P. 1
DEMIKRASİ

DEMIKRASİ

|Views: 48|Likes:
Yayınlayan: lavrin

More info:

Published by: lavrin on Dec 14, 2010
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOCX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/26/2013

pdf

text

original

DEMIKRAS Cemil MER Ç, H SAR Dergisi Say 98, ubat 1972 Kat ks z demokrasi, ayak tak m n n despotizmidir, diyor Voltaire

. Demokrasinin temeli h rst r, diyor. Demokrasi adaletin temelidir, Vacherot'ya göre. Proudhon'a göre, ruhani ve cismani bütün iktidarlar n sona ermesidir. Thierry için toplumun hayat d r demokrasi. Tocqueville için, demokratik cumhuriyetlerin sonu manevi bir alçal t r. ki as r önce bas lan bir ikonoloji kitab , nazenini bir kad n olarak tecessüm ettirmi : aln nda asma yapraklar ndan bir taç, s rt nda kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde y lanlar. Her ça kendi rüyalar n , kendi emellerini söyletmi kelimeye, her demagog kendi yalanlar n . U runda sel gibi kan ak t lm . Nedir bu demokrasi? Homeros'un ahretindeki canl lar gibi, dokununca kaybolan bir hayalet mi? Genç bir sosyolog, demokrasiyi di er siyasi rejimlerden ay ran ve yaln z ona ait olan önfaraziye nedir, diye soruyor: Hürriyet. Hürriyet, demokrasinin ba lang c nda var; derece kabul etmez, kay ts z arts zd r. Hür riyeti meçhul bir istikbalde fethedilecek bir nesne olarak gösteren, diktatörlerdir sadece. Demokrasinin önfaraziyesi olan hürriyet, demokrasinin amac n da belirler: E itlik. E itlik gerçekle emez, gerçekle irse hikmet -i vücudunu kaybeder. Yerini anar iye b rak r. K saca, demokraside hürriyet ba lang çta vard r, oysa e itlik ula lmas gereken bir amaçt r. Demokrasinin ideal tipi (saf tipi) budur, yazara göre. Demokrasiyi kavram olarak ayd nlatmak, rejimin mant n veya teorisini belirlemek isteyen bir tan m bu. Tarihteki demokrasileri anlamak ve demokrasilerin özlerinden ne kadar uzakla t klar n tayin etmek için onlar bu saf tiple kar la t rmak gerek. (Bk. J. Freund, Le Nouvel Age, édit. M. Riviére, 1970) slâmiyet, bir teokrasidir, diyor Gardet, lai k bir teokrasi, daha do rusu bir nomokrasi (kanun hakimiyeti). Bu teokrasi, Kuran hükümlerinin hem tesbiti, hem de dünyevî ve siyasi planda geni letilmesidir. slâmiyetin siyasî felsefesi iki kutupta toplan r: otorite ve e itlik. slâmiyette otorite ile iktidar aras nda ananevi bir ay r m yok. Umumiyetle ikisi de bir vak a olarak kabul edilir. Ruhani iktidar Kuran bilgisine dayan r; Kuran' ve Sünneti bilen her müslüman, öteki müslümana e ittir. Ruhanî ile cismani içiçedir. deal slâm sitesinde bütün mümin lerin belli haklar vard r. Ehliyetleri olmak art yla sitenin bütün makam ve mevkilerine geçebilirler. Mevkiler ayr d r, içtimai durumlar farkl d r, ama müminlerin mümin olmak haysiyetiyle haklar e ittir. slâmda a priori bir imtiyaz ve s n f mefhumu yok tur. Hristiyan dünyas nda söz konusu olan ilk büyük de er, insan ki ili i ve hürriyetidir. Sosyal hiyerar i, tabiî hiyerar inin bir uzant s d r. E itlik nisbîdir. Oysa, hür insan kavram , slâm için hukuki bir kavramd r, meteafizik bir kavram de il. Hürriy etin temeli, slâm camias n n bütün üyeleri aras ndaki çok güçlü ve sürekli bir inanç: tam bir hak e itli i oldu u inanc . Bütün müminler, kanun kar s nda e ittirler, çünkü karde tirler. Kulun bütün haysiyeti mümin olu unda; kul, mümin olunca hukukî bir statü kazan r, dilenciyi halifeye e it k lan bir statü. man Tanr ile kul aras nda tek tarafl bir mukavele. Mukavelenin kula yükledi i görev: Rabbin birli ini ikrar. Hristiyanl a göre, her otoritenin kayna Tanr 'd r. slâmiyet her otorite Tanr 'dan gel ir demekle kalmaz, Tanr 'n n d nda otorite yoktur, der. Hükmeden Tanr 'd r, bu hakimiyet devredilemez. Tanr her cismanî efi, otorite ile do rudan do ruya teçhiz eder. ef, seçimle gelse de, durum de i mez. Yani Tanr 'n nkinin d nda gerçek bir cismanî otorite yoktur. Vard r demek, Tanr 'ya erik ko mak olur. ef, Tanr 'n n aletidir sadece. Halk, geni bir tenkit hakk na sahiptir. Hükümet tasarruflar n istedi i gibi ele tirir, ama onlara itaat etmekte devam eder. slâmiyette her türlü istibdada, ahkâm- Kuraniye d ndaki her türlü keyfîli e isyan etmek için birçok yollar vard r. Hak esast r. nsanlar do u tan e ittirler, çünkü kuldurlar, fanidirler. Menfî bir e itlik bu, hiçbir de er belirtmez. Sonra iman sayesinde yeni bir e itlik kazan r, karde olur lar. Rabbin lütuflar ndan ayn ölçüde faydalanacaklard r: hukukî ve müspet bir e itlik. Kitap sahibi kavimler, slâm n üstünlü ünü kabul etmek ve ona cizye ödemek art yla hudutlu fakat garantili bir hakka lay k görülürler. Bu himaye ümmetin bir civanmertli idir. Bir nevi misafirperverlik. Himaye edilenlerin daha az vazifeleri vard r, onun için haklar da daha azd r. Dinlerini devam ettirebilir, kendi kanunlar n uygulayabilirler. Putperestlerin camiada yeri yoktur. Ama müslümanlar zaman zaman onlar da korumu lard r. Her kâfir veya putperest slâmiyeti kabul eder etmez, misak'a dahil olur. slâm cihan ümul bir dindir, bütün insanlara hitap eder. Kast da tan maz, gerçek müslüman nazar nda sosyal s n f diye bir ey olamaz. Servet veya mevki ciddi bir de er ta maz, her Müslüman her Müslümana e ittir. Te riî magister (emr) Kuran' nd r. Kazaî magister (f k h) bütün müminlerindir. Kuranî okur, ezberler ve ona göre hareketlerini ayarlarlar. Bir de icra kuvveti (hükm) var: hem medeni, hem dinî. Hükm, yaln z Allah ' nd r. Bir arac taraf ndan ( ef) yürütülür. Bu efin ne kazaî , ne te riî bir gücü vard r. Vatanda l yapan kan ve toprak birli i de il, inanç birli i. Ümmetin avrupa dillerinde kar l yok. Hem siyasî hem dinî bir ba bu. Kuran hem bir ibadet kitab hem bir anayasa. Kuran' n muhatab bütün insanl kt r. Müslüman

camias milletlerüstü bir topluluk de il, dünyada ya amak hakk na sahip tek millet tir. F kha göre her Müslüman bulundu u herhangi bir Müslüman ülkenin vatanda d r. (Bk. L.Gardet, La Cité Musulmane, Vrin, 1969). Görüyoruz ki, slâmiyetin anahtar-kavram , e itlik. Bu bir amaç de il, bir hak. Hürriyet, e itli in bir ba ka ad veya görünü ü. S n f kabul etmeyen bir dinde imtiyaz kabul etmeyen bir dinde kimin kime kar hürriyeti? Bat , hürriyeti bir hata i leme hakk olarak tan ml yor. Müslüman n böyle bir hakk yoktur. Çünkü o ebedi hakikat n, yegâne hakikat n, cihan ümul hakikat n emrindedir. Gardet hakl : slamiyet bir nomokrasidir. Bat n n fethe çal t e itli i, çoktan gerçekle tirmi ; fik ir hürriyetin insan insana sald rtan bir tecavüz silâh olarak de il, bir ikaz bir ir ad vas tas olarak kabul etmi tir. Belki gerçek demokrasinin ta kendisidir slamiyet. Ama Bat 'n nkinden çok ba ka bir ruh ikliminde geli en, çok ba ka meseleleri olan bir demokrasi.

Cemil meriç

ZAMAN ZAMAN

I TERAKK

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1979, Say : 150, s. 5,6 Meçhul iklimlere sefer eden hiçbir yolcu Avrupa n n Sadullah Pa a ya telkin etti i vecdi tadamam t r. Viyana Sefer i Kebiri nin bütün metrukat edebiyesi uzun bir kasideden ibaret. Hele On dokuzuncu As r bat n n ba l ca mitoslar n ihtiyar ark n uur alt na zerk eden bir efsâne iir. Avrupa bütün günahlar ndan ar nm , bütün tezatlar ndan s yr lm t r; bu manzumede; o art k yaln z maddî fetihlerin de il, insanl k rüyalar n n da gerçekle ti i bir ütopyad r Maddecilikten, reybîlikten uzak bir inanm insanlar ülkesi. Bir kelimeyle Pa a, Tur u Sinâ da ilahî nurdan gözleri kama m bir Musa peygamberin cezbesi içindedir. Terennümlerine: Eri ti evc i kemâlâta nur i imkâna k sm i idrikat mümteniat

Yeti ti rütbe

m sralar yla ba lar. Bütün bu mucizeler ilmin eseridir. lmin ve iman n. Asr n hikmeti, Tanr n n birli i esas na dayanmaktad r. Bütün milletler birlik s rr n kavram t r, art k. Heyhat! rfan güne i bat dan do uyor; imdi Rûm un da, Arab n da, M s r n da adlar unutuldu. Sonra air, ülkesinin insanlar na ac yarak sesleniyor. Zamân zamân terakki, cihan cihan y cemiyyat ulüm

Olur mu cehl ile kabil beka

Olmaz tabiî. O halde, bütün gücümüzle ça da la mak biricik emelimiz olmal . Torunlar , Pa a n n bu hay rhah ihtar n unutmam lard r. ntelijansiyam z bu gün de ayn hedefe ko maktad r, hem de gittikçe artan bir h zla. Ne yaz k ki, Avrupa yaratt medeniyetten üphe etmektedir: art k terakkiye inanm yor. Ayd nlar m z n bir türlü kurtulamad bu u ursuz mitosun tarihçesine bir göz atal m: H ristiyan Avrupa kaybolan cenneti mazide arad , as rlarca. nsanl k, dört merhaleden geçmi ti : Alt n ça , gümü ça , tunç ça ve demir ça . Yaln z Avrupa m ? A a yukar bütün kavimler ayn inançta birle mi lerdi. Zamanla Tanr n n vahyi unutulmu , insanl k günden güne karanl klara gömülmü tü. Kaynaktan uzakla mak soysuzla makt . On yedinci as rda ümidler istikamet de i tirir. Bat insan garip bir gurura kap l r. Dü üncedeki bu ihtilal yüzy l önce ba lam t . Madde dünyas ndaki icat ve ke ifler bak lar mazinin ihti am ndan hâlin vaidlerine çevirdi; Alt n ça belki de istikbaldeydi. Bir Jean Bodin in, bir Francis Bacon un a r nikbinli i, bir as r sonra umumi bir kanaat olacakt . Dünya bir yarat hummas içindeydi. nsanl k boyuna ilerliyordu ve ilerleyecekti. Terakki, e yan n mahiyeti icab yd . Duraklama geçici, bir ar za, bir dinleni , bir gayri tabiilikti. Bununla beraber terakki metafizi inin gerçek mimar on sekizinci as rd r; Fontenelle, Turgot, Hume Condorcet, Herder, Diderot, bu i in farkl alanda mimarlar d r. Öyle ki, terakki felsefesi felsefenin bütünü olmak temayülündedir. Ça n n ikbinli ine kar bir nevi reaksiyon olan Russo culuk bile bu ma eri inanc kuvvetlendiren say s z delillerden biridir art k, Voltaire e gelince, Candide deki bütün karamsarl k, Üstad , terâkki felsefesine kat lmaktan al koyamaz.

Yükselen bir s n f n nikbinli idir bu. Müesseselerini kuran ve iktidar ad m ad m fetheden burjuvazi, zaferleriyle sarho tur. Ne Yunan n alt n ça efsanesine inan r, ne H ristiyanl n kaybolan cennet masal na. On dokuzuncu as rda terâkki inanc cemiyetin bütün tabakalar na kök salar. Avrupa da herkes ilerici dir art k. Terâkki inanc da n k bir iyimserlik halinde kalabal n uurunu ve uur alt n fetheder. Almanya da romantik metafizi in, Fransa da pozitivizmin, daha sonra ngiliz tekâmülcülü ünün dayand bir iyimserliktir bu. Tekâmül fikri tabiat ilimlerine de girer. ktisadî ve siyasi liberalizmlerin temelinde de terâkkici görü a r basar. Klâsik iktisatç lar n doktrinleri onunla me bu; Demokratlar n ilham kayna o. Bir kelimeyle, iktisatç lar n, iktisatç lar da , demokratlarda terâkkiyi mukadder, tabiî ve kaç n lmaz sayarlar. Mukadder ve hay rl . Ütopyac lar da insan n gittikçe mükemmelle ebilece ine, refah n gittikçe artaca na ve ilmin mutlak kudretine inan rlar. Terakki vehmi, sosyalistlerden sonra anar istleri de co turur: cemiyet ister istemez önce kollektivist, daha sonra da komünist bir merhaleye ula acakt r. Hele münvevver, yar münevver ve ümmî kalabal klar için terâkki tart lmaz bir nass d r. Ma inizmin ve büyük endüstrinin muar zlar na (Sismondi ve akirtleri gibi) cevap veren iktisatç lar n dayand klar hep terâkki metafizi i, Müstemlekeci fetihlerin me ruiyet fetvas d r, bu metafizik. Emperyalizmin ideolojik silah d r. Allah n sevgili kavmi kendi nizam n di er kavimlere kabul ettirir. Ame rika n n büyük ve küçük i adamlar körü körüne inan r, bu terakkiye. Rasyonalizasyon, normalizasyon, taylorizasyon doktrinlerinde tröstle mi endüstri sayesinde her ferdi bir otomobil, bir banyo salonu, bir piyano, bir spor sahas , bir seçim kart sahibi yapmak suretiyle bahtiyar k lmak ideali hep ayn mucip sebebe dayan r. Evet, ilerleyen hakim s n f n ideolojisi bütün cemiyetin ideolojisidir. Bütün cemiyet, hatta bütün cemiyetlerin. Ama bu metafizik en ihti aml ça lar nda bile hat r say l r muar zla r bulur. Bat intelijansiyan n ay r c vasf üphe ve tenkittir. Önce edebiyat yükseltir sesini, Flaubert ler, Baudelaire ler, Leconte le Lisle ler burjuvazinin bu ahmakça iyimserli iyle alay ederler. Sonra içtimayatç lar i e kar r. St. Mill e göre; Terâkki merhalesini durgunluk merhalesi takip edecektir. nsanl n tek hedefi o merhaleyi geciktirmek. leriye at lan her ad m bize o merhaleye biraz daha yakla t rmaktad r. Öyle ki, Endüstri rma durgun bir denize dökülecek sonunda. Zira, insanl n gerçekle tirmeye çal t terakki tam bir iktisadi sizifizmdir. (Okuyucuya Sizifos un sonsuz çilesini hat rlatmaya lüzum var m ? Kuca ndaki kayay zirveye ç karmak zorunda olan o bahts z, zirveye var r varmaz kaya a a ya yuvarlan r. Sonu gelmeyen bir i kencedir bu ) ngiliz iktisatç s için de medeniyet dünyas n n kaderi uçuruma yuvarlanmaktad r, sonunda. Le Play n kehaneti daha da korkunç: Avrupa cemiyeti, bilhassa Fransa çökü halindedir. Zaten terâkki inhitat takip eder, inhitat terâkkiyi. Terâkkiyi mukaddes sayan görü de, inhitat kaç n lmaz sayan görü gibi yanl ve tehlikelidir. Teceddütperestlik (Filoneizm) manevî ilimlerin en vahim hastal . Terâkki metafizi inin sebep oldu u bir hastal k bu. Madde ilimlerinde ne kadar hay rl ysa, ma nevî ilimlerde o kadar me um. Zira, moral ve sosyal dünyada ke fedilecek yeni bir prensip yoktur. Maddî terakki manevî inhîtat n ba lang c d r, Le Play e göre. Dupont White da isimsiz, kaç n lmaz ve kendili inden bir ilerleyi e inanmaz. Toplumlar n y a ay nda herhangi bir ilerleyi olmu sa ki böyle bir zorunluluk yoktur- bu ya bir elite in (seçkinler zümresi) eseridir; yahut da devletin. Kitleye gelince, terâkkiyi tahrik edecek herhangi bir güçten mahrumdur. Bu terâkkiyi arada bir gerçekle tiren ihtilalleri bile yapan o de ildir. Geçen asr n sonlar na do ru burjuva ayd nlar terâkki inanc ndan üphe etmeye ba larlar. Ufukta yeni bir içtimaî s n f belirmi , kurulu düzenin bütün müesseseleri, dayand ideolojilerle birlikte y k lmaya yüz tutmu tur. Bergsonculuk hudutlu ve geçici bir terakki felsefesi, Pragmatizm, hümanizm, plüralizm, neorealizm gibi felsefi mektepler de terâkki fikrine dayanmazlar. lim felsefesinde de devaml bir tekâmül fikri itibar n kaybetmektedir. XX. as rda terâkki inanc sa dan ve soldan tenkitlere u rar: Maurras, Daudet, G. Sorel, Ferrero ya göre; terâkki kemiyet dünyas nda, keyfiyet dünyas nda de il. Keyfiyet meselâ iyilik ve güzellik ölçülemez. Bu itibarla sarih ve sahih mukayeselere de elveri li de ildir. Bordinaeff, Avrupa intelijansiyas n n terâkki kar s ndaki inkârc tutumunu öyle hülâsa ediyor: 19. Asr büyüleyen ve yak n istikbâli, uful eden maziden daha güzel, daha sevimli, daha mükemmel olarak gösteren terâkki nazariyelerine, inanm yoruz art k. Demek ki, Sadullah Pa a n n Zaman, Zaman Terâkki isimli iirini yazd y llarda terâkki, Avrupa n n amentüsüydü. Gerçi, komüna bo azla malar unutulmam t henüz., hürriyet ve e itlik uzak bir ümitten ibaretti. Ama burjuvazi ihtiyarlamam t daha ve A vrupa dünyan n biricik hâkimesiydi. Elbette ki kendinden emin bir içtimai s n f n parolas tekâmül olacakt . Sonra burjuvazi terâkkinin bir serap oldu unu anlamak zorunda kald . Ne var ki, cihangirlik ça n n bu eski mabudesi ba ka ülkelere ihraç edilmek art yla faydal olabilirdi, kendine. Ve terâkki bir ihraç ideolojisi oldu. Dünya ikiye bölünmü tü, ileri memleketler, geri memleketler. Böyle bir tasnifin ne kadar yersiz, ne mertebe karanl k ve müphem oldu unu çok iyi bilen Avrupa intelijansiyas inanmad klar bir mefhumu Avrupa d ülkelerde ya atmaya kalkt lar. Sadullah Pa a n n torunlar geri kald klar na ve ebediyen geri kalacaklar na inand r ld lar. Bu gerilik yaln z iktisadî planda de ildi. Avrupa y bütün günâhlar , bütün abesleri ile taklide mecburduk. Avrupa n n her sözü kerametti: fazileti de, ilmi de o temsil ediyordu. Yükselen içtimaî s n flar

için bir kanat olan terâkki inanc , bizim için bir zincir oldu. Zavall Tanzimat Pa alar mrendikleri Avrupa bir zaferler ve ümitler ülkesiydi. Toru nlar n n hayran oldu u Avrupa ise; bir tezatlar ülkesidir. Temelleri çat rdayan bir harabeye imrenmektedirler.

47 L LER YAHUT B R ROMANIN DÜ ÜNDÜRDÜKLER

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1975, say : 138, sayfa: 6,7,8 47 liler harcanan bir nesil, harcanan veya intihar eden. Silahlar sustu ama zaman zaman isyan ç l klar yükseliyor, ma erî vicdan ürperten ç l klar. Bir zelzeleyi ya ayan bu bahts z nesil öfkesiyle, ac lar yla, aldan lar yla aram zdad r. Kay plar m z rakama vurmad k henüz. U rad m z felaketler bir al n yaz s m yd ? F rt na bulutlar da ld m ?

Tarihin münaka a kabul etmez ahadetiyle sabit: Zor hiçbir ça da inançlar yokedememi tir, inançlar veya i tiyaklar . Di er hükümleri - ister abese dayans n, ister ilme- ancak ba ka de er hükümleriyle sökülebilir. Cinnet hiçbir ülkede sopayla tedavi edilmiyor art k. Ayd nlar n görevi gerçeklerden korkmamak, uursuzlu a kar koymak de il mi? Diyalo un yasak oldu u yerde hakikatten söz edilemez. 47 liler günahlar ve sevaplar yla bü ülkenin çocuklar . Neden bir itham ve intikam ordusu gibi kar m za dikildiler? Ezilen bir s n f m temsil ediyorlard ? Hay r... Sava a at lanlar n ço u <<mutlu az nl k>>tand lar. Ne açl tatm , ne sefaletle k vranm t lar. Bir kelimeyle onlar sosyalizmin kuca na atan iktisadî mahrumiyetler de de ildi, içtimaî tenasüd duygusu da. Sosyalizmleri bir rüyâ sosyalizmi idi, daha do rusu bir sanr . Tecrübesizdiler. limle ideolojiyi, hakikatle hayali birbirine kar t r yorlard . Bilmiyorlard ki içtimaî ilimlerde cihan umul kanunlar yoktur. Hiçbir izm insanl k tarihinin bütününü izah edemez. Diyalektik kendi s n rlar içinde yani bir ara t rma yöntemi olarak ayd nlat c d r. Zavall çocuklar çok pahal ya ödedikleri vehimlerinin kur ban oldular. Onlara öyle geldi ki, kendilerinden önceki her nesil günahkârd r, haindir veya gaflet içindedir. Vatanperverlik de kendi inhisarlar ndad r, uur da, kahramanl k da. Ba ms z dü ünen, hakikatleri gören yaln z kendileridir. Bu imtiyaz nereden alm lard ? lhama m mazhard lar? Marksistler, proletaryay felsefenin biricik gerçekle tiricisi, objektif ilmin tek temsilcisi sayarlar. Daha do rusu bu hayalî s n f dünyan n bütün meziyetleriyle süslemek isterler. Bizde böyle bir proletarya var m ? Varsa 47 lilerin onunla münasebetleri ne? Bu garip bir vehim, ama mucib sebeplerden mahrum de il. Avrupa fikriyat ya kaçak yollardan giriyordu ülkeye, yahut da Avrupa n n i ine geldi i gibi, yani noksan ve çarp t lm olarak. Avrupa y tan maya çal rken kendimizi unutuyorduk. San yorduk ki böyle bir fetih ki ili imizi inkâr etmeden gerçekle emez. Mazimiz tecessüsümüzü tahrik etmiyordu art k. slâmiyet afyondu; Osmanl tarihi, insanl n yüzkarasayd . Padi ahlar zorbayd lar, salakt lar, seksomanyakt lar vs. O sayfalar kapanm t ve bir daha aralanmamal yd . lericili in tek art vard : ecdada sövmek. Hiçbir topluluk kendine bu kadar sefil, bu kadar yalanc bir tarih imâl etmemi tir. Tarih, Bat da da bir ideolojidir yani gerçekleri çarp tarak aksettirir. Ama bu yar ilmin belli bir hedefi vard r orada: mazi denilen mezbedeyi pisliklerden temizlemek, cinayetleri fazilet diye göstermek, içtimaî hodgâml kutsîle tirmek. Bir kelimeyle Bat da bir dev aynas d r tarih. Her millet kendini bu esrarl aynada, dah a büyük, daha muhte em görür. Bizde bir eytan aynas d r tarih, Andersen in aynas . Her fazilet çirkinle ir bu aynada, her güzellik ucubele ir. Tarih Avrupal lar için bir in â cehdidir. Avrupal bu hayâlî maziye bakarak daha parlak, daha muhte em bir gelecek kurmak ister kendine. Ve bir destane benzetti i tarihi ile övünmekten zevk al r. Biz ise dünyan n en muhte em gerçe ini inkâr ettik, ve rezil bir hayâlîyi geçirdik onun yerine. 47 lilere ezberletti imiz tarih böyle bir abesler mecmuas yd . Bu u ursuz, bu kirli maziden kurtulmak istiyorlard . Avrupa l de il miydiler? Sosyalizm, Avrupa ilminin son merhalesiydi. Ayr ca insanî idi de. Be eriyeti bölmüyordu. Ezilenlerin son ümidiydi, son ümidi ve son kalesi. Belgrad orman nda toplanan Yeni Osmanl lar da bir rüyây ya yorlard , kendilerinin olmayan bir rüyây , Carbonari li e hayrand lar. Te kilatlanmak, dö ü mek istiyorlard . Carbonari cemiyeti Lombardiya da kurulmu tu, yabanc çizmesi alt nda inleyen, parçalanm bir ülkede. ttifak Hamiyet kime kar sava acakt ? Bu müreffeh bürokrat çocuklar da devrimcilik oynuyorlard sadece, bir as r sonraki torunlar gibi. ama onlardan daha talihliydiler, zira o

tap naklar . 47 liler hakl . insanla insan aras ndaki uçurumu. Tarihçiler. Ama pe n hükümlerimizden. hedefini tayin edemiyen bir öfke. bu sahipsiz. rahipleri bulunmayan. Üstadlar böyle diyorlar. yeni bir kinin habercisidir.. Mazinin hatalar n unutmak. i kence. bir mü ahit yani bir ara t r c . Ocak 1980 Yürekten inan yorum ki gelece in dini kat ks z bir hümanizm olacakt r. Neye inanacaklard ? Onlar masallarla oyalama a çal t k.. mukaddesleri kirleten. kendi günahlar m z gördük. Belli bir ekle bürünmeyecek bu inanç.. Kitap inand rm yor. Sonra i kence.. iste insanl kanatland racak biricik inanç" (Renan. sarp ve yaralay c de ildi. sevimsiz. ÇA IN D N :HÜMAN ZM emil Meriç. Nesiller aras nda bir diyalog zemini haz rlayabilirdi. ya amak için inanmak zorundayd lar. O aynada kendi uursuzlu umuzu. husumetle dolduran biz de il miydik? nfilâk hazindi ama tabii idi... Yazar uçurumu derinle tiriyor. Ne söylediklerini anlayam yoruz. maziyle istikbal aras ndaki köprüyü yokeden biz de il miyiz? Bu zavall çocuklar gözlerini bir enkaz y n aras nda hayata açt lar. 650 sayfal k bir kâbus. 47 liler kurban edilen bir nesil. 47 liler bir kâbusla ba l yor. ilmin nda ve bütün kuvvetlerimizi teksif ederek. s k c masallarla. sevgilerimizden. vakalar n tesbit ve tahliline giri mek için aradan en az otuz y l geçmesini beklerler. ama böyle bir sava ilmin nda yap lmal . Kar lar nda da habis ve k y c hayâletler.. Bütün kaleleri y k lm t . Emperyalizme kar koymak her namuslu insan n vazifesi. Türkiye bir uçurumun kenar ndad r. bu serke çocuklar kimin çocuklar yd ? Moskova dan m gönderilmi tiler. so uk. çtimaî bir anket miydi bu? Yar n n tarihçisine yeni vesikalar m sunuyordu? Bir müdafaaname kar s nda m yd k? Roman bize hakikati aksettirdi i ölçüde muhteremdir. Füruzan n roman na bu dü üncelerle e ildim. Arada bir insanca p r lt la. Ne u runa? Uzaktan ayak sesleri geliyor. bir kâbus. Bir kaç ay önce ya ad bir i kencenin korkunç intibalar n silmek isteyen bir ge nç k z. isyan ettiriyor. Türk gençli i ilk defa ya ad n ispat ediyordu. Bu zavall . Ak ldan ba ka k lavuz tan mayan. ayn ihtiyatkârl göstermek zorunda de il midir? Romanc n n i i ne sisleri yo unla t rmak. Biricik parolam z bu olmal .ça n yelde irmenleri bizimkiler kadar tehlikeli. hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapal olmayacak. 47 liler say klar gibi konu uyorlar. uursuz bir öfkeydi bu üphesiz. istikbale do ru kol kola yürümek. i kence. Uçurumu görmeden ilerliyorlar. Her ad mda bir batakl a gömülüyorsunuz. Etraf m z dü manlarla dolu. Türkiye de birçok ülkeler gibi emperyalizmin istismar alan içindedir. kiliseler d dünyada gönlünce yasayan geni ve hür ilim. yani insan n bütününe sayg . gizli remizleri. Yar n n ba l ca kanunu güzelim insanl a özen göstermek. Cellatlar korkunç. birbirimizi yiyerekveya intihar ederek de il. kurbanlar deli. Erzurumdan bir iki kartpostal. ne anla mazl klar körüklemektir. Roman da f rt nal bir ça tasvir etmekte ayn sabr . Gerekçesi olmayan bir ithamname bu. 47 lileri tan maya çal mal y z. Evet 47 lileri cedlerinden i rendiren bizi. Ve içinizden korkunç üpheler geçiyor: t marhanede miyim? Bir roman de il. Bizi k zd ran bu isyan de il. hayat ahlaki bir de er ta yacak. Bu bir roman de il. Oyuncaklar n öfkeyle parçalad lar ve üzerimize yürüdüler. kinlerimizden s yr lmak mümkün mü? stesek de yapabilir miyiz bunu? Hele kalbimiz kan yorsa. Oysa 47 lileri daha çok sevdirebilirdi bize. Unutmayal m ki her kin. Onlara atalar n küçümsemekten ba ka ne ö rettik? Hakikatte bütün suç daha önceki nesillerin. Onlara dur demiyecek miyiz? Bu dram n son perdesi oynanmam t r henüz ve oynanmamal d r. birkaç sevimli çehre. Önce bir mü ahittir o.. Çinden mi? Onlar iki dü man kampa bölen biz de il miydik? Onlar kinle. âsillerin yüzümüze tuttuklar aynayd .. Kuvvetimizin zerresini bile bo a harcayamay z. Tarihi karalayan. kutsile tirilecek yüceltilecek. Hisar Dergisi. hat ralara s n yor. lmin Gelece i) .

Rönesans hümanistlerinin ça da hümanizm üzerinde etkisi nedir? ba ka bir deyi le. habis. Ne olursa olsun Avrupa. posay b rakm t geriye. Çölde do an slamiyet. ba ms zl n kime ispat edecekti? Hümanizm insan haysiyetine sayg . man evi miras n yeni ba tan inceliyor. ne Rab ne ibad. Diyorlar ki hümanizm. greko latin kültürü ile hiçbir zaman göbek ba lar n koparmam t . slam dü üncesi hangi bask ya kar direnecek. Toplum kendi de erlerini gök kubbeye aksettirmi . e siz de erine kanatland ran Rönesans n metin aktar c lar m olmu ? Onlar olmasa Comte insanl k Dinini kuramayacak m yd ? Bilemeyiz. kozmonotun mu. "Humanités" edeb. kelime de il bukalemun: demokrasi gibi. Goethe mi? Nietzsche'nin ideali insan-üstü idi. Hümanizm nedir. Avrupal için kaybetti i dinlerin. zincirlerini k rmak. y n n m ? Hümanizm. varabilece i en yüksek irtifaa yükseltmek yani gerçek insan. Sirenlerin ark s n engin denizlere aç lmayanlar duyamazlard ki. Carlyle'in kahramanlar na gelince onlar da mazide yasayan veya ya and farz edilen birer gerçek veya tecrid. slamiyet Yun an ve Roma'dan dü ünceyi alm t . Ne var ki slam Homeros da ilgilendirmemi tir. diyor. Biz Rönesans ya amad m z için mi hümanist olamad k? Evvela Rönesans tarihi bir gerçekten çok bir talyan miti.Kilisenin abesleriyle bunalan serazad zekalardan kimi.(1) Kelimenin iki ayr manas var : 1) Antikite hayranl . slam yunan ve Latin sanat na niçin dönecekti? Ne dilde ne zevklerde ortakl k söz konusuydu. Yunan felsefesi Latin hukuk anlay ve judeo kretien teoloji ayn potaya döküldü. Fakat nas'lar n korkulu undan atlayarak putperest dünyan n iir ve dü ünce bahçelerine aç lmak yine de tehlikeliydi. feylesofun mu. hangi insan n. Cah z (772 -870) için dünya iiri Yedi A k airleriyle ba lar. Ferdi cemaat içinde eritmeyen paganizm. Ama müsta riplerimiz hemen benimsemi kelimeyi. nsan n yabanc la mas yd din. rü tünü ispat etmek. yunanl lar n dini ideali ile ncil aras ndaki kayna man n eseridir. bir Renan'in. (Grouset) Ya slamiyet? Hümanizm putperest sanata kar duyulan hayranl ksa Müslüman dünya böyle bir muhabbetten habersiz ya am t r. yak n tarihin kanl tacidarlar bu rüyan n ne kadar te hlikeli oldu unu ispat ettiler. "insanl kurtaracak tek k lavuz ilimdir". bati dillerini 1850'den sonra fethetmi . "tabiatta tanr yoktur. as r Avrupas için bir kaç . Virjil de. kendi kanatlar ile uçmak arzusuydu. Hümanizm bir ayd n hastal ama kimse bu izmin hudutlar n çizemiyor. mukaddese sayg ise slamiyet ve bilhassa tasavvuf . Katolik bir tarihçi. Aç ktan aç a bir isyan de ildi üphesiz. y kt inançlar n yerini alan bir put. bir Feurbach'in. Dü üncede yeniden do u ve atlay olmaz. Sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda. Unutmayal m ki karanl klar içinde bocalayan Avrupa'ya antik ça n en büyük dahisini. tanr y yaratan insand r. Böylece bat ayd n çe itli tahriflerle tan nmaz hale gelen H ristiyanl bir yana b rakacak ve giderek kendi kendini tanr la t racakt r. iyi ama Promete'nin i rendi i tanr lar karanl k bir ça n kan dökücüsü. sosyalizm gibi. Hac Bekta Veli'ler su kat lmam birer hü manist. Antikite hem kendisiydi hem ba kas . yani bat hümanizminin ana kaynaklar n n biri slamiyet tir.man n kaybeden bir ça n dini. bir Marx n dikkatini insano lunun muhte em kaderine. kamil insan yapmak. "bütün tanr lardan i reniyorum" diyen Promete'yi. Kendi mazisine s n yordu bat . Kavramdan çok k l f. Vesayetten kurtulu du bu. slamiyet tek gerçek hümanizmdir. hürriyetti. saltanat n n sars ld n anlayan kilisenin de bayra . 16. Aristo'yu slamlar tan tm t r. Hümanizm insan n tanr la t r lmas ym . horlanan haysiyetini kurtarmak zorundayd . kimi. o metruk hazineden el de memi mücevherler derliyordu. bu haritadan ç kan ana mefhum: insano lunun de eridir". bir meçhulü aray t hümanizm. efendilik. zenperest mabudlar de il mi? Hümanizm. kimsenin tarife yana t yok. Bir egzotizm. Kilisenin yasaklar ndan kurtulmak is teyen Orta Ça insan Eski Ça edebiyatlar na kaçt . Yaln z örnek kim olacak? Sokrat m . slamiyet te kilisede yok. Nas'lar n çelik korsas ndan kurtulup kilisenin duvarlar d na f rlamak hem cazip hem de tehlikesizdi. bir yeni boyut ihtiyac . insana tabiat içinde istisnai bir de er vermekse. dedi. çünkü H ristiyanl k. onlara göre Yunus'lar. Hümanizm genç bir kavram. direni ti. Geçen asr n dü ünce fatihleri Promete'yi bayrakla t r rlar. insan müke mmelle tirmek. Filhakika hümanizmin ikinci manas insanl k dinidir. Marksizm den egzistansiyalizme kadar Avrupa n n tüm dü ünce ak mlar hümanist. nsan H ristiyanl n posala t ramad bir dü ünceyle yak ndan temas ediyordu. Ignace de Loyola'lar n torunlar kanl pençelerine ipek eldivenler geçirerek insano lunu karde li e ça r yor. "H ristiyan hümanizm i. Vinci mi. Gerçek hümanist biziz diyen Pierre l'Hermite'lerin. Allah'la kul aras nda herhangi bir arac da. Erasmus mu. be eriyi ilahile tirmi tir". bir çe it afyondu. nefse hakimiyet. Mevlana'lar. yunan iirinin ç lg n ve günahkar cazibesine kapal yd . besleyici unsurlar varl na katm .

. Bu tan m n frans zcadaki kültür ile pek münasebeti yok ama anglo -sakson antropolog ve . yani millîdir... Feyzi Hindi'nin me hur beyiti ile çerçeveledi i muhte em varl k: Haki.) C. tiyatro. Bilgi. "insaniyete muhabbet" diyor (Kamus-u fransevi). ama sevimli.) d r.38) Neden Picasso. muhakemesini geli tirmi insan n özelli i.. Garp medeniyeti. (Din ve deoloji S. Bir yan yla balç k. Bu izm "dünyan n en namussuz sömürüsü olan burjuva sömürüsünü örtbas etmek için ileri sürülmü bir duman perdesi" Kemal Tahir'e göre. edebiyat ve sanatla ilgilidir. Asya'y .. kültür tabi. ingiliz kültürü. Ziya Gökalp'e göre Medeniyet. moral de erlerin. Toplumsal ilimlerin en kaypak ve anla lmas en zor kavramlar ndan biri kültürdür. fakat yeter art de ildir. imdi de bir mütercimi dinleyelim: Darwin'in akirdi olan ilk evrimciler. Eylül 1971 Kelime de maskelidir. al kanl klar n topuna birden kültür ad n verdiler.son a amas : makinele en insan". Kültür.. Mozart ve Beethoven de Farabî. (Vocabulaire technique et critique de la Philosophie. muhakemenin ve duyarl n niteli i akla gelir (D. as rda kullan lma a ba lam . H SAR Dergisi Say 93. frans zcadak i kültürün almancas bildung diyor. fakat frans z kültürü. 199. (Dictionnaire de Ne kadar çabuk eskiyor sözlükler. matematik kültürü.Medeniyet."humanités" nin ta kendisi. (1) emsettin Sami. tan yamazs n yoksa. Mozart.Daha genel olarak ve gündelik dilde: 1) Okumu ve bu sayede zevkini. B. almanca kultur civilisation kar l la langue philosophique. 200. ak n izleyeceksin. ülkeden ülkeye de i ir kimli i.. Kemal Tahir hümanizm ile hümanitarizmi birbirine kar t rm t r. Ergün Göze için. Cazibesi biraz da müphemiyetinden geliyor. Ömrün yetecek mi bu yolculu a.. e er bezulmeti hesdi mu kayyedi.be eriyete ibadet mezhebi" (Lügatçe-i felsefe) (yazarlar m za sorsak). "devr-i teceddüd üdebas n n yani elsine ve edebiyat-i atika tarafdar n n n mezhebi. Medeniyet sunidir. yani beynelmileldir.) Foulqué ise. Oysa. insan gibi. Ad n nas l türkçele tirsek: irfan desek olmaz. Kayna nda yakalayacaks n kelimeyi. e er benur-i ilahi münevveri. diyor erif Mardin. tenkit kabiliyetini. Kültür denince daha çok zekân n. Afrika'y kültür mabedinden ko an hasta bir Bat hayranl . S. uygun temrinlerle baz beden ve zihin melekelerinin geli tirilmesi (veya geli mi olmas ): Kültür fizik. sabr n yetecek mi? Kültür yabanc bir kelime. tamamlay c bir isimle veya fiil olarak XVI.) KÜLTÜR VE ÖTES Cemil MER Ç. toplumun adeta üst-yap s n meydana getiren davran lar n. Ar . Itrî veya Tagor de il? Bu garip takdimde uurlu bir Türk ayd n yerine bir amerikan misyoneri konu uyor. bir yan yla tanr . Teknik anlamda kullan lmad zaman beraberinde getirdi i ça r mlar Picasso. asr n sonl ar nda fethetmi bat dillerini. Kültür. kültürün vazgeçilmez art d r. karanl k. (Türkçülü ün Esaslar ). bir medeniyetin her millette ald hususi ekildir. Roustan) (Bu manada daha çok genel kültür tabiri kullan l r.En dar ve en maddî manada. Beethoven. (Bu ke meke nereden geliyor. ça dan ça a de i ir.. "insan ruhunu metafizik kaynaklardan koparan ve bu sebeple insan vücuduna irca eden zavall bir sistem. Önce kelimenin kendisinden. 2) Bu özelli i sa layan e itim. yabanc . tek ba na XVIII. nsan yaln z slamiyet te e ref-i mahlukatt r. müteaddit milletlerin mü terek mal d r. Lalande anlamlar n öyle s ral yor: A. hars desek de il. smail Fenni.

bu eserde oldu u gibi. kimi psikolojik. kültür-sonras . Albert Schweitzer de ayn fikirde: kültür. can çeki en bir medeniyetin ölüm h r lt lar m ? Bâkir ve dilber bir dünyan n müjdeleri mi? Bilemiyoruz. kültürle do a iki z t kavram. Belli geleneklere de il. Çe itli yazarlar taram lar. daha do rusu ku aktan ku a a aktar lan sosyal miras. Kültür. fert ki ili ini. Zirveye t rmand ktan sonra. bitnik'ler hipi olmu . kimi yap sal . 160 tarifini bulmu lar kültürün. zaman zaman toplum yerine kullan lmaktad r. Franz Boas kültür alanlar yla. -ferdin ruhî olgunla mas na hizmet ettikleri ölçüde . bütün üslûplara asî.9) Vuzuha kavu tunuz mu? Ara t rmalar m za devam edelim: Krober'le Kluckhohn koca bir kitap yazm lar bu kelime için: Culture. daha do rusu kimliklerini belirtebildik mi? Hay r. (Malinowski'nin fikirleri için bak: Culture in Encyclopedia of the social sicences. kimi jenetik veya yetersiz. reklâm n eseri oldu unu iddia ettikleri halk kültürü.kültür yok art k: kar -kültür. Caseneuve et victoroff. Baz yazarlara göreyse." (Arthaud) . (Kardiner -Preble. yeni dünyaya ko uyorlar. Bu ele avuca s mayan kavram n kimli ini. magazinlerin. Kültürün en yüksek merhaleye ula t ülkede. Bir de bak yorlar ki. hasretle bak yor ovaya ve kendini uçurumlar n cazibesine b rak yor. Kültür fikri. tüketim toplumunun i ine yaramaktad r bu kültür. Maziden gelen tüm s n rlar . 1970). Art k kazan lm bir bilgiler bütünü veya her eyi okuyup. Y n kültürü. kültürler üzerinde mi? Bu tart ma iki okula ay rd antropologlar : Malinowski'den ilham alan yap salc yahut yap salc -görevci e ilim. Avrupa'n n resmi veya gizli festivallerinde ba tac . yay n organ ve araçlar yla genelle en mitler. kültür. yani her birinin kendine özgü bir kültürü olan bölgelerle. y n kültürü gibi bir tak m kavramlar üzerin de durmaktad rlar. Baz yazarlara göre. kimi normatif.sosyologlar n ço unca benimsenmi bir tarif bu. MacLuhan' n yerini "teknoloji peygamberi" Fuller al yor. cilt IV. kavramlar. diyor Fisher. nsan hayvandan ay ran ey kültür oldu una göre. tüm yap lar . Bunlar. yani oldukça ilkel bir kültür modelleri bütünüdür. kültürlerden söz ediyorlar. uurlu veya uursuz olarak. bir olu um. Hareketin ak l hocalar bir y l geçmeden unutuluveriyor. Bu tariflerin kimi tasvirî. müesseseleri. "free jazz" "rock" la "pop"u taht ndan indirmek üzere. son hüviyeti içinde yakalamak ümidi ile. Sosyologlar teknik ilerlemelerin sebeb oldu u büyük de i iklikleri de erlendirmekte de birle emiyorlar. bir tutum. insanl n topyekûn ilerleyi inde bir merhale. halka bir eyler bildi ini vehmettirmekte. her alanda ve her bak mdan kaydetti i geli melerin bütünü . S. Amerika'dan gelen bu moda. y n kültürü halk s n f n n ya ay ve dü ünü al kanl klar n yükseltmektedir. hip-kültür. radyonun. Bunlar ahlakç veya filozof görü leri. Konusu arkaik toplumlar olan bu tart malar bir yana b rakal m. Hatta bu sosyologlar. anti-kültür. uyu turucu maddeler havarisi Tim Leary. bütün geleneklere dü man. medeniyet ise barbarl n z dd . La Sociologie. Kültürlerin özellikleri ve tarihleri Boas'dan sonra incelenme e ba lan r.insan n ve insanl n. Zen yay c s Suzuki'yi itibardan dü ürüyor. (K sa bir özet için bak. Kendini herkese kabul ettirmek iddias nda. her gün yeni bir macera ile sevgililerini hayretten hayrete sürükleyen bir nazenin. "bir hayat anlama ve ya ama tarz . kültürden çok. Kültür ileri bir toplum durumu. Hayata bir ey eklemek istemiyor. do rudan do ruya mass media'n n. Antropologlar birbirne dü üren bir anla mazl k da u: daha çok toplum yap lar -yani bir grubun içindeki ili kiler üzerinde mi durmal . her eyi unuttuktan sonra kalan" de il kültür. teklif etti i veya zorla kabul ettirdi i modellerle. Antropologlar bu arka-plandan kopmamakla beraber. hayat de i tirmek amac nda. nas l biçimlendirdi ini ara t ran kültüralist mektep. nazenini son kostümü. kültürler aras ndaki al veri lerle u ra an ilk antropolog. e itim sistemleri. "Ça da uygarl k" garip bir Sysiphos. Baz sosyologlara göre. a critical review of concept and definitions. bilhassa televizyonun. mutluluk hakk nda maddeci ve çocuksu imajlar telkin etmektedir. tüm de erleri yok etmek: kültür kavram n çatlatan bir davran bu. devrimci-kültür var. A a yukar medeniyetin kendisi. Avrupal sosyologlar. 621-645) Her kültürün. kimi tarihî. kelimenin manas n öyle geni let tiler ki. ba lang çta insanl n umumî geli mesine ba l . Introduction a l'ethnologie. tasavvurlar. sineman n. insan n bu amaca varmak için yaratt araçlara kültür araçlar veya daha genel olarak kültür de erleri diyebiliriz. konformizm yaratmakta. S. Y n haberle meleriyle (mass media) u ra anlar bu meseleye yeni bir boyut kazand rmakta.

Eski bir ark n n akordsuz tekrar : dadaizm. Bu habasetler insansever Marx'a latifeler ilham eder: «Do uda içtimaî de i iklikler ancak Avrupa'n n istilâs . Gençler için istikbâl ya anan and r. havariler ikayetçi. Luther tezlerini hayk rd zaman otuz ya ndayd . Demek ki. Daha do rusu say s z mahzurlar olan bir mecbûriyet -i elîme. Oysa tabandan gelen devrim.slâm dünya görü ünde. Ça da la mak. Gelenek paramparça ama yerine geçecek bir de er de yok. dü üncemiz gibi. Azgeli mi yalan . tecrübenin bilgi üzerindeki zaferi. Vazge çilmez îcâblar adalet. kime göre azgeli mi ? Tarih sahnesine ç kan büyük medeniyetler birbirine e it de erdedir. insanl n yüzünü k zartacak zulümler icad ederler. kültürün kendi kendine sava aç bu.Hayalin ak l. hem bamba ka. A ustos 1978.. her mede niyet için mukadder olan bir çökü ve çözülü merhalesine ula m t r. tabiî ütopyalar. Dürüst ve erkekçe bir kavgadan kaçan bu hayal hastalar n biolojileri ile ba ba a b rakal m. hürriyet ve müsamahad r. yarat lmas gereken ba ka bir realite özlemi. Eleba lar. Türk. 11 Eylül 1970 L'autre culture) Avrupal la mak m . en uzun ömürlü. sürekliyi geçiciden nas l ay raca z? Eserin kendisi yok ki ortada. ister istemez alçalmakt . Bu itibarla mukaddestir. u eser daha önemli. H ristiyan dünyan n son ke fi. kavimlerin târihinde böyle ç k ve ini merhaleleri oldu unu k abul ederler. Jean Jacques Lebel. bu haysiyeti inanc n ve dü üncenin bütün belirtilerinde görmesini bilen bir idrâktir. s cak. Türk . deoloji ile teknik bu yeni ku aklara güvensizlik veriyor sadece. Gerçi Avrupa da uurumuzu buland rmak için. yürüyü e devam etmek. Bu habis kelimeyi. insan. Zirveye vard ktan sonra yükselecek ba ka irtifalar olmad için. Ütopyalar istiyorlar. ça da dünyay . Hind'de kas rga gibi eser. mâbed ta lar n müzelere aktar r. Ama hiçbir emperyalizm. mur dar. "Kelime hazinemizde. nsan haysiyetine büyük de er veren. nice laf zlar icad etmi . y n arzular n n vah ice doyurulu udur" (Lebel). henüz bir curcuna. arzuyu susturu . (Kar la t rmak için bak Nadaud. babalarla çocuklar aras nda uçurum aç lm t . yâni daha ilmî bir s n fland r . Zaten do unun ve bat n n bütün büyük târih felsefecileri medeniyetin. dü ünce selâmetine ula amay z. Avrupal la t rmak m ? CEM L MER Ç. Ah bu Avrupa! ngilizler dünyan n en büyük medeniyetlerinden birini yok ederler.. en tan nm Edgar Morin'le." (MacLuhan) " nsanl n korosu" olan istikbal. kurulu düzene kar ayaklanm . Historie du surréalizme) Medeniyetin martt bu Amerikan veletleri için "kültür. sömürgecilerin kendilerine vesayet hakk haz rlamak çin uydurduklar bir mahkûmiyet karar . korkak. bir uyutma endüstrisi. Ça da medeniyet kendini inkâr eden bu isyan hamlelerini de bünyesine katabilecek mi? Baz yazarlar hareketi Reform'a benzetiyorlar. ça tek ba na temsil et mek gibi abes bir iddiaya kalk mam t r. (Konunun iyi bir özeti için bak Le Monde. bayramd r. Tabiat n d nda mtiyazl bîr yeri vard r. kötü de. As rl k hezimetlerin ö cünü almak için uydurulmu a benzeyen bu sefil kelime müsta riplerimiz taraf ndan hararetle benimsen di Neden azgeli mi . cilt 1. tezgâhlar söker. Bu devler veya cüceler ülkesinin bir çok Gulliver'leri var. Medeniyetin tek öl çüsü vard r: insana verdi i de er.slâm dünya görü ü. Onalt nc as rda da bütün bir nesil. e itlik.sanayile memi diye ikiye ay r yor. yiyi kötüden. Gerçek dergisi. bizim için bir «geri kalm l k»söz konusu de ildir. c v k. De er yarg s belirtmiyor. Evet. Daha ayd nl k. Türk . drâkin tepe taklak edili i. say 2 Bat dillerinde kar l olmayan bir mefhum. Hem ayn . eski yasalar n ve ölçülerin y k l . bu medeniyetler içinde en parlak. niçin azgeli mi . daha önce var olan bir dünyadan geldi i için kalle lik ediyor bize.slâm medeniyeti bu idealleri gerçekle tirdikten sonra. Rodinson. Bat 'n n abeslerine îtibar etmek bu alçal büsbütün h zland rd . sürrealizm. sanayile mi . lügat hazinemizden tardetmedikçe. Ke fedilmesi. öteki daha de ersiz diyebilelim. sanayile mek iyi de olabilir. 'azgeli mi lik'. genç üniversitelilerdi diyor Goodman. en zinde medeniyetlerden biridir. Tanr 'n n bîr nusha-y üras d r. slâm -Türk medeniyeti. Ama kimse anlam yor bu yeni kültürü. Melanchton yirmi. Dionysos'tur.

çok geli mi ne demek? Bu de i me kendili inden mi oluyor. eski dar deyimler kullan lmaz oldu. Lawsell (1965) do ru söylüyor: Böyle bir kazanca dönük davran a sâhib olmak için. Görülen benzerli in esas iktisâdi idi. bütün bu lâf zlar Avrupa'n n zâde-i mel'anetidir. iktidar. sava sonras y llar bu daha geni tâbirin de lüzumundan fazla dar oldu unu isbat etti. Avrupa Avrupa. Bu basit ve lemsel tan m hem iktisâdi geli menin özlenen süreklili ini hem de bu süreklilik boyunca ba ar seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. Yabanc la an ayd nlar m z. ngilizler ingilizle tirmek. Avrupal la maktan söz edilme e ba lan-d .. diyor. bat l sömürgeciler taraf ndan uydurulmu tur. modernisation sahneye ç kar l r. daha yumu ak bir tâbir ke fedilir: Avrupal la t rmak. Ama dünyan n gerî kalan bölgeleri söz konusu olunca kullan lan kelime Bat l la ma idi. Yar n sen de ngiltere gibi olacaks n. eski bir ola y n (sayrûre) zaman m zdaki ad ym . sömürge halklar na sömürgecileri taraf ndan sunuluyordu. «Sanayi bak m ndan geli mi ülke.»diyor. Sana anlatt m. emperyalist rejimler aras nda millî men eleri bir yana büyük benzerlikler oldu unu gösterdi.. yani Avrupa'y . sosyal bir çevre yarat r. Târihlerinden kopan bîr avuç a k n n omuzlad bir teslimiyet bayra . efen dilerine benzemekten ibaretti. Toplumlar iktisadî ba ar lar n n bütünü göz önünde tutularak s n fland r l yor. Sanayi nk lâb bütün ihti am ve sefâletiyle ferman ferma.. nüfus ba na gelir art n fiilî olarak gerçekle tiren bir çevre. ba l ca konular n n. kendi hikâyendir. kar la t r l yor ve de erlendiriliyordu: Tek sa lam ölçü buydu. imdi dü man ülkelere teklif edilen daha sonraki modellere göz atal m: "II. Çünkü her toplum ayn merhalelerden geçecektir. Arthur Levîs'in söyleyi îyle nüfus ba na dü en gelirin art oldu u kanâatine var nca ileri do ru bir ad m at lm oldu. Zîrâ verimin fiilî olarak artmas için yükselen ferdî geliri üretip tüketen insanlar n kendi üretici güçlerini art racak ve bu davran topluma yayacak kadar oyunun kaidelerini anlam ve benimsemi bulunmalar lâz md r. bir intihar karar d r. fazla dar.. Modernisation. geli mi ülkelerin vas flar n kazand ran sosyal de i me süreci. Kelime. Gaye.» Marx bu sözü niçin söylemi . istikbâlin büyük Hindistan' n yaratmak. Frans z lar frans zla t rmak. anlatal m: ngiltere'de kapitalizm geli m i . Daha müphem. Vico'nun ve Auguste Comte'un: Her ülkenin târihi ayn istasyonlardan geçmek zorunda. bir medeniyet camias hüviyetini nas l de i ti rir. sosyal bîr de i me vetiresidir. Demek ki. Daha topyekûn bir tâbi e ihtiyaç vard .sayesinde gerçekle ebilir. Modernîsation. H ristiyan korsanlar n istilâ s n rlar geni ledikçe bu tâbirler yetersiz gelmeye ba lar. daha kucaklay c . bîr k t'a. Avrupa Amerikanla yordu. «ça da uygarl n»temsilcileri ma lûblara önce kendilerini örnek gösteriyorlar. Modernisation. Sosyolog buna: «Azgeli mi ülkelere. modernîsation. gerekse modernle mekte olan toplumklar n nerede olurlarsa olsunlar. Giderek bu mefhum da fazla sert. Yerine yeni bir yalan bayrakla t r l r: Bat la ma. nezleye . Hindiçin'den söz ederken Frans z la yor. daha do rusu de i tirebilir mi? Asya Asya'd r. yâni Hind'i ça da medeniyete ula t rmak çin bu s k nt lara katland lar»der.. MODERNLE ME Asr m z n en büyük içtimaî limler Ansiklopedisi Modernisation'a ay rd oldukça uzun bir incelemeyi Marx' n yukar daki cümlesiyle ba lat r. ki ili i öldürmekti. geleceklerinin imaj veya tasvirleri. Portekizliler portekizlile tirmek pe indedir önceleri. aferin ngilizlere. gerek bütün modernle mi ülkelerin ister Sovyetler Birli i ve Japonya gibi do ulu ba ar daki benzerliklerini. Ça da la ma bir yana. Tanzîmât ntelijansiyas n n meçhulü olan bu mefhum sonralar bir bayrak olmu . beceri ve bilgi bütün sosyal de erlerin yeni ba tan düzenlenmesi ve yeni ba tan payla lmas na htiyaç vard r. Ansiklopediyi okuyal m: «Uzun süren sömürgecilik y llar .» AVRUPALILA MA (1) Avrupal la maya gelince. bir inkâr ç lg nl . do ruluk. Dünya Sava Avrupa devletlerinin zay flay na ve Amerikan nüfuzunun yay l na ahid oldu.»Demek ki sömürge halk için ideal (yâni bugünkü tâbirle modernisation). sayg . nas l bir gelenekleri bulunursa bulunsun amaçlar ndaki benzerli i tek kelimeyle belirtiyordu. Bir iflâs n ifadesidir Avrupal la ma. sonra mensub olduklar camiay . W. Hind'den söz edilirken ngîlizle iyor deniyordu. Sömürge halk na bu yanl hedefi telkin edenler kimler di? Müstevliler. Harold D. Yazar Alman okuyucusunun dikkatini çekmek istiyor konuya. Ne var ki. Böylece iktisâdi geli menin tahlilini belli bir mihraka ba l yor ve modernisatîon'unun sosyal bir vetire olarak en anla l r tahlilini vurguluyordu.» Görüyoruz ki. Azgeli mi . Bat dilleri yeni bir kelimeyle zenginle ti: Amerikanla ma. fazla gu rur k r c bulunur. bu vetirenin ba l ca unsuru iktisâdi geli medir. Bu hüküm ça da dü ünceye Vico'nun arma an . Bu nki af nceleyen iktisatç lar. Bat 'n n yükselme devrinde. Bu ihtiyac r kar lamak için modernisation kelimesi uyduruldu. uurlanan Do u bu kelimeden de tedirgin olunca. onlar kendilerine benzetmek isterler. sevgi. yoksa d müdahalelerin eseri mi? Yazar devam ediyor: «Emperyalizm ça nda. azgeli mi ülkeye gelece in imaj n sunar sâdece. Avrupa'l la ma'n n Avrupal lar'ca ne manâda kullan ld n a a da anlataca z. Almanya ise millî birli ini bile kuramam henüz. Emperyalizmler kabza-i teshirine geçirdi i ülkeleri yok etmek için. refah. Sanayi alan nda ise geri mi geri.. onlardaki direni i yok etmek.

Fransa'ya. daha girift. Roma'n n Asya imparatorlu u (189 M. Bu itibarla dü manlar m z n. gerek arkeolojik ara t rmalarla gün na ç kan vesikalarda görmek kabildir. Terbiye alan nda avrupal la t rma ise.Mukaddes'i. iktisadî bak mdan ferdiyetçi kapitalizm ve rekabet ülküsünü empoze etmek. Amerikan yerlileriyle Afrika zen cilerinin. Bâbil ve kuzey Hindistan'a yapt istilâlard r. hatta Salt k Denizi'ne kadar yönelmek zorunda kald . ticarî zihniyet. olacakt r. Di er taraftan Kuzey Afrika'yla berya Yar madas 'n n slâmiyet'ten gelen hamle gücüyle ve Arap fetihlerinin h z yla Sami kavimler taraf ndan Asyal la t r lmas Orta Ça da medeniyet tarihinin en esasl ak m n te kil et mi tir. sava la m gerçekle tirilecek. Afrika kültür ve medeniyetlerini istilâ etmesidir (Yazar. Bu nüfuz. On be büyük sütun Europenisation maddesini hülâsa edelim. Daha sonraki Mo ol göçebelerinin taarruzu tesiri bak m n dan en uzun ömürlü olmas na. çünkü kuzey ve güney Amerika medeniyetleri Anglo-Sakson sömürgecili inin ve Lâtin ticarî nüfuzunun bask s yüzünden ayn ak betle kar kar yad rlar.. misyonerin Kitab. Cereyan (tide) Asyan n lehine dönüyordu.) Aryal Persler'in. telkin yoluyla m . Bu ilk Avrupal la t rman n son dalgalar . fakat daha az verimli ve ilerlemeye daha az elveri li kollektivist ve komünal medeniyetleri kontrol alt na almak.. Young diyor ki: Avrupal la ma sözü. iki as r sonra skender devrinde. gerek târihî. istismarlar n gizlemek için uydurduklar bu yabanc kelimelerden ne anlad klar n aç klamak. bu Avrupal la ma M s r. Lâtin ve Haçl seferlerinden do u Avrupa'da ve bat Asya'da kurulan devletler. Bu içtimaî sistemlerin vas flar da unlar: Avrupal la t rma. onu kendine benzetmek ve gönlüne göre istismar etmektir. sanayide el tezgâh n n yerine fabrikay ve dökümhaneyi geçirmektir. Ki ilikleri billurla m . Amerika. ki k t'an n kaderi o ça lardan beri taayyün etmi .S) bir taarruz ve müdafaadan ibarettir. daha âdil. «permeation» kelimesini kullan yor: Nüfuz etm e. Yeni Avrupal la t r man n zaman m zdaki devresinde Asya devletlerine ilk kabul ettirilen felsefî ve siyasî nazariyeler in Eflâtun ve Aristo'nun fikirlerinde Atîk ve Ege medeniyetlerinin müesseselerinden ilham almas tesadüf eseri de ildir sadece. Avrupa'ya has içtimaî bütünlerin (sistem Asya. olmaktad r. Yazar n bu ifâdesini ayd nlatma a çal al m: Avrupal la t rma. kuzeyden de Rusya yoluyla Balkanlara. Bu dönemdeki Avrupal la t rma hamleleri eskilerine k yas la cans zd r. içine geçme). ki k t'a aras ndaki hâkimiyet sava târih öncesine kadar uzan r. maddî hattâ manevî kazançlar sa layacaklar na inand rmak. Hind'i ele geçirirler. Berberilerin iki ktan bi rini seçmesi gerekiyordu: Avrupal la mak veya yok olmak. Bâbil. yay lma. Avrupal la t rman n Asya üzerindeki tesiri. ne târihlerinden haberleri var. Yunan kültüründe bulabiliriz. Daha do rusu durumun icâblar na göre her üç yoldan. O târihlerden sonra te ebbüs Asya'n n eline geçer. Asya hiç bir zaman böyle bir mecburiyetle kar kar ya gelmemi tir. çal mam z n ilk fasl n te kil edecektir. modern Avrupa'da kurulan ve Rönesans n. komünizm'i. Nitekim geçen asr n Asya medeniyetlerinin ve sosyal sistemlerin esas lar na da o ça lardaki Asya imparatorluklar nda rastlamak kabil. oysa Asya'da Bat medeniyetinin ferdiyetçilik. Asya hâkimiyetine kar ümitsiz bir sava a giri tiler. Ne mâhiyetlerinden. s nâyile me. pek önemli say lmaz. Amerika. ve bu bölgenin Asya'ya kat lmas na sebep te kil etmesine ra men. s zma. siyasî bak mdan demokrasi fikrini. Afrika kültür ve medeniyetleri üzerinde yapt tesirleri belirtmek için kullan l r. Lâtin imparatorlu u (1261 -1453). Bu Avrupal la t rma dönemi Dara ve Keyhusrev'in Avrasya imparatorluklar yla Aryen Greklerin Avrupa site devletleri aras ndaki sava larla sona erer. gerek sonuçlan bak m n dan Amerika'lara ve Afrika'ya tesirinden çok farkl olmu tur. Young'a göre. militarizm'i ve mistisizm'i aras nda her zaman medd-ü cezir vard r. Aryal Grek ve Makedonyal lar n M s r.E. Ve Avrupa hâkimiyetinde bir dü ü görülmeye ba lar. Araplar n. yani kapitalizmle slâmiyetin veya Bu dizmin kolektivizmi. Elen imparatorlu unu Dara mparatorlu unun s n rlar na kadar geni letilen ve bir dünya devleti idealini gerçekle tiren skender fetihleri Avrupa taarruzunun sonuncusu oldu. Bugünkü Avrupal la t rman n esaslar n . sana ink lâb n n yi ürünü olan belli sosyal sistemlerin nüfuz yolu ile Asya. bu imparatorlu un vârisi o an Greko Bzantin (330-1204) imparatorlu u. Asya'n n ilk Avrupal la mas ta devrine rastlar. Kendisini dinliyelim: O ça larda bile iki k t'a aras ndaki temel farklar aç kça belirmi bulunuyordu. Young'a göre. Afrika'n n kabîle kültür ve medeniyetleri imdiden Avrupa'n n bask s alt ndad r ve eninde sonunda Avrupa ferdiyetçili inin ve sanayiinin taarruzuyla yok edilecektir. belli de il. Do u'dan gelen Aryal ak nc lar ranla. Bu dalga 732 de Charles Martel ve Franklar taraf ndan Tours'da durduruldu u zaman en yüksek noktas na varm . Bir kelimeyle Avrupa'n n ba l ca dâvas Asya'n n direncini k rmak. güneyden Kuzey Afrika yoluyla spanya'ya. Avrupa ile Asya aras ndaki merkezî köprü (yani stanbul) Bizansl lar taraf ndan ko rundu u için Asyal lar n Bat Dünyas na taarruzu. En geni malûmat 1931'de yay mlanan çtimaî limler Aksiklopedisi'nde. özendirme yoluyla m . tüccar n mallar . Avrupa d ndaki k t'alar Avrupa ilimleri elde ederek. E-330 M. Pers ve Grek medeniyetlerine kadar sürer. kabîle geleneklerini y k mak ve israf önlemek. Avrupa'n n zaferini gerek Tevrat' n kehânetler fasl gibi eski siyâsî eserlerde.yakalan r gibi yakalanm onlara. Cyrus devrinde [549-529 M.. idarecinin iyi niyetleri arac l yla. Protestanl n. G. skender fetihlerinin sonunda kurulan Helenistik devletlerden bile daha k sa ömürlü oldu.

Osmanl adaletinin ba ar s n . Sava ta hafif süvarilerin. Çin'den al nan Asyaî bir kültür ve medeniyeti kendine yar d mc olarak bulmu tur. Osmanl nizam n incelemek için ngiltere'den stanbul'a bir heyet yollanm t . as rda Çar Nicholas' n I. emperyalistler taraf ndan giri ilen Avrupal la ma. Asya'n n idare tarz mâkul ve âdilâneydi. Yüzy lda Frans z ve ngiliz deniz imparatorluklar . Avrupa'n n feodal sistemi ise buna k yasla ilkel ve in safs zd . transkontinantal bir cephe boyunca Asya'n n belkemi i (dorsal ridge) arkas nda ve bu bölgeyi a arak. yani bu kavimlerin hükümran birer devlet olmas na taraftar de ildi henüz. Afganistan. Avrasya ve Avramerika devletleri aras nda ya l bir kemik gibi çeki me mevzuuydu. Asya'daki bölünme (tefrika] Bizans mparatorlu u nun çökü ünü geciktirmi tir.CemilMeric. (Sobieski ve Polonyal lar) Bunun üzerine te ebbüs Avrupa'n n eline geçti ve Avrupal la t rma ça ba lad . Europeaniser yahut europeiser. as rda Hollandal lar n yolundan giderek ticaret ve sömürge üslerine yerle iyorlard . gerçi daha önce bu siyâset. Almanya. (Meydan Larousse kelimeyi avrupal la ma ile kar lam ve tarifi öyle çevirmi : Avrupal lar n fikirlerini ve davran lar n benimseme. Bu nizam n koruyucusu Osmanl lard . as r içinde ngilizler s n rlar n ran. Çin ise ngiltere. XVII. iç sava lar hüküm sürerken îslâmda dinî asabiyet ve içtimaî dayan ma vard . XVI. Avrupa medeniyetini kolayca ve tahâlükle kabul etmi tir. XIX. Nitekim Bizans mparatorlu u da Asya'daki yenili e kars Avrupa n n eski medeniyetlerini koruma a çal m t . gayri-müslim teb'an n hâmisi olan Rusya taraf ndan takip edilmi ti. Neden? Zira daha önce Avrupan n milliyetçili i sokulmu tu bu ülkeye. Rum lar. M s rl lar' n. daha sonra Asya'n n merkezden Avrupa'ya do ru ilerleyi i 1683'de Viyana'da durduruldu. Oysa as l metindeki mânâ avrupal la ma de il. Asya.bulunu yordu. biri kuzeyden. Asya'n n eski kültürlerini adetlerini ve kanunlar n sürdürmekteydiler. Osmanl ülkesine yerle mek ve onu istismar etmek isteyen devletlerin birbirini kovalayan gayretleri ba ar ya ula amad . Japonya pek k sa bir zamanda (bir nesillik) yaln z Avrupal la m bir millet ol makla kalmam . Do uda Pasifik'e kadar yay lm bulunuyordu. Böylece geçen asr n sonlar nda Devlet -i Aliye nasyonalizmin Asya içlerine yay lmas n önlemek için Av rupa diplomasisi taraf ndan sun'î olarak ayakta tutulmu tu. Bu itibarla. Bu arada. kendi teb'as yla aras bozuldu (Türkler.net Önce kelimenin mü taklar n tan yal m. Katerina ve Pitt taraf ndan giri ilen te ebbüs . toplumlar n n Avrupa toplumlar ndan daha medenî olu uydu. hocalar ve hamileri oldular. avrupal la mak veya avrupala t rmak. XVIII. Yunanl lar' n. Avrupa ya ay na uydurmak. as rda II. Dünya savas ndan sonra Frans z. Napolyon devrinde Frans zlar. Slavlar. di eri güneyden Asyay ku atan iki hareketle emperyalistik Avrupal la t rma sür'atle geli iyordu. Avrupa n n da birbirine rakip milli devletler aras nda bölünü ü de Devleti Aliye nin çökü ünü geciktirdi. Avrupa devletleri. Türkler'in Avrupa' y atfetmelerine sebep. Sonralar Birinci Dünya Sava na kadar Almanlar ayn i i ele alm lard r. . XIX ve XX. www. Japonlar. Osmanl mparatorlu unu parçalamak için giri ilen her te ebbüs ba ar s zl a u rad XVIII. H ristiyan Dünya'da mezhep kavgalar . Stadford Canning'in yönetiminde. sadece ticarî pazarlar pe inde ko mam . Mançurya ve Vladivostok'a kadar ilerliyedursun. Avrupal la t rma davas n n siyasi veçhesi olan « ark Meselesi» Avrupa n n modern ilmi dü ünceleri ve sosyal müesseseleriyle Orta Çag slam Devleti aras ndaki çat madan ibarettir (conflict).den tutun da. stila yoluyla ba ar lmak istenilen bütün bu Avrupal la t rma hareketlerini düvel -i muazzaman n rakip emperyalizmleri köstekledi ve sonunda bu kavimler aras ndaki milliyetçili i akamete u ratt . ngiliz ve talyanlar n parçalama te ebbüslerine kadar. JAPONYA'NIN AVRUPALILA MASI : Japonya'n n beklenmedik ve a rt c Avrupal la mas ispat etti ki. milliyetçilik icab diye sunulunca. Do u Avrupa ve Bat Asya'daki slam devleti emperyalizmin Avrupal la t rma te ebbüsüne kars nüfuz edilmez bir kaleydi. XVIII. devlet-i Aliyyenin tebas olan çe itli kavimler taraf ndan bölü ülmesine. 1453'de stanbul dü tü. bu iki yanl taarruz da gerileme e yüz tuttu. nüfus art n bo altmak için sömürgeler de aram t r. a r topçula r n. Orta Asya'da Rusya içlerine kadar geni lettiler. sonra civar ülkelerle ve tum H ristiyan dünyas yla. ngilizler. Babiller'in kültür miras ndan daha çok faydalanm t . Not: Sitemizin ziyaretçilerinden Yunus Topuz'a bu makaleyi gönderdi i için te ekkür ediyoruz. Asyaî bir camialar toplulu uyken Büyük Petro taraf ndan Avrupal la t r lan Rusya mparatorlu u. adalar nda Avrupal la maya do rudan do ruya ve zorlama yoluyla mâruz kalmam lard r.alinin patronlar . Avrupa n n Asya ya son taarruzunu kolayla t ran Osmanl devlet ricalinin tereddisi oldu Bu zümre fesada u rad önce. Fransa. Bu te ebbüslerin hepsi de semeresiz kalm t r. cânu gönülden benimsenecektir. Elizabeth devrinde bile. Asya'dakî Araplar' n. as rda Portekizlilerin. her derde deva diye sunduklar temsili hükümet ve ademi merkeziyetleriyle (provincal autonomy) imparatorlu a yeni bir nizam verme e kalkt lar. bando m z kan n kullan lmas Türklerden ö renilmi tir. Sonra da güneye do ru. Orta Asya ve ran'a ve Altaylardan Mo olistan'a. Çin Asya's na ta mak için Avrupa devletleriyle yar a girmi . XIX. as rlarda devam eden ve kendini târihe ve politikaya terakkî-i âlemin sürekli görünü ü olarak kabul ettiren Avrupal la t rma. Avrupal la ma onlara dolayl olarak ve demokratik yoldan Amerika taraf ndan telkin edilmi . Bab. Araplar Ermeniler).

Ama bu egitimin s n rlar ne? «Yar » okumu lar. Bu kifayetsiz tarifleri 1970'lerde yay mlanan Büyük Larousse'den al yoruz. Say 142 Abdalan.. daha topyekün ihsaslara dayan r. Bir devrin ve bir ümmetin vicdan d r hoca. gaziya. homo sapiens'den (dü ünen insan) ay rabilir miyiz? Doktorlar entellektül de il mi? Ayn vasf di çilerden esir eyecek miyiz? Ayd n kafa i çisi* olarak tan nan R. Avrupa zihniyetine uydurmak.). En vaz hlar Seligman' n yayimladi i «içtimai limler ansiklopedisi*. Fichte'ye göre.rum. Ne var ki. Webster sözlü ü (II. dervi . air. Larousse'da da ayn güdük kar l klar Entellektüel: zihni. halka gerçek ihtiyaçlar n sezdirmeli. Okuyal m: Intelijansiya entellektüeller bütünü. Homo faber'i (alet yapan insan).rum. Sonra müfti. manevi.. Rahib.) Europeisation: Avrupa tarz nda ekonomik veya politik bir organizm kurmak. Bununla beraber ayd n diplomayla tarif elmek yine de yanl . ve onlar nas l kars layaca n ö retmelidir. Tekamül vahdet'de tenevvü de il midir? Abdalan .. Hem Avrupal la t rma. Asr n sözcükleri. Sonunda tek kelimeye hapsedilmis mefhum: entellektüel.» (Paul Robert) Zihni faaliyet ne demek? Ça da toplumda.. ezilenlerin ac lar na ortak olan ve as rlarca hakk n havarili ini yapan bir fazilet timsali degildir ki. çtimai uurun bu çe itli temsilcilerini toplayan tek isim: ulema. Littrede de. Hristiyanl n zaferinden sonra dü ünce manast ra s nm ve Avrupa n n uuruolmu clerc. bir rahibin vas flar na sahib olmal ve rahibin görevlerini benimsemelidir. diyor. soysuzla demek gibi bir taleb.» Hangi rahib? Almanya'n n bu air filozofu. mün i. entellektüeli isim olarak al yorlar. Avrupa ya ay tarz n benimsemek. Bugünki hüviyetiyle geçen asr n sonlar nda beliren entellektüelin seçeresine bir göz atal m. üniversite ve lise hocalar . Paul Robert'in lügati biraz daha zengin: Europeaniser fiili 1830'larda kullan lma a ba lam . ezeli hakikatin yani slami dünya görü ünün yay c s d r.). yeter ki bilgilerini sindirmi olsunlar ve yapt klar i kafa faaliyetine dayans n. entellektüel olmayanlar n hükümleri ise daha do rudan do ruya. (çünkü entellektueli ca lara ve ülkelere göre de erlendirmiyor. diye ta n ml yor. Feodaliteyle beraber itibar n kaybetmi kelime. ktidara geçen üçüncü s n f. Tarifi ülkeden ülkeye. Ekim 1975. muhakkik. Böyle bir te kilâta kat lmak. ayd nlar na filozof demi . hem Avrupal la ma.rum. bask 1957) u izahat veriyor : Europeanize. Kelime Bat 'n n iktisat ve sosyoloji kamuslar na da al nmam AYDIN Cemil Meriç. ebedi ö renciler». Shelling gibi baz yazarlar entelleküelin yarat c olmas gerekti ini söylerler. daha sonra entellektüelin .. Gerçi ahlaki ve estetik olgunluk da cok defa ayd n n vas flar aras ndadir ama kökleri ba kad r bu geli menin ve mutlaka bulunmas art de ildir entellektüelde. Ayd n. her faaliyet bir parca zihnidir.. pe in hükümlerin tahakkümünden kurtulam yor. baciyan. fakih. filhakika sadece bilgi edinenlere entellektüel demek caiz de ildir ama entellektüelin mutlaka yarat c olmas da gerekmez. zahlar daha cömert fakat içtimai buud'dan mahrum oldu u için müphem ve kifayetsiz: «zihni faaliyetlere kar büyük bir alaka duyan. ahiyan.avrupal la t rmad r. ça dan ça a de i mi . fikri. bat insan n n uurunu temsil edenlere entellektüel (yahud intelijansiya) ad verilmis. müsannif. Makalenin yazar Roberto Michels. kad . Ansiklopediler de kamuslar gibi kekelemektedir. Etimoloji uzmanlar (mesela Bloch) entellektüelin XVIII. edib. özelli i. Bilgisi ile topluma hizmet etmeli. Entellektüeller: hükümleri dü ünceye ve ilme dayananlar. Ayd n n içtimai görevleri yüklenmesini istemek cok yerinde bir dilek. Bir devletin ekono misini Avrupa iktisadî konjonktürüne göre ayarlamak. Uleman n ortak s fati hocal k. bir hayalin kurban d r. Bat 'ya gecelim. Avrupan n. Aron da ayn hataya dü üyor. Umumi ve mücerred vas flar. Müesseseler geli tikçe isimlerde de i ti. Daha eski bir sözlük (Larousse'un 17 cildlik ansiklopedik lügatinde Europeanisme'i tek millet olarak dü ünülen Avrupal lar n siyasî birli i. yüzy ldan itibaren bugünki manada kullanmad n söyler ama belli ba l kamuslarda böyle bir iddey do rulayacak kay tlara rastlamad k. Birtak m vas flar izafe ediyor entelleküele. fikir hayat a r basan. imam n kaybeden bat .rum dörtkenin kenarlar . Europenisation bel kemi i olmayan seyyal bir tâbir. Devlet -i Aliye bu sütünlar üzerinde yükseldi. arih. Avrupal la t rmak veya Avrupal la mak: Davran veya mizaç bak m ndan Avrupal ya benzemek. Sonra filozoflar kozalar na çekilmi ler. Entellektüel belli bi r e itimden geçecek elbette. Manâs : Avrupa medeniyetine.» Bo lukta kalan bir tarif. kendi kendilerini yeti tirenler de entellektüeldirler.rum kollara ayr ld : alperen. Europeanisme de geçen as rda do an bir kelime: Avrupal mizac . «Entellektüel deyince hocalar gelir akla. XX. daha do rusu toprak aristokrasisinin.Hisar Dergisi. Lügatler çorak ve k s r. Ne gariptir ki Fichte'den (çok sonra Evet. Ayd n ele avuca s mayan bir mefhum. (Meydan Larousse: Avrupa'ya has vas flar hâiz iktisâdi ve siyasî bir te kilât kurulmas . Görüyoruz ki. Ama ona rahiple demek.

ezilenlerin yan nda yer almal . Bu manada bütün insanlar entellektüeldir. siyasi bir rol oynay . hekimler . hocalar) üretici olmayan bir i çidir. Shils'e gore. daha adil. Bir kelimeleyle proletaryayla ayd nlar aras nda iktisadi bir (çat ma yoktur ama hayattaki mevkileri. entellektüellik herhangi bir meslek erbab na inhisar ettirilemez. . Marxizmin bu konudaki izahlar n üç ba l k etraf nda toplamak kabil ..) Entellektueli istihsal faaliyelinde oynad g ro le göre tarif edenler de var. yeni bir kültürün. felsefi. ikt isat bilginini. entellektüellerin görevleri. ayd nlar modern kapitalist toplumda ayr bir tabaka olarak vas fland ran ferdiyetcilikleri ve te kilatlanmadaki ehliyetsizlikleridir. Fakat bütün insanlar toplumda entellektüel vazifesi görmez.. Seligman' n yayimlad bu abide-kitap. bunlar. hiçbir ahsa esir olmadan dövü melidir. entellektüel görevler yapan insanlar aras nda kesafetçe farkl d r. devrim. Komünistlere göre gerçek entellektüel. entellekt üel faaliyetlerin yönetimi. Edward Shils. insano lu. Görülüyor ki. Zihni faaliyet en ilkel toplumlarda bile mevcuddur. Sosyalistlerin. daha mücerred. beslenir. sanayi teknisyenini. ort ak kültürlerin gelistirilmesi. Entellektüel bir sermayedar deg ildir. Deklase olmad kça bu hayat tarz n sürdürür. hatta entellektüel yarat c l k.. popülizm. ayd n da. sosyal degi meler.ahlaki ve de erlendirici bir temas kurmak ihtiyac nsan ruhuna kök salm bir ihtiyaçt r bu. Bu entellektüeller. ayd nlar n. Entellektuel. yalanlar n peçesini y rtan. tabiat ve kosmos hakk nda umumi sembolleri ve mücerred referanslar daha s k kullanan kimselerin bütünü. u veya bu toplulu a uzvi olarak ba l entellektüel bir tabakan n mevcudiyetini tayin eden içtimai 'münaseb etlerin bütünüdür.. Kilise-d -«ilerici»ler için ayd n hiçbir ideolojiye bagl olmamal d r. entellektüelleri öyle tan ml yor: Herhangi bir toplumda. bir k s m yazarlar ona içtimai kinleri körüklemesini tavsiye ediyorlar. çal ma artlar farkl d r birbirinden. yeni bir hukukun kurucusunu da yarat r. diye hayk ran ele avuca s gmaz bir zeka. felsefi. Entellektüel de i en hadiseler kar s nda her an vaziyet almak zorundad r. renklerle. geli tirmek ve bunu kelimelere. hizmetine daha az kar l k ödemek için entellektüellerin say s n art rmak ister. ekillerle ve seslerle ifa de etmek ihtiyac ndan do ar. mali destek kaynaklar . Onlar için zihni ve cismani bir ihtiyaçt r. Entellektüelin bu gibi sembolleri s k s k kullanmas ahsi bir temayülün eseri de. 2) Lenin de Kautsky'nin tahlilini benimser: Kimse inkar edemez ki. Bunun icin sürekli bir isyan halindedi r. yazar veya konu urken çevrelerindeki fertlerin ço una k yasla. edebi eserlerin (veya sanat eserlerinin) yarat l nda ve yay l nda ba l ca amildir. Ayd nlarla i çiler aras ndaki çat sma fertlerle de il s n flarla ilgili. entellektüel gelenek ve ictimai otorite. Bir k s m yazarlar ayd n ezeli degerlerin bekçisi olma a çag r rken. Bu içtimai tabaka nanemollal ve karars zl ile ayr l r i çi s n f ndan». çok yerinde telkin ve tespitlerle örülmü bir ara t rma. teolojik. her tarif ve izah yazar n temsil etti i ideolojinin damgas n ta maktad r. Bu. görevleri hakim s n f n istismar edilen s n flar üzerindeki bask s n gizlemek veya hakl göstermekti r. insan. Tutarl ve abjektiv bir biçim isteyen ifade . düzen. ya ay ve dü ünü tarzlar i çilere de bula abilir. uzvi olarak bir veya bircok enteltektüel ta-bakay yarat r. Yazar bunlara «ideolog ayd n* diyor. iktisadi istihsal dünyas nda do an her içtimai zümre kendisiyle beraber. tabiat ve kosmosun en genel ve en esasl taraflar yla ilmi. Entellektü eli. Entellektüel temayüller yahud alakalar. mücerred ve umumi. her çesit yazarlar. bir vicdan. Toplumun topyekun çal abilmesi için entelleküel eserlere ve müesseselere lüzüm vard r . konumuzla do rudan do ruya ilgisi olmad için bütün olarak aktaramad k. ilmi. bir uur. üpheli müttefiklerdir. 1) Kautsky'e göre. mihrakla r. dünyadaki bütün haks zl klara dur. taleb örnekleri. talyan iktisatc s Loria'ya göre entellektüel (yani airler. mesle inin icab da olabilir. (Bu çok zengin ve son derece girift arast rmay .toplumda oynad çe itli rolleri s ral yor. Vazgeçilmez görevi: tenkid. K saca. ona yaln z iktisadi de il içtimai ve siyasi uur da verir: vazife uuru. Ama geli mi toplumlarda entellektüel roller daha ihtisasla m t r. Bu yüzden de dü ünce tarzlar nda az çok bir çat ma vard r. Amerikan intelijansiyas n n (bir manada Avrupa intelijansiyas n n da. gelenek ve yarati . ama ayn zamanda eme inin mahsulünü hatta çok defa çal ma gücünü satmak zorundad r. kapitalizm'e dü mand r çünkü kapitalist. hususi de (mü ahhas hadiseler) umumi bir mana bulmak. yüksek kültürü yaratmak ve yaymak. En mekanik faaliyet'de bile dü üncenin pay var. ilimcilik. hayat n devrime adayan ve partinin emirlerini nass gibi kabul eden bir kafa i çisidir. zira ansiklopedinin yazar-lar daha cok Avrupal d rlar) 1935'lerdeki görü lerini belirtiyor. Bir k sm kurulu düzenin emrinde çoban köpe idir. Entellektüel davran n bu iki temel motivasyonu ayn insanda ve ayn eylemde birlece i gibi birbirinden ba ms z olarak da mevcud olabilir. Bilgi sosyolojisinin tan nm temsilcilerinden biri olan yazar. Ama ayd nlar i çi s n f hareketinin ba na geçerek proletaryan n müttefiki de olabilirler. daha girift. «Tu -tucu» lar n tahlillerinde ag r basan. en-tellektüeller de toplumun öteki tabakalar gibi herhangi bir tabakad r. Zihni faaliyetler neden müessesele ir? Müessesele ir çünkü kendilerinde güçlü ve yo un bir yarat l faaliyeti bulunmayan birçok kimseler. cemiyet. yo unla r. 1968'de bas lan «The international Encyclopedia of the Social Sciences* in entellektüeller maddesi daha karanl k. zihni faaliyetin maddelle mi eserlerine muhtaçt r. Kapitalist isletme efi. Gercj ya ay seviyesi bak m ndan burjuvad r. Emekle sermaye aras ndaki çat man n bir ba ka nevii. . Bu ihtiyaç. ro -mantizm. avukatlar. entellektüel hayat n müesseseleri. teolojik faaliyetlerin maddele mi mahsulleri yaln z bu ihtiyac n (yani entellektüel kabiliyetlerin) eseri de de ildir. Kapitalizm taraf ndan istismar edilir ve toplum taraf ndan küçük görülür çok defa. milli ve milletleraras modeller. 15 buyük sayfa tutan makalede u konular incelenmi : entellektüel tabakala ma. hakikatte onun ayr lmaz bir parças d r ama fertlerin hepsine a yn ölçüde da lmama t r. gelenekler yani çe itli zihni faaliyetlerin kuça nda geli ti i içtimai çevrelerin ve müesseselerin kültürü ve manevi miras sayesinde belirir. Gerçek ayd n. i inin veya dü üncesinin mahiyetine gore tarif edemeyiz. 3) En ayd l k tahlil Gramsci'ninki. filozoflar. Da n k fakat çok fay-dal . kuca nda do duklan zümreye insicam kazand r r.bilgi kabiliyetleri. Ayd n n toplum içindeki yeri de müphem bir «ortas n fl l k». izahlar daha «dünyevi» daha iktisadi. Çal anlar n.. daha mükemmel bir dünyan n kurulmas için aç lan sava ta hicbir disipline. Bununla berabe ilmi.

müsta riplikdi. Edebiyat. Kanatlar yorgun. ark söyleyece ine bildiriler imzalayan bir a ustos bö ce i cok defa. ruhu da. Türkiye de içtimai s n flar olmad ndan entellektüel de yoktur. stilâhat.. Kemal. Sonunda hepsi usland . 346-350) . kervana müsta ripler de kat ld .Hamid edebiyat na kar bir aksülâmel . bu ak n intelijansyan n en tan nm temsilcileri. ba l ba na bir s n f de il. kitle -i avam n. ülkesi ve tarihiyle. kitle-i cahiliyetin ruhundan münbais idi. Nesillerin gadrine u ram t Naci. Çok yerinde bir hayranl k. Köprüler at lm t . birkaç haramzade evlâd na bakarak mahk m edem eyiz. Avrupal bir hayvan. N aci benim de hocamd . Bir ça bütünüyle kötülemek.kâh bedbin. ne deb-i dirin.. Naci ye kar gösterilen bu büyük sevgi. ayn kanaatlar payla an mütecanis bir kitle de ildir. s n f . Avrupa. Yeni Sanat . dü ünemez çünkü kendileri dü ünemezler.avam n mucid ve müessisidir. ölümünden y llarca sonra söyle tan t yordu üstad : Eserlerinden ziyade ahs n n etraf na zaman n gençlerini toplayabilmek için çevirdi i hilelerle.Osmaniye. Entellektüel. Dü man s n flarla dövü erek geli ir ve olgunla r. Ve bu garip bediiyat delisi. Ama onlara Türk diyebilir miyiz acaba? Avrupa n n en sefil yazar eri ilmez bir zirvedir. Koca bir asr . . birer «öykünme» dir. Ya amak için yenile mek lâz md . Hakikatta Avrupay da Asyay da tan mazlar. Zaten halk Avrupa n n nefais-i asar n anlayamaz. Abdülhak Hâmid tarz.. Melike Sultan a â k yedi gençtiler.. Daha dogrusu. entellektüelin magara duvar na vuran gölgesi. Entellektüel. her ikisi de birer ru eym. genç tecessüsümün zevkle tavaf etti i kaynak kitaplardan biri. edebî bir ç lg nl kt ehabeddin Süleyman a göre (Tarih-i Edeb yat. Ayd n ne mazisini bilir ne gelecek hakk nda ayd nl k tasavvurlar vard r. Hür dü üncenin olmad yerde intelijansiya da yoktur. Hatta her ayd n hayat n n bel li merhalelerinde oldukça farkl dü üncelerin havarisidir. s. Nerden ve nas l ba lanacakt ? Ça bir aray hummas içindedir. Naci için bir özel say yay nlam . En ciddileri ya Marx' n akirdidir. Ama faziletleri ve günahlar yla Osmanl yd lar. maziye ba l d r diye terter tepiniyordu. Entellektüel. Entellektüel. dü ünce dünyas n her gün yeni ba tan yaratabilece ine inanand r. Ne kanun-u kadim kalm t . Bu gölge ayd nlar n ay r c va s flar kendi kendilerini küçümsemek. Evet geçen asr n ayd nlar . Ocak. dolaplarla edebiyatta me um bir tesir yaparak. Hisar Dergisi 15 (133). Bir zelzelenin içindeydik. Hülasa edelim. çevresine yeni teklifler sunan bir intelijansiya do uyordu. bütünüyle yüceltmek kadar yanl . kâh ünid dolu. Daha sonraki nesiller gibi yabanc la mam lard . fikri de.edebisinin tekâmülüne birkaç seneler mani olan Muallim Naci Muhatab avamd Naci nin (avam yani hristiyanla mam Türk insan ) Kendisi de. serke . Hazret-i Üstad taklid edebilmek hemen hemen gaye-i sanat telâkki edilme e ba lad . 9-11 Birer çocuktu Genç Osmanl lar yaramaz. 1975. Mefhumlar ve müesseselerle oynuyorlard . ya yeni bir dünya kurma a çal an bir içtimai s n f n yol göstericisidir. Gazelleri hâlâ haf zamda. belli bir s n f n parças ve temsilcisidir. Meçhulü ar yorlard . Bunun içindir ki.Kelimeye bu kavgac ki ili i kazand ran ayd nlar n Dreyfus davas vesilesiyle yayimlad klar beyanname (14 ocak 1898). ya Seyid Kutbun. Nerde o kahraman? AHMET M THAT-MUALL M NAC Cemil Meriç. meçhulü ve mutlak . Ayd n. geriye dönülemezdi art k.ulema parçalan yor.Edebiye . kalpleri yaral yurda döndüler. Gurbet kocatm t genç ahinleri gurbet ve tecrübeler. ya zaman n öldürmü dü üncelerin aktar c s . Genç Osmanl lar. birer ümmmet. lk defa olarak. L gat i mefhumlar dünyas nda ilk klavuzum olmu du. Ortak farikalar . Eskiden bir müstagribler kervan yd intelijansiyam z. Fecr -i Ati nin sevimli bir papa an . Descartes'dan beri akl n ve idrakin cihan umullu unu anlad . Ülkesi ile göbek ba n çoktan koparm t r. Türk dü ünemez bu efendilere göre. bu efendiler için.Memnun oldum.

Osmanl n n irfan . tek air yeti tirmemi tir Fransa da. Öyle bir hengâmede.Ama bat c lar n anlay s zl Naci ye inhisar etmez ki. ferdi tahassürlerin lo p r lt lar na de il. belâ (Mussetvari bir anlay o da. idrakinin pencereleri ard na kadar aç k adam. eyh Galib e göre. Bir entelektüel hastal olan naz mperdazl â vedâ etmek zorundayd k. Ama ç kmazlara sap p. Hace -i evvel. Nam k Kemal in te bihleri daha da karanl k. Cihan ümul bir tecüssüsdür. Bazen kafes arkas ndaki bülbüller in enini kadar hazin. Midhat. Efendi de bir müsta ribdir. Bahçesinde görülmedik güller açacak. Midhat. Evet. ba kalar na bilhassa Ahmed Midhat a. Ho me rebü mutedil demektir . mazmunlar hayidele mi . Bütün yollarda arayacak hayal ahinini. Her kabiliyete hürmetkâr olan.dü manl k. te. mü küllerini k l çla çözen nesillerin sesi. fedakâr. Bu u urlu daha do rusu uursuz--. aldana cakt . Divan iiri. cihan ümul ve cihangir. Draper i hidayete dâvet eden ses. ki ayr dünyan n ilk uurlu temas yd bu. Stockholm de konu an. Bir yandan ya l ve yorgun bir medeniyet: dürüst.Birer ç l k olmal yd terennümler. dü man bir dünya ortas nda yapayaln z.selimi cihan yaratan n ilhamlar n aksettirir. herhangi bir ferdin de il. Yeni ehirli Avni Bey in cevab . bazen ar tan to ra a süzülen ahinlerin sevdas kadar ac .Ne mukaddeslerimiz ayn d r. air rebab n k rmak ve kavgaya kar mak zorundad r. Osmanl n n gururudur. dedikodu ifritiyle kar la mak da var.. Bütün zakâlar ayn hedefe yönelmeliydi:ayd nlanmak ve ayd nlatm ak. Elbette ki. yirmi y l tek m sra yazmam . Bu ölüm kal m sava nda kalemler k l çla mal yd . en güzel terennümler en ümidsizleri. öyle ölümsüz ark lar bilirim ki. Devlet -i Aliye. bir felaketler ça . Divan edebiyat n n son büyük temsilcilerinden birine soral m airi. demiyor mu?) air. Yaln z karanl a ve samimiyetsizli e dü man. Onsekizinci as r. ne kinlerimiz. küfrün her taarruzu kar s nda yalç n bir hisard r. Ama Avrupa hayranl ça n bir bülend zekâs için oldu u gibi Avrupa da Bir Cevelan yazar için de bir teslimiyet de il bir bütünle me ihtiyac d r. iirin ir ad veazifesi yoktu Divan edebiyat nda. ba ka bir merkezi kemale götürmeye çal r : Ba aramay nca feryada ba lar. airlerin tab . mant n çi ve keskin na susuz. Tanzimat Türkiye si . bahtiyar ça lar n sesiydi. âir demek ehli dil demektir. bu tarif rfan m z n nüfuz edemedi i bir lü âzlar orman nday z. bizi a r aksülâmellere sürüklememeli. nas l olmu da çok sevdi i damad yla anla amam ? zah edelim: tek ba na müdafaa Ondokuzuncu as r. dâvan n yani nesrin. iir kendini tekrarlama a ba lam t . Osmanl n n vakar . . Yeni airi air yapan çile. Kendi vücudunu lây k yla idareye muktedir de il iken kürrei zemini zaif kollariyle sürükleye sürükleye ba ka bir noktai feyze. Naci yi bayrakla t r rken ba kalar na kar haks zl k ediyorlard . eytan n art klar yla geçinen erazili nas gönül vahiyine a ina olabilir mi? Ahlâki vas flar n a r bast öyle devam eder: âirli e suzü dert lâz m Enduhü belâ olur mülâz m Ruyi lebe etmeyip tenezzül Açs n çemeni görülmedik gül Her râhta eyleyip tekâpu ahini hayali ala ah Girdikte girivei hayale Çarp lmaya divi kîlü kale. Devlet -i Aliyye nin bu ahane oyuna harcayarak zaman yoktu art k. sürüden ayr lan bir Be ir Fuad bile ça n n dar anlay na kar edeb o büyük kalp. dâvan n emrine vermi kalemini. ötede haris ve hasis bir tilki uygarl k . iltifat beklemeyecek kimseden. vakur. Yeni Sanatç lar . Milton. birer h çk r kt lar. Zaten ilham p narlar kurumu . bir medeniyetin sesidir. Sarho ken söylenilmi e benzeyen bu garip nutku noktalayarak. daha da seyyal: air nedir? Tabiat n en sevdal zamanlar ndaki hazin hazin tebessümlerinden yarat lm bir mahl k Tabiat her mahlukattan ziyade esir iken tabiat n fevk na ç kmak ister.

sonu zulmet. Hayyam. air o hümad r ki iki âleme pinhan Bir cevvi Mükaddesde hafiyyuttayyarand r. tabiî ay klama kanunuyla aç klayanlar da.. Ankara 1986.mi im gündüzünü. Hepimiz bir efsane söyleyip uykuya dal yoruz. Bu. Sizce nedir hayat n anlam ? Cemil Meriç: Hugo'nun bir sözünü not etmi tim. meziyet ve zaaflar yla Pierre Larousse un (1817-1875) ikiz karde idir CEM L MER Ç SÖYLE Cemil Meriç Röportaj "Nesillerin Miras " Türkiye Kültür ve Sanat Y ll . hace -i evvel. Zor sualler bunlar.. Allah kat nda bir imtihan olarak niteleyenler de var. bilir ancak onun içyüzünü/ Bir delikten ç karak bir deli e girmekteyiz/ Önü zulmet. . Midhat Efendi. Bu suale cevap verilmez. yani hayat .. Münker Nekir sualleri gibi. Hepimizin söyledi i bir efsane var. "Efsane söylediler uykuya dald lar" diyor.Üstada göre: Bin safsata bir m sra bercesteye de mez ndimde esatir-i Felâtun hezeyand r. Onu. bütün dü üncelerinin . Bence. "Hayat mezarlar n çözdü ü dola k bir yumakt r" diyordu. 1986. hayat konusundaki görü lerinizi alarak ba lamak istiyorum. Buna mukabil öyle söyler Neyzen Tevfik: "Çözemez kimse bu dünya denilen kördü ümü/ Yaratan . ünlü mütefekkir ve edebiyat tarihçisi-ele tirmeni Cemil Meriç (1917-1987) ile yapt röportaj. s..586-594. bu marazi iir anlay na iltifat etmemek cesareti gösteren say l ayd nlardan biridir. H. lham var. imdi hat rlayamad m bir yerde "Hayat" der Levi Strauss. Hüsamettin Aslan' n... "bir bunal mlar serisidir"." Bu sözlerin hiçbiri mutlak olarak ele al nmamal elbette. Amma ki bu tarif olunan airi mahir Nadir bulunur cevheri nayab zamand r. air sözü. Sokrat. izninizle. Türkiye Yazarlar Birli i Yay n ..Aslan: Üstad m. sorular ma. Bir airde mutlak hakikat aramak yanl . suale sualle cevap vermek.

sizin de ayn tercih problemiyle zaman zaman kar kar ya olabilece inizi dü ünüyorum. Tarihin martt . Elindeki imkanlarla ba ka çaresi yoktu. Marks m ? H. Belli anlarda do ar airin içine bunlar.Aslan: Kültürler. Bütün öhretler yaland r! Ebediyeti öhret manas na kullan yorum. slamiyet. Hiç bir zaman cevap veremedim."(Bu Ülke. Kimse verememi ." H. Gökalp minnac k bir adamd r. ister istemez kar la aca m z bir sual i areti! Ziya Pa a'n n dedi i gibi "Halledemedi bu lügaz n s rr n / Bin kafile geçti ulemâdan. insan n can n Rabbi'ne emanet etmesidir' diyor.Aslan: Ölümden korkar m s n z? Cemil Meriç: Aksini söyleyemem.demon'dan geldi ini söyler. Burada öhret söz konusu. S k s k bu meseleyle ben de kar kar ya geldim ama korkak oldu um için intihar edemedim. Somutla t rarak anlatmak mümkün de il. ebediyet sümüklü böce in izleri kadar aldat c . 'Ölüm. Memleketten memlekete de i mez. Gazali de ildir. oysa Gökalp bunal mlar n çözmek için intihara ba vurur. gazetelerden ve insanlar n yüzlerinden" diyordu Ba kald ran nsan adl kitab nda. O da Mavi Sakal' n K rk nc Odas 'n aç yor. Her devirde dalkavukluk yapm t r.Aslan: Ölüm hakk nda ne dü ünüyorsunuz? Ölümün sizdeki tedaileri nedir? Benim akl ma Camus geliyor. bazen bir im ek p r lt s gelir. Gazali böyle bir meseleyle kar la t nda tekkeye ko ar." Cemil Meriç: Ziya Gökalp. nsan ayd nland n zanneder. Napolyon mu. duvarlardan. Ben. Herkesin bir demon'u var. Ziya Gökalp'le Gazali aras nda mahiyet fark var. Yukar daki m sralar böyle anlamal y z.182) diyorsunuz. Bu büyük meçhul beni ürküttü. bilmiyorsun ki. im ek p r lt s geçti inde daha koyu bir karanl n içinde kal r insan. nanm yor musunuz ebediyete? Cemil Meriç: Ebediyet diye bir ey yok yeryüzünde. Talat Pa a'ya ve ttihat Terakki'ye mesela. ayd nlat r insan . Durkheim' yani modern dü ünceyi tercih etti. Gökalp. nsan n fikrî ölçülerini de i tirmesi bence bu. Ölmeden onbe gün önce günlü ünde u soruyu soruyor kendisine: "Tanr 'ya inan yor muyum? Evet. füzelâdan. onlar at t r r. Cemil Meriç: Ölüm.. Zavall çocuk. yani ebediyet. Sahtekârd r.Aslan: Ebediyet neden sümüklü böce in izleri kadar aldat c olsun? "Senin türben kelimeler. meselenin ça r mlar beni Tanp nar'a götürüyor. Ben dü ünceyi bir bütün olarak ele al r m. syf. "Benim bir demon'um var. H. Ziya Gökalp. zaman zaman da kusar. H. O. Bat 'n n sofra art klar yla geçinen bir zatt r. Mahiyeti meçhul bir korku. Bu konuda bizi biraz ayd nlat r m s n z? Akl ma gelmi ken söyleyeyim. beni o konu turuyor" derdi. "Bu dünyada her eyden ölüm ak yor. ka da.. ntihar kap y açm yor. Peyami Safa'n n çekti i ruh çilesini çekmemi tir. benim bütün hayat m boyunca kendime sordu um sorular. Yuvarlan rken t rnaklar n ka da geçirmek istiyorsun. ster istemez intihar edecekti. Asl nda bu sorular. Mesele bir tercih meselesi. genellikle içlerinde ya ad klar insanlar n bunal mlar n çözen kurumlar yaratm lar.

H. Zaman zaman inand m. do u ile bat .bir adamd . Cevdet Pa a'yla Weber. Ben Türkiye'de gerçekten sosyalist olabilece ini sanm yorum.. müslüman bir çevrede do dum. çatlam aynalarda seyreden ve bunun verdi i ac yla k vranan bir ayd n diyebilir miyiz sizin için? Arkas ndan sözkonusu parçalan n z n ülkemizle ilgili yanlar sökün ediyor. Halbuki ayd n olmak ba ka ey. Bo una ba r yorum. Hayyam' n dedi i gibi. H. Eklektik bir dü ünür.(2) Her ayd n bir parça eklektik olmak zorundad r. Camus'nun yapt da bu.Aslan: Yön'le payla t klar n z? Cemil Meriç: Önce pozitivizm. Tevfik Fikret zaman zaman bir anlamda Yön'cüdürler. Noktalayaca z bir gün. ya inanacaks n ya intihar edeceksin. ntihar tam bir hal çaresi oluyor o zaman.Aslan: Geçmi te sosyalist olman zla Yön aras nda bir ba kurulabilir mi? Cemil Meriç: Ben hiç bir zaman sosyalist olmad m. nan p inanmad m bilemiyorum. H. H. hayat bir curcuna oluyor. Bir parça eklekti im. ntihar beni dâûss la gibi takip etmi tir. nan yorum da inanm yorum da. bn Haldun'la Marks. Ancak ne kadar inan p inanmad m n cevab n mah er günü bilebilece im. Mesela R za Tevfik. Tanp nar bahtiyar bir adamd . E er Tanr olmazsa. kendini parçalanm . Müslüman m.. Üçüncü bir hal çaresi yok. Tanp nar benden ayd nl k görüyor ve 'Evet' diyor. uygulama imkan ba ka. Cemalettin Efgani ile Ali eriati iç içe bu külliyatta. Tanr sorusuna cevap veremem. Bu sorumlulu un idraki ba ka. Bu problemde o kadar meçhul var ki. Bunlar matematik birer realite de il ki. nsanla ilgili hiç bir problem basit de il. Yön de bir taraf m benim. bilemiyorum." Nas l oluyor da hem Büyük Do u kadrosundan hem de Yön kadrosundan olabiliyorsunuz?Neden buna mecbur hissediyorsunuz kendinizi? Cemil Meriç: Bu kelimeleri tarif etmeden kullanmak hata. Bu soruya cevap vermi . Belki ben ayd n olman n sorumlulu unu idrak ediyorum ama icaplar na ne kadar uyuyorum bilemem. sevebileceklerim(yani sosyalistler) dilsiz. nsan çok meçhullü bir problemdir. Akla fazla önem veri im. Kim ne kadar inan r bilinmez. Ama ne kadar inan yorum. "Benim trajedim u birkaç sat rda."Sa okumuyor.Aslan: "Kimim ben?" diye soruyorsunuz günlü ünüzde kendinize ve insan kanser edecek . Yani idealizmle materyalizm. Bence zorlu ve çetin bir yürüyü bu. Mesela dilimle Büyük Do u'ya mensubum.(1) Sisyphos Efsanesi'nde söyledi i gibi. laiklikle din. Bunlar kaypak kavramlar. dilimi konu anlarla(yani sa c larla) konu acak lak rd m yok" -parantez içleri soruyu soran n. Evet derseniz biter. bir masal anlatt k ça da lar m za ve geçip gidece iz. Sol diyalogdan kaç yor. imdiyse intihar bile edemeyecek haldeyim. Mesela Necip Faz l' severim ama Do an Avc o lu'nu sevmem. Ayd n olman n insana yükledi i büyük sorumluluklar var.Aslan: Cemil Meriç külliyat nda el at lmayan dü ünce devi yok gibi. Bilhassa materyalist hiç olmad m. nsan bütündür. nançlar m n bir k sm yla da öyle. Ben daima intihar dü üncesi içinde ya ad m.

"E er yüzde yüz tutarl ysa. Elimden gelse herkese okurdum bu yaz y . Okumakla olmak neden aynile sin? Bir dü ünceyi ö renmek ayn zamanda bir ya ama biçimini ö renmektir. Ru en E ref'in 'Diyorlar ki' adl kitab n esas alarak yazd n z 'Diyorlar ki' ba l n ta yan yaz n z dü ünüyorum. Ama babam için ayn eyi söyleyemem. Çeli ki bu. Üzerinde resim var diye eve gelen kibritlerin resimli kapaklar n y rtard . Belli bir ça da etkilemi tir beni. Sözün geli i öyle yazm m. H. Ancak. orada sözünü etti iniz Türk ayd nlar yla sizin aran zdaki fark nedir? Bu ülkede Peygamber'den 'Muhammed' diye söz etmiyor musunuz? Bir bat l n n konu ma veya yazma biçimi bu.inas davran beni ister istemez gericilerin kuca na de il. San r m. Onun üzerinde tesirli oldu bu kitap. Eserlerinizde bu türden yüzlerce ifade gösterebilirim. Bütün hayat m etkileyen bir tesiri olmam t r. o ya ama biçimini icra etmek de il. sa nedir? Yeni Devir gazetesi hangi çizgidedir? Müslümanl k nedir ki böyle söylüyorsunuz? Cemil Meriç: Yeni Devir pek ciddi bir intiba b rakmam t r üzerimde. yan na itti" eklinde beyanlar n z var. Gericilik nedir. okuduklar m z. slamiyet le ilgili olarak yazd n z hepsi birer manifesto niteli indeki yaz lar n z geliyor akl ma. Onsekiz ya nda bir insan çarpar elbette. Hemen arkas ndan. Kitaplar n zdan birinde. kimlik bunal mlar n okuduklar kitaplarda çözümleyen binlerce insan n -sa c . Oysa günlü ünüzde. solcu. Çeli kileriniz son tahlilde normal olarak da kabul edilebilir. Russell." Sene 1974.Aslan: Günlü ünüzde yazd klar n zla kitaplar n zda yer alan dü ünceler aras nda çeli kiler var. Türkiye gibi Ortado u'nun göbe indeki bir ülkede. Gökalp'in bir Delf kâhinine benzedi ini sizden ö rendiler. ruh dünyas nda kötü akisler yapt . o dü ünce sistemi toptan tutars zd r ya da ilmî de ildir. bir anlamda ki ili inizi en çok etkileyen kitaplardan biri oldu unu söylüyorsunuz. Evlad m. slamiyet'in size aç klamad ey neydi de bu kitaba dört elle sar ld n z? Kaderiniz bence. Büchner'in "Madde ve Kuvvet" adl kitab n n dü ünce dünyan z . Peki ama hocam." Bu tespit. "Bir dü ünce sistemi" der.kaderleriyle aynile iyor. "Bat Felsefesi Tarihi"ndeydi. Hayat ma âmil de ildir. Yobaz en güzel taraflar m zla biziz. ilk defa rastlanan güzel bir kad n n insan üzerindeki etkisi bu.Aslan: Umrandan Uygarl a adl kitab n zdaki müthi makalenizi. idealist veya materyalist olmalar bir ey de i tirmez. benim üzerimde de il." diyorsunuz. Babam hac yd ve mûtekit bir insand .a rl ktaki bu soruyu öyle cevapland r yorsunuz: "Hayat n Türk irfan na adayan münzevi ve mütecessis bir fikir i çisi. "Solun kadir na. Mesela Cumhuriyet'te . bu yamal bohçada. Do ru. "Yobaza dü manl k tarihe dü manl k. Pratik hayatta kendilerini ya ayabilmek imkan n sa lam yor bize. görüyorsunuz. H. Benim ça da lar m. biz. Babama okuttum. bir dü ünür için yukar daki cevab n z yeterli mi? Kimsiniz siz? Kimlik söz konusu oldu unda sorulacak bütün sorulara cevap verebilecek birdü ünür mü yoksa arafta bir yaln z m ? Cemil Meriç: Arafta bir yaln z m. Cemil Meriç: Biraz fazla alt n çizmi im "Madde ve Kuvvet"in. kelimeler hiç bir ey ifade etmiyor. yani hem yalan hem do ru bunlar. Bulû ça nda.

Talleyrand yükselmek istiyordu. slamiyet. erif Mardin'e kar savunabiliyorsunuz. Onun ' slamî Sosyalizme Do ru' adl bir risalesini okudu unuzu belirtiyorsunuz. Saint-Simon'u. Bilgi problemine bak aç n z marksizmden izler ta yor. "Ben Müslüman sosyalistim" demi tiniz.yazmay tercih ederdim. sayfalar na bakabilirler. Schumpeter ve di erleri. H. Ma aradakiler adl kitab n z n 391. Tehlikeli. Rodinson..Aslan: "Otobiyografileri hep üpheyle kar lar m. K rk Ambar adl eserinizde. Do ru. Sa 'a antipatim yok. Be inci Bask . Bilhassa polemik içinde ve dü manlar yla sava arak dü ünen bir adamd r. ihtiyar nazeninler gibi a r bir tuvaletle ç kar tarih kar s na. di er sosyalistler gibi. ha in bir adamd r Marks. H. Bilginin kayna n n materyalist aç klamas bu. Marks da bn Haldun ve Farabi gibi büyük dü ünce adamlar ndan biridir. En masumlar . Umrandan Uygarl a adl kitab n z n 231-261. dipnot).Aslan: Mülkiyet kar s ndaki tavr n z nedir? Daha önceki bir konu man zda. H. Musevi as ll d r ve bunun dü üncelerine büyük etkisi vard r. Eskinin devam n ister sa . mtiyazl bir mevkii yoktur. yani hayat vard .. Sert.Aslan: Marksizme yakla m n z oldukça farkl . Benim yükselmek gibi bir amac m olmad . Sa mezarl k bekçisi."(Bu Ülke. Modern bilimin bu ilkeye dayand n kabul ediyorum. Proudhon'u.366. kitaplar n zda s kça vurgulad n z slamiyet sözkonusu oldu unda çeli kilerden birini do uruyor.(3) Dü ünürken ve yazarken. Dü ünen hiç bir insan tarafs z olamaz. yine de marksist dü ünceyle bir çok eyi payla yorsunuz. Cemil Meriç: Hay r. maddi gerçeklik vard . Halbuki hayat n kendisi daima yeniye müteveccihtir. Genç Cemil Meriç'ten olgun Cemil Meriç'e uzanan. Tehlikeli bu. Ailem ve çocuklar m için de öyle. Bunlar n ba nda dü ünme biçiminiz var bence. insan dü üncesine sayg d r. dövü ken. bende de i meden kalan diyalektik de ildir. syf. Marks' n da hatalar vard r.29) Müslüman sosyalizmi pek itibar görmüyor bugün Türkiye'de. Politikan n dili gizliliktir. Marks' . bilimin nesnesi. Ortodoks olmayan marksist dü ünürler ise daima tam not al yor sizden. Ancak. ara t rma nesnesi maddedir. Bir ey daha var: 'Umrandan Uygarl a'da(sf. çizgide de i meden kalan tek unsur dü ünme biçiminiz yani diyalektik yöntem. sf. sizce yaln zca bir dü ünme biçimi. Ortodoks marksizme ate püskürüyor yaz lar n z. Dü ünen bir adamd r. Çünkü hiç bir siyasi hareket içinde bulunmad m. O da bir insand r ve hatalar vard r. Merakl okuyucular. Tarihin en namussuz. Ayr ca. Bu sözünüz bana gençli inizin Tar k Mümtaz' n hat rlat yor. Marks'tan daha çok severim.197) Sizin otobiyografiniz için de geçerli mi ayn ey? Cemil Meriç: Benimki için geçerli de il. Talleyrand do ru söylüyor galiba: Dilin görevi hakikati gizlemektir. "Önce eylem vard " diyorsunuz.(Bu Ülke. Önce eylem vard . çünkü vahyi d arda b rak yor. lmî namusumu az çok muhafaza etmi imdir. en zeki adamlar ndan biridir. Talleyrand bir politikac yd . . n a ise yorum demektir ve tart maya aç kt r. slamiyet aç s ndan. Ben insan dü üncesini bn Haldun gibi ikiye ay r yorum: n a ve haber. Haber'e oldu u gibi inan l r. Gerici benim. Ama bu dü ünce biçimi. evet. Proudhon'u yazarken ya ad n z iç hazz geliyor akl ma..

Aslan: Türk Sa ' na ve Türk Sol'una tavsiyeleriniz nelerdir? Cemil Meriç: Türkiye'de sol'un sa la mas . Hayat m n manas bu. sa ' n solla mas gerekir. Onda.(4) slamiyet de sosyalizm gibi dü üncede bir devrimdir. Frans zca'yla o kadar çok temas m oldu ki. Bir uuralt tesir. Konu uyorsunuz. lham da beklemem. Kutupla ma yobazl kt r. yaz l yor.. H. deniyor. Edebiyata tercümeyle geçtim. dil konusundaki hassasiyetiniz de il mi? Cemil Meriç: Bir yazar olarak dili muhafaza etmeye çal r m.Aslan: iirin tornas ndan geçmi bir dü ünürün üslubu diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Y llarca iir yazd m. Gurur darg nl klar ve benzeri eylerden do an ayr l klar. Mülkiyet daima tahdit edilmelidir. do ru mu bu sizce? Cemil Meriç: Olabilir. Mülkiyet konusunda Saint-Simon gibi dü ünüyorum.Aslan: Üslubunuz efendim? Cemil Meriç: Üslubum kendimdir. Yazd klar m kadar yaz biçimim de önemlidir. Bu konuda titizim.Aslan: En belirgin özelliklerinizden biri.Aslan: Stendhal eline kalemi al r.Aslan: Ama bugün bunun tam tersi ortaya ç k yor. Yani herkes kendi zevki için tüketim yapamaz. H. Cemil Meriç: Ben bu kutupla maya kar y m. Birbirlerine yakla mal d rlar. Sa la sol aras nda büyük bir fark yoktur. H. kendim yaz yorken de.Aslan: Yaz lar n z ba ka birine dikte ettiriyorsunuz. Benli im. Türk nesrine Frans z sentaks n getirdi. ilham gelmesini beklermi yazarken. Yaz lar n zda konu ma cümleleri a rl kta. H. Ben fark na varmadan bir etkisi olmu olabilir Frans zca'n n. Topluma faydal oldu u sürece yararl d r. H.. Dikte ettirmenizden mi geliyor bu özellik? Cemil Meriç: Üslubum.Cemil Meriç: Sosyalizm Türkiye'de ya amak için slamî bir veçheye bürünmek zorundad r. bizden önce gelenlerin de. yani gözlerimin kapanmas ndan önce de . Siz nas l yazars n z? Cemil Meriç: Özel bir merasime tâbi de ildir. bizden sonra geleceklerin de hakk vard r. Mülkiyet toplumundur. bütün hüviyetimdir.Aslan: Cemil Meriç. H. H. H.

P narba lar tutulmu tu. H. Sanm yorum. " nsan n tanr olmad n n tek belgesi göbekalt d r" diyor bir yerde de. Sakin bir zevceydi.Ebubekir soyundan geliyor. Kar m öldükten sonra onun yerini ancak Lamia Han m doldurabilirdi. Erkek kad n e itli i yoktur. Daima rahmetle anar m. Yahya Kemal. Mente o ullar boyundand . sadakatiyle. Hayat m n en mükemmel arkada . Son derece fedakârd r. H.Aslan: Üstad m. Hastal mda bana gösterdi i efkat emsalsizdir. H. a k. Çok mükemmel bir . Roma'y Roma yapan asil ve büyük kad nlardan biriydi.Aslan: Kad nlar bahsinde hayat n zdaki en büyük yeri i gal eden kad n kimdir efendim? Cemil Meriç: Ölenlerden kar m Fevziye. "Sak n k rbac n z yan n za almay ihmal etmeyin. Kad n vazifeleriyle üstündür. mükemmel bir anneydi.Aslan: "Bir kad nla yeme e mi ç k yorsunuz" der Nietsche. H. Diplomas nda Roosevelt ve Hasan Âli'nin imzalar var. ya ayanlardan Lamia. Hz. H. K rk y l n üzerinde bir beraberli imiz oldu onunla. Hayat mdaki önemli varl klardan biri kad n. di eri kitap. Talihim benim. Onlardan daha büyük olamayaca m hissettim. Kad n bahsinde hiç bir zaman tatmin olmam t r. Fark nda olmad bir zaaf vard kad na." Cemil Meriç: Budala.Aslan: A ka inan yor musunuz? Cemil Meriç: Elbette. Salakt hazret. ngilizce ö renimine dört ya nda ba lam t r. nesirde bana rakip olabilecek bir zirve yoktu. nsan insan yapan a kt r. nsanlar aras ndaki biricik insani his. Ana mektebini ve Arnavutköy K z Koleji'ni birincilikle bitirmi tir. Naz m. Fevziye tam bir aile kad n . nsanlar aras ndaki yerini bulamam t r. Mükemmel bir hocad r. Tam bir erkek de ildi çünkü tam bir insan de ildi. Necip Faz l. Vazife taksimi vard r. Davet edildi i dü ünde. Halbuki. Fedakârl yla. Delirdi zaten. geline evlenme teklif eder.Aslan: Kad nlara bak aç n z nedir? Cemil Meriç: Büyük bir sayg ve sonsuz bir sevgi. Kar m çok severim.böyleydi. H.Aslan: Lamia Han m'dan sözeder misiniz? Cemil Meriç: Son derece sevdi im ve son derece sayd m müstesna bir insand r. Kad n erkekten daha yüksektir bana göre. Talihsiz bir izdivaç yapt . iiri neden b rakt n z? Cemil Meriç: Sevdi im airler vard . Dâhi bir salak. Küçüklük duygusundan ileri geliyor onun bu özelli i. Hasan Âli Yücel döneminde ba ar l ö rencilerin diplomalar n Roosevelt imzalard . nsanl n yüzünü a artan bir fedakârl k.

Aslan: Sizin için demokrat diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Elbette evlad m. Liberal ve demokrat m. Gerçek bir demokrat m. H. Farketmez. Ta ma suyla de irmen döndürüyoruz. Ac lar insan ruhunu biliyor. ster otobüs müzi i olsun ister klasik.Aslan: Ne tür müzikten ho lan yorsunuz? Cemil Meriç: Umumiyetle alaturkay severim. H.ngilizce hocas d r Lamia. Herhalde Mo ollar'dan kalma bize.Aslan: iiri b rak n z n tarihini hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Acaba b rakt m m ? Söyleyemem ki bunu. Nesri iir haline getirmeye çal t m. Tanp nar' n ö rencisidir. Çünkü mesuliyet yoktur. Talihim bu.Aslan: Liberal terimini hürriyet anlam nda m kullan yorsunuz? Cemil Meriç: Evet.Aslan: Ayd nlar m z konusunda söyleyecekleriniz var m efendim? Cemil Meriç: Bu konuda söyleyece imi söyledim galiba. Sevdi im insanla birlikte dinledi im müzi i severim. H. H.Aslan: Büyük yazar olmak için sizin hayat çizginize benzer bir yolu katetmek gerekir mi? Cemil Meriç: Gerekir.Aslan: Yaz lar n zdan birinde "Dü üncenin kuduz köpek gibi kovaland ya ad m zdan söz ediyorsunuz. bir ülkede" Cemil Meriç: Evet. Ama sevdi im türküler de var. insan olamaz. H.Aslan: K z n z efendim? Cemil Meriç: K z m mükemmel ve emsalsiz bir evlatt r. Türkiye'de ayd n yoktur. En kötü yan m z müsamahakâr olamay m z. Türkülere özel bir zaaf m yok. H. Bedbahtl k içinde bahtiyar m. Sevdi im bir insanla dinlemeliyim müzi i. H.Aslan: Hangileri mesela? Cemil Meriç: u anda s ralayamam. Ac çekmeyen. H. . Re at Nuri ile akrabad rlar. H.

Hassas bir kad nd . kisi de insan. Neden kendimizle yatar z her kad nda? Cemil Meriç: Kad nla bir parça bize yak n oldu u ve bizi sevdi i için yatar z. Çok zengin bir masal dünyas vard ve masallar anlat rd bana.Aslan: Zaaflar m diyebilece iniz özellikleriniz neler efendim? Cemil Meriç: Çok. belli bir ölçü içinde kad nlara zaaf m var. kendimizle yatar z her kad nda" diyorsunuz. Ba tan a a zaaf m.Aslan: Kitab kad na benzeten ba ka bir dü ünür hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Hat rlam yorum. H. Kad n ve erke in bir araya gelmesinde. En son olarak da hastalan nca b rakt m. Soyad Kanunu'yla de i tirildi. H. Bu yüzden biraz mar k büyümü üm. Lamia'n n yüzünden tekrar ba lad m. Her insan gibi. H. Kad n da insan kitap da insan. Her insanda binlerce insan vard r. Sonra b rakt m.Aslan: Sevdi iniz yemekler neler? Cemil Meriç: Lamia'n n pi irdi i yemeklerin hepsini severim.H. Annenizden hat r n zda kalanlar neler? Cemil Meriç: Muhterem bir han md annem. Bilhassa bulgur ve etle yap lan yemekleri. Ümit'in pi irdiklerini de severim. Yani bunlar teke irca edebiliriz. Babamla akrabayd lar. Hayvanlar çiftle ir. Ailenin ya ayan tek erkek evlad benim. lk mektebi bitirmi ti annem. söyleyeyim: Annemdir" der Abraham Lincoln. annemin bendeki etkisidir. insanlar birle ir. Bütün yemeklerini severim Lamia'n n. Babam n dedesi Dimetoka müftüsüydü.Aslan: Bir denemenizde kitaplar kad nlara benzetiyorsunuz. H.Aslan: Sigarayla aran z nas l? Cemil Meriç: On yedi ya mdan bu yana sigara içerdim. Lüzumundan fazla hassas m.Aslan: "Bana okudu unuz kitaplar n en güzelinin hangisi oldu unu soruyorsunuz. H. Aynile irler. Bu soyad Haf z dris Efendi'den geliyor. Bende de var ayn hassasiyet ve bu. Neden ba ka bir varl a de il de kad na? Cemil Meriç: Hayat mda iki önemli varl k var: Kad n ve kitap. çabuk sevinirim. bu binlerce insandan yaln zca birer tanesi birbiriyle kayna r ve anla r. Günde üç paket.Aslan: "Her kitapta kendimizi okuruz. Benim soyad m asl nda Hocazâde'dir. Be karde iz. . H. çabuk dar l r m. Okumaya dü künüm. tekle ir. imdi içmiyorum. Çabuk k zar m.

Bat 'dan Do u'ya gibi bir ey. yeni kitab m bugünden geçmi e.Aslan: Benim sormad m. Onlar da çocu um. geçmi ten bugüne idi. Kafam n gönlümün çocuklar .Eklektizm: Felsefede.Aslan: Lamia Han m yüzünden? Cemil Meriç: O içiyordu çünkü. Altm küsur y ld r Frans zca'yla u ra yorum.H.Cemil Meriç. Hakan Ula ' n notu: 1. Dü üncelerim tohum halinde "Bu Ülke"dedir. "Umrandan Uygarl a"n n tersi. H. sizin söylemek istedi iniz bir ey var m ? Cemil Meriç: Her cevap noksan. kültür Avrupa. Lamia'yla O'nun memleketi olan am'a da gitmek isterdim mesela.Aslan: Kitaplar n za çocuklar n z hissiyle bakt n z oluyor mu? Cemil Meriç: Fazlas yla elbette..Aslan: Kitaplar n z aras nda tercih yapabilir misiniz? Cemil Meriç: Yapamam. Sonradan "Bir Dünyan n E i inde" ad yla bas ld . 3. nsanlar n severim. Yeni bir kitap haz rl yorum. Cevaplamak ay klamakt r.Aslan: u anda seyahat etme imkan n z olsayd hangi ülkede olmak isterdiniz? Cemil Meriç: Fransa'da.1960 y l nda bir otomobil kazas nda ölen Albert Camus'nun intihar etti ine inan l r. rfan biziz. H. nsanlara verebilece im mesaj bu. edebiyatta ise birbirine ayk r çe itleri ba da t ran geni s n rl zevki ifade eder. Hayat m n bütün tecrübesi.Aslan: Neden Fransa'da? Cemil Meriç: En çok Frans z kültürüyle temas halinde oldum. H.. Ancak "Hind Edebiyat "n çok severim.Aslan: Yeni bir çal man z var m ? Cemil Meriç: Evet. "Kültürden Irfana" olacak ad . ba ka bir yerde "O'nsuz bir sosyalizm hatta O'nsuz bir Bat dü üncesi . "Bu Ülke"yi de severim. uyu abilir tezleri toplay p uyu amayanlar n bir yana b rakma e ilimini. "Umrandan Uygarl a". H. H. H. 2.

üstada göre.. Gerçek sosyalizmi.. anar izm için nomos(kanun) mâ eri ak ld r. slamiyet için vahiy yani ilâhi eriat.. önyarg lar n kal n duvarlar arkas nda hep ayn teraneleri tekrarlar. Peki ama: Mülkiyet nedir? sorusuna niye ayn ekilde. gerçek demokrasiyi bütün buutlar ile tan mak isteyenler kilisenin afarozuna u ram bu yavuz ve samimi yol göstericiyi tan mak zorundad r.. Kilisele en sosyalizmin hür tefekküre tahammülü yoktur. Yaln z. Faiz bir sömürü arac d r.. anar izm de... Oysa Proudhon ayd nl a ko an her insan için de erli bir k lavuzdur. yani bu ikinci sorunun asl nda birincinin de i ik bir biçiminden ba ka bir ey olmad n hemen anlatabilmekten emin olarak. ne mülkle tirmenin ve ne de yasan n mülkiyeti yaratamayaca n . Proudhon. emekten do mayan her kazanc mahkum eder. iradesini. Niçin k nanacakm m bundan dolay ? Mülkiyet h rs zl kt r!. bu dürüst ve samimi insana kulaktan dü mand r... I te devrimlerin giri kap s ." 4. Proudhon'un temsil etti i anar izm. Ülkemizde sol..) .Pierre Joseph Proudhon için "Bir Facian n Hikâyesi" kitab nda da öyle yazar: "Proudhon ça m z n en büyük dü ünce adamlar ndan biri. cevab n veremiyorum?.."Mülkiyet Nedir?" kitab yla ünlenen Proudhon'un bu konudaki görü üne bakal m: "Kölecilik nedir? sorusuna cevap vermek durumunda kalsayd m ve tek kelimeyle: Cinayettir.. Türk Edebiyat Vakf Çar amba Sohbetleri Türk Edebiyat Dergisi (Türk Edebiyat Vakf ¶n n geleneksel olarak düzenledi i "Çar amba Sohbetleri" ne Ahmet Kabakl ¶n n davetlisi olarak kat lan Cemil Meriç¶in yapt konu ma ve di er kat l mc larla aras nda geçen sohbetler. deseydim.. Bat n n bütün doktrinleri içinde slamiyet'e en yak n olan felsefedir.tasavvur edilemez" diye and -anar izmin babas say lan. Ülkemizde sa . H rs zl kt r. dolay s yla da mülkiyetin nedensiz bir sonuç oldu unu iddia ediyorum." Not: Yukar daki röportaj Cemil Meric Dü ünce platformuna ta yarak sizlerle payla mam z sa layan forum üyelerimizden Hakan Ula Bey e ükranlar m z sunuyoruz.. ki ili ini çekip alabilme gücünün ölümüne bir erk oldu unu ve bir insan köle haline getirmenin onu öldürmekten farks z oldu unu ispatlamak için uzun boylu konu maya ihtiyaç kalmaks z n anla l rd dü üncem. Ne eme in. slamiyet de bir nomokrasi(kanun hâkimiyeti) dir. insandan dü üncesini.

Tanzimat'tan sonra Bat 'yla temas ettik. idare sanat n ayd nlatan bir eser istiyordu. As rlardan beri naz m hücresi a z na kadar dolu. Ahmet Kabakl : Esta furullah. Büyük âirler yeti tirmi iz. Fénelon'un hikmet ve siyasetle dolu olan eseri veliahta siyaset ö retmek için kaleme al nm t ve hikâye sadece bir süsten. Bu imtihan sadece k ymetli dostumun arzusuna uymak için yerine getirmeye çal aca m. Yani bir nevi Kelile ve Dimne. Yusuf Kâmil Pa a bu eseri müzeyyen üslûpla Türkçe'ye kazand rd . Fransa'dan yap lan ilk tercüme Yusuf Kâmil Pa a'n n Télémaque tercümesi. . serbestî halinde ya ayan bir ak nc lar toplulu u. Konu man n mahiyeti hakk nda da bir fikrim yoktu. gaziler" toplulu udur. Kabul buyurursunuz ki bu kadar güzide bir mecliste hiçbir haz rl k yapmadan konu mak çetin bir imtihand r. Edebiyat kâ anesi. "Bu itibarla. Çünkü Türk milleti heyecan duyan. Ahmet Bey'in iltifatlar na da bilhassa te ekkür ederim. Efendim. sadece gönlümden emir alarak huzurunuzda bulunuyorum. Edebiyat insan dü üncesini. Konu mam bir cesaret olacak. insan duygular n en mükemmel ekilde ifade etme sanat . Birçok kazançlar n yan nda birçok felâketler de mukadderdi. gönlü olan. ko tum geldim. Bugün de bu te hisim bütün s cakl yla devam etmektedir. Nesir. nazm n yan nda bir parça daha fakir.. "Bat n n manevi fetihlerinden faydalanma arzumuzu" isabetle ba latt k. Yoksa Télémaque'in romanla hiçbir alâkas yoktu. mütemadi bir co u halinde. dili ve muhtevas bak m ndan büyük ra bet gördü. bir nesir hücresi. Frenklerin tabiriyle "sanatlar n sanat . bu kadar güzide bir toplulukla kar lanaca m ummam t m. kabiliyetini ilk ke fedenlerden biri s fat yla iftihar duymu tum. Bana bu kadar güzide bir mecliste sadece dinleyicilik dü erdi. Fakat Bat kar s ndaki susuzlu umuzu. Tehlikeli bir macerayd bu. bir nevi siyasetname ar yordu. "fâtihler. bir cazibeden ibaretti. Her eyi kucaklayan bir sanat. Cemil Meriç: Bu kadar nadide. Nitekim senelerce eser. edebiyat bir bütün. edebiyat saray önce iki hücrelik: Bir.. Ferman buyurdular. Bu itibarla en küçük bir haz rl a imkân bulmadan.Cemil Meriç: Efendim. Mekteplerde okutuldu ve nesiller için bir üslûp hocas mahiyetini ta d . Kâmil Pa a insanla cemiyet aras ndaki münasebetlerin hududunu çizen. muhterem Ahmet Kabakl Beyefendi'ye te ekkür ederim. dünyam z geni letmek istedik. naz m hücresi. y llarca önce serefyab olmu . Edebiyat Vakf 'nda yap lacak bir konu man n edebiyata taalluk etmesi bence münasip olur. Filhakika. Bu bir tesadüf eseri de il.

insanla devlet. Bu sebeple insanla cemiyet. Bu. Küffar n topraklar n nas l fethetmi sek. Bu bo lu u doldurmak için elbette ki izm'lere ihtiyaç vard . bir insan yaratmak sanat yla u ra r. 1960'lardan sonra Türkiye'yi salg n bir hastal k gibi istilâ eden Marksizm. Tanzimat devrinde Bat fethedilecek bir ülkedir. Cezmi. Emile'i Türkçe'ye kazand rmaya gayret eder. Osmanl 'n n Bat 'dan alaca herhangi bir edebiyat nevi yoktu. Balzac'a kadar Bat 'da roman ciddiye al nmaz. Montesquieu'nün Kanunlar n Ruhu adl eserine e ilir. Geni halk kitlelerine hitap eden. Bizim dikkatimiz Bat 'n n sadece dikenlerine yapraklar na tak ld . Osmanl kay ts z de ildi. meçhul de ildi. Osmanl lar elbette ki dünyan n en büyük idarecileri. Tanzimat devrinde tan mak istemi tik. Bat iirinin bize verece i bir ey yoktu. . günümüzün en entelektüeli ark' de Garb' da tan mayan acayip bir mahluktur. hiçbir ciddi mütefekkirin alâkas n çekmezdi. ahika idik. Bir kelime ile günümüzün insan . komünizm vs. Bat 'da kendi susuzlu unu giderecek eserler ar yordu. Bat 'da da öyleydi. Nam k Kemal ve Ziya Pa a da öyle. okumaya al t ran. Sezar' n Galya seferlerini tercüme ettirmi . Rousseau'nun çtimaî Mukavele'sine e ilir. Tanzimat' n ba ar s zl yla birlikte son buldu. Bir kelime ile edebiyat o ça için sadece bir e lence de ildir. Tabiat yla bu. Birçok siyasetnameler elden ele dola yordu. hikâyenin imkânlar ndan faydalanarak kendini okutturmak isteyen bir te ebbüstü. Plutark' n birçok yaz lar n tercüme ettirip. Ormanla hiç me gul olmad k. gibi izm'ler. Bat y bütünüyle tan mak bilhassa tefekkür sahas ndaki fetihlerinden haberdar olmak arzusundayd . Rüzgâr n tesadüfen önümüze serpti i birkaç kuru yaprakla u ra t k.. Roman ise bir e lence unsuruydu. Nam k Kemal. Çünkü iirde biz büyük bir merhale idik. maceran n cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Bu itibarla kültürü bütün olarak ele alan Osmanl cemiyeti siyasî kültüre de ehemmiyet vermi ti. Biz Bat 'y bütün olarak tan mad k. Bu itibarla bak lar n bütün dünyaya çevirmi lerdi.. Haddizat nda Osmanl Bat l la mas diye bir ey yok. en büyük medeniyetini yaratan insanlar. Marksizm bütün sahte cazibesi ve sahte ilimcili iyle kafalar istilâ etti. anar izm. bir Tunuslu Hayreddin. o ça n belli ba l mütefekkirleri tefekkürü bir bütün olarak ele al rlar. okumu tu. Yani a açla me gul olmad k.Efendim. fikriyat n da fethetmek arzusunu duyuyorduk. iktidar problemlerini konu alan kitaplar Osmanl tecessüsünü tahrik ediyordu. Daha sonraki Osmanl padi ahlar da dünya tefekkürüne bigâne kalmam lard . Tanzimat devrinde Nam k Kemal de roman yazm . Bütün dünya irfan na çevirmi lerdi. Ziya Pa a. Üçüncü Murat zaman nda Machiavelli'nin me hur Hükümdar' defalarca Türkçe'ye kazand r lm t . Bat ya teslim olmak de ildir. fakat onun romanc l geni tabakalar irfan bak m ndan zenginle tirmek gayesini güden. Fatih'in tecessüsü de fetihleri gibi cihan ümuldu. do rudan do ruya siyasî irfan m z n yoklu undan faydalanm lard r. Ondan sonra Bat 'n n bu çe it eserleri kar s nda daha az tecessüs gösterdik. Daha çok romana. Bir Cevdet Pa a. Nitekim iki roman yazm t r: ntibah. Osmanl fazla ciddi ve vakurdu. hikâyeye yani vakit geçirmeye dald k. Ben öyle san yorum ki büyük fikir buhran m z n kaynaklar ndan biri de bu siyasî irfan eksikli idir.

büyük ke ifler yapm bir insan toplulu udur. M s rl Mehmet Ali Pa a Machiavelli'yi tercüme ettirmi . adamlar na okutmu ve yirminci sayfaya kadar dayanabilmi . fakat bu çeviriler ciddi bir bilgiyle ku at lmad için hakikî de eriyle tan nmam t r. Bu söz bir cinayet fetvas d r ve Machiavelli'ye de il. Dü man veya dost Bat .. Gerçi ecdad m z. hangi kavgalar n neticesinde bu hale geldik. Fakat buna mukabil Bat 'y da tan mad k. Rönesans'tan beri tefekkürde büyük merhaleler alm . dünyay da tan mak mecburiyetindedir insan. Fakat bu son zamanlarda. Do rudan do ruya ders olarak okutulur. adeta hastal klar n ithal eden bir kumpanya haline girdik. Bu söz ona ait de ildir. eserinin de eri nedir. nas l bir tarihten geldik. "Bu gâvurun bize ö retece i bir ey yoktur" demi . Bu itibarla sadece kula m za üflenen formüllere ba l robotlar haline geli imiz siyasî kültürümüzün eksikli inden kaynaklanmaktad r. insanla devlet aras ndaki münasebetleri dikkatlerine tevcih etmi lerdir.Evvelâ insan dü üncesi bir bütündür. Çünkü dünyada yaln z ya am yoruz. Bütün büyük fikir adamlar . tiraf ederim ki üniversitelerimizde de ciddi bir siyaset kürsüsü yoktur. Bu söz Fransa'ya Avrupa'ya as rlarca tahakküm eden Cizvit tarikat n n kurucusu olan bir din adam na aittir. Yani Machiavelli nas l bir cemiyetin adam d r. nas l yeti mi tir. Avrupa'y tan madan Asya'y tan maya imkân yoktur. bütün büyük ara t r c lar talebelerin kültürüne malzeme olarak haz r ve aç kt r. bir homo politikus olarak vas fland ran bir insan n mü ahedelerini billurla t r r.. Fransa'da bir siyasî kültür. Gerçi Machiavelli defalarca çevrilmi . Bu ekilde tefekkür olmaz. Biz kimiz. Biz Avrupa'n n pisliklerini. Bu itibarla politikayla u ra acaklar. dost olarak da. Fakat Marks'tan evvel tan nmas gereken adamlar var. Kendini tan mak dü man n da tan makt r. bunlar hiçbir zaman anlat lmam t r. Nitekim rivayet edilir ki. kendini tan makla ba lar. Dü man olarak da tan mak mecburiyetindeyiz. Fatih'ten itibaren daha do rusu Selçuklulardan itibaren dü ünceyi bir bütün olarak alm lar. Elbette Machievelli de Avrupal d r ve Avrupa'n n siyaseti ahlâktan ay ran. insan sadece menfaatlerine esir bir robot. Fakat kendini tan mak formülü son derece kucaklay c bir formüldür. Meselâ Machiavelli. irfanla alâkam z kalmad . Ignagio de Loyola'a aittir. Osmanl n n bir valisi bile Machiavelli'den çok daha iyi biliyordu insan ruhunu ve insan . adiliklerini alan. Asya'y tan madan Avrupa'y tan maya. mülevvesat n . Elbette ki irfan. Tarihimizi unuttuk. hangi hakikatlere k tutmaktad r. Hiçbir kitap haz rlanmam t r. Avrupa insan n n saadet ve felâketine sebep olan tarihi vakalar bilmedi imiz gibi bu tarihi vakalar n semeresi olan nazariyeleri de bilmiyoruz. dilimizi unuttuk. Machiavelli'den zaman m za kadar Avrupa'y i gal eden. bilhassa Servet-i Fünun devrinden itibaren unutulmu tur. Meselâ Machiavelli'ye atfedilen "gaye vas talar mübah k lar" sözü bile haf zalar m za yanl geçmi tir. Asya ile Avrupa insan beyninin iki yar m küresidir. büyük fetihlerde bulunmu . neyi temsil etmektedir. elbette ki Marks' da tan mal d rlar. bir siyasî edebiyat dersi vardir. Kendini tan mak için çevreyi. Biz Asya ile yani kendimizle me gul de iliz.

nsan tabiat n psikoloji i ler. kahramanl temsil ettik. Fakat bizim de esir olmamam z için mutlaka ayn bilgilerle mücehhez olmam z gerekir. O hileyi. bizi nas l istismar edece ini biliyor. psikanaliz i ler. onun bildi i eyler bizi esir etmek için kâfidir. Fakat ç plak olarak okutulmaz. Fakat bugün politikaya at lan insanlar n elbette ki bütün politika üstatlar na ihtiyaçlar vard r. geni kalabal klara seslenen bir edebiyat nevidir. Tarihimiz boyunca bu tezad ya ad k. Roman sadece sinema gibi aylak tecessüsleri avlayan bir nevidir. sosyoloji. psikiyatri i ler. dü ünceye neler getirdikleri de uzun uzad ya anlat l r. romanla u ra mak ihtiyac n duymam lard r. hikâyeler yetmi tir. tarihin ak na istikamet veren kitaplar. hangi artlar içinde do duklar . Edebiyat m z n en fakir taraf siyasî edebiyatt r. muhtevas kalmam . Çok daha ciddi i lerle u ra an Türk slâm ayd nlar . Bugün Marksizmin kazand budalaca itibar ve dü künlük do rudan do ruya bu bo lugun eseridir.. Yorumlar yla beraber okutulur.cemiyetlerini. kendi ölçülerimiz içersinde biz de yapmak mecburiyetindeyiz. kendi dünyas ndaki fikirleri kaynaklar ndan ba layarak zaman na kadar geçirdi i bütün dönemeçler içinde bilir. Zaten Do u'da ve Bat 'da en büyük hazine olan Binbir Gece yetmi tir. Bugün bir siyasetname. bir Kelile ve Dimne. kar s na ç kacak ilk mütefekkiri. Memleketimizde bir siyasî edebiyat do mam t r. nas l bahsetti ini biliyor. ilme verdi i de erden ileri gelmektedir. büyük tahliller okutulur. Ayr ca roman yazmaya itibar etmemi lerdir. Bizde roman do may sebepsiz de ildir. feragati. Onun i tigal sahas . nsanlar tan yor ve tarihi tan yor. Edebiyat demek. so uk kanl dü ünceyi tan d . antropoloji i ler vs. Hiçbir temayül fark gözetilmeden. Çünkü roman n konusu insand r. Sadece Avrupa'n n ikinci derecede müelliflerini ve ikinci derecede eserlerini ald k. mektep kitab olarak okutulur. Avrupal neden bahsetti ini biliyor. biz aslan z. Yani roman ölmektedir ve ölecektir. Elbette ki geri toplumlarda büyük yeri olan fakat netice itibar yla ilerleyen bir toplumun itibar etmeyece i bir edebiyat nevidir. Tilki aslan tan maz. Yani bir roman merak istilâ etti bizi. slâmiyetin romana kar gösterdi i alâkas zl k sebepsiz de ildir. neyi temsil ettikleri. Nihayet birinci dünya sava ve sonras n n mütefekkirleri. Halbuki edebiyat demek roman demek de ildir. Bu itibarla onlar n yapt n .. Bütün samimiyetiyle tan m yor tabiî. daha sonra Frans z ihtilâli. . K ssalar. Bu itibarla büyük idarecilerin ihtiyac yoktu. Tilki ve Aslan Avrupa'n n bize göre üstünlü ü de fikre.. Ayn cinsten insanlar birbirlerini tan r. nsan ilimleri geli tikten sonra roman n sahas kalmam . ilk izm'i yegâne reçete telâkki edecektir. Ö renmedikçe. Çünkü Avrupal tilkidir. so uk dü ünceyi. Do u'ya ait büyük siyaset eserleri hepimizin meçhulüdür.. ihtilâli haz rlayan mütefekkirler. Halbuki yirminci asr n ba lar nda Fransa'da demin de belirtti im gibi bir siyasî edebiyat dersi vard r. edebi k ymeti olan kalabal k üzerinde büyük etki yapan. Roman Roman ancak. Yani bir Frans z. Evvelâ on alt nc as rdan ba layarak mutlakiyeti savunanlar. roman demek haline geldi. ihtilâl hakk ndaki büyük tefsirler. Biz vefay .

nsanlar tekâmül ettikçe ciddi bir olgunluk devresine geldikçe. Fakat bu kültür ciddi de ildir. Roman itibardad r. siyaset ilmini tan makt r. Psikoloji geli tikten sonra roman n sahas kalm yor. roman taht ndan indirmektedir. Marks'tan sonra da gelmi ve gelecektir. tek siyasetçisi Marks de ildir. ilimler geli inceye kadar çok i yapm t r. Psikolojinin. Bu sayede kültür de edinebilirsiniz. Bu i te evvelâ Avrupa'n n yapt klar n bilmekle mükellefiz. çat k çehresi ho umuza gitmemektedir. vakit öldürmeye yarayan birer parazit tür haline gelecektir. Belki de yirmi birinci as rda romana hiçbir ihtiyaç kalmayacakt r. ciddi de iliz. Fakat bu mutlak de er de ildir. nsan tan mam z kolayla t rm t r. limler geli tikten sonra psikoloji bir ilim hüviyeti kazand ktan sonra roman neyi halledecek. cemiyetlerin münasebetlerine ve insan ruhuna k tutan bir ilimdir. Masallarla oyalan yoruz ve ilmin ciddi sesi. Siyasî Edebiyat Roman n d nda insan inceleyen bir ba ka ilim de siyaset ilmidir. Roman tecessüsümüze hitap etti i için. sosyoloji de yapmaktad r. Elbette de eri vard r. Marks'tan önce çok daha büyük adamlar gelmi . nsanlar olgunla t kça romana itibar azalacakt r ve azalmaktad r. Bunlar n hepsi bizi tecessüsümüzden yakalayan ve sadece vakit geçirmeye yarayan. Bu itibarla siyaset ilmiyle yak ndan ilgilenmemiz ve ona edebiyat n bir dal olarak itibar etmemiz lüzumlu ve faydal olacakt r. limler. "ben"in garip taraflar na tutulan bir aynad r. çünkü cahiliz. Sadece üslubuyla kendini okutan bir edebiyat türüdür. sedire uzanarak. insanla cemiyetin. sosyolog da de ildir. Demek ki vaktiyle roman büyük hizmetler etmi tir. Roman "ben"e tutulan. . Romanla televizyon ve sinema aras nda büyük bir benzerlik vard r. onlar konu turmak mesuliyetten kaçmakt r. Maalesef biz masal dinlemeye al m insanlar z. Bu yazar. Marksizm bir ideolojidir. Romanc sadece ilimlerin geli medi i bir ça da insan uuruna. m uhayyel ah slar ç kartmak. fakat ilmin yan nda ba ka aldatmacalara da ba vurur. ilim demek kendine mahsus bir dil demek. sigaran z yakar. deoloji ilmi de içine al r. deolojilerden kurtulman n tek çaresi ilmi tan mak. insan vicdan na e ilen bir yazard r. Yani dünyan n tek dü ünce adam . lim bu vazifeyi yapmaktad r. Dü üncelerimizi ba ka kahramanlara söyletmek. Romanc tarihçi de ildir. sosyolojinin kayna nda roman vard r. kahvenizi içer okursunuz. roman okumak ihtiyac ortadan kalkacakt r. Roman itibardad r çünkü mesuliyetimiz yoktur hepimiz mesuliyetten kaçar z. Çünkü mesele insan ruhunun karanl klar na k serpmektir. henüz ilimler geli medi i zamana mahsus bir edebî türdür. büyük fedakârl a ihtiyac olmad için odan za çekilip. Bu üslubu psikoloji ve psikanaliz de gösterebilirse elbette ki roman n yerini alabilir. oysa mutlak olarak politika ilminin getirece i a muhtac z. Marks belli bir devirde belli bir cemiyetin belli meselelerine k tutmaya çal m bir fikir adam d r.Roman buhranlar içinde ç rp nan bir ça a. Siyaset. psikolog da de ildir. bulan kt r. neyle me gul olacakt r? Çünkü ilim demek laboratuar demek.

yenmek yenilmek aç s ndan ö rendi imizi ifade eder. Kelile ve Dimne'den ba layarak kendi siyasî eserlerimizi birer birer ele al p nas l bir toplumda. Bu bak mdan. ahlâkla münasebetleri nedir. sonra kendi siyasetnamelerimizi bilmeye. nas l ifade ettiler. resmimiz zirveye yükselmi tir. "Bu camii sizler yapamazs n z." Yine. Bat insan bugün insan ve cemiyet problemlerini son derece iyi bilmekte ve bu problemlere kar son derece uyan kt r. Sizin ani kararlar n z kar s nda bir gün benim de boynum gidebilir. Tedbirleri alacak olan." Yine Hamdullah Suphi Bey bir konferans nda anlatm t . ster istemez bu konularda metot olarak hocam z. Evvelâ Bat 'y tan maya. radyodan verilen on alt nc asra ait bir musiki dikkatimizi çekti. Cahit Atasoy: Efendim. çoktan boynunu vurdururdum ama. Muhteval bir sohbeti bize lütfettiler. Meselâ Abdülhak inasi Hisar Bo aziçi Mehtaplar 'nda dert yanar: Tarihi. insand r. Devletle fert aras ndaki münasebetleri en iyi ekilde yürütmek sanat d r. Bir gün bir yabanc yla arabada giderken. olmaz m ? Bütün bu meseleleri ayd nlatmal y z. Onu yeti tiren bir anne vard r. Ahmet Kabakl : Efendim. Hepsi mücessem ve hepsi yüksek. Büyük devlet adamlar yeti tirmi iz. Onlar n büyük tecrübeleri.Bat 'ya kar kendimizi müdafaa etmek için mutlaka siyasî edebiyat kurulmas na muhtac z. . pek tabiî. bunlar üzerinde dü ünmeye. aff n z dilerim. Frenklerin politika ilmine kar . musikîmiz. tahliller yapmaya muhtac z. neyi. büyük dü ünce adamlar n n tevazular da o ölçüde büyük oluyor. tedbir alacak komple insan yeti tirmek meselesi çok mühimdir. Yavuz Selim'e bir gün veziriazam der ki: "Beni azat edin. nas l bir çevrede do dular. bir Fatih rastgele yeti mi de ildir. ahlâk n d nda bir politika olur mu." Yavuz'un cevab öyle: "Bre mel'un. bizim slâmî bir politika ilmi kurmam z artt r. Halbuki bizim medeniyet tarihini bilmemiz gerekti ine i aret eder. Hemen arkas ndan ilâve etmi . ben seni çoktan azat ederdim. Böyle bir insan n yeti mesi mühimdir. Kendilerine müte ekkiriz. Bat olacakt r." Bizim mimarîmiz. imdilik maruzat m bundan ibarettir. Bunun için de evvelâ mevcudu bilmekle mükellefiz. Efendim. tedbirler almak mânâs nda midir? Cemil Meriç: En geni mânâda insanlar idare etme sanat d r. Bu yabanc sanatkâr n eser hakk ndaki kanaati öyleydi: "Muhte em bir üslûp. senden daha iyisini yerine koyamam. siyaset ilmi çareler arama. Size lây k bir konu ma yapamad m. Cemil Atasoy: öyle bir ey akla geliyor. büyük ba ar lar vard r. edebiyat m z. bir Yugoslav tarihçisine Süleymaniye Camiini gezdiriyormu . Tarihçi kendisine "Bu camii kimler yapt ?" diye sormu .

dünyan n gelmi geçmi en büyük kimya âlimlerinden biri. bir tecrübeyi tamamlamak için iki gün mehil ister. Lavoisier Ayhan Songar: Cahit Bey'in konu mas bana baz eyler hat rlatt . Onu beraat ettirir. O ya ta o ba ta nas l birkaç dil bilmektedir? Bunu ifade etmek istiyordum efendim. Ahmet Kabakl : Bizim mütefekkirler aras nda da Süleymaniye'yi bizim yapmad m z eklindeki kanaat alm yürümü tür. yani organizmada al nan besinlerin kullan lmas n ilk tetkik edenlerden ve bugün de geçerli birçok teorileri ortaya koyanlardan biri. "Bu ba kesmek için. Be erî ilimlerin en mühimidir. yanma hadisesinin bir oksidasyon oldu unu havada oksijen diye bir gaz n bulundu unu ke feden. Tütünü satan kendi olmad na göre böyle bir suçlama yersizdi. insan diline. O zamanlar kurulmu olan bir ziraî te kilât n ve Frans z barut komisyonunun âzas . htilâl mahkemesinin cevab udur: htilâlin âlimlere ihtiyac yok. Son derece de vatansever bir adam. Onu vefat ndan iki sene sonra g yaben muhakeme eder. Bir de kendi cemiyetimize bakt m zda aradaki fark görmü oluyoruz. tham edildi i suç da u: Tütünü nemlendirip a rla t rma. Ayr ca Cemil Meriç üstad m za bir noktada çok te ekkür ederim. iade-i itibar ettirir ve muhte em bir cenaze töreni tertip eder. Bu Lavoisier'nin mahkemesinde âzalardan Mara da bulunmaktayd . tefekkürüne bir yerde müdahale eder ve onun patolojisini de tetkik eder. onlar nemlendiriyordu. bir an yetti. fakat böyle bir ba tekrar meydana getirmek için as rlar kâfi gelmeyecektir. Psikiyatri insan dü üncesine. Tarih tekerrürdür. hocalar var. Adeta Lavoisier'nin hat ras ndan ve Frans z milletinden özür diler. Be erî ilimleri sayarken psikiyatri üzerinde de durdular. Daha sonra giyotinle ba kesilen Lavoisier için bir tarihçi unlar söylüyor. Lavoisier (Lavuaziye).bir çevresi var. Mensubu bulundu um meslek nam na da . Mahkemeyi kuran da ihtilâli yapan cumhuriyet idaresidir. ilim adamlar na aç k tutmaktad r. Frans z ihtilâlinde Lavoisier tevkif edilir. Baz lar na göre Osmanl . Buras dünyadaki bütün ilim adamlar n n ziyaretgâh . Mara âlim olma merak ve iddias nda ama sadece nutuk atma merakl s . Bir ufak tarih bilgisi arzetmekle zannediyorum baz mukayeselere imkân verece im: Frans z htilâli Lavoisier'nin kafas n kesmi tir. metabolizma denen hadiseyi. Bugün de bilindi i gibi dünyan n her yan nda tütünü muhafaza için bu metot kullan l r. Psikiyatriyi kuru bir t p dal zannedenler vard r. Yine Lavoisier. Kendisinin Paris'te laboratuar var. diyebilirim. Lavoisier bir metot bulmu tu. Kendi gayreti ve kazanc yla buray . Ne yaz k ki kendi tarihçilerimizden baz lar da bu dü üncededirler. Bu mukayeseyi yapabilmeniz için bunlar arzettim. Neticede idama mahkum edilen Lavoisier." htilâlden iki sene sonra Fransa'da tekrar bir mahkeme kurulur. bir i gal gücüdür. Tütünlerin k r lmas n önlemek için.

tavsiye edilen romanda ideoloji varsa kap makta. üstad m za be erî ilimlerin geli mesinden ziyade. resmin. sosyolojinin konular na girmekle birlikte o güzeli aramaktad r. felsefe sadece papatyan n sap olarak kald . böylece felsefeden koptular. Demek ki roman okuyucusu var. sosyal ilimler yüzünden be eri meseleleri ele almak vasf n kaybetse. Fakat benim kanaatime göre kaybedi sebebi. Roman. Yani felsefe.. 19. Bugün felsefe denince. ideoloji yoksa alâka göstermemektedir. Yani bir papatyan n yapraklar n n kopu u gibi. antropolojinin. Ama roman n sanat oldu unu kabul etmek gerekmez mi? Psikolojinin. fakat roman muhteva de i tirmi . di er be erî ilimlerin ilerlemi olmas ndan ziyade. Nitekim günümüzde sadece roman n de il. hürriyet sahas . Geli mi kapitalist ülkelerde romanlar insanlara ho vakit geçirtici vasf n devam ettirmektedir. Bu konuda hocam z n görü lerini de alaca z elbette. edebiyat tarihi elbette yaz lacakt r. Eski Yunan'da ilimler geli meden hepsi birden felsefenin içindeydi. romanc k var. hiçbir ey olmasa. dilin imkânlar n en güzel ekilde ortaya koymak. Bu bak mdan roman ve sanat belli zümrelerin nazar nda itibars z hale getiren ideolojiye bula m olmas d r. ideolojilerin istilâs yüzünden roman n hedef ve mahiyet de i tirdi ini arzetmek istiyorum. Necmettin Hac emino lu: Efendim. limler yava yava geli tiler. ideolojilerin ve politik çeki melerin bir f rt na gibi dünyaya hakim olmas ndan ileri gelmektedir. ben de ayn konuyla ilgili olarak konu mak istiyorum. istiklâllerini ald lar. roman eski itibar n hakikaten kaybetmi tir. Tahir Kutsi Makal: De erli ilim adam m z say n Cemil Meriç'i iftiharla dinledik. Siyaset tarihi. edebiyat fakültemizde roman . Cemil Meriç: Roman n garip bir kaderi var. Roman da zaman m zda be eri ilimler geli meden hüviyetlerini kazanmadan önce hepsini kucakl yordu. Bir tecrübe sahas yd . as rda Auguste Comte'tan sonra sosyoloji. iiri.Say n Cemil'e bu mü ahedeleri bak m ndan ayr ca te ekkür ederim. hedef de i tirmi tir. tiyatroyu bir sanat eseri gibi incelemesi gereken talebeler. Ancak ben muhterem hocam z n roman konusundaki dü üncelerine i tirak edemeyece im. Bugün ça m zda. Bugün kendi cemiyetimizde. . ideolojik muhteva ta yor ise okundu u ve itibar edildi i aksi halde okunmad maalesef ac bir gerçektir. sadece dili güzel kullanmak mümaresesini (maharetini) temin için dahi vazgeçilmez bir sanat eseridir. ideolojik sebeplerle yaz lmasa. iirin de ancak ideolojik hedefler güdüyor ise.. stifade ettik. ne psikoloji. u halde say n üstad m z sanat n ilerde ya amayaca n mi ifade etmek istiyorlar? Ahmet Kabakl : Roman var. Bu itibarla ben. yine ayn as rda psikoloji istiklâllerini ald lar. fizi i de metafizi i de kucakl yordu. ne de sosyoloji anla l yor. geni bir saha. tiyatronun.

heyecanlar bütünüyle psiko-sosyoloji romana girer. meselâ Balzac bütün cemiyeti roman n konusu yapt . Roman oldu mu kar la m yor. Meselâ bir Kemal Tahir ç k yor. Bütünüyle mutlak kucaklamak kabiliyetinde. hem ihti am . Yaln z u var: Bugün bizim gibi. Müsaade buyurursan z u nokta üzerinde durmak istiyorum. Bir ilim adam ndan bekledi imiz ciddiyeti. katiyyeti romanc dan beklemiyoruz. Buyurdu unuz gibi roman roman yapan en belli ba l taraflar ndan biri üslûptur. Bu itibarla roman n muhte em bir hudutsuzlu u var. Osmanl toplumunu romanla t r yor. Roman büyük hürriyet veriyor yazara. çünkü. Roman roman yapan faktörlerin ba nda üslûp gelir. hayat romana sokan Balzac't r. maddesiyle. roman n hem felâketi. çocuklu kavimlerin fazla itibar ettikleri. okuyucuyu tecessüsünden yakalad için. Haddizat nda Fransa'da yeti en tek büyük sosyolog bence Balzac'd r. Bu yeme ihtiyaç yok. Yani cinnete de aç kt r. Romanda üslûp ne kadar aran l rsa. Yoksa roman n cemiyetlerde büyük hizmetler gördü ü. bence istikbalde ayn itibari göremez. be eri ilimlerin geli medi i. Deneme ile roman aras nda tek fark birisinde bir maceran n olu udur. fazla yumuldu u yemdir. Bir toplumu çamurdan ve kandan rüyalar yla. deneme olarak kaleme alsa birçok itirazlarla kar la r. Büyük romanc lar n hepsi büyük üslûpkârlard r. roman n ba na da gelecektir diye dü ünüyorum. ihtiraslar. ilimlere yard mc oldu u. belki yar n ihtiyaç kalmayacakt r dedim. Halbuki gerçekten olgunla an bir cemiyette roman. Çünkü deneme de üslûp endi esiyle kaleme al n r.Edebiyat nevileri içersinde kanunu olmayan tek nevi romand r. nsanlar hikâye dinlemekten usanacaklard r. be eri ilimlerin büyük eserler vermedi i ülkelerde elbette roman ya ayacakt r. Kemal Tahir bu dü üncelerini yaz olarak. Bu. Felsefenin ba na gelen ak bet. nsan n hareketlerini tayin eden saikler. akla da aç kt r. denemedir. Bir psikologun bir kitap yazarken ilmî haz rl klara ihtiyac vard r. emperyalist bir edebiyat türüdür. sanat eseridir. Adeta sorumsuzluk fetvas veriyor. Sayfas da belli de ildir. Roman ve Deneme Roman n esasen hikâye k sm n atarsan z. felsefe gibi birçok ilimleri emzirdi i gerçe ini kabul etmiyor de ilim. lmî mahiyetin . Yani hikâyenin yerine ilim geçecektir. mistik taraflar ve çirkin taraflar yla. Romandan maceray ç kar rsan z bu fark ortadan kalkar. Fakat ben uzak bir istikbalden bahsederek. denemede de o kadar aran l r. hti am . nsanlar söyleyeceklerini aç ktan aç a söyleyebilirler. Fakat bu sanat eseri bir maceraya dayand için. Sanat eseri. yerini meselâ denemeye b rakabilir. Fakat be eri ilimler geli tikçe roman n muhtevas azalmaktad r. Yani Balzac'la sosyoloji mü ahhas olarak ilim hüviyetini kazan r. Her türlü cesarete aç kt r. Macera nispeten çocuk kavimlerin. konusu da belli de ildir. Endi eleriniz son derece yerindedir.

Devler. Romana gösterilen itibar bir yerde marazi bir itibard r. Darwin de böyleydi. sahih konu ma mecburiyetinde de ildir. televizyon geçiyor.. Çünkü onun da s n rlar kat' olarak çizilmi de ildir. Deneme roman n bütün üslûp ustal klar n kendinde toplamak mecburiyetindedir. Bu kadar münferit. Bütün ciddiyetimize ra men hepimizin kültür temelinde romanlar n . Roman n yerine sinema geçiyor. üslûp s fat na bile lây k de ildir. Sizin de buyurdu unuz gibi ya ideolojinin elindedir yahut sadece h rs z polis hikâyesi haline gelmi tir. Roman okutan macerad r. kesin. Saint Theresa gibi bir azize evvelâ övalye romanlar yazmakla ise ba lad . Yani Kemal Tahir bir üslûpkâr de ildir. Ispanya'n n ve Avrupa'n n yeti tirdi i en büyük yazar olan Theresa bile roman yazmak zaaf ndan kendini kurtaramam t r. Peyami gibi kaç romanc var? Demek ki. Vaizler kilisede romanlar aleyhinde konu tular. diyorum.. as rda ayn itibari. Roman. Bir parça muhayyele al t r yor ve insan realiteden uzakla t r yor. Akla s mayan maceralar. insan belli vakalar içersinde göstermesidir. Don Ki ot bu romanlar n tenkidini yapmak için sahneye ç kar ld . Roman okunuyor. Tabiî okuyucunun kültür seviyesini de dikkate almak lâz m. belli bir zaman için roman n yerine oturabilir. insandaki bu iptilan n köklerine inilmi tir. deli dolu bir üslûptur. bir laboratuar adam kadar. Romanc elbette çok muhteremdir ve çok büyük i ler yapmaktad r. Ben roman n. okunan tek ey olmas .daha suland r lm sekli. Roman n cemiyeti nas l tahakkümü alt na ald ortaya konmu tur. Kemal Tahir vak'alardaki cazibe yahut ideolojik sebeplerle okunmaktad r. hikâye insanlar n zaaf d r. Elbette "güzel". Sarlken romanlar n bas lmas n . bu kadar alelâde vakalar tecessüsümüzü tahrik ediyor. Cervantes'ten daha önce fermanlar ç kar lm t . Yaln z yegâne edebiyat türü olmas . Roman n hususiyeti. Bütün büyük adamlarda roman okumaya kar bir alâka vard r. alâkay görece ini tahmin etmiyorum. roman oldu u için okunuyor. büyü. Yani deneme. meselâ 21. lim kitab hiç okunmaz. Bu belli vakalarla okuyucuyu sürüklemesidir. roman ça m z n büyük edebiyat türüdür. Roman n gösterdi i bütün cesareti deneme de gösterebilir. Bugünkü roman hakk nda böyle bir mahkumiyet karar m yok. roman. Denemeci. deneme okunmuyor. S hhatli bir toplumun romana ihtiyac yoktur. Fakat Sarlken bir taraftan romanlar yasak ederken bir taraftan da gizli gizli roman okuyordu. cinler. Deneme roman n yerine pekâla geçebilir. Bunlar hiçbir edebî de erleri olmamas na ra men bütün dünyay istilâ etmi ti. Hele bizim gibi ilmin tad n ciddi olarak tatmam cemiyetlerde roman n ba araca çok i vard r. Vaktiyle övalye romanlar vard . edebiyat n ezelî konusudur. bir parça tembelli e al t r yor insanlar . edebiyat eseri oldu u için okunmuyor. Bu eserde. Hayat n H ristiyanl a vakfeden. Her yazar edebiyat çerçevesi içinde güzel yazmaya mecburdur. endi eye sezad r. Bu sadece bir faraziyedir. Yani Türkiye'de roman. Ben de çok okudum roman ve hâlâ okumaktay m. Roman manast rlara da girmi ti. yaz lmas n kesinlikle yasak etti. Don Ki ot da bu iptilây önlemek için kaleme al nm t r. denemedir. Roman n zaman zaman bir cemiyetin edebiyat g das haline gelmesi. Büyük romanc say lan Kemal Tahir'in de üslubu k r k dökük.

Eser okutmak gayesiyle san yorum. Türkçe'ye Hümayunname ismi alt nda tercüme edilmi tir. Biz ahlâkl bir kavimiz. Yani Bat . Bat l lar n siyasetnamelerinden önce Kutadgu Bilig adl eserimiz var. Asya dü üncesinin tesiri alt nda geli mi tir. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. cemiyet nas l refaha kavu turulur gibi bir gayeye dayan r. Fakat unu hemen kaydetmeliyim. Bat 'n n gayesi evvelâ kendi insan na boyun e dirmek. Bizim. Yani mükemmel insan vard r. Ve Asya'n n siyasî dü üncesinin temeli olmu tur. elbette mevzundur. Yani geni kalabal klar sadece tarihin malzemesidir. mü ahhas bir ekilde kaleme al nm . kalbi ve ruhu bir yana b rakan. insan bir hekim so ukkanl l ile incelemeye çal an. Kutadgu Bilig Nermin Pekin: Efendim. Bat 'dan çok daha evvel. Tabiî Hint'te bu yoktur. Bat yla Do u aras nda ba l ca u fark var: Do uda hikmet-i ameliye ba l alt nda toplanan edebiyat nevileri çoktur ve hepsinin de temelinde ahlâk vard r. Romanc n n kocakar hikâyelerine yana mamas ve eserini hiçbir ideolojiye alet etmemesi elbette temenniye ayand r. ben biraz mevzuu de i tirece im. Bat 'n n gayesi hiçbir zaman mukaddes olmam t r. do rudan do ruya ilimdir. Siyasetnamelerden söz edilmi ti. normatiftir. sa'dan bin y l önce yaz lm t r.oynad rol büyüktür. önce din vard r. Bizde bütün siyasetnameler mükemmel insan nas l yeti tirilir. Bu eser Farsça'ya. idare edenler. Biz Müslüman z. Yani Bat 'da siyasetname akl n çi . Fakat bizim gibi hikâye dinlemeye merakl . insan zaaflar yla ele alan kitaplard r. Bu siyasetnameler so ukkanl . ciddiye s rt n çeviren bir toplulukta romanlar n çok fazla alâka görmesi de temenniye ayan de ildir. Büyük romanc lar da öyle yap yorlar. di eri tarihin malzemesi. Acaba bu konuda Say n Cemil Meriç'in dü ünceleri nelerdir? Cemil Meriç: Han mefendi. Arapça'ya defalarca tercüme edilmi (Kelile ve Dimne). Bizdeki Kutadgu Biligler. ilk eski siyasetname Hz. Mustafa Kafal : Kutadgu Bilig'deki hususiyetin ark için de ayr bir mümtaz yeri . Machiavelli insan ikiye ay r r. slâmiyet vard r. çok okunmu tur. Bu itibarla bizim siyasetnamelerimizle Bat n nkiler aras nda fark vard r. Müslümanl kta önce ahlâk. Kum gibi. harç gibi cans z bir malzemedir. Hem de manzum olarak yaz lm t r. sonra dünyaya boyun e dirmektir. Bat n n siyasetnamelerinde böyle bir kay t yoktur. Birisi mimarlar. Buyurdu unuz gibi Kutadgu Bilig de çok de erli bir kitapt r. K ymetli dostum Kutsi Bey'i tenzih ederim. Ama insan n mükemmelle mesi de il de nas l idare edilece i esast r. Hint'te Kelile ve Dimne'nin ahlâk ç r lç plak bir ahlâkt r. Yani sanat de ildir siyasetname. her türlü zarafetten mahrum sesidir.

Kutadgu Bilig'de aranan ey. telkin etmek. Türkiye'yi idare edecek olan nesillere daha kötü bir ekilde intikal edecek. ideal olan bir nizam n tespiti. Zaman m zda gazeteler bir ticaret meta halindedir. nizamd r. ça m z n insani alâkas parçalanan ve bir nevi afyonke haline getirilen insand r. Bütün bu de erleri. Bu konuda bir makalesini okumu tum. Bu müessese kendi istedi i biçimde hakikati biçimlendirir. ya anan bir eyin kaleme al n vard r. Bat 'da. bir adalet mefhumu daima aranan eylerdir. despotlukla. irfan gazeteye hapsettiniz mi haysiyetini . slâm Türk dünyas nda apayr bir ruh var. orada çal an eme inin kar l n alm t r. Hegel. çok güzeldi. Bizim dünyam zda bir ilim adam n n katledilmesi. Onun yerine so uk. Devlet. hakkaniyet de öyle. Bat 'da eserlerde bir samimiyet bulamazs n z. okuyucuyu bir nevi medyum haline getirmek. Yaln z. fazileti. sanatta. idarede. Dergi ve Kitap Gültekin Sâmanoglu: Efendim ben Say n Cemil Meriç'ten gazeteler.vard r. bizden sonraki nesillere.. ama kamç yla. Bat ayr bir dünya. Hedefi. gazete için "sabah duas " diyor. Tabiî bu durum. günün artlar sebebiyle kitaplara vakit ay ram yorum. kland rmak de ildir. uyand rmak. Kitle haberle me araçlar . Bütün bunlar elde edebilmek için bir mücadele vasat yarat lmaktad r. gazeteler de bir nevi endüstri müessesesidir.. Her ne kadar bugünkü Türkçe'ye "Saadet Veren Bilgi" diye çevrilmi se de aranan saadet. Yani bir aray de il.. Kitap okumak bana zor geliyor. Bu bak mdan. nizam getirecektir ve saadet öylece bulunacakt r. lim adamlar . nizam içinde bulunmaktad r. baz belli dü ünceleri kabule mecbur edilen bir insan. Ancak gazetelere s nabiliyorum. onun hakk nda ferman verilmesi katiyyen söz konusu de ildir. hürriyeti rahatl kla görmek mümkündür. edebiyatta görmek mümkün. Hak. ilimde muhtard r ve hürmet görürler. O zamanlar gazete bir kültür ta y c s yd . Üstad m za burada te ekkür etmek isterim. Yani devlet anlat lmaktad r.." imdi böyle olunca. televizyon s bir kültürü yaymakta ve ciddi kültüre kar duyulan alâkay da azaltmaktad r. saadet vard r. Valéry'nin politikay tarifi öyledir: "Politika insanlar kendilerini ilgilendiren meselelerle u ra maktan al koymak sanat d r. O nizam anlat lmaktad r. Gazeteyle dergi aras nda bir fark yoktu. Sadece belli haberleri istenilen ekilde aktarmak. Zaman zaman kaybedilse dahi. dergiler ve kitaplar aras ndaki münasebet hakk nda bilgi rica edece im. gazete. al kanl klar n n esiri haline getirmek ve mümkün oldu u kadar dü ündürmemek. ark'ta ve Türk slâm dünyas nda ilim hürdür. bir H ristiyan dünya. Cemil Meriç: Efendim. yine ya anaca ndan eminim. Bat 'da büyük bir âbide meydana getirilir. Despotluk asla yoktur. Meselâ bir Süleymaniye'de samimiyeti. Gazete. Hakikati belli ölçülerde kal plar içine dökerken ayn zamanda dü ünceye de yer veriyor. cemiyet hayat nda. meselâ bir hürriyet. de erli hocam z n bir sohbet yapmalar n rica edecektim. Devlet oldu u zaman. Halbuki Türk slâm dünyas nda bunlar idealize edilen eyler olmay p ya anan eylerdir. Dü ünen de il. kat ve despot bir hava vard r. Ben ahsen zaman n. Ayr ca Kutadgu Bilig'deki hususiyet de udur: dealize etmek yerine. Sanatkâr gönlüyle gelmi ve orada bir âbide meydana getirmi tir. Görebildi im kadar yla.

A rl k merkezi belli dü üncelerin telkin edilmesidir. Bir memleketin irfan n tetkik etmek için. her türlü dü ünceye aç kt r. trajiktir fakat reeldir. Kitaba. Bir Ahmet Kabakl 'n n gazetede yaz yazmas . donmam genç ve gerçek dü üncedir. o bak mdan sürükleyicidir. slogan yazma mecburiyetinde. ancak belli bilgiler elde etmek için okunur. gazeteleri didik didik eder. Bir kültür adam d r. kitaplar yay mlanm olan yazarlar n yaz lar n n bir k smi dergi sayfalar nda kalmaktad r. gazete de bir kaçma mekanizmas d r. gider cami duvar na slogan yazar. mutlaka dergilerine e ilmek mecburiyetindeyiz. limon gibi s k l p bitecektir. Eline kalem alan. Umumiyetle ça m zda en fazla yay lan hastal klardan biri de yaz yazmak hastal d r. ndeks yapmak gibi bir tak m mükellefiyetler yükler yazara. Tefekkürün kalesidir. daha smokinli dü üncedir. Bu arada birkaç fikir adam n n oraya dü en yaz lar da ruhumuza sevinç vermektedir. Birçok büyük adamlar n. Bu hastal k. Yazamazsa. mutlaka yaz yazmak mecburiyetinde. bo altmak için eline kalemi al r. Bu bilgiler de politikan n konusunu te kil ediyor. Ama çok sevdi imiz insanlar bu hareketin içindedirler. Bu itibarla dergi gazeteyle kitap aras ndad r. dergi daha geni soluklu. Gazete sigara gibi içilecek. Çünkü gazetenin bir günlüktür ömrü. ciddi kitaba ay rd m z zamanla gazetelere ay rd m z zaman aras nda yap lacak mukayese son derece aleyhimizdedir. Bu bak mdan. F kralar n. haberlerin hepsinin ömrü bir günlüktür. Haddizat nda roman da. Ço umuz üç dört gazete birden okuruz. Bu hazindir. Gazeteleri kültürün ba l ca kayna telâkki etmek yanl t r. en zinde malzemesidir. Dergi bir memleketin fikir aynas d r. çok okur. yaz yazmak hastal . Ahmet Kabakl için bir fedakârl kt r. Gazete ciddi bir rehber ve güvenilir bir kaynak olmaktan uzakt r. dergiler kütüphanelerin en ciddi. Bu bak mdan gazetede romandan daha fazla tehlike mevcut. Dergiye gelince. Bu sloganperestli in kayna da grafomanidir. Çünkü Ahmet Kabakl gazeteci de ildir ve olamaz. Gazete tefrikac l geli tikten sonra roman bütün dünyay istilâ etmi tir.kaybeder. Gündelik hayat n incir çekirde ini doldurmayan vakalar üzerine e ilmekle de erli vaktimizi öldüren bir mekanizma. Fakat bunun d nda bir posad r gazete. Ne yapal m ki gazetede okumak mecburiyetinde kal yoruz. Hiçbir ey yazamazsa. ster istemez bu harekete kat l rlar. Grafoman. Yani gazete fanidir. Ayn zamanda gazete bir hastal n da ta y c s oluyor. Birçok insanlar kitap yazmak ve bast rmaktan mahrumdurlar. daha geni imkânlar olan ve istikbale kalacak olan bir nesir vas tas d r. Bir tak m mecburiyetler bir insan olmas gerekenden ba ka ekle sokmaktad r. irfan adam d r. Kitap ise fikri . Gürültüden ibarettir. Dü üncenin gerçek ta y c s d r. Çünkü yirminci asr n bir mecburiyetidir bu. Dergi daha geni imkânlar önümüze serer. Roman n geli mesinde gazetelerin rolü büyük olmu tur. Kitap ise daha çat k ka l . bizim için de onu gazetede okumak bir fedakârl kt r. Böylece dolar.

fakat politika ilmiyle alâkal de ildir. Bildi imiz ölçüde muzaffer oluruz. Hocam zdan bu konudaki dü üncelerini rica ediyorum. "bükemeyece in eli öp" vs. . Marksizm'e kar en iyi ilâç yine izm'lerdir.mumyala t r r. Hepimizin siyaset literatürü son derece s d r. Bilmiyorum. "çirkefe ta atma sana da s çrar". Biz nesilleri yeti tirece imiz gibi. Bir nevi teslimiyet telkin eden bu sloganlarla mücadele etmek gerekir. "sana dokunmayan y lan bin ya as n". nsanl k bu konuda nereye varm siyaset sahnesinde boy gösteren fikir adamlar neler bulmu lar. gibi tamam yla siyasî literatürle ba da t r labilecek baz deyimler s zm t r. Hele bu sene çocuk y l olmas münasebetiyle çocuklar m z n beyinlerinin. Halk m z n aras na maalesef. Bu itibarla ben siyasî edebiyat n mekteplerimizde okutulmas na taraftar m. izm'lerin. Bu uur ayd nlar kat nda gerçekle tikten sonra nesilleri uurland rmak daha kolayd r. sonra yap lan tahripleri önlemek. Ben bunlar siyasî folklor olarak isimlendiriyorum. Marksizm'in yay lmas na sebep olan siyasî kültür bo lu unun doldurulmas için çocuklar n e itimine alfabeden ba lamak gerekti ine inan yorum. adeta afyon gibi yutturulan bir nevi slogan edebiyat . Evvela ayd nlar n uurlanmas lâz m. kaditle tirir. hocalar yani ayd nlar terbiye etmek lâz m. Cemil Meriç: Çok mühim bir yaraya parmak bast n z. Siyasî edebiyat n bo lu una varmadan önce bu noktalar n belirtilmesi gerekiyor. Bunlar kalabal dü ünmekten al koyar. Bu konular n da i lenmesi lüzumuna inan yorum.. kendimizi de kurtarmak mecburiyetindeyiz. atalar m z n olmad halde. politika esnaf n n ekme ine ya sürer. Birçok sömürücünün. Biz gelecek nesillerin iyi yeti mesi için evvelâ kendimizi iyi yeti tirmeliyiz. Türkiye siyasetin içine kendi insiyatifiyle de il adeta sürüklenerek girmi tir. Bu itibarla yap lacak i büyüktür. Dü ünceyi bir bütün olarak almak ve izm'leri bu bütün içinde görmek mecburiyetindeyiz. ters ideolojilerin körpe dima larda ye ermemeleri için. ne gibi tedbirler almam z gerekir? Ayr ca ben siyasî edebiyat m z n da bir folkloru oldu una inan yorum. Evvelâ biz ayd nlar n terbiye edilmesi lâz md r. "Suya sabuna dokunma" gibi sloganlar elbette bizim dünyam z n mahsulü de ildir. Maksizm'e kar ayn ilmi cihazla ç kmak mecburiyetindeyiz. siyasî kültürün olgunla mas . i i nereye getirmi ler. Kendimizi tan mak. Yani ayd nlar da kendileri olmal d rlar. Maksizm'e kar aç lacak cihat mutlaka ilme dayanmal d r. Buyurdu unuz gibi halk n aras nda "darb-i mesel" ad alt nda. tarihimizi tan mak. buyurdu unuz gibi adeta afyon yutturularak y kanmalar n mü ahede etmemiz kar s nda bir tohumu nas l ekmemiz lâz m gelir.. Bütün bunlar n bilinmesi gerekiyor. Çünkü hepimizin bilgisi s d r. Avrupa'n n tasallutuna kar kendimizi sa lam bir hisarla ku atmak mecburiyetindeyiz. Karanl kta dövü olmaz. Evvelâ sunu kabul etmek lâz m: Tedbirin de terbiyeye ihtiyac vard r. Polisiye tedbirlerle veya hüsnüniyetle yap lacak bir i de ildir bu. Evvelâ siyaset adamlar n . arzedebildim mi? Siyasî Kültür ve Ayd nlar Cemal Ertek: Efendim. Biz fildi i kulede de iliz. evet politikayla alâkal d r. Bunlar teslimiyet ve acz ifade eder.

Evvelâ kendimizi tan mal y z. ortaya at lm . Kimse kimseyi anlam yor. kalem sahiplerinin ve cemiyetin meselesi. 2002 Safa Mürsel: Bugün ihtiyac ma ve cehaletime binaen sizin huzurunuza milliyetçilik meselesini. te bunlar n herbirinin kendine . mü terek bir tefekkür dünyas yaratmal y z. say : 32. Cemil Meriç'le söyle i "Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür" Cogito..Sordu unuz suali tam mânas yla cevapland racak durumda de ilim. kompleks bir hüviyete kar t bir ortamda gelmi . aralar nda nüans ayr l Türkçülük. Evvelâ genç nesillerin yeti mesi bir devlet meselesidir. 40 milyon Robinson halindeyiz. Milliyetçilik mevzuuna Bediüzzaman Hazretleri yer yer eserlerinde temas ediyor. olan tarzlar yla. Nesilleri ayd nlatacak olan. Bu vas fta insanlar n genç nesilleri dü ünmesi imkâns z. siyaset ilmidir. dilimiz yok. Bat c l k. k sa da olsa erhetmeniz talebiyle getirdim. Sonra birçok alternatifler. slamc l k gibi. Bilmek. Osmanl c l k. Bunun da tek çaresi bilmek ve okumakt r.. Ayd n meselesi. Türkiye'ye Bediüzzaman bu meselelerin alevlendi i. Mü terek bir dil. daima slâm' n büyük emridir.

hatt zat nda unsuriyet hissini kolay kolay kaybetmemi ler. vahdaniyyete inanan. Üstat II. her an birbirleriyle kavga etmi ler.: Millet mefhumu. Darü'l-iman diye. Yaln z birbirleriyle de il.has. bütün müesseseleri ekillendirmeye matuf görü leri. Barbar istilalar ndan sonra Avrupa'da dilleri ayn. Fakat belli bir süreden sonra bütün insanl k Osmanl idaresi alt nda tek kalp. Gerçi zaman zaman Araplar. ayn kavmin insanlar da birbirleriyle kavga etmi . slamiyet bütün insaniyete amildir ve biliyorsunuz ki k talar ikiye bölmü tür: Darü'l-Harp. Avrupa bu vahdeti hiçbir zaman gerçekle tirememi . Bu insanlann aras nda hiçbir fark yoktur. Darü'l-iman hidayete eren. muharebedir. slamiyet'i kabul etmi insanlann ülkesidir. tek vicdan halinde birle mi tir. . menfaatleri ayn birtak m kavimler peydahlanm t r. nazariyeleri olmu . kayna mam lar. Misaka dahiloldu u andan itibaren her insan bütün teali imkanlanna ayn derecede sahiptir. Bu H ristiyanl k ciddi bir vahdet unsuru olamam . Gerçi H ristiyand r bunlar. Kurey kabilesi vb. Me rutiyet döneminde veya Cumhuriyet'ten hemen sonra slam dü üncesiyle ba da t ramad içinde s n fland rm . ayn memleketin insanlar . Avrupa'n n farikas daha önce de söyledi im gibi kavgad r. milliyetçilik görü lerini kendi anlay Cemil Meriç. Burada kan. do rudan do ruya bat dan ithal edilen bir mefhumdur. renk. gibi birtak m gruplar üstünlükler pe inde ko mu lar. kafatas gibi mefhumlar hiçbir ey ifade etmezler.

Milliyetin hiçbir kökü yoktur. aralar ndaki tefrika. Yani hiçbir zaman bir slam vahdeti gibi bir H ristiyan vahdeti te ekkül etmemi . Bu parçalama hareketi epeyce muvaffak olmu . a a yukan men e birli ine dayanan kavmiyet belli zamanlarda hafiflemi . Ruslar . kuca m z açm z. Fakat bu tarih Osmanl 'n n çocukluk devridir. Osmanl 'da hiçbir eye dayanmaz. Fakat burada. slam'a kar Haçl seferlerinde hep beraber çarp m lar. imdi Osmanl 'n n yani slamiyet'in zaferlerinin bütün s rr tek vücut. Biz Misaka dahil olan bütün kavimlere karde muamelesi yapm z. Bu hükümranl parçalamak için Avrupa zaman zaman te ebbüslere giri mi . Fakat kendi ba lar na kal nca yine birbirlerini tahrip etmekten vazgeçememi ler. Bu kavmiyet. Yani tefrika olmasayd Avrupa ile daha güç mücadele edebilirdik. S rplar k k rtm ve parçalamaya ba lam Osmanl 'y . Evet O uzlardan geliyoruz. Evvela himayemiz alt ndaki kavimleri k k rtm . tek kalp olu tad r. slamiyetin mitolojisini . man na sad k kalm . mü terek dü man olan Osmanl ya kar . Bulgarlar . s n f hakimiyetini kurmu ve bizi yok etmek için te ebbüslere giri mi . Avrupa kuvvetlenmi . iktisadi fetihler yapm . Ama akl ba nda iken insan anlatmaya hiç lüzum görmez. bunay nca anlatmaya ba lar z. Milliyet. Bu te ebbüslerinde muvaffakiyete eri memesi elbette CenabHakk' n bir lütfudur. kitap sahibi milletleri korumu uz ve üç k tada hükümran olmu uz. Hiçbirimiz gençken çocukluk devrinden bahsetmeyiz. Osmanl da lüzum görmemi bunlara.mücadeledir. Büyük tarihimiz var. Avrupa'ya teveccüh ettikten sonra Avrupa yeni bir Truva at daha sokmu içimize. kendi aralar ndaki rekabet de büyük rol oynam t r. yani lisan birli ine dayanan. Ortodoks kilisesine ba l Rumlar .

ayn öfkeyi ayn y rt c l izhar eder. Çünkü erefi. bu d a kar kendini müdafaa mecburiyeti. zaferleri slam' n eseridir. Fakat bunlar erimi slamiyet'in içinde. ayr bir tarihi oldu unu idrak eder. Bu defa da kendine kar cephe alan i çi s n f na kar ayn k zg nh . Fakat bu co rafyadan gelen milliyetçilik zamanla daha geni bir menfaat birli ine ink lab eder. kendi içlerinde 1789'dan yani burjuvazi iktidara geçtikten sonra ba lar. kendi varl n n uuruna vard r r Fransa'y . Silinmi iman n içinde. Elbette birçok hasletler. ngilizler. 1789'dan sonra ihtilali yapan Fransa bütün Avrupa'ya kar mücadele vermek zorundad r. faziletler getirmi . ktidara geçen burjuvazi kendi d nda kalan içtimai s mflar yabanc gibi sömürmeye ba lar. haysiyeti. H ristiyan kavimleri içinde belli bir yer i gal etti ini o zaman ciddi olarak fark eder. Tabii dünyaya kar da dü mand r. Bunun d nda milliyetçi de ildirler. Hakikatte milletler sadece ba ka milletlere kar mücadele verdikleri zaman milliyetçidirler. Cihan Sava 'nda bu çok görüldü. Mesela I. Alman kapitalizmiyle Frans z kapitalizmi ortakt lar. Zaten Avrupa'da uurlu olarak milliyet fikirleri. Zaten bu kan nda vard r. Ayr bir dili oldu unu. büyüklü ü. Kendi mitolojik tarihine itibar etmemi .benimsemi . Endüstri kurulu lar olan . Kendisi de toprak aristokrasisine kar ayaklanm t vaktiyle. Almanlar.

slam olduklan halde bize husumet besleyen as rl k telkinlerle.birçok yer bombaland nda kapitalizm. Alman ayd nlar yla Frans z ayd nlar aras nda tart ma konusu olur. Elbette ki belli hudutlar içinde ya ayan. Katiyyen tarihimizde yoktur. Onlar aynld lar bizden. ayn eyleri isteyen . Bu birinci k sm i in. Kendini korumak için de belli bayrak alt nda. Bu imam yok etmek için bilumum vesilelere müracaat edildi. imdi çe itli telkinler. slamiyet'te olamaz milliyetçilik. kapitalizme yard m etti. imamm z yok edilmek istendi. Bu vesilelerden birisi de milliyetçilik hikayesidir. Fakat zeval devrimizde en kuvvetli taraf m z. Milliyetin birçok tarifi var. ayn eylere inanan. Bir nefis müdafaas olarak milliyetçilik zarurettir.tarif u: Mazide ortak zaferleri olan. Bizde milliyetçilik do rudan do ruya Avrupa'dan ithal edilmi mehfumdur. Baz arzu edilmez hadiseler geçti. ikinci k sm da u. Almanlar n Alsace Lorraine'i i galinden sonra hukuki ve felsefi bir mesele olarak ortaya ç kar. Baz sava lar geçti aram zda. dü man telkinlerle husumet beslemekte olan karde imiz. Var lan ve bizim de kabul edece imiz -ister istemez. prensipler etraf nda birle mek zorundad r. belli dili konu an insanlar kendi hüviyetlerini d dünyaya kar hayk rmak. çe itli propagandalar neticesinde dinda lar m zla aram z bozuldu. Bat 'ya kar . Avrupal için milliyet sadece belli ölçüler içinde geçerlidir. Men einde bu bir Avrupa oyunuydu. Bu kopu tan sonra biz de ister istemez kendimize çeki düzen vermek zorunda kald k. Elbette Türk insan kendini korumak zorundad r. fakat sonunda bir mecburiyet oldu. fakat bizden ayr lm ülkelere kar kendi menfaatlerimizi korumak mecburiyetindeyiz. dü man olduk. bir bayrak alt nda toplanmak zorundayd lar. Rusya'ya kar .

ayn bayrak alt nda ya amak isteyen insan toplulu u. smi üzerinde milletleraras . insan e ref-i mahlukat yapan hayvan. Milleti millet. Bu arzu tarihten gelir. ayn gaye u runda mücadele eden insanlar içtimai bir s n f te kil ederler. Ona göre ayn eylere inanan.menfaatleri mü terek. Bu arzu mü terek inan lardan gelir. Çal anlar yani ayn gaye u runda emek. Vicdan vard r. inançt r. Sosyalizmin inanc budur: Bütün dünyada buIjuvazi bir tek millet vaziyetindedir. bütün hayat n belli bir istikamete sürükleyen iman d r. Bu içtimai s n f rk ba lar yla ba l de ildir birbirlerine. Sovyet Rusya da bunu . Bunlar biyolojik faktörlerdir ve hiçbir mana ifade etmezler. Yani Said-i Nursi Hazretleri "bugün unsuriyet ça geçmi tir" derken iki manada hakl d r. Çal anlar karde tirler. akl vard r. yapan birlikte ya amak arzusudur. Sosyalizm slamiyet'ten haberi olmayanlar n slamiyetidir. madem ki. istikbalde ayn çat alt nda. Bunu kuvvetlendiren kan. Burjuvazi zaten bu karde li i gerçekle tirmi tir. dü üncesi vard r. Kendi menfaatleri u runda daima kendi insan n istismar eder. o halde hatt zat nda milliyeti yapan en kuvvetli faktör imand r. istikbalde de ayn gaye u runda çal acak olanlar karde tirler. Enternasyonal. kader birli ine dayanan bir topluluk demektir.nat k olu udur yani insan n kafas vard r. Dünyan n bütün proleterleri karde tirler. bütün milletlere aç k sadece dü ünce birli ine dayanan. al nteri harcayanlar mazide de ayn gaye u runda çal m olanlar. beynelmilel. dil gibi ba ka unsurlar da vard r. Birisi ideoloji olarak bu as rda sosyalizm sahneye ç km ve bütün dünyada enternasyonaller kurulmu . Fakat insan insan yapan. kafas na k veren inançlar d r. Onun gibi dünya proleteryas da tek millettir. Madem ki.

sömürülenler. muhterem oldu unu. Sosyalizm insanl ikiye böler: Sömürenler. talyanlar. Amerikal lar. Enternasyonale ba l yd . Almanlar. bir taraftan da orta s n f iktidara geçer. kimsenin kimseyi istismar etmeyece ini ileri sürer. Sömürenler de bir bütündür. Ac çeken. Milletleraras cepheler kuruldu. Ruslar. Millet gibi birtak m suni tasniflere katiyen iltifat etmez. bir Frans z i çisi. nas l bir aldatmaca oldu u belli olmam t . Vaktiyle 1789'da milliyet hisleri bir taraftan kuvvetlenirken. . iki dünya sava t birbiriyle. ayn derecede aziz oldu unu. Sosyalizm Bat dü üncesi içinde en son sahneye ç kand r. Bütün insanlara hukuki e itlik sa lan r. Bunu yaparken insanlar n ayn haklara sahip oldu unu. Frans zlar. Sovyetlerin sosyalizmi. imdi de mümkün bir yerde. Enternasyonal kurulmu tu ve bütün Avrupa proleteryas III. ngilizler. Sömürenler bir bütündür. lll. Yani bir talyan i çisiyle. bir spanyol i çisi ayn insand r. ezilen bütün insanl k tek bir bütündür. Franco iktidara geçerken spanya'da. Bunun d nda sömürenler vard r. ddias budur. beynelmilelcili i samimi olarak tatbik ettikleri zannediliyordu. O dönemde henüz ne gibi mecra takip edece i.gerçekle tirdi ini iddia ediyordu o zamanlar. Ve bu cephelerde bütün Avrupa insan sava t . Mü terek dü mana. fa izme kar dövü tü. imdi nazari olarak sosyalizm milletlerüstüdür. Demek ki milletlerin d nda milletleraras bir milletten bahsetmek mümkündü. En yenisidir. Hiç olmazsa nazari olarak.

çok büyük facialara mal olmu tur. Nitekim o zamanki anayasada gerekçesi de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. Kuramam t r ama daima milletin d nda daha yüksek bir cemaat oldu unu kabul etmi tir. H ristiyanl k. Bunlar slamiyet'e benzeyen gerçek bir vahdet kuramam t r. Ve do rudan do ruya amentüsü de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. aile hodbinli i. milli hodbinlik ekline de gelmi tir. servet seviyesi ba ka insanlar n birbiriyle anla amayaca n ispat etti. Frans z ihtilali de kendini bütün insanl n ihtilali olarak takdim etti. Bu itibarla Said-i Nursi Hazretleri'nin . nsanl a çok büyük ac lara. Harice kar bir müdafaa silah d r. Sadece vatanda haklar de ildir. Yani Frans z ihtilali insanl k nam na yap lm oldu unu iddia ediyordu. fert hodbinli i. liberalizm ve sosyalizm. Ayn milletleraras mahiyeti sosyalizm de ta r. Bu çok dikkate lay k bir eydir. liberal burjuvazi ve sosyalizm bunu kabul etmi tir. dini ba ka. Bu itibarla zannedildi i gibi milliyetçilik. hiç olmazsa nazari olarak. milliyetçilik tarihi kanla yaz l d r. Bat bir H ristiyan vahdeti kuramam t r. mparatorluklar kurmu tur: Roma-Cermen mparatorlu u. Milletler daha sonra ç km t r ortaya. milliyetçilik. H ristiyanl k bunu kabul etmi tir. nsan ve vatanda haklar d r. Bu ne kadar gerçekle ebilir. Bat 'n n buldu u en son hakikat de ildir. menfaatler bu ideolojinin mümkün olmayan esaslara istinad etti ini çünkü dili ba ka. Fakat Bat 'da bir ideoloji hüviyetiyle tarih sahnesine ç kan üç ideoloji var. neresi yaland r ayn mesele. Bunlar n üçü de bütün insanl k için harekete geçtiklerini iddia ederler. hayat ba ka.Fakat sonra hadiseler. Charlemagne mparatorlu u.

Ama bugün dü manlarla çevrilmi .söylediklerine ben de kat l r m. zafer kazanm z. H ristiyanlar tarihin belli merhalesinde milli egoizmleri sahneye ç karm lar. Fakat . Yani din olmadan esasen milliyet olmas na imkan yoktur. fikri ve tarihi yap s bak m ndan tamamen birbirine z t iki dünyad r. Yaln z imdi bu hudutlar içinde baz noktalan i aret etmek gerekiyor. mutaas p bir ekilde. kendilerini "millet" olarak anlatm lar. bütün alicenapl m za ra men hançerlenmi . Bu itibarla tarihe dayanmayan. Bir kere slamiyet'le. Bu itibarla bugün ister istemez bir devletimiz var ve bu devlet milli bir devlettir. Cumhuriyet'in en büyük hatas bu olmu tur. Elbette bizim de dilimiz var. Mazideki kudretimiz hat ra olarak da ya asa ayakta durmam z mümkün k lm t r. ark lar m z var. yobazl k eklinde olmayacak. As rlarca Müslüman olarak ya am . Yaln z bu istifade ba naz bir ekilde. uurumuzdan idrak m zdan ve ahsiyetimizden bunu ç karmaya imkan yoktur. Bu iki dünyan n birbirleriyle anla mas na imkan ve ihtimal yoktur. H ristiyanl k içtimai. çe itli ihanetIere u ram . dinden de tecrit etti ini zannetmi ve dinden tecrit edilen bir kalabal n da ya ayabilece ini zannetmi . mukaddese dayanmayan bir milliyetçilik kurulamaz. bütün efendili imize. Fakat hepsinden evvel dinimiz var. bizim de edebiyat m z var. Bunlann kar s na biz sadece slam olarak Ç km z. aldat lm vaziyetteyiz. ster istemez ba kalar na kar kendi varl m z müdafaa etmek için millet unsurundan da istifade etmek zorunday z. Din olmayan yerde milletten bahsetme imkan yoktur. Yani bizi Osmanl 'dan tecrit ederek.

hem dinamik bir kuvvet olarak. Bu . fert ate olabilir. bir milletten bahsedilebilir. Nitekim tarihin hiçbir devrinde hiçbir topluluk dinsiz ya ayamam t r. Bütün sembollerimiz. riyakar. mü terek ac lar çekmekten. Bu itibarla dini tesanüd etraf nda dinden gelen. bundan tecrit edilen Türk insan . melun. hem hat ra olarak. Elimizde olmayan sebeplerden dolay dostlar m z kaybettik. Said-i Nursi 930'da hakl yd . Din ki damarlar m zdaki her zerre kanda. Bu itibarla bir topluma yap lacak en büyük kötülük onun dini inançlar yla oynamakt r. bugünkü facia nerede? Cumhuriyetin en büyük hatas -hatta bir parça ttihat ve Terakki'nin de.mazideki ihti am nerede. bütün hayat m za istikamet veren sevgiler. undan hakl de ildir: Toplum maziden çok farkl bir yap ta yor. . Çünkü bir yerde bizim dilimiz de dinimizin bir parças d r. Dinsizlik bir hastal kt r. Toplum dinini kaybetti i andan itibaren vah i bir hayvan sürüsüdür. mukaddesatt r. dinimize göredir. bugün hakl de ildir. imand r. Y rt c . en adi canavardan daha tehlikeli bir sürüdür. Bir mukaddesler manzumesi olmad kça hiçbir topluluk ayakta duramaz.Türk milletini dinin d nda mütalaa etmektir. Fert dinsiz olabilir. tarihten. Fakat toplum olamaz. Fakat unutmamak gerekir bunun en kuvvetli istinadgah dindir. vücudumuzdaki her zerrede mevcut. mü terek facialara maruz kalmaktan gelen Avrupal manas yla. Himaye etti imiz milletleri kaybettik. millet gibi adeta kabile devrinin bakiyesi olan bir hisle ayakta tutulamaz.

as rda ya am . Osmanl 'ya dü mand r. Vambery. Bat ' dan gelen bu tehlikeli fikir birkaç isim etraf nda toplanabilir. anla abildi imiz insanlar elbette bize daha yak nd r. o devrin kifayetsiz bilgileriyle Çin uzman d r. Ondan sonra slamiyet'tir. Fakat kendi dilimizi konu an. Ondan sonra millettir. Güya bizi Osmanl 'dan ve slamiyet'ten kurtarmak için Hunlarla. Arzu ederiz ki slamiyet en büyük daire olsun. sekiz cilt halinde yazm . Hunlar n. Bu milliyetçilik hareketi iki kaynaktan geldi bize.M. Ebediyete kadar uzar. merkezleri bir olan dairelere bölünebilir. lk daire ailedir. onlardan faydalanmak zorunday z. Mo ollar n çocu u oldu umuzu. Hepsini kucaklas n. slamiyet büyük bir dairedir.f rt na ortas nda da lan sürüyü bir araya toplamak için ister istemez tarihi hat ralara dayanmak. Mo ollarla akraba yapm . Bütün insanl a amildir. De Guignes slamiyet'e. Fakat bu daire daha küçük dairelere müttehid-ül-merkez. onun bizi karde yapt bu kavimleri lanetle yad eder. Ve mesela ÇinIilerin. Birisi bat kayna . çok eski bir mazimiz oldu unu. Elbette bütün Müslüman karde lerimiz ayn de erdedir. De Guignes bizi bizden fazla dü ünmü tür. Ve Avrupa. Bütün insanl kucaklas n. Frans z polisine mensup bir adamd r.: imdi efendim. De Guignes 18. Josephe De Guignes. En son tarihler Hunlardan "medeniyetin kendilerine yaln z harabeler borçlu oldu u Hunlar" diye . Hakikatte bu tarihen hiçbir zaman sabit olmam t r. M s r'dan gelen bir koloninin devam oldu unu söyleyecek kadar bilgisizdir bu konuda. Kendisi hariciyeye. C. Leon Cahun.

imdi bir de Rusya' dan gelen Türklerin telkinleriyle kuvvetleniyor bu hakikat. as r sonu. hem dü man. tan mad De Guignes' den ö rendik. Kuramazlar da. Bu kitap Türk milliyetçili inin Kuran. m z atalar m zIa münasebetlerimizi Bir di eri de Leon Cahun'dur. Osmanl 'ya hem dostturlar. Vizigotlarla.bahseder.Kerim'i oluyor. Vambery do rudan do ruya casustu zaten. O kadar budalad rlar ki Çin medeniyeti ile uzun zaman temas etmi ler. Medeniyet tahripçileri. Tatarlarla. 19. hunhar bir sürü olarak bahseder. Dostturlar çünkü ayn medeniyet camias . Rusya'dan gelen Türkler. Asya Tarihine Giri diye bir kitab var. Bilakis y karlar. K r m' dan ayr ld ktan sonra . Sadece y km lard r". Bütün Türkçülerin üzerinde birle tikleri isimlerin ba l calar ndan biridir Leon Cahun. Dü ünce kabiliyetleri yoktur bunlar n. Leon Cahun Yahudidir. Önsözünü tercüme ettim onun. ayn ruh iklimi içindeler. De Guignes'den Süleyman Pa a bahsetmi tir. Eserinde De Guignes'den parçalar nakletmi tir. Dü mand rlar. Ostorogotlarla vs. Süleyman Pa a De Guignes'yi nereden tan d ? Nas l tan d ? Hangi karanl k kaynaktan geliyor De Guignes'yi tan mas ? Belli de il. Fakat bu medeniyeti bir türlü nakledememi lerdir. Hunlarla. asnn ba nda ya am t r. Diyor ki "Türkler hiçbir medeniyet kurmam lard r. Türkiye'de milliyetçili in kayna d r bu kitap. Ondan sonra Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Hüseyin Cahit tercüme etmi . ismini bilmedi imiz birçok milletlerle. y rt c . çünkü Osmanl kendi d lar nda. 20.

aynca A ao lu Ahmet -garip bir milliyetçimiz-. Ziya Gökalp ayran budalas yd .onlarla bir münasebetimiz kalmad . Ve Milliyetçi hareket Türk Yurdunda. Cahil bir adamd . Ziya Göka1p budala bir adamd tam manas yla. Talat'a. . Son derece ümmiydi. Fakat bu vatanda söz sahibi olmak. Said-i Nursi'nin büyük bir ihtimalle bid'at erbab diye yad ettikleri aras na bunlar da girer. kans z. çünkü Rus terbiyesi görmü ler. hissesi vard r. Bu itibarla Türkler slam medeniyetinde. Politikan n bütün büyüklerine. Haris bir adamd . Mustafa Kemal'e sen -ha a. daha çok Türk motifi üzerinde durmu lard r. slam faktörü üzerinde de il. Evvela Selanik'te pohpohlad lar. Türk Yurdu etraf nda halka1anm . A ao lu budala de ildi. Orada Türklük gururlar k r lm . Yusuf Akçura biliyorsunuz Tarih Kurumu'nun ba kan oldu Mustafa Kemal devrinde. büyük söz sahibi olmak arzusuna kap lm lar. Mustafa Kemal'in çok sevdi i adamd ve bütün emellerine sadakatle hizmet etti. A ao lu Ahmet'i anlatmak bütün Rusya'dan gelen Türkleri anIatmak için kafidir. emellerine alet etti. Osmanl 'n n y k l nda onun büyük rolü vard r. Enver'e. Binaenaleyh. ttihad Terakki.Allahs n. cans z. Yaln z dedi im gibi bu öyle bir milliyetçilik ki içi bo alm . Burada yeni bir vatan bulmu lar. milliyet nazariyecisi oldu. hareket kabiliyeti olmayan bir milliyet. Rusya'da yeti mi ler. Prototipidir onlar n. Tarih tasfiye etti Osmanl 'y . sen Peygambersin diye kasideler yazd . Türk Yurdu etraf nda geli mi tir. Cumhuriyet devrinde milliyetçili e san mak mecburiyetti. Hepsi ayn vaziyetteler. Milletvekiliydi. Yusuf Akçura. parçaland ülke. Büyük milliyetçi. Zaten "cihanda sulh.

rasin ve metin hale getirmek bilhassa ayd nlar aras nda vazifemizdir. Herkes dü man. ay r c olmaktan. Biri. yaralay c olmaktan hazer ederim. Yani insanlar damgalayarak ay rmak de il. Fakat ay rmaktan. Herkesin dü man oldu u bir dünyada ya yoruz. mutlak olarak teslim oldu umuz bir ça . inançt r. kelimelerin alt n çizer. sayfa 500' de. s cak bir tebessüme çok ihtiyac m z var. dinamik olmas na zaten imkan yoktu. Bu insanlann hepsi bizim. mufassal bir lugatçesini yapmal . Ne olursa olsun birle meye ihtiyac m z var. Yani elbette slamiyet'i tahkim etmek. birle meye ihtiyac m z var.yurtta sulh" formülü ile ifadesini bulan bir sulhperverlik bahis mevzuu idi. Bizim için bir dayan ma unsuru oldu u ölçüde kavmiyetimizi müdafaa edece iz. Dosta. mümkün oldu u kadar mü terek unsurlar bulup birle mek laz m. Cihanda sulh. Adem kelimesi hangi ciltlerde. nanc n kaybeden. yurtta sulh olmas n da ne olsundu? O devrin fikir hareketleri karmakar kt r. A a yukar bütün büyük adamlar için . Kavmi yapan dindir. indeksIemeli. Bu itibarla ben ahsen bunlar n bugünkü cemiyette çok faydal olaca na da inanm yorum. bütün dünyada yaln z z. Said-i Nursi Hazretleri'nin bütün yaz lar n belli ba l klar etraf nda toplamal . Birincisi dindir tabiat yla. kaybettirilen insanlar n mütearr z olmas na. Ama kavim ikincidir. alfabetik olarak yazar. hangi sayfalarda ve niçin geçer? Cilt 3. Diyelim ki ilk kelime Adem. Ayr lmaya de il. bütün külliyat n tarar. tahsir etmek. Yaln z z.

Çok faydal bir i olur. Tasavvur . Türk perestlik diyor. Faraza Said-i Nursi Hürriyet hakk nda. okumay ve anlamay kolayla t r r. Bu. Türkiyat. Bitirdim hikayeyi. Hiçkimse a z n aç p cevap vermedi. Bir yerde çok faydaland m Abdullah Cevdet'ten. Yeniçeri topa tutulduktan sonra yeni bir ordu kurmak laz m. Ben hiç kimsenin münaka a edemeyece i eyleri ele tirdim. nerelerde ne söylemi ? Ne kadar söylemi ? Bunun daha mufassal da olur. z nd k de ildir. n allah hata etmi imdir. Bu ordu nas l kurulacak? Bu orduyu kurmak için Bat ' dan hocalar getiriyoruz. Madrabazl k yapm t r. Herkesin kitab n n indeksi vard r. Niçin bunu yapt m anlatt m. Bütün söyledikleri yanl t r. Ben Ziya Gökalp'in baz yazd klar n ele tirdim. Devlet-i Aliyye'nin çökü tarihi. Türkköri bu manaya hiç gelmez. yokolu tarihi 1826'd r. O biraz güç. Baz eyler var ki münaka a edilemez. Baz eyler var ki münaka a edilir.ayn eyi yapm lard r. Etüd yapmak isteyince onu da kolayla t nr. Türkolojidir diyor. tabii herkesin bir parça sübjektif taraflar vard r. Herkes k zd . Çok geni tecessüslü olan mustarip ve yaln z bir adamd . Abdulluh Cevdet'e gelince. Bunlar dünyada mevcut bütün lügatlarla ve vesikalarla ispat ettim. Türkköri kelimesi Türk perestliktir. Mülhid de ildir. Dil Best-i Mevlana's çok güzeldir. Buyrun can m hata etmi olabilirim. Gazali'nin Gazeliyat' n ondan okudum. Türkiyat da. okumay çok kolayla t nr.

Orduyu slah etmek için. misyonerler de geliyor. Yani bu adam n hikmet-i vücudu bizi yemektir. vesairesi vard r. insan deli olur. ona bakacak. anlamak mecburiyetinde de de il. i adamlan da geliyor.edin. Avc n n hayvan tetkik etti i gibi. "gel bizi yeti tir" diyoruz. Mü avirler getirtiliyor Bat 'dan ve Mühendishane-i Bahri. Onlar da bizi öyle. De il mi ya? Keseriz. Politika esnaf da geliyor. Avrupa'yla kayna yoruz. Hiçbir zaman anlayamay z. Yiyece imiz hayvan anlamaya mecbur de iliz. Mekteb-i harbiye aç l yor. Anlamas na ihtiyaç yoktu çünkü. Tabii adam gelince bize hizmet etmek için gelmiyor. mal rem . yeriz. Kesif bir taarruz ba l yor. tarihte gazalar m z olan ve onu hidayete getirtmek için sel gibi kanlar ak tt m z bir dü mana el aç yoruz. nas l kesilir bu. As rlarca mücadele etti imiz. Avrupa bizi yemek istiyordu. bizi tetkik ediyor Avrupa. Burada tabii biz ma lup olaca z. Mühendishane-i Bem aç l yor. mahvetmektir. Bal klar n. ordumuzu yeti tirmek için hoca istemek ne demektir? Yani bundan büyük felaket tasavvur edebilir misiniz? Ordunun techizat vard r. Çünkü kar daki tilkidir. Halbuki biz dü man dost telakki ediyoruz. Orduyla beraber müteahhitler de geliyor. Bizi anlamak niyetinde de il. Hayat n n yegane gayesi bizi yemek olan bir medeniyetten. malzemesi vard r. Yabanc mektepler aç l yor. Kuca m z aç yoruz. koyunlar n hissiyat n merak etmeyiz. Avrupa da bizi anlamad . hiçbir zaman anlayamad k Avrupa'y . Bat mektepleri aç l yor. Bunlan da getirtmeye ba l yorlar Avrupa' dan.

M. Çok iyi biliyor ki. slamiyeti n haline gelir" diyorlar.M. Robert Kolej'den ç km adamlar bilir. çöküyor: Fakat çökü orduda ba lam t r. temelleri ortadan kalk nca.: Bu dü ünceleri beyan eden kay tlar var. Yani Bat dilini bilip Bat 'dan . Mesela misyonerlerin yazd kitaplar var. Hilafeti y kt ktan sonra dava kazan lm t r.: Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade etti i bir ey var. ngiliz müstemlekat naz r Gladston Kur'an' kald rmal y z diyormu . yol bu. emellerimizi onlara tahakkuk ettirmek.: Okuyanlar kendi adamlar d r. Medeniyet bir bütündür. Bunun d nda Türkiye'de Bat dilini bilen adam yoktur. Tek dü man hilafet müessesidir. Osmanl 'ya ihanet etmek için d andan kuvvet kullanmak mümkün de ildir. malat hatas d r. Avrupa bizi nereden y kaca n . lk bat l la an müessese ordudur. Bat dilini yaln z kendi adamlar bilir. . Haluk mamo lu: Bu beyanlar n ifade eden kaynaklar var m ? C.dünyam za sokuyoruz. Viyana'ya giden ordu de ildir elbette. Bat dilini bilen adam n dürüst ve namuslu olmas na imkan yoktur. hilafeti d ardan y kmak mümkün de ildir. bina çökecektir. kald nrsak Osmanl toz y H. tesadüfen bilir. Kendi içinden adamlar bulmak. çeriden kendi adamlar na y kt r yor. Bat 'da. lk çürüyen ve ilk yok edilen bu ordu. Fakat bu okuyanlar kendi dillerini biliyorlar. C. aç kça söylüyorlar. Orada "En büyük dü man m z slamiyettir. nas l y kaca n biliyor.

Çünkü komünizm yoktur henüz. H. Bilince de o kavimden olur. deoloji kitapta durdu u gibi durmaz. yükseliyorsun. Komünizm.M. hikaye bu. komünizmde de vard r.kopmak akla hayret verecek bir i tir. Çünkü Bat dilini bilince bütün mevkiler size aç kt r. Rusya' da nüfusun yüzde 80'i köylü idi ve köylünün içinde okuma yazma bilen yoktu.: Efendim. O kavim de sana yard m ediyor. geri bir toplumda gerçekle ti komünizm. okuma yazma bilmeyen bir toplumda. Bilmiyoruz ne oldu unu. sokaktaki adam Frans zca ö renince sadrazam oluyor. Bir kavme benzemek dilini bilmek demektir. Menfaatlar na ayk r d r. . ne diye Bat 'yla muharebe etsin. Arka oluyor. ne yaps n? Deli midir adam? Pek az deli ç km t r binaenaleyh.: Tilki medeniyetini (bizi yutmak isteyen medeniyet) komünizm de kendi bünyesinde kurmu mudur acaba? C. . Tecrit edemeyiz. ister istemez bu toplumun iç dünyas komünizmin ekillenmesinde müessir olacakt . imdi. Niçin. Tatbikatla toplumun bütün ruh dünyas na kök salar. Bu Tanzimattan beri böyle. Dü man olmak için sebep yok. Sadrazaml a kadar ç kacak adam. hakikatte ideolojiler insana göre ekillenir. isterseniz sosyalizm diyelim. imdi. Binaenaleyh. mkan yok çünkü. Yani rastgele adam. Bu itibarla kapitalizmde olan kepazelikler. mücadele etsin? Sebep yok.

kisi de Avrupa menbal d r. Aç ktan aç a sempati ile bak yor memlekete. Sair kendinde bütün doktrinlerin hatalar n ta r sosyalizm. Nas l bir cemiyet olaca n bilemeyiz komünist cemiyetin. Elbette.Komünizm diye bir ey yoktur dünyada. ondan sonra komünizm merhalesi gelir. Ve bir rüya olarak caziptir. kapitalizmin bütün kepazeliklerine vâristir Yani bunlar ay rmak mümkün de ildir. Buna Rusya bir Rus misti i getirmi tir. O s ralarda sosyalizm emekleme ça ndad r. tabiata ve Allah'a daha yak nd r. Komünizme geçmesi için devletin ortadan kalkmas laz m. Bu palavradan ibaret. Sosyalist olmak iddias ndad r. bugün tatbik edilen ekliyle Rusya'da. . Komünizm merhalesi hiçbir yerde tatbik edilmemi tir. Yani gayr-i ilmi ve gayr-i ciddidir. Fakat doktrin olarak. yeni kurulmu tur. Teorik olarak ve pratik olarak yoktur. ne kadar insanl k d . Komünist de ildir Rusya. Bu rüya kar s nda Bediüzzaman Hazretleri'nin dü ünceleri var. H. Devlet yoktur komünizmde. ne kadar namussuz. Yani kapitalizm as rlardan beri imtihandan geçmi . Biz komünist diyoruz. sosyalizm.: Rüyadaki hitabe son derece mühim bir hitabedir. ne kadar hain. Rusya sosyalizmi tatbik etmek suretiyle günün birinde komünizme geçmek iddia ve arzusundad r. Devlet oldukça komünizm olamaz.M. yontulmam oldu undan. Devlet ortadan kalkar.: Rüyadaki hitabede geçen be menfi esas Makyavelist prensipler mi dir? C. Rus insan cahil oldu undan. Yani kâfi derecede medeni de ildir. bir doktrindir sosyalizm.

: imdi efendim. De erlendirilmedi o hitabe. Yeni bir ink lap olmu tur. Bu arada yeni bir dünya uyan yor. Bugünkü ekliyle . Bu hazret milletleraras bir mücadeleyi de il s n flararas . her türlü bask dan. kafadaki istikbal var. günahlar ndan s y rmas ve Asya'y . komünizm de budur. son derece. Hakikatte Marx' n kominizm dedi i ey de Bediüzzaman n 5. C. bir kitaplarda. Kapitalizme yüzde yüz has md r. Malikiyet demek.M. hareket olmu tur. neticesine var yor. slamiyet'in bu harekete ba olmas . her tür lü istibdattan kurtulmak demektir. Hiçbir bask olmamas d r. bütün insanlar n mülk sahibi olmas demektir. istikbal var. Bu hitabe son derece dikkate lay kt r. dost yapan bir harekettir.müsamaha ve efkatle bakmaktad r. Safa Mürsel: Fakat Marksizmde. Herkesin mülk sahibi olmas . Marksizm de. esir Asya'y .bir dü ünce oldu unu ispat etmi tir. tasvir etti iniz gibi bir dünya dü ünülmüyor. Ve hürriyet demek her türlü zulümden. ezenle ezilenin mücadelesini remizle tirir. mazlum Asya'y yine slamiyet'in rehberli inde fakat sosyalist bir temayülle idare etmesi arzuya ayand r. Kapitalizm Asya'y yemektedir ve Asya'y yok etmektedir. insana dü man yapan bir hareket de ildir. Bu hareket insan . Asya için bir felakettir. devriyle uyu maktad r. Sosyalizme nazar. bir de ya anan realitenin getirece i tahmin edilen. istedi i gibi ya amas .

Bu iktidar. Program. Fakat daha ilerdeki merhalede herkes . emel bu. Has bir dü ünce adam n n da böyle bir netice tasavvur etmesi dü ünülemez. ahenkli bir cemiyete götürece i söylenemez. Hiçbir zaman hiçbir hakka ve hürriyete sahip olamazlar. Bir rüyad r sosyalizm ve böyle dü ünülüyor. o kadar yiyeceksiniz. ne kadar üretiyorsan z. kavgas z bir cemiyete. devlet s n fl bir cemiyette hakim s n f n emellerini destekleyen ve ezilen s n flara nefes ald rmayan bir makinedir. hürriyetsizli e götürüyor. Halbuki istihsal o ekilde düzenlenecek. Sosyalizmin ilk merhalesinde ölçü herkese ehliyetine göredir. Mal mülkü olan s n f n iktidar d r. Devlet. Herkes ehliyetine göre yiyecek. Tatbikat nereye götürür? Belli. çat maya. Bu makine ortadan kalkacakt r. ne kadar çal yorsan z. sahip olanlar n devletidir. Fakat Marx' n söyledi i bu 5. Komünist merhalede her ey. alt ndakileri ezer. Fail-i muhtar oldu u devirde yeniden hürriyet dünyas na geçilecektir. çünkü devlet bir esaret müessesesidir. saadete. Kâ t üzerindeki emel bu de il. "Her ey herkesindir" ne demek? imdi u formül dü ünülüyor. Ama rüya bu de il. imdi fail-i muhtar de ildir.sosyalizmin insanlar hürriyete. o ekilde artacak ki devlete ihtiyaç kalmayacak herkes fail-i muhtar olacak. Bu makine ortadan kalk nca hürriyetsizlik kalmayacakt r. emel bu de il. daima bir bask alt ndad r. herkesindir. Ne yap yorsan z. Daima hakim s n f n yan . Peki ehliyetin ölçüsü nedir? Ehliyetin ölçüsü el sanat d r. merhale u ekilde tarif edilir: Esaret tünelinden hürriyet dünyas na ç k . esarete.

içece i suyu al r. u kadar eker. u kadar bak r.M. akl n emrine girince kimse kimseyi istismar etmeyecek. Esasen bütün doktrinlerin gayesi de bu bir yerde. Anar izm de ayn eyi söylüyor. Fakat sosyalizmin ümidi. Anar izmin de bu. Hiçbir al n teri bo a harcanmad kça. rmak kadar boIdur. Irmaktan herkes tenekesini doldurur. Marx' ayn eyleri isteyen kimseler olarak . kudretine göre üretecek ve her insan ihtiyac na göre yiyecek.ehliyetine göre üretecek. Üretim planlan nca. Bu 100. Bunun için suyu kurutmas na ve küplere doldurmas na lüzum yoktur.000 ki ilik bir memleket. Her insan 5 saat çal acak. yap lan istihsal tabii olarak Kad köy ahalisinin istedi i gibi ya amas na kâfi gelir. düzene sokulunca. u kadar arpa. Mesela Kad köy 100. Her insan istedi i kadar yiyecek. u kadar çinko. stihsal bir rmak gibi.: Bediüzzaman'la. imdi üretimin gayet bolla t n dü ünün. ideal sitede. Ne zaman gerçekle ece ini. Bunlar tabiat yla evlad m birer rüya. nas l gerçekle ece ini kimse bilmiyor. arzusu bu. Diyelim ki istihsal yiyece imizden fazlaysa kimsenin tutup daha fazla zahire iddihar etmesine ihtiyaç yoktur. S. Mesela burada 3 ki iyiz.000 ki inin ya amas için ne laz m? u kadar bu day. Bu ekilde istihsal vas talan zaten bütün cemiyetin oldu una göre herkes her eye sahiptir ve herkes ihtiyac na göre mü terek has ladan faydalanacakt r. u kadar demir. Liberalizm bunu gerçekle tiremedi ve gerçekle tiremez de.

dünyay sömürmesi nas l önlenebilir? Önlenmesi için iddete ihtiyaç vard r. Diyor ki. Marx' n bütün eserlerinde bir defa geçer proletarya diktatörlü ü. istedi ini yapmaya ve istedi inden ba ka bir ey yap lmamas na kadirdir.M. gerek Fransa'da. Ve bu köprü de proletarya diktatoryas d r. Ama bugün o s n f yava yava tasfiye edilmekte. Binaenaleyh geni halk tabakalar n n. Geni nüfuzu ve kudreti olan bir s n ft .cerrahiyedir. Hastal tedavi etmek için kullan lan bir b çakt r. yava yava iddetini kaybetmekte ve gerek talya'da.mütalaa etmek mümkün mü? C. bir insan n birçok insan . Proleter diktatörlü ünün as l sebebi u: Burjuvazi. burjuvazinin getirdi i anar izme son vermek ve müstakbel cemiyeti kurmak için zaruri bir ameliyat. Proletarya diktatoryas na ihtiyaç yoktur prensibi yerle mi tir. geçilecek bir köprüdür mecburi olarak. Ba ka çaresi olmad için bunu söylemi tir. Avrupa'n n sosyalist ülkelerinde proletarya diktatoryas kalkm t r. gerek spanya'da. iktidan ele geçirmi tir. bir insan n belki bütün insanlar n.: Proletarya diktatörlü ü zaruri bir merhaledir. Proletarya diktatoryas bir gaye de ildir Marx'ta. bugün bunun yanl oldu u bütün sosyalistler taraf ndan kabul edilmi tir. çal anlar n haklar n n istirdad için mutlaka bir iddete ihtiyaç vard r. Marx' n ya ad dünyada bu juvazi y rt c bir kuvvetti. Marx' n sadece zaman n icab olarak kulland proleterya diktatoryas luzümsuz bir gevezelikten ibarettir . Proletarya diktatoryas . Nas l bütün insanl k istihsal vas talar na sahip olur? Bir insan n bir insan . Bu iddet. Burjuvazi bütün imkanlara sahiptir.

Elbette kullan lan kelimeler ayr . ayn zamanda iktisadi bir kendi kendini gerçekle tirmedir. bu devirde böyledir. kendini insan olarak idrak etmesi ve bunu yaparken de hiçbir bask ya maruz kalmamas d r hürriyet. farkl de il. "Cümlenin maksad bir amma rivayet muhtelif" gibi. Fakat netice itibariyle ikisinin de istedi i. toplumun menfaatlar çerçevesi içinde. Kendi eme ine. Tabii. Yapmak de il yapabilmektir. Bediüzzamanla tel'ifte. Marksistler bile kabul etmiyorlar. proleterya diktatoryas n .bugün. Hürriyet yaln z nazari de ildir. Kimse kabul etmiyor. Her istedi ini yapabilmektir. Ba kas na ba l olmamakt r.M. kimsenin kimseye tahakküm etme imkan kalmayan bir ülkede elbetteki herkes hür olacakt r. kendi kafas na ba l olmakt r. ben nas l hür olabilirim? Liberal kapitalist cemiyette insanlar n hür olmas n n imkan yoktur. Hürriyet ifahi bir kelimeden ibaret de ildir.: Serbestlik anlay u: Hatt zat nda. nsan akl na güvendi i . Hürriyet. O devirde öyleydi.: Serbestlik anlay nda. Halbuki istihsal vas talar n n cemiyete mal oldu u bir ülkede istihsalin son derece geni ledi i. Yapabilmek de iktisadi kalk nmadan sonra olur. elbette dayand klar temeller de ayr . bütün imkanlar yla ya amas . Diyorlar ki Marx bunu bir kere söylemi tir ve belli bir zamana münhas r söylemi tir.M. S. nas l davranaca z? C. De i mi bir hükümdür diyorlar. Ben size ba l ysam. siz ekme imi veriyorsan z. insan n bütün melekelerini geli tirmesi. Marx ise do rudan do ruya insaniyete dayanarak söylüyor. Bediüzzaman Hazretleri bunlan slamiyet'e dayanarak.

Bir söz vard r: "Vas talar gayeyi me ru k lar". Bu sözü Cizvit mezhebini kuran gnacio De Loyola söylemi tir. Vas talar elbette birbirinden çok farkl d r. S. Bunu yanl biliyorsunuz hepiniz.: Burada bir eyi düzeltmek için araya girece im. çok daha derin kökleri var. Ama gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetlerle. Fakat netice itibariyle gaye çok yak nd r. Bediüzzaman semavî naslara dayan yor. neticeler kadar önemli tutmak icabetmez mi? C. vas talar .M. Çok daha sa lam. Vas talar gayeyi me ru k lar. nsan akl bunlar gerçekle tirecek. .için bunlar söylüyor. Çünkü hareket noktalan çok farkl .M.: Bu neticeye giderken. çok yak nd r.M. gerçekle tirmezse insan n kendisi yok olacak. Dikkatinizi çekiyorum.: Arada farkl l kabul bak m ndan. Marx' n gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetler aras nda bir fark yoktur. Machiavelli'nin zannediyorsunuz.: Bunlar n ikisinin ayn olmas na imkan ve ihtimal yok. Machiavelli ile alakas yoktur bu sözün. S.M. kullan lan vas talar n farkl olaca n kabul edebilir miyiz? C. Çok mühim benim için bu. K lar m ? K lmaz m ? gnacio De Loyola'n n gaye dedi i i'la-y Kelimetullahd r.

: Evet. H ristiyan dininin.M. Bilhassa insanl k bahis mevzuu olunca. bozuk hale getirmi iz. temiz bir davaya. Gaye cihan umuldür. Böyle bir ey yok. imdi bir yerde u var. Burada gnacio De Loyola'n n "gaye vas talar me ru k lar" hikayesine gelip dayan yoruz. Mesela yine Hazret-i Muhammed'e atfedilen "el harbu hud'atün" sözü. Elbette vas talar da dü ünülecek.: Yani gerçekle tirilmesi istenen neticeleri tahsil etmeye müsait olmayabilir. Fakat. C. yani ona göre bütün insanl a saadet getirecek olan bir inanç sisteminin ya amas için vas talar me rudur diyor.H ristiyan dininin birli i ve H ristiyan kilisesinin ya amas bahis mevzuudur. ilahi nizam n kurulmas için vas talar me rudur diyor. kilisenin ya amas . Bir sual daha var. Hakl d r. Elbette dü ünülecek vas talar.M. Ben de öyle dü ünüyorum. O zaman ne yapaca z? S. Hud'a ay p bir ey de il mi? Ama "el harbu hud'amn" diyor. 'lâ-y Kelimetullah için hud'a bile caizdir diyor. bu neticeye uygun olarak ayn derecede nezih olmayabilir vas talar. Halbuki bunu matbuatta falan n iktidara geçmesi için vas talar me rudur diye yaz yorlar. Binaenaleyh bunu da biz soysuzla t rm . Elbette büyük bir davaya. dinidir. temiz yollardan gidilir. Ne kadar kullan l r bu vas talar? stisnai olarak bir defaya . Vas talar her zaman arzumuza uygun olmayabilir. imana dayan r.

iç dünyas na.M. Belki Rusya'n n en büyük felaketi budur. Yani en büyük tehlike udur. vas talar ön plana geçiyor. Tarih vard r.mahsus. harpte. Peyami teknik olarak usta bir . Kendi ya am n anlat r. . Türk insan n n istidatlan vard r. çe itli meseleleri olan. iddet de kullan labilir. Peyami'de yaln z bir kesiti vard r. Kemal Tahir'de sosyal hayat vard r. zulüm de. Çe itli ülkelerden gelen. Kulland n. H. Kemal Tahir'de Anadolu vard r. Bu itibarla romanlar psikolojiktir. Peyami'de yoktur. Osmanl vard r. stanbul'un belli bir muhiti vard r. Bazen vas talar. kan dökmek de. iç istidatlar na. gaye haline geliyor. Vas ta bir köprü iken. Daha do rusu ferdin içine. Peyami Safa'da yaln z stanbul vard r. gidilmesi gereken bir yer olarak telakki edilmeye ba lan yor ve bütün felaket ba l yor o zaman.: Peyami'nin üstünlü ü nerden geliyor? C. Kemal Tahir için hapishane iyi bir laboratuard r.: Peyami'nin üstünlü ü sadece üslubudur. iç bunal mlanna çevrilmi tir. Gaye insanl n saadetidir. O halde. çe itli istidatlar olan insanlarla daha yak ndan tan t . Tahlil sahas çok geni tir Kemal Tahir'in. bunu kaç defa kullanacaks n? Bu kullan lmaya ba lad ktan sonra insan iradesini kaybediyor.

Bir st rapt r.yazard r. Mesela bir ink lab n ba lar na. üçüncü derecede bir airdir. do rudan do ruya tarihimizin son derece mühim hadiselerine e ilmi . ac lanyla. yap lan rezilIi i. Peyami esasen. teknik olarak. kurtulu sava na. Kurt Kanunu'nda girmi tir. devrinde. ve bu bir tarafa b rak l rsa o da . hasta bir adamd r. Türk roman n n s n rlann geni letmi tir. bir çiledir. Dü ünce ufkunu Ziya Gökalp çizmi tir. Ziya Gökalp'in d na bir ad m atmam t r. ikinci. Yani roman n s n rlar n . men e olarak smail Safa'n n o ludur. nas l bir açmaza girdi imizi söylemi tir. Peyami. Belli bir kurulu düzenin müdafiidir. O da Opperman' n taklitçisidir hatt zat nda. bir ç rp n t r. Mukayese edilirse Peyami belli bir yerin adam d r. Osmanl 'n n kurulu undan itibaren meseleleri kovalam . Me rutiyet ayd n d r. Mesela bir Serbest F rka rezaletine. smail Safa. bütün rezilIikleri görmü tür. Kemal Tahir. bir mahallede geçer. Kemal Tahir'in romanlar bütün Türkiye'de geçer. alan çok dard r. II. Bat l la may ç plakl etinde ya am ve a a yla. yukan ilk defa olarak Türkiye'de nas l bir oyuna geldi imizi. Kemal Tahir'e göre. Peyami'nin romanlar bir odada geçer. bütün kepazelikleri. Hapishaneyi. Peyami.

babas n n Sivas'ta ölmesi. ngiliz sefaretinde. Boerleri tahrip ediyorlar. memnun de il.ngiliz filozofu. ngilterelilerin çok sevdi i ve sayd bir adamd r. Kendi mukaddeslerini. Gerçek bir budalayd smail Safa.Londra'da müreffeh. Osmanl 'ya da dü mand r. Bir alay korsan. gittiler. Hayat n zehirlemi bu hadise. "Allah zaferinizi müzdad eylesin". Herbert Spencer . tahrip ettiniz mel'unlar " diyor." Boer sava na girdikten sonra. O s rada Boer muharebesi oluyor. Hadiseyi anlatt m m bilmiyorum? ngilizler. "Çok iyi olmu " diyor Spencer. Abdülhamid Han sürgün etmezse ölmeyecekmi gibi. kraliçenin ni an n böyle zalim. ngiliz gazetelerinde yay mlam yor bu ve tabiat yla Abdülhamid Han . hayat ndan memnun ya amaktad r ve Kraliçenin ni amna mazhard r. kendi ülkelerini müdafaaya m gittiler? 'la-y Kelimetullah için mi çarp yorlar. istila ediyorlar. müthi cam s k l yor Spencer' n. böyle namussuz bir hükümetin ni an n ben istemem diye reddetmi tir.hastayd . müteessirler. "Boerler bir ngiliz subay grubunu pusuya dü ürup öldürdüler" diye cevapl yor birisi. Mukayese olsun diye söylüyorum. Boer sava lan son derece mühim insanl k tarihinde. Boerler masum ve mazlum bir kavimdir. Abdülhamid Han ile beraber. Bu arada smail Safa o zamanki arkada lar yla ngiliz Sefaretine gidiyor. Spencer. geberdiler. Peyami'nin hayat nda bir facia vard r. ngiliz sömürgecili inin müdafaas n yap yor. Kulüpte otururken subaylar geliyorlar. Boerler aras nda ne i i vard . Bunun için Abdülhamid Han' daima tel'in eder. gayet iyi olmu . "Boerleri yendiniz. " ngilizlerin. "Ne oldu" diyor Spencer.

Paray veren Peyami'yi kullanabilirdi. Adeta bir kalem e k yas idi. Büyük i tihâlâr vard . Peyami kalemiyle hayat n ya amak mecburiyetinde kald . Lükse dü kündü. Birçok eyleri .bundan müthi rahats z oluyor. H. hepsi elçi oldu. Dünya nimetlerine dü kündü. Basit bir adamd r smail Safa. mzal . Birçok eyleri görebilirdi. Kendini bo a harcad ve harcamak mecburiyetinde idi. hepsini de. inanmas n. beynini satarak ya amak mecburiyetinde idi. birçok eyleri yapmayabilirdi. Peyami'nin ruhunda bu. imzas z. Yapt . Osmanl hakk ndaki hükmü daima smail Safa'n n nefy hikayesiyle beraber gitmektedir. Ben. Kendisinden çok de ersiz. Sanki bütün tarih. o s rada belli bir zümre taraf ndan desteklenen fikirlerin destekleyicisi oldu. Fakat bunlar n hiçbirini tatmin edecek imkana sahip de ildi. silinmeyen akisler b rakm t r. her entelektüel gibi. . O devirde ya ayanlar aras nda en zekisi idi. smail Safa'n n ak betiyle me gul. Bunlar n içinde smail Safa en ahmaklar d r ve en cahilleridir. Peyami büyük bir zeka idi. nans n. Peyami'nin aile facias yla me gul.: Ayn eyleri Kemal Tahir için de söylemi tiniz. Büyük ac lar çekti. adamlar n hepsi milletvekili oldu. kazanan bir adam da de ildi. Mütemadiyen çal mak. Tutup. H rç n bir adamd . namütenai yaz yazd . Hastayd evvela. Peyami'yi çok severim ve ac r m. hepsi vali oldu. mukayese edilemeyecek kadar de ersiz.

yapmayabilirdi diye.

C.M.: Kemal Tahir 1910 do umludur. Kemal Tahir o neslin bütün vehimlerini ta yordu kendinde. 1936'da genç bir adamd . Dergi ç kard lar, mahkum oldu. Onüç sene yatt içerde. Gençli inin en güzel y llar n hapishanede geçirdi. Çorum Hapishanesi'nde, Malatya Hapishanesi'nde. Hapishaneden hapishaneye dola t . Fakat kuvvetli bir iradesi vard . Yenilmedi ve y k lmad , çal t .

1953'te hapisten ç kt

nda çok güç durumdayd . Onüç sene hapishanede

yatm bir adam n, hapishaneden ç kt ktan sonra polis nezareti alt nda kalmas mukadderdi. Eski arkada lan terk ettiler. bulma imkan yoktu.

Zaten hapishaneye ginneden önce de avukat katipli i yap yordu. Galatasaray' bitirememi ti, tahsili yoktu. Bir ara ye' se dü tü ve Mayk Hammer tercümeleriyle ya ad . Bu taraf üzerinde durulmad Kemal Tahir'in. Halbuki durulmaya lay k bir taraft r. Senelerce Mayk Hammer tercümeleri yapt . Hayata küskündü, kafay çekiyordu boyuna. Fakat teslim olmad ve yolunu buldu. Tabii birçok tavizler vennek zorunda kald cemiyete. Mecburdu vermeye. Uydurma dilin çok aleyhinde oldu u halde. T.D.K.'den ödül ald . Yunus Nadi'den ödül ald . Bunlar bir adam için çok kirleticidir. Çirkin eylerdir. Kemal Tahir'e katiyyen yak maz. Fakat mecburdu. E er ödül almasayd , öteki romanlann bast rmak imkan da bulamazd . Yani Kemal Tahir bu alçal , merdiven yapt ister istemez. Ba ka hiç çaresi yoktu. Hakikatte Kemalistler taraf ndan kabul edildi. Kabul ettirmek için de

kendini baz eyler yapmak istedi. Ba ka çaresi yoktu. Ne memur olabilirdi ne mal mülkü vard ; nas l ya ayacakt ? Ve bunlar en az yapt hatt zat nda. Asgarisini yapt .

Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür. Bir yerde en güç ey ayd n n namuslu olarak ya amas ve ölmesidir. Adeta mümkün de ildir.

H. .: çtimaî s n f ne demektir? çtimaî s n f n adam olmayan ahsiyetler yok mudur? slam toplumu bünyesinde de içtimaî s n f olabilir mi?

C.M.: slamî toplumun sinesinde içtimaî s n f olmaz. çtimaî s n flann kurulmas na engeldir slamiyet. Zekat müessesi, istirdat müessesesi, müsadere müessesesi büyük sevretlerin do mas n , büyümesini önlemi tir. Fakat art k slamiyet'in hakim oldu u bir durumda ya am yoruz. Bu itibarla bugünkü cemiyette de, Avrupa'da oldu u gibi içtimaî s n flar te ekkül etmi tir. Avrupa'da oldu u kadar uurlu ve kesin çizgileriyle birbirinden ayn m s n flar olmasalar da, vard r.

çtimaî s n f kelimesi tabiat yla çok müphem ve Bat ' dan getirilmi bir mefhum. Bizde içtima s n flar yoktu ama içtima zümreler ve tabakalar mevcuttu. Bilhassa 23'ten sonra.

H. .: çtima tabakayla, içtima s n f ne demektir?

C.M.: çtima tabaka zarurettir.

bölümünden do ar, bir bürokrasi vard r.

Mesela, bir memurlar zümresi vard r, bir i hayat ile u ra an bir zümre vard r. Serbest meslek sahipleri vard r. Geni halk tabakalan, köylüler vard r. Bunlar n hepsi birer tabakad r.

H. .: Lonca te kilatlan içtima tabakalara misal olabilir mi?

C.M.: Olabilir tabii. Evet, tabalar seyyaldir, kat hududlan yoktur. Belli leri görmek için belli insanlar n biraraya gelmesi, servet durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, ya ay durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, içtimaî tabakalar te kil eder. Tabakalar vard bizde de. Bir kere ehir burjuvazisi vard . Bunlar n hepsi yak t rma kelimelerdir. Evvela bunu kabul ediyorum da, ifade kolayl için kullan yorum. Mesela, Peyamii; hayat boyunca, zengin tabakan n ve iktidann emrinde oldu. Hiçbir zaman halkla me gul olmad ve hiçbir zaman halk kendini alakadar etmedi. Daima Halk Partisi'nin içinde ya ad ve daima Halk Partisi'nin menfaatlar na uygun bir platformda kald .

Bir de geni halk tabakalann , yani çal anlan, ezilenleri, st rap çekenleri, çilesi olanlan dü ünmek vard . Kemal Tahir böyleydi. Geni manada halk n yan ndayd . dare edenlerden çok idare edilenlerin yan ndayd . Bürokrasiden çok, çal anlann yan ndayd .

Kemal Tahir hiç bir içtima kavgada yer almad . Yani ne mümindir, ne sosyalisttir, ne fa isttir. Rengi hürriyette olmad . Kendi içine gömülü, kendi mahpesinde, kendine ark lar söyleyen insan olarak kald .

H. .: Siz kendinizi nereye yerle tiriyorsunuz?

C.M.: Evvela bu suale kaçamak bir cevap verece im, sonra meseleyi rgalayaca m. 1848'de, Fransa'da içtimaî s n flar çoktan te ekkül etmi tir. Ve ihtilal olmu tur. 1848 ihtilali, demokrasi hayat nda mühim bir merhaledir. Bizimkilerin sosyal devlet dedikleri bir devlet te ekkül eder. 1789'a nazaran çok daha ileri bir merhaledir 1848. 1848' de imdiki ifadeyle sosyal demokratlar iktidard r, a a yukar . Birçok hizipler var. O s rada

Lamartine de hariciye vekilidir. La Martine'e sorarlar "siz sa da m s n z, solda m s n z?" "Ben tavanday m" der. Ben de tavanday m imdilik. Fakat tavanda olunmaz evlad m. Bu yanl bir ey tabiat yla.

H. .: Bu kaçamak olan cevab n zd .

C.M.: Evet. Ben gençli imi içtimaî s n flar n kal pla mad

bir devirde

ya ad m. Bugün benim için Türk insan bir bütündür. Hangi siyas mezhebe mensup olursa olsun, hepsini çocu um, karde im telakki ederim. Aldananlar, gaflet içinde olanlar, hakikat arayanlar kim olursa olsun benim dostlu uma güvenebilirler. Ben hakikat arayan adam m. Hakikat mücerret midir? Yani

bu hakikatlar yaymaya çal an bir adam m. Ya ay tarz e er s n flar n tayininde bir mikyas olabilirse. Elbette Firavunlar n. Do ru yolda olan te vik eder. Bütün s n flar için hakikat olan eyler vard r." Böyle bir ey. dünya üzerinde. H. C. Kanaatkar bir adam m.: Elbette halk n yan nda olunulmal . hiçbir ihtiras m yok.M. sömürülenler diye gruplan p bu gruplarda yer almam z gerekir mi? . H. E er bu hakikatlar. kitaplar mdan ba ka hiçbir eyim yok. Gafili uyand r r. Nemrudlar n yan nda olunmaz. herkes için faydal d rlar.: ahsiyetli adam olabilmek için. . sömürenler. Hiçbir namuslu adam Nemrud'un ve Firavun'un yan nda olamaz.: Bediüzzaman Hazretleri'nin öyle bir sözü var. "Fikren ve me reben havas tabakas ndan. destek olur. Türkiye'deki bütün tabakalann üzerinde birle meleri gereken hakikatlar vard r. Bu itibarla do rular n s n f nda ve do ruluk için çal yorum. . Ben bu hakikatlan arayan. bütün Türk ve slam dünyas n ilgilendiren hakikatlarsa. belli bir emekli maa m var. u ya da bu s n ftan de il de bir slam hangi s n ftansa o s n ftan olmak istiyorum. Tek kelimeyle Müslüman olmak istiyorum.s n flar n d nda bir hakikat var m d r? S n flar n d nda hakikat vard r. Hiçbir eye ihtiyac m yok. ya ay olarak avam.

Bizatihi insan ve insan hayat mukaddestir. Hakk ndan mahrum edilenlerden tarafay m. Do rudan tarafay m. nsan. Adeta haklar n n bir k sm n ona devretmi . Ben herkese hitab ederim. kim gadre u ram sa.nat kt r ve e ref-i mahlukatt r. Böyle olunca da.M.M. hayvan. ilme vakfetmi bir adam olarak hepsinin d nda kalmak. i tirak ederler. be enmezler. kim hakl ysa. Fakat benim vazifem. Hiçbir menfaatim. Tarafs z olmak bu demektir asl nda.Hakk' n halifesidir. kim mahrum edilmi se haklar ndan. en sola kadar herkese hitab ederim ve herkesle dostlu um vard r. Yaland r tarafs zl k ve bir yerde namussuzluktur. : Bat ve slam medeniyetleri hayata ne vermi lerdir? Neticesi ne olmu tur? nsana nas l bakm lard r? C. Cenab. Yani en sa dan. Bat 'da böyle bir ey . insan n insan öldürdü ü dünyada tarafs zl k ne demek? Mazlumlar n yan nday m elbette. Be enirler. Adeta ben mezarlardan seslenirim. Yoksa. Nas l tarafs z olunabilir? Birbirinin bo az na sar lm bir dünyada. uzun f rt nalardan sonra 60 ya na gelen bir adam. etmezler. ezilenlerden tarafay m.: slam'da insan mukaddestir. kitaba.C. Sadece do ru bildi im eyleri söylerim ve söylemekle mükellef telakki ederim kendimi. hayat n dü ünceye. Zalimlerin yan nda de ilim hiçbir zaman. H. bir parça.: Uzun kavgalardan. tavanda yer alabilir. onun yan nday m. hiçbir dü üncem yok. hiçbir ey tarafs z de ildir. kim zulüm çekiyorsa.

yok. Di er hayvanlar için cari olan kanunlar. Bat 'da insan. ötekiler ölüp gider. Ama hep ayn d r. Bu itibarla insan hayat mukaddestir. s n f kavgas d r. Bat ' da bir ümmet yoktur. En iyi intibak edenler ya arlar. s n flar n taammümüdür. Do u' da tarih. fert kendi milletini sömürür. baz dinler. tabakalar n taammümüdür. Bir hayvan olarak incelenmesi gerektir. Darwin "hayat kavgas " der. Yani Bat ' da ilim dedi imiz ey de desakralizasyon. Bat 'da. amipten file kadar. insan için kurttur. Bat ' da insan kendi ferdiyetine mahpustur. bir haleyle süslemi tir insan . Bat tarihi bir sömürü tarihinden ibarettir. insan için de caridir. Hayat kavgadan ibarettir. Halesinden terit edilmelidir. Ve kapitalizm. nsanlar n birbirine yard m d r. balinaya kadar bütün canl lara te mil eder. Ve bu kavgay bütün hayvanlara. i tiyaklar yla. toplumu sömürür. di er toplumlarla sava söz konusudur. Ölüp gitmesi mesele de ildir. te bu iklimde do mu tur kapitalizm. nsana ait olan her ey mukaddestir. fert ferdi sömürür. insan herhangi bir hayvan de ildir. fert ba ka milletleri sömürür. Fert hayvand r: insiyaklar yla. Fert. Sadece slamiyet gibi. nsan da bunlar n içindedir ve insan da hayvand r. Evvela ferdin fertle sonra ferdin toplumla. . Bunu çe itli doktrinler. cihan çap nda bir sömürü medeniyetidir. çe itli isimlerle yadederler. Bat 'da ya aman n kanunu kavgad r. Ayr ca bir izzeti. Halbuki. nsan tabiat n bir parças d r. slamiyet'te insan n imtiyazl bir yeri vard r. bir haysiyeti yoktur. sonra toplum halindeki ferdin. Bat ' da tarih.

rezillik tabiidir. Hiçbir ey mukaddes de ildir Bat insan için. Bütün iç ve d mücadeleleri bu mihvere dayan r. seven. . Ötekisi insana hürmet eder. arslan medeniyetine galebesidir. insan insan için kurttur. Bütün felsefeleri bu mihver üzerinde kurulmu tur. Ac yan. Vakurdur. bir kurt kadar y rt c . ötekisi yapam yor. bir kurt i tihas na sahip. Bunda bütün mesele urada.insan kudsiyetinden tecrit etmekten ibarettir. insan için koruyucudur. Bat için muharebe bir kazanç vas tas d r. Bat 'da. Ve birdenbire tarih kar kar ya getiriyor bu iki medeniyeti. feragatkârd r. insana inanan. Birisi için hile. Silahlar ayr çünkü. insana ait her eyi tebcil eder. adilik. Bat n n bize kar galebesi. Yani tilki medeniyetinin. ikiyüzlülü ü eref telakki eden. Bütün tarih bu prensiplerden hareket edilerek in a edilebilir. insan e ref-i mahlukat telakki eden. imtiyazl bir mahluk olarak gören cemiyetle. melektir. Bizim için insan. Bu iki medeniyetten birisi madde dünyas nda tabiat yla büyük fetihler yap yor. Yenilmeleri mukadder. huda. Bizim için muharebe bir i'la-y Kelimetullah'd r. dünyay idare vas tas haline getiren. bir toplulukla birdenbire temas ediyorlar ve yeniliyorlar.

Cemal U ak. Halil Aç kgöz'ün bulundu unu biliyoruz. Haluk mamo lu. farika: ay rmaç hazer etmek: çekinmek lçtimai s n flar. yükselme tebcil etmet: yüceltmek tecessüs: bilseme tefrika: ayr lma. ayr l k. Eski bir kay t oldu undan sorular n birço u duyulamam t r.* Bu söyle i 11 ubat 1977'de Rü dü Onduk taraf ndan kasete al nm t r. toplumsal s n flar Iddihar etmek: biriktirmek Istirdat: geri alma mufassal: ayr nt l mülhid: dinsiz mütearr z: sald rgan rasin: sa lam amil: kapsayan tahkim etmek: peki tirmek teali: yücelme. Bu konu ma s ras nda Safa Mürsel. bölünme tesanüd: dayan ma .

vahdet: birlik .

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->