www.gencakademi.

info

Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Erdal DEMİRKIRAN Beyaz Sanat Yayıncılık ye Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Kaygısızca Sunar Copyright0 2002 Erdal Demirkıran Eserin her hakkı. Erdal Demirkıran'a aittir. Kısmen ya da tamamen çalmana, çoğaltmana ya da kopya etmene gerek yoktur, istersen bir tane de sen yazabilirsin. www.erdaldemirkiran.com Kitap Adı: Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bizim Ekip O Adam Gelmiş Geçmiş En Büyük Şair Mucize Bir Adam Çılgın Grafiker Gözatan Ic^Örglı Imlalayan Adam Usta Adamlar işini iyi Tapanlar Erdal DEMlRKIRAN Aşık Akif Timurhan ZEVRAKl Dr. Abdullah Servet TERZİLER Berivan VARGÜN Takup ŞiMŞEK Deniz Hayriye KAYNAK Arif KURUMAHMUT Erkam Matbaası Pusula Reklam Tanıtım Ltd. 1. Basım : Mayıs 2002 2. Basım : Ekim 2002 3. Basım : Aralık 2002 ISBN: 975-7254-01-0 Beyaz Sanat Yayıncılık & Filmcilik Tic. Ltd. Şti. Saadettin Taııtan Cad. No: 5 Şirinevler / ÎSTAJîBUL Tel: (0212) 552 00 04 - Faks: (0212) 653 93 80 www.kashnakashna.com www.beyazsanat.com Cam kırıklarıyla süslenmiş yollarda ayakları kanaya kanaya benimle birlikte yürüyen babama, neredeyse kendim kadar sevdiğim anneme, beraberce gemiler yaktığımız eşim Betüle , yaşındaki manyak kızım Berfine ve tüm insanlık alemine ithaf imdir. içindekiler l. l. 3. Bil Kendini! Yetenek mi Dedin? O da Ne? Şeyindeki Korkunç Tarla...

*İ . 5. 6. 7. #. 9. 10. l]. 12 . 13 .

Başarı Çaresizlik Mucizesi Karar Verme Ben Dünyanın £n /^kı//ı /nsan/yım /^s/a Vazgeçme Beyin Kemiren Böcekler Uyku Çılgınlığı Türkiye için Telkin ve Şartlanmalar Tüm Keramet Senin Bakısında &izli

W - 55 57 - 67 6? - 1W 105 - l IH 115 - 11? 131 - IH? 151 - 166 161 - 1?1 l?? - 235 237 - 25? 161 - 277 27? - 2?2 BflyOfc /çat "Ben "Dünyanın En Akıllı insanıyım" dediğimde dostlarım bana: "Madem bu kadar akıllısın, neden sen de Edison gibi, Einstein gibi, Newton gibi... bir şeyler icat etmiyorsun?' dediler. Ben de onları haklı buldum... Ama galiba biraz yanlış anlamış olacağım ki, ben ampul icat etmek yerine Edison icat etmeye karar verdim. Bugünlerde "Kaslına" adını verdiğim kendi öğretimle "dahi" yetiştiriyorum, Edison yetiştiriyorum, Einstein yetiştiriyorum, Newton yetiştiriyorum.. Bu kitabımla "Kastora öğretilen"nin hiç olmazsa bir kısmını seninle de paylaşmak istedim. "Çözebilmen umuduyla." Erdal DEMİİRKIRAN , Dünyanın en akıllı insanı 1. Bölüm Bil Kendini! "Yüzyıllardır tüm düşünürler, tüm dinler, herkes... 'kendini bil' dîye bağırıyor ama duyan çok az. Bu sefer duyabilmen umuduyla..." «FBil Kendini Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre; dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar. Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. ...Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı...Herkes çok mutluydu, böylesini ilk defa görmüşlerdi. Anne tavuk, dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum, yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı, buğdayı böyle yel". Anne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını jiajığretti annesi: "Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç, şuradan gelirse buraya kaç..." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı... ; > v j; ;*u

Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü, gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Anne bu ne? dedi büyük tavuk. Ha o mu? O kartal yavrum, kuşların padişahı... - Ne de güzel uçuyor! - Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Senden önce baban, deden, amcan, hepsi ona özendi; ama hiçbiri onun gibi uçamadı... Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. O günden sonra büyük tavuk, ömrü boyuncia arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti... Ve her seferinde "Keşke ben de bir kartal olup uçabilseydim!" dedi. Yine bir gün siyah kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti... Onu bir tavuk gibi defnettiler ki hakikatte ölen bir kartaldı. "Bir kartal gibi doğup, bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var." Yıl 2002, yer dünya... Şu anda kendi gücünün farkına varmadan, hep başkalarına özenen binlerce, yüz binlerce, milyonlarca, hatta milyarlarca insan var, yeryüzünde. Ne büyük acı! Hiçbir şey göründüğü gibi değil, sevgili dostum. Hiçbir şey anlatıldığı gibi değil... Her duyduğuna inanma! Buna bile... Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Tek çıkışlı çelik kapısı olan bir oda düşün! Kapı kilitli ve anahtarı da kapının aksi istikametindeki dolabın içinde! Bil Kendini Bir deprem olduğunda kapıya mı koşarsın, yoksa anahtarın bulunduğu dolaba mı? Elbette ki dolaba, yani aslında anahtara... Çünkü anahtar olmadan söz konusu kapı sadece bir duvar mesabesindedir... Şimdi de bu odada bir kameranın olduğunu ve olup biteni kaydettiğini varsay ve düşün. Daha sonra bu görüntüleri izleyenler senin kapıya değil de ters istikamete koştuğunu gördüklerinde "Bu adam ne yapıyor, kapı nerede, o nereye koşuyor?" diyeceklerdir. Halbuki sen doğrusunu yaptın. Belki kapıya koşmadın ama o kapıyı açmak için doğru istikamete, anahtara koştun. İşte bazen terse gidiyor gibi gözüksen de düze gidiyor olabilirsin. Tıpkı bazen düze gidiyor gibi gözüksen de terse gidiyor olabileceğin gibi... Olasılık hesapları Yıllarca okullarda olasılık hesapları anlatıldı bizlere. Hani şu bir torbada on top var mevzuu... Önce soruyu hatırla: Bir torbada on top var: dördü yeşil, üçü kırmızı, ikisi mavi, biri beyaz. Çektiğim topun mavi olma olasılığı kaçtır? Yaşayan yaşamayan, matematikle ilgisi olan olmayan herkes bu soruya yüzde yirmidir diye cevap verecektir. Sen de... Şimdi her şeyi, her söylenileni unut ve dinle! Yukarıdaki torbadan bir top çektiğinde gelen topun mavi olma olasılığı gerçekten yüzde yirmi mi? Düşün! Torbada dört değişik renkte top var gibi gözükse de aslında sadece iki renk yok mu? Biri mavi top, diğeri de mavi olmayan top. Sonuç olarak çektiğin top ya mavidir ya da değil. Demek ki yeşil, beyaz ya da kırmızı gelirse, mavi değildir, mavi gelirse de mavidir. O halde cevap yüzde yirmi değil, yüzde ellidir.

14

15 Ben Dünyanın En Akılı, insanıyım Bir futbolcu on penaltı atışından sadece birini gole çevırebılıyorsa, on birinci penaltı atışını gole çevirme ihtimal, yüzde on mudur, yoksa yüzde elli mi? Tabii ki yüzde em. Attığı penaltı ya gol olur ya da olmaz... Henüz gerçekleşmemiş her ne varsa hayata dair olma ihtimali mutlaka yüzde ellidir. Ya olur ya da olmaz.' Elbette ki böyle düşünen bir insan asla şaşırmaz asla paniklemez, asla hayal kırıklığına uğramaz. Çünkü\onun ıçm her şeyin olma ihtimali daima aynıdır: Yüzde elli... Belki de... Güncel olması nedeniyle, dünyanın en büyük terör olayını biraz irdelemek istiyorum. Dünya Ticaret Merkezi ne yapılan feci saldırının üzerinden henüz birkaç gün geçmişti. Herkes bir yorum yapıyordu. Türkiye'nin en ciddi TV kanallarından birinde de bir pilot yorum yaptı "Bence başarısız bir eylemdi, intihar pilotu az kalsın hede-TI ıskalıyordu. Dikkat ettiyseniz, uçağın sağ kanadı duvara çarptı. Hedeften yaklaş.k beş metı-e sapt. uçak. Bu da bize uçağı kullananların profesyonel olmadığı konusunda ipucu veriyor. Ben olsaydım hedefi tam ortalardım." dedi. Fakat bizim pilotumuz, bir şeyi bilmiyordu. Eğer o binaya tam ortadan dalış yapılsaydı sadece on ve arka duvar yıkılacaktı, uçaktakilerden başkası ölmeyecekti ve belki de bina yıkılmayacaktı. Halbuki sağ Kanadın sağ duvara çarpması, ön, arka ve yan duvar kolonarını patlattı. Bina yıkıldı. O halde teröristler hedefi aslında tam istedikleri gibi vurdular. Çünkü binalar çöktü Bil Kendini Bu arada işin görünen kısmıyla, belki de yapılmak istenen alakasızdı. Düşünsene olaydan sonra tüm ABD TV'leri hiç ara vermeden beş gün dehşet görüntülerini yayınladılar ve başta çocuklar olmak üzere, herkesin psikolojisi alt üst oldu. Tüm aileler çocuklarını psikologlara taşıdı. Psikologlar bütün bu olanların bir film olduğunu anlattı çocuklara. Tam bu sıralarda bir kısım psikolog bunun doğru olmadığını, çocukların psikolojilerinin daha da bozulacağını ve onların bir daha da toparlanamayacağını söyledi. Hakikaten de doğru. Bugünkü olayın film olduğuna inanan Amerikalı bir çocuğu düşünsene, yıllar sonra tüm bu yaşananların bir film olduğunu söylediğinde ne kadar komik olur. Kim bilir belki de teröristlerin amacı çocukların psikolojilerini bozup, 20 sene sonra salak bir Amerika üretmekti. Kim bilir belki de bu hiç akıllarına bile gelmedi. Belki de bu facia diye bahsettiğimiz olay sadece bir kazaydı. Hiçbir şey göründüğü gibi değil işte ve tüm ihtimaller halen %50. Dikkat! Elmanın içinde çok bilmiş bir kurt var... Uzayın sonsuz bir boşluk olduğu hemen hemen tüm uzay bilimcilerin hemfikir olduğu bir konudur. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük fizikçisi Albert Einstein bile sonsuz demişti uzaya. Acaba uzay gerçekten sonsuz mu? Yoksa bu da mı aslında göründüğü gibi değil. Çok büyük çok... Bir zamanlar bir elmanın içinde büyük bir kurt yaşarmış. Akşama kadar gezer dolaşır, gününü gün edermiş. Akşam oldu mu çocuklarıyla birlikte oturup en keyifli tarafından bir parça elma yermiş. Çok mutluymuş. Bir akşam kanepesinin üstüne

16 17

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım uzanmış ve TV seyrederken, kainatın ne kadar büyük olduğunu düşünmüş. Vay be! demiş. Şuraya bak her taraf elmayla kaplanmış, ucu bucağı yok. Sonsuz... Babam, sonunu bulan hiç olmadı derdi de ben inanmazdım. Bu sonsuzluğun içinde ben neyim ki? Düşündüklerini çocuklarına da anlatmış. Hepsi hayret içinde kalmış. Yaşadıkları yerin büyüklüğü karşısında dehşete düşmüşler. Beraberce vay be deyip, uyumuşlar... 'Peki sonundan ...Ve çok bilmiş kurt sordu: sonra ne var?" İnsanlığın tarihi kadar eskidir bu soru. Diyelim ki bütün bunların bir sonu var. Peki o zaman sonundan sonra ne var? Ev mantığıyla hareket edildiği için, bu soru kafaları kurcalıyor. Bu odadan geçtim öbür odaya geldim, sonra da ötekine. Peki o son duvardan sonra ne var? Sonundan sonrası ne? Bazen anlamaz olursun *da ısrar edersin. Ama iş bitmiştir. Artık anlayamazsın. Bu da o anlardan biri işte. Sonundan sonra Yaratıcının kudretinden başka bir şey yok! Kainatı dünya, dünyanın dış yüzünü uzayın sonu, atmosfer diye tabir edilen yeri de yaratıcının gücü olarak kabul et! Sonuçta gördüğün her ne varsa yaşama dair aslında hepsi bir bütünün parçası. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmış. Öyle bir bütün ki her şeyi kuşatmakla kalmamış, her zerrenin içine gizlenmiş. Daha nasıl anlatılır ki? Bütün işte, bütün! -;$rmM •-::.-:£. nrj ~ <.ı" •{V.UCH o. 18 l Bil Kendini Bütün bu anlattıklarımı görmen hiç de öyle zor değil, yeter ki haddini bil ve düşün! Aklının da bir sınırı olduğunu kabul et! Bu bir karıncanın, senin yaptığın basit bir masayı anlayamaması gibi. Daha masayı çözemeyen bir akıl masanın ustasını nasıl çözebilir ki? Daha atomun sırrına varmayan aklınla atomu yaratanın aklını ve yaptıklarını sorgulamaya kalkmak, kusura bakma ama büyük küstahlık. Kendine gel, bu muazzam akıl karşısında kendi aklını düşün ve haddini bil! Uzaya sonsuz deyip de komik olma. Pes etmen gerektiğinde pes etmeyi bileceksin... Belki de bu sınırsız dediğimiz uzay, aslında sadece başka bir dünyadaki bir çiçeğin tozudur (Polen). Kim bilir?... Son gün... , „. ( l Yeni doğan bir bebeği kapısı ve penceresi olmayan 100 nf'lik bir odaya hapsettiler. Odada bir yatak, bir banyo, bir tuvalet, büyükçe bir masa, bir koltuk ve yerde de duvardan duvara döşenmiş halı vardı. Oda gizli kameralarla izleniyordu. Odanın ısı ve ışık düzeni dışarıdan kontrol edilip, duruma göre değiştiriliyordu. Bebeğin yiyecek ve içecek gibi temel ihtiyaçları, bebek uyuduğunda özel bir sistemle karşılanıyordu. Bebek büyüdü. Yirmi yaşına geldi odadaki adam. Onu ilk günden beri izleyen bilim adamları, artık onu odadan çıkarmaya karar verdiler. Kendi aralarında konuşuyorlardı. "Çok şaşıracak çok!" dedi biri. Öbürü "Bence şaşırmayacak! Sadece anlama19 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini

ya çalışacak." dedi. Bir başkası "En çok güneşi görünce ne yapacağını ve buna kalbinin dayanıp dayanamayacağını merak ediyorum." dedi. Diğeri "Bence bizi görünce çıldıracak!" diye yorum yaptı... Herkes bir şeyler söyledi. ...Odanın çok gizli ve hiç kimsenin bulamayaca^ ğı bir yerinde bulunan kapısı, yirmi yıl sonra nihayet açıldı. Herkes genç adamın tepkisinin ne olacağını bekliyordu... Genç adam, kapının açıldığını görünce şaşıramadı bile. Öldü! Yıllarca zavallı bir gölü okyanus diye yutturdular bize! Amerika aslında süper güç filan değil, sadece mevcutların en iyisi. Şöyle ki; ortada su birikintileri ve sadece birkaç tane göl varsa denize giremezsin. Çünkü ortada deniz yok... Sonra sana "Büyük su hangisidir?" dediklerinde, sen hiç çekinmeden göle büyük su dersin. Her ne kadar da ABD, bir okyanus gibi gözükse de aslında o sadece bildiğimiz en büyük sudur. Hepsi bu! Eğer bir gün insanoğlu kendi gücünü keşfederse işte o zaman Somali bugünkü ABD olur ve o gün bizler, bugünün okyanuslarına küçük su birikintileri diye bakarız. Artık ABD'yi bir göl, diğerlerini de irili ufaklı su biri! kintileri gibi düşünmeli ve gerçek okyanusa ulaşmayı hayal etmelisin. Sadece bu felsefeyi hayata geçirmekle bile dev-, rim yaparsın... | Yapılabilecek en büyük haksızlık... Bazı abiler şöyle bir laf ettiler: "İnsan, beyninin en fazla yüzde üçünü kullanabilir. Einstein bile beyninin yüzde beşini kullanabilmiştir." Niye yahu, niye? Elimin, ciğerimin, gözümün, kulağımın yüzde yüzünü kullanabiliyorum da, yine bir organım olan beynimin sadece yüzde üçünü kullanabiliyorum? Ayrıca kâinatta fazla veya eksik olan herhangi bir şey var mı? Elbette ki yok! Olamaz da. Eğer evrime inanıyorsan, doğa fazla olan şeyleri zamanla yok eder veya yerine yenilerini koyar. Allah'a inanıyorsan sonuç yine değişmez ve sen bilirsin ki Allah'ın yarattığı hiçbir şey fazla ya da eksik olamaz. Çünkü O kusursuz yaratır... Madem kainattaki her şey tam kıvamında ve kararındadır; o halde neden beyin gibi bir organ, hem de yüzde doksan yedi nispetinde fazladan yaratılmış olsun ki? Einstein beyninin yüzde beşini kullanıyorsa bu onun sorunudur. Ben yüzde yüzünü kullandığımdan en az kendim kadar eminim. HJ' Ya uzaylı mimarlara ne dersin? g =r Bazı kendini bilmezler beş bin sene önce yapılan ve insanlığın yüz akı olan piramitler için: "Piramitler uzaylılar tarafından yapılmıştır. Çünkü insanların o devirde böyle bir Şey yapmalarının ihtimali yoktur." diyorlar (Yüzde üçlük bir beyinden bu beklenirdi zaten.) İnsan gözü, 4000 A° - 7000 A° arasındaki ışınları al-9'lar. Yani biz görebiliyorsak orada 4000 A° - 7000 A° arasında bir ışık miktarı var demektir. Eğer bize göre ışık

20 21 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım

Yanlış hesap benden döner..." Hayvan. Sokrates. biraz düşünen herkes. İnsan aklı beş bin sene önceki insana göre. Her şeyin bir sınırı. Bundan yaklaşık iki bin beş yüz sene önce Aristo insan düşünen bir hayvandır. Yanlış hesap! Bir kahvehaneye gittiğini ve bir çay istediğini varsayalım. insan aklının 'da bir sınırı var tabii. Belki birden olsaydı "N'oldu bize?" diye sorma şansımız olabilirdi.... İnsan Beyninin Gücü : "İnsan beyninin henüz yüzde kırkı çözülmüştür” Bilim adamları insan beyninin yüzde altmışının halen muamma olduğunu ve henüz çözülemediğini söylemektedirler. o ortamdaki ışık miktarı bizim görme sınırlarımız dışındadır. O halde bizim görmüyor olmamız ışığın olmadığı anlamına gelmez. Garson sana çayı getirdiğinde. ocaktaki kalan çay miktarını bilebilir misin? Elbette ki hayır. bir sonu olduğu gibi. Piri Reis'in haritasını bile uzaylıların çizdiğini düşünüp.. '22 23 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Bunu söyleyenlerin veya buna inananların amacı belli: İşin içinden çıkamadıkları bir durumla veya soruyla karşılaşınca.. sana gelen bir bardak çay olduğuna göre on dokuz bardak çay kaldı diyebilecektin. demlikteki çay miktarını ölçebilseydin ve toplam yirmi bardak çay olduğunu öğrenseydin. Demlikte on dokuz bardak çay kaldı diyemezsin. "Valla biz henüz o kısmını çözmedik. Kümesteki kartal gibi." demiş ve tarihe geçmiş. ışık her zaman vardır ve ışık her zaman yoktur. Aristo.. Peki nasıl oluyor da yüzde yüzünü bilmedikleri bir şeyin (beynin) çözdükleri kısmına yüzde kırkını bulduk diyebiliyorlar. Yani ışık miktarı 4000 A° nın altında ya da 7000 A° nin üstündedir. Bazen senin göremediğin yerde sıradan bir kedi görebilir. Eğer insanoğlu uyuşturulmasaydı hiç kimse "İnsan düşünen bir hayvandır" diyen büyük hayvanı halen alkışlamazdı. Şimdi ise gerilere dönüp baktığımızda piramitlere ve mumyalara hayret ediyoruz. Yüzyıllar önce yapılan piramitlerin insanüstü olduğunu düşünüyor olmamız akıl sınırlarımızın daralmış olmasının bir sonucudur. Eflatun.. Halbuki çayı istemeden önce ocağa geçip.Bil Kendini yoksa karanlıksa. kullanılan kapasite anlamında oldukça ciddi bir tahribata uğramış ve değer kaybetmiştir.. Ne yazık ki bu yavaş yavaş olduğu için fark edememişiz.. bu cümlenin ne kadar saçma olduğunu anlar. "Uyuyan İnsan uyuduğunu bilmez. Sadece bizim görebilme kapasitemize göre vardır veya yoktur. Mimar Sinan'ı insan ustu go' rüyoruz. hareket edebilen bir domatestir.." demek için basit bir kurgulama bu. O halde tüm canlıların görebilme kapasiteleri farklı olduğuna göre.. gibi düşünürlere gıpta ile bakıyoruz..

ne de herhangi bir şey hatırlıyor. Sonuçta herhangi bir şeyi hatırlayabilmek için mutlaka beyne ihtiyaç var. ben de geçen gün evde çiçeğimi sularken fark ettim. Çiçek de tıpkı bir hayvan gibi nefes alıyor. ölüyor. ruh transferi neticesinde kişi geçmişini filan hatırlıyorsa. Bir gün bir kedi görmüş Aristo. Halk arasında ruh transferi olarak bilinen reenkarnasyon. Kısacası reenkarnasyona evet demekle beyni reddetmek aynı şeydir. Sen bir insansın. bir anda binlerce insan daha önce yaşadığını iddia etmeye başladı. Belden aşağısı felç olan bir insanın söz konusu bölümünün beyniyle olan irtibatı kesildiği için hiçbir şey hissetmez. ben düşünebiliyorum. Bu sözüne tavır alıyorum. yaşlanıyor. Sen de yüzyıllarca alkışlamışsın. Tek farkımız. --------------------------------------Reenkarne oldum! H? Birisi reenkarnasyon dedi." dersem ben de tarihe geçer miyim acaba? Kendine haksızlık etme. hayvan gibi yer değiştiremiyor.. Çünkü. Hepsi bu ha! Yahu çıldıracağım. hayvan da hayvan. Ruh sadece diri durmamızı sağlayan bir mefhumdur.. Tüm farklılıkları beyin oluşturur. ne var bunda? Şimdi.. besleniyor. babam bile olsa. Ama felç olan kısmı canlıdır ve kan bir şekilde sirküle olmaktadır. çoğalıyor. yaşlanıyor.." diyorum. ölüyor. Tek fark var. O halde İnsan düşünen bir hayvandır.. Böylece insanlar önceki yaşamlarını daha net hatırlamaya başladılar. Büyük bir düşünür olduğu su götürmez bir gerçektir. belki de hiçbir bilim adamının aklına şu soru gelmedi: İnsanın merkezi beyindir. o zaman insanın merkezi beyni değil ruhudur. Ben Aristo'ya tavır almıyorum. bir anda bilim adamlarının ilgi odağı oldu.. Değil Aristo. Her türlü faaliyet beyinle idrak edilir. Bilim adamları daha derinlemesine araştırdı konuyu.Bil Kendini İnsan insandır. Kimsenin. Ama büyük bir düşünür olması gaf yapmayacağı anlamına gelmez. O halde nasıl oluyor da. Düşünmüş ve "Allah Allah! Kediye bak. Hatırlamak da beynin bir marifetidir." demiş. çoğalıyor. Bu arada hemen belirteyim. bir ruh bir başka bedene girince söz konusu şahıs daha önceki yaşadıklarını hatırlıyor? Eğer bu doğru ise. Çok basit bir örnek olacak belki ama bitkisel hayatta olan bir insanın ruhu bedeninde olmasına rağmen ne bir acı duyuyor. benim aklıma hiçbir zaman bir böceğin düşünen versiyonu gelmiyor. "İnsan ruhuyla bir "ayvanın ruhu arasında hiçbir fark yoktur. Bu durumda da beyinle ilgili söylenen her şey boşa çıkar. Aristo'yu yermek için anlatmadım bunu. Başka söze gerek yok. O halde: "Hayvan hareket edebilen bir bitkidir. Hatta daha ileri giderek. beyin işlevini yitirmiştir. büyüyor. Birisi bana Mehmet'ten bahsederken. Bir kısmı hemen kabul etti reenkarnasyonu. İnandığını da avuçların patlayıncaya kadar alkışlayacaksın. Yanlışı alkışlayamam. İnanmadığını alkışlamayacaksın. 24 25 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . içiyor. o da tıpkı benim gibi yiyor...

büyük qü$ünec6J. iki d*kikal|L h Yemin metniyle neyi halletmeye çalışıyor? Be^e 21.500 sene önce bir yemin andı yazan Hip0krat'ı ^' madı. Bir aslan miyav diyorsa onun tedaviye ihtiyacı vardır. ertesi gün kalabalık bir ortamda. Buna benzer haberler zaman zaman çıkar ve ben her seferinde gülerek izler geçerim. Ben de. Darwir\ Darvvin filan dedi veya Darvvine göre cümleler. bir ceylan yavrusunu evlat edindiği ve onu tüm tehlikelere karşı koruduğu büyük bir ibret ve hayret vesikasıymış gibi sunuldu. denecek kadar az. Peki sen ne diyorsun be adam? l*s .beş saat süren tartışmayla ilgili notlarını gözden geçir. ya.. ne güzel taklit yaptı diyemezsin. "Bilim adamı adamı. Sonra kırmızıları say. Ne acıdır ki bugün(intıP hala 2. Sen ne diyorsun? BenParwi bi düşünüyorum veya ben Darvvin'e katılmıy0rlj(n der Darvvin'den başka kime veya neye ne katar /\||ah aŞkih. bu sefer Einstein'ın tartışılırken. başı Evrim tartışılırken. Sonra yaklaşık dört . saatlerce konuşan ve bilim adamıyım diye geçinen insanları en objektif gözlüğünü takarak bir izle. Hipol<rat'. kaç tanesi benim yaptığım deney ve gözlem sonuçlarına göre veya kaç tanesi Benim teorime göre diye başlamış cümleye? Eğer bulabilirsen bu cümlelerin altını Bil Kendini yo|^ kırmızı kalemle çiz.. "Bir aslan kadar olamadık. Hiç mi bir şey değişmedi 2500 senedir ^ şey*:' m mı? Kaldı ki Hipokrat yemininde geçen "T^ hast^ar ma eşit muamelede bulunacağım.. Hepsi beni ruhsuzlukla itham etti. kimse 150 küsur . TV'lerde bir dolu tartışmaya katılan." var. birbirimizi yiyoruz!" dedi. • "Bilim adamı" yok. kendi teorilerinden vazgeçti ^ bilim adamları Darvvin'den vazgeçerdi. İmam Gazali'nin ötesine geçernjy0r kim§e Tıp tartışılırken de durum aynı.. e' devnm yapacaklarına. yü'r rin H°kt°rlar çözüm üreteceklerine.a?' Fizik tartışılırken. Herkes-şaşkınlıkla izledi bu olayı. Darvvin. .«ite oküvj* D'r insana bu ahlakı veremeyen bir sistem. kaç tanesi Benim araştırma sonuçlarına göre. Hatta bir arkadaşım o kadar çok etkilenmişti ki.. "Birbirimizi yediğimiz doğru da "Bir aslan kadar olamadık" da ne demek? İnsan olmayı denesene! Ayrıca bize kahraman gibi sunulan o aslan kesinlikle özürlü bir yaratık. Kaç tanesi Benim iddiama göre. Geçenlerde bir çok televizyon kanalında ormanlar kralı aslanın. tedavisiz hastalı^ pirak^ J" 26 27 Ben Dünyanın En Akıllı k Alıyım . Altı sene ünive.. Hatta eline kağıt kalem al ve konuşmaları yaz. Aslan. Ceylan yavrusunu yemeyen bir aslan kesinlikle özürlüdür.Bir aslan miyav dedi." dedim." ifadesi o dör1emdeb !' ki söylenebilecek türden bir ifadeydi ama 2o0ö'li yıllar(j ooyle bir beyan utanç vericidir.. aslan gibi davranmalı.-^ y* rin Darvvin'in teorileri. Gerçekten çok acı. na giriyor bilim adamları.. şayan Darvvin'in ötesine geçemiyor.

bucuyum diye şartlanarak söz konusu platforma gelen bir insan. l can. kim bilir neler »K yerme ' ^ulacakEğer fjki ıey lan kadar js! "^ Omları İmam Gazali'yi anlamay^ Çok daha bet yet>i anlamaya çalışsalardı. hiçbir tartışmanın doğruyu bularak neticelenmemiş olmasıdır. Bunun uzantısı olarak bize yansıyansa. anl^aya çalışsalardı. V dünya Eğer bin karak.'yi. r\ fazla TV'lem *Va Çalışan birçok bilim adamı var. Neden? Çünkü kimse kimseyi dinlemiyor. çalıştık Dolacaktı. Tartışmalarda iki cephe olmasına kızıyorum. gerÇe.. inetcaklarına. san. sonra da oturup ağlarız me^gelır ^__ °nüyormuş diyerek. Bunun istisnası yok.. Sus! . gerçekten lar sözlerineI9ör^mezsin. işini iyi yapm * bu sözlerim herkesi kapsamıyor. Wş* yinesi-. Ben sucuyum. jbn .. Kızıyorum. Hği ögEğer Eğer bin biraz da fi2jöi m adamları sadece Einstein'ı anlam* lardı.m. mendirler b|na' ar'nı anlamak uğruna kendimizden Başkai Eğer & yandan da ev • au£lmları Darwm'i anıamayaj^onçın dar Darvvin m '"9'1' araştırmalar yapsalardı. şirr^n. karşı tarafın söylediği ne olursa olsun inansa da. Anları ÇOK göre diye hp irn teorime göre.9e u»aşma çabasıysa ve sen her ^nyoiav 'nırı araştırmalarını referans alıyor^ seferin . diğer tarafında savunmayan adamların oturup tartışmalarına kızıyorum. U^y 2Q Bil Kendini |l'c x nüm ama sen asla bir bilim adamı değilsin. Araştırmalardan ve gözlemler^ hep başka|a. Medyatik değildirler. Sen sadece kendini bilim adamı zanneden bir bilim adamı adamısın. Hipokrat'ı aşacaklarına. şu and. benim araştı^unku o^n Onları yü2|er Şlar|^r ve biz böyle adamları pek balarım* Biz Gallileov Ser>e sonra anlamak daha anlaml» Gevmeyizgerçekten dft ar»z.. Masanın bir tarafında ötenaziyi savunan. inanmasa da reddetmek zorunda hissedecektir kendini. bir renmiş olurdM in kalmazdı ve bizler çoktan geriye ka'auk.

m beni . ucuz dan." Şimdi kafanı iki elinin arasına al ve düşün. ben adam olsam ded.. fikir üretmeye-'' Eğer gerçek bir bilim adamıysan.b. İnsanlar söylemekten kor lan sözleri "Aristo böyle demiş. sadece sustu ve b. Seni kolay o& m yapmaya davet ediyorum. fikir üretmekten daha zor. biraz da bilimin kendisiyle ilgile»1' men gerekmez mi? Haksızlıkta son nokta.deme lisin. sus-masam da dinlesem. T. Arada Dır ko. Eğer ifade insanlara çok sert g&1 se "Bunu ben söylemedim. bm c. Bir gün konuşmak istedi. Çok güzel susuyor. Dediğini yaptı. birileri e|iyle ağzını kapadı. ben yanlış JJİY^^^ di doğrusunu öğrendim. birileri hemen biber sürdü ağzına. Aks. 29 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım n Ara sıra açsa da ağzını. Konuşmak ağzını yakıyordu Çünkü. Çün^ efsane üretmek için bir de kahraman lazım.. Dinlemelisin. EPey bir zaman da dahilerin doğuştan gelen ustu Suçleri olduğuna inandırıldık. daha pahalı olduğunu da onlar söyledi. a ona 'sus' dedi. Altının gümüşten daha iyi olduğunu. Düşündü. Dinlemeyi bilmiyor. * Bu bir yetenek işi ' Onunki Allah vergisi ' Doğduğunda belliydi ' Herkes yapamaz 30 31 . Dinlemedi. adam sanmasalar da. Biraz daha büyüdü. Efsaneleri seviyoruz. Bilmiyorsan sus adam sansınlar sözü ona ait. ağzını açtı. Geçenlerde ona. .Ona doğduğundan beri birileri susmaktan bahsetti. horoz do vüşü izlemeye devam. Her doğru her yerde söylenmez ediler.şmanlar g. Bil Kendini Derler ki. Şu ana K^ dar gelen ve Aristo dedi. halde. nusmas. Aristo söylemiş!" diyorlar0 ' Çünkü Aristo cesurdu ve her şeyi söyleyebilirdi. Bir daha konuşmaya kalktı.. Sokrates dedi. Susmayı çok iyi öğrendi. "Altın daha iyi ise ve susmak altınsa susayım o zaman" dedi. Yanlışsa savunduğun. "Aristo. Eski Yunan'da köle sayısı özgür ms* sayısının yaklaşık iki katıydı.. yoksa hararetli hararetli savunduğum1-' ( bu sözlerin bir çoğu aslında sıradan insanların uydurm^ mı? Efsane üretmek. Sustu. Susmanın ne kadar kutsal olduğunu anlattılar hep. Sana teşekkür edenrn.z onu gerçekten adam sandık. rek Aristo'ya mal ediyor ve böylece fikirleri yüzünden uçlarına dert almıyorlardı.»' Kendini çok iyi geliştirdi.pk. düşüncelerini çekinmeden söyle/0 çok rahat bir insandı.. 'arıyla ilgilenmek yerine. Biberin acısı kayboldu ağzından. Susmanın daha iyi olduğuna tam olarak inandı artık. O şimdi bizim mahallede oturuyor. Anlamaya çalışmalı-sm. Susmak altın. doğruyu söylemekten kork-tu hep. fl£ men Diyojen dedi diye başlayan tüm sözler acaba gerç0K ten onlara mı ait.Düşünmeye.. sadece susuyor. Biber ağzını yaktı. Ancak böyle olursa. sadece bilim „„„. konuşmak gümüş dediler. gerektiğinde de bildiğini söylemiyor söylemesTgerekeni söylüyor. gelişebiliriz. Aristo şöyle demiş" . Eflatun dedi. Ara sıra yalan söylemesi gerektiğini o gün frendi. Sustu. Asla susmamaksın. dinleyişe öğrense.

. Elimde olmayan nedenlerle bu yönüm köreltildi.-Matematik Muhakeme Analiz . 33 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini ben olmak. Çünkü ampul çoktan demode olmuş olurdu. sadece hSd'ı i'61*80 hayal etmen 9erekmeZ' ^ sadece hayal edileni düşünürsün! (Sol beyin) Halbuki bir kitap okurken durum çok farkM. Bunu çok rahat söyleye-bilmelisin. Benim derdim de bu işte. Önce farkında olduğunu göster: "Ben bir insanım..mekiğin uğraşmazdı. TV'yle. Ben Daha ac.. "Ben insanım" der gibi. Ben doğduğumda zaten iki lobumu da kullanıyordum.y^L ! . Şanslı adam ekstra bir güç meşinde ampulü ünlerle tanışma»»*'_--kullanabiliyor da ondan Bil Kendini Tüm dünya yukarıda ad.) Rakami~.. etSehinmîz halen Edison'u konuşuyor olmazd. .. Çalışan.1» mu- -j. Sonra. Anorma-lize olmuş insanlığı.mas... ilk sınırlama da buydu. normal bir insan olmak ve beynimi yaratılışıma uygun kullanmak istiyorum" de! Beyinle ilgili birkaç cümle. diyor-'ar. O sadece insan olduğunu söylüyordu. geçen ve geçmeyen mor-. Düşünsene acaba tekerleği bulan adam ben dahiyim demiş mıydı? Hayır.k. Halbuki önceleri sadece çalışan ve çalışmayan insan vardı. Beyninin her iki lobunu kullanan insan dahidir. wL °?.. "Dahilik kavramı çıkınca dahiler ve dahi olmayanlar diye ayırdılar bizi. Tüm mucitler önce aynı şeyi keşfettiler: "Kendilerini. .. yeniden normalize etmek.P uvusturulmuştur ve insanoğlu kendi eliyle kendi de-finle vo etmeyi başarmıştır." Normal bir insan olman kafi! Sen bir dahi olarak doğdun. Ben tekrar rucularla chat'le.. Eğer tersine bir çaba sarf haS'nHik s anda hiç kimse piramitlere hayret etmezdi. bugün dâhiyane sayılabilecek şeyler üretiyordu.z olanlar dava. sonuçlar laymış diyor. <-/n mı ourad daha enteresan olanı.~jv<.ö. O halde dahi olmaya çalışmak aslında yersiz bir çabadır. Yapılması gereken sadece normal bir insan olmaya çalışmaktır.

. sol lob ise. . ritm.. İki bey'n birbirinden ve-'k yavaş öâret ? dah"iğin de böV'ece sona ermiş-9renen. çözüm üretmek- 34 35 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bil Kendini te sıkça geç kalan. Sonuçta -"Olbi ka^TZr?™!?1. matematik. ' düşünüleni düŞünüp. \ Eğer istiyorsan yapabilirsin. Yani dahiydin. Gücü lob) Sonra senin ya-eğini hayal edersin. tutmuş"heT kar' a°!I" Vapmiş' sonra biz de ° modelİ Ka? kL karrtfl yagdl9lnda kardan adam yapar olmu-^K?™^ yapm'Ştir ki h«yatmda? En bü-haval etmS. renk. Doğduğunda beyninin her iki lobunu da aktif olarak kullanabiliyordun. İşin güzel bir tarafı var sa..•. Yüzyılla1" Şuz. analiz. muhakeme.? İÇİn. saemerek l°n Üü bu?dan. müzik.. Sağ lob.:ı..Okuma-yazma Rakamlar Nasırsı Madde Resim Ritim Renk Müzik H. okuma yazma ve rakamlarla ilgili konularda seni destekler. bayağı da ko- Üst beynin iki lobdan oluşmuştur... resim.. • Muhakemeye gerek yoktur 'oto oynuyoT On M h-TT ^ °İddİ Dönerek.. zor anlayan insanlar olmuşuz... hayal gücü gibi sosyal sayılabilecek konularda. sürekli tüketen ve bir türlü üreteme yen.k. •->.on da obadan yirmi . hayal edifevkalâde mümkün. ancak daha sonra yukarıda anlattığım uyuşturucular iki beyin arasındaki geçişgen-liği sağlayan nasırsı maddeyi etkilemiş ve iki beyin arasın-^ daki iletişim iyice azalmıştır.yapma geleneği. o da. Önce en mükemmel yaratık olduğuna inan ve anlattıklarımı kendi hayatına uyarla! ... her şeye rağmen iki lobu tekrar barıştırabiliyor ol mamızdır. yavaş karar veren. oynarken her iki lob birlikte çalışmış olur.

Veya çok büyük bir karpuzun içinde bir bıçak fabrikası hayal etmek aklına gelmez. birkaç gün sonra düşünme hızında çok ciddi artışlar olacağını göreceksin. hemen hemen herkes "karpuzu keser ve yerim" diye cevap verir. Oysa büyük bir çay kaşığıyla çay servisi yapmak fikri hemen gelmez.. nöron denilen bu hücrelerden ulaşırsın. Her bölümün sonunda verilen egzersizleri büyük bir samimiyet ve içtenlikle uygulamaya başlarsan.. işin Mantığı Bir bardak çay ve bir çay kaşığı düşün. Burada bıçak karpuzu kesmek için vardır. Aldığın darbelerle. Dolayısıyla bunu tekrar düşünmek sana hiçbir şey katmaz. Tüm anlatılanları unut. Beyin bu ilişkiyi çok çabuk kurar ve resmeder.. ilk akla gelen "çay kaşığı ile çayı karıştırmak"tır. yaşlanman gerekçesiyle kısmen azalır ama asla artmaz. bir bıçak ve birkarpuzla ne yaparsın deseler. ^ şeyi yeniden yorumla! Göreceksin ki bu hem çok keyi"1 Bil Kendini hem de çok anlamlı olacak ve ekstradan da iki beynin arasındaki entegrasyonun yeniden kurulmasını sağlayacak. Karar verirken de yine aynı şekilde bu hücrelerle irtibat kurarsın ve karar verme hızın.. Olaylar. Çünkü kafamızda bu iki nesneyle ilgili ilişki böyle kurulmuştur. Sen de diğer dahiler gibi. nesneler ve durumlar karşısında çok daha pratik ilişkiler oluşturabilir ve analitik düşünmeyi başarabilirsin. Bunlardan yaklaşık on milyarı beynine yerleştirildi.Sendeki hazinenin yanında Süleyman'ın hazinesi de kaç para? Sen yüz milyar sinir hücresiyle (Nöronla) doğdun. * '* Meselâ. Kitap . Bu doğrudur. Dolayısıyla beyin zorlanır. Daha analitik düşünebilmek için yeni bağlar oluşturabilmelisin. Dahi olmak istiyorsa11 eski alışkanlıklarını kırmalısın.Kalem "Kalemle bir kitap yazardım" dememen gerekiyor Çünkü kitap ve kalemle ilgili bilgi bağı böyledir. kullandığın alkolle. İşte loblar Sollob Sağ lob -Sollob - .. Halbuki bu hem absürd. sahip olduğun bilgilere anında ulaşabilirsin. Tecrübelerin de bu hücrelerin içinde gizlidir. hem de normalde olamayacak bir şeydir ve beyinde yeni bir açılıma sebep olur. Sağ ve sol beyin sohbet ederek birbirine yaklaşmak zorunda kalır. Bu da mevcut loblarm arasındaki entegrasyon sürecinin başlaması anlamına gelir ve böylece sen çocukluğunda bıraktığın dehana yeniden kavuşmuş olursun. bu hücreler arasındaki bağlantıların kıvrak olmasıyla doğrudan ilgilidir. Nöronlar diğer hücreler gibi artmaz. Tüm bildiklerine. Kitaptaki her harfin kalemlerden oluştuğunu (l harfinin bir kalem olması gibi) hayal et mesela! Bu çok kolay değil elbette. Toplamda da analitik düşünmeni olumlu yönde etkiler. haya'3 geçirirsen. Bilgini tekrarlamış olursun! Halbuki karpuzu bıçağın ucunda bir top gibi çevirerek bir fotoğraf çektirip. Bu işin şakası yok! 37 ırn Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Egzersiz zamanı Saçmalama Metodu Amaç: Nesneler arası absürd ilişkiler oluşturarak beyin entegrasyonunu sağlamak. Nöronlar insanların bilgi bankasıdır. içtiğin sigarayla.. Tabii ki aşağıdaki egzersizleri ciddiye alıp. "en iyi fotoğraf yarışmasına" katılmak aklına hiç gelmez... Her nöron ayrı bir hazinedir ve binlerce bilgi içerir.

.. Bundan sonra etrafına bak ve her ne görüyorsan aralarında saçma . Bu çok normal. Hayır öyle değil! Alışılmadık bir şev istendi. İpucu: Küçük nesneleri büyüt... Bütün bunlar aslında alışılmış düşünce kalıplarını yıkmak için.. daha çabuk kavrar ve sınırlarını o derece zorlamış olursun. olamayacak absürdlükte bağlantılar kur! Eğer kurduğun bağlantı olabilecek türdense yeniden dene. Hızlanman loblararası geçişlerin hızlandığına işaret eder. beynin iki lobu arasıdaki diyalog miktarını ve artırarak. İlk başlarda çok kolay olacağını zannettiğin saçma ilişkileri yakalayamayabilirsin.sapan. . çok olanları azalt. zihinsel gelişimine pozitif etkiler yapacaktır. yapmadığımız bir şey. Harikasın valla! Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Hemen başlasan iyi olur! Bulamıyorum abi be! Zorla kendini mutlaka bulursun Buldum galiba! Çay kaşığı ile çay servisi yapmak.. Bir bardak m çay ve bir çay kaşığı. Bolca renk kullan.Sağ lob -Sol lob Sağ lob -Sol lob Sağ lob Sol Sağ Sol arasında geçen minik bir diyalog: Nesneleri veriyorum. Nasıl yani? Valla bilmiyorum. Daha önce hiç . Daha önce hiç yapmadığımız bir şey mi? Evet aynen öyle.. büyük nesneleri küçült. Az olanları çoğalt. Tamam işte çayı karıştır.. Dolayısıyla düşünülmeyene yoğunlaşmak.. Kurduğun bağlantıları sahki yaşıyormuşçasma canlandırmaya çalış. Ancak denedikçe bu sürecin hızlandığını göreceksin. Böylece iki beyin birbirine yaklaşmış olur. 38 39 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bil Kendini Halbuki var olan bağlantıya ulaşmak için geçen diyalog sadece ilk iki cümleden ibarettir. İki beyin birbirine yaklaştıkça da daha analitik düşünür.

yetenek mi Dedin? O da Ne? Düşünsene... X5' Düşün! O güne kadar kaç milyar insan gaz la' yaktı da sadece Edison ampulü buldu. Hürmetli ol herkesi say.. İster ise sultan eyler.. Muhannete yakın gitme. adam herkes gibi banyo ya? ırn Yetenek mi Dedin? O da Ne? herkes gibi onun elinde de bir tas var ama o tasa tüm adanmışlığıyla bakıyor ve saçma da çeleri söylemekten çekinmiyordu. Gerçek kapasiten bir sürahiyken neden sadece bir bardaklık kısmını kullanasın?! 40 41 2.. Zevraki der kötü eyler...... Kindar kirli ise eğer. neye bakıy^dir1' voriarn uAyuyorlarsa hemen kendi konularıyla ilişkil<?r.. V» Peki bu nasıl oluyor? Aynı şeyler başkalarının ^\^ Sina geliyor ama sadece bazıları olup bitenlere bir * veriyor ve sonra dünyayı değiştirebiliyor? çok acık... p' konusı . Yoksa o güne kadar suyun kaldırma kuvveti yoK du? . â^' Düşün! O güne kadar kaç yüz bin insan fizikle w* ti da sadece Einstein E= mc2 dedi..Dünyanın En Güzel Şiirleri Bil Kendini kendini. Kainatta yok bir değer. Bölüm Yetenek mi Dedin? O da Ne? Yetenek dedikleri. İnsan derim sana hay hay. Kimin ne umursamıyordu bile! Yarı çıplak sokağa fırlayın ye bağırabiliyordu. tembeller •Çin iyi bir kamuflajdan başka bir şey değildir. Gül kendini kendini. Sil kendini kendini.... . \^ yaptı? Ama sadece Arşimet tasın suda yükseldiğimi^' etti. Bil kendini kendini. Kul kendini kendini. Boyun büker bütün beyler. Altın iken sakın etme.. o güne kadar kaç milyar insan v. Muhtaç gelse geri itme..0' uzeı diye nitelendirilen bu insanlar konularına ^'^' sa n H adamı§lardl ki' ne görüyorlarsa. Kimse ile etme alay.. fi Düşün! O güne kadar kaç bin insan elma ağacif1 ^ec& tında oturdu ve kaçının kafasına elma düştü de s® Nevvton yerçekimini fark etti.y0r' dl" Ar?imet'' düşün. Pul kendini kendini.

Onlar güldükçe o ciddileşti.r çocuktu Neil Armstrong.. insanlığa şöyle seslendi' "Bu adım bir • -. Yıllar sonra haklı çıktın mda herkes hayret ve ibretle onu izlerken oK hâli etmeden gayet olağan bir üslupla aya ayak basan ilk insan olarak. Zihinsel bir engelin yoksa sen de bir Edison olabilirsin. Halbuki iyi sının yapan k'1" Babanın oğlunun da iyi resim yapıyor olma-mame9enetİI< yaplyla uzaktan yakından ilgisi yoktur.yy'da birçok insan herhangi bir konu hakkında bir çok kere. 46 Belki de sen şu anda dünyanın en büyük yazarısın! Eline hiç kalem almadınsa biz veya sen bunu nasıl anlayabiliriz ki!... resi a ^°Z fen^' ^'k' Seçiği™ öne sürmektedir.k ki bunu söyleyen d& bilmez.. İyi resim yapan bir baba herhangi bir kreşten bir çocuk alsa. Bu ta-resirn n yetl?me tarzı ve ilgiyle ilgilidir. Düşünebiliyor musun? 21. Sonuç-çocuk da iyi resim yapar. Belki de sen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük te-nisçisisin. genlerdeki bir şifreyse. Herhangi bir konuda az başarılı olan bir insan. onun da bir zaman sonra iyi resim yapacağı muhakkaktır. dünyayı değiştirecek bir lider.. o'nl ral et ' çe o mat ettı. Kim bilir.. hem de hiç denemeden benim o konuda yeteneğim yok deyip kendini kenara çekebiliyor. Çok acı ama şu anda bir yerlerde ömrü boyunca kendini fark edemeyen ve ölmek üzere olan bir fizik dahisi. Herkes güdü alav etti onunla. Ne yaz. Ayrıca yetenek.. Genlerinden medet umanlar da var. Başka bir ifadeyle içinde ki ressamı canlandırmaktır.... Önce sen inan! Aya gideceğini söylediğinde henüz 15 yaşında b. haklı olmaya çalışır.ın çok basit. ad arı bir takım özel yeteneklerin babadan oğula. Bunu yaparken de başarılı olanlara çok büyük bir haksızlık yaptığını bilmez. belki de o sensin.. niye Edi-son'un . ne de sen. Hatta yeteneklisin dediğ1' mizde karşı taraf çoğunlukla mutlu bile olur. İy' bilardo oynayan birine "yeteneklisin" demek o insanın tüm çalışmalarım yok saymak demektir. marsa gidecek bir astronot var. Ama eline hiç raket almadınsa bunu ne biz anlayabiliriz. ihtiyacın olan tek şey beynindeki resim yapma merkezini harekete geçirmektir." isteyen herkes herhangi bir konuda en iyi olma yi başarabilir. başarılı olmak için ihtiyacı olan yeteneğin kendisinde olmadığını ifade ederek. söylenen de.k içinse dev bir sıçraDaha ne olsun be abi.. Vetenek diye bir şpy İnsanlar tembelliğinden uydurmuşlar bu yetenek tabirini.Tekrar etmek istiyorum: "Yetenek diye bir sev yoktur. Insanm isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yoktu ona göre. Böylece kullanmadığı o yönünü kendi eliyle toprağa gömüyor. Bir çocuk babasının yaptığını görerek büyürse resme karşı bir ilgisi olu47 yım Ben Dünyanın En Akıllı insanı sur ve beynindeki resim merkezi aktif hale gelir. insanl.

. Bazen çok basit bir olay bile. heykeltıraş var. Çocukken beyninde herhangi bir patlama otana-yanlar ne yapmalı? Normal olan herkes istediği her şeyi yapabilecek donanıma sahiptir. Böyle davranman. Kim bilir belki de Mozart'taki bu müzik merkezinin patlaması. var da var.akrabaları da mucit değildi? Niye Mimar Sinan'ın mimar bir akrabası yok? Niye Einstein'nın fizikçi akrabaları yok? Niye Leonardo da Vinci'nin sülalesinden kimse Mona Lisa benzeri bir eser verememiş? Niye Piccasso'dan başka Piccasso yok? Niye Alexander Graham Bell'in akrabaları bir şey icat etmemiş? NEDEN? Üç yaşında piyano çalan Mozart için ne diyeceksin? Bazen çok erken yaşlarda inanılmaz beceriler sergileyen insanlar görürüz. esasında bilinci de etkileyen "büyük bilinç" düzeyindedir. Şöyle düşün: İçinde milyonlarca insan var senin.. Alaattin'in sihirli lambasmdaki gibi Çağrılmcaya kadar da asla gelmeyecektir.. hayatın değişsin! Çocukluğunda herhangi bir yetenek merkezini patlatamamışlarsa. En sevdiğini seç.. Ya da daha ölümün ne olduğunu bile bilmeyen bu çocuğun yaYetenek mi Dedin? O da Ne? nında bir yakını ölmüştür ve oradaki insanların ağlaması sebep olmuştur bu patlamaya. şimdi sen yap bunu. salara kadar dans etmek olan bir insanın içindeki fizik danışı ne diye "Bak tabaklar yere düştü. tercihini eğlence merakı olan insanı seçmek yönünde kullanmışsın demektir... Zaten birini seçip ona çok yoğunlaşınca diğerleri yavaş ya-va§ geri çekilecektir.. ipsiz var. hırsız var.. sapık var. Ancak bilinçaltı kayıtlarının hayatımıza yansıması bazen uzun süreler alabileceği gibi. Sanki bir patlama olur beynin bir yerlerinde." desin ki?. bazen de anında yansır hayatımıza. Ancak patlama olduğu esnada beynimizin hangi noktası aktifse.m yetenek mi Dedin? O da Ne? kimi var. Mesela Mozart. Yetenek diye bir şey yoksa bu nasıl açıklanabilir? Bilinçaltı denilen o muamma. Çgnin de sihirli bir lamban var. . sen şu anda osun.y. Ressam var. Şimşek çakması gibi bir şey bu. o bölüm harekete geçer. büyük bilince ulaş ve bitir işi. şarkıcı var.. Düşünsene işi gücü peçete yakıp tabak kırmak. demek ki yer çe- 48 49 Ben Dünyanın En Akıllı insan. Mozart uyurken annesinin çığlık atmasıyla gerçekleşmiştir. daima o konuyu düşünmeni sağlayacaktır. fizikçi var.. Patlamanın nerede olacağını kimse kestiremez. Bu da eninde sonunda söz konusu merkezin patlayacağı anlamına gelir. ipli var. durduk yerde içimizdeki dahiyi açığa çıka-rıverir. Adam üç yaşında piyano çalmaya başlamış.. yazar var. içindeki insanlardan en çok kullandığın hangisi ise. . matematikçi var. futbolcu var. ona yoğunlaş.. Eğer eğlenmeyi çok seviyorsan. Bilincinle bilinçaltını birleştir.

gibi) söz konusu tenisçi. Sağ elini kullanan bir tenisçi duşun Sağ elini kullandığına göre beyninin sol yarım küresinde ner gelen yeni top için alternatif bir vuruş bağı olusm^. fyv cak üstüne gittikçe vuruş kalitesi artacaktır. çözüm üreten. Başarmak isteyen. \ Alışkanlıklarını kırmaya kalktığında tenisçinin beyin lobları arasında yukarıdaki karikatürde olduğu gibi bir diyalog geçecek ve bu da naşırsı maddeyi harekete geçirecektir. Böylece her . raketi sol eline alınca aynı kalitede vuruş yapamaz. hızlı düşünen adamı iste.. O halde kural açık. hedefinle ilgili okuyup yazarsan. Tembel adamı yok et meselâ. Kör bir insan daha iyi duyar.. gibi... Ters el metoduna göre kullandığın elini değil. Çünkü beyninin sağ yarım küresinde alternatif vuruş bağlan henüz oluşmamıştır. torunlarımız senin de adından bahsederler ve yıllar sonra sen de yüz binlerce insana esin kaynağı olursun.kla sol elle yemek^ysmek imkansız olduğu için ben de mecburen sağ elimi kullanmayı og renmişim.Newton ağacın altında otururken elmanın düşmesiyle fizikçi olmadı. İşe yaramaz dediğin adamları ortadan kaldır ve başar.. Hem kör hem sağır bir insan daha iyi tat alır. Bu. kaş.. Beş duyusundan herhangi birini kaybeden birinin diğer duyuları daha iyi çalışır. parlat. söz konusu olunca.u konuda çok ciddi çalışmaları vardır. Normal kaşık Babamın yaptığı kaşık. EgzersİzZamani Ters El Metodu. hedefııi le yatıp kalkarsan. kötümser adamı. Babamm yapt... Ama amı ma»y'"' -~ =>^^^**^»s*^. ters elini kullanman gerekiyor. elimi =o i kullanabilmem için bir kaş'k icat etm. Yani beynindeki fizik dahisi hep tetikteydi onun. harekete geçir ve bak neler olacak. uykucu adamı ortadan kaldır.. Adeta üzeri toz tutmuş biblo gibi sil onları. Sürekli mazeret bulan adamı. Şimdi okşa sihirli lambanı..ğ..Adam zaten arıyordu. ı ^n farklı rieö dr. ilişkisi ters işler. yerden gelen top ıçm ayrı 51 Ben Dünyanın En Akıllı Yetenek mı Dedin? O da Ne? vuruşlar.ş. (havadan gelen top için ayrı. gözleri görmeyen bir insanın daha iyi duyması gibi bir şeydir.

el yazısı ile a. büyük A. ruh aihi Kil .. sağ beyin bu konuda tecrübesiz olduğu için sol beyinden yardım isteyecek ve bu da beyinler arası dostluk sürecini hızlandıracaktır. . "A" harfi için sol beyinde bir çok alternatif oluşmuştur (küçük a. .Kardeşim e.. 3.Annem •? d.ters el denemesinde entegrasyon devam edecek ve bizim tenisçi hem iki elini kullanabilen bir oyuncu olacak. gün yazdığın yazıyla muka yese et ve ters elle yazı yazmanın hiç de zor olmadığını gör. . Allah kahretsin! Babamla aram iyi değil!" tarzında cümleler kurar.Babam c. Yararı: Sorunlarından kurtulacaksın Birçok insan sorunlarını hayal ederek çözme yolunu seçer. aynı binada yaşayan ama birbiriyle konuşmayan iki komşu. Ters elle yazı yazmak: Tıpkı tenisçi örneğinde olduğu gibi yazı yazdığın elin sağ elin ise. Üstelik bunu her söylediğinde öfkesi ve sorunu artarak da-ada büyür.. 52 53 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yetenek mi Dedin? O da Ne? Sorun: Babamla aram iyi değil. TARAFLAR \ a. kendini de binanın sahibiymiş gibi düşün! Onları barıştırmak sana düştü. hem de her seferinde dahiliğe biraz daha yaklaşmış olacaktır. Düşünerek veya hayal ederek sorununu çözmeye kalkışırsan binlerce tekrara maruz kalacağını bir kez daha söylemek istiyorum. 15. kaâıd. Yararı: Ola ki bir gün. sıradan bir A4 9ia|y'a işi anında bitirebilir. Hatta ilk gün yazdığın yazıyı sakla. sürekli "Babamla aram iyi değil. 2. . .°ıySa sorunu yazarak çözecek olursa. onun duruşuna. Halbuki yazarken durum değişir ve bir şeyi üç defadan fazla yazamazsın. Halbuki yazarak çözüm aramak. İki elini kullanabilen bir insan olarak ellerinden birine bir şey olsa bile ötekini rahatça kullanabilen bir insan ola caksın. Ama aradan 10-15 gün geçince yavaş aş yazının düzeldiğini görüp mutlu olacaksın.. e rar ettiğini bir türlü fark etmez ve bu sorun o istese de ha^ese.de bilinçaltına yerleşerek. bir de Babasıyla olan sorunu sadece düşünerek çözmeye kalkan bir genç. bu soruya bir cevap bulmak için yazdıkça yeni çözümler üretir ve sorun kısa bir zamanda çözülür. Halbuki kalemi sol eline aldığında. Binlerce defa aynı sözü söylemesine rağmen.Ben b..Sonuçta sorununu gideremeyeceği yeni sıkıntıları başlar.Arkadaşlarım "Babamla aramı düzeltmem için ben ne yapabilirim ve onlardan nasıl bir yardım isteyebilirim?" diye sorar.Yararı: Entegrasyon. gibi). sorun çözme yollarından en pratiği ve bizi sonuca en çabuk götüren metottur.. Beynindeki iki lobu. Bu egzersizi yaparken ilk günler yazının çok çirkin ol duğunu göreceksin. Hadi bir şeyler yap! Ters elle her gün 15 dakika yazı yazmayı dene! 1.İUZÜne vansır.

daha h başarıyla ilgili kayıtlar. sadece sonuçlar karşısında senin tutumuna bağlı olarak kayıt yapar. yine başarısız olacaksın! Boşuna uğraşıyorsun.. Bölüm Beyindeki Korkunç Tarla.rak.Yazarak sorun çözme metodunun bir başka yararı da.. yeni bir işe başlarken bu bilgi geri döner ve Sana: "Sen zaten hep ba-Şansız oluyorsun." der. yme başaracaksın. çözülmesi gereken bir problem gibi algılanmasını sağlamasıdır. Aynı şekilde yine başarısız olduğun halde.. ^ °'!. Eğer sürekli başarısızlık kaydedilmişse. yenilen . Ve günü geldiğinde ilgili kayıtlar yapıcı veya yıkıcı etkisiyle beraber ortaya çıkar. Gel gör ki Türkiye'de bu yolu kullananlar yok denecek kadar az.. başarı veya başarısızlığın şekline." Hiç kimse bilinçaltı denilen o yerle ilgili net bir şey -yleyemiyor. yıllar yıkamaz. ağzı gözü var mıdır. Sanma ki irade inzivadan çıkamaz. ateş yakamaz. s°nunda mutlaka geri dönecektir. aynı bilinçaltı. 54 55 3. aynı sonuç için başarı kaydı yapar. Ben \|| | uydurdum. Beynimiz muhteşem bir alet olmasına rağmen çok ilginçtir ki bilinçaltımız. Tarla. işte orası bilinçaltı." der. . başarısızlığı kabul edersen bilinçaltında başarısızlık kaydı yapılır. bilinÇaltma ne yüklersen yükle. Nerededir.içi-f n bir Şey midir? Kimse bilmiy°r' Şimdi ben açıklıyorum: Beyinde E-93 diye bir bölge var. türüne veya büyüklüğüne bakmaksızın. Çünkü ters eli kullanmak. beynin diğer lor"1 da harekete geçirmektedir. Bu kayıtlar çok ciddi tutulur.. başarısızlık kayıtlarından /sa. inanılmaz sonucu ^ de görürsün. En Verimli Tarlası: "Bilinçaltı. o. Yukarıda basit bir sorun çözme tekniği olarak sun duğum yazarak sorun çözme metodunu biraz daha abar tarak ters elini kullanarak denersen. sonucu başarı diye nitelendirilen. Yollar yorup sizi. ' ' -• " Dünyanın Er» Güzel Şiirleri Anlayana. Eğer sağlamsa ruhunuz emin olun ki.. sorunun. Azmi sular boğup. bu sefer bir işe başlarken "Sen hep başarı-n. Başarısız olduğunda.

hiç gol atamamışsa başarısız olmuş demektir. hedefini aşıp beş gol atınca başarılı kelimesinin başına "çok' nicelemesini koyduğumuz gibi.kullanıyoruz. o. ' sözcüğünü bugün itibariyle tarihe görül Bunun için harika bir fikrim var: İki gol atmayı hedefleyen futbolcuyu düşün! Hani iki gol atınca biz onu başarılı saymıştık. Belki bu destek sana ailen tarafından verilmedi Belki çevrende de kimse senin destekçin olmadı. Artık o iğrenç kelime yerine 'az başarı' tanımlama-vm." diyecektir. zaman . alacağın cevap bellidir. hani beş gol atınca çok başarılı saymıştık da. Daha başarılı olabilirim. Böylece futbolcumuz halkın dilinde başarısız sayılsa bile. ister bir dünya başarısızlıkla doldurabilirsin.59 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım O halde sonuçları ifade etmek için kullandığın kelimelerle bilinçaltını ister sayısız başarıyla . bilinçaltı olumsuzluk kaydı yapmayacak ve bu kayıt bir diğer maçta onu mahvedemeyecek... Tıpkı. Başarılı olmak için şüphesiz çok ciddi bir desteğe ihtiyacın var. başarı nedir? diye sor. bu olumsuz cümleyi olumlu hale getirip "Ben başarılı oldum ama bu başarım az.. Yani bir futbolcu herhangi bir maçta iki gol atmayı hedeflemiş ve iki gol atmışsa başarılı. aksine dana başarılı olma bilinciyle sahaya daha emin bir şekilde Çıkmasını sağlayacaktır. Büyük bir kulübün yetenekli yedek kalecisiyrjj İlk on bire girebilmek için yıllarca bekledi. Eğer bilinçaltının başarısızlık kaydı yapmasını istemiyorsan şahsi sözlüğündeki tüm olumsuz sözcükleri kaldırıp atmalısın. Beyindeki Korkunç Tarla. Bunu gerçekleştirebilmem için çalışma tempomu artırmalıyım. "Hedefe ulaşmak" Başarısızlık nedir? diye sorsan. Ama her şeye rağmen başarılı olmak istiyorsan burnunur... Ama bu başarı sadece az bir başarıdır. Mesela başarısızlık kelimesi yerine öyle W kelime bulup koymalısın ki sen bu durumdan bahsederken..dibindeki dostunu hatırla. Çünkü sahaya gol atmak için çıkıyorsun.. aksine başarılı olmuştur. Sokağa çık yüz kişiye. Herkes bilir ama. r|lı olmak için az ya da çok bir çaba sarf ediyor-ne olursa «IOMK. 60 61 Ben Dünyanın En Akıllı insamv Bilinçaltına yen ilen havata yenilmiş demekti^ 1 numaralı forma. hiç gol atamayınca o çirkin kelimeyi söylemiştik: Başarısızlık! Futbolcumuz hiç gol atamamış olsa bile.. onunla temasa geç. Aynı futbolcu eğer iki gol atmayı hedefleyip beş gol atmışsa çok başarılı olmuş demektir.. — başarılı oldun demektir. bilinçaltın başarısızlığında bile olumlu kayıt yapabilsin. Böylece. başarısız olmamış. cevap yine bellidir: "Hedefe ulaşamamak" Her ikisi de doğrudur. Bilinçaltı.. hedefinin altına düşünce de 'az' nicelemesini koyabiliriz.

Haki. e~ Acaba kaleci gerçekten kötü müydü .geçti. satı boş yere harcadı..Yedekken harikalar yaratan gene kaleci inanılmaz kötüydü. BU maçı kaleci hatalarından dola/ kaybettik. Bey indeki Korkunç Tarla. ilk defa ilk on birde kaleye geçti. kaleff miz iyi değil. sonunda bir . Açıklamanın yankısı tam bir hafta sürdü. tekmk heyetten ve medyadan etkilenip kötü l°\ * rolünü kabul ettiği için mi kötü oynad. mayı sırtına geçirip sahaya çıkmasına sadece bir haf ta kalmıştı.. Yeni bir kaleci alamadıkları için mecburen yedek kalecile-riyle sahaya çıkacaklarını açıkladılar. ? \ Teknik he/et yetenekli kaleciye güvenmediğini ve kaleci arayışı na girdiğini hem de basma açık bir toplantıda dile getirdi.Ülke ' 9V12eye blr a^Pul takman arasında. Akıl almaz hatalar yaptı. 1 numaralı formamn hakkını veremedi. Böylece bizim yedek kaleci. Sonuçta bizim kale™ /u gzma tadar "utaymar geri dönd. Maç başladı. 62 63 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi. yordu.. Aslında profesyonel bir kulübün yapmaması gereken bir davranıştı bu. şöyle bir açıkla^ yaptı: "Maçtan Ünce de söylediğimiz gibi. ve 4t ba<±/hkt'İmda N4fS^r' YUka"daW «ava bizim Şimdi biraz abartalım.? kalecı doldurdu. Yenildiler! Maç sonrası teknik heyet. buldu ve b izim genç kaleci adeta kaderine isi î°l rek yedek kulübesine geri döndü. Hayatında* ilk defa yakaladığı bu ir Beyindeki Korkunç Tarla. Kaleci arayışlarımızı sürdürüyoruz Genç kaleci diğer hafta daha kötü oynadl " tık mahalle kalelerinin bile yemeyeceği go|ler'... 1 numaralı for. .kan teknik heyet. kulüp yeni sezonda asıl kalecisiyle anlaşamadı. ç. . Genç kalecinin rüyası gerçekleşmiş. ikisi için de aynı boyutta birer . Ve ^manîa^avtf^ 96rÇekten çok saf.

Bilinçaltının geçmişte yaptığı hiçbir kaydı yok ede-1 mezsin. sürekli tembellik yapan mutsuz birini gördüğünde ona.. mutlu olmak. Ancak yukarıdaki gibi keçiden yağ çıkarabilirsen. uykularının kaçması. olumsuz cevap alacağına ya da o anda bir şeyler uyduracağına eminim. Egzerşjz_Zamam Hayal dünyasından zirveye. sıradan hayallerin varsa sıradan bir ömür yaşayacağına inanabilirsin.. ancak muazzam bir hayal gücüyle mümkündür.. Gerçek bu! Eğer bir hayalin yoksa.. Başarısı: olma korkun sana erer. Uzun lafın kısası. daha umutlu yaşabilmen ve sıra dışı-lga ulaŞabilmen için harika bir egzersiz sunuyorum sana. Markete gidip bir ekmek aidığında başarılı bir alışveriş yaptığını düşün! Çay içerken üzerine dökmüyorsan kendini başarılı say! '? Trafikte kimseyle dalaşmadan evine döndüğünde kendi kendine ne kadar başarılı bir yolculuk gerçekleştirdiğini söyle! Yemek yaparken. güçlü hayalleri olup olmadığını sor. 64 65 . işte hayal dünyandan zirveye ulaşabilmen. insan hayalleriyle vardır ya da yoktur. Hatta başarısız olma korkunu y£ nebilmek için düşünsel anlamda ayırdığın zamanı da iş'w harcayarak daha da başarılı bir insan olup çıkarsın. korkusuz ve özgür hayaller kurabiliyorsan bil ki sıra dışı yaşayacaksın. zirveye çıkmak. başarılı olmak.. Bu anlamda yarın itibarıyla bugünkü kayıtlara müdahale etme şansın yok.. . eğer yemeği yakmamışsan ne kadar olağanüstü bir aşçı olduğunu düşün!. kıs. bilinçaltındaki (+) işaretlerini artırırsan. mutlu bir insan olacağın muhakkaktır.dek En A» İnsanim 0ey'ın' i Korkunç Tarla. Sıra dışı. bir zaman sonra (-) işaretleri hükmünü kaybeder. Sen her şeyinle olağanüstü olmalısın.. daha mutlu. Bir yerlerde çok uyuyan. Anlamlı bir ha-vat sürebilmek...varbm Polyanna işsiz kalsın. hayal gücünle <te.. aynı ^U ^ yapt'9ın ner ne ise hemen bir kağıda yaz ve Şeyi yerçekimsiz bir ortamda yaptığını hayal et! ğım yeme işini bile denizin altında yaptı-er kur.. yolunu bilmeyen bir yolcudan farkın yok demektir. Sonuç sıra dışı olmasa dahi..

Kendin. Kader gemim aldı kalbinden yara. Bölüm Başarı. buna 'nü rusun. eminim b. Hatta olsa dahi arştan da yüce.Basaıuö*-— *t ve başar..ş varsay.. Ruhun bahrinde bakiyiz biz baki. Görünmez ki çıkam kuş kadar kara. reddediyorum 6aşan. Gine de of demem okyanuslara. Olsa da Nuh'un o tufanı vaki. Ufukla birleşse hatti revnaki.. Rıhtımımız Rab'tır. Bu tadı aldün ünyanın en büyük basm ün açümas da yansl V Zevraki... Sürükler settar'a yanlış şevki yok. 66 67 4.• •*i bir zamanda kendini ' inan W. Canın hiç su iç^nl O susam. Yine bahrin üstündedir Zevraki. Nuh'un gemisi ki çürüdü çoktan.. BU şekilde r.. e Can..az su koy ve onun gelmel. Aşkın dalgasından bulmadım halas. Anınçün etmişem Zevraki mahlas.. metotlarla çözece^ veye çıkacaksın. Böyle yazmış bize ezel evraki. anlayamıyorum. Dolsa da derune dehrin ezvaki. Geçmişiz nice bin korkunç girdaptan... rotamız ihlas.. Dalgalar ayyuka değse de taki.n kola ç kola olduğuna inan. Lakin yalnız yolculuğun zevki yok. . basan».. Başarılı olı/i? nru başarıp. Eğer bir seviyeye ulaŞ* 4n. Zevraki bu fırtınanın fevki yok.. Gönül gemisinde kalmışız kaptan. başarısız En basit formül: Sırayıta^oru mak bu kadar basitken insanları" K Şiarın.. Bir tasa su koV ^ al eline ve iç.. dudakların ku-i en son şuymuş gibi çahs.*U "ok keyif alacaksın...

Bilinçaltının sıradan bir oyunuydu. Bir karar verdiler. . Çünkü anne öylüHS İnanmıyordu. Gerçek bir yaşam öyküsü. ^'° <*^ ™. Tam 21 sene aynı ilacı..ı«isü Bendeordaydım. İkisi birlikte kapsüllerdeki tozumsu maddeyi boşaltıp yerine un doldurdular ve dolaba koydular. Bu iş 15-20 gün devam etti. Birileri önce kendilerine inandılar'. ikisinin de içini masanın üzerine boşalttı ve "Bak an ne bunlardan birisi un diğeri senin ilacın ve seıi yaklaşık 20 gündür un içiyorsun..n ^l»^ olmuştu ve genr . Her 72 73 Ben Dünyanın En Akıllı insan.r. İnanmazsan dünyanın en ge-lişmiş antibiyotiklerini de verseler basit bir baş ağrısından kurtulamazsın. Anne u ve oğlunun yüzüne baktı.-^oiı\ıriı.«~-. Bir hedef belirlediler. programların inandılar. dur. Kendi kendine "Bir ilaç bu kadar etkili olamaz. lık kabus sona erdi. Olsa bile 21 senede insan bu ilaca karşı bir bağışıklık kazanır ve artık onun bir etkisini göremez" diye söylendi. Her seferinde ilacı bitince kendini kötü ve ölecekmiş nibi hissediyordu. Sonuç dehşet vericiydi. İnanırsan bir mercimek tanesiyle kanseri yenebilirsin. mutlu bir aile ortamı çoktan oluşmuştu. Sonra. kararlarına inandılar. Bu işte başka bir iş vardı ve bunun adı da inançtı. hedeflerine inandılar. . "An° 'laCI Ve beni izle" dedi. Babasından yardım istedi genç adam.. Annesinin bu ilaca inanmasıydı kendini iyi hissetmesini sağlayan. Zaman geçti." dedi genç adam.Henüz ac-llmam|Ş ''acı da açıp içinden yeni kapsülü çıkardı...Ben Dünyanın En Akıllı insanıyu Şaşan- f ^^ A Mctiren sihirli kavram: Hayatla. Büyük oğlu insan davranışlarına merak salmış ve insanları izlemekle zamanını geçiriyordu. artık.. inanmak böyle bir şey işte. . 21 yıl önceki kaostan onu kurtaran ilaç daha güçlüydü... Basit bir şartlanmaydı bu. genç kadın 51 yaşma geldi... Anne her günkü gibi içi un dolu ilacı içip rahatlamaya devam ediyordu. Rirkaç defa annesine anlattı ama sonuç alamadı... Annesinin ilaca bağımlı yaşaması onu kahrediyordu.k soku bir türlü üze-Genç kad. Genç adam. Bu arada çocukları da büyümüş. Yine bir gün anne kendini kötü hissedip içi un k0|u olan ilacı yarım bardak suyla devirmek üzerey-du"ri sanjye anr>e... hem de hiç sektirmeden kullandı. Bir program ( Eylem Planı ) yaptılar.|." deyince 21 y..^.

çorabını bile Hştiremezsin. Bef bir ^arar vereD"men için sadece bir şey yap-ne y9?1113^ istiyorum?" sorusuna bir cene yapmak istiyorum? lar. Her şey mümkündür İstedi9irw daima %50'dir.yüzyUlardır sonuç hiç değişmedi.. eylemlerine inan* . İst. SaQlı malısın: "K vap bulma. ve şansı^'9'n her şeyi yapabilirsin... yok!" Basan-. Hep başardılar Basit bir tercih yap! Ya iz b. Yaptım-Yapamıyorum -Yapıyorum B olmak istiyorum olmak istiyorum olmak istiyorum ^rokrat olmak istiyorum. HEDEEİ Yapılan bir araştırmaya göre (araştırmayı ben yaptım). vermek bir işi gerçekleştirmenin olmazsa olmaz kuralı^ ge||j ^r kararm yoksa değil dünyayı.n.Basan Yapacağın bu tercih aslında bir ön karar hükmündedir ve sen jkj yoldan birine inanmak zorundasın.. Peki o zaman seni tutan ne? Ne karar ver ve başarın için ilk adımı at! 74 75 Ben Dünyanın En Akı"' insaniye Her şeyi yapa»sin giren her şeyi J™^ örsün Veya herhan9l S *™* sun. •fin ne kadar büyük? _^_ melen henüz bir hedefin yok veya var ama ne. .n%97'sinin hedef. eyleme geçirdiler. Yapamam Yapabilirim Programların..rak ya da is. Başka bir yol Artlk bir karar versen diyorum. ^rkinsan.

^«^. ^nîn en pahah futbolcusu olmayı istemek-." ^it ör olmak istiyorum" bir karardır. ° n da F=3 pekiştirmeni sağlayacak bu örnekleri dikkatle incele! . Hedef konusunu bilmiyorsan anlamani| bi|i.. Bu ancak bir k ^K^rardır. çük. tir. Hedef. küçük bir hedeftir ^s^V^^rv^s^bayOkb^e. Yani beyin cerr^e^1-*11 olmayı istemek küçük bir hedeftir.r-ı^ngi bir bankayı yönetmek. -->»--• --/---•.. küçük bir pptr bar»rrr. hedef örnekleri.1 "Beyi n" ^ naklini gerçekleştirecek. "kardiyolog olmak 7sti'y-W«orum"birhedeftir" Futt> C& °'cu olmak istiyorum" bir karardır. Hedef Belirleme ?" Hedef ..asmaK iste^n olabi.rkive 1 futbol liginde top oynamayı istemek kQ.men için « Düşünsene Türkiye den mesateyi bilmiyorsun V a* km k nethal* Bu \ı&*^ bur|a benzer hedefler küçük hedeflerdir.i£3t'yorum" bir hedeftir. "ı \\Q^Q top oynamak js. "Türkiye'de bir banka yönetmek istiyo^— ^^^ /H o f 11 r rum... . 76 Herh ..f -n 'büvTvCJk'üğ0 hakkında bir bil9'n y°k! AŞağıda kafanı 0 T rıstırr—rr^ıadan. u. T-.n y fini belirleme zamanı... oldukça net ifadelerle birkaç tane hedef h'Ç -i verd fcd im.Sektör Piramidi . Küçü "BanM»1^301 olmak istiy°rum-" Bu bir nedef olamaz.—î lc hedef örnekleri. ilk doktor 4navı k 'emek" bü^^Vük hedeftir. istemek büyük bir hedef77 Ben Dünyanın En Akıllı İnsaniyi• \ 0Hin «satışını yapmak. hedeftir.. Basına başkan olmay.

mutlak uçuş! üniversiteye hazırlanan bir öğrenci için: Bir rekor denemesi ÖSS Şampiyonu Boğaziçi Ü. . küçük bir bakkal bize yeter.ODTÜ .. derece yapmayı hedeflemelisin. A. Gerekçe: Grosmarfcet bizim neyimize. Çorba paramız çıkar işte. birinci olmayı hedeflemelisin. batacaksın.İki yıllıklar Herhangi bir sektör için: . yo. gelmiş geçmiş en yüksek puanı alabilmek için tüm sorulan hem de rekor bir zamanda yapmayı hedeflemelisin. Ben bu sınavda gelmiş geçmiş en iyi dereceyi elde edebilmek için tüm sorulan eksiksiz ve doğru yapacağım demelisin. o halde neden daha azıyla yet neyim ki? Neden grosmarket sahibi olmak varken. Boğaziçi Üniversitesini hedeflemelisin. sana bir iyi b* de kötü haberim olacak. UÇ ama asla atmosferin dışına çıkma. Boğaziçi Üniversitesini kazanmak istiyorsan. B) 2.Ö. Eğer cevabın A şıkkı veya benzeri bir şeyse sorur yoktur. işimi daha da büyütürüm. Eğer birinci olmak istiyorsan. Ancak hedefin sadece ÖSS Şampiyonu olmak olmamalı.Başa" Mutlak başar. Kötü haber: Çok üzgünüm! Kısa bir zaman sone . Gerekçe: Grosmarket kurabilmem için önce bir bakkal açıp. .. sı radar bir bakkal olmayı tercih edeyim ki? Mantıklı ol ve düştr seni bakkal olmaya iten nedir? A) 1.Hatta kanaatkar olmanın hiç anlamı yok! Ma79 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy. . dem ki istediğim her şeyi (İnsani sınırlarım dahilinde) yapa bilecek donanıma sahibim.Profesyoneller Normal düzeydekiler . . bir rekor hedeflemelisin.İstanbul Ü.İTÜ Marmara Ü.Amatörler Marmara Üniversitesini kazanmak istiyorsan. işletmem ve para kazanmam gerekiyor. Uludağ Ü. Hedef belirlerken aç gözlü olmanın hiçbir mahsuru Ostum.. 2025 yılında da tüm Türkiye'de grosmarketleri olan bir işletmeci olurum.. bir market açabilirim! Böylece bu marketle ileride açacağım grosmarkete birikim yapar.r Basan.F. Ancak cevabın B şıkkına benziyorsa. İyi haber: Eğer batmazsan ömür boyu çorba içece' . için.Sektörün en iyisi . Sonra kazandığım parayla işimi biraz daha büyütüp. Demce yapmak istiyorsan..Trakya Ü.

ona ulaşmak için bir de program yapacaksın program %100 uygulanamaz. sabah da inanılmaz güçlükte uyanırdı. Vehbi Koç olmak istiyorsan. duymazdan gelip bir yarım saat daha uyurdu. dünyanın en zengin elli işadamı listesine girmeyi başardı. En büyük hayali manavı tavlada mars etmekti. Bir an önce sat)ah olmasını istiyordu.Be§ oldu mu kendiliyi sar" Uyanırdl. müflisler kervanına katılırsın. Bu kadar esnaf neden kepenk indiriyor sence? Neden en küçük bir kriz anında bile onlarca işyeri kapanıyor? Neden? Çünkü halkımızın %97'sinin hedefi yok! Kurduğu işletmeyi sadece ayakta tutmaya çalışıyor. program aksaklıklarından sonra dahi bakkalını muhafaza edebilesin. manav Rıza'yı tavlada mars etmeyi başardı.. Ahn efendi (D) olmak istiyorsan "C" noktasını. Ahmet'in de. hedeflerine ulaştı. Dünyanın en başarılı insanıymış 9'bı yürüyordu. "Evine gidip sıcak bir çorba içmekten daha güzel ne olabilir ki?" derdi. Saat sekiz olunca kepenkleri indirir. Hedef belirlerken. Eğer çorbanın devamlı kaynamasını istiyorsan. Gözüne uyku girmiyordu. söz konusu piramitten bir n° seçip. Ahmet ise. tüm sapmalardan. kapının önünde.. . Hedef çorba içip akşam da magazin programı izlemekse elbette ki her şeyden olumsuz etkilenir. saat sekize doğru açıyordu bakkalını. Kendi hayal dünyasında kaç bin defa zengin olmuştu kim bilir?. işte bu sebepten Pir^ seçeceğin noktanın altında kalacaksın. Aradan yıllar geçti.Çunkü onun bir hedefi vardı. Uzun lafın kısası. Ben Dünyanın En Akıllı insanıyıtT1 düğü pek görülmüş bir şey değildi. Bu nedenle uykuyu bile za-ybl olarak görüyordu. ğind aa kurmadl Vehbi. Ahmet Efendi oldu. Bakkal Vehbi. küçük bir sehpanın üzerinde sırtını güneşe dönerek tavla atıyordu manav arkadaşıyla.. Biraz bulmaca çözüp veresiye defterine karalamalar yaparak. evinin yolunu tutardı. En büyük keyiflerinden biriydi uyandıktan sonra biraz daha uyumak. Dört saatten fazla uyu80 Basan. Karısı ona "Kalk. Sürekli zengin olacağı günleri hayal ediyordu. Vehbi saat 05:30'da bakkalını açıp büyümenin yollarını araştırıyordu. ileride işi büyütmeyi ve bir market açmayı planlayarak bakkal açmalısın ki. Akşam saat on ikiden önce dönmüyordu evine. Ekonomi ile ilgili haberleri hiç kaçırmıyordu. Aradan aynı yıllar geçti. Öylesine bir Hikaye Vaktiyle Vehbi'nin de bir bakkalı vardı. Kendini tamamen işine adamıştı. "Z" noktasını hedef almalısın ki her Şf rağmen istediğin yere gelebilesin. Hava kararınca Ahmet'in yüzünde ince bir tebessüm oluşurdu.. O halde öyle f seçmelisin ki tüm sapmalardan sonra istediğin yere gelebilesin.sin. Bunun başka da W lu yok. Bakkat^Ahmet de hedeflerine ulaştı. Dünya-man kSacak P'anlan vardı. Var mı? Zirve (Z) Sektör Devi (A) Profesyoneller (B) . BU yüzden yürüyüşü de asla sıradan bir bakkal gibi değildi. Çorbasını içer içmez uyur. Faaliyet gösterdiğin sektörü iyi bileceksin. Vehbi Koç oldu. işe geç kalıyorsun!' dediğinde.

Ulaşırsın he^ fine. Öyle garip ki. Ulaşınca cazibesini yitirir. Bir gün kurusun d|ye sobanın üstüne attım. Söylenip duracağına bir Şeyler yap. Yaman adamdı. Dünyayı değiştir. tepeler aşarsın. usta yeni bir hayal moduna girecektir.Normal düzeydekiler (C) Amatörler (D) Hedefini yükselt. sonra her şey tekrar normale döner ya! Emin ol ki.. Ca"1 kırıklanyla dolu yollar. Nur içinde yatsın! Ya-a yaptı. mali-» oaKanı ol. Çabuk eskidi palto. Daha heybetli gösteriyordu beni. çok soğuk olunca paltoyla yatardım. parası-geri kalan kısmını alır. Komşunuz böyle bir şey demişse. Ne güzel günlerdi onlar. ampul icat etmek. Gel zaman git zaman gözümden bile esir-9edığım paltom. profesyonel olmayan birçok kurum için geçerlidir. Ta ki üst kattaki komşunuz: "Senin koltuklar bitince bir takım da ben yaptıracağım" deyinceye kadar. Bütün kızlar peşime düşmüştü. eteği yandı. Aç yatardık çoğu gece. ona ulaşınca işin tadı kesin kaçacaK'.Dört kl§ geÇirdik Fatih sineması- . Değişe değişe giyerdik.. Hayalinde kullandığın araba daha güzeldi sanki. Yevmiyemiz on liraydı. Sense hepsi bu muydu? dersin. Kar. uçak mı istiyorsun? Yoksa üniversiteyi kazanmak mı senin en büyük hayalin? Hayalin ne olursa olsun. Sinemaya gittiğimizde kral biz olurduk. Aya çıkmak. nın k akardl. On lira büyük para o zaman. Unutma ki şansın hep %50. Türk ekonomisini beğenmiyorsan küfredip söy-enmekten vazgeç! Çalış. konuşur. bir emekçi için işin en güzel yanıdır. Gebinde on liran olmaz bazen. Mustafa'nın elinden gelirdi. Ona. Yaptığın işte en iyi olmayı iste. Bu her meslek dalında. O an. Harika bir ev satın almak mı? Yoksa bir araba mı. s bir türlü bitmez. Aynı şevki yaşayamazsın.Ve sen: Hepsi bu kadar mıydı? diyeceksin. Emniyet Genel uıu on Şansın yine %50. elli yerinden yama yedi.. ln&n' lar ki Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzfil maZBasan Bir koltuk takımı yaptırmak için ustaya sipariş verir-Anlaştıktan sonra bir miktar para aldıktan sonra çalış-S'n başlar. bir hafta ütüsü bozulmasın diye uğraşırız da... Sonra gel. hayalin ne olursa olsun sonu budur. ömrünü verirsin. ekonomiyi düzelt. Herkes senin baş<-anlatır. 82 83 Ben Dünyanın En Akıllı insanı ZİRVE SENİNDİR "Hiçbir şeyin gerçeği hayalinden daha güzel olamaz. hayaline ulaşmak için ge°e gündüz çalışırsın. Usta. Hava atıyor derler. Yetmiş beş liraya bir palto almıştım hani. Bir iş adamı otuz sene önceki bodrum kata aşık olmuş. Şansın %50. Koltukları teslim edince de. Sonra bir gün olur istediğin. Gıcır gıcır yanıyordu. Araba alırsın. Bir amaç uğruna r* yatını adarsın. Aç kalırsın." "••" -y "*"""*"™**"™ "*™ Kim bilir ne hayallerin vardır şimdi senin. Peki neden böyle? Çünkü usta işin parasını peşin olarak almış ve hayal edecek her şey bitmiştir. böyle dediğinde inanmazlar.. Kendini yetiştir. kış demeden yürürsün zdr yollarda. Halbuki aynı kişiye işin parasını peşin verirsen. Hani çok sevdiğimiz bir elbiseyi alınz. ilk gün toz kondurmazsın ama bir hafta sonra demode olur. Kar yağınca. işi yaparken hep iş bitiminde alacağı ın hayalini kurar. Müdfm"EToyet teŞkilatım beğenmiyorsan. Artık gerçek olmuştur hayalin. Ayağımızda pabuç yoktu.

bunu için suç or^n» u| n demek olmasına karşın. üneşe ç. buna J nop cezaev. Açtık sefildik ama tüm servet çok muti uy Neyar311"*3'' .kayirn dedi. Bu sadece bir ba aerceklesm ^S1J^1^Q bir adım daha yaklaşman demew lar seni öyle bir yere götürür ki.tosikiarşısındaki bodrum katta. Türkiye istiyorsan. ışın sonumesi kolay o %m ^^ b. v<an adam o oldu: Neil ARMSTRONG. suç yüzdesini bir puan aşagy halkı bilinç^ »elrldır Ama as)a işin sonu değildir. Neii Armstrong g. . kendin» hapishaneripn kan insanlara iş kuruyorken bulursun.n. bu sepin jçjn basit bir şeydir Söz ton ^ girmezsin. gerçekle* Esnek ^ Ninai hedefini kastediyorum. O günlere geri dönmek içjn ki kadar rTIT\Tli vermeye hazırım. sfly halkı bilinç^ bir ifadeyle. . Öyle haya! kur ki. ç "Büyük hayalleri olanlar devamlı uçarlar ve uçtuklarına asla şaşırmazlar" PROGRAM ihmal edilmez programa yü l edilir..b. Do-AyailK^ <?* .En buyük haya|im m°e almaktı. nm sıfır olması gerektiğine göre. (Bu arada güneşe neşe çıkılma^ •*" de çıkılır. söyle. Boyec: S dünyadaki tu^n dırdlğmda. sağlamak. asla na^ı su hapisha^nanlamma gelmez.) ^ayaller gerçek olunca işin tadı kaçıyor. »*f?>*\apishaneleri kaldırmak olmalı. ^jn kapatl|mas«n. tüm hapishanelerin kald' — .. sana kim olacağ[n. nihai e e n nü yani. Ista man hayal* ^direrek. gü-nünce bunalırca . Ne n? Hayalimiz gerçekleşmesin diye duamı haVır! Mâderr» k» yapalım o za-f edelim? Tabî » ^defler belirle. Şimdi her şeyim var ama o zaman- 84 85 Ben Dünyanın En Akıllı Başarı- -ıtlu değilim.n. irdi Benim için her şey bitti artık.

Wiu ^ Birini evinde duvara as." d>yeblleceçfnan.. sadece sen yazma_ programıyardım alsan da inanmadığın hiçbir şe y ^ ^ kağ..r-program yapabilirsin ne r 3 . zamanda bir de vicdan ^.şte hepsini unut. na..^^ Rendine . Her şeye yeniden »aş^ ^ program habu! Aradığım program bu.. Bu arada hayali program olmaz.da yaz. ip Haili bir çok program yap-belki ış»rte'?" _Q hımu b-. . Başkalarından zırla! Sadece sen hazırla.. Şimdi şu ana kadar program a . uaili ne biliyorsun.^^ kaydı yapar. kaldırdın! ki işin sonuna geldin..Var.-. Ama bunu bir m- o dım. birini de cebin 89 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy . namayan her madde için bir başarısızım . Tüm ne olacak? Eğer bunu başa 86 87 Bir günün_özetj: Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıy^.Cm n MRmall program Küftüm progp-o^^-'^S^^r-trC ki n rogramın .u. ..

Basan

Diyelim ki yukarıdaki programı sen hazırladın. Art bir programın var. Ama program kültürün olmadığı jçjn u gulayamıyorsun. Son aşamada uygulama kısmında takıldı Uygulamaların aşağıda olduğu gibi programınla çelişiy0, Her yeri değil tabii. Ekstra şeyler yapmanı gerektirmeyen kısımlarına uyuyorsun. Mesela dinlenme zamanı dinleniyor-sun. Peki neden? 07:00 - 08:00 08:00 -17:00 Bir program uygulamak neden zor gelir insana? Çün kü sözü geçen zaman dilimi bellidir. Saat 22:00 - 24:00 arası. Başı ve sonu var. Yani iki saatlik net bir kısıtlama var Biri sana bu zaman diliminde bir şey yapmanı emrediyor Özgür olamıyorsun. : Gördüğün gibi bir programın var ama uygulayamıyor-sun. Böyle bir program anlamsız olduğu gibi, seni rahatsız ederek vicdan azabı duymana da sebep olacaktır. Şimdi programı yeniden gözden geçirelim ve onu uygulanabilir hale getirelim. Nasıl mı? işte bu! insan her zaman mutlaka bir şeyler yapar. Ama iyi, ama kotu. Program, olmadığı için de ne yaptığın, pek bilmez. O halde, önce, yapt.klarm, programa dönüştür ve neiamalaî?m o'ron ^mm ^ulayan-yorsan, uygu-lamalarını programa dönüştür. ?9n a^'ş oldun T' beğenmedi9in ne varsa onu Orak 4ulvaMarip gelecek ama bu yeni pr°grum V'ükanSJS6n mutlaka ba?ar|ya ula?ırsın! °'arak US?' Pr°gramı' aşağıdaki gibi olmak Bularsan mutlaka başarıya ulaşırsın!

90 91 Ben Dünyanın En Akıllı insan Basan •

°ku" d'ye : . devan, e,. çünkü pragram, «Q,, ' Saatini 06'00'ya kur, saat tam 06:00'da uyan ve Sa. u , programıma e,. ünkü rar öyle yazıyor.

«Q,,' anda saat 06:00 ve ben

Saat tam 19:00'da eşine: "Sevgilim, şu anda senin le ilgilenemem çünkü programda TV izlemem gerektiği ya. zıyor. Üzgünüm!" de ve TV izle. Saat 20:55'de bir arkadaşını ara ve "Hakan ben < anda dinlenmek zorundayım ve hemen dinlenmeye geçiy rum. Çünkü saat 21:00 ve yaptığım programda dinle mem gerektiği yazıyor" de ve hemen yan yat, dinlenmeye geç. Dinlen! Saat 21:55'te bir başka arkadaşını ara ve "Merha dostum, nasılsın? Ben süperim acayip dinleniyorum. Şir saat tam 22:00 olunca TV izleyeceğim. Çünkü pTograır öyle yazıyor. Neyse hadi kapatmam lazım. Lafı uzatı Program kaçıyor." de ve devam et. iddia ediyorum yukarıdaki programa en fazla iki dayanabilirsin. Belki de farkında olmadan senelerce programı uyguladın. Ama ilk defa şuurlu bir şekilde ne1 tığını fark ediyorsun. Ne yaptığını ve ne yapmadığını fark edince, çc arayacaksın. Eğer gerçekten samimiysen, sorunu mu çözer ve programlı yaşamaya başlarsın. - '•; •-'.•.-, -; • ' ...ve Madem ki bir zaman aralığında bir şeyler yapman istendiği zaman doğal bir tepki veriyor, kendini kavanoza sıkıştırılmış bir balina gibi hissediyorsun, o halde bu sıkıcı çizelgeyi özgürleştirdiğinde sorun çözülmüş demektir. Mesela programında 22:00 için bir karar ver ve 22:00 - 24:00 arasında işinle ilgili çalışmana sadece 15 dakika ayırmaya çalış. Program çizelgeni "22:00 - 24:00 TV izle + 15 dakika konunla ilgili çalış" şeklinde değiştir. Böylece iki saatlik bir süreyi tamamen değil de, bu'sürenin toplam 15 dakikasını programlı bir şekilde işine ayırmış olursun. TV yi iki saat kapatmak zor gelmesine rağmen, 15 dakika kapatmak zor gelmez insana. Ama sakın bu süreyi abartma! Yani programa uyarak sadece 15 dakikanı dergi - gazete veya kitap okumaya ayır. 16. dakikada bırak. Çünkü programda öyle yazıyor. Bugün çok keyif aldın-sabu uygulamadan, yarın için programını yeniden gözden peçır. "22:00 - 24:00 TV izle + 25 dakika konunla ilgili ca-"? 9'bi yap. •19.00Allenle N9ili kısmı da aynı şekilde ilavelerle süsle. - <J1 :00 TV izle + 15 dakika ailenle ilgilen." de. kitap Vaktiyle "9'1' olarak da "°6:°° ' 07:0° uyu + 15 Seni bile hayrete düŞÜrecek so°yle bir hal alacak ki> bir 9ün ilk başta , uygu|adlğ|n| göreceksin.

92 93 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyır Şu ana kadar bunu uygulayan herkes başarılı QU Samimiysen, gerçekten istiyorsan sen de yap ve kaçıru maz başarıya ulaş. EYLEM Artık tam anlamıyla, tüm hücrelerinle, tüm varlığı^ sonuna kadar harekete geçme zamanı.,. Şimdi bir karar verdin, bir hedef belirledin, bir prog-ram yaptın ve bu programı yaşayabilmek için program kültürü de edindin. Yapacağına sonsuz güveniyor musun' Eğer cevabın evetse artık sana durmak yok!

Hedefini herkese anlat! Arkadaşlarına, akrabalarına herkese. (Sadece hedefini anlat, nasıl yapacağını değil...! Öyle inanarak anlat, öyle sözler ver ki; vazgeçtiğinde ala. konusu ol! Bu zor zamanlarda senin can simidin ""ota Vazgeçmek istediğinde verdiğin bu sözler, senin "Başa--mak zorundayım, ne yapacağımı herkese söyledim dönemem artık. Ben tüm gemileri yakmış bir insi Şeklinde bir cümle kurmanı sağlayacak ve yola devar çeksin... en büyük bilgsaya derhal Microsoft'a bir mektup yaz: « Konunla ilgili tüm kurumlarla yazış! Örneğin, bilgisayar mühendisiysen ve gelmiş 9e^ en büyük bilgisayar mühendisi olmaya karar venw 'a bir mektup yaz: MICROSOFT / İnsan Kaynakları Departmanı. Sayın Yetkili, Sizi ibretle izliyorum, bir dünya devi olmanıza rağmen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük bilgisayar mühendisini bünyenizde bulundurmamanız çok ilgi çekici. Neyi beklediğinizi anlamak mümkün değil! Benimle en kısa zamanda irtibata geçip, bu büyük boşluğu doldurmanızı öneriyorum... Saygılarımla Faruk ÖZTÜRK "Dünyanın En Büyük Bilgisayar Mühendisi" Microsoft'a böyle bir mektup yazdığını düşünebiliyor musun? Ben de biliyorum, sen henüz o adam değilsin, henüz en büyük olmadın ama buna inanınca kanının kaynayacağını ve artık yerinde duramayacağını göreceksin. Konuşurken insanlara Microsoft'la yazıştığını anlatacaksın. Hiç -vap gelmese dahi kendini geliştirip hayal ettiğin maka3 erişebilmek için, sınırsız bir iştaha ulaşacaksın. Bu da I, n09undüz Çal|Şman anlamına geliyor ki, bu durumda ni^e dü 3ya bakt'9ımızda> sen bu inançla devam ettiğin sü"£ndki «?ada olmasa bile Türkiye'deki en iyi bilgisayar müdeğil' tüm devlere mektup gÖn" Cevap 9elmezse bile, ileride anlatacağın rin olacak, buna emin ol! -ndısı olacağın anlamına gelir

9,4 95 Ben Dünyanın En Akıllı insan,, Bu arada aklından "Bana deli derler!" tarzında K cümle geçiyorsa hemen söyleyeyim: "Bırak desin|e Eğer sana deli diyorlarsa bil ki doğru yoldasın..." Bak ben ne yaptım? * Bu yıl 1 . Ligdeki futbol kulüplerimizden biriıv de bir motivasyon çalışması yapmak istedim. Hemen hemen hepsine gittim, hepsine e-mail gön-; derdim. Evet şu anda aklına gelen o en büyük kulüplere de gittim. Henüz hiçbiri teklifimi kabule! medi. Onlara "Beni takımınıza psikolojik direkte olarak alın, sizi şampiyon yapayım." dedim, ret ransım olmadığı gerekçesiyle kabul etmediler.

Ben şu anda Başbakandan muhtarlara..y°r.. Niye karpuz çıkmadı diye hayıflanamazsın! Böyle davranman için ne ektiğini unutmuş olman gerek! Şuurluysan." dedin mi hiç? Hayır. Sadece şuursuz insanlar hayal kırıklığına uğrar. yazarlardan . ne yaptığını biliyorsan.törlere.. aynı teklifi yapacağım. bizim ligden de bir kulüp beni kabul eder. karşıma gurur verici bir tablo ç. Kim bilir belki onların referansı olunca. • . Binlerce in" e lVtemrerek hayatlarını değiştirmişim. Şuuru olmayan insana da aptal tanımlaması birebir uyar. futbol kulüplerinden dünyadaki dev şirketlere ?.. °lmak istl'y°rum / Ben Dünya 9rTl! O zam ak istiy°rum!. •• duŞünmeye başlayınca. neler yapabileceğimi size göstereyim' cr dim. Biraz ağır olacak ama üzgünüm. Bardağın içine bir miktar pamuk koyar sonra içine birkaç tane fasulye atardık."Ben ba?bakan olmak istiy°... insanın Ben büyük a' y . kulübün^ sadece bir saat seminer vermeme izin verin dim onu da kabul etmediler. Bu arada İngilizce'mi geliştirmeye çalışıyorum. kaybettim> ne kazand.. İlkokulu hatırlıyor musun? Hani bir deney vardı. Önümüzdeki sezon tekrar gideceğim."Peki o zaman bana yedek takımınızı verir onlarla bir saat konuşayım ve sizin A takımına la maç yapalım ve sizi gol yağmuruna tutalım d. çünkü seneye Milan'a da. beni görün!" dedim yine kabul etmediler. kiminden de iki yıldır ha n cevap alamadım.. suyunu da verince birkaç gün sonra boy boy.ktı. nur topu gibi fasulyelerimiz olurdu. "Hiç para pul istemiyorum. .. Neden? Çünkü fasulye ekmiştin. Çünkü seneye Barcelona'ya da aynı teklifi yapacağım. karpuz bekleyemezsin. Hayal Kırıklığı aptal adam işidir. Kendimi hiç a' e oturabilirdim ve Anların hiç- "O halde beni bir defa gençlerinizde de* yin. İnter'e de. ektiğin şeyi biçeceğini bilirsin. ası'n|n Başkan .dar birçok kişi ve kurumla yazışıyor ve görüşüyorum nlara her seferinde çok çok büyük teklifler götürüyorum •nınden anında cevap alıyorum.4 . yine kabul etmediler. Ben de "Bu adamlar şu anda şampiyon olmak istemiyorlar herhalde" dedim ve geri döndüm.peki ama ya yapa2a ne olacak? Hayal kmkhğma uğramaz 96 97 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Vermiş olduğum seminerlerde sık sorulan sorulardan bir tanesidir bu. Hatırla bakalım hiç şaşırdın mı? "Aaa benim bardağımdan fasulye çıktı.m diye a.

Bak. dünya dönmüş. asıl tutması gereken sözleri tutmaz. onunla özel bira'f ma imzalayabi ileceğini ancak birkaç tane şart. sen kendini önemsemezsen. dostum. Mükemmeliyetçi olacaksın. Bir düşünsene. O da senin çünkü. : Elbette ki yaparım. sekiz saat çalışıyorsan ve zengin olmayı hayal ediyorsan. sen kendine verdiğin sözü tutmazsan diğer insanlar senin için bunu niye yapsın ki? Aynaya bak burnunu sev. nasıl mücadele verdiğini bileceksin. kardeşine bak. Bu aşılat» »ilecek bir engeldi. beş yılda bir kitap bitiriyor ve kültürlü bir adam olmayı hedefliyorsan. sen kendine saygı duymazsan. oldl Genç adsamın eğitimi yetersizdi ama önemli ğildi. anana. Çok garip! Herkese verdiği sözü tuttuğu için övünür. dört saat chat yapıp.Üniversiteye hazırlanan bir öğrenciysen ve günde sadece on beş dakika çalışarak Boğaziçi Üniversitesini hayal ediyorsan. güneş sistemi. Ve güneşe bak. * f •* İŞte o güı nden kalan bir diyalog: •. Samimi olacaksın. Genç adam. Kendine verdiği sözleri hiçe sayar. babana. ağaç yeşilmiş. vatlarla. Gözden kaçınlan bir dost. Siz şartlarınıGençAde . ahlarla. Arabana. sana ne dememi bekliyorsun? Günde on saat uyuyup dört saat TV izliyor.. Emin ol ki böyle. oğluna. deniz kırmızıym/ş. Karma. "mı sohbet etmeyee başladı.. kendine verdiğin sözleri tutacak sın! Ben başarılı olmak istiyorum deyip yatıyorsan.. işadamına • olduğunu söyUeyince. işadamı. Garip şu insanoğlu. Çünkü kendine verdiği sözü tutmazsa kimseye karşı rezil veya mahcup olmayacaktır. Gel gör ki asıl yanılgı bu işte! Kendini önemseyeceksin! Sen kendini sevmezsen. Kullan onları. sen zeki bir adamsın Dediklerimi yap »arsan seninle beş sene sonra çalışa bilirim. güneşi sev. kızına bak... sahiplen! Zor olanı yapıp başka/arma güveniyorsun!!! 99 Zengin iş adamı işsizliğin had safhada olduğu öır ülkede tesadüfen karşılaştığı herhangi bir gençle Ben Dünyanın En Akıl]. kuşlar ağaçlar ne varsa hepsi senin için var. sev. Ve dostum işini iyi yapacaksın. sen OT san olsan horlaman konusunda samimi olabilirsin. .' t İşadamı: Bak dostum. Sana ait ne varsa sev. ceketine. nereye gittiğini. Yoksa hayatın hep keşkelerle. ma-viymiş sana ne? Şimdi hayattasın ve hepsi senin. sev. sonra bir de hayal kırıklığına uğruyorsan sence de bir sorun yok mudur? Ne yaptığını. güneş batmış. evine. dürüstüm falan der de. ben acayip merdim.. kocana. Senin için her gün yeniden doğuyor. hiç aksatmadan görevini nasılda yapıyor güneş. ğunu söyledi. sen ölünce bütün bunların ne anlamı var? Güneş doğmuş. siyahmış. Dünya 24 saat ritimden hiç bir şey kaybetmeden senin için dönüyor. Gezegenler. Genç adam olduk6 zeki fakat bir CD kadar da tembeldi. onları sev. 98 Başarı. onları sev. tühlerle ve hayal kırıklıklarıyla geçer.

Şu ana kadar hiç ahşap ev yapmamış bir insan olduğunu varsayıyorum.l kurslarına. Böyle olmamalı. İşini mükemmı şekilde takip edecek. Bunu killere de uyarlayabilirsin. Çünkü mecbursun. Demek ki Sabancı'ya gjj. Böyle bir teklifi Sabancı yapsa acaba kar kişi direkt kabul ederdi dersin? Eğitimlerimde bu soruyu sorduğum zaman insanların %95'inin ben hemen kabul ederdim. Çünkü hiç denemedin ve ayrıca ahşap bir ev yapılması gerekiyorsa çevrendeki marangozdan destek almayı düşünürsün.. jns gaşa Bırak herkesi.. asla pes etmeyeceksin. cevabın muhtemelen hayır olur. dediklerini biliyorum. \EgzersjzZamam Aynadan yansıtma metodu Yazıları aynadaki yansımalarına göre yaz. . kendine güvenmelisin! İstersen dünyayı değiştirebilirsin.: ruz.. 100 101 Ben Dünyanın En Akili. Genç Adam: Tamam hemen başlayalım. GençAdaMn: Evet sonra? İşadamı: Eğer beş sene boyunca bunları elsiz yaparsan sanaa ^öz veriyorum seni kendime gf müdür yapıp 10OO. a Kursıarı1 00-000 $ mafedan. yani ahşap evi kendin yapmak zorunda kalsan. İşadamı: Günde en fazla beş saat uyuyacaksın. Genç adarm çok heyecanlandı.. d. vendiği kadar kendine güvenmiyor insanımız. Halbuki bir adada yalnız kalsan ve çevrende hiç kimse olmasa.OOO $ da maaş vereceğim şaşanGenç adam hiç tereddüt etmeden atladı. Yani kağıdın sol tarafına bir şekil veya resim yap. ı: Emin misin? Ge"S Adam: Elbette ki. Her gün üç saat kitap okuyup okuduğun ki' ilgili en az bir saaat yorum yapacaksın. gece de resim ve gita kursla na katılacaksın. işadamı: Sosyal bir insan olabilmen için hafta sonlar. önce kendine güven! Evet dostum başkalarına güvendiğin kadar kendine güvenmiyorsun. işinde kendini geliştireceksin. Akşam o na gidip bir fakOlte bitireceksin.zı söyleyin. Ye kirler icat ederek*.. bunu çok rahat başarabilirsin. yalnızsın ve yaşamak için bunu başarmalısın. aynı resmin tersini kağıdın sağ tarafına geçir. "Ahşap bir ev yapabilir misin?" desem.

. Çaresiz insan. İster sürün ister yürü ister koş. Mesela çaresiz zamanlarda öyle yalanlar söyleriz ki.beş dakika.Üniversite sfizısvinü Başarmak Bu metoda göre yazı yazma faaliyetlerimizi denetleyen sol beyin yazının düz haliyle ilgilenirken. Sen işin sonuna bak en sonuna. hani için kalkar birden. 102 103 Ben Dünyanın En Akıllı in 5. Sen işin sonuna bak en sonuna. Bu egzersizler için öyle her gün saatlerce zaman Ayırman gerekmiyor. Hiç trafik kazası atlattın mı veya hiç ölümle burun buruna geldin mi sen? Hiç ölümün o korkunç nefesini ensende hissettin mi? Hani soğuk sular boşalır. O iş öyle değil! Bir anda halsiz düşmene korkun değil. Sen işin sonuna bak en sonuna. aklına geldikçe yap! Üç . Toplam kaza anı beş saniye olmasına rağmen.. canın sıkıldığında karalama olsun diye im-2a Bacağına.. Günde sekiz saat çalışan bir insanın... Hiç böyle bir şey yaşadın mı? Ölüm korkusu insana. tüm hayatın bir şerit halinde gözlerinin önünden geçer. hayatını birkaç saniye içinde bir film şeridi şeklinde izleme fırsatı verir. sağ beyin yazının aynada nasıl yansıdığını hayal edecek ve böylece bu çalışma yapılırken her iki lob da aynı anda harekete geç-roiş olacak ve böylece sekiz yaşında toprağa gömdüğün dahiliğine bir adım daha yaklaşmış olacaksın. tuhaf olursun. yaşadıkları duyguya korku derler. Yokuşa sürün de yenişe akma.. otuz dakikada zor anlatacağın kadar çok şey düşünmüş olmanı neye bağlıyorsun? ÇARESİZLİK PSİKOLOJİSİ. Ölüm korkusuyla tıpkı o film sahnelerinde olduğu gibi.. Bölüm Dünyanın En Güzel Şiirleri Hayat yolu Başı hoş ortası koş ertesi boş. Çaresizlik Mucizesi Zirve Zamanı... Çaresizlik Mucizesi 104 Çaresizlik akıllı insanı zirveye taşır.. Umudun ummansa umuru takma. Fakat yorgunluktan çok... beynini alışıldık oranların dışında bir yüzdeyle kullanır.. Ölüm korkusu yaşayan insanlar inanılmaz yorulurlar. birden boğazın düğümlenir. şeytan bile maşallah der. . on altı saat çalıştığında yorulması gibi. Ey Zevraki zora zahmete bakma. beynini zorlaman sebep olmuştur. Ne bileyim işte. bunu yap gibi.

mez. Demek ki zaman verip yerine şiddet alıyorsun. zamanın ne kadar kıymetli olduğundan dem vurmalarına rağmen. Unutma! Çare sensin.. ne alıyorum! Eğer bu ticaretten memnun değilsen kapat kitabı git. Ne . 107 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy.r Çaresizlik Mucizesi Kendini çaresiz hissedip. 51 masalarında her nedense oyun bi-^ceye kadar saatle ilgilenen hiç kimse yoktur. Tüm insanlar bu konudan saatlerce konuşmalarına rağmen. Sonuç: Okuldaki şiddet %25 nispetinde azalıyor. Birilerine güvenmek yerine. Tek çarenin kendisi olduğuna inanan Atatürk. Kısa bir zaman sonra söz konusu yüzdeye alışan beyin. her zaman. kıymeti ancak bitince anlaşılan korkunç bir hazine. Muhasebeni iyi yapacaksın! Sadece TV izlerken değil. Kurtuluş Savaşı'nda inanılmaz bir deha sergilemiştir. Timsah gibi n t çenemizi açarak saatlerce TV izleyebiliyoruz. Var mı böyle bir ticaret? Katrilyonlar verip alamayacağın saatlerini ver. kendini normal zamanlarda da çaresiz his-sedebilirsen. maalesef uygulamada yetersiz kalmaktadırlar. Haydi şimdi çözme de görelim. Okey. kj bu kadar özel bir öneme haiz olan bu mefhumu. Satılmaz ki alasın! Stok mtok yapasın. Dünya savaşında susuz çalışan motorun icadında da çaresizliğin gücü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. Yine İstanbul'un fethi sırasında havan topunun ve yürüyen kulelerin icadı da bir çaresizliğin akıl almaz ürünüdür. Telafisi asla mümkün olmayan bir mefhum: Zarnan Gitti mi gitmiştir. veden çıkarken tüm oyuncular ağız birliği etmişçesine ceyvah saat 12 olmuş" diye söylenir. Geri getirmek imkansızdır artık. II. Yani brr çaresizlik söz konusudur. Halbuki 5 dakika ön-qih î Saate bakmıs fakat kafasını kuma gömen deve kuşu . zirveye çıkmak istiyorsan her zaman tek çare olarak kendini gör. her yaptığın iş için bir zaman harcadığını? Hiç düşündün mü hiçbir yerde satılmayan zamanını neye karşılık harcadığını? Sor kendine. Edison'un karanlıktan korkan bir adam olduğunu biliyor muydun? Edison karanlığı aydınlığa çevirebilecek tek insanın kendisi olduğuna inandı. Bir karar vereceğin zaman elli insana danışıp kendine hiç danışmıyorsan sorun var demektir. Oyun biter. Çaresizdi ve başarmak zorundaydı. şiddeti al! Zaman. Hesabını bileceksin. ina-' ı^az derecede hunharca harcayabiliyoruz. Ulusal mücadelenin önderliğini yaparak mükemmel bir organizasyonu ortaya koymuştur. Şu anda bile. beynini sürekli yüksek oranda kullanırsın. Daha kârlı bir yatırım yap! ABD'de bir okulda yapılan araştırmaya göre haftada 24 saat TV izleyen bir öğrenci grubunun 14 saat TV izlenmesi sağlanıyor. şimdi sor: Ben şu anda ne veriyorum. önce kendine güven. sen özel bir çaba sarf etsen de etmesen de hızlı çalışır. pişti. Çaresizlik adama ampul icat ettirir Atatürk'ün başarılı olmasının altındaki sır da esasında başarılı olma mecburiyetinde gizlidir. ne verip ne aldığımızı hiç hesap etmeden. Hem de hjc düşünmeden.O halde.. ne alıyorum" Hiç düşündün mü. O işi senden başkası çöze. "Ne veriyorum.

hiçbir kaygı taşımadan avazın çıktığı kadar yüksek sesle söylediğin şarkını hatırla. Aç gözlerini.." Artık kendine ait. 108 109 'im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi çaresizlik Mucizesi ZAMAN İŞTE. haydi buna inan ve sonra uyu da göreyim seni. . ilk aldığın oyuncağını hatırla. seneye başbakansın.. Reel olarak on üç senen olmasına rağmen bir senen varmış gibi düşünebilirsen iş biter. sadece sana ait olan bir saatin var. "Peki buna nasıl inanacağım?" İşte ikinci soru ve asıl önemli olan soru da bu zaten: "Buna nasıl inanacağım?" Günlük hayatında küçük değişiklikler yaparak. Artık başarabileceğini biliyorsun. üç yaşına. Herhangi bir randevuna karşı tarafın verdi9' saate uyarak gideceğine. Su birikintilerinde üstünün çamur olmasından... Unutma! Gözünü bir daha kapayıp açacaksın ve ömrün bitmiş olacak. Peki hedefin ne ve ne kadar zam3' nın var? Diyelim ki 2015 yılında Başbakan olmak istiy°r' sun? Şu anda 2002 yılındayız ve on üç senen var.1 Açmıştı o korkunç gerçekten. Son bir seneye girdin. Sana "bir şarkı söyle" dediklerinde. ütünün bozulmasından endişe etmeden sek sek oynadığın günleri düşün.. hangisi? Şimdi söyle gözünü kapatıp açmandan daha hızlı geçmedi mi zaman? Peki o günlerden geriye ne kaldı? Bir kırık misket. Meselâ saatini on dakika ileri alarak başlayabilirsin.. kırk beş mi. Peki ama nasıl? Soru bu! Cevap: Takvimini on iki sene ileriye al. beş yaşına. Hemen yap. bunun için bir alt yapı hazırlamalısın. yoksa altmış mı. Başkaları ne derse desin. otuz mu.. Misket oynarken aldığın keyfi. Tabi eğer inanmayı °aşarabilirsen. Belki o zaman elinde kırık misketin de olmayacak! Olsa da ne çıkar ki zaten? Bir akşam üstü geldin ve gün batmadan gideceksin.. sen kendi saatine inan! Saatini on dakika ileri alman. tebessüm ederek şunu söyle "Türkiye'nin saati yine on dakika geri kalmış. 2015'te başbakan olursun. Zaman geçiyor. başkalarının kurmadığı ve kullanmadığı. kendi saatine göre gidersen. İdealine ulaşabilmen için ihtiyacın olan tek şey zamanı sıkıştırmak ve çaresizlik psikolojisine girmektir. Zaman Makinesi Zaman böyle işte. Yarın akşam sekiz haberlerini izlerken saatine bak. Şimdi gözlerini kapat ve gidebildiğin kadar gerilere git... Şimdi kaç yaşındasın on beş mi. yıl 2002 değil 2014 artık. artık hiçbir randevuna Qeç kalmayacağın anlamına geliyor. şansın %50.

s°z konusu randevuna on dakika önce varır, randevuna ve Aşacaklarına konsantre olursun. Ben öyle yapıyorum esela. Konferanslarıma her seferinde on dakika önce gilp arat>amın içinde, hitap edeceğim kitleye ve konuşacak-

110 111 Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi^ Çaresizlik Mucizesi

larıma konsantre oluyorum. Bu bana mükemmellik kazandırıyor. İşimi daha çok sevmemi sağlıyor. Geç kalmak saygısızlıktır... Bir adam: Efendim, özür dilerim geç kaldım, malum İstanbul'da yaşıyoruz. Trafik çok yoğun hem de kem küm, gak guk... Bir başka adam: Bana ne kardeşim, yola erken çık, zamanında burada ol! Söz vermiştin... Kendini her iki adamın da yerine koyarak düşün. Geç kalan da mağdur, bekleyen de. Geç kalan, uyuyakalmışım diyemeyeceğine göre, uygun bir mazeret bulmak için, yalan arayıp tarayacak. Bekleyense, kaybettiği zamanına yanacak. Bu nedenle geç kalmak saygısızlıktır. Hem bekleyene, hem de bekletene. Kimseyi bekletmeye hakkın yok! Zamandan daha kıymetli hiçbir şey olmadığına göre, zaman çalanlardan da daha büyük hırsız olabilir mi? Ben hastalık dışında (ki onu da saatler önceden bildiririm) asla geç kalmam. Oyunu hep kuralına göre oynarım. Ya da yeni oyun kuralları geliştirir, insanları o kurallarla oynamaya ikna ederim. Egzersiz Zamanı Kitap oku Şimdi: "Amma da yaptın hoca, bu da bir şey mi?" diyeceksin! "Elbetteki kitap okumak insanı geliştirir. Bunu bir egzersiz olarak vermeye ne gerek vardı?" diye devam edeceksin. Ancak, yüz binlerce insanın sadece kitap kapağı okuduğunu düşünecek olursak, bunun ne kadar ciddi bir egzersiz olduğunu sanırım daha iyi anlayabiliriz. Kitap okumak da yine beynin her iki lobunu harekete geçiren en ciddi çalışmalardan birisidir. Okurken, okuduğunu anlayabilmen için kelimeleri beyninin sol lobundan geçirmek, diğer lobunla da resmetmek veya canlandırmak zorundasın! Kitap okumak beyinler arası entegrasyon sürecinde ciddi bir adım olduğu gibi sosyal anlamda da seni güçlendirecek ve sana özgüven kazanman anlamında faydalı olacak bir yoldur.

112 113

Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Değildir... Şairliğe koşma kuzum ol sakin! Pazarda satılan kaftan değildir... Kedi yüzden benzer amma velakin, Aslından özünden kaplan değildir... Elbette bulur la-mekan limanı, Mana dürbünüyle mantık dümeni, Yarmayan on dokuz bin kat dumanı İlim deryasında kaptan değildir... Mahpeste kal daim görünme zahir! Şarap dahi olur mahzende mahir. Bir çözen bulunur evvel ahir, Dünya boştur amma hepten değildir. Bırak ey Zevraki, şaşkını bırak, Usta olunmaz ki olmadan çırak, Şairlik dediğin size çok ırak, Şekerin mayası şaptan değildir... 6. Bölüm Karar Verme. Karar vermeden su bile içemezsin! 114 Karar Verme... Yeni bir karar. Bir şeyler değişsin artık. Yeni kararlar al, yeni kararlar ver, bir şeyler yap! Kararlarını artık kendin ver! Takviminin hangi yılı gös-Iterdiğini de kendin belirle. (Düşünsene, doğuyorsun, ailen [seni sevgiyle adeta boğuyor.) Zaman geçiyor... Öyle aşırı [bir sevgiyle yükleniyorsun ki artık onlar olmadan hiçbir şey yapamıyorsun. Büyüdükçe bu sevgiyi ödeyebilmek için sen sevgiyle boğuyorsun onları. Kendi başına karar veremiyorsun, her şeyi onlara danışıyorsun. Zaman geçiyor, daha da büyüyorsun, büyüdükçe hep bir danışmana ihtiyacın oluyor. Ailen yoksa mutlaka bir arkadaşına soruyorsun. Sonra da bir gün yalnız kalıyorsun. Kimsesiz ve çaresiz... Danışacağın kimse olmuyor, ağlıyorsun. Hayır, böyle değil... Senin özgür bir iraden var artık. Yapacağın iş ne olursa olsun, insanların fikrini al, sonra kendi kararını kendin ver. Unutma ki seninle ilgili en iyi karı senden başkası veremez ve senin en iyi dostun şüphesiz sensin, küs olduğun sen. Hiç takmadığın, adam yerine bile koymadığın sen. Kendi iç sesini dinle, kendine kulak ver. Ne diyorsa içindeki adam, onu yap! Vur elini masaya ve yanlış bile olsa kendin karar ver, sana ait bir karar... 117 Ben Dünyanın En Akıllı insan Karar Verme.••

Yazık oldu... J Bir gün bir mağazaya gitmiştim. Üç genç ge|, di. İçlerinden birisine bir pantolon alacaklardı. Sö^ konusu genç içeride pantolonu denerken dışarıdaki-ler kendi aralarında şöyle bir karar verdiler: Pantolon nasıl olursa olsun çok iyi olmuş diyelim. Çünkü işimiz çok acil. Bu esnada, sanki iki tane uzun boy soba borusunu bacağına geçirmiş bir korkuluk gibi

karşımıza dikildi pantolonu alacak olan genç. Arkadaşlarına manken duruşuyla gülümsüyordu. Pantolon tek kelimeyle iğrençti. - Nasıl oldu? - Oooo süper! Yani bir adama pantolon bu ka dar yakışır. Sanki sana özel dikmişler, hemen al! Diğeri hemen atladı: Valla bence de... Şu estetiğe bak! Söz konusu genç bu sözler karşısında çok mutlu oldu ve hemen pantolonu sardırdı. Fiyatını bile sormadı. Arkadaşları sevdiği için aldı! Kendi için değil sadece arkadaşları için aldı o iğrenç pantolonu. Oysa tam karşısında duran kocaman aynaya tek bir defa bile bakmayı akıl etmedi. ı Bana bak dostum, başarılı olmak istiyor musun? Kendi kararını kendin vereceksin. Takvimini, saatini, karını, kocanı, işini, gücünü, okulunu... kendin belirleyeceksin. Bırak, başkaları ne derse desin! Sen bildiğini oku ve -tekrar ediyorum- asla unutma! ki: "Seni, senden çok hiç kimse sevemez." Arkadaşım için ölüme giderim "Arkadaşım için ölürüm!" diyorsun, "Onun için üç gün üç gece uyumam. Onun için her şey yaparım!" diyorsun da neden kendin için kılın bile kıpırdamıyor. Sen kendini hiç sevmez misin be adam? Kabul etsen de etmesen de, senin en iyi dostun ken-dinsin. Bir arkadaş grubunda olduğunu düşün ve karşında duran aynaya bak. Yanındaki insanların hepsini aynada gör! Biraz sonra yanındaki arkadaşlarından birisinin gittiğini düşün! Herkesi tek tek gönder ve aynaya tekrar tekrar bak. Her seferinde birileri aynadan çıkıp gidecek ama sen asla çıkamayacaksın aynadan. Her baktığında aynada sen kayıtsız şartsız var olacaksın. Kendinden kaçamazsın, kendini asla bırakamazsın. Bu en sadık dostuna hak ettiği değeri ver! Söylesene seninle birlikte mezara başka kim girer? Yalnızsın öyleyse, kendinle barış ve kararlarını kendin ver; sen varsan her şey güzel ve anlamlı, sen yoksan her şey boş. Güneş bile... Tekrar başa dönelim. Hedef 2015 yılında TC. Başbakanı olmak. "Ben başbakan olmak istemiyorum" diye mırıldanıyorsan, hala düz bakıyorsun demektir. Ben "başba-

118 119 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım kan olma" hedefini bir varsayım kabul ederek veriyorum. Sen istersen buraya IMF Başkanı olmayı koy, dünyanın en iyi ressamı olmayı koy... (ama mutlaka bir hedef koy!) Yeni Takvime dair... Yeni takvime göre yıl 2014 ve sadece bir yılın var. İşte sana çaresizlik psikolojisi. Bu yeni takvime inan ve bir sene içerisinde neler yapacağını hayretle izle! Bu arada her yılın son günü takvimi bir yıl geri al! Yani 2015'i hiç görme. On iki sene 2014'te yaşa! Herkese söz ver: "2015'te başbakanınız benim." Bu bağlayıcı olacak insanlar birkaç ay sonra sana başbakan lakabını takacaklar, böylece senin inancın daha da güçlenecek. Kendi efsaneni kendin yarat.

Fatm»ne Radar ki?. Karmaşık çünkü sen kendi kriterlerine göre değerlendirme yapmıyorsun. ona eşlik ederdim. 2030 yılının efsane adamını yetiştiriyorum. Mer har. Eğer hedefin uykularını kaçınmıyorsa sorun var demektir. ya da hedefine inanmıyorsun. yarırı y A Velj pe Radar düşünebi|ir Senin yerine Ayşe. tıpkı dün gibi. Tüm tanıdıklarının doğru-yanlış kriterlerini gözden geçirmek zorunda 120 121 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . hedefin için de öyle uykun kaçmalı. duşun ^ ^ Vereceğin karar yapma! Bir kere de kendi ^^ senjn fldma bjr başRas|_ yanlış bile olsa senin olsun-^ ^^ doğra^da yan||ş nın ya da senin karar vern fark ^ Her jkj durumda olma ihtimali açısından nıÇ . Sevgilimi görmek benim tek hedefimdi ve beni uyandıran.djr_ Q ha|de da kararının doğru olma n d ğ |endirmi orsun? alternatifleri neden kendin . Neden böyle? Çünkü hata yapmamak için konuyla ilgili tüm bildiklerini gözden geçirmek zorunda kalıyorsun..• R/ı^rt met ne der. hissediyorsun kendini. Ayakkabı almaya gidiyorsun. Hızlı Karar Verme İnanılmaz yavaş karar veriyorsun.Normal insanların 2015'i geldiği zaman. Sadece Cumartesi günleri bakkalı. Bazen toplam iki şey arasında seçim yaparken bile dakikalar. Düşünse de vereceg1 . Bakkaldı. Minik bir anı Yıllar önce bir sevgilim vardı. Kendimi seviyorum Karar Verme. K ka|d|ğmda bocalamayasm.. Uykum yine yok. P ^^^ basjt şey|erde karar kj? karar veremeyeceksin. diyorsun. saat filan kurmadan sabah 05:30'da kendiliğimden uyanırdım. Ben de sabahın o saatinde kalkar. A. Her sabah saat 06:15'te bakkalı o açardı. n Bunu kesin düşündüklerin. Bütün dünya dinlesin! Ayrıntı: Şu anda saat gecenin ikisi ve ben eğitim için geldiğim Lüleburgaz'da bir otel odasında herkes uyurken yazıyorum. Ya hedefin yanlış... onun için nasıl uykusuz kalıyorsan. onlar olmadan Böyle giderse. vermeyi öğren ki. saatler kaybe-. myt|aka %50. sen canlı yayında efsane adamın öyküsünü anlat.. Bu sürenin uzun olması bilgilerinin değerlendirilme aşamasının karmaşıklığındandır. Uykuların kaçmalı. Yıl 24 Mayıs 2029 Perşembe. Hatice beğenir mı? Kena en . tüm dünya beni bekliyor! 2030 yılına sadece bir yıl var ve ben bir sene sonra dünyayı değiştirmiş olmalıyım. Gece saat ikide de yatsam. „: t)ir zaman sonra. beli... on saatte karar veriyorsun. üçte de yatsam. Hangisi? Yeniden düşün! Hedefin en az sevgilin kadar çekmeli seni. Ben nasıl uyurum. Ahmet kızar mı. kız arkadaşımın babası açardı ve ben o gün saat on ikiden önce uyanamazdım. ona olan aşırı tutkumdan başka bir şey değildi.ç çeyrende Rim varsa ner.

dinleyeceğini söyleyip haydi konuş dediğinde neler olacağını düşünebiliyor musun? Kendinle ilgili bir karar vereceğin zaman. Çünkü bu sadece kuru D verdiklerin hep yazenli.. Hava çok soğuktu. işte sana bir fırsat.kazanmaya bak.. öncelikle o işi yapacak insanın kendin olduğunu düşün. • u. 123 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Sen olmazsan olmaz! Okul korosu. Kendine güvenen insan. Koroda elli kişi var. ona inisiyatif veren insan. riyim. Kendini de dinle! İnsan. Hele de birileri dinleyecekse. • 122 maz ki. daha özeni.mma çalışması.. zaten düşünmemekte ve söyledikleri her zaman kabul görmektedir. Hızlı karar sun. j . Birkaç saat o soğukta beklemek zorunda kaldılar. İnsanlar konuşmayı severler. Sadece karar verirken değil. ilk başlarda birkaç yanlış karar verse de. nında olacak. sulaya ^^ ^&^ . ben mükemmelim diyen birinin. başkalarının fikirlerini alır ve uygular. Dinlemediğin halde saatlerce konuşan bir dolu insan varken. Bu arada koro elemanlarından biri kendi kendine: "Bu soğukta şarkı filan söyleyemem.^. . dece birini sev. o halde yeni bir alışK^' verme alışkanlığı.ı nnv/ia ilgili binlerce bilgi barındıran Herhangi bir konuV DQ j|tifaüan noşlanma. ruz. Koro şefi ses verebilmeksin sahnedeki yerini aldı. sadece ağzımı oynatsam kimsenin ruhu duymaz. beynine. Durum böyle olunca da kendisine danışılan kişi.^ sa|ağm bj." diyen adamın ^ b jne j|tifat eden. Nasıl anında bir otorite kesileceğini hayretle göreceksin. kendi söylediklerine de saygın olsun. herhangi bir konuda danış.^ Q|mayacak] onu dana dü. danışılan kişi tatmin olur ama sorun bir türlü çözülmez. konser vermek üzere kasabanın merkezinde yerini almıştı. Genelde saatlerce ahkam kesilir. Çünkü o gün herkes aynı şeyi düşünmüştü: "Ben söyle-mesem ne olur?" Ben söylemesem ne olur? Bir insanın kendine yapa bileceği en büyük hakaret işte budur. pek fazla bir düşünme çabasına girmez. bir sorunu olduğunda.. bu konuyla ilgili senden başka bir karar mercii olmadığına ve son sözü senin söylemek zorunda olduğuna şartlan." dedi. Her şeye ve herkese saygılı ol! Hiç olmazsa başkalarının söylediklerine olan saygın kadar. söz konusu sorunu hep başkası çözsün diye bekler ve çoğunlukla kendisi konuyla ilgili bir fikir üretmeden..Ve koro şefi ses verdi ama ses alamadı. Çünkü bilir ki. inanarak beynim * M Karar Verme. hep senini ^ dQ düşünme intimali ola. kararlarının kendine ait olması nedeniyle mutlu olacaktır. yan hiçbir şey ve hiç kırns ^^ arasından saler bile iltifattan hoşlanır ^ yaşadlğ|m göreceksin. Git herhangi birine. biraz ıltıfatteı bul ^^ ^^ Çjçek. onun a .. • -ı ^oâil' alışkanlıklarımızla yaşıyo-Bildıklerımızle deg^^ a||şkan|]klarmla yaşıyor. sana ait bir işi yaparken de. "Benim hiçbir ani lamım yok!" demektir. beynini boş işlerle meşgul etmesini bekleyemezsin. Derken halk toplandı. . Bu..

"Yok pahasına verdim sana arsayı. Bir gün Atatürk Bulva rının altındaki arsaya. Genç adam Rıfat amcanın yanma oturdu ve durumunu anlattı. Geriye karar vermesi gereken sadece iki arsa kaldı. hiç olmazsa yabancıya gitmedi.. O arsa benim. Yıllar sonra Türkiye'ye döndü. Parasının bir kısmını da repoya yatırdı.. Çok mutluydu. genç adamdan aldığı parayla o arsayı satın al mış ve inşaata başlamış.. Açılışta bir konuşma yapan Rıfat amca. Genç adam yıllarca Avrupa'da çalışıp didindi... Rıfat amca devam etti. Çünkü bölgenin en deneyimli adamına danışmıştı. Öyle görmüştü babasından.. Genç adamın arkadaşı. nasıl bildi gördün mü anlamında bir yüz hareketi yaptı. Herkes öyle söylüyordu." Çayından bir yudum daha aldı ve: "Ben sana şu tepenin arkasındaki arsayı öneririm.. Gidip arsaya bakmadı bile genç adam.. Hemen yeni bir ev alıp kiraya verdi." dedi.. 124 125 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Aradan birkaç yıl geçti. \ Genç adamın arsası da. Fiyatı da senin alacağın arsayla hemen hemen aynı. En azından yanlış bir karar vermediğini biliyordu. Ara sıra yanındaki arkadaşı da devreye girip genç adamın konuşmasına yardımcı oluyordu. üzerinden yüksek gerilim hattı geçtiği için belediye tarafından istimlak edildi. Rıfat amca kibar bir adamdı. Tam on beş senesini karısından ve çocuğundan ayrı geçirdi. Hepimiz bu mükemmel konuşmayı dakikalarca alkışladık. Genç adam da alkışladı. Rıfat amcaya gittiler. Ama sana da yardımcı olmam lazım.. Evet dediler. İstanbul'da toprak al.. İkisini hemen eledi. Karar Verme. helalleşip ayrıldılar. Yeğenim o arsayı sakın alma! Belediye istimlak edecek bütün paran boşa gider. O bölgenin bu konudaki en bilge adamına. Karar Verme. Rıfat amca ezelden beri emlak işiyle uğraşıyordu. . dev bir alışveriş merkezi yapıl mak üzere temel attıklarını gördük.. Çayını höpürdeterek konuşmaya başladı Rıfat amca: "Bahsettiğin arsa şu Atatürk Bulvarının altındaki arsa mı?" dedi. Hadi hayırlı olsun!" dedi Rıfat amca. Kahvede okey oynarken buldular Rıfat amcayı. Ertesi gün tapu dairesine gidip satış işlemlerini yaptılar. Ama içim rahat. Yabancıya gitmesin diye yedi yıldır saklıyorum. On beş yıllık emeğinin dörtte üçü halen cebindeydi. Tek derdi kendilerine daha iyi bir gelecek hazırlamaktı. Arkadaşları ona tam dört tane alternatif sundular. dedi...Nasipten gerisi yalan. Egzersiz Zamanı Karar verme egzersizi. Herkes mutluydu. nasipten gerisi yalan. Meğer Rıfat amca. Onu da bir arsaya yatıracaktı. Alışveriş merkezinin açılışına genç adamı da davet etti.

Onlarca alternatifi anında yok et ve sadece iki veya üç çift ayakkabıya yoğunlaş. bir dahaki sefer daha doğru düşünmeliyim şeklinde değerlendir. Hatice'nin veya Leyla'nın ne diyeceğini düşünmeden karar ver. diyerek gidersen. referans tuzağına düşüp peşin hükümle. Korktukça daha fazla yanlış yapacaksın. Bu akşam sinemaya mı gitsem tiyatroya mı? Böyle bir ikilemde bile saatlerce düşünen insanlar var.. hem o akşamı berbat edersin.Hızlı ve doğru karar vermek istiyorsan. Herhangi birini seçmekle asla hata yapmış olmayacaksın. Hiçbir zaman. Böylece bilinçaltm kendi kararlarını kendin verebilmen için sana destettTolacaktır. mağazadaki ayakkabıları çok seri bir şekilde gözlerinle süz. Yanlış karar vermekten korkma. Onları yeniden gözden geçir. sen kolay kolay yanlış yapmazsın. hem de o filmden hiçbir zevk almazsın. Bugün söz konusu film veya gösteri hakkında başkalarının fikirlerini değerlendirmeden karar ver.. Mahmut öyle söyledi. Sadece şunları değerlendir. (sen hayatta olduğun sürece).. O halde vereceğin karar yanlış olsa bile durumu tekrar toparlayabilirsin. Unutma. her şey bitmiş olamaz. Eğer bunu başarırsan. En son sinemaya mı gittim. Unutma seni senden çok hiç kimse . bilinçaltındaki adam anında olumlular hanene çentikler atar. Ayrıca her zaman yeni bir çıkış yolu mutlaka vardır." der ve anında karar verirsin. Fazladan bir danışmanın daha olmuş olacak fena mı? İnsanları sonuna kadar dinle ama son sözü mutlaka kendin söyle. Şu anda burada beğendiğim iki ayakkabı var ve ben bunu seçiyorum çünkü bu ayağımda daha iyi durdu ve diğerine göre derisi daha yumuşak. Madem karar veremiyorsun. Ve kim bilir belki de o gece bir başyapıta hakaret edersin. Hızlı karar vereceğine inanarak (bu inanç desteği konsantrasyonunu artırmak içindir). Sen varsan mutlaka çözersin. Ancak herhangi bir filme veya gösteriye giderken. tiyatroya git. l Önce basit kararda hızlı olmayı öğrenmek zorundasın. 126 127 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Karar Verme. Zaman geçer ve önemli kararlar vermen gerektiğinde. Konumuzla çok fazla bir ilgisi yok ama bazen başkalarının beğenmediği bir filmi sen çok beğenebilirsin. Yeter ki yaptığın yanlışları. Risk almadan yaşamak kadar keyifsiz bir şey tanımıyorum. bu film kötüymüş. bu akşam bir değişiklik yap. sen öncelikle kendini yönetmek için geldin dünyaya. Hiç kasılma. En son sinemaya gitmişsen. Bu konuda çok hızlı karar vereceğini söyle. önce basit kararları hızlıca vermeyi denemelisin. o halde ikisi de senin için keyifli olacak işler. kendi kendine "Ben zaten tüm kararlarımı hızlı bir şekilde kendim veririm. Ayakkabı alacaksın.. Bunu alıyorum. tiyatroya mı? Cevap neyse anında tersini yap.

.. Profesyonel Teakvvondocuydum. Sonra yaşadığı konu133 Ben Dünyanın En Akıllı İnşamı Ben . Eskiden on kişiye danışırken.. Lise yıllarımda bir kitapta okumuştum. yarın derken.. Temiz tiynetin kirlenir yavrum.._.. Susuyordum. bugün. Gözün altında pembe halkalar. Bu korkuyu nasıl yenmeliyim? "Bir adama 40 gün deli desen deli olur!" sözü geldi aklıma.. Bir grup öğrenci. eve erken geldim. neden konuşmaktan kaçıyorum? Cevap: Ben birilerinin bana gülmesinden.. kartalla karga. Fena mı? 128 Dünyanın En Güzel Şiirleri Yavrum Kuşlar çırparda kışlar çalkalar Körpe köklerin körlenir yavrum. Sürer gider bu kör dövüş kavga Körükler kör şeytan verir ivga.... Yüklenir kervan yollanır yavrum..„ . Bölüm Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Güneş. Yazmaya başladım: Soru: Ben niye korkuyorum. 129 7. Peki ne yapmalı. arkadaşlarından birine bir oyun yapmışlar ve ona "sen öldün" demişler. Dolanır döner morlanır yavrum. Zevraki söyler hep eni konu. Sinirlerim alt üst olmuştu. Senden başka hiç kimsenin senin geleceğini doğrudan yönlendirmeye hakkı yoktur. . Okuldan erken çıktım. Kırılır gönlün kral gururu Siner sinenin taşkın sürürü Biner boynuna cihan umuru Zavallı canın zarlanır yavrum. aslında hiç öyle değil. Dünya insanının kullandığı takvim. Kara kahkulun kırlanır yavrum. Sınıf 350 kişiydi.. O da inanmış..... Mutlak borandır baharın sonu..sevemez. şimdi on bir kişiye danışmış olursun.• .• . Gerek geç solacak gerek erken Gül yastığın da olacak diken Akşam. sabah. Her zamanki gibi elime bir kağıt kalem aldım. "Ben sıcağım" derse / asla ukala olmaz. Herkes aktifti.-. O gün hoca bana bir soru sormuştu ve ben rezil olmuştum. İşletme Bölümü. Belki eli havaya kalkmayan tek adamdım sınıfta. Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben o adamım! . Ta ki takvim 18 Haziran 93'ü gösterinceye kadar. Bir ben sessizdim. Bu büyük sorunu çözmenin bir yolu olmalı diye düşündüm.. herkes sosyaldi. Bu ilk başta egoist bir yaklaşım gibi gözükse de. 3 sınıfta öğrenciydim. yılı 1993 olarak tayin etmişti ve ben Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi. rezil olmaktan korkuyorum.. Yani biri olsa ve bana sürekli "Sen delisin" dese belli bir zaman sonra buna inanabilir ve deli olabilirdim. Buna inan. Bu yaklaşım sadece objektiflik kazandırır sana... Doğanla serçe. .. Ben herkesi kendimden daha akıllı görüyorum. Doğruydu. . . Bedeni gücüm hep vardı ama medeni gücüm 1993'e kadar yok denecek kadar azdı. •> . Beyler de giyer o beyaz donu. bir ben durgun..

kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Ama kim? Öyle bir enayi yoktur herhalde. Elimdeki kağıda "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım" diye yazdım. Kendimi tanımlarken söze. Kim gelir de her gün durduk yerde bir adama sen akıllısın der ki? Tam umutlarım kırılmak üzereyken. İçimdeki adam konuşmaya başladı: "Yahu kardeşim niye birini bekliyorsun. Güya sahneye çıkıyor ve "Merhaba insanlar. "Ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. Gülünç olmak da bir ter-cihmiş meğer. Sen söyle sen inan. Bu birkaç ay sürdü." Yazdıkça yürüyüşüm." Bunu yazarken dayanamayıp bazen gülüyordum. Devam et!" diye mırıldanıyordu. İçimdeki adam tekrar mırıldandı. onlara konuşmam gerekiyor diye hayal ediyordum. Bu iş çok hoşuma gitti 5°e düşündüm: "Madem bu bir şartlanma ve gün geçtikVe beni daha da sosyal bir insan yapıyor.. Delisin derler de. Bir ay geçti. insanlara bakışım ve hareket. kendimle ilgili hem de inanılmaz derecede inanarak. Hayatımda belki de ilk defa." diye başlama kararı aldım. İnanmaya başladım. "Ben çok akıllıyım." Düğüm çözülmüştü. gözümü bağlayarak kaç yüz defa yaptım kim bilir! Karşımda binlerce insan var ve ben sahneye çıkıyorum. . daha • /ü dinlenir bir adam oluyordum. dünyanın en akıllı insanıyım. Devam ettim. Ben en az sınıftakiler kadar akıllı bir insanım.Sanki daha yakışıklı. Q halde bunun tam tersi de doğrudur: "Bir adama 40 gQn akıllı dersen o da akıllı olur. birileri bana "Sen akıllısın!" diyecekti. o halde niye daha da abartmıyorum! Abartma zamanı Bunun en abartılmış haline şartlanmaya karar verdim ve bu karar tamamen bana aitti. O günlerde anladım. Demek ki dedim. O dedi ben yazdım. ama içimdeki adam izin vermiyordu gülmeme. diye düşünmeden inandım. akıllısın demeye dilleri varmaz... bir adama 40 gün deli dersen gerçekten deli olur. Dünyanın En Akıllı insanıyım. kendine inan. inandım! anlıyor musun? Bir başkası ne der. ben Erdal DE-MİRKIRAN'ım. ^îu zaten psikolojik bir şartlanma değil mi? Kendi kendine yapabilirsin. sadece gülümsüyordum. bir an durdum. daha karizmatik.. Hiç şüphem kalmamalıydı." diyordum. İlk karar İlk kararımı aldım ve kendi hayatımı kendim yönetmeye ant içtim. sen inanmazsan hiç kimse inanmaz. sen söyle sen inan. Bunlardan etkilenmediğimi hayal ederek sürdürdüm egzersizlerimi. Hayalimde bazıları gülüyordu bana. Deli diyorlardı. artık gülmüyor. kendine inan!" Hemen elimdeki kağıda yazmaya başladım: "Ben akıllı bir insanım. iyice komik olursun. Ben buna inandım dostum. Bunun denemelerini evde yalnızken. Biraz daha abartmalısın "Ben çok akıllıyım-" filan demelisin dedi..Dünyanın En Akıllı insanıyım sunda ikna edebilmek için iki ay uğraşmışlar. sen gülersen. "Devam et. bütünü bana ait bir karar verdim. değişti.. İnsanların alay etme ihtimalini hiçe sayarak inandım.

Yürüyüşüm tamamen değişti. Önce babama gittim. Arkadaşlarım alay edince uzun konuşmuyordum. Anlamlı ya da anlamsız. hayalimin yanında gerçeği çok basit kalıyordu. Aynayla barışmıştım. "niye?" diye sorunca: "Çünkü baba. "Vah yavrum vah" deyip komşuya gitti. Artık okulda elim hep havadaydı. kendimi çirkin bulan ben. Herkes duysun: "Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım!" .. büyük bilince dönüştürebilmek içindi. Tüm komplekslerimi bir anda Çöpe attım. Artık dik yürüyordum.. Soru moru yok ama benim elim hep havadaydı. O günlerde anladım: Meğer insan tek kişilik koca bir orduymuş. kimi de sen uçmuşsun diyordu. Kimi gülüyordu. Hayalimdeki gibi oluyordu her şey. Zaten ben başkasının buna inanmasını da beklemiyordum. "Biliyor musun anne? Sen dünyanın en şanslı kadınısın" annem de babam gibi neden şanslı olduğunu sordu. "Çünkü sen anneciğim dünyanın en akıllı insanını doğurdun. Babam diğer odada gazete okuyordu. Yüz binlere hitap eden bir adam. Öyle güçlü hayal ediyordum ki.. Sadece iki kelimeyle karşılık veriyor.. Babam bana her zaman gülerek hatırlayacağım ilk tepkiyi iki kelimeyle verdi: Ha siktir! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Sonra anneme gittim.. Bu inancımı anlatmaya ve bu muhteşem adamı insanlara tanıtmaya karar verdim. üç. Eli havadaki adam.134 135 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Gözüm kapalı o kadar çok egzersiz yaptım ki. Hiçbiri umurumda değildi. kendimi de sevmeye başladım. Çok şanslısın çoook!" Annem elişini havaya fırlatıp iki elini birbirine vurarak. Ben aynı cevabı anneme de verdim. Elişi yapıyordu kadıncağız. Birilerine anlatmam. komplekslerini çöpe atıyor. Kendime yetiyordum artık. artık her konuda mutlaka bir fikrim vardı ve dünyanın en akıllı insanı olarak yorumlar yapıyordum.Artık her şey tamamdı.. Elleri cebinde. kişiye konuşurken sıkılır mı artık? Çile süreci bittiğinde yaklaşık bir yıl geride kalmıştı. hayalinde yüz binlerce insana konuşmuşsun. Vara yoğa konuşuyordum.. boynu bükük adam hoş bir anıya dönüştü. "Baba biliyor musun? Sen dünyanın en şanslı adamısın!" gözlüklerinin üzerinden şaşkın şaşkın yüzüme baktı. Sonra öğrendiğim kadarıyla dini bütün bir hanım teyzeden beni okuması için ricada bulunmuş! Sonra arkadaşlarıma anlatmaya başladım.. Bu bir yılı kimseden etkilenmeyeyim diye neredeyse gazete okumadan ve TV izlemeden geçirdim. Buna benim inanmam önemliydi ve ben de çoktan inanmıştım. inancımı daha da kuvvetlendirip bilinçaltını kendi kontrolüme alarak. "Kapasiten yetmez" deyip kendi alemime geri dönüyordum. gözünü açtığında karşında üç beş kişi görüyorsun. Düşünsene. sen dünyanın en akıllı insanının babasısın" karşılığını verdim. dünyanın en akıllı insanı resmen senin oğlun. gözümü açınca sanki az önce gerçekten bir kitleye konuşmuş gibi hissediyordum kendimi. Burnumun uzun olmasından yakınırken artık burnu bana benzemeyen insanları özürlü görmeye başla- 136 137 . Ben ve hayal dünyam. Düşünsene.

Başbakanı olacağım.. Bu iş böyle işte.80 ise uzun. Saçın yoksa saç ektirmek yerine saçı olanların özürlü olduğunu düşün ve bu konuyu sonsuza kadar kapat! gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben inanmalarını beklemiyordum ama inandılar. kulağınla ilgilenme! Bir şeyler icat et ve tarihe geç! Kendi normallerini kendin belirle! İnsanlar sana benzemeye çalışacak göreceksin. Boyum 1.. eserlerinle. Kaç kişi Edison'un kilosunu merak etmiştir ki? Einstein'ın boyunu. Ben iyi olmanın yanı sıra. Ciddiyetini muhafaza eder. uzun topuklu ayakkabılara merak salarız. Notere gittim ve bir kağıda "Ben dünyanın en akıllı insanıyım. Noterdeki kadın önce bunun saçma olduğunu ve benim iyi olup olmadığımı sordu. Atatürk'ü saçlarıyla değil devrimleriyle hatırlıyorsun. Daha sonra kendimizi psikolojik baskılara sokarak rejimler yapar. 69 kiloysa zayıf. İnancın devam ederse 2015 yılında en kötü ihtimalle bir belediye başkanı olur çıkarsın. Neden yahu? Niye? İnsanlar senin kilonla ilgilenmeyecekler ki! Ürettiklerinle anılacaksın. Burnumu dert edecek kadar uzun bir zamanım yok benim. Şimdi git birilerine. "Ben 2015 yılında T. dünyanın da en akıllı insanı olduğumu söyledim. burnunla." diye yazdım. beyan ederim. sen kendini nasıl tanımlarsan. 1. Ciddiyetini muhafaza edersen. söylerken o kadar ciddiydim ki insanlar bir müddet sonra acaba demeye falan başladılar. 71 kiloysa şişmandı. . Bana göre tüm normaller bana bağlıydı. Kendimi in- 138 139 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Halen anlam veremiyorum: Topu topu 60-70 sene yaşayacağız ve bu süreyi boyumuzu kilomuzu ölçüp hesap yaparak geçiririz.78 ise kısa. Birkaç yıl sonra beni birileriyle tanıştırırken. Leonardo da Vinci'nin göz rengini kim merak etmiştir? Çok yakışıklı bir salağı kim ne etsin? Hastalık boyutunda olmadığı sürece boyunla. buna içtenlikle inanırsan. "dünyanın en akıllı insanı" diye tanıştırır oldular.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım mistim. önce güleceklerini ve alay edeceklerini göreceksin. birkaç ay sonra "Nasılsın sayın başbakan?" derler. kilom 70'ti.. Bana göre bir insan 1. birkaç ay sonra cacık olur çıkarsın. gülerek de olsa. Artık arkadaşlarıma mektup yazarken bile ismimin altına "Dünyanın en akıllı insanı" ibaresini koyuyordum. ismimin altına da "Dünyanın En Akıllı İnsanı" ibaresini yazdırdım. Kilomla boyumla ilgilenmiyordum.C. insanlar seni öyle görürler. ona bu hakkı kim verdi? Bütün bu kuralları koyan insanları reddetmiş ve kendi standardımı kendim belirleme kararı almıştım. Noterdeki kadını görmeliydin! Tüm hayatım değişmişti.Kendime bir kartvizit yaptırdım. Benim uzun veya kısa." de. kilonla. Ben hıyarım dersen de alır seni salataya doğrarlar.79.. kilolu veya zayıf olmama karar veren otorite kim. Aksi ispat edilemedi ve beyanım tasdik edildi. Bunu yazarken. onlar gülerken sen gülmezsen.

birisi ben aptalım dediğinde insanlar niye büyük bir keyifle estağfirullah diyorlar da bir başkası ben akıllıyım dediğinde Hadi canım sen de diyorlar. Birçok insan kendinden daha akıllı olana tahammül edemez. kimin ne düşündüğü umurumda olmadan.. başarılı olmaya adaysan bile. Dünyadaki tüm insanlar aynı oranda acı çeker ve aynı oranda mutlu olurlar. "Birileri ne der?" engeli insanları öyle bir sarmış ki. Bütün bunları yaparken bu ismi sanki kendi tekelime almış gibi gözüktüm. işimiz ne kolay olacaktı. Sonuçta onlar erişilmez oldu. herkes "ben en iyiyim" der. Başarılı olmayı bırak. bildiğim okumalısın. Onu yok etmek için. Ben sadece insanın kendini fark edememesini hazmedemediğim için bunu dillendirmek istedim. Beni fark et artık! Bir şeyler yap ve elini çabuk tut. çevrelerinde başarılı insan görmek istemezler. Sen o seviyeye gelince diğerleri artık seni tutamayacaklarını fark ederler. diğerinin en büyük hayali çocuklarına ekmek götürebilmektir. Kimi Mardin'de. Birinin en büyük hayali savaşın bitmesi iken. Çok ahmakça ama. başkaları seni kasıtlı olarak yanlış yönlendirme çabalarına girebilir. Yeni bir keşif falan da değil bu." gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Düşünsene. kimi Antal- 140 141 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Aşmalıyız bunu. Bu çok ciddi bir felsefe sadece. kendini inandığı gibi ifade etmekten korkan. tamamen iyi niyetle sana zarar verebilir. İçindeki adama kulak vermelisin! Dinle bak ne diyor: "Ben mükemmelim ama sen başkalarıyla ilgilendiğin kadar benimle ilgilenmedin. bazıları da kapasitesi yetmediği için. bir türlü kurtulamıyorlar Sonuçta herkes birbirine benziyor.. Ta ki sen aradaki mesafeyi. Başarıyı yakalayamayanlar. Yine destek olmazlar belki ama en azından senden faydalanmak adına rol yaparlar. Bütün dinler insanın mükemmel olduğunu binlerce yıldır anlatır. Ben buna inandım ve insan oluşumun hakkını vermeye çalıştım. evine ekmek götürmek zorunda olan bir insan aynı oranda acı çeker. Herkes kendirli en akıllı görür Aslında söylediğim sözün hiçbir uçuk yanı yoktur biliyor musun? Her insan kendini en akıllı görür. Tüm acılar eşittir. insanın mükemmel olduğunu anlatan zavallı bir cümle aslında. kaplanla kedi arasındaki mesafeye çıkarıncaya kadar. yok saymak için yapabileceği ne varsa yapar. zaman geçiyor. bense sıradan. Benim tek farkım bunu yüksek sesle söylüyor olmam. Askere giden herkes askerliğini anlatırken üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri söyler. Ömrüm oldukça da çalışacağım. "ben dünyanın en akıllı insanıyım" diye tanıtıyordum artık'.sanlara. Çünkü onlar birilerini aptal görmekten hoşlanıyorlar. başkalarına özene özene ömür geçiren zavallılar olduk. Ne gariptir ki insanlar inandıkları gibi yaşaya-mıyorlar. inandıklarını haykıramıyorlar. yardım ettiğini düşünerek. Halbuki hiç alakası yok! Göründü ğu gibi değil. Peki şimdi ne oldu? Estağfirullahlarla yaşayan. Çünkü ikisinin de beklentisi bildiklerine ve hayallerine göre belirlenmiştir. Aşmalısın dostum. Herkes kendini oynasa. Bosna Hersek'te savaş altında olan bir insanla.

"En fazla yardımı ben yaptım. Bu da Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım doğrudur. Daha sonra bir araya geldikle-. Çünkü ikimiz de zirveye ulaşmış oluyoruz. Onlar kendi aralarında tartışırlarken bir başka adam geldi. Bu doğrudur. hem de akıl hastasıydı. Tam o sırada oradan geçen bir başka adamın eli yoktu." dedi. Tam o sırada kolu olmayan bir başka adam geçti oradan ve o da güldü. bir başkası için en önemli olabileceğini. herkesin yaşadığı aşk en büyüktür.* rinde. kimi Hakkari'dedir ama hepsinin teskereye olan mesafesi aynıdır. İlginçtir. tartışmaya devam ediyorlardı. bazen senin için hiç önemli olmayan bir şeyin. Aşık olan herkes sevgisini sonuna kadar harcamaktadır.. bazen bir başkası için hiç önemli olmayan bir şeyin.. Halbuki herkes. Para gizli bir bölmede bir sandığın içine atılıyordu. hem dilsiz.. Hiç kimsenin birbirini tanımadığı bir ortamda.ya'da." dedi parmağı kesildiğinde.. "Siz onlara acı mı diyorsunuz? Ben kolunu kaybetmiş bir adamım. 142 143 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım anlardık. ••:<. Öylesine bir karıncaydı o! . ••>-. O da aynı şeyleri söyledi... özel şeyler yaşar. Ben dünyayı değiştirmeyi hedefleyen bir insanım..'•. Biraz sonra iki kolu ve bir bacağı olmayan bir başkası geldi. Anlardık. Bütün bu yukarıdaki örnekler aslında kendimizi pek tanımadığımızı ve diğerlerini de pek ciddiye almadığımızı gösteren muhteşem kanıtlardır. senin için en önemli olabileceğini.." dedi. Çünkü herkes cebindeki paranın tamamını bağışlamıştı. Herkes için önemli olan şey başkadır. Emin ol ki benim dünyayı değiştirdiğim zamanki sevincim ile Ahmet Bey'in emekli olduğu günkü sevinci eşit olacak. Birbirimizle sidik yarıştırmak yerine.. her biri diğerlerinin ödediği parayı bilmemele-n. Ben ne acılar çekmişim. Anlamsız anlamsız baktı ve hiçbir şey söylemedi. ••''' Adam "Ben böyle acı yaşamadım. Çünkü ikisi de hayalini gerçekleştirmiştir. Herkes kendine göre bir ödeme yaptı. Van'da 1972 model 124 Murat alarTbtr adamın sevinci aynıdır.. O halde herkes doğru söylüyor. Ve herkese göre öbürleri aşk mask yaşamamıştır. Ahmet Bey de emekli olmayı planlayan bir insan. O halde herkes acıyı da aynı yaşıyor. adam güldü ve "O da bir şey mi? Sen elini kaybetmek ne demek bilir misin" dedi. bir hayır kurumu için para toplanıyordu. Dolayısıyla üst sınırları zorladığı için sevgide başka bir nokta hayal edemiyor. Adam hem sağır.Ertesi gün ben geçtim oradan.. herkes kendi söylediğinin en doğru olduğunu savunur. • Hepsi haklıydı.. birbirimizi anlamaya çalışsak çoktaaan anlardık. "O da bir şey mi? Bana bakın benim vücudumun yarısı yok!" dedi.. Çok daha ilginçtir. Yine ilginçtir herkes çektiği acının en büyük acı olduğunu savunur. En fazla ben.:... Aynı gün İstanbul'da Chrysler jeep alan bir adamla. Sanırım başka bir örnekle ne demek istediğim daha net anlaşılacak! • ': • V^vf ' • '>-: > •"' '-•". ! rine rağmen. Çünkü herkes kendi bakış açısına ve yaşadıklarına göre değerlendirme yapar.. ..

. kaçmaya çalıştıysa da Luci bırakmadı onu. Büyük bir heyecanla yatağından dışarıya fırlayıp bağırmaya başladı: Konuştun. Bir de isim taktı karıncaya. yazmayı. binlerce günaydın dostum. Gardiyan duymamalı. her şey normaldi. Lucianno bavulunu havaya fırlattı ve 'özgürlük' diye bağırdı.. Aradan tam 17 yıl geçti ve bir gün asık suratlı. Tito da ağladı.yanı başında duran küçük sehpanın üzerine koydu. Lucianno düşünmeye başladı. Sabahın ilk ışıklarıyla son kez açıldı demir kapı. Sadece şu iki kelimeydi ağzından dökülen: "Vay bee.." dedi. Lucianno. Karınca karıncalı-ğmı yapıp. okumayı. Konuşmayı. Tito'ya tüm bildiklerini öğretti. Kah ağladılar.. Bu büyük dostluk tam 17 sene sürdü. bildiği her şeyi öğretti. Tito da bağırdı. Bu duyabileceği en muhteşem sesti. Aradan aylar geçti. fikir üretmeyi. Onunla konuşmaya ve onu eğitmeye kararlıydı. Lucianno'nun omzundaydı. kara inat yürüdüler. Etrafını çevirerek karıncanın kaçmasına engel oldu. "Bitti Tito. dedi beton sesli gardiyan. bu rüya bitmemeliydi." Dışarı çıktılar. Bitti büyük dostum... 144 1 45 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . Başa-rabilirse yalnızlığı sona erecekti. dansetmeyi. Kar lapa lapa yağıyordu. Bir sabah bir karıncanın burnunu ısırması ile uyandı Lucianno. şarkı söylemeyi. Tito'nun varlığı yazarın en büyük sırrıydı. Sabahın körüydü ve mevsim kıştı. gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Artık bir dostu vardı Lucianno'nun ve bunu hiç kimse bilmiyordu. Hazırlan yarın çıkıyorsun. "Söyle dostum yarın çıkar çıkmaz ilk ne yapalım?" Tito: "Gidelim bir bara ve hayvan gibi içelim. Sabaha kadar uyumadılar. Aradan birkaç hafta geçti. Karınca ile tam üç sene uğraştı. Onu büyük bir titizlikle parmağının ucuna alıp'acaba' dedi. Burada 17 sene nasıl geçer.. Sanki her geçen gün biraz daha mahkum oluyordu zavallı hücresinde. Nihayet konuştun. hem de tam 17 sene için! O kahrolası hücreye yerleştiği birinci gün. Karıncayı. Bir anda sanki hücre genişlemiş gibiydi. Kaybedecek hiçbir şeyi yoktu ve bu denemeye değerdi. Tito. Acaba bu karıncayı yetiştirip. Özgürlük sıcaklığına kar mı dayanır kış mı?. kendime bir dost yapabilir miyim? dedi. Yürüdüler. Kapıdan çıkarken son kez geri döndü ve ranzasına baktı İtalyan yazar. Günaydın. Gardiyan gittikten sonra Lucianno ağlayarak karıncaya döndü. soğuk yüzlü gardiyan demir kapıyı araladı. kah güldüler. Kimse duymamalıydı.Hikayeye göre. Tito sen konuştun. Yarın çıkıyoruz. Yazar Tito'ya sordu.." dedi. Bir sabah Tito'sunun ona günaydın demesi ile uyandı Lucianno. italyajvyazar Lucianno düşünce suçlusuydu. günaydın. Karşılıksız da olsa konuştu ve dertlerini anlattı ona. Gülüştüler. Yağan kar umurlarında değildi. Tito. Hiç kimse bilmedi Tito'yu. 4 m2Tık bir hücreye mahkum oldu. Hayal kurup bu fare kapanından farksız lavabolu dikdörtgenin ilk defa tadını çıkardılar. yarın özgürüz.

barmen!' diye seslendi." diyebildi titrek bir sesle. İçtiler. Lucianno korkunç bir keyifle bu muazzam manzarayı izliyordu. yıllarca gizli tuttuğu bu büyük ve onur verici sırrı birileriyle paylaşmalıydı.Nihayet bir barın önüne geldiler. Barmen yerinden fırlayıp biraları getirdi. Ama Lucianno bu keyfi 17 sene hiç yaşamadı. Dertleştiler. Özgürlüğünün bu birinci gününde. Barmen yarı uykulu. Etrafına baktı. İçeride sızmış kalmış üç . büyük bir heyecanla "Barmen şuna bir baksana. Bir ara Lucianno'nun gözü masanın yanındaki aynaya ilişti. Başkalarının . Barmen içinse öylesine bir böcekti. Barmen sessizce parmağını Tito'nun üzerine götürdü.. Tebessümüne aradan sızan birkaç damla gözyaşı karıştı.. İçeriye girdiler.. Bunu mutlaka birilerine anlatmalıydı.. Nasıl yazarım deme sakın! Senden bir best-seller yazmanı isteyen yok. bardaktan fırlayıp masanın üzerinde dans etmeye başladı. Hapisten çıkarken yaptığı gibi. Bilmesi de gerekmiyordu. Herkesin karıncasına saygı duy ve asla unutma! Herkesin karıncası en önemlidir. en büyük dosttu.. Lucianno dans eden Tito'yu işaret ederek. Elini yüzüne koyup masanın üzerine abanmış olan Lucianno büyük bir gururla kendi yetiştirdiği dostunun dansını izledi.yeniden mırıldandı. Lucciano için Tito. Lucianno'nun masasına geldi.beş adamla kasanın başında uyuyakalan barmenden başka kimse yoktu. Kendi gözlemlerini içeren bir kitap yazmaya başla. "Barmen bize iki bira getir.. Tito dans ediyor." Saçları bembeyaz olmuştu. İyi bir şey yapmanın belki de en keyifli yanıydı onu biriyle paylaşmak. Bir masaya oturdular. Yaşlanmıştı Lucianno. İçtikçe keyiflendiler. Tito'da içti. biraz sonra yine dans etmeye başladı. Kafana göre bir şeyler yaz. 146 147 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gen Dünyanın En Akıllı insanıyım Egzersiz Zamanı ——Kitap yaz. 'Barmen. 17 yıllık emekti. Biraları bıraktı ve kuş tüyü kasasına geri döndü. Lucianno omzundaki dostunu bardağın içine attı. "Vay bee.. Bir an durdu ve 'ne günlerdi be Tito' dedi. barmenden başka kimse yoktu.. şuna bir bak. yüzü buruş buruştu. "Çok affedersiniz beyefendi!" diyerek karıncayı ezdi. Bir adamın iki bira istemesinin sebebini bilmiyordu." dedi. Bir ara Tito. Tito sordu: "Şimdi biz buraya girebilecek miyiz?" Avazı çıktığı kadar 'biz artık özgürüz' diye bağırdı Lucianno. bilmek de istemiyordu zaten. Hemen başla...

Vahanın yanına geldi.. Üç gündür bir vahaya ulaşamamıştı. Birden muhteşem bir şey oldu ve bir vaha gördü. Epeyce bir şaşkınlıktan sonra düşünmeye başladı genç adam. l Dünyanın En Güzel Şiirleri Daha eydi. Bunu yaparsan..'. Sadece bu egzersiz bile hayatını değiştirmeye yeter. onun geleceği için yaşamak zorunda olduğunu biliyordu. Geçen yıl bir trafik kazasında karısını kaybetmişti. ama ölen hiçbir zaman bunu bilemez. yürüdü.. seni asla yalnız bırakmayacağım dedi. Yeyin diye yere değdik.. su diye elini daldırdığı şeyin kavurucu sıcağı adeta bir serap 153 . ne el dokunmuş. Yürüdü. Bağlanıp da bir yosmaya Kul mu olsak daha eydi? 148 149 8. Çöl mü olsak daha eydi? Akarsuyduk çimmediler. Aklına henüz dördüncü sınıfa giden on bir yaşındaki oğlu geldi.göremediklerini görmeye çalış. Kuru muru sivri dimdik Dal mı olsak daha eydi? Ne kibir biliriz ne kin. Oğlu için. beynine 'Her şeyi gözlemle ve her şeye farklı bak' emrini vermiş olursun ki. senin için yaşayacağım. Ne bağ bastık ne de ekin.. Susuzluktan çatlayan dudaklarından akan kanı eme eme yürüyordu.. yaklaştı. Büyük bir inançla yürüdü. Göl mü olsak daha eydi? Goncamıza konmuyor kuş. Fidye için yanlış adamı kaçıran mafya. Kurtuldum. geliyorum yavrum diye diye koşmaya başladı. Aç ve susuz tam üç gün yürüdü. ayrıca dünyaya bakışını inanılmaz ölçüde değiştirmiş olur. Umutlan bitmek üzereydi. :. Boynum sığmaz hiç tasmaya. Haydi. yürüdü.. vazgeçmemeye yemin etti. İnanılır gibi değildi. Yürüdü... çölün ortasında ölüme terk edip kaybolmuştu.a Vazgeçme! Ne olursa olsun asla vazgeçme! Gözlerini açtığında çölün tam ortasındaydı. Oğlu uzaktaydı ve yaşadıkları kasabada yapayalnızdı. Çimen olduk çiğnediler.. Aktık durduk sakin sakin Sel mi olsak daha eydi? Zevrak gelir ya asmaya. Hemen emri ver ve kitabını yazmaya başla. Bölüm Asla Vazgeçme! Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır. Bekle beni yavrum geliyorum. Alı solmuş günü dolmuş Gül mü olsak daha eydi? Yemiş bastı başı eğdik.. Güneşin battığı yöne doğru yürümeye başladı. bu sadece beynini geliştirmez.. sanki intikam almak istercesine genç ve suçsuz adamı. Ne el yel. Kararlıydı. Bunları düşününce yüzünde bir intikam ifadesi oluştu. Bu süreç başladı mı ömür boyu sürer gider. yavrusuna kavuşacaktı.

her şey vardı. Yemin ediyorum ki sen tek başına dünyayı değişti- 154 . seni harcarım de. Sürünerek gidiyordu oğluna. • Böyle kitaplar okuyup kafanı bulandırma. Yeniden bir vaha gördü. Hayallerinde devleti yönet. o olursun demiştim. ben Andre Agası'yı yenmiş adamım.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım tokadı savurdu adama. yıkılmadı. gözlerini açtığında bakışın değişsin. Yani bir milletvekili olmak istiyorsan artık bir milletvekiliymişsin gibi davran. Biraz daha gitti.. koştu koştu ve yüzüstü suya atladı. Kısa bir süre sonra öldü.. Böyle bir şey olsaydı Japonlar yapardı. serap görüyorsun seraaap! Genç adam yılmadı. Güçlükle şunları mırıldandı: Beni affet oğlum gelemiyorum. Eğer bir tenisçi olmak istiyorsan gözlerini kapat Andre Agasi ile maç yaptığını ve her seferinde onu en zor sayıları alarak yendiğini düşün! Ama öyle konsantre ol ki. •j •. • •. Herkesi dinie! Sonuna kadar dinle! En sonunda karar ver. Kararını ver ve sanki olmak istediğini olmuşsun gibi davran.. Vazgeçme! Sadece iyi niyetle söylenen bazı sözler: • Bu işten vazgeç. Kendi pusulana güven. Şimdiden yürüyüşün değişsin! Yıllar sonraki kendini hayal et ve onun gibi yürü. Yine yürüdü. Şimdiden meclise mektuplar gönder. bir sonraki de. Kumlara tutuna tutuna gitti. Oğlu bir an bile çıkmıyordu aklından. Kervanın kılavuzu genç adamın cesedini buldu ve şöyle seslendi: Su içmeyi bırakın da çabuk buraya gelin. Hayalinde milletvekili ol. • Niye sen de normal insanlar gibi olmuyorsun. Ne olmak istiyorsan. Yine koştu. Artık beşinci gün de bitmişti. Lanet olsun dedi ve yürümeye devam etti. ama ölen hiçbir zaman bunu bil mez. Hızı tamamen biten genç adam artık sürünemiyordu bile. Ertesi gün aynı yerden bir kervan geçti. çiçek. Elveda! Kendini güneşin eriten sıcağına bıraktı ve teslim oldu. Ağzına dolan kumlar yine serap diye bağırdı. yeniden bir vaha gördü. Bu seferki kesinlikle vahaydı... Kısa bir süre sonra yeniden bir vaha gördü. Buna inan! Herhangi bir arkadaşınla maç yapmak için sahaya çıkarken. Dünyayı Değiştirebilirsin Asla Ben tek başıma ne yapabilirim ki? demeyeceksin. Suya 10 metre kala susuzluktan ölmek kim bilir ne acıdır. fikirlerini anlat. biraz daha süründü. her seferinde serap olsa da. Ağaç. Bu kaçıncı seraptı Allah bilir. • Kim yapmış ki sen de yapabilesin! • Sen ona uyma! O deli. Kendi yönünü kendin tayin et.. Ama yaklaşınca çöl sağır edercesine yüksek bir sesle bağırdı: Ben bu kadar cömert değilim. Hiç hali kalmamıştı ama her gördüğü vahaya koşuyordu.. su. Tekrar bir vaha gördü. . Biliyorum bu da serap... Raketi eline alınca kendini nasıl daha güçlü hissedeceğini ve yerinde duramadığını göreceksin. Burada bir ölü var.

söylediklerimiz kaybolmasın. Büyük bir heae ^^ ka|. Acı çekersin. bir eserin ols"n. «eğ Dünyayı değiştir. ben giremem. aç Kan ş yo|lardan koşarak geçmek zo-çakıl taşlarıyla dona rça|anmış ayak| arınla tuz tarlaların-runda kalırsın. ben öyle basacaksın. dedi. bu vi-dayanmak güç olur. ışık olaca* Sonuç. 0|sun dünya denen bu albir köşesinden. azalır. dünyayı her seferinde bir kişinin değiştirdiğini? Parayı Lidyalılar buldu... v Ka. Hiç düşünmez misin. Adamın biri çıktı. dan geçmen 9ereKecoğU vazgeçer çekilir bu zorlu. yaşama^ y tın yumurtanın. Önce komik oldu ama yazı icat edildi. Öyle bir şey yapalım ki..p Kendini hafife alma.rsın. dünya değiş*1.. Cam kırıklarıyla. Burası da benim. B > senjn jçjndekj enerjiye ulaşmanı anlamsız buldugurrı iv 'başaracağım. Öyle bir şey yapalım ki hem küçük. sen de tut arzu ediyorum ve DU ü . sınır icat edildi. doğru. çiz. Bataklıklar çıkar karşına bazen. Bilen bilir• ^A^Q ulaşmak başka şeye benzemez. Bu iş böyle tekme tokatla olmaz. İhtiyar heyeti onayladı ve para basıldı. öyle bir şey yapalım ki vurdu mu ikiye bölsün dedi. dünya değişti. Durma. Sonuç. Çizgi çektiler.. Yazıyı Sümerler buldu.an|ar her geçen gün biraz daha rajlı. Sonuç. Sonra/j. karşılığında ben sana bir eşekle bir koyun veriyorum. Sonunda kaıa ^ adam|ar. dedi. Yaz.155 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rebilirsin.. Bıçağı biraz daha uzatıp keskinleştirdi. hem değerli olsun.. Tabi ki yine yüz bin insan birden bulmadı yazıyı. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmayacak! Sen bana inek veriyorsun. dünya değişti. insanlara zarar veren ne Buna gücün var. Gel araya bir çizgi çekelim ve yerimizi bilelim. dünya değişti. sen giremezsin. varsa değiştirmeye.ir. dani diye anarlar.... gel"? Fn Akıllı İnsanı olarak. Ama herhalde yüz bin Lidyalı bir araya gelip bulmadı parayı. yap. insanların kendi-Ben Dünyanın ti a||Ş||mış duşünce kalıplarını yıkni keşfetmesi noktp insanların başkalarına özenmesini maya çalışıyorum. bu tirajlı y°'Jar'n ya da kalanlar mutlaka kazanırlar. dedi. Sonuç. Dediğin. üret. dünya değişti. Sonuç. söylediklerimiz uçup gidiyor. Adamın biri çıktı: Orası senin evin. Onu yanımızda taşıyalım ve değişim aracı olarak kullanalım. kılıç icat edildi. Sonra da yoldan çekıie' 156 ... Asla Vazgeçme! iş böyle gaz lambasıyla falan §ey yapacağım ki düğmeye u| jcat edj|dj Adamın biri çıktı: olamayacak. Şimdi sıra sena<jnsan|ara en faydalı olmak için çalış. Biri çıktı ve: Bu iş böyle olmaz.

Dünden kalma hayallerimizi tekrar ısıtıp yedik. Bir gün "Abi benim param yok ama Me-cidiyeköy'e gitmem gerekiyor.. çünkü bu hasarlı dedi. Alt yapı olarak ben hazırdım ve gelişimimi tamamlamıştım. 1999 yılında ailemin ve çevremin tüm baskılarına rağmen. minibüse binebilir miyim?" dediğimde. 1993'ten o güne kadar dünyayı değiştirmek için bir alt yapı oluşturmaya çalışıyordum ama olmuyordu. Birkaç bireysel uygulamadan başka iş ya pamadım. Görüşmelere otostop yaparak gidiyordum. Bu iş böyle olmayacak dedim. . Önce ailemi ikna ettim. dedim. Bana son bir şans daha verin. cebimdeki boş Akbil'i satıp. Su yakmıyoruz. Elektrikli battaniye satışından DJ'liğe. stand up'tan inşaat işçiliğine. En büyük hayalimdi. Sanki çok büyük bir iş başaracakmışım gibi keyifle metro istasyonuna geldim. Bu yolla müşteri bulmaya çalışıyordum ama bir türlü olmuyordu. Zor bir düğüm O güne kadar hep az başarılı olduğum için ailemden de destek alamayacaktım ama onları ikna etme yolum hep açıktı. 158 ." diyordum. Düşünsene. Çalışmalarıma bireysel uygulamalarla başlama kararı aldım. Okul açmak için ihtiyacım olan parayı bir türlü kazanamıyordum. yani sıradan bir gün. mazot yakıyoruz" demişti. parasını vererek minibüsün arka koltuğuna oturmak. eve ekmek götürmeye karar verdim. Metrodaki adam akbili eline aldı ve Beyefendi bunu alamam. Ticaret Müdürü olarak çalıştığım cam fabrikasından dünyayı değiştirmek üzere ayrıldım. Adamı bembeyaz olmuş yüzümle dinliyordum. Ne gülmüştüm o gün.. Ailem haklı çıkmıştı. En azından depozitosu biraz iş görürdü. Tam bu esnada beynimde bir Şimşek çaktı. şoför: "Hayır kardeşim binemezsin.. DJ'iikten stand up'a. Her defasında şoföre yalvarmaktan bıkmıştım artık.5 Asla Vazgeçme! Dershane ve kolejlere gitmeye karar verdim. Hiç kimse eğitimimi almak istemiyordu. Gazeteye ilanlar verdim. adama Satmaktan vazgeçtim dedim ve Ak-bilimi geri aldım. Minibüse veya metroya binebilmek için ne acılar çekmiştim. Bütün bunlar olurken. Dershane görüşmelerine gidecek yol param dahi kalmamıştı. ben ısrarla dünyanın en akıllı insanı olduğumu söylüyor ve başaracağımı haykırıyordum. Yine ekmek paramızın olmadığı bir gün. Kendi kendime hem gülüyor hem de: "Adama bak ya! Dünyanın En Akıllı insanına hayır diyor. Zor oldu ama ikna ettim onları. O gün eve geldim ve karıma durumu anlattım. O gece yarı aç yan tok uyuduk. Yüzlerce insanla görüştüm. eve ekmek götüremiyorsun ve evlisin. O dershane senin. Her seferinde insanlar değişmesine rağmen.. Denemedi ğim yol kalmadı. Tek kelime: HAYIR. cevap asla değişmiyordu. Ben varsam başka bir şeye gerek yok dedim. Ne de olsa boş olduğu için bir işe yaramıyordu. Onlarca dershanenin kapısını çaldım. Artık beş parasızdık. Bana göre bu bir işaretti ve ben bir gün öğrencilerime bu akbil hikayesini anlatacaktım. inşaat işçiliğinden üst düzey yöneticiliğe kadar birçok işte çalıştım. Bulabildiğim kadar dershane telefonu ve adresi buldum. O an karşımda ayna olmadığı için ne kadar da şanslıydım. koşturmaya başladım. bu dershane benim.157 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnanırsan Mutlaka Başarırsın 1999 yılına kadar denemediğim veya çalışmadığım iş kalmadı.

Aylar geçnpesine rağmen halen sonuca gidemediğimi gören ailemin sabrı bitmişti artık. filin. İnsanlar bir türlü mükemmel olduklarını kabul etmek istemiyorlardı. Hemen telefonun başına oturdum. sona yaklaşıyorum diye değerlendiriyordum. o an resmimi çekip birine "Bu adam ne yapıyor?" diye sorsanız. Kulaklarıma inanamı-yordum. diğer yandan da bu eğitimlerime dünyanın ne kadar ihtiyacı olduğunu daha iyi kavrıyordum. Bu benim verdiğim en asil karardı. hele de annem kahroluyordu. Bir çok zorlu mücadeleyi daha da abartarak hızlandırdım. Üste para versek herhalde yine olmayacaktı. Bu oyun bu kartlarla oynanacaktı. Herkes bir şeyler söyledi. Babam. Düşünsene herkes bana. Deli olduğumu düşünenler bile oldu. Yeni bir karar verdim. Dershanelere parasız eğitim vermeyi teklif ediyordum ve onlar böyle bir uygulama için zamanları olmadığı gerekçesiyle yine hayır diyorlardı. Ve ben böyle bir dünyada. Ama ben oraları çoktaaaan geçmiştim. Bazı arkadaşlarım beni dışladı. Bir yandan bunu düşünürken. İlk olmaya cesareti yoktu kimsenin. Ben bunu asla kabul etmedim. örümceğin mükemmelliğinden bahsediyorlardı ama insanın mükemmel olduğunu her nedense kabul edemiyorlardı. Ben her gittiğim yerden referansım olmadığı için red cevabı almaya devam ediyordum. başıma gelmeyen kalmadı ama ben hiçbir zaman başarılı olacağıma dair inancımı yitir-medim. otostopla gittiğim dershaneler benim 161 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım çok güçlü olduğumu düşünüyorlardı. Karıncanın. Kurumlar veya insanlar. beş milyon insanı selamlıyor derdi. İlk işimi para almadan yapacaktım ve böylece bir referansım olacaktı. ben nasıl olacak da bir referans edinecektim? Bunu aşmanın bir yolu olmalıydı. Herkes bana: Sil kardeşim şunu. kırk yıl "Sen delisin" dese ne çıkar! Bu arada kartvizitimde Dünyanın En Akıllı İnsanı yazıyor olması işimi her seferinde biraz daha zorlaştırıyordu. Profesyonel veya amatör hiç farkı yok. herkes ilk olmaktan korkuyordu.159 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Bütün bunları yaşarken eşim hep üzülüyordu. İkna olmak zorundaydı. kişisel gelişim uzmanı yaz diyordu.. Evden çıkarken karıma "Haydi eyvallah" anlamında bir el sallayışım vardı ki.... Sırf bu ibareden dolayı çok yerden kovuldum. Düğüm çözülüyor. 160 Asla Vazgeçme! Tüm dünya birleşse. Öyle yoğunlaşmıştım ki. Aç kalmak pahasına da olsa kartlarımı değiştirmedim.. dershaneleri aradım. böyle bir ortamda dahi yetiştirmeye kalkıyordum. bir başka yerde bu uygulama yapılmadığı için hayır diyordu. Karım bile benim ondan bir şeyler sakladığımı düşünmeye . Hiç ara vermeden okuyor. yazıyor ve yeni kanunlar icat ediyordum. kırk gün değil. Peki benim referansım nasıl olacaktı? Her kurum önce referans istediğine göre. Fakat ben her olumsuz durumu büyük bir heyecanla.. Birileri ikna olmalıydı. Bu inanılmaz. Evimizin elektriğini kestiklerinde bile.

başladı. Fakat o hala bunun farkında değil. Samimiyeti arttırmak için kendisini. 250 gr. Bu benim beklediğim bir şeydi zaten. Yani ceplerinden çıkan para aynı olmasına karşın. Genel müdürle konuşup. Doğruydu. Aldığım tüm parayı eğitim gereçlerine ve öğrencilerime harcadım. Amacım işten çok. Eğitim on saat yerine beş saat olacaktı. Sonra da iş çığırından çıktı. On saatlik bir çalışmayla öğrencilerinizi kudurtabilirim. Dershane müdürü beni odasına aldı ve minik hayalimi gerçekleştirdi. 300 gr. Sonuçta söz konusu dershanenin tüm öğrencileri benim eğitimimden geçmiş oldu. Adım "Mucize adam"a çıktı. Bir ay sonra karar çıktı. Ben anlattım. Ayrıca dershanenin sadece hafta içi grubu bu uygulamaya katılacaktı. Ben ona projemi anlattım. öğrencilerim aldıkları eğitimden o kadar çok etkilendiler ki. Başladım. Sonuç mükemmeldi. Kıyma. sıcak bir çay içmekti. Bunun üzerine dershanenin diğer öğrencileri de bu eğitime katılmak istediler. Etti ama mantı yapmaya parayı nereden bulacaktık ki? Artık bana borç vermekten bıkan arkadaşlarımdan güç bela borç aldım ve alışverişe gittim. "O halde zaman kaybetmeyelim. Karışık kuruyemiş aldım. işimle ilgilendi. Ben itiraz ettim. bana para vererek eğitim aldı. bana döneceğini söyledi. o not aldı. Fiyat da sizin istediğiniz gibi olacak. Hemen on kişilik bir deneme grubu oluşturuldu. Referansım yok bana bir fırsat verin ispat edeyim. Çaylar geldi. anlattıklarımı eğitime katılmayanlara da anlatmaya başladılar. ben dört katı iş yapacaktım. çok çalışırlar. Para almadan eğitim vermeyi teklif ettiğim dershane. sohbete başladık. Anlaştık. Bir insan kendine bu kadar güveniyorsa bir bildiği vardır. Bir dershaneye girdim. Bu uygulamayı hemen başlatalım. O gün öylece geçti ve bizim mantı uygulaması bir işe yaramadı. Aradan bir ay geçti. Nisan ayıydı. Param Asla Vazgeçme! bitti ama misafirlerimizi ağırlamaya hazır hale geldik. Sonra diğer şubeye yollandım. mantı yemek üzere eşiyle birlikte bize davet ettim. Diğerlerinin aksine benim referanslarımla değil. Dershane müdürü tamamen ikna olmuştu. Çalışmamı gerçekleştirdim.." dedi. Az uyurlar. İki adet muz. Dershane müdürü rehberlik ve psikolojik danışmanlık mezunuydu. Eğitimi sınıflara tek tek değil.. Genel müdür onay vermişti. Ancak saat ücreti benim istediğimin üçte biri olacaktı. Akşam oldu geldiler. Eğitim beş değil. dedim. Bunu yapabilirim. diyordu. Mükemmel! Eğitim devam ederken. iki adet şeftali. gecelerini gündüzlerine katarlar. Hava soğuktu. Karar bir türlü çıkmıyordu. ahlaklı olurlar. iki sınıfı birleştirerek verecektim. Çok heyecanlandı. özgüvenleri zirveye ulaşır. on saat olacak. Benim gerçekten bir bildiğim vardı: Kararlılık karşısında duracak hiçbir güç yoktur. Ben her seferinde konuyu "Bizim eğitim ne oldu?" boyutuna getirmeye çalışıyordum. bana kapılarını kapatanlar tek tek beni arayarak benden eğitim istediler. Sınıfları tek tek alacağım. Kabul etti. Sonuç tahmin ettiğim gibi oldu. yarım kilo yufka. Müdür her seferinde ustaca kaçıyordu. 162 163 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım /\sla Vazgeçme! .

Bir zerreyi on dokuz bine bölsen . bugün ders konusu olarak işliyor ve o günleri her yerde gururla anlatıyorum.. O günden bugüne kadar binlerce insan benim derslerime katıldı. Büyük insanların hayatını incele. Egzersiz Zamanı Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. Unutma! Bir kişiye yemek yapabiliyorsan. bin kişiye de yapabilirsin. Gördüğün gübreyi gülce koklandın Okkaladığından nice oklandın Envai çeşit de çiçek yokladın.. Efsanenin adı: Erdal Demirkıran.. farklı yaşayan ve referanslarla ilgilenmeyen sayın Adem Doğan'ı tanıdığım için onur duyuyorum. Kendi hayatınla ilgilen. Herkesi memnun etmek mümkün değildir diyenlerin aksine ben bağırıyorum: Herkesi memnun edebilirsin. hay gönül vay gönül. Televizyon izleme süreni yeniden gözden geçir. Bir bar bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Sadece büyük bir tencereye ve yetişmiş aşçılara ihtiyacın var. Çevrendekilerin hayatıyla ilgilen. Her zaman mantı yemeye bekleriz. Katılımcı memnuniyeti neredeyse %100. Bana ilk fırsatı vererek yolumu açan. TV hakikaten beyninin etkin olmasını engelleyen bir makine. Yaptıkların için sağol dostum. Hele de kimseye. Sana ne faydası var? Dinliyorsan yaptığı müziği dinle ve geç. Sendeki bu esrara kadir kafalı Bir er bulamadın gitti. Faş edemez oldu feraset falı Kalp kutusu gibi kaldın kapalı.Düğüm çözüldü Büyük bir mücadele ve binlerce zorluktan sonra ben bir efsane yarattım.. zay oldun zindanında Bir hür bulamadın gitti hay gönül vay gönül. Zebun düşüp. Yani sana mutlaka faydası olan işlerle uğraş. hiçbir faydası olmayan magazin programları. Bu arada o gün satamadığım Akbil'i. Yeter ki iste ve sabırlı ol.. Şimdi binlerle ifade ettiğim katılımcı sayısını 2030 yılında milyarlarla ifade edecek ve tüm dünyayı değiştireceğim. belediyelerden emniyet teşkilatına kadar çalışmalarım büyük bir hızla devam ediyor. Sana ne Sibel Çan'ın silikonlarından. Şu dünyanın rindinde rindanında Bir dür bulamadın gitti hay gönül vay gönül.. Bu süreyi mümkün olduğu kadar azaltmaya bak. 164 165 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Dünyanın En Güzel Şiirleri Hay Gönül. Göreceksin! Bugün özel şirketlerden dershanelere.

keşke şöyle yapsaydım. artık eskisi kadar hızlı düşünemiyorsun. İnsanlık dalında emin ve esen. Beynin küçülüyor! Çünkü sinirleniyorsun. Bir yer bulamadın gitti. artık okudukların aklında kalmı yor... telefon. senin haksız olduğunu haykırmaya devam ediyor. Her yerde haklı ol169 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım düğünü anlatsan da. içinden bir ses. ampul.. Zamanı geri alıp yaptığın hatayı düzeltemeyeceğine göre.. Farkında olsan da olmasan da düşünsel anlamda beynin küçülüyor. Peki neden? Çünkü Sinirlisin! . Ben bunu yapmamalıydım. Ateş. sürekli pişman olduğun anlamına gelir ve tüm pişmanlıklar beyni küçültür... hay gönül vay gönül. Çıkardığın malı moda tutmuyor. Asabi bir insan olman. Üç beş zavallı böceğe meze olamazsın! 166 Beyin Kemiren Böcekler. çoğu zaman hafife aldığımız öyle kavramlar var ki.. artık randevularını. ona NEDEN diye sor? NEDEN. İşte bazılarına göre. Keşke öyle söylemeseydim.. insanlık tarihinin en büyük icadı. Zevraki'miz der ki. Farkında olmadığımız. düşmüşüz meşka Aşkımız sıkıdır asrımız laçka Nur gözlük satacak sen benden başka . bunlar içten içe beynimizi kemirir. Sen de en az benim kadar iyi biliyorsun sinirlenince mantıklı düşünemediğini. yola yatmıyor. kaç para ki? Neden sorusu olmasaydı.. verdiğin sözleri unutuyorsun. Çünkü tüm pişmanlıklar beyni küçültür! Şimdi bir dakika düşün! Bugüne kadar sinirli olmanla neyi çözdün? SinirlF olman ne zaman işe yaradı? Cevap: Hiçbir şeyi çözemedim ve hiçbir zaman bir işime yaramadı. Bir kar bulamadın gitti. İkisi de sen farkında olmadan beynini kemiriyor. Artık eskisi kadar güçlü bir hafızan yok. Son bir soru: Hiç sinirliyken aynaya baktın mı? Beş saniye kuralı Senden çok küçük bir şey istiyorum. Bir kör bulamadın gitti.. Beş saniye sonrasını düşün! Ne kadar pişman olacağını ve beyninin küçüleceğini düşün! Sonra seni sinirlendiren her kimse... her ne olursa olsun sinirlendiğinde beş saniye dur ve düşün. hay gönül vay gönül. bu durum beynini kemirmeye başlıyor. son zamanlarda çok fazlaca "dilimin ucunda" deyimini kullanıyorsun. 9.. arkasından da keşkeli cümleler kuruyorsun. hiçbirini bulamazdık. yazı. gurur vesilesi bile olan en tehlikeli kemirgen böcek: Sinirlilik. Mantıklı düşünemeyince yanlış kararlar veriyor ve karşındakini çoğunlukla boş yere yıpratıyorsun. Bölüm Beyin Kemiren Böcekler.Delidir bu derler sen seni bilsen. Sinirlilik veya Asabiyet! İkisi de aynı şey.. Kısa bir süre rahatlasan da sonradan pişman olup kendine kızıyorsun.. artık eskisi kadar hızlı karar veremiyorsun. En büyük böcek.. . Hasta hırıltıda hapı yutmuyor. Bu sihirli sözcüğü hayatında hep kullan. Hele de sinirlenince NEDEN diye sor.. yanlış yaptım diyor. hay gönül vay gönül. küçültür ve biz bunu asla fark edemeyiz. Yalvardım yakardım. Bütün bunlar olurken bilinçaltı n negatif kayıtlar yapmaya devam ediyor.

çocuğunu düşün. O çayını içti." demesiyle.. Seni dövse daha az üzüleceğine eminim. o zaman karakola gidelim" dedi.. Olumlu ya da olumsuz her tavır karşısında beş saniye sessiz olmak sana nasıl bir güç ve karizma katar. Hele yüzlerce kez yaşayan hem de nasıl bilir. Düşünsene birisine küfrediyorsun ve adam sana acıyarak bakıp yoluna devam ediyor. büyütmek değil. Komiserin odasına girdiğimizde.. böyle bir karşılık alacağını tahmin etmediği için cevap veremeyip özür dileyecektir.. taşı sıksam suyu çıkar. haklı olduğunda beş saniye durmalı ve sadece neden diye sormalısın. bense avazım çıktığı kadar bağırıyor-dum. Asla sessiz ve tepkisiz olma! Haksızsan özür dilemeli. Suçluydum.. Rezil olduğuma mı yanayım. lft : Vaktiyle İstanbul'da kamyon şoförlüğü yapan bir iş adamı anlatmıştı. Ben bilirim! Beyin Kemiren Böcekler. Para ödememek için Reno'nun içinden çıkan cılız adama bağırmaya başladım. babanı.. Kendi kendime "Ne çok tanıdığım!" var diye gururlandım. "Buyurun sayın savcım. Lütfen bağırmayın. arkadaşıma da soğuk bir su verin!" dedi. herkesin hayatını karartabilirsin. Eminim çok daha az üzülürdüm. Sinirlenmek de bir tepkidir şüphesiz ama yanlış bir tepki olduğu kesin. Acaba bütün bu insanlar sadece beş saniye dayanabilselerdi. Bu arada çay ve su geldi. Kesin çünkü beynini küçültüyor.Karşındaki insan bir an için sinirlerine yenik düştüğü. Adam da "Peki. Büyük ders. 170 171 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Savcı bey çayını içtikten sonra. Oturmamı söyledi. özür dile ve yoluna devam et! Gerçekten böyle yap! Bırak senin beynin küçüleceğine onun beyni küçülsün! Küfretseler bile gül geç! Emin ol ki bu tavrın daha etkileyici olacak. Hepsi bu! Git. Dışarıdaki polislerle selamlaştığı-mı gören adam iyice korktu. . savcı: "Ben bir çay alayım. Bir gün kamyonumla Reno marka bir arabaya çarptım. "O zaman gencim. İçtiğim su halen boğazımda ama o gün öğrendiklerim beni tam kırk yıldır yönetiyor. Keşke dövseydi beni. Göreceksin! Olumsuz bir cevap alırsan. Keşke nezarete falan atsaydı. diyordu. Bunları sadece beş saniye düşün ve bildiğini yap! Asla pişman olmayacaksın. komiser ayağı kalktı. Tepki ve asabiyet. Bir anlık öfkeyle. Adam beni sakinleştirmeye çalışıyor. eşini. savcıya "Ne içersiniz efendim?" deyince. güçlüyüm. herhangi bir gazete al ve katliam sayfasını oku! Pişman olan binlerce insan var. Adamın arabası mahvolmuştu. Bir an önce dayak faslına geçilse de bitse bu iş diyordum. haklıysan da mutlaka bir tepki vermelisin. gazetelerde ve televizyonlarda bu kadar çok katliam haberi izleyebilir miydik?! Asla! Evet dostum kendine gel! Hayatını düşün! Anneni. Komiserin.. Hepsinin gerekçesi aynı: Bir anlık öfke. sabaha kadar yiyeceğim dayağa mı? Komiser. kardeşlerini. Amacın her zaman sorunu çözmek olmalı. Ben bunu fırsat bilerek iyice abarttım ve adama yüklendim. benim "Eyvah!" demem eş zamanlıydı.. Çok korktu. Yaşayan bilir. Sessizlik bir insana en son yakışan şeydir. Karakoldaki bütün polisler arkadaşım olduğu içen hemen kabul ettim ve adamı sürüte sürüte karakola götürdüm. "Gidebilirsiniz Ali bey!" dedi. Sonuçta pişman olmayı ya da beyninin küçülmesini istemiyorsan. Bayılmak üzereydim. ben de suyu içmeye çalıştım. oturdum. Kırılan farımın parasını almak için bağırmaya devam ettim.

gücü gücü yetene var.. çocuğuna. Aslında Sinirlilik Yok. Kafasından vurdu mi-nibüsçüyü. Canım anam bir an durdu ve: "Yapma oğlum.. dün akşam çocuğunu severken kim bilir ne kadar özgür. Akşam evime giderken hiç arkama bakmıyorum.. Sanıyorum 1986 yılıydı.. diğer eliyle de camı araladı. Adam yalvarmaya devam ettikçe o yüklendi. bir anda bir başka grupla kavga etmeye başladık. nüm çalınca ürkmüyorum. bir yandan küfrediyor.. o an için normal kabul edemeyeceğimize göre. anneme inanılmaz bir gürültüyle bağırmaya başladım. hayatı ve kendimi çoook seviyorum. Bir ara minibüsçü iyice abartıp çoluğuna çocuğuna küfredince. Bu akşam tabutla eve dönecek adam. Çünkü ancak onlara gücü yetiyor da onun için. anasına. çapraz bir şekilde kesti ve minibüsten inen şoför bağıra bağıra otomobilin yanına geldi.. dışarıda kuzu kesilir... Gücü. Çok yazık çok! İstanbul Zeytinburnu'nda yürüyordum. normal insanlar için tekrar ediyorum: Sinirlilik diye bir şey yok. Nasıl oldu bilinmez veya bilinir de söylenmez..II Beyin Kemiren Böcekler.. Adamlar bizden güçlüydü. Bana böyle bağırma!" dedi. Ama adamın savcı olduğunu anlayınca tüm sinirliliği bir anda yok olup gitti. Adam korkusundan camı kapatıp. ben mutlu bir şekilde bebeğimi seviyorum ve hiç düşmanım yok.. ne kadar huzurluydu. Cinnet durumları dışında kimse karşısındakini tartmadan sinirlenmez. Bir elini koltuğun altına uzatırken. Minibüsçü abi. Adam evde karısına. Yolda bana omuz atanları hissetmiyorum bile. Her şey bir dakikada olup bitti. babasına bağırır da. Acı kornasına irkildiğim minibüs. Ben trafikte bana küfredenleri hiç duymuyorum. ve dostum biliyor musun alabildiğine özgürüm. Bu akşam demir parmaklıklı kafese giren adam. ikisinin de hayatı karardı. küfreden sinirli minibüsçüye uzatıp ateşledi. beyinlerini küçültedururken. Sonuçta onlar acı içinde kıvranıp. adamın omuzları iki yana düştü. Gücü Yetene Var Düşünsene yukarıdaki kamyoncu karakola gidinceye kadar nasıl da sinirliydi. kapılarını kilitledi ve adeta yalvarırcasına ellerini açıp özür dilemeye başladı. ben senin ananım. Koltuğun altından çıkardığı tabancayı araladığı camdan. bir yandan da arabanın camını dövüyordu. Adamlar espriden anlamadıkları ve çok ciddi oldukları . kim bilir dün nasıl bir neşeyle gitmişti evine. arkadaşlarla buluştuk. kapım vurulunca tedirgin olmuyorum. büyük bir hışımla başka bir aracın önünü. Sonra dışarı çıktım. Cinnet geçiren bir insanı da. telefo- 172 173 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler.. Dayak yiyeceğimizi anlayınca şirinlik yapmaya başladık. Çünkü savcı ondan daha güçlüydü.

. Her şey tamam! Birden bir şey oluyor ve strese giriyorsun. ya başaramazsam. O günden sonra bir daha da asla gücüm yeten insanları ezmeye kalkmadım. Ya yanlış bir şey söylersem. Beynin küçülüyor. Simdi düşünmeni istiyorum: Sinirlendiğin zamanları hatırla! Kaç defa bir baş komiserin ya da baş savcının yanında. Hızlı karar veremiyorsun. kendini psikolojik olarak hazır hissediyorsun. Eve geldiğimde mor gözümü gören anam ağlamaya başladı.. Çünkü ben henüz strese girerek. çünkü kendini strese sokuyorsun. bedeninin duruşuna kadar etkiliyor seni.. İş görüşmesinde kalmıştık. Omuzların çöküyor.. Bence buna hakkın yok! Stresle sorunu çözemeyeceğini ezberlemen lâzım. Yani tam bir biçare olarak iş verenin karşısına geçiyorsun. Sonuç: Evrak yine yetişmiyor. dışarıda dayak yiyordum. Ben işe girmek istemiyorum desen. Sadece kendini kötü hissettiğin zamanki tecrübelerinle yüzleşiyorsun.. onlardan kurtula-mıyorsun. Madem ortada bir sorun var. ya da gücünün yetmediği birilerinin yanında sinirlendin? Hıı? Bu da başka bir böcek: Stres. Bunun sonucu olarak da beynin senden yana çalışmaktan vazgeçecek. Asla kafanı kuma gömme! Ben biliyorum sen oradasın. Önceden öğrendiklerin tam bu esnada karşına dikiliyor. Bu yol bazen yüksek sesle şarkı söylemek bile olabilir. Kafanı kuma gömme. Zaten bir defa galip geldin mi. şeytanın bacağını kıracak ve mutlaka galip geleceksin. O gün düşündüm. Ne olursa olsun hiç gerilme.için bizi yamulttular. Bu utanç verici bir şeydi. Sinirlenerek veya strese girerek trafiği açabilen kimseye de henüz rastlamadım. bir çözüm bulmaya çalış. lanet olsun geç kaldım!" Arayıp adama durumu anlatmak yerine. bir işe giren hiç kimseyi tanımadım. En güzel kıyafetlerini giyiniyorsun. Her şeyi unutup hep başarılı olmuş bir insan gibi davranabilsen. bilinçaltın-daki bu olumsuz kayıtlar bir bir açığa çıktı ve "Ya başaramazsam?" korkusu tüm bedenini sardı.. Feci bir trafik var. ya bir gaf yaparsam diye düşünüyorsun sürekli. Hemen söyleyeyim bu sadece bir örnek. Ya olmazsa. strese girince bir zaman sonra işe yaramaz olduğunu düşüneceksin. Ama anlattığımı hayatının bütününde görebilirsin. Bir yerden bir başka yere çok önemli bir evrak götü-ruyorsun. Yukarıda anlattığım bilinçaltı kayıtları açığa çıkıyor. Üstüne üstlük karşındaki senin yalancı olduğunu düşünüyor.. Diyelim ki bir iş görüşmesine gideceksin. kendini yiyip biti-nyorsun. Asabiyetten sonra beyni küçülten bir başka unsur da strestir.. O kadar çok olumsuz kayıt yüklemişsin ki bilinçaltına. kekeleyerek söyleyeceğin hangi cümle bir patronu etkileyebilir ki? O halde bir karar vermelisin. İş görüşmesine gittin.. Bedenini diyorum 174 175 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım çünkü bu psikolojik durum. Yine kendini boş yere strese sokuyorsun: "Eyvah geç kaldım. Gerçekti bu. Ter içinde. Stres mi. düşünce yapından. Anama gücüm yettiği için bağırıyor. hiç strese girme! Hemen alternatif bir yol.. belki şansın daha fazla olabilirdi. İş mi? Bu gerçekten çok önemli. sorunu gidermeye çalış . boynun eğiliyor dizlerin titriyor. çorap sökülür gider. Unutma. Devam edelim.

Öyle enterasandır ki. Mehmet bugün ne yaptı biliyor musun?.k.... İşini baştan sav' 9ir ve her defasında 176 177 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım . adam yan odada niye ona söylemiyorsun? demez.Her yere geç git." dersin ama iş işten geçmiştir. Yok böyle bir sev. Bilinçaltı kayıtlarını tutan adam anında olumsuzlar hanene bir çentik atar. sakın anlatma!. Dedikodu da bir başka böcek.. a Banıyordum.yor. bana hayır diyenlere hiç . Benim otutim T derime yanma gibi bir alternatifim de vardı şüpherup Kaa ^^ Her gittiğim yerde sanki daha önce binlersiz. ve hiç kimsey' inmal etme. Bu gerçekten çok ilginç. vuruyordum.. hemen geri dön.. Sonra da pişman olurlar. Sen de kayıtlarını tutan adamın yerinde olsan aynısını yapardın! Birilerinin arkasından konuşmak kadar iğrenç ve anlamsız bir şey tanımıyorum.. Ya da herkesi ve her şeyi ihmal et. Anlatacakların biter. Verdiğin söz-• qla tutma. Canın yandı mı başa-düşünme." diye bağırır ve bu ses kulaklarını patlatır-casına yüksektir. Yapunda oldu işte. Çünkü sonunda mutlak bir pişmanlık vardır. İçinden bir ses: "Hayır yapma. hiç kimseden "Ben dedikodu yaparım... Yap gjbj diyordum. İçin içini yer ve sen anlatmaya devam edersin. yani derdini anlattığın vatandaş. Beyin Ağiarnan sızlaman çözüm olacaksa. Anlayan birileri çıktı. arkadaşın gider. Herkes dedikoduya karşıdır ama. vicdanınla baş başa kalırsın.y. sonra da başka birini bulup. Az önce neredeyse beni ce iş yaP § aşağılayan adamı ve tüm söylediklerini ken-Ü°T fnHPonunla baş başa bırakarak ç. Beyni küçülten bir başka unsur da dedikodudur. alnın ak ve yüreğin rahat olsun. İş yerinde bir arkadaşına kızarsın.Verdi. hararetli hararetli anlatmaya başlarsın... yeni bir he-y'eclnla yandaki kap. akrabalarını birden a*lavın. Ama aynı adam.Ve dedikodu böceği! Beynin küçülüyor. İşi-ma "kemmel ve zamanında yap.Kemiren Böcekler. başarmadan da geri dönme. Ben mücadelemi verirken. sen gittikten sonra bir başka- . O ses geri döner ve anlatmamalıydm der.• özlerden asla dönme... Bir yerlerde bir kızmadı . çünkü dedikodu yapıyorsun. insanlar çoğunlukla birilerine anlatmamaları gerektiğini bile bile sırlarını başkalarına anlatırlar. m Hep hatayı kendimde aradım. Hayatta hiçbir yere geç kal-gın S Y hiçbir zlerden oonuna kadar git. Tamam adamların kapasitesi hata yap g yetmiyordu ama bu bir mazeret sayılmaz-beriMatlaka bir yerlerde kapasitesi uygun birileri olacaktı. İşin garibi rahatlarsın da! Kimse de sana: Yahu kardeşim. dltaa h fazla sayıda görüşme yapmam gerekiyordu. "Evet anlatmamalıydım. İlginçtir. istediğine sor." Şeklinde bir cevap alamazsın.. Ama ona kızdığını asla belli etmez.

" dedi. O benim kan kardeşimdi. İlacını içerken konuşmaya başladı bizim kasıntı dostumuz. Mahallede. Böyle giderse beynimiz küçülmekle kalmayacak. Sert bir iki direktif 178 179 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım verip. Biraz sonra herkes çıktı ve odada sadece ikimiz kaldık. Gören de kasıldığımı sanır. canım. İçimden bir anı anlatmak geldi: Ah be Mahmut. Kendi kendime. Ne içersin sevgili dostum dedi. sen geldiğinde de ayağa kalkamadım. Geçen hafta belimden ameliyat oldum ve halen acı çekiyorum. Gurur duydum onu öyle bir makamda görmekten. Ben gitmek istediğimi ve hiçbir şey içmek istemediğimi söyledim. sını bulur ve ona senin için: "Yahu şu Ahmet dedikodu yapmayı ne çok seviyor. Çaycı. Bizi ayrı gören hiç olmadı. Halbuki yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi bizim. Neyse ki sen yabancı değilsin. Kafanda soru işaretleriyle yaşamak istemiyorsan insanlarla konuş. daha da fazla kasılarak koltuğuna geri döndü.. onlara doğru bildiğini söylemekten çekinme! Transparan düşün. inanılmaz güzel rol yapıyoruz. Çaylar geldi. bitecek. lisede. bizleri sahtekarlığa itiyordu. Uzun lafın kısası. "Mahmut'a bak. tüm peşin yargılarımdan. dinlemeden hüküm vermek bana göre bir iş değil. Bu bir yandan işlerin aksamasına sebep oluyor.. kardeşim beni görünce yerinden kalkmadı bile. Biraz sonra yerinden kalktı ve kasıla kasıla dışarı çıktı. İstisnasız herkes. Sahtekâr. Bir an önce ı oradan uzaklaşmak istiyordum. Mafya usulü yürüyüşü gerçekten çok iğrençti. İyice gerilmiştim. yürürken dik dik yürüyorum. diğer yandan da herkesin beynini küçülterek. Mahmut'a bir ilaçla bir bardak su verdi.. Böyle kasılmasını da anlayamıyordum.. î •'• Yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşım bir şirkete genel müdür olmuştu. ciğerim. Herkes birbirine gülüyordu. Herkes birbiriyle alay ediyordu. Belki de dostluğumuz sona erecekti. Geldiğimi haber ettiler. Odasındaydı. . ah. Yanında birileri vardı. O gün bir kez daha anladım. Düşünsene üç dakika önce o odadan çıksay-dım. yöneticiler arasında inanılmaz bir soğuk savaş ve kin ortamı yaşandığını fark etmiştim. Genel müdürlük koltuğunda oturan benim en iyi arkadaşlarımdan biriydi.Beyin Kemiren Böcekler. ama herkes birbirinin kuyusunu kazıyordu. içeriye girdim. nasıl da değişmiş! Genel Müdür olunca insanlığını unutmuş. Onu kutlamak üzere ziyaretine gittim. Çünkü 10 yıllık arkadaşım. Eski günlerdeki gibi sarılamadım sana. Anlamadan. riyakâr olup çıktık." diyerek senin dedikodunu yapar. her yerde beraberdik. Çok diretti ve zorla çay söyledi." Olup biteni ak-< lım almıyordu. Transparan Düşünme Metodu Yıllar önce yönetici olarak çalıştığım fabrikada. Beni bağışla! Zaten dikkat ettinse. hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş. O gün vazgeçtim.. çok sıkıldım. Sıkıldım. İyice midem bulandı. kim bilir arkasından neler söyleyecektim. üniversitede. bu sorunu asıl bilmesi gereken insan dışında herkes biliyor ve Beyin Kemiren Böcekler. Büyük dostum. Ama bir şeyler ters gidiyor gibiydi. Bir sorun varsa. "Erdal'cığım kusura bakma. ben odasına girdiğimde hiç kımıldamadı koltuğundan..

Böylece ben gerekçemi açıklama. Ben ciddi bir ifadeyle şaka yapmadığımı. Beni haklı buldu! O da bana gerekçelerini ve beğen- 180 181 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn Beyin Kemiren Böcekler. Fabrika Müdürüne dönerek: Mesela "Zeki Abi ben senden nefret ediyorum" dedim. Gündüz işin en yoğun zamanında. Hepsi gülmeye başladı. Mesela ben farkında ol-madan kulağımı karıştırdığımı. ben de yaşına hürmeten bir şey söylemediğimi fakat bunun şirkete zarar verdiğini anlattım. Müthiş bir şeydi bu eğer uygula-yabilirsek. O gün herkes birbirine gülerek de olsa bir takım itiraflarda bulundu. herkesin içinde uygulanmayacaktı. Bir an bocalayan ve neye uğradığını şaşıran Zeki bey sordu: "Neden?" Ben de onun kusurlarını anlattım. hiçbir kaygı taşımadan çözeceklerdi sorunlarını. Dedikodu konusu açılınca da çok ilginç şeyler yaşanıyordu yemekhanede. ben seni hiç sevmiyorum" yerine "Neden?" diye sorabilmeli. İşlerimiz hızlandı. birbirimizin arkasından konuşmasak. Artık birbirimizi arılıyorduk. Sorun kimleri ilgilendiriyorsa. ben birini sevmiyorsam bunu doğrudan ona söyleyebilmeliyim. onlar kendi aralarında. Bu metot kısa sürede özümsendi ve fabrikada inanılmaz bir dostluk ortamı oluştu.sorun bir türlü çözülemiyordu. dedim. bunun iğrenç gözüktüğünü üretim müdüründen öğrendim ve bu huyumdan vazgeçtim. Meğer birbirinden nefret eden ne çok insan varmış. pilot bir uygulamaydı sadece ve bunu herkes anladı. Mükemmelleşme yolunda yeni adımlar atılmaya başlandı. adamlarımı alıp alakasız işlerde kullandığını. üç dakika sonra da kaldıkları yerden devam ediyorlardı. dedikodu yapmanın iğrençliğinden bahsediyor. Üç dakika önce Ahmet'i Mehmet'i çekiştiren insanlar.. O günlerden son bir anı: .. insan işte! Bir gün servis aracında Arkadaşlar ben "Transparan Düşünmek" diye bir metot keşfettim. hatalarımızı görebilecektik artık. Diyorum ki birbirimize istediğimizi söyleme hakkımız olsa. mediği yönlerimi anlattı. Tekrar gülüştük. O da bana geleneksel kalıpların dışına çıkarak. Geleneksel bir tepki vermeyi deneyecekken ben "Transparan düşünmek" diye bir hatırlatma yaptım. Daha iyi anlamalarını sağlamak için bir örnekleme yaptım. O. Yani demek istiyorum ki. hakikaten Zeki abiden nefret ettiğimi söyledim. Elbette ki bu metot benim Zeki abiye yaptığım gibi ulu orta. Birkaç saniye sonra Zeki Bey sinirli bir şekilde ayağa kalktı. Önce anlamakta güçlük çektiler. o da kendini düzeltme fırsatı bulabiliriz. "Sen beni sevmiyorsan.. ne güzel olurdu değil mi? Seninle ilgili bir sorunum olduğunda sana söy-leyebilsem harika olurdu.

alışkanlıklarımızla yaşıyoruz.. Elini omzuma koyarak. Cebimden onun için aldığım ağız spreyini ve küçük aynayı çıkardım.© Kim bilir belki senin de. denizler kırmızı olsaydı ne tuhaf olurdu değil mi? İlk başta bu soruya evet dersin. şimdi. Aman Haa! Bildiklerimizle değil. "Sen bir dostsun. Çok mutlu oldum. Sonuç harikaydı. Eğer bunu sana söylemesem. Aman adam kırılmasın diyorduk sürekli. Konuşmanın bir yerinde kesip "Özür dilerim ama hiç inandırıcı değilsin. Ben her şeyi biliyordum artık. Transparan Düşünme Metodunu geliştirene kadar bu kokuyu ve vahşet tablosunu çektik. Ben de bilmeden yıllarca olur olmaz yerlerde kulağımı karıştırdım. deniz kırmızı olsaydı. doğduğumuzda çimen mavi. Çimenler mavi. beni ikna etmen için bir şans vermiş oluyorum. İkimiz de ikna olduk. çaktırmadan cebindeki spreyi göstererek tebessüm etti. dışarıdaki insanlara anlatacağım ve sen cevap veremeyecek- 182 183 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Beyin Kemiren Böcekler. Birbirimizi sonuna kadar dinledik. Kedi yemeyi bırakmış anlaşılan. Adam inanılmaz mutlu oldu. Adamı görsen bire beş bahse girersin. Ağzının koktuğunu ve insanların ondan kaçtığını ama bunun basit bir sorun olduğunu. Bir an önce gitmesi için bildiğimiz tüm duaları okuyorduk. Ha Unutmadan dudaklarmdaki kandan eser kalmamıştı. Bir gün odasında tek yakaladım onu ve "Arif abi seninle bir şey konuşmak istiyorum. Odadan çıktığımda kimseyle dedikodu yapmama gerek kalmadı. isterse bu durumdan kurtulabileceğini söyledim." dedi. Ağzının kokusunu beş metreden çok net duyabilirdin." diye düşünecektik. biz. Altı ay önce karşılaştım Arif abiyle. Şimdi beni ikna et!" dedim. dudaklarına biriken kanı temizlemesini önerdim. Adam yalan söylüyordu.Ağzı kokan ve kanayan diş etlerinden dudaklarına sürekli kan bulaşan bir müdürümüz vardı. Benimle ilgili endişelerini de anlattı.." diyerek söze girdim. Ara sıra bu küçük aynaya bakıp. "Çimenler yeşil olsaydı ne kadar tuhaf olurdu. Arif abi de bilmiyordu ama yıllarca dudağındaki kanla ve ağzının kokusuyla dolaştı." dedim. Bana. bu adam on dakika önce bir kedi yemiştir diye. Adam dökülmeye başladı. "Bu ne demek oluyor?" deyip tepki verdi. Dürüst olmak ayıp mı? Biriyle iş konuşuyordum. Bazen "Bu adam nasıl bunun farkında değil? Kimse söylemez mi?" filan diyorduk. Ben de "Sinirlenmene gerek yok. Yalan söylediğini düşünüyorum. Ben sadece senin doğru söylediğine inanmıyorum. bilmediğin ve insanların sen kırılmayasın diye söylemediği ne garip huyların vardır. Bunu senin yüzüne söyleyerek sana. yanımıza yaklaşmasını da istemiyorduk. sin. Hep arkasından konuşuyor. Ama öyle değil işte. Dikkatle dinliyordu. .

dışlanmaktan korkarlar. çoğalsak.. Kendi bildiğin gibi yaşamak! Elbette ki bu %100 mümkün olamaz. o zaten farkında değil. Sürekli farkında olmadan burnunu karıştıran bir insanı uyarmazsan. Tamamen kendi bildiğin gibj yaşamaya kalkarsan. Halbuki dikkat et. o insanla daha az görüşmeye çalışıyorsun. İçinden geldiği gibi davranır. bu cümleyi dikkate alarak daha az konuşacaktır. Ama birileri kırılmasın diye bu kadar kasılmanın da bir esprisini göremiyorum. dürüst olmak. bu yapılabilecek en büyük hata olurdu. erdem olmaktan çıkmış olmaz mı? Bizden öncekilerin başaramadığını biz başarabiliriz.. biz de öylece kabul etmişiz. şimdi bir çoğumuz evde sivrisinek besliyor olurduk.. Konuşmalıyız. yıllar sonra açık sözlü olmak. Olmamalı da.. çok açık sözlüdür derler. bu huyundan nasıl vazgeçer ki? Çok sıkıcı konuşan ve konuşmaktan da zevk alan bir insanı eğer uyarmazsan susmayı nasıl tercih eder? İnanılmaz bir inatla zor olanı tercih ederek. neyin doğru olduğunu başkaları anlatmış. Bunlar Özü sözü bir olan insan diye geçer lugatımızda. Sadece birilerinin dediği gibi değil. akşama kadar iğrenç iğrenç dolaşıyor." demek yerine. Adamın gözünde çapak var ve sen sırf o adam üzülmesin diye bunu ona söyleyemiyorsun. Halbuki yapman gereken şu: Söz konusu gevezeyi bir kenara çekerek. sen konuşmayı çok seven bir insansın. Riyakar değildirler ve herkes onların sözüne güvenir. ondan kaçıyorsun.Birileri biz doğduğumuzda bize sivrisineğin sevimli bir hayvan olduğunu söyleseydi. O da. beni neden sevmediğini sorabilmeliyim. Yanlış anlaşılmaktan. "Sen beni sevmiyorsan ben seni hiç sevmiyorum. toplumda böyle insanlar. İlle de dinlemek zorundaysan tiyatro yapıyorsun. Bize neyin yanlış. bu. tüm toplumu ve sosyal çevreni yok sayman demektir ki. "Bak dostum. Sana küsse de. onlar da "Trans-paran düşünme"ye başlasalar. biraz da kendi bildiğimiz gibi yaşayalım. Bunu yarın denesene: Paçanın birini kıvır ve otobüse bin! Herkes senin paçana bakacak ama kimse "Beyefendi / Hanımefendi paçanızı düzeltin. Sen de bana gerekçeni anlatmalısın. herkes iyi olmayan yönünü kısa bir zamanda düzeltebilir. sanılanın aksine hep sevilirler. Sevgili okurum. Bence daha az konuşmalı daha çok dinlemelisin. Birbirimizle konuşmalıyız. darılsa da emin ol ki. kısa bir zaman sonra her şey nasıl da değişecek. Ne garip değil mi? insanlar açık sözlü olmanın bir erdem olduğuna inanırlar ama bunu uygulamaya çekinirler.. 184 l 185 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İnsanlara içinden geldiği gibi davranmaya başladığında ilk başlarda yadırganabilirsin! Ama kısa bir zaman sonra insanlar buna alışır ve senin için: Ha Ayşe mi? O öyledir. gel kıralım bütün zincirleri.. ben de sana. Bizim de kendimize ait doğrularımız olsun. Göreceksin." diyebilmelisin." demen gerekiyor. "Seni sevmiyorum Erdal. Eğer bunu başarabilirsek. Muhalefet Mucizesi . Çevrendeki insanlara da anlatsan. dostum. Ama insanlar senin konuşmalarından bazen sıkılıyorlar." demeyecek! Trans-paran düşünmek zorundayız.

-Arkadaşlar.. Sürekli okudu." demişti. İmar müdürü başkanın odasına girerken. Günlük gazeteleri okumadan uyuduğunu gören pek yoktu. bir arkadaşım "O kravat o gömleğe hiç olmamış. Başkan dışarı çıktı ve çok yüksek bir sesle emretti: "Lavaboyu hazırlayın!" Lavabonun da tıpkı bir evrak gibi hazırlanabileceğini o gün öğrendim. hafta sonları : da yabancı dil ve resim kurslarına katıldı. ya da yok sayılıyorsun. . 'Zahmet olacak. emin ol ki yanlış yoldasın. Bir dakika sonra . O mütevazı üslubuyla. Aradan birkaç yıl geçti. Yıllar önce bir iş görüşmesine gidiyordum. Başkan kendisinin bir emir makamı olduğunu anladı ve emretmeye başladı. Biz bir ekibiz. başkanın verdiği görevi yerine getirmek üzere odadan ayrıldı.. Gece demedi gündüz demedi çalıştı. Başkanın kapısının önünde tam altı tane görevli vardı. Örnek bir belediye olacağız..gelen emret başkanım dedi... . giden emret başkanım dedi. Şimdikileri hiç beğenmiyordu. Ben de sert bir üslupla 'sana ne?' demiştim. Ben tek başıma bir hiçim. Ya birileri sana şirin görünmeye çalışıyor. Dışarıda bekliyordum. 'beni emretmişsiniz efendim' dedi ve 'zatı alileriniz nasıl emir buyurursa efendim' diyerek. . Beyin Kemiren Böcekler. başka bir kravat takıp görüşmeye gittim ama o bunu hiçbir zaman bilmedi. . Etkilenmediğini söylesen de etkilenirsin. İnsanı mükemmele sürükler." Başkan lavaboya yönlendi. Akşamları gitar kursuna.. lavabo emrettiğiniz şekilde hazır.Biraz sonra imar müdürünü odasına çağırdı bizim başkan. Herkes avuçları patlayıncaya kadar alkışladı bu entelektüel. Birta~: nışma toplantısı tertip ederek.. başkanı görmek üzere belediyeye gittim. bu idealist adamı. tüm çalışma arkadaş: larını topladı. Bir anda herkes yerinden fırlayıp esas duruşa geçti.Biraz sonra çaycı geldi ve 'efendim. Belediye başkanı olmak en büyük hayaliydi. Uzun sürmedi.. Yıllar sonra hayalindeki koltuğa oturmuştu.. 186 187 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. Eleştirilen insan ister istemez söz konusu eleştirileri dikkate alır ve kendini geliştirir... Zavallı adam. içmek için ne emredersiniz' dedi. Hiç eleştirilmeyen insansa kendini daima en iyi zanneder ve asla gelişemez.İnsanlar kendilerini eleştiren insanları pek sevmezler.. Seçim oldu. Bu entelektüel adam başkan seçildi.. İnsanlar bizi parmağıyla gösterecek." Arkadaşım gittikten sonra eve geri döndüm. Kendini geliştirmek adına onlarca seminere katıldı. Geçen hafta eski arkadaşımı. Eğer hiç eleştirilmiyorsan.. dedi.. Kültürlü bir belediye başkanı olacaktı. bu dönem birlikte çalışacağız. Belediyedeki ilk günüydü. Ben de alkışladım. çay alayım' dedi genç başkan. 5-10 dakika sonra bir zil sesi duyduk. Ayaktaki adamlardan en uzun boylu olanı hemen atladı: "Efendim. Halbuki eleştirilmek muazzam bir güçtür..

işi sadece eleştirmek olsa ne manyak olurdu kim bilir! Düşünsene. adamın işi bu. Beyin Kemiren Böcekler..bağıra bağıra üzerimize yürüdü: "Ulan hani bu lavabonun kağıt havlusu? Adamı deli ediyorsunuz...... Bu yeni ahlak tüm insanlara yansıyacak. istisnalar falan filan. Muhalefet departmanını. "eleştirilmemekten" başka bir şey değildi.. Şirketin tüm üyeleri.. mükemmele ulaşmak için düşünmüştüm.) Fakat bu eleştirilmekten kurtarmaz insanı.. O artık bir başkandı ve ne yapıyorsa doğruydu. başkanın bu durumu asla bilemeyecek olmasıydı. yerini saçma sapan bir ukalaya devretmişti. (Herkes dedikse anla işte. Herkes eleştirilmekten nefret eder. Düşün ki senin dışındaki herkes seninle ilgili eleştirileri bilir de bir sen bilmezsin. Artık çırılçıplak da olsa. genel müdürden çaycıya kadar herkes eleştirilerini yazılı olarak bu bölüme iletecek. Oturduğum yerden fırladım ve vay be. Hatta günümüzde birçok firma bu yüzden batmaktadır. işini o miktarda iyi yapmış sayılacak ve bu uygulama amacına ulaş-tıkça-ki kesinlikle ulaşacaktırinsanlar eleştirmenin ve eleştirilmenin gücünü anlayacaklar.. -<. En azından ben öyle biliyo- 188 189 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rum. yanlış anlaşılma korkusu insanları hep engelleyecek ve ben asla gerçek DEMİRKIRAN'ı tamyamayacağım.. İki yıl önceki entelektüel adam. bilmeyen bir kadın. Bir şeyi 50 defa söyletmek hoşunuza mı gidiyor?" dedi ve tekrar odasına geçti. Bir başka kemi . hem de yönetim kuru lunun bile üzerinde olsa. bilgi işlem. İşte bu adamı bu hale getiren.) hiçbir firmada muhalefet departmanı diye bir departman yok. planlama. Çünkü bu departman ne kadar çok eleştirirse.. Muhalefet Departmanı Herkes övülmekten ve iltifattan hoşlanır. ıpcek: Gereksiz ayrıntılar.. Zavallı adam! Birileri beni ömrümün sonuna kadar eleştirseler ben kesinlikle dünyadaki en güçlü adam olurdum. üretim. Ama ne yazık ki. Firmalarda bir dolu departman olmasına rağmen (Muhasebe. asil başkan. $ Bu departmanın tüm üyeleri profesyonel olacak. Gerekli ve olmazsa olmaz detayların tespit edilmesi için olağanüstü bir fikir bu! Firmanda bu departmanı profesyonel bir kadro ile harekete geçirirsen top atsalar yıkılmazsın artık. insan kaynakları. Halbuki böyle bir departman. Firma da neye bakarsa baksın. İşin daha da kötü yanı. onda eleştirebileceği bir şey ara yacak. AR-GE. altın kakmalı bir kostümü vardı onun. Bizim köyde bunun adına dedikodu derdi yaşlı amcalar. pazarlama. tabi ki sen de.. İşi sadece eleştirmek olan bu insanlara kimse gücenip darılmayacak. vay be diye diye belediyeden çıktım ve evimin yolunu tuttum. Bu her devirde ve her yerde tehlikelidir.

mutluluğ1^ ' l. "Ne?" diye ^^\em. e 190 191 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım rası. Çünkü herkesin pantolonu kırışıksa.. ve çünkü o da b0$!\." "Sanırım saatin'^ eSsümle yüzüme baktı ve: "Ara-dedim. herkesin pantolonu ütülüdür. Hayır. Sonra anlattı: "Ben yedi. vergi borçları. b^"1 â.ğa adamış bu kadın." de-mızda kalsın.. kimse de aldırış etmiyordu.'rj geri almayı unutmuşsunuz. Sen ne yaptığının farkında mısın dostum? Son . yüzler^0 L.|rnayı da bilmem.ir İŞ ve herkes yapabilir. sonra da çift ütüden rahatsız olmuştur. İnce bir t<? saati geri almayı bilmiyorum. Tabii ki boykü herkes çıplaksa... Teknoloji iflahımızı kesti.. başbakan... Elbisen bile yok! ki çöldesin. haftada en az üç seminer dü-dece iki saat uVu>'c0cuğun yaşaması için mücadele zenliyor. çünkü herkes yapabilir. yöneticiler. Bu da dedikodu denilen o illeti tarihe gömer ve başkan. Ütünün olmadığı devirde herkesin pantolonu kırışıktı. çünkü buna ben saatimi gerl Asanların daha kaliteli. günde sa-Hayatını Ws&or. Benim eğlen-sağlıkh yaşam^^^ ^ayat\m.. ani şu beyinleriyle harikalar yaraAborjinleri bilirsif1' o|ağanüstü şeyler başarmalarının tan insanları. Basit bir iş.ve insanoğlu ütüyü keşfetti. kısa bir zaman geçti.. bakan... Sonra insanoğlu ütüyü buldu.. Dr. her şeyim işte bu .. dep-l rem sıkıntısı.•P c Saatini g&f> " aat ilerideydi. gömleğinin ütüsü. az\. insanlığ'n ^ bahsettiğimi bilen bilir. mek yapmayı ^' araba kullanmayı da bilmem. Aklı ile önce ütüyü bulmuş." cem.. elbette bu kadar basit değil. çunÇıplaksın... &<*?< t. aslında oniar*eS giyinmiş demektir.. televizyonun anteni. İnsan kadar garip başka bir yaratık yoktur herhalde.-eni^Bu ismi bir yerlere not edin!: yen de yakında " "Prof. Eski bir dosttan ince bir sitem. Ben de kendisine: Saatitam P. çok daha basit diyorum onlara. telefon fatule bir ortamda.. ^...utluluğu için gece gündüz aralık-veriyor. gaz faturası. daha vaktim yok! $e** jçin çalışıyorum.. gökdelenlere düşen uçak. dikkatini da9 p|ak olduklarına inanmıyorlar. Duşun tek sebebi. Bılme-sız çalışıyor. gereksiz ayl|tan tek şey kum. çıplak dolaşmaktan kurtulurlar... Bazen bana 'Bu iş bu kadar basit mi?' şeklinde sorular yöneltiyorlar. Onlar"1 yılarla ilgilenmemeğidir.rdım. Ütüsüz sokağa çıkmak ayıp oldu. Her kurum bir muhalefet departmanı oluşturursa kısa bir zaman sonra tüm dünya eleştirilmeyi özümser.. gibi ayrırt-l tıların olmadığı bir ortamda beynini kullanmaktan başka| hangi alternatiften bahsedilebilir ki? Aklıma geldi de birden! .

. Duygu vardı her bir cümlende. Tadı yok eskisi gibi. ona müptelâ oldun. chat uzmanı oldun. marasını ezbere biliyordun. Yan sokaktaki komşuna "Arabam tamirde. Oysa eskiden yüzlerce telefon nunü<i. Makinelerle yaşamanın tadı yok. Eskiden salakça da olsa misket oynuyordun. öyle yapıştın ki istesen de bırakamıyorsun onu. Saatlerce oturuyorsun.. nasıl yaptı halen aklım almıyor. Kilitlenip kaldın. bir muhatabın vardı en azından. Eskiden ne güzel mektuplar yazardın sen. Ne kadar da körelj mis ana makinen. ama sen magazini icat ettin. beton ve bina soluyorsun.. köprü. Çünkü bilgisayarda yazıyorsun tüm mektuplarını. Maazallah bir uydun düşse işin bitecek. Beynin küçülüyor! Çünkü çok uyuyorsun. de. tünel. iki yüz elli hafızalı cep telefonundan öğrendin ••"-•'"•< kendi numaranı.. İntihar etmek isteyen dostunu belki de bir kelimenle caydırıyordun. chatteki kısa cümlelerinde. Eskiden arkadaşların vardı. Şimdi arkadaşının intihar ettiğini televizyondan izleyip cenazesine gidiyor: "Allah Allah bunu yapacak biri değildi. Beyin Kemiren Böcekler.. belgeselleri izle-yesin diye buldu.. tüm dünyayla irtibatını keseceksin.. Şimdi asfalt. Çok denedim ama olmuyor.. Evinin telefon numarasını hattrlayamadın geçen gün . 192 193 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Eskiden yağmur yağınca derin bir nefes çekip "toprak ne güzel koktu!" diyordun. yok be dostum. Mektubun hasret kokardı. yol.da güzeldi hatırlıyor musun? Şimdi yazın da çok kötü.. Makineye bağırıyorsun. uyan! Sen yavaş yavaş kendini yok ediyorsun. Senin bu halini görünce acı çekiyorum. En çok da "Son zamanlarda insanlar ne kadar da genç ölüyor" diye mırıldandığında kahroluyorum. Şimdi playstation oynuyorsun. Senin adına ben utandım. yok! Uyan insanoğlu. Öyle bağlandın. Duygu yok. Hesap makinen olmadığı için 76'yla 13'ü cari pamadın o gün. Yazın ne kadar. Adam interneti kendini geliştir diye buldu. Neden yarattığın teknolojiyi kendini mahvetmek için kullandın? Alfred Nobel dinamiti.... uzun uzun sohbet ediyordun. sen eşinden dostundan vazgeçtin. Ama o seni anlamıyor ki! Bile bile teslim oldun ona. Hatırlıyor musun.. Hasret kokmuyor gönderdiğin e-mailler. yarın gelelim" dedin geçen akşam. yeni tabirle stres oluyorsun.. Kemiren Böcekler.zamanlarda beyninden başka her şeyi kullanır oldun. . Tabii onlara da mektup denirse. şaheser yapımları. Adam TV'yi dünyadan haber alasın. yapa-sın diye bulmuştu ama sen savaşta kullandın. Artık en büyük dostun televizyon oldu." diye garip garip sorular soruyorsun. Ne bekliyordun ki? Eskiden elektrik kesilince de çalışabiliyordun ama şimdi? Elektrik kesilince işin bitiyor. eskiden üç saat yürüyüp yorulmazdın sen? Şimdi arabasız hiçbir yere gitmiyorsun.

.. Ancak bugünden itibaren sinirlenmeyi. bel yağır.. Kervan netsin... toprak susuz. Fazla uyumak Ferrari bir otomobile mazot koymak gibi bir şeydir. çöl sağır. Yanlış uyumak.. Geda netsin. Ne çare ki gövde ona bağlıdır. sonra aynı seneyi yeniden ama bu sefer beş saat uyuyarak geçirebilme şansımız yok.. Aynı anı iki defa yaşayamayacağımıza göre. fazla uykuyu terk edersen. Sahra ıssız... Bak ki kainatta şu keşmekeşe! Kar kalmış kerize... dedikodu yapmanın.Çok uyumak. dedikoduyu. asabi olmanın. kısa zamanda hayatında birçok şeyin değişeceğini görürsün. zeval yakın. Kısacası tercih edilen uykunun hatalı olması da beynini küçülten bir unsurdur. . semer sıkı. Evet düşünsel anlamda beynimizi kemirir bütün bunlar ama biz bunu asla fark etmeyiz veya fark etmeyi istemeyiz. Aşkın atasından sitem daşından. Yanlış zamanda uyumak. İşin ilginç olan yanı. menzil ırak.. keleğe.. stresli yaşamanın.. Vallahi kralı kargadan beter. kendini şanslı say! Çünkü beynini kemiren bir böcekten kurtulmuş oldun. Yani bir seneyi günde on saat uyuyarak yaşayıp. Sopa sivri. Küle döner gider gül benzin betin. zan ırak. Toprak beylerindir bizimdir kan ter. onun için ayrıca bir bölüm açtım. moda ona bağlıdır. kavga ona bağlıdır.. Bülbül güle konar kuzgun da leşe.. 1&4 195 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Beyin Kemiren Böcekler. Kimisi güdülür kimisi güder. Karga netsin.. gıda ona bağlıdır. Bu konuyu aşağıda detaylı bir şekilde anlatacağım. ne de heybetin.. Yollar yıprak. Dünyanın En Güzel Şiirleri Bağlıdır. keşe. kira ona bağlıdır.. Bence denemeye değer. aradaki farkın ciddiyetini daha iyi kavrayabilirdik.. Veda netsin. Sinem netsin sevda ona bağlıdır.. maalesef bizim bunu ölçme şansımız da yoktur.. Egzersiz Zamanı Gereksiz Ayrıntılardan Kurtul! Bugün bir şey yap! Kendine iki dakika ayır ve hayatındaki gereksizleri incele. beş saatten fazla uyumak yani. Asla gitmem amma gönül peşinden. gereksiz ayrıntılara takılmanın ve çok uyumanın beynimizi nasıl körelttiğini anlayamıyor olmamızdır. Ne haşmetin kalır. stresi. Sıladan çekince yolu gurbetin. Çıkarabildiklerini çıkar hayatından! Bir tek tane gereksiz ayrıntıyı bile yok edebilir-sen. Eğer böyle bir şansımız olsaydı..... Belki bu sefer on saat uyusaydım ne olurdu? sorusunun cevabını asla öğrenemeyeceksin ama kaliteli bir hayat süreceğin muhakkaktır. yük ağır. Not: Beyin kemiren en büyük böceklerden biri olarak adından bahsedeceğim uykuyu o kadar ciddiye aldım ki.. Feragat gel Zevraki eyleme firak! Zaman zındık.. Çeneler çeynerse yutmaz mı gırtlak? Mide netsin o da ona bağlıdır.

.. ülserle ilgili temel yargılarının yanlış olduğunu. . Üzülerek söylemek zorundayım ki.. ne de içeceklermiş. "Erişkin bir insan. * Birçok bilim adamı yıllarca. Spor şöyle dursun. Çok garip. t.196 197 10. gece 8 saat uyuyan kişilerin ömrü. ne yapacağını." demiştir. bu haber benden daha etkili olacak ve insanlarda bu referans hastalığı devam ettiği sürece birçok değer daima kaybolup gidecektir.. California Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan bu uyku araştırması. bu haberi aynen takdim etmek istedim.. Ama. ne yiyecekler. dostum Ahmet Yaşar Patır aşağıdaki haberi okuyup bana email vasıtasıyla ulaştırdı. çok yaşa!!! işin stresi ve yoğunluğu nedeniyle düzenli beslenemiyorsunuz. her gün 8 saat yapmış olduğun bir işle ilgili söyleyebileceğin iki cümle yok... Bilinçsizce. eğitimlerimde benden dinlemiştir.. Bölüm Uyku Çılgınlığı Büyük Miras: UYKU Uyku Çılgınlığı Uy m . Hem de sen altmış yaşına geldiğinde.. Amerika'da bilim adamlarının yaptığı araştırma. Heli-cobakter Plory (hp) adlı bir bakteriymiş. "Bari birkaç saat fazla uyuyayım da zinde olayım. Hiç düşündün mü o zaman elini dizine vurmanın hiçbir anlamı olmayacağını? Diyelim ki sekiz saat yerine beş saat uyumak yetermiş meğer. bir gerçeği ortaya çıkardı: Gece uykusunu kısa tutanlar daha çok yaşıyor. Az uyu. Ve yine hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş. sekiz saatten az uyumamaya özen gösterdik. iki binli yıl-larda insanoğlu böyle yaşıyor hayatını işte. dediler ve sen altmış yaşındasın. Vakit bulup da spor yapamıyorsunuz." cevabını vermiyor muydu? Geçenlerde anlaşıldı ki ülserin gerçek nedeni ne stres.." diyorsunuz. Ben de kendi yazılarıma hiç dokunmadan. İşte orada durun.. Az uyumak kesinlikle erken yaşlanmaya sebep olur.. Daha geçen gün anladı tıp alemi. Meğer ülserin gerçek nedeni. Araştırmaya göre. 201 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım "Yediğin gıdadan. Ben özellikle de son üç senedir az uyumanın faydalı olduğunu iddia eden bir insanım ve binlerce insan bunu.. Cevap verenler de Uyku dinlenme zamanıdır ve çok güzel bir şeydir cümlesinin dışında hiçbir şey söylemediler. Eğitimlerimde uyku hakkında ne biliyorsun diye her soruşumda cevap verebilen insan sayısı hiçbir zaman %1'i geçmedi. yürüyüşe bile çıkamıyorsunuz... Hiç düşündün mü? Bir gün tıp otoriteleri bunların yanlış olduğunu söylerse. Ne yapardın? Kaybettiğin sekiz yılı kimden tahsil ederdin? Bu bahsettiğim hiç uzak bir ihtimal değil. 7 saat uyuyanlara göre 6 yıl içinde yüzde 12 oranında azalıyor.. içtiğin sigaradan veya alkolden ya da aşırı stresten. yaşları 30 ile 102 arasında değişen 1 milyon 100 bin kişi arasında yapıldı. Bizler de uzmanların bu uyarısını çok ciddiye alıp. günde en az sekiz saat uyumalıdır.. Çünkü.. Sekiz saat uyumadığı taktirde metabolizma çabuk yaşlanır.. Not: Ben!|bunları yazarken...

Fazla uyumak aslında alışkanlıktan başka bir şey değildir. Fakat bu hiçbir işe yaramadı. çok eski bir bilinçaltı kaydının açığa çıkmasından başka bir şey değildir. Vücut yatay pozisyona geçtiğinde beyin anında uyku hormonlarını devreye sokar ve uyuruz. sallanınca da uyumaya alışan beden. neden sallayınca bebeklerimiz uyuyor?" diye soruyorlardı. Bu arada az da olsa magazin programlarını ve Müjgan hanımla yapacağı dedikoduyu çocuğundan daha çok seven anneler de var şüphesiz. Emzik alışkanlığı da bizim uydurmamız aslında. efektiyle biyolojik saatimizin ayarıyla oynamışlar.2002 tarihli Sabah Gazetesi'nden alınmıştır. Büyüyünce de böyle olacağını zannetti.. Anneler bıraksınlar çocuklarının biyolojik saati kendiliğinden işlesin. sigara veya alkolü abartmayan ve herhangi bir rahatsızlığı olmayan) bir insana.. Doğmuşuz. İşsiz ve komik oldu. Uyarıyorum: Erişkin ve sağlıklı (düzenli beslenen. Onlar da kendi keyifleri için uyuttular çocuklarını. bir de bebeklerimize sallanınca uyumayı öğretiyoruz. Farkında olmadan ömrümüzün 1/8'ini. Sustu. Uyanma zamanı geldiğinde de kendiliğinden uyanır. Böyle bir şey gerekli olsaydı. Yatay pozisyonda sallanmaya. Uykusu gelen çocuk zaten uyur. 27. Yani erişkin bir insanı da dizlerine alıp dizlerinde salla-san uyur. Kendilerine acındırmayı da biz öğrettik onlara.02.Bilgi: Bu haber. Beş saatlik bir uykuyla yetinebilecekken biz. bizler henüz birer bebekken. Sadece yirmi saat uyutmasınlar diyorum. Hepsi uyurken mutlaka ağlıyordun Çünkü uyku çaresizce kabul ettiğimiz bir nevi dayatmadır. çocuklarını beş saat uyutsunlar falan demek istemiyorum. (Bu da 10 sene sonraki gazetelerden bir haberdi!!!) Ben aslında bir nevi erken uyarı sistemiyim. Çünkü hiçbir işveren annelerimiz kadar şefkatli değildi. ileride de sallanınca tıpkı eski günlerdeki gibi uyku hormonları tarafından kuşatılır ve uykumuz gelir. . Eğitimlerimde bazı anneler bana. Uyku Çılgınlığı Haa bu arada söylemeden geçemeyeceğim: Califor-nia Üniversitesi'nin araştırmasına göre ideal uyku süresi.. 202 203 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Bu arada ben asla ve kat'a annelere. günlük beş saatlik uyku yeter. Ben ideal uyku süresinin beş saat olduğunu iddia ediyorum. bebek emziğiyle beraber doğardı. "Peki ama eğer uykusu yoksa. Çevrende çocuğunu uyutmaya çalışan biri varsa dikkat et! Uyurken mutlu olan tek bir çocuk göremezsin. Ağlamadı ama ağlamaktan beter oldu. Buradan hareketle uyku kaynaklı Uyku Çılgınlığı birçok trafik kazasının temelinde nostalji yatmaktadır diyebiliriz.. ekstradan bir de üç saatlik bir alışkanlık uykusu kazanmışız. erkenden uyutmuşlar bizi. işverene kendini acındırmaya kalktı. "'* Hiç hesapta yokken. Uyuması için ayrıca bir çalışma yapılması gerekmez. Annelerimiz. Çocuk ağladı. minibüste. Sussun diye istediğini yaptık. tamamen iyi niyetle. annelerimiz sıhhatimiz bozulmasın diye: Eee yavrum ee eee e. yani altmış senelik bir ömrün yaklaşık sekiz senesini boş yere uykuyla geçiriyoruz. metroda... Çocuğun uyanması da böyle. 6 saat 30 dakikaymış. seyahat ederken uyumamız da. Aslında otobüste. Bir işe başvurdu.

uykuyu da beynimizle kendimiz üretiyoruz. büyük düşünen. Tembelliği. Halbuki biz müdahale edebiliyoruz. belli bir zaman sonra TV yi dikilerek bile izlese uykusu gelir. uyku hormonlarınla mücadele etmekten vazgeçer ve uyursun. Bu da doğal olarak bize üretebilme imkânı sağlıyor. Meselâ karıncalar hiçbir zaman uyumazlar.Bu konuyu biraz daha netleştirmek için. Yatarak TV izleyen ve uyuyan bir insan. 204 205 Ben Dünyanın En Akıllı insanıy ırn uyku Çılgınlığı Biz insanız. Birçok güzel şeyle birlikte uykuyu da biz icat ettik. günlük uykumuz kaç saat olurdu? Acaba güneş doğduktan sonra mı uyanırdık. böcek.. ne varsa yaşama dair. hepsi güneşle birlikte uyanır da sadece insan takmaz güneşin uyarılarını.:• . "Sana sekiz saat uyku yeter!" deseydi ne düşünürdün? Sekiz saat uyuyan bir insana da "Sana beş saatlik uyku yeter!" demek böyle bir şey işte. Bu bağlantıyı da uykunla ilişkilendirir.. uyuşukluğu ve fazla uyumayı da yine biz insanlar icat etmişiz. sekiz saatlik uykuya alışmamızdandır. hedefi olan. sinek. Buna karşın. Çok doğaldır ki vücut yatay pozisyona geçince uykun gelir../î Sanki uyumaya geldik koca dünyaya. Bu onların yaratılışında vardır ve buna müdahale edemezler. kitap okurken neden uyuduğumuz konusuna biraz değinmek istiyorum. günlük uyuma saati on altı saat olsaydı ve biri çıkıp. Beyin. eline bir kitap alınca uyuyorsun. iz bırakmak isteyen. Günde beş saatlik uykunun insana yetebileceği gerçeğinin son derece ütopik gözükmesi. Hedefi olmayan bir insan ne diye erken uyansın? Ayrıca uyansın da ne yapsın? Öte yandan. şimdi yatmana gerek kalmadan. kurt. . yoksa kuşlarla birlikte güneş doğarken mi? Düşünebiliyor musun? Kainattaki her canlı güneşle birlikte uyanır. Uyumaya çalışan bir karınca göremezsin. bu özellikleriyle asla hava atamazlar. .. Halbuki eline bir kitap alınca kafanı yeniden toplar. Kuş. eline bir kitap alır ve uyumaya çalışırsın. ''. yatay pozisyonunla kitap arasında bir bağlantı kurar. kendine saygısı olan insan uykuyu ne yapsın?! Başarılı insanlar az uyumazlar.. az uyuyan insanlar başarılı olurlar. Acaba ormanda her şeyden ve herkesten uzak yaşayan varlıklar olsaydık. Tembelliği de. Uykun kaçar. çiçek. Uyku yaşam tarzıyla da doğrudan ilgilidir. Normal bir biçimde yatağa girince uyuman gerekmesine rağmen uyuyamazsın çünkü aklına bin türlü sorun takılır. Düşün şimdi. kullanabildiğimiz bir beynimiz var. Sonuçta yatay pozisyona geçince zaten uykun geliyor idiyken.

bir şarj ve deşarj zamanıdır. NRem uykusu ise derin uykudur. Böylece matematiksel artış 1/8 nispetinde olsa da. iki aşamalı . Bu aşamalar Rem ve NRem uykusu olarak adlandırılmıştır. Gün içinde yaşadığımız tüm psikolojik etkiler. daha güçlü olacaktır. Uyku. sonra az uyurum dememiştir.. sekiz saat yerine beş saat uyursa. Az uyuduğu için başanlı olmuştur Edison. mevcut nüfus değişmeksizin 6. Çünkü beyinlerinin uyuşmasına izin vermemişler. başarılı insanlar az uyurlar. "Gün boyu öğrendiklerimiz Rem uykusu sırasında tasnif edilir ve bu tasnif sırasında açığa çıkan görüntülere rüya deriz. toplam ömrünün üçte birini uykuda geçirirken. yoksa dışa dönük oldukları için mi az uyuyorlar? Bence ilki doğru. uykumuz süresince bize.bir uyku öngörür.5 milyar insan. Rem uykusu hafif. Ayrıca az uyumak zihnin daha güçlü olmasını sağlayacağı için. ortalamasını alınca sekiz saat oluyor işte. manyak şeyler olur. benim matematiğim bunu hesap etmeye yetmez. Rem uykusu. Genel bir ifadeyle uyku. Rem uykusu sırasında zayıflatılır ve gerginliğimiz hafifletilir. sinerjik bir etkiyle tüm insanlar daha verimli. Bu ortalaması tabii ki. Ama benim gibi dört saat uyuyan adam da var. Uyku. daha sosyal ve daha dışa dönük olduklarını göreceksin. İbni Sina az uyuduğu İçtoİbni Sina ol muştur. az uyuyan insanlar başarılı olurlar. Napolyon da öyle.. yüzyılda insanlar sekiz saat uyuyorlar.. Günde sekiz saat uyuyan bir insan. * : 21." şeklinde tarif etmektedirler ki ben de buna inananlardanım. üzerimizdeki psikolojik baskılarla mücadele eder.. Acaba onlar da az uyudukları için mi dışa dönük oldular. yaklaşık 1 milyar daha artar ve bu bir milyarlık yeni katılımı üretime dönüştürebilirseniz. Ben gördüm. O halde tüm dünya. rüya gördüğümüz uykumuzdur. Zihinleri 206 207 Ben Dünyanın En Akıllı insan yım Uyku Çılgınlığı hep daha zinde olmuş. Rüya hakkında birçok efsane üretilmiş olmasına rağmen bazı bilim adamları rüyayı. Ancak Rem uykusu daha çok gece boyunca. Hipotalamus. Az uyuyanlar daha sosyal Çevrende az uyuyan insanlara bak! Daha hareketli. Yani az uyudukları için sosyal birer varlık olmuşlar. Başarılı insanlar az uyumazlar.. daha analitik düşünebilmişler ve sonuçta daha başarılı olmuşlar. bu da toplam altmış yıllık bir ömürde yaklaşık sekiz sene zaman kazanmak anlamına gelir. var. beş saat uyuyan bir insan. Günde on beş saat uyuyan adam var.. ömrünün ortalama beşte birini uykuya verir ki. . Ama bu yanlıştır.Herkes bilir ki. Hiç kimse dur ben bir başarılı olayım. beynimizde bulunan hipotalamus tarafından kontrol edilmektedir. reel artış çok daha ciddi bir boyutta olacaktır ki.

5 . Enteresan bir oyun. fizyolojik yorgunluklarımız giderilir. Toplam uykumuzun (100 birim kabul edelim) dağılımına baktığımızda. 208 209 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Elbette ki uyku süresini sadece yorgunluk kavramına bağlayamayız. çalışma temposuna göre. Hipotalamus bizi uyutur. bilgisayar taşıyan insanı mukayese ettiğimizde beş buçuk saat uyuması gereken programcıdır. Bahsettiğim uyku süresi. İkisi de çok yorgundu. Saat olmazsa akşam yemeğini kaçırabilirdin yani. Çünkü herkes aynı oranda yorulmaz. Dahiliye uzmanı da Dr. ortalama bir uyku süresi olarak kabul etmek lazım. 30 dakikalık bir sapma gösterebilir. Aslında bedenimizde kocaman bir klinik var diyebiliriz. Ama öyle işler vardır ki. Saat 23:00 oldu. Böylece beş saatlik uyku tamamlanmış olur. İki bilim adamı. Dr.5 saatlik zaman dilimi de son kontrollerin yapılması için harcanır. Beş saatlik uykudan sonraki süreyi kesinlikle alışkanlığımız ve çok uyumaya olan inancımız için uyuruz.. Bu kitabı yazarken. Hipotalamus..NRem uykusu sırasında ise. İlk çalışmayı tamamlar. Yapacak bir şeyi olmayanlar. John her zamanki gibi günlüğüne bir şeyler karaladı. NRem'dir.. Önce Dr. Bu beş saatlik süreyi. Bedenimizdeki muhteşem klinik. Gün boyu çalışan iki araştırmacı. Rem gelir. Psikologu Dr. Büyüdükçe Rem uykusu azalır ve onun yerini de NRem uykusu alır(25+75 veya 30+70 gibi). O da çalışmasını tamamladıktan sonra tedavimizi uyanıncaya kadar dönüşümlü olarak sürdürürler. Hedeflerimiz de bu sürenin tayininde çok ciddi rol oynar. Gençlik ve orta yaş geçilince. yorulan tüm organlarımız bu aşamada (NRem uykusu) gözden geçirilerek ertesi güne hazır hale getirilir. Asıl çalışma ilk 3. NRem gelip tedaviyi başlatır. Geriye kalan 1-1.4 saatte tamamlanmış olur. bilinçaltı düzleminde uykuyu bir kaçış süreci olarak değerlendirecek ve daha fazla uyuyacaklardır. Her zaman gündüzdü. haftalarca iki saat uyuduğumu bilirim. Ben bunu kendi hayatımda birebir yaşayan bir adamım. Akşam oldu. Rem.. Çünkü onun zihinsel yorgunluğu daha ağır basar. sabah oldu kavramının olmadığı bir yerdi kuzey kutbu. Hem de bir günün tam üç ay sürdüğü bir zamanda gittiler. Şu anda saat 06:30 ve üç saat sonra çok ciddi bir seminerim var. Yani bir inşaat işçisiyle. bir araştırma için kuzey kutbuna gittiler. Uykuya daldığımız an. Ayrıntı: Yaklaşık on saattir aralıksız yazıyorum. Kasılan kaslarımız. Ardından Dr. fizyolojik yorgunluktan daha fazla yük olur bizim kliniğe. uzmanlara göre yeni doğan bebeklerde NRem ve Rem 50+50 şeklindedir. Fizyolojik yorgunluk açısından işçi daha çok yorulur. Bir bilgisayar programcısıyla. Bu oran yapılan işlere göre kişiden kişiye değişir. psikolojik yorgunluğu. Artık uyumalıyım. yaşlılık döneminde Rem uykusu tekrar geri döner ve yeni oran tıpkı eskisi gibi 50+50 olur. . Bu kliniğin şefi Dr. Bazıları daha ağır işlerde çalışır. müteahhidinin uykuya olan ihtiyacı aynı değildir. saate göre akşam olduğunda araştırma üssüne geri döndü.

"09:30'a kur da yarın balığa yyku Çılgınlığı gidelim. 09:15 konumuna getirdi. Ne de olsa uykusu yoktu. yarı yarıya azalttıkları uykularıyla geri döndü. . Sonra tekrar yatağa girdi. Masanın üzerinde duran eski tarihli bir gazeteye baktı. John'a olanların hepsini anlattı. Anında uyudu." dedi. ızgara yaptılar. Sonra yarının planını yaptılar ve saati yine 09:30'a kurup yataklarına girdiler. John o gün neredeyse on dört saat uyumuştu ama değişen hiçbir şey yoktu. Brian tekrar yerinden kalktı. Saat yine 23:00 oldu.. Brian. John inanmadı önce ama Brian çok ciddiydi. uyumak en büyük hobisiydi John'un. Brian'o gece başka bir oyun denemeye karar verdi... John günlüğüne. Brian yatağında epeyce debelendikten sonra yerinden kalktı. öyle planlamıştık. herkesten dört saat daha fazla eğlendiler. Balık tutmayı saymazsak. John yerinden fırladı. Sıkıldı. On beş dakika sonra saatin zili büyük bir gürültüyle çalmaya başladı. John uyuduktan sonra. 19:00 konumuna getirdi ve tekrar yatağına döndü. Saatin henüz 03:00 olduğunu gördü ve tekrar uyudu. yaptığı oyunu John'a anlatmadı. 09:30'a kurdukları saatin çalmasını bekledi. Brian saati kurdu ve uyumak için yataklarına girdiler.. Değişen hiçbir şey yoktu. Saat 09:30'da saatin zili çaldı ve uyandılar." dedi. üsse geri döndüler. geçirdikleri bu müthiş günü yazdı. saati susturdu ve Brian'a kalkmasını söyledi. Brian'a saati işaret ederek. Uykunun bir alışkanlık olduğunu anladılar. Yine eğlendiler. Çünkü John'un aksine. Hiç çaktırmadan. hiç uykusu gelmedi John'un. Deliksiz uyuyan John. yine çalıştılar. Yola çıktılar. yine yoruldular ve saat yine 23:00'ü gösterdi. o uyumadığını biliyordu. sözde uyumuş ama uykusunu almamış bir tavırla uyandı ve "Yarın gitsek olmaz mı?" dedi. Tekrar saate göre akşam oldu. Brian'ın kafasında yıkılan tabular dışında. Basit bir oyun onda inanılmaz çağrışımlar yapmıştı. 210 211 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Her şeye rağmen Brian. üsse döndüler. Brian'in aklına John'a bir oyun yapmak geldi ve o esnada 23:55 olan saati ileri aldı. Brian önce şaka yaptığını söylemeyi düşündü ama sonra vazgeçti.John artık dayanamayacağını ve uyuması gerektiğini söyledi. John'un ekstra bir yorgunluğu falan da yoktu ama Brian bitmişti. O da uykusuna düşkün biriydi ama kutba geldiklerinden beri uyku düzeni alt üst olmuştu. Brian ve John araştırma yapmak için gittikleri kuzey kutbundan. bir saatlik uykusuna rağmen. John. İnancın inanılmaz etkisini gördüler. Okuyacak kitap da yoktu çünkü getirdiği tüm kitapları bitirmişti. Yapacak bir şeyler aradı ama bulamadı. Bu sefer saati geriye aldı. Brian'ı bir türlü uyku tutmuyordu. İki kafadar geçen sene tatillerini Mi-amı'de geçirdi ve her gece. "Hayır yarın olmaz bugün gideceğiz. sekiz saat sonra kendiliğinden uyandı ve saate baktı. Balık tuttular. Sonra dünden yarım kalan işlerini tamamladılar. Brian tüm bu olup bitenler karşısında şaşkındı. Bütün bunlar olurken.

Tek sakıncası yukarıda da bahsettiğim gibi. NRem tedaviye geldiğinde hastası için yapacağı çok fazla bir şey yoktur.. Öncelikle ona uygun uyuman gerekiyor. Omuzlarını ve boynunu serbest bırak. uyan da yatağına geç diyerek tüm tedaviyi alt üst eder. Ta ki bilinçaltmdaki yeni kaydı. sekiz saat uyumayla ilgili kayıt o kadar güçlüdür ki. TV'nin karşısında uyuyakalan bir insana yapılabilecek en büyük iyilik. kafana çivi çakmaktan daha fazla zarar vereceğini. Asla kasılma. Son olarak iki el. Hepsi bu! TV'nin karşısında uyumaktan daha rahat bir uyuma şekli tanımıyorum. TV izlerken uyuyan birinin yatış şekline bak. Uyumanın Kuralları Geleneksel uyuma pozisyonu: Yan yatılır. Kim ne bilsin o anda senin NRem uyuduğunu ve uyandırılmanm sana. NRem gelir ve gün boyu kasılan tüm kasları gevşetmek için çalışmaya başlar. Geleneksel uyuma pozisyonuna geç ve kendine dışarıdan bak. ona uyurken verdiğin ilâve ve gereksiz işlerle uğraşır ve işini hakkıyla tamamlayamaz. Kitap okurken uyumak da böyle.. Beş dakika daha uyuyayım diye çırpmırsın.. yanağın altına koyulup son bir mutluluk hareketi yapılarak uyunur. göğse doğru eğilir. Dr. sabaha kadar. yüzüstü veya sırtüstü yatmaya kalkmışlardı.. Dr.Aslında kuralları pek sevmem ama uyumanın ciddi ciddi kuralları var. bacaklar göğse doğru çekilir. kasılmamaya şartlanarak uyumayı denemişlerdi. Ve klinik faaliyete geçer. Böylece Dr.. Dr. Sonra da sabahları kalkmakta güçlük çekersin. uyurkenki kasılmalarını gidermeye ayırır." diye geliyorlardı. avuçlar birbirine bakacak şekilde kavuşturulur. bacaklarını da birazcık gevşet. Sadece günlük rutin yorgunluğuyla ilgilenir. üzerine bir battaniye örtüp TV yi kapatmaktır. Sonra omuzlar büzüştürülür ve boyun. 212 213 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kural -1: Kasılmadan uyu! Uyumaya geçmeden önce tamamen rahat ol. başhekimlik tarafından kendine ayrılan sürenin oldukça önemli bir kısmını. NRem. Bilinçaltında. bu kaydı tek cümleyle silmek gerçekten zordur. Uyumanın belli kuralları var. ileride herhangi bir kitap okurken uykunun gelebilecek olmasıdır ancak hedefinin çok büyük olmasının da tüm uyku Uyku Çılgınlığı . Sadece "Ben artık beş saat uyuyacağım" demekle olmaz. elleri iki yana düşmüş ve hiçbir kası gerilmemiştir. Hiç kasılmadan uyursun. daha çok kasar insanı. Öğrencilerime bunu söylediğimde. NRem asıl yapması gereken işlerden daha çok. Çünkü kasılmayı engellemek için yan yatmak yerine. Böyle uyumanın uykuyu daha verimle hale getirdiği doğrudur. Ancak TV'nin karşısında uyuduğumuzda mutlaka birileri gelir. Adeta bir ölü gibi yat. Özel bir çaba harcayıp. NRem çalışmasına en son kasılan kastan başlar ve başa doğru gider.. Halbuki kasılmayacağım diye şartlanmak. eski kayıttan daha güçlü hale getirinceye kadar.. Dr.. Yani geleneksel uyuma pozisyonunda uyumuşsan. Uyurken kaslarını gererek uyuduğun için de sadece uyuma anında gerilen kaslarını uykuya hazır hale getirebilmek için çok ciddi bir zaman harcar. ertesi gün bazıları bana: "Hocam dün gece uyurken kasılmamak için acayip kasıldım.

Belki haftalar. değil Dr. Uyumadan iki buçuk saat önce yemek yeme işini bitirmiş olman gerek. Geleli iki hafta olmuştu. Nrem için ilave bir iş demektir. Birisi kulağının dibinde sabaha kadar sen salaksın. Bazen önünde dikilir. Küçük bir hatırlatma: Gece uyurken yapılan yükleme hemen ertesi gün karşına dikilmeyebilir. "Valla ne bileyim bozuk işte?" dersin. sabahleyin sebebini bilmeden kendini kötü hissedersin. En büyük hipnoz gece uyurken gerçekleşir. Yani gece uyurken müzik dinliyorsan. Benim için çok özel bir andı o. daha doğrusu uyurken tüm algılayıcılarımız açıktır. uyku mu tutar adamı.tuzaklarını yerle bir edeceği muhakkaktır. moralinin neden bozuk olduğunu bilmediğin zamanlarda bil ki. ağır bir kokuyu alabilmen tüm algılayıcılarının uyku boyunca açık olduğu anlamına gelir.2: Dolu bir mideyle asla uyuma. İçeride nelerin olup bittiğini hep merak ederdim. İçeride olanları öğrenecektim.. Bu arada yatmadan önce iki buçuk saat oruç tut demiyorum. Rem. Aksi halde Dr.3: Algılayıcılarını etkilemeden uyu. Kural . belki aylar. değil Dr. Hani bazen durduk yerde moralin bozulur. Uyurken herhangi biri lambayı yaktığında gözünü kırpman. Gerçekten moralinin neye bozuk olduğunu bir türlü anlayamazsın. Sinemaya gelenler mendil-siz girmiyorlardı içeriye. Yazlık bir sinema vardı bizim mahallede. NRem. değil Dr. Düşünsene karnın çok aç yatağa girmişsin. sen harikasın denildiğinde de müthiş bir özgüvenle uyanırsın. Gerçekten açsan. mümkün olduğu kadar hafif şeyler yemeyi tercih et. gözünün gördüğü anlamına gelir.. Birisi ismini söylediğinde duyman. Ferdi Tayfur'dan. Neticede aç yatmak da bir nevi kasılmadır. Halen üzülürüm Ferdi'ye Çocukluğum Almanya'da geçti benim. 23:00'te uyuyorsan. Bu süre sağlıklı bir insanın hazım süresidir. dinlediğin ağır bir parça veya acıklı bir Ferdi Tayfur filmi dikilmiştir karşına. her şeyi kaydeder ve gün gelir o eşsiz sunu-muyla servisini yapar. Ağlamaları her zaman çok ilgimi çekerdi. beynin dinlediğin müzikle meşgul olacak ve klinik yavaş çalışacaktır. teneke kutulara tekme atarsın da sorarlar. Gece boyunca. Aynı şekilde sen mükemmelsin. anlamaya çalışıyordum olup biteni. Eğer algılayıcılarını meşgul edersen. Hi-potalamus direkt olarak beynini meşgul edersin ki. On iki yaşımdaydım Türkiye'ye geldiğimizde. Kural . ağDyku Çılgınlığı laya ağlaya evin yolunu tutuyorlardı. sinemaya girip çıkanları izlerdim. hayırdır ni-' ye moralin bozuk derler ve sen de cevap olarak. 20. Çıkanlar da salya sümük.30 itibarıyla yemek işi bitmiş olacak. NRem bir de midenle uğraşmak zorunda kalacaktır ki bu da Dr. Bir gün amcamın oğullarıyla birlikte sinemaya gittik. sen salaksın. O halde en kısa zamanda çok büyük bir hedef belirlemeye bak.. Burada bir şeyler farklıydı. . 214 215 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım diye söylense. Söyleyeyim böyle durumlarda.. Çünkü bilinçaltın hiçbir şeyi kaçır-maz. yıllar ' önce veya dün gece yaşadığın olumsuz bir şey. Saf saf dolaşıyordum. bu en tehlikelisidir. belki yıllar sonra yakalar seni. Gidip de soslu makarna veya mantı yeme mesela. sıcak olduğunda terlemen. Herkes sinemadan bahsediyordu.

. Gecenin bir vakti.. uyuyorsun. Eve döndük.. ağlar mısın? Bu millet böyle filmlerle büyüdü işte.. Hayatımda ilk defa bir Türk filmi izleyecektim. belki de otobüsteki insanların yüzü hep bu yüzden asık. Yani yaptığın her şeyi bilincinle yap. O dönem gişe rekorları kıran bir Ferdi Tayfur filmi oynuyordu. film başladı. Amcamın oğlu da ağ- 21 6 217 Ben Dün/anın En Akl111 insanıyım lıyordu. O da hem ağlıyor. hem de beni teselli ederek üzülme bunlar da geçecek. Bence uyurken sadece uyu. Ferdi hepsini yaşadı. Uyurken sadece uyu.. ı Allah öldürür adamı dünyadan alır. Ben sanki babam ölmüş gibiydim. Yani bir adamın başına gelebilecek kötü ne varsa. sonra da kardeşini öldürdü ve hapse geri döndü. bilinçaltında böyle etkiler yapıyorsa. Mendil elimde hüngür hüngür ağlıyordum. tam iki ay kabus gördüm. Bazı geceler "Bırakın Ferdi'yi. uyurken dinleyeceğin bir Müslüm Gürses şarkısı ne yapar Allah bilir. uyumayı bile. ağlamayan yoktu. Her şey yolunda gidiyordu.. Aradan tam yirmi yıl geçti.. Ferdi tecavüzcüleri öldürdü. müzik dinlerken sadece müzik dinle. Kim bilir. Beyin. içinde çaresizlik ve terk edilmişlik olan şarkılar yerine. içerisi tıklım tıklımdı. Ama benim fikrimi soruyorsan. Saçları bembeyaz olmuştu.. . Beni bırakıp da terk edip gittin. Uyurken ille de müzik dinlemek istiyorsan. Ferdi hapisten çıktı. Yerlerimize oturduk. Her şey çok güzeldi. Ferdi hapisteyken. Çok heyecanlıydım. Yıllar geçti. Kısa bir süre sonra karısı." diyecek ve söz konusu olayı sanki sen yaşamışsın gibi algılayacak. Birbirimizin yüzüne bakıp baklP ağlıyorduk. Film bitti amca oğluna sarıldım ve iyice ağladım. Filmleri bilincinle izlediğin halde. O kadar etkilenmiştim ki. "Ah ulan Ferdi!" der. dedi ve intihar etti.. biraz sonra kıyamet koptu. "Ben herhalde bir şeyler kaçırdım. Kulağında vvalkman ve Uyku Çılgınlığı yukarıdaki şarkı akıyor. Ferdi mutluydu. o suçsuz!" diye feryat ederek uyandığımı biliyorum. Olayları öğrendi. uyurken sadece uyu. Biraz sonra lambalar söndü. Ferdi'nin kız kardeşi eroin bağımlısı oldu. Ben bir ara sinemadan çıkan insanlar neye ağlıyor diye düşünmeye bile başladım. Halen zaman zaman sebebini bilmediğim bir moral bozukluğu yaşadığımda. Herkes aynıydı. Baksana bizim adam terk edilmiş. •.ı Sen beni öldürdün burda bıraktın." diyordum. enstrümantal müzikler dinle. Ferdi önce kız kardeşini eroine bulaştıranları. Karısını tıp fakültesinde okuyan kardeşine emanet etti ve hapse girdi. Masum uyuma hatalarından vazgeç. kardeşi de Ferdi'nin karısına tecavüz etti. Karısı kötü yola düştü. anlamında omzumu okşuyordu. Kız kardeşi bir otel odasında ölü olarak bulundu. çalışırken sadece çalış.. bu utançla senin yüzüne bakamam artık. Fazla sürmedi. '• Allah'ım neydi suçum ne günah ettifn. Güler misin.Mendillerimizi cebimize koyduk ve sinemanın yolunu tuttuk. bilinçaltm da sabaha kadar olumsuzlar hanene binlerce çentik atacaktır. Ferdi'nin karısı tecavüze uğradı. Koltuğa adeta yapıştım.. -... Ara sıra omzuna yumruklar at'P "Böyle olmamalıydı.. iç çekerim.

Uyuma zamanları. Ama maalesef herkes fazla uyuduğu için. güneşin dünyaya ve dolayısıyla bize olan etkisiyle değişen.08:30 Nötr zaman 0 3. Uyku .. 218 219 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kısacası bol oksijenli.Uyurken. Uyku dalgası diye adlandırılan. Böylece. senin klinikte herkes başıboş çalışacağı için verim mutlaka düşer. İnsanlar ve hayvanlar oksijen alıp karbondioksit verirler. biz beş saat uyuyanlara az uyuyor diyoruz. Dalga 06:30 .12:30 . sağlıklı düşünebilmemiz ve beynimizin daha iyi çalışabilmesi için. Ayrıca doğada hiçbir canlı karbondioksit alıp karbondioksit veremez. beynimizin uyku hormonu salgılama zamanları vardır.) bizi asla etkilemez. Dalga 01:30-06:30 Uyku dalgası ***** 2.. direkt şefi meşgul edersin ve şef meşgul olursa.11:30 Uyanma dalgası * ** 4. aslında bunun adı normal uyumaktır. oksijene en fazla ihtiyaç duyan organımız olduğunu düşünürsek. Yani beş saat uyuyan insanlar aslında normal uykularını uyumaktadırlar. Uyku dalgaları. Bitkiler gece oksijen alıp karbondioksit verir. oda sıcaklığında ve minimum ışıkla uyuman en doğrusudur.Dalga Çizelgesi Dalgalar Saat Uygulama Dalga Etkisi 1. Vücut ısını ayarlayan bölgenin adı da hipotalamus. Beden. bolca oksijen içeren ortamlarda uyumamızın gerekliliği daha net anlaşılır. Yorganı kafanın üstüne çekersen. yani bizim kliniğin şefi. uykumuz daha verimli olur ve az uyumak (ki. Bu zamanları çok iyi bilirsek yanlış zamanda uyumamış oluruz.. Dalga 11:30. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi. Beynimizin. günün her saati aynı oranda uykuya hazır olamaz. Sadece ve sadece yorganın altındaki adam karbondioksit verip karbondioksit alır. yorganı. uyumanın da belli zamanları vardır.. gündüz de karbondioksit alıp oksijen verirler. gürültüsüz bir ortamda. kafanı da örtecek şekilde üstüne çekme. Dalga 08:30.

2. Çünkü bedenin uykuya en uygun olduğu iki zamandan birisi budur. 1. Uyku zamanını. Zili çalıyor. Birçok insan bu saatlerde uyandıktan sonra. Dalga 17:30-23:30 Uyanma dalgası *** 8. Dalga 23:00-01:30 Uyku dalgası ** * Uyku Çılgınlığı zelge kış mevsimine göre uyarlanmıştır. Bu çi220 221 yırn Ben Dünyanın En Akıllı insanı 4. Telefonun alarmını kuruyorsun.08:30 Nötr zaman Bu zamanda uyumak veya uyumamak arasında bedenin uygunluğu açısından hiçbir fark yoktur. Şimdi bu zamanları tek tek inceleyelim.12:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası. tekrar uyumak ister. en az 3 saat bu periyotta olabilecek şekilde düzenlemek. gün içindeki en iyi uyuma dalgasına bırakmıştır. yerini. Bu zaman uyku dalgasının en iyi zamanıdır." muhabbetlerini.Dalga: 11:30 .Dalga: 06:30 . Zaten son zamanlarda cep telefonları bile bu ihtiyaca uygun olarak dizayn edildi.15:30 Uyanma dalgası ** 6. Bazı bilirn . bu saatte uyanıp sonra tekrar uyumak sabaha kadar gerçekleşen tüm tedaviyi mahveder. Hiç uyanmadan uyuduğunda bir sorun olmamasına rağmen. sonra kalkarım. yapılabilecek en akıllı iştir. uyanıyorsun ve herhangi bir tuşa bastığında telefonun alarmı 10 dakika daha ertelenmiş oluyor.Uyku dalgası ***** 5. 3.17:30 Uyanma dalgası ***** 7. Dalga 15:30. Yukarıdaki "Uyku-Dalga çizelgesi" bedenin uykuya uygun olan ve olmayan zamanlarını göstermektedir. Dalga 12:30.06:30 Uyku dalgası. Bu saatlerde uyumak Ferrari marka bir otomobile normal benzin koymak gibi bir şeydir. Ancak saat 06:30'dan sonra uyanıp tekrar uyumayı saymazsak.Dalga: 08:30 -11:30 Uyanma dalgası Artık uyanma dalgası gelmiştir. bilirsin şu "10 dakika daha uyuyayım.Dalga: 01:30 . Mümkün olabiliyorsa bu zaman diliminde 30 dakika uyu (Tabii ki yemekten önce).

S. Güneş doğduktan sonraki 2 saat Güneşin zirveye Çıktığı zamandan önceki 3 saat 3. Saat 01:30'da uyku dalgası zirve yapar ve yeniden uykunun en iyi zamanına ulaşırsın.. Dalga zamanı dışında)ki dört saatlik uykuya bedel olduğunu söylerler. saati karıştırırlar. Cuma mı?. Dalga Güneş doğmadan önceki 5 saat Nötr zaman Uyanma D. i Dalgalar 1. Bu saatlerde uyuyan insanların tüm dengesi alt üst olur. Asıl Formül Yukarıda da belirttiğim gibi. birçok alim bu zamanlarda uyumuştur. normal bir zamanda (1. Tarih yazar ki: Birçok bilim adamı. Günü. Şöyle ki: 222 223 Ben Dünyanın En Akılı. Dalgadan sonraki 1 saat 4. verimliliği ciddi oranda artırdığı gerekçesiyle personelini bu zaman diliminde uyuması için teşvik etmektedir. Bir mecburiyet yoksa (hastalık..Dalga: 17:30 .Dalga: 15:30-17:30 Uyanma dalgası Uyanma dalgasının en iyi zamanıdır bu zaman. •f Yeri gelmişken söylemek istiyorum. güneşi takip ederek tespit edebilirsin. Diğer mevsimlerde de dalga zamanlarını.Dalga: 23:00 . S. birçok gelişmiş ülkede büyük işletmeler.01:30 Uyku dalgası Uyanma dalgası yerini tekrardan uyku dalgasına bırakmıştır. vardiyalı çalışma. buradaki 1 saatlik uykunun.Dalga: 12:30 -15:30 Uyanma dalgası Uyku dalgası azalarak uyanma dalgasına geçer ve sasti 15:30 itibarıyla uyanma dalgası zirve yapar. G. akşam mı? Salı mıydı. Çok hafif bir uyku dalgası olarak geçer.23:00 Uyanma dalgası Uyanma dalgası 6. bu çizelge kış mev-si-mine göre ayarlanmıştır. bu saatlerde uyumak Ferrari'ye mazot koymaktan daha kötüdür. bu saatler arasında da azalarak devam etmektedir. Uyumamanı şiddetle tavsiye ediyorum..) bu saatlerde uyumak. Dalgadan sonraki 3 saat Güneş batmadan önceki 2 saat . . birçok filozof.. intihar etmek gibi bir şeydir.. Ayrıca başta Japonya olmak üzere.. Sabah mıydı.adamları. Uyku Çılgınlığı 7. Dalgadaki kadar tehlikeli olmamakla beraber. Personelini bu periyotta uyutmak için ücret ödeyen kurumlar bile var.

5 saat 7. Sekiz saat uyuttu seni. Hipotalamusunla bir top gibi oynadığını görüyor musun? Bu sana ilk başlarda saçma gelebilir ama söylemek zorundayım ki. onu tekrar ikna etmeye çalışacaksın şimdi. Onunla bir top gibi oyna. inanmak zorundasın. (Halen okumaya devam ediyorsun.5 saat 224 Egzerşİz_Zamam Uykuyu Yenme Egzersizi Klinik Şefinin (Hipotalamusun) Eğitimi Önce hipotalamusu özelleştirmen ve bir simge olarak eline alman gerekiyor. Duvara at geri gelsin. 226 227 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı .. şimdi kitabı kapatıp kırtasiyeden minik kauçuk bir top edinir gelirsin. ben çok fazla bir şey yapmıyorum. Sonra oynadıkları şeyin bir top değil de hipotalamuslan olduğunu düşündüklerinde. onu alt etmek inanılmaz kolay oluyor. Eğer inanmazsan kesinlikle az başarılı olursun. yıllarca hep senin dediğini yaptı. Her şey katılımcının kendini adamasına bağlı. İyice şartlanıyorlar. Bunu şimdi yap. Eline bir A4 kağıdı al ve aşağıdaki gibi yaz. Tıpkı bir top gibi. senin beş saat uyuyabileceğine neredeyse o bile inanmıyor artık. binlerce insan bu yöntemle hipotalamusu-na pes dedirtti ve normal uyur hale geldi. Hipotalamusu ikna etmek için yol haritası.. Sen de başarmak istiyorsan. Lütfen samimi ol ve git o topu al.Dalgadan sonraki 2. Eğer sen de fazla uyumaktan kurtulup normal uyuyan bir insan olmak istiyorsan. Çok ciddiyim.. 225 istasyonlar Yatış Saati Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku Uyku 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 00:00 im Ben Dünyanın En Akıllı insanıy Kim kimi ikna edecek göreceğiz. Bu süreçte. Ben eğitimlerimde öğrencilerime. Sana öyle bir inandı ki. Yukarıda anlattığım sebeplerden dolayı sekiz saat uyuman gerektiği konusunda sen onu ikna etmeyi basardın. senin hipotalamusun olduğuna inan. Öyle bir ikna ettin ki. Bunu yap!.) Şimdi elindeki o minik topun. Yıllar önce yaptığının aynısını yapıp.. Ama o artık normal uykunun sekiz saat olduğuna inanıyor. Hadi sana kolay gelsin. Onunla oynuyorlar.. Sen doğduğunda bedenin beş saat uyumaya programlanmıştı ama hipotalamus bu konuda seni ikna edemedi.Güneş battıktan sonraki 5. küçük birer tane kauçuk top dağıtıp bunun hipotala-mus olduğuna inanmalarını istiyorum. yani bir topu hipotalamus olarak kabul etme sürecinde.

hipotalamusunla oyna ve her seferinde ona hükmettiğini ve onunla bir top gibi oynadığını hayal et. her gün ortalama bir hesapla 00:00'da yatıp.gibi.. Mesela uykunu beş saate değil de. yani 8 saatlik uykuna uy. • 3.. En fazla 15 dakika azalt.. Her istasyonda. İstasyon: Toplam uyuma süresini yedi saat 30 dakika olarak belirle ve bu istasyonda da 3 gün kal. İstasyonu belirlemelisin. 10. İstasyon: Bu gece normal standardına. Zaman zaman onunla alay et.. Temel uyarılar . • Aşırı sigara içiyor veya alkol alıyorsan azaltmaya l çalış. Yukarıdaki veriler pilot bir uygulama için. yazarak uygula. Yatış saatini kaydırsan dahi. • Gün içinde kendi kendine. İstasyonda uykunu artırırken en fazla 60 dakika artır. Bu is tasyonda toplam 3 gün kal. Yatış saatini mümkün olduğu kadar sabit tutmaya çalış. hipotalamusunla birlikte gün boyu yanında taşı. . Uygulamaya geçmeden önce uyarılar. HipotalamusuRU da saatinin yanına koy. ) Diğer uyarılar • Yukarıdaki tabloyu mutlaka bir A4 kağıdı üzerin de... Saat çaldığında önce hipotalamusu eline al. Bunu de neyenler genelde uyuyakalıyor ve sisteme olan inançlarını kısa bir zamanda kaybediyorlar. Sen kendine göre bir plan yapmalısın. Uykunu azaltırken asla abartma.. bekleme süresinde belirtilen gün sayısı kadar kal.. İstasyon: Saatini 07:45'e kur. bu tabloyu biraz değiştirip son istasyon olarak 14. her zamanki gibi 8 saat uyu ve bu istasyonda son defa sabahla. o gün hangi istasyonda olduğunu ve kaç saat uyuyacağını düşün. • 2. • Söz konusu A4 kağıdını. Kişiden kişiye değişir. yatış-kalkış saatleri arasındaki süreye mutlaka belirtildiği ölçüde uy. Bu şartlanmanı sağlayacak ve işini daha da kolaylaştıracaktır. sonra saatin ziline bas ve uyan.. . • Düzenli beslenmiyorsan. • Gün içinde fırsat buldukça.Bu tablodaki veriler standart değildir. En azından abartma. Yaptığın işin ciddiyetini ve hipotalamusunun bu oyunu yavaş yavaş kaybettiğini düşün. 08:00'de kalkan ve uykusunu sekiz saatten beş saate indirmek isteyen bir insana göre kurgulanmıştır. altı saate indirmek istiyorsan. Çalışma boyunca mutlaka bir çalar saat kullan. bugünden itibaren yemeklerini belli bir düzende yemeye başla ve kaht valtıyı asla ihmal etme.ve uygulama başlıyor • 1. Asla önce saatin ziline basmaya kalkma. 228 . Uyandığında tıpkı diğer istasyonlarda olduğu gibi önce hipotalamusunu al.

06:45 seviyesine getir. yorulmadan olur mu? Dayanmalısın dostum. 230 231 Uyku Çılgınlığı . Hipotalamusun tüm karizması yerle bir olur ve doktorlar kendi bildiklerini okumaya karar verirler. 7. tüm istasyonların en farklı olanıdır. Çünkü her gün 8 saat uyurken artık sadece 6 saat uyuyorsun ve doktorlar henüz bu yeni uygulamaya Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım alışmadığı için işleri hep yarım kalıyor. Üzgünüm ama genelde Hipotalamus haklı çıkar. Şu bizim şef aslında boş bir adam. Yani sana uymak zorunda kalırlar. Hipotalamusa giderler. Bu istasyonun amacı klinik çalışanlarını yeniliklere alıştırmak ve tüm kontrolü ele geçirmektir. • 11. İşimiz yarım kalıyor. 8 ve 9. adam uyanmıyor. Rem ve Dr. İstasyonu da geride bıraktın.II: Dr. İstasyon: Uykunu 15 dakika azaltarak. Rem ve Dr. hiç terlemeden. Bu bir savaş. Er geç mutlaka uyanır. Yaşlandı artık. Bu istasyonda uykunu tekrar artırıp 7 saate çıkart. İşinizin başına geçip bekleyin. Rem. hi-potalamusunun ta kendisi olduğuna inan. Düşün! Yılların alışkanlığını yok etmeye ve yeni bir alışkanlık kazanmaya çalışıyorsun. her üç günde bir 15 dakika azaltıyor uykusunu. Kendini yorgun hissedeceksin. Bu hiç kolay olur mu. Dr. NRem senin uyanmanı bekledikleri halde sen uyanmayıp. Görmüyor musun. işimizi erkenden bitirdik fakat bir sorun var. • 4. Hipotalamus: Saçmalamayın Beyler. Keyifli bir istasyondur ama bu istasyonda sadece 1 gün bekle. Uykunu azaltman gerçekten de seni ilk başlarda rahatsız edecek ve uykusuz kalacaksın. 6. NRem'e. hiçbir şey bilmiyor. Yaklaşık 3 haftadır. Size önerim bu periyodik inişlere göre davranmanızdır. Bu istasyonda herkes yorulmuştur artık. dayatmalarla savaşıyorsun! • 10. de. Gidin aynı şekilde bu gece 15 dakika önce uyanacağını planlayarak işinizi çabuk bitirin. Dr. demek ki yaşıyor. diyecektir. diğer istasyonlarda olduğu gibi en fazla 15'er dakika azalt ve her istasyonda 3'er gün kalarak devam et. Ne yapmamızı önerirsiniz?" Hipotalamus nâzikçe: Ben bu tipleri çok iyi bilirim.229 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Hani ne oldu? Artık beni uyutamıyorsun. Şefin odasından geri dönerken Dr. Yakmındakiler senin bir topla konuştuğunu söyleseler de. Böylece Dr. ölse biz nasıl konuşabiliriz. Bu istasyonda 3 gün kal. 2 haftadan fazla dayanamaz. der. diyecektir. Klinik manzaraları -1: Dr. Kafanda daha iyi canlandırabilmen için. ona yetişemiyoruz. dedikleri hep yanlış çıkıyor. Sakın pes etme. "Efendim bu adam çıldırmış olmalı. sen konuştuğun şeyin bir top değil. Unutma çok büyük bir iş yapıyorsun. 9. senin klinikte yaşananları biraz filimize etmek istiyorum. Öldü mü ne yaptı?. İstasyon: Bu. bekleyin birkaç gün sonra vazgeçer. NRem seni şikâyet etmek için şefe. istasyon: Her yeni istasyonda uyuma süreni. uyumaya devam ettiğinde tekrar şikâyet etmek üzere Hipotalamusa giderek: Efendim bu gece söylediğinizi yaptık. 5. Klinik manzaraları .

NRem'e: Beyler gemi kontrolden çıktı. o keyfi mutlaka yaşa. Eğer burada 10 gün kalabilirsen. Dr. Dr.. NRem ve senin yeni uyku düzenini idrak etmeniz içindir. Şimdi çalışma zamanı.. acil bir toplantı yaparak. Amacım daha net anlamanı sağlamaktı. Öğlen vakti uyumaya uygun bir işin yoksa asla dert etme.III: Şef Dr. İkinci periyot 3 gündür. Siz zaten hızlı çalışmaya programlanmıştınız. Gel gör ki bu süre. Bunun kesinlikle bir mahzuru yok. İstasyon: Uykunu her istasyonda 15'er dakika azaltarak çalışmanı sürdür. Bu süre şefin.. Rem ve Dr. Son periyot da üç gündür ve bu süre. Umuyorum ki sen de aynı inançla hipotala-musunun üzerine gider ve milyarlarca insanın yapmadığı bir şeyi yaparak. Elbette ki hakikatte böyle bir senaryo yok ancak sistem kesinlikle böyle işliyor. bu seni diğerlerinin önünde olduğun konusunda ikna eder ve psikolojik olarak kendinle barışıp başarıya doğru koşarsın. İşinizi daha hızlı yapın. hafta sonları fazla uyumamanı tavsiye ediyorum ancak yine de tatil moduna girip birkaç saat fazla uyumayı isteyebilirsin. Bundan sonra.. hemen bir durum değerlendirmesi yapar. bunu sadece bir gün denemen yeterli. Bu doğru ama asıl önemli olan herkes 8 saat uyurken sen 5 saat uyuyorsan. Dr. Saat 5'te uyanıp 8'e kadar yapacağın 3 saatlik çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anlamak için. der.13. Hipotalamus. İnsanlar az ve doğru zamanda uyuyunca beyinleri daha etkin ve güçlü çalışır. Binlerce insan kafasında bu senaryoyu canlandırdı ve hipotalamusu bir muhatap kabul ederek. Zor bir istasyondur. Bu süre Dr. adamın ne yaptığı belli değil.Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Klinik manzaraları . bu uyku çılgınlığına bir son verirsin. Hipotalamusun yenilgiyi kabul ederek. bu yöndeki son istasyondur. Rem ve Dr. Hipotalamusun.. NOT: Uygulamayı bir film gibi anlatmaya çalıştım. Başında bekleyin ve uyanmcaya kadar görev yerini terk etmeyin.. •12. Yeni uyku düzeninden sonra. yeniden bir organizasyona ihtiyaç duyar ve yeniden ayar yapmak zorunda kalırsın. 4 gündür. direkt zirvelere taşır. Erken kalkıyorsa bunu bana şikayet etmeyin. İşin sonudur. boş geç. Bu istasyonlarda yine yorulacaksın ama eskisi gibi değil.14 ve 15.. Başarılı insanların az uyuma gibi bir ortak özelliği var. senin 5 saat uyuyabileceğine ikna olması içindir. Hipotalamus.. Rem. Final sahnesi. NRem'e son durumu ve yeni mesailerini açıklaması içindir. 232 . 3 günü geçerse. Dr. Dr. Dr. Son İstasyon: Bu İstasyon. Mümkün olduğu kadarıyla öğlen uykusunu 15 dakika da olsa uyumaya çalış. Uyanma zamanını güneşin doğuşuna göre ayarla. Yıllardır uyuşuk uyuşuk oturuyordunuz. O kesinlikle olağan üstü bir zamandır ve seni alır. Doktorların yavaş yavaş ikna olacak. Bu 10 günlük sürenin ilk periyodu. kuşların sesini her sabah dinle ve hayatın asıl yüzünü gör. onun hakimiyetine son verdi. işi bitirdin demektir.

Bölüm Türkiye İçin Kriz . okuduklarını bir de yorumlayıp yazarsan. Ne sancıdır... Ne anlarsın yaradan sen? Yaman işler yelda oku. Bahtın açık olsun. söz var yarada. kanser ne de.. Yaradan bilir bir de ben. Yanıyorum kaç senedir Yaradan bilir bir de ben.mriz yok! " Türkiye için Sadece psikoloji var. sıradan bir insan olursun.. .. Sızı oldu yüz sinede. Yaradan bilir bir de ben. Ne anlarsın yaradan sen? 234 235 11.. Biber miber bir arada. içim yanıp içtiğimi. Ne anlarsın yaradan sen? Felek der ki az yine de. Yıkıp dedi çek çileni. Yaradan bilir bir de ben. birkaç sene sonra mesleğinde bir numara olursun.. köz. Eyyüb'ün derdi de nedir.233 Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Uyku Çılgınlığı Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sorma yardan çektiğimi Yaradan bilir bir de ben Çözemezsin çöktüğümü Yaradan bilir bir de ben... Dünyanın En Güzel Şiirleri Sen. Benzemiyor aşka maska. Garip başıma geleni. Biz.. En beteri sığmaz ada. Meyhaneyi seçtiğimi. Ne anlarsın yaradan sen? Mescitlerden geçtiğimi. tuz.. Bu zamanı işinde gelişmek için harcarsan. Ne anlarsın yaradan sen? Gönlümdeki gökdeleni. Yaradan bilir bir de ben. Bu zamanı spor yaparak geçirirsen... Bu zamanı ibadetle geçirirsen cennete gidersin.. sağlıklı bir insan olursun. Seçim senin. Bu zamanı ailene harcarsan mutlu olursun. Yarda zülüf yelde koku Zevrak tutmaz neden uyku. Bu zamanı seçtiğin bir konuda kitap okuyarak değerlendirirsen.. Bu zamanı uyuyarak harcarsan. Yaradan bilir bir de ben. Sadece okumakla kalmayıp. Ne anlarsın yaradan sen? Ne meyyü cama ne meşka.... kısa bir zaman sonra senin de bir kitabın olacağı anlamına gelir. Ne anlarsın yaradan sen? Benim gönlüm viranedir.. bir sene sonra ilgili konuda alim olursun. Yaradan bilir bir de ben. Ağrı başka acı başka. bu. Ne anlarsın yaradan sen? Artık az uyuyan bir insansın ve her gün için 3-4 saat fazla zamanın var.

Şaşkın ve tedirgin bir ifadeyle halktan biri prense sormuş: • Ne oldu ekselansları? Prens bu soru karşısında kendini tutamamış ve ağlamaya başlamış. Prensin bu cevabıyla bir anda her şey alt üst tfîmuş. üstüne bir şeyler almış ama prens hala çı-rılçıplakmış." diye düşünmüştür. Piyasa hareketlendi. Bana bağırdı. Her sene düzenli olarak yapılan bu toplantılar çok önemliymiş. Ağlamış. Halk kraliyet binasının önünde çıkacak olan kararları beklemeye koyulmuş. ağlamaklı bir ifadeyle halka bakmış.. ülke için çok ciddi kararlar alınırmış. Suratı asık olan prens. Fakat şunu iyi biliyorum ki o birikimler de yine psikolojik bir temele dayanmaktadır. demiş. ağlamış: • Ne olacak ya! Kral yüzüme kitap fırlattı. Bütün bu olanlar sadece ekonomi bilimiyle açıklanmaya çalışıldı. Biraz sonra para bulunamadı denildi. hay-daa dolar yine fırladı. ağlamış.. İnanıyorum ki başbakan da bu ikisi arasındaki ilişkiyi bilmiyordur. bizim başbakan daha dik yürüse. Başbakan hastalandı dolar fırladı. bir lafımla Türkiye'nin kaderini değiştirebiliyo-rum. Halk perişan ve bitap düşmüş. Bu anlattığım masallarda bile olmaz belki ama Türkiye'de en son şubat krizi böyle başladı işte. Çünkü asıl bozulan ekonomi değil... misketlerinin alınması çok zoruna gitmiş halkın ve ülke büyük bir bunalıma girmiş. Millet birbirini yemeye başlamış. iyileşti dolar düştü. "Bana kitap fırlattı.. Çünkü bu toplantılarda. pulu da çula dönmüş. bir anlık bir psikoloji değişikliğiyle oluşmaz..Prens çırılçıplak. Kitap . kral bilir kişi heyetini ülke meselelerini tartışmak için sarayında toplamış. ben size para bulacağım. biraz daha sert ve ciddi baksa herhalde Amerikan ekonomisi iflas ederdi. Kısacası prensin suratına kitap 239 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyn Türkiye için fırlatılıp. psikolojiydi. Masaldan da öte. Her yıl olduğu gibi şubat ayının son haftası. kalbur saman içinde. biz yıllardır ısrarla . Ama eminim ki "Ne büyük adamım ben. Ülkenin parası pula. Herkes büyük bir heyecanla acaba ne olacak diye bekliyormuş.. Bir varmış.. 'Vah benim ülkem vah!' diye diye dolaşır olmuş insanlar. Ben 4 yıl ekonomi okudum ama hiçbir hocam bana kitap fırlamasıyla.. pireler berber iken bir ülke varmış. Tam bu sırada sarayın ön kapısı açılmış ve prens büyük bir hışımla dışarıya çıkmış. dolar fırlaması arasındaki bağlantıyı anlatmadı.Dolar ilişkisini çözmüştü herhalde ki ilk cümlesi şöyle oldu: Merak etmeyin çocuklar. Bazen düşünüyorum da. evvel zaman içinde. Tüm tartışmalar havada ve anlamsız kaldı." dedi küçük patron. Herkes acı çekiyormuş. Türkiye için düşünürsek. Akıllı adamdı. Bunu kabul etmemek ahmaklık olurdu. Gökten düştü üç elma ve halkın kafası yarıldı. Elbette ki tüm krizler bir birikimin sonucudur.. misketlerimi çaldı. Kriz. Zaman geçti ve Derviş Baba geldi ekonominin başına. Cümle bitmeden dolar indi. dolar fırladı. bir yokmuş. Kral. Bir anda herkes fakirleşmiş. develer tellal.

Dediğimizi başardık. Kendimizi mahvettik. dinlenmemiz.. Okullarda. unutmadan söyle yeyim: Tabii ki sen kurtaracaksın bu memleketi. Benden bir şey olmaz diye yere tükürdük. Ha. 1. Bu tarz cümleler hep çoğul başlar. dershanelerde. Tüm dünya bize kıçıyla gülüyor. Çünkü "Bugün ne olduğuna inanıyorsan. işyerinden duymuşsundur. (Bizden bir şey olmaz gibi) peki bu işin sorumlusu kim? Çık sokağa ve insanlara sor! Yere tükürmek sence doğru mu? Allah'ın bir kulu "Doğrudur. 240 241 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım İstedik ve oldu.. Belki az önce sen de benzer bir laf ettin. komik olmak için adeta özel enerji harcıyor. deli olur. "Amaaan! Ben mi kurtaracam arkadaş?! Memleketin her tarafı bozuk. Kırmızı ışıkta geçen birisine küfredip. Bunu herkes söylüyor ve söyleyen herkes kendini bu biz'in içinden soyutlamayı başarıyor. camdan aşağı çöp attık. Biz." diyen adamı tanıyorum ben. Ancak işin çok ilginç bir yanı var. „. i 1 . Bu ülkeden bir şey olmaz dedik. 100 kişiye sor. uygulamaya geçmelisin. Giriş kelimesi hep aynıdır. Hedefin komik olmaksa mutlaka komik olursun. 2 . Böyle bir sınıf ortamı nasıl olur? Komik olur tabii.000 kişiye sor. yaşam tarzımız. kolejlerde. . Ayrıca memleketin her tarafı bozuk olsa ne yazar. Türkiye bitmiş arkadaş.. Başarmak elin de.Birbirimize güvenmiyoruz. yarın o olursun. Şimdi inandıklarımız gerçek oldu. ahlakımız.. Cevap hep aynıdır. Esprilerimiz tuttu. Herkes Türkiye'ye laf sokuyor. Biz kim. . Öğrenciler espri yapmak." İnandığımızı oluruz ancak. AT kim? Biz hiçbir şey yapamayız."Bizden hiçbir şey olmaz. değişti.Kesinlikle samimi değiliz. Bizden bir şey olmaz diye az çalıştık mesela. % Yukarıda artık klişeleşmiş.. Gerçekten çok başarılıyız. Türkiye için Kriz var diye şartlanıp perişan olmak yerine. konferanslar verirken dikkatimi çekti. kendi halimize güldük.. Peki be kardeşim bu sabah işe giderken yerde gördüğüm balgamı uzaylılar mı attı? Konuştuğumuz gibi yaşamıyoruz. 70 milyon insana sor. çalışmamız. Biz bunu başardık. Kriz yok deyip. Herkes işi gücü bırakmış komik olmak için uğraşıyor. hatta deyim haline gelmiş sözleri eminim sen de kahveden. Yere tükürmek görgüsüzlüktür. İstiyorsan mutlaka olur." demiyor muyduk? Bu tarz cümleleri o kadar çok kullandık ki. arkadaşlarından. . bir sonraki ışıktan kırmızıda geçen ve niye geçtin diye sorduğumda... Bizden hiçbir halt olmaz. Her gün daha beter olacağımıza inandık. Atalarımız boşa söylememiş "Bir adama 40 gün deli dersen." diye. Bir şeyi cidden merak ediyorum." diye cevap vermez.

• Geriye kalan 2'nin 1'i iyi konuşuyor. işi de biliyor ama fırsat verilmiyor. Dikkat et. Hülya Avşar'ın Cilingiroğlu'ndan boşanma ihtimali yerine. radyolarda eğitici. Tabii ki bu bir mazeret olamaz. herkes hakkına kanaat ediyor ve hiç kimse yolsuzluk yapmıyor. Öğrenciler sınıf geçmek için değil. ne medya halka güveniyor. Herkes 8 saat yerine günde 12 saat çalışıyor. : • 10'u doğaçlama konuşuyor ama bu 10'un 8'i boş konuşuyor. 100 liderden 90'ı konuşmasını kağıttan okuyor. Medya samimi bir şekilde halkın ve devletin yanında. öğrenmek için çalışıyor. karizma ye rinde filan ama o da işi bilmiyor. Gazetelerde Sevda Demire!' in silikonları yerine Türkiye'yi yurtdışında başarıyla temsil eden doktorlarımız anlatılıyor. ne de patron işçisine güveniyor. Bu halkın karamsarlığını iyimserliğe. Sen o zaman gör Türkiye'yi. • Geriye 1 'i kaldı ve o da iyi konuşuyor. bir karamsarlık ortamında olan bir ülkeden ne beklenebilir ki?! 3 . Medyayı yanına alacak ve elindeki sihirli değneği 70 milyon insana aynı anda değdirecek bir yeteneğe sahip olacak. Şimdi söyler misin. Düşün hele. Hatip değil. . farklı bir programı ve karizması olacak. Bu listeyi uzat gitsin. Ne halk medyaya. süper güç olması için çalışıyor. Birisi çıkacak mantıklı konuşacak.Ne vatandaş devlete. Demek ki o da fos. Listenin sonuna da en acı olan son sözü koy: Ben kendime güvenmiyorum. TV'lerde. Türkiye'yi kesinlikle süper güç yapar. böylesine bir güvensizlik. Ben liderim diye ülke yönetimine talip olanların hangisi için o bir lider diyebilirsin? • Bir defa. Türkiye'yi düşün! Düşün ki herkes işini mükemmel yapıyor. Üzgünüm ama Türk halkı hatip de yetiştiremiyor. Ne işçi patronuna. yazarak geçiriyor. Hülya Avşar'ın yaptırdığı okulu yazıyor. Üzgünüm ama Türk halkı lider yetiştiremiyor. Devlet halkına güveniyor ve halkını gerçekten adam yerine koyuyor. Okuma yazma bilmeyenler öğrenmeye çalışıyor. Herkes devlete güveniyor. ne de devlet vatandaşa güveniyor.Memlekette lider yok. Bu ortamı beş sene sağlayabilecek bir lider. öğretici ve bilgilendirici programlar yapılıyor. 8 saat yerine günde 5 saat uyuyor ve kazandığı 3 saatlik zamanı okuyarak. Eğer gerçek bir lider olsa 242 243 im Ben Dünyanın En Akıllı insaniyi Türkiye için o fırsatı da kendisi yaratabilirdi. Gazeteler. Herkes kendisini ülkesine adamış ve ülkesinin iyileşmesi için değil. güvensizliğini güvene dönüştürecek. karizma ta mam. göz kulak kesil ve izle.

Başardılar. Yukarıdaki ortamın sağlanmasında elbette ki medya 1. "•f Çok kolay. Ama onlar da "Halk bunu istiyor. Evet ne söylemek istediğimi anladığını umuyorum. Kalitenin gün geçtikçe halk bunu istiyor sloganıyla düşürülmesi 244 245 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım gerçekten şaşırtıcı. Medya patronlarının "Halk bunu istiyor. Bunu başarabiliriz. halk neyi ister ve ne izler sence? Halk onu istediği için yayınlanmıyor magazin programları. Gerekiyorsa kendimizi feda etmeliyiz. Başarmak zorundaydı ve başardı. basın ..4 . Yeniden birleşmek ve bir araya gelmek zorundayız.Medya Birinci Kuvvet. öğretmen ne yapacaktı? Yine rastgele birini seçecekti.. herkes elini kaldırsaydı. Kurtuluş Savaşı'nı hatırlasana. bir karara varsalar ve bu kararlarını yarınki yayınları ile icra etseler acaba halk yine Sevda'nm silikonları mı diyecek. ortada silikon milikon kalmasa. Öyle ise herkesin elini kaldırma-sıyla. O günkü başarının dibinde büyük harflerle sadece güven + samimiyet + inanç yazıyordu. nasıl organize olduk ve nasıl başardık. Herkesin birbirine inancı tamdı ve herkes gerçekten samimiydi. Sen. magazin programları yayınlandığı için halk onu istiyor. Kusura bakmayın ama beyler." diye bir cümle icat etmişler. Şimdi sıra bizde. Yemin ediyorum yürümekten daha kolay. Dedelerimiz savaşmak için. samimi olduğunuza inanamam. siz kesinlikle samimi değilsiniz. el kaldırmadığını varsay. Her kanalda silikon muhabbeti olduğu için. nasıl da hepimiz bir araya geldik. adamın başka şansı kalmadı. biz de halkın istediğini veriyoruz.. Öğretmen ne yapacak? Rastgele birini seçmek zorunda kalacak. Onlar halen ısrarla. . kim gelmek istiyor?" dediğini ve hiç kimsenin gönüllü olmadığını. ekibine güveniyordu. komutanlarımız Atatürk'e. ülkeyi kurtarmak için yaratıldıklarına inanmışlardı. bizim kuşak Türkiye'yi Türkiye için süper güç yapmak için doğduğumuza inanmalıyız. hiç kimsenin elini kaldırmaması arasında hiçbir fark yoktur. başaramama alternatifi hiçbir zaman aklına ve akıllarına gelemedi. halk onu izliyor. Büyük zırva: Halk bunu istiyor. "Biz böyle olmasını istemiyoruz. Çaresizlik psikolojisi Atatürk'ü ve ekibini öyle bir kuşattı ki. kuvvet. biz. Herkes gönüllü olsaydı. İnsanların bir anda böyle psikolojik duruma geçmesi için ne gerekiyor.. tüm medya mensupları kaliteyi yükseltme noktasında bir araya gelse. Bir öğretmenin sınıfa girip "Bana bir öğrenci lazım. Dedem Atatürk'e öyle bir güvendi ki. Tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi. Şimdi yıl 2002. Dedelerimiz komutanlarına. ben. Atatürk başta kendine olmak üzere. Halkın güvenini boşa çıkaramazdı Atatürk. Bunu değiştirmek elinizde iken değiştirmiyorsanız. Eğer herkes." demesini anlamak mümkün değil. bu çok mu zor? Kesinlikle çok kolay. Bu uğurda kendilerini feda ettiler. Tüm kanallar adam gibi yayın yapsa.yayın kalitesi çok kötü" diyorlar.

işinde nasıl mükemmel olabileceğini hesap etmelisin. adam kovayı şaşkın bir bakışla alarak tuvalete gitti... Eksik olan tek şey bir lider. Kim bilir belki de aradığımız lider sensindir. Sen kan değil sadece ter dök yeter. Şimdi sen git çaktırmadan al onu kendi kovana boşalt. batarsa batsın! Be-nim bir dikilitaşım bile yok.. Onun da kovası doluydu. işe başladığı ilk gün. bîr de bana bak kuş çişi kadar. Çalışırken sadece işini düşünmelisin. Git bunu doldur gel. her zaman tebessüm etmelisin. Güler misin ağlar mısın? Uyanık hasta.. her gün emeklilik yaşını hesap eden bir insan ne verebilir Türkiye'ye? Akşam olduğunda üzülmelisin. "El alem neler yapıyor.. Bu çok boşa bir hayıflanmadır. . Yanarsa yansın. Peki ne yapmalı öyleyse? Lider yok.-.." dedi. diskolarda sa- 246 247 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım bahlara kadar tabak kırmak bir çözüm mü? Kendine dön. Kendini tanı. kiramı bile veremiyorum. her akşam 4 saat Çarkıfelek izlemek. adama büyükçe bir kova vererek tuvaletin yolunu gösterdi. Bizim adam olanları Türkiye için anlatınca adam atladı: "Bak dostum.. Üretimin artmasını istiyorsak. Böyle yap! Belki sen ömrünün sonuna kadar hep 150 milyon alırsın ama senden sonra senin evladın. belki işine yarar. evlatlarımız. Sabahleyin işe geldiği dakikadan itibaren saatine bakıp.. akşam olsa da gitsek diyen. ülke kurtuldu. Laboratuardaki kadın." dedi ve bir damacana da su vererek "Bunu iç."150 milyon maaş alıyorum. Biraz sonra elindeki kocaman kovayla tuvaletten çıktı. süper bir dünyada bizim hayal edemediğimiz rakamları alırlar.. daha 25 sene var emekli olmama diyen. Her zaman dakik olmalı. götür hemşireye ver. Emekli olma yaşını hesap etmek yerine. Laboratuardaki kadın. Bana ne Türkiye'den. Sakın kimseye de söyleme ha. Sonra bir adam geldi yanına. "Ne oldu kardeşim?" diye sordu. Genç adam idrar tahlili için bir hastaneye gitti. güveneceğimiz yöneticimiz yok deyip kenara çekilmek. Adam suyu da alarak tekrar tuvaletin ' yolunu tuttu. Şimdi dedelerimizin kanı ile aldığı bu ülkenin alın terine ihtiyacı var. şu köşede bir kova çiş var adam daha yeni yaptı. Elindeki suyu sonuna kadar içmiş fakat kovayı yine boş bırakmıştı. işimizi aksatmadan.. sorular sor kendi kendine. tamamlamış olmak yetiyordu genç adama. üretimin artması gerektiğine inanmalıyız. elinde ağzına kadar dolu kovayla çıkan adamı görünce tüm motivas• • yönü bozuldu. Maaşımızın artmasını istiyorsak. sonra kovaya ve sonra tekrar adama bakarak sinirli bir ifadeyle "Bu ne böyle? Bu kadarcık idrarla lökositi-ni bile sayamayız.. On dakika sonra çıktı. Tüm hastalar dolu kovalarla yanından geçer-Ren o bomboş kovasıyla üzüntüye boğuldu. Bu sırada tuvaletten.." Tuvalete girdi. Birkaç damla idrar kovanın içinde çok komik duruyordu ama görevini -". Kendi kendine elindeki kovaya bakarak. kovayı görünce önce adama. bana ne?" dediğin sürece maaşının bir lira dahi artmayacağına dair sana garanti veriyorum. Dedelerimizin kanı aktı. Ben bütün bu anlattıklarımı Türk halkının yapacağına sonsuz ve sınırsız inanıyorum. verimliliği belki de %200 artırarak çalışmaya devam etmeliyiz.

her şeye olabilir . elektrikli battaniye. O efendi efendi birilerinin kaşık getirmesini bekler. gıda. bize ait olmak üzere bir ay boyunca bu parayla İstanbul'da dolaş.. o iş yerinden çıkıp tencere satan başka bir yere girip çalışmaz. zamanını almayayım.n.. yedek parça. ben gördüm. desek ki abi al bu parayı yemen. Bu ne akıl? Dünya üzerinde bizim milletimizden daha akıllı bir millet olduğuna inanmıyorum ben. senaryo. Hiç kimse görmedi ama tahlil sonuçlarına göre bizim adam altı aylık hamile çıktı.Bizim adam büyük bir heyecanla ve inanılmaz bir gizlilikle adamın dediğini yaptı..r ke-yifle anlatıyor.' gibi de cevaplar veririz.. içmen. radyo.beş bahse giriyorum ki becerip de ayın sonunu getiremez. Yemin ederim ki bunu hiçbir Alman yapamaz. itfaiyede su bitebilir adam su koymay.. yapı malzemeleri. Somali'den veya dünyanın başka yerlerinden bir adam getirsek Türkiye'ye ve ona 150. hemen gözlüğünü çıkardı. Çay geldi.. lir. cam. bilgisayar.. Türkiye'de çekilmiş bir kamera şakas. unutmuş olabilir. Kaşık getirmeyi unutmuşlar. Adam tencere satıyorsa mesela. her şey mükemmel o|ur. su. sağlığıyla ilgili bir konuda kendi kendine hıle yapıyor ve sonra da kahvede hemşireyi nasıl kand. bunlar eğitimci oluncaya kadar uğraştığım işlerden sadece bir kaçı.. şöyle bir hesap ettim de yaklaşık on küsur tane sektör değiştirmişim ben.yoruz.°nyargıs. Yediğimiz önümüz. üç çocuk okuturuz. stand-up. Sorgulamıyoruz. şoför da m. telefon faturası ve kira öder. babasını düşünüp bunalıma girer ve firar eder. Üşenmesek Etiyopya'dan..© Kendini dolandıran adam. anasını. Ana başlıklar halinde verdim ki. Soran olursa da hiç oflayıp püflemeden 'Çok| şükür gül gibi geçinip gidiyoruz.. Halbuki sürekli oyalanırsa kimseyi düşünemez ve mutlu . akıl edemez demek istiyorum. Yanımdaki arkadaşım hiç beklemedi.[ de yemediğimiz arkamızda.rd. Şimdi var gerisini sen düşün! Öyle adam var k. Ama biz aynı miktarda parayla elektrik.000 Lira versek. Asker adam eğer boş kalırsa sevgilisini.yla vaklasıvoruz "Burası Türkiye abı.. Sonunda kaşık gelir ama buz gibidir içtiği çay. karısını. Ayakkabı tamircisinin yanına girer. Bire . Böyle adam Türkiye'den başka hiçbir yerde yok! Askeriyede bize komutanlarımız ot yoldurmuştu. büyük b. gözlüğün sapıyla çayını karıştırdı ve afiyetle içti. Süngercilik. yolda giderken aıtecek çukura düşüp kaybolunabilir. O kadar kanıksamışız ki acayiplikleri.. Hiçbir şeyi sorgulam. Türkiye için Ne iş olsa yaparım diye bir vasıf bizim milletimizden başka kimde var? Biz gerçekten de olağanüstüyüz ve her işi biliriz. ev kiran.. Eee normaaal! 248 249 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Sayısal loto oynarkenki ciddiyetimizi hayatımıza yansıtsak. doğal gaz. El alemin milleti gibi iş değiştirmeyiz çünkü. inşaat. Direkt sektör değiştiririz biz. Geçenlerde kalabalık bir yerde seminer veriyordum.g.ydı yukarıda anlattığım.. reklam. O zamanlar çok kızmıştım ama sonra haklı olduklarını anladım." diye diye tüm normallerimizi değiştirmiş bulunuyo-ruz. mobilya. Daha önce de söylemiştim: Loto oynarken düşünen adam var! Var.ş olabd r yanlış iğne adam öldürebilir. Geçen.. on katrilyon para bir anda yok olab. Burada her şey olur.000. Ambulansta oksijen bitebilir.

düşünmemizi. Aptal aptal ne yapacağımı düşünüyordum ki. Bazen saatlerce elektrik gelmedi. Daha neler! © Ben bu kitabı yazarken tam 47 defa elektrik kesildi. üretmemizi engelleyen o kadar çok konu var ki asıl işimizi yapmak yerine daima oyalanıyoruz. öbürüyle kayıt yapamazdı. Sonradan. elindeki makineyle tuhaf bir hareket yapmıştı. "Yenisini alaca252 ğız. Demek ki devamlı burada olsa kitap yazayım derken felç olurdu. Bilgisayarda bir şeyler yapıyorduk. Neyse ki ben ona durumu anlatınca rahatladı. Her şeye şaşırarak bakıyordum. Voltaj yüksek geldiği için bilgisayar yandı. Arkadaşım panikleyip birden masanın altına girdi. Elektik bu. İsveçli arkadaş böyle bir kitap yazsaydı ne olurdu peki? Düşünsene. 250 251 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Türkiye İçin Daha çömezdim o zamanlar. şahısların zararını devlet karşılıyormuş. Lacivert ceket ve kravat. Ama asla yazdıklarım kaybolmadı.. biz hakikaten çok akıllı bir milletiz. Aradan yıllar geçti. Okulun birinci günüydü daha. o an elektrikler kesildi. İsveç'te yaşayan bir arkadaşım bize gelmişti. Çünkü bir elimle yazarken diğeriyle sürekli kayıt tuşuna basıyordum. git saçını üçe vur. deprem olacak onun hiç umurunda değil' dedi. Sürekli çaresizlik psikolojisi içinde yaşadığımız için de inanılmaz akıllı olmuşuz. 'Adama bak. Şaka değil. mavi gömlek. Hiç unutmam Türkiye'ye geldiğimiz zamanlarda düştüğüm komik durumları.bir asker olur. Şimdi Türkiye'de yaşamayı ben de öğrendim. bir arkadaş bana 'Ne düşünüyorsun. Meğer onların ülkesinde elektrik sadece deprem ve savaş durumlarında kesilirmiş. ot yoldurma çalışmasıyla belki de hiç alakası yok. E tabii ki bu kitap 3 ay yerine 7 ayda tamamlandı. Üçün ne olduğunu bilmiyordum ama dediğini yaptım ve basımdaki o tren yolu birden yok oldu. Neyse biraz sonra elektrik geldi ama bizim bilgisayar çalışmadı. Ben eğilip onun bembeyaz olan yüzüne bakıp ne yaptığını sorduğumda benim de masanın altına girmemi söyledi ve benim soğukkanlı oluşuma hayret etti. Kul yapımı. okula gittik.) Türkiye'de bizi oyalayan. Daima ayakta durabilmek için yeni çareler üretiyoruz. Saçlarım diğerlerine göre biraz uzundu. Ama tamamlandı. bir defa elektrik kesildi. belki de sırf insan gücünden optimum düzeyde faydalanmak için yaptırıyorlardı bunu." İnanmadı bana. Ayrıca o benim senin gibi bir eliyle yazıp. Arkadaşım bana saçma sapan bir soru daha sordu: "Şimdi ne olacak?" Cevap verdim. Onların yaşadığı ülkede haber verilmeden böyle bir şey olduğunda. Ne hoşuma gitmişti o zaman. müdür muavini olduğunu öğrendiğim bir adam saçımın üzerinde. adam üç gün şok yaşadı. Arkadaşların tren yolu deyip gülüştükleri bu uygulama beni şaşkına çevirmişti. Neyse. .' demişti. olsun bitsin. Çocukluğum Almanya'da geçti benim. gri pantolon ve siyah ayakkabı. (Bu anlamı ben yükledim.. dedim. Kesilir de gelir de.

Niye? Çünkü bunlar normal şeyler. ölme ihtimalini mutlaka göz önüne alır ve ailesiyle vedalaşır. Depremci amcalar. Bunu bir Türk'ten başkası beceremez. Top oyriayan ço253 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım cukların ölmesi gayet normal. hiçbirimiz kafayı filan da yemezdik. Adam yarım ekmek arası dönerle bir bardak ayran içiyor.. Her şey olabilir. : Kadın .Ve sonuç: Sonuçta. Birçoğu bizim tabirimizle kafayı yedi. Düşünsene bahçe duvarına plastik top çarpıyor." diyorum. Dönerin son lokmasıyla ayranın son fırtı aynı zamanda bitiyor.. Öyle ya. oynamayan çocuk ne diye ölsün! Gerçi o da ölse normal ya. r Çalıştığı şirketin mali yapısını çok iyi bilir. İşte Türk insanının her gün kendi kendine sormak ve cevaplandırmak zorunda olduğu sorulardan sadece bir kaçı. İşe giderken. .. Halbuki ayni şey Türkiye'de olsaydı hiçbirimiz şaşırmazdık.. üç defa çaldırırsam "Çok misafir var.yine benim "Misafir var mı?" diye soruyorum. kuruyemiş filan al.. Hepsi psikologa gitti..İki defa çaldırıp kapatırsam. doktor tarafından midesinde unutulan bir şeyden kaynaklandığını bilir. meyve.. $ Cep telefonundan evi aramadan sadece telefonu çaldırarak saatlerce sohbet eden İngiliz gördün mü hiç? Bunu da bizden başkası düşünüp yapamaz. sürekli yeni formüllerle çareler üretmek zorunda kaldık. Türkiye için . Ameliyat olduktan sonra karnında şişliğin.. Hastanede Hastaneye giderken. İster istemez beynimizi zorladık ve çaresizlik bizim beyin gelişimimiz konusunda bir mucize oldu bize ve her birimiz birer dahi olduk. depremle yaşamayı öğrenmeliyiz dediler. duvar yıkılıyor ve top oynayan çocuklar ölüyor... sın... biz anında öğrendik.Bir defa çaldırırsam yok. Amerikalıları 11 Eylülde gördük işte. Hatta vasiyetini bile yazar öyle gider..Bir defa çaldırıp kapatırsam o benim ve ne istediğini soruyorum. iki defa çaldırırsam var.Türkiye'de yaşamak gerçekten ciddi bir ayrıcalık. • Psikolojiyi çok iyi bilir. Çocuğu ambulansa atar ama ambulansta oksijen olup olmadığını düşünür. anlarKadın . Patronunun yüzüne bakar bakmaz o gün maaşların ödenip ödenmeyeceğini anlar. Haydi onlar da bizim kadar çabuk öğrensinler bakalım.dip etmeyeceğini patrondan daha iyi bilir. Şirketin iflas e.. daima olumsuzluk ve çaresizlik yaşadığımız için.. gökdelene uçak çarpmasıyla yaşamayı da görelim.. ve Adam . @ Her gece acaba bu gece olur mu diyerek yatağa girip depremi bekliyoruz ve bu bizi sarsmıyor. Adam .Kaç ekmek lazımsa o kadar çaldırırım.

üst kilidi de kilitler ama yine de şüpheli durur. Çantasını kapkaççılara kaptırmamak için. Birine randevu verir fakat köprü trafiğinden dolayı üç saat rötar yapar ve karşı taraf bunu anlayışla karşılar. çünkü yarın zam geleceğinden emindir. bunun daha zevkli olduğu tecrübelerle sabittir. Yağmur yağdığında yolların mutlaka kapanacağını bilir ve anında alternatif çözümler icat eder. Türkiye için Vergisini en son gün yatırır. Pencerelerine demir korkuluk yaptırır. Arabasının benzin lambası yanınca. Parası varken arabasının deposunu fuller. Sıradan bir Türk bile önce patatesleri sonra köfteleri yer. 256 257 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Türkiye için Egzersiz Zamanı ' Aynı anda iki şey yapmak . Parası olmadığı için faturayı yatıramaz belki ama elektriğin kaç gün sonra kesileceğini net olarak bilir. asla yolda kalmaz. Çünkü eninde sonunda affedileceğini bilir. Kontrol kalemi yoksa bile anında bir çözüm bulur ve prizde elektrik olup olmadığını diliyle ıslattığı işaret parmağıyla kontrol eder.255 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Yaşarken İtfaiyeye haber verir ama itfaiye aracında su olmama ihtimalini de hesaplar ve mutlaka 4-5 kova su bulundurur. kaç km daha gidebileceğini anında hesap eder. çantayı hangi eliyle tutacağına doğru karar vermek zorundadır. hatta bazen yatırmaz bile. Her gece deprem olacak endişesiyle yatağına girer ama mışıl mışıl uyumakta kesinlikle zorlanmaz. Bir yere giderken o sokaktan girmez. Orada iki yıldır çalışma olduğunu bilir. Daha doğrusu tüm yolları çukur-larıyla birlikte ezbere bilir. Sağlığı için para ayıramadığı için 4 yıl boyunca ağrıyan dişlerle yemek yemeyi bilir ve asla şikayet etmez.

Kılda bak neler var. inceden ince. :. inceden ince. Bir kapıdır ki. kul sığar kıl geçmez. önceden önce... inceden ince. Gel de bak neler var. inceden irtce. hedef kıl. 258 259 12. Dünyanın En Güzel Şiirleri Önceden önce inceden ince.. Merhemden mühimdir bilmek marazı.. Bir elinle "a" yaparken öbürüyle "b" yap mesela Tekrar ediyorum sonuç alıp almaman hiç önemli değil Akşamları 5 -10 dakika bunu yapmaya çalış.. Öl de bak neler var. Dal da bak neler var önceden önce. gez bozuk göz seçmez. Ezel evrakında ebed andını.... Zevraki'yi gülle söküp gürz açmaz. özden kini garezi.. Bağdat değildir ki. Radyodan maç dinlerken bir yandan da TV'den haberleri izlemeye çalış. Tebeddüle uğrar toprakta çiçek. Kimdi enasırda en asıl deden? Bil ki geçmişiz biz en ön haddeden. Yok iken cihanda can ile beden. Yolun uğrar ise gönül şehrine. Bölüm Telkin ve Şartlanmalar.. Kal da bak neler var. önceden önce. Kopar şakağından bir beyaz piri. aynı kağıt üzerinde. yarın mutlaka o olacaksın! Telkin ve Şartlanmalar. Gözden sisi.. önceden önce. aynı anda ayrı şeyler yazmaya çalış. . An be an gelişen gizli bir gerçek. radyodan haber dinle Muzık dinleyerek kitap okumak. Yanlış hesap etme gittiğin yeri. önceden önce. inceden ince.İki eline iki kalem al. inceden ince. Bil de bak neler var. inceden ince. inceden ince.. dönesin geri. önceden önce... At da bak neler var. Al da bak neler var. bu etkiyi yapmaz Ancak eğer sözlerini anlamaya çalışıp aynı anda kitap okumayı denersen eyvallah... Kainattan evvel kendi kendini. ' Hatırla da kır o kibrin bendini. Başarılı olup olmaman hiç önemli değil. Kitap okurken. önceden önce. Unutma! Şimdi ne olduğuna inanıyorsan.. Meşkin gemisiyle aşkın bahrine... Kazaya kurbanız kadere razı. lobların çıldırsm. Yer yıl. Görmek istersen bir manevi mercek. önceden önce.

Gördüğünüz gibi sayın dinleyiciler. Fatih'i ve fethi anlatıyordu. Ben kamera arkasını araştırdım ve çok enteresan şeyler buldum. hünkarın yanına gelir. Murat'ın oğludur ve 1432'de Edirne'de doğmuştur. etkileyiciydi.. Ankara'da Hacı Bayram Veli adında bir şahıs var. Sultan II. Hünkar Hacı Bayram'a Ankara'yı sorar. Mehmet. Bayram bir veliydi. Hacı Bayram Veli'nin Kehaneti." Yukarıdaki vakayı anlatan insan. Bayram Veli'nin kundaktaki bebeği işaret ederek.. korkarız ki ileride bir ayaklanmaya sebep olacak... Acaba Edirne'ye davet etsek de. Sonuç- . Bir ara Hacı Bayram. Hacı Bayram Veli içeriye girer. Hünkarın sağında dikilmektedir.." demiştir. Bayram Veli'nin zarar verecek bir insan olmadığı kanısına vardı ve H. tahtında. Hünkarım İstanbul'u bu bebek fethedecektir demesinin sebebi. Bayram kendisini iyi ifade edebilen bir insandı. ". Karizmatikti. Ankara'da bir ayaklanmaya sebebiyet verebileceği endişesiyle Edirne'ye çağırmıştı. Devrin uleması Padişaha: "Hünkarım. Fatih daha kundaktayken. "İstanbul'u fethetmek en büyük ha-yalimdir!" deyince. Ankara'da ikamet eden Hacı Bayram Veli'nin İmparatorluk adına büyük bir tehdit unsuru olduğuna dair. Padişah onu.. hünkarın yanında duran beşiğin içindedir. (kundaktaki bebeği göstererek) şehzadeniz Mehmet fethedecektir. İstanbul'un fethiyle ilgili bir sempozyumda konuşan tarihçi profesör. ulemayı dikkate alır ve » Hacı Bayram Veli'yi Edirne'ye çağırtır. II. H. İstanbul'u fethetmek size na263 Ben Dünyanın En Akıllı insan iyim Telkin ve Şartlanmalar. Bayram Veli Edirne'ye çağrılış sebebini biliyordu.. Kim bilir belki de o bunu hissetmişti. halk arasında. Bu tarihi vakanın üzerinden tam yedi asır geçmiş yedi asırdır insanlar bu hikayenin sadece görünen kısmını anlatıp durmuşlar. bir takım söylentiler yayılmaya başlamıştır.. Aynı yıl. Murat H. Ankara'ya geri döndü. tarih konusunda çok değerli bir profesördü. Murat. Hacı Bayram. şimdi o konuşmanın bir bölümünü olduğu gibi aktarıyorum. Ben ondan bu çağ kapatıp açan olayı psikolojik açıdan değerlendirmesini istediğimde cevap alamamıştım.İstanbul'u Fetheden de Psikoloji. Bu sırada hünkar. Ankara'da her şeyin normal olduğunu söyleyen Hacı Bayram. hünkara Ankara'yı merak etmemesini söyler. sip olmayacak.'• ' insan olan Hacı Bayram Veli tarafından anlaşılmıştır. Çünkü H... Sadece tarihi bir vakayı anlattı ve geçti. Hünkar.. Mehmet. "Padişahım bunun için asla uğraşmayın.. Oldukça kar izm ati k. Kısa bir zaman sonra Hacı Bayram Veli Edirne'ye..II. onun İstanbul'u fethedeceği ulu bir -. Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği müjdesini vererek. Murat'a İstanbul'u fethetmek isteyip istemediğini sorar. II. Böylece II.. II. istanbul'u. Akşemsettin Hoca. • *y\ Fatih'in Motivasyonu " i >'••"•'•• H. H. Bayram Veli II. belki de öldürülmekten kurtulmaktı. kendisiyle bir görüşsek nasıl olur?" der. oldukça etkili bir insan.

İstanbul'u fethedecek komutan gözüyle bakıyordu Mehmet'e. Henüz 14 yaşındayken babası tahtını oğluna devretmeye kalktı. 41 . II.. Murat böyle inanmıştı Mehmet'in istanbul'u fethedeceğine. Murat. müthiş bir askeri deha ile fethetti. Herkes o gözle. Murat. II.. Murat ve oğlu odada yalnız kaldı. en çok yönlü Osmanlı imparatoru oldu. En iyi hocalar tarafından yetiştirildi. bazen 7 yaşında bile olabiliyor.Bayram Veli. Kim bilir belki de II.Bayram Veli. Çünkü padişahın oğlu doğduğu andan itibaren geleceğin imparatoru olarak tanınıyor.. Tam 21 yıl tüm insanlar Mehmet'in İstanbul'u fethedeceği günü beklediler. Mehmet büyümeye başladı. II.Bayram Veli'nin zararlı bir insan olmadığına bu büyük etkiden dolayı karar vermiştir.. remedi ama Fatih İstanbul'u 29 Mayıs 1453'te." demeseydi. Haber bir anda tüm ülkeye yayıldı. tam yedi dil öğrendi. Yani şimdiki gibi değil.ta II. İstanbul haa. demek ki İstanbul'u sen fethedeceksin!" dedi. İltifattan hoşlanmayan kimse yoktur. fetih gerçekleşir miydi? Mutlakiyet ile idare edilen ülkelerde padişah. Murat da dahil olmak üzere dünyada iltifattan hoşlanmayan hiçbir insan yoktur. II.. Herkes inandı. II. II. Daha bir bebekken insanlar onu İstanbul'u fethedecek bir komutan olarak algıladılar.. Acaba? Acaba H. Mehmet henüz kundaktayken H. "Yavrum Mehmet'im! Sen haa. Murat bu muhteşem olayı herkese anlatarak oğlu ile gurur duydu. yetiştiriliyor ve babası ölünce de tahta geçiyor. Meh-met'inse seçme şansı yoktu. II.. Fatih daha bir bebekken böylesine güçlü pozitif telkinlerle yüklenmeye ve şartlanmaya başladı. Tüm yatırımı oğlu içindi.Bayram Veli böyle bir laf etmiştir. II. Herkes ona güveniyordu. Padişahın oğluydu Mehmet. Murat kundaktaki yavrusunu alıp bağrına basarak. Akşemsettin Hoca da çevresindekilere Mehmet için söylenenleri anlattı. adam 40 yaşına kadar herhangi bir KiT'te Genel Müdür. Bir an önce görmek istiyordu fethi. henüz 21 yaşındayken. İstanbul'u kesinlikle o alacaktı. Gelmiş geçmiş en bilgili. çağ açtı. Çağ kapadı. Murat'ın yanına gelmeseydi ve Fatih için "İstanbul'u bu çocuk fethedecek. H. Fakat asla normal bir insanın 7 yaşındaki hali ile benzerlik göstermiyor. Murat gö- 264 265 Insanıy Ben Dünyanın En Akıllı j ırn Telkin ve Şartlanmalar. H. Savaş esnasında yürüyen kuleleri. Akşemsettin hocayla birlikte hünkarın yanından ayrıldı. çocuğuna ilişkin yapılan bu olağanüstü iltifattan alabildiğine etkilenmiştir. havan toplarını icat etti.

Bush öğlen yemeğine sizin evinize gelse. Tekrar başa dönersek Fatih'in yerinde başka bir çocuk olsaydı kundakta ve H. biraz sonra tekrar elindeki kaşığı bırakıp. . Bebek doğar doğmaz ailesi. • Kim bilir? ABD başkanı George W. göreceksin. inan ve başar! Yalan da olsa. senin söylediklerine göre algılamaya başlayacaklar seni. aklına güvendiğin birisi sana da bu tarz bir yükleme yapsa sen de uçar- 266 267 Ben Dünyanın En Akili. Hatta belki ailen. Şimdiye kadar öyle olmadı mı zaten? Sonra sana sürekli konunla ilgili sorular soracaklar. "Senden hiçbir şey olmaz!" bile dedi. Yürüyüşün kendiliğinden değişecek.. Büyük bir hedef belirle ve insanlara. çocuğa bakarak 'vay be!' deyip. belki de İstanbul'u o çocuk fethedecekti. Bayram Veli onu işaret ederek söyleseydi. ektiğini mutlaka biçersin. o gün babasına söylediği "Eğer hükümdar sizseniz ordunuzun başına geçin. Mehmet. Baştan da söylemiştim. orada-kilere "Arkadaşlar size bir şey söylemek istiyorum. emrediyorum. Karizmasına. ' ' Geç kalmış sayılmazsın! Belki sen kundaktayken Hacı Bayram Veli sizin eve gelmedi. biraz sonra da çocuğu kucağına alıp. Olamaz olamaz. Her türlü hava şartlarına rağmen. Böyle bir şey olamaz!" deyip çocukla uzun süre ilgilense ve çıkarken tekrar dönse ve "Bu çocuk dünyayı değiştirecek!" dese. Ben dünyayı değiştireceğim dedi. dudağını bükse. Padişahlık bir meslek gibi yani. ordunun başına geç!" ifadesi 14 yaşındaki normal bir insanın edeceği türden bir ifade değil. Hayatımda ilk defa böyle bir çocuk görüyorum. onlarca defa kuşatılan İstanbul'u bir hamlede alma sonucunu doğurabiliyor.yaşında başbakan. 14 yaşına rağmen. Belki büyük düşündüğün zaman çevrendekiler alay ettiler.y. o an evinizde bulunan herkes bu olayı tanıdıklarına anlatmaz mı? Sen anlatmaz mısın? Olayı duyan herkes sizin eve akın edip çocuğu görmek. Eğer ciddiyetini muhafaza eder. Bilinçaltı yağmur çamur dinlemeyen muazzam bir tarladır. Bush senin çocuğunu gördüğünde 'Aman tanrım' deyip. Bilinçaltında toplanan pozitif veriler çocuğu kuşatarak.. gülüşüne. tekrar dudağını bükse. Eğer bensem. Bu ancak çocuğa yüklenen toplumsal anlamla açıklanabilir. çevresi ve bütün ülke onu geleceğin hükümdarı olarak görüyor. insan. Mutlakıyette böyle bir şey yok! Belki de bu rejimin en büyük avantajı bu. Hiç önemli değil. Murat gibi dav-ranmadı..m sın. Belki baban veya annen sana II. önce söyle. kend' yüklemeni kendin yap: BEN MÜKEMMELİM. Belki çevren senin gözlerine hiçbir zaman büyük bir adammışsın gibi bakmadı. Belki Clinton'ın burnunu tutamadın. Söyle. "Hedefime mutlaka ulaşacağım!" de. Bu çocukla ilk göz göze geldiğimde bana bakışlarıyla telepatik bir mesaj gönderdi. O halde birilerini bekleyeceğine hemen başla. kendi efsaneni kendin yaratacaksın. Sen söyleyince çevrendekiler farkında olmadan. Aynı şey senin için de geçerli. II. ona dokunmak için yarışmaz mı? Gazetelerde 'Bush referanslı bebek' şeklinde manşetler atılmaz mı? Herkesin bakışı değişmez mi ve sonra o çocuk dünyayı değiştirmez mi? Bütün cevapların evet olduğuna eminim..

Onu önemsediğinizi hissettirin mesela.. adeta hipnoz olan çocuk uyurken de aynı durumdadır.. bilinçaltı her zaman olduğu gibi sonuna kadar açıktır. sen tamamen inanacaksın. Te|kin ve Şartlanmalar. Bilim adamları bebeğin anne karnındayken. çocuk TV'ye tamamen teslim olmuşken. Sen konuşurken o seni duymaz ama bilinçaltı kayıtlarını yapmaya aralıksız devam eder. Bu ve buna benzer telkinler.. bu da onu değiştirir ve değersizlik makamına ulaşır.Yapamıyorum .. Hayal kur ve hayallerini önemse.. Bir gün bir de bakacaksın ki başarmışsın.başaracağını söylemeye devam edersen. Çocuğunuz daha doğmadan. Üst bilinci neredeyse kapalıymış gibi meşgul olmasına rağmen. Onlar birazcık inanınca. Olumlu telkinlerle daha çocuk doğmadan onun pozitif. Sen insanlara faydalı olacaksın. Sahip olduklarına değer ver. Üst bilinç meşgul olmasına rağmen.. her şeyi duyduğunu söylüyorlar. Konuştuklarınıza dikkat edin öyleyse. sen varsın diye doğuyor.Yapamam . Bunun ortası mortası yok! Söyle-İnan-Başar.. idealist. direkt olarak bilinçaltına işleyecek ve göreceksin ki çocuğunun hareketleri. ve yavrum sen örnek bir insan olacaksın. olmadıklarına da. tüm dünya seninle gurur duyacak. 268 269 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Telkin ve Şartlanmalar.Yaptım. Aynı telkinler çocuk uyurken de etkili olacaktır.. TV izlerken. Kaç yaşında olursa olsun çocuğunu takip et. Akıllı davranırsan. Dünya senin için dönüyor. henüz anne karnındayken telkinlere başlamalısın. İster 1 yaşında. Yine de geç kalmış değilsin.... yürüyüş ve davranışları değişecek. ister 7 yaşında olsun hiç fark etmez. Anne ve babalara küçük bir tavsiye. Çevresindeki hiçbir uyarıcı onun dikkatini dağıtamaz. Güneş.Yapıyorum . sana gülenler ve seninle alay edenler de dahil olmak üzere herkes yavaş yavaş inanacak sana. ister 5 yaşında. Tam tersi için de aynı durum söz konusudur. Eğer bilinçaltına negatif yüklemeler yaparsan.. Tüm çocuklar TV izlerken adeta dış dünyayla tüm irtibatlarını keserek transa geçerler. büyük düşünen bir insan olmasını sağlayabilirsiniz. kelimelerini özenli .. Söylemiştim sadece iki yol var ve tek tercih yapabilirsin: 1 . seninle tüm dünya gurur duyacak. 2 . Sen büyük adam olacaksın.Yapabilirim . O halde bu inanılmaz bir fırsat. Tam bu sırada başla: Başaracaksın. Özel olduğunu ve beklendiğini bilmesinin nasıl bir sakıncası olabilir ki? Diyelim ki bu şansı kaçırmışsın. bebek doğmuş..Yapamadım. çok sevdiği bir oyuncağı ile oynarken. Sen çok büyük bir insan olacaksın. bilinçaltı yine tüm komutları almaya hazırdır.

o kararı ileride kendisi versin. Yaşın kaç olursa olsun. bildiğimiz gibi yaşamaktan. Ama gerçekçi olmak zorundayım. dünyayı değiştiren bir insanın babası veya annesi olursun. gözünü kapayıp açtığın süreden daha çabuk geçmedi mi? Cevabın şüphesiz evet olacak. bunu başarabilmek için küçük bir adım olacak ve akıntıya karşı daha güçlü olmamızı sağlayacaktır. Sen artık büyüdün. dünyayı değiştiren benim yavrum.. 3 yaşına. doğru bildiğimizi söylemekten korktuk. Sen sadece büyük düşünmesini sağla.. sen inadına ertesi gün yine altını ıslatmıştın. insanlık seninle gurur duyacak gibi ucu açık ve sınırsız ifadeler. Ve yıllar sonra "Bak o TV'de gördüğün. Benim oğlum / kızım faydalı olacak. Bence çocuğuna yapacağın en muazzam telkin bu olmalı. İnsanlara faydalı ol. kaygısızdın. Çocuğuna asla "Doktor olacaksın. Zaman bu işte. bu basit gibi gözüken telkinler. Hakikaten zaman zaman içinde. ona daima olumlu yüklemeler yaparsan. . koca adam oldun. 15 mi? 20 mi? Yoksa 40 mı? Ya da 70. ancak olumlu kayıtların daha yoğun olmasıyla mümkündür. 20 veya 40 sene bundan. Mutluydun." dersin. büyük düşünmesi için kurgulanmış dayatmalardır. işte bu yüzden. bunlar insanların başarılı olması. Faydalı bir insan olmaktan daha büyük bir amaç tanımıyorum ben. Biz bu bildiğimiz dünyada yaşıyoruz. Hani yağmur yağmıştı bir gün. Bunu bir hayal etsene. Orijinalliğimizi yitirdik. Bir gün amcalar sana "Şarkı söyle. Su birikintilerinde seksek oynadığın günleri hatırla.. suyun altında büyük bir keyifle ıslanmıştın...seçip. çok. Mükemmel yaratıklardık biz. Çok güzel günlerdi." dediğinde avazın çıktığı kadar bağırarak türküler söylemiştin de herkes seni alkışlamıştı. nasıl da keyifliydi. Sadece çocuklarınıza değil her yaşta insana ve kendinize mutlaka olumlu bildirimlerde bulunun. Bir gün altına kaçırdığında annen pataklamıştı seni hani. sınırlar koyma. Bence de öyle. sonradan dejenere olduk. Bir şekilde eski halimize. Ben de bunlara ihtiyaç duyulmayan bir dünyada yaşıyor olmak isterdim. bir düşün! Şu ana kadar geçen 15.. hayatınız değişsin. Şimdi tekrar gözlerini kapat ve yine gidebildiğin kadar gerilere git. bir de açarsın. 5 yaşma. mühendis olacaksın. bir tür dayatmay-mış gibi gözüküyor.. Şimdi aç gözlerini kaç yaşındasın. Hayat devam ederken bilinçaltına yapılacak olan olumsuz kayıtların yıkıcı etkisini hafifletmek. ressam olacaksın" gibi telkinlerde bulunma! Bırak. Çişin gelince haber vereceksin demişti de. Ne güzeldi o günler. yani 'orijinal ben'e yeniden ulaşmamız lazım diye düşünüyorum. gözünü bir kapatır. Bir akşam üstü geldik ve gün bat- 270 271 Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım Telkin ve Şartlanmalar... Hayallerimizi kısıtlamak zorunda kaldık. ne manyak olurdu değil mi? Aslında bu pozitif telkin metodu..

İnsanların en büyük ve tek amacı: 'Faydalı olmak' olmalıdır. yani geçen bir saati yok say. deli zaman. ben Edison'um.. bir aklın var. ben icat yaptım. İntihar etmek tek çözümdü.. deli mesafe. hatta bir de sisteme zarar vermen komik olmaz mı? Herkes gibi. her şey anlamsız. ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım... Bilim adamları anlatıyor. İstanbul'da isen bulunduğun mahaileyi. Aslında bu kadar kısa bir zamanda hiçbir şey için hiçbir şeye değmez. galaksileri düşün. yıldızları. Ve sen çok küçük de olsan varsın. daireyi. Ve bu kadar zamanda yapabileceğin ne varsa aslında hepsi boş.. Hesaplara göre bu hızla gidersek yetmiş beş milyon ışık yılı sonra çarpışacak ve yok olacağız.Şimdi yavaş yavaş geri dön. Geçmişi unut. her şey gibi sen de görevini yap!. hayatı değişir. biri de önünde duruyor. ben kılım. Ne olursan ol her şey bir anda olur ve biter." diyebilmelisin. sonuçta mutlaka varsın. Ve kendine bak hepsinden daha üstün bir vasfa sahipsin.. Niye bu telaş. acı çekiyordu. ben tüyüm. Düşünebiliyor musun yetmiş beş milyon yıl.. Dünyaya bak! Hiç taviz vermeden nasıl da dönüyor. Güneşe bak! Kaç milyar yıldır her gün dakika şaşmadan doğuyor. hiç bellenmemiş bir saatin daha var. Yağmura bak! Zamanı gelince aksamadan nasıl da yağıyor. onun yaklaşık iki katı. Peki o zaman niye bütün bunlar? Neden varım ki ben? Niye çalışayım? Madem her şey boş. oturduğun odayı. gezegenleri. orada da çok küçük kalan İstanbul'u düşün.. Ağaca bak! Gün doğar doğmaz başlıyor oksijenini üretmeye. hiç dostu yoktu. nedir bu sıkıntı? Cehennemde isen en iyi sen yanmalısın! Öyle küçüksün ki aslında. Bu kadar akılsızın görevini tam yaptığı bir meydanda bir akıllı olan senin varlığını reddetmen. yan gelip yatman. Ne kadar küçük olursan ol. Birini kullandın. Yarın bir yerlerde hesap verirken "Ben kendimi biliyordum ve bana verilen görevi hakkıyla yerine getirdim. sokağı. Türkiye'de çok küçük kalan birazcık Avrupa kıtasına kaymış olan Marmara Bölgesi'ni. ben Einstein'ırn.. Topu topu iki saatlik bir ömür. üzerinde durduğun koltuğu ve koltuğun üzerinde duran kendini düşün. Şimdi bu mesafeyi hayal et. Yani ışık hızı diye bir şey varsa. En faydalı olan bendim. köprüye yöneldi. Bazen birine sadece tebessüm edersin. Sen hatta gözünü açıp kapayamazsın bile. Kainatta ne kadar yer kapladığını anladığını sanıyorum. uzay sonsuz olsaydı sana yoksun bile derdim. Herkes dışlamıştı onu.. Yola çıktı. Diğer sistemleri. İşe hemen yüzü- 272 273 'yırn Ben Dünyanın En Akıllı insan ne bir tebessüm monte ederek başlayabilirsin. Asya kıtasında çok küçük olan Türkiye'yi canlandır gözünde.madan gideceğiz. Dünyada çok küçük kalan kıtalardan Asya kıtasını düşün. . Çabuk geçtiğini bile düşüneceğin zamanın yok... Önünde hiç ellenmemiş. Kalbine bak! Hiç sektirmeden her an atıyor. binayı. Köprüye çek! Genç adam intihar etmek üzereydi. Ve eğer varsan varlığının hakkını mutlaka vermelisin. Tekrar güneş sistemimize gir ve koca sistemde çok küçük kalan dünyaya geri dön. Ne var ki uzay sonlu. Ben kitap yazdım. içinde bulunduğumuz güneş sistemi başka bir sisteme doğru saniyede beş yüz bin kilometre hızla gitmektedir. bi- .

Eee sonra? Taksici .. Bir taksiye bindi.... "Dahi" dedikleri zaten her şeyi enine boyuna düşünen ve sınırsız çelişkiler oluşturarak sonuca giden insanlar değil mi? .. intihap etmeliyim. ben de köprüye deyince kahkahalarla gülmeye başladı.Bir zamanlar hiç dostum yoktu. Bu arada köprüyü çoktan geçmişlerdi bile. Mesela. Bu şu ana kadar inandıklarınla ilgili tüm nöronik bağlantılarını yeniden gözden geçirmeni ve aynı sayıda yeni bağlantılar oluşturmanı sağlarken.Nereye gidiyoruz? '•-'. Taksici nereye dedi.. Genç adamın gözleri parıldadı.. Taksici .. Dünyanın En Güzel Şiirleri Düşün biraz insanoğlu! l Egzersiz Zamanı * Zıtlık Metodu. dedim." diye başla!. 274 275 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Telkin ve Şartlanmalar. Yalnızlıksa ha toprağın altı. Taksici sanki onu anlatıyordu.. ışık hızının varlığına inanıyorsan bu sefer inanma ve sanki birilerini bu konuda ikna etmek zorunday-mışsın gibi düşün! Söze "Işık hızı diye bir şey yok arkadaş. Sonra her gün sadece birini. Yalnızlıktan bunaldım ve bir karar verdim. bir yandan da her konuyu zıttıyla birlikte düşünmeni sağlayacağı için düşünme hızını doğrudan etkileyecektir. Genç adam biraz sonra taksiden indi ve evine geri döndü. tam tersini iddia edi-yormuşçasına savun.Niye gülüyorsun be adam? Taksici . Genç Adam .. Genç adam sinirli bir ifadeyle sordu: Genç Adam . Genç adam kendisine ilk defa tebessüm eden biriyle karşılaşmanın şaşkınlığını yaşıyordu.. ı Taksici . Şoför kahkahayı basarak gülmeye başladı. O şimdi İstanbul'da taksicilik yapıyor. ' ' Taksici sanki doğuştan yüzüne yerleştirilmiş bir tebessüm ile 'buyurun' dedi genç adama. Hayata dair inandıklarını ana başlıklar halinde bir kağıda yaz.. o kararlılıkla evden çıktım ve bir taksiye bindim.. Telkin ve Şartlanmalar... Bu kısa cevapla taksicinin konuşmasını kesmek istiyordu.İyi. Fakat o anlatmaya kararlıydı.Hiiiç! Aklıma bir anım geldi de. Genç Adam . Yani kendi inancını çürütmeye çalış.Eesi o sinirle. Genç Adam . köprüye adam taşıyor yani. ha toprağın üstü ne fark eder ki.Köprüye.' razdan atlayıp her şeyi bitirecekti..

Domuz gibi düşüp yatma. Toprak değil tanrı rahmin. Göğe bakar eder zikrin. Kaşın çatıp. Düşün biraz insanoğlu! Tuzaklandık sollu sağlı. Düşün biraz insanoğlu! Dünya desek kuru tabut.Başımızda beyin vardır. Düşün biraz insanoğlu! Çehrene bak sakil kişi. Düşün biraz insanoğlu! Kervan kalkar geçten erden. Huluk vardır ondan önce. Düşün biraz insanoğlu! 276 277 13. Mahluktan olur mu mabut. yoksa o mu. Tam kaydedecekken bir anda elektrikler kesildi.. Azık yavan kazık yağlı. Düşün biraz insanoğlu! Nardan idi dünya esas. Ferik kadar yok mu fikrin. • Sabahleyin bir çekin tahsili için bankaya gitti. sen mi. çünkü sular bir saniye önce kesilmişti. • Sabahleyin aceleyle evden çıktı. Gitme böyle gözü bağlı. Durağa on metre kala otobüsü gördü ama yetişemedi. Düşün biraz insanoğlu! Ayık ol sen ey Zevraki. Çok güzel bir rapor olmuştu. Düşün biraz insanoğlu! Halik sondan gelir bence.. Bölüm Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Düşün biraz insanoğlu! Tiynetini temizle gel.. • İş yerine gitti. hemen hazırlaması gereken bir ra por vardı.. tam üç saat uğraşmıştı. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Düşün biraz insanoğlu! Su içerken kılar şükrün.. Başını döv düşünü del. Nerde idi nebatla nas. Düşün biraz insanoğlu! Dehamıza dil uzatma. Türlü çiçek akıl işi. Saki dahi değil baki. Zehri sunar bir gün saki.. Dönen var mı bu seferden. Şanssız adam . Nesil nasıl oldu ihdas. Düşün biraz insanoğlu. Banyoya girdi. Fıtratını bulur fehmin. Kim ekmiştir ilk tohumu? Ben mi. Düşün biraz insanoğlu! Kainata bil umumu. Değil toprak çakıl işi. daşın atma. raporu hazırladı. sabunlandı. Hesap et de ince ince. Beyin yoksa neyin vardır. Düşün biraz insanoğlu! Gafur varsa her zerrede. Tenine de bağlama bel. • Akşam yorgun argın eve geldi. Düşün biraz insanoğlu! Tesbitimi sanma tahmin. Keser seni güçten ferden. tekrar suyu açmak istedi ama olmadı. Ban- . Saklı yoktur bu sahnede. Kafir acep daha nede. Kimya desek dönüp yahut. Bilgisayarını açtı. Her pencereden aynı manzara görünür ama bazıları başka görür. Otobüs durağına yöneldi.

dönen binlerce çe kin arasından öğleden sonra da olsa onun çeki ödendi. • Biraz önceki şanssız adamı düşün! Belki otobüsü kaçırdı ama milyonlarca insanın aksine onun geç de olsa gidebileceği bir işi vardı... evine ekmek götüremeyen binlerce insanın aksine ilk değerini kaybetmiş olsa bile. Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. " •. diye diye ortalarda yürürsen. ne kadar şanslı olduğunu göreceksin. Buluşmak için adamın ofisine gittiğinde beyefendinin acil bir iş için şehir dışına çıktığını öğrendi. aldı randevuyu. her gün bir dolu şanssızlık yaşıyor. • Muhallebi yerken dişi kırılsa da yediğinin muhalle bi olduğunu idrak edecek sağlıklı bir beyne sahip ti. • Fiyatı yarı yarıya ucuzlasa da pahalı bir cep tele fonu alabilecek güce sahipti. Öğlene kadar sıranın kendisine gelmesini bekledi.ka çok kalabalıktı ve sırada yaklaşık otuz beş kişi vardı. • Muhallebi yerken dişi kırıldı. ertesi gün telefonun fiyatının yarı yarıya ucuzladığını öğrendi.. • Devalüasyon olsa da. Her insan. ertesi gün devalüasyon oldu. Birçok kere ne kadar şanssız olduğunu düşünmüşsündür. • Pahalı bir cep telefonu aldı. Halbuki olumlu görebilsen. Hayatında ilk-defa çatalla meyve yemeye kalkan ve çatalı tam ağzına götürürken.. Ama sonunda oldu.. ensesine vay Mehmet diye tokat yiyen. • Biraz doları vardı. hiçbir zaman şanssız olduğunu düşünmez. • Banyoda suyu kesilse de akşam evine döneme yen milyonlarca insanın aksine o. kendine ait bir dairesi vardı. Tam sıra kendine geldiğinde sistem arızalandı. • Raporu hazırlarken elektriğin kesilmesi ona.. boğazına çatal kaçan ve ölen adamı duydun mu sen? Üstelik adı da Mehmet değil Abdullah'tı. her olana kötü bakarsan. • Bankada sistem arızalansa da. Bakışını değiştir. Biraz daha. evine dönmeyi başardı ve hatta evi olmayan binlerce insan var ken.'•• 281 insanıylrrı Ben Dünyanın En Akıllı Yukarıdaki adamın yaşadıklarını ya da benzerlerini sen de yaşamışsındır. biraz daha dikkatli bak. her şey daha kötü olur buna emin ol ve yine emin ol ki bir gün su içerken boğulup gidersin. Çok şanslı adam. rapo runu tekrar gözden geçirme ve hatasız bir rapor yazma fırsatı verdi. • Nefes alamayan binlerce insanın aksine o nefes .. hiçbir zaman küfret-mezdin. Bakışını değiştirmelisin.. Ben çok şanssızım. o en fazla suyu kesilecek bir evde yaşama nın keyfini sürdü. bozdurdu ve bir daire aldı. • Randevuyu koparıncaya kadar tam altı ay uğraş tı.

. Biliriz ki bu suyun genel özelliğidir. Ancak tele^. ^ntraldeki memur. gülüp geçebilmelisin. Önüne bir kağıt al. bir anda tüm servetini. 17 Ağustosta bir deprem oldu Marmara'da. arayan bininci adamın yüzüne tele. senin aklın var. Öğretilen ne varsa unut. Hiçbir davranıştan etkilenmemelisin.. yeniden bak.. Nerede H20 bileşimi varsa. Herkesi ciddiye al ama.. Baş ağrısından daha büyük bir acı yaşamayan adamla. İnsanlar ne yaparlarsa yapsınlar. .. Bir tek defa bile yüzemedi neredeyse sınırsız olan okyanusta. herkesten topla. İnanamayacaksın... Ama sen bir insansın. Ne acı.. Su değilsin sen! İnsansın. çok şanslısın çoook! Başkalarının bildiği gibi yaşamak. Akvaryum tamamlandıktan sonra gözlerini açtı balina. Binlerce salyangoz sanki söz birliği etmişçesine anında bir akvaryum yaptılar balinanın etrafına. O an. sonunda mutlaka kendi bildiğini yaşa. Salyangozlardan öğrendi hayatı. n kapatmıştır. herkesten öğren. kaynama noktası 100 derecedir. Herkesi dinle. Aklın olduğu için yaşadıklarına göre değişen bir direncin var... Kimini baş ağrısı perişan ederken. Su normal şartlar altında 100 derecede kaynar mesela. Çevren seni adeta bir heykeltıraş gibi işliyor.. sağlığını ve sülalesini kaybeden adam aynı heyecanla anlatıyorsa yaşadığını. 282 283 Ben Dünyanın En Akıllı insanıylm Bu da kısa bir balina hikayesi.... Gerçekten de sahip olduklarımızın kıymetini hiç bilmiyoruz.. Cep telefonu olanlar enkaz altın^ eğer sağ iseler 112 acili aradılar. Hatta belfo santraldeki memur. kimine kalp krizi vız gelir. kim bilir nasıl etkilenmiştir.. Salyangozlardan öğrendi akvaryumdan ibaret küçük dünyasını.. Güçlü olmalısın seni kimse buruşturamamalı.. her şeye yeniden başla. oturup biraz düşünmelisin bence. Kim bilir o ^ Vanındaki arkadaşına nasıl bir duygusallıkla anlatmıştır. Balina daha yeni doğmuştu. İstisnasız her şeyin bir kaynama noktası var.alabiliyordu. Binlerce ^ S9n enkaz altında kaldı. İlk telefon geldiğinde. bir tarafa sahip olamadıklarını yaz. Elini vicdanına koy ve hesap et. santraldeki kızla enkaz altındaki l^anim dünyaya bakışı arasındaki farkı hiçbir matematikçi ~ Se*p edemez. bir tarafa sahip olduklarını. O halde nasıl oluyor da hayatı başkalarının "Atıklarıyla yaşıyorsun?! Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli.nl9r çoğaldıkça duygusallık azalarak bitmiştir. Eğer onların verdiği şekli kabul edersen.. buruşuk bir heykelcikten başka bir şey olmazsın. Herkes başka yaşar aslında. Bacağı kopan bir adama iğne . fonci telefon geldiğinde de çok duygusaldır.. Acının üst sınırı insandan insana değişir. ve salyangozlardan öğrendi kendisinin de büyük bir salyangoz olduğunu. Aklı yoktur ve direnci sabittir. Akvaryumun kurallarına göre yaşadı hayatını.

O günü hayatımın sonuna kadar unutamam ve Neil'le her karşılaştığımızda o an gelir aklımıza.. çaldım. bir şeyleri değiştir. biraz düşünmelisin! Bir kartal hikayesi Bir rivayete göre. Hayatını anlatılanlarla değil.da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. buhardan başka hiçbir şeye dönüşmez su.batırsan duymaz ama sağlıklı bir adam feryat eder. Olağanüstü değil mi? Aynı anda. Zaman geçti.. bana yansıması ateş böceğiyle şimşek kadar farklıdır. Sonra ben indim. Biz tebessüm ederiz. Benzer yaşamlar sergilemeleri inandıkları için değil. Böylesine manyak anısı olan insanlar da var. Yumurtayı kümese getirdiklerinde. onlar. En büyük anın tavlada attığın düşeşse. İçinden simsiyah kanatlı..Bir anne bulundu yetim yumurtaya.. yani TV'de Buzz Aldrin bu hikayeyi anlatırken. unutma ki anlattıkları kendi yaşadıklarıdır.. ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı. Hiç kimse hayatı bir başkasının bildiği gibi bilmez. yanında şehit olan bir gazinin kılı bile kıpırdamaz.. İkisi de sadece birer anı anlattılar. İnsanlar ne oldu diye paniklesinler. Adam cümleye şöyle başlıyor: "Hiç unutamam.. tam sekiz tane taş Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli.. . Korkunç bir andı o." Sözünü ettiğim yaşlı adam Buzz Aldrin'dir. Kimse bilmez. bir yumurta çaldılar.İkisi de adam. Olağanüstü bir duygu bu. kimsenin ruhu duymadı. bir kartal yuvasına gidip. Ben Ay'dayken. yumurtayı getirenler de unuttu.. Beş saniye kadar öylece kalakaldık. Neil yüzünü bana döndü aynı anda ben de ona döndüm.Herkes çok mutluydu. Neil Armstrong'un ortağı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. Benim yanımda bir arkadaşım ölse belki ben kahrolurum ama onlarca arkadaşı. Geldiğin gibi gitme. Geçip giderken tozu dumana kat... kuluçka başladı. İkisinin de sadece birer beyni var. .000 derece ısı ver. yanımdaki adam da bir arkadaşına kendi anısını anlatıyordu. Daima en iyi ol! Anıların bile ürkütsün insanları. 284 285 Ben Dünyanın En Akıllı Insanıy 'im Kim ne derse desin. Herkes değişik şeyler yaşadığına göre tepkilerin farklı olması da çok normaldir. etkilendikleri içindir. dört tavuk. Hem de Buzz Aldrin'den daha büyük bir heyecanla: "Bir gün okey oynuyoruz. aya ilk çıkan adam. Abi ben bu işi biliyorum ya." dedi.. Ben aya ayak basan ikinci adam olmuştum. İstersen 100. Yaşlı bir adamdan bir anısını anlatmasını istiyorlar.. Orası muhteşem bir yer. .. Bağırsakları dışarı dökülmüş adamın. Ama su 100 derecede kaynar ve yüz dereceden sonra sadece buhar olur. O halde hayatı kendi bildiğin gibi yaşa. Seninkiler değil. Birilerinin dudağı uçuklasın. kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Oradan dünyayı parmağınızın ucuyla gösteriyorsunuz. aya ilk çıktığımızda gemiden ilk olarak Ne-il indi. bir doktora yansımasıyla. bildiklerinle yaşa. Herkesin direnci yaşadıklarına göre belirlenir. Bir şeyi yaparken en iyisini yap! Cehennemde yanarken bile en iyi sen yan.

Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. kümesin arka bahçesinde yalnız kaldı. O heyecanla kümese daldı. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını da öğretti annesi: "Bak yavrum eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç. Annesi gittikten sonra siyah kanatlı büyük tavuk. Biraz sonra korkunç ihtişamıyla süzülerek geçti kartal. Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. Yalnız o ayaktaydı.Anne bu ne? dedi büyük tavuk. biraz daha yükseliyordu. Kümeste siyah kanatlı birkaç büyük tavuk daha vardı. Yükseldi... O da adeta "Ne haliniz varsa görün!" diyerek.. Kendi kendine "Bunu denemeliyim. Bence uçmayı denemeliyiz. Kendi kanadı ile kartalın kanadı arasında inanılmaz bir benzerlik vardı. kuşların padişahı. "Arkadaşlar. An- 286 287 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. Anne tavuk. Korkunç bir şey oldu.. Kimse görmemeliydi onun uçmaya çalıştığını. Havadan aşağıya bakmak . .Ha o mu? O kartal yavrum.Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Bir an etrafına baktı siyah kanatlı büyük tavuk ve haddini aşarak. Her kanat çırpışında biraz daha. Herkesin tam olarak uyumasını bekledi.. Oldukça uzun kanatları vardı. Saatlerce kendi kanadını inceledi.. amcan hepsi ona özendi ama hiçbiri onun gibi uçamadı. Kartalın yeniden geçmesini bekliyordu. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. kanadını şöyle bir açtı. Kanatlarını çırpmaya başladı. Delilikle suçlanmaktan korktu. dalga mı geçiyorsun? Unuttun mu biz tavuğuz ve asla uçamayız." dedi. Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü. uyanın ve beni dinleyin. Heyecanlandı. deden. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. tekrar kümesin arka bahçesine geçti. yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı.. Ne de güzel uçuyor! . Biraz sonra herkes uyudu.. Bizim kanatlarımız o uçan şeyin kanatlarına çok benziyor. Gökyüzünden süzülen kartalın kanatlarına benzetti kanatlarını. Senden önce baban. . ben bir şey fark ettim. yükseldi. yükseldi..." Arkadaşları sanki sözbirliği yapmışçasma "Hadi canım sen de. Hepsi mışıl mışıl uyuyordu. şuradan gelirse buraya kaç. diğer siyah kanatlılar tarafından reddedilmişti. gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Annemiz öyle söylemişti." dediler.böylesini ilk defa görmüşlerdi. buğdayı böyle ye!". yükseliyordu. ne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum. Siyah kanatlı büyük tavuk.

Yıllar sonra bir gün bir kartal dostuna. ben gidiyorum. yalnız gitmelisin. (Aradaki noktalı yere istediğin kadar 'O' ekleyebilirsin. sizlere de göstereyim.00000000 00000001 derece. yine yükseldi. yağmur başka şey... "Sen tavuk değilsin. Görmelerine rağmen inanmadılar onun uçtuğuna. 'Sen uçmuşsun' dediler. Gözünden iki damla yaş düştü bizim kartalın. doğanlar tanıdı.. Sen bir kartalsın! Yakala avını. neden yalnız. Ölecek gibi olmuştu. Kimin ne dediği umurunda değildi artık.meğer ne muhteşem bir şeymiş. Apar topar kümese indi. Doğru aslında. "Yıllar önce yaşadığım bir kümes vardı. ne olur benimle gelin. Neyse. Yükseldiğini bazı siyah kanatlılar da gördü. parçala ve ye!" Hemen bir kuş yakaladı ve onu yedi. siyah kanatlı büyük tavukların yıllar önce kendisinin de yaptığı gibi gıpta ile kendilerine baktığını gördü. Bizim kartal kendini öyle bir aşmıştı ki. alay ettiler. Kalp atışı hızlanmıştı. ya bu bir rüyaysa. bir diğerinin oluşabilmesi için ihti yaç duyulan enerji sadece 0. benimle gelir misin?" dedi. "Siz bilirsiniz.. şahinler.) . dedi. diye mı- 288 289 Ben Dünyanın En Akıllı insanı yırn Tüm Keramet Senin Bakışında Gizli. dedi.. siz de yapabilirsiniz. Uzun bir aradan sonra bu sene ilk defa kar yağdı İstanbul'a. Hayatındaki en büyük tecrübeydi bu. kartalların geleneklerini bile değiştirmeye başladı. Eski kartal cevap veremedi.. Herkes. uçtular. . yeni kartallar. dedi. Arkadaşı sert çıktı. "Arkadaşlar uyanın. her alemde benzer şekillerde vardı. diye sordu. Kümesin üstünden tıpkı yıllarca önce geçen ihtişamlı kartal gibi geçtiler. Her şeyden habersiz uyuyan arkadaşlarını yeniden uyandırdı. ben uçtum. "Mevsimler ne kadar da değişti. Baksana ciddi ciddi kar yağıyor.Artık o da bir kartaldı. Kimse inanmadı onun uçtuğuna. Bırak bu saçma sapan kaideleri. oraya gitmek istiyorum. Mükemmele ulaşma egzersizi." dedi ve oradan uzaklaştı. Ona göre tavuklar alemindeki saçmalıklar. rıldandı.." dedi. Egzersiz Zamanı '-. Arkadaşı sordu. hadi gidelim. Tüm cesaretini topladı ve yeniden o muhteşem kanatlarını çırpmaya başladı. kır artık bu zincirleri. "Neden ağlıyorsun dostum?" Bizim kartal sessizce ve çok derinden ve çok içten sadece şu kadarını söyleyebildi: Hiiiç! Hiç." dedi. kar başka şey ve ikisinin arasındaki fark.. atmacalar. yükseldikçe yeni dostlar. Bizim kartal bu geçiş esnasında aşağıya doğru baktığında eski arkadaşlarının. Kartallar yalnız uçar. Bir ses duydu sonra. O yükseldi. kibrit ateşiyle güneş kadar! Ama herhangi birinin yerine.. tekrar kanat çırpmaya korkuyordu.. İkna oldu ve evet gerçekten de çok anlamsız.

Ve kendini çok sev.. babanı çok sev! Unutma onlar bir daha asla olmayacak! Ve tüm sahip olduklarını çok sev! Çünkü onlar senin......" "Zirveye Bekleriz!" Erdal DEMİRK1RAN "Dünyanın En Akıllı İnsanı" istanbul . Belki bir bakışta bulamayacaksın onları. hiçbir anlamı yok! Güneşin bile.00000000 00000001 puan kadar... Asla Unutma! Sen varsan her şey anlamlı. kendini en sev. Sadece kanat çırpmak kadar. sen varsan her şey önemli. Ekran okuyucu program konuşan Braille Not Speak cihazı kabartma ekran ve benzeri yardımcı araçlar ...com Merhabalar Buraya Yüklediğimiz Görme engellilerin okuyabileceği formatlarda hazırladığımız E-Kitaplar ve daha pek çok konudaki Kitapları bilhassa görme engelli arkadaşların istifadesine sunuyoruz... Belki kanat çırpacak fakat hemen uçamayacaksın.. 290 291 Ben Dünyanın En Akıllı insanıyım Kanatlarını Kontrol Et! Bugün kendinle biraz oyna! Muhteşem bir dizayna sahip olan kanatlarını incele...00000000 00000001 derece dir.. kendini öte sev. Bazen bizlere olağanüstü farklıymış gibi gösterilen bir dolu şey. .. aslında birbirine yağmurla kar kadar yakın. "Dün için pişman olma! Yarın için asla kaygılanma!.. Ben de bir görme engelli olarak kitap okumayı seviyorum. tıpkı dün bugün için yarın dediğin gibi. Kesinlikle oralarda bir yerde onlar. Yani sıfırın üzerine bu kadarlık bir ısı eklersen kar yağ mura dönüşmüş olur. sadece üzerinde biraz toz var. Bugünü yaşa! Sadece bugünü yaşa! Bugünü sanki en son gününmüş gibi yaşa! Unutma ki yarın bugüne dün diyeceksin. Ulaş onlara! Ulaştığın anda da hiç vakit-'kaybetmeden hemen çırpmaya başla... Sen yoksan hiçbir şeyin.Şöyle ki: Su sıfır derecede donduğuna göre (kar). onun tekrar eriyip suya (yağmura) dönüşebilmesi için ge reken ısı sadece 0. "hi-iiiç" deyip ağlayacaksın! Ben öyle yaptım. Sadece 0.. Bu kanatlarının olmadığı anlamına gelmez. Uçmakla uçmamak arasında sadece basit bir kanat çırpma hareketinin olduğunu görünce soranlara. sadece bir parça küf var onların üzerinde..ve mükemmellikle sıradanlık arasındaki fark da en fazla bu kadar. Burnunun dikine git! Kendi bildiğini oku! Asla taviz verme! Asla vazgeçme! Ve anneni.2029 292 Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım www.kitapsevenler.

T.C. Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur. ticarete konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz. Bilgi Paylaşmakla Çoğalır. Bu e-kitaplar kanunen hiç bir şekilde ticari amaçla kullanılamaz ve kullandırılamaz." maddesine istinaden web sitesinde deneme yayınına geçilmiştir. Bu e-kitaplar normal kitapların yerini tutmayacağından kitapları beğenipte engelli olmayan okurlar. braill alfabesi ve benzeri formatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir. Yaşar MUTLU İlgili Kanun: 5846 Sayılı Kanunun "altıncı Bölüm-Çeşitli Hükümler " bölümünde yeralan "EK MADDE 11."Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz. Erdal Demirkıran _ Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım . Tarayan bilinmiyor kimler taradıysa çok teşekkürler.Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi İşlem ve Otomasyon Dairesi Başkanlığı ANKARA bu kitap Görme engelliler için düzenlenmiştir. kitap hakkında fikir sahibi olduklarında indirdikleri kitapta adı geçen yayınevi. alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticarî amaç güdülmeksizin bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu. Siteye yüklenen e-kitaplar aşağıda adı geçen kanuna istinaden tüm kitap sever arkadaşlar için hazırlanmıştır. CD.Ders kitapları dahil. kütüphane ve kitapçılardan ilgili kitabı temin edebilirler. Bu site tamamen ücretsizdir ve sitenin içeriğinde sunulmuş olan kitaplar hiçbir maddi çıkar gözetilmeksizin tüm kitap dostlarının istifadesine sunulmuştur. Bilginin paylaşıldıkça pekişeceğine inanıyorum. . vakıf veya dernek gibi kuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset. sahaflar.sayesinde bu kitapları okuyabiliyoruz. Amacımız yayın evlerine zarar vermek ya da eserlerden menfaat temin etmek değildir elbette.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful