yapay yollardan dünyaya getirdiği iki erkek çocuğun babasinin kim olduğunu açiklamadi. General Franco'nun Sinema Sanatları Okulu'nu kapattırması üzerine hayalkırıklığına uğradı ama "Madem filmcilik dilini öğrenemiyorum.Frida Kahlo Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon. insan hakları savunuculuğu ve irkçiliğa karşı yazılarıyla tanınan James Daldvvin. Bunu bir yıl sonra 'Tom Sawyer' adlı film izledi. 1970'te John Herbert'in 'Of Fortune and Men's Eyes' oyununu 'Düşenin Dostu' adıyla Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosunda sahneledi. 1938'de New York'ta açtığı sergi ona büyük ün getirdi.. Henüz on altısında tek başına ve beş parasız Madrid'e yerleştiğinde tek bir hayali vardı: Sinema eğitimi alacak ve film çekecekti. İlk filmi 'Pepi. Sosyal yaşamini sir gibi saklamayı bilen Foster. 13 Temmuz 1954'te. 19631e yayınlanan romanı Bir Başka Ülke' eleştirmenlere göre 'edebi bir patlama'ydı. Cinselliğin kendisi şifadan ama Almodovar'ın ona yaklaşımı sıradışıydı. Snn olarak içerideki Adamla kariyerinin en iyi oyunlarından birini verdi. Gösteri dünyasıyla ilk tanışması. İnişli çıkışlı Özel yaşamı ve politik görüşleriyle aykırı ve ayrıksı bir kadın. travestilerden nevrotik ev kadınlarına. akciğer ambolisinden yaşama veda etti. Oyun ve çocuk kitapları da yazan Daldvvin. başrolünü de oynadiği 'Küçük Adam Tate' filmini yönetti. 32 ameliyat geçirdi. Sekiz yaşına kadar 40'tan fazla reklam filminde göründü. Acılarını unutmak için resim yapmaya başladı. Aynı yıl fotoğrafçı Sedat Pakay bir Daldwin belgeseli hazırladı. hatta erkek cinselliğine karşi bedeni ve zekasiyla sinema dünyasinin en güçlü kadinlarindan biri oldu. dört yaşındayken rol aldığı reklam filmiyle oldu. Hew York'un Harlem bölgesinde 1924de doğdu. 1995 yilinda 'Yilbaşi Tatili' ile ikinci kez kamera arkasına geçen Foster yapimciliğini da üstlendiği 'Nell' ve 1099 yapimi 'Temas' ile Altin Küre'ye aday oldu. 10 yaşındayken Napoleou and Samantha' filmiyle sinemaya adım atti. incelemeci ve oyun yazarı olarak da en büyük isimlerinden biri olan Baldwin. Almodovar'ın 'Patty Diphusa Hikayeleri' adlı bir de kitabı bulunuyor. 1988de 'Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar' geldi ve yönetmene Yabancı Dilde En İyi Film Oscar Adaylığının yanında büyük bir gişe başarısı da getirdi. ancak. büyük bir Kahlo fanatiği olan Madonna'nın koleksiyonunda bulunuyor. Partisan Review ve Ford Vakfı gibi birçok edebiyat ödülü kazandı. Hem deneyim kazandı hem de çeşit çeşit yaşam öyküsü biriktirdi. Lucy. Frida'nın da evlilikleri sırasında başka erkekler ve kadınlarla da ilişkisi oldu. Pedro Almodovar 1949'da İspanya'da doğdu. Bir yıl sonra. Guggenheim. 1988 yılı Foster için bir dönüm noktasıydı. 14 yaşındayken Martin Scnrsese'nin unutulmaz filmi 'Taksi Şoförü'ndeki (Taxi Driver) 'küçük fahişe' performansıyla Oscar'a aday gösterildi. Tam bir yıl sonra. Omurgası ve sağ bacağında hiç dinmeyen bir acıyla yaşamaya devam etti. . kabiliyetsiz teröristlerden uyuşturucu satıcısı rahibelere kadar her çeşit insanı konu ve konuk ediyor filmlerinde. Dokuz kardeşin en büyüğüydü. ben de temel prensiplerini öğrenirim" diyerek sinema yolculuğunu müjdeleyen başlangıcı yaptı. Jodie Foster tek haşina çiktiği zirvede erkeklere rağmen kalmayı hep başardi. annesinin o üç yaşındayken evlendiği fabrika işçisinin soyadını aldi. Lise öğreniminin ardından küçük işlerde çalışmaya. 1993'te çektiği 'Kika'. Birçok işte çalıştı. İleriki yaşlarında. Frida'nın 79 tablosundan 50'si bugün. James Baldvvin 1987 yılında Fransa'da mide kanserinden yaşama veda etti. Hollyvvood geleneğiyle İspanyol geleneğinin bir harmanıydı onun tarzı. Altı yaşındayken çocuk felci geçirdi. Acının ve gerçeğin devrimci ressamı. 6O'ların sonuydu ve diktatörlük tüm ezici gücüyle halkın omuzlarındaydı. Asıl adi Alicia Christian Foster. Harlem'de genç bir vaiz olarak yaşadıklarını anlattığı bu kitapla elde ettiği başarıyı. Sanıkta canlandırdığı tecavüz mağduru rolü ona ilk Oscar'ını getirdi. bir eşcinsel aşk öyküsü olan 'Giovanni'uin Odası' ile pekiştirdi. temmuz ayinda sağ bacağı kesildi. Ayni yil. 1929da evlendiler. James Baldwin Cinsellik ve kimlik konularını işleyen romanları. 6 Temmuz günü doğmuş olmasına rağmen. Rosenwald. Dram. İlk romanı 'Git Onu Dağda Anlat' 1953le basıldı. Dabasını hiç tanımadı. Luis Dunuel ve Carlos Saura'dan bu yana İspanya'nın yetiştirdiği en başarili sinemacı olarak anılan Almodovar. bir taraftan da yazmaya başladı. 1907 de Mexico City'de doğdu. bir tecavüz sahnesi yüzünden ABD'de gösterim izni alamadı ama 1999 tarihli 'Annem Hakkında Her Şey' ödül rekoru kırdı. Bom' 1980de izleyici karşısına çıktı. The Nation.. Frida. yalnızca romancı olarak değil. Ardında bıraktığı son tablo. Bugün Amerikan 'kara' edebiyatının. 19 yaşında geçirdiği trafik kazası ise bütün hayatını değiştirecekti. Foster. öykü ve denemelerden oluşan 'Adımı Kimse Bilmez' ve 'Yerli Bir Çocuğun Notları' okurlarla buluştu. Üç yil sonra 'Kuzuların Sessizliği' ile ikinci Oscar'ini kucakladi. bir sene sonra yeniden evlenerek Frida'nin çocukluğunu geçirdiği Mavi Eve yerleştiler. 'Ne Zaman Gitti Tren' romanını İstanbul'da yazmıştı. Sağlık sorunlarına Rivera'nın sadakatsizliği de eklenince 1939 yılında boşandilar. Kendi deyişiyle 'aldığı kötü eğitim yüzünden Tanrı inancını kaybeden 'Pedro'nun yeni ilahı sinemaydı. Daldwio. bir bacağı sakat kaldı. sevgilisi de olan Rus devriminin önde gelen isimlerinden Lev Troçki'ye düzenlenen suikastin ardından suikastçı ressam Sinueiros'un arkadaşı olması nedeniyle sorgulandı ve ülkesinden ayrıldı. 'Yaşasın Hayat' adli bir natürmorttu. The New Leader. Fırtınalı bir evlilikti bu. Aynı yıl Frida Meksika Komünist Partisine üye oldu. Commentary ve Partisan Review gibi dergilerde kitap tanıtım yazıları ve denemeleri yayımlandı. Jodie Foster 1962'de Los Angeles'da doğdu. Meksikalı Michalangelo olarak anılan ressam Diego Rivera'yla tanışmasını sağladı. keder ve mizahla yoğrulmuş bu öyküler ileride onun sinemasını besleyecekti. 1939'daki Paris sergisi ile büyük övgü aldı. Bir yıl sonra 1933'e kadar yaşayacakları ABDye gittiler. Cinselliğini kullanmadan. 1953 yılının nisan ayında Mexico City'de bir kişisel sergi açtı. Meksika devriminin gerçekleştiği 7 Temmuz'u (1910) doğum günü olarak ilan edecekti. Resim merakı. Ayni yil 'Genç Kiz ve Kral' ile 2002 yilinda 'Panik Odasi'ni filmografisine ekledi. 20051e 'Uçuş Plaui' ile Foster bir filmi tek haşina götürebileceğini bir kez daha kanitladi.

" 3 2 .Gruplararası İlişki ve Ayrımcılık İdeolojisi Olarak Homofobi aksu bora .Ruhsağlığı ile İlgili Destek İsteyen GLB Bireyler ve Aileleri ile Çalışmak 2 2 .kutluğ ataman: "Nerede saklıyorsan çıkar ortaya şu çocuğu" 5 6 .Futbol 3 4 ..Çalışma Hayatında Eşcinsellik yeşim başaran .Eşcinsellere Yönelik Sosyal Hizmetler oya aydın .ayrı 5 4 ."Oynama şıkıdım şıkıdım.5 5 uğur yüksel .4 5 güzin yamener .Basın 'eşcinsel mücadelesini' nasıl çerçeveledi? 4 0 .Eşcinselliğin 'tedavisi' yok ama homofobiden kurtulmak mümkün! 3 0 ."ne yanlış ne de yalnızsınız!" burcu ersoy .Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar Forumu 36 37 38 39 gülsüm depeli . Homofobi Karşıtı Eğitim 2 7 .Homofobi.glbt gündeminden DOSYA: Fobim var Homo cinsinden homofobi karşıtı buluşmadan.3 3 yasemin öz .Sanatta Homofobik ve Cinsiyetçi Dil ve Göstergelerin Kurulumu 4 6 .Homofobi.4 8 taner ceylan .2 6 nesrin yetkin ..cins(iyet)e ihanet 1 8 .Eşcinsel Arzuyu Adlandırma ve Sınıflandırmaya Tarihsel Bir Bakış 4 2 .4 1 murat Cömert .Zorunlu Heteroseksüellik Bir İnsan Hakkı İhlalidir 6-13 15 16 17 erinç seymen . Terapistler.2 9 mahmut şefik nil .2 1 şahika yüksel .Sanat Tarihi Boyunca Homoerotizm 4 9 . melek göregenli .Ataerki.5 1 gözüm abla 52-53 kadın kadına öykü yarışması birincisi: dambırık .5 9 alışveriş sepeti 60-63 ..3 1 kürşad kahramanoğlu ..3 5 sema buz .

.

Bursa Gökkuşağı Derneği'nin Bursa'da düzenlemek istediği yürüyüşte eşcinsellerin linç edilme tehlikesiyle burun buruna gelmesi ise bardağı taşıran son damlaydı. Başkalarının korkusu ruhlarını kemiredursun. İstanbul. eşcinsellerden ve eşcinsellikten kormakla açıklanabilir. Sulh Ceza Mahkemesince matbaadan geldiği gün el konuldu. Yukarıda saydığımız olaylar olmasa bile başka şeyler yaşanacaktı ve 'Homofobi' sayısının gerekliliği yine de değişmeyecekti. emeğimiz. hiç kuşkusuz. İzmir ve Mersin'de travesti ve transeksüellere yönelik sürdürülen sistematik saldırıları.Kaos GL'den korku ruhları kemiredursun. Gerekçe gösterilmeden hem de." gibi bir açıklama yazılıydı gelen kağıtta ama hangi resim ya da yazı 'ahlak'ı bozuyordu anlayamadık. Hiç kimselere ulaşamadan dergimiz karanlık odalara tıkıldı. Ankara.. Sözümüz.. keyfi gözaltılar/ ve haksız cezalandırılmaları saymıyoruz bile.. 'homofobi' ile. o da olmuyorsa mutlaka en az bir tane. Hoş. Uzak kalmamızın nedenleri vardı. Mayıs 2006'da Ankara'da ilkini gerçekleştirildiğimiz "Homofobi Karşıtı Buluşma"dan kalanlar bu dönemde çıkardığımız derginin dosya konusu oldu. erkeklerin bir türlü doyurulamayan arzularına yönelik 'pornografik' görsellerle yayın yapmaktan kaçınmayan televizyonlar. Derginin toplatılmasından birkaç gün sonra da Gökkuşağı ve Lambdaistanbul derneklerinin kapatılma girişimi haberi geldi..... gizli ya da aleni eşcinsel düşmanlığının son bulması için. Uğur Yüksel . sayımız 'pornografik' bulundu ve dağıtımı engellendi. Her gün homofobiyle yaşıyoruz çünkü. görünür olma çabamızdı 'toplatılan' ve 'el konulan'. gazeteler neydi peki? Genel ahlak hangi bedenlerin teşhirini hiç ses çıkarmayarak meşru kılıyordu ve hangilerini müstehcen buluyordu? Bu sorular hâlâ yanıt bekliyor.. "Pornografi dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin 'genel ahlakın korunması' açısından aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla. Yani. Dahası bu 'ahlak' nasıl bir şeydi? Kimin ahlakıydı? Üstelik birkaç yazı ve bir o kadar görselle nasıl bozulabiliyordu? Her gün yazılı ve görüntülü medyada karşımıza çıkan pek çok yazı ve fotoğraf 'ahlak'in ayarını bozmuyordu da Kaos GL'nin dergisi nasıl bir yıkım yaratıyordu bu 'hassas' dengeler üzerinde? Her hafta kapaklarına taşıdıkları kadın bedenlerini birer arzu nesnesi olarak kullanıp tiraj patlatmaya meraklı dergiler. Bursa.. Pornografiyi çeşitli meslek grupları ve örgütlülüklerden yazarların kaleminden tartışmayı ve tanıştırmayı amaçladığımız 28. Maddi imkansızlıklar içinde çıkardığımız Yaz 2006 sayısına Ankara 12. biz olanca gücümüzle bağırıyoruz.. Gelecek sayıda buluşmak dileğiyle. Türkiye'de devletin LGBT örgütlenmelerine karşı takındığı bütün bu engelleyici tavrın nedeni. Merhaba.

Ancak. Sulh Ceza Mahkemesinin kararınca. Fatih Özgüven. Yazar Ahmet Tulgar. kültürel ve sanatsal eleştirisi. Güner Kuban. ifade özgürlüğünü engellemeye yönelik bir çabadır. bu ifadede hangi resim ve yazıların hangi gerekçelerle sakıncalı bulunduğu ve yasaklanması gerektiği belirtilmiyor. Meltem Arıkan. derginin yasal kaydının ardından çıkan iki sayısı. Kaos GL Dergisine 24 Temmuz Basın Bayramı hediyesiydi! Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'ndan Cumhuriyet Savcısı Metin Sezgin'in 21/07/2006 tarih ve 2006/1708 Basın Soruşturma sayılı yazılı talebine. Bir yıl önce. Sulh Ceza Mahkemesince matbaadan geldiği gün. sayısına. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi ve Ankara 12.Eşcinseller değil. Bu örneklerin haricinde Kaos GL Dergisi herhangi bir soruşturma ve uygulamayla yüz yüze kalmamıştı. sanatçıların. İfade özgürlüğü kapsamında olması gereken söz hakkı. sorgulanması ve irdelenmesi "genel ahlak"a aykırı bir yaklaşım olarak değerlendirilip yasaklanmıştır. "28 sayılı nüshasının 'pornografi' dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin 'Genel Ahlakın Korunması' açısından aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla TALEBİN KABULÜ ile adı geçen derginin ilgili sayısının soruşturmaya esas olmak üzere TOPLATILMASINA ve EL KONULMASINA" karar verdi. feministlerin ve gey-lezbiyen bireylerin kendi durdukları yerden "pornografi"yi irdelemeleri ve sorgulamaları yasaklanmış oluyor. akademisyenlerin. henüz dağıtımı yapılmadan yasaklanmasıyla ilk kez karşılaşıyor. . Eşcinseller değil 'genel ahlak' değişecek! 24 Temmuz Basın Bayramı'na denk gelen bu "sürpriz" karar ve uygulama. "genel ahlak"tır! Pornografi değil ama pornografiyi eleştirmek ve sorgulamak yasak! Bugün. "Genel Ahlak" ablukasıyla boğulmak istenen. Mehmet Bilal Dede. Değişmesi gereken. Hakim Tekman Savaş Nemli. ancak. Şimdi. fotoğraf sanatçısı Bikem Ekberzade'nin de katkıda bulunduğu dergide pornografinin eşcinsellikle ilişkisi irdeleniyor. açıktır ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gey ve lezbiyenlerin ifade özgürlüğüdür. 24 Temmuz Basın Bayramı kutlu olsun! değişecek! 6 Ali Erol Türkiye'nin tek eşcinsel dergisi Kaos GL'nin Yaz 2006 tarihli 28. Karar. en başından bu yana eşcinselliğin sadece cinsellikle. 1999'un sonunda yasal kaydını yaptırdığında. Eylül 1994'te fotokopi ile yayınına başlayan Kaos GL Dergisi. cinselliğin de sadece pornografiyle eş görülmesine karşı söz üretip mücadele ediyor. derginin matbaadan geldiği gün. Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi raporuyla "pornografik/muzır" bulunmamıştı. cinsiyetçi ve homofobiktir. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu kararıyla kapalı zarfın içinde dağıtılmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının. Hasan Bülent Kahraman. 24 Temmuz günü el konuldu. günlük basında sıradan bir ifade ve görüntü olarak sunulan malzemeler sorun olmazken. Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nun kararında "'Pornografi' dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin 'Genel Ahlakın Korunması' açısından aykırılık teşkil ettiği" ifadesi kullanılıyor. Kaos Geyve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği adı altında dernekleşen Kaos GL. geylezbiyenler açısından aynı zamanda var oluş mücadelesi anlamına geliyor. ressam Taner Ceylan. eşcinseller değil. yazarların. cinsiyetçi bir zihniyetle kadın bedeni üzerinden. gey-lezbiyen cinselliği üzerinden pornografinin bilimsel. Kaos GL. Pornografinin sorgulandığı ve alanında uzman kalemlerin yazı ve görüşleriyle katkıda bulunduğu dergi "pornografik" bulunarak toplatıldı. Bu karar. Ankara 12.

açýk olan . Ne zaman doðum kontrolü bilgisinin evli olmayan gençlere verilmesine çalýþsak. Yazar-Sanat Eleþtirmeni "Gitgide yalnýzlaþan. diye düþünüyorum. istediðimiz þeyi tartýþmanýn biçimi bize kolluk kuvvetleri ve yargý tarafýndan dayatýlmamalýdýr. Ýçerdiði bütün soðukluk ve donukluða karþýn (çünkü arzuyla aramýzda ekran var) internet bu kapýyý aralýyor. içine kapanan. Bu haliyle muhafazakarlýk sadece statükonun devamýný istemek anlamýna geliyor." 7 Anýl Ünver. Kimseyle paylaþmadýðým en mahrem aným." Övül Durmuþoðlu. ayrýmcýdýr. Genel ahlak yani iktidarýn nasýl düþüneceðimiz. cinsellik etken ve edilgenlik tanýmýnýn içinde kýsýlýp kalmýþsa bedenler sizin için malzeme olmaktan öteye gitmez ve pornografinin tüketim alanýna ihtiyaç duyarsýnýz. dergi çýkarabilirle hatta heteroseksüellerin fantezilerini süsleme hizmeti kapsamýnda pornografinin nesnesi r de olabilirler ama pornografi üzerine düþünemezler çünk ü bu 'genel ahlak'a karþý isyana kalkýþmanýn belirtisidir ve tehlikelidir. Ne zaman HlV'in bulaþmamasý için cinsellikle ilgili konularý biraz rahat konuþsak ahlak dýþý iliþkileri özendirmekle suçlanýrýz. izleyiciyle arasýndaki mesafeyi bertaraf eder. Bu gizemin kýþkýrtýcýlýðý pornografik olduðu kadar kutsa da." Meltem Arýkan." Tuðru l Erbaydar." Tane r Ceylan.. eleþtirme ve tartýþma hakkýnýn sýnýrlarýný belirli gruplara yönelik olarak özel olarak belirlemekte. çýktýðýný unutmayalým. Homofobinin de sonuçta her türl ü fikre ve yaþama tarzýna 'fobik' yaklaþan bir zihniyetin parçasý olduðu. nasýl hayal edeceðimiz ve nasýl yaþayacaðýmýz üzerindeki tasarruf hakký. burada homofobi olarak tezahür eden þeyin baþka alanlarda baþka þeye duyulan fobi olarak ortaya çýkacaðýný. izleyiciyle arasýna mesafe koyar." l Adnan Yýldýz. kapaklara þöyle bir baktýðýnýzda þehvetli ve seksi kadýn pozlarýyla donanmýþ dergi kapaklarýnýn çokluðu dikkatinizden kaçmayacaktýr. Halk Saðlýðý Öðretim Üyesi "Bu sorun benim gibi cinsel saðlýk alanýnda çalýþanlarýn yýllardýr yaþadýðý sorunlarla özde ayný. çünkü düþünme. Örtülü olan. iletiþim olanaklarý daralan bir insanlýk var karþýmýzda. çevresinden soyutlanan. Bu büyük kitle nasýlsa kendisine bir yol bulacaktý. bunun fazla ayrýntýsýna girmememiz istenir vb .9 heteroseksüellere hitap etmesi yine beyin hücrelerimde aðýr tahribat a yol açan sinir durumlarda n biri. tarih ya da baþka bir þey. Kaos GL "Çeþitli dergilerin satýldýðý bir mekana gidin. Sanatçý "Gerçekten mahrem bir alanda geziniyorsanýz. Yazar "Kaos GL'nin son sayýsýnýn yasaklanmasýný þiddetle kýnýyorum ve 'kýnamak' lafýnýn yetmediði bu noktada düþünce özgürlüðüne samimi olarak inanan herkes ortak bir zeminde birleþmelidir. Türkiye'de pornografi. yaþamsal dinamiklerin de izin verdiði oranda bir çatlak bulmasý ve kendini ifade etmesi kaçýnýlmazdýr. engellemektedir.Pornografik dünyaya hoþ geldiniz! 'Ahlaksýz' dergi Kaos GL'nin toplatýlan Pornograf i baþlýklý 2 8 sayýsýnýn ." Hasan Bülent Kahraman. heteroseksüellere ya da açýkça farklý cinsel yönelimleri olduðunu ilan etmemiþ olanlara tanýdýðý 'pornografiyi tartýþma hakký'ný eþcinsellere tanýmamaya kalkýþýyor. Yazar "Cinselliðinizi yaþayamýyorsanýz. Bilimse ve toplumsa l kaygýlarla konuþsak da iki dudaðýmýzýn arasýnda l hep bir iðne var sanki. Yaza r "Örtülü olan sanattýr. Sanatçý-Yaza r "Hâlâ lezbiyen sanýlmamak için 'queer' teoriyi ciddiye almaya korkan feministler. kendini var etme savaþý veren bir alt kültür için önemli bir yer tutuyor .. sinema. Sosyal Psikolog "Bu yaklaþým. Ama üzülecek bir þey yok doðrusu. Eþcinseller örgütlenebilir . þimdiye kadar olduðu gibi bundan sonra da bu anlayýþ en azýndan vicdaný olanlarýn nezdinde mahkum edilecektir ve eþcinseller deðil bu pornografik ayrýmcý genel ahlak anlayýþý deðiþecektir. Eðer bazý olgularý tabu yaparsanýz bu tabularýn zaman içerisinde. Sokaklardaki afiþ reklamlarda ise kadýn bedeninin asýl reklam ürününden daha çok ön plana çýkarýlmasý ya da yüzde 99. Doç. açýk olansa pornografi. iyi bir dergi olan Kaos GL'ye geçmi þ olsun diyorum ve onun böyle bir zemini oluþturacaðýný umut ediyorum. Hoþgörüsüzlüðe karþý ortak tavýr zemini. Bu yaklaþým homofobikti r çünkü insanlarý cinsel yönelimlerinden ötürü kategorize etmekte ve ýslah etmeye kalkýþmaktadýr. Tam da ayaklarý üzerinde yeni yeni doðrulmaya baþlayan. ayrýca hep sözü edilen demokratikleþme sürecimizin ne denli içselleþtirilmemiþ olduðu üzerinde bir kez daha düþünmemize yol açýyor. geyliði-lezbiyenliði-biseksüellið i bir tercih olarak gören akademisyenler ve pornografi deyince sadece bedenin metalaþmasý diye kalan yazarlar var." . Keþke her þey çok iyi olsaydý da ben de muhafazakar olsaydým." Akademisyenle r ne dedi? Melek Göregenli. pornografik dünyaya hoþ geldiniz! Ressam olarak resim yapma eylemim tam da bu tanýmýn içine oturuyor. Böylece içine girdiðimiz çað büyük bir 'röntgencilik' büyük bir 'dikizcilik' çaðýna dönüþüyor. Kaos GL "Pornografi. homofobinin nasýl bir ayrýmcýlýk ideolojisi olduðunu ve ayrýmcýlýðýn ince hallerinin nasýl hayata geçirildiðini gösteriyor..Dr." Onur Erol. suç ortaklarý ne dedi? Fatih Özgüven.

Ama biz asıl o 'maço yanıt'ı merak ediyoruz. travesti ve transeksüllerin. inanç ve normal bir toplum gibi değerleri savunmaktır. Aksaray. travesti ve transeksüellerin sorunlarına eğilen bir belgesel filmin gösterimine 'bir kere' olmak koşuluyla izin verildi. 'nitelikli yağma' suçundan da 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Homoseksüellerin yürüyüşünün amacı ise homoseksüel yaşam biçimini Romanya'ya zorla kabul ettirmektir" dedi. iki ucu şekerli değnek. Alaa el Asvvani'nin aynı adlı romanından uyarlanan film. doğuştan cinsiyetleri kendi görünümleriyle çelişen "hastalar" için son çarenin cinsiyet değiştirmek olabileceğini söylemişti. eşcinselliğin 'akıl hastalıkları' kategorisinde değerlendirildiği ortaya çıktı. iki yıldır beyin tümörüyle mücadele ediyordu. toplumsal. Kampta Mersin. Asena. Adını Alain Berliner'in 1997 tarihli "Pembe Hayat" (Mavieen rose) adlı filminden alan derneğin sloganı da "Pembe bir hayat istiyoruz". dergi yöneticiliği ve köşe yazarlığının yanı sıra 'Kadının Adı Yok' adlı satış rekorları kıran kitabıyla da kadın özgür-leşmesinin simgesi haline gelen Duygu Asena. psikanalizden sonra bu kadar 'düzelebildi') "Ben o konuyu cevaplamaya çalıştıkça. çıkıp maço bir laf edeceğim. 112 meslektaşının eşcinsel sahnelerinde sansür istediği 'Yakupyan Apartmanı' filminin mecliste 'görüşüleceğini' söyledi. ülkede Haziran ayında gösterime girmişti. bir Pentagon sözcüsü de 'belgenin yeniden gözden geçirildiğini' aktardı. İzin. Gazeteciliği. Tahran'daki bir kültür merkezinde davetli 100 kişiye gösterilen 40 dakikalık film. Söz konusu belgede eşcinselliğin 'zihinsel gerilik ve kişilik bozukluğu' listesinde yer almasına siyasetçiler de tepki gösterdi. 2003'te yeniden 'geçerli' onayı alan belgenin geri çekilmesi için Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e mektup yazdı. Mahkeme. "Kilisenin hayır demesi gereken birçok konu var" diye başladı. kültürel hayat ve davranışlarıyla katkıda bulunabilmelerine destek olmayı amaçlıyor. Kaos GL Derneği'nin eşcinseller için düzenlediği yaz 'Uluslararası Gökkuşağı Yaz Kampı' 3-9 Temmuz 2006 tarihleri arasında Fethiye. eşcinsel evliliklerinin yasal olduğu İspanya'da yaptığı konuşmasına. Bursa. Kaos GL. Var mı aslı astarı?' sorusuna böyle yanıt verdi. Bunu ispatlamak mümkün mü? Ortaya bir iddia atıyorlar o kadar. İslam devriminin lideri Ayetullah Humeyni'nin çok az bilinen bir fetvasından geldi. Protestocu 'Yeni Sağ' adlı grup yaptığı açıklamada "Amacımız aile. Bir de hassas bir konu. garip olacak. Eşcinselliğin idamla cezalandırıldığı İran'da. Milletvekilleri eşcinsellik. ABD Savunma Bakanlığı'na ait bir belgede." (Tarkan. konu saçma sapan büyüyor. Hakkında fezleke düzenlendi. İzmir ve Arjantin'den katılımcılar vardı. eşcinsel varoluşlarını gerçekleştirmelerine ve kendilerini yetiştirerek toplumsal barış. girişte ücretsiz kayganlaştırıcı ve HIV/AlDS'le ilgili bilgilendirici broşürler dağıttı. İranlıların cinsiyet değiştirme ameliyatlarına bakışını anlatıyor. Adli tıp raporuna göre Koşar. Papa. Papa 16. GayFest kapsamında yürüyen gey ve lezbiyenler radikal dinci Ortodoks Hıristiyanların saldırısına uğradı. Kabak Koyu'nda gerçekleşti. Hadi herkes memnun olacaksa buradan cevap vereyim: Ben eşcinsel değilim! Daha ötesinde ne diyebilirim?" (Özcan Deniz 'Hakkınızda eşcinsel dedikoduları da yapıldı. şüpheli Ferhat B. Dernek. Papa. evliliğin kadın ve erkek arasında yapılması gerektiğini vurguladı. terör ve yolsuzlukları konu edinen filmin Mısır'ın adını lekelediğini iddia etti. İspanya'nın Valensiya kentinde yönettiği ayinde İspanyol lardan geleneksel aile değerlerini korumalarını istedi. yazıyı düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü kapsamında eleştiri olarak değerlendirdi. Gazeteci Abdülbaki Koşar'ı bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Ferhat B. "Vicdani Ret Bir İnsan Hakkıdır" başlıklı yazısı nedeniyle hakkında 'halkı askerlikten soğutmak'tan üç yıl hapis istemiyle dava açılan gazeteci Perihan Mağden beraat etti. biseksüel. Dokuz Kongre üyesi.'nin 'bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten insan öldürmek' suçundan müebbet hapis. Benediktus. Geylerin de rencide olmayacağı bir cevap vermek lazım. çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyleler ama bu insanlar psikanalizle kendilerini düzeltebilirler. 30 Temmuz sabahı yaşama veda etti. HIV/AIDS Önleme ve Destek Projesi kapsamında desteklenen "Gökkuşağı Projesi"nin ilk partisi 29 Temmuz Cumartesi günü Blue Bar'da gerçekleşti. Ankara. Mısır'da bir bağımsız milletvekili. güzün madisi "Homoseksüeller. huzur ve refahın gelişmesine bireysel. gey.) . 32 bıçak darbesi sonucu hayatını kaybetmişti. Humeyni. Polisin de dahil olduğu kargaşada yüzlerce kişi gözaltına alındı. İstanbul. Romanya'da 4 Haziran'da 2. Fezlekede. Eşcinsel eylemler Romanya'da 2002 yılından beri yasal.Ankara'nın İlk travesti ve transeksüel derneği 'Pembe Hayat' 30 Haziran 2006 tarihinde resmen kuruldu. lezbiyen.

.

'eşcinsellik'. haberlerde kullanılma sıralamasında yüzde 42. haberlerde kullanılan kavramlara göre kategorize edildi. İstanbul ve İzmir'den sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı." Şiddetten Arınmışlık Antrenmanı 5-11 Haziran 2006 tarihleri arasında İzmir Gümüldür'de gerçekleşti. Şiddetsizlik ilkelerinin güçlendirilmesi ve ütopyaların gerçekleştirilmesine yönelik yapılan çalışmaya Ankara. Dr. beşinci sırayı yüzde 10.' Numan Kurtulmuş'a buhran sebebiyle acil şifalar diliyoruz." (Televizyon Makinası' starı Hakkı Devrim'in irkilten yorumu. 6.8. nisan ayından beri Eryaman'da.kaosgl. Türkiye'de bile zina serbest hale getirildi. Aile değerleri yok ediliyor. Bursa gibi pek çok ilden eşcinseller katıldı. Rainbow Dancers gibi Viyanalı dans gruplarının oluşturduğu ortak platform tarafından düzenleniyor. İkinci sırayı yüzde 16. İrkildiğimi hatırlıyorum.1 ile ilk sırada.) "Kadın kılığında gezen eşcinsel erkekler biliriz. eşcinsellere yönelik şiddetin önlenmesi istediler. dördüncü sırayı yüzde 14 ile gey. AB. maddesi uyarınca. Evlilik artık bir sözleşme gibi yapılmaktadır. Avusturya'da eşcinsel çiftlere yönelik düzenlenen ve çeşitliliğin bir simgesi olan dans turnuvasına bu yıl da Avrupa ve Amerika'dan çok sayıda eşcinsel çiftin katılması bekleniyor. Turnuva. bunun yaşamındaki en anlamlı olay olduğunu söyledi. cinsiyet değiştirmek isteyen bir kadının açtığı davayı. polis tarafından gözaltına alındı. Uluslararası Eşitlik Dans Turnuvası Viyana'da 23 Eylül 2006 tarihinde gerçekleşecek. Devlet medyasına göre. benzer ama 'alternatif bir gey olimpiyatı olan "Outgames" Kanada'nın Montreal kentinde gerçekleştirildi. lezbiyen. Birçok insani temeller unutuldu. Darren Hayes internet sitesinde yaptığı açıklamada.güzün madisi "Dünya'da uyuşturucu. ilk kez yasal olarak Polonya Parlamentosu binası önünde başladı.7 ile travesti. Antalya. Kadının Medeni Yasa'nın 40. Yarışmada birinciliği 'Ayrı' ve 'Lilith'e Göre Yaradılış' adlı öyküler paylaştı. Outgames'de 100'den fazla ülkeden 15 binin üzerinde atlet 37 dalda yarıştı. iki yıldır birlikte olduğu erkek arkadaşıyla evlendiğini açıkladı. Eskişehir. Yargıtay. Eli sopalı grup travestilerin kendilerini tehdit ettiğini. Cumhurbaşkanı Lech Kaçinski'nin Varşova Belediye Başkanı olduğu dönemde gençlere kötü örnek olduğu gerekçesiyle iki kez yasakladığı 'Eşitlik Yürüyüşü'. Ben vaktiyle. Rosa's Tanzbar. davacıya cinsiyetini değiştirmesi gerekli ilk operasyonun yapıldığı da kaydedilerek şöyle denildi: "Davacıya cinsiyet değişikliği için ikinci operasyonun da yapılıp 'Sağlık Kurulu Raporu' sunması için imkan tanınması gerekirken. bu hükümet zamanında bu evliliklerin serbest hale getirilmesini isteyecektir. Şiddetsizliğin içselleştirilmesine yönelik antrenmanların yapıldığı çalışmada antrenör adayları oyunlar ve egzersizlerle şiddetsizliğin ilkelerini birlikte belirledi. Bu sene ilk kez düzenlenen yarışmaya 'kadın kadına yaşanan mutlu aşkların' anlatıldığı öyküler katıldı. Yürüyüş sırasında göstericileri taşlayan aşırı milliyetçi bir grup.org. liberal ve insan hakları savunucusu 3 bin gösterici katıldı. Son zamanlarda travesti ve transeksüellere yönelik artan şiddet olaylarını protesto etmek amacıyla 18 Haziran Cumartesi günü Ankara'da buluşan eşcinseller. Richard Cullen ile 19 Haziran'da Londra'da evlendiğini. "Kalbimin I güvende ve hoşnut olduğu bir yerdeyim" diye konuştu. Resis. Diyarbakır. cinsel yönelimlerle ilgili haberler.7 ile transeksüel alıyor. Buna göre. ABD'de 22 Temmuz'da sona eren "Gaygames"in ardından. Fuhuş. travesti ve transeksüellerin kalabalık gruplar tarafından planlı ve sistematik şekilde saldırıya uğradığını söyledi. Lambdaistanbul'un düzenlediği eylemde. esrar gibi maddelerin kullanımı hızla yayılıyor. Bütün dünya insanları büyük bir buhranın içerisindedir. üçüncü sırayı yüzde 15. Çinli yetkililer uzun süre ülkede HİV'in varlığını ve vakaları gizlemekle suçlanıyordu. Yine AB'de gey ve lezbiyen evlilikler serbest hale geldi. üçüncülüğe de 'Vapurdaki Kadın' adlı öykü değer bulundu. Özellikle AB'de boşanma oranı yüzde 70'in üzerindedir. Yürüyüşe eşcinsel.5 ile lezbiyen. Aile kurumu çökmektedir. Basın açıklamasının okunmasıyla son bulan eyleme İstanbul. tartıştıklarında da evlerini basmaya kalkıştıklarını iddia etti.dance. Kaos GL'li Kadınlar'ın düzenlediği Kadın Kadına Öykü Yarışması sonuçlandı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Mine Gencel Bek'in Türkiye'de yayınlanan 4 büyük gazetede 10 ay içinde yayınlanan toplam 18 bin 310 haberi incelediği araştırmada. Biseksüel kavramının kullanılma oranı ise yüzde 0. davanın reddi doğru bulunmamıştır. artık normal bir şey gibi gösteriliyor. cinsiyetinin erkek olarak değiştirilmesine izin verilmesi ve bunun nüfus cüzdanına geçirilmesi istemiyle açtığı davaya ilişkin Yargıtay kararında. Guangdong'da 20 AİDS hastası ile 500 HIV pozitif mahkum bulunuyor. Diğer ödüller için: www. Eşcinsel evliliğinin kabul edildiği bir çağda yaşadığından ötürü kendisini şanslı hissettiğini belirten Hayes. Çin'de HIV/AIDS taşıyan mahkumların ülkenin güneyindeki Guangdong eyaletinde yeni yapılacak iki özel cezaevinde toplanacağı açıklandı. Yürüyüşe sol görüşlü milletvekillerinin yanı sıra Avrupa Birliği'ne bağlı sivil toplum örgütlerinden yetkililer de katıldı." (Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı 'Prof.) Dağılan Avustralyalı müzik grubu Savage Garden'ın eski solisti Darren Hayes. travesti ve transeksüellerin hak ve özgürlüklerine saygı duyulmasını. İstanbul Maltepe'de 50 kişilik bir grup Tem Otoyolu'nda fuhuş yapan travestilere karşı eylem yaptı. Sistadance. Antakya. Aralarında kadın örgütleri ve insan hakları örgütlerinden katılımcıların da bulunduğu grup. . kolunda çantasıyla böyle bir köy delikanlısı görmüştüm Tünel'de. İkincilik ödülü 'Roman Ateşi'ne verilirken. 'erkek dış genital organlarına sahip olmadığı' gerekçesiyle reddeden yerel mahkemenin kararını bozdu. Kurtuluş Parkı'nda buluşan grup Yüksel Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı'na kadar sloganlarla yürüdü.

'eşcinsellerin evlenmelerine olanak sağlayan yasal düzenlemeyi yapacağı' sözünü vermişti. Letonya Dışişleri Bakanı Artis Pabriks bunun diplomatlarını rezil etmeye yönelik benzeri görülmemiş bir saldırı olduğunu söyledi. AİDS hastalığına yakalanma riski en fazla olan kişileri tanımak için 'savunmasız gruplar' ifadesi yer aldı. Fransa'da muhalefetteki Sosyalist Parti. Yürüyüşü örgütleyen Nikolay Alexeyev tutuklanırken 120 kişi de gözaltına alındı. bu ülkede 'ayrımcılık ve ırkçılık olduğu' gerekçesiyle tayinini istedi. Yürüyüşleri engellenen eylemciler. ben ve Heath için büyük bir onur" dedi. seçmenlerin yüzde 60'ının eşcinsel evliliğine sıcak baktığını ortaya koydu. Bugün 68 yaşında olan Grant. 26 yaşındayken cinsiyet değiştirme ameliyatı olmuştu. İngiltere Grant'a 29 bin 849 avro tazminat ödemekle cezalandırıldı. solcu seçmenlerin yüzde 73'ü eşcinsellerin evliliğini desteklerken. 'Brokeback Dağı'ndaki iki eşcinselin öpüşme sahnesiyle de rol arkadaşı Heath Ledger'la birlikte. Türkiye ve İsveç'teki yayıncılık deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar. Hollanda Dışişleri Bakanlığı'nın Kanada'nın Montreal konsolosluğuna atandığını duyurduğu büyükelçi Türkiye'den Kaos GL ile İsviçre'den RFSL'nin ortaklaşa yürüttüğü 'LGBT Yayıncılığında Deneyim Alışverişi' adlı projenin ikinci ayağı 2-6 Ağustos 2006 tarihleri arasında İsveç'in başkenti Stockholm'de gerçekleşti. Bu noktada eşcinseller. seks işçileri ve uyuşturucu bağımlılarından ise özel olarak bahsedilmeyecek. 2006 MTV Film Ödülleri sahiplerini buldu. İlki 1998 yılında Londra'da yapılan Oueeruption. Gyllenhall. Kadın olarak emekli maaşı alamadığı gerekçesiyle ülkesi İngiltere'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet eden transeksüel Linda Grant. Fransa'da yapılan bir kamuoyu araştırması. dayatılan gey yaşam tarzına ve etkinliklerine karşı bir alternatifken sonraki yıllarda radikal eşcinsel kişi ve grupların da birleştiği bir ağ halini almıştı. gelecek seçimlerin sonucunda iktidara gelmeleri halinde. Her yıl dünyanın farklı bir şehrinde düzenlenen 'Oueeruption' buluşmalarının dokuzuncusu bu yıl 3-13 Ağustos 2006 tarihleri arasında İsrail'in başkenti Tel-Aviv'de düzenlendi.Rusya'da yaşadıkları ayrımcılıkları protesto etmek için yürüyüş düzenleyen gey ve lezbiyen hakları savunucuları polis ve milliyetçi protestocuların saldırısına uğradı. cinsiyet değiştirenlerin sosyal hakları konusunda Strasbourg mahkemesinin ikinci önemli içtihadı oldu. diplomatımızın özel yaşam alanının ihlalidir" dedi. Hans Glaubitz. uzun süre birlikte yaşayan eşcinsel çiftlerin. Erkek partnerinin sokaklarda tacize uğradığını söyleyen Hollanda'nın Estonya Büyükelçisi. . Örgütler. açtığı davayı kazandı. sağcı seçmenlerin yüzde 54'ü buna karşı çıkıyor. evli heteroseksüel çiftlere tanınan sosyal ve ekonomik haklardan yararlanma hakkı bulunuyor. Karar. Moskova Valiliğinin izin vermemesine karşın protesto eylemini gerçekleştirerek Rusya'daki eşcinsellerin uğradığı haksızlıklara dikkat çekmeye çalışıyordu. hastalıkla gelecekte nasıl mücadele edileceğine yönelik bir deklarasyon belirleme konusunda ilerleme sağladı. Beş yıl önceki AİDS Konferansı'nda üzerinde anlaşma sağlanan hedeflerin hemen hiçbirine ulaşılamamıştı. "Bu. Bir kamuoyu araştırmasına göre. geçen yıl bir Estonya gazetesinin eşcinsel ilişkiyi haber yapması üzerine başlayan tacizlerin ırkçıların siyah elçilik çalışanlarını hedef alarak devam ettiğine dikkat çekmişti. Birleşmiş Milletlerin düzenlediği AİDS Konferansı 31 Mayıs-2 Haziran 2006 tarihleri arasında NevvYork'ta yapıldı. Jake Gyllenhaal geceden iki ödülle ayrıldı. Belarus resmi televizyonunun Letonyalı bir diplomatın eşcinsel ilişkisinin yer aldığı gizli kamera görüntülerini yayınlaması iki ülke arasında siyasi krize yol açtı. 'en iyi öpüşme' ödülünü kaptı. Oscar ödüllü Reese VVitherspoon'u geçerek 'en iyi oyunculuk performansı' ödülünü alan Gyllenhaal. "Bu görüntülerin yayınlanması Viyana Konvansiyonu'na aykırı çünkü bu. Fransa'da. Pabriks. Nihai anlaşmanın son taslağında. İngiltere'de kadınlar için emeklilik yaşı 60.

'linç etme' tehdidinde bulunmuş ve Bursa halkını olaya tepki göstermeye şöyle çağırmıştı: "Bursa evliyalar ve padişahlar şehridir. Kesinlikle engel olacağız. 'Bu suça ortaksınız! 1 Gökkuşağı Derneği saldırganlara gösterilen hoşgörü nün eşcinselleri yok etme iradesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. öleceksiniz" sloganları atıyordu. Ahlaksız olduğu gerekçesiyle kimi kurum ve kuruluşlara. Ama toplumsal açıdan bizler bunun karşısında olacağız ve gerçekleşmesini engelleyeceğiz. var olan ve herhalükarda var olmaya devam edecek eşcinsel. valiliğe ve siyasilere sesleniyorum: Bu insanların linç edilmesini istemiyorlarsa tutum ve hareketlerini netleştirsinler. Yürüyüşe katılan Lambdaistanbul yaptığı açıklamada güvenlik görevlilerinin. düzenlediği basın toplantısında yürüyüşün iptal edilmesini istemiş. Basın bayramı olan 24 Temmuz'da Kaos GL Dergisi'nin yasaklanması ve toplatılması. keyfi gözaltılar. Bursa Sporlu Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Başkanı Fevzinur Dündar'ın provokatif basın açıklamalarıyla. güvenliği sağlayamayacakları gerekçesiyle yürüyüşe izin vermeyeceklerini. Biz 5 bin kişi olacağız. vahşi saldırılarla engellenmeseydi eşcinsellerin özgürleşmesi için Ankara ve İstanbul dışında yapılan ilk eylem olacaktı. Gökkuşağı Dernegi'nin düzenlediği yürüyüş. travesti ve transeksüeller. bu insanlık dışı tavrın bayraktarlığını yapan Fevzinur Dündar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. İstanbul. "Bu anlamıyla mülki amirler de hukuk dışı linç ortamının ortağıdırlar" dedi." . kapımıza gelip bizi linç etmeye çalışanlara asıl ahlaksızlığın eşcinsel. Emniyet yetkililerine. Gökkuşağı ve Lambdaistanbul'un kapatılmak istenmesi. Ankara. Basın açıklamasında LGBTT demeklerini temsilen Öykü. Derneğin olaylar üzerine yayınladığı açıklamada."Ne hastayız. Ebru ve Buse. travesti ve transeksüelleri ikiyüzlü bir yaşama itmek ve bir linç ortamını yaratmak olduğunu hatırlatmak isteriz. cezalandırılmalar. ayrımcı ve eşitlikten uzak tutumlar olarak ortaya çıkmaktadır. polisin saldırganları dağıtmak için hiçbir 'etkin' girişimde bulunmaması üzerine de yürüyüşü iptal etti. "Buradan çıkış yok. biseksüel. Bursa böyle kimliği belirsiz lanet insanların cirit atacağı bir şehir değildir. basın açıklamasını burada yaptılar. Koskoca Bursa'da 300 kişiyi yürütmeyeceğiz. Dışarıda ise Bursa Spor formalı saldırganlar "Bir avuç dönme. ne ahlaksız. Dündar. Basın mensuplarıyla birlikte dernek binasına giden Gökkuşağı üyeleri ile Kaos GL ve Pembe Hayat gibi diğer destekçi LGBTT örgütleri. eşcinselleri hedef göstererek Bursa Spor taraftarlarını şiddete teşvik eden Fevzinur Dündar'ı ve saldırganlara karşı önlem almayan Bursa Emniyet Müdürlüğünü eleştirdi. Bursa. Açıklama şöyle devam etti: "Bizler temel demokratik haklarımızdan birini kullanırken karşılaştığımız bu tutumun. devletin LGBTT örgütlenmelerine karşı takındığı engelleyici tavrın devamı olduğunu düşünüyoruz. İstiyorlarsa gelsin. biseksüel. yürüyüşü gerçekleştirecek grubu linç çağrısı yaparak alenen suç işlediğine dikkat çekildi. travesti ve transeksüeller Bursa Spor formalı kişilerin saldırısına uğradı. 250 kişilik grubun taşlı sopalı saldırısına maruz kaldı. İzmir ve Mersin'de travesti ve transeksüellere yönelik sürdürülen sistematik saldırılar. İnsanız!" Bursa'da eşcinsellerin ifade özgürlüğünün kısıtlanmasını protesto etmek için yürümek isteyen eşcinsel. dua edin polise". eylemcilerin ısrarlı olması durumunda onları gözaltına almakla tehdit ettiklerini söyledi. "Buradan çıkış yok. Bu yürüyüş için kanuni yönden belki bir şey yapılamamıştır. Güvenlik güçlerinin bu çağrı üzerine Dündar hakkında yasal işlem başlatması gerekirken 'korkudan' yürüyüşü engelleme girişimlerine seyirci kaldığını belirten Gökkuşağı Derneği. Açıklamanın ardından İstanbul ve Ankara'dan gelen eylemciler illerine dönmek üzere polis koruması eşliğinde Bursa terminaline gitti. yürüsünler. öleceksiniz" Gökkuşağı Travesti Transeksüel Gey ve Lezbiyenleri Koruma Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikleri Geliştirme Dernegi'nin 6 Ağustos 2006 tarihinde düzenlediği yürüyüş Bursa Sporlu Esnaf ve Sanatkarlar Dernegi'nin başkanı Fevzinur Dündar'ın örgütlediği saldırganlar tarafından engellenmek istendi." Yürütmeyeceğiz!' Maruz kaldıkları saldırıların insan hakları ve demokrasiye karşı saldırı olduğunu belirten Gökkuşağı Derneği üyeleri. Gökkuşağı Derneği'nde beklemekte olan grup ise ancak akşam saatlerinde polis eşliğinde dernek binasından çıkabildi. Böyle toplum dışı insanların yürüyüşlerine sahne olacak kadar adının kirleneceği ve kirlenmeyi hak ettiği bir şehir değildir. travesti ve transeksüel gerçekliğini görmemekte ısrar etmek. Gerekli izinlerin alındığı bu 'yasal' eyleme katılan eşcinsel.

Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Ulusal Koordinasyonu. Ankaralı Feministler. Kadının İnsan Haklan . travesti ve transeksüel yurttaşların değil tüm toplumun hak ve özgürlüklerine yönelik yapılan bir saldırıdır. Bursa Anti-Otoriter Girişim. KA.Sahip çıkıyoruz! Bursa Gökkuşağı Derneği ve Lambdaistanbul'un Lezbiyen Gey Biseksüel Transeksüel ve Travesti Dayanışma Derneğinin "ahlaka aykırı" oldukları gerekçesiyle kapatılması istemiyle il valiliklerinin savcılığa suç duyurusunda bulunması ve Kaos GL Dergisi nin 'Pornografi' başlıklı özel sayısının "ahlaka aykırı" bulunarak toplatılmasını protesto etmek amacıyla düzenlenen yürüyüş. İnsan Hakları Derneği. İnsan Hakları Gündemi Derneği. Lambdaistanbul LGBTT Derneği. Şimdiye kadar şiddet zanlısı olarak gösterilen travesti ve transeksüellerin asıl şiddet mağduru oldukları gözler önüne serildi. engellenmeseydi eşcinsellere yönelik şiddet ve ayrımcılığa dikkat çekmek için İstanbul ve Ankara dışında gerçekleştirilen ilk eylem olacaktı.DER. Açıklama şöyle devam etti: "Türkiye'de travesti ve transeksüeller medyada sürekli 'olay çıkaran insanlar' olarak sunuluyor. Bursa'daki olası şiddet olaylarının meydana gelmemesi için sağduyulu bir şekilde hareket edilerek basın açıklaması dernek merkezinde yapıldı. Cinsel Sağlık Derneği. gey. Bursa'da yaşanan olaylar sadece lezbiyen. No: 703 Osmangazi-Bursa . Filmmor. 225 28 03-04 adres: Orhanbey Mah. Uçan Süpürge ve Van Kadın Derneği'nin destek verdiği basın açıklamasında Türkiye'de son yıllarda LGBT bireylere yönelik homofobi ve transfobinin 'görünür' olduğuna ama yaşanan şiddet olaylarının insan hakları çerçevesinde ele alınmadığına dikkat çekilerek "Yükselen milliyetçilik akımına paralel olarak toplumun farklı kesimlerine yönelik saldırılar Bursa'da LGBT bireylere karşı şiddete dönüştü" denildi. biseksüel. Feminist Kadın Çevresi. İzmir Kadın Dayanışma Derneği. Atatürk Cad. Kara Haber Video Eylem Atölyesi. Amargi Kadın Kooperatifi. Cinsel Eğitim. Tedavi ve Araştırma Derneği. Bursa yürüyüşünün engellenmesini ve Bursa'da yaşanan olayları kınıyoruz. Kadın Dayanışma Vakfı. Günyüzü Kadın Danışma Dayanışma Kooperatifi. Kaos GL ile Pembe Hayat LGBTT Derneği.Yeni Çözümler Vakfı. Oba İş Hanı No:45 B. Gökkuşağı LGBTT Derneği'nin düzenlediği yürüyüşün ilkel saldırılarla engellenmesini protesto etmek için 8 Ağustos'ta Ankara Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir basın açıklaması yaptı." Gökkuşağı Derneği telefon-faks: 0 224.

homofobinin kaynağı ve nelere yol açtığı üzerine yapılan sunumlar. kaygılarımızı ve öfkemizi içimizde büyütüp kendimize ve kendimiz gibi olanlara yöneltiyoruz. ihtiyacımız olan en son şey! Peki nedir 'Homofobi1? Homofobi yalnızca eşcinsellerin derdi mi? Öyle ise nasıl oluyor da heteroseksüel kadın ve erkeklerin meselesine dönüşüyor? Ruh sağlığı çalışmalarında ve uygulamalarında homofobi nasıl yaşanıyor? 'Queer' demeden eşcinsel politikadan söz edemez hale geldik.. . Homofobiye karşı duramadığımızda.. Ya da: Korkunun ecele faydası yoktur da denebilir.. Oysa bu. Buluşmadan en çarpıcı notlar. Geçen aylarda gerçekleştirdiğimiz 'Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'da bu konu üzerine epey kafa yormuştuk. lezbiyenler ve biseksüel kadınlara yönelik ayrımcılık ve homofobi. tartışmalar. Cinsel yönelimimizden dolayı ayrımcılığa maruz bırakılıyoruz. şöyle de söylenebilir: Korku ruhu kemirir.Fobim var Homo cinsinden Hayatın her alanında homofobik tutum ve davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ve tabii.. Peki nedir bu 'Öueer'? Yeni bir eşcinsel hayat biçimi midir? Yoksa yeni kavramlar üretmeye meraklı insanların uydurduğu bir şeyden mi ibarettir? Türkiye'de homofobinin üzerimize oklar biçiminde yağdığı alanlardan biri de medya.

Gerçi buna Zehra Bekişoğlu. homofobinin toplumsal Buluşma'nın forum başlıklarından bir nedenlerini. Ankara Benim gibi insanların olması hem de duyarlı bir şekilde bir araya gelerek eşcinsel. olanaklar ve engeller. tartışıldı. içimizde olan homofobiyi yenme açısından hazırlanmıştı. -umarım. net yaşandığını konuştuğumuz "Yerel Geyçözüm yolları bulunabilirdi. katılımını sağlayabiliriz. başlıklı söyleşiye katılan Sosyal Psikolog Melek Göregenli homofobinin köklerini ve Türkiye'deki yansımalarını çarpıcı örneklerle anlattı. tartışılan Queer kavramı bu forumda farklı görüş ve yorumlar eşliğinde ele alındı. Osmaniye eşcinsel arzuyu adlandırma ve sınıflandırmaya öğrencilerinin çektiği "Kadın Adam" ile "Eksik Uluslararası olmasından dolayı Türkiye tarihsel bir bakış gerçekleşti. deneyimlerinden bir şeyler öğrendiğimizi Her sene 17 Mayıs'ta gerçekleşecek sanıyorum. Birbirimizin uluslararası konuklan bu konudaki tüm birikim röportajlardan oluşan bir belge niteliğindeydi. diye 'içeriden' haberleri verecek. 21. film gösterimlerinin ve yurt içi ve yurt dışından pek çok konuğu Erkek bedeninin görsel estetiği. merak etmeyin! düşünüyorum. Hollanda 'dan gelen bu konuklar arasında homofobiden arınmış birey ve toplulukların Hasbiye Günaçtı. ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. 15 Katılanlar ne dedi? . Buluşmanın Bu buluşma. Bir arada olmak ve mücadeleye ilişkin çözüm anlamda iyi ki gelmiş. travesti ve transeksüellerin Homofobi" ise Türkiye'nin en önemli yaşadıktan sorunların tartışılması ve bu yönde edebiyatçılarından biri olan Murathan çözümler aranmasını gönnek beni çok mutlu Mungan'ın söyleşi başlığıydı. 26. Ankara Deneyimler" ise Uluslararası Homofobi Karşıtı en gerçek yerden bakan filmlerdi. keyifli bir çalışmaydı. Aslı Özden. görünmediğini bilmekle birlikte. Norveç. yeni davranış ve stratejiler geliştirmede yararlandığım harika sunumlar oldu. bilgilenmenin sonu yok Benim Trettebergstuen de bulunuyordu. Aynca kendi atölye çalışmalarına rengarenk bir program sayıda dinleyici katıldı. Kanada. için düşüncelerimi gözden geçirdiğim. İzmir Lezbiyen Forumu" ise Türkiye'nin dört bir uğraşıldı. Forumda. Eksik bırakılan bir şey görmedim. Türkiye'de yeni yeni etkinlikler ise film gösterimleri oldu. günlerde. alanlardan biri olan medya. ağırladı. Uluslararası destek olması için çok iyi bir adım olduğunu Kaos GL dergisinin bir sonraki sayısında Af Örgütü'nün katkılarıyla gösterilen. İsviçre. Elinize sağlık. İzmir Uygulamalarında Homofobi" başlıklı forumda ise Türkiye ve Hollanda'da ruh sağlığı algılamalar ve önyargılar üzerine verimli bir Farklı görüşlere sahip eşcinsellerle bir arada alanındaki çalışmalar ve sorunlar konuşuldu. eşcinselliğin büyük şehirlerin dışında nasıl Başanlı buldum. Ankara yeterince bilmiyorduk.eylemliliğe dönüşür önümüzdeki de büyük ilgi gördü. size ilgilenmesini. Polonya ve Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'nın. eşcinsel aşk söyleşilerin oldukça önemli olduğunu ve erotik fanteziler üzerine odaklanan düşünüyorum. gösterimlerden karşımıza çıktığını anlattığı konuşmasına çok ifade edebileceğimizi çözmek. "Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar" forumu ise lezbiyenler ve biseksüel kadınlara kapalıydı. Daha çok tartışılabilir. Farkında olup anlamadığım bir çok şeyi.Homofobiye Karşı Gökkuşağı Başak Okuducu. bu organizasyona arayışları üzerine düşünmek bağlamında katılmışım. Dilek". "Homofobi ve Aynmcılık" Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Deneği'nin düzenlediği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma. Mungan'ın. inanıyoruz. Volbeda'nınyönettiği "İnsanlıkDışı" (Less dosya konusu olarak okurlara ulaşacak olan "Homofobiye Karşı Mücadelede Uluslararası Than Human) adlı belgesel 'başka hayatlar'a Anıl Telcioğlu.. Aykut Atasay'ın tartışmalara yol açan eşcinsel hareketinin daha fazla tanınması ve bol ödüllü filmi "Travesti Terörü". Ekin Sanat Merkezi ve Kaos Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinliklere katılım oldukça iyiydi. Her şey için teşekkürler. Kişisel Tecrübeler" başlıklı Mine Yapıcıoğlu. Daha çok insanın İlerleyen sayfalarda Kaos GL'den Burcu. olmak çok güzel bir deneyim oldu. 23. Yönetmenliğini Oktay Ince'nin yaptığı film ülkelerde nasıl yaşandığını ve homofobiyle mücadele için ne gibi önlemler alındığını homofobi üzerine eşcinsel ya da Yasemin Öz. enine boyuna Psikolog Mahmut Şefik Nil'in sindirdim. etti ve kendimi iyi hissetmemi sağladı. Etkinlikler boyunca Ankara. Çok aktivist ve anarşistti. İstanbul Norveç İşçi Partisi Milletvekili Anette çoğalmasına katkıda bulunacağına Öğrenmenin. toplantıların. homofobinin en yoğun haliyle yaşandığı beklediğimden daha fazlasını anladım. 22. Aynca Buluşmanın en çok tartışılan forumlarından Buluşmada salonlarını dolduran diğer Murathan Mungan'ın konuşmasını çok biride "Queer"oldu. "Sistemleştirilmiş Bir Düşmanlık Türü Olarak biseksüel. 1721 Mayıs 2006 tarihleri arasında Ankara'da yapıldı. Diana düşünüyorum. Yalnız "17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü" nedeniyle düzenlenen buluşma için Türkiye'de homofobinin hangi yüzlerle olmadığımızı ve gittikçe daha rahat kendimizi söyleşilerden forumlara. 20. Pelin Kalkan. Türkiye'de sunumu ise büyüleyiciydi. Elif Tekneci. 32. biraz yüzeysel kaldı gibi ama genel köşesinden gey-lezbiyenleri bir araya getirdi. Eskişehir çalışma. resimleriyle tanınan Taner Ceylan'ın Bu etkinliklerden biri de "Medya İletişim "Sanattaki İzler.. Katıldığım için sevindim. İstanbul Farklı alanlarda devamını beklediğim bir Buluşmanın son gününde yapılan ve N. Çok daha farklı şeyler Buluşma kapsamında düzenlenen söyleşileri yararlı olduğunu düşünüyorum. Homofobinin yalnızca Türkiye'de Vıdeo-Eylem Atölyesi'nin ortaklaşa hazırladığı homofobiyle olan bağını ortaya koyması "Devrim Beni Aramadı" adlı film de gösterildi. Her şey için teşekkür ederim. "Ruh Sağlığı Çalışmalarında ve moderatörlüğünü yaptığı "Kendime Yolculuk" başlıklı atölye. Ankara Forumu" idi. 20. Özellikle Taner Ceylan 'in sunumu muhteşemdi. toplumdaki cinsiyet algısının ilk gününde ayrıca Kaos GL ve Karahaber diğeriydi. Buluşmanın heteroseksüel kişiler ve kuruluşlarla yapılmış Ufuk açıcı ve renkli bir buluşmaydı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Cuma Özdemir. Bu yararlılık düşünüyorum. Britanya. 19. 23. Makedonya. 45. başka açısından önemliydi. Danimarka. beğendim.

yalnızca ayrımcılığa uğrayan gruba karşı kullanıldığında ayrımcılık ideolojisini beslemezler. Psikolojide homofobiye ilişkin ilk kavramsallaştırmalara bakıldığında bu olgunun zihinsel bir düzensizlik olarak. ayrımcılığı ve şiddeti anlama sürecinde. Homofobi. Özcü inançlar genel olarak önyargılı tutumlarla birleşir ve önyargılı bilinç durumunun bir öğesini vurgular: Sosyal kategorilerin doğasına ilişkin inançlar. hepimize özgürleştirici bir çerçeve sağlamaktadır. yani bir faşizm türünün. "sembolik faşizm"in arka planını oluşturduğu ve bu dünya görüşünün sadece "sağ" ideolojileri kapsamadığı düşünülebilir. gruplar arası bir sürece işaret etmektedir. Yapılan pek çok araştırma aynı genel bulguya işaret etmektedir. farklılıklarımızın değil benzerliklerimizin ve özgürlük ihtiyaçlarımızın öne çıktığı bir hayat tasavvurunda her türlü ayrımcılığın benzer kaynaklardan beslendiğine işaret ettiği için önemli ve güzeldir. Farklı ve egemen olmayana karşı önyargı ve kalıp yargılardan beslenen ayrımcılık kendisini sadece homofobi olarak göstermemektedir. dikotomik ve belirsizliğe karşı toleransı düşük bir bilişsel stilin göstergesidir. insanların ve grupların farklılıklarının açıklanmasında kullanılan kategori ve inanç sistemleridir. homofobinin bir gruplar arası ilişki ideolojisi olarak ele alınması. Sosyal psikolojide "özcü inançlar" konusundaki ilk tanımlar 1950'li yıllar gibi oldukça erken tarihlere dayanır. eşcinseller veya eşcinselliğe ilişkin irrasyonel korkularla ilişkilendirilerek bireysel bir patoloji olarak anlaşılmaya çalışıldığı görülmektedir. bir anlamda cinsiyetçi kullanımıyla "insanlığın korunması ve kontrolü" için bir mekanizma haline gelmektedir.Gruplararası İlişki ve Ayrımcılık İdeolojisi Olarak Homofobi Melek Göregenli Homofobi genel anlamıyla eşcinsellere ilişkin olumsuz duygu. dışlanan gruplara yönelik değişen biçim ve içeriklerde "şiddet"le hayata geçirildiğini. Homofobi. Grupları birbirinden değişmez özelliklerle ayırmaya götüren sınırları güçlendiren ve farklılıklar üzerinde kurgulanan özcü inançlar. homofobinin ırkçılık ve seksizmle bağlantıları içinde anlaşılabileceğini düşünmektedir. İnsanlar ya da gruplar arası hiyerarşinin doğal olduğuna. daha önemlisi. 16 . Bu nedenle "Eşcinsellerin özgürleşmesi heteroseksüelleri de özgürleştirecektir" sloganı. bazı grupların diğerlerinden adeta doğal olarak üstün olduğuna ilişkin inançlar -sosyal üstünlük yönelimisembolik faşizmi beslemektedir. Sonuç olarak söylenebilir ki. bilişsel yapılar vb. Genel olarak "sağ" olarak nitelendirilebilecek dünya görüşlerinin. katı. önyargılar ve kalıp yargılar özellikle eşcinsellerin. İnsanların farklılıkları algılaması ve temsil etmesi. erkekliğin. genel olarak cinsiyetçilikle. otoriterlikle. Bütün bu sosyal psikolojik süreçler eşcinsellere karşı ayrımcılığı anlamamıza yol açmaktadır fakat en az bu kadar önemli bir başka gerçekliğe daha dikkatimizi yöneltmektedir. Heteroseksüellikten farklı cinsel yönelimlere sahip insanlara karşı şiddet. belirli bir sosyo-kültürel bağlam içinde oluşmaktadır. dolayısıyla gruplar arası ilişkilerin oluşmasında önemli bir başka süreç de. Eşcinsellerin içinde yaşadıkları toplumlarda karşılaştıkları ayrımcılık. Homofobi bu anlamda seksizmin önemli bir silahıdır. cinsel kimliklerini gizlemeden görünür olmayı daha çok tercih etmeleriyle neredeyse doğru orantılı olarak giderek artmakta ve sadece eşcinsellerin değil. adil ve özgür bir yaşamı savunan herkesin sorunu haline gelmektedir.) süreçlerin de etkilediği. Eşcinselliğe ve eşcinsellere yönelik ayrımcılık ve şiddet konusu bütün önyargı ve ayrımcılılık türleriyle ortak ve farklı yönleriyle ele alınmalıdır. Eşcinsellere karşı önyargı ve tutum konuları 1970'li yıllarda sosyal bilimler ve özellikle psikoloji içinde araştırmacılar tarafından ele alınmaya başlanmıştır. Öte yandan pek çok ampirik çalışmanın bulguları. aynı zamanda ayrımcılık yapan grubun üyelerinin tek tek kendilerinin ya da grubun kimliğini inşa etme sürecinde kendi özlerine dair kalıcı inançları da aynı tür ayrımcılığı besleyebilir. kurumlar ve sosyal geleneklerle ilişkili olarak ele alınması gereken politik bir alanda oluşan. ayrımcılığı besleyen değerlere daha yakın olduğunu bilsek de. benlik algısı. eşcinsellerin bir dış grup olarak kavramsallaştırılması sonucunda oluşan ve belirli stereotiplerin eşlik ettiği bir gruplar arası ilişki ideolojisi olarak görülebilir. ideolojilerin kutsamasıyla. önyargı ve negatif stereotiplerin. Kültürel ve bireysel koşullar ve süreçlere dayalı bütün köklerine rağmen pek çok sosyal psikolog. sistemin meşrulaştırılmasıyla yani kısacası özgürlük ve adil bir hayatın önündeki her türlü zihniyete dair engelleyici zihniyet yapılarıyla doğrudan ilişkilidir. ayrımlaşmayı kutsayan ideolojilerin geleneksel değerlerle beslenen yeni bir tür "muhafazakarlık" olduğunu öngörmemize yol açmaktadır. Oysa bugün homofobi kişisel bir korku ve irrasyonel bir inanç olmanın çok ötesinde kültür ve anlam sistemleriyle. tutum ve davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Yani heteroseksüel olmak eşcinsel olmak kadar önemli ve öz'e dair bir özellik haline gelir ve egemenlik ilişkisi bu öz etrafında kurulur. daha bireysel (kişilik. Bir grubun özüne dair inançlar taşıma. önyargılı kişilik. sadece eşcinsellerin özgür ve mutlu bir dünya çabasını vurguladığı için değil. homofobik ideoloji kendiliğinden kişisel bir özellik olarak değil.

İnsan Hakları Bildirgesi'nin birinci maddesi. Ancak. karşı cinsten biriyle evlenip çoluk çocuğa karışmamız. Bence eşcinsel hareket ile feminist hareket insan hakları kavramının imkanlarını keşfederek. pek çok kişi hak ihlalcisi olabilir. İnsan türü. işten değildir ve o hikayenin içine girmenin bir "hak ihlali" olduğuna ilişkin hiçbir belirti de yoktur. bu kapasitelerin gerçekleşebilmesi için de belirli koşullarda yaşamaya hakkımız vardır. yeniden müzakere edilmesi ihtiyacı. eleştirilir. sınırsız hazdan vazgeçmek üzerine kurulmuştur!). Zorunlu heteroseksüellik. içine sığmamız ve orada kalmamız istenen kalıpların en önemli bileşenlerinden biridir. Özgür olmak. Eşcinsel olmayan (yahut bunu fark etmeyen. bu ortama "hayır" diyebilmem. insan hakları kavramı salt ihlallerle ilişkili değildir. Kadınlar ve eşcinseller açısından insan haklarının her birinin yeniden değerlendirilmesi. Heteroseksüellere De Yöneliktir Aksu Bora İnsan hakları.aile üyeleri başta olmak üzere. onur ve haklar bakımından eşit. hele cinsel yönelimden söz etmekteysek. hatta belki de kalıbı kırmam..Zorunlu Heteroseksüellik Bir İnsan Hakkı İhlalidir Yalnızca Eşcinsellere Değil. bazı kapasitelere sahibizdir. yani tek ihlalci." Yani biz. İster erkek olalım ister kadın. böyle bir asgarinin pek hafife alınamayacağını insana öğretir. devlet (yani kamu görevlileri) değildir. "yapmama" kadar "destekleme". her bir insan tekinin bedeniyle. canım ne isterse onu yapmak değil ama tarihsel ve kültürel bir ortamın ürünü olan benim. heteroseksüellerin de sorunu olduğunun kabulü. "güçlendirme" ayağı da vardır.. bundandır. Cinsel yönelim konusunun bireysel bir hak meselesi olmanın ötesinde. Aile meclisi kız kardeşimi öldürmeme karar verdiğinde bunu reddetmem mesela. örselenmesi anlamına geldiğinin görülmesi ile ilgilidir. Türk. insan hakkı ihlallerinin yalnızca devlet (ve kamu görevlileri) tarafından gerçekleştirilebileceği. özel alanın "doğanın yasaları"na göre düzenlenmesine itirazlarını yükselten feministlerin açtığı yoldan ilerlerken. ona göre biçimlenmem beklenen kalıba sığmamam. birbirini destekleyip g ü ç l e n d i r d i ğ i n i anlamadığı için.. tekeşli heteroseksüel ilişkinin nasıl sımsıkı bir kuşatma.. bu ihlaller arasındaki bağlantıları da görmek kolaylaşır. nasıl bir örseleme olduğu daha iyi anlaşılır (bunu Freud söylemişti vaktiyle: Uygarlık. ateist.bastırabilen) bir bireyin kendini bu "doğal akışa" bırakması. akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşçe hareket etmekle yükümlüdürler. hazla. bu iktidar ile devletinkinin nasıl iç içe olduğunu. erkek doğurana kadar doğurmaya devam etmek zorunda kalmayı bir insan hakkı ihlali olarak tanımlayabilelim diye. cinsellikle ilişki potansiyelleri düşünüldüğünde. Bedensel dokunulmazlık hakkı.. onur ve haklar bakımından eşit doğmuşlardır. Bu yüzden gayet tuhaf bir ifade olan "kadının insan haklan" kavramına ihtiyaç duyuyoruz. insan türü olarak. zorunlu heteroseksüelliğin insanın "yapabilirlikleri"ne bir saldırı. bu "doğallık"tır. radikal ve güçlü bir açılım kazanabilirhazdan vazgeçmeden kurulabilecek bir uygarlık nasıl olurdu? 17 17 . bunların budanması. Kamusal alan/özel alan ayrımının kendisini bir siyasal mesele haline getirdiğimizde. bu anlamda özgürlük imkanına sahiptir. başkalarının bedeniyle. taşmam. bu hakların gerekçesini berraklıkla ortaya koyar: "Bütün insanlar özgür. yaygınlığı ve şiddetini görmediği. beden politikaları ile bağını kurarak. erkek iktidarının gücü. bize bir "asgari"yi işaret ediyor gibi görünür: Güvenlik ve varlığını sürdürme haklarına.yani "dokunmama". "doğa"nın bir emri olarak görülür. bizi biçimlendiren tarihsel ve kültürel ortamın belki de ana örüntüsü. değiştirilemez. Bu dünyada eşcinsel olarak yaşamak. Yani. Bu nedenle.. İçine doğduğumuz. bu ikisi arasındaki süreklilikler daha açık hale gelir: Cinsel taciz ve tecavüzün bir disiplin yöntemi olarak kullanılması gibi süreklilikler. yani tartışılmaz. "Hak" ve "adalet" kavramlarının daha çok kamusal alanla ilişkilendirilmesine. Şunu da hatırlamalıyız ki. Özgür. toplumsal ve politik bir konu olarak tanımlanabilmesi de bence bununla ilgilidir. zorunlu heteroseksüelliğin yalnızca eşcinsellerin değil (ki aslında neden onların sorunu olsun?!). bireylerin birbirlerine yaptıklarının olsa olsa "suç" sayılabileceği yolundaki tez. bizi biçimlendiren. eşcinseller için de insan hakkı ihlali yalnızca devletin birey ile ilişkisinde ortaya çıkmaz. direnebilmem anlamına gelir. ister yoksul olalım ister zengin. Tıpkı kadınlar için olduğu gibi. hâlâ temel önemdedir. Yani. Bedensel dokunulmazlık hakları dediğimizde "namus" meselesini de görebilelim.

18 Erinç Seymen cins(iyet)e ihanet dönüştürür ve propaganda yoluyla istismar eder. yine de bireyler.. icat edilmiş insan tiplerini doğrularcasına stereotipik bireyler ortaya çıkar. toplumda "eşcinsellik" bir cinsel kategori olmanın ötesinde bir yaşam tarzını çağrıştırır. düzenin korunması adına her biriyle teker teker "uğraşılmasını" gerektirmeyecek şekilde geniş kategoriler içinde gruplanmalıdır: iktidarın perspektifinden bakıldığında toplum. yaşı. yaşayan insanlardan çok birer görüngü gibi algılanırlar.(l) iktidara düşense bu tipleri kendi lehine (ama aslında onların refahı için) gereçsel leştirmek. ancak eşcinsel bireyin yaşamındaki tek belirleyici öğenin cinsel kimliği olduğu farz edilir ve biyografisi cinsel kimliğinden ibaret bir varlık olarak yazılır. ideolojiler. burada tıpkı hedef kitlesini belirleyen bir reklamcı gibi düşünmeliyiz: tipler (örneğin maden işçileri. kopyalamalar bazen o kadar başarılı olur ki. bir "tipler tiyatrosu" olarak görünür. yaşamı ne denli başarı öyküleriyle süslenmiş olursa olsun o. çoğu birey. dinsel örgütlenmeler ve tüm diğer üst kurumlar) toplumun yönetimi için nüfus sayımının yeterli olmadığını gayet iyi bilirler. "eşcinsel" tarihaşırı bir insan tipidir. ancak "tipleri" toplumun kendisi icat eder. bu kendini benzer kılma işlemi. eşcinseller.nin toplamından biraz daha fazlasıdır. cinsel pratik) indirgenmesiyle oluşturulur. şüphesiz ki cinsel kimlik herkesin yaşamındaki birincil belirleyicilerden biridir. onlar adına toplumsal misyonlar seçmek ve hatta işine gelmediği zaman onlara karşı tedbir almaktır. herkes eşcinsellerin ne olduğunu bilir. iktidar ve toplumu da yaşadığı sürece az ya da çok değişen özneyi tanıma zahmetinden kurtarır. elbette ki özne cinsiyeti. mesleği vs. ete kemiğe bürünmüş stereotip olarak mumyalanır. stratejik yönetim aygıtlarına . iktidar odakları da bunları alıp mutlaklaştırır.(2) bu noktada toplumun icat ettiği ve kodladığı tipler iktidarın zayıf hedefleri haline gelir. kendi kendini bu tip modellerine uygun şekilde yontar. bireyi özgün bir kimlik inşa etme yükünden ve hiç bitmeyecek içsel keşiflerden. bireylerin ve kitlelerin amaçlanan toplum düzenine uyarlanabilmeleri ve bu düzen içinde arzulanan biçimde işlerlik kazanabilmeleri için sınıflandırılmaları. toplumun onu "onun adına" tarif etmesine ve böylece iktidar tarafından konumlandırılmaya elverişli bir form almasına karşı direnmek şöyle dursun.) bireylerin diğerlerine göre daha çok önem atfedilen niteliklerine (örneğin meslek. ahlaki dogmalar türetir. ailevi rol. denetlemek. toplum normlar. "aramızda" gezinip iktidar kategorilere ihtiyaç duyar. tipler tiyatrosundaki trajik figürdür. kategorilere bölünmeleri. o hep ne olduysa yine o olarak kalacaktır. arşivlenmeleri gerekir.. yan yana gelmeyi seçmiş insanlardan çok. eşcinseller değişmeyen imgelerine o kadar mahkumdur ki. anneler. iktidar sahipleri ve düzen kurucular (devlet.

hemcinsler arasındaki ilişkilerin de yaygın kadın-erkek ilişkisi modelinin dinamiklerine sahip olduğu varsayımıyla partnerlerden birinin diğerini her anlamda domine ettiği sonucu çıkarılır.durmalarına alışılmış hayaletler. yaşamın amacı ve bireyin hazzı araması gereken düzlem budur. ne anne ne de baba çocuğu kolay kolay terk etmeyeceğine göre aile yapısının çözülmesi nispeten zordur. aşiret ya da devlet. jargondaki sıradan bir sözcük iken küresel ölçekte neredeyse bütün dillerde kabul gören "gay" terimi. maddeleşmiş fantazmaları anımsatırlar. o halde kadınlararası cinsellik konudışıdır. eşcinsellik her ne kadar cinsel sapkınlık değerlendirmesiyle ötekileştirilse de.dozu kaçmış bir neşe erkeğin itibarını düşürür. bu durumda eşcinsel erkek yalnızca kadınlardan değil iktidardan da vazgeçmiştir: "neşeli erkek" belli ki artık mütehakkim değildir. eşcinseller kötücül ikonlar olarak iktidar için gayet faydalıdırlar. bu nedenle yaşam öykülerinin halk arasında -tıpkı fabllar gibi. ne öteki ne beriki tarafta yer almayı becerebilmiştir. ortada bir phallus olmaksızın cinselliğin yaşanamayacağına dair yaygın inanç nedeniyle tam bir muammadır. biseksüalite ise eşcinselliğin tersine doğal bir eğilim değil de. iktidar bir anlamda. kabile.(5) erkek egemen dünyada tarih boyunca eşcinsel erkekler inceleme ve seyir nesnesi olarak eşcinsel kadınlara kıyasla daha çok ilgi gördü. bir erkeğinse "gerçek bir erkek" gibi kadınları arzulamaması onu bir karikatüre dönüştürür ve kadının "seviyesine" indirir. yığınlar halindeyken teker teker olduklarından daha kolay kontrol altında tutulurlar. insanların cinsel yönelimleri genelde iki kategoriye ayrılarak ele alınır: heteroseksüalite ve homoseksüalite. ikincilliği. güçsüzlüğü. hatta kimilerince ciddiye bile alınmaz: phallus yoksa haz da yoktur. her ne kadar mevcudiyetlerinden yakınıp dursa da. bir rönesans tablosundaki eşcinsel ne ise sokakta karşılaşılan eşcinsel de sanki odur. haz ilkesini reddeden ve cinselliğin yalnızca üremeye yönelik bir biyolojik faaliyet olması gerektiğini savunan Ortodoks bilim adamı ise her hangi doyuma ulaşım yöntemine sapkınlık tanısını koyar. nasıl olup da ortaya çıktıklarına akıl sır erdirilemeyen. eril güç erkeğin kadınlar ve diğer erkekler üzerinde kurduğu tahakkümle ölçülür. her şey aile içindir.(3) iktidar işte tam da bu haz ilkesini dışlayan tezi benimseyerek toplumu yönlendirir: kadınlar ve erkekler zamanı geldiğinde aile kurmalı ve çocuk sahibi olmalıdır. muhtaçlığı itibariyle zaten garip ve açması bir yaratıktır. iktidar (gelin artık şunun adını koyalım: devlet) insan cinselliğinin haritalanması ve farklı cinsel pratiklerin çözümlenmesiyle falan ilgilenmez. aynı anlayış çevresinde eşlerden birinin daha kadınsı ötekinin de daha erkeksi olması beklenir. kaldı ki kadın eşcinselliği. edilgenliği. (6) burada bir çelişki söz konusu değil: eşlerden ikisi de karşı cinse özenir. eşcinsellik sık sık bireyin "karşı cinse dönüşme" idealiyle açıklanmaya çalışılır. keza bu dualist ayrım kendi "normallik" ve "anormallik" öğretilerini oluşturmakta da yetersiz kalır. eşcinsellik halk arasında ve tıpta erkek eşcinselliği üzerinden açıklanmaya çalışıldı. neşenin ölçüsüz bir şekilde ortaya konması ancak kadınlar için caizdir. örneğin heteroseksüel birey iflah olmaz bir sodomist olarak yaşamını sürdürebilir.(4) eşcinsel birey bilindik anlamda bir aile kurmaya ve çocuk sahibi olmaya açıkça uygun görülmediği için düşman ilan edilir. çiftlerin çocuk sahibi olmaları önemlidir. biseksüel birey "kronik kararsızdır". ikisi de uzakta ve gerçek dışıdır. bu nedenle aile kurumu devlet tarafından tekrar tekrar yüceltilir. bu nedenle erkek eşcinselliği yalnızca güç ilişkileri dahilinde değil cinsel anlamda da edilgenlikle özdeşleştirilir. eğilimlerden birinin diğerine baskın gelemediği bir cinsel kimlik kimlik kargaşası olarak değerlendirildiği için pek tartışma konusu edilmez. neşe dişil bir duygulanım olarak kabul edilir.kulaktan kulağa anlatılması kamusal anlağın sağlamlaştırmasına katkıda bulunacaktır. zira eşcinselin yaşamı öğreticidir. aynı zamanda sürdürdüğü "tuhaf" yaşam pratiğiyle bir toplum karşıtıdır. olsa olsa bir geçiş sürecindedir. zaten tanrı ve doğa da bizden bunu talep eder. başka toplumsallaşma alternatifleri (örneğin komünler) kendi inisiyatiflerini ve kolektif yaşam metodolojilerini yaratarak bağımsızlaşma tehdidi taşıdıkları için aile nihai ortaklık modeli olarak gösterilir: her şey ailede başlar ve ailede biter. kadın ona maledilen niteliklerle. çiftlerin ortak yaşamlarını ancak eşlerden birinin üstünlük sağlayarak diğerini egemenliği altına almasıyla sürdürebileceği dogmasından kaynaklanır. her daim gücünü gözle görülür biçimde sergilemekle ilgilenmelidir.eşcinsel erkek zararsızdır. ancak güç dengesinin korunması 19 . öyleyse cinsel açıdan tam olarak sağlıklı birey "üreyen bireydir". evrimini tamamlayarak heteroseksüelliğe ya da homoseksüelliğe ulaşacaktır. eşcinsel erkeğe dair stereotipik imgeyi pek güzel sembolize eder. halkların şurasına burasına belli sayılarda serpiştirilmiş mitolojik yaratıklara benzerler. heteroseksüel birey hazza ulaşmak için penetrasyona başvurmaksızın (örneğin sado-mazohist pratikler dahilinde) sayısız yol seçebilir. onu ilgilendiren kişilerin sistem içindeki rollerini nasıl oynadığı ve cinselliklerinin bu rolleri nasıl etkilediğidir. her hangi hiyerarşik sistemde sıkı bağlarla bütünleştirilmiş bireyler. genel kanıya göre eşcinsel erkek olsa olsa ereksiyon yeteneğini kaybettiği için kadınlara yönelmeyi bırakmıştır. temelde hemcinse yönelimin bir patoloji. dolayısıyla bir despot gibi ciddi görünerek korku uyandırmalıdır. bu önyargı şüphesiz ki. ne kadar önlem alırsa alsın toplumun fire verebileceğini kabul eder ve ibretler aracılığıyla çoğunluğu etkisi altında tutmaya çabalar. her toplumsal yapıda olduğu gibi burada da bir yöneten (erkek) ve bir yönetilen (kadın) olmalıdır. toplumun eğitilmesi uğruna birkaçının insan içine karışıp boy göstermesine destek bile verilir. ancak bu ayrım ne davranışbilimsel ne de kültürel anlamda bireylerin cinsel kimlikleri ve cinsel pratikleri hakkında pek bir şey söylemez. toplumda erkek güç ve iktidar sahibidir. o sadece bencil zevklerinin peşinden koşan bir bireyci değil. karşı cinse yönelimin ise sağlık belirtisi olduğu varsayılsa bile. erkek insanları dize getirmeye çalıştığı sürece gülünç olmaktan kurtulabilir. aile yapısında erimesi bireyin yönetilmesini kolaylaştırır.

dişil ve eril davranış normları kültürel olduğu halde. büyük oranda ise toplum tarafından yönlendirilirler. burada büyük bir ikiyüzlülükle karşılaşıyoruz: insanlık ne kadının ve erkeğin "aslında olduğu şeye" dair tezlere. düzcinsellerin anti-tezi gibi normalleştirilirler. ancak. 20 iktidar için. erkek erkekliğini yalnızca toplumun belirlediği koordinatlar dahilinde kanıtlayabilir. dişilik ve erillik.tıpkı heteroseksüellik ve homoseksüellik gibi. ancak. bir bütün olarak birbirlerine eşitlenemezler. kanunlar yazdı ve kendini bunlara tabi kıldı. lezbiyen ve gey araştırmalarının çoğalması ve çeşitlenmesiyle sözcüğün anlamı genişledi. normal kadın ve erkek rollerinin aktörü olarak pekala rahatlıkla yaşayabilir. birey doğumundan ölümüne kadar kendi davranış ve görünüm gramerini oluşturmadan. o yüzdendir ki atipik bireyler sağlıklı bir organizmadaki kanserli hücreler gibi gözükürler. dolayısıyla queer'ın net bir tanımı yoktur. norm-al kadın ve erkeklerle korur. davranışları. yani insan yapımıdır ve sonsuz farklı şekil alabilir. bu tür bir rasyonalite bireye inanmaz. insan en başından beri. erkeksi kadınlar ve kadınsı erkekler tedavi olmak üzere kliniği boylarlar. birey karşı cinse "özgü" jestlerde bulunduğunda hasta olarak yaftalanır. queer'ın ingilizcde tuhaf. çünkü bireyler ne kadar normalleştirilse de istisnalar ortaya çıkar ve kendilerini var etmenin bir yolunu bulurlar. bir kimliksizlik (nonidentity) ve nötrlük durumu da değildir. credo quia absürdüm. bu anlamda queer bir kategori değil. bugün uygarlık. ne de herkesin eşit hak ve özgürlüklere sahibolduğu demokratik toplumsal düzene uygun olarak yaşamaktadır. kendi kendini teorize eder ve yalnızca kendini temsil eder. bireyin cinselliğinin referansları da yine onun kendisinde aranmalıdır. toplumun kendisinin bile acayipliklerine terk ettiği bu bireyler sosyolojik fenomenler olmak dışında yokturlar. doğadaki diğer hayvanlara dair gözlemlerden hareketle kadının ve erkeğin profilini çıkarmak hatalı değilse bile eksiktir. yani toplumsallaştığı andan itibaren kurallar. içinde yaşadıkları toplumun ürünüdürler. queer majör kimlik (identity) temel alınarak oluşturulmuş birer karşıt kimlik (contra-identity) değildir. bu sayede ne kendi başınıza ne de toplumun başına dert açmış olursunuz. uygarlık yapaydır.adına bir taraf diğerine oranla karşı cinse daha çok benzemeye başlar. queer ise temsillerin değişmezliğini ve doğruluğunu bozar. ne o ne de budur. anormalliklerinin evrensel bir profili çizilir ve her eşcinsel birey bu profilde karakterize edilmeye çalışılır. kendi içkin nitelikleri dışında temsil edilmesi mümkün olmayandır. ulusların (ya da konu çerçevesinde erkeklerin) iktidar sahibi olmalarını kolaylaştıran bir gerece dönüşmüştür. sözkonusu olan. kategorileri kesinleştirmek ve damıtmaktan hoşlanan rasyonalitenin kararsızlığa. sözde pozitivist diyorum çünkü kadın ve erkek psikanaliz ve darvvin'den önce de aşağı yukarı bugünkü tanımlanıyordu.olabildiğince tezat tarif edildiği için kadın ve erkek birbirlerine yabancılaşarak yaşar. oysa kadınlar ve erkekler doğanın değil. herkesin eşit gibi gözüktüğü ama aslında önceliklerin ve iktidarın daha baştan tartışmasız erkeklere hediye edildiği bir düzenek içinde toplumsal roller biçilir. bireyler ortak kimlik bileşenlerine sahip olsalar da. "queer" tıpkı lezbiyen ve gey gibi eşcinsel jargonuna ait bir terimdi. queer her ne kadar eşcinsel terminolojisine eklenmişse de doğrudan bir cinsel pratiğe gönderme yapmaz. dolayısıyla kadınlığın ve erkekliğin kriterleri doğal değil kültüreldir. doğada verilen yaşamkalım savaşı değil uygarlık sahnesinde sergilenen performanstır. bireyin istekleri toplumun beklentileriyle örtüşmemektedir. eşcinseller aslında sabitlenmiş imgelerinde. yalnızca ayrıcalıkları adaletsizce dağıtan bir sömürü sistemi yaratmıştır. bireyler temsillerin uzantılarıdır. kişi kendileştiği (yani stereotipleşmediği) ölçüde tuhaflasın her birey ancak tek tek etüd edilerek tanınabiliyorsa. zira kadının ve erkeğin doğası sözde pozitivist bir yaklaşımla teorize edildi ve yasalaştırıldı. eğer kategoriyle uyuşmuyorsa birey değişmelidir.(7) toplum kararlı ve matematiksel kesinliklerle planlanmış yapısını karı/kocalar. . acayip gibi anlamlarda kullanıldığını göz önünde bulundurursak sözcüğün bu potansiyele ulaşmış olması şaşırtıcı değil. zira sistem temsil edilebilenler için vardır. ve diğer normal vatandaşlar nasıl yapıyorsa siz de öyle davranır ve görünürsünüz. bizi "yasasızlığın tehlikelilerinden" koruyup mutlu kılma vaadi boşa çıkmış. ancak. queer özne ayrıksı ve otantik bir yapıdır. bu formüllere paralel biçimde statüler belirlenir. kadın kadınlığını. anne/babalar. queer onu çevreleyen sosyal örgüyle uyuşmazlık gösteren ya da gösterebilen bireydir. ona göre adeta temsiller bireylerin değil. oysa ki davranışsal bağlamda karşı cinsle benzeşim bir kültürel çatışma sorunudur. sınıfların. queer toplumsal gerçekliğin kıyısındaki gri alanların sakinidir. majörle (x) özdeşleşimin negatifi alınarak (-x) oluşturulmaz.öznenin biricikliğinin ve kendiliğinin savunuşudur. istatistiksel bağlamda yüzde 99'luk dilime karşı yüzde 1 'lik "ve diğerleri" payında yer alır.bilakis bireyaşırı tanımlamalara direnmenin ifadesidir. belirsizliğe tahammülü yoktur. normalleşmemiş her birey queerdır ve queer çalışmalarının ilgi alanına girebilir. eşcinsellerle beraber birçok başka minör grubu kapsayabilme potansiyeline ulaştı. tabloyu bozan bir şeyler hep vardır. hastalık bireyin istemediği bir duruma işaret eder. uygar kadın ve uygar erkek de düpedüz ilkel kadın ve ilkel erkek gibi eşitsizlikleri üzerinden formüle edilir. biçemi ve yaşam pratikleriyle normların reddini imler. birey bu profile uyduğu ölçüde ona rezerve edilmiş sahada normalleşir. kısmen içgüdüleri. tabular. bireyin başta cinselliği olmak üzere görünümü. normal bir toplumsal sistem ancak normal bireyler tarafından işletilebilir.

zekice manevralar ve ajitasyon kendi keşif menzillerinde yeteneğiyle ırkçılığı körükledi ve bir ideoloji olarak ulusallaştırdı. aynı şekilde farklı cinsel eğilimleri katışıksız sınıflandırmalara maruz bırakarak. normları ihlal etmeye son dostları. eşsiz bir varlık olduğuna inanıyorsak. cinsel yönelimlerinin halen 2 anti-semitizmi hitler icad etmedi. kan bağını ele alalım. menfaat gözetiminin en başında derece yatkındır. yırtıcılığıyla. biseksüel ise şüphe uyandırıcı bir melezdir. benzemezlerin teşkil ettiği öbektir. ulusal mitlerin hemen hepsi "aynı soydan gelenlerin" kahramanlık kendi isteklerine sadık hikayeleriyle başlar. yaşamının kökeni bilincinin ulusal yayılımı ırkçılığın konusunda bir fikir veriyor. hemşehrileri. karmaşık göstergeler ve her çeşit kendiliğindenlikle barışıktır. kan bağı bilinci dindaşlık bilincini de geride bırakabilir. o. henüz cinsiyet 1 örneğin iktidar açısından eşcinsel bir maden işçisinin bu iki "belirgin" özelliğinden biri kodlarının kesinleşmediği. toplumsal işbirliği ancak bireylerin birbirilerini yüz yüze ve dolaysız olarak tanıması yoluyla adil ve verimli kılınabilir. onu bireyin akrabaları. her sonra. queer varsayımlara alerjiktir: eğer her bireyin kendi yaşam pratikleri içinde incelenmeyi hakeden. dönemin. nitekim heteroseksüelhomoseksüel kutuplaşması fanatizm üretmekte. tıpkı heteroseksüel cinsel eğilimlerini kavradıktan gibi homoseksüel birey de cinsel yönelimini övünç kaynağı birey ("gay pride") haline getirerek misilleme yapma ihtiyacı duyar. çünkü birey sisteme bakımdan özgürlük savaşının uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. ancak bu sayede temsiliyetlerden kurtulup kendimizi gerçekleştirebiliriz. zira tarih aynı alışkanlıktan püskürtmeye ve dini benimsemiş uluslar arasındaki savaşların örnekleriyle doludur. 155. aile kavramının soyutlanarak ulusçu ideolojiyi nasıl beslediği. melezlikler. kadınlık ve erkekliğin neleri 5 biseksüellerin kimi eşcinseller tarafından "hainler" gibi görülmesi gerektirdiğini öğrendikten. zaten yahudi soykırımı alman halkının işbirliği ve isteği olmaksızın olduğu protoseksüel gerçekleştirilemezdi. o halde etik açıdan doğru olan bireylere ait verileri genelleştirmemektir. paragraf. bırakır ve yalnızca hayatını 6 belki de bu nedenle transeksüellik eşcinselliğin kristalize olmuş kolaylaştırmanın yollarını hali ve madden gerçekleşmesi biçiminde algılanır. soyağacı çıkarmaya çalışan öğretiler de ayırımcıdır. kan bağı menfaat sıralamasını kökten değiştirir: öncelik ailededir. yetişkinlik birçok addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur. el ele dolaştığında önem greve gittiğinde. bireyin aynı ulus içinde yaşasa dahi. isyan etmeyi bir yana iki taraf da saflaşmanın peşindedir. çünkü her bireyin cinsel pratiği zaten biricik ve farklıdır. herkesin kendi rotasında tuhaflaşarak birbirini sevmesi olmalı. diğeri sokakta sevgilisiyle kazanacaktır. hedef. gerilemesi anlamına gelir. 21 . o yüzden de iktidar odaklarının birey üzerindeki denetimini zayıflatır.ailede edindiği kan bağıuç sınırı ulustur. queer kavramına 3 aynı ortodoks bilim adamı rahatlıkla şu sonuca varabilir: tarih boyunca üreme yeteneği olduğu halde çocuk sahibi olmamış ya en yakın durumlardan biri da en azından çocuk sahibi olmayı istememiş her birey patolojikti. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması 'hastalığa deva' gibi görülür. bireyin. aramaya. zamanla evlatlarını gözlerini kırpmadan öldürdüğünde görülebilir. bireylerin cinselliklerinin de biricik ve öngörülemez olduğu sonucuna varırız. kendisine dayatılan tüm farklı ırklara karşı düşmanlık geliştirebilmesi bunun kanıtıdır.kadınların ve erkeklerin "ne olduğuna" dair yazılmış her öğreti kaçınılmaz olarak cinsiyetçidir." unabomber manifesto. eğer özgürleşmek istiyorsak toplumu kategorilere ve sınıflara değil. queer varoluş merkeze göre pozisyon almamanın mücadelesidir. bana kalırsa -ne kadar liberter olursa olsun. bu muhafazakarların ünlü totolojik savunusunu hatırlayalım: "herkes eşcinsel olsaydı insan soyu nasıl devam edecekti?" dönemde çocuk henüz 4 biraz daha ileri giderek. "vatan evlatları" bir komut üzerine başka vatan kalmaya çabalar. queer kavramı muğlaklıklar. çocukların. soydaşları ve son olarak ait olduğu ulus izler. geriye yalnızca bireyler kalana dek bölerek parçalamalıyız. pek de şaşırtıcı değil bana kalırsa. adapte olmaya 7 unabomber şöyle bir saptama yapar: "toplumumuz sisteme uymayan herhangi düşünce ya da davranış şeklini 'hastalık' olarak başlar. tanımı tamamlanmadığı ölçüde gücünü koruyan bu kavram bireye dair hep daha fazla veri edinme ilkesinden beslenir. bu yüzden bireyin mutlakçı ve otoriter sistemlere karşı mücadelesinde son derece etkili bir silah olabilir. ötekini yadsımanın ilk önce ailede eğitimden geçmemiş haliyle öğrenildiğini ileri süreceğim. alman halkında zaten var olan yahudi düşmanlığını "keşfetti".kategori dışı bireylerin. olduğunu iddia ediyorum.

.

Bazıları intihar bile edebiliyordu. Farklı iş alanlarında çalışan üyeler işlerini düzenli olarak sürdürüyordu. bize başvurduktan ve destek aldıktan sonra cinsel kimliklerini ailesine açıkladı. ortalama iki kardeşleri vardı. kendi kimliklerini tek başlarına yalıtılmış ve zor yaşadıklarını öğrendik. Bu gizlilik özellikle doğal destek grupları olan en yakınları olması beklenen ailelerine karşı oluyor. Kendi cinsinden bir eş ile yaşayanlar ise sadece iki kişiydi. "normal olması için" psikiyatrlara. Bir grup aile -ki bu grup çocukları ile yakın ilişkide olan. Niye Destek Aradılar? Takdim edilenler. aileden daha anlayışlı olan amca. diğerleri erkek idi. kısaca bir ana baba olarak ne yapabilirim" sorusunu soruyordu. orijinal aileleri ile. Ailelerine kendilerini sahte bir kimlikle tanıtmanın yükünü yıllarca taşıyorlardı. Cinsel Öykü Görüştüğümüz GL kişilerin kendi cinsel yönelimlerini erken yaşlarda. onları disipline sokmak için genel olarak şiddet kullanamayan ailelerdiçocuklarına karşı üzüntülerini ya da depresyonlarını bir silah gibi kullanabiliyorlardı. anne veya kız kardeş gibi. doğru olmayan olumsuz bilgileri veya beklentileri vardı. Ailelerde sıklıkla ilk öğrenen kişi. ikisi boşanmış olan altı kişi de evlenmişti. Gördüğümüz üç kişiden birinin ailesi çocuklarının cinsel kimliğini bilmiyordu. dayı. teyze gibi bir kişi daha eşlik edenler grubuna geliyordu. Bu yazıda. Çevreye nasıl anlatırım. Bazen. Görüşülen kişiler en sık yirmili yaşlarında olmak üzere. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği'ne başvuran bir grup eşcinsel kişinin özellikleri ve onlarla çalışma modeli aktarılacaktır. İlk öğrendiklerinde çocuklarını yakından tanımaya hazır olan aile üyesi çok azdı. Genelde bir terbiye yöntemi olarak şiddet kullanabilen bir diğer grup aile dövüyor. Bu zorunlu cinsel deneyim ailenin beklediği amaca hizmet etmiyor. psikologlara koşuyor. 16 kişi lezbiyen. Bu kişiler aileye konuyu benimsemekte yardımcı olan ve sözü geçen bir kişi oluyordu. Babalar genel olarak bir başka aile üyesi eşliğinde geliyordu. bir kadın üye olmuştu. okula yollamamakla tehdit ediyor. heteroseksüellerden farklı olarak GLB1 ler kendilerini kabul etme ve açığa çıkma sürecinde kendi istekleri veya ailelerinin baskıları ile destek ararlar. çocuğu nasıl korurum. Cinsel Kimlik ve Aile Ailelerin konu ile ilgili bilgi sahibi olmasının uzun bir zaman aldığı anlaşıldı. tersine çok ağır bir deneyim olarak yaşanıyordu. Dahası. Çoğunluğu analı babalı büyümüştü. sıklıkla ergenlik öncesi veya ergenlik devresinde keşfettiği anlaşıldı. Cinsel yönelimler hakkında doğru bilgi sahibi olmadan. Türkiye'de yaşayan GLB'yi temsil edici özelliği yok. Bu grup bir büyük kentte bir üniversite kliniğine başvuranlar için bir örnek olarak kabul edilebilir. Benim deneyimlerim bir kliniğe ulaşan kişileri kapsamaktadır. 19992005 yılları arasında kliniğimizde görülen 76 kişi değerlendirmeye alındı. Aile onların "düzelmeleri". Altı kişi.Ayrıca. Çoğunluk bekardı. Cinsel kimliğini eşcinsel olarak ifade eden. Bize ulaşan her dört kişiden üçü lise ve yüksek okul mezunu. Lezbiyen babalarından kızlarına eşlik eden olmadı. göz açtırmıyordu. Aile öğrendiğinde onların da cinsel kimlik konusunda doğru bilgi sahibi olmadıklarını görüyoruz. grubun önemli bir bölümü (yüzde 40) halen öğrenci idi. Önemli bir bölümü hâlâ ana babaları. Bazı aileler oğullarının düzelmesi ve 'erkek olması' için onu bir aile dostu eşliğinde ücretli bir cinsel ilişkiye zorluyordu. Durumun değişmeyeceğini bilen daha sınırlı bir grup aile ise "Ben şimdi ne yapacağım. GLB kişilerin 23 . Aile gencin cinsel kimliğinin değişmesi için onu doktora. özellikle psikiyatra götürüyor ve gerçekçi olmayan beklentiler içine giriyordu. duygusal ve ekonomik açıdan onlara bağlı ve bağımlı olarak yaşamaktaydı. Yardım için başvurmayan veya farklı nedenlere ruhsal sorunlarla gelip kendilerini heteroseksüel kimlikle sunan GLB kişiler bu değerlendirmenin dışında kalmaktadır. yaşları 16-40 yaş aralığında değişiyordu. yardım arayan bir grup. Tedavi kurallarını ve mahremiyeti bozucu davranışlarda bulunuyorlardı.

Bir diğer geliş nedeni aile zoruyla veya aileyi ikna edebilmek içindir. evlenirsem geçer. Son adım. Benliğe yabancı eşcinsellik (egodistonik homoseksüel I i k): Ruhsal Hastalıklar Sınıflamalarından eşcinsellik 24 . utanılacak bir durumdayım. küçükken tecavüze uğradım o nedenle oldu. Toplumun tüm katmanlarından olabilirler. Cinsel kimliklerinin ortak olması dışında kişilikleri. Danışmanlık ve tedavi aşamalıdır. beklentileri. yayın organlarını kaynakları farklı organizasyonlar tanıtıyor. kimlik. Uzmanların ikilemi. Sık rastlanan hatalı düşünceler: Kimse beni sevmez. ailemi rezil ediyorum. Nasıl bir danışmanlık ve tedavi anlayışı? Eşcinsel kişiler tek tür özel bir grup değildir. ne olduğunu anlamak için zamana ihtiyacının olduğu. Bu kişilerin yüzde 67'si görüşmeleri sırasında profesyonellerin olumsuz bir yaklaşımıyla karşılaştığını bildirmiştir. açıklıkla. benim duygusal sürekli ilişkim olamaz. benim hiç ilişkim olmadı. Psikolojik bilgilendirme: Kültürel travmalar homofobik durumlarda da çok kıymetli bir destek aracı. kendine neyin yakın olduğunu tanıması için farklı deneyimler yaşamaları bir zorunluluk olabilir. çaresiz. Uygun durumlarda eşcinsel grupları. Uzmanlar Kim? Aileler gibi uzmanlar da genel homofobik anlayışın egemen olduğu bir toplumda yaşamaktadır. İkinci adım. kimlik karşılaştırması. deneyimleri ve yönelimi ne olursa olsun benim kendisini kabul ve değerlerimde bir fark olmayacaktır. kimlik kabulü. Çalışmalarımızda V. kabul etmek. İyi niyetli olanlar bile utangaç. Bu yazıda. Tabii ki aynı heteroseksüel kişiler cinsel yönelimlerinden bağımsız olarak farklı ruhsal hastalıklar ve sorunlarla da gelebilmektedir. Toplumda farklı yerlerde bu bilgiler doğru olarak iletilebilir. erotik ve duygu olarak açıklıkla bakabilmeli. doğru olmayan hatalı bilgilerini getirenlerde bu bilgilerin geçerliliği tartışılabiliyor. açılma sürecinde yaşadıkları zorluklardır. tanımak. kimlik gururu ve sonunda kimlik bütünleşmesi. Diğer yandan. kimlik toleransı. yalnız kalmaya mahkumum. Genel bilgilendirmeye yaşam devresine ve kişinin takdim ettiği soruna göre farklılıklar getirilebiliyor. Tedavide o kişinin özelliklerine göre uygun olan tedavi yöntemi seçilir. Kendini keşfetmesi için danışmanlık verilecek.. İlk adım. kişinin değerleri. Kendisinin farklı kompartımanlarını tanımak için zamanı olmalı. Bilgi daima aynı ama biçimi ve düzeyinde fark var. Herkes karşıt cinsel olarak kabul edilir.. yetersiz olarak yaşayabilirler. Yaşamları boyunca bir den fazla başarılı ilişkiler olabilir ve bu farklı devrelerde farklı cinsiyetlerle olabilir. Kendi sosyal çevrelerinde heteroseksüel olmadığını bildikleri tanıdıkları olmayan ve nasıl davranıp konuşacaklarını bilemeyen kişilerdir. Homofobik toplumlarda GL bireylerin kendilerini sahte bir kimlikle takdimi beklenir. ailelerin cinsel kimlikler hakkında eğitim almamış ve konuyla ilgili bilgilerinin sınırlı ve yetersiz olmasıdır. cehenneme gideceğim. Temelde kişinin kendini kabule dayanan (gay affirmative) tedavi anlayışı benimsenerek kişinin kendini keşfetmesinin ve içselleştirdiği homofobi ile başa çıkma yolları araştırılır. cinsel yönelimleri nedeniyle yaşanan zorluklarla çalışma ilkeleri aktarılacaktır. Cass'ın (1979) kimlik basamakları formasyonu kullanmaktayız. Lambdaistanbul'un 2006 yılında yaptığı anket çalışmasına katılanların 178'i sağlık uzmanı veya psikologa başvurmuştur. Bu tür olumsuz düşüncelerin eşlik ettiği ağır kaygı bozuklukları veya depresyonlar ve intihar girişimi olabilir. Bu basamaklar kimlik şaşkınlığı. kuvvetli isem değişebilirim.ruh sağlığı kliniklerine başvuru zamanı ve sebebi farklı olabilir. Eşcinsel kimlik gelişimi karşıtcinsel kimlik gelişiminden farklı olarak kendi kimliklerini kabul etmek için farklı bir süreçten geçer. o halde değişebilirim. GL kimlik gelişimini açıklayan farklı yazarlar var. ilişkileri geniş bir yelpaze içinde değişir. En sık başvuru nedeni kendilerini anlamak. Hangi cinsel yönelime yakın.

kendileri fark etme yaşları ile bir kimseye açılma-paylaşma yaşları arasındaki uzun bir zaman geçiyordu. Bazen bizim cinsel kimlik konusunda bilgilendirmemizi "ama siz çok ilericisiniz. Lezbiyen başvuru hâlâ çok azdı. 15 günde bir yapılan bu gruplar sadece erkeklerden oluşuyordu. keyif alınca imajı değiştir gibi kaçınmayı cinsel isteği uyaran uyaranlardan uzaklaştırmaya yönelik önerilerimiz oluyordu. Kaos GL ve Lambda'nın kurulması bizi çok rahatlattı. Gelgit içinde yaşanır ve kabul edilmeden önce sıklıkla bir benliğe yabancı devreden geçerler. Bu konuda direnç gösterenlere bu bilginin farklı biçimlerde tekrar tekrar verilmesi sıklıkla gerekmektedir. Bir örnek olarak şunu aktarmak isterim. Ailelerin zorlayıcı. Arada tek tük adli vaka olarak yollananlar olurdu. Aralarında dayanışma destek sistemi geliştirdiler. Bir kez beraberlikten sonra kadın arkadaşından tiksinme ve kaçınma başlamıştı. bazılarında fiziksel şiddete varan baskıları ve değiştirmek için çabaları ve verilen bilgiyi reddetmeleri erkeklerin zorla ücretli ilişkiye bir aile yakını tarafından zorlamalarının öyküleri öğrenildi. Ama cinsellikleri ile ilgili zorluk yaşayan bazı eşcinseller kendilerini bu biçimde takdim edebilmektedir. Z a m a n içinde gelişmeler 80'lerde gelenlerde kendilerini reddetmek veya düzeltme ile ilgili talepler çok netti. Gruplarda biz onların öykülerini. kadınlardan iğrenme ve kaçınma davranışlarına ve genelde cinsel isteksizliğe neden oluyordu. Bir bölümü durumun değişmeyeceğinin farkında idi. Özellikle önergenlik ve ergenlik devresini çok yalnız ve korku ve depresyon içinde geçirenler ve intihar girişimleri öğrenildi. Doğrudan cinsel kimlik sorunu ile gelenlerin sayısı sınırlı idi. Bu devrede sosyalleşme konusunda zorlukları ön planda idi. Evlenmiş olan kişiler dahil karşı cinsle keyifli cinsellik yaşadığını bildirenler nerede ise yoktu. Grup önerisi endişe ile karşılansa da kendilerine benzer özellikleri olan kişilerle tanışmak ve sorun paylaşmak çok iyi geliyordu. Benliğine yabancı olarak eşcinsel olanlar bir süre sınıflamalarda hastalık olarak devam etti. Eşcinseller "istemediği halde" eşcinsel olanlar ve isteyerek eşcinsel kimliği benimseyenler olarak iki gruba ayrıldı. Dahası bu anlayışı benimseyen uzmanlar da bulunmaktadır. Küçük ağrılı uyaranlar. Bu devrede 1990-1995 yıllarında açık kapı grupları yaptık. 2000'lerde biz artık suni bir grup oluşturmak zorunda değiliz. kimse bunu kabul edemez" diye geldikleri uzmanları suçlayanlar oldu. Bugün bu anlayış ruhsal hastalıklar sınıflamalarında yer almıyor. paket lastiği. Ailelerin çocukları gelmeden bizlerle özel görüşme yapma ve onlarla nasıl 25 . Onlar birbiri ile tanışma. eş dostu yoktu. Sonuç olarak Türkiye'de bir ruh sağlığı merkezine gelen GLB kişilerin. Doğrudan biz tedavi ve danışmanlık verenleri ilgilendiren bir husus. Kendilerini az çok kabul edenler de sevgili dışında GLB tanıdığı. Gruplara gerek kalmadı onlara dergiyi ve web adreslerini verebiliyoruz. sorunlarını ve durumlarını öğrendik.çıkarılırken önce bir geçiş devri oldu. Eşcinsellik bir kerede kabul edilen bir durum değil. eşcinsel fantezileri olan bir erkek ilk cinsel deneyimini duygusal olarak anlaştığı bir genç kadınla yaşamıştı. Cinsel kimlikleri GLB olup onu benimsemiş-onunla barışık yaşayan ama bir ruhsal sorunlarla gelen eşcinsel sayısı çok azdı. paylaşma ve kendilerini kabul süreci ivme kazandı. Bu zorunlu deneyimler sıklıkla sertleşme güçlüğü gibi bir cinsel işlev bozukluğuna. Yirmili yaşlarında. Bir bölüm eşcinsel erkek de kimliklerini yok etmek için kadınlarla ilişki deniyordu. 90'larda başvuranların sayısında görece bir artış oldu. Başvuru sayısı arttıkça. Bizler. Sınıflamalarda yer almayan benliğe yabancı eşcinsellik konusunda içselleştirilmiş bir anlayış veya gerçekçi olmayan beklentinin başvurularda ve ailelerinde değiştirilmesi gerekmektedir. Bir diğer erkek kendini karşıt cinsel yapmak için zorladığı öpüşmeyi "tükürük alışverişi" olarak aktarıyordu. kendilerini benimsemelerini kolaylaştırmak amacıyla. Daima lezbiyen sayısı düşüktü. uzmanlar da kişilere önce değişmeyeceklerini ispat etmek için kendimizi mecbur hissediyorduk.

V4(3) Fergusson DM. Bunlardan sadece ikisi bir devre karşı cins ilişkisinden keyif aldığını belirtti bu nedenle görüşülenlerin sadece ikisini biseksüel olduğunu söyleyebiliriz. Öneriler: Toplumsal düzeyde. Başvuranların yaşlarının genç olması veya evlenmiş olanların bize başvurmadığı düşünülebilir. 1995 öncesi. "GL kimliği kabul edemem" diye başvuran kişilerin yargılamayan. kendilerini yargılayan. Halen evli olanlar dâhil diğerlerinin karşı cins deneyimi doyum verici olmadığı anlaşıldı. Bu değişme bir iki görüşmede. 1979 Homosexual Identity Formation: A Theoretical Model. Bize gelenler arasında az sayıda evli kişi bulunuyordu. kişinin kendisini olumsuz değerlendirmesine. Evlilerin az sayıda olmasının nedenini toplumsal bir tarama yapmadan açıklamak bir spekülasyon olacaktır. Archive General Psychiatry 56. Suçluluk duyguları ve depresyonları azalıyordu. 6 evli veya dul kişi ile görüştük. "karşı cinsel olmak" istiyorum. Bize başvuru aşamasının. 876-880 Lambdaistanbul. Beautrais AL 1999 Is Sexual Orientation Related to Mental Health Problems and Suicidality in Young People. Sınırlı sayıda. Türkçe internet sitelerin yaygınlaşması ile grup yapılması bırakıldı ve kendileri bu kuruluşlara yönlendirildi. Bizim başvurularımızın ailelerinin de evlendirme baskısı vardı. Bu grupta aile rahatlıkla kabul etmese bile bize gelerek aileye olan sorumluluklarını yerine getirmiş ve değişmezliğini ispat etmiş oluyorlardı. Sayılan ruhsal hastalıklarla yal itil m işlik. Bu gruplar aynı zamanda self-help grup özelliğini taşıyordu. Türkiye'de GL kişilerin evlenerek cinsel kimliklerini sakladıkları ileri sürülmektedir. Bize "ben normal olmak". psikososyal destek verenlerin bu konuda çok dikkatli çalışması gereğini öne çıkarıyordu. Homofobi ve homofobiye karşı eğitim 17-20 Mayıs. kabul edememesinin kısaca kendi içselleştirdikleri homofobinin ilişkisini dikkate almak ve gerekli önlemler almak koruyucu ruh sağlığı açısından gözden kaçırılmamalı. bize ulaştığı düşünülebilir. intihar girişimlerinin karşı cinsel akranlarından daha sık olduğu bildirilmektedir (1999 New Zeland study). ergen ve genç erişkin GLB kişilerde kaygı bozukluğu. Kendilerini karşı cinsel olmaya özendirme çabaları arasında karşı cinsle sınırlı veya tam cinsel ilişki deneyimlerinin sık olduğu görüldü. GLB yayınların. aslında kendi cinsel yönelimini tanıyan ama onu "bir uzmana doğrulatarak" rahatlamaya daha hazır ve yakın olanların. seçilmiş bir grubun. madde alkol bağımlılık riski. 26 Kaynaklar: CassV. yalıtılmış yaşayan erkek başvuruların yal itilmişliğini azaltmak. Horvvood J. 2006. bile olabiliyor. bilgi veren bir anlayışla çalışıldığında değiştiğini gördük.konuşacağımıza ilişkin yönlendirme manüplasyon girişimleri. Bu grupla çalışırken çok kıymetli deneyimlerimiz oldu. 2006 Terapistler. Journal of Homosexuality. Bir diğer önemli kazanım kendini bilen kabul eden ama aileye "uzman aracılığı" ile kabul ettirme ihtiyacı olanların kendilerini onaylatması. Lambdaistanbul Eşcinsel Sivil Toplum Girişimi Yetkin N. İki cinsle de keyifli cinsel yaşamı olduğunu belirten iki kişinin biseksüel olduğu düşünüldü. Bireysel düzeyde aileler ve eşcinsel bireylerle kendilerini keşfetmelerine ve kabul etmelerine fırsat veren bir yaklaşım sunulmalıdır. Bu denli önemli bir alanda kısa sürede değişme beklenemez. eşcinsellerin varlığını görmezden gelen toplumlarda homofobik anlayışla mücadele etmek ruh sağlıkçılarının sorumlulukları arasında. kendilerini kabulünü kolaylaştırmak amacıyla grup tedavisi uyguladık. çok kısa zamanda. Bir Alan Araştırması: Eşcinsel ve Biseksüellerin Sorunları. depresyon. Bu yalıtılmayla aynı zamanda. 2002 Uluslararası II Buluşması (bu kitapta yer alıyor) .

Hepimiz bu homofobinin izlerini düşüncelerimizden. diğer eşcinsellere nasıl ulaşacağını bildiği halde tanışmayı erteleme gibi olumsuz duygu ve düşünceler var. "Eşcinsel ve Biseksüellerin Sorunları" adıyla yayınladı. öğretmenlerde. duygularımızdan ve dilimizden temizlemek zorundayız. Bu önemli çalışma Nisan-Ağustos 2005 tarihleri arasında yapılmış. eşcinsel/biseksüelliğini unutmaya çalışma. istemediği halde kendini heteroseksüel ilişkiler yaşamaya zorlama. Cinsel yönelimimiz ne olursa olsun. olumsuz veya düşmanca tutum. lezbiyenliği cinsel fantezi olarak görme. Bunlar arasında. 27 . cehenneme gideceğini düşünme. medya üyelerinde. psikiyatrlarda yaygındır ve değişime dirençlidir.Terapistler. duygularımızdan ve dilimizden temizlemek zorundayız. eşcinselliğe. yeni bilgi ve anlayışlarla karşılaşıldığında değişmeye açık olmayan. eşcinsellere karşı yanlış ve eksik bilgilenişten kaynaklanan. "Homofobik inanışlar" da tüm önyargılar gibi toplumun her kesiminde. Homofobi Karşıtı Eğitim "Cinsel yönelimimiz ne olursa olsun. geyliğin erkekliğe sığmadığını düşünme." Dr. aynı cinsiyetten insanların duygusal beraberlik yaşayamayacağını düşünme. Çünkü hepimiz eşcinselliğe karşı olumsuz değer yargılarının yaygın olduğu bir toplumda yetiştik. bir önyargı olarak tanımlayabiliriz. yalnız kalmaktan korkma. eşcinsellik gibi olağan bir varoluş biçimi değil kararsızlık ve/veya doyumsuzluk olduğunu düşünme. Burada kendilerini eşcinsel/biseksüel olarak tanımlayan kişilerde de eşcinselliğe karşı birçok olumsuz düşünce ve duygular olduğunu görüyoruz. cinsel yönelimini düzeltebileceği bir kişilik özelliği olarak görme. hepimiz az ya da çok homofobiğiz. cinsel yöneliminin ne olduğundan emin olamama. Mart 2006'da İstanbul'da cinsel yönelimini eşcinsel/biseksüel olarak tanımlayan 393 kişi ile yapılan bir anketin sonuçlarını. kendi cinsiyetinden kişilere duyduğu ilginin cinsellikle alakasız olduğunu düşünme. Hepimiz bu homofobinin izlerini düşüncelerimizden. doktorlarda. aynı cinsiyetten insanların cinsel beraberlik yaşayamayacağını düşünme. psikologlarda. eşcinsel/biseksüelliği anlaşılmasın diye eşcinsel olduğunu bildiği insanlardan uzak durma. geçici olduğunu düşünme. biseksüelliğin. Nesrin Yetkin 1960'lardan beri kullanılan "homofobi" sözcüğünü. politikacılarda. Çünkü hepimiz eşcinselliğe karşı olumsuz değer yargılarının yaygın olduğu bir t o p l u m d a y e t i ş t i k . Sözcük anlamsız korku gibi bir izlenim yaratsa da özünde "cinsel yönelim nedeniyle ayrımcılık" anlamını taşır. hepimiz az ya da çok homofobiğiz. genellemelere dayanan. Lambdaistanbul. Cinsel yönelimini eşcinsel/biseksüel olarak tanımlayan 393 kişinin yüzde 51 'i geçmişte cinsel yönelimiyle ilgili olumsuz duygulara kapılmış ve yüzde 5'i hâlâ böyle duygular taşıyor.

Bu muayene ve inceleme sürecinde kişilerin yüzde 62'sinden 'anal muayene'. Biz CETAD (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği) olarak 2001 yılından beri. yüzde 57'si görevlilerin aşağılayıcı ve alaycı davranışları ile karşılaştığını bildirmiş. "Cinsel Terapi" öğretilen 9 günlük 3. Başvurulan psikolog/psikiyatrların. Eğitim öncesinde mit listesini dolduran 130 kişinin. Burada psikiyatri/psikoloji mesleki uygulamasında hizmet alan eşcinsel/biseksüeller açısından hem yetersiz hem de etik açıdan uygunsuz bir tablo ortaya çıkmaktadır. "Cinsellik" kavramının işlendiği 3 günlük 1. Beni hipnozla heteroseksüel yapmaya kalktı. 7 kişinin de rapor talebi geri çevrilmiş. ibadet et' dedi.Tamamen katılıyorum"a kadar değişen beşli bir derecelendirmeyle doldurmaları istendi. Annemin yanında geneleve gidip antrenman yapmamı önerdi. AİDS olma riskiyle korkuttu. (. öğretmenler ve diğer disiplinlerden kişilerin katılımına açık. Bunların yüzde 33'ü başkaları istediği için. hemşireler. her bireyin yaşamında elbette başka sorun alanları da vardır. elbette herkesin ilaç tedavisine ihtiyacı olabilir. etik açıdan da son derece uygunsuz. modülümüz. Hiç katılmıyorum"dan "5. tamamı yanlış cümlelerden oluşan 30 başlıklı bir cinsel inanışlar listesini " 1 . yani ya mesleğinin tanı sınıflamalarının 30 yıl kadar gerisinde kalmış. nasıl tatmin oluyorsun?' dedi. cinsel yönelimi ile sorunu olsun ya da olmasın. Bu programın 1.000) Cinsel terapist olmak için ücretli bir eğitim almayı seçen özel grubumuzun toplumda yaygın olan cinsellikle ilgili yanlış inanışları pek paylaşmadığını. 6 cümle ise homofobiyle ilgiliydi. 215 erkekten 27'si eşcinsel/biseksüel olduğu için askerlikten muaf olmak için rapor alma girişiminde bulunmuş. Aslında heteroseksüel olduğumu. 130 ön test ve 91 son test sonuçlarını değerlendirdik. rehber ve danışmanlar. Vajina resimleri gösterdi. modülümüze ise yalnızca psikiyatri asistan ve uzmanları ile klinik deneyimi yeterli psikologlar katılabiliyor. İçine nasıl alıyorsun. Yüzde 29'u anlatılan her şeyi cinsel yönelime bağlamış. ya da ciddi homofobik. 28 . tüm hekimler. eşcinsel sivil toplum kuruluşları ile profesyonellerin iletişiminin arttırılması kadar. Ve en vahimi yüzde 30'u eşcinselliği hastalık olarak görüyormuş. 178 katılımcının yüzde 67'si başvurduğu psikolog/psikiyatrın olumsuz bir yaklaşımıyla karşılaştığını bildirmiş. Bunların 6'sı psikiyatri servisine sevk alamazken. genel cinsellikle ilgili 24 mite verdiği yanıtların ortalaması 1. Bu tablonun olumlu değişimi için. Geylerin gideceği yer cehennemdir. Yüzde 57'sinin eşcinsellikle ilgili bilgisi yetersizmiş. Yüzde 29'u heteroseksüel olmaya zorlamış. babamın ilgisizliği nedeniyle bir erkeğe ihtiyaç duyduğumu söyledi. modülümüze yalnızca klinisyenler katılabiliyor. Örnek olarak yer verilen bazı olumsuz yaklaşımlar.9 bulundu.Bu alan araştırmasında. profesyonellere yönelik. katılımcıların yüzde 55'i psikolog veya psikiyatra başvurmuş. Bu listedeki 24 cümle genel cinsellikle. bu iki grup yanlış inanışa verilen yanıtlar arasındaki fark anlamlıydı. doğru mesleki uygulama açısından da. 21 kişi psikiyatrik muayene sürecinde yasa ve insanlık dışı muamele ya da kötü muameleye maruz kalmış. modülünde 4 saat boyunca 'Cinsel İnanışlarımız' konusunu işliyoruz.6 iken. 6 homofobik mite verdikleri yanıtların ortalaması 1. benimle beraber olmak istedi. psikologlar. yüzde 29'undan 'cinsel ilişki sırasında çekilmiş fotoğraf istenmiş. Bana sormadan anneme lezbiyen olduğumu söyledi. Psikolog eşcinseldi. Yüzde 22'si ilaç tedavisine zorlamış. ama cinsel yöneliminden ötürü değil. cinsellik alanında çalışan herkese açık olup. sosyal hizmet uzmanları. ama eşcinsellikle ilgili yanlış inanışlarının görece daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Hetero porno film ve dergi almamı söyledi. yüzde 17'si eşcinsel/biseksüelliğinden kurtulmak için ve yüzde 47si cinsel yönelimi hakkında kafası karışık olduğu için bir profesyonele başvurmuş. profesyonellerin eğitiminde homofobi ile uğraşılmasının da gerekli olduğunu düşünüyorum. "Cinsel İşlev Bozukluklarının tek tek ele alındığı 6 günlük 2. pedagoglar. bu hem olanaksız hem de etik değil. birbirini izleyen modüller halinde bir eğitim programı uyguluyoruz. Katılımcılardan bu dersin öncesinde ve sonrasında.

(. en az heteroseksüeller kadar heterojendir. uzun süreli ve doyumlu ilişkiler kurabilirler. hem psikiyatrik tanı sınıflamaları konusunda yeterince bilgiliydi. aradaki fark anlamlı bulundu. Eşcinsellik doğaya aykırı değildir.2. tiksinti tanımlamasının ötesinde. Kişilerin cinsel yönelimi. en çok üzerinde durulması gereken homofobik yanlış inanış oldu.6 eğitim sonrası 91 kişinin ortalaması 1. 29 'Psikiyatr. eşcinsel/biseksüelliği normalize edemeyen. "Eşcinsellik bir psikiyatrik hastalıktır. aradaki fark anlamlı bulundu. (.000) Eşcinsellikle ilgili 6 yanlış inanış için eğitim öncesinde 130 kişinin ortalaması 1. rol oynama. eşcinselliğin "normalleşmesi" için ellerinden gelen her katkıyı yapmaları gerektiğine inanıyorum. eğitim sonunda ise 91 kişinin ortalaması 1. 'Cinsel yönelim. salt heteroseksüalite ile salt homoseksüalite arasında bir spektrumdur. Eşcinseller sevgi ve dostluk içeren. uzun süreli ve doyumlu beraberlikler kuramaz'. (. 2. 6. 7. Eşcinsel yönelimli bireylerin psiko-sosyal profili. doğal olmaktan çok insani bir durumdur. Eşcinsellerin cinsel kimlikleri anatomik cinsiyetlerine uygundur. genel cinsellikle ilgili 24 mite beşli derecelendirmeyle verdiği yanıtların ortalaması da. üzerinde en az durulması gereken homofobik inanıştı. Eşcinsel ve biseksüellerin salt cinsel yönelimleri nedeniyle karşılaştıkları baskı ve maruz kaldıkları şiddeti doğuran şey homofobi. Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Başkanı . yaşam boyunca değişiklik gösterebilir. kalıcı ve anlamlı bir biçimde değiştirilemez. anal ilişkiden başka cinsel etkinlikler de yer alır. 8. Cinsel Eğitim. 'Eşcinsel erkekler arasındaki tek cinsel ilişki. 'Eşcinseller. tartıştığımız başlıca 'Homofobik mitler ve gerçekler' şöyle: 1. Eşcinsel yönelim. Heteroseksüel yönelimden farksız bir durumdur. Bunun için tersine çevirme. Eşcinsel/biseksüel bireylerin sorunları. Cinsel kimlikten farklı olarak. eğitim sonrası 91 kişinin ortalaması 1.000) Eğitim sonrasında mit listesini dolduran 91 kişinin. Eşcinsel yönelim bir psikopatoloji değildir. keyfi. hem de bu konuda homofobik değildi. aradaki fark anlamlı bulundu. nefret.2. bu kimliği ötekileştiren her türlü yaklaşımı içerir. (. Eşcinsellerde daha fazla psikopatoloji olduğuna dair bir kanıt yoktur. istemli bir seçimdir. Diğer beş homofobik cümle. 5.000) Genel cinsellikle ilgili 24 yanlış inanış için. Cinsellik politikasıyla ilgilenen herkesin. ama CETAD eğitimi katılımcılarının görece daha az homofobik oldukları düşünülebilir. eğitim öncesinde 130 kişinin ortalaması 1.096) Genel cinsellikle ilgili ve homofobik mitlerde eğitim etkinliği aynıydı. Her iki grup da tüm psikiyatrları temsil edemez. eğitim öncesinde 130 kişinin ortalaması 1. 'Eşcinsellik doğaya aykırıdır' yanlış inanışlarının üzerinde ise epey durulması gerekiyordu. Birçok hayvan türünde görülür. anal birleşmedir'. 30 yanlış cinsel inanış için. eşcinsel/biseksüel bireylere duyulan öfke. 40 kişilik başka bir psikiyatri asistanları grubuna verilen farklı bir eğitimde ise. model oluşturma gibi teknikler kullanıyoruz. ötekileştiren bir sistem içinde yaşıyor olmalarından kaynaklanır.2 ve tabii bu iki grup yanlış inanışların ortalamaları arasındaki fark anlamsız bulundu. heteroseksüeller arasında da uygulanır. Eşcinsellik de tüm insan cinselliği gibi. temel olarak doğru bilgilendirme ve normalleştirme yapıyoruz. 6 homofobik mite verdikleri yanıtların ortalaması da 1. Anal cinsel birleşme. değiştirilebilir'.Altı homofobik cümle içinde "Eşcinsellik bir psikiyatrik hastalıktır ve tedavi edilmelidir". eşcinsel olmalarından değil. 4. her ortamda.9. eşcinsel örgütlerinin ve mesleki derneklerin. Interaktif eğitim modelimizde. Homofobiye karşı eğitimde. 9. tedavi edilmelidir". toplumun her kesiminde.2. 3. örnek oluşturma veya rehberlikle. Cinsel terapist olmak isteyen katılımcılarımız. Cinsel yönelim. Erkekler arasındaki eşcinsel beraberliklerde. ahlaki veya istemli bir seçim değildir. 'Eşcinsellerin çok fazla psikiyatrik sorunları vardır'.8.

Ancak. yaklaşım değişikliği sürecini takip ettiğimizde geçişlerde uzmanların da zorlandığını gözlemek mümkündür. Türkiye'de uzun yıllar eşcinsellikle ilgili bilimsel kaynakların çoğunda benzer bir dilin kullanıldığını ve tedaviye yönelik olarak çeşitli önerilerde bulunulduğunu kaynakları incelediğimizde kolaylıkla görebiliriz. Dr. pis bir koku. diğer kişilerin bu sapık eylemi gözetlemekte olması. Cümleler. . Örneğin Orhan Öztürk'ün "Ruh Sağlığı ve Hastalıklar" adlı kitabı DSM IV sınıflandırmasına dayanırken. ruh sağlığı alanında eğitim 30 Tiksindirici uyarı: elektrik akımı. Bilindiği gibi 1973 yılında Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) eşcinselliği ruhsal hastalıklar sınıflamasından çıkartmıştır. ruh sağlığı alanındaki literatürde tarihsel olarak geriye gittiğimizde genel bir bakış açısı olduğunu görebiliriz." (1) Yukarıdaki cümleler Psikiyatrist Prof. eşcinsellikle ilgili açıklamalar yapılırken "bilgi verici olması" açısından bir önceki sınıflandırma referans gösterilmiştir.Eşcinselliğin ' t e d a v i s i ' yok a m a homofobiden kurtulmak mümkün! Mahmut Şefik Nil* "Homoseksüalite çok eskiye dayalı bir sorundur ve hâlâ hakkında birçok görüş ileri sürülmektedir. kitabında eşcinselliği eski ve 'hemen bütün görüşlerde patolojik' (hastalıklı) bir durum olduğunda ittifak edilen bir sorun olarak ele aldığını görmekteyiz. Ancak. diğer bir anlatımla sapık bir uyarıya maruz kalmakta iken tiksindirici uyarı verilir. Çifter'in bu kitabı. Çifter'in. Aynı dönemde yayınlanmış bir diğer kitaptaki ifadeler Çifter'in cümleleri kadar yumuşak değildir: "Tiksindirici davranış tedavisi uygulamasında: sapık davranışları ve eylemleri olan hasta bu sapık doğrultuda hayallere dalmışken veya hikayeler dinlerken veya resimlere bakarken veya yaşarken. alan kişilere kaynak olmak üzere yazılmış kitaplardan biridir. bıçakla kastre (hadım**) edilme tehdidi gibi tiksindirici veya endişe yaratıcı bir hali hayal etmek olabilir. Kitabın yazım tarihi açısından baktığımızda. bileğe geçirilmiş bir lastik halkanın gerilip bırakılması veya sapık davranışın yapılması sırasında kusma." (2) Yukarıda iki paragrafını örnek olarak aldığımız kitap 1986 yılında Nobel Kitabevi tarafından basılmıştır. ancak. psikiyatri alanında eğitim alan öğrencilerin ders ve kaynak kitaplarından biri olan bu kitapta dilin değişmediğini görebiliriz. bu yaklaşım ve kullanılan dilin sadece Türkiye'ye özgü olduğunu söylemek mümkün değildir. APA'nın sınıflandırması ve 1994 yılında yayınlanan DSM IV'de eşcinselliğin bir hastalık olarak yer almamasından itibaren Türkiye'de de yaklaşım değişmeye ve farklı bir söylemle ele alınmaya başlanmıştır. bir işkencenin detaylarını değil "sapık" bir davranış olan eşcinselliğin tedavisine dair "yöntem ve önerileri" içermektedir. APA'nın eşcinselliği bir ruhsal hastalık olarak kategorize etmeme kararını almasının üzerinden yaklaşık olarak on yıl geçtiğini. Bu durumun. Homoseksüalitenin tabiatı hakkında da birçok farklı görüşler ortaya atılmıştır. Hemen bütün görüşlerde homoseksüalitenin patolojik bir durum olduğu konusunda fikir birliği vardır. İsmail Çifter'in 1987 yılında yayınlanmış olan "Psikiyatri" adlı kitabından alınmıştır. yüksekten düşme.

Ancak. Bizzat görüştüğüm bir psikoterapistin "Gizil Heteroseksüel" diye bir kavram ileri sürdüğünü görmek beni hiç şaşırtmamıştı. Ankara. Kullandığı ilaçların yan etkisi olarak aldığı kilolar nedeniyle kendine olan özgüvenini iyice yitiren bir danışana rastlamak ya da aileyi bilgilendirirken "Çocuğunuz yeterince istiyorsa başarırız" diyerek ailede yeni bir parçalanma ve travmaya neden olan uzman cümlelerine tanıklık etmek de beni şaşırtmıyor. Dr. İsmail Çifter. Ülkemizde bu konuda yapılmış bir araştırma var mı bilmiyorum. Nobel Tıp Kitabevi.Ruh sağlığı alanında dikkatimizi çeken değişimlerden biri de söylemle ilgili olan değişimdir. psikoterapi. Özellikle yazılı-görsel basın yayın organlarında çıkan ayrımcı ve insanların ruh sağlığını tehdit eden. gözden kaçırılmaması gereken. Bu süreçte gönüllü uzmanlarca oluşturulan girişimler ivmeyi artırıcı olmakla birlikte ruh sağlığı uzmanlarınca kurulmuş olan oda ve sivil toplum örgütlerine de çok fazla iş düşüyor. 1986 .. davranışçı teknikler. Ltd. yapılan açıklama ve tedavi girişimleri ile ilgili olarak da yasal düzenlemeler bulunmadığıdır. Psikiyatrik Bozukluklar ve Tedavileri. yanlış bilgilendiren açıklamalara ve devlet eliyle gerçekleştirilen yasal olmayan müdahalelere karşı bir araya gelinmesi de öncelikli konulardan biri olarak görünüyor. Psikiyatri. Genel olarak bakıldığında eşcinselliği bir yönelim olarak değil de patolojik bir süreç sonucunda kazanılmış ve bireyin kendisinin de memnun olmadığı bir hastalık olarak algılamanın yaygın olarak sürdüğü fikrindeyim. depresyon ve anksiyete üzerinde etkili olan ilaçların da yardımıyla girişilen bu dönüştürme tedavilerinin sonuçları ile ilgili bir açıklama da yoktur. (1). tanıklık ve gözlemlerimden yararlanarak diyebilirim ki klinik uygulamalarda eşcinselliği tedavi etme iddiasında olan ruh sağlığı uzmanlarının sayısı azımsanmayacak kadar yüksektir. cinsel ayrımcılığın travmatize edici etkileri. Kanaatimizce. Genel olarak hipnoz. Oğuz Arkonaç. Henüz bu alanda yasal olarak böyle bir yaptırım imkanı doğmuş değildir. Şenal Basım Yayın Co. her bireyin doğru ve kaliteli bir ruh sağlığı hizmetinden yararlanma hakkını daha işlevsel kullanabilmesinin yolu uzmanların kendilerini sorgulayarak geliştirmeleri ve ruh sağlığı hizmetlerinden yararlanma olasılığı bulunan her kişinin doğru bilgilendirilmesinden geçiyor. İleri bir tarihte olacağını düşündüğüm bir diğer gelişme de eşcinsel yönelimle ilgili olarak yanlış ve kendi fantezilerinden hareketle yanıtlar oluşturarak bireylerin ruh sağlığını tehlikeye atan. Homofobi. varsa da ben henüz inceleme imkanı bulamadığımdan sadece tahmin. 1987 (2). ardından da ruh sağlığı alanında çalışanların vakaların analizinde ve yaklaşımlarında görünür olmaya başlamıştır. Bir sürecin içinde olduğumuz oldukça net bir şekilde ortadadır. neredeyse tüm ruh sağlığı alanı hizmetleri. Dr. travmatize eden uzmanlara karşı yasal yaptırımlarla ilgili düzenlemelerdir. Prof. cinsel yönelim gibi kavramlar da eski kaynaklarda bulunmamakta. İstanbul. ancak günümüze doğru yaklaşıldıkça önce akademisyenlerin araştırmaları ve doğal olarak kaynak kitap ve yayınlarında. 31 *Psikolog **Parantez içindeki ifade bana aittir. Ancak kliniğe eşcinsel yönelimin değişip değişmeyeceği sorusu ile gelen anne-babalar ya da doğrudan eşcinsellerin kendisine sağlıklı ve bilimsel yanıtlar oluşturabilen uzman sayısı giderek artmakla birlikte henüz azınlıktadır. Doç.

ama eşcinsel kadın ve erkekler de kendi cinsel yönelimlerini özgürce ve inkar etmek zorunda kalmadan yaşayabilmeler" demek? Ya da ne kadar imkansız olabilir ki "Psikanalizle düzelebilirler" gibi talihsiz bir sözün ağzından çıkmasını engellemek? Kaos GL . 'eşcinsel oy potansiyeli'. madem ki böyle hoşunuza gidiyor' dedim." İlginç. homoseksüelim. Eşcinsel olsa bile 'açılmak' zorunda değil. yıllar sonra bakın neye dönüştü: "Arkadaşlarla birlikte bir çıplaklar plajına gittik. Birkaç yıl önce basına da yansıyan 'plaj hatırası1 fotoğraflarıyla "görünen köy kılavuz istemez" dedirten ve sonrasında kameraların karşısına çıkıp "Yaşadıklarım kimseyi ilgilendirmez" sözleriyle takdirimizi kazanan Tarkan. veya ticari hesaplar nedeniyle korkup susuyor veya abuk sabuk şeyler söylüyorlarsa. birçok ülkede eşcinsellik suç olmaktan çıktığı gibi artık kabul de görmektedir. Ben tutarsa 'açık' kelimesinin 'out'un Türkçe karşılığı olabileceğini düşünüyorum."Oynama şıkıdım şıkıdım. ancak. Cinsellik çok kişiye özel bir şeydir ve ifşa edildiğinde. 'pembe ekonomik güç' gibi kavramlar da gelişmektedir. İkinci şıkta belirtilen değişim ancak topluma yön veren ve kamuoyu yaratabilen liderlerin çabaları ile mümkündür. Dördüncü yaklaşım ise aslında yaklaşım bile değil sadece bu konuları yok saymaktır. 2. Mesela bu şöyle kullanılmalı: "Tarkan eşcinsel ama açık değil". Tarkan'ın cinselliği hakkında birinci elden hiçbir bilgim yok. Çok mu zor "Ben eşcinsel değilim. karanlıkta saklandıkları veya saklanmaya zorlandıkları metaforu kabul edilir ve kendini deklare eden veya başkaları tarafından eşcinselliği ilan edilen insanların 'out' oldukları. özellikle az gelişmiş toplumlarda bireyin ödeyeceği bedel ağırdır. 'Out' yani dışarı kelimesinden üretilen 'outing' fiili. korkusunu dindirmek için daha ilginç özlü sözler sarf etti. o zaman bu insanların açığa çıkarılmaları caizdir. Bu nedenlerle bir insanın eşcinselliğinin. On yılı aşkın bir süredir özgüveni gasp edilmiş eşcinsellerin kendileri ile barışmaları ve özgüvenlerini geri kazanmaları için mücadele eden Kaos GL Derneği olarak Tarkan'ın bu sözlerini kınıyoruz! Tarkan eşcinsel olmayabilir. onlar karenin dışında kaldı. özellikle de gerek ifşa edilmek korkusu gerekse de cinsellik konusundaki cahillikleri yüzünden. Bugün ülkemizde özellikle sağın ama solun da. değil mi? Ama Tarkan bununla kalmadı. Resimler yayınlandıktan sonra hemen basın toplantısı düzenleyip 'Tamam. Aramızda kızlar da vardı. Dünyamız değişmektedir. özellikle de diğer şahıslar tarafından açıklanması doğru değildir. Sakın yanlış anlaşılmasın bu bir örnek. yani artık cinselliklerinin gizliliklerinin kalmadığı ifade edilir. yani 'dışarı çıkarma-ifşa etme' yine İngilizcedeki 'closet' yani 'dolap' kelimesi ile bağlantılıdır. Dünyada bir insanı açığa çıkartma konusunda dört ana yaklaşım mevcut: 1. hiç karşılaşmadık.. Bulgaristan'da yayınlanan 'Eva' adlı dergiye verdiği röportajda hakarete varan açıklamalar yaptı. bilmem." Kürşad Kahramanoğlu İngilizcede 'outing' yani. 'ifşa etmek' diye tercüme edebileceğimiz kavram en çok eşcinsellik için kullanılır. çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyleler ama bu insanlar psikanalizle kendilerini düzeltebilirler" gibi hakarete varan açıklamalar yaptı. Ne var ki bu konu gündemden düşmüyor. Herhalde Türkiye'de böyle şeylerden 32 hoşlanırlar. hükümetin ve Uzatılan bütün mikrofonlara "Eşcinsel değilim" diye feryat figan eden Tarkan. 3. ben şahsen Tarkan'ı tanımam. sadece Londra'da binlerce Kıbrıslıtürk kız çocuğun çığlık çığlığa bağırdığı bir konserine götürülmüştüm. Ama eşcinselliğe dair bir türlü kurtulamadığı homofobisiyle binlerce eşcinsele dil uzatması da gerekmiyor. Eğer bu insanlar eşcinsel iseler ve yazımın başında belirttiğim dolabın karanlık bir köşesinde oturuyorlarsa.. "Homoseksüeller. Hatta aynı cinsten evlilik mümkün olduğu gibi artık 'eşcinsel kamuoyu'. 4. Öyleyse bir insanın eşcinselliğini deklare etmekte bir sakınca yoktur. Gizli eşcinsellerin dolapta.

Saçının. kendisiyle barışık ve mutlu bir şekilde eşi ile birlikte yaşamayı sürdürüyor. ülkemizde gençler arasında intihar nedenlerinin başında cinsellik sorunları geliyor. 250 milyondan fazla plak satmış. Daha 11 yaşında Avustralya televizyonunda bir dizide rol almış. Ne var ki ticari plak dünyası ile 70'li ve 8o'li yıllardaki tutucu Thatcher İngilteresi. hele de içimizde olduğunu kabul etmezsek yok demektir yaklaşımı şarklı olmanın en kınanacak özelliğidir! Yok saydığımız için hasıraltı edilen 'öteki cinsellik'e karşı ayrımcılık yapmak ise yüz kızartıcı bir insanlık suçudur. Tam bir megastar! 2) Jason Sean Donovan: 1968 doğumlu Jason Donovan. ilk defa 1976'da 'Rolling Stone' dergisine verdiği söyleşide biseksüel' olduğunu kabul etmişti. değilsen bilmediğin konularda niye konuşuyorsun? Geysen ve kendinle barışık yaşayamıyorsan hiç olmazsa abuk sabuk konuşma ve eğer çevrende "Geyliğini tedavi ederiz" diyenler varsa onlara inanma. Eğer geysen lütfen açıkla. Ardından dalga geçer gibi koluna takıp herkese sergilediğin kız arkadaşın bu senin cesaretinle güçlenen genç insanları yıktı. 1994 yılının yazında tatil için geldiğim Bodrum'daki barlarda yerli yabancı herkesin 'Oynama şıkıdım şıkıdım' ile eğlendiğini gördüğümden beri birçok yerde karşıma çıktın. plakları 30 milyondan fazla satmış bir şarkıcıydı ve başarılı bir aktör olmaya adaydı. ülkesinin devlet başkanı Kraliçe Elizabeth tarafından 1998 yılında asilleştirilmiş. Bu yazı 6 Ağustos 2006 tarihli Birgün gazetesinde yayınlanmıştır. Jason Donovan bugünlerde ucuz barlarda şovlara çıkarak para kazanmaya çalışıyor! Tarkan'cığıma Tarkan'cığım.parlamentonun da. cinselliğin bu bağlamda beni ilgilendirmiyor ama biliyorum ki senin gey olduğunu iddia eden resimler Türk medyasında çıktığı zaman bunlara verdiğin cevaplar cinselliği ile boğuşan binlerce Türk gencine cesaret ve umut vermişti. Genellikle dışarıya kapalı Küba'da bile gittiğim diskotekte yegane duyulan Türk müziği senin sesinden geliyordu. 33 . Dergi Jason'a ödediği tazminattan sonra iflas edip kapandı. şöhretin ve paranın bulabileceği en pahalı avukatlarla mahkemeyi kazandı. biraz da bu işlerden anlayan bir abin olarak verdiğim iki örneği aklında tutmanı ve daha nice milyonlar satan plağa imza atmanı dilerim. Gerek kendiyle verdiği mücadele gerekse de sadece plak satışlarında gözü olan çevresindekilerin telkin ve baskıları ile başlarda hep saklanan. Ünlü sanatçılar ve açıklık: Örnekler çok ama ben bu yazımın çerçevesi içinde eşcinselliklerinin açığa çıkarılması veya çıkması ile yüzleşmiş iki örnek vermek istiyorum: 1) Sir Elton Hercules John: Kısaca hepimizin Elton John olarak tanıdığı. entelektüellerin ve sanatçıların da yaptığı budur. beğenen. sadece ülkesinin değil bütün dünyanın tanıdığı ünlü ve tüm zamanların en başarılı müzisyenlerden biri. bilimsel gerçeklerden çok sanki kendi boğuştuğun iblisleri yansıtıyormuş izlenimi veriyor. limon suyuyla biraz rengi açılmıştı o kadar. şarkılarını dinlerim. Bilmem biliyor musun. Bu arada geyliğini tedavi(!) ettirmeye çalıştığı haberleri bütün gey dünyasında dolaştı. Varlığını. açık olamayan Elton. 1947 doğumlu olan Elton'un eşcinsel olduğu özellikle de eşcinsel çevrelerde ta baştan beri biliniyordu. 4 yıl sürdürmeye çalıştığı evliliğinin arkasından biseksüel filan değil gey olduğunu açıklayan Elton boşanıp 1993'te tanıştığı sevgilisi David Furnish'le 21 Aralık 2005'te evlendi. yoksa o gençliğinde sörf yapan hakiki bir erkekti ve ona gey demek bir hakaretti! 'The Face' dergisini mahkemeye verdi. Seni seven. Bulgaristan konserinden sonra söylediklerin ve sergilediğin saldırganlık. her ne kadar Elton kadar şöhretli değilse de. 1986 yılında Kylie Minogue'un sevgilisi Scott rolü ile 'Neighbours' dizisinde ünlenmişti. İnsan hakları savaşları için turladığım Latin Amerika ülkelerinde Türk olduğumu öğrenen insanlar Tarkan'ı tanıyıp tanımadığımı sordular. Elton John'u 1984'te hem de Sevgililer Günü'nde Renate Blauel adlı bir Alman kadın ile nikah masasında gördü. VVatford Futbol Kulübü başkanlığı ve sahipliğini yapmış. Plaklarını alırım. 1992'de İngiltere ve Avustralya'daki gey toplumu içinde eşcinsel olduğu dedikoduları ayyuka çıkmıştı. Elton John. Jason yıllarını ciddi uyuşturucu sorunlarıyla ve homofobik olmadığını ispatlamaya çalışarak geçirdi. saç rengiyle dalga geçen bir yazı yayınlayınca çok kızmıştı Jason. dünyanın en ünlü ve başarılı sanatçılarından biri olmayı. Devrin radikal mizah dergisi 'The Face'. dünyanın yardım kuruluşlarına en çok destek veren sanatçılarından biri olmuş. bu ne mümkündür ne de gerekli. her ne kadar yüz yüze tanışmadık ise de ben seni çok sever ve beğenirim.

maddeleri uyarınca soruşturma başlatmaya davet ediyorum. Fevzinur Dündar ile birlikte hareket eden Bursa Spor taraftarları hakkında da soruşturma başlatılır da bu yazı olmayacak dua muamelesi görmez. Sınır ötesi harekat yapacak kadar donanıma sahip Türkiye Cumhuriyeti devleti. bilemiyoruz. Bu satırları okuyan ve Kaos GL Dergisi'nin bir önceki sayısını genel ahlaka aykırı bularak toplatma kararı alan sayın savcıları.08. Türk Ceza Yasası'nın tehdit suçunu düzenleyen 106. bu yazıyı bir suç duyurusu kabul ederek. erkeklerin kadınlara tahakküm etmesi amacıyla doğmuş ise de günümüzde ataerkiden arınmış bir ilişki biçimini yeryüzünün hemen hiçbir yerinde görmek mümkün değildir. Umarım içeriğinin ne olduğunun yasal bir tanımı yapılmayan ve hatta yeni Türk Ceza Yasası ve Basın Yasası'nda kullanımı terk edilen genel ahlakı korumaya gösterilen duyarlılık. soru sormanın pek de anlamı yok. cevabını alamayacağız nasıl olsa. erkeklerin kendileri dışındaki her şey üzerinde tahakküm kurması şeklinde sonsuz tezahür . Futbol yoluyla sınıfsal olarak ezilmiş erkeklerin erkeklikleri kışkırtılıp sisteme cengaver olarak geri dönmeleri sağlanıyor. yani eşcinsellik düşmanlığı ataerkil sistemi oluşturan ana ayaklardan hiç kuşkusuz biridir.Homofobi-Ataerki-Siddet "Bursa'daki yürüyüşü engelleyenlerin futbol taraftarı olması tesadüf müdür sizce? Futbol endüstrisi öyle bir boyuta geldi ki. ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçunu düzenleyen 216. Eğer bu haklar bir avuç "ibnenin-dönmenin" (kadın eşcinseller kadın olduklarından bahisleri gereksiz) hakkı ise bunları görmezden gelebiliriz! Bursa Spor Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Başkanı Fevzinur Dündar yürüyüş öncesi eşcinselleri Osmanlı payitahtı ve evliyalar şehri Bursa'da yürütmeyeceklerini. Ataerki. Homofobi. güvenlik(!) gerekçesiyle yürüyüşü engelledi. Bursa Spor taraftarlarının üye olduğu bir internet sitesinde yürüyüşün engellenmesi planları konuşuldu ve yürüyüşün olacağı gün de Bursa Spor taraftarlarının saldırılarından yürüyüşe katılanları koruyamayacağını söyleyen güvenlik güçleri. yürüyüş yapmak isteyen bireyleri taraftarlardan koruyamayacak kadar aciz midir gerçekten. yürürlerse onları linç edeceklerini açık bir şekilde beyan etti. suç işlemeye tahriki düzenleyen 214. henüz hakkında soruşturma başlatılmadı ise Fevzinur Dündar hakkında. hakaret suçunu düzenleyen 125. Ve hatta umarım yürüyüşün gerçekleşmesi için görevlerini gerçek anlamda ifa etmeyen güvenlik güçleri ile. Ataerki. Ya da güvenlik sağlamanın yolu saldırganı değil mağduru engellemek midir? Var olma amaçları güvenliği sağlamak olan güvenlik güçleri bile Anayasa ile teminat altına alınan en temel hakların kullanımını sağlayamayacak ise bunu hangi makam yapacaktır? Neyse.. bazı futbol takımları büyük çaptaki fabrikaların yapamadıkları ciroları yapıyor. Eğer soruşturma başlatılmış ise de soruşturmanın bu maddeler kapsamında yürütülmesini talep ediyorum." Yasemin Öz 34 Bursa'da 6 Ağustos günü yapılması planlanan Cinsel Yönelime Yönelik Ayrımcılığa Karşı Buluşma yürüyüşü öncesi..2006 tarihinde Bursa'da ihlal edilen LGBTT bireyler konusunda da gösterilir. Anayasa ile teminat altına alınmış temel hak ve özgürlükleri 06.

Ataerkiden bir şekilde ezilen bir birey. onlara karşı vazife başında erkeklik görevlerini gönüllü olarak yerine getirirler. Bütün alanların tek hakimi kendisi olmalıdır. kadınlar üzerinde kurduğu kölelik ilişkisini ekonomik yolla diğer erkekler üzerinde de kurar. Aile. Türkiye özelinde savaşmak öylesine ayrı bir öneme sahiptir ki. dikenli tellerin gerisinde bulunmalıdır. temel kültürümüz savaştır. Toplumsal erkeklik. onları linç etmesi için ilave bir telkine gerek var mı? Ataerki ve futbol bütün şiddetiyle homofobinin hizmetinde. Kadınlar erkeklerin hizmetkarları gibi görülürken. sporseverler(!) askeri kıta mantığıyla örgütlenir ve bu gönüllü erkeklik kıtaları toplumsal erkekliğe karşı gelen farklı cinsel yönelimler sokağa çıkmak isterse. savaş kültürü Türklükle özdeşleşecek kadar bizi yansıtır. din. Ataerki yalnız kadınlara değil farklı cinsel yönelimlere ve hatta erkeklere karşı da bir tehdit iken. Çünkü düşünmemiz gerekmez. başarısızlıklarının. kadın bedeni üzerindeki söz sahipliği. Ataerkinin ilk tehdidi kadınlara ve farklı cinsel yönelimlere yöneliktir. kendi ırkından olmayan erkeklere düşmandır. Bursa'daki yürüyüşü engelleyenlerin futbol taraftarı olması tesadüf müdür sizce? Futbol endüstrisi öyle bir boyuta geldi ki. namus ve vatan savunması olduğunda tek yürek olurlar. Toplumsal erkeklik kadınların kamusal alana çıkmasından hoşlanmaz. Futbolun yükselen trend olması tesadüf mü gerçekten? Yoksa erkekliği beslerken erkekleri uyuşturmanın bir yolu mu? Bu uyuşturulmuş ve şiddetleri kışkırtılmış erkeklerin farklı cinsel yönelimdeki insanların yürüyüşünü engellemesi. Zaten kaçınılmaz olarak her Türk asker yani erkek doğar. dünyanın hakimi olacaklarını sanıp bir gün olamayacaklarını öğrenmenin acısını futbol yoluyla çıkarıyor. Bu arada uyuşturuluyor olmaları. eşcinsellik. neyse ki bunca savaş ve yıkıma karşın bir kısmı ayakta kalmıştır. eğitim. Durum böyle olunca da spor karşılaşmalarına cenge gider gibi gideriz. ordu. namus bekçiliği ile sınırlı bir tanımı çoktan aşmıştır. kadının her türlü ev içi ve cinsel hizmette kullanılması. Ataerkinin bu kadar tahakküm kurabilmesinin ana nedenlerinden biri de savaş kültürüdür ve binlerce yıllık insanlık tarihi boyunca en özenle korunan kültür belki de savaş kültürüdür. Ataerki günümüzde. savaşma güdülerinin tatminini futbol yoluyla sağlıyorlar. kendisinden başka olanın varlığına izin vermez. Kadınlar başka erkekler tarafından fethi mümkün namus tarlaları olduklarından. Her yerde bu savaş kültürünün izlerini görebiliriz eğer bakmaya başlarsak. kendisi gibi düşünmeyeni yok eder. onun kendisiyle aynı sokakta yürümesine tahammül edemez. Aşağılanmışlıklarının. devlet aracılığıyla öğrendiğimiz şiddet biçimleri artık herkesin biraz kanıksadığı. Bir yanıyla da orduya yalnızca heteroseksüel erkekler kabul edildiğinden Türklük kavramı kadınları ve farklı cinsel yönelimleri baştan dışarıda bırakır. Futbol yoluyla sınıfsal olarak ezilmiş erkeklerin erkeklikleri kışkırtılıp sisteme cengaver olarak geri dönmeleri sağlanıyor. savaşmayı öğrensek yeter. 35 . Biraz mimariye dair fikrimiz vardır. doğuştan bu vasfa sahip oldukları halde bunu utanmazca reddeden farklı cinsel yönelimden gelen insanların da kendisini soytarıya çevirip sokakta dolaşmasına izin vermez. kadın bedeni de vatan toprağı gibi düşman ayağının basamayacağı bir yerde. önemli olan kaç savaşta ne kahramanlıklar yapıldığının öğrenilmesidir. tüm canlıların nükleer tehdididir. üniversiteye gelene kadar sürekli bize öğretilen tarihimiz savaşlar tarihidir ve atalarımızın savaşmak dışında kültürel anlamda ne yaptıkları hakkında hemen hiç bilgimiz yoktur. kendi hayatlarını dahi sorgulamıyor olmaları da cabası. Böylece hem sağlam birer ataerki savunusu oluyorlar hem de sistemi futbol endüstrisi yoluyla besliyorlar.yaratmıştır. reddeden farklı cinsel yönelimler de erkekliğe bir tehdit olarak algılanıp cezalandırılır. Atalarımızın edebiyat. başka bir biçimde çıkar sağlamakta ve onun taşıyıcısı olmaya devam etmektedir. gerçekte gezegen nüfusunda pek az insanın çıkarına hizmet eden ataerkiye karşı tüm ezilenlerin ve özgürlük hareketlerinin birleşip bu azınlıktan nasıl olup da kurtulamadığını merak eder dururuz değil mi? Oysa böyle bir durum gerçekleşmez çünkü ataerki tüm ilişkilere sızmıştır ve her yerde kendini başka biçimde üretmekte ve sonsuzluğunu garantilemeye çalışmaktadır. toplumsal erkekliği bünyesinde barındıramayan. kendi sınıfından olmayan erkeklere düşmandır. Bin türlü konuda çatışan erkeklerimiz konu kadınlar. erkeğin kadın üzerindeki tahakkümü. doğaya düşmandır. Keza. müzik. bazı futbol takımları büyük çaptaki fabrikaların yapamadıkları ciroları yapıyor. Ataerki eşcinsel düşmanıdır. Bu savaş kültürü tüm ilişki biçimlerine sızmıştır. ataerki ırkçıdır. Herhangi bir aile içindeki eşlerin birbiriyle ve çocuklarla kurdukları ilişkilere veya herhangi bir futbol maçındaki taraftar davranışlarına bakmak yeterli olur. resim ve heykel (zaten günah) gibi kültürel alanlarda ne yaptığını pek bilmediğimiz gibi dünyaca ünlü tasavvuf felsefesine dair de pek bir şey öğrenmeden bitiririz okulları. herkesin biraz uygulayıcısı olduğu bir hal almıştır. En birincil kişisel ilişkilerden en uzaktaki kurumsal ilişkilere kadar şiddet her yerde boy göstermektedir ve meşrudur. Ataerkinin beslendiği bu savaş kültürünün yansımalarını görmek için yok saydığımız orta yoğunluktaki iç savaşa veya ortadoğudaki savaşlara kadar gitmek gerekmez.

kabulleri. sağlık bakımı. öğrencileri ve uygulamacıları homofobik olmayan bir perspektifle eğitmelidir. Sosyal hizmet uzmanları eşcinsel hakları için savunuculuk yaparlar. Türkiye'de eşcinsellerin toplumda kabul görmesi. Toplumlardaki heteroseksist anlayışın genel kabul görmesi ve homofobik tutumların güçlü olması. Bununla başetmenin en iyi yolu eşcinsellerin algı. Burada eşcinsel bireyin yaşadığı sorunun çözülmesi yönünde bireye yönelik danışmanlık yapmadan başlayarak. onlara yönelik sosyal hizmetlerin planlanması. Bu durum barınma. yeni bir aile türü oluşturduğu kabul edilen eşcinsel çiftlerin yasal hakları. bireyi güçlendirme amacı taşıyarak ve haklar perspektifine dayalı bir bakış açısı oluşturabilmek büyük önem taşımaktadır. tutum ve sosyal hizmet değerleriyle yüzleşmesi gerekmektedir. danışmanları. önyargıları. ihtiyaç duyulan hizmeti sağlama yönünde baskı uygulayabilirler. Chicago 1990 . eşcinsellere ya da yaşadıkları sorunlara ilişkin destek grupları oluşturma ve eşcinsellerle ilgili politikaları etkileme ve değiştirme yönünde savunuculuk yapmaya kadar çoklu müdahaleyi bir arada uygulama gereksinimi ortaya çıkmaktadır. yanlış anlaşılma. Michael J. Sosyal hizmet kurumlarının ayrımcı olmaması için yüzleştirme. Charles. Sosyal hizmet uzmanları. ilgi ve deneyimlerini öğrenmeye çalışmaktır. eşcinsellikle ilgili kendi duygu. İkinci maddeyle ilgili olarak eşcinsellere yönelik sosyal hizmet kurumlarının verecekleri hizmetler konusu çok önemlidir. Homofobik tutumların farkına varmadan ve bunu düzeltmeden sağlıklı bir yardım ilişkisinin kurulması mümkün değildir. sosyal hizmetlere ulaşımlarını engelleyen bir ayrımcılık yaratmaktadır. Nelson-Hall Publishers. "Family Therapy for Lesbian and Gay Clients" Social Work. eğitim. Bundan korkmamak gerekir. eşcinsel aileler için yasal danışmanlık ihtiyacı. "ve eşcinseller" vurgusu yerine "eşcinseller bizzat ana hizmet akışı içinde" olmalıdırlar. istihdam. "Techniques and Guidelines for Social Work Practice" Sixth Edition. Kaynakça: SHERNOFF. 2002 ZASTROVV. Bu anlamda eşcinsellere yönelik sosyal hizmet uygulamaları birey düzeyinden politika düzeyine kadar pek çok alanda paralel yürütülmesi gereken bir nitelik taşımaktadır. İlk maddeyle ilgili olarak sosyal hizmet uzmanlarının cinsiyet rolleri. July/August 1984 SHEAFER. Eşcinseller reddedilme. W. V. Aslında bu tüm sosyal alanla ilgili okul ve meslekler için geçerlidir. Understanding Behavior and the Social Environment. baskı ve kınama ile karşılaşabilirler. düşünce. Bazı hizmetlerin var olan sosyal hizmet kurumları çerçevesinde verilmesi mümkün iken. Sosyal hizmet uzmanlarının eşcinseller konusunda bilgi eksiğini tamamlamasının ardından eşcinsellere yönelik toplumda var olan kaynakların yanı sıra olası kaynaklar ve gerektiğinde havale edebilecekleri sistemleri öğrenmeleri gerekir. 2. evlat edinme ve diğer sosyal haklarını hayata geçirme konusunda farkındalığın artmasına ve tüm bunlara yönelik kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. eşcinsellerin giderek toplumdan izolasyonunu beraberinde getirmektedir. çocuk vesayeti gibi konularda da özel gereksinimleri bulunmaktadır. Bradford ve HORESHI.4. Bu iki konu çok önemlidir. eşcinsel olmalarından kaynaklı ek güçlüklerle de karşılaşabilmektedirler. bazıları için ayrı hizmet düzenlemeleri yapılması düşünülmektedir. Bu alanda sosyal hizmet eğiticileri. eşler arasındaki iletişim problemleri gibi genel sorunlarının yanı sıra açılma (coming out) ile ilgili sorunlar. Bunları yaparken homofobik olmadan.29. Uygulamacının (sosyal hizmet uzmanının) eşcinsellere yönelik tutum ve becerilerinin farkında olması ve kendi homofobisiyle yüzleşmesi. Charles ve Karen KIRST-ASHMAN. var olan sosyal hizmet kurumları işleyişine eşcinsellere yönelik hizmetleri de yerleştirme noktasındadır. iş-ev dengesini kurmadaki sıkıntılar. No. R. Eşcinsellere yönelik yürütülen sosyal hizmet çalışmalarında vurgu yapılan iki temel nokta bulunmaktadır: 1. her birey veya çiftin yaşayabileceği genel sorunların yanı sıra. Allyn Bacon Publishing. Eşcinseller 36 konusunda profesyoneller arasında bile büyük bir inkarın olduğu görülmektedir. kuruluşları ve politikaları bu açıdan güçlendirmek.Eşcinsellere Yönelik Sosyal Hizmetler Sema Buz Eşcinseller. Aslında buradaki temel tartışma. eşcinsellerin karşılaştığı özel sorunlar hakkında diğer grupları eğitebilirler. Kurumların eşcinsellere sağladığı hizmetler ile ilgili düzenlemeler. Eşcinsellerin mali sorunlar. Bunu yapma yönünde eşcinsellerle çalışacak sosyal hizmet uzmanlarının öncelikle eşcinsel yaşam hakkında bilgi edinme ve anlayış geliştirme ihtiyaçları vardır. Sosyal hizmet eğitimi açısından bakıldığında yurt dışında da Türkiye'de de eşcinsellikle ilgili eğitim içeriğinde çok az bilgi verildiği görülmektedir.

cinsel yönelim ayrımcılığı. eşcinsellik nedeniyle yapılan ayrımcılık kolay kolay hukuksal sürece ulaşamaz. onların deyişiyle "ibneleri" konu edinen fıkralardır. ayrımcılığa uğrayan eşcinsellerin. 27. Kadınlara Kamu görevlileri ile ilgili durum da eşcinselliğin gizlenmesi ve hak aramama tutumu yönünden özel sektörden pek farklı sayılmaz. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi de. Üye ülkeler ve aday ülkelerin istihdamda her türlü ayrımcılığa karşı tedbir almaları gerekmektedir. hiçbir tazminat ve benzeri hak talep etmeden iş yerini terk veya işten çıkarılma durumunda. *Avukat ancak. Eşcinsellerin de geçinmek ve dolayısıyla çalışmak zorunluluğu. maddesine dayanarak hak arayabilirler. Peki bu tarz egemen erkeklik karşısında. yaptırımı meslekten çıkarma olarak düzenlenen "gerek talebeye karşı gerekse hariçte muallimlik sıfatı ile telif edilmeyen iffetsizliği sabit olan" düzenlemenin. Milli Eğitim Bakanlığı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun'un 27. egemen erkekliğin çırılçıplak. Açığa çıktığında çoğu zaman kendiliğinden. işçiyi eşcinsel olduğu için değil. 37 . eşcinseller çalışma yaşamında nelerle karşılaşmaktadırlar? Suskunluk bu alanda da devam etmektedir. eşcinsellik normal dışı. yönelik cinsel taciz özel olarak düzenlendi. Meslekten çıkarılan bu öğretmenlerden açtığı davayı kazanan yoktur. aynı işyerinde çalışan sevgilisiyle ilişkisini iş düzenini bozacak biçimde yansıtmasından dolayı işine son verdiği savunmasının mahkemece kabulü. İş Yasası'na da konulmadı. sert yumruğu sıkılı bir erkektir hâlâ. Ceza Yasası'na konulmadığı gibi. İş yerlerinin en popüler fıkraları.Pream et Beckett. Anayasa'nın 10. Üstelik Avrupa Birliği çalışma yaşamı konusunda ayrımcılığı. Bu deneyimden ötürü. cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa uğrayanlar bu sözleşmenin 8. Çalışma yaşamını düzenleyen temel yasalarda durum görmezden gelinmektedir. Bu renk vermeyen görünmezliğin gerisinde. Oysa bu düzenleme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. 1 Temmuz 2007'de yürürlüğe girmesi beklenen yeni Sosyal Güvenlik Yasası. "hariçte muallimlik sıfatı ile telif edilmeyen iffetsizlik" ibaresi. Bazı disiplin yönetmeliklerinde. iç hukukta. sessizliklerini bozarak hak arama mücadelesine de destek verecektir. ahlaki olmayan olarak görülmekte ve yaptırımı meslekten çıkarma biçiminde gerçekleşmektedir. İş Yasası 2003 yılında yürürlüğe giren yeni bir düzenleme olmasına karşın bu konudaki suskunluğunu korudu. ayrımcılık durumunda ileri sürülebilecek bir kuraldır. Avrupa Birliği'nin 1997 Amsterdam Anlaşması çerçevesinde çıkardığı ayrımcılığa karşı direktiflerden birisi. işyerlerinde yaygın eşcinsel varlığı anlamına gelmektedir. Anayasa'nın 90. aynı zamanda eşcinsel olmanın işten haklı çıkarma sebebi sayılmadığı biçiminde yorumlandı.9. mahkeme tarafından ilgilinin özel hayatına dokunur nitelikte bulunmuştur. Bu durumlar da. cinsel yönelimi nedeniyle iş akdine son verilen işçilere. hak arama yoluna başvurma konusunda cesaret vereceği düşünülebilir. Her ne kadar Anayasa'da açıkça cinsel yönelim ayrımcılığına karşı bir madde bulunmasa da. ancak kamu düzeni ve korunan diğer menfaatlerle uyuşmazlık halinde müdahale edilebileceğini kabul etmektedir. Bu olumlu örneğin. Ancak. maddesinde düzenlenen özel yaşam hakkına doğrudan müdahale sayılır. elden geldiğince cinsel yöneliminin açığa çıkmasını engelleme. eşcinselliği yaptırıma bağlayan düzenlemeleri etkisiz kılacağı gibi. maddesinde. Smith et Grady/ Birleşik Krallık) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi benzer durumlarda verdiği kararlarda. eşcinselleri. kişilerin istismarı ve özellikle çocuklara yönelik istismar durumu ile silahlı kuvvetlerde düzenin sağlanması açısından getirilen sınırlamalardır. zira görünürlük çoğunlukla çalışma hayatını sona erdirir. Sosyal Sigortalar Yasası. Bu direktiflerin. Elbette en önemli deneyim. Sendikalar Yasası ve 4857 sayılı İş Yasası bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir kurala yer vermemiştir. eşcinsel olduğu söylenen ya da bir biçimde böyle olduğundan şüphe edilen tüm öğretmenlere istisnasız uygulanmaktadır. kamu görevlileri ile ilgili hukuksal düzenlemelerde eşcinsellik pek çok kurumun disiplin yönetmeliğinde ahlaka aykırılık olgusu çerçevesinde değerlendirilir.Çalışma Hayatında Eşcinsellik Oya Aydın* Eşcinselliğin görünmezliği çalışma yaşamında başat bir olgu olma özelliğini sürdürür. eşcinsel bir işçinin iş akdinin feshi kararı tartışmasında. fütursuz sergilenişi vardır. Türkiye hukukuna somut olarak yansıması. işverenin. özellikle cinsel yönelim ayrımcılığını önleme yönündeki politikalarının gereğinin yapılmasını Türkiye'den beklerken.1999 tarihli Lusting . Ancak. Birkaç ay önce basına yansıyan bir olayda. cinsel yönelim ayrımcılığı konusundadır. (Örneğin. kişinin cinsel eğilim nedeniyle idari görevlerden alınması. maddesi gereği. bunu sessizce kabullenme ve hak arama yoluna gitmeme. İşçi imgesi. Bu nedenle mahkemelerin konuya ilişkin genel bir tutumundan söz edecek veriye henüz sahip değiliz. yasalara öncelikle uygulanacağından. cinsel hayata.

Bunun sonucu olarak. Türkiye'de 20 yaşını geçmiş olan her erkek askerlik yapmak zorundadır. Görüştüğümüz kişilerin yüzde 65'i cinsel yönelimini annesinden. kaynakları her ne kadar aynı olsa da. yüzde 88'i de iş hayatındaki çevresinin tamamı veya bazılarından cinsel yönelimini gizlediğini ifade etti. eşcinsellikle ilgili elime ne geçse okurdum ve genelde de kendimle özdeşleştiremezdim. yüzde 75'i "hiç onlara benzemiyorsun" yorumuyla karşılaşmış. yüzde 87'imiz ise sözlü saldırı. Şu an okumakta olduğunuz Kaos GL dergisini bulana kadar. Yüzde 70'i ise "evlen artık" baskısıyla veya zorla eş bulunması gibi baskılarla karşılaşmış. 2005 yılı Nisan ve Ağustos ayları arasında gerçekleştirilen bu araştırmada 151 kadın ve 242 erkeğe toplam 65 soru soruldu. Görüştüğümüz 242 erkeğin yüzde 10'u ise kendi iradesi dışında geneleve götürülmüş. Açıklık durumlarının yanı sıra açıldıkları zaman aldıkları tepkileri de sorduk anket katılımcılarına. Araştırmamız travesti ve transeksüelleri kapsamadı. dışlama. yüzde 73'ü de babasından gizliyor. ilişkinin kesilmesi gibi sosyal şiddet türleri uygulanmakta." Lambdaistanbul Eşcinsel Sivil Toplum Girişimi'nin "Ne Yanlış Ne de Yalnızsınız!" isimli kitabı yayınlandı. yok sayma. Hayatının herhangi bir döneminde psikologa/psikiyatra gittiğini söyleyen 178 kişinin (katılımcıların yüzde 45'inin) yüzde 33'ü kendileri ihtiyaç duydukları için değil. yüzde 32'si ise cinsel yönelimi nedeniyle cehenneme gideceğini düşündüğünü ifade etti. Yüzde 40'ı ise kendini istemediği heteroseksüel ilişkiler yaşamaya zorladığını belirtti. Çünkü eşcinsel/biseksüellerin sorunları ile travesti/transeksüellerin sorunlarını. Yüzde 89'u ise akrabalarının tamamı veya bazılarından cinsel yönelimini gizlediğini belirtti. ankete katılanların yüzde 63'ü karşı cinsten sevgilisi varmış gibi rol yapmak zorunda kalmış. Bu yanlış yaklaşımlardan öğrendiğimiz kadarıyla doğru olduğuna inandığımız sorularla insanların kapısını çaldık. 38 Kendi var oluşumuzu gerçekleştirmememiz için yüzde 23'ümüze fiziksel şiddet. Sorduğumuz soruların her biri için ileride çok daha detaylı çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyoruz. yüzde 52'si "psikiyatra/psikologa görün" önerisi veya zorlamasıyla. Görüştüğümüz insanların yarısı ise açıldığı zaman konunun geçiştirilmesiyle karşılaştığını söyledi. kimi istisnalar dışında. nasıl insanlar olduğumuzun mercek altına alınmasıydı. Yüzde 82'si okuldaki çevresinin tamamı veya bazılarından. Soruların ve soruların soruluş tarzının çıkacak sonuçları etkileyebileceğinin ve sınırlayabileceğinin farkındaydık. Çevremizdeki herkes sözbirliği etmişçesine eşcinselliği yok etmeye. travesti/transeksüeller için farklı sorular içeren bir çalışma yapılması gerektiğini düşündük. Yüzde 17'si kardeşler dahil olmak üzere çekirdek ailesindeki bireylerin tamamına açık olduğunu söylerken yüzde 39'u çekirdek ailenin tamamından cinsel yönelimini gizlediğini söyledi. Ankete katılanların yüzde 58'i cinsel yönelimi nedeniyle yalnız kalmaktan korktuğunu söyledi. bu sorularla karşılaşan insanların yaşadıkları sorunların ağırlığı altında ezilmek veya bu sıkıntıları hak ettiklerini düşünmek yerine kendilerini güçlü hissetmelerini sağlamaktı. Bir araştırma tekniği olarak anketin sınırlayıcı özelliklerini bilerek yola çıkmıştık. Karşılaştığımız olumsuz yaklaşımlardan biri de yaşadığımız sorunların değil. Çevrelerindeki insanlara açıldıklarında "psikiyatra/psikologa" görün önerisi veya zorlamasıyla karşılaşanların oranının yüzde 52 olduğunu söylemiştim. Araştırmamızda insanlara cinsel yönelimlerini kimlerden gizlediklerini de sorduk. Fakat askerlik yapmak istemeyen eşcinsel/biseksüeller insan hakları ihlali olan çeşitli aşamalardan geçmek zorunda kalabiliyorlar. gerçekçi bilgiye ulaşamadığı için cinsel yönelimi ile ilgili olumsuz duygulara kapıldığını ifade etti. Bu yöntemlerin özelliği herkes tarafından sürekli tekrarlanıyor olması. sırf başkaları istedi diye gitmişler. dışlama. nasıl bir hayatımız olacağını tahayyül etmek gerçekten çok zor. Araştırma konusunda bir geçmişi olmayan bizler çeşitli akademisyenlerin de desteği ve yönlendirmeleriyle bu uzun soluklu çalışmayı hayata geçirmeyi başardık. soruları hazırlayanların bakış açılarıydı. Yüzde 48'i geçmişte ya da hâlâ diğer eşcinsellere nasıl ulaşacaklarını bildikleri halde tanışmayı ertelediğini. yüzde 29 undan ise cinsel ilişki sırasında çekilmiş fotoğraf istenmiş."ne yanlış ne de yalnızsınız!" Yeşim Başaran "Kendi var oluşumuzu gerçekleştirmememiz için yüzde 23'ümüze fiziksel şiddet. her alanda yaşadığımız sorunların bir araya getirildiği bir ilk çalışmaya ihtiyacımız olduğu için bunu bir başlangıç araştırması olarak gördük. Daha önce bizlerle yapılan araştırmaların bazılarında soruların alt metinlerinde eşcinsel olduğumuz için yaşadıklarımızı hak etmiş olduğumuz gibi izlenimler vardı. Soruları hazırlarken en çok dikkat ettiğimiz konulardan biri. Çoğu kişinin ne kadar da özeldir bir kitapçıdan Kaos GL dergisini ilk satın aldığı an. tıp gibi alanlarla ilgili kurumların kapılarını çalmaya ne dersiniz? . askerlik. ilaç tedavisine zorladığını. Psikiyatr veya psikologa gidenlerin yüzde 67'si görüştükleri uzmanların kendilerini heteroseksüel olmaya. Eşcinsellik de bunlardan biri. eşcinselliklerini ispat etmek amacıyla anal muayeneden geçmesi. Yüzdelerin bu kadar yüksek olması cinsel yönelimlerimiz nedeniyle karşılaştığımız durumların ne kadar da ortak olduğunu. istatistik grafiklerinin çizilip yorumlanmasından sonuçların bir araya getirildiği kitabın hazırlanmasına kadar her aşamada çalıştık. Bir sonraki aşama için elimizde bu verilerle eğitim. Eşcinselliğin toplumda bu kadar dışlanırken. Görüştüğümüz kişilerin yüzde 56'sı eşcinsel/biseksüellikle ilgili yeterli. Ancak. yüzde 87' imiz ise sözlü saldırı. Bu sonuçlara bakarak tüm dünyanın eşcinsel olmamamız için ortaklaşmış olduğunu görüyoruz. Lambdaistanbul gönüllüleri olarak soruların hazırlanmasından anketin gerçekleştirilmesine. Askerlikten muaf olmak için başvuran 27 erkeğin yüzde 62'sinden. kategorik olarak aynı başlıkta toplayamayacağımızı. Gerçekten de kendi geçmişi düşünüyorum da. Bunun nedeni. Yüzde 66'sı "emin misin?" sorusuyla. çevremizdeki insanların ne kadar da aynı yöntemlerle bizi varoluşumuzdan uzaklaştırmaya çalıştıklarını gösteriyor. Bu kitapta İstanbul'da 393 eşcinsel/biseksüelle yapılan yüz yüze görüşmeler yer alıyor. bizi heteroseksüel yapmaya çalışıyor. yok sayma. eşcinsellik hakkında yanlış bilgiler vermek gibi olumsuz yaklaşımlar sergilediklerini anlattı. Bu çalışmayı rakama indirgenmiş çeşitli istatistik sonuçlardan çok 393 kişinin bizimle söyleşmesi olarak görüyoruz. ilişkinin kesilmesi gibi sosyal şiddet türleri uygulanmakta. Tüm bu süreci tersine çevirmek için ortaya çıkmış olan GLBTT hareketinin de tekrar tekrar yılmadan çalışması gerekiyor.

Homofobinin yarattığı. Simdi önümüzde duran engelleri aşmamız neden mümkün olmasın Burcu Ersoy "Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar Forumu". Forumun sonlarına doğru. Buluşmanın yurt dışından gelen konukları arasında bulunan Norveç İşçi Partisi Milletvekili Anette Trettebergstuen. Ancak. Ailelerimiz karşısında cinsel yönelimimizin kendimiz tarafından zorunlu baskılanışı. vardığımız noktada. örgütlenme sorunumuz üzerinde durduk. bizlerin 'şanslı'. benzer yaşamlarımızla aynı yerde buluşuyorduk. sözlü ve cinsel tacizlerinden söz ettik. Söz alan kadınlar kendi yaşamları üzerinden. Birbirinden ayrılan görüşlerimize rağmen. aslında var oluşumuzun alaya alınmasına kadar varan bir şiddeti içermesine rağmen. artık burada değil ama forum kapsamında katılımcılarla paylaştıklarıyla bize sesini duyurabildi. bir araya gelmemizi engelleyen unsurlar ve karşılaştığımız sorunlar konusunda ortaklaşıyor. Türkiye'de şu andaki hükümetin eşcinsellere yönelik politika ve tutumlarından başlayarak mevcut yasal durumun bizlere nasıl yansıdığından söz ettik. Kadın eşcinsel/biseksüelliğinin yok sayılması. seslerinin yalnızlığını dinledik bazılarımızdan. Mevcut eşcinsel/biseksüel organizasyonlar içindeki kadınların azlığını. erkeklere yönelmiş halinin göz önünde ve can alıcı bir şekilde gündemde olmasına karşın. Ayşe'nin de onayıyla sunumları iptal ettik. 'Ciddiye almak' durumunda kalan insanlardan bize yönelen fiziksel saldırı. eşcinsellere uygulanan şiddeti içeren olayların. Ama Ayşe burada ve onun sunumunu dinleme fırsatını kaybetmiş değiliz. cinsel fantezi unsuru vs. 'rahat' ya da 'sorunsuz' görülmemizin nedenlerini tartıştık. sevgilisi kocası tarafından öldürülen bir lezbiyenin gazetelerden okuduğumuz haberlerini hatırladık beraberce. geçici. Kanada Manitoba Üniversitesi'nde hukuk profesörü ve Kanada'nın LGBT organizasyonu EGAL üyesi Karen Busby de foruma katıldılar. Forumun programına göre. Ayşe Sargın'ın ise "Pornografi. Inge-Lise. burada farklı' yaşayışlarımızdan yola çıkarak 'lezbiyen görünürlüğü' sorununa değindik. fiziksel şiddete maruz kalmıyor ya da erkek eşcinsel/biseksüellere göre daha az karşılaşıyor olmamız kamusal alandaki görünmezliğimize dayanıyordu. evde karşılaştıkları problemlerden bahsettiler. mecbur bırakıldığımız 'orada farklı. bir araya gelişlerimizin sesimizi duyuracak politik bir duruşa dönüşememesinin. Bir boşanma davasında 'lezbiyen anneye kız çocuğun velayeti verilmez' diye çıkan Yargıtay kararını. buradan açık bir çağrı olsun bu! Herkesin kendini kısaca tanıtmasının ardından Türkiye'de eşcinsel/biseksüel kadınlar olarak yaşadığımız sorunlar üzerine konuşmaya başladık.Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'da 'Lezbiyen ve Biseksüel Kadınlar Forumu' Yıllar önce bu forumu yapmak bir hayaldi ama gerçek oldu. okulda. Inge-Lise Paulsen'ın "Lezbiyen Görünürlüğü". 17-21 Mayıs 2006 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'nın dördüncü gününde ortalama otuz kadının katılımıyla gerçekleştirildi. eşcinsel/biseksüel kadınlar olarak kendi sözümüzü üretip haklarımızı savunduğumuz bir örgütlenmenin eksikliğinin nedenlerini sorguladık. iş yerinde. erkek eşcinseller ve kadın eşcinsellere yönelik farklılaşan homofobik tutumlardan bahsettik. Yurt dışından gelen konuklarımız kendi ülkelerindeki deneyimlerini aktardılar. Cinselliğimiz ve Heteroseksizm" başlıklı birer sunum yapması bekleniyordu. Danimarka Gey Lezbiyen Ulusal Örgütü LBL'den Inge-Lise Paulsen. Toplumun eşcinselliğe bakışı. Belki de bu tür paylaşımları daha çok gerçekleştirebilir ve bir araya gelişlerimizin olanakları 39 . Inge-Lise'nin sunum yapmaktan vazgeçerek akışın karşılıklı diyalog biçiminde sürdürülmesini teklif etmesi üzerine. olarak algılanması nedeniyle 'ciddiye alınmamamız'. Tüm bu yaşadıklarımıza karşı.

Gazetelerdeki haber metinlerinin kurgusu ise beklendiği üzere birbirine göre farklılıklar içermektedir. Böylelikle içerde oluşan bu kamusal güç. başkalarıyla bir aradalık kurma ilkdeneyimi. ve meydan. Bugün prensipte herkesin katılabildiği kamusal çekişme arenalarından söz ettiğimizde kaçınılmaz olarak medyanın bizzat kendisi ve kurumlarından da söz ediyoruz aslında. itilip kakılmak. görünürlük arenasına bakanların 'gözlükleri' ve 'görme pratikleri' üzerine bir soruya cevap aranabilir. Eşcinsellerin 1 Mayıs yürüyüşünü haber yapmayan televizyon ve gazete neredeyse yoktur. medya meydanlara kayıtsız kalamaz. 'sözlerinin duyulabilirlik sınırlarını medya ile genişletmeye yönelmiştir. fanzin ve bültenler. 'çerçevelerin' içinden akıtan. Eşcinseller temkinli olmayı da elden bırakmayarak. Dolayısıyla liberal basın. 40 . Aslında 10 yılın üzerinde bir dönemi kapsayan bu kısa ve hızlı özet. Son iki yıldır Türkiye'nin AB'ye uyum çerçevesinde geçirdiği dönüşümlerin meydanlardaki aktörlerinden birisi olmuştur eşcinsel hareketi. Kimi başlıklarda eşcinseller "yasadan korunma talep eden. toplumsal. soru ve sorgulamalarıyla heteroseksüel topluluğu bazen diyaloga çağıran. kimi alt söylemlerle çekişme. TCK Alt Komisyonu çalışmaları esnasında Kaos ve Lambda'nın Meclis'e yaptığı yürüyüş bazı İslami basın kuruluşları da dahil birçok gazetede haber olmuştur. bazen de onların 'söylemsel' konumlarına meydan okuyan bir noktaya gelmiştir. özellikle büyük şehirlerde buluşma ve tartışma grupları olarak çoğalmıştır. hak mücadelesinin aktif özneleri konumları arka plana itilmiştir. Geçtiğimiz yıl Kaos GL'nin ilk eşcinsel 'derneğ' olarak kurulması süreci ise. çevreci gruplarla meydan artık daha dinamik ve çekişmeli. Basının bu süreci ve olayları nasıl yansıttığına bakıldığında gazetelerdeki tartışmalar ilginç konumlara işaret etmektedir. Hacimli ve heterojen kalabalığın eşcinsel oluşturanlarından olarak. meydanlar. Aynı gündemin konularından olmakla birlikte. Görünürlük anlamında 1 Mayıs 2001 tarihi somut ve sembolik sonuçları açısından büyük önem taşımaktadır: Kaos GL kendi pankartıyla yürümek üzere alanlara çıkmıştır. olayların gelişimini takip etme sorumluluğu göstermemiştir. Liberal basında olayın içerik olarak yer yer magazinselleştirildiği gözlenmektedir. Meclis'in kapısına kadar genişlemiştir. Gerçek ve 'söylemsel' meydanları 'ekranların'. 'görünür' olanın 'nasıl görüldüğü ve gösterildiği' üzerinde durmak anlamlı olacaktır. kendi söylemsel konumlanışıyla birlikte 'çekişmeye' katılmasının tarihine işaret etmektedir. seks işçisi olmak istemeyen mağdurlar" olarak çerçevelenmiş. tökezlenerek de olsa atlanan bir basamak olarak yaşanmıştır. Bu makalenin 'öznesi' olan eşcinsel hareketin tarihsel süreci de 'çatışma arenası'ndaki görünürlüğü ile başlatılmalıdır şüphesiz. çağdaş köleler olarak işçiler ve memurlarla. geniş katılımlı buluşmalar ve konferanslar da süreci beslemiştir. Eşcinsellerin konuyla ilgili 25 Mayıs 2004 tarihli ilk yürüyüşlerini haber yapan birçok gazete. evlerimize taşıyan medyadan.. Bu haberlerin içerikleri elbette ayrıca analiz edilebilir. bıyık altlarıyla çatışma pratikleri etrafında daha detaylı okunabilir şüphesiz. Üstelik meydanları sadece yaşam zorunluluklarından azade olmakla 'özgürlüğünü' kazanmış 'erkekler' doldurmuyor şimdi. eşcinsel hareketin. yaratıcı kıvılcımlar saçmakla birlikte muhafazakAr bir bakışla anımsadığı Antik Yunan 'arenalarından şüphesiz çok uzağız. Dergi. sokaklar. söylemsel buluşma. "Travestileri kadın polisler aradı" gibi bilgiler daha temel haber bilgilerine yeğ tutulmuştur. gerçekliklerini kaçınılmaz olarak teknolojik dolayımlanma yoluyla ispat ediyor artık. Özel alana hapsedilmiş olan kadınlar ve eşcinsellerle. kültürel. Ben bu soruyu daha yakın dönemin olaylarını medyadan izlerken yanıtlamaya çalışacağım. Bilgi kaynakları aslında daha ağsal olmakla birlikte. Türkiye'de eşcinsel hareketi 1990'ların başlarından itibaren kendi iç kamusalını oluşturmaya başlamış. meydanların dinamizmini izlemek konusunda genellikle kayıtsız davranamayan medyadan söz ediyoruz. Bu bağlamda. Bu arada "Travesti Hülya da oradaydı". Kaos GL'nin Temmuz ve Ekim 2005 aralığında dernekleşme sürecinde yaşadığı olaylar ve tartışmalar da daha az haber olmuştur. politik arenada. taleplerinin karşılık bulmaması üzerine tekrarladıkları 8 Temmuz 2004 tarihli eylemi haber yapma gereği duymamıştır.. Söylediğim gibi. hareket alanını genişletmeye yönelmiş. etnik ve dinsel topluluklarla.Basın 'eşcinsel mücadelesini' nasıl çerçeveledi? Gülsüm Depeli* Bugün Arendt'in nostaljik. Arenalar. konuyla ilgili olarak bilgilendirmeye devam etme.

Kanımca. diğer tarafta ise İslami ve muhafazakar sağ basın olarak yerleşmiştir. eşcinsellere karşı milli birlik çağrısından. daha sofistike düzlemde ise 'ahlak' ve 'hukuk' ayrımı tartışmalarına bağlanmaktadır. karikatürize edici bir etkiye yol açabilir. popüler yönelimlerden birinin de eşcinsel evlilikleri olması ilginçtir. biraz da psikanalitik aroma eşliğinde analiz edilmelidir belki. dahası toplumda homofobik bariyerleri yükseltmeye yol açabilir. Medya kamusalındaki çatışmalı konumlanışlara bakıp. Liberalizmin konvansiyonel olan ile özgürlükçü olan arasındaki ezeli gerilimi. sağ ve İslami söylem ile hayaletleri bağlamında. Somut göndergesi olmayan tartışma nedensizce dağılmaktadır. tüm toplumun konuyla ilgili tutumu hakkında fikir sahibi olmaya çalışmak da sorunlu bir sorgulama olurdu ki. Fakat medya metinlerinin söylemi ile toplumun söylemi arasındaki ilişki. okur kitlesini haberdar etmediği bir konu üzerinde bu denli hırçın laflar sarf ediyor olması. teorik çekişme arenasının da sıcak konusudur ve güncelliğini korumaktadır. Ozgürleştirici ve eleştirel bir açılım sağlamaktan ziyade.. hem medya metinlerine müdahil olma stratejileri geliştirmek önemlidir. Sol ve liberal basındakinin tersine bu gazetelerde. Bir gazetenin. *Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi 41 . mevcut analizlere bakıp sonuçlara ulaşmaya çalışmak sabırsızlık olacaktır. Eşcinsel mücadelenin basın tarafından nasıl izlendiği konusunda. Basındaki söylemsel çekişmenin merkezini zapt edenler. bazı yeni kamusal mücadele grupları da gündemlerine almıştır aynı tartışmayı. Sol basında konuya ilişkin haber ve değerlendirmeler sayıca çok azdır. tartışmanın doğrudan göndergesi olarak olayın kendisi hiç haber yapılmamış. İlk bakışta önemli görünmeyen bu bilgi bir karşılaştırmaya olanak vermesi açısından önemlidir. Bu bağlamda. üstelik konu çok saldırgan bir üslupla 'köşelerdeki tartışma arenasına çekilmiştir. Bizim gibi ağırlıkla "medyadan beslenen" bir toplumda. AB'nin 'ahlaksızlığına karşı hayıflanmaya uzanan bir hatta hırçınlaşmaktadır. zira süreç devam etmektedir. Öte yandan. Sendromlu konumlanış. sol yönelimli basın içinden çıkması ifade edilmesi gereken bir ayrıntıdır. 'Kamusal alan'ı yakın zamanda 'başörtüsü' sayesinde keşfetmiş İslami basının en sağlam kozu olarak gene 'halk' çıkar karşımıza.. hem aktif medya kullanımı. kaçamaklı üslup ve homofobik ifadelerle dolu metinlerdir bunlar. bir tarafta liberal sağ ve liberal sol. "Cesaretiniz varsa referandum yapın bakalım halk eşcinsellere maruz kalmak istiyor mu?" gibi sorularla meydan okumaları çığırtkan olmakla birlikte manidardır. metin ve toplum ilişkisini sorgulayan bugün sadece teorisyenler değildir. gündem köşe yazılarına ancak sınırlı sayıda taşınmıştır. geleneksel olarak düzenleyici bir kurumu.Eşcinsel hareketinin talepleri ve AB süreci başlamındaki tartışmalarda. mücadelenin bilgi ve etkileşim ağlarını genişletebilmek bağlamında. dahası toplumda homofobik bariyerleri yükseltmeye yol açabilir. Sol basın bu konuda maalesef ancak cılız bir periferi unsuru olarak yer bulmuştur. özgürlükçü bir hareketin üzerine giydirmenin sakıncaları vardır. Liberal ve sol basında eşcinsellerin mücadelesi ağırlıkla haber olarak yer bulmuş. Bu süreci hiçbir şekilde konu edinmemiş olan bir tek gazetenin. Konu başörtüsü ve zina tartışmalarıyla bitişmekte. Sağ ve İslami basının güçlü temsilcisi konumundaki iki gazetede olaylar adeta bir perdenin arkasından izlenmektedir. stratejik olarak. "Ama halka sormadınız!". bu çalışmanın amacı değildir zaten.

Nesnelere ve kişilere verilen adların niteledikleri varlıklarla mistik bir biçimde ilintili olduğu. doğalarından kaynaklanan adlarının olduğuna. Ama Kratilos (Cratylos) adlı diyalogunda. Saussure ve onun izinden giden dilbilimciler bize böyle bir doğal adlandırma sürecinin bulunmadığının. Ancak. ihtiyari" (arbitrary) bir ilişki olduğunun altını çizerler. Japoncada "pii-pii". o halde ona Troya'nın erkeklerince verilmiştir. eşcinselliğe tarihsel süreç içinde verilen adların geçirdiği "evrim"in incelenmesidir. Demek ki. "Hastalıklı Homoseksüel" "Gururlu Gev" "Kararsız Kvir/Kuir/Q" Murat Cömert Bu sunumun ana amacı "Queer" kavramının kuramsal ya da pratik açıdan içeriğini tartışmaktan çok. özcü bir yaklaşımla. nesnelerin ve insanların doğru verilmiş. Çeşitli kültürlerde bu türden bir özcü yaklaşıma. sıkça rastlanmaktadır. yani "kral" sözcüğü yüzünden doğru olandır. Bu düşüncenin altında yatan. sunumum dilbilimle tarihin kesiştiği bir alanı hedeflemektedir.. boy boyladı. Temel içeriği. tam tersine. "Türk Kadınını Güçlendirme Vakfı" gibi çoğul anlamlı tekil ifadeler (1 kadın=tüm kadınlar). Buradaki "soy" aslında bugünkü biçimiyle "söz"dür. Yunancaya "milo" ve diğer pek çok dile çok daha farklı biçimlerde çevrilebildiği gerçeğiyle kanıtlamaktadırlar. insan zihninin sıkça yaşadığı bir yanılsama sonucunda. örneğin Türkçedeki "elma" sözcüğünün Ingilizceye "apple". yani "elma" sözcüğünün içerisinde "elma" olma durumu ile ilgili bir "öz"ü barındırdığı düşünülmüştür. o yiğitliği anıştıran bir adla anılmasını hatırlamak için Dede Korkut'un adını anmak ve "soy soyladı. Tagalog dilinde ise "tiririt" olarak yansılanmaktadır). bu yaklaşımı başlıkta anılan sıfat tamlamalarıyla incelemenin yararlı olacağını düşündüm.. adların keyfi bir biçimde verildiğini kabul etmek çok zor olmasa gerek (Kuşların "cik-cik" sesi. "soylamak" da "söylemek" ile karşılanmaktadır. örneğin kadınlar tarafından. "Türkler"den. Bunu da. Ingilizcede "chirp". içindeki "anaks". Tarihsel süreç içinde eşcinsel edimlere ve bu edimleri gerçekleştirenlere toplumdaki (erkek)egemen düzenin nasıl yaklaştığını bu şekilde ifşa etmek olasıdır. farklı özellikleri ve kişilik yapıları olan "kadınlar"dan. ya da "eşcinsel bireyler"den bahsederken bile akla gelen tek tip bir "kadın". "Türk". dildeki sözcüklerin biçimsel yapılarıyla ifade ettikleri nesneler arasındaki bağın tamamıyla "keyfi. "azınlık üyeleri"nden. yani eşcinselliği ele alması açısından da doğal olarak Gey-Lezbiyen Çalışmaları ve "Queer Theory" alanlarını doğrudan ilgilendirmektedir. özellikle de adların ve özel adların yapısıyla ve kökenleriyle ilgilenilmiştir. Eski Türk geleneklerinde özellikle erkek çocukların bir tür "yiğitlik" gösterisinden sonra. Eşcinsel Arzuyu Adlandırma ve Sınıflandırmaya Tarihsel Bir Bakış* 42 Geçen yüzyıl içinde geliştirilen biçimiyle dilbilim bu konuya tam karşıt bir noktadan bakmaktadır. Kabaca "Batı" olarak adlandırdığımız geleneğin tarihinde de bu tür tipleştirme. Hayvanların çıkardığı doğal seslerin bile farklı dillerde öykünülme biçimleri çok farklı olabiliyorsa. ikinci adı olan "Skamandrios" kadınların ona verdiği yanlış addır). dilin kutsal bir el tarafından yaratılıp insana verildiği inanışıdır. geniş ve kendi içinde çeşitlilik gösteren toplulukları "ideal" (değişmez. örneğin Eski Mısır ve Yunan uygarlıklarında sözcüklerin. nesnelerle adlarının arasında var olduğu düşünülen yakınlığa. nesneler. Eski Yunan filozofu Eflatun'un idealar kuramında ise başka türlü bir özcü yaklaşım vardır. ya da Denktaş'ın sıkça ve küfürmüşçesine tekrarladığı çoğulu simgeleyen tekil "Rum" (=tüm Rumlar) sözcüğü de bunu doğrulamaktadır. Fransızcaya "pomme". Burada adlandırmak ile konuşmak arasında bir bütünlüğün var olduğu düşünülmüştür. Lanetli Livatacı . Eşcinsellik özelinde. öyle ki. her özelliği bilinebilir) bir tekil kişide canlandırma oldukça alışılageldik bir uygulamadır. ama bunlara başkalarınca -daha az bilge olanlarca. Almancaya "apfel"."Lanetli Livatacı". "ekalliyet" ya da "eşcinsel" oluyor. Aslında insan dilinin gerçeği anlamada ve aktarmakta yetersiz olduğunu söyler. Bu yanıyla. Eski dönmelerde dili anlamaya yönelik birtakım çalışmalarda.doğru olmayan adların da verildiğini söyler (Hektor'un oğlunun iki adından biri olan "Astianaks". onları tanımlamakta kullanılan adların ve sınıflandırmaların içerdiği dar alana hapsediliyorlar." koşuk ifadesini akla getirmek yeterlidir sanırım. kişiler ve insan toplulukları.

iğrendirme 43 . dolayısıyla herkeste bir sodomist tohumu vardır. Türkçeye Arapça yoluyla geçen geleneksel biçim aslında kişiler için "luti" olmuştur. zevk herkesi cezbeder. Bu tabloda. şemsiye terim olarak sodomi kapsamında toplamalarıdır.Bu terimin Batı dillerindeki biçimi "Damned/Cursed Sodomist" (İng. hatta ona gönderilen erkek melekleri ısrarla "tanımak" isteyen halkın uğradığı lanete yapılan bir göndermedir. Kadın eşcinselliği tüm bunlardan anlaşılacağı gibi. Zevke yapılan bu vurgu. "düz" olmayan her şey olabilir. Türkçedeki "ters ilişki"nin içerdiği anlam çeşitliliği ve belirsizliğini anımsatan bir terimdir sodomi. endüstri devrimini yaşamış ve kartezyen mantığı en ileriye taşımış bir toplumun oluşmasından sonra. yani bir günahı. Ters olan. ama anlaşılıp kovuşturulması. der dini Ortaçağ düşüncesi. aslında çok daha geniş bir alanı kapsayan cinsel edimleri topyekun bir yaklaşımla. sarhoştum" ya da "üstüme kötü bir cin çöktü. kumar. Yine de "giren çıkan yoksa sorun da yoktur" zihniyetiyle. Karısıyla sodomi suçu işleyen erkeklerin de diğerleri gibi yakıldığı durumlardan bahsedilmektedir. neyle uğraşıldığının tam bilinmiyor gibi görünmesi durumu geçerlidir: üstü kapalı olarak. herkesin başı üstünde sallanan bir Damoklesin kılıcı değildir artık.). Her olgunun altında keşfedilebilecek ve mantıksal olarak kavranabilecek bir gerçeğin var olduğuna tüm kalbiyle inanan bilim adamı tayfası. Yeşerip dal verse de tövbe ve imanla kökü kurutulabilir. cezai ehliyeti olmayan. oburluk. ama sorun bir biçimde ortadan kaldırılır: ağır ilaçlar ve şok verme yoluyla. kavramsal olarak da muğlaktır. küfür gibi diğer günahlara kulak verdiği anda yeşeriverir. ne yaptığını tam bilmeyen. kul nefsine hakim oldukça derinlerde sessizce oturur. "İçmiştim. Diğer bir deyişle. Bugün toplumumuzda da efemine olarak algılanıp psikiyatrlara götürülen bazı kimselerin aslında zeka geriliği yaşıyor olması belki bununla açıklanabilir. eşcinselliğin günahtan çıkarılması. zevk amacıyla girişilmiş her türlü cinsel edim. Yüzyılın sonlarında psikolojinin kendini bir bilim dalı olarak ortaya koymasıyla gerçekleşmiştir. Cadılıkla suçlanıp yakılan kadınların bir kısmı aleyhinde toplanan "deliller" cinselliklerine aittir. Türkçede de hukuk dilinde "Fiil-i Livata" bunu ifade eder. bu terimlerin kafa karıştıran bir yanı. Buradaki mesele. Bu tohum. Örneğin Britanya kraliçesi Viktorya erkekler arasında eşcinsel ilişkileri suç haline getiren yasa çıkartılırken. Fiziksel antropolojinin temellerini oluşturan bazı ırk araştırmalarının kullandığı türden bir "eşcinsel fizyonomisi"ni tanımlamaya kalkışanlar oldu. ama cinsel zevk almayı istemek her biçimiyle günahtır. burada aslolan "Sodomist" sözcüğünün içerdiği anlam ve geldiği kökendir. imana gelen kişi artık sodomist sayılmaz (Yine de pek çok erkek o kadar kolay kurtulamamıştır kazığa oturtulma ya da yakılma cezasından). pozitivizm ve mantıkçılık öncesi Batı düşüncesinde "günahkar". "kadınla birlikte olurmuş gibi hemcinsiyle birlikte olan erkekler" türünden tanımlamalar kullanılmıştır bu kitaplarda. Ortaçağ düşüncesi bir açıdan oldukça eşitlikçi bir tezi savunur. Bu yanıyla. lezbiyenlik çoğu yerde sodomi kapsamında ele alınmamıştır. toplumdan uzaklaştırılması gereken bir akıl hastalığıdır. işin aslında "eşcinsellik etmek" diye bir fiil. Cinsellikle ilgili pek çok farklılıklar da işte bu dönemde "hastalık" (araz) kapsamında ele alınmaya başladı. burada söz konusu olan. kişinin elindeki "günah işleyebilme" lisansının ondan koparılıp alınmasıdır. yalancılık. 19.) gibidir. Adem ve Havva'nın yasak meyveyle. Tevrat ve diğer dinsel metinlerde de bu belirsizlik. çünkü böyle bir şeyin var olduğuna dahi inanmak istemez! Hastalıklı Homoseksüel Bu terimin ortaya çıkışı. havada kalan tanımların doldurduğu boşluk. Ortaçağ Yahudi-Hıristiyan geleneğinin ideolojisine göre aslında kutsal evlilik düzeni içinde olmayan. Bu tanımlardan bazıları geleneksel anlamda efemine olmaktan çok düşük zekalı bireylerin fizyonomisini tanımlar gibi görünmektedir. ancak özcü olmayan bir mantıkla açıklanabilir. Yani buna göre oral seksten sadomazoşist sekse uzanan geniş bir yelpazede ele alınabilecek tüm "Ortodoks olmayan" cinsellik biçimleri ve "misyoner" harici tüm cinsel pozisyonlar böyle adlandırılmaktadır. sodomi olarak adlandırılabilmiştir. erkekler arasında doğabilecek duygusal yoğunluğu bol her ilişkiye kuşkuyla bakılmasını doğurmuştur. edim yani fiiliyat üstündeki vurgudan kaynaklanır. genel bir tiplemedir. "sodomi" sözcüğünün bir anlamını penis-anüs ilişkisi oluşturmuştur. Kişi tedavi edilmiyor olabilir. Bu arada. öncelikle de bu yakınlığı yaşayanlarda. yani kesin bir tanım olması gariptir. Fakat. dolayısıyla tam ve sağlıklı olmayan bir tipleme ile karşılaşılmaktadır. "Sodomiste Damnée" (Fr. diğer bir gariplik de sodomi kanunlarının ve tarihsel olarak terimin kullanıldığı bazı belgelerin. bu yüzden faillerin cinsiyeti üzerinde durmayıp edimi temel almışlardır. aynı düzlemde ya da ciddiyette bir sorun olarak algılanmamış ama yine de bastırılmıştır. Sodomist çok da özelleşmiş bir tip değildir. Ancak. yani zevkle olan deneyimleri yüzünden insanın acılarla dolu yeryüzünde geçirmek zorunda olmasına. olsa bile Tanrı'ya hizmet edecek kullar üretmek amacının dışına çıkılarak. beni buna o zorladı" türünden itirafların o dönemde oldukça olabilir gözükmesi. Ama edimin tam ne olduğu da açıkça ifade edilmemesi. yani tanımlanmak istenen edimin biçimsel karşılığı dilde yoktur. erkek eşcinselliğinin en temel yaşanma biçiminin "anal ilişki" olduğunu varsayan egemen düşünce tarafından doldurulmuş. insan cinselliğinin çok kesin hatları olan bir kuramını elde edebileceklerine yemin edebilir durumdaydı. Bu noktada diğer bir sorun ortaya çıkıyor: anal ilişki bir kadınla erkek arasında yaşandığında da sodomiden bahsedilmektedir. Bu "illet". yasak bir edimi gerçekleştiren bir "aktör" (agent) vardır ortada. "livata" ise kabaca eşcinsel edim olarak algılanabilir. yasa kapsamına lezbiyenliğin alınmasını reddetmiştir. İncil ve Tevrat'da bahsi geçen Sodom ve Gomorra kentlerinin günahkarlıklarına ve kenttekileri uyaran Lut peygamberin sözünü dinlemeyen. Avrupa ve ABD'deki birtakım sodomi yasaları da. İlk Günah'a bir göndermedir. ama kimin içinde beslediği ilk bakışta belli olunmayan. ama içki.

Geyin güzelliğini simgeleyen alımlı. diğer pek çok terimin aksine. yamuk. feminist savaşım. tam ya da doğru olmayan bir şeylerin varlığına dikkat çeker. İngilizce yazılışıyla "queer". bir acayiplik var bunda" derken kullanılan bir sıfat olan sözcük. tam bir eşitlik ve özgürlük düşünü ilk defa açık olarak ifade ettiler. heteroseksist toplumda yarattığı tepki de! En yakın zamanlarda yaygın olarak kullanıldığı biçimiyle "neşeli". ilişkiye girilen kişi "madi"=kötü) "rahatça" kullanılması eşcinsellerin dışa açılma isteğini yansıtıyor olabilir. batı toplumlarında eşcinsellere yönelik önyargıların hızla yıkılmakta olduğu bir dönemin hemen peşinde. bunlara dünyanın değişik yerlerinde devam edildiği de yakınlarda tekrar gündeme geldi (Suudi Arabistan'da "ele geçirilen" bir grup eşcinsele uygulanan erkeklik hormonu "tedavisi" gibi). örneğin Türkiye'de de. Batı'da. 20. gey teriminde olduğu gibi. daha önce gizli olarak örgütlenen eşcinseller ve diğer cinsel azınlıklar. Gey'den farklı olarak. belli bir sınıftan ve ırktan. Aslı "gay" olan sözcüğün en belirgin olarak bilinen anlamı ilginçtir. yüzyıla kadar tamamen marjinalleştirilmiş eşcinsel erkeklerin kendilerini yalnızca kadınsı davranışlar ve fuhuş ortamı içinde ifade edebilmiş olmalarıdır. Burada gözden kaçırılan. özgürleşme hareketleriyle birlikte bu kodlama da bir bakıma kenara bırakılmış. size yöneltilen bir silahı ele geçirmek. 60'lı ve 70'li yıllara damgasını vurdu. hatta tersine çevirerek kullanmalarındaki gibi bir "ıslah etme" (reclaiming) durumu queer için de geçerli olmuştur. böylece ortada utanılacak ya da ayıplanacak bir şeyin olmadığı vurgulanmak istenmiştir. kadınları baştan dışarıda bıraktığı. Siyahların "black is good" (siyah güzeldir) ve geylerin "gay is good" (gey güzeldir) sloganlarındaki toplum tarafından benimsenme isteğine queer'de rastlanmaz. O güne kadar ancak dışarıdan incelenen. önerilmiş ve kullanılmış çoğu terim psikolojik bir soyutlamaya dayanır (örneğin. içerdiği olumsuzluğu boşaltarak. "Neşeli" olmak. Sokakta yürüyen birine "queer" diye bağırmak etkili bir hakaret biçimi olarak görülmüştür. gay sözcüğünün daha gizli. Eşcinseller artık bu sözcük sayesinde kendilerine dayatılan günahkar ya da hasta olma suçlamasını bir kenara itebilmişlerdir. yüzyılda ise "gey yaşam" fahişelik ve diğer evlilik dışı ilişkileri tanımlayan bir yumuşatılmış deyim (hüsnütabir. "Sodomisft"teki "sodomi" edimini temel alma. İkinci olarak da. Gey teriminin kullanılmasında en etkili iki noktadan biri. Ancak. Burada ortaya çıkan ilginç görüntü. araştırılan birer nesne olarak görülen ve davranılan kadınlar. Gururlu Gey Irkçılık karşıtlığı. yana kaymış" gibi anlamlar verilmektedir. erkeksi. 19. siyahlar ve eşcinseller ilk defa yaygın bir biçimde bu duruma isyan ettiler. gey herhangi bir cinsel edime doğrudan göndermede bulunmaz. Heteroseksüelliğin normalliğini savunan kişiler içinse sözcüğün bu biçimde "rehin alınması" büyük bir sıkıntı yaratmıştır: temelinde mutsuzluk içerdiğini düşündükleri bir cinselliğin ellerinden alınan en şen şakrak sözcükle tanımlanması tahammül edilemez bir küstahlık olarak görülmüştür. akıl hastalığını dışlayıcı bir unsur gibi görülebilir. 60'ların sonlarına kadar eşcinselliği anlaşılan bireylere ailelerinin de izniyle psikiyatrik "tedaviler" uygulanmıştır. hippilik gibi sivil itaatsizlik hareketleriyle birlikte. herkes kraliyet ailesindenmiş (loyalty= queen=kraliçe yani eşcinsel) gibi davrandı" gibi aynı özel dile ait sözcüklerle yanıt veriyordu. Kararsız Kvir/ Kuir Özellikle 90'larda Kuzey Amerika'da yayılan bu sözcük. bir tür dışlayıcılığı da içinde barındırır. "Bir terslik. savaş karşıtlığı. o silahı size saldırmak isteyenlerin üstüne doğrultmaktır. "Gay" de bu dilin o zamanki temel sözcüklerindendir: bir konuşmanın herhangi bir yerinde "dün geceki parti ne kadar neşeli (gay) idi" diyen adam karşıdakine bir tür kod gönderiyor. kendi içine kapalı bir dilin terimleri dışarıdakilere ifşa edilmiş. bu sözcük yakın zamanlara kadar bir aşağılama olarak eşcinsellere yöneltilmiştir. medikalleştirmeye yani eşcinselliğin hastalık gibi gösterilmesine karşı duruştur. başarılı ve entelektüel genç adamlar neredeyse toplu bir biçimde öldüler. zamanla ad halini de almıştır. güzellikleri. euphemism) halini almıştır. yani gey hareketin en başarılı olduğu zaman diliminde geldiği için bir anda şok etkisi yarattı. 19. ya da "homoseksüel" derken seks üstüne yapılan vurgu bu sözcükte yoktur. burjuva erkekleri tanımladığı yolunda şikayetler giderek artmaktadır. yüzyılın sonlarında beliren yan anlam. Burada "ıslah etme"den kasıt.yöntemleriyle cinsellikten soğutulur. Denebilir ki. "ahlaki kısıtlamalara aldırmayan" kişilerin durumunu betimlemekte kullanılmış. Bu noktada gey sözcüğünden ayrılır. ABD'de antikomünizm ve tutuculuk üzerinden politika yapan Ronald Reagan'ın başkanlığına ve Britanya'daki muadili Margaret 44 . Ama her terimin bir sınırlılığı vardır. Son zamanlarda Türkiye'de bazı televizyon programlarında eşcinsel argosuna ait sözcüklerin ("koli"=cinsel ilişki. ama bu çevrelere gizli olarak girip çıkan erkekler arasında da herkes tarafından anlaşılamayan gizli ve özel bir dille iletişim kurulmuştur. argoda kullanılan bir anlamı olduğudur. Günlük yaşamı içinde bu görüntüye uymayan. üstelik bu tür bir tabakalaşmanın henüz yeni başladığı yerlerde. siyahların kendilerine yöneltilen "nigger" ("negro"dan bozma aşağılayıcı terim) sözcüğünü alıp. Gey için de böyle olduğu. işleri ve paraları bir anda ellerinden alınan geyler için öncekilerden de karanlık bir dönem başladı. çünkü gey terimini yaygınlaştırmaktaki amaç eşcinselliğin toplumla uyumunu sağlamakken queer ile toplumsal olana karşı bir diklenme görülür. Bunun da tarihsel nedenleri vardır. eğer bu kod anlaşılmışsa karşıdaki de "ama benim gittiğim parti sıkıcıydı (drag). Queer'in başkaldırısında en önemli etken AIDS salgınıyla gey hareketinin aldığı derin yaradır. 80'lerin sonunda en ağır darbesini vuran hastalık. depresifliği. "tasasız" anlamına gelir. Sözlüklerde "eğri. "uranist").

istediğini satın alma özgürlüğüne sahip tüketiciler haline getirmişti. sert mesajlar ve görüntüler içeren sokak eylemleri düzenlediler. Erişim tarihi: 22. transeksüelliğin ve diğer cinselliklerin içinde kendine fazla yer bulamadığı bir gey/düzcinsel ayrımının yarattığı parçalanmaya karşı queer. Kaynakça: Aries. Aslında bu açıdan eşcinsel hareketinin tarihindeki diğer radikal örneklerden çok da farklı değildir. Ancak. Blackwell. Bu durumda AİDS'le mücadele etme ortak paydasında bir araya gelen bireylerden başlayarak. kimi mülteci ya da göçmen pek çok insan aldı.mit. P. Crovvley ve A. önceden kestirilemeyen bir alanı kapsıyor olması açısından. 2006 Cohen. Ing.washington. Burke. bir tür birleştirici üst kimlik olarak önerildi. White. 45 . Eflatun (Plato). Terimin LGBTT gibi kısaltmaların yerine kullanılması uygun bir sözcük olarak algılanmaya başlanması. hasta ve insan hakları çiğnenmiştir. bir karara varamamalarından değil. Tamlamaları oluşturan sözcüklerin ilk harflerine bakıldığında LL. Cratylus. The Routledge Language and Cultural Reader'de. özellikle maddi ve toplumsal konumu en altta olan. Yine de.2006. Kimliklerin herhangi bir özden kaynaklanmayıp. onun kan verdiği bir çocuk da bu hastalığa yakalanmış. The Allegory of the Cave *Sunumun başlığında yer alan "Günahkar Livatacı" ve "Marazi Homoseksüel. 2006. Hiçbir zaman tam olarak kesinleşmek..edu/Plato/cratylus. İşlerinden ve evlerinden atılan. Çev: Benjamin Jovvett. durağanlaşmak istemeyen bir oluşumdur queer. Hak ihlallerini sorgulayıp hesap sormak yerine haklarını satın almak zorunda kalan ikinci sınıf vatandaşlar olarak kalmaya karşı queer kuramı da birtakım yöntemler geliştirme çabasına girmiştir. içinde yatan esas kimliği keşfetme gibi özcü düşüncelere dayanmasıdır. biseksüelliğin. hastalığa karşı bilinen etkili ama pahalı ilaçların parasız ve ucuz ilaç dağıtımı uygulamalarına sokulmadığı bir zaman olarak tarihe geçmiştir. Daha önce görülmeye alışılmış şık ve seçkin geylerin yerini. AIDS'in aslında sanıldığı gibi bir eşcinsel hastalığı olmadığı.html.. ve A. Kişinin kendini gey ya da düzcinsel olarak görüp görmediğinin bir önemi kalmamıştır. KK görülmektedir ki bunun da EŞ-cinsellikteki "aynı"lığı yansıttığı varsayılabilir. adeta moda haline gelmesinin içerdiği bütün bu eleştirel duruş üstünde yıpratıcı bir etkisi de olmuştur. arada bir "gey takılan" bir adam da. "The political vocabulary of homosexuality".. Daha önce de amaç küçük bir gettoya sıkışıp kalmak olmamıştı ama gelişmeler geyleri (ve diğer herkesi) hür birer vatandaş yapmak yerine. terimin beklenmedik bir biçimde çok geniş bir kültürel alanda kabul görmesi. kişilerin bu konuda çelişki yaşamalarından. onunla birlikte olmuş düzcinsel kadın da. E. S. kurgulanmış kavramlar olduğunu savunan queer kuramı bu açıdan oldukça büyük bir tartışma yaratmıştır.htm Erişim tarihi 22. Kadın eşcinselliğinin erkeklerinkinden giderek koparıldığı.Thatcher'ın başbakanlığına denk gelen bu dönem.. Bu uygulamaların dolaylı bir soykırım olduğu bilincini yaratmak ve bir an önce sağlıkla ilgili yeni politikaların kabul edilmesini sağlamak için oluşturulan aktivist gruplar (Act Up. kullanışlı bir kavram olarak algılanabilir. GG. böyle bir karara varmak istememelerinden kaynaklanır." tanımlamalarının yerine koyulan ifadelerle birlikte ilginç bir görüntü ortaya çıkmıştır. http://classics. daha geniş çevrelerde cinsel kimliklerin yetersizliği üstüne düşüncelerin yayıldığı söylenebilir. yatak odasında ya da özel seks kulüplerinde yaşanması gerektiği. Girvin. her türlü cinselliği yaşayan insanlara bulaşabildiği düşüncesi de konunun bir başka boyutudur. 06. uçaklara hatta hastanelere bile alınmayan AIDS hastalarının durumu Ortaçağ veba salgınında kentlerden kovulan vebalılarınkinden daha iyi değildi. VVestern Sexuality: Practice and Precept in Past and Present Times. her renkten ve ırktan. varoşlarda yaşayan. Bu biçimde tabandan gelen radikal bir politik hareketin tek derdi cinsel roller ve kimliklerle değildi elbette. 06. HH. Kimlik politikalarına dayalı gey hareketinin en çok eleştirilen yanlarından biri olan kendini tanıma/bilme. Bejin. hastalıkla savaşmakta kasıtlı olarak yavaş davranıldığı. Marc. http://faculty. T. 189-196. Queer'in kararsızlığı ya da belirsizliği. kamusal alana ve politikaya bulaşmaması gerektiğini savunan neo-liberal yaklaşımlarla da savaşmıştır.edu/smcohen/320/cave. aslında bu kısaltmalara gerek duyulmasına karşı geliştirilmiş bir düşünce olmasıyla çelişkili görünmektedir. Queer Nation) kendilerine özgü. 1985. Cinselliğin kişinin özeli olduğu. L.

"kendini aşmak. şimdi bırakalım ünlü adamları. İçlerinden biri daha bir şeyler düşünüyor. Hangi sanat. şöyledir de. Neyse. tüm insan olmak" istediğimize kanaat getirmiştir. O da. Tüm 20. Sanat.. kendinden hoşnut görünmeyen ama aslında kendisini son derece entelektüel bulan tavrının ifadesidir. Sanatın ruhu o yüzden huzursuz. heteroseksüel olmayan erkeklerin. Sanat gerçeği yansıtır. insan için. S a n a t l a . Gerisinin hakları gasp edilir. her şeyden daha güçlü olarak. Cezanne. Onlar durumdan bihaber! Yani huzursuzluğun vebalinden! Devam ediyorlar sanatla ilgili dertlerine deva aramaya.Sanatta Homofobik ve Cinsiyetçi Dil ve Göstergelerin Kurulumu Güzin Yamaner* Ünlü yazar Jean Cocteau.. Hani sıkıntıları vardı? Yani sanat epeydir huzursuz. cinsiyetçi ise tüm sanat olgusu cinsiyetçi. Kadınların. erkek kardeşimiz. güçlendirir sanatçısını. yüzyıl boyunca da hep sıkıntımız oldu sanatla. Böyle genel bir sanat anlayışı vardır. İşte efendim. Birçok babamız. sarmalanan bir cinsiyet üstünlüğü üretir daima. Bu. Şimdi bir yüzyıl daha d e v i r d i k . o zaman da şimdi de sanat var hayatımızda. Bakalım büyük sözlere. Bu bir! Bu birinci nokta bizim için neden önemli? Çünkü 46 sanatın bir dili var.. Hem de sanatçının hayatının tamamı sanat.. Kuşkusuz.. Ünlü adamları(!) bırakalım diyordum ama birini daha analım izin verin. Doğaya üstün kılar. yüzyıldaydık yazarımız bu lafı e t t i ğ i n d e . Ve o dil. Biz titreyen bir . "Onsuz yapamadığımız bir şeydir sanat. modern adamın(!) tipik. Hiçbir ahkamda cinsiyet bir kategori değildir henüz. görsel ya da yazılı. insan d ü n y a y ı tanır ve d ü n y a y ı değiştirebilme gücü bulur. Sanat. ama neden onsuz yapamadığımızı bir bilsem!" der. Madem ki sanat bu kadar önemlidir toplumsal hayatın içinde. Bir de genel insan anlayışı! Bu sanat ve insan. insanı tüm yapabilen bir yeti olarak çıkarılıyor karşımıza. 20. Örneğin. Ama sanatla sıkıntımız var. O dil homofobikse tüm sanat olgusu da homofobik. varlık nedeni daima değişebilir ama bu sanata asla zarar vermez. "Sanatçı duyusal algıları kaydetme aracıdır. Ernst Fischer. aforizmalarını neşretmişlerdir. heteroseksüel olmayan kadınların daha çok gaspı söz konusudur. sanat böyledir de. ne için sanat? "Dükkanı kapatıp nereye gitsek?" deyip durduk... İşte sanat. öyleyse sanatın empoze ettiği her şey de çok önemlidir.. sevgilimiz s a n a t ı n k a m u s a l a l a n ı n d a isim y a p m ı ş . Kuramlar kişiyi soysuzlaştırır. heteroseksüel erkeği baştacı eden bir dildir. En öznel sanatçı bile toplum içindir aslında. Belli ki bir vebal almış.. Bunu da yalnızca biz biliyoruz. Sanat gerçekten de çok önemli bir kurum ve ürettiği dili. cinsiyetsizlerdir belli ki. sanatseverler için de çok önemli bir araç. Ama bu arada Cocteau gibi de dünyaca ünlü birer sanatçı olmayı ihmal etmiyordu modern sanatın kurucuları. donup büyüyen.. Belki de en önemlisi sanat toplumsal bir şeydir.

tarafını bulabilmeye çalışmak hiç de kolay değil. yıllarla eğitiliyoruz. ama o Hamlet'in bunu. Kadınların. 1980'lerin gözde ismi Boris Vian'a g e l e l i m . bu ülkede eğitilmiş sanatçılar olanlar. ikinci. "Ey ruh düşkünlüğü. kadının namusuna. "İnsan o r t a d a olmamalı" der. Ortada durup. Bizler. kara derili insanların kaderinin anlatıldığı metinlere ulaşalım. "Mezarlarınıza Tüküreceğim!" Soğukkanlı biçimde işlenen kadın cinayetlerinin. erdemin kazancını gösterir kanıtlar bize. aptal. sanat bu kadar önemli. Burası d a i k i ! İşte. sanat budur. senin adın kadın olmalı!" der. Bir de Hamlet'in aşkına bakışı vardır. Bu iki örnek. altında başkasının imzası olsa. yüzyıl sonunda çok genç bir yazarın kaleminden çıkan "Amerikan Sapığı"na g e l e l i m . bizi anti-katarsis'e mahkum kılan iki genç kadının üç kuruş para. Sanatçının tanımı burada başlayıp burada bitiyor: İnsan! Kendi yaptıklarım da. Yani cinsiyetçiliği üreten dilin sanatsal örnekleri. elimden gelse şimdi yok ederim seni" diye haykırır ve yapar da. Kutsal Kitap'taki Eyub bölümünde. evlerimize yine oyumuzu erdemden yana kullanarak gidelim istenir. "Vay be. "Sus alçak kadın. Karşımıza çıkan şey.. Bu da bir töre ve namus cinayetidir. hayvansı aşağılanmalarıyla alay ederek arınırız yazarın kaleminin buyruğuna göre. Anti-kahraman ya da 'distopya'yı biliyoruz.. para için kadın kadına seks yapan budalalar olarak gösterildiği bir roman. Bu tür bir kavramı. Hamlet ona deliler gibi aşık Ophelia'yla ilişkisinde nasıl bir duruş sergiler? Ophelia'nın aşkı nedeniyle bedenini Hamlet'e açması. Kahraman ve ütopyanın karşılığı olarak bu kavramlar var. kayınbiraderiyle bir olup kocasını öldüren ve krallığı da aşkı da kazanmayı isteyen annesinin tavrı karşısındaki sözleridir bunlar. Burası karanlık bir nokta. Sanat şudur. tam bir 'anti-katharsis'dir. bunların başında bir kadından doğmuş olmak onu mazur görmemiz i ç i n sıkı bir g e r e k ç e d i r . Benzer biçimde Othello'nun Desdemona'sının ölümü de öyle! Desdemona. bu erkek denilen cinsin dışında kalanların kendi kodları nerden doğuyor? Heteroseksüel erkek olmayan sanatçılar diyorum yani. Ve bu ağır ithamla başlayan sürecin sonunda Ophelia'nın ölümü. Ünlüler ünlüsü Shakespeare'in Hamlet'i. Ve bu içimize siniyor. T ü m ü y l e cinsiyetçilikten ve homofobiden arınmış bir dil olabilir mi? Var olan dil. Ve bunun karşılığında kadınlar. aslında bir töre ve namus cinayetidir ve ağır biçimde şiddet temellidir. "Amerikan Sapığı". Yani insanın yeterince kederi vardır. Ta ki iş ciddiye binene kadar. Ömrünün sınırlı olması ve b i r ç o k sorunla boğuşmak zorunda oluşu gibi. Eğer başka birinin gözüyle baksam.. iki kadının kendi iradeleriyle birbirleriyle yaptığı cinselliği tam bir aşağılama zemini olarak gören ve dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük şiddetini üreten satırları içeren "Amerikan Sapığı". eleştiri tarihinin kullandığını sanmıyorum. Diğerlerini. öyle mi?" deyip midemizin bulanması beklenir. adımızın başındaki eğitimli sanatçı lafları için. "İnsan ki kadından doğmuştur. Ama "Amerikan Sapığı". Kim bu insan? Cinsiyeti ne? Sanatçı işte! Bu kadarı yeter deniyor tanım için. daima birinci sınıf bir cinsiyeti yüceltiyor. marka viski yudumları ve çikolata parçaları için birbirlerinin cinsel organlarına talep edilen en kaba biçimde dokunmalarıyla bize bu dünyanın en iğrenç aşağılaması gibi gösterilir. Olumsuz olandan yola çıkıp. Othello da. düşük ahlakla değerlendirmesi çok bildiğimiz bir şey. Ki. Çünkü soyut bir sanat lafıdır gidiyor. Ama tam bir ruhsal arınma demek olan ve bir sanat yapıtının temel hedefi olan katharsis daima olumludan yanadır. onların çaresizliğiyle. nasıl olur da İnsanı sadece heteroseksüel bir erkeğin patronluğuna verir ve sanata da onu özne/bekçi diye koyar? Aynı Cezanne. Bunları üretebilen bir zihniyet. Sanat ve insan. çok güvendiğim sanatçı dostlarımın ürünleri de. günleri kısadır ve sıkıntıya doğar" denilir. Yüzyılın en önemli yüz kitabından biri seçilen "Amerikan Sapığı"na bakalım. Onlar neye göre sanat üretiyorlar? Dillerini kendileri mi kurdular? Var olan dil o n l a r ı d ı ş l ı y o r ç ü n k ü . Kadın eşcinselliğini. bulacağım sonuç bu. sadece erkeğine o da evlilik akdi içinde bağlı kalmasına ilişkin örneklerdi. yeniden üretip duruyoruz. İşte önce onların. üçüncü derken aşağılıyor. aşağı görmelerin örnekleri. O zaman da. Öyleyse. kesinlikle tüm cinsiyetçi ve homofobik tasarımlardan kurtulmuş ürünler değil. şiddet temelli bir eylemdir. kadın-erkek diye ayrılmıyor. Ve kadından doğmuş olmak bir özür. bunu bile yapıyorlar. marka ve para düşkünü. ölümün dehşetini belli bir süre algılayamayacak kadar ahmaklar. Şimdi uzun bir sıçrama yapalım. Ama hep ortada eğitiliyoruz. Çünkü erkek var zaten ortada. Böylece. Biliriz hani H a m l e t ' i n t r a j i k y a ş a m ö y k ü s ü n ü . "Efendimiz neden böylesiniz bana karşı?" diye sorar. İnsan.kaosuz" der. Edebiyat ve sanat dünyasının epey başlarından bir örnek seçtim. 20.. Roman salt eşcinsel d o k u n u ş u n 47 .

dibine dibine düşülen bir kuyu mu? Erkeğine. cinselliksiz bir hayat/sanat tasarımı değil hayalim. fahişelerin. Bunlar da. homoların ve pezevenklerin galibi olarak ifşa edildi.. sıradan fahişeler. Başka suçlular dolu ortalık. kadınlar ve diğer erkeklerin bedenleridir. Bilmeye de çalışmıyorum. hem entelektüel edebiyatın aldatma/bedenini öylesine açıverme şüpheleriyle dolu kadınlarına ithaf edilen replikleri dillerde. cinsiyetçiliği. "Modern Sanatın Öyküsü". Kitlesel bir eylem aracı. kadınlara ve diğer erkeklere güçlü cinsel organıyla yapmadığını bırakmayan bir yiğittir. belgelediler. vajinasını kullandıran kadına. Şimdi. baskınlık-çekiniklik. Bunu da 70'ler feminizminin sıkı takipçileri. Shakespeare gibi yine de hiç vazgeçemeyeceğimiz Genet? Genet'de eşcinsellik bir özyıkım aracı mı? Tıpkı kendini yıkmak için daha da yemek yiyen bir obez gibi. Irak'ta ya da Balkan'larda. Ben de bu camianın içindeyim. 20. Sanat. Ama paylaşmak istediğim şey şu: S a n a t . Genet'de de eşcinsellik. yüzyıl boyunca. Uzun bir adım atıp. fahişeleri. Norman Mailer'lar. Bu organın işlem gösterdiği alanlar ise. kendimizi de c i n s i y e t ç i ve h o m o f o b i k k u r g u l a r d a n arındırabilmek i ç i n . cinselliğin işte böyle net bir pazarı! Kuşkusuz. Millet'ler dünya kamuoyuna etkili kitaplarında sundular. g e r ç e k t e n de. modern ya da postmodern olsun. şiddeti kol gezdiren ünlü kalemler! Ya. Bir biçimde sözlü edebiyatın. Bir yol g ö s t e r i c i . sanatçının kaos hayatıyla. yani. kadın ya da erkek zavallıları önüne katıp onlara o güçlü cinsel organıyla dünyanın kaç bucak olduğunu gösteren bir savaş galibidir bizim asker. "Avignon'lu Kızlar"ı bilirsiniz! Ünlü Picasso'nun ünlü kızları! O kızlar. yüzyılda üretilen ve aktif erkek cinselliğinin/cinsel organının yapabildiklerini de gördük. tutku ve haz iyidir. yaş. Asker baladlarında. Ki biz Shakespeare'i her şeye rağmen çok severiz. Bu birlikteliklerde sanatın üstüne düşen suç payını dile getirmek benim görevim. hem de onlarca kez yeniden tekrarlar bunu. anüsünü kullandıran erkeğe ve kadınının vajinasını kullandıran erkeğe yönelik bir galip. özeleştiri mekanizmalarımızı oluşturma yolunda duyarlı olmamız. deyim yerindeyse halk edebiyatının bir parçası olan asker şarkılarını da biliyoruz. O kızlar. Ama baskın erkeksi normun yapabildiği şeylerin nesnesi olmak benim/bizim itiraz ettiğim/iz. Shakespeare yanlarında çok masum kalır. "Demek ki aynı yaştayız. düşmanının tarlalarını. yine bizim romanlarda gördüğümüz gibi. sahnelerde. Bu kez. Sanatçı için kaos her yerde. Firestone'lar. Peki ışık nerede? Düzen yani! Ya da düzen iyi mi? Bunların cevabını b i l m i y o r u m . tüm 20. benzer biçimde fahişeliğin/fahişelerin her türlü şiddete tabi tutulacağının da kanıtını üretir. gerçeküstü. Düşmanı.. Aşk. kızları böyle tanımlar. cinsellik. "sıradan bir fahişedir". Hayatta kaos hep bizimle. askere gidebilen asker. Ve de. Bu asker. Bu k a d a r ö n e m l i bir belirleyici. 70'lerdeki kadar cesur ve atak mı ifşa edebilmede? Hem asker türküleri. Kim mi o diğer suçlular peki? Çok! Henry Miller'lar. Desene hiç zevki çıkmayacak" diyen diğer erkek. feminizmin ve eşcinsel kurtuluş hareketinin karşısında yine aynı asker var. eşcinsellik yıkımını üretip durdukça. Bir rehber. 70'ler feminizminde. Daha iyi bir dünya için! 48 'Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı . topluma ayna tutan çok önemli bir zemin. toplumsal algı da bunu üretip duruyor. Ama sanat onlardan biri. Değişen ne? Şimdilerde feminist politika. güzellik-çirkinlik gibi birçok ikiliğin düşük olanını seçerek mi başa çıkıyor bu zor hayatla! Hani şu. Son derece entelektüel Shakespeare dönemi dramatik metin kurgularına da baktık. Kuşkusuz bu üretimde tek suçlu sanat değil. müşteriye kendilerini sunan en teşhirci beden ve yüz ifadeleriyle süzülüp duruyorlar.aşağılanması değil.

Bizans ve Osmanlı bu geleneği sürdürürler. Özellikle Zürih. Amsterdam. peşinden gelen dönemleri de etkiler. felsefe. Ne var ki bu kısa dönem. Japonya'da özellikle Samuraylar. sanatta Helenistik dönemdeki olağanüstü yetkinlik bir daha yakalanamaz. Polikleitos gibi heykeltıraşlar tarihin en yetkin erkek figürü heykellerini yaratırlar. sodomi iddiasıyla yakılmıştır. Roma. ama bahsi geçen uygarlıklarda minyatürler bu dünyaya ait ipuçları barındırırlar. Ancak. Bizans'ın çöküşünden sonra Ortaçağ Avrupası'nda Büyük Kari hüküm sürer. İlk olmasa da en kesin veriler Helenistik dönemin eserlerindedir. Londra ve Prusya bu katliamın merkezleri olmuştur. Capitula Angilramni'yi kendine mâl etmekle kalmaz 'kaybolan kanunlar' diye yeni maddeler ekler. Kadınların yakın geçmişe kadar vatandaş statüsüne sahip olmadıklarını hatırlamak gerekir." Sokrates Platon u. Bu karanlık dönem yine Avrupa minyatürlerinde kendisini gösterir. Onu doğru açmak ve genişletmek gerekir.Sanat Tarihi Boyunca Homoerotizm Taner Ceylan Sanat Tarihi üzerinden. bu tarihte lezbiyenliğe yer yoktur. gencin güzelliği yaşlıdan yansır ve ideal yakalanır. İnsan bedeninin yanarken çıkardığı nemli ısıya verilen Almanca tanım scvvül. Bu heykeller tanrılar.bu dönem yazılır. Sonunda İskender ile Efestion arasında tarihin en büyük eşcinsel Aşk'ı yaşanır. Sözden daha yoğun olan görsel veri. tanrının güzelliğini paylaşır. yüzyılda 70 bin nüfuslu Atina'da. Myron. Capitula Angilramni -kilisenin ve devletin kanunları. tanımı konmayan eşcinselliğin makulleştirilmesi görevini görür. Hint. İskender'in imparatorluğunun sınırlarını Hindistan'a kadar genişletmesi.Ö 400. Platon Aristo'yu. Platon tarafından ise erkekler arasındaki ideal aşk tanımlanır: "Genç erkek. Aristo da Büyük İskender'i eğitir. 18. insanlık tarihine ait birçok okuma yapılabilir. bilim ve sanatın temelleri atılır. erkekler arasında 1532'de suç olarak resmileştirilir ve cezası yakılarak ölüm olur. yaşlı ise bilgeliğini. önündeki iki bin yıla referans oluşturur. . hizmetkarıyla birlikte yakılan şövalye resimleri çarpıcıdır. sanatta sıkıştırılmış olarak sunulur. yüzyılın sonunda Benedictus Levita'nın belgelerinin sahteliği anlaşılır ama ne var ki 2000e yakın erkek. Etrüsk. Ayrıca sanatın ve zanaatın tüm dallarında bu yaklaşım kendini gösterir ama hepsinin özünde erkek bedenine duyulan aşkın ve erkin yüceltilmesi söz konusudur. Böyle bir bellekle Praksiteles. Ancak. krallar ve atletler diye kabaca üç kategoride toplanabilir. İ. Başlarda erkeğin idealleştirmesi yine özünde erkeklere yarayan bir olgudur. Bu maddelerde ilk kez eşcinselliğin 'günah' olduğu yasallaşır. Platonik aşkın kuralları. Müslümanların Hıristiyanlara zorla uyguladığı bahanesiyle haçlı seferlerine neden gösterilir. bugün yine Almancada da eşcinselin karşılığı olan schvvul olur. Eşcinselliğin tarihi de sanat tarihi içinde yazılmış hatta gizlenmiştir. 840'ta Karl'ın ölümünden sonra Benediktus Levita. 1277'de 'sodomi'. Sodomi.

gerek kalmamıştır. Rönesans'ın kapılarını açan en önemli yapıtlardan birisi olan Aziz George heykelini yapar. Pop sanatın rahatlığıyla VVarhol'un çalışmalarında bedenler patavatsızca tüm cinselliklerini sergilerler. Sanat tarihi koleksiyonerler tarafından belirlenmeye başlanır. Dürer gibi ustaları takiben gelen Barok dönemin ressamları bu aşkı aleni olmasa da daha da belirgin hale getirirler. Eski Helen uygarlığının estetik normları tekrar hatırlanır.50 Dünya1 nın yuvarlak olduğunun ve Güneş'in etrafında döndüğünün anlaşılması kiliseyi de merkezden uzaklaştırır. Michelangelo. Perugino gibi sanatçılar Ficino'nun etrafında toplanıp yetişmeye başlarlar. Sürrealizmin başlamasıyla Jean Cocteau bağımsız bir sanatçı olarak homoerotik çalışmalarını yaratır ama ancak yıllar sonra kamuyla buluşurlar. 'homoseksüel' kavramının konmasıyla "öteki" de tanımlanır ve asıl sanatta "öteki"nin yeri olmaz. Yahya ve diğerlerieşcinsel aşkın sembolleri olarak betimlenirler. Rafaello. Erkekler özellikle aristokrat kesimde ilişkilerini açıkça yaşarlar. sanata en kalın . Sanat kara paranın aklama aracı olur. Sembolizm. yüzyılda Marcilio Ficino tarafından tekrar öğretilmeye başlanır. Neo Platonik okul 16. yüzyılda din sanat ve toplum üzerindeki etkisini yitirir. dine hizmet eder ama tüm dini kahramanlar -aziz Sebastian. Kübizm. Rönesans'ın başlamasıyla insan tekrar merkeze oturmaya başlar. Jean Borç gibi sanatçılar tutkularını kurtarılmış bölge olan mitolojiden almayı yeğlerler. Yine de sanat. Fütürizm homoerotizmden yoksundurlar. Bronzino ve Carravagio bunlara en iyi örnektir. Akabinde beklenen gerçekleşir ve homoerotizm. Fotoğrafın keşfiyle Gloden ve Plüschovv fotoğraflarıyla ilk eşcinsel pazarı oluştururlar. 17. Modern zamanlarda sanayi devrimiyle birlikte. Belirgin sanat akımları Empresyonizm. Yine de Cailebotte. Fransız İhtilali ile birlikte ideal erkek güzelliği David gibi ressamlar tarafından ideolojik kahramanlara bürünür. sanatçılar da sanatlarında şifreleri ortadan kaldırırlar. Guerin. Neo klasik dönemin başlamasıyla. Ferdinant Hodler öne çıkmayı başarırlar. 1950'lerde artık eşcinsel pazarda pornografik ürünler bulunmaktadır ama sanatta Andy VVarhol gelene kadar fotoğraf dışında hareket olmaz. Donatello. Ekspresyonizm. Leonardo. özellikle Victoria İngilteresi'nde eşcinselliğin suç olması sebebiyle Girodet. Yine bu dönem eşcinsel çiftler miras hukukundan faydalanmak için birbirlerini evlat edinme yoluna giderler.

Bunlardan ilki Maplethorpe. 90'lardan itibaren de Pierre ve Gilles. Gran Furry tasarımcı grubu Venedik bienaline kadar yükselir. reddedilmeler sergilerimi alternatif mekanlarda açmamı gerektirdi. Türkiye'de görsel sanatlarda böyle bir belleğin olmayışı. Tabii tüm bu modern ikonalar güncel sanat eğitiminde heteroseksist bir yaklaşımla özünden koparılarak öğretilir. Usulca oluşan izleyici kitlem. Yine de tarih içerisinde görülüyor ki erotizm cinsiyetler arasında homojen bir dağılıma sahip olmamıştır. Gilbert ve George da bu dönemde büyük boy baskılarla ortaya çıkarlar. 2003'te öğretim görevlisi olduğum Yeditepe Üniversitesi'nden "Aileye Mahsus" başlıklı sergide yer alan "Taner Taner" isimli resmim nedeniyle istifa etmeye zorlandım. performansları ve tuvalleriyle legal bir düzeye kavuşur. Akabinde İstanbul Bienali'ne kabul edilişim ve yurtdışından gelen tekliflerle gerçekleştirdiğim sergiler. Diğer taraftan Avrupa'da ise Salome. 80'lerde fotoğrafları yasaklanır ve dünya çapında üne kavuşur. David Woynarowick.damardan David Hockney ile girer. . bugünkü makulleşme sürecimi de kolaylaştırdı. Camp akımının en göz alıcı homoerotik örneklerini verirler. yapıtlarına yansır. Bu durumun sanat dünyasının büyük tepkisini çekmesiyle. Amerikan dışavurumculuğunun kilometre taşları Rauchenberg ve Jasper Jones aşkları ile tarih olurlar ve bu. otoriteler tarafından artık yaptığımın göz ardı 51 kitleler üzerinde geniş etki uyandırsa da sanatta önemli bir etkisi olmaz. Profesörlerin tepkilerinden sonra sanat ortamında da durum farklı değildi. resimlerimin ciddiyetini tasdik etmiş oldu. 60'lardan itibaren Tom of Finland'ın çalışmaları Günümüze yaklaştıkça iki isim en belirgin olanlarıdır. Helenistik dönemin dışında sanatın en belirleyici isimlerinin eşcinsel olmasına rağmen heteroseksist yaklaşımlar sebebiyle homoerotizm daima minör sanat olarak kalmıştır. sevişen figürleriyle tarih yazar. Engeller. bir ressam olarak daha eğitimim sırasında kalın duvarlarla karşı karşıya kalmama neden oldu. Mark Morrisroe gibi isimler çıkar. edilemeyeceğine kesinlik kazandırdı. 'Yanık Yatak' bu aşkın sembolü olur. Yine Bacon. Ama AİDS'in olur! 80'lerde Reagan yönetiminin duyarsızlığı AİDS'in sanatta yansımasını güçlendirir.

52

Yatağımda huzur içinde uyurken telesekreterime bırakılan mesajla kendime geldim. Metalik bir ses "Eğer kabul edersen Gözüm Abla, bu ayki konumuz homofobi." diyordu. "Kendisini 'Görevimiz Tehlike' dizisinde sanan bu zevzek de kim?" diyerek yaptığım incelemeler sonucunda Kaos'tan arandığımı keşfettim. 'Ayol durup durup yeni bir şeyler icad ediyor bunlar.' diye düşünmedim desem yalan olur. Neydi geçen aylardan birinde de queer midir nedir bir gavur markasını güzelim Türkçemize sokmaya çalışmışlardı. (Çok daha önce de KGey diye bir şey vardı...) Ben daha bu queer nedir demeye kalmadı o laf unutuldu gitti. Hani derin bir oh çektim çekmesine ama şimdi de homofobi diye bir şey tutturdular. Bunun bir sonunun olmadığını hissediyorum. Ama ben gene de çocukluğumdan beri eşsiz bir kişilik özelliğim olduğu için iftihar ettiğim sorumluluk bilincimle yazımı yazmaya karar verdim. Tabi önce anlamam gerekiyor nedir bu homofobi... Kimlere sorsam da cahil görünmesem kaygısı ile araştırmalarıma başladım. Meğerse homofobi bir korku türüymüş. Fikrimi sorarsanız homo bir kere oldukça kaba bir tabir. Başka bir şey bulamamış gibi başına homo koymuşlar. Demek şimdinin modası da bu canlarım.

Modası diyorum çünkü rahmetli babam elimden tutup Çamlıca Kız Lisesine kaydımı yaptırdığı zaman mahallemizde ince, uzun, sarışın bir nazenin yaşardı. Hikmetine vakıf olmaktan Allah beni korusun diye hep dua etmişimdir ama bu nazenine "Kız Hasan" lakabını takmışlardı. Ayol Hasan da Hasan yalnız. Resmen bir içim su bir oğlan. O sıralar hasan ben yaşlarda, bugünlerin moda tabiri ile, bir "çıtır". Yaşı 16 ya var ya yok. Bu oğlan mahallede ne zaman yürümeye kalksa insanlar fısıldaşır, başı ile onu gösterir, kıkırdar dururdu. Ama Hasan'ın takdir ettiğim bir özelliği vardı. O hiç istifini bozmaz kırıta kırıta mahalle meydanından bir kuğu gibi süzülüp geçer giderdi. Ben Hasan'la bırakın konuşmayı göz göze bile gelmekten korkardım. Rahmetli babam öyle açık bir dille bana yasak getirmişti ki bunu hayal bile edemezdim. İçin için Hasan'la konuşmayı hayal eder dururdum. Bir akşam matematik hocamız Ekrem Bey beni integral çalıştırma vaadiyle kandırıp okulda kalmamı istemişti. Ben de çocuksu bir masumiyet ve coşku ile kabul etmiştim. Ama gaddar ve ruhsuz adam iç bunaltıcı integral konularını adeta bir morona anlatır gibi tekrar tekrar gözüne sokarak ilk genç kızlığımın onarılmaz bir yarasını açmıştı. Kalemi bile elime değmedi hüsranı ile eve dönerken vapurda Kız Hasan ile karşılaşmıştım.

Babamın koparacağını vaat ettiği organlarım aklıma gelince oldukça ürkmüş olmama rağmen Kız Hasan'a "Merhaba" diyebilmiştim. Bu merhabanın ardından Kız Hasan'la mahallede yan yana görünmemeye özen göstererek konuşmaya başladık. Hasan bana birçok maceralarını anlatıyordu. Mermerci Salih Amca, Fırıncı İzzet Abi, Bakkal Hıdır sünepe sünepe adamlar olmaktan çıkıp birer seks makinesine dönüşüyordu gözümde. Fakat bir bahane bulup dükkanlarına gittiğimde hiç de Hasan'ın anlattığı şeyleri yaşayamıyordum. Hatta kazara Hasan oradan geçerse önce bu adamlar bir espri yapıyor ya da Hasan'a küfrü basıyorlardı. Önceleri Hasan'ın beni kandırdığını düşünsem de bir gün Mermerci Salih'in dükkanında yaşadığım bir mermer oyma dersi ile birlikte gerçeği anlattığından emin olmuştum. Mermer oyma derslerimizin ince nakışlar bölümüne vardığımızda Salih'e benim arkamdan da küfür edip etmediğini sormuştum. Salih "Haşa!" diye bağırmıştı. "Sümme haşa! Senin arkandan ne küfür ettim ne de alay ettim." Nedenini sorduğumda benim hiçbir şey belli etmediğimi söylemişti. Ben çok bozulmuştum. Demek kısmetim bundan dolayı kapalıydı diye düşünmüştüm. Yıllar geçmiş, yaşımız büyümüştü. Kız Hasan, önce "Karı Hasan", ardından "Avrat Hasan" lakapları ile anılmaya başlamıştı. Sonra bir ecnebileştik "Efemine Hasan"a dönüştü. O

zamanlar geyleri bir hamlede tedavi edebilen psikanalistler de yok ki Hasan tedavi olup kurtulsun ve şarkıcılığa başlasın. E benim de yüreğim incedir bilirsiniz. Tüm bunlara dayanmadığı için Fransa'ya tahsile gitmeye karar verdim. Uçakta yanıma oturan bir kızla tanıştım. Ayol kız dediğime bakmayın, kaos'un topu bir araya gelse bu kız hepsini bir hamlede döver, pestillerini çıkarır bir köşeye atar... Öyle heybetli bir şey. Bir de celalli ve geveze ki anlatmak mümkün değil. Bu haspam Egeliymiş. Adı da Mine imiş. Anlattığına bakılırsa babası onu erkek gibi yetiştirmiş. O yüzden ona "Efe Mine" derlermiş. O an anladım ki efemine hem kadın için hem de erkek için kullanılıyor. Erkeğin efeminesi kötü bir şey, kadının efeminesi iyi bir şeymiş. Ay daldan dala atladık. Nerelere geldik? Ne diyorduk? Homo kaba bir tabir efendim. Tabirler önemlidir. Buna daha narin bir şey bulmak lazım. Ne olduğunu bilmiyorum. Eğer bir gün bu homo kısmını sindirebilirsem fobi kısmını da ayrıca ele almayı ve eğer ömrüm yeterse ya da bir psikanalize girer tedavi olup bu illetten arınırsam homofobi ile ilgili de yazmak isterim. Ama şu an fobik bir duygu beni homolar hakkında yazmaktan ya da düşünmekten alıkoyuyor. O yüzden bu sayıda atfınızı rica ederek Gözüm Abla köşesini boş bırakıyorum. Hepinizi öptüm canlarım.

53

Kaos GL'li Kadınlar'm düzenlediği 'Mutlu Aşk Vardır!' başlıklı 'Kadın Kadına Öykü Yarışması' sonuçlandı. Yalnızca kadınların katılımına açık olan yarışmaya Dambırık rumuzuyla katılan "Ayrı" ve Tibith rumuzlu "Lilith'e Göre Yaradılış" adlı öyküler birinciliği paylaştı. İşte yarışmanın birincisi 'kadın kadına mutlu aşk' öyküsü...

AYRI
Dambırık
Kız arkadaşım ablasının yanına gitti, bir aylığına. Hazal için hazırladığımız kırmızı, lacivert, mor, yeşil, sarı ve turuncu kıyafetleri götürmek için. Tabii, Hazal'ın yeryüzündeki ilk ayında annesine destek olmak, bir yandan da bir gün biz de çocuk doğurmak cesaretini gösterirsek diye biraz deneyim kazanmak için. Altı yıldır hiç bu kadar ayrı kalmamıştık. En fazla beş gün. Yan yana geçirdiğimiz hiçbir gün üzerimde ağırlık yapmadığından, bu ufak ayrılıklar nefes alma fırsatları olmaktan çok, büyük bir özlemle kavuşmamızı beklediğim tuhaf aralıklar gibiydi benim için. Bu aralıklar, birbirimize bağlı mıyız, yoksa bağımlı mı tartışmalarını getirirdi ardından. Yanlış anlamayın, yaşama karşı yeterince büyük bir açlığım olduğunu hissediyorum. Onlu olan her şey kadar onsuz olan her şeyle de yaşamasını biliyorum, ya da en azından öyle sanıyorum. Ama ya kendimizi kandırıyorsak? Birlikte olmamız çok güzel ve neden bunu yaşamayalım, diye düşünürken ya birbirimizsiz yaşamayı unutuyorsak? Önümde tek tek üzerlerine çentik atılmak için bekleyen her gün benim için bir sınav olacak. Daha doğru bir tanımlamayla, aslında bir sınav olduğu düşüncesi kendimi kaybetmemek için güç almamı sağlayacak. Kendi kendimle yarışacağım. Çok hoş... Kendi irademle yarışarak ayakta kalma gücü toplayacağım. söylemeyeceğini sormuş. Ablası da zihninde ilişkimizi saygın bir noktaya getirme çabaları gösteriyor olmasına rağmen, henüz bizim ilişkilerimize heteroseksüel ilişkiler kadar paye vermediğinden "Yaşayın tabi canım, ama etrafa söylemeye ne gerek var" noktasında olduğu için, Hazal'ı bizim ilişkimizden korumaya çalışmış. Baktığım yerden ben bir komedi görüyorum. Ama onlar günlerdir doğru dürüst uyumamış olmanın yarattığı ciddiyetten olsa gerek aşamadıkları bir sorun içinde olduklarını sanıyorlar. Serseri sevgilime bu tartışmalar için daha zaman olduğunu söyledim. Umarım Hazal'in etrafındaki dünya yumuşar kısa bir sürede. dördüncü gün Bugün iş çıkışı sinemaya gittim. Tek başıma. Çok sevdiğim bir şeydir bu benim. İzlediğim filmin her anını kendi içimde yaşattığım, çıkışında ise beni götürdüğü yerlerde kendi başıma dolandığım bir ritüel. Kızdım kendime sonra, sahi bu kadar sevdiğim bir şeyi nasıl unutmuşum yıllardır. Sonuçta bunu sevgilimle beraberken de yapabilirim. Her anımızı birlikte geçireceğiz diye bir sözleşme yok ki ortada. Sanki bu konuşulmamış bir kuralmış gibi mi yaptık acaba? Yoksa günlük koşuşturmacadan unuttum mu sevdiğim başka başka şeyleri? altıncı gün Rekorumu kırdım. İlk beş gün geçti. Aklıma beraber olmaya başladıktan sonra ayrı kaldığımız ilk beş gün geldi. Henüz çok güvensizdim ilişki içerisinde. O güne kadar yaşadıklarımdan dolayı güzel bir ilişkinin imkansız olduğunu, bunu bekleyerek yaşamanın da manasız olduğunu düşünüyordum. Aslında bu cümlenin ikinci kısmı için düşüncelerim hâlâ aynı. Güzel bir ilişki yaşayacağım diye, "bay veya bayan doğru"yu beklemek, hayat önünden geçerken yanlış durakta yanlış bir otobüsü beklemek gibi aslında. Ama ilk kısmına artık katılmıyorum. Bu hayatta güzel bir ilişki yaşanabilirmiş. Bunu şimdi söylüyorum tabii. Eskiden aşkı yanlış tanımlıyor, yanlış algılıyormuşum. Sevginin ispatı acı çekmekti benim için. Ne kadar acı çekersem o kadar gönlü zengin, sevebilen, dolayısıyla duyarlı biri olurum zannediyordum. Ayrıca aşk acısı denince akan sular duruyor ya. Tüm hayatını çevrendeki insanlarla bu minvalde ağlayarak ilgi toplayarak geçirmek mümkün. İnsanlar bu duruma prim verebiliyorlar, onun kalbi kırık dokunmayın, gibi. Bence bu aslında yaşamla nasıl mücadele edebileceğini bilmediğin bir noktada başkalarına dayanarak kendi varlığının sorumluluğundan kaçmak aslında. Şimdi böyle söylüyorum tabii. Eskiden aşkı yaşamak için korkmak, huysuzlanmak, acı çekmek gerekir sanırdım. İlişkimize bir şey olacağından

54

ikinci gün Bugün uyandığımda tişörtlerini kokladım bebeğimin. Kimisi parfümüyle teninin sıcaklığının buluştuğu noktada salınıyorken, kimisi de sabahları uyandığında saç diplerine yapışan ekşimsi, şekerimsi kokuyla sarmalanmış. Koklamazsam ne yapacağımı bilmiyordum. Çünkü ben her sabah zaten onu koklayarak uyanıyorum. Kedi yavrularının koklayarak annelerinin varlığını yanlarında hissetmeleri gibi. Günün geri kalanını bu refleksimi sınavda bir tam puan almam mı yoksa sınıfta kalmam anlamına mı geldiğini çözümleyerek geçirdim. Önümdeki 24 günün ağırlığına yoğunlaşmak yerine başka bir güç alma noktasıydı bu. Hem 24 gün dediğin ne ki, bu yaşlarda zaman daha hızlı geçiyor zaten, öyle değil mi? üçüncü gün Tam da beklediğim gibi... Hazal'ın biçimsiz yeni doğmuş bebek suratına ağızları açık bakarak ve ihtiyaçlarını nasıl anlayacaklarını, nasıl karşılayacaklarını bilmemenin acemiliğini aşmaya çalışarak geçmiş ilk iki gün. Sonra benim fıstık kavanozum, ablasının yorgunluğuna ve kendi derdine düşmüşlüğüne aldırmadan, yeğenine teyzesinin biseksüel olduğunu ve bir kadın sevgilisi olduğunu söyleyip

ilişkimize o kadar değer veriyorum anlamına gelirdi benim için. Sansüre karşı ayaklı televizyon kanalı olduk yani. Ayrıldığımıza neredeyse inandım ve bütün gecelerim uykusuz geçti. Gerekçem hazırdı. Pek çok insan kısa kısa ilk hangi eyleme katıldığı. Hazal'a iki kadın olarak yaşamı paylaştığımızı söyleyip söylememe karmaşası da iyice büyümüş. toplumun bakış açısı ile yeterince kirlenmemiş bir çocuğun hepimizden daha kolay bu gerçeği algılayabileceğini anlatıyormuş inatla. Çok çok eğlenceli ve ilham vericiydi. bizim mitingle beraber. En zevklisi de sansürlenen veya sansürlenmedikleri için kınananların ceza almasına neden olan sahnelerden fotoğrafları yapıştırmak oldu. günü bebeğin. oldukça kalabalığız. Mekana uğrayıp bayrak. Hâlâ diyorum. "Ayşe Fatma'yı. Ellerimizdeki. Gerçekten kabımıza sığamadığımız bir an. Üç-dört saat süren mitingin ardından.. Birçok örgüt gelmiş. yirmi altıncı gün İşte büyük gün geldi çattı. Arkadaşlardan biri bu miting için bir şarkı besteledi. Başlığı bulur bulmaz sabahlayarak afişleri. birbirlerini sevebilmeli". travesti ve transeksüeller olarak ilk defa miting yapacağız. Burada olsa o güzel ağzının nasıl kulaklarına varacağını. O da başka bir şehirdeki arkadaşlarını ziyarete gitmişti. Bebeğin halası bebeğe bakmaya geldiği için. Çok önemli ve tarihi bir olay bu miting. fıstık kavanozum elinde gökkuşağı bayrağıyla bana el salıyor. Her eyleme başka başka insanlar geldiği için aslında yeterince kalabalık olduğumuzu biliyoruz. Sanki o hayatımda hep vardı ve sanki onca gün biz ayrı değilmişiz gibi hissediyorum. Bu konu geçer gider sanmıştım. Ama herkes aynı anda aynı yerde olmadı hiç işte. Bugüne kadarki en kalabalık eylemimiz 300 kişi olmuştu. RTÜK'ün yaptığı kısıtlamaların ve verebileceği zararların yazılı olduğu broşürleri insanlara dağıtıyoruz.ne kadar korkarsam. İnsanların ilgisi müthiş. insanlar mı bizi evlendirdi. yoksa insanların sevgililerin yapışık ikizler olmalarını bekledikleri anlamına mı? Başka konularda da fark ediyorum bunu. Farklı şehirlerde olmamız da güzelmiş yani. on sekizinci gün Dün akşam barları ve kafeleri gezen gruba katıldım. broşürleri hazırladık. yaşadıklarımız onun için anlamsızlaşacak ve döndüğünde "Bitirelim" diyecekti. Fıstık kavanozumu unuttuğumdan değil. Ne mutlu bize. Neyse. onuncu gün Bugün miting kararı aldık. Şarkımız her gün yerel bir radyoda çalınıyor. kendimize inancımız. Ama yokluğunda hissettiğim özlem acıya dönüşmüyor böyle zamanlarda. Merhaba. Gerçekten komik. kendime acıya acıya geçirdim o beş günü. Yani biz mi evlendik. onu koyuyoruz teybe. Artık onları elden ele dağıtmaya. O olsa sanki işler daha kolay olacakmış gibi. Kıyafetlerimizin üzerine sansür karşıtı yazılar ve şekiller yapıştırdık. pankart gibi gerekli malzemelerimizi alıyoruz. diye kendime söylene söylene. Tüm hazırlıklarımız tamam. Ama bebeğim kaçırıyor bu tarihi günü. eşcinselliğin bu yaşamın bir gerçeği olduğunu. Ben bizim hayatımızı düşünerek. bağlantıya geçtiği diğer insanları da getirmiş.. biseksüel. biraz yorgun. Sanırım telefon hatlarında da bir sorun olduğu için konuşamadık birkaç gündür. Sanki her güzel şeyi ilk haber vermem gereken kişi oymuş gibi. Şarkımız çalarken de dans ederek insanlara mitinge çağrı broşürlerini dağıtıyoruz. Yirmi günümüz var. 55 . nelerden korkarken nelerle karşılaştıklarını anlattılar broşürün içinde. o ise başka hayatların içindeyken bizimkinin güzelliğini unutacak. Bu bizim çok fazla yapışık ikizler olduğumuz anlamına mı geliyor. bu tartışma için biraz erken değil mi? Daha 14. insanlar mitinge davet ediliyorlarmış. sloganlar atıyoruz. Bebeğim de bulunduğu şehirdeki dernekle iletişime geçmiş. RTÜK ve miting hakkında sohbet ederken herkes bana sevgilimin nerede olduğunu soruyor. Şarkılar söylüyoruz bağıra bağıra. Ahmet Mehmet'i. çoğunlukla aşık.. Ne kadar çok insana ulaşıp mitinge katılım sağlarsak o kadar çok şey söylemiş olacağız.. Onunla ve beraber yaratıklarımızla gerçekten de gurur duyuyorum. Onun bana ait olmasını istemiş olduğumu. Zaten biliyordum güzel bir ilişki diye bir şey olmadığını. Ayrıca yaşadığım heyecanı onunla paylaşmak heyecanımı artırıyor her zaman. Tüm bu koşuşturmada ayrı kalmaya dair vermeye çalıştığım sınav aklımdan çıkmış. Ama ablası çocuk sahibi olmadan önce söylemeyeceği şeyler söylemeye başlamış. RTÜK eşcinsel aşkın gösterildiği dizilerin ve filmlerin sansürlü hallerini bile beğenmeyip kanallara ceza yağdırınca büyük bir ses çıkarmamız farz oldu. nereden girdim yine bu işin içine. Ellerimizde gökkuşağı bayrakları. Her gittiğimiz mekanda müziği değiştiriyoruz. Gerçekten de mitinge ilgi çok büyük. sadece fıstık kavanozumu artık çok fazla özlemeye başladım. Hazal'dan önce mitingimizi kesinlikle destekleyecekse. bulduğumuz her yeni sloganda nasıl sevinçten zıplayarak alkışlayacağını gözümün önüne getiriyorum. fıstık kavanozum ilk uçakla mitinge gelmiş. Bu soruyu nasıl karşılayacağımı bilemiyorum. eşcinsel. Ne kadar komik gözüküyor şimdi. onlar da buradaki mitinge gelmek için hazırlık yapıyorlarmış. Onun şehrimize döneceği günden bir gün önce çıkacağız alana. Birlikte yaşadığımız hayatta kalan bendim. birbirimize güvenimiz o kadar pekişecek. bebeğim ve arkadaşlarımızla beraber dinlenebileceğimiz bir yerlerin yolunu tutuyoruz. herkesi bu mitingde buluşmaya çağırmaya başlayabiliriz. bebeğimle kol kola girmiş beraber hoplayıp zıplıyoruz. Sanki onu da yaşatıyormuşum gibi geliyor yaptıklarımın içinde. İnanamıyorum. bana ait olmazsa beraberliğimiz biter diye düşünmüş olduğumu görüyorum şimdi. çok emin olamıyorum. şimdi Hazal'ı koruma kaygısıyla yaklaşıyormuş. Nasıl da özlemişiz birbirimizi. O nedenle ilk ayrı kalışımızda ilişkimize bir şey olacak diye ödüm kopmuştu. İnsanların eyleme gelmeye korkmamaları için broşürlerimize "katıldığım ilk eylem" anıları koyduk. her şeyi öylesine büyük ve güzel yaşamalıyım ki bebeğime de taşsın her biri. on dördüncü gün "Çocukları yalanlarla kandırmayın!" Mitingin başlığı bu. Daha nice beraber yaratacak olduklarımıza. Örneğin arkadaşlarla bir masada otururken. Bilakis böylesi yoğun çalışma zamanlarında eksikliğini daha fazla hissediyorum. Böylesi güzel bir mitingde bebeğimle ve diğer insanlarla yaşadığım paylaşım sonrasında kendimi çok iyi ve şanslı hissediyorum. anarak yaşayacağım. bizim hiçbir zaman "yan yana oturacağız işte" gibi bir diretmemiz yokken. Miting alanına geldiğimizde o da ne. Fıstık kavanozum mitingin başlığından da hareketle Hazal'ı yalanlarla koruyamayacağını. İyi ki varız. Beni ve yanımdaki herkesi miting coşkusu çoktan sarmış. aramızdaki boş sandalyeye oturmak zorunda kalan bizden özür diliyor.

'yönetmenin kurgusuyla' DVD'de! 1998 yapımı 'Lola+Bilidikid'. Nihayet temiz bir kopyasını izleyebileceğimiz film. 'itibarımız önemli' diyen donuk burjuva sınıfı. Türkiyelilerden nefret eden naziler. travestiler. Murathan Mungan'ın "Aşkın Gözyaşları ya da Rapunzel ile Avare" öyküsüne benzer bir tat bırakan. parklar. Bu kadar çok öyküyü bir araya getirip de bütünlüklü bir film ortaya çıkarabilmek kolay iş değil. tuvaletler ve Berlin geceleri. geyler. Kutluğ Ataman 'ın ilk filmi. aile içi tecavüz. 'Lola+Bilidikid' ise şimdiye kadar kötü kopyalarla elden ele dolaşan bir başka 'Kutluğ Ataman efsanesi'ydi. Reha Erdem'in 'A Ay' filmi gibi neredeyse bir şehir efsanesine dönüşen film."nerede saklıyorsan çıkar ortaya şu çocuğu" 56 'Karanlık Sular'.. Kutluğ Ataman öyle düşünmese de. yalnızca Batı standartlarındaki teknik kalitesiyle değil. doğru düzgün bir eşcinsel sineması geleneği olmayan Türkiye'de L+B bugüne dek yapılmış en iyi 'eşcinsel filmi'. içinde pek çok öyküyü de barındıran bir film: "Yaban topraklarda yaşamaya çalışıyoruz" diyen Türkiyeliler. .. korku-gerilim türünü gizemli ve karanlık bir İstanbul hikayesiyle birleştirmesiyle de dikkat çekiyor..

Gece gidiyorlardı. 'İki Genç Kız'dan sonra. ama abartmayalım: Bir filmle dünya değişmez. sonra Orhan Oğuz'un 'Dönersen Islık Çal'ı. sahiplenemezlerdi. ben kadın olmalıyım" içgüdüsüyle. gey erkekler olarak filmlerden asıl farkını "Benim eşcinsel olmam" diye yaşamaları gerekirken gerek toplumdaki baskı gerek kendi açıklamıştınız. Lola benim için bir erkeğe aşık bir erkek. isteseler bile tam anlamıyla sahiplenemediler. Söyleşi: Uğur Yüksel 'Yönetmenin kurgusu' alt başlığıyla sunuldu L+B DVD'si.Kutluğ Ataman'ın filmleri de yavaş yavaş DVD raflarında yerini almaya başladı. Bili ile tanışıp ona aşık olduktan sonra da bu rolü üzerinden atamamış. Hangi konuyu anlatırsanız anlatın. Benim yönetmenlik ve kurgu anlayışım o zamandan bugüne değişti. varlığı yoktu. Pek çok öyküden bildiğimiz ve büyük kentlerde de olsa asıl yereldeki pek çok eşcinselin "eşcinseller kadın ve erkek rollerini oynamak zorundadır" algısıyla yola çıkmış sanki. Bunu engelleyen ne? Kültürün kendine olan güvensizliğinden dolayı korkakça davranıp değişime açık olmaması.. veya kadınları anlatan bir film için mutlaka kadın olmanız gerekir diye bir şey iddia edemeyiz. Atıf Yılmaz'ın 'Gece. Tabii ki değil. travestilerin 'gerçek' olabileceğini Bu filmi yaptığım zaman. Sizce? ilk kez anlatılmıyordu. Ama şunu da belirteyim: güzel ve tutarlı bir eşcinsel filmi yapmak için mutlaka eşcinsel olmanız. Tabii bir de eşcinsel örgütlerinin o zaman pek bir gücü. konuştuğumuz konular hakkında yeterince bilgili olup olmadığımız. azınlıklara karşı korkuların. Film eskisine göre çok daha hızlı akıyor şimdi. en azından büyük şehirlerde. onları algılayış biçimi Batılı bir ülkeye gidildiğinde de pek değişmiyor. Lola+Bilidikid bütün bu zorluklara rağmen Türkiye'deki eşcinsel hareketi için çok şey başardı. Bütün bunlar sayabileceğim nedenlerden sadece birkaçı. gişe önünde görülürler diye. Haliyle. Lola+Bilidikid'in Türkiye'de yeterince tartışılmadığını. Önemli olan. Şimdi bunu kullanma ihtiyacını hissettim. Buna göre uyarladım. yani "ibne mi sizce? olmak ayıp. Bu filmi yapalı çok zaman geçmişti. Melek ve Bizim Çocuklar'ı. toplumun kendi fertlerine güven duymaması ve buna bağlı olarak otoriter eğilimlere yönelmesi. Ama L+B. Türkiye'de kadınlara ve eşcinsellere davranış. İnsanlar göreceli olarak daha serbest. Erkeklik denilen şey orada da kırılmıyor. Türkiye'de birçok travestinin anlatmayı başaran ilk film oldu. Film boyunca Bili'ye karşı koyusu ve 'olduğu Türkiye sinemasında travesti ve transeksüellerin öyküsü gibi olmak' isteği de bu rolden artık sıkıldığını gösteriyor. Şimdi yavaş yavaş bunların değiştiğini görüyoruz. Şöyle söyleyeyim: İnsanlar gündüz sinemada bu filmi görmeye çekmiyorlardı. filmi daha da özgürleştiren bir şey mi oldu? Hikaye ana hatlarıyla aynı kalsa da anlatılış şekli değişmiş oldu. Ve siz L+B'nin o aslında travesti olmaması gereken. ırkçılığın ve milliyetçiliğin olduğu bir ülkede homofobinin tamamıyla ortadan kalkmasını henüz tahayyül edemeyiz. Sinema çevresi ve eşcinsel gruplar bu filmin farkına vardı mı? Sahiplendiler mi? Türkiye'de bu film ilk çıktığı vakit eşcinsellik konuları henüz tabu konulardı. Hâlâ töre cinayetlerinin. Sinemada izlediklerinden farklı bir şey mi görecek seyirci? Yoksa bu kurgu. "Fil Adam görünümlü bir toplumumuz var" Filmde de görüyoruz ki Batılı bir ülkede olmak baskıyı azaltmıyor. Buna ben de inanıyorum ama bu yeterli içselleştirmiş oldukları homofobi yüzünden. 57 Lola gerçek bir travesti değil bence. Bu örgütlerde eşcinsel özgürlükleri savunan yöneticiler bile isimlerinin açıkça basına çıkmasından haklı olarak çekmiyorlardı. konuşulmadığını düşünüyorum. Sanırım bugün sinemalara tekrar çıksa çok daha fazla ilgi toplar. Kaos GL vardı ama bu kadar organize değildi. Ataman'ın ilk filmi 'Karanlık Sular' ve bir eşcinsel filmi klasiği haline gelen 'Lola+Bilidikid' de satışta! Kutluğ Ataman'la 'Lola+Bilidikid' ağırlıklı bir sinema sohbeti gerçekleştirdik. gerekse de sadece fuhuş yoluyla hayatlarını kazanabildikleri ve . Filmi ilk yaptığımda bir gün gelir yönetmen kurgusu yaparım düşüncesiyle bu hakkı muhafaza etmiştim. Yoksa her şey fantezi noktasında tıkanıp kalır. Yani araştırıp bulacak ve o hayatın içine dalacaksınız. Şimdi de bu çok değişmiş değil ama gene de o zamanlar durum çok daha vahimdi.... her şeyden önce ev ödevinizi çok iyi yapmanız gerekir.

Ama yavaş yavaş iyileşiyor. Avrupa ülkelerindeki "drag" geleneği bizde sadece Huysuz Virjin tarafından başarıyla sürdürülüyor ama gel gör ki Huysuz Virjin "Gey değilim" diyor. Kişiler olarak gey olduğumuzu. bazen ameliyat-öncesi transeksüellik (mesela hormonla göğüslerin büyütülmesi vs. ki er veya geç olacaktır. duya duya. Ben. Lola. ya da lezbiyen de olabilirsiniz. Türk olduğumuzu açıkça söyleyebilmeliyiz. Yani duvarı inşa ederken. Sadece gey+lezbiyen+trans topluluklar için değil her konuda Fil Adam görünümlü. konuşa konuşa. İşte bu yüzden ben yaptığım filmlere etiket takmak istemiyorum. değişen. Bunun nedeni ne sizce? Tek tük de olsa örnekleri yok değil ama haklısın. bundan haz duymasıdır ki bunun için gey olmak gerektiğini düşünmüyorum. sen git gey film festivalinde göster diyebiliyorlar. Bizdeki travestilik aslında . Filmde gördüğümüz travestiler şov yaparak geçinen kişiler. Benim anladığım travestilik insanların karşı cinsin kıyafet kodlarını benimsemesi. ama yarattığımız eserleri sınırlandırmamız. İspanya. "Ortaya çıkın ve var olmaya başlayın" Türkiye sinemasında eşcinsel kültür ve yaşama dair en iyi örnekleri vermiş yönetmen sizsiniz. Biz farklı değiliz. düz kadın. Olabilir. Önce bunlar bir hallolsun. o zaman her şeyin daha az çetrefilli ve anlaşılabilir olacağına inanıyorum. Yunanistan gibi ülkelerde de bu böyleydi ve izlerine hâlâ rastlamak mümkün.tam anlamıyla travestilik değil çünkü kıyafet değişiminin ötesinde. Zenne geleneğimiz var ama drag'de olduğu gibi gey kültürün parçası değil ya da öyle değilmiş gibi yaşanıyor. Gerek 'Karanlık Sular1 gerek 'Lola+Bilidikid' olsun ve tabii ki 'İki Genç Kız'.) de olabiliyor. Bütün bunların ayrı ayrı incelenip insanların anlaşılması gerekiyor. değiştiği için de Bili karakteriyle çelişen bir karakter. biz güvercinler için güzel güzel güvercinlikler yaptılar. Göre göre. Erkekten kadına geçmiş transeksüel lezbiyenlerin olabileceği gibi.. Ama siz bu iki film için "eşcinsel sineması örneği" nitelendirmesinden özellikle kaçınıyorsunuz? Eşcinsel sineması nedir ki bu iki filmi dışarıda tutuyorsunuz? Bilmem.. Belki bir gün bir tarihçi bu sosyal olgunun tarihini araştırıp yazacaktır. duvarı geçmek için değil. Bu hâlâ böyle olmasına rağmen belki şimdi yavaş yavaş değişiyor. Bunlar ayrı ayrı şeyler. hatta yaptık. shovv'lara nasıl olsa sıra gelir. eğer bir gün gelir Türkiye demokrasiyi ve insan haklarını içselleştirmiş bir toplum olursa. Ama şimdi görüyoruz ki bu güvercinlikler tünemek için. Duvar hâlâ orada. paketleyip bir şekilde sınırlandırmamız acaba gerekiyor mu? Bunu yaparak kendi kendimize bir tuzak mı hazırlıyoruz yoksa? bu yüzden kadın kılığında sokağa çıktıkları bir zamandı. Zaten benim için de sorun bu olduğu için tam cevap veremiyorum. ve tabii ki yargı yoluyla değil saygı yoluyla. Düz erkek. Türkiye bunları nasıl anlar? Zamanla. özellikle gey kardeşi Murat'la karşılaştıktan sonra onun etkisiyle içinde bulunduğu bu durumdan yavaş yavaş sıyrılıp kendini bulmakta olan. Halihazırda Fil Adam görünümlü bir toplumumuz var. Gel gör ki 2006'da bu festivaller birer gettoya dönüştü. Türkiye'de bugün bile travesti ve transeksueller için böyle bir şeyin gerçekliği yok. yanı ne kadar güzel bir film yaparsan yap. İtalya. Kürt. 1980'li yıllarda batıda gey filmi yapmak ve hatta gey festivallerin oluşturulması bir mücadelenin sonucu olarak başarıldı. içeriden bakmayı bilen birisinin dilini taşıyan filmlerdi. Arap.

'Ünlü'. Türkiye'de kimilerince pornografik olarak nitelendirilen 'Ruhuma Asla' yada 'Peruklu Kadınlar' video çalışmalarınız da bir şekilde Türkiye'deki eşcinsel kültüre gelip dayanıyor. yayın yapabiliyor muyum. Unplugged. Murat'ı sana sormalı: Nerede saklıyorsan çıkar ortaya şu çocuğu. 'tanınmış' isimlerin kimliklerini açıklamalarının doğru olduğunu ve bunun bir şeyleri değiştirebileceğine inanıyor musunuz? Tabii ki. Ama gün geçmiyor ki genç bir erkek veya Şimdi sırada 'Palto' var. Bu en başından beri böyle oldu. 1985 . Mutlu musunuz. Türkiye'de olmasa da yurt dışında ödüllere boğuldu. Video Art. olduğumu açıkladım. 2000 Semiha B. 1999 Peruk Takan Kadınlar. 2005 The 4 Seasons of Veronica Read. Kısa. 2002 Ruhumu Asla . Size şu kadarını söyleyeyim. Nasıl bir çalışma bu? kadın beni sokakta durdurmasın ve yaptığım işler için bana teşekkür etmesin. Evet. Eğlenceli. Video Art. kızgın mı? Tabii ki çok mutluyum. etkili olabiliyor muyum. O zamanların Türkiye'sinde zor oldu ama oldu. Ve son bir soru: Murat ve annesi bugüne neredeler ve Ama tavsiye edebilirim: ortaya çıkın ve var olmaya başlayın. Eşcinsel kimliğiyle açık yaşayan bir sanatçısınız. Bu beni mutlu ediyor. 1994 Spikes and Heels. Şimdiye kadar yaptığım en bana anlatmasın. Video Art. 59 Kutluğ Ataman Filmografisi 2 Genç Kız. benim yüzüme kötü bir şey söylemedi. Kısa. Sanat. Benim yayın alanım dünya. benim için fark etmiyor. 1999 Lola+Bilidikid. Kimseye nasıl yaşaması gerektiğini söyleyemem. Komik.Never My Soul. Ben başta kendimi riske atıp kim apolitik iş. Video Art.Video yerleştirmeleriniz sinema filmlerinizden daha çok konuşuldu. Ben hiçbir zaman kendimi herhangi bir ülke sınırları içine hapsetmedim. dünyaya müdahale yapabiliyor muyum. 1998 Karanlık Sular. ne yapıyorlar? Annesi Almanya'da oturuyor ve Lola'yı özlüyor. ama riske girerek. 1988 Hansel and Gretel. Sesimi duyurabiliyor muyum. 1994 La Fuga. sinema. beni ilgilendiren bu. Dünya olarak baktığımda hem sinema alanında hem de sanat alanında kendi sesimi duyurabildim. onların hayatını nasıl etkilediğimi Çocuk filmi. Tabii gereksiz yere kendinizi tehlikeye atmadan. şimdiye kadar kimse benim suratıma tükürmedi. ama Murat'ı da çok seviyor ve onunla gurur duyuyor.

İletişim Yayınları. aslında aynı tahakküm pratiklerinin hâlâ var olduğunu savunuyor.Giovanni'nin Odası James Baldwin. tecavüze uğrayan." "Hayvanlar birbirilerine aşık olmazlar. kıskanç ve narsist. Bugün Amerikan 'siyah' edebiyatının en büyük isimleri arasında gösterilen James Baldvvin'in bu kitabı. Susma Cesareti Yusuf Eradam Nar Yayınları. anlatılan hikayede Baldvvin'in İsviçreli sanatçı Lucien Happersberger ile yaşadığı ilişkinin izleri vardır. saf. onlardan en iyi sonuçları elde edebilen biri. şefkatli." "Kedi: Doğadaki salt ben.. tüm merkezlerin dışına kaçan. Deneme Merkezin. Edebiyat tarihçilerine göre. bu gerçeklerin çarklarında öğütülen insanları ve bütün bunların nedeni olarak gördüğü beyaz erkeklerin biçimlediği hastalıklı toplumu seçen Baldvvin için Giovanni'nin Odası manifest bir anlam taşır. askeri harekatlarda zarar gören kadınlar. ölçü ve stratejiden anlamayan." "İstanbul. O kadar yaşama isteğiyle dolu ki hiç uyumuyor. "beyaz eşcinsel erkekleri yazan siyah bir yazar" olarak şimşekleri üstüne çekti. yazar muhtemelen. hem çok gerçek hem de absürd bir dünyadan bildiriyor. "Dünya Üzerinde En Etkin 100 Eşcinsel" adlı kitabında. Olayların sadece yüzeysel kısmı üzerinde kafa yorarak. travmalarını fazlaca ele veren birinden beklendiği gibi. Roman Amerikalı David'in Paris'te İtalyan garson Giovanni ile yaşadığı eşcinsel ilişkinin sonuçlarına ya da sonuçsuzluğuna dair bir anlatı. Çeviren: Oya Özdilek. bölünmüş kimliğinin bin yansıması belki de bu kitap. pişmanlık ve özlem dolu bu roman. yayımlanmasının hemen ardından eşcinsel edebiyatta bir dönüm noktası olmuştu. Deneme "Ben kariyerimi yalnızlık sektöründe yaptım. yedi tepeli değil." "Oybirliğiyle yalnızız. okuduklarınızı ve gördüklerinizi yeniden tartışmaya çağırıyor sizi. Araştırma Vassar College'da öğretim üyesi olarak görev yapan Paul Russel. kadınların hayatlarının nasıl militarize edildiğini göstermeye çalışıyor ve uluslararası örneklerin izlenmesinden hareketle.. evli bir erkek olarak "güvenli" bir hayat sürmek için eski sevgilisi Hella'ya sığınması ve böylece bu üç kahramanın trajik sonlara doğru yol alışı. yalnızca kendi çekim alanlarında savrulan. 60 Dünya Üzerinde En Etkin 100 Eşcinsel Paul Russel .kendi hayatıyla roman arasında kurulacak benzerliklerden sakınmak için. yaşamın acımasız gerçeklerini. Patty yalnızlıktan ve kendinden kaçıyor. Aslı Erdoğan'ın köşe yazılarını bir araya getirdiği kitabı "Bir Delinin Güncesi" sessiz. Askerlik yapan kadınlar.. tutku. Floranca Nightingale'den Ailen Ginsberg'e kitlelerin her daim gözünün önünde olmuş kişilerin eşcinsel kimliği nasıl etkilediklerine bakıyor bu kitapta. Erdoğan. Russel. bunu da büyük bir mizah gücü ve sağduyuyla yapıyor. Hayatta her şeyi acemice yaparı. . David'in toplumsal değer yargılarının baskın çıkmasıyla bu ilişkiden kaçıp. Manevralar Cynthia Enloe Çeviren: Serpil Çağlayan. Neden Kitap. Patty Diphusa Pedro Almodovar Çeviren: Bülent Levi.." "Hayat kurtlanmış arınmalarla | onarılır. Bir Delinin Güncesi Aslı Erdoğan Everest. Konu olarak. Şairin takipçilerine duyurulur. ölümden tasarruftur. İki bin dört yüz yıllık insanlık tarihini başlangıcından itibaren ele alan kitap. Çeviri: Çiğdem Öztekin. Kendine özgü dilinde okumalar yapan Eradam. beyaz insanlardan oluşturmuş roman kişileri kadrosunu. Oscar VVilde'dan Büyük İskender'e. Franco sonrası İspanyası'nda tabuları yıkarak kült filmlere imza atan Almodovar'ın çift cinsiyetli yapısının.. bileklerdeki kesikler için dikiş ipliği yerine sevdiğinizin bir saç teli lazımdır." "Hayatta kalış. Gaspar Noe'nin Dönüş Yok'undar Ang Lee'nin Brokeback Dağına geniş bir coğralyada gezen Yusuf Eradam'ın yeni kitabı çeşitli yayınlarda da yer almış yazılarından oluşan bir seçki gibi. Kitap bunun yanı sıra. Rahibinden Satılık Kilise küçük İskender Sel Yayıncılık. sık sık kendi kara deliklerine düşen yazılardı bunlar. Cynthia Enloe. Yok olmaya mahkum bir aşk üçgenini anlatan. toplumsal bozukluğun aynası yani. tüm insanlarla ve zevklerle dost. eşcinselliğin yüzlerce yıllık panaromasını sunuyor. uluslararası politikaların ordularla ilişkisini de araştırıyor." küçük İskender. Deneme Sylvia Plath'tan Nilgün Marmara'yı. 'Kadın Yaşamının Militarize Edilmesine Yönelik Uluslararası Politikalar' alt başlığını taşıyan çalışmasında. Çünkü böyle formalitelere ihtiyaçları yoktur. özellikle 1950'li yılların Avrupası için şaşırtıcı ve etkileyici bir roman. YKY. grotesk. ancak." "Tiryakinin izmariti' olmaz. son kitabı "Rahibinden Satılık Kilise" ile yeniden okuyucularıyla buluşuyor. her şeyin iyi yanını görmeye hazır. bir türlü "dediğim dedik (köşe yazılarına çok yakışan "kodum mu oturturum!" tavrı) olamayan. yedi ölümcül günahlı şehir. Giovanni'nin Odası.. Ancak." Pedro Almodovar "Patty Diphusa"sını böyle anlatıyor kitabında. Doğan Kitap "Yarattığım çok sayıda kadın karakter arasında Patty en sevdiklerimden biri. sert ve hüzünlü bir kitap.." "Şarap: İçinde en ucuz serapları barındıran meyve suyu. İnceleme Daha çok feminist çalışmalarıyla bilinen Enloe'nin "Manevralar"ı. Etkisi bu kadarla kalmadı: Yazar Baldvvin. işkenceye maruz kalan. dünyaca ünlü isimlerin kimliklerini ortaya çıkarmak yerine eşcinsel kültüre katkılarını araştırıyor. hemşirelik ya da aşçılık yapan kadınlar.. Leonardo Da Vinci'den VVilliam Shakespeare'e. ilk romanından farklı olarak. savaştan çok savaş imgesinin ve söyleminin kadın dünyasındaki yansımalarının peşine düşüyor.

Agora Kitaplığı..kitap Pedal Çeviren Kadınlar Rae Stathopulu Çeviri: Müfide Pekin. komedi 32 kısım tekmili birden. hayatını sorgulamaya zorlar. Aşk. Bir yandan da. Bahar Özdemir. açlık grevlerini. Zorunlu askerliğe karşı çıktığı için Rusya'dan sınırdışı edilen Goldman. "Ben yaptım. 50'li yıllardan 70'li yıllara uzanan hikayesi. kaygılarını. nefret.. 'Su Perisi'. Duberman'ın oyunu. sörfçü Tom Mac'in. daha çok modern hayat durumlarını anlatan öykülerden oluşuyor. mahalle dengelerinin kâh ıstıraplı kâh esprili incelikleri. yer yer on yaşlarında matrak bir kız çocuğunun günlüklerinden. benzetmelerin yoğun olduğu bu öyküler erotik olanın hazzını okuyucuya yaşatıyor. Oyunda Goldman'a Alexander Berkman eşlik ediyor. Hayatındaki her şeyi düzene soktuğunu düşünen bir kadın.. hem komik hem heyecanlı bir macera. Yoksulluğun" vahşetiyle sertleşen hikayeleriyle| neresinde bıraktıysak o sahneye dönüp yeniden takip etmemiz gerekiyor film şeridini. en yakınları tarafından sırtından burulunca hayatını yeniden kurmak lorunda kalır. [hayatının bir dönemecinde ummadığı bir duyguyla karşılaşır. Çoğu mensubu göç ederek aramızdan ayrılan bir cemaatin gündelik hallerini. Oyun Martin Duberman'ın "Toprak AnaEmma"sı. F tipi cezaevlerini." Bu sefer gözler ona döndü. İstiklal Kitabevi. Bu suskunluğu kıracak yeni bir dil bulmak için. Bunu yapması için her leyi unutması gerekmektedir. Metis. Ama Kibar Gönül ve düşük belli jeanler giyen Hasan.. özlemlerini anlatıyor Rea Stathopulu. hayata ve kurulu toplumsal düzene karşı mücadele etmeye çalışırken babasıyla arasındaki uçurumdan çıkmak için debelenmektedir. ölüm oruçlarını anlatıyor. "Ay pek nüktedansınız!" diye Ponpon bir kahkaha koparınca yabancı bakışlar dağıldı. "İnanmak istemiyorlarsa inanmazlar" diye düşündü İsmet Gürkan. Sözlerinle Sarıl Bana Hayallerim Üşümeden Bahar Özdemir. cinayet. ihtiras. Roman Kile biçim verirken kendini ve ruhunu biçimlendirmeyi unutmuş bir adam. "Şimdi iki iş çıktı başıma! Hem Ajda'nın elmasları. Su Perisi . tabularını.. aktör olmak isteyen Elvis'in ve çok özel yetenekleri olan Plum'un birbiriyle bağlantılı. erotizmi merkeze almasına rağmen pornografinin tuzağına düşmeyen. oyunlarını.. 61 Ne Anlatayım Ben Sana! Ece Temelkuran Everest Yayınları. Toprak Ana-Emma Martin Duberman Çeviren: Osman Akın hay. Sinemis Yayınları. "Ajda'nın Elmaslarında başrolde. o hayli tanıdık aile. Roman Türkiyeli Rum bir ailenin İstanbul'dan İmroz'a. kadın ' hakları savunucusu. Bu toprağın yeniden bizim toprağımız olmasını istiyorsajc eğer yeniden birleştirmemiz gerekiyor tepelerimizin hikayelerini Söküldüğümüz yerlerden. Tabii yapabilirse. hem de doktoru öldüreni bulmak zorundayım!" Mehmet Murat Somer'in Hop-Çiki-Yaya kahramanları geri döndü. Korkupgözümüzü kapattığımız sahnelere dönüp bu kez gözlerimizi dört açıp bakmamız gerekiyor. 'çilemiz] çözüp çözüp yeniden örmemiz gerekiyor kendimizi.. feminist. eğlencelerini. anarşist." Ece Temelkuran. yer yer yetişkinler dünyasının ta içinden.Erotik Öyküler Francesca Lia Block Çeviren: Ülkü Hastürk. Hikaye Uçlarda yaşayan Şair Sylvie'nin. Okyanus aşırı bir memlekettir bazen Türkiye.) Bazen e(ı uzak halk kendimizinkidir bize. Ajda'nın Elmasları Mehmet Murat Somer Merkez Kitapçılık. Ponpon'u yalnız bırakmıyor. komşu.. gerilim. . Önceki seride kendine azımsanmayacak bir hayran kitlesi edinen Ponpon. Rusya'da doğmuş bir Yahudi olan ve sonrasında anarşizm ile feminizm tarihinin önemli aktörlerinden biri olacak Emma Goldman'ı hikaye eden bir oyun. siyasi süreçlerin insanın mahremiyetine karıştığı bir tarih ve coğrafya.. tarihe geçen "Dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir" sözünün de sahibi. ölüm. Eliyle de İsmet Gürkan'ın eline vurmuştu hafifçe. Uluslararası politikadaki en ufak bir çalkantının özel hayatlarda birebir karşılık bulduğu. Bu duygu onu. Lenin'in eleştiricisi ve Yahudi Goldman'ı anlatıyor. Roman "Kim yaptı aceba?" "Ben!" dedi İsmet Gürkan. "Sözlerinle Sarıl Bana Hayallerim Üşümeden"de yıkılan üç hayalin enkazında kalanların öyküsünü anlatıyor. Burçak ise Rio de Janeiro'da. muhabbetlerini. serbest aşk taraftarı. seks. 'Mother Earth' dergisinin yaratıcısı. Kimseyi inandırmak zorunda değildi. Deneme "Kaç kişi sustuk biz? (. şiirsellikle i bezenmiş. Eşcinsel bir genç..

Heredeyse her biri birer otobiyografi niteliğindeki şarkılarında Simone. Toplam 10 şarkının bulunduğu ününü pekiştiren Nina Simone gelmiş geçmiş en usta yorumculardan biriydi.. baskılar üzerine intihar etmişti. Muhteşem vokalleriyle bu albümü ilk kez dinleyecek olanlar kuşkusuz Nina'nın bütün albümlerine arşivlerinde yer açacak! Yeşilçam Şarkıları 1 "Aşkın Kanunu" . yaşadığı toplumla bire bir bağlantılı. I Celebrate My Love".. Yer aldıkları filmlerde gizli bir başrol oynayan bu şarkıları tebessümle. 'sürekli grup üyeleriyle birlikte olmaktan sıkıldığını. "Sarmaşık Sony BMG Gülleri". "The Eraser"in Roberta Flack prodüktörlüğünü daha önce Radiohead'in "Kid A" ve "Amnesiac" Roberta Flack albümlerinde de çalışan Nigel BALET Godrich yapıyor. 1984 yılında kurulan grup bugün bile çok The Greatest Hits konuşulan '91 tarihli albümleri Nina Simone "Screamadelica" ile. mankenlikten müziğe geçerken pop müziğin en iyi kadın şarkıcılarından biri olacağını tahmirVetmiyordu herhalde. Tüm şarkılarını kendisinin bestelediği "The Eraser" adlı albüm için Yorke. Doğal olarak şarkıları da gey barlarda.. i şarkıları dönemin ünlü sanatçılarının yorumlarıyla iki albümde bir araya geliyor. David Kelly. Sevim Riot City Blues Primal Scream Şengül'den Sadri Alışık'a mendil ıslatan ya da gülümseten Yeşilçam Şarkıları'ndar'AbidikGubidik". belki de hıçkırıklara gark olarak dinleyeceksiniz. dans müziğinin önemli grupları arasında yer alan İngiliz Primal Scream'ın "Riot City Blues" adlı' onuncu stüdyo abümü Sony-BMC etiketiyle piyasaya çıktı. Irak'ın kitle imha için hararetle tavsiye edeceğimiz albümde yer alan efsanevi silahları bulundurduğuna dair parçalardan birkaçı şöyle: Donny Hathavvay ile düet yaptığı kanıtların düzmece olduğunu "Where is the Love". Biraz arayı açıp yalnız kalmak isteyen Yorke. Ama Akalın. beğenisine sunuluyor. Tuğrul Eryılmaz'ın deyimiyle onun sesi albümdeki tüm şarkılar grubun kendi üretimi. 22 eserden oluşan bir koleksiyon. kullanan Simone'un ölümünden sonra yayınlanan "The Greatest Hits".albüm Demet Akalın. dağılacakları The Very Best of yolundaki dedikoduları ise kesin biçimde yalanlıyor. Warren Ellis ve Alison Mosshart da konuk sanatçı ve İspanyolcada 'küçük' anlamına gelen 'Nina'yı da ön ad olarak olarak yer alıyor. Aslında hiçkimsenin aklına gelmemişti bu. "Kulakların Çınlasın" gibi birçok şarkı kulaklarınızda Son 15 yıldır alternatif müziğin \ ve yüreğinizde çınlayacak. "Oasis" ve tabii ki "Killing Me Softly With His Songs". "Ben muhteşem Bazen mutlu sonlarıyla bir bir şarkıcıyım" demeden yoluna masalı anlatan. Şimdi de beşinci albümü "Kusursuz 19" ile tekrar filmlerinin unutulmaz karşımızda. David Kelly için 4 Grammy Ödüllü kadife ses yazdığı 'Harrowdown Hill' adlı Roberta Flack'in unutulmaz şarkı için de 'Bugüne dek parçalarından oluşan yeni bir toplama albümü müzikseverlerin yazdığım en öfkeli şarkı" dedi. Behiye Aksoy'dan Semiramis Pekkan'a. Adını Fransız aktris Simone Signoret'den alan Sergeant. Hâlâ bu muhteşem ses ile tanışmayanlar Dr. 20 yılı aşan kariyerleri boyunca hayranları çıkış yapan ve "My Baby Just Cares For Me" adlı şarkısıyla tarafından merakla takip edildi. Peabo Bryson ile düeti "Tonight. Yorke. "The Eraser"daki Dr. Maxi Priest ile düeti "Set The Night To basına sızdırmış. hayatın devam etti ve özellikle bir önceki içinde de şaşırtıcı biçimde albümü "Bana Ne" ile kendini gerçek olan Yeşilçam kanıtladı. Müzik dünyasının en ilginç gruplarından biri olan Primal Scream. riski seven ve pop müziği çok da ciddiye almadan. cinsiyet politikalarına olan yaklaşımını ve elbette aşkı anlatıyor. ırk ayrımından doğan gerilim ve huzursuzluğu. "Feride". ardından gelen Music". müzik SONY BMG dünyasının en prestijli ödüllerinden 1959 yılında Gershwin'in "I biri olan "Mercury Music Prize"ı Love You Porgy" şarkısıyla kazanmıştı. Albümde Will "insan sesi"ydi.. .2 "Artık Sevmeyeceğim" Kolektif Kalan Müzik Kusursuz 19 Demet Akalın Seyhan Müzik 62 The Eraser Radiohead Birçok müzik dergisi ve eleştirmeni tarafından 'yaşayan en büyük grup' olarak nitelenen Radiohead'in solisti ve kurucu üyesi Thom Yorke bu kez tek başına. artık bazı şeyleri keyif aldıkları için değil de yapmak zorunda oldukları için yaptıklarını fark ettiğini' söylüyor.

bir detektif rolü almak üzere Hollywood'da oyuncu Donnie Darko: seçmelerine katılmak Yönetmenin Kurgusu durumunda kalır. "Daima Lilya" (Lilya 4 Ever) ve Türkiye'de gösterimi ve hatta DVD'si de yasaklanan "Yüreğimde Bir Delik" (A Hole in My Heart) filmleriyle de tanınan Lukas Moodysson'un ilk filmi "Sev Beni". 1998.. Istırap çeke çeke izlemek isteyenlere!. Hırsızlık yaparak geçinen Harry. birden Moodysson Oyuncular: Jake Gyllenhaal. 2005. 80'lerin gençlik filmleri ile bilimkurgu ve korku filmlerinin tüyler ürpertici bir karışımı olan bu film. esrarengiz görüntünün izinden gitmeye başlar. Kahramanlık taslamanın Yönetmen: Lukas Harmony'nin kalbine giden yolu açacağını düşünen Harry. 63 80'lerin sonunda geçen öyküde.132' Tarihte olaylar farklı gelişmiş. son dönemin en ilgi çekici bağımsız yapımlarından biri... Michelle Monaghan ABD. Bir süre sonra Azize'nin.. Ne siyasi ne de kişisel özgürlüklerin olduğu bu ortamda aniden ortaya çıkan ve zaman zaman absürdlük derecesinde saçma terörist eylemlere kalkışan esrarengiz bir figür her şeyi değiştirecektir.102' Kiss Kiss Bang Bang Cannes'da yarışma dışı gösterilen bu kurnaz ve sinsi kara film parodisi. Maggie Val Kilmer'ı eşcinsel rolünde izlemek için bile arşivinizde yer açın Gyllenhaal bu filme! ABD. Kartal Tibet.. 2006. Türkan Şoray'in da en güzel filmlerinden. Brokeback Dağı'nın Jack Twist'i Jake Gyllenhaal da Donnie Darko rolünde harikulade! Ateş Parçası Yönetmen: James McTeigue Oyuncular: Natalie Portman. Sedef Ecer Seslendiren: Nevin Akkaya Türkiye. gerçek olmayan görüntüler görmeye başlar. Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz usta yönetmen Atıf Yılmaz'ın klasikleşmiş filmlerinden "Ateş Parçası". 1971 Bir şirkte palyaçoluk yapan Azize'nin tek isteği. Yönetmenin ilk filmi olan "Donnie Darko". çalıştığı sirkteki küçük kızın sağlığına kavuşması için gereken parayı toplamaktır.. ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp.112' Yönetmen: Atıf Yılmaz Oyuncular: Türkan Şoray.84' Moodysson'in filminin özgün adı. hem gelmiş geçmiş detektifleri ve onların klişelerini bolca kullanıyor hem de akla sığmayan tesadüfler. yıllarca konuşulacak ve şimdiden kültleşmiş bir yapıt. sıkıntıdan patladığı.DVD Yönetmen: Lukas Moodysson Oyuncular: Alexandra Dahlström. kendini klasik detektif filmlerinde bolca rastlanan kovalamacalar ve cinayetlerle dolu dolambaçlı bir olayın tam ortasında bulur. Bu arada. Rebecka Liljeberg. Hulusi Kentmen. Stephen ReaJ ABD-Almanya. imkansıza yakın aksiyon sahneleri ve kahraman detektiflerle bu ögeleri ti'ye alıyor. 2001. Azize'nin bütün hayatı sihirli bir değnek değmişçesine değişir.. Elin'e aşık olmasıyla yaşamına eşcinselliği dahil eder. Donnie Darko adında 16 yaşında bir genç.. kibarda.1994.. Tarık'ın başına olmadık işler açar. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan Donnie Darko. 16 yaşındaki güzel Elin'in. Harry'nin oyuncu olmayı aklına koyan lise Director's Cut aşkı Harmony de ekibe katılır. 1999'da Sev Beni Fucking Âmâl Yönetmen: Shane Black Oyuncular: Robert Dovvney Jr. Yüzyıllar boyu ibarelleşmenin simgesi olan İngiltere artık uzun bir süreden beri totaliter ve faşist rejimle yönetilmektedir. Erica Carlson Danimarka-isveç. | heyecan ararken bütün delikanlıları perişan ettiği Amal kasabası sahiden de kahrolası bir yerdir. Eşcinsel Donnie Darko: Perry lakabını taşıyan bir özel detektif de Harry'ye rolü için yardım edecektir. Bir gün rastlantı sonucu çok zengin ve sosyetenin en ünlü isimlerinden biri olan Tarık ile tanışır ve o andan itibaren Azize. Bu durumu kabullenemeyen Tarık'ın eski nişanlısı bu aşkın önündeki tek engeldir. Val Kilmer. Kasabaya yeni taşınan Agnes. Bu durumdan sıkılan Tarık ne yapsa Azize'yi kendinden uzaklaştıramaz. yok edici bir savaş dünyanın yüzünü değiştirmiştir. David Lynch'in izinden giden. Holmes Osborne. açıksözlülüğü.. Amerika'da 80'li yıllara damgasını vuran neokaramsar grafik romanlarının en çok bilinen yazarlarından Alan Moore'un yarattığı o meşhur dünya etkileyici bir yıkımla sinemada! V For Vendetta . "Kahrolası Amal" olarak çevrilebilir Türkçeye. Özgürlüğün anlamını bilmeyen genç bir kadını da. Özellikle de tavşan kostümlü bir adam belirir bu görüntülerde sık sık. Hugo VVeaving. çocuksu tavırları ve saflığı Tarık'ı etkiler ve aralarında büyük bir aşk başlar.

ayrıca Stockholm Pride'ından "oradaydım" fotoğrafları ve dünyadan Pride haberleri de yeni sayıda sizi bekliyor.... Türkiye'de feminizm ile eşcinsel hareketinin ilişkisini de irdeleyeceğiz. Makedonya.. "Yurtdışında Eşcinsel Hareket ve Deneyimler" Geçen mayıs ayında Ankara'da gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma'nın başlıklarından biri de "Uluslararası Deneyimler"di. Buluşma'da Norveç. Danimarka. Polonya ve Hollanda'dan aktarılan deneyimleri 30.. eşcinsellik ve eşcinseller hakkında ne düşünüyor? Feministler bugüne dek eşcinsellerle hangi alanlarda dayanışma içinde oldu?. Kanada. Bütün bu soruların yanıtları Kaos GL'nin yeni sayısında. "Türkiye'de Feminizm ve Eşcinsellik" Kaos GL dergisinin 30. Görüşmek dileğiyle. sayısında ayrıca. sayısı iki ayrı dosyayla birlikte geliyor: "Yurtdışında Eşcinsel Hareket ve Deneyimler" ile "Türkiye'de Feminizm ve Eşcinsellik". Britanya.. sayıda okuma fırsatı bulacaksınız.. dünyada homofobinin yaşam alanlarına nasıl sirayet ettiği ve homofobik tutum/davranışlar karşısında ne gibi önlemler alındığı konusunda yeterince bilgi sahibi değildik. Kaos GL'nin İsveç'in en büyük ve köklü eşcinsel örgütlenmesi RFSL ile ortaklaşa gerçekleştirdiği "GLBT Yayıncılığında Deneyim Paylaşımı" başlıklı çalışmanın ayrıntıları. Homofobinin yalnızca Türkiye'de olmadığını bilmekle birlikte. Türkiye'de kadın örgütleri ile eşcinsel örgütleri aynı dünyayı isterken niye bir araya gelemiyorlar? Ortak söylemin ortak eyleme dönüşememesinin nedenleri neler? Kadın örgütleri ve feministler. Kaos GL'nin 30. 64 .Gelecek sayıda. İsviçre.