ancak. Cinselliğin kendisi şifadan ama Almodovar'ın ona yaklaşımı sıradışıydı. 'Yaşasın Hayat' adli bir natürmorttu. büyük bir Kahlo fanatiği olan Madonna'nın koleksiyonunda bulunuyor. 14 yaşındayken Martin Scnrsese'nin unutulmaz filmi 'Taksi Şoförü'ndeki (Taxi Driver) 'küçük fahişe' performansıyla Oscar'a aday gösterildi. Lucy. Gösteri dünyasıyla ilk tanışması. Frida'nın da evlilikleri sırasında başka erkekler ve kadınlarla da ilişkisi oldu. Oyun ve çocuk kitapları da yazan Daldvvin. Harlem'de genç bir vaiz olarak yaşadıklarını anlattığı bu kitapla elde ettiği başarıyı. yapay yollardan dünyaya getirdiği iki erkek çocuğun babasinin kim olduğunu açiklamadi. keder ve mizahla yoğrulmuş bu öyküler ileride onun sinemasını besleyecekti. Bir yıl sonra 1933'e kadar yaşayacakları ABDye gittiler. Jodie Foster 1962'de Los Angeles'da doğdu. 32 ameliyat geçirdi. Kendi deyişiyle 'aldığı kötü eğitim yüzünden Tanrı inancını kaybeden 'Pedro'nun yeni ilahı sinemaydı. Dabasını hiç tanımadı. 'Ne Zaman Gitti Tren' romanını İstanbul'da yazmıştı. başrolünü de oynadiği 'Küçük Adam Tate' filmini yönetti. İleriki yaşlarında. Birçok işte çalıştı.Frida Kahlo Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon. İlk romanı 'Git Onu Dağda Anlat' 1953le basıldı. incelemeci ve oyun yazarı olarak da en büyük isimlerinden biri olan Baldwin. 1929da evlendiler. Tam bir yıl sonra. Frida. insan hakları savunuculuğu ve irkçiliğa karşı yazılarıyla tanınan James Daldvvin. Daldwio. . Frida'nın 79 tablosundan 50'si bugün. 6O'ların sonuydu ve diktatörlük tüm ezici gücüyle halkın omuzlarındaydı. Aynı yıl Frida Meksika Komünist Partisine üye oldu. Hew York'un Harlem bölgesinde 1924de doğdu. bir sene sonra yeniden evlenerek Frida'nin çocukluğunu geçirdiği Mavi Eve yerleştiler. Sağlık sorunlarına Rivera'nın sadakatsizliği de eklenince 1939 yılında boşandilar. 1939'daki Paris sergisi ile büyük övgü aldı. Acının ve gerçeğin devrimci ressamı. Bir yıl sonra. Dokuz kardeşin en büyüğüydü. General Franco'nun Sinema Sanatları Okulu'nu kapattırması üzerine hayalkırıklığına uğradı ama "Madem filmcilik dilini öğrenemiyorum. Almodovar'ın 'Patty Diphusa Hikayeleri' adlı bir de kitabı bulunuyor. 10 yaşındayken Napoleou and Samantha' filmiyle sinemaya adım atti. Guggenheim. Bugün Amerikan 'kara' edebiyatının. 1988de 'Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar' geldi ve yönetmene Yabancı Dilde En İyi Film Oscar Adaylığının yanında büyük bir gişe başarısı da getirdi. Hem deneyim kazandı hem de çeşit çeşit yaşam öyküsü biriktirdi. Altı yaşındayken çocuk felci geçirdi. İnişli çıkışlı Özel yaşamı ve politik görüşleriyle aykırı ve ayrıksı bir kadın. Ayni yil. temmuz ayinda sağ bacağı kesildi. Meksikalı Michalangelo olarak anılan ressam Diego Rivera'yla tanışmasını sağladı. 1995 yilinda 'Yilbaşi Tatili' ile ikinci kez kamera arkasına geçen Foster yapimciliğini da üstlendiği 'Nell' ve 1099 yapimi 'Temas' ile Altin Küre'ye aday oldu. hatta erkek cinselliğine karşi bedeni ve zekasiyla sinema dünyasinin en güçlü kadinlarindan biri oldu. Bunu bir yıl sonra 'Tom Sawyer' adlı film izledi. Pedro Almodovar 1949'da İspanya'da doğdu. Ayni yil 'Genç Kiz ve Kral' ile 2002 yilinda 'Panik Odasi'ni filmografisine ekledi. Henüz on altısında tek başına ve beş parasız Madrid'e yerleştiğinde tek bir hayali vardı: Sinema eğitimi alacak ve film çekecekti. Luis Dunuel ve Carlos Saura'dan bu yana İspanya'nın yetiştirdiği en başarili sinemacı olarak anılan Almodovar. Cinselliğini kullanmadan. Foster. Meksika devriminin gerçekleştiği 7 Temmuz'u (1910) doğum günü olarak ilan edecekti. Acılarını unutmak için resim yapmaya başladı. öykü ve denemelerden oluşan 'Adımı Kimse Bilmez' ve 'Yerli Bir Çocuğun Notları' okurlarla buluştu. Ardında bıraktığı son tablo. Snn olarak içerideki Adamla kariyerinin en iyi oyunlarından birini verdi. Fırtınalı bir evlilikti bu. 1993'te çektiği 'Kika'. 1988 yılı Foster için bir dönüm noktasıydı. James Baldwin Cinsellik ve kimlik konularını işleyen romanları. Hollyvvood geleneğiyle İspanyol geleneğinin bir harmanıydı onun tarzı. Sanıkta canlandırdığı tecavüz mağduru rolü ona ilk Oscar'ını getirdi. 1970'te John Herbert'in 'Of Fortune and Men's Eyes' oyununu 'Düşenin Dostu' adıyla Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosunda sahneledi. 1907 de Mexico City'de doğdu. ben de temel prensiplerini öğrenirim" diyerek sinema yolculuğunu müjdeleyen başlangıcı yaptı. Dram. Asıl adi Alicia Christian Foster. Sekiz yaşına kadar 40'tan fazla reklam filminde göründü. bir tecavüz sahnesi yüzünden ABD'de gösterim izni alamadı ama 1999 tarihli 'Annem Hakkında Her Şey' ödül rekoru kırdı. dört yaşındayken rol aldığı reklam filmiyle oldu. bir eşcinsel aşk öyküsü olan 'Giovanni'uin Odası' ile pekiştirdi. 1938'de New York'ta açtığı sergi ona büyük ün getirdi. The New Leader. İlk filmi 'Pepi. Partisan Review ve Ford Vakfı gibi birçok edebiyat ödülü kazandı. bir taraftan da yazmaya başladı. Bom' 1980de izleyici karşısına çıktı. Sosyal yaşamini sir gibi saklamayı bilen Foster. 13 Temmuz 1954'te. 1953 yılının nisan ayında Mexico City'de bir kişisel sergi açtı. 20051e 'Uçuş Plaui' ile Foster bir filmi tek haşina götürebileceğini bir kez daha kanitladi. travestilerden nevrotik ev kadınlarına. sevgilisi de olan Rus devriminin önde gelen isimlerinden Lev Troçki'ye düzenlenen suikastin ardından suikastçı ressam Sinueiros'un arkadaşı olması nedeniyle sorgulandı ve ülkesinden ayrıldı. Lise öğreniminin ardından küçük işlerde çalışmaya. Aynı yıl fotoğrafçı Sedat Pakay bir Daldwin belgeseli hazırladı. James Baldvvin 1987 yılında Fransa'da mide kanserinden yaşama veda etti. bir bacağı sakat kaldı. Jodie Foster tek haşina çiktiği zirvede erkeklere rağmen kalmayı hep başardi. akciğer ambolisinden yaşama veda etti. 6 Temmuz günü doğmuş olmasına rağmen. yalnızca romancı olarak değil. Resim merakı. Üç yil sonra 'Kuzuların Sessizliği' ile ikinci Oscar'ini kucakladi. 19 yaşında geçirdiği trafik kazası ise bütün hayatını değiştirecekti.. Rosenwald. 19631e yayınlanan romanı Bir Başka Ülke' eleştirmenlere göre 'edebi bir patlama'ydı. Omurgası ve sağ bacağında hiç dinmeyen bir acıyla yaşamaya devam etti. annesinin o üç yaşındayken evlendiği fabrika işçisinin soyadını aldi. kabiliyetsiz teröristlerden uyuşturucu satıcısı rahibelere kadar her çeşit insanı konu ve konuk ediyor filmlerinde. The Nation.. Commentary ve Partisan Review gibi dergilerde kitap tanıtım yazıları ve denemeleri yayımlandı.

2 9 mahmut şefik nil .4 5 güzin yamener ."Oynama şıkıdım şıkıdım." 3 2 .3 1 kürşad kahramanoğlu .5 1 gözüm abla 52-53 kadın kadına öykü yarışması birincisi: dambırık .Sanat Tarihi Boyunca Homoerotizm 4 9 .glbt gündeminden DOSYA: Fobim var Homo cinsinden homofobi karşıtı buluşmadan.. Homofobi Karşıtı Eğitim 2 7 .Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar Forumu 36 37 38 39 gülsüm depeli . Terapistler..Sanatta Homofobik ve Cinsiyetçi Dil ve Göstergelerin Kurulumu 4 6 .Homofobi.Basın 'eşcinsel mücadelesini' nasıl çerçeveledi? 4 0 .cins(iyet)e ihanet 1 8 .Gruplararası İlişki ve Ayrımcılık İdeolojisi Olarak Homofobi aksu bora .4 1 murat Cömert . melek göregenli .Futbol 3 4 ."ne yanlış ne de yalnızsınız!" burcu ersoy .Zorunlu Heteroseksüellik Bir İnsan Hakkı İhlalidir 6-13 15 16 17 erinç seymen ..Ruhsağlığı ile İlgili Destek İsteyen GLB Bireyler ve Aileleri ile Çalışmak 2 2 .3 3 yasemin öz .Eşcinsellere Yönelik Sosyal Hizmetler oya aydın .Homofobi.ayrı 5 4 .Ataerki.kutluğ ataman: "Nerede saklıyorsan çıkar ortaya şu çocuğu" 5 6 .5 5 uğur yüksel .Eşcinsel Arzuyu Adlandırma ve Sınıflandırmaya Tarihsel Bir Bakış 4 2 .5 9 alışveriş sepeti 60-63 .2 6 nesrin yetkin .Çalışma Hayatında Eşcinsellik yeşim başaran .Eşcinselliğin 'tedavisi' yok ama homofobiden kurtulmak mümkün! 3 0 .2 1 şahika yüksel .3 5 sema buz ..4 8 taner ceylan .

.

emeğimiz.. keyfi gözaltılar/ ve haksız cezalandırılmaları saymıyoruz bile... Sulh Ceza Mahkemesince matbaadan geldiği gün el konuldu. 'homofobi' ile. biz olanca gücümüzle bağırıyoruz. görünür olma çabamızdı 'toplatılan' ve 'el konulan'. eşcinsellerden ve eşcinsellikten kormakla açıklanabilir. Bursa Gökkuşağı Derneği'nin Bursa'da düzenlemek istediği yürüyüşte eşcinsellerin linç edilme tehlikesiyle burun buruna gelmesi ise bardağı taşıran son damlaydı.. Derginin toplatılmasından birkaç gün sonra da Gökkuşağı ve Lambdaistanbul derneklerinin kapatılma girişimi haberi geldi.. Yukarıda saydığımız olaylar olmasa bile başka şeyler yaşanacaktı ve 'Homofobi' sayısının gerekliliği yine de değişmeyecekti. İstanbul.. Mayıs 2006'da Ankara'da ilkini gerçekleştirildiğimiz "Homofobi Karşıtı Buluşma"dan kalanlar bu dönemde çıkardığımız derginin dosya konusu oldu. Sözümüz. Yani. Gelecek sayıda buluşmak dileğiyle. sayımız 'pornografik' bulundu ve dağıtımı engellendi." gibi bir açıklama yazılıydı gelen kağıtta ama hangi resim ya da yazı 'ahlak'ı bozuyordu anlayamadık. Hiç kimselere ulaşamadan dergimiz karanlık odalara tıkıldı. o da olmuyorsa mutlaka en az bir tane. erkeklerin bir türlü doyurulamayan arzularına yönelik 'pornografik' görsellerle yayın yapmaktan kaçınmayan televizyonlar. Her gün homofobiyle yaşıyoruz çünkü. gizli ya da aleni eşcinsel düşmanlığının son bulması için. Merhaba.Kaos GL'den korku ruhları kemiredursun. Uzak kalmamızın nedenleri vardı. Türkiye'de devletin LGBT örgütlenmelerine karşı takındığı bütün bu engelleyici tavrın nedeni.. Bursa. Dahası bu 'ahlak' nasıl bir şeydi? Kimin ahlakıydı? Üstelik birkaç yazı ve bir o kadar görselle nasıl bozulabiliyordu? Her gün yazılı ve görüntülü medyada karşımıza çıkan pek çok yazı ve fotoğraf 'ahlak'in ayarını bozmuyordu da Kaos GL'nin dergisi nasıl bir yıkım yaratıyordu bu 'hassas' dengeler üzerinde? Her hafta kapaklarına taşıdıkları kadın bedenlerini birer arzu nesnesi olarak kullanıp tiraj patlatmaya meraklı dergiler. Pornografiyi çeşitli meslek grupları ve örgütlülüklerden yazarların kaleminden tartışmayı ve tanıştırmayı amaçladığımız 28. hiç kuşkusuz. İzmir ve Mersin'de travesti ve transeksüellere yönelik sürdürülen sistematik saldırıları. Hoş... Ankara. Başkalarının korkusu ruhlarını kemiredursun.. Maddi imkansızlıklar içinde çıkardığımız Yaz 2006 sayısına Ankara 12. gazeteler neydi peki? Genel ahlak hangi bedenlerin teşhirini hiç ses çıkarmayarak meşru kılıyordu ve hangilerini müstehcen buluyordu? Bu sorular hâlâ yanıt bekliyor. Gerekçe gösterilmeden hem de. "Pornografi dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin 'genel ahlakın korunması' açısından aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla. Uğur Yüksel .

İfade özgürlüğü kapsamında olması gereken söz hakkı. Hakim Tekman Savaş Nemli. Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nun kararında "'Pornografi' dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin 'Genel Ahlakın Korunması' açısından aykırılık teşkil ettiği" ifadesi kullanılıyor. açıktır ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gey ve lezbiyenlerin ifade özgürlüğüdür. henüz dağıtımı yapılmadan yasaklanmasıyla ilk kez karşılaşıyor. Kaos GL. cinselliğin de sadece pornografiyle eş görülmesine karşı söz üretip mücadele ediyor. bu ifadede hangi resim ve yazıların hangi gerekçelerle sakıncalı bulunduğu ve yasaklanması gerektiği belirtilmiyor. Sulh Ceza Mahkemesinin kararınca. Şimdi. 24 Temmuz günü el konuldu. Meltem Arıkan. Hasan Bülent Kahraman. fotoğraf sanatçısı Bikem Ekberzade'nin de katkıda bulunduğu dergide pornografinin eşcinsellikle ilişkisi irdeleniyor. Pornografinin sorgulandığı ve alanında uzman kalemlerin yazı ve görüşleriyle katkıda bulunduğu dergi "pornografik" bulunarak toplatıldı. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu kararıyla kapalı zarfın içinde dağıtılmıştı. Bu örneklerin haricinde Kaos GL Dergisi herhangi bir soruşturma ve uygulamayla yüz yüze kalmamıştı. geylezbiyenler açısından aynı zamanda var oluş mücadelesi anlamına geliyor. cinsiyetçi bir zihniyetle kadın bedeni üzerinden. sayısına. gey-lezbiyen cinselliği üzerinden pornografinin bilimsel. 1999'un sonunda yasal kaydını yaptırdığında. Güner Kuban. eşcinseller değil. Mehmet Bilal Dede. . Değişmesi gereken. 24 Temmuz Basın Bayramı kutlu olsun! değişecek! 6 Ali Erol Türkiye'nin tek eşcinsel dergisi Kaos GL'nin Yaz 2006 tarihli 28. "28 sayılı nüshasının 'pornografi' dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin 'Genel Ahlakın Korunması' açısından aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla TALEBİN KABULÜ ile adı geçen derginin ilgili sayısının soruşturmaya esas olmak üzere TOPLATILMASINA ve EL KONULMASINA" karar verdi. Eşcinseller değil 'genel ahlak' değişecek! 24 Temmuz Basın Bayramı'na denk gelen bu "sürpriz" karar ve uygulama. cinsiyetçi ve homofobiktir. yazarların. "genel ahlak"tır! Pornografi değil ama pornografiyi eleştirmek ve sorgulamak yasak! Bugün. Yazar Ahmet Tulgar. Kaos Geyve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği adı altında dernekleşen Kaos GL. Ancak. Karar. Ankara 12. Kaos GL Dergisine 24 Temmuz Basın Bayramı hediyesiydi! Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'ndan Cumhuriyet Savcısı Metin Sezgin'in 21/07/2006 tarih ve 2006/1708 Basın Soruşturma sayılı yazılı talebine. feministlerin ve gey-lezbiyen bireylerin kendi durdukları yerden "pornografi"yi irdelemeleri ve sorgulamaları yasaklanmış oluyor. Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi raporuyla "pornografik/muzır" bulunmamıştı. Bu karar. günlük basında sıradan bir ifade ve görüntü olarak sunulan malzemeler sorun olmazken. derginin yasal kaydının ardından çıkan iki sayısı. Sulh Ceza Mahkemesince matbaadan geldiği gün. Fatih Özgüven. Eylül 1994'te fotokopi ile yayınına başlayan Kaos GL Dergisi. ancak. Bir yıl önce. derginin matbaadan geldiği gün. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi ve Ankara 12. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının. kültürel ve sanatsal eleştirisi. ifade özgürlüğünü engellemeye yönelik bir çabadır. sorgulanması ve irdelenmesi "genel ahlak"a aykırı bir yaklaşım olarak değerlendirilip yasaklanmıştır. en başından bu yana eşcinselliğin sadece cinsellikle. akademisyenlerin. "Genel Ahlak" ablukasıyla boğulmak istenen. ressam Taner Ceylan. sanatçıların.Eşcinseller değil.

Dr. Sanatçý-Yaza r "Hâlâ lezbiyen sanýlmamak için 'queer' teoriyi ciddiye almaya korkan feministler. açýk olan .Pornografik dünyaya hoþ geldiniz! 'Ahlaksýz' dergi Kaos GL'nin toplatýlan Pornograf i baþlýklý 2 8 sayýsýnýn . ayrýmcýdýr. Bilimse ve toplumsa l kaygýlarla konuþsak da iki dudaðýmýzýn arasýnda l hep bir iðne var sanki. Yaza r "Örtülü olan sanattýr. burada homofobi olarak tezahür eden þeyin baþka alanlarda baþka þeye duyulan fobi olarak ortaya çýkacaðýný. Böylece içine girdiðimiz çað büyük bir 'röntgencilik' büyük bir 'dikizcilik' çaðýna dönüþüyor. kendini var etme savaþý veren bir alt kültür için önemli bir yer tutuyor . Hoþgörüsüzlüðe karþý ortak tavýr zemini. Örtülü olan. Halk Saðlýðý Öðretim Üyesi "Bu sorun benim gibi cinsel saðlýk alanýnda çalýþanlarýn yýllardýr yaþadýðý sorunlarla özde ayný. çýktýðýný unutmayalým. Yazar "Cinselliðinizi yaþayamýyorsanýz. bunun fazla ayrýntýsýna girmememiz istenir vb . Ama üzülecek bir þey yok doðrusu. izleyiciyle arasýna mesafe koyar. açýk olansa pornografi. pornografik dünyaya hoþ geldiniz! Ressam olarak resim yapma eylemim tam da bu tanýmýn içine oturuyor. homofobinin nasýl bir ayrýmcýlýk ideolojisi olduðunu ve ayrýmcýlýðýn ince hallerinin nasýl hayata geçirildiðini gösteriyor." Akademisyenle r ne dedi? Melek Göregenli. suç ortaklarý ne dedi? Fatih Özgüven." Tane r Ceylan. eleþtirme ve tartýþma hakkýnýn sýnýrlarýný belirli gruplara yönelik olarak özel olarak belirlemekte. Homofobinin de sonuçta her türl ü fikre ve yaþama tarzýna 'fobik' yaklaþan bir zihniyetin parçasý olduðu. Kimseyle paylaþmadýðým en mahrem aným." . Ne zaman HlV'in bulaþmamasý için cinsellikle ilgili konularý biraz rahat konuþsak ahlak dýþý iliþkileri özendirmekle suçlanýrýz. Eðer bazý olgularý tabu yaparsanýz bu tabularýn zaman içerisinde. Bu gizemin kýþkýrtýcýlýðý pornografik olduðu kadar kutsa da.9 heteroseksüellere hitap etmesi yine beyin hücrelerimde aðýr tahribat a yol açan sinir durumlarda n biri. engellemektedir. iyi bir dergi olan Kaos GL'ye geçmi þ olsun diyorum ve onun böyle bir zemini oluþturacaðýný umut ediyorum. Yazar "Kaos GL'nin son sayýsýnýn yasaklanmasýný þiddetle kýnýyorum ve 'kýnamak' lafýnýn yetmediði bu noktada düþünce özgürlüðüne samimi olarak inanan herkes ortak bir zeminde birleþmelidir. cinsellik etken ve edilgenlik tanýmýnýn içinde kýsýlýp kalmýþsa bedenler sizin için malzeme olmaktan öteye gitmez ve pornografinin tüketim alanýna ihtiyaç duyarsýnýz. Sokaklardaki afiþ reklamlarda ise kadýn bedeninin asýl reklam ürününden daha çok ön plana çýkarýlmasý ya da yüzde 99. Sosyal Psikolog "Bu yaklaþým." Hasan Bülent Kahraman. Keþke her þey çok iyi olsaydý da ben de muhafazakar olsaydým. kapaklara þöyle bir baktýðýnýzda þehvetli ve seksi kadýn pozlarýyla donanmýþ dergi kapaklarýnýn çokluðu dikkatinizden kaçmayacaktýr. geyliði-lezbiyenliði-biseksüellið i bir tercih olarak gören akademisyenler ve pornografi deyince sadece bedenin metalaþmasý diye kalan yazarlar var. nasýl hayal edeceðimiz ve nasýl yaþayacaðýmýz üzerindeki tasarruf hakký. dergi çýkarabilirle hatta heteroseksüellerin fantezilerini süsleme hizmeti kapsamýnda pornografinin nesnesi r de olabilirler ama pornografi üzerine düþünemezler çünk ü bu 'genel ahlak'a karþý isyana kalkýþmanýn belirtisidir ve tehlikelidir. Bu büyük kitle nasýlsa kendisine bir yol bulacaktý." Övül Durmuþoðlu. Bu yaklaþým homofobikti r çünkü insanlarý cinsel yönelimlerinden ötürü kategorize etmekte ve ýslah etmeye kalkýþmaktadýr. yaþamsal dinamiklerin de izin verdiði oranda bir çatlak bulmasý ve kendini ifade etmesi kaçýnýlmazdýr. ayrýca hep sözü edilen demokratikleþme sürecimizin ne denli içselleþtirilmemiþ olduðu üzerinde bir kez daha düþünmemize yol açýyor. çevresinden soyutlanan." Meltem Arýkan. Kaos GL "Çeþitli dergilerin satýldýðý bir mekana gidin. Eþcinseller örgütlenebilir . Genel ahlak yani iktidarýn nasýl düþüneceðimiz. izleyiciyle arasýndaki mesafeyi bertaraf eder. heteroseksüellere ya da açýkça farklý cinsel yönelimleri olduðunu ilan etmemiþ olanlara tanýdýðý 'pornografiyi tartýþma hakký'ný eþcinsellere tanýmamaya kalkýþýyor. Yazar-Sanat Eleþtirmeni "Gitgide yalnýzlaþan." Tuðru l Erbaydar.. Ne zaman doðum kontrolü bilgisinin evli olmayan gençlere verilmesine çalýþsak. tarih ya da baþka bir þey. þimdiye kadar olduðu gibi bundan sonra da bu anlayýþ en azýndan vicdaný olanlarýn nezdinde mahkum edilecektir ve eþcinseller deðil bu pornografik ayrýmcý genel ahlak anlayýþý deðiþecektir. Türkiye'de pornografi. Kaos GL "Pornografi. sinema.." l Adnan Yýldýz. iletiþim olanaklarý daralan bir insanlýk var karþýmýzda. Tam da ayaklarý üzerinde yeni yeni doðrulmaya baþlayan. diye düþünüyorum." Onur Erol. içine kapanan. istediðimiz þeyi tartýþmanýn biçimi bize kolluk kuvvetleri ve yargý tarafýndan dayatýlmamalýdýr. Doç. çünkü düþünme. Sanatçý "Gerçekten mahrem bir alanda geziniyorsanýz.. Bu haliyle muhafazakarlýk sadece statükonun devamýný istemek anlamýna geliyor. Ýçerdiði bütün soðukluk ve donukluða karþýn (çünkü arzuyla aramýzda ekran var) internet bu kapýyý aralýyor." 7 Anýl Ünver.

Milletvekilleri eşcinsellik. Mısır'da bir bağımsız milletvekili. iki yıldır beyin tümörüyle mücadele ediyordu. Ankara. huzur ve refahın gelişmesine bireysel. bir Pentagon sözcüsü de 'belgenin yeniden gözden geçirildiğini' aktardı. kültürel hayat ve davranışlarıyla katkıda bulunabilmelerine destek olmayı amaçlıyor. Tahran'daki bir kültür merkezinde davetli 100 kişiye gösterilen 40 dakikalık film.'nin 'bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten insan öldürmek' suçundan müebbet hapis. Kabak Koyu'nda gerçekleşti. 112 meslektaşının eşcinsel sahnelerinde sansür istediği 'Yakupyan Apartmanı' filminin mecliste 'görüşüleceğini' söyledi. ABD Savunma Bakanlığı'na ait bir belgede. eşcinsel evliliklerinin yasal olduğu İspanya'da yaptığı konuşmasına. lezbiyen. İstanbul. Papa. "Vicdani Ret Bir İnsan Hakkıdır" başlıklı yazısı nedeniyle hakkında 'halkı askerlikten soğutmak'tan üç yıl hapis istemiyle dava açılan gazeteci Perihan Mağden beraat etti. inanç ve normal bir toplum gibi değerleri savunmaktır. Protestocu 'Yeni Sağ' adlı grup yaptığı açıklamada "Amacımız aile. şüpheli Ferhat B. güzün madisi "Homoseksüeller. Gazeteciliği. gey. terör ve yolsuzlukları konu edinen filmin Mısır'ın adını lekelediğini iddia etti. Var mı aslı astarı?' sorusuna böyle yanıt verdi. Gazeteci Abdülbaki Koşar'ı bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Ferhat B. Fezlekede. Alaa el Asvvani'nin aynı adlı romanından uyarlanan film.) . 32 bıçak darbesi sonucu hayatını kaybetmişti. toplumsal. Bursa. Papa 16. Bunu ispatlamak mümkün mü? Ortaya bir iddia atıyorlar o kadar. Asena. Homoseksüellerin yürüyüşünün amacı ise homoseksüel yaşam biçimini Romanya'ya zorla kabul ettirmektir" dedi. Adını Alain Berliner'in 1997 tarihli "Pembe Hayat" (Mavieen rose) adlı filminden alan derneğin sloganı da "Pembe bir hayat istiyoruz". eşcinselliğin 'akıl hastalıkları' kategorisinde değerlendirildiği ortaya çıktı.Ankara'nın İlk travesti ve transeksüel derneği 'Pembe Hayat' 30 Haziran 2006 tarihinde resmen kuruldu. İslam devriminin lideri Ayetullah Humeyni'nin çok az bilinen bir fetvasından geldi. Bir de hassas bir konu. Romanya'da 4 Haziran'da 2. ülkede Haziran ayında gösterime girmişti. evliliğin kadın ve erkek arasında yapılması gerektiğini vurguladı. 30 Temmuz sabahı yaşama veda etti. Aksaray. Polisin de dahil olduğu kargaşada yüzlerce kişi gözaltına alındı. Kaos GL. İzmir ve Arjantin'den katılımcılar vardı." (Tarkan. çıkıp maço bir laf edeceğim. Hadi herkes memnun olacaksa buradan cevap vereyim: Ben eşcinsel değilim! Daha ötesinde ne diyebilirim?" (Özcan Deniz 'Hakkınızda eşcinsel dedikoduları da yapıldı. girişte ücretsiz kayganlaştırıcı ve HIV/AlDS'le ilgili bilgilendirici broşürler dağıttı. Adli tıp raporuna göre Koşar. iki ucu şekerli değnek. doğuştan cinsiyetleri kendi görünümleriyle çelişen "hastalar" için son çarenin cinsiyet değiştirmek olabileceğini söylemişti. Humeyni. Hakkında fezleke düzenlendi. GayFest kapsamında yürüyen gey ve lezbiyenler radikal dinci Ortodoks Hıristiyanların saldırısına uğradı. biseksüel. çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyleler ama bu insanlar psikanalizle kendilerini düzeltebilirler. Mahkeme. yazıyı düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü kapsamında eleştiri olarak değerlendirdi. Kaos GL Derneği'nin eşcinseller için düzenlediği yaz 'Uluslararası Gökkuşağı Yaz Kampı' 3-9 Temmuz 2006 tarihleri arasında Fethiye. Dokuz Kongre üyesi. travesti ve transeksüllerin. HIV/AIDS Önleme ve Destek Projesi kapsamında desteklenen "Gökkuşağı Projesi"nin ilk partisi 29 Temmuz Cumartesi günü Blue Bar'da gerçekleşti. eşcinsel varoluşlarını gerçekleştirmelerine ve kendilerini yetiştirerek toplumsal barış. Benediktus. 'nitelikli yağma' suçundan da 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. psikanalizden sonra bu kadar 'düzelebildi') "Ben o konuyu cevaplamaya çalıştıkça. Eşcinselliğin idamla cezalandırıldığı İran'da. "Kilisenin hayır demesi gereken birçok konu var" diye başladı. İranlıların cinsiyet değiştirme ameliyatlarına bakışını anlatıyor. Papa. İzin. konu saçma sapan büyüyor. Dernek. Eşcinsel eylemler Romanya'da 2002 yılından beri yasal. Ama biz asıl o 'maço yanıt'ı merak ediyoruz. travesti ve transeksüellerin sorunlarına eğilen bir belgesel filmin gösterimine 'bir kere' olmak koşuluyla izin verildi. İspanya'nın Valensiya kentinde yönettiği ayinde İspanyol lardan geleneksel aile değerlerini korumalarını istedi. Söz konusu belgede eşcinselliğin 'zihinsel gerilik ve kişilik bozukluğu' listesinde yer almasına siyasetçiler de tepki gösterdi. garip olacak. 2003'te yeniden 'geçerli' onayı alan belgenin geri çekilmesi için Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e mektup yazdı. dergi yöneticiliği ve köşe yazarlığının yanı sıra 'Kadının Adı Yok' adlı satış rekorları kıran kitabıyla da kadın özgür-leşmesinin simgesi haline gelen Duygu Asena. Kampta Mersin. Geylerin de rencide olmayacağı bir cevap vermek lazım.

.

dance. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Mine Gencel Bek'in Türkiye'de yayınlanan 4 büyük gazetede 10 ay içinde yayınlanan toplam 18 bin 310 haberi incelediği araştırmada. travesti ve transeksüellerin kalabalık gruplar tarafından planlı ve sistematik şekilde saldırıya uğradığını söyledi. . travesti ve transeksüellerin hak ve özgürlüklerine saygı duyulmasını. cinsiyetinin erkek olarak değiştirilmesine izin verilmesi ve bunun nüfus cüzdanına geçirilmesi istemiyle açtığı davaya ilişkin Yargıtay kararında. İkincilik ödülü 'Roman Ateşi'ne verilirken. beşinci sırayı yüzde 10. Son zamanlarda travesti ve transeksüellere yönelik artan şiddet olaylarını protesto etmek amacıyla 18 Haziran Cumartesi günü Ankara'da buluşan eşcinseller. Guangdong'da 20 AİDS hastası ile 500 HIV pozitif mahkum bulunuyor.' Numan Kurtulmuş'a buhran sebebiyle acil şifalar diliyoruz.org. nisan ayından beri Eryaman'da. 6. dördüncü sırayı yüzde 14 ile gey. Bütün dünya insanları büyük bir buhranın içerisindedir. Çin'de HIV/AIDS taşıyan mahkumların ülkenin güneyindeki Guangdong eyaletinde yeni yapılacak iki özel cezaevinde toplanacağı açıklandı. 'erkek dış genital organlarına sahip olmadığı' gerekçesiyle reddeden yerel mahkemenin kararını bozdu. Darren Hayes internet sitesinde yaptığı açıklamada. Aile kurumu çökmektedir. Kaos GL'li Kadınlar'ın düzenlediği Kadın Kadına Öykü Yarışması sonuçlandı." Şiddetten Arınmışlık Antrenmanı 5-11 Haziran 2006 tarihleri arasında İzmir Gümüldür'de gerçekleşti. Ben vaktiyle. Yine AB'de gey ve lezbiyen evlilikler serbest hale geldi.7 ile travesti. cinsiyet değiştirmek isteyen bir kadının açtığı davayı. Kurtuluş Parkı'nda buluşan grup Yüksel Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı'na kadar sloganlarla yürüdü. Diğer ödüller için: www.8. Yürüyüş sırasında göstericileri taşlayan aşırı milliyetçi bir grup. Aile değerleri yok ediliyor. Bursa gibi pek çok ilden eşcinseller katıldı. üçüncülüğe de 'Vapurdaki Kadın' adlı öykü değer bulundu. maddesi uyarınca. Evlilik artık bir sözleşme gibi yapılmaktadır.5 ile lezbiyen. İstanbul Maltepe'de 50 kişilik bir grup Tem Otoyolu'nda fuhuş yapan travestilere karşı eylem yaptı. davacıya cinsiyetini değiştirmesi gerekli ilk operasyonun yapıldığı da kaydedilerek şöyle denildi: "Davacıya cinsiyet değişikliği için ikinci operasyonun da yapılıp 'Sağlık Kurulu Raporu' sunması için imkan tanınması gerekirken. Antalya." (Televizyon Makinası' starı Hakkı Devrim'in irkilten yorumu.) "Kadın kılığında gezen eşcinsel erkekler biliriz. Eşcinsel evliliğinin kabul edildiği bir çağda yaşadığından ötürü kendisini şanslı hissettiğini belirten Hayes. eşcinsellere yönelik şiddetin önlenmesi istediler. bu hükümet zamanında bu evliliklerin serbest hale getirilmesini isteyecektir. bunun yaşamındaki en anlamlı olay olduğunu söyledi. Lambdaistanbul'un düzenlediği eylemde." (Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı 'Prof. tartıştıklarında da evlerini basmaya kalkıştıklarını iddia etti. Şiddetsizlik ilkelerinin güçlendirilmesi ve ütopyaların gerçekleştirilmesine yönelik yapılan çalışmaya Ankara. Eli sopalı grup travestilerin kendilerini tehdit ettiğini. Buna göre. Kadının Medeni Yasa'nın 40. artık normal bir şey gibi gösteriliyor. Biseksüel kavramının kullanılma oranı ise yüzde 0. Yargıtay. ilk kez yasal olarak Polonya Parlamentosu binası önünde başladı. kolunda çantasıyla böyle bir köy delikanlısı görmüştüm Tünel'de. Rosa's Tanzbar. Basın açıklamasının okunmasıyla son bulan eyleme İstanbul. Yürüyüşe eşcinsel. haberlerde kullanılma sıralamasında yüzde 42. esrar gibi maddelerin kullanımı hızla yayılıyor. "Kalbimin I güvende ve hoşnut olduğu bir yerdeyim" diye konuştu.kaosgl. İkinci sırayı yüzde 16. Eskişehir. haberlerde kullanılan kavramlara göre kategorize edildi. ABD'de 22 Temmuz'da sona eren "Gaygames"in ardından. Birçok insani temeller unutuldu.) Dağılan Avustralyalı müzik grubu Savage Garden'ın eski solisti Darren Hayes.7 ile transeksüel alıyor. liberal ve insan hakları savunucusu 3 bin gösterici katıldı. Uluslararası Eşitlik Dans Turnuvası Viyana'da 23 Eylül 2006 tarihinde gerçekleşecek. Sistadance. Aralarında kadın örgütleri ve insan hakları örgütlerinden katılımcıların da bulunduğu grup. Avusturya'da eşcinsel çiftlere yönelik düzenlenen ve çeşitliliğin bir simgesi olan dans turnuvasına bu yıl da Avrupa ve Amerika'dan çok sayıda eşcinsel çiftin katılması bekleniyor.güzün madisi "Dünya'da uyuşturucu.1 ile ilk sırada. üçüncü sırayı yüzde 15. Devlet medyasına göre. Rainbow Dancers gibi Viyanalı dans gruplarının oluşturduğu ortak platform tarafından düzenleniyor. Dr. iki yıldır birlikte olduğu erkek arkadaşıyla evlendiğini açıkladı. Outgames'de 100'den fazla ülkeden 15 binin üzerinde atlet 37 dalda yarıştı. cinsel yönelimlerle ilgili haberler. Şiddetsizliğin içselleştirilmesine yönelik antrenmanların yapıldığı çalışmada antrenör adayları oyunlar ve egzersizlerle şiddetsizliğin ilkelerini birlikte belirledi. davanın reddi doğru bulunmamıştır. Yarışmada birinciliği 'Ayrı' ve 'Lilith'e Göre Yaradılış' adlı öyküler paylaştı. Fuhuş. Türkiye'de bile zina serbest hale getirildi. 'eşcinsellik'. Turnuva. Richard Cullen ile 19 Haziran'da Londra'da evlendiğini. Diyarbakır. polis tarafından gözaltına alındı. Resis. Bu sene ilk kez düzenlenen yarışmaya 'kadın kadına yaşanan mutlu aşkların' anlatıldığı öyküler katıldı. İrkildiğimi hatırlıyorum. lezbiyen. benzer ama 'alternatif bir gey olimpiyatı olan "Outgames" Kanada'nın Montreal kentinde gerçekleştirildi. Özellikle AB'de boşanma oranı yüzde 70'in üzerindedir. Antakya. AB. İstanbul ve İzmir'den sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. Yürüyüşe sol görüşlü milletvekillerinin yanı sıra Avrupa Birliği'ne bağlı sivil toplum örgütlerinden yetkililer de katıldı. Çinli yetkililer uzun süre ülkede HİV'in varlığını ve vakaları gizlemekle suçlanıyordu. Cumhurbaşkanı Lech Kaçinski'nin Varşova Belediye Başkanı olduğu dönemde gençlere kötü örnek olduğu gerekçesiyle iki kez yasakladığı 'Eşitlik Yürüyüşü'.

Rusya'da yaşadıkları ayrımcılıkları protesto etmek için yürüyüş düzenleyen gey ve lezbiyen hakları savunucuları polis ve milliyetçi protestocuların saldırısına uğradı. Fransa'da yapılan bir kamuoyu araştırması. açtığı davayı kazandı. sağcı seçmenlerin yüzde 54'ü buna karşı çıkıyor. İngiltere'de kadınlar için emeklilik yaşı 60. Moskova Valiliğinin izin vermemesine karşın protesto eylemini gerçekleştirerek Rusya'daki eşcinsellerin uğradığı haksızlıklara dikkat çekmeye çalışıyordu. "Bu. solcu seçmenlerin yüzde 73'ü eşcinsellerin evliliğini desteklerken. AİDS hastalığına yakalanma riski en fazla olan kişileri tanımak için 'savunmasız gruplar' ifadesi yer aldı. Bu noktada eşcinseller. cinsiyet değiştirenlerin sosyal hakları konusunda Strasbourg mahkemesinin ikinci önemli içtihadı oldu. ben ve Heath için büyük bir onur" dedi. 26 yaşındayken cinsiyet değiştirme ameliyatı olmuştu. Fransa'da. geçen yıl bir Estonya gazetesinin eşcinsel ilişkiyi haber yapması üzerine başlayan tacizlerin ırkçıların siyah elçilik çalışanlarını hedef alarak devam ettiğine dikkat çekmişti. Letonya Dışişleri Bakanı Artis Pabriks bunun diplomatlarını rezil etmeye yönelik benzeri görülmemiş bir saldırı olduğunu söyledi. Erkek partnerinin sokaklarda tacize uğradığını söyleyen Hollanda'nın Estonya Büyükelçisi. Birleşmiş Milletlerin düzenlediği AİDS Konferansı 31 Mayıs-2 Haziran 2006 tarihleri arasında NevvYork'ta yapıldı. Katılımcılar. Pabriks. evli heteroseksüel çiftlere tanınan sosyal ve ekonomik haklardan yararlanma hakkı bulunuyor. Yürüyüşleri engellenen eylemciler. "Bu görüntülerin yayınlanması Viyana Konvansiyonu'na aykırı çünkü bu. bu ülkede 'ayrımcılık ve ırkçılık olduğu' gerekçesiyle tayinini istedi. Hollanda Dışişleri Bakanlığı'nın Kanada'nın Montreal konsolosluğuna atandığını duyurduğu büyükelçi Türkiye'den Kaos GL ile İsviçre'den RFSL'nin ortaklaşa yürüttüğü 'LGBT Yayıncılığında Deneyim Alışverişi' adlı projenin ikinci ayağı 2-6 Ağustos 2006 tarihleri arasında İsveç'in başkenti Stockholm'de gerçekleşti. Belarus resmi televizyonunun Letonyalı bir diplomatın eşcinsel ilişkisinin yer aldığı gizli kamera görüntülerini yayınlaması iki ülke arasında siyasi krize yol açtı. . Yürüyüşü örgütleyen Nikolay Alexeyev tutuklanırken 120 kişi de gözaltına alındı. diplomatımızın özel yaşam alanının ihlalidir" dedi. Fransa'da muhalefetteki Sosyalist Parti. İngiltere Grant'a 29 bin 849 avro tazminat ödemekle cezalandırıldı. 'Brokeback Dağı'ndaki iki eşcinselin öpüşme sahnesiyle de rol arkadaşı Heath Ledger'la birlikte. Türkiye ve İsveç'teki yayıncılık deneyimlerini paylaştı. seks işçileri ve uyuşturucu bağımlılarından ise özel olarak bahsedilmeyecek. 'en iyi öpüşme' ödülünü kaptı. gelecek seçimlerin sonucunda iktidara gelmeleri halinde. 'eşcinsellerin evlenmelerine olanak sağlayan yasal düzenlemeyi yapacağı' sözünü vermişti. Örgütler. dayatılan gey yaşam tarzına ve etkinliklerine karşı bir alternatifken sonraki yıllarda radikal eşcinsel kişi ve grupların da birleştiği bir ağ halini almıştı. İlki 1998 yılında Londra'da yapılan Oueeruption. Hans Glaubitz. Kadın olarak emekli maaşı alamadığı gerekçesiyle ülkesi İngiltere'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet eden transeksüel Linda Grant. Bugün 68 yaşında olan Grant. Her yıl dünyanın farklı bir şehrinde düzenlenen 'Oueeruption' buluşmalarının dokuzuncusu bu yıl 3-13 Ağustos 2006 tarihleri arasında İsrail'in başkenti Tel-Aviv'de düzenlendi. Beş yıl önceki AİDS Konferansı'nda üzerinde anlaşma sağlanan hedeflerin hemen hiçbirine ulaşılamamıştı. Jake Gyllenhaal geceden iki ödülle ayrıldı. uzun süre birlikte yaşayan eşcinsel çiftlerin. hastalıkla gelecekte nasıl mücadele edileceğine yönelik bir deklarasyon belirleme konusunda ilerleme sağladı. Oscar ödüllü Reese VVitherspoon'u geçerek 'en iyi oyunculuk performansı' ödülünü alan Gyllenhaal. Bir kamuoyu araştırmasına göre. Gyllenhall. Karar. 2006 MTV Film Ödülleri sahiplerini buldu. seçmenlerin yüzde 60'ının eşcinsel evliliğine sıcak baktığını ortaya koydu. Nihai anlaşmanın son taslağında.

Basın bayramı olan 24 Temmuz'da Kaos GL Dergisi'nin yasaklanması ve toplatılması. travesti ve transeksüel gerçekliğini görmemekte ısrar etmek. Basın açıklamasında LGBTT demeklerini temsilen Öykü. İstanbul. Yürüyüşe katılan Lambdaistanbul yaptığı açıklamada güvenlik görevlilerinin. Güvenlik güçlerinin bu çağrı üzerine Dündar hakkında yasal işlem başlatması gerekirken 'korkudan' yürüyüşü engelleme girişimlerine seyirci kaldığını belirten Gökkuşağı Derneği. polisin saldırganları dağıtmak için hiçbir 'etkin' girişimde bulunmaması üzerine de yürüyüşü iptal etti. güvenliği sağlayamayacakları gerekçesiyle yürüyüşe izin vermeyeceklerini. eylemcilerin ısrarlı olması durumunda onları gözaltına almakla tehdit ettiklerini söyledi. yürüsünler. Derneğin olaylar üzerine yayınladığı açıklamada. Kesinlikle engel olacağız. Bu yürüyüş için kanuni yönden belki bir şey yapılamamıştır. Basın mensuplarıyla birlikte dernek binasına giden Gökkuşağı üyeleri ile Kaos GL ve Pembe Hayat gibi diğer destekçi LGBTT örgütleri. düzenlediği basın toplantısında yürüyüşün iptal edilmesini istemiş." . İstiyorlarsa gelsin. "Buradan çıkış yok. Ama toplumsal açıdan bizler bunun karşısında olacağız ve gerçekleşmesini engelleyeceğiz. İzmir ve Mersin'de travesti ve transeksüellere yönelik sürdürülen sistematik saldırılar. dua edin polise". devletin LGBTT örgütlenmelerine karşı takındığı engelleyici tavrın devamı olduğunu düşünüyoruz. Gerekli izinlerin alındığı bu 'yasal' eyleme katılan eşcinsel. Bursa Sporlu Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Başkanı Fevzinur Dündar'ın provokatif basın açıklamalarıyla. Bursa böyle kimliği belirsiz lanet insanların cirit atacağı bir şehir değildir. Açıklamanın ardından İstanbul ve Ankara'dan gelen eylemciler illerine dönmek üzere polis koruması eşliğinde Bursa terminaline gitti. ayrımcı ve eşitlikten uzak tutumlar olarak ortaya çıkmaktadır. valiliğe ve siyasilere sesleniyorum: Bu insanların linç edilmesini istemiyorlarsa tutum ve hareketlerini netleştirsinler. Gökkuşağı Dernegi'nin düzenlediği yürüyüş. bu insanlık dışı tavrın bayraktarlığını yapan Fevzinur Dündar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Emniyet yetkililerine. Koskoca Bursa'da 300 kişiyi yürütmeyeceğiz. Açıklama şöyle devam etti: "Bizler temel demokratik haklarımızdan birini kullanırken karşılaştığımız bu tutumun. "Buradan çıkış yok. biseksüel. 250 kişilik grubun taşlı sopalı saldırısına maruz kaldı. travesti ve transeksüelleri ikiyüzlü bir yaşama itmek ve bir linç ortamını yaratmak olduğunu hatırlatmak isteriz. Ebru ve Buse. kapımıza gelip bizi linç etmeye çalışanlara asıl ahlaksızlığın eşcinsel. Gökkuşağı ve Lambdaistanbul'un kapatılmak istenmesi. Ankara. Dündar. var olan ve herhalükarda var olmaya devam edecek eşcinsel. biseksüel. ne ahlaksız. vahşi saldırılarla engellenmeseydi eşcinsellerin özgürleşmesi için Ankara ve İstanbul dışında yapılan ilk eylem olacaktı. eşcinselleri hedef göstererek Bursa Spor taraftarlarını şiddete teşvik eden Fevzinur Dündar'ı ve saldırganlara karşı önlem almayan Bursa Emniyet Müdürlüğünü eleştirdi. "Bu anlamıyla mülki amirler de hukuk dışı linç ortamının ortağıdırlar" dedi. cezalandırılmalar. yürüyüşü gerçekleştirecek grubu linç çağrısı yaparak alenen suç işlediğine dikkat çekildi."Ne hastayız. Dışarıda ise Bursa Spor formalı saldırganlar "Bir avuç dönme. Gökkuşağı Derneği'nde beklemekte olan grup ise ancak akşam saatlerinde polis eşliğinde dernek binasından çıkabildi. Bursa. Biz 5 bin kişi olacağız. İnsanız!" Bursa'da eşcinsellerin ifade özgürlüğünün kısıtlanmasını protesto etmek için yürümek isteyen eşcinsel. 'Bu suça ortaksınız! 1 Gökkuşağı Derneği saldırganlara gösterilen hoşgörü nün eşcinselleri yok etme iradesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. basın açıklamasını burada yaptılar. 'linç etme' tehdidinde bulunmuş ve Bursa halkını olaya tepki göstermeye şöyle çağırmıştı: "Bursa evliyalar ve padişahlar şehridir." Yürütmeyeceğiz!' Maruz kaldıkları saldırıların insan hakları ve demokrasiye karşı saldırı olduğunu belirten Gökkuşağı Derneği üyeleri. keyfi gözaltılar. travesti ve transeksüeller Bursa Spor formalı kişilerin saldırısına uğradı. öleceksiniz" Gökkuşağı Travesti Transeksüel Gey ve Lezbiyenleri Koruma Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikleri Geliştirme Dernegi'nin 6 Ağustos 2006 tarihinde düzenlediği yürüyüş Bursa Sporlu Esnaf ve Sanatkarlar Dernegi'nin başkanı Fevzinur Dündar'ın örgütlediği saldırganlar tarafından engellenmek istendi. travesti ve transeksüeller. Ahlaksız olduğu gerekçesiyle kimi kurum ve kuruluşlara. öleceksiniz" sloganları atıyordu. Böyle toplum dışı insanların yürüyüşlerine sahne olacak kadar adının kirleneceği ve kirlenmeyi hak ettiği bir şehir değildir.

Kadın Dayanışma Vakfı. Uçan Süpürge ve Van Kadın Derneği'nin destek verdiği basın açıklamasında Türkiye'de son yıllarda LGBT bireylere yönelik homofobi ve transfobinin 'görünür' olduğuna ama yaşanan şiddet olaylarının insan hakları çerçevesinde ele alınmadığına dikkat çekilerek "Yükselen milliyetçilik akımına paralel olarak toplumun farklı kesimlerine yönelik saldırılar Bursa'da LGBT bireylere karşı şiddete dönüştü" denildi. Gökkuşağı LGBTT Derneği'nin düzenlediği yürüyüşün ilkel saldırılarla engellenmesini protesto etmek için 8 Ağustos'ta Ankara Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir basın açıklaması yaptı. No: 703 Osmangazi-Bursa . Bursa'daki olası şiddet olaylarının meydana gelmemesi için sağduyulu bir şekilde hareket edilerek basın açıklaması dernek merkezinde yapıldı. Amargi Kadın Kooperatifi. Cinsel Eğitim. Lambdaistanbul LGBTT Derneği.DER. Tedavi ve Araştırma Derneği.Yeni Çözümler Vakfı. gey. 225 28 03-04 adres: Orhanbey Mah. Bursa'da yaşanan olaylar sadece lezbiyen. travesti ve transeksüel yurttaşların değil tüm toplumun hak ve özgürlüklerine yönelik yapılan bir saldırıdır. İnsan Hakları Gündemi Derneği. Açıklama şöyle devam etti: "Türkiye'de travesti ve transeksüeller medyada sürekli 'olay çıkaran insanlar' olarak sunuluyor. Filmmor. Ankaralı Feministler." Gökkuşağı Derneği telefon-faks: 0 224. Kaos GL ile Pembe Hayat LGBTT Derneği. Cinsel Sağlık Derneği. KA.Sahip çıkıyoruz! Bursa Gökkuşağı Derneği ve Lambdaistanbul'un Lezbiyen Gey Biseksüel Transeksüel ve Travesti Dayanışma Derneğinin "ahlaka aykırı" oldukları gerekçesiyle kapatılması istemiyle il valiliklerinin savcılığa suç duyurusunda bulunması ve Kaos GL Dergisi nin 'Pornografi' başlıklı özel sayısının "ahlaka aykırı" bulunarak toplatılmasını protesto etmek amacıyla düzenlenen yürüyüş. Bursa Anti-Otoriter Girişim. İnsan Hakları Derneği. Bursa yürüyüşünün engellenmesini ve Bursa'da yaşanan olayları kınıyoruz. Günyüzü Kadın Danışma Dayanışma Kooperatifi. biseksüel. Şimdiye kadar şiddet zanlısı olarak gösterilen travesti ve transeksüellerin asıl şiddet mağduru oldukları gözler önüne serildi. Feminist Kadın Çevresi. Atatürk Cad. Kara Haber Video Eylem Atölyesi. Kadının İnsan Haklan . Oba İş Hanı No:45 B. Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Ulusal Koordinasyonu. İzmir Kadın Dayanışma Derneği. engellenmeseydi eşcinsellere yönelik şiddet ve ayrımcılığa dikkat çekmek için İstanbul ve Ankara dışında gerçekleştirilen ilk eylem olacaktı.

Ve tabii. tartışmalar. Ya da: Korkunun ecele faydası yoktur da denebilir. şöyle de söylenebilir: Korku ruhu kemirir.Fobim var Homo cinsinden Hayatın her alanında homofobik tutum ve davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz. Geçen aylarda gerçekleştirdiğimiz 'Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'da bu konu üzerine epey kafa yormuştuk. Buluşmadan en çarpıcı notlar.. ihtiyacımız olan en son şey! Peki nedir 'Homofobi1? Homofobi yalnızca eşcinsellerin derdi mi? Öyle ise nasıl oluyor da heteroseksüel kadın ve erkeklerin meselesine dönüşüyor? Ruh sağlığı çalışmalarında ve uygulamalarında homofobi nasıl yaşanıyor? 'Queer' demeden eşcinsel politikadan söz edemez hale geldik.. Cinsel yönelimimizden dolayı ayrımcılığa maruz bırakılıyoruz. lezbiyenler ve biseksüel kadınlara yönelik ayrımcılık ve homofobi.. kaygılarımızı ve öfkemizi içimizde büyütüp kendimize ve kendimiz gibi olanlara yöneltiyoruz. homofobinin kaynağı ve nelere yol açtığı üzerine yapılan sunumlar. Homofobiye karşı duramadığımızda. .. Peki nedir bu 'Öueer'? Yeni bir eşcinsel hayat biçimi midir? Yoksa yeni kavramlar üretmeye meraklı insanların uydurduğu bir şeyden mi ibarettir? Türkiye'de homofobinin üzerimize oklar biçiminde yağdığı alanlardan biri de medya. Oysa bu.

ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. size ilgilenmesini. içimizde olan homofobiyi yenme açısından hazırlanmıştı. Uluslararası destek olması için çok iyi bir adım olduğunu Kaos GL dergisinin bir sonraki sayısında Af Örgütü'nün katkılarıyla gösterilen. Ankara Forumu" idi. homofobinin en yoğun haliyle yaşandığı beklediğimden daha fazlasını anladım. Çok daha farklı şeyler Buluşma kapsamında düzenlenen söyleşileri yararlı olduğunu düşünüyorum. bilgilenmenin sonu yok Benim Trettebergstuen de bulunuyordu. 20. Daha çok insanın İlerleyen sayfalarda Kaos GL'den Burcu. Elinize sağlık. tartışıldı. 1721 Mayıs 2006 tarihleri arasında Ankara'da yapıldı. İzmir Uygulamalarında Homofobi" başlıklı forumda ise Türkiye ve Hollanda'da ruh sağlığı algılamalar ve önyargılar üzerine verimli bir Farklı görüşlere sahip eşcinsellerle bir arada alanındaki çalışmalar ve sorunlar konuşuldu. Yalnız "17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü" nedeniyle düzenlenen buluşma için Türkiye'de homofobinin hangi yüzlerle olmadığımızı ve gittikçe daha rahat kendimizi söyleşilerden forumlara. Volbeda'nınyönettiği "İnsanlıkDışı" (Less dosya konusu olarak okurlara ulaşacak olan "Homofobiye Karşı Mücadelede Uluslararası Than Human) adlı belgesel 'başka hayatlar'a Anıl Telcioğlu. Buluşmanın Bu buluşma. ağırladı. 23. 15 Katılanlar ne dedi? . başlıklı söyleşiye katılan Sosyal Psikolog Melek Göregenli homofobinin köklerini ve Türkiye'deki yansımalarını çarpıcı örneklerle anlattı. merak etmeyin! düşünüyorum. 23. 26. eşcinsel aşk söyleşilerin oldukça önemli olduğunu ve erotik fanteziler üzerine odaklanan düşünüyorum. olmak çok güzel bir deneyim oldu. İsviçre. "Ruh Sağlığı Çalışmalarında ve moderatörlüğünü yaptığı "Kendime Yolculuk" başlıklı atölye. 45. Mungan'ın. Britanya. gösterimlerden karşımıza çıktığını anlattığı konuşmasına çok ifade edebileceğimizi çözmek. 22.. 19. bu organizasyona arayışları üzerine düşünmek bağlamında katılmışım. katılımını sağlayabiliriz. Kanada. Bu yararlılık düşünüyorum.Homofobiye Karşı Gökkuşağı Başak Okuducu. biraz yüzeysel kaldı gibi ama genel köşesinden gey-lezbiyenleri bir araya getirdi. Aykut Atasay'ın tartışmalara yol açan eşcinsel hareketinin daha fazla tanınması ve bol ödüllü filmi "Travesti Terörü". 32. 21. homofobinin toplumsal Buluşma'nın forum başlıklarından bir nedenlerini. Gerçi buna Zehra Bekişoğlu. Özellikle Taner Ceylan 'in sunumu muhteşemdi. İstanbul Norveç İşçi Partisi Milletvekili Anette çoğalmasına katkıda bulunacağına Öğrenmenin. "Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar" forumu ise lezbiyenler ve biseksüel kadınlara kapalıydı. günlerde. Polonya ve Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'nın. Türkiye'de sunumu ise büyüleyiciydi. Aynca kendi atölye çalışmalarına rengarenk bir program sayıda dinleyici katıldı. Buluşmanın heteroseksüel kişiler ve kuruluşlarla yapılmış Ufuk açıcı ve renkli bir buluşmaydı. travesti ve transeksüellerin Homofobi" ise Türkiye'nin en önemli yaşadıktan sorunların tartışılması ve bu yönde edebiyatçılarından biri olan Murathan çözümler aranmasını gönnek beni çok mutlu Mungan'ın söyleşi başlığıydı. başka açısından önemliydi. Ankara Benim gibi insanların olması hem de duyarlı bir şekilde bir araya gelerek eşcinsel. yeni davranış ve stratejiler geliştirmede yararlandığım harika sunumlar oldu. Daha çok tartışılabilir. tartışılan Queer kavramı bu forumda farklı görüş ve yorumlar eşliğinde ele alındı. Norveç. etti ve kendimi iyi hissetmemi sağladı. Osmaniye eşcinsel arzuyu adlandırma ve sınıflandırmaya öğrencilerinin çektiği "Kadın Adam" ile "Eksik Uluslararası olmasından dolayı Türkiye tarihsel bir bakış gerçekleşti. keyifli bir çalışmaydı. Yönetmenliğini Oktay Ince'nin yaptığı film ülkelerde nasıl yaşandığını ve homofobiyle mücadele için ne gibi önlemler alındığını homofobi üzerine eşcinsel ya da Yasemin Öz. "Homofobi ve Aynmcılık" Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Deneği'nin düzenlediği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma. Pelin Kalkan. enine boyuna Psikolog Mahmut Şefik Nil'in sindirdim. deneyimlerinden bir şeyler öğrendiğimizi Her sene 17 Mayıs'ta gerçekleşecek sanıyorum. Ankara Deneyimler" ise Uluslararası Homofobi Karşıtı en gerçek yerden bakan filmlerdi.. için düşüncelerimi gözden geçirdiğim. net yaşandığını konuştuğumuz "Yerel Geyçözüm yolları bulunabilirdi. Çok aktivist ve anarşistti. alanlardan biri olan medya. Her şey için teşekkür ederim. Ekin Sanat Merkezi ve Kaos Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinliklere katılım oldukça iyiydi. Hollanda 'dan gelen bu konuklar arasında homofobiden arınmış birey ve toplulukların Hasbiye Günaçtı. Türkiye'de yeni yeni etkinlikler ise film gösterimleri oldu. film gösterimlerinin ve yurt içi ve yurt dışından pek çok konuğu Erkek bedeninin görsel estetiği. resimleriyle tanınan Taner Ceylan'ın Bu etkinliklerden biri de "Medya İletişim "Sanattaki İzler. Her şey için teşekkürler. "Sistemleştirilmiş Bir Düşmanlık Türü Olarak biseksüel. Elif Tekneci. Dilek". Etkinlikler boyunca Ankara. İstanbul Farklı alanlarda devamını beklediğim bir Buluşmanın son gününde yapılan ve N. Diana düşünüyorum. Homofobinin yalnızca Türkiye'de Vıdeo-Eylem Atölyesi'nin ortaklaşa hazırladığı homofobiyle olan bağını ortaya koyması "Devrim Beni Aramadı" adlı film de gösterildi. -umarım. Farkında olup anlamadığım bir çok şeyi. Eskişehir çalışma. toplumdaki cinsiyet algısının ilk gününde ayrıca Kaos GL ve Karahaber diğeriydi. 20. eşcinselliğin büyük şehirlerin dışında nasıl Başanlı buldum. toplantıların. diye 'içeriden' haberleri verecek. olanaklar ve engeller. Aslı Özden. Aynca Buluşmanın en çok tartışılan forumlarından Buluşmada salonlarını dolduran diğer Murathan Mungan'ın konuşmasını çok biride "Queer"oldu. beğendim. İzmir Lezbiyen Forumu" ise Türkiye'nin dört bir uğraşıldı. Ankara yeterince bilmiyorduk. Forumda. Birbirimizin uluslararası konuklan bu konudaki tüm birikim röportajlardan oluşan bir belge niteliğindeydi. Kişisel Tecrübeler" başlıklı Mine Yapıcıoğlu.eylemliliğe dönüşür önümüzdeki de büyük ilgi gördü. inanıyoruz. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Cuma Özdemir. Makedonya. Danimarka. Katıldığım için sevindim. Bir arada olmak ve mücadeleye ilişkin çözüm anlamda iyi ki gelmiş. Eksik bırakılan bir şey görmedim. görünmediğini bilmekle birlikte.

yalnızca ayrımcılığa uğrayan gruba karşı kullanıldığında ayrımcılık ideolojisini beslemezler. dolayısıyla gruplar arası ilişkilerin oluşmasında önemli bir başka süreç de. dikotomik ve belirsizliğe karşı toleransı düşük bir bilişsel stilin göstergesidir. aynı zamanda ayrımcılık yapan grubun üyelerinin tek tek kendilerinin ya da grubun kimliğini inşa etme sürecinde kendi özlerine dair kalıcı inançları da aynı tür ayrımcılığı besleyebilir. Oysa bugün homofobi kişisel bir korku ve irrasyonel bir inanç olmanın çok ötesinde kültür ve anlam sistemleriyle. cinsel kimliklerini gizlemeden görünür olmayı daha çok tercih etmeleriyle neredeyse doğru orantılı olarak giderek artmakta ve sadece eşcinsellerin değil. Öte yandan pek çok ampirik çalışmanın bulguları.Gruplararası İlişki ve Ayrımcılık İdeolojisi Olarak Homofobi Melek Göregenli Homofobi genel anlamıyla eşcinsellere ilişkin olumsuz duygu. İnsanların farklılıkları algılaması ve temsil etmesi. otoriterlikle.) süreçlerin de etkilediği. adil ve özgür bir yaşamı savunan herkesin sorunu haline gelmektedir. Bu nedenle "Eşcinsellerin özgürleşmesi heteroseksüelleri de özgürleştirecektir" sloganı. ayrımlaşmayı kutsayan ideolojilerin geleneksel değerlerle beslenen yeni bir tür "muhafazakarlık" olduğunu öngörmemize yol açmaktadır. belirli bir sosyo-kültürel bağlam içinde oluşmaktadır. önyargılı kişilik. Kültürel ve bireysel koşullar ve süreçlere dayalı bütün köklerine rağmen pek çok sosyal psikolog. daha bireysel (kişilik. bir anlamda cinsiyetçi kullanımıyla "insanlığın korunması ve kontrolü" için bir mekanizma haline gelmektedir. erkekliğin. İnsanlar ya da gruplar arası hiyerarşinin doğal olduğuna. Bir grubun özüne dair inançlar taşıma. Yapılan pek çok araştırma aynı genel bulguya işaret etmektedir. sistemin meşrulaştırılmasıyla yani kısacası özgürlük ve adil bir hayatın önündeki her türlü zihniyete dair engelleyici zihniyet yapılarıyla doğrudan ilişkilidir. Eşcinsellerin içinde yaşadıkları toplumlarda karşılaştıkları ayrımcılık. dışlanan gruplara yönelik değişen biçim ve içeriklerde "şiddet"le hayata geçirildiğini. önyargı ve negatif stereotiplerin. Yani heteroseksüel olmak eşcinsel olmak kadar önemli ve öz'e dair bir özellik haline gelir ve egemenlik ilişkisi bu öz etrafında kurulur. Farklı ve egemen olmayana karşı önyargı ve kalıp yargılardan beslenen ayrımcılık kendisini sadece homofobi olarak göstermemektedir. Homofobi. daha önemlisi. ayrımcılığı ve şiddeti anlama sürecinde. Grupları birbirinden değişmez özelliklerle ayırmaya götüren sınırları güçlendiren ve farklılıklar üzerinde kurgulanan özcü inançlar. Eşcinselliğe ve eşcinsellere yönelik ayrımcılık ve şiddet konusu bütün önyargı ve ayrımcılılık türleriyle ortak ve farklı yönleriyle ele alınmalıdır. gruplar arası bir sürece işaret etmektedir. ideolojilerin kutsamasıyla. bilişsel yapılar vb. insanların ve grupların farklılıklarının açıklanmasında kullanılan kategori ve inanç sistemleridir. hepimize özgürleştirici bir çerçeve sağlamaktadır. önyargılar ve kalıp yargılar özellikle eşcinsellerin. Genel olarak "sağ" olarak nitelendirilebilecek dünya görüşlerinin. homofobinin ırkçılık ve seksizmle bağlantıları içinde anlaşılabileceğini düşünmektedir. homofobik ideoloji kendiliğinden kişisel bir özellik olarak değil. sadece eşcinsellerin özgür ve mutlu bir dünya çabasını vurguladığı için değil. ayrımcılığı besleyen değerlere daha yakın olduğunu bilsek de. tutum ve davranışlar olarak tanımlanmaktadır. eşcinseller veya eşcinselliğe ilişkin irrasyonel korkularla ilişkilendirilerek bireysel bir patoloji olarak anlaşılmaya çalışıldığı görülmektedir. 16 . bazı grupların diğerlerinden adeta doğal olarak üstün olduğuna ilişkin inançlar -sosyal üstünlük yönelimisembolik faşizmi beslemektedir. kurumlar ve sosyal geleneklerle ilişkili olarak ele alınması gereken politik bir alanda oluşan. Sosyal psikolojide "özcü inançlar" konusundaki ilk tanımlar 1950'li yıllar gibi oldukça erken tarihlere dayanır. Homofobi bu anlamda seksizmin önemli bir silahıdır. benlik algısı. yani bir faşizm türünün. Psikolojide homofobiye ilişkin ilk kavramsallaştırmalara bakıldığında bu olgunun zihinsel bir düzensizlik olarak. genel olarak cinsiyetçilikle. eşcinsellerin bir dış grup olarak kavramsallaştırılması sonucunda oluşan ve belirli stereotiplerin eşlik ettiği bir gruplar arası ilişki ideolojisi olarak görülebilir. Homofobi. Bütün bu sosyal psikolojik süreçler eşcinsellere karşı ayrımcılığı anlamamıza yol açmaktadır fakat en az bu kadar önemli bir başka gerçekliğe daha dikkatimizi yöneltmektedir. farklılıklarımızın değil benzerliklerimizin ve özgürlük ihtiyaçlarımızın öne çıktığı bir hayat tasavvurunda her türlü ayrımcılığın benzer kaynaklardan beslendiğine işaret ettiği için önemli ve güzeldir. Sonuç olarak söylenebilir ki. "sembolik faşizm"in arka planını oluşturduğu ve bu dünya görüşünün sadece "sağ" ideolojileri kapsamadığı düşünülebilir. katı. Heteroseksüellikten farklı cinsel yönelimlere sahip insanlara karşı şiddet. Eşcinsellere karşı önyargı ve tutum konuları 1970'li yıllarda sosyal bilimler ve özellikle psikoloji içinde araştırmacılar tarafından ele alınmaya başlanmıştır. Özcü inançlar genel olarak önyargılı tutumlarla birleşir ve önyargılı bilinç durumunun bir öğesini vurgular: Sosyal kategorilerin doğasına ilişkin inançlar. homofobinin bir gruplar arası ilişki ideolojisi olarak ele alınması.

yani "dokunmama". heteroseksüellerin de sorunu olduğunun kabulü. özel alanın "doğanın yasaları"na göre düzenlenmesine itirazlarını yükselten feministlerin açtığı yoldan ilerlerken. eleştirilir. böyle bir asgarinin pek hafife alınamayacağını insana öğretir. başkalarının bedeniyle.. Türk. bu hakların gerekçesini berraklıkla ortaya koyar: "Bütün insanlar özgür. pek çok kişi hak ihlalcisi olabilir. bizi biçimlendiren tarihsel ve kültürel ortamın belki de ana örüntüsü. hazla. Yani. Cinsel yönelim konusunun bireysel bir hak meselesi olmanın ötesinde. işten değildir ve o hikayenin içine girmenin bir "hak ihlali" olduğuna ilişkin hiçbir belirti de yoktur. Bedensel dokunulmazlık hakkı. bu ikisi arasındaki süreklilikler daha açık hale gelir: Cinsel taciz ve tecavüzün bir disiplin yöntemi olarak kullanılması gibi süreklilikler..aile üyeleri başta olmak üzere. direnebilmem anlamına gelir. değiştirilemez. devlet (yani kamu görevlileri) değildir. Zorunlu heteroseksüellik. toplumsal ve politik bir konu olarak tanımlanabilmesi de bence bununla ilgilidir. canım ne isterse onu yapmak değil ama tarihsel ve kültürel bir ortamın ürünü olan benim. Bedensel dokunulmazlık hakları dediğimizde "namus" meselesini de görebilelim. bizi biçimlendiren. İnsan türü. bireylerin birbirlerine yaptıklarının olsa olsa "suç" sayılabileceği yolundaki tez. Aile meclisi kız kardeşimi öldürmeme karar verdiğinde bunu reddetmem mesela. onur ve haklar bakımından eşit. nasıl bir örseleme olduğu daha iyi anlaşılır (bunu Freud söylemişti vaktiyle: Uygarlık. "Hak" ve "adalet" kavramlarının daha çok kamusal alanla ilişkilendirilmesine." Yani biz. yani tek ihlalci.. İçine doğduğumuz. Ancak.. bize bir "asgari"yi işaret ediyor gibi görünür: Güvenlik ve varlığını sürdürme haklarına. "yapmama" kadar "destekleme". beden politikaları ile bağını kurarak. Kadınlar ve eşcinseller açısından insan haklarının her birinin yeniden değerlendirilmesi. sınırsız hazdan vazgeçmek üzerine kurulmuştur!). eşcinseller için de insan hakkı ihlali yalnızca devletin birey ile ilişkisinde ortaya çıkmaz. yeniden müzakere edilmesi ihtiyacı. bu "doğallık"tır. Eşcinsel olmayan (yahut bunu fark etmeyen. tekeşli heteroseksüel ilişkinin nasıl sımsıkı bir kuşatma. bu anlamda özgürlük imkanına sahiptir. Kamusal alan/özel alan ayrımının kendisini bir siyasal mesele haline getirdiğimizde. yaygınlığı ve şiddetini görmediği. zorunlu heteroseksüelliğin yalnızca eşcinsellerin değil (ki aslında neden onların sorunu olsun?!). örselenmesi anlamına geldiğinin görülmesi ile ilgilidir.Zorunlu Heteroseksüellik Bir İnsan Hakkı İhlalidir Yalnızca Eşcinsellere Değil. içine sığmamız ve orada kalmamız istenen kalıpların en önemli bileşenlerinden biridir. Şunu da hatırlamalıyız ki. Bu yüzden gayet tuhaf bir ifade olan "kadının insan haklan" kavramına ihtiyaç duyuyoruz. hele cinsel yönelimden söz etmekteysek. birbirini destekleyip g ü ç l e n d i r d i ğ i n i anlamadığı için. Bu nedenle. bu ihlaller arasındaki bağlantıları da görmek kolaylaşır. hatta belki de kalıbı kırmam. Heteroseksüellere De Yöneliktir Aksu Bora İnsan hakları. cinsellikle ilişki potansiyelleri düşünüldüğünde. hâlâ temel önemdedir. karşı cinsten biriyle evlenip çoluk çocuğa karışmamız. "güçlendirme" ayağı da vardır. akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşçe hareket etmekle yükümlüdürler. "doğa"nın bir emri olarak görülür. Yani. Bu dünyada eşcinsel olarak yaşamak. Özgür. erkek iktidarının gücü. bu kapasitelerin gerçekleşebilmesi için de belirli koşullarda yaşamaya hakkımız vardır. insan türü olarak. bu ortama "hayır" diyebilmem. ona göre biçimlenmem beklenen kalıba sığmamam. ister yoksul olalım ister zengin. onur ve haklar bakımından eşit doğmuşlardır.bastırabilen) bir bireyin kendini bu "doğal akışa" bırakması. insan hakkı ihlallerinin yalnızca devlet (ve kamu görevlileri) tarafından gerçekleştirilebileceği. bazı kapasitelere sahibizdir... bunların budanması. Özgür olmak. radikal ve güçlü bir açılım kazanabilirhazdan vazgeçmeden kurulabilecek bir uygarlık nasıl olurdu? 17 17 . zorunlu heteroseksüelliğin insanın "yapabilirlikleri"ne bir saldırı. insan hakları kavramı salt ihlallerle ilişkili değildir. bu iktidar ile devletinkinin nasıl iç içe olduğunu. Bence eşcinsel hareket ile feminist hareket insan hakları kavramının imkanlarını keşfederek. İnsan Hakları Bildirgesi'nin birinci maddesi. İster erkek olalım ister kadın. erkek doğurana kadar doğurmaya devam etmek zorunda kalmayı bir insan hakkı ihlali olarak tanımlayabilelim diye. ateist. her bir insan tekinin bedeniyle. Tıpkı kadınlar için olduğu gibi. yani tartışılmaz. taşmam. bundandır.

yan yana gelmeyi seçmiş insanlardan çok. yaşı. mesleği vs. bireylerin ve kitlelerin amaçlanan toplum düzenine uyarlanabilmeleri ve bu düzen içinde arzulanan biçimde işlerlik kazanabilmeleri için sınıflandırılmaları. ete kemiğe bürünmüş stereotip olarak mumyalanır. iktidar odakları da bunları alıp mutlaklaştırır. elbette ki özne cinsiyeti.nin toplamından biraz daha fazlasıdır. icat edilmiş insan tiplerini doğrularcasına stereotipik bireyler ortaya çıkar. yaşamı ne denli başarı öyküleriyle süslenmiş olursa olsun o. ancak eşcinsel bireyin yaşamındaki tek belirleyici öğenin cinsel kimliği olduğu farz edilir ve biyografisi cinsel kimliğinden ibaret bir varlık olarak yazılır.(2) bu noktada toplumun icat ettiği ve kodladığı tipler iktidarın zayıf hedefleri haline gelir. toplumda "eşcinsellik" bir cinsel kategori olmanın ötesinde bir yaşam tarzını çağrıştırır. yine de bireyler.18 Erinç Seymen cins(iyet)e ihanet dönüştürür ve propaganda yoluyla istismar eder. kopyalamalar bazen o kadar başarılı olur ki.(l) iktidara düşense bu tipleri kendi lehine (ama aslında onların refahı için) gereçsel leştirmek. denetlemek. iktidar sahipleri ve düzen kurucular (devlet. kendi kendini bu tip modellerine uygun şekilde yontar. "aramızda" gezinip iktidar kategorilere ihtiyaç duyar. eşcinseller. iktidar ve toplumu da yaşadığı sürece az ya da çok değişen özneyi tanıma zahmetinden kurtarır. kategorilere bölünmeleri. onlar adına toplumsal misyonlar seçmek ve hatta işine gelmediği zaman onlara karşı tedbir almaktır.) bireylerin diğerlerine göre daha çok önem atfedilen niteliklerine (örneğin meslek. burada tıpkı hedef kitlesini belirleyen bir reklamcı gibi düşünmeliyiz: tipler (örneğin maden işçileri. ancak "tipleri" toplumun kendisi icat eder. bu kendini benzer kılma işlemi. anneler. düzenin korunması adına her biriyle teker teker "uğraşılmasını" gerektirmeyecek şekilde geniş kategoriler içinde gruplanmalıdır: iktidarın perspektifinden bakıldığında toplum. dinsel örgütlenmeler ve tüm diğer üst kurumlar) toplumun yönetimi için nüfus sayımının yeterli olmadığını gayet iyi bilirler. tipler tiyatrosundaki trajik figürdür. bir "tipler tiyatrosu" olarak görünür. ailevi rol. herkes eşcinsellerin ne olduğunu bilir.. stratejik yönetim aygıtlarına . toplum normlar. toplumun onu "onun adına" tarif etmesine ve böylece iktidar tarafından konumlandırılmaya elverişli bir form almasına karşı direnmek şöyle dursun. ideolojiler. arşivlenmeleri gerekir.. ahlaki dogmalar türetir. çoğu birey. yaşayan insanlardan çok birer görüngü gibi algılanırlar. eşcinseller değişmeyen imgelerine o kadar mahkumdur ki. cinsel pratik) indirgenmesiyle oluşturulur. bireyi özgün bir kimlik inşa etme yükünden ve hiç bitmeyecek içsel keşiflerden. "eşcinsel" tarihaşırı bir insan tipidir. şüphesiz ki cinsel kimlik herkesin yaşamındaki birincil belirleyicilerden biridir. o hep ne olduysa yine o olarak kalacaktır.

olsa olsa bir geçiş sürecindedir. aynı zamanda sürdürdüğü "tuhaf" yaşam pratiğiyle bir toplum karşıtıdır. eşcinsellik sık sık bireyin "karşı cinse dönüşme" idealiyle açıklanmaya çalışılır. her hangi hiyerarşik sistemde sıkı bağlarla bütünleştirilmiş bireyler. jargondaki sıradan bir sözcük iken küresel ölçekte neredeyse bütün dillerde kabul gören "gay" terimi. edilgenliği. ne anne ne de baba çocuğu kolay kolay terk etmeyeceğine göre aile yapısının çözülmesi nispeten zordur. halkların şurasına burasına belli sayılarda serpiştirilmiş mitolojik yaratıklara benzerler. bu önyargı şüphesiz ki. aşiret ya da devlet. ancak bu ayrım ne davranışbilimsel ne de kültürel anlamda bireylerin cinsel kimlikleri ve cinsel pratikleri hakkında pek bir şey söylemez. toplumda erkek güç ve iktidar sahibidir. öyleyse cinsel açıdan tam olarak sağlıklı birey "üreyen bireydir". eşcinsel erkeğe dair stereotipik imgeyi pek güzel sembolize eder. kadın ona maledilen niteliklerle. örneğin heteroseksüel birey iflah olmaz bir sodomist olarak yaşamını sürdürebilir.dozu kaçmış bir neşe erkeğin itibarını düşürür. haz ilkesini reddeden ve cinselliğin yalnızca üremeye yönelik bir biyolojik faaliyet olması gerektiğini savunan Ortodoks bilim adamı ise her hangi doyuma ulaşım yöntemine sapkınlık tanısını koyar. ikisi de uzakta ve gerçek dışıdır. eşcinseller kötücül ikonlar olarak iktidar için gayet faydalıdırlar.eşcinsel erkek zararsızdır. o sadece bencil zevklerinin peşinden koşan bir bireyci değil.kulaktan kulağa anlatılması kamusal anlağın sağlamlaştırmasına katkıda bulunacaktır. maddeleşmiş fantazmaları anımsatırlar. hemcinsler arasındaki ilişkilerin de yaygın kadın-erkek ilişkisi modelinin dinamiklerine sahip olduğu varsayımıyla partnerlerden birinin diğerini her anlamda domine ettiği sonucu çıkarılır. yığınlar halindeyken teker teker olduklarından daha kolay kontrol altında tutulurlar. aynı anlayış çevresinde eşlerden birinin daha kadınsı ötekinin de daha erkeksi olması beklenir. başka toplumsallaşma alternatifleri (örneğin komünler) kendi inisiyatiflerini ve kolektif yaşam metodolojilerini yaratarak bağımsızlaşma tehdidi taşıdıkları için aile nihai ortaklık modeli olarak gösterilir: her şey ailede başlar ve ailede biter.(4) eşcinsel birey bilindik anlamda bir aile kurmaya ve çocuk sahibi olmaya açıkça uygun görülmediği için düşman ilan edilir. her ne kadar mevcudiyetlerinden yakınıp dursa da. zira eşcinselin yaşamı öğreticidir. muhtaçlığı itibariyle zaten garip ve açması bir yaratıktır. kabile. insanların cinsel yönelimleri genelde iki kategoriye ayrılarak ele alınır: heteroseksüalite ve homoseksüalite. heteroseksüel birey hazza ulaşmak için penetrasyona başvurmaksızın (örneğin sado-mazohist pratikler dahilinde) sayısız yol seçebilir. iktidar bir anlamda.(3) iktidar işte tam da bu haz ilkesini dışlayan tezi benimseyerek toplumu yönlendirir: kadınlar ve erkekler zamanı geldiğinde aile kurmalı ve çocuk sahibi olmalıdır. hatta kimilerince ciddiye bile alınmaz: phallus yoksa haz da yoktur. onu ilgilendiren kişilerin sistem içindeki rollerini nasıl oynadığı ve cinselliklerinin bu rolleri nasıl etkilediğidir. çiftlerin çocuk sahibi olmaları önemlidir. iktidar (gelin artık şunun adını koyalım: devlet) insan cinselliğinin haritalanması ve farklı cinsel pratiklerin çözümlenmesiyle falan ilgilenmez. bu nedenle yaşam öykülerinin halk arasında -tıpkı fabllar gibi. bu durumda eşcinsel erkek yalnızca kadınlardan değil iktidardan da vazgeçmiştir: "neşeli erkek" belli ki artık mütehakkim değildir. eşcinsellik her ne kadar cinsel sapkınlık değerlendirmesiyle ötekileştirilse de. ne kadar önlem alırsa alsın toplumun fire verebileceğini kabul eder ve ibretler aracılığıyla çoğunluğu etkisi altında tutmaya çabalar. ancak güç dengesinin korunması 19 . kaldı ki kadın eşcinselliği. keza bu dualist ayrım kendi "normallik" ve "anormallik" öğretilerini oluşturmakta da yetersiz kalır. ikincilliği. biseksüalite ise eşcinselliğin tersine doğal bir eğilim değil de. erkek insanları dize getirmeye çalıştığı sürece gülünç olmaktan kurtulabilir. ne öteki ne beriki tarafta yer almayı becerebilmiştir. eril güç erkeğin kadınlar ve diğer erkekler üzerinde kurduğu tahakkümle ölçülür. evrimini tamamlayarak heteroseksüelliğe ya da homoseksüelliğe ulaşacaktır. toplumun eğitilmesi uğruna birkaçının insan içine karışıp boy göstermesine destek bile verilir.(5) erkek egemen dünyada tarih boyunca eşcinsel erkekler inceleme ve seyir nesnesi olarak eşcinsel kadınlara kıyasla daha çok ilgi gördü. ortada bir phallus olmaksızın cinselliğin yaşanamayacağına dair yaygın inanç nedeniyle tam bir muammadır. her daim gücünü gözle görülür biçimde sergilemekle ilgilenmelidir. bu nedenle aile kurumu devlet tarafından tekrar tekrar yüceltilir. her toplumsal yapıda olduğu gibi burada da bir yöneten (erkek) ve bir yönetilen (kadın) olmalıdır. yaşamın amacı ve bireyin hazzı araması gereken düzlem budur. bir erkeğinse "gerçek bir erkek" gibi kadınları arzulamaması onu bir karikatüre dönüştürür ve kadının "seviyesine" indirir. karşı cinse yönelimin ise sağlık belirtisi olduğu varsayılsa bile. temelde hemcinse yönelimin bir patoloji. genel kanıya göre eşcinsel erkek olsa olsa ereksiyon yeteneğini kaybettiği için kadınlara yönelmeyi bırakmıştır. her şey aile içindir.durmalarına alışılmış hayaletler. bir rönesans tablosundaki eşcinsel ne ise sokakta karşılaşılan eşcinsel de sanki odur. dolayısıyla bir despot gibi ciddi görünerek korku uyandırmalıdır. eşcinsellik halk arasında ve tıpta erkek eşcinselliği üzerinden açıklanmaya çalışıldı. eğilimlerden birinin diğerine baskın gelemediği bir cinsel kimlik kimlik kargaşası olarak değerlendirildiği için pek tartışma konusu edilmez. zaten tanrı ve doğa da bizden bunu talep eder. güçsüzlüğü. aile yapısında erimesi bireyin yönetilmesini kolaylaştırır. biseksüel birey "kronik kararsızdır". nasıl olup da ortaya çıktıklarına akıl sır erdirilemeyen. neşe dişil bir duygulanım olarak kabul edilir. bu nedenle erkek eşcinselliği yalnızca güç ilişkileri dahilinde değil cinsel anlamda da edilgenlikle özdeşleştirilir. o halde kadınlararası cinsellik konudışıdır. (6) burada bir çelişki söz konusu değil: eşlerden ikisi de karşı cinse özenir. çiftlerin ortak yaşamlarını ancak eşlerden birinin üstünlük sağlayarak diğerini egemenliği altına almasıyla sürdürebileceği dogmasından kaynaklanır. neşenin ölçüsüz bir şekilde ortaya konması ancak kadınlar için caizdir.

bir kimliksizlik (nonidentity) ve nötrlük durumu da değildir. uygarlık yapaydır. dolayısıyla queer'ın net bir tanımı yoktur. bireyin başta cinselliği olmak üzere görünümü. anne/babalar. hastalık bireyin istemediği bir duruma işaret eder. . queer onu çevreleyen sosyal örgüyle uyuşmazlık gösteren ya da gösterebilen bireydir. queer her ne kadar eşcinsel terminolojisine eklenmişse de doğrudan bir cinsel pratiğe gönderme yapmaz. zira kadının ve erkeğin doğası sözde pozitivist bir yaklaşımla teorize edildi ve yasalaştırıldı. doğadaki diğer hayvanlara dair gözlemlerden hareketle kadının ve erkeğin profilini çıkarmak hatalı değilse bile eksiktir. istatistiksel bağlamda yüzde 99'luk dilime karşı yüzde 1 'lik "ve diğerleri" payında yer alır. normal bir toplumsal sistem ancak normal bireyler tarafından işletilebilir. zira sistem temsil edilebilenler için vardır. dişilik ve erillik. queer toplumsal gerçekliğin kıyısındaki gri alanların sakinidir. tabloyu bozan bir şeyler hep vardır. sınıfların. bireyin istekleri toplumun beklentileriyle örtüşmemektedir. ne o ne de budur.bilakis bireyaşırı tanımlamalara direnmenin ifadesidir. kısmen içgüdüleri. bireyler ortak kimlik bileşenlerine sahip olsalar da. kadın kadınlığını. birey bu profile uyduğu ölçüde ona rezerve edilmiş sahada normalleşir. ne de herkesin eşit hak ve özgürlüklere sahibolduğu demokratik toplumsal düzene uygun olarak yaşamaktadır. bireyin cinselliğinin referansları da yine onun kendisinde aranmalıdır.(7) toplum kararlı ve matematiksel kesinliklerle planlanmış yapısını karı/kocalar. birey doğumundan ölümüne kadar kendi davranış ve görünüm gramerini oluşturmadan. davranışları. ancak. kanunlar yazdı ve kendini bunlara tabi kıldı. o yüzdendir ki atipik bireyler sağlıklı bir organizmadaki kanserli hücreler gibi gözükürler. queer majör kimlik (identity) temel alınarak oluşturulmuş birer karşıt kimlik (contra-identity) değildir. eşcinseller aslında sabitlenmiş imgelerinde. yani insan yapımıdır ve sonsuz farklı şekil alabilir. toplumun kendisinin bile acayipliklerine terk ettiği bu bireyler sosyolojik fenomenler olmak dışında yokturlar. çünkü bireyler ne kadar normalleştirilse de istisnalar ortaya çıkar ve kendilerini var etmenin bir yolunu bulurlar. oysa ki davranışsal bağlamda karşı cinsle benzeşim bir kültürel çatışma sorunudur. bu anlamda queer bir kategori değil. içinde yaşadıkları toplumun ürünüdürler. normal kadın ve erkek rollerinin aktörü olarak pekala rahatlıkla yaşayabilir. sözde pozitivist diyorum çünkü kadın ve erkek psikanaliz ve darvvin'den önce de aşağı yukarı bugünkü tanımlanıyordu. yani toplumsallaştığı andan itibaren kurallar. belirsizliğe tahammülü yoktur. queer özne ayrıksı ve otantik bir yapıdır. ulusların (ya da konu çerçevesinde erkeklerin) iktidar sahibi olmalarını kolaylaştıran bir gerece dönüşmüştür. bu formüllere paralel biçimde statüler belirlenir. bu sayede ne kendi başınıza ne de toplumun başına dert açmış olursunuz. ancak. uygar kadın ve uygar erkek de düpedüz ilkel kadın ve ilkel erkek gibi eşitsizlikleri üzerinden formüle edilir. majörle (x) özdeşleşimin negatifi alınarak (-x) oluşturulmaz. bu tür bir rasyonalite bireye inanmaz. kendi içkin nitelikleri dışında temsil edilmesi mümkün olmayandır. ve diğer normal vatandaşlar nasıl yapıyorsa siz de öyle davranır ve görünürsünüz.tıpkı heteroseksüellik ve homoseksüellik gibi. dişil ve eril davranış normları kültürel olduğu halde. bireyler temsillerin uzantılarıdır. kategorileri kesinleştirmek ve damıtmaktan hoşlanan rasyonalitenin kararsızlığa. acayip gibi anlamlarda kullanıldığını göz önünde bulundurursak sözcüğün bu potansiyele ulaşmış olması şaşırtıcı değil. insan en başından beri. biçemi ve yaşam pratikleriyle normların reddini imler.olabildiğince tezat tarif edildiği için kadın ve erkek birbirlerine yabancılaşarak yaşar. yalnızca ayrıcalıkları adaletsizce dağıtan bir sömürü sistemi yaratmıştır. queer ise temsillerin değişmezliğini ve doğruluğunu bozar. büyük oranda ise toplum tarafından yönlendirilirler. eşcinsellerle beraber birçok başka minör grubu kapsayabilme potansiyeline ulaştı. eğer kategoriyle uyuşmuyorsa birey değişmelidir. norm-al kadın ve erkeklerle korur. queer'ın ingilizcde tuhaf. doğada verilen yaşamkalım savaşı değil uygarlık sahnesinde sergilenen performanstır. bizi "yasasızlığın tehlikelilerinden" koruyup mutlu kılma vaadi boşa çıkmış. credo quia absürdüm.adına bir taraf diğerine oranla karşı cinse daha çok benzemeye başlar. dolayısıyla kadınlığın ve erkekliğin kriterleri doğal değil kültüreldir. ancak. oysa kadınlar ve erkekler doğanın değil. bugün uygarlık.öznenin biricikliğinin ve kendiliğinin savunuşudur. erkek erkekliğini yalnızca toplumun belirlediği koordinatlar dahilinde kanıtlayabilir. kişi kendileştiği (yani stereotipleşmediği) ölçüde tuhaflasın her birey ancak tek tek etüd edilerek tanınabiliyorsa. herkesin eşit gibi gözüktüğü ama aslında önceliklerin ve iktidarın daha baştan tartışmasız erkeklere hediye edildiği bir düzenek içinde toplumsal roller biçilir. birey karşı cinse "özgü" jestlerde bulunduğunda hasta olarak yaftalanır. anormalliklerinin evrensel bir profili çizilir ve her eşcinsel birey bu profilde karakterize edilmeye çalışılır. erkeksi kadınlar ve kadınsı erkekler tedavi olmak üzere kliniği boylarlar. ona göre adeta temsiller bireylerin değil. bir bütün olarak birbirlerine eşitlenemezler. sözkonusu olan. "queer" tıpkı lezbiyen ve gey gibi eşcinsel jargonuna ait bir terimdi. tabular. lezbiyen ve gey araştırmalarının çoğalması ve çeşitlenmesiyle sözcüğün anlamı genişledi. 20 iktidar için. normalleşmemiş her birey queerdır ve queer çalışmalarının ilgi alanına girebilir. burada büyük bir ikiyüzlülükle karşılaşıyoruz: insanlık ne kadının ve erkeğin "aslında olduğu şeye" dair tezlere. kendi kendini teorize eder ve yalnızca kendini temsil eder. düzcinsellerin anti-tezi gibi normalleştirilirler.

kan bağını ele alalım. ulusal mitlerin hemen hepsi "aynı soydan gelenlerin" kahramanlık kendi isteklerine sadık hikayeleriyle başlar. zamanla evlatlarını gözlerini kırpmadan öldürdüğünde görülebilir. bu muhafazakarların ünlü totolojik savunusunu hatırlayalım: "herkes eşcinsel olsaydı insan soyu nasıl devam edecekti?" dönemde çocuk henüz 4 biraz daha ileri giderek. ötekini yadsımanın ilk önce ailede eğitimden geçmemiş haliyle öğrenildiğini ileri süreceğim. aramaya. queer kavramına 3 aynı ortodoks bilim adamı rahatlıkla şu sonuca varabilir: tarih boyunca üreme yeteneği olduğu halde çocuk sahibi olmamış ya en yakın durumlardan biri da en azından çocuk sahibi olmayı istememiş her birey patolojikti. alman halkında zaten var olan yahudi düşmanlığını "keşfetti". eşsiz bir varlık olduğuna inanıyorsak. pek de şaşırtıcı değil bana kalırsa. o halde etik açıdan doğru olan bireylere ait verileri genelleştirmemektir. benzemezlerin teşkil ettiği öbektir. paragraf.kategori dışı bireylerin. el ele dolaştığında önem greve gittiğinde. hedef. onu bireyin akrabaları. o yüzden de iktidar odaklarının birey üzerindeki denetimini zayıflatır. ancak bu sayede temsiliyetlerden kurtulup kendimizi gerçekleştirebiliriz. tıpkı heteroseksüel cinsel eğilimlerini kavradıktan gibi homoseksüel birey de cinsel yönelimini övünç kaynağı birey ("gay pride") haline getirerek misilleme yapma ihtiyacı duyar. bireyin. melezlikler. bireylerin cinselliklerinin de biricik ve öngörülemez olduğu sonucuna varırız. yırtıcılığıyla. soydaşları ve son olarak ait olduğu ulus izler. zaten yahudi soykırımı alman halkının işbirliği ve isteği olmaksızın olduğu protoseksüel gerçekleştirilemezdi. dönemin. adapte olmaya 7 unabomber şöyle bir saptama yapar: "toplumumuz sisteme uymayan herhangi düşünce ya da davranış şeklini 'hastalık' olarak başlar. zekice manevralar ve ajitasyon kendi keşif menzillerinde yeteneğiyle ırkçılığı körükledi ve bir ideoloji olarak ulusallaştırdı. kadınlık ve erkekliğin neleri 5 biseksüellerin kimi eşcinseller tarafından "hainler" gibi görülmesi gerektirdiğini öğrendikten. 21 . olduğunu iddia ediyorum. queer varoluş merkeze göre pozisyon almamanın mücadelesidir. biseksüel ise şüphe uyandırıcı bir melezdir. her sonra. zira tarih aynı alışkanlıktan püskürtmeye ve dini benimsemiş uluslar arasındaki savaşların örnekleriyle doludur. aile kavramının soyutlanarak ulusçu ideolojiyi nasıl beslediği. diğeri sokakta sevgilisiyle kazanacaktır. o. bırakır ve yalnızca hayatını 6 belki de bu nedenle transeksüellik eşcinselliğin kristalize olmuş kolaylaştırmanın yollarını hali ve madden gerçekleşmesi biçiminde algılanır. soyağacı çıkarmaya çalışan öğretiler de ayırımcıdır. yaşamının kökeni bilincinin ulusal yayılımı ırkçılığın konusunda bir fikir veriyor. bu yüzden bireyin mutlakçı ve otoriter sistemlere karşı mücadelesinde son derece etkili bir silah olabilir. normları ihlal etmeye son dostları. geriye yalnızca bireyler kalana dek bölerek parçalamalıyız. bireyin aynı ulus içinde yaşasa dahi. kan bağı menfaat sıralamasını kökten değiştirir: öncelik ailededir.kadınların ve erkeklerin "ne olduğuna" dair yazılmış her öğreti kaçınılmaz olarak cinsiyetçidir. aynı şekilde farklı cinsel eğilimleri katışıksız sınıflandırmalara maruz bırakarak. çünkü birey sisteme bakımdan özgürlük savaşının uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. henüz cinsiyet 1 örneğin iktidar açısından eşcinsel bir maden işçisinin bu iki "belirgin" özelliğinden biri kodlarının kesinleşmediği. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması 'hastalığa deva' gibi görülür. çünkü her bireyin cinsel pratiği zaten biricik ve farklıdır. eğer özgürleşmek istiyorsak toplumu kategorilere ve sınıflara değil. kendisine dayatılan tüm farklı ırklara karşı düşmanlık geliştirebilmesi bunun kanıtıdır. çocukların. kan bağı bilinci dindaşlık bilincini de geride bırakabilir. nitekim heteroseksüelhomoseksüel kutuplaşması fanatizm üretmekte. cinsel yönelimlerinin halen 2 anti-semitizmi hitler icad etmedi. karmaşık göstergeler ve her çeşit kendiliğindenlikle barışıktır. isyan etmeyi bir yana iki taraf da saflaşmanın peşindedir. bana kalırsa -ne kadar liberter olursa olsun. queer varsayımlara alerjiktir: eğer her bireyin kendi yaşam pratikleri içinde incelenmeyi hakeden. gerilemesi anlamına gelir.ailede edindiği kan bağıuç sınırı ulustur. herkesin kendi rotasında tuhaflaşarak birbirini sevmesi olmalı. menfaat gözetiminin en başında derece yatkındır. tanımı tamamlanmadığı ölçüde gücünü koruyan bu kavram bireye dair hep daha fazla veri edinme ilkesinden beslenir. toplumsal işbirliği ancak bireylerin birbirilerini yüz yüze ve dolaysız olarak tanıması yoluyla adil ve verimli kılınabilir. "vatan evlatları" bir komut üzerine başka vatan kalmaya çabalar. yetişkinlik birçok addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur. 155." unabomber manifesto. queer kavramı muğlaklıklar. hemşehrileri.

.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği'ne başvuran bir grup eşcinsel kişinin özellikleri ve onlarla çalışma modeli aktarılacaktır. heteroseksüellerden farklı olarak GLB1 ler kendilerini kabul etme ve açığa çıkma sürecinde kendi istekleri veya ailelerinin baskıları ile destek ararlar. Bu zorunlu cinsel deneyim ailenin beklediği amaca hizmet etmiyor. psikologlara koşuyor. 16 kişi lezbiyen. Yardım için başvurmayan veya farklı nedenlere ruhsal sorunlarla gelip kendilerini heteroseksüel kimlikle sunan GLB kişiler bu değerlendirmenin dışında kalmaktadır. Önemli bir bölümü hâlâ ana babaları. bir kadın üye olmuştu. Bir grup aile -ki bu grup çocukları ile yakın ilişkide olan. Benim deneyimlerim bir kliniğe ulaşan kişileri kapsamaktadır. aileden daha anlayışlı olan amca. çocuğu nasıl korurum. orijinal aileleri ile. yardım arayan bir grup. Cinsel kimliğini eşcinsel olarak ifade eden. kendi kimliklerini tek başlarına yalıtılmış ve zor yaşadıklarını öğrendik. göz açtırmıyordu. Niye Destek Aradılar? Takdim edilenler. Tedavi kurallarını ve mahremiyeti bozucu davranışlarda bulunuyorlardı. Cinsel Öykü Görüştüğümüz GL kişilerin kendi cinsel yönelimlerini erken yaşlarda. tersine çok ağır bir deneyim olarak yaşanıyordu. "normal olması için" psikiyatrlara. Altı kişi. anne veya kız kardeş gibi. teyze gibi bir kişi daha eşlik edenler grubuna geliyordu. duygusal ve ekonomik açıdan onlara bağlı ve bağımlı olarak yaşamaktaydı. bize başvurduktan ve destek aldıktan sonra cinsel kimliklerini ailesine açıkladı. sıklıkla ergenlik öncesi veya ergenlik devresinde keşfettiği anlaşıldı. Bize ulaşan her dört kişiden üçü lise ve yüksek okul mezunu. Bazen. Farklı iş alanlarında çalışan üyeler işlerini düzenli olarak sürdürüyordu. Ailelerde sıklıkla ilk öğrenen kişi. Aile öğrendiğinde onların da cinsel kimlik konusunda doğru bilgi sahibi olmadıklarını görüyoruz. Türkiye'de yaşayan GLB'yi temsil edici özelliği yok. Durumun değişmeyeceğini bilen daha sınırlı bir grup aile ise "Ben şimdi ne yapacağım. ikisi boşanmış olan altı kişi de evlenmişti.Ayrıca. Çevreye nasıl anlatırım. Cinsel Kimlik ve Aile Ailelerin konu ile ilgili bilgi sahibi olmasının uzun bir zaman aldığı anlaşıldı. Bu yazıda. Bu gizlilik özellikle doğal destek grupları olan en yakınları olması beklenen ailelerine karşı oluyor. İlk öğrendiklerinde çocuklarını yakından tanımaya hazır olan aile üyesi çok azdı. Bu grup bir büyük kentte bir üniversite kliniğine başvuranlar için bir örnek olarak kabul edilebilir. Gördüğümüz üç kişiden birinin ailesi çocuklarının cinsel kimliğini bilmiyordu. Genelde bir terbiye yöntemi olarak şiddet kullanabilen bir diğer grup aile dövüyor. Kendi cinsinden bir eş ile yaşayanlar ise sadece iki kişiydi. okula yollamamakla tehdit ediyor. Bazı aileler oğullarının düzelmesi ve 'erkek olması' için onu bir aile dostu eşliğinde ücretli bir cinsel ilişkiye zorluyordu. ortalama iki kardeşleri vardı. özellikle psikiyatra götürüyor ve gerçekçi olmayan beklentiler içine giriyordu. GLB kişilerin 23 . 19992005 yılları arasında kliniğimizde görülen 76 kişi değerlendirmeye alındı. Görüşülen kişiler en sık yirmili yaşlarında olmak üzere. Babalar genel olarak bir başka aile üyesi eşliğinde geliyordu. Bu kişiler aileye konuyu benimsemekte yardımcı olan ve sözü geçen bir kişi oluyordu. Ailelerine kendilerini sahte bir kimlikle tanıtmanın yükünü yıllarca taşıyorlardı. Dahası. Cinsel yönelimler hakkında doğru bilgi sahibi olmadan. kısaca bir ana baba olarak ne yapabilirim" sorusunu soruyordu. onları disipline sokmak için genel olarak şiddet kullanamayan ailelerdiçocuklarına karşı üzüntülerini ya da depresyonlarını bir silah gibi kullanabiliyorlardı. grubun önemli bir bölümü (yüzde 40) halen öğrenci idi. Çoğunluk bekardı. Aile onların "düzelmeleri". yaşları 16-40 yaş aralığında değişiyordu. doğru olmayan olumsuz bilgileri veya beklentileri vardı. Çoğunluğu analı babalı büyümüştü. dayı. Aile gencin cinsel kimliğinin değişmesi için onu doktora. Lezbiyen babalarından kızlarına eşlik eden olmadı. Bazıları intihar bile edebiliyordu. diğerleri erkek idi.

ruh sağlığı kliniklerine başvuru zamanı ve sebebi farklı olabilir. kendine neyin yakın olduğunu tanıması için farklı deneyimler yaşamaları bir zorunluluk olabilir. İyi niyetli olanlar bile utangaç. Toplumda farklı yerlerde bu bilgiler doğru olarak iletilebilir. doğru olmayan hatalı bilgilerini getirenlerde bu bilgilerin geçerliliği tartışılabiliyor. açıklıkla. Diğer yandan. Lambdaistanbul'un 2006 yılında yaptığı anket çalışmasına katılanların 178'i sağlık uzmanı veya psikologa başvurmuştur. Psikolojik bilgilendirme: Kültürel travmalar homofobik durumlarda da çok kıymetli bir destek aracı. utanılacak bir durumdayım. Tedavide o kişinin özelliklerine göre uygun olan tedavi yöntemi seçilir. kimlik karşılaştırması. tanımak. deneyimleri ve yönelimi ne olursa olsun benim kendisini kabul ve değerlerimde bir fark olmayacaktır. ilişkileri geniş bir yelpaze içinde değişir. ne olduğunu anlamak için zamana ihtiyacının olduğu. Herkes karşıt cinsel olarak kabul edilir. Hangi cinsel yönelime yakın. Genel bilgilendirmeye yaşam devresine ve kişinin takdim ettiği soruna göre farklılıklar getirilebiliyor. Yaşamları boyunca bir den fazla başarılı ilişkiler olabilir ve bu farklı devrelerde farklı cinsiyetlerle olabilir. benim hiç ilişkim olmadı. Temelde kişinin kendini kabule dayanan (gay affirmative) tedavi anlayışı benimsenerek kişinin kendini keşfetmesinin ve içselleştirdiği homofobi ile başa çıkma yolları araştırılır. beklentileri. Bu tür olumsuz düşüncelerin eşlik ettiği ağır kaygı bozuklukları veya depresyonlar ve intihar girişimi olabilir. Bilgi daima aynı ama biçimi ve düzeyinde fark var. GL kimlik gelişimini açıklayan farklı yazarlar var. benim duygusal sürekli ilişkim olamaz. Tabii ki aynı heteroseksüel kişiler cinsel yönelimlerinden bağımsız olarak farklı ruhsal hastalıklar ve sorunlarla da gelebilmektedir. Bir diğer geliş nedeni aile zoruyla veya aileyi ikna edebilmek içindir. Cass'ın (1979) kimlik basamakları formasyonu kullanmaktayız. Sık rastlanan hatalı düşünceler: Kimse beni sevmez. Uygun durumlarda eşcinsel grupları. Uzmanlar Kim? Aileler gibi uzmanlar da genel homofobik anlayışın egemen olduğu bir toplumda yaşamaktadır. Kendi sosyal çevrelerinde heteroseksüel olmadığını bildikleri tanıdıkları olmayan ve nasıl davranıp konuşacaklarını bilemeyen kişilerdir. kuvvetli isem değişebilirim. o halde değişebilirim. yetersiz olarak yaşayabilirler. Nasıl bir danışmanlık ve tedavi anlayışı? Eşcinsel kişiler tek tür özel bir grup değildir. küçükken tecavüze uğradım o nedenle oldu. İkinci adım. erotik ve duygu olarak açıklıkla bakabilmeli. Çalışmalarımızda V. yalnız kalmaya mahkumum. kimlik toleransı. Benliğe yabancı eşcinsellik (egodistonik homoseksüel I i k): Ruhsal Hastalıklar Sınıflamalarından eşcinsellik 24 . kimlik gururu ve sonunda kimlik bütünleşmesi. ailelerin cinsel kimlikler hakkında eğitim almamış ve konuyla ilgili bilgilerinin sınırlı ve yetersiz olmasıdır. Bu basamaklar kimlik şaşkınlığı. Kendini keşfetmesi için danışmanlık verilecek.. kimlik kabulü. cinsel yönelimleri nedeniyle yaşanan zorluklarla çalışma ilkeleri aktarılacaktır. kabul etmek. Bu kişilerin yüzde 67'si görüşmeleri sırasında profesyonellerin olumsuz bir yaklaşımıyla karşılaştığını bildirmiştir.. Eşcinsel kimlik gelişimi karşıtcinsel kimlik gelişiminden farklı olarak kendi kimliklerini kabul etmek için farklı bir süreçten geçer. İlk adım. evlenirsem geçer. Cinsel kimliklerinin ortak olması dışında kişilikleri. En sık başvuru nedeni kendilerini anlamak. çaresiz. Bu yazıda. yayın organlarını kaynakları farklı organizasyonlar tanıtıyor. kimlik. açılma sürecinde yaşadıkları zorluklardır. Uzmanların ikilemi. Son adım. Homofobik toplumlarda GL bireylerin kendilerini sahte bir kimlikle takdimi beklenir. Danışmanlık ve tedavi aşamalıdır. Kendisinin farklı kompartımanlarını tanımak için zamanı olmalı. Toplumun tüm katmanlarından olabilirler. cehenneme gideceğim. kişinin değerleri. ailemi rezil ediyorum.

sorunlarını ve durumlarını öğrendik.çıkarılırken önce bir geçiş devri oldu. Bu zorunlu deneyimler sıklıkla sertleşme güçlüğü gibi bir cinsel işlev bozukluğuna. Bugün bu anlayış ruhsal hastalıklar sınıflamalarında yer almıyor. paket lastiği. Bir diğer erkek kendini karşıt cinsel yapmak için zorladığı öpüşmeyi "tükürük alışverişi" olarak aktarıyordu. kendilerini benimsemelerini kolaylaştırmak amacıyla. Eşcinseller "istemediği halde" eşcinsel olanlar ve isteyerek eşcinsel kimliği benimseyenler olarak iki gruba ayrıldı. Ama cinsellikleri ile ilgili zorluk yaşayan bazı eşcinseller kendilerini bu biçimde takdim edebilmektedir. Onlar birbiri ile tanışma. Daima lezbiyen sayısı düşüktü. Ailelerin çocukları gelmeden bizlerle özel görüşme yapma ve onlarla nasıl 25 . Arada tek tük adli vaka olarak yollananlar olurdu. kendileri fark etme yaşları ile bir kimseye açılma-paylaşma yaşları arasındaki uzun bir zaman geçiyordu. Bir örnek olarak şunu aktarmak isterim. keyif alınca imajı değiştir gibi kaçınmayı cinsel isteği uyaran uyaranlardan uzaklaştırmaya yönelik önerilerimiz oluyordu. Ailelerin zorlayıcı. Bu devrede sosyalleşme konusunda zorlukları ön planda idi. Lezbiyen başvuru hâlâ çok azdı. paylaşma ve kendilerini kabul süreci ivme kazandı. Benliğine yabancı olarak eşcinsel olanlar bir süre sınıflamalarda hastalık olarak devam etti. Bir bölüm eşcinsel erkek de kimliklerini yok etmek için kadınlarla ilişki deniyordu. eşcinsel fantezileri olan bir erkek ilk cinsel deneyimini duygusal olarak anlaştığı bir genç kadınla yaşamıştı. Doğrudan cinsel kimlik sorunu ile gelenlerin sayısı sınırlı idi. Bizler. 90'larda başvuranların sayısında görece bir artış oldu. Küçük ağrılı uyaranlar. kimse bunu kabul edemez" diye geldikleri uzmanları suçlayanlar oldu. Gruplara gerek kalmadı onlara dergiyi ve web adreslerini verebiliyoruz. Sonuç olarak Türkiye'de bir ruh sağlığı merkezine gelen GLB kişilerin. Yirmili yaşlarında. Özellikle önergenlik ve ergenlik devresini çok yalnız ve korku ve depresyon içinde geçirenler ve intihar girişimleri öğrenildi. Bir bölümü durumun değişmeyeceğinin farkında idi. Bu devrede 1990-1995 yıllarında açık kapı grupları yaptık. Gruplarda biz onların öykülerini. Bazen bizim cinsel kimlik konusunda bilgilendirmemizi "ama siz çok ilericisiniz. Kaos GL ve Lambda'nın kurulması bizi çok rahatlattı. Aralarında dayanışma destek sistemi geliştirdiler. Evlenmiş olan kişiler dahil karşı cinsle keyifli cinsellik yaşadığını bildirenler nerede ise yoktu. uzmanlar da kişilere önce değişmeyeceklerini ispat etmek için kendimizi mecbur hissediyorduk. Bir kez beraberlikten sonra kadın arkadaşından tiksinme ve kaçınma başlamıştı. Eşcinsellik bir kerede kabul edilen bir durum değil. Başvuru sayısı arttıkça. 15 günde bir yapılan bu gruplar sadece erkeklerden oluşuyordu. bazılarında fiziksel şiddete varan baskıları ve değiştirmek için çabaları ve verilen bilgiyi reddetmeleri erkeklerin zorla ücretli ilişkiye bir aile yakını tarafından zorlamalarının öyküleri öğrenildi. Z a m a n içinde gelişmeler 80'lerde gelenlerde kendilerini reddetmek veya düzeltme ile ilgili talepler çok netti. Bu konuda direnç gösterenlere bu bilginin farklı biçimlerde tekrar tekrar verilmesi sıklıkla gerekmektedir. Gelgit içinde yaşanır ve kabul edilmeden önce sıklıkla bir benliğe yabancı devreden geçerler. kadınlardan iğrenme ve kaçınma davranışlarına ve genelde cinsel isteksizliğe neden oluyordu. Grup önerisi endişe ile karşılansa da kendilerine benzer özellikleri olan kişilerle tanışmak ve sorun paylaşmak çok iyi geliyordu. Kendilerini az çok kabul edenler de sevgili dışında GLB tanıdığı. 2000'lerde biz artık suni bir grup oluşturmak zorunda değiliz. Cinsel kimlikleri GLB olup onu benimsemiş-onunla barışık yaşayan ama bir ruhsal sorunlarla gelen eşcinsel sayısı çok azdı. Sınıflamalarda yer almayan benliğe yabancı eşcinsellik konusunda içselleştirilmiş bir anlayış veya gerçekçi olmayan beklentinin başvurularda ve ailelerinde değiştirilmesi gerekmektedir. Doğrudan biz tedavi ve danışmanlık verenleri ilgilendiren bir husus. eş dostu yoktu. Dahası bu anlayışı benimseyen uzmanlar da bulunmaktadır.

Journal of Homosexuality. psikososyal destek verenlerin bu konuda çok dikkatli çalışması gereğini öne çıkarıyordu. seçilmiş bir grubun. 876-880 Lambdaistanbul. Suçluluk duyguları ve depresyonları azalıyordu. Bize "ben normal olmak". Evlilerin az sayıda olmasının nedenini toplumsal bir tarama yapmadan açıklamak bir spekülasyon olacaktır. Bu yalıtılmayla aynı zamanda. 2006. 26 Kaynaklar: CassV. kendilerini kabulünü kolaylaştırmak amacıyla grup tedavisi uyguladık. Bir diğer önemli kazanım kendini bilen kabul eden ama aileye "uzman aracılığı" ile kabul ettirme ihtiyacı olanların kendilerini onaylatması. "karşı cinsel olmak" istiyorum. 6 evli veya dul kişi ile görüştük. Homofobi ve homofobiye karşı eğitim 17-20 Mayıs. Türkiye'de GL kişilerin evlenerek cinsel kimliklerini sakladıkları ileri sürülmektedir. Kendilerini karşı cinsel olmaya özendirme çabaları arasında karşı cinsle sınırlı veya tam cinsel ilişki deneyimlerinin sık olduğu görüldü. Bu grupla çalışırken çok kıymetli deneyimlerimiz oldu. bize ulaştığı düşünülebilir.konuşacağımıza ilişkin yönlendirme manüplasyon girişimleri. V4(3) Fergusson DM. Sınırlı sayıda. Öneriler: Toplumsal düzeyde. depresyon. yalıtılmış yaşayan erkek başvuruların yal itilmişliğini azaltmak. Bize gelenler arasında az sayıda evli kişi bulunuyordu. 1995 öncesi. Horvvood J. Beautrais AL 1999 Is Sexual Orientation Related to Mental Health Problems and Suicidality in Young People. Bu gruplar aynı zamanda self-help grup özelliğini taşıyordu. aslında kendi cinsel yönelimini tanıyan ama onu "bir uzmana doğrulatarak" rahatlamaya daha hazır ve yakın olanların. 1979 Homosexual Identity Formation: A Theoretical Model. Bu denli önemli bir alanda kısa sürede değişme beklenemez. Archive General Psychiatry 56. 2002 Uluslararası II Buluşması (bu kitapta yer alıyor) . Bu grupta aile rahatlıkla kabul etmese bile bize gelerek aileye olan sorumluluklarını yerine getirmiş ve değişmezliğini ispat etmiş oluyorlardı. Bizim başvurularımızın ailelerinin de evlendirme baskısı vardı. intihar girişimlerinin karşı cinsel akranlarından daha sık olduğu bildirilmektedir (1999 New Zeland study). Başvuranların yaşlarının genç olması veya evlenmiş olanların bize başvurmadığı düşünülebilir. Bunlardan sadece ikisi bir devre karşı cins ilişkisinden keyif aldığını belirtti bu nedenle görüşülenlerin sadece ikisini biseksüel olduğunu söyleyebiliriz. 2006 Terapistler. Bir Alan Araştırması: Eşcinsel ve Biseksüellerin Sorunları. ergen ve genç erişkin GLB kişilerde kaygı bozukluğu. bilgi veren bir anlayışla çalışıldığında değiştiğini gördük. madde alkol bağımlılık riski. kişinin kendisini olumsuz değerlendirmesine. Lambdaistanbul Eşcinsel Sivil Toplum Girişimi Yetkin N. Bize başvuru aşamasının. kendilerini yargılayan. GLB yayınların. Halen evli olanlar dâhil diğerlerinin karşı cins deneyimi doyum verici olmadığı anlaşıldı. Bireysel düzeyde aileler ve eşcinsel bireylerle kendilerini keşfetmelerine ve kabul etmelerine fırsat veren bir yaklaşım sunulmalıdır. İki cinsle de keyifli cinsel yaşamı olduğunu belirten iki kişinin biseksüel olduğu düşünüldü. kabul edememesinin kısaca kendi içselleştirdikleri homofobinin ilişkisini dikkate almak ve gerekli önlemler almak koruyucu ruh sağlığı açısından gözden kaçırılmamalı. "GL kimliği kabul edemem" diye başvuran kişilerin yargılamayan. Türkçe internet sitelerin yaygınlaşması ile grup yapılması bırakıldı ve kendileri bu kuruluşlara yönlendirildi. eşcinsellerin varlığını görmezden gelen toplumlarda homofobik anlayışla mücadele etmek ruh sağlıkçılarının sorumlulukları arasında. çok kısa zamanda. bile olabiliyor. Sayılan ruhsal hastalıklarla yal itil m işlik. Bu değişme bir iki görüşmede.

Çünkü hepimiz eşcinselliğe karşı olumsuz değer yargılarının yaygın olduğu bir t o p l u m d a y e t i ş t i k . "Homofobik inanışlar" da tüm önyargılar gibi toplumun her kesiminde. duygularımızdan ve dilimizden temizlemek zorundayız. eşcinselliğe. Sözcük anlamsız korku gibi bir izlenim yaratsa da özünde "cinsel yönelim nedeniyle ayrımcılık" anlamını taşır. olumsuz veya düşmanca tutum. Mart 2006'da İstanbul'da cinsel yönelimini eşcinsel/biseksüel olarak tanımlayan 393 kişi ile yapılan bir anketin sonuçlarını. lezbiyenliği cinsel fantezi olarak görme. Hepimiz bu homofobinin izlerini düşüncelerimizden. istemediği halde kendini heteroseksüel ilişkiler yaşamaya zorlama. Cinsel yönelimimiz ne olursa olsun. Burada kendilerini eşcinsel/biseksüel olarak tanımlayan kişilerde de eşcinselliğe karşı birçok olumsuz düşünce ve duygular olduğunu görüyoruz. Lambdaistanbul. Bunlar arasında. yeni bilgi ve anlayışlarla karşılaşıldığında değişmeye açık olmayan. bir önyargı olarak tanımlayabiliriz. doktorlarda. eşcinsel/biseksüelliğini unutmaya çalışma. psikiyatrlarda yaygındır ve değişime dirençlidir. diğer eşcinsellere nasıl ulaşacağını bildiği halde tanışmayı erteleme gibi olumsuz duygu ve düşünceler var. politikacılarda. hepimiz az ya da çok homofobiğiz. Çünkü hepimiz eşcinselliğe karşı olumsuz değer yargılarının yaygın olduğu bir toplumda yetiştik. öğretmenlerde. eşcinsellere karşı yanlış ve eksik bilgilenişten kaynaklanan. duygularımızdan ve dilimizden temizlemek zorundayız. Homofobi Karşıtı Eğitim "Cinsel yönelimimiz ne olursa olsun. cehenneme gideceğini düşünme. 27 . eşcinsel/biseksüelliği anlaşılmasın diye eşcinsel olduğunu bildiği insanlardan uzak durma. biseksüelliğin. cinsel yöneliminin ne olduğundan emin olamama. aynı cinsiyetten insanların duygusal beraberlik yaşayamayacağını düşünme. hepimiz az ya da çok homofobiğiz. genellemelere dayanan. yalnız kalmaktan korkma. eşcinsellik gibi olağan bir varoluş biçimi değil kararsızlık ve/veya doyumsuzluk olduğunu düşünme.Terapistler. psikologlarda. Hepimiz bu homofobinin izlerini düşüncelerimizden. geyliğin erkekliğe sığmadığını düşünme. medya üyelerinde. Cinsel yönelimini eşcinsel/biseksüel olarak tanımlayan 393 kişinin yüzde 51 'i geçmişte cinsel yönelimiyle ilgili olumsuz duygulara kapılmış ve yüzde 5'i hâlâ böyle duygular taşıyor. Nesrin Yetkin 1960'lardan beri kullanılan "homofobi" sözcüğünü. "Eşcinsel ve Biseksüellerin Sorunları" adıyla yayınladı. aynı cinsiyetten insanların cinsel beraberlik yaşayamayacağını düşünme. kendi cinsiyetinden kişilere duyduğu ilginin cinsellikle alakasız olduğunu düşünme. Bu önemli çalışma Nisan-Ağustos 2005 tarihleri arasında yapılmış. geçici olduğunu düşünme." Dr. cinsel yönelimini düzeltebileceği bir kişilik özelliği olarak görme.

Bunların yüzde 33'ü başkaları istediği için. nasıl tatmin oluyorsun?' dedi. İçine nasıl alıyorsun. yani ya mesleğinin tanı sınıflamalarının 30 yıl kadar gerisinde kalmış. Bu listedeki 24 cümle genel cinsellikle. modülümüz. etik açıdan da son derece uygunsuz. 7 kişinin de rapor talebi geri çevrilmiş. 130 ön test ve 91 son test sonuçlarını değerlendirdik. AİDS olma riskiyle korkuttu. sosyal hizmet uzmanları. cinsel yönelimi ile sorunu olsun ya da olmasın. 21 kişi psikiyatrik muayene sürecinde yasa ve insanlık dışı muamele ya da kötü muameleye maruz kalmış. her bireyin yaşamında elbette başka sorun alanları da vardır. elbette herkesin ilaç tedavisine ihtiyacı olabilir. Biz CETAD (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği) olarak 2001 yılından beri. Örnek olarak yer verilen bazı olumsuz yaklaşımlar. Bunların 6'sı psikiyatri servisine sevk alamazken. Katılımcılardan bu dersin öncesinde ve sonrasında. psikologlar. ama cinsel yöneliminden ötürü değil. Burada psikiyatri/psikoloji mesleki uygulamasında hizmet alan eşcinsel/biseksüeller açısından hem yetersiz hem de etik açıdan uygunsuz bir tablo ortaya çıkmaktadır. genel cinsellikle ilgili 24 mite verdiği yanıtların ortalaması 1. "Cinsellik" kavramının işlendiği 3 günlük 1. 6 cümle ise homofobiyle ilgiliydi. ya da ciddi homofobik. ibadet et' dedi. Geylerin gideceği yer cehennemdir.9 bulundu. Hiç katılmıyorum"dan "5. Bu muayene ve inceleme sürecinde kişilerin yüzde 62'sinden 'anal muayene'. (. Yüzde 29'u heteroseksüel olmaya zorlamış. doğru mesleki uygulama açısından da. Hetero porno film ve dergi almamı söyledi. Bu programın 1. Annemin yanında geneleve gidip antrenman yapmamı önerdi. profesyonellere yönelik. Yüzde 22'si ilaç tedavisine zorlamış. bu hem olanaksız hem de etik değil. 6 homofobik mite verdikleri yanıtların ortalaması 1. yüzde 17'si eşcinsel/biseksüelliğinden kurtulmak için ve yüzde 47si cinsel yönelimi hakkında kafası karışık olduğu için bir profesyonele başvurmuş. Psikolog eşcinseldi.000) Cinsel terapist olmak için ücretli bir eğitim almayı seçen özel grubumuzun toplumda yaygın olan cinsellikle ilgili yanlış inanışları pek paylaşmadığını. 28 . 215 erkekten 27'si eşcinsel/biseksüel olduğu için askerlikten muaf olmak için rapor alma girişiminde bulunmuş. öğretmenler ve diğer disiplinlerden kişilerin katılımına açık.Bu alan araştırmasında. modülünde 4 saat boyunca 'Cinsel İnanışlarımız' konusunu işliyoruz. Bu tablonun olumlu değişimi için. eşcinsel sivil toplum kuruluşları ile profesyonellerin iletişiminin arttırılması kadar. pedagoglar. Beni hipnozla heteroseksüel yapmaya kalktı. tüm hekimler. birbirini izleyen modüller halinde bir eğitim programı uyguluyoruz. cinsellik alanında çalışan herkese açık olup. rehber ve danışmanlar. Aslında heteroseksüel olduğumu. Eğitim öncesinde mit listesini dolduran 130 kişinin. modülümüze ise yalnızca psikiyatri asistan ve uzmanları ile klinik deneyimi yeterli psikologlar katılabiliyor. Ve en vahimi yüzde 30'u eşcinselliği hastalık olarak görüyormuş. Yüzde 57'sinin eşcinsellikle ilgili bilgisi yetersizmiş. hemşireler. babamın ilgisizliği nedeniyle bir erkeğe ihtiyaç duyduğumu söyledi. bu iki grup yanlış inanışa verilen yanıtlar arasındaki fark anlamlıydı. Bana sormadan anneme lezbiyen olduğumu söyledi. "Cinsel Terapi" öğretilen 9 günlük 3. benimle beraber olmak istedi.6 iken. Yüzde 29'u anlatılan her şeyi cinsel yönelime bağlamış. yüzde 29'undan 'cinsel ilişki sırasında çekilmiş fotoğraf istenmiş. 178 katılımcının yüzde 67'si başvurduğu psikolog/psikiyatrın olumsuz bir yaklaşımıyla karşılaştığını bildirmiş. Vajina resimleri gösterdi. Başvurulan psikolog/psikiyatrların. profesyonellerin eğitiminde homofobi ile uğraşılmasının da gerekli olduğunu düşünüyorum. ama eşcinsellikle ilgili yanlış inanışlarının görece daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. tamamı yanlış cümlelerden oluşan 30 başlıklı bir cinsel inanışlar listesini " 1 . yüzde 57'si görevlilerin aşağılayıcı ve alaycı davranışları ile karşılaştığını bildirmiş. modülümüze yalnızca klinisyenler katılabiliyor.Tamamen katılıyorum"a kadar değişen beşli bir derecelendirmeyle doldurmaları istendi. katılımcıların yüzde 55'i psikolog veya psikiyatra başvurmuş. "Cinsel İşlev Bozukluklarının tek tek ele alındığı 6 günlük 2.

29 'Psikiyatr. Eşcinsellerde daha fazla psikopatoloji olduğuna dair bir kanıt yoktur. Her iki grup da tüm psikiyatrları temsil edemez. bu kimliği ötekileştiren her türlü yaklaşımı içerir.2. Erkekler arasındaki eşcinsel beraberliklerde. ama CETAD eğitimi katılımcılarının görece daha az homofobik oldukları düşünülebilir. kalıcı ve anlamlı bir biçimde değiştirilemez. 7. ahlaki veya istemli bir seçim değildir. örnek oluşturma veya rehberlikle.000) Genel cinsellikle ilgili 24 yanlış inanış için. eşcinsel/biseksüel bireylere duyulan öfke. her ortamda. Eşcinsellik doğaya aykırı değildir. Bunun için tersine çevirme. anal birleşmedir'. Eşcinsel ve biseksüellerin salt cinsel yönelimleri nedeniyle karşılaştıkları baskı ve maruz kaldıkları şiddeti doğuran şey homofobi. 'Eşcinseller.2 ve tabii bu iki grup yanlış inanışların ortalamaları arasındaki fark anlamsız bulundu. uzun süreli ve doyumlu beraberlikler kuramaz'. model oluşturma gibi teknikler kullanıyoruz. 30 yanlış cinsel inanış için. değiştirilebilir'. Kişilerin cinsel yönelimi. Heteroseksüel yönelimden farksız bir durumdur.000) Eğitim sonrasında mit listesini dolduran 91 kişinin. eğitim öncesinde 130 kişinin ortalaması 1.000) Eşcinsellikle ilgili 6 yanlış inanış için eğitim öncesinde 130 kişinin ortalaması 1.9. eğitim sonunda ise 91 kişinin ortalaması 1. doğal olmaktan çok insani bir durumdur. Cinsellik politikasıyla ilgilenen herkesin. uzun süreli ve doyumlu ilişkiler kurabilirler. eşcinsel olmalarından değil. toplumun her kesiminde. Cinsel yönelim. 6. (. Anal cinsel birleşme. eşcinsel örgütlerinin ve mesleki derneklerin. Eşcinsel/biseksüel bireylerin sorunları. Eşcinsel yönelimli bireylerin psiko-sosyal profili. 'Cinsel yönelim. eğitim öncesinde 130 kişinin ortalaması 1. yaşam boyunca değişiklik gösterebilir. üzerinde en az durulması gereken homofobik inanıştı. eğitim sonrası 91 kişinin ortalaması 1. tartıştığımız başlıca 'Homofobik mitler ve gerçekler' şöyle: 1. en az heteroseksüeller kadar heterojendir. Homofobiye karşı eğitimde. 3. hem psikiyatrik tanı sınıflamaları konusunda yeterince bilgiliydi. keyfi. eşcinsel/biseksüelliği normalize edemeyen. aradaki fark anlamlı bulundu. genel cinsellikle ilgili 24 mite beşli derecelendirmeyle verdiği yanıtların ortalaması da.2. aradaki fark anlamlı bulundu. Cinsel kimlikten farklı olarak. Cinsel Eğitim.6 eğitim sonrası 91 kişinin ortalaması 1. Eşcinsellerin cinsel kimlikleri anatomik cinsiyetlerine uygundur. "Eşcinsellik bir psikiyatrik hastalıktır. Diğer beş homofobik cümle. 'Eşcinsel erkekler arasındaki tek cinsel ilişki. tedavi edilmelidir". 'Eşcinsellik doğaya aykırıdır' yanlış inanışlarının üzerinde ise epey durulması gerekiyordu.096) Genel cinsellikle ilgili ve homofobik mitlerde eğitim etkinliği aynıydı. 5. temel olarak doğru bilgilendirme ve normalleştirme yapıyoruz. 40 kişilik başka bir psikiyatri asistanları grubuna verilen farklı bir eğitimde ise. 8. Eşcinseller sevgi ve dostluk içeren. en çok üzerinde durulması gereken homofobik yanlış inanış oldu. salt heteroseksüalite ile salt homoseksüalite arasında bir spektrumdur.8. nefret. (. anal ilişkiden başka cinsel etkinlikler de yer alır. aradaki fark anlamlı bulundu. (. 6 homofobik mite verdikleri yanıtların ortalaması da 1. rol oynama. Birçok hayvan türünde görülür.2. Eşcinsellik de tüm insan cinselliği gibi.Altı homofobik cümle içinde "Eşcinsellik bir psikiyatrik hastalıktır ve tedavi edilmelidir". 'Eşcinsellerin çok fazla psikiyatrik sorunları vardır'. ötekileştiren bir sistem içinde yaşıyor olmalarından kaynaklanır. 2. hem de bu konuda homofobik değildi. 4. istemli bir seçimdir. tiksinti tanımlamasının ötesinde. Interaktif eğitim modelimizde. 9. Cinsel terapist olmak isteyen katılımcılarımız. heteroseksüeller arasında da uygulanır. Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Başkanı . Eşcinsel yönelim. (. Eşcinsel yönelim bir psikopatoloji değildir. eşcinselliğin "normalleşmesi" için ellerinden gelen her katkıyı yapmaları gerektiğine inanıyorum.

Ancak. Bu durumun. eşcinsellikle ilgili açıklamalar yapılırken "bilgi verici olması" açısından bir önceki sınıflandırma referans gösterilmiştir. pis bir koku. Türkiye'de uzun yıllar eşcinsellikle ilgili bilimsel kaynakların çoğunda benzer bir dilin kullanıldığını ve tedaviye yönelik olarak çeşitli önerilerde bulunulduğunu kaynakları incelediğimizde kolaylıkla görebiliriz. Çifter'in. İsmail Çifter'in 1987 yılında yayınlanmış olan "Psikiyatri" adlı kitabından alınmıştır. psikiyatri alanında eğitim alan öğrencilerin ders ve kaynak kitaplarından biri olan bu kitapta dilin değişmediğini görebiliriz. ruh sağlığı alanındaki literatürde tarihsel olarak geriye gittiğimizde genel bir bakış açısı olduğunu görebiliriz. diğer kişilerin bu sapık eylemi gözetlemekte olması.Eşcinselliğin ' t e d a v i s i ' yok a m a homofobiden kurtulmak mümkün! Mahmut Şefik Nil* "Homoseksüalite çok eskiye dayalı bir sorundur ve hâlâ hakkında birçok görüş ileri sürülmektedir. Kitabın yazım tarihi açısından baktığımızda. Bilindiği gibi 1973 yılında Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) eşcinselliği ruhsal hastalıklar sınıflamasından çıkartmıştır. Dr. APA'nın eşcinselliği bir ruhsal hastalık olarak kategorize etmeme kararını almasının üzerinden yaklaşık olarak on yıl geçtiğini. yüksekten düşme. alan kişilere kaynak olmak üzere yazılmış kitaplardan biridir. Aynı dönemde yayınlanmış bir diğer kitaptaki ifadeler Çifter'in cümleleri kadar yumuşak değildir: "Tiksindirici davranış tedavisi uygulamasında: sapık davranışları ve eylemleri olan hasta bu sapık doğrultuda hayallere dalmışken veya hikayeler dinlerken veya resimlere bakarken veya yaşarken. bir işkencenin detaylarını değil "sapık" bir davranış olan eşcinselliğin tedavisine dair "yöntem ve önerileri" içermektedir. Hemen bütün görüşlerde homoseksüalitenin patolojik bir durum olduğu konusunda fikir birliği vardır. Örneğin Orhan Öztürk'ün "Ruh Sağlığı ve Hastalıklar" adlı kitabı DSM IV sınıflandırmasına dayanırken. Homoseksüalitenin tabiatı hakkında da birçok farklı görüşler ortaya atılmıştır. Ancak. bileğe geçirilmiş bir lastik halkanın gerilip bırakılması veya sapık davranışın yapılması sırasında kusma. ruh sağlığı alanında eğitim 30 Tiksindirici uyarı: elektrik akımı. kitabında eşcinselliği eski ve 'hemen bütün görüşlerde patolojik' (hastalıklı) bir durum olduğunda ittifak edilen bir sorun olarak ele aldığını görmekteyiz. bıçakla kastre (hadım**) edilme tehdidi gibi tiksindirici veya endişe yaratıcı bir hali hayal etmek olabilir." (1) Yukarıdaki cümleler Psikiyatrist Prof. ancak. Cümleler. Çifter'in bu kitabı. APA'nın sınıflandırması ve 1994 yılında yayınlanan DSM IV'de eşcinselliğin bir hastalık olarak yer almamasından itibaren Türkiye'de de yaklaşım değişmeye ve farklı bir söylemle ele alınmaya başlanmıştır. diğer bir anlatımla sapık bir uyarıya maruz kalmakta iken tiksindirici uyarı verilir. bu yaklaşım ve kullanılan dilin sadece Türkiye'ye özgü olduğunu söylemek mümkün değildir." (2) Yukarıda iki paragrafını örnek olarak aldığımız kitap 1986 yılında Nobel Kitabevi tarafından basılmıştır. . yaklaşım değişikliği sürecini takip ettiğimizde geçişlerde uzmanların da zorlandığını gözlemek mümkündür.

davranışçı teknikler. Ancak. cinsel ayrımcılığın travmatize edici etkileri. neredeyse tüm ruh sağlığı alanı hizmetleri. Homofobi. Psikiyatrik Bozukluklar ve Tedavileri. Şenal Basım Yayın Co. yanlış bilgilendiren açıklamalara ve devlet eliyle gerçekleştirilen yasal olmayan müdahalelere karşı bir araya gelinmesi de öncelikli konulardan biri olarak görünüyor. depresyon ve anksiyete üzerinde etkili olan ilaçların da yardımıyla girişilen bu dönüştürme tedavilerinin sonuçları ile ilgili bir açıklama da yoktur. travmatize eden uzmanlara karşı yasal yaptırımlarla ilgili düzenlemelerdir. Nobel Tıp Kitabevi. Bu süreçte gönüllü uzmanlarca oluşturulan girişimler ivmeyi artırıcı olmakla birlikte ruh sağlığı uzmanlarınca kurulmuş olan oda ve sivil toplum örgütlerine de çok fazla iş düşüyor. ancak günümüze doğru yaklaşıldıkça önce akademisyenlerin araştırmaları ve doğal olarak kaynak kitap ve yayınlarında. Dr. Ankara. (1). 1986 . Özellikle yazılı-görsel basın yayın organlarında çıkan ayrımcı ve insanların ruh sağlığını tehdit eden. Ltd. cinsel yönelim gibi kavramlar da eski kaynaklarda bulunmamakta. İstanbul. gözden kaçırılmaması gereken. Genel olarak hipnoz. Dr. psikoterapi. İsmail Çifter. İleri bir tarihte olacağını düşündüğüm bir diğer gelişme de eşcinsel yönelimle ilgili olarak yanlış ve kendi fantezilerinden hareketle yanıtlar oluşturarak bireylerin ruh sağlığını tehlikeye atan. Ülkemizde bu konuda yapılmış bir araştırma var mı bilmiyorum. her bireyin doğru ve kaliteli bir ruh sağlığı hizmetinden yararlanma hakkını daha işlevsel kullanabilmesinin yolu uzmanların kendilerini sorgulayarak geliştirmeleri ve ruh sağlığı hizmetlerinden yararlanma olasılığı bulunan her kişinin doğru bilgilendirilmesinden geçiyor. Prof. Ancak kliniğe eşcinsel yönelimin değişip değişmeyeceği sorusu ile gelen anne-babalar ya da doğrudan eşcinsellerin kendisine sağlıklı ve bilimsel yanıtlar oluşturabilen uzman sayısı giderek artmakla birlikte henüz azınlıktadır. yapılan açıklama ve tedavi girişimleri ile ilgili olarak da yasal düzenlemeler bulunmadığıdır. 1987 (2). Bizzat görüştüğüm bir psikoterapistin "Gizil Heteroseksüel" diye bir kavram ileri sürdüğünü görmek beni hiç şaşırtmamıştı. Oğuz Arkonaç.. Bir sürecin içinde olduğumuz oldukça net bir şekilde ortadadır. Henüz bu alanda yasal olarak böyle bir yaptırım imkanı doğmuş değildir. Psikiyatri. tanıklık ve gözlemlerimden yararlanarak diyebilirim ki klinik uygulamalarda eşcinselliği tedavi etme iddiasında olan ruh sağlığı uzmanlarının sayısı azımsanmayacak kadar yüksektir. Kullandığı ilaçların yan etkisi olarak aldığı kilolar nedeniyle kendine olan özgüvenini iyice yitiren bir danışana rastlamak ya da aileyi bilgilendirirken "Çocuğunuz yeterince istiyorsa başarırız" diyerek ailede yeni bir parçalanma ve travmaya neden olan uzman cümlelerine tanıklık etmek de beni şaşırtmıyor. Doç. varsa da ben henüz inceleme imkanı bulamadığımdan sadece tahmin. 31 *Psikolog **Parantez içindeki ifade bana aittir.Ruh sağlığı alanında dikkatimizi çeken değişimlerden biri de söylemle ilgili olan değişimdir. Kanaatimizce. ardından da ruh sağlığı alanında çalışanların vakaların analizinde ve yaklaşımlarında görünür olmaya başlamıştır. Genel olarak bakıldığında eşcinselliği bir yönelim olarak değil de patolojik bir süreç sonucunda kazanılmış ve bireyin kendisinin de memnun olmadığı bir hastalık olarak algılamanın yaygın olarak sürdüğü fikrindeyim.

Dünyamız değişmektedir. On yılı aşkın bir süredir özgüveni gasp edilmiş eşcinsellerin kendileri ile barışmaları ve özgüvenlerini geri kazanmaları için mücadele eden Kaos GL Derneği olarak Tarkan'ın bu sözlerini kınıyoruz! Tarkan eşcinsel olmayabilir. Bugün ülkemizde özellikle sağın ama solun da. yani artık cinselliklerinin gizliliklerinin kalmadığı ifade edilir. Ama eşcinselliğe dair bir türlü kurtulamadığı homofobisiyle binlerce eşcinsele dil uzatması da gerekmiyor. Hatta aynı cinsten evlilik mümkün olduğu gibi artık 'eşcinsel kamuoyu'. Ben tutarsa 'açık' kelimesinin 'out'un Türkçe karşılığı olabileceğini düşünüyorum. o zaman bu insanların açığa çıkarılmaları caizdir. özellikle de gerek ifşa edilmek korkusu gerekse de cinsellik konusundaki cahillikleri yüzünden. Resimler yayınlandıktan sonra hemen basın toplantısı düzenleyip 'Tamam. 3." Kürşad Kahramanoğlu İngilizcede 'outing' yani. 'pembe ekonomik güç' gibi kavramlar da gelişmektedir. sadece Londra'da binlerce Kıbrıslıtürk kız çocuğun çığlık çığlığa bağırdığı bir konserine götürülmüştüm. yıllar sonra bakın neye dönüştü: "Arkadaşlarla birlikte bir çıplaklar plajına gittik. korkusunu dindirmek için daha ilginç özlü sözler sarf etti. yani 'dışarı çıkarma-ifşa etme' yine İngilizcedeki 'closet' yani 'dolap' kelimesi ile bağlantılıdır. Bulgaristan'da yayınlanan 'Eva' adlı dergiye verdiği röportajda hakarete varan açıklamalar yaptı. Cinsellik çok kişiye özel bir şeydir ve ifşa edildiğinde. İkinci şıkta belirtilen değişim ancak topluma yön veren ve kamuoyu yaratabilen liderlerin çabaları ile mümkündür. homoseksüelim. çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyleler ama bu insanlar psikanalizle kendilerini düzeltebilirler" gibi hakarete varan açıklamalar yaptı. Bu nedenlerle bir insanın eşcinselliğinin. 'ifşa etmek' diye tercüme edebileceğimiz kavram en çok eşcinsellik için kullanılır. 'Out' yani dışarı kelimesinden üretilen 'outing' fiili. Ne var ki bu konu gündemden düşmüyor. değil mi? Ama Tarkan bununla kalmadı. onlar karenin dışında kaldı." İlginç. Mesela bu şöyle kullanılmalı: "Tarkan eşcinsel ama açık değil". Herhalde Türkiye'de böyle şeylerden 32 hoşlanırlar. Aramızda kızlar da vardı. veya ticari hesaplar nedeniyle korkup susuyor veya abuk sabuk şeyler söylüyorlarsa. Çok mu zor "Ben eşcinsel değilim. Öyleyse bir insanın eşcinselliğini deklare etmekte bir sakınca yoktur. Eşcinsel olsa bile 'açılmak' zorunda değil. ben şahsen Tarkan'ı tanımam. madem ki böyle hoşunuza gidiyor' dedim. Dünyada bir insanı açığa çıkartma konusunda dört ana yaklaşım mevcut: 1. Dördüncü yaklaşım ise aslında yaklaşım bile değil sadece bu konuları yok saymaktır. Eğer bu insanlar eşcinsel iseler ve yazımın başında belirttiğim dolabın karanlık bir köşesinde oturuyorlarsa. hiç karşılaşmadık. Sakın yanlış anlaşılmasın bu bir örnek.. Tarkan'ın cinselliği hakkında birinci elden hiçbir bilgim yok. karanlıkta saklandıkları veya saklanmaya zorlandıkları metaforu kabul edilir ve kendini deklare eden veya başkaları tarafından eşcinselliği ilan edilen insanların 'out' oldukları."Oynama şıkıdım şıkıdım.. birçok ülkede eşcinsellik suç olmaktan çıktığı gibi artık kabul de görmektedir. Gizli eşcinsellerin dolapta. ancak. bilmem. ama eşcinsel kadın ve erkekler de kendi cinsel yönelimlerini özgürce ve inkar etmek zorunda kalmadan yaşayabilmeler" demek? Ya da ne kadar imkansız olabilir ki "Psikanalizle düzelebilirler" gibi talihsiz bir sözün ağzından çıkmasını engellemek? Kaos GL . özellikle az gelişmiş toplumlarda bireyin ödeyeceği bedel ağırdır. 'eşcinsel oy potansiyeli'. 2. 4. "Homoseksüeller. özellikle de diğer şahıslar tarafından açıklanması doğru değildir. hükümetin ve Uzatılan bütün mikrofonlara "Eşcinsel değilim" diye feryat figan eden Tarkan. Birkaç yıl önce basına da yansıyan 'plaj hatırası1 fotoğraflarıyla "görünen köy kılavuz istemez" dedirten ve sonrasında kameraların karşısına çıkıp "Yaşadıklarım kimseyi ilgilendirmez" sözleriyle takdirimizi kazanan Tarkan.

Elton John. Elton John'u 1984'te hem de Sevgililer Günü'nde Renate Blauel adlı bir Alman kadın ile nikah masasında gördü. 250 milyondan fazla plak satmış. ilk defa 1976'da 'Rolling Stone' dergisine verdiği söyleşide biseksüel' olduğunu kabul etmişti. sadece ülkesinin değil bütün dünyanın tanıdığı ünlü ve tüm zamanların en başarılı müzisyenlerden biri. Varlığını. saç rengiyle dalga geçen bir yazı yayınlayınca çok kızmıştı Jason. kendisiyle barışık ve mutlu bir şekilde eşi ile birlikte yaşamayı sürdürüyor. Devrin radikal mizah dergisi 'The Face'.parlamentonun da. ülkemizde gençler arasında intihar nedenlerinin başında cinsellik sorunları geliyor. Jason yıllarını ciddi uyuşturucu sorunlarıyla ve homofobik olmadığını ispatlamaya çalışarak geçirdi. biraz da bu işlerden anlayan bir abin olarak verdiğim iki örneği aklında tutmanı ve daha nice milyonlar satan plağa imza atmanı dilerim. plakları 30 milyondan fazla satmış bir şarkıcıydı ve başarılı bir aktör olmaya adaydı. bilimsel gerçeklerden çok sanki kendi boğuştuğun iblisleri yansıtıyormuş izlenimi veriyor. Bu arada geyliğini tedavi(!) ettirmeye çalıştığı haberleri bütün gey dünyasında dolaştı. her ne kadar Elton kadar şöhretli değilse de. değilsen bilmediğin konularda niye konuşuyorsun? Geysen ve kendinle barışık yaşayamıyorsan hiç olmazsa abuk sabuk konuşma ve eğer çevrende "Geyliğini tedavi ederiz" diyenler varsa onlara inanma. Bulgaristan konserinden sonra söylediklerin ve sergilediğin saldırganlık. Ardından dalga geçer gibi koluna takıp herkese sergilediğin kız arkadaşın bu senin cesaretinle güçlenen genç insanları yıktı. yoksa o gençliğinde sörf yapan hakiki bir erkekti ve ona gey demek bir hakaretti! 'The Face' dergisini mahkemeye verdi. 1992'de İngiltere ve Avustralya'daki gey toplumu içinde eşcinsel olduğu dedikoduları ayyuka çıkmıştı. Bu yazı 6 Ağustos 2006 tarihli Birgün gazetesinde yayınlanmıştır. şarkılarını dinlerim. Tam bir megastar! 2) Jason Sean Donovan: 1968 doğumlu Jason Donovan. 1994 yılının yazında tatil için geldiğim Bodrum'daki barlarda yerli yabancı herkesin 'Oynama şıkıdım şıkıdım' ile eğlendiğini gördüğümden beri birçok yerde karşıma çıktın. 33 . Jason Donovan bugünlerde ucuz barlarda şovlara çıkarak para kazanmaya çalışıyor! Tarkan'cığıma Tarkan'cığım. cinselliğin bu bağlamda beni ilgilendirmiyor ama biliyorum ki senin gey olduğunu iddia eden resimler Türk medyasında çıktığı zaman bunlara verdiğin cevaplar cinselliği ile boğuşan binlerce Türk gencine cesaret ve umut vermişti. ülkesinin devlet başkanı Kraliçe Elizabeth tarafından 1998 yılında asilleştirilmiş. limon suyuyla biraz rengi açılmıştı o kadar. Genellikle dışarıya kapalı Küba'da bile gittiğim diskotekte yegane duyulan Türk müziği senin sesinden geliyordu. Eğer geysen lütfen açıkla. hele de içimizde olduğunu kabul etmezsek yok demektir yaklaşımı şarklı olmanın en kınanacak özelliğidir! Yok saydığımız için hasıraltı edilen 'öteki cinsellik'e karşı ayrımcılık yapmak ise yüz kızartıcı bir insanlık suçudur. İnsan hakları savaşları için turladığım Latin Amerika ülkelerinde Türk olduğumu öğrenen insanlar Tarkan'ı tanıyıp tanımadığımı sordular. şöhretin ve paranın bulabileceği en pahalı avukatlarla mahkemeyi kazandı. dünyanın en ünlü ve başarılı sanatçılarından biri olmayı. 1947 doğumlu olan Elton'un eşcinsel olduğu özellikle de eşcinsel çevrelerde ta baştan beri biliniyordu. her ne kadar yüz yüze tanışmadık ise de ben seni çok sever ve beğenirim. açık olamayan Elton. Bilmem biliyor musun. Daha 11 yaşında Avustralya televizyonunda bir dizide rol almış. Ne var ki ticari plak dünyası ile 70'li ve 8o'li yıllardaki tutucu Thatcher İngilteresi. Gerek kendiyle verdiği mücadele gerekse de sadece plak satışlarında gözü olan çevresindekilerin telkin ve baskıları ile başlarda hep saklanan. 1986 yılında Kylie Minogue'un sevgilisi Scott rolü ile 'Neighbours' dizisinde ünlenmişti. Saçının. Dergi Jason'a ödediği tazminattan sonra iflas edip kapandı. entelektüellerin ve sanatçıların da yaptığı budur. Plaklarını alırım. beğenen. bu ne mümkündür ne de gerekli. Seni seven. dünyanın yardım kuruluşlarına en çok destek veren sanatçılarından biri olmuş. VVatford Futbol Kulübü başkanlığı ve sahipliğini yapmış. 4 yıl sürdürmeye çalıştığı evliliğinin arkasından biseksüel filan değil gey olduğunu açıklayan Elton boşanıp 1993'te tanıştığı sevgilisi David Furnish'le 21 Aralık 2005'te evlendi. Ünlü sanatçılar ve açıklık: Örnekler çok ama ben bu yazımın çerçevesi içinde eşcinselliklerinin açığa çıkarılması veya çıkması ile yüzleşmiş iki örnek vermek istiyorum: 1) Sir Elton Hercules John: Kısaca hepimizin Elton John olarak tanıdığı.

Homofobi-Ataerki-Siddet "Bursa'daki yürüyüşü engelleyenlerin futbol taraftarı olması tesadüf müdür sizce? Futbol endüstrisi öyle bir boyuta geldi ki. Homofobi. bazı futbol takımları büyük çaptaki fabrikaların yapamadıkları ciroları yapıyor. bu yazıyı bir suç duyurusu kabul ederek. Bu satırları okuyan ve Kaos GL Dergisi'nin bir önceki sayısını genel ahlaka aykırı bularak toplatma kararı alan sayın savcıları. Fevzinur Dündar ile birlikte hareket eden Bursa Spor taraftarları hakkında da soruşturma başlatılır da bu yazı olmayacak dua muamelesi görmez. Türk Ceza Yasası'nın tehdit suçunu düzenleyen 106. maddeleri uyarınca soruşturma başlatmaya davet ediyorum. yürüyüş yapmak isteyen bireyleri taraftarlardan koruyamayacak kadar aciz midir gerçekten. Ataerki. ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçunu düzenleyen 216. Sınır ötesi harekat yapacak kadar donanıma sahip Türkiye Cumhuriyeti devleti. erkeklerin kendileri dışındaki her şey üzerinde tahakküm kurması şeklinde sonsuz tezahür . erkeklerin kadınlara tahakküm etmesi amacıyla doğmuş ise de günümüzde ataerkiden arınmış bir ilişki biçimini yeryüzünün hemen hiçbir yerinde görmek mümkün değildir.. suç işlemeye tahriki düzenleyen 214. Eğer soruşturma başlatılmış ise de soruşturmanın bu maddeler kapsamında yürütülmesini talep ediyorum." Yasemin Öz 34 Bursa'da 6 Ağustos günü yapılması planlanan Cinsel Yönelime Yönelik Ayrımcılığa Karşı Buluşma yürüyüşü öncesi. Eğer bu haklar bir avuç "ibnenin-dönmenin" (kadın eşcinseller kadın olduklarından bahisleri gereksiz) hakkı ise bunları görmezden gelebiliriz! Bursa Spor Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Başkanı Fevzinur Dündar yürüyüş öncesi eşcinselleri Osmanlı payitahtı ve evliyalar şehri Bursa'da yürütmeyeceklerini. soru sormanın pek de anlamı yok. hakaret suçunu düzenleyen 125. Ya da güvenlik sağlamanın yolu saldırganı değil mağduru engellemek midir? Var olma amaçları güvenliği sağlamak olan güvenlik güçleri bile Anayasa ile teminat altına alınan en temel hakların kullanımını sağlayamayacak ise bunu hangi makam yapacaktır? Neyse. cevabını alamayacağız nasıl olsa. yürürlerse onları linç edeceklerini açık bir şekilde beyan etti. bilemiyoruz. henüz hakkında soruşturma başlatılmadı ise Fevzinur Dündar hakkında.08.. Ataerki. Umarım içeriğinin ne olduğunun yasal bir tanımı yapılmayan ve hatta yeni Türk Ceza Yasası ve Basın Yasası'nda kullanımı terk edilen genel ahlakı korumaya gösterilen duyarlılık. güvenlik(!) gerekçesiyle yürüyüşü engelledi. Bursa Spor taraftarlarının üye olduğu bir internet sitesinde yürüyüşün engellenmesi planları konuşuldu ve yürüyüşün olacağı gün de Bursa Spor taraftarlarının saldırılarından yürüyüşe katılanları koruyamayacağını söyleyen güvenlik güçleri. Futbol yoluyla sınıfsal olarak ezilmiş erkeklerin erkeklikleri kışkırtılıp sisteme cengaver olarak geri dönmeleri sağlanıyor.2006 tarihinde Bursa'da ihlal edilen LGBTT bireyler konusunda da gösterilir. yani eşcinsellik düşmanlığı ataerkil sistemi oluşturan ana ayaklardan hiç kuşkusuz biridir. Ve hatta umarım yürüyüşün gerçekleşmesi için görevlerini gerçek anlamda ifa etmeyen güvenlik güçleri ile. Anayasa ile teminat altına alınmış temel hak ve özgürlükleri 06.

kadın bedeni de vatan toprağı gibi düşman ayağının basamayacağı bir yerde. resim ve heykel (zaten günah) gibi kültürel alanlarda ne yaptığını pek bilmediğimiz gibi dünyaca ünlü tasavvuf felsefesine dair de pek bir şey öğrenmeden bitiririz okulları. Kadınlar başka erkekler tarafından fethi mümkün namus tarlaları olduklarından. Keza. bazı futbol takımları büyük çaptaki fabrikaların yapamadıkları ciroları yapıyor. onları linç etmesi için ilave bir telkine gerek var mı? Ataerki ve futbol bütün şiddetiyle homofobinin hizmetinde. kendisinden başka olanın varlığına izin vermez. neyse ki bunca savaş ve yıkıma karşın bir kısmı ayakta kalmıştır. kendi sınıfından olmayan erkeklere düşmandır. ordu. doğuştan bu vasfa sahip oldukları halde bunu utanmazca reddeden farklı cinsel yönelimden gelen insanların da kendisini soytarıya çevirip sokakta dolaşmasına izin vermez. Herhangi bir aile içindeki eşlerin birbiriyle ve çocuklarla kurdukları ilişkilere veya herhangi bir futbol maçındaki taraftar davranışlarına bakmak yeterli olur. eşcinsellik. Ataerkinin beslendiği bu savaş kültürünün yansımalarını görmek için yok saydığımız orta yoğunluktaki iç savaşa veya ortadoğudaki savaşlara kadar gitmek gerekmez. Atalarımızın edebiyat. Her yerde bu savaş kültürünün izlerini görebiliriz eğer bakmaya başlarsak. savaş kültürü Türklükle özdeşleşecek kadar bizi yansıtır. Futbol yoluyla sınıfsal olarak ezilmiş erkeklerin erkeklikleri kışkırtılıp sisteme cengaver olarak geri dönmeleri sağlanıyor. Aşağılanmışlıklarının. Toplumsal erkeklik. başka bir biçimde çıkar sağlamakta ve onun taşıyıcısı olmaya devam etmektedir. toplumsal erkekliği bünyesinde barındıramayan. Ataerki günümüzde. erkeğin kadın üzerindeki tahakkümü. tüm canlıların nükleer tehdididir. müzik. başarısızlıklarının. En birincil kişisel ilişkilerden en uzaktaki kurumsal ilişkilere kadar şiddet her yerde boy göstermektedir ve meşrudur. Bu arada uyuşturuluyor olmaları. onlara karşı vazife başında erkeklik görevlerini gönüllü olarak yerine getirirler. doğaya düşmandır. Kadınlar erkeklerin hizmetkarları gibi görülürken. Toplumsal erkeklik kadınların kamusal alana çıkmasından hoşlanmaz. Böylece hem sağlam birer ataerki savunusu oluyorlar hem de sistemi futbol endüstrisi yoluyla besliyorlar. Bin türlü konuda çatışan erkeklerimiz konu kadınlar. onun kendisiyle aynı sokakta yürümesine tahammül edemez. kadının her türlü ev içi ve cinsel hizmette kullanılması. Futbolun yükselen trend olması tesadüf mü gerçekten? Yoksa erkekliği beslerken erkekleri uyuşturmanın bir yolu mu? Bu uyuşturulmuş ve şiddetleri kışkırtılmış erkeklerin farklı cinsel yönelimdeki insanların yürüyüşünü engellemesi. devlet aracılığıyla öğrendiğimiz şiddet biçimleri artık herkesin biraz kanıksadığı.yaratmıştır. kendi ırkından olmayan erkeklere düşmandır. sporseverler(!) askeri kıta mantığıyla örgütlenir ve bu gönüllü erkeklik kıtaları toplumsal erkekliğe karşı gelen farklı cinsel yönelimler sokağa çıkmak isterse. namus bekçiliği ile sınırlı bir tanımı çoktan aşmıştır. din. kendi hayatlarını dahi sorgulamıyor olmaları da cabası. dünyanın hakimi olacaklarını sanıp bir gün olamayacaklarını öğrenmenin acısını futbol yoluyla çıkarıyor. Bir yanıyla da orduya yalnızca heteroseksüel erkekler kabul edildiğinden Türklük kavramı kadınları ve farklı cinsel yönelimleri baştan dışarıda bırakır. dikenli tellerin gerisinde bulunmalıdır. Çünkü düşünmemiz gerekmez. savaşmayı öğrensek yeter. Ataerkinin ilk tehdidi kadınlara ve farklı cinsel yönelimlere yöneliktir. gerçekte gezegen nüfusunda pek az insanın çıkarına hizmet eden ataerkiye karşı tüm ezilenlerin ve özgürlük hareketlerinin birleşip bu azınlıktan nasıl olup da kurtulamadığını merak eder dururuz değil mi? Oysa böyle bir durum gerçekleşmez çünkü ataerki tüm ilişkilere sızmıştır ve her yerde kendini başka biçimde üretmekte ve sonsuzluğunu garantilemeye çalışmaktadır. Bütün alanların tek hakimi kendisi olmalıdır. Zaten kaçınılmaz olarak her Türk asker yani erkek doğar. kadınlar üzerinde kurduğu kölelik ilişkisini ekonomik yolla diğer erkekler üzerinde de kurar. Ataerkiden bir şekilde ezilen bir birey. 35 . Ataerki eşcinsel düşmanıdır. Biraz mimariye dair fikrimiz vardır. reddeden farklı cinsel yönelimler de erkekliğe bir tehdit olarak algılanıp cezalandırılır. Ataerki yalnız kadınlara değil farklı cinsel yönelimlere ve hatta erkeklere karşı da bir tehdit iken. Türkiye özelinde savaşmak öylesine ayrı bir öneme sahiptir ki. üniversiteye gelene kadar sürekli bize öğretilen tarihimiz savaşlar tarihidir ve atalarımızın savaşmak dışında kültürel anlamda ne yaptıkları hakkında hemen hiç bilgimiz yoktur. ataerki ırkçıdır. kendisi gibi düşünmeyeni yok eder. Bu savaş kültürü tüm ilişki biçimlerine sızmıştır. temel kültürümüz savaştır. Aile. herkesin biraz uygulayıcısı olduğu bir hal almıştır. önemli olan kaç savaşta ne kahramanlıklar yapıldığının öğrenilmesidir. eğitim. namus ve vatan savunması olduğunda tek yürek olurlar. savaşma güdülerinin tatminini futbol yoluyla sağlıyorlar. kadın bedeni üzerindeki söz sahipliği. Ataerkinin bu kadar tahakküm kurabilmesinin ana nedenlerinden biri de savaş kültürüdür ve binlerce yıllık insanlık tarihi boyunca en özenle korunan kültür belki de savaş kültürüdür. Durum böyle olunca da spor karşılaşmalarına cenge gider gibi gideriz. Bursa'daki yürüyüşü engelleyenlerin futbol taraftarı olması tesadüf müdür sizce? Futbol endüstrisi öyle bir boyuta geldi ki.

Bundan korkmamak gerekir. Türkiye'de eşcinsellerin toplumda kabul görmesi. Sosyal hizmet eğitimi açısından bakıldığında yurt dışında da Türkiye'de de eşcinsellikle ilgili eğitim içeriğinde çok az bilgi verildiği görülmektedir. onlara yönelik sosyal hizmetlerin planlanması. eşcinsellerin karşılaştığı özel sorunlar hakkında diğer grupları eğitebilirler. yanlış anlaşılma. düşünce. eşcinsellerin giderek toplumdan izolasyonunu beraberinde getirmektedir. Bu durum barınma. öğrencileri ve uygulamacıları homofobik olmayan bir perspektifle eğitmelidir. Eşcinseller reddedilme. R. Bununla başetmenin en iyi yolu eşcinsellerin algı. var olan sosyal hizmet kurumları işleyişine eşcinsellere yönelik hizmetleri de yerleştirme noktasındadır. Toplumlardaki heteroseksist anlayışın genel kabul görmesi ve homofobik tutumların güçlü olması. July/August 1984 SHEAFER. Nelson-Hall Publishers. Sosyal hizmet uzmanlarının eşcinseller konusunda bilgi eksiğini tamamlamasının ardından eşcinsellere yönelik toplumda var olan kaynakların yanı sıra olası kaynaklar ve gerektiğinde havale edebilecekleri sistemleri öğrenmeleri gerekir. istihdam. danışmanları. yeni bir aile türü oluşturduğu kabul edilen eşcinsel çiftlerin yasal hakları.Eşcinsellere Yönelik Sosyal Hizmetler Sema Buz Eşcinseller. W. eşcinsellere ya da yaşadıkları sorunlara ilişkin destek grupları oluşturma ve eşcinsellerle ilgili politikaları etkileme ve değiştirme yönünde savunuculuk yapmaya kadar çoklu müdahaleyi bir arada uygulama gereksinimi ortaya çıkmaktadır. "Techniques and Guidelines for Social Work Practice" Sixth Edition. çocuk vesayeti gibi konularda da özel gereksinimleri bulunmaktadır. Bu anlamda eşcinsellere yönelik sosyal hizmet uygulamaları birey düzeyinden politika düzeyine kadar pek çok alanda paralel yürütülmesi gereken bir nitelik taşımaktadır. kabulleri. eşcinsellikle ilgili kendi duygu. Burada eşcinsel bireyin yaşadığı sorunun çözülmesi yönünde bireye yönelik danışmanlık yapmadan başlayarak. 2. tutum ve sosyal hizmet değerleriyle yüzleşmesi gerekmektedir. önyargıları. baskı ve kınama ile karşılaşabilirler. V. Aslında bu tüm sosyal alanla ilgili okul ve meslekler için geçerlidir. Understanding Behavior and the Social Environment. Chicago 1990 . No. Bu alanda sosyal hizmet eğiticileri. Aslında buradaki temel tartışma. Homofobik tutumların farkına varmadan ve bunu düzeltmeden sağlıklı bir yardım ilişkisinin kurulması mümkün değildir. sağlık bakımı. ihtiyaç duyulan hizmeti sağlama yönünde baskı uygulayabilirler. sosyal hizmetlere ulaşımlarını engelleyen bir ayrımcılık yaratmaktadır. eşler arasındaki iletişim problemleri gibi genel sorunlarının yanı sıra açılma (coming out) ile ilgili sorunlar. Sosyal hizmet kurumlarının ayrımcı olmaması için yüzleştirme. Kurumların eşcinsellere sağladığı hizmetler ile ilgili düzenlemeler. evlat edinme ve diğer sosyal haklarını hayata geçirme konusunda farkındalığın artmasına ve tüm bunlara yönelik kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. Allyn Bacon Publishing. Bu iki konu çok önemlidir. Bunları yaparken homofobik olmadan. İlk maddeyle ilgili olarak sosyal hizmet uzmanlarının cinsiyet rolleri. Bazı hizmetlerin var olan sosyal hizmet kurumları çerçevesinde verilmesi mümkün iken. Charles. Eşcinsellere yönelik yürütülen sosyal hizmet çalışmalarında vurgu yapılan iki temel nokta bulunmaktadır: 1.29. Bradford ve HORESHI. eğitim. "ve eşcinseller" vurgusu yerine "eşcinseller bizzat ana hizmet akışı içinde" olmalıdırlar. Eşcinsellerin mali sorunlar. Charles ve Karen KIRST-ASHMAN. Sosyal hizmet uzmanları eşcinsel hakları için savunuculuk yaparlar.4. Uygulamacının (sosyal hizmet uzmanının) eşcinsellere yönelik tutum ve becerilerinin farkında olması ve kendi homofobisiyle yüzleşmesi. her birey veya çiftin yaşayabileceği genel sorunların yanı sıra. bazıları için ayrı hizmet düzenlemeleri yapılması düşünülmektedir. "Family Therapy for Lesbian and Gay Clients" Social Work. eşcinsel olmalarından kaynaklı ek güçlüklerle de karşılaşabilmektedirler. Kaynakça: SHERNOFF. Michael J. İkinci maddeyle ilgili olarak eşcinsellere yönelik sosyal hizmet kurumlarının verecekleri hizmetler konusu çok önemlidir. 2002 ZASTROVV. bireyi güçlendirme amacı taşıyarak ve haklar perspektifine dayalı bir bakış açısı oluşturabilmek büyük önem taşımaktadır. Sosyal hizmet uzmanları. kuruluşları ve politikaları bu açıdan güçlendirmek. Bunu yapma yönünde eşcinsellerle çalışacak sosyal hizmet uzmanlarının öncelikle eşcinsel yaşam hakkında bilgi edinme ve anlayış geliştirme ihtiyaçları vardır. ilgi ve deneyimlerini öğrenmeye çalışmaktır. eşcinsel aileler için yasal danışmanlık ihtiyacı. iş-ev dengesini kurmadaki sıkıntılar. Eşcinseller 36 konusunda profesyoneller arasında bile büyük bir inkarın olduğu görülmektedir.

özellikle cinsel yönelim ayrımcılığını önleme yönündeki politikalarının gereğinin yapılmasını Türkiye'den beklerken. kamu görevlileri ile ilgili hukuksal düzenlemelerde eşcinsellik pek çok kurumun disiplin yönetmeliğinde ahlaka aykırılık olgusu çerçevesinde değerlendirilir. hak arama yoluna başvurma konusunda cesaret vereceği düşünülebilir. Peki bu tarz egemen erkeklik karşısında. mahkeme tarafından ilgilinin özel hayatına dokunur nitelikte bulunmuştur. "hariçte muallimlik sıfatı ile telif edilmeyen iffetsizlik" ibaresi. maddesine dayanarak hak arayabilirler. Türkiye hukukuna somut olarak yansıması. Anayasa'nın 10. Elbette en önemli deneyim. maddesi gereği. İş Yasası 2003 yılında yürürlüğe giren yeni bir düzenleme olmasına karşın bu konudaki suskunluğunu korudu. Oysa bu düzenleme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. Çalışma yaşamını düzenleyen temel yasalarda durum görmezden gelinmektedir. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi de. ahlaki olmayan olarak görülmekte ve yaptırımı meslekten çıkarma biçiminde gerçekleşmektedir. sessizliklerini bozarak hak arama mücadelesine de destek verecektir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi benzer durumlarda verdiği kararlarda. bunu sessizce kabullenme ve hak arama yoluna gitmeme. Bu durumlar da. yaptırımı meslekten çıkarma olarak düzenlenen "gerek talebeye karşı gerekse hariçte muallimlik sıfatı ile telif edilmeyen iffetsizliği sabit olan" düzenlemenin. Bazı disiplin yönetmeliklerinde. Birkaç ay önce basına yansıyan bir olayda. aynı işyerinde çalışan sevgilisiyle ilişkisini iş düzenini bozacak biçimde yansıtmasından dolayı işine son verdiği savunmasının mahkemece kabulü. ayrımcılığa uğrayan eşcinsellerin. İşçi imgesi. Avrupa Birliği'nin 1997 Amsterdam Anlaşması çerçevesinde çıkardığı ayrımcılığa karşı direktiflerden birisi. Kadınlara Kamu görevlileri ile ilgili durum da eşcinselliğin gizlenmesi ve hak aramama tutumu yönünden özel sektörden pek farklı sayılmaz. cinsel hayata. sert yumruğu sıkılı bir erkektir hâlâ. maddesinde düzenlenen özel yaşam hakkına doğrudan müdahale sayılır.Pream et Beckett.1999 tarihli Lusting . eşcinsellik nedeniyle yapılan ayrımcılık kolay kolay hukuksal sürece ulaşamaz. aynı zamanda eşcinsel olmanın işten haklı çıkarma sebebi sayılmadığı biçiminde yorumlandı. Sosyal Sigortalar Yasası. 27. cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa uğrayanlar bu sözleşmenin 8. Bu deneyimden ötürü. cinsel yönelimi nedeniyle iş akdine son verilen işçilere. işverenin. cinsel yönelim ayrımcılığı konusundadır. işçiyi eşcinsel olduğu için değil. Açığa çıktığında çoğu zaman kendiliğinden. İş Yasası'na da konulmadı. Ancak. eşcinsel olduğu söylenen ya da bir biçimde böyle olduğundan şüphe edilen tüm öğretmenlere istisnasız uygulanmaktadır. fütursuz sergilenişi vardır. (Örneğin. zira görünürlük çoğunlukla çalışma hayatını sona erdirir. onların deyişiyle "ibneleri" konu edinen fıkralardır. eşcinselleri. Bu nedenle mahkemelerin konuya ilişkin genel bir tutumundan söz edecek veriye henüz sahip değiliz. yönelik cinsel taciz özel olarak düzenlendi. Bu olumlu örneğin. Ancak. 37 . Bu direktiflerin. Sendikalar Yasası ve 4857 sayılı İş Yasası bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir kurala yer vermemiştir. Üstelik Avrupa Birliği çalışma yaşamı konusunda ayrımcılığı. kişinin cinsel eğilim nedeniyle idari görevlerden alınması. ancak kamu düzeni ve korunan diğer menfaatlerle uyuşmazlık halinde müdahale edilebileceğini kabul etmektedir. cinsel yönelim ayrımcılığı. Üye ülkeler ve aday ülkelerin istihdamda her türlü ayrımcılığa karşı tedbir almaları gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun'un 27.9. elden geldiğince cinsel yöneliminin açığa çıkmasını engelleme. *Avukat ancak. İş yerlerinin en popüler fıkraları. 1 Temmuz 2007'de yürürlüğe girmesi beklenen yeni Sosyal Güvenlik Yasası. Eşcinsellerin de geçinmek ve dolayısıyla çalışmak zorunluluğu. yasalara öncelikle uygulanacağından. Her ne kadar Anayasa'da açıkça cinsel yönelim ayrımcılığına karşı bir madde bulunmasa da. Smith et Grady/ Birleşik Krallık) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi. eşcinsel bir işçinin iş akdinin feshi kararı tartışmasında. kişilerin istismarı ve özellikle çocuklara yönelik istismar durumu ile silahlı kuvvetlerde düzenin sağlanması açısından getirilen sınırlamalardır. maddesinde. eşcinseller çalışma yaşamında nelerle karşılaşmaktadırlar? Suskunluk bu alanda da devam etmektedir. Ceza Yasası'na konulmadığı gibi.Çalışma Hayatında Eşcinsellik Oya Aydın* Eşcinselliğin görünmezliği çalışma yaşamında başat bir olgu olma özelliğini sürdürür. Bu renk vermeyen görünmezliğin gerisinde. Anayasa'nın 90. hiçbir tazminat ve benzeri hak talep etmeden iş yerini terk veya işten çıkarılma durumunda. eşcinsellik normal dışı. işyerlerinde yaygın eşcinsel varlığı anlamına gelmektedir. Meslekten çıkarılan bu öğretmenlerden açtığı davayı kazanan yoktur. egemen erkekliğin çırılçıplak. iç hukukta. eşcinselliği yaptırıma bağlayan düzenlemeleri etkisiz kılacağı gibi. ayrımcılık durumunda ileri sürülebilecek bir kuraldır.

Açıklık durumlarının yanı sıra açıldıkları zaman aldıkları tepkileri de sorduk anket katılımcılarına. yüzde 32'si ise cinsel yönelimi nedeniyle cehenneme gideceğini düşündüğünü ifade etti. 38 Kendi var oluşumuzu gerçekleştirmememiz için yüzde 23'ümüze fiziksel şiddet. Ankete katılanların yüzde 58'i cinsel yönelimi nedeniyle yalnız kalmaktan korktuğunu söyledi. Bu yanlış yaklaşımlardan öğrendiğimiz kadarıyla doğru olduğuna inandığımız sorularla insanların kapısını çaldık. Yüzde 89'u ise akrabalarının tamamı veya bazılarından cinsel yönelimini gizlediğini belirtti. Lambdaistanbul gönüllüleri olarak soruların hazırlanmasından anketin gerçekleştirilmesine. çevremizdeki insanların ne kadar da aynı yöntemlerle bizi varoluşumuzdan uzaklaştırmaya çalıştıklarını gösteriyor. eşcinsellik hakkında yanlış bilgiler vermek gibi olumsuz yaklaşımlar sergilediklerini anlattı. dışlama. Çevrelerindeki insanlara açıldıklarında "psikiyatra/psikologa" görün önerisi veya zorlamasıyla karşılaşanların oranının yüzde 52 olduğunu söylemiştim. eşcinsellikle ilgili elime ne geçse okurdum ve genelde de kendimle özdeşleştiremezdim. Görüştüğümüz kişilerin yüzde 65'i cinsel yönelimini annesinden. Gerçekten de kendi geçmişi düşünüyorum da. sırf başkaları istedi diye gitmişler. Türkiye'de 20 yaşını geçmiş olan her erkek askerlik yapmak zorundadır. Daha önce bizlerle yapılan araştırmaların bazılarında soruların alt metinlerinde eşcinsel olduğumuz için yaşadıklarımızı hak etmiş olduğumuz gibi izlenimler vardı." Lambdaistanbul Eşcinsel Sivil Toplum Girişimi'nin "Ne Yanlış Ne de Yalnızsınız!" isimli kitabı yayınlandı. Bu kitapta İstanbul'da 393 eşcinsel/biseksüelle yapılan yüz yüze görüşmeler yer alıyor. Askerlikten muaf olmak için başvuran 27 erkeğin yüzde 62'sinden. yüzde 52'si "psikiyatra/psikologa görün" önerisi veya zorlamasıyla. kaynakları her ne kadar aynı olsa da. Yüzde 66'sı "emin misin?" sorusuyla. 2005 yılı Nisan ve Ağustos ayları arasında gerçekleştirilen bu araştırmada 151 kadın ve 242 erkeğe toplam 65 soru soruldu. Yüzde 40'ı ise kendini istemediği heteroseksüel ilişkiler yaşamaya zorladığını belirtti. Bir sonraki aşama için elimizde bu verilerle eğitim. nasıl insanlar olduğumuzun mercek altına alınmasıydı. askerlik. dışlama. her alanda yaşadığımız sorunların bir araya getirildiği bir ilk çalışmaya ihtiyacımız olduğu için bunu bir başlangıç araştırması olarak gördük. Bunun nedeni. Psikiyatr veya psikologa gidenlerin yüzde 67'si görüştükleri uzmanların kendilerini heteroseksüel olmaya. Soruların ve soruların soruluş tarzının çıkacak sonuçları etkileyebileceğinin ve sınırlayabileceğinin farkındaydık. yüzde 73'ü de babasından gizliyor. ilişkinin kesilmesi gibi sosyal şiddet türleri uygulanmakta. gerçekçi bilgiye ulaşamadığı için cinsel yönelimi ile ilgili olumsuz duygulara kapıldığını ifade etti. yüzde 29 undan ise cinsel ilişki sırasında çekilmiş fotoğraf istenmiş. Fakat askerlik yapmak istemeyen eşcinsel/biseksüeller insan hakları ihlali olan çeşitli aşamalardan geçmek zorunda kalabiliyorlar. travesti/transeksüeller için farklı sorular içeren bir çalışma yapılması gerektiğini düşündük. Eşcinsellik de bunlardan biri. Yüzde 17'si kardeşler dahil olmak üzere çekirdek ailesindeki bireylerin tamamına açık olduğunu söylerken yüzde 39'u çekirdek ailenin tamamından cinsel yönelimini gizlediğini söyledi. Bu yöntemlerin özelliği herkes tarafından sürekli tekrarlanıyor olması. Tüm bu süreci tersine çevirmek için ortaya çıkmış olan GLBTT hareketinin de tekrar tekrar yılmadan çalışması gerekiyor. yüzde 87'imiz ise sözlü saldırı. yüzde 75'i "hiç onlara benzemiyorsun" yorumuyla karşılaşmış. Görüştüğümüz insanların yarısı ise açıldığı zaman konunun geçiştirilmesiyle karşılaştığını söyledi. Çevremizdeki herkes sözbirliği etmişçesine eşcinselliği yok etmeye. Bu sonuçlara bakarak tüm dünyanın eşcinsel olmamamız için ortaklaşmış olduğunu görüyoruz. ankete katılanların yüzde 63'ü karşı cinsten sevgilisi varmış gibi rol yapmak zorunda kalmış. Araştırmamız travesti ve transeksüelleri kapsamadı. tıp gibi alanlarla ilgili kurumların kapılarını çalmaya ne dersiniz? . Görüştüğümüz kişilerin yüzde 56'sı eşcinsel/biseksüellikle ilgili yeterli. ilişkinin kesilmesi gibi sosyal şiddet türleri uygulanmakta. soruları hazırlayanların bakış açılarıydı. kimi istisnalar dışında. eşcinselliklerini ispat etmek amacıyla anal muayeneden geçmesi. Yüzdelerin bu kadar yüksek olması cinsel yönelimlerimiz nedeniyle karşılaştığımız durumların ne kadar da ortak olduğunu. Araştırma konusunda bir geçmişi olmayan bizler çeşitli akademisyenlerin de desteği ve yönlendirmeleriyle bu uzun soluklu çalışmayı hayata geçirmeyi başardık. Yüzde 82'si okuldaki çevresinin tamamı veya bazılarından. Bir araştırma tekniği olarak anketin sınırlayıcı özelliklerini bilerek yola çıkmıştık. nasıl bir hayatımız olacağını tahayyül etmek gerçekten çok zor. Yüzde 48'i geçmişte ya da hâlâ diğer eşcinsellere nasıl ulaşacaklarını bildikleri halde tanışmayı ertelediğini. bu sorularla karşılaşan insanların yaşadıkları sorunların ağırlığı altında ezilmek veya bu sıkıntıları hak ettiklerini düşünmek yerine kendilerini güçlü hissetmelerini sağlamaktı. Karşılaştığımız olumsuz yaklaşımlardan biri de yaşadığımız sorunların değil. Görüştüğümüz 242 erkeğin yüzde 10'u ise kendi iradesi dışında geneleve götürülmüş. Eşcinselliğin toplumda bu kadar dışlanırken. yüzde 87' imiz ise sözlü saldırı. Şu an okumakta olduğunuz Kaos GL dergisini bulana kadar. Bu çalışmayı rakama indirgenmiş çeşitli istatistik sonuçlardan çok 393 kişinin bizimle söyleşmesi olarak görüyoruz. Soruları hazırlarken en çok dikkat ettiğimiz konulardan biri. Bunun sonucu olarak. Çünkü eşcinsel/biseksüellerin sorunları ile travesti/transeksüellerin sorunlarını. ilaç tedavisine zorladığını. Araştırmamızda insanlara cinsel yönelimlerini kimlerden gizlediklerini de sorduk. bizi heteroseksüel yapmaya çalışıyor. Sorduğumuz soruların her biri için ileride çok daha detaylı çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyoruz. yok sayma. kategorik olarak aynı başlıkta toplayamayacağımızı. yüzde 88'i de iş hayatındaki çevresinin tamamı veya bazılarından cinsel yönelimini gizlediğini ifade etti. Ancak. Yüzde 70'i ise "evlen artık" baskısıyla veya zorla eş bulunması gibi baskılarla karşılaşmış. Hayatının herhangi bir döneminde psikologa/psikiyatra gittiğini söyleyen 178 kişinin (katılımcıların yüzde 45'inin) yüzde 33'ü kendileri ihtiyaç duydukları için değil. Çoğu kişinin ne kadar da özeldir bir kitapçıdan Kaos GL dergisini ilk satın aldığı an."ne yanlış ne de yalnızsınız!" Yeşim Başaran "Kendi var oluşumuzu gerçekleştirmememiz için yüzde 23'ümüze fiziksel şiddet. yok sayma. istatistik grafiklerinin çizilip yorumlanmasından sonuçların bir araya getirildiği kitabın hazırlanmasına kadar her aşamada çalıştık.

cinsel fantezi unsuru vs. geçici. Toplumun eşcinselliğe bakışı. benzer yaşamlarımızla aynı yerde buluşuyorduk. Mevcut eşcinsel/biseksüel organizasyonlar içindeki kadınların azlığını. Simdi önümüzde duran engelleri aşmamız neden mümkün olmasın Burcu Ersoy "Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar Forumu". erkek eşcinseller ve kadın eşcinsellere yönelik farklılaşan homofobik tutumlardan bahsettik. Belki de bu tür paylaşımları daha çok gerçekleştirebilir ve bir araya gelişlerimizin olanakları 39 . mecbur bırakıldığımız 'orada farklı. erkeklere yönelmiş halinin göz önünde ve can alıcı bir şekilde gündemde olmasına karşın. Forumun sonlarına doğru. Buluşmanın yurt dışından gelen konukları arasında bulunan Norveç İşçi Partisi Milletvekili Anette Trettebergstuen. Cinselliğimiz ve Heteroseksizm" başlıklı birer sunum yapması bekleniyordu. Ancak. buradan açık bir çağrı olsun bu! Herkesin kendini kısaca tanıtmasının ardından Türkiye'de eşcinsel/biseksüel kadınlar olarak yaşadığımız sorunlar üzerine konuşmaya başladık. seslerinin yalnızlığını dinledik bazılarımızdan. okulda. Ayşe'nin de onayıyla sunumları iptal ettik. Danimarka Gey Lezbiyen Ulusal Örgütü LBL'den Inge-Lise Paulsen. olarak algılanması nedeniyle 'ciddiye alınmamamız'. Inge-Lise. sevgilisi kocası tarafından öldürülen bir lezbiyenin gazetelerden okuduğumuz haberlerini hatırladık beraberce. iş yerinde. Inge-Lise'nin sunum yapmaktan vazgeçerek akışın karşılıklı diyalog biçiminde sürdürülmesini teklif etmesi üzerine. 'Ciddiye almak' durumunda kalan insanlardan bize yönelen fiziksel saldırı. Ama Ayşe burada ve onun sunumunu dinleme fırsatını kaybetmiş değiliz. bir araya gelmemizi engelleyen unsurlar ve karşılaştığımız sorunlar konusunda ortaklaşıyor. Türkiye'de şu andaki hükümetin eşcinsellere yönelik politika ve tutumlarından başlayarak mevcut yasal durumun bizlere nasıl yansıdığından söz ettik. Söz alan kadınlar kendi yaşamları üzerinden. Tüm bu yaşadıklarımıza karşı. 17-21 Mayıs 2006 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'nın dördüncü gününde ortalama otuz kadının katılımıyla gerçekleştirildi.Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'da 'Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar Forumu' Yıllar önce bu forumu yapmak bir hayaldi ama gerçek oldu. Bir boşanma davasında 'lezbiyen anneye kız çocuğun velayeti verilmez' diye çıkan Yargıtay kararını. Ayşe Sargın'ın ise "Pornografi. Kanada Manitoba Üniversitesi'nde hukuk profesörü ve Kanada'nın LGBT organizasyonu EGAL üyesi Karen Busby de foruma katıldılar. Homofobinin yarattığı. eşcinsel/biseksüel kadınlar olarak kendi sözümüzü üretip haklarımızı savunduğumuz bir örgütlenmenin eksikliğinin nedenlerini sorguladık. eşcinsellere uygulanan şiddeti içeren olayların. sözlü ve cinsel tacizlerinden söz ettik. fiziksel şiddete maruz kalmıyor ya da erkek eşcinsel/biseksüellere göre daha az karşılaşıyor olmamız kamusal alandaki görünmezliğimize dayanıyordu. bizlerin 'şanslı'. evde karşılaştıkları problemlerden bahsettiler. Birbirinden ayrılan görüşlerimize rağmen. Ailelerimiz karşısında cinsel yönelimimizin kendimiz tarafından zorunlu baskılanışı. artık burada değil ama forum kapsamında katılımcılarla paylaştıklarıyla bize sesini duyurabildi. Yurt dışından gelen konuklarımız kendi ülkelerindeki deneyimlerini aktardılar. örgütlenme sorunumuz üzerinde durduk. 'rahat' ya da 'sorunsuz' görülmemizin nedenlerini tartıştık. burada farklı' yaşayışlarımızdan yola çıkarak 'lezbiyen görünürlüğü' sorununa değindik. Forumun programına göre. bir araya gelişlerimizin sesimizi duyuracak politik bir duruşa dönüşememesinin. Inge-Lise Paulsen'ın "Lezbiyen Görünürlüğü". Kadın eşcinsel/biseksüelliğinin yok sayılması. aslında var oluşumuzun alaya alınmasına kadar varan bir şiddeti içermesine rağmen. vardığımız noktada.

"Travestileri kadın polisler aradı" gibi bilgiler daha temel haber bilgilerine yeğ tutulmuştur. Liberal basında olayın içerik olarak yer yer magazinselleştirildiği gözlenmektedir. eşcinsel hareketin. hak mücadelesinin aktif özneleri konumları arka plana itilmiştir. 'çerçevelerin' içinden akıtan. itilip kakılmak. fanzin ve bültenler. Özel alana hapsedilmiş olan kadınlar ve eşcinsellerle. olayların gelişimini takip etme sorumluluğu göstermemiştir. Meclis'in kapısına kadar genişlemiştir.Basın 'eşcinsel mücadelesini' nasıl çerçeveledi? Gülsüm Depeli* Bugün Arendt'in nostaljik. Kimi başlıklarda eşcinseller "yasadan korunma talep eden. toplumsal. kimi alt söylemlerle çekişme. Dolayısıyla liberal basın. kendi söylemsel konumlanışıyla birlikte 'çekişmeye' katılmasının tarihine işaret etmektedir. çevreci gruplarla meydan artık daha dinamik ve çekişmeli. Gerçek ve 'söylemsel' meydanları 'ekranların'. Kaos GL'nin Temmuz ve Ekim 2005 aralığında dernekleşme sürecinde yaşadığı olaylar ve tartışmalar da daha az haber olmuştur. hareket alanını genişletmeye yönelmiş. Bilgi kaynakları aslında daha ağsal olmakla birlikte. Arenalar. konuyla ilgili olarak bilgilendirmeye devam etme. Bu arada "Travesti Hülya da oradaydı". Türkiye'de eşcinsel hareketi 1990'ların başlarından itibaren kendi iç kamusalını oluşturmaya başlamış. Söylediğim gibi. medya meydanlara kayıtsız kalamaz. Eşcinsellerin 1 Mayıs yürüyüşünü haber yapmayan televizyon ve gazete neredeyse yoktur. Bu bağlamda. Bu makalenin 'öznesi' olan eşcinsel hareketin tarihsel süreci de 'çatışma arenası'ndaki görünürlüğü ile başlatılmalıdır şüphesiz. geniş katılımlı buluşmalar ve konferanslar da süreci beslemiştir. Eşcinseller temkinli olmayı da elden bırakmayarak. yaratıcı kıvılcımlar saçmakla birlikte muhafazakAr bir bakışla anımsadığı Antik Yunan 'arenalarından şüphesiz çok uzağız. kültürel. Aslında 10 yılın üzerinde bir dönemi kapsayan bu kısa ve hızlı özet. Basının bu süreci ve olayları nasıl yansıttığına bakıldığında gazetelerdeki tartışmalar ilginç konumlara işaret etmektedir. Üstelik meydanları sadece yaşam zorunluluklarından azade olmakla 'özgürlüğünü' kazanmış 'erkekler' doldurmuyor şimdi. meydanların dinamizmini izlemek konusunda genellikle kayıtsız davranamayan medyadan söz ediyoruz. Son iki yıldır Türkiye'nin AB'ye uyum çerçevesinde geçirdiği dönüşümlerin meydanlardaki aktörlerinden birisi olmuştur eşcinsel hareketi. Bugün prensipte herkesin katılabildiği kamusal çekişme arenalarından söz ettiğimizde kaçınılmaz olarak medyanın bizzat kendisi ve kurumlarından da söz ediyoruz aslında. Ben bu soruyu daha yakın dönemin olaylarını medyadan izlerken yanıtlamaya çalışacağım. Görünürlük anlamında 1 Mayıs 2001 tarihi somut ve sembolik sonuçları açısından büyük önem taşımaktadır: Kaos GL kendi pankartıyla yürümek üzere alanlara çıkmıştır. Geçtiğimiz yıl Kaos GL'nin ilk eşcinsel 'derneğ' olarak kurulması süreci ise. 'görünür' olanın 'nasıl görüldüğü ve gösterildiği' üzerinde durmak anlamlı olacaktır. sokaklar. çağdaş köleler olarak işçiler ve memurlarla. 40 . meydanlar. soru ve sorgulamalarıyla heteroseksüel topluluğu bazen diyaloga çağıran. Böylelikle içerde oluşan bu kamusal güç. etnik ve dinsel topluluklarla. Dergi. TCK Alt Komisyonu çalışmaları esnasında Kaos ve Lambda'nın Meclis'e yaptığı yürüyüş bazı İslami basın kuruluşları da dahil birçok gazetede haber olmuştur. ve meydan.. başkalarıyla bir aradalık kurma ilkdeneyimi. gerçekliklerini kaçınılmaz olarak teknolojik dolayımlanma yoluyla ispat ediyor artık. Hacimli ve heterojen kalabalığın eşcinsel oluşturanlarından olarak. 'sözlerinin duyulabilirlik sınırlarını medya ile genişletmeye yönelmiştir. evlerimize taşıyan medyadan. bazen de onların 'söylemsel' konumlarına meydan okuyan bir noktaya gelmiştir.. seks işçisi olmak istemeyen mağdurlar" olarak çerçevelenmiş. Bu haberlerin içerikleri elbette ayrıca analiz edilebilir. özellikle büyük şehirlerde buluşma ve tartışma grupları olarak çoğalmıştır. bıyık altlarıyla çatışma pratikleri etrafında daha detaylı okunabilir şüphesiz. söylemsel buluşma. taleplerinin karşılık bulmaması üzerine tekrarladıkları 8 Temmuz 2004 tarihli eylemi haber yapma gereği duymamıştır. tökezlenerek de olsa atlanan bir basamak olarak yaşanmıştır. görünürlük arenasına bakanların 'gözlükleri' ve 'görme pratikleri' üzerine bir soruya cevap aranabilir. Gazetelerdeki haber metinlerinin kurgusu ise beklendiği üzere birbirine göre farklılıklar içermektedir. Aynı gündemin konularından olmakla birlikte. Eşcinsellerin konuyla ilgili 25 Mayıs 2004 tarihli ilk yürüyüşlerini haber yapan birçok gazete. politik arenada.

Konu başörtüsü ve zina tartışmalarıyla bitişmekte. zira süreç devam etmektedir.. bazı yeni kamusal mücadele grupları da gündemlerine almıştır aynı tartışmayı. tartışmanın doğrudan göndergesi olarak olayın kendisi hiç haber yapılmamış. İlk bakışta önemli görünmeyen bu bilgi bir karşılaştırmaya olanak vermesi açısından önemlidir. tüm toplumun konuyla ilgili tutumu hakkında fikir sahibi olmaya çalışmak da sorunlu bir sorgulama olurdu ki. Sol basın bu konuda maalesef ancak cılız bir periferi unsuru olarak yer bulmuştur. hem aktif medya kullanımı. "Cesaretiniz varsa referandum yapın bakalım halk eşcinsellere maruz kalmak istiyor mu?" gibi sorularla meydan okumaları çığırtkan olmakla birlikte manidardır. Sendromlu konumlanış. Eşcinsel mücadelenin basın tarafından nasıl izlendiği konusunda. Fakat medya metinlerinin söylemi ile toplumun söylemi arasındaki ilişki. Sol basında konuya ilişkin haber ve değerlendirmeler sayıca çok azdır. sol yönelimli basın içinden çıkması ifade edilmesi gereken bir ayrıntıdır. Medya kamusalındaki çatışmalı konumlanışlara bakıp. Basındaki söylemsel çekişmenin merkezini zapt edenler. teorik çekişme arenasının da sıcak konusudur ve güncelliğini korumaktadır. AB'nin 'ahlaksızlığına karşı hayıflanmaya uzanan bir hatta hırçınlaşmaktadır. metin ve toplum ilişkisini sorgulayan bugün sadece teorisyenler değildir. eşcinsellere karşı milli birlik çağrısından. daha sofistike düzlemde ise 'ahlak' ve 'hukuk' ayrımı tartışmalarına bağlanmaktadır. biraz da psikanalitik aroma eşliğinde analiz edilmelidir belki. gündem köşe yazılarına ancak sınırlı sayıda taşınmıştır. Bu süreci hiçbir şekilde konu edinmemiş olan bir tek gazetenin. sağ ve İslami söylem ile hayaletleri bağlamında. bu çalışmanın amacı değildir zaten. Bizim gibi ağırlıkla "medyadan beslenen" bir toplumda. Ozgürleştirici ve eleştirel bir açılım sağlamaktan ziyade. mevcut analizlere bakıp sonuçlara ulaşmaya çalışmak sabırsızlık olacaktır. karikatürize edici bir etkiye yol açabilir. popüler yönelimlerden birinin de eşcinsel evlilikleri olması ilginçtir. Liberal ve sol basında eşcinsellerin mücadelesi ağırlıkla haber olarak yer bulmuş. dahası toplumda homofobik bariyerleri yükseltmeye yol açabilir. Sol ve liberal basındakinin tersine bu gazetelerde. Bu bağlamda. diğer tarafta ise İslami ve muhafazakar sağ basın olarak yerleşmiştir. 'Kamusal alan'ı yakın zamanda 'başörtüsü' sayesinde keşfetmiş İslami basının en sağlam kozu olarak gene 'halk' çıkar karşımıza.Eşcinsel hareketinin talepleri ve AB süreci başlamındaki tartışmalarda. dahası toplumda homofobik bariyerleri yükseltmeye yol açabilir. hem medya metinlerine müdahil olma stratejileri geliştirmek önemlidir. kaçamaklı üslup ve homofobik ifadelerle dolu metinlerdir bunlar. Bir gazetenin. "Ama halka sormadınız!". Kanımca. *Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi 41 . mücadelenin bilgi ve etkileşim ağlarını genişletebilmek bağlamında. Somut göndergesi olmayan tartışma nedensizce dağılmaktadır.. özgürlükçü bir hareketin üzerine giydirmenin sakıncaları vardır. bir tarafta liberal sağ ve liberal sol. üstelik konu çok saldırgan bir üslupla 'köşelerdeki tartışma arenasına çekilmiştir. Öte yandan. Liberalizmin konvansiyonel olan ile özgürlükçü olan arasındaki ezeli gerilimi. okur kitlesini haberdar etmediği bir konu üzerinde bu denli hırçın laflar sarf ediyor olması. stratejik olarak. Sağ ve İslami basının güçlü temsilcisi konumundaki iki gazetede olaylar adeta bir perdenin arkasından izlenmektedir. geleneksel olarak düzenleyici bir kurumu.

Ama Kratilos (Cratylos) adlı diyalogunda. Saussure ve onun izinden giden dilbilimciler bize böyle bir doğal adlandırma sürecinin bulunmadığının. Nesnelere ve kişilere verilen adların niteledikleri varlıklarla mistik bir biçimde ilintili olduğu. tam tersine. Eşcinsel Arzuyu Adlandırma ve Sınıflandırmaya Tarihsel Bir Bakış* 42 Geçen yüzyıl içinde geliştirilen biçimiyle dilbilim bu konuya tam karşıt bir noktadan bakmaktadır. doğalarından kaynaklanan adlarının olduğuna. o halde ona Troya'nın erkeklerince verilmiştir.doğru olmayan adların da verildiğini söyler (Hektor'un oğlunun iki adından biri olan "Astianaks". sunumum dilbilimle tarihin kesiştiği bir alanı hedeflemektedir. nesneler. Lanetli Livatacı . insan zihninin sıkça yaşadığı bir yanılsama sonucunda. Buradaki "soy" aslında bugünkü biçimiyle "söz"dür. Bu yanıyla. bu yaklaşımı başlıkta anılan sıfat tamlamalarıyla incelemenin yararlı olacağını düşündüm. Burada adlandırmak ile konuşmak arasında bir bütünlüğün var olduğu düşünülmüştür. özellikle de adların ve özel adların yapısıyla ve kökenleriyle ilgilenilmiştir. sıkça rastlanmaktadır. Eski Türk geleneklerinde özellikle erkek çocukların bir tür "yiğitlik" gösterisinden sonra. ihtiyari" (arbitrary) bir ilişki olduğunun altını çizerler. Tarihsel süreç içinde eşcinsel edimlere ve bu edimleri gerçekleştirenlere toplumdaki (erkek)egemen düzenin nasıl yaklaştığını bu şekilde ifşa etmek olasıdır. Almancaya "apfel". Eşcinsellik özelinde.. nesnelerle adlarının arasında var olduğu düşünülen yakınlığa.. boy boyladı. "Türk Kadınını Güçlendirme Vakfı" gibi çoğul anlamlı tekil ifadeler (1 kadın=tüm kadınlar)."Lanetli Livatacı". Japoncada "pii-pii". özcü bir yaklaşımla. ama bunlara başkalarınca -daha az bilge olanlarca. Tagalog dilinde ise "tiririt" olarak yansılanmaktadır). nesnelerin ve insanların doğru verilmiş. Eski dönmelerde dili anlamaya yönelik birtakım çalışmalarda. farklı özellikleri ve kişilik yapıları olan "kadınlar"dan. Kabaca "Batı" olarak adlandırdığımız geleneğin tarihinde de bu tür tipleştirme. "ekalliyet" ya da "eşcinsel" oluyor. yani "elma" sözcüğünün içerisinde "elma" olma durumu ile ilgili bir "öz"ü barındırdığı düşünülmüştür. Temel içeriği. dilin kutsal bir el tarafından yaratılıp insana verildiği inanışıdır. yani eşcinselliği ele alması açısından da doğal olarak Gey-Lezbiyen Çalışmaları ve "Queer Theory" alanlarını doğrudan ilgilendirmektedir. kişiler ve insan toplulukları. örneğin Türkçedeki "elma" sözcüğünün Ingilizceye "apple". Bu düşüncenin altında yatan. dildeki sözcüklerin biçimsel yapılarıyla ifade ettikleri nesneler arasındaki bağın tamamıyla "keyfi. "Türkler"den. ikinci adı olan "Skamandrios" kadınların ona verdiği yanlış addır). geniş ve kendi içinde çeşitlilik gösteren toplulukları "ideal" (değişmez. Bunu da. yani "kral" sözcüğü yüzünden doğru olandır. "azınlık üyeleri"nden. "Türk". Yunancaya "milo" ve diğer pek çok dile çok daha farklı biçimlerde çevrilebildiği gerçeğiyle kanıtlamaktadırlar. örneğin kadınlar tarafından. Ancak. Fransızcaya "pomme". "soylamak" da "söylemek" ile karşılanmaktadır. Hayvanların çıkardığı doğal seslerin bile farklı dillerde öykünülme biçimleri çok farklı olabiliyorsa. ya da "eşcinsel bireyler"den bahsederken bile akla gelen tek tip bir "kadın". Çeşitli kültürlerde bu türden bir özcü yaklaşıma. eşcinselliğe tarihsel süreç içinde verilen adların geçirdiği "evrim"in incelenmesidir. ya da Denktaş'ın sıkça ve küfürmüşçesine tekrarladığı çoğulu simgeleyen tekil "Rum" (=tüm Rumlar) sözcüğü de bunu doğrulamaktadır. o yiğitliği anıştıran bir adla anılmasını hatırlamak için Dede Korkut'un adını anmak ve "soy soyladı. adların keyfi bir biçimde verildiğini kabul etmek çok zor olmasa gerek (Kuşların "cik-cik" sesi. "Hastalıklı Homoseksüel" "Gururlu Gev" "Kararsız Kvir/Kuir/Q" Murat Cömert Bu sunumun ana amacı "Queer" kavramının kuramsal ya da pratik açıdan içeriğini tartışmaktan çok. örneğin Eski Mısır ve Yunan uygarlıklarında sözcüklerin. Aslında insan dilinin gerçeği anlamada ve aktarmakta yetersiz olduğunu söyler." koşuk ifadesini akla getirmek yeterlidir sanırım. her özelliği bilinebilir) bir tekil kişide canlandırma oldukça alışılageldik bir uygulamadır. öyle ki. Ingilizcede "chirp". içindeki "anaks". Demek ki. onları tanımlamakta kullanılan adların ve sınıflandırmaların içerdiği dar alana hapsediliyorlar. Eski Yunan filozofu Eflatun'un idealar kuramında ise başka türlü bir özcü yaklaşım vardır.

Bu arada. ama cinsel zevk almayı istemek her biçimiyle günahtır. "düz" olmayan her şey olabilir. "sodomi" sözcüğünün bir anlamını penis-anüs ilişkisi oluşturmuştur.) gibidir. Fiziksel antropolojinin temellerini oluşturan bazı ırk araştırmalarının kullandığı türden bir "eşcinsel fizyonomisi"ni tanımlamaya kalkışanlar oldu. Zevke yapılan bu vurgu. yani tanımlanmak istenen edimin biçimsel karşılığı dilde yoktur. küfür gibi diğer günahlara kulak verdiği anda yeşeriverir. Örneğin Britanya kraliçesi Viktorya erkekler arasında eşcinsel ilişkileri suç haline getiren yasa çıkartılırken. Ancak. İncil ve Tevrat'da bahsi geçen Sodom ve Gomorra kentlerinin günahkarlıklarına ve kenttekileri uyaran Lut peygamberin sözünü dinlemeyen. Adem ve Havva'nın yasak meyveyle. ama anlaşılıp kovuşturulması. Ters olan. Kişi tedavi edilmiyor olabilir. hatta ona gönderilen erkek melekleri ısrarla "tanımak" isteyen halkın uğradığı lanete yapılan bir göndermedir. "kadınla birlikte olurmuş gibi hemcinsiyle birlikte olan erkekler" türünden tanımlamalar kullanılmıştır bu kitaplarda. "İçmiştim. "livata" ise kabaca eşcinsel edim olarak algılanabilir. herkesin başı üstünde sallanan bir Damoklesin kılıcı değildir artık. kişinin elindeki "günah işleyebilme" lisansının ondan koparılıp alınmasıdır. Bu "illet". Tevrat ve diğer dinsel metinlerde de bu belirsizlik. ama sorun bir biçimde ortadan kaldırılır: ağır ilaçlar ve şok verme yoluyla. Bugün toplumumuzda da efemine olarak algılanıp psikiyatrlara götürülen bazı kimselerin aslında zeka geriliği yaşıyor olması belki bununla açıklanabilir. Türkçedeki "ters ilişki"nin içerdiği anlam çeşitliliği ve belirsizliğini anımsatan bir terimdir sodomi. neyle uğraşıldığının tam bilinmiyor gibi görünmesi durumu geçerlidir: üstü kapalı olarak. lezbiyenlik çoğu yerde sodomi kapsamında ele alınmamıştır. Fakat. iğrendirme 43 . eşcinselliğin günahtan çıkarılması. zevk herkesi cezbeder. Ama edimin tam ne olduğu da açıkça ifade edilmemesi. havada kalan tanımların doldurduğu boşluk. Bu tabloda. toplumdan uzaklaştırılması gereken bir akıl hastalığıdır.Bu terimin Batı dillerindeki biçimi "Damned/Cursed Sodomist" (İng. bu yüzden faillerin cinsiyeti üzerinde durmayıp edimi temel almışlardır. aslında çok daha geniş bir alanı kapsayan cinsel edimleri topyekun bir yaklaşımla. oburluk. aynı düzlemde ya da ciddiyette bir sorun olarak algılanmamış ama yine de bastırılmıştır. erkek eşcinselliğinin en temel yaşanma biçiminin "anal ilişki" olduğunu varsayan egemen düşünce tarafından doldurulmuş. dolayısıyla herkeste bir sodomist tohumu vardır. ama içki. ancak özcü olmayan bir mantıkla açıklanabilir. kumar. diğer bir gariplik de sodomi kanunlarının ve tarihsel olarak terimin kullanıldığı bazı belgelerin. dolayısıyla tam ve sağlıklı olmayan bir tipleme ile karşılaşılmaktadır. Yani buna göre oral seksten sadomazoşist sekse uzanan geniş bir yelpazede ele alınabilecek tüm "Ortodoks olmayan" cinsellik biçimleri ve "misyoner" harici tüm cinsel pozisyonlar böyle adlandırılmaktadır. Türkçede de hukuk dilinde "Fiil-i Livata" bunu ifade eder. genel bir tiplemedir. sarhoştum" ya da "üstüme kötü bir cin çöktü. işin aslında "eşcinsellik etmek" diye bir fiil. ne yaptığını tam bilmeyen. "Sodomiste Damnée" (Fr. Karısıyla sodomi suçu işleyen erkeklerin de diğerleri gibi yakıldığı durumlardan bahsedilmektedir. burada aslolan "Sodomist" sözcüğünün içerdiği anlam ve geldiği kökendir. kavramsal olarak da muğlaktır. yasak bir edimi gerçekleştiren bir "aktör" (agent) vardır ortada. bu terimlerin kafa karıştıran bir yanı. yani bir günahı. Her olgunun altında keşfedilebilecek ve mantıksal olarak kavranabilecek bir gerçeğin var olduğuna tüm kalbiyle inanan bilim adamı tayfası. Diğer bir deyişle. insan cinselliğinin çok kesin hatları olan bir kuramını elde edebileceklerine yemin edebilir durumdaydı. erkekler arasında doğabilecek duygusal yoğunluğu bol her ilişkiye kuşkuyla bakılmasını doğurmuştur. Bu tohum. Cinsellikle ilgili pek çok farklılıklar da işte bu dönemde "hastalık" (araz) kapsamında ele alınmaya başladı. 19. yalancılık. der dini Ortaçağ düşüncesi. Avrupa ve ABD'deki birtakım sodomi yasaları da. burada söz konusu olan. Bu noktada diğer bir sorun ortaya çıkıyor: anal ilişki bir kadınla erkek arasında yaşandığında da sodomiden bahsedilmektedir. Yüzyılın sonlarında psikolojinin kendini bir bilim dalı olarak ortaya koymasıyla gerçekleşmiştir. Cadılıkla suçlanıp yakılan kadınların bir kısmı aleyhinde toplanan "deliller" cinselliklerine aittir. pozitivizm ve mantıkçılık öncesi Batı düşüncesinde "günahkar". yasa kapsamına lezbiyenliğin alınmasını reddetmiştir. sodomi olarak adlandırılabilmiştir. zevk amacıyla girişilmiş her türlü cinsel edim. çünkü böyle bir şeyin var olduğuna dahi inanmak istemez! Hastalıklı Homoseksüel Bu terimin ortaya çıkışı. imana gelen kişi artık sodomist sayılmaz (Yine de pek çok erkek o kadar kolay kurtulamamıştır kazığa oturtulma ya da yakılma cezasından). Yine de "giren çıkan yoksa sorun da yoktur" zihniyetiyle. şemsiye terim olarak sodomi kapsamında toplamalarıdır. kul nefsine hakim oldukça derinlerde sessizce oturur. yani zevkle olan deneyimleri yüzünden insanın acılarla dolu yeryüzünde geçirmek zorunda olmasına. Buradaki mesele. öncelikle de bu yakınlığı yaşayanlarda. Yeşerip dal verse de tövbe ve imanla kökü kurutulabilir. Sodomist çok da özelleşmiş bir tip değildir. yani kesin bir tanım olması gariptir. olsa bile Tanrı'ya hizmet edecek kullar üretmek amacının dışına çıkılarak. Kadın eşcinselliği tüm bunlardan anlaşılacağı gibi. Bu yanıyla. beni buna o zorladı" türünden itirafların o dönemde oldukça olabilir gözükmesi. cezai ehliyeti olmayan. Ortaçağ Yahudi-Hıristiyan geleneğinin ideolojisine göre aslında kutsal evlilik düzeni içinde olmayan. edim yani fiiliyat üstündeki vurgudan kaynaklanır. Bu tanımlardan bazıları geleneksel anlamda efemine olmaktan çok düşük zekalı bireylerin fizyonomisini tanımlar gibi görünmektedir. Ortaçağ düşüncesi bir açıdan oldukça eşitlikçi bir tezi savunur. ama kimin içinde beslediği ilk bakışta belli olunmayan. Türkçeye Arapça yoluyla geçen geleneksel biçim aslında kişiler için "luti" olmuştur. endüstri devrimini yaşamış ve kartezyen mantığı en ileriye taşımış bir toplumun oluşmasından sonra.). İlk Günah'a bir göndermedir.

örneğin Türkiye'de de. ilişkiye girilen kişi "madi"=kötü) "rahatça" kullanılması eşcinsellerin dışa açılma isteğini yansıtıyor olabilir. "Bir terslik. herkes kraliyet ailesindenmiş (loyalty= queen=kraliçe yani eşcinsel) gibi davrandı" gibi aynı özel dile ait sözcüklerle yanıt veriyordu. tam ya da doğru olmayan bir şeylerin varlığına dikkat çeker. üstelik bu tür bir tabakalaşmanın henüz yeni başladığı yerlerde. başarılı ve entelektüel genç adamlar neredeyse toplu bir biçimde öldüler. Burada gözden kaçırılan. araştırılan birer nesne olarak görülen ve davranılan kadınlar. İkinci olarak da. "Gay" de bu dilin o zamanki temel sözcüklerindendir: bir konuşmanın herhangi bir yerinde "dün geceki parti ne kadar neşeli (gay) idi" diyen adam karşıdakine bir tür kod gönderiyor. heteroseksist toplumda yarattığı tepki de! En yakın zamanlarda yaygın olarak kullanıldığı biçimiyle "neşeli". 60'lı ve 70'li yıllara damgasını vurdu. Batı'da. "Sodomisft"teki "sodomi" edimini temel alma. yüzyılda ise "gey yaşam" fahişelik ve diğer evlilik dışı ilişkileri tanımlayan bir yumuşatılmış deyim (hüsnütabir. "uranist"). hatta tersine çevirerek kullanmalarındaki gibi bir "ıslah etme" (reclaiming) durumu queer için de geçerli olmuştur. zamanla ad halini de almıştır. 60'ların sonlarına kadar eşcinselliği anlaşılan bireylere ailelerinin de izniyle psikiyatrik "tedaviler" uygulanmıştır. Queer'in başkaldırısında en önemli etken AIDS salgınıyla gey hareketinin aldığı derin yaradır. ama bu çevrelere gizli olarak girip çıkan erkekler arasında da herkes tarafından anlaşılamayan gizli ve özel bir dille iletişim kurulmuştur. güzellikleri. 19. Gey'den farklı olarak. daha önce gizli olarak örgütlenen eşcinseller ve diğer cinsel azınlıklar. gay sözcüğünün daha gizli. size yöneltilen bir silahı ele geçirmek. Günlük yaşamı içinde bu görüntüye uymayan. hippilik gibi sivil itaatsizlik hareketleriyle birlikte. bir tür dışlayıcılığı da içinde barındırır. Sözlüklerde "eğri. Ancak. Sokakta yürüyen birine "queer" diye bağırmak etkili bir hakaret biçimi olarak görülmüştür. Aslı "gay" olan sözcüğün en belirgin olarak bilinen anlamı ilginçtir. burjuva erkekleri tanımladığı yolunda şikayetler giderek artmaktadır. içerdiği olumsuzluğu boşaltarak. O güne kadar ancak dışarıdan incelenen. bunlara dünyanın değişik yerlerinde devam edildiği de yakınlarda tekrar gündeme geldi (Suudi Arabistan'da "ele geçirilen" bir grup eşcinsele uygulanan erkeklik hormonu "tedavisi" gibi). argoda kullanılan bir anlamı olduğudur. 80'lerin sonunda en ağır darbesini vuran hastalık. Heteroseksüelliğin normalliğini savunan kişiler içinse sözcüğün bu biçimde "rehin alınması" büyük bir sıkıntı yaratmıştır: temelinde mutsuzluk içerdiğini düşündükleri bir cinselliğin ellerinden alınan en şen şakrak sözcükle tanımlanması tahammül edilemez bir küstahlık olarak görülmüştür. "tasasız" anlamına gelir. erkeksi. "Neşeli" olmak. euphemism) halini almıştır. ABD'de antikomünizm ve tutuculuk üzerinden politika yapan Ronald Reagan'ın başkanlığına ve Britanya'daki muadili Margaret 44 . bu sözcük yakın zamanlara kadar bir aşağılama olarak eşcinsellere yöneltilmiştir. Kararsız Kvir/ Kuir Özellikle 90'larda Kuzey Amerika'da yayılan bu sözcük. Gey için de böyle olduğu. kadınları baştan dışarıda bıraktığı. yana kaymış" gibi anlamlar verilmektedir. Bu noktada gey sözcüğünden ayrılır. akıl hastalığını dışlayıcı bir unsur gibi görülebilir. siyahların kendilerine yöneltilen "nigger" ("negro"dan bozma aşağılayıcı terim) sözcüğünü alıp. Son zamanlarda Türkiye'de bazı televizyon programlarında eşcinsel argosuna ait sözcüklerin ("koli"=cinsel ilişki. çünkü gey terimini yaygınlaştırmaktaki amaç eşcinselliğin toplumla uyumunu sağlamakken queer ile toplumsal olana karşı bir diklenme görülür. o silahı size saldırmak isteyenlerin üstüne doğrultmaktır. medikalleştirmeye yani eşcinselliğin hastalık gibi gösterilmesine karşı duruştur. tam bir eşitlik ve özgürlük düşünü ilk defa açık olarak ifade ettiler. işleri ve paraları bir anda ellerinden alınan geyler için öncekilerden de karanlık bir dönem başladı. yüzyılın sonlarında beliren yan anlam. batı toplumlarında eşcinsellere yönelik önyargıların hızla yıkılmakta olduğu bir dönemin hemen peşinde. Gey teriminin kullanılmasında en etkili iki noktadan biri. 20. kendi içine kapalı bir dilin terimleri dışarıdakilere ifşa edilmiş. böylece ortada utanılacak ya da ayıplanacak bir şeyin olmadığı vurgulanmak istenmiştir. bir acayiplik var bunda" derken kullanılan bir sıfat olan sözcük. Burada "ıslah etme"den kasıt. yani gey hareketin en başarılı olduğu zaman diliminde geldiği için bir anda şok etkisi yarattı. feminist savaşım. "ahlaki kısıtlamalara aldırmayan" kişilerin durumunu betimlemekte kullanılmış. Bunun da tarihsel nedenleri vardır. özgürleşme hareketleriyle birlikte bu kodlama da bir bakıma kenara bırakılmış.yöntemleriyle cinsellikten soğutulur. diğer pek çok terimin aksine. savaş karşıtlığı. siyahlar ve eşcinseller ilk defa yaygın bir biçimde bu duruma isyan ettiler. yamuk. Siyahların "black is good" (siyah güzeldir) ve geylerin "gay is good" (gey güzeldir) sloganlarındaki toplum tarafından benimsenme isteğine queer'de rastlanmaz. gey teriminde olduğu gibi. Denebilir ki. Gururlu Gey Irkçılık karşıtlığı. belli bir sınıftan ve ırktan. depresifliği. İngilizce yazılışıyla "queer". ya da "homoseksüel" derken seks üstüne yapılan vurgu bu sözcükte yoktur. Ama her terimin bir sınırlılığı vardır. Burada ortaya çıkan ilginç görüntü. Geyin güzelliğini simgeleyen alımlı. gey herhangi bir cinsel edime doğrudan göndermede bulunmaz. eğer bu kod anlaşılmışsa karşıdaki de "ama benim gittiğim parti sıkıcıydı (drag). Eşcinseller artık bu sözcük sayesinde kendilerine dayatılan günahkar ya da hasta olma suçlamasını bir kenara itebilmişlerdir. önerilmiş ve kullanılmış çoğu terim psikolojik bir soyutlamaya dayanır (örneğin. yüzyıla kadar tamamen marjinalleştirilmiş eşcinsel erkeklerin kendilerini yalnızca kadınsı davranışlar ve fuhuş ortamı içinde ifade edebilmiş olmalarıdır. 19.

AIDS'in aslında sanıldığı gibi bir eşcinsel hastalığı olmadığı. Cinselliğin kişinin özeli olduğu. durağanlaşmak istemeyen bir oluşumdur queer. The Routledge Language and Cultural Reader'de. 06.html.washington. GG. P. aslında bu kısaltmalara gerek duyulmasına karşı geliştirilmiş bir düşünce olmasıyla çelişkili görünmektedir. Kimlik politikalarına dayalı gey hareketinin en çok eleştirilen yanlarından biri olan kendini tanıma/bilme. Hak ihlallerini sorgulayıp hesap sormak yerine haklarını satın almak zorunda kalan ikinci sınıf vatandaşlar olarak kalmaya karşı queer kuramı da birtakım yöntemler geliştirme çabasına girmiştir. hastalıkla savaşmakta kasıtlı olarak yavaş davranıldığı. 189-196. Tamlamaları oluşturan sözcüklerin ilk harflerine bakıldığında LL. Yine de. 2006 Cohen. Erişim tarihi: 22. http://classics. Aslında bu açıdan eşcinsel hareketinin tarihindeki diğer radikal örneklerden çok da farklı değildir.Thatcher'ın başbakanlığına denk gelen bu dönem. Bu durumda AİDS'le mücadele etme ortak paydasında bir araya gelen bireylerden başlayarak.mit. White. onun kan verdiği bir çocuk da bu hastalığa yakalanmış. İşlerinden ve evlerinden atılan." tanımlamalarının yerine koyulan ifadelerle birlikte ilginç bir görüntü ortaya çıkmıştır. E. T. Bu uygulamaların dolaylı bir soykırım olduğu bilincini yaratmak ve bir an önce sağlıkla ilgili yeni politikaların kabul edilmesini sağlamak için oluşturulan aktivist gruplar (Act Up. transeksüelliğin ve diğer cinselliklerin içinde kendine fazla yer bulamadığı bir gey/düzcinsel ayrımının yarattığı parçalanmaya karşı queer. daha geniş çevrelerde cinsel kimliklerin yetersizliği üstüne düşüncelerin yayıldığı söylenebilir. Eflatun (Plato). kamusal alana ve politikaya bulaşmaması gerektiğini savunan neo-liberal yaklaşımlarla da savaşmıştır. KK görülmektedir ki bunun da EŞ-cinsellikteki "aynı"lığı yansıttığı varsayılabilir. özellikle maddi ve toplumsal konumu en altta olan.edu/smcohen/320/cave. Bejin.2006. Kimliklerin herhangi bir özden kaynaklanmayıp.htm Erişim tarihi 22. önceden kestirilemeyen bir alanı kapsıyor olması açısından. Ing. sert mesajlar ve görüntüler içeren sokak eylemleri düzenlediler. adeta moda haline gelmesinin içerdiği bütün bu eleştirel duruş üstünde yıpratıcı bir etkisi de olmuştur. Daha önce de amaç küçük bir gettoya sıkışıp kalmak olmamıştı ama gelişmeler geyleri (ve diğer herkesi) hür birer vatandaş yapmak yerine. kullanışlı bir kavram olarak algılanabilir. kurgulanmış kavramlar olduğunu savunan queer kuramı bu açıdan oldukça büyük bir tartışma yaratmıştır.. içinde yatan esas kimliği keşfetme gibi özcü düşüncelere dayanmasıdır. 45 . her türlü cinselliği yaşayan insanlara bulaşabildiği düşüncesi de konunun bir başka boyutudur. varoşlarda yaşayan. Crovvley ve A. onunla birlikte olmuş düzcinsel kadın da.. ve A. L. Marc. bir karara varamamalarından değil. kişilerin bu konuda çelişki yaşamalarından. hasta ve insan hakları çiğnenmiştir. Girvin. Terimin LGBTT gibi kısaltmaların yerine kullanılması uygun bir sözcük olarak algılanmaya başlanması. Kişinin kendini gey ya da düzcinsel olarak görüp görmediğinin bir önemi kalmamıştır. Hiçbir zaman tam olarak kesinleşmek. hastalığa karşı bilinen etkili ama pahalı ilaçların parasız ve ucuz ilaç dağıtımı uygulamalarına sokulmadığı bir zaman olarak tarihe geçmiştir. Daha önce görülmeye alışılmış şık ve seçkin geylerin yerini. istediğini satın alma özgürlüğüne sahip tüketiciler haline getirmişti. arada bir "gey takılan" bir adam da. bir tür birleştirici üst kimlik olarak önerildi.. böyle bir karara varmak istememelerinden kaynaklanır.edu/Plato/cratylus. uçaklara hatta hastanelere bile alınmayan AIDS hastalarının durumu Ortaçağ veba salgınında kentlerden kovulan vebalılarınkinden daha iyi değildi. Kadın eşcinselliğinin erkeklerinkinden giderek koparıldığı. S. The Allegory of the Cave *Sunumun başlığında yer alan "Günahkar Livatacı" ve "Marazi Homoseksüel. Blackwell. terimin beklenmedik bir biçimde çok geniş bir kültürel alanda kabul görmesi. HH. biseksüelliğin. Bu biçimde tabandan gelen radikal bir politik hareketin tek derdi cinsel roller ve kimliklerle değildi elbette. Ancak. VVestern Sexuality: Practice and Precept in Past and Present Times. Kaynakça: Aries. her renkten ve ırktan. 1985. "The political vocabulary of homosexuality". kimi mülteci ya da göçmen pek çok insan aldı. http://faculty.. yatak odasında ya da özel seks kulüplerinde yaşanması gerektiği. Çev: Benjamin Jovvett. Queer'in kararsızlığı ya da belirsizliği. Cratylus. Burke. 2006. Queer Nation) kendilerine özgü. 06.

. sanat böyledir de. Sanat. Madem ki sanat bu kadar önemlidir toplumsal hayatın içinde. Belli ki bir vebal almış. "kendini aşmak. Gerisinin hakları gasp edilir. yüzyıl boyunca da hep sıkıntımız oldu sanatla.Sanatta Homofobik ve Cinsiyetçi Dil ve Göstergelerin Kurulumu Güzin Yamaner* Ünlü yazar Jean Cocteau. O dil homofobikse tüm sanat olgusu da homofobik. Hangi sanat. heteroseksüel olmayan erkeklerin. görsel ya da yazılı. Sanat. modern adamın(!) tipik. Bakalım büyük sözlere.. Tüm 20. S a n a t l a . Kuşkusuz. ama neden onsuz yapamadığımızı bir bilsem!" der. "Sanatçı duyusal algıları kaydetme aracıdır. şimdi bırakalım ünlü adamları. varlık nedeni daima değişebilir ama bu sanata asla zarar vermez. Hiçbir ahkamda cinsiyet bir kategori değildir henüz. cinsiyetçi ise tüm sanat olgusu cinsiyetçi.. En öznel sanatçı bile toplum içindir aslında. Ama sanatla sıkıntımız var. heteroseksüel olmayan kadınların daha çok gaspı söz konusudur. güçlendirir sanatçısını. Hani sıkıntıları vardı? Yani sanat epeydir huzursuz. Hem de sanatçının hayatının tamamı sanat. Sanatın ruhu o yüzden huzursuz. sanatseverler için de çok önemli bir araç. İşte sanat. Biz titreyen bir . insan için. 20. Şimdi bir yüzyıl daha d e v i r d i k . sevgilimiz s a n a t ı n k a m u s a l a l a n ı n d a isim y a p m ı ş . öyleyse sanatın empoze ettiği her şey de çok önemlidir.. donup büyüyen. Örneğin. erkek kardeşimiz. Cezanne. İşte efendim. sarmalanan bir cinsiyet üstünlüğü üretir daima. Bir de genel insan anlayışı! Bu sanat ve insan.. kendinden hoşnut görünmeyen ama aslında kendisini son derece entelektüel bulan tavrının ifadesidir. insanı tüm yapabilen bir yeti olarak çıkarılıyor karşımıza. Sanat gerçeği yansıtır. ne için sanat? "Dükkanı kapatıp nereye gitsek?" deyip durduk. aforizmalarını neşretmişlerdir. Birçok babamız. Bu.. Kadınların. yüzyıldaydık yazarımız bu lafı e t t i ğ i n d e . "Onsuz yapamadığımız bir şeydir sanat. her şeyden daha güçlü olarak. Bu bir! Bu birinci nokta bizim için neden önemli? Çünkü 46 sanatın bir dili var. Belki de en önemlisi sanat toplumsal bir şeydir. Ernst Fischer... Bunu da yalnızca biz biliyoruz. Neyse. insan d ü n y a y ı tanır ve d ü n y a y ı değiştirebilme gücü bulur.. O da. Doğaya üstün kılar. o zaman da şimdi de sanat var hayatımızda. Ve o dil. tüm insan olmak" istediğimize kanaat getirmiştir. Ama bu arada Cocteau gibi de dünyaca ünlü birer sanatçı olmayı ihmal etmiyordu modern sanatın kurucuları. Kuramlar kişiyi soysuzlaştırır.. heteroseksüel erkeği baştacı eden bir dildir. İçlerinden biri daha bir şeyler düşünüyor. Böyle genel bir sanat anlayışı vardır. cinsiyetsizlerdir belli ki. Onlar durumdan bihaber! Yani huzursuzluğun vebalinden! Devam ediyorlar sanatla ilgili dertlerine deva aramaya. Sanat gerçekten de çok önemli bir kurum ve ürettiği dili. Ünlü adamları(!) bırakalım diyordum ama birini daha analım izin verin. şöyledir de.

iki kadının kendi iradeleriyle birbirleriyle yaptığı cinselliği tam bir aşağılama zemini olarak gören ve dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük şiddetini üreten satırları içeren "Amerikan Sapığı". "Sus alçak kadın. eleştiri tarihinin kullandığını sanmıyorum. "Ey ruh düşkünlüğü. bunların başında bir kadından doğmuş olmak onu mazur görmemiz i ç i n sıkı bir g e r e k ç e d i r . Bu tür bir kavramı. Othello da. "Amerikan Sapığı". düşük ahlakla değerlendirmesi çok bildiğimiz bir şey. "İnsan ki kadından doğmuştur. Ama "Amerikan Sapığı". 1980'lerin gözde ismi Boris Vian'a g e l e l i m . Diğerlerini. bu ülkede eğitilmiş sanatçılar olanlar. Ömrünün sınırlı olması ve b i r ç o k sorunla boğuşmak zorunda oluşu gibi. Onlar neye göre sanat üretiyorlar? Dillerini kendileri mi kurdular? Var olan dil o n l a r ı d ı ş l ı y o r ç ü n k ü . Şimdi uzun bir sıçrama yapalım. kadın-erkek diye ayrılmıyor. öyle mi?" deyip midemizin bulanması beklenir. Roman salt eşcinsel d o k u n u ş u n 47 . Burası karanlık bir nokta. tarafını bulabilmeye çalışmak hiç de kolay değil. Biliriz hani H a m l e t ' i n t r a j i k y a ş a m ö y k ü s ü n ü . Kutsal Kitap'taki Eyub bölümünde. marka ve para düşkünü. Kadınların. Ta ki iş ciddiye binene kadar. evlerimize yine oyumuzu erdemden yana kullanarak gidelim istenir. nasıl olur da İnsanı sadece heteroseksüel bir erkeğin patronluğuna verir ve sanata da onu özne/bekçi diye koyar? Aynı Cezanne. "Vay be. yüzyıl sonunda çok genç bir yazarın kaleminden çıkan "Amerikan Sapığı"na g e l e l i m . Burası d a i k i ! İşte. çok güvendiğim sanatçı dostlarımın ürünleri de. Bu iki örnek. Bu da bir töre ve namus cinayetidir. İşte önce onların. Sanat ve insan. Bir de Hamlet'in aşkına bakışı vardır. ama o Hamlet'in bunu. Ama tam bir ruhsal arınma demek olan ve bir sanat yapıtının temel hedefi olan katharsis daima olumludan yanadır. sanat budur. kadının namusuna. Kadın eşcinselliğini. sanat bu kadar önemli. İnsan. Bizler. Anti-kahraman ya da 'distopya'yı biliyoruz. senin adın kadın olmalı!" der. Ve kadından doğmuş olmak bir özür. Böylece. Olumsuz olandan yola çıkıp. erdemin kazancını gösterir kanıtlar bize. aptal. şiddet temelli bir eylemdir. ikinci. "Mezarlarınıza Tüküreceğim!" Soğukkanlı biçimde işlenen kadın cinayetlerinin. Ve bu ağır ithamla başlayan sürecin sonunda Ophelia'nın ölümü. Sanatçının tanımı burada başlayıp burada bitiyor: İnsan! Kendi yaptıklarım da. Sanat şudur. Yüzyılın en önemli yüz kitabından biri seçilen "Amerikan Sapığı"na bakalım. Eğer başka birinin gözüyle baksam. Ve bunun karşılığında kadınlar. kayınbiraderiyle bir olup kocasını öldüren ve krallığı da aşkı da kazanmayı isteyen annesinin tavrı karşısındaki sözleridir bunlar. elimden gelse şimdi yok ederim seni" diye haykırır ve yapar da. bunu bile yapıyorlar.. Kahraman ve ütopyanın karşılığı olarak bu kavramlar var. Karşımıza çıkan şey. "İnsan o r t a d a olmamalı" der. para için kadın kadına seks yapan budalalar olarak gösterildiği bir roman. Hamlet ona deliler gibi aşık Ophelia'yla ilişkisinde nasıl bir duruş sergiler? Ophelia'nın aşkı nedeniyle bedenini Hamlet'e açması. Çünkü soyut bir sanat lafıdır gidiyor. altında başkasının imzası olsa. günleri kısadır ve sıkıntıya doğar" denilir. ölümün dehşetini belli bir süre algılayamayacak kadar ahmaklar. Kim bu insan? Cinsiyeti ne? Sanatçı işte! Bu kadarı yeter deniyor tanım için. adımızın başındaki eğitimli sanatçı lafları için.. Ortada durup.. onların çaresizliğiyle. Ki. "Efendimiz neden böylesiniz bana karşı?" diye sorar. marka viski yudumları ve çikolata parçaları için birbirlerinin cinsel organlarına talep edilen en kaba biçimde dokunmalarıyla bize bu dünyanın en iğrenç aşağılaması gibi gösterilir. üçüncü derken aşağılıyor. Edebiyat ve sanat dünyasının epey başlarından bir örnek seçtim. yeniden üretip duruyoruz. daima birinci sınıf bir cinsiyeti yüceltiyor. 20. Çünkü erkek var zaten ortada. yıllarla eğitiliyoruz. Ve bu içimize siniyor. Benzer biçimde Othello'nun Desdemona'sının ölümü de öyle! Desdemona. T ü m ü y l e cinsiyetçilikten ve homofobiden arınmış bir dil olabilir mi? Var olan dil.kaosuz" der. aslında bir töre ve namus cinayetidir ve ağır biçimde şiddet temellidir. aşağı görmelerin örnekleri. Yani cinsiyetçiliği üreten dilin sanatsal örnekleri. bizi anti-katarsis'e mahkum kılan iki genç kadının üç kuruş para. Yani insanın yeterince kederi vardır. kesinlikle tüm cinsiyetçi ve homofobik tasarımlardan kurtulmuş ürünler değil. bu erkek denilen cinsin dışında kalanların kendi kodları nerden doğuyor? Heteroseksüel erkek olmayan sanatçılar diyorum yani. tam bir 'anti-katharsis'dir.. Öyleyse. Bunları üretebilen bir zihniyet. Ama hep ortada eğitiliyoruz. hayvansı aşağılanmalarıyla alay ederek arınırız yazarın kaleminin buyruğuna göre. kara derili insanların kaderinin anlatıldığı metinlere ulaşalım. sadece erkeğine o da evlilik akdi içinde bağlı kalmasına ilişkin örneklerdi. O zaman da. bulacağım sonuç bu. Ünlüler ünlüsü Shakespeare'in Hamlet'i.

g e r ç e k t e n de. Shakespeare yanlarında çok masum kalır. Desene hiç zevki çıkmayacak" diyen diğer erkek. kızları böyle tanımlar. güzellik-çirkinlik gibi birçok ikiliğin düşük olanını seçerek mi başa çıkıyor bu zor hayatla! Hani şu. Bir yol g ö s t e r i c i . Bunu da 70'ler feminizminin sıkı takipçileri. tüm 20. Bir biçimde sözlü edebiyatın. Bu organın işlem gösterdiği alanlar ise. toplumsal algı da bunu üretip duruyor. hem de onlarca kez yeniden tekrarlar bunu. Sanat. hem entelektüel edebiyatın aldatma/bedenini öylesine açıverme şüpheleriyle dolu kadınlarına ithaf edilen replikleri dillerde. Uzun bir adım atıp. Genet'de de eşcinsellik. kadınlara ve diğer erkeklere güçlü cinsel organıyla yapmadığını bırakmayan bir yiğittir.. "Demek ki aynı yaştayız. Başka suçlular dolu ortalık. 20. Ben de bu camianın içindeyim. şiddeti kol gezdiren ünlü kalemler! Ya. Shakespeare gibi yine de hiç vazgeçemeyeceğimiz Genet? Genet'de eşcinsellik bir özyıkım aracı mı? Tıpkı kendini yıkmak için daha da yemek yiyen bir obez gibi. Sanatçı için kaos her yerde. müşteriye kendilerini sunan en teşhirci beden ve yüz ifadeleriyle süzülüp duruyorlar. 70'lerdeki kadar cesur ve atak mı ifşa edebilmede? Hem asker türküleri. cinsiyetçiliği. Kim mi o diğer suçlular peki? Çok! Henry Miller'lar. Kuşkusuz bu üretimde tek suçlu sanat değil. Ama paylaşmak istediğim şey şu: S a n a t . deyim yerindeyse halk edebiyatının bir parçası olan asker şarkılarını da biliyoruz. dibine dibine düşülen bir kuyu mu? Erkeğine. Bu kez. cinselliğin işte böyle net bir pazarı! Kuşkusuz. Firestone'lar. gerçeküstü. cinselliksiz bir hayat/sanat tasarımı değil hayalim.aşağılanması değil. Daha iyi bir dünya için! 48 'Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı . Irak'ta ya da Balkan'larda. kendimizi de c i n s i y e t ç i ve h o m o f o b i k k u r g u l a r d a n arındırabilmek i ç i n . Ama sanat onlardan biri. Hayatta kaos hep bizimle. "Avignon'lu Kızlar"ı bilirsiniz! Ünlü Picasso'nun ünlü kızları! O kızlar. yüzyılda üretilen ve aktif erkek cinselliğinin/cinsel organının yapabildiklerini de gördük. kadınlar ve diğer erkeklerin bedenleridir. "sıradan bir fahişedir". Bunlar da. cinsellik. baskınlık-çekiniklik. düşmanının tarlalarını. yaş. anüsünü kullandıran erkeğe ve kadınının vajinasını kullandıran erkeğe yönelik bir galip. Asker baladlarında. özeleştiri mekanizmalarımızı oluşturma yolunda duyarlı olmamız. homoların ve pezevenklerin galibi olarak ifşa edildi. Ki biz Shakespeare'i her şeye rağmen çok severiz. askere gidebilen asker. modern ya da postmodern olsun. kadın ya da erkek zavallıları önüne katıp onlara o güçlü cinsel organıyla dünyanın kaç bucak olduğunu gösteren bir savaş galibidir bizim asker. feminizmin ve eşcinsel kurtuluş hareketinin karşısında yine aynı asker var. Bilmeye de çalışmıyorum. Peki ışık nerede? Düzen yani! Ya da düzen iyi mi? Bunların cevabını b i l m i y o r u m . Şimdi. sanatçının kaos hayatıyla. vajinasını kullandıran kadına. Ve de. Değişen ne? Şimdilerde feminist politika. Norman Mailer'lar. 70'ler feminizminde. sahnelerde. belgelediler. benzer biçimde fahişeliğin/fahişelerin her türlü şiddete tabi tutulacağının da kanıtını üretir. fahişeleri. yüzyıl boyunca. sıradan fahişeler. yine bizim romanlarda gördüğümüz gibi. Ama baskın erkeksi normun yapabildiği şeylerin nesnesi olmak benim/bizim itiraz ettiğim/iz. fahişelerin. O kızlar. Bu asker. Son derece entelektüel Shakespeare dönemi dramatik metin kurgularına da baktık. topluma ayna tutan çok önemli bir zemin. Düşmanı. Aşk.. Millet'ler dünya kamuoyuna etkili kitaplarında sundular. Bu k a d a r ö n e m l i bir belirleyici. Bu birlikteliklerde sanatın üstüne düşen suç payını dile getirmek benim görevim. Bir rehber. Kitlesel bir eylem aracı. tutku ve haz iyidir. eşcinsellik yıkımını üretip durdukça. yani. "Modern Sanatın Öyküsü".

18. Hint. Londra ve Prusya bu katliamın merkezleri olmuştur. Ancak. Roma. hizmetkarıyla birlikte yakılan şövalye resimleri çarpıcıdır. Sodomi. Ayrıca sanatın ve zanaatın tüm dallarında bu yaklaşım kendini gösterir ama hepsinin özünde erkek bedenine duyulan aşkın ve erkin yüceltilmesi söz konusudur. felsefe. gencin güzelliği yaşlıdan yansır ve ideal yakalanır. İnsan bedeninin yanarken çıkardığı nemli ısıya verilen Almanca tanım scvvül. krallar ve atletler diye kabaca üç kategoride toplanabilir. sodomi iddiasıyla yakılmıştır.Ö 400. insanlık tarihine ait birçok okuma yapılabilir. Özellikle Zürih. Bu heykeller tanrılar. peşinden gelen dönemleri de etkiler. Eşcinselliğin tarihi de sanat tarihi içinde yazılmış hatta gizlenmiştir. Japonya'da özellikle Samuraylar. Aristo da Büyük İskender'i eğitir. yüzyılda 70 bin nüfuslu Atina'da. Bizans'ın çöküşünden sonra Ortaçağ Avrupası'nda Büyük Kari hüküm sürer. Etrüsk. tanrının güzelliğini paylaşır. 840'ta Karl'ın ölümünden sonra Benediktus Levita. erkekler arasında 1532'de suç olarak resmileştirilir ve cezası yakılarak ölüm olur. sanatta Helenistik dönemdeki olağanüstü yetkinlik bir daha yakalanamaz. ama bahsi geçen uygarlıklarda minyatürler bu dünyaya ait ipuçları barındırırlar. tanımı konmayan eşcinselliğin makulleştirilmesi görevini görür. Müslümanların Hıristiyanlara zorla uyguladığı bahanesiyle haçlı seferlerine neden gösterilir. 1277'de 'sodomi'. İ. bugün yine Almancada da eşcinselin karşılığı olan schvvul olur. Capitula Angilramni'yi kendine mâl etmekle kalmaz 'kaybolan kanunlar' diye yeni maddeler ekler. Amsterdam. sanatta sıkıştırılmış olarak sunulur. Capitula Angilramni -kilisenin ve devletin kanunları. Kadınların yakın geçmişe kadar vatandaş statüsüne sahip olmadıklarını hatırlamak gerekir. bilim ve sanatın temelleri atılır." Sokrates Platon u. Böyle bir bellekle Praksiteles. Polikleitos gibi heykeltıraşlar tarihin en yetkin erkek figürü heykellerini yaratırlar. Bu maddelerde ilk kez eşcinselliğin 'günah' olduğu yasallaşır. Onu doğru açmak ve genişletmek gerekir. Platon Aristo'yu. . İskender'in imparatorluğunun sınırlarını Hindistan'a kadar genişletmesi. Bizans ve Osmanlı bu geleneği sürdürürler. Ancak. Platon tarafından ise erkekler arasındaki ideal aşk tanımlanır: "Genç erkek. yüzyılın sonunda Benedictus Levita'nın belgelerinin sahteliği anlaşılır ama ne var ki 2000e yakın erkek. İlk olmasa da en kesin veriler Helenistik dönemin eserlerindedir.bu dönem yazılır. Ne var ki bu kısa dönem. Sözden daha yoğun olan görsel veri. Sonunda İskender ile Efestion arasında tarihin en büyük eşcinsel Aşk'ı yaşanır. Myron. bu tarihte lezbiyenliğe yer yoktur. yaşlı ise bilgeliğini. Başlarda erkeğin idealleştirmesi yine özünde erkeklere yarayan bir olgudur.Sanat Tarihi Boyunca Homoerotizm Taner Ceylan Sanat Tarihi üzerinden. Bu karanlık dönem yine Avrupa minyatürlerinde kendisini gösterir. önündeki iki bin yıla referans oluşturur. Platonik aşkın kuralları.

Ekspresyonizm. Yahya ve diğerlerieşcinsel aşkın sembolleri olarak betimlenirler. Fotoğrafın keşfiyle Gloden ve Plüschovv fotoğraflarıyla ilk eşcinsel pazarı oluştururlar. Fransız İhtilali ile birlikte ideal erkek güzelliği David gibi ressamlar tarafından ideolojik kahramanlara bürünür. Perugino gibi sanatçılar Ficino'nun etrafında toplanıp yetişmeye başlarlar. dine hizmet eder ama tüm dini kahramanlar -aziz Sebastian. gerek kalmamıştır. Sanat kara paranın aklama aracı olur. Leonardo. Rönesans'ın kapılarını açan en önemli yapıtlardan birisi olan Aziz George heykelini yapar. Bronzino ve Carravagio bunlara en iyi örnektir. Erkekler özellikle aristokrat kesimde ilişkilerini açıkça yaşarlar. Guerin. Neo Platonik okul 16. sanata en kalın . yüzyılda din sanat ve toplum üzerindeki etkisini yitirir. Sanat tarihi koleksiyonerler tarafından belirlenmeye başlanır. yüzyılda Marcilio Ficino tarafından tekrar öğretilmeye başlanır. Dürer gibi ustaları takiben gelen Barok dönemin ressamları bu aşkı aleni olmasa da daha da belirgin hale getirirler. özellikle Victoria İngilteresi'nde eşcinselliğin suç olması sebebiyle Girodet. Jean Borç gibi sanatçılar tutkularını kurtarılmış bölge olan mitolojiden almayı yeğlerler. Yine de sanat. Modern zamanlarda sanayi devrimiyle birlikte. Rönesans'ın başlamasıyla insan tekrar merkeze oturmaya başlar. Eski Helen uygarlığının estetik normları tekrar hatırlanır. Pop sanatın rahatlığıyla VVarhol'un çalışmalarında bedenler patavatsızca tüm cinselliklerini sergilerler. Belirgin sanat akımları Empresyonizm. Ferdinant Hodler öne çıkmayı başarırlar. 17. Sembolizm. Donatello. Yine bu dönem eşcinsel çiftler miras hukukundan faydalanmak için birbirlerini evlat edinme yoluna giderler. Michelangelo. Sürrealizmin başlamasıyla Jean Cocteau bağımsız bir sanatçı olarak homoerotik çalışmalarını yaratır ama ancak yıllar sonra kamuyla buluşurlar. Yine de Cailebotte.50 Dünya1 nın yuvarlak olduğunun ve Güneş'in etrafında döndüğünün anlaşılması kiliseyi de merkezden uzaklaştırır. Neo klasik dönemin başlamasıyla. 1950'lerde artık eşcinsel pazarda pornografik ürünler bulunmaktadır ama sanatta Andy VVarhol gelene kadar fotoğraf dışında hareket olmaz. Akabinde beklenen gerçekleşir ve homoerotizm. Fütürizm homoerotizmden yoksundurlar. 'homoseksüel' kavramının konmasıyla "öteki" de tanımlanır ve asıl sanatta "öteki"nin yeri olmaz. Rafaello. Kübizm. sanatçılar da sanatlarında şifreleri ortadan kaldırırlar.

Bunlardan ilki Maplethorpe. sevişen figürleriyle tarih yazar. Yine Bacon. Gilbert ve George da bu dönemde büyük boy baskılarla ortaya çıkarlar. yapıtlarına yansır. Yine de tarih içerisinde görülüyor ki erotizm cinsiyetler arasında homojen bir dağılıma sahip olmamıştır. performansları ve tuvalleriyle legal bir düzeye kavuşur. Engeller. resimlerimin ciddiyetini tasdik etmiş oldu. Profesörlerin tepkilerinden sonra sanat ortamında da durum farklı değildi. David Woynarowick. . Usulca oluşan izleyici kitlem. Tabii tüm bu modern ikonalar güncel sanat eğitiminde heteroseksist bir yaklaşımla özünden koparılarak öğretilir. Akabinde İstanbul Bienali'ne kabul edilişim ve yurtdışından gelen tekliflerle gerçekleştirdiğim sergiler. Ama AİDS'in olur! 80'lerde Reagan yönetiminin duyarsızlığı AİDS'in sanatta yansımasını güçlendirir.damardan David Hockney ile girer. Gran Furry tasarımcı grubu Venedik bienaline kadar yükselir. Türkiye'de görsel sanatlarda böyle bir belleğin olmayışı. bugünkü makulleşme sürecimi de kolaylaştırdı. 2003'te öğretim görevlisi olduğum Yeditepe Üniversitesi'nden "Aileye Mahsus" başlıklı sergide yer alan "Taner Taner" isimli resmim nedeniyle istifa etmeye zorlandım. bir ressam olarak daha eğitimim sırasında kalın duvarlarla karşı karşıya kalmama neden oldu. Bu durumun sanat dünyasının büyük tepkisini çekmesiyle. 80'lerde fotoğrafları yasaklanır ve dünya çapında üne kavuşur. 90'lardan itibaren de Pierre ve Gilles. Helenistik dönemin dışında sanatın en belirleyici isimlerinin eşcinsel olmasına rağmen heteroseksist yaklaşımlar sebebiyle homoerotizm daima minör sanat olarak kalmıştır. Mark Morrisroe gibi isimler çıkar. Diğer taraftan Avrupa'da ise Salome. reddedilmeler sergilerimi alternatif mekanlarda açmamı gerektirdi. 60'lardan itibaren Tom of Finland'ın çalışmaları Günümüze yaklaştıkça iki isim en belirgin olanlarıdır. edilemeyeceğine kesinlik kazandırdı. otoriteler tarafından artık yaptığımın göz ardı 51 kitleler üzerinde geniş etki uyandırsa da sanatta önemli bir etkisi olmaz. Camp akımının en göz alıcı homoerotik örneklerini verirler. Amerikan dışavurumculuğunun kilometre taşları Rauchenberg ve Jasper Jones aşkları ile tarih olurlar ve bu. 'Yanık Yatak' bu aşkın sembolü olur.

52

Yatağımda huzur içinde uyurken telesekreterime bırakılan mesajla kendime geldim. Metalik bir ses "Eğer kabul edersen Gözüm Abla, bu ayki konumuz homofobi." diyordu. "Kendisini 'Görevimiz Tehlike' dizisinde sanan bu zevzek de kim?" diyerek yaptığım incelemeler sonucunda Kaos'tan arandığımı keşfettim. 'Ayol durup durup yeni bir şeyler icad ediyor bunlar.' diye düşünmedim desem yalan olur. Neydi geçen aylardan birinde de queer midir nedir bir gavur markasını güzelim Türkçemize sokmaya çalışmışlardı. (Çok daha önce de KGey diye bir şey vardı...) Ben daha bu queer nedir demeye kalmadı o laf unutuldu gitti. Hani derin bir oh çektim çekmesine ama şimdi de homofobi diye bir şey tutturdular. Bunun bir sonunun olmadığını hissediyorum. Ama ben gene de çocukluğumdan beri eşsiz bir kişilik özelliğim olduğu için iftihar ettiğim sorumluluk bilincimle yazımı yazmaya karar verdim. Tabi önce anlamam gerekiyor nedir bu homofobi... Kimlere sorsam da cahil görünmesem kaygısı ile araştırmalarıma başladım. Meğerse homofobi bir korku türüymüş. Fikrimi sorarsanız homo bir kere oldukça kaba bir tabir. Başka bir şey bulamamış gibi başına homo koymuşlar. Demek şimdinin modası da bu canlarım.

Modası diyorum çünkü rahmetli babam elimden tutup Çamlıca Kız Lisesine kaydımı yaptırdığı zaman mahallemizde ince, uzun, sarışın bir nazenin yaşardı. Hikmetine vakıf olmaktan Allah beni korusun diye hep dua etmişimdir ama bu nazenine "Kız Hasan" lakabını takmışlardı. Ayol Hasan da Hasan yalnız. Resmen bir içim su bir oğlan. O sıralar hasan ben yaşlarda, bugünlerin moda tabiri ile, bir "çıtır". Yaşı 16 ya var ya yok. Bu oğlan mahallede ne zaman yürümeye kalksa insanlar fısıldaşır, başı ile onu gösterir, kıkırdar dururdu. Ama Hasan'ın takdir ettiğim bir özelliği vardı. O hiç istifini bozmaz kırıta kırıta mahalle meydanından bir kuğu gibi süzülüp geçer giderdi. Ben Hasan'la bırakın konuşmayı göz göze bile gelmekten korkardım. Rahmetli babam öyle açık bir dille bana yasak getirmişti ki bunu hayal bile edemezdim. İçin için Hasan'la konuşmayı hayal eder dururdum. Bir akşam matematik hocamız Ekrem Bey beni integral çalıştırma vaadiyle kandırıp okulda kalmamı istemişti. Ben de çocuksu bir masumiyet ve coşku ile kabul etmiştim. Ama gaddar ve ruhsuz adam iç bunaltıcı integral konularını adeta bir morona anlatır gibi tekrar tekrar gözüne sokarak ilk genç kızlığımın onarılmaz bir yarasını açmıştı. Kalemi bile elime değmedi hüsranı ile eve dönerken vapurda Kız Hasan ile karşılaşmıştım.

Babamın koparacağını vaat ettiği organlarım aklıma gelince oldukça ürkmüş olmama rağmen Kız Hasan'a "Merhaba" diyebilmiştim. Bu merhabanın ardından Kız Hasan'la mahallede yan yana görünmemeye özen göstererek konuşmaya başladık. Hasan bana birçok maceralarını anlatıyordu. Mermerci Salih Amca, Fırıncı İzzet Abi, Bakkal Hıdır sünepe sünepe adamlar olmaktan çıkıp birer seks makinesine dönüşüyordu gözümde. Fakat bir bahane bulup dükkanlarına gittiğimde hiç de Hasan'ın anlattığı şeyleri yaşayamıyordum. Hatta kazara Hasan oradan geçerse önce bu adamlar bir espri yapıyor ya da Hasan'a küfrü basıyorlardı. Önceleri Hasan'ın beni kandırdığını düşünsem de bir gün Mermerci Salih'in dükkanında yaşadığım bir mermer oyma dersi ile birlikte gerçeği anlattığından emin olmuştum. Mermer oyma derslerimizin ince nakışlar bölümüne vardığımızda Salih'e benim arkamdan da küfür edip etmediğini sormuştum. Salih "Haşa!" diye bağırmıştı. "Sümme haşa! Senin arkandan ne küfür ettim ne de alay ettim." Nedenini sorduğumda benim hiçbir şey belli etmediğimi söylemişti. Ben çok bozulmuştum. Demek kısmetim bundan dolayı kapalıydı diye düşünmüştüm. Yıllar geçmiş, yaşımız büyümüştü. Kız Hasan, önce "Karı Hasan", ardından "Avrat Hasan" lakapları ile anılmaya başlamıştı. Sonra bir ecnebileştik "Efemine Hasan"a dönüştü. O

zamanlar geyleri bir hamlede tedavi edebilen psikanalistler de yok ki Hasan tedavi olup kurtulsun ve şarkıcılığa başlasın. E benim de yüreğim incedir bilirsiniz. Tüm bunlara dayanmadığı için Fransa'ya tahsile gitmeye karar verdim. Uçakta yanıma oturan bir kızla tanıştım. Ayol kız dediğime bakmayın, kaos'un topu bir araya gelse bu kız hepsini bir hamlede döver, pestillerini çıkarır bir köşeye atar... Öyle heybetli bir şey. Bir de celalli ve geveze ki anlatmak mümkün değil. Bu haspam Egeliymiş. Adı da Mine imiş. Anlattığına bakılırsa babası onu erkek gibi yetiştirmiş. O yüzden ona "Efe Mine" derlermiş. O an anladım ki efemine hem kadın için hem de erkek için kullanılıyor. Erkeğin efeminesi kötü bir şey, kadının efeminesi iyi bir şeymiş. Ay daldan dala atladık. Nerelere geldik? Ne diyorduk? Homo kaba bir tabir efendim. Tabirler önemlidir. Buna daha narin bir şey bulmak lazım. Ne olduğunu bilmiyorum. Eğer bir gün bu homo kısmını sindirebilirsem fobi kısmını da ayrıca ele almayı ve eğer ömrüm yeterse ya da bir psikanalize girer tedavi olup bu illetten arınırsam homofobi ile ilgili de yazmak isterim. Ama şu an fobik bir duygu beni homolar hakkında yazmaktan ya da düşünmekten alıkoyuyor. O yüzden bu sayıda atfınızı rica ederek Gözüm Abla köşesini boş bırakıyorum. Hepinizi öptüm canlarım.

53

Kaos GL'li Kadınlar'm düzenlediği 'Mutlu Aşk Vardır!' başlıklı 'Kadın Kadına Öykü Yarışması' sonuçlandı. Yalnızca kadınların katılımına açık olan yarışmaya Dambırık rumuzuyla katılan "Ayrı" ve Tibith rumuzlu "Lilith'e Göre Yaradılış" adlı öyküler birinciliği paylaştı. İşte yarışmanın birincisi 'kadın kadına mutlu aşk' öyküsü...

AYRI
Dambırık
Kız arkadaşım ablasının yanına gitti, bir aylığına. Hazal için hazırladığımız kırmızı, lacivert, mor, yeşil, sarı ve turuncu kıyafetleri götürmek için. Tabii, Hazal'ın yeryüzündeki ilk ayında annesine destek olmak, bir yandan da bir gün biz de çocuk doğurmak cesaretini gösterirsek diye biraz deneyim kazanmak için. Altı yıldır hiç bu kadar ayrı kalmamıştık. En fazla beş gün. Yan yana geçirdiğimiz hiçbir gün üzerimde ağırlık yapmadığından, bu ufak ayrılıklar nefes alma fırsatları olmaktan çok, büyük bir özlemle kavuşmamızı beklediğim tuhaf aralıklar gibiydi benim için. Bu aralıklar, birbirimize bağlı mıyız, yoksa bağımlı mı tartışmalarını getirirdi ardından. Yanlış anlamayın, yaşama karşı yeterince büyük bir açlığım olduğunu hissediyorum. Onlu olan her şey kadar onsuz olan her şeyle de yaşamasını biliyorum, ya da en azından öyle sanıyorum. Ama ya kendimizi kandırıyorsak? Birlikte olmamız çok güzel ve neden bunu yaşamayalım, diye düşünürken ya birbirimizsiz yaşamayı unutuyorsak? Önümde tek tek üzerlerine çentik atılmak için bekleyen her gün benim için bir sınav olacak. Daha doğru bir tanımlamayla, aslında bir sınav olduğu düşüncesi kendimi kaybetmemek için güç almamı sağlayacak. Kendi kendimle yarışacağım. Çok hoş... Kendi irademle yarışarak ayakta kalma gücü toplayacağım. söylemeyeceğini sormuş. Ablası da zihninde ilişkimizi saygın bir noktaya getirme çabaları gösteriyor olmasına rağmen, henüz bizim ilişkilerimize heteroseksüel ilişkiler kadar paye vermediğinden "Yaşayın tabi canım, ama etrafa söylemeye ne gerek var" noktasında olduğu için, Hazal'ı bizim ilişkimizden korumaya çalışmış. Baktığım yerden ben bir komedi görüyorum. Ama onlar günlerdir doğru dürüst uyumamış olmanın yarattığı ciddiyetten olsa gerek aşamadıkları bir sorun içinde olduklarını sanıyorlar. Serseri sevgilime bu tartışmalar için daha zaman olduğunu söyledim. Umarım Hazal'in etrafındaki dünya yumuşar kısa bir sürede. dördüncü gün Bugün iş çıkışı sinemaya gittim. Tek başıma. Çok sevdiğim bir şeydir bu benim. İzlediğim filmin her anını kendi içimde yaşattığım, çıkışında ise beni götürdüğü yerlerde kendi başıma dolandığım bir ritüel. Kızdım kendime sonra, sahi bu kadar sevdiğim bir şeyi nasıl unutmuşum yıllardır. Sonuçta bunu sevgilimle beraberken de yapabilirim. Her anımızı birlikte geçireceğiz diye bir sözleşme yok ki ortada. Sanki bu konuşulmamış bir kuralmış gibi mi yaptık acaba? Yoksa günlük koşuşturmacadan unuttum mu sevdiğim başka başka şeyleri? altıncı gün Rekorumu kırdım. İlk beş gün geçti. Aklıma beraber olmaya başladıktan sonra ayrı kaldığımız ilk beş gün geldi. Henüz çok güvensizdim ilişki içerisinde. O güne kadar yaşadıklarımdan dolayı güzel bir ilişkinin imkansız olduğunu, bunu bekleyerek yaşamanın da manasız olduğunu düşünüyordum. Aslında bu cümlenin ikinci kısmı için düşüncelerim hâlâ aynı. Güzel bir ilişki yaşayacağım diye, "bay veya bayan doğru"yu beklemek, hayat önünden geçerken yanlış durakta yanlış bir otobüsü beklemek gibi aslında. Ama ilk kısmına artık katılmıyorum. Bu hayatta güzel bir ilişki yaşanabilirmiş. Bunu şimdi söylüyorum tabii. Eskiden aşkı yanlış tanımlıyor, yanlış algılıyormuşum. Sevginin ispatı acı çekmekti benim için. Ne kadar acı çekersem o kadar gönlü zengin, sevebilen, dolayısıyla duyarlı biri olurum zannediyordum. Ayrıca aşk acısı denince akan sular duruyor ya. Tüm hayatını çevrendeki insanlarla bu minvalde ağlayarak ilgi toplayarak geçirmek mümkün. İnsanlar bu duruma prim verebiliyorlar, onun kalbi kırık dokunmayın, gibi. Bence bu aslında yaşamla nasıl mücadele edebileceğini bilmediğin bir noktada başkalarına dayanarak kendi varlığının sorumluluğundan kaçmak aslında. Şimdi böyle söylüyorum tabii. Eskiden aşkı yaşamak için korkmak, huysuzlanmak, acı çekmek gerekir sanırdım. İlişkimize bir şey olacağından

54

ikinci gün Bugün uyandığımda tişörtlerini kokladım bebeğimin. Kimisi parfümüyle teninin sıcaklığının buluştuğu noktada salınıyorken, kimisi de sabahları uyandığında saç diplerine yapışan ekşimsi, şekerimsi kokuyla sarmalanmış. Koklamazsam ne yapacağımı bilmiyordum. Çünkü ben her sabah zaten onu koklayarak uyanıyorum. Kedi yavrularının koklayarak annelerinin varlığını yanlarında hissetmeleri gibi. Günün geri kalanını bu refleksimi sınavda bir tam puan almam mı yoksa sınıfta kalmam anlamına mı geldiğini çözümleyerek geçirdim. Önümdeki 24 günün ağırlığına yoğunlaşmak yerine başka bir güç alma noktasıydı bu. Hem 24 gün dediğin ne ki, bu yaşlarda zaman daha hızlı geçiyor zaten, öyle değil mi? üçüncü gün Tam da beklediğim gibi... Hazal'ın biçimsiz yeni doğmuş bebek suratına ağızları açık bakarak ve ihtiyaçlarını nasıl anlayacaklarını, nasıl karşılayacaklarını bilmemenin acemiliğini aşmaya çalışarak geçmiş ilk iki gün. Sonra benim fıstık kavanozum, ablasının yorgunluğuna ve kendi derdine düşmüşlüğüne aldırmadan, yeğenine teyzesinin biseksüel olduğunu ve bir kadın sevgilisi olduğunu söyleyip

Gerçekten kabımıza sığamadığımız bir an. biseksüel. her şeyi öylesine büyük ve güzel yaşamalıyım ki bebeğime de taşsın her biri. kendime acıya acıya geçirdim o beş günü. Bugüne kadarki en kalabalık eylemimiz 300 kişi olmuştu. onlar da buradaki mitinge gelmek için hazırlık yapıyorlarmış. ilişkimize o kadar değer veriyorum anlamına gelirdi benim için. çoğunlukla aşık. Ama ablası çocuk sahibi olmadan önce söylemeyeceği şeyler söylemeye başlamış. bizim mitingle beraber. Beni ve yanımdaki herkesi miting coşkusu çoktan sarmış. Hâlâ diyorum. Üç-dört saat süren mitingin ardından. bu tartışma için biraz erken değil mi? Daha 14. Fıstık kavanozum mitingin başlığından da hareketle Hazal'ı yalanlarla koruyamayacağını. Gerçekten komik. on dördüncü gün "Çocukları yalanlarla kandırmayın!" Mitingin başlığı bu. Her gittiğimiz mekanda müziği değiştiriyoruz. RTÜK eşcinsel aşkın gösterildiği dizilerin ve filmlerin sansürlü hallerini bile beğenmeyip kanallara ceza yağdırınca büyük bir ses çıkarmamız farz oldu. Her eyleme başka başka insanlar geldiği için aslında yeterince kalabalık olduğumuzu biliyoruz. Merhaba. İnsanların eyleme gelmeye korkmamaları için broşürlerimize "katıldığım ilk eylem" anıları koyduk. Kıyafetlerimizin üzerine sansür karşıtı yazılar ve şekiller yapıştırdık. Sanki onu da yaşatıyormuşum gibi geliyor yaptıklarımın içinde. Bilakis böylesi yoğun çalışma zamanlarında eksikliğini daha fazla hissediyorum. Tüm bu koşuşturmada ayrı kalmaya dair vermeye çalıştığım sınav aklımdan çıkmış. Ne kadar çok insana ulaşıp mitinge katılım sağlarsak o kadar çok şey söylemiş olacağız. Ama herkes aynı anda aynı yerde olmadı hiç işte. birbirimize güvenimiz o kadar pekişecek. Zaten biliyordum güzel bir ilişki diye bir şey olmadığını. bulduğumuz her yeni sloganda nasıl sevinçten zıplayarak alkışlayacağını gözümün önüne getiriyorum. çok emin olamıyorum. Sanırım telefon hatlarında da bir sorun olduğu için konuşamadık birkaç gündür. Gerekçem hazırdı. İyi ki varız. Hazal'dan önce mitingimizi kesinlikle destekleyecekse. RTÜK'ün yaptığı kısıtlamaların ve verebileceği zararların yazılı olduğu broşürleri insanlara dağıtıyoruz. nelerden korkarken nelerle karşılaştıklarını anlattılar broşürün içinde. herkesi bu mitingde buluşmaya çağırmaya başlayabiliriz. Daha nice beraber yaratacak olduklarımıza. yirmi altıncı gün İşte büyük gün geldi çattı. İnsanların ilgisi müthiş. pankart gibi gerekli malzemelerimizi alıyoruz. eşcinselliğin bu yaşamın bir gerçeği olduğunu. Arkadaşlardan biri bu miting için bir şarkı besteledi. Ne mutlu bize. Ayrıldığımıza neredeyse inandım ve bütün gecelerim uykusuz geçti. Gerçekten de mitinge ilgi çok büyük. Ahmet Mehmet'i. Birçok örgüt gelmiş.. Bebeğim de bulunduğu şehirdeki dernekle iletişime geçmiş. Burada olsa o güzel ağzının nasıl kulaklarına varacağını. nereden girdim yine bu işin içine. Hazal'a iki kadın olarak yaşamı paylaştığımızı söyleyip söylememe karmaşası da iyice büyümüş. Bu soruyu nasıl karşılayacağımı bilemiyorum. İnanamıyorum. onuncu gün Bugün miting kararı aldık. kendimize inancımız. Bu bizim çok fazla yapışık ikizler olduğumuz anlamına mı geliyor. broşürleri hazırladık. bebeğim ve arkadaşlarımızla beraber dinlenebileceğimiz bir yerlerin yolunu tutuyoruz. eşcinsel. o ise başka hayatların içindeyken bizimkinin güzelliğini unutacak. Yirmi günümüz var. bebeğimle kol kola girmiş beraber hoplayıp zıplıyoruz. Ama yokluğunda hissettiğim özlem acıya dönüşmüyor böyle zamanlarda. Onun şehrimize döneceği günden bir gün önce çıkacağız alana. Çok önemli ve tarihi bir olay bu miting. Bebeğin halası bebeğe bakmaya geldiği için.. Şarkılar söylüyoruz bağıra bağıra. insanlar mı bizi evlendirdi. Onun bana ait olmasını istemiş olduğumu. En zevklisi de sansürlenen veya sansürlenmedikleri için kınananların ceza almasına neden olan sahnelerden fotoğrafları yapıştırmak oldu. günü bebeğin. fıstık kavanozum ilk uçakla mitinge gelmiş. birbirlerini sevebilmeli". Onunla ve beraber yaratıklarımızla gerçekten de gurur duyuyorum. fıstık kavanozum elinde gökkuşağı bayrağıyla bana el salıyor. Ellerimizdeki.. Neyse. Farklı şehirlerde olmamız da güzelmiş yani. travesti ve transeksüeller olarak ilk defa miting yapacağız. Şarkımız çalarken de dans ederek insanlara mitinge çağrı broşürlerini dağıtıyoruz. Sanki o hayatımda hep vardı ve sanki onca gün biz ayrı değilmişiz gibi hissediyorum. Örneğin arkadaşlarla bir masada otururken. Ellerimizde gökkuşağı bayrakları. oldukça kalabalığız. Miting alanına geldiğimizde o da ne. Ben bizim hayatımızı düşünerek. yaşadıklarımız onun için anlamsızlaşacak ve döndüğünde "Bitirelim" diyecekti. bağlantıya geçtiği diğer insanları da getirmiş. şimdi Hazal'ı koruma kaygısıyla yaklaşıyormuş. sloganlar atıyoruz. aramızdaki boş sandalyeye oturmak zorunda kalan bizden özür diliyor..ne kadar korkarsam. O da başka bir şehirdeki arkadaşlarını ziyarete gitmişti. bizim hiçbir zaman "yan yana oturacağız işte" gibi bir diretmemiz yokken. Ayrıca yaşadığım heyecanı onunla paylaşmak heyecanımı artırıyor her zaman. Artık onları elden ele dağıtmaya. "Ayşe Fatma'yı. anarak yaşayacağım. toplumun bakış açısı ile yeterince kirlenmemiş bir çocuğun hepimizden daha kolay bu gerçeği algılayabileceğini anlatıyormuş inatla. yoksa insanların sevgililerin yapışık ikizler olmalarını bekledikleri anlamına mı? Başka konularda da fark ediyorum bunu. Böylesi güzel bir mitingde bebeğimle ve diğer insanlarla yaşadığım paylaşım sonrasında kendimi çok iyi ve şanslı hissediyorum. O olsa sanki işler daha kolay olacakmış gibi. Şarkımız her gün yerel bir radyoda çalınıyor. Pek çok insan kısa kısa ilk hangi eyleme katıldığı. Sanki her güzel şeyi ilk haber vermem gereken kişi oymuş gibi. Nasıl da özlemişiz birbirimizi. Mekana uğrayıp bayrak. O nedenle ilk ayrı kalışımızda ilişkimize bir şey olacak diye ödüm kopmuştu. Ama bebeğim kaçırıyor bu tarihi günü. biraz yorgun. Ne kadar komik gözüküyor şimdi. Bu konu geçer gider sanmıştım. 55 . sadece fıstık kavanozumu artık çok fazla özlemeye başladım. Çok çok eğlenceli ve ilham vericiydi. insanlar mitinge davet ediliyorlarmış. Yani biz mi evlendik. on sekizinci gün Dün akşam barları ve kafeleri gezen gruba katıldım. Fıstık kavanozumu unuttuğumdan değil. Birlikte yaşadığımız hayatta kalan bendim. Sansüre karşı ayaklı televizyon kanalı olduk yani. bana ait olmazsa beraberliğimiz biter diye düşünmüş olduğumu görüyorum şimdi. onu koyuyoruz teybe. Başlığı bulur bulmaz sabahlayarak afişleri. Tüm hazırlıklarımız tamam. RTÜK ve miting hakkında sohbet ederken herkes bana sevgilimin nerede olduğunu soruyor. diye kendime söylene söylene.

travestiler. 'yönetmenin kurgusuyla' DVD'de! 1998 yapımı 'Lola+Bilidikid'. Kutluğ Ataman öyle düşünmese de. 'itibarımız önemli' diyen donuk burjuva sınıfı. Kutluğ Ataman 'ın ilk filmi. aile içi tecavüz. tuvaletler ve Berlin geceleri. Murathan Mungan'ın "Aşkın Gözyaşları ya da Rapunzel ile Avare" öyküsüne benzer bir tat bırakan. Nihayet temiz bir kopyasını izleyebileceğimiz film. korku-gerilim türünü gizemli ve karanlık bir İstanbul hikayesiyle birleştirmesiyle de dikkat çekiyor. Bu kadar çok öyküyü bir araya getirip de bütünlüklü bir film ortaya çıkarabilmek kolay iş değil.. Türkiyelilerden nefret eden naziler.. geyler. 'Lola+Bilidikid' ise şimdiye kadar kötü kopyalarla elden ele dolaşan bir başka 'Kutluğ Ataman efsanesi'ydi. doğru düzgün bir eşcinsel sineması geleneği olmayan Türkiye'de L+B bugüne dek yapılmış en iyi 'eşcinsel filmi'. Reha Erdem'in 'A Ay' filmi gibi neredeyse bir şehir efsanesine dönüşen film. parklar. yalnızca Batı standartlarındaki teknik kalitesiyle değil."nerede saklıyorsan çıkar ortaya şu çocuğu" 56 'Karanlık Sular'. içinde pek çok öyküyü de barındıran bir film: "Yaban topraklarda yaşamaya çalışıyoruz" diyen Türkiyeliler.. .

Filmi ilk yaptığımda bir gün gelir yönetmen kurgusu yaparım düşüncesiyle bu hakkı muhafaza etmiştim. Şöyle söyleyeyim: İnsanlar gündüz sinemada bu filmi görmeye çekmiyorlardı. gişe önünde görülürler diye. Şimdi yavaş yavaş bunların değiştiğini görüyoruz. Bütün bunlar sayabileceğim nedenlerden sadece birkaçı. Yani araştırıp bulacak ve o hayatın içine dalacaksınız. gerekse de sadece fuhuş yoluyla hayatlarını kazanabildikleri ve . 57 Lola gerçek bir travesti değil bence. sahiplenemezlerdi. sonra Orhan Oğuz'un 'Dönersen Islık Çal'ı. Tabii bir de eşcinsel örgütlerinin o zaman pek bir gücü. Şimdi de bu çok değişmiş değil ama gene de o zamanlar durum çok daha vahimdi. Bu filmi yapalı çok zaman geçmişti. toplumun kendi fertlerine güven duymaması ve buna bağlı olarak otoriter eğilimlere yönelmesi.. Ve siz L+B'nin o aslında travesti olmaması gereken. filmi daha da özgürleştiren bir şey mi oldu? Hikaye ana hatlarıyla aynı kalsa da anlatılış şekli değişmiş oldu.. Pek çok öyküden bildiğimiz ve büyük kentlerde de olsa asıl yereldeki pek çok eşcinselin "eşcinseller kadın ve erkek rollerini oynamak zorundadır" algısıyla yola çıkmış sanki. ama abartmayalım: Bir filmle dünya değişmez. İnsanlar göreceli olarak daha serbest. Hâlâ töre cinayetlerinin. Film eskisine göre çok daha hızlı akıyor şimdi. konuşulmadığını düşünüyorum.. Bili ile tanışıp ona aşık olduktan sonra da bu rolü üzerinden atamamış. Film boyunca Bili'ye karşı koyusu ve 'olduğu Türkiye sinemasında travesti ve transeksüellerin öyküsü gibi olmak' isteği de bu rolden artık sıkıldığını gösteriyor. Yoksa her şey fantezi noktasında tıkanıp kalır. Söyleşi: Uğur Yüksel 'Yönetmenin kurgusu' alt başlığıyla sunuldu L+B DVD'si. Haliyle. isteseler bile tam anlamıyla sahiplenemediler. Benim yönetmenlik ve kurgu anlayışım o zamandan bugüne değişti. azınlıklara karşı korkuların. Lola+Bilidikid'in Türkiye'de yeterince tartışılmadığını. Erkeklik denilen şey orada da kırılmıyor. Buna ben de inanıyorum ama bu yeterli içselleştirmiş oldukları homofobi yüzünden. konuştuğumuz konular hakkında yeterince bilgili olup olmadığımız. Tabii ki değil. ben kadın olmalıyım" içgüdüsüyle. yani "ibne mi sizce? olmak ayıp. Bu örgütlerde eşcinsel özgürlükleri savunan yöneticiler bile isimlerinin açıkça basına çıkmasından haklı olarak çekmiyorlardı. 'İki Genç Kız'dan sonra. Atıf Yılmaz'ın 'Gece. "Fil Adam görünümlü bir toplumumuz var" Filmde de görüyoruz ki Batılı bir ülkede olmak baskıyı azaltmıyor. onları algılayış biçimi Batılı bir ülkeye gidildiğinde de pek değişmiyor. Gece gidiyorlardı.Kutluğ Ataman'ın filmleri de yavaş yavaş DVD raflarında yerini almaya başladı. Şimdi bunu kullanma ihtiyacını hissettim. travestilerin 'gerçek' olabileceğini Bu filmi yaptığım zaman. Melek ve Bizim Çocuklar'ı. Türkiye'de kadınlara ve eşcinsellere davranış. her şeyden önce ev ödevinizi çok iyi yapmanız gerekir. Sizce? ilk kez anlatılmıyordu. varlığı yoktu. gey erkekler olarak filmlerden asıl farkını "Benim eşcinsel olmam" diye yaşamaları gerekirken gerek toplumdaki baskı gerek kendi açıklamıştınız. en azından büyük şehirlerde. ırkçılığın ve milliyetçiliğin olduğu bir ülkede homofobinin tamamıyla ortadan kalkmasını henüz tahayyül edemeyiz. Kaos GL vardı ama bu kadar organize değildi. Sanırım bugün sinemalara tekrar çıksa çok daha fazla ilgi toplar. Sinemada izlediklerinden farklı bir şey mi görecek seyirci? Yoksa bu kurgu.. Buna göre uyarladım. Ama L+B. Lola+Bilidikid bütün bu zorluklara rağmen Türkiye'deki eşcinsel hareketi için çok şey başardı. Ataman'ın ilk filmi 'Karanlık Sular' ve bir eşcinsel filmi klasiği haline gelen 'Lola+Bilidikid' de satışta! Kutluğ Ataman'la 'Lola+Bilidikid' ağırlıklı bir sinema sohbeti gerçekleştirdik. Hangi konuyu anlatırsanız anlatın. Ama şunu da belirteyim: güzel ve tutarlı bir eşcinsel filmi yapmak için mutlaka eşcinsel olmanız. Sinema çevresi ve eşcinsel gruplar bu filmin farkına vardı mı? Sahiplendiler mi? Türkiye'de bu film ilk çıktığı vakit eşcinsellik konuları henüz tabu konulardı. Bunu engelleyen ne? Kültürün kendine olan güvensizliğinden dolayı korkakça davranıp değişime açık olmaması. veya kadınları anlatan bir film için mutlaka kadın olmanız gerekir diye bir şey iddia edemeyiz. Önemli olan. Lola benim için bir erkeğe aşık bir erkek. Türkiye'de birçok travestinin anlatmayı başaran ilk film oldu.

. Bunun nedeni ne sizce? Tek tük de olsa örnekleri yok değil ama haklısın. Filmde gördüğümüz travestiler şov yaparak geçinen kişiler. Ama siz bu iki film için "eşcinsel sineması örneği" nitelendirmesinden özellikle kaçınıyorsunuz? Eşcinsel sineması nedir ki bu iki filmi dışarıda tutuyorsunuz? Bilmem. Ama yavaş yavaş iyileşiyor. ya da lezbiyen de olabilirsiniz. paketleyip bir şekilde sınırlandırmamız acaba gerekiyor mu? Bunu yaparak kendi kendimize bir tuzak mı hazırlıyoruz yoksa? bu yüzden kadın kılığında sokağa çıktıkları bir zamandı. Yani duvarı inşa ederken. Bunlar ayrı ayrı şeyler. eğer bir gün gelir Türkiye demokrasiyi ve insan haklarını içselleştirmiş bir toplum olursa. Gel gör ki 2006'da bu festivaller birer gettoya dönüştü. düz kadın. ki er veya geç olacaktır. ama yarattığımız eserleri sınırlandırmamız. İşte bu yüzden ben yaptığım filmlere etiket takmak istemiyorum. Bizdeki travestilik aslında . Yunanistan gibi ülkelerde de bu böyleydi ve izlerine hâlâ rastlamak mümkün. Lola. bundan haz duymasıdır ki bunun için gey olmak gerektiğini düşünmüyorum. Olabilir. shovv'lara nasıl olsa sıra gelir. Zenne geleneğimiz var ama drag'de olduğu gibi gey kültürün parçası değil ya da öyle değilmiş gibi yaşanıyor. Türkiye bunları nasıl anlar? Zamanla. yanı ne kadar güzel bir film yaparsan yap. ve tabii ki yargı yoluyla değil saygı yoluyla. duya duya. Arap. Ama şimdi görüyoruz ki bu güvercinlikler tünemek için. bazen ameliyat-öncesi transeksüellik (mesela hormonla göğüslerin büyütülmesi vs. Zaten benim için de sorun bu olduğu için tam cevap veremiyorum. hatta yaptık. konuşa konuşa. Duvar hâlâ orada. duvarı geçmek için değil. Halihazırda Fil Adam görünümlü bir toplumumuz var.) de olabiliyor. değişen. özellikle gey kardeşi Murat'la karşılaştıktan sonra onun etkisiyle içinde bulunduğu bu durumdan yavaş yavaş sıyrılıp kendini bulmakta olan. Belki bir gün bir tarihçi bu sosyal olgunun tarihini araştırıp yazacaktır. Biz farklı değiliz. Benim anladığım travestilik insanların karşı cinsin kıyafet kodlarını benimsemesi. Düz erkek. sen git gey film festivalinde göster diyebiliyorlar. Bütün bunların ayrı ayrı incelenip insanların anlaşılması gerekiyor. Avrupa ülkelerindeki "drag" geleneği bizde sadece Huysuz Virjin tarafından başarıyla sürdürülüyor ama gel gör ki Huysuz Virjin "Gey değilim" diyor. Ben. Türk olduğumuzu açıkça söyleyebilmeliyiz. İspanya.tam anlamıyla travestilik değil çünkü kıyafet değişiminin ötesinde.. biz güvercinler için güzel güzel güvercinlikler yaptılar. Erkekten kadına geçmiş transeksüel lezbiyenlerin olabileceği gibi. o zaman her şeyin daha az çetrefilli ve anlaşılabilir olacağına inanıyorum. Gerek 'Karanlık Sular1 gerek 'Lola+Bilidikid' olsun ve tabii ki 'İki Genç Kız'. Kürt. Bu hâlâ böyle olmasına rağmen belki şimdi yavaş yavaş değişiyor. Önce bunlar bir hallolsun. Türkiye'de bugün bile travesti ve transeksueller için böyle bir şeyin gerçekliği yok. "Ortaya çıkın ve var olmaya başlayın" Türkiye sinemasında eşcinsel kültür ve yaşama dair en iyi örnekleri vermiş yönetmen sizsiniz. içeriden bakmayı bilen birisinin dilini taşıyan filmlerdi. değiştiği için de Bili karakteriyle çelişen bir karakter. 1980'li yıllarda batıda gey filmi yapmak ve hatta gey festivallerin oluşturulması bir mücadelenin sonucu olarak başarıldı. Kişiler olarak gey olduğumuzu. Sadece gey+lezbiyen+trans topluluklar için değil her konuda Fil Adam görünümlü. İtalya. Göre göre.

sinema. Video Art. Evet. Türkiye'de kimilerince pornografik olarak nitelendirilen 'Ruhuma Asla' yada 'Peruklu Kadınlar' video çalışmalarınız da bir şekilde Türkiye'deki eşcinsel kültüre gelip dayanıyor. ama Murat'ı da çok seviyor ve onunla gurur duyuyor. 'Ünlü'. 59 Kutluğ Ataman Filmografisi 2 Genç Kız. dünyaya müdahale yapabiliyor muyum. Nasıl bir çalışma bu? kadın beni sokakta durdurmasın ve yaptığım işler için bana teşekkür etmesin.Video yerleştirmeleriniz sinema filmlerinizden daha çok konuşuldu. Sesimi duyurabiliyor muyum. 2002 Ruhumu Asla . Komik. 1999 Lola+Bilidikid. 1998 Karanlık Sular. Mutlu musunuz. Video Art. Tabii gereksiz yere kendinizi tehlikeye atmadan. 'tanınmış' isimlerin kimliklerini açıklamalarının doğru olduğunu ve bunun bir şeyleri değiştirebileceğine inanıyor musunuz? Tabii ki. Bu beni mutlu ediyor. Murat'ı sana sormalı: Nerede saklıyorsan çıkar ortaya şu çocuğu. Size şu kadarını söyleyeyim. Eşcinsel kimliğiyle açık yaşayan bir sanatçısınız. Ama gün geçmiyor ki genç bir erkek veya Şimdi sırada 'Palto' var. Eğlenceli. Türkiye'de olmasa da yurt dışında ödüllere boğuldu. Dünya olarak baktığımda hem sinema alanında hem de sanat alanında kendi sesimi duyurabildim. Kısa. etkili olabiliyor muyum. 1994 Spikes and Heels. Kimseye nasıl yaşaması gerektiğini söyleyemem. Şimdiye kadar yaptığım en bana anlatmasın. 1988 Hansel and Gretel. Sanat. O zamanların Türkiye'sinde zor oldu ama oldu. Benim yayın alanım dünya. benim yüzüme kötü bir şey söylemedi. 1985 . ama riske girerek. beni ilgilendiren bu. 2005 The 4 Seasons of Veronica Read. benim için fark etmiyor. Unplugged. kızgın mı? Tabii ki çok mutluyum. Ben başta kendimi riske atıp kim apolitik iş. 2000 Semiha B. yayın yapabiliyor muyum. şimdiye kadar kimse benim suratıma tükürmedi. onların hayatını nasıl etkilediğimi Çocuk filmi. 1999 Peruk Takan Kadınlar. olduğumu açıkladım. Video Art. Kısa. 1994 La Fuga. Bu en başından beri böyle oldu. ne yapıyorlar? Annesi Almanya'da oturuyor ve Lola'yı özlüyor.Never My Soul. Ve son bir soru: Murat ve annesi bugüne neredeler ve Ama tavsiye edebilirim: ortaya çıkın ve var olmaya başlayın. Video Art. Ben hiçbir zaman kendimi herhangi bir ülke sınırları içine hapsetmedim.

Bugün Amerikan 'siyah' edebiyatının en büyük isimleri arasında gösterilen James Baldvvin'in bu kitabı. 60 Dünya Üzerinde En Etkin 100 Eşcinsel Paul Russel . son kitabı "Rahibinden Satılık Kilise" ile yeniden okuyucularıyla buluşuyor. bu gerçeklerin çarklarında öğütülen insanları ve bütün bunların nedeni olarak gördüğü beyaz erkeklerin biçimlediği hastalıklı toplumu seçen Baldvvin için Giovanni'nin Odası manifest bir anlam taşır. ölümden tasarruftur. Ancak.. Roman Amerikalı David'in Paris'te İtalyan garson Giovanni ile yaşadığı eşcinsel ilişkinin sonuçlarına ya da sonuçsuzluğuna dair bir anlatı.. YKY." Pedro Almodovar "Patty Diphusa"sını böyle anlatıyor kitabında. uluslararası politikaların ordularla ilişkisini de araştırıyor. bir türlü "dediğim dedik (köşe yazılarına çok yakışan "kodum mu oturturum!" tavrı) olamayan. bölünmüş kimliğinin bin yansıması belki de bu kitap. . Aslı Erdoğan'ın köşe yazılarını bir araya getirdiği kitabı "Bir Delinin Güncesi" sessiz. pişmanlık ve özlem dolu bu roman. anlatılan hikayede Baldvvin'in İsviçreli sanatçı Lucien Happersberger ile yaşadığı ilişkinin izleri vardır. Cynthia Enloe." "İstanbul. bileklerdeki kesikler için dikiş ipliği yerine sevdiğinizin bir saç teli lazımdır.kendi hayatıyla roman arasında kurulacak benzerliklerden sakınmak için.. David'in toplumsal değer yargılarının baskın çıkmasıyla bu ilişkiden kaçıp.. kadınların hayatlarının nasıl militarize edildiğini göstermeye çalışıyor ve uluslararası örneklerin izlenmesinden hareketle. eşcinselliğin yüzlerce yıllık panaromasını sunuyor. ancak. O kadar yaşama isteğiyle dolu ki hiç uyumuyor. ölçü ve stratejiden anlamayan. Giovanni'nin Odası. Rahibinden Satılık Kilise küçük İskender Sel Yayıncılık. aslında aynı tahakküm pratiklerinin hâlâ var olduğunu savunuyor.. yazar muhtemelen. 'Kadın Yaşamının Militarize Edilmesine Yönelik Uluslararası Politikalar' alt başlığını taşıyan çalışmasında." küçük İskender. Patty yalnızlıktan ve kendinden kaçıyor. yayımlanmasının hemen ardından eşcinsel edebiyatta bir dönüm noktası olmuştu. bunu da büyük bir mizah gücü ve sağduyuyla yapıyor. beyaz insanlardan oluşturmuş roman kişileri kadrosunu. Leonardo Da Vinci'den VVilliam Shakespeare'e. Askerlik yapan kadınlar. yalnızca kendi çekim alanlarında savrulan. onlardan en iyi sonuçları elde edebilen biri. Patty Diphusa Pedro Almodovar Çeviren: Bülent Levi. Çünkü böyle formalitelere ihtiyaçları yoktur. Gaspar Noe'nin Dönüş Yok'undar Ang Lee'nin Brokeback Dağına geniş bir coğralyada gezen Yusuf Eradam'ın yeni kitabı çeşitli yayınlarda da yer almış yazılarından oluşan bir seçki gibi. toplumsal bozukluğun aynası yani. Yok olmaya mahkum bir aşk üçgenini anlatan. evli bir erkek olarak "güvenli" bir hayat sürmek için eski sevgilisi Hella'ya sığınması ve böylece bu üç kahramanın trajik sonlara doğru yol alışı. Deneme Merkezin. hem çok gerçek hem de absürd bir dünyadan bildiriyor. tüm insanlarla ve zevklerle dost. Kitap bunun yanı sıra. Kendine özgü dilinde okumalar yapan Eradam. "beyaz eşcinsel erkekleri yazan siyah bir yazar" olarak şimşekleri üstüne çekti. Etkisi bu kadarla kalmadı: Yazar Baldvvin. savaştan çok savaş imgesinin ve söyleminin kadın dünyasındaki yansımalarının peşine düşüyor. özellikle 1950'li yılların Avrupası için şaşırtıcı ve etkileyici bir roman." "Hayatta kalış. Neden Kitap. Şairin takipçilerine duyurulur. yaşamın acımasız gerçeklerini. tutku." "Hayat kurtlanmış arınmalarla | onarılır.. şefkatli." "Kedi: Doğadaki salt ben. Araştırma Vassar College'da öğretim üyesi olarak görev yapan Paul Russel. Russel." "Tiryakinin izmariti' olmaz. Çeviri: Çiğdem Öztekin. travmalarını fazlaca ele veren birinden beklendiği gibi. "Dünya Üzerinde En Etkin 100 Eşcinsel" adlı kitabında. İnceleme Daha çok feminist çalışmalarıyla bilinen Enloe'nin "Manevralar"ı. Edebiyat tarihçilerine göre. tüm merkezlerin dışına kaçan. dünyaca ünlü isimlerin kimliklerini ortaya çıkarmak yerine eşcinsel kültüre katkılarını araştırıyor. saf." "Hayvanlar birbirilerine aşık olmazlar.. hemşirelik ya da aşçılık yapan kadınlar. Manevralar Cynthia Enloe Çeviren: Serpil Çağlayan. grotesk. kıskanç ve narsist. ilk romanından farklı olarak. Deneme Sylvia Plath'tan Nilgün Marmara'yı. İletişim Yayınları." "Oybirliğiyle yalnızız. yedi tepeli değil. sert ve hüzünlü bir kitap. sık sık kendi kara deliklerine düşen yazılardı bunlar. Erdoğan. Oscar VVilde'dan Büyük İskender'e. tecavüze uğrayan." "Şarap: İçinde en ucuz serapları barındıran meyve suyu. Deneme "Ben kariyerimi yalnızlık sektöründe yaptım. okuduklarınızı ve gördüklerinizi yeniden tartışmaya çağırıyor sizi. yedi ölümcül günahlı şehir. işkenceye maruz kalan. İki bin dört yüz yıllık insanlık tarihini başlangıcından itibaren ele alan kitap. Konu olarak. Floranca Nightingale'den Ailen Ginsberg'e kitlelerin her daim gözünün önünde olmuş kişilerin eşcinsel kimliği nasıl etkilediklerine bakıyor bu kitapta.Giovanni'nin Odası James Baldwin. Bir Delinin Güncesi Aslı Erdoğan Everest. Çeviren: Oya Özdilek. Hayatta her şeyi acemice yaparı. askeri harekatlarda zarar gören kadınlar. Doğan Kitap "Yarattığım çok sayıda kadın karakter arasında Patty en sevdiklerimden biri. Susma Cesareti Yusuf Eradam Nar Yayınları. her şeyin iyi yanını görmeye hazır.. Olayların sadece yüzeysel kısmı üzerinde kafa yorarak. Franco sonrası İspanyası'nda tabuları yıkarak kült filmlere imza atan Almodovar'ın çift cinsiyetli yapısının.

Hayatındaki her şeyi düzene soktuğunu düşünen bir kadın. 61 Ne Anlatayım Ben Sana! Ece Temelkuran Everest Yayınları. şiirsellikle i bezenmiş. mahalle dengelerinin kâh ıstıraplı kâh esprili incelikleri. Roman Türkiyeli Rum bir ailenin İstanbul'dan İmroz'a. ihtiras. ölüm. Ponpon'u yalnız bırakmıyor. Uluslararası politikadaki en ufak bir çalkantının özel hayatlarda birebir karşılık bulduğu. "Ay pek nüktedansınız!" diye Ponpon bir kahkaha koparınca yabancı bakışlar dağıldı. nefret. "İnanmak istemiyorlarsa inanmazlar" diye düşündü İsmet Gürkan. komşu. "Ben yaptım. Lenin'in eleştiricisi ve Yahudi Goldman'ı anlatıyor. 'Mother Earth' dergisinin yaratıcısı. Zorunlu askerliğe karşı çıktığı için Rusya'dan sınırdışı edilen Goldman. Hikaye Uçlarda yaşayan Şair Sylvie'nin.kitap Pedal Çeviren Kadınlar Rae Stathopulu Çeviri: Müfide Pekin. Oyun Martin Duberman'ın "Toprak AnaEmma"sı. Tabii yapabilirse. aktör olmak isteyen Elvis'in ve çok özel yetenekleri olan Plum'un birbiriyle bağlantılı. eğlencelerini. cinayet. "Şimdi iki iş çıktı başıma! Hem Ajda'nın elmasları. [hayatının bir dönemecinde ummadığı bir duyguyla karşılaşır." Ece Temelkuran. Yoksulluğun" vahşetiyle sertleşen hikayeleriyle| neresinde bıraktıysak o sahneye dönüp yeniden takip etmemiz gerekiyor film şeridini. sörfçü Tom Mac'in. en yakınları tarafından sırtından burulunca hayatını yeniden kurmak lorunda kalır. serbest aşk taraftarı.. Okyanus aşırı bir memlekettir bazen Türkiye. tarihe geçen "Dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir" sözünün de sahibi.. hem de doktoru öldüreni bulmak zorundayım!" Mehmet Murat Somer'in Hop-Çiki-Yaya kahramanları geri döndü.. 'Su Perisi'. yer yer yetişkinler dünyasının ta içinden.. Sözlerinle Sarıl Bana Hayallerim Üşümeden Bahar Özdemir. erotizmi merkeze almasına rağmen pornografinin tuzağına düşmeyen.) Bazen e(ı uzak halk kendimizinkidir bize. muhabbetlerini. daha çok modern hayat durumlarını anlatan öykülerden oluşuyor. Kimseyi inandırmak zorunda değildi. benzetmelerin yoğun olduğu bu öyküler erotik olanın hazzını okuyucuya yaşatıyor. "Sözlerinle Sarıl Bana Hayallerim Üşümeden"de yıkılan üç hayalin enkazında kalanların öyküsünü anlatıyor. Bunu yapması için her leyi unutması gerekmektedir. hayata ve kurulu toplumsal düzene karşı mücadele etmeye çalışırken babasıyla arasındaki uçurumdan çıkmak için debelenmektedir. Roman "Kim yaptı aceba?" "Ben!" dedi İsmet Gürkan. Önceki seride kendine azımsanmayacak bir hayran kitlesi edinen Ponpon. o hayli tanıdık aile. Agora Kitaplığı. komedi 32 kısım tekmili birden. hayatını sorgulamaya zorlar. Ajda'nın Elmasları Mehmet Murat Somer Merkez Kitapçılık. seks. tabularını. hem komik hem heyecanlı bir macera. Bu toprağın yeniden bizim toprağımız olmasını istiyorsajc eğer yeniden birleştirmemiz gerekiyor tepelerimizin hikayelerini Söküldüğümüz yerlerden. feminist. kaygılarını. Toprak Ana-Emma Martin Duberman Çeviren: Osman Akın hay. İstiklal Kitabevi. Deneme "Kaç kişi sustuk biz? (." Bu sefer gözler ona döndü. Su Perisi . oyunlarını. Roman Kile biçim verirken kendini ve ruhunu biçimlendirmeyi unutmuş bir adam. Rusya'da doğmuş bir Yahudi olan ve sonrasında anarşizm ile feminizm tarihinin önemli aktörlerinden biri olacak Emma Goldman'ı hikaye eden bir oyun. açlık grevlerini. Eşcinsel bir genç. siyasi süreçlerin insanın mahremiyetine karıştığı bir tarih ve coğrafya. kadın ' hakları savunucusu.. 'çilemiz] çözüp çözüp yeniden örmemiz gerekiyor kendimizi. özlemlerini anlatıyor Rea Stathopulu. Aşk. ölüm oruçlarını anlatıyor. Metis.. yer yer on yaşlarında matrak bir kız çocuğunun günlüklerinden. Bir yandan da. "Ajda'nın Elmaslarında başrolde. Sinemis Yayınları. F tipi cezaevlerini. gerilim. Korkupgözümüzü kapattığımız sahnelere dönüp bu kez gözlerimizi dört açıp bakmamız gerekiyor.. . Duberman'ın oyunu.. anarşist. Oyunda Goldman'a Alexander Berkman eşlik ediyor. Bahar Özdemir. Bu duygu onu. Ama Kibar Gönül ve düşük belli jeanler giyen Hasan. 50'li yıllardan 70'li yıllara uzanan hikayesi.Erotik Öyküler Francesca Lia Block Çeviren: Ülkü Hastürk. Çoğu mensubu göç ederek aramızdan ayrılan bir cemaatin gündelik hallerini. Eliyle de İsmet Gürkan'ın eline vurmuştu hafifçe.. Burçak ise Rio de Janeiro'da.. Bu suskunluğu kıracak yeni bir dil bulmak için.

albüm Demet Akalın. Albümde Will "insan sesi"ydi... Tüm şarkılarını kendisinin bestelediği "The Eraser" adlı albüm için Yorke. Muhteşem vokalleriyle bu albümü ilk kez dinleyecek olanlar kuşkusuz Nina'nın bütün albümlerine arşivlerinde yer açacak! Yeşilçam Şarkıları 1 "Aşkın Kanunu" . "The Eraser"in Roberta Flack prodüktörlüğünü daha önce Radiohead'in "Kid A" ve "Amnesiac" Roberta Flack albümlerinde de çalışan Nigel BALET Godrich yapıyor. müzik SONY BMG dünyasının en prestijli ödüllerinden 1959 yılında Gershwin'in "I biri olan "Mercury Music Prize"ı Love You Porgy" şarkısıyla kazanmıştı. Sevim Riot City Blues Primal Scream Şengül'den Sadri Alışık'a mendil ıslatan ya da gülümseten Yeşilçam Şarkıları'ndar'AbidikGubidik". "Ben muhteşem Bazen mutlu sonlarıyla bir bir şarkıcıyım" demeden yoluna masalı anlatan. mankenlikten müziğe geçerken pop müziğin en iyi kadın şarkıcılarından biri olacağını tahmirVetmiyordu herhalde. cinsiyet politikalarına olan yaklaşımını ve elbette aşkı anlatıyor. Behiye Aksoy'dan Semiramis Pekkan'a. . 'sürekli grup üyeleriyle birlikte olmaktan sıkıldığını. "Oasis" ve tabii ki "Killing Me Softly With His Songs". "Feride". "Sarmaşık Sony BMG Gülleri". Adını Fransız aktris Simone Signoret'den alan Sergeant. Toplam 10 şarkının bulunduğu ününü pekiştiren Nina Simone gelmiş geçmiş en usta yorumculardan biriydi. David Kelly. Warren Ellis ve Alison Mosshart da konuk sanatçı ve İspanyolcada 'küçük' anlamına gelen 'Nina'yı da ön ad olarak olarak yer alıyor.. David Kelly için 4 Grammy Ödüllü kadife ses yazdığı 'Harrowdown Hill' adlı Roberta Flack'in unutulmaz şarkı için de 'Bugüne dek parçalarından oluşan yeni bir toplama albümü müzikseverlerin yazdığım en öfkeli şarkı" dedi. "The Eraser"daki Dr. beğenisine sunuluyor. 1984 yılında kurulan grup bugün bile çok The Greatest Hits konuşulan '91 tarihli albümleri Nina Simone "Screamadelica" ile. Heredeyse her biri birer otobiyografi niteliğindeki şarkılarında Simone. Şimdi de beşinci albümü "Kusursuz 19" ile tekrar filmlerinin unutulmaz karşımızda. Ama Akalın.2 "Artık Sevmeyeceğim" Kolektif Kalan Müzik Kusursuz 19 Demet Akalın Seyhan Müzik 62 The Eraser Radiohead Birçok müzik dergisi ve eleştirmeni tarafından 'yaşayan en büyük grup' olarak nitelenen Radiohead'in solisti ve kurucu üyesi Thom Yorke bu kez tek başına. hayatın devam etti ve özellikle bir önceki içinde de şaşırtıcı biçimde albümü "Bana Ne" ile kendini gerçek olan Yeşilçam kanıtladı.. Yorke. Aslında hiçkimsenin aklına gelmemişti bu. Biraz arayı açıp yalnız kalmak isteyen Yorke. ırk ayrımından doğan gerilim ve huzursuzluğu. Hâlâ bu muhteşem ses ile tanışmayanlar Dr. artık bazı şeyleri keyif aldıkları için değil de yapmak zorunda oldukları için yaptıklarını fark ettiğini' söylüyor. i şarkıları dönemin ünlü sanatçılarının yorumlarıyla iki albümde bir araya geliyor. Peabo Bryson ile düeti "Tonight. belki de hıçkırıklara gark olarak dinleyeceksiniz. Doğal olarak şarkıları da gey barlarda. dağılacakları The Very Best of yolundaki dedikoduları ise kesin biçimde yalanlıyor. I Celebrate My Love". Tuğrul Eryılmaz'ın deyimiyle onun sesi albümdeki tüm şarkılar grubun kendi üretimi. baskılar üzerine intihar etmişti. Müzik dünyasının en ilginç gruplarından biri olan Primal Scream. Yer aldıkları filmlerde gizli bir başrol oynayan bu şarkıları tebessümle. 20 yılı aşan kariyerleri boyunca hayranları çıkış yapan ve "My Baby Just Cares For Me" adlı şarkısıyla tarafından merakla takip edildi. riski seven ve pop müziği çok da ciddiye almadan. Maxi Priest ile düeti "Set The Night To basına sızdırmış. "Kulakların Çınlasın" gibi birçok şarkı kulaklarınızda Son 15 yıldır alternatif müziğin \ ve yüreğinizde çınlayacak. dans müziğinin önemli grupları arasında yer alan İngiliz Primal Scream'ın "Riot City Blues" adlı' onuncu stüdyo abümü Sony-BMC etiketiyle piyasaya çıktı. 22 eserden oluşan bir koleksiyon. yaşadığı toplumla bire bir bağlantılı. kullanan Simone'un ölümünden sonra yayınlanan "The Greatest Hits". ardından gelen Music". Irak'ın kitle imha için hararetle tavsiye edeceğimiz albümde yer alan efsanevi silahları bulundurduğuna dair parçalardan birkaçı şöyle: Donny Hathavvay ile düet yaptığı kanıtların düzmece olduğunu "Where is the Love".

1971 Bir şirkte palyaçoluk yapan Azize'nin tek isteği. Hulusi Kentmen.132' Tarihte olaylar farklı gelişmiş. Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz usta yönetmen Atıf Yılmaz'ın klasikleşmiş filmlerinden "Ateş Parçası".. Val Kilmer. "Daima Lilya" (Lilya 4 Ever) ve Türkiye'de gösterimi ve hatta DVD'si de yasaklanan "Yüreğimde Bir Delik" (A Hole in My Heart) filmleriyle de tanınan Lukas Moodysson'un ilk filmi "Sev Beni".. Bir gün rastlantı sonucu çok zengin ve sosyetenin en ünlü isimlerinden biri olan Tarık ile tanışır ve o andan itibaren Azize.. Bu arada. 2001.. 80'lerin gençlik filmleri ile bilimkurgu ve korku filmlerinin tüyler ürpertici bir karışımı olan bu film. Kasabaya yeni taşınan Agnes.. Hırsızlık yaparak geçinen Harry. Yönetmenin ilk filmi olan "Donnie Darko". 2006. Ne siyasi ne de kişisel özgürlüklerin olduğu bu ortamda aniden ortaya çıkan ve zaman zaman absürdlük derecesinde saçma terörist eylemlere kalkışan esrarengiz bir figür her şeyi değiştirecektir. David Lynch'in izinden giden. imkansıza yakın aksiyon sahneleri ve kahraman detektiflerle bu ögeleri ti'ye alıyor. çocuksu tavırları ve saflığı Tarık'ı etkiler ve aralarında büyük bir aşk başlar.112' Yönetmen: Atıf Yılmaz Oyuncular: Türkan Şoray. 1999'da Sev Beni Fucking Âmâl Yönetmen: Shane Black Oyuncular: Robert Dovvney Jr. Yüzyıllar boyu ibarelleşmenin simgesi olan İngiltere artık uzun bir süreden beri totaliter ve faşist rejimle yönetilmektedir. 1998. kibarda. Erica Carlson Danimarka-isveç. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan Donnie Darko. Donnie Darko adında 16 yaşında bir genç.DVD Yönetmen: Lukas Moodysson Oyuncular: Alexandra Dahlström. Maggie Val Kilmer'ı eşcinsel rolünde izlemek için bile arşivinizde yer açın Gyllenhaal bu filme! ABD. Istırap çeke çeke izlemek isteyenlere!. 16 yaşındaki güzel Elin'in. Bu durumdan sıkılan Tarık ne yapsa Azize'yi kendinden uzaklaştıramaz.. Michelle Monaghan ABD.. Hugo VVeaving. açıksözlülüğü.. hem gelmiş geçmiş detektifleri ve onların klişelerini bolca kullanıyor hem de akla sığmayan tesadüfler. çalıştığı sirkteki küçük kızın sağlığına kavuşması için gereken parayı toplamaktır. 2005. 63 80'lerin sonunda geçen öyküde. son dönemin en ilgi çekici bağımsız yapımlarından biri. Stephen ReaJ ABD-Almanya. esrarengiz görüntünün izinden gitmeye başlar. Eşcinsel Donnie Darko: Perry lakabını taşıyan bir özel detektif de Harry'ye rolü için yardım edecektir. Elin'e aşık olmasıyla yaşamına eşcinselliği dahil eder.. birden Moodysson Oyuncular: Jake Gyllenhaal. yıllarca konuşulacak ve şimdiden kültleşmiş bir yapıt. yok edici bir savaş dünyanın yüzünü değiştirmiştir. Türkan Şoray'in da en güzel filmlerinden. Rebecka Liljeberg. gerçek olmayan görüntüler görmeye başlar.102' Kiss Kiss Bang Bang Cannes'da yarışma dışı gösterilen bu kurnaz ve sinsi kara film parodisi. Azize'nin bütün hayatı sihirli bir değnek değmişçesine değişir. sıkıntıdan patladığı. Özellikle de tavşan kostümlü bir adam belirir bu görüntülerde sık sık. kendini klasik detektif filmlerinde bolca rastlanan kovalamacalar ve cinayetlerle dolu dolambaçlı bir olayın tam ortasında bulur. Holmes Osborne.1994. ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp. Tarık'ın başına olmadık işler açar. Özgürlüğün anlamını bilmeyen genç bir kadını da. Brokeback Dağı'nın Jack Twist'i Jake Gyllenhaal da Donnie Darko rolünde harikulade! Ateş Parçası Yönetmen: James McTeigue Oyuncular: Natalie Portman. Kartal Tibet. Harry'nin oyuncu olmayı aklına koyan lise Director's Cut aşkı Harmony de ekibe katılır. Bu durumu kabullenemeyen Tarık'ın eski nişanlısı bu aşkın önündeki tek engeldir. Kahramanlık taslamanın Yönetmen: Lukas Harmony'nin kalbine giden yolu açacağını düşünen Harry. | heyecan ararken bütün delikanlıları perişan ettiği Amal kasabası sahiden de kahrolası bir yerdir. "Kahrolası Amal" olarak çevrilebilir Türkçeye. bir detektif rolü almak üzere Hollywood'da oyuncu Donnie Darko: seçmelerine katılmak Yönetmenin Kurgusu durumunda kalır.84' Moodysson'in filminin özgün adı. Amerika'da 80'li yıllara damgasını vuran neokaramsar grafik romanlarının en çok bilinen yazarlarından Alan Moore'un yarattığı o meşhur dünya etkileyici bir yıkımla sinemada! V For Vendetta . Bir süre sonra Azize'nin.. Sedef Ecer Seslendiren: Nevin Akkaya Türkiye.

Danimarka. Görüşmek dileğiyle.. ayrıca Stockholm Pride'ından "oradaydım" fotoğrafları ve dünyadan Pride haberleri de yeni sayıda sizi bekliyor. sayıda okuma fırsatı bulacaksınız. Britanya. sayısında ayrıca. Türkiye'de kadın örgütleri ile eşcinsel örgütleri aynı dünyayı isterken niye bir araya gelemiyorlar? Ortak söylemin ortak eyleme dönüşememesinin nedenleri neler? Kadın örgütleri ve feministler.Gelecek sayıda... Kanada.. "Yurtdışında Eşcinsel Hareket ve Deneyimler" Geçen mayıs ayında Ankara'da gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'nın başlıklarından biri de "Uluslararası Deneyimler"di. Kaos GL'nin 30.. "Türkiye'de Feminizm ve Eşcinsellik" Kaos GL dergisinin 30. İsviçre. 64 . dünyada homofobinin yaşam alanlarına nasıl sirayet ettiği ve homofobik tutum/davranışlar karşısında ne gibi önlemler alındığı konusunda yeterince bilgi sahibi değildik. Kaos GL'nin İsveç'in en büyük ve köklü eşcinsel örgütlenmesi RFSL ile ortaklaşa gerçekleştirdiği "GLBT Yayıncılığında Deneyim Paylaşımı" başlıklı çalışmanın ayrıntıları. eşcinsellik ve eşcinseller hakkında ne düşünüyor? Feministler bugüne dek eşcinsellerle hangi alanlarda dayanışma içinde oldu?.. Bütün bu soruların yanıtları Kaos GL'nin yeni sayısında. Polonya ve Hollanda'dan aktarılan deneyimleri 30. sayısı iki ayrı dosyayla birlikte geliyor: "Yurtdışında Eşcinsel Hareket ve Deneyimler" ile "Türkiye'de Feminizm ve Eşcinsellik". Türkiye'de feminizm ile eşcinsel hareketinin ilişkisini de irdeleyeceğiz.. Buluşma'da Norveç. Homofobinin yalnızca Türkiye'de olmadığını bilmekle birlikte. Makedonya.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful