DEMIKRAS Cemil MER Ç, H SAR Dergisi Say 98, ubat 1972 Kat ks z demokrasi, ayak tak m n n despotizmidir, diyor Voltaire

. Demokrasinin temeli h rst r, diyor. Demokrasi adaletin temelidir, Vacherot'ya göre. Proudhon'a göre, ruhani ve cismani bütün iktidarlar n sona ermesidir. Thierry için toplumun hayat d r demokrasi. Tocqueville için, demokratik cumhuriyetlerin sonu manevi bir alçal t r. ki as r önce bas lan bir ikonoloji kitab , nazenini bir kad n olarak tecessüm ettirmi : aln nda asma yapraklar ndan bir taç, s rt nda kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde y lanlar. Her ça kendi rüyalar n , kendi emellerini söyletmi kelimeye, her demagog kendi yalanlar n . U runda sel gibi kan ak t lm . Nedir bu demokrasi? Homeros'un ahretindeki canl lar gibi, dokununca kaybolan bir hayalet mi? Genç bir sosyolog, demokrasiyi di er siyasi rejimlerden ay ran ve yaln z ona ait olan önfaraziye nedir, diye soruyor: Hürriyet. Hürriyet, demokrasinin ba lang c nda var; derece kabul etmez, kay ts z arts zd r. Hür riyeti meçhul bir istikbalde fethedilecek bir nesne olarak gösteren, diktatörlerdir sadece. Demokrasinin önfaraziyesi olan hürriyet, demokrasinin amac n da belirler: E itlik. E itlik gerçekle emez, gerçekle irse hikmet -i vücudunu kaybeder. Yerini anar iye b rak r. K saca, demokraside hürriyet ba lang çta vard r, oysa e itlik ula lmas gereken bir amaçt r. Demokrasinin ideal tipi (saf tipi) budur, yazara göre. Demokrasiyi kavram olarak ayd nlatmak, rejimin mant n veya teorisini belirlemek isteyen bir tan m bu. Tarihteki demokrasileri anlamak ve demokrasilerin özlerinden ne kadar uzakla t klar n tayin etmek için onlar bu saf tiple kar la t rmak gerek. (Bk. J. Freund, Le Nouvel Age, édit. M. Riviére, 1970) slâmiyet, bir teokrasidir, diyor Gardet, lai k bir teokrasi, daha do rusu bir nomokrasi (kanun hakimiyeti). Bu teokrasi, Kuran hükümlerinin hem tesbiti, hem de dünyevî ve siyasi planda geni letilmesidir. slâmiyetin siyasî felsefesi iki kutupta toplan r: otorite ve e itlik. slâmiyette otorite ile iktidar aras nda ananevi bir ay r m yok. Umumiyetle ikisi de bir vak a olarak kabul edilir. Ruhani iktidar Kuran bilgisine dayan r; Kuran' ve Sünneti bilen her müslüman, öteki müslümana e ittir. Ruhanî ile cismani içiçedir. deal slâm sitesinde bütün mümin lerin belli haklar vard r. Ehliyetleri olmak art yla sitenin bütün makam ve mevkilerine geçebilirler. Mevkiler ayr d r, içtimai durumlar farkl d r, ama müminlerin mümin olmak haysiyetiyle haklar e ittir. slâmda a priori bir imtiyaz ve s n f mefhumu yok tur. Hristiyan dünyas nda söz konusu olan ilk büyük de er, insan ki ili i ve hürriyetidir. Sosyal hiyerar i, tabiî hiyerar inin bir uzant s d r. E itlik nisbîdir. Oysa, hür insan kavram , slâm için hukuki bir kavramd r, meteafizik bir kavram de il. Hürriy etin temeli, slâm camias n n bütün üyeleri aras ndaki çok güçlü ve sürekli bir inanç: tam bir hak e itli i oldu u inanc . Bütün müminler, kanun kar s nda e ittirler, çünkü karde tirler. Kulun bütün haysiyeti mümin olu unda; kul, mümin olunca hukukî bir statü kazan r, dilenciyi halifeye e it k lan bir statü. man Tanr ile kul aras nda tek tarafl bir mukavele. Mukavelenin kula yükledi i görev: Rabbin birli ini ikrar. Hristiyanl a göre, her otoritenin kayna Tanr 'd r. slâmiyet her otorite Tanr 'dan gel ir demekle kalmaz, Tanr 'n n d nda otorite yoktur, der. Hükmeden Tanr 'd r, bu hakimiyet devredilemez. Tanr her cismanî efi, otorite ile do rudan do ruya teçhiz eder. ef, seçimle gelse de, durum de i mez. Yani Tanr 'n nkinin d nda gerçek bir cismanî otorite yoktur. Vard r demek, Tanr 'ya erik ko mak olur. ef, Tanr 'n n aletidir sadece. Halk, geni bir tenkit hakk na sahiptir. Hükümet tasarruflar n istedi i gibi ele tirir, ama onlara itaat etmekte devam eder. slâmiyette her türlü istibdada, ahkâm- Kuraniye d ndaki her türlü keyfîli e isyan etmek için birçok yollar vard r. Hak esast r. nsanlar do u tan e ittirler, çünkü kuldurlar, fanidirler. Menfî bir e itlik bu, hiçbir de er belirtmez. Sonra iman sayesinde yeni bir e itlik kazan r, karde olur lar. Rabbin lütuflar ndan ayn ölçüde faydalanacaklard r: hukukî ve müspet bir e itlik. Kitap sahibi kavimler, slâm n üstünlü ünü kabul etmek ve ona cizye ödemek art yla hudutlu fakat garantili bir hakka lay k görülürler. Bu himaye ümmetin bir civanmertli idir. Bir nevi misafirperverlik. Himaye edilenlerin daha az vazifeleri vard r, onun için haklar da daha azd r. Dinlerini devam ettirebilir, kendi kanunlar n uygulayabilirler. Putperestlerin camiada yeri yoktur. Ama müslümanlar zaman zaman onlar da korumu lard r. Her kâfir veya putperest slâmiyeti kabul eder etmez, misak'a dahil olur. slâm cihan ümul bir dindir, bütün insanlara hitap eder. Kast da tan maz, gerçek müslüman nazar nda sosyal s n f diye bir ey olamaz. Servet veya mevki ciddi bir de er ta maz, her Müslüman her Müslümana e ittir. Te riî magister (emr) Kuran' nd r. Kazaî magister (f k h) bütün müminlerindir. Kuranî okur, ezberler ve ona göre hareketlerini ayarlarlar. Bir de icra kuvveti (hükm) var: hem medeni, hem dinî. Hükm, yaln z Allah ' nd r. Bir arac taraf ndan ( ef) yürütülür. Bu efin ne kazaî , ne te riî bir gücü vard r. Vatanda l yapan kan ve toprak birli i de il, inanç birli i. Ümmetin avrupa dillerinde kar l yok. Hem siyasî hem dinî bir ba bu. Kuran hem bir ibadet kitab hem bir anayasa. Kuran' n muhatab bütün insanl kt r. Müslüman

camias milletlerüstü bir topluluk de il, dünyada ya amak hakk na sahip tek millet tir. F kha göre her Müslüman bulundu u herhangi bir Müslüman ülkenin vatanda d r. (Bk. L.Gardet, La Cité Musulmane, Vrin, 1969). Görüyoruz ki, slâmiyetin anahtar-kavram , e itlik. Bu bir amaç de il, bir hak. Hürriyet, e itli in bir ba ka ad veya görünü ü. S n f kabul etmeyen bir dinde imtiyaz kabul etmeyen bir dinde kimin kime kar hürriyeti? Bat , hürriyeti bir hata i leme hakk olarak tan ml yor. Müslüman n böyle bir hakk yoktur. Çünkü o ebedi hakikat n, yegâne hakikat n, cihan ümul hakikat n emrindedir. Gardet hakl : slamiyet bir nomokrasidir. Bat n n fethe çal t e itli i, çoktan gerçekle tirmi ; fik ir hürriyetin insan insana sald rtan bir tecavüz silâh olarak de il, bir ikaz bir ir ad vas tas olarak kabul etmi tir. Belki gerçek demokrasinin ta kendisidir slamiyet. Ama Bat 'n nkinden çok ba ka bir ruh ikliminde geli en, çok ba ka meseleleri olan bir demokrasi.

Cemil meriç

ZAMAN ZAMAN

I TERAKK

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1979, Say : 150, s. 5,6 Meçhul iklimlere sefer eden hiçbir yolcu Avrupa n n Sadullah Pa a ya telkin etti i vecdi tadamam t r. Viyana Sefer i Kebiri nin bütün metrukat edebiyesi uzun bir kasideden ibaret. Hele On dokuzuncu As r bat n n ba l ca mitoslar n ihtiyar ark n uur alt na zerk eden bir efsâne iir. Avrupa bütün günahlar ndan ar nm , bütün tezatlar ndan s yr lm t r; bu manzumede; o art k yaln z maddî fetihlerin de il, insanl k rüyalar n n da gerçekle ti i bir ütopyad r Maddecilikten, reybîlikten uzak bir inanm insanlar ülkesi. Bir kelimeyle Pa a, Tur u Sinâ da ilahî nurdan gözleri kama m bir Musa peygamberin cezbesi içindedir. Terennümlerine: Eri ti evc i kemâlâta nur i imkâna k sm i idrikat mümteniat

Yeti ti rütbe

m sralar yla ba lar. Bütün bu mucizeler ilmin eseridir. lmin ve iman n. Asr n hikmeti, Tanr n n birli i esas na dayanmaktad r. Bütün milletler birlik s rr n kavram t r, art k. Heyhat! rfan güne i bat dan do uyor; imdi Rûm un da, Arab n da, M s r n da adlar unutuldu. Sonra air, ülkesinin insanlar na ac yarak sesleniyor. Zamân zamân terakki, cihan cihan y cemiyyat ulüm

Olur mu cehl ile kabil beka

Olmaz tabiî. O halde, bütün gücümüzle ça da la mak biricik emelimiz olmal . Torunlar , Pa a n n bu hay rhah ihtar n unutmam lard r. ntelijansiyam z bu gün de ayn hedefe ko maktad r, hem de gittikçe artan bir h zla. Ne yaz k ki, Avrupa yaratt medeniyetten üphe etmektedir: art k terakkiye inanm yor. Ayd nlar m z n bir türlü kurtulamad bu u ursuz mitosun tarihçesine bir göz atal m: H ristiyan Avrupa kaybolan cenneti mazide arad , as rlarca. nsanl k, dört merhaleden geçmi ti : Alt n ça , gümü ça , tunç ça ve demir ça . Yaln z Avrupa m ? A a yukar bütün kavimler ayn inançta birle mi lerdi. Zamanla Tanr n n vahyi unutulmu , insanl k günden güne karanl klara gömülmü tü. Kaynaktan uzakla mak soysuzla makt . On yedinci as rda ümidler istikamet de i tirir. Bat insan garip bir gurura kap l r. Dü üncedeki bu ihtilal yüzy l önce ba lam t . Madde dünyas ndaki icat ve ke ifler bak lar mazinin ihti am ndan hâlin vaidlerine çevirdi; Alt n ça belki de istikbaldeydi. Bir Jean Bodin in, bir Francis Bacon un a r nikbinli i, bir as r sonra umumi bir kanaat olacakt . Dünya bir yarat hummas içindeydi. nsanl k boyuna ilerliyordu ve ilerleyecekti. Terakki, e yan n mahiyeti icab yd . Duraklama geçici, bir ar za, bir dinleni , bir gayri tabiilikti. Bununla beraber terakki metafizi inin gerçek mimar on sekizinci as rd r; Fontenelle, Turgot, Hume Condorcet, Herder, Diderot, bu i in farkl alanda mimarlar d r. Öyle ki, terakki felsefesi felsefenin bütünü olmak temayülündedir. Ça n n ikbinli ine kar bir nevi reaksiyon olan Russo culuk bile bu ma eri inanc kuvvetlendiren say s z delillerden biridir art k, Voltaire e gelince, Candide deki bütün karamsarl k, Üstad , terâkki felsefesine kat lmaktan al koyamaz.

Yükselen bir s n f n nikbinli idir bu. Müesseselerini kuran ve iktidar ad m ad m fetheden burjuvazi, zaferleriyle sarho tur. Ne Yunan n alt n ça efsanesine inan r, ne H ristiyanl n kaybolan cennet masal na. On dokuzuncu as rda terâkki inanc cemiyetin bütün tabakalar na kök salar. Avrupa da herkes ilerici dir art k. Terâkki inanc da n k bir iyimserlik halinde kalabal n uurunu ve uur alt n fetheder. Almanya da romantik metafizi in, Fransa da pozitivizmin, daha sonra ngiliz tekâmülcülü ünün dayand bir iyimserliktir bu. Tekâmül fikri tabiat ilimlerine de girer. ktisadî ve siyasi liberalizmlerin temelinde de terâkkici görü a r basar. Klâsik iktisatç lar n doktrinleri onunla me bu; Demokratlar n ilham kayna o. Bir kelimeyle, iktisatç lar n, iktisatç lar da , demokratlarda terâkkiyi mukadder, tabiî ve kaç n lmaz sayarlar. Mukadder ve hay rl . Ütopyac lar da insan n gittikçe mükemmelle ebilece ine, refah n gittikçe artaca na ve ilmin mutlak kudretine inan rlar. Terakki vehmi, sosyalistlerden sonra anar istleri de co turur: cemiyet ister istemez önce kollektivist, daha sonra da komünist bir merhaleye ula acakt r. Hele münvevver, yar münevver ve ümmî kalabal klar için terâkki tart lmaz bir nass d r. Ma inizmin ve büyük endüstrinin muar zlar na (Sismondi ve akirtleri gibi) cevap veren iktisatç lar n dayand klar hep terâkki metafizi i, Müstemlekeci fetihlerin me ruiyet fetvas d r, bu metafizik. Emperyalizmin ideolojik silah d r. Allah n sevgili kavmi kendi nizam n di er kavimlere kabul ettirir. Ame rika n n büyük ve küçük i adamlar körü körüne inan r, bu terakkiye. Rasyonalizasyon, normalizasyon, taylorizasyon doktrinlerinde tröstle mi endüstri sayesinde her ferdi bir otomobil, bir banyo salonu, bir piyano, bir spor sahas , bir seçim kart sahibi yapmak suretiyle bahtiyar k lmak ideali hep ayn mucip sebebe dayan r. Evet, ilerleyen hakim s n f n ideolojisi bütün cemiyetin ideolojisidir. Bütün cemiyet, hatta bütün cemiyetlerin. Ama bu metafizik en ihti aml ça lar nda bile hat r say l r muar zla r bulur. Bat intelijansiyan n ay r c vasf üphe ve tenkittir. Önce edebiyat yükseltir sesini, Flaubert ler, Baudelaire ler, Leconte le Lisle ler burjuvazinin bu ahmakça iyimserli iyle alay ederler. Sonra içtimayatç lar i e kar r. St. Mill e göre; Terâkki merhalesini durgunluk merhalesi takip edecektir. nsanl n tek hedefi o merhaleyi geciktirmek. leriye at lan her ad m bize o merhaleye biraz daha yakla t rmaktad r. Öyle ki, Endüstri rma durgun bir denize dökülecek sonunda. Zira, insanl n gerçekle tirmeye çal t terakki tam bir iktisadi sizifizmdir. (Okuyucuya Sizifos un sonsuz çilesini hat rlatmaya lüzum var m ? Kuca ndaki kayay zirveye ç karmak zorunda olan o bahts z, zirveye var r varmaz kaya a a ya yuvarlan r. Sonu gelmeyen bir i kencedir bu ) ngiliz iktisatç s için de medeniyet dünyas n n kaderi uçuruma yuvarlanmaktad r, sonunda. Le Play n kehaneti daha da korkunç: Avrupa cemiyeti, bilhassa Fransa çökü halindedir. Zaten terâkki inhitat takip eder, inhitat terâkkiyi. Terâkkiyi mukaddes sayan görü de, inhitat kaç n lmaz sayan görü gibi yanl ve tehlikelidir. Teceddütperestlik (Filoneizm) manevî ilimlerin en vahim hastal . Terâkki metafizi inin sebep oldu u bir hastal k bu. Madde ilimlerinde ne kadar hay rl ysa, ma nevî ilimlerde o kadar me um. Zira, moral ve sosyal dünyada ke fedilecek yeni bir prensip yoktur. Maddî terakki manevî inhîtat n ba lang c d r, Le Play e göre. Dupont White da isimsiz, kaç n lmaz ve kendili inden bir ilerleyi e inanmaz. Toplumlar n y a ay nda herhangi bir ilerleyi olmu sa ki böyle bir zorunluluk yoktur- bu ya bir elite in (seçkinler zümresi) eseridir; yahut da devletin. Kitleye gelince, terâkkiyi tahrik edecek herhangi bir güçten mahrumdur. Bu terâkkiyi arada bir gerçekle tiren ihtilalleri bile yapan o de ildir. Geçen asr n sonlar na do ru burjuva ayd nlar terâkki inanc ndan üphe etmeye ba larlar. Ufukta yeni bir içtimaî s n f belirmi , kurulu düzenin bütün müesseseleri, dayand ideolojilerle birlikte y k lmaya yüz tutmu tur. Bergsonculuk hudutlu ve geçici bir terakki felsefesi, Pragmatizm, hümanizm, plüralizm, neorealizm gibi felsefi mektepler de terâkki fikrine dayanmazlar. lim felsefesinde de devaml bir tekâmül fikri itibar n kaybetmektedir. XX. as rda terâkki inanc sa dan ve soldan tenkitlere u rar: Maurras, Daudet, G. Sorel, Ferrero ya göre; terâkki kemiyet dünyas nda, keyfiyet dünyas nda de il. Keyfiyet meselâ iyilik ve güzellik ölçülemez. Bu itibarla sarih ve sahih mukayeselere de elveri li de ildir. Bordinaeff, Avrupa intelijansiyas n n terâkki kar s ndaki inkârc tutumunu öyle hülâsa ediyor: 19. Asr büyüleyen ve yak n istikbâli, uful eden maziden daha güzel, daha sevimli, daha mükemmel olarak gösteren terâkki nazariyelerine, inanm yoruz art k. Demek ki, Sadullah Pa a n n Zaman, Zaman Terâkki isimli iirini yazd y llarda terâkki, Avrupa n n amentüsüydü. Gerçi, komüna bo azla malar unutulmam t henüz., hürriyet ve e itlik uzak bir ümitten ibaretti. Ama burjuvazi ihtiyarlamam t daha ve A vrupa dünyan n biricik hâkimesiydi. Elbette ki kendinden emin bir içtimai s n f n parolas tekâmül olacakt . Sonra burjuvazi terâkkinin bir serap oldu unu anlamak zorunda kald . Ne var ki, cihangirlik ça n n bu eski mabudesi ba ka ülkelere ihraç edilmek art yla faydal olabilirdi, kendine. Ve terâkki bir ihraç ideolojisi oldu. Dünya ikiye bölünmü tü, ileri memleketler, geri memleketler. Böyle bir tasnifin ne kadar yersiz, ne mertebe karanl k ve müphem oldu unu çok iyi bilen Avrupa intelijansiyas inanmad klar bir mefhumu Avrupa d ülkelerde ya atmaya kalkt lar. Sadullah Pa a n n torunlar geri kald klar na ve ebediyen geri kalacaklar na inand r ld lar. Bu gerilik yaln z iktisadî planda de ildi. Avrupa y bütün günâhlar , bütün abesleri ile taklide mecburduk. Avrupa n n her sözü kerametti: fazileti de, ilmi de o temsil ediyordu. Yükselen içtimaî s n flar

için bir kanat olan terâkki inanc , bizim için bir zincir oldu. Zavall Tanzimat Pa alar mrendikleri Avrupa bir zaferler ve ümitler ülkesiydi. Toru nlar n n hayran oldu u Avrupa ise; bir tezatlar ülkesidir. Temelleri çat rdayan bir harabeye imrenmektedirler.

47 L LER YAHUT B R ROMANIN DÜ ÜNDÜRDÜKLER

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1975, say : 138, sayfa: 6,7,8 47 liler harcanan bir nesil, harcanan veya intihar eden. Silahlar sustu ama zaman zaman isyan ç l klar yükseliyor, ma erî vicdan ürperten ç l klar. Bir zelzeleyi ya ayan bu bahts z nesil öfkesiyle, ac lar yla, aldan lar yla aram zdad r. Kay plar m z rakama vurmad k henüz. U rad m z felaketler bir al n yaz s m yd ? F rt na bulutlar da ld m ?

Tarihin münaka a kabul etmez ahadetiyle sabit: Zor hiçbir ça da inançlar yokedememi tir, inançlar veya i tiyaklar . Di er hükümleri - ister abese dayans n, ister ilme- ancak ba ka de er hükümleriyle sökülebilir. Cinnet hiçbir ülkede sopayla tedavi edilmiyor art k. Ayd nlar n görevi gerçeklerden korkmamak, uursuzlu a kar koymak de il mi? Diyalo un yasak oldu u yerde hakikatten söz edilemez. 47 liler günahlar ve sevaplar yla bü ülkenin çocuklar . Neden bir itham ve intikam ordusu gibi kar m za dikildiler? Ezilen bir s n f m temsil ediyorlard ? Hay r... Sava a at lanlar n ço u <<mutlu az nl k>>tand lar. Ne açl tatm , ne sefaletle k vranm t lar. Bir kelimeyle onlar sosyalizmin kuca na atan iktisadî mahrumiyetler de de ildi, içtimaî tenasüd duygusu da. Sosyalizmleri bir rüyâ sosyalizmi idi, daha do rusu bir sanr . Tecrübesizdiler. limle ideolojiyi, hakikatle hayali birbirine kar t r yorlard . Bilmiyorlard ki içtimaî ilimlerde cihan umul kanunlar yoktur. Hiçbir izm insanl k tarihinin bütününü izah edemez. Diyalektik kendi s n rlar içinde yani bir ara t rma yöntemi olarak ayd nlat c d r. Zavall çocuklar çok pahal ya ödedikleri vehimlerinin kur ban oldular. Onlara öyle geldi ki, kendilerinden önceki her nesil günahkârd r, haindir veya gaflet içindedir. Vatanperverlik de kendi inhisarlar ndad r, uur da, kahramanl k da. Ba ms z dü ünen, hakikatleri gören yaln z kendileridir. Bu imtiyaz nereden alm lard ? lhama m mazhard lar? Marksistler, proletaryay felsefenin biricik gerçekle tiricisi, objektif ilmin tek temsilcisi sayarlar. Daha do rusu bu hayalî s n f dünyan n bütün meziyetleriyle süslemek isterler. Bizde böyle bir proletarya var m ? Varsa 47 lilerin onunla münasebetleri ne? Bu garip bir vehim, ama mucib sebeplerden mahrum de il. Avrupa fikriyat ya kaçak yollardan giriyordu ülkeye, yahut da Avrupa n n i ine geldi i gibi, yani noksan ve çarp t lm olarak. Avrupa y tan maya çal rken kendimizi unutuyorduk. San yorduk ki böyle bir fetih ki ili imizi inkâr etmeden gerçekle emez. Mazimiz tecessüsümüzü tahrik etmiyordu art k. slâmiyet afyondu; Osmanl tarihi, insanl n yüzkarasayd . Padi ahlar zorbayd lar, salakt lar, seksomanyakt lar vs. O sayfalar kapanm t ve bir daha aralanmamal yd . lericili in tek art vard : ecdada sövmek. Hiçbir topluluk kendine bu kadar sefil, bu kadar yalanc bir tarih imâl etmemi tir. Tarih, Bat da da bir ideolojidir yani gerçekleri çarp tarak aksettirir. Ama bu yar ilmin belli bir hedefi vard r orada: mazi denilen mezbedeyi pisliklerden temizlemek, cinayetleri fazilet diye göstermek, içtimaî hodgâml kutsîle tirmek. Bir kelimeyle Bat da bir dev aynas d r tarih. Her millet kendini bu esrarl aynada, dah a büyük, daha muhte em görür. Bizde bir eytan aynas d r tarih, Andersen in aynas . Her fazilet çirkinle ir bu aynada, her güzellik ucubele ir. Tarih Avrupal lar için bir in â cehdidir. Avrupal bu hayâlî maziye bakarak daha parlak, daha muhte em bir gelecek kurmak ister kendine. Ve bir destane benzetti i tarihi ile övünmekten zevk al r. Biz ise dünyan n en muhte em gerçe ini inkâr ettik, ve rezil bir hayâlîyi geçirdik onun yerine. 47 lilere ezberletti imiz tarih böyle bir abesler mecmuas yd . Bu u ursuz, bu kirli maziden kurtulmak istiyorlard . Avrupa l de il miydiler? Sosyalizm, Avrupa ilminin son merhalesiydi. Ayr ca insanî idi de. Be eriyeti bölmüyordu. Ezilenlerin son ümidiydi, son ümidi ve son kalesi. Belgrad orman nda toplanan Yeni Osmanl lar da bir rüyây ya yorlard , kendilerinin olmayan bir rüyây , Carbonari li e hayrand lar. Te kilatlanmak, dö ü mek istiyorlard . Carbonari cemiyeti Lombardiya da kurulmu tu, yabanc çizmesi alt nda inleyen, parçalanm bir ülkede. ttifak Hamiyet kime kar sava acakt ? Bu müreffeh bürokrat çocuklar da devrimcilik oynuyorlard sadece, bir as r sonraki torunlar gibi. ama onlardan daha talihliydiler, zira o

Oysa 47 lileri daha çok sevdirebilirdi bize. hat ralara s n yor.. Emperyalizme kar koymak her namuslu insan n vazifesi... bir kâbus. Tarihçiler.. sevimsiz. hedefini tayin edemiyen bir öfke. Bütün kaleleri y k lm t . 47 liler hakl . Ama pe n hükümlerimizden. mukaddesleri kirleten.ça n yelde irmenleri bizimkiler kadar tehlikeli. Bu bir roman de il. Roman da f rt nal bir ça tasvir etmekte ayn sabr .. husumetle dolduran biz de il miydik? nfilâk hazindi ama tabii idi. kutsile tirilecek yüceltilecek. Bir kaç ay önce ya ad bir i kencenin korkunç intibalar n silmek isteyen bir ge nç k z. birkaç sevimli çehre. âsillerin yüzümüze tuttuklar aynayd . insanla insan aras ndaki uçurumu. Hisar Dergisi. O aynada kendi uursuzlu umuzu.. Arada bir insanca p r lt la. so uk. Etraf m z dü manlarla dolu. 47 liler bir kâbusla ba l yor. Önce bir mü ahittir o. Çinden mi? Onlar iki dü man kampa bölen biz de il miydik? Onlar kinle. bir mü ahit yani bir ara t r c . Bizi k zd ran bu isyan de il. vakalar n tesbit ve tahliline giri mek için aradan en az otuz y l geçmesini beklerler. tap naklar . Üstadlar böyle diyorlar. isyan ettiriyor. Onlara atalar n küçümsemekten ba ka ne ö rettik? Hakikatte bütün suç daha önceki nesillerin. Ne u runa? Uzaktan ayak sesleri geliyor. 650 sayfal k bir kâbus. Kuvvetimizin zerresini bile bo a harcayamay z. Tarihi karalayan. Neye inanacaklard ? Onlar masallarla oyalama a çal t k. s k c masallarla. 47 lileri tan maya çal mal y z. ayn ihtiyatkârl göstermek zorunda de il midir? Romanc n n i i ne sisleri yo unla t rmak. ÇA IN D N :HÜMAN ZM emil Meriç. Cellatlar korkunç.. iste insanl kanatland racak biricik inanç" (Renan. Oyuncaklar n öfkeyle parçalad lar ve üzerimize yürüdüler. yani insan n bütününe sayg . bu sahipsiz. Unutmayal m ki her kin. sevgilerimizden. 47 liler kurban edilen bir nesil. kendi günahlar m z gördük. ilmin nda ve bütün kuvvetlerimizi teksif ederek. Yar n n ba l ca kanunu güzelim insanl a özen göstermek. çtimaî bir anket miydi bu? Yar n n tarihçisine yeni vesikalar m sunuyordu? Bir müdafaaname kar s nda m yd k? Roman bize hakikati aksettirdi i ölçüde muhteremdir. Her ad mda bir batakl a gömülüyorsunuz. Bu zavall . kinlerimizden s yr lmak mümkün mü? stesek de yapabilir miyiz bunu? Hele kalbimiz kan yorsa. hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapal olmayacak. Biricik parolam z bu olmal . ya amak için inanmak zorundayd lar.. Füruzan n roman na bu dü üncelerle e ildim. birbirimizi yiyerekveya intihar ederek de il. i kence. uursuz bir öfkeydi bu üphesiz. ama böyle bir sava ilmin nda yap lmal . Türkiye bir uçurumun kenar ndad r. istikbale do ru kol kola yürümek. lmin Gelece i) . sarp ve yaralay c de ildi. Mazinin hatalar n unutmak. Yazar uçurumu derinle tiriyor. hayat ahlaki bir de er ta yacak. Onlara dur demiyecek miyiz? Bu dram n son perdesi oynanmam t r henüz ve oynanmamal d r. Evet 47 lileri cedlerinden i rendiren bizi. Sonra i kence. Ocak 1980 Yürekten inan yorum ki gelece in dini kat ks z bir hümanizm olacakt r. Ak ldan ba ka k lavuz tan mayan. Türkiye de birçok ülkeler gibi emperyalizmin istismar alan içindedir. Türk gençli i ilk defa ya ad n ispat ediyordu. kurbanlar deli. Ne söylediklerini anlayam yoruz. ne anla mazl klar körüklemektir. Uçurumu görmeden ilerliyorlar. bu serke çocuklar kimin çocuklar yd ? Moskova dan m gönderilmi tiler.. yeni bir kinin habercisidir. Nesiller aras nda bir diyalog zemini haz rlayabilirdi. maziyle istikbal aras ndaki köprüyü yokeden biz de il miyiz? Bu zavall çocuklar gözlerini bir enkaz y n aras nda hayata açt lar. rahipleri bulunmayan. Gerekçesi olmayan bir ithamname bu. 47 liler say klar gibi konu uyorlar. Ve içinizden korkunç üpheler geçiyor: t marhanede miyim? Bir roman de il. gizli remizleri. kiliseler d dünyada gönlünce yasayan geni ve hür ilim. i kence. Kitap inand rm yor. Kar lar nda da habis ve k y c hayâletler. Belli bir ekle bürünmeyecek bu inanç. Erzurumdan bir iki kartpostal.

Çölde do an slamiyet. habis. efendilik. Sirenlerin ark s n engin denizlere aç lmayanlar duyamazlard ki. Ferdi cemaat içinde eritmeyen paganizm. as r Avrupas için bir kaç . hürriyetti. man evi miras n yeni ba tan inceliyor. slamiyet te kilisede yok. Gerçek hümanist biziz diyen Pierre l'Hermite'lerin. rü tünü ispat etmek. (Grouset) Ya slamiyet? Hümanizm putperest sanata kar duyulan hayranl ksa Müslüman dünya böyle bir muhabbetten habersiz ya am t r. yunanl lar n dini ideali ile ncil aras ndaki kayna man n eseridir. bir Feurbach'in. Vinci mi. Vesayetten kurtulu du bu. bir çe it afyondu. y n n m ? Hümanizm. slam yunan ve Latin sanat na niçin dönecekti? Ne dilde ne zevklerde ortakl k söz konusuydu. 16. Rönesans hümanistlerinin ça da hümanizm üzerinde etkisi nedir? ba ka bir deyi le. kelime de il bukalemun: demokrasi gibi. Katolik bir tarihçi. zincirlerini k rmak. kozmonotun mu. bati dillerini 1850'den sonra fethetmi . iyi ama Promete'nin i rendi i tanr lar karanl k bir ça n kan dökücüsü. Goethe mi? Nietzsche'nin ideali insan-üstü idi. feylesofun mu. Hümanizm nedir. bir Renan'in. Ignace de Loyola'lar n torunlar kanl pençelerine ipek eldivenler geçirerek insano lunu karde li e ça r yor. Hümanizm insan n tanr la t r lmas ym . nsan H ristiyanl n posala t ramad bir dü ünceyle yak ndan temas ediyordu. Kavramdan çok k l f. Hac Bekta Veli'ler su kat lmam birer hü manist. Erasmus mu. Aristo'yu slamlar tan tm t r. bir meçhulü aray t hümanizm. Böylece bat ayd n çe itli tahriflerle tan nmaz hale gelen H ristiyanl bir yana b rakacak ve giderek kendi kendini tanr la t racakt r. zenperest mabudlar de il mi? Hümanizm. kimsenin tarife yana t yok. bir Marx n dikkatini insano lunun muhte em kaderine. yani bat hümanizminin ana kaynaklar n n biri slamiyet tir. Cah z (772 -870) için dünya iiri Yedi A k airleriyle ba lar. Avrupal için kaybetti i dinlerin. Antikite hem kendisiydi hem ba kas . nefse hakimiyet. "bütün tanr lardan i reniyorum" diyen Promete'yi.Kilisenin abesleriyle bunalan serazad zekalardan kimi. dedi. slam dü üncesi hangi bask ya kar direnecek. Fakat nas'lar n korkulu undan atlayarak putperest dünyan n iir ve dü ünce bahçelerine aç lmak yine de tehlikeliydi. insan müke mmelle tirmek. Marksizm den egzistansiyalizme kadar Avrupa n n tüm dü ünce ak mlar hümanist. çünkü H ristiyanl k. kendi kanatlar ile uçmak arzusuydu. bu haritadan ç kan ana mefhum: insano lunun de eridir".(1) Kelimenin iki ayr manas var : 1) Antikite hayranl . Virjil de. be eriyi ilahile tirmi tir". Filhakika hümanizmin ikinci manas insanl k dinidir. tanr y yaratan insand r. Dü üncede yeniden do u ve atlay olmaz. yunan iirinin ç lg n ve günahkar cazibesine kapal yd . Sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda. Ama müsta riplerimiz hemen benimsemi kelimeyi. Mevlana'lar. yak n tarihin kanl tacidarlar bu rüyan n ne kadar te hlikeli oldu unu ispat ettiler. varabilece i en yüksek irtifaa yükseltmek yani gerçek insan. saltanat n n sars ld n anlayan kilisenin de bayra . Unutmayal m ki karanl klar içinde bocalayan Avrupa'ya antik ça n en büyük dahisini. Biz Rönesans ya amad m z için mi hümanist olamad k? Evvela Rönesans tarihi bir gerçekten çok bir talyan miti. hangi insan n. onlara göre Yunus'lar. "tabiatta tanr yoktur. e siz de erine kanatland ran Rönesans n metin aktar c lar m olmu ? Onlar olmasa Comte insanl k Dinini kuramayacak m yd ? Bilemeyiz. posay b rakm t geriye. sosyalizm gibi. ne Rab ne ibad. slamiyet Yun an ve Roma'dan dü ünceyi alm t . Carlyle'in kahramanlar na gelince onlar da mazide yasayan veya ya and farz edilen birer gerçek veya tecrid. o metruk hazineden el de memi mücevherler derliyordu. ba ms zl n kime ispat edecekti? Hümanizm insan haysiyetine sayg . slamiyet tek gerçek hümanizmdir. Kilisenin yasaklar ndan kurtulmak is teyen Orta Ça insan Eski Ça edebiyatlar na kaçt . greko latin kültürü ile hiçbir zaman göbek ba lar n koparmam t . direni ti. Bir egzotizm. Aç ktan aç a bir isyan de ildi üphesiz. nsan n yabanc la mas yd din. y kt inançlar n yerini alan bir put. Toplum kendi de erlerini gök kubbeye aksettirmi . Ne var ki slam Homeros da ilgilendirmemi tir. Kendi mazisine s n yordu bat . Diyorlar ki hümanizm. diyor. Allah'la kul aras nda herhangi bir arac da. "Humanités" edeb. insana tabiat içinde istisnai bir de er vermekse. Yaln z örnek kim olacak? Sokrat m . Geçen asr n dü ünce fatihleri Promete'yi bayrakla t r rlar. "H ristiyan hümanizm i. mukaddese sayg ise slamiyet ve bilhassa tasavvuf . "insanl kurtaracak tek k lavuz ilimdir". kamil insan yapmak. besleyici unsurlar varl na katm . Nas'lar n çelik korsas ndan kurtulup kilisenin duvarlar d na f rlamak hem cazip hem de tehlikesizdi.man n kaybeden bir ça n dini. kimi. horlanan haysiyetini kurtarmak zorundayd . Hümanizm bir ayd n hastal ama kimse bu izmin hudutlar n çizemiyor. Ne olursa olsun Avrupa. Hümanizm genç bir kavram. Yunan felsefesi Latin hukuk anlay ve judeo kretien teoloji ayn potaya döküldü. bir yeni boyut ihtiyac .

H SAR Dergisi Say 93. Mozart ve Beethoven de Farabî. Feyzi Hindi'nin me hur beyiti ile çerçeveledi i muhte em varl k: Haki.. fakat frans z kültürü. muhakemenin ve duyarl n niteli i akla gelir (D. muhakemesini geli tirmi insan n özelli i. as rda kullan lma a ba lam .. asr n sonl ar nda fethetmi bat dillerini. ça dan ça a de i ir.) Foulqué ise. "devr-i teceddüd üdebas n n yani elsine ve edebiyat-i atika tarafdar n n n mezhebi. Bu tan m n frans zcadaki kültür ile pek münasebeti yok ama anglo -sakson antropolog ve . bir yan yla tanr . Kemal Tahir hümanizm ile hümanitarizmi birbirine kar t rm t r. smail Fenni. frans zcadak i kültürün almancas bildung diyor. B. müteaddit milletlerin mü terek mal d r. ama sevimli.be eriyete ibadet mezhebi" (Lügatçe-i felsefe) (yazarlar m za sorsak). Toplumsal ilimlerin en kaypak ve anla lmas en zor kavramlar ndan biri kültürdür.) d r. edebiyat ve sanatla ilgilidir. Ad n nas l türkçele tirsek: irfan desek olmaz. karanl k.. uygun temrinlerle baz beden ve zihin melekelerinin geli tirilmesi (veya geli mi olmas ): Kültür fizik. S. fakat yeter art de ildir...son a amas : makinele en insan". yani millîdir. 2) Bu özelli i sa layan e itim. Kültür. Önce kelimenin kendisinden. al kanl klar n topuna birden kültür ad n verdiler. Bu izm "dünyan n en namussuz sömürüsü olan burjuva sömürüsünü örtbas etmek için ileri sürülmü bir duman perdesi" Kemal Tahir'e göre. Oysa. Teknik anlamda kullan lmad zaman beraberinde getirdi i ça r mlar Picasso.Medeniyet. Cazibesi biraz da müphemiyetinden geliyor. Bir yan yla balç k. Eylül 1971 Kelime de maskelidir. Medeniyet sunidir. (1) emsettin Sami.. Ziya Gökalp'e göre Medeniyet. bir medeniyetin her millette ald hususi ekildir. tek ba na XVIII.En dar ve en maddî manada.) KÜLTÜR VE ÖTES Cemil MER Ç. tiyatro. sabr n yetecek mi? Kültür yabanc bir kelime. 199. diyor erif Mardin. e er bezulmeti hesdi mu kayyedi. "insan ruhunu metafizik kaynaklardan koparan ve bu sebeple insan vücuduna irca eden zavall bir sistem. Lalande anlamlar n öyle s ral yor: A. Garp medeniyeti.) C.. imdi de bir mütercimi dinleyelim: Darwin'in akirdi olan ilk evrimciler. almanca kultur civilisation kar l la langue philosophique. Kültür denince daha çok zekân n. 200."humanités" nin ta kendisi. Mozart. e er benur-i ilahi münevveri. Kayna nda yakalayacaks n kelimeyi. tamamlay c bir isimle veya fiil olarak XVI. Itrî veya Tagor de il? Bu garip takdimde uurlu bir Türk ayd n yerine bir amerikan misyoneri konu uyor. yabanc . tan yamazs n yoksa. ülkeden ülkeye de i ir kimli i. Ergün Göze için. matematik kültürü. Asya'y . (Bu ke meke nereden geliyor. ingiliz kültürü. (Din ve deoloji S. tenkit kabiliyetini. (Vocabulaire technique et critique de la Philosophie. Kültür. toplumun adeta üst-yap s n meydana getiren davran lar n.Daha genel olarak ve gündelik dilde: 1) Okumu ve bu sayede zevkini. Roustan) (Bu manada daha çok genel kültür tabiri kullan l r. ak n izleyeceksin. moral de erlerin. Ar . insan gibi. Afrika'y kültür mabedinden ko an hasta bir Bat hayranl . nsan yaln z slamiyet te e ref-i mahlukatt r. kültürün vazgeçilmez art d r. Ömrün yetecek mi bu yolculu a. Beethoven. kültür tabi. hars desek de il. (Dictionnaire de Ne kadar çabuk eskiyor sözlükler.. "insaniyete muhabbet" diyor (Kamus-u fransevi). (Türkçülü ün Esaslar ).. Bilgi. yani beynelmileldir.38) Neden Picasso.

teklif etti i veya zorla kabul ettirdi i modellerle. tasavvurlar. Y n haberle meleriyle (mass media) u ra anlar bu meseleye yeni bir boyut kazand rmakta. medeniyet ise barbarl n z dd . Kültürlerin özellikleri ve tarihleri Boas'dan sonra incelenme e ba lan r. do rudan do ruya mass media'n n. ba lang çta insanl n umumî geli mesine ba l . MacLuhan' n yerini "teknoloji peygamberi" Fuller al yor. bitnik'ler hipi olmu . tüketim toplumunun i ine yaramaktad r bu kültür. Caseneuve et victoroff. konformizm yaratmakta. kimi normatif. A a yukar medeniyetin kendisi. yani oldukça ilkel bir kültür modelleri bütünüdür. daha do rusu ku aktan ku a a aktar lan sosyal miras. Bu tariflerin kimi tasvirî. son hüviyeti içinde yakalamak ümidi ile. nsan hayvandan ay ran ey kültür oldu una göre. Sosyologlar teknik ilerlemelerin sebeb oldu u büyük de i iklikleri de erlendirmekte de birle emiyorlar. Bir de bak yorlar ki. Kültür ileri bir toplum durumu. Çe itli yazarlar taram lar. kültürlerden söz ediyorlar. insan n bu amaca varmak için yaratt araçlara kültür araçlar veya daha genel olarak kültür de erleri diyebiliriz. kimi psikolojik. hayat de i tirmek amac nda. reklâm n eseri oldu unu iddia ettikleri halk kültürü.kültür yok art k: kar -kültür. Kültürün en yüksek merhaleye ula t ülkede. bütün geleneklere dü man. müesseseleri. kültürle do a iki z t kavram. bilhassa televizyonun. (Kardiner -Preble. Hatta bu sosyologlar. kültürler üzerinde mi? Bu tart ma iki okula ay rd antropologlar : Malinowski'den ilham alan yap salc yahut yap salc -görevci e ilim. kültür. hip-kültür. bütün üslûplara asî. S. kimi tarihî. a critical review of concept and definitions. yay n organ ve araçlar yla genelle en mitler. Hayata bir ey eklemek istemiyor. "free jazz" "rock" la "pop"u taht ndan indirmek üzere. Amerika'dan gelen bu moda. Konusu arkaik toplumlar olan bu tart malar bir yana b rakal m. "Ça da uygarl k" garip bir Sysiphos. Avrupal sosyologlar. anti-kültür. kültürler aras ndaki al veri lerle u ra an ilk antropolog. 1970).insan n ve insanl n. zaman zaman toplum yerine kullan lmaktad r. Baz yazarlara göreyse. Belli geleneklere de il. -ferdin ruhî olgunla mas na hizmet ettikleri ölçüde ." (Arthaud) . magazinlerin. yeni dünyaya ko uyorlar. yani her birinin kendine özgü bir kültürü olan bölgelerle. La Sociologie. y n kültürü gibi bir tak m kavramlar üzerin de durmaktad rlar. kavramlar. tüm yap lar . her alanda ve her bak mdan kaydetti i geli melerin bütünü . Baz yazarlara göre. Maziden gelen tüm s n rlar . Kültür fikri. daha do rusu kimliklerini belirtebildik mi? Hay r. Antropologlar birbirne dü üren bir anla mazl k da u: daha çok toplum yap lar -yani bir grubun içindeki ili kiler üzerinde mi durmal . uurlu veya uursuz olarak. nas l biçimlendirdi ini ara t ran kültüralist mektep. Zen yay c s Suzuki'yi itibardan dü ürüyor.sosyologlar n ço unca benimsenmi bir tarif bu. y n kültürü halk s n f n n ya ay ve dü ünü al kanl klar n yükseltmektedir. Baz sosyologlara göre. uyu turucu maddeler havarisi Tim Leary. bir tutum. kelimenin manas n öyle geni let tiler ki. kimi jenetik veya yetersiz. nazenini son kostümü. Zirveye t rmand ktan sonra. radyonun. Kendini herkese kabul ettirmek iddias nda. fert ki ili ini. Bunlar. bir olu um. insanl n topyekûn ilerleyi inde bir merhale. 621-645) Her kültürün. her gün yeni bir macera ile sevgililerini hayretten hayrete sürükleyen bir nazenin. Art k kazan lm bir bilgiler bütünü veya her eyi okuyup. can çeki en bir medeniyetin ölüm h r lt lar m ? Bâkir ve dilber bir dünyan n müjdeleri mi? Bilemiyoruz. Kültür. kimi yap sal . bu eserde oldu u gibi. sineman n. e itim sistemleri. (Malinowski'nin fikirleri için bak: Culture in Encyclopedia of the social sicences. halka bir eyler bildi ini vehmettirmekte. Franz Boas kültür alanlar yla. her eyi unuttuktan sonra kalan" de il kültür. Bunlar ahlakç veya filozof görü leri.9) Vuzuha kavu tunuz mu? Ara t rmalar m za devam edelim: Krober'le Kluckhohn koca bir kitap yazm lar bu kelime için: Culture. Y n kültürü. tüm de erleri yok etmek: kültür kavram n çatlatan bir davran bu. devrimci-kültür var. Albert Schweitzer de ayn fikirde: kültür. (K sa bir özet için bak. kültürden çok. kültür-sonras . mutluluk hakk nda maddeci ve çocuksu imajlar telkin etmektedir. hasretle bak yor ovaya ve kendini uçurumlar n cazibesine b rak yor. S. Avrupa'n n resmi veya gizli festivallerinde ba tac . Introduction a l'ethnologie. "bir hayat anlama ve ya ama tarz . Bu ele avuca s mayan kavram n kimli ini. cilt IV. diyor Fisher. Hareketin ak l hocalar bir y l geçmeden unutuluveriyor. Antropologlar bu arka-plandan kopmamakla beraber. 160 tarifini bulmu lar kültürün.

cilt 1. 'azgeli mi lik'. tabiî ütopyalar. bayramd r. Zaten do unun ve bat n n bütün büyük târih felsefecileri medeniyetin. havariler ikayetçi. kültürün kendi kendine sava aç bu. sürrealizm. Azgeli mi yalan . Rodinson. öteki daha de ersiz diyebilelim. tezgâhlar söker. s cak. Türk . sömürgecilerin kendilerine vesayet hakk haz rlamak çin uydurduklar bir mahkûmiyet karar . Ama hiçbir emperyalizm. Bu habasetler insansever Marx'a latifeler ilham eder: «Do uda içtimaî de i iklikler ancak Avrupa'n n istilâs . niçin azgeli mi . Ke fedilmesi. Bu habis kelimeyi. e itlik. Dionysos'tur. insanl n yüzünü k zartacak zulümler icad ederler. deoloji ile teknik bu yeni ku aklara güvensizlik veriyor sadece." (MacLuhan) " nsanl n korosu" olan istikbal. H ristiyan dünyan n son ke fi. sanayile mek iyi de olabilir.Hayalin ak l. A ustos 1978. say 2 Bat dillerinde kar l olmayan bir mefhum. Hem ayn . Melanchton yirmi. Gençler için istikbâl ya anan and r. Luther tezlerini hayk rd zaman otuz ya ndayd . genç üniversitelilerdi diyor Goodman. Hind'de kas rga gibi eser. y n arzular n n vah ice doyurulu udur" (Lebel). en uzun ömürlü.slâm dünya görü ü. dü üncemiz gibi. sanayile mi . Daha do rusu say s z mahzurlar olan bir mecbûriyet -i elîme. her mede niyet için mukadder olan bir çökü ve çözülü merhalesine ula m t r. Türk. Bu devler veya cüceler ülkesinin bir çok Gulliver'leri var. daha önce var olan bir dünyadan geldi i için kalle lik ediyor bize. Türk . bu haysiyeti inanc n ve dü üncenin bütün belirtilerinde görmesini bilen bir idrâktir. Daha ayd nl k. arzuyu susturu . (Konunun iyi bir özeti için bak Le Monde. Onalt nc as rda da bütün bir nesil. Gelenek paramparça ama yerine geçecek bir de er de yok. mâbed ta lar n müzelere aktar r. Historie du surréalizme) Medeniyetin martt bu Amerikan veletleri için "kültür. Zirveye vard ktan sonra yükselecek ba ka irtifalar olmad için. bir uyutma endüstrisi. Gerçek dergisi. nsan haysiyetine büyük de er veren.slâm dünya görü ünde. Dürüst ve erkekçe bir kavgadan kaçan bu hayal hastalar n biolojileri ile ba ba a b rakal m. nice laf zlar icad etmi . mur dar. kurulu düzene kar ayaklanm . Tabiat n d nda mtiyazl bîr yeri vard r. yarat lmas gereken ba ka bir realite özlemi. bu medeniyetler içinde en parlak. c v k. eski yasalar n ve ölçülerin y k l . kavimlerin târihinde böyle ç k ve ini merhaleleri oldu unu k abul ederler.sanayile memi diye ikiye ay r yor. (Kar la t rmak için bak Nadaud. drâkin tepe taklak edili i. Ütopyalar istiyorlar. sürekliyi geçiciden nas l ay raca z? Eserin kendisi yok ki ortada. Demek ki. dü ünce selâmetine ula amay z. Eleba lar.slâm medeniyeti bu idealleri gerçekle tirdikten sonra. en tan nm Edgar Morin'le. Ama kimse anlam yor bu yeni kültürü. henüz bir curcuna. Evet. Eski bir ark n n akordsuz tekrar : dadaizm. kötü de. tecrübenin bilgi üzerindeki zaferi. en zinde medeniyetlerden biridir. Medeniyetin tek öl çüsü vard r: insana verdi i de er. u eser daha önemli. lügat hazinemizden tardetmedikçe.. Oysa tabandan gelen devrim. yâni daha ilmî bir s n fland r . kime göre azgeli mi ? Tarih sahnesine ç kan büyük medeniyetler birbirine e it de erdedir. Bu itibarla mukaddestir. Avrupal la t rmak m ? CEM L MER Ç. 11 Eylül 1970 L'autre culture) Avrupal la mak m . Jean Jacques Lebel. Tanr 'n n bîr nusha-y üras d r. Vazge çilmez îcâblar adalet. hürriyet ve müsamahad r. De er yarg s belirtmiyor. korkak. insan. bizim için bir «geri kalm l k»söz konusu de ildir.. ister istemez alçalmakt . Bat 'n n abeslerine îtibar etmek bu alçal büsbütün h zland rd . hem bamba ka. Ah bu Avrupa! ngilizler dünyan n en büyük medeniyetlerinden birini yok ederler. As rl k hezimetlerin ö cünü almak için uydurulmu a benzeyen bu sefil kelime müsta riplerimiz taraf ndan hararetle benimsen di Neden azgeli mi . Gerçi Avrupa da uurumuzu buland rmak için. yiyi kötüden. ça da dünyay . ça tek ba na temsil et mek gibi abes bir iddiaya kalk mam t r. babalarla çocuklar aras nda uçurum aç lm t . "Kelime hazinemizde. Ça da medeniyet kendini inkâr eden bu isyan hamlelerini de bünyesine katabilecek mi? Baz yazarlar hareketi Reform'a benzetiyorlar. slâm -Türk medeniyeti. Ça da la mak. yürüyü e devam etmek.

»diyor. gerek bütün modernle mi ülkelerin ister Sovyetler Birli i ve Japonya gibi do ulu ba ar daki benzerliklerini. Tanzîmât ntelijansiyas n n meçhulü olan bu mefhum sonralar bir bayrak olmu . nas l bir gelenekleri bulunursa bulunsun amaçlar ndaki benzerli i tek kelimeyle belirtiyordu. Kelime.. bir intihar karar d r. yâni Hind'i ça da medeniyete ula t rmak çin bu s k nt lara katland lar»der. modernisation sahneye ç kar l r.» AVRUPALILA MA (1) Avrupal la maya gelince. eski dar deyimler kullan lmaz oldu. emperyalist rejimler aras nda millî men eleri bir yana büyük benzerlikler oldu unu gösterdi. sömürge halklar na sömürgecileri taraf ndan sunuluyordu. ba l ca konular n n. Arthur Levîs'in söyleyi îyle nüfus ba na dü en gelirin art oldu u kanâatine var nca ileri do ru bir ad m at lm oldu. Ansiklopediyi okuyal m: «Uzun süren sömürgecilik y llar ..» Görüyoruz ki. Çünkü her toplum ayn merhalelerden geçecektir. W. yani Avrupa'y . onlar kendilerine benzetmek isterler. Azgeli mi . diyor. bütün bu lâf zlar Avrupa'n n zâde-i mel'anetidir. Gaye. uurlanan Do u bu kelimeden de tedirgin olunca. Yerine yeni bir yalan bayrakla t r l r: Bat la ma. Bu basit ve lemsel tan m hem iktisâdi geli menin özlenen süreklili ini hem de bu süreklilik boyunca ba ar seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. Demek ki. Zîrâ verimin fiilî olarak artmas için yükselen ferdî geliri üretip tüketen insanlar n kendi üretici güçlerini art racak ve bu davran topluma yayacak kadar oyunun kaidelerini anlam ve benimsemi bulunmalar lâz md r. Dünya Sava Avrupa devletlerinin zay flay na ve Amerikan nüfuzunun yay l na ahid oldu. ki ili i öldürmekti.sayesinde gerçekle ebilir. sosyal bîr de i me vetiresidir. Toplumlar iktisadî ba ar lar n n bütünü göz önünde tutularak s n fland r l yor. Hindiçin'den söz ederken Frans z la yor. fazla dar. Târihlerinden kopan bîr avuç a k n n omuzlad bir teslimiyet bayra . Ama dünyan n gerî kalan bölgeleri söz konusu olunca kullan lan kelime Bat l la ma idi. Yar n sen de ngiltere gibi olacaks n. aferin ngilizlere. Bir iflâs n ifadesidir Avrupal la ma. Sömürge halk na bu yanl hedefi telkin edenler kimler di? Müstevliler. ngilizler ingilizle tirmek. Sanayi nk lâb bütün ihti am ve sefâletiyle ferman ferma. kendi hikâyendir. kar la t r l yor ve de erlendiriliyordu: Tek sa lam ölçü buydu. Daha topyekûn bir tâbi e ihtiyaç vard . Modernisation. do ruluk. Bu hüküm ça da dü ünceye Vico'nun arma an . Hind'den söz edilirken ngîlizle iyor deniyordu. bir inkâr ç lg nl . imdi dü man ülkelere teklif edilen daha sonraki modellere göz atal m: "II. bu vetirenin ba l ca unsuru iktisâdi geli medir. Portekizliler portekizlile tirmek pe indedir önceleri. Emperyalizmler kabza-i teshirine geçirdi i ülkeleri yok etmek için. yoksa d müdahalelerin eseri mi? Yazar devam ediyor: «Emperyalizm ça nda. Sana anlatt m. Avrupal la maktan söz edilme e ba lan-d . nezleye . modernîsation. daha yumu ak bir tâbir ke fedilir: Avrupal la t rmak. çok geli mi ne demek? Bu de i me kendili inden mi oluyor. istikbâlin büyük Hindistan' n yaratmak. Almanya ise millî birli ini bile kuramam henüz. beceri ve bilgi bütün sosyal de erlerin yeni ba tan düzenlenmesi ve yeni ba tan payla lmas na htiyaç vard r. sayg . Bu ihtiyac r kar lamak için modernisation kelimesi uyduruldu. sava sonras y llar bu daha geni tâbirin de lüzumundan fazla dar oldu unu isbat etti. Böylece iktisâdi geli menin tahlilini belli bir mihraka ba l yor ve modernisatîon'unun sosyal bir vetire olarak en anla l r tahlilini vurguluyordu. Sanayi alan nda ise geri mi geri. Harold D. sevgi.»Demek ki sömürge halk için ideal (yâni bugünkü tâbirle modernisation). Modernisation. Görülen benzerli in esas iktisâdi idi. Bat 'n n yükselme devrinde. geleceklerinin imaj veya tasvirleri. Vico'nun ve Auguste Comte'un: Her ülkenin târihi ayn istasyonlardan geçmek zorunda. anlatal m: ngiltere'de kapitalizm geli m i . Modernîsation.. «Sanayi bak m ndan geli mi ülke. daha kucaklay c . refah.. iktidar. eski bir ola y n (sayrûre) zaman m zdaki ad ym . Avrupa Avrupa. bat l sömürgeciler taraf ndan uydurulmu tur. Avrupa Amerikanla yordu. sonra mensub olduklar camiay . onlardaki direni i yok etmek. azgeli mi ülkeye gelece in imaj n sunar sâdece. Yazar Alman okuyucusunun dikkatini çekmek istiyor konuya. Daha müphem. gerekse modernle mekte olan toplumklar n nerede olurlarsa olsunlar. MODERNLE ME Asr m z n en büyük içtimaî limler Ansiklopedisi Modernisation'a ay rd oldukça uzun bir incelemeyi Marx' n yukar daki cümlesiyle ba lat r. efen dilerine benzemekten ibaretti. daha do rusu de i tirebilir mi? Asya Asya'd r. Bat dilleri yeni bir kelimeyle zenginle ti: Amerikanla ma. bir medeniyet camias hüviyetini nas l de i ti rir. Ne var ki. H ristiyan korsanlar n istilâ s n rlar geni ledikçe bu tâbirler yetersiz gelmeye ba lar. Giderek bu mefhum da fazla sert. Sosyolog buna: «Azgeli mi ülkelere. Lawsell (1965) do ru söylüyor: Böyle bir kazanca dönük davran a sâhib olmak için.» Marx bu sözü niçin söylemi . «ça da uygarl n»temsilcileri ma lûblara önce kendilerini örnek gösteriyorlar. fazla gu rur k r c bulunur.. Ça da la ma bir yana. sosyal bir çevre yarat r. nüfus ba na gelir art n fiilî olarak gerçekle tiren bir çevre. bîr k t'a. Yabanc la an ayd nlar m z. Frans z lar frans zla t rmak. Avrupa'l la ma'n n Avrupal lar'ca ne manâda kullan ld n a a da anlataca z.. Bu nki af nceleyen iktisatç lar. geli mi ülkelerin vas flar n kazand ran sosyal de i me süreci.

ticarî zihniyet. Protestanl n. Young diyor ki: Avrupal la ma sözü. Amerika. Bu içtimaî sistemlerin vas flar da unlar: Avrupal la t rma. bu imparatorlu un vârisi o an Greko Bzantin (330-1204) imparatorlu u. Fransa'ya. ve bu bölgenin Asya'ya kat lmas na sebep te kil etmesine ra men. güneyden Kuzey Afrika yoluyla spanya'ya. Ve Avrupa hâkimiyetinde bir dü ü görülmeye ba lar. sava la m gerçekle tirilecek. gerek târihî. Elen imparatorlu unu Dara mparatorlu unun s n rlar na kadar geni letilen ve bir dünya devleti idealini gerçekle tiren skender fetihleri Avrupa taarruzunun sonuncusu oldu. bu Avrupal la ma M s r. Kendisini dinliyelim: O ça larda bile iki k t'a aras ndaki temel farklar aç kça belirmi bulunuyordu. Afrika'n n kabîle kültür ve medeniyetleri imdiden Avrupa'n n bask s alt ndad r ve eninde sonunda Avrupa ferdiyetçili inin ve sanayiinin taarruzuyla yok edilecektir. çal mam z n ilk fasl n te kil edecektir. siyasî bak mdan demokrasi fikrini. Daha sonraki Mo ol göçebelerinin taarruzu tesiri bak m n dan en uzun ömürlü olmas na. Bu nüfuz. Aryal Grek ve Makedonyal lar n M s r. istismarlar n gizlemek için uydurduklar bu yabanc kelimelerden ne anlad klar n aç klamak. Asya hiç bir zaman böyle bir mecburiyetle kar kar ya gelmemi tir. Bu dönemdeki Avrupal la t rma hamleleri eskilerine k yas la cans zd r. O târihlerden sonra te ebbüs Asya'n n eline geçer. misyonerin Kitab. Avrupal la t rman n Asya üzerindeki tesiri.. Cyrus devrinde [549-529 M. belli de il. iktisadî bak mdan ferdiyetçi kapitalizm ve rekabet ülküsünü empoze etmek. Nitekim geçen asr n Asya medeniyetlerinin ve sosyal sistemlerin esas lar na da o ça lardaki Asya imparatorluklar nda rastlamak kabil. Avrupa'n n zaferini gerek Tevrat' n kehânetler fasl gibi eski siyâsî eserlerde. Bu dalga 732 de Charles Martel ve Franklar taraf ndan Tours'da durduruldu u zaman en yüksek noktas na varm . ki k t'a aras ndaki hâkimiyet sava târih öncesine kadar uzan r. gerek arkeolojik ara t rmalarla gün na ç kan vesikalarda görmek kabildir. E-330 M. Bâbil ve kuzey Hindistan'a yapt istilâlard r. Pers ve Grek medeniyetlerine kadar sürer. içine geçme). Daha do rusu durumun icâblar na göre her üç yoldan. hatta Salt k Denizi'ne kadar yönelmek zorunda kald . ne târihlerinden haberleri var. onu kendine benzetmek ve gönlüne göre istismar etmektir. kuzeyden de Rusya yoluyla Balkanlara.) Aryal Persler'in. s nâyile me. Berberilerin iki ktan bi rini seçmesi gerekiyordu: Avrupal la mak veya yok olmak. Bir kelimeyle Avrupa'n n ba l ca dâvas Asya'n n direncini k rmak. On be büyük sütun Europenisation maddesini hülâsa edelim. iki as r sonra skender devrinde.Mukaddes'i. En geni malûmat 1931'de yay mlanan çtimaî limler Aksiklopedisi'nde.S) bir taarruz ve müdafaadan ibarettir. Avrupa d ndaki k t'alar Avrupa ilimleri elde ederek. G. Terbiye alan nda avrupal la t rma ise. Roma'n n Asya imparatorlu u (189 M. tüccar n mallar . Di er taraftan Kuzey Afrika'yla berya Yar madas 'n n slâmiyet'ten gelen hamle gücüyle ve Arap fetihlerinin h z yla Sami kavimler taraf ndan Asyal la t r lmas Orta Ça da medeniyet tarihinin en esasl ak m n te kil et mi tir.. olacakt r. gerek sonuçlan bak m n dan Amerika'lara ve Afrika'ya tesirinden çok farkl olmu tur. modern Avrupa'da kurulan ve Rönesans n. idarecinin iyi niyetleri arac l yla. maddî hattâ manevî kazançlar sa layacaklar na inand rmak. Bugünkü Avrupal la t rman n esaslar n . Avrupa ile Asya aras ndaki merkezî köprü (yani stanbul) Bizansl lar taraf ndan ko rundu u için Asyal lar n Bat Dünyas na taarruzu. komünizm'i.E.yakalan r gibi yakalanm onlara. Cereyan (tide) Asyan n lehine dönüyordu. Yeni Avrupal la t r man n zaman m zdaki devresinde Asya devletlerine ilk kabul ettirilen felsefî ve siyasî nazariyeler in Eflâtun ve Aristo'nun fikirlerinde Atîk ve Ege medeniyetlerinin müesseselerinden ilham almas tesadüf eseri de ildir sadece. Bâbil. telkin yoluyla m . pek önemli say lmaz. Bu itibarla dü manlar m z n. olmaktad r. Amerikan yerlileriyle Afrika zen cilerinin. s zma. sana ink lâb n n yi ürünü olan belli sosyal sistemlerin nüfuz yolu ile Asya. özendirme yoluyla m . Young'a göre. Asya hâkimiyetine kar ümitsiz bir sava a giri tiler. Yunan kültüründe bulabiliriz. Asya'n n ilk Avrupal la mas ta devrine rastlar. fakat daha az verimli ve ilerlemeye daha az elveri li kollektivist ve komünal medeniyetleri kontrol alt na almak. Afrika kültür ve medeniyetlerini istilâ etmesidir (Yazar. yay lma. Bu Avrupal la t rma dönemi Dara ve Keyhusrev'in Avrasya imparatorluklar yla Aryen Greklerin Avrupa site devletleri aras ndaki sava larla sona erer. Bu ilk Avrupal la t rman n son dalgalar . kabîle geleneklerini y k mak ve israf önlemek. Yazar n bu ifâdesini ayd nlatma a çal al m: Avrupal la t rma. Araplar n. sanayide el tezgâh n n yerine fabrikay ve dökümhaneyi geçirmektir. oysa Asya'da Bat medeniyetinin ferdiyetçilik. skender fetihlerinin sonunda kurulan Helenistik devletlerden bile daha k sa ömürlü oldu. Do u'dan gelen Aryal ak nc lar ranla. çünkü kuzey ve güney Amerika medeniyetleri Anglo-Sakson sömürgecili inin ve Lâtin ticarî nüfuzunun bask s yüzünden ayn ak betle kar kar yad rlar. ki k t'an n kaderi o ça lardan beri taayyün etmi . Ne mâhiyetlerinden. Avrupa'ya has içtimaî bütünlerin (sistem Asya. Ki ilikleri billurla m . Lâtin ve Haçl seferlerinden do u Avrupa'da ve bat Asya'da kurulan devletler. militarizm'i ve mistisizm'i aras nda her zaman medd-ü cezir vard r. daha âdil. Lâtin imparatorlu u (1261 -1453). daha girift. Young'a göre. Hind'i ele geçirirler. Amerika. Afrika kültür ve medeniyetleri üzerinde yapt tesirleri belirtmek için kullan l r. «permeation» kelimesini kullan yor: Nüfuz etm e. yani kapitalizmle slâmiyetin veya Bu dizmin kolektivizmi..

hocalar ve hamileri oldular. XVIII. Asyaî bir camialar toplulu uyken Büyük Petro taraf ndan Avrupal la t r lan Rusya mparatorlu u. as r içinde ngilizler s n rlar n ran. Orta Asya ve ran'a ve Altaylardan Mo olistan'a.bulunu yordu. Bu te ebbüslerin hepsi de semeresiz kalm t r. di eri güneyden Asyay ku atan iki hareketle emperyalistik Avrupal la t rma sür'atle geli iyordu. 1453'de stanbul dü tü. Japonlar. Araplar Ermeniler). XVIII. Do uda Pasifik'e kadar yay lm bulunuyordu. avrupal la mak veya avrupala t rmak. sadece ticarî pazarlar pe inde ko mam . Sava ta hafif süvarilerin. Orta Asya'da Rusya içlerine kadar geni lettiler. Böylece geçen asr n sonlar nda Devlet -i Aliye nasyonalizmin Asya içlerine yay lmas n önlemek için Av rupa diplomasisi taraf ndan sun'î olarak ayakta tutulmu tu. as rda II. Oysa as l metindeki mânâ avrupal la ma de il. Yunanl lar' n. bu iki yanl taarruz da gerileme e yüz tuttu.alinin patronlar . toplumlar n n Avrupa toplumlar ndan daha medenî olu uydu. Japonya pek k sa bir zamanda (bir nesillik) yaln z Avrupal la m bir millet ol makla kalmam . Nitekim Bizans mparatorlu u da Asya'daki yenili e kars Avrupa n n eski medeniyetlerini koruma a çal m t . XVII. Çin ise ngiltere. Avrupa medeniyetini kolayca ve tahâlükle kabul etmi tir. ngilizler. ngiliz ve talyanlar n parçalama te ebbüslerine kadar. Osmanl mparatorlu unu parçalamak için giri ilen her te ebbüs ba ar s zl a u rad XVIII. Rum lar. M s rl lar' n. yani bu kavimlerin hükümran birer devlet olmas na taraftar de ildi henüz. H ristiyan Dünya'da mezhep kavgalar .net Önce kelimenin mü taklar n tan yal m. gerçi daha önce bu siyâset. transkontinantal bir cephe boyunca Asya'n n belkemi i (dorsal ridge) arkas nda ve bu bölgeyi a arak. Babiller'in kültür miras ndan daha çok faydalanm t . Çin'den al nan Asyaî bir kültür ve medeniyeti kendine yar d mc olarak bulmu tur. Avrupa n n da birbirine rakip milli devletler aras nda bölünü ü de Devleti Aliye nin çökü ünü geciktirdi. cânu gönülden benimsenecektir. as rda Çar Nicholas' n I.den tutun da. Elizabeth devrinde bile. stila yoluyla ba ar lmak istenilen bütün bu Avrupal la t rma hareketlerini düvel -i muazzaman n rakip emperyalizmleri köstekledi ve sonunda bu kavimler aras ndaki milliyetçili i akamete u ratt . Do u Avrupa ve Bat Asya'daki slam devleti emperyalizmin Avrupal la t rma te ebbüsüne kars nüfuz edilmez bir kaleydi. Asya'daki bölünme (tefrika] Bizans mparatorlu u nun çökü ünü geciktirmi tir. nüfus art n bo altmak için sömürgeler de aram t r. Avrupa devletleri. Asya'n n idare tarz mâkul ve âdilâneydi. Almanya. Türkler'in Avrupa' y atfetmelerine sebep. as rlarda devam eden ve kendini târihe ve politikaya terakkî-i âlemin sürekli görünü ü olarak kabul ettiren Avrupal la t rma. Avrupal la t rma davas n n siyasi veçhesi olan « ark Meselesi» Avrupa n n modern ilmi dü ünceleri ve sosyal müesseseleriyle Orta Çag slam Devleti aras ndaki çat madan ibarettir (conflict). XIX. Avrupa'n n feodal sistemi ise buna k yasla ilkel ve in safs zd . XIX. (Meydan Larousse kelimeyi avrupal la ma ile kar lam ve tarifi öyle çevirmi : Avrupal lar n fikirlerini ve davran lar n benimseme. Europeaniser yahut europeiser. Not: Sitemizin ziyaretçilerinden Yunus Topuz'a bu makaleyi gönderdi i için te ekkür ediyoruz. her derde deva diye sunduklar temsili hükümet ve ademi merkeziyetleriyle (provincal autonomy) imparatorlu a yeni bir nizam verme e kalkt lar. XIX ve XX. devlet-i Aliyyenin tebas olan çe itli kavimler taraf ndan bölü ülmesine. as rda Hollandal lar n yolundan giderek ticaret ve sömürge üslerine yerle iyorlard . Dünya savas ndan sonra Frans z. biri kuzeyden. gayri-müslim teb'an n hâmisi olan Rusya taraf ndan takip edilmi ti. sonra civar ülkelerle ve tum H ristiyan dünyas yla. Slavlar. milliyetçilik icab diye sunulunca. Bu itibarla. Sonra da güneye do ru. Napolyon devrinde Frans zlar. Osmanl adaletinin ba ar s n . Bab. Yüzy lda Frans z ve ngiliz deniz imparatorluklar . Asya'dakî Araplar' n. (Sobieski ve Polonyal lar) Bunun üzerine te ebbüs Avrupa'n n eline geçti ve Avrupal la t rma ça ba lad . bando m z kan n kullan lmas Türklerden ö renilmi tir. JAPONYA'NIN AVRUPALILA MASI : Japonya'n n beklenmedik ve a rt c Avrupal la mas ispat etti ki. kendi teb'as yla aras bozuldu (Türkler. as rda Portekizlilerin. Asya. Bu nizam n koruyucusu Osmanl lard . Katerina ve Pitt taraf ndan giri ilen te ebbüs . . Afganistan. adalar nda Avrupal la maya do rudan do ruya ve zorlama yoluyla mâruz kalmam lard r. Stadford Canning'in yönetiminde.CemilMeric. Avrupa n n Asya ya son taarruzunu kolayla t ran Osmanl devlet ricalinin tereddisi oldu Bu zümre fesada u rad önce. XVI. daha sonra Asya'n n merkezden Avrupa'ya do ru ilerleyi i 1683'de Viyana'da durduruldu. Fransa. a r topçula r n. Asya'n n eski kültürlerini adetlerini ve kanunlar n sürdürmekteydiler. Osmanl nizam n incelemek için ngiltere'den stanbul'a bir heyet yollanm t . www. iç sava lar hüküm sürerken îslâmda dinî asabiyet ve içtimaî dayan ma vard . Osmanl ülkesine yerle mek ve onu istismar etmek isteyen devletlerin birbirini kovalayan gayretleri ba ar ya ula amad . Bu arada. Avrasya ve Avramerika devletleri aras nda ya l bir kemik gibi çeki me mevzuuydu. Neden? Zira daha önce Avrupan n milliyetçili i sokulmu tu bu ülkeye. Avrupa ya ay na uydurmak. Avrupal la ma onlara dolayl olarak ve demokratik yoldan Amerika taraf ndan telkin edilmi . Çin Asya's na ta mak için Avrupa devletleriyle yar a girmi . Mançurya ve Vladivostok'a kadar ilerliyedursun. Sonralar Birinci Dünya Sava na kadar Almanlar ayn i i ele alm lard r. emperyalistler taraf ndan giri ilen Avrupal la ma.

diyor. Sonra müfti. soysuzla demek gibi bir taleb. Birtak m vas flar izafe ediyor entelleküele.rum. (Meydan Larousse: Avrupa'ya has vas flar hâiz iktisâdi ve siyasî bir te kilât kurulmas . fikri.. muhakkik. Say 142 Abdalan. Littrede de. Okuyal m: Intelijansiya entellektüeller bütünü. entellektüeli isim olarak al yorlar. Feodaliteyle beraber itibar n kaybetmi kelime. halka gerçek ihtiyaçlar n sezdirmeli. Homo faber'i (alet yapan insan). bir rahibin vas flar na sahib olmal ve rahibin görevlerini benimsemelidir.rum kollara ayr ld : alperen. hem Avrupal la ma. yüzy ldan itibaren bugünki manada kullanmad n söyler ama belli ba l kamuslarda böyle bir iddey do rulayacak kay tlara rastlamad k. yeter ki bilgilerini sindirmi olsunlar ve yapt klar i kafa faaliyetine dayans n. entellektüel olmayanlar n hükümleri ise daha do rudan do ruya.» Bo lukta kalan bir tarif. Fichte'ye göre. kendi kendilerini yeti tirenler de entellektüeldirler. Etimoloji uzmanlar (mesela Bloch) entellektüelin XVIII. Avrupa ya ay tarz n benimsemek. Tarifi ülkeden ülkeye. Larousse'da da ayn güdük kar l klar Entellektüel: zihni. Webster sözlü ü (II. mün i. Bugünki hüviyetiyle geçen asr n sonlar nda beliren entellektüelin seçeresine bir göz atal m. bir hayalin kurban d r. bask 1957) u izahat veriyor : Europeanize. fakih. Bat 'ya gecelim. Europeanisme de geçen as rda do an bir kelime: Avrupal mizac . (çünkü entellektueli ca lara ve ülkelere göre de erlendirmiyor. Sonra filozoflar kozalar na çekilmi ler. Hem Avrupal la t rma. özelli i..) Europeisation: Avrupa tarz nda ekonomik veya politik bir organizm kurmak. Avrupal la t rmak veya Avrupal la mak: Davran veya mizaç bak m ndan Avrupal ya benzemek. Avrupan n. En vaz hlar Seligman' n yayimladi i «içtimai limler ansiklopedisi*. Umumi ve mücerred vas flar. Ansiklopediler de kamuslar gibi kekelemektedir. ktidara geçen üçüncü s n f. Europenisation bel kemi i olmayan seyyal bir tâbir. ça dan ça a de i mi .. Sonunda tek kelimeye hapsedilmis mefhum: entellektüel. Bu kifayetsiz tarifleri 1970'lerde yay mlanan Büyük Larousse'den al yoruz. diye ta n ml yor. Ama ona rahiple demek. ve onlar nas l kars layaca n ö retmelidir. dervi .). gaziya. müsannif. Entellektüel belli bi r e itimden geçecek elbette. ezeli hakikatin yani slami dünya görü ünün yay c s d r.rum dörtkenin kenarlar . Avrupa zihniyetine uydurmak. Entellektüeller: hükümleri dü ünceye ve ilme dayananlar.avrupal la t rmad r.. kad . baciyan.rum. Görüyoruz ki.). Böyle bir te kilâta kat lmak. imam n kaybeden bat . Ayd n.Hisar Dergisi. daha do rusu toprak aristokrasisinin. Hristiyanl n zaferinden sonra dü ünce manast ra s nm ve Avrupa n n uuruolmu clerc. ebedi ö renciler». Devlet -i Aliye bu sütünlar üzerinde yükseldi.rum. bat insan n n uurunu temsil edenlere entellektüel (yahud intelijansiya) ad verilmis. Ayd n n içtimai görevleri yüklenmesini istemek cok yerinde bir dilek. Paul Robert'in lügati biraz daha zengin: Europeaniser fiili 1830'larda kullan lma a ba lam . üniversite ve lise hocalar . daha topyekün ihsaslara dayan r.» Hangi rahib? Almanya'n n bu air filozofu. daha sonra entellektüelin . pe in hükümlerin tahakkümünden kurtulam yor. Aron da ayn hataya dü üyor. çtimai uurun bu çe itli temsilcilerini toplayan tek isim: ulema. air. Ne gariptir ki Fichte'den (çok sonra Evet. Müesseseler geli tikçe isimlerde de i ti. Daha eski bir sözlük (Larousse'un 17 cildlik ansiklopedik lügatinde Europeanisme'i tek millet olarak dü ünülen Avrupal lar n siyasî birli i. ezilenlerin ac lar na ortak olan ve as rlarca hakk n havarili ini yapan bir fazilet timsali degildir ki. edib. Ama bu egitimin s n rlar ne? «Yar » okumu lar. Bir devletin ekono misini Avrupa iktisadî konjonktürüne göre ayarlamak. Uleman n ortak s fati hocal k. filhakika sadece bilgi edinenlere entellektüel demek caiz de ildir ama entellektüelin mutlaka yarat c olmas da gerekmez. zahlar daha cömert fakat içtimai buud'dan mahrum oldu u için müphem ve kifayetsiz: «zihni faaliyetlere kar büyük bir alaka duyan.» (Paul Robert) Zihni faaliyet ne demek? Ça da toplumda. Ekim 1975. Rahib. Bilgisi ile topluma hizmet etmeli. Gerçi ahlaki ve estetik olgunluk da cok defa ayd n n vas flar aras ndadir ama kökleri ba kad r bu geli menin ve mutlaka bulunmas art de ildir entellektüelde. Kelime Bat 'n n iktisat ve sosyoloji kamuslar na da al nmam AYDIN Cemil Meriç. Shelling gibi baz yazarlar entelleküelin yarat c olmas gerekti ini söylerler. homo sapiens'den (dü ünen insan) ay rabilir miyiz? Doktorlar entellektül de il mi? Ayn vasf di çilerden esir eyecek miyiz? Ayd n kafa i çisi* olarak tan nan R. «Entellektüel deyince hocalar gelir akla. XX. ayd nlar na filozof demi . manevi. Manâs : Avrupa medeniyetine.. Lügatler çorak ve k s r. Asr n sözcükleri.. Bununla beraber ayd n diplomayla tarif elmek yine de yanl . ahiyan. Ne var ki. her faaliyet bir parca zihnidir. Makalenin yazar Roberto Michels. Ayd n ele avuca s mayan bir mefhum. Tekamül vahdet'de tenevvü de il midir? Abdalan . fikir hayat a r basan. arih. Bir devrin ve bir ümmetin vicdan d r hoca.

1) Kautsky'e göre. K saca. Amerikan intelijansiyas n n (bir manada Avrupa intelijansiyas n n da. hakikatte onun ayr lmaz bir parças d r ama fertlerin hepsine a yn ölçüde da lmama t r. mali destek kaynaklar . Bir kelimeleyle proletaryayla ayd nlar aras nda iktisadi bir (çat ma yoktur ama hayattaki mevkileri. hekimler . entellektüellerin görevleri. Ama geli mi toplumlarda entellektüel roller daha ihtisasla m t r. ezilenlerin yan nda yer almal . her tarif ve izah yazar n temsil etti i ideolojinin damgas n ta maktad r. Vazgeçilmez görevi: tenkid. Kapitalist isletme efi. insano lu. Seligman' n yayimlad bu abide-kitap. Entellektüel de i en hadiseler kar s nda her an vaziyet almak zorundad r. Onlar için zihni ve cismani bir ihtiyaçt r. Kilise-d -«ilerici»ler için ayd n hiçbir ideolojiye bagl olmamal d r. siyasi bir rol oynay . Bu içtimai tabaka nanemollal ve karars zl ile ayr l r i çi s n f ndan». En mekanik faaliyet'de bile dü üncenin pay var. 2) Lenin de Kautsky'nin tahlilini benimser: Kimse inkar edemez ki. edebi eserlerin (veya sanat eserlerinin) yarat l nda ve yay l nda ba l ca amildir. Toplumun topyekun çal abilmesi için entelleküel eserlere ve müesseselere lüzüm vard r . Entellektuel. ekillerle ve seslerle ifa de etmek ihtiyac ndan do ar. cemiyet. (Bu çok zengin ve son derece girift arast rmay .. çal ma artlar farkl d r birbirinden. her çesit yazarlar. Bu manada bütün insanlar entellektüeldir. kuca nda do duklan zümreye insicam kazand r r. . daha mücerred. dünyadaki bütün haks zl klara dur. Entellektüel bir sermayedar deg ildir. ayd nlar n. avukatlar. ama ayn zamanda eme inin mahsulünü hatta çok defa çal ma gücünü satmak zorundad r. tabiat ve kosmosun en genel ve en esasl taraflar yla ilmi. zihni faaliyetin maddelle mi eserlerine muhtaçt r. teolojik faaliyetlerin maddele mi mahsulleri yaln z bu ihtiyac n (yani entellektüel kabiliyetlerin) eseri de de ildir. yüksek kültürü yaratmak ve yaymak. Bununla berabe ilmi. renklerle. ilimcilik. uzvi olarak bir veya bircok enteltektüel ta-bakay yarat r. Fakat bütün insanlar toplumda entellektüel vazifesi görmez. Entellektüel temayüller yahud alakalar. 1968'de bas lan «The international Encyclopedia of the Social Sciences* in entellektüeller maddesi daha karanl k. kapitalizm'e dü mand r çünkü kapitalist. hayat n devrime adayan ve partinin emirlerini nass gibi kabul eden bir kafa i çisidir. hocalar) üretici olmayan bir i çidir.. Bir k s m yazarlar ayd n ezeli degerlerin bekçisi olma a çag r rken. düzen. entellektüel görevler yapan insanlar aras nda kesafetçe farkl d r. entellektüel hayat n müesseseleri. yeni bir kültürün. konumuzla do rudan do ruya ilgisi olmad için bütün olarak aktaramad k. en-tellektüeller de toplumun öteki tabakalar gibi herhangi bir tabakad r. ya ay ve dü ünü tarzlar i çilere de bula abilir. Deklase olmad kça bu hayat tarz n sürdürür. u veya bu toplulu a uzvi olarak ba l entellektüel bir tabakan n mevcudiyetini tayin eden içtimai 'münaseb etlerin bütünüdür. geli tirmek ve bunu kelimelere. entellekt üel faaliyetlerin yönetimi. Komünistlere göre gerçek entellektüel. Tutarl ve abjektiv bir biçim isteyen ifade . Görülüyor ki. zira ansiklopedinin yazar-lar daha cok Avrupal d rlar) 1935'lerdeki görü lerini belirtiyor.) Entellektueli istihsal faaliyelinde oynad g ro le göre tarif edenler de var. devrim. entellektüel gelenek ve ictimai otorite. Marxizmin bu konudaki izahlar n üç ba l k etraf nda toplamak kabil . Yazar bunlara «ideolog ayd n* diyor. Zihni faaliyet en ilkel toplumlarda bile mevcuddur. Sosyalistlerin. . Çal anlar n. Bir k sm kurulu düzenin emrinde çoban köpe idir. mesle inin icab da olabilir. ikt isat bilginini. daha girift. bir vicdan. 15 buyük sayfa tutan makalede u konular incelenmi : entellektüel tabakala ma. Edward Shils. ort ak kültürlerin gelistirilmesi. entellektüelleri öyle tan ml yor: Herhangi bir toplumda. sanayi teknisyenini. Bunun icin sürekli bir isyan halindedi r. Emekle sermaye aras ndaki çat man n bir ba ka nevii. insan. mihrakla r. taleb örnekleri. felsefi. Ama ayd nlar i çi s n f hareketinin ba na geçerek proletaryan n müttefiki de olabilirler. Entellektüel davran n bu iki temel motivasyonu ayn insanda ve ayn eylemde birlece i gibi birbirinden ba ms z olarak da mevcud olabilir. görevleri hakim s n f n istismar edilen s n flar üzerindeki bask s n gizlemek veya hakl göstermekti r. mücerred ve umumi. Kapitalizm taraf ndan istismar edilir ve toplum taraf ndan küçük görülür çok defa.ahlaki ve de erlendirici bir temas kurmak ihtiyac nsan ruhuna kök salm bir ihtiyaçt r bu. üpheli müttefiklerdir. Ayd nlarla i çiler aras ndaki çat sma fertlerle de il s n flarla ilgili. sosyal degi meler. Bilgi sosyolojisinin tan nm temsilcilerinden biri olan yazar. hizmetine daha az kar l k ödemek için entellektüellerin say s n art rmak ister. çok yerinde telkin ve tespitlerle örülmü bir ara t rma. popülizm. ayd n da. bunlar. yo unla r. bir uur. Bu yüzden de dü ünce tarzlar nda az çok bir çat ma vard r. Bu entellektüeller. ona yaln z iktisadi de il içtimai ve siyasi uur da verir: vazife uuru.bilgi kabiliyetleri. Da n k fakat çok fay-dal . Entellektüelin bu gibi sembolleri s k s k kullanmas ahsi bir temayülün eseri de. Bu. ro -mantizm. daha mükemmel bir dünyan n kurulmas için aç lan sava ta hicbir disipline. talyan iktisatc s Loria'ya göre entellektüel (yani airler. 3) En ayd l k tahlil Gramsci'ninki. gelenek ve yarati . yazar veya konu urken çevrelerindeki fertlerin ço una k yasla. Shils'e gore. entellektüellik herhangi bir meslek erbab na inhisar ettirilemez. hususi de (mü ahhas hadiseler) umumi bir mana bulmak. Entellektü eli. daha adil. i inin veya dü üncesinin mahiyetine gore tarif edemeyiz. Ayd n n toplum içindeki yeri de müphem bir «ortas n fl l k». iktisadi istihsal dünyas nda do an her içtimai zümre kendisiyle beraber. hatta entellektüel yarat c l k.. «Tu -tucu» lar n tahlillerinde ag r basan. Gercj ya ay seviyesi bak m ndan burjuvad r. beslenir.. hiçbir ahsa esir olmadan dövü melidir. gelenekler yani çe itli zihni faaliyetlerin kuça nda geli ti i içtimai çevrelerin ve müesseselerin kültürü ve manevi miras sayesinde belirir. Bu ihtiyaç. milli ve milletleraras modeller.toplumda oynad çe itli rolleri s ral yor. ayd nlar modern kapitalist toplumda ayr bir tabaka olarak vas fland ran ferdiyetcilikleri ve te kilatlanmadaki ehliyetsizlikleridir. filozoflar.. ilmi. yeni bir hukukun kurucusunu da yarat r. teolojik. Zihni faaliyetler neden müessesele ir? Müessesele ir çünkü kendilerinde güçlü ve yo un bir yarat l faaliyeti bulunmayan birçok kimseler. diye hayk ran ele avuca s gmaz bir zeka. felsefi. izahlar daha «dünyevi» daha iktisadi. tabiat ve kosmos hakk nda umumi sembolleri ve mücerred referanslar daha s k kullanan kimselerin bütünü. bir k s m yazarlar ona içtimai kinleri körüklemesini tavsiye ediyorlar. yalanlar n peçesini y rtan. Gerçek ayd n.

genç tecessüsümün zevkle tavaf etti i kaynak kitaplardan biri. Nesillerin gadrine u ram t Naci. N aci benim de hocamd . Ortak farikalar . entellektüelin magara duvar na vuran gölgesi. . birkaç haramzade evlâd na bakarak mahk m edem eyiz. Ama onlara Türk diyebilir miyiz acaba? Avrupa n n en sefil yazar eri ilmez bir zirvedir. ya yeni bir dünya kurma a çal an bir içtimai s n f n yol göstericisidir. Entellektüel. En ciddileri ya Marx' n akirdidir. Hisar Dergisi 15 (133). ayn kanaatlar payla an mütecanis bir kitle de ildir. Türk dü ünemez bu efendilere göre. Meçhulü ar yorlard . bu efendiler için. Descartes'dan beri akl n ve idrakin cihan umullu unu anlad . ölümünden y llarca sonra söyle tan t yordu üstad : Eserlerinden ziyade ahs n n etraf na zaman n gençlerini toplayabilmek için çevirdi i hilelerle. Gurbet kocatm t genç ahinleri gurbet ve tecrübeler.Edebiye . kitle -i avam n.kâh bedbin. Bir ça bütünüyle kötülemek. Naci ye kar gösterilen bu büyük sevgi. dü ünce dünyas n her gün yeni ba tan yaratabilece ine inanand r. ruhu da. Avrupa. Hazret-i Üstad taklid edebilmek hemen hemen gaye-i sanat telâkki edilme e ba lad . Köprüler at lm t . Entellektüel. kâh ünid dolu. Hülasa edelim. ülkesi ve tarihiyle. Daha dogrusu. her ikisi de birer ru eym. ba l ba na bir s n f de il.. Avrupal bir hayvan. Entellektüel. Kemal. ya zaman n öldürmü dü üncelerin aktar c s . Zaten halk Avrupa n n nefais-i asar n anlayamaz.Osmaniye. Yeni Sanat . Dü man s n flarla dövü erek geli ir ve olgunla r. edebî bir ç lg nl kt ehabeddin Süleyman a göre (Tarih-i Edeb yat. çevresine yeni teklifler sunan bir intelijansiya do uyordu. Hatta her ayd n hayat n n bel li merhalelerinde oldukça farkl dü üncelerin havarisidir. Ayd n. belli bir s n f n parças ve temsilcisidir. Koca bir asr . bütünüyle yüceltmek kadar yanl . Evet geçen asr n ayd nlar .avam n mucid ve müessisidir. Mefhumlar ve müesseselerle oynuyorlard . s n f .Hamid edebiyat na kar bir aksülâmel . Naci için bir özel say yay nlam . Daha sonraki nesiller gibi yabanc la mam lard . Fecr -i Ati nin sevimli bir papa an .. Abdülhak Hâmid tarz. birer «öykünme» dir.Kelimeye bu kavgac ki ili i kazand ran ayd nlar n Dreyfus davas vesilesiyle yayimlad klar beyanname (14 ocak 1898). Gazelleri hâlâ haf zamda. Bu gölge ayd nlar n ay r c va s flar kendi kendilerini küçümsemek. Bir zelzelenin içindeydik. Edebiyat. Kanatlar yorgun. Ülkesi ile göbek ba n çoktan koparm t r. Sonunda hepsi usland . Entellektüel. bu ak n intelijansyan n en tan nm temsilcileri. Türkiye de içtimai s n flar olmad ndan entellektüel de yoktur. 9-11 Birer çocuktu Genç Osmanl lar yaramaz. geriye dönülemezdi art k. Nerde o kahraman? AHMET M THAT-MUALL M NAC Cemil Meriç. Ocak.. Ve bu garip bediiyat delisi. Ayd n ne mazisini bilir ne gelecek hakk nda ayd nl k tasavvurlar vard r. Bunun içindir ki. fikri de. kalpleri yaral yurda döndüler. L gat i mefhumlar dünyas nda ilk klavuzum olmu du. Genç Osmanl lar. s. Nerden ve nas l ba lanacakt ? Ça bir aray hummas içindedir. maziye ba l d r diye terter tepiniyordu.edebisinin tekâmülüne birkaç seneler mani olan Muallim Naci Muhatab avamd Naci nin (avam yani hristiyanla mam Türk insan ) Kendisi de.. lk defa olarak. Çok yerinde bir hayranl k. dü ünemez çünkü kendileri dü ünemezler.Memnun oldum. stilâhat. dolaplarla edebiyatta me um bir tesir yaparak. 346-350) . Ya amak için yenile mek lâz md . Ama faziletleri ve günahlar yla Osmanl yd lar. ark söyleyece ine bildiriler imzalayan bir a ustos bö ce i cok defa.ulema parçalan yor. ya Seyid Kutbun. meçhulü ve mutlak . kervana müsta ripler de kat ld . kitle-i cahiliyetin ruhundan münbais idi. 1975. Eskiden bir müstagribler kervan yd intelijansiyam z. Hür dü üncenin olmad yerde intelijansiya da yoktur. Hakikatta Avrupay da Asyay da tan mazlar. ne deb-i dirin. birer ümmmet. Ne kanun-u kadim kalm t . Melike Sultan a â k yedi gençtiler. serke . müsta riplikdi.

Kendi vücudunu lây k yla idareye muktedir de il iken kürrei zemini zaif kollariyle sürükleye sürükleye ba ka bir noktai feyze. yirmi y l tek m sra yazmam . mazmunlar hayidele mi . Midhat. ötede haris ve hasis bir tilki uygarl k . ki ayr dünyan n ilk uurlu temas yd bu. belâ (Mussetvari bir anlay o da. Cihan ümul bir tecüssüsdür. dâvan n emrine vermi kalemini. iir kendini tekrarlama a ba lam t . Stockholm de konu an. Her kabiliyete hürmetkâr olan. airlerin tab . bu tarif rfan m z n nüfuz edemedi i bir lü âzlar orman nday z.. dedikodu ifritiyle kar la mak da var. Tanzimat Türkiye si . demiyor mu?) air. Bir yandan ya l ve yorgun bir medeniyet: dürüst. eyh Galib e göre. . Bu ölüm kal m sava nda kalemler k l çla mal yd . dâvan n yani nesrin. Yeni ehirli Avni Bey in cevab . Bir entelektüel hastal olan naz mperdazl â vedâ etmek zorundayd k. vakur. Bütün zakâlar ayn hedefe yönelmeliydi:ayd nlanmak ve ayd nlatm ak. dü man bir dünya ortas nda yapayaln z. idrakinin pencereleri ard na kadar aç k adam. Sarho ken söylenilmi e benzeyen bu garip nutku noktalayarak. sürüden ayr lan bir Be ir Fuad bile ça n n dar anlay na kar edeb o büyük kalp.Birer ç l k olmal yd terennümler. ba kalar na bilhassa Ahmed Midhat a. nas l olmu da çok sevdi i damad yla anla amam ? zah edelim: tek ba na müdafaa Ondokuzuncu as r. Devlet -i Aliye. Yaln z karanl a ve samimiyetsizli e dü man.dü manl k. bazen ar tan to ra a süzülen ahinlerin sevdas kadar ac . Evet. Efendi de bir müsta ribdir. tek air yeti tirmemi tir Fransa da. aldana cakt . Draper i hidayete dâvet eden ses. Osmanl n n vakar . iltifat beklemeyecek kimseden. bahtiyar ça lar n sesiydi. en güzel terennümler en ümidsizleri. Milton. ferdi tahassürlerin lo p r lt lar na de il. âir demek ehli dil demektir. Divan iiri. Öyle bir hengâmede. Osmanl n n gururudur. Devlet -i Aliyye nin bu ahane oyuna harcayarak zaman yoktu art k. Naci yi bayrakla t r rken ba kalar na kar haks zl k ediyorlard . ne kinlerimiz. mant n çi ve keskin na susuz. eytan n art klar yla geçinen erazili nas gönül vahiyine a ina olabilir mi? Ahlâki vas flar n a r bast öyle devam eder: âirli e suzü dert lâz m Enduhü belâ olur mülâz m Ruyi lebe etmeyip tenezzül Açs n çemeni görülmedik gül Her râhta eyleyip tekâpu ahini hayali ala ah Girdikte girivei hayale Çarp lmaya divi kîlü kale. ba ka bir merkezi kemale götürmeye çal r : Ba aramay nca feryada ba lar. daha da seyyal: air nedir? Tabiat n en sevdal zamanlar ndaki hazin hazin tebessümlerinden yarat lm bir mahl k Tabiat her mahlukattan ziyade esir iken tabiat n fevk na ç kmak ister. küfrün her taarruzu kar s nda yalç n bir hisard r.Ne mukaddeslerimiz ayn d r. Midhat. iirin ir ad veazifesi yoktu Divan edebiyat nda. Yeni airi air yapan çile. Divan edebiyat n n son büyük temsilcilerinden birine soral m airi. fedakâr. bizi a r aksülâmellere sürüklememeli.selimi cihan yaratan n ilhamlar n aksettirir. bir medeniyetin sesidir. Hace -i evvel. Elbette ki. Zaten ilham p narlar kurumu . te. Nam k Kemal in te bihleri daha da karanl k. Bazen kafes arkas ndaki bülbüller in enini kadar hazin. herhangi bir ferdin de il. birer h çk r kt lar. Onsekizinci as r. mü küllerini k l çla çözen nesillerin sesi. öyle ölümsüz ark lar bilirim ki. Bütün yollarda arayacak hayal ahinini. Bahçesinde görülmedik güller açacak. Ama Avrupa hayranl ça n bir bülend zekâs için oldu u gibi Avrupa da Bir Cevelan yazar için de bir teslimiyet de il bir bütünle me ihtiyac d r. bir felaketler ça .Ama bat c lar n anlay s zl Naci ye inhisar etmez ki. Ama ç kmazlara sap p. Osmanl n n irfan . air rebab n k rmak ve kavgaya kar mak zorundad r. Bu u urlu daha do rusu uursuz--. Yeni Sanatç lar . cihan ümul ve cihangir. Ho me rebü mutedil demektir .

tabiî ay klama kanunuyla aç klayanlar da.. Sizce nedir hayat n anlam ? Cemil Meriç: Hugo'nun bir sözünü not etmi tim. meziyet ve zaaflar yla Pierre Larousse un (1817-1875) ikiz karde idir CEM L MER Ç SÖYLE Cemil Meriç Röportaj "Nesillerin Miras " Türkiye Kültür ve Sanat Y ll . "Hayat mezarlar n çözdü ü dola k bir yumakt r" diyordu. Onu.mi im gündüzünü. bu marazi iir anlay na iltifat etmemek cesareti gösteren say l ayd nlardan biridir. yani hayat . Allah kat nda bir imtihan olarak niteleyenler de var. 1986. .Üstada göre: Bin safsata bir m sra bercesteye de mez ndimde esatir-i Felâtun hezeyand r.. Münker Nekir sualleri gibi.. s. Bir airde mutlak hakikat aramak yanl .. sorular ma. bütün dü üncelerinin .. Amma ki bu tarif olunan airi mahir Nadir bulunur cevheri nayab zamand r. Ankara 1986. Sokrat.. "Efsane söylediler uykuya dald lar" diyor. H. izninizle. Bu suale cevap verilmez. Hayyam. lham var. Hepimizin söyledi i bir efsane var. ünlü mütefekkir ve edebiyat tarihçisi-ele tirmeni Cemil Meriç (1917-1987) ile yapt röportaj. suale sualle cevap vermek. Bu. Midhat Efendi.. air o hümad r ki iki âleme pinhan Bir cevvi Mükaddesde hafiyyuttayyarand r. imdi hat rlayamad m bir yerde "Hayat" der Levi Strauss.586-594. "bir bunal mlar serisidir". sonu zulmet.Aslan: Üstad m. Bence. Türkiye Yazarlar Birli i Yay n . air sözü. Hüsamettin Aslan' n. hace -i evvel. Zor sualler bunlar. Buna mukabil öyle söyler Neyzen Tevfik: "Çözemez kimse bu dünya denilen kördü ümü/ Yaratan . bilir ancak onun içyüzünü/ Bir delikten ç karak bir deli e girmekteyiz/ Önü zulmet. hayat konusundaki görü lerinizi alarak ba lamak istiyorum." Bu sözlerin hiçbiri mutlak olarak ele al nmamal elbette. Hepimiz bir efsane söyleyip uykuya dal yoruz.

syf. O da Mavi Sakal' n K rk nc Odas 'n aç yor.Aslan: Ölüm hakk nda ne dü ünüyorsunuz? Ölümün sizdeki tedaileri nedir? Benim akl ma Camus geliyor. ka da. Bu büyük meçhul beni ürküttü. yani ebediyet. nsan ayd nland n zanneder. Gazali böyle bir meseleyle kar la t nda tekkeye ko ar. Memleketten memlekete de i mez. ntihar kap y açm yor. Ben. gazetelerden ve insanlar n yüzlerinden" diyordu Ba kald ran nsan adl kitab nda. Ziya Gökalp'le Gazali aras nda mahiyet fark var. nsan n fikrî ölçülerini de i tirmesi bence bu." H. "Benim bir demon'um var."(Bu Ülke. Gökalp.182) diyorsunuz. slamiyet. ebediyet sümüklü böce in izleri kadar aldat c . Herkesin bir demon'u var. füzelâdan. bazen bir im ek p r lt s gelir. Peyami Safa'n n çekti i ruh çilesini çekmemi tir. onlar at t r r. Gökalp minnac k bir adamd r. Mesele bir tercih meselesi. Elindeki imkanlarla ba ka çaresi yoktu. Bu konuda bizi biraz ayd nlat r m s n z? Akl ma gelmi ken söyleyeyim. Zavall çocuk.Aslan: Ebediyet neden sümüklü böce in izleri kadar aldat c olsun? "Senin türben kelimeler. "Bu dünyada her eyden ölüm ak yor. Cemil Meriç: Ölüm. insan n can n Rabbi'ne emanet etmesidir' diyor. Marks m ? H. O. nanm yor musunuz ebediyete? Cemil Meriç: Ebediyet diye bir ey yok yeryüzünde. 'Ölüm. ister istemez kar la aca m z bir sual i areti! Ziya Pa a'n n dedi i gibi "Halledemedi bu lügaz n s rr n / Bin kafile geçti ulemâdan. im ek p r lt s geçti inde daha koyu bir karanl n içinde kal r insan. Yukar daki m sralar böyle anlamal y z. Mahiyeti meçhul bir korku. Her devirde dalkavukluk yapm t r. S k s k bu meseleyle ben de kar kar ya geldim ama korkak oldu um için intihar edemedim." Cemil Meriç: Ziya Gökalp. duvarlardan.. meselenin ça r mlar beni Tanp nar'a götürüyor. Somutla t rarak anlatmak mümkün de il. Burada öhret söz konusu. H. Bat 'n n sofra art klar yla geçinen bir zatt r. Belli anlarda do ar airin içine bunlar. ster istemez intihar edecekti. beni o konu turuyor" derdi. Talat Pa a'ya ve ttihat Terakki'ye mesela. Durkheim' yani modern dü ünceyi tercih etti.Aslan: Ölümden korkar m s n z? Cemil Meriç: Aksini söyleyemem. Yuvarlan rken t rnaklar n ka da geçirmek istiyorsun. Asl nda bu sorular. Napolyon mu. bilmiyorsun ki. oysa Gökalp bunal mlar n çözmek için intihara ba vurur. Kimse verememi . Sahtekârd r. Tarihin martt . Ben dü ünceyi bir bütün olarak ele al r m.. Ziya Gökalp. Hiç bir zaman cevap veremedim.demon'dan geldi ini söyler. zaman zaman da kusar. benim bütün hayat m boyunca kendime sordu um sorular. Gazali de ildir. ayd nlat r insan . H.Aslan: Kültürler. Bütün öhretler yaland r! Ebediyeti öhret manas na kullan yorum. genellikle içlerinde ya ad klar insanlar n bunal mlar n çözen kurumlar yaratm lar. sizin de ayn tercih problemiyle zaman zaman kar kar ya olabilece inizi dü ünüyorum. Ölmeden onbe gün önce günlü ünde u soruyu soruyor kendisine: "Tanr 'ya inan yor muyum? Evet.

Ama ne kadar inan yorum. çatlam aynalarda seyreden ve bunun verdi i ac yla k vranan bir ayd n diyebilir miyiz sizin için? Arkas ndan sözkonusu parçalan n z n ülkemizle ilgili yanlar sökün ediyor. Yön de bir taraf m benim. Tanr sorusuna cevap veremem. bilemiyorum.(2) Her ayd n bir parça eklektik olmak zorundad r. nsan çok meçhullü bir problemdir. Eklektik bir dü ünür.Aslan: Yön'le payla t klar n z? Cemil Meriç: Önce pozitivizm. ntihar beni dâûss la gibi takip etmi tir. Bir parça eklekti im. "Benim trajedim u birkaç sat rda. Mesela R za Tevfik. Camus'nun yapt da bu. Tanp nar bahtiyar bir adamd . H.(1) Sisyphos Efsanesi'nde söyledi i gibi. nsan bütündür. kendini parçalanm . nan yorum da inanm yorum da. Ben daima intihar dü üncesi içinde ya ad m. Bo una ba r yorum. uygulama imkan ba ka. bn Haldun'la Marks. nsanla ilgili hiç bir problem basit de il. ya inanacaks n ya intihar edeceksin. Bunlar kaypak kavramlar. Mesela Necip Faz l' severim ama Do an Avc o lu'nu sevmem. H. Evet derseniz biter. Müslüman m. sevebileceklerim(yani sosyalistler) dilsiz. Bilhassa materyalist hiç olmad m. Zaman zaman inand m. Belki ben ayd n olman n sorumlulu unu idrak ediyorum ama icaplar na ne kadar uyuyorum bilemem. Akla fazla önem veri im. Bu sorumlulu un idraki ba ka. laiklikle din.Aslan: Geçmi te sosyalist olman zla Yön aras nda bir ba kurulabilir mi? Cemil Meriç: Ben hiç bir zaman sosyalist olmad m. Ben Türkiye'de gerçekten sosyalist olabilece ini sanm yorum. Yani idealizmle materyalizm. Tevfik Fikret zaman zaman bir anlamda Yön'cüdürler. Sol diyalogdan kaç yor.. Noktalayaca z bir gün. do u ile bat .. Tanp nar benden ayd nl k görüyor ve 'Evet' diyor. Ayd n olman n insana yükledi i büyük sorumluluklar var. dilimi konu anlarla(yani sa c larla) konu acak lak rd m yok" -parantez içleri soruyu soran n. bir masal anlatt k ça da lar m za ve geçip gidece iz. Ancak ne kadar inan p inanmad m n cevab n mah er günü bilebilece im. Bence zorlu ve çetin bir yürüyü bu.bir adamd . H. imdiyse intihar bile edemeyecek haldeyim. nançlar m n bir k sm yla da öyle. Üçüncü bir hal çaresi yok. Mesela dilimle Büyük Do u'ya mensubum.Aslan: "Kimim ben?" diye soruyorsunuz günlü ünüzde kendinize ve insan kanser edecek . Kim ne kadar inan r bilinmez. müslüman bir çevrede do dum. Bu soruya cevap vermi . Bunlar matematik birer realite de il ki.Aslan: Cemil Meriç külliyat nda el at lmayan dü ünce devi yok gibi. Hayyam' n dedi i gibi. E er Tanr olmazsa. Halbuki ayd n olmak ba ka ey. H." Nas l oluyor da hem Büyük Do u kadrosundan hem de Yön kadrosundan olabiliyorsunuz?Neden buna mecbur hissediyorsunuz kendinizi? Cemil Meriç: Bu kelimeleri tarif etmeden kullanmak hata. Cemalettin Efgani ile Ali eriati iç içe bu külliyatta. Bu problemde o kadar meçhul var ki."Sa okumuyor. ntihar tam bir hal çaresi oluyor o zaman. hayat bir curcuna oluyor. nan p inanmad m bilemiyorum. Cevdet Pa a'yla Weber.

görüyorsunuz.Aslan: Günlü ünüzde yazd klar n zla kitaplar n zda yer alan dü ünceler aras nda çeli kiler var. Onun üzerinde tesirli oldu bu kitap. slamiyet'in size aç klamad ey neydi de bu kitaba dört elle sar ld n z? Kaderiniz bence. Ancak. Do ru. o ya ama biçimini icra etmek de il. Peki ama hocam." Bu tespit. Babam hac yd ve mûtekit bir insand . Eserlerinizde bu türden yüzlerce ifade gösterebilirim. slamiyet le ilgili olarak yazd n z hepsi birer manifesto niteli indeki yaz lar n z geliyor akl ma. Gericilik nedir. Yobaz en güzel taraflar m zla biziz. biz. Russell. "Solun kadir na. H. "Bat Felsefesi Tarihi"ndeydi. Benim ça da lar m. San r m." Sene 1974. Pratik hayatta kendilerini ya ayabilmek imkan n sa lam yor bize.inas davran beni ister istemez gericilerin kuca na de il. Okumakla olmak neden aynile sin? Bir dü ünceyi ö renmek ayn zamanda bir ya ama biçimini ö renmektir. Oysa günlü ünüzde. Elimden gelse herkese okurdum bu yaz y .kaderleriyle aynile iyor. Hemen arkas ndan. "Yobaza dü manl k tarihe dü manl k. bir anlamda ki ili inizi en çok etkileyen kitaplardan biri oldu unu söylüyorsunuz. benim üzerimde de il. Çeli kileriniz son tahlilde normal olarak da kabul edilebilir. Büchner'in "Madde ve Kuvvet" adl kitab n n dü ünce dünyan z . Ru en E ref'in 'Diyorlar ki' adl kitab n esas alarak yazd n z 'Diyorlar ki' ba l n ta yan yaz n z dü ünüyorum." diyorsunuz. ilk defa rastlanan güzel bir kad n n insan üzerindeki etkisi bu. H. Hayat ma âmil de ildir.a rl ktaki bu soruyu öyle cevapland r yorsunuz: "Hayat n Türk irfan na adayan münzevi ve mütecessis bir fikir i çisi. orada sözünü etti iniz Türk ayd nlar yla sizin aran zdaki fark nedir? Bu ülkede Peygamber'den 'Muhammed' diye söz etmiyor musunuz? Bir bat l n n konu ma veya yazma biçimi bu. Babama okuttum. yan na itti" eklinde beyanlar n z var. Mesela Cumhuriyet'te . Ama babam için ayn eyi söyleyemem. ruh dünyas nda kötü akisler yapt . bir dü ünür için yukar daki cevab n z yeterli mi? Kimsiniz siz? Kimlik söz konusu oldu unda sorulacak bütün sorulara cevap verebilecek birdü ünür mü yoksa arafta bir yaln z m ? Cemil Meriç: Arafta bir yaln z m. idealist veya materyalist olmalar bir ey de i tirmez.Aslan: Umrandan Uygarl a adl kitab n zdaki müthi makalenizi. o dü ünce sistemi toptan tutars zd r ya da ilmî de ildir. sa nedir? Yeni Devir gazetesi hangi çizgidedir? Müslümanl k nedir ki böyle söylüyorsunuz? Cemil Meriç: Yeni Devir pek ciddi bir intiba b rakmam t r üzerimde. kimlik bunal mlar n okuduklar kitaplarda çözümleyen binlerce insan n -sa c . "Bir dü ünce sistemi" der. Cemil Meriç: Biraz fazla alt n çizmi im "Madde ve Kuvvet"in. Üzerinde resim var diye eve gelen kibritlerin resimli kapaklar n y rtard . Sözün geli i öyle yazm m. Bütün hayat m etkileyen bir tesiri olmam t r. Belli bir ça da etkilemi tir beni. Kitaplar n zdan birinde. yani hem yalan hem do ru bunlar. Evlad m. okuduklar m z. solcu. Gökalp'in bir Delf kâhinine benzedi ini sizden ö rendiler. Onsekiz ya nda bir insan çarpar elbette. bu yamal bohçada. "E er yüzde yüz tutarl ysa. Çeli ki bu. kelimeler hiç bir ey ifade etmiyor. Türkiye gibi Ortado u'nun göbe indeki bir ülkede. Bulû ça nda.

"(Bu Ülke. Saint-Simon'u. yani hayat vard . sf. sizce yaln zca bir dü ünme biçimi.Aslan: "Otobiyografileri hep üpheyle kar lar m. kitaplar n zda s kça vurgulad n z slamiyet sözkonusu oldu unda çeli kilerden birini do uruyor.Aslan: Mülkiyet kar s ndaki tavr n z nedir? Daha önceki bir konu man zda. Tarihin en namussuz.Aslan: Marksizme yakla m n z oldukça farkl . Önce eylem vard .. Ben insan dü üncesini bn Haldun gibi ikiye ay r yorum: n a ve haber. Ortodoks olmayan marksist dü ünürler ise daima tam not al yor sizden. Onun ' slamî Sosyalizme Do ru' adl bir risalesini okudu unuzu belirtiyorsunuz. Politikan n dili gizliliktir. Ortodoks marksizme ate püskürüyor yaz lar n z.(Bu Ülke. O da bir insand r ve hatalar vard r. Bilhassa polemik içinde ve dü manlar yla sava arak dü ünen bir adamd r. Genç Cemil Meriç'ten olgun Cemil Meriç'e uzanan.. Ma aradakiler adl kitab n z n 391. Benim yükselmek gibi bir amac m olmad . Modern bilimin bu ilkeye dayand n kabul ediyorum. H. en zeki adamlar ndan biridir. Merakl okuyucular. En masumlar . Cemil Meriç: Hay r. Talleyrand do ru söylüyor galiba: Dilin görevi hakikati gizlemektir. Marks' . syf. slamiyet aç s ndan. ara t rma nesnesi maddedir. Marks da bn Haldun ve Farabi gibi büyük dü ünce adamlar ndan biridir. Bunlar n ba nda dü ünme biçiminiz var bence. Do ru. insan dü üncesine sayg d r. dipnot).29) Müslüman sosyalizmi pek itibar görmüyor bugün Türkiye'de. Musevi as ll d r ve bunun dü üncelerine büyük etkisi vard r. K rk Ambar adl eserinizde. Bir ey daha var: 'Umrandan Uygarl a'da(sf. Tehlikeli bu. bende de i meden kalan diyalektik de ildir. evet. H. Bilginin kayna n n materyalist aç klamas bu. Be inci Bask . Talleyrand yükselmek istiyordu. "Önce eylem vard " diyorsunuz. Bu sözünüz bana gençli inizin Tar k Mümtaz' n hat rlat yor. Eskinin devam n ister sa . Dü ünen bir adamd r. . erif Mardin'e kar savunabiliyorsunuz. ha in bir adamd r Marks. Marks' n da hatalar vard r. bilimin nesnesi. Halbuki hayat n kendisi daima yeniye müteveccihtir. Ayr ca. di er sosyalistler gibi. Haber'e oldu u gibi inan l r. Rodinson. Umrandan Uygarl a adl kitab n z n 231-261. Talleyrand bir politikac yd . maddi gerçeklik vard . Bilgi problemine bak aç n z marksizmden izler ta yor. Ailem ve çocuklar m için de öyle. lmî namusumu az çok muhafaza etmi imdir. Sa mezarl k bekçisi.yazmay tercih ederdim. Gerici benim. Proudhon'u. "Ben Müslüman sosyalistim" demi tiniz. ihtiyar nazeninler gibi a r bir tuvaletle ç kar tarih kar s na.366. H. Ancak. Dü ünen hiç bir insan tarafs z olamaz. dövü ken. sayfalar na bakabilirler. Tehlikeli.(3) Dü ünürken ve yazarken. Çünkü hiç bir siyasi hareket içinde bulunmad m. Marks'tan daha çok severim. Proudhon'u yazarken ya ad n z iç hazz geliyor akl ma.. Sa 'a antipatim yok. Schumpeter ve di erleri. yine de marksist dü ünceyle bir çok eyi payla yorsunuz. çünkü vahyi d arda b rak yor. mtiyazl bir mevkii yoktur. slamiyet. Ama bu dü ünce biçimi. çizgide de i meden kalan tek unsur dü ünme biçiminiz yani diyalektik yöntem. Sert. n a ise yorum demektir ve tart maya aç kt r.197) Sizin otobiyografiniz için de geçerli mi ayn ey? Cemil Meriç: Benimki için geçerli de il.

ilham gelmesini beklermi yazarken. yani gözlerimin kapanmas ndan önce de .Aslan: Üslubunuz efendim? Cemil Meriç: Üslubum kendimdir.. kendim yaz yorken de. Konu uyorsunuz. Mülkiyet daima tahdit edilmelidir. Edebiyata tercümeyle geçtim. dil konusundaki hassasiyetiniz de il mi? Cemil Meriç: Bir yazar olarak dili muhafaza etmeye çal r m.Aslan: Stendhal eline kalemi al r. Bu konuda titizim. Yani herkes kendi zevki için tüketim yapamaz. Mülkiyet toplumundur.(4) slamiyet de sosyalizm gibi dü üncede bir devrimdir. Mülkiyet konusunda Saint-Simon gibi dü ünüyorum. H. Sa la sol aras nda büyük bir fark yoktur. H. do ru mu bu sizce? Cemil Meriç: Olabilir. Kutupla ma yobazl kt r. H. H. Türk nesrine Frans z sentaks n getirdi. Hayat m n manas bu. Onda. Frans zca'yla o kadar çok temas m oldu ki. lham da beklemem. Ben fark na varmadan bir etkisi olmu olabilir Frans zca'n n. Benli im. Birbirlerine yakla mal d rlar. sa ' n solla mas gerekir. Yazd klar m kadar yaz biçimim de önemlidir. bizden sonra geleceklerin de hakk vard r. H. Yaz lar n zda konu ma cümleleri a rl kta.Aslan: Türk Sa ' na ve Türk Sol'una tavsiyeleriniz nelerdir? Cemil Meriç: Türkiye'de sol'un sa la mas . bizden önce gelenlerin de. bütün hüviyetimdir. Topluma faydal oldu u sürece yararl d r.Aslan: Yaz lar n z ba ka birine dikte ettiriyorsunuz.Aslan: Ama bugün bunun tam tersi ortaya ç k yor. H. Bir uuralt tesir. H.Aslan: iirin tornas ndan geçmi bir dü ünürün üslubu diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Y llarca iir yazd m. Cemil Meriç: Ben bu kutupla maya kar y m. Siz nas l yazars n z? Cemil Meriç: Özel bir merasime tâbi de ildir. H. Gurur darg nl klar ve benzeri eylerden do an ayr l klar.Cemil Meriç: Sosyalizm Türkiye'de ya amak için slamî bir veçheye bürünmek zorundad r.. Dikte ettirmenizden mi geliyor bu özellik? Cemil Meriç: Üslubum.Aslan: Cemil Meriç. yaz l yor. deniyor.Aslan: En belirgin özelliklerinizden biri.

di eri kitap. Kad n vazifeleriyle üstündür. Kad n erkekten daha yüksektir bana göre.Aslan: Lamia Han m'dan sözeder misiniz? Cemil Meriç: Son derece sevdi im ve son derece sayd m müstesna bir insand r. Fedakârl yla. Sanm yorum. nsanl n yüzünü a artan bir fedakârl k. Erkek kad n e itli i yoktur. Hayat m n en mükemmel arkada . H. Kar m çok severim. Talihsiz bir izdivaç yapt . Hayat mdaki önemli varl klardan biri kad n. Çok mükemmel bir .Aslan: "Bir kad nla yeme e mi ç k yorsunuz" der Nietsche. Vazife taksimi vard r. Naz m. " nsan n tanr olmad n n tek belgesi göbekalt d r" diyor bir yerde de. ya ayanlardan Lamia. Son derece fedakârd r. Fark nda olmad bir zaaf vard kad na. Kar m öldükten sonra onun yerini ancak Lamia Han m doldurabilirdi. Delirdi zaten.böyleydi. Necip Faz l. nsan insan yapan a kt r. nsanlar aras ndaki biricik insani his. Hz. H. iiri neden b rakt n z? Cemil Meriç: Sevdi im airler vard .Aslan: Kad nlar bahsinde hayat n zdaki en büyük yeri i gal eden kad n kimdir efendim? Cemil Meriç: Ölenlerden kar m Fevziye. H. Küçüklük duygusundan ileri geliyor onun bu özelli i. a k. ngilizce ö renimine dört ya nda ba lam t r.Aslan: Üstad m. Diplomas nda Roosevelt ve Hasan Âli'nin imzalar var. "Sak n k rbac n z yan n za almay ihmal etmeyin. Talihim benim. Onlardan daha büyük olamayaca m hissettim. geline evlenme teklif eder. nsanlar aras ndaki yerini bulamam t r. Yahya Kemal. H. H. Tam bir erkek de ildi çünkü tam bir insan de ildi. Kad n bahsinde hiç bir zaman tatmin olmam t r. Ana mektebini ve Arnavutköy K z Koleji'ni birincilikle bitirmi tir. mükemmel bir anneydi. Halbuki. sadakatiyle. K rk y l n üzerinde bir beraberli imiz oldu onunla. Salakt hazret. nesirde bana rakip olabilecek bir zirve yoktu. P narba lar tutulmu tu. Daima rahmetle anar m. Hasan Âli Yücel döneminde ba ar l ö rencilerin diplomalar n Roosevelt imzalard . Hastal mda bana gösterdi i efkat emsalsizdir. Mükemmel bir hocad r. Dâhi bir salak. Davet edildi i dü ünde. H. Sakin bir zevceydi." Cemil Meriç: Budala. Roma'y Roma yapan asil ve büyük kad nlardan biriydi. Mente o ullar boyundand .Ebubekir soyundan geliyor.Aslan: Kad nlara bak aç n z nedir? Cemil Meriç: Büyük bir sayg ve sonsuz bir sevgi. Fevziye tam bir aile kad n .Aslan: A ka inan yor musunuz? Cemil Meriç: Elbette.

H. H. Sevdi im bir insanla dinlemeliyim müzi i.Aslan: Büyük yazar olmak için sizin hayat çizginize benzer bir yolu katetmek gerekir mi? Cemil Meriç: Gerekir.Aslan: Ayd nlar m z konusunda söyleyecekleriniz var m efendim? Cemil Meriç: Bu konuda söyleyece imi söyledim galiba. Ac çekmeyen. Ama sevdi im türküler de var.Aslan: Sizin için demokrat diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Elbette evlad m. H. H. Farketmez. Ta ma suyla de irmen döndürüyoruz. H. Talihim bu. Sevdi im insanla birlikte dinledi im müzi i severim.Aslan: Ne tür müzikten ho lan yorsunuz? Cemil Meriç: Umumiyetle alaturkay severim.ngilizce hocas d r Lamia. Liberal ve demokrat m. . H.Aslan: iiri b rak n z n tarihini hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Acaba b rakt m m ? Söyleyemem ki bunu.Aslan: K z n z efendim? Cemil Meriç: K z m mükemmel ve emsalsiz bir evlatt r. Re at Nuri ile akrabad rlar. Herhalde Mo ollar'dan kalma bize. Türkiye'de ayd n yoktur. H. Çünkü mesuliyet yoktur. Ac lar insan ruhunu biliyor. H. H. Bedbahtl k içinde bahtiyar m. ster otobüs müzi i olsun ister klasik. Türkülere özel bir zaaf m yok. Gerçek bir demokrat m. insan olamaz.Aslan: Hangileri mesela? Cemil Meriç: u anda s ralayamam. En kötü yan m z müsamahakâr olamay m z. bir ülkede" Cemil Meriç: Evet.Aslan: Liberal terimini hürriyet anlam nda m kullan yorsunuz? Cemil Meriç: Evet.Aslan: Yaz lar n zdan birinde "Dü üncenin kuduz köpek gibi kovaland ya ad m zdan söz ediyorsunuz. Tanp nar' n ö rencisidir. Nesri iir haline getirmeye çal t m.

Aslan: Zaaflar m diyebilece iniz özellikleriniz neler efendim? Cemil Meriç: Çok. Günde üç paket. Okumaya dü künüm. Kad n da insan kitap da insan. H. Ba tan a a zaaf m.Aslan: "Bana okudu unuz kitaplar n en güzelinin hangisi oldu unu soruyorsunuz. çabuk sevinirim. Hassas bir kad nd .H. Soyad Kanunu'yla de i tirildi. Aynile irler.Aslan: Kitab kad na benzeten ba ka bir dü ünür hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Hat rlam yorum.Aslan: Bir denemenizde kitaplar kad nlara benzetiyorsunuz. Bu yüzden biraz mar k büyümü üm.Aslan: "Her kitapta kendimizi okuruz. lk mektebi bitirmi ti annem. Her insanda binlerce insan vard r. . kisi de insan. En son olarak da hastalan nca b rakt m. Bütün yemeklerini severim Lamia'n n. annemin bendeki etkisidir. H. Bilhassa bulgur ve etle yap lan yemekleri. insanlar birle ir. Ümit'in pi irdiklerini de severim.Aslan: Sigarayla aran z nas l? Cemil Meriç: On yedi ya mdan bu yana sigara içerdim. Hayvanlar çiftle ir. imdi içmiyorum. Kad n ve erke in bir araya gelmesinde. Be karde iz. belli bir ölçü içinde kad nlara zaaf m var. Babam n dedesi Dimetoka müftüsüydü. kendimizle yatar z her kad nda" diyorsunuz. Lamia'n n yüzünden tekrar ba lad m. Bu soyad Haf z dris Efendi'den geliyor. Neden ba ka bir varl a de il de kad na? Cemil Meriç: Hayat mda iki önemli varl k var: Kad n ve kitap. tekle ir. H. Çabuk k zar m. Bende de var ayn hassasiyet ve bu. Lüzumundan fazla hassas m. H. Benim soyad m asl nda Hocazâde'dir. Ailenin ya ayan tek erkek evlad benim. çabuk dar l r m. H. Her insan gibi. Babamla akrabayd lar. Çok zengin bir masal dünyas vard ve masallar anlat rd bana. Yani bunlar teke irca edebiliriz. söyleyeyim: Annemdir" der Abraham Lincoln.Aslan: Sevdi iniz yemekler neler? Cemil Meriç: Lamia'n n pi irdi i yemeklerin hepsini severim. Neden kendimizle yatar z her kad nda? Cemil Meriç: Kad nla bir parça bize yak n oldu u ve bizi sevdi i için yatar z. H. Sonra b rakt m. Annenizden hat r n zda kalanlar neler? Cemil Meriç: Muhterem bir han md annem. bu binlerce insandan yaln zca birer tanesi birbiriyle kayna r ve anla r.

H.Eklektizm: Felsefede.Aslan: Kitaplar n za çocuklar n z hissiyle bakt n z oluyor mu? Cemil Meriç: Fazlas yla elbette.Aslan: u anda seyahat etme imkan n z olsayd hangi ülkede olmak isterdiniz? Cemil Meriç: Fransa'da.Aslan: Lamia Han m yüzünden? Cemil Meriç: O içiyordu çünkü. H.Aslan: Kitaplar n z aras nda tercih yapabilir misiniz? Cemil Meriç: Yapamam. "Umrandan Uygarl a". H.. nsanlara verebilece im mesaj bu. "Bu Ülke"yi de severim. Yeni bir kitap haz rl yorum. Lamia'yla O'nun memleketi olan am'a da gitmek isterdim mesela. Hakan Ula ' n notu: 1. edebiyatta ise birbirine ayk r çe itleri ba da t ran geni s n rl zevki ifade eder.1960 y l nda bir otomobil kazas nda ölen Albert Camus'nun intihar etti ine inan l r. H. Cevaplamak ay klamakt r. yeni kitab m bugünden geçmi e. sizin söylemek istedi iniz bir ey var m ? Cemil Meriç: Her cevap noksan. Onlar da çocu um. "Kültürden Irfana" olacak ad . 3. kültür Avrupa.Aslan: Benim sormad m.Cemil Meriç. nsanlar n severim. ba ka bir yerde "O'nsuz bir sosyalizm hatta O'nsuz bir Bat dü üncesi . Ancak "Hind Edebiyat "n çok severim.Aslan: Yeni bir çal man z var m ? Cemil Meriç: Evet.H.Aslan: Neden Fransa'da? Cemil Meriç: En çok Frans z kültürüyle temas halinde oldum. Dü üncelerim tohum halinde "Bu Ülke"dedir. Altm küsur y ld r Frans zca'yla u ra yorum. uyu abilir tezleri toplay p uyu amayanlar n bir yana b rakma e ilimini. Kafam n gönlümün çocuklar . "Umrandan Uygarl a"n n tersi. geçmi ten bugüne idi. rfan biziz. Hayat m n bütün tecrübesi. Bat 'dan Do u'ya gibi bir ey. Sonradan "Bir Dünyan n E i inde" ad yla bas ld . 2.. H. H.

. deseydim. ne mülkle tirmenin ve ne de yasan n mülkiyeti yaratamayaca n . Yaln z. iradesini. insandan dü üncesini. üstada göre." Not: Yukar daki röportaj Cemil Meric Dü ünce platformuna ta yarak sizlerle payla mam z sa layan forum üyelerimizden Hakan Ula Bey e ükranlar m z sunuyoruz.. ki ili ini çekip alabilme gücünün ölümüne bir erk oldu unu ve bir insan köle haline getirmenin onu öldürmekten farks z oldu unu ispatlamak için uzun boylu konu maya ihtiyaç kalmaks z n anla l rd dü üncem. önyarg lar n kal n duvarlar arkas nda hep ayn teraneleri tekrarlar. Gerçek sosyalizmi..Pierre Joseph Proudhon için "Bir Facian n Hikâyesi" kitab nda da öyle yazar: "Proudhon ça m z n en büyük dü ünce adamlar ndan biri. Ülkemizde sol." 4... Bat n n bütün doktrinleri içinde slamiyet'e en yak n olan felsefedir. I te devrimlerin giri kap s . Ne eme in.. emekten do mayan her kazanc mahkum eder.tasavvur edilemez" diye and -anar izmin babas say lan. slamiyet için vahiy yani ilâhi eriat. Peki ama: Mülkiyet nedir? sorusuna niye ayn ekilde... Proudhon'un temsil etti i anar izm..) . dolay s yla da mülkiyetin nedensiz bir sonuç oldu unu iddia ediyorum. slamiyet de bir nomokrasi(kanun hâkimiyeti) dir.. bu dürüst ve samimi insana kulaktan dü mand r."Mülkiyet Nedir?" kitab yla ünlenen Proudhon'un bu konudaki görü üne bakal m: "Kölecilik nedir? sorusuna cevap vermek durumunda kalsayd m ve tek kelimeyle: Cinayettir.... Proudhon. gerçek demokrasiyi bütün buutlar ile tan mak isteyenler kilisenin afarozuna u ram bu yavuz ve samimi yol göstericiyi tan mak zorundad r.. yani bu ikinci sorunun asl nda birincinin de i ik bir biçiminden ba ka bir ey olmad n hemen anlatabilmekten emin olarak. Oysa Proudhon ayd nl a ko an her insan için de erli bir k lavuzdur. cevab n veremiyorum?. Kilisele en sosyalizmin hür tefekküre tahammülü yoktur. Faiz bir sömürü arac d r. anar izm de. H rs zl kt r. anar izm için nomos(kanun) mâ eri ak ld r. Ülkemizde sa . Türk Edebiyat Vakf Çar amba Sohbetleri Türk Edebiyat Dergisi (Türk Edebiyat Vakf ¶n n geleneksel olarak düzenledi i "Çar amba Sohbetleri" ne Ahmet Kabakl ¶n n davetlisi olarak kat lan Cemil Meriç¶in yapt konu ma ve di er kat l mc larla aras nda geçen sohbetler. Niçin k nanacakm m bundan dolay ? Mülkiyet h rs zl kt r!.

Yani bir nevi Kelile ve Dimne. Bugün de bu te hisim bütün s cakl yla devam etmektedir. ko tum geldim. Fakat Bat kar s ndaki susuzlu umuzu. Yoksa Télémaque'in romanla hiçbir alâkas yoktu. Her eyi kucaklayan bir sanat. Ahmet Bey'in iltifatlar na da bilhassa te ekkür ederim. Tehlikeli bir macerayd bu. serbestî halinde ya ayan bir ak nc lar toplulu u.. "fâtihler. Bu itibarla en küçük bir haz rl a imkân bulmadan. muhterem Ahmet Kabakl Beyefendi'ye te ekkür ederim. Birçok kazançlar n yan nda birçok felâketler de mukadderdi. naz m hücresi. Mekteplerde okutuldu ve nesiller için bir üslûp hocas mahiyetini ta d . Bu imtihan sadece k ymetli dostumun arzusuna uymak için yerine getirmeye çal aca m. y llarca önce serefyab olmu .. dili ve muhtevas bak m ndan büyük ra bet gördü. edebiyat saray önce iki hücrelik: Bir. Yusuf Kâmil Pa a bu eseri müzeyyen üslûpla Türkçe'ye kazand rd . bu kadar güzide bir toplulukla kar lanaca m ummam t m. edebiyat bir bütün. gönlü olan. Konu man n mahiyeti hakk nda da bir fikrim yoktu. Nesir. Kâmil Pa a insanla cemiyet aras ndaki münasebetlerin hududunu çizen. gaziler" toplulu udur. Bana bu kadar güzide bir mecliste sadece dinleyicilik dü erdi. "Bu itibarla. Ahmet Kabakl : Esta furullah. Fénelon'un hikmet ve siyasetle dolu olan eseri veliahta siyaset ö retmek için kaleme al nm t ve hikâye sadece bir süsten. Cemil Meriç: Bu kadar nadide. bir cazibeden ibaretti. sadece gönlümden emir alarak huzurunuzda bulunuyorum. Çünkü Türk milleti heyecan duyan. "Bat n n manevi fetihlerinden faydalanma arzumuzu" isabetle ba latt k. Filhakika. bir nesir hücresi. kabiliyetini ilk ke fedenlerden biri s fat yla iftihar duymu tum. Konu mam bir cesaret olacak. mütemadi bir co u halinde. Tanzimat'tan sonra Bat 'yla temas ettik. insan duygular n en mükemmel ekilde ifade etme sanat . Büyük âirler yeti tirmi iz. Nitekim senelerce eser. dünyam z geni letmek istedik. Efendim. . Edebiyat insan dü üncesini. Bu bir tesadüf eseri de il. Ferman buyurdular. bir nevi siyasetname ar yordu. As rlardan beri naz m hücresi a z na kadar dolu.Cemil Meriç: Efendim. Kabul buyurursunuz ki bu kadar güzide bir mecliste hiçbir haz rl k yapmadan konu mak çetin bir imtihand r. Frenklerin tabiriyle "sanatlar n sanat . Edebiyat Vakf 'nda yap lacak bir konu man n edebiyata taalluk etmesi bence münasip olur. Edebiyat kâ anesi. Fransa'dan yap lan ilk tercüme Yusuf Kâmil Pa a'n n Télémaque tercümesi. idare sanat n ayd nlatan bir eser istiyordu. nazm n yan nda bir parça daha fakir.

Tanzimat' n ba ar s zl yla birlikte son buldu. maceran n cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Birçok siyasetnameler elden ele dola yordu. Bu itibarla kültürü bütün olarak ele alan Osmanl cemiyeti siyasî kültüre de ehemmiyet vermi ti. Tanzimat devrinde Bat fethedilecek bir ülkedir. o ça n belli ba l mütefekkirleri tefekkürü bir bütün olarak ele al rlar. Sezar' n Galya seferlerini tercüme ettirmi . Bir Cevdet Pa a. Bir kelime ile edebiyat o ça için sadece bir e lence de ildir. ahika idik. hiçbir ciddi mütefekkirin alâkas n çekmezdi. Bat iirinin bize verece i bir ey yoktu. Emile'i Türkçe'ye kazand rmaya gayret eder. Fatih'in tecessüsü de fetihleri gibi cihan ümuldu. Ondan sonra Bat 'n n bu çe it eserleri kar s nda daha az tecessüs gösterdik. Bütün dünya irfan na çevirmi lerdi. Tabiat yla bu. Çünkü iirde biz büyük bir merhale idik. Rousseau'nun çtimaî Mukavele'sine e ilir.. Nam k Kemal ve Ziya Pa a da öyle. fakat onun romanc l geni tabakalar irfan bak m ndan zenginle tirmek gayesini güden.. Daha çok romana. günümüzün en entelektüeli ark' de Garb' da tan mayan acayip bir mahluktur. Nam k Kemal. Ormanla hiç me gul olmad k. Yani a açla me gul olmad k. Nitekim iki roman yazm t r: ntibah. Balzac'a kadar Bat 'da roman ciddiye al nmaz. Osmanl kay ts z de ildi. Ziya Pa a. do rudan do ruya siyasî irfan m z n yoklu undan faydalanm lard r. fikriyat n da fethetmek arzusunu duyuyorduk. Osmanl fazla ciddi ve vakurdu. Biz Bat 'y bütün olarak tan mad k. insanla devlet. Bizim dikkatimiz Bat 'n n sadece dikenlerine yapraklar na tak ld . Tanzimat devrinde Nam k Kemal de roman yazm . meçhul de ildi. Bu bo lu u doldurmak için elbette ki izm'lere ihtiyaç vard . Montesquieu'nün Kanunlar n Ruhu adl eserine e ilir. 1960'lardan sonra Türkiye'yi salg n bir hastal k gibi istilâ eden Marksizm. Küffar n topraklar n nas l fethetmi sek. bir Tunuslu Hayreddin. anar izm. Osmanl 'n n Bat 'dan alaca herhangi bir edebiyat nevi yoktu. Roman ise bir e lence unsuruydu. Daha sonraki Osmanl padi ahlar da dünya tefekkürüne bigâne kalmam lard . komünizm vs. Haddizat nda Osmanl Bat l la mas diye bir ey yok. Ben öyle san yorum ki büyük fikir buhran m z n kaynaklar ndan biri de bu siyasî irfan eksikli idir. en büyük medeniyetini yaratan insanlar.Efendim. Bat 'da kendi susuzlu unu giderecek eserler ar yordu. Üçüncü Murat zaman nda Machiavelli'nin me hur Hükümdar' defalarca Türkçe'ye kazand r lm t . Bir kelime ile günümüzün insan . Geni halk kitlelerine hitap eden. Cezmi. Bat 'da da öyleydi. gibi izm'ler. Plutark' n birçok yaz lar n tercüme ettirip. okumu tu. hikâyeye yani vakit geçirmeye dald k. Rüzgâr n tesadüfen önümüze serpti i birkaç kuru yaprakla u ra t k. Bat y bütünüyle tan mak bilhassa tefekkür sahas ndaki fetihlerinden haberdar olmak arzusundayd . Tanzimat devrinde tan mak istemi tik. bir insan yaratmak sanat yla u ra r. Bu itibarla bak lar n bütün dünyaya çevirmi lerdi. Marksizm bütün sahte cazibesi ve sahte ilimcili iyle kafalar istilâ etti. Bu sebeple insanla cemiyet. iktidar problemlerini konu alan kitaplar Osmanl tecessüsünü tahrik ediyordu. Bu. okumaya al t ran. Osmanl lar elbette ki dünyan n en büyük idarecileri. hikâyenin imkânlar ndan faydalanarak kendini okutturmak isteyen bir te ebbüstü. . Bat ya teslim olmak de ildir.

Çünkü dünyada yaln z ya am yoruz. adamlar na okutmu ve yirminci sayfaya kadar dayanabilmi . Biz Avrupa'n n pisliklerini. eserinin de eri nedir. nas l bir tarihten geldik. Bu söz Fransa'ya Avrupa'ya as rlarca tahakküm eden Cizvit tarikat n n kurucusu olan bir din adam na aittir. hangi kavgalar n neticesinde bu hale geldik. Fransa'da bir siyasî kültür. adeta hastal klar n ithal eden bir kumpanya haline girdik. Biz kimiz. elbette ki Marks' da tan mal d rlar. tiraf ederim ki üniversitelerimizde de ciddi bir siyaset kürsüsü yoktur. Dü man olarak da tan mak mecburiyetindeyiz. Bu itibarla politikayla u ra acaklar. Biz Asya ile yani kendimizle me gul de iliz. nas l yeti mi tir. bütün büyük ara t r c lar talebelerin kültürüne malzeme olarak haz r ve aç kt r.Evvelâ insan dü üncesi bir bütündür. Fakat buna mukabil Bat 'y da tan mad k. Yani Machiavelli nas l bir cemiyetin adam d r. Do rudan do ruya ders olarak okutulur. Avrupa'y tan madan Asya'y tan maya imkân yoktur. insanla devlet aras ndaki münasebetleri dikkatlerine tevcih etmi lerdir. mülevvesat n . Gerçi ecdad m z. bilhassa Servet-i Fünun devrinden itibaren unutulmu tur. Asya ile Avrupa insan beyninin iki yar m küresidir. dünyay da tan mak mecburiyetindedir insan. Gerçi Machiavelli defalarca çevrilmi . Meselâ Machiavelli'ye atfedilen "gaye vas talar mübah k lar" sözü bile haf zalar m za yanl geçmi tir. bir homo politikus olarak vas fland ran bir insan n mü ahedelerini billurla t r r. Ignagio de Loyola'a aittir. Elbette Machievelli de Avrupal d r ve Avrupa'n n siyaseti ahlâktan ay ran. Fakat kendini tan mak formülü son derece kucaklay c bir formüldür. fakat bu çeviriler ciddi bir bilgiyle ku at lmad için hakikî de eriyle tan nmam t r. Hiçbir kitap haz rlanmam t r. "Bu gâvurun bize ö retece i bir ey yoktur" demi .. neyi temsil etmektedir. hangi hakikatlere k tutmaktad r. Bütün büyük fikir adamlar . Kendini tan mak için çevreyi. Dü man veya dost Bat . M s rl Mehmet Ali Pa a Machiavelli'yi tercüme ettirmi . büyük fetihlerde bulunmu . Fakat bu son zamanlarda. irfanla alâkam z kalmad . dost olarak da. Kendini tan mak dü man n da tan makt r. Rönesans'tan beri tefekkürde büyük merhaleler alm . Osmanl n n bir valisi bile Machiavelli'den çok daha iyi biliyordu insan ruhunu ve insan . kendini tan makla ba lar. Fatih'ten itibaren daha do rusu Selçuklulardan itibaren dü ünceyi bir bütün olarak alm lar. büyük ke ifler yapm bir insan toplulu udur. Tarihimizi unuttuk. dilimizi unuttuk. Bu söz bir cinayet fetvas d r ve Machiavelli'ye de il. Bu itibarla sadece kula m za üflenen formüllere ba l robotlar haline geli imiz siyasî kültürümüzün eksikli inden kaynaklanmaktad r. bunlar hiçbir zaman anlat lmam t r. Nitekim rivayet edilir ki. Machiavelli'den zaman m za kadar Avrupa'y i gal eden. insan sadece menfaatlerine esir bir robot. Asya'y tan madan Avrupa'y tan maya. Elbette ki irfan. Meselâ Machiavelli.. Bu söz ona ait de ildir. Bu ekilde tefekkür olmaz. Fakat Marks'tan evvel tan nmas gereken adamlar var. bir siyasî edebiyat dersi vardir. Avrupa insan n n saadet ve felâketine sebep olan tarihi vakalar bilmedi imiz gibi bu tarihi vakalar n semeresi olan nazariyeleri de bilmiyoruz. adiliklerini alan.

so uk dü ünceyi.. hangi artlar içinde do duklar . bir Kelile ve Dimne. Onun i tigal sahas . . Çünkü Avrupal tilkidir. nsanlar tan yor ve tarihi tan yor. ihtilâli haz rlayan mütefekkirler. kendi dünyas ndaki fikirleri kaynaklar ndan ba layarak zaman na kadar geçirdi i bütün dönemeçler içinde bilir. hikâyeler yetmi tir. Yani bir roman merak istilâ etti bizi. Tarihimiz boyunca bu tezad ya ad k. bizi nas l istismar edece ini biliyor. Çok daha ciddi i lerle u ra an Türk slâm ayd nlar . Roman Roman ancak. Biz vefay . antropoloji i ler vs. nsan ilimleri geli tikten sonra roman n sahas kalmam . geni kalabal klara seslenen bir edebiyat nevidir. slâmiyetin romana kar gösterdi i alâkas zl k sebepsiz de ildir. Roman sadece sinema gibi aylak tecessüsleri avlayan bir nevidir. Do u'ya ait büyük siyaset eserleri hepimizin meçhulüdür. Avrupal neden bahsetti ini biliyor. Yani bir Frans z. O hileyi. Edebiyat m z n en fakir taraf siyasî edebiyatt r. Ayn cinsten insanlar birbirlerini tan r. Zaten Do u'da ve Bat 'da en büyük hazine olan Binbir Gece yetmi tir. Halbuki edebiyat demek roman demek de ildir. onun bildi i eyler bizi esir etmek için kâfidir. kahramanl temsil ettik. Ö renmedikçe. Çünkü roman n konusu insand r. Hiçbir temayül fark gözetilmeden. neyi temsil ettikleri. sosyoloji. Yorumlar yla beraber okutulur. büyük tahliller okutulur. ihtilâl hakk ndaki büyük tefsirler. K ssalar. Edebiyat demek. romanla u ra mak ihtiyac n duymam lard r. Fakat bizim de esir olmamam z için mutlaka ayn bilgilerle mücehhez olmam z gerekir. dü ünceye neler getirdikleri de uzun uzad ya anlat l r. psikiyatri i ler. Bütün samimiyetiyle tan m yor tabiî. Bugün bir siyasetname. Memleketimizde bir siyasî edebiyat do mam t r. nas l bahsetti ini biliyor. daha sonra Frans z ihtilâli. biz aslan z.. Evvelâ on alt nc as rdan ba layarak mutlakiyeti savunanlar. Tilki ve Aslan Avrupa'n n bize göre üstünlü ü de fikre. Bu itibarla onlar n yapt n . Yani roman ölmektedir ve ölecektir.. ilme verdi i de erden ileri gelmektedir. feragati. Elbette ki geri toplumlarda büyük yeri olan fakat netice itibar yla ilerleyen bir toplumun itibar etmeyece i bir edebiyat nevidir. mektep kitab olarak okutulur. Sadece Avrupa'n n ikinci derecede müelliflerini ve ikinci derecede eserlerini ald k. Nihayet birinci dünya sava ve sonras n n mütefekkirleri. Ayr ca roman yazmaya itibar etmemi lerdir. kendi ölçülerimiz içersinde biz de yapmak mecburiyetindeyiz. Bugün Marksizmin kazand budalaca itibar ve dü künlük do rudan do ruya bu bo lugun eseridir..cemiyetlerini. Fakat ç plak olarak okutulmaz. Bizde roman do may sebepsiz de ildir. ilk izm'i yegâne reçete telâkki edecektir. Fakat bugün politikaya at lan insanlar n elbette ki bütün politika üstatlar na ihtiyaçlar vard r. Halbuki yirminci asr n ba lar nda Fransa'da demin de belirtti im gibi bir siyasî edebiyat dersi vard r. Tilki aslan tan maz. tarihin ak na istikamet veren kitaplar. nsan tabiat n psikoloji i ler. Bu itibarla büyük idarecilerin ihtiyac yoktu. psikanaliz i ler. muhtevas kalmam . kar s na ç kacak ilk mütefekkiri. edebi k ymeti olan kalabal k üzerinde büyük etki yapan. so uk kanl dü ünceyi tan d . roman demek haline geldi.

Roman tecessüsümüze hitap etti i için. cemiyetlerin münasebetlerine ve insan ruhuna k tutan bir ilimdir. Fakat bu kültür ciddi de ildir. m uhayyel ah slar ç kartmak. Bunlar n hepsi bizi tecessüsümüzden yakalayan ve sadece vakit geçirmeye yarayan. Bu i te evvelâ Avrupa'n n yapt klar n bilmekle mükellefiz. deoloji ilmi de içine al r. Masallarla oyalan yoruz ve ilmin ciddi sesi. çat k çehresi ho umuza gitmemektedir. tek siyasetçisi Marks de ildir. roman taht ndan indirmektedir. fakat ilmin yan nda ba ka aldatmacalara da ba vurur. vakit öldürmeye yarayan birer parazit tür haline gelecektir. Bu yazar. sosyoloji de yapmaktad r. Bu sayede kültür de edinebilirsiniz. Psikolojinin. Bu üslubu psikoloji ve psikanaliz de gösterebilirse elbette ki roman n yerini alabilir. Sadece üslubuyla kendini okutan bir edebiyat türüdür. Fakat bu mutlak de er de ildir. henüz ilimler geli medi i zamana mahsus bir edebî türdür. deolojilerden kurtulman n tek çaresi ilmi tan mak. sigaran z yakar. büyük fedakârl a ihtiyac olmad için odan za çekilip. oysa mutlak olarak politika ilminin getirece i a muhtac z. insanla cemiyetin. sosyolojinin kayna nda roman vard r. Marks'tan önce çok daha büyük adamlar gelmi . Belki de yirmi birinci as rda romana hiçbir ihtiyaç kalmayacakt r. Psikoloji geli tikten sonra roman n sahas kalm yor. ilimler geli inceye kadar çok i yapm t r. bulan kt r. Romanc sadece ilimlerin geli medi i bir ça da insan uuruna.Roman buhranlar içinde ç rp nan bir ça a. "ben"in garip taraflar na tutulan bir aynad r. Çünkü mesele insan ruhunun karanl klar na k serpmektir. nsanlar tekâmül ettikçe ciddi bir olgunluk devresine geldikçe. Marks belli bir devirde belli bir cemiyetin belli meselelerine k tutmaya çal m bir fikir adam d r. roman okumak ihtiyac ortadan kalkacakt r. psikolog da de ildir. Yani dünyan n tek dü ünce adam . Bu itibarla siyaset ilmiyle yak ndan ilgilenmemiz ve ona edebiyat n bir dal olarak itibar etmemiz lüzumlu ve faydal olacakt r. nsanlar olgunla t kça romana itibar azalacakt r ve azalmaktad r. Roman itibardad r çünkü mesuliyetimiz yoktur hepimiz mesuliyetten kaçar z. siyaset ilmini tan makt r. ilim demek kendine mahsus bir dil demek. Marksizm bir ideolojidir. lim bu vazifeyi yapmaktad r. Romanla televizyon ve sinema aras nda büyük bir benzerlik vard r. Roman itibardad r. Demek ki vaktiyle roman büyük hizmetler etmi tir. kahvenizi içer okursunuz. neyle me gul olacakt r? Çünkü ilim demek laboratuar demek. çünkü cahiliz. onlar konu turmak mesuliyetten kaçmakt r. insan vicdan na e ilen bir yazard r. Siyaset. . nsan tan mam z kolayla t rm t r. sosyolog da de ildir. Siyasî Edebiyat Roman n d nda insan inceleyen bir ba ka ilim de siyaset ilmidir. sedire uzanarak. limler geli tikten sonra psikoloji bir ilim hüviyeti kazand ktan sonra roman neyi halledecek. Dü üncelerimizi ba ka kahramanlara söyletmek. Roman "ben"e tutulan. Romanc tarihçi de ildir. ciddi de iliz. Elbette de eri vard r. Marks'tan sonra da gelmi ve gelecektir. limler. Maalesef biz masal dinlemeye al m insanlar z.

siyaset ilmi çareler arama. aff n z dilerim. Cahit Atasoy: Efendim. ahlâkla münasebetleri nedir. Bir gün bir yabanc yla arabada giderken. Bu yabanc sanatkâr n eser hakk ndaki kanaati öyleydi: "Muhte em bir üslûp. imdilik maruzat m bundan ibarettir.Bat 'ya kar kendimizi müdafaa etmek için mutlaka siyasî edebiyat kurulmas na muhtac z. . "Bu camii sizler yapamazs n z. Evvelâ Bat 'y tan maya. Tarihçi kendisine "Bu camii kimler yapt ?" diye sormu . resmimiz zirveye yükselmi tir. musikîmiz. büyük ba ar lar vard r. senden daha iyisini yerine koyamam. Devletle fert aras ndaki münasebetleri en iyi ekilde yürütmek sanat d r. Efendim. Hepsi mücessem ve hepsi yüksek. Meselâ Abdülhak inasi Hisar Bo aziçi Mehtaplar 'nda dert yanar: Tarihi. Büyük devlet adamlar yeti tirmi iz. Tedbirleri alacak olan. ben seni çoktan azat ederdim. Böyle bir insan n yeti mesi mühimdir. Hemen arkas ndan ilâve etmi . Bat insan bugün insan ve cemiyet problemlerini son derece iyi bilmekte ve bu problemlere kar son derece uyan kt r. tedbir alacak komple insan yeti tirmek meselesi çok mühimdir. bir Yugoslav tarihçisine Süleymaniye Camiini gezdiriyormu . Bu bak mdan. tahliller yapmaya muhtac z." Yavuz'un cevab öyle: "Bre mel'un. ster istemez bu konularda metot olarak hocam z. Ahmet Kabakl : Efendim. nas l bir çevrede do dular. bunlar üzerinde dü ünmeye. nas l ifade ettiler. Kelile ve Dimne'den ba layarak kendi siyasî eserlerimizi birer birer ele al p nas l bir toplumda. pek tabiî. radyodan verilen on alt nc asra ait bir musiki dikkatimizi çekti. olmaz m ? Bütün bu meseleleri ayd nlatmal y z. Onlar n büyük tecrübeleri. insand r. Muhteval bir sohbeti bize lütfettiler. büyük dü ünce adamlar n n tevazular da o ölçüde büyük oluyor." Yine Hamdullah Suphi Bey bir konferans nda anlatm t . Cemil Atasoy: öyle bir ey akla geliyor. Bunun için de evvelâ mevcudu bilmekle mükellefiz. çoktan boynunu vurdururdum ama." Bizim mimarîmiz. ahlâk n d nda bir politika olur mu. bir Fatih rastgele yeti mi de ildir. neyi." Yine. Onu yeti tiren bir anne vard r. Yavuz Selim'e bir gün veziriazam der ki: "Beni azat edin. Bat olacakt r. tedbirler almak mânâs nda midir? Cemil Meriç: En geni mânâda insanlar idare etme sanat d r. sonra kendi siyasetnamelerimizi bilmeye. Sizin ani kararlar n z kar s nda bir gün benim de boynum gidebilir. Halbuki bizim medeniyet tarihini bilmemiz gerekti ine i aret eder. edebiyat m z. Kendilerine müte ekkiriz. bizim slâmî bir politika ilmi kurmam z artt r. yenmek yenilmek aç s ndan ö rendi imizi ifade eder. Size lây k bir konu ma yapamad m. Frenklerin politika ilmine kar .

Mensubu bulundu um meslek nam na da . Kendisinin Paris'te laboratuar var. Adeta Lavoisier'nin hat ras ndan ve Frans z milletinden özür diler. iade-i itibar ettirir ve muhte em bir cenaze töreni tertip eder. fakat böyle bir ba tekrar meydana getirmek için as rlar kâfi gelmeyecektir. insan diline. bir an yetti. Psikiyatriyi kuru bir t p dal zannedenler vard r. Lavoisier Ayhan Songar: Cahit Bey'in konu mas bana baz eyler hat rlatt . bir tecrübeyi tamamlamak için iki gün mehil ister. hocalar var. Onu vefat ndan iki sene sonra g yaben muhakeme eder. Be erî ilimlerin en mühimidir. Daha sonra giyotinle ba kesilen Lavoisier için bir tarihçi unlar söylüyor. dünyan n gelmi geçmi en büyük kimya âlimlerinden biri. Tütünü satan kendi olmad na göre böyle bir suçlama yersizdi. O zamanlar kurulmu olan bir ziraî te kilât n ve Frans z barut komisyonunun âzas . tham edildi i suç da u: Tütünü nemlendirip a rla t rma. Buras dünyadaki bütün ilim adamlar n n ziyaretgâh . Bugün de bilindi i gibi dünyan n her yan nda tütünü muhafaza için bu metot kullan l r. Lavoisier (Lavuaziye). Bir ufak tarih bilgisi arzetmekle zannediyorum baz mukayeselere imkân verece im: Frans z htilâli Lavoisier'nin kafas n kesmi tir. Bu Lavoisier'nin mahkemesinde âzalardan Mara da bulunmaktayd . diyebilirim." htilâlden iki sene sonra Fransa'da tekrar bir mahkeme kurulur. metabolizma denen hadiseyi. bir i gal gücüdür. Bir de kendi cemiyetimize bakt m zda aradaki fark görmü oluyoruz. tefekkürüne bir yerde müdahale eder ve onun patolojisini de tetkik eder.bir çevresi var. ilim adamlar na aç k tutmaktad r. yani organizmada al nan besinlerin kullan lmas n ilk tetkik edenlerden ve bugün de geçerli birçok teorileri ortaya koyanlardan biri. Baz lar na göre Osmanl . Onu beraat ettirir. Ne yaz k ki kendi tarihçilerimizden baz lar da bu dü üncededirler. Lavoisier bir metot bulmu tu. htilâl mahkemesinin cevab udur: htilâlin âlimlere ihtiyac yok. Bu mukayeseyi yapabilmeniz için bunlar arzettim. Mahkemeyi kuran da ihtilâli yapan cumhuriyet idaresidir. onlar nemlendiriyordu. O ya ta o ba ta nas l birkaç dil bilmektedir? Bunu ifade etmek istiyordum efendim. Ayr ca Cemil Meriç üstad m za bir noktada çok te ekkür ederim. Tarih tekerrürdür. Psikiyatri insan dü üncesine. "Bu ba kesmek için. Son derece de vatansever bir adam. yanma hadisesinin bir oksidasyon oldu unu havada oksijen diye bir gaz n bulundu unu ke feden. Ahmet Kabakl : Bizim mütefekkirler aras nda da Süleymaniye'yi bizim yapmad m z eklindeki kanaat alm yürümü tür. Yine Lavoisier. Tütünlerin k r lmas n önlemek için. Mara âlim olma merak ve iddias nda ama sadece nutuk atma merakl s . Be erî ilimleri sayarken psikiyatri üzerinde de durdular. Frans z ihtilâlinde Lavoisier tevkif edilir. Kendi gayreti ve kazanc yla buray . Neticede idama mahkum edilen Lavoisier.

Siyaset tarihi. Ancak ben muhterem hocam z n roman konusundaki dü üncelerine i tirak edemeyece im. ideolojik muhteva ta yor ise okundu u ve itibar edildi i aksi halde okunmad maalesef ac bir gerçektir. ideolojilerin ve politik çeki melerin bir f rt na gibi dünyaya hakim olmas ndan ileri gelmektedir. felsefe sadece papatyan n sap olarak kald . üstad m za be erî ilimlerin geli mesinden ziyade. 19. . Nitekim günümüzde sadece roman n de il. stifade ettik. romanc k var. antropolojinin. edebiyat tarihi elbette yaz lacakt r. sadece dili güzel kullanmak mümaresesini (maharetini) temin için dahi vazgeçilmez bir sanat eseridir. Geli mi kapitalist ülkelerde romanlar insanlara ho vakit geçirtici vasf n devam ettirmektedir. ben de ayn konuyla ilgili olarak konu mak istiyorum. as rda Auguste Comte'tan sonra sosyoloji. Bu bak mdan roman ve sanat belli zümrelerin nazar nda itibars z hale getiren ideolojiye bula m olmas d r. sosyolojinin konular na girmekle birlikte o güzeli aramaktad r. sosyal ilimler yüzünden be eri meseleleri ele almak vasf n kaybetse. ne psikoloji. Yani bir papatyan n yapraklar n n kopu u gibi. tiyatronun. Yani felsefe. Cemil Meriç: Roman n garip bir kaderi var.. ideoloji yoksa alâka göstermemektedir. u halde say n üstad m z sanat n ilerde ya amayaca n mi ifade etmek istiyorlar? Ahmet Kabakl : Roman var. ideolojik sebeplerle yaz lmasa. yine ayn as rda psikoloji istiklâllerini ald lar. tiyatroyu bir sanat eseri gibi incelemesi gereken talebeler. dilin imkânlar n en güzel ekilde ortaya koymak. fizi i de metafizi i de kucakl yordu. di er be erî ilimlerin ilerlemi olmas ndan ziyade. ne de sosyoloji anla l yor. Roman da zaman m zda be eri ilimler geli meden hüviyetlerini kazanmadan önce hepsini kucakl yordu. fakat roman muhteva de i tirmi .. Bugün ça m zda. Eski Yunan'da ilimler geli meden hepsi birden felsefenin içindeydi. Necmettin Hac emino lu: Efendim. hedef de i tirmi tir. Bugün felsefe denince. Bu konuda hocam z n görü lerini de alaca z elbette. Bu itibarla ben. tavsiye edilen romanda ideoloji varsa kap makta. hürriyet sahas .Say n Cemil'e bu mü ahedeleri bak m ndan ayr ca te ekkür ederim. böylece felsefeden koptular. Roman. resmin. istiklâllerini ald lar. Ama roman n sanat oldu unu kabul etmek gerekmez mi? Psikolojinin. geni bir saha. Fakat benim kanaatime göre kaybedi sebebi. Demek ki roman okuyucusu var. ideolojilerin istilâs yüzünden roman n hedef ve mahiyet de i tirdi ini arzetmek istiyorum. hiçbir ey olmasa. Tahir Kutsi Makal: De erli ilim adam m z say n Cemil Meriç'i iftiharla dinledik. iirin de ancak ideolojik hedefler güdüyor ise. Bir tecrübe sahas yd . limler yava yava geli tiler. edebiyat fakültemizde roman . roman eski itibar n hakikaten kaybetmi tir. Bugün kendi cemiyetimizde. iiri.

yerini meselâ denemeye b rakabilir. konusu da belli de ildir.Edebiyat nevileri içersinde kanunu olmayan tek nevi romand r. çocuklu kavimlerin fazla itibar ettikleri. nsanlar hikâye dinlemekten usanacaklard r. çünkü. Yani cinnete de aç kt r. hem ihti am . nsanlar söyleyeceklerini aç ktan aç a söyleyebilirler. Büyük romanc lar n hepsi büyük üslûpkârlard r. Bir ilim adam ndan bekledi imiz ciddiyeti. katiyyeti romanc dan beklemiyoruz. Her türlü cesarete aç kt r. Haddizat nda Fransa'da yeti en tek büyük sosyolog bence Balzac'd r. Buyurdu unuz gibi roman roman yapan en belli ba l taraflar ndan biri üslûptur. Çünkü deneme de üslûp endi esiyle kaleme al n r. emperyalist bir edebiyat türüdür. Deneme ile roman aras nda tek fark birisinde bir maceran n olu udur. Bu itibarla roman n muhte em bir hudutsuzlu u var. Fakat ben uzak bir istikbalden bahsederek. lmî mahiyetin . roman n hem felâketi. Bütünüyle mutlak kucaklamak kabiliyetinde. Adeta sorumsuzluk fetvas veriyor. maddesiyle. deneme olarak kaleme alsa birçok itirazlarla kar la r. Müsaade buyurursan z u nokta üzerinde durmak istiyorum. meselâ Balzac bütün cemiyeti roman n konusu yapt . be eri ilimlerin geli medi i. Osmanl toplumunu romanla t r yor. Bir toplumu çamurdan ve kandan rüyalar yla. fazla yumuldu u yemdir. heyecanlar bütünüyle psiko-sosyoloji romana girer. okuyucuyu tecessüsünden yakalad için. Roman büyük hürriyet veriyor yazara. Yaln z u var: Bugün bizim gibi. Romandan maceray ç kar rsan z bu fark ortadan kalkar. Bir psikologun bir kitap yazarken ilmî haz rl klara ihtiyac vard r. akla da aç kt r. Roman roman yapan faktörlerin ba nda üslûp gelir. mistik taraflar ve çirkin taraflar yla. Bu. Fakat bu sanat eseri bir maceraya dayand için. felsefe gibi birçok ilimleri emzirdi i gerçe ini kabul etmiyor de ilim. Halbuki gerçekten olgunla an bir cemiyette roman. nsan n hareketlerini tayin eden saikler. Yoksa roman n cemiyetlerde büyük hizmetler gördü ü. Roman oldu mu kar la m yor. Endi eleriniz son derece yerindedir. Roman ve Deneme Roman n esasen hikâye k sm n atarsan z. Kemal Tahir bu dü üncelerini yaz olarak. sanat eseridir. Yani hikâyenin yerine ilim geçecektir. Fakat be eri ilimler geli tikçe roman n muhtevas azalmaktad r. Sayfas da belli de ildir. ihtiraslar. Bu yeme ihtiyaç yok. Macera nispeten çocuk kavimlerin. Yani Balzac'la sosyoloji mü ahhas olarak ilim hüviyetini kazan r. Romanda üslûp ne kadar aran l rsa. belki yar n ihtiyaç kalmayacakt r dedim. denemedir. Meselâ bir Kemal Tahir ç k yor. denemede de o kadar aran l r. bence istikbalde ayn itibari göremez. hayat romana sokan Balzac't r. be eri ilimlerin büyük eserler vermedi i ülkelerde elbette roman ya ayacakt r. roman n ba na da gelecektir diye dü ünüyorum. Sanat eseri. ilimlere yard mc oldu u. Felsefenin ba na gelen ak bet. hti am .

Yani deneme. televizyon geçiyor. Romana gösterilen itibar bir yerde marazi bir itibard r. yaz lmas n kesinlikle yasak etti. bu kadar alelâde vakalar tecessüsümüzü tahrik ediyor. Darwin de böyleydi. okunan tek ey olmas . Romanc elbette çok muhteremdir ve çok büyük i ler yapmaktad r. deneme okunmuyor. Bir parça muhayyele al t r yor ve insan realiteden uzakla t r yor. Deneme roman n bütün üslûp ustal klar n kendinde toplamak mecburiyetindedir. Roman n gösterdi i bütün cesareti deneme de gösterebilir. Akla s mayan maceralar. belli bir zaman için roman n yerine oturabilir. Bu sadece bir faraziyedir. Bunlar hiçbir edebî de erleri olmamas na ra men bütün dünyay istilâ etmi ti. Roman. Ispanya'n n ve Avrupa'n n yeti tirdi i en büyük yazar olan Theresa bile roman yazmak zaaf ndan kendini kurtaramam t r. endi eye sezad r. bir parça tembelli e al t r yor insanlar . meselâ 21. Fakat Sarlken bir taraftan romanlar yasak ederken bir taraftan da gizli gizli roman okuyordu. Roman manast rlara da girmi ti. S hhatli bir toplumun romana ihtiyac yoktur. edebiyat n ezelî konusudur. kesin. Büyük romanc say lan Kemal Tahir'in de üslubu k r k dökük. Hayat n H ristiyanl a vakfeden. Ben roman n. roman ça m z n büyük edebiyat türüdür. Vaktiyle övalye romanlar vard . Ben de çok okudum roman ve hâlâ okumaktay m. denemedir. Roman n zaman zaman bir cemiyetin edebiyat g das haline gelmesi. Don Ki ot da bu iptilây önlemek için kaleme al nm t r. Bu eserde. insandaki bu iptilan n köklerine inilmi tir.. as rda ayn itibari. Çünkü onun da s n rlar kat' olarak çizilmi de ildir. Bütün büyük adamlarda roman okumaya kar bir alâka vard r. Bu belli vakalarla okuyucuyu sürüklemesidir. Roman n cemiyeti nas l tahakkümü alt na ald ortaya konmu tur. deli dolu bir üslûptur. hikâye insanlar n zaaf d r. insan belli vakalar içersinde göstermesidir. lim kitab hiç okunmaz.daha suland r lm sekli. Yani Kemal Tahir bir üslûpkâr de ildir. Sarlken romanlar n bas lmas n . Her yazar edebiyat çerçevesi içinde güzel yazmaya mecburdur. Sizin de buyurdu unuz gibi ya ideolojinin elindedir yahut sadece h rs z polis hikâyesi haline gelmi tir. Peyami gibi kaç romanc var? Demek ki. Deneme roman n yerine pekâla geçebilir. Tabiî okuyucunun kültür seviyesini de dikkate almak lâz m. cinler. Devler. Cervantes'ten daha önce fermanlar ç kar lm t . Bu kadar münferit. Vaizler kilisede romanlar aleyhinde konu tular. Yaln z yegâne edebiyat türü olmas .. Bütün ciddiyetimize ra men hepimizin kültür temelinde romanlar n . Denemeci. roman oldu u için okunuyor. bir laboratuar adam kadar. Don Ki ot bu romanlar n tenkidini yapmak için sahneye ç kar ld . büyü. sahih konu ma mecburiyetinde de ildir. edebiyat eseri oldu u için okunmuyor. Roman okunuyor. Roman n hususiyeti. Hele bizim gibi ilmin tad n ciddi olarak tatmam cemiyetlerde roman n ba araca çok i vard r. üslûp s fat na bile lây k de ildir. Bugünkü roman hakk nda böyle bir mahkumiyet karar m yok. Kemal Tahir vak'alardaki cazibe yahut ideolojik sebeplerle okunmaktad r. Roman n yerine sinema geçiyor. roman. Yani Türkiye'de roman. Roman okutan macerad r. Elbette "güzel". Saint Theresa gibi bir azize evvelâ övalye romanlar yazmakla ise ba lad . diyorum. alâkay görece ini tahmin etmiyorum.

Ve Asya'n n siyasî dü üncesinin temeli olmu tur. sa'dan bin y l önce yaz lm t r. Bat n n siyasetnamelerinde böyle bir kay t yoktur. K ymetli dostum Kutsi Bey'i tenzih ederim. Yani geni kalabal klar sadece tarihin malzemesidir. Türkçe'ye Hümayunname ismi alt nda tercüme edilmi tir. Machiavelli insan ikiye ay r r. Yani Bat . Siyasetnamelerden söz edilmi ti. Bizde bütün siyasetnameler mükemmel insan nas l yeti tirilir. Eser okutmak gayesiyle san yorum. Mustafa Kafal : Kutadgu Bilig'deki hususiyetin ark için de ayr bir mümtaz yeri . normatiftir. Bat 'dan çok daha evvel. her türlü zarafetten mahrum sesidir. insan zaaflar yla ele alan kitaplard r. Bat l lar n siyasetnamelerinden önce Kutadgu Bilig adl eserimiz var. Ama insan n mükemmelle mesi de il de nas l idare edilece i esast r. Acaba bu konuda Say n Cemil Meriç'in dü ünceleri nelerdir? Cemil Meriç: Han mefendi. Bat 'n n gayesi evvelâ kendi insan na boyun e dirmek. önce din vard r. harç gibi cans z bir malzemedir. Yani Bat 'da siyasetname akl n çi . Yani sanat de ildir siyasetname. Müslümanl kta önce ahlâk. di eri tarihin malzemesi. Fakat unu hemen kaydetmeliyim. Romanc n n kocakar hikâyelerine yana mamas ve eserini hiçbir ideolojiye alet etmemesi elbette temenniye ayand r. Birisi mimarlar. Asya dü üncesinin tesiri alt nda geli mi tir. elbette mevzundur. çok okunmu tur. Hint'te Kelile ve Dimne'nin ahlâk ç r lç plak bir ahlâkt r. Bat 'n n gayesi hiçbir zaman mukaddes olmam t r. Kum gibi. ben biraz mevzuu de i tirece im. Büyük romanc lar da öyle yap yorlar. cemiyet nas l refaha kavu turulur gibi bir gayeye dayan r. ciddiye s rt n çeviren bir toplulukta romanlar n çok fazla alâka görmesi de temenniye ayan de ildir. Bu eser Farsça'ya. Bu siyasetnameler so ukkanl . Biz ahlâkl bir kavimiz. mü ahhas bir ekilde kaleme al nm . Arapça'ya defalarca tercüme edilmi (Kelile ve Dimne).oynad rol büyüktür. Bat yla Do u aras nda ba l ca u fark var: Do uda hikmet-i ameliye ba l alt nda toplanan edebiyat nevileri çoktur ve hepsinin de temelinde ahlâk vard r. insan bir hekim so ukkanl l ile incelemeye çal an. ilk eski siyasetname Hz. Biz Müslüman z. idare edenler. Kutadgu Bilig Nermin Pekin: Efendim. Hem de manzum olarak yaz lm t r. Bu itibarla bizim siyasetnamelerimizle Bat n nkiler aras nda fark vard r. Bizim. slâmiyet vard r. Tabiî Hint'te bu yoktur. Buyurdu unuz gibi Kutadgu Bilig de çok de erli bir kitapt r. do rudan do ruya ilimdir. Bizdeki Kutadgu Biligler. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. kalbi ve ruhu bir yana b rakan. sonra dünyaya boyun e dirmektir. Fakat bizim gibi hikâye dinlemeye merakl . Yani mükemmel insan vard r.

Bat ayr bir dünya. yine ya anaca ndan eminim. Ben ahsen zaman n. kat ve despot bir hava vard r. Gazeteyle dergi aras nda bir fark yoktu. bizden sonraki nesillere. slâm Türk dünyas nda apayr bir ruh var. ama kamç yla. al kanl klar n n esiri haline getirmek ve mümkün oldu u kadar dü ündürmemek. Hedefi. Kitap okumak bana zor geliyor. ark'ta ve Türk slâm dünyas nda ilim hürdür. Yaln z. Devlet. hakkaniyet de öyle. idarede. Dü ünen de il. saadet vard r. kland rmak de ildir. Meselâ bir Süleymaniye'de samimiyeti. Devlet oldu u zaman. Onun yerine so uk. ça m z n insani alâkas parçalanan ve bir nevi afyonke haline getirilen insand r. Ancak gazetelere s nabiliyorum. çok güzeldi. gazete için "sabah duas " diyor. edebiyatta görmek mümkün. de erli hocam z n bir sohbet yapmalar n rica edecektim. ilimde muhtard r ve hürmet görürler. Hegel. Bat 'da eserlerde bir samimiyet bulamazs n z. Bütün bu de erleri. günün artlar sebebiyle kitaplara vakit ay ram yorum. irfan gazeteye hapsettiniz mi haysiyetini . gazeteler de bir nevi endüstri müessesesidir. Dergi ve Kitap Gültekin Sâmanoglu: Efendim ben Say n Cemil Meriç'ten gazeteler. Bu konuda bir makalesini okumu tum. nizam içinde bulunmaktad r. dergiler ve kitaplar aras ndaki münasebet hakk nda bilgi rica edece im. Ayr ca Kutadgu Bilig'deki hususiyet de udur: dealize etmek yerine. Yani devlet anlat lmaktad r. Valéry'nin politikay tarifi öyledir: "Politika insanlar kendilerini ilgilendiren meselelerle u ra maktan al koymak sanat d r. Halbuki Türk slâm dünyas nda bunlar idealize edilen eyler olmay p ya anan eylerdir.. Zaman zaman kaybedilse dahi.. uyand rmak. lim adamlar . gazete. meselâ bir hürriyet. bir adalet mefhumu daima aranan eylerdir. sanatta. cemiyet hayat nda. Bütün bunlar elde edebilmek için bir mücadele vasat yarat lmaktad r. bir H ristiyan dünya. despotlukla. okuyucuyu bir nevi medyum haline getirmek.. Sadece belli haberleri istenilen ekilde aktarmak. Bu müessese kendi istedi i biçimde hakikati biçimlendirir. orada çal an eme inin kar l n alm t r. Cemil Meriç: Efendim. Zaman m zda gazeteler bir ticaret meta halindedir. Hakikati belli ölçülerde kal plar içine dökerken ayn zamanda dü ünceye de yer veriyor. Görebildi im kadar yla. Bat 'da. O nizam anlat lmaktad r. Hak. televizyon s bir kültürü yaymakta ve ciddi kültüre kar duyulan alâkay da azaltmaktad r. onun hakk nda ferman verilmesi katiyyen söz konusu de ildir. Gazete. Despotluk asla yoktur. fazileti. Tabiî bu durum. Kutadgu Bilig'de aranan ey. Sanatkâr gönlüyle gelmi ve orada bir âbide meydana getirmi tir. Bat 'da büyük bir âbide meydana getirilir. telkin etmek.vard r. Yani bir aray de il. Bu bak mdan. ideal olan bir nizam n tespiti. Kitle haberle me araçlar . hürriyeti rahatl kla görmek mümkündür." imdi böyle olunca. ya anan bir eyin kaleme al n vard r.. baz belli dü ünceleri kabule mecbur edilen bir insan. Bizim dünyam zda bir ilim adam n n katledilmesi. Her ne kadar bugünkü Türkçe'ye "Saadet Veren Bilgi" diye çevrilmi se de aranan saadet. nizamd r. O zamanlar gazete bir kültür ta y c s yd . Üstad m za burada te ekkür etmek isterim. nizam getirecektir ve saadet öylece bulunacakt r. Türkiye'yi idare edecek olan nesillere daha kötü bir ekilde intikal edecek.

trajiktir fakat reeldir. A rl k merkezi belli dü üncelerin telkin edilmesidir. ster istemez bu harekete kat l rlar. Ayn zamanda gazete bir hastal n da ta y c s oluyor. Kitap ise fikri . haberlerin hepsinin ömrü bir günlüktür. Dü üncenin gerçek ta y c s d r. Bu hazindir. Bu bilgiler de politikan n konusunu te kil ediyor. Bu itibarla dergi gazeteyle kitap aras ndad r. dergi daha geni soluklu. Gürültüden ibarettir. Çünkü yirminci asr n bir mecburiyetidir bu. Dergi daha geni imkânlar önümüze serer. Tefekkürün kalesidir. her türlü dü ünceye aç kt r. irfan adam d r. Gündelik hayat n incir çekirde ini doldurmayan vakalar üzerine e ilmekle de erli vaktimizi öldüren bir mekanizma. Çünkü gazetenin bir günlüktür ömrü. Ama çok sevdi imiz insanlar bu hareketin içindedirler. daha smokinli dü üncedir. limon gibi s k l p bitecektir. Yani gazete fanidir. bo altmak için eline kalemi al r. Bir tak m mecburiyetler bir insan olmas gerekenden ba ka ekle sokmaktad r. Eline kalem alan. Çünkü Ahmet Kabakl gazeteci de ildir ve olamaz. daha geni imkânlar olan ve istikbale kalacak olan bir nesir vas tas d r. ancak belli bilgiler elde etmek için okunur. en zinde malzemesidir. dergiler kütüphanelerin en ciddi. Bu arada birkaç fikir adam n n oraya dü en yaz lar da ruhumuza sevinç vermektedir. Bu sloganperestli in kayna da grafomanidir. o bak mdan sürükleyicidir.kaybeder. gider cami duvar na slogan yazar. Böylece dolar. Umumiyetle ça m zda en fazla yay lan hastal klardan biri de yaz yazmak hastal d r. gazete de bir kaçma mekanizmas d r. Bu bak mdan. Bir memleketin irfan n tetkik etmek için. Gazete ciddi bir rehber ve güvenilir bir kaynak olmaktan uzakt r. slogan yazma mecburiyetinde. Birçok insanlar kitap yazmak ve bast rmaktan mahrumdurlar. kitaplar yay mlanm olan yazarlar n yaz lar n n bir k smi dergi sayfalar nda kalmaktad r. Kitap ise daha çat k ka l . ciddi kitaba ay rd m z zamanla gazetelere ay rd m z zaman aras nda yap lacak mukayese son derece aleyhimizdedir. Gazete tefrikac l geli tikten sonra roman bütün dünyay istilâ etmi tir. Haddizat nda roman da. yaz yazmak hastal . Dergi bir memleketin fikir aynas d r. mutlaka yaz yazmak mecburiyetinde. Dergiye gelince. Gazete sigara gibi içilecek. Fakat bunun d nda bir posad r gazete. bizim için de onu gazetede okumak bir fedakârl kt r. mutlaka dergilerine e ilmek mecburiyetindeyiz. Kitaba. Roman n geli mesinde gazetelerin rolü büyük olmu tur. Hiçbir ey yazamazsa. Bir kültür adam d r. Yazamazsa. çok okur. F kralar n. Bu bak mdan gazetede romandan daha fazla tehlike mevcut. Bir Ahmet Kabakl 'n n gazetede yaz yazmas . Ne yapal m ki gazetede okumak mecburiyetinde kal yoruz. Birçok büyük adamlar n. Ahmet Kabakl için bir fedakârl kt r. Gazeteleri kültürün ba l ca kayna telâkki etmek yanl t r. Grafoman. donmam genç ve gerçek dü üncedir. Bu hastal k. gazeteleri didik didik eder. Ço umuz üç dört gazete birden okuruz. ndeks yapmak gibi bir tak m mükellefiyetler yükler yazara.

Marksizm'in yay lmas na sebep olan siyasî kültür bo lu unun doldurulmas için çocuklar n e itimine alfabeden ba lamak gerekti ine inan yorum. "Suya sabuna dokunma" gibi sloganlar elbette bizim dünyam z n mahsulü de ildir. Bu uur ayd nlar kat nda gerçekle tikten sonra nesilleri uurland rmak daha kolayd r. Siyasî edebiyat n bo lu una varmadan önce bu noktalar n belirtilmesi gerekiyor. Türkiye siyasetin içine kendi insiyatifiyle de il adeta sürüklenerek girmi tir. Maksizm'e kar ayn ilmi cihazla ç kmak mecburiyetindeyiz. Karanl kta dövü olmaz.mumyala t r r. hocalar yani ayd nlar terbiye etmek lâz m. fakat politika ilmiyle alâkal de ildir. Biz nesilleri yeti tirece imiz gibi. "sana dokunmayan y lan bin ya as n". Bu itibarla ben siyasî edebiyat n mekteplerimizde okutulmas na taraftar m. kendimizi de kurtarmak mecburiyetindeyiz. izm'lerin. Cemil Meriç: Çok mühim bir yaraya parmak bast n z. arzedebildim mi? Siyasî Kültür ve Ayd nlar Cemal Ertek: Efendim. Halk m z n aras na maalesef. politika esnaf n n ekme ine ya sürer. "çirkefe ta atma sana da s çrar". Bu itibarla yap lacak i büyüktür. Bunlar teslimiyet ve acz ifade eder. i i nereye getirmi ler.. buyurdu unuz gibi adeta afyon yutturularak y kanmalar n mü ahede etmemiz kar s nda bir tohumu nas l ekmemiz lâz m gelir. Ben bunlar siyasî folklor olarak isimlendiriyorum. Hocam zdan bu konudaki dü üncelerini rica ediyorum. Hepimizin siyaset literatürü son derece s d r. Evvelâ sunu kabul etmek lâz m: Tedbirin de terbiyeye ihtiyac vard r. siyasî kültürün olgunla mas . Bütün bunlar n bilinmesi gerekiyor. Birçok sömürücünün. sonra yap lan tahripleri önlemek. Bu konular n da i lenmesi lüzumuna inan yorum. Dü ünceyi bir bütün olarak almak ve izm'leri bu bütün içinde görmek mecburiyetindeyiz. . Bildi imiz ölçüde muzaffer oluruz. Evvela ayd nlar n uurlanmas lâz m. Kendimizi tan mak.. Polisiye tedbirlerle veya hüsnüniyetle yap lacak bir i de ildir bu. kaditle tirir. Marksizm'e kar en iyi ilâç yine izm'lerdir. Bir nevi teslimiyet telkin eden bu sloganlarla mücadele etmek gerekir. Hele bu sene çocuk y l olmas münasebetiyle çocuklar m z n beyinlerinin. ne gibi tedbirler almam z gerekir? Ayr ca ben siyasî edebiyat m z n da bir folkloru oldu una inan yorum. ters ideolojilerin körpe dima larda ye ermemeleri için. Yani ayd nlar da kendileri olmal d rlar. tarihimizi tan mak. "bükemeyece in eli öp" vs. Biz fildi i kulede de iliz. Maksizm'e kar aç lacak cihat mutlaka ilme dayanmal d r. Evvelâ biz ayd nlar n terbiye edilmesi lâz md r. Bilmiyorum. Biz gelecek nesillerin iyi yeti mesi için evvelâ kendimizi iyi yeti tirmeliyiz. Çünkü hepimizin bilgisi s d r. nsanl k bu konuda nereye varm siyaset sahnesinde boy gösteren fikir adamlar neler bulmu lar. Bunlar kalabal dü ünmekten al koyar. evet politikayla alâkal d r. Avrupa'n n tasallutuna kar kendimizi sa lam bir hisarla ku atmak mecburiyetindeyiz. atalar m z n olmad halde. adeta afyon gibi yutturulan bir nevi slogan edebiyat . gibi tamam yla siyasî literatürle ba da t r labilecek baz deyimler s zm t r. Buyurdu unuz gibi halk n aras nda "darb-i mesel" ad alt nda. Evvelâ siyaset adamlar n .

kalem sahiplerinin ve cemiyetin meselesi. Türkiye'ye Bediüzzaman bu meselelerin alevlendi i. Bilmek. siyaset ilmidir. te bunlar n herbirinin kendine . Evvelâ kendimizi tan mal y z. 40 milyon Robinson halindeyiz. dilimiz yok. mü terek bir tefekkür dünyas yaratmal y z. Bu vas fta insanlar n genç nesilleri dü ünmesi imkâns z. Bunun da tek çaresi bilmek ve okumakt r. k sa da olsa erhetmeniz talebiyle getirdim. Osmanl c l k. Bat c l k. Mü terek bir dil. ortaya at lm . kompleks bir hüviyete kar t bir ortamda gelmi . say : 32. aralar nda nüans ayr l Türkçülük... Nesilleri ayd nlatacak olan. Ayd n meselesi. Sonra birçok alternatifler. Cemil Meriç'le söyle i "Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür" Cogito. olan tarzlar yla. 2002 Safa Mürsel: Bugün ihtiyac ma ve cehaletime binaen sizin huzurunuza milliyetçilik meselesini. Kimse kimseyi anlam yor. slamc l k gibi. Milliyetçilik mevzuuna Bediüzzaman Hazretleri yer yer eserlerinde temas ediyor. daima slâm' n büyük emridir. Evvelâ genç nesillerin yeti mesi bir devlet meselesidir.Sordu unuz suali tam mânas yla cevapland racak durumda de ilim.

kayna mam lar. Avrupa'n n farikas daha önce de söyledi im gibi kavgad r. Gerçi zaman zaman Araplar. Burada kan. Barbar istilalar ndan sonra Avrupa'da dilleri ayn. milliyetçilik görü lerini kendi anlay Cemil Meriç. Fakat belli bir süreden sonra bütün insanl k Osmanl idaresi alt nda tek kalp. nazariyeleri olmu . kafatas gibi mefhumlar hiçbir ey ifade etmezler. ayn memleketin insanlar . vahdaniyyete inanan. Üstat II. slamiyet'i kabul etmi insanlann ülkesidir. hatt zat nda unsuriyet hissini kolay kolay kaybetmemi ler. slamiyet bütün insaniyete amildir ve biliyorsunuz ki k talar ikiye bölmü tür: Darü'l-Harp.: Millet mefhumu. muharebedir. Darü'l-iman diye. Avrupa bu vahdeti hiçbir zaman gerçekle tirememi . bütün müesseseleri ekillendirmeye matuf görü leri. her an birbirleriyle kavga etmi ler. menfaatleri ayn birtak m kavimler peydahlanm t r. Yaln z birbirleriyle de il. ayn kavmin insanlar da birbirleriyle kavga etmi . Gerçi H ristiyand r bunlar. Bu H ristiyanl k ciddi bir vahdet unsuru olamam . Darü'l-iman hidayete eren. Bu insanlann aras nda hiçbir fark yoktur. gibi birtak m gruplar üstünlükler pe inde ko mu lar. . Misaka dahiloldu u andan itibaren her insan bütün teali imkanlanna ayn derecede sahiptir. Kurey kabilesi vb. do rudan do ruya bat dan ithal edilen bir mefhumdur.has. renk. Me rutiyet döneminde veya Cumhuriyet'ten hemen sonra slam dü üncesiyle ba da t ramad içinde s n fland rm . tek vicdan halinde birle mi tir.

yani lisan birli ine dayanan. Büyük tarihimiz var. man na sad k kalm . imdi Osmanl 'n n yani slamiyet'in zaferlerinin bütün s rr tek vücut. Evet O uzlardan geliyoruz. Ortodoks kilisesine ba l Rumlar . Fakat burada. S rplar k k rtm ve parçalamaya ba lam Osmanl 'y . Avrupa'ya teveccüh ettikten sonra Avrupa yeni bir Truva at daha sokmu içimize. aralar ndaki tefrika. Osmanl da lüzum görmemi bunlara. Biz Misaka dahil olan bütün kavimlere karde muamelesi yapm z. slam'a kar Haçl seferlerinde hep beraber çarp m lar. Osmanl 'da hiçbir eye dayanmaz. kitap sahibi milletleri korumu uz ve üç k tada hükümran olmu uz. Evvela himayemiz alt ndaki kavimleri k k rtm . Bulgarlar . slamiyetin mitolojisini . Milliyetin hiçbir kökü yoktur. Ruslar . tek kalp olu tad r. Milliyet. Bu hükümranl parçalamak için Avrupa zaman zaman te ebbüslere giri mi . kuca m z açm z. Yani hiçbir zaman bir slam vahdeti gibi bir H ristiyan vahdeti te ekkül etmemi . a a yukan men e birli ine dayanan kavmiyet belli zamanlarda hafiflemi . Bu kavmiyet. mü terek dü man olan Osmanl ya kar . bunay nca anlatmaya ba lar z. Yani tefrika olmasayd Avrupa ile daha güç mücadele edebilirdik.mücadeledir. Hiçbirimiz gençken çocukluk devrinden bahsetmeyiz. Avrupa kuvvetlenmi . Fakat bu tarih Osmanl 'n n çocukluk devridir. Ama akl ba nda iken insan anlatmaya hiç lüzum görmez. Fakat kendi ba lar na kal nca yine birbirlerini tahrip etmekten vazgeçememi ler. iktisadi fetihler yapm . Bu te ebbüslerinde muvaffakiyete eri memesi elbette CenabHakk' n bir lütfudur. kendi aralar ndaki rekabet de büyük rol oynam t r. s n f hakimiyetini kurmu ve bizi yok etmek için te ebbüslere giri mi . Bu parçalama hareketi epeyce muvaffak olmu .

haysiyeti. H ristiyan kavimleri içinde belli bir yer i gal etti ini o zaman ciddi olarak fark eder. ayr bir tarihi oldu unu idrak eder. Almanlar. Kendi mitolojik tarihine itibar etmemi . kendi varl n n uuruna vard r r Fransa'y . Bu defa da kendine kar cephe alan i çi s n f na kar ayn k zg nh . Ayr bir dili oldu unu. Fakat bu co rafyadan gelen milliyetçilik zamanla daha geni bir menfaat birli ine ink lab eder. Hakikatte milletler sadece ba ka milletlere kar mücadele verdikleri zaman milliyetçidirler. bu d a kar kendini müdafaa mecburiyeti. Fakat bunlar erimi slamiyet'in içinde. Endüstri kurulu lar olan . Çünkü erefi. Silinmi iman n içinde. Alman kapitalizmiyle Frans z kapitalizmi ortakt lar. Bunun d nda milliyetçi de ildirler. faziletler getirmi . ayn öfkeyi ayn y rt c l izhar eder. büyüklü ü. Cihan Sava 'nda bu çok görüldü. Zaten Avrupa'da uurlu olarak milliyet fikirleri.benimsemi . Tabii dünyaya kar da dü mand r. ngilizler. kendi içlerinde 1789'dan yani burjuvazi iktidara geçtikten sonra ba lar. zaferleri slam' n eseridir. Kendisi de toprak aristokrasisine kar ayaklanm t vaktiyle. Mesela I. 1789'dan sonra ihtilali yapan Fransa bütün Avrupa'ya kar mücadele vermek zorundad r. ktidara geçen burjuvazi kendi d nda kalan içtimai s mflar yabanc gibi sömürmeye ba lar. Zaten bu kan nda vard r. Elbette birçok hasletler.

Bir nefis müdafaas olarak milliyetçilik zarurettir. Var lan ve bizim de kabul edece imiz -ister istemez. Katiyyen tarihimizde yoktur. Men einde bu bir Avrupa oyunuydu. Baz sava lar geçti aram zda. fakat sonunda bir mecburiyet oldu.birçok yer bombaland nda kapitalizm. Onlar aynld lar bizden. dü man olduk. slamiyet'te olamaz milliyetçilik. çe itli propagandalar neticesinde dinda lar m zla aram z bozuldu. ayn eyleri isteyen . Fakat zeval devrimizde en kuvvetli taraf m z. slam olduklan halde bize husumet besleyen as rl k telkinlerle. Avrupal için milliyet sadece belli ölçüler içinde geçerlidir. kapitalizme yard m etti. Bizde milliyetçilik do rudan do ruya Avrupa'dan ithal edilmi mehfumdur. Bu kopu tan sonra biz de ister istemez kendimize çeki düzen vermek zorunda kald k. belli dili konu an insanlar kendi hüviyetlerini d dünyaya kar hayk rmak. bir bayrak alt nda toplanmak zorundayd lar.tarif u: Mazide ortak zaferleri olan. fakat bizden ayr lm ülkelere kar kendi menfaatlerimizi korumak mecburiyetindeyiz. Bu imam yok etmek için bilumum vesilelere müracaat edildi. Elbette ki belli hudutlar içinde ya ayan. Bat 'ya kar . ayn eylere inanan. Bu vesilelerden birisi de milliyetçilik hikayesidir. imamm z yok edilmek istendi. Baz arzu edilmez hadiseler geçti. Bu birinci k sm i in. Rusya'ya kar . Kendini korumak için de belli bayrak alt nda. ikinci k sm da u. Alman ayd nlar yla Frans z ayd nlar aras nda tart ma konusu olur. dü man telkinlerle husumet beslemekte olan karde imiz. Milliyetin birçok tarifi var. prensipler etraf nda birle mek zorundad r. imdi çe itli telkinler. Almanlar n Alsace Lorraine'i i galinden sonra hukuki ve felsefi bir mesele olarak ortaya ç kar. Elbette Türk insan kendini korumak zorundad r.

Madem ki. bütün hayat n belli bir istikamete sürükleyen iman d r. Onun gibi dünya proleteryas da tek millettir. dil gibi ba ka unsurlar da vard r. Vicdan vard r. bütün milletlere aç k sadece dü ünce birli ine dayanan. Bu arzu mü terek inan lardan gelir. beynelmilel. dü üncesi vard r. inançt r. Birisi ideoloji olarak bu as rda sosyalizm sahneye ç km ve bütün dünyada enternasyonaller kurulmu . Yani Said-i Nursi Hazretleri "bugün unsuriyet ça geçmi tir" derken iki manada hakl d r. Burjuvazi zaten bu karde li i gerçekle tirmi tir. al nteri harcayanlar mazide de ayn gaye u runda çal m olanlar.menfaatleri mü terek. Bunu kuvvetlendiren kan. Dünyan n bütün proleterleri karde tirler. o halde hatt zat nda milliyeti yapan en kuvvetli faktör imand r. insan e ref-i mahlukat yapan hayvan. Sovyet Rusya da bunu . Bu arzu tarihten gelir. kafas na k veren inançlar d r. akl vard r. yapan birlikte ya amak arzusudur. Fakat insan insan yapan. istikbalde ayn çat alt nda. Enternasyonal. ayn gaye u runda mücadele eden insanlar içtimai bir s n f te kil ederler. Milleti millet. Çal anlar karde tirler. Ona göre ayn eylere inanan. ayn bayrak alt nda ya amak isteyen insan toplulu u. Bunlar biyolojik faktörlerdir ve hiçbir mana ifade etmezler.nat k olu udur yani insan n kafas vard r. Sosyalizm slamiyet'ten haberi olmayanlar n slamiyetidir. Çal anlar yani ayn gaye u runda emek. kader birli ine dayanan bir topluluk demektir. Sosyalizmin inanc budur: Bütün dünyada buIjuvazi bir tek millet vaziyetindedir. smi üzerinde milletleraras . madem ki. Kendi menfaatleri u runda daima kendi insan n istismar eder. Bu içtimai s n f rk ba lar yla ba l de ildir birbirlerine. istikbalde de ayn gaye u runda çal acak olanlar karde tirler.

sömürülenler. Milletleraras cepheler kuruldu. lll. Enternasyonal kurulmu tu ve bütün Avrupa proleteryas III.gerçekle tirdi ini iddia ediyordu o zamanlar. talyanlar. imdi nazari olarak sosyalizm milletlerüstüdür. imdi de mümkün bir yerde. nas l bir aldatmaca oldu u belli olmam t . Sömürenler de bir bütündür. Sosyalizm insanl ikiye böler: Sömürenler. Frans zlar. . Enternasyonale ba l yd . Sovyetlerin sosyalizmi. Yani bir talyan i çisiyle. Amerikal lar. Franco iktidara geçerken spanya'da. bir spanyol i çisi ayn insand r. Ve bu cephelerde bütün Avrupa insan sava t . Millet gibi birtak m suni tasniflere katiyen iltifat etmez. Bütün insanlara hukuki e itlik sa lan r. kimsenin kimseyi istismar etmeyece ini ileri sürer. muhterem oldu unu. Demek ki milletlerin d nda milletleraras bir milletten bahsetmek mümkündü. Sosyalizm Bat dü üncesi içinde en son sahneye ç kand r. bir taraftan da orta s n f iktidara geçer. Ruslar. iki dünya sava t birbiriyle. ezilen bütün insanl k tek bir bütündür. beynelmilelcili i samimi olarak tatbik ettikleri zannediliyordu. Sömürenler bir bütündür. En yenisidir. Bunun d nda sömürenler vard r. Hiç olmazsa nazari olarak. ngilizler. ddias budur. Ac çeken. Almanlar. Bunu yaparken insanlar n ayn haklara sahip oldu unu. bir Frans z i çisi. Mü terek dü mana. O dönemde henüz ne gibi mecra takip edece i. Vaktiyle 1789'da milliyet hisleri bir taraftan kuvvetlenirken. fa izme kar dövü tü. ayn derecede aziz oldu unu.

nsanl a çok büyük ac lara. Yani Frans z ihtilali insanl k nam na yap lm oldu unu iddia ediyordu. milliyetçilik tarihi kanla yaz l d r. hiç olmazsa nazari olarak. Ve do rudan do ruya amentüsü de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. Bu itibarla Said-i Nursi Hazretleri'nin . mparatorluklar kurmu tur: Roma-Cermen mparatorlu u. liberal burjuvazi ve sosyalizm bunu kabul etmi tir. Bat 'n n buldu u en son hakikat de ildir. Fakat Bat 'da bir ideoloji hüviyetiyle tarih sahnesine ç kan üç ideoloji var. Nitekim o zamanki anayasada gerekçesi de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. H ristiyanl k. milli hodbinlik ekline de gelmi tir. Harice kar bir müdafaa silah d r. Bat bir H ristiyan vahdeti kuramam t r. nsan ve vatanda haklar d r. servet seviyesi ba ka insanlar n birbiriyle anla amayaca n ispat etti. Ayn milletleraras mahiyeti sosyalizm de ta r. Bunlar slamiyet'e benzeyen gerçek bir vahdet kuramam t r. Kuramam t r ama daima milletin d nda daha yüksek bir cemaat oldu unu kabul etmi tir. aile hodbinli i. Sadece vatanda haklar de ildir. Bu çok dikkate lay k bir eydir. neresi yaland r ayn mesele.Fakat sonra hadiseler. dini ba ka. Bunlar n üçü de bütün insanl k için harekete geçtiklerini iddia ederler. Milletler daha sonra ç km t r ortaya. Charlemagne mparatorlu u. fert hodbinli i. H ristiyanl k bunu kabul etmi tir. çok büyük facialara mal olmu tur. Bu ne kadar gerçekle ebilir. liberalizm ve sosyalizm. hayat ba ka. Frans z ihtilali de kendini bütün insanl n ihtilali olarak takdim etti. menfaatler bu ideolojinin mümkün olmayan esaslara istinad etti ini çünkü dili ba ka. milliyetçilik. Bu itibarla zannedildi i gibi milliyetçilik.

Cumhuriyet'in en büyük hatas bu olmu tur. Bu itibarla bugün ister istemez bir devletimiz var ve bu devlet milli bir devlettir. Elbette bizim de dilimiz var. ster istemez ba kalar na kar kendi varl m z müdafaa etmek için millet unsurundan da istifade etmek zorunday z. Bunlann kar s na biz sadece slam olarak Ç km z. yobazl k eklinde olmayacak. bütün efendili imize. mukaddese dayanmayan bir milliyetçilik kurulamaz. mutaas p bir ekilde. kendilerini "millet" olarak anlatm lar. uurumuzdan idrak m zdan ve ahsiyetimizden bunu ç karmaya imkan yoktur. Yaln z bu istifade ba naz bir ekilde. dinden de tecrit etti ini zannetmi ve dinden tecrit edilen bir kalabal n da ya ayabilece ini zannetmi . Yaln z imdi bu hudutlar içinde baz noktalan i aret etmek gerekiyor. H ristiyanl k içtimai. Din olmayan yerde milletten bahsetme imkan yoktur. Yani bizi Osmanl 'dan tecrit ederek. As rlarca Müslüman olarak ya am .söylediklerine ben de kat l r m. ark lar m z var. Bir kere slamiyet'le. Fakat . Ama bugün dü manlarla çevrilmi . Bu itibarla tarihe dayanmayan. Yani din olmadan esasen milliyet olmas na imkan yoktur. fikri ve tarihi yap s bak m ndan tamamen birbirine z t iki dünyad r. bizim de edebiyat m z var. aldat lm vaziyetteyiz. çe itli ihanetIere u ram . zafer kazanm z. bütün alicenapl m za ra men hançerlenmi . Mazideki kudretimiz hat ra olarak da ya asa ayakta durmam z mümkün k lm t r. Bu iki dünyan n birbirleriyle anla mas na imkan ve ihtimal yoktur. Fakat hepsinden evvel dinimiz var. H ristiyanlar tarihin belli merhalesinde milli egoizmleri sahneye ç karm lar.

bütün hayat m za istikamet veren sevgiler. imand r. Bütün sembollerimiz. . Din ki damarlar m zdaki her zerre kanda.mazideki ihti am nerede. Bu itibarla bir topluma yap lacak en büyük kötülük onun dini inançlar yla oynamakt r. millet gibi adeta kabile devrinin bakiyesi olan bir hisle ayakta tutulamaz. bir milletten bahsedilebilir. Bu itibarla dini tesanüd etraf nda dinden gelen. en adi canavardan daha tehlikeli bir sürüdür. bugünkü facia nerede? Cumhuriyetin en büyük hatas -hatta bir parça ttihat ve Terakki'nin de. Y rt c . melun. dinimize göredir. hem dinamik bir kuvvet olarak. hem hat ra olarak. mukaddesatt r. vücudumuzdaki her zerrede mevcut. Himaye etti imiz milletleri kaybettik. undan hakl de ildir: Toplum maziden çok farkl bir yap ta yor. fert ate olabilir. Çünkü bir yerde bizim dilimiz de dinimizin bir parças d r. mü terek facialara maruz kalmaktan gelen Avrupal manas yla. riyakar. tarihten. Fakat toplum olamaz. Bu . Said-i Nursi 930'da hakl yd . mü terek ac lar çekmekten.Türk milletini dinin d nda mütalaa etmektir. bugün hakl de ildir. Nitekim tarihin hiçbir devrinde hiçbir topluluk dinsiz ya ayamam t r. Toplum dinini kaybetti i andan itibaren vah i bir hayvan sürüsüdür. bundan tecrit edilen Türk insan . Elimizde olmayan sebeplerden dolay dostlar m z kaybettik. Fakat unutmamak gerekir bunun en kuvvetli istinadgah dindir. Fert dinsiz olabilir. Bir mukaddesler manzumesi olmad kça hiçbir topluluk ayakta duramaz. Dinsizlik bir hastal kt r.

Bütün insanl kucaklas n. Mo ollarla akraba yapm . C. Ondan sonra millettir. Ve Avrupa. De Guignes slamiyet'e. Josephe De Guignes. M s r'dan gelen bir koloninin devam oldu unu söyleyecek kadar bilgisizdir bu konuda. Güya bizi Osmanl 'dan ve slamiyet'ten kurtarmak için Hunlarla. o devrin kifayetsiz bilgileriyle Çin uzman d r. Mo ollar n çocu u oldu umuzu. Vambery. Fakat bu daire daha küçük dairelere müttehid-ül-merkez. çok eski bir mazimiz oldu unu. Ve mesela ÇinIilerin. Elbette bütün Müslüman karde lerimiz ayn de erdedir. Bat ' dan gelen bu tehlikeli fikir birkaç isim etraf nda toplanabilir. En son tarihler Hunlardan "medeniyetin kendilerine yaln z harabeler borçlu oldu u Hunlar" diye . Hepsini kucaklas n.M. Arzu ederiz ki slamiyet en büyük daire olsun. Frans z polisine mensup bir adamd r. lk daire ailedir. as rda ya am . anla abildi imiz insanlar elbette bize daha yak nd r. Hunlar n. merkezleri bir olan dairelere bölünebilir. Birisi bat kayna . De Guignes 18. onlardan faydalanmak zorunday z.f rt na ortas nda da lan sürüyü bir araya toplamak için ister istemez tarihi hat ralara dayanmak. Fakat kendi dilimizi konu an. Bütün insanl a amildir. Leon Cahun. Ebediyete kadar uzar. Osmanl 'ya dü mand r. Bu milliyetçilik hareketi iki kaynaktan geldi bize. sekiz cilt halinde yazm . De Guignes bizi bizden fazla dü ünmü tür. Hakikatte bu tarihen hiçbir zaman sabit olmam t r.: imdi efendim. Kendisi hariciyeye. slamiyet büyük bir dairedir. Ondan sonra slamiyet'tir. onun bizi karde yapt bu kavimleri lanetle yad eder.

Bilakis y karlar. y rt c . Dü mand rlar. Ostorogotlarla vs. Bu kitap Türk milliyetçili inin Kuran. as r sonu. Bütün Türkçülerin üzerinde birle tikleri isimlerin ba l calar ndan biridir Leon Cahun. Dü ünce kabiliyetleri yoktur bunlar n. m z atalar m zIa münasebetlerimizi Bir di eri de Leon Cahun'dur. ismini bilmedi imiz birçok milletlerle. Dostturlar çünkü ayn medeniyet camias . Önsözünü tercüme ettim onun. Süleyman Pa a De Guignes'yi nereden tan d ? Nas l tan d ? Hangi karanl k kaynaktan geliyor De Guignes'yi tan mas ? Belli de il. Hunlarla. O kadar budalad rlar ki Çin medeniyeti ile uzun zaman temas etmi ler. Tatarlarla. Eserinde De Guignes'den parçalar nakletmi tir. Kuramazlar da. 20. 19. Türkiye'de milliyetçili in kayna d r bu kitap. Fakat bu medeniyeti bir türlü nakledememi lerdir. tan mad De Guignes' den ö rendik.Kerim'i oluyor. hunhar bir sürü olarak bahseder. Rusya'dan gelen Türkler. Diyor ki "Türkler hiçbir medeniyet kurmam lard r. Vizigotlarla. ayn ruh iklimi içindeler. asnn ba nda ya am t r. hem dü man. çünkü Osmanl kendi d lar nda. De Guignes'den Süleyman Pa a bahsetmi tir. imdi bir de Rusya' dan gelen Türklerin telkinleriyle kuvvetleniyor bu hakikat. Vambery do rudan do ruya casustu zaten. Sadece y km lard r". Osmanl 'ya hem dostturlar. Ondan sonra Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Hüseyin Cahit tercüme etmi . K r m' dan ayr ld ktan sonra .bahseder. Leon Cahun Yahudidir. Asya Tarihine Giri diye bir kitab var. Medeniyet tahripçileri.

Ziya Gökalp ayran budalas yd . Fakat bu vatanda söz sahibi olmak. Yusuf Akçura. Türk Yurdu etraf nda geli mi tir. Ve Milliyetçi hareket Türk Yurdunda. Burada yeni bir vatan bulmu lar. A ao lu budala de ildi.onlarla bir münasebetimiz kalmad . Evvela Selanik'te pohpohlad lar. büyük söz sahibi olmak arzusuna kap lm lar. Haris bir adamd . cans z.Allahs n. emellerine alet etti. sen Peygambersin diye kasideler yazd . Orada Türklük gururlar k r lm . parçaland ülke. Hepsi ayn vaziyetteler. Bu itibarla Türkler slam medeniyetinde. Politikan n bütün büyüklerine. Mustafa Kemal'in çok sevdi i adamd ve bütün emellerine sadakatle hizmet etti. Binaenaleyh. Rusya'da yeti mi ler. slam faktörü üzerinde de il. Yaln z dedi im gibi bu öyle bir milliyetçilik ki içi bo alm . Osmanl 'n n y k l nda onun büyük rolü vard r. ttihad Terakki. Prototipidir onlar n. Enver'e. Cumhuriyet devrinde milliyetçili e san mak mecburiyetti. hareket kabiliyeti olmayan bir milliyet. Türk Yurdu etraf nda halka1anm . milliyet nazariyecisi oldu. Mustafa Kemal'e sen -ha a. Son derece ümmiydi. Yusuf Akçura biliyorsunuz Tarih Kurumu'nun ba kan oldu Mustafa Kemal devrinde. aynca A ao lu Ahmet -garip bir milliyetçimiz-. Milletvekiliydi. Said-i Nursi'nin büyük bir ihtimalle bid'at erbab diye yad ettikleri aras na bunlar da girer. . A ao lu Ahmet'i anlatmak bütün Rusya'dan gelen Türkleri anIatmak için kafidir. Büyük milliyetçi. çünkü Rus terbiyesi görmü ler. Talat'a. hissesi vard r. Cahil bir adamd . kans z. Zaten "cihanda sulh. Ziya Göka1p budala bir adamd tam manas yla. daha çok Türk motifi üzerinde durmu lard r. Tarih tasfiye etti Osmanl 'y .

dinamik olmas na zaten imkan yoktu. Herkes dü man. Cihanda sulh. Bizim için bir dayan ma unsuru oldu u ölçüde kavmiyetimizi müdafaa edece iz. birle meye ihtiyac m z var. sayfa 500' de. mümkün oldu u kadar mü terek unsurlar bulup birle mek laz m. kelimelerin alt n çizer. Yani elbette slamiyet'i tahkim etmek. A a yukar bütün büyük adamlar için . inançt r. Fakat ay rmaktan. indeksIemeli. rasin ve metin hale getirmek bilhassa ayd nlar aras nda vazifemizdir. mufassal bir lugatçesini yapmal . tahsir etmek. Birincisi dindir tabiat yla. Diyelim ki ilk kelime Adem. Bu itibarla ben ahsen bunlar n bugünkü cemiyette çok faydal olaca na da inanm yorum. Dosta. alfabetik olarak yazar. Said-i Nursi Hazretleri'nin bütün yaz lar n belli ba l klar etraf nda toplamal . bütün dünyada yaln z z. bütün külliyat n tarar. Adem kelimesi hangi ciltlerde. Ayr lmaya de il. Yaln z z. Ne olursa olsun birle meye ihtiyac m z var. Kavmi yapan dindir. nanc n kaybeden. yurtta sulh olmas n da ne olsundu? O devrin fikir hareketleri karmakar kt r. Bu insanlann hepsi bizim.yurtta sulh" formülü ile ifadesini bulan bir sulhperverlik bahis mevzuu idi. Biri. ay r c olmaktan. hangi sayfalarda ve niçin geçer? Cilt 3. mutlak olarak teslim oldu umuz bir ça . kaybettirilen insanlar n mütearr z olmas na. Yani insanlar damgalayarak ay rmak de il. Herkesin dü man oldu u bir dünyada ya yoruz. Ama kavim ikincidir. s cak bir tebessüme çok ihtiyac m z var. yaralay c olmaktan hazer ederim.

Bitirdim hikayeyi. Herkes k zd . Bir yerde çok faydaland m Abdullah Cevdet'ten. Ben hiç kimsenin münaka a edemeyece i eyleri ele tirdim. Türkolojidir diyor. nerelerde ne söylemi ? Ne kadar söylemi ? Bunun daha mufassal da olur. Buyrun can m hata etmi olabilirim. Niçin bunu yapt m anlatt m. Mülhid de ildir. tabii herkesin bir parça sübjektif taraflar vard r. Herkesin kitab n n indeksi vard r. Türk perestlik diyor. Devlet-i Aliyye'nin çökü tarihi. Abdulluh Cevdet'e gelince. Türkiyat. Madrabazl k yapm t r. Gazali'nin Gazeliyat' n ondan okudum. Baz eyler var ki münaka a edilir. z nd k de ildir. Ben Ziya Gökalp'in baz yazd klar n ele tirdim. Bütün söyledikleri yanl t r. Dil Best-i Mevlana's çok güzeldir. Hiçkimse a z n aç p cevap vermedi. Faraza Said-i Nursi Hürriyet hakk nda. Türkköri kelimesi Türk perestliktir. Türkiyat da. O biraz güç. Tasavvur . okumay çok kolayla t nr. Bu ordu nas l kurulacak? Bu orduyu kurmak için Bat ' dan hocalar getiriyoruz. Yeniçeri topa tutulduktan sonra yeni bir ordu kurmak laz m. Bu. Çok faydal bir i olur. Çok geni tecessüslü olan mustarip ve yaln z bir adamd . Bunlar dünyada mevcut bütün lügatlarla ve vesikalarla ispat ettim. okumay ve anlamay kolayla t r r. Etüd yapmak isteyince onu da kolayla t nr. Türkköri bu manaya hiç gelmez. n allah hata etmi imdir.ayn eyi yapm lard r. yokolu tarihi 1826'd r. Baz eyler var ki münaka a edilemez.

Kuca m z aç yoruz. As rlarca mücadele etti imiz. yeriz. Yabanc mektepler aç l yor. Orduyu slah etmek için. anlamak mecburiyetinde de de il. Tabii adam gelince bize hizmet etmek için gelmiyor. De il mi ya? Keseriz. Avrupa da bizi anlamad . tarihte gazalar m z olan ve onu hidayete getirtmek için sel gibi kanlar ak tt m z bir dü mana el aç yoruz. Mühendishane-i Bem aç l yor. Mü avirler getirtiliyor Bat 'dan ve Mühendishane-i Bahri. misyonerler de geliyor. Yiyece imiz hayvan anlamaya mecbur de iliz. nas l kesilir bu. i adamlan da geliyor.edin. mahvetmektir. Bizi anlamak niyetinde de il. Onlar da bizi öyle. Hayat n n yegane gayesi bizi yemek olan bir medeniyetten. "gel bizi yeti tir" diyoruz. Çünkü kar daki tilkidir. bizi tetkik ediyor Avrupa. malzemesi vard r. Anlamas na ihtiyaç yoktu çünkü. vesairesi vard r. mal rem . ordumuzu yeti tirmek için hoca istemek ne demektir? Yani bundan büyük felaket tasavvur edebilir misiniz? Ordunun techizat vard r. insan deli olur. hiçbir zaman anlayamad k Avrupa'y . Halbuki biz dü man dost telakki ediyoruz. Avc n n hayvan tetkik etti i gibi. Avrupa bizi yemek istiyordu. Orduyla beraber müteahhitler de geliyor. koyunlar n hissiyat n merak etmeyiz. Yani bu adam n hikmet-i vücudu bizi yemektir. Bal klar n. Hiçbir zaman anlayamay z. Mekteb-i harbiye aç l yor. Kesif bir taarruz ba l yor. ona bakacak. Burada tabii biz ma lup olaca z. Avrupa'yla kayna yoruz. Bunlan da getirtmeye ba l yorlar Avrupa' dan. Bat mektepleri aç l yor. Politika esnaf da geliyor.

Yani Bat dilini bilip Bat 'dan . Fakat bu okuyanlar kendi dillerini biliyorlar. Mesela misyonerlerin yazd kitaplar var. yol bu. Osmanl 'ya ihanet etmek için d andan kuvvet kullanmak mümkün de ildir. Orada "En büyük dü man m z slamiyettir. malat hatas d r. lk bat l la an müessese ordudur. Tek dü man hilafet müessesidir. Robert Kolej'den ç km adamlar bilir. Kendi içinden adamlar bulmak. emellerimizi onlara tahakkuk ettirmek.: Okuyanlar kendi adamlar d r.M. Hilafeti y kt ktan sonra dava kazan lm t r. lk çürüyen ve ilk yok edilen bu ordu. C. Bat 'da. slamiyeti n haline gelir" diyorlar. Haluk mamo lu: Bu beyanlar n ifade eden kaynaklar var m ? C. Bunun d nda Türkiye'de Bat dilini bilen adam yoktur. Bat dilini yaln z kendi adamlar bilir. hilafeti d ardan y kmak mümkün de ildir. Çok iyi biliyor ki.: Bu dü ünceleri beyan eden kay tlar var. Medeniyet bir bütündür.: Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade etti i bir ey var.M. çöküyor: Fakat çökü orduda ba lam t r. nas l y kaca n biliyor. kald nrsak Osmanl toz y H. Avrupa bizi nereden y kaca n . tesadüfen bilir. çeriden kendi adamlar na y kt r yor. Bat dilini bilen adam n dürüst ve namuslu olmas na imkan yoktur.dünyam za sokuyoruz. aç kça söylüyorlar. ngiliz müstemlekat naz r Gladston Kur'an' kald rmal y z diyormu . temelleri ortadan kalk nca. Viyana'ya giden ordu de ildir elbette. bina çökecektir. .

imdi. isterseniz sosyalizm diyelim. . Tecrit edemeyiz. Bu itibarla kapitalizmde olan kepazelikler. Çünkü komünizm yoktur henüz. Binaenaleyh. ister istemez bu toplumun iç dünyas komünizmin ekillenmesinde müessir olacakt . Rusya' da nüfusun yüzde 80'i köylü idi ve köylünün içinde okuma yazma bilen yoktu. mücadele etsin? Sebep yok. O kavim de sana yard m ediyor. Sadrazaml a kadar ç kacak adam. . komünizmde de vard r. Yani rastgele adam. deoloji kitapta durdu u gibi durmaz. hakikatte ideolojiler insana göre ekillenir. H. Menfaatlar na ayk r d r. sokaktaki adam Frans zca ö renince sadrazam oluyor. ne diye Bat 'yla muharebe etsin. Komünizm. mkan yok çünkü.kopmak akla hayret verecek bir i tir. ne yaps n? Deli midir adam? Pek az deli ç km t r binaenaleyh. Bu Tanzimattan beri böyle. Çünkü Bat dilini bilince bütün mevkiler size aç kt r.: Efendim. Dü man olmak için sebep yok. Bilince de o kavimden olur. geri bir toplumda gerçekle ti komünizm. Bir kavme benzemek dilini bilmek demektir. Arka oluyor. Tatbikatla toplumun bütün ruh dünyas na kök salar. imdi. Bilmiyoruz ne oldu unu. hikaye bu.: Tilki medeniyetini (bizi yutmak isteyen medeniyet) komünizm de kendi bünyesinde kurmu mudur acaba? C. yükseliyorsun. Niçin.M. okuma yazma bilmeyen bir toplumda.

. Buna Rusya bir Rus misti i getirmi tir. ne kadar namussuz. Sosyalist olmak iddias ndad r. bugün tatbik edilen ekliyle Rusya'da.Komünizm diye bir ey yoktur dünyada. kisi de Avrupa menbal d r. H. Yani kâfi derecede medeni de ildir. Fakat doktrin olarak. Rusya sosyalizmi tatbik etmek suretiyle günün birinde komünizme geçmek iddia ve arzusundad r. kapitalizmin bütün kepazeliklerine vâristir Yani bunlar ay rmak mümkün de ildir. Yani kapitalizm as rlardan beri imtihandan geçmi . Komünizme geçmesi için devletin ortadan kalkmas laz m. Devlet oldukça komünizm olamaz. Yani gayr-i ilmi ve gayr-i ciddidir. Biz komünist diyoruz. Sair kendinde bütün doktrinlerin hatalar n ta r sosyalizm. Rus insan cahil oldu undan. sosyalizm. Ve bir rüya olarak caziptir. Nas l bir cemiyet olaca n bilemeyiz komünist cemiyetin. Komünizm merhalesi hiçbir yerde tatbik edilmemi tir. Komünist de ildir Rusya. O s ralarda sosyalizm emekleme ça ndad r. yeni kurulmu tur.M. Devlet yoktur komünizmde. Devlet ortadan kalkar. Aç ktan aç a sempati ile bak yor memlekete. ondan sonra komünizm merhalesi gelir.: Rüyadaki hitabe son derece mühim bir hitabedir. ne kadar insanl k d .: Rüyadaki hitabede geçen be menfi esas Makyavelist prensipler mi dir? C. Bu palavradan ibaret. Teorik olarak ve pratik olarak yoktur. tabiata ve Allah'a daha yak nd r. yontulmam oldu undan. bir doktrindir sosyalizm. ne kadar hain. Bu rüya kar s nda Bediüzzaman Hazretleri'nin dü ünceleri var. Elbette.

Safa Mürsel: Fakat Marksizmde. Bu arada yeni bir dünya uyan yor. devriyle uyu maktad r. her tür lü istibdattan kurtulmak demektir. Bu hareket insan . Malikiyet demek. neticesine var yor. istedi i gibi ya amas . istikbal var.bir dü ünce oldu unu ispat etmi tir. Yeni bir ink lap olmu tur. ezenle ezilenin mücadelesini remizle tirir. Bu hitabe son derece dikkate lay kt r. tasvir etti iniz gibi bir dünya dü ünülmüyor. esir Asya'y . Hakikatte Marx' n kominizm dedi i ey de Bediüzzaman n 5. bir kitaplarda. bütün insanlar n mülk sahibi olmas demektir. komünizm de budur. Bugünkü ekliyle . hareket olmu tur. mazlum Asya'y yine slamiyet'in rehberli inde fakat sosyalist bir temayülle idare etmesi arzuya ayand r. Herkesin mülk sahibi olmas . Kapitalizme yüzde yüz has md r. De erlendirilmedi o hitabe. insana dü man yapan bir hareket de ildir. Bu hazret milletleraras bir mücadeleyi de il s n flararas . Ve hürriyet demek her türlü zulümden. Hiçbir bask olmamas d r. Sosyalizme nazar.: imdi efendim.müsamaha ve efkatle bakmaktad r. son derece. C. Marksizm de. slamiyet'in bu harekete ba olmas .M. her türlü bask dan. günahlar ndan s y rmas ve Asya'y . Kapitalizm Asya'y yemektedir ve Asya'y yok etmektedir. kafadaki istikbal var. bir de ya anan realitenin getirece i tahmin edilen. dost yapan bir harekettir. Asya için bir felakettir.

Ne yap yorsan z. Herkes ehliyetine göre yiyecek. Bu makine ortadan kalkacakt r. o ekilde artacak ki devlete ihtiyaç kalmayacak herkes fail-i muhtar olacak. Has bir dü ünce adam n n da böyle bir netice tasavvur etmesi dü ünülemez. Program. Devlet. kavgas z bir cemiyete. "Her ey herkesindir" ne demek? imdi u formül dü ünülüyor. Fakat Marx' n söyledi i bu 5. esarete. Fakat daha ilerdeki merhalede herkes . herkesindir. hürriyetsizli e götürüyor. sahip olanlar n devletidir. Bir rüyad r sosyalizm ve böyle dü ünülüyor.sosyalizmin insanlar hürriyete. imdi fail-i muhtar de ildir. Peki ehliyetin ölçüsü nedir? Ehliyetin ölçüsü el sanat d r. devlet s n fl bir cemiyette hakim s n f n emellerini destekleyen ve ezilen s n flara nefes ald rmayan bir makinedir. emel bu. saadete. Komünist merhalede her ey. ne kadar çal yorsan z. Halbuki istihsal o ekilde düzenlenecek. merhale u ekilde tarif edilir: Esaret tünelinden hürriyet dünyas na ç k . ahenkli bir cemiyete götürece i söylenemez. Ama rüya bu de il. ne kadar üretiyorsan z. o kadar yiyeceksiniz. Tatbikat nereye götürür? Belli. Bu makine ortadan kalk nca hürriyetsizlik kalmayacakt r. alt ndakileri ezer. Fail-i muhtar oldu u devirde yeniden hürriyet dünyas na geçilecektir. Hiçbir zaman hiçbir hakka ve hürriyete sahip olamazlar. emel bu de il. Kâ t üzerindeki emel bu de il. Sosyalizmin ilk merhalesinde ölçü herkese ehliyetine göredir. Daima hakim s n f n yan . Bu iktidar. Mal mülkü olan s n f n iktidar d r. çat maya. çünkü devlet bir esaret müessesesidir. daima bir bask alt ndad r.

nas l gerçekle ece ini kimse bilmiyor. u kadar bak r. Hiçbir al n teri bo a harcanmad kça. Anar izmin de bu. Üretim planlan nca. kudretine göre üretecek ve her insan ihtiyac na göre yiyecek. Esasen bütün doktrinlerin gayesi de bu bir yerde. ideal sitede. Anar izm de ayn eyi söylüyor. Irmaktan herkes tenekesini doldurur. Bu 100. u kadar demir. Marx' ayn eyleri isteyen kimseler olarak . Fakat sosyalizmin ümidi. arzusu bu. Her insan 5 saat çal acak.ehliyetine göre üretecek.000 ki ilik bir memleket. Ne zaman gerçekle ece ini. Her insan istedi i kadar yiyecek. Mesela burada 3 ki iyiz. içece i suyu al r. u kadar eker. yap lan istihsal tabii olarak Kad köy ahalisinin istedi i gibi ya amas na kâfi gelir. akl n emrine girince kimse kimseyi istismar etmeyecek. u kadar arpa. Diyelim ki istihsal yiyece imizden fazlaysa kimsenin tutup daha fazla zahire iddihar etmesine ihtiyaç yoktur.: Bediüzzaman'la. Bu ekilde istihsal vas talan zaten bütün cemiyetin oldu una göre herkes her eye sahiptir ve herkes ihtiyac na göre mü terek has ladan faydalanacakt r. S.000 ki inin ya amas için ne laz m? u kadar bu day. stihsal bir rmak gibi. imdi üretimin gayet bolla t n dü ünün. u kadar çinko. Bunlar tabiat yla evlad m birer rüya. Liberalizm bunu gerçekle tiremedi ve gerçekle tiremez de. Mesela Kad köy 100. düzene sokulunca. Bunun için suyu kurutmas na ve küplere doldurmas na lüzum yoktur. rmak kadar boIdur.M.

Marx' n ya ad dünyada bu juvazi y rt c bir kuvvetti. Proleter diktatörlü ünün as l sebebi u: Burjuvazi. Binaenaleyh geni halk tabakalar n n.cerrahiyedir. Nas l bütün insanl k istihsal vas talar na sahip olur? Bir insan n bir insan . istedi ini yapmaya ve istedi inden ba ka bir ey yap lmamas na kadirdir. Burjuvazi bütün imkanlara sahiptir. iktidan ele geçirmi tir. Proletarya diktatoryas bir gaye de ildir Marx'ta. gerek Fransa'da. bir insan n belki bütün insanlar n. gerek spanya'da. dünyay sömürmesi nas l önlenebilir? Önlenmesi için iddete ihtiyaç vard r. Ve bu köprü de proletarya diktatoryas d r. çal anlar n haklar n n istirdad için mutlaka bir iddete ihtiyaç vard r. Bu iddet. Proletarya diktatoryas na ihtiyaç yoktur prensibi yerle mi tir. Ba ka çaresi olmad için bunu söylemi tir. bugün bunun yanl oldu u bütün sosyalistler taraf ndan kabul edilmi tir. Geni nüfuzu ve kudreti olan bir s n ft . bir insan n birçok insan . yava yava iddetini kaybetmekte ve gerek talya'da. Avrupa'n n sosyalist ülkelerinde proletarya diktatoryas kalkm t r. Diyor ki. geçilecek bir köprüdür mecburi olarak.: Proletarya diktatörlü ü zaruri bir merhaledir.M. Ama bugün o s n f yava yava tasfiye edilmekte.mütalaa etmek mümkün mü? C. Proletarya diktatoryas . Marx' n bütün eserlerinde bir defa geçer proletarya diktatörlü ü. Marx' n sadece zaman n icab olarak kulland proleterya diktatoryas luzümsuz bir gevezelikten ibarettir . burjuvazinin getirdi i anar izme son vermek ve müstakbel cemiyeti kurmak için zaruri bir ameliyat. Hastal tedavi etmek için kullan lan bir b çakt r.

Elbette kullan lan kelimeler ayr .: Serbestlik anlay u: Hatt zat nda. farkl de il. Her istedi ini yapabilmektir. kimsenin kimseye tahakküm etme imkan kalmayan bir ülkede elbetteki herkes hür olacakt r. Marx ise do rudan do ruya insaniyete dayanarak söylüyor. Kendi eme ine.M.bugün. Hürriyet yaln z nazari de ildir. bu devirde böyledir. Bediüzzaman Hazretleri bunlan slamiyet'e dayanarak. O devirde öyleydi. ben nas l hür olabilirim? Liberal kapitalist cemiyette insanlar n hür olmas n n imkan yoktur. kendini insan olarak idrak etmesi ve bunu yaparken de hiçbir bask ya maruz kalmamas d r hürriyet. elbette dayand klar temeller de ayr . Kimse kabul etmiyor. Ben size ba l ysam. toplumun menfaatlar çerçevesi içinde. kendi kafas na ba l olmakt r.: Serbestlik anlay nda. Fakat netice itibariyle ikisinin de istedi i. ayn zamanda iktisadi bir kendi kendini gerçekle tirmedir. Ba kas na ba l olmamakt r. Hürriyet. Diyorlar ki Marx bunu bir kere söylemi tir ve belli bir zamana münhas r söylemi tir. nsan akl na güvendi i . S. Marksistler bile kabul etmiyorlar. Hürriyet ifahi bir kelimeden ibaret de ildir. siz ekme imi veriyorsan z. nas l davranaca z? C. bütün imkanlar yla ya amas . "Cümlenin maksad bir amma rivayet muhtelif" gibi. Halbuki istihsal vas talar n n cemiyete mal oldu u bir ülkede istihsalin son derece geni ledi i. De i mi bir hükümdür diyorlar.M. Bediüzzamanla tel'ifte. insan n bütün melekelerini geli tirmesi. Yapabilmek de iktisadi kalk nmadan sonra olur. Yapmak de il yapabilmektir. proleterya diktatoryas n . Tabii.

M.: Bunlar n ikisinin ayn olmas na imkan ve ihtimal yok. Ama gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetlerle. K lar m ? K lmaz m ? gnacio De Loyola'n n gaye dedi i i'la-y Kelimetullahd r. vas talar . Fakat netice itibariyle gaye çok yak nd r. Bu sözü Cizvit mezhebini kuran gnacio De Loyola söylemi tir. nsan akl bunlar gerçekle tirecek. çok daha derin kökleri var.M.: Burada bir eyi düzeltmek için araya girece im.: Arada farkl l kabul bak m ndan. Çok daha sa lam. Vas talar gayeyi me ru k lar. . S. kullan lan vas talar n farkl olaca n kabul edebilir miyiz? C.için bunlar söylüyor.: Bu neticeye giderken. Çünkü hareket noktalan çok farkl . Dikkatinizi çekiyorum. Çok mühim benim için bu. neticeler kadar önemli tutmak icabetmez mi? C.M. gerçekle tirmezse insan n kendisi yok olacak. Bir söz vard r: "Vas talar gayeyi me ru k lar". Vas talar elbette birbirinden çok farkl d r. Marx' n gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetler aras nda bir fark yoktur.M. Bediüzzaman semavî naslara dayan yor. Machiavelli ile alakas yoktur bu sözün. çok yak nd r. S. Machiavelli'nin zannediyorsunuz. Bunu yanl biliyorsunuz hepiniz.

Elbette büyük bir davaya. imana dayan r.: Evet.H ristiyan dininin birli i ve H ristiyan kilisesinin ya amas bahis mevzuudur. H ristiyan dininin. bozuk hale getirmi iz. Mesela yine Hazret-i Muhammed'e atfedilen "el harbu hud'atün" sözü. Burada gnacio De Loyola'n n "gaye vas talar me ru k lar" hikayesine gelip dayan yoruz. yani ona göre bütün insanl a saadet getirecek olan bir inanç sisteminin ya amas için vas talar me rudur diyor. Gaye cihan umuldür. imdi bir yerde u var. Fakat. C. Bilhassa insanl k bahis mevzuu olunca. Böyle bir ey yok. kilisenin ya amas . Halbuki bunu matbuatta falan n iktidara geçmesi için vas talar me rudur diye yaz yorlar. dinidir. bu neticeye uygun olarak ayn derecede nezih olmayabilir vas talar.M. Bir sual daha var. Binaenaleyh bunu da biz soysuzla t rm . Elbette vas talar da dü ünülecek. 'lâ-y Kelimetullah için hud'a bile caizdir diyor. Hakl d r. temiz yollardan gidilir. O zaman ne yapaca z? S. Hud'a ay p bir ey de il mi? Ama "el harbu hud'amn" diyor. Ben de öyle dü ünüyorum. Vas talar her zaman arzumuza uygun olmayabilir. temiz bir davaya.M. ilahi nizam n kurulmas için vas talar me rudur diyor.: Yani gerçekle tirilmesi istenen neticeleri tahsil etmeye müsait olmayabilir. Ne kadar kullan l r bu vas talar? stisnai olarak bir defaya . Elbette dü ünülecek vas talar.

Tahlil sahas çok geni tir Kemal Tahir'in. . Daha do rusu ferdin içine. kan dökmek de. iç dünyas na. harpte. Çe itli ülkelerden gelen. Peyami Safa'da yaln z stanbul vard r.mahsus. Tarih vard r. Kulland n. iddet de kullan labilir. Vas ta bir köprü iken. Bazen vas talar. O halde. Kemal Tahir için hapishane iyi bir laboratuard r. stanbul'un belli bir muhiti vard r. Peyami teknik olarak usta bir . gidilmesi gereken bir yer olarak telakki edilmeye ba lan yor ve bütün felaket ba l yor o zaman. Kemal Tahir'de Anadolu vard r. Bu itibarla romanlar psikolojiktir. zulüm de. Gaye insanl n saadetidir. Yani en büyük tehlike udur. H. çe itli istidatlar olan insanlarla daha yak ndan tan t . iç istidatlar na. Kemal Tahir'de sosyal hayat vard r. Peyami'de yoktur.: Peyami'nin üstünlü ü nerden geliyor? C. iç bunal mlanna çevrilmi tir. gaye haline geliyor. Kendi ya am n anlat r. çe itli meseleleri olan. Belki Rusya'n n en büyük felaketi budur. vas talar ön plana geçiyor.: Peyami'nin üstünlü ü sadece üslubudur. Peyami'de yaln z bir kesiti vard r. bunu kaç defa kullanacaks n? Bu kullan lmaya ba lad ktan sonra insan iradesini kaybediyor.M. Osmanl vard r. Türk insan n n istidatlan vard r.

Ziya Gökalp'in d na bir ad m atmam t r. Peyami'nin romanlar bir odada geçer. Me rutiyet ayd n d r. teknik olarak. Belli bir kurulu düzenin müdafiidir. bir ç rp n t r. Kemal Tahir'e göre. bütün rezilIikleri görmü tür. bir mahallede geçer. Mukayese edilirse Peyami belli bir yerin adam d r. Peyami esasen. üçüncü derecede bir airdir. bir çiledir. yap lan rezilIi i. Kemal Tahir. alan çok dard r. Bat l la may ç plakl etinde ya am ve a a yla.yazard r. ikinci. nas l bir açmaza girdi imizi söylemi tir. kurtulu sava na. Bir st rapt r. ve bu bir tarafa b rak l rsa o da . Kemal Tahir'in romanlar bütün Türkiye'de geçer. Türk roman n n s n rlann geni letmi tir. devrinde. ac lanyla. Mesela bir ink lab n ba lar na. O da Opperman' n taklitçisidir hatt zat nda. hasta bir adamd r. Mesela bir Serbest F rka rezaletine. Dü ünce ufkunu Ziya Gökalp çizmi tir. do rudan do ruya tarihimizin son derece mühim hadiselerine e ilmi . men e olarak smail Safa'n n o ludur. II. yukan ilk defa olarak Türkiye'de nas l bir oyuna geldi imizi. Hapishaneyi. Peyami. Osmanl 'n n kurulu undan itibaren meseleleri kovalam . Yani roman n s n rlar n . smail Safa. Peyami. Kurt Kanunu'nda girmi tir. bütün kepazelikleri.

ngiliz sömürgecili inin müdafaas n yap yor. Gerçek bir budalayd smail Safa. ngilterelilerin çok sevdi i ve sayd bir adamd r. müteessirler. Bunun için Abdülhamid Han' daima tel'in eder. Boerler aras nda ne i i vard . babas n n Sivas'ta ölmesi. Bu arada smail Safa o zamanki arkada lar yla ngiliz Sefaretine gidiyor. "Allah zaferinizi müzdad eylesin". tahrip ettiniz mel'unlar " diyor. Herbert Spencer . gayet iyi olmu . müthi cam s k l yor Spencer' n. Osmanl 'ya da dü mand r. Boerleri tahrip ediyorlar. geberdiler. Bir alay korsan. "Ne oldu" diyor Spencer. O s rada Boer muharebesi oluyor. Hadiseyi anlatt m m bilmiyorum? ngilizler. gittiler. Kulüpte otururken subaylar geliyorlar. böyle namussuz bir hükümetin ni an n ben istemem diye reddetmi tir. Spencer. Peyami'nin hayat nda bir facia vard r. ngiliz gazetelerinde yay mlam yor bu ve tabiat yla Abdülhamid Han . memnun de il.hastayd . " ngilizlerin. Abdülhamid Han ile beraber. kraliçenin ni an n böyle zalim.Londra'da müreffeh." Boer sava na girdikten sonra. Boer sava lan son derece mühim insanl k tarihinde. kendi ülkelerini müdafaaya m gittiler? 'la-y Kelimetullah için mi çarp yorlar. "Boerler bir ngiliz subay grubunu pusuya dü ürup öldürdüler" diye cevapl yor birisi.ngiliz filozofu. Mukayese olsun diye söylüyorum. Boerler masum ve mazlum bir kavimdir. istila ediyorlar. hayat ndan memnun ya amaktad r ve Kraliçenin ni amna mazhard r. "Boerleri yendiniz. Hayat n zehirlemi bu hadise. Kendi mukaddeslerini. "Çok iyi olmu " diyor Spencer. Abdülhamid Han sürgün etmezse ölmeyecekmi gibi. ngiliz sefaretinde.

. nans n. Fakat bunlar n hiçbirini tatmin edecek imkana sahip de ildi. adamlar n hepsi milletvekili oldu. Yapt . kazanan bir adam da de ildi. Büyük i tihâlâr vard . silinmeyen akisler b rakm t r. Peyami'nin ruhunda bu. beynini satarak ya amak mecburiyetinde idi. mukayese edilemeyecek kadar de ersiz. Paray veren Peyami'yi kullanabilirdi. namütenai yaz yazd . inanmas n. H. H rç n bir adamd . O devirde ya ayanlar aras nda en zekisi idi. Lükse dü kündü. Büyük ac lar çekti. smail Safa'n n ak betiyle me gul. Dünya nimetlerine dü kündü. Kendisinden çok de ersiz. mzal . Sanki bütün tarih. Birçok eyleri .: Ayn eyleri Kemal Tahir için de söylemi tiniz. Kendini bo a harcad ve harcamak mecburiyetinde idi. hepsi elçi oldu. Hastayd evvela. hepsini de. Adeta bir kalem e k yas idi. Peyami kalemiyle hayat n ya amak mecburiyetinde kald . hepsi vali oldu. o s rada belli bir zümre taraf ndan desteklenen fikirlerin destekleyicisi oldu. Peyami büyük bir zeka idi. her entelektüel gibi. birçok eyleri yapmayabilirdi. Birçok eyleri görebilirdi. Tutup. Basit bir adamd r smail Safa.bundan müthi rahats z oluyor. Peyami'nin aile facias yla me gul. Bunlar n içinde smail Safa en ahmaklar d r ve en cahilleridir. Peyami'yi çok severim ve ac r m. Ben. imzas z. Osmanl hakk ndaki hükmü daima smail Safa'n n nefy hikayesiyle beraber gitmektedir. Mütemadiyen çal mak.

yapmayabilirdi diye.

C.M.: Kemal Tahir 1910 do umludur. Kemal Tahir o neslin bütün vehimlerini ta yordu kendinde. 1936'da genç bir adamd . Dergi ç kard lar, mahkum oldu. Onüç sene yatt içerde. Gençli inin en güzel y llar n hapishanede geçirdi. Çorum Hapishanesi'nde, Malatya Hapishanesi'nde. Hapishaneden hapishaneye dola t . Fakat kuvvetli bir iradesi vard . Yenilmedi ve y k lmad , çal t .

1953'te hapisten ç kt

nda çok güç durumdayd . Onüç sene hapishanede

yatm bir adam n, hapishaneden ç kt ktan sonra polis nezareti alt nda kalmas mukadderdi. Eski arkada lan terk ettiler. bulma imkan yoktu.

Zaten hapishaneye ginneden önce de avukat katipli i yap yordu. Galatasaray' bitirememi ti, tahsili yoktu. Bir ara ye' se dü tü ve Mayk Hammer tercümeleriyle ya ad . Bu taraf üzerinde durulmad Kemal Tahir'in. Halbuki durulmaya lay k bir taraft r. Senelerce Mayk Hammer tercümeleri yapt . Hayata küskündü, kafay çekiyordu boyuna. Fakat teslim olmad ve yolunu buldu. Tabii birçok tavizler vennek zorunda kald cemiyete. Mecburdu vermeye. Uydurma dilin çok aleyhinde oldu u halde. T.D.K.'den ödül ald . Yunus Nadi'den ödül ald . Bunlar bir adam için çok kirleticidir. Çirkin eylerdir. Kemal Tahir'e katiyyen yak maz. Fakat mecburdu. E er ödül almasayd , öteki romanlann bast rmak imkan da bulamazd . Yani Kemal Tahir bu alçal , merdiven yapt ister istemez. Ba ka hiç çaresi yoktu. Hakikatte Kemalistler taraf ndan kabul edildi. Kabul ettirmek için de

kendini baz eyler yapmak istedi. Ba ka çaresi yoktu. Ne memur olabilirdi ne mal mülkü vard ; nas l ya ayacakt ? Ve bunlar en az yapt hatt zat nda. Asgarisini yapt .

Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür. Bir yerde en güç ey ayd n n namuslu olarak ya amas ve ölmesidir. Adeta mümkün de ildir.

H. .: çtimaî s n f ne demektir? çtimaî s n f n adam olmayan ahsiyetler yok mudur? slam toplumu bünyesinde de içtimaî s n f olabilir mi?

C.M.: slamî toplumun sinesinde içtimaî s n f olmaz. çtimaî s n flann kurulmas na engeldir slamiyet. Zekat müessesi, istirdat müessesesi, müsadere müessesesi büyük sevretlerin do mas n , büyümesini önlemi tir. Fakat art k slamiyet'in hakim oldu u bir durumda ya am yoruz. Bu itibarla bugünkü cemiyette de, Avrupa'da oldu u gibi içtimaî s n flar te ekkül etmi tir. Avrupa'da oldu u kadar uurlu ve kesin çizgileriyle birbirinden ayn m s n flar olmasalar da, vard r.

çtimaî s n f kelimesi tabiat yla çok müphem ve Bat ' dan getirilmi bir mefhum. Bizde içtima s n flar yoktu ama içtima zümreler ve tabakalar mevcuttu. Bilhassa 23'ten sonra.

H. .: çtima tabakayla, içtima s n f ne demektir?

C.M.: çtima tabaka zarurettir.

bölümünden do ar, bir bürokrasi vard r.

Mesela, bir memurlar zümresi vard r, bir i hayat ile u ra an bir zümre vard r. Serbest meslek sahipleri vard r. Geni halk tabakalan, köylüler vard r. Bunlar n hepsi birer tabakad r.

H. .: Lonca te kilatlan içtima tabakalara misal olabilir mi?

C.M.: Olabilir tabii. Evet, tabalar seyyaldir, kat hududlan yoktur. Belli leri görmek için belli insanlar n biraraya gelmesi, servet durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, ya ay durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, içtimaî tabakalar te kil eder. Tabakalar vard bizde de. Bir kere ehir burjuvazisi vard . Bunlar n hepsi yak t rma kelimelerdir. Evvela bunu kabul ediyorum da, ifade kolayl için kullan yorum. Mesela, Peyamii; hayat boyunca, zengin tabakan n ve iktidann emrinde oldu. Hiçbir zaman halkla me gul olmad ve hiçbir zaman halk kendini alakadar etmedi. Daima Halk Partisi'nin içinde ya ad ve daima Halk Partisi'nin menfaatlar na uygun bir platformda kald .

Bir de geni halk tabakalann , yani çal anlan, ezilenleri, st rap çekenleri, çilesi olanlan dü ünmek vard . Kemal Tahir böyleydi. Geni manada halk n yan ndayd . dare edenlerden çok idare edilenlerin yan ndayd . Bürokrasiden çok, çal anlann yan ndayd .

Kemal Tahir hiç bir içtima kavgada yer almad . Yani ne mümindir, ne sosyalisttir, ne fa isttir. Rengi hürriyette olmad . Kendi içine gömülü, kendi mahpesinde, kendine ark lar söyleyen insan olarak kald .

H. .: Siz kendinizi nereye yerle tiriyorsunuz?

C.M.: Evvela bu suale kaçamak bir cevap verece im, sonra meseleyi rgalayaca m. 1848'de, Fransa'da içtimaî s n flar çoktan te ekkül etmi tir. Ve ihtilal olmu tur. 1848 ihtilali, demokrasi hayat nda mühim bir merhaledir. Bizimkilerin sosyal devlet dedikleri bir devlet te ekkül eder. 1789'a nazaran çok daha ileri bir merhaledir 1848. 1848' de imdiki ifadeyle sosyal demokratlar iktidard r, a a yukar . Birçok hizipler var. O s rada

Lamartine de hariciye vekilidir. La Martine'e sorarlar "siz sa da m s n z, solda m s n z?" "Ben tavanday m" der. Ben de tavanday m imdilik. Fakat tavanda olunmaz evlad m. Bu yanl bir ey tabiat yla.

H. .: Bu kaçamak olan cevab n zd .

C.M.: Evet. Ben gençli imi içtimaî s n flar n kal pla mad

bir devirde

ya ad m. Bugün benim için Türk insan bir bütündür. Hangi siyas mezhebe mensup olursa olsun, hepsini çocu um, karde im telakki ederim. Aldananlar, gaflet içinde olanlar, hakikat arayanlar kim olursa olsun benim dostlu uma güvenebilirler. Ben hakikat arayan adam m. Hakikat mücerret midir? Yani

Gafili uyand r r. H. C. herkes için faydal d rlar. . Nemrudlar n yan nda olunmaz. E er bu hakikatlar. destek olur. "Fikren ve me reben havas tabakas ndan. Do ru yolda olan te vik eder. H." Böyle bir ey. Hiçbir eye ihtiyac m yok.s n flar n d nda bir hakikat var m d r? S n flar n d nda hakikat vard r. Bütün s n flar için hakikat olan eyler vard r. dünya üzerinde. belli bir emekli maa m var. . Ben bu hakikatlan arayan.: ahsiyetli adam olabilmek için. ya ay olarak avam. Türkiye'deki bütün tabakalann üzerinde birle meleri gereken hakikatlar vard r.: Elbette halk n yan nda olunulmal . bütün Türk ve slam dünyas n ilgilendiren hakikatlarsa. Ya ay tarz e er s n flar n tayininde bir mikyas olabilirse. Bu itibarla do rular n s n f nda ve do ruluk için çal yorum.: Bediüzzaman Hazretleri'nin öyle bir sözü var. Hiçbir namuslu adam Nemrud'un ve Firavun'un yan nda olamaz. sömürülenler diye gruplan p bu gruplarda yer almam z gerekir mi? . Tek kelimeyle Müslüman olmak istiyorum. bu hakikatlar yaymaya çal an bir adam m. Elbette Firavunlar n. kitaplar mdan ba ka hiçbir eyim yok.M. hiçbir ihtiras m yok. sömürenler. u ya da bu s n ftan de il de bir slam hangi s n ftansa o s n ftan olmak istiyorum. Kanaatkar bir adam m.

kim zulüm çekiyorsa. Bizatihi insan ve insan hayat mukaddestir. hayat n dü ünceye. ezilenlerden tarafay m. H. kitaba. Nas l tarafs z olunabilir? Birbirinin bo az na sar lm bir dünyada. Adeta ben mezarlardan seslenirim. tavanda yer alabilir. Sadece do ru bildi im eyleri söylerim ve söylemekle mükellef telakki ederim kendimi. hayvan. insan n insan öldürdü ü dünyada tarafs zl k ne demek? Mazlumlar n yan nday m elbette.Hakk' n halifesidir. i tirak ederler. Do rudan tarafay m. Yoksa. Böyle olunca da. hiçbir ey tarafs z de ildir. kim hakl ysa. Bat 'da böyle bir ey . be enmezler. Be enirler.C. Tarafs z olmak bu demektir asl nda. uzun f rt nalardan sonra 60 ya na gelen bir adam. ilme vakfetmi bir adam olarak hepsinin d nda kalmak. kim gadre u ram sa. Yaland r tarafs zl k ve bir yerde namussuzluktur. Adeta haklar n n bir k sm n ona devretmi . bir parça.: Uzun kavgalardan. nsan. Fakat benim vazifem.: slam'da insan mukaddestir. : Bat ve slam medeniyetleri hayata ne vermi lerdir? Neticesi ne olmu tur? nsana nas l bakm lard r? C.nat kt r ve e ref-i mahlukatt r. Zalimlerin yan nda de ilim hiçbir zaman. en sola kadar herkese hitab ederim ve herkesle dostlu um vard r. Yani en sa dan.M. Ben herkese hitab ederim. etmezler.M. onun yan nday m. Hakk ndan mahrum edilenlerden tarafay m. kim mahrum edilmi se haklar ndan. hiçbir dü üncem yok. Cenab. Hiçbir menfaatim.

nsana ait olan her ey mukaddestir. Halesinden terit edilmelidir. bir haleyle süslemi tir insan . Bat ' da insan kendi ferdiyetine mahpustur. toplumu sömürür. Bat tarihi bir sömürü tarihinden ibarettir. nsanlar n birbirine yard m d r. Bunu çe itli doktrinler. fert kendi milletini sömürür. insan için kurttur. fert ba ka milletleri sömürür. Yani Bat ' da ilim dedi imiz ey de desakralizasyon. Bat 'da insan. tabakalar n taammümüdür. Darwin "hayat kavgas " der. Evvela ferdin fertle sonra ferdin toplumla. nsan tabiat n bir parças d r. balinaya kadar bütün canl lara te mil eder. Bu itibarla insan hayat mukaddestir. nsan da bunlar n içindedir ve insan da hayvand r. Fert. çe itli isimlerle yadederler. Hayat kavgadan ibarettir. insan herhangi bir hayvan de ildir. slamiyet'te insan n imtiyazl bir yeri vard r. Ama hep ayn d r. Bat ' da bir ümmet yoktur. ötekiler ölüp gider. Ölüp gitmesi mesele de ildir.yok. Bat 'da. fert ferdi sömürür. . s n flar n taammümüdür. Bat 'da ya aman n kanunu kavgad r. amipten file kadar. Ayr ca bir izzeti. bir haysiyeti yoktur. Bir hayvan olarak incelenmesi gerektir. baz dinler. Fert hayvand r: insiyaklar yla. cihan çap nda bir sömürü medeniyetidir. te bu iklimde do mu tur kapitalizm. Di er hayvanlar için cari olan kanunlar. Sadece slamiyet gibi. sonra toplum halindeki ferdin. Ve bu kavgay bütün hayvanlara. Halbuki. Ve kapitalizm. s n f kavgas d r. En iyi intibak edenler ya arlar. i tiyaklar yla. Do u' da tarih. di er toplumlarla sava söz konusudur. insan için de caridir. Bat ' da tarih.

insan e ref-i mahlukat telakki eden. bir kurt i tihas na sahip. feragatkârd r. Bat n n bize kar galebesi. dünyay idare vas tas haline getiren. Ötekisi insana hürmet eder. Silahlar ayr çünkü. bir toplulukla birdenbire temas ediyorlar ve yeniliyorlar. Bütün iç ve d mücadeleleri bu mihvere dayan r. Bat 'da.insan kudsiyetinden tecrit etmekten ibarettir. Bat için muharebe bir kazanç vas tas d r. seven. insana ait her eyi tebcil eder. Bütün felsefeleri bu mihver üzerinde kurulmu tur. Bu iki medeniyetten birisi madde dünyas nda tabiat yla büyük fetihler yap yor. Bunda bütün mesele urada. Hiçbir ey mukaddes de ildir Bat insan için. insana inanan. Bizim için muharebe bir i'la-y Kelimetullah'd r. arslan medeniyetine galebesidir. rezillik tabiidir. ötekisi yapam yor. Ac yan. ikiyüzlülü ü eref telakki eden. imtiyazl bir mahluk olarak gören cemiyetle. huda. insan insan için kurttur. Birisi için hile. insan için koruyucudur. melektir. Yenilmeleri mukadder. Ve birdenbire tarih kar kar ya getiriyor bu iki medeniyeti. Bizim için insan. Vakurdur. Bütün tarih bu prensiplerden hareket edilerek in a edilebilir. adilik. . bir kurt kadar y rt c . Yani tilki medeniyetinin.

Bu konu ma s ras nda Safa Mürsel. Eski bir kay t oldu undan sorular n birço u duyulamam t r. Haluk mamo lu. ayr l k. Halil Aç kgöz'ün bulundu unu biliyoruz. yükselme tebcil etmet: yüceltmek tecessüs: bilseme tefrika: ayr lma. Cemal U ak. farika: ay rmaç hazer etmek: çekinmek lçtimai s n flar. bölünme tesanüd: dayan ma .* Bu söyle i 11 ubat 1977'de Rü dü Onduk taraf ndan kasete al nm t r. toplumsal s n flar Iddihar etmek: biriktirmek Istirdat: geri alma mufassal: ayr nt l mülhid: dinsiz mütearr z: sald rgan rasin: sa lam amil: kapsayan tahkim etmek: peki tirmek teali: yücelme.

vahdet: birlik .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful