DEMIKRAS Cemil MER Ç, H SAR Dergisi Say 98, ubat 1972 Kat ks z demokrasi, ayak tak m n n despotizmidir, diyor Voltaire

. Demokrasinin temeli h rst r, diyor. Demokrasi adaletin temelidir, Vacherot'ya göre. Proudhon'a göre, ruhani ve cismani bütün iktidarlar n sona ermesidir. Thierry için toplumun hayat d r demokrasi. Tocqueville için, demokratik cumhuriyetlerin sonu manevi bir alçal t r. ki as r önce bas lan bir ikonoloji kitab , nazenini bir kad n olarak tecessüm ettirmi : aln nda asma yapraklar ndan bir taç, s rt nda kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde y lanlar. Her ça kendi rüyalar n , kendi emellerini söyletmi kelimeye, her demagog kendi yalanlar n . U runda sel gibi kan ak t lm . Nedir bu demokrasi? Homeros'un ahretindeki canl lar gibi, dokununca kaybolan bir hayalet mi? Genç bir sosyolog, demokrasiyi di er siyasi rejimlerden ay ran ve yaln z ona ait olan önfaraziye nedir, diye soruyor: Hürriyet. Hürriyet, demokrasinin ba lang c nda var; derece kabul etmez, kay ts z arts zd r. Hür riyeti meçhul bir istikbalde fethedilecek bir nesne olarak gösteren, diktatörlerdir sadece. Demokrasinin önfaraziyesi olan hürriyet, demokrasinin amac n da belirler: E itlik. E itlik gerçekle emez, gerçekle irse hikmet -i vücudunu kaybeder. Yerini anar iye b rak r. K saca, demokraside hürriyet ba lang çta vard r, oysa e itlik ula lmas gereken bir amaçt r. Demokrasinin ideal tipi (saf tipi) budur, yazara göre. Demokrasiyi kavram olarak ayd nlatmak, rejimin mant n veya teorisini belirlemek isteyen bir tan m bu. Tarihteki demokrasileri anlamak ve demokrasilerin özlerinden ne kadar uzakla t klar n tayin etmek için onlar bu saf tiple kar la t rmak gerek. (Bk. J. Freund, Le Nouvel Age, édit. M. Riviére, 1970) slâmiyet, bir teokrasidir, diyor Gardet, lai k bir teokrasi, daha do rusu bir nomokrasi (kanun hakimiyeti). Bu teokrasi, Kuran hükümlerinin hem tesbiti, hem de dünyevî ve siyasi planda geni letilmesidir. slâmiyetin siyasî felsefesi iki kutupta toplan r: otorite ve e itlik. slâmiyette otorite ile iktidar aras nda ananevi bir ay r m yok. Umumiyetle ikisi de bir vak a olarak kabul edilir. Ruhani iktidar Kuran bilgisine dayan r; Kuran' ve Sünneti bilen her müslüman, öteki müslümana e ittir. Ruhanî ile cismani içiçedir. deal slâm sitesinde bütün mümin lerin belli haklar vard r. Ehliyetleri olmak art yla sitenin bütün makam ve mevkilerine geçebilirler. Mevkiler ayr d r, içtimai durumlar farkl d r, ama müminlerin mümin olmak haysiyetiyle haklar e ittir. slâmda a priori bir imtiyaz ve s n f mefhumu yok tur. Hristiyan dünyas nda söz konusu olan ilk büyük de er, insan ki ili i ve hürriyetidir. Sosyal hiyerar i, tabiî hiyerar inin bir uzant s d r. E itlik nisbîdir. Oysa, hür insan kavram , slâm için hukuki bir kavramd r, meteafizik bir kavram de il. Hürriy etin temeli, slâm camias n n bütün üyeleri aras ndaki çok güçlü ve sürekli bir inanç: tam bir hak e itli i oldu u inanc . Bütün müminler, kanun kar s nda e ittirler, çünkü karde tirler. Kulun bütün haysiyeti mümin olu unda; kul, mümin olunca hukukî bir statü kazan r, dilenciyi halifeye e it k lan bir statü. man Tanr ile kul aras nda tek tarafl bir mukavele. Mukavelenin kula yükledi i görev: Rabbin birli ini ikrar. Hristiyanl a göre, her otoritenin kayna Tanr 'd r. slâmiyet her otorite Tanr 'dan gel ir demekle kalmaz, Tanr 'n n d nda otorite yoktur, der. Hükmeden Tanr 'd r, bu hakimiyet devredilemez. Tanr her cismanî efi, otorite ile do rudan do ruya teçhiz eder. ef, seçimle gelse de, durum de i mez. Yani Tanr 'n nkinin d nda gerçek bir cismanî otorite yoktur. Vard r demek, Tanr 'ya erik ko mak olur. ef, Tanr 'n n aletidir sadece. Halk, geni bir tenkit hakk na sahiptir. Hükümet tasarruflar n istedi i gibi ele tirir, ama onlara itaat etmekte devam eder. slâmiyette her türlü istibdada, ahkâm- Kuraniye d ndaki her türlü keyfîli e isyan etmek için birçok yollar vard r. Hak esast r. nsanlar do u tan e ittirler, çünkü kuldurlar, fanidirler. Menfî bir e itlik bu, hiçbir de er belirtmez. Sonra iman sayesinde yeni bir e itlik kazan r, karde olur lar. Rabbin lütuflar ndan ayn ölçüde faydalanacaklard r: hukukî ve müspet bir e itlik. Kitap sahibi kavimler, slâm n üstünlü ünü kabul etmek ve ona cizye ödemek art yla hudutlu fakat garantili bir hakka lay k görülürler. Bu himaye ümmetin bir civanmertli idir. Bir nevi misafirperverlik. Himaye edilenlerin daha az vazifeleri vard r, onun için haklar da daha azd r. Dinlerini devam ettirebilir, kendi kanunlar n uygulayabilirler. Putperestlerin camiada yeri yoktur. Ama müslümanlar zaman zaman onlar da korumu lard r. Her kâfir veya putperest slâmiyeti kabul eder etmez, misak'a dahil olur. slâm cihan ümul bir dindir, bütün insanlara hitap eder. Kast da tan maz, gerçek müslüman nazar nda sosyal s n f diye bir ey olamaz. Servet veya mevki ciddi bir de er ta maz, her Müslüman her Müslümana e ittir. Te riî magister (emr) Kuran' nd r. Kazaî magister (f k h) bütün müminlerindir. Kuranî okur, ezberler ve ona göre hareketlerini ayarlarlar. Bir de icra kuvveti (hükm) var: hem medeni, hem dinî. Hükm, yaln z Allah ' nd r. Bir arac taraf ndan ( ef) yürütülür. Bu efin ne kazaî , ne te riî bir gücü vard r. Vatanda l yapan kan ve toprak birli i de il, inanç birli i. Ümmetin avrupa dillerinde kar l yok. Hem siyasî hem dinî bir ba bu. Kuran hem bir ibadet kitab hem bir anayasa. Kuran' n muhatab bütün insanl kt r. Müslüman

camias milletlerüstü bir topluluk de il, dünyada ya amak hakk na sahip tek millet tir. F kha göre her Müslüman bulundu u herhangi bir Müslüman ülkenin vatanda d r. (Bk. L.Gardet, La Cité Musulmane, Vrin, 1969). Görüyoruz ki, slâmiyetin anahtar-kavram , e itlik. Bu bir amaç de il, bir hak. Hürriyet, e itli in bir ba ka ad veya görünü ü. S n f kabul etmeyen bir dinde imtiyaz kabul etmeyen bir dinde kimin kime kar hürriyeti? Bat , hürriyeti bir hata i leme hakk olarak tan ml yor. Müslüman n böyle bir hakk yoktur. Çünkü o ebedi hakikat n, yegâne hakikat n, cihan ümul hakikat n emrindedir. Gardet hakl : slamiyet bir nomokrasidir. Bat n n fethe çal t e itli i, çoktan gerçekle tirmi ; fik ir hürriyetin insan insana sald rtan bir tecavüz silâh olarak de il, bir ikaz bir ir ad vas tas olarak kabul etmi tir. Belki gerçek demokrasinin ta kendisidir slamiyet. Ama Bat 'n nkinden çok ba ka bir ruh ikliminde geli en, çok ba ka meseleleri olan bir demokrasi.

Cemil meriç

ZAMAN ZAMAN

I TERAKK

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1979, Say : 150, s. 5,6 Meçhul iklimlere sefer eden hiçbir yolcu Avrupa n n Sadullah Pa a ya telkin etti i vecdi tadamam t r. Viyana Sefer i Kebiri nin bütün metrukat edebiyesi uzun bir kasideden ibaret. Hele On dokuzuncu As r bat n n ba l ca mitoslar n ihtiyar ark n uur alt na zerk eden bir efsâne iir. Avrupa bütün günahlar ndan ar nm , bütün tezatlar ndan s yr lm t r; bu manzumede; o art k yaln z maddî fetihlerin de il, insanl k rüyalar n n da gerçekle ti i bir ütopyad r Maddecilikten, reybîlikten uzak bir inanm insanlar ülkesi. Bir kelimeyle Pa a, Tur u Sinâ da ilahî nurdan gözleri kama m bir Musa peygamberin cezbesi içindedir. Terennümlerine: Eri ti evc i kemâlâta nur i imkâna k sm i idrikat mümteniat

Yeti ti rütbe

m sralar yla ba lar. Bütün bu mucizeler ilmin eseridir. lmin ve iman n. Asr n hikmeti, Tanr n n birli i esas na dayanmaktad r. Bütün milletler birlik s rr n kavram t r, art k. Heyhat! rfan güne i bat dan do uyor; imdi Rûm un da, Arab n da, M s r n da adlar unutuldu. Sonra air, ülkesinin insanlar na ac yarak sesleniyor. Zamân zamân terakki, cihan cihan y cemiyyat ulüm

Olur mu cehl ile kabil beka

Olmaz tabiî. O halde, bütün gücümüzle ça da la mak biricik emelimiz olmal . Torunlar , Pa a n n bu hay rhah ihtar n unutmam lard r. ntelijansiyam z bu gün de ayn hedefe ko maktad r, hem de gittikçe artan bir h zla. Ne yaz k ki, Avrupa yaratt medeniyetten üphe etmektedir: art k terakkiye inanm yor. Ayd nlar m z n bir türlü kurtulamad bu u ursuz mitosun tarihçesine bir göz atal m: H ristiyan Avrupa kaybolan cenneti mazide arad , as rlarca. nsanl k, dört merhaleden geçmi ti : Alt n ça , gümü ça , tunç ça ve demir ça . Yaln z Avrupa m ? A a yukar bütün kavimler ayn inançta birle mi lerdi. Zamanla Tanr n n vahyi unutulmu , insanl k günden güne karanl klara gömülmü tü. Kaynaktan uzakla mak soysuzla makt . On yedinci as rda ümidler istikamet de i tirir. Bat insan garip bir gurura kap l r. Dü üncedeki bu ihtilal yüzy l önce ba lam t . Madde dünyas ndaki icat ve ke ifler bak lar mazinin ihti am ndan hâlin vaidlerine çevirdi; Alt n ça belki de istikbaldeydi. Bir Jean Bodin in, bir Francis Bacon un a r nikbinli i, bir as r sonra umumi bir kanaat olacakt . Dünya bir yarat hummas içindeydi. nsanl k boyuna ilerliyordu ve ilerleyecekti. Terakki, e yan n mahiyeti icab yd . Duraklama geçici, bir ar za, bir dinleni , bir gayri tabiilikti. Bununla beraber terakki metafizi inin gerçek mimar on sekizinci as rd r; Fontenelle, Turgot, Hume Condorcet, Herder, Diderot, bu i in farkl alanda mimarlar d r. Öyle ki, terakki felsefesi felsefenin bütünü olmak temayülündedir. Ça n n ikbinli ine kar bir nevi reaksiyon olan Russo culuk bile bu ma eri inanc kuvvetlendiren say s z delillerden biridir art k, Voltaire e gelince, Candide deki bütün karamsarl k, Üstad , terâkki felsefesine kat lmaktan al koyamaz.

Yükselen bir s n f n nikbinli idir bu. Müesseselerini kuran ve iktidar ad m ad m fetheden burjuvazi, zaferleriyle sarho tur. Ne Yunan n alt n ça efsanesine inan r, ne H ristiyanl n kaybolan cennet masal na. On dokuzuncu as rda terâkki inanc cemiyetin bütün tabakalar na kök salar. Avrupa da herkes ilerici dir art k. Terâkki inanc da n k bir iyimserlik halinde kalabal n uurunu ve uur alt n fetheder. Almanya da romantik metafizi in, Fransa da pozitivizmin, daha sonra ngiliz tekâmülcülü ünün dayand bir iyimserliktir bu. Tekâmül fikri tabiat ilimlerine de girer. ktisadî ve siyasi liberalizmlerin temelinde de terâkkici görü a r basar. Klâsik iktisatç lar n doktrinleri onunla me bu; Demokratlar n ilham kayna o. Bir kelimeyle, iktisatç lar n, iktisatç lar da , demokratlarda terâkkiyi mukadder, tabiî ve kaç n lmaz sayarlar. Mukadder ve hay rl . Ütopyac lar da insan n gittikçe mükemmelle ebilece ine, refah n gittikçe artaca na ve ilmin mutlak kudretine inan rlar. Terakki vehmi, sosyalistlerden sonra anar istleri de co turur: cemiyet ister istemez önce kollektivist, daha sonra da komünist bir merhaleye ula acakt r. Hele münvevver, yar münevver ve ümmî kalabal klar için terâkki tart lmaz bir nass d r. Ma inizmin ve büyük endüstrinin muar zlar na (Sismondi ve akirtleri gibi) cevap veren iktisatç lar n dayand klar hep terâkki metafizi i, Müstemlekeci fetihlerin me ruiyet fetvas d r, bu metafizik. Emperyalizmin ideolojik silah d r. Allah n sevgili kavmi kendi nizam n di er kavimlere kabul ettirir. Ame rika n n büyük ve küçük i adamlar körü körüne inan r, bu terakkiye. Rasyonalizasyon, normalizasyon, taylorizasyon doktrinlerinde tröstle mi endüstri sayesinde her ferdi bir otomobil, bir banyo salonu, bir piyano, bir spor sahas , bir seçim kart sahibi yapmak suretiyle bahtiyar k lmak ideali hep ayn mucip sebebe dayan r. Evet, ilerleyen hakim s n f n ideolojisi bütün cemiyetin ideolojisidir. Bütün cemiyet, hatta bütün cemiyetlerin. Ama bu metafizik en ihti aml ça lar nda bile hat r say l r muar zla r bulur. Bat intelijansiyan n ay r c vasf üphe ve tenkittir. Önce edebiyat yükseltir sesini, Flaubert ler, Baudelaire ler, Leconte le Lisle ler burjuvazinin bu ahmakça iyimserli iyle alay ederler. Sonra içtimayatç lar i e kar r. St. Mill e göre; Terâkki merhalesini durgunluk merhalesi takip edecektir. nsanl n tek hedefi o merhaleyi geciktirmek. leriye at lan her ad m bize o merhaleye biraz daha yakla t rmaktad r. Öyle ki, Endüstri rma durgun bir denize dökülecek sonunda. Zira, insanl n gerçekle tirmeye çal t terakki tam bir iktisadi sizifizmdir. (Okuyucuya Sizifos un sonsuz çilesini hat rlatmaya lüzum var m ? Kuca ndaki kayay zirveye ç karmak zorunda olan o bahts z, zirveye var r varmaz kaya a a ya yuvarlan r. Sonu gelmeyen bir i kencedir bu ) ngiliz iktisatç s için de medeniyet dünyas n n kaderi uçuruma yuvarlanmaktad r, sonunda. Le Play n kehaneti daha da korkunç: Avrupa cemiyeti, bilhassa Fransa çökü halindedir. Zaten terâkki inhitat takip eder, inhitat terâkkiyi. Terâkkiyi mukaddes sayan görü de, inhitat kaç n lmaz sayan görü gibi yanl ve tehlikelidir. Teceddütperestlik (Filoneizm) manevî ilimlerin en vahim hastal . Terâkki metafizi inin sebep oldu u bir hastal k bu. Madde ilimlerinde ne kadar hay rl ysa, ma nevî ilimlerde o kadar me um. Zira, moral ve sosyal dünyada ke fedilecek yeni bir prensip yoktur. Maddî terakki manevî inhîtat n ba lang c d r, Le Play e göre. Dupont White da isimsiz, kaç n lmaz ve kendili inden bir ilerleyi e inanmaz. Toplumlar n y a ay nda herhangi bir ilerleyi olmu sa ki böyle bir zorunluluk yoktur- bu ya bir elite in (seçkinler zümresi) eseridir; yahut da devletin. Kitleye gelince, terâkkiyi tahrik edecek herhangi bir güçten mahrumdur. Bu terâkkiyi arada bir gerçekle tiren ihtilalleri bile yapan o de ildir. Geçen asr n sonlar na do ru burjuva ayd nlar terâkki inanc ndan üphe etmeye ba larlar. Ufukta yeni bir içtimaî s n f belirmi , kurulu düzenin bütün müesseseleri, dayand ideolojilerle birlikte y k lmaya yüz tutmu tur. Bergsonculuk hudutlu ve geçici bir terakki felsefesi, Pragmatizm, hümanizm, plüralizm, neorealizm gibi felsefi mektepler de terâkki fikrine dayanmazlar. lim felsefesinde de devaml bir tekâmül fikri itibar n kaybetmektedir. XX. as rda terâkki inanc sa dan ve soldan tenkitlere u rar: Maurras, Daudet, G. Sorel, Ferrero ya göre; terâkki kemiyet dünyas nda, keyfiyet dünyas nda de il. Keyfiyet meselâ iyilik ve güzellik ölçülemez. Bu itibarla sarih ve sahih mukayeselere de elveri li de ildir. Bordinaeff, Avrupa intelijansiyas n n terâkki kar s ndaki inkârc tutumunu öyle hülâsa ediyor: 19. Asr büyüleyen ve yak n istikbâli, uful eden maziden daha güzel, daha sevimli, daha mükemmel olarak gösteren terâkki nazariyelerine, inanm yoruz art k. Demek ki, Sadullah Pa a n n Zaman, Zaman Terâkki isimli iirini yazd y llarda terâkki, Avrupa n n amentüsüydü. Gerçi, komüna bo azla malar unutulmam t henüz., hürriyet ve e itlik uzak bir ümitten ibaretti. Ama burjuvazi ihtiyarlamam t daha ve A vrupa dünyan n biricik hâkimesiydi. Elbette ki kendinden emin bir içtimai s n f n parolas tekâmül olacakt . Sonra burjuvazi terâkkinin bir serap oldu unu anlamak zorunda kald . Ne var ki, cihangirlik ça n n bu eski mabudesi ba ka ülkelere ihraç edilmek art yla faydal olabilirdi, kendine. Ve terâkki bir ihraç ideolojisi oldu. Dünya ikiye bölünmü tü, ileri memleketler, geri memleketler. Böyle bir tasnifin ne kadar yersiz, ne mertebe karanl k ve müphem oldu unu çok iyi bilen Avrupa intelijansiyas inanmad klar bir mefhumu Avrupa d ülkelerde ya atmaya kalkt lar. Sadullah Pa a n n torunlar geri kald klar na ve ebediyen geri kalacaklar na inand r ld lar. Bu gerilik yaln z iktisadî planda de ildi. Avrupa y bütün günâhlar , bütün abesleri ile taklide mecburduk. Avrupa n n her sözü kerametti: fazileti de, ilmi de o temsil ediyordu. Yükselen içtimaî s n flar

için bir kanat olan terâkki inanc , bizim için bir zincir oldu. Zavall Tanzimat Pa alar mrendikleri Avrupa bir zaferler ve ümitler ülkesiydi. Toru nlar n n hayran oldu u Avrupa ise; bir tezatlar ülkesidir. Temelleri çat rdayan bir harabeye imrenmektedirler.

47 L LER YAHUT B R ROMANIN DÜ ÜNDÜRDÜKLER

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1975, say : 138, sayfa: 6,7,8 47 liler harcanan bir nesil, harcanan veya intihar eden. Silahlar sustu ama zaman zaman isyan ç l klar yükseliyor, ma erî vicdan ürperten ç l klar. Bir zelzeleyi ya ayan bu bahts z nesil öfkesiyle, ac lar yla, aldan lar yla aram zdad r. Kay plar m z rakama vurmad k henüz. U rad m z felaketler bir al n yaz s m yd ? F rt na bulutlar da ld m ?

Tarihin münaka a kabul etmez ahadetiyle sabit: Zor hiçbir ça da inançlar yokedememi tir, inançlar veya i tiyaklar . Di er hükümleri - ister abese dayans n, ister ilme- ancak ba ka de er hükümleriyle sökülebilir. Cinnet hiçbir ülkede sopayla tedavi edilmiyor art k. Ayd nlar n görevi gerçeklerden korkmamak, uursuzlu a kar koymak de il mi? Diyalo un yasak oldu u yerde hakikatten söz edilemez. 47 liler günahlar ve sevaplar yla bü ülkenin çocuklar . Neden bir itham ve intikam ordusu gibi kar m za dikildiler? Ezilen bir s n f m temsil ediyorlard ? Hay r... Sava a at lanlar n ço u <<mutlu az nl k>>tand lar. Ne açl tatm , ne sefaletle k vranm t lar. Bir kelimeyle onlar sosyalizmin kuca na atan iktisadî mahrumiyetler de de ildi, içtimaî tenasüd duygusu da. Sosyalizmleri bir rüyâ sosyalizmi idi, daha do rusu bir sanr . Tecrübesizdiler. limle ideolojiyi, hakikatle hayali birbirine kar t r yorlard . Bilmiyorlard ki içtimaî ilimlerde cihan umul kanunlar yoktur. Hiçbir izm insanl k tarihinin bütününü izah edemez. Diyalektik kendi s n rlar içinde yani bir ara t rma yöntemi olarak ayd nlat c d r. Zavall çocuklar çok pahal ya ödedikleri vehimlerinin kur ban oldular. Onlara öyle geldi ki, kendilerinden önceki her nesil günahkârd r, haindir veya gaflet içindedir. Vatanperverlik de kendi inhisarlar ndad r, uur da, kahramanl k da. Ba ms z dü ünen, hakikatleri gören yaln z kendileridir. Bu imtiyaz nereden alm lard ? lhama m mazhard lar? Marksistler, proletaryay felsefenin biricik gerçekle tiricisi, objektif ilmin tek temsilcisi sayarlar. Daha do rusu bu hayalî s n f dünyan n bütün meziyetleriyle süslemek isterler. Bizde böyle bir proletarya var m ? Varsa 47 lilerin onunla münasebetleri ne? Bu garip bir vehim, ama mucib sebeplerden mahrum de il. Avrupa fikriyat ya kaçak yollardan giriyordu ülkeye, yahut da Avrupa n n i ine geldi i gibi, yani noksan ve çarp t lm olarak. Avrupa y tan maya çal rken kendimizi unutuyorduk. San yorduk ki böyle bir fetih ki ili imizi inkâr etmeden gerçekle emez. Mazimiz tecessüsümüzü tahrik etmiyordu art k. slâmiyet afyondu; Osmanl tarihi, insanl n yüzkarasayd . Padi ahlar zorbayd lar, salakt lar, seksomanyakt lar vs. O sayfalar kapanm t ve bir daha aralanmamal yd . lericili in tek art vard : ecdada sövmek. Hiçbir topluluk kendine bu kadar sefil, bu kadar yalanc bir tarih imâl etmemi tir. Tarih, Bat da da bir ideolojidir yani gerçekleri çarp tarak aksettirir. Ama bu yar ilmin belli bir hedefi vard r orada: mazi denilen mezbedeyi pisliklerden temizlemek, cinayetleri fazilet diye göstermek, içtimaî hodgâml kutsîle tirmek. Bir kelimeyle Bat da bir dev aynas d r tarih. Her millet kendini bu esrarl aynada, dah a büyük, daha muhte em görür. Bizde bir eytan aynas d r tarih, Andersen in aynas . Her fazilet çirkinle ir bu aynada, her güzellik ucubele ir. Tarih Avrupal lar için bir in â cehdidir. Avrupal bu hayâlî maziye bakarak daha parlak, daha muhte em bir gelecek kurmak ister kendine. Ve bir destane benzetti i tarihi ile övünmekten zevk al r. Biz ise dünyan n en muhte em gerçe ini inkâr ettik, ve rezil bir hayâlîyi geçirdik onun yerine. 47 lilere ezberletti imiz tarih böyle bir abesler mecmuas yd . Bu u ursuz, bu kirli maziden kurtulmak istiyorlard . Avrupa l de il miydiler? Sosyalizm, Avrupa ilminin son merhalesiydi. Ayr ca insanî idi de. Be eriyeti bölmüyordu. Ezilenlerin son ümidiydi, son ümidi ve son kalesi. Belgrad orman nda toplanan Yeni Osmanl lar da bir rüyây ya yorlard , kendilerinin olmayan bir rüyây , Carbonari li e hayrand lar. Te kilatlanmak, dö ü mek istiyorlard . Carbonari cemiyeti Lombardiya da kurulmu tu, yabanc çizmesi alt nda inleyen, parçalanm bir ülkede. ttifak Hamiyet kime kar sava acakt ? Bu müreffeh bürokrat çocuklar da devrimcilik oynuyorlard sadece, bir as r sonraki torunlar gibi. ama onlardan daha talihliydiler, zira o

Sonra i kence. kendi günahlar m z gördük. Tarihi karalayan. Etraf m z dü manlarla dolu. Roman da f rt nal bir ça tasvir etmekte ayn sabr . Unutmayal m ki her kin. Ak ldan ba ka k lavuz tan mayan. Kitap inand rm yor. Yar n n ba l ca kanunu güzelim insanl a özen göstermek. 47 liler kurban edilen bir nesil. Oysa 47 lileri daha çok sevdirebilirdi bize. Ve içinizden korkunç üpheler geçiyor: t marhanede miyim? Bir roman de il.. husumetle dolduran biz de il miydik? nfilâk hazindi ama tabii idi. Ocak 1980 Yürekten inan yorum ki gelece in dini kat ks z bir hümanizm olacakt r. hat ralara s n yor. i kence. Hisar Dergisi. lmin Gelece i) . ne anla mazl klar körüklemektir. yeni bir kinin habercisidir. Çinden mi? Onlar iki dü man kampa bölen biz de il miydik? Onlar kinle. Onlara atalar n küçümsemekten ba ka ne ö rettik? Hakikatte bütün suç daha önceki nesillerin. Arada bir insanca p r lt la. Evet 47 lileri cedlerinden i rendiren bizi. kutsile tirilecek yüceltilecek. Oyuncaklar n öfkeyle parçalad lar ve üzerimize yürüdüler. Bizi k zd ran bu isyan de il. Ama pe n hükümlerimizden. hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapal olmayacak.. Nesiller aras nda bir diyalog zemini haz rlayabilirdi.. Üstadlar böyle diyorlar.. rahipleri bulunmayan. Erzurumdan bir iki kartpostal. âsillerin yüzümüze tuttuklar aynayd . Kar lar nda da habis ve k y c hayâletler. Ne söylediklerini anlayam yoruz. çtimaî bir anket miydi bu? Yar n n tarihçisine yeni vesikalar m sunuyordu? Bir müdafaaname kar s nda m yd k? Roman bize hakikati aksettirdi i ölçüde muhteremdir. Bu zavall . Onlara dur demiyecek miyiz? Bu dram n son perdesi oynanmam t r henüz ve oynanmamal d r. sevimsiz. ilmin nda ve bütün kuvvetlerimizi teksif ederek. Kuvvetimizin zerresini bile bo a harcayamay z. hayat ahlaki bir de er ta yacak. bu serke çocuklar kimin çocuklar yd ? Moskova dan m gönderilmi tiler. yani insan n bütününe sayg . kurbanlar deli. Her ad mda bir batakl a gömülüyorsunuz. Bu bir roman de il. O aynada kendi uursuzlu umuzu. Emperyalizme kar koymak her namuslu insan n vazifesi. birbirimizi yiyerekveya intihar ederek de il. Belli bir ekle bürünmeyecek bu inanç. 47 liler bir kâbusla ba l yor. Biricik parolam z bu olmal . isyan ettiriyor. sarp ve yaralay c de ildi. so uk. iste insanl kanatland racak biricik inanç" (Renan. Ne u runa? Uzaktan ayak sesleri geliyor. Mazinin hatalar n unutmak. Gerekçesi olmayan bir ithamname bu. hedefini tayin edemiyen bir öfke. Önce bir mü ahittir o. Tarihçiler. insanla insan aras ndaki uçurumu. kinlerimizden s yr lmak mümkün mü? stesek de yapabilir miyiz bunu? Hele kalbimiz kan yorsa. mukaddesleri kirleten. Bir kaç ay önce ya ad bir i kencenin korkunç intibalar n silmek isteyen bir ge nç k z. Türk gençli i ilk defa ya ad n ispat ediyordu. bir mü ahit yani bir ara t r c . s k c masallarla. bu sahipsiz. 650 sayfal k bir kâbus. sevgilerimizden.. tap naklar . istikbale do ru kol kola yürümek.. Uçurumu görmeden ilerliyorlar. 47 lileri tan maya çal mal y z. maziyle istikbal aras ndaki köprüyü yokeden biz de il miyiz? Bu zavall çocuklar gözlerini bir enkaz y n aras nda hayata açt lar. Bütün kaleleri y k lm t .ça n yelde irmenleri bizimkiler kadar tehlikeli. Yazar uçurumu derinle tiriyor.. 47 liler say klar gibi konu uyorlar. Türkiye bir uçurumun kenar ndad r. Türkiye de birçok ülkeler gibi emperyalizmin istismar alan içindedir. gizli remizleri.. uursuz bir öfkeydi bu üphesiz. ayn ihtiyatkârl göstermek zorunda de il midir? Romanc n n i i ne sisleri yo unla t rmak. Füruzan n roman na bu dü üncelerle e ildim. bir kâbus. 47 liler hakl . Cellatlar korkunç. ya amak için inanmak zorundayd lar. Neye inanacaklard ? Onlar masallarla oyalama a çal t k. birkaç sevimli çehre. vakalar n tesbit ve tahliline giri mek için aradan en az otuz y l geçmesini beklerler. kiliseler d dünyada gönlünce yasayan geni ve hür ilim. i kence.. ama böyle bir sava ilmin nda yap lmal . ÇA IN D N :HÜMAN ZM emil Meriç.

Nas'lar n çelik korsas ndan kurtulup kilisenin duvarlar d na f rlamak hem cazip hem de tehlikesizdi. bati dillerini 1850'den sonra fethetmi . hürriyetti. bir çe it afyondu. (Grouset) Ya slamiyet? Hümanizm putperest sanata kar duyulan hayranl ksa Müslüman dünya böyle bir muhabbetten habersiz ya am t r. Aç ktan aç a bir isyan de ildi üphesiz. be eriyi ilahile tirmi tir". hangi insan n. Goethe mi? Nietzsche'nin ideali insan-üstü idi. Böylece bat ayd n çe itli tahriflerle tan nmaz hale gelen H ristiyanl bir yana b rakacak ve giderek kendi kendini tanr la t racakt r. as r Avrupas için bir kaç . Sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda. Diyorlar ki hümanizm. Hac Bekta Veli'ler su kat lmam birer hü manist. nsan n yabanc la mas yd din. Hümanizm insan n tanr la t r lmas ym . ne Rab ne ibad. kimsenin tarife yana t yok. kelime de il bukalemun: demokrasi gibi. Geçen asr n dü ünce fatihleri Promete'yi bayrakla t r rlar. çünkü H ristiyanl k. zenperest mabudlar de il mi? Hümanizm. o metruk hazineden el de memi mücevherler derliyordu. besleyici unsurlar varl na katm . tanr y yaratan insand r. kozmonotun mu. Kendi mazisine s n yordu bat . yak n tarihin kanl tacidarlar bu rüyan n ne kadar te hlikeli oldu unu ispat ettiler. Biz Rönesans ya amad m z için mi hümanist olamad k? Evvela Rönesans tarihi bir gerçekten çok bir talyan miti. "H ristiyan hümanizm i. sosyalizm gibi. Dü üncede yeniden do u ve atlay olmaz. Carlyle'in kahramanlar na gelince onlar da mazide yasayan veya ya and farz edilen birer gerçek veya tecrid. iyi ama Promete'nin i rendi i tanr lar karanl k bir ça n kan dökücüsü. Avrupal için kaybetti i dinlerin. "bütün tanr lardan i reniyorum" diyen Promete'yi. Hümanizm nedir. rü tünü ispat etmek. posay b rakm t geriye. bir meçhulü aray t hümanizm. Ama müsta riplerimiz hemen benimsemi kelimeyi. varabilece i en yüksek irtifaa yükseltmek yani gerçek insan. Hümanizm genç bir kavram. Cah z (772 -870) için dünya iiri Yedi A k airleriyle ba lar. yani bat hümanizminin ana kaynaklar n n biri slamiyet tir. Kavramdan çok k l f. Ne var ki slam Homeros da ilgilendirmemi tir. efendilik. nefse hakimiyet. Ferdi cemaat içinde eritmeyen paganizm. Bir egzotizm. kimi. Yaln z örnek kim olacak? Sokrat m . y kt inançlar n yerini alan bir put. Aristo'yu slamlar tan tm t r. Marksizm den egzistansiyalizme kadar Avrupa n n tüm dü ünce ak mlar hümanist. Antikite hem kendisiydi hem ba kas . Unutmayal m ki karanl klar içinde bocalayan Avrupa'ya antik ça n en büyük dahisini. slamiyet Yun an ve Roma'dan dü ünceyi alm t . ba ms zl n kime ispat edecekti? Hümanizm insan haysiyetine sayg . bir Marx n dikkatini insano lunun muhte em kaderine.(1) Kelimenin iki ayr manas var : 1) Antikite hayranl . slam yunan ve Latin sanat na niçin dönecekti? Ne dilde ne zevklerde ortakl k söz konusuydu. bir Renan'in. slamiyet te kilisede yok. insana tabiat içinde istisnai bir de er vermekse.Kilisenin abesleriyle bunalan serazad zekalardan kimi. "tabiatta tanr yoktur. Çölde do an slamiyet. yunan iirinin ç lg n ve günahkar cazibesine kapal yd . kamil insan yapmak. Yunan felsefesi Latin hukuk anlay ve judeo kretien teoloji ayn potaya döküldü. dedi. mukaddese sayg ise slamiyet ve bilhassa tasavvuf . 16. Toplum kendi de erlerini gök kubbeye aksettirmi . bir Feurbach'in. Virjil de. slamiyet tek gerçek hümanizmdir.man n kaybeden bir ça n dini. e siz de erine kanatland ran Rönesans n metin aktar c lar m olmu ? Onlar olmasa Comte insanl k Dinini kuramayacak m yd ? Bilemeyiz. Kilisenin yasaklar ndan kurtulmak is teyen Orta Ça insan Eski Ça edebiyatlar na kaçt . Vesayetten kurtulu du bu. Rönesans hümanistlerinin ça da hümanizm üzerinde etkisi nedir? ba ka bir deyi le. kendi kanatlar ile uçmak arzusuydu. greko latin kültürü ile hiçbir zaman göbek ba lar n koparmam t . bu haritadan ç kan ana mefhum: insano lunun de eridir". Vinci mi. Allah'la kul aras nda herhangi bir arac da. Ne olursa olsun Avrupa. horlanan haysiyetini kurtarmak zorundayd . insan müke mmelle tirmek. onlara göre Yunus'lar. feylesofun mu. Filhakika hümanizmin ikinci manas insanl k dinidir. diyor. bir yeni boyut ihtiyac . Ignace de Loyola'lar n torunlar kanl pençelerine ipek eldivenler geçirerek insano lunu karde li e ça r yor. "insanl kurtaracak tek k lavuz ilimdir". yunanl lar n dini ideali ile ncil aras ndaki kayna man n eseridir. Erasmus mu. slam dü üncesi hangi bask ya kar direnecek. Sirenlerin ark s n engin denizlere aç lmayanlar duyamazlard ki. y n n m ? Hümanizm. Hümanizm bir ayd n hastal ama kimse bu izmin hudutlar n çizemiyor. Gerçek hümanist biziz diyen Pierre l'Hermite'lerin. Mevlana'lar. man evi miras n yeni ba tan inceliyor. "Humanités" edeb. zincirlerini k rmak. habis. Katolik bir tarihçi. nsan H ristiyanl n posala t ramad bir dü ünceyle yak ndan temas ediyordu. direni ti. saltanat n n sars ld n anlayan kilisenin de bayra . Fakat nas'lar n korkulu undan atlayarak putperest dünyan n iir ve dü ünce bahçelerine aç lmak yine de tehlikeliydi.

Eylül 1971 Kelime de maskelidir. Medeniyet sunidir. almanca kultur civilisation kar l la langue philosophique. Kültür. Feyzi Hindi'nin me hur beyiti ile çerçeveledi i muhte em varl k: Haki. tek ba na XVIII. Asya'y . toplumun adeta üst-yap s n meydana getiren davran lar n. moral de erlerin. Toplumsal ilimlerin en kaypak ve anla lmas en zor kavramlar ndan biri kültürdür. Kültür. ak n izleyeceksin. H SAR Dergisi Say 93. Ergün Göze için. Itrî veya Tagor de il? Bu garip takdimde uurlu bir Türk ayd n yerine bir amerikan misyoneri konu uyor. 200. as rda kullan lma a ba lam .. Bu izm "dünyan n en namussuz sömürüsü olan burjuva sömürüsünü örtbas etmek için ileri sürülmü bir duman perdesi" Kemal Tahir'e göre.. al kanl klar n topuna birden kültür ad n verdiler. muhakemenin ve duyarl n niteli i akla gelir (D. muhakemesini geli tirmi insan n özelli i.) Foulqué ise. Cazibesi biraz da müphemiyetinden geliyor. edebiyat ve sanatla ilgilidir.be eriyete ibadet mezhebi" (Lügatçe-i felsefe) (yazarlar m za sorsak). tiyatro. Kültür denince daha çok zekân n. karanl k. tan yamazs n yoksa. ça dan ça a de i ir. kültürün vazgeçilmez art d r. bir yan yla tanr . Afrika'y kültür mabedinden ko an hasta bir Bat hayranl . insan gibi.) d r. ülkeden ülkeye de i ir kimli i. hars desek de il. yani millîdir. S. (Din ve deoloji S. Mozart. Kemal Tahir hümanizm ile hümanitarizmi birbirine kar t rm t r. matematik kültürü. kültür tabi. (1) emsettin Sami. Beethoven. Garp medeniyeti. yani beynelmileldir. "insaniyete muhabbet" diyor (Kamus-u fransevi). Bir yan yla balç k. bir medeniyetin her millette ald hususi ekildir.son a amas : makinele en insan". imdi de bir mütercimi dinleyelim: Darwin'in akirdi olan ilk evrimciler. yabanc .. frans zcadak i kültürün almancas bildung diyor. (Türkçülü ün Esaslar ). Teknik anlamda kullan lmad zaman beraberinde getirdi i ça r mlar Picasso.38) Neden Picasso. Kayna nda yakalayacaks n kelimeyi. Roustan) (Bu manada daha çok genel kültür tabiri kullan l r. Ar .) KÜLTÜR VE ÖTES Cemil MER Ç. B. 199. e er benur-i ilahi münevveri. Ziya Gökalp'e göre Medeniyet.. Ömrün yetecek mi bu yolculu a. (Vocabulaire technique et critique de la Philosophie.Medeniyet. Lalande anlamlar n öyle s ral yor: A. (Bu ke meke nereden geliyor.Daha genel olarak ve gündelik dilde: 1) Okumu ve bu sayede zevkini.. "devr-i teceddüd üdebas n n yani elsine ve edebiyat-i atika tarafdar n n n mezhebi.) C. sabr n yetecek mi? Kültür yabanc bir kelime.. tamamlay c bir isimle veya fiil olarak XVI. (Dictionnaire de Ne kadar çabuk eskiyor sözlükler. Bu tan m n frans zcadaki kültür ile pek münasebeti yok ama anglo -sakson antropolog ve . uygun temrinlerle baz beden ve zihin melekelerinin geli tirilmesi (veya geli mi olmas ): Kültür fizik. e er bezulmeti hesdi mu kayyedi."humanités" nin ta kendisi. nsan yaln z slamiyet te e ref-i mahlukatt r. asr n sonl ar nda fethetmi bat dillerini. fakat yeter art de ildir. smail Fenni. ingiliz kültürü... müteaddit milletlerin mü terek mal d r. tenkit kabiliyetini. Oysa. diyor erif Mardin.. ama sevimli. Bilgi. fakat frans z kültürü. Ad n nas l türkçele tirsek: irfan desek olmaz. Önce kelimenin kendisinden. Mozart ve Beethoven de Farabî. "insan ruhunu metafizik kaynaklardan koparan ve bu sebeple insan vücuduna irca eden zavall bir sistem. 2) Bu özelli i sa layan e itim.En dar ve en maddî manada.

Avrupa'n n resmi veya gizli festivallerinde ba tac . fert ki ili ini. hasretle bak yor ovaya ve kendini uçurumlar n cazibesine b rak yor. S. hip-kültür. her gün yeni bir macera ile sevgililerini hayretten hayrete sürükleyen bir nazenin. daha do rusu ku aktan ku a a aktar lan sosyal miras. (K sa bir özet için bak. radyonun. yeni dünyaya ko uyorlar. Baz yazarlara göre. Bunlar. nsan hayvandan ay ran ey kültür oldu una göre.9) Vuzuha kavu tunuz mu? Ara t rmalar m za devam edelim: Krober'le Kluckhohn koca bir kitap yazm lar bu kelime için: Culture. zaman zaman toplum yerine kullan lmaktad r. her alanda ve her bak mdan kaydetti i geli melerin bütünü . "bir hayat anlama ve ya ama tarz . Hatta bu sosyologlar. Kültür. kültürden çok. Zirveye t rmand ktan sonra. Caseneuve et victoroff. Antropologlar birbirne dü üren bir anla mazl k da u: daha çok toplum yap lar -yani bir grubun içindeki ili kiler üzerinde mi durmal . kültürler üzerinde mi? Bu tart ma iki okula ay rd antropologlar : Malinowski'den ilham alan yap salc yahut yap salc -görevci e ilim. Bunlar ahlakç veya filozof görü leri. kelimenin manas n öyle geni let tiler ki. tüketim toplumunun i ine yaramaktad r bu kültür. sineman n.sosyologlar n ço unca benimsenmi bir tarif bu. Belli geleneklere de il. 160 tarifini bulmu lar kültürün. 621-645) Her kültürün." (Arthaud) . kimi psikolojik. Kendini herkese kabul ettirmek iddias nda. kültürle do a iki z t kavram. tüm de erleri yok etmek: kültür kavram n çatlatan bir davran bu. Kültür ileri bir toplum durumu. her eyi unuttuktan sonra kalan" de il kültür. diyor Fisher. a critical review of concept and definitions. son hüviyeti içinde yakalamak ümidi ile. Sosyologlar teknik ilerlemelerin sebeb oldu u büyük de i iklikleri de erlendirmekte de birle emiyorlar. (Kardiner -Preble. Bu ele avuca s mayan kavram n kimli ini. nazenini son kostümü. e itim sistemleri. Hayata bir ey eklemek istemiyor.insan n ve insanl n. Antropologlar bu arka-plandan kopmamakla beraber. -ferdin ruhî olgunla mas na hizmet ettikleri ölçüde . Avrupal sosyologlar. kültür. Zen yay c s Suzuki'yi itibardan dü ürüyor. halka bir eyler bildi ini vehmettirmekte. tasavvurlar. kavramlar. yani her birinin kendine özgü bir kültürü olan bölgelerle. 1970). kültürler aras ndaki al veri lerle u ra an ilk antropolog. tüm yap lar . kimi yap sal . ba lang çta insanl n umumî geli mesine ba l . bütün geleneklere dü man. Amerika'dan gelen bu moda. insan n bu amaca varmak için yaratt araçlara kültür araçlar veya daha genel olarak kültür de erleri diyebiliriz. Bir de bak yorlar ki. Konusu arkaik toplumlar olan bu tart malar bir yana b rakal m. bu eserde oldu u gibi. Kültürlerin özellikleri ve tarihleri Boas'dan sonra incelenme e ba lan r. Baz sosyologlara göre. bilhassa televizyonun. A a yukar medeniyetin kendisi. cilt IV. kimi tarihî. yay n organ ve araçlar yla genelle en mitler. yani oldukça ilkel bir kültür modelleri bütünüdür. müesseseleri. Kültür fikri. hayat de i tirmek amac nda. Y n kültürü. Introduction a l'ethnologie. kültürlerden söz ediyorlar. anti-kültür. MacLuhan' n yerini "teknoloji peygamberi" Fuller al yor. devrimci-kültür var. bitnik'ler hipi olmu . Franz Boas kültür alanlar yla. kültür-sonras . Y n haberle meleriyle (mass media) u ra anlar bu meseleye yeni bir boyut kazand rmakta. teklif etti i veya zorla kabul ettirdi i modellerle. magazinlerin. "free jazz" "rock" la "pop"u taht ndan indirmek üzere. Albert Schweitzer de ayn fikirde: kültür. reklâm n eseri oldu unu iddia ettikleri halk kültürü. Hareketin ak l hocalar bir y l geçmeden unutuluveriyor. y n kültürü gibi bir tak m kavramlar üzerin de durmaktad rlar. kimi normatif. mutluluk hakk nda maddeci ve çocuksu imajlar telkin etmektedir. Kültürün en yüksek merhaleye ula t ülkede. La Sociologie. S. y n kültürü halk s n f n n ya ay ve dü ünü al kanl klar n yükseltmektedir. insanl n topyekûn ilerleyi inde bir merhale. nas l biçimlendirdi ini ara t ran kültüralist mektep. bir olu um. uyu turucu maddeler havarisi Tim Leary. "Ça da uygarl k" garip bir Sysiphos. Baz yazarlara göreyse. can çeki en bir medeniyetin ölüm h r lt lar m ? Bâkir ve dilber bir dünyan n müjdeleri mi? Bilemiyoruz. (Malinowski'nin fikirleri için bak: Culture in Encyclopedia of the social sicences. daha do rusu kimliklerini belirtebildik mi? Hay r. bütün üslûplara asî. kimi jenetik veya yetersiz. bir tutum.kültür yok art k: kar -kültür. Çe itli yazarlar taram lar. Bu tariflerin kimi tasvirî. uurlu veya uursuz olarak. medeniyet ise barbarl n z dd . Maziden gelen tüm s n rlar . konformizm yaratmakta. Art k kazan lm bir bilgiler bütünü veya her eyi okuyup. do rudan do ruya mass media'n n.

öteki daha de ersiz diyebilelim. Dürüst ve erkekçe bir kavgadan kaçan bu hayal hastalar n biolojileri ile ba ba a b rakal m. Historie du surréalizme) Medeniyetin martt bu Amerikan veletleri için "kültür. (Kar la t rmak için bak Nadaud. mâbed ta lar n müzelere aktar r. tezgâhlar söker. Rodinson. Evet. As rl k hezimetlerin ö cünü almak için uydurulmu a benzeyen bu sefil kelime müsta riplerimiz taraf ndan hararetle benimsen di Neden azgeli mi . eski yasalar n ve ölçülerin y k l . en tan nm Edgar Morin'le. H ristiyan dünyan n son ke fi. Bu itibarla mukaddestir. sürekliyi geçiciden nas l ay raca z? Eserin kendisi yok ki ortada. sanayile mek iyi de olabilir. arzuyu susturu . nice laf zlar icad etmi .Hayalin ak l. Türk. niçin azgeli mi . Ke fedilmesi.sanayile memi diye ikiye ay r yor. hürriyet ve müsamahad r. Vazge çilmez îcâblar adalet. s cak. Türk . nsan haysiyetine büyük de er veren. dü üncemiz gibi. tecrübenin bilgi üzerindeki zaferi. Ama kimse anlam yor bu yeni kültürü. De er yarg s belirtmiyor. kültürün kendi kendine sava aç bu. tabiî ütopyalar. Bu devler veya cüceler ülkesinin bir çok Gulliver'leri var. havariler ikayetçi. deoloji ile teknik bu yeni ku aklara güvensizlik veriyor sadece. kavimlerin târihinde böyle ç k ve ini merhaleleri oldu unu k abul ederler. bu haysiyeti inanc n ve dü üncenin bütün belirtilerinde görmesini bilen bir idrâktir. kötü de. (Konunun iyi bir özeti için bak Le Monde. yürüyü e devam etmek. Dionysos'tur. Ütopyalar istiyorlar. ister istemez alçalmakt . Avrupal la t rmak m ? CEM L MER Ç. bir uyutma endüstrisi. Türk . Hem ayn . Eski bir ark n n akordsuz tekrar : dadaizm. u eser daha önemli. henüz bir curcuna. Bat 'n n abeslerine îtibar etmek bu alçal büsbütün h zland rd . kurulu düzene kar ayaklanm . 11 Eylül 1970 L'autre culture) Avrupal la mak m . Gelenek paramparça ama yerine geçecek bir de er de yok. Ça da medeniyet kendini inkâr eden bu isyan hamlelerini de bünyesine katabilecek mi? Baz yazarlar hareketi Reform'a benzetiyorlar. Bu habasetler insansever Marx'a latifeler ilham eder: «Do uda içtimaî de i iklikler ancak Avrupa'n n istilâs . en uzun ömürlü. sanayile mi . babalarla çocuklar aras nda uçurum aç lm t . yiyi kötüden. Medeniyetin tek öl çüsü vard r: insana verdi i de er. Tanr 'n n bîr nusha-y üras d r.slâm dünya görü ü. korkak. slâm -Türk medeniyeti. Jean Jacques Lebel. say 2 Bat dillerinde kar l olmayan bir mefhum. Zaten do unun ve bat n n bütün büyük târih felsefecileri medeniyetin. Bu habis kelimeyi. dü ünce selâmetine ula amay z. Tabiat n d nda mtiyazl bîr yeri vard r. Melanchton yirmi. sömürgecilerin kendilerine vesayet hakk haz rlamak çin uydurduklar bir mahkûmiyet karar .. Luther tezlerini hayk rd zaman otuz ya ndayd . Gençler için istikbâl ya anan and r. yarat lmas gereken ba ka bir realite özlemi. Oysa tabandan gelen devrim. e itlik. kime göre azgeli mi ? Tarih sahnesine ç kan büyük medeniyetler birbirine e it de erdedir. mur dar. 'azgeli mi lik'. Ama hiçbir emperyalizm. Demek ki. Hind'de kas rga gibi eser. A ustos 1978. en zinde medeniyetlerden biridir. Daha ayd nl k. "Kelime hazinemizde. bu medeniyetler içinde en parlak. hem bamba ka. insan. Onalt nc as rda da bütün bir nesil.slâm dünya görü ünde. cilt 1. ça da dünyay . Azgeli mi yalan . bizim için bir «geri kalm l k»söz konusu de ildir." (MacLuhan) " nsanl n korosu" olan istikbal. her mede niyet için mukadder olan bir çökü ve çözülü merhalesine ula m t r. Zirveye vard ktan sonra yükselecek ba ka irtifalar olmad için. Gerçi Avrupa da uurumuzu buland rmak için. Gerçek dergisi. sürrealizm.slâm medeniyeti bu idealleri gerçekle tirdikten sonra. bayramd r. lügat hazinemizden tardetmedikçe. y n arzular n n vah ice doyurulu udur" (Lebel). Ça da la mak. Daha do rusu say s z mahzurlar olan bir mecbûriyet -i elîme. Ah bu Avrupa! ngilizler dünyan n en büyük medeniyetlerinden birini yok ederler. genç üniversitelilerdi diyor Goodman. insanl n yüzünü k zartacak zulümler icad ederler. daha önce var olan bir dünyadan geldi i için kalle lik ediyor bize. yâni daha ilmî bir s n fland r . drâkin tepe taklak edili i.. c v k. Eleba lar. ça tek ba na temsil et mek gibi abes bir iddiaya kalk mam t r.

Azgeli mi . Bu basit ve lemsel tan m hem iktisâdi geli menin özlenen süreklili ini hem de bu süreklilik boyunca ba ar seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. Yar n sen de ngiltere gibi olacaks n. Hind'den söz edilirken ngîlizle iyor deniyordu. bütün bu lâf zlar Avrupa'n n zâde-i mel'anetidir. bu vetirenin ba l ca unsuru iktisâdi geli medir. Tanzîmât ntelijansiyas n n meçhulü olan bu mefhum sonralar bir bayrak olmu . Bir iflâs n ifadesidir Avrupal la ma. uurlanan Do u bu kelimeden de tedirgin olunca. daha kucaklay c . Ça da la ma bir yana. sonra mensub olduklar camiay .» AVRUPALILA MA (1) Avrupal la maya gelince. Giderek bu mefhum da fazla sert. kendi hikâyendir. «ça da uygarl n»temsilcileri ma lûblara önce kendilerini örnek gösteriyorlar.»Demek ki sömürge halk için ideal (yâni bugünkü tâbirle modernisation). onlar kendilerine benzetmek isterler. MODERNLE ME Asr m z n en büyük içtimaî limler Ansiklopedisi Modernisation'a ay rd oldukça uzun bir incelemeyi Marx' n yukar daki cümlesiyle ba lat r. Bat dilleri yeni bir kelimeyle zenginle ti: Amerikanla ma.. daha do rusu de i tirebilir mi? Asya Asya'd r. Demek ki. Sana anlatt m.» Marx bu sözü niçin söylemi . Harold D. ki ili i öldürmekti. bir medeniyet camias hüviyetini nas l de i ti rir. bat l sömürgeciler taraf ndan uydurulmu tur. Daha müphem. Sanayi alan nda ise geri mi geri. Sanayi nk lâb bütün ihti am ve sefâletiyle ferman ferma. Hindiçin'den söz ederken Frans z la yor. modernisation sahneye ç kar l r. eski bir ola y n (sayrûre) zaman m zdaki ad ym . imdi dü man ülkelere teklif edilen daha sonraki modellere göz atal m: "II. yani Avrupa'y . Arthur Levîs'in söyleyi îyle nüfus ba na dü en gelirin art oldu u kanâatine var nca ileri do ru bir ad m at lm oldu. yoksa d müdahalelerin eseri mi? Yazar devam ediyor: «Emperyalizm ça nda. anlatal m: ngiltere'de kapitalizm geli m i . W.. Zîrâ verimin fiilî olarak artmas için yükselen ferdî geliri üretip tüketen insanlar n kendi üretici güçlerini art racak ve bu davran topluma yayacak kadar oyunun kaidelerini anlam ve benimsemi bulunmalar lâz md r. beceri ve bilgi bütün sosyal de erlerin yeni ba tan düzenlenmesi ve yeni ba tan payla lmas na htiyaç vard r.sayesinde gerçekle ebilir. Almanya ise millî birli ini bile kuramam henüz. Bat 'n n yükselme devrinde. Böylece iktisâdi geli menin tahlilini belli bir mihraka ba l yor ve modernisatîon'unun sosyal bir vetire olarak en anla l r tahlilini vurguluyordu. Görülen benzerli in esas iktisâdi idi. yâni Hind'i ça da medeniyete ula t rmak çin bu s k nt lara katland lar»der. Lawsell (1965) do ru söylüyor: Böyle bir kazanca dönük davran a sâhib olmak için. Modernisation. nüfus ba na gelir art n fiilî olarak gerçekle tiren bir çevre. Toplumlar iktisadî ba ar lar n n bütünü göz önünde tutularak s n fland r l yor. geli mi ülkelerin vas flar n kazand ran sosyal de i me süreci. Avrupa'l la ma'n n Avrupal lar'ca ne manâda kullan ld n a a da anlataca z.. ba l ca konular n n.»diyor. Emperyalizmler kabza-i teshirine geçirdi i ülkeleri yok etmek için. Modernîsation. Yabanc la an ayd nlar m z. Modernisation. emperyalist rejimler aras nda millî men eleri bir yana büyük benzerlikler oldu unu gösterdi. daha yumu ak bir tâbir ke fedilir: Avrupal la t rmak. iktidar. Gaye. Dünya Sava Avrupa devletlerinin zay flay na ve Amerikan nüfuzunun yay l na ahid oldu. Sömürge halk na bu yanl hedefi telkin edenler kimler di? Müstevliler. aferin ngilizlere. sömürge halklar na sömürgecileri taraf ndan sunuluyordu. gerek bütün modernle mi ülkelerin ister Sovyetler Birli i ve Japonya gibi do ulu ba ar daki benzerliklerini. eski dar deyimler kullan lmaz oldu.. sosyal bir çevre yarat r. Avrupa Amerikanla yordu. refah. ngilizler ingilizle tirmek. modernîsation. efen dilerine benzemekten ibaretti. istikbâlin büyük Hindistan' n yaratmak. bîr k t'a.. sosyal bîr de i me vetiresidir. diyor. azgeli mi ülkeye gelece in imaj n sunar sâdece. do ruluk. Kelime. bir inkâr ç lg nl . Sosyolog buna: «Azgeli mi ülkelere. bir intihar karar d r. Bu nki af nceleyen iktisatç lar. geleceklerinin imaj veya tasvirleri. Vico'nun ve Auguste Comte'un: Her ülkenin târihi ayn istasyonlardan geçmek zorunda. Bu hüküm ça da dü ünceye Vico'nun arma an .» Görüyoruz ki. Bu ihtiyac r kar lamak için modernisation kelimesi uyduruldu.. gerekse modernle mekte olan toplumklar n nerede olurlarsa olsunlar. sayg . Yazar Alman okuyucusunun dikkatini çekmek istiyor konuya. onlardaki direni i yok etmek. Daha topyekûn bir tâbi e ihtiyaç vard . H ristiyan korsanlar n istilâ s n rlar geni ledikçe bu tâbirler yetersiz gelmeye ba lar. Târihlerinden kopan bîr avuç a k n n omuzlad bir teslimiyet bayra . Avrupal la maktan söz edilme e ba lan-d . sava sonras y llar bu daha geni tâbirin de lüzumundan fazla dar oldu unu isbat etti. Frans z lar frans zla t rmak. Ne var ki. çok geli mi ne demek? Bu de i me kendili inden mi oluyor. Portekizliler portekizlile tirmek pe indedir önceleri. Avrupa Avrupa. nezleye . fazla gu rur k r c bulunur. sevgi. fazla dar. Ansiklopediyi okuyal m: «Uzun süren sömürgecilik y llar . Yerine yeni bir yalan bayrakla t r l r: Bat la ma. nas l bir gelenekleri bulunursa bulunsun amaçlar ndaki benzerli i tek kelimeyle belirtiyordu. Ama dünyan n gerî kalan bölgeleri söz konusu olunca kullan lan kelime Bat l la ma idi. «Sanayi bak m ndan geli mi ülke. Çünkü her toplum ayn merhalelerden geçecektir. kar la t r l yor ve de erlendiriliyordu: Tek sa lam ölçü buydu.

belli de il. E-330 M. Yunan kültüründe bulabiliriz. Asya hâkimiyetine kar ümitsiz bir sava a giri tiler. Avrupa'n n zaferini gerek Tevrat' n kehânetler fasl gibi eski siyâsî eserlerde. Bu Avrupal la t rma dönemi Dara ve Keyhusrev'in Avrasya imparatorluklar yla Aryen Greklerin Avrupa site devletleri aras ndaki sava larla sona erer. En geni malûmat 1931'de yay mlanan çtimaî limler Aksiklopedisi'nde. kuzeyden de Rusya yoluyla Balkanlara. Araplar n.E. Bu dönemdeki Avrupal la t rma hamleleri eskilerine k yas la cans zd r. oysa Asya'da Bat medeniyetinin ferdiyetçilik. Ve Avrupa hâkimiyetinde bir dü ü görülmeye ba lar. yani kapitalizmle slâmiyetin veya Bu dizmin kolektivizmi. Do u'dan gelen Aryal ak nc lar ranla. O târihlerden sonra te ebbüs Asya'n n eline geçer.) Aryal Persler'in. Kendisini dinliyelim: O ça larda bile iki k t'a aras ndaki temel farklar aç kça belirmi bulunuyordu.S) bir taarruz ve müdafaadan ibarettir. Cereyan (tide) Asyan n lehine dönüyordu. Avrupa d ndaki k t'alar Avrupa ilimleri elde ederek. Ki ilikleri billurla m . Bu dalga 732 de Charles Martel ve Franklar taraf ndan Tours'da durduruldu u zaman en yüksek noktas na varm .. Young diyor ki: Avrupal la ma sözü. Yazar n bu ifâdesini ayd nlatma a çal al m: Avrupal la t rma. fakat daha az verimli ve ilerlemeye daha az elveri li kollektivist ve komünal medeniyetleri kontrol alt na almak. Nitekim geçen asr n Asya medeniyetlerinin ve sosyal sistemlerin esas lar na da o ça lardaki Asya imparatorluklar nda rastlamak kabil. Bir kelimeyle Avrupa'n n ba l ca dâvas Asya'n n direncini k rmak. sana ink lâb n n yi ürünü olan belli sosyal sistemlerin nüfuz yolu ile Asya. istismarlar n gizlemek için uydurduklar bu yabanc kelimelerden ne anlad klar n aç klamak. ticarî zihniyet. içine geçme). ne târihlerinden haberleri var. s zma. gerek arkeolojik ara t rmalarla gün na ç kan vesikalarda görmek kabildir. bu imparatorlu un vârisi o an Greko Bzantin (330-1204) imparatorlu u. Afrika kültür ve medeniyetleri üzerinde yapt tesirleri belirtmek için kullan l r. misyonerin Kitab. ki k t'an n kaderi o ça lardan beri taayyün etmi . Berberilerin iki ktan bi rini seçmesi gerekiyordu: Avrupal la mak veya yok olmak. idarecinin iyi niyetleri arac l yla. çünkü kuzey ve güney Amerika medeniyetleri Anglo-Sakson sömürgecili inin ve Lâtin ticarî nüfuzunun bask s yüzünden ayn ak betle kar kar yad rlar. gerek târihî. sava la m gerçekle tirilecek. Amerika. Ne mâhiyetlerinden. Roma'n n Asya imparatorlu u (189 M. Bâbil ve kuzey Hindistan'a yapt istilâlard r. ki k t'a aras ndaki hâkimiyet sava târih öncesine kadar uzan r. bu Avrupal la ma M s r. Bâbil.Mukaddes'i. Aryal Grek ve Makedonyal lar n M s r.. gerek sonuçlan bak m n dan Amerika'lara ve Afrika'ya tesirinden çok farkl olmu tur. Lâtin ve Haçl seferlerinden do u Avrupa'da ve bat Asya'da kurulan devletler. hatta Salt k Denizi'ne kadar yönelmek zorunda kald . komünizm'i. Asya hiç bir zaman böyle bir mecburiyetle kar kar ya gelmemi tir. Bu itibarla dü manlar m z n. Avrupa ile Asya aras ndaki merkezî köprü (yani stanbul) Bizansl lar taraf ndan ko rundu u için Asyal lar n Bat Dünyas na taarruzu. Terbiye alan nda avrupal la t rma ise. ve bu bölgenin Asya'ya kat lmas na sebep te kil etmesine ra men. Yeni Avrupal la t r man n zaman m zdaki devresinde Asya devletlerine ilk kabul ettirilen felsefî ve siyasî nazariyeler in Eflâtun ve Aristo'nun fikirlerinde Atîk ve Ege medeniyetlerinin müesseselerinden ilham almas tesadüf eseri de ildir sadece. iktisadî bak mdan ferdiyetçi kapitalizm ve rekabet ülküsünü empoze etmek. Afrika kültür ve medeniyetlerini istilâ etmesidir (Yazar. Avrupal la t rman n Asya üzerindeki tesiri. Daha sonraki Mo ol göçebelerinin taarruzu tesiri bak m n dan en uzun ömürlü olmas na. iki as r sonra skender devrinde. Cyrus devrinde [549-529 M. Elen imparatorlu unu Dara mparatorlu unun s n rlar na kadar geni letilen ve bir dünya devleti idealini gerçekle tiren skender fetihleri Avrupa taarruzunun sonuncusu oldu. özendirme yoluyla m . onu kendine benzetmek ve gönlüne göre istismar etmektir. tüccar n mallar . G. daha girift. güneyden Kuzey Afrika yoluyla spanya'ya. olmaktad r. çal mam z n ilk fasl n te kil edecektir. kabîle geleneklerini y k mak ve israf önlemek. «permeation» kelimesini kullan yor: Nüfuz etm e. Bu nüfuz. Lâtin imparatorlu u (1261 -1453). daha âdil. Protestanl n. Amerika. olacakt r. telkin yoluyla m . Young'a göre. yay lma. Avrupa'ya has içtimaî bütünlerin (sistem Asya. Di er taraftan Kuzey Afrika'yla berya Yar madas 'n n slâmiyet'ten gelen hamle gücüyle ve Arap fetihlerinin h z yla Sami kavimler taraf ndan Asyal la t r lmas Orta Ça da medeniyet tarihinin en esasl ak m n te kil et mi tir. s nâyile me. siyasî bak mdan demokrasi fikrini. On be büyük sütun Europenisation maddesini hülâsa edelim. skender fetihlerinin sonunda kurulan Helenistik devletlerden bile daha k sa ömürlü oldu. sanayide el tezgâh n n yerine fabrikay ve dökümhaneyi geçirmektir. Bu ilk Avrupal la t rman n son dalgalar . Fransa'ya. Daha do rusu durumun icâblar na göre her üç yoldan. Young'a göre.yakalan r gibi yakalanm onlara. Bugünkü Avrupal la t rman n esaslar n . Hind'i ele geçirirler. Asya'n n ilk Avrupal la mas ta devrine rastlar. Bu içtimaî sistemlerin vas flar da unlar: Avrupal la t rma.. Amerikan yerlileriyle Afrika zen cilerinin. Afrika'n n kabîle kültür ve medeniyetleri imdiden Avrupa'n n bask s alt ndad r ve eninde sonunda Avrupa ferdiyetçili inin ve sanayiinin taarruzuyla yok edilecektir. militarizm'i ve mistisizm'i aras nda her zaman medd-ü cezir vard r. Pers ve Grek medeniyetlerine kadar sürer. maddî hattâ manevî kazançlar sa layacaklar na inand rmak. pek önemli say lmaz. modern Avrupa'da kurulan ve Rönesans n.

cânu gönülden benimsenecektir. Asya'dakî Araplar' n.alinin patronlar . iç sava lar hüküm sürerken îslâmda dinî asabiyet ve içtimaî dayan ma vard . milliyetçilik icab diye sunulunca. as rda Çar Nicholas' n I. as rda II. as r içinde ngilizler s n rlar n ran. ngiliz ve talyanlar n parçalama te ebbüslerine kadar. Yüzy lda Frans z ve ngiliz deniz imparatorluklar . Avrupa medeniyetini kolayca ve tahâlükle kabul etmi tir. Elizabeth devrinde bile. Sonralar Birinci Dünya Sava na kadar Almanlar ayn i i ele alm lard r. Babiller'in kültür miras ndan daha çok faydalanm t . Sonra da güneye do ru. Stadford Canning'in yönetiminde. Avrasya ve Avramerika devletleri aras nda ya l bir kemik gibi çeki me mevzuuydu. hocalar ve hamileri oldular. kendi teb'as yla aras bozuldu (Türkler. adalar nda Avrupal la maya do rudan do ruya ve zorlama yoluyla mâruz kalmam lard r. Not: Sitemizin ziyaretçilerinden Yunus Topuz'a bu makaleyi gönderdi i için te ekkür ediyoruz. Türkler'in Avrupa' y atfetmelerine sebep. nüfus art n bo altmak için sömürgeler de aram t r. XIX ve XX. Slavlar. Avrupa n n Asya ya son taarruzunu kolayla t ran Osmanl devlet ricalinin tereddisi oldu Bu zümre fesada u rad önce. XVI. as rda Hollandal lar n yolundan giderek ticaret ve sömürge üslerine yerle iyorlard . as rlarda devam eden ve kendini târihe ve politikaya terakkî-i âlemin sürekli görünü ü olarak kabul ettiren Avrupal la t rma. Europeaniser yahut europeiser. Avrupal la ma onlara dolayl olarak ve demokratik yoldan Amerika taraf ndan telkin edilmi . bando m z kan n kullan lmas Türklerden ö renilmi tir. toplumlar n n Avrupa toplumlar ndan daha medenî olu uydu. Oysa as l metindeki mânâ avrupal la ma de il. Osmanl nizam n incelemek için ngiltere'den stanbul'a bir heyet yollanm t . Orta Asya ve ran'a ve Altaylardan Mo olistan'a. Avrupa n n da birbirine rakip milli devletler aras nda bölünü ü de Devleti Aliye nin çökü ünü geciktirdi. Bu nizam n koruyucusu Osmanl lard . . Fransa. JAPONYA'NIN AVRUPALILA MASI : Japonya'n n beklenmedik ve a rt c Avrupal la mas ispat etti ki. gerçi daha önce bu siyâset. stila yoluyla ba ar lmak istenilen bütün bu Avrupal la t rma hareketlerini düvel -i muazzaman n rakip emperyalizmleri köstekledi ve sonunda bu kavimler aras ndaki milliyetçili i akamete u ratt . Avrupa'n n feodal sistemi ise buna k yasla ilkel ve in safs zd . XVIII. M s rl lar' n. XVIII. (Meydan Larousse kelimeyi avrupal la ma ile kar lam ve tarifi öyle çevirmi : Avrupal lar n fikirlerini ve davran lar n benimseme.den tutun da. XIX. Yunanl lar' n. yani bu kavimlerin hükümran birer devlet olmas na taraftar de ildi henüz. Bu te ebbüslerin hepsi de semeresiz kalm t r.CemilMeric. Neden? Zira daha önce Avrupan n milliyetçili i sokulmu tu bu ülkeye. Asya'daki bölünme (tefrika] Bizans mparatorlu u nun çökü ünü geciktirmi tir. Araplar Ermeniler).bulunu yordu. daha sonra Asya'n n merkezden Avrupa'ya do ru ilerleyi i 1683'de Viyana'da durduruldu. Avrupal la t rma davas n n siyasi veçhesi olan « ark Meselesi» Avrupa n n modern ilmi dü ünceleri ve sosyal müesseseleriyle Orta Çag slam Devleti aras ndaki çat madan ibarettir (conflict). avrupal la mak veya avrupala t rmak. Napolyon devrinde Frans zlar. her derde deva diye sunduklar temsili hükümet ve ademi merkeziyetleriyle (provincal autonomy) imparatorlu a yeni bir nizam verme e kalkt lar. Avrupa devletleri. Rum lar. Japonlar. XVII. ngilizler. Osmanl ülkesine yerle mek ve onu istismar etmek isteyen devletlerin birbirini kovalayan gayretleri ba ar ya ula amad . 1453'de stanbul dü tü. a r topçula r n. Osmanl mparatorlu unu parçalamak için giri ilen her te ebbüs ba ar s zl a u rad XVIII. Sava ta hafif süvarilerin. Asya'n n eski kültürlerini adetlerini ve kanunlar n sürdürmekteydiler. biri kuzeyden.net Önce kelimenin mü taklar n tan yal m. Bu itibarla. (Sobieski ve Polonyal lar) Bunun üzerine te ebbüs Avrupa'n n eline geçti ve Avrupal la t rma ça ba lad . Bu arada. Çin'den al nan Asyaî bir kültür ve medeniyeti kendine yar d mc olarak bulmu tur. Afganistan. gayri-müslim teb'an n hâmisi olan Rusya taraf ndan takip edilmi ti. Asya. Nitekim Bizans mparatorlu u da Asya'daki yenili e kars Avrupa n n eski medeniyetlerini koruma a çal m t . Do uda Pasifik'e kadar yay lm bulunuyordu. Asyaî bir camialar toplulu uyken Büyük Petro taraf ndan Avrupal la t r lan Rusya mparatorlu u. as rda Portekizlilerin. Dünya savas ndan sonra Frans z. Çin Asya's na ta mak için Avrupa devletleriyle yar a girmi . Bab. devlet-i Aliyyenin tebas olan çe itli kavimler taraf ndan bölü ülmesine. Mançurya ve Vladivostok'a kadar ilerliyedursun. XIX. sadece ticarî pazarlar pe inde ko mam . Orta Asya'da Rusya içlerine kadar geni lettiler. Osmanl adaletinin ba ar s n . Böylece geçen asr n sonlar nda Devlet -i Aliye nasyonalizmin Asya içlerine yay lmas n önlemek için Av rupa diplomasisi taraf ndan sun'î olarak ayakta tutulmu tu. Çin ise ngiltere. Japonya pek k sa bir zamanda (bir nesillik) yaln z Avrupal la m bir millet ol makla kalmam . Asya'n n idare tarz mâkul ve âdilâneydi. bu iki yanl taarruz da gerileme e yüz tuttu. Katerina ve Pitt taraf ndan giri ilen te ebbüs . transkontinantal bir cephe boyunca Asya'n n belkemi i (dorsal ridge) arkas nda ve bu bölgeyi a arak. sonra civar ülkelerle ve tum H ristiyan dünyas yla. di eri güneyden Asyay ku atan iki hareketle emperyalistik Avrupal la t rma sür'atle geli iyordu. Almanya. emperyalistler taraf ndan giri ilen Avrupal la ma. www. Avrupa ya ay na uydurmak. H ristiyan Dünya'da mezhep kavgalar . Do u Avrupa ve Bat Asya'daki slam devleti emperyalizmin Avrupal la t rma te ebbüsüne kars nüfuz edilmez bir kaleydi.

Avrupal la t rmak veya Avrupal la mak: Davran veya mizaç bak m ndan Avrupal ya benzemek.» Hangi rahib? Almanya'n n bu air filozofu.» (Paul Robert) Zihni faaliyet ne demek? Ça da toplumda. filhakika sadece bilgi edinenlere entellektüel demek caiz de ildir ama entellektüelin mutlaka yarat c olmas da gerekmez.. çtimai uurun bu çe itli temsilcilerini toplayan tek isim: ulema. Görüyoruz ki. ebedi ö renciler». Uleman n ortak s fati hocal k. zahlar daha cömert fakat içtimai buud'dan mahrum oldu u için müphem ve kifayetsiz: «zihni faaliyetlere kar büyük bir alaka duyan.. Say 142 Abdalan.. (çünkü entellektueli ca lara ve ülkelere göre de erlendirmiyor. Bir devletin ekono misini Avrupa iktisadî konjonktürüne göre ayarlamak. Kelime Bat 'n n iktisat ve sosyoloji kamuslar na da al nmam AYDIN Cemil Meriç. Bilgisi ile topluma hizmet etmeli.rum. Bat 'ya gecelim. Hem Avrupal la t rma.» Bo lukta kalan bir tarif.). kendi kendilerini yeti tirenler de entellektüeldirler.avrupal la t rmad r. Entellektüeller: hükümleri dü ünceye ve ilme dayananlar. entellektüel olmayanlar n hükümleri ise daha do rudan do ruya. Paul Robert'in lügati biraz daha zengin: Europeaniser fiili 1830'larda kullan lma a ba lam . Bununla beraber ayd n diplomayla tarif elmek yine de yanl . Böyle bir te kilâta kat lmak. yeter ki bilgilerini sindirmi olsunlar ve yapt klar i kafa faaliyetine dayans n.. daha topyekün ihsaslara dayan r. halka gerçek ihtiyaçlar n sezdirmeli. pe in hükümlerin tahakkümünden kurtulam yor. Ekim 1975. dervi . Aron da ayn hataya dü üyor. Sonra müfti. mün i. fikir hayat a r basan. ktidara geçen üçüncü s n f. Avrupa zihniyetine uydurmak.. Sonra filozoflar kozalar na çekilmi ler. Larousse'da da ayn güdük kar l klar Entellektüel: zihni.rum dörtkenin kenarlar . Tekamül vahdet'de tenevvü de il midir? Abdalan . Bir devrin ve bir ümmetin vicdan d r hoca. hem Avrupal la ma. yüzy ldan itibaren bugünki manada kullanmad n söyler ama belli ba l kamuslarda böyle bir iddey do rulayacak kay tlara rastlamad k.Hisar Dergisi. edib. Lügatler çorak ve k s r. ezeli hakikatin yani slami dünya görü ünün yay c s d r. muhakkik. XX. Ayd n ele avuca s mayan bir mefhum. bir hayalin kurban d r. imam n kaybeden bat . Avrupa ya ay tarz n benimsemek. özelli i. müsannif. Müesseseler geli tikçe isimlerde de i ti. Ayd n n içtimai görevleri yüklenmesini istemek cok yerinde bir dilek. ayd nlar na filozof demi . Asr n sözcükleri. diye ta n ml yor. Daha eski bir sözlük (Larousse'un 17 cildlik ansiklopedik lügatinde Europeanisme'i tek millet olarak dü ünülen Avrupal lar n siyasî birli i. daha do rusu toprak aristokrasisinin. diyor. Webster sözlü ü (II. ezilenlerin ac lar na ortak olan ve as rlarca hakk n havarili ini yapan bir fazilet timsali degildir ki. Ne var ki. baciyan.rum. Umumi ve mücerred vas flar. Ama bu egitimin s n rlar ne? «Yar » okumu lar. Bu kifayetsiz tarifleri 1970'lerde yay mlanan Büyük Larousse'den al yoruz. Shelling gibi baz yazarlar entelleküelin yarat c olmas gerekti ini söylerler. (Meydan Larousse: Avrupa'ya has vas flar hâiz iktisâdi ve siyasî bir te kilât kurulmas . fakih. Avrupan n. Gerçi ahlaki ve estetik olgunluk da cok defa ayd n n vas flar aras ndadir ama kökleri ba kad r bu geli menin ve mutlaka bulunmas art de ildir entellektüelde. Ayd n. soysuzla demek gibi bir taleb. Etimoloji uzmanlar (mesela Bloch) entellektüelin XVIII. Feodaliteyle beraber itibar n kaybetmi kelime. Devlet -i Aliye bu sütünlar üzerinde yükseldi. Sonunda tek kelimeye hapsedilmis mefhum: entellektüel. gaziya. Manâs : Avrupa medeniyetine. Okuyal m: Intelijansiya entellektüeller bütünü. fikri. Homo faber'i (alet yapan insan).rum. bask 1957) u izahat veriyor : Europeanize. ahiyan. homo sapiens'den (dü ünen insan) ay rabilir miyiz? Doktorlar entellektül de il mi? Ayn vasf di çilerden esir eyecek miyiz? Ayd n kafa i çisi* olarak tan nan R. Tarifi ülkeden ülkeye. kad . Entellektüel belli bi r e itimden geçecek elbette. manevi. ça dan ça a de i mi .) Europeisation: Avrupa tarz nda ekonomik veya politik bir organizm kurmak. air.). arih.. Rahib.rum kollara ayr ld : alperen. Ansiklopediler de kamuslar gibi kekelemektedir. «Entellektüel deyince hocalar gelir akla. Makalenin yazar Roberto Michels. Birtak m vas flar izafe ediyor entelleküele. her faaliyet bir parca zihnidir. daha sonra entellektüelin . üniversite ve lise hocalar . Ama ona rahiple demek. entellektüeli isim olarak al yorlar. bat insan n n uurunu temsil edenlere entellektüel (yahud intelijansiya) ad verilmis. Europeanisme de geçen as rda do an bir kelime: Avrupal mizac . Littrede de. Fichte'ye göre. Europenisation bel kemi i olmayan seyyal bir tâbir. ve onlar nas l kars layaca n ö retmelidir. En vaz hlar Seligman' n yayimladi i «içtimai limler ansiklopedisi*. bir rahibin vas flar na sahib olmal ve rahibin görevlerini benimsemelidir. Ne gariptir ki Fichte'den (çok sonra Evet. Bugünki hüviyetiyle geçen asr n sonlar nda beliren entellektüelin seçeresine bir göz atal m. Hristiyanl n zaferinden sonra dü ünce manast ra s nm ve Avrupa n n uuruolmu clerc.

. talyan iktisatc s Loria'ya göre entellektüel (yani airler. hiçbir ahsa esir olmadan dövü melidir. geli tirmek ve bunu kelimelere. Bu entellektüeller. gelenek ve yarati . Bu. renklerle. entellektüel görevler yapan insanlar aras nda kesafetçe farkl d r. sanayi teknisyenini. Görülüyor ki. popülizm. teolojik faaliyetlerin maddele mi mahsulleri yaln z bu ihtiyac n (yani entellektüel kabiliyetlerin) eseri de de ildir. yo unla r. avukatlar.. mali destek kaynaklar . Zihni faaliyetler neden müessesele ir? Müessesele ir çünkü kendilerinde güçlü ve yo un bir yarat l faaliyeti bulunmayan birçok kimseler. Entellektuel. ona yaln z iktisadi de il içtimai ve siyasi uur da verir: vazife uuru. Ayd nlarla i çiler aras ndaki çat sma fertlerle de il s n flarla ilgili. diye hayk ran ele avuca s gmaz bir zeka. Bu manada bütün insanlar entellektüeldir. siyasi bir rol oynay . ilmi. u veya bu toplulu a uzvi olarak ba l entellektüel bir tabakan n mevcudiyetini tayin eden içtimai 'münaseb etlerin bütünüdür. ro -mantizm. En mekanik faaliyet'de bile dü üncenin pay var. filozoflar. Kilise-d -«ilerici»ler için ayd n hiçbir ideolojiye bagl olmamal d r. . Entellektüel davran n bu iki temel motivasyonu ayn insanda ve ayn eylemde birlece i gibi birbirinden ba ms z olarak da mevcud olabilir. üpheli müttefiklerdir. ayd n da. Ama ayd nlar i çi s n f hareketinin ba na geçerek proletaryan n müttefiki de olabilirler. milli ve milletleraras modeller. 2) Lenin de Kautsky'nin tahlilini benimser: Kimse inkar edemez ki. Bu içtimai tabaka nanemollal ve karars zl ile ayr l r i çi s n f ndan». kuca nda do duklan zümreye insicam kazand r r. entellektüelleri öyle tan ml yor: Herhangi bir toplumda. ort ak kültürlerin gelistirilmesi. her çesit yazarlar. ekillerle ve seslerle ifa de etmek ihtiyac ndan do ar. gelenekler yani çe itli zihni faaliyetlerin kuça nda geli ti i içtimai çevrelerin ve müesseselerin kültürü ve manevi miras sayesinde belirir. yüksek kültürü yaratmak ve yaymak. hizmetine daha az kar l k ödemek için entellektüellerin say s n art rmak ister. 3) En ayd l k tahlil Gramsci'ninki.. «Tu -tucu» lar n tahlillerinde ag r basan. daha adil. Fakat bütün insanlar toplumda entellektüel vazifesi görmez. 15 buyük sayfa tutan makalede u konular incelenmi : entellektüel tabakala ma. insan. bir uur. Zihni faaliyet en ilkel toplumlarda bile mevcuddur. Entellektüel temayüller yahud alakalar. bir vicdan. Bilgi sosyolojisinin tan nm temsilcilerinden biri olan yazar. ama ayn zamanda eme inin mahsulünü hatta çok defa çal ma gücünü satmak zorundad r. yeni bir kültürün.bilgi kabiliyetleri. çok yerinde telkin ve tespitlerle örülmü bir ara t rma. entellektüellerin görevleri. Sosyalistlerin. yalanlar n peçesini y rtan. her tarif ve izah yazar n temsil etti i ideolojinin damgas n ta maktad r. entellektüel gelenek ve ictimai otorite. bir k s m yazarlar ona içtimai kinleri körüklemesini tavsiye ediyorlar. taleb örnekleri. entellekt üel faaliyetlerin yönetimi. entellektüel hayat n müesseseleri. insano lu. Emekle sermaye aras ndaki çat man n bir ba ka nevii. Ayd n n toplum içindeki yeri de müphem bir «ortas n fl l k». Bir kelimeleyle proletaryayla ayd nlar aras nda iktisadi bir (çat ma yoktur ama hayattaki mevkileri. hatta entellektüel yarat c l k. kapitalizm'e dü mand r çünkü kapitalist. daha mücerred. ikt isat bilginini. felsefi. tabiat ve kosmosun en genel ve en esasl taraflar yla ilmi. bunlar. Marxizmin bu konudaki izahlar n üç ba l k etraf nda toplamak kabil . Entellektüelin bu gibi sembolleri s k s k kullanmas ahsi bir temayülün eseri de. Bu ihtiyaç. tabiat ve kosmos hakk nda umumi sembolleri ve mücerred referanslar daha s k kullanan kimselerin bütünü. Bir k sm kurulu düzenin emrinde çoban köpe idir. görevleri hakim s n f n istismar edilen s n flar üzerindeki bask s n gizlemek veya hakl göstermekti r. konumuzla do rudan do ruya ilgisi olmad için bütün olarak aktaramad k. izahlar daha «dünyevi» daha iktisadi. uzvi olarak bir veya bircok enteltektüel ta-bakay yarat r. Shils'e gore. 1968'de bas lan «The international Encyclopedia of the Social Sciences* in entellektüeller maddesi daha karanl k. hayat n devrime adayan ve partinin emirlerini nass gibi kabul eden bir kafa i çisidir. Kapitalizm taraf ndan istismar edilir ve toplum taraf ndan küçük görülür çok defa. mihrakla r. ilimcilik.ahlaki ve de erlendirici bir temas kurmak ihtiyac nsan ruhuna kök salm bir ihtiyaçt r bu. K saca. Bununla berabe ilmi.. Amerikan intelijansiyas n n (bir manada Avrupa intelijansiyas n n da. Toplumun topyekun çal abilmesi için entelleküel eserlere ve müesseselere lüzüm vard r . Onlar için zihni ve cismani bir ihtiyaçt r. hakikatte onun ayr lmaz bir parças d r ama fertlerin hepsine a yn ölçüde da lmama t r. Entellektüel bir sermayedar deg ildir. en-tellektüeller de toplumun öteki tabakalar gibi herhangi bir tabakad r. Bu yüzden de dü ünce tarzlar nda az çok bir çat ma vard r. hocalar) üretici olmayan bir i çidir. Yazar bunlara «ideolog ayd n* diyor. Kapitalist isletme efi. Tutarl ve abjektiv bir biçim isteyen ifade . Ama geli mi toplumlarda entellektüel roller daha ihtisasla m t r. yeni bir hukukun kurucusunu da yarat r. devrim. Bunun icin sürekli bir isyan halindedi r. . ayd nlar n. (Bu çok zengin ve son derece girift arast rmay . Edward Shils.) Entellektueli istihsal faaliyelinde oynad g ro le göre tarif edenler de var. zihni faaliyetin maddelle mi eserlerine muhtaçt r. Vazgeçilmez görevi: tenkid. beslenir. Gerçek ayd n. Entellektüel de i en hadiseler kar s nda her an vaziyet almak zorundad r. Bir k s m yazarlar ayd n ezeli degerlerin bekçisi olma a çag r rken. i inin veya dü üncesinin mahiyetine gore tarif edemeyiz. Entellektü eli. Gercj ya ay seviyesi bak m ndan burjuvad r. dünyadaki bütün haks zl klara dur. ezilenlerin yan nda yer almal . Seligman' n yayimlad bu abide-kitap. Komünistlere göre gerçek entellektüel. hususi de (mü ahhas hadiseler) umumi bir mana bulmak. hekimler . iktisadi istihsal dünyas nda do an her içtimai zümre kendisiyle beraber. yazar veya konu urken çevrelerindeki fertlerin ço una k yasla. çal ma artlar farkl d r birbirinden..toplumda oynad çe itli rolleri s ral yor. daha girift. teolojik. ya ay ve dü ünü tarzlar i çilere de bula abilir. entellektüellik herhangi bir meslek erbab na inhisar ettirilemez. mesle inin icab da olabilir. edebi eserlerin (veya sanat eserlerinin) yarat l nda ve yay l nda ba l ca amildir. daha mükemmel bir dünyan n kurulmas için aç lan sava ta hicbir disipline. düzen. sosyal degi meler. Çal anlar n. ayd nlar modern kapitalist toplumda ayr bir tabaka olarak vas fland ran ferdiyetcilikleri ve te kilatlanmadaki ehliyetsizlikleridir. cemiyet. felsefi. Deklase olmad kça bu hayat tarz n sürdürür. zira ansiklopedinin yazar-lar daha cok Avrupal d rlar) 1935'lerdeki görü lerini belirtiyor. mücerred ve umumi. Da n k fakat çok fay-dal . 1) Kautsky'e göre.

Zaten halk Avrupa n n nefais-i asar n anlayamaz. geriye dönülemezdi art k. Ülkesi ile göbek ba n çoktan koparm t r. bütünüyle yüceltmek kadar yanl .. Hatta her ayd n hayat n n bel li merhalelerinde oldukça farkl dü üncelerin havarisidir. Ve bu garip bediiyat delisi. Mefhumlar ve müesseselerle oynuyorlard . Eskiden bir müstagribler kervan yd intelijansiyam z. Ne kanun-u kadim kalm t . Nerde o kahraman? AHMET M THAT-MUALL M NAC Cemil Meriç. genç tecessüsümün zevkle tavaf etti i kaynak kitaplardan biri. Ayd n. kâh ünid dolu.edebisinin tekâmülüne birkaç seneler mani olan Muallim Naci Muhatab avamd Naci nin (avam yani hristiyanla mam Türk insan ) Kendisi de.Edebiye .ulema parçalan yor. Nerden ve nas l ba lanacakt ? Ça bir aray hummas içindedir. 9-11 Birer çocuktu Genç Osmanl lar yaramaz. Meçhulü ar yorlard . lk defa olarak. dü ünemez çünkü kendileri dü ünemezler. Türkiye de içtimai s n flar olmad ndan entellektüel de yoktur. Hür dü üncenin olmad yerde intelijansiya da yoktur. birer «öykünme» dir. 346-350) . Avrupa. Abdülhak Hâmid tarz. fikri de. Kanatlar yorgun.. kitle -i avam n. N aci benim de hocamd . bu efendiler için. dolaplarla edebiyatta me um bir tesir yaparak. ruhu da. Gurbet kocatm t genç ahinleri gurbet ve tecrübeler. Evet geçen asr n ayd nlar . Bu gölge ayd nlar n ay r c va s flar kendi kendilerini küçümsemek.kâh bedbin. Genç Osmanl lar. serke . ya yeni bir dünya kurma a çal an bir içtimai s n f n yol göstericisidir. Ayd n ne mazisini bilir ne gelecek hakk nda ayd nl k tasavvurlar vard r. Naci için bir özel say yay nlam . Ama onlara Türk diyebilir miyiz acaba? Avrupa n n en sefil yazar eri ilmez bir zirvedir.. Hülasa edelim. Bunun içindir ki.Kelimeye bu kavgac ki ili i kazand ran ayd nlar n Dreyfus davas vesilesiyle yayimlad klar beyanname (14 ocak 1898).Hamid edebiyat na kar bir aksülâmel . Naci ye kar gösterilen bu büyük sevgi. ayn kanaatlar payla an mütecanis bir kitle de ildir. dü ünce dünyas n her gün yeni ba tan yaratabilece ine inanand r. stilâhat. Yeni Sanat . Hakikatta Avrupay da Asyay da tan mazlar. ülkesi ve tarihiyle. Dü man s n flarla dövü erek geli ir ve olgunla r. Edebiyat. En ciddileri ya Marx' n akirdidir.Memnun oldum. maziye ba l d r diye terter tepiniyordu. müsta riplikdi. Sonunda hepsi usland . Hazret-i Üstad taklid edebilmek hemen hemen gaye-i sanat telâkki edilme e ba lad . belli bir s n f n parças ve temsilcisidir. her ikisi de birer ru eym. Fecr -i Ati nin sevimli bir papa an . Bir ça bütünüyle kötülemek. ba l ba na bir s n f de il. ya Seyid Kutbun. 1975. Ocak. ne deb-i dirin. edebî bir ç lg nl kt ehabeddin Süleyman a göre (Tarih-i Edeb yat. Ya amak için yenile mek lâz md .avam n mucid ve müessisidir. Köprüler at lm t . kitle-i cahiliyetin ruhundan münbais idi. L gat i mefhumlar dünyas nda ilk klavuzum olmu du. kalpleri yaral yurda döndüler. Descartes'dan beri akl n ve idrakin cihan umullu unu anlad . Gazelleri hâlâ haf zamda. Ortak farikalar . entellektüelin magara duvar na vuran gölgesi. birer ümmmet. Entellektüel. Çok yerinde bir hayranl k. meçhulü ve mutlak . Daha sonraki nesiller gibi yabanc la mam lard . kervana müsta ripler de kat ld . . ya zaman n öldürmü dü üncelerin aktar c s . Daha dogrusu. Koca bir asr . birkaç haramzade evlâd na bakarak mahk m edem eyiz. bu ak n intelijansyan n en tan nm temsilcileri. ark söyleyece ine bildiriler imzalayan bir a ustos bö ce i cok defa. Entellektüel. Kemal. Hisar Dergisi 15 (133). Melike Sultan a â k yedi gençtiler. Entellektüel. s..Osmaniye. Türk dü ünemez bu efendilere göre. çevresine yeni teklifler sunan bir intelijansiya do uyordu. s n f . Bir zelzelenin içindeydik. Nesillerin gadrine u ram t Naci. Ama faziletleri ve günahlar yla Osmanl yd lar. ölümünden y llarca sonra söyle tan t yordu üstad : Eserlerinden ziyade ahs n n etraf na zaman n gençlerini toplayabilmek için çevirdi i hilelerle. Avrupal bir hayvan. Entellektüel.

iirin ir ad veazifesi yoktu Divan edebiyat nda. Divan iiri. Bazen kafes arkas ndaki bülbüller in enini kadar hazin. mü küllerini k l çla çözen nesillerin sesi. Onsekizinci as r. Yaln z karanl a ve samimiyetsizli e dü man. Bir entelektüel hastal olan naz mperdazl â vedâ etmek zorundayd k. Ho me rebü mutedil demektir . Devlet -i Aliye. Evet. Bir yandan ya l ve yorgun bir medeniyet: dürüst. Draper i hidayete dâvet eden ses.Ama bat c lar n anlay s zl Naci ye inhisar etmez ki. Cihan ümul bir tecüssüsdür. iir kendini tekrarlama a ba lam t . herhangi bir ferdin de il. . Kendi vücudunu lây k yla idareye muktedir de il iken kürrei zemini zaif kollariyle sürükleye sürükleye ba ka bir noktai feyze. tek air yeti tirmemi tir Fransa da. Ama ç kmazlara sap p. Yeni ehirli Avni Bey in cevab . Bu ölüm kal m sava nda kalemler k l çla mal yd . Stockholm de konu an. Milton. Midhat. küfrün her taarruzu kar s nda yalç n bir hisard r.dü manl k. Efendi de bir müsta ribdir. dedikodu ifritiyle kar la mak da var. fedakâr. ferdi tahassürlerin lo p r lt lar na de il. eyh Galib e göre. Hace -i evvel.selimi cihan yaratan n ilhamlar n aksettirir. Osmanl n n gururudur. mant n çi ve keskin na susuz. ne kinlerimiz. air rebab n k rmak ve kavgaya kar mak zorundad r. ki ayr dünyan n ilk uurlu temas yd bu. te. Bu u urlu daha do rusu uursuz--. eytan n art klar yla geçinen erazili nas gönül vahiyine a ina olabilir mi? Ahlâki vas flar n a r bast öyle devam eder: âirli e suzü dert lâz m Enduhü belâ olur mülâz m Ruyi lebe etmeyip tenezzül Açs n çemeni görülmedik gül Her râhta eyleyip tekâpu ahini hayali ala ah Girdikte girivei hayale Çarp lmaya divi kîlü kale. bahtiyar ça lar n sesiydi. Bütün yollarda arayacak hayal ahinini.Ne mukaddeslerimiz ayn d r. Nam k Kemal in te bihleri daha da karanl k. dâvan n yani nesrin. en güzel terennümler en ümidsizleri. sürüden ayr lan bir Be ir Fuad bile ça n n dar anlay na kar edeb o büyük kalp. bir medeniyetin sesidir. ötede haris ve hasis bir tilki uygarl k . Öyle bir hengâmede. bizi a r aksülâmellere sürüklememeli. ba kalar na bilhassa Ahmed Midhat a. demiyor mu?) air. idrakinin pencereleri ard na kadar aç k adam. nas l olmu da çok sevdi i damad yla anla amam ? zah edelim: tek ba na müdafaa Ondokuzuncu as r. Her kabiliyete hürmetkâr olan. Ama Avrupa hayranl ça n bir bülend zekâs için oldu u gibi Avrupa da Bir Cevelan yazar için de bir teslimiyet de il bir bütünle me ihtiyac d r. Bütün zakâlar ayn hedefe yönelmeliydi:ayd nlanmak ve ayd nlatm ak. öyle ölümsüz ark lar bilirim ki. bir felaketler ça . ba ka bir merkezi kemale götürmeye çal r : Ba aramay nca feryada ba lar. Divan edebiyat n n son büyük temsilcilerinden birine soral m airi. Zaten ilham p narlar kurumu . Osmanl n n irfan . Bahçesinde görülmedik güller açacak. bazen ar tan to ra a süzülen ahinlerin sevdas kadar ac . birer h çk r kt lar. belâ (Mussetvari bir anlay o da. aldana cakt . Osmanl n n vakar . iltifat beklemeyecek kimseden. daha da seyyal: air nedir? Tabiat n en sevdal zamanlar ndaki hazin hazin tebessümlerinden yarat lm bir mahl k Tabiat her mahlukattan ziyade esir iken tabiat n fevk na ç kmak ister. Elbette ki. vakur. Sarho ken söylenilmi e benzeyen bu garip nutku noktalayarak.Birer ç l k olmal yd terennümler. Tanzimat Türkiye si . bu tarif rfan m z n nüfuz edemedi i bir lü âzlar orman nday z. cihan ümul ve cihangir. dâvan n emrine vermi kalemini. Naci yi bayrakla t r rken ba kalar na kar haks zl k ediyorlard . âir demek ehli dil demektir. Midhat.. Yeni Sanatç lar . airlerin tab . dü man bir dünya ortas nda yapayaln z. mazmunlar hayidele mi . Devlet -i Aliyye nin bu ahane oyuna harcayarak zaman yoktu art k. Yeni airi air yapan çile. yirmi y l tek m sra yazmam .

. Münker Nekir sualleri gibi. Bence.Üstada göre: Bin safsata bir m sra bercesteye de mez ndimde esatir-i Felâtun hezeyand r.. Bir airde mutlak hakikat aramak yanl . Zor sualler bunlar. Türkiye Yazarlar Birli i Yay n . air o hümad r ki iki âleme pinhan Bir cevvi Mükaddesde hafiyyuttayyarand r.Aslan: Üstad m.. meziyet ve zaaflar yla Pierre Larousse un (1817-1875) ikiz karde idir CEM L MER Ç SÖYLE Cemil Meriç Röportaj "Nesillerin Miras " Türkiye Kültür ve Sanat Y ll . "bir bunal mlar serisidir". Onu. ünlü mütefekkir ve edebiyat tarihçisi-ele tirmeni Cemil Meriç (1917-1987) ile yapt röportaj.. Hepimizin söyledi i bir efsane var." Bu sözlerin hiçbiri mutlak olarak ele al nmamal elbette. sorular ma.mi im gündüzünü. hace -i evvel. sonu zulmet. Amma ki bu tarif olunan airi mahir Nadir bulunur cevheri nayab zamand r.. imdi hat rlayamad m bir yerde "Hayat" der Levi Strauss. Bu suale cevap verilmez. Allah kat nda bir imtihan olarak niteleyenler de var. Sokrat. yani hayat . H.586-594. bilir ancak onun içyüzünü/ Bir delikten ç karak bir deli e girmekteyiz/ Önü zulmet.. Sizce nedir hayat n anlam ? Cemil Meriç: Hugo'nun bir sözünü not etmi tim. izninizle. lham var. . 1986. Midhat Efendi. Ankara 1986. "Hayat mezarlar n çözdü ü dola k bir yumakt r" diyordu. Hayyam. Hepimiz bir efsane söyleyip uykuya dal yoruz. hayat konusundaki görü lerinizi alarak ba lamak istiyorum. Buna mukabil öyle söyler Neyzen Tevfik: "Çözemez kimse bu dünya denilen kördü ümü/ Yaratan . s. Bu. suale sualle cevap vermek.. air sözü. Hüsamettin Aslan' n. tabiî ay klama kanunuyla aç klayanlar da. bu marazi iir anlay na iltifat etmemek cesareti gösteren say l ayd nlardan biridir. "Efsane söylediler uykuya dald lar" diyor. bütün dü üncelerinin .

Zavall çocuk. nanm yor musunuz ebediyete? Cemil Meriç: Ebediyet diye bir ey yok yeryüzünde. Durkheim' yani modern dü ünceyi tercih etti. Gökalp minnac k bir adamd r.182) diyorsunuz. Ben dü ünceyi bir bütün olarak ele al r m. oysa Gökalp bunal mlar n çözmek için intihara ba vurur. H. "Bu dünyada her eyden ölüm ak yor.. insan n can n Rabbi'ne emanet etmesidir' diyor.Aslan: Ölüm hakk nda ne dü ünüyorsunuz? Ölümün sizdeki tedaileri nedir? Benim akl ma Camus geliyor. gazetelerden ve insanlar n yüzlerinden" diyordu Ba kald ran nsan adl kitab nda. Ziya Gökalp'le Gazali aras nda mahiyet fark var. Herkesin bir demon'u var. ebediyet sümüklü böce in izleri kadar aldat c . Yukar daki m sralar böyle anlamal y z." Cemil Meriç: Ziya Gökalp. Talat Pa a'ya ve ttihat Terakki'ye mesela.Aslan: Kültürler.Aslan: Ölümden korkar m s n z? Cemil Meriç: Aksini söyleyemem. Bu büyük meçhul beni ürküttü. meselenin ça r mlar beni Tanp nar'a götürüyor.Aslan: Ebediyet neden sümüklü böce in izleri kadar aldat c olsun? "Senin türben kelimeler. Burada öhret söz konusu. Gökalp. sizin de ayn tercih problemiyle zaman zaman kar kar ya olabilece inizi dü ünüyorum. nsan n fikrî ölçülerini de i tirmesi bence bu. Ölmeden onbe gün önce günlü ünde u soruyu soruyor kendisine: "Tanr 'ya inan yor muyum? Evet. ister istemez kar la aca m z bir sual i areti! Ziya Pa a'n n dedi i gibi "Halledemedi bu lügaz n s rr n / Bin kafile geçti ulemâdan. zaman zaman da kusar. Gazali böyle bir meseleyle kar la t nda tekkeye ko ar. Ben. ayd nlat r insan . Elindeki imkanlarla ba ka çaresi yoktu. ntihar kap y açm yor. Kimse verememi .demon'dan geldi ini söyler. Napolyon mu. Tarihin martt ." H. slamiyet. Somutla t rarak anlatmak mümkün de il. füzelâdan. "Benim bir demon'um var. Gazali de ildir. genellikle içlerinde ya ad klar insanlar n bunal mlar n çözen kurumlar yaratm lar. Mahiyeti meçhul bir korku. Yuvarlan rken t rnaklar n ka da geçirmek istiyorsun. Bu konuda bizi biraz ayd nlat r m s n z? Akl ma gelmi ken söyleyeyim. benim bütün hayat m boyunca kendime sordu um sorular. Her devirde dalkavukluk yapm t r. ka da. O da Mavi Sakal' n K rk nc Odas 'n aç yor. ster istemez intihar edecekti. 'Ölüm. Ziya Gökalp. Asl nda bu sorular. Mesele bir tercih meselesi. duvarlardan. Bütün öhretler yaland r! Ebediyeti öhret manas na kullan yorum. Sahtekârd r."(Bu Ülke. Memleketten memlekete de i mez. Peyami Safa'n n çekti i ruh çilesini çekmemi tir. Cemil Meriç: Ölüm. syf. nsan ayd nland n zanneder.. bazen bir im ek p r lt s gelir. yani ebediyet. bilmiyorsun ki. S k s k bu meseleyle ben de kar kar ya geldim ama korkak oldu um için intihar edemedim. im ek p r lt s geçti inde daha koyu bir karanl n içinde kal r insan. Bat 'n n sofra art klar yla geçinen bir zatt r. O. onlar at t r r. Marks m ? H. beni o konu turuyor" derdi. Belli anlarda do ar airin içine bunlar. H. Hiç bir zaman cevap veremedim.

Bilhassa materyalist hiç olmad m. Cevdet Pa a'yla Weber. Mesela R za Tevfik. Bu problemde o kadar meçhul var ki. Tanp nar bahtiyar bir adamd .(2) Her ayd n bir parça eklektik olmak zorundad r. nan p inanmad m bilemiyorum. kendini parçalanm . bn Haldun'la Marks. Belki ben ayd n olman n sorumlulu unu idrak ediyorum ama icaplar na ne kadar uyuyorum bilemem. ntihar beni dâûss la gibi takip etmi tir. do u ile bat . laiklikle din. Ancak ne kadar inan p inanmad m n cevab n mah er günü bilebilece im.Aslan: Cemil Meriç külliyat nda el at lmayan dü ünce devi yok gibi. Evet derseniz biter. Yani idealizmle materyalizm. Bu soruya cevap vermi . Akla fazla önem veri im.Aslan: "Kimim ben?" diye soruyorsunuz günlü ünüzde kendinize ve insan kanser edecek . Ben daima intihar dü üncesi içinde ya ad m. Ama ne kadar inan yorum. Camus'nun yapt da bu.. E er Tanr olmazsa. H. Bunlar matematik birer realite de il ki. uygulama imkan ba ka. Cemalettin Efgani ile Ali eriati iç içe bu külliyatta.. Müslüman m. bilemiyorum. Mesela dilimle Büyük Do u'ya mensubum. bir masal anlatt k ça da lar m za ve geçip gidece iz. Tanr sorusuna cevap veremem.Aslan: Yön'le payla t klar n z? Cemil Meriç: Önce pozitivizm. Sol diyalogdan kaç yor. H. Mesela Necip Faz l' severim ama Do an Avc o lu'nu sevmem. Noktalayaca z bir gün. Bo una ba r yorum. sevebileceklerim(yani sosyalistler) dilsiz. hayat bir curcuna oluyor. Bunlar kaypak kavramlar. Kim ne kadar inan r bilinmez. Tevfik Fikret zaman zaman bir anlamda Yön'cüdürler. imdiyse intihar bile edemeyecek haldeyim. dilimi konu anlarla(yani sa c larla) konu acak lak rd m yok" -parantez içleri soruyu soran n. Bence zorlu ve çetin bir yürüyü bu. ntihar tam bir hal çaresi oluyor o zaman. Zaman zaman inand m. Bir parça eklekti im. nsanla ilgili hiç bir problem basit de il. Üçüncü bir hal çaresi yok. nsan bütündür. Eklektik bir dü ünür. Tanp nar benden ayd nl k görüyor ve 'Evet' diyor. nan yorum da inanm yorum da. Hayyam' n dedi i gibi. nançlar m n bir k sm yla da öyle. Ayd n olman n insana yükledi i büyük sorumluluklar var.(1) Sisyphos Efsanesi'nde söyledi i gibi. Ben Türkiye'de gerçekten sosyalist olabilece ini sanm yorum. ya inanacaks n ya intihar edeceksin. Halbuki ayd n olmak ba ka ey. nsan çok meçhullü bir problemdir. "Benim trajedim u birkaç sat rda. Yön de bir taraf m benim. H. Bu sorumlulu un idraki ba ka. çatlam aynalarda seyreden ve bunun verdi i ac yla k vranan bir ayd n diyebilir miyiz sizin için? Arkas ndan sözkonusu parçalan n z n ülkemizle ilgili yanlar sökün ediyor." Nas l oluyor da hem Büyük Do u kadrosundan hem de Yön kadrosundan olabiliyorsunuz?Neden buna mecbur hissediyorsunuz kendinizi? Cemil Meriç: Bu kelimeleri tarif etmeden kullanmak hata."Sa okumuyor. H.bir adamd .Aslan: Geçmi te sosyalist olman zla Yön aras nda bir ba kurulabilir mi? Cemil Meriç: Ben hiç bir zaman sosyalist olmad m. müslüman bir çevrede do dum.

Ancak. bir dü ünür için yukar daki cevab n z yeterli mi? Kimsiniz siz? Kimlik söz konusu oldu unda sorulacak bütün sorulara cevap verebilecek birdü ünür mü yoksa arafta bir yaln z m ? Cemil Meriç: Arafta bir yaln z m. Büchner'in "Madde ve Kuvvet" adl kitab n n dü ünce dünyan z . o ya ama biçimini icra etmek de il. slamiyet le ilgili olarak yazd n z hepsi birer manifesto niteli indeki yaz lar n z geliyor akl ma. Çeli ki bu. ruh dünyas nda kötü akisler yapt . "Bat Felsefesi Tarihi"ndeydi. Ru en E ref'in 'Diyorlar ki' adl kitab n esas alarak yazd n z 'Diyorlar ki' ba l n ta yan yaz n z dü ünüyorum." Bu tespit. Elimden gelse herkese okurdum bu yaz y . yan na itti" eklinde beyanlar n z var. Bulû ça nda. benim üzerimde de il. Babama okuttum. okuduklar m z. Hemen arkas ndan.inas davran beni ister istemez gericilerin kuca na de il. görüyorsunuz. o dü ünce sistemi toptan tutars zd r ya da ilmî de ildir. bir anlamda ki ili inizi en çok etkileyen kitaplardan biri oldu unu söylüyorsunuz. "E er yüzde yüz tutarl ysa. Hayat ma âmil de ildir. H. Babam hac yd ve mûtekit bir insand . Okumakla olmak neden aynile sin? Bir dü ünceyi ö renmek ayn zamanda bir ya ama biçimini ö renmektir." diyorsunuz. Benim ça da lar m. Do ru. Yobaz en güzel taraflar m zla biziz. Pratik hayatta kendilerini ya ayabilmek imkan n sa lam yor bize. sa nedir? Yeni Devir gazetesi hangi çizgidedir? Müslümanl k nedir ki böyle söylüyorsunuz? Cemil Meriç: Yeni Devir pek ciddi bir intiba b rakmam t r üzerimde. Eserlerinizde bu türden yüzlerce ifade gösterebilirim. yani hem yalan hem do ru bunlar. Mesela Cumhuriyet'te . Ama babam için ayn eyi söyleyemem. slamiyet'in size aç klamad ey neydi de bu kitaba dört elle sar ld n z? Kaderiniz bence.Aslan: Günlü ünüzde yazd klar n zla kitaplar n zda yer alan dü ünceler aras nda çeli kiler var.kaderleriyle aynile iyor. H. solcu. Çeli kileriniz son tahlilde normal olarak da kabul edilebilir. ilk defa rastlanan güzel bir kad n n insan üzerindeki etkisi bu. San r m. Gökalp'in bir Delf kâhinine benzedi ini sizden ö rendiler. orada sözünü etti iniz Türk ayd nlar yla sizin aran zdaki fark nedir? Bu ülkede Peygamber'den 'Muhammed' diye söz etmiyor musunuz? Bir bat l n n konu ma veya yazma biçimi bu. kimlik bunal mlar n okuduklar kitaplarda çözümleyen binlerce insan n -sa c . Üzerinde resim var diye eve gelen kibritlerin resimli kapaklar n y rtard . biz. Belli bir ça da etkilemi tir beni.a rl ktaki bu soruyu öyle cevapland r yorsunuz: "Hayat n Türk irfan na adayan münzevi ve mütecessis bir fikir i çisi. Cemil Meriç: Biraz fazla alt n çizmi im "Madde ve Kuvvet"in. Oysa günlü ünüzde." Sene 1974. Russell. Peki ama hocam. Evlad m. Kitaplar n zdan birinde. Sözün geli i öyle yazm m.Aslan: Umrandan Uygarl a adl kitab n zdaki müthi makalenizi. kelimeler hiç bir ey ifade etmiyor. Gericilik nedir. "Yobaza dü manl k tarihe dü manl k. "Bir dü ünce sistemi" der. Onsekiz ya nda bir insan çarpar elbette. Bütün hayat m etkileyen bir tesiri olmam t r. idealist veya materyalist olmalar bir ey de i tirmez. Onun üzerinde tesirli oldu bu kitap. "Solun kadir na. bu yamal bohçada. Türkiye gibi Ortado u'nun göbe indeki bir ülkede.

(Bu Ülke. En masumlar . dipnot). ara t rma nesnesi maddedir.Aslan: Marksizme yakla m n z oldukça farkl . Ayr ca. Umrandan Uygarl a adl kitab n z n 231-261. maddi gerçeklik vard . Ailem ve çocuklar m için de öyle. sayfalar na bakabilirler."(Bu Ülke. Bilginin kayna n n materyalist aç klamas bu. Tarihin en namussuz. Haber'e oldu u gibi inan l r. Ancak.. Do ru. evet.yazmay tercih ederdim. insan dü üncesine sayg d r. Bilhassa polemik içinde ve dü manlar yla sava arak dü ünen bir adamd r.. Bir ey daha var: 'Umrandan Uygarl a'da(sf. Merakl okuyucular.197) Sizin otobiyografiniz için de geçerli mi ayn ey? Cemil Meriç: Benimki için geçerli de il. "Ben Müslüman sosyalistim" demi tiniz. Ortodoks marksizme ate püskürüyor yaz lar n z. Saint-Simon'u. erif Mardin'e kar savunabiliyorsunuz. yine de marksist dü ünceyle bir çok eyi payla yorsunuz.Aslan: "Otobiyografileri hep üpheyle kar lar m. Sa mezarl k bekçisi. Politikan n dili gizliliktir. Cemil Meriç: Hay r. bende de i meden kalan diyalektik de ildir. Talleyrand bir politikac yd . sizce yaln zca bir dü ünme biçimi. Halbuki hayat n kendisi daima yeniye müteveccihtir. Marks da bn Haldun ve Farabi gibi büyük dü ünce adamlar ndan biridir. Schumpeter ve di erleri. Marks' n da hatalar vard r. H.. Benim yükselmek gibi bir amac m olmad . Be inci Bask . lmî namusumu az çok muhafaza etmi imdir. H. Marks' . Bilgi problemine bak aç n z marksizmden izler ta yor. di er sosyalistler gibi. Sa 'a antipatim yok. Ama bu dü ünce biçimi. Rodinson. Proudhon'u. Tehlikeli. "Önce eylem vard " diyorsunuz. Genç Cemil Meriç'ten olgun Cemil Meriç'e uzanan. Önce eylem vard . Gerici benim. H. slamiyet aç s ndan. bilimin nesnesi. yani hayat vard . O da bir insand r ve hatalar vard r. Sert. Modern bilimin bu ilkeye dayand n kabul ediyorum. mtiyazl bir mevkii yoktur. K rk Ambar adl eserinizde.(3) Dü ünürken ve yazarken. ha in bir adamd r Marks. . Eskinin devam n ister sa .29) Müslüman sosyalizmi pek itibar görmüyor bugün Türkiye'de. Dü ünen hiç bir insan tarafs z olamaz. çünkü vahyi d arda b rak yor. Musevi as ll d r ve bunun dü üncelerine büyük etkisi vard r. Talleyrand yükselmek istiyordu. en zeki adamlar ndan biridir. Onun ' slamî Sosyalizme Do ru' adl bir risalesini okudu unuzu belirtiyorsunuz. Talleyrand do ru söylüyor galiba: Dilin görevi hakikati gizlemektir. sf. Tehlikeli bu. Dü ünen bir adamd r. kitaplar n zda s kça vurgulad n z slamiyet sözkonusu oldu unda çeli kilerden birini do uruyor. dövü ken. Ma aradakiler adl kitab n z n 391. Bu sözünüz bana gençli inizin Tar k Mümtaz' n hat rlat yor. n a ise yorum demektir ve tart maya aç kt r. Marks'tan daha çok severim.366. Ortodoks olmayan marksist dü ünürler ise daima tam not al yor sizden. slamiyet. Proudhon'u yazarken ya ad n z iç hazz geliyor akl ma. Çünkü hiç bir siyasi hareket içinde bulunmad m. Bunlar n ba nda dü ünme biçiminiz var bence. syf. çizgide de i meden kalan tek unsur dü ünme biçiminiz yani diyalektik yöntem.Aslan: Mülkiyet kar s ndaki tavr n z nedir? Daha önceki bir konu man zda. Ben insan dü üncesini bn Haldun gibi ikiye ay r yorum: n a ve haber. ihtiyar nazeninler gibi a r bir tuvaletle ç kar tarih kar s na.

Siz nas l yazars n z? Cemil Meriç: Özel bir merasime tâbi de ildir. Cemil Meriç: Ben bu kutupla maya kar y m. Konu uyorsunuz. Birbirlerine yakla mal d rlar. Hayat m n manas bu. H. Yani herkes kendi zevki için tüketim yapamaz. dil konusundaki hassasiyetiniz de il mi? Cemil Meriç: Bir yazar olarak dili muhafaza etmeye çal r m. H. H. Sa la sol aras nda büyük bir fark yoktur. Türk nesrine Frans z sentaks n getirdi.Aslan: Cemil Meriç. deniyor. lham da beklemem. yaz l yor. Yazd klar m kadar yaz biçimim de önemlidir.Aslan: iirin tornas ndan geçmi bir dü ünürün üslubu diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Y llarca iir yazd m. bütün hüviyetimdir. Kutupla ma yobazl kt r.Aslan: Yaz lar n z ba ka birine dikte ettiriyorsunuz.. Gurur darg nl klar ve benzeri eylerden do an ayr l klar. Mülkiyet toplumundur. Benli im.Aslan: Üslubunuz efendim? Cemil Meriç: Üslubum kendimdir. Bu konuda titizim. H. Ben fark na varmadan bir etkisi olmu olabilir Frans zca'n n. Mülkiyet daima tahdit edilmelidir. bizden sonra geleceklerin de hakk vard r. bizden önce gelenlerin de. Frans zca'yla o kadar çok temas m oldu ki.Aslan: Stendhal eline kalemi al r.Aslan: En belirgin özelliklerinizden biri.Aslan: Türk Sa ' na ve Türk Sol'una tavsiyeleriniz nelerdir? Cemil Meriç: Türkiye'de sol'un sa la mas . kendim yaz yorken de.Aslan: Ama bugün bunun tam tersi ortaya ç k yor.Cemil Meriç: Sosyalizm Türkiye'de ya amak için slamî bir veçheye bürünmek zorundad r. H. H.(4) slamiyet de sosyalizm gibi dü üncede bir devrimdir. Mülkiyet konusunda Saint-Simon gibi dü ünüyorum. H.. H. yani gözlerimin kapanmas ndan önce de . Dikte ettirmenizden mi geliyor bu özellik? Cemil Meriç: Üslubum. sa ' n solla mas gerekir. Edebiyata tercümeyle geçtim. Bir uuralt tesir. Onda. do ru mu bu sizce? Cemil Meriç: Olabilir. Yaz lar n zda konu ma cümleleri a rl kta. Topluma faydal oldu u sürece yararl d r. ilham gelmesini beklermi yazarken.

böyleydi. Hastal mda bana gösterdi i efkat emsalsizdir. Kad n erkekten daha yüksektir bana göre. Kar m öldükten sonra onun yerini ancak Lamia Han m doldurabilirdi. Ana mektebini ve Arnavutköy K z Koleji'ni birincilikle bitirmi tir. Halbuki. nsanlar aras ndaki biricik insani his.Aslan: "Bir kad nla yeme e mi ç k yorsunuz" der Nietsche. Naz m. ngilizce ö renimine dört ya nda ba lam t r. Hayat mdaki önemli varl klardan biri kad n. iiri neden b rakt n z? Cemil Meriç: Sevdi im airler vard . sadakatiyle. Sakin bir zevceydi.Aslan: Kad nlar bahsinde hayat n zdaki en büyük yeri i gal eden kad n kimdir efendim? Cemil Meriç: Ölenlerden kar m Fevziye. Çok mükemmel bir . H. Hasan Âli Yücel döneminde ba ar l ö rencilerin diplomalar n Roosevelt imzalard . Talihsiz bir izdivaç yapt . nesirde bana rakip olabilecek bir zirve yoktu. Erkek kad n e itli i yoktur. Fark nda olmad bir zaaf vard kad na. Fedakârl yla. geline evlenme teklif eder. nsan insan yapan a kt r.Aslan: Üstad m. Son derece fedakârd r. " nsan n tanr olmad n n tek belgesi göbekalt d r" diyor bir yerde de. Hayat m n en mükemmel arkada . H. Yahya Kemal. Tam bir erkek de ildi çünkü tam bir insan de ildi. nsanlar aras ndaki yerini bulamam t r. Hz. H. "Sak n k rbac n z yan n za almay ihmal etmeyin. nsanl n yüzünü a artan bir fedakârl k. Necip Faz l. K rk y l n üzerinde bir beraberli imiz oldu onunla. Mükemmel bir hocad r. mükemmel bir anneydi. Roma'y Roma yapan asil ve büyük kad nlardan biriydi. Salakt hazret.Ebubekir soyundan geliyor. ya ayanlardan Lamia. Onlardan daha büyük olamayaca m hissettim. a k. Davet edildi i dü ünde. di eri kitap. Fevziye tam bir aile kad n . Dâhi bir salak. P narba lar tutulmu tu." Cemil Meriç: Budala.Aslan: Kad nlara bak aç n z nedir? Cemil Meriç: Büyük bir sayg ve sonsuz bir sevgi. Delirdi zaten. Daima rahmetle anar m.Aslan: A ka inan yor musunuz? Cemil Meriç: Elbette. H. Küçüklük duygusundan ileri geliyor onun bu özelli i. H. Kad n vazifeleriyle üstündür. Mente o ullar boyundand . Vazife taksimi vard r. Kad n bahsinde hiç bir zaman tatmin olmam t r. Diplomas nda Roosevelt ve Hasan Âli'nin imzalar var. Talihim benim. Kar m çok severim. Sanm yorum. H.Aslan: Lamia Han m'dan sözeder misiniz? Cemil Meriç: Son derece sevdi im ve son derece sayd m müstesna bir insand r.

Türkülere özel bir zaaf m yok. Ama sevdi im türküler de var. H.Aslan: Yaz lar n zdan birinde "Dü üncenin kuduz köpek gibi kovaland ya ad m zdan söz ediyorsunuz. ster otobüs müzi i olsun ister klasik. Sevdi im insanla birlikte dinledi im müzi i severim. Ta ma suyla de irmen döndürüyoruz.Aslan: Büyük yazar olmak için sizin hayat çizginize benzer bir yolu katetmek gerekir mi? Cemil Meriç: Gerekir. Liberal ve demokrat m.Aslan: K z n z efendim? Cemil Meriç: K z m mükemmel ve emsalsiz bir evlatt r. H. Re at Nuri ile akrabad rlar.Aslan: Ayd nlar m z konusunda söyleyecekleriniz var m efendim? Cemil Meriç: Bu konuda söyleyece imi söyledim galiba. Talihim bu. Nesri iir haline getirmeye çal t m. Herhalde Mo ollar'dan kalma bize. Ac lar insan ruhunu biliyor. H.Aslan: Liberal terimini hürriyet anlam nda m kullan yorsunuz? Cemil Meriç: Evet.ngilizce hocas d r Lamia. H. H.Aslan: Ne tür müzikten ho lan yorsunuz? Cemil Meriç: Umumiyetle alaturkay severim. bir ülkede" Cemil Meriç: Evet. H. Gerçek bir demokrat m. Ac çekmeyen. Çünkü mesuliyet yoktur. H. Farketmez. insan olamaz. Bedbahtl k içinde bahtiyar m.Aslan: iiri b rak n z n tarihini hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Acaba b rakt m m ? Söyleyemem ki bunu. Sevdi im bir insanla dinlemeliyim müzi i. Türkiye'de ayd n yoktur. En kötü yan m z müsamahakâr olamay m z. Tanp nar' n ö rencisidir.Aslan: Sizin için demokrat diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Elbette evlad m.Aslan: Hangileri mesela? Cemil Meriç: u anda s ralayamam. . H. H.

çabuk sevinirim. lk mektebi bitirmi ti annem. Neden kendimizle yatar z her kad nda? Cemil Meriç: Kad nla bir parça bize yak n oldu u ve bizi sevdi i için yatar z.Aslan: Sigarayla aran z nas l? Cemil Meriç: On yedi ya mdan bu yana sigara içerdim. Be karde iz.Aslan: Bir denemenizde kitaplar kad nlara benzetiyorsunuz. Yani bunlar teke irca edebiliriz. Neden ba ka bir varl a de il de kad na? Cemil Meriç: Hayat mda iki önemli varl k var: Kad n ve kitap. Çok zengin bir masal dünyas vard ve masallar anlat rd bana. H. annemin bendeki etkisidir. Babamla akrabayd lar. kisi de insan. Ümit'in pi irdiklerini de severim.Aslan: "Bana okudu unuz kitaplar n en güzelinin hangisi oldu unu soruyorsunuz.Aslan: "Her kitapta kendimizi okuruz. Kad n da insan kitap da insan. Bilhassa bulgur ve etle yap lan yemekleri. Benim soyad m asl nda Hocazâde'dir. Aynile irler. insanlar birle ir. Bende de var ayn hassasiyet ve bu. Sonra b rakt m. çabuk dar l r m. bu binlerce insandan yaln zca birer tanesi birbiriyle kayna r ve anla r. imdi içmiyorum. Bütün yemeklerini severim Lamia'n n. Ba tan a a zaaf m. H. belli bir ölçü içinde kad nlara zaaf m var. Her insanda binlerce insan vard r. Hassas bir kad nd .Aslan: Sevdi iniz yemekler neler? Cemil Meriç: Lamia'n n pi irdi i yemeklerin hepsini severim. Bu yüzden biraz mar k büyümü üm. Lüzumundan fazla hassas m. Bu soyad Haf z dris Efendi'den geliyor.H. Çabuk k zar m. En son olarak da hastalan nca b rakt m. Lamia'n n yüzünden tekrar ba lad m. H. Hayvanlar çiftle ir. Okumaya dü künüm. Annenizden hat r n zda kalanlar neler? Cemil Meriç: Muhterem bir han md annem. tekle ir. Ailenin ya ayan tek erkek evlad benim. Günde üç paket. kendimizle yatar z her kad nda" diyorsunuz.Aslan: Kitab kad na benzeten ba ka bir dü ünür hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Hat rlam yorum. Her insan gibi.Aslan: Zaaflar m diyebilece iniz özellikleriniz neler efendim? Cemil Meriç: Çok. söyleyeyim: Annemdir" der Abraham Lincoln. Kad n ve erke in bir araya gelmesinde. H. Soyad Kanunu'yla de i tirildi. . H. Babam n dedesi Dimetoka müftüsüydü. H.

H. Lamia'yla O'nun memleketi olan am'a da gitmek isterdim mesela. rfan biziz. Hakan Ula ' n notu: 1. H. 3. H. sizin söylemek istedi iniz bir ey var m ? Cemil Meriç: Her cevap noksan. Onlar da çocu um.H. geçmi ten bugüne idi.1960 y l nda bir otomobil kazas nda ölen Albert Camus'nun intihar etti ine inan l r. H.Eklektizm: Felsefede. ba ka bir yerde "O'nsuz bir sosyalizm hatta O'nsuz bir Bat dü üncesi . Sonradan "Bir Dünyan n E i inde" ad yla bas ld . "Bu Ülke"yi de severim. "Umrandan Uygarl a".Aslan: u anda seyahat etme imkan n z olsayd hangi ülkede olmak isterdiniz? Cemil Meriç: Fransa'da. Cevaplamak ay klamakt r.Cemil Meriç. Ancak "Hind Edebiyat "n çok severim. H. Yeni bir kitap haz rl yorum. "Umrandan Uygarl a"n n tersi.Aslan: Benim sormad m.. uyu abilir tezleri toplay p uyu amayanlar n bir yana b rakma e ilimini. Kafam n gönlümün çocuklar . yeni kitab m bugünden geçmi e..Aslan: Neden Fransa'da? Cemil Meriç: En çok Frans z kültürüyle temas halinde oldum. nsanlar n severim.Aslan: Kitaplar n z aras nda tercih yapabilir misiniz? Cemil Meriç: Yapamam. kültür Avrupa. Dü üncelerim tohum halinde "Bu Ülke"dedir. H. edebiyatta ise birbirine ayk r çe itleri ba da t ran geni s n rl zevki ifade eder. nsanlara verebilece im mesaj bu. Hayat m n bütün tecrübesi. Altm küsur y ld r Frans zca'yla u ra yorum.Aslan: Kitaplar n za çocuklar n z hissiyle bakt n z oluyor mu? Cemil Meriç: Fazlas yla elbette. 2.Aslan: Lamia Han m yüzünden? Cemil Meriç: O içiyordu çünkü. "Kültürden Irfana" olacak ad . Bat 'dan Do u'ya gibi bir ey.Aslan: Yeni bir çal man z var m ? Cemil Meriç: Evet.

Proudhon'un temsil etti i anar izm. Yaln z. iradesini. Proudhon.tasavvur edilemez" diye and -anar izmin babas say lan. ne mülkle tirmenin ve ne de yasan n mülkiyeti yaratamayaca n . Ülkemizde sa . önyarg lar n kal n duvarlar arkas nda hep ayn teraneleri tekrarlar. Bat n n bütün doktrinleri içinde slamiyet'e en yak n olan felsefedir." 4. Faiz bir sömürü arac d r....) . yani bu ikinci sorunun asl nda birincinin de i ik bir biçiminden ba ka bir ey olmad n hemen anlatabilmekten emin olarak.. emekten do mayan her kazanc mahkum eder. Oysa Proudhon ayd nl a ko an her insan için de erli bir k lavuzdur. slamiyet için vahiy yani ilâhi eriat. cevab n veremiyorum?. Peki ama: Mülkiyet nedir? sorusuna niye ayn ekilde." Not: Yukar daki röportaj Cemil Meric Dü ünce platformuna ta yarak sizlerle payla mam z sa layan forum üyelerimizden Hakan Ula Bey e ükranlar m z sunuyoruz. Kilisele en sosyalizmin hür tefekküre tahammülü yoktur.. üstada göre. Gerçek sosyalizmi...Pierre Joseph Proudhon için "Bir Facian n Hikâyesi" kitab nda da öyle yazar: "Proudhon ça m z n en büyük dü ünce adamlar ndan biri. I te devrimlerin giri kap s ."Mülkiyet Nedir?" kitab yla ünlenen Proudhon'un bu konudaki görü üne bakal m: "Kölecilik nedir? sorusuna cevap vermek durumunda kalsayd m ve tek kelimeyle: Cinayettir. insandan dü üncesini.. slamiyet de bir nomokrasi(kanun hâkimiyeti) dir. H rs zl kt r. anar izm de... Türk Edebiyat Vakf Çar amba Sohbetleri Türk Edebiyat Dergisi (Türk Edebiyat Vakf ¶n n geleneksel olarak düzenledi i "Çar amba Sohbetleri" ne Ahmet Kabakl ¶n n davetlisi olarak kat lan Cemil Meriç¶in yapt konu ma ve di er kat l mc larla aras nda geçen sohbetler. ki ili ini çekip alabilme gücünün ölümüne bir erk oldu unu ve bir insan köle haline getirmenin onu öldürmekten farks z oldu unu ispatlamak için uzun boylu konu maya ihtiyaç kalmaks z n anla l rd dü üncem. gerçek demokrasiyi bütün buutlar ile tan mak isteyenler kilisenin afarozuna u ram bu yavuz ve samimi yol göstericiyi tan mak zorundad r... deseydim. bu dürüst ve samimi insana kulaktan dü mand r. anar izm için nomos(kanun) mâ eri ak ld r.. Ne eme in. Ülkemizde sol. Niçin k nanacakm m bundan dolay ? Mülkiyet h rs zl kt r!. dolay s yla da mülkiyetin nedensiz bir sonuç oldu unu iddia ediyorum..

Bu bir tesadüf eseri de il. "Bu itibarla. insan duygular n en mükemmel ekilde ifade etme sanat . mütemadi bir co u halinde. Tanzimat'tan sonra Bat 'yla temas ettik. Edebiyat kâ anesi. Mekteplerde okutuldu ve nesiller için bir üslûp hocas mahiyetini ta d .. As rlardan beri naz m hücresi a z na kadar dolu. serbestî halinde ya ayan bir ak nc lar toplulu u. Nitekim senelerce eser. y llarca önce serefyab olmu . Her eyi kucaklayan bir sanat. dünyam z geni letmek istedik. Frenklerin tabiriyle "sanatlar n sanat . Filhakika. gönlü olan. muhterem Ahmet Kabakl Beyefendi'ye te ekkür ederim. Kabul buyurursunuz ki bu kadar güzide bir mecliste hiçbir haz rl k yapmadan konu mak çetin bir imtihand r. Fakat Bat kar s ndaki susuzlu umuzu. bir nesir hücresi. Ahmet Kabakl : Esta furullah. sadece gönlümden emir alarak huzurunuzda bulunuyorum. gaziler" toplulu udur. kabiliyetini ilk ke fedenlerden biri s fat yla iftihar duymu tum. Tehlikeli bir macerayd bu. Konu man n mahiyeti hakk nda da bir fikrim yoktu. dili ve muhtevas bak m ndan büyük ra bet gördü. Bu itibarla en küçük bir haz rl a imkân bulmadan. bir nevi siyasetname ar yordu. Bu imtihan sadece k ymetli dostumun arzusuna uymak için yerine getirmeye çal aca m. Fénelon'un hikmet ve siyasetle dolu olan eseri veliahta siyaset ö retmek için kaleme al nm t ve hikâye sadece bir süsten. idare sanat n ayd nlatan bir eser istiyordu. Yani bir nevi Kelile ve Dimne. Birçok kazançlar n yan nda birçok felâketler de mukadderdi. naz m hücresi.. Efendim. Ahmet Bey'in iltifatlar na da bilhassa te ekkür ederim. edebiyat bir bütün. . nazm n yan nda bir parça daha fakir. Ferman buyurdular. Cemil Meriç: Bu kadar nadide. Bana bu kadar güzide bir mecliste sadece dinleyicilik dü erdi. Yoksa Télémaque'in romanla hiçbir alâkas yoktu. "fâtihler. edebiyat saray önce iki hücrelik: Bir.Cemil Meriç: Efendim. Edebiyat Vakf 'nda yap lacak bir konu man n edebiyata taalluk etmesi bence münasip olur. Yusuf Kâmil Pa a bu eseri müzeyyen üslûpla Türkçe'ye kazand rd . Büyük âirler yeti tirmi iz. Nesir. Konu mam bir cesaret olacak. bir cazibeden ibaretti. ko tum geldim. "Bat n n manevi fetihlerinden faydalanma arzumuzu" isabetle ba latt k. Çünkü Türk milleti heyecan duyan. Edebiyat insan dü üncesini. Kâmil Pa a insanla cemiyet aras ndaki münasebetlerin hududunu çizen. Fransa'dan yap lan ilk tercüme Yusuf Kâmil Pa a'n n Télémaque tercümesi. bu kadar güzide bir toplulukla kar lanaca m ummam t m. Bugün de bu te hisim bütün s cakl yla devam etmektedir.

en büyük medeniyetini yaratan insanlar. Küffar n topraklar n nas l fethetmi sek. Bir Cevdet Pa a. Osmanl fazla ciddi ve vakurdu. meçhul de ildi. anar izm. Nitekim iki roman yazm t r: ntibah. Bütün dünya irfan na çevirmi lerdi. Bat y bütünüyle tan mak bilhassa tefekkür sahas ndaki fetihlerinden haberdar olmak arzusundayd . Rousseau'nun çtimaî Mukavele'sine e ilir. Üçüncü Murat zaman nda Machiavelli'nin me hur Hükümdar' defalarca Türkçe'ye kazand r lm t . Bu sebeple insanla cemiyet. do rudan do ruya siyasî irfan m z n yoklu undan faydalanm lard r. Tabiat yla bu. insanla devlet. Sezar' n Galya seferlerini tercüme ettirmi .Efendim. Haddizat nda Osmanl Bat l la mas diye bir ey yok. okumu tu. Birçok siyasetnameler elden ele dola yordu. hiçbir ciddi mütefekkirin alâkas n çekmezdi. Bu itibarla kültürü bütün olarak ele alan Osmanl cemiyeti siyasî kültüre de ehemmiyet vermi ti. fikriyat n da fethetmek arzusunu duyuyorduk. ahika idik. Tanzimat devrinde Bat fethedilecek bir ülkedir. Ormanla hiç me gul olmad k. gibi izm'ler. Osmanl kay ts z de ildi. . fakat onun romanc l geni tabakalar irfan bak m ndan zenginle tirmek gayesini güden. iktidar problemlerini konu alan kitaplar Osmanl tecessüsünü tahrik ediyordu. Tanzimat devrinde tan mak istemi tik. Bizim dikkatimiz Bat 'n n sadece dikenlerine yapraklar na tak ld . bir Tunuslu Hayreddin. Bir kelime ile günümüzün insan . komünizm vs. Ben öyle san yorum ki büyük fikir buhran m z n kaynaklar ndan biri de bu siyasî irfan eksikli idir. Osmanl 'n n Bat 'dan alaca herhangi bir edebiyat nevi yoktu. Balzac'a kadar Bat 'da roman ciddiye al nmaz. Cezmi. Bat ya teslim olmak de ildir. Ziya Pa a. Bir kelime ile edebiyat o ça için sadece bir e lence de ildir. Montesquieu'nün Kanunlar n Ruhu adl eserine e ilir. 1960'lardan sonra Türkiye'yi salg n bir hastal k gibi istilâ eden Marksizm. Biz Bat 'y bütün olarak tan mad k. Osmanl lar elbette ki dünyan n en büyük idarecileri. Tanzimat devrinde Nam k Kemal de roman yazm . Bat iirinin bize verece i bir ey yoktu. hikâyenin imkânlar ndan faydalanarak kendini okutturmak isteyen bir te ebbüstü. Bu itibarla bak lar n bütün dünyaya çevirmi lerdi. Emile'i Türkçe'ye kazand rmaya gayret eder. hikâyeye yani vakit geçirmeye dald k. Nam k Kemal.. Çünkü iirde biz büyük bir merhale idik. Bat 'da kendi susuzlu unu giderecek eserler ar yordu. Plutark' n birçok yaz lar n tercüme ettirip. günümüzün en entelektüeli ark' de Garb' da tan mayan acayip bir mahluktur. Bu. Nam k Kemal ve Ziya Pa a da öyle. Daha sonraki Osmanl padi ahlar da dünya tefekkürüne bigâne kalmam lard . Marksizm bütün sahte cazibesi ve sahte ilimcili iyle kafalar istilâ etti. Bu bo lu u doldurmak için elbette ki izm'lere ihtiyaç vard . bir insan yaratmak sanat yla u ra r. Yani a açla me gul olmad k. Bat 'da da öyleydi. Ondan sonra Bat 'n n bu çe it eserleri kar s nda daha az tecessüs gösterdik. Rüzgâr n tesadüfen önümüze serpti i birkaç kuru yaprakla u ra t k. Tanzimat' n ba ar s zl yla birlikte son buldu. okumaya al t ran. Geni halk kitlelerine hitap eden. Daha çok romana. o ça n belli ba l mütefekkirleri tefekkürü bir bütün olarak ele al rlar. Fatih'in tecessüsü de fetihleri gibi cihan ümuldu.. maceran n cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Roman ise bir e lence unsuruydu.

Meselâ Machiavelli. mülevvesat n . Bu söz Fransa'ya Avrupa'ya as rlarca tahakküm eden Cizvit tarikat n n kurucusu olan bir din adam na aittir. bilhassa Servet-i Fünun devrinden itibaren unutulmu tur. Rönesans'tan beri tefekkürde büyük merhaleler alm . bir siyasî edebiyat dersi vardir. Bu söz bir cinayet fetvas d r ve Machiavelli'ye de il. elbette ki Marks' da tan mal d rlar. Biz Avrupa'n n pisliklerini. Avrupa'y tan madan Asya'y tan maya imkân yoktur. tiraf ederim ki üniversitelerimizde de ciddi bir siyaset kürsüsü yoktur. Fakat buna mukabil Bat 'y da tan mad k. nas l yeti mi tir. dünyay da tan mak mecburiyetindedir insan.Evvelâ insan dü üncesi bir bütündür. Gerçi Machiavelli defalarca çevrilmi . neyi temsil etmektedir. Bu itibarla politikayla u ra acaklar. Fakat Marks'tan evvel tan nmas gereken adamlar var. bunlar hiçbir zaman anlat lmam t r. hangi hakikatlere k tutmaktad r. büyük ke ifler yapm bir insan toplulu udur. adamlar na okutmu ve yirminci sayfaya kadar dayanabilmi . kendini tan makla ba lar. eserinin de eri nedir. Dü man olarak da tan mak mecburiyetindeyiz. irfanla alâkam z kalmad . bütün büyük ara t r c lar talebelerin kültürüne malzeme olarak haz r ve aç kt r.. fakat bu çeviriler ciddi bir bilgiyle ku at lmad için hakikî de eriyle tan nmam t r. M s rl Mehmet Ali Pa a Machiavelli'yi tercüme ettirmi . dilimizi unuttuk. Fakat bu son zamanlarda. Ignagio de Loyola'a aittir. Yani Machiavelli nas l bir cemiyetin adam d r. adiliklerini alan. Kendini tan mak için çevreyi. Bu söz ona ait de ildir. Asya ile Avrupa insan beyninin iki yar m küresidir. Bu itibarla sadece kula m za üflenen formüllere ba l robotlar haline geli imiz siyasî kültürümüzün eksikli inden kaynaklanmaktad r. Kendini tan mak dü man n da tan makt r. Çünkü dünyada yaln z ya am yoruz. dost olarak da. insanla devlet aras ndaki münasebetleri dikkatlerine tevcih etmi lerdir. büyük fetihlerde bulunmu . Avrupa insan n n saadet ve felâketine sebep olan tarihi vakalar bilmedi imiz gibi bu tarihi vakalar n semeresi olan nazariyeleri de bilmiyoruz. Bu ekilde tefekkür olmaz. insan sadece menfaatlerine esir bir robot. Elbette ki irfan. Nitekim rivayet edilir ki. Fatih'ten itibaren daha do rusu Selçuklulardan itibaren dü ünceyi bir bütün olarak alm lar. adeta hastal klar n ithal eden bir kumpanya haline girdik. Biz Asya ile yani kendimizle me gul de iliz. Do rudan do ruya ders olarak okutulur. Osmanl n n bir valisi bile Machiavelli'den çok daha iyi biliyordu insan ruhunu ve insan . Gerçi ecdad m z. "Bu gâvurun bize ö retece i bir ey yoktur" demi . Dü man veya dost Bat . Fakat kendini tan mak formülü son derece kucaklay c bir formüldür. Meselâ Machiavelli'ye atfedilen "gaye vas talar mübah k lar" sözü bile haf zalar m za yanl geçmi tir. Tarihimizi unuttuk. Elbette Machievelli de Avrupal d r ve Avrupa'n n siyaseti ahlâktan ay ran. Biz kimiz. bir homo politikus olarak vas fland ran bir insan n mü ahedelerini billurla t r r.. Bütün büyük fikir adamlar . Machiavelli'den zaman m za kadar Avrupa'y i gal eden. hangi kavgalar n neticesinde bu hale geldik. Hiçbir kitap haz rlanmam t r. Asya'y tan madan Avrupa'y tan maya. nas l bir tarihten geldik. Fransa'da bir siyasî kültür.

Bütün samimiyetiyle tan m yor tabiî. so uk dü ünceyi. muhtevas kalmam . hikâyeler yetmi tir. nsanlar tan yor ve tarihi tan yor. ihtilâl hakk ndaki büyük tefsirler. Tilki ve Aslan Avrupa'n n bize göre üstünlü ü de fikre. Çünkü Avrupal tilkidir. Çünkü roman n konusu insand r. Edebiyat m z n en fakir taraf siyasî edebiyatt r. Ayr ca roman yazmaya itibar etmemi lerdir. romanla u ra mak ihtiyac n duymam lard r. slâmiyetin romana kar gösterdi i alâkas zl k sebepsiz de ildir. dü ünceye neler getirdikleri de uzun uzad ya anlat l r. Do u'ya ait büyük siyaset eserleri hepimizin meçhulüdür. biz aslan z. Bugün bir siyasetname. büyük tahliller okutulur.. Onun i tigal sahas . Yani roman ölmektedir ve ölecektir. kar s na ç kacak ilk mütefekkiri. sosyoloji. Fakat ç plak olarak okutulmaz. feragati. Roman sadece sinema gibi aylak tecessüsleri avlayan bir nevidir. antropoloji i ler vs. bir Kelile ve Dimne. Nihayet birinci dünya sava ve sonras n n mütefekkirleri. Sadece Avrupa'n n ikinci derecede müelliflerini ve ikinci derecede eserlerini ald k. Memleketimizde bir siyasî edebiyat do mam t r. neyi temsil ettikleri. Halbuki edebiyat demek roman demek de ildir. Roman Roman ancak. Bu itibarla büyük idarecilerin ihtiyac yoktu. roman demek haline geldi. Biz vefay . bizi nas l istismar edece ini biliyor. K ssalar. onun bildi i eyler bizi esir etmek için kâfidir. ilk izm'i yegâne reçete telâkki edecektir. daha sonra Frans z ihtilâli. Bugün Marksizmin kazand budalaca itibar ve dü künlük do rudan do ruya bu bo lugun eseridir. Çok daha ciddi i lerle u ra an Türk slâm ayd nlar . Yorumlar yla beraber okutulur. Yani bir roman merak istilâ etti bizi. Avrupal neden bahsetti ini biliyor. Halbuki yirminci asr n ba lar nda Fransa'da demin de belirtti im gibi bir siyasî edebiyat dersi vard r. Bu itibarla onlar n yapt n . tarihin ak na istikamet veren kitaplar. mektep kitab olarak okutulur. Yani bir Frans z.. Hiçbir temayül fark gözetilmeden. Fakat bugün politikaya at lan insanlar n elbette ki bütün politika üstatlar na ihtiyaçlar vard r. ilme verdi i de erden ileri gelmektedir. O hileyi. Elbette ki geri toplumlarda büyük yeri olan fakat netice itibar yla ilerleyen bir toplumun itibar etmeyece i bir edebiyat nevidir. . kendi ölçülerimiz içersinde biz de yapmak mecburiyetindeyiz. nas l bahsetti ini biliyor. Zaten Do u'da ve Bat 'da en büyük hazine olan Binbir Gece yetmi tir. Tarihimiz boyunca bu tezad ya ad k. Bizde roman do may sebepsiz de ildir. psikiyatri i ler. psikanaliz i ler. Edebiyat demek. ihtilâli haz rlayan mütefekkirler. nsan ilimleri geli tikten sonra roman n sahas kalmam . geni kalabal klara seslenen bir edebiyat nevidir.cemiyetlerini. kendi dünyas ndaki fikirleri kaynaklar ndan ba layarak zaman na kadar geçirdi i bütün dönemeçler içinde bilir. Fakat bizim de esir olmamam z için mutlaka ayn bilgilerle mücehhez olmam z gerekir.. kahramanl temsil ettik. hangi artlar içinde do duklar . so uk kanl dü ünceyi tan d .. Evvelâ on alt nc as rdan ba layarak mutlakiyeti savunanlar. Ayn cinsten insanlar birbirlerini tan r. edebi k ymeti olan kalabal k üzerinde büyük etki yapan. Ö renmedikçe. nsan tabiat n psikoloji i ler. Tilki aslan tan maz.

büyük fedakârl a ihtiyac olmad için odan za çekilip. Bu itibarla siyaset ilmiyle yak ndan ilgilenmemiz ve ona edebiyat n bir dal olarak itibar etmemiz lüzumlu ve faydal olacakt r. çat k çehresi ho umuza gitmemektedir. sedire uzanarak. nsanlar olgunla t kça romana itibar azalacakt r ve azalmaktad r. ilimler geli inceye kadar çok i yapm t r. limler geli tikten sonra psikoloji bir ilim hüviyeti kazand ktan sonra roman neyi halledecek. Bu i te evvelâ Avrupa'n n yapt klar n bilmekle mükellefiz. Romanla televizyon ve sinema aras nda büyük bir benzerlik vard r. sigaran z yakar. kahvenizi içer okursunuz. Siyaset. Psikolojinin. Marksizm bir ideolojidir. Psikoloji geli tikten sonra roman n sahas kalm yor. siyaset ilmini tan makt r. neyle me gul olacakt r? Çünkü ilim demek laboratuar demek. Roman itibardad r çünkü mesuliyetimiz yoktur hepimiz mesuliyetten kaçar z. Demek ki vaktiyle roman büyük hizmetler etmi tir. Roman "ben"e tutulan. Roman tecessüsümüze hitap etti i için. Elbette de eri vard r. Romanc sadece ilimlerin geli medi i bir ça da insan uuruna. nsanlar tekâmül ettikçe ciddi bir olgunluk devresine geldikçe. deolojilerden kurtulman n tek çaresi ilmi tan mak. sosyolog da de ildir. Marks'tan önce çok daha büyük adamlar gelmi . Marks belli bir devirde belli bir cemiyetin belli meselelerine k tutmaya çal m bir fikir adam d r. Dü üncelerimizi ba ka kahramanlara söyletmek. sosyolojinin kayna nda roman vard r. Fakat bu kültür ciddi de ildir. roman taht ndan indirmektedir. cemiyetlerin münasebetlerine ve insan ruhuna k tutan bir ilimdir. oysa mutlak olarak politika ilminin getirece i a muhtac z. Yani dünyan n tek dü ünce adam . psikolog da de ildir. Bu üslubu psikoloji ve psikanaliz de gösterebilirse elbette ki roman n yerini alabilir. Bu sayede kültür de edinebilirsiniz. Romanc tarihçi de ildir. Bu yazar. Bunlar n hepsi bizi tecessüsümüzden yakalayan ve sadece vakit geçirmeye yarayan. m uhayyel ah slar ç kartmak. vakit öldürmeye yarayan birer parazit tür haline gelecektir. bulan kt r. tek siyasetçisi Marks de ildir. . Masallarla oyalan yoruz ve ilmin ciddi sesi.Roman buhranlar içinde ç rp nan bir ça a. insanla cemiyetin. nsan tan mam z kolayla t rm t r. lim bu vazifeyi yapmaktad r. henüz ilimler geli medi i zamana mahsus bir edebî türdür. fakat ilmin yan nda ba ka aldatmacalara da ba vurur. Belki de yirmi birinci as rda romana hiçbir ihtiyaç kalmayacakt r. Siyasî Edebiyat Roman n d nda insan inceleyen bir ba ka ilim de siyaset ilmidir. Sadece üslubuyla kendini okutan bir edebiyat türüdür. Roman itibardad r. çünkü cahiliz. Çünkü mesele insan ruhunun karanl klar na k serpmektir. ciddi de iliz. sosyoloji de yapmaktad r. "ben"in garip taraflar na tutulan bir aynad r. insan vicdan na e ilen bir yazard r. Maalesef biz masal dinlemeye al m insanlar z. limler. onlar konu turmak mesuliyetten kaçmakt r. Fakat bu mutlak de er de ildir. Marks'tan sonra da gelmi ve gelecektir. ilim demek kendine mahsus bir dil demek. roman okumak ihtiyac ortadan kalkacakt r. deoloji ilmi de içine al r.

Efendim. senden daha iyisini yerine koyamam. tedbirler almak mânâs nda midir? Cemil Meriç: En geni mânâda insanlar idare etme sanat d r." Yine Hamdullah Suphi Bey bir konferans nda anlatm t . Size lây k bir konu ma yapamad m. resmimiz zirveye yükselmi tir." Yavuz'un cevab öyle: "Bre mel'un. edebiyat m z. imdilik maruzat m bundan ibarettir. Ahmet Kabakl : Efendim. nas l bir çevrede do dular. "Bu camii sizler yapamazs n z. bir Fatih rastgele yeti mi de ildir. Bunun için de evvelâ mevcudu bilmekle mükellefiz. Cahit Atasoy: Efendim. tedbir alacak komple insan yeti tirmek meselesi çok mühimdir. Yavuz Selim'e bir gün veziriazam der ki: "Beni azat edin. olmaz m ? Bütün bu meseleleri ayd nlatmal y z. ben seni çoktan azat ederdim. Kelile ve Dimne'den ba layarak kendi siyasî eserlerimizi birer birer ele al p nas l bir toplumda.Bat 'ya kar kendimizi müdafaa etmek için mutlaka siyasî edebiyat kurulmas na muhtac z. Böyle bir insan n yeti mesi mühimdir. Tedbirleri alacak olan. bir Yugoslav tarihçisine Süleymaniye Camiini gezdiriyormu . musikîmiz. Frenklerin politika ilmine kar . bunlar üzerinde dü ünmeye. ahlâk n d nda bir politika olur mu. Bu bak mdan. neyi. Meselâ Abdülhak inasi Hisar Bo aziçi Mehtaplar 'nda dert yanar: Tarihi. Onu yeti tiren bir anne vard r. Halbuki bizim medeniyet tarihini bilmemiz gerekti ine i aret eder. aff n z dilerim." Bizim mimarîmiz. büyük dü ünce adamlar n n tevazular da o ölçüde büyük oluyor." Yine. Devletle fert aras ndaki münasebetleri en iyi ekilde yürütmek sanat d r. Bir gün bir yabanc yla arabada giderken. siyaset ilmi çareler arama. radyodan verilen on alt nc asra ait bir musiki dikkatimizi çekti. Sizin ani kararlar n z kar s nda bir gün benim de boynum gidebilir. büyük ba ar lar vard r. Kendilerine müte ekkiriz. nas l ifade ettiler. insand r. Tarihçi kendisine "Bu camii kimler yapt ?" diye sormu . yenmek yenilmek aç s ndan ö rendi imizi ifade eder. Hemen arkas ndan ilâve etmi . ster istemez bu konularda metot olarak hocam z. pek tabiî. bizim slâmî bir politika ilmi kurmam z artt r. Bu yabanc sanatkâr n eser hakk ndaki kanaati öyleydi: "Muhte em bir üslûp. Onlar n büyük tecrübeleri. sonra kendi siyasetnamelerimizi bilmeye. Büyük devlet adamlar yeti tirmi iz. ahlâkla münasebetleri nedir. . Hepsi mücessem ve hepsi yüksek. Bat olacakt r. Muhteval bir sohbeti bize lütfettiler. Evvelâ Bat 'y tan maya. Bat insan bugün insan ve cemiyet problemlerini son derece iyi bilmekte ve bu problemlere kar son derece uyan kt r. Cemil Atasoy: öyle bir ey akla geliyor. çoktan boynunu vurdururdum ama. tahliller yapmaya muhtac z.

Bu mukayeseyi yapabilmeniz için bunlar arzettim. Be erî ilimleri sayarken psikiyatri üzerinde de durdular. Bir ufak tarih bilgisi arzetmekle zannediyorum baz mukayeselere imkân verece im: Frans z htilâli Lavoisier'nin kafas n kesmi tir. yanma hadisesinin bir oksidasyon oldu unu havada oksijen diye bir gaz n bulundu unu ke feden. Ayr ca Cemil Meriç üstad m za bir noktada çok te ekkür ederim. fakat böyle bir ba tekrar meydana getirmek için as rlar kâfi gelmeyecektir. Mahkemeyi kuran da ihtilâli yapan cumhuriyet idaresidir. Psikiyatri insan dü üncesine.bir çevresi var. "Bu ba kesmek için. Frans z ihtilâlinde Lavoisier tevkif edilir. metabolizma denen hadiseyi. O ya ta o ba ta nas l birkaç dil bilmektedir? Bunu ifade etmek istiyordum efendim. tham edildi i suç da u: Tütünü nemlendirip a rla t rma. Bu Lavoisier'nin mahkemesinde âzalardan Mara da bulunmaktayd . Son derece de vatansever bir adam. bir i gal gücüdür. Onu beraat ettirir. hocalar var. Tarih tekerrürdür. Lavoisier Ayhan Songar: Cahit Bey'in konu mas bana baz eyler hat rlatt . Yine Lavoisier. Baz lar na göre Osmanl . Bir de kendi cemiyetimize bakt m zda aradaki fark görmü oluyoruz. Tütünlerin k r lmas n önlemek için. iade-i itibar ettirir ve muhte em bir cenaze töreni tertip eder. bir tecrübeyi tamamlamak için iki gün mehil ister. Tütünü satan kendi olmad na göre böyle bir suçlama yersizdi. Neticede idama mahkum edilen Lavoisier. dünyan n gelmi geçmi en büyük kimya âlimlerinden biri. tefekkürüne bir yerde müdahale eder ve onun patolojisini de tetkik eder. O zamanlar kurulmu olan bir ziraî te kilât n ve Frans z barut komisyonunun âzas . insan diline. Be erî ilimlerin en mühimidir. Ne yaz k ki kendi tarihçilerimizden baz lar da bu dü üncededirler. Mara âlim olma merak ve iddias nda ama sadece nutuk atma merakl s . ilim adamlar na aç k tutmaktad r. Adeta Lavoisier'nin hat ras ndan ve Frans z milletinden özür diler. Mensubu bulundu um meslek nam na da . Ahmet Kabakl : Bizim mütefekkirler aras nda da Süleymaniye'yi bizim yapmad m z eklindeki kanaat alm yürümü tür. yani organizmada al nan besinlerin kullan lmas n ilk tetkik edenlerden ve bugün de geçerli birçok teorileri ortaya koyanlardan biri. Kendisinin Paris'te laboratuar var. Lavoisier (Lavuaziye). Buras dünyadaki bütün ilim adamlar n n ziyaretgâh . Bugün de bilindi i gibi dünyan n her yan nda tütünü muhafaza için bu metot kullan l r. Psikiyatriyi kuru bir t p dal zannedenler vard r. bir an yetti. Onu vefat ndan iki sene sonra g yaben muhakeme eder. Daha sonra giyotinle ba kesilen Lavoisier için bir tarihçi unlar söylüyor. htilâl mahkemesinin cevab udur: htilâlin âlimlere ihtiyac yok. Kendi gayreti ve kazanc yla buray . diyebilirim. onlar nemlendiriyordu. Lavoisier bir metot bulmu tu." htilâlden iki sene sonra Fransa'da tekrar bir mahkeme kurulur.

roman eski itibar n hakikaten kaybetmi tir. edebiyat tarihi elbette yaz lacakt r. ideolojilerin istilâs yüzünden roman n hedef ve mahiyet de i tirdi ini arzetmek istiyorum. hürriyet sahas . as rda Auguste Comte'tan sonra sosyoloji. Nitekim günümüzde sadece roman n de il. tiyatronun. edebiyat fakültemizde roman . fizi i de metafizi i de kucakl yordu. stifade ettik. Bir tecrübe sahas yd . Eski Yunan'da ilimler geli meden hepsi birden felsefenin içindeydi.Say n Cemil'e bu mü ahedeleri bak m ndan ayr ca te ekkür ederim. Fakat benim kanaatime göre kaybedi sebebi. felsefe sadece papatyan n sap olarak kald . yine ayn as rda psikoloji istiklâllerini ald lar. böylece felsefeden koptular. ideolojilerin ve politik çeki melerin bir f rt na gibi dünyaya hakim olmas ndan ileri gelmektedir. Yani bir papatyan n yapraklar n n kopu u gibi.. iiri. ideoloji yoksa alâka göstermemektedir. fakat roman muhteva de i tirmi . antropolojinin. ben de ayn konuyla ilgili olarak konu mak istiyorum. ideolojik sebeplerle yaz lmasa. Bu bak mdan roman ve sanat belli zümrelerin nazar nda itibars z hale getiren ideolojiye bula m olmas d r. Demek ki roman okuyucusu var. ideolojik muhteva ta yor ise okundu u ve itibar edildi i aksi halde okunmad maalesef ac bir gerçektir. geni bir saha. Ama roman n sanat oldu unu kabul etmek gerekmez mi? Psikolojinin. Ancak ben muhterem hocam z n roman konusundaki dü üncelerine i tirak edemeyece im. Roman da zaman m zda be eri ilimler geli meden hüviyetlerini kazanmadan önce hepsini kucakl yordu. ne de sosyoloji anla l yor. di er be erî ilimlerin ilerlemi olmas ndan ziyade. Yani felsefe. Siyaset tarihi. tiyatroyu bir sanat eseri gibi incelemesi gereken talebeler. romanc k var. sosyolojinin konular na girmekle birlikte o güzeli aramaktad r. hiçbir ey olmasa. Cemil Meriç: Roman n garip bir kaderi var. Necmettin Hac emino lu: Efendim. Roman. . üstad m za be erî ilimlerin geli mesinden ziyade.. Bugün ça m zda. tavsiye edilen romanda ideoloji varsa kap makta. Bugün felsefe denince. hedef de i tirmi tir. dilin imkânlar n en güzel ekilde ortaya koymak. sosyal ilimler yüzünden be eri meseleleri ele almak vasf n kaybetse. iirin de ancak ideolojik hedefler güdüyor ise. Tahir Kutsi Makal: De erli ilim adam m z say n Cemil Meriç'i iftiharla dinledik. Bu itibarla ben. 19. sadece dili güzel kullanmak mümaresesini (maharetini) temin için dahi vazgeçilmez bir sanat eseridir. ne psikoloji. limler yava yava geli tiler. Geli mi kapitalist ülkelerde romanlar insanlara ho vakit geçirtici vasf n devam ettirmektedir. istiklâllerini ald lar. resmin. Bu konuda hocam z n görü lerini de alaca z elbette. u halde say n üstad m z sanat n ilerde ya amayaca n mi ifade etmek istiyorlar? Ahmet Kabakl : Roman var. Bugün kendi cemiyetimizde.

hayat romana sokan Balzac't r. Bir ilim adam ndan bekledi imiz ciddiyeti. nsanlar söyleyeceklerini aç ktan aç a söyleyebilirler. Roman ve Deneme Roman n esasen hikâye k sm n atarsan z. nsanlar hikâye dinlemekten usanacaklard r. Bir toplumu çamurdan ve kandan rüyalar yla. meselâ Balzac bütün cemiyeti roman n konusu yapt . Halbuki gerçekten olgunla an bir cemiyette roman. akla da aç kt r. Müsaade buyurursan z u nokta üzerinde durmak istiyorum. Her türlü cesarete aç kt r. Adeta sorumsuzluk fetvas veriyor. emperyalist bir edebiyat türüdür. Fakat bu sanat eseri bir maceraya dayand için. roman n hem felâketi. Endi eleriniz son derece yerindedir. Sanat eseri. Romandan maceray ç kar rsan z bu fark ortadan kalkar. Bu yeme ihtiyaç yok. Romanda üslûp ne kadar aran l rsa. belki yar n ihtiyaç kalmayacakt r dedim. Kemal Tahir bu dü üncelerini yaz olarak. Fakat be eri ilimler geli tikçe roman n muhtevas azalmaktad r.Edebiyat nevileri içersinde kanunu olmayan tek nevi romand r. Meselâ bir Kemal Tahir ç k yor. roman n ba na da gelecektir diye dü ünüyorum. fazla yumuldu u yemdir. maddesiyle. nsan n hareketlerini tayin eden saikler. katiyyeti romanc dan beklemiyoruz. konusu da belli de ildir. hti am . Deneme ile roman aras nda tek fark birisinde bir maceran n olu udur. ihtiraslar. felsefe gibi birçok ilimleri emzirdi i gerçe ini kabul etmiyor de ilim. ilimlere yard mc oldu u. be eri ilimlerin büyük eserler vermedi i ülkelerde elbette roman ya ayacakt r. Roman roman yapan faktörlerin ba nda üslûp gelir. denemedir. Yani Balzac'la sosyoloji mü ahhas olarak ilim hüviyetini kazan r. Bütünüyle mutlak kucaklamak kabiliyetinde. Bir psikologun bir kitap yazarken ilmî haz rl klara ihtiyac vard r. Yoksa roman n cemiyetlerde büyük hizmetler gördü ü. lmî mahiyetin . Bu. hem ihti am . Buyurdu unuz gibi roman roman yapan en belli ba l taraflar ndan biri üslûptur. Fakat ben uzak bir istikbalden bahsederek. çünkü. Çünkü deneme de üslûp endi esiyle kaleme al n r. Macera nispeten çocuk kavimlerin. heyecanlar bütünüyle psiko-sosyoloji romana girer. sanat eseridir. deneme olarak kaleme alsa birçok itirazlarla kar la r. Bu itibarla roman n muhte em bir hudutsuzlu u var. Yaln z u var: Bugün bizim gibi. Roman büyük hürriyet veriyor yazara. Sayfas da belli de ildir. çocuklu kavimlerin fazla itibar ettikleri. Yani cinnete de aç kt r. be eri ilimlerin geli medi i. Felsefenin ba na gelen ak bet. Haddizat nda Fransa'da yeti en tek büyük sosyolog bence Balzac'd r. Büyük romanc lar n hepsi büyük üslûpkârlard r. bence istikbalde ayn itibari göremez. Roman oldu mu kar la m yor. yerini meselâ denemeye b rakabilir. mistik taraflar ve çirkin taraflar yla. denemede de o kadar aran l r. Osmanl toplumunu romanla t r yor. okuyucuyu tecessüsünden yakalad için. Yani hikâyenin yerine ilim geçecektir.

Bugünkü roman hakk nda böyle bir mahkumiyet karar m yok. Roman n zaman zaman bir cemiyetin edebiyat g das haline gelmesi.. Bir parça muhayyele al t r yor ve insan realiteden uzakla t r yor. meselâ 21. S hhatli bir toplumun romana ihtiyac yoktur. endi eye sezad r. hikâye insanlar n zaaf d r. Hayat n H ristiyanl a vakfeden. Bu eserde. diyorum. Roman okunuyor. Bütün büyük adamlarda roman okumaya kar bir alâka vard r. Ben de çok okudum roman ve hâlâ okumaktay m. insan belli vakalar içersinde göstermesidir. Saint Theresa gibi bir azize evvelâ övalye romanlar yazmakla ise ba lad . Darwin de böyleydi. Roman n cemiyeti nas l tahakkümü alt na ald ortaya konmu tur. Cervantes'ten daha önce fermanlar ç kar lm t . Bunlar hiçbir edebî de erleri olmamas na ra men bütün dünyay istilâ etmi ti. Bu belli vakalarla okuyucuyu sürüklemesidir. Büyük romanc say lan Kemal Tahir'in de üslubu k r k dökük. cinler. Ispanya'n n ve Avrupa'n n yeti tirdi i en büyük yazar olan Theresa bile roman yazmak zaaf ndan kendini kurtaramam t r. Peyami gibi kaç romanc var? Demek ki. roman ça m z n büyük edebiyat türüdür. bu kadar alelâde vakalar tecessüsümüzü tahrik ediyor. Bu sadece bir faraziyedir. Vaizler kilisede romanlar aleyhinde konu tular. Roman n yerine sinema geçiyor. deneme okunmuyor. Don Ki ot da bu iptilây önlemek için kaleme al nm t r. Roman n hususiyeti. edebiyat n ezelî konusudur. Roman okutan macerad r. büyü. bir laboratuar adam kadar. Roman manast rlara da girmi ti. Don Ki ot bu romanlar n tenkidini yapmak için sahneye ç kar ld . Fakat Sarlken bir taraftan romanlar yasak ederken bir taraftan da gizli gizli roman okuyordu. Ben roman n. roman oldu u için okunuyor. Romana gösterilen itibar bir yerde marazi bir itibard r. Yaln z yegâne edebiyat türü olmas . deli dolu bir üslûptur. Her yazar edebiyat çerçevesi içinde güzel yazmaya mecburdur.daha suland r lm sekli. Hele bizim gibi ilmin tad n ciddi olarak tatmam cemiyetlerde roman n ba araca çok i vard r. Akla s mayan maceralar. denemedir. Vaktiyle övalye romanlar vard .. as rda ayn itibari. Bütün ciddiyetimize ra men hepimizin kültür temelinde romanlar n . roman. kesin. lim kitab hiç okunmaz. Deneme roman n yerine pekâla geçebilir. Yani Kemal Tahir bir üslûpkâr de ildir. edebiyat eseri oldu u için okunmuyor. belli bir zaman için roman n yerine oturabilir. bir parça tembelli e al t r yor insanlar . üslûp s fat na bile lây k de ildir. Roman. alâkay görece ini tahmin etmiyorum. Tabiî okuyucunun kültür seviyesini de dikkate almak lâz m. Devler. Yani deneme. Romanc elbette çok muhteremdir ve çok büyük i ler yapmaktad r. Bu kadar münferit. Kemal Tahir vak'alardaki cazibe yahut ideolojik sebeplerle okunmaktad r. Sarlken romanlar n bas lmas n . Elbette "güzel". Yani Türkiye'de roman. Sizin de buyurdu unuz gibi ya ideolojinin elindedir yahut sadece h rs z polis hikâyesi haline gelmi tir. Roman n gösterdi i bütün cesareti deneme de gösterebilir. Çünkü onun da s n rlar kat' olarak çizilmi de ildir. okunan tek ey olmas . televizyon geçiyor. sahih konu ma mecburiyetinde de ildir. insandaki bu iptilan n köklerine inilmi tir. yaz lmas n kesinlikle yasak etti. Denemeci. Deneme roman n bütün üslûp ustal klar n kendinde toplamak mecburiyetindedir.

ciddiye s rt n çeviren bir toplulukta romanlar n çok fazla alâka görmesi de temenniye ayan de ildir. Müslümanl kta önce ahlâk. Kum gibi. Tabiî Hint'te bu yoktur. Bat n n siyasetnamelerinde böyle bir kay t yoktur. Bat 'n n gayesi evvelâ kendi insan na boyun e dirmek. Machiavelli insan ikiye ay r r. cemiyet nas l refaha kavu turulur gibi bir gayeye dayan r. Acaba bu konuda Say n Cemil Meriç'in dü ünceleri nelerdir? Cemil Meriç: Han mefendi. idare edenler. Asya dü üncesinin tesiri alt nda geli mi tir. Bat yla Do u aras nda ba l ca u fark var: Do uda hikmet-i ameliye ba l alt nda toplanan edebiyat nevileri çoktur ve hepsinin de temelinde ahlâk vard r. Türkçe'ye Hümayunname ismi alt nda tercüme edilmi tir. Bu itibarla bizim siyasetnamelerimizle Bat n nkiler aras nda fark vard r. Siyasetnamelerden söz edilmi ti. Fakat bizim gibi hikâye dinlemeye merakl . di eri tarihin malzemesi. K ymetli dostum Kutsi Bey'i tenzih ederim. elbette mevzundur. Bizim. kalbi ve ruhu bir yana b rakan. insan bir hekim so ukkanl l ile incelemeye çal an. Hem de manzum olarak yaz lm t r.oynad rol büyüktür. Fakat unu hemen kaydetmeliyim. Bu eser Farsça'ya. Eser okutmak gayesiyle san yorum. Romanc n n kocakar hikâyelerine yana mamas ve eserini hiçbir ideolojiye alet etmemesi elbette temenniye ayand r. Yani geni kalabal klar sadece tarihin malzemesidir. Yani mükemmel insan vard r. Bat 'dan çok daha evvel. mü ahhas bir ekilde kaleme al nm . Biz ahlâkl bir kavimiz. Ama insan n mükemmelle mesi de il de nas l idare edilece i esast r. Mustafa Kafal : Kutadgu Bilig'deki hususiyetin ark için de ayr bir mümtaz yeri . ben biraz mevzuu de i tirece im. her türlü zarafetten mahrum sesidir. do rudan do ruya ilimdir. harç gibi cans z bir malzemedir. Kutadgu Bilig Nermin Pekin: Efendim. slâmiyet vard r. Biz Müslüman z. ilk eski siyasetname Hz. Bat l lar n siyasetnamelerinden önce Kutadgu Bilig adl eserimiz var. Bat 'n n gayesi hiçbir zaman mukaddes olmam t r. Bizdeki Kutadgu Biligler. sonra dünyaya boyun e dirmektir. insan zaaflar yla ele alan kitaplard r. Bu siyasetnameler so ukkanl . Yani Bat 'da siyasetname akl n çi . Söyleyeceklerim bundan ibarettir. normatiftir. Yani sanat de ildir siyasetname. çok okunmu tur. Hint'te Kelile ve Dimne'nin ahlâk ç r lç plak bir ahlâkt r. Yani Bat . Ve Asya'n n siyasî dü üncesinin temeli olmu tur. önce din vard r. Birisi mimarlar. sa'dan bin y l önce yaz lm t r. Buyurdu unuz gibi Kutadgu Bilig de çok de erli bir kitapt r. Büyük romanc lar da öyle yap yorlar. Arapça'ya defalarca tercüme edilmi (Kelile ve Dimne). Bizde bütün siyasetnameler mükemmel insan nas l yeti tirilir.

Devlet. Hakikati belli ölçülerde kal plar içine dökerken ayn zamanda dü ünceye de yer veriyor. yine ya anaca ndan eminim. ark'ta ve Türk slâm dünyas nda ilim hürdür. Despotluk asla yoktur. idarede. Gazeteyle dergi aras nda bir fark yoktu. Bütün bu de erleri. Dü ünen de il. Onun yerine so uk. ilimde muhtard r ve hürmet görürler. Ben ahsen zaman n. Yaln z. günün artlar sebebiyle kitaplara vakit ay ram yorum.. bizden sonraki nesillere. orada çal an eme inin kar l n alm t r. edebiyatta görmek mümkün. Görebildi im kadar yla. kland rmak de ildir. onun hakk nda ferman verilmesi katiyyen söz konusu de ildir. nizam getirecektir ve saadet öylece bulunacakt r. Sanatkâr gönlüyle gelmi ve orada bir âbide meydana getirmi tir. Üstad m za burada te ekkür etmek isterim. nizamd r. O nizam anlat lmaktad r. Valéry'nin politikay tarifi öyledir: "Politika insanlar kendilerini ilgilendiren meselelerle u ra maktan al koymak sanat d r. Bu müessese kendi istedi i biçimde hakikati biçimlendirir. Devlet oldu u zaman. televizyon s bir kültürü yaymakta ve ciddi kültüre kar duyulan alâkay da azaltmaktad r. fazileti. Hak. baz belli dü ünceleri kabule mecbur edilen bir insan. Sadece belli haberleri istenilen ekilde aktarmak. Gazete. Ancak gazetelere s nabiliyorum. uyand rmak. Yani bir aray de il. Zaman zaman kaybedilse dahi. Dergi ve Kitap Gültekin Sâmanoglu: Efendim ben Say n Cemil Meriç'ten gazeteler. okuyucuyu bir nevi medyum haline getirmek. Meselâ bir Süleymaniye'de samimiyeti. gazete için "sabah duas " diyor. telkin etmek. Hedefi. slâm Türk dünyas nda apayr bir ruh var. hakkaniyet de öyle. Bat 'da eserlerde bir samimiyet bulamazs n z. al kanl klar n n esiri haline getirmek ve mümkün oldu u kadar dü ündürmemek. Kitap okumak bana zor geliyor. ama kamç yla. cemiyet hayat nda. O zamanlar gazete bir kültür ta y c s yd . Zaman m zda gazeteler bir ticaret meta halindedir. kat ve despot bir hava vard r. de erli hocam z n bir sohbet yapmalar n rica edecektim.vard r. bir H ristiyan dünya. ça m z n insani alâkas parçalanan ve bir nevi afyonke haline getirilen insand r. gazeteler de bir nevi endüstri müessesesidir. Kutadgu Bilig'de aranan ey. Bütün bunlar elde edebilmek için bir mücadele vasat yarat lmaktad r. saadet vard r. ideal olan bir nizam n tespiti. dergiler ve kitaplar aras ndaki münasebet hakk nda bilgi rica edece im. Her ne kadar bugünkü Türkçe'ye "Saadet Veren Bilgi" diye çevrilmi se de aranan saadet. sanatta. irfan gazeteye hapsettiniz mi haysiyetini . Ayr ca Kutadgu Bilig'deki hususiyet de udur: dealize etmek yerine. Hegel.. Bat 'da. hürriyeti rahatl kla görmek mümkündür. Bu konuda bir makalesini okumu tum. gazete. meselâ bir hürriyet.. Bat 'da büyük bir âbide meydana getirilir. çok güzeldi. Türkiye'yi idare edecek olan nesillere daha kötü bir ekilde intikal edecek. Kitle haberle me araçlar . Yani devlet anlat lmaktad r. ya anan bir eyin kaleme al n vard r. lim adamlar . Bizim dünyam zda bir ilim adam n n katledilmesi. Bu bak mdan. nizam içinde bulunmaktad r.. Bat ayr bir dünya. Tabiî bu durum. Halbuki Türk slâm dünyas nda bunlar idealize edilen eyler olmay p ya anan eylerdir. bir adalet mefhumu daima aranan eylerdir. Cemil Meriç: Efendim." imdi böyle olunca. despotlukla.

Fakat bunun d nda bir posad r gazete. daha geni imkânlar olan ve istikbale kalacak olan bir nesir vas tas d r. Gürültüden ibarettir. Bu hastal k. Çünkü yirminci asr n bir mecburiyetidir bu. o bak mdan sürükleyicidir. Hiçbir ey yazamazsa. donmam genç ve gerçek dü üncedir. ster istemez bu harekete kat l rlar. Dergi bir memleketin fikir aynas d r. Birçok insanlar kitap yazmak ve bast rmaktan mahrumdurlar. Bir Ahmet Kabakl 'n n gazetede yaz yazmas . Gazete ciddi bir rehber ve güvenilir bir kaynak olmaktan uzakt r. irfan adam d r. ndeks yapmak gibi bir tak m mükellefiyetler yükler yazara. A rl k merkezi belli dü üncelerin telkin edilmesidir. dergiler kütüphanelerin en ciddi. gider cami duvar na slogan yazar. Ahmet Kabakl için bir fedakârl kt r. Haddizat nda roman da. Dergi daha geni imkânlar önümüze serer. gazete de bir kaçma mekanizmas d r. Çünkü gazetenin bir günlüktür ömrü. Birçok büyük adamlar n. bizim için de onu gazetede okumak bir fedakârl kt r. limon gibi s k l p bitecektir. Çünkü Ahmet Kabakl gazeteci de ildir ve olamaz. F kralar n. Bir memleketin irfan n tetkik etmek için. çok okur. Gazeteleri kültürün ba l ca kayna telâkki etmek yanl t r. Bu arada birkaç fikir adam n n oraya dü en yaz lar da ruhumuza sevinç vermektedir. Bu sloganperestli in kayna da grafomanidir. Gündelik hayat n incir çekirde ini doldurmayan vakalar üzerine e ilmekle de erli vaktimizi öldüren bir mekanizma. Ço umuz üç dört gazete birden okuruz. dergi daha geni soluklu. yaz yazmak hastal . Ayn zamanda gazete bir hastal n da ta y c s oluyor. Tefekkürün kalesidir. kitaplar yay mlanm olan yazarlar n yaz lar n n bir k smi dergi sayfalar nda kalmaktad r. Umumiyetle ça m zda en fazla yay lan hastal klardan biri de yaz yazmak hastal d r. ancak belli bilgiler elde etmek için okunur. bo altmak için eline kalemi al r. slogan yazma mecburiyetinde. gazeteleri didik didik eder. Dergiye gelince. Gazete tefrikac l geli tikten sonra roman bütün dünyay istilâ etmi tir. daha smokinli dü üncedir. trajiktir fakat reeldir. mutlaka yaz yazmak mecburiyetinde. en zinde malzemesidir. haberlerin hepsinin ömrü bir günlüktür. Yazamazsa. Bu hazindir. Bir tak m mecburiyetler bir insan olmas gerekenden ba ka ekle sokmaktad r. Bu bilgiler de politikan n konusunu te kil ediyor. Böylece dolar. ciddi kitaba ay rd m z zamanla gazetelere ay rd m z zaman aras nda yap lacak mukayese son derece aleyhimizdedir. her türlü dü ünceye aç kt r. Roman n geli mesinde gazetelerin rolü büyük olmu tur. Kitap ise daha çat k ka l .kaybeder. Yani gazete fanidir. Eline kalem alan. Bir kültür adam d r. Dü üncenin gerçek ta y c s d r. Bu bak mdan gazetede romandan daha fazla tehlike mevcut. Bu bak mdan. Kitap ise fikri . mutlaka dergilerine e ilmek mecburiyetindeyiz. Ne yapal m ki gazetede okumak mecburiyetinde kal yoruz. Grafoman. Bu itibarla dergi gazeteyle kitap aras ndad r. Ama çok sevdi imiz insanlar bu hareketin içindedirler. Gazete sigara gibi içilecek. Kitaba.

Çünkü hepimizin bilgisi s d r. "bükemeyece in eli öp" vs. hocalar yani ayd nlar terbiye etmek lâz m. Buyurdu unuz gibi halk n aras nda "darb-i mesel" ad alt nda. kaditle tirir. fakat politika ilmiyle alâkal de ildir. arzedebildim mi? Siyasî Kültür ve Ayd nlar Cemal Ertek: Efendim. Bu itibarla ben siyasî edebiyat n mekteplerimizde okutulmas na taraftar m. gibi tamam yla siyasî literatürle ba da t r labilecek baz deyimler s zm t r. Maksizm'e kar ayn ilmi cihazla ç kmak mecburiyetindeyiz. ters ideolojilerin körpe dima larda ye ermemeleri için. siyasî kültürün olgunla mas . Evvela ayd nlar n uurlanmas lâz m. Bir nevi teslimiyet telkin eden bu sloganlarla mücadele etmek gerekir. kendimizi de kurtarmak mecburiyetindeyiz. buyurdu unuz gibi adeta afyon yutturularak y kanmalar n mü ahede etmemiz kar s nda bir tohumu nas l ekmemiz lâz m gelir. Türkiye siyasetin içine kendi insiyatifiyle de il adeta sürüklenerek girmi tir. Biz nesilleri yeti tirece imiz gibi. Bu konular n da i lenmesi lüzumuna inan yorum. Hele bu sene çocuk y l olmas münasebetiyle çocuklar m z n beyinlerinin. Evvelâ sunu kabul etmek lâz m: Tedbirin de terbiyeye ihtiyac vard r. ne gibi tedbirler almam z gerekir? Ayr ca ben siyasî edebiyat m z n da bir folkloru oldu una inan yorum.. adeta afyon gibi yutturulan bir nevi slogan edebiyat . Marksizm'in yay lmas na sebep olan siyasî kültür bo lu unun doldurulmas için çocuklar n e itimine alfabeden ba lamak gerekti ine inan yorum. Birçok sömürücünün. Biz fildi i kulede de iliz. Kendimizi tan mak. Halk m z n aras na maalesef. Hocam zdan bu konudaki dü üncelerini rica ediyorum. Siyasî edebiyat n bo lu una varmadan önce bu noktalar n belirtilmesi gerekiyor. Yani ayd nlar da kendileri olmal d rlar. . Bildi imiz ölçüde muzaffer oluruz. Evvelâ siyaset adamlar n . Marksizm'e kar en iyi ilâç yine izm'lerdir. Evvelâ biz ayd nlar n terbiye edilmesi lâz md r. politika esnaf n n ekme ine ya sürer. Bunlar kalabal dü ünmekten al koyar. sonra yap lan tahripleri önlemek. Dü ünceyi bir bütün olarak almak ve izm'leri bu bütün içinde görmek mecburiyetindeyiz.mumyala t r r. "sana dokunmayan y lan bin ya as n". tarihimizi tan mak. i i nereye getirmi ler. Hepimizin siyaset literatürü son derece s d r. "Suya sabuna dokunma" gibi sloganlar elbette bizim dünyam z n mahsulü de ildir. Cemil Meriç: Çok mühim bir yaraya parmak bast n z. Ben bunlar siyasî folklor olarak isimlendiriyorum. izm'lerin. Bütün bunlar n bilinmesi gerekiyor. Karanl kta dövü olmaz. Polisiye tedbirlerle veya hüsnüniyetle yap lacak bir i de ildir bu. Bunlar teslimiyet ve acz ifade eder. Bu uur ayd nlar kat nda gerçekle tikten sonra nesilleri uurland rmak daha kolayd r. atalar m z n olmad halde. Maksizm'e kar aç lacak cihat mutlaka ilme dayanmal d r. Bu itibarla yap lacak i büyüktür.. Biz gelecek nesillerin iyi yeti mesi için evvelâ kendimizi iyi yeti tirmeliyiz. Bilmiyorum. "çirkefe ta atma sana da s çrar". evet politikayla alâkal d r. Avrupa'n n tasallutuna kar kendimizi sa lam bir hisarla ku atmak mecburiyetindeyiz. nsanl k bu konuda nereye varm siyaset sahnesinde boy gösteren fikir adamlar neler bulmu lar.

Türkiye'ye Bediüzzaman bu meselelerin alevlendi i. say : 32. Osmanl c l k. Evvelâ genç nesillerin yeti mesi bir devlet meselesidir.. Bilmek. Cemil Meriç'le söyle i "Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür" Cogito. mü terek bir tefekkür dünyas yaratmal y z. Milliyetçilik mevzuuna Bediüzzaman Hazretleri yer yer eserlerinde temas ediyor. kalem sahiplerinin ve cemiyetin meselesi. olan tarzlar yla. k sa da olsa erhetmeniz talebiyle getirdim. Ayd n meselesi. ortaya at lm . Sonra birçok alternatifler.. kompleks bir hüviyete kar t bir ortamda gelmi . Bat c l k. siyaset ilmidir. daima slâm' n büyük emridir. aralar nda nüans ayr l Türkçülük. Bunun da tek çaresi bilmek ve okumakt r. Bu vas fta insanlar n genç nesilleri dü ünmesi imkâns z. Evvelâ kendimizi tan mal y z. slamc l k gibi. Kimse kimseyi anlam yor. 40 milyon Robinson halindeyiz. Nesilleri ayd nlatacak olan. dilimiz yok. 2002 Safa Mürsel: Bugün ihtiyac ma ve cehaletime binaen sizin huzurunuza milliyetçilik meselesini. te bunlar n herbirinin kendine . Mü terek bir dil.Sordu unuz suali tam mânas yla cevapland racak durumda de ilim.

hatt zat nda unsuriyet hissini kolay kolay kaybetmemi ler. Üstat II. Darü'l-iman diye. Avrupa'n n farikas daha önce de söyledi im gibi kavgad r. her an birbirleriyle kavga etmi ler. do rudan do ruya bat dan ithal edilen bir mefhumdur. vahdaniyyete inanan. Burada kan. menfaatleri ayn birtak m kavimler peydahlanm t r. ayn memleketin insanlar .has. slamiyet bütün insaniyete amildir ve biliyorsunuz ki k talar ikiye bölmü tür: Darü'l-Harp. muharebedir. Me rutiyet döneminde veya Cumhuriyet'ten hemen sonra slam dü üncesiyle ba da t ramad içinde s n fland rm . Gerçi H ristiyand r bunlar. Barbar istilalar ndan sonra Avrupa'da dilleri ayn. renk. Misaka dahiloldu u andan itibaren her insan bütün teali imkanlanna ayn derecede sahiptir. nazariyeleri olmu . Darü'l-iman hidayete eren. Avrupa bu vahdeti hiçbir zaman gerçekle tirememi . . Yaln z birbirleriyle de il. milliyetçilik görü lerini kendi anlay Cemil Meriç. kayna mam lar. Bu H ristiyanl k ciddi bir vahdet unsuru olamam . tek vicdan halinde birle mi tir. Kurey kabilesi vb.: Millet mefhumu. kafatas gibi mefhumlar hiçbir ey ifade etmezler. Bu insanlann aras nda hiçbir fark yoktur. Fakat belli bir süreden sonra bütün insanl k Osmanl idaresi alt nda tek kalp. bütün müesseseleri ekillendirmeye matuf görü leri. ayn kavmin insanlar da birbirleriyle kavga etmi . Gerçi zaman zaman Araplar. slamiyet'i kabul etmi insanlann ülkesidir. gibi birtak m gruplar üstünlükler pe inde ko mu lar.

Milliyetin hiçbir kökü yoktur. Büyük tarihimiz var. a a yukan men e birli ine dayanan kavmiyet belli zamanlarda hafiflemi . S rplar k k rtm ve parçalamaya ba lam Osmanl 'y . Avrupa kuvvetlenmi . slam'a kar Haçl seferlerinde hep beraber çarp m lar. Ruslar . Fakat burada. Osmanl da lüzum görmemi bunlara. imdi Osmanl 'n n yani slamiyet'in zaferlerinin bütün s rr tek vücut. Fakat kendi ba lar na kal nca yine birbirlerini tahrip etmekten vazgeçememi ler. Ama akl ba nda iken insan anlatmaya hiç lüzum görmez. slamiyetin mitolojisini . Bu te ebbüslerinde muvaffakiyete eri memesi elbette CenabHakk' n bir lütfudur. iktisadi fetihler yapm . Bulgarlar . Evet O uzlardan geliyoruz. Hiçbirimiz gençken çocukluk devrinden bahsetmeyiz. Milliyet. Avrupa'ya teveccüh ettikten sonra Avrupa yeni bir Truva at daha sokmu içimize. s n f hakimiyetini kurmu ve bizi yok etmek için te ebbüslere giri mi . kendi aralar ndaki rekabet de büyük rol oynam t r. kitap sahibi milletleri korumu uz ve üç k tada hükümran olmu uz.mücadeledir. bunay nca anlatmaya ba lar z. mü terek dü man olan Osmanl ya kar . kuca m z açm z. aralar ndaki tefrika. yani lisan birli ine dayanan. Ortodoks kilisesine ba l Rumlar . Evvela himayemiz alt ndaki kavimleri k k rtm . Osmanl 'da hiçbir eye dayanmaz. Yani tefrika olmasayd Avrupa ile daha güç mücadele edebilirdik. Bu parçalama hareketi epeyce muvaffak olmu . Biz Misaka dahil olan bütün kavimlere karde muamelesi yapm z. Bu hükümranl parçalamak için Avrupa zaman zaman te ebbüslere giri mi . tek kalp olu tad r. Fakat bu tarih Osmanl 'n n çocukluk devridir. Yani hiçbir zaman bir slam vahdeti gibi bir H ristiyan vahdeti te ekkül etmemi . Bu kavmiyet. man na sad k kalm .

Almanlar. Mesela I. H ristiyan kavimleri içinde belli bir yer i gal etti ini o zaman ciddi olarak fark eder. Fakat bunlar erimi slamiyet'in içinde. Çünkü erefi. zaferleri slam' n eseridir. ayr bir tarihi oldu unu idrak eder. Bunun d nda milliyetçi de ildirler. büyüklü ü. Ayr bir dili oldu unu. haysiyeti. bu d a kar kendini müdafaa mecburiyeti. Zaten Avrupa'da uurlu olarak milliyet fikirleri. Hakikatte milletler sadece ba ka milletlere kar mücadele verdikleri zaman milliyetçidirler. Kendisi de toprak aristokrasisine kar ayaklanm t vaktiyle. Alman kapitalizmiyle Frans z kapitalizmi ortakt lar. Cihan Sava 'nda bu çok görüldü. kendi içlerinde 1789'dan yani burjuvazi iktidara geçtikten sonra ba lar. ktidara geçen burjuvazi kendi d nda kalan içtimai s mflar yabanc gibi sömürmeye ba lar. faziletler getirmi . Bu defa da kendine kar cephe alan i çi s n f na kar ayn k zg nh . Endüstri kurulu lar olan . Fakat bu co rafyadan gelen milliyetçilik zamanla daha geni bir menfaat birli ine ink lab eder. Tabii dünyaya kar da dü mand r. Kendi mitolojik tarihine itibar etmemi . Zaten bu kan nda vard r. ngilizler. Silinmi iman n içinde. kendi varl n n uuruna vard r r Fransa'y .benimsemi . Elbette birçok hasletler. ayn öfkeyi ayn y rt c l izhar eder. 1789'dan sonra ihtilali yapan Fransa bütün Avrupa'ya kar mücadele vermek zorundad r.

Baz sava lar geçti aram zda. prensipler etraf nda birle mek zorundad r. slam olduklan halde bize husumet besleyen as rl k telkinlerle. Avrupal için milliyet sadece belli ölçüler içinde geçerlidir. dü man olduk. bir bayrak alt nda toplanmak zorundayd lar. Katiyyen tarihimizde yoktur. Bu kopu tan sonra biz de ister istemez kendimize çeki düzen vermek zorunda kald k. çe itli propagandalar neticesinde dinda lar m zla aram z bozuldu. ikinci k sm da u. Bu birinci k sm i in. Alman ayd nlar yla Frans z ayd nlar aras nda tart ma konusu olur. Bir nefis müdafaas olarak milliyetçilik zarurettir. imamm z yok edilmek istendi. ayn eyleri isteyen . Bizde milliyetçilik do rudan do ruya Avrupa'dan ithal edilmi mehfumdur. imdi çe itli telkinler. slamiyet'te olamaz milliyetçilik. dü man telkinlerle husumet beslemekte olan karde imiz. Men einde bu bir Avrupa oyunuydu. Elbette Türk insan kendini korumak zorundad r. Bu imam yok etmek için bilumum vesilelere müracaat edildi. ayn eylere inanan. fakat bizden ayr lm ülkelere kar kendi menfaatlerimizi korumak mecburiyetindeyiz.tarif u: Mazide ortak zaferleri olan. fakat sonunda bir mecburiyet oldu. Bu vesilelerden birisi de milliyetçilik hikayesidir. Almanlar n Alsace Lorraine'i i galinden sonra hukuki ve felsefi bir mesele olarak ortaya ç kar. Kendini korumak için de belli bayrak alt nda. Rusya'ya kar . Elbette ki belli hudutlar içinde ya ayan. belli dili konu an insanlar kendi hüviyetlerini d dünyaya kar hayk rmak. Milliyetin birçok tarifi var. Baz arzu edilmez hadiseler geçti. Var lan ve bizim de kabul edece imiz -ister istemez. Bat 'ya kar . Fakat zeval devrimizde en kuvvetli taraf m z. Onlar aynld lar bizden.birçok yer bombaland nda kapitalizm. kapitalizme yard m etti.

Burjuvazi zaten bu karde li i gerçekle tirmi tir. Çal anlar karde tirler. Ona göre ayn eylere inanan. Kendi menfaatleri u runda daima kendi insan n istismar eder.nat k olu udur yani insan n kafas vard r. bütün milletlere aç k sadece dü ünce birli ine dayanan. Bunu kuvvetlendiren kan. madem ki. yapan birlikte ya amak arzusudur. akl vard r. Sovyet Rusya da bunu .menfaatleri mü terek. insan e ref-i mahlukat yapan hayvan. Sosyalizmin inanc budur: Bütün dünyada buIjuvazi bir tek millet vaziyetindedir. Çal anlar yani ayn gaye u runda emek. al nteri harcayanlar mazide de ayn gaye u runda çal m olanlar. Dünyan n bütün proleterleri karde tirler. inançt r. dil gibi ba ka unsurlar da vard r. istikbalde ayn çat alt nda. Onun gibi dünya proleteryas da tek millettir. Bu içtimai s n f rk ba lar yla ba l de ildir birbirlerine. o halde hatt zat nda milliyeti yapan en kuvvetli faktör imand r. Bu arzu mü terek inan lardan gelir. kafas na k veren inançlar d r. Enternasyonal. smi üzerinde milletleraras . Birisi ideoloji olarak bu as rda sosyalizm sahneye ç km ve bütün dünyada enternasyonaller kurulmu . bütün hayat n belli bir istikamete sürükleyen iman d r. Sosyalizm slamiyet'ten haberi olmayanlar n slamiyetidir. ayn bayrak alt nda ya amak isteyen insan toplulu u. Bu arzu tarihten gelir. Milleti millet. dü üncesi vard r. Fakat insan insan yapan. ayn gaye u runda mücadele eden insanlar içtimai bir s n f te kil ederler. kader birli ine dayanan bir topluluk demektir. Madem ki. beynelmilel. Yani Said-i Nursi Hazretleri "bugün unsuriyet ça geçmi tir" derken iki manada hakl d r. istikbalde de ayn gaye u runda çal acak olanlar karde tirler. Bunlar biyolojik faktörlerdir ve hiçbir mana ifade etmezler. Vicdan vard r.

Bütün insanlara hukuki e itlik sa lan r. Sömürenler bir bütündür. Enternasyonale ba l yd . bir spanyol i çisi ayn insand r. ayn derecede aziz oldu unu. Milletleraras cepheler kuruldu. Frans zlar. sömürülenler. Yani bir talyan i çisiyle. talyanlar. En yenisidir. Sömürenler de bir bütündür.gerçekle tirdi ini iddia ediyordu o zamanlar. Millet gibi birtak m suni tasniflere katiyen iltifat etmez. Hiç olmazsa nazari olarak. Almanlar. O dönemde henüz ne gibi mecra takip edece i. ddias budur. muhterem oldu unu. Enternasyonal kurulmu tu ve bütün Avrupa proleteryas III. Sovyetlerin sosyalizmi. ngilizler. . Amerikal lar. beynelmilelcili i samimi olarak tatbik ettikleri zannediliyordu. Ve bu cephelerde bütün Avrupa insan sava t . Ruslar. Ac çeken. ezilen bütün insanl k tek bir bütündür. Bunu yaparken insanlar n ayn haklara sahip oldu unu. Sosyalizm Bat dü üncesi içinde en son sahneye ç kand r. nas l bir aldatmaca oldu u belli olmam t . Bunun d nda sömürenler vard r. Sosyalizm insanl ikiye böler: Sömürenler. fa izme kar dövü tü. Vaktiyle 1789'da milliyet hisleri bir taraftan kuvvetlenirken. imdi de mümkün bir yerde. kimsenin kimseyi istismar etmeyece ini ileri sürer. Franco iktidara geçerken spanya'da. Demek ki milletlerin d nda milletleraras bir milletten bahsetmek mümkündü. Mü terek dü mana. iki dünya sava t birbiriyle. bir taraftan da orta s n f iktidara geçer. imdi nazari olarak sosyalizm milletlerüstüdür. lll. bir Frans z i çisi.

Charlemagne mparatorlu u. Bat bir H ristiyan vahdeti kuramam t r. Bu itibarla zannedildi i gibi milliyetçilik. nsanl a çok büyük ac lara. hiç olmazsa nazari olarak. Kuramam t r ama daima milletin d nda daha yüksek bir cemaat oldu unu kabul etmi tir. milliyetçilik tarihi kanla yaz l d r. fert hodbinli i. Nitekim o zamanki anayasada gerekçesi de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. nsan ve vatanda haklar d r. Ve do rudan do ruya amentüsü de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. H ristiyanl k bunu kabul etmi tir. Bat 'n n buldu u en son hakikat de ildir. Fakat Bat 'da bir ideoloji hüviyetiyle tarih sahnesine ç kan üç ideoloji var. Bu ne kadar gerçekle ebilir. Harice kar bir müdafaa silah d r. liberalizm ve sosyalizm. Bu çok dikkate lay k bir eydir. liberal burjuvazi ve sosyalizm bunu kabul etmi tir. aile hodbinli i. Bu itibarla Said-i Nursi Hazretleri'nin . Bunlar n üçü de bütün insanl k için harekete geçtiklerini iddia ederler. mparatorluklar kurmu tur: Roma-Cermen mparatorlu u. Yani Frans z ihtilali insanl k nam na yap lm oldu unu iddia ediyordu. çok büyük facialara mal olmu tur. servet seviyesi ba ka insanlar n birbiriyle anla amayaca n ispat etti. milli hodbinlik ekline de gelmi tir. Sadece vatanda haklar de ildir. neresi yaland r ayn mesele. dini ba ka. Milletler daha sonra ç km t r ortaya. Bunlar slamiyet'e benzeyen gerçek bir vahdet kuramam t r.Fakat sonra hadiseler. milliyetçilik. Frans z ihtilali de kendini bütün insanl n ihtilali olarak takdim etti. H ristiyanl k. Ayn milletleraras mahiyeti sosyalizm de ta r. hayat ba ka. menfaatler bu ideolojinin mümkün olmayan esaslara istinad etti ini çünkü dili ba ka.

aldat lm vaziyetteyiz. Mazideki kudretimiz hat ra olarak da ya asa ayakta durmam z mümkün k lm t r. çe itli ihanetIere u ram . Yaln z imdi bu hudutlar içinde baz noktalan i aret etmek gerekiyor. Yani din olmadan esasen milliyet olmas na imkan yoktur. Fakat hepsinden evvel dinimiz var. Yani bizi Osmanl 'dan tecrit ederek. Din olmayan yerde milletten bahsetme imkan yoktur. zafer kazanm z. Bu itibarla bugün ister istemez bir devletimiz var ve bu devlet milli bir devlettir. Ama bugün dü manlarla çevrilmi .söylediklerine ben de kat l r m. ark lar m z var. ster istemez ba kalar na kar kendi varl m z müdafaa etmek için millet unsurundan da istifade etmek zorunday z. Cumhuriyet'in en büyük hatas bu olmu tur. kendilerini "millet" olarak anlatm lar. yobazl k eklinde olmayacak. bütün efendili imize. Elbette bizim de dilimiz var. mukaddese dayanmayan bir milliyetçilik kurulamaz. H ristiyanlar tarihin belli merhalesinde milli egoizmleri sahneye ç karm lar. Bunlann kar s na biz sadece slam olarak Ç km z. Bu itibarla tarihe dayanmayan. mutaas p bir ekilde. fikri ve tarihi yap s bak m ndan tamamen birbirine z t iki dünyad r. Bir kere slamiyet'le. bizim de edebiyat m z var. Bu iki dünyan n birbirleriyle anla mas na imkan ve ihtimal yoktur. H ristiyanl k içtimai. dinden de tecrit etti ini zannetmi ve dinden tecrit edilen bir kalabal n da ya ayabilece ini zannetmi . bütün alicenapl m za ra men hançerlenmi . Fakat . uurumuzdan idrak m zdan ve ahsiyetimizden bunu ç karmaya imkan yoktur. Yaln z bu istifade ba naz bir ekilde. As rlarca Müslüman olarak ya am .

Bu itibarla dini tesanüd etraf nda dinden gelen. Fert dinsiz olabilir. Said-i Nursi 930'da hakl yd . millet gibi adeta kabile devrinin bakiyesi olan bir hisle ayakta tutulamaz. Bütün sembollerimiz. riyakar. en adi canavardan daha tehlikeli bir sürüdür. tarihten. dinimize göredir. Toplum dinini kaybetti i andan itibaren vah i bir hayvan sürüsüdür. bundan tecrit edilen Türk insan .Türk milletini dinin d nda mütalaa etmektir. .mazideki ihti am nerede. Elimizde olmayan sebeplerden dolay dostlar m z kaybettik. imand r. Y rt c . Fakat toplum olamaz. undan hakl de ildir: Toplum maziden çok farkl bir yap ta yor. bugün hakl de ildir. vücudumuzdaki her zerrede mevcut. Himaye etti imiz milletleri kaybettik. bugünkü facia nerede? Cumhuriyetin en büyük hatas -hatta bir parça ttihat ve Terakki'nin de. Fakat unutmamak gerekir bunun en kuvvetli istinadgah dindir. Bir mukaddesler manzumesi olmad kça hiçbir topluluk ayakta duramaz. Bu . mü terek ac lar çekmekten. bir milletten bahsedilebilir. melun. Çünkü bir yerde bizim dilimiz de dinimizin bir parças d r. Nitekim tarihin hiçbir devrinde hiçbir topluluk dinsiz ya ayamam t r. hem dinamik bir kuvvet olarak. fert ate olabilir. mukaddesatt r. mü terek facialara maruz kalmaktan gelen Avrupal manas yla. Bu itibarla bir topluma yap lacak en büyük kötülük onun dini inançlar yla oynamakt r. Din ki damarlar m zdaki her zerre kanda. Dinsizlik bir hastal kt r. bütün hayat m za istikamet veren sevgiler. hem hat ra olarak.

slamiyet büyük bir dairedir. Bat ' dan gelen bu tehlikeli fikir birkaç isim etraf nda toplanabilir. De Guignes 18. Güya bizi Osmanl 'dan ve slamiyet'ten kurtarmak için Hunlarla. Ve mesela ÇinIilerin. Hepsini kucaklas n. Ondan sonra millettir. lk daire ailedir. C. Vambery. Bu milliyetçilik hareketi iki kaynaktan geldi bize. Bütün insanl kucaklas n. Ve Avrupa. Mo ollarla akraba yapm . Frans z polisine mensup bir adamd r. Ondan sonra slamiyet'tir. Hakikatte bu tarihen hiçbir zaman sabit olmam t r. Fakat bu daire daha küçük dairelere müttehid-ül-merkez. Elbette bütün Müslüman karde lerimiz ayn de erdedir. as rda ya am . Hunlar n. çok eski bir mazimiz oldu unu. Fakat kendi dilimizi konu an. onun bizi karde yapt bu kavimleri lanetle yad eder. Josephe De Guignes.: imdi efendim.M. Kendisi hariciyeye. Osmanl 'ya dü mand r. Birisi bat kayna . merkezleri bir olan dairelere bölünebilir. De Guignes bizi bizden fazla dü ünmü tür. Mo ollar n çocu u oldu umuzu. De Guignes slamiyet'e. Bütün insanl a amildir. En son tarihler Hunlardan "medeniyetin kendilerine yaln z harabeler borçlu oldu u Hunlar" diye . Arzu ederiz ki slamiyet en büyük daire olsun. onlardan faydalanmak zorunday z. Ebediyete kadar uzar.f rt na ortas nda da lan sürüyü bir araya toplamak için ister istemez tarihi hat ralara dayanmak. o devrin kifayetsiz bilgileriyle Çin uzman d r. sekiz cilt halinde yazm . M s r'dan gelen bir koloninin devam oldu unu söyleyecek kadar bilgisizdir bu konuda. Leon Cahun. anla abildi imiz insanlar elbette bize daha yak nd r.

19. Osmanl 'ya hem dostturlar. Fakat bu medeniyeti bir türlü nakledememi lerdir. Süleyman Pa a De Guignes'yi nereden tan d ? Nas l tan d ? Hangi karanl k kaynaktan geliyor De Guignes'yi tan mas ? Belli de il. Leon Cahun Yahudidir. Asya Tarihine Giri diye bir kitab var. Kuramazlar da.Kerim'i oluyor. Eserinde De Guignes'den parçalar nakletmi tir. çünkü Osmanl kendi d lar nda. Bu kitap Türk milliyetçili inin Kuran. Bütün Türkçülerin üzerinde birle tikleri isimlerin ba l calar ndan biridir Leon Cahun. Ostorogotlarla vs. Tatarlarla. as r sonu. asnn ba nda ya am t r. tan mad De Guignes' den ö rendik. ismini bilmedi imiz birçok milletlerle. Bilakis y karlar. 20. O kadar budalad rlar ki Çin medeniyeti ile uzun zaman temas etmi ler. hem dü man. De Guignes'den Süleyman Pa a bahsetmi tir. Önsözünü tercüme ettim onun. imdi bir de Rusya' dan gelen Türklerin telkinleriyle kuvvetleniyor bu hakikat. Dü mand rlar. y rt c . Vizigotlarla. Rusya'dan gelen Türkler. ayn ruh iklimi içindeler. Vambery do rudan do ruya casustu zaten. Diyor ki "Türkler hiçbir medeniyet kurmam lard r. Medeniyet tahripçileri. Türkiye'de milliyetçili in kayna d r bu kitap. Dostturlar çünkü ayn medeniyet camias . Dü ünce kabiliyetleri yoktur bunlar n. Hunlarla. Sadece y km lard r". Ondan sonra Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Hüseyin Cahit tercüme etmi . hunhar bir sürü olarak bahseder. m z atalar m zIa münasebetlerimizi Bir di eri de Leon Cahun'dur. K r m' dan ayr ld ktan sonra .bahseder.

Bu itibarla Türkler slam medeniyetinde. Enver'e. sen Peygambersin diye kasideler yazd . parçaland ülke. Hepsi ayn vaziyetteler. slam faktörü üzerinde de il. Büyük milliyetçi. Politikan n bütün büyüklerine. Prototipidir onlar n. Yaln z dedi im gibi bu öyle bir milliyetçilik ki içi bo alm . ttihad Terakki. büyük söz sahibi olmak arzusuna kap lm lar. . aynca A ao lu Ahmet -garip bir milliyetçimiz-. Ziya Göka1p budala bir adamd tam manas yla. kans z. Türk Yurdu etraf nda halka1anm . Orada Türklük gururlar k r lm . Burada yeni bir vatan bulmu lar. Rusya'da yeti mi ler. Tarih tasfiye etti Osmanl 'y .onlarla bir münasebetimiz kalmad . Evvela Selanik'te pohpohlad lar. Ve Milliyetçi hareket Türk Yurdunda. Said-i Nursi'nin büyük bir ihtimalle bid'at erbab diye yad ettikleri aras na bunlar da girer. Ziya Gökalp ayran budalas yd .Allahs n. cans z. Yusuf Akçura. hissesi vard r. Binaenaleyh. Türk Yurdu etraf nda geli mi tir. A ao lu Ahmet'i anlatmak bütün Rusya'dan gelen Türkleri anIatmak için kafidir. Milletvekiliydi. çünkü Rus terbiyesi görmü ler. Mustafa Kemal'in çok sevdi i adamd ve bütün emellerine sadakatle hizmet etti. Fakat bu vatanda söz sahibi olmak. Cahil bir adamd . hareket kabiliyeti olmayan bir milliyet. Mustafa Kemal'e sen -ha a. Talat'a. milliyet nazariyecisi oldu. daha çok Türk motifi üzerinde durmu lard r. Osmanl 'n n y k l nda onun büyük rolü vard r. Zaten "cihanda sulh. Yusuf Akçura biliyorsunuz Tarih Kurumu'nun ba kan oldu Mustafa Kemal devrinde. Haris bir adamd . A ao lu budala de ildi. Son derece ümmiydi. emellerine alet etti. Cumhuriyet devrinde milliyetçili e san mak mecburiyetti.

mutlak olarak teslim oldu umuz bir ça . ay r c olmaktan. Diyelim ki ilk kelime Adem. indeksIemeli. sayfa 500' de. Yani elbette slamiyet'i tahkim etmek. Herkes dü man. Yaln z z. yurtta sulh olmas n da ne olsundu? O devrin fikir hareketleri karmakar kt r. Ne olursa olsun birle meye ihtiyac m z var. birle meye ihtiyac m z var. yaralay c olmaktan hazer ederim. bütün dünyada yaln z z. Dosta. kelimelerin alt n çizer. bütün külliyat n tarar. Adem kelimesi hangi ciltlerde. hangi sayfalarda ve niçin geçer? Cilt 3. Bizim için bir dayan ma unsuru oldu u ölçüde kavmiyetimizi müdafaa edece iz. Kavmi yapan dindir. Herkesin dü man oldu u bir dünyada ya yoruz. alfabetik olarak yazar. Cihanda sulh. rasin ve metin hale getirmek bilhassa ayd nlar aras nda vazifemizdir. mümkün oldu u kadar mü terek unsurlar bulup birle mek laz m. Biri. Bu itibarla ben ahsen bunlar n bugünkü cemiyette çok faydal olaca na da inanm yorum. Ama kavim ikincidir. A a yukar bütün büyük adamlar için . Said-i Nursi Hazretleri'nin bütün yaz lar n belli ba l klar etraf nda toplamal . mufassal bir lugatçesini yapmal . Bu insanlann hepsi bizim. s cak bir tebessüme çok ihtiyac m z var. tahsir etmek. inançt r. Fakat ay rmaktan. Ayr lmaya de il. dinamik olmas na zaten imkan yoktu.yurtta sulh" formülü ile ifadesini bulan bir sulhperverlik bahis mevzuu idi. Yani insanlar damgalayarak ay rmak de il. Birincisi dindir tabiat yla. kaybettirilen insanlar n mütearr z olmas na. nanc n kaybeden.

Türkköri bu manaya hiç gelmez. Herkes k zd . Bu. Türkiyat da. Abdulluh Cevdet'e gelince. Devlet-i Aliyye'nin çökü tarihi. Buyrun can m hata etmi olabilirim. Gazali'nin Gazeliyat' n ondan okudum. Niçin bunu yapt m anlatt m. Türk perestlik diyor. yokolu tarihi 1826'd r. Ben Ziya Gökalp'in baz yazd klar n ele tirdim. Herkesin kitab n n indeksi vard r. Türkköri kelimesi Türk perestliktir. Hiçkimse a z n aç p cevap vermedi. Çok geni tecessüslü olan mustarip ve yaln z bir adamd . Faraza Said-i Nursi Hürriyet hakk nda. nerelerde ne söylemi ? Ne kadar söylemi ? Bunun daha mufassal da olur. Türkiyat. okumay çok kolayla t nr. Bir yerde çok faydaland m Abdullah Cevdet'ten. Bütün söyledikleri yanl t r. Dil Best-i Mevlana's çok güzeldir. Bunlar dünyada mevcut bütün lügatlarla ve vesikalarla ispat ettim. okumay ve anlamay kolayla t r r. Türkolojidir diyor. Baz eyler var ki münaka a edilir. Mülhid de ildir. Ben hiç kimsenin münaka a edemeyece i eyleri ele tirdim. n allah hata etmi imdir. Baz eyler var ki münaka a edilemez. Bu ordu nas l kurulacak? Bu orduyu kurmak için Bat ' dan hocalar getiriyoruz. tabii herkesin bir parça sübjektif taraflar vard r. O biraz güç.ayn eyi yapm lard r. Çok faydal bir i olur. Yeniçeri topa tutulduktan sonra yeni bir ordu kurmak laz m. z nd k de ildir. Bitirdim hikayeyi. Tasavvur . Madrabazl k yapm t r. Etüd yapmak isteyince onu da kolayla t nr.

koyunlar n hissiyat n merak etmeyiz. ordumuzu yeti tirmek için hoca istemek ne demektir? Yani bundan büyük felaket tasavvur edebilir misiniz? Ordunun techizat vard r. vesairesi vard r. Bizi anlamak niyetinde de il. Mü avirler getirtiliyor Bat 'dan ve Mühendishane-i Bahri. Kesif bir taarruz ba l yor. Tabii adam gelince bize hizmet etmek için gelmiyor. Hiçbir zaman anlayamay z. mal rem . Bunlan da getirtmeye ba l yorlar Avrupa' dan. Avrupa'yla kayna yoruz. anlamak mecburiyetinde de de il. Yabanc mektepler aç l yor. Bal klar n. yeriz. Avrupa da bizi anlamad . misyonerler de geliyor. Onlar da bizi öyle. Hayat n n yegane gayesi bizi yemek olan bir medeniyetten. insan deli olur. Halbuki biz dü man dost telakki ediyoruz. malzemesi vard r. Çünkü kar daki tilkidir. mahvetmektir. Bat mektepleri aç l yor. nas l kesilir bu. As rlarca mücadele etti imiz. Mühendishane-i Bem aç l yor. Avc n n hayvan tetkik etti i gibi. bizi tetkik ediyor Avrupa. Kuca m z aç yoruz. ona bakacak. Avrupa bizi yemek istiyordu. Orduyla beraber müteahhitler de geliyor. Mekteb-i harbiye aç l yor. Burada tabii biz ma lup olaca z. De il mi ya? Keseriz. Yani bu adam n hikmet-i vücudu bizi yemektir.edin. Orduyu slah etmek için. Politika esnaf da geliyor. Yiyece imiz hayvan anlamaya mecbur de iliz. i adamlan da geliyor. Anlamas na ihtiyaç yoktu çünkü. hiçbir zaman anlayamad k Avrupa'y . "gel bizi yeti tir" diyoruz. tarihte gazalar m z olan ve onu hidayete getirtmek için sel gibi kanlar ak tt m z bir dü mana el aç yoruz.

Haluk mamo lu: Bu beyanlar n ifade eden kaynaklar var m ? C. . Hilafeti y kt ktan sonra dava kazan lm t r. ngiliz müstemlekat naz r Gladston Kur'an' kald rmal y z diyormu .M.M.: Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade etti i bir ey var. temelleri ortadan kalk nca. C. malat hatas d r. Mesela misyonerlerin yazd kitaplar var. bina çökecektir. Medeniyet bir bütündür.dünyam za sokuyoruz. nas l y kaca n biliyor. lk çürüyen ve ilk yok edilen bu ordu. Viyana'ya giden ordu de ildir elbette. kald nrsak Osmanl toz y H. Yani Bat dilini bilip Bat 'dan . Çok iyi biliyor ki. hilafeti d ardan y kmak mümkün de ildir. Orada "En büyük dü man m z slamiyettir. lk bat l la an müessese ordudur.: Bu dü ünceleri beyan eden kay tlar var. çöküyor: Fakat çökü orduda ba lam t r. çeriden kendi adamlar na y kt r yor. Bat 'da. Bat dilini yaln z kendi adamlar bilir. Robert Kolej'den ç km adamlar bilir. emellerimizi onlara tahakkuk ettirmek. Bunun d nda Türkiye'de Bat dilini bilen adam yoktur.: Okuyanlar kendi adamlar d r. tesadüfen bilir. Osmanl 'ya ihanet etmek için d andan kuvvet kullanmak mümkün de ildir. slamiyeti n haline gelir" diyorlar. Avrupa bizi nereden y kaca n . Kendi içinden adamlar bulmak. Tek dü man hilafet müessesidir. aç kça söylüyorlar. Bat dilini bilen adam n dürüst ve namuslu olmas na imkan yoktur. yol bu. Fakat bu okuyanlar kendi dillerini biliyorlar.

mücadele etsin? Sebep yok. komünizmde de vard r. ne yaps n? Deli midir adam? Pek az deli ç km t r binaenaleyh. Niçin.kopmak akla hayret verecek bir i tir. Bir kavme benzemek dilini bilmek demektir. Komünizm.: Tilki medeniyetini (bizi yutmak isteyen medeniyet) komünizm de kendi bünyesinde kurmu mudur acaba? C. Dü man olmak için sebep yok. hakikatte ideolojiler insana göre ekillenir. Çünkü Bat dilini bilince bütün mevkiler size aç kt r. Bu itibarla kapitalizmde olan kepazelikler. isterseniz sosyalizm diyelim. imdi. hikaye bu. Sadrazaml a kadar ç kacak adam. Arka oluyor. Rusya' da nüfusun yüzde 80'i köylü idi ve köylünün içinde okuma yazma bilen yoktu.M. Bilince de o kavimden olur. . Çünkü komünizm yoktur henüz. geri bir toplumda gerçekle ti komünizm. deoloji kitapta durdu u gibi durmaz. Yani rastgele adam.: Efendim. yükseliyorsun. Binaenaleyh. . Bilmiyoruz ne oldu unu. ne diye Bat 'yla muharebe etsin. okuma yazma bilmeyen bir toplumda. H. Bu Tanzimattan beri böyle. Menfaatlar na ayk r d r. mkan yok çünkü. Tecrit edemeyiz. ister istemez bu toplumun iç dünyas komünizmin ekillenmesinde müessir olacakt . imdi. O kavim de sana yard m ediyor. sokaktaki adam Frans zca ö renince sadrazam oluyor. Tatbikatla toplumun bütün ruh dünyas na kök salar.

Bu rüya kar s nda Bediüzzaman Hazretleri'nin dü ünceleri var. Rusya sosyalizmi tatbik etmek suretiyle günün birinde komünizme geçmek iddia ve arzusundad r.Komünizm diye bir ey yoktur dünyada. Ve bir rüya olarak caziptir. Devlet oldukça komünizm olamaz. kapitalizmin bütün kepazeliklerine vâristir Yani bunlar ay rmak mümkün de ildir. Devlet ortadan kalkar. bugün tatbik edilen ekliyle Rusya'da. Buna Rusya bir Rus misti i getirmi tir. O s ralarda sosyalizm emekleme ça ndad r. ne kadar insanl k d .: Rüyadaki hitabede geçen be menfi esas Makyavelist prensipler mi dir? C. tabiata ve Allah'a daha yak nd r. Devlet yoktur komünizmde. Komünizme geçmesi için devletin ortadan kalkmas laz m. Teorik olarak ve pratik olarak yoktur. Sair kendinde bütün doktrinlerin hatalar n ta r sosyalizm. Aç ktan aç a sempati ile bak yor memlekete. bir doktrindir sosyalizm. Yani kapitalizm as rlardan beri imtihandan geçmi . sosyalizm. Rus insan cahil oldu undan. kisi de Avrupa menbal d r. Sosyalist olmak iddias ndad r. H. yontulmam oldu undan. Biz komünist diyoruz. Fakat doktrin olarak.: Rüyadaki hitabe son derece mühim bir hitabedir. ondan sonra komünizm merhalesi gelir. ne kadar hain. Komünist de ildir Rusya.M. Elbette. Nas l bir cemiyet olaca n bilemeyiz komünist cemiyetin. Bu palavradan ibaret. ne kadar namussuz. . Komünizm merhalesi hiçbir yerde tatbik edilmemi tir. Yani gayr-i ilmi ve gayr-i ciddidir. Yani kâfi derecede medeni de ildir. yeni kurulmu tur.

Herkesin mülk sahibi olmas . ezenle ezilenin mücadelesini remizle tirir. insana dü man yapan bir hareket de ildir. mazlum Asya'y yine slamiyet'in rehberli inde fakat sosyalist bir temayülle idare etmesi arzuya ayand r. Bugünkü ekliyle . kafadaki istikbal var. Safa Mürsel: Fakat Marksizmde. dost yapan bir harekettir. Bu hareket insan . hareket olmu tur. Kapitalizme yüzde yüz has md r. Malikiyet demek. komünizm de budur.: imdi efendim. Bu arada yeni bir dünya uyan yor. her tür lü istibdattan kurtulmak demektir. neticesine var yor.M. De erlendirilmedi o hitabe. istedi i gibi ya amas . günahlar ndan s y rmas ve Asya'y . Sosyalizme nazar. Bu hazret milletleraras bir mücadeleyi de il s n flararas . C. Yeni bir ink lap olmu tur.müsamaha ve efkatle bakmaktad r. bütün insanlar n mülk sahibi olmas demektir. slamiyet'in bu harekete ba olmas . istikbal var. her türlü bask dan. bir de ya anan realitenin getirece i tahmin edilen. Kapitalizm Asya'y yemektedir ve Asya'y yok etmektedir. Asya için bir felakettir. Hakikatte Marx' n kominizm dedi i ey de Bediüzzaman n 5. Bu hitabe son derece dikkate lay kt r. tasvir etti iniz gibi bir dünya dü ünülmüyor. bir kitaplarda. Ve hürriyet demek her türlü zulümden. Marksizm de. esir Asya'y .bir dü ünce oldu unu ispat etmi tir. Hiçbir bask olmamas d r. son derece. devriyle uyu maktad r.

Hiçbir zaman hiçbir hakka ve hürriyete sahip olamazlar. Komünist merhalede her ey. Peki ehliyetin ölçüsü nedir? Ehliyetin ölçüsü el sanat d r. Devlet. emel bu de il. ne kadar çal yorsan z. Daima hakim s n f n yan . Bu makine ortadan kalkacakt r.sosyalizmin insanlar hürriyete. daima bir bask alt ndad r. Bu iktidar. herkesindir. Program. Bir rüyad r sosyalizm ve böyle dü ünülüyor. çat maya. Kâ t üzerindeki emel bu de il. saadete. Herkes ehliyetine göre yiyecek. Ne yap yorsan z. o kadar yiyeceksiniz. hürriyetsizli e götürüyor. Bu makine ortadan kalk nca hürriyetsizlik kalmayacakt r. imdi fail-i muhtar de ildir. Fail-i muhtar oldu u devirde yeniden hürriyet dünyas na geçilecektir. Fakat daha ilerdeki merhalede herkes . "Her ey herkesindir" ne demek? imdi u formül dü ünülüyor. Fakat Marx' n söyledi i bu 5. devlet s n fl bir cemiyette hakim s n f n emellerini destekleyen ve ezilen s n flara nefes ald rmayan bir makinedir. ne kadar üretiyorsan z. Sosyalizmin ilk merhalesinde ölçü herkese ehliyetine göredir. Has bir dü ünce adam n n da böyle bir netice tasavvur etmesi dü ünülemez. sahip olanlar n devletidir. alt ndakileri ezer. ahenkli bir cemiyete götürece i söylenemez. emel bu. merhale u ekilde tarif edilir: Esaret tünelinden hürriyet dünyas na ç k . o ekilde artacak ki devlete ihtiyaç kalmayacak herkes fail-i muhtar olacak. çünkü devlet bir esaret müessesesidir. Ama rüya bu de il. Tatbikat nereye götürür? Belli. Halbuki istihsal o ekilde düzenlenecek. kavgas z bir cemiyete. Mal mülkü olan s n f n iktidar d r. esarete.

Liberalizm bunu gerçekle tiremedi ve gerçekle tiremez de.000 ki ilik bir memleket. stihsal bir rmak gibi. Esasen bütün doktrinlerin gayesi de bu bir yerde. arzusu bu.M. Ne zaman gerçekle ece ini. Anar izmin de bu.: Bediüzzaman'la. Irmaktan herkes tenekesini doldurur. Marx' ayn eyleri isteyen kimseler olarak . u kadar eker. u kadar bak r. Fakat sosyalizmin ümidi. içece i suyu al r. Her insan istedi i kadar yiyecek. u kadar demir. kudretine göre üretecek ve her insan ihtiyac na göre yiyecek. Anar izm de ayn eyi söylüyor. u kadar arpa. S. rmak kadar boIdur. Diyelim ki istihsal yiyece imizden fazlaysa kimsenin tutup daha fazla zahire iddihar etmesine ihtiyaç yoktur. Mesela burada 3 ki iyiz. Mesela Kad köy 100. akl n emrine girince kimse kimseyi istismar etmeyecek.000 ki inin ya amas için ne laz m? u kadar bu day. Bunun için suyu kurutmas na ve küplere doldurmas na lüzum yoktur. yap lan istihsal tabii olarak Kad köy ahalisinin istedi i gibi ya amas na kâfi gelir. nas l gerçekle ece ini kimse bilmiyor. Hiçbir al n teri bo a harcanmad kça. Her insan 5 saat çal acak. Üretim planlan nca. Bunlar tabiat yla evlad m birer rüya. Bu ekilde istihsal vas talan zaten bütün cemiyetin oldu una göre herkes her eye sahiptir ve herkes ihtiyac na göre mü terek has ladan faydalanacakt r. düzene sokulunca. Bu 100. imdi üretimin gayet bolla t n dü ünün. u kadar çinko. ideal sitede.ehliyetine göre üretecek.

cerrahiyedir. bir insan n birçok insan . Proletarya diktatoryas bir gaye de ildir Marx'ta. Burjuvazi bütün imkanlara sahiptir. Marx' n sadece zaman n icab olarak kulland proleterya diktatoryas luzümsuz bir gevezelikten ibarettir . Diyor ki. bir insan n belki bütün insanlar n. geçilecek bir köprüdür mecburi olarak.: Proletarya diktatörlü ü zaruri bir merhaledir. Marx' n bütün eserlerinde bir defa geçer proletarya diktatörlü ü. Binaenaleyh geni halk tabakalar n n. Ama bugün o s n f yava yava tasfiye edilmekte. Avrupa'n n sosyalist ülkelerinde proletarya diktatoryas kalkm t r. dünyay sömürmesi nas l önlenebilir? Önlenmesi için iddete ihtiyaç vard r. Ba ka çaresi olmad için bunu söylemi tir. iktidan ele geçirmi tir. istedi ini yapmaya ve istedi inden ba ka bir ey yap lmamas na kadirdir. gerek Fransa'da. yava yava iddetini kaybetmekte ve gerek talya'da. gerek spanya'da. burjuvazinin getirdi i anar izme son vermek ve müstakbel cemiyeti kurmak için zaruri bir ameliyat. Marx' n ya ad dünyada bu juvazi y rt c bir kuvvetti. Proletarya diktatoryas na ihtiyaç yoktur prensibi yerle mi tir. Proletarya diktatoryas . Hastal tedavi etmek için kullan lan bir b çakt r. Geni nüfuzu ve kudreti olan bir s n ft . Proleter diktatörlü ünün as l sebebi u: Burjuvazi. bugün bunun yanl oldu u bütün sosyalistler taraf ndan kabul edilmi tir. çal anlar n haklar n n istirdad için mutlaka bir iddete ihtiyaç vard r.M. Bu iddet. Ve bu köprü de proletarya diktatoryas d r. Nas l bütün insanl k istihsal vas talar na sahip olur? Bir insan n bir insan .mütalaa etmek mümkün mü? C.

M. kendi kafas na ba l olmakt r. bu devirde böyledir.bugün. Marx ise do rudan do ruya insaniyete dayanarak söylüyor. bütün imkanlar yla ya amas . Hürriyet. Elbette kullan lan kelimeler ayr . Yapmak de il yapabilmektir. S.M. kendini insan olarak idrak etmesi ve bunu yaparken de hiçbir bask ya maruz kalmamas d r hürriyet. kimsenin kimseye tahakküm etme imkan kalmayan bir ülkede elbetteki herkes hür olacakt r. elbette dayand klar temeller de ayr . Hürriyet ifahi bir kelimeden ibaret de ildir. nsan akl na güvendi i . ben nas l hür olabilirim? Liberal kapitalist cemiyette insanlar n hür olmas n n imkan yoktur. Bediüzzamanla tel'ifte. proleterya diktatoryas n .: Serbestlik anlay nda. Ba kas na ba l olmamakt r. Kendi eme ine. toplumun menfaatlar çerçevesi içinde. ayn zamanda iktisadi bir kendi kendini gerçekle tirmedir.: Serbestlik anlay u: Hatt zat nda. Halbuki istihsal vas talar n n cemiyete mal oldu u bir ülkede istihsalin son derece geni ledi i. Diyorlar ki Marx bunu bir kere söylemi tir ve belli bir zamana münhas r söylemi tir. nas l davranaca z? C. Bediüzzaman Hazretleri bunlan slamiyet'e dayanarak. Marksistler bile kabul etmiyorlar. O devirde öyleydi. insan n bütün melekelerini geli tirmesi. De i mi bir hükümdür diyorlar. "Cümlenin maksad bir amma rivayet muhtelif" gibi. Fakat netice itibariyle ikisinin de istedi i. farkl de il. Kimse kabul etmiyor. Tabii. siz ekme imi veriyorsan z. Her istedi ini yapabilmektir. Ben size ba l ysam. Hürriyet yaln z nazari de ildir. Yapabilmek de iktisadi kalk nmadan sonra olur.

: Arada farkl l kabul bak m ndan. Bir söz vard r: "Vas talar gayeyi me ru k lar". S. çok daha derin kökleri var. Machiavelli'nin zannediyorsunuz. Bediüzzaman semavî naslara dayan yor.M. gerçekle tirmezse insan n kendisi yok olacak.M. Marx' n gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetler aras nda bir fark yoktur.M.: Burada bir eyi düzeltmek için araya girece im. K lar m ? K lmaz m ? gnacio De Loyola'n n gaye dedi i i'la-y Kelimetullahd r. Bunu yanl biliyorsunuz hepiniz. çok yak nd r.M. Fakat netice itibariyle gaye çok yak nd r.için bunlar söylüyor. Ama gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetlerle. Machiavelli ile alakas yoktur bu sözün. S. nsan akl bunlar gerçekle tirecek. Çok daha sa lam. kullan lan vas talar n farkl olaca n kabul edebilir miyiz? C. Çok mühim benim için bu. Vas talar gayeyi me ru k lar. neticeler kadar önemli tutmak icabetmez mi? C. vas talar .: Bu neticeye giderken. Bu sözü Cizvit mezhebini kuran gnacio De Loyola söylemi tir. .: Bunlar n ikisinin ayn olmas na imkan ve ihtimal yok. Çünkü hareket noktalan çok farkl . Dikkatinizi çekiyorum. Vas talar elbette birbirinden çok farkl d r.

bu neticeye uygun olarak ayn derecede nezih olmayabilir vas talar. temiz bir davaya. Halbuki bunu matbuatta falan n iktidara geçmesi için vas talar me rudur diye yaz yorlar. Elbette büyük bir davaya. yani ona göre bütün insanl a saadet getirecek olan bir inanç sisteminin ya amas için vas talar me rudur diyor. imdi bir yerde u var. bozuk hale getirmi iz. 'lâ-y Kelimetullah için hud'a bile caizdir diyor. Fakat. O zaman ne yapaca z? S. ilahi nizam n kurulmas için vas talar me rudur diyor. Vas talar her zaman arzumuza uygun olmayabilir. Bir sual daha var.M. Ben de öyle dü ünüyorum. Binaenaleyh bunu da biz soysuzla t rm . Mesela yine Hazret-i Muhammed'e atfedilen "el harbu hud'atün" sözü.M. C. imana dayan r.: Evet.: Yani gerçekle tirilmesi istenen neticeleri tahsil etmeye müsait olmayabilir. Böyle bir ey yok. temiz yollardan gidilir. Gaye cihan umuldür. Hud'a ay p bir ey de il mi? Ama "el harbu hud'amn" diyor. Ne kadar kullan l r bu vas talar? stisnai olarak bir defaya .H ristiyan dininin birli i ve H ristiyan kilisesinin ya amas bahis mevzuudur. kilisenin ya amas . Hakl d r. Elbette dü ünülecek vas talar. dinidir. Burada gnacio De Loyola'n n "gaye vas talar me ru k lar" hikayesine gelip dayan yoruz. Bilhassa insanl k bahis mevzuu olunca. Elbette vas talar da dü ünülecek. H ristiyan dininin.

Bazen vas talar. kan dökmek de. Peyami'de yaln z bir kesiti vard r. Gaye insanl n saadetidir. vas talar ön plana geçiyor. zulüm de. iddet de kullan labilir.mahsus. iç dünyas na.: Peyami'nin üstünlü ü sadece üslubudur. Tahlil sahas çok geni tir Kemal Tahir'in. O halde. Peyami Safa'da yaln z stanbul vard r. H. Osmanl vard r.: Peyami'nin üstünlü ü nerden geliyor? C. Türk insan n n istidatlan vard r. çe itli meseleleri olan. Çe itli ülkelerden gelen. çe itli istidatlar olan insanlarla daha yak ndan tan t . bunu kaç defa kullanacaks n? Bu kullan lmaya ba lad ktan sonra insan iradesini kaybediyor. Vas ta bir köprü iken. Tarih vard r. Belki Rusya'n n en büyük felaketi budur. iç istidatlar na.M. Kulland n. . gaye haline geliyor. gidilmesi gereken bir yer olarak telakki edilmeye ba lan yor ve bütün felaket ba l yor o zaman. Kemal Tahir'de sosyal hayat vard r. Kendi ya am n anlat r. Kemal Tahir için hapishane iyi bir laboratuard r. stanbul'un belli bir muhiti vard r. harpte. Peyami'de yoktur. Yani en büyük tehlike udur. Kemal Tahir'de Anadolu vard r. Bu itibarla romanlar psikolojiktir. iç bunal mlanna çevrilmi tir. Daha do rusu ferdin içine. Peyami teknik olarak usta bir .

do rudan do ruya tarihimizin son derece mühim hadiselerine e ilmi . kurtulu sava na. Kemal Tahir. bütün kepazelikleri. Mesela bir ink lab n ba lar na. Bat l la may ç plakl etinde ya am ve a a yla. Hapishaneyi. bir çiledir. ac lanyla. Yani roman n s n rlar n . Dü ünce ufkunu Ziya Gökalp çizmi tir. Kemal Tahir'in romanlar bütün Türkiye'de geçer. smail Safa. yukan ilk defa olarak Türkiye'de nas l bir oyuna geldi imizi. II. bir ç rp n t r. Mukayese edilirse Peyami belli bir yerin adam d r. Peyami'nin romanlar bir odada geçer. devrinde. Türk roman n n s n rlann geni letmi tir. Kurt Kanunu'nda girmi tir. hasta bir adamd r. Kemal Tahir'e göre. ikinci. O da Opperman' n taklitçisidir hatt zat nda. nas l bir açmaza girdi imizi söylemi tir. alan çok dard r. men e olarak smail Safa'n n o ludur. Mesela bir Serbest F rka rezaletine. Osmanl 'n n kurulu undan itibaren meseleleri kovalam . Peyami esasen. üçüncü derecede bir airdir. bütün rezilIikleri görmü tür. Bir st rapt r. yap lan rezilIi i. Me rutiyet ayd n d r. Belli bir kurulu düzenin müdafiidir. bir mahallede geçer. Peyami. Ziya Gökalp'in d na bir ad m atmam t r. Peyami. teknik olarak. ve bu bir tarafa b rak l rsa o da .yazard r.

"Ne oldu" diyor Spencer. "Boerleri yendiniz. ngiliz gazetelerinde yay mlam yor bu ve tabiat yla Abdülhamid Han . " ngilizlerin. Abdülhamid Han sürgün etmezse ölmeyecekmi gibi. Bunun için Abdülhamid Han' daima tel'in eder. "Boerler bir ngiliz subay grubunu pusuya dü ürup öldürdüler" diye cevapl yor birisi. Osmanl 'ya da dü mand r.Londra'da müreffeh. Gerçek bir budalayd smail Safa. geberdiler. Spencer. Abdülhamid Han ile beraber. ngiliz sömürgecili inin müdafaas n yap yor. Hayat n zehirlemi bu hadise. Peyami'nin hayat nda bir facia vard r. memnun de il. gayet iyi olmu . böyle namussuz bir hükümetin ni an n ben istemem diye reddetmi tir. tahrip ettiniz mel'unlar " diyor. hayat ndan memnun ya amaktad r ve Kraliçenin ni amna mazhard r.ngiliz filozofu. Boerleri tahrip ediyorlar. gittiler.hastayd . Boerler masum ve mazlum bir kavimdir. "Allah zaferinizi müzdad eylesin". kendi ülkelerini müdafaaya m gittiler? 'la-y Kelimetullah için mi çarp yorlar. Boer sava lan son derece mühim insanl k tarihinde. Boerler aras nda ne i i vard . kraliçenin ni an n böyle zalim. ngiliz sefaretinde. Bir alay korsan. "Çok iyi olmu " diyor Spencer. müteessirler. Hadiseyi anlatt m m bilmiyorum? ngilizler. Herbert Spencer . istila ediyorlar." Boer sava na girdikten sonra. babas n n Sivas'ta ölmesi. Kendi mukaddeslerini. Bu arada smail Safa o zamanki arkada lar yla ngiliz Sefaretine gidiyor. O s rada Boer muharebesi oluyor. müthi cam s k l yor Spencer' n. ngilterelilerin çok sevdi i ve sayd bir adamd r. Kulüpte otururken subaylar geliyorlar. Mukayese olsun diye söylüyorum.

Tutup. Birçok eyleri görebilirdi. Basit bir adamd r smail Safa. Hastayd evvela. Peyami'nin aile facias yla me gul. H. Sanki bütün tarih. hepsi vali oldu. Birçok eyleri . Peyami kalemiyle hayat n ya amak mecburiyetinde kald . Peyami'nin ruhunda bu. Kendisinden çok de ersiz. . smail Safa'n n ak betiyle me gul. adamlar n hepsi milletvekili oldu. silinmeyen akisler b rakm t r. Peyami'yi çok severim ve ac r m. her entelektüel gibi. Mütemadiyen çal mak. imzas z. Lükse dü kündü.bundan müthi rahats z oluyor. mzal . Dünya nimetlerine dü kündü.: Ayn eyleri Kemal Tahir için de söylemi tiniz. Fakat bunlar n hiçbirini tatmin edecek imkana sahip de ildi. Yapt . Paray veren Peyami'yi kullanabilirdi. hepsini de. Büyük ac lar çekti. Adeta bir kalem e k yas idi. mukayese edilemeyecek kadar de ersiz. Osmanl hakk ndaki hükmü daima smail Safa'n n nefy hikayesiyle beraber gitmektedir. Ben. H rç n bir adamd . Peyami büyük bir zeka idi. Bunlar n içinde smail Safa en ahmaklar d r ve en cahilleridir. Kendini bo a harcad ve harcamak mecburiyetinde idi. beynini satarak ya amak mecburiyetinde idi. kazanan bir adam da de ildi. O devirde ya ayanlar aras nda en zekisi idi. birçok eyleri yapmayabilirdi. Büyük i tihâlâr vard . namütenai yaz yazd . hepsi elçi oldu. nans n. inanmas n. o s rada belli bir zümre taraf ndan desteklenen fikirlerin destekleyicisi oldu.

yapmayabilirdi diye.

C.M.: Kemal Tahir 1910 do umludur. Kemal Tahir o neslin bütün vehimlerini ta yordu kendinde. 1936'da genç bir adamd . Dergi ç kard lar, mahkum oldu. Onüç sene yatt içerde. Gençli inin en güzel y llar n hapishanede geçirdi. Çorum Hapishanesi'nde, Malatya Hapishanesi'nde. Hapishaneden hapishaneye dola t . Fakat kuvvetli bir iradesi vard . Yenilmedi ve y k lmad , çal t .

1953'te hapisten ç kt

nda çok güç durumdayd . Onüç sene hapishanede

yatm bir adam n, hapishaneden ç kt ktan sonra polis nezareti alt nda kalmas mukadderdi. Eski arkada lan terk ettiler. bulma imkan yoktu.

Zaten hapishaneye ginneden önce de avukat katipli i yap yordu. Galatasaray' bitirememi ti, tahsili yoktu. Bir ara ye' se dü tü ve Mayk Hammer tercümeleriyle ya ad . Bu taraf üzerinde durulmad Kemal Tahir'in. Halbuki durulmaya lay k bir taraft r. Senelerce Mayk Hammer tercümeleri yapt . Hayata küskündü, kafay çekiyordu boyuna. Fakat teslim olmad ve yolunu buldu. Tabii birçok tavizler vennek zorunda kald cemiyete. Mecburdu vermeye. Uydurma dilin çok aleyhinde oldu u halde. T.D.K.'den ödül ald . Yunus Nadi'den ödül ald . Bunlar bir adam için çok kirleticidir. Çirkin eylerdir. Kemal Tahir'e katiyyen yak maz. Fakat mecburdu. E er ödül almasayd , öteki romanlann bast rmak imkan da bulamazd . Yani Kemal Tahir bu alçal , merdiven yapt ister istemez. Ba ka hiç çaresi yoktu. Hakikatte Kemalistler taraf ndan kabul edildi. Kabul ettirmek için de

kendini baz eyler yapmak istedi. Ba ka çaresi yoktu. Ne memur olabilirdi ne mal mülkü vard ; nas l ya ayacakt ? Ve bunlar en az yapt hatt zat nda. Asgarisini yapt .

Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür. Bir yerde en güç ey ayd n n namuslu olarak ya amas ve ölmesidir. Adeta mümkün de ildir.

H. .: çtimaî s n f ne demektir? çtimaî s n f n adam olmayan ahsiyetler yok mudur? slam toplumu bünyesinde de içtimaî s n f olabilir mi?

C.M.: slamî toplumun sinesinde içtimaî s n f olmaz. çtimaî s n flann kurulmas na engeldir slamiyet. Zekat müessesi, istirdat müessesesi, müsadere müessesesi büyük sevretlerin do mas n , büyümesini önlemi tir. Fakat art k slamiyet'in hakim oldu u bir durumda ya am yoruz. Bu itibarla bugünkü cemiyette de, Avrupa'da oldu u gibi içtimaî s n flar te ekkül etmi tir. Avrupa'da oldu u kadar uurlu ve kesin çizgileriyle birbirinden ayn m s n flar olmasalar da, vard r.

çtimaî s n f kelimesi tabiat yla çok müphem ve Bat ' dan getirilmi bir mefhum. Bizde içtima s n flar yoktu ama içtima zümreler ve tabakalar mevcuttu. Bilhassa 23'ten sonra.

H. .: çtima tabakayla, içtima s n f ne demektir?

C.M.: çtima tabaka zarurettir.

bölümünden do ar, bir bürokrasi vard r.

Mesela, bir memurlar zümresi vard r, bir i hayat ile u ra an bir zümre vard r. Serbest meslek sahipleri vard r. Geni halk tabakalan, köylüler vard r. Bunlar n hepsi birer tabakad r.

H. .: Lonca te kilatlan içtima tabakalara misal olabilir mi?

C.M.: Olabilir tabii. Evet, tabalar seyyaldir, kat hududlan yoktur. Belli leri görmek için belli insanlar n biraraya gelmesi, servet durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, ya ay durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, içtimaî tabakalar te kil eder. Tabakalar vard bizde de. Bir kere ehir burjuvazisi vard . Bunlar n hepsi yak t rma kelimelerdir. Evvela bunu kabul ediyorum da, ifade kolayl için kullan yorum. Mesela, Peyamii; hayat boyunca, zengin tabakan n ve iktidann emrinde oldu. Hiçbir zaman halkla me gul olmad ve hiçbir zaman halk kendini alakadar etmedi. Daima Halk Partisi'nin içinde ya ad ve daima Halk Partisi'nin menfaatlar na uygun bir platformda kald .

Bir de geni halk tabakalann , yani çal anlan, ezilenleri, st rap çekenleri, çilesi olanlan dü ünmek vard . Kemal Tahir böyleydi. Geni manada halk n yan ndayd . dare edenlerden çok idare edilenlerin yan ndayd . Bürokrasiden çok, çal anlann yan ndayd .

Kemal Tahir hiç bir içtima kavgada yer almad . Yani ne mümindir, ne sosyalisttir, ne fa isttir. Rengi hürriyette olmad . Kendi içine gömülü, kendi mahpesinde, kendine ark lar söyleyen insan olarak kald .

H. .: Siz kendinizi nereye yerle tiriyorsunuz?

C.M.: Evvela bu suale kaçamak bir cevap verece im, sonra meseleyi rgalayaca m. 1848'de, Fransa'da içtimaî s n flar çoktan te ekkül etmi tir. Ve ihtilal olmu tur. 1848 ihtilali, demokrasi hayat nda mühim bir merhaledir. Bizimkilerin sosyal devlet dedikleri bir devlet te ekkül eder. 1789'a nazaran çok daha ileri bir merhaledir 1848. 1848' de imdiki ifadeyle sosyal demokratlar iktidard r, a a yukar . Birçok hizipler var. O s rada

Lamartine de hariciye vekilidir. La Martine'e sorarlar "siz sa da m s n z, solda m s n z?" "Ben tavanday m" der. Ben de tavanday m imdilik. Fakat tavanda olunmaz evlad m. Bu yanl bir ey tabiat yla.

H. .: Bu kaçamak olan cevab n zd .

C.M.: Evet. Ben gençli imi içtimaî s n flar n kal pla mad

bir devirde

ya ad m. Bugün benim için Türk insan bir bütündür. Hangi siyas mezhebe mensup olursa olsun, hepsini çocu um, karde im telakki ederim. Aldananlar, gaflet içinde olanlar, hakikat arayanlar kim olursa olsun benim dostlu uma güvenebilirler. Ben hakikat arayan adam m. Hakikat mücerret midir? Yani

E er bu hakikatlar. kitaplar mdan ba ka hiçbir eyim yok. Tek kelimeyle Müslüman olmak istiyorum. Hiçbir eye ihtiyac m yok. Türkiye'deki bütün tabakalann üzerinde birle meleri gereken hakikatlar vard r. Do ru yolda olan te vik eder.s n flar n d nda bir hakikat var m d r? S n flar n d nda hakikat vard r. Nemrudlar n yan nda olunmaz. Ya ay tarz e er s n flar n tayininde bir mikyas olabilirse. dünya üzerinde. Kanaatkar bir adam m. "Fikren ve me reben havas tabakas ndan. H. Gafili uyand r r. Bütün s n flar için hakikat olan eyler vard r. Bu itibarla do rular n s n f nda ve do ruluk için çal yorum. . Elbette Firavunlar n.: Bediüzzaman Hazretleri'nin öyle bir sözü var." Böyle bir ey. ya ay olarak avam. bu hakikatlar yaymaya çal an bir adam m.M. destek olur.: Elbette halk n yan nda olunulmal . H. . u ya da bu s n ftan de il de bir slam hangi s n ftansa o s n ftan olmak istiyorum. belli bir emekli maa m var. C. herkes için faydal d rlar. Hiçbir namuslu adam Nemrud'un ve Firavun'un yan nda olamaz. Ben bu hakikatlan arayan. sömürülenler diye gruplan p bu gruplarda yer almam z gerekir mi? .: ahsiyetli adam olabilmek için. sömürenler. bütün Türk ve slam dünyas n ilgilendiren hakikatlarsa. hiçbir ihtiras m yok.

: Bat ve slam medeniyetleri hayata ne vermi lerdir? Neticesi ne olmu tur? nsana nas l bakm lard r? C.C. Tarafs z olmak bu demektir asl nda. Hakk ndan mahrum edilenlerden tarafay m. ezilenlerden tarafay m. hiçbir ey tarafs z de ildir.: slam'da insan mukaddestir. hiçbir dü üncem yok. Bizatihi insan ve insan hayat mukaddestir. ilme vakfetmi bir adam olarak hepsinin d nda kalmak. nsan. hayat n dü ünceye. en sola kadar herkese hitab ederim ve herkesle dostlu um vard r. onun yan nday m. Nas l tarafs z olunabilir? Birbirinin bo az na sar lm bir dünyada. Be enirler. Zalimlerin yan nda de ilim hiçbir zaman.nat kt r ve e ref-i mahlukatt r. Yani en sa dan.: Uzun kavgalardan. Böyle olunca da. etmezler. i tirak ederler. Adeta haklar n n bir k sm n ona devretmi . H. be enmezler. Adeta ben mezarlardan seslenirim. Hiçbir menfaatim. Ben herkese hitab ederim. hayvan.Hakk' n halifesidir. bir parça. kim zulüm çekiyorsa. Do rudan tarafay m. Yoksa.M. Fakat benim vazifem. uzun f rt nalardan sonra 60 ya na gelen bir adam. Yaland r tarafs zl k ve bir yerde namussuzluktur. kitaba. Bat 'da böyle bir ey . kim hakl ysa. tavanda yer alabilir. Sadece do ru bildi im eyleri söylerim ve söylemekle mükellef telakki ederim kendimi. insan n insan öldürdü ü dünyada tarafs zl k ne demek? Mazlumlar n yan nday m elbette.M. Cenab. kim gadre u ram sa. kim mahrum edilmi se haklar ndan.

s n flar n taammümüdür. nsanlar n birbirine yard m d r. Ve bu kavgay bütün hayvanlara. balinaya kadar bütün canl lara te mil eder. Bat 'da insan. Sadece slamiyet gibi. Bat ' da tarih. slamiyet'te insan n imtiyazl bir yeri vard r. s n f kavgas d r. Ölüp gitmesi mesele de ildir. di er toplumlarla sava söz konusudur. nsana ait olan her ey mukaddestir. Bunu çe itli doktrinler. Ama hep ayn d r. fert ba ka milletleri sömürür. i tiyaklar yla. baz dinler. insan için kurttur. te bu iklimde do mu tur kapitalizm. insan herhangi bir hayvan de ildir. Yani Bat ' da ilim dedi imiz ey de desakralizasyon. insan için de caridir. Evvela ferdin fertle sonra ferdin toplumla. Bu itibarla insan hayat mukaddestir. Bat tarihi bir sömürü tarihinden ibarettir. tabakalar n taammümüdür. Darwin "hayat kavgas " der. Halesinden terit edilmelidir. çe itli isimlerle yadederler. sonra toplum halindeki ferdin. Ayr ca bir izzeti. nsan tabiat n bir parças d r. .yok. Fert. bir haysiyeti yoktur. fert ferdi sömürür. Fert hayvand r: insiyaklar yla. Hayat kavgadan ibarettir. Di er hayvanlar için cari olan kanunlar. fert kendi milletini sömürür. toplumu sömürür. Ve kapitalizm. Do u' da tarih. bir haleyle süslemi tir insan . Bat ' da insan kendi ferdiyetine mahpustur. amipten file kadar. Halbuki. Bat 'da. ötekiler ölüp gider. Bat 'da ya aman n kanunu kavgad r. Bir hayvan olarak incelenmesi gerektir. cihan çap nda bir sömürü medeniyetidir. nsan da bunlar n içindedir ve insan da hayvand r. En iyi intibak edenler ya arlar. Bat ' da bir ümmet yoktur.

Birisi için hile. huda. feragatkârd r. dünyay idare vas tas haline getiren. Silahlar ayr çünkü. bir toplulukla birdenbire temas ediyorlar ve yeniliyorlar. insan insan için kurttur. insan e ref-i mahlukat telakki eden. insana inanan. Bu iki medeniyetten birisi madde dünyas nda tabiat yla büyük fetihler yap yor. Hiçbir ey mukaddes de ildir Bat insan için. insana ait her eyi tebcil eder. Bütün tarih bu prensiplerden hareket edilerek in a edilebilir.insan kudsiyetinden tecrit etmekten ibarettir. Ve birdenbire tarih kar kar ya getiriyor bu iki medeniyeti. seven. adilik. Vakurdur. Bat n n bize kar galebesi. insan için koruyucudur. melektir. imtiyazl bir mahluk olarak gören cemiyetle. . Bizim için muharebe bir i'la-y Kelimetullah'd r. arslan medeniyetine galebesidir. Yani tilki medeniyetinin. ötekisi yapam yor. Bat için muharebe bir kazanç vas tas d r. Bütün felsefeleri bu mihver üzerinde kurulmu tur. Bat 'da. Ötekisi insana hürmet eder. ikiyüzlülü ü eref telakki eden. Bütün iç ve d mücadeleleri bu mihvere dayan r. Bunda bütün mesele urada. bir kurt i tihas na sahip. rezillik tabiidir. bir kurt kadar y rt c . Yenilmeleri mukadder. Ac yan. Bizim için insan.

bölünme tesanüd: dayan ma . Cemal U ak. yükselme tebcil etmet: yüceltmek tecessüs: bilseme tefrika: ayr lma. Eski bir kay t oldu undan sorular n birço u duyulamam t r.* Bu söyle i 11 ubat 1977'de Rü dü Onduk taraf ndan kasete al nm t r. Halil Aç kgöz'ün bulundu unu biliyoruz. Bu konu ma s ras nda Safa Mürsel. farika: ay rmaç hazer etmek: çekinmek lçtimai s n flar. toplumsal s n flar Iddihar etmek: biriktirmek Istirdat: geri alma mufassal: ayr nt l mülhid: dinsiz mütearr z: sald rgan rasin: sa lam amil: kapsayan tahkim etmek: peki tirmek teali: yücelme. Haluk mamo lu. ayr l k.

vahdet: birlik .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful