DrTus.

com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI

1

GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI
1. Rektosigmoid karsinom nedeni ile abdominoperineal rezeksiyon yapılan 65 yaşındaki erkek hastada, ameliyat sırasında herhangi bir komplikasyon gelişmiyor ancak kan transfüzyonu yapılıyor. Postoperatif olarak, gastrointestinal sıvı kayıplarını ve idame sıvı ihtiyacını karşılamak üzere, 150 mL/saat hızında %0.45 serum fizyolojik içinde %5 dekstroz ve 40 mEq KCI içeren sıvı verilerek volüm replasmanı yapılıyor. Bu şekilde 40 mL/saat idrar akımı sağlanıyor. Bu hastada ilk 24 saat içinde aşağıdaki metabolik komplikasyonlardan hangisinin gelişme olasılığı en yüksektir? A) Hipokalemi B) Hiponatremi C) Hipernatremi D) Hipokloremi E) Hipoglisemi Cerrahi geçiren hastalarda sık görülen elektrolit anormalliklerinden biri de hiperkaleminin eşlik ettiği hafif–orta derecede dilüsyonel hiponatremidir. Sorudaki hastada hem cerrahiye bağlı doku yıkımı, hem de kan transfüzyonuna bağlı potasyum artışı olacaktır ancak yeterli idrar çıkarabilen hastada potasyum atılımı da artar. Hastanın sıvı tedavisi hipotonik sıvı ile yapıldığı için hastada dilüsyonel hiponatremi gelişecektir. (Cevap B) 2. Elli yaşındaki erkek hastaya laparoskopik kolesistektomi operasyonu uygulanıyor. Operasyon sonrası genel durumu bozulan hastanın muayenesinde artmış kafa içi basıncın bulguları, idrar atılımında azalma, terleme ve sulu ishal saptanıyor. Bu hastada aşağıdaki elektrolit bozukluklarından hangisinin olma olasılığı en yüksektir? A) Hipomagnezemi B) Hiponatremi C) Hipokalsemi D) Hipernatremi E) Hiperkalemi

HĐPONATREMĐ (SU ĐNTOKSĐKASYONU)
Hafif
S.S.S. Kardiyovasküler Doku Böbrek Kas seğirmeleri Hiperaktif refleksleri Kan basıncı ve nabızda artmış kafa içi basıncına bağlı değişiklikler Tükrük, gözyaşı artımı Deride gode bırakan ödem, sulu ishal Oliguri

Şiddetli
Konvülsiyon Refleks kaybı Artmış kafa içi basıncı

Anüri

1

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI

2

SODYUM KAZANÇ VE KAYIPLARI
Ortalama Sodyum Kazancı
Diyet 50-90 mEq/gün 0 75-100 mEq/saat

Minimum

Maksimum

Sodyum Kaybı
Ter Đdrar Dışkı 10-60 mEq/gün 10-80 mEq/gün 0-20 mEq/gün 0 < 1mEq/gün 0 300 mEq/saat 110-200 mEq/saat 300 mEq/saat

(Cevap B) 3. Acil serviste travma sonrası şok tablosu ile getirilen 35 yaşındaki erkek hastanın aşağıdaki idrar bulgularından hangisi klinik tablo ile uyumlu değildir? A) Fraksiyonel sodyum atılımı: 0.7 B) Đdrar ozmolaritesi: 585 mosm/litre C) Đdrar sodyumu 48 mEq/litre D) Đdrar/plazma üre oranı: 10 E) Đdrar/plazma kreatinin oranı: 55 Bu hastada şok tablosu geliştiğinden prerenal böbrek yetmezliği gelişir. Prerenal azotemide idrar sodyumu 20mEq/L’den azdır.

RENAL YETMEZLĐK BULGULARI
Prerenal
Đdrar ozmolalitesi (mOsm/kg-H O) Đdrar/Plazma ozmolalitesi Đdrar Na (mEq/L) BUN/serum kreatinin Đdrar/plazma üresi Đdrar/plazma kreatinin BYĐ (idrar Na/Đ/Pkreatinin) FENa (ĐNaXPkre/PNaXĐkre) X100 BYĐ : Böbrek yetmezliği indeksi FENa : Fraksiyone Na ekskresyonu ĐNa : Đdrar sodyumu PNa : Plazma sodyumu Pkre : Plazma kreatinin Đkre : Đdrar keatinin
2

Renal
< 350 < 1.1 > 40 < 10 <3 < 20 > 1.5 >1

>500 >1.25 < 20 > 15 >8 > 40 <1 <1

(Cevap C) 4. Ellibeş yaşında küçük hücreli akciğer karsinomu olan bir erkek hastada uygunsuz ADH sendromundan şüpheleniliyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin bulunması en olasıdır? A) Total vücut suyunda azalma B) Düşük serum sodyumu C) Artmış üriner output D) 10 mEq/l’den düşük idrar sodyum düzeyi

2

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI
E) Düşük idrar dansitesi

3

Uygunsuz ADH sendromunda idrar outputu azalmış idrar dansitesi ve osmolaritesi artmış; idrar sodyum ekskresyonu artmıştır. (Na>20 mEq/L). Total kan volümü artmıştır. Hiponatremi vardır ve serum osmolaritesi belirgin düşmüştür. Uygunsuz ADH sendromu SSS hastalıklarında, neoplastik hastalıklarda, pulmoner hastalıklarda, bazı ilaçların kullanılması sonucu oluşabilir, idiopatik de olabilir. (Cevap B)

5.

Oral alımı olmayan bir hastaya intavenöz % 0.45 Sodyum Klorür solusyonu verilmektedir. Bu hastada bir süre sonra aşağıdakilerden hangisi ilk olarak gözlenir? A) Hücre içinden, hücre dışına Potasyum transferi B) Hücre dışından, hücre içine Sodyum transferi C) Hücre içinden, hücre dışına Sodyum transferi D) Hücre dışından, hücre içine su transferi E) Hücre içinden, hücre dışına su transferi

Hastaya i.v. hipotonik solüsyon verilirse, ekstraselüler boşluktaki ozmotik basınç düşer. Bu değişiklik hücre membranından içeri sıvı girmesi ile kompanse edilir. Bu durum her iki kısımdaki ozmotik basıncın dengelenmesi için gereklidir.

(Cevap D) 6. Akut kolesistitli, yaşlı diyabetik bir hastada serum sodyum seviyesi 122 meq/L, kan glikozu 600 mg/dL olarak ölçülüyor. Glikoz seviyesi insülin uygulamasıyla 100 mg/dl’ye düşürdükten sonra kan sodyum konsantrasyonu için aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A) Hasta, aynı anda % 3 NaCI solusyonundan almadıysa belirgin olarak düşer B) Özel bir tedavi olmadıkça, geçici olarak düşer ancak daha sonra 122 meq/L ‘ye geri döner C) Değişmeden kalır D) Özel bir tedavi olmaksızın normal seviyeye yükselir E) Glikozla oluşan diürez nedeniyle hipernatremik seviyeye çıkar. Hücre membranlarda pasif olarak diffüzyon yapamayan bir maddenin ekstraselüler sıvıda artması (örneğin glukoz veya üre) etkili ozmotik basınçta artışa, hücrelerden suyun transferi ve dilüsyonel hiponatremiye neden olur. Normalin üzerinde kan glukozunda her 100 mg/dL artışta serum sodyumu ortalama 1.6-3 meq/L düşer. Serum sodyumu eğer kan glukoz seviyesi 600’den 100 mg/dL’ye inerse yaklaşık 15 meq/L artışı gösterir. (Cevap D) 7. Yetmiş yaşında bir kadın hastanın ince bağırsağında fistül tespit ediliyor. Fistülden sıvı outputu 1.5 L/gün olarak saptanıyor. Bu hastaya günlük sıvı kaybını replase etmek için verilmesi gereken sıvının elektrolit içeriği aşağıdakilerden hangisidir?
Sodyum Potasyum Klorür Bikarbonat

A) B) C) D) E)

130 154 77 167 513

4 0 0 0 0

109 154 77 0 5

28 40 0 167 130

3

4 (Cevap A) 8. masif travma. Bu tedavilerle semptomları düzelmeyen hastalarda periton diyalizi veya hemodiyaliz gereklidir. %9 NaCL’de 154 mEq/L Na+.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI Đnce bağırsağın elektrolit kompozisyonu Na+: 140 mEq/L. hiperpotasemi tedavisi sırasında. Elektrokardiyogramda QRS kompleksinde genişleme ve T dalgalarında yükselme tespit ediliyor. 109 mEq/L cl-. Derin tendon reflekslerinde azalma ve jeneralize kuvvet kaybı saptanıyor. Günlük kaybı yerine koymak için en uygun olan Ringer Laktat’tır. Bu hastadaki klinik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Hipokalemi B) Hiponatremi C) Hipermagnezemi D) Hiperkalsemi E) Hipofosfatemi Semptomatik hipermagnezemi termal yaralanma. Hipokalemi T dalgasında yassılaşma ve U dalgasıyla hipokalsemi hiperaktif derin tendon refleksleriyle karakterizedir. Otuz yaşında bir erkek hastada multipl yaralanma ve ciddi böbrek yetmezliği bulunuyor. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi. Hipokalemi ve hipofosfatemide jeneralize kuvvet kaybı olur fakat böbrek yetmezliğinde potasyum ve fosfat düzeyi yükselir. Bir önceki (8 numaralı) sorudaki hastaya öncelikle verilmesi gereken tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Potasyum klorür verilmeli B) Kalsiyum klorid verilmeli C) Sıvı kısıtlaması D) Kayeksilat enemas E) Hipertonik tuz solüsyonu verilmeli Hipermagnezemili bir hastada eksojen magnezyum verilmeden volüm defisiti yerine koyulmalı asidoz düzeltilmelidir. serum potasyum düzeylerini düşürmek amacı ile kullanılmaz? A) Nötralize sıvı B) Sodyum bikarbonat C) Kalsiyum glukonat D) Đyon değiştirici reçineler E) Hemodiyaliz 4 . (Cevap B) 10. K+: 5 mEq/L. 28 mEq/L HCO3. (Cevap C) 9. Hastaneye yatırıldıktan 3 gün sonra hasta letarjik oluyor. Cl-: 104 mEq/L.DrTus. Hiponatremide spesifik EKG değişiklikleri yoktur ve konvülsiyon gibi sinir irritasyon bulgularıyla karakterizedir.bulunur. Kalsiyum klorid verilerek EKG değişiklikleri düzeltilmelidir. cerrahi stres ve ağır böbrek yetmezliği sonucu oluşur. 154 mEq/L clRinger laktatda 130m Eq/L Na+ 4 mEq/L K+. HCO3: 30 mEq/L. EKG’deki değişiklikler hiperkalemide olan değişikliklere benzer.

DrTus. Diğer seçeneklerde anyon gap normaldir. Hastanın PCO2. Potasyumu düşürmek için en son çare hemodializdir. Sodyum bikarbonat alkaloz yaratarak potasyumun hücre içine girmesini sağlar. Atmış yaşında bir kadın hasta kolesistektomi ameliyatından sonra oligüri gelişiyor.+HCO3-) formülünden=28 olarak hesaplanır. Hiperkalemide acil tedavi girişimleri. kardiyak toksisiteyi önlemek için potasyumun hücre içine girmesini sağlayarak potasyumu düşürmeye yöneliktir. Bu hastada aşağıdaki asit baz bozukluklarından hangisi en olasıdır? A) Dekompanse metabolik alkaloz B) Dekompanse solunum alkaloz C) Kompanse metabolik alkaloz D) Miks metabolik asidoz ve solunum asidozu E) Miks metabolik asidoz ve solunum alkalozu Hastanın HCO3. Klorür= 102 mEq/L ve HCO3-= 8 mEq/L bulunuyor. aritmi ve A-V blok gibi hiperkaleminin kalp iletim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini hızla antagonize etmek için kullanılır. Acil servise bilinmeyen bir kutu ilaç yutma öyküsü ile başvuran hastanın sık sık ve kısa kısa nefes alıp verdiği ve kulak çınlaması olduğu öğreniliyor. PCO2= 15 mmHg ve serum elektrolitleri: Sodyum= 138 mEq/L.8 mEq/L. bikarbonat: 28 mEq/L. Glukoz-insülin infüzyonu verildiğinde insülin glukozun hücre içine girişini artırırken beraberinde potasyumun da hücre içine girmesini sağlar. (Cevap B) 13. Potasyum= 4. Bu da hastada artmış Anyon Gapli Metabolik bir asidoz olduğunu gösterir. Anyon gap= Na+-(Cl-+HCO3) 138-(100+28) = 138-128 = 10 (Cevap A) 12. Sodyum: 138 mEq/L. kan üre nitrojeni (BUN): 20 mg/dl olarak tespit ediliyor. Arteriyel kan gazları: pH= 7.000 /mm3.5 mg/dl. klorür= 100 mEq/L. proksimal renal tübüler asidoz ve uretero-sigmoidostomi bikarbonat kaybıyla sonuçlanır. Diare. Beyaz Küre: 12. Hastanın laboratuar değerleri Hemoglobin: 10. Potasyumun vücuttan atılmasına yönelik tedavide diüretikler (furosemid) ve iyon değiştirici reçineler (kayeksalat) kullanılabilir.46. sinin 15 olması bu olayı kompanse etmek 5 . Distal renal tübüler asidozda azalmış asit ekskresyonu vardır.ü 8mEg/L olup Anyon Gap= Na+-(Cl. Bu hastada metabolik asidozun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Diare B) Metanol C) Proksimal renal tübüler asidoz D) Distal renal tübüler asidoz E) Ureterosigmoidostomi Metanol laktik asit üretimini artırarak anyon gapi artırır. PO2= 120 mmHg. Bu hastadaki anyon gap miktarı aşağıdakilerden hangisidir? A) 10 B) 18 C) 30 D) 38 E) 42 Anyon gap’in normal değeri 10-15 mEq/L’dir. kreatinin 1 mg/dl. (Cevap C) 11. Kırk yaşında bir erkek hastanın yüksek anyon gapli ağır metabolik asidozda olduğu tespit ediliyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 5 %10’luk kalsiyum glukonat potasyum düzeyini düşürmek için değil. Potasyum: 4 mEq/L.

pCO2: 40 mmHg. HCO3: 12mEq/L olarak tespit ediliyor. Şu formülle hesaplanır. (Cevap E) 14. En muhtemel madde ise aspirindir. respiratuar alkaloz olduğunu gösterir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 6 için gelişmiş bir mekanizmadır ve pH nın 7. Hastanın aldığı ilaç muhtemelen yüksek miktarda negatif yüklü bir maddedir. (Cevap C) 16.DrTus. Trafik kazası nedeniyle acil servise getirilen 42 yaşındaki bayan hastanın pH: 7. Bu hastada olası toplam Klor açığı aşağıdakilerden hangisidir? (Normal Cl: 103 mEq/L) A) 272 mEq B) 262 mEq C) 252 mEq D) 242 mEq E) 232 mEq Cl defisiti Na defisiti gibi hesaplanır ve NaCl olarak verilir. Kusma nedeni ile alkalozda olan 70 kg ağırlığındaki bir hastada Klorür: 85 mEq/L olarak saptanıyor. Baz defisiti (açığı) 15 mEq/L olan 70 kg’lık bir kişiye verilmesi gereken bikarbonat miktarı aşağıdakilerden hangisidir? A) 105 mEq B) 150 mEq C) 210 mEq D) 300 mEq E) 350 mEq 6 .46 olması bu olayın mikst bir metabolik asidoz.21. Bu hastadaki asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir? A) Kompanse respiratuar asidoz B) Kompanse metabolik asidoz C) Kompanse olmayan respiratuar alkoloz D) Kompanse olmayan metabolik alkoloz E) Kompanse olmayan metabolik asidoz AKUT (DEKOMPANZE) pH Respiratuar aidoz KRONĐK (PARSĐYEL KOMPANZE) pH PCO2 Plazma HC PCO2 Plazma HCO3 ↓↓ Respiratuar alkaloz ↑↑ ↓↓ N N N N ↓↓ ↑↑ ↓ ↑ ↓ ↑ ↑↑ ↓↓ ↓ ↑ ↑ ↓ ↓ ↑ ↑↑ Metabolik asidoz ↓↓ Metabolik alkaloz ↑↑ (Cevap E) 15.2 X Vücut ağırlığı = (103-85) X 0.2 X 70 = 252 mEq olarak bulunur. Cl açığı X 0.

Solunumu deprese ettiğinden ancak suni solunum olanakları bulunduğu zaman kullanılır.1’in altına inmedikçe düşünülmemelidir. Karbon dioksid ile kompleks yaparak onu da bağlayabilir. Trometamin solüsyonu Trisbuffer ve THAM adları ile bilinen bir Hidrojen iyonu akseptörüdür. baz açığının ekstrasellüler sıvı hacmiyle çarpımı ile bulunabilir: 70X15X0.32 PO2: 95 PCO2 :25 HCO3: 18 bulunuyor.2= 210 mEq/L (Cevap C) 17. Bikarbonat tedavisi pH 7.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 7 Verilmesi gereken bikarbonat miktarı. Acil laparotomi yapılan hastada dalak rüptürü saptanıyor. Karın muayenesinde yaygın hassasiyet saptanıyor. (Cevap E) 19. splenektomi yapılırken alınan arteriyel kan gazında pH: 7. nabız: 110/dakika ölçülüyor. HCO3 28 mEq/L olduğu saptanıyor. Hastada muhtemelen atalektaziye bağlı PCO2 yükselmesi ve sonucunda solunum (respiratuar) asidozu gelişmiştir. diyagnostik periton lavajı pozitif bulunuyor. Damar içi sıvı yeterli olduğu andan itibaren laktik asit kısa sürede temizlenir ve pH normale döner. Bu hastada asidoza yönelik bundan sonra öncelikle yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir? A) Trometamin solüsyonu B) Sodyum bikarbonat C) Dekstran 70 D) Dengeli bir tuz solüsyonu E) Hiperventilasyon Hastada metabolik asidoz vardır. Araç dışı trafik kazası nedeniyle acil servise getirilen 28 yaşında erkek hastada arteriyel kan basıncı 70/40 mmHg. Bu vakada gerekli değildir. Cerrahi hastasında metabolik asidozun en sık nedeni akut dolaşım yetmezliği. Bir önceki (18 numaralı) sorudaki hastaya uygulanacak en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Bikarbonat replasmanı 7 .DrTus. doku perfüzyonunun bozulması ve buna bağlı laktik asit birikmesidir. PCO2 52 mmHg. Yetmiş yaşında kolesistektomi ameliyatı geçiren bir hastada 24 saatin sonunda 39°C’ye varan ateş ve solunum güçlüğü gelişiyor. Bu sırada alınan arteriyel kan gazlarında PO2 60 mmHg. (Cevap D) 18. Bu bilgilere göre hastadaki asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir? A) Metabolik asidoz B) Metabolik alkaloz C) Mikst tipte alkaloz D) Respiratuar alkaloz E) Respiratuar asidoz Cerrahi sonrası ilk 24 saatte gelişen ateşin en sık ve en önemli nedeni atalektazidir.

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI
B) Narkotik ile ağrı kontrolü C) Mekanik ventilatöre bağlama D) Trakeobronşial aspirasyon E) Nazal oksijen verilmesi

8

Solunum asidozunda öncelikle neden yönelik tedavi yapılarak neden ortadan kaldırılmalıdır. Atalektazinin tedavisi de solunum egserizleri, postural drenaj ve trakeobronşial aspirasyondur. (Cevap D) 20. Uygulanan tedavi sonucunda tekrarlanan arteriyel kan gazları ölçümlerinde PO2’nin 50 mmHg, pCO2 55 mmHg ve HCO3 38 mEq/L olduğu saptanıyor. Bu hastada bundan sonraki en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Mekanik ventilasyon yapma B) Buhar tedavisi verme C) Nazal oksijen miktarını artırma D) Bronkodilatör verme E) Ek bir girişim yapmadan 6 saat sonra kan gazlarına tekrar bakma Uygulanan tedaviye rağmen hastanın solunum asidozu düzelmemiş, hatta daha da artmış. Solunum asidozunda son aşamada tedavi entübasyon ve mekanik ventilasyonla solunum probleminin düzeltilmesidir. (Cevap A) 21. pH=7.36, pCO2=20 mmHg ve HCO3= 9 mEq/L olan bir hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Metabolik asidoz B) Kompanze metabolik asidoz C) Dekompanze metabolik asidoz D) Respiratuar alkaloz E) Respiratuar asidoz Bikarbonatın normal değeri 22-26 mEq/L’dir. Bikarbonat solunum alkalozunun kompanzasyonu amacı ile 15 mEq/L’nin altına düşmez. Bunun altındaki değerler metabolik asidozdur. Karbondioksit azalması ile parsiyel kompanzasyon sağlandığı için tablo kompanze metabolik asidozdur. (Cevap B) 22. Ciddi amfizem nedeni ile evinde oksijen tedavisi alan 64 yaşındaki kadın hasta üst gastrointestinal kanama nedeni ile hastaneye başvuruyor. Kanama kısa bir süre sonra kendiliğinden duruyor ve transfüzyon gerekmiyor. Hastanedeki ilk gecesinde h astanın ajite ve sonra da dezoryante olması üzerine 5 mg intramusküler diazem veriliyor. Yirmi dakika sonra uyaranlara cevap vermeyen hastada stupor, papil ödemi gelişiyor. Arteriyel kan gazları pH: 7.17, pO2: 42 mmHg, pCO2: 95 mmHg olarak saptanan hastanın öncelikli tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A)Yüksek akımlı nazal oksijen ile hipoksinin düzeltilmesi B) Sodyum bikarbonat ile asidozun düzeltilmesi C) Hastanın entübe edilmesi D) Beyin cerrahisi konsültasyonu istenmesi E) Đntravenöz 10 mg deksametazon verilmesi

8

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI

9

Hastada ciddi solunum asidozu mevcut. Tedavisi için hemen entübe edilerek mekanik ventilasyon ile yeterli solunum fonksiyonu sağlanmalıdır. (Cevap C) 23.pH:7.30, pO2:65 mmHg, pCO2:55.6 mmHg, Bikarbonat:12 mEq/L, total CO2:14.5 mEq/L, Hb:8 gr/dl olan bir travma hastasındaki metabolik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir? A) Metabolik asidoz + respiratuar asidoz B) Metabolik asidoz + respiratuar alkaloz C) Kompanse metabolik asidoz D) Dekompanse metabolik alkaloz E) Dekompanse respiratuar alkaloz Sorudaki hastada total karbondiokist (tCO2) ve bikarbonat azalmış, pCO2 ise artmıştır. tCO2, plazmadaki bikarbonat (22-26 mEq/L), karbonik asid (0.03 X pCO2) ve çözülmüş karbondioksiti kapsar. Normal değeri 24-29 mEq/L’dir. pCO2 artmasına rağmen bunun azalması bikarbonatın azalmasına bağlıdır. Bikarbonat azaldığı için metabolik asidoz, aynı zamanda pCO2 de arttığı için solunum asidozu da vardır. (Cevap A) 24. Pilor kanalı ülseri tıkanıklığından dolayı bir kaç gün kusan dehidrate bir hastada yerine konması gereken en önemli iyon aşağıdakilerden hangisidir? A) Bikarbonat B) Klor C) Hidrojen D) Potasyum E) Sodyum Bu hastada hipokalemik metabolik alkaloz olacaksa da problemi kotrol etmek için yerine koyulması gereken en önemli iyon klordur. Hastaya klor verildiği zaman, proksimal tübülden daha fazla sodyum emilecektir. Büyük miktarlarda sodyum distal tübülüse ulaştığı zaman sodyumu korumak için hidrojen ve potasyomu yer değiştirecektir. Bu da alkalozdaki hastalarda asid idrarın sebebidir. (Cevap B) 25. Daha öncesinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan 55 yaşındaki erkek hastaya mide tümörü nedeni ile mide rezeksiyonu yapılıyor. Postoperatif ileusu uzayan ve 5.gün halen nazogastrik tüpü duran hastanın fizik incelemesinde deri turgorunun azaldığı, müköz membranların kuru ve ortostatik hipotansiyonunun bulunduğu saptanıyor. Hastanın bazı laboratuar değerleri aşağıdaki gibidir: Arteriyel kan gazları Đdrar elektrolitleri pH: 7.56 Na+: 2 mEq/L pO2: 85 mmHg K+: 5 mEq/L pCO2: 50 mmHgCI-: 6 mEq/L Na+: 132 mEq/L K+: 3.1 mEq/L CI-: 80 mEq/L HCO3: 42 mEq/L Bu bulgularla bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Dekompanse metabolik alkaloz B) Metabolik olarak kompanze edilmiş solunum asidozu C) Kombine metabolik alkaloz ve eş zamanlı primer solunum asidozu D) Solunum kompanzasyonlu metabolik alkaloz E) Dekompanze metabolik asidoz

9

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI

10

(Cevap D)

26. Bir önceki (25 numaralı) sorudaki hastaya en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Volüm açığının klinik belirtileri kaybolana kadar %0.9 NaCI infüzyonu B) Santral venöz katater yolu ile izotonik HCI infüzyonu C) Daha çok asit kaybını önlemek üzere nazogastrik tüpün klemplenmesi D) Bikarbonatın renal atılımını arttırmak için asetozolamid verilmesi E) Entübe edilerek, pCO2’yi daha da arttırmak için, volüm ventilatörü ile kontrollü hipoventilasyon Hastanın pH’sının yüksek olması ve mide sıvısı kaybı alkalozu, kan ve idrarda klor ve potasyumun düşük olması hipokloremik-hipokalemik metabolik alkalozu düşünülüyor. Deri turgorunun azalması, müköz membranların kuruluğu, ortostatik hipotansiyon ve idrar sodyumunun düşük olması hipovolemiyi düşündürüyor. pCO2’nin yükselmesi solunum kompanzasyonunun başladığını düşündürüyor. Hastanın sıvı açığını klor içeren bir sıvı ile düzeltilmesi tedaviyi sağlayacak en uygun yöntemdir. (Cevap A)

27. Kronik böbrek hastası olan ve üst GIS kanaması geçiren bir kişide pH:7,2, PCO2; 25 mmHg CO2 içeriği: 10 mEq/L hesaplanan CO2 kapasitesi 14 mEq/Lt, standart Bikarbonat 16 mEq/Lt, baz eksikliği ise 15 mEq/Lt olarak saptanıyor. Bu hastadaki asit baz dengesi bazukluğu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi en doğrudur? A) Metabolik alkaloz B) Kompanse respiratuar asidoz C) Kompanse metabolik asidoz D) Respiratuar alkaloz E) Respiratuar asidoz Kronik böbrek hastalığı olan ve kanamaya bağlı sıvı kaybı olan bir hastada metabolik asidoz beklenir. Baz eksikliğinin 15 mEq/L olarak verilmesi, HCO3 ve hesaplanan CO2 kapasitesinin düşük olması da bunu desteklemektedir. PCO2; 25 mmHg olması solunum kompanzasyonunu düşündürüyor. Seçeneklerde dekompanze metabolik asidoz olmadığı için ve hasta kronik böbrek hastası olduğu için kompanzasyonun sağlandığı düşünülebilir. (Cevap C)

28. Kronik böbrek yetmezliği ve üst gastrointestinal sistem kanaması geçiren hastanın pH 7,2 pCO2 25 mmHG, CO2: 10 mEq/L, ölçülen CO2 kapasitesi 14 mEq/L, aktüel bikarbonat 13 mEq/L, standart bikarbonat 16 mEq/L, baz eksisi - 15, anyon açığı 28 mEq/L bulunuyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi en doğrudur? A) Primer metabolik alkaloz – kompanze respiratuar asidoz B) Primer respiratuar alkaloz – kompanze metabolik alkaloz C) Primer metabolik asidoz – kompanze respiratuar alkaloz D) Kombine metabolik asidoz – kompanze olamamış respiratuar alkaloz E) Respiratuar asidoz

10

Arteryel kan gazları pH: 7. PO2: 54 mmHg. nabız hızı: 136/dk olarak saptanıyor.4. PCO2’nin 40 mmHg’nin üzerinde olması ise asidozun respiratuar tipte olduğunu gösterir. bikarbonatı 20 mEq/L. fosforik ve diğer metabolik asitlerin yükselmesi sonucu yükselmesi ve pH’nın düşüklüğü bunun kanıtıdır.24. HCO3: 25 mEq/L. 2 Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Respiratuar alkaloz B) Respiratuar asidoz C) Metabolik asidoz D) Metabolik alkaloz E) Kombine respiratuar ve metabolik asidoz pH’nın 7. PCO2: 60 mmHg.DrTus. Dolayısı ile bu hastada primer metabolik asidozun respiratuar alkalozla kısmen kompanse edildiği söylenebilir. Anyon gapın hastanın kronik böbrek sorununa bağlı olarak sülfirik. (Cevap C) 29. aktüel HCO3’ün standart HCO3’ten düşük olması respiratuar alkaloz işaretidir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 11 Bu hastada pH asidoza bağlı olarak düşüktür.4’ün altında olması asidozu.8 olarak saptandı. pCO2 47 mmHg. AKUT (DEKOMPANZE) pH Respiratuar aidoz KRONĐK (PARSĐYEL KOMPANZE) pH PCO2 Plazma HC PCO2 Plazma HCO3 ↓↓ Respiratuar alkaloz ↑↑ ↓↓ N N N N ↓↓ ↑↑ ↓ ↑ ↓ ↑ ↑↑ ↓↓ ↓ ↑ ↑ ↓ ↓ ↑ ↑↑ Metabolik asidoz ↓↓ Metabolik alkaloz ↑↑ (Cevap B) 30.28. Ameliyattan sonra hasta ekstübe edilerek ayılma odasına alınıyor. Bu hastanın metabolik durumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A) Dekompanze solunum asidozu B) Kompanze metabolik asidoz C) Kombine metabolik ve solunum asidozu D) Kompanze solunum asidozu 11 . baz fazlalığı . düşük CO2 kapasitesi ve düşük standart HCO3 metabolik bir asidozun varlığını gösterir. Hastanın TA: 144/80 mmHg. Akut nekrotizan pankreatit tanısıyla tedavi edilen hastanın arteriyel kan gazlarında pH 7. Yetmiş yaşında bir erkek hastaya rektum karsinomu nedeniyle anterior rezeksiyon yapılıyor. Negatif BE. pO2 97 mmHg. SaO : %90 olarak tespit ediliyor. Düşük pCO2 ve CO2 içeriğinin CO2 kapasitesinden az olması.

com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Dekompanze metabolik alkaloz Verilen kan gazlarında baz açığının 4. Beklenen kompanzatuar cevabın gelişmemesi bu hastada kombine bir asit baz bozukluğuna işaret ediyor. pH değeri de asidozu destekliyor. hematokrit düzeyinin %48 olduğu saptanıyor. Ağır metabolik alkalozda paradokit olarak potasyumu tutmak için idrarda asid (hidrojen) kaybı olur.DrTus. 12 Metabolik asidozu olan hastada. Bu hastada hipokalemik metabolik alkaloz olacaksa da problemi kotrol etmek için yerine koyulması gereken en önemli iyon klordur. (Cevap D) 32. bir elimizi de önüne yerleştirerek hastayı salladığımızda – pilor obstrüksiyon varsa – sıvının çalkantısını elimizin altında hissederiz. (Cevap B) 33. Hastaya klor verildiği zaman. Hastanın belirgin dehidratasyonda olduğu. Büyük miktarlarda sodyum distal tübülüse ulaştığı zaman sodyumu korumak için hidrojen ve potasyumu yer değiştirecektir. Hipokalemi metabolik alkalozun etkilerini ağırlaştırır. Bu hastanın fizik muayenesinde tespit edilmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir? A) Soldan sağa doğru giden peristaltik hareketler B) Sağdan sola giden peristaltik hareketler C) Üst abdomen perküsyonu D) Çalkantı sesi (succussion splush) E) Sol üst kadranın perküsyonu Bir elimizi hastanın karnının sol tarafının arkasına. Mide asiti kaybedilmesi metabolik alkaloza neden olur. Bir önceki (31 numaralı) sorudaki hastada gelişen metabolik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir? A) Aspirasyon pnömonisi ve respiratuar asidoz B) Hipokloremik alkaloz C) Tuz kaybettiren enteropati D) Đntrensek böbrek hastalığı E) Metabolik asidoz Pilor obstrüksiyonunun en sık nedenleri duodenal ülser ve gastrik karsinomadır. proksimal tübülden daha fazla sodyum emilecektir.8 olması metabolik asidozu gösteriyor. Bu da alkalozdaki hastalarda asid idrarın sebebidir. Oysa bu hastada pCO2 de yükseldiğine göre solunum asidozu da vardır. Yukarıdaki (31 numaralı) sorudaki hasta için en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) %10’luk dekstroz ve 1/3 solin B) Antiemetik C) Azotemiyi düzeltmek için hemodiyaliz D) Serum fizyolojik ile birlikte potasyum replasmanı E) Ringer Laktat 12 . karbondioksitin azalması beklenir. (Cevap C) 31. Kırksekiz yaşında bir kadın hasta pilor obstrüksiyona bağlı olarak devamlı kusuyor. Peristaltizm konjenital pilor stenozu olan infantlarda izlenir. asidotik solunumla. idrar out-putunun 20 mL/sa.

1gr azota 150kcall enerji verecek kadar glikoz. Amonyum klorid solüsyonuda kullanılabilir. beslenme bozukluğu olan ve fazla miktarda gastrointestinal sıvı kaybeden hastalarda sık görülür. Bu duruma yol açması en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Linoleik asit eksikliği B) Çinko eksikliği C) Vitamin C eksikliği D) Magnezyum eksikliği E) Amino asit fazlalığı Uzun süre yağsız parenteral beslenme desteği alan hastalarda vücutta sentez edilemeyen yağ asitlerinin. Çinko eksikliğinde ekzomoid roshlar. göz içi basınçta düşme gözleniyorsa. Dört haftadır total parenteral nütrisyon (TPN) uygulanan hastada parmaklarda soyulma ile karakterize dermopati ve alopesi gelişiyor. letarji. kaşıntı. deri pililerinde koyulaşma görülür.1 M hidroklorik asit E) 1.2 N hidroklorik asit verilmesi etkili ve güvenilir bir yöntemdir. (Cevap A) 36. hiperrefleksi. Eğer tedavi yapılmazsa halsizlik. Yirmi dört saatte kilogram başına 1.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 13 Hasta hidrate edilip. pulpul soyulma ve saçlarda dökülme ile karakterize bir tablo gelişir. kas spazmı ve kasılmalar görülebilir. Nöromusküler etkileri kalsiyum eksikliğine benzer ve parestezi. (Cevap D) 35. idrar outputu normalleşene kadar potasyum verilmelidir. Fakat özellikle karaciğer hastalığı olanlarda amonyum toksisitesi gelişebilir. Serum fizyolojik hipokloremiyi düzeltir. yara iyileşmesinin bozulması ve trombositopeni de eklenebilir. Böyle bir durumda bu hastaya verilmesi gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Serum fizyolojik B) Ringer Laktat C) Hipertonik tuz solüsyonu D) 0.DrTus. 24 saatte toplam 50mEq sodyum 40mEq potasyum 90mEq fosfor. Tedaviye dirençli hastalarda 0. (Cevap D) 34.0 M hidroklorik asit Hipokloremik metabolik alkalozda ilk önce uygulanması gereken tedavi izotonik NaCl solüsyonuyla birlikte potasyum replasmanıdır. özelliklede linoleik asit.1 N ve 0. eksikliğine bağlı deride kuruma.7gr protein içeren standart aminoasit çözeltisi. Ağır hipokloremik metabolik alkaloz standart tedaviye cevap vermeyebilir. Magnezyum eksikliği. Bu hasta en olası metabolik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir? A) Dallanmış zincirli amino asit eksikliği B) Çinko eksikliği 13 . Parenteral beslenme sırasında toplam kalorinin %10-15’inin yağlarla sağlanması ile önlenebilir. günü saç dökülmesi. 30mEq magnezyum ve kalsiyum içeren TPN uygulanan ve hiç oral almayan bir hastada tedavinin 10. deride kuruma.

48. noninvaziv tanı yöntemidir) (Cevap D) 37. Nöromusküler etkileri kalsiyum eksikliğine benzer ve parestezi. PO2: 84kPa. hiperrefleksi. Uzun süre total parenteral nütrisyon alan bir hastada periferik nöropati ve kontrolü oldukça zor olan bir hiperglisemi gelişmişse öncelikle aşağıdaki elementlerden hangisinin eksikliği düşünülmelidir? A) Bakır 14 . Klorür 103 meq/L. Bu nedenle EKG hipokalsemi ve hipomagnezeminin ayırımını sağlar. Hastanede yatan refrakter hipokalsemili birçok hastada magnezyum eksikliği bulunmaktadır. özellikle de linoleik asit eksiklikleri gelişebilir. kas spazmı ve kasılmalar görülebilir. pulpul soyulma ve saçlarda dökülme ile karakterizedir. Hipomagnezemi fonksiyonel hipoparatiroidizme neden olarak serum kalsiyum seviyesini de düşürebilir.4. Bu hastadaki serum kalsiyum düzeyi. küçük kırmızımsı papüller ile soyulum deri ve alopesidir.2 meqL.DrTus. Sodyum 135 meq/L. Hipomagnezemi aynı zamanda böbreklerden potasyum atılımına da neden olur. Plazma değişiklikleri yağsız hiperalimentasyonun 1. Esansiyel yağ asitleri eksikliğinde temel lezyon kuru. Bu hastada tetaninin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Hiperventilasyon B) Hipokalsemi C) Hipomagnezemi D) Esansiyel yağ asidi eksikliği E) Fokal nöbet Magnezyum eksikliği. Kalbe olan etkileri daha çok hiperkalsemiye benzer. Deride kuruma.2 meq/L. Total kalorinin %10-15’inin yağlarla sağlanması ile önlenebilir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) A vitamini eksikliği D) Esansiyal yağ asidi eksikliği E) Klor eksikliği 14 Esansiyel Yağ Asitlerinin Eksikliği Yağsız parenteral beslenmeler uzun sürerse essensiyel yağ asitlerinin. Prostoglandin eksikliği intraoküler basıncın azalmasına neden olur. Bu eksiklik genellikle parenteral beslenme sonucu hücre iyon yükünün tekrar sağlanması ile belirgin hale gelir.4 meq/L. Kan pH’sının ve arterial PCO2’nın normal olması hiperventilasyonu ekarte ettirir. düşük olan albumin düzeyi göz önüne alınarak hesaplanırsa normaldir. PCO2: 38 kPa. Kalsiyum 8. bulunuyor. Kırkbeş yaşında Crohn hastalığı olan bayan hasta küçük bir intestinal fistül nedeniyle iki haftadır paranteral nütrisyon alıyor. (Esansiyel yağ asitleri eksikliğinin tanısında uygun. PO4 2. Bu esnada tetani gelişen hastanın laboratuar bulguları. Potasyum 3. pH: 7. (Cevap C) 38. haftasında görülür. albumin 2. bikarbonat 25 meq/L. beslenme bozukluğu olan ve fazla miktarda gastrointestinal sıvı kaybeden hastalarda sık görülür.

PC02= 25 mmHg. periferik nöropati ve ensefalopati gelişebilir. Trafik kazası sonrası 3 haftadır bilinci kapalı olan 25 yaşındaki erkek hastada protein ve kalori desteği sağlamanın en uygun yolu aşağıdakilerden hangisidir? A) NG tüple beslenme C) Periferik venöz beslenme E) Jejenostomi ile beslenme Enteral yol ilk düşünülmesi ve mümkün olduğunda kullanılması gereken yoldur. Relatif olarak normal GIS sahip olduğu halde ağızdan yemek alamayan veya almayacak hastalarda tercih edilir. P02= 95 mmHg. ekonomik. Selenyum eksikliği nadir görülür. Deserebre hastalarda pilor sonrası düzey kullanılır. Tek başına alkalize edici ajan vermek temel sorunu çözmez. 15 Krom eksikliği uzun süre TPN alan hastalarda görülür.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI B) Krom C) Çinko D) Selenyum E) Demir Bakır eksikliğinde mikrositik anemi görülür.25. (Cevap E) 40. B) Dekstran 70 D) Dengeli tuz solüsyonu B) Santral venöz beslenme D) Gastrostomi ile beslenme 15 . Bu esnada bakılan kan gazlarında pH= 7. ilk resüsitasyonu takiben kan basıncı 110/80 mmHg’ya yükseliyor. Çinko eksikliği parenteral beslenmede en sık görülen eser mineral eksikliğidir.DrTus. Bikarbonat= 15 mEq/L bulunuyor. (Cevap B) 39. Krom eksikliğine bağlı glukoz intoleransı. Yeterli dolaşım sağlanınca asidoz kendiliğinden düzelir. Karın bölgesindeki ateşli silah yaralanması sonucu acil servise getirilen hastanın. Bu hastanın metabolik asidozunun tedavisinde öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Sodyum bikarbonat C) Hiperventilasyon E) Albumin Hipovolemik şok ve buna bağlı gelişen metabolik asidozu tedavi etmenin en iyi yolu dengeli bir elektrolit solüsyonu vererek dolaşımın düzeltilmesidir. daha iyi tolere edilir. Sodyum bikarbonat hemorojik şokun tedavisinde çok dikkatli kullanılmalıdır. Basit.

Altmışsekiz yaşında hipertansif bir erkek hasta sorunsuz bir rüptüre abdominal aort anevrizması ameliyatı geçiriyor. kan basıncı ile ilgili parametrelerin takibi gerekir. Bu hastada hipovolemik şok gelişmesini önlemede en uygun intravenöz tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Hemen %10 dekstroz infüzyonu B) Yalnızca uygun kan transfüzyonu yapılması 16 . Şokun istenmeyen etkileri böylece daha da fazla ortaya çıkacaktır. (Cevap C) 42. Bu hastanın uygun şekilde tedavi edilmesi için hızlı sıvı infüzyonu ile intravasküler volümün ekspansiyonu gereklidir. idrar dansitesinin yüksekliği kompanzatuar serbest sıvının tutulması ile böbrek fonksiyonlarının iyi olduğunun göstergesidir. Ameliyat sırasında 9 L Ringer Laktat ve 4 ünite tam kan transfüzyonu yapılıyor. Trafik kazası sonrası iki taraflı femur kırığı belirlenen hastanın yapılan fizik muayenesinde kan basıncının 100/40 mmHg.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 16 (Cevap D) 41.9 L/dk (4-6 L/dk) Sistemik vasküler rezistans: 35 Woods ünitesi (normal değerleri 24-30 Woods ünitesi) PO2: 140 torr (FıO2 0. Bu hastanın tansiyonu sistemik vasküler rezistanstaki artmaya bağlı olarak belli bir seviyede tutulmaktadır. idrar çıktısı. nabzının 136/dakika olduğu saptanıyor ve hastada soğuk terleme gözleniyor. idrar outputunun azlığı böbreklerin yetersiz perfüze olduğunu. Cerrahi yoğun bakım aşağıdaki hemodinamik parametreler elde ediliyor: Sistemik kan basıncı (BP): 90/60 mmHg Nabız: 110/dk Santral venöz basınç (CVP): 0 cm H2O Pulmoner kapiller kama basıncı: 4 mmHg Kardiak output: 1.029) Hematokrit: %35 Bu hastanın bundan sonraki tedavisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Đdrar outputunu arttırmak için diüretik verilmesidir B) Sistemik kan basıncını arttırmak için vazopresör verilmesidir C) Đdrar outputunu arttırmak için sıvı yüklemektir D) Vazodilatör bir ajan vererek yükselmiş olan sistemik vasküler rezistansı azaltmaktır E) Daha fazla bilgi elde etmek için hastayı izlemektir Bu hastada. tüm hemodinamik parametreler intravasküler volümün yetersiz olduğunu göstermektedir ve dolayısıyla hastada hipovolemiye bağlı hipotansiyon vardır.45) Đdrar outputu: 15 mL/saat (spesifik gravite 1. Bunu sağlamak için Ringer laktat solüsyonu veya kan (veya her ikisi) transfüzyonu ile pulmoner kapiller kan basıncı. Vazopressör ajanların verilmesi kan basıncını yükselişi de periferik vasküler rezistansı arttıracağından periferik doku perfüzyonunu daha da azaltacaktır. Sistemik vasküler rezistansı azaltmak için verilecek olan vazodilatörler belirgin bir hipotansiyona neden olarak büyük olasılıkla vasküler kollaps ve göllenmeye neden olacaklardır.DrTus.

tansiyon anteriel: 80/60 mmHg. Ayılma odasında hasta hipotansif oluyor ve 30 dk içinde 500 ml Ringer Laktat veriliyor. kalp hızı: 130 /dk. 4 lt tuz solüsyonu verildikten sonra aşağıdaki ölçümler elde edilir. Swan-Ganz kateteri yerleştirerek hemodinamik durumu düzeltilir. Hasta entübe ediliyor. Ringerli laktat solüsyonu şokta sıvı resüsitasyonu için en sık kullanılan dengeli tuz solüsyonudur (kristalloid). Ancak genel kural hasta ne yitirdi ise replasmanı da aynı sıvı ile yapılmalıdır. Bu hastanın tedavisi için bundan sonraki basamakta yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) 1 saat içinde 500 ml Ringer Laktat B) Dopamin C) Swan-Ganz kateteri D) Diüretik E) Hasta ekstübe edilmeli Hastanın klinik tablosu kardiyojenik şokla uyumludur. Dopamin kan basıncını yükseltir fakat hasta durumu stabil olana kadar extübe edilmemelidir. Atmışsekiz yaşında geçirilmiş myokard enfarktüsü öyküsü olan bir erkek hastaya kolon karsinoması nedeniyle sol hemikolektomi yapılıyor. (Cevap C) 43. (Cevap C) 44. Boyun venleri distandü. Sıvı verilmesi kardiyojenik şoku ağırlaştırır. Diüretik hastayı hipovolemik yapar. Bundan dolayı gram negatif pnömonisi olan hipotansif bir hastada ölçümler yeterli intravasküler hacime rağmen hipotansiyonun 17 . Yetmişaltı yaşında gram (-) pnömoni hastasında hipotansiyon gelişir ve resusitatif ölçümler başlatılır.33.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) Ringerlaktat solüsyonu verilmesi ve gerektiğinde kan transfüzyonu yapılması D) Kristalloid ile birlikte amino asit solüsyonu verilmesi E) %5 dekstroz ile birlikte albumin infüzyonu 17 Hipovolemik şok tedavisinde başlangıçta ne verilmesi gerektiği tartışmalıdır. Hasta hala hipovolemide olabilir. Başlangıçta ekstrasellüler sıvı kaybı elektrolit solüsyonları ile karşılanmalıdır.DrTus. Kullanılacak en uygun intravenöz infüzyon ilacı aşağıdakilerden hangisidir? A) Levarterenol B) Isoproterenol C) Dopamin D) Metaraminol E) Fenoksibenzamin Kalp septik şokun artmış olan dolaşım ihtiyaçlarına sıklıkla cevap verme yeteneğinden yoksundur. Çünkü boyun venlerindeki dolgunluk kalbin doluş basıncını doğru olarak yansıtmaz. : 35 mmHg Bu hastada tedaviye adrenerjik bir ajanla başlama kararı alınıyor. Pco2 : 60/0 mmHg : 140/dk : 26 cm H2O : 22 mmHg : 22 mmHg : 7. Kan basıncı Nabız Santral venöz basınç (SVB) Pulmoner arter diyastolik basıncı Pulmoner kapiller kama (wedge) basıncı Arter kan gazı pH Po2: 100 mmHg. idrar outputu son saatte 20 ml olarak saptanıyor. Kan kaybına bağlı ekstrasellüler sıvı kaybını tamamlayarak ekstrasellüler bölmede hızlıca dengelenir.

idrar kültüründe E.Beyaz küre>12000/mm3 veya <4000/mm3 veya >% 10 band formu 2 Şiddetli sepsis: Sepsisin organ disfonksiyonuna.Beyaz küre>12000/mm3 veya <4000/mm3 veya >% 10 band formu 2 Sepsis: Đnfeksiyona sistemik cevaptır.DrTus. Bunun tedavisi de vasokonstriktör ilaç tedavisidir. nabız 120/dk. . isoproterenol veya dopamin gibi inotropik ajan endikedir. Sistemik Đnflamatuar Cevap Sendromu: Çeşitli ciddi klinik tahribatlara verilen sistemik inflamatuar cevaptır. . koopere olduğu. Đnfeksiyon ile birlikte aşağıdaki koşullardan iki veya daha fazlası vardır.Kalp hızı>90/dk . solunum 35/dk. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Hemarojik şok B) Kardiyojenik şok 18 . Otuz yaşında bir erkek hasta trafik kazası sonucu acile getiriliyor. dört extremitesini de hareket ettiremediği ekstremitelerin sıcak ve pembe olduğu saptanıyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI devam ettiğini gösteriyorsa.Solunum hızı > 20/dk veya PaCO <32mmHg . Böyle bir tabloda ilk olarak sepsis düşünülmelidir. (Cevap C) 45. Coli ürüyor. 18 Dopamin norepinefrinin öncüsü doğal olarak oluşan bir katekolamindir ve kalbe pozitf inotropik ve kronotropik etkisiyle isoproteronolün benzeridir. kan basıncı 110/70 mmHg. Aşağıdaki koşullardan iki veya daha fazlası vardır.Solunum hızı > 20/dk veya PaCO <32mmHg . solunum distresi olmadığı.Ateş> 380C <360C .Ateş> 380C <360C . Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) SIRS B) Sepsis C) Ciddi sepsis D) Septik şok E) Üriner infeksiyon Bir enfeksiyon odağı bulunan yüksek ateşli. nabız hızı 54 /dk olarak tespit ediliyor. taşikardik normotansif bir hasta verilmiş. hipoperfüzyona veya hipotansiyona eşlik etmesidir. lökosit 1200/mm3 bulundu. (Cevap D) 46. Fizik muayenesinde uyanık. Belirgin kan kaybı ve sepsisi olmayan hastada en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) 2 litre Serum fizyolojik B) Beta adrenerjik ilaç C) Tam kan transfüzyonu D) Alfamimetik ilaç E) Kortizol Spinal anestezi alan bir hastada belirgin kan kaybı ve infeksiyon olmadan gelişen hipotansiyon nörojenik şoka bağlıdır. (Cevap B) 47. Tansiyon arteriel 70/40 mmHg. ooryante. Kliniğe kabul edilen yaşlı bir hastada ateş 40°C. Taşiaritmi oluşturmadaki düşük potansiyeli ve düşük konsantrasyonlarda renal kan akımını arttırıcı etkisi dopamini sorudaki olguda tercih edilen ajan yapar. Spinal anestezi altında elektif ameliyat yapılan bir hastada kan basıncı 70/40 mmHg olarak ölçülüyor.Kalp hızı>90/dk . Sepsis ve SIRS kavramlarını hatırlayacak olursak. lökopenili.

kan basıncının 70/0 mmHg. Oksijen kullanımının azalmasına bağlı serum laktat düzeyleri de artar. Bu azalma patolojik arteriyo-venöz şantlardan dolayı O2 kullanımının düşmesine bağlıdır. Bu hastada aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Kardiyak debi artmıştır B) Periferik direnç azalmıştır C) Arteriovenöz oksijen farkı artmıştır D) Serum laktat düzeyi artmıştır E) Kan hacmi normaldir Sorudaki hastada septik şokun hiperdinamik dönemi tanımlanmış. Doğru tanı ve uygun tedavi için hipovolemik şokta tam hemodinamik monitorizasyon yapılmaladır. Fakat hasta taşikardiktir. Atmış yaşında bir erkek hastaya gastrik ülser perforasyonu ve ağır peritoneal kontaminasyon nedeniyle tanısal laparatomi yapılıyor. Yüksek laktat seviyesi dokularda azalan kan akımı nedeniyle gelişen anaerobik metabolizma sonucudur. bradikardi ve hipotansiyon olur. Septik şokta ise cilt sıcaktır. Diğer tüm şok tiplerinde cilt soğuktur. nabızın160/dk. özellikle erken safhalarda hiperdinamik özellik gösterir ve hastalarda normalden çok kardiyak atım görülür. Kan basıncı 70/50 mmHg. Pulmoner emboli konjestif kalp yetmezliği kardiyak tamponad yüksek santral venöz basıncı ile ilişkilidir. Hemodinamik ölçümler azalmış kan akımı ve azalmış venöz dönüşü gösterir. Ekstremiteleri sıcak ve kuru olan hastaya idrar sondası. santral venöz ve Swan-Ganz kateteri yerleştiriliyor. (Cevap D) 50. ateşin 40ºC. Bu hastada aşağıdakilerden hangisi tespit edildiğinde entübasyon ve ventilasyon desteği gerekir? 19 .com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) Nörojenik şok D) Septik şok E) Đrreversibl şok 19 Nörojenik şok spinal kordun üst seviyelerindeki yaralanması sonucu oluşur. Ameliyattan 6 saat sonra hasta taşikardik ve hipertansif oluyor. solunumu yüzeyelleşiyor. hiperventilasyon ve respiratuar alkaloz ile karakterizedir. Bunların total kombinasyonu hipovolemik şok tanısıyla uyumludur. Bu dönemde kalp debisi artmış veya normaldir.DrTus. Vasküler direnç ve a-v O2 farkı azalmıştır. (Cevap C) 49. Septik şok. solunum hızının 24/dk olduğu saptanıyor. kardiak output 1. ajitasyon ve takipne geliştiği. Hasta dört ekstremitesini de hareket ettiremez. serum laktat değeri 30 mg/100 mL (normali: 6-16). Büyük bir pelvik apsenin drene edilmesinden 3 saat sonra bilinç bulanıklığı. Bu dönem klinik olarak ateş.91/dk ve santral venöz basıncı 2 cm H2O olan bir hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Konjestif kalp yetmezliği B) Kardiyak tamponad C) Pulmoner emboli D) Hipovolemik şok E) Septik şok Soruda verilen belirtiler ekstraselüler sıvı kaybı sonucu yetersiz doku perfüzyonu diye adlandırılan hipovolemik şokun karakteristik belirtileridir. (Cevap C) 48. cildi sıcaktır.

(Cevap B) 20 .Respiratuar arrest . aPTT uzamış olduğuna gore Faktör VIII.DrTus. kadınları taşıyıcı erkeklerin hasta olması beklenir. Aspirine bağlı trombosit fonksiyon bozukluğunda aPTT uzaması beklenmezken.PaCO2>55 mmHg .. vWF eksik olduğu için trombosit agregasyonu bozulur ve kanama zamanı uzar. Kardiak output 3 litre/dk olarak tespit ediliyor. hemofili A’da. Bu hastanın içinde bulunduğu klinik tabloyu en doğru tanımlayan seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Hipovolemik şok B) Septik şok C) Kardiyojenik şok D) Anaflaktik şok E) Nörojenik şok Düşük kardiak output ve yüksek doluş basıncı kardiyojenik şok için karakretistiktir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI A) Solunum hızı 23 /dakika B) PaCO2: 45 mmHg C) Oda havasını solurken PaCO2: 60 mmHg D) Kalp hızı: 140 /dakika E) Tansiyon Arteriyelin 150/100mmHg ölçülmesi Endotreakeal Entübasyon Endikasyonları .Yetmişbeş yaşında bir kadın hastaya akut kolesistit nedeniyle kolesistektomi yapılıyor. IX. Pulmoner kapiller Wedge basınç 18 mmHg’ye yükseliyor. aPTT uzamış. XI veya XII eksikliği olabilir. X’e bağlı resesif geçiş gösterdiği için. Ameliyattan sonra hipotansiyon ve taşikardi gelişiyor. Baba ve halada da aynı hastalığın olması otozomal dominant geçişi düşündürüyor. Otozomal dominant geçiş gösteren konjenital hemostaz bozukluklarının en sık görüleni.PaO2<60 mmHg . B) Von Willebrand hastalığı C) Aspirine bağlı trombosit fonksiyon bozukluğu D) Hemofili . trombosit sayısı normal olarak bulunuyor.A E) Faktör VII eksikliği PTZ normal.%100 oksijene rağmen ciddi respiratuar asidozun devam etmesi 20 (Cevap C) 51. (Cevap C) 52. ayrıca bu hastalarda faktör VIII eksikliği de olduğu için bu hastaların büyük çoğunluğunda aktif parsiyel tromboplastin zamanı (aPTT) da uzamıştır. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Dissemine intravasküler koagülasyon (DIC. Yirmiüç yaşındaki bir kadın hastada sık sık epistaksis öyküsü mevcut olup aspirin almakla artan menorajisi olmaktadır. Von Willebrand faktör (vWF) eksikliğine bağlı gelişen Von Willebrand hastalığıdır. DIC’te ailesel geçiş söz konusu olmadığı gibi PTZ’nin de uzaması ve trombositopeni beklenir. Babası ve halasında da kanama diatezi olan hastanın laboratuar çalışmalarında PTZ normal.

Çalıştığı inşaatın 4. uzamış PTZ ve azalmış fibrinojen seviyeleri saptanıyor. Sorudaki hastada sızıntı tarzındaki kanamaların olası nedenleri massif transfüzyona bağlı trombositopeni ve trombosit fonksiyon bozukluklarıdır. 4 ünite taze donmuş plazma ve 8 L Ringer Laktat alan hastada ameliyatın sonuna doğru diffüz olarak sızıntı tarzında kanama olduğu saptanıyor. trombosit fonksiyonlarında bozulma. VIII ve bazen XI eksikliği.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 21 53. Tetkiklerinde trombositopeni. 21 . Bu hasta için aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi en doğrudur? A) Hastaya aspirin kullanmamasını söyleyip ameliyatı bir hafta ertelemek B) Hemostaza dikkat ederek ameliyatı yapmak C) Açık kolesistektomiye dönme olasılığı çok düşükse ameliyatı yapmak D) Trombosit süspansiyonu bulundurup ameliyata başlamak E) 3 ünite trombosit süspansiyonu verdikten sonra ameliyatı yapmak Elektif ameliyat planlanan Aspirin kullanan hastalarda Aspirin kesilmeli ve ameliyat 1 hafta sonra yapılmalıdır. palpable kitle gelişiyor.DrTus. (Cevap C) 55. faktör V. dilüsyonel trombositopeni. Resüsitasyon sonrası ameliyata alınan hastaya segmenter ince barsak rezeksiyonu ve karaciğer laserasyonu nedeni ile hepatik segmentektomi yapılıyor. Kronik taşlı kolesistit nedeniyle laparoskopik kolesistektomi yapılmak üzere hastaneye yatırılan hastanın uzun zamandır düzenli aspirin kullandığı anlaşılıyor. asidoz. Bir öceki (53 numaralı) sorudaki hastada en yararlı tanı testi aşağıdakilerden hangisidir? A) Kemik iliği biopsisi B) Faktör IX düzeyi bakılması C) Trombosit sayımı D) Protrombin düzeyi bakılması E) Dalak-karaciğer sintigrafisi Trombosit fonksiyonlarını en iyi gösteren kanama testi kanama zamanıdır.katından düşen. hiperpotasemi. Bu hastadaki kanamanın en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Karaciğer yetmezliği B) Faktör IX eksikliği C) Hipersplenizm D) Hipoprotrombinemi E) Trombositopeni Bir defada 2500 mL’den daha fazla ya da 24 saat içinde 5000mL’den daha fazla kan transfüzyonu massif kan transfüzyonu olup hipervolemi. oksijen transportunun bozulması gibi kendine özgü komplikasyonları vardır. (Cevap A) 56. 22 yaşındaki bina işçisi derin şok tablosunda acil servise getiriliyor. hipotermi. (Cevap E) 54. Toplam 15 ünite kan transfüzyonu. Hematemez ve melana gelişiyor ve vücudunda peteşiler saptanıyor. Hastanın ateşi 40°C’ ye yükseliyor ve Tansiyon anteriel: 80/60 mmHg’ya düşüyor. Hastada trombosit ile ilişkili hemostaz sorununu saptamak için trombosit sayımı veya kanama zamanına bakılması gerekir. Üç gündür hastanede yatan ve akut kolesistit tanısı ile antibiyotik tedavisi alan 70 yaşındaki bayan hastanın sağ üst kadrandaki ağrısı ve duyarlılığı artıyor. sitrat intoksikasyonu.

Atmış yaşında bir kadın hastaya elektif kolesistektomi yapılacaktır. en uygun tedavi seçeneği olarak düşünülmüşse de tedavi sonuçları yüz güldürücü olmamıştır. PT’de uzama K vitamini emiliminde azalma. diğer bütün bulgular ise %30’un altında görülmüştür. bunlardan oligüri ve hemoglobinüri en sık görülenlerdir. (Cevap B) 59. anoreksi.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 22 Bu hastanın koagülopatisini düzeltmede öncelikle yapılması gereken tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Heparin verilmesi B) Taze donmuş plazma verilmesi C) Tam kan verilmesi D) ∈ -amimokaproik asit verilmesi E) Laparotomi Verilen bilgiler hastada dissemine intravasküler koagülasyon (DIC) geliştiğini düşündürüyor. (Cevap D) 58. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet. Hastada kanama riski olup olmadığını anlamak için en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A) Trombosit sayısı B) Öykü ve fizik muayene C) Kanama zamanı D) Lee-White clotting time E) Protrombin zamanı (PT) Hastada kanama öyküsü varsa bunun altında yatan neden araştırılmalıdır. karaciğer bozukluğu. sağ alt kadranda kitle görüntüleniyor. Kanama zamanı plateletleri ve kapiller frajiliteyi etkileyen faktörlerden etkilenir. Hipotansiyon olguların % 50’sinde. anestezi altında olmayan bir hastada. Koagülasyon sorununu arttırmakta ve trombüs gelişimine neden olmaktadır. ateş. Laboratuarında lökosit sayısı 13000/mm3 ve USG’de de. geçmişte. (Cevap E) 57. DIC’te fibrinolizisin inhibisyonu için ∈ -amimokaproik asit (EAKA) verilmesi de kontrendikedir. DIC’in tedavisinde en önemli nokta primer patolojinin ortadan kaldırılması ve yeterli doku perfüzyonun sağlanmasıdır.DrTus. Hasta şiddetli ağrı. Anestezi altındaki hastada görülebilecek iki bulgu anormal kanama ve uygun replasmana rağmen devamlı hipotansiyondur. bulantı şikayeti ile acil polikliniğe başvuruyor. rijidite ve kitle saptanıyor. Heparin. Uyanık. Bir geniş seride oligüri ve hemoglobinüri hastaların sırasıyla % 58 ve % 56’sında saptanmıştır. Kırksekiz yaşında bir kadında tenis oynarken sağ alt kadran ağrısı gelişiyor. hemolitik posttransfüzyon reaksiyon düşünülüyorsa en karakteristik bulgular aşağıdakilerden hangisidir? A) Diffüz kanama ve hipotansiyon B) Bulantı ve kusma C) Ateş ve titreme D) Oligüri ve hemoglobinüri E) Siyanoz ve dispne Her ne kadar soruda sıralanmış olan bütün bulgular hemolitik transfozyon reaksiyonlarında görülse de . tüketilmeye bağlı pıhtılaşma faktörlerinde azalma sonucu olabilir. 22 .

keskin ve giderek artan ağrı vardır. Atmışdört yaşında bir kadın hastaya genel anestezi ile radikal histerektomi yapılıyor ve 2 Ünite eritrosit süspansiyonu veriliyor. ateş. Akut gelişiyor olması ve aynı gün kitlenin saptanması apse ve plastron olasılığını ekarte ediyor. Akut apendisit tanısı ile ameliyat edilen hastada eksplorasyonda apendiksin normal bulunuyor. Kollajen doku hastalıklarında. bulantı. idrar renginde koyulaşma ve göğüste baskı hissi görülür. tifoda. lumbar bölgede ağrı. Bu hastada aşağıdaki durumların hangisinin varlığında apendektomi yapılmamalıdır? A) Sağ salpenjit B) Mezenterik adenit C) Aşırı çekum tutulumu olan Crohn hastalığı D) Retroçekal apendiks E) Karın içi patoloji olmayışı Akut apandisit şuphesiyle opere edilen bir hastada eğer appendiks normal olarak değerlendirilirse operasyona devam edilip apendektomi işlemi yapılır. rektus kası içindeki epigastrik arter ve venden kaynaklanan kanamalardan gelişir. Ani başlayan. 23 . antikoagülan tedavi alan hastalarda.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Çekum karsinomu B) Periapendiküler apse C) Plastrone apendisit D) Rektus kılıf hematomu E) Over kist torsiyonu 23 Rektus kılıf hematomu. taşikardi. Hasta anestezi altındayken gelişen hemolitik transfüzyon reaksiyonunda aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır? A) Kas spazmı ve titreme B) Ateş ve oligüri C) Hipotansiyon ve hiperpreksi D) Taşikardi ve siyanoz E) Kanama ve hipotansiyon Anestezi altındaki hastalarda transfüzyon reaksiyonu maskelenir. yüzde flasing. Yalnız Crohn hastalığı gibi inflamatuar bağırsak hastalığı olan birinde aşırı çekum tutulumuda varsa apandisit şüphesiyle yapılan operasyon sonlandırılmalıdır. Travma sonrası veya değişik hastalıklar sonucu spontan olarak gelişebilir. açıklanamayan kanama ve hipotansiyonda ayırıcı tanıda transfüzyon reaksiyonu düşünülmelidir. Hematom büyüyorsa ya da tanıda zorluk veya şüphe varsa cerrahi tedavi yapılabilir. konvülziyon geçiren hastalarda spontan hematom gözlenebilir. Đştahsızlık. (Cevap C) 61. Ani. Genellikle alt kadranlarda özellikle sağda lokalizelidir. (Cevap D) 60. direk olarak kas liflerinden değil. Bilinci açık hastalarda titreme. hemofili gibi bazı hemostaz bozukluklarında. hafif ateş ve lökositoz saptanabilir. Çekum karsinomda karında kitle saptanabilir ama akut apendisite benzer böyle bir tablo genellikle yoktur. Kadınlarda erkeklere göre daha sık olup en fazla 50’li yaşlarda görülür. Eğer varsa. nadiren kusma. Hematomun büyüklüğüne göre karın duvarında kitle palpe edilebilir.DrTus. kitle hassastır ve orta hattı geçmez Yatak istirahatı ve analjezik tedavisi ile konservatif olarak tedavi edilebilir. Çünkü apendektomi sonrası komplikasyonların artmasına neden olacaktır.

Günlük aktivite miktarı. Hastaya bankada depolanmış plazma veriliyor. Plazma verilmesinin en önemli dezavantajı hepatit riskidir. (Cevap D) 63. Buna karşılık taze donmuş plazmada tüm koagülasyon faktörleri bulunur. Altmış yaşında bir kadın hasta trafik kazası geçiriyor ve 3 hafta stuporda kalıyor. Hastaya nütrisyon desteği verilmesi planlanıyor. Hastaya 3 ay daha yemek yiyemeyeceği belirtiliyor. Bu nedenle jejunostomi tercih edilir. Bu hastaya en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Yaranın tamamen açılarak yeterli drenajın sağlanması B) Yaradan yayma ve kültür alınması ve yayma sonucuna göre anbiyotik başlanması 24 . Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin eksikliği görülme olasılığı en yüksektir? A) Faktör II (protrombin) B) Faktör VII ve X C) Faktör XII D) Kalsiyum E) Faktör V ve VIII Beklemiş plazmada Faktör V ve VIII eksiktir. (Cevap E) 65. Bu hastaya verilmesi gereken günlük kalori miktarı aşağıdakilerden hangisidir? A) 1 kcl/kg/gün B) 5 kcl/kg/gün C) 15 kcl/kg/gün D) 30 kcl/kg/gün E) 100 kcl/kg/gün Genel olarak hastaların kalori ihtiyacı 25-35 kcal/kg/gün arasındadır. travma.DrTus.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 24 (Cevap E) 62. kilo ve boya göre hesaplanır. Yetmişiki yaşında bir erkek hastanın kan transfüzyonuna ihtiyaç oluyor. Günlük kalori ihtiyacı cinsiyet. (Cevap D) 64. cerrahi stresin derecesi. sepsis ve yanıklarda günlük kalori ihtiyacını etkiler. Bu 3 hafta içerisinde hastaya nazogastrik tüp takılıyor ve hasta 2 defa aspirasyon pnömonisi epizodu geçiriyor. Foley kateter peristaltizm ile ilerleyerek duodenumu tıkayabilir. yaş. Atmış yaşında bir erkek hasta özefagus karsinomu olup ağır malnütrisyondadır. Bu hastaya yapılması gereken en uygun girişim aşağıdakilerden hangisidir? A) Endoskopi ile gastrostomi açılması B) Nazogastrik tüp bir defa değiştirilmeli C) Nazogastrik tüp hergün değiştirilmeli D) Jejunostomiden besleme E) Genel anestezi altında foley kateter ile gastrostomi açılması Bilinci kapalı hastaların gastrostomiden veya nasogastrik tüpten beslenmeleri aspirasyon riskini artırır. Kesi yeri değerlendirildiğinde ciddi bir fasiyal açıklık görülüyor. Sigmoid rezeksiyon yapılan bir hastanın ameliyat sonrası beşinci günde dikişleri alınıyor ve fazla miktarda serozanjinöz drenajı oluyor.

(Cevap D) 66. Bu hastaların karın insizyonlarının tekrar kapatılması uygun bir yaklaşımdır. günde yara infeksiyonu gelişiyor. Bu arada evisserasyon. yara infeksiyonu. Fasia açıklığı kapatıldığında tekrar evisserasyon olma şansı çok azdır ancak % 10-20 oranında insizyonel herni gelişir. Ameliyat öncesi gece karnı traş ediliyor ve antiseptik sabunla yıkanıyor. mobilizasyonu kısıtlayarak konservatif yaklaşım en iyi olasılıkla ventral herni gelişimine neden olur. Ameliyat için çağrıldığında intravenöz olarak sefoksitin ve steroid yapılıyor. Preoperatif laboratuvar incelemesinde hematokritin %24. Fazla miktardaki sıvının kaynağı karın içidir. Hastaya semptomatik kolelitiasis nedeniyle ameliyat planlanmaktadır. Scultetus korsesi bir zamanlar fasia açıklığı oluştuğunda evisserasyonu önlemek için kullanılmış bir yöntemdir. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada yara infeksiyonu riskini azaltmada faydalı olmaz? A) Preoperatif hastanede kalış süresi kısa tutularak B) Karnı ameliyathanede traş edilerek C) Cerrahi öncesi üriner infeksiyonu tedavi edilerek D) Profilaktik antibiyotiği postop 3 gün devam edilerek E) Dren koymamak Cerrahi alan infeksiyonu riskini arrtırabilen hasta veya ameliyat ile ilişkili faktörler: Hasta ile ilişkili • Yaş • Beslenme durumu • Diabet • Siagara kullanımı • Obezite • Uzak infeksiyon • Mikroorganizma kolonizasyonu • Đmmün cevabın bozulması • Preoperatif hastanede kalış süresinin uzaması Ameliyat ile ilişkili • Deri antisepsisi • Preoperatif traş • Preoperatif deri hazırlığı • Ameliyat süresi • Antibiyotik profilaksisi • Ameliyathane hava ventilasyonu • Cerrahi aletlerin yetersiz sterilizasyonu • Ameliyat sahasında yabancı cisim varlığı • Drenler 25 .DrTus.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) Yara flasteri ile fasianın yaklaştırılması D) Acilen ameliyata alınması E) Karın korsesi kullanılması 25 Karın insizyonundan fazla miktarda serosanjinöz sıvı gelmesi fasia açıklığının en patognonomik bulgusudur. hastanın hastanede uzun süre kalması gibi ekkomplikasyonlara da yol açabilir. idrar analizinde 8-12 lökosit ve bakteri saptanıyor. Hastada ameliyat sonrası 3. Yetmişsekiz yaşında astım nedeniyle steroide bağımlı olan hasta kolon kanseri neden ile de kemoterapi almaktadır. Ameliyat sırasında çekilen kolanjiografide taş görünümü saptanması üzerine koledok eksplore ediliyor ve penroz dren konarak ameliyata son veriliyor.

bacağının iç yüzünde yukarıya doğru çizgi halinde ilerleyen kırmızılıklar olduğu görülüyor. Muayenede ayağının şiş ve kızarık olduğu. mikroaerofilik streptekoklar ve diğer sinerjistik organizmalarla oluşacak daha invaziv hayatı ve ekstremiteyi tehdit edebilecek kas ve fasial yapıları içine alan infeksiyonlara karşı uyanık olmalıdır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI • Uygunsuz cerrahi teknik 26 (Cevap D) 67. Yaranın yakın takibi ve en ufak bir fasiit veya miyonekroz şüphesinde ameliyathane şartların da geniş debridman yapılması gerekir. (Cevaplar 67-E. ilgili ekstremitenin elevasyonu. Bu hastada infeksiyondan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Clostridium perfiringens B) Clostridium tetanus C) Staphyloccocus D) Escherichia coli E) Streptococcus 68. Bu büyük olasılıkla streptekoksik bir infeksiyonun göstergesidir ve yüksek doz bakterisidal antibiyotik gerekli olacaktır. uygun yara bakımı ve gerekli olduğunda yabancı cismin çıkarılması ve drenaj yeterli tedavi sağlamaktadır. Bir önceki (67 numaralı) sorudaki hastada kültür sonucunu beklerken kullanılacak en uygun antibiyotik aşağıdakilerin hangisidir? A) Penisillin B) Eritromisin C) Tetrasiklin D) Azatiopürin E) Kloksacillin Bu soruda bahsedilen hastanın gözleminde önemli bir tanımlama hastanın bacağının iç yüzünde lenfanjitik inflamatuar çizgilenmenin olmasıdır. 68-A) 69. seröanjinöz sıvı drenajı saptanıyor. Streptokoksik infeksiyonlarda klasik olarak penisillin tedavisi kullanılır. Drenaj sıvısından aspirasyonla veya sürüntü ile yayma ve kültür yapılmalıdır. Steptokoksik selülitlerin önemli bir kısmında penisilin.DrTus. Acil servise 12 yaşında bir erkek çocuk sol ayağında ağrı şikayeti ile geliyor. Mide karsinomu nedeni ile subtotal gastrektomi ameliyatı geçiren 45 yaşındaki obez hastada postoperatif 5.günde yaradan kötü kokulu olmayan. Ancak klinisyen clostridium. Aşağıdakilerden hangisi bu duruma neden olan faktörlerden biri değildir? A) Malnütrisyon B) Atelektazi C) Anemi D) Kötü teknik 26 . Hastanın öyküsünden önceki gün ayağından tahta kıymık çıkardığı öğreniliyor.

Ancak insizyon yakınında stroma bulunması dehissans olasılığını arttırır. Hastaların yaklaşık %75’i yetmiş yaş ve üzerindedir. Tüm karın cerrahilerinin ortalama %2. düşkün hastalar veya ciddi travma hastaları en sık görüldüğü hasta gruplarıdır. Parotit gelişimini önlemek için yeterli hidrasyon ve ağız bakımı önemlidir. Bir önceki (70 numaralı) sorudaki hastada. kadın hastada kolesistektomi ameliyatından 5 gün sonra ateş ve sol parotis bezi bölgesinde ağrı gelişiyor. üremi. malignensi. aureus B) Pnömokok C) E coli D) Bakteroides E) Streptokok (Cevap A) 71. Bezde hafif bir şişlik ve şiddetli bir hassasiyet vardır. ağrı gelişir. çinko eksikliği steroid kullanımı da yara ayrılmasını arttıran faktörlerdir. En sık karşılaşılan patojen stafilokok olup çoğunlukla transduktal infeksiyona neden olur.DrTus. Majör abdominal operasyon geçiren hastalar. dehidratasyon ve antikolinerjik ilaç kullanımı etyolojik faktörleri oluşturur. diabet. Yetmişaltı yaşında düşkün. sarılık. (Cevap C) 70.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Asit 27 Dehissans genellikle karındaki fasyal yapılardaki ayrılmadır. Yara iyileşmesini bozan vitamin C eksikliği. Gelişimine malnütrisyon. Anemi ise tek başına yara gerilim kuvvetinde azalmaya neden olmaz. tek taraflı olarak. Ameliyat ile parotitin başlangıcı arasındaki süre birkaç saatten birkaç haftaya kadar değişebilir. morbid obezite. Kötü ağız hijyeni. Ateş ve lökosit sayısı çok yüksek değerlere ulaşabilir. Bu hastanın tedavisinde öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Antibiyotik değiştirilmelidir B) Kültür ve duyarlılık sonucu gelinceye kadar başlanan antibiyotiğe devam edilmelidir C) Radyoterapi uygulanmalıdır D) Acil insizyon ve drenaj yapılmalıdır E) Günde 4 defa sıcal serumla kompresyon uygulanmalıdır Đleri yaş hastalarda daha sık görülen postoperatif parotit. Profilaktik antibiyotik kullanımının 27 .6’sında görülür. kalça kırığı olan hastalar. antibiyotik tedavisi başlandıktan 2 gün sonra da ateş. uzak infeksiyon varlığı gibi hastaya ait bazı faktörler katkıda bulunmakla birlikte en önemli faktör karın kapatılmasındaki teknik sorunlardır. Bu hastaya aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisine yönelik olarak antibiyotik tedavisi en uygundur? A) S. Yara iyileşmesini inhibe eden kemotöropatik ilaçlar da postoperatif ilk haftada kullanılmamalıdır. gram negatif basiller ve pnömokoklar da etken olabilir. Sağ ve sol bez eşit olarak tutulur. hipoproteinemi. Olguların yaklaşık %85’inde postoperatif 4-5. Streptokok. Yaklaşık olguların %10-15’i bilateraldir. Öncelikle parotis bölgesinde. günde seröanjinöz sıvı ve fasya defektinin saptanması ile tanı konur. Transvers insizyonlarla vertikal insizyonlar arasında fark olup olmadığı konusu tartışmalıdır. karın içi basınç artışına neden olan olaylar (asit. Đkinci ve üçüncü haftalarda da kullanılmaması daha iyi olur. Kanamaya bağlı gelişen hipovolemi düzeltilirse hematokrit değeri %50’den fazla düşse bile yara gerilim kuvveti normal sınırlarda kalmaktadır. yüksek mortaliteye sahip ciddi bir komplikasyondur. parotis çevresinde ağrı ve şişlik yakınmalarının devam ettiği saptanıyor. öksürük gibi).

Yirmibeş yaşındaki hasta evde çıkan yangında kısa süre içinde kurtarılıp getiriliyor. Antibiyotik tedavisine rağmen düzelmez veya ilerleme saptanırsa en erken üçüncü gün drenaj düşünülmelidir. Bu hastanın solunum yolunun açık tutulabilmesi için öncelikle yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir? A) Kan gazı sonuçlarına göre 2 L/dk nazal oksijen vermeye devam edilmelidir B) Yüz maskesi ile %40 oksijen verilmelidir C) Endotrakeal intübasyon D) Trakeostomi E) Krikotriodotomi Tüm travmalarda olduğu gibi yanıkta da öncelikle hava yolunun açıklığı sağlanmalıdır. kan basıncı: 170/90 mmHg. (Cevap C) 74. Böyle bir hastada hava yolunu sağlamanın en basit ve güvenilir yolu endotrakeal entübasyondur. Bu hastada hava yollarının tedavisinde öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Maske ile oksijen vermek B) Maske ile rasemik epinefrin ve oksijen vermek C) Fiberoptik oksijen ve bronşiyal lavaj D) Đntübasyon ve oksijen vermek E) Trakeostomi ve oksijen vermek PaO2/FIO2 oranı 250’den küçük ise acil intubasyon gerekir. (Cevap D) 72. Çok şiddetli ağrı var ve hastalık başlayalı 48 saatten daha az süre geçmişse küçük dozlarda radyoterapi uygulananabilir. dispneik. Hasta yakından takip edilmelidir. solunum hızı: 25/dk bulunuyor. Özellikle sorudaki hastaya benzer şekilde yüz ve burun bölgesinde yanık olup. Bir miktar düzelme varsa drenaj bir veya iki gün geciktirilmelidir. Hastanın sesi kısık ve respiratuar wheezing var. Yapılan fizik muayenesinde bilinci bulanık. (Cevap D) 73. Radyoterapi sekresyonları azaltarak semptomatik rahatlama sağlayabilir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI yeri yoktur. Eğer oksijenasyon sağlandıktan sonra sekresyonlar problem yaratırsa fiberoptik bronkoskopi ve bronşiyal lavaj uygulanabilir. boyun. Bir önceki (73 numaralı) sorudaki hastanın huzursuzluğunun giderek arttığı saptanmaktadır. Hastadaki stridor üst solunum yollarında parsiyel obstrüksiyon yapan supraglottik ödeme işaret ediyor. Nazal kanülden 2 L/dk hızında %100 oksijen verilen hastanın kaş. kirpik ve burun kıllarının da yanmış olduğu ve stridorunun olduğu görülüyor. PaO2/FIO2 oranı 200 bulunuyor. ön gövde ve sağ kolun el dahil tamamında tam kat yanık olduğu saptanıyor. solunum yollarında inhalasyon travması olduğu düşünülen hastalarda bu daha da önemlidir. Yirmibeş yaşında. 28 Tanı konduktan sonra stafilokoklara etki edecek geniş spektrumlu bir antibiyotik başlanır. 70 kg ağırlığındaki erkek hasta evinde çıkan yangında yaralanarak acil servise getiriliyor. tüm baş.DrTus. Nabız: 120/dk. Hastanın ajitasyonuna yönelik olarak ilk tedavide aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır? A) %100 oksijen verilmesi B) Đntravenöz narkotikler 28 . Fakat beşinci günün sonrasına bırakılmamalıdır.

%100 oksijen verilmesi hemoglobinden karbon monoksidin uzaklaştırılmasını sağlar. ikinci yarısı sonraki onaltı saatte verilir. baş ve boyun %9’unu ve perine %1’ini oluşturur. Kapalı alanda yanan hastalarda veya nörolojik semptomlar gösteren hastalarda karboksihemoglobin düzeyleri saptanana kadar %100 oksijen tedavisi başlanmalıdır. gövdenin önü %18’ini. karbon monoksid zehirlenmesini ekarte etmek için karboksihemoglobin düzeylerine bakılması ve eşlik eden kafa travması olasılığının araştırlması uygundur. Sorudaki hastada tüm baş. Yukarıdaki (73 numaralı) sorudaki hastanın yanık yüzdesi ‘9’lar kuralına göre aşağıdakilerden hangisidir? A) 9 B) 18 C) 27 D) 36 E) 45 Yanık yüzeyinin genişliğine 9’lar kuralı kullanılarak karar verilebilir. Oksihemoglobin dissosiasyon eğrisini sola kaydırır ve doku düzeyinde hücreye oksijen taşınmasını azaltır. Karboksihemoglobin oluşunca oksijenin hemoglobine bağlanmasını ve serbestlenmesini önler. boyun. eşlik eden kafa travması. her alt ekstremite %18’ini. ön gövde ve sağ kolun el dahil tamamı yandığına göre 9+18+9=36 olacaktır. arkası %18’ini.DrTus. Yanık servisine başvuran 35 yaşındaki erkek hastanın yapılan muayenesinde toplam vücut yüzeyinin %20’sinde 29 . Üst solunum yollarında travması olan bir yanık hastasında konfüzyonun nedeni karbon monoksid zehirlenmesi. Her üst ekstremite toplam vücut yüzeyinin (TVY) %9’unu. (Cevap D) 76. Buna göre hastaya ilk 24 saat verilecek toplam sıvı: 4X70X36 = 10080 mL Đlk 8 saattte verilecek sıvı: 10080/2= 5040 mL Saattte verilecek sıvı: 5040/8=630 mL/saat (Cevap D) 77.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) Karboksihemoglobin düzeylerinin saptanması D) Eşlik eden kafa travmasının araştırılması E) Kan gazı analizleri 29 Hastanın huzursuzluğunun nedeni araştırılarak buna yönelik tedavi verilmelidir. Konfüzyonun nedeni saptanana kadar narkotikler ve sedatiflerden sakınılmalıdır. hipoksi veya hiperkarbi olabilir. Yukarıdaki (73 numaralı) sorudaki hastanın başlangıçtaki sıvı tedavisi hızı Parkland formülüne göre ne olmalıdır? A) 340 mL/saat B) 420 mL/saat C) 550 mL/saat D) 630 mL/saat E) 710 mL/saat Yanıkta verilecek sıvı miktarını belirlemede en sık kullanılan Parkland formülüne göre verilecek toplam sıvı = 4 X Vücut ağırlığı X Yanık yüzdesi Bu formülle hesaplanan miktarın yarısı ilk sekiz saatte. (Cevap B) 75. Hipoksiyi araştırmak üzere kan gazlarına bakılması.

30 Bu hastanın sıvı tedavisinin hesaplanması sırasında kullanılacak yanık yüzdesi aşağıdakilerden hangisidir? A) 32 B) 23 C) 52 D) 14 E) 46 Yanıklı hastalarda sıvı tedavisinin planlanmasında. Saattte verilecek sıvı: 9472/7. %14’ünde üçüncü derece yanık saptanıyor.5 saat süreyle C) Ringer laktat. 200 ml/saat. Bu hastanın Parkland formülüne göre sıvı gereksinimi ve hızı aşağıdakilerden hangisidir? A) Ringer laktat. Bu hastada öncelikli olarak yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir? A) Hemen kristalloid perfüzyonunun başlanması B) Enfeksiyon riski nedeniyle antibiyotik tedavisi başlanması C) Tetanoz proflaksisinin yapılması D) Ağrı kesici yapılması E) Solunum sisteminde inhalasyon yaralanması nedeniyle hava yolunun açık tutulması Yanıkta Tedavi • Hava yolunun açık tutulması • Sıvı tedavisi • Tetanoz profilaksisi • Analjezi • Antibiyotik tedavisi • Yara bakımı • Antiülser tedavi (Cevap E) 79. ikinci derece ve üçüncü derece yanık yüzdeleri toplanarak toplam yanık büyüklüğünün belirlenir. Birinci derece yanıklar genellikle hesaplamaya dahil edilmez. 1250 ml/saat. derece yanıkla. Buna göre hastaya ilk 24 saat verilecek toplam sıvı: 4 X 74 kg X 64 = 18944 mL Đlk 8 saattte verilecek sıvı: 18944/2= 9472 mL Hasta 30. Kırkbeş yaşında 74 kg ağırlığında itfaiye eri. ve kolloid solüsyonu 200 ml/saat. ikinci yarısı sonraki onaltı saatte verilir. 800 ml/saat. 7.5=1262 mL/saat 30 .5 saat süreyle E) Ringer laktat. dakikada geldiği için sıvının yarısının verilebileceği 7.5 saat süreyle B) Ringer laktat.5 saat süreyle Parkland formülüne göre 4 X Vücut ağırlığı X Yanık yüzdesi kadar Ringer laktatın yarısı yarısı ilk sekiz saatte. olaydan yaklaşık 30dk sonra acil servise getiriliyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI birinci derece. 30 yaşında 80 kg ağırlığındaki erkek hasta odada çıkan yangın sonucunda ön gövde ve sol kolun el dahil tamamında tam kat yanık nedeniyle acil servise getiriliyor. 950 ml/saat. 7. ve kolloid solüsyonu 200 ml/saat.5 saat süreyle D) Ringer laktat.DrTus. %18’inde ikinci derece. Birinci derece yanıklar hesaplamaya dahil edilirse fazla sıvı verilmesine bağlı hipervolemi gelişebilir. total vücut yüzey alanının % 64’ünde 3. Çünkü bu tip yanıklarda minimal hasar vardır ve derinin su geçirmezlik özelliği bozulmaz ve kısa sürede iyileşir. 7. (Cevap A) 78. 11.5 saat kalmıştır. 600 ml/saat. 7.

com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 31 (Cevap B) 80. Proksimal turnike uygulaması iskemiye bağlı diğer dokuların da zarar görmesine neden olabileceği için kötü bir seçenektir. Bu hastanın tedavisindeki öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Krikotiroidiotomi B) Acil akciğer filmi C) Entübasyon D) Maske ile oksijen verilmelidir E) Tüp torakostomi Hastada tansiyon pnömotoraksı söz konusudur ve acil tüp torakostomi ile tedavisi zorunludur. Sonra hasta uygun şekilde resüsite edilir ve kesin onarımın sağlanması için ameliyathaneye alınır. nabız 100/dk olan hastanın epigastrium ve sol hipokondriomunda duyarlılık saptanıyor. Klemp ve bağlama ile kanayan damarın kontrol altına alınması ancak ameliyathanede kontrollü koşulda yapılmalıdır. Tanı klinik olarak konulur. lökosit sayısı 15000/mm3 olan hastanın direk karın graflsinde solda 9. Solda kosta kırıkları dalak yaralanması olasılığını arttırıyor. parmakla yaradan direk olarak kanayan damara basınç uygulamaktır. (Cevap C) 31 . Laboratuvar incelemelerinde hematokrit değeri %40. Yirmidört yaşında bir erkek hasta merdivenden düşme sonrası acil servise getiriliyor. Mide fundusunun itilmesi de dalak çevresindeki hematomu düşündürüyor. ve 10. sol uyluk proksimalinde ve sol lomber bölgede yaygın ekimozlar gözleniyor. Kanamanın geçici kontrolünü sağlamada etkili olmasına rağmen antişok pantolonu giydirilmesi çok zaman alabilir. Solunum sıkıntısı ve siyanozu olan hastanın sağ akciğer bölgesinde solunum sesleri duyulmuyor ve bu taraf perküsyonda rezonans veriyor. kostalarda kırıklar ve mide gaz odacığında mediale itilme saptanıyor. Fizik muayenede sistolik kan basıncı 100 mmHg. Tedavi hemen yapılmalıdır. Ondokuz yaşında bir erkek hasta sağ inguinal ligamentin altından aldığı bıçak darbesi ile acil servise getiriliyor. tanıyı doğrulamak için akciğer filmi ile zaman kaybetmek doğru değildir. Yaradan aşırı kanaması olan ve şok tablosundaki hastanın lokal yara kontrolünde öncelikle aşağıdakierden hangisi yapılmalıdır? A) Kanayan damara parmakla kompresyon uygulamak B) Antişok pantolonu giydirilmesi C) Yaranın üstünden sağ uyluğa turnike uygulanması D) Klemp ve bağlama kullanarak kanamanın kontrolü E) Yarayı ve üstündeki uyluk bölgesine kalın bir örtüyü baskılı örtmek Hastanın majör bir arter veya venin yaralanmasına bağlı ciddi kanaması var. Trafik kazası geçiren 30 yaşında bir erkek hastada sol omuza vuran ağrı. Majör damar kanamalarında yarayı kalın örtüyle örtmek kanamayı durduramayabilir. (Cevap A) 82. Dalak çevresinde biriken kanın sol subdiafragmatik peritonu irite etmesi sonucu gelişen omuz ağrısı (Kehr belirtisi) çok tipiktir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Retroperitoneal kanama B) Sol böbrek rüptürü C) Dalak rüptürü D) Pankreas rüptürü E) Mide perforasyonu Kunt karın travmalarından sonra en sık yaralanan organ dalaktır. Böyle bir durumda en etkili ve basit yöntem eldiven giyerek. (Cevap E) 81.DrTus.

Yirmisekiz yaşında bir erkek hasta yüksekten düşme sonucu ciddi kafa tavması ile acil servise getiriliyor. Bu hastanın tedavisinde bu aşamada en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir? A) Göğüs duvarının kum torbası ile stabilizasyonu B) Göğüs duvarının çamaşır klempleri ile stabilizasyonu C) Acil ameliyatla göğüs duvarının stabilizasyonu D) Solunum sıkıntısı çıkana kadar tedavi girişiminde bulunulmaması E) Trakeostomi + mekanik ventilasyon + PEEP ‘Yelken göğüs’ 3 veye daha fazla ardışık kostada iki veya daha fazla kırık gelişmesi sonucu göğüs duvarının bir bölgesinin parodoksik hareketi (inspirasyonda içeri doğru. ekspirasyonda dışarı doğru) ile karakterize patolojidir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 32 83. Yelken göğüs solunum işini arttırır ve en önemli sonucu solunum yetmezliğidir. Ventilasyon için trakeostomi genellikle gerekir. Çünkü bu hastalarda stabilizasyon 10-14 gün sürer.DrTus. Oniki yaşında bir kız hasta kayak yaparken sol tarafını ağaca çarpıyor. Respiratuar distres bulgusu olmayan hastalarda interkostal sinir bloğu veya epidural anestezi ile ağrı kontrolünün sağlanması tedavide yeterli olabilir. (Cevap A) 84. Önceleri letarjik olan hasta daha sonra komaya giriyor ve sağ tarafını oynatamıyor. Stabilizasyon için kum torbası ve çamaşır klempleri artık kullanılmamaktadır. Acile getirilen hastanın göğsünün sol alt tarafında. Eğer basın artışı devam ederse kontrlateral okülomotor sinir de eklenir ve en sonunda foramen magnum içinden beyin sapı herniye olarak ölüm meydana gelir. Otuzbir yaşında bir erkek hasta geçirdiği otomobil kazasında göğsünü direksiyona çarpıyor. karnının üst kısmında ve sol omzunda ağrısı olduğunu belirtiyor. Yükselen basınç beyin dokusunu iterek uzaklaştırır ve yeterince yükseldiğinde tentorium serebri içinden uncal herniasyona neden olur. Toraks grafisinde pnömotoraks veya hemotoraks saptanmıyor ancak geniş bir pulmoner kontüzyonun gelişmekte olduğu görülüyor. ipsilateral pupilde dilatasyon olur. Fizik muayenede vital bulgularının stabil. Eğer sorudaki hastada olduğu gibi respiratuar distres gelişirse PEEP uygulayarak mekanik ventilasyon gerekir. (Cevap E) 85. Eğer başka nedenle torakotomi yapılacaksa cerrahi stabilizasyon yapılır. çok sayıda kosta kırığının olduğu ve göğsünün sağ tarafının paradoksal hareket ettiği saptanıyor. Kafa travması geçirmiş bu hastada intrakranial basınç artışının ilk bulgusu aşağıdakilerden hangisidir? A) Bilinç durumunda değişiklik B) Đpsilateral (hemoroji tarafında pupil dilatasyonu C) Kontrlateral pupil dilatasyonu D) Hemiparezi E) Hipertansiyon Kanama ve ödeme bağlı olarak artan kafaiçi basıncının ilk bulgusu giderek artan bilinç bulanıklığıdır. Sol pupili dilate ve ışık refleksi zayıf olarak alınıyor. Okülomotor sinir ve parasempatik liflerin basısı sonucu. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Kosta kırığı B) Karaciğer yaralanması 32 .

Abdominal tomografi karın yaralanmalarının tanısında. interkostal aralığın altında ve medial aksiller çizgi ile anterior aksiller çizgi arasında ise hasta karın travması açısından değerlendirilmelidir. hemodinamik olarak stabil hastalarda primer olarak endikedir. Çünkü parankimal akciğer travmaları genellikle tüp torakostomi ile spontan olarak iyileşir. Tomografi. Özellikle karaciğer ve ön diafram hakkında mükemmel bilgi sağlar. Bütün bunlara rağmen bazı durumlarda travmanın durumunu anlamak için tanısal laparoskopi yapılabilir. bakteri. Resüsitasyon sırasında 50-75 ml/saat drenaj devam ediyor. (Cevap D) 87. Bu aşamada en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir? A) Hastaneye yatırmak ve gözlem B) Periton lavajı C) Eksploratif torakotomi D) Eksploratif laparotomi E) Lokal yara eksplorasyonu Diafragma ön tarafta 4-5.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) Diafragma rüptürü D) Dalak yaralanması E) Mide rüptürü 33 Künt travmalardan sonra en sık yaralanan solid organ dalaktır. Torakotomi endikasyonu yoktur. Gastrik rüptürde aynı klinik tobloya neden olur fakat çok nadirdir. abdomen. Künt batın travmalı bir hastaya yapılan diagnostik peritoneal lavaj sonrasında pozitif bulgu elde edilmiş ve şok tablosunun olmadığı saptanıyor. Retroperitoneal travmaların değerlendirilmesini de sağlar. Karın muayenesinde bir patoloji saptanmıyor. Kanama 100-150 mL/saat’in üzerinde birkaç saat devam ederse torakotomi endikasyonu doğar. flank ve sırt bölgesini kapsamaktadır. sağladığı olanaklarla. negatif laparotomi sayısını azaltma konusunda yardımcı olur. Bu ifade alt göğüs. Peritoneal kaviteye yakın geçen tüm kurşun yaralanmalarında eksploratif laparotomi endikasyonu vardır. Hastada şok olmadığına göre kanama varsa bile çok ciddi bir kanama değildir. 33 . Bu hastada aşağıdaki tetkiklerden hangisinin yapılması tanı ve tedaviyi yönlendirmede en az gereklidir? A) Oral ve intravenöz kontrastlı bilgisayarlı tomografi B) Tanısal laparoskopi C) Đntravenöz piyelografi D) Arteriografi E) Direk batın grafisi Künt karın travması geçiren hastada peritoneal lavajın pozitif olması. Đlk kan basıncı 70/0 mmHg iken resüsitasyona cevap veriyor ve 2 L kristaloid infüzyonu sonrası 100/70 mmHg’ya çıkıyor. bu yansıyan ağrıdır.dalak ve böbrek yaralanmalarının değerlendirilmesinde önemli bir tanısal testtir. (Cevap D) 86. Toraks grafisinde akciğerlerin tekrar ekspanse olduğu ve diafragma altında hava olmadığı saptanıyor. Yirmiüç yaşında daha önce sağlıklı olan bir erkek hasta acil servise sol göğüs duvarından tek kurşun yaralanması nedeniyle getiriliyor. Özellikle karaciğer. Tomografi konservatif tedaviye aday.DrTus. Kosta kırığı omuz ağrısı yapmaz. Hastaya göğüs tüpü takılıyor ve 400 ml kan geliyor. Göğüs travması 5. Dalak yaralanmalarından sonra diafram altında kan biriktiği için omuzda ağrı olur. yemek artıkları veya serum düzeyinden daha yüksek amilaz saptandığı anlamına gelir. intravenöz piyelografi ve arteriografi böbrek hasarının varlığını ve ciddiyetini değerlendirmede kullanılabilecek görüntüleme yöntemleridir. Kurşun giriş deliğinin meme başının 3 cm altında ve çıkış deliğinin skapulanın hemen altında olduğu saptanıyor. lavaj sıvısında hücre sayımının >100000 eritrosit / mm3 veya > 500 beyaz küre / mm3 olduğu veya safra.interkostal aralığa kadar yükselebildiği için alt göğsün penetran travmalarında da karın içi organlar risk altındadır.

Flank ve posteriora olan bıçak yaralanmaların değerlendirilmesi daha zordur.DrTus. Karnın posterior ve flank bölgesinden bıçakla yaralanmış fakat şok bulguları olmayan bir kişide tanı için en yararlı tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A) Radyoopak madde verilerek bilgisayarlı tomografi çekilmesi B) Yaraya katater yerleştirilip radyoopak madde verilerek röntgen çekilmesi C) Direk karın grafisi D) Lokal yara eksplorasyonu E) Tanısal laparaskopi Abdominal tomografi karın yaralanmalarının tanısında. abdomen. dalak ve böbrek yaralanmaları bu yöntemle büyük bir doğruluk oranı ile saptanabilir. (Cevap D) 90. Karın travması olan bir hastada aşağıdakilerden hangisi mutlak laparotomi endikasyonu değildir? A) Karın içine kanamaya bağlı hipovolemik şok B) Karın bölgesini ilgilendiren ateşli silah yaralanması C) Tanısal periton lavajında mikst bakteriyal flora D) Peritonu geçen kesici . negatif laparotomi sayısını azaltma konusunda yardımcı olur.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 34 Ayakta direk karın grafisinde veya akciğer grafisinde diafragma altında serbest hava görülmesi karın içi organ perforasyonunu düşündürür. Ancak peritonel lavaj yapılan hastada zaten karın içinde hava olacağı için direk grafi tanı ve tedavi planlaması açısından fayda sağlamayacaktır. hemodinamik olarak stabil hastalarda primer olarak endikedir. Yirmiiki yaşında bir kadın hasta travma sonrası oluşan sol üst kadran ağrısı şikayetiyle acile getiriliyor. Özellikle karaciğer. sağladığı olanaklarla. veya mesanede kan görülmesi Bu bulgular yoksa 24-48 saat yakın gözlem altında tutulur. Bu hastada tanıyı koymak için en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A) Dört kadranın perküsyonu 34 . Bazı dezavantajları ve sınırlamaları olmasına rağmen özellikle karaciğer. Kolon.delici alet yaralanması E) Kesici-delici aletle yaralanma sonucuperitoneal irritasyon bulguları olması Penetran karın travmalarında eksploratif laparotomi endikasyonları: • • • • • Peritoneal iritasyon bulguları Açıklanamayan şok Barsak seslerinin kaybı Omentum veya organ evisserasyonu Mide. Ayrıca hemodinamik olarak stabil ama fizik muayene bulguları güvenilir olmayan hastalarda veya kafa travması gibi tomografi değerlendirmesi gereken hastalarda da endikedir. (Cevap E) 88. flank ve sırt bölgesini kapsamaktadır. Eğer genel durumu bozulursa veya bu bulgular ortaya çıkarsa ameliyata alınır. Bu ifade alt göğüs. Peritoneal kaviteye yakın geçen tüm kurşun! yaralanmalarında eksploratif laparotomi endikasyonu vardır.dalak ve böbrek yaralanmalarının değerlendirilmesinde önemli bir tanısal testtir. Retroperitoneal travmaların değerlendirilmesini de sağlar. rektum. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70 mmHg. Tomografi konservatif tedaviye aday. solunum sayısı 24/dakika bulunuyor. nabız hızı 100/dakika. (Cevap A) 89. duodenum ve üriner sistemin okült retroperitoneal yaralanmalarını saptamak için üçlü kontrast tomografi önerilmektedir.

(Cevap C) 91. nazogastrik tüp ve foley sonda takılıyor. Özellikle karaciğer. Ondokuz yaşında bir erkek hasta umblikusdan silahla yaralanma sonucu acile geliyor. abdomende sağ kostal kenarda anterior aksillar çizgi hizasında bıçak yarası saptanıyor. Đki geniş çaplı damar yolu. solunum sayısı 28/dk. sağladığı olanaklarla. Geniş çaplı damar yolu açılarak Ringer Laktat infüzyonu yapılıyor. Diğer testler vakit kaybettireceğinden dolayı şoktaki hastada daha sonra planlanmalıdır. Bu hastaya aşağıdakilerden hangisinin yapılması en uygundur? A) Periton lavajı B) Abdominal USG C) Abdominal laparoskopi D) Eksplaratif laparatomi E) Kranial CT Abdominal bıçak yaralanmasıyla gelen ve başka bir kan kaybettirici odak bulunamayan şoktaki hastaya vakit kaybetmeden Eksplaratuar laparatomi yapılmalıdır. negatif laparotomi sayısını azaltma konusunda yardımcı olur. Bazı dezavantajları ve sınırlamaları olmasına rağmen özellikle karaciğer. Fizik muayenesinde TA 80/O mmHg. Ayrıca hemodinamik olarak stabil ama fizik muayene bulguları güvenilir olmayan hastalarda veya kafa travması gibi tomografi değerlendirmesi gereken hastalarda da endikedir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI B) Fizik muayene C) Abdominal BT D) Periton lavajı E) Baryumlu üst GĐS incenlenmesi 35 Đntraperitoneal organ yaralanmalarını ve peritoneal kavitedeki kanı saptamak için en uygun yöntem abdominal CT’dir. Bu hastaya öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Periton lavajı B) Abdominal CT C) Eksplaratif laparotomi 35 . Fizik muayenesinde Tansiyon arteriyel 70 mmHg. Tomografi konservatif tedaviye aday. 2 L Ringer Laktat verildikten sonra kan basıncı 85 mmHg’ye yükseliyor. hemodinamik olarak stabil hastalarda primer olarak endikedir. (Cevap D) 92. karnının çok distandü olduğu saptanıyor. Retroperitoneal travmaların değerlendirilmesini de sağlar (Cevap B) 93. dalak ve böbrek yaralanmaları bu yöntemle büyük bir doğruluk oranı ile saptanabilir. Abdominal tomografi karın yaralanmalarının tanısında. Karaciğer ve dalağı künt travma ile yaralanmış hemodinamik olarak stabil ve nonoperatif tedavi düşünülen hastalara öncelikle hangisi yapılmalıdır? A) USG B) CT C) Anjiografi D) IVP E) Peritan lavağı Künt karın travmalarının tanısında abdominal tomografi kullanımı çok yaygınlanmıştır. nabız hızı 120/dk. dalak ve böbrek yaralanmalarının değerlendirilmesinde önemli bir tanısal testtir. Hemoraji kontrol altına alınırken bir yandanda kafadaki yaralanma tedavi edilmelidir.DrTus. Onyedi yaşında bir kadın hasta karından bıçakla yaralanma ve kafasını sol tarafından darbe alması sonucu acile getiriliyor.

Elli yaşında erkek hasta ciddi karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleri ile hastaneye başvurduğunda çekilen karın grafisinde özellikle sol tarafta daha belirgin olmak üzere kolonik distansiyon saptanıyor. Palpasyonda hafif hassasiyet gözleniyor. Bu hastada duodenumun 2. Tanı konulamaz veya volvulus düzelmezse acil laparotomi gerekir. Hepsinin ayırıcı tanısı için en iyi yöntem endoskopidir. (Cevap E) 96. (Cevap C) 94. bulantı ve kusma yakınmaları ile acil polikliniğe başvuran 32 yaşında erkek hastanın 3 yıl önce perfore apandisit nedeniyle appendektomi ameliyatı olduğu.DrTus. Kanama kontrol altına alınmadan kan transfüzyonu yapılırsa kanama daha da şiddetlenir. Bu hastada tanı için bundan sonraki basamak aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Acil laparotomi B) Đnce barsak grafisi C) Karın tomografisi D) Karın ultrasonografisi E) Sigmoidoskopi Soruda tanımlanan hastada tümör. barsak seslerinin ise metalik tınlamalar içerdiği saptanıyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Sistolik kan basıncı 90 mmHg oluncaya kadar kan transfüzyonu E) Pnömotik kompresyon giyisisi 36 Hastanın durumu anstabil olduğu için vakit kaybetmeden Eksplaratif laparotomi yapılmalıdır. Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Nazogastrik dekompresyon ve iv sıvı B) ĐV sıvı ile sıvı-elektrolit imbalansı düzeltildikten sonra acil ameliyat C) ĐV Prostigmin tedavisi 36 . yabancı cisim veya volvulus düşünülebilir. Ani başlayan karın ağrısı. Fizik muayenede hastanın karnının distandü. (Cevap D) 95. Bu kısım retroperitoneal olduğu için fizik muayene ve peritoneal lavaj sonucu negatif bulunacaktır. kolit. Lökosit 11. Sigmoid volvulus tanısı rektosigmoidoskopi veya baryumlu grafiler ile konulabilir. Nazogastrik tüpten bol miktarda fekaloid vasıfta mayi geliyor. Amilaz seviyesinde yükselme şüphelendirir ama spesifik değildir. Yetmiş yaşında bir kadın hasta trafik kazası sonucu midabdomen’den yaralanıyor.parçasının rüptürünü ekarte ettirmek için en uygun yöntem aşağıdakilerden hagisidir? A) Fizik muayeneyi tekrarlamak B) Ultrasonografi C) Amilaz düzeyini ölçmek D) Oral ve intravenöz kontrastlı bilgisayarlı tomografi E) Periton lavajı Duodenumun retroperitoneal parçasının yaralanmalarında en sensitiv ve spesifik yöntem IV ve oral kontrastlı CT’dir. defans saptanmıyor. o zamandan beri de ara ara kolik tarzda karın ağrılarının olduğu öğreniliyor.000/mm3 bulunuyor.

Muayenede rebound hassasiyet mevcut. kusma. nazogastrik sonda takılması ve ayakta direkt batın grafisi önceliklidir. gaz-gayta çıkaramama yakınmaları ile başvuruyor. Đleusta sıvı-elektrolit tedavisi. (Cevap A) 99. Fizik incelemesinde inguinal hernisi olduğu da saptanan hastanın. Diffüz veya tek olabilirler. Tedavisi tıkanmaya yol açan bantların cerrahi yolla serbestleştirilmesidir. tıkanıklığa yol açan adezif bantlardır. Đdeal erken yaklaşım septik bulgular olmadıkça nazogastrik dekompresyon ve iv sıvı tedavisidir. düz karın grafisinde pnömobilia saptanıyor. Bu hastaya bu aşamada aşağıdakilerden hangisi öncelikle yapılması gerekli değildir? A) Batın tomografisi B) Nazogastrik sonda takılması C) Serum elektrolitlerine bakılması D) Sıvı tedavisine başlanması E) Ayakta direkt batın grafisi Ön tanı ileustur.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Rektosigmoidoskopi E) Sulu lavman 37 Geçirilmiş karın ameliyatına bağlı adezyon ve intestinal obstrüksiyon tanımlanmaktadır. Amfizamatöz kolesistitte ise ciddi infeksiyona bağlı semptom ve bulgular ön plandadır. bulantı.DrTus. (Cevap C) 98. Bu hastada tıkanıklığın en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Kolon korsinomu B) Đnce bağırsak kanseri C) Adezyonlar (yapışıklıklar) D) Đnkarsere inguinal fıtık E) Divertikülit Đntestinal obstrüksiyonun en sık görülen sebebi geçirilmiş karın cerrahisi sonrası gelişmiş. Daha önce histerektomi geçirmiş 45 yaşında hasta karın ağrısı ve kusma şikayeti ile acil servise başvuruyor. (Cevap A) 97. Altmışbeş yaşında diabetik kadın hasta kolik tarzı karın ağrısı. Abdominal grafide mekanik olarak ince bağırsak tıkanıklığı saptanıyor. Bu tedaviyle obstrüksiyon giderilemezse ameliyat gündeme gelir. Pnömobilia olabilir ama obstruksiyon semptom ve 37 . Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Đnkarsere herni B) Amfizamatöz kolesistit C) Đnce barsak volvulusu D) Safra taşı ileusu E) Mezenterik vasküler tıkanıklık Đntestinal obstruksiyon semptom ve bulguları olan bir hastada pnömobilia saptanması öncelikle safra taşı ileusunu düşündürmelidir. Altmış yaşında erkek hasta 2 gündür gaz-gaita çıkaramama ve kusma yakınmaları ile acil cerrahiye başvuruyor. Đnkarsere herni obstruksiyona yol açabilir ama pnömobilia’yı açıklamaz.

Bir önceki (103 numaralı) soruda sözü edilen hastada tanı amacıyla ilk yapılması gereken işlem 38 . Hastanın öyküsünde birkaç kez öğürdüğü.Uzun zamandır alkol kullanan 45 yaşındaki bir erkek hasta. Eğer yırtılma tüm duvarı tutuyorsa perforasyona neden olur. Perforasyon genellikle gastroösefageal bileşkenin hemen üzerinde ve sol lateral duvardadır. 38 (Cevap D) 100. kanlı kusma nedeniyle acil servise başvuruyor.Bir önceki (100 numaralı) sorudaki hastanın tedavisinde öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Acil cerrahi B) Gastrik lavaj C) Rektal tüp + intravenöz sıvı D) Lavman E) GĐS dekompresyonu + intravenöz sıvı (Cevap E) 102. daha sonra kanlı kusma ve epigastrik ağrının başladığı öğreniliyor. Bunlar genellikle parsiyel ve kronik obstrüksiyonlardır. gastrointestinal dekompresyon yapılmalıdır. Bu gerginlik ösefagogastrik bölgede çeşitli yırtılmalara neden olabilir.Yukarıdaki (100 numaralı) sorudaki hastada en olası etyoloji aşağıdakilerden hangisidir? A) Mezenter arter tıkanıklığı B) Fıtık C) Mekanik obstrüksiyon D) Kapalı volvulus E) Đntraperitoneal yapışıklık Geçirilmiş karın ameliyatları intestinal obstruksiyonun en sık nedeni olduğu için karın ameliyatı öyküsü olan hastada ortaya çıkan hastada öncelikle intraperitoneal yapışıklıklara bağlı intestinal obstrüksiyon akla gelmelidir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Ösefagus varisi B) Mallory-Weiss sendromu C) Duodenum ülseri D) Stres ülseri E) Cushing ülseri Genellikle postemotojeniktir. ara sıra gaz çıkaramama ve hafif defans bulunuyorsa en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Meckel divertikülü B) Volvulus C) Đnvajinasyon D) Adinamik ileus E) Parsiyel obstrüksiyon (Cevap E) 101. kusma. (Cevap B) 104. (Cevap E) 103.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI bulguları yoktur. Tedavide öncelikle ağızdan beslenme kesilerek uygun sıvı elektrolit tedavisi başlanmalı. Kusma intragastrik basınçta ani bir artışa yol açar. Yırtık. Parsiyel obstruksiyonda 48 saat süre ile medikal tedavi uygulanıp duruma göre karar verilmelidir.Kırksekiz yaşında 4 yıl önce over kisti rüptürüne bağlı operasyon geçiren hastada aralıklarla artan ağrı.DrTus. mukoza ve submukoza seviyesinde ise üst gastrointestinal kanama nedenlerinden Mallory-Weiss sendromuna yol açar.

Bu hastada tanı için en uygun yöntem aşağıdaklerden hangisidir? A) Baryumlu kolon grafisinin tekrarı B) Kolonoskopi C) Üst GIS endoskopisi D) Mezenterik anjiografi E) Baryumlu ince barsak seri grafileri (Cevap D) 106. makattan parlak kırmızı renkte kanama ile hastaneye yatırılıyor. Bu hastadaki GĐS kanamasının en olası aşağıdakilerden hangisidir? A) Karsinom B) Divertikülozis C) Polip D) Ülseratif kolit E) Anjiodisplazi Alt gastrointestinal sistem kanamalarının yaşa ve sıklık sıralamasına göre nedenleri: • Đnfant ve çocuklarda • Meckel divertikülü • Polipler • Ülseratif kolit hastalığı • Duplikasyonlar • <60 yaş yetişkinler • Divertikülozis • Đnflamatuar barsak hastalığı • Polipler • Malignensi • Adolösan • Meckel divertikülü • Đnflamatuar barsak • Polipler • >60 yaş yetişkinler • Anjiodisplazi • Divertikülozis • Malignensi • Polipler • Anjiodisplaziler (Cevap E) 39 .DrTus. Nazogastrik dekompresyonda kan bulunmayıp safra tespit ediliyor.Elli yaşında erkek hasta.Altmışbeş yaşında kadın hasta masif alt GĐS kanaması ile yatırılıyor. Yakın zaman önce çekilmiş baryumlu kolon grafisinde divertikül veya yer işgal eden lezyon saptanmıyor. kolonoskopide çıkan kolonda şiddetli kanama saptanıyor. (Cevap D) 105.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI aşağıdakilerden hangisidir? A) Ösefagus pasaj grafisi B) Anjiografi C) Radionüklid sintigrafisi D) Endoskopi E) Laparotomi 39 Đlk resüsitasyon ve stabilizasyondan sonra ilk yapılacak işlem ösefagogastroduodenoskopi ile kanama yeri lokalizasyonudur. Ayrıca teröpatik işlemler de endoskopik olarak yapılabilir. Hasta abondan kanamaya devam etmektedir.

boyun ve deri katlantılarında 12-24 saat süren ve sonra hızlıca kaybolan. Yapılan göz dibi muayenesinde eksuda ve peteşiler görülüyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Şok akciğeri B) Dissemine intravasküler koagülasyon C) Deliryum tremens D) Yağ embolisi sendromu E) Kraniyoserebral travma Yağ embolisi sendromu en sık olarak multiple uzun kemik kırığı olan ortopedik travmalardan sonra görülür. ateş ve taşikardi meydana geliyor. santral sinir sistemi ve son olarak kardiyovasküler sistem etkilenir. karakteristik peteşiyel rush gelişir. Santral sinir sistemi tutulumu olguların çok büyük kısmında görülür. (Cevap D) 108.Yoğun bakımda yatan ağır hastalarda çoklu organ disfonksiyonu sendromunda en erkenyetmezlik bulguları gösteren organ sistemi aşağıdakilerden hangisidir? A) Solunum sistemi B) Santral sinir sistemi C) Hepatobiliyer sistem D) Gastrointestinal sistem E) Hematolojik sistem Çoklu organ yetmezliğinde organ yetmezlikleri sıra ile gelişir.Büyük bir travma sonrası femur ve tibia kırığı olan bir hastada. (Cevap A) 109. En sık görülen nörolojik semptomlar konfüzyon ve komaya kadar ilerleyebilen dezoryantasyondur. karaciğer. Yağ embolisi sendromu gelişen hastaların yaklaşık %75’inde bir derece solunum yetmezliği ortaya çıkar. Bu hastada ateş yükselmesinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Plevral efüzyon B) Bakteriyel pnömoni C) Aspirasyon pnömonisi D) Atelektazi E) Pulmoner emboli Ameliyat akşamı ateş sık olarak görülür ve genellikle atelektaziye bağlanır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 40 107. 40 . konvülziyon. Đlk 24 saat içindeki ateş de atelektazi ve pulmoner sekresyonların temizlenememesine bağlı gelişir. gastrointestinal sistem. siyanoz. Sendrom ARDS’ye de ilerleyebilir. Aynı rush oral mukoza ve konjuktivada da olabilir. hematopoetik sistem. Daha sonra renal sistem. Safra kesesinde taş nedeniyle kolesistektomi ameliyatı geçiren 60 yaşındaki bir hastanın ameliyattan sonraki ilk 24 saatte ateşi yükseliyor.DrTus. Fonksiyonları ilk bozulan pulmoner sistemdir. travmadan iki gün sonra göğsünde ve aksiller bölgede peteşiler. Aksilla..

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI

41

Ateş, taşikardi sıktır. Hematokrit düzeylerinde açıklanamayan düşme, trombositopeni, hipokalsemi ve hipoalbuminemi saptanan diğer klinik bulgulardır. Arteriyel kan gazlarında hipoksemi ve serum lipaz düzeylerinde yükselmeler saptanabilir. (Cevap D) 110.Aşağıdakilerden hangisi memede 4x5 cm’lik kist saptanan hastanın tedavisinde en uygun yaklaşımdır? A) Aspirasyon ve takip B) Eksizyon C) Mastektomi D) USG ile izlem E) Hiçbiri Sadece makrokist varsa aspire edilebilir. Aspirasyondan sonra kaybolan kitle, 2 haftadan daha kısa sürede tekrarlıyorsa, ikiden fazla aspirasyon yapılmasına rağmen aynı bölgede tekrarlıyorsa, kist sıvısı koyu renkli, kıvamlı ve kanlı ise, aspirasyona rağmen kitle kalıyorsa ve hiç sıvı gelmez ve solid olduğu tespit edilirse eksize edilebilir. (Cevap A) 111.Kırk yaşında bir kadının memesinin üst dış kadranında 3 cm. sert düzgün bir kitle bulunuyor. Kitle aspire edilerek 10 ml. bulanık yeşil renkte sıvı aspire ediliyor. Bu hastada bu aşamadan sonra en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Östrojen verilmesi B) Tamoksifen verilmesi C) Aspire edilen sıvını sitolojik olarak değerlendirilmesi D) Kist eksizyonu E) Sadece obzervasyon Berrak veya bulanık yeşil sıvı içeren bir kist aspirasyon ile kolayca tedavi edilir. Sıvı kanlı olmadığı sürece sitoloji gerekmez Soliter kisti çıkarmak gerekmez. Bu durumda hormon manipülasyonu da gereksizdir. (Cevap E) 112.Sağ memesinde son 10 gündür fark ettiği kitle öyküsü ile başvuran 55 yaşındaki kadın hastada ağrı veya meme başı akıntı saptanmıyor. Bu hasta için ilk olarak aşağıdakilerden hangisini yaparsınız? A) Antibiyotik tedavisi B) Mammografi C) Đğne aspirasyonu D) 6 ay sonra kontrol E) Eksizyonel biopsi Böyle bir hastada yapılacak ilk işlem iyi bir fizik muayene ve ayrıntılı bir anamnezden sonra Mamografi ile kitlede malignite yönünde bir bulgu (mikrokalsifikasyon, spiküler lezyon, duktal asimetri, asimetrik dansite, normal yapısının distorsiyonu) olup olmadığına bakmaktır. Eğer hasta 30 yaş altında ise USG tercih edilir. Çünkü, Mamografi yeterli bilgi vermez. (Cevap B)

41

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI

42

113.Onsekiz yaşında kadın hasta sağ memesinde tesadüfen saptadığı, hassas olmayan, mobil, sert kitle ile başvuruyor. Deri retraksiyonu veya aksiller lenf adenopati saptanmıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Fibroadenom B) Hemanjiyom C) Yağ nekrozu D) Karsinom E) Apse Adölesan ve genç kadınlarda en sık görülen tümördür. Hastaların %10-15’inde multiple fibroadenomlar bulunur. Fibroadenom iyi sınırlı, mobil, sert, ağrısız kitlelerdir. (Cevap A)

114.Yirmi yaşında genç hastada sağ memede 2 cm sert, iyi sınırlı mobil bir kitle saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Yağ nekrozu C) Kistik hastalık E) Sistosarkoma filloides Fibroadenom, keskin sınırlı, kapsüllü, genellikle tek, sert, serbestçe oynatılabilen, kadın memesinin en sık görülen benign tümörüdür. Gelişiminde östrojen aktivitesinin rolü vardır. Yağ nekrozu genellikle travmadan sonra görülür. Karsinomları daha ileri yaşlarda görmekteyiz. (Cevap B) B) Fîbroadenom D) Karsinom

42

DrTus.com
GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI

43

115.Bir önceki (114 numaralı) sorudaki hastada en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Modifîye radikal mastektomi C) Eksizyonel biyopsi E) 3 ayda bir kontrol Fibroadenomda histolojik görünüm sellüler atipi olmaksızın epitelyal ve özellikle fibröz stromal proliferasyona işaret eder. Tedavide eksizyonel biyopsi yapılır. (Cevap C) B) Đnsizyonel biyopsi D) Geniş eksizyon

116.Altmışiki yaşındaki kadın hastanın çekilen mamografisinde sol memede noktasal tarzda çok sayıda mikrokalsifikasyon saptanan, ancak klinik muayenede pozitif bulgu saptanmıyor. Bu hastaya bundan sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Hemen mastektomi yapılmalıdır B) Bir yıl sonra mamografi tekrar edilmelidir C) Mamografik olarak işaretlenen alandan biopsi yapılmalıdır D) Şüpheli bölge ultrasonografi ile değerlendirilmelidir E) Sadece palpe edilen kitlelerin biopsisi yapılmalıdır Mamografide spiküler lezyon, saçılmış mikrokalsifikasyon, asimetrik dansite, duktal asimetri, normal meme yapısının distorsiyonu meme kanseri lehine bulgulardır. Mamografide saptanan ancak palpable olmayan

43

Fizik muayenede küçük. Ailesinde meme kanseri öyküsü negatif. Meme başının kendisi normal görünüyor. (Cevap E) 118. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Fibrokistik hastalık C) Đntraduktal papillom E) Medüller karsinom Subareolar hassas. Çünkü mamografi ile saptanan meme kanserlerinin yaklaşık %10-50’si palpe edilememektedir. (Cevap B) 119.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 44 lezyonlarda telle işaretleme yoluyla biyopsi yapılmalıdır.Otuziki yaşında kadın hasta kanlı meme başı akıntısı şikayetiyle başvuruyor.Kırkbeş yaşındaki kadın hasta son 10 gündür gelişen hassas meme kitlesi ile başvuruyor.On gün önce sağ memesinde kitle fark eden 55 yaşında kadın hastada ağrı ve meme başı akıntısı olmadığı öğreniliyor.DrTus. kanlı meme başı akıntılı bir kitle intraduktal papillomun klasik bulgusudur. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Meme kanseri C) Trombofilebit E) Sklerozan adenoz Kitlenin üzerindeki deride ekimozun olması o bölgede travma öyküsünü düşündürüyor. Bu hastanın tedavisinde aşağıdakilerden hangisi uygun değildir? A) 10 gün içinde tekrar muayeneye çağrılmalıdır B) Kitle USG ile değerlendirilmelidir C) Eksizyonel biopsi planlanmalıdır D) Aspirasyon yapılmalıdır E) Normal premenstrüel değişiklikler olduğu söylenmeli ve rutin kontrollere çağrılmalıdır Hasta adet öncesi dönemde olduğu için meme muayenesi için çok uygun bir dönemde değil. Adet dönemi geçtikten sonra tekrar muayene edilmesi uygun olur. 44 . ağrılı ve areola altında hareketli bir nodül saptanıyor. Travmaya bağlı olarak gelişebilecek yağ nekrozu klinik olarak meme kanserine çok benzer özellikler gösterir. En son 3.5 hafta önce adet görmüş olan hastanın çekilen mamografisi malignensiyi telkin eden bulgu içermiyor. Kitle üzerinde deri çekintileri ve her iki memede üst dış kadranda ekimoz saptanıyor. Bu hastada ilk aşamada aşağıdakilerden hangisini tercih edersiniz? A) Antibiyotik verilir B) Mamografi yapılır C) Đnce iğne aspirasyonu yapılır D) Kitle eksize edilir E) Hasta 6 ay sonra tekrar muayene edilir 55 yaşında memede kitle olan bir hastada iyi bir anamnez ve fizik muayene sonrası yapılacak ilk işlem Mamografi’dir.Kırkdört yaşında kadın hasta sol meme üst dış kadranda ağrılı bir kitle ile başvuruyor. (Cevap C) B) Fibroadenom D) Sistosarkoma filloides B) Yağ nekrozu D) Hematom 120. (Cevap C) 117. Ayırıcı tanı biyopsi ile sağlanır.

DrTus. duktal asimetri varlığında biopsi endikedir. Konservatif cerrahi giderek daha sık kullanılmasına rağmen modifiye radikal mastektomi. meme koruyucu cerrahi daha ön planda düşünülmelidir. meme kanserinin tedavisinde en sık kullanılan cerrahi yöntem olmaya devam etmektedir. (Cevap B) 123. (Cevap D) 122. (Cevap B) 121. Sorudaki hastanın yaşının genç olması nedeniyle. Yapılan mamografi normal olarak değerlendiriliyor. Bu mastektomi daha önce meme koruyucu cerahi sırasında aksilla diseksiyonu yapıldığı için de yapılacak mastektomi kalan meme dokusunu çıkaracak şekilde basit mastektomi olmalıdır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 45 Spiküler lezyon. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Medüller meme kanseri B) Komedokarsinom 45 . Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Modifiye radikal mastektomi B) Basit mastektomi C) Geniş lokal reeksizyon+radyoterapi D) Radikal mastektomi E) Radyoterapi+kemoterapi Meme koruyucu cerrahi sonrası lokal rekürens gelişen hastalarda kurtarma (salvage) mastektomi yapılır.Otuziki yaşında meme kanseri tanısı konmuş bayan hastanın sadece sağ üst iç kadranda 2 cm’lik kitlesi mevcut olup.Đki yıl önce invazif duktal karsinom nedeni ile meme koruyucu cerrahi uygulanan bir hastanın takibi sırasında aynı taraf meme dokusu içinde reküren kitle saptanıyor. hastanın da istemesi koşulu ile. mikrokalsifikasyon. Kullanılan kortikosteroidli pomatlardan yarar görmüyor. meme yapısında distorsiyon. aksiller lenf nodülü tutulumu saptanmamıştır. asimetrik dansite.Kırk yaşında bayan hasta sağ meme başında ortaya çıkan kızarıklık ve ekzematoid görünüm nedeni ile hastaneye başvuruyor. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Tamoksifen B) Neoadjuvan kemoterapi C) Radyoterapi D) Meme koruyucu cerrahi E) Lokal eksizyon Operable meme kanserlerine tedavi olarak modifiye radikal mastektomi (MRM) veya konservatif meme cerrahisi uygulanır.

Hasta premenapozal ve östrojen reseptörü negatif olduğu için hormonoterapiden fayda görmeyecektir. Bu hasta için en uygun adjuvan tedavi planı aşağıdakilerden hangisidir? 46 . grade 1 tümör ve aksilladaki toplam 15 lenf nodunun 4 tanesinde metastaz olduğu. rekürensleri azaltmak ve sağkalımı arttırmak amacı ile eklenmelidir. soluk vakuollü hücreler (Paget hücreleri) epitelin tabakaları arasında görülür. c-erb-B2 (Her2/NEU)’nin negatif olduğu saptanıyor. Meme başı ve areolada geniş stoplazmalı. (Cevap C) 124. estrojen reseptörünün pozitif. 2. (Cevap C) 126.Altmış yaşında meme kanseri tanısı ile modifiye radikal mastektomi yapılan hastanın patolojik inceleme sonucunda çapı 2 cm.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) Memenin Paget hastalığı D) Duktal ektazi E) Filloides tümör 46 Paget Hastalığı meme başının kronik ekzamatoid görünümüyle birlikte santral duktal karsinomun bir arada olmasıdır.DrTus. 5 adet LN (+) ve östrojen reseptörü negatif olan hastanın tedavi basamakları aşağıdakilerden hangisidir? A) Kemoterapi ve Aminoglutetimid B) Radyoterapi ve Aminoglutetimid C) Radyoterapi ve Tamoksifen D) Kemoterapi ve Tamoksifen E) Radyoterapi ve Kemoterapi Lumpektomiye radyoterapi hemen hemen her hastada eklenmelidir.Otuziki yaşında kadın hasta meme kanseri tanısı ile lumpektomi ve aksiller LN diseksiyonu operasyonu geçiriyor. Lenf nodu metastazı da olduğu için kemoterapi de okült metastazları kontrol etmek. Hastalığın evresi küçültülemezse memeye radyoterapi uygulanıp daha sonra mastektomi yapılması önerilmektedir. (Cevap E) 125.5 cm’lik kitle. dolayısı ile sistemik tedavinin de lokalbölgesel tedaviye eklenmesi gerekmektedir.Evre IIIB meme kanseri tanısı alan bir kadın hastanın ilk tedavisi aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) MRM B) Radyoterapi C) Kemoterapi D) Tamoksifen E) Meme koruyucu cerrahi Đlerlemiş meme kanserinde lokal-bölgesel tedavi tek başına yeterli olmamakta. Kemoterapi ile (özellikle doksorubisin içeren) hastalığın operable hale gelmesinden (evresinin küçültülmesinden) sonra mastektomi yapılmaktadır.

Çekilen kemik sintigrafisinde kafatası. Hastaya tamoksifen başlanır ve ağrıyı azaltmak amacı ile palyatif radyoterapi de eklenir. Akciğer filmi ve karaciğer fonksiyon testleri normal saptanıyor. (Cevap B) 129.Üç yıl önce sol meme kanseri nedeni ile radikal mastektomi yapılan kadın hastanın aksiller lenf bezlerinin tamamı reaktif olarak rapor ediliyor. metakron olarak %20-30 kanser gelişebilir. Kemik metastazlarına bağlı ağrıyı azaltmak ve kemik kırıklarını önlemek amacı ile uygulanmaktadır. Bu amaçla tamoksifen kullanılabilir. %7 fibroadenom ve %30 belirgin bir hastalık teşhisi olmayan kitlelerdir. Postmenapozal ve östrojen reseptörü de pozitif olduğu için adjuvan hormonoterapide tamoksifen de verilir. Beyin. Karşı memede senkron olarak %3.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI A) Adjuvan tedaviye gerek yoktur C) Radyoterapi E) Kemoterapi Hastada lenf nodu metastazı olduğu için adjuvan kemoterapi endikasyonu vardır.DrTus. (Cevap C) 128.Her iki memesinde ayrı primer lezyon olarak meme kanseri saptanan bir hastada bu kanserin hangi histolojik tip olma olasılığı en yüksektir? A) Medüller karsinom C) Kolloid karsinom E) Sistosarkom filloides Lobüler karsinomların bilateral olma olasılığı yüksektir.Memede kitle yapan patolojiler arasında en sık görüleni aşağıdakilerden hangisidir? A) Fibroadenom B) Đnvaziv duktal karsinom C) Fibrokistik hastalık D) Yağ nekrozu E) Đntraduktal papillom Meme kitlelerinin değerlendirilmesinde %40 fibrokistik değişiklikler. Östrojen reseptörü pozitif olan hastaya ameliyatttan sonra başka bir tedavi önerilmiyor. Şimdi kol ağrısı nedeni ile çekilen direk grafide sol femur üst uçta 3 cm’lik kistik lezyon saptanıyor. spinal kord veya meningslere metastaz varsa radyoterapi ile palyasyon sağlanabilir. B) Kemoterapi+radyoterapi D) Kemoterapi+tamoksifen 47 (Cevap D) 127. kosta ve pelviste 3 ayrı lezyon daha olduğu görülüyor.Kanlı meme başı akıntısı olan bir kadında malignensi olasılığı aşağıdakilerden hangisidir? A) <%5 B) %10-15 47 . Metastatik meme kanserinde radyoterapinin yeri sınırlıdır. %10 kanser. Bu hastan için bundan sonraki en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Tamoksifen B) Tamoksifen + kemoterapi C) Tamoksifen + femura eksternal radyoterapi D) Tamoksifen + femura eksternal radyoterapi + kemoterapi E)Tamoksifen + femura eksternal radyoterapi + kemoterapi + sol femurun profilaktik internal fiksasyonu Östrojen reseptör pozitif metastatik meme kanseri olan hastalarda ilk seçenek endokrin tedavi olmalıdır. (Cevap C) B) Lobüler karsinom D) Duktal karsinom 130. %13 çeşitli benign lezyonlar.

mobil.Bir önceki (132 numaralı) sorudaki hastanın kesin tanısı için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Mamografi B) Bilgisayarlı tomografi C) Meme başı bipopsisi D) Kemik iliği incelemesi E) MRI Meme başının ekzamatoid lezyonudur. Ancak lokal rekürens riskine karşı yakından takip edilmelidir.Otuzbeş yaşındaki bir kadın hastaya yapılan eksizyonel biyopsi ile düzgün yüzeyli. Meme başı ve areolada geniş stoplazmalı. sert.Meme başı ve areolada ekzamatoid lezyonu olan yaşlı bir hastada öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir? A) Đnflamatuar karsinom B) Đnfiltratif duktal karsinom C) Allerjik dermatit D) Benigfn fibroadenom E) Memenin paget hastalığı 133. 133-C) 134. Patoloji raporu phylloid tümör olarak rapor ediliyor. Meme başı ve areoladan yapılan biyopside süt kanallarında malign hücreler görülür. Lokal rekürens riski nedeni ile geniş lokal eksizyonları uygun tedavi yaklaşımıdır. (Cevap 132-E. (Cevap B) 131. Herhangi bir boyutta olabilmekle beraber genellikle 4-5 cm’ye ulaşan ve fibroadenoma göre biraz daha ileri yaşlarda görülen lezyonlardır. soluk vakuollü hücreler (Paget hücreleri) epitelin tabakaları arasında bulunur. düzgün yüzeyli kitle olarak ele gelir. Sıklıkla ödem ve inflamasyon vardır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI C) %25-50 D) %75 E) %100 48 Kanlı meme başı akıntısının en sık nedeni intraduktal papillom olmasına rağmen olguların %10-15’inde meme kanseri de sorumlu olabilir.DrTus. Bu hastanın bundan sonraki en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Sadece gözlem B) 1 cm’lik marjinle reeksizyon C)Simple mastektomi D) MRM E) tamaoksifen tedavisi Filloid tümörler klinikte keskin sınırlı. lastik kıvamında. (Cevap B) 132.Lobüler karsinoma in situ ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) Bilateral olma riski yüksektir 48 . 3 cm çapında lezyon çıkarılıyor. Daha yüksek mitoz oranına sahip ve çevreye invazyon gösteren tümörler daha agresif davranırlar.

idiopatik pulmoner fibrozis ve astım gelişebilir. Karşı memeden biopsi alındığında %30-50’sinde LKIS saptanır. dolgunluk hissi. kolelitiasis. (Cevap D) 135. Sternumun arkasında yanma hissi ve regürjitasyon gibi sık rastlanan semptomlar akalazya. Bu nedenle iki seçenek vardır: ya sonunda kanser gelişme olasılığına karşı yakın gözlem ya da bilateral total mastektomi yapılır. göğüs ağrısı. LKIS’lu hastaların %75’i premenapozaldir. wheezing ve ses boğuklaşması gibi atipik semptomlar olabilir. (Cevap B) 136. Gastroösefagial reflü olan hastaların %7-10’nunda gelişir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI B) Đnvazif kansere dönüşme riski yüksektir C) Aksiller metastaz yapma olasılığı düşüktür D) Postmenopozal dönemde sık görülür E) Mamografik bulguları yoktur 49 Lobüler karsinoma in situ (LKIS) noninvazif meme kanserlerinin yaklaşık 1/3’ünü oluşturur. Özellikle aile öyküsü varsa bilateral mastektomi seçilmelidir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Ösefagus alt ucu kanseri B) Gastroösefageal reflü C) Akalazya D) Duodenal ülser E) Kolelitiazis Gastroösefagial reflü (GÖR) sık karşılaşılan bir hastalık olup. Barret özefagus: Özefagusun normal skuamöz epitelinin kolumnar epitel ile yer değiştirmesidir. LKIS çoğunlukla insidental olarak bulunur. ösefagus karsinomu. yemek sonrası dolgunluk. reküren pnömoni. nefes tıkanması. Bunların dışında GÖR hastalığına bağlı bronşiolit. ağrı. kronik öksürük. gastrik veya duodenal ülser ve koroner arter hastalığı gibi pekçok başka hastalıkla da ilgili olabilir. kusma. sıklıkla geceleri gözlenen öksürük ve son zamanlarda sesinde kabalaşma şikayetleriyle başvuruyor. Bütün LKIS’lu alanları çıkarmak ve memeyi korumak multifokalite nedeni ile mümkün değildir. difüz spazm. GÖR hastalığı olanlarda bulantı. Bu kanserlerin yarısı aynı memede diğer yarısı karşı memede gelişir.Yemeklerden sonra sternum arkasında yanma. Adenokarsinom genellikle reflü komplikasyonu olan Barret özefagusuna bağlı gelişir. Bu hastalığın doğal seyrindeki son aşamayı oluşturur. Đncelemede özefagus orta 1/3 kısmında adenokarsinom saptanıyor. ösefagus patolojilerinin yaklaşık % 75’ini oluşturur. LKIS’lu hastalarda her iki memede risk altındadır. Bu hastadaki bu tabloyu açıklayacak en olası neden aşağıdakilerden hangisidir? A) Akalazya B) Tilozis C) HPV D) Barret özefagus E) Özefagus divertikülü Sorudaki hastada özefagus kanseri tanımlanmaktadır. 49 . Premalign bir lezyondur. Özefagus kanserlerinin büyük bölümü skuamöz karsinomdur. GÖR’ye spesifik belirti ve bulgular yoktur.Uzun süredir retrosternal yanma şikayeti olan 58 yaşındaki bir erkek hastada son zamanlarda yutma güçlüğü ve kilo kaybı ortaya çıkmıştır.DrTus. LKIS hemen hemen hiç palpe edilemez ve DKIS’ta görülen mikrokalsifikasyonlar da görülmez. gastrit. LKIS’lu hastaların 1/3’ünde invazif kanser gelişir.

Ülserasyon .Malignensi gelişimi Diğer şıklardaki hastalıklarda özefagus kanserine neden olabilir. Özefagus karsinomu gelişme riski 7 kat artar.Striktür . giderek daralan özefagus görünümü vardır. (Cevap C) 138.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI Komplikasyonları: . cerrahi tedavi daha genç ve daha az riskli hastalarda uygundur. (Cevap E) 139. Duvara ve çevre dokulara penetre ve beşten fazla lenf nodu olması durumunda öncelikle tedavi edici bir cerrahi uygulanamamaktadır. fakat onlarda yassı hücreli kanserler gelişir. Akalazya. Tedavi öncelikle dilatasyon veya botulinum toksin enjeksiyonu sonra ösefagomiyotomidir. (Cevap D) B) Magnetik rezonans görüntüleme D) Endoskopik ultrasonografi 50 . Ağrı hastalığın başlangıcında daha fazladır ve dilatasyon arttıkça azalır. nörojenik dejenerasyon nedeni ile gevşeyemeyen. Akalazyanın kesin tanısı manometrik çalışmalarla konulur. alt özefageal sfinkterin primer bozukluğu olup disfaji. cerrahi olarak tedavi edici rezeksiyon şansını ameliyat öncesi büyük oranda belirleyebilmektedir.Kanama . 50 (Cevap D) 137. Kalsiyum kanal blokerleri ve kas gevşeticilerin etkisi yoktur. Karakteristik olarak başlangıçta soğuk ve sulu gıdalara disfaji daha fazladır. tümörün özefagus duvar penetrasyonunun belirlenmesi ve lenf nodlarının saptanması açısından önemli bilgiler vererek.Bir önceki (137 numaralı) hasta için aşağıdaki tedavilerden hangisi en uygundur? A) Distal özefajektomi C) Özefagokardiyomyotomi B) Özefagomyotomi D) Kas gevşetici ve kalsiyum kanal blokerleri E) Botulinum toksin enjeksiyonu Akalazyada tedavi öncelikle dilatasyon ve botulinum toksin enjeksiyonu ile medikal olarak sağlanır.DrTus.Kırkbir yaşında bir erkek hasta sindirilmiş ve sindirilmemiş yiyeceklerin ve tükürüğünün ağzına gelmesinden şikayet etmektedir. noktürnal regürjitasyon ve kardiyak olmayan göğüs ağrısının en sık nedenidir. Çekilen özefagogramda kuş gagası deformitesi görülüyor. cm’de yassı hücreli karsinomu olan hastada ameliyat öncesi invazyon derecesi ve cerrahi olarak rezeke edilebilmelerinin belirlenmesinde aşağıdaki tetkiklerden hangisi en uygundur? A) Bilgisayarlı tomografi C) Üst endoskopi E) Kontraslı özefagografi Endoskopik ultrasonografi. Aşağıdakilerden hangisi bu durumla ilgili olarak doğrudur? A) Bu hastalığın ilerlemiş durumunda göğüs ağrısı sıklıkla gelişir B) Çoğu hasta cerrahi girişim yerine kuvvetli dilatasyon ile tedavi edilebilir C) Monometri ile alt ösofageal sfinkterin artmış dinlenme basıncı gösterilebilir D) Cerrahi tedavide ilk olarak distal özefagusun rezeksiyonu ve midenin diafragma üzerinde özefagus ile anastomozu uygundur E) Bu hastalığa sahip hastalar artmış karsinom riski taşımaz Soruda akalazya tanımlanmaktadır. Baryumlu özefagus grafisinde alt uçta kuş gagası şeklinde.Yetmişiki yaşında özefagus 25.

Kusma gıda artıkları içermez. (Cevap B) 143.Kırkbeş yaşında erkek hasta epigastriumda ağrı başladıktan 3 gün sonra hastaneye başvuruyor. Yemek artıkları içermeyen safralı kusma sonrasında ağrısı geçiyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Özefagus rüptürü C) Paraözefageal herni E) Bronş rüptürü Özefagusun spontan perforasyonu (Boerhaave’s sendromu) çoğunlukla şiddetli kusmaya ikincil gelişen acil bir durumdur. Perforasyon en sıklıkla sol plevral kaviteye doğru olduğundan. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Dumping sendromu C) Duodenal güdük sızdırması E) Efferent loop sendromu Mide rezeksiyonlarından sonra geç dönemde gelişebilecek komplikasyonlardan biri afferent loop sendromudur. stomada veya stomaya yakın bir bölgede. Gastrinomaların yaklaşık %90’ı gastrinoma üçgeninde ve çoğunlukla da pankreas yerleşimli oldukları için hatada tümörü çıkarabilmek amacı ile parsiyel pankreatektomi düşünülmeldir. Ağrıyla birlikte fışkırır tarzda kusma olur ve ağrı kusma ile geçer. Duodenal güdük kaçağı postoperatif dönemde dremlerden safralı getiri olmasıyla tanı konur.Daha önceden kanama ve ilaca cevap vermeyen ağrı hikayesi olan duodenal ülserli bir erkek hastaya ameliyat planlanıyor.DrTus. Efferent loop sendromunda kusma gıda atıkları içerir. Ani gelişen substernal şiddetli ağrının olması perforasyon için tipiktir. Ameliyatta peptik ülser perforasyonu saptanıyor. Afferent loopun. (Cevap A) 141.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 51 140. mekanik parsiyel obstrüksiyonuna bağlıdır. Bu hastaya yapılacak en uygun cerrahi tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) BTV + piloroplasti B) BTV + gastrojejunostomi C) BTV + antrektomi D) Hemigastrektomi E) Primer sütür + omentopeksi B) Afferent loop sendromu D) Gastrik çıkış obstrüksiyonu B) Akciğer kist hidatik rüptürü D) Pankreatit 51 . Fizik incelemede tahta karın tablosu saptanıyor ve akut karın tanısı ile ameliyata alınıyor. Aşağıdaki ameliyat tiplerinden hangisi bu hastaya önerilmelidir? A) Vagotomi ve piloroplasti B) Yüksek selektif vagotomi ve tümör rezeksiyonu C) Subtotal gastrektomi D) Total gastrektomi E) Parsiyel pankreatektomi Đlaç tedavisine cevap vermeyen ülseri olan ve normalin çok üzerinde hipergastrinemisi olan hastada öncelikle gastrinoma düşünülmelidir. sol efüzyon ve deri altı amfizem saptanır. (Cevap E) 142. Serum gastrin düzeyi üç ayrı ölçümde 1000 pg/ml (normali 40-150) üzerinde bulunuyor. Fizik muayenede sol plevral aralıkta efüzyon ve deri altı amfizemi saptanıyor. Hastalarda postprandiyel kramp şeklinde karın ağrısı vardır.Üç ay önce vagotomi.Kırkiki yaşındaki bir hasta bulantı ve kusma sonrası gelişen ani göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. antrektomi ve Billroth II gastrojejunostomi ameliyatı olan 45 yaşında erkek hasta yemeklerden sonra epigastrik dolgunluk ve sağ üst kadran rahatsızlığından şikayet ediyor.

Ülserden yapılan biyopside malignite saptanmıyor. Öyküsünden günde 20’den fazla olduğu öğreniliyor. Yapılan kontrol gastroskopide ülserde değişiklik olmadığı görülüyor. Genellikle onarım hattının üzerine hazırlanan omentum flebi yerleştirilir.Aşağıdakilerden hangisi mide kanseri için inoperabilite kriteri değildir? A) Virchow nodülü saptanması B) Rektal tuşede rektal rafin saptanması C) Karında asit D) Tümörün palpasyonla ele gelmesi E) Karaciğerde multipi metastazlar Karaciğer metastazı ve Virchoıv nodülü uzak metastaz olduğu için. (Cevap C) 145. Ameliyata vagotomi eklenmesi tartışmalıdır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 52 Peptik ülser perforasyonu olan hastada öncelikle perforasyon bölgesi primer olarak onarılır. Bu durumda küratif cerrahi tedavi mümkün değildir. karında asit ve rektal raf (Blumer shelf) yaygın peritoneal tutulumu ifade ettiği için hastanın ilerlemiş gastrik malignensi olarak değerlendirilmesine neden olur. Ülseri çıkaracak şekilde mide rezeksiyonu ve sonrasında gastroduodenostomi veya gastrojejunostomi yapılabilir. 52 . Gastrektomiden sonra hafif diare sık görülür. düzenli ilaç tedavisi almamış ve 48 saatten daha uzun süreli perforasyon öyküsü olup. Ülsere yönelik kesin tedavi endikasyonu ülserin akut ya da kronik ülser olmasına. küçük kurvaturun distalinde 2 cm’lik bir ülser saptanıyor. Bazen tedavi süresi biraz daha uzatılsa da bu sürede iyileşmeyen gastrik ülserlere cerrahi tedavi uygulanır. Selektif ve superselektif vagotomiden sonra daha nadir olarak görülür. (Cevap E) 146. Bu hastaya duodenal ülserin tedavisinde aşağıdaki cerrahi tedavi yöntemlerinden hangisinin yapılmış olma olasılığı en yüksektir? A) Billroth I gastrektomi ve gastroduodenostomi B) Gastrik cerrahiyle birlikte kolesistektomi C) Turunkal vagotomi D) Superselektif vagotomi E) Selektif vagotomi Fulminan diare vagotomiden sonra karşılaşılan gerçek bir problemdir. Hastaya gastrik ülser tanısı ile 6 haftalık medikal tedavi uygulanıyor. Çoğu 6 haftalık medikal tedavi ile iyileşir. Akut ülseri olan.Altmışdötrt yaşında bir erkek hastada duodenal ülser ameliyatını takiben diare gelişiyor. Turunkal vagotomiden sonra %1-2 oranında görülür. (Cevap E) 144. karnın kirli olduğu hastalarda ülsere yönelik kesin tedavi yapılmaz. aralıklı epigastrik ağrıdan şikayet eden 55 yaşında erkek hastaya yapılan gastroskopide. hastanın daha önce düzenli bir medikal tedavi kullanıp kullanmadığına ve karın içinin kirli olup olmamasına göre değişir.DrTus.Kronik. Bu hastada bu aşamada en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Tıbbi tedavinin tekrarlanması B) Ülserin lokal eksizyonu C) Bilateral trunkal vagotomi ve piloroplasti D) Yüksek selektif vagotomi E) Ülseri çıkaracak şekilde mide rezeksiyonu Benign gastrik ülserlerin çoğu küçük kurvatura ve antruma lokalizedir.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Remnant mide karsinomu B) Penetre olmuş ülser C) Ülsere bağlı duodenal stenoz D) Zollinger-Ellison sendromu E) Anoreksia nervoza 53 . Endoskopide midede diffüz süperfisyal eritematöz değişiklikler saptanıyor. Medikal tedavinin başarılı olmadığı durumlarda Roux en Y gastrojejunostomi yapılmaktadır. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Affarent loop sendromu B) Alkalen reflü gastrit C) Efferent loop sendromu D) Endoskopide görülemeyen reküren anastamotik ülser E) Dumping sendromu 148. Bu prosedür ile nüks oranı her ne kadar % 10-15 arasında ise de. safralı kusma ve kilo kaybı gözlenmektedir. mide boşalımının regülasyonunun yanısıra duodenumdan mideye reflüyü de önlemektedir. Cerrahi endikasyon konan hastanın tedavisinde en uygun cerrahi yöntem aşağıdakilerden hangisidir? A) Total gastrektomi B) Subtotal gastrektomi C) Vagotomi ve antrektomi D) Vagotomi ve drenaj E) Paryetal hücre vagotomisi Đyileşmeyen duodenal ülserin tedavisi paryetal hücre vagotomisidir.DrTus. Hastada dehidratasyon.Peptik ülser nedeni ile 1 yıl önce antrektomi+Billroth II gastrojejunostomi yapılan 45 yaşındaki erkek hastada midepigastrik bölgede antiasit ile düzelmeyen. (Cevap: 147-B. kilo kaybı ve anoreksi gelişiyor.Ellidokuz yaşında. 148-E) 149.Bir önceki (147 numaralı) hastanın kesin tedavisi aşağıdakilerden hangisidir? A) H2 reseptör antagonisti ve alüminyum içeren antiasit B) Kolestiramin C) Metoklopramid D) Sukralfat E) R-Y gastrojejaunostomiye dönüştürülmesi Pilor. (Cevap E) 150. yemekle artan ağrı ve zaman zaman safralı kusma oluyor. Pilor fonksiyonunun bozulması sonucu safralı duodenal içeriğin mideye kontrolsüz geçişi gastrite neden olmaktadır. 53 (Cevap D) 147.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI Tümörün palpe edilmesi ise tek başına cerrahiyi engelleyecek bir unsur değildir. morbidite ve mortalite oranları düşüktür ve duodenal insizyon veya bypass prosedürlerine göre gastrointestinal sistemi daha az rahatsız eder. Hasta kusma materyalinde sindirilmemiş besinler olduğunu fark ediyor. hipokalemi ve hipokloremik alkaloz olduğu tespit ediliyor. diyabetik bayan hastada duodenal ülser ilaç tedavisine cevap vermiyor. Epigastrik ağrı. En çok Billroth II ameliyatından sonra görülür.Atmış yaşında yıllardır duodenal ülseri olan bir kadın hastada son 6 ayda tekrarlayan kusmalar. bulantı.

Kesin tanısı da endoskopi ile konur. Operasyona alınan hastada appendiks normal bulunuyor. (Cevap B) 152.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 54 Kronik duodenal ülser duodenumda skar ve stenoz oluşturarak pylorik dostrüksiyona neden olur. (Cevap C) 151. Bu hastaya en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) 8-12 hafta daha tedaviye devam edilir ve grafiler yinelenir B) 12 hafta tedaviye devam edilir ve grafiler yinelenir C) Üst endoskopi ve biyopsi D) Total gastrektomi E) Sınırlı ülser eksizyonu ameliyatı (Cevap C) 153. Antrumda sınırlı ülser distal karsinoma dönüşmez. Eğer adenokanser tanısı konar ise bu durumda en iyi tedavi radikal subtotal gastrektomidir (subtotal gastrektomi+ omentektomi+ lenf nodu diseksiyonu) splenektomi ve total gastrektomi gibi daha geniş cerrahiler ise proksimal lezyonlarda kullanılır. omentektomi (radikal subtotal gastrektomi) C) Total gastrektomi D) Total gastrektomi ve splenektomi E) Ülserin lokal eksizyonu Benign gastrik ülserler maksimal tıbbi tedavi ile 8-12 haftada iyileşir. Bu hastada tanıya yönelik olarak kullanılacak en güvenilir yöntem hangisidir? A) Endoskopik ultrasonografi B) Endoskopi C) Kolonoskopi D) Bilgisayarlı tomografi E) Anjiografi Epigastrik ağrı ve kilo kaybı mide kanserinin önemli klinik bulgularındandır. Yapılan fizik muayenede epigastrik hassasiyet dışında sol supraklaviküler bölgede sert.000/mm3 olup sağ alt kadranda lokalize peritonit bulgusu saptanıyor.Bir önceki (152 numaralı) sorudaki hastada ileri tanısal işlemden sonra hastada gastrik adenokarsinom saptandı.DrTus. Günde 1 veya 2 defa ağrısız. Eğer ülser bu sürede iyileşmezse endoskopi tekrarlanır ve biyopsi alınır.Son 24 saattir devam eden bulantı. Yinelenen üst gastrointestinal sistem grafilerinde ülserde %50 küçülme saptanıyor. Fakat malign ülserler medikal tedaviye cevap vermedikleri için 8-12 haftada iyileşmeyen ülserlerde maligniteyi ekarte etmek için cerrahi endikasyon konur. lökosit: 12. Sıvı-elektrolit dengesi ve nutrisyon düzeltildikten sonra cerrahi ile tedavi edilmelidir. sindirilmemiş gıdalar içeren kusma olur. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Akut gastroenterit B) Rejyonel enterit C) Meckel divertiküliti 54 .Antral gastrik ülseri olan 65 yaşındaki bir hastaya 12 hafta boyunca ilaç tedavisi uygulanıyor.Yetmişdört yaşında erkek hasta iştahsızlık. metastaz yok ise en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Subtotal gastrektomi B) Subtotal gastrektomi. (Cevap B) 154. Sol suprafolliküler fossadaki metastatik lenfadenotininde olması öncelikle mide kanserini düşündürür. karın ağrısı ile acile başvuran 23 yaşındaki erkek hastada ateş 38°C. kusma. kilo kaybı ve halsizlik nedeniyle doktora başvuruyor. nodal diseksiyon. fiske lenfadenopati saptanıyor.

Aşağıdaki lokalizasyonların hangisindeki karsinoid tümörlerin metastaz oranı en azdır? A) Kolon B) Jejunum C) Đleum D) Apendiks E) Rektum Karsinoid tümörler enterokromaffin hücrelerden köken alırlar. sekretin IV infüzyonu 5 dakika sonrası serum gastrin değeri 200 ng/l bulunuyor. Serotonin ve substrans P olmak üzere çeşitli faktörler salgılanabilir. Malignite potansiyelleri 4 faktöre bağlıdır. Mide % 23. Bu hastanın tedavisi aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Total gastrektomi B) Duodenal güdüğe komşu distal antrumun rezeksiyonu C) Gastrin üreten tümörü araştırmak için laparotomi D) Antiasit tedavisi E) Roux . antrumun tam olarak çıkarılamaması. ip bulgusu ve yer yer hastalıksız alanlar görülen hastada öncelikle aşağıdakilerden hangisini düşünürsünüz? A) Tüberküloz enterit B) Behçet hastalığı C) Tifo enteriti D) Lenfoma E) Regional enterit Uzun süreli. Zollinger Ellison sendromunda serum gastrin düzeyi sekretin IV infüzyonunun ardından paradoksik olarak yükselir. pylori enfeksiyonudur. antrektomi ve gastrojejunostomi uygulanıyor. duvar kalınlaşması. (Cevap E) 157. gastrinoma. Açlık serum gastrin düzeyi 350 ng/l. leum % 35. Duodenum % 20. Rektum % 18. lümen daralması (ip belirtisi). 55 . duvar rijiditesi ve fistüller gözlenebilir. 1.Lokalizasyon: Lokalizasyona göre metastaz oranları. gastrik staz.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Karsinoid tümör E) Mezenter adenit Akut apandisit ile en çok karışan durum akut mezenter adenittir. kaldırım taşı manzarası. Apendiks % 3. ülserojenik ilaç kullanımı ve persistan H.DrTus.Đnce barsak pasaj grafisinde nodülasyon. (Cevap B) 156. derin ülserler. Endoskopide linear ülser ve transvers sinüslerin oluşturduğu karakteristik “kaldırım taşı” görünümü. endoskopik biopsi ile kronik inflamasyon ve granülomlar saptanır. 4 ay sonra kontrolde stomal ülser saptanıyor. Sekretin IV uygulamasından sonra düşen yüksek serum gastrin düzeyi.Y prosedürü Peptik ülser cerrahisinin ardından stomal (anastomotik) ülser gelişmesinin nedenleri inkomplet vagotomi. ataklar halinde karın ağrısı ve diaresi olan hastalarda Crohn hastalığından şüphelenilmeli ve endoskopik ve radyolojik yöntemlerle doğrulanmalıdır. Baryumlu grafilerde segmenter tutulum.Kırk yaşında erkek hastaya peptik ülser nedeni ile trunkal vagotomi. Kolon % 60. 55 (Cevap E) 155. Vakada antrektomi komplet yapılmış olsaydı gastrin düzeyi yüksek çıkmayacaktı. duodenal güdükte kalmış gastrik antruma işaret etmektedir.

% 2’den azı granülomatöz barsak hastalıklarına veya travmaya bağlı olarak gelişebilir. serozayı tutan karsinoidlerin % 70’i metastaz yaparlar.Büyüme patterni: Histolojik büyüme patterni de sağkalımla ilişkilidir ve prognostik öneme sahiptir. (Cevap E) 160. Cerrahi sonrası fistül gelişme mekanizmaları: • Anastomoz kaçağı • Barsağın ya da barsak kan akımının zedelenmesi • Retansiyon sütürleri ile barsağın laserasyonu • Karın içinde unutulan tamponlar • Drenlerin veya abselerin erozyonu (Cevap A) 159. serozal tutulum ve mezoapendiks içinde mikroskobik tutulum olsa bile apendektomi yeterlidir. Karsinoid tümörün boyutu 2 cm’den büyük ise sağ hemikolektomi yapılmalıdır. Tümör boyutu 2 cm’den küçük olduğunda intramural lenfatik invazyon.DrTus. Lenf bezi tutulumu olan olgularda ise sağ hemikolektomi gerekir. (Cevap D) 158. serozaya ulaşmayan.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 56 2.Đnvazyon derinliği: Submukozaya kadar inen karsinoidler metastaz yapmazken.Altmışüç yaşında erkek hasta sol alt kadran ağrısı ve diare nedeni ile başvuruyor. 4. Fizik muayenede 38°C ateş ve beyaz küre 15000/mm3.Boyut: 1 cm’den küçük karsinoidler %2. sol alt kadranda hassasiyet ve defans saptanıyor. Bu hastada tanı için ilk olarak yapılacak tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A) Ultrasonografi B) Anjiografi C) Bilgisayarlı tomografi 56 . 3. lenfatik ve mesoapendiks invazyonu göstermeyen 1 cm çaplı karsinoid tümör olarak rapor ediliyor. 2 cm’den büyük karsinoidler % 80-90 metastaz yaparlar. Bu hastanın bundan sonraki en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Reoperasyon-sağ hemikolektomi B) Reoperasyon-lenfatik diseksiyon C) Radyoterapi D) Kemoterapi E) Takip Apendikste 1 cm’den küçük karsinoid var ve metastaz bulgusu yoksa sadece apendektomi küratiftir.Đntestinal fistüllerin en sık nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Geçirilmiş cerrahi operasyon Crohn hastalığı Ülseratif kolit Divertikülit Radyasyon enteriti Fistüllerin büyük çoğunluğu cerrahiye ikincil gelişir.Apendektomi sonrası patoloji raporu apendiks vermiformisin uç kısmında. geniş rezeksiyona gerek yoktur. 1-2 cm arasındaki karsinoidler % 50.

Bu hastada bundan sonra ilk yapılacak tanısal test aşağıdakilerden hangisidir? A) Tomografi B) Sistoskopi C) Kolon grafisi D) ĐVP E) Kolonoskopi Kolovezikal fistülün saptanmasında en güvenilir tanı yöntemi sistoskopi ve tomografidir. Fistül traktüsünden havanın geçmesi. (Cevap A) 163.Altmışbeş yaşında erkek hasta sol alt kadranda ağrı. Tanı hikaye ve fizik muayeneye dayanarak konulur.Altmış beş yaşında erkek hasta. Đkinci en sık sebep sigmoid karsinomudur. Divertikülit. Akut divertikülit sol tarafta yerleşmiş bir apendisit gibi bulgu verir. Tomografinin de fistülü gösterme oranı sistoskopiye yakındır. Bu hastada fistülün en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Ülseratif kolit B) Mesane karsinomu C) Amibik kolit D) Divertikülit E) Sigmoid karsinom Divertikülite bağlı olarak kolon ve mesane. ince barsaklar ve deri arasında fistüller gelişebilir. Demir eksikliği anemisi saptanıyor. Sistoskopide %80-95 oranında fistül gösterilebilmektedir. vagina. halsizlik. (Cevap D) 162. Daha az invazif olması nedeniyle öncelikle tomografi tercih edilmelidir. Öyküsünde bir kez medikal olarak tedavi edilen divertikülit atağı tarifliyor. hassasiyet ve ateş saptandığında öncelikle divertikülit düşünülmelidir. Bu hastaya aşağıdakilerden hangisinin yapılması en uygundur? A) Proktosigmoidoskopi B) Ultrasonografi C) Bilgisayarlı tomografi D) Kolonoskopi E) Pozitron emisyon tomografi 57 . (Cevap C) 161. kilo kaybı ve sağ alt kadranda dolgunluk yakınmaları ile cerrahiye başvuruyor.Yetmişbeş yaşında erkek hasta idrar yaparken gaz geldiğinden yakınıyor. Tomografisinde mesanede hava. idrardan sık sık dışkı gelme şikayeti ile başvuruyor. Sistoskopide fistül traktüsünden gelen hava kabarcıklarının saptanması. baryum ya da diğer opak maddelerin geçmesinden daha kolaydır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Baryumlu kolon grafisi E) Rektosigmoidoskopi 57 Yaşlı bir hastada sol alt kadranda ağrı. Eğer tanıda şüphe varsa tercih edilecek yöntem bilgisayarlı tomografidir. sigmoido-vezikal fistüllerin en sık karşılaşılan sebebidir. fistülün ağzının görülmesi veya bunun çevresindeki lokalize sistitin ve büllöz ödemin saptanması ile tanı konulabilir.DrTus. baryumlu kolon grafisinde mesane ile sigmoid arasında fistül saptanıyor.

(Cevap D) 164. anal sfinktere ve ürogenital sisteme yakınlığı nedeni ile çevre dokular ile birlikte geniş rezeksiyon genellikle imkansızdır.Onbeş yıldır ülseratif kolit tanısı ile izlenen ve sülfasalazin ile semptomları kontrol altında olan 27 yaşındaki erkek hastanın son 2 aydır halsizlik ve 10 kg ulaşan kilo kaybı yakınmaları var. Bu nedenle de rektal kanserlerin adjuvant tedavisinde radyoterapi. (Cevap C) 166. kolonoskopi ile bu olasılık araştırılmalıdır. preoperatif veya postoperatif dönemde. Ayrıca 5-FU-levamizol tedavisi ile rektal kanserlerde de lokal rekürensin azaldığını ve 5 yıllık yaşam süresinin arttığını gösteren çalışmalar vardır. Bu hastanın tedavisinde bundan sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Çift kontrast baryumlu kolon grafisi B) Kolonoskopi C) Serum CEA düzeyleri bakılması D) Yüksek doz intravenöz steroid başlanması E) Azotioprin tedavisi başlanması 58 . Seçeneklerde baryumlu grafi olsaydı da yanıt değişmeyecekti.cm’de yerleşmiş rektum kanseri nedeni ile anterior rezeksiyon yapılan 72 yaşındaki kadın hastanın patolojisinde. (Cevap C) 165. Daha sınırlı rezeksiyonlar yapılmaktadır. pelvis içinde yerleşik olması. Bu aşamada yapılması gereken kolonoskopidir.Nedeni bilinmeyen ateş etyolojisi nedeni ile araştırılmakta olan hastanın alınan kan kültüründe Streptococcus bovis bakterisinin ürediği saptanıyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 58 Olası tanı çekum kanseridir. Bu hastaya bundan sonra aşağıdaki tetkiklerden hangisi öncelikli olarak yapılmalıdır? A) Boğaz kültürü B) Akciğer filmi C) Kolonoskopi D) Abdominal USG E) Đdrar kültürü Ateş etyolojisi araştırılan kişilerde kan kültüründe Streptococus bovis bakterisinin üremesi kolon karsinomu olabileceğini düşündürmeli. Kötü prognoz kriterlerine sahip Dukes B ve Dukes C hastalarda kemoterapi de kullanılmaktadır.Anal girimden itibaren 7. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Takip B) Sadece 5-FU C) Radyoterapi + 5-FU D) Radyoterapi + adriamisin E) Radyoterapi Rektum. Hastada uzak organ metastazı saptanmıyor. tümörün kas tabakasına kadar invazyon gösterdiği ve 8 lenf bezinden 5’inin metastatik olduğu saptandı.DrTus. kolon kanserlerine göre daha sık kullanılmaktadır.

eğer 24-36 saatte düzelmez ise kolektomi E) Kolostomi Aktif ülseratif koliti olan hastaların bir kısmında kolonda dilatasyon ve buna bağlı perforasyon olasılığı ortaya çıkar (Toksik megakolon).Karın ağrsı ve rektal kanama ile başvuran ülseratif kolitli bir hastanın direkt batın grafisinde transvers kolon çapı 0 7 cm bulunuyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Linitis plastika B) Lenfosarkom C) Adenomatöz gastrik polip D) Ampuller karsinoma E) Kordoma Familyal adenomatöz polipozisli hastalara kolon lezyonu nedeniyle total kolektomi yapılsa da mide ve duodenumda bulunan adenomatöz poliplerden karsinom gelişme riski yüksektir. Bunun için çift kontrast baryumlu kolon grafisi dekullanılabilir ama kolonoskopi daha güvenilir ve duyarlı bir yöntemdir.DrTus. Ateş: 38 C. Gaytada gizli kan pozitif olarak tespit ediliyor. Đki yıl sonra insizyon hattında asemptomatik. (Cevap D) 169. (Cevap B) 167. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Kolon kanseri B) Đnsizyonel herni C) Mide kanseri 59 . anti-diareyik ilaçlardan morfin kullanımından. beyaz küre: 12. antibiyotikler ve kortikosteroidler ile agresif şekilde tedavi edilmelidir. kolonik dilatasyonu arttıracağı için kaçınmak gerekir. 4 cm’lik kitle saptanıyor.Onaltı yaşındaki genç kız hasta familyal adenomatöz polipozis için total kolektomi ameliyatı oluyor. sıvı elektrolit tedavisi. Yüksek doz intravenöz steroid ve azotioprin ise ülseratif kolitin medikal tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Barsaklar istirahate alınıp. CEA düzeyleri kanser taraması ve tanı için yardımcı yöntemler değildir. steroid tedavisi.Kırkaltı yaşında bir erkek hastaya 24 yıl önce familyal adenomatöz polipozis nedeniyle total kolektomi yapılıyor. Ampuller ve safra kanalı karsinomaları iktere neden olur.000/mm3 bulunuyor. (Cevap D) 168. Eğer klinik durum bozulursa acil cerrahi gerekir. Bu hastaya yaklaşımda en önemli adım aşağıdakilerden hangisidir? A) Gözlem B) Acil cerrahi C) Total kolektemi D) IV sıvı-elektrolit.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 59 Ülseratif kolitte 10 yıldan sonra kanser riski arttığı için ve hastada kilo kaybı ve halsizlik gibi kolon kanserini düşündürübilecek semptomlar olduğundan kolonun mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Tanı konduktan sonra prognostik açıdan anlamlıdır. Bu hastalarda baryumlu tetkiklerden. Hasta 1 aydır devam eden intermittan obstrüktif ikter nedeniyle hastaneye geliyor.

aktinomisin D ve siklofosfamid C) Đzleme D) Bölgeye radyoterapi E) Kitlenin geniş rezeksiyonu Bu genç kızda desmoid tümör mevcuttur. Çoğu hasta cevap vermez. Esas tedavi 1-2 cm sağlam sınırla tüm kitlenin çıkarılmasıdır. üçünün patolojik tanısı tübüler adenom. Familyal adenomatoz polipozisli hastalar total kolektomiden sonra bilgisayarlı tomografi ile kontrol altında tutulmalıdır. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Peutz-Jeghers sendromu B) Kronik ülseratif kolit C) Herediter non-polipozis kolorektal karsinom D) Familiyal polipozis koli 60 .5-1 cm arasında değişen toplam 7 polip görülüyor. kutanöz pigmentasyon.Bir önceki (169 numaralı) sorudaki hastada en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Dakarbazin ve doksorubisin B) Vinkristin. Kolonoskopide çıkan kolon yerleşimli. el ve ayak tırnaklarında atrofi olan bir hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Peutz-Jeghers sendromu B) Von-Hippel Lindau sendromu C) Nörofibromatozis tip 2 D) Cronkhite-Canada sendromu E) Gardner sendromu Cronkhite-Canada sendromu: Mide ve barsak polipleri. (Cevap D) 172. En azından 55 Gy gereklidir. Tedavide steroidler de kullanılabilir. deride hiperpigmentasyon alanları ve tırnaklarda atrofi ile karakterize. diğer üçünün ise tübülovillöz adenom geliyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Desmoid tümör E) Skuamöz deri kanseri 60 (Cevap D) 170. Desmoid tümörlerin kemoterapiye cevabı da değişkendir. alopesi. Çünkü %30’a varan oranlarda cerrahi bölgesindeki skar dokusunda ve mezenterde desmoid tümör gelişebilmektedir.Kırk üç yaşında bir erkek. Radyoterapiye cevap değişkendir.Gastrointestinal sistemde jeneralize hamartomlarla birlikte alopesi. ailesinde kolon kanserli kişiler bulunması yüzünden rutin kontrol amacı ile doktora başvuruyor. Desmoidin tedavisinde polinükleotidler ve teofilin. yaklaşık 2 cm çaplı tübülovillöz adenomda ise iyi differansiye bir adenokarsinom odağı saptanıyor. En çok kullanılan güncel kemoterapi protokolü vinkristin.DrTus. Rezeke edilemeyen desmoid tümörlerde ya da rezeksiyon sonrası cerrahi sınırlar pozitif olan hastalarda radyoterapi önerilir. kalıtımsal geçiş göstermeyen ve malignensi riski taşımayan bir sendromdur. yüksek doz askorbik asitle birlikte indometazin gibi bir grup ilaç da kullanılmıştır. Steroidlerin etkisinin desmoid tümörlerin büyümesi için gerekli olan prostoglandin sentezinin inhibe edilmesine ikincil olduğu düşünülmektedir. (Cevap E) 171. aktinomisin D ve siklofosfamid’ten oluşur. Çekum yerleşimli. Tamoksifen ve tomorifen gibi yeni türevleri kullanılmıştır. çapları 0. Đlk ameliyatta hastalığın tamamının eradike edilebilmesi için tüm çaba gösterilmelidir. Sülindak ve diğer non-steroidal antiinflamatuar ilaçların kumadinle birlikte kullanıldığında desmoid tümörlerin regresyonuna neden olduğu bildirilmiştir.

Ülseratif kolitte remisyonu sürdürebilmek için kullanılan diğer immünomodulatör ajanlar 6-merkaptopürin. hepatobiliyer. Rektumun bir kısmı çıkarılmadan yapılan subtotal kolektomi ve ileorektal anastomoz seçeneğinde kalan rektumda inflamasyonun tekrarlama ve daha sonra kanser gelişme riski devam etmektedir. Lynch sendromu II (aile kanser sendromu): Kolorektal. genellikle proksimal (sağ) kolonda karsinomlar görülür. Bu zaman zarfında yaklaşık 3 kg zayıfladığı öğreniliyor. Bu hastaya 6 ay medikal tedavi yapılıyor ama cevap alınamıyor. ileal poş anal anastomoz C) Total proktokolektomi + kalıcı ileostomi D) Genişletilmiş sol hemikolektomi. Amsterdam Kriterleri: 1. Ülseratif kolitin medikal tedavisinde ilk aşamada ve kronik fazında en sık kullanılan ilaç sulfasalazin’dir. Bununla birlikte bu ameliyattan sonra günlük dışkılama sayısının fazla olması (yaklaşık günde 5-7 defa).En azından birisi diğerlerine göre birinci derece akraba olan en az üç akrabada histolojik olarak doğrulanmış kolorektal kanser olması 2. Yapılan tetkiklerde infeksiyon diyaresi olmadığı anlaşılıyor.DrTus. Antibiyotikler sadece endikasyonu olduğunda kullanılmalıdır. ekstrakolonik manifestasyonlar yoktur. Bu nedenle abdominal kolektomi. rektal mukozektomi. siklosporin ve tacrolimus’tur. Hastalarda sadece kolorektal karsinomlar saptanır. Medikal tedaviye cevap alınamazsa cerrahi tedavi gündeme gelir. Kortikosteroidlere dirençli bir grup hastada azotioprin etkili olabilir. acil durumlarda yapılan cerrahiler hariç. Bu nedenle kesin cerrahi tedavi total proktokolektomi ve kalıcı Brooke ileostomisi ile sağlanabilir. Sendromun fenotipik belirleyici özellikleri olmadığı için standart klinik tanımlama için Amsterdam kriterleri kullanılmaktadır. Kolonun geri kalanında anormal bulgu saptanmıyor. Bu hastada en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? 61 . geceleri olan fekal kaçak ve poşitis gibi sorunlar görülebilmektedir. Sonraki aşamada kullanılan ilaçlar kortikosteroidlerden tacrolimusa kadar değişik immünomodulatör ajanlardır.Kolorektal kanserlerden en az birinin 50 yaşından önce saptanmış olması (Cevap C) 173. ileal poş anal anastomoz E) Genişletilmiş sol hemikolektomi + proktektomi Ülseratif kolit tanımlanmaktadır. akut ataklar gösteren hastalarda kısa süreli olarak kullanılmaktadır. Ancak hastalığın mukozaya sınırlı olması rektal sfinkterlerin korunabilmesine.Yirmi dokuz yaşında bir erkek hasta dört aydır devam eden zaman zaman mukuslu ve kanlı olan diyare şikayeti ile başvuruyor. üst üriner traktüs ve diğer tip kanserler birlikte saptanmaktadır. Lynch sendromu I: Otozomal dominant geçişlidir. nonpolipozis kolon kanserlerinin 2 farklı formu tarif edilmiştir. gastrik. Geniş yan etki spektrumu nedeni ile kortikosteroidler. Alınan biyopsi adenomatöz polip olarak geliyor ve maligniteye rastlanmıyor. Bu da otozomal dominanttır. Ülseratif kolitin inflamasyonu karakteristik olarak kolon mukozasına sınırlı olduğu için kolorektumun tamamen çıkarılması küratiftir. Total parenteral nütrisyonun akut dönemde faydası gösterilememiştir. tercih edilen cerrahi yöntem olmuştur. Çok sayıda kolon polibi bulunmadan. Kolonoskopide rektumdan başlayan ve transvers kolona kadar aralıksız devam eden ödemli. Ülseratif kolit tedavisinde önce ilaç tedavisi başlanır.Atmış yaşında bir hastada transvers kolonda polip var. (Cevap B) 174. endometrial. yer yer ülsere ve hemorajik bir mukoza saptanıyor. over. methotreksat. ince barsak tutulumunun olmaması da çıkarılan rektumu yerine geçebilecek bir ileal rezervuar oluşturulmasına olanak sağlamaktadır.En az iki kuşakta görülüyor olması 3. rektal mukozektomi.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Gardner sendromu 61 Kalıtımsal nonpolipozis kolon kanseri (Lynch sendromları): Herediter. mukozal proktektomi ve endorektal ileal poş-anal anastomozu. Aynı ailede benzer kolon segmentleri tutulur. Bu hastada en uygun operasyon aşağıdakilerden hangisidir? A) Genişletilmiş sol hemikolektomi + proktektomi + transvers kolostomi B) Total kolektomi.

Anal mukokutanöz çizginin bir parmak kadar uzağında bulunan 1.5x2 cm’lik rektal saplı polip tam olarak çıkarıldıktan sonra. histolojik olarak kötü diferensiye invazif karsinom içeriyorsa. kötü differensiye adenokarsinom ise. Haggit düzey 1. Sessil poliplerin çıkarılması sıklıkla daha zordur. cerrahi sınırları negatif adenokarsinom saptanıyor. bu lezyonlar agresif olarak tedavi edilmelidir. Eğer karsinom mukozaya sınırlı ise veya sadece baş kısmına lokalize ise lenf bezi metastazı riski %0-3’tür. Saplı poliplerin çoğu kolonoskopik eksizyona uygundur. Bu nedenle kolektomiye gerek yoktur. Hangi tip olursa olsun adenomatöz polipler için yeterli bir tedavidir. (Cevap D) 175.5 cm’den küçük olan polipler saplı polip olarak adlandırılır. 2 ve 3 invazyonu gösteren saplı poliplerde. Bu aşamadan sonra bu hastaya uygulanacak en uygun tedavi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A) Biyopsi yerinin daha geniş olarak reeksizyonu B) Abdominoperineal rektosigmoid rezeksiyon C) Rektumun anterior rezeksiyonu D) Rektuma eksternal radyoterapi E) Đlave tedaviye gerek yoktur. Saplı polipler için kolonoskopik polipektomi en iyi tedavi yöntemidir. Karsinoma-in-situ veya Haggit düzey 0 lezyonlar metastaz yapmayacağı için polibin tam eksizyonu yeterli tedaviyi sağlar. metastaz şansı %10’dan fazladır. Polipin baş kısmında yer alan kanserler de kolonoskopik polipektomi ile tedavi edilebilirler. Patolojik incelemesinde polip baş kısmında. iyi differensiye.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI A) Kolostomi B) Segmenter kolostomi C) Total kolostomi D) Lokal eksizyon E) Kemoterapi 62 Gastrointestinal sistemde polip saptandığında tedavi endoskopik polipektomidir. sapın cerrahi sınırı pozitif ya da 62 . lenfatik ve vasküler invazyon göstermeyen. patoloji raporu karsinoma insitu düzeyinde villöz adenom geliyor. submukozaya kadar invazyon gösteren. SAPLI POLIPLER Sap çapı 1.DrTus. (Cevap E) 176. Eğer bir polip.5 cm’den küçük olan polipler saplı polip olarak adlandırılır. Polipin baş kısmında yer alan kanserler de kolonoskopik polipektomi ile tedavi edilebilirler. Ancak lenfatik veya vasküler invazyon varsa. kolektomiye gerek yoktur. kötü prognostik kriterler yoksa.Kolonoskopi sırasında çıkan kolonda tesadüfen saptanan saplı polip eksize ediliyor. Rektal sessil poliplerin trans anal eksizyonla çıkarılması tercih edilir. Saplı polipler için kolonoskopik polipektomi en iyi tedavi yöntemidir. Hasta kolonoskopi takibine alınır. Hasta kolonoskopi takibine alınır. Bundan sonraki en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Sağ hemikolektomi B) Tedavi yeterlidir C) Total kolektomi D) Lokal eksizyon E) 6 ay sonra kontrol endoskopi Sap çapı 1. lenf nodu metastazı veya lokal rekürens riski düşük olduğu için polibin tam eksizyonu yeterlidir. Tuzlu su ile yükseltilerek parça parça eksizyon gibi özel kolonoskopik tekniklerle çoğu sessil polip de çıkarılabilir. lenfovasküler alanlarda kanser hücreleri gözleniyorsa.

lökositoz. ancak peritonda serbest hava görülmüyor. Baryumlu lavman ile çekilen grafilerde baryum sütunun giderek inceldiği ve bir obstruksiyon noktasında sonlandığı görülür. Perforasyonun olmadığı durumlarda seçilecek tedavi yöntemi total proloktokolektomi ve ileostomidir. Hasta medikal tedaviye cevap vermiyor. Peritoneal iritasyon bulguları. Takip eden birkaç gün sonra kadının hastalığı artıyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI yakınsa kolektomi gereği doğar. yaygın duyarlılık. kanlı diyare ve karında hassasiyet şikayetleri ile başvuruyor. 179-A) 180. (Cevap D) 178. Bu görünüme kuş gagası deformitesi denir. hastanın klinik durumu çok kötüyse ve kolon dilatasyonu denen medikal tedavilerle ve steroid verilmesine karşın azaltılamıyorsa cerrahi girişim endikayonu vardır. çekilen karın grafisinde transvers kolon çapı 12 cm bulunuyor. aksine durumu gittikçe kötüleşiyor. Karın muayenesinde distansiyon. (Cevap: 178-A. 63 (Cevap E) 177. steroid ve antibiyotik verilmeye devam edilmelidir. Lökositoz. Düz karın grafileri tanı koydurucu olabilir.Bir önceki (178 numaralı) sorudaki hastada tanıyı kesinleştirmek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Sigmoidoskopi B) Laparaskopi C) IVP D) Sistoskopi E) Hemen ameliyata alınarak karın bulgularına göre karar verilmelidir Volvulus hava dolu barsak segmentinin kendi mezenteri etrafında dönmesidir. ateş yoksa rektosigmoidoskopi ile redüksiyon denenir. çekum ve transvers kolon en sık görüldüğü yerlerdir.Ülseratif koliti olan yirmi beş yaşındaki bir bayan hasta ateş. Bu hastada bu aşamada en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? A) Çekotomi B) Transvers kolostomi C) Transvers kolektomi D) Total proktokolektomi ve ileostomi E) Nazogastrik drenaj ve intravenöz sıvı. Ters U görüntüsü veya kahve çekirdeği görüntüsü tipiktir. Hastada tariflenen komplikasyon TOKSĐK MEGAKOLON’dur ve komplikasyonlarından biridir ve hastalıklı kişilerin % 2-5’inde görülür. karın ağrısı yakınmalari ile acil servise geliyor. bu durum ülseratif kolitin en önemli Toksik megakolon reversibl bir olay olmasına rağmen. ADKG’de sol tarafta ters U görünümü saptanıyor. Bu hastadaki intestinal obstruksiyonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Volvulus B) Rektum tümörü C) Đnen kolon tümörü D) Đnvajinasyon E) Toksik megakolon 179. kusma. Strangülasyon ve gangrene yol açabilir. ateş veya peritoneal iritasyon bulgularının olması gangrenöz barsak segmentinin olabileceğini düşündürür.Kırk yaşında bir bayan hasta perianal abse drenajı ile birlikte antibiyotik kullanıyor. Sigmoid. 1 ay sonra perianal akıntı başlarsa öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir? A) Pilonidal sinüs B) Anal fissür C) Rektvajinal fistül D) Perianal fistül E) Hemoroid 63 .Altmışbeş yaşında erkek hasta karında şişme.DrTus.

pürülan drenajın devam etmesi.Karın ağrısı ile başvuran yaşlı bir hastada kolonoskopi ile splenik fleksurada yama tarzında ülserasyonlar saptanıyor. (Cevap C) 182. (Cevap E) 183. endüre traktüsün palpe edilmesi fistülü düşündürmelidir. diğer % 50 fistül gelişir. % 1’den daha az olarak da hem anterior hem de posteriorda bulunur. Defakasyon sırasında ağrı. yorgunluk gibi semptomlara neden oluırlar. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Rektum kanseri B) Perianal fistül C) Perianal abse D) Kondiloma accümünata E) Anal fissür Anal fissür Dentat çizginin hemen distalinde. Absenin tedavisinden sonra. Tanı çift kontrast kolon grafisi veya kolonoskopi ile yama tarzında ülserasyonların gösterilmesi ile konulur. Alt karın bölgesinde hafif bir ağrı vardır.DrTus. (Cevap B) 64 . Absenin başladığı anal kriptten. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Crohn koliti B) Đskemik kolit C) Diverkülit D) Ülseratif kolit E) Psödomembranöz enterokolit Kolonda iskeminin en sık görüldüğü lokalizasyon splenik fleksuradır. Hastaların % 50’sinde drenaj sonrası kür sağlanırken.Halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuran 64 yaşındaki bir erkek hastada fizik muayenede patolojik bulgu saptanmıyor. kanama ve kaşıntı olur. gaytada gizli kan pozitif olarak bulunuyor. Anorektal abselerin tedavisi drenaj ile sağlanır. Kolonik mukoza ödemlidir ve yama tarzında ülserasyonlar vardır. (çatlak) % 90 posteriorda. % 10 anteriorda bulunurlar. drene edildiği yere kadar uzanan traktüs fistülü oluşturur. fistülün iç ve dış ağızlarından olan. anterior veya posterior orta hatta anodermdeki yarıklardır. Laboratuvar incelemelerinde serum demir düzeyi düşük. Abse genişledikçe değişik yönlere doğru yayılım gösterirler. (Cevap D) 181.Kırk yaşında bir erkek hasta dışkılama sırasında anal bölgede ağrı ve sonrasında damlama şeklinde kanama yakınmasıyla başvuruyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Crohn hastalığı B) Divertikülozis C) Sağ kolon tümörü D) Sol kolon tümörü E) Đnflamatuar bağırsak hastalığı Sağ kolon tümörleri daha çok okült kanama sonucunda demir eksikliği anemisi ve bununla ilişkili halsizlik.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 64 Anorektal abseler intersfinkterik bölgede bulunan anal glandların infeksiyonu sonucu gelişirler. Rektumdan parlak kırmızı kan gelir. transferin düzeyi yüksek.

Bir önceki (185 numaralı) sorudaki hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Ameliyat ile lezyonun çıkartılması B) Oral kontraseptifin kesilmesi ve hastanın izlenmesi C) Altı ay sonra yeni bir tomografi çekilmesi. şayet küçülme varsa takibe devam edilmesi de ameliyata bir alternatif olarak sunulmaktadır. büyüme yoksa bir şey yapılmaması D) Kemoterapi ile lezyon küçültüldükten sonra ameliyat edilmesi E) Geniş spektrumlu parenteral antibiyotikler başlandıktan sonra lezyonun drene edilmesi Tanımlanan lezyon karaciğerin adenomudur.Siroza bağlı portal hipertansiyonu ve hipersplenizmi olan 50 yaşında erkek hastanın daha önce gastrointestinal kanama öyküsünün olmadığı biliniyor. Ultrasonografi ve tomografi ile tanı konulabilir. (Cevap D) 185. (Cevap A) 187. Bu hastaya önerilecek en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Splenektomi B) Ösefagus varislerine profilaktik skleroterapi C) Proksimal splenorenal şant D) Distal splenorenal şant 65 . Adenomlar hastaların %80’ninde semptomatiktir. Ağrı ve intratümöral kanamaya bağlı kitle etkisi görülür. sürekli oral kontraseptif kullanımı saptanmış. Hepatik adenomu olan hastaların %50’den fazlasında 5 yıldan daha uzun süren. Abdominal tomografide karaciğer sağ lob yerleşimli 4 cm çapında lezyon saptanıyor. oral kontraseptif kesildikten sonra lezyonun takibi. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Hemanjiyoperisitoma B) Leiyomiyoma C) Lipoma D) Metastazik karsinoma E) Nörofibroma 65 Cevapların hepsi omentumda tespit edilebilir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 184. Đlaç kesildikten sonra da lezyon ortaya çıkabiliyor. Primer tümör kolon. (Cevap E) 186. Adenomlarda rutin yaklaşım ameliyat ile eksizyondur.DrTus.Altmış yaşındaki kadın hastanın büyük omentumunda 6 cm’lik kitle bulunuyor. ancak son yıllarda oral kontraseptif kullanım öyküsü olanlarda gelişen 4 cm. fakat en sık görüleni metastatik karsinomadır. Bu hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Fokal nodüler hiperplazi B) Hemanjiom C) Hepaosellüler karsinom D) Metastatik tümör E) Hepatik adenom Oral kontraseptif kullanımı ile ilişkili en sık görülen hepatiktümör adenomlardır. mide pankreas veya over kaynaklı olur.den küçük karaciğer adenomlarında.Yaklaşık 17 yıldır oral kontraseptif kullanan 38 yaşındaki kadın hasta sağ üst kadran ağrısı ile başvuruyor.

barsak duvarındaki ülserden portal ven yolu ile karaciğere ulaşan amipler tarafından meydana getirilir. primer tümörle ilişkili tümör marker’ı yükselir. (Cevap D) 189. Sarılık nadiren gözlenebilir. 18000-20000 arası lökositoz olağandır. Ateş ve ağrı esas semptomlardır. Hipoalbuminemi sabit bir bulgu değildir. sağ lob yerleşimli. büyük. Ağrı geç bir bulgudur ve büyük.DrTus. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pyojenik karaciğer absesi B) Karaciğer fokal nodüler hiperplazi C) Bilier siroz D) Primer karaciğer kanseri E) Metastatik akciğer kanseri Alfa fetoprotein hepatosellüler karsinom için en karakteristik tümör marker’ı olup. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Shistosoma mansoni enfeksiyonu B) Kolanjiyosellüler karsinom C) Karaciğer kist hidatiği D) Amibik karaciğer absesi E) Karaciğerde hemanjom Amibik karaciğer apseleri. alkalen fosfataz artmış. Batı’da %30 olguda yüksek bulunur. terleme.anterior akciğer grafisinde sağ diyafragma yukan doğru itilmiş. duyarlı. Alkalen fosfataz yüksekliği en sık gözlenen anormalliktir. ateşle birlikte titreme ve bulantı şikayetleri gelişiyor. (Cevap E) 188.Kırkiki yaşında erkek hasta halsizlik. Sağ diyaframda yükselme ve hareket kısıtlılığı saptanabilir. sağ hipokondriyak bölgede ağrı. amibik kolitten sonra.50 yaşında şişman bayan hastada ani. Metastatik karaciğer tümörlerinde ve diğer seçeneklerde serum AFP’i negatiftir. kırmızı-kahverengi likefiye materyal ile dolu bir apsedir. Anemi gözlenebilir. Fizik muyaenede karaciğer 3 cm palpabl. Hepatomegali %30-60.Altmışdört yaşında bir erkek hastada serum alfa feto protein (AFP) düzeyi 450 mg/ml olarak saptanıyor. Afrika’da %75 olguda. Eğer portal hipertansiyona bağlı özefagial varisler varsa hastaya proflaktik Beta blokör tedavisi verilebilir. Anamnezinde 1 hafta önce geçirilmiş kanlı ishal bulunan hastanın yapılan USG’sinde karaciğerin sağ lobunda tek solid bir kitle saptanıyor. Laboratuarda Hb 10 mg/dl SGOT. Hepatomegali ve karaciğer hassasiyeti her zaman vardır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Takip 66 Böyle bir hastada yapılacak en doğru yaklaşım takiptir. bulantı . (Cevap D) B) Hidatik kist D) Pyojenik karaciğer apsesi 66 . SGPT ve bilirubin normal. Genellikle tek. Karaciğer fonksiyon testleri diagnostik değildir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Alveolar kist C) Akut viral hepatit E) Akut kolesistit Karaciğer apselerinde ateş en sık rastlanan semptomdur. posterior .kusma ve iştahsızlık eşlik eder. ateş ve sağ üst kadranda ağrı yakınmasıyla başvurmuştur. tek apselerde daha sıktır. hareketleri kısıtlı ve kosta altında hava sıvı seviyesi görülüyor. Genellikle titreme. (Cevap D) 190. Ateş piyojenik apsedeki düzeylere ulaşmaz. karaciğer hassasiyeti %50 görülebilir.

(Cevap E) 194. N/G tüpten 300 ml kan geliyor. Tedavi de yine endoskopik olarak skleroterapi veya band ligasyonu ile sağlanır.Altmış yaşında erkek alkolik hasta hematemez şikayeti ile hastaneye başvuruyor. 67 . Kesin tanı özefagogastroskopi ile konulur. %10-15’i peptik ülsere bağlı olabilir. Daha önce hastaneye yatmamış olduğuna göre hastanın obstrüksiyonunun nedeni adhezyon olamaz. fizik muayenede splenomegali ve asit saptanıyor. Kan basıncı 100/80 mmHg.DrTus. Strangülasyon gelişmekte olduğunu düşündürebilir. Bu hastaya önerilecek en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Splenektomi B) Özefagus varislerine profilaktik skleroterapi C) Proksimal splenorenal şant D) Distal splenorenal şant E) Takip Böyle bir hastada yapılacak en doğru yaklaşım takiptir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 67 191. yaklaşık %30’u gastrit. Pelviste kitle saptanması. 192-B) B) Endoskopik skleroterapi D) Acil özefageal transeksiyon B) Baryumlu film D) Özefagogastroskopi 193. Başlangıç hematokrit değeri %25. bu kitlenin obstrüksiyonu nedeni olduğunu göstermez.Siroza bağlı portal hipertansiyonu ve hipersplenizmi olan 50 yaşında erkek hastanın daha önce gastrointestinal kanama öyküsünün olmadığı biliniyor. (Cevap 191-D. Başlangıç resüsitasyonundan sonra hastaya yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir? A) Özefageal balon tamponadı C) Selektif anjiografi E) Eksploratif laparotomi 192.Bir önceki (191 numaralı) sorudaki hastaya tanı konulduktan sonra ilk tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Đntravenöz vazopressin C) Acil portokaval şant E) Özefageal balon tamponadı Hastada splenomegali ve asit olması portal hipertansiyonu düşündürüyor. Ama obstrüksiyonun nedeni konusunda bilgi vermez.Seksen yaşlarında daha önce hiç hastaneye yatırılmamış bir hasta ince barsak obstruksiyon bulgu ve belirtileri başvuruyor. Eğer portal hipertansiyona bağlı özefagus varisleri varsa hastaya proflaktik Beta blokör tedavisi verilebilir. Bu hastada. Lökositoz obstrüksiyonun nedeni konusunda bilgin vermez. aşağıdaki klinik bulgulardan hangisi obstruksiyon nedeninin saptanmasına en çok yardım eder? A) Hematemez C) Lökositoz B) Aerobilia D) Pelviste palpe edilen kitle E) ADKG’de hava-sıvı seviyelerinin saptanması Direk karın grafisinde hava-sıvı seviyelerinin saptanması hastada obstrüksiyon olduğunu gösterir. Portal hipertnasiyonlu hastalarda üst gastrointestinal sistem kanamalarının %50’si varislere.

(Cevap B) 196. bulantı kusma şikayeti. Buna Murphy belirtisi denir. ağrının sağ omuza yayılması. Akut kolesistitte pozitif olması beklenir. Hafif ateşi ve orta derecede lökositozu olan hastanın.5°C olduğu saptanıyor.2 mg/dL. akut kolesistit tanısını koydurur. Bu aşamada bu hasta için öncelikli tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A) Endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi (ERCP) B) Perkütan transhepatik kolanjiyografi (PTK) C) Karın bilgisayarlı tomografisi D) Manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi (MRCP) E) Karaciğer ve safra yolları sintigrafisi (HIDA) 68 . alkalen fosfataz 320 U bulunur. Bu hastanın yapılan muayenesinde aşağıdaki belirtilerden hangisinin pozitif olması beklenir? A) Rousing belirtisi B) Courvasier terrier belirtisi C) Murphy belirtisi D) Grey Turner belirtisi E) Cullen belirtisi Bu hastada akut kolesistit tablosu tariflenmektedir. (Cevap C) 197.DrTus. Sağ subkostal bölgenin derin palpasyonu sırasında soluk alma istendiğinden meydana gelen ani duyarlılık. serum amilazı normal bulunuyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 68 Bu hastada aerobilia saptanması safra taşı ileusu tanısını büyük ölçüde koydurur. karnın geri kalan bölgelerinin yumuşak olduğu. direkt bilirubin 5. ameliyat geçirmemiş olduğu için olamaz. (Cevap B) 195. Kan biyokimyasında total bilirubin 7.Kırk iki yaşında bir erkek aylar içinde giderek artan sarılık yakınması ile başvuruyor. ultrasonografiye göre daha az anatomik detay sağlaması ve safra taşı varlığını gösterememesi kullanımını sınırlamaktadır.Sağ üst kadranda 24 saattir devam eden karın ağrısı şikayeti ile acil servise başvuran 50 yaşında erkek hastanın yapılan muayenesinde sağ subkostal hassasiyetin olduğu. Yapılan muayenesinde sağ üst kadranda hassasiyet tespit ediliyor. serum amilazının normal seviyede olması. Kolesintigrafi de akut kolesistit tanısınde çok duyarlı olmasına rağmen pratik olmaması. Yapılan ultrasonografide safra yollarında dilatasyon saptanmıyor. Çünkü hastada aerobilianın diğer olası nedeni olan biliyoenterik anastomoz da. Karnın sağ üst kesiminde ani başlayan ağrı ve muayenede hassasiyet ve hafif ateş ve orta derecede lökositoz.1 mg/dL. zaman gerektirmesi. Abdominal ultrasonografi akut kolesistit tanısı doğrulamada ve taşı göstermede çok duyarlıdır. ateşinin 38.Kırkiki yaşında bir kadın hasta sağ üst karın bölgesinde birden başlayan ve sağ omuza vuran ağrı bulantı ve kusma şikayeti ile başvuruyor. Karaciğer fonksiyon testleri normal olarak bulunan hastaya bundan sonraki aşamada yapılacak en uygun tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A) ERCP B) Abdominal ultrasonografi C) Tanısal laparoskopi D) Endoskopik ultrasonografi E) Kolesintigrafi Sağ üst kadran ağrı ve hassasiyeti olan hastada en olası tanı akut taşlı kolesistittir. hastanın soluk alışını kesmesine yol açar.

Nadiren nedeni de saptayabilir. Hem ERCP hem de PTK obstruksiyonun yerini ve nedenini saptar. ERCP’nin yapılamadığı durumlarda PTK endikasyonu vardır.DrTus. Đlerleyici bir hastalıktır hemen her zaman biliyer siroz ile sonlanır. Bu aşamada ERCP. Kesin tanı yöntemi ERCP’dir.Bir önceki (199 numaralı) sorudaki hastada ilk yapılacak tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A) Abdominal ultrasonografi B) Oral kolesistografi C) Kolesintigrafi D) ERCP E) PTK Daha önceden safra taşı tanısı konmamış hastalarda ultrasonografi faydalıdır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 69 Klinik ve laboratuvar olarak tıkanma sarılığı düşünülen bir hastada eğer ultrasonografi safra yollarında dilatasyon görmezse sklerozan kolanjitten şüphelenilmelidir (40 yaş civarı erkek hasta…). D) Kesin tanı yöntemi karaciğer biyopsisidir. karın ağrısı ve sarılık yakınmaları ile acil servise başvuran 62 yaşında kadın hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Karaciğer apsesi B) Akut kolanjit C) Pankreatit D) Pankreas başı kanseri E) Akut kolesistit Akut kolanjitte Charcot triadı: • Ateş • Sarılık • Karın ağrısı (Cevap B) 200. Tek geçerli tedavi karaciğer transplantasyonudur. Bu hastada tanı amacıyla bu aşamada aşağıdakilerden hangisi yapılması en uygundur? A) Direkt batın grafisi 69 . obstrüksiyonun kesin yerinin belirlenmesini sağlayabilir. PTK gibi invaziv yöntemlerden önce MRCP yapılmalıdır. Etkin bir medikal tedavisi yoktur. (Cevap D) 199. Primer sklerozan kolanjit 40 yaş civarı erkeklerde daha sık görülür. Bu hasta için aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur? A) Kortikosteroid tedavisi ile çoğu hastaların çoğunda yüz güldürücü sonuçlar alınabilir. C) Endoskopik yol başarılı olmaz ise safra yollarının ameliyatla drenajı kesin tedavi sağlar. dilate kanalların gösterilmesini. (Cevap A) 201. varsa safra taşının çıkarılmasını ve safra yollarının drene edilmesini sağlar. kolanjitte obstrüksiyonun en sık nedeni olan safra kesesi taşının. titreme.39°C ateş. (Cevap D) 198. E) Bu hastalarda diyabetus mellitus genel popülasyondan daha sık görülür. B) Endoskopik sfinkterotomi ile tedavisi genellikle mümkündür.Koagülopatisi ve sarılığı olan hastanın ultrasonografisinde intrahepatik ve ekstrahepatik safra kanalları dilate görülüyor. safra kültürünün alınmasını.Bir önceki (197 numaralı) sorudaki hastada yapılan tetkik sonunda safra yollarında yer yer daralmalar tespit ediliyor. Karaciğer biyopsisi ile tanı konur.

Bu hasta için en uygun tedavi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A) Laparoskopik kolesistektomi B) Kolesistektomi C) Perkütan kolesistostomi ve Intravenöz antibiyotik D) Intravenöz antibiyotik ve izlem E) ERCP ve sfinkterotomi Hastada var olan akut akalkülöz kolesistit için cerrahi olarak (laparoskopik ya da açık kolesistektomi) yapılması eşlik eden ileri solunum problemi yüzünden mortalite sebebi olabileceğinden. çoklu organ yetmezliği olan kritik hastalarda gelişebildiği gösterilmiş.Đleri derece solunum yetmezliği nedeniyle dahiliye yoğun bakım ünitesinde yatan 60 yaşındaki bir erkek hastada karın ağrısı nedeniyle yapılan karın ultrasonografisinde perikolesistik sıvı. Ultrasonografide taş bulunmaması ise akut taşsız kolesistili düşündürür. sepsisli hastalarda. hidropik safra kesesi bize akut kolesistit tanısını düşündürür. (Cevap D) 202. Beyaz küresi 16800/mm3 ve ateşi olan hastanın abdominal ultrasonografisinde safra kesesinin hidropik olduğu ama içinde taş bulunmadığı saptanıyor. Duodenum ve ampulla vaterinin endoskopik değerlendirilmesi. bazı ameliyatlardan sonra.Bir önceki (203 numaralı) sorudaki hastada en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Sistemik antibiyotik tedavisi B) Nazogastrik takılması ve uygun antibiyotik tedavisi C) Acil kolesistektomi D) Đntravenöz sıvı tedavisi. Her iki yöntem de benzer bulgular verir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pnömoni B) Akut pankreatit C) Akut taşsız kolesistit D) Pankreas başı kanseri E) Subhepatik apse Sağ üst kadran hassasiyeti. safra kesesi duvar kalınlığında artış ve hidropik safra kesesi saptanıyor. Bu durumdaki bir hastaya major bir cerrahi girişim yerine pertükan drenaj tercih edilir. Lökositozun bulunmasıda bunu destekleyen diğer bir bulgudur. böyle hastalara perkütan kolesistostomi ve IV antibiyotik tedavi kombinasyonu çok daha uygun bir yöntemdir. Travmalı hastalarda. Akalkülöz kolesistit: Safra taşı yokken gelişen.Koroner by-pass ameliyatı sonrası solunum yetmezliği nedeni ile respiratöre bağlanan 75 yaşındaki erkek hastada bir süre sonra sağ üst kadranda ağrı gelişiyor. (Cevap C) 203. Patogenezi tam olarak bilinmemektedir. (Cevap C) 204. bu bölgeden biyopsi alınması. safra ve pankreatik kanalların gösterilmesi gerektiğinde ise ERCP yapılır. yanıktan sonra. safra kesesinin akut inflamasyonudur. Ateş.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI B) Kolesistografi C) Bilgisayarlı tomografi D) ERCP E) Đntravenöz kolanjiografi 70 Kolestaz şüphesi olan hastalarda safra yollarının gösterilmesinde primer görüntüleme yöntemleriyle ekstrahepatik tıkanıklık bulguları saptandığında eğer lezyonun düzeyi ve nedeni aydınlatılamamışsa PTK veya ERCP yapılmalıdır.DrTus. nazogastrik drenaj 70 .

Karın ağrısı. Başta ülseratif kolitis olmak üzere granülomatöz barsak hastalıkları ile retroperitoneal fibrozis ve mediastinel fibrozis ile birlikte sklerozan kolanjit görülebilmektedir. diabetik. erkek hastalarda görülür ama bu hastalarda intestinal obstruksiyon kliniği yoktur. (Cevap A) 207. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Amfizematöz kolesistit B) Safra taşı ileusu C) Paralitik ileus D) Kolanjiosarkom E) Safra yollarının anaerobik enfeksiyonu Đntestinal obstruksiyon semptom ve bulguları ile başvuran bir hastada safra kesesi veya safra yollarında hava varsa öncelikle safra taşı ileusu düşünülmelidir. Çoğu otoimmün hastalıktan farklı olarak erkeklerde daha sık görülür. Hastanın öyküsünden uzun süredir diaresi olduğu ve bu nedenle defalarca steroid tedavisi aldığı öğreniliyor. Amfizamatöz kolesistit daha çok ileri yaş. Sklerozan kolanjit. Kolesistit kliniği belirgindir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Safa taşı ileusu B) Amfizematöz kolesistit C) Safra kanallarının anaerobik bakteriler tarafından enfeksiyonu D) Akut kolesistit E) Postokolesistektomi sendromu Đntestinal obstruksiyon semptom ve bulguları ile başvuran bir hastada safra kesesi veya safra yollarında hava varsa öncelikle safra taşı ileusu düşünülmelidir.Karın ağrısı olan diabetik.Kırksekiz yaşında bir kadın hasta ikter nedeni ile hastaneye başvuruyor. bulantı. 70 yaşındaki.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Kolesistostomi 71 (Cevap E) 205. Bu hasta için en olası klinik tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pernisiyöz anemi B) Ülseratif kolit (ÜK) C) Çöliak hastalığı D) Karaciğer sirozu E) Crohn hastalığı Sklerozan kolanjit nadirdir ve genellikle hayatın 3. ve 4. dekadında görülür. büyük safra yollarında hava saptanıyor. Kolonik displazi ve kanser gelişme riski de sklerozan kolanjitin eşlik ettiği olgularda daha sıktır.DrTus. Radyolojik bulgular sklerozan kolanjiti destekliyor. (Cevap B) 71 . ülseratif kolitin en korkulan barsak dışı bulgusu olup. kusma şikayetleri ile gelen hastada ayakta direk karın grafisinde safra yollarında hava ve barsakta hava sıvı seviyeleri saptanıyor. erkek hastada ayakta direk karın grafisinde hava sıvı seviyesi. (Cevap B) 206. Fistül yolu ile barsağa geçen taşlar ince barsakların en dar yeri olan terminal ileumda obstruksiyonlara neden olabilmektedir. kolektomiden sonra da düzelmez.

açlık hipoglisemisi ya da semptomlar ortaya çıkana kadar ya da en fazla 72 saat sürdürülür. vipoma‘dır. pankreatik kolera da denilen. Özellikle bacaklarda ve perinede yer değiştiren nekrolitik dermatit. Ciddi daireye neden olabilecek diğer 72 . Bu hastalarda ciddi diareye bağlı metabolik asidoz. %5’i MEN I sendromu ile ilişkilidir. kilo kaybı. Đnsülin üreten bir tümör olduğu için hipogilisemi ile ilişkili semptomlara yol açar. semptomatik durumlarda kan şekeri 50 mg/dl’nin altına düşer. bazal ve uyarılmış asit sekresyonu çok azalmış. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Zollinger-Ellison sendromu B) Karsinoid sendrom C) Pankreatik kolera D) Villöz adenom E) Đnflamatuar barsak hastalığı Bikarbonat ve potasyumdan zengin ciddi daireye neden olan pankreas tümörü. baryumlu kolon ve üst gastrointestinal grafileri normal. Yaklaşık %80’i tek ve benigndir. (Cevap C) 209. alt ekstremitede trombofilebiti ve değişik yerlerde nekrotik eritemleri olan bir hastada tanı aşağıdakilerden hangisinin serum düzeyine bakılarak konulabilir? A) Đnsülin B) Gastrin C) Glukagon D) VIP E) Somatostatin Glukagonoma. Geri kalanı retroperitoneal sempatik zincir veya adrenal medulladaki ekstrapankreatik tümörler ile ilişkilidir. anemisi. Sigmoidoskopi.DrTus. Venöz trombozis ve pulmoner emboliye eğilim artar. %15’i malign. oryantasyon bozukluğu ve davranış bozukluğu atakları nedeni ile başvuruyor. Đnsülinoma beta hücrelerinden köken alan ve en sık görülen adacık hücre neoplazmıdır. (Cevap C) 210.Hafif bir diabeti. hipokalemi gelişir. Klasik olarak Whipple triadı bulunur: açlıkta ortaya çıkan hipoglisemik semptomlar. α2 hücrelerden köken alan. Test. En önemli tanısal test açlık hipoglisemisi ve bununla uyumsuz olarak serum insülin yükselmesinin gösterilmesidir. Yemek sonrası bu yakınmaların düzeldiği belirtiliyor. Bu endojen hiperinsülinizmin en önemli nedeni olarak insülinomayı akla getiriyor.Günde 10-15 kez çay renginde. Hasta aç bırakılır ve her 6 saatte bir kan glukozu ve insülin düzeyleri ölçülür. hipoaminoasidemi. Tedavi cerrahi olarak tümörün çıkarılmasıdır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 72 208. kilo kaybı. anemi ve hafif DM ile karakterize bir sendromdur.Kırkiki yaşında erkek hasta genellikle yemek öncesi dönemde gelişen konfüzyon. stomatit. Alkol ve ilaç kullanmayan hasta ile iligili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Hastanın açlık serum insülin/glukoz oranı yükselmiştir B) Büyük olasılıkla tek benign tümörü vardır C) Reaktif hipogliseminin nedeni glukagon salgılayan adacık hücre tümörüdür D) Açlıkta kan glukoz düzeyi muhtemelen 50 mg/dL’nin altındadır E) Cerrahi tedavi gerekir Sorudaki hastada semptomların yemek öncesi dönemde görülüp yemek sonrasında düzelmesi hipoglisemi ile ilişkili olduğunu düşündürüyor. Tanı plazma glukagon düzeylerinin artması ile doğrulanır. idrarda 5-ĐAAdüzeyleri normal olan hastanın süperior mezenterik anjiografisinde pankreas başında küçük bir tümör saptanıyor. Bu sendromda neden %80-90 pankreasın vazoaktif intestinal peptid (VIP) salgılayan adacık hücre tümörüdür. ve glukagon salgılayan adacık hücre tümörüdür. intravenöz glukoz verilmesini takiben semptomlarda düzelme görülür. mukus içermeyen diare nedeni ile başvuran 47 yaşındaki kadın hastanın tetkiklerinde gaytada potasyum ve bikarbonat oranının yüksek olduğu saptanıyor.

DM+malabsorbsiyon ve diare+safra kesesinin dilatasyonu+kolelitiazis ile karakterize pancreas adacık hücre tümörü somatostatinoma’dır. düzgün sınırlı kistik kitle saptanıyor. bu yaş grubunda benign neoplaziler de daha nadirdir. takipleri USG ile yapılmalıdır. Bunlar genellikle gövde.Kırk sekiz yaşında bir erkek acil polikliniğe şiddetli epigastrik ağrı. bazal ve uyarılmış asit sekresyonu çok azalmış olduğu için ekarte edilebilir. Kan amilaz düzeyleri yeniden yükselen hastada öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir? A) Pankreatik asit B) Pankretik nekroz infeksiyonu C) Psödokist D) Pankreatik apse E) Kronik pankreatit CT psödokist şüphesi olan hastaların ilk değerlendirmesinde kullanılmalı. total bilirubin 1. (Cevap C) 214.Akut pankreatit tanısı ile hastaneye yatırılıp.000/mm3.4 mg/dL bulunuyor. diare ve kolelitiazis ile karakterize pankreas adacık tümörü aşağıdakilerden hangisidir? A) Somatostatinoma C) VIPoma E) Gastrinoma Somatostatin üreten adacık hücre tümörüdür. kuyruk yerleşimli. (Cevap C) 213. (Cevap A) 212. duktal kanserlerden daha büyük boyutlara ulaşabilen ve genellikle belirgin ağrı ve kilo kaybına neden olmayan lezyonlardır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 73 nedenlerden Zollinger-Ellison sendromu. Đdrarda 5-ĐAAdüzeylernin normal olması karsinoid sendrom olasılığını da kaldırmaktadır. malabsorbsiyon.Hafif bir diabet. Abdominal tomografisinde pankreas gövde lokalizasyonunda.Önceden sağlıklı olduğu bilinen 75 yaşında bir kadın hasta erken doygunluk ve karında şişlik yakınması ile geliyor. gününde tekrar karın ağrısı başlıyor. bulantı-kusma nedeniyle başvuruyor. ERCP cerrahi öncesi yapılacak tetkiklerden biridir. 13 cm çapında. Karın muayenesinde yaygın hassasiyet saptanan hastanın lökosit sayısı 16. tedavi edilen bir hastada tedavinin 5. plazma amilaz değeri çok yüksek. Rutin olarak yapılmamalıdır.DrTus. Boyutunun da büyük olması nedeni ile bu kistik lezyon büyük olasılıkla kistadenokanserdir. (Cevap C) 211. Villöz adenom ve inflamatuar barsak hastalığı pankreastaki kitleyi açıklayamaz. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pankreatik psödokist B) Pankreatik adenokarsinom C) Pankreatik kistadenokarsinom D) Retroperitoneal lenfoma E) Pankreatik seröz kistadenom Pankreatit öyküsü olmayan yaşlı bir hastada psödokist olma şansı düşüktür.2 mg/dL. B) Đnsülinoma D) Glukagonoma 73 . direkt bilirubin 0. Komplikasyonları: • Hemoraji (%6) • Rüptür (%7) • Infeksiyon (%14)’dur.

(Cevap B) 216. sarılıklı bir hastada distandü ve palpable safra kesesi bulunmasıdır. Çünkü tümörün retroperitoneal invazyonuna bağlıdır.4 gr/dL.DrTus. hipokalsemi B) Hiperparatiroidizm. Fizik muayenede difüz hassasiyet saptandı. Sanlığa kaşıntı eşlik edebilir. kilo kaybı ve derin yerleşimli karın ağrısı mevcuttur. Rektal muayenede ise akolik gayta saptanıyor.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI Bu hasta için öncelikli yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Somatostatin tedavisi başlanmalı B) Analjezik verilmemeli C) Acilen ameliyat edilmeli D) Periton lavajına başlanmalı E) Sıvı-elektrolit tedavisi başlanmalı ve pankreas istirahate alınmalı 74 Hastada tanı akut pankreatittir ve komplikasyon geliştiğine dair veri yoktur. LDH: 676 U/mL. Kan şekeri: 435 gr/dL. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Akut kolesistit B) Pankreas başı karsinomu C) Pankreatik psödokist D) Safra kesesi karsinomu E) Klatskin tümörü Pankreas başı karsinomlannın yaklaşık %75’inde obstruktif sarılık. vücut ısısı artmış ve taşikardik olan hastanın alkolik olduğu ve son 20 yıldır sigara içtiği öğrenildi. Ağızdan beslenme ağrı tamamen geçene kadar kesilir. Kırk yaşındaki erkek hasta.Altmışaltı yaşında kadın yasta 10 gündür devam eden ve giderek artan sarılık ve bel ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. hipokalsemi D) Hiperlipidemi. trigliserid: 1175 mg/dL. Bir önceki (216 numaralı) sorudaki hastada aşağıdaki etyolojik faktörlerden hangisi sorumludur? A) Hiperamilazemi. nabız: 110/dak. Hb:12. potasyum: 2. alkol 74 . alkol-sigara.Laboratuvar incelemelerinde: Beyaz küre: 22400/mm3. malign obstruksiyonu düşündürür ve hastaların sadece %25’inde bulunur. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Diabetik ketoasidoz B) Peptik ülser perforasyonu C) Akut pankreatit D) Mezenterik iskemi E) Đntestinal obstrüksiyon 217.6 mg/dL. amilaz: 3244 U/mL. Gövde ve kuyruk tümörleri daha geç dönemde semptom verdikleri için daha geç teşhis edilirler. kan basıncı: 140/70 mmHg bulunuyor. CVP: 0’ın altında saptanıyor. Sırt ağrısı olduğunda (%25) daha kötü prognoza işaret eder. pankreatik neoplazma bağlı distal biliyer obstruksiyonu akla getirmelidir. Komplike olmayan akut pankreatitin tedavisi medikal olup temelde sıvı-elektrolit dengesizliğinin düzeltilmesi ve pankreasın dinlendirilmesidir (sekresyonun en alt düzeye indirilmesi).6 0C. hipokalemi.92 mg/dL. (%10) Hastaların yaklaşık %20’sinde ani başlayan diabet gelişebilir. Tedavinin ana unsuru uygun sıvı replasmanıdır. Ca: 5. Fizik muayenesinde safra kesesi ağrısız olarak ele geliyor. SGOT: 658 U/mL. (Cevap E) 215. Vital bulguları ateşi 38. kolesterol:972 mg/dL. solunum 28/dak. 12 saattir süren karın ağrısı ve bulantı-kusma yakınması ile acil servise başvurdu. Nazogastrik aspirasyon hastalığı çok hafif olanlar hariç herkese uygulanır. Kolanjit nadirdir. Courvoisier bulgusu. Genel durumu orta. diabetik ketoasidoz C) Hipovolemi. idrarda keton:++.

Akut pankreatit tedavisinde pankreası istirahati almak için ağızdan beslenmeyi kesmek. nazogastrik dekompresyon. hiperlipideminin bulunması. diabetik ketoasidoz 75 218. hiperglisemi için insülin tedavisi gerekebilir. amilaz yüksekliği akut pankreatiti düşündürüyor.Yukarıdaki (216 numaralı) sorudaki hastada komplikasyon olarak en sık aşağıdakilerden hangisi görülebilir? A) Pankreas nekrozu B) Pankreas apsesi C) Psödokist D) Kronik pankreas E) Pankreas adenokarsinomu Hastada karın ağrısı. Yukarıdaki (216 numaralı) sorudaki hastada. Non biliyer nedenlere bağlı Ranson kriterleri: • Đlk geldiğinde • Đlk 48 saat sonunda • Yaşı > 55 • Hematokrit düşüşü > %10 • BK > 16000 • BUN artışı > 5 mg/dI • Kan şekeri > 200mg/dI • Serum Ca < 8 mg/dI • Serum LDH > 350 IU/L • Arteriyel PO2 < 60 mmHg • SGOT (AST) > 250 IU/L • Baz defisiti > 4 mEq/L Hesaplanmış sıvı sekestrasyonu > 6000 75 . sıvı-elektrolit tedavisi.Yukarıdaki (216 numaralı) sorudaki hastanın ilk tedavisi için aşağıdakilerden hangisi uygun değildir? A) Kalsiyum ve potasyum replasmanı B) Đntravenöz hidrasyon C) Total parenteral nütrisyon D) Mini-insülin E) Nazogastrik dekompresyon 219. Total parenteral nütrisyon gerekli değildir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Hiperbilirubinemi. ilk gelişte hastanın Ranson skoru nedir? A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5 220. bulantı-kusma ve karında yaygın hassasiyet saptanması. alkol.DrTus. alkolizm öyküsü.

(Cevap: 216-C.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 76 Yaş hariç diğer 4 kriter pozitif. Sporadik gastrinomaların hepsinde metastatik hastalık olmadığı sürece cerrahi eksplorasyon gereklidir ve mümkünse tumor çıkarılır.DrTus.Parotis iltihabı . 217-D. Epigastrik karın ağrısı ile acil servise başvuran 36 yaşındaki kadın hastada serum amilaz ve alkalen fosfataz düzeylerinin yüksek olduğu.Akut pankreatit . Bu tedaviye dirençli ve sık sık komplikasyon gelişen olgularda hedef organı ortadan kaldırmak üzere total gastrektomi yapılabilir. karın muayenesinde hassasiyetin azaldığı bulunuyor. 220-C) 221.Akut intraabdominal inflamatuar durumlar . Bu nedenle tedavide peritoneal lavaj. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pankreatikoduodenektomi B) Radyoterapi C) Proksimal gastrik vagotomi D) Omeprazol tedavisi E) Total gastrektomi Tedaviye dirençli ve atipik yerleşimli ülserler ve kan gastrin düzeylerinin yüksek olması gastrinomayı düşündürüyor.Abdominal aort anevrizma rüptürleri (Cevap B) 222.Üst karın ağrısı ve hiperamilazemi ile başvuran 40 yaşındaki kadın hastada hiperamilazemi aşağıdakilerden hangisi ile ilişkili olamaz? A) Akut pankreatit B) Pernisiyöz anemi C) Perfore peptik ülser D) Aort anevrizması rüptürü E) Parotidit Kan amilazının ve idrarla amilaz atılmasının yükselebildiği durumlar: . özellikle de kardiyak yan etkileri azaltmak için yapılabilir. bu da ciddi bir pankreatitin söz konusu olduğunu düşündürüyor.Perfore peptik ülser .Tedaviye dirençli ve atipik yerleşimli ülserleri olan ve kan gastrin düzeyleri yüksek olarak saptanan hastanın çekilen abdominal tomografisinde pankreas baş kısmında 2 cm boyutunda kitle ve karaciğer sağ ve sol lobunda çok sayıda nodül olduğu bulunuyor. Tümörün lokal invazyon ya da metastatik hastalık nedeni ile çıkarılamdığı durumlarda asit sekresyonunu inhibe etmek üzere proton pompa inhibitörü tedavisi tercih edilir. Sıvı ve analjezi tedavisi sonrası hızla düzelen hastanın 48 saat sonra bakılan serum amilaz ve alkalen fosfataz düzeylerinin normale döndüğü. 218-C. (Cevap D) 223.Đnce barsak obstrüksiyonları . 219-D. safra kesesinde taş bulunduğu saptanıyor.Gangrenöz kolesistit . Bu aşamadan sonra bu hastada en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Sekiz hafta sonra elektif kolesistektomi yapılması B) Takip C) Hemen endoskopik sfinkterotomi ve 8 hafta sonra kolesistektomi 76 .

Aynı hospitalizasyonda. sağ diafragma yüksekliği ve sağ bazalde sıvı saptanıyor. Đkisinde kitle saptanamazsa hasta takibe alınır. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Koledokolitiasis B) Subhepatik apse C) Sağ alt lob pnömonisi D) Đnterloop apse 77 . (Cevap D) 224.Daha önce hiçbir şikayeti olmayan 75 yaşındaki bir kadın hasta iki aydır süren kilo kaybı. Ağrı ve kilo kaybı daha az belirgindir. Pankreasın görüntülenmesindeki en iyi yöntem tomografi olduğu için pankreas kanseri tanısında da öncelikle tomografi tercih edilir. Bazen bu tümörleri. genellikle ilk girişten 4-6 gün sonra.DrTus. Courvoisier bulgusu sarılıklı bir hastada distandü ve palpable safra kesesi bulunmasıdır. Ancak safra kesesindeki taş bir komplikasyona yol açmış olduğu için artık kolesistektomi endikasyonu doğmuştur. Yapılan fizik muayenede safra kesesi ağrısız olarak ele geliyor. Akut biliyer pankreatitin tedavisi medikaldir. Malign obstrüksiyonu düşündürür ve hastaların sadece %25’inde bulunur. kilo kaybı ve derin yerleşimli karın ağrısı mevcuttur. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pankreas başı kanseri B) Ampulla Vateri kanseri C) Sağ kolon kanseri D) Mide kanseri E) Safra kesesi kanseri Ampulla vateri karsinomları periampuller bölge karsinomlarının yaklaşık %10’nu oluşturur. %25 gövde ve kuyrukta görülmektedir. Ülsere neoplazmdan okült kanama sonucu gaytada gizli kan pozitiftir.Yetmişbeş yaşında kadın hasta kolesistektomiden sonra ateş. Pankreas başı karsinomlarının yaklaşık %75’inde obstrüktif sarılık.Sarılık ve epigastriumda ağrı şikayeti ile gelen hastada dışkıda gizli kan testi pozitif bulunuyor. Operatif kolanjiografi çekilir ve koledok taşı varsa çıkarılmalıdır. Bu tanısal değilse ERKP de yapılır. kolesistektomi yapılır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Taburcu edilmeden kolesistektomi ve intraoperatif kolanjiografi E) ERCP ve gerekiyorsa endoskopik sfinkterotomi 77 Hastada akut pankreatit kliniği tarif edilmiş. (Cevap B) 225. sağ üst kadran ağrısı. Pankreas karsinomlarına benzer semptomları vardır. Bu hastada tanı koymak için ilk yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A) Endoskopik retrograt pankreatografi (ERCP) B) Bilgisayarlı karın tomografisi C) Perkütan transhepatik kolanjiografi D) Manyetik rezonans görüntüleme E) Selektif anjiografi Pankreas kanserlerinin %75’i pankreas başında. Sırt ağrısı olduğunda (%25) daha kötü prognoza işaret eder. Sarılık. sarılık ve sırtına vuran sağ üst kadran ağrısı yakınmaları ile başvuruyor. tümörün dökülmesi ile ilişkili olarak dalgalı bir seyir gösterir. pankreas karsinomlarından ayırmak ameliyat sırasında bile mümkün olmayabilir. Obstrüktif sarılık daha erken ortaya çıkar. Çünkü tümörün retroperitoneal invazyonuna bağlıdır. halsizlik. (Cevap B) 226.

Otuzüç yaşındaki erkek bir hasta künt batın travması nedeniyle splenektomi yapılmasından 10 gün sonra derin nefes almak ile artan üst batın ve alt göğüs ağrısından şikayet etmektedir. Anorektik olmasına rağmen dolaşabilmekte ve tatmin edici gelişim geçirmektedir. Fizik muayanede rektal ateşi 38. Diğer karın içi apselerin çoğunda da olduğu gibi subhepatik bölgede lokalize olan apselerde ultrasonografi ve tomografi tanıda çok yardımcıdır. (Cevap: 226-B. barsak sesleri aktiftir ve peritoneal bulgular yoktur.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Toksik hepatit 78 227. Peptik ülser perforasyonu tanısı da en iyi akciğer grafisinde diafragma altında serbest havanın saptanması ile konulur. Batın yarası iyi iyileşmekte.20C ve sol aciğer bazalinde solunum seslerinin azaldığı bulunuyor. Çünkü antibiyotikler apse kavitesi içerisine yeterince iyi penetre olamazlar. Batın grafisi barsak gazlarında nonspesifik görünüm ile sol üst kadranda hava-sıvı seviyesi göstermektedir. Bu hastanın tanısında öncelikle yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir? A) Abdominal ultrasonografi B) Abdominal tomografi C) Anjiografi D) Akciğer grafisi E) Laparotomi Orta yaş grubu erkek hastada ani başlayan karın ağrısı ve yaygın hassasiyet ve rijidite peptik ülser perforasyonunu düşündürmelidir. 227-A) 228. Olan antibiyotikler ise apse içerisindeki enzimler tarafından yıkılırlar. Đntraabdominal apseleri tek başına antibiyotik ile tedavi etmek genellikle mümkün olmamaktadır. sağ diafram yüksekliği ve sağ akciğer bazalinde sıvı da olması sağ subhepatik bölgede apseyi düşündürüyor.Bir önceki (226 numaralı) soruda hastanın tedavisi öncelikle aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Ultrasanografi eşliğinde perkütan drenaj B) Antibiyotik C) Laparotomi D) Endoskopik reteograd kolanjiopankreatikografi (ERKP) E) Az yağlı diyet + istirahat Safra kesesi ve safra yolları cerrahisinden sonra nedeni bilinmeyan ateş durumunda mutlaka karın için infeksiyonun düşünülmesi gerekir. Akciğer grafisi sol akciğer alanında düz atalektazi göstermektedir.Ani başlayan karın ağrısı ile acil servise başvuran 30 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde karında yaygın olarak hassasiyet ve rijidite saptanıyor. Serum amilazı desilitrede 15 somogi unitesidir (normali: 60 ile 180) Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Đnsizyonel ağrı B) Subfrenik abse C) Subfasyal yara infeksiyonu 78 . Günümüzde karın içi apselerin çoğunun tedavisinde ultrasonografi veya tomografi kılavuzluğunda yapılan perkütan drenajlar tercih edilmektedir.500 /mm3’tür ve sola kayma vardır. Rektal muayene (tuşe rektal) negatiftir. Lökosit sayısı 12. (Cevap D) 229. Lokalize pürülasyon bir kez oluşunca mutlaka drene edilerek tedavi edilmelidir. Sorudaki hastada ateşin yanısıra sağ üst kadran ağrısının.DrTus.

ailesel olarak tiroid malignite öyküsü bulunmuyor. üst batın ve alt göğüste ağrı ile solunum güçlükleri bulunabilir. soğuk nodül saptanıyor. (Cevap B) 232. (Cevap 229-B. rastlantısal olarak.Elli yaşındaki erkek hastada fizik incelemede. başlangıçta aralıklı veya ani yükselen. Subfrenik abselerde. Nodül iyi sınırlı ve karakterlidir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Pankreatit E) Pulmoner embolizm 79 230. takdim edilen hastadaki sol üst kadranda anormal hava-sıvı seviyesini izah etmezler. Bu hastada tiroid büyümesi yaratan lezyonun yapısı hakkında aşağıdaki yöntemlerin hangisi ile en iyi bilgi edinilebilir? A) 99 m TC tiroid sintigrafisi B) 131 t tiroid sintigrafisi C) Tiroid ultrasonografisisi D) Tiroid ince iğne aspirasyonu biyopsisi E) Serum tirokalsitonun düzeyi Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde ve ameliyat kararının verilmesinde en önemli test tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisidir (TĐĐAB) (Cevap D) 233. Pulmoner embolizm ve pankreatit aynı klinik bulguların muhtemelen nedenleri olabilirlerse de. Paralitik ileus. 30 yaşındaki kadın hastanın sintigrafisinde tek. 230-D) 231. Bu halde röntgende düz atelektazi veya plevral effüzyon diafragmanın hastalıklı tarafının üstünde hastaların % 90’ında gözükebilir. abdominal distansiyon. Bu durum splenektomiler sonrasında oluşabilir. Sonuçta muhtemel sol subfrenik abse tanısı konulmuştur. Bu hastanın tanısı aşağıdakilerden hangisi olamaz? A) Karsinom B) Fonksiyon göstermeyen adenom C) Tiroid kisti 79 .Otuz yaşında diğer yönlerden sağlıklı kadın hastaya perfore apandisit nedeniyle apendektomi uygulanmış ve yara primer olarak kapatılıyor.DrTus. lökositoz ve lökosit sayımında sola kayma da vardır. Antibiyotik verilmeyen hastada intraabdominal abse gelişiyor. abse içinde % 25’inde anormal hava-sıvı seviyesi görülür. asemptomatik tiroid nodülü saptanıyor.Tiroidinde palpe edilen nodül ile başvuran. nükseden veya süregen ateş tüm hastalarda bulunur. Servikal lenfadenopati saptanmayan. Bununla beraber. anoreksi ve kusma da olabilir. Bir önceki (229 numaralı) sorudaki hastada bu aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Observasyon B) Galyum sintigrafisi C) Akciğer sintigrafisi D) Abdominal ultrasonografi E) Lokal yara eksplorasyonu Đntraabdominal abselerin klinik bulgusu belirtileri sıklıkla minimaldir. Bu hastada apseye yol açan en olası etken olasılıkla aşağıdakilerden hangisidir? A) Pseudomonas aeruginosa B) Bacteroides fragilis C) Streptococcus faecalis D) Proteus mirabilis E) Serratia marcescens Perfore apendisitlerde apendiks florasında en fazla bulunan mikroorganizmalarla (Bakteroides ve E coli) infeksiyon gelişir. Ultrasonografi abselerin çoğunu görüntüler.

Tiroid sintigrafisinde foksiyon göstermeyen nodül saptanan hastanın ince iğne aspirasyon biopsisi sonucu folliküler neoplazm olarak rapor ediliyor. (Cevap E) 234.Tiroidinde soğuk nodülü olan bir hastanın. Bu hastada tedavi planlamasındaki ilk aşama ne olmalıdır? A) Altı ay sonra USG ile kontrol B) Nodülü küçültmek üzere L-tiroksin ile süpresyon tedavisi başlanmalıdır C) Açık olarak nodülden insizyonel biopsi alınmalıdır D) Sağ lob ve isthmus çıkarılmalıdır E) Total tiroidektomi ve sağ modifiye radikal boyun diseksiyonu yapılmalıdır Tiroid ince iğne aspirasyon biopsisi (TĐĐAB) ile folliküler adenom-karsinom ayırımını yapmak mümkün değildir. Medüller tiroid karsinomu multiple endokrin neoplazi tip II ile ilişkili olabileceği ve hastada da hipertansiyon atakları da bulunduğu için feokromositoma açısından araştırılması uygun olacaktır. Fonksiyon göstermeyen adenomlar. bu nodülünden yapılan biopside “amiloid” pozitif olduğu bulunuyor. Bu nedenle TĐĐAB ile folliküler lezyonu olduğu saptanan hastalara isthmus ve piramidal lobu da içerecek şeklilde tiroid lobektomi yapılmalıdır. tirotoksikoz semptomları gelişiyor. Arasıra hipertansif atakları saptanıyor. Folliküler neoplazi olarak rapor edilen hasta adenom da karsinom da olabilir.5 cm boyutunda nodül saptanan hastanın klinik olarak asemptomatik olduğu öğrenildi.DrTus.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI D) Kolloid nodül E) Otonom folliküler adenom 80 Karsinomların çoğu tek. soğuk nodül olarak gözükürler. Bu hastanın ameliyata alınmadan önce yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir? A) Đdrarda protein bakılması B) Kanda PTH ölçümü C) 24 saatlik idrarda kortizol ölçümü D) 24 saatlik idrarda VMA ve metanefrin normetanefrin ölçümü E) Kan kalsiyumu ölçümü Tiroid tümörleri içinde amiloid içeren tek tümör medüller karsinomlar olduğu için tümör stromasında amiloid bulunması medüller karsinom için diagnostiktir. (Cevap D) 236. eğer karsinom ise standart tedavi yaklaşımı bilateral total tiroidektomidir. Tiroid bezi hassas ve nodüler olan hastanın uygun tedavisi aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Subtotal tiroidektomi B) Radyoaktif iyot verilmesi C) Antibiyotik tedavisi D) Antitiroid ilaç verilmesi E) Aspirin verilmesi 80 . kist ve nodüller de sintigrafik olarak soğuk nodüllerdir. Patolojik inceleme sonucu adenom ise tedavi yeterlidir. (Cevap D) 235. Kısa bir süre önce üst solunum yolu infeksiyonu geçiren 33 yaşında kadın hastada.Fizik muayenesinde tiroid sağ lobunda 2. Otonom fonksiyon gösteren adenomlar ise sintigrafik maddeyi tutar ve sıcak nodül olarak saptanırlar.

De Quervain tiroiditi. Subakut tiroidit. nonsteroidal antiinflamatuarlar ve daha şiddetli seyreden olgularda steroid kullanılabilir. Medüller karsinom “c” hücrelerinden kaynaklanır ve tiroksin tedavisine cevap vermez ve radyoiyot konsantre etmez. Lezyon ile aynı tarafta ele gelen servikal lenf nodu var. Çünkü saptanamayan feokromositoma durumunda genel anestezi çok tehlikeli olabilir. Hastaların çoğu 20-40 yaşlarındadır. Genellikle geçici hipertiroidizm görülebilir.Yirmialtı yaşındaki bayan hastanın muayenesinde ele gelen tiroid nodülü var ve biyopsisinde lezyonunda stromasında amiloid görüldü. (Cevap E) 237. Bu hastanın cerrahi tedavisinin planlanmasında aşağıdaki testlerden hangisi en önemlidir? A) Ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biopsisi B) 24 saatlik idrardaki katekolamin düzeylerinin saptanması C) Karaciğer fonksiyon testleri D) Akciğer filmi E) Đndirek laringoskopi MEN tip 2’li ailelerde feokromositoma bulunma olasılığı nedeni ile 24 saatlik idrardaki katekolamin düzeylerini ölçmek önemlidir. Hastaların %50’sinden fazlasında teşhis aşamasında lenf nodu tutulumu vardır. (Cevap D) 239.DrTus. Serum kalsitonin seviyesinin artışında medüller karsinomu destekler. granülomatöz tiroidit. nadir bir hastalıktır. Bu hastada tercih edilecek en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Tiroid nodülün olduğu lob+istmus ve servikal lenf nodunun çıkarılması B) Nodülün olduğu lob+ istmus + karşı lobun bir kısmı ve servikal lenf nodunun çıkarılması C) Nodülün olduğu lob+istmus+servikal lenf nodunun olduğu tarafta boyun disseksiyonu yapılması D) Total tiroidektomi + büyük lenf nodunun olduğu tarafta modifiye boyun disseksiyonunun yapılması E) Total tiroidektomi + servikal lenf nodlarının irradiyasyonu Tiroid nodülünde stromada amiloid görülmesi medüller karsinom için diyagnotistiktir çünkü tiroid tümörleri içinde amiloid içeren tek tümördür.Medüller tiroid kanseri II. Kesin sebebi bilinmiyor. Total tiroidektomi yapılmalıdır çünkü multisentrik olduğu için tiroid dokusu bırakıldığı zaman tekrarlama riski yüksektir.Hurthle hücreli tiroid kanserleri IV. Uygun cerrahi girişimle ilk 5 yıllık yaşam şansı %80 ve ilk 10 yıllık %57 ‘dir. Tek veya iki taraflı tiroid ağrısı.Folliküler tiroid kanseri III. ateş ve kırıklık ile karakterizedir.Multiple endokrin neoplazi (MEN) tip 2 sendromu olduğu bilinen bir kadın hastanın 14 yaşındaki kızının tiroidinde bir kitle saptanıyor. kızamık veya ÜSYE ile ilişkili viral bir hastalık olduğuna inanılıyor. dev hücreli tiroidit olarak da bilinen. Tedavide aspirin.Đyot eksikliği olan bölgelerde (endemik guatr bölgeleri) daha sık görülen tiroid kanseri aşağıdakilerden hangisidir? I. Dış radyasyona hassas değildir ve tedavide tek seçenek cerrahi girişimdir. Kadınlarda 5 kat daha fazla görülür. (Cevap B) 238.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 81 Sorudaki hastada viral etyolojiye bağlı gözüken subakut tiroidit tanımlanıyor.Papiller tiroid kanseri 81 . Ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biopsisi tiroid kitlesinin değerlendirilmesinde uygun bir yöntem olmasına rağmen medüller tiroid kanserinde %100 doğruluk oranına sahip değildir. Lenf nodu tutulumunda tek veya çift taraflı boyun diseksiyonu tercih edilen tedavi yöntemidir.

Bu hastada bu komplikasyona neden olan olay aşağıdakilerden hangisidir? A) Đnferior larinngeal sinir yaralanması B) Superior laringeal sinir yaralanması C) Vagus sinirinin total yaralanması D) Trakea yaralanması E) Ösefagus yaralanması Süperior laringeal sinirin eksternal dalı krikotiroid kasını inerve eder. Bağırmak ve ince sesleri çıkarmak zorlaşır. yara pansumanının kuru olduğu görülüyor.Yetmişbir yaşında bir kadın hasta boyunda şişlik. Özgeçmişte hastanın 26 yıl önce multinodüler guatr nedeniyle bilateral subtotal tiroidektomi ameliyatı geçirdiği.DrTus. Olguların büyük çoğunluğunda süperior laringeal sinir. süperior tiroid arter ve ven ile birlikte seyrederek üst polden beze girer. (Cevap E) 241. Bu hasta için öncelikle uygulanması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Orotrakeal tüp takılması B) Serum kalsiyum düzeyine bakılması C) Morfin verilmesi D) Nasal kanül ile oksijen verilmesi E) Đnsizyonun açılması Tiroid cerrahisinden sonra boyun bölgesinde gelişen şişlik tiroid lojunda kanama ve buna bağlı hematom gelişimini düşündürür.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI V.Yirmi saat önce subtotal tiroidektomi olan. 82 B) II ve III D) IV ve V (Cevap C) 240. Böyle bir hastada trakea basısına bağlı dispne ve ciddi solunum sıkıntısı olabilir. anterior servikal şişlik saptanıyor. lobüle bir kitle ele geliyor. Trakea kompresyonunun ortada kaldırılması için acil olarak yaranın açılması gerekir. Bası semptomları ön plandadır. 30 yaşındaki kadın hastada ajitasyon ve solunum güçlüğü gelişiyor. Fizik muayenede boyun orta kesimde sert. ANAPLASTĐK KARSĐNOM 82 . Bu sinirin zedelenmesi.Tiroidektomi sonrası hasta sıvı gıdaları aspire etmektedir. Muayenede taşikardi. (Cevap B) 242. nefes darlığı ve ses kısıklığı yakınmaları ile doktora başvuruyor.Anaplastik tiroid kanseri A) I ve II C) II ve V E) III ve IV Folliküler ve anaplastik karsinomlar iyot eksikliği olan bölgelerde daha sıktır. Tiroidektomi sırasında gelişebilecek reküren laringeal sinir yaralanması da solunum sıkıntısına neden olabilir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Riedel tiroiditi B) Anaplastik tiroid kanseri C) Folliküler tiroid kanseri D) Tiroid lenfoması E) Hashimoto tiroiditi Anaplastik tiroid kanseri genellikle iyot eksikliği olan bölgelerde. Ancak daha erken dönemde gelişir ve boyunda şişlik yoktur. Üst pol damarlarının bağlanması sırasında bu sinirde zedelenme gelişebilir. ameliyat sonrası dönemde fonasyonun kalitesinin bozulmasına ve sulu gıdaların trakeaya kaçmasına neden olabilir. ameliyattan sonra guatrın nüks ettiği öğreniliyor. uzun süredir var olan veya nükseguatr zemininde gelişir.

Genellikle iyot eksikliği olan bölgelerde diferansiye tiroid karsinomlarından gelişir. En sık uzak metastaz Akciğerlere olur. Her tür tedavi hayal kırıklığı ile neticelenir.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 83 En agresif malinitelerdendir. (Cevap D) 244.Aşağıdaki tiroid kanserlerinin hangilerinin ameliyat sonrası takibinde tümör belirteci olarak tiroglobulin kullanılabilir? I. Medüller tiroid kanserinde ise kalsitonin. Yapılan ince iğne aspirasyon sitolojisinde malign hücreler görülüyor. Folliküler tiroid kanseri III.Boyunda kitle şikayetiyle gelen 50 yaşında hasta. V Tiroidin iyi differansiye kanserlerinin ortak özelliği tiroglobulin üretmeleri ve ameliyat sonrasında tiroglobulinin tümör belirteci olarak kullanılabilmesidir. 83 . CEA kullanılır. Tüm tiroid kanserlerinin %1’ini oluşturur. III. Đyot tutmazlar. IV. Bası bulgularını gidermek için tümör rezeke edilmeye çalışılır. ancak kısa süre içinde kitlede büyüme ve ağrı tanımlayan yaşlı kadınlardır.5 kat fazla görülür. II B) I. Tümör çok hızlı büyür. (Cevap A) 245. II.DrTus. Hurthle hücreli tiroid kanseri IV. II. Eğer lateral lenf bezi metastazı da varsa modifiye radikal boyun diseksiyonu da yapılmalıdır. Papiller tiroid kanseri II. II. dispne ve disfoni gibi bası semptomları da olabilir. II. Bu hastada en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Total tiroidektomi B) Subtotal tiroidektomi + radyoterapi C) Radyoterapi + Kemoterapi D) Lenf nodu rezeksiyonu E) Sağ lob rezeksiyonu Tüm tiroid malignensilerinde olduğu gibi Hurthle hücreli karsinomun standart tedavisi de total tiroidektomidir. IV C) I. (Cevap B) 243. Medüller tiroid kanseri V. 6 aydan fazla yaşayan sadece birkaç hasta vardır. Kadınlarda erkeklerden 1.Boyun bölgesinde 2 aydır kitle bulunması şikayetiyle başvuran 18 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde tiroid bezi sağ lobunda 2 cm çaplı. Anaplastik tiroid kanseri A) I. Hastalar tipik olarak uzun zamandır guatrı olan. sağ tiroid lobunda kitle saptanıyor ve yapılan biyopsisinde Hurthle hücreli karsinom saptanıyor. III. tek nodül ve aynı tarafta 2 adet büyümüş servikal lenf nodu saptanıyor. IV D) I. çevre dokuları hızla invaze eder. Disfaji. III E) I. lenf düğümü tutulumu sıktır.

ciddi karın ağrısıdır. diare.Altmışiki yaşında ani başlayan ciddi karın ağrısı. kladikasyo ve SVO öyküsü olduğu da öğreniliyor. Foliküler karsinom (yaklaşık %10). anaplastik karsinom (yaklaşık %1) diğer tiroid malignensilerini oluşturur. karın muayene bulguları ile uyumsuz. (Cevap A) 248. Çünkü bazen tiroid dokusu ektopik olarak kistin içinde bulunabilir. (Cevap C) 247. (Cevap A) 246. Lezyonlar genellikle hiyoid kemik ile tiroidin isthmusu arasında orta hatta görülür.DrTus.Sinsi başlayan progresif karın ağrısı. Atrial fibrilasyonun olması öncelikle süperior mezenterik arter embolisini düşündürmektedir. asidoz. Dil çıkarıldığında tiroglossal kanal kisti yukarı doğru haraket eder. abdominal distansiyon ve hassasiyeti olan yaşlı bir erkek hastanın anjina. Absorbsiyon fonksiyonunun azalması kusma ve diareye sıklıkla neden olur. Nadiren ise kapanmayarak bir kist veya sinüs traktı olarak kalabilir. Tanı hastadan dilini çıkarması istenerek konulabilir.Boyun orta hattında hareketli bir kitle şikayetiyle başvuran 20 yaşındaki hastanın yapılan fizik muayenesinde tiroid bezine ait bir patoloji saptanmıyor. lökositoz. Dil hareketleriyle kitlenin yukarı doğru hareket ettiği gözleniyor. Tiroglossal kanal normalde embriyonik yaşamın erken dönemlerinde oblitere olur. 84 . Kist çıkarılmadan önce hastada normal trioid dokusunun bulunduğu mutlaka kontrol edilmelidir. medüller karsinom (yaklaşık %5). Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Papiller tiroid kanseri metastazı B) Lingual tiroid bezi C) Tiroglossal kanal kisti D) Bronşial yarık kisti E) Paratiroid adenomu En fazla klinik öneme sahip tiroid gelişim anormalliği tiroglossal kanal kistleridir. minimal karın hassasiyeti ve ishali olan atrial fibrilasyonlu bir kadın hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Süperior mezenterik arter embolisi B) Nonokluzif mezenterik iskemi C) Süperior mezenterik arter trombozu D) Mezenterik venöz trombozis E) Kronik mezenterik iskemi Erken akut intestinal iskeminin tipik karakteristik özelliği. kusma.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI Bu hastanın tedavisi aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Papiller tiroid kanseri B) Foliküler tiroid kanseri C) Anaplastik tiroid kanseri D) Medüller tiroid kanseri E) Lenfoma 84 Papiller karsinom tiroid malignensilerinin en sık görülenidir (%80). Kistin çıkarılması için genellikle hiyoid kemiğin orta bölümünün de çıkarılması gerekmektedir. Hastaların çoğu ötiroid olup. Boyunda büyümüş lenf nodlan bulunabilir. Kistler sıklıkla infekte olur ve kendiliğinden rüptüre olabilir. tiroid bezinde ağrısız bir kitle ile başvururlar.

fibromüsküler displazi ve median arkuat ligament sendromudur. mezenterik iskeminin de nedeni olarak. en sıklıkla epigastrik ve periumblikal bölgede hissedilen künt. süperior mezenterik. Kronik visseral iskemi hastalarının %95’ten fazlasında etyolojik faktör visseral damarlardaki aterosklerozisdir. göbek çevresinde özellikle yemeklerden sonra başlayan ağrısı olduğu öğreniliyor. birkaç saat sürebilen. süperior mezenterik arterde aterosklerotik plak ve üzerinde gelişen trombozu düşündürüyor. Kronik visseral iskemi kadınlarda daha sık görülür. Yemek ile ağrı arasındaki nedensel ilişki yemek yemeden kaçınma sonucunu doğurur. (Cevap C) 249. dehidrate. Aterom plakları büyük damarların çıkış orjinlerinde ya da hemen yakınında yerleşirler.Đki yıl önce koroner by-pass ameliyatı geçiren 60 yaşında bir hastanın arada bir alkol aldığı. tromboanjitis obliterans. Diğer nadir görülen nedenler: Takayasu arteriti.Progresif karın ağrısı. fonksiyonları için yetersiz olduğu son durum “intestinal anjina” olarak isimlendirilir. Başlangıçta konstipasyon görülürken ilerleyen dönemlerde diare gelişmektedir.DrTus. Semptomlar genellikle 60-70 yaşlarında başlar. Đntestinal iskemi ilerledikçe malabsorbsiyon sendromu 85 . Belirgin kronik intestinal iskemi gelişebilmesi için. ciddi kilo kaybı gelişir. Bunun sonucu hızlı gelişen. Hastada sistemik aterosklerozla ilişkili iskemik klinik bulguların olması. sebat eden bir ağrıdır. Genellikle semptomların sıklığı ve süresi giderek artmaktadır. Bu ağrılardan dolayı yemek yemekten kaçınan hastanın kilo kaybı ve ishal şikayetleri olduğunu belirtiyor. sistemik ateroklerozla ilişkili iskemik klinik bulguların olması superior mezenterik arter trombozunu düşündürür. durağanlaşması ve staza bağlı venöz trombozdur. yatalak ve yaşlı bir hastada en olası nedeni akımın yavaşlaması. Atrial fibrilasyonun olması öncelikle superior mezenterik arter embolisini. Đntestinal anjina olarak da isimlendirilen ağrı. Bu sendrom diafragmadaki median arkuat ligament liflerinin çöliak artere dıştan bası yapması sonucu gelişen kronik visseral iskemi nedenidir. Hastada fizik muayene bulgularının normal olduğu gözleniyor. inferior mezenterik) en az ikisinin daralması gerektiği kabul edilmektedir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Psödomembranöz enterokolit B) Kronik pankreatit C) Akut kolesistit D) Đntestinal obstrüksiyon E) Mezenterik iskemi Đntestinal kan akımının barsağın vitalitesi için yeterli. büyük olasılıkla. yemekten 20 dakika sonra başlayan. yemek miktarı ve katı gıdalarla artmaktadır. üç ana visseral arterden (çöliak. yatalak yaşlı bir hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Süperior mezenterik arter embolisi B) Nonokluzif mezenterik iskemi C) Süperior mezenterik arter trombozu D) Mezenterik venöz trombozis E) Kronik mezenterik iskemi Tanımlanan mezenterik iskeminin. distansiyon ve kusması olan dehidrate. (Cevap D) 250. Kronik visseral iskemi ağrısı.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Süperior mezenterik arter embolisi B) Nonokluzif mezenterik iskemi C) Süperior mezenterik arter trombozu D) Mezenterik venöz trombozis E) Kronik mezenterik iskemi 85 Akut bir mezenterik iskemi tablosu tanımlanıyor. periarteritis nodosa.

diare. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Stres ülseri B) Đskemik kolit C) Kolonun A-V malfarmasyonu D) Aortaenterik fistül E) Heparin dozunun fazlalığı 253.Abdominal aort anevrizması onarımı için ameliyat olan bir hastada postoperatif ikinci gün kanlı diare gelişiyor. (Cevap B) 252. Đntestinal iskemi semptomları.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 86 gelişir. iskemik barsakların besin maddelerini absorbsiyon kapasitesinin azalmasına bağlıdır.DrTus. Özellikle 60 yaş altındaki kadınlarda aterosklerozisin ilk ve tek bulgusu kronik visseral iskemi olabilir. 253-E) 254. O nedenle aort ameliyatından sonra sol alt karın ağrısı ve kanlı diare gelişen hastada öncelikle kolon iskemisinin düşünülmesi gerekir.Onbeş yıldır günde iki paket sigara içen son üç aydır yol yürüdüğünde ve istirahat sırasında bacak ağrısı olan 50 yaşındaki bir erkek hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Behçet hastalığı B) Buerger hastalığı C) Akut arteryel emboli D) Venöz gangren gelişimi 86 . aylar veya yıllarca sürebilir.Bir önceki (252 numaralı) sorudaki hastada en uygun tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? A) Gastroskopi B) Abdominal aortik anjiografi C) Süperior mezenterik anjiografi D) PTT ölçümü E) Fleksible sigmoidoskopi Kolon iskemisi olgularının çoğunda saptanabilen bir neden yoktur. Başlangıçta azalmış kardiak debiye kompensatuar olarak gelişen splanknik vazokonstruksiyon giderek sebat eder ve dirençli bir hale gelerek sonuçta intestinal iskemiye neden olur. (Cevap E) 251. aşırı diüretik tedavisi sonucu hipovolemi. hassasiyeti. distansiyon ve kusma saptanan. konjestif kalp yetmezliği nedeni ile digoksin almakta olan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Süperior mezenterik arter embolisi B) Nonokluzif mezenterik iskemi C) Süperior mezenterik arter trombozu D) Mezenterik venöz trombozis E) Kronik mezenterik iskemi Nonokluzif iskemi genellikle akut miyokard infarktüsüne bağlı kalp yetmezliği veya kronik kalp yetmezliği. Bilinen nedenler arasında en sık neden inferior mezenterik arterin aort ameliyatları sırasında iyatrojenik olarak bağlanmasıdır. (Cevap 252-B. kardiak inotropik destek tedavisi ve α adrenerjik ilaç tedavisi gibi düşük akım ile karakterize durumlarda görülür. Bu. barsak dolaşımı kritik düzeye kadar azalmadan.Progresif karın ağrısı. Đntestinal infarktüs ile başvuran hastaların yaklaşık üçte birinde daha önceden tanımlanamayan kronik visseral iskemi semptomları bulunmaktadır. Tanı çift kontrast kolon grafisi veya endoskopi ile yama tarzında ülserasyonların gösterilmesi ile konulur. Kontrast arteriografinin kolonik iskemi tanısında değeri çok azdır.

Aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi bu hasta ile en uyumludur? Serum aldosteronu Plazma renini Serum potasyumu Serum bikarbonatı B) Đrredüktabl D) Richter A) B) C) D) E) Artmış Normal Artmış Azalmış Artmış Artmış Azalmış Azalmış Azalmış Artmış Azalmış Azalmış Azalmış Artmış Artmış Artmış Artmış Artmış Azalmış Artmış Hipertansiyon.Erkek hastalar .50 yaş . Olguların büyük kısmı büyük indirek inguinal fıtıklardır.Hiperlipidemi . Semptomatik periferik arter hastalığının risk faktörleri: .Sigara . Bilgisayarlı tomografide sol adrenal bezde lokalize. Daha çok sağda çekum.DrTus. Kese duvarının bir bölümünü çekumu oluşturuyor. Ancak belirgin koroner aterosklerotik hastalığa sahip kişilerde periferik arter hastalığı belirtileri de sık olarak gözlenir.Otuzbeş yaşında kadın hasta hipertansiyon. poliüri ve parestezi semptom ve bulguları ile başvuruyor. 24 saatlik idrar testinde potasyum kaybının arttığı serbest kortizol düzeylerinin normal olduğu saptanıyor. (Cevap C) 256. solda sigmoid veya mezosu kesenin bir parçası olabilir. poliüri ve parestezi ve idrarda potasyum atılımının artması hiperaldosteronizmi düşündürüyor.Hipertansiyon . iliak arterler ve addüktör kanal düzeyinde süperfisyel femoral arterde lokalize olurlar. Semptomatik periferik aterosklerotik tıkayıcı hastalığın insidansı koroner aterosklerotik hastalığa göre daha azdır. Genellikle 87 .Đki yaşında bir erkek hastada inguinal herni ameliyatı sırasında barsak duvarından bağımsız olmayan herni kesesi saptanıyor. Semptomatik arteriyel lezyonlar en sık infrarenal aorta.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Derin ven trombozu 87 Đstirahat ve aktivite ile bacak ağrısı kronik arteriyel oklüzyona bağlı iskemiyi düşündürüyor. Sliding fıtıklar inguinal fıtıkların %2-3’ünü oluşturur.Diabet (Cevap B) 255. Ekstremiteleri besleyen damarlarda görülen tıkayıcı hastalıkların en sık nedeni aterosklerozdur. tromboanjitis obliterans ve median arkuat ligament sendromu gibi çöliak arterin dıştan basıya uğradığı durumlardır Tromboanjitis obliterans olarak da bilinen Buerger Hastalığında sigara hastalığın gelişimi ve ilerlemesinde en önemli risk faktörüdür Periferik ateroskleroz tüm damarları etkileyen yaygın bir olaydır. periarteritis nodaza. kapsüllü kitle saptanıyor. CT’de adrenalde kitlenin olması bunun primer aldosteronizm olduğunu düşündürüyor. kas güçsüzlüğü. Bu hastada tarif edilen herni tipi aşağıdakilerden hangisidir? A) Đnkarsere C) Sliding E) Đnterstisyel Sliding fıtıklar: Bir organ veya mezenter fıtık kesesinin duvarlarından birini oluşturur. veya inflamatuar arteriyel hastalıklara işaret eder. Arter tıkanmalarının nadir görülen diğer nedenleri: Takayasu artriti. kas güçsüzlüğü. Geniş bir indirek fıtık özellikle de yaşlı bir erkekte bulunuyorsa ve redükte olmuyor veya güçlükle redükte oluyorsa akla gelmelidir. Diğer bölgelerde de arteriyel darlıklarının bulunması genellikle diabet.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Akut adrenal yetmezlik B) Böbrek yetmezliği C) Yaygın karaciğer hasarı D) Multiorgan disfonksiyonu E) Fazla sıvı yüklenmesine bağlı kalp yetmezliği Primer ve sekonder adrenal yetmezlik belirtileri . Özgeçmişinde özellik olmayan hastanın fizik incelemesinde 390C ateş.Eozinofili (Cevap A) 258. ciddi bir komplikasyon pilefilebit’tir.Baş dönmesi .Ortostatik hipotansiyon .Ondokuz yaşında erkek hasta bulantı ve karın ağrısı yakınması ile başvuruyor. bulantı ve kusma gözleniyor.Hiponatremi . Yapılan kan biyokimyasında hipoglisemi. Bu hastada en olası tanısı aşağıdakilerden hangisidir? A) Akut kolesistit B) Üriner infeksiyon C) Akut apendisit D) Pilefilebit E) Akut kolanjit Perfore apendisit ve periapendiküler apsesi olanlarda portal vende septik tromboflebit sonucu gelişen.Bulantı-kusma . (Cevap C) 257.Anemi .2 mg/dLve idrarda 4-5 eritrosit ve 4-5 lökosit saptanıyor.Kilo kaybı .DrTus.Lökositoz .Diare. sağ alt kadranda rebound hassasiyet. hiponatremi ve hiperkalemi saptanıyor.Hiperkalemi .com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 88 aldosteronama’ya bağlı gelişen primer hiperaldosteronizmde serumda aldosteron artmış.Yorgunluk . (Cevap D) 88 .Mental depresyon . total bilirubin:4.Majör bir yaralanma geçiren 60 yaşında bir hastanın vital bulguları tüm girişimlere karşın düzelmemektedir. Fizik muayenede hastanın genel durumunu düşkün olduğu.Halsizlik . herhangi bir kanamasının bulunmadığı saptanmış ateş. renin azalmıştır. Đdrarla atılımı arttığı için serum potasyumu azalmıştır. hipotansiyon. laboratuar incelemesinde 17000/mm3 lökositoz.Đştahsızlık .

Tanı için ilk ne yaparsınız? (Nisan 97) A) Ultrasonografi B) Bilgisayarlı tomografi C) Anjiografi D) Baryumlu kolon grafisi E) Kolonoskopi Akut Divertikülit • Sol tarafta yerleşmiş bir apendisit gibi bulgu verir.5 cm çapında kitle tespit ediliyorsa hangisini yaparsınız? (Eylül 94) A) Adrenalektomi B) Sadece gözlem C) Aminoglutemid verilmesi D) Sintigrafi ile izlem E) Belli aralıklarla BT ile takip 260. diare. • En sık rastlanan semptom sol alt kadran ağrısıdır.Altmışüç yaşındaki erkek hastada sol alt tarafta ani ağrı. Sol alt tarafta hassasiyet ve defans var. * Diğer yaralanmaların son dozun üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmişse tetanoz rapeli yapılır. • Eğer divertikülitten şüpheleniliyorsa rektosigmoidoskopi. 261. 89 . kontrendikedir. Temiz minör yaralanmasında son dozun üzerinden 10 yıldan fazla.DrTus.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 89 259. perforasyon riski yaratacağı için. • Eğer tanıda şüphe varsa bilgisayarlı tomografi tanıda çok yardımcıdır. • Tanı hikaye ve fizik muayeneye dayanarak konulur. 38°C ateş ve lökositoz var. 15 yıl önce tetanoz aşısı rapeli yapılmış olan hastanın uygun tedavi protokoü aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 97) A) IM tetanoz toksoidi B) IM tetanoz toksoidi+Ig C) Aşı+penisilin (oral) D) Aşı+penisilin (iv) E) Aşı+30gün sonra rapel TETANOZ TEDAVĐ PROTOKOLÜ Önceki tetanoz aşısı öyküsü Bilinmiyor veya < 3doz 3 doz Temiz minör yara Td TIG + -† Diğer yaralar Td TIG + + - Aşıları tam olan birinin.Tarlada çalışan hastanın ayağına paslı demir batıyor.Hiçbir şikayeti olmayan 62 yaşındaki bir kişide tomografide sürrenalde 1.

Abdominal USG’de safra kesesi normal. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 00) A) Mezenterik arter embolisi B) Mekanik barsak obstruksiyonu C) Peptik ülser perforasyonu D) Safra yolları perforasyonu E) Dalak rüptürü 265. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 01) A) Akut gatrik dilatasyon 90 .Yaşlı bir hastada yemek sonrası karın ağrısı gelişiyor. 264.Serum Na+= 115mg/dL olan 70 kg ağırlığında bir hastanın Na+’nu 140’a yükseltebilmek için %0.Mide ülseri hikayesi bulunan bir hastada ani şiddetli karın ağrısı başlıyor.9 NaCl %3 NaCl RL %5 dekstroz D5%0.Otuzbeş yaşındaki erkek hasta aniden başlayan ve tüm abdomende hissedilen karın ağrısı şikayeti ile geliyor.DrTus. Fizik muayenede yaygın hassasiyet ve defans saptanıyor. Epigastriumda sistolik üfürüm duyuluyor. Karaciğerden geçerken HCO3’e dönüşür. Öncelikli tanı nedir? (Nisan 01) A) Mezenterik iskemi-anjina B) Aort anevrizması C) Kronik pankreatit D) Pankreas kanseri E) Kolon kanseri 263. ÖMD: Normal.45NaCl M/6 Na laktat Na K Ca Cl HCO 3 Osmolarite (m Osm) 154 513 130 77 167 4 - 3 - 154 513 109 77 - 28* 167 280-301 1026 273 253 407 334 * Solüsyonda laktat olarak bulunur. Karın muayenesi normal. Çekilen ayakta direk karın grafisinde karın ortasında geniş dikdörtgen şeklinde gaz gölgesi görülüyor.9 NaCl’den ne kadar vermek gerekir? (Eylül 01) A) 1500mL B) 2300mL C) 2450mL D) 3250mL E) 4500mL SIK KULLANILAN PARENTERAL SIVILARIN ELEKTROLĐT ĐÇERĐKLERĐ Solüsyon %0.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 90 262.

baz eksikliği ise 15 mEg/Lt olarak saptanmıştır.Karnın posterior ve flank bölgesinden bıçakla yaralanmış fakat şok bulguları olmayan bir kişide tanı için en yararlı tetkik aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2003) A) Radyoopak madde verilerek bilgisayarlı tomografi çekilmesi B) Yaraya katater yerleştirilip radyoopak madde verilerek röntgen çekilmesi C) Direk karın grafisi D) Lokal yara eksplorasyonu 91 . Kitle üzerinde üfürüm duyulmakta. PCO2. 25 mmHg CO2 içeriği: 10 mEq/L hesaplanan CO2 kapasitesi 14 mEg/Lt. kitle üzerine baskı uygulandığında kalp hızı yavaşlamaktadır.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI B) Hiatal herni C) Mide volvulusu D) Mide çıkış obstruksiyonu E) Midenin bursa omentalise perforasyonu 91 266.DrTus. Bu hastadaki asit baz dengesi bazukluğu ile ilgili olarak hangisi en doğrudur? (Nisan 2002) A) Metabolik alkaloz B) Kompanse respiratuar asidoz C) Kompanse metabolik asidoz D) Respiratuar alkaloz E) Respiratuar asidoz 268.Künt batın travmalı bir hastaya yapılan diagnostik peritoneal lavaj sonrasında pozitif bulgu elde edilmiş ve şok tablosunun olmadığı saptanmıştır. Bu hastada aşağıdaki tetkiklerden hangisinin yapılması tanı ve tedaviyi yönlendirmede en az yararlıdır? (Eylül 2002) A) Oral ve intravenöz kontrastlı bilgisayarlı tomografi yanığı tam kat yanık alanı %5 olan erişkin B) Tanısal laparoskopi C) Đntravenöz piyelografi D) Arteriografi E) Direk batın grafisi 270.Sokak kavgasında kasık bölgesinden delici kesici aletle yaralanan bir kişinin fizik muayenesinde ekspansil kitle palpe edilmektedir.Bir önceki (265 numaralı) sorudaki hastada kesin tanıyı koymak için aşağıdaki yöntemlerden hangisini tercih edersiniz? A) Abdominal USG B) Abdominal CT C) Ayakta direk karın grafisi D) Baryumlu radyolojik görüntüleme E) Endoskopi 267.Kronik böbrek hastası olan ve üst GĐS kanaması geçiren bir kişide pH:7. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2002) A) Hematom B) Psödoanevrizma C) Arteriovenöz fistül D) Gerçek anevrizma E) Venoma 269. standart HCO3 16 mEg/Lt.2.

com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI E) Tanısal laparaskopi 92 271. Bu ağrılardan dolayı yemek yemekten kaçınan hastanın kilo kaybı ve ishal şikayetleri vardır.Karın travmalı hastalarda yapılan diagnostik periton lavaj sıvısı incelemesinde pozitif kabul edilen aşağıdaki sonuçlardan hangisi cerrahi tedavi endikasyonu değildir? (Nisan 2003) A) Eritrosit sayısı 100. idrar çıkımı stabildir. bakteri.000 /mm3 den fazla olması B) Lökosit sayısının 500 /mm3 den fazla olması C) Safra varlığı D) Gıda partikülleri varlığı E) Amilaz düzeyi yüksekliği Pozitif peritoneal lavajn kriterleri Hücre saymnn >100000 eritrosit/mm3 olması > 500 beyaz küre/mm3 olması Safra. aşağıdakilerden hangisi ameliyat sonrası infeksiyon gelişme riskini arttıran faktörlerden biri değildir? (Nisan 2004) A) Hastanın cerrahi girişim öncesi hastanede uzun süre yatması B) Deri hazırlığında povidon – iyodin kullanılması C) Ameliyat öncesi kan transfüzyonu yapılması D) Hastanın 65 yaş üzerinde olması E) Cerrahi girişim yapılacak alanın 48 saat önce traş edilmesi 275.Yüksekten düşme sonucu künt karn travması geçiren 40 yanda bir hastada yapılan ilk müdahaleden sonra tansiyon arteriyel. nabız. göbek çevresinde özellikle yemeklerden sonra başlayan ağrısı olduğu öğrenilmiştir.24 saatte kilogram başına 1. Hastada fizik muayene bulgularının normal olduğu gözlenmiştir.Đki yıl önce koroner by-pass ameliyatı geçiren 60 yaşında bir hastanın arada bir alkol aldığı. 1 gram azota 150 kilokalori 92 .7 gram protein içeren standart aminoasit çözeltisi. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2003) A) Psödomembranöz enterokolit B) Kronik pankreatit C) Akut kolesistit D) Đntestinal obstrüksiyon E) Mezenterik iskemi B) Laparoskopi D) Ultrasonografi 274.DrTus. yemek artklar veya serum düzeyinden daha yüksek amilaz saptanması 272.Duodenal ülsere bağlı pilor obstrüksiyonu nedeni ile ameliyat edilecek bir hastada. Bu hastada intraabdominal yaralanma olup olmadan araştırmada en uygun yöntem hangisidir? (Eylül 2004) A) Laparatomi C) Peritoneal lavaj E) Bilgisayarlı tomografi 273.

30 mEq magnezyum ve kalsiyum içeren TPN uygulanan ve hiç oral almayan hastada tedavinin onuncu günü saç dökülmesi. 24 saatte toplam 50 mEq sodyum. 90 mEq fosfor. 40 mEq potasyum.com GENEL CERRAHĐ VAKA SORULARI 93 enerji verecek kadar glikoz. deride kuruma ve göz içi basınçta düşme gözlenen hastada en olası metabolik bozukluk aşadakilerden hangisidir? (Eylül 2004) A) Dallanmış zincirli aminoasit eksikliği B) Çinko eksikliği C) Vitamin A eksikliği D) Esansiyel yağ asidi eksikliği E) Klor eksikliği 93 .DrTus.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful