DEMIKRAS Cemil MER Ç, H SAR Dergisi Say 98, ubat 1972 Kat ks z demokrasi, ayak tak m n n despotizmidir, diyor Voltaire

. Demokrasinin temeli h rst r, diyor. Demokrasi adaletin temelidir, Vacherot'ya göre. Proudhon'a göre, ruhani ve cismani bütün iktidarlar n sona ermesidir. Thierry için toplumun hayat d r demokrasi. Tocqueville için, demokratik cumhuriyetlerin sonu manevi bir alçal t r. ki as r önce bas lan bir ikonoloji kitab , nazenini bir kad n olarak tecessüm ettirmi : aln nda asma yapraklar ndan bir taç, s rt nda kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde y lanlar. Her ça kendi rüyalar n , kendi emellerini söyletmi kelimeye, her demagog kendi yalanlar n . U runda sel gibi kan ak t lm . Nedir bu demokrasi? Homeros'un ahretindeki canl lar gibi, dokununca kaybolan bir hayalet mi? Genç bir sosyolog, demokrasiyi di er siyasi rejimlerden ay ran ve yaln z ona ait olan önfaraziye nedir, diye soruyor: Hürriyet. Hürriyet, demokrasinin ba lang c nda var; derece kabul etmez, kay ts z arts zd r. Hür riyeti meçhul bir istikbalde fethedilecek bir nesne olarak gösteren, diktatörlerdir sadece. Demokrasinin önfaraziyesi olan hürriyet, demokrasinin amac n da belirler: E itlik. E itlik gerçekle emez, gerçekle irse hikmet -i vücudunu kaybeder. Yerini anar iye b rak r. K saca, demokraside hürriyet ba lang çta vard r, oysa e itlik ula lmas gereken bir amaçt r. Demokrasinin ideal tipi (saf tipi) budur, yazara göre. Demokrasiyi kavram olarak ayd nlatmak, rejimin mant n veya teorisini belirlemek isteyen bir tan m bu. Tarihteki demokrasileri anlamak ve demokrasilerin özlerinden ne kadar uzakla t klar n tayin etmek için onlar bu saf tiple kar la t rmak gerek. (Bk. J. Freund, Le Nouvel Age, édit. M. Riviére, 1970) slâmiyet, bir teokrasidir, diyor Gardet, lai k bir teokrasi, daha do rusu bir nomokrasi (kanun hakimiyeti). Bu teokrasi, Kuran hükümlerinin hem tesbiti, hem de dünyevî ve siyasi planda geni letilmesidir. slâmiyetin siyasî felsefesi iki kutupta toplan r: otorite ve e itlik. slâmiyette otorite ile iktidar aras nda ananevi bir ay r m yok. Umumiyetle ikisi de bir vak a olarak kabul edilir. Ruhani iktidar Kuran bilgisine dayan r; Kuran' ve Sünneti bilen her müslüman, öteki müslümana e ittir. Ruhanî ile cismani içiçedir. deal slâm sitesinde bütün mümin lerin belli haklar vard r. Ehliyetleri olmak art yla sitenin bütün makam ve mevkilerine geçebilirler. Mevkiler ayr d r, içtimai durumlar farkl d r, ama müminlerin mümin olmak haysiyetiyle haklar e ittir. slâmda a priori bir imtiyaz ve s n f mefhumu yok tur. Hristiyan dünyas nda söz konusu olan ilk büyük de er, insan ki ili i ve hürriyetidir. Sosyal hiyerar i, tabiî hiyerar inin bir uzant s d r. E itlik nisbîdir. Oysa, hür insan kavram , slâm için hukuki bir kavramd r, meteafizik bir kavram de il. Hürriy etin temeli, slâm camias n n bütün üyeleri aras ndaki çok güçlü ve sürekli bir inanç: tam bir hak e itli i oldu u inanc . Bütün müminler, kanun kar s nda e ittirler, çünkü karde tirler. Kulun bütün haysiyeti mümin olu unda; kul, mümin olunca hukukî bir statü kazan r, dilenciyi halifeye e it k lan bir statü. man Tanr ile kul aras nda tek tarafl bir mukavele. Mukavelenin kula yükledi i görev: Rabbin birli ini ikrar. Hristiyanl a göre, her otoritenin kayna Tanr 'd r. slâmiyet her otorite Tanr 'dan gel ir demekle kalmaz, Tanr 'n n d nda otorite yoktur, der. Hükmeden Tanr 'd r, bu hakimiyet devredilemez. Tanr her cismanî efi, otorite ile do rudan do ruya teçhiz eder. ef, seçimle gelse de, durum de i mez. Yani Tanr 'n nkinin d nda gerçek bir cismanî otorite yoktur. Vard r demek, Tanr 'ya erik ko mak olur. ef, Tanr 'n n aletidir sadece. Halk, geni bir tenkit hakk na sahiptir. Hükümet tasarruflar n istedi i gibi ele tirir, ama onlara itaat etmekte devam eder. slâmiyette her türlü istibdada, ahkâm- Kuraniye d ndaki her türlü keyfîli e isyan etmek için birçok yollar vard r. Hak esast r. nsanlar do u tan e ittirler, çünkü kuldurlar, fanidirler. Menfî bir e itlik bu, hiçbir de er belirtmez. Sonra iman sayesinde yeni bir e itlik kazan r, karde olur lar. Rabbin lütuflar ndan ayn ölçüde faydalanacaklard r: hukukî ve müspet bir e itlik. Kitap sahibi kavimler, slâm n üstünlü ünü kabul etmek ve ona cizye ödemek art yla hudutlu fakat garantili bir hakka lay k görülürler. Bu himaye ümmetin bir civanmertli idir. Bir nevi misafirperverlik. Himaye edilenlerin daha az vazifeleri vard r, onun için haklar da daha azd r. Dinlerini devam ettirebilir, kendi kanunlar n uygulayabilirler. Putperestlerin camiada yeri yoktur. Ama müslümanlar zaman zaman onlar da korumu lard r. Her kâfir veya putperest slâmiyeti kabul eder etmez, misak'a dahil olur. slâm cihan ümul bir dindir, bütün insanlara hitap eder. Kast da tan maz, gerçek müslüman nazar nda sosyal s n f diye bir ey olamaz. Servet veya mevki ciddi bir de er ta maz, her Müslüman her Müslümana e ittir. Te riî magister (emr) Kuran' nd r. Kazaî magister (f k h) bütün müminlerindir. Kuranî okur, ezberler ve ona göre hareketlerini ayarlarlar. Bir de icra kuvveti (hükm) var: hem medeni, hem dinî. Hükm, yaln z Allah ' nd r. Bir arac taraf ndan ( ef) yürütülür. Bu efin ne kazaî , ne te riî bir gücü vard r. Vatanda l yapan kan ve toprak birli i de il, inanç birli i. Ümmetin avrupa dillerinde kar l yok. Hem siyasî hem dinî bir ba bu. Kuran hem bir ibadet kitab hem bir anayasa. Kuran' n muhatab bütün insanl kt r. Müslüman

camias milletlerüstü bir topluluk de il, dünyada ya amak hakk na sahip tek millet tir. F kha göre her Müslüman bulundu u herhangi bir Müslüman ülkenin vatanda d r. (Bk. L.Gardet, La Cité Musulmane, Vrin, 1969). Görüyoruz ki, slâmiyetin anahtar-kavram , e itlik. Bu bir amaç de il, bir hak. Hürriyet, e itli in bir ba ka ad veya görünü ü. S n f kabul etmeyen bir dinde imtiyaz kabul etmeyen bir dinde kimin kime kar hürriyeti? Bat , hürriyeti bir hata i leme hakk olarak tan ml yor. Müslüman n böyle bir hakk yoktur. Çünkü o ebedi hakikat n, yegâne hakikat n, cihan ümul hakikat n emrindedir. Gardet hakl : slamiyet bir nomokrasidir. Bat n n fethe çal t e itli i, çoktan gerçekle tirmi ; fik ir hürriyetin insan insana sald rtan bir tecavüz silâh olarak de il, bir ikaz bir ir ad vas tas olarak kabul etmi tir. Belki gerçek demokrasinin ta kendisidir slamiyet. Ama Bat 'n nkinden çok ba ka bir ruh ikliminde geli en, çok ba ka meseleleri olan bir demokrasi.

Cemil meriç

ZAMAN ZAMAN

I TERAKK

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1979, Say : 150, s. 5,6 Meçhul iklimlere sefer eden hiçbir yolcu Avrupa n n Sadullah Pa a ya telkin etti i vecdi tadamam t r. Viyana Sefer i Kebiri nin bütün metrukat edebiyesi uzun bir kasideden ibaret. Hele On dokuzuncu As r bat n n ba l ca mitoslar n ihtiyar ark n uur alt na zerk eden bir efsâne iir. Avrupa bütün günahlar ndan ar nm , bütün tezatlar ndan s yr lm t r; bu manzumede; o art k yaln z maddî fetihlerin de il, insanl k rüyalar n n da gerçekle ti i bir ütopyad r Maddecilikten, reybîlikten uzak bir inanm insanlar ülkesi. Bir kelimeyle Pa a, Tur u Sinâ da ilahî nurdan gözleri kama m bir Musa peygamberin cezbesi içindedir. Terennümlerine: Eri ti evc i kemâlâta nur i imkâna k sm i idrikat mümteniat

Yeti ti rütbe

m sralar yla ba lar. Bütün bu mucizeler ilmin eseridir. lmin ve iman n. Asr n hikmeti, Tanr n n birli i esas na dayanmaktad r. Bütün milletler birlik s rr n kavram t r, art k. Heyhat! rfan güne i bat dan do uyor; imdi Rûm un da, Arab n da, M s r n da adlar unutuldu. Sonra air, ülkesinin insanlar na ac yarak sesleniyor. Zamân zamân terakki, cihan cihan y cemiyyat ulüm

Olur mu cehl ile kabil beka

Olmaz tabiî. O halde, bütün gücümüzle ça da la mak biricik emelimiz olmal . Torunlar , Pa a n n bu hay rhah ihtar n unutmam lard r. ntelijansiyam z bu gün de ayn hedefe ko maktad r, hem de gittikçe artan bir h zla. Ne yaz k ki, Avrupa yaratt medeniyetten üphe etmektedir: art k terakkiye inanm yor. Ayd nlar m z n bir türlü kurtulamad bu u ursuz mitosun tarihçesine bir göz atal m: H ristiyan Avrupa kaybolan cenneti mazide arad , as rlarca. nsanl k, dört merhaleden geçmi ti : Alt n ça , gümü ça , tunç ça ve demir ça . Yaln z Avrupa m ? A a yukar bütün kavimler ayn inançta birle mi lerdi. Zamanla Tanr n n vahyi unutulmu , insanl k günden güne karanl klara gömülmü tü. Kaynaktan uzakla mak soysuzla makt . On yedinci as rda ümidler istikamet de i tirir. Bat insan garip bir gurura kap l r. Dü üncedeki bu ihtilal yüzy l önce ba lam t . Madde dünyas ndaki icat ve ke ifler bak lar mazinin ihti am ndan hâlin vaidlerine çevirdi; Alt n ça belki de istikbaldeydi. Bir Jean Bodin in, bir Francis Bacon un a r nikbinli i, bir as r sonra umumi bir kanaat olacakt . Dünya bir yarat hummas içindeydi. nsanl k boyuna ilerliyordu ve ilerleyecekti. Terakki, e yan n mahiyeti icab yd . Duraklama geçici, bir ar za, bir dinleni , bir gayri tabiilikti. Bununla beraber terakki metafizi inin gerçek mimar on sekizinci as rd r; Fontenelle, Turgot, Hume Condorcet, Herder, Diderot, bu i in farkl alanda mimarlar d r. Öyle ki, terakki felsefesi felsefenin bütünü olmak temayülündedir. Ça n n ikbinli ine kar bir nevi reaksiyon olan Russo culuk bile bu ma eri inanc kuvvetlendiren say s z delillerden biridir art k, Voltaire e gelince, Candide deki bütün karamsarl k, Üstad , terâkki felsefesine kat lmaktan al koyamaz.

Yükselen bir s n f n nikbinli idir bu. Müesseselerini kuran ve iktidar ad m ad m fetheden burjuvazi, zaferleriyle sarho tur. Ne Yunan n alt n ça efsanesine inan r, ne H ristiyanl n kaybolan cennet masal na. On dokuzuncu as rda terâkki inanc cemiyetin bütün tabakalar na kök salar. Avrupa da herkes ilerici dir art k. Terâkki inanc da n k bir iyimserlik halinde kalabal n uurunu ve uur alt n fetheder. Almanya da romantik metafizi in, Fransa da pozitivizmin, daha sonra ngiliz tekâmülcülü ünün dayand bir iyimserliktir bu. Tekâmül fikri tabiat ilimlerine de girer. ktisadî ve siyasi liberalizmlerin temelinde de terâkkici görü a r basar. Klâsik iktisatç lar n doktrinleri onunla me bu; Demokratlar n ilham kayna o. Bir kelimeyle, iktisatç lar n, iktisatç lar da , demokratlarda terâkkiyi mukadder, tabiî ve kaç n lmaz sayarlar. Mukadder ve hay rl . Ütopyac lar da insan n gittikçe mükemmelle ebilece ine, refah n gittikçe artaca na ve ilmin mutlak kudretine inan rlar. Terakki vehmi, sosyalistlerden sonra anar istleri de co turur: cemiyet ister istemez önce kollektivist, daha sonra da komünist bir merhaleye ula acakt r. Hele münvevver, yar münevver ve ümmî kalabal klar için terâkki tart lmaz bir nass d r. Ma inizmin ve büyük endüstrinin muar zlar na (Sismondi ve akirtleri gibi) cevap veren iktisatç lar n dayand klar hep terâkki metafizi i, Müstemlekeci fetihlerin me ruiyet fetvas d r, bu metafizik. Emperyalizmin ideolojik silah d r. Allah n sevgili kavmi kendi nizam n di er kavimlere kabul ettirir. Ame rika n n büyük ve küçük i adamlar körü körüne inan r, bu terakkiye. Rasyonalizasyon, normalizasyon, taylorizasyon doktrinlerinde tröstle mi endüstri sayesinde her ferdi bir otomobil, bir banyo salonu, bir piyano, bir spor sahas , bir seçim kart sahibi yapmak suretiyle bahtiyar k lmak ideali hep ayn mucip sebebe dayan r. Evet, ilerleyen hakim s n f n ideolojisi bütün cemiyetin ideolojisidir. Bütün cemiyet, hatta bütün cemiyetlerin. Ama bu metafizik en ihti aml ça lar nda bile hat r say l r muar zla r bulur. Bat intelijansiyan n ay r c vasf üphe ve tenkittir. Önce edebiyat yükseltir sesini, Flaubert ler, Baudelaire ler, Leconte le Lisle ler burjuvazinin bu ahmakça iyimserli iyle alay ederler. Sonra içtimayatç lar i e kar r. St. Mill e göre; Terâkki merhalesini durgunluk merhalesi takip edecektir. nsanl n tek hedefi o merhaleyi geciktirmek. leriye at lan her ad m bize o merhaleye biraz daha yakla t rmaktad r. Öyle ki, Endüstri rma durgun bir denize dökülecek sonunda. Zira, insanl n gerçekle tirmeye çal t terakki tam bir iktisadi sizifizmdir. (Okuyucuya Sizifos un sonsuz çilesini hat rlatmaya lüzum var m ? Kuca ndaki kayay zirveye ç karmak zorunda olan o bahts z, zirveye var r varmaz kaya a a ya yuvarlan r. Sonu gelmeyen bir i kencedir bu ) ngiliz iktisatç s için de medeniyet dünyas n n kaderi uçuruma yuvarlanmaktad r, sonunda. Le Play n kehaneti daha da korkunç: Avrupa cemiyeti, bilhassa Fransa çökü halindedir. Zaten terâkki inhitat takip eder, inhitat terâkkiyi. Terâkkiyi mukaddes sayan görü de, inhitat kaç n lmaz sayan görü gibi yanl ve tehlikelidir. Teceddütperestlik (Filoneizm) manevî ilimlerin en vahim hastal . Terâkki metafizi inin sebep oldu u bir hastal k bu. Madde ilimlerinde ne kadar hay rl ysa, ma nevî ilimlerde o kadar me um. Zira, moral ve sosyal dünyada ke fedilecek yeni bir prensip yoktur. Maddî terakki manevî inhîtat n ba lang c d r, Le Play e göre. Dupont White da isimsiz, kaç n lmaz ve kendili inden bir ilerleyi e inanmaz. Toplumlar n y a ay nda herhangi bir ilerleyi olmu sa ki böyle bir zorunluluk yoktur- bu ya bir elite in (seçkinler zümresi) eseridir; yahut da devletin. Kitleye gelince, terâkkiyi tahrik edecek herhangi bir güçten mahrumdur. Bu terâkkiyi arada bir gerçekle tiren ihtilalleri bile yapan o de ildir. Geçen asr n sonlar na do ru burjuva ayd nlar terâkki inanc ndan üphe etmeye ba larlar. Ufukta yeni bir içtimaî s n f belirmi , kurulu düzenin bütün müesseseleri, dayand ideolojilerle birlikte y k lmaya yüz tutmu tur. Bergsonculuk hudutlu ve geçici bir terakki felsefesi, Pragmatizm, hümanizm, plüralizm, neorealizm gibi felsefi mektepler de terâkki fikrine dayanmazlar. lim felsefesinde de devaml bir tekâmül fikri itibar n kaybetmektedir. XX. as rda terâkki inanc sa dan ve soldan tenkitlere u rar: Maurras, Daudet, G. Sorel, Ferrero ya göre; terâkki kemiyet dünyas nda, keyfiyet dünyas nda de il. Keyfiyet meselâ iyilik ve güzellik ölçülemez. Bu itibarla sarih ve sahih mukayeselere de elveri li de ildir. Bordinaeff, Avrupa intelijansiyas n n terâkki kar s ndaki inkârc tutumunu öyle hülâsa ediyor: 19. Asr büyüleyen ve yak n istikbâli, uful eden maziden daha güzel, daha sevimli, daha mükemmel olarak gösteren terâkki nazariyelerine, inanm yoruz art k. Demek ki, Sadullah Pa a n n Zaman, Zaman Terâkki isimli iirini yazd y llarda terâkki, Avrupa n n amentüsüydü. Gerçi, komüna bo azla malar unutulmam t henüz., hürriyet ve e itlik uzak bir ümitten ibaretti. Ama burjuvazi ihtiyarlamam t daha ve A vrupa dünyan n biricik hâkimesiydi. Elbette ki kendinden emin bir içtimai s n f n parolas tekâmül olacakt . Sonra burjuvazi terâkkinin bir serap oldu unu anlamak zorunda kald . Ne var ki, cihangirlik ça n n bu eski mabudesi ba ka ülkelere ihraç edilmek art yla faydal olabilirdi, kendine. Ve terâkki bir ihraç ideolojisi oldu. Dünya ikiye bölünmü tü, ileri memleketler, geri memleketler. Böyle bir tasnifin ne kadar yersiz, ne mertebe karanl k ve müphem oldu unu çok iyi bilen Avrupa intelijansiyas inanmad klar bir mefhumu Avrupa d ülkelerde ya atmaya kalkt lar. Sadullah Pa a n n torunlar geri kald klar na ve ebediyen geri kalacaklar na inand r ld lar. Bu gerilik yaln z iktisadî planda de ildi. Avrupa y bütün günâhlar , bütün abesleri ile taklide mecburduk. Avrupa n n her sözü kerametti: fazileti de, ilmi de o temsil ediyordu. Yükselen içtimaî s n flar

için bir kanat olan terâkki inanc , bizim için bir zincir oldu. Zavall Tanzimat Pa alar mrendikleri Avrupa bir zaferler ve ümitler ülkesiydi. Toru nlar n n hayran oldu u Avrupa ise; bir tezatlar ülkesidir. Temelleri çat rdayan bir harabeye imrenmektedirler.

47 L LER YAHUT B R ROMANIN DÜ ÜNDÜRDÜKLER

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1975, say : 138, sayfa: 6,7,8 47 liler harcanan bir nesil, harcanan veya intihar eden. Silahlar sustu ama zaman zaman isyan ç l klar yükseliyor, ma erî vicdan ürperten ç l klar. Bir zelzeleyi ya ayan bu bahts z nesil öfkesiyle, ac lar yla, aldan lar yla aram zdad r. Kay plar m z rakama vurmad k henüz. U rad m z felaketler bir al n yaz s m yd ? F rt na bulutlar da ld m ?

Tarihin münaka a kabul etmez ahadetiyle sabit: Zor hiçbir ça da inançlar yokedememi tir, inançlar veya i tiyaklar . Di er hükümleri - ister abese dayans n, ister ilme- ancak ba ka de er hükümleriyle sökülebilir. Cinnet hiçbir ülkede sopayla tedavi edilmiyor art k. Ayd nlar n görevi gerçeklerden korkmamak, uursuzlu a kar koymak de il mi? Diyalo un yasak oldu u yerde hakikatten söz edilemez. 47 liler günahlar ve sevaplar yla bü ülkenin çocuklar . Neden bir itham ve intikam ordusu gibi kar m za dikildiler? Ezilen bir s n f m temsil ediyorlard ? Hay r... Sava a at lanlar n ço u <<mutlu az nl k>>tand lar. Ne açl tatm , ne sefaletle k vranm t lar. Bir kelimeyle onlar sosyalizmin kuca na atan iktisadî mahrumiyetler de de ildi, içtimaî tenasüd duygusu da. Sosyalizmleri bir rüyâ sosyalizmi idi, daha do rusu bir sanr . Tecrübesizdiler. limle ideolojiyi, hakikatle hayali birbirine kar t r yorlard . Bilmiyorlard ki içtimaî ilimlerde cihan umul kanunlar yoktur. Hiçbir izm insanl k tarihinin bütününü izah edemez. Diyalektik kendi s n rlar içinde yani bir ara t rma yöntemi olarak ayd nlat c d r. Zavall çocuklar çok pahal ya ödedikleri vehimlerinin kur ban oldular. Onlara öyle geldi ki, kendilerinden önceki her nesil günahkârd r, haindir veya gaflet içindedir. Vatanperverlik de kendi inhisarlar ndad r, uur da, kahramanl k da. Ba ms z dü ünen, hakikatleri gören yaln z kendileridir. Bu imtiyaz nereden alm lard ? lhama m mazhard lar? Marksistler, proletaryay felsefenin biricik gerçekle tiricisi, objektif ilmin tek temsilcisi sayarlar. Daha do rusu bu hayalî s n f dünyan n bütün meziyetleriyle süslemek isterler. Bizde böyle bir proletarya var m ? Varsa 47 lilerin onunla münasebetleri ne? Bu garip bir vehim, ama mucib sebeplerden mahrum de il. Avrupa fikriyat ya kaçak yollardan giriyordu ülkeye, yahut da Avrupa n n i ine geldi i gibi, yani noksan ve çarp t lm olarak. Avrupa y tan maya çal rken kendimizi unutuyorduk. San yorduk ki böyle bir fetih ki ili imizi inkâr etmeden gerçekle emez. Mazimiz tecessüsümüzü tahrik etmiyordu art k. slâmiyet afyondu; Osmanl tarihi, insanl n yüzkarasayd . Padi ahlar zorbayd lar, salakt lar, seksomanyakt lar vs. O sayfalar kapanm t ve bir daha aralanmamal yd . lericili in tek art vard : ecdada sövmek. Hiçbir topluluk kendine bu kadar sefil, bu kadar yalanc bir tarih imâl etmemi tir. Tarih, Bat da da bir ideolojidir yani gerçekleri çarp tarak aksettirir. Ama bu yar ilmin belli bir hedefi vard r orada: mazi denilen mezbedeyi pisliklerden temizlemek, cinayetleri fazilet diye göstermek, içtimaî hodgâml kutsîle tirmek. Bir kelimeyle Bat da bir dev aynas d r tarih. Her millet kendini bu esrarl aynada, dah a büyük, daha muhte em görür. Bizde bir eytan aynas d r tarih, Andersen in aynas . Her fazilet çirkinle ir bu aynada, her güzellik ucubele ir. Tarih Avrupal lar için bir in â cehdidir. Avrupal bu hayâlî maziye bakarak daha parlak, daha muhte em bir gelecek kurmak ister kendine. Ve bir destane benzetti i tarihi ile övünmekten zevk al r. Biz ise dünyan n en muhte em gerçe ini inkâr ettik, ve rezil bir hayâlîyi geçirdik onun yerine. 47 lilere ezberletti imiz tarih böyle bir abesler mecmuas yd . Bu u ursuz, bu kirli maziden kurtulmak istiyorlard . Avrupa l de il miydiler? Sosyalizm, Avrupa ilminin son merhalesiydi. Ayr ca insanî idi de. Be eriyeti bölmüyordu. Ezilenlerin son ümidiydi, son ümidi ve son kalesi. Belgrad orman nda toplanan Yeni Osmanl lar da bir rüyây ya yorlard , kendilerinin olmayan bir rüyây , Carbonari li e hayrand lar. Te kilatlanmak, dö ü mek istiyorlard . Carbonari cemiyeti Lombardiya da kurulmu tu, yabanc çizmesi alt nda inleyen, parçalanm bir ülkede. ttifak Hamiyet kime kar sava acakt ? Bu müreffeh bürokrat çocuklar da devrimcilik oynuyorlard sadece, bir as r sonraki torunlar gibi. ama onlardan daha talihliydiler, zira o

. âsillerin yüzümüze tuttuklar aynayd . rahipleri bulunmayan. sevgilerimizden. Ak ldan ba ka k lavuz tan mayan. i kence. Oysa 47 lileri daha çok sevdirebilirdi bize. Oyuncaklar n öfkeyle parçalad lar ve üzerimize yürüdüler. Ne söylediklerini anlayam yoruz. vakalar n tesbit ve tahliline giri mek için aradan en az otuz y l geçmesini beklerler.. kendi günahlar m z gördük. birkaç sevimli çehre. Kitap inand rm yor. yani insan n bütününe sayg . kutsile tirilecek yüceltilecek. ilmin nda ve bütün kuvvetlerimizi teksif ederek. Nesiller aras nda bir diyalog zemini haz rlayabilirdi. çtimaî bir anket miydi bu? Yar n n tarihçisine yeni vesikalar m sunuyordu? Bir müdafaaname kar s nda m yd k? Roman bize hakikati aksettirdi i ölçüde muhteremdir.. Belli bir ekle bürünmeyecek bu inanç. O aynada kendi uursuzlu umuzu. Türkiye de birçok ülkeler gibi emperyalizmin istismar alan içindedir. 47 liler kurban edilen bir nesil.. Kar lar nda da habis ve k y c hayâletler. Bu bir roman de il.. Üstadlar böyle diyorlar. Mazinin hatalar n unutmak. Onlara atalar n küçümsemekten ba ka ne ö rettik? Hakikatte bütün suç daha önceki nesillerin. Her ad mda bir batakl a gömülüyorsunuz. Biricik parolam z bu olmal . 47 lileri tan maya çal mal y z. husumetle dolduran biz de il miydik? nfilâk hazindi ama tabii idi. hedefini tayin edemiyen bir öfke. ya amak için inanmak zorundayd lar. Tarihçiler. tap naklar . Ne u runa? Uzaktan ayak sesleri geliyor.. 47 liler bir kâbusla ba l yor. ne anla mazl klar körüklemektir. Önce bir mü ahittir o. birbirimizi yiyerekveya intihar ederek de il. kinlerimizden s yr lmak mümkün mü? stesek de yapabilir miyiz bunu? Hele kalbimiz kan yorsa. Bütün kaleleri y k lm t . gizli remizleri. Bizi k zd ran bu isyan de il. isyan ettiriyor. i kence. lmin Gelece i) . ÇA IN D N :HÜMAN ZM emil Meriç. so uk. Sonra i kence.ça n yelde irmenleri bizimkiler kadar tehlikeli. Yazar uçurumu derinle tiriyor.. insanla insan aras ndaki uçurumu.. bir kâbus. Bir kaç ay önce ya ad bir i kencenin korkunç intibalar n silmek isteyen bir ge nç k z. Hisar Dergisi. istikbale do ru kol kola yürümek. kurbanlar deli. hat ralara s n yor. Türkiye bir uçurumun kenar ndad r. Cellatlar korkunç. Gerekçesi olmayan bir ithamname bu. s k c masallarla. Ve içinizden korkunç üpheler geçiyor: t marhanede miyim? Bir roman de il. 47 liler hakl . Füruzan n roman na bu dü üncelerle e ildim. hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapal olmayacak. yeni bir kinin habercisidir. Etraf m z dü manlarla dolu. sarp ve yaralay c de ildi. maziyle istikbal aras ndaki köprüyü yokeden biz de il miyiz? Bu zavall çocuklar gözlerini bir enkaz y n aras nda hayata açt lar. Neye inanacaklard ? Onlar masallarla oyalama a çal t k. Ama pe n hükümlerimizden. Unutmayal m ki her kin. mukaddesleri kirleten. Roman da f rt nal bir ça tasvir etmekte ayn sabr . Evet 47 lileri cedlerinden i rendiren bizi. kiliseler d dünyada gönlünce yasayan geni ve hür ilim. 47 liler say klar gibi konu uyorlar.. Yar n n ba l ca kanunu güzelim insanl a özen göstermek. ama böyle bir sava ilmin nda yap lmal . Arada bir insanca p r lt la. Türk gençli i ilk defa ya ad n ispat ediyordu. Bu zavall . Tarihi karalayan. bu serke çocuklar kimin çocuklar yd ? Moskova dan m gönderilmi tiler. Ocak 1980 Yürekten inan yorum ki gelece in dini kat ks z bir hümanizm olacakt r. bu sahipsiz. Kuvvetimizin zerresini bile bo a harcayamay z. sevimsiz. 650 sayfal k bir kâbus. hayat ahlaki bir de er ta yacak. ayn ihtiyatkârl göstermek zorunda de il midir? Romanc n n i i ne sisleri yo unla t rmak. Onlara dur demiyecek miyiz? Bu dram n son perdesi oynanmam t r henüz ve oynanmamal d r. bir mü ahit yani bir ara t r c . Erzurumdan bir iki kartpostal. Çinden mi? Onlar iki dü man kampa bölen biz de il miydik? Onlar kinle. iste insanl kanatland racak biricik inanç" (Renan. Uçurumu görmeden ilerliyorlar. Emperyalizme kar koymak her namuslu insan n vazifesi. uursuz bir öfkeydi bu üphesiz.

nsan n yabanc la mas yd din.man n kaybeden bir ça n dini. Ne olursa olsun Avrupa. Vinci mi. yunanl lar n dini ideali ile ncil aras ndaki kayna man n eseridir. Avrupal için kaybetti i dinlerin. bir Renan'in. bir çe it afyondu. onlara göre Yunus'lar. e siz de erine kanatland ran Rönesans n metin aktar c lar m olmu ? Onlar olmasa Comte insanl k Dinini kuramayacak m yd ? Bilemeyiz. Böylece bat ayd n çe itli tahriflerle tan nmaz hale gelen H ristiyanl bir yana b rakacak ve giderek kendi kendini tanr la t racakt r. Erasmus mu. 16. Hümanizm insan n tanr la t r lmas ym . "bütün tanr lardan i reniyorum" diyen Promete'yi. slam dü üncesi hangi bask ya kar direnecek. Dü üncede yeniden do u ve atlay olmaz. yani bat hümanizminin ana kaynaklar n n biri slamiyet tir. Gerçek hümanist biziz diyen Pierre l'Hermite'lerin. Katolik bir tarihçi. Marksizm den egzistansiyalizme kadar Avrupa n n tüm dü ünce ak mlar hümanist. mukaddese sayg ise slamiyet ve bilhassa tasavvuf . Virjil de. Bir egzotizm. Biz Rönesans ya amad m z için mi hümanist olamad k? Evvela Rönesans tarihi bir gerçekten çok bir talyan miti. hangi insan n. yunan iirinin ç lg n ve günahkar cazibesine kapal yd . Hümanizm bir ayd n hastal ama kimse bu izmin hudutlar n çizemiyor. Filhakika hümanizmin ikinci manas insanl k dinidir. nsan H ristiyanl n posala t ramad bir dü ünceyle yak ndan temas ediyordu. yak n tarihin kanl tacidarlar bu rüyan n ne kadar te hlikeli oldu unu ispat ettiler. Kendi mazisine s n yordu bat . kendi kanatlar ile uçmak arzusuydu. kozmonotun mu. Ama müsta riplerimiz hemen benimsemi kelimeyi. Nas'lar n çelik korsas ndan kurtulup kilisenin duvarlar d na f rlamak hem cazip hem de tehlikesizdi. Yaln z örnek kim olacak? Sokrat m . kimsenin tarife yana t yok. slamiyet te kilisede yok. kamil insan yapmak. posay b rakm t geriye. Toplum kendi de erlerini gök kubbeye aksettirmi . ba ms zl n kime ispat edecekti? Hümanizm insan haysiyetine sayg . Ignace de Loyola'lar n torunlar kanl pençelerine ipek eldivenler geçirerek insano lunu karde li e ça r yor. insan müke mmelle tirmek. Carlyle'in kahramanlar na gelince onlar da mazide yasayan veya ya and farz edilen birer gerçek veya tecrid. bir Marx n dikkatini insano lunun muhte em kaderine. bir yeni boyut ihtiyac . y kt inançlar n yerini alan bir put. Sirenlerin ark s n engin denizlere aç lmayanlar duyamazlard ki. o metruk hazineden el de memi mücevherler derliyordu. feylesofun mu. Vesayetten kurtulu du bu. dedi. direni ti. bir Feurbach'in. Unutmayal m ki karanl klar içinde bocalayan Avrupa'ya antik ça n en büyük dahisini. slamiyet Yun an ve Roma'dan dü ünceyi alm t . Hümanizm nedir. y n n m ? Hümanizm. besleyici unsurlar varl na katm . Hümanizm genç bir kavram.(1) Kelimenin iki ayr manas var : 1) Antikite hayranl . efendilik. Çölde do an slamiyet. Aç ktan aç a bir isyan de ildi üphesiz. "insanl kurtaracak tek k lavuz ilimdir". varabilece i en yüksek irtifaa yükseltmek yani gerçek insan. bati dillerini 1850'den sonra fethetmi . Goethe mi? Nietzsche'nin ideali insan-üstü idi. Geçen asr n dü ünce fatihleri Promete'yi bayrakla t r rlar. Allah'la kul aras nda herhangi bir arac da. Sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda. Aristo'yu slamlar tan tm t r. hürriyetti. Ne var ki slam Homeros da ilgilendirmemi tir. Antikite hem kendisiydi hem ba kas . "H ristiyan hümanizm i. kelime de il bukalemun: demokrasi gibi. be eriyi ilahile tirmi tir". slam yunan ve Latin sanat na niçin dönecekti? Ne dilde ne zevklerde ortakl k söz konusuydu. greko latin kültürü ile hiçbir zaman göbek ba lar n koparmam t . insana tabiat içinde istisnai bir de er vermekse. Diyorlar ki hümanizm. saltanat n n sars ld n anlayan kilisenin de bayra . iyi ama Promete'nin i rendi i tanr lar karanl k bir ça n kan dökücüsü. nefse hakimiyet. Kilisenin yasaklar ndan kurtulmak is teyen Orta Ça insan Eski Ça edebiyatlar na kaçt . habis. bir meçhulü aray t hümanizm. Fakat nas'lar n korkulu undan atlayarak putperest dünyan n iir ve dü ünce bahçelerine aç lmak yine de tehlikeliydi. Hac Bekta Veli'ler su kat lmam birer hü manist. tanr y yaratan insand r. Cah z (772 -870) için dünya iiri Yedi A k airleriyle ba lar. ne Rab ne ibad. bu haritadan ç kan ana mefhum: insano lunun de eridir". zenperest mabudlar de il mi? Hümanizm.Kilisenin abesleriyle bunalan serazad zekalardan kimi. man evi miras n yeni ba tan inceliyor. sosyalizm gibi. Mevlana'lar. (Grouset) Ya slamiyet? Hümanizm putperest sanata kar duyulan hayranl ksa Müslüman dünya böyle bir muhabbetten habersiz ya am t r. zincirlerini k rmak. kimi. Rönesans hümanistlerinin ça da hümanizm üzerinde etkisi nedir? ba ka bir deyi le. rü tünü ispat etmek. as r Avrupas için bir kaç . slamiyet tek gerçek hümanizmdir. çünkü H ristiyanl k. "Humanités" edeb. Kavramdan çok k l f. Yunan felsefesi Latin hukuk anlay ve judeo kretien teoloji ayn potaya döküldü. Ferdi cemaat içinde eritmeyen paganizm. horlanan haysiyetini kurtarmak zorundayd . diyor. "tabiatta tanr yoktur.

Toplumsal ilimlerin en kaypak ve anla lmas en zor kavramlar ndan biri kültürdür. Teknik anlamda kullan lmad zaman beraberinde getirdi i ça r mlar Picasso. Bu tan m n frans zcadaki kültür ile pek münasebeti yok ama anglo -sakson antropolog ve . Önce kelimenin kendisinden... moral de erlerin.."humanités" nin ta kendisi. yani millîdir. matematik kültürü.. diyor erif Mardin. "devr-i teceddüd üdebas n n yani elsine ve edebiyat-i atika tarafdar n n n mezhebi. sabr n yetecek mi? Kültür yabanc bir kelime. 200. Ergün Göze için. Kayna nda yakalayacaks n kelimeyi. fakat frans z kültürü. (Bu ke meke nereden geliyor. ça dan ça a de i ir.En dar ve en maddî manada. Kültür. edebiyat ve sanatla ilgilidir. as rda kullan lma a ba lam . yani beynelmileldir. (Türkçülü ün Esaslar ). Ömrün yetecek mi bu yolculu a. e er benur-i ilahi münevveri. Medeniyet sunidir. Eylül 1971 Kelime de maskelidir. smail Fenni. H SAR Dergisi Say 93. ama sevimli. tan yamazs n yoksa. Itrî veya Tagor de il? Bu garip takdimde uurlu bir Türk ayd n yerine bir amerikan misyoneri konu uyor. karanl k. kültürün vazgeçilmez art d r. (Vocabulaire technique et critique de la Philosophie. (1) emsettin Sami. muhakemesini geli tirmi insan n özelli i. Cazibesi biraz da müphemiyetinden geliyor.. Garp medeniyeti. Mozart. tek ba na XVIII. Beethoven. e er bezulmeti hesdi mu kayyedi.. almanca kultur civilisation kar l la langue philosophique. (Dictionnaire de Ne kadar çabuk eskiyor sözlükler. Ad n nas l türkçele tirsek: irfan desek olmaz. bir medeniyetin her millette ald hususi ekildir. al kanl klar n topuna birden kültür ad n verdiler. Ziya Gökalp'e göre Medeniyet.son a amas : makinele en insan". Kültür. nsan yaln z slamiyet te e ref-i mahlukatt r.be eriyete ibadet mezhebi" (Lügatçe-i felsefe) (yazarlar m za sorsak). Kültür denince daha çok zekân n. tiyatro. ingiliz kültürü.) Foulqué ise.38) Neden Picasso. Bilgi. tamamlay c bir isimle veya fiil olarak XVI.) C. Feyzi Hindi'nin me hur beyiti ile çerçeveledi i muhte em varl k: Haki. Bir yan yla balç k. "insaniyete muhabbet" diyor (Kamus-u fransevi). 199. S. imdi de bir mütercimi dinleyelim: Darwin'in akirdi olan ilk evrimciler.. ülkeden ülkeye de i ir kimli i. asr n sonl ar nda fethetmi bat dillerini. bir yan yla tanr . muhakemenin ve duyarl n niteli i akla gelir (D. Roustan) (Bu manada daha çok genel kültür tabiri kullan l r. insan gibi. tenkit kabiliyetini. Mozart ve Beethoven de Farabî. müteaddit milletlerin mü terek mal d r. B. fakat yeter art de ildir. Afrika'y kültür mabedinden ko an hasta bir Bat hayranl . Ar ..Daha genel olarak ve gündelik dilde: 1) Okumu ve bu sayede zevkini. Bu izm "dünyan n en namussuz sömürüsü olan burjuva sömürüsünü örtbas etmek için ileri sürülmü bir duman perdesi" Kemal Tahir'e göre.) d r. (Din ve deoloji S..) KÜLTÜR VE ÖTES Cemil MER Ç. 2) Bu özelli i sa layan e itim. Asya'y . Kemal Tahir hümanizm ile hümanitarizmi birbirine kar t rm t r. frans zcadak i kültürün almancas bildung diyor. "insan ruhunu metafizik kaynaklardan koparan ve bu sebeple insan vücuduna irca eden zavall bir sistem. uygun temrinlerle baz beden ve zihin melekelerinin geli tirilmesi (veya geli mi olmas ): Kültür fizik.Medeniyet. toplumun adeta üst-yap s n meydana getiren davran lar n. Oysa. yabanc . hars desek de il. Lalande anlamlar n öyle s ral yor: A. kültür tabi. ak n izleyeceksin.

"free jazz" "rock" la "pop"u taht ndan indirmek üzere. daha do rusu ku aktan ku a a aktar lan sosyal miras.sosyologlar n ço unca benimsenmi bir tarif bu. kimi tarihî. Kültür ileri bir toplum durumu. do rudan do ruya mass media'n n. kültür-sonras . Introduction a l'ethnologie. Kültür fikri. La Sociologie. Maziden gelen tüm s n rlar . tüm yap lar . bir olu um. e itim sistemleri. halka bir eyler bildi ini vehmettirmekte. "bir hayat anlama ve ya ama tarz . konformizm yaratmakta. her eyi unuttuktan sonra kalan" de il kültür. magazinlerin. kimi normatif. Avrupa'n n resmi veya gizli festivallerinde ba tac . anti-kültür. Kültürlerin özellikleri ve tarihleri Boas'dan sonra incelenme e ba lan r. Caseneuve et victoroff. kültür. nazenini son kostümü. Y n haberle meleriyle (mass media) u ra anlar bu meseleye yeni bir boyut kazand rmakta. kültürler üzerinde mi? Bu tart ma iki okula ay rd antropologlar : Malinowski'den ilham alan yap salc yahut yap salc -görevci e ilim. tüm de erleri yok etmek: kültür kavram n çatlatan bir davran bu. Zen yay c s Suzuki'yi itibardan dü ürüyor.9) Vuzuha kavu tunuz mu? Ara t rmalar m za devam edelim: Krober'le Kluckhohn koca bir kitap yazm lar bu kelime için: Culture. kültürden çok. "Ça da uygarl k" garip bir Sysiphos. Baz yazarlara göreyse. (Malinowski'nin fikirleri için bak: Culture in Encyclopedia of the social sicences. hip-kültür. can çeki en bir medeniyetin ölüm h r lt lar m ? Bâkir ve dilber bir dünyan n müjdeleri mi? Bilemiyoruz. insanl n topyekûn ilerleyi inde bir merhale. Kendini herkese kabul ettirmek iddias nda. Art k kazan lm bir bilgiler bütünü veya her eyi okuyup. MacLuhan' n yerini "teknoloji peygamberi" Fuller al yor. kültürle do a iki z t kavram. radyonun. Sosyologlar teknik ilerlemelerin sebeb oldu u büyük de i iklikleri de erlendirmekte de birle emiyorlar. Albert Schweitzer de ayn fikirde: kültür. Hayata bir ey eklemek istemiyor. tasavvurlar. Kültür. Bu ele avuca s mayan kavram n kimli ini. fert ki ili ini. tüketim toplumunun i ine yaramaktad r bu kültür. medeniyet ise barbarl n z dd . bitnik'ler hipi olmu . S. Bunlar. bu eserde oldu u gibi. hayat de i tirmek amac nda. Hareketin ak l hocalar bir y l geçmeden unutuluveriyor. teklif etti i veya zorla kabul ettirdi i modellerle. Zirveye t rmand ktan sonra. insan n bu amaca varmak için yaratt araçlara kültür araçlar veya daha genel olarak kültür de erleri diyebiliriz. yeni dünyaya ko uyorlar." (Arthaud) . her gün yeni bir macera ile sevgililerini hayretten hayrete sürükleyen bir nazenin. Çe itli yazarlar taram lar. kimi psikolojik. S. sineman n. Baz yazarlara göre. Bu tariflerin kimi tasvirî. 160 tarifini bulmu lar kültürün. devrimci-kültür var. bir tutum. kimi yap sal . son hüviyeti içinde yakalamak ümidi ile. kültürler aras ndaki al veri lerle u ra an ilk antropolog. Baz sosyologlara göre. Hatta bu sosyologlar. y n kültürü gibi bir tak m kavramlar üzerin de durmaktad rlar. Konusu arkaik toplumlar olan bu tart malar bir yana b rakal m. diyor Fisher. reklâm n eseri oldu unu iddia ettikleri halk kültürü. a critical review of concept and definitions. Amerika'dan gelen bu moda. hasretle bak yor ovaya ve kendini uçurumlar n cazibesine b rak yor. nas l biçimlendirdi ini ara t ran kültüralist mektep. kelimenin manas n öyle geni let tiler ki. Belli geleneklere de il. müesseseleri. -ferdin ruhî olgunla mas na hizmet ettikleri ölçüde . Franz Boas kültür alanlar yla. yani her birinin kendine özgü bir kültürü olan bölgelerle. Antropologlar birbirne dü üren bir anla mazl k da u: daha çok toplum yap lar -yani bir grubun içindeki ili kiler üzerinde mi durmal . yay n organ ve araçlar yla genelle en mitler. 621-645) Her kültürün. bütün üslûplara asî. yani oldukça ilkel bir kültür modelleri bütünüdür. nsan hayvandan ay ran ey kültür oldu una göre. Antropologlar bu arka-plandan kopmamakla beraber. (K sa bir özet için bak. 1970). her alanda ve her bak mdan kaydetti i geli melerin bütünü . cilt IV. zaman zaman toplum yerine kullan lmaktad r.insan n ve insanl n. A a yukar medeniyetin kendisi. (Kardiner -Preble. y n kültürü halk s n f n n ya ay ve dü ünü al kanl klar n yükseltmektedir. kimi jenetik veya yetersiz. ba lang çta insanl n umumî geli mesine ba l . bilhassa televizyonun. kültürlerden söz ediyorlar. Bir de bak yorlar ki. uyu turucu maddeler havarisi Tim Leary. kavramlar. daha do rusu kimliklerini belirtebildik mi? Hay r. Kültürün en yüksek merhaleye ula t ülkede. mutluluk hakk nda maddeci ve çocuksu imajlar telkin etmektedir. uurlu veya uursuz olarak. Y n kültürü. bütün geleneklere dü man.kültür yok art k: kar -kültür. Avrupal sosyologlar. Bunlar ahlakç veya filozof görü leri.

Onalt nc as rda da bütün bir nesil. en zinde medeniyetlerden biridir. kültürün kendi kendine sava aç bu. sömürgecilerin kendilerine vesayet hakk haz rlamak çin uydurduklar bir mahkûmiyet karar . kavimlerin târihinde böyle ç k ve ini merhaleleri oldu unu k abul ederler. havariler ikayetçi. insanl n yüzünü k zartacak zulümler icad ederler. Tabiat n d nda mtiyazl bîr yeri vard r. e itlik. Zirveye vard ktan sonra yükselecek ba ka irtifalar olmad için. cilt 1. ça tek ba na temsil et mek gibi abes bir iddiaya kalk mam t r. Dionysos'tur. u eser daha önemli. kötü de." (MacLuhan) " nsanl n korosu" olan istikbal. ister istemez alçalmakt . mur dar. bizim için bir «geri kalm l k»söz konusu de ildir. korkak. Ça da la mak. kime göre azgeli mi ? Tarih sahnesine ç kan büyük medeniyetler birbirine e it de erdedir. sürekliyi geçiciden nas l ay raca z? Eserin kendisi yok ki ortada. daha önce var olan bir dünyadan geldi i için kalle lik ediyor bize. kurulu düzene kar ayaklanm . yürüyü e devam etmek. Avrupal la t rmak m ? CEM L MER Ç.slâm dünya görü ü. Gelenek paramparça ama yerine geçecek bir de er de yok. Luther tezlerini hayk rd zaman otuz ya ndayd . Eleba lar. Jean Jacques Lebel. Daha do rusu say s z mahzurlar olan bir mecbûriyet -i elîme. H ristiyan dünyan n son ke fi. sürrealizm. lügat hazinemizden tardetmedikçe.slâm medeniyeti bu idealleri gerçekle tirdikten sonra. Daha ayd nl k. Türk . Zaten do unun ve bat n n bütün büyük târih felsefecileri medeniyetin. eski yasalar n ve ölçülerin y k l . en uzun ömürlü. Gerçi Avrupa da uurumuzu buland rmak için. yiyi kötüden. Vazge çilmez îcâblar adalet. Gerçek dergisi. Tanr 'n n bîr nusha-y üras d r. Türk. öteki daha de ersiz diyebilelim. drâkin tepe taklak edili i. Gençler için istikbâl ya anan and r. Eski bir ark n n akordsuz tekrar : dadaizm. Ça da medeniyet kendini inkâr eden bu isyan hamlelerini de bünyesine katabilecek mi? Baz yazarlar hareketi Reform'a benzetiyorlar. Ama hiçbir emperyalizm. (Kar la t rmak için bak Nadaud. en tan nm Edgar Morin'le. Medeniyetin tek öl çüsü vard r: insana verdi i de er. Türk . mâbed ta lar n müzelere aktar r. hürriyet ve müsamahad r. her mede niyet için mukadder olan bir çökü ve çözülü merhalesine ula m t r. Dürüst ve erkekçe bir kavgadan kaçan bu hayal hastalar n biolojileri ile ba ba a b rakal m. Bu habasetler insansever Marx'a latifeler ilham eder: «Do uda içtimaî de i iklikler ancak Avrupa'n n istilâs .Hayalin ak l. yarat lmas gereken ba ka bir realite özlemi. Demek ki. genç üniversitelilerdi diyor Goodman. Ama kimse anlam yor bu yeni kültürü. Bu devler veya cüceler ülkesinin bir çok Gulliver'leri var. babalarla çocuklar aras nda uçurum aç lm t . 'azgeli mi lik'. slâm -Türk medeniyeti. Bu habis kelimeyi. tabiî ütopyalar. "Kelime hazinemizde. De er yarg s belirtmiyor. dü ünce selâmetine ula amay z. Azgeli mi yalan . nsan haysiyetine büyük de er veren. hem bamba ka. sanayile mek iyi de olabilir. Bu itibarla mukaddestir. yâni daha ilmî bir s n fland r . As rl k hezimetlerin ö cünü almak için uydurulmu a benzeyen bu sefil kelime müsta riplerimiz taraf ndan hararetle benimsen di Neden azgeli mi .sanayile memi diye ikiye ay r yor. bu medeniyetler içinde en parlak. 11 Eylül 1970 L'autre culture) Avrupal la mak m . Melanchton yirmi. Hind'de kas rga gibi eser. nice laf zlar icad etmi . bu haysiyeti inanc n ve dü üncenin bütün belirtilerinde görmesini bilen bir idrâktir..slâm dünya görü ünde. bayramd r. c v k. Oysa tabandan gelen devrim. ça da dünyay . s cak. Evet. say 2 Bat dillerinde kar l olmayan bir mefhum. y n arzular n n vah ice doyurulu udur" (Lebel). Historie du surréalizme) Medeniyetin martt bu Amerikan veletleri için "kültür. niçin azgeli mi . (Konunun iyi bir özeti için bak Le Monde. dü üncemiz gibi. tezgâhlar söker. insan.. Rodinson. Bat 'n n abeslerine îtibar etmek bu alçal büsbütün h zland rd . arzuyu susturu . bir uyutma endüstrisi. deoloji ile teknik bu yeni ku aklara güvensizlik veriyor sadece. A ustos 1978. tecrübenin bilgi üzerindeki zaferi. henüz bir curcuna. sanayile mi . Hem ayn . Ütopyalar istiyorlar. Ke fedilmesi. Ah bu Avrupa! ngilizler dünyan n en büyük medeniyetlerinden birini yok ederler.

MODERNLE ME Asr m z n en büyük içtimaî limler Ansiklopedisi Modernisation'a ay rd oldukça uzun bir incelemeyi Marx' n yukar daki cümlesiyle ba lat r. Bu hüküm ça da dü ünceye Vico'nun arma an . Târihlerinden kopan bîr avuç a k n n omuzlad bir teslimiyet bayra .. Ama dünyan n gerî kalan bölgeleri söz konusu olunca kullan lan kelime Bat l la ma idi. Daha topyekûn bir tâbi e ihtiyaç vard . W. bu vetirenin ba l ca unsuru iktisâdi geli medir. Ansiklopediyi okuyal m: «Uzun süren sömürgecilik y llar . fazla dar. Lawsell (1965) do ru söylüyor: Böyle bir kazanca dönük davran a sâhib olmak için. sayg .. nas l bir gelenekleri bulunursa bulunsun amaçlar ndaki benzerli i tek kelimeyle belirtiyordu. uurlanan Do u bu kelimeden de tedirgin olunca. bat l sömürgeciler taraf ndan uydurulmu tur. Bat 'n n yükselme devrinde. Yazar Alman okuyucusunun dikkatini çekmek istiyor konuya. Bat dilleri yeni bir kelimeyle zenginle ti: Amerikanla ma. Kelime. daha do rusu de i tirebilir mi? Asya Asya'd r. Sana anlatt m. kendi hikâyendir.»diyor. Yerine yeni bir yalan bayrakla t r l r: Bat la ma. Almanya ise millî birli ini bile kuramam henüz. iktidar. yani Avrupa'y . gerek bütün modernle mi ülkelerin ister Sovyetler Birli i ve Japonya gibi do ulu ba ar daki benzerliklerini. refah. Sanayi nk lâb bütün ihti am ve sefâletiyle ferman ferma. Avrupa Avrupa. Vico'nun ve Auguste Comte'un: Her ülkenin târihi ayn istasyonlardan geçmek zorunda. Modernîsation. ngilizler ingilizle tirmek. Bir iflâs n ifadesidir Avrupal la ma. geleceklerinin imaj veya tasvirleri.. sonra mensub olduklar camiay .sayesinde gerçekle ebilir. Böylece iktisâdi geli menin tahlilini belli bir mihraka ba l yor ve modernisatîon'unun sosyal bir vetire olarak en anla l r tahlilini vurguluyordu. Demek ki. Çünkü her toplum ayn merhalelerden geçecektir. daha kucaklay c . bîr k t'a. Gaye. emperyalist rejimler aras nda millî men eleri bir yana büyük benzerlikler oldu unu gösterdi. nezleye . Frans z lar frans zla t rmak. Görülen benzerli in esas iktisâdi idi. Arthur Levîs'in söyleyi îyle nüfus ba na dü en gelirin art oldu u kanâatine var nca ileri do ru bir ad m at lm oldu. Toplumlar iktisadî ba ar lar n n bütünü göz önünde tutularak s n fland r l yor. sevgi. daha yumu ak bir tâbir ke fedilir: Avrupal la t rmak. imdi dü man ülkelere teklif edilen daha sonraki modellere göz atal m: "II.» Görüyoruz ki. fazla gu rur k r c bulunur. bir intihar karar d r. Bu ihtiyac r kar lamak için modernisation kelimesi uyduruldu.. «ça da uygarl n»temsilcileri ma lûblara önce kendilerini örnek gösteriyorlar. Hind'den söz edilirken ngîlizle iyor deniyordu. Sosyolog buna: «Azgeli mi ülkelere. sosyal bir çevre yarat r. Tanzîmât ntelijansiyas n n meçhulü olan bu mefhum sonralar bir bayrak olmu .. «Sanayi bak m ndan geli mi ülke. Harold D. Avrupa'l la ma'n n Avrupal lar'ca ne manâda kullan ld n a a da anlataca z. Yabanc la an ayd nlar m z. Modernisation. nüfus ba na gelir art n fiilî olarak gerçekle tiren bir çevre. Giderek bu mefhum da fazla sert. do ruluk. yoksa d müdahalelerin eseri mi? Yazar devam ediyor: «Emperyalizm ça nda. Azgeli mi . Hindiçin'den söz ederken Frans z la yor. Yar n sen de ngiltere gibi olacaks n.» AVRUPALILA MA (1) Avrupal la maya gelince. çok geli mi ne demek? Bu de i me kendili inden mi oluyor. anlatal m: ngiltere'de kapitalizm geli m i . Emperyalizmler kabza-i teshirine geçirdi i ülkeleri yok etmek için. Bu nki af nceleyen iktisatç lar. geli mi ülkelerin vas flar n kazand ran sosyal de i me süreci. Sanayi alan nda ise geri mi geri. Zîrâ verimin fiilî olarak artmas için yükselen ferdî geliri üretip tüketen insanlar n kendi üretici güçlerini art racak ve bu davran topluma yayacak kadar oyunun kaidelerini anlam ve benimsemi bulunmalar lâz md r. Ne var ki. eski dar deyimler kullan lmaz oldu. bir inkâr ç lg nl . ki ili i öldürmekti. eski bir ola y n (sayrûre) zaman m zdaki ad ym . gerekse modernle mekte olan toplumklar n nerede olurlarsa olsunlar. Portekizliler portekizlile tirmek pe indedir önceleri. sava sonras y llar bu daha geni tâbirin de lüzumundan fazla dar oldu unu isbat etti. kar la t r l yor ve de erlendiriliyordu: Tek sa lam ölçü buydu.. Bu basit ve lemsel tan m hem iktisâdi geli menin özlenen süreklili ini hem de bu süreklilik boyunca ba ar seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. diyor. sömürge halklar na sömürgecileri taraf ndan sunuluyordu. Sömürge halk na bu yanl hedefi telkin edenler kimler di? Müstevliler. modernisation sahneye ç kar l r.» Marx bu sözü niçin söylemi . azgeli mi ülkeye gelece in imaj n sunar sâdece. onlar kendilerine benzetmek isterler. ba l ca konular n n. aferin ngilizlere. H ristiyan korsanlar n istilâ s n rlar geni ledikçe bu tâbirler yetersiz gelmeye ba lar. Avrupal la maktan söz edilme e ba lan-d . yâni Hind'i ça da medeniyete ula t rmak çin bu s k nt lara katland lar»der. onlardaki direni i yok etmek. efen dilerine benzemekten ibaretti. beceri ve bilgi bütün sosyal de erlerin yeni ba tan düzenlenmesi ve yeni ba tan payla lmas na htiyaç vard r. bir medeniyet camias hüviyetini nas l de i ti rir. Dünya Sava Avrupa devletlerinin zay flay na ve Amerikan nüfuzunun yay l na ahid oldu. modernîsation. Daha müphem. Modernisation. istikbâlin büyük Hindistan' n yaratmak. Ça da la ma bir yana. bütün bu lâf zlar Avrupa'n n zâde-i mel'anetidir. Avrupa Amerikanla yordu. sosyal bîr de i me vetiresidir.»Demek ki sömürge halk için ideal (yâni bugünkü tâbirle modernisation).

bu imparatorlu un vârisi o an Greko Bzantin (330-1204) imparatorlu u. oysa Asya'da Bat medeniyetinin ferdiyetçilik. Afrika kültür ve medeniyetlerini istilâ etmesidir (Yazar. Protestanl n. olacakt r. maddî hattâ manevî kazançlar sa layacaklar na inand rmak. Asya hâkimiyetine kar ümitsiz bir sava a giri tiler. Amerika. ki k t'a aras ndaki hâkimiyet sava târih öncesine kadar uzan r. ne târihlerinden haberleri var. gerek târihî. Amerikan yerlileriyle Afrika zen cilerinin. tüccar n mallar . Afrika'n n kabîle kültür ve medeniyetleri imdiden Avrupa'n n bask s alt ndad r ve eninde sonunda Avrupa ferdiyetçili inin ve sanayiinin taarruzuyla yok edilecektir. Avrupa d ndaki k t'alar Avrupa ilimleri elde ederek. belli de il. iki as r sonra skender devrinde. Kendisini dinliyelim: O ça larda bile iki k t'a aras ndaki temel farklar aç kça belirmi bulunuyordu.Mukaddes'i. On be büyük sütun Europenisation maddesini hülâsa edelim.. Asya'n n ilk Avrupal la mas ta devrine rastlar. Ne mâhiyetlerinden. bu Avrupal la ma M s r. Bu Avrupal la t rma dönemi Dara ve Keyhusrev'in Avrasya imparatorluklar yla Aryen Greklerin Avrupa site devletleri aras ndaki sava larla sona erer. Daha sonraki Mo ol göçebelerinin taarruzu tesiri bak m n dan en uzun ömürlü olmas na. Young'a göre. Avrupal la t rman n Asya üzerindeki tesiri. Afrika kültür ve medeniyetleri üzerinde yapt tesirleri belirtmek için kullan l r. Bâbil. Cereyan (tide) Asyan n lehine dönüyordu. Yazar n bu ifâdesini ayd nlatma a çal al m: Avrupal la t rma..E. Di er taraftan Kuzey Afrika'yla berya Yar madas 'n n slâmiyet'ten gelen hamle gücüyle ve Arap fetihlerinin h z yla Sami kavimler taraf ndan Asyal la t r lmas Orta Ça da medeniyet tarihinin en esasl ak m n te kil et mi tir. içine geçme). Young'a göre. Lâtin ve Haçl seferlerinden do u Avrupa'da ve bat Asya'da kurulan devletler. daha âdil. militarizm'i ve mistisizm'i aras nda her zaman medd-ü cezir vard r. telkin yoluyla m . kabîle geleneklerini y k mak ve israf önlemek. Bâbil ve kuzey Hindistan'a yapt istilâlard r. pek önemli say lmaz. Daha do rusu durumun icâblar na göre her üç yoldan. Elen imparatorlu unu Dara mparatorlu unun s n rlar na kadar geni letilen ve bir dünya devleti idealini gerçekle tiren skender fetihleri Avrupa taarruzunun sonuncusu oldu. Asya hiç bir zaman böyle bir mecburiyetle kar kar ya gelmemi tir. Fransa'ya. olmaktad r. sana ink lâb n n yi ürünü olan belli sosyal sistemlerin nüfuz yolu ile Asya. Lâtin imparatorlu u (1261 -1453). ki k t'an n kaderi o ça lardan beri taayyün etmi . Berberilerin iki ktan bi rini seçmesi gerekiyordu: Avrupal la mak veya yok olmak. Roma'n n Asya imparatorlu u (189 M. Yeni Avrupal la t r man n zaman m zdaki devresinde Asya devletlerine ilk kabul ettirilen felsefî ve siyasî nazariyeler in Eflâtun ve Aristo'nun fikirlerinde Atîk ve Ege medeniyetlerinin müesseselerinden ilham almas tesadüf eseri de ildir sadece. misyonerin Kitab. Ki ilikleri billurla m . Bugünkü Avrupal la t rman n esaslar n . yani kapitalizmle slâmiyetin veya Bu dizmin kolektivizmi. Ve Avrupa hâkimiyetinde bir dü ü görülmeye ba lar. Bu itibarla dü manlar m z n. iktisadî bak mdan ferdiyetçi kapitalizm ve rekabet ülküsünü empoze etmek. gerek arkeolojik ara t rmalarla gün na ç kan vesikalarda görmek kabildir. siyasî bak mdan demokrasi fikrini. kuzeyden de Rusya yoluyla Balkanlara. E-330 M. güneyden Kuzey Afrika yoluyla spanya'ya. Bu içtimaî sistemlerin vas flar da unlar: Avrupal la t rma. ticarî zihniyet. istismarlar n gizlemek için uydurduklar bu yabanc kelimelerden ne anlad klar n aç klamak. özendirme yoluyla m . Pers ve Grek medeniyetlerine kadar sürer. daha girift. Yunan kültüründe bulabiliriz. s nâyile me. Do u'dan gelen Aryal ak nc lar ranla. Hind'i ele geçirirler. çal mam z n ilk fasl n te kil edecektir.S) bir taarruz ve müdafaadan ibarettir. Avrupa ile Asya aras ndaki merkezî köprü (yani stanbul) Bizansl lar taraf ndan ko rundu u için Asyal lar n Bat Dünyas na taarruzu. Araplar n. Bu dönemdeki Avrupal la t rma hamleleri eskilerine k yas la cans zd r. s zma. G. fakat daha az verimli ve ilerlemeye daha az elveri li kollektivist ve komünal medeniyetleri kontrol alt na almak. Bu nüfuz.. Bir kelimeyle Avrupa'n n ba l ca dâvas Asya'n n direncini k rmak. ve bu bölgenin Asya'ya kat lmas na sebep te kil etmesine ra men. Terbiye alan nda avrupal la t rma ise. Avrupa'n n zaferini gerek Tevrat' n kehânetler fasl gibi eski siyâsî eserlerde. modern Avrupa'da kurulan ve Rönesans n. onu kendine benzetmek ve gönlüne göre istismar etmektir. Bu ilk Avrupal la t rman n son dalgalar . gerek sonuçlan bak m n dan Amerika'lara ve Afrika'ya tesirinden çok farkl olmu tur. Nitekim geçen asr n Asya medeniyetlerinin ve sosyal sistemlerin esas lar na da o ça lardaki Asya imparatorluklar nda rastlamak kabil. Cyrus devrinde [549-529 M. skender fetihlerinin sonunda kurulan Helenistik devletlerden bile daha k sa ömürlü oldu. sava la m gerçekle tirilecek. yay lma. Avrupa'ya has içtimaî bütünlerin (sistem Asya.yakalan r gibi yakalanm onlara. Young diyor ki: Avrupal la ma sözü. hatta Salt k Denizi'ne kadar yönelmek zorunda kald . Amerika. O târihlerden sonra te ebbüs Asya'n n eline geçer. sanayide el tezgâh n n yerine fabrikay ve dökümhaneyi geçirmektir. komünizm'i. Bu dalga 732 de Charles Martel ve Franklar taraf ndan Tours'da durduruldu u zaman en yüksek noktas na varm . Aryal Grek ve Makedonyal lar n M s r. çünkü kuzey ve güney Amerika medeniyetleri Anglo-Sakson sömürgecili inin ve Lâtin ticarî nüfuzunun bask s yüzünden ayn ak betle kar kar yad rlar. En geni malûmat 1931'de yay mlanan çtimaî limler Aksiklopedisi'nde. idarecinin iyi niyetleri arac l yla. «permeation» kelimesini kullan yor: Nüfuz etm e.) Aryal Persler'in.

Sava ta hafif süvarilerin. Avrupa medeniyetini kolayca ve tahâlükle kabul etmi tir. sonra civar ülkelerle ve tum H ristiyan dünyas yla. as rda Portekizlilerin. biri kuzeyden. Katerina ve Pitt taraf ndan giri ilen te ebbüs . XVII. cânu gönülden benimsenecektir. yani bu kavimlerin hükümran birer devlet olmas na taraftar de ildi henüz. Avrupa n n da birbirine rakip milli devletler aras nda bölünü ü de Devleti Aliye nin çökü ünü geciktirdi. bando m z kan n kullan lmas Türklerden ö renilmi tir. Oysa as l metindeki mânâ avrupal la ma de il. Fransa. H ristiyan Dünya'da mezhep kavgalar . Asya'dakî Araplar' n. Dünya savas ndan sonra Frans z. a r topçula r n. nüfus art n bo altmak için sömürgeler de aram t r. Neden? Zira daha önce Avrupan n milliyetçili i sokulmu tu bu ülkeye. toplumlar n n Avrupa toplumlar ndan daha medenî olu uydu. Bu nizam n koruyucusu Osmanl lard . Slavlar. gayri-müslim teb'an n hâmisi olan Rusya taraf ndan takip edilmi ti. iç sava lar hüküm sürerken îslâmda dinî asabiyet ve içtimaî dayan ma vard . Çin'den al nan Asyaî bir kültür ve medeniyeti kendine yar d mc olarak bulmu tur. Orta Asya ve ran'a ve Altaylardan Mo olistan'a. Orta Asya'da Rusya içlerine kadar geni lettiler. Do uda Pasifik'e kadar yay lm bulunuyordu. Osmanl mparatorlu unu parçalamak için giri ilen her te ebbüs ba ar s zl a u rad XVIII. avrupal la mak veya avrupala t rmak.bulunu yordu. Asya'daki bölünme (tefrika] Bizans mparatorlu u nun çökü ünü geciktirmi tir. XVIII. Do u Avrupa ve Bat Asya'daki slam devleti emperyalizmin Avrupal la t rma te ebbüsüne kars nüfuz edilmez bir kaleydi. Osmanl nizam n incelemek için ngiltere'den stanbul'a bir heyet yollanm t . (Sobieski ve Polonyal lar) Bunun üzerine te ebbüs Avrupa'n n eline geçti ve Avrupal la t rma ça ba lad . bu iki yanl taarruz da gerileme e yüz tuttu. www. Bab. hocalar ve hamileri oldular. (Meydan Larousse kelimeyi avrupal la ma ile kar lam ve tarifi öyle çevirmi : Avrupal lar n fikirlerini ve davran lar n benimseme. as rda II. JAPONYA'NIN AVRUPALILA MASI : Japonya'n n beklenmedik ve a rt c Avrupal la mas ispat etti ki. Asya. Almanya. Böylece geçen asr n sonlar nda Devlet -i Aliye nasyonalizmin Asya içlerine yay lmas n önlemek için Av rupa diplomasisi taraf ndan sun'î olarak ayakta tutulmu tu. Bu arada. kendi teb'as yla aras bozuldu (Türkler. Osmanl adaletinin ba ar s n . Avrupal la ma onlara dolayl olarak ve demokratik yoldan Amerika taraf ndan telkin edilmi . Çin ise ngiltere. gerçi daha önce bu siyâset. XIX. Avrupal la t rma davas n n siyasi veçhesi olan « ark Meselesi» Avrupa n n modern ilmi dü ünceleri ve sosyal müesseseleriyle Orta Çag slam Devleti aras ndaki çat madan ibarettir (conflict). Japonya pek k sa bir zamanda (bir nesillik) yaln z Avrupal la m bir millet ol makla kalmam . Asya'n n idare tarz mâkul ve âdilâneydi. daha sonra Asya'n n merkezden Avrupa'ya do ru ilerleyi i 1683'de Viyana'da durduruldu. XVI. ngilizler. devlet-i Aliyyenin tebas olan çe itli kavimler taraf ndan bölü ülmesine. Bu te ebbüslerin hepsi de semeresiz kalm t r. Nitekim Bizans mparatorlu u da Asya'daki yenili e kars Avrupa n n eski medeniyetlerini koruma a çal m t . Avrupa n n Asya ya son taarruzunu kolayla t ran Osmanl devlet ricalinin tereddisi oldu Bu zümre fesada u rad önce. her derde deva diye sunduklar temsili hükümet ve ademi merkeziyetleriyle (provincal autonomy) imparatorlu a yeni bir nizam verme e kalkt lar.net Önce kelimenin mü taklar n tan yal m. Elizabeth devrinde bile. Stadford Canning'in yönetiminde. Napolyon devrinde Frans zlar. Sonra da güneye do ru. XIX. Rum lar. milliyetçilik icab diye sunulunca. Mançurya ve Vladivostok'a kadar ilerliyedursun. Avrupa'n n feodal sistemi ise buna k yasla ilkel ve in safs zd . ngiliz ve talyanlar n parçalama te ebbüslerine kadar. XIX ve XX. Asya'n n eski kültürlerini adetlerini ve kanunlar n sürdürmekteydiler. as rda Hollandal lar n yolundan giderek ticaret ve sömürge üslerine yerle iyorlard . emperyalistler taraf ndan giri ilen Avrupal la ma. stila yoluyla ba ar lmak istenilen bütün bu Avrupal la t rma hareketlerini düvel -i muazzaman n rakip emperyalizmleri köstekledi ve sonunda bu kavimler aras ndaki milliyetçili i akamete u ratt . Babiller'in kültür miras ndan daha çok faydalanm t . M s rl lar' n. di eri güneyden Asyay ku atan iki hareketle emperyalistik Avrupal la t rma sür'atle geli iyordu. Araplar Ermeniler). Avrupa devletleri. XVIII. Yüzy lda Frans z ve ngiliz deniz imparatorluklar . as r içinde ngilizler s n rlar n ran.CemilMeric.den tutun da. Türkler'in Avrupa' y atfetmelerine sebep. transkontinantal bir cephe boyunca Asya'n n belkemi i (dorsal ridge) arkas nda ve bu bölgeyi a arak. Avrupa ya ay na uydurmak. Çin Asya's na ta mak için Avrupa devletleriyle yar a girmi . Sonralar Birinci Dünya Sava na kadar Almanlar ayn i i ele alm lard r. Europeaniser yahut europeiser. Avrasya ve Avramerika devletleri aras nda ya l bir kemik gibi çeki me mevzuuydu. Afganistan.alinin patronlar . Yunanl lar' n. 1453'de stanbul dü tü. Japonlar. Not: Sitemizin ziyaretçilerinden Yunus Topuz'a bu makaleyi gönderdi i için te ekkür ediyoruz. Asyaî bir camialar toplulu uyken Büyük Petro taraf ndan Avrupal la t r lan Rusya mparatorlu u. Bu itibarla. Osmanl ülkesine yerle mek ve onu istismar etmek isteyen devletlerin birbirini kovalayan gayretleri ba ar ya ula amad . as rda Çar Nicholas' n I. adalar nda Avrupal la maya do rudan do ruya ve zorlama yoluyla mâruz kalmam lard r. sadece ticarî pazarlar pe inde ko mam . . as rlarda devam eden ve kendini târihe ve politikaya terakkî-i âlemin sürekli görünü ü olarak kabul ettiren Avrupal la t rma.

ça dan ça a de i mi . ezeli hakikatin yani slami dünya görü ünün yay c s d r.). halka gerçek ihtiyaçlar n sezdirmeli. Littrede de. daha sonra entellektüelin . daha do rusu toprak aristokrasisinin. Bat 'ya gecelim. «Entellektüel deyince hocalar gelir akla.Hisar Dergisi. Umumi ve mücerred vas flar. Uleman n ortak s fati hocal k. arih.rum kollara ayr ld : alperen. Fichte'ye göre. ve onlar nas l kars layaca n ö retmelidir.rum. zahlar daha cömert fakat içtimai buud'dan mahrum oldu u için müphem ve kifayetsiz: «zihni faaliyetlere kar büyük bir alaka duyan. Hristiyanl n zaferinden sonra dü ünce manast ra s nm ve Avrupa n n uuruolmu clerc.. Okuyal m: Intelijansiya entellektüeller bütünü. Devlet -i Aliye bu sütünlar üzerinde yükseldi. edib. Avrupa ya ay tarz n benimsemek. entellektüel olmayanlar n hükümleri ise daha do rudan do ruya. Manâs : Avrupa medeniyetine. Ansiklopediler de kamuslar gibi kekelemektedir. özelli i. bat insan n n uurunu temsil edenlere entellektüel (yahud intelijansiya) ad verilmis. Bu kifayetsiz tarifleri 1970'lerde yay mlanan Büyük Larousse'den al yoruz. soysuzla demek gibi bir taleb. Ekim 1975.. daha topyekün ihsaslara dayan r.) Europeisation: Avrupa tarz nda ekonomik veya politik bir organizm kurmak. Tarifi ülkeden ülkeye. baciyan. ezilenlerin ac lar na ortak olan ve as rlarca hakk n havarili ini yapan bir fazilet timsali degildir ki. diye ta n ml yor. her faaliyet bir parca zihnidir. Tekamül vahdet'de tenevvü de il midir? Abdalan .. Avrupal la t rmak veya Avrupal la mak: Davran veya mizaç bak m ndan Avrupal ya benzemek. Avrupa zihniyetine uydurmak. Bugünki hüviyetiyle geçen asr n sonlar nda beliren entellektüelin seçeresine bir göz atal m. Europeanisme de geçen as rda do an bir kelime: Avrupal mizac . Ama bu egitimin s n rlar ne? «Yar » okumu lar. hem Avrupal la ma. En vaz hlar Seligman' n yayimladi i «içtimai limler ansiklopedisi*. Homo faber'i (alet yapan insan). ahiyan. kendi kendilerini yeti tirenler de entellektüeldirler. entellektüeli isim olarak al yorlar. Bir devrin ve bir ümmetin vicdan d r hoca. Ayd n. Bir devletin ekono misini Avrupa iktisadî konjonktürüne göre ayarlamak. Hem Avrupal la t rma.).rum. ktidara geçen üçüncü s n f. Sonra müfti. XX. Ne var ki. ebedi ö renciler». Ama ona rahiple demek. Kelime Bat 'n n iktisat ve sosyoloji kamuslar na da al nmam AYDIN Cemil Meriç. Sonunda tek kelimeye hapsedilmis mefhum: entellektüel. Feodaliteyle beraber itibar n kaybetmi kelime. Say 142 Abdalan. pe in hükümlerin tahakkümünden kurtulam yor. Shelling gibi baz yazarlar entelleküelin yarat c olmas gerekti ini söylerler. Rahib. Bilgisi ile topluma hizmet etmeli. Ayd n ele avuca s mayan bir mefhum.» (Paul Robert) Zihni faaliyet ne demek? Ça da toplumda.. dervi . yüzy ldan itibaren bugünki manada kullanmad n söyler ama belli ba l kamuslarda böyle bir iddey do rulayacak kay tlara rastlamad k. bir hayalin kurban d r. Etimoloji uzmanlar (mesela Bloch) entellektüelin XVIII. (çünkü entellektueli ca lara ve ülkelere göre de erlendirmiyor. Larousse'da da ayn güdük kar l klar Entellektüel: zihni.rum. üniversite ve lise hocalar . Lügatler çorak ve k s r. Entellektüeller: hükümleri dü ünceye ve ilme dayananlar. imam n kaybeden bat . çtimai uurun bu çe itli temsilcilerini toplayan tek isim: ulema. Gerçi ahlaki ve estetik olgunluk da cok defa ayd n n vas flar aras ndadir ama kökleri ba kad r bu geli menin ve mutlaka bulunmas art de ildir entellektüelde.avrupal la t rmad r. muhakkik. Makalenin yazar Roberto Michels. Birtak m vas flar izafe ediyor entelleküele. Avrupan n. (Meydan Larousse: Avrupa'ya has vas flar hâiz iktisâdi ve siyasî bir te kilât kurulmas . bir rahibin vas flar na sahib olmal ve rahibin görevlerini benimsemelidir. Entellektüel belli bi r e itimden geçecek elbette. Daha eski bir sözlük (Larousse'un 17 cildlik ansiklopedik lügatinde Europeanisme'i tek millet olarak dü ünülen Avrupal lar n siyasî birli i. Ne gariptir ki Fichte'den (çok sonra Evet. Ayd n n içtimai görevleri yüklenmesini istemek cok yerinde bir dilek. fakih. müsannif. air. Sonra filozoflar kozalar na çekilmi ler.rum dörtkenin kenarlar . fikri.. filhakika sadece bilgi edinenlere entellektüel demek caiz de ildir ama entellektüelin mutlaka yarat c olmas da gerekmez. Webster sözlü ü (II. gaziya. Böyle bir te kilâta kat lmak. kad . manevi. diyor. ayd nlar na filozof demi . Paul Robert'in lügati biraz daha zengin: Europeaniser fiili 1830'larda kullan lma a ba lam . Görüyoruz ki.» Hangi rahib? Almanya'n n bu air filozofu. fikir hayat a r basan. Aron da ayn hataya dü üyor.. bask 1957) u izahat veriyor : Europeanize. Bununla beraber ayd n diplomayla tarif elmek yine de yanl . homo sapiens'den (dü ünen insan) ay rabilir miyiz? Doktorlar entellektül de il mi? Ayn vasf di çilerden esir eyecek miyiz? Ayd n kafa i çisi* olarak tan nan R. mün i. Europenisation bel kemi i olmayan seyyal bir tâbir. Müesseseler geli tikçe isimlerde de i ti. Asr n sözcükleri.» Bo lukta kalan bir tarif. yeter ki bilgilerini sindirmi olsunlar ve yapt klar i kafa faaliyetine dayans n.

Kapitalist isletme efi. Entellektüel temayüller yahud alakalar. yo unla r. zihni faaliyetin maddelle mi eserlerine muhtaçt r. 15 buyük sayfa tutan makalede u konular incelenmi : entellektüel tabakala ma. Bilgi sosyolojisinin tan nm temsilcilerinden biri olan yazar. entellektüellik herhangi bir meslek erbab na inhisar ettirilemez. entellektüel gelenek ve ictimai otorite. Bu. felsefi. teolojik faaliyetlerin maddele mi mahsulleri yaln z bu ihtiyac n (yani entellektüel kabiliyetlerin) eseri de de ildir. görevleri hakim s n f n istismar edilen s n flar üzerindeki bask s n gizlemek veya hakl göstermekti r. mali destek kaynaklar . Zihni faaliyetler neden müessesele ir? Müessesele ir çünkü kendilerinde güçlü ve yo un bir yarat l faaliyeti bulunmayan birçok kimseler. Ama ayd nlar i çi s n f hareketinin ba na geçerek proletaryan n müttefiki de olabilirler.bilgi kabiliyetleri. Bir k s m yazarlar ayd n ezeli degerlerin bekçisi olma a çag r rken. daha girift. Deklase olmad kça bu hayat tarz n sürdürür. Gercj ya ay seviyesi bak m ndan burjuvad r. her tarif ve izah yazar n temsil etti i ideolojinin damgas n ta maktad r. Da n k fakat çok fay-dal . Toplumun topyekun çal abilmesi için entelleküel eserlere ve müesseselere lüzüm vard r . ya ay ve dü ünü tarzlar i çilere de bula abilir. Bu içtimai tabaka nanemollal ve karars zl ile ayr l r i çi s n f ndan». bir uur. Shils'e gore. Entellektüel bir sermayedar deg ildir. daha mükemmel bir dünyan n kurulmas için aç lan sava ta hicbir disipline. gelenek ve yarati .toplumda oynad çe itli rolleri s ral yor. hekimler .. ro -mantizm. siyasi bir rol oynay . her çesit yazarlar.ahlaki ve de erlendirici bir temas kurmak ihtiyac nsan ruhuna kök salm bir ihtiyaçt r bu. Çal anlar n. mesle inin icab da olabilir. sosyal degi meler. zira ansiklopedinin yazar-lar daha cok Avrupal d rlar) 1935'lerdeki görü lerini belirtiyor. «Tu -tucu» lar n tahlillerinde ag r basan. Kilise-d -«ilerici»ler için ayd n hiçbir ideolojiye bagl olmamal d r. çal ma artlar farkl d r birbirinden. talyan iktisatc s Loria'ya göre entellektüel (yani airler. hizmetine daha az kar l k ödemek için entellektüellerin say s n art rmak ister. ayd nlar n. hakikatte onun ayr lmaz bir parças d r ama fertlerin hepsine a yn ölçüde da lmama t r. u veya bu toplulu a uzvi olarak ba l entellektüel bir tabakan n mevcudiyetini tayin eden içtimai 'münaseb etlerin bütünüdür. ayd nlar modern kapitalist toplumda ayr bir tabaka olarak vas fland ran ferdiyetcilikleri ve te kilatlanmadaki ehliyetsizlikleridir. yüksek kültürü yaratmak ve yaymak. ona yaln z iktisadi de il içtimai ve siyasi uur da verir: vazife uuru. Edward Shils. bir vicdan. Bu yüzden de dü ünce tarzlar nda az çok bir çat ma vard r. Bununla berabe ilmi. Zihni faaliyet en ilkel toplumlarda bile mevcuddur. edebi eserlerin (veya sanat eserlerinin) yarat l nda ve yay l nda ba l ca amildir. Fakat bütün insanlar toplumda entellektüel vazifesi görmez. düzen. üpheli müttefiklerdir. devrim. yalanlar n peçesini y rtan. yeni bir kültürün. Entellektüel de i en hadiseler kar s nda her an vaziyet almak zorundad r. 2) Lenin de Kautsky'nin tahlilini benimser: Kimse inkar edemez ki. Marxizmin bu konudaki izahlar n üç ba l k etraf nda toplamak kabil . Entellektüel davran n bu iki temel motivasyonu ayn insanda ve ayn eylemde birlece i gibi birbirinden ba ms z olarak da mevcud olabilir. kapitalizm'e dü mand r çünkü kapitalist. insan. Ama geli mi toplumlarda entellektüel roller daha ihtisasla m t r. beslenir. bunlar. K saca.. hususi de (mü ahhas hadiseler) umumi bir mana bulmak. Entellektuel. Bir k sm kurulu düzenin emrinde çoban köpe idir. hocalar) üretici olmayan bir i çidir. 1968'de bas lan «The international Encyclopedia of the Social Sciences* in entellektüeller maddesi daha karanl k. ayd n da. taleb örnekleri. Sosyalistlerin. bir k s m yazarlar ona içtimai kinleri körüklemesini tavsiye ediyorlar. daha adil. kuca nda do duklan zümreye insicam kazand r r. Bu ihtiyaç. Seligman' n yayimlad bu abide-kitap. filozoflar. iktisadi istihsal dünyas nda do an her içtimai zümre kendisiyle beraber. Komünistlere göre gerçek entellektüel. Ayd n n toplum içindeki yeri de müphem bir «ortas n fl l k». entellektüelleri öyle tan ml yor: Herhangi bir toplumda. renklerle. ama ayn zamanda eme inin mahsulünü hatta çok defa çal ma gücünü satmak zorundad r. Emekle sermaye aras ndaki çat man n bir ba ka nevii. yazar veya konu urken çevrelerindeki fertlerin ço una k yasla. Tutarl ve abjektiv bir biçim isteyen ifade . diye hayk ran ele avuca s gmaz bir zeka. Bunun icin sürekli bir isyan halindedi r. teolojik. geli tirmek ve bunu kelimelere. sanayi teknisyenini. ort ak kültürlerin gelistirilmesi.. ikt isat bilginini. tabiat ve kosmosun en genel ve en esasl taraflar yla ilmi. çok yerinde telkin ve tespitlerle örülmü bir ara t rma. Gerçek ayd n. hatta entellektüel yarat c l k. tabiat ve kosmos hakk nda umumi sembolleri ve mücerred referanslar daha s k kullanan kimselerin bütünü. entellektüellerin görevleri. Bir kelimeleyle proletaryayla ayd nlar aras nda iktisadi bir (çat ma yoktur ama hayattaki mevkileri. entellekt üel faaliyetlerin yönetimi. entellektüel hayat n müesseseleri. daha mücerred. Ayd nlarla i çiler aras ndaki çat sma fertlerle de il s n flarla ilgili.. (Bu çok zengin ve son derece girift arast rmay . gelenekler yani çe itli zihni faaliyetlerin kuça nda geli ti i içtimai çevrelerin ve müesseselerin kültürü ve manevi miras sayesinde belirir. Vazgeçilmez görevi: tenkid. Onlar için zihni ve cismani bir ihtiyaçt r. insano lu. . En mekanik faaliyet'de bile dü üncenin pay var. entellektüel görevler yapan insanlar aras nda kesafetçe farkl d r. . Kapitalizm taraf ndan istismar edilir ve toplum taraf ndan küçük görülür çok defa. felsefi. hayat n devrime adayan ve partinin emirlerini nass gibi kabul eden bir kafa i çisidir. Bu entellektüeller. Entellektü eli. izahlar daha «dünyevi» daha iktisadi. konumuzla do rudan do ruya ilgisi olmad için bütün olarak aktaramad k. ezilenlerin yan nda yer almal . dünyadaki bütün haks zl klara dur. yeni bir hukukun kurucusunu da yarat r. 1) Kautsky'e göre. Görülüyor ki. mücerred ve umumi. ilimcilik. Entellektüelin bu gibi sembolleri s k s k kullanmas ahsi bir temayülün eseri de. mihrakla r. ilmi. hiçbir ahsa esir olmadan dövü melidir. avukatlar. Amerikan intelijansiyas n n (bir manada Avrupa intelijansiyas n n da. i inin veya dü üncesinin mahiyetine gore tarif edemeyiz.. Yazar bunlara «ideolog ayd n* diyor. cemiyet. Bu manada bütün insanlar entellektüeldir. 3) En ayd l k tahlil Gramsci'ninki. milli ve milletleraras modeller. ekillerle ve seslerle ifa de etmek ihtiyac ndan do ar. en-tellektüeller de toplumun öteki tabakalar gibi herhangi bir tabakad r. popülizm. uzvi olarak bir veya bircok enteltektüel ta-bakay yarat r.) Entellektueli istihsal faaliyelinde oynad g ro le göre tarif edenler de var.

Hisar Dergisi 15 (133). Hülasa edelim. ark söyleyece ine bildiriler imzalayan bir a ustos bö ce i cok defa. Daha dogrusu. Bu gölge ayd nlar n ay r c va s flar kendi kendilerini küçümsemek.edebisinin tekâmülüne birkaç seneler mani olan Muallim Naci Muhatab avamd Naci nin (avam yani hristiyanla mam Türk insan ) Kendisi de.. geriye dönülemezdi art k. Hatta her ayd n hayat n n bel li merhalelerinde oldukça farkl dü üncelerin havarisidir. bütünüyle yüceltmek kadar yanl . Fecr -i Ati nin sevimli bir papa an . Avrupa. bu ak n intelijansyan n en tan nm temsilcileri. Türkiye de içtimai s n flar olmad ndan entellektüel de yoktur. müsta riplikdi. serke .avam n mucid ve müessisidir. dü ünce dünyas n her gün yeni ba tan yaratabilece ine inanand r. Hür dü üncenin olmad yerde intelijansiya da yoktur. Evet geçen asr n ayd nlar . her ikisi de birer ru eym. 9-11 Birer çocuktu Genç Osmanl lar yaramaz. Bunun içindir ki. Hazret-i Üstad taklid edebilmek hemen hemen gaye-i sanat telâkki edilme e ba lad . Entellektüel. Kanatlar yorgun. Entellektüel. dü ünemez çünkü kendileri dü ünemezler. Yeni Sanat .Edebiye .. kervana müsta ripler de kat ld . 346-350) . kalpleri yaral yurda döndüler.Kelimeye bu kavgac ki ili i kazand ran ayd nlar n Dreyfus davas vesilesiyle yayimlad klar beyanname (14 ocak 1898). Nesillerin gadrine u ram t Naci. Descartes'dan beri akl n ve idrakin cihan umullu unu anlad .Osmaniye. genç tecessüsümün zevkle tavaf etti i kaynak kitaplardan biri. dolaplarla edebiyatta me um bir tesir yaparak. ayn kanaatlar payla an mütecanis bir kitle de ildir. maziye ba l d r diye terter tepiniyordu. birer ümmmet. Abdülhak Hâmid tarz. s. Naci için bir özel say yay nlam .. ne deb-i dirin.kâh bedbin. Ocak. Genç Osmanl lar. ölümünden y llarca sonra söyle tan t yordu üstad : Eserlerinden ziyade ahs n n etraf na zaman n gençlerini toplayabilmek için çevirdi i hilelerle. Koca bir asr . Naci ye kar gösterilen bu büyük sevgi. çevresine yeni teklifler sunan bir intelijansiya do uyordu. Ama onlara Türk diyebilir miyiz acaba? Avrupa n n en sefil yazar eri ilmez bir zirvedir. Zaten halk Avrupa n n nefais-i asar n anlayamaz. ülkesi ve tarihiyle. Bir zelzelenin içindeydik. bu efendiler için. Avrupal bir hayvan. Edebiyat. Nerde o kahraman? AHMET M THAT-MUALL M NAC Cemil Meriç. fikri de. Meçhulü ar yorlard . Ama faziletleri ve günahlar yla Osmanl yd lar. Nerden ve nas l ba lanacakt ? Ça bir aray hummas içindedir. ya yeni bir dünya kurma a çal an bir içtimai s n f n yol göstericisidir. kitle-i cahiliyetin ruhundan münbais idi.Memnun oldum. ya zaman n öldürmü dü üncelerin aktar c s . Entellektüel. Gurbet kocatm t genç ahinleri gurbet ve tecrübeler. Çok yerinde bir hayranl k. Daha sonraki nesiller gibi yabanc la mam lard . ruhu da. Mefhumlar ve müesseselerle oynuyorlard . birer «öykünme» dir. birkaç haramzade evlâd na bakarak mahk m edem eyiz. Gazelleri hâlâ haf zamda. Melike Sultan a â k yedi gençtiler. Bir ça bütünüyle kötülemek. s n f . edebî bir ç lg nl kt ehabeddin Süleyman a göre (Tarih-i Edeb yat. Hakikatta Avrupay da Asyay da tan mazlar.Hamid edebiyat na kar bir aksülâmel . Ne kanun-u kadim kalm t . kitle -i avam n. Ya amak için yenile mek lâz md . . Ayd n ne mazisini bilir ne gelecek hakk nda ayd nl k tasavvurlar vard r.ulema parçalan yor. Entellektüel. Ayd n. Sonunda hepsi usland . Eskiden bir müstagribler kervan yd intelijansiyam z. ya Seyid Kutbun. 1975. meçhulü ve mutlak . kâh ünid dolu. lk defa olarak. Kemal. belli bir s n f n parças ve temsilcisidir. Ülkesi ile göbek ba n çoktan koparm t r.. L gat i mefhumlar dünyas nda ilk klavuzum olmu du. N aci benim de hocamd . stilâhat. Dü man s n flarla dövü erek geli ir ve olgunla r. Ortak farikalar . Ve bu garip bediiyat delisi. ba l ba na bir s n f de il. Türk dü ünemez bu efendilere göre. entellektüelin magara duvar na vuran gölgesi. En ciddileri ya Marx' n akirdidir. Köprüler at lm t .

iltifat beklemeyecek kimseden. Osmanl n n gururudur. mazmunlar hayidele mi . Ama Avrupa hayranl ça n bir bülend zekâs için oldu u gibi Avrupa da Bir Cevelan yazar için de bir teslimiyet de il bir bütünle me ihtiyac d r. iirin ir ad veazifesi yoktu Divan edebiyat nda. .Birer ç l k olmal yd terennümler. fedakâr. air rebab n k rmak ve kavgaya kar mak zorundad r. ne kinlerimiz. Bahçesinde görülmedik güller açacak. eyh Galib e göre. öyle ölümsüz ark lar bilirim ki. Stockholm de konu an. bahtiyar ça lar n sesiydi. demiyor mu?) air. bir medeniyetin sesidir. Bütün zakâlar ayn hedefe yönelmeliydi:ayd nlanmak ve ayd nlatm ak. Efendi de bir müsta ribdir. Elbette ki. bazen ar tan to ra a süzülen ahinlerin sevdas kadar ac . herhangi bir ferdin de il. sürüden ayr lan bir Be ir Fuad bile ça n n dar anlay na kar edeb o büyük kalp. bu tarif rfan m z n nüfuz edemedi i bir lü âzlar orman nday z. bizi a r aksülâmellere sürüklememeli. Öyle bir hengâmede. Kendi vücudunu lây k yla idareye muktedir de il iken kürrei zemini zaif kollariyle sürükleye sürükleye ba ka bir noktai feyze. Osmanl n n vakar . Hace -i evvel. Ama ç kmazlara sap p. te. Tanzimat Türkiye si . ötede haris ve hasis bir tilki uygarl k . Divan iiri. idrakinin pencereleri ard na kadar aç k adam. ferdi tahassürlerin lo p r lt lar na de il.Ne mukaddeslerimiz ayn d r. Bir yandan ya l ve yorgun bir medeniyet: dürüst. vakur. en güzel terennümler en ümidsizleri. yirmi y l tek m sra yazmam . tek air yeti tirmemi tir Fransa da. âir demek ehli dil demektir. Yaln z karanl a ve samimiyetsizli e dü man. nas l olmu da çok sevdi i damad yla anla amam ? zah edelim: tek ba na müdafaa Ondokuzuncu as r. bir felaketler ça . ki ayr dünyan n ilk uurlu temas yd bu.dü manl k. Nam k Kemal in te bihleri daha da karanl k.. ba kalar na bilhassa Ahmed Midhat a. Bir entelektüel hastal olan naz mperdazl â vedâ etmek zorundayd k. Midhat. Yeni airi air yapan çile. mant n çi ve keskin na susuz. Midhat. dâvan n emrine vermi kalemini. Ho me rebü mutedil demektir . Osmanl n n irfan . Bu ölüm kal m sava nda kalemler k l çla mal yd . aldana cakt . daha da seyyal: air nedir? Tabiat n en sevdal zamanlar ndaki hazin hazin tebessümlerinden yarat lm bir mahl k Tabiat her mahlukattan ziyade esir iken tabiat n fevk na ç kmak ister. Zaten ilham p narlar kurumu .selimi cihan yaratan n ilhamlar n aksettirir. dü man bir dünya ortas nda yapayaln z. Divan edebiyat n n son büyük temsilcilerinden birine soral m airi. dedikodu ifritiyle kar la mak da var. iir kendini tekrarlama a ba lam t . Onsekizinci as r. mü küllerini k l çla çözen nesillerin sesi. birer h çk r kt lar. Her kabiliyete hürmetkâr olan. Sarho ken söylenilmi e benzeyen bu garip nutku noktalayarak. Bütün yollarda arayacak hayal ahinini. Draper i hidayete dâvet eden ses. dâvan n yani nesrin. Yeni Sanatç lar . Cihan ümul bir tecüssüsdür. Yeni ehirli Avni Bey in cevab . Bazen kafes arkas ndaki bülbüller in enini kadar hazin. Milton. Naci yi bayrakla t r rken ba kalar na kar haks zl k ediyorlard .Ama bat c lar n anlay s zl Naci ye inhisar etmez ki. belâ (Mussetvari bir anlay o da. Devlet -i Aliyye nin bu ahane oyuna harcayarak zaman yoktu art k. cihan ümul ve cihangir. eytan n art klar yla geçinen erazili nas gönül vahiyine a ina olabilir mi? Ahlâki vas flar n a r bast öyle devam eder: âirli e suzü dert lâz m Enduhü belâ olur mülâz m Ruyi lebe etmeyip tenezzül Açs n çemeni görülmedik gül Her râhta eyleyip tekâpu ahini hayali ala ah Girdikte girivei hayale Çarp lmaya divi kîlü kale. Evet. Devlet -i Aliye. ba ka bir merkezi kemale götürmeye çal r : Ba aramay nca feryada ba lar. Bu u urlu daha do rusu uursuz--. küfrün her taarruzu kar s nda yalç n bir hisard r. airlerin tab .

Bu suale cevap verilmez. Hepimiz bir efsane söyleyip uykuya dal yoruz. ünlü mütefekkir ve edebiyat tarihçisi-ele tirmeni Cemil Meriç (1917-1987) ile yapt röportaj. Hayyam. "Hayat mezarlar n çözdü ü dola k bir yumakt r" diyordu. s. Bu.. bilir ancak onun içyüzünü/ Bir delikten ç karak bir deli e girmekteyiz/ Önü zulmet. Hüsamettin Aslan' n.. Bence. Onu. izninizle. .Aslan: Üstad m. hayat konusundaki görü lerinizi alarak ba lamak istiyorum." Bu sözlerin hiçbiri mutlak olarak ele al nmamal elbette. Midhat Efendi. imdi hat rlayamad m bir yerde "Hayat" der Levi Strauss. Bir airde mutlak hakikat aramak yanl . sonu zulmet. yani hayat . Zor sualler bunlar. Ankara 1986. meziyet ve zaaflar yla Pierre Larousse un (1817-1875) ikiz karde idir CEM L MER Ç SÖYLE Cemil Meriç Röportaj "Nesillerin Miras " Türkiye Kültür ve Sanat Y ll . "bir bunal mlar serisidir". Sokrat. H.586-594. air o hümad r ki iki âleme pinhan Bir cevvi Mükaddesde hafiyyuttayyarand r. Allah kat nda bir imtihan olarak niteleyenler de var. Buna mukabil öyle söyler Neyzen Tevfik: "Çözemez kimse bu dünya denilen kördü ümü/ Yaratan . Amma ki bu tarif olunan airi mahir Nadir bulunur cevheri nayab zamand r. bu marazi iir anlay na iltifat etmemek cesareti gösteren say l ayd nlardan biridir. Sizce nedir hayat n anlam ? Cemil Meriç: Hugo'nun bir sözünü not etmi tim. suale sualle cevap vermek.. sorular ma. tabiî ay klama kanunuyla aç klayanlar da. air sözü.. Hepimizin söyledi i bir efsane var. "Efsane söylediler uykuya dald lar" diyor. Münker Nekir sualleri gibi.mi im gündüzünü. hace -i evvel..Üstada göre: Bin safsata bir m sra bercesteye de mez ndimde esatir-i Felâtun hezeyand r. bütün dü üncelerinin . 1986. Türkiye Yazarlar Birli i Yay n ... lham var.

nanm yor musunuz ebediyete? Cemil Meriç: Ebediyet diye bir ey yok yeryüzünde. Durkheim' yani modern dü ünceyi tercih etti. Bütün öhretler yaland r! Ebediyeti öhret manas na kullan yorum. Ben dü ünceyi bir bütün olarak ele al r m. "Benim bir demon'um var. bazen bir im ek p r lt s gelir. oysa Gökalp bunal mlar n çözmek için intihara ba vurur. O. Sahtekârd r. ka da. meselenin ça r mlar beni Tanp nar'a götürüyor. ntihar kap y açm yor. Kimse verememi . O da Mavi Sakal' n K rk nc Odas 'n aç yor. Mesele bir tercih meselesi. Bu konuda bizi biraz ayd nlat r m s n z? Akl ma gelmi ken söyleyeyim. Gazali de ildir. sizin de ayn tercih problemiyle zaman zaman kar kar ya olabilece inizi dü ünüyorum. Belli anlarda do ar airin içine bunlar. Yukar daki m sralar böyle anlamal y z. gazetelerden ve insanlar n yüzlerinden" diyordu Ba kald ran nsan adl kitab nda. Napolyon mu. ster istemez intihar edecekti. Her devirde dalkavukluk yapm t r. Bu büyük meçhul beni ürküttü.Aslan: Kültürler. Marks m ? H. bilmiyorsun ki."(Bu Ülke. Ziya Gökalp.. nsan n fikrî ölçülerini de i tirmesi bence bu. im ek p r lt s geçti inde daha koyu bir karanl n içinde kal r insan. beni o konu turuyor" derdi. Peyami Safa'n n çekti i ruh çilesini çekmemi tir. benim bütün hayat m boyunca kendime sordu um sorular. Talat Pa a'ya ve ttihat Terakki'ye mesela. yani ebediyet. ayd nlat r insan . Mahiyeti meçhul bir korku. Gökalp minnac k bir adamd r. nsan ayd nland n zanneder. "Bu dünyada her eyden ölüm ak yor. Somutla t rarak anlatmak mümkün de il. ister istemez kar la aca m z bir sual i areti! Ziya Pa a'n n dedi i gibi "Halledemedi bu lügaz n s rr n / Bin kafile geçti ulemâdan. Asl nda bu sorular.Aslan: Ölümden korkar m s n z? Cemil Meriç: Aksini söyleyemem. 'Ölüm. H. Zavall çocuk. füzelâdan.182) diyorsunuz. genellikle içlerinde ya ad klar insanlar n bunal mlar n çözen kurumlar yaratm lar. Ziya Gökalp'le Gazali aras nda mahiyet fark var.demon'dan geldi ini söyler.. Yuvarlan rken t rnaklar n ka da geçirmek istiyorsun. Ben. slamiyet." Cemil Meriç: Ziya Gökalp. S k s k bu meseleyle ben de kar kar ya geldim ama korkak oldu um için intihar edemedim. insan n can n Rabbi'ne emanet etmesidir' diyor." H. Ölmeden onbe gün önce günlü ünde u soruyu soruyor kendisine: "Tanr 'ya inan yor muyum? Evet. Cemil Meriç: Ölüm.Aslan: Ölüm hakk nda ne dü ünüyorsunuz? Ölümün sizdeki tedaileri nedir? Benim akl ma Camus geliyor. Hiç bir zaman cevap veremedim. H. Burada öhret söz konusu. zaman zaman da kusar. Gazali böyle bir meseleyle kar la t nda tekkeye ko ar. Gökalp. Memleketten memlekete de i mez. ebediyet sümüklü böce in izleri kadar aldat c . Tarihin martt . syf. Herkesin bir demon'u var. duvarlardan.Aslan: Ebediyet neden sümüklü böce in izleri kadar aldat c olsun? "Senin türben kelimeler. Bat 'n n sofra art klar yla geçinen bir zatt r. onlar at t r r. Elindeki imkanlarla ba ka çaresi yoktu.

nan yorum da inanm yorum da. Tanp nar benden ayd nl k görüyor ve 'Evet' diyor. çatlam aynalarda seyreden ve bunun verdi i ac yla k vranan bir ayd n diyebilir miyiz sizin için? Arkas ndan sözkonusu parçalan n z n ülkemizle ilgili yanlar sökün ediyor. H. nsan bütündür. Bu problemde o kadar meçhul var ki. Camus'nun yapt da bu. bir masal anlatt k ça da lar m za ve geçip gidece iz. Zaman zaman inand m. Bu sorumlulu un idraki ba ka. Yön de bir taraf m benim. Halbuki ayd n olmak ba ka ey. bilemiyorum. Ayd n olman n insana yükledi i büyük sorumluluklar var.Aslan: Geçmi te sosyalist olman zla Yön aras nda bir ba kurulabilir mi? Cemil Meriç: Ben hiç bir zaman sosyalist olmad m. Bu soruya cevap vermi . kendini parçalanm . Ben daima intihar dü üncesi içinde ya ad m. laiklikle din. Bunlar kaypak kavramlar. uygulama imkan ba ka. sevebileceklerim(yani sosyalistler) dilsiz.Aslan: "Kimim ben?" diye soruyorsunuz günlü ünüzde kendinize ve insan kanser edecek . Tanr sorusuna cevap veremem." Nas l oluyor da hem Büyük Do u kadrosundan hem de Yön kadrosundan olabiliyorsunuz?Neden buna mecbur hissediyorsunuz kendinizi? Cemil Meriç: Bu kelimeleri tarif etmeden kullanmak hata. dilimi konu anlarla(yani sa c larla) konu acak lak rd m yok" -parantez içleri soruyu soran n. Cemalettin Efgani ile Ali eriati iç içe bu külliyatta. Noktalayaca z bir gün. Hayyam' n dedi i gibi. ntihar beni dâûss la gibi takip etmi tir. H. ya inanacaks n ya intihar edeceksin. Müslüman m.bir adamd . Bir parça eklekti im. Mesela dilimle Büyük Do u'ya mensubum. Evet derseniz biter.(1) Sisyphos Efsanesi'nde söyledi i gibi. Sol diyalogdan kaç yor.(2) Her ayd n bir parça eklektik olmak zorundad r. Eklektik bir dü ünür. Ancak ne kadar inan p inanmad m n cevab n mah er günü bilebilece im. Mesela R za Tevfik. Mesela Necip Faz l' severim ama Do an Avc o lu'nu sevmem. Akla fazla önem veri im. Yani idealizmle materyalizm. bn Haldun'la Marks.. Bunlar matematik birer realite de il ki. "Benim trajedim u birkaç sat rda."Sa okumuyor. ntihar tam bir hal çaresi oluyor o zaman. hayat bir curcuna oluyor. müslüman bir çevrede do dum. Bence zorlu ve çetin bir yürüyü bu. do u ile bat . H. Ben Türkiye'de gerçekten sosyalist olabilece ini sanm yorum. Tanp nar bahtiyar bir adamd . nançlar m n bir k sm yla da öyle. nsan çok meçhullü bir problemdir. H. nan p inanmad m bilemiyorum. E er Tanr olmazsa. Ama ne kadar inan yorum. Kim ne kadar inan r bilinmez. Cevdet Pa a'yla Weber..Aslan: Yön'le payla t klar n z? Cemil Meriç: Önce pozitivizm. Bilhassa materyalist hiç olmad m. Üçüncü bir hal çaresi yok. imdiyse intihar bile edemeyecek haldeyim. Tevfik Fikret zaman zaman bir anlamda Yön'cüdürler. nsanla ilgili hiç bir problem basit de il.Aslan: Cemil Meriç külliyat nda el at lmayan dü ünce devi yok gibi. Bo una ba r yorum. Belki ben ayd n olman n sorumlulu unu idrak ediyorum ama icaplar na ne kadar uyuyorum bilemem.

Çeli kileriniz son tahlilde normal olarak da kabul edilebilir. "Bat Felsefesi Tarihi"ndeydi. Onsekiz ya nda bir insan çarpar elbette. yani hem yalan hem do ru bunlar. Kitaplar n zdan birinde. Elimden gelse herkese okurdum bu yaz y . Bütün hayat m etkileyen bir tesiri olmam t r. görüyorsunuz. Cemil Meriç: Biraz fazla alt n çizmi im "Madde ve Kuvvet"in.inas davran beni ister istemez gericilerin kuca na de il. idealist veya materyalist olmalar bir ey de i tirmez. Belli bir ça da etkilemi tir beni. Okumakla olmak neden aynile sin? Bir dü ünceyi ö renmek ayn zamanda bir ya ama biçimini ö renmektir. Onun üzerinde tesirli oldu bu kitap. Do ru. slamiyet le ilgili olarak yazd n z hepsi birer manifesto niteli indeki yaz lar n z geliyor akl ma. Gökalp'in bir Delf kâhinine benzedi ini sizden ö rendiler. Bulû ça nda. "E er yüzde yüz tutarl ysa. Üzerinde resim var diye eve gelen kibritlerin resimli kapaklar n y rtard . Ancak. benim üzerimde de il. H.kaderleriyle aynile iyor. Yobaz en güzel taraflar m zla biziz. "Solun kadir na. "Yobaza dü manl k tarihe dü manl k. Benim ça da lar m. Ru en E ref'in 'Diyorlar ki' adl kitab n esas alarak yazd n z 'Diyorlar ki' ba l n ta yan yaz n z dü ünüyorum. okuduklar m z. Çeli ki bu. ilk defa rastlanan güzel bir kad n n insan üzerindeki etkisi bu. Russell. kelimeler hiç bir ey ifade etmiyor. San r m. Türkiye gibi Ortado u'nun göbe indeki bir ülkede." Bu tespit. bir anlamda ki ili inizi en çok etkileyen kitaplardan biri oldu unu söylüyorsunuz. Mesela Cumhuriyet'te . yan na itti" eklinde beyanlar n z var. ruh dünyas nda kötü akisler yapt . slamiyet'in size aç klamad ey neydi de bu kitaba dört elle sar ld n z? Kaderiniz bence.Aslan: Günlü ünüzde yazd klar n zla kitaplar n zda yer alan dü ünceler aras nda çeli kiler var. H. Ama babam için ayn eyi söyleyemem. "Bir dü ünce sistemi" der. Eserlerinizde bu türden yüzlerce ifade gösterebilirim. o ya ama biçimini icra etmek de il. biz. Hayat ma âmil de ildir." diyorsunuz. o dü ünce sistemi toptan tutars zd r ya da ilmî de ildir. Evlad m. kimlik bunal mlar n okuduklar kitaplarda çözümleyen binlerce insan n -sa c . Oysa günlü ünüzde. bir dü ünür için yukar daki cevab n z yeterli mi? Kimsiniz siz? Kimlik söz konusu oldu unda sorulacak bütün sorulara cevap verebilecek birdü ünür mü yoksa arafta bir yaln z m ? Cemil Meriç: Arafta bir yaln z m. Gericilik nedir. Büchner'in "Madde ve Kuvvet" adl kitab n n dü ünce dünyan z .Aslan: Umrandan Uygarl a adl kitab n zdaki müthi makalenizi. orada sözünü etti iniz Türk ayd nlar yla sizin aran zdaki fark nedir? Bu ülkede Peygamber'den 'Muhammed' diye söz etmiyor musunuz? Bir bat l n n konu ma veya yazma biçimi bu. Pratik hayatta kendilerini ya ayabilmek imkan n sa lam yor bize. sa nedir? Yeni Devir gazetesi hangi çizgidedir? Müslümanl k nedir ki böyle söylüyorsunuz? Cemil Meriç: Yeni Devir pek ciddi bir intiba b rakmam t r üzerimde.a rl ktaki bu soruyu öyle cevapland r yorsunuz: "Hayat n Türk irfan na adayan münzevi ve mütecessis bir fikir i çisi. Babama okuttum. Sözün geli i öyle yazm m. Peki ama hocam. solcu." Sene 1974. Babam hac yd ve mûtekit bir insand . Hemen arkas ndan. bu yamal bohçada.

Bir ey daha var: 'Umrandan Uygarl a'da(sf.. "Ben Müslüman sosyalistim" demi tiniz. Haber'e oldu u gibi inan l r. Umrandan Uygarl a adl kitab n z n 231-261. maddi gerçeklik vard . En masumlar . lmî namusumu az çok muhafaza etmi imdir. Tehlikeli. Önce eylem vard . Ortodoks marksizme ate püskürüyor yaz lar n z. Marks' . di er sosyalistler gibi.29) Müslüman sosyalizmi pek itibar görmüyor bugün Türkiye'de. erif Mardin'e kar savunabiliyorsunuz. yine de marksist dü ünceyle bir çok eyi payla yorsunuz. ihtiyar nazeninler gibi a r bir tuvaletle ç kar tarih kar s na. "Önce eylem vard " diyorsunuz. Proudhon'u. sf. Talleyrand do ru söylüyor galiba: Dilin görevi hakikati gizlemektir. Tehlikeli bu. Proudhon'u yazarken ya ad n z iç hazz geliyor akl ma. Çünkü hiç bir siyasi hareket içinde bulunmad m. sizce yaln zca bir dü ünme biçimi. Modern bilimin bu ilkeye dayand n kabul ediyorum. Halbuki hayat n kendisi daima yeniye müteveccihtir. Bu sözünüz bana gençli inizin Tar k Mümtaz' n hat rlat yor.366. slamiyet aç s ndan. Do ru. Ancak. en zeki adamlar ndan biridir."(Bu Ülke. Ama bu dü ünce biçimi. kitaplar n zda s kça vurgulad n z slamiyet sözkonusu oldu unda çeli kilerden birini do uruyor. Talleyrand bir politikac yd .yazmay tercih ederdim. Marks' n da hatalar vard r. çizgide de i meden kalan tek unsur dü ünme biçiminiz yani diyalektik yöntem. Gerici benim.197) Sizin otobiyografiniz için de geçerli mi ayn ey? Cemil Meriç: Benimki için geçerli de il. H. Sa 'a antipatim yok. Ortodoks olmayan marksist dü ünürler ise daima tam not al yor sizden. insan dü üncesine sayg d r. Ailem ve çocuklar m için de öyle. Dü ünen hiç bir insan tarafs z olamaz. dipnot). Benim yükselmek gibi bir amac m olmad .Aslan: Mülkiyet kar s ndaki tavr n z nedir? Daha önceki bir konu man zda. Bunlar n ba nda dü ünme biçiminiz var bence. K rk Ambar adl eserinizde. O da bir insand r ve hatalar vard r. Politikan n dili gizliliktir. çünkü vahyi d arda b rak yor. Ayr ca. evet.. Schumpeter ve di erleri. Merakl okuyucular.(3) Dü ünürken ve yazarken. Bilhassa polemik içinde ve dü manlar yla sava arak dü ünen bir adamd r. Bilginin kayna n n materyalist aç klamas bu. slamiyet. dövü ken. Talleyrand yükselmek istiyordu. Bilgi problemine bak aç n z marksizmden izler ta yor. Rodinson. bende de i meden kalan diyalektik de ildir. Marks'tan daha çok severim.Aslan: Marksizme yakla m n z oldukça farkl . Saint-Simon'u. Onun ' slamî Sosyalizme Do ru' adl bir risalesini okudu unuzu belirtiyorsunuz. Genç Cemil Meriç'ten olgun Cemil Meriç'e uzanan. Tarihin en namussuz. Ma aradakiler adl kitab n z n 391.Aslan: "Otobiyografileri hep üpheyle kar lar m. Marks da bn Haldun ve Farabi gibi büyük dü ünce adamlar ndan biridir. syf. H. H.(Bu Ülke.. Eskinin devam n ister sa . ha in bir adamd r Marks. Sert. sayfalar na bakabilirler. n a ise yorum demektir ve tart maya aç kt r. Musevi as ll d r ve bunun dü üncelerine büyük etkisi vard r. Dü ünen bir adamd r. Sa mezarl k bekçisi. bilimin nesnesi. Ben insan dü üncesini bn Haldun gibi ikiye ay r yorum: n a ve haber. ara t rma nesnesi maddedir. Cemil Meriç: Hay r. Be inci Bask . . yani hayat vard . mtiyazl bir mevkii yoktur.

Mülkiyet toplumundur.Aslan: Ama bugün bunun tam tersi ortaya ç k yor. ilham gelmesini beklermi yazarken. Bu konuda titizim. H. yaz l yor.Aslan: Cemil Meriç. bizden önce gelenlerin de. bütün hüviyetimdir. Cemil Meriç: Ben bu kutupla maya kar y m. Dikte ettirmenizden mi geliyor bu özellik? Cemil Meriç: Üslubum.Aslan: Yaz lar n z ba ka birine dikte ettiriyorsunuz.Cemil Meriç: Sosyalizm Türkiye'de ya amak için slamî bir veçheye bürünmek zorundad r.Aslan: Türk Sa ' na ve Türk Sol'una tavsiyeleriniz nelerdir? Cemil Meriç: Türkiye'de sol'un sa la mas . Mülkiyet daima tahdit edilmelidir. Yani herkes kendi zevki için tüketim yapamaz. Ben fark na varmadan bir etkisi olmu olabilir Frans zca'n n. deniyor. Siz nas l yazars n z? Cemil Meriç: Özel bir merasime tâbi de ildir. Kutupla ma yobazl kt r. H. Gurur darg nl klar ve benzeri eylerden do an ayr l klar.(4) slamiyet de sosyalizm gibi dü üncede bir devrimdir. Birbirlerine yakla mal d rlar.Aslan: iirin tornas ndan geçmi bir dü ünürün üslubu diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Y llarca iir yazd m. Yaz lar n zda konu ma cümleleri a rl kta. Frans zca'yla o kadar çok temas m oldu ki. do ru mu bu sizce? Cemil Meriç: Olabilir. Benli im. Türk nesrine Frans z sentaks n getirdi. dil konusundaki hassasiyetiniz de il mi? Cemil Meriç: Bir yazar olarak dili muhafaza etmeye çal r m. H. Konu uyorsunuz.. Topluma faydal oldu u sürece yararl d r.Aslan: Üslubunuz efendim? Cemil Meriç: Üslubum kendimdir. lham da beklemem. Hayat m n manas bu.Aslan: En belirgin özelliklerinizden biri. bizden sonra geleceklerin de hakk vard r. H. Sa la sol aras nda büyük bir fark yoktur. H. kendim yaz yorken de. Bir uuralt tesir. H.Aslan: Stendhal eline kalemi al r.. Yazd klar m kadar yaz biçimim de önemlidir. Mülkiyet konusunda Saint-Simon gibi dü ünüyorum. sa ' n solla mas gerekir. H. yani gözlerimin kapanmas ndan önce de . Onda. H. Edebiyata tercümeyle geçtim.

Halbuki. Salakt hazret. H. Delirdi zaten. " nsan n tanr olmad n n tek belgesi göbekalt d r" diyor bir yerde de.Aslan: Kad nlar bahsinde hayat n zdaki en büyük yeri i gal eden kad n kimdir efendim? Cemil Meriç: Ölenlerden kar m Fevziye. mükemmel bir anneydi.Aslan: "Bir kad nla yeme e mi ç k yorsunuz" der Nietsche. Vazife taksimi vard r. Diplomas nda Roosevelt ve Hasan Âli'nin imzalar var. iiri neden b rakt n z? Cemil Meriç: Sevdi im airler vard . "Sak n k rbac n z yan n za almay ihmal etmeyin. Ana mektebini ve Arnavutköy K z Koleji'ni birincilikle bitirmi tir. a k. geline evlenme teklif eder. Küçüklük duygusundan ileri geliyor onun bu özelli i. Hasan Âli Yücel döneminde ba ar l ö rencilerin diplomalar n Roosevelt imzalard . Kar m çok severim.böyleydi. Fevziye tam bir aile kad n . Onlardan daha büyük olamayaca m hissettim. K rk y l n üzerinde bir beraberli imiz oldu onunla. Hastal mda bana gösterdi i efkat emsalsizdir. Tam bir erkek de ildi çünkü tam bir insan de ildi. Erkek kad n e itli i yoktur.Aslan: Üstad m.Aslan: Kad nlara bak aç n z nedir? Cemil Meriç: Büyük bir sayg ve sonsuz bir sevgi. Dâhi bir salak. Fark nda olmad bir zaaf vard kad na. H. Kar m öldükten sonra onun yerini ancak Lamia Han m doldurabilirdi. Roma'y Roma yapan asil ve büyük kad nlardan biriydi. Naz m.Ebubekir soyundan geliyor. Hayat mdaki önemli varl klardan biri kad n.Aslan: Lamia Han m'dan sözeder misiniz? Cemil Meriç: Son derece sevdi im ve son derece sayd m müstesna bir insand r. H. sadakatiyle. P narba lar tutulmu tu." Cemil Meriç: Budala.Aslan: A ka inan yor musunuz? Cemil Meriç: Elbette. Sakin bir zevceydi. Çok mükemmel bir . Mente o ullar boyundand . Talihim benim. di eri kitap. ngilizce ö renimine dört ya nda ba lam t r. ya ayanlardan Lamia. H. Hayat m n en mükemmel arkada . Kad n vazifeleriyle üstündür. nsanlar aras ndaki yerini bulamam t r. Davet edildi i dü ünde. nsanlar aras ndaki biricik insani his. Hz. Necip Faz l. Kad n erkekten daha yüksektir bana göre. Talihsiz bir izdivaç yapt . Mükemmel bir hocad r. nsanl n yüzünü a artan bir fedakârl k. H. Kad n bahsinde hiç bir zaman tatmin olmam t r. H. Yahya Kemal. nesirde bana rakip olabilecek bir zirve yoktu. Sanm yorum. Daima rahmetle anar m. nsan insan yapan a kt r. Fedakârl yla. Son derece fedakârd r.

H. Herhalde Mo ollar'dan kalma bize. H. Ac lar insan ruhunu biliyor.Aslan: Büyük yazar olmak için sizin hayat çizginize benzer bir yolu katetmek gerekir mi? Cemil Meriç: Gerekir. H. Çünkü mesuliyet yoktur. H. H. Gerçek bir demokrat m.Aslan: Hangileri mesela? Cemil Meriç: u anda s ralayamam. Sevdi im insanla birlikte dinledi im müzi i severim. H. H. Ta ma suyla de irmen döndürüyoruz. Türkiye'de ayd n yoktur. Nesri iir haline getirmeye çal t m. Farketmez. Tanp nar' n ö rencisidir.Aslan: Ne tür müzikten ho lan yorsunuz? Cemil Meriç: Umumiyetle alaturkay severim. Sevdi im bir insanla dinlemeliyim müzi i.Aslan: K z n z efendim? Cemil Meriç: K z m mükemmel ve emsalsiz bir evlatt r. Talihim bu. bir ülkede" Cemil Meriç: Evet. En kötü yan m z müsamahakâr olamay m z. Bedbahtl k içinde bahtiyar m. Re at Nuri ile akrabad rlar. insan olamaz. . Liberal ve demokrat m.Aslan: Ayd nlar m z konusunda söyleyecekleriniz var m efendim? Cemil Meriç: Bu konuda söyleyece imi söyledim galiba. H. Türkülere özel bir zaaf m yok.ngilizce hocas d r Lamia.Aslan: Liberal terimini hürriyet anlam nda m kullan yorsunuz? Cemil Meriç: Evet.Aslan: Yaz lar n zdan birinde "Dü üncenin kuduz köpek gibi kovaland ya ad m zdan söz ediyorsunuz. Ama sevdi im türküler de var. ster otobüs müzi i olsun ister klasik. Ac çekmeyen.Aslan: iiri b rak n z n tarihini hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Acaba b rakt m m ? Söyleyemem ki bunu.Aslan: Sizin için demokrat diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Elbette evlad m. H.

annemin bendeki etkisidir. Benim soyad m asl nda Hocazâde'dir.H. H. Soyad Kanunu'yla de i tirildi. Bu yüzden biraz mar k büyümü üm.Aslan: "Her kitapta kendimizi okuruz. Bu soyad Haf z dris Efendi'den geliyor. kisi de insan. Lamia'n n yüzünden tekrar ba lad m.Aslan: Kitab kad na benzeten ba ka bir dü ünür hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Hat rlam yorum. kendimizle yatar z her kad nda" diyorsunuz. Babam n dedesi Dimetoka müftüsüydü. H. Ailenin ya ayan tek erkek evlad benim. bu binlerce insandan yaln zca birer tanesi birbiriyle kayna r ve anla r. Lüzumundan fazla hassas m.Aslan: Bir denemenizde kitaplar kad nlara benzetiyorsunuz. Be karde iz. Aynile irler. belli bir ölçü içinde kad nlara zaaf m var. H.Aslan: "Bana okudu unuz kitaplar n en güzelinin hangisi oldu unu soruyorsunuz. Bilhassa bulgur ve etle yap lan yemekleri. Çabuk k zar m. Kad n da insan kitap da insan. tekle ir. Babamla akrabayd lar. Bütün yemeklerini severim Lamia'n n. H. H. Sonra b rakt m. insanlar birle ir. Hassas bir kad nd . Bende de var ayn hassasiyet ve bu. Neden ba ka bir varl a de il de kad na? Cemil Meriç: Hayat mda iki önemli varl k var: Kad n ve kitap. En son olarak da hastalan nca b rakt m. Günde üç paket. Okumaya dü künüm. H.Aslan: Zaaflar m diyebilece iniz özellikleriniz neler efendim? Cemil Meriç: Çok. Her insan gibi. çabuk dar l r m. Kad n ve erke in bir araya gelmesinde. Her insanda binlerce insan vard r. söyleyeyim: Annemdir" der Abraham Lincoln. imdi içmiyorum. Annenizden hat r n zda kalanlar neler? Cemil Meriç: Muhterem bir han md annem. Neden kendimizle yatar z her kad nda? Cemil Meriç: Kad nla bir parça bize yak n oldu u ve bizi sevdi i için yatar z. çabuk sevinirim.Aslan: Sigarayla aran z nas l? Cemil Meriç: On yedi ya mdan bu yana sigara içerdim. lk mektebi bitirmi ti annem. . Ba tan a a zaaf m. Ümit'in pi irdiklerini de severim. Hayvanlar çiftle ir.Aslan: Sevdi iniz yemekler neler? Cemil Meriç: Lamia'n n pi irdi i yemeklerin hepsini severim. Yani bunlar teke irca edebiliriz. Çok zengin bir masal dünyas vard ve masallar anlat rd bana.

"Kültürden Irfana" olacak ad . Ancak "Hind Edebiyat "n çok severim. "Umrandan Uygarl a"n n tersi. 3. H.1960 y l nda bir otomobil kazas nda ölen Albert Camus'nun intihar etti ine inan l r...Aslan: Neden Fransa'da? Cemil Meriç: En çok Frans z kültürüyle temas halinde oldum. Onlar da çocu um. rfan biziz. Altm küsur y ld r Frans zca'yla u ra yorum.Aslan: Lamia Han m yüzünden? Cemil Meriç: O içiyordu çünkü. uyu abilir tezleri toplay p uyu amayanlar n bir yana b rakma e ilimini. Dü üncelerim tohum halinde "Bu Ülke"dedir. sizin söylemek istedi iniz bir ey var m ? Cemil Meriç: Her cevap noksan. Cevaplamak ay klamakt r. H. H. nsanlara verebilece im mesaj bu. ba ka bir yerde "O'nsuz bir sosyalizm hatta O'nsuz bir Bat dü üncesi .H.Aslan: Yeni bir çal man z var m ? Cemil Meriç: Evet. H. H. Lamia'yla O'nun memleketi olan am'a da gitmek isterdim mesela.Cemil Meriç. yeni kitab m bugünden geçmi e.Aslan: Kitaplar n za çocuklar n z hissiyle bakt n z oluyor mu? Cemil Meriç: Fazlas yla elbette. Bat 'dan Do u'ya gibi bir ey. Hayat m n bütün tecrübesi. Kafam n gönlümün çocuklar . nsanlar n severim. edebiyatta ise birbirine ayk r çe itleri ba da t ran geni s n rl zevki ifade eder. Yeni bir kitap haz rl yorum. Hakan Ula ' n notu: 1. 2. kültür Avrupa. "Umrandan Uygarl a". H.Eklektizm: Felsefede. Sonradan "Bir Dünyan n E i inde" ad yla bas ld .Aslan: Kitaplar n z aras nda tercih yapabilir misiniz? Cemil Meriç: Yapamam. "Bu Ülke"yi de severim.Aslan: u anda seyahat etme imkan n z olsayd hangi ülkede olmak isterdiniz? Cemil Meriç: Fransa'da. geçmi ten bugüne idi.Aslan: Benim sormad m.

Yaln z." Not: Yukar daki röportaj Cemil Meric Dü ünce platformuna ta yarak sizlerle payla mam z sa layan forum üyelerimizden Hakan Ula Bey e ükranlar m z sunuyoruz.. üstada göre.. Niçin k nanacakm m bundan dolay ? Mülkiyet h rs zl kt r!. Faiz bir sömürü arac d r. Bat n n bütün doktrinleri içinde slamiyet'e en yak n olan felsefedir. iradesini. Ne eme in. I te devrimlerin giri kap s . gerçek demokrasiyi bütün buutlar ile tan mak isteyenler kilisenin afarozuna u ram bu yavuz ve samimi yol göstericiyi tan mak zorundad r. Oysa Proudhon ayd nl a ko an her insan için de erli bir k lavuzdur. slamiyet de bir nomokrasi(kanun hâkimiyeti) dir. ki ili ini çekip alabilme gücünün ölümüne bir erk oldu unu ve bir insan köle haline getirmenin onu öldürmekten farks z oldu unu ispatlamak için uzun boylu konu maya ihtiyaç kalmaks z n anla l rd dü üncem. Proudhon'un temsil etti i anar izm. Proudhon.Pierre Joseph Proudhon için "Bir Facian n Hikâyesi" kitab nda da öyle yazar: "Proudhon ça m z n en büyük dü ünce adamlar ndan biri. slamiyet için vahiy yani ilâhi eriat. ne mülkle tirmenin ve ne de yasan n mülkiyeti yaratamayaca n . Ülkemizde sa . deseydim. insandan dü üncesini. Gerçek sosyalizmi. bu dürüst ve samimi insana kulaktan dü mand r.) . Peki ama: Mülkiyet nedir? sorusuna niye ayn ekilde. H rs zl kt r.... Kilisele en sosyalizmin hür tefekküre tahammülü yoktur.... yani bu ikinci sorunun asl nda birincinin de i ik bir biçiminden ba ka bir ey olmad n hemen anlatabilmekten emin olarak.. anar izm de. Türk Edebiyat Vakf Çar amba Sohbetleri Türk Edebiyat Dergisi (Türk Edebiyat Vakf ¶n n geleneksel olarak düzenledi i "Çar amba Sohbetleri" ne Ahmet Kabakl ¶n n davetlisi olarak kat lan Cemil Meriç¶in yapt konu ma ve di er kat l mc larla aras nda geçen sohbetler.. anar izm için nomos(kanun) mâ eri ak ld r. cevab n veremiyorum?.. Ülkemizde sol. emekten do mayan her kazanc mahkum eder... önyarg lar n kal n duvarlar arkas nda hep ayn teraneleri tekrarlar." 4..tasavvur edilemez" diye and -anar izmin babas say lan. dolay s yla da mülkiyetin nedensiz bir sonuç oldu unu iddia ediyorum."Mülkiyet Nedir?" kitab yla ünlenen Proudhon'un bu konudaki görü üne bakal m: "Kölecilik nedir? sorusuna cevap vermek durumunda kalsayd m ve tek kelimeyle: Cinayettir.

y llarca önce serefyab olmu . "Bu itibarla. ko tum geldim. Edebiyat insan dü üncesini. Mekteplerde okutuldu ve nesiller için bir üslûp hocas mahiyetini ta d . Çünkü Türk milleti heyecan duyan. Fénelon'un hikmet ve siyasetle dolu olan eseri veliahta siyaset ö retmek için kaleme al nm t ve hikâye sadece bir süsten. Bana bu kadar güzide bir mecliste sadece dinleyicilik dü erdi. Fakat Bat kar s ndaki susuzlu umuzu. Büyük âirler yeti tirmi iz. Nitekim senelerce eser. Yoksa Télémaque'in romanla hiçbir alâkas yoktu. serbestî halinde ya ayan bir ak nc lar toplulu u. bir cazibeden ibaretti. Fransa'dan yap lan ilk tercüme Yusuf Kâmil Pa a'n n Télémaque tercümesi.. Birçok kazançlar n yan nda birçok felâketler de mukadderdi. Efendim. Tehlikeli bir macerayd bu. naz m hücresi. Konu man n mahiyeti hakk nda da bir fikrim yoktu. Konu mam bir cesaret olacak. edebiyat bir bütün. Nesir. Her eyi kucaklayan bir sanat. dünyam z geni letmek istedik. Ahmet Kabakl : Esta furullah. idare sanat n ayd nlatan bir eser istiyordu. Kabul buyurursunuz ki bu kadar güzide bir mecliste hiçbir haz rl k yapmadan konu mak çetin bir imtihand r. nazm n yan nda bir parça daha fakir. Filhakika. Bu bir tesadüf eseri de il. "fâtihler. Bu imtihan sadece k ymetli dostumun arzusuna uymak için yerine getirmeye çal aca m. Bugün de bu te hisim bütün s cakl yla devam etmektedir. Cemil Meriç: Bu kadar nadide. Yani bir nevi Kelile ve Dimne. Edebiyat Vakf 'nda yap lacak bir konu man n edebiyata taalluk etmesi bence münasip olur. Kâmil Pa a insanla cemiyet aras ndaki münasebetlerin hududunu çizen. edebiyat saray önce iki hücrelik: Bir. insan duygular n en mükemmel ekilde ifade etme sanat . Tanzimat'tan sonra Bat 'yla temas ettik.Cemil Meriç: Efendim. Edebiyat kâ anesi. As rlardan beri naz m hücresi a z na kadar dolu. bir nesir hücresi. mütemadi bir co u halinde. bu kadar güzide bir toplulukla kar lanaca m ummam t m. . gaziler" toplulu udur. bir nevi siyasetname ar yordu.. "Bat n n manevi fetihlerinden faydalanma arzumuzu" isabetle ba latt k. dili ve muhtevas bak m ndan büyük ra bet gördü. gönlü olan. Bu itibarla en küçük bir haz rl a imkân bulmadan. muhterem Ahmet Kabakl Beyefendi'ye te ekkür ederim. Frenklerin tabiriyle "sanatlar n sanat . Yusuf Kâmil Pa a bu eseri müzeyyen üslûpla Türkçe'ye kazand rd . sadece gönlümden emir alarak huzurunuzda bulunuyorum. Ahmet Bey'in iltifatlar na da bilhassa te ekkür ederim. kabiliyetini ilk ke fedenlerden biri s fat yla iftihar duymu tum. Ferman buyurdular.

Ben öyle san yorum ki büyük fikir buhran m z n kaynaklar ndan biri de bu siyasî irfan eksikli idir. Nam k Kemal. Bir kelime ile günümüzün insan . Sezar' n Galya seferlerini tercüme ettirmi . Tanzimat devrinde tan mak istemi tik. Nam k Kemal ve Ziya Pa a da öyle. fakat onun romanc l geni tabakalar irfan bak m ndan zenginle tirmek gayesini güden.Efendim. Bizim dikkatimiz Bat 'n n sadece dikenlerine yapraklar na tak ld . Plutark' n birçok yaz lar n tercüme ettirip. . ahika idik. meçhul de ildi.. okumu tu. bir Tunuslu Hayreddin. Yani a açla me gul olmad k. Daha sonraki Osmanl padi ahlar da dünya tefekkürüne bigâne kalmam lard . Çünkü iirde biz büyük bir merhale idik. Osmanl kay ts z de ildi.. anar izm. Bu sebeple insanla cemiyet. Bat 'da da öyleydi. maceran n cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Tanzimat' n ba ar s zl yla birlikte son buldu. Fatih'in tecessüsü de fetihleri gibi cihan ümuldu. Montesquieu'nün Kanunlar n Ruhu adl eserine e ilir. hikâyenin imkânlar ndan faydalanarak kendini okutturmak isteyen bir te ebbüstü. Tanzimat devrinde Nam k Kemal de roman yazm . en büyük medeniyetini yaratan insanlar. bir insan yaratmak sanat yla u ra r. hikâyeye yani vakit geçirmeye dald k. Bat iirinin bize verece i bir ey yoktu. Haddizat nda Osmanl Bat l la mas diye bir ey yok. Tabiat yla bu. Bir kelime ile edebiyat o ça için sadece bir e lence de ildir. 1960'lardan sonra Türkiye'yi salg n bir hastal k gibi istilâ eden Marksizm. okumaya al t ran. Geni halk kitlelerine hitap eden. Balzac'a kadar Bat 'da roman ciddiye al nmaz. Emile'i Türkçe'ye kazand rmaya gayret eder. fikriyat n da fethetmek arzusunu duyuyorduk. Tanzimat devrinde Bat fethedilecek bir ülkedir. o ça n belli ba l mütefekkirleri tefekkürü bir bütün olarak ele al rlar. Rüzgâr n tesadüfen önümüze serpti i birkaç kuru yaprakla u ra t k. Bu. günümüzün en entelektüeli ark' de Garb' da tan mayan acayip bir mahluktur. Bu itibarla kültürü bütün olarak ele alan Osmanl cemiyeti siyasî kültüre de ehemmiyet vermi ti. Ziya Pa a. Küffar n topraklar n nas l fethetmi sek. Bir Cevdet Pa a. Birçok siyasetnameler elden ele dola yordu. Bat 'da kendi susuzlu unu giderecek eserler ar yordu. iktidar problemlerini konu alan kitaplar Osmanl tecessüsünü tahrik ediyordu. Daha çok romana. gibi izm'ler. Roman ise bir e lence unsuruydu. Osmanl fazla ciddi ve vakurdu. Osmanl 'n n Bat 'dan alaca herhangi bir edebiyat nevi yoktu. Osmanl lar elbette ki dünyan n en büyük idarecileri. Nitekim iki roman yazm t r: ntibah. Bu itibarla bak lar n bütün dünyaya çevirmi lerdi. Üçüncü Murat zaman nda Machiavelli'nin me hur Hükümdar' defalarca Türkçe'ye kazand r lm t . Rousseau'nun çtimaî Mukavele'sine e ilir. komünizm vs. Cezmi. Bat ya teslim olmak de ildir. Biz Bat 'y bütün olarak tan mad k. Ondan sonra Bat 'n n bu çe it eserleri kar s nda daha az tecessüs gösterdik. do rudan do ruya siyasî irfan m z n yoklu undan faydalanm lard r. Bütün dünya irfan na çevirmi lerdi. hiçbir ciddi mütefekkirin alâkas n çekmezdi. Ormanla hiç me gul olmad k. Bat y bütünüyle tan mak bilhassa tefekkür sahas ndaki fetihlerinden haberdar olmak arzusundayd . insanla devlet. Bu bo lu u doldurmak için elbette ki izm'lere ihtiyaç vard . Marksizm bütün sahte cazibesi ve sahte ilimcili iyle kafalar istilâ etti.

Biz Asya ile yani kendimizle me gul de iliz. hangi hakikatlere k tutmaktad r. bilhassa Servet-i Fünun devrinden itibaren unutulmu tur. Fakat bu son zamanlarda. Meselâ Machiavelli'ye atfedilen "gaye vas talar mübah k lar" sözü bile haf zalar m za yanl geçmi tir. "Bu gâvurun bize ö retece i bir ey yoktur" demi . Bu itibarla sadece kula m za üflenen formüllere ba l robotlar haline geli imiz siyasî kültürümüzün eksikli inden kaynaklanmaktad r. Fransa'da bir siyasî kültür. Bu söz bir cinayet fetvas d r ve Machiavelli'ye de il. dünyay da tan mak mecburiyetindedir insan. mülevvesat n . Çünkü dünyada yaln z ya am yoruz.. Elbette ki irfan. Machiavelli'den zaman m za kadar Avrupa'y i gal eden. Fakat Marks'tan evvel tan nmas gereken adamlar var. Kendini tan mak için çevreyi. adiliklerini alan. büyük ke ifler yapm bir insan toplulu udur. nas l yeti mi tir. Dü man olarak da tan mak mecburiyetindeyiz. Rönesans'tan beri tefekkürde büyük merhaleler alm . Biz kimiz. Gerçi ecdad m z. nas l bir tarihten geldik. insan sadece menfaatlerine esir bir robot. Asya ile Avrupa insan beyninin iki yar m küresidir. Do rudan do ruya ders olarak okutulur. insanla devlet aras ndaki münasebetleri dikkatlerine tevcih etmi lerdir. Hiçbir kitap haz rlanmam t r. Elbette Machievelli de Avrupal d r ve Avrupa'n n siyaseti ahlâktan ay ran. eserinin de eri nedir. tiraf ederim ki üniversitelerimizde de ciddi bir siyaset kürsüsü yoktur. M s rl Mehmet Ali Pa a Machiavelli'yi tercüme ettirmi . Yani Machiavelli nas l bir cemiyetin adam d r. Bu itibarla politikayla u ra acaklar. Fakat kendini tan mak formülü son derece kucaklay c bir formüldür. bir homo politikus olarak vas fland ran bir insan n mü ahedelerini billurla t r r. bunlar hiçbir zaman anlat lmam t r. elbette ki Marks' da tan mal d rlar. Fakat buna mukabil Bat 'y da tan mad k. Dü man veya dost Bat . adamlar na okutmu ve yirminci sayfaya kadar dayanabilmi . kendini tan makla ba lar. Fatih'ten itibaren daha do rusu Selçuklulardan itibaren dü ünceyi bir bütün olarak alm lar. fakat bu çeviriler ciddi bir bilgiyle ku at lmad için hakikî de eriyle tan nmam t r. Bütün büyük fikir adamlar . Nitekim rivayet edilir ki.Evvelâ insan dü üncesi bir bütündür. Bu ekilde tefekkür olmaz. dilimizi unuttuk. Ignagio de Loyola'a aittir. Bu söz Fransa'ya Avrupa'ya as rlarca tahakküm eden Cizvit tarikat n n kurucusu olan bir din adam na aittir. Asya'y tan madan Avrupa'y tan maya. adeta hastal klar n ithal eden bir kumpanya haline girdik. irfanla alâkam z kalmad . bütün büyük ara t r c lar talebelerin kültürüne malzeme olarak haz r ve aç kt r. Kendini tan mak dü man n da tan makt r. Avrupa insan n n saadet ve felâketine sebep olan tarihi vakalar bilmedi imiz gibi bu tarihi vakalar n semeresi olan nazariyeleri de bilmiyoruz. dost olarak da. Osmanl n n bir valisi bile Machiavelli'den çok daha iyi biliyordu insan ruhunu ve insan .. Avrupa'y tan madan Asya'y tan maya imkân yoktur. Tarihimizi unuttuk. Biz Avrupa'n n pisliklerini. Bu söz ona ait de ildir. büyük fetihlerde bulunmu . Meselâ Machiavelli. bir siyasî edebiyat dersi vardir. Gerçi Machiavelli defalarca çevrilmi . hangi kavgalar n neticesinde bu hale geldik. neyi temsil etmektedir.

bizi nas l istismar edece ini biliyor. edebi k ymeti olan kalabal k üzerinde büyük etki yapan. Tilki aslan tan maz. so uk dü ünceyi. Fakat ç plak olarak okutulmaz. Çünkü roman n konusu insand r. daha sonra Frans z ihtilâli. Fakat bugün politikaya at lan insanlar n elbette ki bütün politika üstatlar na ihtiyaçlar vard r. Roman sadece sinema gibi aylak tecessüsleri avlayan bir nevidir. Edebiyat m z n en fakir taraf siyasî edebiyatt r. Tilki ve Aslan Avrupa'n n bize göre üstünlü ü de fikre. Avrupal neden bahsetti ini biliyor. Ö renmedikçe. nas l bahsetti ini biliyor. kar s na ç kacak ilk mütefekkiri. Bu itibarla büyük idarecilerin ihtiyac yoktu.. ihtilâl hakk ndaki büyük tefsirler. geni kalabal klara seslenen bir edebiyat nevidir. Çok daha ciddi i lerle u ra an Türk slâm ayd nlar .cemiyetlerini. sosyoloji. psikanaliz i ler.. Çünkü Avrupal tilkidir. ilk izm'i yegâne reçete telâkki edecektir. Yorumlar yla beraber okutulur. dü ünceye neler getirdikleri de uzun uzad ya anlat l r. büyük tahliller okutulur. ihtilâli haz rlayan mütefekkirler. Bugün bir siyasetname. Nihayet birinci dünya sava ve sonras n n mütefekkirleri. Zaten Do u'da ve Bat 'da en büyük hazine olan Binbir Gece yetmi tir. Hiçbir temayül fark gözetilmeden. ilme verdi i de erden ileri gelmektedir. Memleketimizde bir siyasî edebiyat do mam t r. kendi dünyas ndaki fikirleri kaynaklar ndan ba layarak zaman na kadar geçirdi i bütün dönemeçler içinde bilir. Tarihimiz boyunca bu tezad ya ad k. slâmiyetin romana kar gösterdi i alâkas zl k sebepsiz de ildir. neyi temsil ettikleri. tarihin ak na istikamet veren kitaplar. kahramanl temsil ettik. Bütün samimiyetiyle tan m yor tabiî. onun bildi i eyler bizi esir etmek için kâfidir. Biz vefay . Halbuki yirminci asr n ba lar nda Fransa'da demin de belirtti im gibi bir siyasî edebiyat dersi vard r. romanla u ra mak ihtiyac n duymam lard r. Ayn cinsten insanlar birbirlerini tan r. Onun i tigal sahas . hikâyeler yetmi tir. Roman Roman ancak. O hileyi. Elbette ki geri toplumlarda büyük yeri olan fakat netice itibar yla ilerleyen bir toplumun itibar etmeyece i bir edebiyat nevidir. kendi ölçülerimiz içersinde biz de yapmak mecburiyetindeyiz. antropoloji i ler vs.. Do u'ya ait büyük siyaset eserleri hepimizin meçhulüdür. Yani bir Frans z. Edebiyat demek. bir Kelile ve Dimne. Bizde roman do may sebepsiz de ildir. Yani bir roman merak istilâ etti bizi. mektep kitab olarak okutulur. Fakat bizim de esir olmamam z için mutlaka ayn bilgilerle mücehhez olmam z gerekir. roman demek haline geldi. hangi artlar içinde do duklar . nsan tabiat n psikoloji i ler. so uk kanl dü ünceyi tan d . nsan ilimleri geli tikten sonra roman n sahas kalmam . muhtevas kalmam . . psikiyatri i ler. K ssalar. Evvelâ on alt nc as rdan ba layarak mutlakiyeti savunanlar. nsanlar tan yor ve tarihi tan yor. Halbuki edebiyat demek roman demek de ildir. Yani roman ölmektedir ve ölecektir. biz aslan z.. Sadece Avrupa'n n ikinci derecede müelliflerini ve ikinci derecede eserlerini ald k. Ayr ca roman yazmaya itibar etmemi lerdir. feragati. Bugün Marksizmin kazand budalaca itibar ve dü künlük do rudan do ruya bu bo lugun eseridir. Bu itibarla onlar n yapt n .

roman taht ndan indirmektedir. Masallarla oyalan yoruz ve ilmin ciddi sesi. Fakat bu kültür ciddi de ildir. "ben"in garip taraflar na tutulan bir aynad r.Roman buhranlar içinde ç rp nan bir ça a. deolojilerden kurtulman n tek çaresi ilmi tan mak. büyük fedakârl a ihtiyac olmad için odan za çekilip. Roman itibardad r. kahvenizi içer okursunuz. vakit öldürmeye yarayan birer parazit tür haline gelecektir. çat k çehresi ho umuza gitmemektedir. neyle me gul olacakt r? Çünkü ilim demek laboratuar demek. roman okumak ihtiyac ortadan kalkacakt r. Yani dünyan n tek dü ünce adam . Demek ki vaktiyle roman büyük hizmetler etmi tir. bulan kt r. Psikoloji geli tikten sonra roman n sahas kalm yor. psikolog da de ildir. Bu i te evvelâ Avrupa'n n yapt klar n bilmekle mükellefiz. Maalesef biz masal dinlemeye al m insanlar z. henüz ilimler geli medi i zamana mahsus bir edebî türdür. ilim demek kendine mahsus bir dil demek. nsanlar tekâmül ettikçe ciddi bir olgunluk devresine geldikçe. ilimler geli inceye kadar çok i yapm t r. m uhayyel ah slar ç kartmak. Çünkü mesele insan ruhunun karanl klar na k serpmektir. sigaran z yakar. Psikolojinin. insanla cemiyetin. çünkü cahiliz. Roman itibardad r çünkü mesuliyetimiz yoktur hepimiz mesuliyetten kaçar z. Romanla televizyon ve sinema aras nda büyük bir benzerlik vard r. ciddi de iliz. limler. Roman "ben"e tutulan. limler geli tikten sonra psikoloji bir ilim hüviyeti kazand ktan sonra roman neyi halledecek. Marks belli bir devirde belli bir cemiyetin belli meselelerine k tutmaya çal m bir fikir adam d r. Marks'tan önce çok daha büyük adamlar gelmi . onlar konu turmak mesuliyetten kaçmakt r. Siyaset. nsan tan mam z kolayla t rm t r. Bu itibarla siyaset ilmiyle yak ndan ilgilenmemiz ve ona edebiyat n bir dal olarak itibar etmemiz lüzumlu ve faydal olacakt r. Romanc tarihçi de ildir. nsanlar olgunla t kça romana itibar azalacakt r ve azalmaktad r. Bu üslubu psikoloji ve psikanaliz de gösterebilirse elbette ki roman n yerini alabilir. Dü üncelerimizi ba ka kahramanlara söyletmek. Elbette de eri vard r. deoloji ilmi de içine al r. Sadece üslubuyla kendini okutan bir edebiyat türüdür. . sosyolog da de ildir. Bu sayede kültür de edinebilirsiniz. Belki de yirmi birinci as rda romana hiçbir ihtiyaç kalmayacakt r. Marks'tan sonra da gelmi ve gelecektir. Marksizm bir ideolojidir. Siyasî Edebiyat Roman n d nda insan inceleyen bir ba ka ilim de siyaset ilmidir. siyaset ilmini tan makt r. fakat ilmin yan nda ba ka aldatmacalara da ba vurur. insan vicdan na e ilen bir yazard r. lim bu vazifeyi yapmaktad r. cemiyetlerin münasebetlerine ve insan ruhuna k tutan bir ilimdir. Bu yazar. Bunlar n hepsi bizi tecessüsümüzden yakalayan ve sadece vakit geçirmeye yarayan. Fakat bu mutlak de er de ildir. Roman tecessüsümüze hitap etti i için. Romanc sadece ilimlerin geli medi i bir ça da insan uuruna. tek siyasetçisi Marks de ildir. sosyoloji de yapmaktad r. oysa mutlak olarak politika ilminin getirece i a muhtac z. sedire uzanarak. sosyolojinin kayna nda roman vard r.

bizim slâmî bir politika ilmi kurmam z artt r. Hepsi mücessem ve hepsi yüksek. "Bu camii sizler yapamazs n z. neyi. ahlâkla münasebetleri nedir. tedbir alacak komple insan yeti tirmek meselesi çok mühimdir. büyük dü ünce adamlar n n tevazular da o ölçüde büyük oluyor. yenmek yenilmek aç s ndan ö rendi imizi ifade eder. senden daha iyisini yerine koyamam. Böyle bir insan n yeti mesi mühimdir. nas l bir çevrede do dular. radyodan verilen on alt nc asra ait bir musiki dikkatimizi çekti. ahlâk n d nda bir politika olur mu. siyaset ilmi çareler arama. Tarihçi kendisine "Bu camii kimler yapt ?" diye sormu . Tedbirleri alacak olan. Cahit Atasoy: Efendim." Yine Hamdullah Suphi Bey bir konferans nda anlatm t . Size lây k bir konu ma yapamad m. imdilik maruzat m bundan ibarettir. Bunun için de evvelâ mevcudu bilmekle mükellefiz. bir Fatih rastgele yeti mi de ildir. çoktan boynunu vurdururdum ama. tedbirler almak mânâs nda midir? Cemil Meriç: En geni mânâda insanlar idare etme sanat d r. Devletle fert aras ndaki münasebetleri en iyi ekilde yürütmek sanat d r. Kelile ve Dimne'den ba layarak kendi siyasî eserlerimizi birer birer ele al p nas l bir toplumda. pek tabiî. Bu yabanc sanatkâr n eser hakk ndaki kanaati öyleydi: "Muhte em bir üslûp. Bu bak mdan. Bat insan bugün insan ve cemiyet problemlerini son derece iyi bilmekte ve bu problemlere kar son derece uyan kt r." Bizim mimarîmiz. bir Yugoslav tarihçisine Süleymaniye Camiini gezdiriyormu . resmimiz zirveye yükselmi tir. ster istemez bu konularda metot olarak hocam z. Hemen arkas ndan ilâve etmi . Sizin ani kararlar n z kar s nda bir gün benim de boynum gidebilir. Meselâ Abdülhak inasi Hisar Bo aziçi Mehtaplar 'nda dert yanar: Tarihi. Bir gün bir yabanc yla arabada giderken. Efendim." Yavuz'un cevab öyle: "Bre mel'un. Frenklerin politika ilmine kar . Yavuz Selim'e bir gün veziriazam der ki: "Beni azat edin. Evvelâ Bat 'y tan maya. insand r. Bat olacakt r. aff n z dilerim. musikîmiz. Muhteval bir sohbeti bize lütfettiler." Yine. Halbuki bizim medeniyet tarihini bilmemiz gerekti ine i aret eder. Büyük devlet adamlar yeti tirmi iz. olmaz m ? Bütün bu meseleleri ayd nlatmal y z. sonra kendi siyasetnamelerimizi bilmeye. Cemil Atasoy: öyle bir ey akla geliyor. edebiyat m z. Onlar n büyük tecrübeleri. Ahmet Kabakl : Efendim. . nas l ifade ettiler. Onu yeti tiren bir anne vard r. Kendilerine müte ekkiriz. büyük ba ar lar vard r. tahliller yapmaya muhtac z.Bat 'ya kar kendimizi müdafaa etmek için mutlaka siyasî edebiyat kurulmas na muhtac z. ben seni çoktan azat ederdim. bunlar üzerinde dü ünmeye.

bir i gal gücüdür. Bir de kendi cemiyetimize bakt m zda aradaki fark görmü oluyoruz. dünyan n gelmi geçmi en büyük kimya âlimlerinden biri. O zamanlar kurulmu olan bir ziraî te kilât n ve Frans z barut komisyonunun âzas . iade-i itibar ettirir ve muhte em bir cenaze töreni tertip eder. Lavoisier (Lavuaziye). hocalar var. Be erî ilimlerin en mühimidir. ilim adamlar na aç k tutmaktad r. Lavoisier Ayhan Songar: Cahit Bey'in konu mas bana baz eyler hat rlatt . O ya ta o ba ta nas l birkaç dil bilmektedir? Bunu ifade etmek istiyordum efendim. metabolizma denen hadiseyi. insan diline. Ayr ca Cemil Meriç üstad m za bir noktada çok te ekkür ederim. Bugün de bilindi i gibi dünyan n her yan nda tütünü muhafaza için bu metot kullan l r. Be erî ilimleri sayarken psikiyatri üzerinde de durdular. bir tecrübeyi tamamlamak için iki gün mehil ister. Psikiyatriyi kuru bir t p dal zannedenler vard r.bir çevresi var. Daha sonra giyotinle ba kesilen Lavoisier için bir tarihçi unlar söylüyor. Ne yaz k ki kendi tarihçilerimizden baz lar da bu dü üncededirler. fakat böyle bir ba tekrar meydana getirmek için as rlar kâfi gelmeyecektir. Mensubu bulundu um meslek nam na da . Lavoisier bir metot bulmu tu. "Bu ba kesmek için. Kendisinin Paris'te laboratuar var. yanma hadisesinin bir oksidasyon oldu unu havada oksijen diye bir gaz n bulundu unu ke feden. Buras dünyadaki bütün ilim adamlar n n ziyaretgâh . Neticede idama mahkum edilen Lavoisier. Onu vefat ndan iki sene sonra g yaben muhakeme eder. Bir ufak tarih bilgisi arzetmekle zannediyorum baz mukayeselere imkân verece im: Frans z htilâli Lavoisier'nin kafas n kesmi tir. onlar nemlendiriyordu. Tarih tekerrürdür. Bu mukayeseyi yapabilmeniz için bunlar arzettim. Mahkemeyi kuran da ihtilâli yapan cumhuriyet idaresidir. Son derece de vatansever bir adam. Adeta Lavoisier'nin hat ras ndan ve Frans z milletinden özür diler. yani organizmada al nan besinlerin kullan lmas n ilk tetkik edenlerden ve bugün de geçerli birçok teorileri ortaya koyanlardan biri. Yine Lavoisier. Psikiyatri insan dü üncesine. bir an yetti. Frans z ihtilâlinde Lavoisier tevkif edilir. Tütünü satan kendi olmad na göre böyle bir suçlama yersizdi. Baz lar na göre Osmanl . Bu Lavoisier'nin mahkemesinde âzalardan Mara da bulunmaktayd . Kendi gayreti ve kazanc yla buray . Onu beraat ettirir. diyebilirim. tefekkürüne bir yerde müdahale eder ve onun patolojisini de tetkik eder." htilâlden iki sene sonra Fransa'da tekrar bir mahkeme kurulur. tham edildi i suç da u: Tütünü nemlendirip a rla t rma. Ahmet Kabakl : Bizim mütefekkirler aras nda da Süleymaniye'yi bizim yapmad m z eklindeki kanaat alm yürümü tür. htilâl mahkemesinin cevab udur: htilâlin âlimlere ihtiyac yok. Mara âlim olma merak ve iddias nda ama sadece nutuk atma merakl s . Tütünlerin k r lmas n önlemek için.

Roman da zaman m zda be eri ilimler geli meden hüviyetlerini kazanmadan önce hepsini kucakl yordu. istiklâllerini ald lar. böylece felsefeden koptular. Bugün ça m zda. sadece dili güzel kullanmak mümaresesini (maharetini) temin için dahi vazgeçilmez bir sanat eseridir. geni bir saha. Bu bak mdan roman ve sanat belli zümrelerin nazar nda itibars z hale getiren ideolojiye bula m olmas d r. di er be erî ilimlerin ilerlemi olmas ndan ziyade. hiçbir ey olmasa. 19. iirin de ancak ideolojik hedefler güdüyor ise. Bu itibarla ben. felsefe sadece papatyan n sap olarak kald . Tahir Kutsi Makal: De erli ilim adam m z say n Cemil Meriç'i iftiharla dinledik. ne de sosyoloji anla l yor. Necmettin Hac emino lu: Efendim. Cemil Meriç: Roman n garip bir kaderi var. resmin. u halde say n üstad m z sanat n ilerde ya amayaca n mi ifade etmek istiyorlar? Ahmet Kabakl : Roman var. ideolojik muhteva ta yor ise okundu u ve itibar edildi i aksi halde okunmad maalesef ac bir gerçektir. tiyatronun. ideolojik sebeplerle yaz lmasa. hedef de i tirmi tir. Yani bir papatyan n yapraklar n n kopu u gibi. ben de ayn konuyla ilgili olarak konu mak istiyorum. Yani felsefe. sosyal ilimler yüzünden be eri meseleleri ele almak vasf n kaybetse. . Siyaset tarihi. Bugün kendi cemiyetimizde.. tiyatroyu bir sanat eseri gibi incelemesi gereken talebeler. üstad m za be erî ilimlerin geli mesinden ziyade. antropolojinin. Fakat benim kanaatime göre kaybedi sebebi. edebiyat tarihi elbette yaz lacakt r. Bir tecrübe sahas yd . yine ayn as rda psikoloji istiklâllerini ald lar. fakat roman muhteva de i tirmi . Eski Yunan'da ilimler geli meden hepsi birden felsefenin içindeydi. Demek ki roman okuyucusu var. limler yava yava geli tiler. Roman. Nitekim günümüzde sadece roman n de il. Bugün felsefe denince. ne psikoloji. Ama roman n sanat oldu unu kabul etmek gerekmez mi? Psikolojinin. ideolojilerin ve politik çeki melerin bir f rt na gibi dünyaya hakim olmas ndan ileri gelmektedir.Say n Cemil'e bu mü ahedeleri bak m ndan ayr ca te ekkür ederim. stifade ettik. hürriyet sahas . dilin imkânlar n en güzel ekilde ortaya koymak. ideolojilerin istilâs yüzünden roman n hedef ve mahiyet de i tirdi ini arzetmek istiyorum. Bu konuda hocam z n görü lerini de alaca z elbette. Geli mi kapitalist ülkelerde romanlar insanlara ho vakit geçirtici vasf n devam ettirmektedir. tavsiye edilen romanda ideoloji varsa kap makta. fizi i de metafizi i de kucakl yordu. iiri.. as rda Auguste Comte'tan sonra sosyoloji. Ancak ben muhterem hocam z n roman konusundaki dü üncelerine i tirak edemeyece im. roman eski itibar n hakikaten kaybetmi tir. ideoloji yoksa alâka göstermemektedir. edebiyat fakültemizde roman . romanc k var. sosyolojinin konular na girmekle birlikte o güzeli aramaktad r.

sanat eseridir. hayat romana sokan Balzac't r. Macera nispeten çocuk kavimlerin. Sanat eseri. Yoksa roman n cemiyetlerde büyük hizmetler gördü ü. Bir toplumu çamurdan ve kandan rüyalar yla. Her türlü cesarete aç kt r. çocuklu kavimlerin fazla itibar ettikleri. Bu. Müsaade buyurursan z u nokta üzerinde durmak istiyorum. Osmanl toplumunu romanla t r yor. nsan n hareketlerini tayin eden saikler. felsefe gibi birçok ilimleri emzirdi i gerçe ini kabul etmiyor de ilim. Yani Balzac'la sosyoloji mü ahhas olarak ilim hüviyetini kazan r. Bir ilim adam ndan bekledi imiz ciddiyeti. Buyurdu unuz gibi roman roman yapan en belli ba l taraflar ndan biri üslûptur. lmî mahiyetin . Endi eleriniz son derece yerindedir. be eri ilimlerin büyük eserler vermedi i ülkelerde elbette roman ya ayacakt r. çünkü. Deneme ile roman aras nda tek fark birisinde bir maceran n olu udur. denemedir. nsanlar hikâye dinlemekten usanacaklard r. Roman roman yapan faktörlerin ba nda üslûp gelir. Romandan maceray ç kar rsan z bu fark ortadan kalkar. nsanlar söyleyeceklerini aç ktan aç a söyleyebilirler. Yani hikâyenin yerine ilim geçecektir. Yani cinnete de aç kt r. Bu yeme ihtiyaç yok. hem ihti am . akla da aç kt r. Romanda üslûp ne kadar aran l rsa. Bütünüyle mutlak kucaklamak kabiliyetinde. Roman büyük hürriyet veriyor yazara. Halbuki gerçekten olgunla an bir cemiyette roman. maddesiyle. be eri ilimlerin geli medi i. okuyucuyu tecessüsünden yakalad için. fazla yumuldu u yemdir. Çünkü deneme de üslûp endi esiyle kaleme al n r. yerini meselâ denemeye b rakabilir. konusu da belli de ildir. Sayfas da belli de ildir. Bu itibarla roman n muhte em bir hudutsuzlu u var. emperyalist bir edebiyat türüdür. roman n hem felâketi. Felsefenin ba na gelen ak bet. Roman oldu mu kar la m yor. hti am . Meselâ bir Kemal Tahir ç k yor. ihtiraslar. bence istikbalde ayn itibari göremez. Haddizat nda Fransa'da yeti en tek büyük sosyolog bence Balzac'd r. Büyük romanc lar n hepsi büyük üslûpkârlard r. mistik taraflar ve çirkin taraflar yla. ilimlere yard mc oldu u. Adeta sorumsuzluk fetvas veriyor. deneme olarak kaleme alsa birçok itirazlarla kar la r. denemede de o kadar aran l r. Fakat ben uzak bir istikbalden bahsederek.Edebiyat nevileri içersinde kanunu olmayan tek nevi romand r. heyecanlar bütünüyle psiko-sosyoloji romana girer. Kemal Tahir bu dü üncelerini yaz olarak. roman n ba na da gelecektir diye dü ünüyorum. Roman ve Deneme Roman n esasen hikâye k sm n atarsan z. Fakat be eri ilimler geli tikçe roman n muhtevas azalmaktad r. Fakat bu sanat eseri bir maceraya dayand için. Bir psikologun bir kitap yazarken ilmî haz rl klara ihtiyac vard r. katiyyeti romanc dan beklemiyoruz. meselâ Balzac bütün cemiyeti roman n konusu yapt . belki yar n ihtiyaç kalmayacakt r dedim. Yaln z u var: Bugün bizim gibi.

Bugünkü roman hakk nda böyle bir mahkumiyet karar m yok. üslûp s fat na bile lây k de ildir. Çünkü onun da s n rlar kat' olarak çizilmi de ildir. Vaizler kilisede romanlar aleyhinde konu tular.. meselâ 21. cinler. televizyon geçiyor. okunan tek ey olmas . Cervantes'ten daha önce fermanlar ç kar lm t . diyorum. Tabiî okuyucunun kültür seviyesini de dikkate almak lâz m. yaz lmas n kesinlikle yasak etti. Romanc elbette çok muhteremdir ve çok büyük i ler yapmaktad r. Peyami gibi kaç romanc var? Demek ki. Roman n hususiyeti. Roman n gösterdi i bütün cesareti deneme de gösterebilir.daha suland r lm sekli. Roman okunuyor. Denemeci. S hhatli bir toplumun romana ihtiyac yoktur. Roman manast rlara da girmi ti. denemedir. Bu sadece bir faraziyedir. Her yazar edebiyat çerçevesi içinde güzel yazmaya mecburdur. Bunlar hiçbir edebî de erleri olmamas na ra men bütün dünyay istilâ etmi ti. Sarlken romanlar n bas lmas n . Roman n yerine sinema geçiyor. endi eye sezad r. Yani Türkiye'de roman.. Yaln z yegâne edebiyat türü olmas . Ben roman n. sahih konu ma mecburiyetinde de ildir. bir parça tembelli e al t r yor insanlar . Bu eserde. edebiyat n ezelî konusudur. Kemal Tahir vak'alardaki cazibe yahut ideolojik sebeplerle okunmaktad r. bu kadar alelâde vakalar tecessüsümüzü tahrik ediyor. Romana gösterilen itibar bir yerde marazi bir itibard r. bir laboratuar adam kadar. insan belli vakalar içersinde göstermesidir. Saint Theresa gibi bir azize evvelâ övalye romanlar yazmakla ise ba lad . Elbette "güzel". Vaktiyle övalye romanlar vard . Bu belli vakalarla okuyucuyu sürüklemesidir. Yani deneme. deli dolu bir üslûptur. Roman n cemiyeti nas l tahakkümü alt na ald ortaya konmu tur. insandaki bu iptilan n köklerine inilmi tir. Ispanya'n n ve Avrupa'n n yeti tirdi i en büyük yazar olan Theresa bile roman yazmak zaaf ndan kendini kurtaramam t r. Roman okutan macerad r. Hayat n H ristiyanl a vakfeden. Roman n zaman zaman bir cemiyetin edebiyat g das haline gelmesi. Ben de çok okudum roman ve hâlâ okumaktay m. Don Ki ot bu romanlar n tenkidini yapmak için sahneye ç kar ld . belli bir zaman için roman n yerine oturabilir. kesin. Büyük romanc say lan Kemal Tahir'in de üslubu k r k dökük. Hele bizim gibi ilmin tad n ciddi olarak tatmam cemiyetlerde roman n ba araca çok i vard r. roman. as rda ayn itibari. edebiyat eseri oldu u için okunmuyor. Don Ki ot da bu iptilây önlemek için kaleme al nm t r. büyü. Deneme roman n bütün üslûp ustal klar n kendinde toplamak mecburiyetindedir. Yani Kemal Tahir bir üslûpkâr de ildir. Fakat Sarlken bir taraftan romanlar yasak ederken bir taraftan da gizli gizli roman okuyordu. Roman. roman oldu u için okunuyor. Devler. Sizin de buyurdu unuz gibi ya ideolojinin elindedir yahut sadece h rs z polis hikâyesi haline gelmi tir. Akla s mayan maceralar. alâkay görece ini tahmin etmiyorum. lim kitab hiç okunmaz. roman ça m z n büyük edebiyat türüdür. Deneme roman n yerine pekâla geçebilir. Darwin de böyleydi. Bir parça muhayyele al t r yor ve insan realiteden uzakla t r yor. Bütün büyük adamlarda roman okumaya kar bir alâka vard r. Bütün ciddiyetimize ra men hepimizin kültür temelinde romanlar n . hikâye insanlar n zaaf d r. deneme okunmuyor. Bu kadar münferit.

kalbi ve ruhu bir yana b rakan. Bu eser Farsça'ya. Fakat bizim gibi hikâye dinlemeye merakl . önce din vard r. K ymetli dostum Kutsi Bey'i tenzih ederim. Yani mükemmel insan vard r. idare edenler. Bu itibarla bizim siyasetnamelerimizle Bat n nkiler aras nda fark vard r. mü ahhas bir ekilde kaleme al nm . Siyasetnamelerden söz edilmi ti. Bat 'n n gayesi hiçbir zaman mukaddes olmam t r. Yani Bat . Fakat unu hemen kaydetmeliyim. Bizim. Biz Müslüman z. Acaba bu konuda Say n Cemil Meriç'in dü ünceleri nelerdir? Cemil Meriç: Han mefendi. Birisi mimarlar. ilk eski siyasetname Hz.oynad rol büyüktür. Türkçe'ye Hümayunname ismi alt nda tercüme edilmi tir. Bizde bütün siyasetnameler mükemmel insan nas l yeti tirilir. Eser okutmak gayesiyle san yorum. Bat 'dan çok daha evvel. Bat yla Do u aras nda ba l ca u fark var: Do uda hikmet-i ameliye ba l alt nda toplanan edebiyat nevileri çoktur ve hepsinin de temelinde ahlâk vard r. elbette mevzundur. Asya dü üncesinin tesiri alt nda geli mi tir. insan zaaflar yla ele alan kitaplard r. sa'dan bin y l önce yaz lm t r. Tabiî Hint'te bu yoktur. Kutadgu Bilig Nermin Pekin: Efendim. Romanc n n kocakar hikâyelerine yana mamas ve eserini hiçbir ideolojiye alet etmemesi elbette temenniye ayand r. Buyurdu unuz gibi Kutadgu Bilig de çok de erli bir kitapt r. harç gibi cans z bir malzemedir. Kum gibi. Machiavelli insan ikiye ay r r. Müslümanl kta önce ahlâk. çok okunmu tur. Hem de manzum olarak yaz lm t r. Arapça'ya defalarca tercüme edilmi (Kelile ve Dimne). Bat l lar n siyasetnamelerinden önce Kutadgu Bilig adl eserimiz var. Yani geni kalabal klar sadece tarihin malzemesidir. ciddiye s rt n çeviren bir toplulukta romanlar n çok fazla alâka görmesi de temenniye ayan de ildir. do rudan do ruya ilimdir. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Ama insan n mükemmelle mesi de il de nas l idare edilece i esast r. Yani sanat de ildir siyasetname. insan bir hekim so ukkanl l ile incelemeye çal an. di eri tarihin malzemesi. Mustafa Kafal : Kutadgu Bilig'deki hususiyetin ark için de ayr bir mümtaz yeri . Hint'te Kelile ve Dimne'nin ahlâk ç r lç plak bir ahlâkt r. sonra dünyaya boyun e dirmektir. slâmiyet vard r. Bu siyasetnameler so ukkanl . Ve Asya'n n siyasî dü üncesinin temeli olmu tur. Büyük romanc lar da öyle yap yorlar. normatiftir. Biz ahlâkl bir kavimiz. her türlü zarafetten mahrum sesidir. Yani Bat 'da siyasetname akl n çi . Bat n n siyasetnamelerinde böyle bir kay t yoktur. cemiyet nas l refaha kavu turulur gibi bir gayeye dayan r. ben biraz mevzuu de i tirece im. Bat 'n n gayesi evvelâ kendi insan na boyun e dirmek. Bizdeki Kutadgu Biligler.

slâm Türk dünyas nda apayr bir ruh var. Bizim dünyam zda bir ilim adam n n katledilmesi. Bat 'da büyük bir âbide meydana getirilir. Kitap okumak bana zor geliyor. Sanatkâr gönlüyle gelmi ve orada bir âbide meydana getirmi tir. Yani devlet anlat lmaktad r. Hedefi. hürriyeti rahatl kla görmek mümkündür. Valéry'nin politikay tarifi öyledir: "Politika insanlar kendilerini ilgilendiren meselelerle u ra maktan al koymak sanat d r.. Zaman m zda gazeteler bir ticaret meta halindedir. Yani bir aray de il. hakkaniyet de öyle. günün artlar sebebiyle kitaplara vakit ay ram yorum. Bu bak mdan. Hakikati belli ölçülerde kal plar içine dökerken ayn zamanda dü ünceye de yer veriyor." imdi böyle olunca. Despotluk asla yoktur. gazete. O nizam anlat lmaktad r. Türkiye'yi idare edecek olan nesillere daha kötü bir ekilde intikal edecek. saadet vard r. Dü ünen de il. Devlet oldu u zaman. Hegel. lim adamlar . Gazeteyle dergi aras nda bir fark yoktu. despotlukla. çok güzeldi. gazeteler de bir nevi endüstri müessesesidir. ça m z n insani alâkas parçalanan ve bir nevi afyonke haline getirilen insand r. Bu müessese kendi istedi i biçimde hakikati biçimlendirir. Halbuki Türk slâm dünyas nda bunlar idealize edilen eyler olmay p ya anan eylerdir. sanatta. yine ya anaca ndan eminim. Bütün bu de erleri. Sadece belli haberleri istenilen ekilde aktarmak. bir H ristiyan dünya. kat ve despot bir hava vard r. dergiler ve kitaplar aras ndaki münasebet hakk nda bilgi rica edece im. bir adalet mefhumu daima aranan eylerdir. Ancak gazetelere s nabiliyorum.. uyand rmak. Görebildi im kadar yla. Ayr ca Kutadgu Bilig'deki hususiyet de udur: dealize etmek yerine. Bat 'da. cemiyet hayat nda. Hak. bizden sonraki nesillere. ilimde muhtard r ve hürmet görürler. Her ne kadar bugünkü Türkçe'ye "Saadet Veren Bilgi" diye çevrilmi se de aranan saadet. Bütün bunlar elde edebilmek için bir mücadele vasat yarat lmaktad r. kland rmak de ildir. Bat ayr bir dünya. Onun yerine so uk. Kitle haberle me araçlar . Kutadgu Bilig'de aranan ey. nizam içinde bulunmaktad r. Tabiî bu durum. al kanl klar n n esiri haline getirmek ve mümkün oldu u kadar dü ündürmemek. idarede. Bu konuda bir makalesini okumu tum. gazete için "sabah duas " diyor. baz belli dü ünceleri kabule mecbur edilen bir insan.. ideal olan bir nizam n tespiti. telkin etmek. edebiyatta görmek mümkün. fazileti. meselâ bir hürriyet. Meselâ bir Süleymaniye'de samimiyeti. Üstad m za burada te ekkür etmek isterim.. televizyon s bir kültürü yaymakta ve ciddi kültüre kar duyulan alâkay da azaltmaktad r. Yaln z. ya anan bir eyin kaleme al n vard r. Ben ahsen zaman n. ark'ta ve Türk slâm dünyas nda ilim hürdür. Cemil Meriç: Efendim. O zamanlar gazete bir kültür ta y c s yd . onun hakk nda ferman verilmesi katiyyen söz konusu de ildir. Devlet. Gazete. okuyucuyu bir nevi medyum haline getirmek. Dergi ve Kitap Gültekin Sâmanoglu: Efendim ben Say n Cemil Meriç'ten gazeteler. orada çal an eme inin kar l n alm t r. Bat 'da eserlerde bir samimiyet bulamazs n z.vard r. ama kamç yla. de erli hocam z n bir sohbet yapmalar n rica edecektim. nizam getirecektir ve saadet öylece bulunacakt r. irfan gazeteye hapsettiniz mi haysiyetini . nizamd r. Zaman zaman kaybedilse dahi.

ancak belli bilgiler elde etmek için okunur. mutlaka dergilerine e ilmek mecburiyetindeyiz. dergiler kütüphanelerin en ciddi. Kitaba. bo altmak için eline kalemi al r. haberlerin hepsinin ömrü bir günlüktür.kaybeder. Dergiye gelince. Tefekkürün kalesidir. Ama çok sevdi imiz insanlar bu hareketin içindedirler. dergi daha geni soluklu. Bu hastal k. Birçok büyük adamlar n. Bu bak mdan gazetede romandan daha fazla tehlike mevcut. Yani gazete fanidir. Dergi daha geni imkânlar önümüze serer. Dergi bir memleketin fikir aynas d r. o bak mdan sürükleyicidir. Bu arada birkaç fikir adam n n oraya dü en yaz lar da ruhumuza sevinç vermektedir. Bir tak m mecburiyetler bir insan olmas gerekenden ba ka ekle sokmaktad r. en zinde malzemesidir. Gazete sigara gibi içilecek. Gündelik hayat n incir çekirde ini doldurmayan vakalar üzerine e ilmekle de erli vaktimizi öldüren bir mekanizma. yaz yazmak hastal . Gazeteleri kültürün ba l ca kayna telâkki etmek yanl t r. Böylece dolar. Gazete tefrikac l geli tikten sonra roman bütün dünyay istilâ etmi tir. her türlü dü ünceye aç kt r. Bir kültür adam d r. trajiktir fakat reeldir. Çünkü yirminci asr n bir mecburiyetidir bu. Fakat bunun d nda bir posad r gazete. limon gibi s k l p bitecektir. bizim için de onu gazetede okumak bir fedakârl kt r. Eline kalem alan. ster istemez bu harekete kat l rlar. Bu hazindir. irfan adam d r. Roman n geli mesinde gazetelerin rolü büyük olmu tur. Birçok insanlar kitap yazmak ve bast rmaktan mahrumdurlar. Ayn zamanda gazete bir hastal n da ta y c s oluyor. Çünkü gazetenin bir günlüktür ömrü. Haddizat nda roman da. Bu itibarla dergi gazeteyle kitap aras ndad r. Bu bak mdan. daha smokinli dü üncedir. kitaplar yay mlanm olan yazarlar n yaz lar n n bir k smi dergi sayfalar nda kalmaktad r. Gazete ciddi bir rehber ve güvenilir bir kaynak olmaktan uzakt r. gazeteleri didik didik eder. çok okur. daha geni imkânlar olan ve istikbale kalacak olan bir nesir vas tas d r. Kitap ise fikri . ndeks yapmak gibi bir tak m mükellefiyetler yükler yazara. Kitap ise daha çat k ka l . mutlaka yaz yazmak mecburiyetinde. Yazamazsa. F kralar n. donmam genç ve gerçek dü üncedir. Ne yapal m ki gazetede okumak mecburiyetinde kal yoruz. gazete de bir kaçma mekanizmas d r. Grafoman. Hiçbir ey yazamazsa. Bir memleketin irfan n tetkik etmek için. Dü üncenin gerçek ta y c s d r. Ahmet Kabakl için bir fedakârl kt r. A rl k merkezi belli dü üncelerin telkin edilmesidir. slogan yazma mecburiyetinde. Gürültüden ibarettir. Bu bilgiler de politikan n konusunu te kil ediyor. Çünkü Ahmet Kabakl gazeteci de ildir ve olamaz. Umumiyetle ça m zda en fazla yay lan hastal klardan biri de yaz yazmak hastal d r. ciddi kitaba ay rd m z zamanla gazetelere ay rd m z zaman aras nda yap lacak mukayese son derece aleyhimizdedir. Bir Ahmet Kabakl 'n n gazetede yaz yazmas . Ço umuz üç dört gazete birden okuruz. gider cami duvar na slogan yazar. Bu sloganperestli in kayna da grafomanidir.

hocalar yani ayd nlar terbiye etmek lâz m. Bunlar teslimiyet ve acz ifade eder. gibi tamam yla siyasî literatürle ba da t r labilecek baz deyimler s zm t r. Biz gelecek nesillerin iyi yeti mesi için evvelâ kendimizi iyi yeti tirmeliyiz. . buyurdu unuz gibi adeta afyon yutturularak y kanmalar n mü ahede etmemiz kar s nda bir tohumu nas l ekmemiz lâz m gelir. Türkiye siyasetin içine kendi insiyatifiyle de il adeta sürüklenerek girmi tir. Evvelâ biz ayd nlar n terbiye edilmesi lâz md r. "çirkefe ta atma sana da s çrar". Bütün bunlar n bilinmesi gerekiyor. sonra yap lan tahripleri önlemek. Buyurdu unuz gibi halk n aras nda "darb-i mesel" ad alt nda. Maksizm'e kar aç lacak cihat mutlaka ilme dayanmal d r.. Hele bu sene çocuk y l olmas münasebetiyle çocuklar m z n beyinlerinin. ters ideolojilerin körpe dima larda ye ermemeleri için. Bu konular n da i lenmesi lüzumuna inan yorum. Avrupa'n n tasallutuna kar kendimizi sa lam bir hisarla ku atmak mecburiyetindeyiz. Bilmiyorum. "bükemeyece in eli öp" vs. Marksizm'in yay lmas na sebep olan siyasî kültür bo lu unun doldurulmas için çocuklar n e itimine alfabeden ba lamak gerekti ine inan yorum. adeta afyon gibi yutturulan bir nevi slogan edebiyat . tarihimizi tan mak. Siyasî edebiyat n bo lu una varmadan önce bu noktalar n belirtilmesi gerekiyor. Bunlar kalabal dü ünmekten al koyar. Halk m z n aras na maalesef. "Suya sabuna dokunma" gibi sloganlar elbette bizim dünyam z n mahsulü de ildir. Biz nesilleri yeti tirece imiz gibi. Hepimizin siyaset literatürü son derece s d r.mumyala t r r. siyasî kültürün olgunla mas . Kendimizi tan mak. Marksizm'e kar en iyi ilâç yine izm'lerdir.. Bu uur ayd nlar kat nda gerçekle tikten sonra nesilleri uurland rmak daha kolayd r. arzedebildim mi? Siyasî Kültür ve Ayd nlar Cemal Ertek: Efendim. Bu itibarla yap lacak i büyüktür. kaditle tirir. Birçok sömürücünün. politika esnaf n n ekme ine ya sürer. Biz fildi i kulede de iliz. Ben bunlar siyasî folklor olarak isimlendiriyorum. Dü ünceyi bir bütün olarak almak ve izm'leri bu bütün içinde görmek mecburiyetindeyiz. "sana dokunmayan y lan bin ya as n". Bir nevi teslimiyet telkin eden bu sloganlarla mücadele etmek gerekir. kendimizi de kurtarmak mecburiyetindeyiz. Bildi imiz ölçüde muzaffer oluruz. nsanl k bu konuda nereye varm siyaset sahnesinde boy gösteren fikir adamlar neler bulmu lar. Evvelâ siyaset adamlar n . i i nereye getirmi ler. fakat politika ilmiyle alâkal de ildir. Evvela ayd nlar n uurlanmas lâz m. Hocam zdan bu konudaki dü üncelerini rica ediyorum. Maksizm'e kar ayn ilmi cihazla ç kmak mecburiyetindeyiz. Çünkü hepimizin bilgisi s d r. Evvelâ sunu kabul etmek lâz m: Tedbirin de terbiyeye ihtiyac vard r. Karanl kta dövü olmaz. Yani ayd nlar da kendileri olmal d rlar. ne gibi tedbirler almam z gerekir? Ayr ca ben siyasî edebiyat m z n da bir folkloru oldu una inan yorum. atalar m z n olmad halde. evet politikayla alâkal d r. Cemil Meriç: Çok mühim bir yaraya parmak bast n z. Polisiye tedbirlerle veya hüsnüniyetle yap lacak bir i de ildir bu. Bu itibarla ben siyasî edebiyat n mekteplerimizde okutulmas na taraftar m. izm'lerin.

kompleks bir hüviyete kar t bir ortamda gelmi . Bat c l k. olan tarzlar yla. kalem sahiplerinin ve cemiyetin meselesi. Türkiye'ye Bediüzzaman bu meselelerin alevlendi i. siyaset ilmidir. ortaya at lm . Cemil Meriç'le söyle i "Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür" Cogito. Mü terek bir dil.. k sa da olsa erhetmeniz talebiyle getirdim. Evvelâ kendimizi tan mal y z. Bunun da tek çaresi bilmek ve okumakt r. te bunlar n herbirinin kendine .Sordu unuz suali tam mânas yla cevapland racak durumda de ilim. Nesilleri ayd nlatacak olan. Kimse kimseyi anlam yor. Ayd n meselesi. say : 32. dilimiz yok. Sonra birçok alternatifler. Bu vas fta insanlar n genç nesilleri dü ünmesi imkâns z. aralar nda nüans ayr l Türkçülük. Osmanl c l k. slamc l k gibi. mü terek bir tefekkür dünyas yaratmal y z.. 2002 Safa Mürsel: Bugün ihtiyac ma ve cehaletime binaen sizin huzurunuza milliyetçilik meselesini. Milliyetçilik mevzuuna Bediüzzaman Hazretleri yer yer eserlerinde temas ediyor. 40 milyon Robinson halindeyiz. Bilmek. Evvelâ genç nesillerin yeti mesi bir devlet meselesidir. daima slâm' n büyük emridir.

menfaatleri ayn birtak m kavimler peydahlanm t r.has. do rudan do ruya bat dan ithal edilen bir mefhumdur. ayn memleketin insanlar . her an birbirleriyle kavga etmi ler. muharebedir. milliyetçilik görü lerini kendi anlay Cemil Meriç. Kurey kabilesi vb. Fakat belli bir süreden sonra bütün insanl k Osmanl idaresi alt nda tek kalp. bütün müesseseleri ekillendirmeye matuf görü leri. Avrupa'n n farikas daha önce de söyledi im gibi kavgad r. Gerçi zaman zaman Araplar. . Bu insanlann aras nda hiçbir fark yoktur. Avrupa bu vahdeti hiçbir zaman gerçekle tirememi . Bu H ristiyanl k ciddi bir vahdet unsuru olamam . Burada kan. Barbar istilalar ndan sonra Avrupa'da dilleri ayn.: Millet mefhumu. kayna mam lar. Yaln z birbirleriyle de il. Me rutiyet döneminde veya Cumhuriyet'ten hemen sonra slam dü üncesiyle ba da t ramad içinde s n fland rm . Üstat II. Darü'l-iman diye. vahdaniyyete inanan. kafatas gibi mefhumlar hiçbir ey ifade etmezler. renk. Darü'l-iman hidayete eren. hatt zat nda unsuriyet hissini kolay kolay kaybetmemi ler. Gerçi H ristiyand r bunlar. Misaka dahiloldu u andan itibaren her insan bütün teali imkanlanna ayn derecede sahiptir. slamiyet'i kabul etmi insanlann ülkesidir. ayn kavmin insanlar da birbirleriyle kavga etmi . nazariyeleri olmu . slamiyet bütün insaniyete amildir ve biliyorsunuz ki k talar ikiye bölmü tür: Darü'l-Harp. gibi birtak m gruplar üstünlükler pe inde ko mu lar. tek vicdan halinde birle mi tir.

Fakat burada. Osmanl 'da hiçbir eye dayanmaz. kuca m z açm z. Ruslar . Milliyetin hiçbir kökü yoktur. Milliyet. s n f hakimiyetini kurmu ve bizi yok etmek için te ebbüslere giri mi . Ortodoks kilisesine ba l Rumlar . kitap sahibi milletleri korumu uz ve üç k tada hükümran olmu uz. iktisadi fetihler yapm . slam'a kar Haçl seferlerinde hep beraber çarp m lar. kendi aralar ndaki rekabet de büyük rol oynam t r. Bu parçalama hareketi epeyce muvaffak olmu . Avrupa'ya teveccüh ettikten sonra Avrupa yeni bir Truva at daha sokmu içimize. Bulgarlar . Evvela himayemiz alt ndaki kavimleri k k rtm . Fakat bu tarih Osmanl 'n n çocukluk devridir. Bu te ebbüslerinde muvaffakiyete eri memesi elbette CenabHakk' n bir lütfudur. Biz Misaka dahil olan bütün kavimlere karde muamelesi yapm z. Bu hükümranl parçalamak için Avrupa zaman zaman te ebbüslere giri mi . man na sad k kalm . Fakat kendi ba lar na kal nca yine birbirlerini tahrip etmekten vazgeçememi ler. Yani hiçbir zaman bir slam vahdeti gibi bir H ristiyan vahdeti te ekkül etmemi . Osmanl da lüzum görmemi bunlara. Büyük tarihimiz var. Ama akl ba nda iken insan anlatmaya hiç lüzum görmez. imdi Osmanl 'n n yani slamiyet'in zaferlerinin bütün s rr tek vücut. S rplar k k rtm ve parçalamaya ba lam Osmanl 'y . Evet O uzlardan geliyoruz. bunay nca anlatmaya ba lar z. mü terek dü man olan Osmanl ya kar . aralar ndaki tefrika. a a yukan men e birli ine dayanan kavmiyet belli zamanlarda hafiflemi .mücadeledir. Avrupa kuvvetlenmi . Hiçbirimiz gençken çocukluk devrinden bahsetmeyiz. tek kalp olu tad r. slamiyetin mitolojisini . Yani tefrika olmasayd Avrupa ile daha güç mücadele edebilirdik. Bu kavmiyet. yani lisan birli ine dayanan.

1789'dan sonra ihtilali yapan Fransa bütün Avrupa'ya kar mücadele vermek zorundad r. bu d a kar kendini müdafaa mecburiyeti. Cihan Sava 'nda bu çok görüldü. ayr bir tarihi oldu unu idrak eder. ngilizler. Çünkü erefi. kendi varl n n uuruna vard r r Fransa'y . Mesela I. ayn öfkeyi ayn y rt c l izhar eder. Hakikatte milletler sadece ba ka milletlere kar mücadele verdikleri zaman milliyetçidirler. Tabii dünyaya kar da dü mand r. kendi içlerinde 1789'dan yani burjuvazi iktidara geçtikten sonra ba lar. Kendi mitolojik tarihine itibar etmemi . Endüstri kurulu lar olan . ktidara geçen burjuvazi kendi d nda kalan içtimai s mflar yabanc gibi sömürmeye ba lar.benimsemi . Alman kapitalizmiyle Frans z kapitalizmi ortakt lar. zaferleri slam' n eseridir. Almanlar. Bunun d nda milliyetçi de ildirler. H ristiyan kavimleri içinde belli bir yer i gal etti ini o zaman ciddi olarak fark eder. büyüklü ü. Fakat bu co rafyadan gelen milliyetçilik zamanla daha geni bir menfaat birli ine ink lab eder. Silinmi iman n içinde. haysiyeti. Kendisi de toprak aristokrasisine kar ayaklanm t vaktiyle. Elbette birçok hasletler. Ayr bir dili oldu unu. Zaten bu kan nda vard r. Zaten Avrupa'da uurlu olarak milliyet fikirleri. Bu defa da kendine kar cephe alan i çi s n f na kar ayn k zg nh . faziletler getirmi . Fakat bunlar erimi slamiyet'in içinde.

Baz sava lar geçti aram zda. imdi çe itli telkinler. Var lan ve bizim de kabul edece imiz -ister istemez.birçok yer bombaland nda kapitalizm. Milliyetin birçok tarifi var. ayn eylere inanan. Rusya'ya kar . belli dili konu an insanlar kendi hüviyetlerini d dünyaya kar hayk rmak. Bu vesilelerden birisi de milliyetçilik hikayesidir. Bizde milliyetçilik do rudan do ruya Avrupa'dan ithal edilmi mehfumdur. Bu kopu tan sonra biz de ister istemez kendimize çeki düzen vermek zorunda kald k. ayn eyleri isteyen . fakat sonunda bir mecburiyet oldu. Bir nefis müdafaas olarak milliyetçilik zarurettir. Katiyyen tarihimizde yoktur. Onlar aynld lar bizden. Avrupal için milliyet sadece belli ölçüler içinde geçerlidir.tarif u: Mazide ortak zaferleri olan. dü man telkinlerle husumet beslemekte olan karde imiz. slam olduklan halde bize husumet besleyen as rl k telkinlerle. imamm z yok edilmek istendi. Men einde bu bir Avrupa oyunuydu. Elbette Türk insan kendini korumak zorundad r. Bu birinci k sm i in. fakat bizden ayr lm ülkelere kar kendi menfaatlerimizi korumak mecburiyetindeyiz. prensipler etraf nda birle mek zorundad r. Elbette ki belli hudutlar içinde ya ayan. Fakat zeval devrimizde en kuvvetli taraf m z. Baz arzu edilmez hadiseler geçti. Kendini korumak için de belli bayrak alt nda. slamiyet'te olamaz milliyetçilik. Almanlar n Alsace Lorraine'i i galinden sonra hukuki ve felsefi bir mesele olarak ortaya ç kar. Alman ayd nlar yla Frans z ayd nlar aras nda tart ma konusu olur. kapitalizme yard m etti. çe itli propagandalar neticesinde dinda lar m zla aram z bozuldu. Bu imam yok etmek için bilumum vesilelere müracaat edildi. bir bayrak alt nda toplanmak zorundayd lar. ikinci k sm da u. Bat 'ya kar . dü man olduk.

Bu arzu tarihten gelir. Çal anlar karde tirler. Dünyan n bütün proleterleri karde tirler. inançt r. istikbalde ayn çat alt nda. Yani Said-i Nursi Hazretleri "bugün unsuriyet ça geçmi tir" derken iki manada hakl d r. dü üncesi vard r. Sovyet Rusya da bunu . ayn gaye u runda mücadele eden insanlar içtimai bir s n f te kil ederler. dil gibi ba ka unsurlar da vard r. beynelmilel. Birisi ideoloji olarak bu as rda sosyalizm sahneye ç km ve bütün dünyada enternasyonaller kurulmu . yapan birlikte ya amak arzusudur. Vicdan vard r. Ona göre ayn eylere inanan. Bunu kuvvetlendiren kan. Enternasyonal. Bu arzu mü terek inan lardan gelir.nat k olu udur yani insan n kafas vard r. Çal anlar yani ayn gaye u runda emek. bütün hayat n belli bir istikamete sürükleyen iman d r. bütün milletlere aç k sadece dü ünce birli ine dayanan. insan e ref-i mahlukat yapan hayvan. akl vard r. istikbalde de ayn gaye u runda çal acak olanlar karde tirler. Burjuvazi zaten bu karde li i gerçekle tirmi tir. o halde hatt zat nda milliyeti yapan en kuvvetli faktör imand r. kader birli ine dayanan bir topluluk demektir. Kendi menfaatleri u runda daima kendi insan n istismar eder. madem ki. Bunlar biyolojik faktörlerdir ve hiçbir mana ifade etmezler. Milleti millet. Fakat insan insan yapan. Sosyalizmin inanc budur: Bütün dünyada buIjuvazi bir tek millet vaziyetindedir. al nteri harcayanlar mazide de ayn gaye u runda çal m olanlar. smi üzerinde milletleraras . ayn bayrak alt nda ya amak isteyen insan toplulu u. Bu içtimai s n f rk ba lar yla ba l de ildir birbirlerine.menfaatleri mü terek. Sosyalizm slamiyet'ten haberi olmayanlar n slamiyetidir. Onun gibi dünya proleteryas da tek millettir. Madem ki. kafas na k veren inançlar d r.

Almanlar. Sosyalizm Bat dü üncesi içinde en son sahneye ç kand r. Sömürenler bir bütündür. bir taraftan da orta s n f iktidara geçer. Frans zlar. kimsenin kimseyi istismar etmeyece ini ileri sürer. Amerikal lar. Ac çeken. ezilen bütün insanl k tek bir bütündür. Mü terek dü mana. Bütün insanlara hukuki e itlik sa lan r.gerçekle tirdi ini iddia ediyordu o zamanlar. sömürülenler. nas l bir aldatmaca oldu u belli olmam t . beynelmilelcili i samimi olarak tatbik ettikleri zannediliyordu. Sömürenler de bir bütündür. Sovyetlerin sosyalizmi. Ruslar. En yenisidir. bir spanyol i çisi ayn insand r. talyanlar. Millet gibi birtak m suni tasniflere katiyen iltifat etmez. Yani bir talyan i çisiyle. ayn derecede aziz oldu unu. imdi de mümkün bir yerde. Enternasyonal kurulmu tu ve bütün Avrupa proleteryas III. bir Frans z i çisi. Sosyalizm insanl ikiye böler: Sömürenler. Hiç olmazsa nazari olarak. Franco iktidara geçerken spanya'da. . imdi nazari olarak sosyalizm milletlerüstüdür. Ve bu cephelerde bütün Avrupa insan sava t . fa izme kar dövü tü. Demek ki milletlerin d nda milletleraras bir milletten bahsetmek mümkündü. Milletleraras cepheler kuruldu. O dönemde henüz ne gibi mecra takip edece i. iki dünya sava t birbiriyle. ddias budur. ngilizler. Bunun d nda sömürenler vard r. Enternasyonale ba l yd . Vaktiyle 1789'da milliyet hisleri bir taraftan kuvvetlenirken. Bunu yaparken insanlar n ayn haklara sahip oldu unu. muhterem oldu unu. lll.

Milletler daha sonra ç km t r ortaya. Bu ne kadar gerçekle ebilir. milliyetçilik tarihi kanla yaz l d r. aile hodbinli i. Fakat Bat 'da bir ideoloji hüviyetiyle tarih sahnesine ç kan üç ideoloji var. liberal burjuvazi ve sosyalizm bunu kabul etmi tir. hayat ba ka. Bu itibarla zannedildi i gibi milliyetçilik. Bat 'n n buldu u en son hakikat de ildir. H ristiyanl k bunu kabul etmi tir. H ristiyanl k. fert hodbinli i. Kuramam t r ama daima milletin d nda daha yüksek bir cemaat oldu unu kabul etmi tir. menfaatler bu ideolojinin mümkün olmayan esaslara istinad etti ini çünkü dili ba ka.Fakat sonra hadiseler. Harice kar bir müdafaa silah d r. neresi yaland r ayn mesele. nsanl a çok büyük ac lara. Nitekim o zamanki anayasada gerekçesi de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. mparatorluklar kurmu tur: Roma-Cermen mparatorlu u. Bunlar n üçü de bütün insanl k için harekete geçtiklerini iddia ederler. Ayn milletleraras mahiyeti sosyalizm de ta r. Sadece vatanda haklar de ildir. Bu itibarla Said-i Nursi Hazretleri'nin . Ve do rudan do ruya amentüsü de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. dini ba ka. çok büyük facialara mal olmu tur. Charlemagne mparatorlu u. Yani Frans z ihtilali insanl k nam na yap lm oldu unu iddia ediyordu. milliyetçilik. Bat bir H ristiyan vahdeti kuramam t r. Frans z ihtilali de kendini bütün insanl n ihtilali olarak takdim etti. Bu çok dikkate lay k bir eydir. liberalizm ve sosyalizm. nsan ve vatanda haklar d r. milli hodbinlik ekline de gelmi tir. servet seviyesi ba ka insanlar n birbiriyle anla amayaca n ispat etti. Bunlar slamiyet'e benzeyen gerçek bir vahdet kuramam t r. hiç olmazsa nazari olarak.

Din olmayan yerde milletten bahsetme imkan yoktur. kendilerini "millet" olarak anlatm lar. dinden de tecrit etti ini zannetmi ve dinden tecrit edilen bir kalabal n da ya ayabilece ini zannetmi . H ristiyanlar tarihin belli merhalesinde milli egoizmleri sahneye ç karm lar. Bu iki dünyan n birbirleriyle anla mas na imkan ve ihtimal yoktur. aldat lm vaziyetteyiz. Bir kere slamiyet'le. Ama bugün dü manlarla çevrilmi . çe itli ihanetIere u ram . uurumuzdan idrak m zdan ve ahsiyetimizden bunu ç karmaya imkan yoktur. Fakat . Fakat hepsinden evvel dinimiz var. yobazl k eklinde olmayacak. Cumhuriyet'in en büyük hatas bu olmu tur. mukaddese dayanmayan bir milliyetçilik kurulamaz. Bu itibarla bugün ister istemez bir devletimiz var ve bu devlet milli bir devlettir. Yani din olmadan esasen milliyet olmas na imkan yoktur. As rlarca Müslüman olarak ya am . Yani bizi Osmanl 'dan tecrit ederek. Elbette bizim de dilimiz var. Bu itibarla tarihe dayanmayan. ster istemez ba kalar na kar kendi varl m z müdafaa etmek için millet unsurundan da istifade etmek zorunday z. ark lar m z var. H ristiyanl k içtimai. bizim de edebiyat m z var.söylediklerine ben de kat l r m. Mazideki kudretimiz hat ra olarak da ya asa ayakta durmam z mümkün k lm t r. Yaln z bu istifade ba naz bir ekilde. Yaln z imdi bu hudutlar içinde baz noktalan i aret etmek gerekiyor. fikri ve tarihi yap s bak m ndan tamamen birbirine z t iki dünyad r. Bunlann kar s na biz sadece slam olarak Ç km z. mutaas p bir ekilde. bütün efendili imize. bütün alicenapl m za ra men hançerlenmi . zafer kazanm z.

Bütün sembollerimiz. hem dinamik bir kuvvet olarak. Bir mukaddesler manzumesi olmad kça hiçbir topluluk ayakta duramaz. bundan tecrit edilen Türk insan . Fakat toplum olamaz. . Fakat unutmamak gerekir bunun en kuvvetli istinadgah dindir. Bu . undan hakl de ildir: Toplum maziden çok farkl bir yap ta yor. tarihten. Said-i Nursi 930'da hakl yd . bugün hakl de ildir. Nitekim tarihin hiçbir devrinde hiçbir topluluk dinsiz ya ayamam t r. Dinsizlik bir hastal kt r. hem hat ra olarak. bütün hayat m za istikamet veren sevgiler. riyakar. Çünkü bir yerde bizim dilimiz de dinimizin bir parças d r. millet gibi adeta kabile devrinin bakiyesi olan bir hisle ayakta tutulamaz. bugünkü facia nerede? Cumhuriyetin en büyük hatas -hatta bir parça ttihat ve Terakki'nin de. mü terek facialara maruz kalmaktan gelen Avrupal manas yla. Toplum dinini kaybetti i andan itibaren vah i bir hayvan sürüsüdür. melun. Fert dinsiz olabilir. vücudumuzdaki her zerrede mevcut. Himaye etti imiz milletleri kaybettik. en adi canavardan daha tehlikeli bir sürüdür. bir milletten bahsedilebilir. Din ki damarlar m zdaki her zerre kanda. Bu itibarla dini tesanüd etraf nda dinden gelen. fert ate olabilir. Elimizde olmayan sebeplerden dolay dostlar m z kaybettik. dinimize göredir. Y rt c . mukaddesatt r.mazideki ihti am nerede. mü terek ac lar çekmekten. Bu itibarla bir topluma yap lacak en büyük kötülük onun dini inançlar yla oynamakt r.Türk milletini dinin d nda mütalaa etmektir. imand r.

Elbette bütün Müslüman karde lerimiz ayn de erdedir. Leon Cahun. Ve mesela ÇinIilerin. Kendisi hariciyeye.M. Josephe De Guignes. Bat ' dan gelen bu tehlikeli fikir birkaç isim etraf nda toplanabilir. çok eski bir mazimiz oldu unu. Ondan sonra millettir. onun bizi karde yapt bu kavimleri lanetle yad eder. Güya bizi Osmanl 'dan ve slamiyet'ten kurtarmak için Hunlarla. Arzu ederiz ki slamiyet en büyük daire olsun. Mo ollarla akraba yapm . Bütün insanl a amildir.: imdi efendim. onlardan faydalanmak zorunday z. Bütün insanl kucaklas n. De Guignes bizi bizden fazla dü ünmü tür. C. slamiyet büyük bir dairedir. M s r'dan gelen bir koloninin devam oldu unu söyleyecek kadar bilgisizdir bu konuda. Hakikatte bu tarihen hiçbir zaman sabit olmam t r. sekiz cilt halinde yazm . Fakat bu daire daha küçük dairelere müttehid-ül-merkez. Fakat kendi dilimizi konu an. De Guignes 18. o devrin kifayetsiz bilgileriyle Çin uzman d r. Osmanl 'ya dü mand r. Ondan sonra slamiyet'tir.f rt na ortas nda da lan sürüyü bir araya toplamak için ister istemez tarihi hat ralara dayanmak. anla abildi imiz insanlar elbette bize daha yak nd r. lk daire ailedir. Hunlar n. Ebediyete kadar uzar. Birisi bat kayna . De Guignes slamiyet'e. Frans z polisine mensup bir adamd r. as rda ya am . Ve Avrupa. En son tarihler Hunlardan "medeniyetin kendilerine yaln z harabeler borçlu oldu u Hunlar" diye . merkezleri bir olan dairelere bölünebilir. Vambery. Mo ollar n çocu u oldu umuzu. Bu milliyetçilik hareketi iki kaynaktan geldi bize. Hepsini kucaklas n.

20. Dostturlar çünkü ayn medeniyet camias . K r m' dan ayr ld ktan sonra . Vizigotlarla. Dü mand rlar. asnn ba nda ya am t r. Kuramazlar da. O kadar budalad rlar ki Çin medeniyeti ile uzun zaman temas etmi ler. as r sonu. Önsözünü tercüme ettim onun. Hunlarla. De Guignes'den Süleyman Pa a bahsetmi tir. Fakat bu medeniyeti bir türlü nakledememi lerdir. m z atalar m zIa münasebetlerimizi Bir di eri de Leon Cahun'dur. Osmanl 'ya hem dostturlar. Türkiye'de milliyetçili in kayna d r bu kitap. Leon Cahun Yahudidir. Sadece y km lard r". ayn ruh iklimi içindeler. Bilakis y karlar. Tatarlarla. Süleyman Pa a De Guignes'yi nereden tan d ? Nas l tan d ? Hangi karanl k kaynaktan geliyor De Guignes'yi tan mas ? Belli de il. Bu kitap Türk milliyetçili inin Kuran. y rt c . Asya Tarihine Giri diye bir kitab var. Vambery do rudan do ruya casustu zaten. imdi bir de Rusya' dan gelen Türklerin telkinleriyle kuvvetleniyor bu hakikat. ismini bilmedi imiz birçok milletlerle. Bütün Türkçülerin üzerinde birle tikleri isimlerin ba l calar ndan biridir Leon Cahun. Medeniyet tahripçileri. Eserinde De Guignes'den parçalar nakletmi tir.bahseder. Ondan sonra Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Hüseyin Cahit tercüme etmi . Ostorogotlarla vs. hem dü man. çünkü Osmanl kendi d lar nda. 19. hunhar bir sürü olarak bahseder. Dü ünce kabiliyetleri yoktur bunlar n. Diyor ki "Türkler hiçbir medeniyet kurmam lard r. tan mad De Guignes' den ö rendik.Kerim'i oluyor. Rusya'dan gelen Türkler.

Mustafa Kemal'in çok sevdi i adamd ve bütün emellerine sadakatle hizmet etti. milliyet nazariyecisi oldu. hareket kabiliyeti olmayan bir milliyet. büyük söz sahibi olmak arzusuna kap lm lar. çünkü Rus terbiyesi görmü ler. hissesi vard r. daha çok Türk motifi üzerinde durmu lard r. Hepsi ayn vaziyetteler. parçaland ülke. Politikan n bütün büyüklerine. Türk Yurdu etraf nda halka1anm . Haris bir adamd . kans z. Cahil bir adamd . Ve Milliyetçi hareket Türk Yurdunda. Talat'a. Yaln z dedi im gibi bu öyle bir milliyetçilik ki içi bo alm . Yusuf Akçura biliyorsunuz Tarih Kurumu'nun ba kan oldu Mustafa Kemal devrinde. A ao lu budala de ildi. sen Peygambersin diye kasideler yazd . Mustafa Kemal'e sen -ha a. Ziya Göka1p budala bir adamd tam manas yla. cans z. Binaenaleyh. Türk Yurdu etraf nda geli mi tir. Said-i Nursi'nin büyük bir ihtimalle bid'at erbab diye yad ettikleri aras na bunlar da girer. Milletvekiliydi. . Fakat bu vatanda söz sahibi olmak. Rusya'da yeti mi ler. Büyük milliyetçi. Zaten "cihanda sulh.Allahs n. Osmanl 'n n y k l nda onun büyük rolü vard r. slam faktörü üzerinde de il. aynca A ao lu Ahmet -garip bir milliyetçimiz-. Son derece ümmiydi. Ziya Gökalp ayran budalas yd . A ao lu Ahmet'i anlatmak bütün Rusya'dan gelen Türkleri anIatmak için kafidir. ttihad Terakki.onlarla bir münasebetimiz kalmad . Bu itibarla Türkler slam medeniyetinde. Tarih tasfiye etti Osmanl 'y . Prototipidir onlar n. Yusuf Akçura. Enver'e. Evvela Selanik'te pohpohlad lar. Orada Türklük gururlar k r lm . Burada yeni bir vatan bulmu lar. Cumhuriyet devrinde milliyetçili e san mak mecburiyetti. emellerine alet etti.

Ayr lmaya de il. Adem kelimesi hangi ciltlerde. Herkes dü man.yurtta sulh" formülü ile ifadesini bulan bir sulhperverlik bahis mevzuu idi. mümkün oldu u kadar mü terek unsurlar bulup birle mek laz m. Yani insanlar damgalayarak ay rmak de il. birle meye ihtiyac m z var. yurtta sulh olmas n da ne olsundu? O devrin fikir hareketleri karmakar kt r. ay r c olmaktan. s cak bir tebessüme çok ihtiyac m z var. tahsir etmek. bütün dünyada yaln z z. mutlak olarak teslim oldu umuz bir ça . A a yukar bütün büyük adamlar için . nanc n kaybeden. mufassal bir lugatçesini yapmal . Bu itibarla ben ahsen bunlar n bugünkü cemiyette çok faydal olaca na da inanm yorum. dinamik olmas na zaten imkan yoktu. Biri. Fakat ay rmaktan. rasin ve metin hale getirmek bilhassa ayd nlar aras nda vazifemizdir. Yani elbette slamiyet'i tahkim etmek. yaralay c olmaktan hazer ederim. Said-i Nursi Hazretleri'nin bütün yaz lar n belli ba l klar etraf nda toplamal . Herkesin dü man oldu u bir dünyada ya yoruz. Ne olursa olsun birle meye ihtiyac m z var. Birincisi dindir tabiat yla. kaybettirilen insanlar n mütearr z olmas na. hangi sayfalarda ve niçin geçer? Cilt 3. Diyelim ki ilk kelime Adem. Dosta. Cihanda sulh. Ama kavim ikincidir. inançt r. alfabetik olarak yazar. Bizim için bir dayan ma unsuru oldu u ölçüde kavmiyetimizi müdafaa edece iz. kelimelerin alt n çizer. Bu insanlann hepsi bizim. Kavmi yapan dindir. sayfa 500' de. indeksIemeli. Yaln z z. bütün külliyat n tarar.

n allah hata etmi imdir. Türkiyat. z nd k de ildir. Etüd yapmak isteyince onu da kolayla t nr. Türkolojidir diyor. yokolu tarihi 1826'd r. Tasavvur . Mülhid de ildir. okumay ve anlamay kolayla t r r. Niçin bunu yapt m anlatt m. nerelerde ne söylemi ? Ne kadar söylemi ? Bunun daha mufassal da olur. Türk perestlik diyor. Devlet-i Aliyye'nin çökü tarihi. Türkköri kelimesi Türk perestliktir. Ben Ziya Gökalp'in baz yazd klar n ele tirdim. Hiçkimse a z n aç p cevap vermedi. Çok geni tecessüslü olan mustarip ve yaln z bir adamd . Bu ordu nas l kurulacak? Bu orduyu kurmak için Bat ' dan hocalar getiriyoruz. Baz eyler var ki münaka a edilemez.ayn eyi yapm lard r. Buyrun can m hata etmi olabilirim. okumay çok kolayla t nr. O biraz güç. Türkiyat da. Çok faydal bir i olur. Dil Best-i Mevlana's çok güzeldir. Ben hiç kimsenin münaka a edemeyece i eyleri ele tirdim. Türkköri bu manaya hiç gelmez. Gazali'nin Gazeliyat' n ondan okudum. Abdulluh Cevdet'e gelince. Yeniçeri topa tutulduktan sonra yeni bir ordu kurmak laz m. Bitirdim hikayeyi. Faraza Said-i Nursi Hürriyet hakk nda. Bunlar dünyada mevcut bütün lügatlarla ve vesikalarla ispat ettim. Bir yerde çok faydaland m Abdullah Cevdet'ten. Madrabazl k yapm t r. Bu. tabii herkesin bir parça sübjektif taraflar vard r. Herkesin kitab n n indeksi vard r. Bütün söyledikleri yanl t r. Herkes k zd . Baz eyler var ki münaka a edilir.

Avc n n hayvan tetkik etti i gibi. Kuca m z aç yoruz. anlamak mecburiyetinde de de il. hiçbir zaman anlayamad k Avrupa'y . nas l kesilir bu. ona bakacak. misyonerler de geliyor. Mekteb-i harbiye aç l yor. Mühendishane-i Bem aç l yor. mal rem . Avrupa da bizi anlamad . tarihte gazalar m z olan ve onu hidayete getirtmek için sel gibi kanlar ak tt m z bir dü mana el aç yoruz. Orduyla beraber müteahhitler de geliyor. malzemesi vard r. Politika esnaf da geliyor. Yani bu adam n hikmet-i vücudu bizi yemektir. Bal klar n. Bizi anlamak niyetinde de il. Avrupa bizi yemek istiyordu. Avrupa'yla kayna yoruz. koyunlar n hissiyat n merak etmeyiz. Yabanc mektepler aç l yor. yeriz. i adamlan da geliyor. Onlar da bizi öyle. vesairesi vard r. Bat mektepleri aç l yor. mahvetmektir. Anlamas na ihtiyaç yoktu çünkü. Çünkü kar daki tilkidir. Orduyu slah etmek için. Burada tabii biz ma lup olaca z. Halbuki biz dü man dost telakki ediyoruz. Hayat n n yegane gayesi bizi yemek olan bir medeniyetten.edin. De il mi ya? Keseriz. Bunlan da getirtmeye ba l yorlar Avrupa' dan. "gel bizi yeti tir" diyoruz. Kesif bir taarruz ba l yor. Hiçbir zaman anlayamay z. bizi tetkik ediyor Avrupa. As rlarca mücadele etti imiz. insan deli olur. Mü avirler getirtiliyor Bat 'dan ve Mühendishane-i Bahri. ordumuzu yeti tirmek için hoca istemek ne demektir? Yani bundan büyük felaket tasavvur edebilir misiniz? Ordunun techizat vard r. Tabii adam gelince bize hizmet etmek için gelmiyor. Yiyece imiz hayvan anlamaya mecbur de iliz.

Çok iyi biliyor ki. Medeniyet bir bütündür. malat hatas d r. C.: Bu dü ünceleri beyan eden kay tlar var. nas l y kaca n biliyor. Bat dilini yaln z kendi adamlar bilir. . Bat 'da. Orada "En büyük dü man m z slamiyettir. lk çürüyen ve ilk yok edilen bu ordu. aç kça söylüyorlar. Fakat bu okuyanlar kendi dillerini biliyorlar. Viyana'ya giden ordu de ildir elbette. Bat dilini bilen adam n dürüst ve namuslu olmas na imkan yoktur. Yani Bat dilini bilip Bat 'dan .: Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade etti i bir ey var. yol bu. çöküyor: Fakat çökü orduda ba lam t r. tesadüfen bilir. bina çökecektir. kald nrsak Osmanl toz y H. Robert Kolej'den ç km adamlar bilir. temelleri ortadan kalk nca. Tek dü man hilafet müessesidir.: Okuyanlar kendi adamlar d r. Haluk mamo lu: Bu beyanlar n ifade eden kaynaklar var m ? C. slamiyeti n haline gelir" diyorlar. Mesela misyonerlerin yazd kitaplar var. Hilafeti y kt ktan sonra dava kazan lm t r. emellerimizi onlara tahakkuk ettirmek. ngiliz müstemlekat naz r Gladston Kur'an' kald rmal y z diyormu . hilafeti d ardan y kmak mümkün de ildir. Kendi içinden adamlar bulmak.dünyam za sokuyoruz.M. Osmanl 'ya ihanet etmek için d andan kuvvet kullanmak mümkün de ildir. Bunun d nda Türkiye'de Bat dilini bilen adam yoktur. çeriden kendi adamlar na y kt r yor.M. lk bat l la an müessese ordudur. Avrupa bizi nereden y kaca n .

Rusya' da nüfusun yüzde 80'i köylü idi ve köylünün içinde okuma yazma bilen yoktu. isterseniz sosyalizm diyelim. ister istemez bu toplumun iç dünyas komünizmin ekillenmesinde müessir olacakt . Bir kavme benzemek dilini bilmek demektir. sokaktaki adam Frans zca ö renince sadrazam oluyor. Dü man olmak için sebep yok. Binaenaleyh. Sadrazaml a kadar ç kacak adam.M.kopmak akla hayret verecek bir i tir. Bilince de o kavimden olur. Niçin. . deoloji kitapta durdu u gibi durmaz. mkan yok çünkü. Tatbikatla toplumun bütün ruh dünyas na kök salar. Yani rastgele adam. Bilmiyoruz ne oldu unu. O kavim de sana yard m ediyor. ne diye Bat 'yla muharebe etsin. H. Menfaatlar na ayk r d r. Arka oluyor. ne yaps n? Deli midir adam? Pek az deli ç km t r binaenaleyh.: Efendim. hikaye bu. Tecrit edemeyiz. . mücadele etsin? Sebep yok. Çünkü Bat dilini bilince bütün mevkiler size aç kt r. yükseliyorsun. Çünkü komünizm yoktur henüz. imdi. hakikatte ideolojiler insana göre ekillenir. imdi. komünizmde de vard r.: Tilki medeniyetini (bizi yutmak isteyen medeniyet) komünizm de kendi bünyesinde kurmu mudur acaba? C. Bu Tanzimattan beri böyle. geri bir toplumda gerçekle ti komünizm. Komünizm. Bu itibarla kapitalizmde olan kepazelikler. okuma yazma bilmeyen bir toplumda.

Ve bir rüya olarak caziptir. yontulmam oldu undan. bugün tatbik edilen ekliyle Rusya'da. Komünizm merhalesi hiçbir yerde tatbik edilmemi tir. Bu rüya kar s nda Bediüzzaman Hazretleri'nin dü ünceleri var. Yani kapitalizm as rlardan beri imtihandan geçmi . Rusya sosyalizmi tatbik etmek suretiyle günün birinde komünizme geçmek iddia ve arzusundad r. Elbette. Komünist de ildir Rusya. ne kadar insanl k d . Teorik olarak ve pratik olarak yoktur. Devlet ortadan kalkar. Yani gayr-i ilmi ve gayr-i ciddidir. ondan sonra komünizm merhalesi gelir.: Rüyadaki hitabede geçen be menfi esas Makyavelist prensipler mi dir? C.M. Komünizme geçmesi için devletin ortadan kalkmas laz m. Buna Rusya bir Rus misti i getirmi tir. Bu palavradan ibaret. Sair kendinde bütün doktrinlerin hatalar n ta r sosyalizm. sosyalizm. Biz komünist diyoruz. Nas l bir cemiyet olaca n bilemeyiz komünist cemiyetin. Aç ktan aç a sempati ile bak yor memlekete. yeni kurulmu tur. Devlet oldukça komünizm olamaz. kisi de Avrupa menbal d r. Rus insan cahil oldu undan. Yani kâfi derecede medeni de ildir. ne kadar namussuz. Fakat doktrin olarak. tabiata ve Allah'a daha yak nd r.: Rüyadaki hitabe son derece mühim bir hitabedir. O s ralarda sosyalizm emekleme ça ndad r.Komünizm diye bir ey yoktur dünyada. H. . ne kadar hain. bir doktrindir sosyalizm. kapitalizmin bütün kepazeliklerine vâristir Yani bunlar ay rmak mümkün de ildir. Sosyalist olmak iddias ndad r. Devlet yoktur komünizmde.

bir de ya anan realitenin getirece i tahmin edilen. Marksizm de. mazlum Asya'y yine slamiyet'in rehberli inde fakat sosyalist bir temayülle idare etmesi arzuya ayand r. Yeni bir ink lap olmu tur. ezenle ezilenin mücadelesini remizle tirir. her tür lü istibdattan kurtulmak demektir. Hakikatte Marx' n kominizm dedi i ey de Bediüzzaman n 5. De erlendirilmedi o hitabe. Bu hitabe son derece dikkate lay kt r.müsamaha ve efkatle bakmaktad r. Bu hazret milletleraras bir mücadeleyi de il s n flararas . Malikiyet demek. her türlü bask dan. Herkesin mülk sahibi olmas . günahlar ndan s y rmas ve Asya'y . istikbal var. hareket olmu tur. C. kafadaki istikbal var. Sosyalizme nazar.: imdi efendim. komünizm de budur. son derece.M. Asya için bir felakettir. Ve hürriyet demek her türlü zulümden. devriyle uyu maktad r. neticesine var yor. tasvir etti iniz gibi bir dünya dü ünülmüyor. dost yapan bir harekettir. esir Asya'y .bir dü ünce oldu unu ispat etmi tir. insana dü man yapan bir hareket de ildir. Kapitalizm Asya'y yemektedir ve Asya'y yok etmektedir. istedi i gibi ya amas . Safa Mürsel: Fakat Marksizmde. bütün insanlar n mülk sahibi olmas demektir. Bu hareket insan . slamiyet'in bu harekete ba olmas . Bugünkü ekliyle . Hiçbir bask olmamas d r. Kapitalizme yüzde yüz has md r. Bu arada yeni bir dünya uyan yor. bir kitaplarda.

Ama rüya bu de il. Bu makine ortadan kalk nca hürriyetsizlik kalmayacakt r. herkesindir. Daima hakim s n f n yan . ne kadar üretiyorsan z. devlet s n fl bir cemiyette hakim s n f n emellerini destekleyen ve ezilen s n flara nefes ald rmayan bir makinedir. hürriyetsizli e götürüyor. Devlet. Mal mülkü olan s n f n iktidar d r. saadete. "Her ey herkesindir" ne demek? imdi u formül dü ünülüyor. Kâ t üzerindeki emel bu de il. Has bir dü ünce adam n n da böyle bir netice tasavvur etmesi dü ünülemez. Tatbikat nereye götürür? Belli. Peki ehliyetin ölçüsü nedir? Ehliyetin ölçüsü el sanat d r. Bu iktidar. çünkü devlet bir esaret müessesesidir. Fakat daha ilerdeki merhalede herkes . alt ndakileri ezer. daima bir bask alt ndad r. o kadar yiyeceksiniz. kavgas z bir cemiyete. Komünist merhalede her ey. çat maya. Bu makine ortadan kalkacakt r. Sosyalizmin ilk merhalesinde ölçü herkese ehliyetine göredir.sosyalizmin insanlar hürriyete. Halbuki istihsal o ekilde düzenlenecek. Herkes ehliyetine göre yiyecek. Hiçbir zaman hiçbir hakka ve hürriyete sahip olamazlar. Fail-i muhtar oldu u devirde yeniden hürriyet dünyas na geçilecektir. esarete. Fakat Marx' n söyledi i bu 5. o ekilde artacak ki devlete ihtiyaç kalmayacak herkes fail-i muhtar olacak. merhale u ekilde tarif edilir: Esaret tünelinden hürriyet dünyas na ç k . emel bu. sahip olanlar n devletidir. ne kadar çal yorsan z. Ne yap yorsan z. imdi fail-i muhtar de ildir. Program. emel bu de il. Bir rüyad r sosyalizm ve böyle dü ünülüyor. ahenkli bir cemiyete götürece i söylenemez.

000 ki ilik bir memleket. u kadar çinko. Marx' ayn eyleri isteyen kimseler olarak . arzusu bu. Her insan 5 saat çal acak. yap lan istihsal tabii olarak Kad köy ahalisinin istedi i gibi ya amas na kâfi gelir. Hiçbir al n teri bo a harcanmad kça. Bu ekilde istihsal vas talan zaten bütün cemiyetin oldu una göre herkes her eye sahiptir ve herkes ihtiyac na göre mü terek has ladan faydalanacakt r. u kadar bak r. stihsal bir rmak gibi. Diyelim ki istihsal yiyece imizden fazlaysa kimsenin tutup daha fazla zahire iddihar etmesine ihtiyaç yoktur. Mesela Kad köy 100. S. kudretine göre üretecek ve her insan ihtiyac na göre yiyecek. Anar izmin de bu.ehliyetine göre üretecek. Ne zaman gerçekle ece ini. Esasen bütün doktrinlerin gayesi de bu bir yerde.: Bediüzzaman'la. içece i suyu al r. u kadar arpa. Anar izm de ayn eyi söylüyor.M.000 ki inin ya amas için ne laz m? u kadar bu day. Bunlar tabiat yla evlad m birer rüya. Her insan istedi i kadar yiyecek. nas l gerçekle ece ini kimse bilmiyor. Irmaktan herkes tenekesini doldurur. akl n emrine girince kimse kimseyi istismar etmeyecek. Liberalizm bunu gerçekle tiremedi ve gerçekle tiremez de. rmak kadar boIdur. Fakat sosyalizmin ümidi. düzene sokulunca. u kadar demir. Üretim planlan nca. Mesela burada 3 ki iyiz. ideal sitede. imdi üretimin gayet bolla t n dü ünün. Bunun için suyu kurutmas na ve küplere doldurmas na lüzum yoktur. u kadar eker. Bu 100.

Avrupa'n n sosyalist ülkelerinde proletarya diktatoryas kalkm t r. Proletarya diktatoryas na ihtiyaç yoktur prensibi yerle mi tir. Diyor ki. Ve bu köprü de proletarya diktatoryas d r. gerek Fransa'da. Ba ka çaresi olmad için bunu söylemi tir. Burjuvazi bütün imkanlara sahiptir. Hastal tedavi etmek için kullan lan bir b çakt r. gerek spanya'da. Ama bugün o s n f yava yava tasfiye edilmekte. Proletarya diktatoryas . bir insan n birçok insan . çal anlar n haklar n n istirdad için mutlaka bir iddete ihtiyaç vard r. bugün bunun yanl oldu u bütün sosyalistler taraf ndan kabul edilmi tir. Nas l bütün insanl k istihsal vas talar na sahip olur? Bir insan n bir insan . dünyay sömürmesi nas l önlenebilir? Önlenmesi için iddete ihtiyaç vard r. Geni nüfuzu ve kudreti olan bir s n ft . burjuvazinin getirdi i anar izme son vermek ve müstakbel cemiyeti kurmak için zaruri bir ameliyat.: Proletarya diktatörlü ü zaruri bir merhaledir. geçilecek bir köprüdür mecburi olarak. yava yava iddetini kaybetmekte ve gerek talya'da. Marx' n bütün eserlerinde bir defa geçer proletarya diktatörlü ü. iktidan ele geçirmi tir. Marx' n ya ad dünyada bu juvazi y rt c bir kuvvetti. Proletarya diktatoryas bir gaye de ildir Marx'ta.cerrahiyedir.M. istedi ini yapmaya ve istedi inden ba ka bir ey yap lmamas na kadirdir. Bu iddet.mütalaa etmek mümkün mü? C. bir insan n belki bütün insanlar n. Marx' n sadece zaman n icab olarak kulland proleterya diktatoryas luzümsuz bir gevezelikten ibarettir . Proleter diktatörlü ünün as l sebebi u: Burjuvazi. Binaenaleyh geni halk tabakalar n n.

O devirde öyleydi. farkl de il. proleterya diktatoryas n . toplumun menfaatlar çerçevesi içinde.: Serbestlik anlay u: Hatt zat nda. kendi kafas na ba l olmakt r. De i mi bir hükümdür diyorlar. ayn zamanda iktisadi bir kendi kendini gerçekle tirmedir.: Serbestlik anlay nda. nas l davranaca z? C.M. bütün imkanlar yla ya amas . nsan akl na güvendi i . Ba kas na ba l olmamakt r. Bediüzzamanla tel'ifte. insan n bütün melekelerini geli tirmesi. Hürriyet ifahi bir kelimeden ibaret de ildir. Fakat netice itibariyle ikisinin de istedi i. ben nas l hür olabilirim? Liberal kapitalist cemiyette insanlar n hür olmas n n imkan yoktur. Marksistler bile kabul etmiyorlar. Yapabilmek de iktisadi kalk nmadan sonra olur. Tabii. kimsenin kimseye tahakküm etme imkan kalmayan bir ülkede elbetteki herkes hür olacakt r. kendini insan olarak idrak etmesi ve bunu yaparken de hiçbir bask ya maruz kalmamas d r hürriyet. Elbette kullan lan kelimeler ayr .bugün. Halbuki istihsal vas talar n n cemiyete mal oldu u bir ülkede istihsalin son derece geni ledi i. Hürriyet. bu devirde böyledir. S. Ben size ba l ysam. Hürriyet yaln z nazari de ildir. Diyorlar ki Marx bunu bir kere söylemi tir ve belli bir zamana münhas r söylemi tir. Her istedi ini yapabilmektir. Bediüzzaman Hazretleri bunlan slamiyet'e dayanarak.M. Marx ise do rudan do ruya insaniyete dayanarak söylüyor. "Cümlenin maksad bir amma rivayet muhtelif" gibi. elbette dayand klar temeller de ayr . Kendi eme ine. Yapmak de il yapabilmektir. Kimse kabul etmiyor. siz ekme imi veriyorsan z.

Vas talar gayeyi me ru k lar. nsan akl bunlar gerçekle tirecek.M. kullan lan vas talar n farkl olaca n kabul edebilir miyiz? C. Çok daha sa lam. Çünkü hareket noktalan çok farkl . Bir söz vard r: "Vas talar gayeyi me ru k lar". Ama gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetlerle. Dikkatinizi çekiyorum. çok daha derin kökleri var.M. S.M. S. Vas talar elbette birbirinden çok farkl d r. gerçekle tirmezse insan n kendisi yok olacak. vas talar . . Çok mühim benim için bu. Machiavelli ile alakas yoktur bu sözün. Bu sözü Cizvit mezhebini kuran gnacio De Loyola söylemi tir. neticeler kadar önemli tutmak icabetmez mi? C.: Arada farkl l kabul bak m ndan. K lar m ? K lmaz m ? gnacio De Loyola'n n gaye dedi i i'la-y Kelimetullahd r. Bunu yanl biliyorsunuz hepiniz.: Bunlar n ikisinin ayn olmas na imkan ve ihtimal yok. çok yak nd r.: Burada bir eyi düzeltmek için araya girece im.için bunlar söylüyor.: Bu neticeye giderken.M. Fakat netice itibariyle gaye çok yak nd r. Bediüzzaman semavî naslara dayan yor. Machiavelli'nin zannediyorsunuz. Marx' n gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetler aras nda bir fark yoktur.

imdi bir yerde u var. ilahi nizam n kurulmas için vas talar me rudur diyor. temiz bir davaya. Elbette vas talar da dü ünülecek. Gaye cihan umuldür. Elbette büyük bir davaya.H ristiyan dininin birli i ve H ristiyan kilisesinin ya amas bahis mevzuudur. Hakl d r. kilisenin ya amas . Hud'a ay p bir ey de il mi? Ama "el harbu hud'amn" diyor. 'lâ-y Kelimetullah için hud'a bile caizdir diyor. H ristiyan dininin.: Yani gerçekle tirilmesi istenen neticeleri tahsil etmeye müsait olmayabilir. Halbuki bunu matbuatta falan n iktidara geçmesi için vas talar me rudur diye yaz yorlar. temiz yollardan gidilir.M. dinidir.M. O zaman ne yapaca z? S. Binaenaleyh bunu da biz soysuzla t rm . Fakat. Ne kadar kullan l r bu vas talar? stisnai olarak bir defaya . Böyle bir ey yok. Ben de öyle dü ünüyorum. Vas talar her zaman arzumuza uygun olmayabilir. yani ona göre bütün insanl a saadet getirecek olan bir inanç sisteminin ya amas için vas talar me rudur diyor. imana dayan r. bu neticeye uygun olarak ayn derecede nezih olmayabilir vas talar. C.: Evet. bozuk hale getirmi iz. Elbette dü ünülecek vas talar. Burada gnacio De Loyola'n n "gaye vas talar me ru k lar" hikayesine gelip dayan yoruz. Bir sual daha var. Mesela yine Hazret-i Muhammed'e atfedilen "el harbu hud'atün" sözü. Bilhassa insanl k bahis mevzuu olunca.

Kendi ya am n anlat r. Kemal Tahir için hapishane iyi bir laboratuard r. Tahlil sahas çok geni tir Kemal Tahir'in.: Peyami'nin üstünlü ü nerden geliyor? C. Peyami Safa'da yaln z stanbul vard r. çe itli meseleleri olan.mahsus. Yani en büyük tehlike udur. Vas ta bir köprü iken. iddet de kullan labilir. Peyami'de yaln z bir kesiti vard r. Peyami'de yoktur. çe itli istidatlar olan insanlarla daha yak ndan tan t . kan dökmek de. Osmanl vard r. Türk insan n n istidatlan vard r. Tarih vard r. O halde. Çe itli ülkelerden gelen. Peyami teknik olarak usta bir . . iç bunal mlanna çevrilmi tir. Daha do rusu ferdin içine. H.: Peyami'nin üstünlü ü sadece üslubudur. Kemal Tahir'de Anadolu vard r. harpte. iç istidatlar na. gidilmesi gereken bir yer olarak telakki edilmeye ba lan yor ve bütün felaket ba l yor o zaman. gaye haline geliyor. Belki Rusya'n n en büyük felaketi budur. iç dünyas na. Bu itibarla romanlar psikolojiktir. bunu kaç defa kullanacaks n? Bu kullan lmaya ba lad ktan sonra insan iradesini kaybediyor. zulüm de.M. Gaye insanl n saadetidir. Kemal Tahir'de sosyal hayat vard r. Kulland n. Bazen vas talar. vas talar ön plana geçiyor. stanbul'un belli bir muhiti vard r.

ac lanyla. Kurt Kanunu'nda girmi tir. Mesela bir ink lab n ba lar na. O da Opperman' n taklitçisidir hatt zat nda. Ziya Gökalp'in d na bir ad m atmam t r. do rudan do ruya tarihimizin son derece mühim hadiselerine e ilmi . hasta bir adamd r. men e olarak smail Safa'n n o ludur.yazard r. Mukayese edilirse Peyami belli bir yerin adam d r. Türk roman n n s n rlann geni letmi tir. Kemal Tahir'e göre. Osmanl 'n n kurulu undan itibaren meseleleri kovalam . Bir st rapt r. Peyami. Yani roman n s n rlar n . smail Safa. yap lan rezilIi i. devrinde. teknik olarak. alan çok dard r. bütün kepazelikleri. Kemal Tahir'in romanlar bütün Türkiye'de geçer. Bat l la may ç plakl etinde ya am ve a a yla. ikinci. bir çiledir. bir mahallede geçer. Hapishaneyi. Me rutiyet ayd n d r. nas l bir açmaza girdi imizi söylemi tir. Belli bir kurulu düzenin müdafiidir. Peyami'nin romanlar bir odada geçer. Kemal Tahir. kurtulu sava na. Peyami. Peyami esasen. yukan ilk defa olarak Türkiye'de nas l bir oyuna geldi imizi. Mesela bir Serbest F rka rezaletine. bir ç rp n t r. Dü ünce ufkunu Ziya Gökalp çizmi tir. II. ve bu bir tarafa b rak l rsa o da . bütün rezilIikleri görmü tür. üçüncü derecede bir airdir.

memnun de il. kraliçenin ni an n böyle zalim. Spencer. Kulüpte otururken subaylar geliyorlar. "Çok iyi olmu " diyor Spencer. Peyami'nin hayat nda bir facia vard r. Mukayese olsun diye söylüyorum. ngilterelilerin çok sevdi i ve sayd bir adamd r. Boerler aras nda ne i i vard . Boerler masum ve mazlum bir kavimdir. " ngilizlerin.Londra'da müreffeh. müthi cam s k l yor Spencer' n. "Allah zaferinizi müzdad eylesin". istila ediyorlar. Bir alay korsan. müteessirler. Abdülhamid Han ile beraber. Herbert Spencer . Hayat n zehirlemi bu hadise.hastayd . Boerleri tahrip ediyorlar. "Boerleri yendiniz. ngiliz sömürgecili inin müdafaas n yap yor. Bu arada smail Safa o zamanki arkada lar yla ngiliz Sefaretine gidiyor. gittiler. tahrip ettiniz mel'unlar " diyor. Osmanl 'ya da dü mand r.ngiliz filozofu. Gerçek bir budalayd smail Safa. O s rada Boer muharebesi oluyor. geberdiler. Hadiseyi anlatt m m bilmiyorum? ngilizler. Boer sava lan son derece mühim insanl k tarihinde. böyle namussuz bir hükümetin ni an n ben istemem diye reddetmi tir. gayet iyi olmu ." Boer sava na girdikten sonra. ngiliz sefaretinde. "Ne oldu" diyor Spencer. hayat ndan memnun ya amaktad r ve Kraliçenin ni amna mazhard r. kendi ülkelerini müdafaaya m gittiler? 'la-y Kelimetullah için mi çarp yorlar. Abdülhamid Han sürgün etmezse ölmeyecekmi gibi. "Boerler bir ngiliz subay grubunu pusuya dü ürup öldürdüler" diye cevapl yor birisi. ngiliz gazetelerinde yay mlam yor bu ve tabiat yla Abdülhamid Han . babas n n Sivas'ta ölmesi. Bunun için Abdülhamid Han' daima tel'in eder. Kendi mukaddeslerini.

inanmas n. Osmanl hakk ndaki hükmü daima smail Safa'n n nefy hikayesiyle beraber gitmektedir. Birçok eyleri görebilirdi. adamlar n hepsi milletvekili oldu. H rç n bir adamd . nans n. kazanan bir adam da de ildi. Tutup. Mütemadiyen çal mak. .: Ayn eyleri Kemal Tahir için de söylemi tiniz. o s rada belli bir zümre taraf ndan desteklenen fikirlerin destekleyicisi oldu. mzal . Lükse dü kündü. her entelektüel gibi. Dünya nimetlerine dü kündü. Hastayd evvela. hepsini de. mukayese edilemeyecek kadar de ersiz. Peyami kalemiyle hayat n ya amak mecburiyetinde kald . Ben. Peyami büyük bir zeka idi. Peyami'yi çok severim ve ac r m. namütenai yaz yazd . smail Safa'n n ak betiyle me gul. Fakat bunlar n hiçbirini tatmin edecek imkana sahip de ildi. Basit bir adamd r smail Safa. silinmeyen akisler b rakm t r. Kendini bo a harcad ve harcamak mecburiyetinde idi. Yapt . birçok eyleri yapmayabilirdi. Birçok eyleri . Peyami'nin aile facias yla me gul. Adeta bir kalem e k yas idi. Büyük i tihâlâr vard . Büyük ac lar çekti. hepsi vali oldu. O devirde ya ayanlar aras nda en zekisi idi. Bunlar n içinde smail Safa en ahmaklar d r ve en cahilleridir. Peyami'nin ruhunda bu. H. hepsi elçi oldu. Kendisinden çok de ersiz. Sanki bütün tarih. imzas z. Paray veren Peyami'yi kullanabilirdi. beynini satarak ya amak mecburiyetinde idi.bundan müthi rahats z oluyor.

yapmayabilirdi diye.

C.M.: Kemal Tahir 1910 do umludur. Kemal Tahir o neslin bütün vehimlerini ta yordu kendinde. 1936'da genç bir adamd . Dergi ç kard lar, mahkum oldu. Onüç sene yatt içerde. Gençli inin en güzel y llar n hapishanede geçirdi. Çorum Hapishanesi'nde, Malatya Hapishanesi'nde. Hapishaneden hapishaneye dola t . Fakat kuvvetli bir iradesi vard . Yenilmedi ve y k lmad , çal t .

1953'te hapisten ç kt

nda çok güç durumdayd . Onüç sene hapishanede

yatm bir adam n, hapishaneden ç kt ktan sonra polis nezareti alt nda kalmas mukadderdi. Eski arkada lan terk ettiler. bulma imkan yoktu.

Zaten hapishaneye ginneden önce de avukat katipli i yap yordu. Galatasaray' bitirememi ti, tahsili yoktu. Bir ara ye' se dü tü ve Mayk Hammer tercümeleriyle ya ad . Bu taraf üzerinde durulmad Kemal Tahir'in. Halbuki durulmaya lay k bir taraft r. Senelerce Mayk Hammer tercümeleri yapt . Hayata küskündü, kafay çekiyordu boyuna. Fakat teslim olmad ve yolunu buldu. Tabii birçok tavizler vennek zorunda kald cemiyete. Mecburdu vermeye. Uydurma dilin çok aleyhinde oldu u halde. T.D.K.'den ödül ald . Yunus Nadi'den ödül ald . Bunlar bir adam için çok kirleticidir. Çirkin eylerdir. Kemal Tahir'e katiyyen yak maz. Fakat mecburdu. E er ödül almasayd , öteki romanlann bast rmak imkan da bulamazd . Yani Kemal Tahir bu alçal , merdiven yapt ister istemez. Ba ka hiç çaresi yoktu. Hakikatte Kemalistler taraf ndan kabul edildi. Kabul ettirmek için de

kendini baz eyler yapmak istedi. Ba ka çaresi yoktu. Ne memur olabilirdi ne mal mülkü vard ; nas l ya ayacakt ? Ve bunlar en az yapt hatt zat nda. Asgarisini yapt .

Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür. Bir yerde en güç ey ayd n n namuslu olarak ya amas ve ölmesidir. Adeta mümkün de ildir.

H. .: çtimaî s n f ne demektir? çtimaî s n f n adam olmayan ahsiyetler yok mudur? slam toplumu bünyesinde de içtimaî s n f olabilir mi?

C.M.: slamî toplumun sinesinde içtimaî s n f olmaz. çtimaî s n flann kurulmas na engeldir slamiyet. Zekat müessesi, istirdat müessesesi, müsadere müessesesi büyük sevretlerin do mas n , büyümesini önlemi tir. Fakat art k slamiyet'in hakim oldu u bir durumda ya am yoruz. Bu itibarla bugünkü cemiyette de, Avrupa'da oldu u gibi içtimaî s n flar te ekkül etmi tir. Avrupa'da oldu u kadar uurlu ve kesin çizgileriyle birbirinden ayn m s n flar olmasalar da, vard r.

çtimaî s n f kelimesi tabiat yla çok müphem ve Bat ' dan getirilmi bir mefhum. Bizde içtima s n flar yoktu ama içtima zümreler ve tabakalar mevcuttu. Bilhassa 23'ten sonra.

H. .: çtima tabakayla, içtima s n f ne demektir?

C.M.: çtima tabaka zarurettir.

bölümünden do ar, bir bürokrasi vard r.

Mesela, bir memurlar zümresi vard r, bir i hayat ile u ra an bir zümre vard r. Serbest meslek sahipleri vard r. Geni halk tabakalan, köylüler vard r. Bunlar n hepsi birer tabakad r.

H. .: Lonca te kilatlan içtima tabakalara misal olabilir mi?

C.M.: Olabilir tabii. Evet, tabalar seyyaldir, kat hududlan yoktur. Belli leri görmek için belli insanlar n biraraya gelmesi, servet durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, ya ay durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, içtimaî tabakalar te kil eder. Tabakalar vard bizde de. Bir kere ehir burjuvazisi vard . Bunlar n hepsi yak t rma kelimelerdir. Evvela bunu kabul ediyorum da, ifade kolayl için kullan yorum. Mesela, Peyamii; hayat boyunca, zengin tabakan n ve iktidann emrinde oldu. Hiçbir zaman halkla me gul olmad ve hiçbir zaman halk kendini alakadar etmedi. Daima Halk Partisi'nin içinde ya ad ve daima Halk Partisi'nin menfaatlar na uygun bir platformda kald .

Bir de geni halk tabakalann , yani çal anlan, ezilenleri, st rap çekenleri, çilesi olanlan dü ünmek vard . Kemal Tahir böyleydi. Geni manada halk n yan ndayd . dare edenlerden çok idare edilenlerin yan ndayd . Bürokrasiden çok, çal anlann yan ndayd .

Kemal Tahir hiç bir içtima kavgada yer almad . Yani ne mümindir, ne sosyalisttir, ne fa isttir. Rengi hürriyette olmad . Kendi içine gömülü, kendi mahpesinde, kendine ark lar söyleyen insan olarak kald .

H. .: Siz kendinizi nereye yerle tiriyorsunuz?

C.M.: Evvela bu suale kaçamak bir cevap verece im, sonra meseleyi rgalayaca m. 1848'de, Fransa'da içtimaî s n flar çoktan te ekkül etmi tir. Ve ihtilal olmu tur. 1848 ihtilali, demokrasi hayat nda mühim bir merhaledir. Bizimkilerin sosyal devlet dedikleri bir devlet te ekkül eder. 1789'a nazaran çok daha ileri bir merhaledir 1848. 1848' de imdiki ifadeyle sosyal demokratlar iktidard r, a a yukar . Birçok hizipler var. O s rada

Lamartine de hariciye vekilidir. La Martine'e sorarlar "siz sa da m s n z, solda m s n z?" "Ben tavanday m" der. Ben de tavanday m imdilik. Fakat tavanda olunmaz evlad m. Bu yanl bir ey tabiat yla.

H. .: Bu kaçamak olan cevab n zd .

C.M.: Evet. Ben gençli imi içtimaî s n flar n kal pla mad

bir devirde

ya ad m. Bugün benim için Türk insan bir bütündür. Hangi siyas mezhebe mensup olursa olsun, hepsini çocu um, karde im telakki ederim. Aldananlar, gaflet içinde olanlar, hakikat arayanlar kim olursa olsun benim dostlu uma güvenebilirler. Ben hakikat arayan adam m. Hakikat mücerret midir? Yani

Do ru yolda olan te vik eder. bütün Türk ve slam dünyas n ilgilendiren hakikatlarsa. Türkiye'deki bütün tabakalann üzerinde birle meleri gereken hakikatlar vard r. H. herkes için faydal d rlar. u ya da bu s n ftan de il de bir slam hangi s n ftansa o s n ftan olmak istiyorum. C. Hiçbir eye ihtiyac m yok. kitaplar mdan ba ka hiçbir eyim yok. Gafili uyand r r. sömürenler. E er bu hakikatlar. Ya ay tarz e er s n flar n tayininde bir mikyas olabilirse. hiçbir ihtiras m yok. Hiçbir namuslu adam Nemrud'un ve Firavun'un yan nda olamaz.: Bediüzzaman Hazretleri'nin öyle bir sözü var. Tek kelimeyle Müslüman olmak istiyorum. ya ay olarak avam.: ahsiyetli adam olabilmek için.s n flar n d nda bir hakikat var m d r? S n flar n d nda hakikat vard r.: Elbette halk n yan nda olunulmal . Bütün s n flar için hakikat olan eyler vard r. "Fikren ve me reben havas tabakas ndan. Bu itibarla do rular n s n f nda ve do ruluk için çal yorum. Ben bu hakikatlan arayan.M. Elbette Firavunlar n." Böyle bir ey. bu hakikatlar yaymaya çal an bir adam m. . belli bir emekli maa m var. Kanaatkar bir adam m. sömürülenler diye gruplan p bu gruplarda yer almam z gerekir mi? . dünya üzerinde. destek olur. Nemrudlar n yan nda olunmaz. . H.

Hakk' n halifesidir.M. Adeta haklar n n bir k sm n ona devretmi . Bat 'da böyle bir ey .M. hayvan.nat kt r ve e ref-i mahlukatt r. Yaland r tarafs zl k ve bir yerde namussuzluktur. Yoksa. hiçbir ey tarafs z de ildir. kitaba. : Bat ve slam medeniyetleri hayata ne vermi lerdir? Neticesi ne olmu tur? nsana nas l bakm lard r? C. Böyle olunca da. hayat n dü ünceye. ezilenlerden tarafay m. Bizatihi insan ve insan hayat mukaddestir. be enmezler. Hakk ndan mahrum edilenlerden tarafay m. hiçbir dü üncem yok. nsan. Fakat benim vazifem. i tirak ederler. Yani en sa dan. tavanda yer alabilir. onun yan nday m. kim zulüm çekiyorsa. uzun f rt nalardan sonra 60 ya na gelen bir adam. Be enirler. Zalimlerin yan nda de ilim hiçbir zaman. Adeta ben mezarlardan seslenirim. Cenab.C. Nas l tarafs z olunabilir? Birbirinin bo az na sar lm bir dünyada.: Uzun kavgalardan.: slam'da insan mukaddestir. Do rudan tarafay m. insan n insan öldürdü ü dünyada tarafs zl k ne demek? Mazlumlar n yan nday m elbette. ilme vakfetmi bir adam olarak hepsinin d nda kalmak. kim hakl ysa. Sadece do ru bildi im eyleri söylerim ve söylemekle mükellef telakki ederim kendimi. H. en sola kadar herkese hitab ederim ve herkesle dostlu um vard r. kim mahrum edilmi se haklar ndan. etmezler. kim gadre u ram sa. Tarafs z olmak bu demektir asl nda. bir parça. Hiçbir menfaatim. Ben herkese hitab ederim.

Ve bu kavgay bütün hayvanlara. Sadece slamiyet gibi. . Halbuki. Do u' da tarih. insan herhangi bir hayvan de ildir. bir haleyle süslemi tir insan .yok. s n flar n taammümüdür. Bat 'da ya aman n kanunu kavgad r. fert kendi milletini sömürür. amipten file kadar. Ama hep ayn d r. Bir hayvan olarak incelenmesi gerektir. Bat tarihi bir sömürü tarihinden ibarettir. Darwin "hayat kavgas " der. Bu itibarla insan hayat mukaddestir. çe itli isimlerle yadederler. Bat 'da insan. Fert. Halesinden terit edilmelidir. Bunu çe itli doktrinler. nsanlar n birbirine yard m d r. nsan tabiat n bir parças d r. Yani Bat ' da ilim dedi imiz ey de desakralizasyon. toplumu sömürür. Ölüp gitmesi mesele de ildir. balinaya kadar bütün canl lara te mil eder. insan için kurttur. di er toplumlarla sava söz konusudur. i tiyaklar yla. Ayr ca bir izzeti. insan için de caridir. En iyi intibak edenler ya arlar. cihan çap nda bir sömürü medeniyetidir. bir haysiyeti yoktur. Bat ' da bir ümmet yoktur. nsan da bunlar n içindedir ve insan da hayvand r. Di er hayvanlar için cari olan kanunlar. Bat ' da tarih. te bu iklimde do mu tur kapitalizm. fert ferdi sömürür. Hayat kavgadan ibarettir. Bat 'da. Fert hayvand r: insiyaklar yla. tabakalar n taammümüdür. Bat ' da insan kendi ferdiyetine mahpustur. ötekiler ölüp gider. slamiyet'te insan n imtiyazl bir yeri vard r. baz dinler. Evvela ferdin fertle sonra ferdin toplumla. sonra toplum halindeki ferdin. Ve kapitalizm. nsana ait olan her ey mukaddestir. fert ba ka milletleri sömürür. s n f kavgas d r.

Bunda bütün mesele urada. Bat 'da. Bütün tarih bu prensiplerden hareket edilerek in a edilebilir. Ac yan. ikiyüzlülü ü eref telakki eden. insan insan için kurttur. Bütün felsefeleri bu mihver üzerinde kurulmu tur. feragatkârd r. Bütün iç ve d mücadeleleri bu mihvere dayan r. Silahlar ayr çünkü. arslan medeniyetine galebesidir. ötekisi yapam yor. . insan e ref-i mahlukat telakki eden. Bu iki medeniyetten birisi madde dünyas nda tabiat yla büyük fetihler yap yor. bir kurt kadar y rt c . bir toplulukla birdenbire temas ediyorlar ve yeniliyorlar. Vakurdur. Bat n n bize kar galebesi. Ve birdenbire tarih kar kar ya getiriyor bu iki medeniyeti. Yenilmeleri mukadder. Bizim için muharebe bir i'la-y Kelimetullah'd r. Hiçbir ey mukaddes de ildir Bat insan için. imtiyazl bir mahluk olarak gören cemiyetle. insan için koruyucudur. insana ait her eyi tebcil eder. rezillik tabiidir. insana inanan. huda. Yani tilki medeniyetinin. melektir. Birisi için hile. Bizim için insan. adilik. Ötekisi insana hürmet eder. seven. dünyay idare vas tas haline getiren. bir kurt i tihas na sahip. Bat için muharebe bir kazanç vas tas d r.insan kudsiyetinden tecrit etmekten ibarettir.

* Bu söyle i 11 ubat 1977'de Rü dü Onduk taraf ndan kasete al nm t r. bölünme tesanüd: dayan ma . toplumsal s n flar Iddihar etmek: biriktirmek Istirdat: geri alma mufassal: ayr nt l mülhid: dinsiz mütearr z: sald rgan rasin: sa lam amil: kapsayan tahkim etmek: peki tirmek teali: yücelme. ayr l k. Eski bir kay t oldu undan sorular n birço u duyulamam t r. Cemal U ak. Haluk mamo lu. Halil Aç kgöz'ün bulundu unu biliyoruz. yükselme tebcil etmet: yüceltmek tecessüs: bilseme tefrika: ayr lma. Bu konu ma s ras nda Safa Mürsel. farika: ay rmaç hazer etmek: çekinmek lçtimai s n flar.

vahdet: birlik .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful