DEMIKRAS Cemil MER Ç, H SAR Dergisi Say 98, ubat 1972 Kat ks z demokrasi, ayak tak m n n despotizmidir, diyor Voltaire

. Demokrasinin temeli h rst r, diyor. Demokrasi adaletin temelidir, Vacherot'ya göre. Proudhon'a göre, ruhani ve cismani bütün iktidarlar n sona ermesidir. Thierry için toplumun hayat d r demokrasi. Tocqueville için, demokratik cumhuriyetlerin sonu manevi bir alçal t r. ki as r önce bas lan bir ikonoloji kitab , nazenini bir kad n olarak tecessüm ettirmi : aln nda asma yapraklar ndan bir taç, s rt nda kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde y lanlar. Her ça kendi rüyalar n , kendi emellerini söyletmi kelimeye, her demagog kendi yalanlar n . U runda sel gibi kan ak t lm . Nedir bu demokrasi? Homeros'un ahretindeki canl lar gibi, dokununca kaybolan bir hayalet mi? Genç bir sosyolog, demokrasiyi di er siyasi rejimlerden ay ran ve yaln z ona ait olan önfaraziye nedir, diye soruyor: Hürriyet. Hürriyet, demokrasinin ba lang c nda var; derece kabul etmez, kay ts z arts zd r. Hür riyeti meçhul bir istikbalde fethedilecek bir nesne olarak gösteren, diktatörlerdir sadece. Demokrasinin önfaraziyesi olan hürriyet, demokrasinin amac n da belirler: E itlik. E itlik gerçekle emez, gerçekle irse hikmet -i vücudunu kaybeder. Yerini anar iye b rak r. K saca, demokraside hürriyet ba lang çta vard r, oysa e itlik ula lmas gereken bir amaçt r. Demokrasinin ideal tipi (saf tipi) budur, yazara göre. Demokrasiyi kavram olarak ayd nlatmak, rejimin mant n veya teorisini belirlemek isteyen bir tan m bu. Tarihteki demokrasileri anlamak ve demokrasilerin özlerinden ne kadar uzakla t klar n tayin etmek için onlar bu saf tiple kar la t rmak gerek. (Bk. J. Freund, Le Nouvel Age, édit. M. Riviére, 1970) slâmiyet, bir teokrasidir, diyor Gardet, lai k bir teokrasi, daha do rusu bir nomokrasi (kanun hakimiyeti). Bu teokrasi, Kuran hükümlerinin hem tesbiti, hem de dünyevî ve siyasi planda geni letilmesidir. slâmiyetin siyasî felsefesi iki kutupta toplan r: otorite ve e itlik. slâmiyette otorite ile iktidar aras nda ananevi bir ay r m yok. Umumiyetle ikisi de bir vak a olarak kabul edilir. Ruhani iktidar Kuran bilgisine dayan r; Kuran' ve Sünneti bilen her müslüman, öteki müslümana e ittir. Ruhanî ile cismani içiçedir. deal slâm sitesinde bütün mümin lerin belli haklar vard r. Ehliyetleri olmak art yla sitenin bütün makam ve mevkilerine geçebilirler. Mevkiler ayr d r, içtimai durumlar farkl d r, ama müminlerin mümin olmak haysiyetiyle haklar e ittir. slâmda a priori bir imtiyaz ve s n f mefhumu yok tur. Hristiyan dünyas nda söz konusu olan ilk büyük de er, insan ki ili i ve hürriyetidir. Sosyal hiyerar i, tabiî hiyerar inin bir uzant s d r. E itlik nisbîdir. Oysa, hür insan kavram , slâm için hukuki bir kavramd r, meteafizik bir kavram de il. Hürriy etin temeli, slâm camias n n bütün üyeleri aras ndaki çok güçlü ve sürekli bir inanç: tam bir hak e itli i oldu u inanc . Bütün müminler, kanun kar s nda e ittirler, çünkü karde tirler. Kulun bütün haysiyeti mümin olu unda; kul, mümin olunca hukukî bir statü kazan r, dilenciyi halifeye e it k lan bir statü. man Tanr ile kul aras nda tek tarafl bir mukavele. Mukavelenin kula yükledi i görev: Rabbin birli ini ikrar. Hristiyanl a göre, her otoritenin kayna Tanr 'd r. slâmiyet her otorite Tanr 'dan gel ir demekle kalmaz, Tanr 'n n d nda otorite yoktur, der. Hükmeden Tanr 'd r, bu hakimiyet devredilemez. Tanr her cismanî efi, otorite ile do rudan do ruya teçhiz eder. ef, seçimle gelse de, durum de i mez. Yani Tanr 'n nkinin d nda gerçek bir cismanî otorite yoktur. Vard r demek, Tanr 'ya erik ko mak olur. ef, Tanr 'n n aletidir sadece. Halk, geni bir tenkit hakk na sahiptir. Hükümet tasarruflar n istedi i gibi ele tirir, ama onlara itaat etmekte devam eder. slâmiyette her türlü istibdada, ahkâm- Kuraniye d ndaki her türlü keyfîli e isyan etmek için birçok yollar vard r. Hak esast r. nsanlar do u tan e ittirler, çünkü kuldurlar, fanidirler. Menfî bir e itlik bu, hiçbir de er belirtmez. Sonra iman sayesinde yeni bir e itlik kazan r, karde olur lar. Rabbin lütuflar ndan ayn ölçüde faydalanacaklard r: hukukî ve müspet bir e itlik. Kitap sahibi kavimler, slâm n üstünlü ünü kabul etmek ve ona cizye ödemek art yla hudutlu fakat garantili bir hakka lay k görülürler. Bu himaye ümmetin bir civanmertli idir. Bir nevi misafirperverlik. Himaye edilenlerin daha az vazifeleri vard r, onun için haklar da daha azd r. Dinlerini devam ettirebilir, kendi kanunlar n uygulayabilirler. Putperestlerin camiada yeri yoktur. Ama müslümanlar zaman zaman onlar da korumu lard r. Her kâfir veya putperest slâmiyeti kabul eder etmez, misak'a dahil olur. slâm cihan ümul bir dindir, bütün insanlara hitap eder. Kast da tan maz, gerçek müslüman nazar nda sosyal s n f diye bir ey olamaz. Servet veya mevki ciddi bir de er ta maz, her Müslüman her Müslümana e ittir. Te riî magister (emr) Kuran' nd r. Kazaî magister (f k h) bütün müminlerindir. Kuranî okur, ezberler ve ona göre hareketlerini ayarlarlar. Bir de icra kuvveti (hükm) var: hem medeni, hem dinî. Hükm, yaln z Allah ' nd r. Bir arac taraf ndan ( ef) yürütülür. Bu efin ne kazaî , ne te riî bir gücü vard r. Vatanda l yapan kan ve toprak birli i de il, inanç birli i. Ümmetin avrupa dillerinde kar l yok. Hem siyasî hem dinî bir ba bu. Kuran hem bir ibadet kitab hem bir anayasa. Kuran' n muhatab bütün insanl kt r. Müslüman

camias milletlerüstü bir topluluk de il, dünyada ya amak hakk na sahip tek millet tir. F kha göre her Müslüman bulundu u herhangi bir Müslüman ülkenin vatanda d r. (Bk. L.Gardet, La Cité Musulmane, Vrin, 1969). Görüyoruz ki, slâmiyetin anahtar-kavram , e itlik. Bu bir amaç de il, bir hak. Hürriyet, e itli in bir ba ka ad veya görünü ü. S n f kabul etmeyen bir dinde imtiyaz kabul etmeyen bir dinde kimin kime kar hürriyeti? Bat , hürriyeti bir hata i leme hakk olarak tan ml yor. Müslüman n böyle bir hakk yoktur. Çünkü o ebedi hakikat n, yegâne hakikat n, cihan ümul hakikat n emrindedir. Gardet hakl : slamiyet bir nomokrasidir. Bat n n fethe çal t e itli i, çoktan gerçekle tirmi ; fik ir hürriyetin insan insana sald rtan bir tecavüz silâh olarak de il, bir ikaz bir ir ad vas tas olarak kabul etmi tir. Belki gerçek demokrasinin ta kendisidir slamiyet. Ama Bat 'n nkinden çok ba ka bir ruh ikliminde geli en, çok ba ka meseleleri olan bir demokrasi.

Cemil meriç

ZAMAN ZAMAN

I TERAKK

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1979, Say : 150, s. 5,6 Meçhul iklimlere sefer eden hiçbir yolcu Avrupa n n Sadullah Pa a ya telkin etti i vecdi tadamam t r. Viyana Sefer i Kebiri nin bütün metrukat edebiyesi uzun bir kasideden ibaret. Hele On dokuzuncu As r bat n n ba l ca mitoslar n ihtiyar ark n uur alt na zerk eden bir efsâne iir. Avrupa bütün günahlar ndan ar nm , bütün tezatlar ndan s yr lm t r; bu manzumede; o art k yaln z maddî fetihlerin de il, insanl k rüyalar n n da gerçekle ti i bir ütopyad r Maddecilikten, reybîlikten uzak bir inanm insanlar ülkesi. Bir kelimeyle Pa a, Tur u Sinâ da ilahî nurdan gözleri kama m bir Musa peygamberin cezbesi içindedir. Terennümlerine: Eri ti evc i kemâlâta nur i imkâna k sm i idrikat mümteniat

Yeti ti rütbe

m sralar yla ba lar. Bütün bu mucizeler ilmin eseridir. lmin ve iman n. Asr n hikmeti, Tanr n n birli i esas na dayanmaktad r. Bütün milletler birlik s rr n kavram t r, art k. Heyhat! rfan güne i bat dan do uyor; imdi Rûm un da, Arab n da, M s r n da adlar unutuldu. Sonra air, ülkesinin insanlar na ac yarak sesleniyor. Zamân zamân terakki, cihan cihan y cemiyyat ulüm

Olur mu cehl ile kabil beka

Olmaz tabiî. O halde, bütün gücümüzle ça da la mak biricik emelimiz olmal . Torunlar , Pa a n n bu hay rhah ihtar n unutmam lard r. ntelijansiyam z bu gün de ayn hedefe ko maktad r, hem de gittikçe artan bir h zla. Ne yaz k ki, Avrupa yaratt medeniyetten üphe etmektedir: art k terakkiye inanm yor. Ayd nlar m z n bir türlü kurtulamad bu u ursuz mitosun tarihçesine bir göz atal m: H ristiyan Avrupa kaybolan cenneti mazide arad , as rlarca. nsanl k, dört merhaleden geçmi ti : Alt n ça , gümü ça , tunç ça ve demir ça . Yaln z Avrupa m ? A a yukar bütün kavimler ayn inançta birle mi lerdi. Zamanla Tanr n n vahyi unutulmu , insanl k günden güne karanl klara gömülmü tü. Kaynaktan uzakla mak soysuzla makt . On yedinci as rda ümidler istikamet de i tirir. Bat insan garip bir gurura kap l r. Dü üncedeki bu ihtilal yüzy l önce ba lam t . Madde dünyas ndaki icat ve ke ifler bak lar mazinin ihti am ndan hâlin vaidlerine çevirdi; Alt n ça belki de istikbaldeydi. Bir Jean Bodin in, bir Francis Bacon un a r nikbinli i, bir as r sonra umumi bir kanaat olacakt . Dünya bir yarat hummas içindeydi. nsanl k boyuna ilerliyordu ve ilerleyecekti. Terakki, e yan n mahiyeti icab yd . Duraklama geçici, bir ar za, bir dinleni , bir gayri tabiilikti. Bununla beraber terakki metafizi inin gerçek mimar on sekizinci as rd r; Fontenelle, Turgot, Hume Condorcet, Herder, Diderot, bu i in farkl alanda mimarlar d r. Öyle ki, terakki felsefesi felsefenin bütünü olmak temayülündedir. Ça n n ikbinli ine kar bir nevi reaksiyon olan Russo culuk bile bu ma eri inanc kuvvetlendiren say s z delillerden biridir art k, Voltaire e gelince, Candide deki bütün karamsarl k, Üstad , terâkki felsefesine kat lmaktan al koyamaz.

Yükselen bir s n f n nikbinli idir bu. Müesseselerini kuran ve iktidar ad m ad m fetheden burjuvazi, zaferleriyle sarho tur. Ne Yunan n alt n ça efsanesine inan r, ne H ristiyanl n kaybolan cennet masal na. On dokuzuncu as rda terâkki inanc cemiyetin bütün tabakalar na kök salar. Avrupa da herkes ilerici dir art k. Terâkki inanc da n k bir iyimserlik halinde kalabal n uurunu ve uur alt n fetheder. Almanya da romantik metafizi in, Fransa da pozitivizmin, daha sonra ngiliz tekâmülcülü ünün dayand bir iyimserliktir bu. Tekâmül fikri tabiat ilimlerine de girer. ktisadî ve siyasi liberalizmlerin temelinde de terâkkici görü a r basar. Klâsik iktisatç lar n doktrinleri onunla me bu; Demokratlar n ilham kayna o. Bir kelimeyle, iktisatç lar n, iktisatç lar da , demokratlarda terâkkiyi mukadder, tabiî ve kaç n lmaz sayarlar. Mukadder ve hay rl . Ütopyac lar da insan n gittikçe mükemmelle ebilece ine, refah n gittikçe artaca na ve ilmin mutlak kudretine inan rlar. Terakki vehmi, sosyalistlerden sonra anar istleri de co turur: cemiyet ister istemez önce kollektivist, daha sonra da komünist bir merhaleye ula acakt r. Hele münvevver, yar münevver ve ümmî kalabal klar için terâkki tart lmaz bir nass d r. Ma inizmin ve büyük endüstrinin muar zlar na (Sismondi ve akirtleri gibi) cevap veren iktisatç lar n dayand klar hep terâkki metafizi i, Müstemlekeci fetihlerin me ruiyet fetvas d r, bu metafizik. Emperyalizmin ideolojik silah d r. Allah n sevgili kavmi kendi nizam n di er kavimlere kabul ettirir. Ame rika n n büyük ve küçük i adamlar körü körüne inan r, bu terakkiye. Rasyonalizasyon, normalizasyon, taylorizasyon doktrinlerinde tröstle mi endüstri sayesinde her ferdi bir otomobil, bir banyo salonu, bir piyano, bir spor sahas , bir seçim kart sahibi yapmak suretiyle bahtiyar k lmak ideali hep ayn mucip sebebe dayan r. Evet, ilerleyen hakim s n f n ideolojisi bütün cemiyetin ideolojisidir. Bütün cemiyet, hatta bütün cemiyetlerin. Ama bu metafizik en ihti aml ça lar nda bile hat r say l r muar zla r bulur. Bat intelijansiyan n ay r c vasf üphe ve tenkittir. Önce edebiyat yükseltir sesini, Flaubert ler, Baudelaire ler, Leconte le Lisle ler burjuvazinin bu ahmakça iyimserli iyle alay ederler. Sonra içtimayatç lar i e kar r. St. Mill e göre; Terâkki merhalesini durgunluk merhalesi takip edecektir. nsanl n tek hedefi o merhaleyi geciktirmek. leriye at lan her ad m bize o merhaleye biraz daha yakla t rmaktad r. Öyle ki, Endüstri rma durgun bir denize dökülecek sonunda. Zira, insanl n gerçekle tirmeye çal t terakki tam bir iktisadi sizifizmdir. (Okuyucuya Sizifos un sonsuz çilesini hat rlatmaya lüzum var m ? Kuca ndaki kayay zirveye ç karmak zorunda olan o bahts z, zirveye var r varmaz kaya a a ya yuvarlan r. Sonu gelmeyen bir i kencedir bu ) ngiliz iktisatç s için de medeniyet dünyas n n kaderi uçuruma yuvarlanmaktad r, sonunda. Le Play n kehaneti daha da korkunç: Avrupa cemiyeti, bilhassa Fransa çökü halindedir. Zaten terâkki inhitat takip eder, inhitat terâkkiyi. Terâkkiyi mukaddes sayan görü de, inhitat kaç n lmaz sayan görü gibi yanl ve tehlikelidir. Teceddütperestlik (Filoneizm) manevî ilimlerin en vahim hastal . Terâkki metafizi inin sebep oldu u bir hastal k bu. Madde ilimlerinde ne kadar hay rl ysa, ma nevî ilimlerde o kadar me um. Zira, moral ve sosyal dünyada ke fedilecek yeni bir prensip yoktur. Maddî terakki manevî inhîtat n ba lang c d r, Le Play e göre. Dupont White da isimsiz, kaç n lmaz ve kendili inden bir ilerleyi e inanmaz. Toplumlar n y a ay nda herhangi bir ilerleyi olmu sa ki böyle bir zorunluluk yoktur- bu ya bir elite in (seçkinler zümresi) eseridir; yahut da devletin. Kitleye gelince, terâkkiyi tahrik edecek herhangi bir güçten mahrumdur. Bu terâkkiyi arada bir gerçekle tiren ihtilalleri bile yapan o de ildir. Geçen asr n sonlar na do ru burjuva ayd nlar terâkki inanc ndan üphe etmeye ba larlar. Ufukta yeni bir içtimaî s n f belirmi , kurulu düzenin bütün müesseseleri, dayand ideolojilerle birlikte y k lmaya yüz tutmu tur. Bergsonculuk hudutlu ve geçici bir terakki felsefesi, Pragmatizm, hümanizm, plüralizm, neorealizm gibi felsefi mektepler de terâkki fikrine dayanmazlar. lim felsefesinde de devaml bir tekâmül fikri itibar n kaybetmektedir. XX. as rda terâkki inanc sa dan ve soldan tenkitlere u rar: Maurras, Daudet, G. Sorel, Ferrero ya göre; terâkki kemiyet dünyas nda, keyfiyet dünyas nda de il. Keyfiyet meselâ iyilik ve güzellik ölçülemez. Bu itibarla sarih ve sahih mukayeselere de elveri li de ildir. Bordinaeff, Avrupa intelijansiyas n n terâkki kar s ndaki inkârc tutumunu öyle hülâsa ediyor: 19. Asr büyüleyen ve yak n istikbâli, uful eden maziden daha güzel, daha sevimli, daha mükemmel olarak gösteren terâkki nazariyelerine, inanm yoruz art k. Demek ki, Sadullah Pa a n n Zaman, Zaman Terâkki isimli iirini yazd y llarda terâkki, Avrupa n n amentüsüydü. Gerçi, komüna bo azla malar unutulmam t henüz., hürriyet ve e itlik uzak bir ümitten ibaretti. Ama burjuvazi ihtiyarlamam t daha ve A vrupa dünyan n biricik hâkimesiydi. Elbette ki kendinden emin bir içtimai s n f n parolas tekâmül olacakt . Sonra burjuvazi terâkkinin bir serap oldu unu anlamak zorunda kald . Ne var ki, cihangirlik ça n n bu eski mabudesi ba ka ülkelere ihraç edilmek art yla faydal olabilirdi, kendine. Ve terâkki bir ihraç ideolojisi oldu. Dünya ikiye bölünmü tü, ileri memleketler, geri memleketler. Böyle bir tasnifin ne kadar yersiz, ne mertebe karanl k ve müphem oldu unu çok iyi bilen Avrupa intelijansiyas inanmad klar bir mefhumu Avrupa d ülkelerde ya atmaya kalkt lar. Sadullah Pa a n n torunlar geri kald klar na ve ebediyen geri kalacaklar na inand r ld lar. Bu gerilik yaln z iktisadî planda de ildi. Avrupa y bütün günâhlar , bütün abesleri ile taklide mecburduk. Avrupa n n her sözü kerametti: fazileti de, ilmi de o temsil ediyordu. Yükselen içtimaî s n flar

için bir kanat olan terâkki inanc , bizim için bir zincir oldu. Zavall Tanzimat Pa alar mrendikleri Avrupa bir zaferler ve ümitler ülkesiydi. Toru nlar n n hayran oldu u Avrupa ise; bir tezatlar ülkesidir. Temelleri çat rdayan bir harabeye imrenmektedirler.

47 L LER YAHUT B R ROMANIN DÜ ÜNDÜRDÜKLER

Cemil Meriç, Hisar Dergisi, Haziran 1975, say : 138, sayfa: 6,7,8 47 liler harcanan bir nesil, harcanan veya intihar eden. Silahlar sustu ama zaman zaman isyan ç l klar yükseliyor, ma erî vicdan ürperten ç l klar. Bir zelzeleyi ya ayan bu bahts z nesil öfkesiyle, ac lar yla, aldan lar yla aram zdad r. Kay plar m z rakama vurmad k henüz. U rad m z felaketler bir al n yaz s m yd ? F rt na bulutlar da ld m ?

Tarihin münaka a kabul etmez ahadetiyle sabit: Zor hiçbir ça da inançlar yokedememi tir, inançlar veya i tiyaklar . Di er hükümleri - ister abese dayans n, ister ilme- ancak ba ka de er hükümleriyle sökülebilir. Cinnet hiçbir ülkede sopayla tedavi edilmiyor art k. Ayd nlar n görevi gerçeklerden korkmamak, uursuzlu a kar koymak de il mi? Diyalo un yasak oldu u yerde hakikatten söz edilemez. 47 liler günahlar ve sevaplar yla bü ülkenin çocuklar . Neden bir itham ve intikam ordusu gibi kar m za dikildiler? Ezilen bir s n f m temsil ediyorlard ? Hay r... Sava a at lanlar n ço u <<mutlu az nl k>>tand lar. Ne açl tatm , ne sefaletle k vranm t lar. Bir kelimeyle onlar sosyalizmin kuca na atan iktisadî mahrumiyetler de de ildi, içtimaî tenasüd duygusu da. Sosyalizmleri bir rüyâ sosyalizmi idi, daha do rusu bir sanr . Tecrübesizdiler. limle ideolojiyi, hakikatle hayali birbirine kar t r yorlard . Bilmiyorlard ki içtimaî ilimlerde cihan umul kanunlar yoktur. Hiçbir izm insanl k tarihinin bütününü izah edemez. Diyalektik kendi s n rlar içinde yani bir ara t rma yöntemi olarak ayd nlat c d r. Zavall çocuklar çok pahal ya ödedikleri vehimlerinin kur ban oldular. Onlara öyle geldi ki, kendilerinden önceki her nesil günahkârd r, haindir veya gaflet içindedir. Vatanperverlik de kendi inhisarlar ndad r, uur da, kahramanl k da. Ba ms z dü ünen, hakikatleri gören yaln z kendileridir. Bu imtiyaz nereden alm lard ? lhama m mazhard lar? Marksistler, proletaryay felsefenin biricik gerçekle tiricisi, objektif ilmin tek temsilcisi sayarlar. Daha do rusu bu hayalî s n f dünyan n bütün meziyetleriyle süslemek isterler. Bizde böyle bir proletarya var m ? Varsa 47 lilerin onunla münasebetleri ne? Bu garip bir vehim, ama mucib sebeplerden mahrum de il. Avrupa fikriyat ya kaçak yollardan giriyordu ülkeye, yahut da Avrupa n n i ine geldi i gibi, yani noksan ve çarp t lm olarak. Avrupa y tan maya çal rken kendimizi unutuyorduk. San yorduk ki böyle bir fetih ki ili imizi inkâr etmeden gerçekle emez. Mazimiz tecessüsümüzü tahrik etmiyordu art k. slâmiyet afyondu; Osmanl tarihi, insanl n yüzkarasayd . Padi ahlar zorbayd lar, salakt lar, seksomanyakt lar vs. O sayfalar kapanm t ve bir daha aralanmamal yd . lericili in tek art vard : ecdada sövmek. Hiçbir topluluk kendine bu kadar sefil, bu kadar yalanc bir tarih imâl etmemi tir. Tarih, Bat da da bir ideolojidir yani gerçekleri çarp tarak aksettirir. Ama bu yar ilmin belli bir hedefi vard r orada: mazi denilen mezbedeyi pisliklerden temizlemek, cinayetleri fazilet diye göstermek, içtimaî hodgâml kutsîle tirmek. Bir kelimeyle Bat da bir dev aynas d r tarih. Her millet kendini bu esrarl aynada, dah a büyük, daha muhte em görür. Bizde bir eytan aynas d r tarih, Andersen in aynas . Her fazilet çirkinle ir bu aynada, her güzellik ucubele ir. Tarih Avrupal lar için bir in â cehdidir. Avrupal bu hayâlî maziye bakarak daha parlak, daha muhte em bir gelecek kurmak ister kendine. Ve bir destane benzetti i tarihi ile övünmekten zevk al r. Biz ise dünyan n en muhte em gerçe ini inkâr ettik, ve rezil bir hayâlîyi geçirdik onun yerine. 47 lilere ezberletti imiz tarih böyle bir abesler mecmuas yd . Bu u ursuz, bu kirli maziden kurtulmak istiyorlard . Avrupa l de il miydiler? Sosyalizm, Avrupa ilminin son merhalesiydi. Ayr ca insanî idi de. Be eriyeti bölmüyordu. Ezilenlerin son ümidiydi, son ümidi ve son kalesi. Belgrad orman nda toplanan Yeni Osmanl lar da bir rüyây ya yorlard , kendilerinin olmayan bir rüyây , Carbonari li e hayrand lar. Te kilatlanmak, dö ü mek istiyorlard . Carbonari cemiyeti Lombardiya da kurulmu tu, yabanc çizmesi alt nda inleyen, parçalanm bir ülkede. ttifak Hamiyet kime kar sava acakt ? Bu müreffeh bürokrat çocuklar da devrimcilik oynuyorlard sadece, bir as r sonraki torunlar gibi. ama onlardan daha talihliydiler, zira o

kendi günahlar m z gördük. Roman da f rt nal bir ça tasvir etmekte ayn sabr . hedefini tayin edemiyen bir öfke. istikbale do ru kol kola yürümek. lmin Gelece i) . çtimaî bir anket miydi bu? Yar n n tarihçisine yeni vesikalar m sunuyordu? Bir müdafaaname kar s nda m yd k? Roman bize hakikati aksettirdi i ölçüde muhteremdir. 650 sayfal k bir kâbus. tap naklar . Bu zavall . Önce bir mü ahittir o. Üstadlar böyle diyorlar. Neye inanacaklard ? Onlar masallarla oyalama a çal t k. Türk gençli i ilk defa ya ad n ispat ediyordu. ya amak için inanmak zorundayd lar. hayat ahlaki bir de er ta yacak. ne anla mazl klar körüklemektir. Yar n n ba l ca kanunu güzelim insanl a özen göstermek. âsillerin yüzümüze tuttuklar aynayd . Yazar uçurumu derinle tiriyor. Emperyalizme kar koymak her namuslu insan n vazifesi. mukaddesleri kirleten. sarp ve yaralay c de ildi. Ak ldan ba ka k lavuz tan mayan. Türkiye bir uçurumun kenar ndad r. Evet 47 lileri cedlerinden i rendiren bizi. ÇA IN D N :HÜMAN ZM emil Meriç. sevgilerimizden. kinlerimizden s yr lmak mümkün mü? stesek de yapabilir miyiz bunu? Hele kalbimiz kan yorsa. i kence. Onlara atalar n küçümsemekten ba ka ne ö rettik? Hakikatte bütün suç daha önceki nesillerin. 47 liler bir kâbusla ba l yor. insanla insan aras ndaki uçurumu. Erzurumdan bir iki kartpostal. Etraf m z dü manlarla dolu.. bu serke çocuklar kimin çocuklar yd ? Moskova dan m gönderilmi tiler. Ne söylediklerini anlayam yoruz. birkaç sevimli çehre.. bir kâbus. so uk. Kar lar nda da habis ve k y c hayâletler. kurbanlar deli. Tarihi karalayan. Unutmayal m ki her kin.. bu sahipsiz.ça n yelde irmenleri bizimkiler kadar tehlikeli. Füruzan n roman na bu dü üncelerle e ildim. s k c masallarla. uursuz bir öfkeydi bu üphesiz. bir mü ahit yani bir ara t r c . Ocak 1980 Yürekten inan yorum ki gelece in dini kat ks z bir hümanizm olacakt r. birbirimizi yiyerekveya intihar ederek de il. O aynada kendi uursuzlu umuzu. yeni bir kinin habercisidir. Hisar Dergisi. Mazinin hatalar n unutmak. vakalar n tesbit ve tahliline giri mek için aradan en az otuz y l geçmesini beklerler. 47 liler hakl . Oyuncaklar n öfkeyle parçalad lar ve üzerimize yürüdüler. Oysa 47 lileri daha çok sevdirebilirdi bize. Biricik parolam z bu olmal ... Kitap inand rm yor. gizli remizleri. Ve içinizden korkunç üpheler geçiyor: t marhanede miyim? Bir roman de il. 47 liler kurban edilen bir nesil. Kuvvetimizin zerresini bile bo a harcayamay z. Çinden mi? Onlar iki dü man kampa bölen biz de il miydik? Onlar kinle. kiliseler d dünyada gönlünce yasayan geni ve hür ilim. hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapal olmayacak. ama böyle bir sava ilmin nda yap lmal . sevimsiz. kutsile tirilecek yüceltilecek. Gerekçesi olmayan bir ithamname bu. Nesiller aras nda bir diyalog zemini haz rlayabilirdi. Onlara dur demiyecek miyiz? Bu dram n son perdesi oynanmam t r henüz ve oynanmamal d r. Türkiye de birçok ülkeler gibi emperyalizmin istismar alan içindedir. Bizi k zd ran bu isyan de il. ayn ihtiyatkârl göstermek zorunda de il midir? Romanc n n i i ne sisleri yo unla t rmak. ilmin nda ve bütün kuvvetlerimizi teksif ederek. Uçurumu görmeden ilerliyorlar. Bu bir roman de il. Ama pe n hükümlerimizden. rahipleri bulunmayan. iste insanl kanatland racak biricik inanç" (Renan. Cellatlar korkunç. i kence. maziyle istikbal aras ndaki köprüyü yokeden biz de il miyiz? Bu zavall çocuklar gözlerini bir enkaz y n aras nda hayata açt lar. husumetle dolduran biz de il miydik? nfilâk hazindi ama tabii idi. Belli bir ekle bürünmeyecek bu inanç. Bir kaç ay önce ya ad bir i kencenin korkunç intibalar n silmek isteyen bir ge nç k z. Sonra i kence... 47 lileri tan maya çal mal y z.. Arada bir insanca p r lt la. Tarihçiler. Ne u runa? Uzaktan ayak sesleri geliyor. Her ad mda bir batakl a gömülüyorsunuz. Bütün kaleleri y k lm t . 47 liler say klar gibi konu uyorlar. yani insan n bütününe sayg . isyan ettiriyor. hat ralara s n yor..

onlara göre Yunus'lar. slamiyet tek gerçek hümanizmdir. nsan H ristiyanl n posala t ramad bir dü ünceyle yak ndan temas ediyordu. insan müke mmelle tirmek. Dü üncede yeniden do u ve atlay olmaz. sosyalizm gibi. y n n m ? Hümanizm. dedi. Goethe mi? Nietzsche'nin ideali insan-üstü idi. kozmonotun mu. Ferdi cemaat içinde eritmeyen paganizm. be eriyi ilahile tirmi tir". e siz de erine kanatland ran Rönesans n metin aktar c lar m olmu ? Onlar olmasa Comte insanl k Dinini kuramayacak m yd ? Bilemeyiz. nsan n yabanc la mas yd din. Çölde do an slamiyet. "tabiatta tanr yoktur. Hümanizm insan n tanr la t r lmas ym . Aristo'yu slamlar tan tm t r. posay b rakm t geriye. as r Avrupas için bir kaç . Sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda. besleyici unsurlar varl na katm . kendi kanatlar ile uçmak arzusuydu. Cah z (772 -870) için dünya iiri Yedi A k airleriyle ba lar. kamil insan yapmak. yak n tarihin kanl tacidarlar bu rüyan n ne kadar te hlikeli oldu unu ispat ettiler. o metruk hazineden el de memi mücevherler derliyordu. Böylece bat ayd n çe itli tahriflerle tan nmaz hale gelen H ristiyanl bir yana b rakacak ve giderek kendi kendini tanr la t racakt r. Virjil de. bir meçhulü aray t hümanizm. "bütün tanr lardan i reniyorum" diyen Promete'yi. Katolik bir tarihçi. kimi. Vesayetten kurtulu du bu. ba ms zl n kime ispat edecekti? Hümanizm insan haysiyetine sayg . bir Marx n dikkatini insano lunun muhte em kaderine. Antikite hem kendisiydi hem ba kas . Hümanizm bir ayd n hastal ama kimse bu izmin hudutlar n çizemiyor.man n kaybeden bir ça n dini. insana tabiat içinde istisnai bir de er vermekse. çünkü H ristiyanl k. Filhakika hümanizmin ikinci manas insanl k dinidir. Geçen asr n dü ünce fatihleri Promete'yi bayrakla t r rlar. Marksizm den egzistansiyalizme kadar Avrupa n n tüm dü ünce ak mlar hümanist. Sirenlerin ark s n engin denizlere aç lmayanlar duyamazlard ki. Carlyle'in kahramanlar na gelince onlar da mazide yasayan veya ya and farz edilen birer gerçek veya tecrid. slam dü üncesi hangi bask ya kar direnecek. diyor. varabilece i en yüksek irtifaa yükseltmek yani gerçek insan. zenperest mabudlar de il mi? Hümanizm. Erasmus mu. greko latin kültürü ile hiçbir zaman göbek ba lar n koparmam t . efendilik. hürriyetti. bir Feurbach'in. Vinci mi. Allah'la kul aras nda herhangi bir arac da. Nas'lar n çelik korsas ndan kurtulup kilisenin duvarlar d na f rlamak hem cazip hem de tehlikesizdi. bir yeni boyut ihtiyac . Avrupal için kaybetti i dinlerin. "insanl kurtaracak tek k lavuz ilimdir". direni ti. tanr y yaratan insand r. habis. Hac Bekta Veli'ler su kat lmam birer hü manist.(1) Kelimenin iki ayr manas var : 1) Antikite hayranl . Yunan felsefesi Latin hukuk anlay ve judeo kretien teoloji ayn potaya döküldü. bir çe it afyondu. bir Renan'in. rü tünü ispat etmek. Ama müsta riplerimiz hemen benimsemi kelimeyi. (Grouset) Ya slamiyet? Hümanizm putperest sanata kar duyulan hayranl ksa Müslüman dünya böyle bir muhabbetten habersiz ya am t r. Yaln z örnek kim olacak? Sokrat m .Kilisenin abesleriyle bunalan serazad zekalardan kimi. slam yunan ve Latin sanat na niçin dönecekti? Ne dilde ne zevklerde ortakl k söz konusuydu. mukaddese sayg ise slamiyet ve bilhassa tasavvuf . Aç ktan aç a bir isyan de ildi üphesiz. y kt inançlar n yerini alan bir put. yani bat hümanizminin ana kaynaklar n n biri slamiyet tir. kimsenin tarife yana t yok. ne Rab ne ibad. bu haritadan ç kan ana mefhum: insano lunun de eridir". Diyorlar ki hümanizm. saltanat n n sars ld n anlayan kilisenin de bayra . man evi miras n yeni ba tan inceliyor. Ne olursa olsun Avrupa. Unutmayal m ki karanl klar içinde bocalayan Avrupa'ya antik ça n en büyük dahisini. nefse hakimiyet. Ignace de Loyola'lar n torunlar kanl pençelerine ipek eldivenler geçirerek insano lunu karde li e ça r yor. Kavramdan çok k l f. yunan iirinin ç lg n ve günahkar cazibesine kapal yd . bati dillerini 1850'den sonra fethetmi . Kilisenin yasaklar ndan kurtulmak is teyen Orta Ça insan Eski Ça edebiyatlar na kaçt . slamiyet Yun an ve Roma'dan dü ünceyi alm t . slamiyet te kilisede yok. "Humanités" edeb. "H ristiyan hümanizm i. Bir egzotizm. Rönesans hümanistlerinin ça da hümanizm üzerinde etkisi nedir? ba ka bir deyi le. yunanl lar n dini ideali ile ncil aras ndaki kayna man n eseridir. Hümanizm nedir. Ne var ki slam Homeros da ilgilendirmemi tir. Gerçek hümanist biziz diyen Pierre l'Hermite'lerin. hangi insan n. feylesofun mu. Biz Rönesans ya amad m z için mi hümanist olamad k? Evvela Rönesans tarihi bir gerçekten çok bir talyan miti. Kendi mazisine s n yordu bat . iyi ama Promete'nin i rendi i tanr lar karanl k bir ça n kan dökücüsü. horlanan haysiyetini kurtarmak zorundayd . 16. kelime de il bukalemun: demokrasi gibi. Fakat nas'lar n korkulu undan atlayarak putperest dünyan n iir ve dü ünce bahçelerine aç lmak yine de tehlikeliydi. Toplum kendi de erlerini gök kubbeye aksettirmi . Hümanizm genç bir kavram. zincirlerini k rmak. Mevlana'lar.

e er bezulmeti hesdi mu kayyedi. Toplumsal ilimlerin en kaypak ve anla lmas en zor kavramlar ndan biri kültürdür. (Din ve deoloji S. Teknik anlamda kullan lmad zaman beraberinde getirdi i ça r mlar Picasso. Kemal Tahir hümanizm ile hümanitarizmi birbirine kar t rm t r.be eriyete ibadet mezhebi" (Lügatçe-i felsefe) (yazarlar m za sorsak). nsan yaln z slamiyet te e ref-i mahlukatt r. Ergün Göze için. muhakemenin ve duyarl n niteli i akla gelir (D.. Ziya Gökalp'e göre Medeniyet.. uygun temrinlerle baz beden ve zihin melekelerinin geli tirilmesi (veya geli mi olmas ): Kültür fizik. Kayna nda yakalayacaks n kelimeyi. matematik kültürü.son a amas : makinele en insan". Afrika'y kültür mabedinden ko an hasta bir Bat hayranl . smail Fenni.. ça dan ça a de i ir. kültürün vazgeçilmez art d r. Mozart. Bu tan m n frans zcadaki kültür ile pek münasebeti yok ama anglo -sakson antropolog ve .) Foulqué ise. Bir yan yla balç k. Garp medeniyeti. ak n izleyeceksin. ingiliz kültürü. tan yamazs n yoksa. imdi de bir mütercimi dinleyelim: Darwin'in akirdi olan ilk evrimciler. fakat frans z kültürü. Medeniyet sunidir. "insaniyete muhabbet" diyor (Kamus-u fransevi). "devr-i teceddüd üdebas n n yani elsine ve edebiyat-i atika tarafdar n n n mezhebi..En dar ve en maddî manada. Eylül 1971 Kelime de maskelidir.. tenkit kabiliyetini. tek ba na XVIII. asr n sonl ar nda fethetmi bat dillerini. kültür tabi. (Dictionnaire de Ne kadar çabuk eskiyor sözlükler. yani millîdir. ama sevimli. Bilgi. (1) emsettin Sami.38) Neden Picasso. frans zcadak i kültürün almancas bildung diyor. 2) Bu özelli i sa layan e itim. al kanl klar n topuna birden kültür ad n verdiler. Itrî veya Tagor de il? Bu garip takdimde uurlu bir Türk ayd n yerine bir amerikan misyoneri konu uyor. (Bu ke meke nereden geliyor. Feyzi Hindi'nin me hur beyiti ile çerçeveledi i muhte em varl k: Haki.. hars desek de il. B. bir yan yla tanr . Lalande anlamlar n öyle s ral yor: A. edebiyat ve sanatla ilgilidir. Roustan) (Bu manada daha çok genel kültür tabiri kullan l r."humanités" nin ta kendisi. as rda kullan lma a ba lam . yani beynelmileldir. Ad n nas l türkçele tirsek: irfan desek olmaz. (Vocabulaire technique et critique de la Philosophie. Ar . Ömrün yetecek mi bu yolculu a.. 200. H SAR Dergisi Say 93. sabr n yetecek mi? Kültür yabanc bir kelime. 199.) KÜLTÜR VE ÖTES Cemil MER Ç. Asya'y .. Mozart ve Beethoven de Farabî.) d r. Cazibesi biraz da müphemiyetinden geliyor. "insan ruhunu metafizik kaynaklardan koparan ve bu sebeple insan vücuduna irca eden zavall bir sistem.Medeniyet.Daha genel olarak ve gündelik dilde: 1) Okumu ve bu sayede zevkini. Kültür denince daha çok zekân n. diyor erif Mardin. Bu izm "dünyan n en namussuz sömürüsü olan burjuva sömürüsünü örtbas etmek için ileri sürülmü bir duman perdesi" Kemal Tahir'e göre.. karanl k. fakat yeter art de ildir. muhakemesini geli tirmi insan n özelli i. tamamlay c bir isimle veya fiil olarak XVI. müteaddit milletlerin mü terek mal d r. toplumun adeta üst-yap s n meydana getiren davran lar n. Kültür. Önce kelimenin kendisinden. (Türkçülü ün Esaslar ).) C. Beethoven. tiyatro. yabanc . almanca kultur civilisation kar l la langue philosophique. ülkeden ülkeye de i ir kimli i. insan gibi. bir medeniyetin her millette ald hususi ekildir. S. Oysa. moral de erlerin. Kültür. e er benur-i ilahi münevveri.

son hüviyeti içinde yakalamak ümidi ile. "Ça da uygarl k" garip bir Sysiphos. Bu ele avuca s mayan kavram n kimli ini. insanl n topyekûn ilerleyi inde bir merhale. Sosyologlar teknik ilerlemelerin sebeb oldu u büyük de i iklikleri de erlendirmekte de birle emiyorlar. S. hasretle bak yor ovaya ve kendini uçurumlar n cazibesine b rak yor. kültürler üzerinde mi? Bu tart ma iki okula ay rd antropologlar : Malinowski'den ilham alan yap salc yahut yap salc -görevci e ilim. devrimci-kültür var. 160 tarifini bulmu lar kültürün. anti-kültür. Baz yazarlara göreyse. konformizm yaratmakta. bir olu um. kimi normatif.9) Vuzuha kavu tunuz mu? Ara t rmalar m za devam edelim: Krober'le Kluckhohn koca bir kitap yazm lar bu kelime için: Culture. mutluluk hakk nda maddeci ve çocuksu imajlar telkin etmektedir. uyu turucu maddeler havarisi Tim Leary. can çeki en bir medeniyetin ölüm h r lt lar m ? Bâkir ve dilber bir dünyan n müjdeleri mi? Bilemiyoruz.kültür yok art k: kar -kültür. 621-645) Her kültürün. tasavvurlar. sineman n. do rudan do ruya mass media'n n.sosyologlar n ço unca benimsenmi bir tarif bu. S. e itim sistemleri. Caseneuve et victoroff. y n kültürü halk s n f n n ya ay ve dü ünü al kanl klar n yükseltmektedir. y n kültürü gibi bir tak m kavramlar üzerin de durmaktad rlar. Y n haberle meleriyle (mass media) u ra anlar bu meseleye yeni bir boyut kazand rmakta. yani her birinin kendine özgü bir kültürü olan bölgelerle. Avrupal sosyologlar. Introduction a l'ethnologie." (Arthaud) . bütün üslûplara asî. yani oldukça ilkel bir kültür modelleri bütünüdür. a critical review of concept and definitions. Kültür fikri. Art k kazan lm bir bilgiler bütünü veya her eyi okuyup. tüketim toplumunun i ine yaramaktad r bu kültür. uurlu veya uursuz olarak. Albert Schweitzer de ayn fikirde: kültür. Zirveye t rmand ktan sonra. nas l biçimlendirdi ini ara t ran kültüralist mektep. kimi yap sal . Maziden gelen tüm s n rlar . insan n bu amaca varmak için yaratt araçlara kültür araçlar veya daha genel olarak kültür de erleri diyebiliriz. daha do rusu ku aktan ku a a aktar lan sosyal miras. Kültür ileri bir toplum durumu. Franz Boas kültür alanlar yla. bütün geleneklere dü man. Bunlar ahlakç veya filozof görü leri. -ferdin ruhî olgunla mas na hizmet ettikleri ölçüde . bir tutum. kültürden çok. fert ki ili ini. radyonun. kimi psikolojik. A a yukar medeniyetin kendisi. her alanda ve her bak mdan kaydetti i geli melerin bütünü . Konusu arkaik toplumlar olan bu tart malar bir yana b rakal m. Bir de bak yorlar ki. reklâm n eseri oldu unu iddia ettikleri halk kültürü. diyor Fisher. nazenini son kostümü. Hareketin ak l hocalar bir y l geçmeden unutuluveriyor. müesseseleri. Y n kültürü. kimi tarihî. Baz yazarlara göre. ba lang çta insanl n umumî geli mesine ba l . kültür-sonras . Çe itli yazarlar taram lar. Belli geleneklere de il.insan n ve insanl n. Kendini herkese kabul ettirmek iddias nda. bilhassa televizyonun. Hatta bu sosyologlar. (K sa bir özet için bak. Baz sosyologlara göre. Hayata bir ey eklemek istemiyor. hayat de i tirmek amac nda. yeni dünyaya ko uyorlar. halka bir eyler bildi ini vehmettirmekte. kültürlerden söz ediyorlar. tüm de erleri yok etmek: kültür kavram n çatlatan bir davran bu. (Kardiner -Preble. Bunlar. Bu tariflerin kimi tasvirî. kavramlar. kelimenin manas n öyle geni let tiler ki. teklif etti i veya zorla kabul ettirdi i modellerle. Amerika'dan gelen bu moda. medeniyet ise barbarl n z dd . bitnik'ler hipi olmu . bu eserde oldu u gibi. Avrupa'n n resmi veya gizli festivallerinde ba tac . kimi jenetik veya yetersiz. nsan hayvandan ay ran ey kültür oldu una göre. kültür. her eyi unuttuktan sonra kalan" de il kültür. Antropologlar bu arka-plandan kopmamakla beraber. her gün yeni bir macera ile sevgililerini hayretten hayrete sürükleyen bir nazenin. kültürle do a iki z t kavram. 1970). MacLuhan' n yerini "teknoloji peygamberi" Fuller al yor. daha do rusu kimliklerini belirtebildik mi? Hay r. "free jazz" "rock" la "pop"u taht ndan indirmek üzere. Kültürlerin özellikleri ve tarihleri Boas'dan sonra incelenme e ba lan r. magazinlerin. zaman zaman toplum yerine kullan lmaktad r. "bir hayat anlama ve ya ama tarz . Zen yay c s Suzuki'yi itibardan dü ürüyor. (Malinowski'nin fikirleri için bak: Culture in Encyclopedia of the social sicences. Antropologlar birbirne dü üren bir anla mazl k da u: daha çok toplum yap lar -yani bir grubun içindeki ili kiler üzerinde mi durmal . tüm yap lar . Kültürün en yüksek merhaleye ula t ülkede. cilt IV. yay n organ ve araçlar yla genelle en mitler. kültürler aras ndaki al veri lerle u ra an ilk antropolog. hip-kültür. Kültür. La Sociologie.

Ah bu Avrupa! ngilizler dünyan n en büyük medeniyetlerinden birini yok ederler. yâni daha ilmî bir s n fland r . tabiî ütopyalar. mâbed ta lar n müzelere aktar r. Gerçi Avrupa da uurumuzu buland rmak için. tezgâhlar söker.. cilt 1. u eser daha önemli. hürriyet ve müsamahad r. yiyi kötüden. slâm -Türk medeniyeti. Türk.. "Kelime hazinemizde. bu haysiyeti inanc n ve dü üncenin bütün belirtilerinde görmesini bilen bir idrâktir. As rl k hezimetlerin ö cünü almak için uydurulmu a benzeyen bu sefil kelime müsta riplerimiz taraf ndan hararetle benimsen di Neden azgeli mi . Daha do rusu say s z mahzurlar olan bir mecbûriyet -i elîme. deoloji ile teknik bu yeni ku aklara güvensizlik veriyor sadece. Demek ki. Bu devler veya cüceler ülkesinin bir çok Gulliver'leri var. babalarla çocuklar aras nda uçurum aç lm t . sürekliyi geçiciden nas l ay raca z? Eserin kendisi yok ki ortada. Ça da medeniyet kendini inkâr eden bu isyan hamlelerini de bünyesine katabilecek mi? Baz yazarlar hareketi Reform'a benzetiyorlar. yürüyü e devam etmek. Onalt nc as rda da bütün bir nesil.Hayalin ak l. ça tek ba na temsil et mek gibi abes bir iddiaya kalk mam t r. nsan haysiyetine büyük de er veren. dü ünce selâmetine ula amay z. en uzun ömürlü." (MacLuhan) " nsanl n korosu" olan istikbal. Gelenek paramparça ama yerine geçecek bir de er de yok.slâm medeniyeti bu idealleri gerçekle tirdikten sonra. Ça da la mak. bir uyutma endüstrisi. Hem ayn . (Konunun iyi bir özeti için bak Le Monde. sömürgecilerin kendilerine vesayet hakk haz rlamak çin uydurduklar bir mahkûmiyet karar . De er yarg s belirtmiyor. tecrübenin bilgi üzerindeki zaferi. H ristiyan dünyan n son ke fi. Luther tezlerini hayk rd zaman otuz ya ndayd . A ustos 1978. say 2 Bat dillerinde kar l olmayan bir mefhum. Hind'de kas rga gibi eser. Türk . Türk .slâm dünya görü ü. Azgeli mi yalan . korkak. Medeniyetin tek öl çüsü vard r: insana verdi i de er. bayramd r. drâkin tepe taklak edili i. dü üncemiz gibi. Dürüst ve erkekçe bir kavgadan kaçan bu hayal hastalar n biolojileri ile ba ba a b rakal m. bu medeniyetler içinde en parlak. Ama kimse anlam yor bu yeni kültürü. Vazge çilmez îcâblar adalet. bizim için bir «geri kalm l k»söz konusu de ildir. Ütopyalar istiyorlar. genç üniversitelilerdi diyor Goodman. daha önce var olan bir dünyadan geldi i için kalle lik ediyor bize. nice laf zlar icad etmi . Ke fedilmesi. ister istemez alçalmakt . arzuyu susturu . sanayile mek iyi de olabilir. Bat 'n n abeslerine îtibar etmek bu alçal büsbütün h zland rd . sürrealizm. c v k. Daha ayd nl k. Dionysos'tur. Ama hiçbir emperyalizm. Gerçek dergisi. Zaten do unun ve bat n n bütün büyük târih felsefecileri medeniyetin. Eski bir ark n n akordsuz tekrar : dadaizm. 11 Eylül 1970 L'autre culture) Avrupal la mak m . ça da dünyay . kime göre azgeli mi ? Tarih sahnesine ç kan büyük medeniyetler birbirine e it de erdedir. kurulu düzene kar ayaklanm . Oysa tabandan gelen devrim. en tan nm Edgar Morin'le. havariler ikayetçi.slâm dünya görü ünde. 'azgeli mi lik'. her mede niyet için mukadder olan bir çökü ve çözülü merhalesine ula m t r. niçin azgeli mi . sanayile mi . Gençler için istikbâl ya anan and r. Bu itibarla mukaddestir. e itlik. y n arzular n n vah ice doyurulu udur" (Lebel). kötü de. insan.sanayile memi diye ikiye ay r yor. Eleba lar. Bu habis kelimeyi. kavimlerin târihinde böyle ç k ve ini merhaleleri oldu unu k abul ederler. hem bamba ka. Bu habasetler insansever Marx'a latifeler ilham eder: «Do uda içtimaî de i iklikler ancak Avrupa'n n istilâs . insanl n yüzünü k zartacak zulümler icad ederler. henüz bir curcuna. mur dar. s cak. Jean Jacques Lebel. lügat hazinemizden tardetmedikçe. Historie du surréalizme) Medeniyetin martt bu Amerikan veletleri için "kültür. Zirveye vard ktan sonra yükselecek ba ka irtifalar olmad için. (Kar la t rmak için bak Nadaud. Tabiat n d nda mtiyazl bîr yeri vard r. en zinde medeniyetlerden biridir. yarat lmas gereken ba ka bir realite özlemi. Avrupal la t rmak m ? CEM L MER Ç. kültürün kendi kendine sava aç bu. Rodinson. eski yasalar n ve ölçülerin y k l . Tanr 'n n bîr nusha-y üras d r. öteki daha de ersiz diyebilelim. Evet. Melanchton yirmi.

Görülen benzerli in esas iktisâdi idi.. Azgeli mi . Tanzîmât ntelijansiyas n n meçhulü olan bu mefhum sonralar bir bayrak olmu . bir intihar karar d r. Bir iflâs n ifadesidir Avrupal la ma. çok geli mi ne demek? Bu de i me kendili inden mi oluyor. refah.sayesinde gerçekle ebilir. Bat 'n n yükselme devrinde. Böylece iktisâdi geli menin tahlilini belli bir mihraka ba l yor ve modernisatîon'unun sosyal bir vetire olarak en anla l r tahlilini vurguluyordu. Avrupa'l la ma'n n Avrupal lar'ca ne manâda kullan ld n a a da anlataca z. Sosyolog buna: «Azgeli mi ülkelere.. modernisation sahneye ç kar l r. aferin ngilizlere. Sömürge halk na bu yanl hedefi telkin edenler kimler di? Müstevliler. Bu hüküm ça da dü ünceye Vico'nun arma an . Modernîsation. onlar kendilerine benzetmek isterler. Almanya ise millî birli ini bile kuramam henüz. daha yumu ak bir tâbir ke fedilir: Avrupal la t rmak. emperyalist rejimler aras nda millî men eleri bir yana büyük benzerlikler oldu unu gösterdi. iktidar. Avrupa Avrupa. Giderek bu mefhum da fazla sert. Sanayi alan nda ise geri mi geri. Modernisation. sosyal bîr de i me vetiresidir. Emperyalizmler kabza-i teshirine geçirdi i ülkeleri yok etmek için. Yabanc la an ayd nlar m z. uurlanan Do u bu kelimeden de tedirgin olunca. Avrupa Amerikanla yordu. Dünya Sava Avrupa devletlerinin zay flay na ve Amerikan nüfuzunun yay l na ahid oldu. Vico'nun ve Auguste Comte'un: Her ülkenin târihi ayn istasyonlardan geçmek zorunda. Ama dünyan n gerî kalan bölgeleri söz konusu olunca kullan lan kelime Bat l la ma idi. yâni Hind'i ça da medeniyete ula t rmak çin bu s k nt lara katland lar»der. diyor. yani Avrupa'y . Portekizliler portekizlile tirmek pe indedir önceleri. Yerine yeni bir yalan bayrakla t r l r: Bat la ma. Târihlerinden kopan bîr avuç a k n n omuzlad bir teslimiyet bayra . Ansiklopediyi okuyal m: «Uzun süren sömürgecilik y llar . daha kucaklay c . beceri ve bilgi bütün sosyal de erlerin yeni ba tan düzenlenmesi ve yeni ba tan payla lmas na htiyaç vard r. geleceklerinin imaj veya tasvirleri. sevgi. Sana anlatt m. anlatal m: ngiltere'de kapitalizm geli m i . yoksa d müdahalelerin eseri mi? Yazar devam ediyor: «Emperyalizm ça nda. Demek ki. Ne var ki. Kelime.. Gaye. bütün bu lâf zlar Avrupa'n n zâde-i mel'anetidir.. «ça da uygarl n»temsilcileri ma lûblara önce kendilerini örnek gösteriyorlar. kendi hikâyendir. nas l bir gelenekleri bulunursa bulunsun amaçlar ndaki benzerli i tek kelimeyle belirtiyordu. Arthur Levîs'in söyleyi îyle nüfus ba na dü en gelirin art oldu u kanâatine var nca ileri do ru bir ad m at lm oldu. modernîsation. bîr k t'a. gerekse modernle mekte olan toplumklar n nerede olurlarsa olsunlar. nezleye . Lawsell (1965) do ru söylüyor: Böyle bir kazanca dönük davran a sâhib olmak için. bu vetirenin ba l ca unsuru iktisâdi geli medir. Zîrâ verimin fiilî olarak artmas için yükselen ferdî geliri üretip tüketen insanlar n kendi üretici güçlerini art racak ve bu davran topluma yayacak kadar oyunun kaidelerini anlam ve benimsemi bulunmalar lâz md r.. efen dilerine benzemekten ibaretti. «Sanayi bak m ndan geli mi ülke. Bat dilleri yeni bir kelimeyle zenginle ti: Amerikanla ma. eski bir ola y n (sayrûre) zaman m zdaki ad ym . geli mi ülkelerin vas flar n kazand ran sosyal de i me süreci. fazla gu rur k r c bulunur. sosyal bir çevre yarat r. Daha topyekûn bir tâbi e ihtiyaç vard . eski dar deyimler kullan lmaz oldu. do ruluk.»Demek ki sömürge halk için ideal (yâni bugünkü tâbirle modernisation). gerek bütün modernle mi ülkelerin ister Sovyetler Birli i ve Japonya gibi do ulu ba ar daki benzerliklerini. daha do rusu de i tirebilir mi? Asya Asya'd r. Ça da la ma bir yana. H ristiyan korsanlar n istilâ s n rlar geni ledikçe bu tâbirler yetersiz gelmeye ba lar. Bu nki af nceleyen iktisatç lar. Hind'den söz edilirken ngîlizle iyor deniyordu. W.» Marx bu sözü niçin söylemi . Hindiçin'den söz ederken Frans z la yor. bir inkâr ç lg nl . bat l sömürgeciler taraf ndan uydurulmu tur. bir medeniyet camias hüviyetini nas l de i ti rir.» AVRUPALILA MA (1) Avrupal la maya gelince.. ba l ca konular n n. Avrupal la maktan söz edilme e ba lan-d . sonra mensub olduklar camiay . ngilizler ingilizle tirmek. sayg . fazla dar. imdi dü man ülkelere teklif edilen daha sonraki modellere göz atal m: "II. Çünkü her toplum ayn merhalelerden geçecektir. Toplumlar iktisadî ba ar lar n n bütünü göz önünde tutularak s n fland r l yor. onlardaki direni i yok etmek. MODERNLE ME Asr m z n en büyük içtimaî limler Ansiklopedisi Modernisation'a ay rd oldukça uzun bir incelemeyi Marx' n yukar daki cümlesiyle ba lat r. Bu ihtiyac r kar lamak için modernisation kelimesi uyduruldu. Yar n sen de ngiltere gibi olacaks n. azgeli mi ülkeye gelece in imaj n sunar sâdece.»diyor. sömürge halklar na sömürgecileri taraf ndan sunuluyordu. Daha müphem. Sanayi nk lâb bütün ihti am ve sefâletiyle ferman ferma.» Görüyoruz ki. ki ili i öldürmekti. nüfus ba na gelir art n fiilî olarak gerçekle tiren bir çevre. kar la t r l yor ve de erlendiriliyordu: Tek sa lam ölçü buydu. Bu basit ve lemsel tan m hem iktisâdi geli menin özlenen süreklili ini hem de bu süreklilik boyunca ba ar seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. sava sonras y llar bu daha geni tâbirin de lüzumundan fazla dar oldu unu isbat etti. Harold D. Modernisation. Frans z lar frans zla t rmak. istikbâlin büyük Hindistan' n yaratmak. Yazar Alman okuyucusunun dikkatini çekmek istiyor konuya.

iki as r sonra skender devrinde. modern Avrupa'da kurulan ve Rönesans n. sana ink lâb n n yi ürünü olan belli sosyal sistemlerin nüfuz yolu ile Asya. Hind'i ele geçirirler. Young diyor ki: Avrupal la ma sözü. daha girift. misyonerin Kitab. Amerika. kabîle geleneklerini y k mak ve israf önlemek. fakat daha az verimli ve ilerlemeye daha az elveri li kollektivist ve komünal medeniyetleri kontrol alt na almak. Di er taraftan Kuzey Afrika'yla berya Yar madas 'n n slâmiyet'ten gelen hamle gücüyle ve Arap fetihlerinin h z yla Sami kavimler taraf ndan Asyal la t r lmas Orta Ça da medeniyet tarihinin en esasl ak m n te kil et mi tir. Bâbil ve kuzey Hindistan'a yapt istilâlard r. ticarî zihniyet. Bu dalga 732 de Charles Martel ve Franklar taraf ndan Tours'da durduruldu u zaman en yüksek noktas na varm . belli de il. yani kapitalizmle slâmiyetin veya Bu dizmin kolektivizmi. Protestanl n. Cereyan (tide) Asyan n lehine dönüyordu. Bâbil. s nâyile me. istismarlar n gizlemek için uydurduklar bu yabanc kelimelerden ne anlad klar n aç klamak. içine geçme).S) bir taarruz ve müdafaadan ibarettir.Mukaddes'i. Lâtin imparatorlu u (1261 -1453). olmaktad r. iktisadî bak mdan ferdiyetçi kapitalizm ve rekabet ülküsünü empoze etmek. s zma. Daha do rusu durumun icâblar na göre her üç yoldan.) Aryal Persler'in. O târihlerden sonra te ebbüs Asya'n n eline geçer. ki k t'a aras ndaki hâkimiyet sava târih öncesine kadar uzan r.. Araplar n. Afrika kültür ve medeniyetlerini istilâ etmesidir (Yazar. Avrupa'n n zaferini gerek Tevrat' n kehânetler fasl gibi eski siyâsî eserlerde. gerek sonuçlan bak m n dan Amerika'lara ve Afrika'ya tesirinden çok farkl olmu tur. çünkü kuzey ve güney Amerika medeniyetleri Anglo-Sakson sömürgecili inin ve Lâtin ticarî nüfuzunun bask s yüzünden ayn ak betle kar kar yad rlar. Nitekim geçen asr n Asya medeniyetlerinin ve sosyal sistemlerin esas lar na da o ça lardaki Asya imparatorluklar nda rastlamak kabil. skender fetihlerinin sonunda kurulan Helenistik devletlerden bile daha k sa ömürlü oldu. Cyrus devrinde [549-529 M. özendirme yoluyla m . Do u'dan gelen Aryal ak nc lar ranla. yay lma. Elen imparatorlu unu Dara mparatorlu unun s n rlar na kadar geni letilen ve bir dünya devleti idealini gerçekle tiren skender fetihleri Avrupa taarruzunun sonuncusu oldu. siyasî bak mdan demokrasi fikrini. Bu dönemdeki Avrupal la t rma hamleleri eskilerine k yas la cans zd r. Avrupal la t rman n Asya üzerindeki tesiri. Terbiye alan nda avrupal la t rma ise. Amerika. Ne mâhiyetlerinden. Roma'n n Asya imparatorlu u (189 M. Bu içtimaî sistemlerin vas flar da unlar: Avrupal la t rma. telkin yoluyla m . On be büyük sütun Europenisation maddesini hülâsa edelim. Bugünkü Avrupal la t rman n esaslar n . Kendisini dinliyelim: O ça larda bile iki k t'a aras ndaki temel farklar aç kça belirmi bulunuyordu. Avrupa d ndaki k t'alar Avrupa ilimleri elde ederek. Bu itibarla dü manlar m z n. hatta Salt k Denizi'ne kadar yönelmek zorunda kald . «permeation» kelimesini kullan yor: Nüfuz etm e. gerek târihî. onu kendine benzetmek ve gönlüne göre istismar etmektir. bu Avrupal la ma M s r. Bu ilk Avrupal la t rman n son dalgalar . pek önemli say lmaz. Yunan kültüründe bulabiliriz. ki k t'an n kaderi o ça lardan beri taayyün etmi . Afrika kültür ve medeniyetleri üzerinde yapt tesirleri belirtmek için kullan l r. Fransa'ya. Asya hâkimiyetine kar ümitsiz bir sava a giri tiler. Daha sonraki Mo ol göçebelerinin taarruzu tesiri bak m n dan en uzun ömürlü olmas na. ne târihlerinden haberleri var. Lâtin ve Haçl seferlerinden do u Avrupa'da ve bat Asya'da kurulan devletler. komünizm'i. En geni malûmat 1931'de yay mlanan çtimaî limler Aksiklopedisi'nde. Bir kelimeyle Avrupa'n n ba l ca dâvas Asya'n n direncini k rmak. Ki ilikleri billurla m . Young'a göre. bu imparatorlu un vârisi o an Greko Bzantin (330-1204) imparatorlu u. Afrika'n n kabîle kültür ve medeniyetleri imdiden Avrupa'n n bask s alt ndad r ve eninde sonunda Avrupa ferdiyetçili inin ve sanayiinin taarruzuyla yok edilecektir. tüccar n mallar .E. militarizm'i ve mistisizm'i aras nda her zaman medd-ü cezir vard r. Asya'n n ilk Avrupal la mas ta devrine rastlar. Young'a göre. Ve Avrupa hâkimiyetinde bir dü ü görülmeye ba lar. idarecinin iyi niyetleri arac l yla. Berberilerin iki ktan bi rini seçmesi gerekiyordu: Avrupal la mak veya yok olmak.yakalan r gibi yakalanm onlara. G.. Amerikan yerlileriyle Afrika zen cilerinin. maddî hattâ manevî kazançlar sa layacaklar na inand rmak. Bu nüfuz. ve bu bölgenin Asya'ya kat lmas na sebep te kil etmesine ra men. Pers ve Grek medeniyetlerine kadar sürer. sava la m gerçekle tirilecek. olacakt r. Yeni Avrupal la t r man n zaman m zdaki devresinde Asya devletlerine ilk kabul ettirilen felsefî ve siyasî nazariyeler in Eflâtun ve Aristo'nun fikirlerinde Atîk ve Ege medeniyetlerinin müesseselerinden ilham almas tesadüf eseri de ildir sadece. Avrupa ile Asya aras ndaki merkezî köprü (yani stanbul) Bizansl lar taraf ndan ko rundu u için Asyal lar n Bat Dünyas na taarruzu. çal mam z n ilk fasl n te kil edecektir. sanayide el tezgâh n n yerine fabrikay ve dökümhaneyi geçirmektir. daha âdil. güneyden Kuzey Afrika yoluyla spanya'ya. Avrupa'ya has içtimaî bütünlerin (sistem Asya. Asya hiç bir zaman böyle bir mecburiyetle kar kar ya gelmemi tir. Yazar n bu ifâdesini ayd nlatma a çal al m: Avrupal la t rma. gerek arkeolojik ara t rmalarla gün na ç kan vesikalarda görmek kabildir. Aryal Grek ve Makedonyal lar n M s r. oysa Asya'da Bat medeniyetinin ferdiyetçilik. kuzeyden de Rusya yoluyla Balkanlara.. Bu Avrupal la t rma dönemi Dara ve Keyhusrev'in Avrasya imparatorluklar yla Aryen Greklerin Avrupa site devletleri aras ndaki sava larla sona erer. E-330 M.

Osmanl ülkesine yerle mek ve onu istismar etmek isteyen devletlerin birbirini kovalayan gayretleri ba ar ya ula amad . kendi teb'as yla aras bozuldu (Türkler. Avrupal la ma onlara dolayl olarak ve demokratik yoldan Amerika taraf ndan telkin edilmi . Asya'n n eski kültürlerini adetlerini ve kanunlar n sürdürmekteydiler. transkontinantal bir cephe boyunca Asya'n n belkemi i (dorsal ridge) arkas nda ve bu bölgeyi a arak. Slavlar. Bu te ebbüslerin hepsi de semeresiz kalm t r.net Önce kelimenin mü taklar n tan yal m. XVII. XVIII. yani bu kavimlerin hükümran birer devlet olmas na taraftar de ildi henüz. Bu itibarla. milliyetçilik icab diye sunulunca. biri kuzeyden. XIX ve XX. Rum lar. Babiller'in kültür miras ndan daha çok faydalanm t . (Sobieski ve Polonyal lar) Bunun üzerine te ebbüs Avrupa'n n eline geçti ve Avrupal la t rma ça ba lad . Avrupa ya ay na uydurmak. Bab. Orta Asya'da Rusya içlerine kadar geni lettiler. Bu nizam n koruyucusu Osmanl lard . Europeaniser yahut europeiser. ngilizler. XIX. as rlarda devam eden ve kendini târihe ve politikaya terakkî-i âlemin sürekli görünü ü olarak kabul ettiren Avrupal la t rma. sonra civar ülkelerle ve tum H ristiyan dünyas yla. devlet-i Aliyyenin tebas olan çe itli kavimler taraf ndan bölü ülmesine. Orta Asya ve ran'a ve Altaylardan Mo olistan'a. Elizabeth devrinde bile. Osmanl nizam n incelemek için ngiltere'den stanbul'a bir heyet yollanm t . hocalar ve hamileri oldular. Asya'dakî Araplar' n. Neden? Zira daha önce Avrupan n milliyetçili i sokulmu tu bu ülkeye. Çin Asya's na ta mak için Avrupa devletleriyle yar a girmi . bu iki yanl taarruz da gerileme e yüz tuttu. as rda Portekizlilerin. Yunanl lar' n. XVI. as rda Hollandal lar n yolundan giderek ticaret ve sömürge üslerine yerle iyorlard . nüfus art n bo altmak için sömürgeler de aram t r. avrupal la mak veya avrupala t rmak. Avrupa medeniyetini kolayca ve tahâlükle kabul etmi tir. di eri güneyden Asyay ku atan iki hareketle emperyalistik Avrupal la t rma sür'atle geli iyordu. Avrupa n n da birbirine rakip milli devletler aras nda bölünü ü de Devleti Aliye nin çökü ünü geciktirdi. Napolyon devrinde Frans zlar. Türkler'in Avrupa' y atfetmelerine sebep. as r içinde ngilizler s n rlar n ran. Avrupa devletleri. Dünya savas ndan sonra Frans z. bando m z kan n kullan lmas Türklerden ö renilmi tir. Asyaî bir camialar toplulu uyken Büyük Petro taraf ndan Avrupal la t r lan Rusya mparatorlu u. Avrasya ve Avramerika devletleri aras nda ya l bir kemik gibi çeki me mevzuuydu. sadece ticarî pazarlar pe inde ko mam . Asya. stila yoluyla ba ar lmak istenilen bütün bu Avrupal la t rma hareketlerini düvel -i muazzaman n rakip emperyalizmleri köstekledi ve sonunda bu kavimler aras ndaki milliyetçili i akamete u ratt . iç sava lar hüküm sürerken îslâmda dinî asabiyet ve içtimaî dayan ma vard . (Meydan Larousse kelimeyi avrupal la ma ile kar lam ve tarifi öyle çevirmi : Avrupal lar n fikirlerini ve davran lar n benimseme.CemilMeric. ngiliz ve talyanlar n parçalama te ebbüslerine kadar. Böylece geçen asr n sonlar nda Devlet -i Aliye nasyonalizmin Asya içlerine yay lmas n önlemek için Av rupa diplomasisi taraf ndan sun'î olarak ayakta tutulmu tu. a r topçula r n. as rda Çar Nicholas' n I. Sonra da güneye do ru. Yüzy lda Frans z ve ngiliz deniz imparatorluklar . Araplar Ermeniler). Avrupal la t rma davas n n siyasi veçhesi olan « ark Meselesi» Avrupa n n modern ilmi dü ünceleri ve sosyal müesseseleriyle Orta Çag slam Devleti aras ndaki çat madan ibarettir (conflict). Avrupa n n Asya ya son taarruzunu kolayla t ran Osmanl devlet ricalinin tereddisi oldu Bu zümre fesada u rad önce. H ristiyan Dünya'da mezhep kavgalar . emperyalistler taraf ndan giri ilen Avrupal la ma. 1453'de stanbul dü tü. Fransa. M s rl lar' n. XIX.alinin patronlar . Japonlar. Japonya pek k sa bir zamanda (bir nesillik) yaln z Avrupal la m bir millet ol makla kalmam . Bu arada. as rda II. Do u Avrupa ve Bat Asya'daki slam devleti emperyalizmin Avrupal la t rma te ebbüsüne kars nüfuz edilmez bir kaleydi. Almanya. gerçi daha önce bu siyâset. JAPONYA'NIN AVRUPALILA MASI : Japonya'n n beklenmedik ve a rt c Avrupal la mas ispat etti ki. Oysa as l metindeki mânâ avrupal la ma de il. daha sonra Asya'n n merkezden Avrupa'ya do ru ilerleyi i 1683'de Viyana'da durduruldu. Nitekim Bizans mparatorlu u da Asya'daki yenili e kars Avrupa n n eski medeniyetlerini koruma a çal m t . Asya'daki bölünme (tefrika] Bizans mparatorlu u nun çökü ünü geciktirmi tir. toplumlar n n Avrupa toplumlar ndan daha medenî olu uydu. Afganistan. her derde deva diye sunduklar temsili hükümet ve ademi merkeziyetleriyle (provincal autonomy) imparatorlu a yeni bir nizam verme e kalkt lar. Not: Sitemizin ziyaretçilerinden Yunus Topuz'a bu makaleyi gönderdi i için te ekkür ediyoruz. Do uda Pasifik'e kadar yay lm bulunuyordu. . Mançurya ve Vladivostok'a kadar ilerliyedursun. Stadford Canning'in yönetiminde. Sava ta hafif süvarilerin. Sonralar Birinci Dünya Sava na kadar Almanlar ayn i i ele alm lard r. Osmanl adaletinin ba ar s n .bulunu yordu.den tutun da. Asya'n n idare tarz mâkul ve âdilâneydi. www. gayri-müslim teb'an n hâmisi olan Rusya taraf ndan takip edilmi ti. cânu gönülden benimsenecektir. Çin'den al nan Asyaî bir kültür ve medeniyeti kendine yar d mc olarak bulmu tur. Avrupa'n n feodal sistemi ise buna k yasla ilkel ve in safs zd . XVIII. Katerina ve Pitt taraf ndan giri ilen te ebbüs . Çin ise ngiltere. adalar nda Avrupal la maya do rudan do ruya ve zorlama yoluyla mâruz kalmam lard r. Osmanl mparatorlu unu parçalamak için giri ilen her te ebbüs ba ar s zl a u rad XVIII.

Manâs : Avrupa medeniyetine.rum dörtkenin kenarlar . kendi kendilerini yeti tirenler de entellektüeldirler. Makalenin yazar Roberto Michels. Hristiyanl n zaferinden sonra dü ünce manast ra s nm ve Avrupa n n uuruolmu clerc. Ne var ki. Asr n sözcükleri. pe in hükümlerin tahakkümünden kurtulam yor. (çünkü entellektueli ca lara ve ülkelere göre de erlendirmiyor. ebedi ö renciler». hem Avrupal la ma.). ça dan ça a de i mi . filhakika sadece bilgi edinenlere entellektüel demek caiz de ildir ama entellektüelin mutlaka yarat c olmas da gerekmez. daha do rusu toprak aristokrasisinin. Tarifi ülkeden ülkeye. air. Shelling gibi baz yazarlar entelleküelin yarat c olmas gerekti ini söylerler. edib..rum. Avrupan n. homo sapiens'den (dü ünen insan) ay rabilir miyiz? Doktorlar entellektül de il mi? Ayn vasf di çilerden esir eyecek miyiz? Ayd n kafa i çisi* olarak tan nan R. muhakkik. fikir hayat a r basan.rum kollara ayr ld : alperen. Görüyoruz ki.Hisar Dergisi. Gerçi ahlaki ve estetik olgunluk da cok defa ayd n n vas flar aras ndadir ama kökleri ba kad r bu geli menin ve mutlaka bulunmas art de ildir entellektüelde. imam n kaybeden bat . (Meydan Larousse: Avrupa'ya has vas flar hâiz iktisâdi ve siyasî bir te kilât kurulmas .. Ama ona rahiple demek. Entellektüeller: hükümleri dü ünceye ve ilme dayananlar. Aron da ayn hataya dü üyor. Fichte'ye göre. mün i. Rahib. fikri.. üniversite ve lise hocalar . Bugünki hüviyetiyle geçen asr n sonlar nda beliren entellektüelin seçeresine bir göz atal m. halka gerçek ihtiyaçlar n sezdirmeli. yeter ki bilgilerini sindirmi olsunlar ve yapt klar i kafa faaliyetine dayans n. Hem Avrupal la t rma. Bat 'ya gecelim. XX. ve onlar nas l kars layaca n ö retmelidir. Europenisation bel kemi i olmayan seyyal bir tâbir. entellektüeli isim olarak al yorlar. ahiyan. En vaz hlar Seligman' n yayimladi i «içtimai limler ansiklopedisi*.» Bo lukta kalan bir tarif. bir hayalin kurban d r. Littrede de. arih. Ama bu egitimin s n rlar ne? «Yar » okumu lar. Avrupa zihniyetine uydurmak. Ne gariptir ki Fichte'den (çok sonra Evet. ayd nlar na filozof demi . ezeli hakikatin yani slami dünya görü ünün yay c s d r.). Sonra filozoflar kozalar na çekilmi ler. entellektüel olmayanlar n hükümleri ise daha do rudan do ruya. Birtak m vas flar izafe ediyor entelleküele. fakih. manevi. müsannif. diyor. Ansiklopediler de kamuslar gibi kekelemektedir.. bat insan n n uurunu temsil edenlere entellektüel (yahud intelijansiya) ad verilmis.rum. Lügatler çorak ve k s r.avrupal la t rmad r. daha sonra entellektüelin . Feodaliteyle beraber itibar n kaybetmi kelime.. Müesseseler geli tikçe isimlerde de i ti. Kelime Bat 'n n iktisat ve sosyoloji kamuslar na da al nmam AYDIN Cemil Meriç. Böyle bir te kilâta kat lmak. Europeanisme de geçen as rda do an bir kelime: Avrupal mizac . daha topyekün ihsaslara dayan r. «Entellektüel deyince hocalar gelir akla. Bir devletin ekono misini Avrupa iktisadî konjonktürüne göre ayarlamak. Avrupal la t rmak veya Avrupal la mak: Davran veya mizaç bak m ndan Avrupal ya benzemek. bask 1957) u izahat veriyor : Europeanize. Bilgisi ile topluma hizmet etmeli. özelli i. diye ta n ml yor. çtimai uurun bu çe itli temsilcilerini toplayan tek isim: ulema. Sonunda tek kelimeye hapsedilmis mefhum: entellektüel. ezilenlerin ac lar na ortak olan ve as rlarca hakk n havarili ini yapan bir fazilet timsali degildir ki. Uleman n ortak s fati hocal k. gaziya.» (Paul Robert) Zihni faaliyet ne demek? Ça da toplumda. dervi . Daha eski bir sözlük (Larousse'un 17 cildlik ansiklopedik lügatinde Europeanisme'i tek millet olarak dü ünülen Avrupal lar n siyasî birli i. kad . Ayd n n içtimai görevleri yüklenmesini istemek cok yerinde bir dilek. ktidara geçen üçüncü s n f. Bu kifayetsiz tarifleri 1970'lerde yay mlanan Büyük Larousse'den al yoruz. Webster sözlü ü (II. Tekamül vahdet'de tenevvü de il midir? Abdalan . Avrupa ya ay tarz n benimsemek.» Hangi rahib? Almanya'n n bu air filozofu. Bununla beraber ayd n diplomayla tarif elmek yine de yanl . her faaliyet bir parca zihnidir. Entellektüel belli bi r e itimden geçecek elbette. Ayd n ele avuca s mayan bir mefhum. Sonra müfti. Say 142 Abdalan. Larousse'da da ayn güdük kar l klar Entellektüel: zihni. baciyan. Umumi ve mücerred vas flar. soysuzla demek gibi bir taleb. Devlet -i Aliye bu sütünlar üzerinde yükseldi. Bir devrin ve bir ümmetin vicdan d r hoca. Etimoloji uzmanlar (mesela Bloch) entellektüelin XVIII. bir rahibin vas flar na sahib olmal ve rahibin görevlerini benimsemelidir. Okuyal m: Intelijansiya entellektüeller bütünü. Ekim 1975. Ayd n. zahlar daha cömert fakat içtimai buud'dan mahrum oldu u için müphem ve kifayetsiz: «zihni faaliyetlere kar büyük bir alaka duyan. Homo faber'i (alet yapan insan). Paul Robert'in lügati biraz daha zengin: Europeaniser fiili 1830'larda kullan lma a ba lam .rum..) Europeisation: Avrupa tarz nda ekonomik veya politik bir organizm kurmak. yüzy ldan itibaren bugünki manada kullanmad n söyler ama belli ba l kamuslarda böyle bir iddey do rulayacak kay tlara rastlamad k.

yeni bir hukukun kurucusunu da yarat r. hocalar) üretici olmayan bir i çidir. hizmetine daha az kar l k ödemek için entellektüellerin say s n art rmak ister. Bu. entellekt üel faaliyetlerin yönetimi. Ama ayd nlar i çi s n f hareketinin ba na geçerek proletaryan n müttefiki de olabilirler. ama ayn zamanda eme inin mahsulünü hatta çok defa çal ma gücünü satmak zorundad r. Kapitalizm taraf ndan istismar edilir ve toplum taraf ndan küçük görülür çok defa. 3) En ayd l k tahlil Gramsci'ninki. gelenek ve yarati . daha girift. talyan iktisatc s Loria'ya göre entellektüel (yani airler.toplumda oynad çe itli rolleri s ral yor. hatta entellektüel yarat c l k. hususi de (mü ahhas hadiseler) umumi bir mana bulmak. Bu ihtiyaç. Bir k s m yazarlar ayd n ezeli degerlerin bekçisi olma a çag r rken. entellektüelleri öyle tan ml yor: Herhangi bir toplumda. Toplumun topyekun çal abilmesi için entelleküel eserlere ve müesseselere lüzüm vard r . ayd nlar modern kapitalist toplumda ayr bir tabaka olarak vas fland ran ferdiyetcilikleri ve te kilatlanmadaki ehliyetsizlikleridir. Ayd nlarla i çiler aras ndaki çat sma fertlerle de il s n flarla ilgili. teolojik. devrim. Bir kelimeleyle proletaryayla ayd nlar aras nda iktisadi bir (çat ma yoktur ama hayattaki mevkileri. ayd nlar n. Emekle sermaye aras ndaki çat man n bir ba ka nevii. Gerçek ayd n. ezilenlerin yan nda yer almal . sanayi teknisyenini. çok yerinde telkin ve tespitlerle örülmü bir ara t rma. mücerred ve umumi. (Bu çok zengin ve son derece girift arast rmay .bilgi kabiliyetleri. . çal ma artlar farkl d r birbirinden. görevleri hakim s n f n istismar edilen s n flar üzerindeki bask s n gizlemek veya hakl göstermekti r. ro -mantizm. 1) Kautsky'e göre. teolojik faaliyetlerin maddele mi mahsulleri yaln z bu ihtiyac n (yani entellektüel kabiliyetlerin) eseri de de ildir. Entellektüel davran n bu iki temel motivasyonu ayn insanda ve ayn eylemde birlece i gibi birbirinden ba ms z olarak da mevcud olabilir. entellektüellik herhangi bir meslek erbab na inhisar ettirilemez. Sosyalistlerin. Zihni faaliyet en ilkel toplumlarda bile mevcuddur. ya ay ve dü ünü tarzlar i çilere de bula abilir. ikt isat bilginini.. ort ak kültürlerin gelistirilmesi. Deklase olmad kça bu hayat tarz n sürdürür. 15 buyük sayfa tutan makalede u konular incelenmi : entellektüel tabakala ma. 2) Lenin de Kautsky'nin tahlilini benimser: Kimse inkar edemez ki. yüksek kültürü yaratmak ve yaymak. Entellektuel. Bir k sm kurulu düzenin emrinde çoban köpe idir. Edward Shils. edebi eserlerin (veya sanat eserlerinin) yarat l nda ve yay l nda ba l ca amildir. u veya bu toplulu a uzvi olarak ba l entellektüel bir tabakan n mevcudiyetini tayin eden içtimai 'münaseb etlerin bütünüdür. Tutarl ve abjektiv bir biçim isteyen ifade . Kilise-d -«ilerici»ler için ayd n hiçbir ideolojiye bagl olmamal d r. bir k s m yazarlar ona içtimai kinleri körüklemesini tavsiye ediyorlar. Yazar bunlara «ideolog ayd n* diyor. insan. Komünistlere göre gerçek entellektüel. . Bununla berabe ilmi. Amerikan intelijansiyas n n (bir manada Avrupa intelijansiyas n n da. mihrakla r. Çal anlar n. dünyadaki bütün haks zl klara dur. hakikatte onun ayr lmaz bir parças d r ama fertlerin hepsine a yn ölçüde da lmama t r. iktisadi istihsal dünyas nda do an her içtimai zümre kendisiyle beraber. cemiyet. mali destek kaynaklar . daha mücerred. Entellektüel bir sermayedar deg ildir. popülizm. beslenir. hayat n devrime adayan ve partinin emirlerini nass gibi kabul eden bir kafa i çisidir.. düzen. Kapitalist isletme efi. Onlar için zihni ve cismani bir ihtiyaçt r.. bir uur. «Tu -tucu» lar n tahlillerinde ag r basan. Fakat bütün insanlar toplumda entellektüel vazifesi görmez.. Bilgi sosyolojisinin tan nm temsilcilerinden biri olan yazar. diye hayk ran ele avuca s gmaz bir zeka. Da n k fakat çok fay-dal . Shils'e gore. bir vicdan. Ama geli mi toplumlarda entellektüel roller daha ihtisasla m t r. mesle inin icab da olabilir. izahlar daha «dünyevi» daha iktisadi. kuca nda do duklan zümreye insicam kazand r r. bunlar. yazar veya konu urken çevrelerindeki fertlerin ço una k yasla. Gercj ya ay seviyesi bak m ndan burjuvad r. sosyal degi meler. zira ansiklopedinin yazar-lar daha cok Avrupal d rlar) 1935'lerdeki görü lerini belirtiyor. felsefi. Entellektüelin bu gibi sembolleri s k s k kullanmas ahsi bir temayülün eseri de. Seligman' n yayimlad bu abide-kitap. hiçbir ahsa esir olmadan dövü melidir. Ayd n n toplum içindeki yeri de müphem bir «ortas n fl l k». filozoflar. tabiat ve kosmosun en genel ve en esasl taraflar yla ilmi. taleb örnekleri. yo unla r. Entellektüel de i en hadiseler kar s nda her an vaziyet almak zorundad r. tabiat ve kosmos hakk nda umumi sembolleri ve mücerred referanslar daha s k kullanan kimselerin bütünü. Bu yüzden de dü ünce tarzlar nda az çok bir çat ma vard r. ilimcilik. i inin veya dü üncesinin mahiyetine gore tarif edemeyiz. uzvi olarak bir veya bircok enteltektüel ta-bakay yarat r. ilmi. Bu içtimai tabaka nanemollal ve karars zl ile ayr l r i çi s n f ndan». yalanlar n peçesini y rtan. Entellektü eli. Görülüyor ki. Bu entellektüeller. yeni bir kültürün. konumuzla do rudan do ruya ilgisi olmad için bütün olarak aktaramad k. felsefi.ahlaki ve de erlendirici bir temas kurmak ihtiyac nsan ruhuna kök salm bir ihtiyaçt r bu. gelenekler yani çe itli zihni faaliyetlerin kuça nda geli ti i içtimai çevrelerin ve müesseselerin kültürü ve manevi miras sayesinde belirir. siyasi bir rol oynay . insano lu. entellektüellerin görevleri. her çesit yazarlar. Vazgeçilmez görevi: tenkid. Marxizmin bu konudaki izahlar n üç ba l k etraf nda toplamak kabil . geli tirmek ve bunu kelimelere. Entellektüel temayüller yahud alakalar. avukatlar. kapitalizm'e dü mand r çünkü kapitalist. üpheli müttefiklerdir. entellektüel görevler yapan insanlar aras nda kesafetçe farkl d r. zihni faaliyetin maddelle mi eserlerine muhtaçt r. renklerle. her tarif ve izah yazar n temsil etti i ideolojinin damgas n ta maktad r. hekimler . 1968'de bas lan «The international Encyclopedia of the Social Sciences* in entellektüeller maddesi daha karanl k. ayd n da. daha mükemmel bir dünyan n kurulmas için aç lan sava ta hicbir disipline. entellektüel gelenek ve ictimai otorite. Zihni faaliyetler neden müessesele ir? Müessesele ir çünkü kendilerinde güçlü ve yo un bir yarat l faaliyeti bulunmayan birçok kimseler. daha adil. ona yaln z iktisadi de il içtimai ve siyasi uur da verir: vazife uuru. milli ve milletleraras modeller. entellektüel hayat n müesseseleri. ekillerle ve seslerle ifa de etmek ihtiyac ndan do ar. Bu manada bütün insanlar entellektüeldir. Bunun icin sürekli bir isyan halindedi r.) Entellektueli istihsal faaliyelinde oynad g ro le göre tarif edenler de var. K saca. en-tellektüeller de toplumun öteki tabakalar gibi herhangi bir tabakad r. En mekanik faaliyet'de bile dü üncenin pay var..

bu efendiler için. genç tecessüsümün zevkle tavaf etti i kaynak kitaplardan biri. Çok yerinde bir hayranl k. çevresine yeni teklifler sunan bir intelijansiya do uyordu. birkaç haramzade evlâd na bakarak mahk m edem eyiz. Naci için bir özel say yay nlam . stilâhat. Zaten halk Avrupa n n nefais-i asar n anlayamaz. Gurbet kocatm t genç ahinleri gurbet ve tecrübeler. maziye ba l d r diye terter tepiniyordu. Nerde o kahraman? AHMET M THAT-MUALL M NAC Cemil Meriç. bütünüyle yüceltmek kadar yanl . Hakikatta Avrupay da Asyay da tan mazlar. . ya yeni bir dünya kurma a çal an bir içtimai s n f n yol göstericisidir. Avrupa. müsta riplikdi. Yeni Sanat . Bu gölge ayd nlar n ay r c va s flar kendi kendilerini küçümsemek. Descartes'dan beri akl n ve idrakin cihan umullu unu anlad . En ciddileri ya Marx' n akirdidir. Ama onlara Türk diyebilir miyiz acaba? Avrupa n n en sefil yazar eri ilmez bir zirvedir. Türk dü ünemez bu efendilere göre. 1975. 346-350) . Türkiye de içtimai s n flar olmad ndan entellektüel de yoktur. edebî bir ç lg nl kt ehabeddin Süleyman a göre (Tarih-i Edeb yat. Fecr -i Ati nin sevimli bir papa an . birer ümmmet.Osmaniye. Abdülhak Hâmid tarz. Daha sonraki nesiller gibi yabanc la mam lard . Avrupal bir hayvan. ne deb-i dirin. Ya amak için yenile mek lâz md . kervana müsta ripler de kat ld . Nesillerin gadrine u ram t Naci. Meçhulü ar yorlard . Hisar Dergisi 15 (133).kâh bedbin. Hülasa edelim. Dü man s n flarla dövü erek geli ir ve olgunla r. Bir ça bütünüyle kötülemek. Hür dü üncenin olmad yerde intelijansiya da yoktur. Eskiden bir müstagribler kervan yd intelijansiyam z. kâh ünid dolu. her ikisi de birer ru eym. Naci ye kar gösterilen bu büyük sevgi. kitle -i avam n. fikri de. Evet geçen asr n ayd nlar . belli bir s n f n parças ve temsilcisidir. Nerden ve nas l ba lanacakt ? Ça bir aray hummas içindedir. Bir zelzelenin içindeydik. kitle-i cahiliyetin ruhundan münbais idi. Genç Osmanl lar. 9-11 Birer çocuktu Genç Osmanl lar yaramaz.Edebiye . ruhu da. Entellektüel. dü ünemez çünkü kendileri dü ünemezler. ya zaman n öldürmü dü üncelerin aktar c s . dolaplarla edebiyatta me um bir tesir yaparak.. geriye dönülemezdi art k.Memnun oldum. ark söyleyece ine bildiriler imzalayan bir a ustos bö ce i cok defa. N aci benim de hocamd . ayn kanaatlar payla an mütecanis bir kitle de ildir. Bunun içindir ki. s n f . bu ak n intelijansyan n en tan nm temsilcileri. s. Koca bir asr . meçhulü ve mutlak . ba l ba na bir s n f de il.edebisinin tekâmülüne birkaç seneler mani olan Muallim Naci Muhatab avamd Naci nin (avam yani hristiyanla mam Türk insan ) Kendisi de. Entellektüel. serke . Kanatlar yorgun. Köprüler at lm t . Gazelleri hâlâ haf zamda. Hatta her ayd n hayat n n bel li merhalelerinde oldukça farkl dü üncelerin havarisidir.Hamid edebiyat na kar bir aksülâmel . Ve bu garip bediiyat delisi. Ama faziletleri ve günahlar yla Osmanl yd lar. dü ünce dünyas n her gün yeni ba tan yaratabilece ine inanand r. ölümünden y llarca sonra söyle tan t yordu üstad : Eserlerinden ziyade ahs n n etraf na zaman n gençlerini toplayabilmek için çevirdi i hilelerle. ülkesi ve tarihiyle. Hazret-i Üstad taklid edebilmek hemen hemen gaye-i sanat telâkki edilme e ba lad . Entellektüel. L gat i mefhumlar dünyas nda ilk klavuzum olmu du.avam n mucid ve müessisidir. Sonunda hepsi usland . Edebiyat.. Ne kanun-u kadim kalm t .. Ayd n ne mazisini bilir ne gelecek hakk nda ayd nl k tasavvurlar vard r. Ayd n.. Ülkesi ile göbek ba n çoktan koparm t r. Entellektüel. kalpleri yaral yurda döndüler. entellektüelin magara duvar na vuran gölgesi.ulema parçalan yor. birer «öykünme» dir. Kemal. lk defa olarak. Ortak farikalar . ya Seyid Kutbun. Melike Sultan a â k yedi gençtiler. Daha dogrusu. Ocak. Mefhumlar ve müesseselerle oynuyorlard .Kelimeye bu kavgac ki ili i kazand ran ayd nlar n Dreyfus davas vesilesiyle yayimlad klar beyanname (14 ocak 1898).

Naci yi bayrakla t r rken ba kalar na kar haks zl k ediyorlard . demiyor mu?) air. Zaten ilham p narlar kurumu . aldana cakt . ki ayr dünyan n ilk uurlu temas yd bu. Ho me rebü mutedil demektir . Divan iiri. dâvan n yani nesrin.Ama bat c lar n anlay s zl Naci ye inhisar etmez ki.. mant n çi ve keskin na susuz. bir felaketler ça . Midhat. ba ka bir merkezi kemale götürmeye çal r : Ba aramay nca feryada ba lar. iir kendini tekrarlama a ba lam t . Elbette ki. ötede haris ve hasis bir tilki uygarl k . mü küllerini k l çla çözen nesillerin sesi. Osmanl n n gururudur. herhangi bir ferdin de il. Stockholm de konu an. âir demek ehli dil demektir. ferdi tahassürlerin lo p r lt lar na de il. Milton. dü man bir dünya ortas nda yapayaln z. Osmanl n n vakar . sürüden ayr lan bir Be ir Fuad bile ça n n dar anlay na kar edeb o büyük kalp. Yeni Sanatç lar . küfrün her taarruzu kar s nda yalç n bir hisard r. bizi a r aksülâmellere sürüklememeli. Ama ç kmazlara sap p. Nam k Kemal in te bihleri daha da karanl k. tek air yeti tirmemi tir Fransa da. Yaln z karanl a ve samimiyetsizli e dü man. nas l olmu da çok sevdi i damad yla anla amam ? zah edelim: tek ba na müdafaa Ondokuzuncu as r.Birer ç l k olmal yd terennümler. Bütün zakâlar ayn hedefe yönelmeliydi:ayd nlanmak ve ayd nlatm ak. Efendi de bir müsta ribdir. air rebab n k rmak ve kavgaya kar mak zorundad r. te. fedakâr. bazen ar tan to ra a süzülen ahinlerin sevdas kadar ac . birer h çk r kt lar. Onsekizinci as r. Bu ölüm kal m sava nda kalemler k l çla mal yd .selimi cihan yaratan n ilhamlar n aksettirir. yirmi y l tek m sra yazmam . Evet. dâvan n emrine vermi kalemini. vakur.dü manl k. Devlet -i Aliyye nin bu ahane oyuna harcayarak zaman yoktu art k. Yeni airi air yapan çile. Cihan ümul bir tecüssüsdür. cihan ümul ve cihangir. eyh Galib e göre. iltifat beklemeyecek kimseden. idrakinin pencereleri ard na kadar aç k adam. dedikodu ifritiyle kar la mak da var. Bütün yollarda arayacak hayal ahinini. Devlet -i Aliye. Sarho ken söylenilmi e benzeyen bu garip nutku noktalayarak. en güzel terennümler en ümidsizleri. bahtiyar ça lar n sesiydi. belâ (Mussetvari bir anlay o da. ba kalar na bilhassa Ahmed Midhat a. Kendi vücudunu lây k yla idareye muktedir de il iken kürrei zemini zaif kollariyle sürükleye sürükleye ba ka bir noktai feyze. Hace -i evvel. Bu u urlu daha do rusu uursuz--. Ama Avrupa hayranl ça n bir bülend zekâs için oldu u gibi Avrupa da Bir Cevelan yazar için de bir teslimiyet de il bir bütünle me ihtiyac d r. Divan edebiyat n n son büyük temsilcilerinden birine soral m airi. bir medeniyetin sesidir. Bir entelektüel hastal olan naz mperdazl â vedâ etmek zorundayd k. . eytan n art klar yla geçinen erazili nas gönül vahiyine a ina olabilir mi? Ahlâki vas flar n a r bast öyle devam eder: âirli e suzü dert lâz m Enduhü belâ olur mülâz m Ruyi lebe etmeyip tenezzül Açs n çemeni görülmedik gül Her râhta eyleyip tekâpu ahini hayali ala ah Girdikte girivei hayale Çarp lmaya divi kîlü kale. Osmanl n n irfan . Bazen kafes arkas ndaki bülbüller in enini kadar hazin. Yeni ehirli Avni Bey in cevab . Bahçesinde görülmedik güller açacak. Her kabiliyete hürmetkâr olan. mazmunlar hayidele mi . Midhat. Tanzimat Türkiye si . airlerin tab . Öyle bir hengâmede. bu tarif rfan m z n nüfuz edemedi i bir lü âzlar orman nday z. daha da seyyal: air nedir? Tabiat n en sevdal zamanlar ndaki hazin hazin tebessümlerinden yarat lm bir mahl k Tabiat her mahlukattan ziyade esir iken tabiat n fevk na ç kmak ister. ne kinlerimiz. Bir yandan ya l ve yorgun bir medeniyet: dürüst. iirin ir ad veazifesi yoktu Divan edebiyat nda.Ne mukaddeslerimiz ayn d r. Draper i hidayete dâvet eden ses. öyle ölümsüz ark lar bilirim ki.

Sokrat. "Hayat mezarlar n çözdü ü dola k bir yumakt r" diyordu. Bu suale cevap verilmez. air o hümad r ki iki âleme pinhan Bir cevvi Mükaddesde hafiyyuttayyarand r..Üstada göre: Bin safsata bir m sra bercesteye de mez ndimde esatir-i Felâtun hezeyand r. Bence.. H. meziyet ve zaaflar yla Pierre Larousse un (1817-1875) ikiz karde idir CEM L MER Ç SÖYLE Cemil Meriç Röportaj "Nesillerin Miras " Türkiye Kültür ve Sanat Y ll . bu marazi iir anlay na iltifat etmemek cesareti gösteren say l ayd nlardan biridir.. Hepimizin söyledi i bir efsane var." Bu sözlerin hiçbiri mutlak olarak ele al nmamal elbette. imdi hat rlayamad m bir yerde "Hayat" der Levi Strauss. Hepimiz bir efsane söyleyip uykuya dal yoruz.. Amma ki bu tarif olunan airi mahir Nadir bulunur cevheri nayab zamand r. hayat konusundaki görü lerinizi alarak ba lamak istiyorum. Sizce nedir hayat n anlam ? Cemil Meriç: Hugo'nun bir sözünü not etmi tim. . Münker Nekir sualleri gibi. izninizle. Hayyam. tabiî ay klama kanunuyla aç klayanlar da. sonu zulmet. Türkiye Yazarlar Birli i Yay n . Onu. Zor sualler bunlar. s. Ankara 1986. yani hayat . bilir ancak onun içyüzünü/ Bir delikten ç karak bir deli e girmekteyiz/ Önü zulmet. Midhat Efendi. lham var. bütün dü üncelerinin . "Efsane söylediler uykuya dald lar" diyor. hace -i evvel. air sözü.mi im gündüzünü. sorular ma.586-594. "bir bunal mlar serisidir". Allah kat nda bir imtihan olarak niteleyenler de var. suale sualle cevap vermek.Aslan: Üstad m.. Bir airde mutlak hakikat aramak yanl . Bu. Hüsamettin Aslan' n. 1986.. Buna mukabil öyle söyler Neyzen Tevfik: "Çözemez kimse bu dünya denilen kördü ümü/ Yaratan .. ünlü mütefekkir ve edebiyat tarihçisi-ele tirmeni Cemil Meriç (1917-1987) ile yapt röportaj.

Gazali de ildir. insan n can n Rabbi'ne emanet etmesidir' diyor. Talat Pa a'ya ve ttihat Terakki'ye mesela. Mahiyeti meçhul bir korku. ka da. gazetelerden ve insanlar n yüzlerinden" diyordu Ba kald ran nsan adl kitab nda. duvarlardan.Aslan: Ölümden korkar m s n z? Cemil Meriç: Aksini söyleyemem. bilmiyorsun ki. Elindeki imkanlarla ba ka çaresi yoktu. syf.. füzelâdan. benim bütün hayat m boyunca kendime sordu um sorular. ntihar kap y açm yor. Gazali böyle bir meseleyle kar la t nda tekkeye ko ar. Asl nda bu sorular. ebediyet sümüklü böce in izleri kadar aldat c ." Cemil Meriç: Ziya Gökalp.Aslan: Ölüm hakk nda ne dü ünüyorsunuz? Ölümün sizdeki tedaileri nedir? Benim akl ma Camus geliyor. Peyami Safa'n n çekti i ruh çilesini çekmemi tir. Burada öhret söz konusu. Memleketten memlekete de i mez. Durkheim' yani modern dü ünceyi tercih etti. Bu büyük meçhul beni ürküttü."(Bu Ülke. Ölmeden onbe gün önce günlü ünde u soruyu soruyor kendisine: "Tanr 'ya inan yor muyum? Evet. im ek p r lt s geçti inde daha koyu bir karanl n içinde kal r insan. meselenin ça r mlar beni Tanp nar'a götürüyor. ster istemez intihar edecekti. Mesele bir tercih meselesi. oysa Gökalp bunal mlar n çözmek için intihara ba vurur. Somutla t rarak anlatmak mümkün de il. slamiyet. Ziya Gökalp'le Gazali aras nda mahiyet fark var. Ziya Gökalp. Bat 'n n sofra art klar yla geçinen bir zatt r. Sahtekârd r. nsan ayd nland n zanneder. Kimse verememi . yani ebediyet. Napolyon mu." H. Belli anlarda do ar airin içine bunlar. beni o konu turuyor" derdi. Ben. Bu konuda bizi biraz ayd nlat r m s n z? Akl ma gelmi ken söyleyeyim. O da Mavi Sakal' n K rk nc Odas 'n aç yor. Zavall çocuk. Gökalp.182) diyorsunuz. Bütün öhretler yaland r! Ebediyeti öhret manas na kullan yorum. Her devirde dalkavukluk yapm t r. Yukar daki m sralar böyle anlamal y z.. H. Ben dü ünceyi bir bütün olarak ele al r m. Tarihin martt . Cemil Meriç: Ölüm.Aslan: Ebediyet neden sümüklü böce in izleri kadar aldat c olsun? "Senin türben kelimeler.demon'dan geldi ini söyler. Yuvarlan rken t rnaklar n ka da geçirmek istiyorsun.Aslan: Kültürler. Marks m ? H. ister istemez kar la aca m z bir sual i areti! Ziya Pa a'n n dedi i gibi "Halledemedi bu lügaz n s rr n / Bin kafile geçti ulemâdan. nsan n fikrî ölçülerini de i tirmesi bence bu. "Bu dünyada her eyden ölüm ak yor. ayd nlat r insan . onlar at t r r. Hiç bir zaman cevap veremedim. H. "Benim bir demon'um var. bazen bir im ek p r lt s gelir. 'Ölüm. nanm yor musunuz ebediyete? Cemil Meriç: Ebediyet diye bir ey yok yeryüzünde. Herkesin bir demon'u var. zaman zaman da kusar. O. Gökalp minnac k bir adamd r. genellikle içlerinde ya ad klar insanlar n bunal mlar n çözen kurumlar yaratm lar. sizin de ayn tercih problemiyle zaman zaman kar kar ya olabilece inizi dü ünüyorum. S k s k bu meseleyle ben de kar kar ya geldim ama korkak oldu um için intihar edemedim.

Bu problemde o kadar meçhul var ki.(2) Her ayd n bir parça eklektik olmak zorundad r. Kim ne kadar inan r bilinmez. Evet derseniz biter. Ben Türkiye'de gerçekten sosyalist olabilece ini sanm yorum."Sa okumuyor. Bir parça eklekti im. Mesela R za Tevfik. müslüman bir çevrede do dum.bir adamd . ntihar tam bir hal çaresi oluyor o zaman. Cemalettin Efgani ile Ali eriati iç içe bu külliyatta. H. Bunlar matematik birer realite de il ki. Yani idealizmle materyalizm. Halbuki ayd n olmak ba ka ey. "Benim trajedim u birkaç sat rda. Hayyam' n dedi i gibi. hayat bir curcuna oluyor. H. ntihar beni dâûss la gibi takip etmi tir. Mesela dilimle Büyük Do u'ya mensubum. uygulama imkan ba ka. nsanla ilgili hiç bir problem basit de il.Aslan: Yön'le payla t klar n z? Cemil Meriç: Önce pozitivizm. sevebileceklerim(yani sosyalistler) dilsiz. Tevfik Fikret zaman zaman bir anlamda Yön'cüdürler. Tanp nar benden ayd nl k görüyor ve 'Evet' diyor. Tanr sorusuna cevap veremem. Bence zorlu ve çetin bir yürüyü bu. Yön de bir taraf m benim. bn Haldun'la Marks. H. Eklektik bir dü ünür. ya inanacaks n ya intihar edeceksin. çatlam aynalarda seyreden ve bunun verdi i ac yla k vranan bir ayd n diyebilir miyiz sizin için? Arkas ndan sözkonusu parçalan n z n ülkemizle ilgili yanlar sökün ediyor. do u ile bat . Müslüman m. Ama ne kadar inan yorum. nançlar m n bir k sm yla da öyle.Aslan: Cemil Meriç külliyat nda el at lmayan dü ünce devi yok gibi. bilemiyorum. Bu soruya cevap vermi . Ayd n olman n insana yükledi i büyük sorumluluklar var. H.(1) Sisyphos Efsanesi'nde söyledi i gibi.. bir masal anlatt k ça da lar m za ve geçip gidece iz. Noktalayaca z bir gün. nsan çok meçhullü bir problemdir. laiklikle din. Bunlar kaypak kavramlar.. Bu sorumlulu un idraki ba ka. Ancak ne kadar inan p inanmad m n cevab n mah er günü bilebilece im. Bilhassa materyalist hiç olmad m. Tanp nar bahtiyar bir adamd . kendini parçalanm . nsan bütündür. nan p inanmad m bilemiyorum. nan yorum da inanm yorum da. Sol diyalogdan kaç yor. Üçüncü bir hal çaresi yok. Belki ben ayd n olman n sorumlulu unu idrak ediyorum ama icaplar na ne kadar uyuyorum bilemem. Bo una ba r yorum.Aslan: Geçmi te sosyalist olman zla Yön aras nda bir ba kurulabilir mi? Cemil Meriç: Ben hiç bir zaman sosyalist olmad m." Nas l oluyor da hem Büyük Do u kadrosundan hem de Yön kadrosundan olabiliyorsunuz?Neden buna mecbur hissediyorsunuz kendinizi? Cemil Meriç: Bu kelimeleri tarif etmeden kullanmak hata. Ben daima intihar dü üncesi içinde ya ad m. Akla fazla önem veri im. E er Tanr olmazsa. imdiyse intihar bile edemeyecek haldeyim. Camus'nun yapt da bu.Aslan: "Kimim ben?" diye soruyorsunuz günlü ünüzde kendinize ve insan kanser edecek . Mesela Necip Faz l' severim ama Do an Avc o lu'nu sevmem. Zaman zaman inand m. dilimi konu anlarla(yani sa c larla) konu acak lak rd m yok" -parantez içleri soruyu soran n. Cevdet Pa a'yla Weber.

Mesela Cumhuriyet'te . yani hem yalan hem do ru bunlar. ruh dünyas nda kötü akisler yapt . Babama okuttum. "Bat Felsefesi Tarihi"ndeydi. solcu. "E er yüzde yüz tutarl ysa. "Bir dü ünce sistemi" der. o dü ünce sistemi toptan tutars zd r ya da ilmî de ildir. idealist veya materyalist olmalar bir ey de i tirmez." Sene 1974. bir anlamda ki ili inizi en çok etkileyen kitaplardan biri oldu unu söylüyorsunuz. kimlik bunal mlar n okuduklar kitaplarda çözümleyen binlerce insan n -sa c . Ru en E ref'in 'Diyorlar ki' adl kitab n esas alarak yazd n z 'Diyorlar ki' ba l n ta yan yaz n z dü ünüyorum. Elimden gelse herkese okurdum bu yaz y . Türkiye gibi Ortado u'nun göbe indeki bir ülkede." diyorsunuz. Gericilik nedir. Oysa günlü ünüzde. H. görüyorsunuz.kaderleriyle aynile iyor.Aslan: Umrandan Uygarl a adl kitab n zdaki müthi makalenizi. Evlad m. "Yobaza dü manl k tarihe dü manl k. Babam hac yd ve mûtekit bir insand . o ya ama biçimini icra etmek de il. Sözün geli i öyle yazm m. benim üzerimde de il. Belli bir ça da etkilemi tir beni.a rl ktaki bu soruyu öyle cevapland r yorsunuz: "Hayat n Türk irfan na adayan münzevi ve mütecessis bir fikir i çisi. sa nedir? Yeni Devir gazetesi hangi çizgidedir? Müslümanl k nedir ki böyle söylüyorsunuz? Cemil Meriç: Yeni Devir pek ciddi bir intiba b rakmam t r üzerimde. Ama babam için ayn eyi söyleyemem. Hemen arkas ndan." Bu tespit. biz. Cemil Meriç: Biraz fazla alt n çizmi im "Madde ve Kuvvet"in. H. yan na itti" eklinde beyanlar n z var. Russell. ilk defa rastlanan güzel bir kad n n insan üzerindeki etkisi bu. Bütün hayat m etkileyen bir tesiri olmam t r. Üzerinde resim var diye eve gelen kibritlerin resimli kapaklar n y rtard . slamiyet'in size aç klamad ey neydi de bu kitaba dört elle sar ld n z? Kaderiniz bence. Eserlerinizde bu türden yüzlerce ifade gösterebilirim. "Solun kadir na. Büchner'in "Madde ve Kuvvet" adl kitab n n dü ünce dünyan z . Pratik hayatta kendilerini ya ayabilmek imkan n sa lam yor bize.Aslan: Günlü ünüzde yazd klar n zla kitaplar n zda yer alan dü ünceler aras nda çeli kiler var. Do ru. Onsekiz ya nda bir insan çarpar elbette. slamiyet le ilgili olarak yazd n z hepsi birer manifesto niteli indeki yaz lar n z geliyor akl ma. kelimeler hiç bir ey ifade etmiyor. orada sözünü etti iniz Türk ayd nlar yla sizin aran zdaki fark nedir? Bu ülkede Peygamber'den 'Muhammed' diye söz etmiyor musunuz? Bir bat l n n konu ma veya yazma biçimi bu.inas davran beni ister istemez gericilerin kuca na de il. okuduklar m z. Hayat ma âmil de ildir. Peki ama hocam. Benim ça da lar m. Ancak. Bulû ça nda. Yobaz en güzel taraflar m zla biziz. Onun üzerinde tesirli oldu bu kitap. bu yamal bohçada. bir dü ünür için yukar daki cevab n z yeterli mi? Kimsiniz siz? Kimlik söz konusu oldu unda sorulacak bütün sorulara cevap verebilecek birdü ünür mü yoksa arafta bir yaln z m ? Cemil Meriç: Arafta bir yaln z m. Kitaplar n zdan birinde. Çeli kileriniz son tahlilde normal olarak da kabul edilebilir. Gökalp'in bir Delf kâhinine benzedi ini sizden ö rendiler. San r m. Okumakla olmak neden aynile sin? Bir dü ünceyi ö renmek ayn zamanda bir ya ama biçimini ö renmektir. Çeli ki bu.

sayfalar na bakabilirler. Dü ünen bir adamd r. en zeki adamlar ndan biridir. Tehlikeli bu. Halbuki hayat n kendisi daima yeniye müteveccihtir. Bilginin kayna n n materyalist aç klamas bu. Proudhon'u yazarken ya ad n z iç hazz geliyor akl ma. Marks' . syf. di er sosyalistler gibi. Rodinson. Modern bilimin bu ilkeye dayand n kabul ediyorum. sf. Ortodoks marksizme ate püskürüyor yaz lar n z. Marks da bn Haldun ve Farabi gibi büyük dü ünce adamlar ndan biridir. n a ise yorum demektir ve tart maya aç kt r. Marks'tan daha çok severim. Saint-Simon'u. Ailem ve çocuklar m için de öyle. Cemil Meriç: Hay r. Marks' n da hatalar vard r.. Bilgi problemine bak aç n z marksizmden izler ta yor. Be inci Bask . Ben insan dü üncesini bn Haldun gibi ikiye ay r yorum: n a ve haber. mtiyazl bir mevkii yoktur. Proudhon'u. yine de marksist dü ünceyle bir çok eyi payla yorsunuz. H. insan dü üncesine sayg d r. Umrandan Uygarl a adl kitab n z n 231-261.29) Müslüman sosyalizmi pek itibar görmüyor bugün Türkiye'de. Önce eylem vard . Schumpeter ve di erleri.yazmay tercih ederdim. lmî namusumu az çok muhafaza etmi imdir. Gerici benim. Bilhassa polemik içinde ve dü manlar yla sava arak dü ünen bir adamd r. H. dipnot). maddi gerçeklik vard . Bu sözünüz bana gençli inizin Tar k Mümtaz' n hat rlat yor. O da bir insand r ve hatalar vard r. Genç Cemil Meriç'ten olgun Cemil Meriç'e uzanan. çizgide de i meden kalan tek unsur dü ünme biçiminiz yani diyalektik yöntem. En masumlar . ara t rma nesnesi maddedir. "Önce eylem vard " diyorsunuz. erif Mardin'e kar savunabiliyorsunuz. Çünkü hiç bir siyasi hareket içinde bulunmad m. Dü ünen hiç bir insan tarafs z olamaz. Eskinin devam n ister sa .(Bu Ülke. slamiyet aç s ndan. Merakl okuyucular. Tehlikeli.Aslan: Marksizme yakla m n z oldukça farkl . Bunlar n ba nda dü ünme biçiminiz var bence. çünkü vahyi d arda b rak yor. yani hayat vard . Sa 'a antipatim yok. ha in bir adamd r Marks. kitaplar n zda s kça vurgulad n z slamiyet sözkonusu oldu unda çeli kilerden birini do uruyor. Talleyrand do ru söylüyor galiba: Dilin görevi hakikati gizlemektir. H.Aslan: Mülkiyet kar s ndaki tavr n z nedir? Daha önceki bir konu man zda.. Ortodoks olmayan marksist dü ünürler ise daima tam not al yor sizden. Onun ' slamî Sosyalizme Do ru' adl bir risalesini okudu unuzu belirtiyorsunuz. Haber'e oldu u gibi inan l r. dövü ken.. Sa mezarl k bekçisi. Ama bu dü ünce biçimi. bilimin nesnesi. sizce yaln zca bir dü ünme biçimi. Ayr ca. Sert. Musevi as ll d r ve bunun dü üncelerine büyük etkisi vard r. ihtiyar nazeninler gibi a r bir tuvaletle ç kar tarih kar s na. Talleyrand yükselmek istiyordu. Politikan n dili gizliliktir.(3) Dü ünürken ve yazarken. Talleyrand bir politikac yd .197) Sizin otobiyografiniz için de geçerli mi ayn ey? Cemil Meriç: Benimki için geçerli de il. Ancak. K rk Ambar adl eserinizde.Aslan: "Otobiyografileri hep üpheyle kar lar m. Tarihin en namussuz. . Bir ey daha var: 'Umrandan Uygarl a'da(sf. "Ben Müslüman sosyalistim" demi tiniz. slamiyet. evet."(Bu Ülke. Benim yükselmek gibi bir amac m olmad .366. Do ru. Ma aradakiler adl kitab n z n 391. bende de i meden kalan diyalektik de ildir.

Siz nas l yazars n z? Cemil Meriç: Özel bir merasime tâbi de ildir.Aslan: Türk Sa ' na ve Türk Sol'una tavsiyeleriniz nelerdir? Cemil Meriç: Türkiye'de sol'un sa la mas . Bu konuda titizim. yaz l yor. H. H. Yazd klar m kadar yaz biçimim de önemlidir. Topluma faydal oldu u sürece yararl d r. bizden sonra geleceklerin de hakk vard r. ilham gelmesini beklermi yazarken. Hayat m n manas bu. Sa la sol aras nda büyük bir fark yoktur. bütün hüviyetimdir. H.Cemil Meriç: Sosyalizm Türkiye'de ya amak için slamî bir veçheye bürünmek zorundad r. dil konusundaki hassasiyetiniz de il mi? Cemil Meriç: Bir yazar olarak dili muhafaza etmeye çal r m. H.Aslan: En belirgin özelliklerinizden biri. Gurur darg nl klar ve benzeri eylerden do an ayr l klar. Dikte ettirmenizden mi geliyor bu özellik? Cemil Meriç: Üslubum. Türk nesrine Frans z sentaks n getirdi. Birbirlerine yakla mal d rlar.. Edebiyata tercümeyle geçtim.. Yani herkes kendi zevki için tüketim yapamaz. Kutupla ma yobazl kt r. sa ' n solla mas gerekir. Frans zca'yla o kadar çok temas m oldu ki. lham da beklemem. H. deniyor.Aslan: Üslubunuz efendim? Cemil Meriç: Üslubum kendimdir. Mülkiyet daima tahdit edilmelidir. Onda. Konu uyorsunuz. bizden önce gelenlerin de. H. Yaz lar n zda konu ma cümleleri a rl kta. Ben fark na varmadan bir etkisi olmu olabilir Frans zca'n n. do ru mu bu sizce? Cemil Meriç: Olabilir.Aslan: Cemil Meriç.Aslan: Yaz lar n z ba ka birine dikte ettiriyorsunuz. yani gözlerimin kapanmas ndan önce de . Bir uuralt tesir.Aslan: Ama bugün bunun tam tersi ortaya ç k yor. Benli im.(4) slamiyet de sosyalizm gibi dü üncede bir devrimdir. kendim yaz yorken de.Aslan: Stendhal eline kalemi al r. H. H. Mülkiyet konusunda Saint-Simon gibi dü ünüyorum. Cemil Meriç: Ben bu kutupla maya kar y m.Aslan: iirin tornas ndan geçmi bir dü ünürün üslubu diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Y llarca iir yazd m. Mülkiyet toplumundur.

nsan insan yapan a kt r. Diplomas nda Roosevelt ve Hasan Âli'nin imzalar var. Dâhi bir salak. Halbuki. Fedakârl yla. Talihsiz bir izdivaç yapt . Sanm yorum.Ebubekir soyundan geliyor. " nsan n tanr olmad n n tek belgesi göbekalt d r" diyor bir yerde de. Erkek kad n e itli i yoktur. Hastal mda bana gösterdi i efkat emsalsizdir. mükemmel bir anneydi. sadakatiyle. Mente o ullar boyundand . K rk y l n üzerinde bir beraberli imiz oldu onunla. Daima rahmetle anar m. Kad n erkekten daha yüksektir bana göre. H.böyleydi. Talihim benim. Mükemmel bir hocad r. "Sak n k rbac n z yan n za almay ihmal etmeyin. Necip Faz l. Salakt hazret. Delirdi zaten. H. Sakin bir zevceydi. Yahya Kemal. Küçüklük duygusundan ileri geliyor onun bu özelli i. Hasan Âli Yücel döneminde ba ar l ö rencilerin diplomalar n Roosevelt imzalard .Aslan: A ka inan yor musunuz? Cemil Meriç: Elbette. Hz.Aslan: Üstad m.Aslan: Lamia Han m'dan sözeder misiniz? Cemil Meriç: Son derece sevdi im ve son derece sayd m müstesna bir insand r. nesirde bana rakip olabilecek bir zirve yoktu. Kar m çok severim. H. iiri neden b rakt n z? Cemil Meriç: Sevdi im airler vard . Fevziye tam bir aile kad n . di eri kitap.Aslan: "Bir kad nla yeme e mi ç k yorsunuz" der Nietsche. Son derece fedakârd r. Roma'y Roma yapan asil ve büyük kad nlardan biriydi. ya ayanlardan Lamia. Kad n bahsinde hiç bir zaman tatmin olmam t r.Aslan: Kad nlar bahsinde hayat n zdaki en büyük yeri i gal eden kad n kimdir efendim? Cemil Meriç: Ölenlerden kar m Fevziye.Aslan: Kad nlara bak aç n z nedir? Cemil Meriç: Büyük bir sayg ve sonsuz bir sevgi. Naz m. Onlardan daha büyük olamayaca m hissettim. a k. Hayat mdaki önemli varl klardan biri kad n. nsanl n yüzünü a artan bir fedakârl k. Çok mükemmel bir . nsanlar aras ndaki yerini bulamam t r. P narba lar tutulmu tu. Davet edildi i dü ünde. geline evlenme teklif eder. Hayat m n en mükemmel arkada . Fark nda olmad bir zaaf vard kad na. H. ngilizce ö renimine dört ya nda ba lam t r. H. Kar m öldükten sonra onun yerini ancak Lamia Han m doldurabilirdi. Tam bir erkek de ildi çünkü tam bir insan de ildi. nsanlar aras ndaki biricik insani his." Cemil Meriç: Budala. Kad n vazifeleriyle üstündür. Ana mektebini ve Arnavutköy K z Koleji'ni birincilikle bitirmi tir. H. Vazife taksimi vard r.

Re at Nuri ile akrabad rlar. H. Türkülere özel bir zaaf m yok.Aslan: Ayd nlar m z konusunda söyleyecekleriniz var m efendim? Cemil Meriç: Bu konuda söyleyece imi söyledim galiba. H. Liberal ve demokrat m. Tanp nar' n ö rencisidir. insan olamaz. Türkiye'de ayd n yoktur.Aslan: Ne tür müzikten ho lan yorsunuz? Cemil Meriç: Umumiyetle alaturkay severim. H. Nesri iir haline getirmeye çal t m. Ta ma suyla de irmen döndürüyoruz. En kötü yan m z müsamahakâr olamay m z.Aslan: Sizin için demokrat diyebilir miyiz? Cemil Meriç: Elbette evlad m. Çünkü mesuliyet yoktur. Ama sevdi im türküler de var. Herhalde Mo ollar'dan kalma bize. H. ster otobüs müzi i olsun ister klasik. Bedbahtl k içinde bahtiyar m.Aslan: Hangileri mesela? Cemil Meriç: u anda s ralayamam. Ac çekmeyen. Gerçek bir demokrat m. H. .ngilizce hocas d r Lamia. Talihim bu. H.Aslan: Yaz lar n zdan birinde "Dü üncenin kuduz köpek gibi kovaland ya ad m zdan söz ediyorsunuz. H. Farketmez.Aslan: iiri b rak n z n tarihini hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Acaba b rakt m m ? Söyleyemem ki bunu. Sevdi im bir insanla dinlemeliyim müzi i. Ac lar insan ruhunu biliyor.Aslan: Büyük yazar olmak için sizin hayat çizginize benzer bir yolu katetmek gerekir mi? Cemil Meriç: Gerekir. H. Sevdi im insanla birlikte dinledi im müzi i severim.Aslan: K z n z efendim? Cemil Meriç: K z m mükemmel ve emsalsiz bir evlatt r. H.Aslan: Liberal terimini hürriyet anlam nda m kullan yorsunuz? Cemil Meriç: Evet. bir ülkede" Cemil Meriç: Evet.

Kad n da insan kitap da insan. En son olarak da hastalan nca b rakt m. Ümit'in pi irdiklerini de severim. Neden kendimizle yatar z her kad nda? Cemil Meriç: Kad nla bir parça bize yak n oldu u ve bizi sevdi i için yatar z. H.H.Aslan: "Bana okudu unuz kitaplar n en güzelinin hangisi oldu unu soruyorsunuz. Neden ba ka bir varl a de il de kad na? Cemil Meriç: Hayat mda iki önemli varl k var: Kad n ve kitap. annemin bendeki etkisidir. tekle ir. belli bir ölçü içinde kad nlara zaaf m var. Sonra b rakt m. Bilhassa bulgur ve etle yap lan yemekleri. Hayvanlar çiftle ir. H. Soyad Kanunu'yla de i tirildi. Çabuk k zar m. Annenizden hat r n zda kalanlar neler? Cemil Meriç: Muhterem bir han md annem. Yani bunlar teke irca edebiliriz. çabuk dar l r m. . Benim soyad m asl nda Hocazâde'dir. Bende de var ayn hassasiyet ve bu. Aynile irler. lk mektebi bitirmi ti annem. Lamia'n n yüzünden tekrar ba lad m. Bütün yemeklerini severim Lamia'n n. Be karde iz. çabuk sevinirim.Aslan: Kitab kad na benzeten ba ka bir dü ünür hat rl yor musunuz? Cemil Meriç: Hat rlam yorum.Aslan: Sigarayla aran z nas l? Cemil Meriç: On yedi ya mdan bu yana sigara içerdim. Babam n dedesi Dimetoka müftüsüydü. kisi de insan.Aslan: Zaaflar m diyebilece iniz özellikleriniz neler efendim? Cemil Meriç: Çok.Aslan: Bir denemenizde kitaplar kad nlara benzetiyorsunuz. Çok zengin bir masal dünyas vard ve masallar anlat rd bana. Her insanda binlerce insan vard r. bu binlerce insandan yaln zca birer tanesi birbiriyle kayna r ve anla r. Lüzumundan fazla hassas m. Babamla akrabayd lar. Ailenin ya ayan tek erkek evlad benim. H. Bu yüzden biraz mar k büyümü üm. Her insan gibi. Bu soyad Haf z dris Efendi'den geliyor. kendimizle yatar z her kad nda" diyorsunuz. Ba tan a a zaaf m. H. Günde üç paket. Kad n ve erke in bir araya gelmesinde.Aslan: "Her kitapta kendimizi okuruz. H. imdi içmiyorum. Okumaya dü künüm. insanlar birle ir.Aslan: Sevdi iniz yemekler neler? Cemil Meriç: Lamia'n n pi irdi i yemeklerin hepsini severim. H. Hassas bir kad nd . söyleyeyim: Annemdir" der Abraham Lincoln.

Kafam n gönlümün çocuklar .. Cevaplamak ay klamakt r. "Kültürden Irfana" olacak ad .Aslan: u anda seyahat etme imkan n z olsayd hangi ülkede olmak isterdiniz? Cemil Meriç: Fransa'da. Hayat m n bütün tecrübesi. Onlar da çocu um.H.Aslan: Neden Fransa'da? Cemil Meriç: En çok Frans z kültürüyle temas halinde oldum. Bat 'dan Do u'ya gibi bir ey. ba ka bir yerde "O'nsuz bir sosyalizm hatta O'nsuz bir Bat dü üncesi . Altm küsur y ld r Frans zca'yla u ra yorum. Dü üncelerim tohum halinde "Bu Ülke"dedir.Aslan: Kitaplar n z aras nda tercih yapabilir misiniz? Cemil Meriç: Yapamam. 2. nsanlara verebilece im mesaj bu. geçmi ten bugüne idi.Cemil Meriç. kültür Avrupa. Lamia'yla O'nun memleketi olan am'a da gitmek isterdim mesela. 3. uyu abilir tezleri toplay p uyu amayanlar n bir yana b rakma e ilimini. "Umrandan Uygarl a"n n tersi. nsanlar n severim. H. yeni kitab m bugünden geçmi e. Hakan Ula ' n notu: 1. Sonradan "Bir Dünyan n E i inde" ad yla bas ld . edebiyatta ise birbirine ayk r çe itleri ba da t ran geni s n rl zevki ifade eder. H.1960 y l nda bir otomobil kazas nda ölen Albert Camus'nun intihar etti ine inan l r.Aslan: Benim sormad m. H.Aslan: Kitaplar n za çocuklar n z hissiyle bakt n z oluyor mu? Cemil Meriç: Fazlas yla elbette.Aslan: Lamia Han m yüzünden? Cemil Meriç: O içiyordu çünkü. "Bu Ülke"yi de severim. H. rfan biziz.Aslan: Yeni bir çal man z var m ? Cemil Meriç: Evet. H. Yeni bir kitap haz rl yorum.Eklektizm: Felsefede. Ancak "Hind Edebiyat "n çok severim. H. "Umrandan Uygarl a". sizin söylemek istedi iniz bir ey var m ? Cemil Meriç: Her cevap noksan..

önyarg lar n kal n duvarlar arkas nda hep ayn teraneleri tekrarlar. H rs zl kt r. Niçin k nanacakm m bundan dolay ? Mülkiyet h rs zl kt r!... deseydim. gerçek demokrasiyi bütün buutlar ile tan mak isteyenler kilisenin afarozuna u ram bu yavuz ve samimi yol göstericiyi tan mak zorundad r.. emekten do mayan her kazanc mahkum eder. anar izm için nomos(kanun) mâ eri ak ld r. bu dürüst ve samimi insana kulaktan dü mand r. Oysa Proudhon ayd nl a ko an her insan için de erli bir k lavuzdur... Ülkemizde sa ... ne mülkle tirmenin ve ne de yasan n mülkiyeti yaratamayaca n . Peki ama: Mülkiyet nedir? sorusuna niye ayn ekilde.. I te devrimlerin giri kap s . Kilisele en sosyalizmin hür tefekküre tahammülü yoktur.tasavvur edilemez" diye and -anar izmin babas say lan. Gerçek sosyalizmi. Faiz bir sömürü arac d r. Yaln z.Pierre Joseph Proudhon için "Bir Facian n Hikâyesi" kitab nda da öyle yazar: "Proudhon ça m z n en büyük dü ünce adamlar ndan biri."Mülkiyet Nedir?" kitab yla ünlenen Proudhon'un bu konudaki görü üne bakal m: "Kölecilik nedir? sorusuna cevap vermek durumunda kalsayd m ve tek kelimeyle: Cinayettir. anar izm de." Not: Yukar daki röportaj Cemil Meric Dü ünce platformuna ta yarak sizlerle payla mam z sa layan forum üyelerimizden Hakan Ula Bey e ükranlar m z sunuyoruz.. Proudhon'un temsil etti i anar izm.) .. üstada göre. insandan dü üncesini. Proudhon. Türk Edebiyat Vakf Çar amba Sohbetleri Türk Edebiyat Dergisi (Türk Edebiyat Vakf ¶n n geleneksel olarak düzenledi i "Çar amba Sohbetleri" ne Ahmet Kabakl ¶n n davetlisi olarak kat lan Cemil Meriç¶in yapt konu ma ve di er kat l mc larla aras nda geçen sohbetler. iradesini. Bat n n bütün doktrinleri içinde slamiyet'e en yak n olan felsefedir. cevab n veremiyorum?. slamiyet için vahiy yani ilâhi eriat. ki ili ini çekip alabilme gücünün ölümüne bir erk oldu unu ve bir insan köle haline getirmenin onu öldürmekten farks z oldu unu ispatlamak için uzun boylu konu maya ihtiyaç kalmaks z n anla l rd dü üncem. Ne eme in.. yani bu ikinci sorunun asl nda birincinin de i ik bir biçiminden ba ka bir ey olmad n hemen anlatabilmekten emin olarak. Ülkemizde sol. dolay s yla da mülkiyetin nedensiz bir sonuç oldu unu iddia ediyorum. slamiyet de bir nomokrasi(kanun hâkimiyeti) dir...." 4.

bu kadar güzide bir toplulukla kar lanaca m ummam t m. Bana bu kadar güzide bir mecliste sadece dinleyicilik dü erdi. Edebiyat kâ anesi. edebiyat saray önce iki hücrelik: Bir. dili ve muhtevas bak m ndan büyük ra bet gördü. insan duygular n en mükemmel ekilde ifade etme sanat . Konu man n mahiyeti hakk nda da bir fikrim yoktu. Ferman buyurdular. muhterem Ahmet Kabakl Beyefendi'ye te ekkür ederim. Büyük âirler yeti tirmi iz. Edebiyat Vakf 'nda yap lacak bir konu man n edebiyata taalluk etmesi bence münasip olur. Fransa'dan yap lan ilk tercüme Yusuf Kâmil Pa a'n n Télémaque tercümesi. gönlü olan. . Fakat Bat kar s ndaki susuzlu umuzu. Bugün de bu te hisim bütün s cakl yla devam etmektedir. Cemil Meriç: Bu kadar nadide. Nitekim senelerce eser. gaziler" toplulu udur. "Bu itibarla. Edebiyat insan dü üncesini. Bu itibarla en küçük bir haz rl a imkân bulmadan. Çünkü Türk milleti heyecan duyan. Nesir. Her eyi kucaklayan bir sanat. nazm n yan nda bir parça daha fakir. Yusuf Kâmil Pa a bu eseri müzeyyen üslûpla Türkçe'ye kazand rd . As rlardan beri naz m hücresi a z na kadar dolu. edebiyat bir bütün. Yani bir nevi Kelile ve Dimne. Tanzimat'tan sonra Bat 'yla temas ettik. Efendim. Kâmil Pa a insanla cemiyet aras ndaki münasebetlerin hududunu çizen. Ahmet Bey'in iltifatlar na da bilhassa te ekkür ederim. Filhakika. Birçok kazançlar n yan nda birçok felâketler de mukadderdi. bir cazibeden ibaretti. Ahmet Kabakl : Esta furullah. kabiliyetini ilk ke fedenlerden biri s fat yla iftihar duymu tum. bir nevi siyasetname ar yordu. bir nesir hücresi. Tehlikeli bir macerayd bu. Fénelon'un hikmet ve siyasetle dolu olan eseri veliahta siyaset ö retmek için kaleme al nm t ve hikâye sadece bir süsten. Frenklerin tabiriyle "sanatlar n sanat . y llarca önce serefyab olmu . Kabul buyurursunuz ki bu kadar güzide bir mecliste hiçbir haz rl k yapmadan konu mak çetin bir imtihand r. Bu bir tesadüf eseri de il.. Bu imtihan sadece k ymetli dostumun arzusuna uymak için yerine getirmeye çal aca m. naz m hücresi. Konu mam bir cesaret olacak. "Bat n n manevi fetihlerinden faydalanma arzumuzu" isabetle ba latt k. dünyam z geni letmek istedik. serbestî halinde ya ayan bir ak nc lar toplulu u. Mekteplerde okutuldu ve nesiller için bir üslûp hocas mahiyetini ta d . idare sanat n ayd nlatan bir eser istiyordu.Cemil Meriç: Efendim. Yoksa Télémaque'in romanla hiçbir alâkas yoktu. ko tum geldim. "fâtihler.. mütemadi bir co u halinde. sadece gönlümden emir alarak huzurunuzda bulunuyorum.

hiçbir ciddi mütefekkirin alâkas n çekmezdi. Fatih'in tecessüsü de fetihleri gibi cihan ümuldu. Bu. Üçüncü Murat zaman nda Machiavelli'nin me hur Hükümdar' defalarca Türkçe'ye kazand r lm t . Ziya Pa a. Bat ya teslim olmak de ildir. Ben öyle san yorum ki büyük fikir buhran m z n kaynaklar ndan biri de bu siyasî irfan eksikli idir. Bir Cevdet Pa a. Nam k Kemal. Bütün dünya irfan na çevirmi lerdi.. Yani a açla me gul olmad k. insanla devlet. Bu itibarla bak lar n bütün dünyaya çevirmi lerdi. Balzac'a kadar Bat 'da roman ciddiye al nmaz.Efendim. fakat onun romanc l geni tabakalar irfan bak m ndan zenginle tirmek gayesini güden. Bu bo lu u doldurmak için elbette ki izm'lere ihtiyaç vard . Marksizm bütün sahte cazibesi ve sahte ilimcili iyle kafalar istilâ etti. Sezar' n Galya seferlerini tercüme ettirmi . Tanzimat devrinde tan mak istemi tik. Bu sebeple insanla cemiyet. Bir kelime ile günümüzün insan .. o ça n belli ba l mütefekkirleri tefekkürü bir bütün olarak ele al rlar. en büyük medeniyetini yaratan insanlar. günümüzün en entelektüeli ark' de Garb' da tan mayan acayip bir mahluktur. Bat 'da da öyleydi. Bir kelime ile edebiyat o ça için sadece bir e lence de ildir. gibi izm'ler. Ondan sonra Bat 'n n bu çe it eserleri kar s nda daha az tecessüs gösterdik. Rousseau'nun çtimaî Mukavele'sine e ilir. do rudan do ruya siyasî irfan m z n yoklu undan faydalanm lard r. Birçok siyasetnameler elden ele dola yordu. Geni halk kitlelerine hitap eden. Cezmi. Nam k Kemal ve Ziya Pa a da öyle. Bizim dikkatimiz Bat 'n n sadece dikenlerine yapraklar na tak ld . Osmanl kay ts z de ildi. komünizm vs. okumaya al t ran. bir Tunuslu Hayreddin. Tanzimat' n ba ar s zl yla birlikte son buldu. . Emile'i Türkçe'ye kazand rmaya gayret eder. meçhul de ildi. maceran n cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Osmanl lar elbette ki dünyan n en büyük idarecileri. Daha çok romana. Bat iirinin bize verece i bir ey yoktu. Biz Bat 'y bütün olarak tan mad k. bir insan yaratmak sanat yla u ra r. Bat y bütünüyle tan mak bilhassa tefekkür sahas ndaki fetihlerinden haberdar olmak arzusundayd . Tanzimat devrinde Nam k Kemal de roman yazm . Bat 'da kendi susuzlu unu giderecek eserler ar yordu. okumu tu. anar izm. Montesquieu'nün Kanunlar n Ruhu adl eserine e ilir. Tabiat yla bu. Osmanl fazla ciddi ve vakurdu. iktidar problemlerini konu alan kitaplar Osmanl tecessüsünü tahrik ediyordu. hikâyeye yani vakit geçirmeye dald k. 1960'lardan sonra Türkiye'yi salg n bir hastal k gibi istilâ eden Marksizm. Ormanla hiç me gul olmad k. ahika idik. Rüzgâr n tesadüfen önümüze serpti i birkaç kuru yaprakla u ra t k. Roman ise bir e lence unsuruydu. hikâyenin imkânlar ndan faydalanarak kendini okutturmak isteyen bir te ebbüstü. Daha sonraki Osmanl padi ahlar da dünya tefekkürüne bigâne kalmam lard . Tanzimat devrinde Bat fethedilecek bir ülkedir. Çünkü iirde biz büyük bir merhale idik. Bu itibarla kültürü bütün olarak ele alan Osmanl cemiyeti siyasî kültüre de ehemmiyet vermi ti. fikriyat n da fethetmek arzusunu duyuyorduk. Küffar n topraklar n nas l fethetmi sek. Osmanl 'n n Bat 'dan alaca herhangi bir edebiyat nevi yoktu. Haddizat nda Osmanl Bat l la mas diye bir ey yok. Nitekim iki roman yazm t r: ntibah. Plutark' n birçok yaz lar n tercüme ettirip.

Bu söz bir cinayet fetvas d r ve Machiavelli'ye de il. bütün büyük ara t r c lar talebelerin kültürüne malzeme olarak haz r ve aç kt r. Do rudan do ruya ders olarak okutulur. Avrupa'y tan madan Asya'y tan maya imkân yoktur. Nitekim rivayet edilir ki. Rönesans'tan beri tefekkürde büyük merhaleler alm . Meselâ Machiavelli. Biz Asya ile yani kendimizle me gul de iliz. Asya ile Avrupa insan beyninin iki yar m küresidir. Yani Machiavelli nas l bir cemiyetin adam d r. Avrupa insan n n saadet ve felâketine sebep olan tarihi vakalar bilmedi imiz gibi bu tarihi vakalar n semeresi olan nazariyeleri de bilmiyoruz. Bu ekilde tefekkür olmaz. Kendini tan mak dü man n da tan makt r. kendini tan makla ba lar.. Kendini tan mak için çevreyi. dilimizi unuttuk. Asya'y tan madan Avrupa'y tan maya. Fransa'da bir siyasî kültür. büyük ke ifler yapm bir insan toplulu udur. Fakat bu son zamanlarda. dünyay da tan mak mecburiyetindedir insan. Gerçi Machiavelli defalarca çevrilmi . nas l yeti mi tir. Gerçi ecdad m z. tiraf ederim ki üniversitelerimizde de ciddi bir siyaset kürsüsü yoktur. Fakat Marks'tan evvel tan nmas gereken adamlar var. adiliklerini alan. bilhassa Servet-i Fünun devrinden itibaren unutulmu tur. elbette ki Marks' da tan mal d rlar. Fatih'ten itibaren daha do rusu Selçuklulardan itibaren dü ünceyi bir bütün olarak alm lar. "Bu gâvurun bize ö retece i bir ey yoktur" demi . adamlar na okutmu ve yirminci sayfaya kadar dayanabilmi . bir homo politikus olarak vas fland ran bir insan n mü ahedelerini billurla t r r. Osmanl n n bir valisi bile Machiavelli'den çok daha iyi biliyordu insan ruhunu ve insan . Bu itibarla politikayla u ra acaklar. hangi kavgalar n neticesinde bu hale geldik. dost olarak da. M s rl Mehmet Ali Pa a Machiavelli'yi tercüme ettirmi . Bu söz ona ait de ildir. Dü man olarak da tan mak mecburiyetindeyiz. hangi hakikatlere k tutmaktad r. Hiçbir kitap haz rlanmam t r. Çünkü dünyada yaln z ya am yoruz. insanla devlet aras ndaki münasebetleri dikkatlerine tevcih etmi lerdir. nas l bir tarihten geldik. Bu itibarla sadece kula m za üflenen formüllere ba l robotlar haline geli imiz siyasî kültürümüzün eksikli inden kaynaklanmaktad r. bunlar hiçbir zaman anlat lmam t r. fakat bu çeviriler ciddi bir bilgiyle ku at lmad için hakikî de eriyle tan nmam t r. mülevvesat n . irfanla alâkam z kalmad . Tarihimizi unuttuk. Fakat buna mukabil Bat 'y da tan mad k.. Ignagio de Loyola'a aittir. adeta hastal klar n ithal eden bir kumpanya haline girdik. bir siyasî edebiyat dersi vardir. Biz kimiz. eserinin de eri nedir. Machiavelli'den zaman m za kadar Avrupa'y i gal eden. Elbette Machievelli de Avrupal d r ve Avrupa'n n siyaseti ahlâktan ay ran. Bütün büyük fikir adamlar . Bu söz Fransa'ya Avrupa'ya as rlarca tahakküm eden Cizvit tarikat n n kurucusu olan bir din adam na aittir. Elbette ki irfan. Dü man veya dost Bat . Meselâ Machiavelli'ye atfedilen "gaye vas talar mübah k lar" sözü bile haf zalar m za yanl geçmi tir. büyük fetihlerde bulunmu .Evvelâ insan dü üncesi bir bütündür. Biz Avrupa'n n pisliklerini. insan sadece menfaatlerine esir bir robot. neyi temsil etmektedir. Fakat kendini tan mak formülü son derece kucaklay c bir formüldür.

neyi temsil ettikleri. nsanlar tan yor ve tarihi tan yor. Edebiyat demek. Çok daha ciddi i lerle u ra an Türk slâm ayd nlar . daha sonra Frans z ihtilâli. büyük tahliller okutulur. edebi k ymeti olan kalabal k üzerinde büyük etki yapan. Fakat ç plak olarak okutulmaz. Tilki ve Aslan Avrupa'n n bize göre üstünlü ü de fikre. nas l bahsetti ini biliyor. nsan ilimleri geli tikten sonra roman n sahas kalmam . ilk izm'i yegâne reçete telâkki edecektir. Yani bir Frans z. so uk kanl dü ünceyi tan d . psikiyatri i ler. Roman Roman ancak. muhtevas kalmam . Yorumlar yla beraber okutulur.. Çünkü Avrupal tilkidir. Sadece Avrupa'n n ikinci derecede müelliflerini ve ikinci derecede eserlerini ald k. O hileyi. kendi dünyas ndaki fikirleri kaynaklar ndan ba layarak zaman na kadar geçirdi i bütün dönemeçler içinde bilir. ilme verdi i de erden ileri gelmektedir. Halbuki edebiyat demek roman demek de ildir. Tilki aslan tan maz. Ayn cinsten insanlar birbirlerini tan r. geni kalabal klara seslenen bir edebiyat nevidir. Bütün samimiyetiyle tan m yor tabiî. K ssalar. Memleketimizde bir siyasî edebiyat do mam t r. Onun i tigal sahas . Biz vefay . Bu itibarla onlar n yapt n . Yani roman ölmektedir ve ölecektir. romanla u ra mak ihtiyac n duymam lard r. Avrupal neden bahsetti ini biliyor. dü ünceye neler getirdikleri de uzun uzad ya anlat l r. Evvelâ on alt nc as rdan ba layarak mutlakiyeti savunanlar. biz aslan z. Bugün Marksizmin kazand budalaca itibar ve dü künlük do rudan do ruya bu bo lugun eseridir. Do u'ya ait büyük siyaset eserleri hepimizin meçhulüdür. tarihin ak na istikamet veren kitaplar. kar s na ç kacak ilk mütefekkiri. onun bildi i eyler bizi esir etmek için kâfidir. so uk dü ünceyi. Roman sadece sinema gibi aylak tecessüsleri avlayan bir nevidir. bizi nas l istismar edece ini biliyor. Elbette ki geri toplumlarda büyük yeri olan fakat netice itibar yla ilerleyen bir toplumun itibar etmeyece i bir edebiyat nevidir. Bizde roman do may sebepsiz de ildir. Fakat bugün politikaya at lan insanlar n elbette ki bütün politika üstatlar na ihtiyaçlar vard r. mektep kitab olarak okutulur. kendi ölçülerimiz içersinde biz de yapmak mecburiyetindeyiz. psikanaliz i ler.. feragati. Çünkü roman n konusu insand r. . Bu itibarla büyük idarecilerin ihtiyac yoktu. kahramanl temsil ettik. Tarihimiz boyunca bu tezad ya ad k.. ihtilâl hakk ndaki büyük tefsirler. Nihayet birinci dünya sava ve sonras n n mütefekkirleri. hikâyeler yetmi tir. Hiçbir temayül fark gözetilmeden. roman demek haline geldi. ihtilâli haz rlayan mütefekkirler. hangi artlar içinde do duklar . Yani bir roman merak istilâ etti bizi. Halbuki yirminci asr n ba lar nda Fransa'da demin de belirtti im gibi bir siyasî edebiyat dersi vard r. Ayr ca roman yazmaya itibar etmemi lerdir. bir Kelile ve Dimne.. Fakat bizim de esir olmamam z için mutlaka ayn bilgilerle mücehhez olmam z gerekir. slâmiyetin romana kar gösterdi i alâkas zl k sebepsiz de ildir. Edebiyat m z n en fakir taraf siyasî edebiyatt r. Zaten Do u'da ve Bat 'da en büyük hazine olan Binbir Gece yetmi tir. Ö renmedikçe.cemiyetlerini. antropoloji i ler vs. Bugün bir siyasetname. sosyoloji. nsan tabiat n psikoloji i ler.

Fakat bu kültür ciddi de ildir. limler geli tikten sonra psikoloji bir ilim hüviyeti kazand ktan sonra roman neyi halledecek. kahvenizi içer okursunuz. Maalesef biz masal dinlemeye al m insanlar z. sosyolog da de ildir. roman taht ndan indirmektedir. Roman itibardad r çünkü mesuliyetimiz yoktur hepimiz mesuliyetten kaçar z. nsanlar olgunla t kça romana itibar azalacakt r ve azalmaktad r. Dü üncelerimizi ba ka kahramanlara söyletmek. Bu üslubu psikoloji ve psikanaliz de gösterebilirse elbette ki roman n yerini alabilir. Bu itibarla siyaset ilmiyle yak ndan ilgilenmemiz ve ona edebiyat n bir dal olarak itibar etmemiz lüzumlu ve faydal olacakt r. büyük fedakârl a ihtiyac olmad için odan za çekilip. deoloji ilmi de içine al r. Yani dünyan n tek dü ünce adam . cemiyetlerin münasebetlerine ve insan ruhuna k tutan bir ilimdir. Marksizm bir ideolojidir. Marks'tan sonra da gelmi ve gelecektir. roman okumak ihtiyac ortadan kalkacakt r. neyle me gul olacakt r? Çünkü ilim demek laboratuar demek. . Bu yazar. Psikoloji geli tikten sonra roman n sahas kalm yor. Elbette de eri vard r. Siyaset. çat k çehresi ho umuza gitmemektedir. henüz ilimler geli medi i zamana mahsus bir edebî türdür. Bu i te evvelâ Avrupa'n n yapt klar n bilmekle mükellefiz. sedire uzanarak. lim bu vazifeyi yapmaktad r. Demek ki vaktiyle roman büyük hizmetler etmi tir. Çünkü mesele insan ruhunun karanl klar na k serpmektir.Roman buhranlar içinde ç rp nan bir ça a. sosyoloji de yapmaktad r. Romanla televizyon ve sinema aras nda büyük bir benzerlik vard r. Romanc sadece ilimlerin geli medi i bir ça da insan uuruna. Sadece üslubuyla kendini okutan bir edebiyat türüdür. ciddi de iliz. sosyolojinin kayna nda roman vard r. sigaran z yakar. "ben"in garip taraflar na tutulan bir aynad r. tek siyasetçisi Marks de ildir. limler. Romanc tarihçi de ildir. vakit öldürmeye yarayan birer parazit tür haline gelecektir. ilimler geli inceye kadar çok i yapm t r. Roman "ben"e tutulan. fakat ilmin yan nda ba ka aldatmacalara da ba vurur. Masallarla oyalan yoruz ve ilmin ciddi sesi. deolojilerden kurtulman n tek çaresi ilmi tan mak. Bu sayede kültür de edinebilirsiniz. ilim demek kendine mahsus bir dil demek. Psikolojinin. nsan tan mam z kolayla t rm t r. psikolog da de ildir. Belki de yirmi birinci as rda romana hiçbir ihtiyaç kalmayacakt r. insanla cemiyetin. Fakat bu mutlak de er de ildir. m uhayyel ah slar ç kartmak. nsanlar tekâmül ettikçe ciddi bir olgunluk devresine geldikçe. çünkü cahiliz. insan vicdan na e ilen bir yazard r. Roman tecessüsümüze hitap etti i için. siyaset ilmini tan makt r. Marks belli bir devirde belli bir cemiyetin belli meselelerine k tutmaya çal m bir fikir adam d r. Roman itibardad r. Bunlar n hepsi bizi tecessüsümüzden yakalayan ve sadece vakit geçirmeye yarayan. Marks'tan önce çok daha büyük adamlar gelmi . oysa mutlak olarak politika ilminin getirece i a muhtac z. onlar konu turmak mesuliyetten kaçmakt r. Siyasî Edebiyat Roman n d nda insan inceleyen bir ba ka ilim de siyaset ilmidir. bulan kt r.

Cemil Atasoy: öyle bir ey akla geliyor. resmimiz zirveye yükselmi tir. Böyle bir insan n yeti mesi mühimdir. musikîmiz. Hemen arkas ndan ilâve etmi . Muhteval bir sohbeti bize lütfettiler. Bu bak mdan. bizim slâmî bir politika ilmi kurmam z artt r. büyük ba ar lar vard r. ahlâkla münasebetleri nedir. Onu yeti tiren bir anne vard r. "Bu camii sizler yapamazs n z. Evvelâ Bat 'y tan maya. Onlar n büyük tecrübeleri. Bir gün bir yabanc yla arabada giderken. pek tabiî." Yine. Yavuz Selim'e bir gün veziriazam der ki: "Beni azat edin. . büyük dü ünce adamlar n n tevazular da o ölçüde büyük oluyor. Sizin ani kararlar n z kar s nda bir gün benim de boynum gidebilir. ben seni çoktan azat ederdim." Bizim mimarîmiz. Devletle fert aras ndaki münasebetleri en iyi ekilde yürütmek sanat d r. ster istemez bu konularda metot olarak hocam z. nas l bir çevrede do dular." Yine Hamdullah Suphi Bey bir konferans nda anlatm t . Bat olacakt r. neyi. aff n z dilerim. yenmek yenilmek aç s ndan ö rendi imizi ifade eder. Halbuki bizim medeniyet tarihini bilmemiz gerekti ine i aret eder." Yavuz'un cevab öyle: "Bre mel'un. Tedbirleri alacak olan. olmaz m ? Bütün bu meseleleri ayd nlatmal y z. Frenklerin politika ilmine kar . Meselâ Abdülhak inasi Hisar Bo aziçi Mehtaplar 'nda dert yanar: Tarihi. sonra kendi siyasetnamelerimizi bilmeye. Cahit Atasoy: Efendim. Kelile ve Dimne'den ba layarak kendi siyasî eserlerimizi birer birer ele al p nas l bir toplumda. Kendilerine müte ekkiriz. Büyük devlet adamlar yeti tirmi iz. Size lây k bir konu ma yapamad m. bunlar üzerinde dü ünmeye. tedbirler almak mânâs nda midir? Cemil Meriç: En geni mânâda insanlar idare etme sanat d r.Bat 'ya kar kendimizi müdafaa etmek için mutlaka siyasî edebiyat kurulmas na muhtac z. tahliller yapmaya muhtac z. Bat insan bugün insan ve cemiyet problemlerini son derece iyi bilmekte ve bu problemlere kar son derece uyan kt r. Hepsi mücessem ve hepsi yüksek. ahlâk n d nda bir politika olur mu. bir Yugoslav tarihçisine Süleymaniye Camiini gezdiriyormu . nas l ifade ettiler. çoktan boynunu vurdururdum ama. radyodan verilen on alt nc asra ait bir musiki dikkatimizi çekti. Tarihçi kendisine "Bu camii kimler yapt ?" diye sormu . tedbir alacak komple insan yeti tirmek meselesi çok mühimdir. senden daha iyisini yerine koyamam. insand r. imdilik maruzat m bundan ibarettir. edebiyat m z. Ahmet Kabakl : Efendim. siyaset ilmi çareler arama. bir Fatih rastgele yeti mi de ildir. Efendim. Bu yabanc sanatkâr n eser hakk ndaki kanaati öyleydi: "Muhte em bir üslûp. Bunun için de evvelâ mevcudu bilmekle mükellefiz.

Onu vefat ndan iki sene sonra g yaben muhakeme eder. Ayr ca Cemil Meriç üstad m za bir noktada çok te ekkür ederim. Ne yaz k ki kendi tarihçilerimizden baz lar da bu dü üncededirler. bir i gal gücüdür. fakat böyle bir ba tekrar meydana getirmek için as rlar kâfi gelmeyecektir. yani organizmada al nan besinlerin kullan lmas n ilk tetkik edenlerden ve bugün de geçerli birçok teorileri ortaya koyanlardan biri. Tarih tekerrürdür. Be erî ilimleri sayarken psikiyatri üzerinde de durdular. Adeta Lavoisier'nin hat ras ndan ve Frans z milletinden özür diler. Kendi gayreti ve kazanc yla buray . Frans z ihtilâlinde Lavoisier tevkif edilir. dünyan n gelmi geçmi en büyük kimya âlimlerinden biri. O ya ta o ba ta nas l birkaç dil bilmektedir? Bunu ifade etmek istiyordum efendim." htilâlden iki sene sonra Fransa'da tekrar bir mahkeme kurulur. Bu Lavoisier'nin mahkemesinde âzalardan Mara da bulunmaktayd . Neticede idama mahkum edilen Lavoisier. Daha sonra giyotinle ba kesilen Lavoisier için bir tarihçi unlar söylüyor. hocalar var. Ahmet Kabakl : Bizim mütefekkirler aras nda da Süleymaniye'yi bizim yapmad m z eklindeki kanaat alm yürümü tür. Psikiyatriyi kuru bir t p dal zannedenler vard r.bir çevresi var. Bir ufak tarih bilgisi arzetmekle zannediyorum baz mukayeselere imkân verece im: Frans z htilâli Lavoisier'nin kafas n kesmi tir. Bu mukayeseyi yapabilmeniz için bunlar arzettim. tham edildi i suç da u: Tütünü nemlendirip a rla t rma. Lavoisier Ayhan Songar: Cahit Bey'in konu mas bana baz eyler hat rlatt . Son derece de vatansever bir adam. yanma hadisesinin bir oksidasyon oldu unu havada oksijen diye bir gaz n bulundu unu ke feden. htilâl mahkemesinin cevab udur: htilâlin âlimlere ihtiyac yok. Buras dünyadaki bütün ilim adamlar n n ziyaretgâh . Mara âlim olma merak ve iddias nda ama sadece nutuk atma merakl s . Tütünlerin k r lmas n önlemek için. diyebilirim. Mahkemeyi kuran da ihtilâli yapan cumhuriyet idaresidir. Onu beraat ettirir. Be erî ilimlerin en mühimidir. Bir de kendi cemiyetimize bakt m zda aradaki fark görmü oluyoruz. Baz lar na göre Osmanl . Bugün de bilindi i gibi dünyan n her yan nda tütünü muhafaza için bu metot kullan l r. Kendisinin Paris'te laboratuar var. iade-i itibar ettirir ve muhte em bir cenaze töreni tertip eder. insan diline. ilim adamlar na aç k tutmaktad r. Lavoisier (Lavuaziye). bir an yetti. "Bu ba kesmek için. onlar nemlendiriyordu. Lavoisier bir metot bulmu tu. bir tecrübeyi tamamlamak için iki gün mehil ister. Yine Lavoisier. O zamanlar kurulmu olan bir ziraî te kilât n ve Frans z barut komisyonunun âzas . metabolizma denen hadiseyi. Psikiyatri insan dü üncesine. Mensubu bulundu um meslek nam na da . tefekkürüne bir yerde müdahale eder ve onun patolojisini de tetkik eder. Tütünü satan kendi olmad na göre böyle bir suçlama yersizdi.

Roman da zaman m zda be eri ilimler geli meden hüviyetlerini kazanmadan önce hepsini kucakl yordu. fizi i de metafizi i de kucakl yordu. limler yava yava geli tiler. hiçbir ey olmasa. sosyolojinin konular na girmekle birlikte o güzeli aramaktad r. ne psikoloji. Tahir Kutsi Makal: De erli ilim adam m z say n Cemil Meriç'i iftiharla dinledik. sadece dili güzel kullanmak mümaresesini (maharetini) temin için dahi vazgeçilmez bir sanat eseridir. Yani felsefe. Demek ki roman okuyucusu var. hürriyet sahas . tiyatroyu bir sanat eseri gibi incelemesi gereken talebeler. ben de ayn konuyla ilgili olarak konu mak istiyorum. ideoloji yoksa alâka göstermemektedir. tavsiye edilen romanda ideoloji varsa kap makta.Say n Cemil'e bu mü ahedeleri bak m ndan ayr ca te ekkür ederim. di er be erî ilimlerin ilerlemi olmas ndan ziyade. Cemil Meriç: Roman n garip bir kaderi var. ideolojilerin istilâs yüzünden roman n hedef ve mahiyet de i tirdi ini arzetmek istiyorum. Yani bir papatyan n yapraklar n n kopu u gibi. Bugün felsefe denince. edebiyat fakültemizde roman . Eski Yunan'da ilimler geli meden hepsi birden felsefenin içindeydi. fakat roman muhteva de i tirmi . Siyaset tarihi. 19. edebiyat tarihi elbette yaz lacakt r. Bu konuda hocam z n görü lerini de alaca z elbette. Bu bak mdan roman ve sanat belli zümrelerin nazar nda itibars z hale getiren ideolojiye bula m olmas d r. romanc k var. sosyal ilimler yüzünden be eri meseleleri ele almak vasf n kaybetse. Geli mi kapitalist ülkelerde romanlar insanlara ho vakit geçirtici vasf n devam ettirmektedir. üstad m za be erî ilimlerin geli mesinden ziyade. u halde say n üstad m z sanat n ilerde ya amayaca n mi ifade etmek istiyorlar? Ahmet Kabakl : Roman var. Ama roman n sanat oldu unu kabul etmek gerekmez mi? Psikolojinin. ideolojik muhteva ta yor ise okundu u ve itibar edildi i aksi halde okunmad maalesef ac bir gerçektir. ne de sosyoloji anla l yor.. resmin. roman eski itibar n hakikaten kaybetmi tir. Bugün ça m zda. tiyatronun. böylece felsefeden koptular. Ancak ben muhterem hocam z n roman konusundaki dü üncelerine i tirak edemeyece im. as rda Auguste Comte'tan sonra sosyoloji. . geni bir saha. Bu itibarla ben. stifade ettik. yine ayn as rda psikoloji istiklâllerini ald lar. iirin de ancak ideolojik hedefler güdüyor ise. antropolojinin. Fakat benim kanaatime göre kaybedi sebebi. Necmettin Hac emino lu: Efendim. ideolojik sebeplerle yaz lmasa. felsefe sadece papatyan n sap olarak kald . hedef de i tirmi tir.. Bugün kendi cemiyetimizde. dilin imkânlar n en güzel ekilde ortaya koymak. istiklâllerini ald lar. Nitekim günümüzde sadece roman n de il. iiri. Roman. Bir tecrübe sahas yd . ideolojilerin ve politik çeki melerin bir f rt na gibi dünyaya hakim olmas ndan ileri gelmektedir.

katiyyeti romanc dan beklemiyoruz. Her türlü cesarete aç kt r. sanat eseridir. Fakat be eri ilimler geli tikçe roman n muhtevas azalmaktad r. emperyalist bir edebiyat türüdür. Müsaade buyurursan z u nokta üzerinde durmak istiyorum. çünkü. be eri ilimlerin büyük eserler vermedi i ülkelerde elbette roman ya ayacakt r. Roman roman yapan faktörlerin ba nda üslûp gelir. belki yar n ihtiyaç kalmayacakt r dedim. nsanlar hikâye dinlemekten usanacaklard r. denemedir. konusu da belli de ildir. fazla yumuldu u yemdir. Roman büyük hürriyet veriyor yazara. felsefe gibi birçok ilimleri emzirdi i gerçe ini kabul etmiyor de ilim. Yani cinnete de aç kt r. meselâ Balzac bütün cemiyeti roman n konusu yapt . Roman oldu mu kar la m yor. Büyük romanc lar n hepsi büyük üslûpkârlard r. heyecanlar bütünüyle psiko-sosyoloji romana girer. Bir ilim adam ndan bekledi imiz ciddiyeti. mistik taraflar ve çirkin taraflar yla. Kemal Tahir bu dü üncelerini yaz olarak. Bu yeme ihtiyaç yok. okuyucuyu tecessüsünden yakalad için. bence istikbalde ayn itibari göremez. Sayfas da belli de ildir. yerini meselâ denemeye b rakabilir. Bu itibarla roman n muhte em bir hudutsuzlu u var. ihtiraslar. roman n ba na da gelecektir diye dü ünüyorum. denemede de o kadar aran l r. Felsefenin ba na gelen ak bet. maddesiyle. hti am . akla da aç kt r. hayat romana sokan Balzac't r. Bütünüyle mutlak kucaklamak kabiliyetinde. Endi eleriniz son derece yerindedir. Meselâ bir Kemal Tahir ç k yor. Buyurdu unuz gibi roman roman yapan en belli ba l taraflar ndan biri üslûptur. Bu. Fakat ben uzak bir istikbalden bahsederek. deneme olarak kaleme alsa birçok itirazlarla kar la r. Romandan maceray ç kar rsan z bu fark ortadan kalkar. Yani Balzac'la sosyoloji mü ahhas olarak ilim hüviyetini kazan r. Fakat bu sanat eseri bir maceraya dayand için. Bir toplumu çamurdan ve kandan rüyalar yla. Haddizat nda Fransa'da yeti en tek büyük sosyolog bence Balzac'd r. nsanlar söyleyeceklerini aç ktan aç a söyleyebilirler. roman n hem felâketi. Roman ve Deneme Roman n esasen hikâye k sm n atarsan z. Osmanl toplumunu romanla t r yor. nsan n hareketlerini tayin eden saikler. lmî mahiyetin . Çünkü deneme de üslûp endi esiyle kaleme al n r. Sanat eseri. ilimlere yard mc oldu u. Adeta sorumsuzluk fetvas veriyor. hem ihti am . Halbuki gerçekten olgunla an bir cemiyette roman. Deneme ile roman aras nda tek fark birisinde bir maceran n olu udur. Romanda üslûp ne kadar aran l rsa. Yani hikâyenin yerine ilim geçecektir.Edebiyat nevileri içersinde kanunu olmayan tek nevi romand r. Bir psikologun bir kitap yazarken ilmî haz rl klara ihtiyac vard r. Yaln z u var: Bugün bizim gibi. çocuklu kavimlerin fazla itibar ettikleri. be eri ilimlerin geli medi i. Macera nispeten çocuk kavimlerin. Yoksa roman n cemiyetlerde büyük hizmetler gördü ü.

alâkay görece ini tahmin etmiyorum. as rda ayn itibari. diyorum. Darwin de böyleydi.daha suland r lm sekli. Ben de çok okudum roman ve hâlâ okumaktay m. Roman okutan macerad r. roman ça m z n büyük edebiyat türüdür. Ispanya'n n ve Avrupa'n n yeti tirdi i en büyük yazar olan Theresa bile roman yazmak zaaf ndan kendini kurtaramam t r. Roman n cemiyeti nas l tahakkümü alt na ald ortaya konmu tur. insandaki bu iptilan n köklerine inilmi tir. bir parça tembelli e al t r yor insanlar . Yani deneme. Roman n yerine sinema geçiyor. üslûp s fat na bile lây k de ildir. Don Ki ot bu romanlar n tenkidini yapmak için sahneye ç kar ld . Tabiî okuyucunun kültür seviyesini de dikkate almak lâz m. Peyami gibi kaç romanc var? Demek ki. denemedir. Yani Türkiye'de roman. Bu belli vakalarla okuyucuyu sürüklemesidir. televizyon geçiyor. Akla s mayan maceralar. Cervantes'ten daha önce fermanlar ç kar lm t . belli bir zaman için roman n yerine oturabilir. Roman n zaman zaman bir cemiyetin edebiyat g das haline gelmesi. deneme okunmuyor. Roman n hususiyeti. Bunlar hiçbir edebî de erleri olmamas na ra men bütün dünyay istilâ etmi ti. Ben roman n. Bu kadar münferit. Fakat Sarlken bir taraftan romanlar yasak ederken bir taraftan da gizli gizli roman okuyordu. Deneme roman n bütün üslûp ustal klar n kendinde toplamak mecburiyetindedir. Don Ki ot da bu iptilây önlemek için kaleme al nm t r. endi eye sezad r. insan belli vakalar içersinde göstermesidir. Büyük romanc say lan Kemal Tahir'in de üslubu k r k dökük. hikâye insanlar n zaaf d r. Devler.. lim kitab hiç okunmaz. Bu eserde. Vaktiyle övalye romanlar vard . cinler. Bu sadece bir faraziyedir. Elbette "güzel". Bugünkü roman hakk nda böyle bir mahkumiyet karar m yok. Her yazar edebiyat çerçevesi içinde güzel yazmaya mecburdur. Denemeci. Hele bizim gibi ilmin tad n ciddi olarak tatmam cemiyetlerde roman n ba araca çok i vard r. okunan tek ey olmas . Romanc elbette çok muhteremdir ve çok büyük i ler yapmaktad r. bu kadar alelâde vakalar tecessüsümüzü tahrik ediyor. meselâ 21. Vaizler kilisede romanlar aleyhinde konu tular. bir laboratuar adam kadar. Deneme roman n yerine pekâla geçebilir. Bir parça muhayyele al t r yor ve insan realiteden uzakla t r yor. Yani Kemal Tahir bir üslûpkâr de ildir. sahih konu ma mecburiyetinde de ildir. deli dolu bir üslûptur. Sizin de buyurdu unuz gibi ya ideolojinin elindedir yahut sadece h rs z polis hikâyesi haline gelmi tir. edebiyat eseri oldu u için okunmuyor. Roman n gösterdi i bütün cesareti deneme de gösterebilir. Saint Theresa gibi bir azize evvelâ övalye romanlar yazmakla ise ba lad . Hayat n H ristiyanl a vakfeden. Kemal Tahir vak'alardaki cazibe yahut ideolojik sebeplerle okunmaktad r. Bütün ciddiyetimize ra men hepimizin kültür temelinde romanlar n . roman oldu u için okunuyor. S hhatli bir toplumun romana ihtiyac yoktur. Roman. Roman okunuyor. Bütün büyük adamlarda roman okumaya kar bir alâka vard r. yaz lmas n kesinlikle yasak etti. kesin. Roman manast rlara da girmi ti.. büyü. edebiyat n ezelî konusudur. Yaln z yegâne edebiyat türü olmas . Sarlken romanlar n bas lmas n . roman. Çünkü onun da s n rlar kat' olarak çizilmi de ildir. Romana gösterilen itibar bir yerde marazi bir itibard r.

mü ahhas bir ekilde kaleme al nm . Yani geni kalabal klar sadece tarihin malzemesidir. Bu itibarla bizim siyasetnamelerimizle Bat n nkiler aras nda fark vard r. Kutadgu Bilig Nermin Pekin: Efendim. Bu siyasetnameler so ukkanl .oynad rol büyüktür. Biz ahlâkl bir kavimiz. Yani sanat de ildir siyasetname. K ymetli dostum Kutsi Bey'i tenzih ederim. Arapça'ya defalarca tercüme edilmi (Kelile ve Dimne). Biz Müslüman z. her türlü zarafetten mahrum sesidir. Acaba bu konuda Say n Cemil Meriç'in dü ünceleri nelerdir? Cemil Meriç: Han mefendi. Müslümanl kta önce ahlâk. Bu eser Farsça'ya. sa'dan bin y l önce yaz lm t r. ilk eski siyasetname Hz. Siyasetnamelerden söz edilmi ti. Yani Bat 'da siyasetname akl n çi . ben biraz mevzuu de i tirece im. Bizdeki Kutadgu Biligler. Hem de manzum olarak yaz lm t r. sonra dünyaya boyun e dirmektir. do rudan do ruya ilimdir. önce din vard r. Buyurdu unuz gibi Kutadgu Bilig de çok de erli bir kitapt r. cemiyet nas l refaha kavu turulur gibi bir gayeye dayan r. normatiftir. Türkçe'ye Hümayunname ismi alt nda tercüme edilmi tir. Bat n n siyasetnamelerinde böyle bir kay t yoktur. ciddiye s rt n çeviren bir toplulukta romanlar n çok fazla alâka görmesi de temenniye ayan de ildir. Asya dü üncesinin tesiri alt nda geli mi tir. insan bir hekim so ukkanl l ile incelemeye çal an. Bizde bütün siyasetnameler mükemmel insan nas l yeti tirilir. slâmiyet vard r. Fakat bizim gibi hikâye dinlemeye merakl . Yani mükemmel insan vard r. Romanc n n kocakar hikâyelerine yana mamas ve eserini hiçbir ideolojiye alet etmemesi elbette temenniye ayand r. Ama insan n mükemmelle mesi de il de nas l idare edilece i esast r. Bat 'n n gayesi evvelâ kendi insan na boyun e dirmek. Eser okutmak gayesiyle san yorum. elbette mevzundur. Bizim. harç gibi cans z bir malzemedir. Fakat unu hemen kaydetmeliyim. Ve Asya'n n siyasî dü üncesinin temeli olmu tur. Kum gibi. Birisi mimarlar. kalbi ve ruhu bir yana b rakan. çok okunmu tur. Tabiî Hint'te bu yoktur. insan zaaflar yla ele alan kitaplard r. Mustafa Kafal : Kutadgu Bilig'deki hususiyetin ark için de ayr bir mümtaz yeri . Büyük romanc lar da öyle yap yorlar. di eri tarihin malzemesi. Bat l lar n siyasetnamelerinden önce Kutadgu Bilig adl eserimiz var. Bat 'dan çok daha evvel. Bat 'n n gayesi hiçbir zaman mukaddes olmam t r. Hint'te Kelile ve Dimne'nin ahlâk ç r lç plak bir ahlâkt r. Bat yla Do u aras nda ba l ca u fark var: Do uda hikmet-i ameliye ba l alt nda toplanan edebiyat nevileri çoktur ve hepsinin de temelinde ahlâk vard r. idare edenler. Yani Bat . Machiavelli insan ikiye ay r r. Söyleyeceklerim bundan ibarettir.

Hak. kland rmak de ildir. baz belli dü ünceleri kabule mecbur edilen bir insan. Dergi ve Kitap Gültekin Sâmanoglu: Efendim ben Say n Cemil Meriç'ten gazeteler. kat ve despot bir hava vard r. gazete. Bu konuda bir makalesini okumu tum. Ayr ca Kutadgu Bilig'deki hususiyet de udur: dealize etmek yerine. Her ne kadar bugünkü Türkçe'ye "Saadet Veren Bilgi" diye çevrilmi se de aranan saadet. O zamanlar gazete bir kültür ta y c s yd .. ya anan bir eyin kaleme al n vard r. Ancak gazetelere s nabiliyorum. yine ya anaca ndan eminim. okuyucuyu bir nevi medyum haline getirmek. nizam içinde bulunmaktad r. gazeteler de bir nevi endüstri müessesesidir. ideal olan bir nizam n tespiti. Türkiye'yi idare edecek olan nesillere daha kötü bir ekilde intikal edecek. bir H ristiyan dünya. onun hakk nda ferman verilmesi katiyyen söz konusu de ildir. Meselâ bir Süleymaniye'de samimiyeti. Kitle haberle me araçlar . telkin etmek. Bat ayr bir dünya. Zaman zaman kaybedilse dahi." imdi böyle olunca. Tabiî bu durum. Gazete. Onun yerine so uk. Yaln z. nizam getirecektir ve saadet öylece bulunacakt r. Zaman m zda gazeteler bir ticaret meta halindedir. Despotluk asla yoktur. irfan gazeteye hapsettiniz mi haysiyetini . despotlukla. hürriyeti rahatl kla görmek mümkündür. Bütün bu de erleri. Görebildi im kadar yla. Valéry'nin politikay tarifi öyledir: "Politika insanlar kendilerini ilgilendiren meselelerle u ra maktan al koymak sanat d r. Cemil Meriç: Efendim. Bat 'da. Hakikati belli ölçülerde kal plar içine dökerken ayn zamanda dü ünceye de yer veriyor. Halbuki Türk slâm dünyas nda bunlar idealize edilen eyler olmay p ya anan eylerdir. Hegel. Bu müessese kendi istedi i biçimde hakikati biçimlendirir. Sanatkâr gönlüyle gelmi ve orada bir âbide meydana getirmi tir. Devlet oldu u zaman. fazileti. Kutadgu Bilig'de aranan ey. O nizam anlat lmaktad r. ama kamç yla. orada çal an eme inin kar l n alm t r. Dü ünen de il..vard r. Ben ahsen zaman n. Bat 'da büyük bir âbide meydana getirilir. çok güzeldi. Üstad m za burada te ekkür etmek isterim. Yani devlet anlat lmaktad r. edebiyatta görmek mümkün. hakkaniyet de öyle. Bütün bunlar elde edebilmek için bir mücadele vasat yarat lmaktad r. de erli hocam z n bir sohbet yapmalar n rica edecektim. al kanl klar n n esiri haline getirmek ve mümkün oldu u kadar dü ündürmemek. bir adalet mefhumu daima aranan eylerdir. ilimde muhtard r ve hürmet görürler. Yani bir aray de il. ça m z n insani alâkas parçalanan ve bir nevi afyonke haline getirilen insand r. Bizim dünyam zda bir ilim adam n n katledilmesi. gazete için "sabah duas " diyor. Bu bak mdan. lim adamlar . Sadece belli haberleri istenilen ekilde aktarmak. Kitap okumak bana zor geliyor. günün artlar sebebiyle kitaplara vakit ay ram yorum. uyand rmak. saadet vard r. Gazeteyle dergi aras nda bir fark yoktu. televizyon s bir kültürü yaymakta ve ciddi kültüre kar duyulan alâkay da azaltmaktad r. ark'ta ve Türk slâm dünyas nda ilim hürdür. cemiyet hayat nda... sanatta. bizden sonraki nesillere. Hedefi. idarede. meselâ bir hürriyet. Devlet. Bat 'da eserlerde bir samimiyet bulamazs n z. slâm Türk dünyas nda apayr bir ruh var. dergiler ve kitaplar aras ndaki münasebet hakk nda bilgi rica edece im. nizamd r.

Yani gazete fanidir. gazete de bir kaçma mekanizmas d r. Grafoman. Hiçbir ey yazamazsa. Eline kalem alan. ster istemez bu harekete kat l rlar. Bu itibarla dergi gazeteyle kitap aras ndad r. Gazete ciddi bir rehber ve güvenilir bir kaynak olmaktan uzakt r. bizim için de onu gazetede okumak bir fedakârl kt r. ciddi kitaba ay rd m z zamanla gazetelere ay rd m z zaman aras nda yap lacak mukayese son derece aleyhimizdedir. yaz yazmak hastal . en zinde malzemesidir. Ahmet Kabakl için bir fedakârl kt r. Bu bak mdan gazetede romandan daha fazla tehlike mevcut. Böylece dolar. Gündelik hayat n incir çekirde ini doldurmayan vakalar üzerine e ilmekle de erli vaktimizi öldüren bir mekanizma. irfan adam d r. daha smokinli dü üncedir. bo altmak için eline kalemi al r. Gazeteleri kültürün ba l ca kayna telâkki etmek yanl t r. Bu sloganperestli in kayna da grafomanidir. mutlaka yaz yazmak mecburiyetinde. Kitap ise daha çat k ka l . Gazete tefrikac l geli tikten sonra roman bütün dünyay istilâ etmi tir. Dergiye gelince. slogan yazma mecburiyetinde. Tefekkürün kalesidir. donmam genç ve gerçek dü üncedir. Gazete sigara gibi içilecek. kitaplar yay mlanm olan yazarlar n yaz lar n n bir k smi dergi sayfalar nda kalmaktad r.kaybeder. Yazamazsa. o bak mdan sürükleyicidir. Ne yapal m ki gazetede okumak mecburiyetinde kal yoruz. gazeteleri didik didik eder. dergi daha geni soluklu. Umumiyetle ça m zda en fazla yay lan hastal klardan biri de yaz yazmak hastal d r. Bir tak m mecburiyetler bir insan olmas gerekenden ba ka ekle sokmaktad r. Birçok büyük adamlar n. ndeks yapmak gibi bir tak m mükellefiyetler yükler yazara. Çünkü Ahmet Kabakl gazeteci de ildir ve olamaz. Bir memleketin irfan n tetkik etmek için. Bir kültür adam d r. F kralar n. limon gibi s k l p bitecektir. çok okur. Bu bak mdan. Dergi daha geni imkânlar önümüze serer. Kitaba. daha geni imkânlar olan ve istikbale kalacak olan bir nesir vas tas d r. Çünkü yirminci asr n bir mecburiyetidir bu. Dergi bir memleketin fikir aynas d r. Haddizat nda roman da. Gürültüden ibarettir. dergiler kütüphanelerin en ciddi. trajiktir fakat reeldir. mutlaka dergilerine e ilmek mecburiyetindeyiz. Kitap ise fikri . Bu hazindir. Roman n geli mesinde gazetelerin rolü büyük olmu tur. her türlü dü ünceye aç kt r. Bu hastal k. Bir Ahmet Kabakl 'n n gazetede yaz yazmas . Birçok insanlar kitap yazmak ve bast rmaktan mahrumdurlar. Ama çok sevdi imiz insanlar bu hareketin içindedirler. gider cami duvar na slogan yazar. Bu arada birkaç fikir adam n n oraya dü en yaz lar da ruhumuza sevinç vermektedir. ancak belli bilgiler elde etmek için okunur. Çünkü gazetenin bir günlüktür ömrü. Dü üncenin gerçek ta y c s d r. Ço umuz üç dört gazete birden okuruz. haberlerin hepsinin ömrü bir günlüktür. Ayn zamanda gazete bir hastal n da ta y c s oluyor. A rl k merkezi belli dü üncelerin telkin edilmesidir. Bu bilgiler de politikan n konusunu te kil ediyor. Fakat bunun d nda bir posad r gazete.

tarihimizi tan mak. Hocam zdan bu konudaki dü üncelerini rica ediyorum. atalar m z n olmad halde. izm'lerin. Marksizm'in yay lmas na sebep olan siyasî kültür bo lu unun doldurulmas için çocuklar n e itimine alfabeden ba lamak gerekti ine inan yorum. Kendimizi tan mak. Birçok sömürücünün. Buyurdu unuz gibi halk n aras nda "darb-i mesel" ad alt nda. "Suya sabuna dokunma" gibi sloganlar elbette bizim dünyam z n mahsulü de ildir. buyurdu unuz gibi adeta afyon yutturularak y kanmalar n mü ahede etmemiz kar s nda bir tohumu nas l ekmemiz lâz m gelir. Cemil Meriç: Çok mühim bir yaraya parmak bast n z. Bildi imiz ölçüde muzaffer oluruz. Bu konular n da i lenmesi lüzumuna inan yorum. Evvelâ siyaset adamlar n . Karanl kta dövü olmaz. Bu itibarla ben siyasî edebiyat n mekteplerimizde okutulmas na taraftar m. Bir nevi teslimiyet telkin eden bu sloganlarla mücadele etmek gerekir. Bunlar kalabal dü ünmekten al koyar. Bütün bunlar n bilinmesi gerekiyor. kaditle tirir. Biz gelecek nesillerin iyi yeti mesi için evvelâ kendimizi iyi yeti tirmeliyiz. Çünkü hepimizin bilgisi s d r. Yani ayd nlar da kendileri olmal d rlar. Evvelâ biz ayd nlar n terbiye edilmesi lâz md r. Halk m z n aras na maalesef. Bilmiyorum. Türkiye siyasetin içine kendi insiyatifiyle de il adeta sürüklenerek girmi tir. politika esnaf n n ekme ine ya sürer. Polisiye tedbirlerle veya hüsnüniyetle yap lacak bir i de ildir bu. Biz fildi i kulede de iliz. Hepimizin siyaset literatürü son derece s d r. evet politikayla alâkal d r.. Biz nesilleri yeti tirece imiz gibi. i i nereye getirmi ler. Hele bu sene çocuk y l olmas münasebetiyle çocuklar m z n beyinlerinin. sonra yap lan tahripleri önlemek.mumyala t r r. Maksizm'e kar aç lacak cihat mutlaka ilme dayanmal d r. Evvela ayd nlar n uurlanmas lâz m. "bükemeyece in eli öp" vs. .. Siyasî edebiyat n bo lu una varmadan önce bu noktalar n belirtilmesi gerekiyor. ne gibi tedbirler almam z gerekir? Ayr ca ben siyasî edebiyat m z n da bir folkloru oldu una inan yorum. Evvelâ sunu kabul etmek lâz m: Tedbirin de terbiyeye ihtiyac vard r. "çirkefe ta atma sana da s çrar". ters ideolojilerin körpe dima larda ye ermemeleri için. Dü ünceyi bir bütün olarak almak ve izm'leri bu bütün içinde görmek mecburiyetindeyiz. nsanl k bu konuda nereye varm siyaset sahnesinde boy gösteren fikir adamlar neler bulmu lar. Bunlar teslimiyet ve acz ifade eder. Bu uur ayd nlar kat nda gerçekle tikten sonra nesilleri uurland rmak daha kolayd r. siyasî kültürün olgunla mas . hocalar yani ayd nlar terbiye etmek lâz m. Maksizm'e kar ayn ilmi cihazla ç kmak mecburiyetindeyiz. adeta afyon gibi yutturulan bir nevi slogan edebiyat . Avrupa'n n tasallutuna kar kendimizi sa lam bir hisarla ku atmak mecburiyetindeyiz. gibi tamam yla siyasî literatürle ba da t r labilecek baz deyimler s zm t r. Ben bunlar siyasî folklor olarak isimlendiriyorum. kendimizi de kurtarmak mecburiyetindeyiz. "sana dokunmayan y lan bin ya as n". Bu itibarla yap lacak i büyüktür. arzedebildim mi? Siyasî Kültür ve Ayd nlar Cemal Ertek: Efendim. Marksizm'e kar en iyi ilâç yine izm'lerdir. fakat politika ilmiyle alâkal de ildir.

say : 32. slamc l k gibi. Evvelâ kendimizi tan mal y z. aralar nda nüans ayr l Türkçülük. dilimiz yok.. daima slâm' n büyük emridir.. Evvelâ genç nesillerin yeti mesi bir devlet meselesidir. siyaset ilmidir. 2002 Safa Mürsel: Bugün ihtiyac ma ve cehaletime binaen sizin huzurunuza milliyetçilik meselesini. ortaya at lm . mü terek bir tefekkür dünyas yaratmal y z. Mü terek bir dil. Bilmek. Cemil Meriç'le söyle i "Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür" Cogito. Sonra birçok alternatifler. 40 milyon Robinson halindeyiz. Nesilleri ayd nlatacak olan. olan tarzlar yla. Osmanl c l k. te bunlar n herbirinin kendine . Bunun da tek çaresi bilmek ve okumakt r. Ayd n meselesi. k sa da olsa erhetmeniz talebiyle getirdim. Kimse kimseyi anlam yor. Bu vas fta insanlar n genç nesilleri dü ünmesi imkâns z.Sordu unuz suali tam mânas yla cevapland racak durumda de ilim. Bat c l k. Milliyetçilik mevzuuna Bediüzzaman Hazretleri yer yer eserlerinde temas ediyor. Türkiye'ye Bediüzzaman bu meselelerin alevlendi i. kalem sahiplerinin ve cemiyetin meselesi. kompleks bir hüviyete kar t bir ortamda gelmi .

bütün müesseseleri ekillendirmeye matuf görü leri. ayn memleketin insanlar . milliyetçilik görü lerini kendi anlay Cemil Meriç. Darü'l-iman hidayete eren. Gerçi zaman zaman Araplar. renk. her an birbirleriyle kavga etmi ler. Misaka dahiloldu u andan itibaren her insan bütün teali imkanlanna ayn derecede sahiptir. Bu H ristiyanl k ciddi bir vahdet unsuru olamam . do rudan do ruya bat dan ithal edilen bir mefhumdur. Gerçi H ristiyand r bunlar. muharebedir. Me rutiyet döneminde veya Cumhuriyet'ten hemen sonra slam dü üncesiyle ba da t ramad içinde s n fland rm . . menfaatleri ayn birtak m kavimler peydahlanm t r. vahdaniyyete inanan. nazariyeleri olmu . Yaln z birbirleriyle de il. Üstat II. slamiyet bütün insaniyete amildir ve biliyorsunuz ki k talar ikiye bölmü tür: Darü'l-Harp. Avrupa bu vahdeti hiçbir zaman gerçekle tirememi . slamiyet'i kabul etmi insanlann ülkesidir. Bu insanlann aras nda hiçbir fark yoktur. Darü'l-iman diye. gibi birtak m gruplar üstünlükler pe inde ko mu lar. Kurey kabilesi vb. Avrupa'n n farikas daha önce de söyledi im gibi kavgad r. Burada kan. kafatas gibi mefhumlar hiçbir ey ifade etmezler. kayna mam lar. hatt zat nda unsuriyet hissini kolay kolay kaybetmemi ler. tek vicdan halinde birle mi tir. ayn kavmin insanlar da birbirleriyle kavga etmi . Fakat belli bir süreden sonra bütün insanl k Osmanl idaresi alt nda tek kalp. Barbar istilalar ndan sonra Avrupa'da dilleri ayn.: Millet mefhumu.has.

Milliyet. s n f hakimiyetini kurmu ve bizi yok etmek için te ebbüslere giri mi . imdi Osmanl 'n n yani slamiyet'in zaferlerinin bütün s rr tek vücut. Yani tefrika olmasayd Avrupa ile daha güç mücadele edebilirdik. tek kalp olu tad r. Biz Misaka dahil olan bütün kavimlere karde muamelesi yapm z. kendi aralar ndaki rekabet de büyük rol oynam t r. Avrupa kuvvetlenmi . Ama akl ba nda iken insan anlatmaya hiç lüzum görmez. man na sad k kalm . Ruslar . Bu te ebbüslerinde muvaffakiyete eri memesi elbette CenabHakk' n bir lütfudur. Bu parçalama hareketi epeyce muvaffak olmu . Avrupa'ya teveccüh ettikten sonra Avrupa yeni bir Truva at daha sokmu içimize. yani lisan birli ine dayanan. Büyük tarihimiz var. aralar ndaki tefrika. Bu kavmiyet. bunay nca anlatmaya ba lar z. Evet O uzlardan geliyoruz.mücadeledir. Fakat burada. S rplar k k rtm ve parçalamaya ba lam Osmanl 'y . Bulgarlar . Bu hükümranl parçalamak için Avrupa zaman zaman te ebbüslere giri mi . mü terek dü man olan Osmanl ya kar . Milliyetin hiçbir kökü yoktur. kitap sahibi milletleri korumu uz ve üç k tada hükümran olmu uz. Yani hiçbir zaman bir slam vahdeti gibi bir H ristiyan vahdeti te ekkül etmemi . Osmanl 'da hiçbir eye dayanmaz. iktisadi fetihler yapm . Hiçbirimiz gençken çocukluk devrinden bahsetmeyiz. Fakat kendi ba lar na kal nca yine birbirlerini tahrip etmekten vazgeçememi ler. slamiyetin mitolojisini . slam'a kar Haçl seferlerinde hep beraber çarp m lar. a a yukan men e birli ine dayanan kavmiyet belli zamanlarda hafiflemi . Ortodoks kilisesine ba l Rumlar . kuca m z açm z. Osmanl da lüzum görmemi bunlara. Evvela himayemiz alt ndaki kavimleri k k rtm . Fakat bu tarih Osmanl 'n n çocukluk devridir.

1789'dan sonra ihtilali yapan Fransa bütün Avrupa'ya kar mücadele vermek zorundad r. Zaten Avrupa'da uurlu olarak milliyet fikirleri. ngilizler. Kendisi de toprak aristokrasisine kar ayaklanm t vaktiyle. büyüklü ü. Ayr bir dili oldu unu. ayr bir tarihi oldu unu idrak eder. bu d a kar kendini müdafaa mecburiyeti.benimsemi . Kendi mitolojik tarihine itibar etmemi . Hakikatte milletler sadece ba ka milletlere kar mücadele verdikleri zaman milliyetçidirler. kendi içlerinde 1789'dan yani burjuvazi iktidara geçtikten sonra ba lar. Bunun d nda milliyetçi de ildirler. haysiyeti. ktidara geçen burjuvazi kendi d nda kalan içtimai s mflar yabanc gibi sömürmeye ba lar. Silinmi iman n içinde. Elbette birçok hasletler. ayn öfkeyi ayn y rt c l izhar eder. H ristiyan kavimleri içinde belli bir yer i gal etti ini o zaman ciddi olarak fark eder. Çünkü erefi. Fakat bunlar erimi slamiyet'in içinde. zaferleri slam' n eseridir. Bu defa da kendine kar cephe alan i çi s n f na kar ayn k zg nh . Zaten bu kan nda vard r. Endüstri kurulu lar olan . Almanlar. Tabii dünyaya kar da dü mand r. Fakat bu co rafyadan gelen milliyetçilik zamanla daha geni bir menfaat birli ine ink lab eder. Mesela I. faziletler getirmi . kendi varl n n uuruna vard r r Fransa'y . Alman kapitalizmiyle Frans z kapitalizmi ortakt lar. Cihan Sava 'nda bu çok görüldü.

Avrupal için milliyet sadece belli ölçüler içinde geçerlidir. fakat sonunda bir mecburiyet oldu. Elbette ki belli hudutlar içinde ya ayan. Bir nefis müdafaas olarak milliyetçilik zarurettir. Bat 'ya kar . Baz sava lar geçti aram zda. kapitalizme yard m etti. Var lan ve bizim de kabul edece imiz -ister istemez. prensipler etraf nda birle mek zorundad r. belli dili konu an insanlar kendi hüviyetlerini d dünyaya kar hayk rmak. imamm z yok edilmek istendi.tarif u: Mazide ortak zaferleri olan. Katiyyen tarihimizde yoktur. ayn eyleri isteyen . Onlar aynld lar bizden. dü man telkinlerle husumet beslemekte olan karde imiz. slamiyet'te olamaz milliyetçilik. Rusya'ya kar . ikinci k sm da u. Elbette Türk insan kendini korumak zorundad r. ayn eylere inanan. Bu imam yok etmek için bilumum vesilelere müracaat edildi. fakat bizden ayr lm ülkelere kar kendi menfaatlerimizi korumak mecburiyetindeyiz. çe itli propagandalar neticesinde dinda lar m zla aram z bozuldu. Bu kopu tan sonra biz de ister istemez kendimize çeki düzen vermek zorunda kald k. Bizde milliyetçilik do rudan do ruya Avrupa'dan ithal edilmi mehfumdur. Milliyetin birçok tarifi var. bir bayrak alt nda toplanmak zorundayd lar. slam olduklan halde bize husumet besleyen as rl k telkinlerle. dü man olduk. Almanlar n Alsace Lorraine'i i galinden sonra hukuki ve felsefi bir mesele olarak ortaya ç kar. imdi çe itli telkinler. Bu vesilelerden birisi de milliyetçilik hikayesidir.birçok yer bombaland nda kapitalizm. Baz arzu edilmez hadiseler geçti. Kendini korumak için de belli bayrak alt nda. Men einde bu bir Avrupa oyunuydu. Alman ayd nlar yla Frans z ayd nlar aras nda tart ma konusu olur. Fakat zeval devrimizde en kuvvetli taraf m z. Bu birinci k sm i in.

Çal anlar yani ayn gaye u runda emek. istikbalde de ayn gaye u runda çal acak olanlar karde tirler. Vicdan vard r. al nteri harcayanlar mazide de ayn gaye u runda çal m olanlar. bütün milletlere aç k sadece dü ünce birli ine dayanan. beynelmilel. Kendi menfaatleri u runda daima kendi insan n istismar eder. ayn gaye u runda mücadele eden insanlar içtimai bir s n f te kil ederler. yapan birlikte ya amak arzusudur. Onun gibi dünya proleteryas da tek millettir. Yani Said-i Nursi Hazretleri "bugün unsuriyet ça geçmi tir" derken iki manada hakl d r. ayn bayrak alt nda ya amak isteyen insan toplulu u. Bu arzu tarihten gelir.nat k olu udur yani insan n kafas vard r. kafas na k veren inançlar d r. o halde hatt zat nda milliyeti yapan en kuvvetli faktör imand r. Milleti millet. Sosyalizmin inanc budur: Bütün dünyada buIjuvazi bir tek millet vaziyetindedir. Sovyet Rusya da bunu . akl vard r. Birisi ideoloji olarak bu as rda sosyalizm sahneye ç km ve bütün dünyada enternasyonaller kurulmu . kader birli ine dayanan bir topluluk demektir. Çal anlar karde tirler. madem ki. inançt r. Bu içtimai s n f rk ba lar yla ba l de ildir birbirlerine. Bunlar biyolojik faktörlerdir ve hiçbir mana ifade etmezler. Sosyalizm slamiyet'ten haberi olmayanlar n slamiyetidir. dil gibi ba ka unsurlar da vard r.menfaatleri mü terek. Bunu kuvvetlendiren kan. Dünyan n bütün proleterleri karde tirler. Bu arzu mü terek inan lardan gelir. insan e ref-i mahlukat yapan hayvan. istikbalde ayn çat alt nda. Burjuvazi zaten bu karde li i gerçekle tirmi tir. Ona göre ayn eylere inanan. Madem ki. bütün hayat n belli bir istikamete sürükleyen iman d r. dü üncesi vard r. Fakat insan insan yapan. smi üzerinde milletleraras . Enternasyonal.

Sovyetlerin sosyalizmi. Franco iktidara geçerken spanya'da. Sömürenler bir bütündür. Yani bir talyan i çisiyle. Amerikal lar. Enternasyonal kurulmu tu ve bütün Avrupa proleteryas III. ayn derecede aziz oldu unu. Sosyalizm insanl ikiye böler: Sömürenler. Bunu yaparken insanlar n ayn haklara sahip oldu unu. imdi nazari olarak sosyalizm milletlerüstüdür. imdi de mümkün bir yerde. bir spanyol i çisi ayn insand r. kimsenin kimseyi istismar etmeyece ini ileri sürer. Bunun d nda sömürenler vard r. . Frans zlar. iki dünya sava t birbiriyle.gerçekle tirdi ini iddia ediyordu o zamanlar. fa izme kar dövü tü. bir Frans z i çisi. nas l bir aldatmaca oldu u belli olmam t . Sosyalizm Bat dü üncesi içinde en son sahneye ç kand r. ngilizler. En yenisidir. talyanlar. Sömürenler de bir bütündür. ezilen bütün insanl k tek bir bütündür. bir taraftan da orta s n f iktidara geçer. lll. Almanlar. Ac çeken. O dönemde henüz ne gibi mecra takip edece i. Vaktiyle 1789'da milliyet hisleri bir taraftan kuvvetlenirken. Millet gibi birtak m suni tasniflere katiyen iltifat etmez. Milletleraras cepheler kuruldu. Bütün insanlara hukuki e itlik sa lan r. sömürülenler. Ve bu cephelerde bütün Avrupa insan sava t . beynelmilelcili i samimi olarak tatbik ettikleri zannediliyordu. Mü terek dü mana. ddias budur. muhterem oldu unu. Hiç olmazsa nazari olarak. Enternasyonale ba l yd . Ruslar. Demek ki milletlerin d nda milletleraras bir milletten bahsetmek mümkündü.

Ve do rudan do ruya amentüsü de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. aile hodbinli i. H ristiyanl k bunu kabul etmi tir. dini ba ka. Bu itibarla Said-i Nursi Hazretleri'nin . Bat 'n n buldu u en son hakikat de ildir. Harice kar bir müdafaa silah d r. Bu çok dikkate lay k bir eydir. Bunlar n üçü de bütün insanl k için harekete geçtiklerini iddia ederler. Bu itibarla zannedildi i gibi milliyetçilik. Charlemagne mparatorlu u. mparatorluklar kurmu tur: Roma-Cermen mparatorlu u. milli hodbinlik ekline de gelmi tir. Bu ne kadar gerçekle ebilir. çok büyük facialara mal olmu tur. hayat ba ka. menfaatler bu ideolojinin mümkün olmayan esaslara istinad etti ini çünkü dili ba ka.Fakat sonra hadiseler. H ristiyanl k. Fakat Bat 'da bir ideoloji hüviyetiyle tarih sahnesine ç kan üç ideoloji var. Ayn milletleraras mahiyeti sosyalizm de ta r. fert hodbinli i. hiç olmazsa nazari olarak. Bunlar slamiyet'e benzeyen gerçek bir vahdet kuramam t r. liberal burjuvazi ve sosyalizm bunu kabul etmi tir. milliyetçilik tarihi kanla yaz l d r. Frans z ihtilali de kendini bütün insanl n ihtilali olarak takdim etti. Kuramam t r ama daima milletin d nda daha yüksek bir cemaat oldu unu kabul etmi tir. servet seviyesi ba ka insanlar n birbiriyle anla amayaca n ispat etti. nsan ve vatanda haklar d r. Sadece vatanda haklar de ildir. Milletler daha sonra ç km t r ortaya. nsanl a çok büyük ac lara. liberalizm ve sosyalizm. neresi yaland r ayn mesele. milliyetçilik. Nitekim o zamanki anayasada gerekçesi de insan ve vatanda haklan beyannamesidir. Yani Frans z ihtilali insanl k nam na yap lm oldu unu iddia ediyordu. Bat bir H ristiyan vahdeti kuramam t r.

bütün efendili imize. çe itli ihanetIere u ram . Bu itibarla tarihe dayanmayan. Cumhuriyet'in en büyük hatas bu olmu tur. uurumuzdan idrak m zdan ve ahsiyetimizden bunu ç karmaya imkan yoktur. yobazl k eklinde olmayacak. Yaln z bu istifade ba naz bir ekilde. bizim de edebiyat m z var. Din olmayan yerde milletten bahsetme imkan yoktur. dinden de tecrit etti ini zannetmi ve dinden tecrit edilen bir kalabal n da ya ayabilece ini zannetmi . mukaddese dayanmayan bir milliyetçilik kurulamaz. Yani bizi Osmanl 'dan tecrit ederek. Fakat hepsinden evvel dinimiz var. H ristiyanlar tarihin belli merhalesinde milli egoizmleri sahneye ç karm lar. Bir kere slamiyet'le. mutaas p bir ekilde. As rlarca Müslüman olarak ya am . Fakat . Bunlann kar s na biz sadece slam olarak Ç km z. Yaln z imdi bu hudutlar içinde baz noktalan i aret etmek gerekiyor. bütün alicenapl m za ra men hançerlenmi .söylediklerine ben de kat l r m. ark lar m z var. H ristiyanl k içtimai. Elbette bizim de dilimiz var. Bu iki dünyan n birbirleriyle anla mas na imkan ve ihtimal yoktur. Mazideki kudretimiz hat ra olarak da ya asa ayakta durmam z mümkün k lm t r. Bu itibarla bugün ister istemez bir devletimiz var ve bu devlet milli bir devlettir. Ama bugün dü manlarla çevrilmi . zafer kazanm z. kendilerini "millet" olarak anlatm lar. aldat lm vaziyetteyiz. fikri ve tarihi yap s bak m ndan tamamen birbirine z t iki dünyad r. Yani din olmadan esasen milliyet olmas na imkan yoktur. ster istemez ba kalar na kar kendi varl m z müdafaa etmek için millet unsurundan da istifade etmek zorunday z.

Himaye etti imiz milletleri kaybettik. imand r. Bütün sembollerimiz.Türk milletini dinin d nda mütalaa etmektir. Fakat unutmamak gerekir bunun en kuvvetli istinadgah dindir. Nitekim tarihin hiçbir devrinde hiçbir topluluk dinsiz ya ayamam t r. hem hat ra olarak. en adi canavardan daha tehlikeli bir sürüdür. tarihten. vücudumuzdaki her zerrede mevcut. bundan tecrit edilen Türk insan . mü terek facialara maruz kalmaktan gelen Avrupal manas yla. Bu itibarla bir topluma yap lacak en büyük kötülük onun dini inançlar yla oynamakt r. millet gibi adeta kabile devrinin bakiyesi olan bir hisle ayakta tutulamaz.mazideki ihti am nerede. hem dinamik bir kuvvet olarak. Elimizde olmayan sebeplerden dolay dostlar m z kaybettik. bugünkü facia nerede? Cumhuriyetin en büyük hatas -hatta bir parça ttihat ve Terakki'nin de. melun. Fert dinsiz olabilir. bütün hayat m za istikamet veren sevgiler. riyakar. Bu . Fakat toplum olamaz. Toplum dinini kaybetti i andan itibaren vah i bir hayvan sürüsüdür. Dinsizlik bir hastal kt r. dinimize göredir. mü terek ac lar çekmekten. Çünkü bir yerde bizim dilimiz de dinimizin bir parças d r. Din ki damarlar m zdaki her zerre kanda. . Y rt c . Bir mukaddesler manzumesi olmad kça hiçbir topluluk ayakta duramaz. fert ate olabilir. Said-i Nursi 930'da hakl yd . bir milletten bahsedilebilir. bugün hakl de ildir. mukaddesatt r. Bu itibarla dini tesanüd etraf nda dinden gelen. undan hakl de ildir: Toplum maziden çok farkl bir yap ta yor.

Elbette bütün Müslüman karde lerimiz ayn de erdedir. M s r'dan gelen bir koloninin devam oldu unu söyleyecek kadar bilgisizdir bu konuda. lk daire ailedir. Hepsini kucaklas n. Frans z polisine mensup bir adamd r. Vambery. Kendisi hariciyeye. En son tarihler Hunlardan "medeniyetin kendilerine yaln z harabeler borçlu oldu u Hunlar" diye . Leon Cahun. Fakat bu daire daha küçük dairelere müttehid-ül-merkez. De Guignes 18. sekiz cilt halinde yazm . Ve mesela ÇinIilerin. C. Ebediyete kadar uzar. Josephe De Guignes. onun bizi karde yapt bu kavimleri lanetle yad eder. o devrin kifayetsiz bilgileriyle Çin uzman d r. Ondan sonra millettir. Fakat kendi dilimizi konu an. De Guignes bizi bizden fazla dü ünmü tür. merkezleri bir olan dairelere bölünebilir. Osmanl 'ya dü mand r. çok eski bir mazimiz oldu unu. Birisi bat kayna . as rda ya am . Hakikatte bu tarihen hiçbir zaman sabit olmam t r. Bütün insanl a amildir. Bütün insanl kucaklas n.f rt na ortas nda da lan sürüyü bir araya toplamak için ister istemez tarihi hat ralara dayanmak. slamiyet büyük bir dairedir. anla abildi imiz insanlar elbette bize daha yak nd r. Bat ' dan gelen bu tehlikeli fikir birkaç isim etraf nda toplanabilir. Ondan sonra slamiyet'tir.: imdi efendim.M. De Guignes slamiyet'e. Hunlar n. Mo ollarla akraba yapm . Güya bizi Osmanl 'dan ve slamiyet'ten kurtarmak için Hunlarla. Arzu ederiz ki slamiyet en büyük daire olsun. Bu milliyetçilik hareketi iki kaynaktan geldi bize. onlardan faydalanmak zorunday z. Mo ollar n çocu u oldu umuzu. Ve Avrupa.

Bu kitap Türk milliyetçili inin Kuran.Kerim'i oluyor. Türkiye'de milliyetçili in kayna d r bu kitap. Ostorogotlarla vs. K r m' dan ayr ld ktan sonra . tan mad De Guignes' den ö rendik.bahseder. Dü ünce kabiliyetleri yoktur bunlar n. Medeniyet tahripçileri. Vizigotlarla. De Guignes'den Süleyman Pa a bahsetmi tir. Hunlarla. Asya Tarihine Giri diye bir kitab var. as r sonu. Eserinde De Guignes'den parçalar nakletmi tir. Rusya'dan gelen Türkler. Dü mand rlar. 19. imdi bir de Rusya' dan gelen Türklerin telkinleriyle kuvvetleniyor bu hakikat. Kuramazlar da. Bilakis y karlar. ayn ruh iklimi içindeler. hunhar bir sürü olarak bahseder. Osmanl 'ya hem dostturlar. Bütün Türkçülerin üzerinde birle tikleri isimlerin ba l calar ndan biridir Leon Cahun. Sadece y km lard r". çünkü Osmanl kendi d lar nda. ismini bilmedi imiz birçok milletlerle. asnn ba nda ya am t r. Ondan sonra Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Hüseyin Cahit tercüme etmi . Süleyman Pa a De Guignes'yi nereden tan d ? Nas l tan d ? Hangi karanl k kaynaktan geliyor De Guignes'yi tan mas ? Belli de il. Önsözünü tercüme ettim onun. 20. Fakat bu medeniyeti bir türlü nakledememi lerdir. hem dü man. O kadar budalad rlar ki Çin medeniyeti ile uzun zaman temas etmi ler. y rt c . Tatarlarla. Dostturlar çünkü ayn medeniyet camias . m z atalar m zIa münasebetlerimizi Bir di eri de Leon Cahun'dur. Vambery do rudan do ruya casustu zaten. Leon Cahun Yahudidir. Diyor ki "Türkler hiçbir medeniyet kurmam lard r.

Türk Yurdu etraf nda halka1anm . Rusya'da yeti mi ler. Tarih tasfiye etti Osmanl 'y . Prototipidir onlar n. Son derece ümmiydi. Türk Yurdu etraf nda geli mi tir. Yaln z dedi im gibi bu öyle bir milliyetçilik ki içi bo alm . Binaenaleyh. Ve Milliyetçi hareket Türk Yurdunda. cans z. aynca A ao lu Ahmet -garip bir milliyetçimiz-. ttihad Terakki. Burada yeni bir vatan bulmu lar. Cumhuriyet devrinde milliyetçili e san mak mecburiyetti. Büyük milliyetçi. Ziya Gökalp ayran budalas yd . Yusuf Akçura biliyorsunuz Tarih Kurumu'nun ba kan oldu Mustafa Kemal devrinde. A ao lu Ahmet'i anlatmak bütün Rusya'dan gelen Türkleri anIatmak için kafidir. Enver'e. Ziya Göka1p budala bir adamd tam manas yla. Fakat bu vatanda söz sahibi olmak. A ao lu budala de ildi. Talat'a. slam faktörü üzerinde de il. Politikan n bütün büyüklerine.Allahs n. hissesi vard r. Yusuf Akçura. sen Peygambersin diye kasideler yazd . Mustafa Kemal'e sen -ha a. Orada Türklük gururlar k r lm . . Cahil bir adamd . parçaland ülke. Zaten "cihanda sulh. kans z.onlarla bir münasebetimiz kalmad . hareket kabiliyeti olmayan bir milliyet. büyük söz sahibi olmak arzusuna kap lm lar. Bu itibarla Türkler slam medeniyetinde. milliyet nazariyecisi oldu. Said-i Nursi'nin büyük bir ihtimalle bid'at erbab diye yad ettikleri aras na bunlar da girer. Milletvekiliydi. daha çok Türk motifi üzerinde durmu lard r. Mustafa Kemal'in çok sevdi i adamd ve bütün emellerine sadakatle hizmet etti. çünkü Rus terbiyesi görmü ler. Hepsi ayn vaziyetteler. Osmanl 'n n y k l nda onun büyük rolü vard r. Haris bir adamd . Evvela Selanik'te pohpohlad lar. emellerine alet etti.

Ayr lmaya de il. bütün dünyada yaln z z. indeksIemeli. kaybettirilen insanlar n mütearr z olmas na. bütün külliyat n tarar. Fakat ay rmaktan. hangi sayfalarda ve niçin geçer? Cilt 3. ay r c olmaktan. Diyelim ki ilk kelime Adem. Ne olursa olsun birle meye ihtiyac m z var. mufassal bir lugatçesini yapmal . sayfa 500' de.yurtta sulh" formülü ile ifadesini bulan bir sulhperverlik bahis mevzuu idi. rasin ve metin hale getirmek bilhassa ayd nlar aras nda vazifemizdir. Dosta. A a yukar bütün büyük adamlar için . Herkes dü man. Said-i Nursi Hazretleri'nin bütün yaz lar n belli ba l klar etraf nda toplamal . Birincisi dindir tabiat yla. Bizim için bir dayan ma unsuru oldu u ölçüde kavmiyetimizi müdafaa edece iz. s cak bir tebessüme çok ihtiyac m z var. dinamik olmas na zaten imkan yoktu. Kavmi yapan dindir. Yani elbette slamiyet'i tahkim etmek. Herkesin dü man oldu u bir dünyada ya yoruz. birle meye ihtiyac m z var. tahsir etmek. Bu itibarla ben ahsen bunlar n bugünkü cemiyette çok faydal olaca na da inanm yorum. Bu insanlann hepsi bizim. Yaln z z. nanc n kaybeden. Adem kelimesi hangi ciltlerde. kelimelerin alt n çizer. yaralay c olmaktan hazer ederim. Ama kavim ikincidir. Yani insanlar damgalayarak ay rmak de il. Cihanda sulh. inançt r. alfabetik olarak yazar. mutlak olarak teslim oldu umuz bir ça . mümkün oldu u kadar mü terek unsurlar bulup birle mek laz m. yurtta sulh olmas n da ne olsundu? O devrin fikir hareketleri karmakar kt r. Biri.

Çok geni tecessüslü olan mustarip ve yaln z bir adamd . okumay ve anlamay kolayla t r r. Faraza Said-i Nursi Hürriyet hakk nda. Madrabazl k yapm t r. Yeniçeri topa tutulduktan sonra yeni bir ordu kurmak laz m. Türk perestlik diyor. Bunlar dünyada mevcut bütün lügatlarla ve vesikalarla ispat ettim. Ben hiç kimsenin münaka a edemeyece i eyleri ele tirdim. Devlet-i Aliyye'nin çökü tarihi. n allah hata etmi imdir. okumay çok kolayla t nr. tabii herkesin bir parça sübjektif taraflar vard r. z nd k de ildir.ayn eyi yapm lard r. Tasavvur . Çok faydal bir i olur. yokolu tarihi 1826'd r. nerelerde ne söylemi ? Ne kadar söylemi ? Bunun daha mufassal da olur. Türkolojidir diyor. Bitirdim hikayeyi. O biraz güç. Bir yerde çok faydaland m Abdullah Cevdet'ten. Etüd yapmak isteyince onu da kolayla t nr. Gazali'nin Gazeliyat' n ondan okudum. Türkiyat. Herkesin kitab n n indeksi vard r. Buyrun can m hata etmi olabilirim. Dil Best-i Mevlana's çok güzeldir. Hiçkimse a z n aç p cevap vermedi. Türkiyat da. Ben Ziya Gökalp'in baz yazd klar n ele tirdim. Bu. Abdulluh Cevdet'e gelince. Baz eyler var ki münaka a edilemez. Türkköri kelimesi Türk perestliktir. Baz eyler var ki münaka a edilir. Niçin bunu yapt m anlatt m. Bütün söyledikleri yanl t r. Bu ordu nas l kurulacak? Bu orduyu kurmak için Bat ' dan hocalar getiriyoruz. Türkköri bu manaya hiç gelmez. Herkes k zd . Mülhid de ildir.

Avrupa'yla kayna yoruz. Avrupa bizi yemek istiyordu. mahvetmektir. Kuca m z aç yoruz. malzemesi vard r. yeriz. Mühendishane-i Bem aç l yor. Bal klar n. Avrupa da bizi anlamad . Yani bu adam n hikmet-i vücudu bizi yemektir. As rlarca mücadele etti imiz. Bunlan da getirtmeye ba l yorlar Avrupa' dan. Hiçbir zaman anlayamay z. Yabanc mektepler aç l yor. i adamlan da geliyor. De il mi ya? Keseriz. Çünkü kar daki tilkidir. Hayat n n yegane gayesi bizi yemek olan bir medeniyetten. anlamak mecburiyetinde de de il. Onlar da bizi öyle. ona bakacak. Mü avirler getirtiliyor Bat 'dan ve Mühendishane-i Bahri. Bizi anlamak niyetinde de il. "gel bizi yeti tir" diyoruz. vesairesi vard r. koyunlar n hissiyat n merak etmeyiz. tarihte gazalar m z olan ve onu hidayete getirtmek için sel gibi kanlar ak tt m z bir dü mana el aç yoruz. Burada tabii biz ma lup olaca z. Politika esnaf da geliyor. Anlamas na ihtiyaç yoktu çünkü. Yiyece imiz hayvan anlamaya mecbur de iliz.edin. nas l kesilir bu. Orduyla beraber müteahhitler de geliyor. Mekteb-i harbiye aç l yor. mal rem . Orduyu slah etmek için. bizi tetkik ediyor Avrupa. Kesif bir taarruz ba l yor. Avc n n hayvan tetkik etti i gibi. ordumuzu yeti tirmek için hoca istemek ne demektir? Yani bundan büyük felaket tasavvur edebilir misiniz? Ordunun techizat vard r. Halbuki biz dü man dost telakki ediyoruz. misyonerler de geliyor. hiçbir zaman anlayamad k Avrupa'y . Bat mektepleri aç l yor. Tabii adam gelince bize hizmet etmek için gelmiyor. insan deli olur.

aç kça söylüyorlar. Fakat bu okuyanlar kendi dillerini biliyorlar. Bat 'da. Çok iyi biliyor ki. ngiliz müstemlekat naz r Gladston Kur'an' kald rmal y z diyormu .M. Kendi içinden adamlar bulmak. Yani Bat dilini bilip Bat 'dan . Osmanl 'ya ihanet etmek için d andan kuvvet kullanmak mümkün de ildir. tesadüfen bilir. Haluk mamo lu: Bu beyanlar n ifade eden kaynaklar var m ? C. Avrupa bizi nereden y kaca n . Robert Kolej'den ç km adamlar bilir. yol bu. çöküyor: Fakat çökü orduda ba lam t r.: Okuyanlar kendi adamlar d r. çeriden kendi adamlar na y kt r yor. hilafeti d ardan y kmak mümkün de ildir. Bunun d nda Türkiye'de Bat dilini bilen adam yoktur. nas l y kaca n biliyor. Orada "En büyük dü man m z slamiyettir. lk bat l la an müessese ordudur. kald nrsak Osmanl toz y H. Viyana'ya giden ordu de ildir elbette. C. emellerimizi onlara tahakkuk ettirmek. . Medeniyet bir bütündür.dünyam za sokuyoruz.: Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade etti i bir ey var. slamiyeti n haline gelir" diyorlar.: Bu dü ünceleri beyan eden kay tlar var. malat hatas d r. Hilafeti y kt ktan sonra dava kazan lm t r. temelleri ortadan kalk nca. lk çürüyen ve ilk yok edilen bu ordu. Bat dilini bilen adam n dürüst ve namuslu olmas na imkan yoktur. Bat dilini yaln z kendi adamlar bilir.M. Mesela misyonerlerin yazd kitaplar var. bina çökecektir. Tek dü man hilafet müessesidir.

geri bir toplumda gerçekle ti komünizm. Dü man olmak için sebep yok. ne yaps n? Deli midir adam? Pek az deli ç km t r binaenaleyh. hakikatte ideolojiler insana göre ekillenir. Sadrazaml a kadar ç kacak adam. O kavim de sana yard m ediyor. okuma yazma bilmeyen bir toplumda.: Tilki medeniyetini (bizi yutmak isteyen medeniyet) komünizm de kendi bünyesinde kurmu mudur acaba? C.M. yükseliyorsun. hikaye bu. Niçin. Bu Tanzimattan beri böyle. mücadele etsin? Sebep yok. . Çünkü Bat dilini bilince bütün mevkiler size aç kt r. Tecrit edemeyiz. imdi.kopmak akla hayret verecek bir i tir. Tatbikatla toplumun bütün ruh dünyas na kök salar. Binaenaleyh. imdi. sokaktaki adam Frans zca ö renince sadrazam oluyor. Arka oluyor.: Efendim. isterseniz sosyalizm diyelim. Bilince de o kavimden olur. Menfaatlar na ayk r d r. Bir kavme benzemek dilini bilmek demektir. . mkan yok çünkü. ne diye Bat 'yla muharebe etsin. Bu itibarla kapitalizmde olan kepazelikler. H. Rusya' da nüfusun yüzde 80'i köylü idi ve köylünün içinde okuma yazma bilen yoktu. Bilmiyoruz ne oldu unu. ister istemez bu toplumun iç dünyas komünizmin ekillenmesinde müessir olacakt . komünizmde de vard r. deoloji kitapta durdu u gibi durmaz. Yani rastgele adam. Çünkü komünizm yoktur henüz. Komünizm.

Fakat doktrin olarak. kisi de Avrupa menbal d r. Elbette. Yani kapitalizm as rlardan beri imtihandan geçmi .: Rüyadaki hitabede geçen be menfi esas Makyavelist prensipler mi dir? C. Devlet yoktur komünizmde. Rus insan cahil oldu undan. bir doktrindir sosyalizm. tabiata ve Allah'a daha yak nd r. Devlet oldukça komünizm olamaz. Biz komünist diyoruz. H. ne kadar namussuz. O s ralarda sosyalizm emekleme ça ndad r. Ve bir rüya olarak caziptir. Rusya sosyalizmi tatbik etmek suretiyle günün birinde komünizme geçmek iddia ve arzusundad r.M. Aç ktan aç a sempati ile bak yor memlekete. sosyalizm.Komünizm diye bir ey yoktur dünyada. Komünizme geçmesi için devletin ortadan kalkmas laz m. Buna Rusya bir Rus misti i getirmi tir. yontulmam oldu undan.: Rüyadaki hitabe son derece mühim bir hitabedir. Bu rüya kar s nda Bediüzzaman Hazretleri'nin dü ünceleri var. ne kadar hain. Bu palavradan ibaret. Yani gayr-i ilmi ve gayr-i ciddidir. yeni kurulmu tur. . kapitalizmin bütün kepazeliklerine vâristir Yani bunlar ay rmak mümkün de ildir. Nas l bir cemiyet olaca n bilemeyiz komünist cemiyetin. Sosyalist olmak iddias ndad r. Devlet ortadan kalkar. ondan sonra komünizm merhalesi gelir. Komünizm merhalesi hiçbir yerde tatbik edilmemi tir. Yani kâfi derecede medeni de ildir. Sair kendinde bütün doktrinlerin hatalar n ta r sosyalizm. ne kadar insanl k d . Teorik olarak ve pratik olarak yoktur. bugün tatbik edilen ekliyle Rusya'da. Komünist de ildir Rusya.

son derece. Herkesin mülk sahibi olmas . mazlum Asya'y yine slamiyet'in rehberli inde fakat sosyalist bir temayülle idare etmesi arzuya ayand r. Ve hürriyet demek her türlü zulümden. C.bir dü ünce oldu unu ispat etmi tir. hareket olmu tur. Bugünkü ekliyle .M. istedi i gibi ya amas . Hiçbir bask olmamas d r. Bu hitabe son derece dikkate lay kt r. bütün insanlar n mülk sahibi olmas demektir.: imdi efendim. De erlendirilmedi o hitabe. Safa Mürsel: Fakat Marksizmde. insana dü man yapan bir hareket de ildir. Yeni bir ink lap olmu tur. neticesine var yor. Malikiyet demek. bir de ya anan realitenin getirece i tahmin edilen. Hakikatte Marx' n kominizm dedi i ey de Bediüzzaman n 5. Bu arada yeni bir dünya uyan yor.müsamaha ve efkatle bakmaktad r. Asya için bir felakettir. esir Asya'y . tasvir etti iniz gibi bir dünya dü ünülmüyor. ezenle ezilenin mücadelesini remizle tirir. Marksizm de. Bu hareket insan . bir kitaplarda. dost yapan bir harekettir. Sosyalizme nazar. Kapitalizm Asya'y yemektedir ve Asya'y yok etmektedir. komünizm de budur. Bu hazret milletleraras bir mücadeleyi de il s n flararas . istikbal var. günahlar ndan s y rmas ve Asya'y . her tür lü istibdattan kurtulmak demektir. slamiyet'in bu harekete ba olmas . kafadaki istikbal var. her türlü bask dan. devriyle uyu maktad r. Kapitalizme yüzde yüz has md r.

Herkes ehliyetine göre yiyecek. Bu makine ortadan kalk nca hürriyetsizlik kalmayacakt r. ne kadar üretiyorsan z. Fakat Marx' n söyledi i bu 5. Peki ehliyetin ölçüsü nedir? Ehliyetin ölçüsü el sanat d r. çat maya. Tatbikat nereye götürür? Belli. kavgas z bir cemiyete. Komünist merhalede her ey.sosyalizmin insanlar hürriyete. Bir rüyad r sosyalizm ve böyle dü ünülüyor. emel bu. Program. Fakat daha ilerdeki merhalede herkes . Kâ t üzerindeki emel bu de il. herkesindir. çünkü devlet bir esaret müessesesidir. Bu iktidar. Fail-i muhtar oldu u devirde yeniden hürriyet dünyas na geçilecektir. hürriyetsizli e götürüyor. emel bu de il. ahenkli bir cemiyete götürece i söylenemez. "Her ey herkesindir" ne demek? imdi u formül dü ünülüyor. merhale u ekilde tarif edilir: Esaret tünelinden hürriyet dünyas na ç k . o kadar yiyeceksiniz. Devlet. devlet s n fl bir cemiyette hakim s n f n emellerini destekleyen ve ezilen s n flara nefes ald rmayan bir makinedir. sahip olanlar n devletidir. Bu makine ortadan kalkacakt r. ne kadar çal yorsan z. daima bir bask alt ndad r. Hiçbir zaman hiçbir hakka ve hürriyete sahip olamazlar. Daima hakim s n f n yan . Ama rüya bu de il. o ekilde artacak ki devlete ihtiyaç kalmayacak herkes fail-i muhtar olacak. saadete. esarete. Mal mülkü olan s n f n iktidar d r. Has bir dü ünce adam n n da böyle bir netice tasavvur etmesi dü ünülemez. alt ndakileri ezer. Sosyalizmin ilk merhalesinde ölçü herkese ehliyetine göredir. imdi fail-i muhtar de ildir. Halbuki istihsal o ekilde düzenlenecek. Ne yap yorsan z.

M. Her insan istedi i kadar yiyecek. Her insan 5 saat çal acak. Diyelim ki istihsal yiyece imizden fazlaysa kimsenin tutup daha fazla zahire iddihar etmesine ihtiyaç yoktur. Bunun için suyu kurutmas na ve küplere doldurmas na lüzum yoktur. nas l gerçekle ece ini kimse bilmiyor. Bu ekilde istihsal vas talan zaten bütün cemiyetin oldu una göre herkes her eye sahiptir ve herkes ihtiyac na göre mü terek has ladan faydalanacakt r. u kadar demir. rmak kadar boIdur.ehliyetine göre üretecek. Üretim planlan nca. ideal sitede. Bunlar tabiat yla evlad m birer rüya. kudretine göre üretecek ve her insan ihtiyac na göre yiyecek. Ne zaman gerçekle ece ini. Mesela Kad köy 100. Anar izm de ayn eyi söylüyor. S. u kadar çinko. Hiçbir al n teri bo a harcanmad kça. yap lan istihsal tabii olarak Kad köy ahalisinin istedi i gibi ya amas na kâfi gelir. Irmaktan herkes tenekesini doldurur. Anar izmin de bu. u kadar arpa. arzusu bu. Fakat sosyalizmin ümidi. imdi üretimin gayet bolla t n dü ünün. Esasen bütün doktrinlerin gayesi de bu bir yerde. u kadar bak r. içece i suyu al r. u kadar eker. düzene sokulunca. akl n emrine girince kimse kimseyi istismar etmeyecek. Liberalizm bunu gerçekle tiremedi ve gerçekle tiremez de. Marx' ayn eyleri isteyen kimseler olarak . stihsal bir rmak gibi.000 ki inin ya amas için ne laz m? u kadar bu day. Mesela burada 3 ki iyiz.: Bediüzzaman'la. Bu 100.000 ki ilik bir memleket.

Proleter diktatörlü ünün as l sebebi u: Burjuvazi.mütalaa etmek mümkün mü? C. Diyor ki. Bu iddet. geçilecek bir köprüdür mecburi olarak. Ama bugün o s n f yava yava tasfiye edilmekte. gerek Fransa'da. çal anlar n haklar n n istirdad için mutlaka bir iddete ihtiyaç vard r. istedi ini yapmaya ve istedi inden ba ka bir ey yap lmamas na kadirdir. Geni nüfuzu ve kudreti olan bir s n ft . Marx' n bütün eserlerinde bir defa geçer proletarya diktatörlü ü. Marx' n ya ad dünyada bu juvazi y rt c bir kuvvetti.cerrahiyedir. burjuvazinin getirdi i anar izme son vermek ve müstakbel cemiyeti kurmak için zaruri bir ameliyat. Proletarya diktatoryas na ihtiyaç yoktur prensibi yerle mi tir. bugün bunun yanl oldu u bütün sosyalistler taraf ndan kabul edilmi tir. Burjuvazi bütün imkanlara sahiptir. Avrupa'n n sosyalist ülkelerinde proletarya diktatoryas kalkm t r. dünyay sömürmesi nas l önlenebilir? Önlenmesi için iddete ihtiyaç vard r. Hastal tedavi etmek için kullan lan bir b çakt r. Ba ka çaresi olmad için bunu söylemi tir. Proletarya diktatoryas bir gaye de ildir Marx'ta. bir insan n birçok insan . iktidan ele geçirmi tir. Proletarya diktatoryas . Marx' n sadece zaman n icab olarak kulland proleterya diktatoryas luzümsuz bir gevezelikten ibarettir . Ve bu köprü de proletarya diktatoryas d r. Nas l bütün insanl k istihsal vas talar na sahip olur? Bir insan n bir insan . Binaenaleyh geni halk tabakalar n n. gerek spanya'da.M. yava yava iddetini kaybetmekte ve gerek talya'da. bir insan n belki bütün insanlar n.: Proletarya diktatörlü ü zaruri bir merhaledir.

: Serbestlik anlay u: Hatt zat nda. O devirde öyleydi. siz ekme imi veriyorsan z. proleterya diktatoryas n . ben nas l hür olabilirim? Liberal kapitalist cemiyette insanlar n hür olmas n n imkan yoktur. Bediüzzaman Hazretleri bunlan slamiyet'e dayanarak. nsan akl na güvendi i . Her istedi ini yapabilmektir. Hürriyet ifahi bir kelimeden ibaret de ildir. "Cümlenin maksad bir amma rivayet muhtelif" gibi. Marx ise do rudan do ruya insaniyete dayanarak söylüyor. Hürriyet yaln z nazari de ildir. Yapmak de il yapabilmektir. S. bu devirde böyledir. Marksistler bile kabul etmiyorlar. elbette dayand klar temeller de ayr . Tabii. Hürriyet.M. Yapabilmek de iktisadi kalk nmadan sonra olur. nas l davranaca z? C. toplumun menfaatlar çerçevesi içinde. Ben size ba l ysam. Diyorlar ki Marx bunu bir kere söylemi tir ve belli bir zamana münhas r söylemi tir. Fakat netice itibariyle ikisinin de istedi i. Bediüzzamanla tel'ifte.bugün. Ba kas na ba l olmamakt r. De i mi bir hükümdür diyorlar.M. farkl de il.: Serbestlik anlay nda. ayn zamanda iktisadi bir kendi kendini gerçekle tirmedir. Halbuki istihsal vas talar n n cemiyete mal oldu u bir ülkede istihsalin son derece geni ledi i. Kimse kabul etmiyor. Kendi eme ine. bütün imkanlar yla ya amas . Elbette kullan lan kelimeler ayr . kendini insan olarak idrak etmesi ve bunu yaparken de hiçbir bask ya maruz kalmamas d r hürriyet. kendi kafas na ba l olmakt r. kimsenin kimseye tahakküm etme imkan kalmayan bir ülkede elbetteki herkes hür olacakt r. insan n bütün melekelerini geli tirmesi.

M. neticeler kadar önemli tutmak icabetmez mi? C. Çok daha sa lam. Çünkü hareket noktalan çok farkl .: Arada farkl l kabul bak m ndan. vas talar . nsan akl bunlar gerçekle tirecek. Fakat netice itibariyle gaye çok yak nd r. .: Burada bir eyi düzeltmek için araya girece im. Machiavelli'nin zannediyorsunuz. Vas talar gayeyi me ru k lar.M.için bunlar söylüyor. Machiavelli ile alakas yoktur bu sözün. Çok mühim benim için bu. S. gerçekle tirmezse insan n kendisi yok olacak. Bu sözü Cizvit mezhebini kuran gnacio De Loyola söylemi tir.: Bunlar n ikisinin ayn olmas na imkan ve ihtimal yok. kullan lan vas talar n farkl olaca n kabul edebilir miyiz? C.: Bu neticeye giderken. Bunu yanl biliyorsunuz hepiniz.M. Bir söz vard r: "Vas talar gayeyi me ru k lar". Bediüzzaman semavî naslara dayan yor. Ama gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetlerle. S.M. K lar m ? K lmaz m ? gnacio De Loyola'n n gaye dedi i i'la-y Kelimetullahd r. çok yak nd r. çok daha derin kökleri var. Dikkatinizi çekiyorum. Marx' n gerçekle tirilmesini istedi i ve dü ündü ü hürriyetler aras nda bir fark yoktur. Vas talar elbette birbirinden çok farkl d r.

Ne kadar kullan l r bu vas talar? stisnai olarak bir defaya . C. 'lâ-y Kelimetullah için hud'a bile caizdir diyor. temiz bir davaya. dinidir.M. kilisenin ya amas . Böyle bir ey yok. Bir sual daha var. Elbette dü ünülecek vas talar. yani ona göre bütün insanl a saadet getirecek olan bir inanç sisteminin ya amas için vas talar me rudur diyor. Hakl d r. Mesela yine Hazret-i Muhammed'e atfedilen "el harbu hud'atün" sözü. Hud'a ay p bir ey de il mi? Ama "el harbu hud'amn" diyor.H ristiyan dininin birli i ve H ristiyan kilisesinin ya amas bahis mevzuudur. Bilhassa insanl k bahis mevzuu olunca.: Yani gerçekle tirilmesi istenen neticeleri tahsil etmeye müsait olmayabilir. Gaye cihan umuldür. Fakat. bu neticeye uygun olarak ayn derecede nezih olmayabilir vas talar. bozuk hale getirmi iz. Binaenaleyh bunu da biz soysuzla t rm .: Evet. temiz yollardan gidilir. H ristiyan dininin. Elbette büyük bir davaya. Vas talar her zaman arzumuza uygun olmayabilir. O zaman ne yapaca z? S. ilahi nizam n kurulmas için vas talar me rudur diyor. Elbette vas talar da dü ünülecek. Burada gnacio De Loyola'n n "gaye vas talar me ru k lar" hikayesine gelip dayan yoruz. Halbuki bunu matbuatta falan n iktidara geçmesi için vas talar me rudur diye yaz yorlar. imana dayan r.M. Ben de öyle dü ünüyorum. imdi bir yerde u var.

Kemal Tahir için hapishane iyi bir laboratuard r. O halde. gidilmesi gereken bir yer olarak telakki edilmeye ba lan yor ve bütün felaket ba l yor o zaman. Kemal Tahir'de sosyal hayat vard r. Peyami teknik olarak usta bir . zulüm de. bunu kaç defa kullanacaks n? Bu kullan lmaya ba lad ktan sonra insan iradesini kaybediyor. iddet de kullan labilir. iç dünyas na. H. Gaye insanl n saadetidir. stanbul'un belli bir muhiti vard r. iç istidatlar na. çe itli istidatlar olan insanlarla daha yak ndan tan t . Peyami'de yoktur. Çe itli ülkelerden gelen. Tarih vard r. Kulland n. Vas ta bir köprü iken.: Peyami'nin üstünlü ü sadece üslubudur. kan dökmek de. Daha do rusu ferdin içine. vas talar ön plana geçiyor. Kendi ya am n anlat r. . Osmanl vard r. iç bunal mlanna çevrilmi tir.M. Yani en büyük tehlike udur. Peyami'de yaln z bir kesiti vard r. Peyami Safa'da yaln z stanbul vard r. Tahlil sahas çok geni tir Kemal Tahir'in. gaye haline geliyor. harpte. Bu itibarla romanlar psikolojiktir. Bazen vas talar. Kemal Tahir'de Anadolu vard r.mahsus. Belki Rusya'n n en büyük felaketi budur.: Peyami'nin üstünlü ü nerden geliyor? C. Türk insan n n istidatlan vard r. çe itli meseleleri olan.

bütün rezilIikleri görmü tür. Ziya Gökalp'in d na bir ad m atmam t r. Belli bir kurulu düzenin müdafiidir. Bat l la may ç plakl etinde ya am ve a a yla. kurtulu sava na. Mesela bir ink lab n ba lar na. ve bu bir tarafa b rak l rsa o da . üçüncü derecede bir airdir. Yani roman n s n rlar n . yap lan rezilIi i. alan çok dard r. nas l bir açmaza girdi imizi söylemi tir. do rudan do ruya tarihimizin son derece mühim hadiselerine e ilmi . ikinci. Kemal Tahir'in romanlar bütün Türkiye'de geçer. O da Opperman' n taklitçisidir hatt zat nda. bir ç rp n t r. bir mahallede geçer. Bir st rapt r. bütün kepazelikleri. Peyami'nin romanlar bir odada geçer. teknik olarak. bir çiledir. hasta bir adamd r. devrinde. smail Safa. yukan ilk defa olarak Türkiye'de nas l bir oyuna geldi imizi. Osmanl 'n n kurulu undan itibaren meseleleri kovalam . Kurt Kanunu'nda girmi tir. Peyami esasen. Türk roman n n s n rlann geni letmi tir.yazard r. Dü ünce ufkunu Ziya Gökalp çizmi tir. Me rutiyet ayd n d r. Kemal Tahir'e göre. Mukayese edilirse Peyami belli bir yerin adam d r. Hapishaneyi. II. Peyami. Peyami. men e olarak smail Safa'n n o ludur. ac lanyla. Kemal Tahir. Mesela bir Serbest F rka rezaletine.

Hayat n zehirlemi bu hadise. hayat ndan memnun ya amaktad r ve Kraliçenin ni amna mazhard r. O s rada Boer muharebesi oluyor. ngiliz sömürgecili inin müdafaas n yap yor. babas n n Sivas'ta ölmesi. Kulüpte otururken subaylar geliyorlar. Boerler masum ve mazlum bir kavimdir. Osmanl 'ya da dü mand r. Mukayese olsun diye söylüyorum. "Ne oldu" diyor Spencer. Spencer. ngiliz sefaretinde. Kendi mukaddeslerini. müteessirler. gittiler. memnun de il. Gerçek bir budalayd smail Safa." Boer sava na girdikten sonra. Bunun için Abdülhamid Han' daima tel'in eder. "Boerler bir ngiliz subay grubunu pusuya dü ürup öldürdüler" diye cevapl yor birisi. tahrip ettiniz mel'unlar " diyor. Hadiseyi anlatt m m bilmiyorum? ngilizler. geberdiler. Peyami'nin hayat nda bir facia vard r. "Boerleri yendiniz.ngiliz filozofu.hastayd . Bir alay korsan. kendi ülkelerini müdafaaya m gittiler? 'la-y Kelimetullah için mi çarp yorlar. Abdülhamid Han ile beraber.Londra'da müreffeh. Boerler aras nda ne i i vard . Herbert Spencer . gayet iyi olmu . böyle namussuz bir hükümetin ni an n ben istemem diye reddetmi tir. "Çok iyi olmu " diyor Spencer. müthi cam s k l yor Spencer' n. ngiliz gazetelerinde yay mlam yor bu ve tabiat yla Abdülhamid Han . istila ediyorlar. kraliçenin ni an n böyle zalim. "Allah zaferinizi müzdad eylesin". Abdülhamid Han sürgün etmezse ölmeyecekmi gibi. " ngilizlerin. Boerleri tahrip ediyorlar. ngilterelilerin çok sevdi i ve sayd bir adamd r. Bu arada smail Safa o zamanki arkada lar yla ngiliz Sefaretine gidiyor. Boer sava lan son derece mühim insanl k tarihinde.

beynini satarak ya amak mecburiyetinde idi. Hastayd evvela. Kendisinden çok de ersiz. Adeta bir kalem e k yas idi. namütenai yaz yazd .bundan müthi rahats z oluyor. Yapt . Büyük i tihâlâr vard . Mütemadiyen çal mak. nans n. Büyük ac lar çekti. Peyami kalemiyle hayat n ya amak mecburiyetinde kald . Birçok eyleri . Peyami'nin aile facias yla me gul. Kendini bo a harcad ve harcamak mecburiyetinde idi. mukayese edilemeyecek kadar de ersiz. Birçok eyleri görebilirdi. mzal . H. hepsini de. Peyami'yi çok severim ve ac r m. H rç n bir adamd . hepsi elçi oldu. Fakat bunlar n hiçbirini tatmin edecek imkana sahip de ildi. kazanan bir adam da de ildi. imzas z. her entelektüel gibi. Bunlar n içinde smail Safa en ahmaklar d r ve en cahilleridir. Tutup. Peyami büyük bir zeka idi. O devirde ya ayanlar aras nda en zekisi idi. Peyami'nin ruhunda bu. smail Safa'n n ak betiyle me gul. adamlar n hepsi milletvekili oldu. inanmas n. hepsi vali oldu. Osmanl hakk ndaki hükmü daima smail Safa'n n nefy hikayesiyle beraber gitmektedir. Ben. Dünya nimetlerine dü kündü. . Sanki bütün tarih. Lükse dü kündü. birçok eyleri yapmayabilirdi.: Ayn eyleri Kemal Tahir için de söylemi tiniz. o s rada belli bir zümre taraf ndan desteklenen fikirlerin destekleyicisi oldu. Basit bir adamd r smail Safa. Paray veren Peyami'yi kullanabilirdi. silinmeyen akisler b rakm t r.

yapmayabilirdi diye.

C.M.: Kemal Tahir 1910 do umludur. Kemal Tahir o neslin bütün vehimlerini ta yordu kendinde. 1936'da genç bir adamd . Dergi ç kard lar, mahkum oldu. Onüç sene yatt içerde. Gençli inin en güzel y llar n hapishanede geçirdi. Çorum Hapishanesi'nde, Malatya Hapishanesi'nde. Hapishaneden hapishaneye dola t . Fakat kuvvetli bir iradesi vard . Yenilmedi ve y k lmad , çal t .

1953'te hapisten ç kt

nda çok güç durumdayd . Onüç sene hapishanede

yatm bir adam n, hapishaneden ç kt ktan sonra polis nezareti alt nda kalmas mukadderdi. Eski arkada lan terk ettiler. bulma imkan yoktu.

Zaten hapishaneye ginneden önce de avukat katipli i yap yordu. Galatasaray' bitirememi ti, tahsili yoktu. Bir ara ye' se dü tü ve Mayk Hammer tercümeleriyle ya ad . Bu taraf üzerinde durulmad Kemal Tahir'in. Halbuki durulmaya lay k bir taraft r. Senelerce Mayk Hammer tercümeleri yapt . Hayata küskündü, kafay çekiyordu boyuna. Fakat teslim olmad ve yolunu buldu. Tabii birçok tavizler vennek zorunda kald cemiyete. Mecburdu vermeye. Uydurma dilin çok aleyhinde oldu u halde. T.D.K.'den ödül ald . Yunus Nadi'den ödül ald . Bunlar bir adam için çok kirleticidir. Çirkin eylerdir. Kemal Tahir'e katiyyen yak maz. Fakat mecburdu. E er ödül almasayd , öteki romanlann bast rmak imkan da bulamazd . Yani Kemal Tahir bu alçal , merdiven yapt ister istemez. Ba ka hiç çaresi yoktu. Hakikatte Kemalistler taraf ndan kabul edildi. Kabul ettirmek için de

kendini baz eyler yapmak istedi. Ba ka çaresi yoktu. Ne memur olabilirdi ne mal mülkü vard ; nas l ya ayacakt ? Ve bunlar en az yapt hatt zat nda. Asgarisini yapt .

Bir ayd n n namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür. Bir yerde en güç ey ayd n n namuslu olarak ya amas ve ölmesidir. Adeta mümkün de ildir.

H. .: çtimaî s n f ne demektir? çtimaî s n f n adam olmayan ahsiyetler yok mudur? slam toplumu bünyesinde de içtimaî s n f olabilir mi?

C.M.: slamî toplumun sinesinde içtimaî s n f olmaz. çtimaî s n flann kurulmas na engeldir slamiyet. Zekat müessesi, istirdat müessesesi, müsadere müessesesi büyük sevretlerin do mas n , büyümesini önlemi tir. Fakat art k slamiyet'in hakim oldu u bir durumda ya am yoruz. Bu itibarla bugünkü cemiyette de, Avrupa'da oldu u gibi içtimaî s n flar te ekkül etmi tir. Avrupa'da oldu u kadar uurlu ve kesin çizgileriyle birbirinden ayn m s n flar olmasalar da, vard r.

çtimaî s n f kelimesi tabiat yla çok müphem ve Bat ' dan getirilmi bir mefhum. Bizde içtima s n flar yoktu ama içtima zümreler ve tabakalar mevcuttu. Bilhassa 23'ten sonra.

H. .: çtima tabakayla, içtima s n f ne demektir?

C.M.: çtima tabaka zarurettir.

bölümünden do ar, bir bürokrasi vard r.

Mesela, bir memurlar zümresi vard r, bir i hayat ile u ra an bir zümre vard r. Serbest meslek sahipleri vard r. Geni halk tabakalan, köylüler vard r. Bunlar n hepsi birer tabakad r.

H. .: Lonca te kilatlan içtima tabakalara misal olabilir mi?

C.M.: Olabilir tabii. Evet, tabalar seyyaldir, kat hududlan yoktur. Belli leri görmek için belli insanlar n biraraya gelmesi, servet durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, ya ay durumlar birbirine yak n insanlar n biraraya gelmesi, içtimaî tabakalar te kil eder. Tabakalar vard bizde de. Bir kere ehir burjuvazisi vard . Bunlar n hepsi yak t rma kelimelerdir. Evvela bunu kabul ediyorum da, ifade kolayl için kullan yorum. Mesela, Peyamii; hayat boyunca, zengin tabakan n ve iktidann emrinde oldu. Hiçbir zaman halkla me gul olmad ve hiçbir zaman halk kendini alakadar etmedi. Daima Halk Partisi'nin içinde ya ad ve daima Halk Partisi'nin menfaatlar na uygun bir platformda kald .

Bir de geni halk tabakalann , yani çal anlan, ezilenleri, st rap çekenleri, çilesi olanlan dü ünmek vard . Kemal Tahir böyleydi. Geni manada halk n yan ndayd . dare edenlerden çok idare edilenlerin yan ndayd . Bürokrasiden çok, çal anlann yan ndayd .

Kemal Tahir hiç bir içtima kavgada yer almad . Yani ne mümindir, ne sosyalisttir, ne fa isttir. Rengi hürriyette olmad . Kendi içine gömülü, kendi mahpesinde, kendine ark lar söyleyen insan olarak kald .

H. .: Siz kendinizi nereye yerle tiriyorsunuz?

C.M.: Evvela bu suale kaçamak bir cevap verece im, sonra meseleyi rgalayaca m. 1848'de, Fransa'da içtimaî s n flar çoktan te ekkül etmi tir. Ve ihtilal olmu tur. 1848 ihtilali, demokrasi hayat nda mühim bir merhaledir. Bizimkilerin sosyal devlet dedikleri bir devlet te ekkül eder. 1789'a nazaran çok daha ileri bir merhaledir 1848. 1848' de imdiki ifadeyle sosyal demokratlar iktidard r, a a yukar . Birçok hizipler var. O s rada

Lamartine de hariciye vekilidir. La Martine'e sorarlar "siz sa da m s n z, solda m s n z?" "Ben tavanday m" der. Ben de tavanday m imdilik. Fakat tavanda olunmaz evlad m. Bu yanl bir ey tabiat yla.

H. .: Bu kaçamak olan cevab n zd .

C.M.: Evet. Ben gençli imi içtimaî s n flar n kal pla mad

bir devirde

ya ad m. Bugün benim için Türk insan bir bütündür. Hangi siyas mezhebe mensup olursa olsun, hepsini çocu um, karde im telakki ederim. Aldananlar, gaflet içinde olanlar, hakikat arayanlar kim olursa olsun benim dostlu uma güvenebilirler. Ben hakikat arayan adam m. Hakikat mücerret midir? Yani

Türkiye'deki bütün tabakalann üzerinde birle meleri gereken hakikatlar vard r. herkes için faydal d rlar. sömürenler. Ben bu hakikatlan arayan. sömürülenler diye gruplan p bu gruplarda yer almam z gerekir mi? .: ahsiyetli adam olabilmek için. E er bu hakikatlar.: Bediüzzaman Hazretleri'nin öyle bir sözü var. bütün Türk ve slam dünyas n ilgilendiren hakikatlarsa.s n flar n d nda bir hakikat var m d r? S n flar n d nda hakikat vard r." Böyle bir ey. u ya da bu s n ftan de il de bir slam hangi s n ftansa o s n ftan olmak istiyorum. Elbette Firavunlar n. . . Hiçbir eye ihtiyac m yok. hiçbir ihtiras m yok. Ya ay tarz e er s n flar n tayininde bir mikyas olabilirse. H. destek olur. ya ay olarak avam. C. Gafili uyand r r. Bu itibarla do rular n s n f nda ve do ruluk için çal yorum. kitaplar mdan ba ka hiçbir eyim yok. Kanaatkar bir adam m. H. Bütün s n flar için hakikat olan eyler vard r. dünya üzerinde. bu hakikatlar yaymaya çal an bir adam m. Do ru yolda olan te vik eder.M. Hiçbir namuslu adam Nemrud'un ve Firavun'un yan nda olamaz. "Fikren ve me reben havas tabakas ndan. Tek kelimeyle Müslüman olmak istiyorum.: Elbette halk n yan nda olunulmal . Nemrudlar n yan nda olunmaz. belli bir emekli maa m var.

: Uzun kavgalardan. etmezler. Be enirler. Cenab. bir parça. Böyle olunca da. ezilenlerden tarafay m.Hakk' n halifesidir. : Bat ve slam medeniyetleri hayata ne vermi lerdir? Neticesi ne olmu tur? nsana nas l bakm lard r? C. kim zulüm çekiyorsa. nsan. Tarafs z olmak bu demektir asl nda. Do rudan tarafay m. Hakk ndan mahrum edilenlerden tarafay m. kim gadre u ram sa. insan n insan öldürdü ü dünyada tarafs zl k ne demek? Mazlumlar n yan nday m elbette. kim mahrum edilmi se haklar ndan. hiçbir dü üncem yok. Adeta haklar n n bir k sm n ona devretmi . Bat 'da böyle bir ey . Bizatihi insan ve insan hayat mukaddestir. hiçbir ey tarafs z de ildir.: slam'da insan mukaddestir. Yoksa. onun yan nday m.M. i tirak ederler. Sadece do ru bildi im eyleri söylerim ve söylemekle mükellef telakki ederim kendimi.C. ilme vakfetmi bir adam olarak hepsinin d nda kalmak.M. be enmezler.nat kt r ve e ref-i mahlukatt r. kitaba. Yani en sa dan. en sola kadar herkese hitab ederim ve herkesle dostlu um vard r. hayvan. hayat n dü ünceye. uzun f rt nalardan sonra 60 ya na gelen bir adam. Ben herkese hitab ederim. tavanda yer alabilir. Nas l tarafs z olunabilir? Birbirinin bo az na sar lm bir dünyada. Yaland r tarafs zl k ve bir yerde namussuzluktur. Hiçbir menfaatim. Zalimlerin yan nda de ilim hiçbir zaman. kim hakl ysa. Fakat benim vazifem. Adeta ben mezarlardan seslenirim. H.

insan için de caridir. baz dinler. Bat 'da. balinaya kadar bütün canl lara te mil eder. sonra toplum halindeki ferdin. Darwin "hayat kavgas " der. cihan çap nda bir sömürü medeniyetidir. Ölüp gitmesi mesele de ildir. Do u' da tarih. insan için kurttur.yok. Ve kapitalizm. i tiyaklar yla. nsanlar n birbirine yard m d r. s n flar n taammümüdür. Evvela ferdin fertle sonra ferdin toplumla. Bat tarihi bir sömürü tarihinden ibarettir. Hayat kavgadan ibarettir. s n f kavgas d r. fert ferdi sömürür. Fert. Bat 'da insan. Di er hayvanlar için cari olan kanunlar. En iyi intibak edenler ya arlar. Bunu çe itli doktrinler. fert kendi milletini sömürür. Bat ' da bir ümmet yoktur. Sadece slamiyet gibi. bir haleyle süslemi tir insan . Halbuki. Ve bu kavgay bütün hayvanlara. ötekiler ölüp gider. te bu iklimde do mu tur kapitalizm. Ama hep ayn d r. çe itli isimlerle yadederler. toplumu sömürür. slamiyet'te insan n imtiyazl bir yeri vard r. Bat ' da insan kendi ferdiyetine mahpustur. insan herhangi bir hayvan de ildir. nsan tabiat n bir parças d r. Bu itibarla insan hayat mukaddestir. fert ba ka milletleri sömürür. nsan da bunlar n içindedir ve insan da hayvand r. Ayr ca bir izzeti. Halesinden terit edilmelidir. amipten file kadar. bir haysiyeti yoktur. Bir hayvan olarak incelenmesi gerektir. Fert hayvand r: insiyaklar yla. Yani Bat ' da ilim dedi imiz ey de desakralizasyon. Bat ' da tarih. nsana ait olan her ey mukaddestir. tabakalar n taammümüdür. Bat 'da ya aman n kanunu kavgad r. . di er toplumlarla sava söz konusudur.

Bizim için muharebe bir i'la-y Kelimetullah'd r. Vakurdur. Bütün tarih bu prensiplerden hareket edilerek in a edilebilir. Silahlar ayr çünkü. Bizim için insan. Bunda bütün mesele urada. Yani tilki medeniyetinin. Bütün iç ve d mücadeleleri bu mihvere dayan r. bir kurt i tihas na sahip. Yenilmeleri mukadder. seven. insana inanan. Hiçbir ey mukaddes de ildir Bat insan için. Ötekisi insana hürmet eder. Birisi için hile.insan kudsiyetinden tecrit etmekten ibarettir. dünyay idare vas tas haline getiren. . arslan medeniyetine galebesidir. Bütün felsefeleri bu mihver üzerinde kurulmu tur. bir kurt kadar y rt c . Bat için muharebe bir kazanç vas tas d r. melektir. huda. ikiyüzlülü ü eref telakki eden. Bat n n bize kar galebesi. insana ait her eyi tebcil eder. Ac yan. ötekisi yapam yor. Ve birdenbire tarih kar kar ya getiriyor bu iki medeniyeti. insan insan için kurttur. insan e ref-i mahlukat telakki eden. imtiyazl bir mahluk olarak gören cemiyetle. bir toplulukla birdenbire temas ediyorlar ve yeniliyorlar. rezillik tabiidir. Bu iki medeniyetten birisi madde dünyas nda tabiat yla büyük fetihler yap yor. adilik. Bat 'da. insan için koruyucudur. feragatkârd r.

yükselme tebcil etmet: yüceltmek tecessüs: bilseme tefrika: ayr lma. Haluk mamo lu. ayr l k. Halil Aç kgöz'ün bulundu unu biliyoruz. farika: ay rmaç hazer etmek: çekinmek lçtimai s n flar. Cemal U ak. Bu konu ma s ras nda Safa Mürsel.* Bu söyle i 11 ubat 1977'de Rü dü Onduk taraf ndan kasete al nm t r. Eski bir kay t oldu undan sorular n birço u duyulamam t r. bölünme tesanüd: dayan ma . toplumsal s n flar Iddihar etmek: biriktirmek Istirdat: geri alma mufassal: ayr nt l mülhid: dinsiz mütearr z: sald rgan rasin: sa lam amil: kapsayan tahkim etmek: peki tirmek teali: yücelme.

vahdet: birlik .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful