gülerek hatırlayacağım ilk tepkiyi iki kelimeyle verdi: Ha siktir! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Sonra anneme gittim. artık her konuda mutlaka bir fikrim vardı ve dünyanın en akıllı insanı olarak yorumlar yapıyordum. üç. Ben ve hayal dünyam. Babam diğer odada gazete okuyordu. kimi de sen uçmuşsun diyordu.. gözümü açınca sanki az önce gerçekten bir kitleye konuşmuş gibi hissediyordum kendimi. Herkes duysun: "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım!" . Anlamlı ya da anlamsız.

" de." diye yazdım. "dünyanın en akıllı insanı" diye tanıştırır oldular. Şimdi git birilerine. Bu iş böyle işte. birkaç ay sonra cacık olur çıkarsın. burnunla. Neden yahu? Niye? İnsanlar senin kilonla ilgilenmeyecekler ki! Ürettiklerinle anılacaksın. Bana göre tüm normaller bana bağlıydı. Ciddiyetini muhafaza edersen.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım mistim. kulağınla ilgilenme! Bir şeyler icat et ve tarihe geç! Kendi normallerini kendin belirle! İnsanlar sana benzemeye çalışacak göreceksin. . Boyum 1.78 ise kısa. Notere gittim ve bir kağıda "Ben dünyanın en akıllı insanıyım. onlar gülerken sen gülmezsen. Kaç kişi Edison'un kilosunu merak etmiştir ki? Einstein'ın boyunu. Atatürk'ü saçlarıyla değil devrimleriyle hatırlıyorsun. sen kendini nasıl tanımlarsan. kilom 70'ti. 71 kiloysa şişmandı. beyan ederim. 69 kiloysa zayıf. Bana göre bir insan 1. dünyanın da en akıllı insanı olduğumu söyledim.79. önce güleceklerini ve alay edeceklerini göreceksin. Burnumu dert edecek kadar uzun bir zamanım yok benim.Kendime bir kartvizit yaptırdım. söylerken o kadar ciddiydim ki insanlar bir müddet sonra acaba demeye falan başladılar. Kilomla boyumla ilgilenmiyordum. 1. Leonardo da Vinci'nin göz rengini kim merak etmiştir? Çok yakışıklı bir salağı kim ne etsin? Hastalık boyutunda olmadığı sürece boyunla. kilolu veya zayıf olmama karar veren otorite kim. Daha sonra kendimizi psikolojik baskılara sokarak rejimler yapar. kilonla. eserlerinle. Ciddiyetini muhafaza eder. buna içtenlikle inanırsan. Benim uzun veya kısa. Noterdeki kadını görmeliydin! Tüm hayatım değişmişti. Halen anlam veremiyorum: Topu topu 60-70 sene yaşayacağız ve bu süreyi boyumuzu kilomuzu ölçüp hesap yaparak geçiririz. Saçın yoksa saç ektirmek yerine saçı olanların özürlü olduğunu düşün ve bu konuyu sonsuza kadar kapat! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben inanmalarını beklemiyordum ama inandılar. gülerek de olsa.C. ona bu hakkı kim verdi? Bütün bu kuralları koyan insanları reddetmiş ve kendi standardımı kendim belirleme kararı almıştım.80 ise uzun.. ismimin altına da "Dünyanın En Akıllı İnsanı" ibaresini yazdırdım. Bunu yazarken. birkaç ay sonra "Nasılsın sayın başbakan?" derler.. Birkaç yıl sonra beni birileriyle tanıştırırken. uzun topuklu ayakkabılara merak salarız. İnancın devam ederse 2015 yılında en kötü ihtimalle bir belediye başkanı olur çıkarsın. Artık arkadaşlarıma mektup yazarken bile ismimin altına "Dünyanın en akıllı insanı" ibaresini koyuyordum.. insanlar seni öyle görürler. Ben hıyarım dersen de alır seni salataya doğrarlar. Başbakanı olacağım. Ben iyi olmanın yanı sıra. Kendimi in- 138 139 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Noterdeki kadın önce bunun saçma olduğunu ve benim iyi olup olmadığımı sordu.. Aksi ispat edilemedi ve beyanım tasdik edildi. "Ben 2015 yılında T.

Ta ki sen aradaki mesafeyi. işimiz ne kolay olacaktı. kendini inandığı gibi ifade etmekten korkan. kimin ne düşündüğü umurumda olmadan. diğerinin en büyük hayali çocuklarına ekmek götürebilmektir. kaplanla kedi arasındaki mesafeye çıkarıncaya kadar. birisi ben aptalım dediğinde insanlar niye büyük bir keyifle estağfirullah diyorlar da bir başkası ben akıllıyım dediğinde Hadi canım sen de diyorlar. Bu çok ciddi bir felsefe sadece." gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Düşünsene. Askere giden herkes askerliğini anlatırken üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri söyler. Çok ahmakça ama. Çünkü ikisinin de beklentisi bildiklerine ve hayallerine göre belirlenmiştir. inandıklarını haykıramıyorlar.sanlara. Birinin en büyük hayali savaşın bitmesi iken. yok saymak için yapabileceği ne varsa yapar. Ben buna inandım ve insan oluşumun hakkını vermeye çalıştım. Sonuçta onlar erişilmez oldu. insanın mükemmel olduğunu anlatan zavallı bir cümle aslında. başarılı olmaya adaysan bile.. Çünkü onlar birilerini aptal görmekten hoşlanıyorlar. Aşmalıyız bunu. Yeni bir keşif falan da değil bu. kimi Antal- 140 141 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Ömrüm oldukça da çalışacağım. Halbuki hiç alakası yok! Göründü ğu gibi değil. başkalarına özene özene ömür geçiren zavallılar olduk. Bütün bunları yaparken bu ismi sanki kendi tekelime almış gibi gözüktüm. Bosna Hersek'te savaş altında olan bir insanla. bir türlü kurtulamıyorlar Sonuçta herkes birbirine benziyor. zaman geçiyor. evine ekmek götürmek zorunda olan bir insan aynı oranda acı çeker. Yine destek olmazlar belki ama en azından senden faydalanmak adına rol yaparlar. Herkes kendini oynasa. tamamen iyi niyetle sana zarar verebilir. yardım ettiğini düşünerek. Peki şimdi ne oldu? Estağfirullahlarla yaşayan. bildiğim okumalısın. "Birileri ne der?" engeli insanları öyle bir sarmış ki. başkaları seni kasıtlı olarak yanlış yönlendirme çabalarına girebilir. Sen o seviyeye gelince diğerleri artık seni tutamayacaklarını fark ederler. Birçok insan kendinden daha akıllı olana tahammül edemez. İçindeki adama kulak vermelisin! Dinle bak ne diyor: "Ben mükemmelim ama sen başkalarıyla ilgilendiğin kadar benimle ilgilenmedin. Dünyadaki tüm insanlar aynı oranda acı çeker ve aynı oranda mutlu olurlar.. "ben dünyanın en akıllı insanıyım" diye tanıtıyordum artık'. Tüm acılar eşittir. herkes "ben en iyiyim" der. Kimi Mardin'de. Ben sadece insanın kendini fark edememesini hazmedemediğim için bunu dillendirmek istedim. Herkes kendirli en akıllı görür Aslında söylediğim sözün hiçbir uçuk yanı yoktur biliyor musun? Her insan kendini en akıllı görür. Başarıyı yakalayamayanlar. bense sıradan. bazıları da kapasitesi yetmediği için. Beni fark et artık! Bir şeyler yap ve elini çabuk tut. Bütün dinler insanın mükemmel olduğunu binlerce yıldır anlatır. Onu yok etmek için. Başarılı olmayı bırak. Aşmalısın dostum. Benim tek farkım bunu yüksek sesle söylüyor olmam. Ne gariptir ki insanlar inandıkları gibi yaşaya-mıyorlar. çevrelerinde başarılı insan görmek istemezler.

* rinde. En fazla ben.:. Ben dünyayı değiştirmeyi hedefleyen bir insanım." dedi. Aşık olan herkes sevgisini sonuna kadar harcamaktadır. Çünkü ikisi de hayalini gerçekleştirmiştir.. "En fazla yardımı ben yaptım. Anlamsız anlamsız baktı ve hiçbir şey söylemedi. Birbirimizle sidik yarıştırmak yerine. Sanırım başka bir örnekle ne demek istediğim daha net anlaşılacak! • ': • V^vf ' • '>-: > •"' '-•". tartışmaya devam ediyorlardı. 142 143 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım anlardık. Çok daha ilginçtir. bir başkası için en önemli olabileceğini. Onlar kendi aralarında tartışırlarken bir başka adam geldi. Daha sonra bir araya geldikle-.Ertesi gün ben geçtim oradan. adam güldü ve "O da bir şey mi? Sen elini kaybetmek ne demek bilir misin" dedi. kimi Hakkari'dedir ama hepsinin teskereye olan mesafesi aynıdır. bazen senin için hiç önemli olmayan bir şeyin. bazen bir başkası için hiç önemli olmayan bir şeyin. Çünkü herkes kendi bakış açısına ve yaşadıklarına göre değerlendirme yapar. Hiç kimsenin birbirini tanımadığı bir ortamda.. Ben ne acılar çekmişim. birbirimizi anlamaya çalışsak çoktaaan anlardık. Aynı gün İstanbul'da Chrysler jeep alan bir adamla.. Adam hem sağır. bir hayır kurumu için para toplanıyordu. Tam o sırada kolu olmayan bir başka adam geçti oradan ve o da güldü.. Anlardık. Ahmet Bey de emekli olmayı planlayan bir insan. Çünkü herkes cebindeki paranın tamamını bağışlamıştı. • Hepsi haklıydı. Öylesine bir karıncaydı o! . hem de akıl hastasıydı. .. özel şeyler yaşar. Halbuki herkes. Yine ilginçtir herkes çektiği acının en büyük acı olduğunu savunur. Biraz sonra iki kolu ve bir bacağı olmayan bir başkası geldi.. O halde herkes acıyı da aynı yaşıyor." dedi parmağı kesildiğinde. İlginçtir. Herkes kendine göre bir ödeme yaptı. ! rine rağmen. ••''' Adam "Ben böyle acı yaşamadım.. O da aynı şeyleri söyledi. Herkes için önemli olan şey başkadır. Bu da Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım doğrudur. herkes kendi söylediğinin en doğru olduğunu savunur. hem dilsiz.ya'da. Van'da 1972 model 124 Murat alarTbtr adamın sevinci aynıdır. ••>-. Dolayısıyla üst sınırları zorladığı için sevgide başka bir nokta hayal edemiyor. Para gizli bir bölmede bir sandığın içine atılıyordu. senin için en önemli olabileceğini.. ••:<. herkesin yaşadığı aşk en büyüktür. Tam o sırada oradan geçen bir başka adamın eli yoktu.... her biri diğerlerinin ödediği parayı bilmemele-n.. Ve herkese göre öbürleri aşk mask yaşamamıştır.. Çünkü ikimiz de zirveye ulaşmış oluyoruz.. Bütün bu yukarıdaki örnekler aslında kendimizi pek tanımadığımızı ve diğerlerini de pek ciddiye almadığımızı gösteren muhteşem kanıtlardır.. O halde herkes doğru söylüyor. Bu doğrudur..'•. Emin ol ki benim dünyayı değiştirdiğim zamanki sevincim ile Ahmet Bey'in emekli olduğu günkü sevinci eşit olacak." dedi.. "O da bir şey mi? Bana bakın benim vücudumun yarısı yok!" dedi. "Siz onlara acı mı diyorsunuz? Ben kolunu kaybetmiş bir adamım.

bildiği her şeyi öğretti. Günaydın. Büyük bir heyecanla yatağından dışarıya fırlayıp bağırmaya başladı: Konuştun. Karınca ile tam üç sene uğraştı. dansetmeyi." Dışarı çıktılar. yazmayı. Sabahın körüydü ve mevsim kıştı. Aradan birkaç hafta geçti. Lucianno. Bir anda sanki hücre genişlemiş gibiydi. Bir sabah bir karıncanın burnunu ısırması ile uyandı Lucianno. 4 m2Tık bir hücreye mahkum oldu. Gülüştüler. şarkı söylemeyi.. Sabaha kadar uyumadılar. Etrafını çevirerek karıncanın kaçmasına engel oldu. Aradan tam 17 yıl geçti ve bir gün asık suratlı. hem de tam 17 sene için! O kahrolası hücreye yerleştiği birinci gün. Karınca karıncalı-ğmı yapıp. Lucianno bavulunu havaya fırlattı ve 'özgürlük' diye bağırdı. Gardiyan gittikten sonra Lucianno ağlayarak karıncaya döndü. dedi beton sesli gardiyan. binlerce günaydın dostum. Kar lapa lapa yağıyordu... "Bitti Tito.. Sabahın ilk ışıklarıyla son kez açıldı demir kapı. Yürüdüler. Kah ağladılar. günaydın. Kapıdan çıkarken son kez geri döndü ve ranzasına baktı İtalyan yazar. Tito'ya tüm bildiklerini öğretti. Karıncayı. Tito.yanı başında duran küçük sehpanın üzerine koydu.. Başa-rabilirse yalnızlığı sona erecekti. Tito da bağırdı. Tito da ağladı. Kaybedecek hiçbir şeyi yoktu ve bu denemeye değerdi. Sadece şu iki kelimeydi ağzından dökülen: "Vay bee. Sanki her geçen gün biraz daha mahkum oluyordu zavallı hücresinde. Bu duyabileceği en muhteşem sesti." dedi. kah güldüler. Onunla konuşmaya ve onu eğitmeye kararlıydı. bu rüya bitmemeliydi. Bitti büyük dostum. soğuk yüzlü gardiyan demir kapıyı araladı. Bir sabah Tito'sunun ona günaydın demesi ile uyandı Lucianno. Özgürlük sıcaklığına kar mı dayanır kış mı?.Hikayeye göre. fikir üretmeyi. kara inat yürüdüler. Lucianno düşünmeye başladı.. "Söyle dostum yarın çıkar çıkmaz ilk ne yapalım?" Tito: "Gidelim bir bara ve hayvan gibi içelim. Yağan kar umurlarında değildi. Hayal kurup bu fare kapanından farksız lavabolu dikdörtgenin ilk defa tadını çıkardılar. kaçmaya çalıştıysa da Luci bırakmadı onu. Tito sen konuştun. Nihayet konuştun. Hazırlan yarın çıkıyorsun.. gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Artık bir dostu vardı Lucianno'nun ve bunu hiç kimse bilmiyordu. Burada 17 sene nasıl geçer. Onu büyük bir titizlikle parmağının ucuna alıp'acaba' dedi. kendime bir dost yapabilir miyim? dedi. Gardiyan duymamalı. Tito. Tito'nun varlığı yazarın en büyük sırrıydı. italyajvyazar Lucianno düşünce suçlusuydu. 144 1 45 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Hiç kimse bilmedi Tito'yu. Konuşmayı.. yarın özgürüz. Aradan aylar geçti. Acaba bu karıncayı yetiştirip. Yazar Tito'ya sordu." dedi. Bir de isim taktı karıncaya. Kimse duymamalıydı. Lucianno'nun omzundaydı. Yarın çıkıyoruz. Karşılıksız da olsa konuştu ve dertlerini anlattı ona. okumayı. her şey normaldi. Bu büyük dostluk tam 17 sene sürdü.

. 17 yıllık emekti.. Lucianno dans eden Tito'yu işaret ederek." Saçları bembeyaz olmuştu. Lucianno korkunç bir keyifle bu muazzam manzarayı izliyordu. Herkesin karıncasına saygı duy ve asla unutma! Herkesin karıncası en önemlidir. Tebessümüne aradan sızan birkaç damla gözyaşı karıştı. Hemen başla. Barmen yarı uykulu. Bir adamın iki bira istemesinin sebebini bilmiyordu.. Bir an durdu ve 'ne günlerdi be Tito' dedi. bilmek de istemiyordu zaten. Ama Lucianno bu keyfi 17 sene hiç yaşamadı. Etrafına baktı. şuna bir bak. Lucianno'nun masasına geldi. Yaşlanmıştı Lucianno.. Barmen sessizce parmağını Tito'nun üzerine götürdü.. 'Barmen.yeniden mırıldandı. Özgürlüğünün bu birinci gününde." dedi. barmenden başka kimse yoktu.. Hapisten çıkarken yaptığı gibi. Elini yüzüne koyup masanın üzerine abanmış olan Lucianno büyük bir gururla kendi yetiştirdiği dostunun dansını izledi. Lucciano için Tito. Tito'da içti.. "Barmen bize iki bira getir. Kafana göre bir şeyler yaz. "Vay bee. Barmen yerinden fırlayıp biraları getirdi. 146 147 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Egzersiz Zamanı ——Kitap yaz. yıllarca gizli tuttuğu bu büyük ve onur verici sırrı birileriyle paylaşmalıydı.Nihayet bir barın önüne geldiler.beş adamla kasanın başında uyuyakalan barmenden başka kimse yoktu. "Çok affedersiniz beyefendi!" diyerek karıncayı ezdi. biraz sonra yine dans etmeye başladı. bardaktan fırlayıp masanın üzerinde dans etmeye başladı. büyük bir heyecanla "Barmen şuna bir baksana. Tito dans ediyor. İçtiler. Barmen içinse öylesine bir böcekti. İçeride sızmış kalmış üç . Başkalarının . Bilmesi de gerekmiyordu. Nasıl yazarım deme sakın! Senden bir best-seller yazmanı isteyen yok." diyebildi titrek bir sesle. İçtikçe keyiflendiler. Biraları bıraktı ve kuş tüyü kasasına geri döndü. Lucianno omzundaki dostunu bardağın içine attı. Kendi gözlemlerini içeren bir kitap yazmaya başla.. yüzü buruş buruştu. barmen!' diye seslendi. İyi bir şey yapmanın belki de en keyifli yanıydı onu biriyle paylaşmak.. Dertleştiler. Bunu mutlaka birilerine anlatmalıydı. en büyük dosttu.. Tito sordu: "Şimdi biz buraya girebilecek miyiz?" Avazı çıktığı kadar 'biz artık özgürüz' diye bağırdı Lucianno. Bir ara Tito. Bir masaya oturdular. İçeriye girdiler. Bir ara Lucianno'nun gözü masanın yanındaki aynaya ilişti.

'. Ne bağ bastık ne de ekin. yaklaştı. Büyük bir inançla yürüdü... Epeyce bir şaşkınlıktan sonra düşünmeye başladı genç adam. Bunları düşününce yüzünde bir intikam ifadesi oluştu. Hemen emri ver ve kitabını yazmaya başla. Bölüm Asla Vazgeçme! Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır. Oğlu için. Bekle beni yavrum geliyorum. Bu süreç başladı mı ömür boyu sürer gider. Yürüdü. Kuru muru sivri dimdik Dal mı olsak daha eydi? Ne kibir biliriz ne kin. Geçen yıl bir trafik kazasında karısını kaybetmişti. Haydi. Oğlu uzaktaydı ve yaşadıkları kasabada yapayalnızdı.göremediklerini görmeye çalış. beynine 'Her şeyi gözlemle ve her şeye farklı bak' emrini vermiş olursun ki. :. l Dünyanın En Güzel Şiirleri Daha eydi... Vahanın yanına geldi... seni asla yalnız bırakmayacağım dedi. Göl mü olsak daha eydi? Goncamıza konmuyor kuş. Birden muhteşem bir şey oldu ve bir vaha gördü. su diye elini daldırdığı şeyin kavurucu sıcağı adeta bir serap 153 . Kurtuldum.. Aklına henüz dördüncü sınıfa giden on bir yaşındaki oğlu geldi. sanki intikam almak istercesine genç ve suçsuz adamı. ayrıca dünyaya bakışını inanılmaz ölçüde değiştirmiş olur. Umutlan bitmek üzereydi. geliyorum yavrum diye diye koşmaya başladı. Çöl mü olsak daha eydi? Akarsuyduk çimmediler. Yeyin diye yere değdik. vazgeçmemeye yemin etti. Güneşin battığı yöne doğru yürümeye başladı. yürüdü.a Vazgeçme! Ne olursa olsun asla vazgeçme! Gözlerini açtığında çölün tam ortasındaydı. Bağlanıp da bir yosmaya Kul mu olsak daha eydi? 148 149 8.. Aktık durduk sakin sakin Sel mi olsak daha eydi? Zevrak gelir ya asmaya. Kararlıydı. Bunu yaparsan. Aç ve susuz tam üç gün yürüdü.. Çimen olduk çiğnediler... yavrusuna kavuşacaktı. İnanılır gibi değildi. Boynum sığmaz hiç tasmaya. yürüdü. ne el dokunmuş.. Üç gündür bir vahaya ulaşamamıştı. Alı solmuş günü dolmuş Gül mü olsak daha eydi? Yemiş bastı başı eğdik. ama ölen hiçbir zaman bunu bilemez. senin için yaşayacağım. Ne el yel. onun geleceği için yaşamak zorunda olduğunu biliyordu. Sadece bu egzersiz bile hayatını değiştirmeye yeter. Susuzluktan çatlayan dudaklarından akan kanı eme eme yürüyordu. Fidye için yanlış adamı kaçıran mafya. bu sadece beynini geliştirmez. çölün ortasında ölüme terk edip kaybolmuştu. Yürüdü.

Dünyayı Değiştirebilirsin Asla Ben tek başıma ne yapabilirim ki? demeyeceksin. • Niye sen de normal insanlar gibi olmuyorsun. Kervanın kılavuzu genç adamın cesedini buldu ve şöyle seslendi: Su içmeyi bırakın da çabuk buraya gelin. Artık beşinci gün de bitmişti. Sürünerek gidiyordu oğluna. Yine koştu. Vazgeçme! Sadece iyi niyetle söylenen bazı sözler: • Bu işten vazgeç. Burada bir ölü var. Güçlükle şunları mırıldandı: Beni affet oğlum gelemiyorum. • Kim yapmış ki sen de yapabilesin! • Sen ona uyma! O deli. yeniden bir vaha gördü. Kendi yönünü kendin tayin et... Kararını ver ve sanki olmak istediğini olmuşsun gibi davran. fikirlerini anlat.. Yine yürüdü. çiçek. Biliyorum bu da serap. Biraz daha gitti. Ağzına dolan kumlar yine serap diye bağırdı. Hayalinde milletvekili ol. gözlerini açtığında bakışın değişsin.. koştu koştu ve yüzüstü suya atladı. serap görüyorsun seraaap! Genç adam yılmadı. Oğlu bir an bile çıkmıyordu aklından. .Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım tokadı savurdu adama.. Hayallerinde devleti yönet.. her şey vardı.. Şimdiden meclise mektuplar gönder. Lanet olsun dedi ve yürümeye devam etti. • Böyle kitaplar okuyup kafanı bulandırma. Kendi pusulana güven. ben Andre Agası'yı yenmiş adamım. bir sonraki de. •j •. Kısa bir süre sonra öldü. Kumlara tutuna tutuna gitti. Yemin ediyorum ki sen tek başına dünyayı değişti- 154 . Bu kaçıncı seraptı Allah bilir. Ne olmak istiyorsan. Böyle bir şey olsaydı Japonlar yapardı. Elveda! Kendini güneşin eriten sıcağına bıraktı ve teslim oldu. seni harcarım de. Buna inan! Herhangi bir arkadaşınla maç yapmak için sahaya çıkarken. o olursun demiştim. Herkesi dinie! Sonuna kadar dinle! En sonunda karar ver. Eğer bir tenisçi olmak istiyorsan gözlerini kapat Andre Agasi ile maç yaptığını ve her seferinde onu en zor sayıları alarak yendiğini düşün! Ama öyle konsantre ol ki. Ağaç. Raketi eline alınca kendini nasıl daha güçlü hissedeceğini ve yerinde duramadığını göreceksin. yıkılmadı. Ama yaklaşınca çöl sağır edercesine yüksek bir sesle bağırdı: Ben bu kadar cömert değilim. Yani bir milletvekili olmak istiyorsan artık bir milletvekiliymişsin gibi davran. Şimdiden yürüyüşün değişsin! Yıllar sonraki kendini hayal et ve onun gibi yürü.. Kısa bir süre sonra yeniden bir vaha gördü. Tekrar bir vaha gördü. Ertesi gün aynı yerden bir kervan geçti. Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır.. Hiç hali kalmamıştı ama her gördüğü vahaya koşuyordu. Hızı tamamen biten genç adam artık sürünemiyordu bile. biraz daha süründü. Bu seferki kesinlikle vahaydı. her seferinde serap olsa da. • •. su. ama ölen hiçbir zaman bunu bil mez. Yeniden bir vaha gördü.

insanların kendi-Ben Dünyanın ti a||Ş||mış duşünce kalıplarını yıkni keşfetmesi noktp insanların başkalarına özenmesini maya çalışıyorum. kılıç icat edildi. Burası da benim. Bıçağı biraz daha uzatıp keskinleştirdi.. v Ka. ışık olaca* Sonuç. Onu yanımızda taşıyalım ve değişim aracı olarak kullanalım. dünya değişti. Dediğin. yaşama^ y tın yumurtanın. Adamın biri çıktı: Orası senin evin. Sonuç. Yaz. gel"? Fn Akıllı İnsanı olarak. Sonuç..an|ar her geçen gün biraz daha rajlı.. 0|sun dünya denen bu albir köşesinden. Durma. bir eserin ols"n. dedi. söylediklerimiz uçup gidiyor. Büyük bir heae ^^ ka|. B > senjn jçjndekj enerjiye ulaşmanı anlamsız buldugurrı iv 'başaracağım. Acı çekersin.. Ama herhalde yüz bin Lidyalı bir araya gelip bulmadı parayı. doğru.p Kendini hafife alma. ben giremem. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmaz.ir. söylediklerimiz kaybolmasın.. Sonra da yoldan çekıie' 156 . Adamın biri çıktı. Bu iş böyle tekme tokatla olmaz. Öyle bir şey yapalım ki. Önce komik oldu ama yazı icat edildi. dedi. üret. Gel araya bir çizgi çekelim ve yerimizi bilelim. dani diye anarlar. İhtiyar heyeti onayladı ve para basıldı. azalır. Cam kırıklarıyla.. dünya değişti.rsın. hem değerli olsun. sen giremezsin. dan geçmen 9ereKecoğU vazgeçer çekilir bu zorlu. Sonuç. bu tirajlı y°'Jar'n ya da kalanlar mutlaka kazanırlar. bu vi-dayanmak güç olur. çiz. dünya değişti. dünya değiş*1. Bilen bilir• ^A^Q ulaşmak başka şeye benzemez. varsa değiştirmeye. sen de tut arzu ediyorum ve DU ü .. Sonunda kaıa ^ adam|ar. Şimdi sıra sena<jnsan|ara en faydalı olmak için çalış... Çizgi çektiler. sınır icat edildi. Tabi ki yine yüz bin insan birden bulmadı yazıyı. Yazıyı Sümerler buldu. Asla Vazgeçme! iş böyle gaz lambasıyla falan §ey yapacağım ki düğmeye u| jcat edj|dj Adamın biri çıktı: olamayacak. Sonuç. öyle bir şey yapalım ki vurdu mu ikiye bölsün dedi. aç Kan ş yo|lardan koşarak geçmek zo-çakıl taşlarıyla dona rça|anmış ayak| arınla tuz tarlaların-runda kalırsın. Öyle bir şey yapalım ki hem küçük. Sonra/j. dünya değişti. dedi. dünyayı her seferinde bir kişinin değiştirdiğini? Parayı Lidyalılar buldu. «eğ Dünyayı değiştir. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmayacak! Sen bana inek veriyorsun. Bataklıklar çıkar karşına bazen.. yap.155 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rebilirsin. karşılığında ben sana bir eşekle bir koyun veriyorum. insanlara zarar veren ne Buna gücün var.. ben öyle basacaksın.. Hiç düşünmez misin.

adama Satmaktan vazgeçtim dedim ve Ak-bilimi geri aldım. Birkaç bireysel uygulamadan başka iş ya pamadım. Ailem haklı çıkmıştı. Minibüse veya metroya binebilmek için ne acılar çekmiştim. cevap asla değişmiyordu. 1999 yılında ailemin ve çevremin tüm baskılarına rağmen. Bana göre bu bir işaretti ve ben bir gün öğrencilerime bu akbil hikayesini anlatacaktım. Önce ailemi ikna ettim. inşaat işçiliğinden üst düzey yöneticiliğe kadar birçok işte çalıştım. Kendi kendime hem gülüyor hem de: "Adama bak ya! Dünyanın En Akıllı insanına hayır diyor.5 Asla Vazgeçme! Dershane ve kolejlere gitmeye karar verdim.. . Denemedi ğim yol kalmadı. Bana son bir şans daha verin. parasını vererek minibüsün arka koltuğuna oturmak. Gazeteye ilanlar verdim. Metrodaki adam akbili eline aldı ve Beyefendi bunu alamam. Ticaret Müdürü olarak çalıştığım cam fabrikasından dünyayı değiştirmek üzere ayrıldım. O gece yarı aç yan tok uyuduk. eve ekmek götüremiyorsun ve evlisin. Ne de olsa boş olduğu için bir işe yaramıyordu. Her defasında şoföre yalvarmaktan bıkmıştım artık. Bütün bunlar olurken. Bir gün "Abi benim param yok ama Me-cidiyeköy'e gitmem gerekiyor. Bulabildiğim kadar dershane telefonu ve adresi buldum. 1993'ten o güne kadar dünyayı değiştirmek için bir alt yapı oluşturmaya çalışıyordum ama olmuyordu. bu dershane benim. Tek kelime: HAYIR. Yüzlerce insanla görüştüm. O gün eve geldim ve karıma durumu anlattım. O dershane senin. Tam bu esnada beynimde bir Şimşek çaktı. Adamı bembeyaz olmuş yüzümle dinliyordum. O an karşımda ayna olmadığı için ne kadar da şanslıydım. Görüşmelere otostop yaparak gidiyordum. Ne gülmüştüm o gün. 158 . En büyük hayalimdi. stand up'tan inşaat işçiliğine. cebimdeki boş Akbil'i satıp. Ben varsam başka bir şeye gerek yok dedim. Su yakmıyoruz. Bu yolla müşteri bulmaya çalışıyordum ama bir türlü olmuyordu. şoför: "Hayır kardeşim binemezsin. Alt yapı olarak ben hazırdım ve gelişimimi tamamlamıştım. Artık beş parasızdık. Dershane görüşmelerine gidecek yol param dahi kalmamıştı.. Düşünsene. minibüse binebilir miyim?" dediğimde. Okul açmak için ihtiyacım olan parayı bir türlü kazanamıyordum. Dünden kalma hayallerimizi tekrar ısıtıp yedik. Elektrikli battaniye satışından DJ'liğe. DJ'iikten stand up'a." diyordum. Her seferinde insanlar değişmesine rağmen. eve ekmek götürmeye karar verdim.. ben ısrarla dünyanın en akıllı insanı olduğumu söylüyor ve başaracağımı haykırıyordum. yani sıradan bir gün. Yine ekmek paramızın olmadığı bir gün. Zor oldu ama ikna ettim onları. mazot yakıyoruz" demişti. Bu iş böyle olmayacak dedim. Çalışmalarıma bireysel uygulamalarla başlama kararı aldım. En azından depozitosu biraz iş görürdü.157 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnanırsan Mutlaka Başarırsın 1999 yılına kadar denemediğim veya çalışmadığım iş kalmadı. Hiç kimse eğitimimi almak istemiyordu. çünkü bu hasarlı dedi. Sanki çok büyük bir iş başaracakmışım gibi keyifle metro istasyonuna geldim. dedim.. koşturmaya başladım. Onlarca dershanenin kapısını çaldım. Zor bir düğüm O güne kadar hep az başarılı olduğum için ailemden de destek alamayacaktım ama onları ikna etme yolum hep açıktı.

Sırf bu ibareden dolayı çok yerden kovuldum. bir başka yerde bu uygulama yapılmadığı için hayır diyordu. Birileri ikna olmalıydı. Öyle yoğunlaşmıştım ki. Bazı arkadaşlarım beni dışladı. Hiç ara vermeden okuyor. örümceğin mükemmelliğinden bahsediyorlardı ama insanın mükemmel olduğunu her nedense kabul edemiyorlardı. hele de annem kahroluyordu. Aylar geçnpesine rağmen halen sonuca gidemediğimi gören ailemin sabrı bitmişti artık. Ben her gittiğim yerden referansım olmadığı için red cevabı almaya devam ediyordum. herkes ilk olmaktan korkuyordu.159 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bütün bunları yaşarken eşim hep üzülüyordu. Ben bunu asla kabul etmedim. Peki benim referansım nasıl olacaktı? Her kurum önce referans istediğine göre. Ve ben böyle bir dünyada.. Dershanelere parasız eğitim vermeyi teklif ediyordum ve onlar böyle bir uygulama için zamanları olmadığı gerekçesiyle yine hayır diyorlardı. Yeni bir karar verdim. başıma gelmeyen kalmadı ama ben hiçbir zaman başarılı olacağıma dair inancımı yitir-medim.. Evden çıkarken karıma "Haydi eyvallah" anlamında bir el sallayışım vardı ki. Profesyonel veya amatör hiç farkı yok. beş milyon insanı selamlıyor derdi. Babam. İkna olmak zorundaydı. Ama ben oraları çoktaaaan geçmiştim.. İnsanlar bir türlü mükemmel olduklarını kabul etmek istemiyorlardı. böyle bir ortamda dahi yetiştirmeye kalkıyordum. diğer yandan da bu eğitimlerime dünyanın ne kadar ihtiyacı olduğunu daha iyi kavrıyordum. Aç kalmak pahasına da olsa kartlarımı değiştirmedim.. kişisel gelişim uzmanı yaz diyordu. Üste para versek herhalde yine olmayacaktı. ben nasıl olacak da bir referans edinecektim? Bunu aşmanın bir yolu olmalıydı. Bu oyun bu kartlarla oynanacaktı. Fakat ben her olumsuz durumu büyük bir heyecanla. yazıyor ve yeni kanunlar icat ediyordum. 160 Asla Vazgeçme! Tüm dünya birleşse. kırk yıl "Sen delisin" dese ne çıkar! Bu arada kartvizitimde Dünyanın En Akıllı İnsanı yazıyor olması işimi her seferinde biraz daha zorlaştırıyordu. Bir çok zorlu mücadeleyi daha da abartarak hızlandırdım. filin. kırk gün değil. İlk olmaya cesareti yoktu kimsenin. Karıncanın. Hemen telefonun başına oturdum. dershaneleri aradım. Karım bile benim ondan bir şeyler sakladığımı düşünmeye . o an resmimi çekip birine "Bu adam ne yapıyor?" diye sorsanız. İlk işimi para almadan yapacaktım ve böylece bir referansım olacaktı. Düşünsene herkes bana.. Bu inanılmaz. sona yaklaşıyorum diye değerlendiriyordum. Düğüm çözülüyor. Herkes bana: Sil kardeşim şunu. Evimizin elektriğini kestiklerinde bile. Kulaklarıma inanamı-yordum. otostopla gittiğim dershaneler benim 161 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım çok güçlü olduğumu düşünüyorlardı. Kurumlar veya insanlar. Deli olduğumu düşünenler bile oldu. Herkes bir şeyler söyledi. Bir yandan bunu düşünürken.. Bu benim verdiğim en asil karardı.

diyordu. "O halde zaman kaybetmeyelim. bana döneceğini söyledi. öğrencilerim aldıkları eğitimden o kadar çok etkilendiler ki." dedi. Nisan ayıydı. iki sınıfı birleştirerek verecektim. Az uyurlar. Genel müdür onay vermişti. Genel müdürle konuşup. Anlaştık. Fiyat da sizin istediğiniz gibi olacak. Referansım yok bana bir fırsat verin ispat edeyim. Kıyma. 162 163 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım /\sla Vazgeçme! . Akşam oldu geldiler. Eğitimi sınıflara tek tek değil..başladı. Sonuç mükemmeldi.. bana para vererek eğitim aldı. Sonra da iş çığırından çıktı. 250 gr. Amacım işten çok. çok çalışırlar. Bir insan kendine bu kadar güveniyorsa bir bildiği vardır. dedim. gecelerini gündüzlerine katarlar. Bunun üzerine dershanenin diğer öğrencileri de bu eğitime katılmak istediler. Ben anlattım. Müdür her seferinde ustaca kaçıyordu. sıcak bir çay içmekti. Bunu yapabilirim. Çalışmamı gerçekleştirdim. Param Asla Vazgeçme! bitti ama misafirlerimizi ağırlamaya hazır hale geldik. Kabul etti. o not aldı. Eğitim on saat yerine beş saat olacaktı. Bu uygulamayı hemen başlatalım. Ayrıca dershanenin sadece hafta içi grubu bu uygulamaya katılacaktı. Ben itiraz ettim. Hemen on kişilik bir deneme grubu oluşturuldu. Aradan bir ay geçti. Dershane müdürü rehberlik ve psikolojik danışmanlık mezunuydu. Ben ona projemi anlattım. ahlaklı olurlar. iki adet şeftali. Ben her seferinde konuyu "Bizim eğitim ne oldu?" boyutuna getirmeye çalışıyordum. Benim gerçekten bir bildiğim vardı: Kararlılık karşısında duracak hiçbir güç yoktur. Sonuçta söz konusu dershanenin tüm öğrencileri benim eğitimimden geçmiş oldu. Çok heyecanlandı. Bir dershaneye girdim. Karar bir türlü çıkmıyordu. mantı yemek üzere eşiyle birlikte bize davet ettim. Karışık kuruyemiş aldım. anlattıklarımı eğitime katılmayanlara da anlatmaya başladılar. Başladım. Dershane müdürü beni odasına aldı ve minik hayalimi gerçekleştirdi. Sonra diğer şubeye yollandım. Adım "Mucize adam"a çıktı. bana kapılarını kapatanlar tek tek beni arayarak benden eğitim istediler. Mükemmel! Eğitim devam ederken. Doğruydu. Ancak saat ücreti benim istediğimin üçte biri olacaktı. İki adet muz. Eğitim beş değil. Bir ay sonra karar çıktı. Para almadan eğitim vermeyi teklif ettiğim dershane. özgüvenleri zirveye ulaşır. ben dört katı iş yapacaktım. on saat olacak. Fakat o hala bunun farkında değil. Sonuç tahmin ettiğim gibi oldu. 300 gr. Sınıfları tek tek alacağım. sohbete başladık. Hava soğuktu. Aldığım tüm parayı eğitim gereçlerine ve öğrencilerime harcadım. yarım kilo yufka. Yani ceplerinden çıkan para aynı olmasına karşın. Diğerlerinin aksine benim referanslarımla değil. O gün öylece geçti ve bizim mantı uygulaması bir işe yaramadı. On saatlik bir çalışmayla öğrencilerinizi kudurtabilirim. Bu benim beklediğim bir şeydi zaten. Dershane müdürü tamamen ikna olmuştu. Samimiyeti arttırmak için kendisini. Çaylar geldi. işimle ilgilendi. Etti ama mantı yapmaya parayı nereden bulacaktık ki? Artık bana borç vermekten bıkan arkadaşlarımdan güç bela borç aldım ve alışverişe gittim.

Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. Herkesi memnun etmek mümkün değildir diyenlerin aksine ben bağırıyorum: Herkesi memnun edebilirsin. Kendi hayatınla ilgilen. Hele de kimseye. Faş edemez oldu feraset falı Kalp kutusu gibi kaldın kapalı.... Sana ne faydası var? Dinliyorsan yaptığı müziği dinle ve geç... Yeter ki iste ve sabırlı ol. farklı yaşayan ve referanslarla ilgilenmeyen sayın Adem Doğan'ı tanıdığım için onur duyuyorum. Bana ilk fırsatı vererek yolumu açan.. Katılımcı memnuniyeti neredeyse %100. Çevrendekilerin hayatıyla ilgilen. TV hakikaten beyninin etkin olmasını engelleyen bir makine. Şimdi binlerle ifade ettiğim katılımcı sayısını 2030 yılında milyarlarla ifade edecek ve tüm dünyayı değiştireceğim. O günden bugüne kadar binlerce insan benim derslerime katıldı. Egzersiz Zamanı Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. hay gönül vay gönül. Şu dünyanın rindinde rindanında Bir dür bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Yani sana mutlaka faydası olan işlerle uğraş. zay oldun zindanında Bir hür bulamadın gitti hay gönül vay gönül. bugün ders konusu olarak işliyor ve o günleri her yerde gururla anlatıyorum. Sendeki bu esrara kadir kafalı Bir er bulamadın gitti. Zebun düşüp.Düğüm çözüldü Büyük bir mücadele ve binlerce zorluktan sonra ben bir efsane yarattım. 164 165 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Hay Gönül. Bu arada o gün satamadığım Akbil'i. Her zaman mantı yemeye bekleriz. belediyelerden emniyet teşkilatına kadar çalışmalarım büyük bir hızla devam ediyor. Gördüğün gübreyi gülce koklandın Okkaladığından nice oklandın Envai çeşit de çiçek yokladın. Unutma! Bir kişiye yemek yapabiliyorsan. Büyük insanların hayatını incele. Sana ne Sibel Çan'ın silikonlarından. Efsanenin adı: Erdal Demirkıran. hiçbir faydası olmayan magazin programları. Göreceksin! Bugün özel şirketlerden dershanelere. bin kişiye de yapabilirsin. Bir zerreyi on dokuz bine bölsen . Yaptıkların için sağol dostum. Bir bar bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Sadece büyük bir tencereye ve yetişmiş aşçılara ihtiyacın var. Bu süreyi mümkün olduğu kadar azaltmaya bak.

. çoğu zaman hafife aldığımız öyle kavramlar var ki.. Ateş. bu durum beynini kemirmeye başlıyor. hay gönül vay gönül.. Bir kör bulamadın gitti. Keşke öyle söylemeseydim. Zevraki'miz der ki. yola yatmıyor. Bölüm Beyin Kemiren Böcekler.. Asabi bir insan olman. Yalvardım yakardım. En büyük böcek. artık randevularını. yazı. Bir yer bulamadın gitti. telefon. yanlış yaptım diyor. son zamanlarda çok fazlaca "dilimin ucunda" deyimini kullanıyorsun. içinden bir ses. hay gönül vay gönül. Beynin küçülüyor! Çünkü sinirleniyorsun. artık eskisi kadar hızlı karar veremiyorsun.. ampul. Bütün bunlar olurken bilinçaltı n negatif kayıtlar yapmaya devam ediyor. hay gönül vay gönül. Bir kar bulamadın gitti. Bu sihirli sözcüğü hayatında hep kullan. .. verdiğin sözleri unutuyorsun.. Hasta hırıltıda hapı yutmuyor.. Peki neden? Çünkü Sinirlisin! . düşmüşüz meşka Aşkımız sıkıdır asrımız laçka Nur gözlük satacak sen benden başka . Farkında olsan da olmasan da düşünsel anlamda beynin küçülüyor..Delidir bu derler sen seni bilsen. artık eskisi kadar hızlı düşünemiyorsun. Artık eskisi kadar güçlü bir hafızan yok. sürekli pişman olduğun anlamına gelir ve tüm pişmanlıklar beyni küçültür. Üç beş zavallı böceğe meze olamazsın! 166 Beyin Kemiren Böcekler. Farkında olmadığımız. İnsanlık dalında emin ve esen. Sen de en az benim kadar iyi biliyorsun sinirlenince mantıklı düşünemediğini. bunlar içten içe beynimizi kemirir. Zamanı geri alıp yaptığın hatayı düzeltemeyeceğine göre. keşke şöyle yapsaydım. İkisi de sen farkında olmadan beynini kemiriyor. Beş saniye sonrasını düşün! Ne kadar pişman olacağını ve beyninin küçüleceğini düşün! Sonra seni sinirlendiren her kimse. senin haksız olduğunu haykırmaya devam ediyor. Çıkardığın malı moda tutmuyor.. Ben bunu yapmamalıydım. İşte bazılarına göre. Çünkü tüm pişmanlıklar beyni küçültür! Şimdi bir dakika düşün! Bugüne kadar sinirli olmanla neyi çözdün? SinirlF olman ne zaman işe yaradı? Cevap: Hiçbir şeyi çözemedim ve hiçbir zaman bir işime yaramadı. Mantıklı düşünemeyince yanlış kararlar veriyor ve karşındakini çoğunlukla boş yere yıpratıyorsun. 9. hiçbirini bulamazdık. insanlık tarihinin en büyük icadı... gurur vesilesi bile olan en tehlikeli kemirgen böcek: Sinirlilik. artık okudukların aklında kalmı yor. Kısa bir süre rahatlasan da sonradan pişman olup kendine kızıyorsun... Hele de sinirlenince NEDEN diye sor. küçültür ve biz bunu asla fark edemeyiz. kaç para ki? Neden sorusu olmasaydı. arkasından da keşkeli cümleler kuruyorsun. Her yerde haklı ol169 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım düğünü anlatsan da.. Sinirlilik veya Asabiyet! İkisi de aynı şey. ona NEDEN diye sor? NEDEN. her ne olursa olsun sinirlendiğinde beş saniye dur ve düşün.. Son bir soru: Hiç sinirliyken aynaya baktın mı? Beş saniye kuralı Senden çok küçük bir şey istiyorum..

Kesin çünkü beynini küçültüyor. Bir anlık öfkeyle. Adam beni sakinleştirmeye çalışıyor. çocuğunu düşün. Kendi kendime "Ne çok tanıdığım!" var diye gururlandım. Büyük ders. Dışarıdaki polislerle selamlaştığı-mı gören adam iyice korktu. İçtiğim su halen boğazımda ama o gün öğrendiklerim beni tam kırk yıldır yönetiyor. O çayını içti. Bunları sadece beş saniye düşün ve bildiğini yap! Asla pişman olmayacaksın. Hele yüzlerce kez yaşayan hem de nasıl bilir.. Bu arada çay ve su geldi. büyütmek değil. 170 171 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Savcı bey çayını içtikten sonra. kardeşlerini. Hepsi bu! Git. Amacın her zaman sorunu çözmek olmalı. ben de suyu içmeye çalıştım. Eminim çok daha az üzülürdüm. Adamın arabası mahvolmuştu. Bir an önce dayak faslına geçilse de bitse bu iş diyordum. "O zaman gencim. sabaha kadar yiyeceğim dayağa mı? Komiser. herkesin hayatını karartabilirsin. Lütfen bağırmayın. babanı.. özür dile ve yoluna devam et! Gerçekten böyle yap! Bırak senin beynin küçüleceğine onun beyni küçülsün! Küfretseler bile gül geç! Emin ol ki bu tavrın daha etkileyici olacak. Komiserin. o zaman karakola gidelim" dedi. güçlüyüm. böyle bir karşılık alacağını tahmin etmediği için cevap veremeyip özür dileyecektir. Sonuçta pişman olmayı ya da beyninin küçülmesini istemiyorsan. Para ödememek için Reno'nun içinden çıkan cılız adama bağırmaya başladım. eşini.. Suçluydum. Hepsinin gerekçesi aynı: Bir anlık öfke. lft : Vaktiyle İstanbul'da kamyon şoförlüğü yapan bir iş adamı anlatmıştı. Ben bunu fırsat bilerek iyice abarttım ve adama yüklendim. benim "Eyvah!" demem eş zamanlıydı. Sinirlenmek de bir tepkidir şüphesiz ama yanlış bir tepki olduğu kesin.. Göreceksin! Olumsuz bir cevap alırsan. Komiserin odasına girdiğimizde. Kırılan farımın parasını almak için bağırmaya devam ettim. Sessizlik bir insana en son yakışan şeydir. Oturmamı söyledi. oturdum. Tepki ve asabiyet. Bir gün kamyonumla Reno marka bir arabaya çarptım. arkadaşıma da soğuk bir su verin!" dedi. haklıysan da mutlaka bir tepki vermelisin. Düşünsene birisine küfrediyorsun ve adam sana acıyarak bakıp yoluna devam ediyor. Keşke nezarete falan atsaydı. Bayılmak üzereydim..Karşındaki insan bir an için sinirlerine yenik düştüğü. . herhangi bir gazete al ve katliam sayfasını oku! Pişman olan binlerce insan var. savcı: "Ben bir çay alayım. Adam da "Peki. Karakoldaki bütün polisler arkadaşım olduğu içen hemen kabul ettim ve adamı sürüte sürüte karakola götürdüm.. gazetelerde ve televizyonlarda bu kadar çok katliam haberi izleyebilir miydik?! Asla! Evet dostum kendine gel! Hayatını düşün! Anneni. "Buyurun sayın savcım. taşı sıksam suyu çıkar. savcıya "Ne içersiniz efendim?" deyince. Asla sessiz ve tepkisiz olma! Haksızsan özür dilemeli. Ben bilirim! Beyin Kemiren Böcekler. Çok korktu. diyordu." demesiyle.. "Gidebilirsiniz Ali bey!" dedi. Keşke dövseydi beni. Yaşayan bilir. komiser ayağı kalktı. Seni dövse daha az üzüleceğine eminim. Acaba bütün bu insanlar sadece beş saniye dayanabilselerdi. bense avazım çıktığı kadar bağırıyor-dum. Rezil olduğuma mı yanayım.. Olumlu ya da olumsuz her tavır karşısında beş saniye sessiz olmak sana nasıl bir güç ve karizma katar. haklı olduğunda beş saniye durmalı ve sadece neden diye sormalısın.

. kapım vurulunca tedirgin olmuyorum. Bu akşam tabutla eve dönecek adam. Adam korkusundan camı kapatıp. Akşam evime giderken hiç arkama bakmıyorum. Gücü Yetene Var Düşünsene yukarıdaki kamyoncu karakola gidinceye kadar nasıl da sinirliydi. Çok yazık çok! İstanbul Zeytinburnu'nda yürüyordum.. ve dostum biliyor musun alabildiğine özgürüm. Ama adamın savcı olduğunu anlayınca tüm sinirliliği bir anda yok olup gitti. adamın omuzları iki yana düştü. Canım anam bir an durdu ve: "Yapma oğlum. anasına. telefo- 172 173 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. bir anda bir başka grupla kavga etmeye başladık.. Bu akşam demir parmaklıklı kafese giren adam. beyinlerini küçültedururken. Ben trafikte bana küfredenleri hiç duymuyorum.... Dayak yiyeceğimizi anlayınca şirinlik yapmaya başladık. Koltuğun altından çıkardığı tabancayı araladığı camdan. Sonra dışarı çıktım. bir yandan küfrediyor. arkadaşlarla buluştuk. dün akşam çocuğunu severken kim bilir ne kadar özgür. Çünkü savcı ondan daha güçlüydü. Nasıl oldu bilinmez veya bilinir de söylenmez. Çünkü ancak onlara gücü yetiyor da onun için. Aslında Sinirlilik Yok. nüm çalınca ürkmüyorum. kapılarını kilitledi ve adeta yalvarırcasına ellerini açıp özür dilemeye başladı. Cinnet geçiren bir insanı da. diğer eliyle de camı araladı.II Beyin Kemiren Böcekler. Adamlar espriden anlamadıkları ve çok ciddi oldukları . Bir elini koltuğun altına uzatırken. Kafasından vurdu mi-nibüsçüyü.. Her şey bir dakikada olup bitti. Sanıyorum 1986 yılıydı. Yolda bana omuz atanları hissetmiyorum bile. Adam yalvarmaya devam ettikçe o yüklendi. ikisinin de hayatı karardı. gücü gücü yetene var. ne kadar huzurluydu. çapraz bir şekilde kesti ve minibüsten inen şoför bağıra bağıra otomobilin yanına geldi. Acı kornasına irkildiğim minibüs. Bir ara minibüsçü iyice abartıp çoluğuna çocuğuna küfredince. büyük bir hışımla başka bir aracın önünü. Sonuçta onlar acı içinde kıvranıp. normal insanlar için tekrar ediyorum: Sinirlilik diye bir şey yok. Gücü.. Bana böyle bağırma!" dedi. Adamlar bizden güçlüydü. anneme inanılmaz bir gürültüyle bağırmaya başladım. Cinnet durumları dışında kimse karşısındakini tartmadan sinirlenmez.. o an için normal kabul edemeyeceğimize göre. ben mutlu bir şekilde bebeğimi seviyorum ve hiç düşmanım yok. hayatı ve kendimi çoook seviyorum. çocuğuna. küfreden sinirli minibüsçüye uzatıp ateşledi.. dışarıda kuzu kesilir. Minibüsçü abi.. bir yandan da arabanın camını dövüyordu. ben senin ananım. Adam evde karısına. babasına bağırır da. kim bilir dün nasıl bir neşeyle gitmişti evine..

Devam edelim. boynun eğiliyor dizlerin titriyor. Sadece kendini kötü hissettiğin zamanki tecrübelerinle yüzleşiyorsun. çünkü kendini strese sokuyorsun. O günden sonra bir daha da asla gücüm yeten insanları ezmeye kalkmadım. Kafanı kuma gömme. ya başaramazsam. Bir yerden bir başka yere çok önemli bir evrak götü-ruyorsun. Feci bir trafik var.. bedeninin duruşuna kadar etkiliyor seni. kekeleyerek söyleyeceğin hangi cümle bir patronu etkileyebilir ki? O halde bir karar vermelisin. Ne olursa olsun hiç gerilme. lanet olsun geç kaldım!" Arayıp adama durumu anlatmak yerine. Eve geldiğimde mor gözümü gören anam ağlamaya başladı. Yine kendini boş yere strese sokuyorsun: "Eyvah geç kaldım. Gerçekti bu.. Ya yanlış bir şey söylersem. Unutma.. Ama anlattığımı hayatının bütününde görebilirsin.. Yukarıda anlattığım bilinçaltı kayıtları açığa çıkıyor. belki şansın daha fazla olabilirdi. ya da gücünün yetmediği birilerinin yanında sinirlendin? Hıı? Bu da başka bir böcek: Stres. En güzel kıyafetlerini giyiniyorsun. İş görüşmesine gittin. Zaten bir defa galip geldin mi. Yani tam bir biçare olarak iş verenin karşısına geçiyorsun. Çünkü ben henüz strese girerek. Üstüne üstlük karşındaki senin yalancı olduğunu düşünüyor. hiç strese girme! Hemen alternatif bir yol. Hemen söyleyeyim bu sadece bir örnek. kendini yiyip biti-nyorsun. Bunun sonucu olarak da beynin senden yana çalışmaktan vazgeçecek. Her şey tamam! Birden bir şey oluyor ve strese giriyorsun.. Bence buna hakkın yok! Stresle sorunu çözemeyeceğini ezberlemen lâzım. Madem ortada bir sorun var. bir işe giren hiç kimseyi tanımadım.. çorap sökülür gider. Ya olmazsa. Omuzların çöküyor. İş mi? Bu gerçekten çok önemli. Her şeyi unutup hep başarılı olmuş bir insan gibi davranabilsen. Asabiyetten sonra beyni küçülten bir başka unsur da strestir. Bu utanç verici bir şeydi. strese girince bir zaman sonra işe yaramaz olduğunu düşüneceksin. dışarıda dayak yiyordum.için bizi yamulttular. O kadar çok olumsuz kayıt yüklemişsin ki bilinçaltına. Anama gücüm yettiği için bağırıyor. Ter içinde. Bedenini diyorum 174 175 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım çünkü bu psikolojik durum. kendini psikolojik olarak hazır hissediyorsun. Diyelim ki bir iş görüşmesine gideceksin. şeytanın bacağını kıracak ve mutlaka galip geleceksin. Ben işe girmek istemiyorum desen. bir çözüm bulmaya çalış. Önceden öğrendiklerin tam bu esnada karşına dikiliyor.. Bu yol bazen yüksek sesle şarkı söylemek bile olabilir. sorunu gidermeye çalış . Hızlı karar veremiyorsun. O gün düşündüm. Asla kafanı kuma gömme! Ben biliyorum sen oradasın. düşünce yapından. Sonuç: Evrak yine yetişmiyor. Simdi düşünmeni istiyorum: Sinirlendiğin zamanları hatırla! Kaç defa bir baş komiserin ya da baş savcının yanında. onlardan kurtula-mıyorsun.. Stres mi.. Sinirlenerek veya strese girerek trafiği açabilen kimseye de henüz rastlamadım.. ya bir gaf yaparsam diye düşünüyorsun sürekli. Beynin küçülüyor. İş görüşmesinde kalmıştık. bilinçaltın-daki bu olumsuz kayıtlar bir bir açığa çıktı ve "Ya başaramazsam?" korkusu tüm bedenini sardı.

arkadaşın gider. Dedikodu da bir başka böcek. dltaa h fazla sayıda görüşme yapmam gerekiyordu.. adam yan odada niye ona söylemiyorsun? demez. hararetli hararetli anlatmaya başlarsın. İş yerinde bir arkadaşına kızarsın. çünkü dedikodu yapıyorsun. akrabalarını birden a*lavın. Hayatta hiçbir yere geç kal-gın S Y hiçbir zlerden oonuna kadar git. Bilinçaltı kayıtlarını tutan adam anında olumsuzlar hanene bir çentik atar.. İçin içini yer ve sen anlatmaya devam edersin.. Öyle enterasandır ki. Mehmet bugün ne yaptı biliyor musun?.Kemiren Böcekler. Bu gerçekten çok ilginç.k. Tamam adamların kapasitesi hata yap g yetmiyordu ama bu bir mazeret sayılmaz-beriMatlaka bir yerlerde kapasitesi uygun birileri olacaktı. bana hayır diyenlere hiç . Çünkü sonunda mutlak bir pişmanlık vardır.Verdi. sonra da başka birini bulup. İşin garibi rahatlarsın da! Kimse de sana: Yahu kardeşim... yeni bir he-y'eclnla yandaki kap. Bir yerlerde bir kızmadı . Anlayan birileri çıktı.. "Evet anlatmamalıydım.y. sakın anlatma!. başarmadan da geri dönme. Beyin Ağiarnan sızlaman çözüm olacaksa. İlginçtir." dersin ama iş işten geçmiştir. Yap gjbj diyordum. Canın yandı mı başa-düşünme. Verdiğin söz-• qla tutma. ve hiç kimsey' inmal etme. alnın ak ve yüreğin rahat olsun. Az önce neredeyse beni ce iş yaP § aşağılayan adamı ve tüm söylediklerini ken-Ü°T fnHPonunla baş başa bırakarak ç. m Hep hatayı kendimde aradım. hemen geri dön." Şeklinde bir cevap alamazsın. Ama ona kızdığını asla belli etmez. Herkes dedikoduya karşıdır ama. Benim otutim T derime yanma gibi bir alternatifim de vardı şüpherup Kaa ^^ Her gittiğim yerde sanki daha önce binlersiz. vicdanınla baş başa kalırsın. a Banıyordum. sen gittikten sonra bir başka- . insanlar çoğunlukla birilerine anlatmamaları gerektiğini bile bile sırlarını başkalarına anlatırlar. Yok böyle bir sev. hiç kimseden "Ben dedikodu yaparım. İşini baştan sav' 9ir ve her defasında 176 177 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Anlatacakların biter. İşi-ma "kemmel ve zamanında yap. vuruyordum.. Yapunda oldu işte.yor... Beyni küçülten bir başka unsur da dedikodudur. Sonra da pişman olurlar. Ama aynı adam.. yani derdini anlattığın vatandaş. istediğine sor..Her yere geç git.Ve dedikodu böceği! Beynin küçülüyor. Ben mücadelemi verirken." diye bağırır ve bu ses kulaklarını patlatır-casına yüksektir. Sen de kayıtlarını tutan adamın yerinde olsan aynısını yapardın! Birilerinin arkasından konuşmak kadar iğrenç ve anlamsız bir şey tanımıyorum. İçinden bir ses: "Hayır yapma... O ses geri döner ve anlatmamalıydm der. Ya da herkesi ve her şeyi ihmal et..• özlerden asla dönme.

İyice midem bulandı. içeriye girdim. Onu kutlamak üzere ziyaretine gittim. O gün bir kez daha anladım. lisede. onlara doğru bildiğini söylemekten çekinme! Transparan düşün. . Odasındaydı. tüm peşin yargılarımdan. daha da fazla kasılarak koltuğuna geri döndü. Bu bir yandan işlerin aksamasına sebep oluyor. Kendi kendime. Gören de kasıldığımı sanır. Genel müdürlük koltuğunda oturan benim en iyi arkadaşlarımdan biriydi. Beni bağışla! Zaten dikkat ettinse. O gün vazgeçtim. Belki de dostluğumuz sona erecekti.. İstisnasız herkes. ama herkes birbirinin kuyusunu kazıyordu. canım. Böyle giderse beynimiz küçülmekle kalmayacak. Çaycı. Halbuki yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi bizim. riyakâr olup çıktık. "Erdal'cığım kusura bakma. bu sorunu asıl bilmesi gereken insan dışında herkes biliyor ve Beyin Kemiren Böcekler. Herkes birbirine gülüyordu. Bir an önce ı oradan uzaklaşmak istiyordum. inanılmaz güzel rol yapıyoruz. O benim kan kardeşimdi. "Mahmut'a bak. Eski günlerdeki gibi sarılamadım sana. Biraz sonra herkes çıktı ve odada sadece ikimiz kaldık. Mafya usulü yürüyüşü gerçekten çok iğrençti. kim bilir arkasından neler söyleyecektim. Ama bir şeyler ters gidiyor gibiydi..Beyin Kemiren Böcekler. hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş. Neyse ki sen yabancı değilsin. Gurur duydum onu öyle bir makamda görmekten. Düşünsene üç dakika önce o odadan çıksay-dım. Sıkıldım. ciğerim. ben odasına girdiğimde hiç kımıldamadı koltuğundan. Sahtekâr." diyerek senin dedikodunu yapar. î •'• Yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşım bir şirkete genel müdür olmuştu. Bir sorun varsa. Mahallede. Ben gitmek istediğimi ve hiçbir şey içmek istemediğimi söyledim. Böyle kasılmasını da anlayamıyordum." dedi. diğer yandan da herkesin beynini küçülterek. sını bulur ve ona senin için: "Yahu şu Ahmet dedikodu yapmayı ne çok seviyor. bizleri sahtekarlığa itiyordu. İlacını içerken konuşmaya başladı bizim kasıntı dostumuz. Ne içersin sevgili dostum dedi. nasıl da değişmiş! Genel Müdür olunca insanlığını unutmuş. üniversitede. Geçen hafta belimden ameliyat oldum ve halen acı çekiyorum." Olup biteni ak-< lım almıyordu. Transparan Düşünme Metodu Yıllar önce yönetici olarak çalıştığım fabrikada. Uzun lafın kısası.. Geldiğimi haber ettiler. Sert bir iki direktif 178 179 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım verip. Yanında birileri vardı. çok sıkıldım. İçimden bir anı anlatmak geldi: Ah be Mahmut. Herkes birbiriyle alay ediyordu. yürürken dik dik yürüyorum. Biraz sonra yerinden kalktı ve kasıla kasıla dışarı çıktı. dinlemeden hüküm vermek bana göre bir iş değil. Mahmut'a bir ilaçla bir bardak su verdi. kardeşim beni görünce yerinden kalkmadı bile. Çaylar geldi. her yerde beraberdik. Bizi ayrı gören hiç olmadı.. Büyük dostum. ah. bitecek. Çünkü 10 yıllık arkadaşım. sen geldiğinde de ayağa kalkamadım. Kafanda soru işaretleriyle yaşamak istemiyorsan insanlarla konuş.. yöneticiler arasında inanılmaz bir soğuk savaş ve kin ortamı yaşandığını fark etmiştim. Çok diretti ve zorla çay söyledi. İyice gerilmiştim. Anlamadan..

ben seni hiç sevmiyorum" yerine "Neden?" diye sorabilmeli. onlar kendi aralarında. Mesela ben farkında ol-madan kulağımı karıştırdığımı. Meğer birbirinden nefret eden ne çok insan varmış. hatalarımızı görebilecektik artık. pilot bir uygulamaydı sadece ve bunu herkes anladı. Bu metot kısa sürede özümsendi ve fabrikada inanılmaz bir dostluk ortamı oluştu. ben birini sevmiyorsam bunu doğrudan ona söyleyebilmeliyim. Sorun kimleri ilgilendiriyorsa. Müthiş bir şeydi bu eğer uygula-yabilirsek. Önce anlamakta güçlük çektiler. Artık birbirimizi arılıyorduk. Tekrar gülüştük. "Sen beni sevmiyorsan. Birkaç saniye sonra Zeki Bey sinirli bir şekilde ayağa kalktı. Elbette ki bu metot benim Zeki abiye yaptığım gibi ulu orta. o da kendini düzeltme fırsatı bulabiliriz. O gün herkes birbirine gülerek de olsa bir takım itiraflarda bulundu. hakikaten Zeki abiden nefret ettiğimi söyledim. Yani demek istiyorum ki. O. Bir an bocalayan ve neye uğradığını şaşıran Zeki bey sordu: "Neden?" Ben de onun kusurlarını anlattım. üç dakika sonra da kaldıkları yerden devam ediyorlardı. birbirimizin arkasından konuşmasak. Daha iyi anlamalarını sağlamak için bir örnekleme yaptım. ben de yaşına hürmeten bir şey söylemediğimi fakat bunun şirkete zarar verdiğini anlattım. Üç dakika önce Ahmet'i Mehmet'i çekiştiren insanlar. İşlerimiz hızlandı.sorun bir türlü çözülemiyordu.. Beni haklı buldu! O da bana gerekçelerini ve beğen- 180 181 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn Beyin Kemiren Böcekler. ne güzel olurdu değil mi? Seninle ilgili bir sorunum olduğunda sana söy-leyebilsem harika olurdu. Ben ciddi bir ifadeyle şaka yapmadığımı. Diyorum ki birbirimize istediğimizi söyleme hakkımız olsa. Mükemmelleşme yolunda yeni adımlar atılmaya başlandı. Geleneksel bir tepki vermeyi deneyecekken ben "Transparan düşünmek" diye bir hatırlatma yaptım. O günlerden son bir anı: . Dedikodu konusu açılınca da çok ilginç şeyler yaşanıyordu yemekhanede. bunun iğrenç gözüktüğünü üretim müdüründen öğrendim ve bu huyumdan vazgeçtim. Fabrika Müdürüne dönerek: Mesela "Zeki Abi ben senden nefret ediyorum" dedim. herkesin içinde uygulanmayacaktı. Hepsi gülmeye başladı. dedim. dedikodu yapmanın iğrençliğinden bahsediyor.. O da bana geleneksel kalıpların dışına çıkarak. hiçbir kaygı taşımadan çözeceklerdi sorunlarını. Gündüz işin en yoğun zamanında. Böylece ben gerekçemi açıklama.. insan işte! Bir gün servis aracında Arkadaşlar ben "Transparan Düşünmek" diye bir metot keşfettim. mediği yönlerimi anlattı. adamlarımı alıp alakasız işlerde kullandığını.

Hep arkasından konuşuyor.© Kim bilir belki senin de." diye düşünecektik. yanımıza yaklaşmasını da istemiyorduk. Bana. Ben sadece senin doğru söylediğine inanmıyorum. Yalan söylediğini düşünüyorum. isterse bu durumdan kurtulabileceğini söyledim. Ben de "Sinirlenmene gerek yok. Benimle ilgili endişelerini de anlattı. Kedi yemeyi bırakmış anlaşılan. doğduğumuzda çimen mavi. Adam dökülmeye başladı.. alışkanlıklarımızla yaşıyoruz. Cebimden onun için aldığım ağız spreyini ve küçük aynayı çıkardım. Şimdi beni ikna et!" dedim. şimdi. sin. bilmediğin ve insanların sen kırılmayasın diye söylemediği ne garip huyların vardır. Adam yalan söylüyordu." dedim. Dürüst olmak ayıp mı? Biriyle iş konuşuyordum. Ben de bilmeden yıllarca olur olmaz yerlerde kulağımı karıştırdım. Arif abi de bilmiyordu ama yıllarca dudağındaki kanla ve ağzının kokusuyla dolaştı.Ağzı kokan ve kanayan diş etlerinden dudaklarına sürekli kan bulaşan bir müdürümüz vardı. "Sen bir dostsun. Aman adam kırılmasın diyorduk sürekli. Dikkatle dinliyordu.. Ben her şeyi biliyordum artık. Bazen "Bu adam nasıl bunun farkında değil? Kimse söylemez mi?" filan diyorduk. Sonuç harikaydı. Birbirimizi sonuna kadar dinledik. beni ikna etmen için bir şans vermiş oluyorum." dedi. dudaklarına biriken kanı temizlemesini önerdim. Eğer bunu sana söylemesem. "Çimenler yeşil olsaydı ne kadar tuhaf olurdu. Ara sıra bu küçük aynaya bakıp. Konuşmanın bir yerinde kesip "Özür dilerim ama hiç inandırıcı değilsin. Bir an önce gitmesi için bildiğimiz tüm duaları okuyorduk. Elini omzuma koyarak. Odadan çıktığımda kimseyle dedikodu yapmama gerek kalmadı. Çimenler mavi. Bunu senin yüzüne söyleyerek sana. Ağzının koktuğunu ve insanların ondan kaçtığını ama bunun basit bir sorun olduğunu. Adam inanılmaz mutlu oldu. "Bu ne demek oluyor?" deyip tepki verdi. İkimiz de ikna olduk. biz. Ağzının kokusunu beş metreden çok net duyabilirdin. Bir gün odasında tek yakaladım onu ve "Arif abi seninle bir şey konuşmak istiyorum. Ha Unutmadan dudaklarmdaki kandan eser kalmamıştı. . denizler kırmızı olsaydı ne tuhaf olurdu değil mi? İlk başta bu soruya evet dersin. bu adam on dakika önce bir kedi yemiştir diye. dışarıdaki insanlara anlatacağım ve sen cevap veremeyecek- 182 183 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Beyin Kemiren Böcekler. Altı ay önce karşılaştım Arif abiyle. Adamı görsen bire beş bahse girersin. Çok mutlu oldum." diyerek söze girdim. Ama öyle değil işte. çaktırmadan cebindeki spreyi göstererek tebessüm etti. deniz kırmızı olsaydı. Transparan Düşünme Metodunu geliştirene kadar bu kokuyu ve vahşet tablosunu çektik. Aman Haa! Bildiklerimizle değil.

Sana küsse de. Sürekli farkında olmadan burnunu karıştıran bir insanı uyarmazsan. "Seni sevmiyorum Erdal. İçinden geldiği gibi davranır. O da. akşama kadar iğrenç iğrenç dolaşıyor. İlle de dinlemek zorundaysan tiyatro yapıyorsun. tüm toplumu ve sosyal çevreni yok sayman demektir ki." diyebilmelisin. Göreceksin. neyin doğru olduğunu başkaları anlatmış. Ne garip değil mi? insanlar açık sözlü olmanın bir erdem olduğuna inanırlar ama bunu uygulamaya çekinirler. bu cümleyi dikkate alarak daha az konuşacaktır. dışlanmaktan korkarlar. Bence daha az konuşmalı daha çok dinlemelisin. Konuşmalıyız. ben de sana. 184 l 185 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnsanlara içinden geldiği gibi davranmaya başladığında ilk başlarda yadırganabilirsin! Ama kısa bir zaman sonra insanlar buna alışır ve senin için: Ha Ayşe mi? O öyledir. toplumda böyle insanlar. dürüst olmak." demen gerekiyor. Riyakar değildirler ve herkes onların sözüne güvenir.. yıllar sonra açık sözlü olmak.. Sevgili okurum. darılsa da emin ol ki. o insanla daha az görüşmeye çalışıyorsun. onlar da "Trans-paran düşünme"ye başlasalar. ondan kaçıyorsun. Bunu yarın denesene: Paçanın birini kıvır ve otobüse bin! Herkes senin paçana bakacak ama kimse "Beyefendi / Hanımefendi paçanızı düzeltin.. Çevrendeki insanlara da anlatsan.. çoğalsak. bu yapılabilecek en büyük hata olurdu. herkes iyi olmayan yönünü kısa bir zamanda düzeltebilir. beni neden sevmediğini sorabilmeliyim. sanılanın aksine hep sevilirler. gel kıralım bütün zincirleri. erdem olmaktan çıkmış olmaz mı? Bizden öncekilerin başaramadığını biz başarabiliriz. Birbirimizle konuşmalıyız. bu. Ama birileri kırılmasın diye bu kadar kasılmanın da bir esprisini göremiyorum. Ama insanlar senin konuşmalarından bazen sıkılıyorlar. sen konuşmayı çok seven bir insansın. Yanlış anlaşılmaktan. biz de öylece kabul etmişiz. Kendi bildiğin gibi yaşamak! Elbette ki bu %100 mümkün olamaz. Tamamen kendi bildiğin gibj yaşamaya kalkarsan. Bizim de kendimize ait doğrularımız olsun." demeyecek! Trans-paran düşünmek zorundayız." demek yerine. Eğer bunu başarabilirsek. Adamın gözünde çapak var ve sen sırf o adam üzülmesin diye bunu ona söyleyemiyorsun. biraz da kendi bildiğimiz gibi yaşayalım.. kısa bir zaman sonra her şey nasıl da değişecek. dostum. bu huyundan nasıl vazgeçer ki? Çok sıkıcı konuşan ve konuşmaktan da zevk alan bir insanı eğer uyarmazsan susmayı nasıl tercih eder? İnanılmaz bir inatla zor olanı tercih ederek. Sen de bana gerekçeni anlatmalısın.Birileri biz doğduğumuzda bize sivrisineğin sevimli bir hayvan olduğunu söyleseydi.. Sadece birilerinin dediği gibi değil. Halbuki dikkat et. çok açık sözlüdür derler. Bize neyin yanlış. o zaten farkında değil. "Sen beni sevmiyorsan ben seni hiç sevmiyorum. Bunlar Özü sözü bir olan insan diye geçer lugatımızda. "Bak dostum. Halbuki yapman gereken şu: Söz konusu gevezeyi bir kenara çekerek. Olmamalı da. Muhalefet Mucizesi . şimdi bir çoğumuz evde sivrisinek besliyor olurduk.

Kendini geliştirmek adına onlarca seminere katıldı. ..Biraz sonra çaycı geldi ve 'efendim. Aradan birkaç yıl geçti... İmar müdürü başkanın odasına girerken.İnsanlar kendilerini eleştiren insanları pek sevmezler.. başka bir kravat takıp görüşmeye gittim ama o bunu hiçbir zaman bilmedi. başkanı görmek üzere belediyeye gittim. Geçen hafta eski arkadaşımı. Gece demedi gündüz demedi çalıştı. Ben de sert bir üslupla 'sana ne?' demiştim. Dışarıda bekliyordum. Kültürlü bir belediye başkanı olacaktı.Biraz sonra imar müdürünü odasına çağırdı bizim başkan. Ben de alkışladım. 5-10 dakika sonra bir zil sesi duyduk... Ya birileri sana şirin görünmeye çalışıyor." demişti. .. Bir dakika sonra . İnsanlar bizi parmağıyla gösterecek. Beyin Kemiren Böcekler. Başkan dışarı çıktı ve çok yüksek bir sesle emretti: "Lavaboyu hazırlayın!" Lavabonun da tıpkı bir evrak gibi hazırlanabileceğini o gün öğrendim. Başkanın kapısının önünde tam altı tane görevli vardı.. Belediye başkanı olmak en büyük hayaliydi. giden emret başkanım dedi. 'beni emretmişsiniz efendim' dedi ve 'zatı alileriniz nasıl emir buyurursa efendim' diyerek. 'Zahmet olacak. Sürekli okudu. Ayaktaki adamlardan en uzun boylu olanı hemen atladı: "Efendim. tüm çalışma arkadaş: larını topladı." Başkan lavaboya yönlendi. . Bu entelektüel adam başkan seçildi. Ben tek başıma bir hiçim.. bir arkadaşım "O kravat o gömleğe hiç olmamış. Günlük gazeteleri okumadan uyuduğunu gören pek yoktu. Hiç eleştirilmeyen insansa kendini daima en iyi zanneder ve asla gelişemez. O mütevazı üslubuyla.. Herkes avuçları patlayıncaya kadar alkışladı bu entelektüel. 186 187 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. İnsanı mükemmele sürükler. bu dönem birlikte çalışacağız.gelen emret başkanım dedi. dedi. Akşamları gitar kursuna. Seçim oldu. Uzun sürmedi. Örnek bir belediye olacağız. . Etkilenmediğini söylesen de etkilenirsin.. Birta~: nışma toplantısı tertip ederek. Zavallı adam.. Eleştirilen insan ister istemez söz konusu eleştirileri dikkate alır ve kendini geliştirir." Arkadaşım gittikten sonra eve geri döndüm. Halbuki eleştirilmek muazzam bir güçtür. Şimdikileri hiç beğenmiyordu. emin ol ki yanlış yoldasın. başkanın verdiği görevi yerine getirmek üzere odadan ayrıldı. içmek için ne emredersiniz' dedi. Eğer hiç eleştirilmiyorsan.. hafta sonları : da yabancı dil ve resim kurslarına katıldı. -Arkadaşlar. Belediyedeki ilk günüydü.. çay alayım' dedi genç başkan. bu idealist adamı. Başkan kendisinin bir emir makamı olduğunu anladı ve emretmeye başladı. lavabo emrettiğiniz şekilde hazır. Bir anda herkes yerinden fırlayıp esas duruşa geçti. Biz bir ekibiz. ya da yok sayılıyorsun. Yıllar önce bir iş görüşmesine gidiyordum. Yıllar sonra hayalindeki koltuğa oturmuştu...

İşin daha da kötü yanı. işini o miktarda iyi yapmış sayılacak ve bu uygulama amacına ulaş-tıkça-ki kesinlikle ulaşacaktırinsanlar eleştirmenin ve eleştirilmenin gücünü anlayacaklar. Bu yeni ahlak tüm insanlara yansıyacak. hem de yönetim kuru lunun bile üzerinde olsa. insan kaynakları. ıpcek: Gereksiz ayrıntılar. En azından ben öyle biliyo- 188 189 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rum. bilmeyen bir kadın. onda eleştirebileceği bir şey ara yacak. işi sadece eleştirmek olsa ne manyak olurdu kim bilir! Düşünsene. İki yıl önceki entelektüel adam. Düşün ki senin dışındaki herkes seninle ilgili eleştirileri bilir de bir sen bilmezsin. genel müdürden çaycıya kadar herkes eleştirilerini yazılı olarak bu bölüme iletecek.. yanlış anlaşılma korkusu insanları hep engelleyecek ve ben asla gerçek DEMİRKIRAN'ı tamyamayacağım. istisnalar falan filan.) hiçbir firmada muhalefet departmanı diye bir departman yok. Bizim köyde bunun adına dedikodu derdi yaşlı amcalar. mükemmele ulaşmak için düşünmüştüm..bağıra bağıra üzerimize yürüdü: "Ulan hani bu lavabonun kağıt havlusu? Adamı deli ediyorsunuz.. Hatta günümüzde birçok firma bu yüzden batmaktadır. "eleştirilmemekten" başka bir şey değildi.. başkanın bu durumu asla bilemeyecek olmasıydı.. altın kakmalı bir kostümü vardı onun. Zavallı adam! Birileri beni ömrümün sonuna kadar eleştirseler ben kesinlikle dünyadaki en güçlü adam olurdum. AR-GE. Çünkü bu departman ne kadar çok eleştirirse. tabi ki sen de. O artık bir başkandı ve ne yapıyorsa doğruydu.. Firma da neye bakarsa baksın.. Halbuki böyle bir departman. Herkes eleştirilmekten nefret eder. pazarlama. İşi sadece eleştirmek olan bu insanlara kimse gücenip darılmayacak. Bu her devirde ve her yerde tehlikelidir.. vay be diye diye belediyeden çıktım ve evimin yolunu tuttum. Ama ne yazık ki. asil başkan...) Fakat bu eleştirilmekten kurtarmaz insanı. Gerekli ve olmazsa olmaz detayların tespit edilmesi için olağanüstü bir fikir bu! Firmanda bu departmanı profesyonel bir kadro ile harekete geçirirsen top atsalar yıkılmazsın artık. bilgi işlem. Muhalefet departmanını. (Herkes dedikse anla işte. yerini saçma sapan bir ukalaya devretmişti. Artık çırılçıplak da olsa... Firmalarda bir dolu departman olmasına rağmen (Muhasebe. Bir şeyi 50 defa söyletmek hoşunuza mı gidiyor?" dedi ve tekrar odasına geçti.. Şirketin tüm üyeleri. Oturduğum yerden fırladım ve vay be. Bir başka kemi . Beyin Kemiren Böcekler. üretim. İşte bu adamı bu hale getiren. $ Bu departmanın tüm üyeleri profesyonel olacak. planlama.. Muhalefet Departmanı Herkes övülmekten ve iltifattan hoşlanır. -<. adamın işi bu.

. gereksiz ayl|tan tek şey kum. İnsan kadar garip başka bir yaratık yoktur herhalde. Bu da dedikodu denilen o illeti tarihe gömer ve başkan. mek yapmayı ^' araba kullanmayı da bilmem. Tabii ki boykü herkes çıplaksa.. herkesin pantolonu ütülüdür. Duşun tek sebebi.utluluğu için gece gündüz aralık-veriyor.ve insanoğlu ütüyü keşfetti.-eni^Bu ismi bir yerlere not edin!: yen de yakında " "Prof.. Aklı ile önce ütüyü bulmuş.. Sen ne yaptığının farkında mısın dostum? Son . insanlığ'n ^ bahsettiğimi bilen bilir.rdım. Ütüsüz sokağa çıkmak ayıp oldu.. çunÇıplaksın.. televizyonun anteni. Teknoloji iflahımızı kesti. e 190 191 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rası. "Ne?" diye ^^\em.." de-mızda kalsın. gaz faturası." cem..•P c Saatini g&f> " aat ilerideydi.. her şeyim işte bu . günde sa-Hayatını Ws&or. Çünkü herkesin pantolonu kırışıksa.... gömleğinin ütüsü. telefon fatule bir ortamda. haftada en az üç seminer dü-dece iki saat uVu>'c0cuğun yaşaması için mücadele zenliyor. daha vaktim yok! $e** jçin çalışıyorum. çok daha basit diyorum onlara.. Eski bir dosttan ince bir sitem. aslında oniar*eS giyinmiş demektir. Bılme-sız çalışıyor. Sonra anlattı: "Ben yedi. dikkatini da9 p|ak olduklarına inanmıyorlar. başbakan. Her kurum bir muhalefet departmanı oluşturursa kısa bir zaman sonra tüm dünya eleştirilmeyi özümser. Sonra insanoğlu ütüyü buldu." "Sanırım saatin'^ eSsümle yüzüme baktı ve: "Ara-dedim. Benim eğlen-sağlıkh yaşam^^^ ^ayat\m. çıplak dolaşmaktan kurtulurlar. sonra da çift ütüden rahatsız olmuştur.. Basit bir iş... az\.ir İŞ ve herkes yapabilir. gibi ayrırt-l tıların olmadığı bir ortamda beynini kullanmaktan başka| hangi alternatiften bahsedilebilir ki? Aklıma geldi de birden! . bakan. mutluluğ1^ ' l. ani şu beyinleriyle harikalar yaraAborjinleri bilirsif1' o|ağanüstü şeyler başarmalarının tan insanları.. kısa bir zaman geçti. çünkü herkes yapabilir. İnce bir t<? saati geri almayı bilmiyorum.. Ben de kendisine: Saatitam P.. vergi borçları. ^.|rnayı da bilmem. yöneticiler. ve çünkü o da b0$!\. kimse de aldırış etmiyordu.. Elbisen bile yok! ki çöldesin. Bazen bana 'Bu iş bu kadar basit mi?' şeklinde sorular yöneltiyorlar.. dep-l rem sıkıntısı. yüzler^0 L. gökdelenlere düşen uçak...'rj geri almayı unutmuşsunuz. &<*?< t. çünkü buna ben saatimi gerl Asanların daha kaliteli. Hayır. elbette bu kadar basit değil.ğa adamış bu kadın. Onlar"1 yılarla ilgilenmemeğidir. b^"1 â. Dr.. Ütünün olmadığı devirde herkesin pantolonu kırışıktı.

ama sen magazini icat ettin.. Yazın ne kadar. yarın gelelim" dedin geçen akşam. Eskiden arkadaşların vardı. chatteki kısa cümlelerinde.. yok be dostum. uzun uzun sohbet ediyordun. Şimdi asfalt.. nasıl yaptı halen aklım almıyor.. tünel. belgeselleri izle-yesin diye buldu. Şimdi playstation oynuyorsun. Saatlerce oturuyorsun. şaheser yapımları. Hesap makinen olmadığı için 76'yla 13'ü cari pamadın o gün.zamanlarda beyninden başka her şeyi kullanır oldun. Beynin küçülüyor! Çünkü çok uyuyorsun. ona müptelâ oldun. Tabii onlara da mektup denirse. yok! Uyan insanoğlu. Hasret kokmuyor gönderdiğin e-mailler. beton ve bina soluyorsun. iki yüz elli hafızalı cep telefonundan öğrendin ••"-•'"•< kendi numaranı.. Tadı yok eskisi gibi. Ama o seni anlamıyor ki! Bile bile teslim oldun ona. sen eşinden dostundan vazgeçtin. Eskiden salakça da olsa misket oynuyordun. İntihar etmek isteyen dostunu belki de bir kelimenle caydırıyordun. tüm dünyayla irtibatını keseceksin... Senin bu halini görünce acı çekiyorum. Senin adına ben utandım. bir muhatabın vardı en azından. öyle yapıştın ki istesen de bırakamıyorsun onu. yol. Maazallah bir uydun düşse işin bitecek... Oysa eskiden yüzlerce telefon nunü<i. Çok denedim ama olmuyor. Beyin Kemiren Böcekler.. Adam interneti kendini geliştir diye buldu.. Makineye bağırıyorsun. Yan sokaktaki komşuna "Arabam tamirde. Duygu yok. Mektubun hasret kokardı. Hatırlıyor musun. Duygu vardı her bir cümlende. . Çünkü bilgisayarda yazıyorsun tüm mektuplarını. köprü. Artık en büyük dostun televizyon oldu.. Neden yarattığın teknolojiyi kendini mahvetmek için kullandın? Alfred Nobel dinamiti. Evinin telefon numarasını hattrlayamadın geçen gün .. En çok da "Son zamanlarda insanlar ne kadar da genç ölüyor" diye mırıldandığında kahroluyorum. Ne bekliyordun ki? Eskiden elektrik kesilince de çalışabiliyordun ama şimdi? Elektrik kesilince işin bitiyor. yapa-sın diye bulmuştu ama sen savaşta kullandın.da güzeldi hatırlıyor musun? Şimdi yazın da çok kötü. Öyle bağlandın. Eskiden ne güzel mektuplar yazardın sen. Ne kadar da körelj mis ana makinen. yeni tabirle stres oluyorsun. 192 193 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Eskiden yağmur yağınca derin bir nefes çekip "toprak ne güzel koktu!" diyordun. Kemiren Böcekler. chat uzmanı oldun.. Kilitlenip kaldın. eskiden üç saat yürüyüp yorulmazdın sen? Şimdi arabasız hiçbir yere gitmiyorsun. marasını ezbere biliyordun. Adam TV'yi dünyadan haber alasın. Makinelerle yaşamanın tadı yok. uyan! Sen yavaş yavaş kendini yok ediyorsun. Şimdi arkadaşının intihar ettiğini televizyondan izleyip cenazesine gidiyor: "Allah Allah bunu yapacak biri değildi. de." diye garip garip sorular soruyorsun.

aradaki farkın ciddiyetini daha iyi kavrayabilirdik. Yollar yıprak. fazla uykuyu terk edersen. Asla gitmem amma gönül peşinden. moda ona bağlıdır. bel yağır... Çıkarabildiklerini çıkar hayatından! Bir tek tane gereksiz ayrıntıyı bile yok edebilir-sen... Sopa sivri... yük ağır. Bülbül güle konar kuzgun da leşe. Kimisi güdülür kimisi güder.. Feragat gel Zevraki eyleme firak! Zaman zındık. Toprak beylerindir bizimdir kan ter. Vallahi kralı kargadan beter. stresi.. Belki bu sefer on saat uyusaydım ne olurdu? sorusunun cevabını asla öğrenemeyeceksin ama kaliteli bir hayat süreceğin muhakkaktır. menzil ırak... Dünyanın En Güzel Şiirleri Bağlıdır.. zan ırak. Sinem netsin sevda ona bağlıdır. Yanlış zamanda uyumak. Egzersiz Zamanı Gereksiz Ayrıntılardan Kurtul! Bugün bir şey yap! Kendine iki dakika ayır ve hayatındaki gereksizleri incele. asabi olmanın. beş saatten fazla uyumak yani.. kendini şanslı say! Çünkü beynini kemiren bir böcekten kurtulmuş oldun.. Küle döner gider gül benzin betin. maalesef bizim bunu ölçme şansımız da yoktur. keşe. stresli yaşamanın. Kervan netsin... Kısacası tercih edilen uykunun hatalı olması da beynini küçülten bir unsurdur. 1&4 195 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. Fazla uyumak Ferrari bir otomobile mazot koymak gibi bir şeydir. Sahra ıssız. Bu konuyu aşağıda detaylı bir şekilde anlatacağım. onun için ayrıca bir bölüm açtım..Çok uyumak. Karga netsin. İşin ilginç olan yanı. Not: Beyin kemiren en büyük böceklerden biri olarak adından bahsedeceğim uykuyu o kadar ciddiye aldım ki. gereksiz ayrıntılara takılmanın ve çok uyumanın beynimizi nasıl körelttiğini anlayamıyor olmamızdır. Ancak bugünden itibaren sinirlenmeyi. ne de heybetin. Yanlış uyumak. kısa zamanda hayatında birçok şeyin değişeceğini görürsün. dedikodu yapmanın. çöl sağır. Aynı anı iki defa yaşayamayacağımıza göre. kira ona bağlıdır.. Ne çare ki gövde ona bağlıdır... Geda netsin. semer sıkı. Bak ki kainatta şu keşmekeşe! Kar kalmış kerize... Ne haşmetin kalır. Eğer böyle bir şansımız olsaydı. dedikoduyu. Evet düşünsel anlamda beynimizi kemirir bütün bunlar ama biz bunu asla fark etmeyiz veya fark etmeyi istemeyiz.. zeval yakın. sonra aynı seneyi yeniden ama bu sefer beş saat uyuyarak geçirebilme şansımız yok.. Veda netsin. toprak susuz. Yani bir seneyi günde on saat uyuyarak yaşayıp.... Aşkın atasından sitem daşından.. Sıladan çekince yolu gurbetin. kavga ona bağlıdır. keleğe.. Bence denemeye değer. Çeneler çeynerse yutmaz mı gırtlak? Mide netsin o da ona bağlıdır. gıda ona bağlıdır. .

201 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım "Yediğin gıdadan. Ne yapardın? Kaybettiğin sekiz yılı kimden tahsil ederdin? Bu bahsettiğim hiç uzak bir ihtimal değil... ne yapacağını. Üzülerek söylemek zorundayım ki... iki binli yıl-larda insanoğlu böyle yaşıyor hayatını işte. Vakit bulup da spor yapamıyorsunuz. çok yaşa!!! işin stresi ve yoğunluğu nedeniyle düzenli beslenemiyorsunuz.. ne yiyecekler.. günde en az sekiz saat uyumalıdır. Ve yine hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş. Az uyumak kesinlikle erken yaşlanmaya sebep olur. ülserle ilgili temel yargılarının yanlış olduğunu.. Bizler de uzmanların bu uyarısını çok ciddiye alıp. Bölüm Uyku Çılgınlığı Büyük Miras: UYKU Uyku Çılgınlığı Uy m . Amerika'da bilim adamlarının yaptığı araştırma. * Birçok bilim adamı yıllarca." cevabını vermiyor muydu? Geçenlerde anlaşıldı ki ülserin gerçek nedeni ne stres. yaşları 30 ile 102 arasında değişen 1 milyon 100 bin kişi arasında yapıldı." demiştir..196 197 10. Hem de sen altmış yaşına geldiğinde. Daha geçen gün anladı tıp alemi. Çok garip.. California Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan bu uyku araştırması. "Erişkin bir insan.... Çünkü. bu haberi aynen takdim etmek istedim. Hiç düşündün mü? Bir gün tıp otoriteleri bunların yanlış olduğunu söylerse. Araştırmaya göre. 7 saat uyuyanlara göre 6 yıl içinde yüzde 12 oranında azalıyor. Cevap verenler de Uyku dinlenme zamanıdır ve çok güzel bir şeydir cümlesinin dışında hiçbir şey söylemediler.. "Bari birkaç saat fazla uyuyayım da zinde olayım. Heli-cobakter Plory (hp) adlı bir bakteriymiş. Meğer ülserin gerçek nedeni. Ben de kendi yazılarıma hiç dokunmadan. her gün 8 saat yapmış olduğun bir işle ilgili söyleyebileceğin iki cümle yok. ... Ama. eğitimlerimde benden dinlemiştir.... bu haber benden daha etkili olacak ve insanlarda bu referans hastalığı devam ettiği sürece birçok değer daima kaybolup gidecektir." diyorsunuz.. yürüyüşe bile çıkamıyorsunuz. dediler ve sen altmış yaşındasın. ne de içeceklermiş. içtiğin sigaradan veya alkolden ya da aşırı stresten.. Az uyu. Sekiz saat uyumadığı taktirde metabolizma çabuk yaşlanır. sekiz saatten az uyumamaya özen gösterdik. Hiç düşündün mü o zaman elini dizine vurmanın hiçbir anlamı olmayacağını? Diyelim ki sekiz saat yerine beş saat uyumak yetermiş meğer. bir gerçeği ortaya çıkardı: Gece uykusunu kısa tutanlar daha çok yaşıyor. t. Spor şöyle dursun. gece 8 saat uyuyan kişilerin ömrü. dostum Ahmet Yaşar Patır aşağıdaki haberi okuyup bana email vasıtasıyla ulaştırdı. İşte orada durun. Not: Ben!|bunları yazarken.. Eğitimlerimde uyku hakkında ne biliyorsun diye her soruşumda cevap verebilen insan sayısı hiçbir zaman %1'i geçmedi. Bilinçsizce. Ben özellikle de son üç senedir az uyumanın faydalı olduğunu iddia eden bir insanım ve binlerce insan bunu.

Ben ideal uyku süresinin beş saat olduğunu iddia ediyorum. efektiyle biyolojik saatimizin ayarıyla oynamışlar. bir de bebeklerimize sallanınca uyumayı öğretiyoruz.. Doğmuşuz. Fazla uyumak aslında alışkanlıktan başka bir şey değildir. bebek emziğiyle beraber doğardı. Vücut yatay pozisyona geçtiğinde beyin anında uyku hormonlarını devreye sokar ve uyuruz. sallanınca da uyumaya alışan beden. Ağlamadı ama ağlamaktan beter oldu. Çocuğun uyanması da böyle.2002 tarihli Sabah Gazetesi'nden alınmıştır. Sussun diye istediğini yaptık.. çok eski bir bilinçaltı kaydının açığa çıkmasından başka bir şey değildir. Çevrende çocuğunu uyutmaya çalışan biri varsa dikkat et! Uyurken mutlu olan tek bir çocuk göremezsin. Buradan hareketle uyku kaynaklı Uyku Çılgınlığı birçok trafik kazasının temelinde nostalji yatmaktadır diyebiliriz. Böyle bir şey gerekli olsaydı. metroda. Bu arada az da olsa magazin programlarını ve Müjgan hanımla yapacağı dedikoduyu çocuğundan daha çok seven anneler de var şüphesiz. (Bu da 10 sene sonraki gazetelerden bir haberdi!!!) Ben aslında bir nevi erken uyarı sistemiyim. Çünkü hiçbir işveren annelerimiz kadar şefkatli değildi. 27. Uyku Çılgınlığı Haa bu arada söylemeden geçemeyeceğim: Califor-nia Üniversitesi'nin araştırmasına göre ideal uyku süresi.. Annelerimiz. Büyüyünce de böyle olacağını zannetti. Farkında olmadan ömrümüzün 1/8'ini.02. 202 203 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bu arada ben asla ve kat'a annelere. annelerimiz sıhhatimiz bozulmasın diye: Eee yavrum ee eee e. yani altmış senelik bir ömrün yaklaşık sekiz senesini boş yere uykuyla geçiriyoruz. Eğitimlerimde bazı anneler bana.. Yani erişkin bir insanı da dizlerine alıp dizlerinde salla-san uyur. erkenden uyutmuşlar bizi. . İşsiz ve komik oldu.. sigara veya alkolü abartmayan ve herhangi bir rahatsızlığı olmayan) bir insana. Uyuması için ayrıca bir çalışma yapılması gerekmez. bizler henüz birer bebekken. Beş saatlik bir uykuyla yetinebilecekken biz. ileride de sallanınca tıpkı eski günlerdeki gibi uyku hormonları tarafından kuşatılır ve uykumuz gelir. Anneler bıraksınlar çocuklarının biyolojik saati kendiliğinden işlesin. Çocuk ağladı. seyahat ederken uyumamız da. Hepsi uyurken mutlaka ağlıyordun Çünkü uyku çaresizce kabul ettiğimiz bir nevi dayatmadır. işverene kendini acındırmaya kalktı. çocuklarını beş saat uyutsunlar falan demek istemiyorum. 6 saat 30 dakikaymış. minibüste. "Peki ama eğer uykusu yoksa. Bir işe başvurdu. Uyarıyorum: Erişkin ve sağlıklı (düzenli beslenen.. Emzik alışkanlığı da bizim uydurmamız aslında. "'* Hiç hesapta yokken.Bilgi: Bu haber. Sustu. günlük beş saatlik uyku yeter. Uyanma zamanı geldiğinde de kendiliğinden uyanır. Aslında otobüste. Sadece yirmi saat uyutmasınlar diyorum. Kendilerine acındırmayı da biz öğrettik onlara. ekstradan bir de üç saatlik bir alışkanlık uykusu kazanmışız. neden sallayınca bebeklerimiz uyuyor?" diye soruyorlardı. tamamen iyi niyetle. Uykusu gelen çocuk zaten uyur. Fakat bu hiçbir işe yaramadı. Onlar da kendi keyifleri için uyuttular çocuklarını. Yatay pozisyonda sallanmaya.

Uyku yaşam tarzıyla da doğrudan ilgilidir.. Bu onların yaratılışında vardır ve buna müdahale edemezler. Acaba ormanda her şeyden ve herkesten uzak yaşayan varlıklar olsaydık. Yatarak TV izleyen ve uyuyan bir insan. büyük düşünen. Birçok güzel şeyle birlikte uykuyu da biz icat ettik. uykuyu da beynimizle kendimiz üretiyoruz. Beyin. Meselâ karıncalar hiçbir zaman uyumazlar. Halbuki biz müdahale edebiliyoruz. Sonuçta yatay pozisyona geçince zaten uykun geliyor idiyken.. Uyumaya çalışan bir karınca göremezsin. kitap okurken neden uyuduğumuz konusuna biraz değinmek istiyorum. kurt. sekiz saatlik uykuya alışmamızdandır.:• . günlük uyuma saati on altı saat olsaydı ve biri çıkıp. belli bir zaman sonra TV yi dikilerek bile izlese uykusu gelir. günlük uykumuz kaç saat olurdu? Acaba güneş doğduktan sonra mı uyanırdık.Bu konuyu biraz daha netleştirmek için. kendine saygısı olan insan uykuyu ne yapsın?! Başarılı insanlar az uyumazlar. Bu bağlantıyı da uykunla ilişkilendirir. ''.. . Tembelliği. hedefi olan. Normal bir biçimde yatağa girince uyuman gerekmesine rağmen uyuyamazsın çünkü aklına bin türlü sorun takılır. az uyuyan insanlar başarılı olurlar. ne varsa yaşama dair. sinek. uyuşukluğu ve fazla uyumayı da yine biz insanlar icat etmişiz. Uykun kaçar. hepsi güneşle birlikte uyanır da sadece insan takmaz güneşin uyarılarını.. . Hedefi olmayan bir insan ne diye erken uyansın? Ayrıca uyansın da ne yapsın? Öte yandan.. Halbuki eline bir kitap alınca kafanı yeniden toplar. Bu da doğal olarak bize üretebilme imkânı sağlıyor. 204 205 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn uyku Çılgınlığı Biz insanız. bu özellikleriyle asla hava atamazlar. yatay pozisyonunla kitap arasında bir bağlantı kurar. yoksa kuşlarla birlikte güneş doğarken mi? Düşünebiliyor musun? Kainattaki her canlı güneşle birlikte uyanır. çiçek. kullanabildiğimiz bir beynimiz var. Çok doğaldır ki vücut yatay pozisyona geçince uykun gelir. eline bir kitap alır ve uyumaya çalışırsın. böcek. Buna karşın. Tembelliği de. Kuş. "Sana sekiz saat uyku yeter!" deseydi ne düşünürdün? Sekiz saat uyuyan bir insana da "Sana beş saatlik uyku yeter!" demek böyle bir şey işte. şimdi yatmana gerek kalmadan./î Sanki uyumaya geldik koca dünyaya. eline bir kitap alınca uyuyorsun. Düşün şimdi. Günde beş saatlik uykunun insana yetebileceği gerçeğinin son derece ütopik gözükmesi. iz bırakmak isteyen. uyku hormonlarınla mücadele etmekten vazgeçer ve uyursun.

sonra az uyurum dememiştir. O halde tüm dünya. Ancak Rem uykusu daha çok gece boyunca.5 milyar insan. Yani az uyudukları için sosyal birer varlık olmuşlar. Az uyuduğu için başanlı olmuştur Edison. Napolyon da öyle. Uyku. Acaba onlar da az uyudukları için mi dışa dönük oldular. Az uyuyanlar daha sosyal Çevrende az uyuyan insanlara bak! Daha hareketli. Böylece matematiksel artış 1/8 nispetinde olsa da. NRem uykusu ise derin uykudur. Ama bu yanlıştır. Uyku." şeklinde tarif etmektedirler ki ben de buna inananlardanım. Rem uykusu hafif. Bu ortalaması tabii ki. Zihinleri 206 207 Ben Dünyanın En Akıllı insan yım Uyku Çılgınlığı hep daha zinde olmuş... Rem uykusu. Hiç kimse dur ben bir başarılı olayım. yaklaşık 1 milyar daha artar ve bu bir milyarlık yeni katılımı üretime dönüştürebilirseniz. daha güçlü olacaktır. az uyuyan insanlar başarılı olurlar. yoksa dışa dönük oldukları için mi az uyuyorlar? Bence ilki doğru. var. beynimizde bulunan hipotalamus tarafından kontrol edilmektedir.. rüya gördüğümüz uykumuzdur.. Hipotalamus. reel artış çok daha ciddi bir boyutta olacaktır ki.Herkes bilir ki. * : 21. . Rüya hakkında birçok efsane üretilmiş olmasına rağmen bazı bilim adamları rüyayı. başarılı insanlar az uyurlar. ömrünün ortalama beşte birini uykuya verir ki. manyak şeyler olur. ortalamasını alınca sekiz saat oluyor işte. sinerjik bir etkiyle tüm insanlar daha verimli. uykumuz süresince bize. benim matematiğim bunu hesap etmeye yetmez.bir uyku öngörür. Çünkü beyinlerinin uyuşmasına izin vermemişler. bir şarj ve deşarj zamanıdır. Başarılı insanlar az uyumazlar.. mevcut nüfus değişmeksizin 6. Gün içinde yaşadığımız tüm psikolojik etkiler. sekiz saat yerine beş saat uyursa.. beş saat uyuyan bir insan. toplam ömrünün üçte birini uykuda geçirirken. Ama benim gibi dört saat uyuyan adam da var. Rem uykusu sırasında zayıflatılır ve gerginliğimiz hafifletilir. Bu aşamalar Rem ve NRem uykusu olarak adlandırılmıştır. üzerimizdeki psikolojik baskılarla mücadele eder. yüzyılda insanlar sekiz saat uyuyorlar. Günde on beş saat uyuyan adam var. daha sosyal ve daha dışa dönük olduklarını göreceksin. Günde sekiz saat uyuyan bir insan. bu da toplam altmış yıllık bir ömürde yaklaşık sekiz sene zaman kazanmak anlamına gelir. Genel bir ifadeyle uyku. İbni Sina az uyuduğu İçtoİbni Sina ol muştur. Ayrıca az uyumak zihnin daha güçlü olmasını sağlayacağı için. daha analitik düşünebilmişler ve sonuçta daha başarılı olmuşlar. "Gün boyu öğrendiklerimiz Rem uykusu sırasında tasnif edilir ve bu tasnif sırasında açığa çıkan görüntülere rüya deriz. iki aşamalı . Ben gördüm.

bilinçaltı düzleminde uykuyu bir kaçış süreci olarak değerlendirecek ve daha fazla uyuyacaklardır. Çünkü onun zihinsel yorgunluğu daha ağır basar.5 saatlik zaman dilimi de son kontrollerin yapılması için harcanır. çalışma temposuna göre. Kasılan kaslarımız. psikolojik yorgunluğu. yaşlılık döneminde Rem uykusu tekrar geri döner ve yeni oran tıpkı eskisi gibi 50+50 olur. Bir bilgisayar programcısıyla. . saate göre akşam olduğunda araştırma üssüne geri döndü. Çünkü herkes aynı oranda yorulmaz. Şu anda saat 06:30 ve üç saat sonra çok ciddi bir seminerim var. fizyolojik yorgunluktan daha fazla yük olur bizim kliniğe. Bedenimizdeki muhteşem klinik.NRem uykusu sırasında ise. Yapacak bir şeyi olmayanlar. Ama öyle işler vardır ki. Böylece beş saatlik uyku tamamlanmış olur. Beş saatlik uykudan sonraki süreyi kesinlikle alışkanlığımız ve çok uyumaya olan inancımız için uyuruz. Saat olmazsa akşam yemeğini kaçırabilirdin yani. ortalama bir uyku süresi olarak kabul etmek lazım. Rem gelir. sabah oldu kavramının olmadığı bir yerdi kuzey kutbu. Uykuya daldığımız an.. Hipotalamus bizi uyutur.4 saatte tamamlanmış olur. Bu oran yapılan işlere göre kişiden kişiye değişir. Hedeflerimiz de bu sürenin tayininde çok ciddi rol oynar. Saat 23:00 oldu. müteahhidinin uykuya olan ihtiyacı aynı değildir. Gençlik ve orta yaş geçilince. Hem de bir günün tam üç ay sürdüğü bir zamanda gittiler. Psikologu Dr. Önce Dr. Geriye kalan 1-1. Bu beş saatlik süreyi. Dahiliye uzmanı da Dr. Artık uyumalıyım. İki bilim adamı. Asıl çalışma ilk 3. Rem. NRem gelip tedaviyi başlatır. Hipotalamus. Dr. 30 dakikalık bir sapma gösterebilir. İkisi de çok yorgundu. yorulan tüm organlarımız bu aşamada (NRem uykusu) gözden geçirilerek ertesi güne hazır hale getirilir. bilgisayar taşıyan insanı mukayese ettiğimizde beş buçuk saat uyuması gereken programcıdır. Fizyolojik yorgunluk açısından işçi daha çok yorulur. Bu kliniğin şefi Dr.. bir araştırma için kuzey kutbuna gittiler. haftalarca iki saat uyuduğumu bilirim. uzmanlara göre yeni doğan bebeklerde NRem ve Rem 50+50 şeklindedir. Ben bunu kendi hayatımda birebir yaşayan bir adamım.. Her zaman gündüzdü.5 . Yani bir inşaat işçisiyle. Ardından Dr.. İlk çalışmayı tamamlar. fizyolojik yorgunluklarımız giderilir. Ayrıntı: Yaklaşık on saattir aralıksız yazıyorum. NRem'dir. Bahsettiğim uyku süresi. John her zamanki gibi günlüğüne bir şeyler karaladı. 208 209 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Elbette ki uyku süresini sadece yorgunluk kavramına bağlayamayız. Akşam oldu. Bu kitabı yazarken. Enteresan bir oyun. Büyüdükçe Rem uykusu azalır ve onun yerini de NRem uykusu alır(25+75 veya 30+70 gibi). Bazıları daha ağır işlerde çalışır. Aslında bedenimizde kocaman bir klinik var diyebiliriz. O da çalışmasını tamamladıktan sonra tedavimizi uyanıncaya kadar dönüşümlü olarak sürdürürler. Toplam uykumuzun (100 birim kabul edelim) dağılımına baktığımızda. Gün boyu çalışan iki araştırmacı.

John'a olanların hepsini anlattı. yarı yarıya azalttıkları uykularıyla geri döndü.. John inanmadı önce ama Brian çok ciddiydi. Brian tüm bu olup bitenler karşısında şaşkındı.John artık dayanamayacağını ve uyuması gerektiğini söyledi. Saatin henüz 03:00 olduğunu gördü ve tekrar uyudu. Masanın üzerinde duran eski tarihli bir gazeteye baktı." dedi. Brian yatağında epeyce debelendikten sonra yerinden kalktı." dedi. Bu sefer saati geriye aldı. On beş dakika sonra saatin zili büyük bir gürültüyle çalmaya başladı. John uyuduktan sonra. John o gün neredeyse on dört saat uyumuştu ama değişen hiçbir şey yoktu. Anında uyudu. Ne de olsa uykusu yoktu. Balık tuttular. Balık tutmayı saymazsak. İnancın inanılmaz etkisini gördüler. O da uykusuna düşkün biriydi ama kutba geldiklerinden beri uyku düzeni alt üst olmuştu. John günlüğüne.. herkesten dört saat daha fazla eğlendiler. 19:00 konumuna getirdi ve tekrar yatağına döndü. Brian'o gece başka bir oyun denemeye karar verdi. sekiz saat sonra kendiliğinden uyandı ve saate baktı. Saat yine 23:00 oldu. sözde uyumuş ama uykusunu almamış bir tavırla uyandı ve "Yarın gitsek olmaz mı?" dedi. Brian'a saati işaret ederek. 210 211 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Her şeye rağmen Brian. Basit bir oyun onda inanılmaz çağrışımlar yapmıştı. Yapacak bir şeyler aradı ama bulamadı. öyle planlamıştık. İki kafadar geçen sene tatillerini Mi-amı'de geçirdi ve her gece. Brian saati kurdu ve uyumak için yataklarına girdiler. Uykunun bir alışkanlık olduğunu anladılar. 09:30'a kurdukları saatin çalmasını bekledi. "Hayır yarın olmaz bugün gideceğiz. Saat 09:30'da saatin zili çaldı ve uyandılar. hiç uykusu gelmedi John'un. Brian tekrar yerinden kalktı. Brian'in aklına John'a bir oyun yapmak geldi ve o esnada 23:55 olan saati ileri aldı. yine yoruldular ve saat yine 23:00'ü gösterdi. o uyumadığını biliyordu. Brian'ı bir türlü uyku tutmuyordu. Brian ve John araştırma yapmak için gittikleri kuzey kutbundan. Brian. Sonra dünden yarım kalan işlerini tamamladılar. üsse döndüler. Sonra yarının planını yaptılar ve saati yine 09:30'a kurup yataklarına girdiler. Sonra tekrar yatağa girdi. saati susturdu ve Brian'a kalkmasını söyledi.. bir saatlik uykusuna rağmen. uyumak en büyük hobisiydi John'un. yine çalıştılar. Tekrar saate göre akşam oldu. John'un ekstra bir yorgunluğu falan da yoktu ama Brian bitmişti. Bütün bunlar olurken. "09:30'a kur da yarın balığa yyku Çılgınlığı gidelim. Brian önce şaka yaptığını söylemeyi düşündü ama sonra vazgeçti. Brian'ın kafasında yıkılan tabular dışında. geçirdikleri bu müthiş günü yazdı. John. Değişen hiçbir şey yoktu. üsse geri döndüler. 09:15 konumuna getirdi. John yerinden fırladı. Okuyacak kitap da yoktu çünkü getirdiği tüm kitapları bitirmişti. Hiç çaktırmadan.. yaptığı oyunu John'a anlatmadı. Yola çıktılar. Deliksiz uyuyan John. . Yine eğlendiler. ızgara yaptılar. Sıkıldı. Çünkü John'un aksine.

NRem gelir ve gün boyu kasılan tüm kasları gevşetmek için çalışmaya başlar.. Uyumanın Kuralları Geleneksel uyuma pozisyonu: Yan yatılır. sekiz saat uyumayla ilgili kayıt o kadar güçlüdür ki. Kitap okurken uyumak da böyle. Beş dakika daha uyuyayım diye çırpmırsın... NRem çalışmasına en son kasılan kastan başlar ve başa doğru gider. Uyumanın belli kuralları var.. Sonra da sabahları kalkmakta güçlük çekersin. NRem.. bacaklarını da birazcık gevşet. avuçlar birbirine bakacak şekilde kavuşturulur. yanağın altına koyulup son bir mutluluk hareketi yapılarak uyunur. Hiç kasılmadan uyursun. TV izlerken uyuyan birinin yatış şekline bak. Çünkü kasılmayı engellemek için yan yatmak yerine.. Asla kasılma. Sonra omuzlar büzüştürülür ve boyun. Dr. Böyle uyumanın uykuyu daha verimle hale getirdiği doğrudur. Sadece "Ben artık beş saat uyuyacağım" demekle olmaz. Geleneksel uyuma pozisyonuna geç ve kendine dışarıdan bak. Adeta bir ölü gibi yat. Dr. Ancak TV'nin karşısında uyuduğumuzda mutlaka birileri gelir. Ta ki bilinçaltmdaki yeni kaydı.." diye geliyorlardı. ona uyurken verdiğin ilâve ve gereksiz işlerle uğraşır ve işini hakkıyla tamamlayamaz. daha çok kasar insanı. Dr. uyan da yatağına geç diyerek tüm tedaviyi alt üst eder. Öncelikle ona uygun uyuman gerekiyor. Omuzlarını ve boynunu serbest bırak. Ve klinik faaliyete geçer. başhekimlik tarafından kendine ayrılan sürenin oldukça önemli bir kısmını. Kim ne bilsin o anda senin NRem uyuduğunu ve uyandırılmanm sana. sabaha kadar. Uyurken kaslarını gererek uyuduğun için de sadece uyuma anında gerilen kaslarını uykuya hazır hale getirebilmek için çok ciddi bir zaman harcar. Hepsi bu! TV'nin karşısında uyumaktan daha rahat bir uyuma şekli tanımıyorum. NRem asıl yapması gereken işlerden daha çok. Öğrencilerime bunu söylediğimde. bu kaydı tek cümleyle silmek gerçekten zordur. Yani geleneksel uyuma pozisyonunda uyumuşsan. NRem tedaviye geldiğinde hastası için yapacağı çok fazla bir şey yoktur. uyurkenki kasılmalarını gidermeye ayırır. Özel bir çaba harcayıp. üzerine bir battaniye örtüp TV yi kapatmaktır. Sadece günlük rutin yorgunluğuyla ilgilenir.. ertesi gün bazıları bana: "Hocam dün gece uyurken kasılmamak için acayip kasıldım. 212 213 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kural -1: Kasılmadan uyu! Uyumaya geçmeden önce tamamen rahat ol. kasılmamaya şartlanarak uyumayı denemişlerdi. eski kayıttan daha güçlü hale getirinceye kadar. yüzüstü veya sırtüstü yatmaya kalkmışlardı. bacaklar göğse doğru çekilir. Bilinçaltında. kafana çivi çakmaktan daha fazla zarar vereceğini. Halbuki kasılmayacağım diye şartlanmak. Böylece Dr. elleri iki yana düşmüş ve hiçbir kası gerilmemiştir. Dr. TV'nin karşısında uyuyakalan bir insana yapılabilecek en büyük iyilik. Son olarak iki el.Aslında kuralları pek sevmem ama uyumanın ciddi ciddi kuralları var. Tek sakıncası yukarıda da bahsettiğim gibi. göğse doğru eğilir. ileride herhangi bir kitap okurken uykunun gelebilecek olmasıdır ancak hedefinin çok büyük olmasının da tüm uyku Uyku Çılgınlığı .

NRem bir de midenle uğraşmak zorunda kalacaktır ki bu da Dr. 23:00'te uyuyorsan. Gece boyunca.30 itibarıyla yemek işi bitmiş olacak. Aynı şekilde sen mükemmelsin. En büyük hipnoz gece uyurken gerçekleşir.. Kural . Neticede aç yatmak da bir nevi kasılmadır. Gerçekten moralinin neye bozuk olduğunu bir türlü anlayamazsın. teneke kutulara tekme atarsın da sorarlar. 20. Düşünsene karnın çok aç yatağa girmişsin. sen harikasın denildiğinde de müthiş bir özgüvenle uyanırsın. yıllar ' önce veya dün gece yaşadığın olumsuz bir şey. Gidip de soslu makarna veya mantı yeme mesela. Geleli iki hafta olmuştu. sen salaksın. dinlediğin ağır bir parça veya acıklı bir Ferdi Tayfur filmi dikilmiştir karşına. Ağlamaları her zaman çok ilgimi çekerdi. On iki yaşımdaydım Türkiye'ye geldiğimizde. değil Dr. Birisi ismini söylediğinde duyman. hayırdır ni-' ye moralin bozuk derler ve sen de cevap olarak. moralinin neden bozuk olduğunu bilmediğin zamanlarda bil ki. İçeride olanları öğrenecektim. değil Dr. Uyumadan iki buçuk saat önce yemek yeme işini bitirmiş olman gerek. Hani bazen durduk yerde moralin bozulur. Uyurken herhangi biri lambayı yaktığında gözünü kırpman. Bazen önünde dikilir. Çünkü bilinçaltın hiçbir şeyi kaçır-maz. mümkün olduğu kadar hafif şeyler yemeyi tercih et. Benim için çok özel bir andı o. Küçük bir hatırlatma: Gece uyurken yapılan yükleme hemen ertesi gün karşına dikilmeyebilir. Çıkanlar da salya sümük. belki yıllar sonra yakalar seni. sıcak olduğunda terlemen. sinemaya girip çıkanları izlerdim. Bu süre sağlıklı bir insanın hazım süresidir. Söyleyeyim böyle durumlarda. ağır bir kokuyu alabilmen tüm algılayıcılarının uyku boyunca açık olduğu anlamına gelir. İçeride nelerin olup bittiğini hep merak ederdim. Nrem için ilave bir iş demektir. Saf saf dolaşıyordum. Bir gün amcamın oğullarıyla birlikte sinemaya gittik. Eğer algılayıcılarını meşgul edersen. Gerçekten açsan. daha doğrusu uyurken tüm algılayıcılarımız açıktır. sabahleyin sebebini bilmeden kendini kötü hissedersin. beynin dinlediğin müzikle meşgul olacak ve klinik yavaş çalışacaktır. ....2: Dolu bir mideyle asla uyuma. Yani gece uyurken müzik dinliyorsan. anlamaya çalışıyordum olup biteni. Ferdi Tayfur'dan. 214 215 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım diye söylense. belki aylar. Herkes sinemadan bahsediyordu. Burada bir şeyler farklıydı. Halen üzülürüm Ferdi'ye Çocukluğum Almanya'da geçti benim. O halde en kısa zamanda çok büyük bir hedef belirlemeye bak. her şeyi kaydeder ve gün gelir o eşsiz sunu-muyla servisini yapar. gözünün gördüğü anlamına gelir.3: Algılayıcılarını etkilemeden uyu. Yazlık bir sinema vardı bizim mahallede. ağDyku Çılgınlığı laya ağlaya evin yolunu tutuyorlardı. Sinemaya gelenler mendil-siz girmiyorlardı içeriye. Hi-potalamus direkt olarak beynini meşgul edersin ki. Bu arada yatmadan önce iki buçuk saat oruç tut demiyorum. Belki haftalar. Rem. NRem. uyku mu tutar adamı.tuzaklarını yerle bir edeceği muhakkaktır. Birisi kulağının dibinde sabaha kadar sen salaksın. değil Dr. bu en tehlikelisidir. Kural . "Valla ne bileyim bozuk işte?" dersin. Aksi halde Dr.

biraz sonra kıyamet koptu. uyurken dinleyeceğin bir Müslüm Gürses şarkısı ne yapar Allah bilir. Gecenin bir vakti. ağlamayan yoktu... Her şey yolunda gidiyordu. Filmleri bilincinle izlediğin halde... Ferdi önce kız kardeşini eroine bulaştıranları. bilinçaltm da sabaha kadar olumsuzlar hanene binlerce çentik atacaktır. Beyin.Mendillerimizi cebimize koyduk ve sinemanın yolunu tuttuk.. uyumayı bile. Çok heyecanlıydım. enstrümantal müzikler dinle. Halen zaman zaman sebebini bilmediğim bir moral bozukluğu yaşadığımda. Karısı kötü yola düştü.. Koltuğa adeta yapıştım. Amcamın oğlu da ağ- 21 6 217 Ben Dün/anın En Akl111 insanıyım lıyordu. •. Ferdi tecavüzcüleri öldürdü.. Ferdi hapisten çıktı. Aradan tam yirmi yıl geçti. Ferdi hepsini yaşadı. Her şey çok güzeldi. anlamında omzumu okşuyordu. Ben bir ara sinemadan çıkan insanlar neye ağlıyor diye düşünmeye bile başladım. Ara sıra omzuna yumruklar at'P "Böyle olmamalıydı. Mendil elimde hüngür hüngür ağlıyordum. bilinçaltında böyle etkiler yapıyorsa." diyecek ve söz konusu olayı sanki sen yaşamışsın gibi algılayacak. uyuyorsun. Masum uyuma hatalarından vazgeç. çalışırken sadece çalış. Ferdi hapisteyken. Baksana bizim adam terk edilmiş. Beni bırakıp da terk edip gittin. . Yerlerimize oturduk. Ferdi'nin kız kardeşi eroin bağımlısı oldu." diyordum. Yıllar geçti. O kadar etkilenmiştim ki. Hayatımda ilk defa bir Türk filmi izleyecektim. "Ben herhalde bir şeyler kaçırdım. Bence uyurken sadece uyu. sonra da kardeşini öldürdü ve hapse geri döndü. Kulağında vvalkman ve Uyku Çılgınlığı yukarıdaki şarkı akıyor. dedi ve intihar etti. film başladı. kardeşi de Ferdi'nin karısına tecavüz etti. Bazı geceler "Bırakın Ferdi'yi. Yani yaptığın her şeyi bilincinle yap. Ben sanki babam ölmüş gibiydim.. ı Allah öldürür adamı dünyadan alır. içinde çaresizlik ve terk edilmişlik olan şarkılar yerine.. bu utançla senin yüzüne bakamam artık. Karısını tıp fakültesinde okuyan kardeşine emanet etti ve hapse girdi. o suçsuz!" diye feryat ederek uyandığımı biliyorum. tam iki ay kabus gördüm. Ama benim fikrimi soruyorsan. Kız kardeşi bir otel odasında ölü olarak bulundu. Ferdi'nin karısı tecavüze uğradı. Kim bilir. O dönem gişe rekorları kıran bir Ferdi Tayfur filmi oynuyordu. Herkes aynıydı. Yani bir adamın başına gelebilecek kötü ne varsa. Biraz sonra lambalar söndü. müzik dinlerken sadece müzik dinle. Birbirimizin yüzüne bakıp baklP ağlıyorduk..ı Sen beni öldürdün burda bıraktın. hem de beni teselli ederek üzülme bunlar da geçecek. iç çekerim. uyurken sadece uyu. Güler misin.. Film bitti amca oğluna sarıldım ve iyice ağladım. Uyurken ille de müzik dinlemek istiyorsan. O da hem ağlıyor. Kısa bir süre sonra karısı. belki de otobüsteki insanların yüzü hep bu yüzden asık. Ferdi mutluydu. Saçları bembeyaz olmuştu. '• Allah'ım neydi suçum ne günah ettifn.. ağlar mısın? Bu millet böyle filmlerle büyüdü işte. Eve döndük. Fazla sürmedi. içerisi tıklım tıklımdı. -.. "Ah ulan Ferdi!" der. Uyurken sadece uyu. Olayları öğrendi..

Böylece.) bizi asla etkilemez. yani bizim kliniğin şefi.Dalga Çizelgesi Dalgalar Saat Uygulama Dalga Etkisi 1.. Ayrıca doğada hiçbir canlı karbondioksit alıp karbondioksit veremez. Uyku dalgası diye adlandırılan. 218 219 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kısacası bol oksijenli. uykumuz daha verimli olur ve az uyumak (ki. güneşin dünyaya ve dolayısıyla bize olan etkisiyle değişen. gürültüsüz bir ortamda. direkt şefi meşgul edersin ve şef meşgul olursa. Bitkiler gece oksijen alıp karbondioksit verir.. Beynimizin. Dalga 01:30-06:30 Uyku dalgası ***** 2. sağlıklı düşünebilmemiz ve beynimizin daha iyi çalışabilmesi için. Uyku . Sadece ve sadece yorganın altındaki adam karbondioksit verip karbondioksit alır. senin klinikte herkes başıboş çalışacağı için verim mutlaka düşer.08:30 Nötr zaman 0 3.. gündüz de karbondioksit alıp oksijen verirler. Yorganı kafanın üstüne çekersen. Beden. Dalga 08:30. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi. Vücut ısını ayarlayan bölgenin adı da hipotalamus. uyumanın da belli zamanları vardır. aslında bunun adı normal uyumaktır. oda sıcaklığında ve minimum ışıkla uyuman en doğrusudur. günün her saati aynı oranda uykuya hazır olamaz. beynimizin uyku hormonu salgılama zamanları vardır.11:30 Uyanma dalgası * ** 4. bolca oksijen içeren ortamlarda uyumamızın gerekliliği daha net anlaşılır. Uyuma zamanları.12:30 . kafanı da örtecek şekilde üstüne çekme.. Dalga 11:30. Dalga 06:30 . yorganı. İnsanlar ve hayvanlar oksijen alıp karbondioksit verirler. Yani beş saat uyuyan insanlar aslında normal uykularını uyumaktadırlar. Bu zamanları çok iyi bilirsek yanlış zamanda uyumamış oluruz. Ama maalesef herkes fazla uyuduğu için. oksijene en fazla ihtiyaç duyan organımız olduğunu düşünürsek. Uyku dalgaları. biz beş saat uyuyanlara az uyuyor diyoruz.Uyurken.

08:30 Nötr zaman Bu zamanda uyumak veya uyumamak arasında bedenin uygunluğu açısından hiçbir fark yoktur. yapılabilecek en akıllı iştir. bu saatte uyanıp sonra tekrar uyumak sabaha kadar gerçekleşen tüm tedaviyi mahveder.17:30 Uyanma dalgası ***** 7. Çünkü bedenin uykuya en uygun olduğu iki zamandan birisi budur.15:30 Uyanma dalgası ** 6.Uyku dalgası ***** 5. tekrar uyumak ister. Telefonun alarmını kuruyorsun. Dalga 17:30-23:30 Uyanma dalgası *** 8." muhabbetlerini. sonra kalkarım. bilirsin şu "10 dakika daha uyuyayım. 1. Bu çi220 221 yırn Ben Dünyanın En Akıllı insanı 4.Dalga: 01:30 .12:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası. Zaten son zamanlarda cep telefonları bile bu ihtiyaca uygun olarak dizayn edildi.Dalga: 11:30 . yerini. Mümkün olabiliyorsa bu zaman diliminde 30 dakika uyu (Tabii ki yemekten önce). Şimdi bu zamanları tek tek inceleyelim. 3.Dalga: 06:30 . Uyku zamanını.06:30 Uyku dalgası. Bazı bilirn . Dalga 15:30. Dalga 23:00-01:30 Uyku dalgası ** * Uyku Çılgınlığı zelge kış mevsimine göre uyarlanmıştır. Hiç uyanmadan uyuduğunda bir sorun olmamasına rağmen. uyanıyorsun ve herhangi bir tuşa bastığında telefonun alarmı 10 dakika daha ertelenmiş oluyor. Ancak saat 06:30'dan sonra uyanıp tekrar uyumayı saymazsak. 2.Dalga: 08:30 -11:30 Uyanma dalgası Artık uyanma dalgası gelmiştir. Birçok insan bu saatlerde uyandıktan sonra. Yukarıdaki "Uyku-Dalga çizelgesi" bedenin uykuya uygun olan ve olmayan zamanlarını göstermektedir. Zili çalıyor. Bu saatlerde uyumak Ferrari marka bir otomobile normal benzin koymak gibi bir şeydir. en az 3 saat bu periyotta olabilecek şekilde düzenlemek. gün içindeki en iyi uyuma dalgasına bırakmıştır. Bu zaman uyku dalgasının en iyi zamanıdır. Dalga 12:30.

birçok filozof. Bir mecburiyet yoksa (hastalık. •f Yeri gelmişken söylemek istiyorum.01:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası yerini tekrardan uyku dalgasına bırakmıştır. Şöyle ki: 222 223 Ben Dünyanın En Akılı.. Dalga zamanı dışında)ki dört saatlik uykuya bedel olduğunu söylerler..Dalga: 17:30 .23:00 Uyanma dalgası Uyanma dalgası 6. intihar etmek gibi bir şeydir. güneşi takip ederek tespit edebilirsin.. Personelini bu periyotta uyutmak için ücret ödeyen kurumlar bile var. verimliliği ciddi oranda artırdığı gerekçesiyle personelini bu zaman diliminde uyuması için teşvik etmektedir.. Dalga Güneş doğmadan önceki 5 saat Nötr zaman Uyanma D. birçok gelişmiş ülkede büyük işletmeler. G.adamları. birçok alim bu zamanlarda uyumuştur.Dalga: 15:30-17:30 Uyanma dalgası Uyanma dalgasının en iyi zamanıdır bu zaman.) bu saatlerde uyumak.Dalga: 23:00 . i Dalgalar 1.Dalga: 12:30 -15:30 Uyanma dalgası Uyku dalgası azalarak uyanma dalgasına geçer ve sasti 15:30 itibarıyla uyanma dalgası zirve yapar. bu çizelge kış mev-si-mine göre ayarlanmıştır. Dalgadan sonraki 3 saat Güneş batmadan önceki 2 saat . Ayrıca başta Japonya olmak üzere.. Asıl Formül Yukarıda da belirttiğim gibi. Uyumamanı şiddetle tavsiye ediyorum. Saat 01:30'da uyku dalgası zirve yapar ve yeniden uykunun en iyi zamanına ulaşırsın. Diğer mevsimlerde de dalga zamanlarını. S. Tarih yazar ki: Birçok bilim adamı. akşam mı? Salı mıydı. Cuma mı?. normal bir zamanda (1. saati karıştırırlar. Dalgadaki kadar tehlikeli olmamakla beraber. Günü. Uyku Çılgınlığı 7. buradaki 1 saatlik uykunun. . vardiyalı çalışma. bu saatlerde uyumak Ferrari'ye mazot koymaktan daha kötüdür. Güneş doğduktan sonraki 2 saat Güneşin zirveye Çıktığı zamandan önceki 3 saat 3. Dalgadan sonraki 1 saat 4. Bu saatlerde uyuyan insanların tüm dengesi alt üst olur. Sabah mıydı. bu saatler arasında da azalarak devam etmektedir. Çok hafif bir uyku dalgası olarak geçer.. S.

Lütfen samimi ol ve git o topu al. Yıllar önce yaptığının aynısını yapıp. Onunla bir top gibi oyna. İyice şartlanıyorlar. şimdi kitabı kapatıp kırtasiyeden minik kauçuk bir top edinir gelirsin. Eğer inanmazsan kesinlikle az başarılı olursun.5 saat 224 Egzerşİz_Zamam Uykuyu Yenme Egzersizi Klinik Şefinin (Hipotalamusun) Eğitimi Önce hipotalamusu özelleştirmen ve bir simge olarak eline alman gerekiyor. Sekiz saat uyuttu seni. Ama o artık normal uykunun sekiz saat olduğuna inanıyor. binlerce insan bu yöntemle hipotalamusu-na pes dedirtti ve normal uyur hale geldi. küçük birer tane kauçuk top dağıtıp bunun hipotala-mus olduğuna inanmalarını istiyorum. Bunu şimdi yap. Bunu yap!.Güneş battıktan sonraki 5. senin hipotalamusun olduğuna inan. Onunla oynuyorlar. Hipotalamusunla bir top gibi oynadığını görüyor musun? Bu sana ilk başlarda saçma gelebilir ama söylemek zorundayım ki. inanmak zorundasın.5 saat 7. Sonra oynadıkları şeyin bir top değil de hipotalamuslan olduğunu düşündüklerinde. Tıpkı bir top gibi. Çok ciddiyim. 226 227 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı . Sana öyle bir inandı ki.. Sen de başarmak istiyorsan. senin beş saat uyuyabileceğine neredeyse o bile inanmıyor artık.. Hadi sana kolay gelsin.. Her şey katılımcının kendini adamasına bağlı. Ben eğitimlerimde öğrencilerime. Hipotalamusu ikna etmek için yol haritası. Eline bir A4 kağıdı al ve aşağıdaki gibi yaz. Eğer sen de fazla uyumaktan kurtulup normal uyuyan bir insan olmak istiyorsan.) Şimdi elindeki o minik topun. Öyle bir ikna ettin ki. (Halen okumaya devam ediyorsun.Dalgadan sonraki 2.. yani bir topu hipotalamus olarak kabul etme sürecinde. Sen doğduğunda bedenin beş saat uyumaya programlanmıştı ama hipotalamus bu konuda seni ikna edemedi. Bu süreçte. ben çok fazla bir şey yapmıyorum. Duvara at geri gelsin. onu alt etmek inanılmaz kolay oluyor. 225 istasyonlar Yatış Saati Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 im Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Kim kimi ikna edecek göreceğiz. yıllarca hep senin dediğini yaptı. Yukarıda anlattığım sebeplerden dolayı sekiz saat uyuman gerektiği konusunda sen onu ikna etmeyi basardın. onu tekrar ikna etmeye çalışacaksın şimdi..

Bu tablodaki veriler standart değildir. İstasyonu belirlemelisin. • Gün içinde kendi kendine.. En fazla 15 dakika azalt. altı saate indirmek istiyorsan. 08:00'de kalkan ve uykusunu sekiz saatten beş saate indirmek isteyen bir insana göre kurgulanmıştır. Bu is tasyonda toplam 3 gün kal. Temel uyarılar .. Yatış saatini mümkün olduğu kadar sabit tutmaya çalış. Bu şartlanmanı sağlayacak ve işini daha da kolaylaştıracaktır. her zamanki gibi 8 saat uyu ve bu istasyonda son defa sabahla. İstasyonda uykunu artırırken en fazla 60 dakika artır. • Aşırı sigara içiyor veya alkol alıyorsan azaltmaya l çalış.. hipotalamusunla oyna ve her seferinde ona hükmettiğini ve onunla bir top gibi oynadığını hayal et. 10. İstasyon: Bu gece normal standardına. Çalışma boyunca mutlaka bir çalar saat kullan. yatış-kalkış saatleri arasındaki süreye mutlaka belirtildiği ölçüde uy.ve uygulama başlıyor • 1. Zaman zaman onunla alay et. • 2. yani 8 saatlik uykuna uy.. bugünden itibaren yemeklerini belli bir düzende yemeye başla ve kaht valtıyı asla ihmal etme. Uykunu azaltırken asla abartma. Saat çaldığında önce hipotalamusu eline al. Kişiden kişiye değişir. . • Gün içinde fırsat buldukça. Uygulamaya geçmeden önce uyarılar. Yukarıdaki veriler pilot bir uygulama için. yazarak uygula. En azından abartma.. Yaptığın işin ciddiyetini ve hipotalamusunun bu oyunu yavaş yavaş kaybettiğini düşün. ) Diğer uyarılar • Yukarıdaki tabloyu mutlaka bir A4 kağıdı üzerin de.. Bunu de neyenler genelde uyuyakalıyor ve sisteme olan inançlarını kısa bir zamanda kaybediyorlar. • 3. hipotalamusunla birlikte gün boyu yanında taşı. Her istasyonda. Mesela uykunu beş saate değil de. her gün ortalama bir hesapla 00:00'da yatıp..gibi. Yatış saatini kaydırsan dahi. İstasyon: Toplam uyuma süresini yedi saat 30 dakika olarak belirle ve bu istasyonda da 3 gün kal. HipotalamusuRU da saatinin yanına koy. . • Düzenli beslenmiyorsan. İstasyon: Saatini 07:45'e kur. 228 .. o gün hangi istasyonda olduğunu ve kaç saat uyuyacağını düşün. Sen kendine göre bir plan yapmalısın.. • Söz konusu A4 kağıdını. Asla önce saatin ziline basmaya kalkma. sonra saatin ziline bas ve uyan. bekleme süresinde belirtilen gün sayısı kadar kal. bu tabloyu biraz değiştirip son istasyon olarak 14. Uyandığında tıpkı diğer istasyonlarda olduğu gibi önce hipotalamusunu al.

der. 2 haftadan fazla dayanamaz. NRem senin uyanmanı bekledikleri halde sen uyanmayıp. Ne yapmamızı önerirsiniz?" Hipotalamus nâzikçe: Ben bu tipleri çok iyi bilirim. Dr. İstasyon: Uykunu 15 dakika azaltarak. Rem ve Dr. işimizi erkenden bitirdik fakat bir sorun var. Yani sana uymak zorunda kalırlar. uyumaya devam ettiğinde tekrar şikâyet etmek üzere Hipotalamusa giderek: Efendim bu gece söylediğinizi yaptık. Hipotalamusun tüm karizması yerle bir olur ve doktorlar kendi bildiklerini okumaya karar verirler. Bu istasyonun amacı klinik çalışanlarını yeniliklere alıştırmak ve tüm kontrolü ele geçirmektir. Yakmındakiler senin bir topla konuştuğunu söyleseler de. Bu bir savaş. "Efendim bu adam çıldırmış olmalı. Bu istasyonda herkes yorulmuştur artık. • 4. Hipotalamus: Saçmalamayın Beyler. demek ki yaşıyor. Bu istasyonda 3 gün kal. ölse biz nasıl konuşabiliriz. her üç günde bir 15 dakika azaltıyor uykusunu. Üzgünüm ama genelde Hipotalamus haklı çıkar. hi-potalamusunun ta kendisi olduğuna inan. Yaklaşık 3 haftadır. bekleyin birkaç gün sonra vazgeçer. Şu bizim şef aslında boş bir adam. 9. Klinik manzaraları . İstasyonu da geride bıraktın. İstasyon: Bu. Bu hiç kolay olur mu. Rem. Gidin aynı şekilde bu gece 15 dakika önce uyanacağını planlayarak işinizi çabuk bitirin. Kendini yorgun hissedeceksin. Sakın pes etme. İşimiz yarım kalıyor. 6. NRem'e.229 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Hani ne oldu? Artık beni uyutamıyorsun. diyecektir. 5. Şefin odasından geri dönerken Dr. Bu istasyonda uykunu tekrar artırıp 7 saate çıkart. NRem seni şikâyet etmek için şefe. dedikleri hep yanlış çıkıyor. istasyon: Her yeni istasyonda uyuma süreni. Böylece Dr. Keyifli bir istasyondur ama bu istasyonda sadece 1 gün bekle. de. ona yetişemiyoruz. 06:45 seviyesine getir. tüm istasyonların en farklı olanıdır. Düşün! Yılların alışkanlığını yok etmeye ve yeni bir alışkanlık kazanmaya çalışıyorsun. senin klinikte yaşananları biraz filimize etmek istiyorum. Er geç mutlaka uyanır. adam uyanmıyor. Yaşlandı artık. Öldü mü ne yaptı?.II: Dr. 230 231 Uyku Çılgınlığı . Kafanda daha iyi canlandırabilmen için. 8 ve 9. • 11. Görmüyor musun. Dr. diyecektir. Size önerim bu periyodik inişlere göre davranmanızdır. İşinizin başına geçip bekleyin. Rem ve Dr. hiç terlemeden. Çünkü her gün 8 saat uyurken artık sadece 6 saat uyuyorsun ve doktorlar henüz bu yeni uygulamaya Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım alışmadığı için işleri hep yarım kalıyor. Klinik manzaraları -1: Dr. yorulmadan olur mu? Dayanmalısın dostum. diğer istasyonlarda olduğu gibi en fazla 15'er dakika azalt ve her istasyonda 3'er gün kalarak devam et. 7. Hipotalamusa giderler. hiçbir şey bilmiyor. sen konuştuğun şeyin bir top değil. Unutma çok büyük bir iş yapıyorsun. Uykunu azaltman gerçekten de seni ilk başlarda rahatsız edecek ve uykusuz kalacaksın. dayatmalarla savaşıyorsun! • 10.

Amacım daha net anlamanı sağlamaktı. Hipotalamusun. İnsanlar az ve doğru zamanda uyuyunca beyinleri daha etkin ve güçlü çalışır.. NRem ve senin yeni uyku düzenini idrak etmeniz içindir. bunu sadece bir gün denemen yeterli. •12. NRem'e: Beyler gemi kontrolden çıktı. Bu süre şefin.. Rem ve Dr.. Öğlen vakti uyumaya uygun bir işin yoksa asla dert etme. senin 5 saat uyuyabileceğine ikna olması içindir. Bundan sonra. Hipotalamus.. İkinci periyot 3 gündür. hafta sonları fazla uyumamanı tavsiye ediyorum ancak yine de tatil moduna girip birkaç saat fazla uyumayı isteyebilirsin. 3 günü geçerse. İşinizi daha hızlı yapın. Umuyorum ki sen de aynı inançla hipotala-musunun üzerine gider ve milyarlarca insanın yapmadığı bir şeyi yaparak. yeniden bir organizasyona ihtiyaç duyar ve yeniden ayar yapmak zorunda kalırsın. Bu süre Dr. Erken kalkıyorsa bunu bana şikayet etmeyin. Mümkün olduğu kadarıyla öğlen uykusunu 15 dakika da olsa uyumaya çalış. bu seni diğerlerinin önünde olduğun konusunda ikna eder ve psikolojik olarak kendinle barışıp başarıya doğru koşarsın. Başarılı insanların az uyuma gibi bir ortak özelliği var. Hipotalamus. Zor bir istasyondur.. Bunun kesinlikle bir mahzuru yok. Dr. Final sahnesi. Dr. Son periyot da üç gündür ve bu süre. Dr. Hipotalamusun yenilgiyi kabul ederek. İstasyon: Uykunu her istasyonda 15'er dakika azaltarak çalışmanı sürdür. Dr. Yeni uyku düzeninden sonra. Dr. İşin sonudur. NRem'e son durumu ve yeni mesailerini açıklaması içindir. der. Elbette ki hakikatte böyle bir senaryo yok ancak sistem kesinlikle böyle işliyor. Bu 10 günlük sürenin ilk periyodu.14 ve 15. Bu doğru ama asıl önemli olan herkes 8 saat uyurken sen 5 saat uyuyorsan. o keyfi mutlaka yaşa..Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Klinik manzaraları . bu uyku çılgınlığına bir son verirsin. Rem ve Dr. NOT: Uygulamayı bir film gibi anlatmaya çalıştım. Şimdi çalışma zamanı. işi bitirdin demektir. 4 gündür. adamın ne yaptığı belli değil. Siz zaten hızlı çalışmaya programlanmıştınız. Yıllardır uyuşuk uyuşuk oturuyordunuz. bu yöndeki son istasyondur. 232 . hemen bir durum değerlendirmesi yapar. acil bir toplantı yaparak. onun hakimiyetine son verdi. Son İstasyon: Bu İstasyon. boş geç. Doktorların yavaş yavaş ikna olacak. Binlerce insan kafasında bu senaryoyu canlandırdı ve hipotalamusu bir muhatap kabul ederek.13. kuşların sesini her sabah dinle ve hayatın asıl yüzünü gör. Eğer burada 10 gün kalabilirsen. Dr. Saat 5'te uyanıp 8'e kadar yapacağın 3 saatlik çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anlamak için. O kesinlikle olağan üstü bir zamandır ve seni alır.. Gel gör ki bu süre. Bu istasyonlarda yine yorulacaksın ama eskisi gibi değil. Rem.. Başında bekleyin ve uyanmcaya kadar görev yerini terk etmeyin. Uyanma zamanını güneşin doğuşuna göre ayarla. direkt zirvelere taşır.III: Şef Dr.

söz var yarada.. bu.. Yaradan bilir bir de ben. Sadece okumakla kalmayıp. Garip başıma geleni. Biber miber bir arada. Biz. En beteri sığmaz ada.. Bu zamanı uyuyarak harcarsan.. Bölüm Türkiye İçin Kriz .. Seçim senin. sıradan bir insan olursun. Yanıyorum kaç senedir Yaradan bilir bir de ben. Ne anlarsın yaradan sen? Gönlümdeki gökdeleni... köz. Ne sancıdır.233 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sorma yardan çektiğimi Yaradan bilir bir de ben Çözemezsin çöktüğümü Yaradan bilir bir de ben.. Benzemiyor aşka maska.. Yaradan bilir bir de ben. Meyhaneyi seçtiğimi. birkaç sene sonra mesleğinde bir numara olursun. Yaradan bilir bir de ben. bir sene sonra ilgili konuda alim olursun. Ne anlarsın yaradan sen? Mescitlerden geçtiğimi. Ne anlarsın yaradan sen? Artık az uyuyan bir insansın ve her gün için 3-4 saat fazla zamanın var. Ne anlarsın yaradan sen? Benim gönlüm viranedir.. Ne anlarsın yaradan sen? Felek der ki az yine de. tuz. Bahtın açık olsun.. Ne anlarsın yaradan sen? Yaman işler yelda oku. Ağrı başka acı başka. Dünyanın En Güzel Şiirleri Sen. sağlıklı bir insan olursun. kanser ne de. Yıkıp dedi çek çileni. Bu zamanı işinde gelişmek için harcarsan.. Yaradan bilir bir de ben. okuduklarını bir de yorumlayıp yazarsan. Bu zamanı seçtiğin bir konuda kitap okuyarak değerlendirirsen. Yaradan bilir bir de ben. Bu zamanı spor yaparak geçirirsen.. Ne anlarsın yaradan sen? 234 235 11. Bu zamanı ailene harcarsan mutlu olursun. Sızı oldu yüz sinede.. Eyyüb'ün derdi de nedir... Yarda zülüf yelde koku Zevrak tutmaz neden uyku.mriz yok! " Türkiye için Sadece psikoloji var. Ne anlarsın yaradan sen? Ne meyyü cama ne meşka. Yaradan bilir bir de ben.... Bu zamanı ibadetle geçirirsen cennete gidersin. kısa bir zaman sonra senin de bir kitabın olacağı anlamına gelir. . içim yanıp içtiğimi.

Şaşkın ve tedirgin bir ifadeyle halktan biri prense sormuş: • Ne oldu ekselansları? Prens bu soru karşısında kendini tutamamış ve ağlamaya başlamış. Biraz sonra para bulunamadı denildi. Bir anda herkes fakirleşmiş. Millet birbirini yemeye başlamış. demiş. pireler berber iken bir ülke varmış. Halk kraliyet binasının önünde çıkacak olan kararları beklemeye koyulmuş. Her sene düzenli olarak yapılan bu toplantılar çok önemliymiş. Elbette ki tüm krizler bir birikimin sonucudur. Bu anlattığım masallarda bile olmaz belki ama Türkiye'de en son şubat krizi böyle başladı işte. bir yokmuş. biraz daha sert ve ciddi baksa herhalde Amerikan ekonomisi iflas ederdi. Bunu kabul etmemek ahmaklık olurdu. evvel zaman içinde. ben size para bulacağım. Kral. Prensin bu cevabıyla bir anda her şey alt üst tfîmuş. 'Vah benim ülkem vah!' diye diye dolaşır olmuş insanlar... Tüm tartışmalar havada ve anlamsız kaldı. Akıllı adamdı. ülke için çok ciddi kararlar alınırmış. misketlerinin alınması çok zoruna gitmiş halkın ve ülke büyük bir bunalıma girmiş. Kısacası prensin suratına kitap 239 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyn Türkiye için fırlatılıp. dolar fırladı. Her yıl olduğu gibi şubat ayının son haftası. Çünkü bu toplantılarda. Fakat şunu iyi biliyorum ki o birikimler de yine psikolojik bir temele dayanmaktadır. Ama eminim ki "Ne büyük adamım ben. bir anlık bir psikoloji değişikliğiyle oluşmaz. Bütün bu olanlar sadece ekonomi bilimiyle açıklanmaya çalışıldı. bir lafımla Türkiye'nin kaderini değiştirebiliyo-rum. kral bilir kişi heyetini ülke meselelerini tartışmak için sarayında toplamış.. Masaldan da öte. hay-daa dolar yine fırladı.. Başbakan hastalandı dolar fırladı. biz yıllardır ısrarla .. Gökten düştü üç elma ve halkın kafası yarıldı. Bir varmış. ağlamaklı bir ifadeyle halka bakmış. Herkes büyük bir heyecanla acaba ne olacak diye bekliyormuş.. Bana bağırdı. bizim başbakan daha dik yürüse. ağlamış: • Ne olacak ya! Kral yüzüme kitap fırlattı. Kriz. dolar fırlaması arasındaki bağlantıyı anlatmadı.. ağlamış. "Bana kitap fırlattı.Dolar ilişkisini çözmüştü herhalde ki ilk cümlesi şöyle oldu: Merak etmeyin çocuklar. İnanıyorum ki başbakan da bu ikisi arasındaki ilişkiyi bilmiyordur.. Kitap . üstüne bir şeyler almış ama prens hala çı-rılçıplakmış. Ağlamış. psikolojiydi. Suratı asık olan prens.. pulu da çula dönmüş. Cümle bitmeden dolar indi. Türkiye için düşünürsek. Zaman geçti ve Derviş Baba geldi ekonominin başına.Prens çırılçıplak. Ben 4 yıl ekonomi okudum ama hiçbir hocam bana kitap fırlamasıyla. develer tellal. Herkes acı çekiyormuş. Tam bu sırada sarayın ön kapısı açılmış ve prens büyük bir hışımla dışarıya çıkmış. kalbur saman içinde. Piyasa hareketlendi. Çünkü asıl bozulan ekonomi değil.. Ülkenin parası pula." diye düşünmüştür. Bazen düşünüyorum da. misketlerimi çaldı." dedi küçük patron. iyileşti dolar düştü. Halk perişan ve bitap düşmüş.

ahlakımız. Biz bunu başardık. dershanelerde. Böyle bir sınıf ortamı nasıl olur? Komik olur tabii.. yarın o olursun.. Kriz yok deyip.. Giriş kelimesi hep aynıdır. Ayrıca memleketin her tarafı bozuk olsa ne yazar. Türkiye bitmiş arkadaş. Bunu herkes söylüyor ve söyleyen herkes kendini bu biz'in içinden soyutlamayı başarıyor." diyen adamı tanıyorum ben. Ancak işin çok ilginç bir yanı var. . Cevap hep aynıdır. Çünkü "Bugün ne olduğuna inanıyorsan." İnandığımızı oluruz ancak. i 1 . Dediğimizi başardık.000 kişiye sor. Öğrenciler espri yapmak. Atalarımız boşa söylememiş "Bir adama 40 gün deli dersen. . Başarmak elin de.. bir sonraki ışıktan kırmızıda geçen ve niye geçtin diye sorduğumda."Bizden hiçbir şey olmaz. unutmadan söyle yeyim: Tabii ki sen kurtaracaksın bu memleketi. „. Ha. kendi halimize güldük. değişti. Şimdi inandıklarımız gerçek oldu. Her gün daha beter olacağımıza inandık. Bu tarz cümleler hep çoğul başlar. Biz. % Yukarıda artık klişeleşmiş. çalışmamız. . Belki az önce sen de benzer bir laf ettin. Bu ülkeden bir şey olmaz dedik. yaşam tarzımız. Herkes Türkiye'ye laf sokuyor. Bizden hiçbir halt olmaz. İstiyorsan mutlaka olur.. 70 milyon insana sor. Herkes işi gücü bırakmış komik olmak için uğraşıyor. Biz kim. Peki be kardeşim bu sabah işe giderken yerde gördüğüm balgamı uzaylılar mı attı? Konuştuğumuz gibi yaşamıyoruz. uygulamaya geçmelisin. hatta deyim haline gelmiş sözleri eminim sen de kahveden. Benden bir şey olmaz diye yere tükürdük.. 1. kolejlerde. "Amaaan! Ben mi kurtaracam arkadaş?! Memleketin her tarafı bozuk. dinlenmemiz. Kırmızı ışıkta geçen birisine küfredip. Bir şeyi cidden merak ediyorum. arkadaşlarından. Esprilerimiz tuttu. işyerinden duymuşsundur. 240 241 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İstedik ve oldu. Yere tükürmek görgüsüzlüktür. Kendimizi mahvettik. (Bizden bir şey olmaz gibi) peki bu işin sorumlusu kim? Çık sokağa ve insanlara sor! Yere tükürmek sence doğru mu? Allah'ın bir kulu "Doğrudur. komik olmak için adeta özel enerji harcıyor." demiyor muyduk? Bu tarz cümleleri o kadar çok kullandık ki. camdan aşağı çöp attık. Gerçekten çok başarılıyız.." diye cevap vermez. 2 . 100 kişiye sor. konferanslar verirken dikkatimi çekti. deli olur. Hedefin komik olmaksa mutlaka komik olursun. Türkiye için Kriz var diye şartlanıp perişan olmak yerine. AT kim? Biz hiçbir şey yapamayız. Bizden bir şey olmaz diye az çalıştık mesela..Birbirimize güvenmiyoruz.Kesinlikle samimi değiliz. Okullarda. Tüm dünya bize kıçıyla gülüyor." diye.

Bu listeyi uzat gitsin. Gazeteler. işi de biliyor ama fırsat verilmiyor. süper güç olması için çalışıyor. Ne halk medyaya. . Hatip değil. ne de devlet vatandaşa güveniyor. Devlet halkına güveniyor ve halkını gerçekten adam yerine koyuyor.Memlekette lider yok. Okuma yazma bilmeyenler öğrenmeye çalışıyor. Ben liderim diye ülke yönetimine talip olanların hangisi için o bir lider diyebilirsin? • Bir defa. öğretici ve bilgilendirici programlar yapılıyor. yazarak geçiriyor. • Geriye 1 'i kaldı ve o da iyi konuşuyor. karizma ye rinde filan ama o da işi bilmiyor. Türkiye'yi düşün! Düşün ki herkes işini mükemmel yapıyor. ne medya halka güveniyor. Herkes devlete güveniyor. Dikkat et. Düşün hele. karizma ta mam. • Geriye kalan 2'nin 1'i iyi konuşuyor. Gazetelerde Sevda Demire!' in silikonları yerine Türkiye'yi yurtdışında başarıyla temsil eden doktorlarımız anlatılıyor. Sen o zaman gör Türkiye'yi. 100 liderden 90'ı konuşmasını kağıttan okuyor. Bu ortamı beş sene sağlayabilecek bir lider. Hülya Avşar'ın Cilingiroğlu'ndan boşanma ihtimali yerine. Üzgünüm ama Türk halkı hatip de yetiştiremiyor. Öğrenciler sınıf geçmek için değil. öğrenmek için çalışıyor. : • 10'u doğaçlama konuşuyor ama bu 10'un 8'i boş konuşuyor. Medya samimi bir şekilde halkın ve devletin yanında. Ne işçi patronuna. radyolarda eğitici. 8 saat yerine günde 5 saat uyuyor ve kazandığı 3 saatlik zamanı okuyarak. Bu halkın karamsarlığını iyimserliğe. göz kulak kesil ve izle. Listenin sonuna da en acı olan son sözü koy: Ben kendime güvenmiyorum. herkes hakkına kanaat ediyor ve hiç kimse yolsuzluk yapmıyor. Herkes kendisini ülkesine adamış ve ülkesinin iyileşmesi için değil. Türkiye'yi kesinlikle süper güç yapar. Tabii ki bu bir mazeret olamaz. Üzgünüm ama Türk halkı lider yetiştiremiyor. TV'lerde. bir karamsarlık ortamında olan bir ülkeden ne beklenebilir ki?! 3 . Hülya Avşar'ın yaptırdığı okulu yazıyor. farklı bir programı ve karizması olacak. Demek ki o da fos. Şimdi söyler misin. güvensizliğini güvene dönüştürecek. böylesine bir güvensizlik. Medyayı yanına alacak ve elindeki sihirli değneği 70 milyon insana aynı anda değdirecek bir yeteneğe sahip olacak. Eğer gerçek bir lider olsa 242 243 im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi Türkiye için o fırsatı da kendisi yaratabilirdi. ne de patron işçisine güveniyor.Ne vatandaş devlete. Birisi çıkacak mantıklı konuşacak. Herkes 8 saat yerine günde 12 saat çalışıyor.

Büyük zırva: Halk bunu istiyor. Çaresizlik psikolojisi Atatürk'ü ve ekibini öyle bir kuşattı ki. Ama onlar da "Halk bunu istiyor. Tüm kanallar adam gibi yayın yapsa. O günkü başarının dibinde büyük harflerle sadece güven + samimiyet + inanç yazıyordu. "•f Çok kolay. Yeniden birleşmek ve bir araya gelmek zorundayız. hiç kimsenin elini kaldırmaması arasında hiçbir fark yoktur. Şimdi sıra bizde." diye bir cümle icat etmişler. magazin programları yayınlandığı için halk onu istiyor. Kalitenin gün geçtikçe halk bunu istiyor sloganıyla düşürülmesi 244 245 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gerçekten şaşırtıcı. el kaldırmadığını varsay.." demesini anlamak mümkün değil. bizim kuşak Türkiye'yi Türkiye için süper güç yapmak için doğduğumuza inanmalıyız. siz kesinlikle samimi değilsiniz.4 . Öğretmen ne yapacak? Rastgele birini seçmek zorunda kalacak. ekibine güveniyordu. Kusura bakmayın ama beyler. komutanlarımız Atatürk'e. adamın başka şansı kalmadı. samimi olduğunuza inanamam. herkes elini kaldırsaydı. Halkın güvenini boşa çıkaramazdı Atatürk. halk onu izliyor. Kurtuluş Savaşı'nı hatırlasana. Tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi. tüm medya mensupları kaliteyi yükseltme noktasında bir araya gelse. biz. Evet ne söylemek istediğimi anladığını umuyorum. Dedelerimiz savaşmak için. biz de halkın istediğini veriyoruz. Bunu başarabiliriz. ben. Başarmak zorundaydı ve başardı. .. Herkes gönüllü olsaydı. Yemin ediyorum yürümekten daha kolay. başaramama alternatifi hiçbir zaman aklına ve akıllarına gelemedi. bir karara varsalar ve bu kararlarını yarınki yayınları ile icra etseler acaba halk yine Sevda'nm silikonları mı diyecek. kuvvet. Bir öğretmenin sınıfa girip "Bana bir öğrenci lazım. Her kanalda silikon muhabbeti olduğu için... İnsanların bir anda böyle psikolojik duruma geçmesi için ne gerekiyor. Sen. "Biz böyle olmasını istemiyoruz. Dedem Atatürk'e öyle bir güvendi ki. Şimdi yıl 2002. ortada silikon milikon kalmasa. Dedelerimiz komutanlarına. Bu uğurda kendilerini feda ettiler.Medya Birinci Kuvvet. Medya patronlarının "Halk bunu istiyor. ülkeyi kurtarmak için yaratıldıklarına inanmışlardı. halk neyi ister ve ne izler sence? Halk onu istediği için yayınlanmıyor magazin programları. bu çok mu zor? Kesinlikle çok kolay. öğretmen ne yapacaktı? Yine rastgele birini seçecekti. Eğer herkes. Herkesin birbirine inancı tamdı ve herkes gerçekten samimiydi. Başardılar.yayın kalitesi çok kötü" diyorlar. basın . Yukarıdaki ortamın sağlanmasında elbette ki medya 1. Öyle ise herkesin elini kaldırma-sıyla. Onlar halen ısrarla. Bunu değiştirmek elinizde iken değiştirmiyorsanız. nasıl organize olduk ve nasıl başardık. Gerekiyorsa kendimizi feda etmeliyiz. kim gelmek istiyor?" dediğini ve hiç kimsenin gönüllü olmadığını. nasıl da hepimiz bir araya geldik. Atatürk başta kendine olmak üzere.

. Yanarsa yansın.. On dakika sonra çıktı. tamamlamış olmak yetiyordu genç adama. Bu çok boşa bir hayıflanmadır." Tuvalete girdi. her akşam 4 saat Çarkıfelek izlemek.-. süper bir dünyada bizim hayal edemediğimiz rakamları alırlar. batarsa batsın! Be-nim bir dikilitaşım bile yok. kiramı bile veremiyorum. ülke kurtuldu. Ben bütün bu anlattıklarımı Türk halkının yapacağına sonsuz ve sınırsız inanıyorum. "Ne oldu kardeşim?" diye sordu. Çalışırken sadece işini düşünmelisin. elinde ağzına kadar dolu kovayla çıkan adamı görünce tüm motivas• • yönü bozuldu. diskolarda sa- 246 247 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım bahlara kadar tabak kırmak bir çözüm mü? Kendine dön. Kendini tanı. Kendi kendine elindeki kovaya bakarak. sorular sor kendi kendine. Böyle yap! Belki sen ömrünün sonuna kadar hep 150 milyon alırsın ama senden sonra senin evladın. Tüm hastalar dolu kovalarla yanından geçer-Ren o bomboş kovasıyla üzüntüye boğuldu. Biraz sonra elindeki kocaman kovayla tuvaletten çıktı.. kovayı görünce önce adama.. Laboratuardaki kadın. şu köşede bir kova çiş var adam daha yeni yaptı. güveneceğimiz yöneticimiz yok deyip kenara çekilmek.. Maaşımızın artmasını istiyorsak. işimizi aksatmadan. Bu sırada tuvaletten. Sonra bir adam geldi yanına. Kim bilir belki de aradığımız lider sensindir.. adama büyükçe bir kova vererek tuvaletin yolunu gösterdi. verimliliği belki de %200 artırarak çalışmaya devam etmeliyiz. Laboratuardaki kadın. adam kovayı şaşkın bir bakışla alarak tuvalete gitti. Dedelerimizin kanı aktı. Adam suyu da alarak tekrar tuvaletin ' yolunu tuttu. Birkaç damla idrar kovanın içinde çok komik duruyordu ama görevini -". Sakın kimseye de söyleme ha. "El alem neler yapıyor. Bizim adam olanları Türkiye için anlatınca adam atladı: "Bak dostum. bîr de bana bak kuş çişi kadar. Güler misin ağlar mısın? Uyanık hasta. daha 25 sene var emekli olmama diyen. Her zaman dakik olmalı. Emekli olma yaşını hesap etmek yerine. Elindeki suyu sonuna kadar içmiş fakat kovayı yine boş bırakmıştı. sonra kovaya ve sonra tekrar adama bakarak sinirli bir ifadeyle "Bu ne böyle? Bu kadarcık idrarla lökositi-ni bile sayamayız. belki işine yarar. Sabahleyin işe geldiği dakikadan itibaren saatine bakıp.. her zaman tebessüm etmelisin. Eksik olan tek şey bir lider.. Şimdi sen git çaktırmadan al onu kendi kovana boşalt.. her gün emeklilik yaşını hesap eden bir insan ne verebilir Türkiye'ye? Akşam olduğunda üzülmelisin. Git bunu doldur gel." dedi. Şimdi dedelerimizin kanı ile aldığı bu ülkenin alın terine ihtiyacı var. Onun da kovası doluydu. işe başladığı ilk gün.. Bana ne Türkiye'den.. Genç adam idrar tahlili için bir hastaneye gitti. akşam olsa da gitsek diyen. Üretimin artmasını istiyorsak. Sen kan değil sadece ter dök yeter. götür hemşireye ver. evlatlarımız. üretimin artması gerektiğine inanmalıyız. bana ne?" dediğin sürece maaşının bir lira dahi artmayacağına dair sana garanti veriyorum."150 milyon maaş alıyorum. Peki ne yapmalı öyleyse? Lider yok. . işinde nasıl mükemmel olabileceğini hesap etmelisin." dedi ve bir damacana da su vererek "Bunu iç..

Bizim adam büyük bir heyecanla ve inanılmaz bir gizlilikle adamın dediğini yaptı. Geçen.n. Bire ." diye diye tüm normallerimizi değiştirmiş bulunuyo-ruz. karısını. Soran olursa da hiç oflayıp püflemeden 'Çok| şükür gül gibi geçinip gidiyoruz. Asker adam eğer boş kalırsa sevgilisini. telefon faturası ve kira öder. Sorgulamıyoruz. her şeye olabilir .. üç çocuk okuturuz. Halbuki sürekli oyalanırsa kimseyi düşünemez ve mutlu . hemen gözlüğünü çıkardı. unutmuş olabilir. anasını.[ de yemediğimiz arkamızda.000 Lira versek. Yediğimiz önümüz. Bu ne akıl? Dünya üzerinde bizim milletimizden daha akıllı bir millet olduğuna inanmıyorum ben. cam. zamanını almayayım.g.rd. Böyle adam Türkiye'den başka hiçbir yerde yok! Askeriyede bize komutanlarımız ot yoldurmuştu. gıda. bize ait olmak üzere bir ay boyunca bu parayla İstanbul'da dolaş. mobilya. elektrikli battaniye. El alemin milleti gibi iş değiştirmeyiz çünkü. Çay geldi.. reklam. Yemin ederim ki bunu hiçbir Alman yapamaz... Hiçbir şeyi sorgulam. şoför da m. büyük b.beş bahse giriyorum ki becerip de ayın sonunu getiremez. Direkt sektör değiştiririz biz. Sonunda kaşık gelir ama buz gibidir içtiği çay.ydı yukarıda anlattığım. senaryo. her şey mükemmel o|ur. O kadar kanıksamışız ki acayiplikleri. yedek parça.. su. içmen.© Kendini dolandıran adam. O zamanlar çok kızmıştım ama sonra haklı olduklarını anladım.°nyargıs.. şöyle bir hesap ettim de yaklaşık on küsur tane sektör değiştirmişim ben. babasını düşünüp bunalıma girer ve firar eder. gözlüğün sapıyla çayını karıştırdı ve afiyetle içti. yolda giderken aıtecek çukura düşüp kaybolunabilir. Hiç kimse görmedi ama tahlil sonuçlarına göre bizim adam altı aylık hamile çıktı. Daha önce de söylemiştim: Loto oynarken düşünen adam var! Var.' gibi de cevaplar veririz.. ev kiran. Türkiye için Ne iş olsa yaparım diye bir vasıf bizim milletimizden başka kimde var? Biz gerçekten de olağanüstüyüz ve her işi biliriz. Somali'den veya dünyanın başka yerlerinden bir adam getirsek Türkiye'ye ve ona 150. Ana başlıklar halinde verdim ki. Geçenlerde kalabalık bir yerde seminer veriyordum. Süngercilik. Burada her şey olur. o iş yerinden çıkıp tencere satan başka bir yere girip çalışmaz.yoruz..yla vaklasıvoruz "Burası Türkiye abı. Üşenmesek Etiyopya'dan. sağlığıyla ilgili bir konuda kendi kendine hıle yapıyor ve sonra da kahvede hemşireyi nasıl kand. Kaşık getirmeyi unutmuşlar..ş olabd r yanlış iğne adam öldürebilir. stand-up. Ama biz aynı miktarda parayla elektrik. bunlar eğitimci oluncaya kadar uğraştığım işlerden sadece bir kaçı. radyo.. Adam tencere satıyorsa mesela. Yanımdaki arkadaşım hiç beklemedi. O efendi efendi birilerinin kaşık getirmesini bekler.r ke-yifle anlatıyor. Ambulansta oksijen bitebilir. yapı malzemeleri. akıl edemez demek istiyorum. Ayakkabı tamircisinin yanına girer. Şimdi var gerisini sen düşün! Öyle adam var k. bilgisayar. desek ki abi al bu parayı yemen. lir. on katrilyon para bir anda yok olab. inşaat.... doğal gaz.. ben gördüm. Türkiye'de çekilmiş bir kamera şakas. itfaiyede su bitebilir adam su koymay. Eee normaaal! 248 249 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sayısal loto oynarkenki ciddiyetimizi hayatımıza yansıtsak.000..

gri pantolon ve siyah ayakkabı. (Bu anlamı ben yükledim. Aptal aptal ne yapacağımı düşünüyordum ki. E tabii ki bu kitap 3 ay yerine 7 ayda tamamlandı. Aradan yıllar geçti. İsveçli arkadaş böyle bir kitap yazsaydı ne olurdu peki? Düşünsene. şahısların zararını devlet karşılıyormuş. deprem olacak onun hiç umurunda değil' dedi. Sürekli çaresizlik psikolojisi içinde yaşadığımız için de inanılmaz akıllı olmuşuz. . Arkadaşım panikleyip birden masanın altına girdi. Bazen saatlerce elektrik gelmedi. adam üç gün şok yaşadı. Meğer onların ülkesinde elektrik sadece deprem ve savaş durumlarında kesilirmiş. Her şeye şaşırarak bakıyordum. Ama tamamlandı.. Neyse. Lacivert ceket ve kravat. Arkadaşların tren yolu deyip gülüştükleri bu uygulama beni şaşkına çevirmişti. ot yoldurma çalışmasıyla belki de hiç alakası yok. Daima ayakta durabilmek için yeni çareler üretiyoruz. Elektik bu. Şaka değil. git saçını üçe vur. dedim. Kesilir de gelir de. Çocukluğum Almanya'da geçti benim. Kul yapımı. 250 251 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Türkiye İçin Daha çömezdim o zamanlar. elindeki makineyle tuhaf bir hareket yapmıştı. Onların yaşadığı ülkede haber verilmeden böyle bir şey olduğunda." İnanmadı bana. okula gittik. Ayrıca o benim senin gibi bir eliyle yazıp. Üçün ne olduğunu bilmiyordum ama dediğini yaptım ve basımdaki o tren yolu birden yok oldu. Çünkü bir elimle yazarken diğeriyle sürekli kayıt tuşuna basıyordum. "Yenisini alaca252 ğız. Şimdi Türkiye'de yaşamayı ben de öğrendim. Voltaj yüksek geldiği için bilgisayar yandı. o an elektrikler kesildi.' demişti. düşünmemizi. 'Adama bak. Arkadaşım bana saçma sapan bir soru daha sordu: "Şimdi ne olacak?" Cevap verdim. Ne hoşuma gitmişti o zaman. Ama asla yazdıklarım kaybolmadı.. belki de sırf insan gücünden optimum düzeyde faydalanmak için yaptırıyorlardı bunu. bir arkadaş bana 'Ne düşünüyorsun. üretmemizi engelleyen o kadar çok konu var ki asıl işimizi yapmak yerine daima oyalanıyoruz. mavi gömlek. Okulun birinci günüydü daha. Saçlarım diğerlerine göre biraz uzundu. müdür muavini olduğunu öğrendiğim bir adam saçımın üzerinde. Demek ki devamlı burada olsa kitap yazayım derken felç olurdu. öbürüyle kayıt yapamazdı.bir asker olur. Daha neler! © Ben bu kitabı yazarken tam 47 defa elektrik kesildi. Hiç unutmam Türkiye'ye geldiğimiz zamanlarda düştüğüm komik durumları. Sonradan. Neyse ki ben ona durumu anlatınca rahatladı. Neyse biraz sonra elektrik geldi ama bizim bilgisayar çalışmadı. Bilgisayarda bir şeyler yapıyorduk.) Türkiye'de bizi oyalayan. İsveç'te yaşayan bir arkadaşım bize gelmişti. bir defa elektrik kesildi. biz hakikaten çok akıllı bir milletiz. Ben eğilip onun bembeyaz olan yüzüne bakıp ne yaptığını sorduğumda benim de masanın altına girmemi söyledi ve benim soğukkanlı oluşuma hayret etti. olsun bitsin.

İki defa çaldırıp kapatırsam.. Dönerin son lokmasıyla ayranın son fırtı aynı zamanda bitiyor.Türkiye'de yaşamak gerçekten ciddi bir ayrıcalık.. hiçbirimiz kafayı filan da yemezdik. Hastanede Hastaneye giderken. Adam yarım ekmek arası dönerle bir bardak ayran içiyor.. İşe giderken. duvar yıkılıyor ve top oynayan çocuklar ölüyor.. Her şey olabilir. $ Cep telefonundan evi aramadan sadece telefonu çaldırarak saatlerce sohbet eden İngiliz gördün mü hiç? Bunu da bizden başkası düşünüp yapamaz. Öyle ya. oynamayan çocuk ne diye ölsün! Gerçi o da ölse normal ya. iki defa çaldırırsam var. Bunu bir Türk'ten başkası beceremez. doktor tarafından midesinde unutulan bir şeyden kaynaklandığını bilir... Halbuki ayni şey Türkiye'de olsaydı hiçbirimiz şaşırmazdık. Haydi onlar da bizim kadar çabuk öğrensinler bakalım..dip etmeyeceğini patrondan daha iyi bilir. ve Adam . Hepsi psikologa gitti.... üç defa çaldırırsam "Çok misafir var. : Kadın . daima olumsuzluk ve çaresizlik yaşadığımız için. r Çalıştığı şirketin mali yapısını çok iyi bilir. Depremci amcalar.yine benim "Misafir var mı?" diye soruyorum. İster istemez beynimizi zorladık ve çaresizlik bizim beyin gelişimimiz konusunda bir mucize oldu bize ve her birimiz birer dahi olduk. anlarKadın . • Psikolojiyi çok iyi bilir. Düşünsene bahçe duvarına plastik top çarpıyor.. @ Her gece acaba bu gece olur mu diyerek yatağa girip depremi bekliyoruz ve bu bizi sarsmıyor. Patronunun yüzüne bakar bakmaz o gün maaşların ödenip ödenmeyeceğini anlar. Çocuğu ambulansa atar ama ambulansta oksijen olup olmadığını düşünür. İşte Türk insanının her gün kendi kendine sormak ve cevaplandırmak zorunda olduğu sorulardan sadece bir kaçı.Bir defa çaldırıp kapatırsam o benim ve ne istediğini soruyorum.. gökdelene uçak çarpmasıyla yaşamayı da görelim. ölme ihtimalini mutlaka göz önüne alır ve ailesiyle vedalaşır.. Adam . meyve.. biz anında öğrendik. sürekli yeni formüllerle çareler üretmek zorunda kaldık. Birçoğu bizim tabirimizle kafayı yedi.Ve sonuç: Sonuçta. Top oyriayan ço253 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım cukların ölmesi gayet normal.. Ameliyat olduktan sonra karnında şişliğin. sın.Kaç ekmek lazımsa o kadar çaldırırım. kuruyemiş filan al. depremle yaşamayı öğrenmeliyiz dediler. Amerikalıları 11 Eylülde gördük işte. Türkiye için .. Hatta vasiyetini bile yazar öyle gider." diyorum. .Bir defa çaldırırsam yok. Şirketin iflas e. Niye? Çünkü bunlar normal şeyler.

bunun daha zevkli olduğu tecrübelerle sabittir. Arabasının benzin lambası yanınca. Çantasını kapkaççılara kaptırmamak için. Bir yere giderken o sokaktan girmez. Çünkü eninde sonunda affedileceğini bilir. kaç km daha gidebileceğini anında hesap eder. Her gece deprem olacak endişesiyle yatağına girer ama mışıl mışıl uyumakta kesinlikle zorlanmaz. Orada iki yıldır çalışma olduğunu bilir. Parası olmadığı için faturayı yatıramaz belki ama elektriğin kaç gün sonra kesileceğini net olarak bilir. çünkü yarın zam geleceğinden emindir. 256 257 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Türkiye için Egzersiz Zamanı ' Aynı anda iki şey yapmak . Parası varken arabasının deposunu fuller. Daha doğrusu tüm yolları çukur-larıyla birlikte ezbere bilir.255 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yaşarken İtfaiyeye haber verir ama itfaiye aracında su olmama ihtimalini de hesaplar ve mutlaka 4-5 kova su bulundurur. asla yolda kalmaz. çantayı hangi eliyle tutacağına doğru karar vermek zorundadır. Türkiye için Vergisini en son gün yatırır. Pencerelerine demir korkuluk yaptırır. Kontrol kalemi yoksa bile anında bir çözüm bulur ve prizde elektrik olup olmadığını diliyle ıslattığı işaret parmağıyla kontrol eder. Birine randevu verir fakat köprü trafiğinden dolayı üç saat rötar yapar ve karşı taraf bunu anlayışla karşılar. üst kilidi de kilitler ama yine de şüpheli durur. Sağlığı için para ayıramadığı için 4 yıl boyunca ağrıyan dişlerle yemek yemeyi bilir ve asla şikayet etmez. Yağmur yağdığında yolların mutlaka kapanacağını bilir ve anında alternatif çözümler icat eder. hatta bazen yatırmaz bile. Sıradan bir Türk bile önce patatesleri sonra köfteleri yer.

inceden ince. Dal da bak neler var önceden önce. kul sığar kıl geçmez.. Kılda bak neler var... bu etkiyi yapmaz Ancak eğer sözlerini anlamaya çalışıp aynı anda kitap okumayı denersen eyvallah. inceden ince... önceden önce. Tebeddüle uğrar toprakta çiçek. Bağdat değildir ki.. An be an gelişen gizli bir gerçek.. Radyodan maç dinlerken bir yandan da TV'den haberleri izlemeye çalış... Bil de bak neler var. Gel de bak neler var. . Kimdi enasırda en asıl deden? Bil ki geçmişiz biz en ön haddeden. inceden ince. inceden ince. Yok iken cihanda can ile beden.İki eline iki kalem al.. Dünyanın En Güzel Şiirleri Önceden önce inceden ince. önceden önce. önceden önce. Başarılı olup olmaman hiç önemli değil. hedef kıl. At da bak neler var. radyodan haber dinle Muzık dinleyerek kitap okumak. inceden irtce. Kopar şakağından bir beyaz piri. Kal da bak neler var. Yer yıl. inceden ince. lobların çıldırsm.. Bir kapıdır ki. dönesin geri. Bir elinle "a" yaparken öbürüyle "b" yap mesela Tekrar ediyorum sonuç alıp almaman hiç önemli değil Akşamları 5 -10 dakika bunu yapmaya çalış... Kitap okurken. yarın mutlaka o olacaksın! Telkin ve Şartlanmalar. Öl de bak neler var. önceden önce. Ezel evrakında ebed andını. Al da bak neler var. aynı anda ayrı şeyler yazmaya çalış. Yanlış hesap etme gittiğin yeri. Bölüm Telkin ve Şartlanmalar. önceden önce. :. önceden önce. gez bozuk göz seçmez. inceden ince. Görmek istersen bir manevi mercek.. Yolun uğrar ise gönül şehrine. önceden önce.. Merhemden mühimdir bilmek marazı.. 258 259 12. Kazaya kurbanız kadere razı. Meşkin gemisiyle aşkın bahrine. Kainattan evvel kendi kendini. inceden ince. Unutma! Şimdi ne olduğuna inanıyorsan. özden kini garezi.. ' Hatırla da kır o kibrin bendini. Gözden sisi. aynı kağıt üzerinde.. Zevraki'yi gülle söküp gürz açmaz..

.İstanbul'u Fetheden de Psikoloji. oldukça etkili bir insan. II. ". kendisiyle bir görüşsek nasıl olur?" der. Hünkarım İstanbul'u bu bebek fethedecektir demesinin sebebi. Fatih daha kundaktayken. Murat. Sultan II. hünkarın yanında duran beşiğin içindedir. hünkarın yanına gelir. II.... Devrin uleması Padişaha: "Hünkarım. etkileyiciydi. Hacı Bayram Veli içeriye girer. H. ulemayı dikkate alır ve » Hacı Bayram Veli'yi Edirne'ye çağırtır. Ben ondan bu çağ kapatıp açan olayı psikolojik açıdan değerlendirmesini istediğimde cevap alamamıştım. Mehmet. Murat'ın oğludur ve 1432'de Edirne'de doğmuştur. Bu sırada hünkar.. Acaba Edirne'ye davet etsek de.. Bayram Veli'nin zarar verecek bir insan olmadığı kanısına vardı ve H. II.. Ankara'da bir ayaklanmaya sebebiyet verebileceği endişesiyle Edirne'ye çağırmıştı. Kısa bir zaman sonra Hacı Bayram Veli Edirne'ye. korkarız ki ileride bir ayaklanmaya sebep olacak. Aynı yıl. halk arasında. Bayram Veli'nin kundaktaki bebeği işaret ederek. Ankara'ya geri döndü. İstanbul'un fethiyle ilgili bir sempozyumda konuşan tarihçi profesör. Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği müjdesini vererek. Hünkar Hacı Bayram'a Ankara'yı sorar. Murat H. Çünkü H.. istanbul'u. bir takım söylentiler yayılmaya başlamıştır. "İstanbul'u fethetmek en büyük ha-yalimdir!" deyince. Gördüğünüz gibi sayın dinleyiciler. tarih konusunda çok değerli bir profesördü." Yukarıdaki vakayı anlatan insan. Bayram bir veliydi. Sonuç- . Bir ara Hacı Bayram. Bu tarihi vakanın üzerinden tam yedi asır geçmiş yedi asırdır insanlar bu hikayenin sadece görünen kısmını anlatıp durmuşlar. Oldukça kar izm ati k.'• ' insan olan Hacı Bayram Veli tarafından anlaşılmıştır. Hacı Bayram. Fatih'i ve fethi anlatıyordu. Akşemsettin Hoca. İstanbul'u fethetmek size na263 Ben Dünyanın En Akıllı insan iyim Telkin ve Şartlanmalar. Ankara'da Hacı Bayram Veli adında bir şahıs var.. hünkara Ankara'yı merak etmemesini söyler.II. onun İstanbul'u fethedeceği ulu bir -. Ankara'da ikamet eden Hacı Bayram Veli'nin İmparatorluk adına büyük bir tehdit unsuru olduğuna dair.. şimdi o konuşmanın bir bölümünü olduğu gibi aktarıyorum. (kundaktaki bebeği göstererek) şehzadeniz Mehmet fethedecektir. Böylece II. Padişah onu. Bayram Veli Edirne'ye çağrılış sebebini biliyordu. • *y\ Fatih'in Motivasyonu " i >'••"•'•• H. Karizmatikti.. Ben kamera arkasını araştırdım ve çok enteresan şeyler buldum. "Padişahım bunun için asla uğraşmayın. Hünkarın sağında dikilmektedir. tahtında. Sadece tarihi bir vakayı anlattı ve geçti. Bayram Veli II. sip olmayacak. H." demiştir. Hünkar.. Ankara'da her şeyin normal olduğunu söyleyen Hacı Bayram. Bayram kendisini iyi ifade edebilen bir insandı. Kim bilir belki de o bunu hissetmişti. Hacı Bayram Veli'nin Kehaneti. belki de öldürülmekten kurtulmaktı. Murat'a İstanbul'u fethetmek isteyip istemediğini sorar... Mehmet.

H. Murat bu muhteşem olayı herkese anlatarak oğlu ile gurur duydu. Herkes inandı. Henüz 14 yaşındayken babası tahtını oğluna devretmeye kalktı. II..Bayram Veli böyle bir laf etmiştir. Mehmet büyümeye başladı. II.Bayram Veli. henüz 21 yaşındayken. Murat kundaktaki yavrusunu alıp bağrına basarak. Acaba? Acaba H. II. Herkes o gözle. demek ki İstanbul'u sen fethedeceksin!" dedi. Fatih daha bir bebekken böylesine güçlü pozitif telkinlerle yüklenmeye ve şartlanmaya başladı. Yani şimdiki gibi değil. Mehmet henüz kundaktayken H. adam 40 yaşına kadar herhangi bir KiT'te Genel Müdür. Meh-met'inse seçme şansı yoktu. müthiş bir askeri deha ile fethetti. havan toplarını icat etti. Savaş esnasında yürüyen kuleleri. II. İstanbul'u fethedecek komutan gözüyle bakıyordu Mehmet'e. fetih gerçekleşir miydi? Mutlakiyet ile idare edilen ülkelerde padişah. Murat ve oğlu odada yalnız kaldı.. Murat. Murat gö- 264 265 Insanıy Ben Dünyanın En Akıllı j ırn Telkin ve Şartlanmalar. Tüm yatırımı oğlu içindi. çağ açtı.. Murat'ın yanına gelmeseydi ve Fatih için "İstanbul'u bu çocuk fethedecek. bazen 7 yaşında bile olabiliyor.. II. II.. İstanbul haa. Akşemsettin Hoca da çevresindekilere Mehmet için söylenenleri anlattı.Bayram Veli. İltifattan hoşlanmayan kimse yoktur.. Herkes ona güveniyordu. Bir an önce görmek istiyordu fethi. H. tam yedi dil öğrendi." demeseydi. Kim bilir belki de II. II. Murat da dahil olmak üzere dünyada iltifattan hoşlanmayan hiçbir insan yoktur. remedi ama Fatih İstanbul'u 29 Mayıs 1453'te. en çok yönlü Osmanlı imparatoru oldu.. Haber bir anda tüm ülkeye yayıldı. yetiştiriliyor ve babası ölünce de tahta geçiyor.Bayram Veli'nin zararlı bir insan olmadığına bu büyük etkiden dolayı karar vermiştir. 41 . Murat. "Yavrum Mehmet'im! Sen haa. Daha bir bebekken insanlar onu İstanbul'u fethedecek bir komutan olarak algıladılar. Tam 21 yıl tüm insanlar Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği günü beklediler. Padişahın oğluydu Mehmet. Fakat asla normal bir insanın 7 yaşındaki hali ile benzerlik göstermiyor. II. Murat böyle inanmıştı Mehmet'in istanbul'u fethedeceğine. İstanbul'u kesinlikle o alacaktı. Akşemsettin hocayla birlikte hünkarın yanından ayrıldı. En iyi hocalar tarafından yetiştirildi. çocuğuna ilişkin yapılan bu olağanüstü iltifattan alabildiğine etkilenmiştir. Çağ kapadı.ta II. Gelmiş geçmiş en bilgili. Çünkü padişahın oğlu doğduğu andan itibaren geleceğin imparatoru olarak tanınıyor.

14 yaşına rağmen. çevresi ve bütün ülke onu geleceğin hükümdarı olarak görüyor.. Belki baban veya annen sana II. Hatta belki ailen. önce söyle. Tekrar başa dönersek Fatih'in yerinde başka bir çocuk olsaydı kundakta ve H. . o an evinizde bulunan herkes bu olayı tanıdıklarına anlatmaz mı? Sen anlatmaz mısın? Olayı duyan herkes sizin eve akın edip çocuğu görmek. • Kim bilir? ABD başkanı George W. Olamaz olamaz. Bilinçaltında toplanan pozitif veriler çocuğu kuşatarak. Büyük bir hedef belirle ve insanlara. belki de İstanbul'u o çocuk fethedecekti.y. orada-kilere "Arkadaşlar size bir şey söylemek istiyorum.. Aynı şey senin için de geçerli. Bayram Veli onu işaret ederek söyleseydi. biraz sonra tekrar elindeki kaşığı bırakıp. kendi efsaneni kendin yaratacaksın. Murat gibi dav-ranmadı. Bu ancak çocuğa yüklenen toplumsal anlamla açıklanabilir. Her türlü hava şartlarına rağmen. Yürüyüşün kendiliğinden değişecek. Baştan da söylemiştim. Bu çocukla ilk göz göze geldiğimde bana bakışlarıyla telepatik bir mesaj gönderdi. Mehmet. Mutlakıyette böyle bir şey yok! Belki de bu rejimin en büyük avantajı bu. Eğer ciddiyetini muhafaza eder. ona dokunmak için yarışmaz mı? Gazetelerde 'Bush referanslı bebek' şeklinde manşetler atılmaz mı? Herkesin bakışı değişmez mi ve sonra o çocuk dünyayı değiştirmez mi? Bütün cevapların evet olduğuna eminim. aklına güvendiğin birisi sana da bu tarz bir yükleme yapsa sen de uçar- 266 267 Ben Dünyanın En Akili. ' ' Geç kalmış sayılmazsın! Belki sen kundaktayken Hacı Bayram Veli sizin eve gelmedi. Karizmasına. Söyle. II. Bilinçaltı yağmur çamur dinlemeyen muazzam bir tarladır. tekrar dudağını bükse. o gün babasına söylediği "Eğer hükümdar sizseniz ordunuzun başına geçin. ordunun başına geç!" ifadesi 14 yaşındaki normal bir insanın edeceği türden bir ifade değil. Böyle bir şey olamaz!" deyip çocukla uzun süre ilgilense ve çıkarken tekrar dönse ve "Bu çocuk dünyayı değiştirecek!" dese. O halde birilerini bekleyeceğine hemen başla. Belki Clinton'ın burnunu tutamadın. inan ve başar! Yalan da olsa. Bebek doğar doğmaz ailesi.. emrediyorum. onlarca defa kuşatılan İstanbul'u bir hamlede alma sonucunu doğurabiliyor. Bush senin çocuğunu gördüğünde 'Aman tanrım' deyip. ektiğini mutlaka biçersin. biraz sonra da çocuğu kucağına alıp. Şimdiye kadar öyle olmadı mı zaten? Sonra sana sürekli konunla ilgili sorular soracaklar. Belki çevren senin gözlerine hiçbir zaman büyük bir adammışsın gibi bakmadı. dudağını bükse. Bush öğlen yemeğine sizin evinize gelse. Hayatımda ilk defa böyle bir çocuk görüyorum. Ben dünyayı değiştireceğim dedi. "Hedefime mutlaka ulaşacağım!" de. göreceksin. kend' yüklemeni kendin yap: BEN MÜKEMMELİM. senin söylediklerine göre algılamaya başlayacaklar seni. Eğer bensem. Hiç önemli değil. Sen söyleyince çevrendekiler farkında olmadan. çocuğa bakarak 'vay be!' deyip.yaşında başbakan. gülüşüne. Belki büyük düşündüğün zaman çevrendekiler alay ettiler.m sın. Padişahlık bir meslek gibi yani. insan. "Senden hiçbir şey olmaz!" bile dedi..

çok sevdiği bir oyuncağı ile oynarken. O halde bu inanılmaz bir fırsat. idealist. 2 . sen varsın diye doğuyor.. direkt olarak bilinçaltına işleyecek ve göreceksin ki çocuğunun hareketleri. Te|kin ve Şartlanmalar. Bir gün bir de bakacaksın ki başarmışsın. büyük düşünen bir insan olmasını sağlayabilirsiniz.. Çevresindeki hiçbir uyarıcı onun dikkatini dağıtamaz. Bu ve buna benzer telkinler. yürüyüş ve davranışları değişecek. Sen büyük adam olacaksın. İster 1 yaşında. bebek doğmuş. Onlar birazcık inanınca.. Akıllı davranırsan. tüm dünya seninle gurur duyacak. TV izlerken.. Sen konuşurken o seni duymaz ama bilinçaltı kayıtlarını yapmaya aralıksız devam eder. Sahip olduklarına değer ver. Üst bilinci neredeyse kapalıymış gibi meşgul olmasına rağmen. Yine de geç kalmış değilsin.. Bunun ortası mortası yok! Söyle-İnan-Başar. adeta hipnoz olan çocuk uyurken de aynı durumdadır..Yapamadım. Üst bilinç meşgul olmasına rağmen.Yapıyorum .Yaptım. Sen çok büyük bir insan olacaksın. Konuştuklarınıza dikkat edin öyleyse. Dünya senin için dönüyor. henüz anne karnındayken telkinlere başlamalısın. Çocuğunuz daha doğmadan. Aynı telkinler çocuk uyurken de etkili olacaktır. bilinçaltı yine tüm komutları almaya hazırdır. Anne ve babalara küçük bir tavsiye. Onu önemsediğinizi hissettirin mesela... olmadıklarına da.. kelimelerini özenli . her şeyi duyduğunu söylüyorlar. Söylemiştim sadece iki yol var ve tek tercih yapabilirsin: 1 .Yapamam . bilinçaltı her zaman olduğu gibi sonuna kadar açıktır.Yapabilirim ..Yapamıyorum . Güneş. sana gülenler ve seninle alay edenler de dahil olmak üzere herkes yavaş yavaş inanacak sana.. Kaç yaşında olursa olsun çocuğunu takip et. 268 269 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Telkin ve Şartlanmalar. Özel olduğunu ve beklendiğini bilmesinin nasıl bir sakıncası olabilir ki? Diyelim ki bu şansı kaçırmışsın.. çocuk TV'ye tamamen teslim olmuşken.başaracağını söylemeye devam edersen. Olumlu telkinlerle daha çocuk doğmadan onun pozitif. Tüm çocuklar TV izlerken adeta dış dünyayla tüm irtibatlarını keserek transa geçerler. ister 7 yaşında olsun hiç fark etmez. Eğer bilinçaltına negatif yüklemeler yaparsan. sen tamamen inanacaksın. Hayal kur ve hayallerini önemse. Tam bu sırada başla: Başaracaksın. bu da onu değiştirir ve değersizlik makamına ulaşır. seninle tüm dünya gurur duyacak. ve yavrum sen örnek bir insan olacaksın.. ister 5 yaşında. Sen insanlara faydalı olacaksın. Tam tersi için de aynı durum söz konusudur.. Bilim adamları bebeğin anne karnındayken.

ne manyak olurdu değil mi? Aslında bu pozitif telkin metodu. Mükemmel yaratıklardık biz. doğru bildiğimizi söylemekten korktuk. gözünü kapayıp açtığın süreden daha çabuk geçmedi mi? Cevabın şüphesiz evet olacak. Bir şekilde eski halimize. Ne güzeldi o günler. bunu başarabilmek için küçük bir adım olacak ve akıntıya karşı daha güçlü olmamızı sağlayacaktır.. o kararı ileride kendisi versin. Bir gün amcalar sana "Şarkı söyle. Çok güzel günlerdi. ona daima olumlu yüklemeler yaparsan. dünyayı değiştiren bir insanın babası veya annesi olursun. Çocuğuna asla "Doktor olacaksın. Orijinalliğimizi yitirdik. Hani yağmur yağmıştı bir gün. Sen artık büyüdün. sen inadına ertesi gün yine altını ıslatmıştın. ancak olumlu kayıtların daha yoğun olmasıyla mümkündür. Zaman bu işte. Şimdi aç gözlerini kaç yaşındasın.. koca adam oldun. işte bu yüzden. bir de açarsın. Faydalı bir insan olmaktan daha büyük bir amaç tanımıyorum ben. Bence çocuğuna yapacağın en muazzam telkin bu olmalı. 20 veya 40 sene bundan. Hakikaten zaman zaman içinde.. Benim oğlum / kızım faydalı olacak." dediğinde avazın çıktığı kadar bağırarak türküler söylemiştin de herkes seni alkışlamıştı. Sen sadece büyük düşünmesini sağla. Ama gerçekçi olmak zorundayım. gözünü bir kapatır. Bir akşam üstü geldik ve gün bat- 270 271 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Telkin ve Şartlanmalar. Biz bu bildiğimiz dünyada yaşıyoruz. bir tür dayatmay-mış gibi gözüküyor. Ve yıllar sonra "Bak o TV'de gördüğün. 15 mi? 20 mi? Yoksa 40 mı? Ya da 70. Mutluydun. Hayallerimizi kısıtlamak zorunda kaldık. mühendis olacaksın. Bir gün altına kaçırdığında annen pataklamıştı seni hani. İnsanlara faydalı ol. 5 yaşma. Ben de bunlara ihtiyaç duyulmayan bir dünyada yaşıyor olmak isterdim. Bunu bir hayal etsene. bu basit gibi gözüken telkinler. Hayat devam ederken bilinçaltına yapılacak olan olumsuz kayıtların yıkıcı etkisini hafifletmek.. Bence de öyle... . Şimdi tekrar gözlerini kapat ve yine gidebildiğin kadar gerilere git.. suyun altında büyük bir keyifle ıslanmıştın.. Yaşın kaç olursa olsun. çok. Su birikintilerinde seksek oynadığın günleri hatırla. nasıl da keyifliydi. hayatınız değişsin. bildiğimiz gibi yaşamaktan. sınırlar koyma." dersin.. insanlık seninle gurur duyacak gibi ucu açık ve sınırsız ifadeler. ressam olacaksın" gibi telkinlerde bulunma! Bırak. dünyayı değiştiren benim yavrum. yani 'orijinal ben'e yeniden ulaşmamız lazım diye düşünüyorum. bunlar insanların başarılı olması. Çişin gelince haber vereceksin demişti de.seçip. büyük düşünmesi için kurgulanmış dayatmalardır. 3 yaşına. sonradan dejenere olduk.. bir düşün! Şu ana kadar geçen 15. Sadece çocuklarınıza değil her yaşta insana ve kendinize mutlaka olumlu bildirimlerde bulunun. kaygısızdın.

İntihar etmek tek çözümdü. Köprüye çek! Genç adam intihar etmek üzereydi. Geçmişi unut. yan gelip yatman. En faydalı olan bendim.. her şey anlamsız. Yani ışık hızı diye bir şey varsa. Önünde hiç ellenmemiş. köprüye yöneldi. İstanbul'da isen bulunduğun mahaileyi.. ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım. Sen hatta gözünü açıp kapayamazsın bile. Herkes dışlamıştı onu. Ne var ki uzay sonlu. Ağaca bak! Gün doğar doğmaz başlıyor oksijenini üretmeye. İnsanların en büyük ve tek amacı: 'Faydalı olmak' olmalıdır. Topu topu iki saatlik bir ömür.. yıldızları. deli mesafe. üzerinde durduğun koltuğu ve koltuğun üzerinde duran kendini düşün. Türkiye'de çok küçük kalan birazcık Avrupa kıtasına kaymış olan Marmara Bölgesi'ni... hiç dostu yoktu. Yola çıktı. acı çekiyordu. Yarın bir yerlerde hesap verirken "Ben kendimi biliyordum ve bana verilen görevi hakkıyla yerine getirdim.madan gideceğiz. Ve sen çok küçük de olsan varsın. Düşünebiliyor musun yetmiş beş milyon yıl. ben tüyüm. İşe hemen yüzü- 272 273 'yırn Ben Dünyanın En Akıllı insan ne bir tebessüm monte ederek başlayabilirsin.. gezegenleri.. Bu kadar akılsızın görevini tam yaptığı bir meydanda bir akıllı olan senin varlığını reddetmen. Ben kitap yazdım. hatta bir de sisteme zarar vermen komik olmaz mı? Herkes gibi. her şey gibi sen de görevini yap!. ben Einstein'ırn. uzay sonsuz olsaydı sana yoksun bile derdim. galaksileri düşün. Asya kıtasında çok küçük olan Türkiye'yi canlandır gözünde. orada da çok küçük kalan İstanbul'u düşün. ben icat yaptım. binayı. Ve bu kadar zamanda yapabileceğin ne varsa aslında hepsi boş. Yağmura bak! Zamanı gelince aksamadan nasıl da yağıyor. Ne kadar küçük olursan ol. Çabuk geçtiğini bile düşüneceğin zamanın yok. Tekrar güneş sistemimize gir ve koca sistemde çok küçük kalan dünyaya geri dön. Ve kendine bak hepsinden daha üstün bir vasfa sahipsin. hayatı değişir. hiç bellenmemiş bir saatin daha var. Bilim adamları anlatıyor." diyebilmelisin. bir aklın var. nedir bu sıkıntı? Cehennemde isen en iyi sen yanmalısın! Öyle küçüksün ki aslında. . Birini kullandın. Aslında bu kadar kısa bir zamanda hiçbir şey için hiçbir şeye değmez. Şimdi bu mesafeyi hayal et. Kalbine bak! Hiç sektirmeden her an atıyor.. sonuçta mutlaka varsın. ben kılım. Niye bu telaş. Güneşe bak! Kaç milyar yıldır her gün dakika şaşmadan doğuyor. ben Edison'um. biri de önünde duruyor. bi- .Şimdi yavaş yavaş geri dön. Bazen birine sadece tebessüm edersin. içinde bulunduğumuz güneş sistemi başka bir sisteme doğru saniyede beş yüz bin kilometre hızla gitmektedir. daireyi. Hesaplara göre bu hızla gidersek yetmiş beş milyon ışık yılı sonra çarpışacak ve yok olacağız... Ne olursan ol her şey bir anda olur ve biter. yani geçen bir saati yok say. Diğer sistemleri. Kainatta ne kadar yer kapladığını anladığını sanıyorum.. deli zaman. Peki o zaman niye bütün bunlar? Neden varım ki ben? Niye çalışayım? Madem her şey boş.. Dünyaya bak! Hiç taviz vermeden nasıl da dönüyor. Ve eğer varsan varlığının hakkını mutlaka vermelisin. sokağı. onun yaklaşık iki katı. Dünyada çok küçük kalan kıtalardan Asya kıtasını düşün. oturduğun odayı.

Hiiiç! Aklıma bir anım geldi de.. Taksici sanki onu anlatıyordu.. 274 275 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Telkin ve Şartlanmalar. Telkin ve Şartlanmalar.. Şoför kahkahayı basarak gülmeye başladı. tam tersini iddia edi-yormuşçasına savun.Niye gülüyorsun be adam? Taksici . Yalnızlıktan bunaldım ve bir karar verdim. Bir taksiye bindi.Bir zamanlar hiç dostum yoktu. ı Taksici .İyi. Dünyanın En Güzel Şiirleri Düşün biraz insanoğlu! l Egzersiz Zamanı * Zıtlık Metodu. Genç Adam .Eesi o sinirle... ' ' Taksici sanki doğuştan yüzüne yerleştirilmiş bir tebessüm ile 'buyurun' dedi genç adama. ha toprağın üstü ne fark eder ki. Genç adam kendisine ilk defa tebessüm eden biriyle karşılaşmanın şaşkınlığını yaşıyordu.Eee sonra? Taksici ..... O şimdi İstanbul'da taksicilik yapıyor. Genç Adam . intihap etmeliyim. Genç adam sinirli bir ifadeyle sordu: Genç Adam . Yani kendi inancını çürütmeye çalış. Taksici . ışık hızının varlığına inanıyorsan bu sefer inanma ve sanki birilerini bu konuda ikna etmek zorunday-mışsın gibi düşün! Söze "Işık hızı diye bir şey yok arkadaş.Nereye gidiyoruz? '•-'. köprüye adam taşıyor yani. Sonra her gün sadece birini. Genç adam biraz sonra taksiden indi ve evine geri döndü. dedim. Yalnızlıksa ha toprağın altı.. "Dahi" dedikleri zaten her şeyi enine boyuna düşünen ve sınırsız çelişkiler oluşturarak sonuca giden insanlar değil mi? ... o kararlılıkla evden çıktım ve bir taksiye bindim. Bu kısa cevapla taksicinin konuşmasını kesmek istiyordu. Genç Adam .. Taksici nereye dedi. Bu şu ana kadar inandıklarınla ilgili tüm nöronik bağlantılarını yeniden gözden geçirmeni ve aynı sayıda yeni bağlantılar oluşturmanı sağlarken.. Fakat o anlatmaya kararlıydı..Köprüye.' razdan atlayıp her şeyi bitirecekti. Genç adamın gözleri parıldadı. Bu arada köprüyü çoktan geçmişlerdi bile. bir yandan da her konuyu zıttıyla birlikte düşünmeni sağlayacağı için düşünme hızını doğrudan etkileyecektir. Mesela. ben de köprüye deyince kahkahalarla gülmeye başladı. Hayata dair inandıklarını ana başlıklar halinde bir kağıda yaz." diye başla!..

Bölüm Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Başını döv düşünü del. Düşün biraz insanoğlu! Çehrene bak sakil kişi.. Düşün biraz insanoğlu! Gafur varsa her zerrede. yoksa o mu. Düşün biraz insanoğlu! Dünya desek kuru tabut. Düşün biraz insanoğlu! Kervan kalkar geçten erden. Nesil nasıl oldu ihdas. Ban- . Keser seni güçten ferden. Düşün biraz insanoğlu! Dehamıza dil uzatma. Kafir acep daha nede. Saki dahi değil baki.. daşın atma. Her pencereden aynı manzara görünür ama bazıları başka görür. • Sabahleyin bir çekin tahsili için bankaya gitti. Hesap et de ince ince. raporu hazırladı. Düşün biraz insanoğlu! 276 277 13. Düşün biraz insanoğlu! Su içerken kılar şükrün. Çok güzel bir rapor olmuştu. Türlü çiçek akıl işi.. Durağa on metre kala otobüsü gördü ama yetişemedi. Düşün biraz insanoğlu. Nerde idi nebatla nas. Kaşın çatıp. Kimya desek dönüp yahut. Düşün biraz insanoğlu! Halik sondan gelir bence. Toprak değil tanrı rahmin. Zehri sunar bir gün saki. Ferik kadar yok mu fikrin. Düşün biraz insanoğlu! Ayık ol sen ey Zevraki. Tam kaydedecekken bir anda elektrikler kesildi. Göğe bakar eder zikrin. tekrar suyu açmak istedi ama olmadı. Azık yavan kazık yağlı. Düşün biraz insanoğlu! Tuzaklandık sollu sağlı.. • Sabahleyin aceleyle evden çıktı. Saklı yoktur bu sahnede. Otobüs durağına yöneldi. Gitme böyle gözü bağlı. Kim ekmiştir ilk tohumu? Ben mi. Fıtratını bulur fehmin. Düşün biraz insanoğlu! Nardan idi dünya esas. Dönen var mı bu seferden. Beyin yoksa neyin vardır. Banyoya girdi. Düşün biraz insanoğlu! Tesbitimi sanma tahmin. Değil toprak çakıl işi. Düşün biraz insanoğlu! Tiynetini temizle gel.Başımızda beyin vardır. Mahluktan olur mu mabut.. tam üç saat uğraşmıştı. sen mi. sabunlandı. Huluk vardır ondan önce. hemen hazırlaması gereken bir ra por vardı. Şanssız adam . • Akşam yorgun argın eve geldi.. Tenine de bağlama bel. Düşün biraz insanoğlu! Kainata bil umumu. Domuz gibi düşüp yatma. çünkü sular bir saniye önce kesilmişti. • İş yerine gitti. Bilgisayarını açtı. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli.

hiçbir zaman küfret-mezdin. dönen binlerce çe kin arasından öğleden sonra da olsa onun çeki ödendi. bozdurdu ve bir daire aldı. Birçok kere ne kadar şanssız olduğunu düşünmüşsündür.. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. • Banyoda suyu kesilse de akşam evine döneme yen milyonlarca insanın aksine o.. Hayatında ilk-defa çatalla meyve yemeye kalkan ve çatalı tam ağzına götürürken. " •. o en fazla suyu kesilecek bir evde yaşama nın keyfini sürdü.. • Nefes alamayan binlerce insanın aksine o nefes ... Öğlene kadar sıranın kendisine gelmesini bekledi. ertesi gün telefonun fiyatının yarı yarıya ucuzladığını öğrendi. Bakışını değiştir. • Muhallebi yerken dişi kırıldı. ertesi gün devalüasyon oldu. her şey daha kötü olur buna emin ol ve yine emin ol ki bir gün su içerken boğulup gidersin. ensesine vay Mehmet diye tokat yiyen.. kendine ait bir dairesi vardı. Ama sonunda oldu. evine ekmek götüremeyen binlerce insanın aksine ilk değerini kaybetmiş olsa bile. evine dönmeyi başardı ve hatta evi olmayan binlerce insan var ken. • Devalüasyon olsa da. • Raporu hazırlarken elektriğin kesilmesi ona.ka çok kalabalıktı ve sırada yaklaşık otuz beş kişi vardı. boğazına çatal kaçan ve ölen adamı duydun mu sen? Üstelik adı da Mehmet değil Abdullah'tı. Halbuki olumlu görebilsen. • Randevuyu koparıncaya kadar tam altı ay uğraş tı. her gün bir dolu şanssızlık yaşıyor. • Muhallebi yerken dişi kırılsa da yediğinin muhalle bi olduğunu idrak edecek sağlıklı bir beyne sahip ti. her olana kötü bakarsan.. • Fiyatı yarı yarıya ucuzlasa da pahalı bir cep tele fonu alabilecek güce sahipti. Buluşmak için adamın ofisine gittiğinde beyefendinin acil bir iş için şehir dışına çıktığını öğrendi. Ben çok şanssızım. Tam sıra kendine geldiğinde sistem arızalandı. • Pahalı bir cep telefonu aldı. rapo runu tekrar gözden geçirme ve hatasız bir rapor yazma fırsatı verdi. • Bankada sistem arızalansa da. Bakışını değiştirmelisin.. Her insan. Çok şanslı adam. • Biraz önceki şanssız adamı düşün! Belki otobüsü kaçırdı ama milyonlarca insanın aksine onun geç de olsa gidebileceği bir işi vardı. hiçbir zaman şanssız olduğunu düşünmez. diye diye ortalarda yürürsen. ne kadar şanslı olduğunu göreceksin.'•• 281 insanıylrrı Ben Dünyanın En Akıllı Yukarıdaki adamın yaşadıklarını ya da benzerlerini sen de yaşamışsındır. • Biraz doları vardı. biraz daha dikkatli bak. aldı randevuyu. Biraz daha.

Herkesi ciddiye al ama.. 282 283 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Bu da kısa bir balina hikayesi. Herkes başka yaşar aslında. Binlerce ^ S9n enkaz altında kaldı. ^ntraldeki memur. 17 Ağustosta bir deprem oldu Marmara'da.. Biliriz ki bu suyun genel özelliğidir. kimine kalp krizi vız gelir. her şeye yeniden başla. Gerçekten de sahip olduklarımızın kıymetini hiç bilmiyoruz.. Önüne bir kağıt al. Nerede H20 bileşimi varsa. Kimini baş ağrısı perişan ederken. İnanamayacaksın. Hatta belfo santraldeki memur. fonci telefon geldiğinde de çok duygusaldır.. ve salyangozlardan öğrendi kendisinin de büyük bir salyangoz olduğunu. bir anda tüm servetini. Öğretilen ne varsa unut. Baş ağrısından daha büyük bir acı yaşamayan adamla. Ne acı. Bacağı kopan bir adama iğne ..alabiliyordu.. Ancak tele^. kim bilir nasıl etkilenmiştir. Su normal şartlar altında 100 derecede kaynar mesela.. Hiçbir davranıştan etkilenmemelisin.. Elini vicdanına koy ve hesap et... herkesten topla. Kim bilir o ^ Vanındaki arkadaşına nasıl bir duygusallıkla anlatmıştır. . Eğer onların verdiği şekli kabul edersen. İnsanlar ne yaparlarsa yapsınlar. oturup biraz düşünmelisin bence. buruşuk bir heykelcikten başka bir şey olmazsın. gülüp geçebilmelisin. Güçlü olmalısın seni kimse buruşturamamalı. Ama sen bir insansın. bir tarafa sahip olamadıklarını yaz. Acının üst sınırı insandan insana değişir. yeniden bak. Akvaryumun kurallarına göre yaşadı hayatını. santraldeki kızla enkaz altındaki l^anim dünyaya bakışı arasındaki farkı hiçbir matematikçi ~ Se*p edemez. kaynama noktası 100 derecedir.. Bir tek defa bile yüzemedi neredeyse sınırsız olan okyanusta. Çevren seni adeta bir heykeltıraş gibi işliyor. İlk telefon geldiğinde.. Balina daha yeni doğmuştu. Herkesi dinle.. Aklı yoktur ve direnci sabittir. O an.. bir tarafa sahip olduklarını. Cep telefonu olanlar enkaz altın^ eğer sağ iseler 112 acili aradılar. sonunda mutlaka kendi bildiğini yaşa. Su değilsin sen! İnsansın. arayan bininci adamın yüzüne tele. çok şanslısın çoook! Başkalarının bildiği gibi yaşamak. O halde nasıl oluyor da hayatı başkalarının "Atıklarıyla yaşıyorsun?! Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. sağlığını ve sülalesini kaybeden adam aynı heyecanla anlatıyorsa yaşadığını.. Akvaryum tamamlandıktan sonra gözlerini açtı balina.. Binlerce salyangoz sanki söz birliği etmişçesine anında bir akvaryum yaptılar balinanın etrafına.. Salyangozlardan öğrendi hayatı. senin aklın var.. Aklın olduğu için yaşadıklarına göre değişen bir direncin var.. Salyangozlardan öğrendi akvaryumdan ibaret küçük dünyasını.nl9r çoğaldıkça duygusallık azalarak bitmiştir. herkesten öğren. n kapatmıştır.. İstisnasız her şeyin bir kaynama noktası var.

ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı. Geldiğin gibi gitme. çaldım. İkisi de sadece birer anı anlattılar. Böylesine manyak anısı olan insanlar da var.. Kimse bilmez. kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. bir kartal yuvasına gidip. yumurtayı getirenler de unuttu. dört tavuk. İstersen 100.. 284 285 Ben Dünyanın En Akıllı Insanıy 'im Kim ne derse desin. aya ilk çıkan adam." dedi. Zaman geçti. İçinden simsiyah kanatlı. yanında şehit olan bir gazinin kılı bile kıpırdamaz. Benim yanımda bir arkadaşım ölse belki ben kahrolurum ama onlarca arkadaşı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. bir yumurta çaldılar. Olağanüstü bir duygu bu. İnsanlar ne oldu diye paniklesinler... yani TV'de Buzz Aldrin bu hikayeyi anlatırken. Hiç kimse hayatı bir başkasının bildiği gibi bilmez. O günü hayatımın sonuna kadar unutamam ve Neil'le her karşılaştığımızda o an gelir aklımıza. Oradan dünyayı parmağınızın ucuyla gösteriyorsunuz. Herkes değişik şeyler yaşadığına göre tepkilerin farklı olması da çok normaldir. Korkunç bir andı o.İkisi de adam. kimsenin ruhu duymadı.Herkes çok mutluydu. Olağanüstü değil mi? Aynı anda. . Neil yüzünü bana döndü aynı anda ben de ona döndüm... Orası muhteşem bir yer. . Birilerinin dudağı uçuklasın. Neil Armstrong'un ortağı. etkilendikleri içindir. Herkesin direnci yaşadıklarına göre belirlenir. bildiklerinle yaşa. kuluçka başladı. yanımdaki adam da bir arkadaşına kendi anısını anlatıyordu. Hem de Buzz Aldrin'den daha büyük bir heyecanla: "Bir gün okey oynuyoruz.batırsan duymaz ama sağlıklı bir adam feryat eder.Bir anne bulundu yetim yumurtaya. Geçip giderken tozu dumana kat. Adam cümleye şöyle başlıyor: "Hiç unutamam. bir doktora yansımasıyla.000 derece ısı ver. biraz düşünmelisin! Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre. İkisinin de sadece birer beyni var.. Ama su 100 derecede kaynar ve yüz dereceden sonra sadece buhar olur.. Benzer yaşamlar sergilemeleri inandıkları için değil. buhardan başka hiçbir şeye dönüşmez su. Yumurtayı kümese getirdiklerinde. En büyük anın tavlada attığın düşeşse." Sözünü ettiğim yaşlı adam Buzz Aldrin'dir. Biz tebessüm ederiz. Yaşlı bir adamdan bir anısını anlatmasını istiyorlar. onlar. unutma ki anlattıkları kendi yaşadıklarıdır. Seninkiler değil.. bana yansıması ateş böceğiyle şimşek kadar farklıdır. Abi ben bu işi biliyorum ya. Bir şeyi yaparken en iyisini yap! Cehennemde yanarken bile en iyi sen yan. tam sekiz tane taş Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. O halde hayatı kendi bildiğin gibi yaşa. Daima en iyi ol! Anıların bile ürkütsün insanları.. Beş saniye kadar öylece kalakaldık. Bağırsakları dışarı dökülmüş adamın. ... Sonra ben indim. aya ilk çıktığımızda gemiden ilk olarak Ne-il indi..da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. Ben aya ayak basan ikinci adam olmuştum. Ben Ay'dayken. bir şeyleri değiştir. Hayatını anlatılanlarla değil..

biraz daha yükseliyordu. . deden.böylesini ilk defa görmüşlerdi.Anne bu ne? dedi büyük tavuk.. Ne de güzel uçuyor! . Havadan aşağıya bakmak . "Arkadaşlar. Saatlerce kendi kanadını inceledi." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum. Yükseldi. Bizim kanatlarımız o uçan şeyin kanatlarına çok benziyor. ben bir şey fark ettim." Arkadaşları sanki sözbirliği yapmışçasma "Hadi canım sen de." dedi. Oldukça uzun kanatları vardı.. Kendi kendine "Bunu denemeliyim.Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Bence uçmayı denemeliyiz. An- 286 287 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü. Kimse görmemeliydi onun uçmaya çalıştığını. yükseliyordu. diğer siyah kanatlılar tarafından reddedilmişti.. Yalnız o ayaktaydı. yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı. şuradan gelirse buraya kaç.. kümesin arka bahçesinde yalnız kaldı. yükseldi. Heyecanlandı. O heyecanla kümese daldı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı. Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. buğdayı böyle ye!". Gökyüzünden süzülen kartalın kanatlarına benzetti kanatlarını... Hepsi mışıl mışıl uyuyordu. Bir an etrafına baktı siyah kanatlı büyük tavuk ve haddini aşarak. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu." dediler. kuşların padişahı.. O da adeta "Ne haliniz varsa görün!" diyerek. Herkesin tam olarak uyumasını bekledi. yükseldi. Biraz sonra korkunç ihtişamıyla süzülerek geçti kartal. Siyah kanatlı büyük tavuk. . Anne tavuk.. Kartalın yeniden geçmesini bekliyordu. Kendi kanadı ile kartalın kanadı arasında inanılmaz bir benzerlik vardı. Delilikle suçlanmaktan korktu. Senden önce baban. ne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. amcan hepsi ona özendi ama hiçbiri onun gibi uçamadı. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını da öğretti annesi: "Bak yavrum eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç. Her kanat çırpışında biraz daha. gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Annemiz öyle söylemişti. Kümeste siyah kanatlı birkaç büyük tavuk daha vardı.. kanadını şöyle bir açtı. Annesi gittikten sonra siyah kanatlı büyük tavuk. dalga mı geçiyorsun? Unuttun mu biz tavuğuz ve asla uçamayız. Biraz sonra herkes uyudu.Ha o mu? O kartal yavrum.. Korkunç bir şey oldu. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. tekrar kümesin arka bahçesine geçti. Kanatlarını çırpmaya başladı. uyanın ve beni dinleyin.

yeni kartallar.. atmacalar. ben uçtum.. Ölecek gibi olmuştu. Görmelerine rağmen inanmadılar onun uçtuğuna.. Kümesin üstünden tıpkı yıllarca önce geçen ihtişamlı kartal gibi geçtiler. benimle gelir misin?" dedi. dedi. sizlere de göstereyim.. Gözünden iki damla yaş düştü bizim kartalın.. ne olur benimle gelin. Bir ses duydu sonra. "Arkadaşlar uyanın. kır artık bu zincirleri.. kibrit ateşiyle güneş kadar! Ama herhangi birinin yerine. Bırak bu saçma sapan kaideleri. Hayatındaki en büyük tecrübeydi bu. Kimin ne dediği umurunda değildi artık. parçala ve ye!" Hemen bir kuş yakaladı ve onu yedi. Kalp atışı hızlanmıştı. . siz de yapabilirsiniz. tekrar kanat çırpmaya korkuyordu.) ." dedi..Artık o da bir kartaldı. "Siz bilirsiniz. Sen bir kartalsın! Yakala avını. Yükseldiğini bazı siyah kanatlılar da gördü. Bizim kartal bu geçiş esnasında aşağıya doğru baktığında eski arkadaşlarının. Tüm cesaretini topladı ve yeniden o muhteşem kanatlarını çırpmaya başladı. her alemde benzer şekillerde vardı. Uzun bir aradan sonra bu sene ilk defa kar yağdı İstanbul'a.. doğanlar tanıdı. O yükseldi. Arkadaşı sordu. yine yükseldi. rıldandı. "Mevsimler ne kadar da değişti. Herkes.meğer ne muhteşem bir şeymiş. neden yalnız. bir diğerinin oluşabilmesi için ihti yaç duyulan enerji sadece 0.. diye sordu. hadi gidelim." dedi. yağmur başka şey. Her şeyden habersiz uyuyan arkadaşlarını yeniden uyandırdı. Eski kartal cevap veremedi. uçtular. ben gidiyorum. Ona göre tavuklar alemindeki saçmalıklar. yalnız gitmelisin. dedi. Baksana ciddi ciddi kar yağıyor.. "Yıllar önce yaşadığım bir kümes vardı. Egzersiz Zamanı '-. İkna oldu ve evet gerçekten de çok anlamsız. Neyse. siyah kanatlı büyük tavukların yıllar önce kendisinin de yaptığı gibi gıpta ile kendilerine baktığını gördü. Arkadaşı sert çıktı. 'Sen uçmuşsun' dediler. diye mı- 288 289 Ben Dünyanın En Akıllı insanı yırn Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli." dedi ve oradan uzaklaştı.00000000 00000001 derece. oraya gitmek istiyorum. yükseldikçe yeni dostlar. Kimse inanmadı onun uçtuğuna. Kartallar yalnız uçar. kar başka şey ve ikisinin arasındaki fark. "Neden ağlıyorsun dostum?" Bizim kartal sessizce ve çok derinden ve çok içten sadece şu kadarını söyleyebildi: Hiiiç! Hiç. Doğru aslında. "Sen tavuk değilsin. (Aradaki noktalı yere istediğin kadar 'O' ekleyebilirsin. Bizim kartal kendini öyle bir aşmıştı ki. Apar topar kümese indi. Mükemmele ulaşma egzersizi. dedi. alay ettiler. ya bu bir rüyaysa. şahinler. kartalların geleneklerini bile değiştirmeye başladı. Yıllar sonra bir gün bir kartal dostuna.

Bugünü yaşa! Sadece bugünü yaşa! Bugünü sanki en son gününmüş gibi yaşa! Unutma ki yarın bugüne dün diyeceksin. Sen yoksan hiçbir şeyin... Burnunun dikine git! Kendi bildiğini oku! Asla taviz verme! Asla vazgeçme! Ve anneni. Belki kanat çırpacak fakat hemen uçamayacaksın. kendini en sev. Ekran okuyucu program konuşan Braille Not Speak cihazı kabartma ekran ve benzeri yardımcı araçlar . 290 291 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kanatlarını Kontrol Et! Bugün kendinle biraz oyna! Muhteşem bir dizayna sahip olan kanatlarını incele.. Sadece 0. tıpkı dün bugün için yarın dediğin gibi... sen varsan her şey önemli... Kesinlikle oralarda bir yerde onlar... "Dün için pişman olma! Yarın için asla kaygılanma!..com Merhabalar Buraya Yüklediğimiz Görme engellilerin okuyabileceği formatlarda hazırladığımız E-Kitaplar ve daha pek çok konudaki Kitapları bilhassa görme engelli arkadaşların istifadesine sunuyoruz. Sadece kanat çırpmak kadar..00000000 00000001 derece dir.. Yani sıfırın üzerine bu kadarlık bir ısı eklersen kar yağ mura dönüşmüş olur.. Asla Unutma! Sen varsan her şey anlamlı. Bu kanatlarının olmadığı anlamına gelmez.2029 292 Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım www. aslında birbirine yağmurla kar kadar yakın. Ulaş onlara! Ulaştığın anda da hiç vakit-'kaybetmeden hemen çırpmaya başla. Bazen bizlere olağanüstü farklıymış gibi gösterilen bir dolu şey.... . onun tekrar eriyip suya (yağmura) dönüşebilmesi için ge reken ısı sadece 0. Ben de bir görme engelli olarak kitap okumayı seviyorum.ve mükemmellikle sıradanlık arasındaki fark da en fazla bu kadar. Ve kendini çok sev. babanı çok sev! Unutma onlar bir daha asla olmayacak! Ve tüm sahip olduklarını çok sev! Çünkü onlar senin. hiçbir anlamı yok! Güneşin bile. Belki bir bakışta bulamayacaksın onları.kitapsevenler. sadece üzerinde biraz toz var. sadece bir parça küf var onların üzerinde..Şöyle ki: Su sıfır derecede donduğuna göre (kar)... kendini öte sev." "Zirveye Bekleriz!" Erdal DEMİRK1RAN "Dünyanın En Akıllı İnsanı" istanbul ... "hi-iiiç" deyip ağlayacaksın! Ben öyle yaptım.00000000 00000001 puan kadar. Uçmakla uçmamak arasında sadece basit bir kanat çırpma hareketinin olduğunu görünce soranlara..

Bu site tamamen ücretsizdir ve sitenin içeriğinde sunulmuş olan kitaplar hiçbir maddi çıkar gözetilmeksizin tüm kitap dostlarının istifadesine sunulmuştur. T. Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur.C. Amacımız yayın evlerine zarar vermek ya da eserlerden menfaat temin etmek değildir elbette.Ders kitapları dahil. Bilgi Paylaşmakla Çoğalır. braill alfabesi ve benzeri formatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir. kütüphane ve kitapçılardan ilgili kitabı temin edebilirler."Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz. Bu e-kitaplar kanunen hiç bir şekilde ticari amaçla kullanılamaz ve kullandırılamaz. kitap hakkında fikir sahibi olduklarında indirdikleri kitapta adı geçen yayınevi. CD.sayesinde bu kitapları okuyabiliyoruz." maddesine istinaden web sitesinde deneme yayınına geçilmiştir. vakıf veya dernek gibi kuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset. Tarayan bilinmiyor kimler taradıysa çok teşekkürler. . Bu e-kitaplar normal kitapların yerini tutmayacağından kitapları beğenipte engelli olmayan okurlar. Bilginin paylaşıldıkça pekişeceğine inanıyorum. Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . ticarete konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz. Siteye yüklenen e-kitaplar aşağıda adı geçen kanuna istinaden tüm kitap sever arkadaşlar için hazırlanmıştır. sahaflar. Yaşar MUTLU İlgili Kanun: 5846 Sayılı Kanunun "altıncı Bölüm-Çeşitli Hükümler " bölümünde yeralan "EK MADDE 11.Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi İşlem ve Otomasyon Dairesi Başkanlığı ANKARA bu kitap Görme engelliler için düzenlenmiştir. alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticarî amaç güdülmeksizin bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu.