DEMIKRAS Cemil MER Ç, H SAR Dergisi Say 98, ubat 1972 Kat ks z demokrasi, ayak tak m n n despotizmidir, diyor Voltaire

. Demokrasinin temeli h rst r, diyor. Demokrasi adaletin temelidir, Vacherot'ya göre. Proudhon'a göre, ruhani ve cismani bütün iktidarlar n sona ermesidir. Thierry için toplumun hayat d r demokrasi. Tocqueville için, demokratik cumhuriyetlerin sonu manevi bir alçal t r. ki as r önce bas lan bir ikonoloji kitab , nazenini bir kad n olarak tecessüm ettirmi : aln nda asma yapraklar ndan bir taç, s rt nda kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde y lanlar. Her ça kendi rüyalar n , kendi emellerini söyletmi kelimeye, her demagog kendi yalanlar n . U runda sel gibi kan ak t lm . Nedir bu demokrasi? Homeros'un ahretindeki canl lar gibi, dokununca kaybolan bir hayalet mi? Genç bir sosyolog, demokrasiyi di er siyasi rejimlerden ay ran ve yaln z ona ait olan önfaraziye nedir, diye soruyor: Hürriyet. Hürriyet, demokrasinin ba lang c nda var; derece kabul etmez, kay ts z arts zd r. Hür riyeti meçhul bir istikbalde fethedilecek bir nesne olarak gösteren, diktatörlerdir sadece. Demokrasinin önfaraziyesi olan hürriyet, demokrasinin amac n da belirler: E itlik. E itlik gerçekle emez, gerçekle irse hikmet -i vücudunu kaybeder. Yerini anar iye b rak r. K saca, demokraside hürriyet ba lang çta vard r, oysa e itlik ula lmas gereken bir amaçt r. Demokrasinin ideal tipi (saf tipi) budur, yazara göre. Demokrasiyi kavram olarak ayd nlatmak, rejimin mant n veya teorisini belirlemek isteyen bir tan m bu. Tarihteki demokrasileri anlamak ve demokrasilerin özlerinden ne kadar uzakla t klar n tayin etmek için onlar bu saf tiple kar la t rmak gerek. (Bk. J. Freund, Le Nouvel Age, édit. M. Riviére, 1970) slâmiyet, bir teokrasidir, diyor Gardet, lai k bir teokrasi, daha do rusu bir nomokrasi (kanun hakimiyeti). Bu teokrasi, Kuran hükümlerinin hem tesbiti, hem de dünyevî ve siyasi planda geni letilmesidir. slâmiyetin siyasî felsefesi iki kutupta toplan r: otorite ve e itlik. slâmiyette otorite ile iktidar aras nda ananevi bir ay r m yok. Umumiyetle ikisi de bir vak a olarak kabul edilir. Ruhani iktidar Kuran bilgisine dayan r; Kuran' ve Sünneti bilen her müslüman, öteki müslümana e ittir. Ruhanî ile cismani içiçedir. deal slâm sitesinde bütün mümin lerin belli haklar vard r. Ehliyetleri olmak art yla sitenin bütün makam ve mevkilerine geçebilirler. Mevkiler ayr d r, içtimai durumlar farkl d r, ama müminlerin mümin olmak haysiyetiyle haklar e ittir. slâmda a priori bir imtiyaz ve s n f mefhumu yok tur. Hristiyan dünyas nda söz konusu olan ilk büyük de er, insan ki ili i ve hürriyetidir. Sosyal hiyerar i, tabiî hiyerar inin bir uzant s d r. E itlik nisbîdir. Oysa, hür insan kavram , slâm için hukuki bir kavramd r, meteafizik bir kavram de il. Hürriy etin temeli, slâm camias n n bütün üyeleri aras ndaki çok güçlü ve sürekli bir inanç: tam bir hak e itli i oldu u inanc . Bütün müminler, kanun kar s nda e ittirler, çünkü karde tirler. Kulun bütün haysiyeti mümin olu unda; kul, mümin olunca hukukî bir statü kazan r, dilenciyi halifeye e it k lan bir statü. man Tanr ile kul aras nda tek tarafl bir mukavele. Mukavelenin kula yükledi i görev: Rabbin birli ini ikrar. Hristiyanl a göre, her otoritenin kayna Tanr 'd r. slâmiyet her otorite Tanr 'dan gel ir demekle kalmaz, Tanr 'n n d nda otorite yoktur, der. Hükmeden Tanr 'd r, bu hakimiyet devredilemez. Tanr her cismanî efi, otorite ile do rudan do ruya teçhiz eder. ef, seçimle gelse de, durum de i mez. Yani Tanr 'n nkinin d nda gerçek bir cismanî otorite yoktur. Vard r demek, Tanr 'ya erik ko mak olur. ef, Tanr 'n n aletidir sadece. Halk, geni bir tenkit hakk na sahiptir. Hükümet tasarruflar n istedi i gibi ele tirir, ama onlara itaat etmekte devam eder. slâmiyette her türlü istibdada, ahkâm- Kuraniye d ndaki her türlü keyfîli e isyan etmek için birçok yollar vard r. Hak esast r. nsanlar do u tan e ittirler, çünkü kuldurlar, fanidirler. Menfî bir e itlik bu, hiçbir de er belirtmez. Sonra iman sayesinde yeni bir e itlik kazan r, karde olur lar. Rabbin lütuflar ndan ayn ölçüde faydalanacaklard r: hukukî ve müspet bir e itlik. Kitap sahibi kavimler, slâm n üstünlü ünü kabul etmek ve ona cizye ödemek art yla hudutlu fakat garantili bir hakka lay k görülürler. Bu himaye ümmetin bir civanmertli idir. Bir nevi misafirperverlik. Himaye edilenlerin daha az vazifeleri vard r, onun için haklar da daha azd r. Dinlerini devam ettirebilir, kendi kanunlar n uygulayabilirler. Putperestlerin camiada yeri yoktur. Ama müslümanlar zaman zaman onlar da korumu lard r. Her kâfir veya putperest slâmiyeti kabul eder etmez, misak'a dahil olur. slâm cihan ümul bir dindir, bütün insanlara hitap eder. Kast da tan maz, gerçek müslüman nazar nda sosyal s n f diye bir ey olamaz. Servet veya mevki ciddi bir de er ta maz, her Müslüman her Müslümana e ittir. Te riî magister (emr) Kuran' nd r. Kazaî magister (f k h) bütün müminlerindir. Kuranî okur, ezberler ve ona göre hareketlerini ayarlarlar. Bir de icra kuvveti (hükm) var: hem medeni, hem dinî. Hükm, yaln z Allah ' nd r. Bir arac taraf ndan ( ef) yürütülür. Bu efin ne kazaî , ne te riî bir gücü vard r. Vatanda l yapan kan ve toprak birli i de il, inanç birli i. Ümmetin avrupa dillerinde kar l yok. Hem siyasî hem dinî bir ba bu. Kuran hem bir ibadet kitab hem bir anayasa. Kuran' n muhatab bütün insanl kt r. Müslüman

camias milletlerüstü bir topluluk de il, dünyada ya amak hakk na sahip tek millet tir. F kha göre her Müslüman bulundu u herhangi bir Müslüman ülkenin vatanda d r. (Bk. L.Gardet, La Cité Musulmane, Vrin, 1969). Görüyoruz ki, slâmiyetin anahtar-kavram , e itlik. Bu bir amaç de il, bir hak. Hürriyet, e itli in bir ba ka ad veya görünü ü. S n f kabul etmeyen bir dinde imtiyaz kabul etmeyen bir dinde kimin kime kar hürriyeti? Bat , hürriyeti bir hata i leme hakk olarak tan ml yor. Müslüman n böyle bir hakk yoktur. Çünkü o ebedi hakikat n, yegâne hakikat n, cihan ümul hakikat n emrindedir. Gardet hakl : slamiyet bir nomokrasidir. Bat n n fethe çal t e itli i, çoktan gerçekle tirmi ; fik ir hürriyetin insan insana sald rtan bir tecavüz silâh olarak de il, bir ikaz bir ir ad vas tas olarak kabul etmi tir. Belki gerçek demokrasinin ta kendisidir slamiyet. Ama Bat 'n nkinden çok ba ka bir ruh ikliminde geli en, çok ba ka meseleleri olan bir demokrasi.

Cemil meriç

ZAMAN ZAMAN

I TERAKK

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1979, Say : 150, s. 5,6 Meçhul iklimlere sefer eden hiçbir yolcu Avrupa n n Sadullah Pa a ya telkin etti i vecdi tadamam t r. Viyana Sefer i Kebiri nin bütün metrukat edebiyesi uzun bir kasideden ibaret. Hele On dokuzuncu As r bat n n ba l ca mitoslar n ihtiyar ark n uur alt na zerk eden bir efsâne iir. Avrupa bütün günahlar ndan ar nm , bütün tezatlar ndan s yr lm t r; bu manzumede; o art k yaln z maddî fetihlerin de il, insanl k rüyalar n n da gerçekle ti i bir ütopyad r Maddecilikten, reybîlikten uzak bir inanm insanlar ülkesi. Bir kelimeyle Pa a, Tur u Sinâ da ilahî nurdan gözleri kama m bir Musa peygamberin cezbesi içindedir. Terennümlerine: Eri ti evc i kemâlâta nur i imkâna k sm i idrikat mümteniat

Yeti ti rütbe

m sralar yla ba lar. Bütün bu mucizeler ilmin eseridir. lmin ve iman n. Asr n hikmeti, Tanr n n birli i esas na dayanmaktad r. Bütün milletler birlik s rr n kavram t r, art k. Heyhat! rfan güne i bat dan do uyor; imdi Rûm un da, Arab n da, M s r n da adlar unutuldu. Sonra air, ülkesinin insanlar na ac yarak sesleniyor. Zamân zamân terakki, cihan cihan y cemiyyat ulüm

Olur mu cehl ile kabil beka

Olmaz tabiî. O halde, bütün gücümüzle ça da la mak biricik emelimiz olmal . Torunlar , Pa a n n bu hay rhah ihtar n unutmam lard r. ntelijansiyam z bu gün de ayn hedefe ko maktad r, hem de gittikçe artan bir h zla. Ne yaz k ki, Avrupa yaratt medeniyetten üphe etmektedir: art k terakkiye inanm yor. Ayd nlar m z n bir türlü kurtulamad bu u ursuz mitosun tarihçesine bir göz atal m: H ristiyan Avrupa kaybolan cenneti mazide arad , as rlarca. nsanl k, dört merhaleden geçmi ti : Alt n ça , gümü ça , tunç ça ve demir ça . Yaln z Avrupa m ? A a yukar bütün kavimler ayn inançta birle mi lerdi. Zamanla Tanr n n vahyi unutulmu , insanl k günden güne karanl klara gömülmü tü. Kaynaktan uzakla mak soysuzla makt . On yedinci as rda ümidler istikamet de i tirir. Bat insan garip bir gurura kap l r. Dü üncedeki bu ihtilal yüzy l önce ba lam t . Madde dünyas ndaki icat ve ke ifler bak lar mazinin ihti am ndan hâlin vaidlerine çevirdi; Alt n ça belki de istikbaldeydi. Bir Jean Bodin in, bir Francis Bacon un a r nikbinli i, bir as r sonra umumi bir kanaat olacakt . Dünya bir yarat hummas içindeydi. nsanl k boyuna ilerliyordu ve ilerleyecekti. Terakki, e yan n mahiyeti icab yd . Duraklama geçici, bir ar za, bir dinleni , bir gayri tabiilikti. Bununla beraber terakki metafizi inin gerçek mimar on sekizinci as rd r; Fontenelle, Turgot, Hume Condorcet, Herder, Diderot, bu i in farkl alanda mimarlar d r. Öyle ki, terakki felsefesi felsefenin bütünü olmak temayülündedir. Ça n n ikbinli ine kar bir nevi reaksiyon olan Russo culuk bile bu ma eri inanc kuvvetlendiren say s z delillerden biridir art k, Voltaire e gelince, Candide deki bütün karamsarl k, Üstad , terâkki felsefesine kat lmaktan al koyamaz.

Yükselen bir s n f n nikbinli idir bu. Müesseselerini kuran ve iktidar ad m ad m fetheden burjuvazi, zaferleriyle sarho tur. Ne Yunan n alt n ça efsanesine inan r, ne H ristiyanl n kaybolan cennet masal na. On dokuzuncu as rda terâkki inanc cemiyetin bütün tabakalar na kök salar. Avrupa da herkes ilerici dir art k. Terâkki inanc da n k bir iyimserlik halinde kalabal n uurunu ve uur alt n fetheder. Almanya da romantik metafizi in, Fransa da pozitivizmin, daha sonra ngiliz tekâmülcülü ünün dayand bir iyimserliktir bu. Tekâmül fikri tabiat ilimlerine de girer. ktisadî ve siyasi liberalizmlerin temelinde de terâkkici görü a r basar. Klâsik iktisatç lar n doktrinleri onunla me bu; Demokratlar n ilham kayna o. Bir kelimeyle, iktisatç lar n, iktisatç lar da , demokratlarda terâkkiyi mukadder, tabiî ve kaç n lmaz sayarlar. Mukadder ve hay rl . Ütopyac lar da insan n gittikçe mükemmelle ebilece ine, refah n gittikçe artaca na ve ilmin mutlak kudretine inan rlar. Terakki vehmi, sosyalistlerden sonra anar istleri de co turur: cemiyet ister istemez önce kollektivist, daha sonra da komünist bir merhaleye ula acakt r. Hele münvevver, yar münevver ve ümmî kalabal klar için terâkki tart lmaz bir nass d r. Ma inizmin ve büyük endüstrinin muar zlar na (Sismondi ve akirtleri gibi) cevap veren iktisatç lar n dayand klar hep terâkki metafizi i, Müstemlekeci fetihlerin me ruiyet fetvas d r, bu metafizik. Emperyalizmin ideolojik silah d r. Allah n sevgili kavmi kendi nizam n di er kavimlere kabul ettirir. Ame rika n n büyük ve küçük i adamlar körü körüne inan r, bu terakkiye. Rasyonalizasyon, normalizasyon, taylorizasyon doktrinlerinde tröstle mi endüstri sayesinde her ferdi bir otomobil, bir banyo salonu, bir piyano, bir spor sahas , bir seçim kart sahibi yapmak suretiyle bahtiyar k lmak ideali hep ayn mucip sebebe dayan r. Evet, ilerleyen hakim s n f n ideolojisi bütün cemiyetin ideolojisidir. Bütün cemiyet, hatta bütün cemiyetlerin. Ama bu metafizik en ihti aml ça lar nda bile hat r say l r muar zla r bulur. Bat intelijansiyan n ay r c vasf üphe ve tenkittir. Önce edebiyat yükseltir sesini, Flaubert ler, Baudelaire ler, Leconte le Lisle ler burjuvazinin bu ahmakça iyimserli iyle alay ederler. Sonra içtimayatç lar i e kar r. St. Mill e göre; Terâkki merhalesini durgunluk merhalesi takip edecektir. nsanl n tek hedefi o merhaleyi geciktirmek. leriye at lan her ad m bize o merhaleye biraz daha yakla t rmaktad r. Öyle ki, Endüstri rma durgun bir denize dökülecek sonunda. Zira, insanl n gerçekle tirmeye çal t terakki tam bir iktisadi sizifizmdir. (Okuyucuya Sizifos un sonsuz çilesini hat rlatmaya lüzum var m ? Kuca ndaki kayay zirveye ç karmak zorunda olan o bahts z, zirveye var r varmaz kaya a a ya yuvarlan r. Sonu gelmeyen bir i kencedir bu ) ngiliz iktisatç s için de medeniyet dünyas n n kaderi uçuruma yuvarlanmaktad r, sonunda. Le Play n kehaneti daha da korkunç: Avrupa cemiyeti, bilhassa Fransa çökü halindedir. Zaten terâkki inhitat takip eder, inhitat terâkkiyi. Terâkkiyi mukaddes sayan görü de, inhitat kaç n lmaz sayan görü gibi yanl ve tehlikelidir. Teceddütperestlik (Filoneizm) manevî ilimlerin en vahim hastal . Terâkki metafizi inin sebep oldu u bir hastal k bu. Madde ilimlerinde ne kadar hay rl ysa, ma nevî ilimlerde o kadar me um. Zira, moral ve sosyal dünyada ke fedilecek yeni bir prensip yoktur. Maddî terakki manevî inhîtat n ba lang c d r, Le Play e göre. Dupont White da isimsiz, kaç n lmaz ve kendili inden bir ilerleyi e inanmaz. Toplumlar n y a ay nda herhangi bir ilerleyi olmu sa ki böyle bir zorunluluk yoktur- bu ya bir elite in (seçkinler zümresi) eseridir; yahut da devletin. Kitleye gelince, terâkkiyi tahrik edecek herhangi bir güçten mahrumdur. Bu terâkkiyi arada bir gerçekle tiren ihtilalleri bile yapan o de ildir. Geçen asr n sonlar na do ru burjuva ayd nlar terâkki inanc ndan üphe etmeye ba larlar. Ufukta yeni bir içtimaî s n f belirmi , kurulu düzenin bütün müesseseleri, dayand ideolojilerle birlikte y k lmaya yüz tutmu tur. Bergsonculuk hudutlu ve geçici bir terakki felsefesi, Pragmatizm, hümanizm, plüralizm, neorealizm gibi felsefi mektepler de terâkki fikrine dayanmazlar. lim felsefesinde de devaml bir tekâmül fikri itibar n kaybetmektedir. XX. as rda terâkki inanc sa dan ve soldan tenkitlere u rar: Maurras, Daudet, G. Sorel, Ferrero ya göre; terâkki kemiyet dünyas nda, keyfiyet dünyas nda de il. Keyfiyet meselâ iyilik ve güzellik ölçülemez. Bu itibarla sarih ve sahih mukayeselere de elveri li de ildir. Bordinaeff, Avrupa intelijansiyas n n terâkki kar s ndaki inkârc tutumunu öyle hülâsa ediyor: 19. Asr büyüleyen ve yak n istikbâli, uful eden maziden daha güzel, daha sevimli, daha mükemmel olarak gösteren terâkki nazariyelerine, inanm yoruz art k. Demek ki, Sadullah Pa a n n Zaman, Zaman Terâkki isimli iirini yazd y llarda terâkki, Avrupa n n amentüsüydü. Gerçi, komüna bo azla malar unutulmam t henüz., hürriyet ve e itlik uzak bir ümitten ibaretti. Ama burjuvazi ihtiyarlamam t daha ve A vrupa dünyan n biricik hâkimesiydi. Elbette ki kendinden emin bir içtimai s n f n parolas tekâmül olacakt . Sonra burjuvazi terâkkinin bir serap oldu unu anlamak zorunda kald . Ne var ki, cihangirlik ça n n bu eski mabudesi ba ka ülkelere ihraç edilmek art yla faydal olabilirdi, kendine. Ve terâkki bir ihraç ideolojisi oldu. Dünya ikiye bölünmü tü, ileri memleketler, geri memleketler. Böyle bir tasnifin ne kadar yersiz, ne mertebe karanl k ve müphem oldu unu çok iyi bilen Avrupa intelijansiyas inanmad klar bir mefhumu Avrupa d ülkelerde ya atmaya kalkt lar. Sadullah Pa a n n torunlar geri kald klar na ve ebediyen geri kalacaklar na inand r ld lar. Bu gerilik yaln z iktisadî planda de ildi. Avrupa y bütün günâhlar , bütün abesleri ile taklide mecburduk. Avrupa n n her sözü kerametti: fazileti de, ilmi de o temsil ediyordu. Yükselen içtimaî s n flar

için bir kanat olan terâkki inanc , bizim için bir zincir oldu. Zavall Tanzimat Pa alar mrendikleri Avrupa bir zaferler ve ümitler ülkesiydi. Toru nlar n n hayran oldu u Avrupa ise; bir tezatlar ülkesidir. Temelleri çat rdayan bir harabeye imrenmektedirler.

47 L LER YAHUT B R ROMANIN DÜ ÜNDÜRDÜKLER

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1975, say : 138, sayfa: 6,7,8 47 liler harcanan bir nesil, harcanan veya intihar eden. Silahlar sustu ama zaman zaman isyan ç l klar yükseliyor, ma erî vicdan ürperten ç l klar. Bir zelzeleyi ya ayan bu bahts z nesil öfkesiyle, ac lar yla, aldan lar yla aram zdad r. Kay plar m z rakama vurmad k henüz. U rad m z felaketler bir al n yaz s m yd ? F rt na bulutlar da ld m ?

Tarihin münaka a kabul etmez ahadetiyle sabit: Zor hiçbir ça da inançlar yokedememi tir, inançlar veya i tiyaklar . Di er hükümleri - ister abese dayans n, ister ilme- ancak ba ka de er hükümleriyle sökülebilir. Cinnet hiçbir ülkede sopayla tedavi edilmiyor art k. Ayd nlar n görevi gerçeklerden korkmamak, uursuzlu a kar koymak de il mi? Diyalo un yasak oldu u yerde hakikatten söz edilemez. 47 liler günahlar ve sevaplar yla bü ülkenin çocuklar . Neden bir itham ve intikam ordusu gibi kar m za dikildiler? Ezilen bir s n f m temsil ediyorlard ? Hay r... Sava a at lanlar n ço u <<mutlu az nl k>>tand lar. Ne açl tatm , ne sefaletle k vranm t lar. Bir kelimeyle onlar sosyalizmin kuca na atan iktisadî mahrumiyetler de de ildi, içtimaî tenasüd duygusu da. Sosyalizmleri bir rüyâ sosyalizmi idi, daha do rusu bir sanr . Tecrübesizdiler. limle ideolojiyi, hakikatle hayali birbirine kar t r yorlard . Bilmiyorlard ki içtimaî ilimlerde cihan umul kanunlar yoktur. Hiçbir izm insanl k tarihinin bütününü izah edemez. Diyalektik kendi s n rlar içinde yani bir ara t rma yöntemi olarak ayd nlat c d r. Zavall çocuklar çok pahal ya ödedikleri vehimlerinin kur ban oldular. Onlara öyle geldi ki, kendilerinden önceki her nesil günahkârd r, haindir veya gaflet içindedir. Vatanperverlik de kendi inhisarlar ndad r, uur da, kahramanl k da. Ba ms z dü ünen, hakikatleri gören yaln z kendileridir. Bu imtiyaz nereden alm lard ? lhama m mazhard lar? Marksistler, proletaryay felsefenin biricik gerçekle tiricisi, objektif ilmin tek temsilcisi sayarlar. Daha do rusu bu hayalî s n f dünyan n bütün meziyetleriyle süslemek isterler. Bizde böyle bir proletarya var m ? Varsa 47 lilerin onunla münasebetleri ne? Bu garip bir vehim, ama mucib sebeplerden mahrum de il. Avrupa fikriyat ya kaçak yollardan giriyordu ülkeye, yahut da Avrupa n n i ine geldi i gibi, yani noksan ve çarp t lm olarak. Avrupa y tan maya çal rken kendimizi unutuyorduk. San yorduk ki böyle bir fetih ki ili imizi inkâr etmeden gerçekle emez. Mazimiz tecessüsümüzü tahrik etmiyordu art k. slâmiyet afyondu; Osmanl tarihi, insanl n yüzkarasayd . Padi ahlar zorbayd lar, salakt lar, seksomanyakt lar vs. O sayfalar kapanm t ve bir daha aralanmamal yd . lericili in tek art vard : ecdada sövmek. Hiçbir topluluk kendine bu kadar sefil, bu kadar yalanc bir tarih imâl etmemi tir. Tarih, Bat da da bir ideolojidir yani gerçekleri çarp tarak aksettirir. Ama bu yar ilmin belli bir hedefi vard r orada: mazi denilen mezbedeyi pisliklerden temizlemek, cinayetleri fazilet diye göstermek, içtimaî hodgâml kutsîle tirmek. Bir kelimeyle Bat da bir dev aynas d r tarih. Her millet kendini bu esrarl aynada, dah a büyük, daha muhte em görür. Bizde bir eytan aynas d r tarih, Andersen in aynas . Her fazilet çirkinle ir bu aynada, her güzellik ucubele ir. Tarih Avrupal lar için bir in â cehdidir. Avrupal bu hayâlî maziye bakarak daha parlak, daha muhte em bir gelecek kurmak ister kendine. Ve bir destane benzetti i tarihi ile övünmekten zevk al r. Biz ise dünyan n en muhte em gerçe ini inkâr ettik, ve rezil bir hayâlîyi geçirdik onun yerine. 47 lilere ezberletti imiz tarih böyle bir abesler mecmuas yd . Bu u ursuz, bu kirli maziden kurtulmak istiyorlard . Avrupa l de il miydiler? Sosyalizm, Avrupa ilminin son merhalesiydi. Ayr ca insanî idi de. Be eriyeti bölmüyordu. Ezilenlerin son ümidiydi, son ümidi ve son kalesi. Belgrad orman nda toplanan Yeni Osmanl lar da bir rüyây ya yorlard , kendilerinin olmayan bir rüyây , Carbonari li e hayrand lar. Te kilatlanmak, dö ü mek istiyorlard . Carbonari cemiyeti Lombardiya da kurulmu tu, yabanc çizmesi alt nda inleyen, parçalanm bir ülkede. ttifak Hamiyet kime kar sava acakt ? Bu müreffeh bürokrat çocuklar da devrimcilik oynuyorlard sadece, bir as r sonraki torunlar gibi. ama onlardan daha talihliydiler, zira o

vakalar n tesbit ve tahliline giri mek için aradan en az otuz y l geçmesini beklerler. iste insanl kanatland racak biricik inanç" (Renan. Ama pe n hükümlerimizden. âsillerin yüzümüze tuttuklar aynayd .. Oysa 47 lileri daha çok sevdirebilirdi bize. Onlara dur demiyecek miyiz? Bu dram n son perdesi oynanmam t r henüz ve oynanmamal d r. Türkiye de birçok ülkeler gibi emperyalizmin istismar alan içindedir. Roman da f rt nal bir ça tasvir etmekte ayn sabr . ya amak için inanmak zorundayd lar. isyan ettiriyor. Yar n n ba l ca kanunu güzelim insanl a özen göstermek. Ve içinizden korkunç üpheler geçiyor: t marhanede miyim? Bir roman de il. sevimsiz. sevgilerimizden. ama böyle bir sava ilmin nda yap lmal . 47 liler say klar gibi konu uyorlar. Unutmayal m ki her kin. Türkiye bir uçurumun kenar ndad r. bir mü ahit yani bir ara t r c . hat ralara s n yor. Nesiller aras nda bir diyalog zemini haz rlayabilirdi. Gerekçesi olmayan bir ithamname bu. sarp ve yaralay c de ildi. Bu zavall . bir kâbus.. birbirimizi yiyerekveya intihar ederek de il. Önce bir mü ahittir o. 47 lileri tan maya çal mal y z. Bu bir roman de il. kiliseler d dünyada gönlünce yasayan geni ve hür ilim. ÇA IN D N :HÜMAN ZM emil Meriç. mukaddesleri kirleten. ne anla mazl klar körüklemektir. Kitap inand rm yor. Oyuncaklar n öfkeyle parçalad lar ve üzerimize yürüdüler. Her ad mda bir batakl a gömülüyorsunuz. Üstadlar böyle diyorlar. bu serke çocuklar kimin çocuklar yd ? Moskova dan m gönderilmi tiler. Bir kaç ay önce ya ad bir i kencenin korkunç intibalar n silmek isteyen bir ge nç k z. insanla insan aras ndaki uçurumu. Belli bir ekle bürünmeyecek bu inanç. Arada bir insanca p r lt la. Kar lar nda da habis ve k y c hayâletler. Neye inanacaklard ? Onlar masallarla oyalama a çal t k. Ne söylediklerini anlayam yoruz.. Ne u runa? Uzaktan ayak sesleri geliyor. Uçurumu görmeden ilerliyorlar. husumetle dolduran biz de il miydik? nfilâk hazindi ama tabii idi. Kuvvetimizin zerresini bile bo a harcayamay z. uursuz bir öfkeydi bu üphesiz. O aynada kendi uursuzlu umuzu. s k c masallarla. Mazinin hatalar n unutmak. Türk gençli i ilk defa ya ad n ispat ediyordu. Hisar Dergisi.. Ocak 1980 Yürekten inan yorum ki gelece in dini kat ks z bir hümanizm olacakt r.. i kence. yani insan n bütününe sayg . yeni bir kinin habercisidir. Cellatlar korkunç. birkaç sevimli çehre.. so uk. rahipleri bulunmayan. gizli remizleri. kendi günahlar m z gördük. bu sahipsiz. istikbale do ru kol kola yürümek. Çinden mi? Onlar iki dü man kampa bölen biz de il miydik? Onlar kinle. kutsile tirilecek yüceltilecek. kinlerimizden s yr lmak mümkün mü? stesek de yapabilir miyiz bunu? Hele kalbimiz kan yorsa. kurbanlar deli. 650 sayfal k bir kâbus. Sonra i kence. Emperyalizme kar koymak her namuslu insan n vazifesi. Evet 47 lileri cedlerinden i rendiren bizi. hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapal olmayacak. 47 liler hakl . Tarihi karalayan. hedefini tayin edemiyen bir öfke. hayat ahlaki bir de er ta yacak. Onlara atalar n küçümsemekten ba ka ne ö rettik? Hakikatte bütün suç daha önceki nesillerin. tap naklar .ça n yelde irmenleri bizimkiler kadar tehlikeli. ayn ihtiyatkârl göstermek zorunda de il midir? Romanc n n i i ne sisleri yo unla t rmak. 47 liler bir kâbusla ba l yor.. lmin Gelece i) . Biricik parolam z bu olmal . Bizi k zd ran bu isyan de il. Erzurumdan bir iki kartpostal. Füruzan n roman na bu dü üncelerle e ildim. çtimaî bir anket miydi bu? Yar n n tarihçisine yeni vesikalar m sunuyordu? Bir müdafaaname kar s nda m yd k? Roman bize hakikati aksettirdi i ölçüde muhteremdir. Ak ldan ba ka k lavuz tan mayan. Bütün kaleleri y k lm t . Tarihçiler. i kence. ilmin nda ve bütün kuvvetlerimizi teksif ederek.. Etraf m z dü manlarla dolu. 47 liler kurban edilen bir nesil.. maziyle istikbal aras ndaki köprüyü yokeden biz de il miyiz? Bu zavall çocuklar gözlerini bir enkaz y n aras nda hayata açt lar. Yazar uçurumu derinle tiriyor.

Nas'lar n çelik korsas ndan kurtulup kilisenin duvarlar d na f rlamak hem cazip hem de tehlikesizdi. (Grouset) Ya slamiyet? Hümanizm putperest sanata kar duyulan hayranl ksa Müslüman dünya böyle bir muhabbetten habersiz ya am t r. Kendi mazisine s n yordu bat . Ne var ki slam Homeros da ilgilendirmemi tir. Unutmayal m ki karanl klar içinde bocalayan Avrupa'ya antik ça n en büyük dahisini. Mevlana'lar. "insanl kurtaracak tek k lavuz ilimdir". kamil insan yapmak. insana tabiat içinde istisnai bir de er vermekse. Hümanizm insan n tanr la t r lmas ym . slamiyet Yun an ve Roma'dan dü ünceyi alm t . "H ristiyan hümanizm i. Diyorlar ki hümanizm. Hümanizm nedir. yak n tarihin kanl tacidarlar bu rüyan n ne kadar te hlikeli oldu unu ispat ettiler. Virjil de. Goethe mi? Nietzsche'nin ideali insan-üstü idi.(1) Kelimenin iki ayr manas var : 1) Antikite hayranl . Erasmus mu. slamiyet te kilisede yok. nefse hakimiyet. Filhakika hümanizmin ikinci manas insanl k dinidir. Allah'la kul aras nda herhangi bir arac da. rü tünü ispat etmek. kimsenin tarife yana t yok. mukaddese sayg ise slamiyet ve bilhassa tasavvuf . zincirlerini k rmak. direni ti. Ignace de Loyola'lar n torunlar kanl pençelerine ipek eldivenler geçirerek insano lunu karde li e ça r yor. Avrupal için kaybetti i dinlerin. efendilik. hürriyetti. kendi kanatlar ile uçmak arzusuydu. Hümanizm bir ayd n hastal ama kimse bu izmin hudutlar n çizemiyor. be eriyi ilahile tirmi tir". kimi. zenperest mabudlar de il mi? Hümanizm. onlara göre Yunus'lar. slam dü üncesi hangi bask ya kar direnecek. yunanl lar n dini ideali ile ncil aras ndaki kayna man n eseridir. Böylece bat ayd n çe itli tahriflerle tan nmaz hale gelen H ristiyanl bir yana b rakacak ve giderek kendi kendini tanr la t racakt r. besleyici unsurlar varl na katm . diyor. as r Avrupas için bir kaç . Çölde do an slamiyet. Ama müsta riplerimiz hemen benimsemi kelimeyi. Vesayetten kurtulu du bu. Geçen asr n dü ünce fatihleri Promete'yi bayrakla t r rlar. greko latin kültürü ile hiçbir zaman göbek ba lar n koparmam t .Kilisenin abesleriyle bunalan serazad zekalardan kimi. nsan H ristiyanl n posala t ramad bir dü ünceyle yak ndan temas ediyordu. Gerçek hümanist biziz diyen Pierre l'Hermite'lerin. nsan n yabanc la mas yd din. yani bat hümanizminin ana kaynaklar n n biri slamiyet tir. o metruk hazineden el de memi mücevherler derliyordu. sosyalizm gibi. "tabiatta tanr yoktur. Ne olursa olsun Avrupa. Dü üncede yeniden do u ve atlay olmaz.man n kaybeden bir ça n dini. Sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda. hangi insan n. Hac Bekta Veli'ler su kat lmam birer hü manist. Carlyle'in kahramanlar na gelince onlar da mazide yasayan veya ya and farz edilen birer gerçek veya tecrid. bir Marx n dikkatini insano lunun muhte em kaderine. y n n m ? Hümanizm. bati dillerini 1850'den sonra fethetmi . insan müke mmelle tirmek. bir çe it afyondu. Rönesans hümanistlerinin ça da hümanizm üzerinde etkisi nedir? ba ka bir deyi le. Kavramdan çok k l f. "bütün tanr lardan i reniyorum" diyen Promete'yi. Katolik bir tarihçi. Antikite hem kendisiydi hem ba kas . çünkü H ristiyanl k. feylesofun mu. bir meçhulü aray t hümanizm. bir yeni boyut ihtiyac . Cah z (772 -870) için dünya iiri Yedi A k airleriyle ba lar. ne Rab ne ibad. Aç ktan aç a bir isyan de ildi üphesiz. horlanan haysiyetini kurtarmak zorundayd . Kilisenin yasaklar ndan kurtulmak is teyen Orta Ça insan Eski Ça edebiyatlar na kaçt . Yunan felsefesi Latin hukuk anlay ve judeo kretien teoloji ayn potaya döküldü. tanr y yaratan insand r. kozmonotun mu. varabilece i en yüksek irtifaa yükseltmek yani gerçek insan. Ferdi cemaat içinde eritmeyen paganizm. slam yunan ve Latin sanat na niçin dönecekti? Ne dilde ne zevklerde ortakl k söz konusuydu. kelime de il bukalemun: demokrasi gibi. habis. e siz de erine kanatland ran Rönesans n metin aktar c lar m olmu ? Onlar olmasa Comte insanl k Dinini kuramayacak m yd ? Bilemeyiz. Sirenlerin ark s n engin denizlere aç lmayanlar duyamazlard ki. man evi miras n yeni ba tan inceliyor. Fakat nas'lar n korkulu undan atlayarak putperest dünyan n iir ve dü ünce bahçelerine aç lmak yine de tehlikeliydi. Yaln z örnek kim olacak? Sokrat m . saltanat n n sars ld n anlayan kilisenin de bayra . bir Renan'in. Marksizm den egzistansiyalizme kadar Avrupa n n tüm dü ünce ak mlar hümanist. Aristo'yu slamlar tan tm t r. Bir egzotizm. bu haritadan ç kan ana mefhum: insano lunun de eridir". dedi. ba ms zl n kime ispat edecekti? Hümanizm insan haysiyetine sayg . 16. "Humanités" edeb. bir Feurbach'in. Vinci mi. slamiyet tek gerçek hümanizmdir. yunan iirinin ç lg n ve günahkar cazibesine kapal yd . iyi ama Promete'nin i rendi i tanr lar karanl k bir ça n kan dökücüsü. Hümanizm genç bir kavram. posay b rakm t geriye. Toplum kendi de erlerini gök kubbeye aksettirmi . Biz Rönesans ya amad m z için mi hümanist olamad k? Evvela Rönesans tarihi bir gerçekten çok bir talyan miti. y kt inançlar n yerini alan bir put.

2) Bu özelli i sa layan e itim. asr n sonl ar nda fethetmi bat dillerini.) KÜLTÜR VE ÖTES Cemil MER Ç. nsan yaln z slamiyet te e ref-i mahlukatt r. yani beynelmileldir. Afrika'y kültür mabedinden ko an hasta bir Bat hayranl . 199.. ama sevimli.. tek ba na XVIII. müteaddit milletlerin mü terek mal d r. ülkeden ülkeye de i ir kimli i. Mozart. Medeniyet sunidir. yani millîdir. bir yan yla tanr . Bu izm "dünyan n en namussuz sömürüsü olan burjuva sömürüsünü örtbas etmek için ileri sürülmü bir duman perdesi" Kemal Tahir'e göre. muhakemesini geli tirmi insan n özelli i. muhakemenin ve duyarl n niteli i akla gelir (D. Kayna nda yakalayacaks n kelimeyi. tamamlay c bir isimle veya fiil olarak XVI. Kültür denince daha çok zekân n. as rda kullan lma a ba lam . B. S. e er benur-i ilahi münevveri. e er bezulmeti hesdi mu kayyedi. bir medeniyetin her millette ald hususi ekildir.. (Bu ke meke nereden geliyor.) Foulqué ise. Beethoven. kültür tabi. Teknik anlamda kullan lmad zaman beraberinde getirdi i ça r mlar Picasso. (Dictionnaire de Ne kadar çabuk eskiyor sözlükler. Cazibesi biraz da müphemiyetinden geliyor. insan gibi..) d r.. Ar . Garp medeniyeti. Kemal Tahir hümanizm ile hümanitarizmi birbirine kar t rm t r. uygun temrinlerle baz beden ve zihin melekelerinin geli tirilmesi (veya geli mi olmas ): Kültür fizik. kültürün vazgeçilmez art d r. 200. imdi de bir mütercimi dinleyelim: Darwin'in akirdi olan ilk evrimciler. (Din ve deoloji S."humanités" nin ta kendisi. (1) emsettin Sami. Kültür.. Oysa. Toplumsal ilimlerin en kaypak ve anla lmas en zor kavramlar ndan biri kültürdür. "insaniyete muhabbet" diyor (Kamus-u fransevi). Bu tan m n frans zcadaki kültür ile pek münasebeti yok ama anglo -sakson antropolog ve . smail Fenni. fakat yeter art de ildir. Lalande anlamlar n öyle s ral yor: A. karanl k. Feyzi Hindi'nin me hur beyiti ile çerçeveledi i muhte em varl k: Haki. diyor erif Mardin. ça dan ça a de i ir.. "devr-i teceddüd üdebas n n yani elsine ve edebiyat-i atika tarafdar n n n mezhebi.son a amas : makinele en insan". Bilgi. Roustan) (Bu manada daha çok genel kültür tabiri kullan l r. toplumun adeta üst-yap s n meydana getiren davran lar n. H SAR Dergisi Say 93. Ergün Göze için. Itrî veya Tagor de il? Bu garip takdimde uurlu bir Türk ayd n yerine bir amerikan misyoneri konu uyor.Daha genel olarak ve gündelik dilde: 1) Okumu ve bu sayede zevkini. tan yamazs n yoksa. Ad n nas l türkçele tirsek: irfan desek olmaz. fakat frans z kültürü. tenkit kabiliyetini.38) Neden Picasso. (Vocabulaire technique et critique de la Philosophie.En dar ve en maddî manada. Eylül 1971 Kelime de maskelidir. hars desek de il. ak n izleyeceksin.. frans zcadak i kültürün almancas bildung diyor. almanca kultur civilisation kar l la langue philosophique. sabr n yetecek mi? Kültür yabanc bir kelime.) C.. yabanc . tiyatro. Bir yan yla balç k.Medeniyet. Ömrün yetecek mi bu yolculu a. Kültür. (Türkçülü ün Esaslar ). moral de erlerin. matematik kültürü. Asya'y . Ziya Gökalp'e göre Medeniyet. "insan ruhunu metafizik kaynaklardan koparan ve bu sebeple insan vücuduna irca eden zavall bir sistem.be eriyete ibadet mezhebi" (Lügatçe-i felsefe) (yazarlar m za sorsak). ingiliz kültürü. al kanl klar n topuna birden kültür ad n verdiler. Önce kelimenin kendisinden. Mozart ve Beethoven de Farabî. edebiyat ve sanatla ilgilidir.

y n kültürü gibi bir tak m kavramlar üzerin de durmaktad rlar. devrimci-kültür var. bir olu um.insan n ve insanl n. yeni dünyaya ko uyorlar. La Sociologie. 160 tarifini bulmu lar kültürün. kültürle do a iki z t kavram. 621-645) Her kültürün. Kültürlerin özellikleri ve tarihleri Boas'dan sonra incelenme e ba lan r. Bunlar ahlakç veya filozof görü leri. "bir hayat anlama ve ya ama tarz . yani oldukça ilkel bir kültür modelleri bütünüdür. kimi jenetik veya yetersiz. Bir de bak yorlar ki. bilhassa televizyonun. "Ça da uygarl k" garip bir Sysiphos. insan n bu amaca varmak için yaratt araçlara kültür araçlar veya daha genel olarak kültür de erleri diyebiliriz. daha do rusu kimliklerini belirtebildik mi? Hay r. teklif etti i veya zorla kabul ettirdi i modellerle. Baz yazarlara göre. Zirveye t rmand ktan sonra. "free jazz" "rock" la "pop"u taht ndan indirmek üzere. S. bu eserde oldu u gibi. Hatta bu sosyologlar. medeniyet ise barbarl n z dd . Belli geleneklere de il. hasretle bak yor ovaya ve kendini uçurumlar n cazibesine b rak yor. hip-kültür. Introduction a l'ethnologie. kimi yap sal . Bunlar. cilt IV. kültürden çok. S. tüketim toplumunun i ine yaramaktad r bu kültür. diyor Fisher. kelimenin manas n öyle geni let tiler ki. Kültürün en yüksek merhaleye ula t ülkede. do rudan do ruya mass media'n n. Konusu arkaik toplumlar olan bu tart malar bir yana b rakal m. can çeki en bir medeniyetin ölüm h r lt lar m ? Bâkir ve dilber bir dünyan n müjdeleri mi? Bilemiyoruz. Hayata bir ey eklemek istemiyor. Y n haberle meleriyle (mass media) u ra anlar bu meseleye yeni bir boyut kazand rmakta. y n kültürü halk s n f n n ya ay ve dü ünü al kanl klar n yükseltmektedir. fert ki ili ini. Franz Boas kültür alanlar yla. -ferdin ruhî olgunla mas na hizmet ettikleri ölçüde . insanl n topyekûn ilerleyi inde bir merhale. MacLuhan' n yerini "teknoloji peygamberi" Fuller al yor. halka bir eyler bildi ini vehmettirmekte. anti-kültür. Sosyologlar teknik ilerlemelerin sebeb oldu u büyük de i iklikleri de erlendirmekte de birle emiyorlar." (Arthaud) . Avrupal sosyologlar. kültürler aras ndaki al veri lerle u ra an ilk antropolog. reklâm n eseri oldu unu iddia ettikleri halk kültürü. Kendini herkese kabul ettirmek iddias nda. tüm yap lar . Antropologlar bu arka-plandan kopmamakla beraber. kültürlerden söz ediyorlar. son hüviyeti içinde yakalamak ümidi ile. Antropologlar birbirne dü üren bir anla mazl k da u: daha çok toplum yap lar -yani bir grubun içindeki ili kiler üzerinde mi durmal . hayat de i tirmek amac nda. her gün yeni bir macera ile sevgililerini hayretten hayrete sürükleyen bir nazenin. Amerika'dan gelen bu moda. zaman zaman toplum yerine kullan lmaktad r. Caseneuve et victoroff. mutluluk hakk nda maddeci ve çocuksu imajlar telkin etmektedir. magazinlerin. kültürler üzerinde mi? Bu tart ma iki okula ay rd antropologlar : Malinowski'den ilham alan yap salc yahut yap salc -görevci e ilim. Y n kültürü. uurlu veya uursuz olarak.kültür yok art k: kar -kültür. 1970). sineman n. kimi normatif. ba lang çta insanl n umumî geli mesine ba l . yani her birinin kendine özgü bir kültürü olan bölgelerle. e itim sistemleri. bitnik'ler hipi olmu . yay n organ ve araçlar yla genelle en mitler. Avrupa'n n resmi veya gizli festivallerinde ba tac . kavramlar. müesseseleri. A a yukar medeniyetin kendisi. nas l biçimlendirdi ini ara t ran kültüralist mektep. kimi tarihî. nsan hayvandan ay ran ey kültür oldu una göre. Kültür. Maziden gelen tüm s n rlar . Hareketin ak l hocalar bir y l geçmeden unutuluveriyor. bütün üslûplara asî.9) Vuzuha kavu tunuz mu? Ara t rmalar m za devam edelim: Krober'le Kluckhohn koca bir kitap yazm lar bu kelime için: Culture. konformizm yaratmakta. Kültür ileri bir toplum durumu.sosyologlar n ço unca benimsenmi bir tarif bu. bir tutum. Albert Schweitzer de ayn fikirde: kültür. (Kardiner -Preble. Bu tariflerin kimi tasvirî. Baz sosyologlara göre. her alanda ve her bak mdan kaydetti i geli melerin bütünü . radyonun. nazenini son kostümü. kimi psikolojik. uyu turucu maddeler havarisi Tim Leary. kültür. Bu ele avuca s mayan kavram n kimli ini. Kültür fikri. bütün geleneklere dü man. daha do rusu ku aktan ku a a aktar lan sosyal miras. a critical review of concept and definitions. Çe itli yazarlar taram lar. tasavvurlar. (Malinowski'nin fikirleri için bak: Culture in Encyclopedia of the social sicences. (K sa bir özet için bak. Zen yay c s Suzuki'yi itibardan dü ürüyor. kültür-sonras . tüm de erleri yok etmek: kültür kavram n çatlatan bir davran bu. Baz yazarlara göreyse. Art k kazan lm bir bilgiler bütünü veya her eyi okuyup. her eyi unuttuktan sonra kalan" de il kültür.

slâm dünya görü ü. nice laf zlar icad etmi . Eski bir ark n n akordsuz tekrar : dadaizm. sürrealizm. babalarla çocuklar aras nda uçurum aç lm t .. lügat hazinemizden tardetmedikçe. (Konunun iyi bir özeti için bak Le Monde. deoloji ile teknik bu yeni ku aklara güvensizlik veriyor sadece. nsan haysiyetine büyük de er veren. mur dar. say 2 Bat dillerinde kar l olmayan bir mefhum. tezgâhlar söker. Bu itibarla mukaddestir. Zaten do unun ve bat n n bütün büyük târih felsefecileri medeniyetin. Jean Jacques Lebel. Dionysos'tur. slâm -Türk medeniyeti. Rodinson. arzuyu susturu . en tan nm Edgar Morin'le. As rl k hezimetlerin ö cünü almak için uydurulmu a benzeyen bu sefil kelime müsta riplerimiz taraf ndan hararetle benimsen di Neden azgeli mi . tecrübenin bilgi üzerindeki zaferi. Azgeli mi yalan . kültürün kendi kendine sava aç bu. sanayile mi . en zinde medeniyetlerden biridir. eski yasalar n ve ölçülerin y k l . yiyi kötüden. hem bamba ka. Gerçi Avrupa da uurumuzu buland rmak için. c v k. Demek ki. dü ünce selâmetine ula amay z. kime göre azgeli mi ? Tarih sahnesine ç kan büyük medeniyetler birbirine e it de erdedir. genç üniversitelilerdi diyor Goodman. Bu habasetler insansever Marx'a latifeler ilham eder: «Do uda içtimaî de i iklikler ancak Avrupa'n n istilâs . daha önce var olan bir dünyadan geldi i için kalle lik ediyor bize. ça da dünyay . bir uyutma endüstrisi. ça tek ba na temsil et mek gibi abes bir iddiaya kalk mam t r.slâm medeniyeti bu idealleri gerçekle tirdikten sonra. cilt 1. öteki daha de ersiz diyebilelim. Luther tezlerini hayk rd zaman otuz ya ndayd . 11 Eylül 1970 L'autre culture) Avrupal la mak m . Melanchton yirmi. Ama kimse anlam yor bu yeni kültürü. Türk . Dürüst ve erkekçe bir kavgadan kaçan bu hayal hastalar n biolojileri ile ba ba a b rakal m. y n arzular n n vah ice doyurulu udur" (Lebel). u eser daha önemli. bu medeniyetler içinde en parlak. tabiî ütopyalar. Zirveye vard ktan sonra yükselecek ba ka irtifalar olmad için.Hayalin ak l. De er yarg s belirtmiyor. s cak.slâm dünya görü ünde. her mede niyet için mukadder olan bir çökü ve çözülü merhalesine ula m t r. en uzun ömürlü. (Kar la t rmak için bak Nadaud. Oysa tabandan gelen devrim. sanayile mek iyi de olabilir. drâkin tepe taklak edili i. yâni daha ilmî bir s n fland r . Ke fedilmesi. insanl n yüzünü k zartacak zulümler icad ederler. sömürgecilerin kendilerine vesayet hakk haz rlamak çin uydurduklar bir mahkûmiyet karar . Gerçek dergisi. henüz bir curcuna. kavimlerin târihinde böyle ç k ve ini merhaleleri oldu unu k abul ederler. Historie du surréalizme) Medeniyetin martt bu Amerikan veletleri için "kültür. Türk . Avrupal la t rmak m ? CEM L MER Ç. Ça da la mak. Hem ayn . havariler ikayetçi.. "Kelime hazinemizde.sanayile memi diye ikiye ay r yor. Daha ayd nl k. insan. yürüyü e devam etmek. H ristiyan dünyan n son ke fi. Gençler için istikbâl ya anan and r. Ütopyalar istiyorlar. bu haysiyeti inanc n ve dü üncenin bütün belirtilerinde görmesini bilen bir idrâktir. Gelenek paramparça ama yerine geçecek bir de er de yok. Ah bu Avrupa! ngilizler dünyan n en büyük medeniyetlerinden birini yok ederler. Tanr 'n n bîr nusha-y üras d r. hürriyet ve müsamahad r. sürekliyi geçiciden nas l ay raca z? Eserin kendisi yok ki ortada. ister istemez alçalmakt . mâbed ta lar n müzelere aktar r. Ama hiçbir emperyalizm. Tabiat n d nda mtiyazl bîr yeri vard r. kötü de. Hind'de kas rga gibi eser. korkak. niçin azgeli mi . Türk. Eleba lar. Bu devler veya cüceler ülkesinin bir çok Gulliver'leri var. Evet. yarat lmas gereken ba ka bir realite özlemi. Bu habis kelimeyi. bayramd r. e itlik. dü üncemiz gibi." (MacLuhan) " nsanl n korosu" olan istikbal. kurulu düzene kar ayaklanm . Medeniyetin tek öl çüsü vard r: insana verdi i de er. Bat 'n n abeslerine îtibar etmek bu alçal büsbütün h zland rd . bizim için bir «geri kalm l k»söz konusu de ildir. Vazge çilmez îcâblar adalet. Ça da medeniyet kendini inkâr eden bu isyan hamlelerini de bünyesine katabilecek mi? Baz yazarlar hareketi Reform'a benzetiyorlar. Daha do rusu say s z mahzurlar olan bir mecbûriyet -i elîme. A ustos 1978. Onalt nc as rda da bütün bir nesil. 'azgeli mi lik'.

bütün bu lâf zlar Avrupa'n n zâde-i mel'anetidir. Yerine yeni bir yalan bayrakla t r l r: Bat la ma. Daha topyekûn bir tâbi e ihtiyaç vard . daha yumu ak bir tâbir ke fedilir: Avrupal la t rmak. Târihlerinden kopan bîr avuç a k n n omuzlad bir teslimiyet bayra . Frans z lar frans zla t rmak. anlatal m: ngiltere'de kapitalizm geli m i . Çünkü her toplum ayn merhalelerden geçecektir. ngilizler ingilizle tirmek.. MODERNLE ME Asr m z n en büyük içtimaî limler Ansiklopedisi Modernisation'a ay rd oldukça uzun bir incelemeyi Marx' n yukar daki cümlesiyle ba lat r. Sanayi alan nda ise geri mi geri. Avrupa Avrupa. Giderek bu mefhum da fazla sert. istikbâlin büyük Hindistan' n yaratmak. sonra mensub olduklar camiay . Sana anlatt m.. sava sonras y llar bu daha geni tâbirin de lüzumundan fazla dar oldu unu isbat etti. Gaye. nüfus ba na gelir art n fiilî olarak gerçekle tiren bir çevre. Avrupa Amerikanla yordu. kar la t r l yor ve de erlendiriliyordu: Tek sa lam ölçü buydu.. uurlanan Do u bu kelimeden de tedirgin olunca. Tanzîmât ntelijansiyas n n meçhulü olan bu mefhum sonralar bir bayrak olmu . Bat 'n n yükselme devrinde. nezleye . efen dilerine benzemekten ibaretti..sayesinde gerçekle ebilir. Arthur Levîs'in söyleyi îyle nüfus ba na dü en gelirin art oldu u kanâatine var nca ileri do ru bir ad m at lm oldu. Bu ihtiyac r kar lamak için modernisation kelimesi uyduruldu. Sömürge halk na bu yanl hedefi telkin edenler kimler di? Müstevliler. sosyal bîr de i me vetiresidir. Ama dünyan n gerî kalan bölgeleri söz konusu olunca kullan lan kelime Bat l la ma idi. sevgi. ki ili i öldürmekti.» Görüyoruz ki. bir medeniyet camias hüviyetini nas l de i ti rir. bat l sömürgeciler taraf ndan uydurulmu tur. emperyalist rejimler aras nda millî men eleri bir yana büyük benzerlikler oldu unu gösterdi. Dünya Sava Avrupa devletlerinin zay flay na ve Amerikan nüfuzunun yay l na ahid oldu. Avrupa'l la ma'n n Avrupal lar'ca ne manâda kullan ld n a a da anlataca z. Modernisation. sosyal bir çevre yarat r. bir inkâr ç lg nl . W. «Sanayi bak m ndan geli mi ülke. Modernisation. Yabanc la an ayd nlar m z. eski bir ola y n (sayrûre) zaman m zdaki ad ym . onlardaki direni i yok etmek.» Marx bu sözü niçin söylemi . Sanayi nk lâb bütün ihti am ve sefâletiyle ferman ferma. «ça da uygarl n»temsilcileri ma lûblara önce kendilerini örnek gösteriyorlar. beceri ve bilgi bütün sosyal de erlerin yeni ba tan düzenlenmesi ve yeni ba tan payla lmas na htiyaç vard r. do ruluk. nas l bir gelenekleri bulunursa bulunsun amaçlar ndaki benzerli i tek kelimeyle belirtiyordu. bir intihar karar d r. Avrupal la maktan söz edilme e ba lan-d . Daha müphem. onlar kendilerine benzetmek isterler. Emperyalizmler kabza-i teshirine geçirdi i ülkeleri yok etmek için. Bir iflâs n ifadesidir Avrupal la ma. Almanya ise millî birli ini bile kuramam henüz. Hind'den söz edilirken ngîlizle iyor deniyordu. daha do rusu de i tirebilir mi? Asya Asya'd r. Yazar Alman okuyucusunun dikkatini çekmek istiyor konuya. Görülen benzerli in esas iktisâdi idi. sömürge halklar na sömürgecileri taraf ndan sunuluyordu. Zîrâ verimin fiilî olarak artmas için yükselen ferdî geliri üretip tüketen insanlar n kendi üretici güçlerini art racak ve bu davran topluma yayacak kadar oyunun kaidelerini anlam ve benimsemi bulunmalar lâz md r. Vico'nun ve Auguste Comte'un: Her ülkenin târihi ayn istasyonlardan geçmek zorunda. Sosyolog buna: «Azgeli mi ülkelere. Ansiklopediyi okuyal m: «Uzun süren sömürgecilik y llar . Bu basit ve lemsel tan m hem iktisâdi geli menin özlenen süreklili ini hem de bu süreklilik boyunca ba ar seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. Harold D.» AVRUPALILA MA (1) Avrupal la maya gelince. Böylece iktisâdi geli menin tahlilini belli bir mihraka ba l yor ve modernisatîon'unun sosyal bir vetire olarak en anla l r tahlilini vurguluyordu. Toplumlar iktisadî ba ar lar n n bütünü göz önünde tutularak s n fland r l yor. iktidar. kendi hikâyendir. geli mi ülkelerin vas flar n kazand ran sosyal de i me süreci.. Yar n sen de ngiltere gibi olacaks n. daha kucaklay c . gerekse modernle mekte olan toplumklar n nerede olurlarsa olsunlar. çok geli mi ne demek? Bu de i me kendili inden mi oluyor. Lawsell (1965) do ru söylüyor: Böyle bir kazanca dönük davran a sâhib olmak için. Bu hüküm ça da dü ünceye Vico'nun arma an . Ça da la ma bir yana. Ne var ki. aferin ngilizlere.»diyor. Modernîsation. gerek bütün modernle mi ülkelerin ister Sovyetler Birli i ve Japonya gibi do ulu ba ar daki benzerliklerini. Hindiçin'den söz ederken Frans z la yor. yani Avrupa'y . H ristiyan korsanlar n istilâ s n rlar geni ledikçe bu tâbirler yetersiz gelmeye ba lar. geleceklerinin imaj veya tasvirleri. modernîsation.. modernisation sahneye ç kar l r. imdi dü man ülkelere teklif edilen daha sonraki modellere göz atal m: "II. Bat dilleri yeni bir kelimeyle zenginle ti: Amerikanla ma. Azgeli mi . azgeli mi ülkeye gelece in imaj n sunar sâdece. sayg . Demek ki. yâni Hind'i ça da medeniyete ula t rmak çin bu s k nt lara katland lar»der. diyor. fazla dar. ba l ca konular n n. refah. fazla gu rur k r c bulunur. yoksa d müdahalelerin eseri mi? Yazar devam ediyor: «Emperyalizm ça nda. Kelime.»Demek ki sömürge halk için ideal (yâni bugünkü tâbirle modernisation). bu vetirenin ba l ca unsuru iktisâdi geli medir. Bu nki af nceleyen iktisatç lar. eski dar deyimler kullan lmaz oldu. bîr k t'a. Portekizliler portekizlile tirmek pe indedir önceleri.

ki k t'an n kaderi o ça lardan beri taayyün etmi . Young diyor ki: Avrupal la ma sözü. Elen imparatorlu unu Dara mparatorlu unun s n rlar na kadar geni letilen ve bir dünya devleti idealini gerçekle tiren skender fetihleri Avrupa taarruzunun sonuncusu oldu. s zma. Fransa'ya. gerek târihî. Nitekim geçen asr n Asya medeniyetlerinin ve sosyal sistemlerin esas lar na da o ça lardaki Asya imparatorluklar nda rastlamak kabil. çünkü kuzey ve güney Amerika medeniyetleri Anglo-Sakson sömürgecili inin ve Lâtin ticarî nüfuzunun bask s yüzünden ayn ak betle kar kar yad rlar. tüccar n mallar . siyasî bak mdan demokrasi fikrini. güneyden Kuzey Afrika yoluyla spanya'ya. iktisadî bak mdan ferdiyetçi kapitalizm ve rekabet ülküsünü empoze etmek.. onu kendine benzetmek ve gönlüne göre istismar etmektir. yani kapitalizmle slâmiyetin veya Bu dizmin kolektivizmi. Bir kelimeyle Avrupa'n n ba l ca dâvas Asya'n n direncini k rmak. Lâtin ve Haçl seferlerinden do u Avrupa'da ve bat Asya'da kurulan devletler.yakalan r gibi yakalanm onlara. daha âdil. Afrika kültür ve medeniyetlerini istilâ etmesidir (Yazar. ki k t'a aras ndaki hâkimiyet sava târih öncesine kadar uzan r. Araplar n. Yunan kültüründe bulabiliriz. komünizm'i. idarecinin iyi niyetleri arac l yla. ticarî zihniyet. çal mam z n ilk fasl n te kil edecektir. Cereyan (tide) Asyan n lehine dönüyordu. oysa Asya'da Bat medeniyetinin ferdiyetçilik. «permeation» kelimesini kullan yor: Nüfuz etm e. Amerika. yay lma.) Aryal Persler'in. istismarlar n gizlemek için uydurduklar bu yabanc kelimelerden ne anlad klar n aç klamak. Pers ve Grek medeniyetlerine kadar sürer. Bugünkü Avrupal la t rman n esaslar n . Bu itibarla dü manlar m z n. telkin yoluyla m . bu Avrupal la ma M s r. Amerikan yerlileriyle Afrika zen cilerinin. skender fetihlerinin sonunda kurulan Helenistik devletlerden bile daha k sa ömürlü oldu. Avrupa'ya has içtimaî bütünlerin (sistem Asya. belli de il. E-330 M. ve bu bölgenin Asya'ya kat lmas na sebep te kil etmesine ra men. Daha sonraki Mo ol göçebelerinin taarruzu tesiri bak m n dan en uzun ömürlü olmas na. Kendisini dinliyelim: O ça larda bile iki k t'a aras ndaki temel farklar aç kça belirmi bulunuyordu. daha girift. O târihlerden sonra te ebbüs Asya'n n eline geçer.Mukaddes'i. Amerika. Bâbil. gerek sonuçlan bak m n dan Amerika'lara ve Afrika'ya tesirinden çok farkl olmu tur. Daha do rusu durumun icâblar na göre her üç yoldan. Bu dönemdeki Avrupal la t rma hamleleri eskilerine k yas la cans zd r. Avrupa d ndaki k t'alar Avrupa ilimleri elde ederek.E. Yazar n bu ifâdesini ayd nlatma a çal al m: Avrupal la t rma. Young'a göre. Bu Avrupal la t rma dönemi Dara ve Keyhusrev'in Avrasya imparatorluklar yla Aryen Greklerin Avrupa site devletleri aras ndaki sava larla sona erer. Afrika'n n kabîle kültür ve medeniyetleri imdiden Avrupa'n n bask s alt ndad r ve eninde sonunda Avrupa ferdiyetçili inin ve sanayiinin taarruzuyla yok edilecektir. Hind'i ele geçirirler. Asya hiç bir zaman böyle bir mecburiyetle kar kar ya gelmemi tir. özendirme yoluyla m . sanayide el tezgâh n n yerine fabrikay ve dökümhaneyi geçirmektir. pek önemli say lmaz. Asya'n n ilk Avrupal la mas ta devrine rastlar. Aryal Grek ve Makedonyal lar n M s r. Avrupa ile Asya aras ndaki merkezî köprü (yani stanbul) Bizansl lar taraf ndan ko rundu u için Asyal lar n Bat Dünyas na taarruzu. gerek arkeolojik ara t rmalarla gün na ç kan vesikalarda görmek kabildir. Avrupa'n n zaferini gerek Tevrat' n kehânetler fasl gibi eski siyâsî eserlerde. Bu dalga 732 de Charles Martel ve Franklar taraf ndan Tours'da durduruldu u zaman en yüksek noktas na varm . Lâtin imparatorlu u (1261 -1453). Bu nüfuz. fakat daha az verimli ve ilerlemeye daha az elveri li kollektivist ve komünal medeniyetleri kontrol alt na almak. Yeni Avrupal la t r man n zaman m zdaki devresinde Asya devletlerine ilk kabul ettirilen felsefî ve siyasî nazariyeler in Eflâtun ve Aristo'nun fikirlerinde Atîk ve Ege medeniyetlerinin müesseselerinden ilham almas tesadüf eseri de ildir sadece.. Young'a göre. misyonerin Kitab. Afrika kültür ve medeniyetleri üzerinde yapt tesirleri belirtmek için kullan l r. sana ink lâb n n yi ürünü olan belli sosyal sistemlerin nüfuz yolu ile Asya. maddî hattâ manevî kazançlar sa layacaklar na inand rmak. On be büyük sütun Europenisation maddesini hülâsa edelim. sava la m gerçekle tirilecek. iki as r sonra skender devrinde. Roma'n n Asya imparatorlu u (189 M. kuzeyden de Rusya yoluyla Balkanlara. s nâyile me. Bu içtimaî sistemlerin vas flar da unlar: Avrupal la t rma. modern Avrupa'da kurulan ve Rönesans n. olacakt r. G. Berberilerin iki ktan bi rini seçmesi gerekiyordu: Avrupal la mak veya yok olmak. Bu ilk Avrupal la t rman n son dalgalar . hatta Salt k Denizi'ne kadar yönelmek zorunda kald . kabîle geleneklerini y k mak ve israf önlemek. Di er taraftan Kuzey Afrika'yla berya Yar madas 'n n slâmiyet'ten gelen hamle gücüyle ve Arap fetihlerinin h z yla Sami kavimler taraf ndan Asyal la t r lmas Orta Ça da medeniyet tarihinin en esasl ak m n te kil et mi tir. En geni malûmat 1931'de yay mlanan çtimaî limler Aksiklopedisi'nde. Ve Avrupa hâkimiyetinde bir dü ü görülmeye ba lar. içine geçme). Avrupal la t rman n Asya üzerindeki tesiri. Bâbil ve kuzey Hindistan'a yapt istilâlard r. bu imparatorlu un vârisi o an Greko Bzantin (330-1204) imparatorlu u. olmaktad r. ne târihlerinden haberleri var. Do u'dan gelen Aryal ak nc lar ranla. militarizm'i ve mistisizm'i aras nda her zaman medd-ü cezir vard r. Cyrus devrinde [549-529 M. Ki ilikleri billurla m .S) bir taarruz ve müdafaadan ibarettir. Protestanl n.. Terbiye alan nda avrupal la t rma ise. Asya hâkimiyetine kar ümitsiz bir sava a giri tiler. Ne mâhiyetlerinden.

Asya. sadece ticarî pazarlar pe inde ko mam . Asya'dakî Araplar' n. emperyalistler taraf ndan giri ilen Avrupal la ma. Avrasya ve Avramerika devletleri aras nda ya l bir kemik gibi çeki me mevzuuydu. Avrupal la t rma davas n n siyasi veçhesi olan « ark Meselesi» Avrupa n n modern ilmi dü ünceleri ve sosyal müesseseleriyle Orta Çag slam Devleti aras ndaki çat madan ibarettir (conflict). Mançurya ve Vladivostok'a kadar ilerliyedursun. as rda Portekizlilerin. Asyaî bir camialar toplulu uyken Büyük Petro taraf ndan Avrupal la t r lan Rusya mparatorlu u. Almanya. Osmanl nizam n incelemek için ngiltere'den stanbul'a bir heyet yollanm t . Babiller'in kültür miras ndan daha çok faydalanm t . Asya'n n idare tarz mâkul ve âdilâneydi. (Meydan Larousse kelimeyi avrupal la ma ile kar lam ve tarifi öyle çevirmi : Avrupal lar n fikirlerini ve davran lar n benimseme. as rda Çar Nicholas' n I. Asya'daki bölünme (tefrika] Bizans mparatorlu u nun çökü ünü geciktirmi tir. www. Orta Asya'da Rusya içlerine kadar geni lettiler. Orta Asya ve ran'a ve Altaylardan Mo olistan'a. toplumlar n n Avrupa toplumlar ndan daha medenî olu uydu. Bu nizam n koruyucusu Osmanl lard . Bu itibarla. Çin'den al nan Asyaî bir kültür ve medeniyeti kendine yar d mc olarak bulmu tur. as rda II. Türkler'in Avrupa' y atfetmelerine sebep. XIX.CemilMeric.alinin patronlar . Sonralar Birinci Dünya Sava na kadar Almanlar ayn i i ele alm lard r. Fransa. as rlarda devam eden ve kendini târihe ve politikaya terakkî-i âlemin sürekli görünü ü olarak kabul ettiren Avrupal la t rma. Avrupa ya ay na uydurmak. ngilizler. ngiliz ve talyanlar n parçalama te ebbüslerine kadar. Bu arada. Afganistan. Avrupa medeniyetini kolayca ve tahâlükle kabul etmi tir. Neden? Zira daha önce Avrupan n milliyetçili i sokulmu tu bu ülkeye. Avrupa n n da birbirine rakip milli devletler aras nda bölünü ü de Devleti Aliye nin çökü ünü geciktirdi. Europeaniser yahut europeiser. as r içinde ngilizler s n rlar n ran. Rum lar. Osmanl adaletinin ba ar s n . transkontinantal bir cephe boyunca Asya'n n belkemi i (dorsal ridge) arkas nda ve bu bölgeyi a arak. Avrupal la ma onlara dolayl olarak ve demokratik yoldan Amerika taraf ndan telkin edilmi . Japonya pek k sa bir zamanda (bir nesillik) yaln z Avrupal la m bir millet ol makla kalmam . 1453'de stanbul dü tü. Elizabeth devrinde bile. Nitekim Bizans mparatorlu u da Asya'daki yenili e kars Avrupa n n eski medeniyetlerini koruma a çal m t . nüfus art n bo altmak için sömürgeler de aram t r. as rda Hollandal lar n yolundan giderek ticaret ve sömürge üslerine yerle iyorlard . di eri güneyden Asyay ku atan iki hareketle emperyalistik Avrupal la t rma sür'atle geli iyordu. sonra civar ülkelerle ve tum H ristiyan dünyas yla. Napolyon devrinde Frans zlar. XIX.net Önce kelimenin mü taklar n tan yal m. Avrupa devletleri. Japonlar. XVII. Dünya savas ndan sonra Frans z. Asya'n n eski kültürlerini adetlerini ve kanunlar n sürdürmekteydiler. XVI. Avrupa'n n feodal sistemi ise buna k yasla ilkel ve in safs zd . Slavlar. XIX ve XX. a r topçula r n. gerçi daha önce bu siyâset. Stadford Canning'in yönetiminde. . Not: Sitemizin ziyaretçilerinden Yunus Topuz'a bu makaleyi gönderdi i için te ekkür ediyoruz. avrupal la mak veya avrupala t rmak. Bab. bando m z kan n kullan lmas Türklerden ö renilmi tir. Yunanl lar' n. her derde deva diye sunduklar temsili hükümet ve ademi merkeziyetleriyle (provincal autonomy) imparatorlu a yeni bir nizam verme e kalkt lar. XVIII. XVIII. Bu te ebbüslerin hepsi de semeresiz kalm t r. yani bu kavimlerin hükümran birer devlet olmas na taraftar de ildi henüz. Do u Avrupa ve Bat Asya'daki slam devleti emperyalizmin Avrupal la t rma te ebbüsüne kars nüfuz edilmez bir kaleydi. gayri-müslim teb'an n hâmisi olan Rusya taraf ndan takip edilmi ti. Yüzy lda Frans z ve ngiliz deniz imparatorluklar . Katerina ve Pitt taraf ndan giri ilen te ebbüs . H ristiyan Dünya'da mezhep kavgalar . adalar nda Avrupal la maya do rudan do ruya ve zorlama yoluyla mâruz kalmam lard r.bulunu yordu.den tutun da. Çin ise ngiltere. Do uda Pasifik'e kadar yay lm bulunuyordu. cânu gönülden benimsenecektir. milliyetçilik icab diye sunulunca. stila yoluyla ba ar lmak istenilen bütün bu Avrupal la t rma hareketlerini düvel -i muazzaman n rakip emperyalizmleri köstekledi ve sonunda bu kavimler aras ndaki milliyetçili i akamete u ratt . Sava ta hafif süvarilerin. M s rl lar' n. JAPONYA'NIN AVRUPALILA MASI : Japonya'n n beklenmedik ve a rt c Avrupal la mas ispat etti ki. daha sonra Asya'n n merkezden Avrupa'ya do ru ilerleyi i 1683'de Viyana'da durduruldu. hocalar ve hamileri oldular. kendi teb'as yla aras bozuldu (Türkler. devlet-i Aliyyenin tebas olan çe itli kavimler taraf ndan bölü ülmesine. Avrupa n n Asya ya son taarruzunu kolayla t ran Osmanl devlet ricalinin tereddisi oldu Bu zümre fesada u rad önce. Araplar Ermeniler). Böylece geçen asr n sonlar nda Devlet -i Aliye nasyonalizmin Asya içlerine yay lmas n önlemek için Av rupa diplomasisi taraf ndan sun'î olarak ayakta tutulmu tu. biri kuzeyden. Osmanl mparatorlu unu parçalamak için giri ilen her te ebbüs ba ar s zl a u rad XVIII. Sonra da güneye do ru. bu iki yanl taarruz da gerileme e yüz tuttu. Osmanl ülkesine yerle mek ve onu istismar etmek isteyen devletlerin birbirini kovalayan gayretleri ba ar ya ula amad . iç sava lar hüküm sürerken îslâmda dinî asabiyet ve içtimaî dayan ma vard . Çin Asya's na ta mak için Avrupa devletleriyle yar a girmi . Oysa as l metindeki mânâ avrupal la ma de il. (Sobieski ve Polonyal lar) Bunun üzerine te ebbüs Avrupa'n n eline geçti ve Avrupal la t rma ça ba lad .

Böyle bir te kilâta kat lmak. Ansiklopediler de kamuslar gibi kekelemektedir. «Entellektüel deyince hocalar gelir akla. Birtak m vas flar izafe ediyor entelleküele.. pe in hükümlerin tahakkümünden kurtulam yor. Etimoloji uzmanlar (mesela Bloch) entellektüelin XVIII. homo sapiens'den (dü ünen insan) ay rabilir miyiz? Doktorlar entellektül de il mi? Ayn vasf di çilerden esir eyecek miyiz? Ayd n kafa i çisi* olarak tan nan R. ayd nlar na filozof demi . yeter ki bilgilerini sindirmi olsunlar ve yapt klar i kafa faaliyetine dayans n. Shelling gibi baz yazarlar entelleküelin yarat c olmas gerekti ini söylerler. Manâs : Avrupa medeniyetine. dervi . bir rahibin vas flar na sahib olmal ve rahibin görevlerini benimsemelidir. Sonra filozoflar kozalar na çekilmi ler.rum. baciyan. çtimai uurun bu çe itli temsilcilerini toplayan tek isim: ulema. entellektüeli isim olarak al yorlar. üniversite ve lise hocalar .rum. Avrupal la t rmak veya Avrupal la mak: Davran veya mizaç bak m ndan Avrupal ya benzemek. ktidara geçen üçüncü s n f. Asr n sözcükleri. bask 1957) u izahat veriyor : Europeanize.. Bugünki hüviyetiyle geçen asr n sonlar nda beliren entellektüelin seçeresine bir göz atal m. Daha eski bir sözlük (Larousse'un 17 cildlik ansiklopedik lügatinde Europeanisme'i tek millet olarak dü ünülen Avrupal lar n siyasî birli i. Ayd n ele avuca s mayan bir mefhum. Ne gariptir ki Fichte'den (çok sonra Evet. Kelime Bat 'n n iktisat ve sosyoloji kamuslar na da al nmam AYDIN Cemil Meriç.rum kollara ayr ld : alperen. ebedi ö renciler». Uleman n ortak s fati hocal k. Rahib. XX. Entellektüeller: hükümleri dü ünceye ve ilme dayananlar. Fichte'ye göre. Gerçi ahlaki ve estetik olgunluk da cok defa ayd n n vas flar aras ndadir ama kökleri ba kad r bu geli menin ve mutlaka bulunmas art de ildir entellektüelde. Ne var ki. Bu kifayetsiz tarifleri 1970'lerde yay mlanan Büyük Larousse'den al yoruz. Müesseseler geli tikçe isimlerde de i ti.» Bo lukta kalan bir tarif. manevi.Hisar Dergisi. Littrede de. Entellektüel belli bi r e itimden geçecek elbette. Bilgisi ile topluma hizmet etmeli. Bat 'ya gecelim. mün i. daha sonra entellektüelin . muhakkik. fikri.). ahiyan. Paul Robert'in lügati biraz daha zengin: Europeaniser fiili 1830'larda kullan lma a ba lam .. Feodaliteyle beraber itibar n kaybetmi kelime. daha topyekün ihsaslara dayan r.avrupal la t rmad r. (çünkü entellektueli ca lara ve ülkelere göre de erlendirmiyor.. gaziya. Ayd n. (Meydan Larousse: Avrupa'ya has vas flar hâiz iktisâdi ve siyasî bir te kilât kurulmas ..). Tekamül vahdet'de tenevvü de il midir? Abdalan . Okuyal m: Intelijansiya entellektüeller bütünü. yüzy ldan itibaren bugünki manada kullanmad n söyler ama belli ba l kamuslarda böyle bir iddey do rulayacak kay tlara rastlamad k. müsannif. imam n kaybeden bat . fakih. daha do rusu toprak aristokrasisinin. diye ta n ml yor. zahlar daha cömert fakat içtimai buud'dan mahrum oldu u için müphem ve kifayetsiz: «zihni faaliyetlere kar büyük bir alaka duyan. Say 142 Abdalan. her faaliyet bir parca zihnidir. Ama ona rahiple demek. Europenisation bel kemi i olmayan seyyal bir tâbir. arih. halka gerçek ihtiyaçlar n sezdirmeli. fikir hayat a r basan. ezilenlerin ac lar na ortak olan ve as rlarca hakk n havarili ini yapan bir fazilet timsali degildir ki.) Europeisation: Avrupa tarz nda ekonomik veya politik bir organizm kurmak.rum dörtkenin kenarlar . Avrupan n. Lügatler çorak ve k s r. Bir devrin ve bir ümmetin vicdan d r hoca. diyor. soysuzla demek gibi bir taleb. Avrupa ya ay tarz n benimsemek. filhakika sadece bilgi edinenlere entellektüel demek caiz de ildir ama entellektüelin mutlaka yarat c olmas da gerekmez. ezeli hakikatin yani slami dünya görü ünün yay c s d r.» (Paul Robert) Zihni faaliyet ne demek? Ça da toplumda. Homo faber'i (alet yapan insan). özelli i. Tarifi ülkeden ülkeye. Umumi ve mücerred vas flar. Europeanisme de geçen as rda do an bir kelime: Avrupal mizac . Hem Avrupal la t rma.. ve onlar nas l kars layaca n ö retmelidir. Aron da ayn hataya dü üyor. Ayd n n içtimai görevleri yüklenmesini istemek cok yerinde bir dilek. Makalenin yazar Roberto Michels. Bununla beraber ayd n diplomayla tarif elmek yine de yanl . Görüyoruz ki. Ekim 1975. Avrupa zihniyetine uydurmak. Sonra müfti.» Hangi rahib? Almanya'n n bu air filozofu. hem Avrupal la ma. Bir devletin ekono misini Avrupa iktisadî konjonktürüne göre ayarlamak. Webster sözlü ü (II. edib. bir hayalin kurban d r. entellektüel olmayanlar n hükümleri ise daha do rudan do ruya. kad . Sonunda tek kelimeye hapsedilmis mefhum: entellektüel. Larousse'da da ayn güdük kar l klar Entellektüel: zihni. bat insan n n uurunu temsil edenlere entellektüel (yahud intelijansiya) ad verilmis. Devlet -i Aliye bu sütünlar üzerinde yükseldi.rum. Ama bu egitimin s n rlar ne? «Yar » okumu lar. air. kendi kendilerini yeti tirenler de entellektüeldirler. Hristiyanl n zaferinden sonra dü ünce manast ra s nm ve Avrupa n n uuruolmu clerc. ça dan ça a de i mi . En vaz hlar Seligman' n yayimladi i «içtimai limler ansiklopedisi*.

Amerikan intelijansiyas n n (bir manada Avrupa intelijansiyas n n da. ama ayn zamanda eme inin mahsulünü hatta çok defa çal ma gücünü satmak zorundad r. uzvi olarak bir veya bircok enteltektüel ta-bakay yarat r. Bir k s m yazarlar ayd n ezeli degerlerin bekçisi olma a çag r rken. zihni faaliyetin maddelle mi eserlerine muhtaçt r. K saca. zira ansiklopedinin yazar-lar daha cok Avrupal d rlar) 1935'lerdeki görü lerini belirtiyor. bunlar. Marxizmin bu konudaki izahlar n üç ba l k etraf nda toplamak kabil . Kapitalist isletme efi. bir vicdan. daha adil. bir k s m yazarlar ona içtimai kinleri körüklemesini tavsiye ediyorlar. Zihni faaliyet en ilkel toplumlarda bile mevcuddur. Gerçek ayd n. Ama ayd nlar i çi s n f hareketinin ba na geçerek proletaryan n müttefiki de olabilirler. Ama geli mi toplumlarda entellektüel roller daha ihtisasla m t r. hekimler . Çal anlar n. ayd nlar n. renklerle. hayat n devrime adayan ve partinin emirlerini nass gibi kabul eden bir kafa i çisidir. devrim. Entellektüel davran n bu iki temel motivasyonu ayn insanda ve ayn eylemde birlece i gibi birbirinden ba ms z olarak da mevcud olabilir. insan. sanayi teknisyenini. daha mücerred. Sosyalistlerin. yalanlar n peçesini y rtan. Gercj ya ay seviyesi bak m ndan burjuvad r. Entellektüel de i en hadiseler kar s nda her an vaziyet almak zorundad r. bir uur. entellektüel gelenek ve ictimai otorite. daha girift. ikt isat bilginini. u veya bu toplulu a uzvi olarak ba l entellektüel bir tabakan n mevcudiyetini tayin eden içtimai 'münaseb etlerin bütünüdür. Yazar bunlara «ideolog ayd n* diyor. Da n k fakat çok fay-dal . mihrakla r. görevleri hakim s n f n istismar edilen s n flar üzerindeki bask s n gizlemek veya hakl göstermekti r. Bu ihtiyaç. çal ma artlar farkl d r birbirinden. sosyal degi meler. ort ak kültürlerin gelistirilmesi. ezilenlerin yan nda yer almal . Bilgi sosyolojisinin tan nm temsilcilerinden biri olan yazar. Bu entellektüeller. teolojik faaliyetlerin maddele mi mahsulleri yaln z bu ihtiyac n (yani entellektüel kabiliyetlerin) eseri de de ildir. diye hayk ran ele avuca s gmaz bir zeka. ayd n da. hiçbir ahsa esir olmadan dövü melidir. Ayd n n toplum içindeki yeri de müphem bir «ortas n fl l k». entellekt üel faaliyetlerin yönetimi. Fakat bütün insanlar toplumda entellektüel vazifesi görmez. tabiat ve kosmosun en genel ve en esasl taraflar yla ilmi. Bir kelimeleyle proletaryayla ayd nlar aras nda iktisadi bir (çat ma yoktur ama hayattaki mevkileri. felsefi. dünyadaki bütün haks zl klara dur. her çesit yazarlar. hakikatte onun ayr lmaz bir parças d r ama fertlerin hepsine a yn ölçüde da lmama t r. Entellektüel temayüller yahud alakalar. Edward Shils.ahlaki ve de erlendirici bir temas kurmak ihtiyac nsan ruhuna kök salm bir ihtiyaçt r bu.. ona yaln z iktisadi de il içtimai ve siyasi uur da verir: vazife uuru. geli tirmek ve bunu kelimelere. Entellektuel. düzen. ekillerle ve seslerle ifa de etmek ihtiyac ndan do ar.bilgi kabiliyetleri. mücerred ve umumi. entellektüel görevler yapan insanlar aras nda kesafetçe farkl d r. avukatlar. Emekle sermaye aras ndaki çat man n bir ba ka nevii. «Tu -tucu» lar n tahlillerinde ag r basan.. en-tellektüeller de toplumun öteki tabakalar gibi herhangi bir tabakad r. talyan iktisatc s Loria'ya göre entellektüel (yani airler. ya ay ve dü ünü tarzlar i çilere de bula abilir. . hususi de (mü ahhas hadiseler) umumi bir mana bulmak. ilmi. Entellektü eli. ro -mantizm. entellektüel hayat n müesseseleri. Seligman' n yayimlad bu abide-kitap. 2) Lenin de Kautsky'nin tahlilini benimser: Kimse inkar edemez ki. Entellektüelin bu gibi sembolleri s k s k kullanmas ahsi bir temayülün eseri de. Bu yüzden de dü ünce tarzlar nda az çok bir çat ma vard r. hizmetine daha az kar l k ödemek için entellektüellerin say s n art rmak ister. 1968'de bas lan «The international Encyclopedia of the Social Sciences* in entellektüeller maddesi daha karanl k. kuca nda do duklan zümreye insicam kazand r r. cemiyet. felsefi. Bu içtimai tabaka nanemollal ve karars zl ile ayr l r i çi s n f ndan».) Entellektueli istihsal faaliyelinde oynad g ro le göre tarif edenler de var. .. entellektüellerin görevleri. En mekanik faaliyet'de bile dü üncenin pay var. yazar veya konu urken çevrelerindeki fertlerin ço una k yasla. Bunun icin sürekli bir isyan halindedi r. kapitalizm'e dü mand r çünkü kapitalist... Onlar için zihni ve cismani bir ihtiyaçt r. i inin veya dü üncesinin mahiyetine gore tarif edemeyiz. mali destek kaynaklar . Kilise-d -«ilerici»ler için ayd n hiçbir ideolojiye bagl olmamal d r. gelenekler yani çe itli zihni faaliyetlerin kuça nda geli ti i içtimai çevrelerin ve müesseselerin kültürü ve manevi miras sayesinde belirir. yüksek kültürü yaratmak ve yaymak. gelenek ve yarati . izahlar daha «dünyevi» daha iktisadi. edebi eserlerin (veya sanat eserlerinin) yarat l nda ve yay l nda ba l ca amildir. yeni bir hukukun kurucusunu da yarat r. üpheli müttefiklerdir. Entellektüel bir sermayedar deg ildir. Kapitalizm taraf ndan istismar edilir ve toplum taraf ndan küçük görülür çok defa. Görülüyor ki. Vazgeçilmez görevi: tenkid. hatta entellektüel yarat c l k. her tarif ve izah yazar n temsil etti i ideolojinin damgas n ta maktad r. iktisadi istihsal dünyas nda do an her içtimai zümre kendisiyle beraber. Deklase olmad kça bu hayat tarz n sürdürür. Bu manada bütün insanlar entellektüeldir. milli ve milletleraras modeller. tabiat ve kosmos hakk nda umumi sembolleri ve mücerred referanslar daha s k kullanan kimselerin bütünü. konumuzla do rudan do ruya ilgisi olmad için bütün olarak aktaramad k. 1) Kautsky'e göre. popülizm. Bu. daha mükemmel bir dünyan n kurulmas için aç lan sava ta hicbir disipline. Zihni faaliyetler neden müessesele ir? Müessesele ir çünkü kendilerinde güçlü ve yo un bir yarat l faaliyeti bulunmayan birçok kimseler. ayd nlar modern kapitalist toplumda ayr bir tabaka olarak vas fland ran ferdiyetcilikleri ve te kilatlanmadaki ehliyetsizlikleridir. Tutarl ve abjektiv bir biçim isteyen ifade . ilimcilik. entellektüelleri öyle tan ml yor: Herhangi bir toplumda. entellektüellik herhangi bir meslek erbab na inhisar ettirilemez. yeni bir kültürün. Komünistlere göre gerçek entellektüel. hocalar) üretici olmayan bir i çidir. 15 buyük sayfa tutan makalede u konular incelenmi : entellektüel tabakala ma. Toplumun topyekun çal abilmesi için entelleküel eserlere ve müesseselere lüzüm vard r . Bununla berabe ilmi. yo unla r. 3) En ayd l k tahlil Gramsci'ninki. siyasi bir rol oynay . çok yerinde telkin ve tespitlerle örülmü bir ara t rma. mesle inin icab da olabilir. beslenir. teolojik.toplumda oynad çe itli rolleri s ral yor. filozoflar. insano lu. (Bu çok zengin ve son derece girift arast rmay . taleb örnekleri. Ayd nlarla i çiler aras ndaki çat sma fertlerle de il s n flarla ilgili. Bir k sm kurulu düzenin emrinde çoban köpe idir. Shils'e gore.

Hülasa edelim. genç tecessüsümün zevkle tavaf etti i kaynak kitaplardan biri. ya Seyid Kutbun. Hakikatta Avrupay da Asyay da tan mazlar. bu ak n intelijansyan n en tan nm temsilcileri. ölümünden y llarca sonra söyle tan t yordu üstad : Eserlerinden ziyade ahs n n etraf na zaman n gençlerini toplayabilmek için çevirdi i hilelerle. Bunun içindir ki. Yeni Sanat . Sonunda hepsi usland . Gazelleri hâlâ haf zamda. lk defa olarak. Türk dü ünemez bu efendilere göre. Zaten halk Avrupa n n nefais-i asar n anlayamaz. Ama onlara Türk diyebilir miyiz acaba? Avrupa n n en sefil yazar eri ilmez bir zirvedir. ne deb-i dirin.. Melike Sultan a â k yedi gençtiler. L gat i mefhumlar dünyas nda ilk klavuzum olmu du. her ikisi de birer ru eym. ayn kanaatlar payla an mütecanis bir kitle de ildir. kervana müsta ripler de kat ld . Gurbet kocatm t genç ahinleri gurbet ve tecrübeler. birer ümmmet. Koca bir asr ... birer «öykünme» dir. dolaplarla edebiyatta me um bir tesir yaparak. kitle-i cahiliyetin ruhundan münbais idi. Çok yerinde bir hayranl k. s. serke . belli bir s n f n parças ve temsilcisidir.ulema parçalan yor.Kelimeye bu kavgac ki ili i kazand ran ayd nlar n Dreyfus davas vesilesiyle yayimlad klar beyanname (14 ocak 1898). 346-350) . Entellektüel.Edebiye .. Hazret-i Üstad taklid edebilmek hemen hemen gaye-i sanat telâkki edilme e ba lad . stilâhat. kâh ünid dolu. çevresine yeni teklifler sunan bir intelijansiya do uyordu. maziye ba l d r diye terter tepiniyordu.kâh bedbin. dü ünce dünyas n her gün yeni ba tan yaratabilece ine inanand r. Kanatlar yorgun. Abdülhak Hâmid tarz. En ciddileri ya Marx' n akirdidir. Eskiden bir müstagribler kervan yd intelijansiyam z. bu efendiler için. Köprüler at lm t . Daha sonraki nesiller gibi yabanc la mam lard . Genç Osmanl lar. . Ya amak için yenile mek lâz md . Fecr -i Ati nin sevimli bir papa an . Naci ye kar gösterilen bu büyük sevgi. Evet geçen asr n ayd nlar .Memnun oldum. Daha dogrusu. Entellektüel. Dü man s n flarla dövü erek geli ir ve olgunla r. geriye dönülemezdi art k. Ocak. Ayd n. Nerden ve nas l ba lanacakt ? Ça bir aray hummas içindedir. ya yeni bir dünya kurma a çal an bir içtimai s n f n yol göstericisidir. N aci benim de hocamd . kalpleri yaral yurda döndüler. Bu gölge ayd nlar n ay r c va s flar kendi kendilerini küçümsemek. 9-11 Birer çocuktu Genç Osmanl lar yaramaz. Ortak farikalar . fikri de. Türkiye de içtimai s n flar olmad ndan entellektüel de yoktur. Hisar Dergisi 15 (133). Ne kanun-u kadim kalm t . Mefhumlar ve müesseselerle oynuyorlard . 1975. Kemal. Entellektüel. Nerde o kahraman? AHMET M THAT-MUALL M NAC Cemil Meriç.edebisinin tekâmülüne birkaç seneler mani olan Muallim Naci Muhatab avamd Naci nin (avam yani hristiyanla mam Türk insan ) Kendisi de. Hür dü üncenin olmad yerde intelijansiya da yoktur. s n f . Ülkesi ile göbek ba n çoktan koparm t r. ya zaman n öldürmü dü üncelerin aktar c s . ruhu da. birkaç haramzade evlâd na bakarak mahk m edem eyiz. Entellektüel. Naci için bir özel say yay nlam . meçhulü ve mutlak . Bir zelzelenin içindeydik.Hamid edebiyat na kar bir aksülâmel .avam n mucid ve müessisidir. Avrupa. Nesillerin gadrine u ram t Naci. Ayd n ne mazisini bilir ne gelecek hakk nda ayd nl k tasavvurlar vard r. ark söyleyece ine bildiriler imzalayan bir a ustos bö ce i cok defa. Meçhulü ar yorlard .Osmaniye. Avrupal bir hayvan. bütünüyle yüceltmek kadar yanl . Descartes'dan beri akl n ve idrakin cihan umullu unu anlad . entellektüelin magara duvar na vuran gölgesi. ülkesi ve tarihiyle. Ve bu garip bediiyat delisi. Ama faziletleri ve günahlar yla Osmanl yd lar. Bir ça bütünüyle kötülemek. ba l ba na bir s n f de il. müsta riplikdi. Edebiyat. kitle -i avam n. dü ünemez çünkü kendileri dü ünemezler. Hatta her ayd n hayat n n bel li merhalelerinde oldukça farkl dü üncelerin havarisidir. edebî bir ç lg nl kt ehabeddin Süleyman a göre (Tarih-i Edeb yat.

Ama ç kmazlara sap p. Hace -i evvel. Yeni ehirli Avni Bey in cevab . bazen ar tan to ra a süzülen ahinlerin sevdas kadar ac . Bahçesinde görülmedik güller açacak. Tanzimat Türkiye si . daha da seyyal: air nedir? Tabiat n en sevdal zamanlar ndaki hazin hazin tebessümlerinden yarat lm bir mahl k Tabiat her mahlukattan ziyade esir iken tabiat n fevk na ç kmak ister. Bütün zakâlar ayn hedefe yönelmeliydi:ayd nlanmak ve ayd nlatm ak. . Osmanl n n gururudur. yirmi y l tek m sra yazmam . aldana cakt . dü man bir dünya ortas nda yapayaln z.Ama bat c lar n anlay s zl Naci ye inhisar etmez ki. Bir entelektüel hastal olan naz mperdazl â vedâ etmek zorundayd k. Divan edebiyat n n son büyük temsilcilerinden birine soral m airi. mant n çi ve keskin na susuz. Cihan ümul bir tecüssüsdür. Bu ölüm kal m sava nda kalemler k l çla mal yd . Elbette ki. Efendi de bir müsta ribdir. ne kinlerimiz.Birer ç l k olmal yd terennümler. idrakinin pencereleri ard na kadar aç k adam. bir felaketler ça . Yeni Sanatç lar .dü manl k. en güzel terennümler en ümidsizleri. küfrün her taarruzu kar s nda yalç n bir hisard r. mazmunlar hayidele mi . Osmanl n n irfan . Kendi vücudunu lây k yla idareye muktedir de il iken kürrei zemini zaif kollariyle sürükleye sürükleye ba ka bir noktai feyze. Midhat. Devlet -i Aliyye nin bu ahane oyuna harcayarak zaman yoktu art k. Her kabiliyete hürmetkâr olan. Onsekizinci as r. Evet. Naci yi bayrakla t r rken ba kalar na kar haks zl k ediyorlard . Stockholm de konu an. dâvan n emrine vermi kalemini. bir medeniyetin sesidir. nas l olmu da çok sevdi i damad yla anla amam ? zah edelim: tek ba na müdafaa Ondokuzuncu as r. Milton. airlerin tab . Öyle bir hengâmede. Zaten ilham p narlar kurumu . Ama Avrupa hayranl ça n bir bülend zekâs için oldu u gibi Avrupa da Bir Cevelan yazar için de bir teslimiyet de il bir bütünle me ihtiyac d r. tek air yeti tirmemi tir Fransa da. Osmanl n n vakar . Yeni airi air yapan çile. bizi a r aksülâmellere sürüklememeli. demiyor mu?) air. Nam k Kemal in te bihleri daha da karanl k. Bir yandan ya l ve yorgun bir medeniyet: dürüst. bu tarif rfan m z n nüfuz edemedi i bir lü âzlar orman nday z. eyh Galib e göre. birer h çk r kt lar.selimi cihan yaratan n ilhamlar n aksettirir. belâ (Mussetvari bir anlay o da. iir kendini tekrarlama a ba lam t . Draper i hidayete dâvet eden ses. Midhat. ötede haris ve hasis bir tilki uygarl k . öyle ölümsüz ark lar bilirim ki. air rebab n k rmak ve kavgaya kar mak zorundad r.. ferdi tahassürlerin lo p r lt lar na de il. ki ayr dünyan n ilk uurlu temas yd bu. Sarho ken söylenilmi e benzeyen bu garip nutku noktalayarak. iirin ir ad veazifesi yoktu Divan edebiyat nda. dâvan n yani nesrin. mü küllerini k l çla çözen nesillerin sesi. Yaln z karanl a ve samimiyetsizli e dü man. bahtiyar ça lar n sesiydi. cihan ümul ve cihangir. te. iltifat beklemeyecek kimseden. Bu u urlu daha do rusu uursuz--. ba ka bir merkezi kemale götürmeye çal r : Ba aramay nca feryada ba lar. Bütün yollarda arayacak hayal ahinini. Divan iiri. âir demek ehli dil demektir. vakur. Bazen kafes arkas ndaki bülbüller in enini kadar hazin. eytan n art klar yla geçinen erazili nas gönül vahiyine a ina olabilir mi? Ahlâki vas flar n a r bast öyle devam eder: âirli e suzü dert lâz m Enduhü belâ olur mülâz m Ruyi lebe etmeyip tenezzül Açs n çemeni görülmedik gül Her râhta eyleyip tekâpu ahini hayali ala ah Girdikte girivei hayale Çarp lmaya divi kîlü kale. ba kalar na bilhassa Ahmed Midhat a. herhangi bir ferdin de il. Devlet -i Aliye. sürüden ayr lan bir Be ir Fuad bile ça n n dar anlay na kar edeb o büyük kalp.Ne mukaddeslerimiz ayn d r. dedikodu ifritiyle kar la mak da var. Ho me rebü mutedil demektir . fedakâr.

imdi hat rlayamad m bir yerde "Hayat" der Levi Strauss. s. Buna mukabil öyle söyler Neyzen Tevfik: "Çözemez kimse bu dünya denilen kördü ümü/ Yaratan ... "Hayat mezarlar n çözdü ü dola k bir yumakt r" diyordu. "Efsane söylediler uykuya dald lar" diyor. yani hayat . Sizce nedir hayat n anlam ? Cemil Meriç: Hugo'nun bir sözünü not etmi tim. 1986. Bu suale cevap verilmez.. Hüsamettin Aslan' n. Bu. Münker Nekir sualleri gibi.. bu marazi iir anlay na iltifat etmemek cesareti gösteren say l ayd nlardan biridir.. air sözü. suale sualle cevap vermek. Hepimiz bir efsane söyleyip uykuya dal yoruz. Türkiye Yazarlar Birli i Yay n .mi im gündüzünü. "bir bunal mlar serisidir". Sokrat. ünlü mütefekkir ve edebiyat tarihçisi-ele tirmeni Cemil Meriç (1917-1987) ile yapt röportaj. izninizle. Bir airde mutlak hakikat aramak yanl . bütün dü üncelerinin . Bence. .. tabiî ay klama kanunuyla aç klayanlar da. sonu zulmet. bilir ancak onun içyüzünü/ Bir delikten ç karak bir deli e girmekteyiz/ Önü zulmet. Amma ki bu tarif olunan airi mahir Nadir bulunur cevheri nayab zamand r. Allah kat nda bir imtihan olarak niteleyenler de var.. Ankara 1986." Bu sözlerin hiçbiri mutlak olarak ele al nmamal elbette.Aslan: Üstad m. Zor sualler bunlar. hayat konusundaki görü lerinizi alarak ba lamak istiyorum. meziyet ve zaaflar yla Pierre Larousse un (1817-1875) ikiz karde idir CEM L MER Ç SÖYLE Cemil Meriç Röportaj "Nesillerin Miras " Türkiye Kültür ve Sanat Y ll . sorular ma. H. Midhat Efendi. lham var. Hayyam. Hepimizin söyledi i bir efsane var.586-594. hace -i evvel. Onu.Üstada göre: Bin safsata bir m sra bercesteye de mez ndimde esatir-i Felâtun hezeyand r. air o hümad r ki iki âleme pinhan Bir cevvi Mükaddesde hafiyyuttayyarand r.

H. im ek p r lt s geçti inde daha koyu bir karanl n içinde kal r insan. Ben. ster istemez intihar edecekti. ister istemez kar la aca m z bir sual i areti! Ziya Pa a'n n dedi i gibi "Halledemedi bu lügaz n s rr n / Bin kafile geçti ulemâdan. "Bu dünyada her eyden ölüm ak yor. Gazali de ildir. Napolyon mu. Peyami Safa'n n çekti i ruh çilesini çekmemi tir. Her devirde dalkavukluk yapm t r. Herkesin bir demon'u var.demon'dan geldi ini söyler. insan n can n Rabbi'ne emanet etmesidir' diyor.."(Bu Ülke. Mesele bir tercih meselesi. Kimse verememi . Mahiyeti meçhul bir korku. benim bütün hayat m boyunca kendime sordu um sorular. ayd nlat r insan . Bat 'n n sofra art klar yla geçinen bir zatt r. Yuvarlan rken t rnaklar n ka da geçirmek istiyorsun. Marks m ? H.182) diyorsunuz. yani ebediyet. O da Mavi Sakal' n K rk nc Odas 'n aç yor. ntihar kap y açm yor. sizin de ayn tercih problemiyle zaman zaman kar kar ya olabilece inizi dü ünüyorum. Ziya Gökalp'le Gazali aras nda mahiyet fark var. Somutla t rarak anlatmak mümkün de il.Aslan: Ebediyet neden sümüklü böce in izleri kadar aldat c olsun? "Senin türben kelimeler. Ölmeden onbe gün önce günlü ünde u soruyu soruyor kendisine: "Tanr 'ya inan yor muyum? Evet.Aslan: Ölümden korkar m s n z? Cemil Meriç: Aksini söyleyemem. Gazali böyle bir meseleyle kar la t nda tekkeye ko ar. beni o konu turuyor" derdi. oysa Gökalp bunal mlar n çözmek için intihara ba vurur. Ziya Gökalp. O. syf. bazen bir im ek p r lt s gelir. gazetelerden ve insanlar n yüzlerinden" diyordu Ba kald ran nsan adl kitab nda. Yukar daki m sralar böyle anlamal y z. Memleketten memlekete de i mez. Sahtekârd r. Asl nda bu sorular." H. zaman zaman da kusar. Zavall çocuk. bilmiyorsun ki. nsan ayd nland n zanneder. slamiyet. nanm yor musunuz ebediyete? Cemil Meriç: Ebediyet diye bir ey yok yeryüzünde. ebediyet sümüklü böce in izleri kadar aldat c . Bu konuda bizi biraz ayd nlat r m s n z? Akl ma gelmi ken söyleyeyim. onlar at t r r. H. Gökalp minnac k bir adamd r. S k s k bu meseleyle ben de kar kar ya geldim ama korkak oldu um için intihar edemedim.Aslan: Ölüm hakk nda ne dü ünüyorsunuz? Ölümün sizdeki tedaileri nedir? Benim akl ma Camus geliyor. duvarlardan. füzelâdan. Talat Pa a'ya ve ttihat Terakki'ye mesela. Bu büyük meçhul beni ürküttü. Tarihin martt . genellikle içlerinde ya ad klar insanlar n bunal mlar n çözen kurumlar yaratm lar. 'Ölüm.Aslan: Kültürler. Durkheim' yani modern dü ünceyi tercih etti. Bütün öhretler yaland r! Ebediyeti öhret manas na kullan yorum. Belli anlarda do ar airin içine bunlar." Cemil Meriç: Ziya Gökalp. ka da. Gökalp. nsan n fikrî ölçülerini de i tirmesi bence bu. "Benim bir demon'um var. Ben dü ünceyi bir bütün olarak ele al r m. Elindeki imkanlarla ba ka çaresi yoktu.. Burada öhret söz konusu. Cemil Meriç: Ölüm. Hiç bir zaman cevap veremedim. meselenin ça r mlar beni Tanp nar'a götürüyor.

Cevdet Pa a'yla Weber.Aslan: Geçmi te sosyalist olman zla Yön aras nda bir ba kurulabilir mi? Cemil Meriç: Ben hiç bir zaman sosyalist olmad m. Ancak ne kadar inan p inanmad m n cevab n mah er günü bilebilece im. Halbuki ayd n olmak ba ka ey. kendini parçalanm . Bu soruya cevap vermi . ntihar beni dâûss la gibi takip etmi tir. Belki ben ayd n olman n sorumlulu unu idrak ediyorum ama icaplar na ne kadar uyuyorum bilemem. Akla fazla önem veri im.Aslan: Cemil Meriç külliyat nda el at lmayan dü ünce devi yok gibi. dilimi konu anlarla(yani sa c larla) konu acak lak rd m yok" -parantez içleri soruyu soran n.bir adamd . Müslüman m. Bunlar kaypak kavramlar. Hayyam' n dedi i gibi. bir masal anlatt k ça da lar m za ve geçip gidece iz. Bir parça eklekti im. Bilhassa materyalist hiç olmad m. H. Bu sorumlulu un idraki ba ka.. Kim ne kadar inan r bilinmez. Camus'nun yapt da bu. laiklikle din. Ayd n olman n insana yükledi i büyük sorumluluklar var. nsan çok meçhullü bir problemdir." Nas l oluyor da hem Büyük Do u kadrosundan hem de Yön kadrosundan olabiliyorsunuz?Neden buna mecbur hissediyorsunuz kendinizi? Cemil Meriç: Bu kelimeleri tarif etmeden kullanmak hata.Aslan: "Kimim ben?" diye soruyorsunuz günlü ünüzde kendinize ve insan kanser edecek . Ben Türkiye'de gerçekten sosyalist olabilece ini sanm yorum."Sa okumuyor. nsanla ilgili hiç bir problem basit de il. "Benim trajedim u birkaç sat rda. nançlar m n bir k sm yla da öyle. sevebileceklerim(yani sosyalistler) dilsiz. nsan bütündür. müslüman bir çevrede do dum. do u ile bat . Cemalettin Efgani ile Ali eriati iç içe bu külliyatta. Evet derseniz biter.Aslan: Yön'le payla t klar n z? Cemil Meriç: Önce pozitivizm.(1) Sisyphos Efsanesi'nde söyledi i gibi.. Mesela dilimle Büyük Do u'ya mensubum. H. Eklektik bir dü ünür. H. Tanp nar bahtiyar bir adamd . E er Tanr olmazsa.(2) Her ayd n bir parça eklektik olmak zorundad r. Ama ne kadar inan yorum. bn Haldun'la Marks. hayat bir curcuna oluyor. Tevfik Fikret zaman zaman bir anlamda Yön'cüdürler. Bence zorlu ve çetin bir yürüyü bu. ya inanacaks n ya intihar edeceksin. Tanr sorusuna cevap veremem. Zaman zaman inand m. bilemiyorum. Ben daima intihar dü üncesi içinde ya ad m. imdiyse intihar bile edemeyecek haldeyim. Tanp nar benden ayd nl k görüyor ve 'Evet' diyor. Bo una ba r yorum. Üçüncü bir hal çaresi yok. Bunlar matematik birer realite de il ki. ntihar tam bir hal çaresi oluyor o zaman. Mesela Necip Faz l' severim ama Do an Avc o lu'nu sevmem. çatlam aynalarda seyreden ve bunun verdi i ac yla k vranan bir ayd n diyebilir miyiz sizin için? Arkas ndan sözkonusu parçalan n z n ülkemizle ilgili yanlar sökün ediyor. Sol diyalogdan kaç yor. nan yorum da inanm yorum da. Noktalayaca z bir gün. uygulama imkan ba ka. nan p inanmad m bilemiyorum. Bu problemde o kadar meçhul var ki. Yön de bir taraf m benim. Mesela R za Tevfik. Yani idealizmle materyalizm. H.

Bütün hayat m etkileyen bir tesiri olmam t r. benim üzerimde de il. Ancak. Türkiye gibi Ortado u'nun göbe indeki bir ülkede. Sözün geli i öyle yazm m. Bulû ça nda. Hemen arkas ndan. ruh dünyas nda kötü akisler yapt . okuduklar m z. Ru en E ref'in 'Diyorlar ki' adl kitab n esas alarak yazd n z 'Diyorlar ki' ba l n ta yan yaz n z dü ünüyorum. bu yamal bohçada. yan na itti" eklinde beyanlar n z var. "Bir dü ünce sistemi" der. H. kimlik bunal mlar n okuduklar kitaplarda çözümleyen binlerce insan n -sa c . Elimden gelse herkese okurdum bu yaz y .inas davran beni ister istemez gericilerin kuca na de il. Ama babam için ayn eyi söyleyemem. orada sözünü etti iniz Türk ayd nlar yla sizin aran zdaki fark nedir? Bu ülkede Peygamber'den 'Muhammed' diye söz etmiyor musunuz? Bir bat l n n konu ma veya yazma biçimi bu. biz. yani hem yalan hem do ru bunlar. "Bat Felsefesi Tarihi"ndeydi. görüyorsunuz." Bu tespit.a rl ktaki bu soruyu öyle cevapland r yorsunuz: "Hayat n Türk irfan na adayan münzevi ve mütecessis bir fikir i çisi. o ya ama biçimini icra etmek de il. o dü ünce sistemi toptan tutars zd r ya da ilmî de ildir. Evlad m." diyorsunuz. idealist veya materyalist olmalar bir ey de i tirmez. solcu. "Solun kadir na. Oysa günlü ünüzde. bir anlamda ki ili inizi en çok etkileyen kitaplardan biri oldu unu söylüyorsunuz. Kitaplar n zdan birinde.kaderleriyle aynile iyor. bir dü ünür için yukar daki cevab n z yeterli mi? Kimsiniz siz? Kimlik söz konusu oldu unda sorulacak bütün sorulara cevap verebilecek birdü ünür mü yoksa arafta bir yaln z m ? Cemil Meriç: Arafta bir yaln z m. Onsekiz ya nda bir insan çarpar elbette. Gericilik nedir. Pratik hayatta kendilerini ya ayabilmek imkan n sa lam yor bize.Aslan: Umrandan Uygarl a adl kitab n zdaki müthi makalenizi. kelimeler hiç bir ey ifade etmiyor. Okumakla olmak neden aynile sin? Bir dü ünceyi ö renmek ayn zamanda bir ya ama biçimini ö renmektir. "E er yüzde yüz tutarl ysa. Eserlerinizde bu türden yüzlerce ifade gösterebilirim. Üzerinde resim var diye eve gelen kibritlerin resimli kapaklar n y rtard . Babam hac yd ve mûtekit bir insand ." Sene 1974. Babama okuttum. sa nedir? Yeni Devir gazetesi hangi çizgidedir? Müslümanl k nedir ki böyle söylüyorsunuz? Cemil Meriç: Yeni Devir pek ciddi bir intiba b rakmam t r üzerimde. Hayat ma âmil de ildir. Onun üzerinde tesirli oldu bu kitap. slamiyet'in size aç klamad ey neydi de bu kitaba dört elle sar ld n z? Kaderiniz bence. Belli bir ça da etkilemi tir beni. "Yobaza dü manl k tarihe dü manl k. San r m. slamiyet le ilgili olarak yazd n z hepsi birer manifesto niteli indeki yaz lar n z geliyor akl ma. Benim ça da lar m. H. Çeli kileriniz son tahlilde normal olarak da kabul edilebilir. Do ru. Büchner'in "Madde ve Kuvvet" adl kitab n n dü ünce dünyan z .Aslan: Günlü ünüzde yazd klar n zla kitaplar n zda yer alan dü ünceler aras nda çeli kiler var. Cemil Meriç: Biraz fazla alt n çizmi im "Madde ve Kuvvet"in. Çeli ki bu. Russell. Yobaz en güzel taraflar m zla biziz. Peki ama hocam. Gökalp'in bir Delf kâhinine benzedi ini sizden ö rendiler. ilk defa rastlanan güzel bir kad n n insan üzerindeki etkisi bu. Mesela Cumhuriyet'te .

(Bu Ülke. Marks' . Talleyrand do ru söylüyor galiba: Dilin görevi hakikati gizlemektir. Sa 'a antipatim yok. Tehlikeli. K rk Ambar adl eserinizde. Dü ünen hiç bir insan tarafs z olamaz. bende de i meden kalan diyalektik de ildir.366. Ortodoks marksizme ate püskürüyor yaz lar n z. mtiyazl bir mevkii yoktur.197) Sizin otobiyografiniz için de geçerli mi ayn ey? Cemil Meriç: Benimki için geçerli de il. H. ara t rma nesnesi maddedir."(Bu Ülke. "Önce eylem vard " diyorsunuz. yani hayat vard . en zeki adamlar ndan biridir. Halbuki hayat n kendisi daima yeniye müteveccihtir. Marks da bn Haldun ve Farabi gibi büyük dü ünce adamlar ndan biridir. Gerici benim. Genç Cemil Meriç'ten olgun Cemil Meriç'e uzanan. Proudhon'u yazarken ya ad n z iç hazz geliyor akl ma. Ben insan dü üncesini bn Haldun gibi ikiye ay r yorum: n a ve haber. sayfalar na bakabilirler. Marks' n da hatalar vard r.. Sert. slamiyet. H. En masumlar . erif Mardin'e kar savunabiliyorsunuz. Onun ' slamî Sosyalizme Do ru' adl bir risalesini okudu unuzu belirtiyorsunuz. slamiyet aç s ndan. ihtiyar nazeninler gibi a r bir tuvaletle ç kar tarih kar s na. Ma aradakiler adl kitab n z n 391. insan dü üncesine sayg d r. Umrandan Uygarl a adl kitab n z n 231-261. "Ben Müslüman sosyalistim" demi tiniz. Ancak. .Aslan: "Otobiyografileri hep üpheyle kar lar m. dipnot). H.. bilimin nesnesi. di er sosyalistler gibi. Schumpeter ve di erleri. Do ru. n a ise yorum demektir ve tart maya aç kt r. Ama bu dü ünce biçimi. Ortodoks olmayan marksist dü ünürler ise daima tam not al yor sizden. Haber'e oldu u gibi inan l r. Önce eylem vard . sizce yaln zca bir dü ünme biçimi. kitaplar n zda s kça vurgulad n z slamiyet sözkonusu oldu unda çeli kilerden birini do uruyor. O da bir insand r ve hatalar vard r. Cemil Meriç: Hay r. Dü ünen bir adamd r. Marks'tan daha çok severim. Bunlar n ba nda dü ünme biçiminiz var bence. Eskinin devam n ister sa . Proudhon'u. Modern bilimin bu ilkeye dayand n kabul ediyorum. Politikan n dili gizliliktir. Bilgi problemine bak aç n z marksizmden izler ta yor.Aslan: Marksizme yakla m n z oldukça farkl . Ailem ve çocuklar m için de öyle. çizgide de i meden kalan tek unsur dü ünme biçiminiz yani diyalektik yöntem.yazmay tercih ederdim. Bilhassa polemik içinde ve dü manlar yla sava arak dü ünen bir adamd r. Bir ey daha var: 'Umrandan Uygarl a'da(sf. Talleyrand bir politikac yd . sf. Sa mezarl k bekçisi. Bilginin kayna n n materyalist aç klamas bu. ha in bir adamd r Marks. çünkü vahyi d arda b rak yor. syf. dövü ken.. Merakl okuyucular. Çünkü hiç bir siyasi hareket içinde bulunmad m. yine de marksist dü ünceyle bir çok eyi payla yorsunuz. maddi gerçeklik vard . Be inci Bask . Ayr ca. Rodinson. Bu sözünüz bana gençli inizin Tar k Mümtaz' n hat rlat yor. lmî namusumu az çok muhafaza etmi imdir. Talleyrand yükselmek istiyordu. Tarihin en namussuz. evet.Aslan: Mülkiyet kar s ndaki tavr n z nedir? Daha önceki bir konu man zda. Benim yükselmek gibi bir amac m olmad . Musevi as ll d r ve bunun dü üncelerine büyük etkisi vard r.29) Müslüman sosyalizmi pek itibar görmüyor bugün Türkiye'de. Saint-Simon'u. Tehlikeli bu.(3) Dü ünürken ve yazarken.

lham da beklemem. Sa la sol aras nda büyük bir fark yoktur. Topluma faydal oldu u sürece yararl d r.Aslan: Cemil Meriç. Kutupla ma yobazl kt r. Mülkiyet toplumundur. H. Benli im. Ben fark na varmadan bir etkisi olmu olabilir Frans zca'n n. Gurur darg nl klar ve benzeri eylerden do an ayr l klar. yaz l yor.Cemil Meriç: Sosyalizm Türkiye'de ya amak için slamî bir veçheye bürünmek zorundad r. H. Türk nesrine Frans z sentaks n getirdi. H. H. Hayat m n manas bu. Bu konuda titizim. bütün hüviyetimdir. Konu uyorsunuz.Aslan: Yaz lar n z ba ka birine dikte ettiriyorsunuz. Mülkiyet daima tahdit edilmelidir. dil konusundaki hassasiyetiniz de il mi? Cemil Meriç: Bir yazar olarak dili muhafaza etmeye çal r m. Edebiyata tercümeyle geçtim. Yaz lar n zda konu ma cümleleri a rl kta. deniyor. H. H. kendim yaz yorken de. sa ' n solla mas gerekir.. Yani herkes kendi zevki için tüketim yapamaz. H.Aslan: Üslubunuz efendim? Cemil Meriç: Üslubum kendimdir. Cemil Meriç: Ben bu kutupla maya kar y m.Aslan: Ama bugün bunun tam tersi ortaya ç k yor. Dikte ettirmenizden mi geliyor bu özellik? Cemil Meriç: Üslubum. Birbirlerine yakla mal d rlar. bizden önce gelenlerin de. Siz nas l yazars n z? Cemil Meriç: Özel bir merasime tâbi de ildir. Onda.Aslan: En belirgin özelliklerinizden biri. Yazd klar m kadar yaz biçimim de önemlidir..(4) slamiyet de sosyalizm gibi dü üncede bir devrimdir. Frans zca'yla o kadar çok temas m oldu ki. Bir uuralt tesir. ilham gelmesini beklermi yazarken.Aslan: Türk Sa ' na ve Türk Sol'una tavsiyeleriniz nelerdir? Cemil Meriç: Türkiye'de sol'un sa la mas . H.Aslan: iirin tornas ndan geçmi bir dü ünürün üslubu diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Y llarca iir yazd m. yani gözlerimin kapanmas ndan önce de .Aslan: Stendhal eline kalemi al r. Mülkiyet konusunda Saint-Simon gibi dü ünüyorum. bizden sonra geleceklerin de hakk vard r. do ru mu bu sizce? Cemil Meriç: Olabilir.

Kad n bahsinde hiç bir zaman tatmin olmam t r. Mükemmel bir hocad r. ya ayanlardan Lamia. Sakin bir zevceydi. Onlardan daha büyük olamayaca m hissettim. Son derece fedakârd r. Erkek kad n e itli i yoktur." Cemil Meriç: Budala. geline evlenme teklif eder. Talihim benim. "Sak n k rbac n z yan n za almay ihmal etmeyin. sadakatiyle. Talihsiz bir izdivaç yapt .Aslan: Lamia Han m'dan sözeder misiniz? Cemil Meriç: Son derece sevdi im ve son derece sayd m müstesna bir insand r. Delirdi zaten. Fark nda olmad bir zaaf vard kad na. a k.Aslan: Üstad m. H. Çok mükemmel bir . Roma'y Roma yapan asil ve büyük kad nlardan biriydi. Hastal mda bana gösterdi i efkat emsalsizdir. Halbuki. Daima rahmetle anar m. Fedakârl yla. " nsan n tanr olmad n n tek belgesi göbekalt d r" diyor bir yerde de. Kar m öldükten sonra onun yerini ancak Lamia Han m doldurabilirdi. Salakt hazret. Fevziye tam bir aile kad n . Diplomas nda Roosevelt ve Hasan Âli'nin imzalar var. H. Hayat mdaki önemli varl klardan biri kad n. iiri neden b rakt n z? Cemil Meriç: Sevdi im airler vard . ngilizce ö renimine dört ya nda ba lam t r. P narba lar tutulmu tu.Aslan: A ka inan yor musunuz? Cemil Meriç: Elbette. Vazife taksimi vard r. Tam bir erkek de ildi çünkü tam bir insan de ildi. Kar m çok severim. Naz m. K rk y l n üzerinde bir beraberli imiz oldu onunla. Hasan Âli Yücel döneminde ba ar l ö rencilerin diplomalar n Roosevelt imzalard .Aslan: Kad nlara bak aç n z nedir? Cemil Meriç: Büyük bir sayg ve sonsuz bir sevgi. nsanlar aras ndaki biricik insani his.Ebubekir soyundan geliyor. Küçüklük duygusundan ileri geliyor onun bu özelli i. nsanlar aras ndaki yerini bulamam t r.böyleydi.Aslan: Kad nlar bahsinde hayat n zdaki en büyük yeri i gal eden kad n kimdir efendim? Cemil Meriç: Ölenlerden kar m Fevziye. di eri kitap. H. Sanm yorum. nesirde bana rakip olabilecek bir zirve yoktu. Kad n vazifeleriyle üstündür. nsan insan yapan a kt r. H. Davet edildi i dü ünde.Aslan: "Bir kad nla yeme e mi ç k yorsunuz" der Nietsche. Ana mektebini ve Arnavutköy K z Koleji'ni birincilikle bitirmi tir. H. nsanl n yüzünü a artan bir fedakârl k. H. Dâhi bir salak. mükemmel bir anneydi. Hz. Hayat m n en mükemmel arkada . Necip Faz l. Kad n erkekten daha yüksektir bana göre. Mente o ullar boyundand . Yahya Kemal.

Ama sevdi im türküler de var. H. Talihim bu. H. Sevdi im insanla birlikte dinledi im müzi i severim.ngilizce hocas d r Lamia. H. Nesri iir haline getirmeye çal t m. H. insan olamaz. Ta ma suyla de irmen döndürüyoruz. Türkülere özel bir zaaf m yok. H. Ac lar insan ruhunu biliyor.Aslan: Hangileri mesela? Cemil Meriç: u anda s ralayamam. H.Aslan: K z n z efendim? Cemil Meriç: K z m mükemmel ve emsalsiz bir evlatt r. H. Re at Nuri ile akrabad rlar.Aslan: Ne tür müzikten ho lan yorsunuz? Cemil Meriç: Umumiyetle alaturkay severim. Sevdi im bir insanla dinlemeliyim müzi i. H.Aslan: Sizin için demokrat diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Elbette evlad m. Ac çekmeyen.Aslan: Büyük yazar olmak için sizin hayat çizginize benzer bir yolu katetmek gerekir mi? Cemil Meriç: Gerekir. Çünkü mesuliyet yoktur. .Aslan: Liberal terimini hürriyet anlam nda m kullan yorsunuz? Cemil Meriç: Evet. ster otobüs müzi i olsun ister klasik. Türkiye'de ayd n yoktur. bir ülkede" Cemil Meriç: Evet. H.Aslan: Ayd nlar m z konusunda söyleyecekleriniz var m efendim? Cemil Meriç: Bu konuda söyleyece imi söyledim galiba. Gerçek bir demokrat m. Bedbahtl k içinde bahtiyar m. Tanp nar' n ö rencisidir. Farketmez. En kötü yan m z müsamahakâr olamay m z.Aslan: iiri b rak n z n tarihini hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Acaba b rakt m m ? Söyleyemem ki bunu.Aslan: Yaz lar n zdan birinde "Dü üncenin kuduz köpek gibi kovaland ya ad m zdan söz ediyorsunuz. Liberal ve demokrat m. Herhalde Mo ollar'dan kalma bize.

H. Neden ba ka bir varl a de il de kad na? Cemil Meriç: Hayat mda iki önemli varl k var: Kad n ve kitap. çabuk dar l r m. Be karde iz. Bilhassa bulgur ve etle yap lan yemekleri. Babamla akrabayd lar. belli bir ölçü içinde kad nlara zaaf m var. Lamia'n n yüzünden tekrar ba lad m. Hayvanlar çiftle ir. Lüzumundan fazla hassas m. söyleyeyim: Annemdir" der Abraham Lincoln. Yani bunlar teke irca edebiliriz. Benim soyad m asl nda Hocazâde'dir. Ba tan a a zaaf m. Çok zengin bir masal dünyas vard ve masallar anlat rd bana.Aslan: "Her kitapta kendimizi okuruz. . Soyad Kanunu'yla de i tirildi. Bu yüzden biraz mar k büyümü üm. Babam n dedesi Dimetoka müftüsüydü.Aslan: "Bana okudu unuz kitaplar n en güzelinin hangisi oldu unu soruyorsunuz. Bende de var ayn hassasiyet ve bu. Bütün yemeklerini severim Lamia'n n. Okumaya dü künüm. kendimizle yatar z her kad nda" diyorsunuz.Aslan: Sigarayla aran z nas l? Cemil Meriç: On yedi ya mdan bu yana sigara içerdim. Kad n ve erke in bir araya gelmesinde.Aslan: Kitab kad na benzeten ba ka bir dü ünür hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Hat rlam yorum. H. Hassas bir kad nd . H. Her insanda binlerce insan vard r. Ümit'in pi irdiklerini de severim. Ailenin ya ayan tek erkek evlad benim. kisi de insan. H.Aslan: Sevdi iniz yemekler neler? Cemil Meriç: Lamia'n n pi irdi i yemeklerin hepsini severim. H. En son olarak da hastalan nca b rakt m. Bu soyad Haf z dris Efendi'den geliyor. H. Sonra b rakt m. Her insan gibi. çabuk sevinirim.Aslan: Zaaflar m diyebilece iniz özellikleriniz neler efendim? Cemil Meriç: Çok. bu binlerce insandan yaln zca birer tanesi birbiriyle kayna r ve anla r. imdi içmiyorum. annemin bendeki etkisidir.H. Kad n da insan kitap da insan. tekle ir. Çabuk k zar m. Annenizden hat r n zda kalanlar neler? Cemil Meriç: Muhterem bir han md annem.Aslan: Bir denemenizde kitaplar kad nlara benzetiyorsunuz. Aynile irler. Neden kendimizle yatar z her kad nda? Cemil Meriç: Kad nla bir parça bize yak n oldu u ve bizi sevdi i için yatar z. Günde üç paket. insanlar birle ir. lk mektebi bitirmi ti annem.

1960 y l nda bir otomobil kazas nda ölen Albert Camus'nun intihar etti ine inan l r. Lamia'yla O'nun memleketi olan am'a da gitmek isterdim mesela. Sonradan "Bir Dünyan n E i inde" ad yla bas ld . "Bu Ülke"yi de severim. geçmi ten bugüne idi. "Umrandan Uygarl a". Ancak "Hind Edebiyat "n çok severim.H. Bat 'dan Do u'ya gibi bir ey. Hayat m n bütün tecrübesi. Dü üncelerim tohum halinde "Bu Ülke"dedir. H. H.Eklektizm: Felsefede.. ba ka bir yerde "O'nsuz bir sosyalizm hatta O'nsuz bir Bat dü üncesi . Onlar da çocu um.Aslan: Neden Fransa'da? Cemil Meriç: En çok Frans z kültürüyle temas halinde oldum. yeni kitab m bugünden geçmi e. Kafam n gönlümün çocuklar . Yeni bir kitap haz rl yorum. rfan biziz.Aslan: Benim sormad m. nsanlara verebilece im mesaj bu. kültür Avrupa. H.. H. "Kültürden Irfana" olacak ad . H.Aslan: Yeni bir çal man z var m ? Cemil Meriç: Evet. "Umrandan Uygarl a"n n tersi. Cevaplamak ay klamakt r. uyu abilir tezleri toplay p uyu amayanlar n bir yana b rakma e ilimini. 3. 2. Altm küsur y ld r Frans zca'yla u ra yorum.Aslan: u anda seyahat etme imkan n z olsayd hangi ülkede olmak isterdiniz? Cemil Meriç: Fransa'da.Aslan: Lamia Han m yüzünden? Cemil Meriç: O içiyordu çünkü.Aslan: Kitaplar n z aras nda tercih yapabilir misiniz? Cemil Meriç: Yapamam. Hakan Ula ' n notu: 1. H.Aslan: Kitaplar n za çocuklar n z hissiyle bakt n z oluyor mu? Cemil Meriç: Fazlas yla elbette.Cemil Meriç. nsanlar n severim. edebiyatta ise birbirine ayk r çe itleri ba da t ran geni s n rl zevki ifade eder. sizin söylemek istedi iniz bir ey var m ? Cemil Meriç: Her cevap noksan.

anar izm için nomos(kanun) mâ eri ak ld r. H rs zl kt r. Proudhon'un temsil etti i anar izm. ki ili ini çekip alabilme gücünün ölümüne bir erk oldu unu ve bir insan köle haline getirmenin onu öldürmekten farks z oldu unu ispatlamak için uzun boylu konu maya ihtiyaç kalmaks z n anla l rd dü üncem." Not: Yukar daki röportaj Cemil Meric Dü ünce platformuna ta yarak sizlerle payla mam z sa layan forum üyelerimizden Hakan Ula Bey e ükranlar m z sunuyoruz. deseydim. üstada göre.. cevab n veremiyorum?. Oysa Proudhon ayd nl a ko an her insan için de erli bir k lavuzdur. Türk Edebiyat Vakf Çar amba Sohbetleri Türk Edebiyat Dergisi (Türk Edebiyat Vakf ¶n n geleneksel olarak düzenledi i "Çar amba Sohbetleri" ne Ahmet Kabakl ¶n n davetlisi olarak kat lan Cemil Meriç¶in yapt konu ma ve di er kat l mc larla aras nda geçen sohbetler.. dolay s yla da mülkiyetin nedensiz bir sonuç oldu unu iddia ediyorum.Pierre Joseph Proudhon için "Bir Facian n Hikâyesi" kitab nda da öyle yazar: "Proudhon ça m z n en büyük dü ünce adamlar ndan biri. Ülkemizde sa .. Ne eme in..) . yani bu ikinci sorunun asl nda birincinin de i ik bir biçiminden ba ka bir ey olmad n hemen anlatabilmekten emin olarak. Ülkemizde sol... önyarg lar n kal n duvarlar arkas nda hep ayn teraneleri tekrarlar. Peki ama: Mülkiyet nedir? sorusuna niye ayn ekilde.. Niçin k nanacakm m bundan dolay ? Mülkiyet h rs zl kt r!. slamiyet için vahiy yani ilâhi eriat. insandan dü üncesini. Kilisele en sosyalizmin hür tefekküre tahammülü yoktur.. Gerçek sosyalizmi."Mülkiyet Nedir?" kitab yla ünlenen Proudhon'un bu konudaki görü üne bakal m: "Kölecilik nedir? sorusuna cevap vermek durumunda kalsayd m ve tek kelimeyle: Cinayettir." 4... ne mülkle tirmenin ve ne de yasan n mülkiyeti yaratamayaca n .. Bat n n bütün doktrinleri içinde slamiyet'e en yak n olan felsefedir. gerçek demokrasiyi bütün buutlar ile tan mak isteyenler kilisenin afarozuna u ram bu yavuz ve samimi yol göstericiyi tan mak zorundad r.. I te devrimlerin giri kap s . Yaln z. Faiz bir sömürü arac d r. iradesini.tasavvur edilemez" diye and -anar izmin babas say lan.. emekten do mayan her kazanc mahkum eder. Proudhon.. anar izm de. slamiyet de bir nomokrasi(kanun hâkimiyeti) dir. bu dürüst ve samimi insana kulaktan dü mand r.

Nesir. ko tum geldim. "fâtihler. Yani bir nevi Kelile ve Dimne. Bu itibarla en küçük bir haz rl a imkân bulmadan. Tanzimat'tan sonra Bat 'yla temas ettik. Kâmil Pa a insanla cemiyet aras ndaki münasebetlerin hududunu çizen. dünyam z geni letmek istedik. gönlü olan. idare sanat n ayd nlatan bir eser istiyordu. Konu mam bir cesaret olacak. Edebiyat insan dü üncesini. Efendim. Ferman buyurdular. Tehlikeli bir macerayd bu. nazm n yan nda bir parça daha fakir. Edebiyat kâ anesi. Edebiyat Vakf 'nda yap lacak bir konu man n edebiyata taalluk etmesi bence münasip olur.. Frenklerin tabiriyle "sanatlar n sanat . naz m hücresi. bir nevi siyasetname ar yordu. Ahmet Kabakl : Esta furullah. insan duygular n en mükemmel ekilde ifade etme sanat . Birçok kazançlar n yan nda birçok felâketler de mukadderdi. Bugün de bu te hisim bütün s cakl yla devam etmektedir. Çünkü Türk milleti heyecan duyan. . Bana bu kadar güzide bir mecliste sadece dinleyicilik dü erdi. Filhakika. "Bat n n manevi fetihlerinden faydalanma arzumuzu" isabetle ba latt k. edebiyat bir bütün. dili ve muhtevas bak m ndan büyük ra bet gördü. Fransa'dan yap lan ilk tercüme Yusuf Kâmil Pa a'n n Télémaque tercümesi. Fénelon'un hikmet ve siyasetle dolu olan eseri veliahta siyaset ö retmek için kaleme al nm t ve hikâye sadece bir süsten.Cemil Meriç: Efendim. Büyük âirler yeti tirmi iz. muhterem Ahmet Kabakl Beyefendi'ye te ekkür ederim. Bu bir tesadüf eseri de il. Ahmet Bey'in iltifatlar na da bilhassa te ekkür ederim. Mekteplerde okutuldu ve nesiller için bir üslûp hocas mahiyetini ta d . y llarca önce serefyab olmu . bu kadar güzide bir toplulukla kar lanaca m ummam t m. Yusuf Kâmil Pa a bu eseri müzeyyen üslûpla Türkçe'ye kazand rd . bir nesir hücresi. Konu man n mahiyeti hakk nda da bir fikrim yoktu.. Cemil Meriç: Bu kadar nadide. Bu imtihan sadece k ymetli dostumun arzusuna uymak için yerine getirmeye çal aca m. Nitekim senelerce eser. Her eyi kucaklayan bir sanat. kabiliyetini ilk ke fedenlerden biri s fat yla iftihar duymu tum. Fakat Bat kar s ndaki susuzlu umuzu. edebiyat saray önce iki hücrelik: Bir. bir cazibeden ibaretti. Yoksa Télémaque'in romanla hiçbir alâkas yoktu. serbestî halinde ya ayan bir ak nc lar toplulu u. As rlardan beri naz m hücresi a z na kadar dolu. mütemadi bir co u halinde. sadece gönlümden emir alarak huzurunuzda bulunuyorum. "Bu itibarla. gaziler" toplulu udur. Kabul buyurursunuz ki bu kadar güzide bir mecliste hiçbir haz rl k yapmadan konu mak çetin bir imtihand r.

Ormanla hiç me gul olmad k. Üçüncü Murat zaman nda Machiavelli'nin me hur Hükümdar' defalarca Türkçe'ye kazand r lm t . Birçok siyasetnameler elden ele dola yordu. Bu itibarla bak lar n bütün dünyaya çevirmi lerdi. Bir kelime ile günümüzün insan . Geni halk kitlelerine hitap eden. Küffar n topraklar n nas l fethetmi sek. Tabiat yla bu. do rudan do ruya siyasî irfan m z n yoklu undan faydalanm lard r. Bat y bütünüyle tan mak bilhassa tefekkür sahas ndaki fetihlerinden haberdar olmak arzusundayd . Daha sonraki Osmanl padi ahlar da dünya tefekkürüne bigâne kalmam lard . Cezmi. Osmanl kay ts z de ildi. Montesquieu'nün Kanunlar n Ruhu adl eserine e ilir.Efendim. Osmanl fazla ciddi ve vakurdu. Haddizat nda Osmanl Bat l la mas diye bir ey yok. Emile'i Türkçe'ye kazand rmaya gayret eder. Bizim dikkatimiz Bat 'n n sadece dikenlerine yapraklar na tak ld . ahika idik. Osmanl lar elbette ki dünyan n en büyük idarecileri. meçhul de ildi. Nam k Kemal ve Ziya Pa a da öyle. Ondan sonra Bat 'n n bu çe it eserleri kar s nda daha az tecessüs gösterdik. Tanzimat devrinde Bat fethedilecek bir ülkedir. Nitekim iki roman yazm t r: ntibah. komünizm vs. Tanzimat devrinde Nam k Kemal de roman yazm . fakat onun romanc l geni tabakalar irfan bak m ndan zenginle tirmek gayesini güden. Bir kelime ile edebiyat o ça için sadece bir e lence de ildir. Sezar' n Galya seferlerini tercüme ettirmi . Tanzimat' n ba ar s zl yla birlikte son buldu. . okumaya al t ran. Bu itibarla kültürü bütün olarak ele alan Osmanl cemiyeti siyasî kültüre de ehemmiyet vermi ti. Bu. maceran n cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Osmanl 'n n Bat 'dan alaca herhangi bir edebiyat nevi yoktu. hiçbir ciddi mütefekkirin alâkas n çekmezdi. okumu tu. Biz Bat 'y bütün olarak tan mad k. fikriyat n da fethetmek arzusunu duyuyorduk. Ziya Pa a. insanla devlet.. Fatih'in tecessüsü de fetihleri gibi cihan ümuldu. Balzac'a kadar Bat 'da roman ciddiye al nmaz.. bir insan yaratmak sanat yla u ra r. Bu bo lu u doldurmak için elbette ki izm'lere ihtiyaç vard . Tanzimat devrinde tan mak istemi tik. Nam k Kemal. anar izm. hikâyeye yani vakit geçirmeye dald k. Bir Cevdet Pa a. hikâyenin imkânlar ndan faydalanarak kendini okutturmak isteyen bir te ebbüstü. o ça n belli ba l mütefekkirleri tefekkürü bir bütün olarak ele al rlar. 1960'lardan sonra Türkiye'yi salg n bir hastal k gibi istilâ eden Marksizm. Bütün dünya irfan na çevirmi lerdi. Daha çok romana. Bat ya teslim olmak de ildir. bir Tunuslu Hayreddin. en büyük medeniyetini yaratan insanlar. Çünkü iirde biz büyük bir merhale idik. Bat iirinin bize verece i bir ey yoktu. Roman ise bir e lence unsuruydu. Ben öyle san yorum ki büyük fikir buhran m z n kaynaklar ndan biri de bu siyasî irfan eksikli idir. Bu sebeple insanla cemiyet. Bat 'da da öyleydi. günümüzün en entelektüeli ark' de Garb' da tan mayan acayip bir mahluktur. Yani a açla me gul olmad k. Bat 'da kendi susuzlu unu giderecek eserler ar yordu. iktidar problemlerini konu alan kitaplar Osmanl tecessüsünü tahrik ediyordu. Rüzgâr n tesadüfen önümüze serpti i birkaç kuru yaprakla u ra t k. Rousseau'nun çtimaî Mukavele'sine e ilir. Plutark' n birçok yaz lar n tercüme ettirip. gibi izm'ler. Marksizm bütün sahte cazibesi ve sahte ilimcili iyle kafalar istilâ etti.

Meselâ Machiavelli. Bütün büyük fikir adamlar . Fakat Marks'tan evvel tan nmas gereken adamlar var. bir siyasî edebiyat dersi vardir. Bu itibarla politikayla u ra acaklar. Bu söz ona ait de ildir. Elbette Machievelli de Avrupal d r ve Avrupa'n n siyaseti ahlâktan ay ran. bilhassa Servet-i Fünun devrinden itibaren unutulmu tur.Evvelâ insan dü üncesi bir bütündür. Fakat bu son zamanlarda. M s rl Mehmet Ali Pa a Machiavelli'yi tercüme ettirmi . Bu söz Fransa'ya Avrupa'ya as rlarca tahakküm eden Cizvit tarikat n n kurucusu olan bir din adam na aittir. Avrupa insan n n saadet ve felâketine sebep olan tarihi vakalar bilmedi imiz gibi bu tarihi vakalar n semeresi olan nazariyeleri de bilmiyoruz. "Bu gâvurun bize ö retece i bir ey yoktur" demi .. bir homo politikus olarak vas fland ran bir insan n mü ahedelerini billurla t r r. elbette ki Marks' da tan mal d rlar. irfanla alâkam z kalmad . Biz kimiz. adiliklerini alan. Bu itibarla sadece kula m za üflenen formüllere ba l robotlar haline geli imiz siyasî kültürümüzün eksikli inden kaynaklanmaktad r. neyi temsil etmektedir. insanla devlet aras ndaki münasebetleri dikkatlerine tevcih etmi lerdir. nas l yeti mi tir. Asya ile Avrupa insan beyninin iki yar m küresidir. insan sadece menfaatlerine esir bir robot. Dü man olarak da tan mak mecburiyetindeyiz. Do rudan do ruya ders olarak okutulur. Fransa'da bir siyasî kültür. dünyay da tan mak mecburiyetindedir insan. Çünkü dünyada yaln z ya am yoruz. Osmanl n n bir valisi bile Machiavelli'den çok daha iyi biliyordu insan ruhunu ve insan . hangi kavgalar n neticesinde bu hale geldik. Fakat kendini tan mak formülü son derece kucaklay c bir formüldür.. Meselâ Machiavelli'ye atfedilen "gaye vas talar mübah k lar" sözü bile haf zalar m za yanl geçmi tir. Ignagio de Loyola'a aittir. Hiçbir kitap haz rlanmam t r. Fatih'ten itibaren daha do rusu Selçuklulardan itibaren dü ünceyi bir bütün olarak alm lar. tiraf ederim ki üniversitelerimizde de ciddi bir siyaset kürsüsü yoktur. Dü man veya dost Bat . Fakat buna mukabil Bat 'y da tan mad k. Biz Asya ile yani kendimizle me gul de iliz. Machiavelli'den zaman m za kadar Avrupa'y i gal eden. dilimizi unuttuk. Kendini tan mak için çevreyi. dost olarak da. Bu söz bir cinayet fetvas d r ve Machiavelli'ye de il. Asya'y tan madan Avrupa'y tan maya. Nitekim rivayet edilir ki. Avrupa'y tan madan Asya'y tan maya imkân yoktur. Rönesans'tan beri tefekkürde büyük merhaleler alm . kendini tan makla ba lar. adeta hastal klar n ithal eden bir kumpanya haline girdik. bütün büyük ara t r c lar talebelerin kültürüne malzeme olarak haz r ve aç kt r. Bu ekilde tefekkür olmaz. Tarihimizi unuttuk. fakat bu çeviriler ciddi bir bilgiyle ku at lmad için hakikî de eriyle tan nmam t r. eserinin de eri nedir. Biz Avrupa'n n pisliklerini. bunlar hiçbir zaman anlat lmam t r. Yani Machiavelli nas l bir cemiyetin adam d r. büyük fetihlerde bulunmu . Gerçi Machiavelli defalarca çevrilmi . Gerçi ecdad m z. mülevvesat n . büyük ke ifler yapm bir insan toplulu udur. Kendini tan mak dü man n da tan makt r. hangi hakikatlere k tutmaktad r. adamlar na okutmu ve yirminci sayfaya kadar dayanabilmi . nas l bir tarihten geldik. Elbette ki irfan.

mektep kitab olarak okutulur. Halbuki yirminci asr n ba lar nda Fransa'da demin de belirtti im gibi bir siyasî edebiyat dersi vard r. Yani bir roman merak istilâ etti bizi. Bugün bir siyasetname. nas l bahsetti ini biliyor. psikiyatri i ler. Onun i tigal sahas . Yorumlar yla beraber okutulur. biz aslan z. tarihin ak na istikamet veren kitaplar. romanla u ra mak ihtiyac n duymam lard r. Roman Roman ancak. ilme verdi i de erden ileri gelmektedir. bir Kelile ve Dimne.. Do u'ya ait büyük siyaset eserleri hepimizin meçhulüdür. kendi ölçülerimiz içersinde biz de yapmak mecburiyetindeyiz. Yani roman ölmektedir ve ölecektir. Edebiyat demek. Avrupal neden bahsetti ini biliyor. slâmiyetin romana kar gösterdi i alâkas zl k sebepsiz de ildir. Evvelâ on alt nc as rdan ba layarak mutlakiyeti savunanlar. Yani bir Frans z. Tarihimiz boyunca bu tezad ya ad k. Çok daha ciddi i lerle u ra an Türk slâm ayd nlar . Biz vefay . feragati. kendi dünyas ndaki fikirleri kaynaklar ndan ba layarak zaman na kadar geçirdi i bütün dönemeçler içinde bilir. Tilki ve Aslan Avrupa'n n bize göre üstünlü ü de fikre. daha sonra Frans z ihtilâli. Fakat bugün politikaya at lan insanlar n elbette ki bütün politika üstatlar na ihtiyaçlar vard r. hangi artlar içinde do duklar . Ayn cinsten insanlar birbirlerini tan r. onun bildi i eyler bizi esir etmek için kâfidir. antropoloji i ler vs. so uk kanl dü ünceyi tan d . bizi nas l istismar edece ini biliyor. kar s na ç kacak ilk mütefekkiri. Tilki aslan tan maz. Roman sadece sinema gibi aylak tecessüsleri avlayan bir nevidir. nsan tabiat n psikoloji i ler. muhtevas kalmam .cemiyetlerini.. K ssalar. sosyoloji. kahramanl temsil ettik. dü ünceye neler getirdikleri de uzun uzad ya anlat l r. Halbuki edebiyat demek roman demek de ildir. Zaten Do u'da ve Bat 'da en büyük hazine olan Binbir Gece yetmi tir. Bu itibarla büyük idarecilerin ihtiyac yoktu. ilk izm'i yegâne reçete telâkki edecektir. hikâyeler yetmi tir. büyük tahliller okutulur. O hileyi. Sadece Avrupa'n n ikinci derecede müelliflerini ve ikinci derecede eserlerini ald k. Bizde roman do may sebepsiz de ildir. . Bu itibarla onlar n yapt n . so uk dü ünceyi. Çünkü Avrupal tilkidir. nsanlar tan yor ve tarihi tan yor. ihtilâli haz rlayan mütefekkirler. psikanaliz i ler. Bugün Marksizmin kazand budalaca itibar ve dü künlük do rudan do ruya bu bo lugun eseridir. ihtilâl hakk ndaki büyük tefsirler. Elbette ki geri toplumlarda büyük yeri olan fakat netice itibar yla ilerleyen bir toplumun itibar etmeyece i bir edebiyat nevidir. Memleketimizde bir siyasî edebiyat do mam t r. Edebiyat m z n en fakir taraf siyasî edebiyatt r. roman demek haline geldi. Nihayet birinci dünya sava ve sonras n n mütefekkirleri. Bütün samimiyetiyle tan m yor tabiî. Çünkü roman n konusu insand r. Ö renmedikçe. edebi k ymeti olan kalabal k üzerinde büyük etki yapan. neyi temsil ettikleri.. Fakat ç plak olarak okutulmaz. nsan ilimleri geli tikten sonra roman n sahas kalmam . Hiçbir temayül fark gözetilmeden. Ayr ca roman yazmaya itibar etmemi lerdir. Fakat bizim de esir olmamam z için mutlaka ayn bilgilerle mücehhez olmam z gerekir. geni kalabal klara seslenen bir edebiyat nevidir..

Bunlar n hepsi bizi tecessüsümüzden yakalayan ve sadece vakit geçirmeye yarayan. Masallarla oyalan yoruz ve ilmin ciddi sesi. Psikoloji geli tikten sonra roman n sahas kalm yor. büyük fedakârl a ihtiyac olmad için odan za çekilip. Siyasî Edebiyat Roman n d nda insan inceleyen bir ba ka ilim de siyaset ilmidir. deoloji ilmi de içine al r. Demek ki vaktiyle roman büyük hizmetler etmi tir. Çünkü mesele insan ruhunun karanl klar na k serpmektir. Marks belli bir devirde belli bir cemiyetin belli meselelerine k tutmaya çal m bir fikir adam d r. cemiyetlerin münasebetlerine ve insan ruhuna k tutan bir ilimdir. Elbette de eri vard r. Bu üslubu psikoloji ve psikanaliz de gösterebilirse elbette ki roman n yerini alabilir. insanla cemiyetin. neyle me gul olacakt r? Çünkü ilim demek laboratuar demek. çat k çehresi ho umuza gitmemektedir. Fakat bu kültür ciddi de ildir. deolojilerden kurtulman n tek çaresi ilmi tan mak. psikolog da de ildir. nsanlar tekâmül ettikçe ciddi bir olgunluk devresine geldikçe. insan vicdan na e ilen bir yazard r. onlar konu turmak mesuliyetten kaçmakt r. Yani dünyan n tek dü ünce adam . ilimler geli inceye kadar çok i yapm t r. oysa mutlak olarak politika ilminin getirece i a muhtac z. Siyaset. Marksizm bir ideolojidir. tek siyasetçisi Marks de ildir. Romanc tarihçi de ildir. bulan kt r. Bu yazar. sosyoloji de yapmaktad r. Psikolojinin. Fakat bu mutlak de er de ildir. "ben"in garip taraflar na tutulan bir aynad r. roman okumak ihtiyac ortadan kalkacakt r. sosyolog da de ildir. Roman "ben"e tutulan. Roman itibardad r. Romanc sadece ilimlerin geli medi i bir ça da insan uuruna. Marks'tan sonra da gelmi ve gelecektir. limler geli tikten sonra psikoloji bir ilim hüviyeti kazand ktan sonra roman neyi halledecek. Roman tecessüsümüze hitap etti i için. roman taht ndan indirmektedir. çünkü cahiliz. m uhayyel ah slar ç kartmak. kahvenizi içer okursunuz. . ilim demek kendine mahsus bir dil demek. ciddi de iliz. sedire uzanarak. nsanlar olgunla t kça romana itibar azalacakt r ve azalmaktad r. Roman itibardad r çünkü mesuliyetimiz yoktur hepimiz mesuliyetten kaçar z. Belki de yirmi birinci as rda romana hiçbir ihtiyaç kalmayacakt r.Roman buhranlar içinde ç rp nan bir ça a. Bu sayede kültür de edinebilirsiniz. Bu itibarla siyaset ilmiyle yak ndan ilgilenmemiz ve ona edebiyat n bir dal olarak itibar etmemiz lüzumlu ve faydal olacakt r. lim bu vazifeyi yapmaktad r. Sadece üslubuyla kendini okutan bir edebiyat türüdür. Bu i te evvelâ Avrupa'n n yapt klar n bilmekle mükellefiz. fakat ilmin yan nda ba ka aldatmacalara da ba vurur. siyaset ilmini tan makt r. henüz ilimler geli medi i zamana mahsus bir edebî türdür. Romanla televizyon ve sinema aras nda büyük bir benzerlik vard r. Marks'tan önce çok daha büyük adamlar gelmi . sigaran z yakar. vakit öldürmeye yarayan birer parazit tür haline gelecektir. limler. Maalesef biz masal dinlemeye al m insanlar z. Dü üncelerimizi ba ka kahramanlara söyletmek. sosyolojinin kayna nda roman vard r. nsan tan mam z kolayla t rm t r.

Bat olacakt r. bizim slâmî bir politika ilmi kurmam z artt r. Hepsi mücessem ve hepsi yüksek. olmaz m ? Bütün bu meseleleri ayd nlatmal y z. Bir gün bir yabanc yla arabada giderken." Bizim mimarîmiz. Kelile ve Dimne'den ba layarak kendi siyasî eserlerimizi birer birer ele al p nas l bir toplumda. Halbuki bizim medeniyet tarihini bilmemiz gerekti ine i aret eder. imdilik maruzat m bundan ibarettir. Cemil Atasoy: öyle bir ey akla geliyor. büyük ba ar lar vard r." Yavuz'un cevab öyle: "Bre mel'un." Yine Hamdullah Suphi Bey bir konferans nda anlatm t . musikîmiz. çoktan boynunu vurdururdum ama. aff n z dilerim. Bu yabanc sanatkâr n eser hakk ndaki kanaati öyleydi: "Muhte em bir üslûp. pek tabiî. Devletle fert aras ndaki münasebetleri en iyi ekilde yürütmek sanat d r. tahliller yapmaya muhtac z. tedbir alacak komple insan yeti tirmek meselesi çok mühimdir.Bat 'ya kar kendimizi müdafaa etmek için mutlaka siyasî edebiyat kurulmas na muhtac z. Muhteval bir sohbeti bize lütfettiler. "Bu camii sizler yapamazs n z. senden daha iyisini yerine koyamam. Bunun için de evvelâ mevcudu bilmekle mükellefiz. Onlar n büyük tecrübeleri. tedbirler almak mânâs nda midir? Cemil Meriç: En geni mânâda insanlar idare etme sanat d r. nas l bir çevrede do dular. Kendilerine müte ekkiriz. Evvelâ Bat 'y tan maya. Bu bak mdan. Size lây k bir konu ma yapamad m. ahlâk n d nda bir politika olur mu. . büyük dü ünce adamlar n n tevazular da o ölçüde büyük oluyor. ster istemez bu konularda metot olarak hocam z. Cahit Atasoy: Efendim. resmimiz zirveye yükselmi tir. Böyle bir insan n yeti mesi mühimdir. Tedbirleri alacak olan. bunlar üzerinde dü ünmeye. radyodan verilen on alt nc asra ait bir musiki dikkatimizi çekti. Yavuz Selim'e bir gün veziriazam der ki: "Beni azat edin." Yine. Sizin ani kararlar n z kar s nda bir gün benim de boynum gidebilir. insand r. sonra kendi siyasetnamelerimizi bilmeye. Tarihçi kendisine "Bu camii kimler yapt ?" diye sormu . siyaset ilmi çareler arama. Hemen arkas ndan ilâve etmi . Meselâ Abdülhak inasi Hisar Bo aziçi Mehtaplar 'nda dert yanar: Tarihi. bir Yugoslav tarihçisine Süleymaniye Camiini gezdiriyormu . Onu yeti tiren bir anne vard r. Bat insan bugün insan ve cemiyet problemlerini son derece iyi bilmekte ve bu problemlere kar son derece uyan kt r. Ahmet Kabakl : Efendim. ahlâkla münasebetleri nedir. yenmek yenilmek aç s ndan ö rendi imizi ifade eder. nas l ifade ettiler. Büyük devlet adamlar yeti tirmi iz. Efendim. Frenklerin politika ilmine kar . neyi. edebiyat m z. bir Fatih rastgele yeti mi de ildir. ben seni çoktan azat ederdim.

onlar nemlendiriyordu." htilâlden iki sene sonra Fransa'da tekrar bir mahkeme kurulur. Kendisinin Paris'te laboratuar var. O zamanlar kurulmu olan bir ziraî te kilât n ve Frans z barut komisyonunun âzas . Bir ufak tarih bilgisi arzetmekle zannediyorum baz mukayeselere imkân verece im: Frans z htilâli Lavoisier'nin kafas n kesmi tir. Frans z ihtilâlinde Lavoisier tevkif edilir. Bir de kendi cemiyetimize bakt m zda aradaki fark görmü oluyoruz. Mensubu bulundu um meslek nam na da . Tarih tekerrürdür. bir an yetti. Tütünlerin k r lmas n önlemek için. tefekkürüne bir yerde müdahale eder ve onun patolojisini de tetkik eder. Bu Lavoisier'nin mahkemesinde âzalardan Mara da bulunmaktayd . fakat böyle bir ba tekrar meydana getirmek için as rlar kâfi gelmeyecektir. Baz lar na göre Osmanl . Buras dünyadaki bütün ilim adamlar n n ziyaretgâh . Yine Lavoisier. bir i gal gücüdür. "Bu ba kesmek için. insan diline. Ayr ca Cemil Meriç üstad m za bir noktada çok te ekkür ederim. Onu beraat ettirir. Psikiyatri insan dü üncesine. Psikiyatriyi kuru bir t p dal zannedenler vard r. bir tecrübeyi tamamlamak için iki gün mehil ister. Mara âlim olma merak ve iddias nda ama sadece nutuk atma merakl s . Adeta Lavoisier'nin hat ras ndan ve Frans z milletinden özür diler. Neticede idama mahkum edilen Lavoisier. Lavoisier bir metot bulmu tu. yanma hadisesinin bir oksidasyon oldu unu havada oksijen diye bir gaz n bulundu unu ke feden. Son derece de vatansever bir adam.bir çevresi var. Tütünü satan kendi olmad na göre böyle bir suçlama yersizdi. iade-i itibar ettirir ve muhte em bir cenaze töreni tertip eder. Be erî ilimlerin en mühimidir. Daha sonra giyotinle ba kesilen Lavoisier için bir tarihçi unlar söylüyor. Ne yaz k ki kendi tarihçilerimizden baz lar da bu dü üncededirler. O ya ta o ba ta nas l birkaç dil bilmektedir? Bunu ifade etmek istiyordum efendim. metabolizma denen hadiseyi. Bugün de bilindi i gibi dünyan n her yan nda tütünü muhafaza için bu metot kullan l r. Mahkemeyi kuran da ihtilâli yapan cumhuriyet idaresidir. hocalar var. ilim adamlar na aç k tutmaktad r. Ahmet Kabakl : Bizim mütefekkirler aras nda da Süleymaniye'yi bizim yapmad m z eklindeki kanaat alm yürümü tür. Lavoisier Ayhan Songar: Cahit Bey'in konu mas bana baz eyler hat rlatt . Lavoisier (Lavuaziye). tham edildi i suç da u: Tütünü nemlendirip a rla t rma. dünyan n gelmi geçmi en büyük kimya âlimlerinden biri. Kendi gayreti ve kazanc yla buray . Onu vefat ndan iki sene sonra g yaben muhakeme eder. htilâl mahkemesinin cevab udur: htilâlin âlimlere ihtiyac yok. Bu mukayeseyi yapabilmeniz için bunlar arzettim. Be erî ilimleri sayarken psikiyatri üzerinde de durdular. yani organizmada al nan besinlerin kullan lmas n ilk tetkik edenlerden ve bugün de geçerli birçok teorileri ortaya koyanlardan biri. diyebilirim.

iiri. yine ayn as rda psikoloji istiklâllerini ald lar. sadece dili güzel kullanmak mümaresesini (maharetini) temin için dahi vazgeçilmez bir sanat eseridir. fizi i de metafizi i de kucakl yordu. istiklâllerini ald lar. Tahir Kutsi Makal: De erli ilim adam m z say n Cemil Meriç'i iftiharla dinledik. hürriyet sahas . limler yava yava geli tiler. sosyal ilimler yüzünden be eri meseleleri ele almak vasf n kaybetse. edebiyat fakültemizde roman . iirin de ancak ideolojik hedefler güdüyor ise. romanc k var. ideolojik muhteva ta yor ise okundu u ve itibar edildi i aksi halde okunmad maalesef ac bir gerçektir. di er be erî ilimlerin ilerlemi olmas ndan ziyade. fakat roman muhteva de i tirmi . ideoloji yoksa alâka göstermemektedir. 19. Necmettin Hac emino lu: Efendim. Bu konuda hocam z n görü lerini de alaca z elbette. . Roman da zaman m zda be eri ilimler geli meden hüviyetlerini kazanmadan önce hepsini kucakl yordu. geni bir saha. edebiyat tarihi elbette yaz lacakt r. u halde say n üstad m z sanat n ilerde ya amayaca n mi ifade etmek istiyorlar? Ahmet Kabakl : Roman var. Siyaset tarihi. ne de sosyoloji anla l yor. Geli mi kapitalist ülkelerde romanlar insanlara ho vakit geçirtici vasf n devam ettirmektedir. hedef de i tirmi tir. Bugün kendi cemiyetimizde. antropolojinin. tiyatronun. Nitekim günümüzde sadece roman n de il.Say n Cemil'e bu mü ahedeleri bak m ndan ayr ca te ekkür ederim.. ideolojilerin istilâs yüzünden roman n hedef ve mahiyet de i tirdi ini arzetmek istiyorum. dilin imkânlar n en güzel ekilde ortaya koymak. Roman. tiyatroyu bir sanat eseri gibi incelemesi gereken talebeler. ideolojik sebeplerle yaz lmasa. felsefe sadece papatyan n sap olarak kald . Fakat benim kanaatime göre kaybedi sebebi. Yani felsefe. tavsiye edilen romanda ideoloji varsa kap makta. sosyolojinin konular na girmekle birlikte o güzeli aramaktad r. Yani bir papatyan n yapraklar n n kopu u gibi. ne psikoloji. Bugün felsefe denince. ben de ayn konuyla ilgili olarak konu mak istiyorum. Bir tecrübe sahas yd . Eski Yunan'da ilimler geli meden hepsi birden felsefenin içindeydi. roman eski itibar n hakikaten kaybetmi tir. Ama roman n sanat oldu unu kabul etmek gerekmez mi? Psikolojinin. Cemil Meriç: Roman n garip bir kaderi var. hiçbir ey olmasa. Bu bak mdan roman ve sanat belli zümrelerin nazar nda itibars z hale getiren ideolojiye bula m olmas d r. Bu itibarla ben. as rda Auguste Comte'tan sonra sosyoloji. böylece felsefeden koptular. Bugün ça m zda. stifade ettik. Demek ki roman okuyucusu var. resmin.. Ancak ben muhterem hocam z n roman konusundaki dü üncelerine i tirak edemeyece im. üstad m za be erî ilimlerin geli mesinden ziyade. ideolojilerin ve politik çeki melerin bir f rt na gibi dünyaya hakim olmas ndan ileri gelmektedir.

heyecanlar bütünüyle psiko-sosyoloji romana girer. be eri ilimlerin büyük eserler vermedi i ülkelerde elbette roman ya ayacakt r. Bir toplumu çamurdan ve kandan rüyalar yla. mistik taraflar ve çirkin taraflar yla. Müsaade buyurursan z u nokta üzerinde durmak istiyorum. belki yar n ihtiyaç kalmayacakt r dedim. deneme olarak kaleme alsa birçok itirazlarla kar la r. Adeta sorumsuzluk fetvas veriyor. Roman roman yapan faktörlerin ba nda üslûp gelir. çünkü. Bu. roman n hem felâketi. Büyük romanc lar n hepsi büyük üslûpkârlard r. hem ihti am . hayat romana sokan Balzac't r. Romandan maceray ç kar rsan z bu fark ortadan kalkar. Yoksa roman n cemiyetlerde büyük hizmetler gördü ü. konusu da belli de ildir. Bütünüyle mutlak kucaklamak kabiliyetinde. akla da aç kt r. roman n ba na da gelecektir diye dü ünüyorum. Meselâ bir Kemal Tahir ç k yor. nsanlar hikâye dinlemekten usanacaklard r. meselâ Balzac bütün cemiyeti roman n konusu yapt . Haddizat nda Fransa'da yeti en tek büyük sosyolog bence Balzac'd r. denemede de o kadar aran l r. Deneme ile roman aras nda tek fark birisinde bir maceran n olu udur. denemedir. Endi eleriniz son derece yerindedir. ilimlere yard mc oldu u. Her türlü cesarete aç kt r. katiyyeti romanc dan beklemiyoruz. Osmanl toplumunu romanla t r yor. Halbuki gerçekten olgunla an bir cemiyette roman. Yani Balzac'la sosyoloji mü ahhas olarak ilim hüviyetini kazan r. Yaln z u var: Bugün bizim gibi. okuyucuyu tecessüsünden yakalad için. Bu itibarla roman n muhte em bir hudutsuzlu u var. Sanat eseri. çocuklu kavimlerin fazla itibar ettikleri. Çünkü deneme de üslûp endi esiyle kaleme al n r. Roman büyük hürriyet veriyor yazara. Roman oldu mu kar la m yor. Kemal Tahir bu dü üncelerini yaz olarak.Edebiyat nevileri içersinde kanunu olmayan tek nevi romand r. bence istikbalde ayn itibari göremez. lmî mahiyetin . Romanda üslûp ne kadar aran l rsa. hti am . be eri ilimlerin geli medi i. Buyurdu unuz gibi roman roman yapan en belli ba l taraflar ndan biri üslûptur. Fakat bu sanat eseri bir maceraya dayand için. Fakat be eri ilimler geli tikçe roman n muhtevas azalmaktad r. Macera nispeten çocuk kavimlerin. nsan n hareketlerini tayin eden saikler. nsanlar söyleyeceklerini aç ktan aç a söyleyebilirler. Bu yeme ihtiyaç yok. emperyalist bir edebiyat türüdür. fazla yumuldu u yemdir. Yani cinnete de aç kt r. Sayfas da belli de ildir. Bir psikologun bir kitap yazarken ilmî haz rl klara ihtiyac vard r. yerini meselâ denemeye b rakabilir. ihtiraslar. felsefe gibi birçok ilimleri emzirdi i gerçe ini kabul etmiyor de ilim. Bir ilim adam ndan bekledi imiz ciddiyeti. Felsefenin ba na gelen ak bet. Yani hikâyenin yerine ilim geçecektir. maddesiyle. sanat eseridir. Fakat ben uzak bir istikbalden bahsederek. Roman ve Deneme Roman n esasen hikâye k sm n atarsan z.

Akla s mayan maceralar. Bu eserde. Bu kadar münferit. insan belli vakalar içersinde göstermesidir. Denemeci. Cervantes'ten daha önce fermanlar ç kar lm t ..daha suland r lm sekli. Çünkü onun da s n rlar kat' olarak çizilmi de ildir. bir parça tembelli e al t r yor insanlar . bir laboratuar adam kadar. kesin. endi eye sezad r. Bir parça muhayyele al t r yor ve insan realiteden uzakla t r yor. Roman n gösterdi i bütün cesareti deneme de gösterebilir. Tabiî okuyucunun kültür seviyesini de dikkate almak lâz m. Romanc elbette çok muhteremdir ve çok büyük i ler yapmaktad r. Roman n hususiyeti. Vaizler kilisede romanlar aleyhinde konu tular. Yani Kemal Tahir bir üslûpkâr de ildir. roman. Darwin de böyleydi. as rda ayn itibari. Her yazar edebiyat çerçevesi içinde güzel yazmaya mecburdur. Hayat n H ristiyanl a vakfeden. Kemal Tahir vak'alardaki cazibe yahut ideolojik sebeplerle okunmaktad r. Bütün büyük adamlarda roman okumaya kar bir alâka vard r. Ben de çok okudum roman ve hâlâ okumaktay m. Devler. Roman okutan macerad r. cinler. denemedir. Don Ki ot da bu iptilây önlemek için kaleme al nm t r. meselâ 21. televizyon geçiyor. Yaln z yegâne edebiyat türü olmas . Bunlar hiçbir edebî de erleri olmamas na ra men bütün dünyay istilâ etmi ti. belli bir zaman için roman n yerine oturabilir. insandaki bu iptilan n köklerine inilmi tir. Saint Theresa gibi bir azize evvelâ övalye romanlar yazmakla ise ba lad . yaz lmas n kesinlikle yasak etti. Yani Türkiye'de roman. edebiyat n ezelî konusudur. deneme okunmuyor. Yani deneme. büyü. Deneme roman n bütün üslûp ustal klar n kendinde toplamak mecburiyetindedir. S hhatli bir toplumun romana ihtiyac yoktur. Don Ki ot bu romanlar n tenkidini yapmak için sahneye ç kar ld . lim kitab hiç okunmaz. Bugünkü roman hakk nda böyle bir mahkumiyet karar m yok. alâkay görece ini tahmin etmiyorum. üslûp s fat na bile lây k de ildir. roman ça m z n büyük edebiyat türüdür. okunan tek ey olmas . Roman n cemiyeti nas l tahakkümü alt na ald ortaya konmu tur. Bu sadece bir faraziyedir. Ispanya'n n ve Avrupa'n n yeti tirdi i en büyük yazar olan Theresa bile roman yazmak zaaf ndan kendini kurtaramam t r. Sizin de buyurdu unuz gibi ya ideolojinin elindedir yahut sadece h rs z polis hikâyesi haline gelmi tir. Roman okunuyor. Deneme roman n yerine pekâla geçebilir. Hele bizim gibi ilmin tad n ciddi olarak tatmam cemiyetlerde roman n ba araca çok i vard r. Ben roman n. Elbette "güzel". Bütün ciddiyetimize ra men hepimizin kültür temelinde romanlar n . Bu belli vakalarla okuyucuyu sürüklemesidir. Büyük romanc say lan Kemal Tahir'in de üslubu k r k dökük. Roman manast rlara da girmi ti. Roman n zaman zaman bir cemiyetin edebiyat g das haline gelmesi. deli dolu bir üslûptur.. Romana gösterilen itibar bir yerde marazi bir itibard r. bu kadar alelâde vakalar tecessüsümüzü tahrik ediyor. Peyami gibi kaç romanc var? Demek ki. Fakat Sarlken bir taraftan romanlar yasak ederken bir taraftan da gizli gizli roman okuyordu. Vaktiyle övalye romanlar vard . edebiyat eseri oldu u için okunmuyor. hikâye insanlar n zaaf d r. sahih konu ma mecburiyetinde de ildir. diyorum. Sarlken romanlar n bas lmas n . roman oldu u için okunuyor. Roman. Roman n yerine sinema geçiyor.

Romanc n n kocakar hikâyelerine yana mamas ve eserini hiçbir ideolojiye alet etmemesi elbette temenniye ayand r. sonra dünyaya boyun e dirmektir. Büyük romanc lar da öyle yap yorlar. Bat 'dan çok daha evvel. Fakat unu hemen kaydetmeliyim. Türkçe'ye Hümayunname ismi alt nda tercüme edilmi tir. Asya dü üncesinin tesiri alt nda geli mi tir. Hint'te Kelile ve Dimne'nin ahlâk ç r lç plak bir ahlâkt r. Ve Asya'n n siyasî dü üncesinin temeli olmu tur. her türlü zarafetten mahrum sesidir. Bat n n siyasetnamelerinde böyle bir kay t yoktur. Biz ahlâkl bir kavimiz. Buyurdu unuz gibi Kutadgu Bilig de çok de erli bir kitapt r. Yani mükemmel insan vard r. Bizde bütün siyasetnameler mükemmel insan nas l yeti tirilir. Hem de manzum olarak yaz lm t r. Yani sanat de ildir siyasetname. Bat 'n n gayesi evvelâ kendi insan na boyun e dirmek. Bat l lar n siyasetnamelerinden önce Kutadgu Bilig adl eserimiz var. cemiyet nas l refaha kavu turulur gibi bir gayeye dayan r. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. ben biraz mevzuu de i tirece im. Siyasetnamelerden söz edilmi ti. slâmiyet vard r. insan bir hekim so ukkanl l ile incelemeye çal an. çok okunmu tur. ciddiye s rt n çeviren bir toplulukta romanlar n çok fazla alâka görmesi de temenniye ayan de ildir. Bat yla Do u aras nda ba l ca u fark var: Do uda hikmet-i ameliye ba l alt nda toplanan edebiyat nevileri çoktur ve hepsinin de temelinde ahlâk vard r. sa'dan bin y l önce yaz lm t r. Mustafa Kafal : Kutadgu Bilig'deki hususiyetin ark için de ayr bir mümtaz yeri . kalbi ve ruhu bir yana b rakan. Acaba bu konuda Say n Cemil Meriç'in dü ünceleri nelerdir? Cemil Meriç: Han mefendi. Bu siyasetnameler so ukkanl . Machiavelli insan ikiye ay r r. mü ahhas bir ekilde kaleme al nm . Müslümanl kta önce ahlâk. Bizdeki Kutadgu Biligler. K ymetli dostum Kutsi Bey'i tenzih ederim. Bizim. Tabiî Hint'te bu yoktur. Bu itibarla bizim siyasetnamelerimizle Bat n nkiler aras nda fark vard r. Eser okutmak gayesiyle san yorum. Yani Bat . Yani geni kalabal klar sadece tarihin malzemesidir. önce din vard r. insan zaaflar yla ele alan kitaplard r. Kum gibi. Kutadgu Bilig Nermin Pekin: Efendim. ilk eski siyasetname Hz. Bat 'n n gayesi hiçbir zaman mukaddes olmam t r. normatiftir. Bu eser Farsça'ya. elbette mevzundur. Biz Müslüman z. idare edenler. Birisi mimarlar. di eri tarihin malzemesi. do rudan do ruya ilimdir. Arapça'ya defalarca tercüme edilmi (Kelile ve Dimne).oynad rol büyüktür. harç gibi cans z bir malzemedir. Fakat bizim gibi hikâye dinlemeye merakl . Ama insan n mükemmelle mesi de il de nas l idare edilece i esast r. Yani Bat 'da siyasetname akl n çi .

ilimde muhtard r ve hürmet görürler. gazete. televizyon s bir kültürü yaymakta ve ciddi kültüre kar duyulan alâkay da azaltmaktad r. Yani bir aray de il. Despotluk asla yoktur. irfan gazeteye hapsettiniz mi haysiyetini . Bütün bunlar elde edebilmek için bir mücadele vasat yarat lmaktad r. Onun yerine so uk." imdi böyle olunca. Kitle haberle me araçlar . lim adamlar . meselâ bir hürriyet. Hakikati belli ölçülerde kal plar içine dökerken ayn zamanda dü ünceye de yer veriyor. Yaln z. nizam getirecektir ve saadet öylece bulunacakt r. çok güzeldi. Bu konuda bir makalesini okumu tum. okuyucuyu bir nevi medyum haline getirmek. hürriyeti rahatl kla görmek mümkündür. Bat 'da büyük bir âbide meydana getirilir. de erli hocam z n bir sohbet yapmalar n rica edecektim. sanatta.. Cemil Meriç: Efendim. O nizam anlat lmaktad r. bizden sonraki nesillere. Bat 'da. bir adalet mefhumu daima aranan eylerdir. gazeteler de bir nevi endüstri müessesesidir. slâm Türk dünyas nda apayr bir ruh var. Dergi ve Kitap Gültekin Sâmanoglu: Efendim ben Say n Cemil Meriç'ten gazeteler. Hedefi. Meselâ bir Süleymaniye'de samimiyeti. baz belli dü ünceleri kabule mecbur edilen bir insan. saadet vard r. idarede. Sadece belli haberleri istenilen ekilde aktarmak. Gazeteyle dergi aras nda bir fark yoktu. al kanl klar n n esiri haline getirmek ve mümkün oldu u kadar dü ündürmemek. ya anan bir eyin kaleme al n vard r. Bat ayr bir dünya. günün artlar sebebiyle kitaplara vakit ay ram yorum. hakkaniyet de öyle. telkin etmek. dergiler ve kitaplar aras ndaki münasebet hakk nda bilgi rica edece im. kat ve despot bir hava vard r. Zaman zaman kaybedilse dahi. Hak. Kitap okumak bana zor geliyor. Gazete. Ben ahsen zaman n. cemiyet hayat nda. ça m z n insani alâkas parçalanan ve bir nevi afyonke haline getirilen insand r. Bizim dünyam zda bir ilim adam n n katledilmesi. Bütün bu de erleri. onun hakk nda ferman verilmesi katiyyen söz konusu de ildir. Ayr ca Kutadgu Bilig'deki hususiyet de udur: dealize etmek yerine. bir H ristiyan dünya. Görebildi im kadar yla. yine ya anaca ndan eminim. Bu bak mdan. Üstad m za burada te ekkür etmek isterim. edebiyatta görmek mümkün. O zamanlar gazete bir kültür ta y c s yd . Yani devlet anlat lmaktad r. Valéry'nin politikay tarifi öyledir: "Politika insanlar kendilerini ilgilendiren meselelerle u ra maktan al koymak sanat d r. Türkiye'yi idare edecek olan nesillere daha kötü bir ekilde intikal edecek. Devlet oldu u zaman. Halbuki Türk slâm dünyas nda bunlar idealize edilen eyler olmay p ya anan eylerdir. despotlukla. Kutadgu Bilig'de aranan ey.. Bat 'da eserlerde bir samimiyet bulamazs n z. ama kamç yla. nizamd r. kland rmak de ildir. Hegel. Her ne kadar bugünkü Türkçe'ye "Saadet Veren Bilgi" diye çevrilmi se de aranan saadet. uyand rmak. Sanatkâr gönlüyle gelmi ve orada bir âbide meydana getirmi tir. ideal olan bir nizam n tespiti. fazileti. Bu müessese kendi istedi i biçimde hakikati biçimlendirir. Devlet. Ancak gazetelere s nabiliyorum.. gazete için "sabah duas " diyor.. Dü ünen de il.vard r. nizam içinde bulunmaktad r. ark'ta ve Türk slâm dünyas nda ilim hürdür. Zaman m zda gazeteler bir ticaret meta halindedir. Tabiî bu durum. orada çal an eme inin kar l n alm t r.

Gazete tefrikac l geli tikten sonra roman bütün dünyay istilâ etmi tir. limon gibi s k l p bitecektir. gazeteleri didik didik eder. F kralar n. Ne yapal m ki gazetede okumak mecburiyetinde kal yoruz. Bu bak mdan. Ama çok sevdi imiz insanlar bu hareketin içindedirler. Dergi daha geni imkânlar önümüze serer. yaz yazmak hastal . A rl k merkezi belli dü üncelerin telkin edilmesidir. Bu hastal k. Dü üncenin gerçek ta y c s d r. Ahmet Kabakl için bir fedakârl kt r. Ayn zamanda gazete bir hastal n da ta y c s oluyor. haberlerin hepsinin ömrü bir günlüktür. Gündelik hayat n incir çekirde ini doldurmayan vakalar üzerine e ilmekle de erli vaktimizi öldüren bir mekanizma. Gazeteleri kültürün ba l ca kayna telâkki etmek yanl t r. Fakat bunun d nda bir posad r gazete. Kitap ise daha çat k ka l . dergiler kütüphanelerin en ciddi. dergi daha geni soluklu. Umumiyetle ça m zda en fazla yay lan hastal klardan biri de yaz yazmak hastal d r. Gazete sigara gibi içilecek. kitaplar yay mlanm olan yazarlar n yaz lar n n bir k smi dergi sayfalar nda kalmaktad r. Yani gazete fanidir. donmam genç ve gerçek dü üncedir. Bu itibarla dergi gazeteyle kitap aras ndad r. Bir Ahmet Kabakl 'n n gazetede yaz yazmas . bo altmak için eline kalemi al r. Tefekkürün kalesidir. Roman n geli mesinde gazetelerin rolü büyük olmu tur. Bu bak mdan gazetede romandan daha fazla tehlike mevcut. daha geni imkânlar olan ve istikbale kalacak olan bir nesir vas tas d r. Dergiye gelince. Çünkü gazetenin bir günlüktür ömrü. Bu sloganperestli in kayna da grafomanidir. bizim için de onu gazetede okumak bir fedakârl kt r. slogan yazma mecburiyetinde. Gürültüden ibarettir. ndeks yapmak gibi bir tak m mükellefiyetler yükler yazara. Çünkü Ahmet Kabakl gazeteci de ildir ve olamaz. Çünkü yirminci asr n bir mecburiyetidir bu. Bu bilgiler de politikan n konusunu te kil ediyor. çok okur. Kitaba. Dergi bir memleketin fikir aynas d r. her türlü dü ünceye aç kt r. Eline kalem alan. Bir kültür adam d r.kaybeder. mutlaka yaz yazmak mecburiyetinde. daha smokinli dü üncedir. trajiktir fakat reeldir. Bu arada birkaç fikir adam n n oraya dü en yaz lar da ruhumuza sevinç vermektedir. Birçok büyük adamlar n. gider cami duvar na slogan yazar. Grafoman. Böylece dolar. gazete de bir kaçma mekanizmas d r. ancak belli bilgiler elde etmek için okunur. irfan adam d r. Haddizat nda roman da. Yazamazsa. Kitap ise fikri . en zinde malzemesidir. Gazete ciddi bir rehber ve güvenilir bir kaynak olmaktan uzakt r. ster istemez bu harekete kat l rlar. Birçok insanlar kitap yazmak ve bast rmaktan mahrumdurlar. Bir memleketin irfan n tetkik etmek için. Bir tak m mecburiyetler bir insan olmas gerekenden ba ka ekle sokmaktad r. mutlaka dergilerine e ilmek mecburiyetindeyiz. Bu hazindir. ciddi kitaba ay rd m z zamanla gazetelere ay rd m z zaman aras nda yap lacak mukayese son derece aleyhimizdedir. Hiçbir ey yazamazsa. o bak mdan sürükleyicidir. Ço umuz üç dört gazete birden okuruz.

Bilmiyorum. adeta afyon gibi yutturulan bir nevi slogan edebiyat . Biz gelecek nesillerin iyi yeti mesi için evvelâ kendimizi iyi yeti tirmeliyiz. Bütün bunlar n bilinmesi gerekiyor. Yani ayd nlar da kendileri olmal d rlar. Bildi imiz ölçüde muzaffer oluruz. nsanl k bu konuda nereye varm siyaset sahnesinde boy gösteren fikir adamlar neler bulmu lar. Hocam zdan bu konudaki dü üncelerini rica ediyorum. Birçok sömürücünün. Bu uur ayd nlar kat nda gerçekle tikten sonra nesilleri uurland rmak daha kolayd r.. Dü ünceyi bir bütün olarak almak ve izm'leri bu bütün içinde görmek mecburiyetindeyiz. "sana dokunmayan y lan bin ya as n". Evvelâ siyaset adamlar n . siyasî kültürün olgunla mas . "Suya sabuna dokunma" gibi sloganlar elbette bizim dünyam z n mahsulü de ildir. "bükemeyece in eli öp" vs. Avrupa'n n tasallutuna kar kendimizi sa lam bir hisarla ku atmak mecburiyetindeyiz. Biz fildi i kulede de iliz. Bunlar kalabal dü ünmekten al koyar.. hocalar yani ayd nlar terbiye etmek lâz m. fakat politika ilmiyle alâkal de ildir. Siyasî edebiyat n bo lu una varmadan önce bu noktalar n belirtilmesi gerekiyor. ters ideolojilerin körpe dima larda ye ermemeleri için. evet politikayla alâkal d r. Cemil Meriç: Çok mühim bir yaraya parmak bast n z. buyurdu unuz gibi adeta afyon yutturularak y kanmalar n mü ahede etmemiz kar s nda bir tohumu nas l ekmemiz lâz m gelir. Ben bunlar siyasî folklor olarak isimlendiriyorum. Evvelâ biz ayd nlar n terbiye edilmesi lâz md r. . Hele bu sene çocuk y l olmas münasebetiyle çocuklar m z n beyinlerinin. Bu itibarla yap lacak i büyüktür. Biz nesilleri yeti tirece imiz gibi. Hepimizin siyaset literatürü son derece s d r. Bunlar teslimiyet ve acz ifade eder. Polisiye tedbirlerle veya hüsnüniyetle yap lacak bir i de ildir bu. Marksizm'in yay lmas na sebep olan siyasî kültür bo lu unun doldurulmas için çocuklar n e itimine alfabeden ba lamak gerekti ine inan yorum. Bu konular n da i lenmesi lüzumuna inan yorum. atalar m z n olmad halde. izm'lerin. Halk m z n aras na maalesef. Bu itibarla ben siyasî edebiyat n mekteplerimizde okutulmas na taraftar m. Marksizm'e kar en iyi ilâç yine izm'lerdir. kaditle tirir. Türkiye siyasetin içine kendi insiyatifiyle de il adeta sürüklenerek girmi tir. Maksizm'e kar ayn ilmi cihazla ç kmak mecburiyetindeyiz. Evvela ayd nlar n uurlanmas lâz m. "çirkefe ta atma sana da s çrar". Bir nevi teslimiyet telkin eden bu sloganlarla mücadele etmek gerekir. gibi tamam yla siyasî literatürle ba da t r labilecek baz deyimler s zm t r. arzedebildim mi? Siyasî Kültür ve Ayd nlar Cemal Ertek: Efendim. kendimizi de kurtarmak mecburiyetindeyiz. ne gibi tedbirler almam z gerekir? Ayr ca ben siyasî edebiyat m z n da bir folkloru oldu una inan yorum. Buyurdu unuz gibi halk n aras nda "darb-i mesel" ad alt nda. Çünkü hepimizin bilgisi s d r. tarihimizi tan mak. Karanl kta dövü olmaz.mumyala t r r. politika esnaf n n ekme ine ya sürer. sonra yap lan tahripleri önlemek. Kendimizi tan mak. Maksizm'e kar aç lacak cihat mutlaka ilme dayanmal d r. Evvelâ sunu kabul etmek lâz m: Tedbirin de terbiyeye ihtiyac vard r. i i nereye getirmi ler.

say : 32. siyaset ilmidir. kompleks bir hüviyete kar t bir ortamda gelmi . Nesilleri ayd nlatacak olan. ortaya at lm . Bat c l k. te bunlar n herbirinin kendine . daima slâm' n büyük emridir. Osmanl c l k. mü terek bir tefekkür dünyas yaratmal y z. aralar nda nüans ayr l Türkçülük. Sonra birçok alternatifler. Bunun da tek çaresi bilmek ve okumakt r. dilimiz yok. olan tarzlar yla. Bilmek. Kimse kimseyi anlam yor. kalem sahiplerinin ve cemiyetin meselesi. k sa da olsa erhetmeniz talebiyle getirdim. Cemil Meriç'le söyle i "Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür" Cogito. Evvelâ genç nesillerin yeti mesi bir devlet meselesidir. Evvelâ kendimizi tan mal y z. 40 milyon Robinson halindeyiz. Türkiye'ye Bediüzzaman bu meselelerin alevlendi i.Sordu unuz suali tam mânas yla cevapland racak durumda de ilim.. Milliyetçilik mevzuuna Bediüzzaman Hazretleri yer yer eserlerinde temas ediyor. 2002 Safa Mürsel: Bugün ihtiyac ma ve cehaletime binaen sizin huzurunuza milliyetçilik meselesini. Ayd n meselesi. slamc l k gibi. Bu vas fta insanlar n genç nesilleri dü ünmesi imkâns z. Mü terek bir dil..

Üstat II. Avrupa'n n farikas daha önce de söyledi im gibi kavgad r.: Millet mefhumu. Gerçi H ristiyand r bunlar. nazariyeleri olmu . Gerçi zaman zaman Araplar. Barbar istilalar ndan sonra Avrupa'da dilleri ayn. menfaatleri ayn birtak m kavimler peydahlanm t r. kafatas gibi mefhumlar hiçbir ey ifade etmezler. do rudan do ruya bat dan ithal edilen bir mefhumdur. Darü'l-iman hidayete eren. Burada kan. Fakat belli bir süreden sonra bütün insanl k Osmanl idaresi alt nda tek kalp. milliyetçilik görü lerini kendi anlay Cemil Meriç. Misaka dahiloldu u andan itibaren her insan bütün teali imkanlanna ayn derecede sahiptir. Darü'l-iman diye. vahdaniyyete inanan. muharebedir. slamiyet'i kabul etmi insanlann ülkesidir. Bu insanlann aras nda hiçbir fark yoktur. ayn memleketin insanlar . gibi birtak m gruplar üstünlükler pe inde ko mu lar. Avrupa bu vahdeti hiçbir zaman gerçekle tirememi . Bu H ristiyanl k ciddi bir vahdet unsuru olamam . ayn kavmin insanlar da birbirleriyle kavga etmi . . bütün müesseseleri ekillendirmeye matuf görü leri. kayna mam lar. Me rutiyet döneminde veya Cumhuriyet'ten hemen sonra slam dü üncesiyle ba da t ramad içinde s n fland rm .has. hatt zat nda unsuriyet hissini kolay kolay kaybetmemi ler. slamiyet bütün insaniyete amildir ve biliyorsunuz ki k talar ikiye bölmü tür: Darü'l-Harp. tek vicdan halinde birle mi tir. her an birbirleriyle kavga etmi ler. renk. Kurey kabilesi vb. Yaln z birbirleriyle de il.

kendi aralar ndaki rekabet de büyük rol oynam t r. Bulgarlar . Avrupa'ya teveccüh ettikten sonra Avrupa yeni bir Truva at daha sokmu içimize. a a yukan men e birli ine dayanan kavmiyet belli zamanlarda hafiflemi . Yani tefrika olmasayd Avrupa ile daha güç mücadele edebilirdik. Ama akl ba nda iken insan anlatmaya hiç lüzum görmez. Osmanl da lüzum görmemi bunlara. Fakat bu tarih Osmanl 'n n çocukluk devridir. Bu kavmiyet. mü terek dü man olan Osmanl ya kar . slam'a kar Haçl seferlerinde hep beraber çarp m lar. Fakat kendi ba lar na kal nca yine birbirlerini tahrip etmekten vazgeçememi ler. Biz Misaka dahil olan bütün kavimlere karde muamelesi yapm z. Fakat burada. Milliyet. imdi Osmanl 'n n yani slamiyet'in zaferlerinin bütün s rr tek vücut. S rplar k k rtm ve parçalamaya ba lam Osmanl 'y . tek kalp olu tad r. Bu parçalama hareketi epeyce muvaffak olmu . slamiyetin mitolojisini . kuca m z açm z. Ruslar . s n f hakimiyetini kurmu ve bizi yok etmek için te ebbüslere giri mi . bunay nca anlatmaya ba lar z.mücadeledir. Hiçbirimiz gençken çocukluk devrinden bahsetmeyiz. Yani hiçbir zaman bir slam vahdeti gibi bir H ristiyan vahdeti te ekkül etmemi . aralar ndaki tefrika. iktisadi fetihler yapm . Büyük tarihimiz var. Avrupa kuvvetlenmi . Evet O uzlardan geliyoruz. yani lisan birli ine dayanan. Evvela himayemiz alt ndaki kavimleri k k rtm . Ortodoks kilisesine ba l Rumlar . kitap sahibi milletleri korumu uz ve üç k tada hükümran olmu uz. man na sad k kalm . Bu hükümranl parçalamak için Avrupa zaman zaman te ebbüslere giri mi . Milliyetin hiçbir kökü yoktur. Osmanl 'da hiçbir eye dayanmaz. Bu te ebbüslerinde muvaffakiyete eri memesi elbette CenabHakk' n bir lütfudur.

kendi varl n n uuruna vard r r Fransa'y . Ayr bir dili oldu unu. kendi içlerinde 1789'dan yani burjuvazi iktidara geçtikten sonra ba lar. ktidara geçen burjuvazi kendi d nda kalan içtimai s mflar yabanc gibi sömürmeye ba lar. Endüstri kurulu lar olan . 1789'dan sonra ihtilali yapan Fransa bütün Avrupa'ya kar mücadele vermek zorundad r. faziletler getirmi . Alman kapitalizmiyle Frans z kapitalizmi ortakt lar. ngilizler. ayn öfkeyi ayn y rt c l izhar eder. Mesela I. ayr bir tarihi oldu unu idrak eder. Bunun d nda milliyetçi de ildirler. Fakat bunlar erimi slamiyet'in içinde. haysiyeti. bu d a kar kendini müdafaa mecburiyeti. Silinmi iman n içinde. Zaten Avrupa'da uurlu olarak milliyet fikirleri.benimsemi . H ristiyan kavimleri içinde belli bir yer i gal etti ini o zaman ciddi olarak fark eder. Tabii dünyaya kar da dü mand r. Hakikatte milletler sadece ba ka milletlere kar mücadele verdikleri zaman milliyetçidirler. Kendi mitolojik tarihine itibar etmemi . Kendisi de toprak aristokrasisine kar ayaklanm t vaktiyle. büyüklü ü. Fakat bu co rafyadan gelen milliyetçilik zamanla daha geni bir menfaat birli ine ink lab eder. Almanlar. Bu defa da kendine kar cephe alan i çi s n f na kar ayn k zg nh . Elbette birçok hasletler. Zaten bu kan nda vard r. Çünkü erefi. Cihan Sava 'nda bu çok görüldü. zaferleri slam' n eseridir.

prensipler etraf nda birle mek zorundad r. Katiyyen tarihimizde yoktur. dü man telkinlerle husumet beslemekte olan karde imiz. imdi çe itli telkinler.birçok yer bombaland nda kapitalizm. slamiyet'te olamaz milliyetçilik. Bu birinci k sm i in. Kendini korumak için de belli bayrak alt nda. Bir nefis müdafaas olarak milliyetçilik zarurettir. dü man olduk. imamm z yok edilmek istendi. ayn eylere inanan. Baz arzu edilmez hadiseler geçti. fakat sonunda bir mecburiyet oldu. Fakat zeval devrimizde en kuvvetli taraf m z. Bu vesilelerden birisi de milliyetçilik hikayesidir. Rusya'ya kar .tarif u: Mazide ortak zaferleri olan. Alman ayd nlar yla Frans z ayd nlar aras nda tart ma konusu olur. kapitalizme yard m etti. Onlar aynld lar bizden. belli dili konu an insanlar kendi hüviyetlerini d dünyaya kar hayk rmak. Elbette Türk insan kendini korumak zorundad r. ikinci k sm da u. Avrupal için milliyet sadece belli ölçüler içinde geçerlidir. fakat bizden ayr lm ülkelere kar kendi menfaatlerimizi korumak mecburiyetindeyiz. Elbette ki belli hudutlar içinde ya ayan. Men einde bu bir Avrupa oyunuydu. Bat 'ya kar . Almanlar n Alsace Lorraine'i i galinden sonra hukuki ve felsefi bir mesele olarak ortaya ç kar. Baz sava lar geçti aram zda. Var lan ve bizim de kabul edece imiz -ister istemez. Bu imam yok etmek için bilumum vesilelere müracaat edildi. bir bayrak alt nda toplanmak zorundayd lar. Bizde milliyetçilik do rudan do ruya Avrupa'dan ithal edilmi mehfumdur. ayn eyleri isteyen . slam olduklan halde bize husumet besleyen as rl k telkinlerle. Milliyetin birçok tarifi var. çe itli propagandalar neticesinde dinda lar m zla aram z bozuldu. Bu kopu tan sonra biz de ister istemez kendimize çeki düzen vermek zorunda kald k.

Vicdan vard r. o halde hatt zat nda milliyeti yapan en kuvvetli faktör imand r. smi üzerinde milletleraras . Birisi ideoloji olarak bu as rda sosyalizm sahneye ç km ve bütün dünyada enternasyonaller kurulmu . Kendi menfaatleri u runda daima kendi insan n istismar eder. dü üncesi vard r. al nteri harcayanlar mazide de ayn gaye u runda çal m olanlar. madem ki. Sosyalizmin inanc budur: Bütün dünyada buIjuvazi bir tek millet vaziyetindedir. istikbalde de ayn gaye u runda çal acak olanlar karde tirler.menfaatleri mü terek. Bu arzu mü terek inan lardan gelir. Madem ki. kafas na k veren inançlar d r. Fakat insan insan yapan. Bunu kuvvetlendiren kan. inançt r. Sovyet Rusya da bunu . bütün hayat n belli bir istikamete sürükleyen iman d r. Onun gibi dünya proleteryas da tek millettir. istikbalde ayn çat alt nda. ayn bayrak alt nda ya amak isteyen insan toplulu u. bütün milletlere aç k sadece dü ünce birli ine dayanan. Bunlar biyolojik faktörlerdir ve hiçbir mana ifade etmezler. yapan birlikte ya amak arzusudur. ayn gaye u runda mücadele eden insanlar içtimai bir s n f te kil ederler. beynelmilel. Ona göre ayn eylere inanan. Burjuvazi zaten bu karde li i gerçekle tirmi tir. Milleti millet. Sosyalizm slamiyet'ten haberi olmayanlar n slamiyetidir. Bu arzu tarihten gelir. Enternasyonal. insan e ref-i mahlukat yapan hayvan. Yani Said-i Nursi Hazretleri "bugün unsuriyet ça geçmi tir" derken iki manada hakl d r. akl vard r. Çal anlar karde tirler. Bu içtimai s n f rk ba lar yla ba l de ildir birbirlerine. Çal anlar yani ayn gaye u runda emek. Dünyan n bütün proleterleri karde tirler. dil gibi ba ka unsurlar da vard r. kader birli ine dayanan bir topluluk demektir.nat k olu udur yani insan n kafas vard r.

muhterem oldu unu. Frans zlar. ayn derecede aziz oldu unu. lll. beynelmilelcili i samimi olarak tatbik ettikleri zannediliyordu. En yenisidir. Milletleraras cepheler kuruldu. Ac çeken. Amerikal lar. Sömürenler bir bütündür. Bunun d nda sömürenler vard r. nas l bir aldatmaca oldu u belli olmam t . Sömürenler de bir bütündür. talyanlar. sömürülenler. fa izme kar dövü tü. Ve bu cephelerde bütün Avrupa insan sava t . iki dünya sava t birbiriyle. Sovyetlerin sosyalizmi. Demek ki milletlerin d nda milletleraras bir milletten bahsetmek mümkündü. Almanlar. imdi de mümkün bir yerde. Mü terek dü mana. Franco iktidara geçerken spanya'da. ngilizler. O dönemde henüz ne gibi mecra takip edece i. Bütün insanlara hukuki e itlik sa lan r. Yani bir talyan i çisiyle. ddias budur. imdi nazari olarak sosyalizm milletlerüstüdür.gerçekle tirdi ini iddia ediyordu o zamanlar. bir taraftan da orta s n f iktidara geçer. Hiç olmazsa nazari olarak. Enternasyonale ba l yd . . ezilen bütün insanl k tek bir bütündür. Vaktiyle 1789'da milliyet hisleri bir taraftan kuvvetlenirken. Sosyalizm Bat dü üncesi içinde en son sahneye ç kand r. kimsenin kimseyi istismar etmeyece ini ileri sürer. Sosyalizm insanl ikiye böler: Sömürenler. bir Frans z i çisi. bir spanyol i çisi ayn insand r. Bunu yaparken insanlar n ayn haklara sahip oldu unu. Ruslar. Millet gibi birtak m suni tasniflere katiyen iltifat etmez. Enternasyonal kurulmu tu ve bütün Avrupa proleteryas III.

çok büyük facialara mal olmu tur. Harice kar bir müdafaa silah d r. Charlemagne mparatorlu u. Ve do rudan do ruya amentüsü de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. nsan ve vatanda haklar d r. H ristiyanl k. Frans z ihtilali de kendini bütün insanl n ihtilali olarak takdim etti. Bu ne kadar gerçekle ebilir. mparatorluklar kurmu tur: Roma-Cermen mparatorlu u. aile hodbinli i. Bat bir H ristiyan vahdeti kuramam t r. H ristiyanl k bunu kabul etmi tir. liberal burjuvazi ve sosyalizm bunu kabul etmi tir. milliyetçilik tarihi kanla yaz l d r. Nitekim o zamanki anayasada gerekçesi de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. Bat 'n n buldu u en son hakikat de ildir. menfaatler bu ideolojinin mümkün olmayan esaslara istinad etti ini çünkü dili ba ka. Bu itibarla Said-i Nursi Hazretleri'nin . hiç olmazsa nazari olarak. Sadece vatanda haklar de ildir. Yani Frans z ihtilali insanl k nam na yap lm oldu unu iddia ediyordu. nsanl a çok büyük ac lara. Bunlar slamiyet'e benzeyen gerçek bir vahdet kuramam t r. Bunlar n üçü de bütün insanl k için harekete geçtiklerini iddia ederler. Milletler daha sonra ç km t r ortaya. milliyetçilik. Bu itibarla zannedildi i gibi milliyetçilik. dini ba ka. milli hodbinlik ekline de gelmi tir. Ayn milletleraras mahiyeti sosyalizm de ta r. hayat ba ka. servet seviyesi ba ka insanlar n birbiriyle anla amayaca n ispat etti. fert hodbinli i. neresi yaland r ayn mesele. Bu çok dikkate lay k bir eydir. liberalizm ve sosyalizm.Fakat sonra hadiseler. Fakat Bat 'da bir ideoloji hüviyetiyle tarih sahnesine ç kan üç ideoloji var. Kuramam t r ama daima milletin d nda daha yüksek bir cemaat oldu unu kabul etmi tir.

Ama bugün dü manlarla çevrilmi . bütün alicenapl m za ra men hançerlenmi . mutaas p bir ekilde. kendilerini "millet" olarak anlatm lar. yobazl k eklinde olmayacak. Mazideki kudretimiz hat ra olarak da ya asa ayakta durmam z mümkün k lm t r. Yani din olmadan esasen milliyet olmas na imkan yoktur. Elbette bizim de dilimiz var. Yani bizi Osmanl 'dan tecrit ederek. fikri ve tarihi yap s bak m ndan tamamen birbirine z t iki dünyad r. H ristiyanlar tarihin belli merhalesinde milli egoizmleri sahneye ç karm lar. Yaln z imdi bu hudutlar içinde baz noktalan i aret etmek gerekiyor. bütün efendili imize.söylediklerine ben de kat l r m. çe itli ihanetIere u ram . As rlarca Müslüman olarak ya am . ark lar m z var. Din olmayan yerde milletten bahsetme imkan yoktur. Bu iki dünyan n birbirleriyle anla mas na imkan ve ihtimal yoktur. Cumhuriyet'in en büyük hatas bu olmu tur. Bir kere slamiyet'le. dinden de tecrit etti ini zannetmi ve dinden tecrit edilen bir kalabal n da ya ayabilece ini zannetmi . ster istemez ba kalar na kar kendi varl m z müdafaa etmek için millet unsurundan da istifade etmek zorunday z. mukaddese dayanmayan bir milliyetçilik kurulamaz. Bu itibarla tarihe dayanmayan. zafer kazanm z. aldat lm vaziyetteyiz. Fakat . Yaln z bu istifade ba naz bir ekilde. Bunlann kar s na biz sadece slam olarak Ç km z. Fakat hepsinden evvel dinimiz var. H ristiyanl k içtimai. uurumuzdan idrak m zdan ve ahsiyetimizden bunu ç karmaya imkan yoktur. bizim de edebiyat m z var. Bu itibarla bugün ister istemez bir devletimiz var ve bu devlet milli bir devlettir.

bugün hakl de ildir. Fakat toplum olamaz. Y rt c . fert ate olabilir. Toplum dinini kaybetti i andan itibaren vah i bir hayvan sürüsüdür. mü terek facialara maruz kalmaktan gelen Avrupal manas yla. melun. bütün hayat m za istikamet veren sevgiler. undan hakl de ildir: Toplum maziden çok farkl bir yap ta yor. Bir mukaddesler manzumesi olmad kça hiçbir topluluk ayakta duramaz. dinimize göredir. mukaddesatt r. en adi canavardan daha tehlikeli bir sürüdür. tarihten. Bütün sembollerimiz. . Nitekim tarihin hiçbir devrinde hiçbir topluluk dinsiz ya ayamam t r. Himaye etti imiz milletleri kaybettik. Elimizde olmayan sebeplerden dolay dostlar m z kaybettik. Bu .Türk milletini dinin d nda mütalaa etmektir. Fert dinsiz olabilir. riyakar. Din ki damarlar m zdaki her zerre kanda. hem dinamik bir kuvvet olarak. Said-i Nursi 930'da hakl yd . Dinsizlik bir hastal kt r.mazideki ihti am nerede. Çünkü bir yerde bizim dilimiz de dinimizin bir parças d r. bir milletten bahsedilebilir. hem hat ra olarak. Bu itibarla dini tesanüd etraf nda dinden gelen. Fakat unutmamak gerekir bunun en kuvvetli istinadgah dindir. millet gibi adeta kabile devrinin bakiyesi olan bir hisle ayakta tutulamaz. bugünkü facia nerede? Cumhuriyetin en büyük hatas -hatta bir parça ttihat ve Terakki'nin de. Bu itibarla bir topluma yap lacak en büyük kötülük onun dini inançlar yla oynamakt r. imand r. vücudumuzdaki her zerrede mevcut. bundan tecrit edilen Türk insan . mü terek ac lar çekmekten.

En son tarihler Hunlardan "medeniyetin kendilerine yaln z harabeler borçlu oldu u Hunlar" diye . Mo ollar n çocu u oldu umuzu. as rda ya am . Vambery. Leon Cahun. De Guignes 18. o devrin kifayetsiz bilgileriyle Çin uzman d r. Fakat kendi dilimizi konu an. Hepsini kucaklas n. merkezleri bir olan dairelere bölünebilir.M. Osmanl 'ya dü mand r. Güya bizi Osmanl 'dan ve slamiyet'ten kurtarmak için Hunlarla. onun bizi karde yapt bu kavimleri lanetle yad eder. Ondan sonra millettir.f rt na ortas nda da lan sürüyü bir araya toplamak için ister istemez tarihi hat ralara dayanmak. Frans z polisine mensup bir adamd r. M s r'dan gelen bir koloninin devam oldu unu söyleyecek kadar bilgisizdir bu konuda.: imdi efendim. çok eski bir mazimiz oldu unu. sekiz cilt halinde yazm . Bat ' dan gelen bu tehlikeli fikir birkaç isim etraf nda toplanabilir. Bütün insanl a amildir. Hunlar n. Ondan sonra slamiyet'tir. C. Mo ollarla akraba yapm . De Guignes bizi bizden fazla dü ünmü tür. Hakikatte bu tarihen hiçbir zaman sabit olmam t r. Ve Avrupa. Elbette bütün Müslüman karde lerimiz ayn de erdedir. slamiyet büyük bir dairedir. Bütün insanl kucaklas n. onlardan faydalanmak zorunday z. De Guignes slamiyet'e. Kendisi hariciyeye. Ve mesela ÇinIilerin. Arzu ederiz ki slamiyet en büyük daire olsun. Josephe De Guignes. Ebediyete kadar uzar. lk daire ailedir. Birisi bat kayna . anla abildi imiz insanlar elbette bize daha yak nd r. Bu milliyetçilik hareketi iki kaynaktan geldi bize. Fakat bu daire daha küçük dairelere müttehid-ül-merkez.

Vambery do rudan do ruya casustu zaten. Asya Tarihine Giri diye bir kitab var. Hunlarla. Önsözünü tercüme ettim onun. Türkiye'de milliyetçili in kayna d r bu kitap. Kuramazlar da. imdi bir de Rusya' dan gelen Türklerin telkinleriyle kuvvetleniyor bu hakikat. O kadar budalad rlar ki Çin medeniyeti ile uzun zaman temas etmi ler. ayn ruh iklimi içindeler. m z atalar m zIa münasebetlerimizi Bir di eri de Leon Cahun'dur. Bilakis y karlar. K r m' dan ayr ld ktan sonra . Rusya'dan gelen Türkler. Dü mand rlar. Vizigotlarla.bahseder. Osmanl 'ya hem dostturlar. Medeniyet tahripçileri. hunhar bir sürü olarak bahseder. Fakat bu medeniyeti bir türlü nakledememi lerdir. Bu kitap Türk milliyetçili inin Kuran. tan mad De Guignes' den ö rendik. çünkü Osmanl kendi d lar nda. Dü ünce kabiliyetleri yoktur bunlar n. y rt c .Kerim'i oluyor. Sadece y km lard r". asnn ba nda ya am t r. hem dü man. Ostorogotlarla vs. Tatarlarla. Bütün Türkçülerin üzerinde birle tikleri isimlerin ba l calar ndan biridir Leon Cahun. Süleyman Pa a De Guignes'yi nereden tan d ? Nas l tan d ? Hangi karanl k kaynaktan geliyor De Guignes'yi tan mas ? Belli de il. Diyor ki "Türkler hiçbir medeniyet kurmam lard r. as r sonu. Dostturlar çünkü ayn medeniyet camias . 19. ismini bilmedi imiz birçok milletlerle. Ondan sonra Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Hüseyin Cahit tercüme etmi . 20. Eserinde De Guignes'den parçalar nakletmi tir. Leon Cahun Yahudidir. De Guignes'den Süleyman Pa a bahsetmi tir.

cans z. Bu itibarla Türkler slam medeniyetinde. aynca A ao lu Ahmet -garip bir milliyetçimiz-. Yusuf Akçura biliyorsunuz Tarih Kurumu'nun ba kan oldu Mustafa Kemal devrinde. Türk Yurdu etraf nda halka1anm . Politikan n bütün büyüklerine. Cumhuriyet devrinde milliyetçili e san mak mecburiyetti. Yusuf Akçura. parçaland ülke. Cahil bir adamd . Osmanl 'n n y k l nda onun büyük rolü vard r. daha çok Türk motifi üzerinde durmu lard r. Evvela Selanik'te pohpohlad lar. Milletvekiliydi. Yaln z dedi im gibi bu öyle bir milliyetçilik ki içi bo alm . Türk Yurdu etraf nda geli mi tir. Talat'a. Prototipidir onlar n. Binaenaleyh. Burada yeni bir vatan bulmu lar.onlarla bir münasebetimiz kalmad . A ao lu budala de ildi. Mustafa Kemal'in çok sevdi i adamd ve bütün emellerine sadakatle hizmet etti. Enver'e. Ziya Gökalp ayran budalas yd . ttihad Terakki. Zaten "cihanda sulh. hareket kabiliyeti olmayan bir milliyet. Fakat bu vatanda söz sahibi olmak. emellerine alet etti. Haris bir adamd . Tarih tasfiye etti Osmanl 'y . hissesi vard r. Mustafa Kemal'e sen -ha a. slam faktörü üzerinde de il. Orada Türklük gururlar k r lm . kans z. Said-i Nursi'nin büyük bir ihtimalle bid'at erbab diye yad ettikleri aras na bunlar da girer. Ve Milliyetçi hareket Türk Yurdunda. Büyük milliyetçi.Allahs n. A ao lu Ahmet'i anlatmak bütün Rusya'dan gelen Türkleri anIatmak için kafidir. Rusya'da yeti mi ler. Son derece ümmiydi. Hepsi ayn vaziyetteler. büyük söz sahibi olmak arzusuna kap lm lar. Ziya Göka1p budala bir adamd tam manas yla. milliyet nazariyecisi oldu. çünkü Rus terbiyesi görmü ler. . sen Peygambersin diye kasideler yazd .

sayfa 500' de. Yani insanlar damgalayarak ay rmak de il. Yani elbette slamiyet'i tahkim etmek. Ama kavim ikincidir. inançt r. kaybettirilen insanlar n mütearr z olmas na. Diyelim ki ilk kelime Adem. Kavmi yapan dindir. Ne olursa olsun birle meye ihtiyac m z var. nanc n kaybeden. rasin ve metin hale getirmek bilhassa ayd nlar aras nda vazifemizdir. bütün külliyat n tarar.yurtta sulh" formülü ile ifadesini bulan bir sulhperverlik bahis mevzuu idi. birle meye ihtiyac m z var. Birincisi dindir tabiat yla. yurtta sulh olmas n da ne olsundu? O devrin fikir hareketleri karmakar kt r. Bu itibarla ben ahsen bunlar n bugünkü cemiyette çok faydal olaca na da inanm yorum. Ayr lmaya de il. mufassal bir lugatçesini yapmal . Bu insanlann hepsi bizim. dinamik olmas na zaten imkan yoktu. Fakat ay rmaktan. indeksIemeli. yaralay c olmaktan hazer ederim. ay r c olmaktan. Bizim için bir dayan ma unsuru oldu u ölçüde kavmiyetimizi müdafaa edece iz. Dosta. bütün dünyada yaln z z. Biri. mutlak olarak teslim oldu umuz bir ça . Adem kelimesi hangi ciltlerde. Herkes dü man. A a yukar bütün büyük adamlar için . hangi sayfalarda ve niçin geçer? Cilt 3. Said-i Nursi Hazretleri'nin bütün yaz lar n belli ba l klar etraf nda toplamal . mümkün oldu u kadar mü terek unsurlar bulup birle mek laz m. alfabetik olarak yazar. Cihanda sulh. Herkesin dü man oldu u bir dünyada ya yoruz. tahsir etmek. Yaln z z. s cak bir tebessüme çok ihtiyac m z var. kelimelerin alt n çizer.

Mülhid de ildir. Gazali'nin Gazeliyat' n ondan okudum. Türkköri bu manaya hiç gelmez. Yeniçeri topa tutulduktan sonra yeni bir ordu kurmak laz m. z nd k de ildir. Bu ordu nas l kurulacak? Bu orduyu kurmak için Bat ' dan hocalar getiriyoruz. Bütün söyledikleri yanl t r. Niçin bunu yapt m anlatt m. Devlet-i Aliyye'nin çökü tarihi. Bir yerde çok faydaland m Abdullah Cevdet'ten. Bitirdim hikayeyi. Buyrun can m hata etmi olabilirim. Çok faydal bir i olur. yokolu tarihi 1826'd r. Abdulluh Cevdet'e gelince. okumay çok kolayla t nr. Madrabazl k yapm t r. tabii herkesin bir parça sübjektif taraflar vard r. Türkiyat da. Dil Best-i Mevlana's çok güzeldir. n allah hata etmi imdir. Türkköri kelimesi Türk perestliktir. Faraza Said-i Nursi Hürriyet hakk nda.ayn eyi yapm lard r. Baz eyler var ki münaka a edilir. Çok geni tecessüslü olan mustarip ve yaln z bir adamd . Ben hiç kimsenin münaka a edemeyece i eyleri ele tirdim. nerelerde ne söylemi ? Ne kadar söylemi ? Bunun daha mufassal da olur. okumay ve anlamay kolayla t r r. Etüd yapmak isteyince onu da kolayla t nr. Türk perestlik diyor. Türkiyat. Hiçkimse a z n aç p cevap vermedi. Ben Ziya Gökalp'in baz yazd klar n ele tirdim. Bunlar dünyada mevcut bütün lügatlarla ve vesikalarla ispat ettim. Türkolojidir diyor. Herkesin kitab n n indeksi vard r. Herkes k zd . O biraz güç. Bu. Baz eyler var ki münaka a edilemez. Tasavvur .

Bat mektepleri aç l yor. vesairesi vard r. misyonerler de geliyor. Mühendishane-i Bem aç l yor. De il mi ya? Keseriz.edin. Çünkü kar daki tilkidir. Bal klar n. Kuca m z aç yoruz. Avrupa'yla kayna yoruz. bizi tetkik ediyor Avrupa. Yiyece imiz hayvan anlamaya mecbur de iliz. nas l kesilir bu. mal rem . Mü avirler getirtiliyor Bat 'dan ve Mühendishane-i Bahri. Mekteb-i harbiye aç l yor. Kesif bir taarruz ba l yor. Politika esnaf da geliyor. Bizi anlamak niyetinde de il. As rlarca mücadele etti imiz. yeriz. insan deli olur. Burada tabii biz ma lup olaca z. anlamak mecburiyetinde de de il. Hayat n n yegane gayesi bizi yemek olan bir medeniyetten. Orduyu slah etmek için. Onlar da bizi öyle. Yabanc mektepler aç l yor. ona bakacak. tarihte gazalar m z olan ve onu hidayete getirtmek için sel gibi kanlar ak tt m z bir dü mana el aç yoruz. Halbuki biz dü man dost telakki ediyoruz. Avrupa da bizi anlamad . Anlamas na ihtiyaç yoktu çünkü. hiçbir zaman anlayamad k Avrupa'y . Hiçbir zaman anlayamay z. malzemesi vard r. koyunlar n hissiyat n merak etmeyiz. Avrupa bizi yemek istiyordu. ordumuzu yeti tirmek için hoca istemek ne demektir? Yani bundan büyük felaket tasavvur edebilir misiniz? Ordunun techizat vard r. Yani bu adam n hikmet-i vücudu bizi yemektir. Tabii adam gelince bize hizmet etmek için gelmiyor. Bunlan da getirtmeye ba l yorlar Avrupa' dan. Orduyla beraber müteahhitler de geliyor. Avc n n hayvan tetkik etti i gibi. mahvetmektir. "gel bizi yeti tir" diyoruz. i adamlan da geliyor.

Osmanl 'ya ihanet etmek için d andan kuvvet kullanmak mümkün de ildir. Çok iyi biliyor ki.M. lk bat l la an müessese ordudur.M. Kendi içinden adamlar bulmak. nas l y kaca n biliyor. Avrupa bizi nereden y kaca n . kald nrsak Osmanl toz y H. lk çürüyen ve ilk yok edilen bu ordu. çeriden kendi adamlar na y kt r yor.: Bu dü ünceleri beyan eden kay tlar var. Bunun d nda Türkiye'de Bat dilini bilen adam yoktur. Orada "En büyük dü man m z slamiyettir. C. Tek dü man hilafet müessesidir.dünyam za sokuyoruz. temelleri ortadan kalk nca. Yani Bat dilini bilip Bat 'dan . Medeniyet bir bütündür.: Okuyanlar kendi adamlar d r. . Hilafeti y kt ktan sonra dava kazan lm t r. malat hatas d r. Bat 'da. Robert Kolej'den ç km adamlar bilir. aç kça söylüyorlar. ngiliz müstemlekat naz r Gladston Kur'an' kald rmal y z diyormu . Viyana'ya giden ordu de ildir elbette.: Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade etti i bir ey var. yol bu. slamiyeti n haline gelir" diyorlar. Fakat bu okuyanlar kendi dillerini biliyorlar. Bat dilini bilen adam n dürüst ve namuslu olmas na imkan yoktur. Haluk mamo lu: Bu beyanlar n ifade eden kaynaklar var m ? C. hilafeti d ardan y kmak mümkün de ildir. Mesela misyonerlerin yazd kitaplar var. çöküyor: Fakat çökü orduda ba lam t r. Bat dilini yaln z kendi adamlar bilir. emellerimizi onlara tahakkuk ettirmek. bina çökecektir. tesadüfen bilir.

Bilince de o kavimden olur. Tecrit edemeyiz. Rusya' da nüfusun yüzde 80'i köylü idi ve köylünün içinde okuma yazma bilen yoktu. ister istemez bu toplumun iç dünyas komünizmin ekillenmesinde müessir olacakt . . Çünkü Bat dilini bilince bütün mevkiler size aç kt r. hikaye bu. Dü man olmak için sebep yok.M. Çünkü komünizm yoktur henüz. sokaktaki adam Frans zca ö renince sadrazam oluyor. deoloji kitapta durdu u gibi durmaz. mücadele etsin? Sebep yok. imdi. Binaenaleyh. okuma yazma bilmeyen bir toplumda. Niçin. .kopmak akla hayret verecek bir i tir.: Efendim. isterseniz sosyalizm diyelim. ne diye Bat 'yla muharebe etsin. hakikatte ideolojiler insana göre ekillenir. Bir kavme benzemek dilini bilmek demektir. ne yaps n? Deli midir adam? Pek az deli ç km t r binaenaleyh. Bu itibarla kapitalizmde olan kepazelikler. Sadrazaml a kadar ç kacak adam. Yani rastgele adam. imdi. Bu Tanzimattan beri böyle. H. Arka oluyor.: Tilki medeniyetini (bizi yutmak isteyen medeniyet) komünizm de kendi bünyesinde kurmu mudur acaba? C. Komünizm. Menfaatlar na ayk r d r. komünizmde de vard r. Tatbikatla toplumun bütün ruh dünyas na kök salar. mkan yok çünkü. geri bir toplumda gerçekle ti komünizm. yükseliyorsun. O kavim de sana yard m ediyor. Bilmiyoruz ne oldu unu.

Komünizm merhalesi hiçbir yerde tatbik edilmemi tir. yeni kurulmu tur. Komünist de ildir Rusya. Sosyalist olmak iddias ndad r. O s ralarda sosyalizm emekleme ça ndad r. . Devlet yoktur komünizmde. tabiata ve Allah'a daha yak nd r. Teorik olarak ve pratik olarak yoktur. Rus insan cahil oldu undan. ondan sonra komünizm merhalesi gelir. yontulmam oldu undan. bir doktrindir sosyalizm. kisi de Avrupa menbal d r.Komünizm diye bir ey yoktur dünyada. Fakat doktrin olarak. Rusya sosyalizmi tatbik etmek suretiyle günün birinde komünizme geçmek iddia ve arzusundad r.M. ne kadar insanl k d . kapitalizmin bütün kepazeliklerine vâristir Yani bunlar ay rmak mümkün de ildir. Bu rüya kar s nda Bediüzzaman Hazretleri'nin dü ünceleri var. Biz komünist diyoruz. Sair kendinde bütün doktrinlerin hatalar n ta r sosyalizm. Elbette. bugün tatbik edilen ekliyle Rusya'da. sosyalizm. Devlet oldukça komünizm olamaz. Komünizme geçmesi için devletin ortadan kalkmas laz m. Buna Rusya bir Rus misti i getirmi tir. H. ne kadar hain. Ve bir rüya olarak caziptir. Aç ktan aç a sempati ile bak yor memlekete. Yani kâfi derecede medeni de ildir.: Rüyadaki hitabede geçen be menfi esas Makyavelist prensipler mi dir? C. ne kadar namussuz. Devlet ortadan kalkar.: Rüyadaki hitabe son derece mühim bir hitabedir. Bu palavradan ibaret. Yani gayr-i ilmi ve gayr-i ciddidir. Nas l bir cemiyet olaca n bilemeyiz komünist cemiyetin. Yani kapitalizm as rlardan beri imtihandan geçmi .

mazlum Asya'y yine slamiyet'in rehberli inde fakat sosyalist bir temayülle idare etmesi arzuya ayand r. De erlendirilmedi o hitabe.: imdi efendim. Herkesin mülk sahibi olmas . bütün insanlar n mülk sahibi olmas demektir. dost yapan bir harekettir. istikbal var. hareket olmu tur. ezenle ezilenin mücadelesini remizle tirir. her türlü bask dan.müsamaha ve efkatle bakmaktad r. Bu hitabe son derece dikkate lay kt r. C. Hiçbir bask olmamas d r. komünizm de budur.bir dü ünce oldu unu ispat etmi tir. Sosyalizme nazar. Bu hazret milletleraras bir mücadeleyi de il s n flararas . Kapitalizme yüzde yüz has md r. kafadaki istikbal var. Malikiyet demek. günahlar ndan s y rmas ve Asya'y . neticesine var yor. Bugünkü ekliyle . Safa Mürsel: Fakat Marksizmde. Marksizm de. Bu arada yeni bir dünya uyan yor. bir kitaplarda. Kapitalizm Asya'y yemektedir ve Asya'y yok etmektedir. istedi i gibi ya amas . Hakikatte Marx' n kominizm dedi i ey de Bediüzzaman n 5. son derece. bir de ya anan realitenin getirece i tahmin edilen. insana dü man yapan bir hareket de ildir. esir Asya'y . her tür lü istibdattan kurtulmak demektir. Asya için bir felakettir. Ve hürriyet demek her türlü zulümden. devriyle uyu maktad r. slamiyet'in bu harekete ba olmas . Yeni bir ink lap olmu tur. Bu hareket insan . tasvir etti iniz gibi bir dünya dü ünülmüyor.M.

emel bu. Ne yap yorsan z. Bir rüyad r sosyalizm ve böyle dü ünülüyor. imdi fail-i muhtar de ildir. çünkü devlet bir esaret müessesesidir. Sosyalizmin ilk merhalesinde ölçü herkese ehliyetine göredir. Bu makine ortadan kalkacakt r. Herkes ehliyetine göre yiyecek. Peki ehliyetin ölçüsü nedir? Ehliyetin ölçüsü el sanat d r. Fail-i muhtar oldu u devirde yeniden hürriyet dünyas na geçilecektir. emel bu de il. Komünist merhalede her ey. Mal mülkü olan s n f n iktidar d r. ahenkli bir cemiyete götürece i söylenemez. hürriyetsizli e götürüyor. kavgas z bir cemiyete. Tatbikat nereye götürür? Belli. Program. Has bir dü ünce adam n n da böyle bir netice tasavvur etmesi dü ünülemez. daima bir bask alt ndad r. Ama rüya bu de il. devlet s n fl bir cemiyette hakim s n f n emellerini destekleyen ve ezilen s n flara nefes ald rmayan bir makinedir. Devlet. Fakat daha ilerdeki merhalede herkes . saadete. Bu iktidar. esarete. merhale u ekilde tarif edilir: Esaret tünelinden hürriyet dünyas na ç k . herkesindir. Daima hakim s n f n yan . Halbuki istihsal o ekilde düzenlenecek. Bu makine ortadan kalk nca hürriyetsizlik kalmayacakt r. o kadar yiyeceksiniz. Fakat Marx' n söyledi i bu 5. Kâ t üzerindeki emel bu de il. o ekilde artacak ki devlete ihtiyaç kalmayacak herkes fail-i muhtar olacak. Hiçbir zaman hiçbir hakka ve hürriyete sahip olamazlar. alt ndakileri ezer. ne kadar üretiyorsan z. "Her ey herkesindir" ne demek? imdi u formül dü ünülüyor. çat maya.sosyalizmin insanlar hürriyete. sahip olanlar n devletidir. ne kadar çal yorsan z.

kudretine göre üretecek ve her insan ihtiyac na göre yiyecek. Ne zaman gerçekle ece ini. S. içece i suyu al r.000 ki ilik bir memleket. u kadar eker. u kadar demir. Bu ekilde istihsal vas talan zaten bütün cemiyetin oldu una göre herkes her eye sahiptir ve herkes ihtiyac na göre mü terek has ladan faydalanacakt r.M. nas l gerçekle ece ini kimse bilmiyor. Marx' ayn eyleri isteyen kimseler olarak . Irmaktan herkes tenekesini doldurur. Fakat sosyalizmin ümidi. Anar izm de ayn eyi söylüyor. ideal sitede. Esasen bütün doktrinlerin gayesi de bu bir yerde. Liberalizm bunu gerçekle tiremedi ve gerçekle tiremez de. imdi üretimin gayet bolla t n dü ünün. u kadar çinko. Her insan istedi i kadar yiyecek. Bunun için suyu kurutmas na ve küplere doldurmas na lüzum yoktur. rmak kadar boIdur. yap lan istihsal tabii olarak Kad köy ahalisinin istedi i gibi ya amas na kâfi gelir.000 ki inin ya amas için ne laz m? u kadar bu day. arzusu bu. Bu 100. Mesela Kad köy 100. düzene sokulunca. Mesela burada 3 ki iyiz. Bunlar tabiat yla evlad m birer rüya. akl n emrine girince kimse kimseyi istismar etmeyecek.ehliyetine göre üretecek. Anar izmin de bu. u kadar bak r.: Bediüzzaman'la. stihsal bir rmak gibi. Hiçbir al n teri bo a harcanmad kça. Diyelim ki istihsal yiyece imizden fazlaysa kimsenin tutup daha fazla zahire iddihar etmesine ihtiyaç yoktur. Her insan 5 saat çal acak. Üretim planlan nca. u kadar arpa.

M. gerek spanya'da. Hastal tedavi etmek için kullan lan bir b çakt r. Ba ka çaresi olmad için bunu söylemi tir. Proletarya diktatoryas . Avrupa'n n sosyalist ülkelerinde proletarya diktatoryas kalkm t r. dünyay sömürmesi nas l önlenebilir? Önlenmesi için iddete ihtiyaç vard r. bir insan n birçok insan . Diyor ki. Binaenaleyh geni halk tabakalar n n. yava yava iddetini kaybetmekte ve gerek talya'da.cerrahiyedir. gerek Fransa'da.: Proletarya diktatörlü ü zaruri bir merhaledir. Geni nüfuzu ve kudreti olan bir s n ft . Proletarya diktatoryas bir gaye de ildir Marx'ta. istedi ini yapmaya ve istedi inden ba ka bir ey yap lmamas na kadirdir. Ama bugün o s n f yava yava tasfiye edilmekte. Marx' n sadece zaman n icab olarak kulland proleterya diktatoryas luzümsuz bir gevezelikten ibarettir .mütalaa etmek mümkün mü? C. Marx' n bütün eserlerinde bir defa geçer proletarya diktatörlü ü. Ve bu köprü de proletarya diktatoryas d r. geçilecek bir köprüdür mecburi olarak. Nas l bütün insanl k istihsal vas talar na sahip olur? Bir insan n bir insan . bugün bunun yanl oldu u bütün sosyalistler taraf ndan kabul edilmi tir. bir insan n belki bütün insanlar n. Bu iddet. Marx' n ya ad dünyada bu juvazi y rt c bir kuvvetti. Proleter diktatörlü ünün as l sebebi u: Burjuvazi. iktidan ele geçirmi tir. burjuvazinin getirdi i anar izme son vermek ve müstakbel cemiyeti kurmak için zaruri bir ameliyat. çal anlar n haklar n n istirdad için mutlaka bir iddete ihtiyaç vard r. Proletarya diktatoryas na ihtiyaç yoktur prensibi yerle mi tir. Burjuvazi bütün imkanlara sahiptir.

nas l davranaca z? C. Hürriyet yaln z nazari de ildir. Elbette kullan lan kelimeler ayr . insan n bütün melekelerini geli tirmesi. kendi kafas na ba l olmakt r. S. Kimse kabul etmiyor. Halbuki istihsal vas talar n n cemiyete mal oldu u bir ülkede istihsalin son derece geni ledi i. elbette dayand klar temeller de ayr . Hürriyet ifahi bir kelimeden ibaret de ildir. bütün imkanlar yla ya amas . toplumun menfaatlar çerçevesi içinde. Marksistler bile kabul etmiyorlar.: Serbestlik anlay nda. kimsenin kimseye tahakküm etme imkan kalmayan bir ülkede elbetteki herkes hür olacakt r. Tabii. Ben size ba l ysam. Yapabilmek de iktisadi kalk nmadan sonra olur. proleterya diktatoryas n .M.M. Marx ise do rudan do ruya insaniyete dayanarak söylüyor. kendini insan olarak idrak etmesi ve bunu yaparken de hiçbir bask ya maruz kalmamas d r hürriyet. Kendi eme ine.bugün. Ba kas na ba l olmamakt r. siz ekme imi veriyorsan z. Bediüzzamanla tel'ifte. "Cümlenin maksad bir amma rivayet muhtelif" gibi. nsan akl na güvendi i . bu devirde böyledir. ayn zamanda iktisadi bir kendi kendini gerçekle tirmedir.: Serbestlik anlay u: Hatt zat nda. De i mi bir hükümdür diyorlar. farkl de il. ben nas l hür olabilirim? Liberal kapitalist cemiyette insanlar n hür olmas n n imkan yoktur. Diyorlar ki Marx bunu bir kere söylemi tir ve belli bir zamana münhas r söylemi tir. Her istedi ini yapabilmektir. Fakat netice itibariyle ikisinin de istedi i. Bediüzzaman Hazretleri bunlan slamiyet'e dayanarak. O devirde öyleydi. Yapmak de il yapabilmektir. Hürriyet.

M. nsan akl bunlar gerçekle tirecek. çok daha derin kökleri var. Dikkatinizi çekiyorum. Ama gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetlerle. . Fakat netice itibariyle gaye çok yak nd r. çok yak nd r. Çok mühim benim için bu.: Bunlar n ikisinin ayn olmas na imkan ve ihtimal yok.M. gerçekle tirmezse insan n kendisi yok olacak.M.: Arada farkl l kabul bak m ndan. S. K lar m ? K lmaz m ? gnacio De Loyola'n n gaye dedi i i'la-y Kelimetullahd r. Çok daha sa lam.: Burada bir eyi düzeltmek için araya girece im. Marx' n gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetler aras nda bir fark yoktur.: Bu neticeye giderken. Bu sözü Cizvit mezhebini kuran gnacio De Loyola söylemi tir. Machiavelli ile alakas yoktur bu sözün. Bediüzzaman semavî naslara dayan yor. Vas talar gayeyi me ru k lar. kullan lan vas talar n farkl olaca n kabul edebilir miyiz? C. S. Vas talar elbette birbirinden çok farkl d r. Bunu yanl biliyorsunuz hepiniz. Machiavelli'nin zannediyorsunuz. neticeler kadar önemli tutmak icabetmez mi? C. vas talar .için bunlar söylüyor.M. Çünkü hareket noktalan çok farkl . Bir söz vard r: "Vas talar gayeyi me ru k lar".

dinidir. Binaenaleyh bunu da biz soysuzla t rm . C. ilahi nizam n kurulmas için vas talar me rudur diyor. bozuk hale getirmi iz.M. O zaman ne yapaca z? S. H ristiyan dininin. Elbette dü ünülecek vas talar. imdi bir yerde u var.M. Mesela yine Hazret-i Muhammed'e atfedilen "el harbu hud'atün" sözü. Böyle bir ey yok. Elbette vas talar da dü ünülecek. Ben de öyle dü ünüyorum. Hud'a ay p bir ey de il mi? Ama "el harbu hud'amn" diyor. Bir sual daha var. Burada gnacio De Loyola'n n "gaye vas talar me ru k lar" hikayesine gelip dayan yoruz. Gaye cihan umuldür. kilisenin ya amas . bu neticeye uygun olarak ayn derecede nezih olmayabilir vas talar.H ristiyan dininin birli i ve H ristiyan kilisesinin ya amas bahis mevzuudur. Ne kadar kullan l r bu vas talar? stisnai olarak bir defaya . yani ona göre bütün insanl a saadet getirecek olan bir inanç sisteminin ya amas için vas talar me rudur diyor. 'lâ-y Kelimetullah için hud'a bile caizdir diyor. Vas talar her zaman arzumuza uygun olmayabilir. Elbette büyük bir davaya. temiz yollardan gidilir. imana dayan r. temiz bir davaya.: Yani gerçekle tirilmesi istenen neticeleri tahsil etmeye müsait olmayabilir. Hakl d r. Bilhassa insanl k bahis mevzuu olunca. Fakat. Halbuki bunu matbuatta falan n iktidara geçmesi için vas talar me rudur diye yaz yorlar.: Evet.

Peyami'de yoktur. zulüm de. Peyami Safa'da yaln z stanbul vard r. Kendi ya am n anlat r. çe itli istidatlar olan insanlarla daha yak ndan tan t . Kemal Tahir'de Anadolu vard r. Kulland n. Bu itibarla romanlar psikolojiktir. çe itli meseleleri olan. Peyami teknik olarak usta bir . gidilmesi gereken bir yer olarak telakki edilmeye ba lan yor ve bütün felaket ba l yor o zaman. iç dünyas na.M.mahsus. Osmanl vard r. Çe itli ülkelerden gelen. Tahlil sahas çok geni tir Kemal Tahir'in. Daha do rusu ferdin içine. kan dökmek de. Kemal Tahir için hapishane iyi bir laboratuard r. O halde. Yani en büyük tehlike udur. vas talar ön plana geçiyor. Bazen vas talar. Belki Rusya'n n en büyük felaketi budur. Tarih vard r. Gaye insanl n saadetidir. Kemal Tahir'de sosyal hayat vard r. gaye haline geliyor.: Peyami'nin üstünlü ü nerden geliyor? C. iç istidatlar na. iç bunal mlanna çevrilmi tir. iddet de kullan labilir. harpte. Peyami'de yaln z bir kesiti vard r. Vas ta bir köprü iken. H. . stanbul'un belli bir muhiti vard r.: Peyami'nin üstünlü ü sadece üslubudur. bunu kaç defa kullanacaks n? Bu kullan lmaya ba lad ktan sonra insan iradesini kaybediyor. Türk insan n n istidatlan vard r.

bir ç rp n t r. Kemal Tahir. smail Safa. kurtulu sava na. nas l bir açmaza girdi imizi söylemi tir. devrinde. Peyami. Dü ünce ufkunu Ziya Gökalp çizmi tir. Mesela bir ink lab n ba lar na. üçüncü derecede bir airdir. Peyami esasen. alan çok dard r. hasta bir adamd r. ac lanyla. ve bu bir tarafa b rak l rsa o da . Kemal Tahir'e göre. Belli bir kurulu düzenin müdafiidir. teknik olarak. men e olarak smail Safa'n n o ludur. bir çiledir. ikinci. Peyami'nin romanlar bir odada geçer. Türk roman n n s n rlann geni letmi tir. Ziya Gökalp'in d na bir ad m atmam t r. Kurt Kanunu'nda girmi tir. Bat l la may ç plakl etinde ya am ve a a yla. bir mahallede geçer. yap lan rezilIi i. Bir st rapt r. do rudan do ruya tarihimizin son derece mühim hadiselerine e ilmi .yazard r. Osmanl 'n n kurulu undan itibaren meseleleri kovalam . Hapishaneyi. Kemal Tahir'in romanlar bütün Türkiye'de geçer. Peyami. Yani roman n s n rlar n . Me rutiyet ayd n d r. O da Opperman' n taklitçisidir hatt zat nda. bütün rezilIikleri görmü tür. bütün kepazelikleri. yukan ilk defa olarak Türkiye'de nas l bir oyuna geldi imizi. Mesela bir Serbest F rka rezaletine. Mukayese edilirse Peyami belli bir yerin adam d r. II.

Peyami'nin hayat nda bir facia vard r. Bunun için Abdülhamid Han' daima tel'in eder. ngilterelilerin çok sevdi i ve sayd bir adamd r. "Boerleri yendiniz. Boerleri tahrip ediyorlar. istila ediyorlar. ngiliz gazetelerinde yay mlam yor bu ve tabiat yla Abdülhamid Han . memnun de il.ngiliz filozofu. Abdülhamid Han ile beraber. Mukayese olsun diye söylüyorum. Boerler aras nda ne i i vard . hayat ndan memnun ya amaktad r ve Kraliçenin ni amna mazhard r. ngiliz sömürgecili inin müdafaas n yap yor. Gerçek bir budalayd smail Safa. Kulüpte otururken subaylar geliyorlar. babas n n Sivas'ta ölmesi. O s rada Boer muharebesi oluyor. gayet iyi olmu ." Boer sava na girdikten sonra. geberdiler. Spencer. " ngilizlerin. ngiliz sefaretinde. "Allah zaferinizi müzdad eylesin". Herbert Spencer . Bir alay korsan. Bu arada smail Safa o zamanki arkada lar yla ngiliz Sefaretine gidiyor. "Boerler bir ngiliz subay grubunu pusuya dü ürup öldürdüler" diye cevapl yor birisi. müthi cam s k l yor Spencer' n. "Çok iyi olmu " diyor Spencer.hastayd . kendi ülkelerini müdafaaya m gittiler? 'la-y Kelimetullah için mi çarp yorlar.Londra'da müreffeh. Kendi mukaddeslerini. "Ne oldu" diyor Spencer. Boer sava lan son derece mühim insanl k tarihinde. kraliçenin ni an n böyle zalim. Boerler masum ve mazlum bir kavimdir. Abdülhamid Han sürgün etmezse ölmeyecekmi gibi. müteessirler. Hayat n zehirlemi bu hadise. gittiler. Osmanl 'ya da dü mand r. tahrip ettiniz mel'unlar " diyor. Hadiseyi anlatt m m bilmiyorum? ngilizler. böyle namussuz bir hükümetin ni an n ben istemem diye reddetmi tir.

namütenai yaz yazd . Peyami büyük bir zeka idi. Sanki bütün tarih. o s rada belli bir zümre taraf ndan desteklenen fikirlerin destekleyicisi oldu. Yapt . mzal . Tutup. Fakat bunlar n hiçbirini tatmin edecek imkana sahip de ildi. Adeta bir kalem e k yas idi. Mütemadiyen çal mak. mukayese edilemeyecek kadar de ersiz. Birçok eyleri görebilirdi. Kendini bo a harcad ve harcamak mecburiyetinde idi. smail Safa'n n ak betiyle me gul. imzas z. kazanan bir adam da de ildi. Dünya nimetlerine dü kündü. inanmas n. hepsi elçi oldu. Bunlar n içinde smail Safa en ahmaklar d r ve en cahilleridir.: Ayn eyleri Kemal Tahir için de söylemi tiniz. Büyük ac lar çekti. nans n. Büyük i tihâlâr vard . hepsi vali oldu. Peyami'yi çok severim ve ac r m. Lükse dü kündü. Kendisinden çok de ersiz. birçok eyleri yapmayabilirdi.bundan müthi rahats z oluyor. hepsini de. H rç n bir adamd . Basit bir adamd r smail Safa. Ben. Hastayd evvela. silinmeyen akisler b rakm t r. her entelektüel gibi. adamlar n hepsi milletvekili oldu. O devirde ya ayanlar aras nda en zekisi idi. beynini satarak ya amak mecburiyetinde idi. . Birçok eyleri . H. Peyami'nin ruhunda bu. Peyami kalemiyle hayat n ya amak mecburiyetinde kald . Paray veren Peyami'yi kullanabilirdi. Peyami'nin aile facias yla me gul. Osmanl hakk ndaki hükmü daima smail Safa'n n nefy hikayesiyle beraber gitmektedir.

yapmayabilirdi diye.

C.M.: Kemal Tahir 1910 do umludur. Kemal Tahir o neslin bütün vehimlerini ta yordu kendinde. 1936'da genç bir adamd . Dergi ç kard lar, mahkum oldu. Onüç sene yatt içerde. Gençli inin en güzel y llar n hapishanede geçirdi. Çorum Hapishanesi'nde, Malatya Hapishanesi'nde. Hapishaneden hapishaneye dola t . Fakat kuvvetli bir iradesi vard . Yenilmedi ve y k lmad , çal t .

1953'te hapisten ç kt

nda çok güç durumdayd . Onüç sene hapishanede

yatm bir adam n, hapishaneden ç kt ktan sonra polis nezareti alt nda kalmas mukadderdi. Eski arkada lan terk ettiler. bulma imkan yoktu.

Zaten hapishaneye ginneden önce de avukat katipli i yap yordu. Galatasaray' bitirememi ti, tahsili yoktu. Bir ara ye' se dü tü ve Mayk Hammer tercümeleriyle ya ad . Bu taraf üzerinde durulmad Kemal Tahir'in. Halbuki durulmaya lay k bir taraft r. Senelerce Mayk Hammer tercümeleri yapt . Hayata küskündü, kafay çekiyordu boyuna. Fakat teslim olmad ve yolunu buldu. Tabii birçok tavizler vennek zorunda kald cemiyete. Mecburdu vermeye. Uydurma dilin çok aleyhinde oldu u halde. T.D.K.'den ödül ald . Yunus Nadi'den ödül ald . Bunlar bir adam için çok kirleticidir. Çirkin eylerdir. Kemal Tahir'e katiyyen yak maz. Fakat mecburdu. E er ödül almasayd , öteki romanlann bast rmak imkan da bulamazd . Yani Kemal Tahir bu alçal , merdiven yapt ister istemez. Ba ka hiç çaresi yoktu. Hakikatte Kemalistler taraf ndan kabul edildi. Kabul ettirmek için de

kendini baz eyler yapmak istedi. Ba ka çaresi yoktu. Ne memur olabilirdi ne mal mülkü vard ; nas l ya ayacakt ? Ve bunlar en az yapt hatt zat nda. Asgarisini yapt .

Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür. Bir yerde en güç ey ayd n n namuslu olarak ya amas ve ölmesidir. Adeta mümkün de ildir.

H. .: çtimaî s n f ne demektir? çtimaî s n f n adam olmayan ahsiyetler yok mudur? slam toplumu bünyesinde de içtimaî s n f olabilir mi?

C.M.: slamî toplumun sinesinde içtimaî s n f olmaz. çtimaî s n flann kurulmas na engeldir slamiyet. Zekat müessesi, istirdat müessesesi, müsadere müessesesi büyük sevretlerin do mas n , büyümesini önlemi tir. Fakat art k slamiyet'in hakim oldu u bir durumda ya am yoruz. Bu itibarla bugünkü cemiyette de, Avrupa'da oldu u gibi içtimaî s n flar te ekkül etmi tir. Avrupa'da oldu u kadar uurlu ve kesin çizgileriyle birbirinden ayn m s n flar olmasalar da, vard r.

çtimaî s n f kelimesi tabiat yla çok müphem ve Bat ' dan getirilmi bir mefhum. Bizde içtima s n flar yoktu ama içtima zümreler ve tabakalar mevcuttu. Bilhassa 23'ten sonra.

H. .: çtima tabakayla, içtima s n f ne demektir?

C.M.: çtima tabaka zarurettir.

bölümünden do ar, bir bürokrasi vard r.

Mesela, bir memurlar zümresi vard r, bir i hayat ile u ra an bir zümre vard r. Serbest meslek sahipleri vard r. Geni halk tabakalan, köylüler vard r. Bunlar n hepsi birer tabakad r.

H. .: Lonca te kilatlan içtima tabakalara misal olabilir mi?

C.M.: Olabilir tabii. Evet, tabalar seyyaldir, kat hududlan yoktur. Belli leri görmek için belli insanlar n biraraya gelmesi, servet durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, ya ay durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, içtimaî tabakalar te kil eder. Tabakalar vard bizde de. Bir kere ehir burjuvazisi vard . Bunlar n hepsi yak t rma kelimelerdir. Evvela bunu kabul ediyorum da, ifade kolayl için kullan yorum. Mesela, Peyamii; hayat boyunca, zengin tabakan n ve iktidann emrinde oldu. Hiçbir zaman halkla me gul olmad ve hiçbir zaman halk kendini alakadar etmedi. Daima Halk Partisi'nin içinde ya ad ve daima Halk Partisi'nin menfaatlar na uygun bir platformda kald .

Bir de geni halk tabakalann , yani çal anlan, ezilenleri, st rap çekenleri, çilesi olanlan dü ünmek vard . Kemal Tahir böyleydi. Geni manada halk n yan ndayd . dare edenlerden çok idare edilenlerin yan ndayd . Bürokrasiden çok, çal anlann yan ndayd .

Kemal Tahir hiç bir içtima kavgada yer almad . Yani ne mümindir, ne sosyalisttir, ne fa isttir. Rengi hürriyette olmad . Kendi içine gömülü, kendi mahpesinde, kendine ark lar söyleyen insan olarak kald .

H. .: Siz kendinizi nereye yerle tiriyorsunuz?

C.M.: Evvela bu suale kaçamak bir cevap verece im, sonra meseleyi rgalayaca m. 1848'de, Fransa'da içtimaî s n flar çoktan te ekkül etmi tir. Ve ihtilal olmu tur. 1848 ihtilali, demokrasi hayat nda mühim bir merhaledir. Bizimkilerin sosyal devlet dedikleri bir devlet te ekkül eder. 1789'a nazaran çok daha ileri bir merhaledir 1848. 1848' de imdiki ifadeyle sosyal demokratlar iktidard r, a a yukar . Birçok hizipler var. O s rada

Lamartine de hariciye vekilidir. La Martine'e sorarlar "siz sa da m s n z, solda m s n z?" "Ben tavanday m" der. Ben de tavanday m imdilik. Fakat tavanda olunmaz evlad m. Bu yanl bir ey tabiat yla.

H. .: Bu kaçamak olan cevab n zd .

C.M.: Evet. Ben gençli imi içtimaî s n flar n kal pla mad

bir devirde

ya ad m. Bugün benim için Türk insan bir bütündür. Hangi siyas mezhebe mensup olursa olsun, hepsini çocu um, karde im telakki ederim. Aldananlar, gaflet içinde olanlar, hakikat arayanlar kim olursa olsun benim dostlu uma güvenebilirler. Ben hakikat arayan adam m. Hakikat mücerret midir? Yani

" Böyle bir ey. E er bu hakikatlar. bu hakikatlar yaymaya çal an bir adam m. "Fikren ve me reben havas tabakas ndan. Gafili uyand r r. Türkiye'deki bütün tabakalann üzerinde birle meleri gereken hakikatlar vard r. Nemrudlar n yan nda olunmaz. hiçbir ihtiras m yok. Bütün s n flar için hakikat olan eyler vard r. H. . Hiçbir namuslu adam Nemrud'un ve Firavun'un yan nda olamaz. . u ya da bu s n ftan de il de bir slam hangi s n ftansa o s n ftan olmak istiyorum. sömürülenler diye gruplan p bu gruplarda yer almam z gerekir mi? . Do ru yolda olan te vik eder. herkes için faydal d rlar. sömürenler. Bu itibarla do rular n s n f nda ve do ruluk için çal yorum.: Elbette halk n yan nda olunulmal . bütün Türk ve slam dünyas n ilgilendiren hakikatlarsa.M. ya ay olarak avam.: Bediüzzaman Hazretleri'nin öyle bir sözü var. Ben bu hakikatlan arayan. Tek kelimeyle Müslüman olmak istiyorum. C. kitaplar mdan ba ka hiçbir eyim yok. Elbette Firavunlar n. Kanaatkar bir adam m. destek olur. Hiçbir eye ihtiyac m yok.: ahsiyetli adam olabilmek için. H.s n flar n d nda bir hakikat var m d r? S n flar n d nda hakikat vard r. belli bir emekli maa m var. dünya üzerinde. Ya ay tarz e er s n flar n tayininde bir mikyas olabilirse.

kim gadre u ram sa. Cenab. kitaba. kim hakl ysa. hayat n dü ünceye. Nas l tarafs z olunabilir? Birbirinin bo az na sar lm bir dünyada. Böyle olunca da. kim zulüm çekiyorsa.C. Zalimlerin yan nda de ilim hiçbir zaman. hiçbir dü üncem yok. Bat 'da böyle bir ey . bir parça.: slam'da insan mukaddestir. uzun f rt nalardan sonra 60 ya na gelen bir adam. nsan. tavanda yer alabilir. insan n insan öldürdü ü dünyada tarafs zl k ne demek? Mazlumlar n yan nday m elbette. Do rudan tarafay m. i tirak ederler. Hakk ndan mahrum edilenlerden tarafay m. Yaland r tarafs zl k ve bir yerde namussuzluktur. Hiçbir menfaatim. onun yan nday m. kim mahrum edilmi se haklar ndan. Bizatihi insan ve insan hayat mukaddestir. Tarafs z olmak bu demektir asl nda. hiçbir ey tarafs z de ildir. be enmezler. Adeta ben mezarlardan seslenirim.nat kt r ve e ref-i mahlukatt r. : Bat ve slam medeniyetleri hayata ne vermi lerdir? Neticesi ne olmu tur? nsana nas l bakm lard r? C. Yani en sa dan. Sadece do ru bildi im eyleri söylerim ve söylemekle mükellef telakki ederim kendimi.: Uzun kavgalardan. Yoksa. Adeta haklar n n bir k sm n ona devretmi . en sola kadar herkese hitab ederim ve herkesle dostlu um vard r. hayvan. H. etmezler. ilme vakfetmi bir adam olarak hepsinin d nda kalmak. Fakat benim vazifem.M. Be enirler. Ben herkese hitab ederim.Hakk' n halifesidir. ezilenlerden tarafay m.M.

nsan da bunlar n içindedir ve insan da hayvand r. Bat ' da bir ümmet yoktur. te bu iklimde do mu tur kapitalizm. Halesinden terit edilmelidir. Bunu çe itli doktrinler. Hayat kavgadan ibarettir. di er toplumlarla sava söz konusudur. Evvela ferdin fertle sonra ferdin toplumla. Ve kapitalizm. s n f kavgas d r. nsan tabiat n bir parças d r. Bu itibarla insan hayat mukaddestir. slamiyet'te insan n imtiyazl bir yeri vard r. insan herhangi bir hayvan de ildir. . Ama hep ayn d r. Bat 'da. Yani Bat ' da ilim dedi imiz ey de desakralizasyon. insan için kurttur. Darwin "hayat kavgas " der. Ve bu kavgay bütün hayvanlara. çe itli isimlerle yadederler. fert kendi milletini sömürür. Ölüp gitmesi mesele de ildir. Bat tarihi bir sömürü tarihinden ibarettir. Bat ' da tarih. Do u' da tarih. tabakalar n taammümüdür. s n flar n taammümüdür. amipten file kadar. fert ba ka milletleri sömürür. insan için de caridir. nsanlar n birbirine yard m d r. Fert hayvand r: insiyaklar yla. Fert. Bat ' da insan kendi ferdiyetine mahpustur. toplumu sömürür. Halbuki. bir haleyle süslemi tir insan . fert ferdi sömürür. ötekiler ölüp gider. cihan çap nda bir sömürü medeniyetidir. Bir hayvan olarak incelenmesi gerektir.yok. Bat 'da ya aman n kanunu kavgad r. Ayr ca bir izzeti. En iyi intibak edenler ya arlar. i tiyaklar yla. Sadece slamiyet gibi. Bat 'da insan. sonra toplum halindeki ferdin. Di er hayvanlar için cari olan kanunlar. nsana ait olan her ey mukaddestir. baz dinler. bir haysiyeti yoktur. balinaya kadar bütün canl lara te mil eder.

ötekisi yapam yor. Vakurdur. . bir toplulukla birdenbire temas ediyorlar ve yeniliyorlar. Bütün iç ve d mücadeleleri bu mihvere dayan r. Bat için muharebe bir kazanç vas tas d r. Bütün felsefeleri bu mihver üzerinde kurulmu tur. Bütün tarih bu prensiplerden hareket edilerek in a edilebilir. insan e ref-i mahlukat telakki eden. Bat 'da. Birisi için hile. melektir. insan için koruyucudur. Ötekisi insana hürmet eder. Bizim için insan. adilik. Bunda bütün mesele urada. Bu iki medeniyetten birisi madde dünyas nda tabiat yla büyük fetihler yap yor. imtiyazl bir mahluk olarak gören cemiyetle. Bizim için muharebe bir i'la-y Kelimetullah'd r. bir kurt kadar y rt c . rezillik tabiidir. bir kurt i tihas na sahip. insana inanan. Silahlar ayr çünkü. insana ait her eyi tebcil eder. Hiçbir ey mukaddes de ildir Bat insan için. feragatkârd r. dünyay idare vas tas haline getiren. Bat n n bize kar galebesi. Ac yan. seven. Yenilmeleri mukadder. Yani tilki medeniyetinin. Ve birdenbire tarih kar kar ya getiriyor bu iki medeniyeti.insan kudsiyetinden tecrit etmekten ibarettir. huda. insan insan için kurttur. arslan medeniyetine galebesidir. ikiyüzlülü ü eref telakki eden.

Haluk mamo lu. yükselme tebcil etmet: yüceltmek tecessüs: bilseme tefrika: ayr lma. farika: ay rmaç hazer etmek: çekinmek lçtimai s n flar. Halil Aç kgöz'ün bulundu unu biliyoruz.* Bu söyle i 11 ubat 1977'de Rü dü Onduk taraf ndan kasete al nm t r. Eski bir kay t oldu undan sorular n birço u duyulamam t r. Cemal U ak. Bu konu ma s ras nda Safa Mürsel. toplumsal s n flar Iddihar etmek: biriktirmek Istirdat: geri alma mufassal: ayr nt l mülhid: dinsiz mütearr z: sald rgan rasin: sa lam amil: kapsayan tahkim etmek: peki tirmek teali: yücelme. bölünme tesanüd: dayan ma . ayr l k.

vahdet: birlik .