TMMOB

!A1 S A N A Y I K O N G R E S I
İLDİRİ BİLDİRİLER KİTABI I. CİLT

TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET İİİ GÜCÜ VE STRATEJİSİ

Hazırlayan
T M M O B

MAKİN A
1 V ± MÜHENDİSLERİ XX O D A S I THE CHAMBER OF MECHANICAL ENGINEERS

Yayın No: 160

tmmob makina mühendisleri odası
Sümer Sokak 36/1-A 06440 Demirtepe - ANKARA Tel: (312) 231 31 59-231 3164 Fax:(312)231 31 65 Yayın No: 160
ISBN : 975-395-098 -5 (TK. NO) ISBN : 975-395-099-3 (1. CİLT)

Kongrenin gerçekleştirilmesindeki maddi katkılarından dolayı TÜBİTAK ' a teşekkür ederiz.

Baskı: Özkan Matbaacılık Ltd. Şti. Tel: (312) 229 59 74

TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ
Aykut GÖKER

ÖZET Bu çalışmada, Türkiye sanayiinin rekabet gücü (rekabet edebilirliği) açısından teknoloji faktörü irdelenmektedir. Bunun için, önce, rekabet gücü deyimi ile neyin anlatılmak istendiği açıklanmakta ve Porter'a göndermede bulunularak, rekabet gücü ve prodüktiviteyi yükseltme yeteneği arasındaki yakın bağa işaret edilmektedir. Sonra, prodüktiviteyi yükseltme sorununun, 1970'lerin başından beri sürüp gelen iktisadi krizi aşma arayışında başlıca odak konularından biri olduğu ve gerek prodüktiviteyi yükseltmede gerekse bunu tamamlayan diğer ekonomik, toplumsal açılımları gerçekleştirmede teknolojiye kritik bir rol yüklendiği vurgulanmaktadır. Bu vurgulama, daha sonra, A.B.D.'nin (Clinton-Gore) teknoloji politikasından alman örneklerle desteklenmektedir. Buradan hareketle, prodüktiviteyi yükseltme ya da bununla aynı anlama gelmek üzere, ekonomik krize çözüm arayışının, rekabet edebilirliğin koşullarını da ürettiği ve burada, teknolojiye olan egemenliğin belirleyici bir rol kazandığı anlatılmaktadır. Özetle, Türkiye Sanayiinin rekabet gücü böylesi bir çerçevede irdelenmeye çalışılmaktadır.

SUMMARY in this working paper, the competitiveness of the industry of Türkiye has been investigated in the context of technology. As a first step, it has been explained what has been meant with the term of competitiveness, and pointed out, referring to Porter, the close link between competitiveness and the ability to increase the productivity. And then, it has been emphasized that the question of productivity is one of the focus points of the challange for economic crisis since the very beginning of 1970s, and it has been also underlined the critical role of technology in mcreasing the productivity and realization of the other economic and social measurements as the integral parts of it. These emphasıses, later on, have been verified on the base of the U.S. (Clinton-Gore) Technology Policy. in this frame, it has been explained that the search for having the productivity increased and, in this sense, the economic crisis ovenvhelmed, has been weaving the conditions of competitiveness, and that the superiority in technology has acquired a decisive role among them. Consequently, the competitiveness of the industry of Türkiye has been verified in the context of aforesaids.

118

bu. burada kastedilenin. ürün kalitesini yükselterek. Giderek yükselen bir yaşam standardı. (bu yeteneğe sahip olduğu kabul edilen) o ülkenin.TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ Aykut GÖKER • / GİRİŞ "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdeleyebilmek için. rekabet edebilme yeteneğine sahip olabilmektedirler. yüksek prodüktivite düzeylerine ulaşm a l a n n a ve prodüktiviteyi zamanla artırmalarına bağlıdır. rekabet edebilme yeteneği. Yapmamız gereken. ürün teknolojisini geliştirerek ya da üretim verimliliğini artırarak. bir ulusun kaynaklarını (iş gücü ve sermaye) kullanmadaki prodüktiviteye bağlıdır. niçin böyle oluru anlamaktır. "soru yanlış sorulmuştur. ülke olarak. nasıl kazanır. Ama. Çünkü. rekabet edebilirliği anlamına da geleceği açıktir. bu yeteneği. Bu araştınlmalıdır. ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklarına ya da bazıları bunu başanrken. ünlü kitabı. kendi yurttaşlarına. Bir ulusun fır malan. o n a arzu edilen. Prodüktivite." Porter'a göre. birim işgücü ya da sermaye başına üretilen çıktı değeridir. ek özellikler kazandırarak. amorf bir kavram olan. Porter şöyle diyor: "Bir ulusun temel ekonomik hedefi yurttaşlanna yüksek bir yaşama standardı sağlamak ve bunu. ulusal prodüktivitedir. rekabet edebilme yeteneğine nasıl eriştiği değil. kendisini sürekli olarak geliştiren bir ekonomiyi gerektirir. anlamlı olan tek kavram. hiç durup dinlenmeksizin. diğerlerinin niçin başaramadığına ilişkin bir araştırmanın çelişik sonuçlar ortaya koyduğunu örnekleriyle açıklıyor ve buradan bir sonuca vanlamayacağını söylüyor. diyor Porter. Türkiye'nin. Harvard Business School'dan Michael E. bunun. "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet edebilirliği" gibi. mev- < /. bir ülkenin. burada araştınlması gereken. f ' 119 . Bunu başarma yeteneği. rekabet edebilme başansını nasıl gösterir? Bunu bilmeliyiz ki. önce "rekabet gücü" kavramını biraz irdelemek gerekecektir. bir ulusun firmalannın. Prodüktivitedeki büyümenin sürdürülmesi. Bu ise. rekabet edebilme yeteneğine sahip ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklanna bakmaktır. kısacası "rekabet edebilirlik" olduğu söylenebilir. "Rekabet gücü" derken.• ' ^ >j . The Competitive Advantage of Nations'ta. Soruyu yamtlayabilmenin en kestirme yolu. genel bir çerçevede ele alınınca. ancak. yüksek bir yaşama standardım nasıl sağladığı ve bu standardı giderek nasıl yükseltebildiğidir. bu b a s a n d a teknolojinin rolünü irdeleyebilelim. böylesi bir standardı sağlayan ve bunu yükselterek sürdürebilen ülkeler. çünkü. daha da yükselterek sürdürmektir. 'rekabet edebilirliğe' değil. Porter. h e m ürünlerin kalite ve özelliklerine (ki bunlar fiyatı belirler) h e m de üretimdeki verimliliğe bağlıdır "Ulusal düzeyde rekabet edebilirlik konusunda. Konu. Bir ülke.

özetlersek. pazar ekonomisi ülkelerinin 1970'lerin başından beri bir türlü aşamadıkları iktisadi krizi doğuran kilitlenmedir. çünkü. teknolojinin bir rolü var ise.) Son bölümde de. burada. diğerlerine göre. Onun içindir ki. prodüktiviteyi yükseltme anlayışım ikame ettikten sonra. (Bknz. Dahası. gelişen bir ekonomi. böylesine bir bütünsellik içinde ele alınabilirse. "Türkiye'de. 22 Şubat 1993'te ABD Başkanı Clinton tarafından açıklanan. alışılan terminoloji içinde ifade edersek. rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdelemek. Bölüm I. Daha pek çok alt sorunu içeren bu kilitlenme. Amaç. Alman firmaları. bunu yapmaya çalışacağız. biz de." (Porter. söz konusu iktisadi krizin aşılmasında. Çok açıktır ki. genişliği görmek gerekir.cut sanayilerdeki prodüktiviteyi geliştirmelidirler. "prodüktiviteyi yükseltme" konusunu. Tabii. Bir ulusun firmaları. iktisadi krize çözüm arayış ve beklentilerini. bu koşullara uyanlar rekabet edebileceklerdir. bunda daha erken başarı gösteren ülkeler ve/veya firmalar rekabet üstünlüğünü de ele geçirebilmektedirler. kilitlenmenin. önce. "ürüne ek özellikler kazandırma". somut bir örnek olarak. Türkiye'nin dahil olduğu kapitalizmin dünya sistemi çerçevesinde.E. Bölüm III. asıl konumuz olan Türkiye sanayiinin. Bütün bunlar. sağladığı yüksek prodüktivite sayesindedir ki. hiç şüphesiz. rekabet edebilirliğin tanımında. Ve bugün. bir kez de. çok daha doğru bir yaklaşımla. mevcut üretim alanlarında prodüktivitenin gelişmesi sonucu serbest kalacak insan kaynağı massedilebilir. teknoloji faktörü açısından durumunu. fiyatlarda sağlanabilecek ucuzluk ile aşılamamaktadır. prodüktiviteyi yükseltebilme sorununda kilitlenmiştir ve 1970'lerin başından beri bu kilidi açmaya uğraşmaktadır. bütünüyle yeni ve sofistike sanayilerde başarıyla rekabet edebilme yeteneğine sahip bir ekonomi demektir. sistemin bütünündeki. Almanya. yüksek ücret düzeyini karşılayabilme ve uluslararası pazarlarda.) Porter. krizi aşabilme arayışı bağlamında. iktisadi krizi çözme sorunuyla eş anlamlı hale gelmiştir. Porter'ın çizdiği çerçevede prodüktiviteyi yükseltme sorunu. iktisadi krize çözüm arayışı çerçevesinde irdeleyebiliriz. Çünkü. giderek daha çok ayırt edilir hale gelmesini ve işçi başına düşen çıktıyı giderek çoğaltacak yüksek otomasyon düzeylerine erişmeyi başarmaktadırlar. Bölüm II. prodüktiviteyi yükseltmenin önemini niçin bu denli öne çıkarmakta ve rekabet edebilmenin buna bağlı olduğunu niçin bu denli vurgulamaktadır? Çok açık bir nedenle. Örneğin. pazar ekonomileri olarak anılan sistem. Ancak böyleyse. gelip.) 120 . Konu ancak. nitelik açısından. böylesi bir yöntem izleyeceğiz. örneğin. bu arayış ve beklentilerin somut dayanağı olan teknoloji faktörünü irdelemeye çalışacağız. diğer bir deyişle rekabet edebilirliğini ortaya koymaya çalışacağız. 1990. bunu irdelemek demektir ve onun için. onlarca yıldır. sözü edilen kilitlenme çözülebilecektir. itibarî değerlerin üzerinde fiyatlar elde edebilme becerisini göstermektir. yalnızca. "ürün kalitesini yükseltme". krizi aşmada teknolojiye izafe edilen role ilişkin bu irdelemeyi. prodüktivitenin genel olarak daha yüksek olduğu ve giderek daha sofistike hale gelen sanayi sektörlerinde rekabet edebilme yetkinliklerini de geliştirmelidirler. rekabet edebilirlik anlayışı yerine. M. konuyu bütünüyle. Bellidir ki.. sanayi genelinde. Bunun için de. aynı iktisadi sistemin içinde yer alan ve bu yeri daha da pekiştirmek için olağanüstü çaba harcayan Türkiye'nin ve tabii. rekabet edebilirliğin koşullarım da üretmektedirler. O halde. ABD Teknoloji Politikası çerçevesinde gözden geçireceğiz. "yeni ve sofistike sanayilerde basan gösterme" gibi pek çok temel konuyla birlikte kavramak ve buradaki iç içeliği. ürettikleri ürünlerin. (Bknz. Porter'ın işaret ettiği noktalardan da anlaşılabileceği gibi. yüksek refah düzeyini sürdürebilmektedir.) Daha sonra. niçin anlamsız kaldığını açıkça ortaya koyuyor olsa gerektir. ucuz işgücü ve "elverişli" döviz kurlarının. (Bknz. Pazar ekonomisi ülkeleri. "pazarların sınırlılığı" gibi bir boyutu da vardır ve bu sınırlar. eğer.

Bu yol.B. sistemin kendisini yeniden üretebilmesiyle. . hem ekonomik sistemin gereğini yerine getirme hem de bunu yaparken. işte bu sorunlara çözümü. bulunan çözümün toplumu sarsacak yönlerini yumuşatma görevlerini bir arada yürütmesi zorunluluğunun doğurduğu iç tutarsızlık (şirketlerin ileri teknolojiye. kompozitler. yeni malzeme teknolojileri (polimerler. bir anlamda. birikim süreciyle ilintili bulunmasıdır. Kalite kontrolündeki zayıflıklar. yayılgan-jenerik teknolojilerin getireceği beklentisidir. yeni. sistem temelde bu teknolojilerden yararlanarak. Yapısal olarak var olan aşırı üretim kapasitesi.J. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler) ve biyoteknoloji (ve bununla birlikte." (Roobeek.BÖLÜM I İKTİSADİ KRİZ ve TEKNOLOJİ Sürüp gelen iktisadi krizi. 1990) Bunların ayrıntılarına girmeksizin de söylemem mümkündür ki. kapitalizm dışı ve Fordizm dışı yöntemlere olan bağımlılığının sürmesi (geçimlik işler ve yeraltı ekonomisine. Üretimin giderek uluslararasılaşmasıyla birlikte (ulusal ekonomiden) yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar'. elbette. A.D. iş sürecinde bir türlü üstesinden gelinemeyen bir dizi "denetim sorunu" olarak ele almak mümkündür. Pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı. Üretim sürecinin uluslararası bir düzleme yayılması bağlamında. Roobeek "denetim sorunlarını" şöyle sıralıyor: . telekomünikasyon ve bilgisayar teknolojileri). prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması. Bizim burada irdelemeye çalışacağımız konu. hükümetin/devletin yeni birikim sürecindeki rolünün olağanüstü artması bu probleme daha da büyük bir önem kazandırmaktadır). söz konusu teknolojik yenilenmeyle ilintili ve o yenilenmeyle at başı beraber gitmesi gereken. Konuya bu açıdan yaklaşan AJ. biyomedikal malzemeler.). daha da ileriye dönük olarak. mikroelektronik. gen mühendisliği) umut bağlanan teknolojilerdir.Hükümetin/devletin. bu bazdaki yeniden yapılanmayı da başarabilmekten geçmekte- 121 . Kapitalist gelişmenin. İnanılmaktadır ki. "Enformasyon teknolojisi (ve bunun üç ana bileşeni. toplumsalekonomik-kurumsal düzenlemeleri. Ülke yönetiminde ve büyük şirketler bünyesindeki bürokratlaşma. üstün iletkenler.M.'de Meksikalı göçmenler ve Avrupa'da yabancı işçilere olan bağımlılık.Prodüktivite artışındaki düşüş. gereksinim duyduğu yenilenmeyi başarabilirse. optik lifler. A. bilim ve teknoloji altyapısına olan gereksinim ve bağımlılıklarının artmasıyla birlikte. vb. bu sorunların doğrudan.M. üretimin çeşitli aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ve uyum sağlanmasındaki zorluklar.. sistem son derece ciddi sorunlarla karşı karşıyadır ve daha da önemlisi. teknikseramik malzemeler. - .Ücretlerin. krizden çıkış yolunu da bulmuş olacaktır.

iş sürecinin farklı düzlemlerinde başka arayışlara da gidilmiştir. yaklaşık 5 yıllık bir zaman diliminde. imalat sanayii sektörlerinde. "pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı sorunıTnu aşma yolunda atılmış bir adım olarak da değerlendirilmiştir.dir. 1991) Bu rakam. montaj vb. gelişmiş ülkelerin imalat sanayii sektörlerindeki firmalarının. üretimin uluslararasılaşması-uluslararası üretim bantlarının oluşturulması. Ayrıca belirtmek gerekir ki. üretim aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ya da uyum sağlamadaki sorunlar büyümektedir. R. yeni bazı ülkelerin sanayi ve bununla ilintili diğer sektörlerinde yarattığı ekonomik canlılık ve satınalma potansiyeli nedeniyle. Uzak Doğu ve Latin Amerika'da. emeğin. Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkelerinin düşük ücretli işçilerini-kendi coğrafyalarında-ikame ederek bir çözüm bulma yoluna girilmiştir. R. prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması sorumTna. (Peet. pazarların sınırlılığı sorununa da sınırlı ve geçici bir ferahlamanın ötesinde ciddi bir çözüm getirmemiştir. işçi ücretlerinin artırılmasını zorunlu kılmakta ve başlangıçtaki cazibe ortadan kalkmaktadır. Çünkü. G.. yüzde 60 oranında artmıştır. son derece yaygın olarak baş vurulan bu uygulamada. üretim aşamalarında. yapılan araştırmalara göre. TEKNOLOJİNİN ÜRETİM SÜRECİNDEKİ ROLÜ Aslında modern sanayi kapitalizminde.sürecine paralel olarak artmaktadır. Kore'de reel ücretler. Bu önem.. 1993) Aslında hemen işaret etmek gerekir ki. her şeye rağmen ortaya çıkan toplumsal çalkantılar. gelişmiş ülke işçisi yerine. 1980'lerin ilk yıllarından hemen sonra. bu yeniden konumlanma. ortaya çıkan bu durumun sonucudur. teknoloji her zaman önem taşımıştır. Üretimin belli aşamalarının söz konusu ülkelere taşınması ve böylece uluslararası üretim bantlarının kurulması. 1991) Yine görülmüştür ki. 1967'de doruk noktasına varan ve bugünlere dek sürüp gelen son krize bir çözüm bulma umutlan teknolojide bu denli yoğunlaşmadan önce. "nakl-i mekândaki ferahlık" geçicidir. Bunlardan en çarpıcı olanı. yaklaşık 8 milyon insanı işsiz bırakırken." (Göker. Böylece. yeni üretim mekânlarında. ucuz emek ülkelerini kapsayacak biçimde dünya coğrafyasına yaymalarıdır. gelişmiş ülkelerdeki "ücretlerin. "gelişmiş ülkeler ekonomilerinde yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar' sorunu". Ancak kısa bir sürede görülmüştür ki. anlaşılmıştır ki. Üretim coğrafyası genişledikçe. 1967'den hemen sonra.. nispi olarak daha yoğun kullanıldığı. krize kalıcı çözüm getirmemiştir. Özetlemek gerekirse. A. (Peet. 1974 ile 1986 yılları arasında. Örneğin. coğrafi genleşme. üretimin coğrafi bakımdan yeniden konumlandınlmasıyla sağlanan ucuz emek ikamesinin çapı hakkında çok açık bir fikir vermektedir. aşağı yukarı aym sayıda insanı iş sahibi kılmıştır. gelişmiş ülkelerde. teknolo- 122 . üretim süreçlerini. özellikle Uzak Doğu ve Latin Amerika Ülkeleri. üretim sürecinin coğrafi yayılımındaki genleşme bölgelerini oluşturmuştur. Teknolojik gelişmelere atfedilen önemin olağanüstü bir biçimde artması. Genleşme.

Bu yetkinlik. burada. Hobsbawm. artık bu bulgulardan yola çıkarak. daha ucuz. temel etkenlerden biri oldu.. böylesi bir yetkinleşmedeki rolü nedeniyledir ki. Bir Bilgi ve Deneyim Kategorisi Olarak Teknoloji Konuya. maddeyi işlemenin bilgisi. İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte ortaya çıkan. dolayısiyle. (Bkz. birim mekân ve birim zamanda. daha mükemmel (daha iyi kalitede. Böylece. kendisini idame ettirecek ve yenileyecek teknolojiyi üretir hale geldi. çeşiti daha çok. biraz daha açıklık kazandırabilmek için. teknolojiye olan egemenliğin. özellikle de. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonuyla. ya da bir başka deyişle. kendini yeniden üretti. bu sürecin çıktısı olan üründeki yetkinleşme ve teknolojinin bu yetkinleşmedeki rolüdür. üretim sürecinin bütünündeki. E. üretim yöntemleri ve yatırım malları bazında uygulanabilmesi.b. burada söz konusu olan. 1969). hem ülkeler hem de firmalar bazında son derece belirleyici bir rol oynadığı görülür. doğayı/evreni bir bütün olarak kavramayı temel alan bilimsel uğraşın ortaya koyduğu bulgulara sırtını dayayan teknoloji. dolayısiyle üretkenliğinin artırılmasındaki rolünden gelir. gerek bu değişime gerekse o zamandan bu yana. emeğin donatılması. biçimlenen. Teknoloji. daha işlevsel. İngiliz Devrimi'nin temel dinamiğini oluşturmuştur. daha üstün) ürün üretmeye. İşte. teknolojinin bu boyutunun kavranması ve bu boyutuyla kullanılır hale gelmesi.. amprik bilgi yerini bilimsel bilgiye bırakmış ve bilimsel bilgi teknolojinin kaynağını oluşturur hale gelmiştir. Modern zamanların teknolojisini böylesi bir bilgi ve deneyim kategori- 123 . İlk kez. Büyük Britanya'nın dünya pazarlarındaki tartışmasız üstünlüğünü üreten. son derece güçlü bir ekonomik motivasyon. ' ' • TEKNOLOJİNİN DOĞASI ÜZERİNE.) Bilindiği gibi. doğayı değiştirmenin. Burada "yetkinleşme" denilince. teknolojinin bir bilgi ve deneyim kategorisi olduğudur. kân gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır. kesintisiz süregelen. teknolojinin doğası ile ilgili birkaç noktaya işaret etmekte yarar vardır. elbette.. dünya pazarlarında rekabet üstünlüğü kazanmanın da önemli bir parametresi olmuştur.) başına. birim yatırım ve birim girdi (emek. dünya pazarlarında üstünlük kazanmada son derece belirleyici bir parametre haline gelmesi. üretimin organizasyonu.jinin. ham ve yardımcı maddeler ve diğer üretim girdilerindeki yetkinleştirmelere içerilmiş olarak bu rolü oynar. Bu dinamiğin başlattığı sürecin olmazsa olmaz koşulu ise. bir olgudur. üretim araçları. İngiliz Sanayi Devrimini'de kapsayan tarihsel süreçte. teknik buluşlann-teknolojik yeniliklerin-imalat alanında. teknoloji kullanımı ve üretimindeki yetkinliğin. 1993." (Göker. enerji v. Kârın. genişleyen (ve genişletilebilecek olan) ihraç pazarlarına yönelik imalat faaliyetiyle gerçekleştirilip büyütülebileceğinin görülmesi ise. imalatın geliştirilmesi ve genişletilmesiydi. Teknolojinin. A. İşte bunu mümkün kılan.. geliştirdi. teknolojinin kaynağını amprik bilgi oluşturmuştur. giderek yepyeni ürünler yaratmaya ve sayılan "daha"lı kategorileri bu yepyeni ürünler için de yineleyebilmeye doğru bir yetkinleşme anlaşılmalıdır. İngiliz Sanayi Devrimi'nin yol açtığı gelişmelerledir ki. Uygulama. daha sonra el değiştirdi: ama.J. bu üstünlük. başka pek çok parametre yanında. sistem. Bunlardan birincisi. süreç içinde. ham ve yardımcı madde. uygulamanın yaygınlaştırılabilmesiydi. Kısacası. daha çok. deneyimi haline dönüşmüştür. "İngiliz Sanayi Devrimi'nin kökeninde. dünya pazarlarındaki üstünlük yarışına yakından bakıldığında. teknoloji.

her seferinde bir üst düzeyde yeniden karşılayabilmenin olanaklarını yaratma güdüsüne . diğerleri üzerinde üstünlük kurma ya da diğerlerinden daha iyi yaşama güdüleri üretim bilgisinin artmasını. Yaşamını sürdürebilmek için alet kullanan ve onu yapan. Teknoloji geliştikçe. söz konusu kategoriye giren bilgi ve deneyimin artış ve gelişimi arasında tam bir iç içelik vardır. maddeyi . kendisini doğuran gereksinmelerin. maddi üretim deneyim ve bilgisi haline dönüşerek gelişme sürecine girmiştir. teknoloji olarak anılacak olan bu bilgi kategorisinin. kamçılayıcı etkilerini de katmak gerekir. giderek. giderek arttığını. herhangi bir ekonomik sistem. hem de nitelik olarak geliştiğidir. ona egemen olmaya çalışan insan. güdülerin doğası gereği.doğayı . çok daha ileri boyutlara ulaştığını göstermek mümkündür. yeniden biçimlendiren. Aslında. sorgulamacılığının. daha uygun bir ortamda sürdürme. giderek artan gereksinmeleri karşılayacak düzeyde çokluk ve gelişkinlikte. insanın evrimi ve uygarlığımızın doğup gelişmesiyle. Maddeyi-doğayı-gereksinmelerini karşılamak için yeniden biçimlendirme dürtüsü. yaşamı daha güvenilir.amaçlı ve bilinçli dürtüler bileşkesine dönüştükçe. tarihsel süreç içinde. üretim araç ya da yöntemleri hatta organizasyon yöntemleri bazında olsun. bazı insanların. yayılmasını ve gelişmesini hızlandıran başlıca faktörlerden biri olmuştur. değişen bir bilgi kategorisidir.üretilebilmesinin maddi koşullarının ortaya çıkmasında. insan merakının. üretimin en önemli girdilerinden biri haline dönüşmüş. dolaysız. Teknoloji bugün. basit emeği. insan merakınınaraştıncılığının. Burada önemli olan nokta. teknoloji. toplumsal bir çerçeveye oturdukça. Bir Üretim Faktörü Olarak Teknoloji: Emeği İkame Üçüncü bir nokta olarak işaret etmek gerekir ki. Diğer bir deyişle. Çünkü. Ürün bazında olsun. sözü edilen deneyim ve bilgi kategorisi. nicel bir büyümenin de ötesinde. hele de bu güdü.artma biçiminde ortaya koymaktadır. gereksinmeleri. her şeyden önce. ikame ediyor olmasıdır. bu artışın İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte önemli bir ivme kazandığını. günümüzde de sürüp gitmektedir. teknolojideki bu trend. doğal çevresini. bir diğer üretim faktörünü.yeniden biçimlendirebilmenin.si olarak kavramak gerekir.son derece önemli bir rolü vardır. kendisini. dolaylı. üretim sürecinin basit emeğe olan bağımlılığı giderek azalmıştır. işleyebilmenin deneyim ve bilgisini de üretmeye başlamıştır. bir üretim faktörü olma niteliğini kazanmıştır. Teknolojide Büyüme Trendi İşaret edilmesi gereken ikinci nokta. Sözün kısası. teknoloji muhtevasının.içeriğindeki . insanın doğayıevreni-kavrama güdüsünün. Buna. maddi üretime dayalı. üretimin teknoloji muhtevasındaki . bunun. gelişen. sürekli artan. elbette. bu üretim faktörünün. Tarihsel gelişim içinde. bulunduğu doğal ortamı. hem nicelik olarak arttığı. Bu tarihsel trend. bu çabayla birlikte. 124 . günümüzdeyse. bazı toplumsal kategorilerin. yine aynı dürtüyle. bu bilgi ve deneyimin durağan olmadığı.

kapitalizmin dünya sisteminin. dikkatlerini teknolojide odaklamasının temel nedenlerinden biri. bunun maddi-kalıcı temellerini.b. geniş seçenekler yaratmaktadır. doğal maddelerin doğal niteliklerinin getirdiği sınırlan zorlamaya. serbestlik derecesini giderek artınr hale gelmiş.b. Son saptamadan. ABD'de Başkan Clinton ve yardımcısı Göre tarafından yürürlüğe konulan teknoloji politikasının önemli hedeflerinden birinin "yeni bir otomobil kuşağı geliştirmek" olması ve bu bağlamda. Bağlanan umutta. yeni teknolojilerin bu özelliğinin de önemli bir payı olduğunu vurgulamak gerekir. bağımlılık ve sınırlılıklan aşabilme olanaklarını da hızla artırıyor olmasıdır. teknolojinin. sisteme büyük kazanımlar sağlamıştır. organik olsun. optik lifler. doğal kaynaklara olan bağımlılığı. ( f V i / j 125 .. yalnızca basit emeği değil. işte. doğal kaynaklar gibi. Alternatif enerji kaynaklan (füzyon enerjisi v. İşaret edilen teknolojilere dayalı olarak yaratılan yeni malzemeler ya da özellikleri insan eliyle yeniden belirlenen malzemeler. teknolojinin basit emeği ikame edebilme özelliği ve bundan da önemlisi. Hemen bunun yanında "akıllı" malzemeler. ' i • ! ' HAMMADDE-ENERJİ SORUNLARI ve TEKNOLOJİ Teknolojiye. üretim sürecinin. üstün iletkenler. Enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler. giderek çekicilik ve üstünlük kazanmıştır. kriz çözümünde. Teknoloji tabanını 1950'lerin.basit emek karşısında. bu sınırlan büyük ölçüde ötelemeye olanak tanımaktadır. büyük umutlar bağlanmaktadır. basit emeği ekonomik olarak da ikame etme özelliğinden yararlanabilmek için. krizi doğuran diğer etmenlere çözüm bulmada da etkin bir rol yüklenmekte. tekrar başa dönersek. bir ölçüye kadar beyin gücünü de ikame edebilir hale gelmiştir(bilgisayar destekli tasarımın yarattığı olanakları hatırlayalım). emeğin ötesinde. Sistem. üstelik bu seçenek. bir başka üretim faktörüyle ilgili darboğazlan. dolayısiyle de bu bağımlılığın getirdiği sorunları hızla azaltırken. gen yapılanna müdahale edilerek. Kaldı ki günümüz teknolojisi. Yeni malzeme teknolojileri (polimerler. sınaî maliyetlerin düşürülmesinde ve yepyeni ürünler tasanmlamada zengin olanaklar. belli ölçüde. kompoziüer. en azından elinde ciddi seçenekler bulundurma arayışındadır ve bu yolda ciddi adımlar atılmakta olduğu da yadsınamaz. Açıktır ki. birikim sürecine sekte vurmadan işletemeyen sistem. ileri seramikler. bu umutlann da nesnel temelleri vardır. Bunlardan birisi. inorganik olsun. Örneğin. yeni sentetik malzeme seçenekleri yaratarak. bir yandan. teknolojik temellerini atma. bu özellikten yararlanmayı.) yaratma yolundaki teknolojilerse. doğrudan iş sürecinin teknoloji tabanını değiştirme yolunu zorlamaktadır. teknoloji de dahil olmak üzere. gelinen aşamada. 1960ların teknolojilerinin oluşturduğu bir iş sürecinde. ekonomik kılar hale gelmesidir. biyoteknoloji ve gen mühendisliğindeki ilerlemeler. yeni "petrol krizleri" yaşamamanın siyasi önlemlerinin ötesinde. ya da dayanımı "sonsuza doğru ötelenen" malzemeler elde etme yolunda ciddi adımlar atılmaktadır. en azından önemli bir gelişme potansiyeline işaret etmektedir ve sistem için bir umuttur. onu ikame edebileceği bir seçeneğe sahip olmuş. basit emek karşısında. "doğal özellikleri" insan eliyle yeniden belirlenmiş tanmsal hammaddeler üretimi söz konusudur. yeni teknolojilerin. pratikte görülen o ki. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler v. diğer bir deyişle. prodüktivite artışı-işçi ücretleri artışı sarmalını. şimdi. j . bugün. öte yandan. biyomedikal malzemeler. bütün parametrelerinin.). karmaşık emeği de.

daha albenili modellerleyeni talepler yaratılmakta. iş sürecinin* Taylorist-Fordist ilkeleri temelinde biçimlenen kitlesel üretim pek çok alanda. sürekli yeni gereksinmeler. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisirekabet eden taraflara. enformasyondaki ilerlemeler. aynı modelin. aşın üretim kapasiteleri ortaya çıkmıştır. Aynı modelin. yeni talepler yaratabilmek demektir. ileri gaz depolama ve dağıtım sistemlerinin ve. uluslararası. belli amaca yönelik makinalarda ve niteliksizleştirilıniş . aynı modeli olabildiğince uzun bir süre üretimde tutma yaklaşımımn günümüz pazar koşullarına ya da talep bileşiminin son derece değişken bir hal almasına yanıt verememesi. bilindiği gibi. hem de sık aralıklarla ortaya çıkarılan değişik ya da yeni modellerledahası. Fordist iş sürecinin temel normlarından biri olan. daha zengin işlevlere sahip. kısa süreler içinde yepyeni ürünler tasarımlayıp pazara sunmayı da mümkün kılmaktadır. pazarlardaki tıkanmayı aşabilme seçenekleri sunmaktadır. gelişmesine yönelik "ortak araştırmaların" destekleneceğinin açıklanması. giderek yepyeni ürünler demektir. seçenekler yaratma kabiliyetidir. yeni ürünler yoluyla. ölçek ekonomilerinin sorunudur.. Gerek esnek otomasyon teknolojisi gerekse teknolojinin diğer alanlarındaki hızlı gelişmeler. kent atıkları ve diğer atıklar gibi yerli kaynaklardan ve suyun elektrolizinden metanol ve hidrojen üretiminin. (**) Aynı bant ya da aynı makinelerden yararlanılarak. (ii) İleri bataryalar. Modern sanayi kapitalizminde. ürünlerin** sürekli olarak geliştirilebilmesine ve eş zamanlı çeşitlemelere olanak tanıdığı gibi. (üi) Doğal gaz. üretimi yerine. daha üstün model demektir. sık aralıklarla model değiştirmeyi mümkün kılan esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisi. hibrid (melez) taşıt tasarımları için gerekli olan yakıt-pillerinin. özellikle de. her seferinde çok daha üstün yetenekli. Jr. günümüz teknolojilerinin. aynı gün içinde ve arada önemli bir zaman kaybı olmaksızın. ve A. Pazar paylaşımında rakipler çoğalmış. imalat sanayiinin pek çok da(*) Kısaca tanımlarsak. 126 . Göre.işgücü yardımıyla. pazar belirsizlik ve düzensizliklerinin getirdiği sorunları aşmaya yönelik olanaklar. pazarın sınırlarına ya da talep tavanına gelip dayanmış.J. Pazara yeni girme girişimleri vardır ve bu girişimler de. bunlara ait deneti ve diğer sistemlerin. ekonomik-siyasi engellere rağmen güç kazanmaktadır. talep hacmi büyütülmektedir. Yeni model. bunun son ve çarpıcı örneklerinden biridir.(Clinton. böylece. sık aralıklarla model değiştirmek. Bu açıdan. üstelik güçlenmiştir. hem talep eğilimindeki değişikliklere çabukça ayak uydurma olanağını yaratmakta.. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin. pazarlardaki genişleme ya da toplam talepteki büyümenin sınırlı oluşunun. uzun süre.(i) Yakıt-pilli. 1993) PAZAR SORUNU ve TEKNOLOJİ Esnek Üretim/Esnek Otomasyon Krizin atlatılmasında teknolojiye bağlanan umutların en somut nedenlerinden biri de.en ucuz . İşte bu noktada teknoloji-özgül adıyla söylersek. bir modelden diğerine ya da bir ürün çeşitinden diğer bir çeşite geçiş mümkün olmaktadır. Burada söylenenlerden hemen anlaşılabileceği gibi. yalnızca dış görünümü değiştirmekten ibaret değildir. olabildiğince büyük miktarlarda ve olabildiğince uzun bir süre üretilip pazarlanması. kitlesel üretimle özdeşleşmiş olan. ultra-kapasitörler. W.

Yoon-shik. tanım gereği. büyük işletmeler yerine küçük ve orta ölçekli işletmelerin ikame olması sonucunu yarattığı biçiminde algılanmış ya da böyle algılatılmak istenmiştir.Kore'de. teknoloji ve organizasyon güç ve yeteneğini elinde bulunduran büyük firmalarda kalmaktadır. ana montaj firmaları. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin sağladığı ürün esnekliğini. asıl. üç koşulun daha eklendiği söylenebilir: (i) yapısal modernizasyona. ölçek ekonomilerine olan mutlak bağımlıklannı azaltıcı çözümler bulunmasını sağlamış. teknolojideki gelişmeleri izleyip uygulayabilme ve (altını çizerek söylemek gerekir) başım dev firmaların (G. otomotiv ve elektronik sanayilerinde. 1992) Çünkü sistemin doğası.. (ii) proje bazında-başka işletmelerle-işbirliğine. ya da dev işletmeler. Sağlanan. tam bir genellemeye gidilerek. dev firmalar için bir esnekliktir.Kore için bknz. söz konusu küçük ya da orta ölçekli işletmelerde mümkün olabilmeli. Örneğin. özellikle de talebin son derece oynak ve sınırlı olduğu alanlarda. Bu iki asgari koşula. daha da önemlisi. büyük firmalar yerine küçük ve orta ölçekli firmaların. örneğin. ve (iii) yeni ürün kategorilerine geçişe açık olacaklar ve bunların gereklerini yerine getirebileceklerdir. bunların doğal uzantısı olarak. bir yandan mevcut ölçek ekonomilerinin üstünlüğünden yararlanırken. (G. artık. Türkiye'de anlaşılandan biraz daha farklı olduğuna işaret etmek gerekir. rekabet edebilmek için. küçük ya da orta ölçekli işletmelerle pazara girme ve rekabet edebilme olanağını yaratmıştır. yukarıda niteliklerine işaret edilen türden küçük ve orta ölçekli firmalara bırakabilmektedirler. firmaların. bazı üretim alanlarında.Kore'de konglomeraların) çektiği üretim sistemiyle tümleşebilme yeteneğine sahip olacaklardır. Ama. şunu da belirtmek gerekir ki. bu ölçek ekonomilerinin pazar sorununa çözüm getirdiğini ve bunların ölçek değiştirmeden üretim esnekliğine de gidebildiklerini belirtmek gerekir. ekonomiklik sınırları içinde düşürülmesi mümkün olmuştur. (ii) bu ölçeklerde üretim karşılaştırmalı üstünlüğe sahip bulunmalı. hükümetçe izlenen destek ve teşvik politikaları başka türlüsüne izin vermemektedir. bütün üretim alanlarında. Bu nokta. burada bir parantez açarak. Daha açık bir deyişle. Örneğin. üretim kapasitesi ölçeklerinin. imalat sanayiinde. Türkiye'de. öte yandan da. var olabilmek için. riskli sayıldığı için küçük ve orta ölçekli firmalara bırakılan ( / ' . Ayrıca. belli üretim dallarında. Kriz koşullannda. Onun için. maliyet daha düşük olabildiği sürece. bugün küçük ya da orta ölçekli işletme dendiğinde. dev firmalar. aynı ölçekler içinde kullanabilmektedirler. "orta ölçekli işletme" (40 ve bunun altı ise "küçük ölçekli işletme") sayılmaktadır. Ama. tam zamanlı istihdam eşdeğeri olarak. G. ulusal ya da çok uluslu (ya da ulus ötesi) dev firma ve işletmelerin mutlak üstünlüğünü ve sistem içindeki egemenliklerini ortadan kaldırarak bunun yerine yeni bir firma ölçeği ikame ediyor değildir. / V i 127 • ' . bu konu üzerinde biraz daha durmakta yarar vardır: f V Esnek Üretim ve İşletme Ölçeği Her şeyden önce. bu risk alanlarını. yeni teknolojilerin. Yeni teknoloji tabanı ve bunun sağladığı esneklik. Kaldı ki. küçük ya da orta ölçekli işletmelerin. buradaki ölçeklerin. belli koşullarda. çalışanlarının sayısı 41-500 arasında değişen işletmeler. Ama. bu işletmeler. Bu ise.lında. üretim sürecinin bir bütün olarak denetimi ve pazardaki nihai denetim. sahip olmaları gereken iki asgari koşul vardır: (i) bulundukları alanda en etkin üretim. yeni teknolojiler (özellikle de enformasyon alanında kaydedilen teknolojik gelişmeler). Lee. üretim sürecinin belli aşamalarım bu tür işletmelere devredebilmektedirler. her nedense. çoğu kez.

b. Bu yeni içeriğin iş süreci için önemli olan bir başka boyutu da. Örneğin. kayıtları altında) gelişen bir seçenektir. Örneğin.. Bu olanaklara dayalı olarak. büyük firmaların egemen olduğu bir dünya sistemi çerçevesinde ve tamamen bu sisteme bağlı olarak. pazarlardaki sınırlılığı. özellikle de esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin yarattığı olanaklardan yararlanılarak. yalnızca üretim/imalat kompartmanının kendi içinde tam otomasyonu sağlamakla ya da bu kompartmanda basit emeği bütünüyle ikame etmekle de sınırlı değildir. Fordist iş sürecinin yerini yeni bir iş sürecinin aldığını ileri sürmekte ve yeni süreci. tekrar. "post-Fordist" nitelemesiyle anmaktadırlar. bu sistemin denetimi altında (her türlü kalite güvenilirliğini. bundan da öte. yeni verilere uygun tasarım. büyük firmalar hızla bu alana yönelip. iş sürecinde. esnek. pazardaki değişime. kitlesel üretim normu. Ama. Küçük ve orta ölçekli işletmelerle ilgili parantezimizi burada kapatıp. ileri otomasyonun ufku. son derece ciddi. sıkça değişen yeni modeller ve yeni ürünleri pazara sürme yoluyla aşabilmeyi mümkün kılma ya da pazarlardaki düzensizlik ve belirsizliklere firma ölçekleri bazında yeni seçenekler yaratarak. esnek otomasyon esasına göre tasarımlanmış üretim makinalanndaki ayarlar bu kez bu verilere göre otomatik olarak değişecek ve yeni spesifikasyonlara uygun ürünler imali otomatik olarak başlayacaktır. ileri otomasyona dayanıyor olmasıdır. Öz aynı kalmaktadır. kârı gerçekleştirme ve büyütmeye yönelik pek çok temel norm önemli ölçüde değişmektedir. girişimci için. yatırımcı için. ister yeni bir nitelemeyle anılsın. iş sürecindeki değişim. Sistemik Otomasyon Esnek. akreditasyon ve izlenebilirlik koşullarını yerine getirmek v. anında üretilip buna ilişkin yeni veriler imalat kompartmanına otomatik olarak iletilecek. otomatik olarak. belli üretim alanlarında geçerlilik kazanması krize çözüm arayaşının bir ürünüdür.üretim alanlarında. ileri otomasyon birbirinden ayrılmayan bir kavram çifti haline dönüşmüştür. ileri otomasyon teknolojisinin sağladığı olanaklara dönersek. kapitalizmin kârı gerçekleştirme ve büyütme konusundaki temel güdüsünde. Esnek üretim ve esnek. yine ulaşılması gereken ideal bir nokta olarak kalmakla birlikte. yani sistemin özünde bir değişiklik olduğu anlamına gelmemektedir. bazı müellifler. büyük miktarlarda satabilmek. kendi üretim birimlerini kurabilmektedirler. talep belli bir büyüklüğe erişip güven verici bir kararlılığa ulaştığında. ama bunun ötesinde. sistemin ayak uydurmasını sağlamak yanında. sonuç olarak. örneğin. geniş çaplı değişiklikler meydana gelmiştir. Söz konusu değişiklikler o çaptadır ki. ister anılmasın. yani büyük miktarlarda üretmek. esnek üretim gibi. beyin gücünün de belli bir ölçüde ikame edilmesi. bütün kompartmanlar arasında sistemik otomasyona gidilmesi söz konusudur. tasarım kompartmanının da bu ileri otomasyonun kapsamına alınması. adımlar atılmış. pazarlama dahil. Sistemik otomasyon sağlandığında. başlangıçta olmayan yep yeni bir içerik kazanmaktadır. esnek üretim/ esnek. bu teknolojinin.. yeni teknolojilerin. iş sürecindeki başka denetim sorunlarını çözme yolunda da. hemen belirtmek gerekir ki. küçük ve orta ölçekli işletme normunun. getirdiği başka olanaklar da vardır. ya da ortaya çıkan yeni istemlere ilişkin veriler anında tasarım kompartmanına beslenebilecek. Kısacası. 128 .

krizi aşabilmenin etkin araçlan arasında görülmektedir. "sıfır envanter" yaklaşımının. son derece önemli bir noktadır. mikroelektronik. bu potansiyel olanak. "Total bakım" ise. bu "insansızlaştırma" eğilimi dışında son derece yaygınlaşmış bir başka eğilim de. bu yaklaşımı. diğer sanayi dallarım ve üretim sürecinin bütününü kapsar hale gelmesi. bilgisayar ve telekomünikasyon teknolojileriyle bunların bir bileşimi olan enformasyon teknolojisindeki olağanüstü gelişmelerin. Tabii. işin/üretimin organizasyonundaki yeni düzenlemeler sayesinde "sıfır envanter"le çalışmaya doğru gidiştir. görüş ve öneri üretmenin bir aracı olarak işçi tabanında küçük gruplar oluşturulması biçiminde algılayabiliriz. iş sürecinin her aşama. "kalite çemberleri" ve "total bakım" gibi terimlerle anılan. Aslında. iş sürecinde çıkan ya da çıkması olası sorunlara çözüm bulma sorumluluk ve inisiyatifinin. <• f V j / "Sıfır Envanter"le Çalışma İş sürecindeki değişimin içerdiği. "insansız fabrika" belli sanayi dallannda.) sıfıra yaklaştırarak. yaklaşılabilecek en son sınıra kadar yükseltebilmek. Konumuz açısından önemli olan nokta. bütünsel anlayış ve yaklaşımlan saymak gerekir. yedek makina. İktisadi krize çare arayanlar için. son çözümlemede. genellikle JIT (Just-in-time) olarak anılan bu iş organizasyonunda. üretim sürecinin belli aşamalan için.. aynca. gerek bu alanlarda uygulanabilirliği. Ama. yine bütün çalışanlan kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması ve bu çerçevede. ileri otomasyon kavramının arkasında "insansız fabrika" düşüncesi yatmaktadır. "total kalite".. teknolojik açıdan mümkün hale gelmiştir. Bunun vargısı ise bellidir: Gerek tüketim mallan gerekse yatırım mallan (üretim araçları) üretiminde prodüktiviteyi. yedek parça v. Teknolojinin yarattığı yeni olanaklarla beslenen bu düzenlemeler de. işletme koruyucu bakımını ve bakım-onanm işlevini ve bu işlevi yerine ge- > I ' j / 129 / . girdi stoklannı. Belli bir ölçek büyüklüğüne ve belli bir organizasyon yeteneğine ulaşmış olan firmalar. bunlar tarafından belirlenecektir. yarı mamul ve mamul ve madde stoklarım ve her türlü işletme yedeklerini (yedek ("stand-by") montaj haltı. "Total kalite" anlayışım."insansız Fabrika" Esnek. Bir şeyin teknolojik açıdan mümkün hale gelmesi ya da mümkün olacağının bilinmesi. bugün. gerekse. prodüktiviteyi yükseltme arayış ve sorumluluğuna bütün işçileri katmak biçiminde de anlayabiliriz. işletme sermayesinde ve sabit sermayedeki tasarrufu maksimumlaştırma olanağını bulabilmektedirler. sorumluluk duygusunun. siyasi pek çok faktöre bağlı kalacak. dahası toplumsal. kalite denetim sorumluluğu ve inisiyatif kullanımının bütün çalışanları kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması olarak özetleyebiliriz. "Kalite çemberleri"ni de. teknoloji politikalannın odak noktası haline gelmistir.b. bundan ayrılması mümkün olmayan başka unsurları da vardır: Bunlann başında. bunu bütünleyen. ekonominin kendi kurallarına. nokta ve anında kalite güvenirliliğinin sağlanması ve bunun için de. "insansız fabrika"ya giden yolu açmış olması ve bu yolda sürekli mesafe alınıyor olmasıdır. nanoteknoloji (moleküler ya da atomsal boyutların söz konusu olduğu "nanokozmos" ta işgören teknolojiler) alamnda kaydedilmekte olan ilerlemelerin.

Ama. Böylece. İzin verilmeyen nokta. sisteme çok büyük olanaklar sağlamaktadır. çoğu zaman bu da yetmemekte. İşaret edilen bu son üç anlayışın ana ereğinin. krizi yaratan sorunlardan biri. diyebiliriz. organizasyon bazındaki bu yeni denetim teknolojisinin. donatım ve yazılım bazındaki esnek. organizasyon bazında olsun. Bilmek gerekir ki. Konunun kazandığı önemi kavramak için. böylesine girift bir teknoloji tabam üzerinde yeniden biçimlenmektedir. teknoloji kullanımı açısından düzey farkı bulunmasıdır. onun içindir ki. Niçin böyle olduğunu. Elbette. çok daha kaü "teknik spesifikasyon" koşullarına ayak uydurabilmek gerek- 130 . iş sürecindeki köklü değişimler çerçevesinde. ileri otomasyon teknolojisi ile bir arada kullanılmasının çok daha büyük olanaklar yarattığı açıktır ve yukarıda işaret edilen. bir arada. son çözümlemede. Yeni teknolojilerin ve bunlar üzerine inşa edilen iş sürecinin. belli pazarlara girebilmek için. İş süreci. kalite üstünlüğünün. ileri sanayi ülkelerince. iç içe geçmiş ve birbirlerini tamamlayacak biçimde kullanılmaktadır. bütün yeni/ileri teknolojiler. bunlar arasında. ileri teknoloji kullanım tavanına doğru çekilmesi gerekmektedir. kalite konusunda denetim sorunları var. belli mal kategorilerinde. öte yandan tek insan yeteneğinden yararlanma maksimumlaştırılmaktadır. Tek başına. kalite güvenilirliğini sağlamanın ve bunu kalite üstünlüğüne dönüştürebilmenin. uluslararası üretim bantlarının ya da üretimin çeşitli aşamalarının belli bir bölgede toplulaşmış farklı işletme ya da firmalar arasında bölünmesinin. iş süreci yeniden biçimlenişiyle de buna izin vermektedir.sıfır kayıp zamanla sıfır envanterle ve en yüksek kalite güvenilirliğiyle çalışma yaklaşımının gereklerini yerine getirebilecek niteliklere sahip işçi tiplemesini yaratmak olduğu söylenebilir. krizi aşma çabalanmn odak konuları arasında yer alıyor. sistemin bir bütün olarak. Bu teknoloji. işletme koruyucu bakımını ana eksen haline getirerek. yeni bir denetim teknolojisi olduğunu dikkatten kaçırmamak gerekir. İŞ SÜRECİNİN YENİDEN BİÇİMLENİŞİ ve TEKNOLOJİ KULLANIMINDA BİLEŞİK KAPLAR KURALI Burada yine bir parantez açıp. olmazsa olmaz türünden koşulları vardır. elbette yeri vardır. üretim yöntemi ya da ürün bazında olsun. pazar ekonomilerinin. Bunun kilit noktası da. arızayı. Bu çabaların bir parçası olarak gündeme gelen "total kalite" anlayışına da yine yukarıda değinildi. Bu sorun. basit bir örnekle açıklamaya çalışalım. iş sürecinde insanın denetimi ve dolayısiyle iş sürecinin bütününün denetiminde. kalite güvenilirliğini sağlamak da. iş sürecinin yeniden biçimlenişi. her şeye rağmen arıza çıkmışsa anında müdahale ile en kısa zamanda giderme anlayışıdır. çıkmadan önleme. yeniden biçimleniş ile ilgili bir noktaya açıklık kazandırmakta yarar vardır. dünya pazarlarında geçerli kılınan yüksek standartları (örneğin ISO 9000 serisi standartları) tutturabilmektir. ama. teknoloji kullanımında düzey farkına izin vermemektedir. bir yandan insan faktörüne atfedilebilecek hatalar en aza indirilirken. sıfır hatayla -sıfır arızayla. üretim/imalat sürecine katılan bütün işçilerin bakım ve onarımdan da sorumlu olması ve bu yeteneğe sahip bulunmasıdır. bu anlayış ya da kavrayışın da.tirme sorumluluk ve inisiyatifini bütün bir işçi tabanına yayma ve böylece. Bunlardan en hafifi. İş sürecinin yeniden biçimlenişinde. Başta da değinildi. Ama. rekabet üstünlüğü kazanabilmenin en önemli unsurlarından biri olduğunu anımsamak yeterlidir. bekleneni verebilmesi için.

donanım bazında gösterilmesi gereken hassasiyetin. diye pazara sunduğunuzda. süreç içinde yer almalarını zorunlu kılmasıdır. hassasiyet konusunda. böylesi bir sistemle iç içe çalışmayı gerektirir. girdilerini sağlayan. ancak. bu örnekten de görülebileceği gibi. Bu sistem. bunun bilir hale gelmeniz gerekir. rekabet üstünlüğü kazanmak isteyen herhangi bir firma. hiç şüphesiz. gerçekten ölçü denetiminden de geçirerek. uzunluk tam o kadar gelmelidir. teknoloji kullanım düzeyleri arasında büyük farklar bulunmasına olanak tanımamaktadır. ama mutlaka ileri teknolojilerle temasa gelmek. küçük ya da orta. "hassasiyet" sorununu çözmüş olduğunuz anlamına gelmemektedir. örneğin. Ama. / f • j i '. sekonder laboratuvarlar ve primer laboratuvarlar gibi. Bu ise çoğu zaman. sınaî kalibrasyon merkezleri. İş sürecindeki. yani. farklı düzeylerdeki bir dizi laboratuvarı içerir. "hassas" imalat makineleriniz ve "hassas" ölçü cihazlarınızın hassasiyetini sürekli denetim altında tutabilmeniz ile mümkün olur. yaşama şansları son derece azdır. Bunun her zaman böyle olmasını sağlayabilmeniz ise. sizin başlangıçta. örneğin. Bütün bu söylenenlerden açıkça anlaşılabileceği gibi. j > 131 . hangi ölçekte olursa olsun. Kısacası. bir malı. Burada önemli olan bir diğer nokta. belli bir süre içinde bozulur. bunların hassasiyet sınırlarını. sıfır hatayla teslimatta bulunmalarım ister. şu ya da bu ölçüde. dünyanın en hassas üretim makinelerini ve ölçü cihazlarını almış olmanız. Daha yüksek hassasiyet ise. yaratılan toplam net katma değerden daha çok pay alma yönünde ilerletmek (hatta belli bir payı korumak) isteyen. giderek. işçi tabanına sorumluluğu yayma konusundaki yeni anlayışı anımsayalım). hassas ölçü cihazlarınızın da hassasiyeti. bu kuralın dışında mı kalır? Kesinlikle. uluslararası üretim bantlarında belli bir yer tutmak ve bu yerini. Hemen soralım. siz. hayır. Kaliteli üretim ve bunun sürekliliğinin sağlanması. örneğin. marjinal alanlarda sıkışıp kalmak durumundadır ve uzun vadede. Çünkü. "meteoroloji) değil) sisteminin kurulmasıyla üstesinden gelinebilir. otoritesi kabullenilmiş bir laboratuarca yapılacak ölçmede de. çağın en ileri teknolojilerinin kullanıldığı. küçük ya da orta ölçekli firmalar. bütün yan sanayi kuruluşlarından da aym koşullara uymalarını. periyodik olarak yeniden belirlemeniz. ulusal sınırlan içine kapanmayıp. üretimin daha ilk aşamasından itibaren. bütün bunlar. uluslararası arenada rekabete giren her ülke için de geçerli olduğunu vurgulayıp. . kendisine hangi hassasiyet koşullarını zorunlu kılmışsa. hassasiyet konusunun bütün teknolojik gereklerini yerine getirmek. tek tek firmaların çapım aşan bir iştir ve ancak ulusal metroloji (daima karıştırıldığı için belirtelim. daha ileri teknoloji kullanımı demektir. bu hassasiyet bilincinin de işçi tabanında yaygınlaştırılması gerekecektir (yukarıda işaret edilen. çok daha hassas imalat yöntemlerinin/ tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas üretim makinelerinin) ve çok daha hassas ölçme tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas ölçü ve kontrol cihazlarıyla test cihazlarının) kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. ileri teknoloji kullanmak durumundadır. Daha açık bir deyişle. parantezimizi kapatalım. Firma özelinde geçerli olan bu kuralın. pazar.inektedir. bunun bilincine varmış ve disiplinini almış (eğitimini görmüş) elemanların. Bu donanıma sahip olarak sağladığınızı ileri sürebileceğiniz hassasiyetin "izlenebilir" olması da gerekmektedir. yeni teknoloji tabanına dayalı biçimleniş. uzunluğu tam şu kadardır. Bu istemin gerektirdiği teknoloji düzeyine ayak uyduramayan yan sanayi kuruluşları bu çevrimden kopmak. Basitleştirerek söylersek. Bir büyük firma ya da işletme. işletmeler.

Yalnızca ekonominin değil. Burada. yeni istihdam alanları açmasıdır. bunların hiçbirinin etkisi. aşağıda. mikroelektronik ve telekomünikasyon teknolojilerinin bir birleşimidir. hiç kuşkusuz. "jenerik" tirler ("generic"). hepsi de elektroniğin birer türevi olan. Teknoloji tabanındaki bu arayışın ve buna dayalı açılımların. enformasyon teknolojisindeki kadar kapsamlı değildir. sektörler arası girdi çıkü matriksindeki katsayıları büyük ölçüde değiştirirler. Başkanı Clinton ve Yardımcısı Göre tarafından 22 Şubat 1993 günü açıklanan. bugünkü enformasyon teknolojisinin yarattığı etkilere eşdeğer etkileri olacaktır. yüzyılda. yeni iş alanlarının ortaya çıkması demektir. neredeyse yaşamın bütün alanlarını etkileyen ve son derece köklü (radikal) değişikliklere neden olan bu teknoloji. hem de ara mal ve tüketim malları bazında yarattığı yeni ürünlerin yeni iş alanları. "Günümüzde en yayılgan. bunlara bağlanan umudun son derece nesnel temelleri vardır. Ama. 1993). İktisadi krizin çözümüne yönelik arayışların odak noktasını oluşturan teknolojiler. ana hatlarıyla ele alınarak irdelenecektir. "Amerika'nın Ekonomik Büyümesi için. mevcut yapıdaki ekonomik büyüklük ve göstergelerin değişmesinden öte. kapsamlıdırlar. yeni üretim. yeni malzeme teknolojileri ve bir ölçüye kadar da uzay teknolojisiyle nükleer teknoloji de yayılgan jenerik teknolojiler sayılmaktadır. A. Bütün bunlar. yeni teknolojilerin hem yatırım mallan. bugün. bu tür teknolojiler belli bir üretim alanına özgü değildirler. dağıtım ve ulaşım sistemini bütünüyle değiştirmiş. Bilindiği gibi.D. Yayılgandırlar ("pervasive"). Buhar gücünden yararlanma olanağım getiren bu teknoloji imalat proseslerinin büyük bir çoğunluğunun mekanizasyonunu mümkün kılmış. en etkin.JENERİK TEKNOLOJİLER ve YENİ ÜRETİM-YENİ İSTİHDAM ALANLARI Krizi aşma konusunda teknolojinin sağladığı olanaklarla ilgili olarak işaret edilmesi gereken son bir nokta. literatürde "pervasive generic" olarak nitelenen türden teknolojilerdir. belli bir üretim alanıyla sınırlı kalmazlar ve hemen hemen bütün ekonomik faaliyet alanlarını etkiler. 132 .D. A. gen teknolojisinin." (Göker. "Bu tür teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir. jenerik teknoloji ise enformasyon teknolojisidir. Ekonomik Güç Sağlamak için Yeni bir Yön" başlığı altında açıklanmış bulunan bu politika. dahası. dolayısiyle imalat ve taşımacılıkta ölçek ekonomilerinin ve maliyet yapılarının önemli ölçülerde değişmesine neden olmuştur. aslında. demiryolu sistemine ve gemilere uygulanmasıyla.'nin yeni teknoloji politikasında bulmak mümkündür. A. en somut örneklerini. Yani bu tür teknolojiler. bilgisayar. Belki de ancak XXI. bu makrikse yeni satır ve sütunların eklenmesine neden olurlar. yeni yatırım. daha sonra da içten yanmalı motorları doğuran teknolojilerin etkileri konusunda da aynı şeyler söylenebilir.B. yeri geldikçe de değinildiği gibi.B. işte bu tür teknolojilerdir ve buraya kadar olan bölümlerde de göstermeye çalıştığımız gibi.. bu alanlarda son derece köklü değişimler yaratırlar. Elektrikten bir güç kaynağı olarak yararlanmayı getiren. yeni istihdam. "yeni teknolojiler" derken kastedilen. "Biyoteknoloji (özellikle de gen teknolojisi).

özel sektörün araştırmageliştirme faaliyetinin. "Savunma Bakanlığı ve diğer federal kuruluşların satınalma politikalarının. "ABD'nin yabancı ülkelerdeki bilim ve teknoloji kaynaklarına ulaşmasını. yine de "serbest pazar ekonomisi"nin ideolojik önderliğini yapan bir ülkede. "Ekonomik genişleme için yaşamsal önemde olan ulusal telekomünikasyon altyapısı ve diğer enformasyon altyapıları için destek sağlanması. Clinton ve Başkan Yardımcısı Albert Göre. *l •' . "Küçük işyerlerinin teknik yenilikler ve 'know-how' a kolayca ulaşmalarını sağlayacak sözleşmeli araştırma-geliştirme merkezlerinin ve imalatı geliştirme merkezlerinin desteklenmesi. bu politikanın çarpıcı noktalarını ve temel niteliğini. Federal Hükümet'çe izlenecek Teknoloji Politikası'nın ana hatlannı şu cümlelerle ortaya koyuyorlardı: Teknolojik yenilik ve yatırım yapmaya uygun bir ortam yaratabilmek için. "Geleceğin yeniliklerini doğuracak olan kaynağı korumak üzere. • ' j / r j f ' 133 . Jr.BÖLÜM II CLİNTON-GORE TEKNOLOJİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR İRDELEME \. "Teknolojik yeniliği teşvik edecek ve toplumsal hedeflerin tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacak. global problemlerin çözümüne katkıda bulunmasını sağlayacak ve Amerikan mal ve hizmetlerinin pazarlanması için bir temel oluşturacak. araştırma ortaklıkları yoluyla ve başka mekanizmalardan yararlanarak desteklenmesi. ulusal hedeflerin gerçekleşmesine katkıda bulunan yenilik yaratıcı ürün ve hizmetlerin pazara girişini besleyecek biçimde düzenlenmesi. düzenlemeci bir politika uygulanması. teknolojik yenilenmeyi hızlandırmak üzere. Başkan William J. ulusal kullanım kolaylıkları yaratılması". uluslararası. Başkan Clinton ve yardımcısının açıkladıkları teknoloji politikasının yukarıya alınan ana hatları. "Yatırımlardan milletçe sağlanan kazancın yeterli ölçüde olmasına pazar mekanizmalarının elvermediği durumlarda. "Açık ama adil ticareti teşvik eden bir ticaret politikası izlenmesi. "Bütün Amerikalıların sürekli öğrenim görme fırsatını güvence altına alan bir öğretim ve eğitim programı uygulanması. "Savunma Bakanlığı'nın araştırma ve geliştirme programlarının ikili-kullanımının (Sivil amaçlarla da kullanılmasının) sağlanması. temel bilimlerin güçlü ve sürekli bir biçimde desteklenmesi. Ama biz. ek bir yoruma gerek olmaksızın açıkça ortaya koymaktadır. 22 Şubat 1993'te yaptıkları ortak açıklamada. araştırma ve deneme harcamalarıyla ilgili vergi kredisi uygulamasının sürekli hale getirilmesi ve başka mali olanaklar sağlanması. "Sinkrotron ışınımı ve nötron ışını aygıttan gibi 'sofistike' araştırma aygıtlarından çeşitli araştırma organizasyonlarının yararlanabilmesine açık. ortak bilim ve teknoloji projelerinin ortaya konması.

burada önemli olan nokta. rekabet öncesi. TEKNOLOJİ YÖNETİMİ Bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde formüle edilen bu teknoloji politikası nasıl yürürlüğe konulacaktır ? Daha doğrusu teknoloji nasıl yönetilecektir? "Ekonomik Büyüme İçin Teknolojinin Yönetimi" başlığı altında. Mühendislik ve Teknoloji Konularındaki Federal Koordinasyon Konseyi'nden yararlanacaktır. bütün federal araştırma ve geliştirme kuruluşlarının mümkün olan her yerde sanayi ile ortaklık kurmaları teşvik edilecektir. bütün KİTleri özelleştirme yolunda siyasi adımlar atılırken. oldukça ilginç bir raslantıdır. araştırma-geliştirmenin ötesinde. Türkiye'nin de içinde bulunduğu iktisadi sistemin. Bu politika. oysa. araştırmageliştirmeye ayrılan federal kaynakların çok daha büyük oranlarda. Sayılan 726'yı bulan ulusal/federal laboratuvarlar da aralarında olmak üzere. (Bizim uygulamaya koyduğumuz) bu yeni politika ise. "Bu yeni yaklaşımı teknoloji geliştirme düzeyinde hayata geçirmenin temel mekanizması. hem hükümetin hem de ABD iş dünyasının gereksinmelerini karşılayacak biçimde yönlendirilebilecektir. ayrıca federal programların. gerekli görülen değişiklikleri yapacaktır. "düzenleyici rolü"nün) hangi boyutlarda olabileceğine biraz daha yakından bakalım. açıkladığı teknoloji politikasında. Bilim. maliyeti paylaşmaya dayalı araşürma-geliştirme ortaklıklarıdır. Oprecompetitive1) araştırma projelerine tahsisini sağlayacaktır. ticaret. Başkan Eisonhower da. Türkiye'de KİTlerin daha çok mal ve hizmet üretimiyle ilgili bulundukları. özel sektör-kamu sektörü ortaklıkları ya da bir tür "KİT" oluşturmaya yönelinmesi. başka olanaklar yanında. izlenecek 134 . federal kuruluşların çalışma biçimlerinde. yeni politikaların uygulanmasını izleyecek ve teknoloji politikasıyla vergi. önemli bir yer ayırmakta.özellikle de teknoloji söz konusu olduğunda. ekonomik gelişme ve diğer ekonomik sektör politikaları arasında uyum sağlamaya yönelik bir forum görevi görecektir. "KİT' ya da benzeri çözümlere baş vurabildiğidir. araşürma-geliştirmedeki kamu sektörii-özel sektör ortaklıkları konusuna. federal kuruluşların araştırma-geliştirme programlarının koordinasyonunda. sanayi ile işbirliğini teşvik için. ABD "KİT" lerinin araştırma-geliştirme alanında iş görecekleri söylenebilir. ekonomik koşullar gerektirdiğinde. Ama. araşürma-geliştirme alanında. "Yeni Ulusal Ekonomi Konseyi de. "sanayi-hükümet işbirliği" başlığı altında." Türkiye'de herhangi bir ayrım yapılmaksızın. ABD'de. hükümet düzenlemeleri. Clinton. 1954'te buna benzer bir değişiklik yapmış ve federal kuruluşların temel araştırmaları desteklemesini öngören bir karar yayımlamıştı. hükümet ve sanayinin. yeni teknoloji ve know-how'ın en geniş biçimde uygulanmasını teşvik edecek biçimde genişletilmesine olanak tanıyacaktır. ticari amaçlı. gerektiğinde. federal yatırımlar. "Yönetim. hükümetin ekonomiye müdahalesinin (diyelim. Başkan Clinton şunları söylüyor : "Başkan Yardımcısı Gore'la birlikte çalışan (Başkanlık) Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi bilim ve teknoloji politikasının geliştirilmesinde önderlik yapacak ve ofis. karşılıklı çıkarların söz konusu olduğu alanlarda. Böylece.

Hatta bir kısım literatürde. NASA ve Savunma Bakanlığı'nın. Avrupa'nın ve özellikle de Japonya'nın bu yolla rekabet üstünlüğü kazanmakta olduğu gerekçe gösterilerek oluşturulmaya başlanmış olan bu tür konsorsiyumlann kurulabilmesi için. A. Adalet Bakanlığı'ndan izin almak gerekmiştir. Ama. "Federal Kuruluşlar. tik bakışta. araştırma olanak ya da potansiyellerini birleştirerek. ancak bu yeterli olmamış ve nihayet 1984'te "Ulusal Ortak Araştırma Yasası"nın Kongre'den geçmesiyle. "Yönetim. ileri sürüldüğüne göre. f '< j 1 . sanayi ile AR+GE ortaklıklanna ayırmalarını sağlayacak biçimde. Ulusal Ortak Araştırma Yasası'nın ortak üretim girisimlerini de kapsayacak biçimde genişletilmesi için Kongre'ye teklifte bulunacaktır. kamu-özel sektör araştırma ortaklıklannın teşviki yanında. bu tür ortaklıklar "yasal" bir zemine oturtulmuştur. belirtmek gerekir ki. araştırma etkinliği tamamen "precompetitive (rekabet-öncesi)" bir alanda sürdürülmektedir. öyle anlaşılmaktadır ki. bu noktayı. konunun yine de bazı tartışmalı yanlan olmalı ki. t. ABD gibi bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde. (Çünkü. Clinton'ın açıkladığı teknoloji politikasına göre. Ama. Örneğin." Bunun için. "serbest pazar ekonomisi" felsefesine uygunluğu da sağlamakta mıdır." Clinton'ın teknoloji politikasında. ortak üretim girişimlerine izin verecek biçimde reform yapılacaktır. akla gelebilecek her sektörde bu tür araştırma konsorsiyumlan vardır ve işte şimdi. ' 135 . "serbest rekabet" felsefesiyle çeliştiği söylenebilecek olan bu ortaklıklar.4 politikanın aynntılarına da girmektedir: "Enerji Bakanlığı. araştırma konsorsiyumlan kurmakta ve buralarda elde edilen bulgulardan ortaklaşa yararlanmaktadırlar. firmalar arası rekabeti ortadan kaldırmamakta. bunlar federal fonlardan daha büyük bir destek göreceklerdir. burada tartışmayacağız. Ortak AR+GE Anlaşmalannın önündeki engelleri kaldırmaya ve sanayifederal laboratuvar işbirliğini kolaylaştırmaya öncelik vereceklerdir. 1984 tarihli." Hatta söz konusu konsorsiyumların faaliyet alanı. bütçelerinin en az yüzde 10-20'sini. araştırma alanının da ötesine taşınacak ve "antitröst yasalannda. / i "Rekabet Öncesi" Araştırma Belki bu noktada bir parantez açıp "rekabet-öncesi araştırma" kavramı üzerinde biraz durmak gerekecektir. sivil ekonomiye. yukarıda da işaret edildiği gibi. "serbest pazar ekonomisi" ya da. özel sektör kuruluşlannın kendi aralarında oluşturdukları "rekabet-öncesi araştırma konsorsiyum ya da inisiyatiflerinin" federal fonlarla desteklenmesi konusuna da büyük önem verilmektedir. "pro-competitive (rekabet-yanlısı) araştırma" olarak tanımlanmaktadır.D. bu tür araştırmalar.'de akla gelebilecek hemen hemen bütün sektörlerde. "Yarıiletkenler için imalat teknolojisi geliştirmek üzere kurulmuş bulunan SEMATECH sanayi konsorsiyumu 1994 mali yılında Savunma Bakanlığı'ndan fon desteği almaya devam edecektir. yeniden gözden geçirileceklerdir. Amerika'da yürürlükte bulunan antitröst yasasına karşı böylece bir çıkış yolu bulunmuş. başlangıçta. 'prodüktif katkılarda bulunabilecek bütün laboratuvarlan. Sanayi konsorsiyumları (uygun düştükçe üniversiteler ve federal laboratuvarların da katılımıyla) bu tür araştırmaların yürütülmesinde tercih edilen icracılar olacaklardır.B. "Yasal" bir zemine oturmuş olmak. o sektörlerde faaliyet gösteren güçlü firmalar.) beri ('state-of-the-art') imalat tesislerinin giderek artan maliyeti firmaların bu maliyeti ve bundan doğan ris- j .

kredi sürekli olmalıdır. hangi yeni teknoloji 136 . Clinton yönetiminin vaadi.Donatıma yapılan yatırımlara teşvik getirilmesi. Federal Hükümet'çe desteklenecek teknoloji alanlarının tek tek ve son derece açık bir biçimde gösterildiğini belirtmek gerekir. Bunlara bakıldığında. teknolojinin yönetiminde. amaçlanan teşvik etkisini yaratması isteniyorsa. bu tür endüstriyel konsorsiyumlara verilecek federal destek. ABD'nin." Öngöriilen diğer teşvik araçları ise şöyle sıralanıyor: .ki paylaşmalarını gerekli kılmaktadır. HEDEFLER Buraya kadar olan bölümde.. Yönetim. son derece somut hedefleri de içerdiğini. yüksek riskli. büyük çaplı işletmelerin aynı tür yatınmlarınaysa sürekli kredi uygulanması teklifini getirecektir. Bu tür donatıma yapılan yatırımları çoğaltmak için. İş çevreleri araştırma ve deneme projelerini planlar ve maliyet tahmininde bulunurken." Özetle söylemek gerekirse. uzun vadelidir ve iş çevreleri fiilen araştırma yapar hale geldiklerinde bu olanaktan yararlanabileceklerini bilerek. vergi kredisinden gelecekte de yararlanabileceklerini bilmezlerse. eğer araştırma-deneme kredisinin. Bunlardan ikincisinin gerekçesi kayda değer: "Yapılan araştırmalar göstermektedir ki.. "teşvik tedbirleri"nden de etkin bir araç olarak yararlanılacaktır: Programda öngörülen teşvik tedbirlerinde ilk sırayı araştırma-deneme harcamaları ile ilgili "vergi kredisi1 uygulaması almaktadır. ağırlıklı olarak. Araştırma ve deneme faaliyeti. çözümü. "Teşvikler" Teknolojinin yönetiminde/yönlendirilmesinde. "Birleşik Devletler ticaret politikasının. Clinton'ın teknoloji politikasını ana hatlarıyla ortaya koymaya çalıştık. krizi aşabilmek için. kamu-özel araştırma ortaklıkları yanında.Küçük işletmelerin. uzun vadeli sermaye yatırımlarına teşvik getirilmesi. . "federal düzenleme politikasının. Bu politikanın aslında. ek tedbirler getirildiğine de ayrıca işaret edelim. bu konuda şöyle deniyor: ". bu kredinin. yüksek teknoloji sanayilerini güçlendirmesini sağlamak". yeni teknolojiler genellikle sermaye donatımında somutlandığı için. doğası gereği." Öngörülen bu teşvikleri tamamlamak üzere. Bu nedenledir ki. araştırma faaliyetlerini planlayabilmelidirler. yeni donatıma yapılan yatırımla prodüktivite arasında yüksek bir korelasyon vardır. önemli bir yer tutacaktır. öyle anlaşılmaktadır ki. bu uygulamayı sürekli kılmaktır. yenileme ve teknoloji geliştirme yatırımlarını teşvik etmesini sağlamak" gibi. araştırma ve deneme harcamalarının getirdiği ek külfeti azaltıcı bir etkisi olamaz.

"muazzam miktarlardaki enformasyonu görüntüye dönüştürebilen ya da inanılmaz derecede karmaşık problemleri rekor zamanda çözebilen süper bilgisayarların gücünden tam anlamıyla yararlanılması ve bu gücün." Programda önemle yinelenmektedir ki. enformasyon çağına girişle birlikte sanayi olgusunun da bittiğini sanan ve imalat sanayiine yatırım yapmamayı çağın bir gereğiymiş gibi sunanlara (sözün kısası. İlk ulusal. enformasyondan sonra ağırlık verilen ikinci alanın "ileri imalat teknolojisi" olduğu görülmektedir. Bu alana niçin önem verildiğini açıklayan cümle. ". yüzyılda demiryollarına yapılan kamu yatınmlannınkine eşdeğer bir etki yaratabilecek ve bu sistem. ileri görüşlü politikalar benimsenirse ve 21. iş adamı. yeni ilaçlar geliştirmeye.Daha güçlü süper bilgisayarlar. Bu alanla ilgili olarak. öğrenci. Böylece. araştırmacı. yeni ürünler tasarımlamaya. "yeni teknolojilerin geliştirilmesini hızlandıracak. Yine bu süperbilgisayarların yardımıyla daha iyi otomobiller. 19. bütün bunlar. daha iyi uçaklar.alanlarında aradığı da. ! ENFORMASYON ALTYAPISI f Söz konusu alanların (burada ayrıntılarına girilmeyecektir) başında enformasyon teknolojisi gelmektedir. 1980'li yılların ekonomi politikasını savunanlara) oldukça çarpıcı gelecektir: "Manufacturing remains the foundation of the American economy." / Beklenen odur ki. çevresinde pek çok iş olanağı doğurarak. j [ ! İLERİ İMALAT TEKNOLOJİSİ ve ESNEK İMALAT Clinton'ın teknoloji programında.. Süperbilgisayarlar. tehlikeli fırtınaları önceden tahmin etmeye ve iklim değişikliklerinin modelini kurmaya yardım edecektir." Bu sayede." j 137 . hızla katlanıp büyüyecektir. giderek artan sayıda bilim adamı. daha etkin imalat yöntemleri tasarlanabilecektir. yaşamsal bir rol oynayabilecektir. ABD'nin ekonomik ve toplumsal gelişmesinde. Daha hızlı bilgisayar ağları (şebekeleri). yenilenme ve ilerleme potansiyeli. ve Daha 'sofistike' yazılım geliştirmeyi ve bunlarla birlikte. yüz yıl için gerekli olan enformasyon altyapı yatırımı yapılırsa" mümkün olacaktır.. açık bir biçimde anlaşılacaktır."* (*) "İmalat Amerikan ekonomisinin temelidir. ülke çapında "etkin bir yüksek-hız enformasyon/komünikasyon ('information-superhighvvays') sisteminin hızla kurulması. yüksek-hız enformasyon/komünikasyon şebekesini gerçekleştirmeyi kapsayacaktır. federal fonlardan desteklenecek araştırma-geliştirme programlan. doktor ve diğerlerince paylaşılması mümkün olacaktır.

hızlı prototipleme ve çevreye duyarlı imalata yönelik programlar teşvik edilecektir. öğretim ve eğitim. hükümetin destekleyeceği alan da bellidir: "İleri imalat yöntemlerine ilişkin araşürma-geliştirme için ayrılan fonlar artırılacaktır (yukarıda verilen SEMATECH örneğini hatırlayalım). önem verilecek bir başka nokta da.Temel bu olunca. "Yol yapımı için yeni malzemeler geliştirmeye yönelik araştırmaların artırılması" taşımacılık alanıyla ilgili somut hedeflerden bazılarıdır. "Sivil havacılık teknolojileriyle ilgili araştırmaların artırılması. şahıs şirketlerinin. "MAGLEV prototipinin geliştirilmesi. 1995'ten 1998'e kadar her yıl 1 milyar $) sağlanması. tasarım ve yönetime yardım. enformasyon teknolojisindeki ulusal gücümüzü harekete geçirmede kaldıraç görevi görecektir. ulusal karayolu şebekesi ve kitle ulaşım sistem ve hizmetlerini geliştirmeye yönelik ek fon (1994'te 600 milyon $. Söz konusu program.. Bu program. hızla anahtar konumuna gelmektedir. belli bir bölgedeki firma ve araştırma enstitülerini. "1991 tarihli. yeni bir otomobil geliştirmeye. 138 . ortaya çıkan pazar fırsatlarından yararlanabilmek için. ihraç desteği ve pazarın izlenmesi. yeni ürünler ve pazarlar geliştirmeye teşvik etmek için düşünülmüştür. Bu program kapsamında.. ağırlık verilen üçüncü alanın "taşımacılık" olduğu görülmektedir. özel ya da kamuya ait yerel yüksek-hız trenleriyle ulaşım projelerinin başlatılması için fon sağlayarak. "Akıllı" otoyollar geliştirebilmeyi olanaklı kılacak yeni teknolojilerle ilgili araştırmaların artırılması. federal fonlar. uluslararası rekabette. yeni 'konstrüksiyon' teknolojileri.) desteklenmesi için kullanılacaktır. İleri imalat teknolojisinin desteklenmesi çerçevesinde. "Bölgesel Teknoloji Birlikleri" kurulmasıdır: "İmalat sanayileri bölgesel olarak kümeleşme eğilimindedir ve bu teknoloji kümelerinin gücü. bu fırsatları daha iyi değerlendirebilme yeteneğine sahip şirketlerle ani ortaklıklar kurmalarına izin vermektedir. yapay zekaya dayalı denetim ve algılama teknolojileri. başlangıç için inkübatörler (kuluçkalıklar).b. kalite testleri ve standartların belgelendirilmesi v. magnetik levitasyon (MAGLEV) teknolojisine dayalı taşımacılık ve yüksek-hız trenleri yatırımlarının desteklenmesi. teknoloji geliştirip paylaşma. 'girişim entegrasyonu' için gerekli olan böylesi bir teknolojinin hem gelişmesine hem de yayılmasına destek sağlayacaktır. Şehirlerarası Kara Taşımacılığı Etkinlik Yasası"nın verdiği yetkiye dayanılarak." Dahası. uygulamalı araştırma ve geliştirmenin ve daha küçük firmalara yönelik bir dizi teknoloji hizmetinin (yeni ürünler ve prototipler için test kolaylıkları. Bu ortaklıklar. enformasyon alış verişinde bulunma." TAŞIMACILIK ve "MAGLEV" TEKNOLOJİSİ Teknoloji politikasında. "esnek imalat desteklenecektir: Kitlesel üretimden esnek imalata geçişten beklenen yararı sağlayabilmek için yeni bir Esnek İmalat Programı ('Girişim Entegrasyonu' Program adıyla da biliniyor) düzenlenmektedir. Bölgesel Teknoloji Birlikleri Kurma Programı.

önceliklerin çok açık bir biçimde ortaya konmasını gerektirir. matematik ve mühendislikte dünya liderliği" olduğuna. "öğretim ve eğitim için teknoloji geliştirme"nin de yer aldığını belirtmek gerekir. şöyle deniyor: ı \ I "Bu program. resmi okullarda. ABD'nin başlıca otomobil imalatçılannın. son bir nokta olarak işaret edelim. bilgisayar ve iletişim donanımıyla yazılımın geliştirilmesini ve kullanım alanına çıkanlmasını destekleyecektir. hemen. Bu hedefe yönelik programın son derece kapsamlı olan aynntılanna girmeden." "İlgili federal kuruluşların temsilcilerini içeren bir başka özel danışma grubu" da. çeşitli mesleki eğitim kurumlannda ve evlerde. "temel bilimlerde.YENİ BİR OTOMOBİL KUŞAĞI GELİŞTİRMEK Özel sektörün yeni bir otomobil kuşağı geliştirmesinin." TEMEL BİLİMLERDE. geliştirilecek yeni otomobil kuşağı ile ilgili yasal mevzuatta yapılması gereken değişiklikleri saptayacak. bu değişiklikleri içeren düzenlemelerde koordinasyonu sağlayacak ve aynca "federal kuruluşların araç alımlannı yönlendiren bir program çizecektir. yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz. oluşturulması yıllar almış kritik araştırma gruplarının dağılmasına yol açan. Biz. bu konunun da aynntılanna girmeden. yüksek önceliği olan programların sürekli destek almasını sağlayacak biçimde geliştireceğiz. Biz. "Bu komisyon. bunlara girdi sağlayan başlıca oto yan sanayii firmalarının ve ABD akaryakıt firmalarının teknoloji önderlerinden oluşan bir danışma grubu kuracak" ve bu grup konu ile ilgili "ortak araştırma konsorsiyumlarının oluşmasını gözetecektir. Burada. öğretimin prodüktivitesini yükseltebilecek. "Konuyla ilgili federal kuruluşların ve ABD oto imalatçılannın araştırma çabalan arasında bağ kuracak özel bir komisyonun kurulması". MATEMATİK VE MÜHENDİSLİKTE DÜNYA LİDERLİĞİ Bir başka somut hedefin. finansmanda stabilitenin sağlanması. temel bilimlerin yönetimini.. Clinton'ın teknoloji politikasında. burada. olağan üstü önem verilen bir başka somut hedef olarak yer bulması çarpıcı bir noktadır. finansman düzeylerindeki kısadönemli dalgalanmalara izin vermeyeceğiz. yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz: şu söyleniyor: "Bu yönetim hem temel bilimlerde güçlü kalınması için gerekli desteği hem de sürekliliği gerektiren projelerin finansmanında stabiliteyi sağlayacaktır. bu hedefe yönelik politikanın ilk adımını oluşturacaktır." 139 ... "Ama." ÖĞRETİM VE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ Öne çıkarılan hedefler arasında.

" 140 . bilgi temeline dayanmaktadır ya da bir başka deyişle. finansör ya da doğrudan riski paylaşan bir girişimci-ortak olarak katılmaktadır. ürün kalitesinde. toplumsal-kurumsal çerçeveye ilişkin düzenlemeleri de getirmekte ve aslında. bu belirlemeye uygun olarak. İşyerlerindeki deneyim açıkça göstermiştir ki. yeni bir "firma" modeli gündemdedir. söz konusu yeni teknolojilerin ve bunlara bağlı olarak gelişen iş pratiğinin sağladığı üstünlükten yararlanmaktadır. yönlendirilebilmesini.TOPLUMSAL-KURUMSAL ÇERÇEVE Belki dikkati çekmiştir. artık. bazen olmazsa olmaz kabilinden bir destekçi. hatta ve hatta. iş sürecine katılabildiği zaman.000 küçük ve orta ölçekli imalatçıda daha da keskin hale gelmiştir. Bu modele "devlet" de. 360. yeni teknolojiler çok daha etkin bir biçimde uygulanabilmektedir. uyum kabiliyeti yüksek bir işgücünü gerektirir. "İşçiler. "teknoloji politikası" olarak ortaya konan noktalar. yapısal/ kurumsal düzenlemeleri de içermektedir. maliyetinde ve pazara sürüm zamanında dramatik gelişmelere yol açabilmektedir. art arda gelen teknolojik yenilikler ve bu yeniliklerin. yukarıda. en son teknolojiyi kullanabilen ve prodüktivite düzeyi giderek yükselen. yeni teknolojiden beklenen çözümün gerçekleşmesini sağlayacak. daha açık bir deyişle teknoloji yönetimini mümkün kılacak. Açıkça görülmektedir ki. Ne var ki ABD'de nispeten az sayıda iş yeri. Clinton'ın teknoloji politikası. teknolojide öncelikli alanların seçim yada belirlenmesinin çok ötesinde. dünyanın satın almak istediği ticari ürünlere anında dönüştürülmesi. yeni teknoloji tabanına dayalı olarak.. hala 1950'lerin teknolojilerini kullanan. Bu yaklaşımın temelinde ise. Sorun. işçilerin bilgi ve ilgisi. misyonları ulusal bazda belirlenmiş araştırma ortaklıklarına. teknolojinin. Yeni imalat teknolojileri ve yaklaşımları.. araştırma bulgularının ortak kullanımından da öte. imalatpazarlama ortaklıklarına dayalı. "(Bu çerçevede) Amerikan İmalat Sanayiinin de etkin bir sisteme gereksinimi vardır. ilan edilen politikanın ana örgüsünü bu yaklaşım oluşturmaktadır. Yeni gelişen sanayiler. doğrudan iş sürecinde (dolayısiyle birikim sürecinde) yapılacak köklü değişikliklerle aşılabileceği kabulü yatmaktadır. yetenekli. Aynı politika dokümanından alınan aşağıdaki satırlar bu kabulün açık kanıtlarıdır: "Doğal kaynaklara erişim ve ucuz işgücü gibi geleneksel faktörlerin uluslararası rekabet üstünlüğündeki payları git gide azalmaktadır. Kısacası.. sistemdeki krizin. yeni imalat teknolojilerinin kullanılması ve yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamalıdırlar. Bu ise. bu sanayilerin temel dayanağını oluşturmaktadır.

burada kritik faktör teknolojidir. Bunlardan çıkarsanabileceği gibi. bununla. ileri-esnek otomasyonun ikame ettiği işgücünü massedecek yeni üretim ve hizmet alanları yaratılabilirse.5 dolayındadır. beceriniz yalnızca. daha iyiye ve daha mükemmele doğru değişime uğramaktadır. difiizyonu ve özümsenmesi sağlanır ve bunların nimetlerinden. Türkiye sanayiinin rekabet edebilirliğini irdelerken. ama. içinde bulunulan zaman kesitindeki bicimini alıp kullanmak. niteliksel değişim sağlanabilirse. eşik değer % l'dir. Çünkü. - i ( /. elbette gereklidir: bu bir gerekli koşuldur. bu süreçlerle eş zamanlı olarak yapılabilirse. İzleyen bölümde. anahtar rolü görecektir. .Kore'de % 2. aynca bknz. değişimi üreten. 1993. gerekse üretim organizasyonu bazında. sürekli olarak kendisini yenilediği. hemen bunun yanında. yaşanmakta olan iktisadi kriz aşılabilecektir. gerek ürün.Ama. r ' BÖLÜM III TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET EDEBİLİRLİĞİ AÇISINDAN TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ İ Türkiye'nin bilim ve teknoloji yeteneğine ilişkin göstergelerin. / > .. BÖLÜM I.) / V 141 . Aslında herkesin bildiği bu göstergelerden 1990 yılına ait birkaçını bir an için anımsayalım: Ülkemizdeki araştırma-geliştirme harcamalarının gayrisafı milli hasılaya oranı % 0. bu anahtarın. rekabet edebilirlik için. gerek üretim yöntemi. anahtarı. Teknoloji. yenisini alıp kullanmak bir beceridir. o biçimiyle kullanma yeteneğine sahip olmak.) Daha açık bir deyişle. her iki sürecin gerektirdiği. rekabet edebilme yeteneğine sahip olacaktır.33'tür. Türkiye sanayiinin teknoloji yeteneğini de yansıttığı söylenebilir. o anahtar. asla göz ardı edilmemesi gereken. daha iyiye ve daha mükemmele doğru kendisi değiştirebilendedir. Göker. Çağın jenerik teknolojilerinin. umulan odur ki. yine aynı teknolojilere dayalı olarak. Rekabet üstünlüğü. hep sizin önünüzde olacak demektir. neredeyse her gün. mevcut üretim alanlarında. bu oran. Ama. İspanya'da % 1. izlemekle sınırlı kalmışsa. ama asla yeterli koşul değil. Bu anahtarı kullanabilen krizi aşacaktır. A. G. genel olarak. örneğin işgücünde. (Bknz. toplumsal-kurumsal düzenlemeler. O değişimi aynı tempoda izlemek ve her değiştiğinde. bu noktayı esas alacağız. bu anahtarın sürekli değiştiği. yeni teknolojiler tabanına göre yeniden biçimlenişinin olmazsa olmaz koşulu olan. son derece can alıcı bir noktadır.BÖLÜM I VE II İÇİN SONUÇ : KRİZİ AŞMADA ya da REKABET EDEBİLİRLİKTE ANAHTAR FAKTÖR : TEKNOLOJİ / Bölüm I ve H'de söylenenleri özetlersek. (Örneğin. tam anlamıyla yararlanır hale gelinirse. Ve hepsinden önemlisi. Oysa araşürma-geliştirmenin ekonomi hayatında anlamlı bir katkısı olabilmesi için. iş sürecinin.

bu tercihin pek fazla değişmediği görülecektir. bir sanayi teknoloji talebini hep lisans yoluyla karşılayagelmiş olsa bile. sanayi. - Bu göstergelerden kalkılarak. 7'dir.) Bu çalışmada. genel olarak da bilinen ve önceki bölümlerde söylenenlerden de açıkça çıkarsanabileceği gibi.. geleceğe yönelik olarak. son derece kritik bir nokta vardır. bu. üretim teknolojisinin ilgili alanlarını başarıyla kendisine maletmiş. zaman içinde belli bir bilgi ve deneyim birikimi edinmiş olmaz mı ve bu birikim. Aslında. belki. ". Oysa. günümüz jenerik teknolojileri söz konusu olduğunda. geleceğe dönük bir potansiyelin olduğu anlamına gelmez mi? Elbette gelir. yeniliklere ayak uydurma ve 142 . bu pay. Ama. On bin nüfus başına düşen araştırıcı sayısı (tam zaman eşdeğeri olarak). teknoloji gereksinmesini genellikle lisans alımı yoluyla karşılayan Türkiye sanayii. O nedenle. ülkemizde.. açıkça kanıtlamaktadır ki. Teknoloji transferini dolaysız yollardan gerçekleştirenlerin. teknoloji gereksinmesini.Kore'de 53 dolayındadır. G.- İrdelediğimiz konu açısından çok daha çarpıcı bir gösterge olarak. Türkiye sanayiinin. 1980'den 1990'a kadar. Birleşmiş Milletler Üniversitesi. Bu noktayı. yani bir üst yetenek düzeyine geçebilecek midir? Böylesi bir potansiyeli var mıdır? Eğer bu imkân. potansiyel olarak da yoksa. örneğin. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtları 1990 sonrası için incelendiğinde.. Bu bulgular. Türkiye sanayiinin kendisinde. 11 yıllık bir dönem içinde. o zaman durumun daha da umut kinci olacağı açıktır. İspanya'da % 58. (TTGV. Charles Cooper. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtlarına giren. TEKNOLOJİ YETENEĞİ LİSANS ALMA YOLUYLA NE ÖLÇÜDE GELİŞİR? Sorduğumuz sorulara. biz burada. temelde. sanayinin rekabet gücü açısından. burada. daha çok. teknolojiyi kullanma aşamasından. bir başka soruyla yanıt verilebilir ve denebilir ki. teknoloji transferinin iki ana "mekanizması" hep ayırt edilegelmiştir: Bunlardan biri. çoğunlukla lisans alımı yoluyla karşılamıştır. söz konusu olumsuzluğun olumlu yönde değişmesinin mümkün olup olmadığını irdelemeye çalışacağız. bunu doğrulamaktadır. ülkemizde % 18'dir. montaj ve işletmeye alma işleri yapan firmalar ve benzeri diğer unsurlarla doğrudan ilişkiye geçmeyi içeren 'dolaysız' transferler. Yeni Teknolojiler Enstitüsü için yapüğı bir çalışmada şöyle açıklıyor : "Gelişmekte olan ülkelere ilişkin literatürde. bunları kullanmanın ötesine. sanayileşmiş ülkelerdeki makina imalatçıları. toplam 603 "lisans ve teknik yardım anlaşması"nın sektörler ve ana ürün grupları bazında irdelenmesi sonucu elde edilen bulgulara da yer verilmiştir. hiç olmazsa bundan sonra. G. araştırma-geliştirme harcamalarında özel sektörün payı. yenilikçi firmalarla lisans anlaşması yapılarak gerçekleştirilen 'dolaylı' transferlerdir. söz konusu dönemde. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'nca 1992'de yapılan bir çalışma da. geliştirme aşamasına geçiş için. ama bu kez. oldukça olumsuz bir durumdur. mühendislikdanışmanlık firmaları. örneğin İspanya'da bu sayı 40. yine sanayileşmiş ülkelerdeki. gerek ürün gerekse üretim yöntemi ya da tesis yenileme ("innovation") amacına yönelik teknoloji gereksinmesini. başka ülkelerden transfer yoluyla karşıladığı sonucu çıkarılabilir. Oysa.. örneğin. büyük ölçüde. 1992.Kore'de % 82'dir. Bugüne dek. diğeri ise. kendi üretimiyle değil.

özellikle kendilerine rakip yaratmaktan kaçınırlar.. burada yer alan hiçbir unsurun. elbette. 1991. henüz. tesis montajı ve işletmeye alma gibi işleri yapan firmalardan da ayrıca destek almak zorundadırlar. bu nedenleri ise. aynı dönemde. bugüne dek teknoloji transferini hangi yoldan gerçekleştirmiş olurlarsa olsunlar. ikinci (dolaysız) yolu zorlamış olan. Türkiye sanayiinde yerleşik bir hâl almış olsaydı. belli bir pazara girmeleri başka bir biçimde mümkün değilse ya da söz konusu pazardan tek başlarına elde edecekleri dolaysız çıkar küçükse.) Cooper. mallarını satmaktır." (Cooper. Aslında. teknoloji bir kez alındıktan sonra. ama daha çok da KİTlerin sanayi yatırımlarında) denenen dolaysız teknoloji transferi yolunu. teknolojideki son gelişmeleri içeren makina ve donatımın ithaline dayamr. gerçekte. teknoloji yeteneklerini geliştirmek için. Müşterilerinin hangi ülkelerden geldikleri onları hiç ilgilendirmez. Yeni Sanayileşen Ülkeler karşısında.- Tabii. dolaylı transferde. Ama. bu yolu seçenler. Bu ise. böylesi bir çaba. rekabet açısından. temelde. dolaylı yoldan yapanlar. genellikle lisans anlaşmalarıyla sağlanıyor olmasına rağmen. dezavantajlı durumda bulunduğu söylenebilir. Ama dolaysız teknoloji transferinin bu karmaşıklığını bir yana bırakırsak.Kore ve Brezilya gibi. lisans altında.dolayısiyle rekabet üstünlüğü elde etme konusunda karşılaşacakları güçlüklerin. bütün diğer koşullar eşit olsa bile. salt dolaysız yoldan teknoloji transferine dayalı girişimlere baş vurmalarının ve bu yola uyum gösterebilmelerinin oldukça zor olduğu söylenebilir. Tabii. en azından. teknoloji transferini. transferi dolaysız yoldan gerçekleştirenlerden daha geride kalırlar. Buradan şu sonuç çıkar ki. hemen eklemek gerekir ki. Eğer. lisansör firmalar. 143 .C. 1990'dan sonraki yıllarda yapılmış olan lisans anlaşmalarından görülecektir. bunu geliştirmeye yönelik. hangi düzeyde olursa olsun. AR+GE'ye YÖNELİM SORUNU. teknoloji transferi. transferi lisans yoluyla yapanların karşılaşacakları güçlüklerden daha az olacağını söylemek için a priori nedenler vardır. söz konusu yeni sanayileşen ülkeler. Oysa. Özellikle. Türkiye sanayiinin genel karakteristikleri içinde yer almış değildir. Türkiye sanayiinin lisans altında üretim yapma tercih ve alışkanlığının genel olarak sürdüğü. G. lisans yolunun yarattığı sakıncalar. teknolojilerinin kullanılmasına izin verirler. yatırım malı üreticilerinden. kendi stratejik çıkarları açısından da uygunsa. j / ' < / f > i V i '. teknoloji açıklarım kapatma süreçlerini geciktirmede çıkarı olmadığı görülür. danışmanlık. yabancı bir lisansör firmayla ortaklık kurmadan. neredeyse bütünüyle terkeden Türkiye sanayiinin. LisansÖrlcr. gelişmekte olan ülke firmalarının. bir dereceye kadar azalabilirdi. Cooper'ın işaret ettiği nedenle." 196O'lı ve 19701i yıllarda (o dönem hükümetlerinin izlediği politikanın ya da hükümet dışı kuruluşların etkisiyle. 1980'den sonra. lisans verecekleri anlamına gelir. daha çok. sistematik bir çaba. mühendislik tasarımı. teknoloji açığım kapatma konusunda. sanayi yatırım pratiğini geliştirme olanağını da önemli ölçüde kaybetmiş olan Türk sanayicilerinin. yeni makina-donatım imalatçılarını ilgilendiren tek şey. şöyle sıralıyor: "Dolaysız transferler. ancak. 19801i yıllarda sanayi yatırımlarına ağırlık vermekten vazgeçilmesiyle birlikte.

telekomünikasyon donatımı imalatçısı firmalar için yılda 2-3 milyar $1ık ihraç imkânı anlamına gelen. lisans altında gerçekleştirilmiş olsa bile. telekomünikasyon alanından alalım : Bilindiği gibi. bir başka açıdan da. Türkiye PTTsinin AR+GE biriminin kapatıldığı. Nasıl olmuştur da. ileri teknolojiyi-çağın teknolojisini. K. ve ISDN'e (Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebekesi'ne ilişkin teknolojilere) erkenden girilmesini mümkün kılacak bir araştırma-geliştirme ve teknoloji altyapısı kurmayı başardı. Kısacası Türkiye. Yine aynı dönemde. 1980'li yıllarda. ihaleler. 1982 ve 1986 yıllan arasında telekomünikasyon sanayiine 6 milyar $'ük yatırım yaptı. belli 16 sistem için 6 milyar $'ın epeyce üstünde araştırma-geliştirme harcaması yapmış. Yabancı ortaklı şirketlerin. ancak. gelişmekte olan ülke pazarlarına girmek ve oralarda tutunmak yaşamsal önemdeydi. bu altyapı için gerekli olan bir kısım donatımın yerli olarak üretimine yönelmiş. 1989.transfer sürecinin bir devamı olarak araşürma-geliştirmeye de yönelmişler. fıberoptik kablo sistemlerinin yerli olarak tasarımlanıp üretilmesini." (Hoffman. 1980'lerin başlarına gelindiğinde.) G. dönemin en ileri teknolojilerinin kullanıldığı telekomünikasyon altyapı yatırımları yapmalarıyla mümkün olabilirdi. yerli imalatçıları koruyan bir politika izledi. K. (telekomünikasyonda. Bunda bir yanlış yoktur. Bunu yaparken. gelişmekte olan ülkelerde.Kore'de yararlanmış ve telekomünikasyon altyapısını yenilemiştir. örneğin TELETAŞ'ın AR+GE'de 144 . bu uluslararası fırsattan yararlanmıştır. teknolojiyi yakalamıştır. Türkiye'den çok farklı olarak. dönemin en ileri teknolojisini içeren. bu pazarların (kendi ulusal firmalarınca) kapatılmamış olmasıdır. Örneği. birbirlerinin firmalarına) 'de fakto' kapalıdır. telekomünikasyonda AR+GE'nin yabancı ortaklı TELETAŞ ve NETAŞ'a bırakıldığı biliniyor. en azından bu yolu zorlamışlardır. videoteks ve teleteks terminallerinin yerli olarak geliştirilmesi. konu güncel olduğu için.anında transfer edebilmeleri. Ayrıca. bu üretim. G. Ama. hiç olmazsa belli bir imalat yeteneği kazanılmıştır.) Çok açıktır ki. Türkiye. o ülkelerin. uluslararası düzeydeki firmalar için gelişmekte olan ülkeler pazarlarının temel karakteristiği.. Aynı dönemde aynı fırsattan.. Japonya. Kurt Hoffman. 1989. bu dönem boyunca. bunu şöyle anlatıyor : "Kore. Avrupa ve ABD pazarları. bu imkânı bulmuş ve telekomünikasyon gibi. bu anlamda. son derece kritik bir alanda teknoloji açığını kapatmıştır? Kurt Hoffman. Ama. Türkiye gibi bir ülke. bu alandaki teknoloji açığım bir ölçüde kapatabilmeleri için bir imkân demekti." (Hoffman. uluslararası fırsatları değerlendirmenin ötesinde bir atılımı da zorlamıştır. Türkiye'de bu imkândan. örneğin G.Kore böylesi bir yol izlerken. Ama. bunun nedenini şöyle açıklıyor : "Telekomünikasyon donatımı imal eden. bulundukları ülkenin teknoloji yeteneğinin gelişmesine ne ölçüde katkıda bulunduklarını burada tartışmayacağız. bu konjonktür. böylesi bir pazar olanağının ortaya çıkması. telekomünikasyon altyapısı bazında çağının en ileri teknolojisini-sayısal teknolojiyi kullanır hale gelmiş. Kore'nin. mükemmel bir telekomünikasyon alt yapısına sahip olmuştur. yabancı) firmaların katılımına ve kendi aralarında rekabete nispeten açıktır. O nedenledir ki. on bin hatlık kendi sayısal santralını geliştirmesini. akılcı bir yaklaşımla. Oysa.Kore. 1980'lerde. uluslararası düzeydeki. Bu ülkelerde. (söz konusu alanda. gelişmekte olan ülkelerin telekomünikasyonda. Türkiye özelinde bunu merak edenler.

. tıpkı G. yarının enformasyon şebekesinin kurulması ile ilgili olarak. Türkiye sanayiinin. Dr. şu ya da bu fırsat değerlendirilerek ülkeye transfer edilmiş olan teknolojileri.b. şu ya da bu yoldan. pazara yeni ürünler sürmesine ve bunu sebatla devam ettirmesine bağlı olacaktır.. lisans altında imalat yapılmasına karşın. ' j / ' j / . bunun gereklerini (kendi AR+GE birimini oluşturmak v. rekabet yeteneği kazanmanın da ötesinde. Türkiye de konunun gerektirdiği AR+GE alanlarına ciddi bir ölçekte yönelmiş olsaydı. sorunun bu boyutunu hiç de ciddiye almamıştır. REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ KAZANDIRAN TEKNOLOJİLER ve TÜRKİYE SANAYİİ Prodüktivitede ya da krizi aşmada üstünlük ve dolayısıyla rekabet üstünlüğü kazanmak açısın- 145 . "Türkiye'nin (gelecekteki) bilgi şebekesine ait ana plan yapıldıktan sonra bunun çeşitli fazlarının uygulama projelerinin hazırlanması" ve buna göre. ama." (Yücel. Türkiye'nin belli bir teknoloji yeteneği kazanması sorununu. belli firmalar düzeyinde. yeterli ya da yetersiz. Ama.şu anda hangi noktaya geldiğine bakabilirler. rekabet açısından. Dr. telekomünikasyon altyapısı kurulurken. belli bir rekabet gücüne erişilince.) tesbit ve seçimi "ve bu araştırma projelerinin konusunu oluşturacak "ürünlerin imalinde kullanılacak jenerik teknolojilerin belirlenerek kazanılması" (altı tarafımızdan çizildi) gereğine işaretle. Örnekler çoğaltılabilir. Türk iş hayatının ve ekonomisinin geleceği. biraz önce verdiğimiz örnekten de açıkça anlaşılabileceği gibi. 27-29 Eylül 1993 tarihinde OECD ve TÜBiTAK'ın işbirliğiyle Ankara'da düzenlenen "Enformasyon Teknolojilerine Girişte Hükümetlerin Değişen Rolü" konulu Konferans'a sunmuş olduğu bildiriye bakmakta yarar vardır. (örneğin elektroniğin bazı alanlarında) istisnaları olmuştur. Dr. içinde bulunduğu bir diğer dezavantajlı durumdur. sınırlı da olsa. 1993. geleceğin enformasyon şebekesini kurabilmek için. Ama bu yönelim. biraz önce de değinildiği gibi. bir üst düzeyde ikame ederek kapsayacak olan. henüz Türkiye sanayiinin genel karakteri haline gelmemiştir. demek ki. Türkiye sanayii. 60 milyar US $ olarak tahmin edilmektedir. Türkiye yakın geçmişte. sonuçta görülecek olan odur ki. Yücel'in önerdiği yaşamsal adımlan. bir var olma sorunu olarak görmektedir.) yerine getirmemiştir. daha bir güvenle ve kolaylıkla atmaya başlayabilirdi. Bugün de. Elbette bunun. diyelim beyaz eşyada. özümseme. F. kendisine son derece önemli rekabet potansiyeli sağlayacak bir yol izlemeye pek de istekli davranmamış. Yücel'in belirttiğine göre. tasarım ya da ürün geliştirme ya da teknoloji geliştirme yeteneği kazanmak gibi. Yücel. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. ne yazıktır ki. Verdiğimiz örnek. difüzyonlannı sağlama ve kullanır hale gelmenin ötesinde. Yücel. Bu çaptaki bir yatırım için.) Türkiye sanayiini ve özellikle de elektronik alanını çok iyi bilen Dr. Bu da. burada tartıştığımız konu açısından ne ifade etmektedir? Bu sorunun yanıtını vermek için.Kore gibi. şu can alıcı noktayı ortaya koymaktadır: "Benzerlerinden biraz geriye düşmüş olsa bile. bugünkü telekomünikasyon şebekelerini. ' . Eğer. lisansör firmaların güçlük çıkarmaya başladığı iyice görüldükten sonra AR+GE'ye ciddi olarak yönelen firmalar olduğu ya da bir başka alanda başka kıpırtıların ortaya çıktığı gözlenmektedir. Türkiye'nin yapması gereken yatırımların toplam tutarı. f V . Fikret Yücel'in. "ürün geliştirme mahiyetindeki araştırma projelerinin (altı tarafımızdan çizildi. belki bugün.

Türkiye sanayii. dokuma-giyim. otomotiv sanayii. tarihinin ikinci toplantısını 3 Şubat 1993'te yapan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun enformasyon teknolojisini. yüzyıla taşıyacak lokomotif sektörler olarak ilân ettiği. yayımladığı strateji ile (TÜSİAD. Tabii bu kuruluşlar da ürettikleri ürünler. Bunun ön şartı ise. İşte bu noktada. özümsenmesi ve kullanılması ya da bir başka deyişle. demir-çelik. deri ürünleri. örneğin enformasyon teknolojisinin ya da esnek üretim-esnek otomasyonun en azından difüzyonu. sahip bulunduklan kadanyla. savunma sanayii gibi bazı sanayi dallarında. birinci önceliği olan alan olarak ilan ettiğini biliyoruz. ULUSAL YENİLE(N)ME SİSTEMİ "Ulusal yenile(n)me yeteneği" olarak da algılanabilecek bu sistemin varlığı. şu kadarını da belirtmek gerekir ki. söz konusu yenilenmenin nasıl başanlacağı. 1992) tam da bunu istemekte ve Türkiye'yi 21. . Ürün geliştirebildiği. otomativ yan sanayii. cam ve seramik sanayilerinde ileri teknolojilerin transferini öngörmektedir. ürün tasanmlayabildiği. Hemen denebilir ki. yüzyıla taşımaya yeter mi konusunu burada tartışmayacağız. TÜSİAD'ın öncelikli sektör seçimi dışında kalan. Niyet yenilenmedir. sanayinin kendisinin bu yaklaşımı benimsemesi ve bunun gereğini yerine getirmesidir. örneğin. Çünkü Türkiye henüz ulusal düzeyde bir yenile(n)me (innovation) sistemine sahip değildir. Bu önemli bir yaklaşımdır. önceki iki bölümde açıklanmaya çalışıldı. elektronik sanayii. lâstik. teknolojideki jenerik değişim ve ilerlemelere ayak uydurmayı sağlayacak yenilenmenin gerçekleştirilmesi açısından özel bir çaba göstermekte midir? 1983'te kurulduktan sonra. 1991. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonu bağlamında. belli sanayi dallannda ulusal yenile(n)me yeteneğinin bulunması. belli kuruluşlar TÜSİAD'ın tercihini pek de benimsemiş gözükmemekte ve kendi sektörleriyle ilgili farklı yaklaşımlan olduğu. bir ülkenin. çağa ayak uydurabilmenin. sanayici ve iş adamlarının belli bir kesimini temsil eden TÜSİAD. Ama. gerekse bunlann dışında kalan ama. sırasıyla ileri malzeme teknolojileri ile biyoteknolojiye verilmiştir. İkinci ve üçüncü öncelikler. 146 . ama nasıl ? Bu can alıcı soruyu ortaya atmamız boşuna değildir. en azından kendi sektörlerini. Sözü edilen sektörler Türkiye'yi 21. söz konusu jenerik teknolojilerin. o ülkenin. TÜSİAD kadar rahat gözden çıkarmadıkları görülmektedir. rekabet yeteneklerini sürdürebilme ve artırabilmenin. bitkisel ürünler. Daha açık bir deyişle. söz konusu sanayi dallannda. gerek TÜSİAD'ın öngördüğü öncelikli sektörlerde. ama. en azından teknolojik yenilenme temelindeki önlemlerini alma eğilimindedirler. belli bir iddiayı sürdürme eğiliminde olduklan gözlenen sektörlerde.Sınai üretimin ötesinde. asıl önemü olan böylesi yaklaşımların hayata geçirilebilmesidir. üretim tesislerini bir üst düzeyde yeniden üretebilme yeteneğine sahip ulusal kuruluşların var olduğunu ve bunlar arasındaki ilişkilerin kurumsallaştığını ifade eder. gıda.dan ülkelerin daha çok hangi teknoloji alanlanna ağırlık verdikleri. somut olarak bunun nasıl gerçekleştirileceği sorusunu sormak gerekir. Acaba.

dışarıdan karşılamak durumundadır. politika araçlarını. uluslararası pazarlarda belli bir yüzde ile ölçülen bir yer edinmesini. Örneğin. Ancak. pazarlama kompartmanlarının hem kendi içlerindeki hem de aralarındaki ilişkileri yeniden üretecek organizasyon yöntemleri geliştirebildiği. Türkiye sanayiinin uluslararası pazarlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanması için. kendi ulusal yenile(n)me sistemine dayalı olarak basaran ülkelerin. uluslararası kulvarlarda. ya da böylesi bir yer edinmişse bunu sürdürmesini. teknoloji muhtevası giderek arttığı için pek çok hammadde ya da ara girdi hep dışarıdan gelecektir. anlamına gelir. bir an önce. bu hedeflere ulaşabilmenin politikasını.bir anlamı olur. birkaç noktayı vurgulanmaya değer buluyoruz. bunlar arasındaki ilişkilerin yerleşik bir hal aldığı-sistemleştiği. Türkiye Sanayii neredeyse bütün yenilenme gereksinimlerini. tasarım. biraz önce değindiğimiz. ne denli önemli olduğunu dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık.- Yeni ürün tasarımıyla birlikte üretim yöntemini de geliştirebildiği. / '<•' . konfeksiyon sanayiine sahip ama onu yenileyecek bir ulusal sisteme sahip bulunmayan ülkelerden daha önce uluslararası rekabet kulvarlarına girecekleri çok açıktır. o zaman. Eğer bu önem paylaşılıyorsa. j / i SONUÇ YERİNE Bitirirken. demek ki. Bu neyi sağlar? Belki. üretim (imalat). tasarımlayabildiği. Ve bütün bunları yapabilen ulusal kurum ve kuruluşlara sahip bulunduğu. donanım ve yazılım bazındaki teknolojik geliştirmeyi. buna yönelik stratejik hedeflerini saptaması.Araştırma-Geliştirme. Türkiye sanayiinin hiç olmazsa seçilecek belli alanlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanmak (ve eğer kazanmışsa bunu sürdürmek) gibi bir eğilimi varsa. Sayılan tasarım süreçlerini besleyen bir araştırma-geliştirme etkinliğini sürdürebildiği ve j ( . Çünkü. sanayinin. sözü edilen türden bir sistemin oluşturulabilmesi için. bu know-how'ı ete kemiğe büründürecek olan makina-donatım ve yazılım. yerinde bir yaklaşımla ilan ettiği öncelikli alanların -Bilim ve Teknoloji politikasının. yani uluslararası arenada rekabet edebilirlik yeteneği sağlamaz. Böylesi bir sistem henüz olmadığına göre. iç pazarda tutunabilmesini sağlar. Türkiye sanayiinin yenilikleri zamanında izleyip uygular hale geldiğini varsayalım. . O halde. Hâlâ da bu 147 / . esnek otomasyonun konfeksiyon sanayiine uygulanabilirliğini hem teknolojinin hem de ekonominin terimleri açısından mümkün kılacak. kendi ulusal yenile(n)me sistemlerini şu ya da bu ölçüde kurmuş olan uluslar. ama kesinlikle. Know-how. hep Türkiye'nin önünde koşacaklardır. temel mühendislik hizmetleri ve hatta detay mühendislik hizmetleri ve dahası. belli koşullar altında. o zaman yapılması gerekenler de bellidir. Bir an için "innovation" un bütün girdileri (ve bu gidişle üretimin bütün girdileri) dışarıdan geliyor olsa bile. Pek çok ulus teknoloji yeteneği kazanmaya yönelik pek çok deneyim yaşamıştır. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun. Geliştirdiği üretim yönteminin gerektirdiği üretim (proses) makinalarını tasarımlayabildiği ve üretebildiği. programını geliştirmesi gerekir. teknoloji faktörünün.

ABD'de olduğu gibi. ya da "güç birlikleri"ni. bu firmalardan bazılarının sermaye bileşimleri engeldir. Ulusal yenile(n)me sistemini. optimal üretim ölçeklerinin dışına düşme. benzer sonuçlar yaratacak girişimler söz konusudur. Eğer siz.) Burada sorun Türkiye'nin ya da bir başka açıdan Türkiye sanayiinin yapacağı tercihte düğümlenmektedir. eğer hâlâ. yalnızca bu sonucu yaratacak niteliktedir. 21. ciddi ve kapsamlı bir biçimde araştırma geliştirmeye girme çirişimde bulunursa. bazı ürünleri kendiniz geliştirip üretmeyi. enformatik donanım ve yazılımı geliştiren uluslararası firmaların bunları satacak bir pazar bulmalarına. Dünyada genel geçerliliği olan tek bir reçete yoktur. Jbütün-dünyada olduğu gibi şu ya da bu planda.. Türkiye. bunlardan dersler çıkarılmayacak anlamına gelmez. Gerçekten de. bu şebeke bir tek işe yarar. nasıl bir imkân sağladığıyla hiç ilgilenmemiştir. World Bank. araştırma ortaklıkları kurabilirler diye de düşünemeyiz. şirketleri "rekabet öncesi araştırma" kavramının şemsiyesi altında. bu her şeyden önce. telekomünikasyonda. Ama bu. Ama bu tartışmada tarafların hiçbiri. Çağımızın teknoloji devlerinden ABD. devletin düzenlemeci müdahalesini arayacaktır. yukarıda sözü edilen 60 milyar $'lık enformasyon şebekesini. Örneğin. yaşamın bütün alanlarında. Başaramadıkları noktalar olmuştur. ulusal bir kuruluşunu pazarlamakla meşguldür. yüzyılın eşiğinde bu kavram neyi ifade ediyor ve tanım neyi gerektiriyorsa onu yapmalıdır. Teknoloji yeteneği kazanabilmenin bu a priori noktalarını Türkiye'nin yeniden icat etmesi gerekmez. Tıpkı. Ancak. yarın tutuna- 148 . araştırma ortaklığından. şebekenin içereceği donanım ve yazılım bazında. bugün Türkiye özel sektörü. Sanayinin başka alanlarında da. tanım dışıdır. malûm Tnin Türkiye'nin enformasyon alanında. bir gün. 1980'lerde olduğu gibi. bunlar bir araya gelip devletin de desteğini alarak. Ama. (Bknz. yasalarla ilgili olanlar dahil. bu alana yönelik araştırma-geliştirmenin altından kalkabilecek finansman gücüne/imkânına sahip. 1980'lerdeki telekomünikasyon şebekesi kurulurken benimsenmiş olan yaklaşımı değiştirmeden kurmaya girişirseniz. devletle işbirliği imkânım. Her ulus kendi reçetesini kendi yazmak durumundadır. KİTler ya da devletin tutumuyla. Türkiye sanayii. bu yeteneğini sürdürebilmek için.tür deneyimler yaşanmaktadır. güçlerini birleştirmeye çağırır ve bunun ekonomik önlemlerini alırken. kendi yararını maksimumlaştırmaya yönelik bir strateji belirleyemezse. telekomünikasyon dahil. Örneğin Türkiye.. dünyadaki bunca deneyimden yararlanılmayacak. gözlenen olayların umut verici yönde olduğu söylenemez. örneğin Dünya Bankası'nın Türkiye ekonomisinin "enformatizasyonu" konusundaki istek ve tavsiyeleri. ileri teknoloji alanlarındaki üretim ortaklıklarına doğru iteleyebilmenin. Türkiye. 1993. Bunun son örneği Yeni Sanayileşen Ülkeler'dir. bu nedenle teknolojik yeniliklere daha baştan ayak uyduramama ve hepsinden önemlisi araştırma-geliştirmenin üstesinden gelebilecek firma ölçeğini yaratamama gibi sonuçlar doğuracaktır. bunlarsız bir sanayi ülkesi olunabileceği iddiasını ileri sürüyorsa. Başardıkları noktalar olmuştur. yani bu şebekeyi kurarken. Uluslararası kuruluşların. teknoloji yeteneğini geliştirebilmesi açısından ne ifade ettiğiyle. aylardır PTTnin Tsinin özelleştirilmesi tartışmalarıyla çalkalanmaktadır. otomotiv sanayiinde verilen yeni yatırım izinleri. böylesi bir teknoloji yeteneği kazanmayı hedef almadan bu işe başlarsanız. her türlü önlemini alırken. ulusal araştırma-geliştirme ağım kurmamış bir ülke. şu ya da bu ölçekte devletin desteğini. Bunlar arasında. bu firma ölçekleriyle. şu ya da bu biçimde. Buna önce. eğer. temelde pek çok ortak yanın bulunduğu hiçbir zaman göz ardı edilemez. Türkiye eğer bir sanayi ülkesi olacaksa.

Forum: Toplum-Bilim-Teknoloji.cağı dalı kesmekle ve bütün köprüleri atmakla meşguldür.. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV). Kurt. Prof. 1991. Lee.. herşeyden önce.. teknoloji yeteneğinin yükseltilmesi gereğini vurgulayageldik.Dr. 22 Şubatta yaptıkları ortak açıklama. 1992. Hazırlık Dokümanı. 1990. PH. TMMOB.M. Makina Mühendisleri Odası.3. 1993. şu anda.. baştan beri.. 1989. Ankara. VViltiâm J. Routledge. Yoon-Shik. "Technology for America's Economic Growth: A New Direction to Build Strentgth". durup biraz düşünmek ve eğer becerebilirsek toplumsal aklı. Oxford. Hoffman. j •'-• j / t! / * * * * * * * * * * * 149 j . Ankara.... Aykut. Bu çalışmamızda. June. 1991... Beyond the technology Race... 1992. Charles. Jr. Amsterdam.. Institute for New Technologies. rekabet edebilirlik için üretilebilirliğin/prodüktivitenin yükseltilmesi. 1993. London and New York. Yücel. World Bank. PH. "Promotion Policies for Small and Medium Industries in Korea.. KOSGEB Semineri. J..D.. Porter. VVorking Paper No. Elsevier Science Publishers. Tokyo. 1993.. PPD.. 2729 September. VVointly Organized by OECD and TÜBİTAK. prodüktivitenin yükseltilebilmesi içinse. Eylül. ve Albert Göre. "Technological Change in Telecommunications.. March. Ankara. 141.. Prospects for Developing Countries. Fikret.. kendi aklımızı yeniden üretmek olsa gerektir. Roobeek.. 1993.. New Technologies and Global Industrialization. Implications for Industrial Policy in Developing Countries". Göker. (in) UNIDO. Prof... J Kaynakça * * Clintön. 1992. Vice President.. "An Option For Turkey To Gain Its Information Technology. H.. 1990." Conference on The Changing Role of Governments in Introducing New ITs.D. Ankara. "Serbest Pazar Ekonomisi" Ülkelerinde Sanayi(leşme)-Teknoloji(ye Yetişme) Politikaları ve Devletin Rolü.. Michael. London and Basingstoke. 1992.. New York. Cooper. Lee. Annemieke. E. The United Nations University. 1991.Dr. Turkey: Informatics and Economic Modernization. Ama galiba. The Competitive Advantage of Nations. Are Innovation Studies On Industrialized Economies Relevant to Technology Policy in Developing Countries?. Richard. 2 1 . Ocak.. Yüzyıla Doğru Türkiye: Geleceğe Dönük Bir Atılım Stratejisi. President. "General Status of Korean Small and Medium Scale Industries. "27-28 Ağustos. Yoon-Shik.13 November.. Türkiye'deki bütün kesimler için öncelik.. Dr. KOSGEB Semineri. Global Capitalism Theories of Social Development. Peet. TÜSİAD." 2728 Ağustos. The MACMILLAN PRESS Ltd.

(iii) İç Karlılık Oranı ve (iv) Net Bugünkü Değer. Bu bağlamda yatırımcı açısından önemli olan konu. İşte. Çünkü. GELENEKSEL SERMAYE BÜTÇELEMESİ YÖNTEMLERİ Yurtiçi yatırımların değerlendirilmesinde kullanılan geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemleri esas itibariyle şunlardır: (i) Geri Ödeme Süresi. 1. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları. uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde uygun karar kriterlerinin oluşturulmasıdır. çeşitli açılardan yurtiçi yatırımlara göre farkılıklar gösteren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde uygun bir sermaye bütçelemesi yönteminin geliştirilmesi bu bildirinin konusun teşkil etmektedir. Bu eksiklik hem projenin ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı net nakit girişlerinin hesaplanmasında hem de kullanılacak uygun iskonto oranının belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. sağlayacağı net nakit girişlerinin yatırım tutarını karşılayabilmesi için geçmesi gereken yıl sayısıdır. net nakit girişlerinin bugünkü değerinin nakit çıkışlarının bugün- 150 . artı ve eksileriyle bütün ülkeler için bir realite olarak karşımıza çıkmaktadır.DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARINDA SERMAYE BÜTÇELENMESİ: DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Yrd. sadece ulusal yatırımlardan sözetmek oldukça yalın kalmaktadır. (ii) karlılık Endeksi = Fayda/Maliyet Oranı. Doç. Fayda/Maliyet Oranı (FMO). Hüseyin DAĞLI KTÜ-İİBF İşletme Bölümü GİRİŞ Giderek küçülen günümüz dünyasında. bir projenin. yurtiçi yatırımlar için geliştirilen geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemlerinin uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde eksik kaldıkları görülmektedir. Geri Ödeme Süresi (GÖS). Dr. yatırımın kaç yılda geri döneceğini ortaya koyar. Diğer bir ifadeyle GÖS. Kendini en kısa sürede geri ödeyen proje bir yönteme göre kabul edilir. Hiç kuşkusuz uluslararası yatırımların değerlendirilmesi yurtiçi yatırımların değerlendirilmesine oranla daha kompleks (karmaşık) bir işlemdir.

NBD : Net Bugünkü Değer. : Borcun vergi öncesi maliyeti. net nakit girişlerini yatırım tutarına eşitleyen iskonto oranıdır. I v 151 . Bunlar içerisinde en yaygın olarak kullanılanı NBD yöntemidir. konu sınırlaması da dikkate alınarak aşağıda sadece NBD yöntemi üzerinde durulacaktır. aksi takdirde reddedilir. Net Bugünkü Değer (NBD) ise. Bu yöntem şu şekilde formüle edilebilir: n CF t d-x) i '. İç Karlılık Oranı (İKO). : Toplam öz sermaye. FMO birden büyükse proje kabul edilir. net nakit girişlerinin bugünkü değeri ile yatırım tutarı arasındaki farktır. : Proje maliyetini ifade etmektedir. işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinden daha büyük olması gerekmektedir.kü değerine (yatırım tutarına) oranıdır. / '• i İskonto oranı olarak kullanılan ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti ise şu şekilde hesaplanır: Burada. Projenin kabul edilebilmesi için bu farkın pozitif olması gerekir. : Öz sermaye maliyeti. Bu nedenle. Burada. : Vergi oranını göstermektedir. : Toplam borç. Bu yönteme göre projenin kabul edilebilmesi için hesaplanan bu oranın. : Projenin ekonomik ömrü. x ka n Io : Vergi Oranı : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti. CFt : t yılında beklenen vergi öncsi net nakit girişi. ka E B kb ke t : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti.

faiz ödemelerinin vergi matrahından indirimi öz konusu olduğu için. Düzeltilmiş Bugünkü Değer (DBD) yönteminde ise. reel faiz oranı nominal faiz oranından beklenen enflasyon oranının çıkarılması suretiyle bulunur (*). geleneksel NBD yönteminin uluslararası projelere uygulanmasında bir takım güçlükler ortaya çıkmaktadır. Bütün bu faktörleri NBD yönteminde kullanılan sermayenin ağırlıklı ortalama maliyetine dahil etmek oldukça güçtür. yatırımcı şirketin optimal sermaye yapısını zamanla değiştirebilir. Çünkü ülk riski ile döviz kuru riski. yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunmanın işletmeye yüklediği birtakım ilave risklerin varlığı da gözden uzak tutulmamalıdır. Diğer taraftan borç ve öz sermaye maliyeti proje riskine göre farklılıklar gösterebileceği gibi farklı risk kategorisine sahip bulunan projelerin borçlanma kapasiteleri de birbirinden farklı olabilir. Böylece işletmelerin faaliyet riskleri azalabilir. Diğer taraftan. NBD yönteminde projeden beklenen net nakit girişleri işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetine göre tek bir iskonto oranından bugüne indirgendiği konusu önceki bölümde açıklanmıştı. hem yatırımcının kendi ülkesi açısından hem de yatırımın yapıldığı ülke açısından bakılabilir. Bunlardan ilki nakit akışının belirlenmesi ile ilgili güçlükleri. Ancak. Bunun uygulanmasının kolay olmasına karşın. g reel faiz oranını ve p ise. borç ve öz sermaye oranında zamanla ortaya çıkabilecek değişikliklerin işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetini de değiştireceği gerçeği gözden uzak tutulmuştur. net nakit girişleri öz sermaye maliyeti ile iskonto edildiğinden zamanla sermaye yapısında ortaya çıkabilecek değişikliklerin bu bağlamda bir önemi bulunmamaktdır. projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu olabileceği gibi döviz kontrolleri ve benzeri nedenlerden dolayı yabancı kaynak maliyeti yükselebilir de. Konu nakit girişleriyle ilişkilendirildiğinde. Enflasyon açısından konuya bakıldığında. diğer ise uygun iskonto oranının belirlenmesine yönelik güçlükleri içermektedir. Sıralaran bütün bu faktörler dikkate alındığında her bir proje için ayrı bir sermaye yapısının oluşturulması gerçeği ortaya çıkmaktadır. Öte yandan. enflasyon ile net nakit girişlerinin özelliğine ilişkindir. 2. Diğer taraftan nakit akışı konusuna.Öz sermaye ve borcun maliyeti. Yukarıda kısaca açıklanmaya çalışılan NBD yöntemi. sermayenin kaynağı olarak borç ve öz sermayenin önemine göre ağırlıklarının alınması suretiyle hesaplanır. İskonto oranının belirlenmesine yönelik önemli bir diğer konu ise. Kuşkusuz burada önemli olan nakit akışlarına yatırımcının kendi ülkesi açısından bakılmasıdır. Bilindiği gibi. Buna karşın. NBD yönteminin doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde kullanımını güçleştiren nedenlerin başında anılan bu riskler gelmektedir. beklenen enflasyon oranını ifade etmektedir. Bu güçlükler iki ana grupta toplanabilir. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde reel faiz oranlarının mı yoksa nominal faiz oranlarının mı kullanılması gerektiği açıklığa kavuşturulmalıdır. 152 . no(*) Bu durum Fisher Denklemine göre şu şekilde formüle edilebilir: = g+p Burada . sermaye bütçelemesi konusunda önemli bir yere sahiptir. UYGUN İSKONTO ORANININ SEÇİMİ Yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunan işletmelerin satış gelirlerinde ortaya çıkabilecek dalgalanmalar yatırımların çeşitlendirilmesinin bir sonucu olarak ortadan kalkabilir. esas itibariyle döviz kuru riski ile üke riskidir. Sözkonusu bu riskler ise. borç maliyetinin hesaplanmasında ilave bir düzenlemeye gidilir. r nominal faiz oranım.

proje değerlendirilirken sadece legal yollarla yatınmcıya aktarılan gelir değil bunun yanısıra illegal yollarla transfer edilen gelirin de dikkate alınması gerekir.1. 3. 153 / . Diğer Bölümlerin veya Mevcut Satışların Üzerindeki Etkileri Doğrudan yabancı sermaye yatınmlannın diğer bölümlerin satışları üzerinde iki türlü etkisi bulunmaktadır. 3.minal nakit girişleri için nominal faiz oranlan. Ancak. Bloke Fonlar Eğer işletmenin yurtdışında bloke edilmiş veya herhangi bir nedenle kısıtlandırılmış fonları mevcutsa ve bunlar doğrudan yabancı sermaye yatırımlannın finansmanında kullanılabiliyorsa. transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak anılan kısıtlamalar kısmen de olsa ortadan kaldınlabilmektedir. hatalı sonuçlara varılabilir. Ayrıca. Doğrudan yabancı sermaye yatınmlarının değerlendirilmesinde. reel faiz oranlan kullanılarak iskonto edilmesi daha uygundur. projenin yapılacağı ülke ile bir ihracat ilişkisi mevcutsa o zaman yatınmcının ihracatında bir azalmanın ortaya çıkmasıdır.2. Örneğin konuya bloke fonlann değerlendirilmesi açısından bakıldığında.4. YATIRIMCININ NAKİT AKIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER 3.3. Japonya'da %42. . Vergi Oranlarındaki Farklılıklar Yurtdışında elde edilen gelirin vergilendirilmesinde kullanılan kurumlar vergisi oranlan bir ülkeden diğerine oldukça büyük farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle yatırımcı açısından projenin maliyetinin hesaplanmasında. Ancak. Doğrudan yabancı sermaye yatınmının gerçekleşmesi işletmenin diğer bölümlerinin satışlannı artınyorsa bu da satış yaratma etkisi olarak adlandırılmaktadır. Dolayısıyla bu etkiler dikkete alınarak yatınmcıya sağlayacağı net satışlar üzerinden proje değerlendirilmelidir. yatınmcı açısından sadece ana ülkeye transfer edilebilen nakit akışları bir anlam taşır. reel nakit girişleri için ise. Örneğin bu oranlar ABD'de %34. Aksi takdirde. Elde Edilen Gelirin Transferine Yönelik Kısıtlamalar Projeden elde edilen gelirin transferinde kısıtlamalar sözkonusu ise. Almanya'da %56. Bunlar satış kaybı (cannibalization) ile satış yaratma (sales creature) dır. Transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak bloke fonlann bir kısmı yatınmcıya geri dönebiliyorsa o zaman geri kalan kısım proje maliyetinden indirilmelidir. yatırımcının kendi ülkesindeki kurumlar vergisi oranı ile yatırımın yapıldığı ülkedeki oran karşılaştırılarak hangisi daha yüksekse o dikkate alınmalıdır. eğer yeni bir ürün sözkonusu ise eski ürüne olan talep de azalacaktır. 3. bu durumda projenin yatınmcıya olan gerçek maliyeti yurtiçi proje maliyetinden daha düşük olabilir. İtalya'da %36'dır. Kanada'da %44. eğer sözkonusu bu fonlann alternatif kullanımı sadece yurtdışında başıboş (olduğu gibi) bırakılmaksa. o zamanyatınmın gerçekleşmesiyle kullanılabilir hale gelen fonlann tamamının projenin maliyetinden indirilmesi gerekir. Dolayısıyla. bloke fonlann projenin finansmanında kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek potansiyel kazancın proje maliyetinden düşülmesi gerekir. İsveç'te %52. Satış kaybı. î ! / 3. o takdirde. Böyle yapıldığı sürece her iki durumda da aynı sonuca ulaşılır.

-LS)(l -X) n DA. Çünkü ödenen vergilerin gerçek miktarı nakit akışına göre hesaplanandan daha az olabilir.X n DBD=S Q K O + S 0 AF 0 + Y —L_! K_ + S. bazı düzenlemelerin yapılması gerekir. n <StCf. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını teşvik etmek amacıyla yatınmcılara çeşitli yardımlarda bulunabilirler.AF i + ^ 1 t ~ (l + D R / t=l CL o" t t=l(l+DR<) I n LR. projeler değerlendirilirken sağlanan ucuz krediler de dikkate alınmalıdır.. Bunlardan biri yatınmcılara imtiyazlı (ucuz) kredi sağlamalarıdır. DBD So St : Düzeltilmiş Bugünkü Değer. elde edilen transfer edilebilir gelirin yatırımcıya aktanlmayıp yurtdışında bırakılması suretiyle vergi ödemeleri ertelenebilir. bütün bunlar dikkate alındığında ister yatırımcıya transfer edilsin ister edilmesin eğer nakit akışı olarak transfer edilebilir gelirin tamamı dikkate alınmışsa.5. DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Uluslararası yatınm projelerinin değerlendirilmesinde çoğu yazarlarca DBD yöntemi önerilmektedir. t=ia+DR d ) i—— i 1 n TD t t +n v RF t t 1 t=l(l+DR f ) Burada. Bu nedenle. 154 . : T yılında beklenen spot döviz kuru. Bu yöntem aşağıdaki gibi formüle edilebilir. Diğer taraftan.yurtdışında kazanılan gelirin transfer fiyattan gibi çeşitli yöntemlerle yüksek vergili ülkelerden düşük vergili ülkelere doğru hareketi sağlanarak ödenen toplam kurumlar vergisi miktarı azaltılabilmektedir. Eğer imtiyazlı kredi uygulaması mevcutsa. 4. : Projenin başlangıcındaki spot döviz kuru. yabancı projelerin sermaye maliyetinin yurtiçi projelerin sermaye maliyetinden daha düşük olması doğaldır. İmtiyazlı Krediler Hükümetler. İşte. 3. bu durumda.

Ko AFo CFt LSt T : Yabancı para birimi olarak proje maliyeti. j V [ n Dat BCo CLo LRt TDt RFt DRe DRa DRb i DRd DRf rg : Projenin ekonomik ömrü. ! 7 Proje maliyetinin. CFt. Projeden sağlanan nakit akışları ile diğer tesislerin satışlanndaki azalma sonucu ortaya çıkan gelir kayıplan aym vergi oram (t) ile düzeltilir. : Yatırımcı ülkedeki piyasa faiz oranıdır. : Tamamen öz sermaye ile finansman varsayımı altında nakit akımlarının ıskonto oranı (özsermaye maliyeti) : Amortisman karşılıklarının iskonto oranı. bloke fonların nominal değeri eksi alternatif kullanımları sonucu sahip olacakları değerdir. beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir. Diğer tesislerin satışlarına bağlı olarak meydana gelen gelir kaybı ise. : Kazanılan gelirin yavru şirketler arasında transferiyle sağlanan tasarrufların iskonto j V J j ı J oram. yabancı para birimiyle ifade edilen sözkonusu bu gelir kaybı. : Yabancı para birimi olarak transfer edilebilir beklenen nakitakışı. : Projenin yapılması sonucu kullanılır hale gelen kısıtlanmış fonlar. : Borçlanma kapisitesine katkısı sonucu ortaya çıkan faiz indiriminin sağladığı vergi tasarruflarının iskonto oranı. : Yatırımcı ülke parasıyla projenin borçlanma kapasitesine olan katkısı. Burada. Projenin gerçekleşmesiyle aktifleşen bloke fonlar kadar proje maliyeti azalır. ülke riski ve döviz kuru riskini / V 155 J . : Yatırımcı ülke parası olarak kaybedilen satış geliri. projeden elde edilmesi beklenen yasal olarak yatırımcı ülkeye transfer edilebilirnakit akışlannı göstermektedir. Aynı şekilde bu tutar da yatırımcı ülke parasına spot döviz kuru üzerinden çevrilir. Aynı şekilde. : Kazanılan gelirin illegal yollarla ana ülkeye transfer edilen bölümü. : Yavru şirketler arasında transfer fiyatlanmasıyla vergi ödemelerinin ertelenmesinden sağlanan beklenen vergi tasarrufları. Nakit akışları yerli ve yabancı kurumlar vergisi oranlan arasında en yükseği olan gerçek vergi oranı (T) ile düzeltilir. İskonto oram (DRe). : Yatırımcı ülkeile projenin yapılacağı ülke kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanı. AFo. : Yabancı para birimiyle imtiyazlı kredilerin tutan. : Yatırımcı ülke parasıyla amortisman karşılıkları. anılan bu nakit akışlarından çıkarılır. . : İllegal olarak transfer edilen nakit akımlarının iskonto oranı. Yabancı para birimiyle ifade edilen bu nakit akışları beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir. : Yabancı para birimi olarak imtiyazlı kredilerin faiz ve ana para taksit ödemelerinin toplamı. projenin başlangıç yılında yabancı para birimiyle ifade edildiği ve spot döviz kurundan yatırımcı ülke parasına çevrildiği varsayılmaktadır.

Yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanının gerçek vergi oranı olarak kullanılması aslında ihdiyatlı bir yaklaşımdır. İster yurtiçinde olsun isterse yurtdışında olsun bir projenin finansmanında eğer borç sermaye kullanılıyorsa bunun için yapılan faiz ödemeleri vergiden indirilir. amortisman karşılıkları ile kullanılan kurumlar vergisi oranının (yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından en yüksek olanı) çarpımına eşittir. DAt büyük bir olasılıkla yabancı para birimi ile gösterilir ve bu tatar St ile yatırımcı ülke parasına çevrilir. Bu şekilde yapılan hesaplamalar sonucunda. DAt. Ancak. Oysa. yatırımcı ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot döviz kuru üzerinden ana ülke parasına çevrilmesi sözkonusu olmamaktadır. Ancak kullanılan t sembolü yabancı ülkedeki kurumlar vergisi oranını gösteriyorsa.adımlı işlem burada da çalışmaktadır. Bu nedenle gerçek vergi oranı t'nın altına düşebilmektedir. SONUÇ İşletme yönetiminin temel amacı. imtiyazlı kredi için yapılan ödemi ile bu kredinin bulunmaması durumunda şirketin karşılaşacağı piyasa faiz oranından iskonto edilen borç anapara ve faiz ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki farktır. Başka bir anlatımla. DBD yöntemi iki-adımlı bir yaklaşımdır. Nakit akışı olarak sadece yasal yollarla yatırımcının ülkesine transfer edilebilir gelirin (CFt) dikkate alınması ihtiyatlı bir yaklaşımdır. Borçlanma kapasitesinden ve bunun sonucu olan vergi tasarruflarından ister tamamen yararlansın isterse yararlanmasın borçlanılabilen miktar üzerinden sağlanan vergi tasarrufları proje için bir gelir olarak dikkate alınmalıdır. yatırımcının (örneğin ÇUŞ) elde ettiği geliri yüksek vergili ülke tesislerinden düşük vergili ülkelerdeki tesislere kaydırabilmekte. DBD'nin negatif çıkması durumunda. Amortismanların vergi açısından sağlamış olduğu fayda. Eğer projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu ise. vergi indiriminden tasarruf sağlayan faiz ödemelerine eşittir (kullanılan faiz oranı ana ülkedeki faiz oranıdır). nakit akışlan. Bu şekilde sağlanan yıllık gelir. pozitif DBD sağlayan projeler kabul edilir. transfer ödemeleri gibi yasal olmayan yollarla da yatınmcının ülkesine gelir transfer edilebilir (vergi ödemelerinin azaltılmasında kullanıldığı gibi). ikinci adım olarak sözkonusu vergi tasarruflan hesaplanarak sonuca tekrar bakılır. Ancak şunu belirtmekte fayda var ki. uygulamada.de içine alan sistematik riskin tamamını yansıtan öz sermaye maliyetidir. Bu amaca hizmet etmek için işletmeler yurtiçi yatırımlann yanısıra doğrudan yabancı sermaye yatınım şeklinde uluslararası yatırım faaliyetlerinde de bulunabilirler. Aslında. Doğrudan yabancı ser156 . Dolayısıyla değerlendirme sözkonusu bu vergi tasarruflanm (TDt) dikkate alınmadan da yapılabilir ve sonuç pozitif çıkarsa başka bir hesaplamaya gidilmeden proje kabul edilebilir. Ayrıca bu farkın spot döviz kurundan yatırımcı ülke para birimine çevrilmesi gerekir. bu kredinin sağladığı nakit akışı. vergi ödemelerini etkeleyebilmektedir. transfer fiyatları gibi çeşitli düzenlemelerle düşük vergili ülkelere kayabilir ve bu ülkelerde yeniden yatırım yapılarak vergi ödemeleri ertelenebilir. işletmenin piyasa değerini yani ortaklannın servetini maksimum kılmaktır. o zaman illegal yollarla transfer edilebilir ilave nakit akışlan da hesaplamada dikkate alınabilir. Yurtiçi yatırımlarda olduğu gibi yurtdışı yatırımlarda da amortisman karşılıkları kurumlar vergisinden düşülmektedir. Legal kanallarla transfer edilebilir nakit akışlarına göre hesaplanan DBD'nin sonucu negatif çıkarsa. Yukanda belirtilen iki .

1990. Financial Management. and LEES Francis A.Hail. Second Edition. New York. International Finance : The Markets and Financial Management of Multinational Business. LESSARD). Nevv Jersey. David J.maye yatırımlarını yatırımcı açısından avantajlı kılan faktörler ise. . Fuad. Autumn 1984. Michigan. FOLKS. 1987. Nevv York. Eugene. Foreign investment Evaluation Practices of Multinational Corporations. No. VVilliam A.. No. Inc. "Evaluating Foreign Projects : An Adjusted Present Value Approach". Gorhan & Lamont. David K. Second Edition. VVest Publishing Company. taşıma giderlerinden tasarruf sağlama gibi maliyeti düşürücü beklentiler ile uluslararası çeşitlendirmeye giderek iş riskini azaltma. KELLY. GORDON. RODRIGUEZ Rita M. GITMAN. Jeff. Vol. Arthur I. 1. esas itibariyle şunlardır : İçsel ekonomiler. r ' [ / v ! / ' j / 157 . No.. ucuz işgücü. Mark R. VVarren.. Englevvood Cliffs. ülkeler arasındaki vergileme farklıbklanndan yararlanma. 1986. Marie W. hammadde kaynağına yakınlık. Sara L. özel bilgi avantajı. "Multinational Capital Budgeting : Foreign Investment Under Subsidy". 13. and STONEHILL. OBLAK. Sixth Edition. Harper Collins Publishers.- « f KAYNAKLAR ABDULLAH. EITEMAN. Third Edition.. Donald R.. McGraw-Hill Publishing Company.. The Kent International Dimensions of Business Series. A. 13. LESSARD. John R. Prentice Hail. Roy J. "An APV Analysis of Capital Budgeting Under Inflation". 9.Kent Publishing Company. 4. Gorhan & Lamont. International Financial Management. Principles of Managerial Finance. Lawrence J. 1990. E. and KELLY. Boston. Investment and Financing Decisions for Multinational Corporations. in Handbook of Modern Finance (edited by Dennis E. 1982. Boston. VVinder 1980. Raj. Financial Management for the Multinational Firm. Prentice . and CARTER. and AGGARVVAL.. Englevvood Cliffs. 1979. 1981. Multinational Business Finance. International Financial Management.. International Dimensions of Financial Management. in International Financial Management: Theory and Application (edited by Donald R. Financial Management.. California Management Revievv. Inc. UMI Research Press. 1988. KVVS . EZZEL. LEVI.VVestey Publishing Company. EAKER. St. Vol. Paul. California. 25. VVarren. Fail 1982. Addison . "Survey and Analysis of Capital Budgeting Methods Used by Muttinationals". gümrük tarifeleri ve kotalar gibi dış ticareti engelleyen düzenlemelerden kurtulma istekleri.. 1979. MADURA.. Doğrudan sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde DBD yöntemi en uygun bütçeleme tekniği olarak görülmektedir. Boston. 1991. and HELM. Vol. VVilliam R. LOUGUE). Maurice D. Bu nedenle Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte Türk Cumhuriyetlerine yatırım yapmayı planlayan Türk Sinai işletmelerinin yapacakları yatırımları bu yönteme göre değerlendirmeleri durumunda basan şanslarının artacağı kanaatindeyiz.

47. "Capital Budgeting for Multinational Firms : A Theoretical Analysis" Southern Economic Journal. VVESTON. 158 . Hany A. July 1980. Vol. No. Neil E. The Dryden Press. Harcourt Brace Jovanovich Collage Publishers. and RICKS. SHAVVKY.. Fred and BRIGHAM. David A. 1988. California Management Revievv. Essentials of Managerial Finance. 23. SHAPIRO. No.RUGMAN..Eugene F. 1. Vol. SEITZ. Financial Management. The Dryden Press. 1. 1991. Alan M. 7 No. Tenth Edition. "Intemalization Theory and Corporate International Finance. Spring1978. VVinter 1980. Capital Budgeting and Long-Term Financial Decisions.. J. Second Edition. Allyn and Bacon. 2. Alan C. Cambridge. Ballinger Publishing Company. 1993. International Corporate Finance. Foundations of Multinationai Financial Management. "Capital Budgeting For The Multinational Corporation". Boston. Vol. 1990.. Fort VVorth. Chicago.

hazırlanma yöntemi ve iktisadi gerekçeleri tartışmaya ne kadar açık olursa olsun uygulamaya konan 12 ve 22 yıllık listeler bu sürenin biüminde Türkiye ile Topluluk arasında gerçekleştirilecek Gümrük Birliği'ni haber veriyordu.AT İLE GÜMRÜK BİRLİĞİ VE TÜRK SANAYİİ Doç. / •' . Thus. • ' . Üçüncü bölümde ise çeşitli çalışmalarda rekabet gücü orta düzeyde. Türk Sanayii'nin mevcut rekabet gücünün saptanması ve iyileştirilmesine yönelik önlemlerin alınması için en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken son iki veya üç kritik yıldan biridir. j / v . evaluating the impact of customs union on Turkish industry is of great importance at this stage. CUSTOMS UNION WITH EC AND TURKISH İNDUSTRY SUMMARY Turkey and the EC increased the negotiations on the accomplishment of customs union in 1993. Zira Topluluk ile oluşturulacak Gümrük Birliği.Dr. Turkey could not anymore apply an independant tariff protection. ATnda sanayinin korunmasında başvurulan tarife-dışı engeller ele alınarak Türkiye'nin bu tür korumaya uyum sağlayabilmesi için öneriler getirilmeye çalışılmaktadır. N. in the third part those discussions are reviewed for a chosen sector vvhich appears as competiüve in some studies and highly competitive in some others. The point of vievv of the sector itself concerning the customs union is also given. according to the Additional Protocol. Because when the customs union is formed. in the second part the non-tariff barriers of the Community are given and the measures to harmonize Turkey to this system are discussed. The first part of the paper aims to remind the legal aspect of the Turkish-EC relations vis-a-vis the customs union. bazılarında ise yüksek çıkan ve yabancı sermayenin ortak olduğu. Ancak o dönemde AT ile ilişkiler ekonomik açıdan olmaktan çok siyasal açıdan tartışıl- \ > 159 . G i r i ş Türkiye. Gümrük Birliği'ne geçiş sürecini başlatan sözkonusu Protokol 1973 yılının 1 Ocak'ında yürürlüğe girdiğinde.Lerzan (KILIÇ) ÖZKALE İTÜ İşletme Fakültesi ÖZET Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında Katma Protokolde öngörülmüş olan Gümrük Birliği'nin 1995 yılında tamamlanması için yürütülen resmi görüşmelerin hızlandığı 1993 yılı. ekonomik geleceğini Avrupa Topluluğu ile birlikte düşündüğünü 1963 yılında Ankara Anlaşması'nı ve 1970 yılında da Katma Protokolü imzalayarak ortaya koymuştur. ileriye dönük olarak kesinlikle bağlayıcı olacak ve başlangıcından itibaren Türkiye'nin sanayisini gümrükler yoluyla korumak için herhangi bir tek taraflı düzenleme getirmesi olanağı kalmayacaktır. Bu açıdan bakıldığında Gümrük Birliği'nin sanayi üzerindeki olası etkilerini incelemek son derece büyük önem taşımaktadır. j / ' 1. Böylelikle daha önce tartışılanların örnek bir sektör açısından değerlendirmesi yapılmış olmaktadır. İkinci bölümde. Bildirinin ilk bölümü Türkiye-AT ilişkilerinin anlaşmalarla çizilmiş olan sınırlarını hatırlatmaya yöneliktir. in order to compare the author's evaluations vvith the sector members. dünyadaki son teknolojilerle çalışan örnek bir sektör ele alınarak gümrük birliğinin önceki bölümlerde değinilen olası etkileri belirlenmeye çalışılıp. sektörden bir üst düzey yetkilinin bu konudaki görüşlerine yer verilmektedir. This aim obliges Turkey to evaluate the competitiveness of her industry and take the last measures for increasing it.

Zira bu noktada atılacak bir geri adım. Bunun önemli bir nedeni. Bu ise hala kesin olarak belirlenmemekle birlikte çok yakın bir tarihte gerçekleşecektir. Malların bu düzeyde serbest dolaşımı esasına dayandığı için de ticari ilişkileri düzenlemeye yönelik ve tümüyle veya kısmen ticaret konusuyla ilgili tüm politikalar kaçınılmaz olarak Gümrük Birliği'nden soyutlanamaz bir nitelik kazanmaktadır. bunu gümrük birliğinin Katma Protokolda belirtilen sürede tamamlanacağı yolundaki şaşırtıcı açıklamalar izlemiştir. Bu süreyi halen olduğu gibi tarih veya korunma talebinde bulunan ancak gerekçeleri oldukça belirsiz sektörler gibi konularda yararsız tartışmalarla geçirmek yerine. 160 . madde Topluluğun tüm malları kapsayan bir gümrük birliği temeline dayandığını belirtmektedir. Ancak kanımızca önemli olan bir noktada görüş belir(1) Bu konudaki en son açıklama Cumhurbaşkanı Demirel tarafından 12 Eylül 1993 tarihinde Ankara Anlaşması'nın imzalanışının 30. Burada öncelikle gümrük birliği tanımı AT açısından ele alınacaktır. bu değerlendirmenin ışığında Gümrük Birliği'nin umulan yararı sağlayabilmesi için alınması gereken önlemler önerilmektedir. isterse ve kanımızca Anlaşmaya daha uygun olan Türk görüşüne göre 1995 başı olsun. 2. Bu politikaların neler olduğuna aşağıda Türkiye ve AT arasındaki Gümrük Birliği'nin kapsamı tartışılırken değinilecektir. öte yandan henüz AT deneyiminin çok yeni olması nedeniyle diğer kesimin de elinde çok inandırıcı verilerin bulunmadığı 70'li yıllara rastlamasıdır. AT tarafından uygulanan korunma yolları gözönünde bulundurularak belirlenmekte ve uluslararası düzeyde rekabet gücü elde etmiş bulunan Türk lastik sektöründen bir yetkiliyle bu konuda yapılan görüşmenin izlenimleri aktarılarak. Avrupa Topluluğu'nu kuran Roma Antlaşması'nda gümrük birliğinin yukarda verilen türden bir tanımına rastlanmamakla birlikte. Bu bildiri AT ile gümrük birliğinin Türk Sanayii üzerindeki etkileri konusunu ele aldığından. tarım ürünlerinin de serbest dolaşımına dayandığını ifade etmekle birlikte ikinci grup mallar için özel hükümleri saklı tutmuştur (Madde 39-46 arası). İster Topluluğun yorumundaki gibi 1995 sonu. dünyada entegrasyonun iktisadi yararlarının çok tartışıldığı ve büyük bir kesim tarafından da kesinlikle reddedildiği. Bu bildiride bütün bu noktalar gözönünde bulundurularak önce gümrük birliğinin kapsamı konusundaki tartışmalara açıklık getirilmeye çalışılmakta. Türkiye İle At Arasında Oluşturulacak Olan Gümrük Birliği'nin Kapsamı Bilindiği gibi ekonomik bütünleşme türlerinden biri olan gümrük birliği malların serbest dolaşımı esasına dayanır.dığından. üye ülke üreticileri arasındaki rekabeti bozabilecek her türlü farklı uygulama da giderilmekte ve nihayet birlik dışındaki ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesi uygulanmaktadır. yılı dolayısıyla İküsadi Kalkınma Vakfı'nca İstanbul'da düzenlenen toplantıda yapılmış ve Türkiye'nin kararlılığı açıklıkla dile getirilmiştir. maddeye dayanarak gümrük indirimlerini tek taraflı olarak durdurması da bu konuda "daha fazla endişe edilmesini" adeta gereksiz kılmıştır. uluslararası alanda Türk tarafına olan güveni çok zedeleyecektir. Türk Hükümetleri ve hatta Cumhurbaşkanları (1) tarafından kararlı açıklamalarla sürdürülen bu hedefin en çok kazanç ve en az kayıp ile gerçekleştirilmesi için her düzeyde ve her alanda yapılması gerekenleri titizlik ve uzmanlıkla belirlemekte kullanmak daha yararlı olacaktır. 9. daha sonra Gümrük Birliği'nden Türk sanayiinin olumsuz etkilenmesini engellemeye yönelik önlemler. Bu amaçla mal ticaretinde uygulanan her türlü vergi ve kısıtlamalar kaldırıldığı gibi. Oysa Türkiye'de tüm ekonomik kararlarda olduğu gibi AT ile ilişkilerde de başından beri süregelen günlük davranma alışkanlığı sonucu önce ithalat liberasyonu ani olarak başlatılmış. tarım sektörü üzerinde ayrıca durulmayacaktır. (2) (3). Üstelik kısa süre sonra Türkiye'nin 60. Gümrük Birliği'nin oluşturulması öncesinde yapılacak çok iş ve alınacak çok önlem bulunmaktadır. bu listelerin eleştirisi ve Türk sanayii üzerindeki olası etkileri kamuoyunda çok fazla ilgi toplamadığı gibi bilim çevrelerinde ve sanayiciler arasında da ciddi şekilde tartışılmamıştır. İthal ikameci dönemde devletin büyük desteğini gören sanayimiz de bu desteğin ilelebet ve üstelik gümrük vergileri gibi dünyanın 1970'li yıllarda terketmeye başladığı koruma yöntemleri ile süreceğine olan inancını pekiştirerek dünya ile rekabet etme kaygısına (bazı istisnalar dışında) dahi kapılmadığından. Sözkonusu madde "mal alışverişlerinin tümü"ndcn sözederek gümrük birliğinin yalnızca sanayi ürünlerinin değil. Türkiye'nin AT ile kurmayı taahhüt ettiği Gümrük Birliği adeta tümüyle unutulmuştur.

tilmekle yetinilecektir: gümrük birliğinin gerçekleşme tarihinin belirlendiği Katma Protokol 1970 yılında imzalanmış olmasına karşın o günden bugüne konunun üzerinde ciddi şekilde durulmamıştır. Nitekim gümrük birliğinin başlangıç tarihinin 1995 başı mı yoksa sonu mu olacağı konusu dahi 1993 yılında tartışılır olmuştur. Ancak hiç tartışılmadan neredeyse herkesçe veri olarak alınan konu gümrük birliğinin kapsamıdır. Türkiye'de yaygın olan görüşe göre gümrük birliği sanayi mallarında kurulacaktır (BALKIR 1992, HDTM 1991, KULOĞLU 1988, YAŞAR 1993). Ancak Ankara Anlaşması ve Katma Protokol bu konuda aynen Roma Antlaşması'nın tarzında kaleme alındıklarından, gümrük birliğinin kapsamı bu derece kesin olarak çizilmemiştir (GÜNUĞUR 1988, DPT 1983). Dolayısıyla kanımızca kapsam, tarafların gümrük birliğinin gerçekleştirilmesi aşamasında yapacakları görüşmelerle kesinleştirilecektir. Zira Ankara Anlaşması'nın 10. maddesi tıpkı Roma Antlaşması madde 9 gibi "...gümrük birliği, mal alışverişlerinin tümünü kavrar." demekte, ancak bundan sonra tarım ürünlerini özel bir bölümde ele alarak, 11. madde 1. paragrafta "Ortaklık rejimi, Topluluğun ortak tarım politikasini, gözönünde bulunduran özel usullere göre, tarımı ve tarım ürünleri alışverişini de kavrar." düzenİçmesini, 2. paragrafta ise "tarım ürünlerinden, Topluluğu kuran Antlaşmanın II sayılı Ek'inin konusu olan ve sözü edilen Antlaşmanın 38'inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması ile halen tamamlanmış bulunan listede sayılı ürünler anlaşılır" düzenlemesini getirmektedir. Ankara Anlaşmasının 4. maddesi gereği Geçiş Döneminin gerçekleşme şartlarını, usullerini, sıra ve süreleri belirleyen Katma Protokolün 33. maddesinin 1. paragrafında "Yirmi iki yıllık dönem içinde, Türkiye, tarım ürünlerinin Türkiye ile Topluluk arasında serbest dolaşımı için Türkiye'de uygulanması gerekli Ortak Tarım Politikası tedbirlerini bu dönemin sonunda alabilmek amacıyla, kendi tarım politikasının uyumu yoluna gider." denmekle de geçiş dönemi sonunda tarım mallarında da serbest dolaşım öngörülmüştür. Katma Protokol'un izleyen 34 ve 35. maddeleri ile 6 sayılı eki de geçiş dönemi boyunca tarım mallarına uygulanacak tercihli rejimi düzenlemiştir. Bu konuda kanımızı destekleyen son belirti ise AT Komisyonu Türkiye Temsilcisi Michael Lake'in Mayıs 1993'de toplanan TBMM ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'nda yaptığı konuşmada yer almaktadır. Lake, AT Komisyonu adına yaptığı bu açıklamasında "tarımın gümrük birliğine dahil edilip edilmesinin gerekip gerekmeyeceği ve ne ölçüde dahil edileceği ve Türkiye'nin kendi tarımını destekleme sistemini Topluluğun hızla değişmekte olan ortak tarım politikası ile aynı düzeye getirmesinin kendisi için ne ölçüde zorunlu ya da arzu edilir olduğu konuları henüz bir karara bağlanmamıştır" diyerek bu konunun büyük ölçüde Türkiye'nin tercihine ve hazırlığına bağlı olduğunu vurgulamıştır (LAKE 1993). O halde bu bildiride çok ana hatlarıyla sanayi için değinilecek olan gümrük birliğinin etkilerinin, tarım için de ve örneğin DPT tarafından 1990 yılında hazırlatılan türden ciddi çalışmalarla incelenmesi yerinde olacaktır (DPT 1990a). Tarımı bir tarafa bırakıp sanayi malları ile ilgili olarak gümrük birliğinin kapsamına geri dönülecek olursa, bu grup malların serbest dolaşımının beraberinde getireceği politika uyumu zorunluluğu, başta Ortak Ticaret Politikasına ilişkindir. Ülkelerarası mal alışverişlerini düzenlemeye yönelik bu poMikanın temeli ortak gümrük tarifesine dayanmakta ve bunun uygulanması için ise malların gümrük değeri ile menşelerinin belirlenmesi gibi iki mekanizmayı kullanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine gittiğinde hem bu politikaya uyum sağlamak ve hem de mekanizmalarını uygulama zorunda kalacaktır. Dolaşım Belgesi düzenlenmemiş malların serbest dolaşımdan yararlanması olanaksız olduğundan gümrük bürolarının bu işlemleri yapmak ve belgeleri eksiksiz düzenlemek gibi önemli görevleri olacaktır. Bu da en azından gümrüklerde çalışan personelin eğitimini gerektirmektedir. Üye devletler kaynaklı mallar ile üçüncü ülkeler çıkışlı malların serbest dolaşımında dikkat edilecek noktalar, aktif ve pasif işlemeye ilişkin denetimler vb. gibi oldukça değişik konularda karmaşık yöntemlerin uygulanmasını gerektiren gümrük birliği, henüz Türkiye için adeta çözülmesi gereken bir bilmece durumundadır. Nitekim Gümrük, Vergilendirme ve Tüketici Politikasından sorumlu AT Komisyonu (2) Roma Antlaşması Madde 9: "Topluluk, mal alışverişlerinin tümünü içine alan ve üye devletler arasındaki ithalata ve ihracata uygulanan gümrük vergileri ve eş etkili resimlerin yasaklanması ile, üçüncü ülkelerle ilişkilerde ortak gümrük tarifesinin kabulünü kapsayan bir gümrük birliği üzerine kurulur." (3) Gümrük Birliği'nin AT dışındaki çeşitli uluslararası kurum ve anlaşmalarda yapılan tanımlan için bkz. GÜNUĞUR (1988) ve VAULONT (1985).

, j '/ I

. / '' ,

, f ' \

161

üyesi Scrivener bu alanda uyumun sağlanabilmesi için 1993 yılı sonuna kadar "gümrüklere yönelik işbirliği programı" başlatılmasını önermiş ve Türkiye'ye teknik yardım için somut hizmetler sağlanacağı güvencesini vermiştir (SCRİVENER 1993). Yakından incelenmesi ve uyum sağlanması gereken bir başka politika ise Topluluk ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki gelişme politikasıdır. Zira Topluluk bu ülkelerin kalkınmasına yardımcı olmak üzere Ortak Gümrük Tarifesi çerçevesinde bir tercihler sistemi tanımıştır. Türkiye gümrük birliğine gitmekle bu tarifeyi kabul edeceğinden, bu tercihler sistemini de kabul etmek ve uygulamak zorunda kalacaktır. 3. At'nda Sanayinin Korunması Ve Desteklenmesinde Kullanılan Araçlar Ve Türkiye Bu bölümde, önce Gümrük Birliği'nin genel etkilerinden sözedilecek daha sonra Topluluk'un kendi sanayiini korumaya yönelik uygulamalarına değinilerek, Türk sanayiinin gümrük birliği sonrasında AT firmaları ile rekabet edebilmesi için alınması gereken önlemler önerilecektir. Zira Türk firmalarına da aynı tür destekler tanınmadan gidilecek gümrük birliği bunların haksız rekabet sonucu batmalarına neden olacaktır ki bu da Türk sanayiinin sonu demektir. 3.1. Gümrük Birliği'nin Genel Etkileri Gümrük Birliği'nin hem üreticiler hem de tüketiciler açısından önemli etkileri olacaktır. Zira büyük bir piyasa beraberinde artan rekabet ortamını getireceğinden etkin üretimleri zorlar ve bu da yerli üretimin fıyat-kalite kaygısını bugün olduğundan çok daha titizlikle taşımasını sağlar. Yani Gümrük Birliği yerli üretimin fiyatlarım düfürücü etki yapar. Öte yandan halihazırda rekabet gücü olmakla birlikte Topluluğun uyguladığı teknik engeller veya diğer tarife dışı araçlar nedeniyle ihracatı belli düzeylerle sınırlanan sanayi kollan veya firmalar.için de bunların kaldırılması ile üretim miktarları artarak ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağı yaratılır. Üretici açısından gümrüksüz hammadde, yatırım ve ara malı ithalatı olanağı doğacağından bunun da maliyet üzerinde düşürücü etkisi vardır. Bu tür yararlar doğal olarak fiyatları aşağı çeker ve böylelikle tüketicinin refahı üzerinde olumlu etki yaratılmış olur. Gümrük birliği sonrasında fiyatların artması endişesi bu nedenle çok haklı değildir. Zira bazı nedenlerle bazı mallar için böyle bir artış görülebilecek olsa da diğer birçok mal grubunda yukarda sayılan fiyat düşürücü etkiler kesindir. Portekiz örneğinde, AT üyeliğinden sonra bu ülkede diğer bazı üye ülkelerden daha ucuza satılmakta olan malların toptancılar tarafından bu ülkelere pazarlandığı ve bu yolla büyük kârlar sağlandığı fark edilmiş, ancak ülkeler arası fiyat farklılıklarının giderilmesinin 3 ila 5 yıl aldığı görülmüştür (KIZANLIK 1993) (4). Türkiye'de gümrük birliği sonrasında bu durumun görüleceği ve bundan büyük ölçüde ithalatçıların kâr sağlayacağım düşünenlere karşı beyaz ve kahverengi eşyada Türkiye ile Topluluk arasındaki fiyat farklılıklarını (taşıma masraflarını da hesaba katarak) karşılaştıran bir çalışma, en azından bu sektörlerde tüketicinin gümrük birliğinden önemli yarar sağlayacağını ortaya koymaktadır (GÖZLEM GAZETESİ 1993). Öte yandan Türkiye'de temel gıda maddeleri ve diğer temel gereksinim mallan fiyatlarının ATnun çok üzerinde olduğu bilindiğinden, yukarda Portekiz için değinilen durumun Türkiye'de genel fiyat düzeyini yükseltecek boyutta gerçekleşmeyeceği düşünülebilir. Topluluk firmalarıyla artan rekabetin, sanayi kesiminde kalitenin arttırılması, teknolojik açıdan ATna uyumun sağlanması, tüketiciyi koruma yönündeki AT standart ve direktiflerine uyulması, çevreyi kirletici ürünlerden vazgeçilmesi gibi son derece olumlu etkileri de olacaktır. Gümrük birliğini gerçekleştirmek yönündeki kararlı tutumun ekonomik gerekçeleri buraya kadar anahatlarıyla belirtilmeye çalışıldı. Bunun yanında siyasal tercih de önemli bir etkendir. Türkiye'de Osmanlı dönemine kadar dayanan ve Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra da açıkça belirtilen Batının yanında yer alma yönündeki siyasal tercih, Dünyada ve özellikle de komşu ülkelerde son yıllarda yaşanan gelişmelerle daha da pekişmiştir. Ticari bloklaşmalann arttığı ve ATnun da bu alanda en eski ve başanlı örnek olduğu gözönüne alındığında Türkiye'nin bu kararlılığını her açıdan anlamak kolaylaşmaktadır. 3.2. AT'nda*Sanayinin Korunması Bilindiği gibi gümrük birlikleri teoride serbest ticaretin ekonomik yararları gözönünde bulundu-

162

rularak, tüm dünyada ticaretin serbestleştirilmesi amacına yönelik bir ara kademe olarak düşünülmektedir. ATnun kurucuları da bu doğrultuda Roma Antlaşmasının 110. maddesinde dünya ticaretinin uyumlu gelişmesine, uluslararası ticaretteki sınırlamaların aşamalı olarak kaldırılmasına ve gümrük engellerinin azaltılmasına katkıda bulunmak hedefini koymuşlardır. Nitekim Topluluk bu hedefe yönelik olarak GATT Uruguay Round görüşmelerinde önemli bir işleve sahiptir. Bununla birlikte dünyada artan korumacılık uygulamaları karşısında Topluluk bazı kaygılar taşımakta, GATT görüşmelerinde "genel karşılıklılık" ilkesini savunmakta ve Uruguay Round görüşmelerinin uluslararası ticarette haksız uygulamaları caydıracak kuralları oluşturmasını istemektedirler. Anti-damping kurallarının güçlendirilmesi, taklit ürünlerle savaş, marka ve patentlerin korunması, yeni sanayileşmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere tanınan ayrıcalıklardan yararlandırmamaları, hizmetler sektörünün de GATT kapsamına alınması gibi konulardaki tutumu ATnun kendi üreticilerini ve pazarlarım koruma yönündeki tutumunu göstermektedir. Bunun yanında düşük çevre standartları ve düşük ücretler nedeniyle Topluluk üreticilerine göre avantajlı durumdaki üçüncü ülke ihracatçılarına karşı da yeni önlemler aramaktadır. Almanya'nın 1 Nisan 1992 tarihinde başlattığı yeşil nokta uygulaması buna bir üye ülkeden örnektir. Aralık 1991'de Maastricht'de kararlaştırılan ve 7 Şubat 1992 tarihinde yine aynı kentte imzalanan "Avrupa Birliği Antlaşması"nda ilk kez olarak Topluluğun sanayi sektörünü destekleyeceği ve Topluluk düzeyinde bir sanayi politikasının oluşturulabileceği yönünde bir hükmün yeralması, Topluluğun korumacı uygulamalarının giderek güçleneceği şeklinde yorumlanmaktadır (BOLAT 1992). Ancak bu gelişmelerden önce halihazırda veya bugüne kadar uygulanmış olan koruma önlemlerini tanımak Türkiye açısından önem taşımaktadır. Bunların başında Topluluk içi ticareti sınırlayan yani malların serbest dolaşımını engelleyen uygulamalar gelmektedir. Topluluk bunların tamamen kaldırılmasının ancak 1992 sonunda gerçekleştirilecek "iç pazar"da mümkün olabileceğini görmüştür. Bu nedenle Türkiye'nin Gümrük Birliği sonrasında sanayiini korumak için bazı sektörlerde gümrük vergilerinin sürdürülmesini istemek yerine bu tür koruma yöntemlerini hızla uygulamaya koyması kanımızca daha doğru ve tam üyelik olmaksızın aşılması güç veya en azından zaman alacak bir koruma sağlayacaktır. 3.2.1. Toplulukta İç Ticaretin Önündeki Engeller 1992 İç Pazar ile giderilmeye çalışılan bu engellerin başında dolaylı vergilendirme gelmektedir. Üye ülkeler arasındaki vergilendirme esasları ve oranlar birbirinden farklı olduğu ölçüde malların serbest dolaşımı engellenmiştir. Zira böyle bir farkın olduğu bir malın bir üye ülkeden diğerine gümrüksüz sokulması durumunda Topluluk firmaları için haksız rekabet durumu doğmaktaydı ki bu da gümrük birliği içinde "ayrım gözetici uygulamaların kaldırılması" ilkesine ters düşmekteydi. Üye ülkeler arasında vergi uyumunun sağlanması en karmaşık ve zaman alıcı süreçlerden biri olmuştur. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine giderken bu konuda vergi sistemini gözden geçirmeli ve çeşitli üretim aşamalarında maliyetleri yükseltebilecek dolaylı vergi uygulamalarım en az Toplulukta uygulananlar düzeyine indirmelidir. Ondan öteye yapılacak bir indirim, sanayiye dolaylı bir teşvik sağlar ki bu da düşünülebilecek korunma yöntemlerinden biridir. Üye ülkeler arasındaki ticareti engelleyen ve iç pazarla birlikte kaldırılması hedeflenen bir diğer kısıtlama 115. maddeye dayanmaktadır. Bu maddeye göre Komisyon bir üye ülkeye üçüncü ülkeler çıkışlı ve diğer üye ülkelerde serbest dolaşımdaki bazı mallar için koruma tedbiri (çoğu Topluluğa katılma öncesinde uygulanmakta olunan kısıtlamalar) alma yetkisini verebilmektedir. Bu gereksinim, bazı hassas ve korunma isteyen sektörlerde miktar kısıtlaması uygulayan ülkelere diğer üye ülkelerden yapılan ithalatla miktar kısıtlamalarının aşılması ve dolayısıyla iç sanayiinin üçüncü ülkeler lehine zarar görmesi durumunda doğmaktadır. Komisyonun verdiği yetki bu şekilde yapılan dolaylı ithalatın iç (4) Daha çok, Topluluğun birden çok ülkesinde üretim ve pazarlama faaliyetinde bulunan çokuluslu firmaların

• / > '<

j f v ;

ı f ^

, ^

'

mallan için sözkonusu olan bu durum, fiyatların ucuz olduğu ülkede birdenbire yüksek olan ülkeler düzeyine getirilememesi nedeniyle ancak belli bir uyum dönemi sonunda her iki tarafta da fiyat ayarlamaları yapılarak giderilebilmiştir.

;• '«'

i

163

1. Ancak burada önemli olan. Bu dağılıma tarım ürünlerinde uygulanan prelevman. Topluluğun tüm çabalarına karşın hemen tüm üye ülkelerdeki kamu yetkililerinin. 1992 iç pazarın tamamlanmasıyla bu konuda da ilerleme sağlanmıştır. Türkiye için Gümrük Birliği sonrasında kullanılabilecek bir korunma yöntemi olarak düşünülüp şimdiden gerekli düzenlemelerin alınabileceği bir diğer alan bu olabilir. Nitekim bu eğilimin de iç pazarla birlikte ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Topluluğun Dış Ticaretini Etkileyen Önlemler 3. Fark Giderici (Değişken) İthalat Vergileri: Ortak Tanm Politikası (OTP)'mn önemli araç- 164 . Kaldı ki bugün dünya rekabeti. şartnameler.1 ila 10. Türkiye'nin başvuracağı bu tür engellerin ithalatı önlemedeki başansı da pek kesin değildir. bu olanakların görüşmeleri yürütenler tarafından iyi bilinmesi ve gümrük birliği öncesinde yapılacak görüşmelerde Türk tarafınca kabul ettirilmesidir. Sanayi ürünlerindeki gümrük vergisi oranlan dağılımı da yukardakine çok yakın bulunmaktadır. % 9'unun % 10. Gümrük Vergileri: Gümrük birliğinin Türkiye açısından doğal sonucu Ortak Gümrük Tarifesi(OGT)'nin kabulüdür. Gümrük Birliği'ne gidildikten sonra Türk Sanayiinin korunması için başvurulabilecek en etkin yol olarak gözükmekle birlikte.2. Nitekim AT temsilcilerinden Rhein bu sorunun ya Katma Protokol'un 60. Dolayısıyla Türkiye yalmzca Topluluk firmalarıyla rekabete açılmakla kalmayacak. Bu konuda iç pazarın tamamlanması yönündeki düzenlemelerin ana başlıklarından birini oluşturmuştur.2. Burada OGTnin Türkiye'nin halihazırdaki gümrük vergisi ve eş etkili vergi ve fonlarıyla karşılaştırması yapılmayacakür. halihazırda uygulamakta olduğu gümrük vergilerinin çok altında bir gümrük tarifesini de üçüncü ülkelere karşı uygulamaya başlayacaktır. % 34'ünün % 5. üye ülke GSMH'larının önemli bir kısmını kapsayan kamu alımlarım kendi ülkeleriyle sınırlandırma eğiliminde oldukları bilinmektedir (YILDIRIM ve ÇAKIROĞLU 1988).sınırlarda önlenmesine yöneliktir ve bu tür 115. madde kısıtlamalarının kaldırılması. eşik fiyat ve fark giderici vergiler katılmamıştır ve bu mal grubunda asıl korumanın bu sayılan araçlarla gerçekleştirildiği bilinmektedir. 3. maddesinin işletilmesiyle. Bu da yine üçüncü ülkelerden yapılacak ithelata getirilen kısıtlamanın başka bir üye ülke üzerinden yapılarak aşılmasını önlemeye yöneliktir ve Konsey tarafından nitelikli oy çokluğu ile yetki verilerek yapılır. b. Üye ülkeler arasındaki ticarette görülen son tür engel ise teknik standartlar. ya da Topluluğun ödemeler dengesini sağlamak üzere güvenlik fonlarım devreye sokmasıyla çözülebileceğini belirtmiştir (RHEIN. Bu tür olanakların Topluluğa tam üye olan ülkelere dahi tanınmış olması. kendi standartlarını oluşturmak yerine yabancı standartları aynen olup Türkçe'ye çevirerek kullanmak alışkanlığındaki bir ülkenin bu olanaktan ne derece yararlanabileceği tartışmalıdır. 1993). O halde en gerekli ve etkin koruma bu rekabet ortamına aynı koşullarla katılabilecek firmaları desteklemek şeklinde olmalıdır.2. Bu da Türk sanayiini tüm dünya ile rekabet etmek zorunda bırakacaktır. % 25'inin % 0 ila 5. Ödemeler dengesi güçlükleri ile karşılaşan bir üye ülke olması durumunda Roma Antlaşması madde 108 uyarınca Topluluk-içi ticarete sınırlamalar getirilebilmektedir. test zorunlulukları arasındaki farklardır. Bu amaçla üye ülkelerin birbirinden çok farklı bilgiler toplamaya yönelik gümrük formları Topluluk içi ticareti önemli ölçüde aksatmakta ve geciktirmekteydi ve serbest dolaşım ilkesine zaman zaman ters düşen sonuçlar doğurmaktaydı. esnek üretim sistemlerini benimseyen ve bu sayede ürün özelliklerini hızla değiştirebilen firmalar arasında yaşandığından. Zira yaklaşık 9500 tarife başlığı içeren OGT için bu tür bir karşılaştırma çok farklı bir çalışmanın konusunu oluşturabilir. Topluluk-içi ticarete engel olan bir başka konu da gümrüklerde toplanan istatistiki verilerdir. Türkiye açısından yine önemle üzerinde durulması gereken bir olanak kamu alımlarında ulusal firmaların tercihidir.2.1 ila 15 ve yalmzca % 2'lik bir kısmının da bunun üzerinde gümrük vergisine tabi oldukları (BOLAT 1992) söylenmekle yetinilecektir ki bu da Türkiye'de halen uygulanmakta olan gümrük vergisi ve fonların çok altında bir vergi yollu korumayı göstermektedir. İthalatı Kısıtlayıcı Önlemler a. iç pazarın oluşturulmasında önemli bir sorun olmuştur. Yalmzca tüm ürünler için (tarım ve sanayi ürünleri) tarife başlıklarının % 30'unun gümrük vergisinden muaf. Türkiye'nin gümrük birliğinden büyük zararlar göreceğini öne sürenlerin kaygılarını azaltmakta kullanılabilecek örneklerdir.

hatta düşük emek maliyetleri nedeniyle hiç rekabet edemedikleri tekstil ve hazır giyimde uygulanmaktadır. bazı ürünlerde de ihracatçı fiyatlarının OTP kapsamında önceden belirlenmiş referans fiyatların altında kalması halinde uygulanır. Sözkonusu anlaşma GATTa resmi bir istisna olarak getirilmiştir. İthalat yasaklanna siyasal baskı unsuru olarak başvurulduğu da görülmektedir. Ancak tekstil ürünleri ihracatını kendiliğinden sınırlama (gönüllü ihracat kısıtlamaları) şeklinde yapılan anlaşmalarla getirilen bu tür kısıtlamalar Topluluk tarafından miktar kısıtlaması olarak değerlendirilmemektedir (VAULONT 1985). ticaretin devlet eliyle yürütüldüğü ülkelere karşı uygulanan kotalardır. Nitekim GATT Uruguay Roundu görüşmelerinin önemli başlıklarından biri de MFA'dır. ! j j /• f • i / ' . Bunlar Topluluk düzeyinde olduğu gibi. Bu nedenle Gümrük Birliği için Topluluğun koşullarından biri patent yasasının çıkarılmasıdır. c. türevleri ve ürünleri). Komisyonca belirlenen ithalat eşik fiyatı ile en düşük CİF ithalat fiyatı arasındaki fark şeklinde hesap edilir. • ' 165 . Bu çerçevedeki kotalar yıllık bazda ve ürünün hassasiyetine. Markalarla ilgili denetimler Türkiye ile Topluluk arasındaki ticarette de görülmektedir.'uncu maddesi uyarınca miktar kısıtlamaları normal olarak sözkonusu malı ihraç eden tüm ülkelere uygulanır. çelik ürünlerinden elektronik eşyalara kadar çok çeşitli mal gruplarına uygulanan bu kısıtlamalar genel olarak bütün üçüncü ülkelere veya özel olarak bazı ülke veya ülke gruplarına uygulanan kotalar ile. Bu tür genel miktar kısıtlamalarının yanında Çok Elyaflılar Anlaşması (MFA) çerçevesinde ayrı bir miktar kısıtlaması daha bulunmaktadır. ulusal düzeyde de uygulanabilir. İthalat denetimleri ve yasaklan : Toplulukta ticari markaları korumak ve taklit ürünlerin ithalatım caydırmak amacıyla hazırlanan tüzüğe göre. Çevre ve insan sağlığı ile doğrudan ilişkili mallar için (ozon tabakasını delen gazlan içeren maddeler) de yine ithalat lisansları gerekmektedir. Genel olarak tüm OTP için yapılan yüksek koruma eleştirisi bu araç için de özellikle geçerlidir ve nitekim Mart 1984'de gerçekleştirilen önemli tarım politikası reformunda ve Mayıs 1992'de yapılan yeni değişikliklerde bu eleştiriler gözönünde bulundurulmuştur. Miktar Kısıtlamaları : Topluluğun özellikle 1970'li yıllarda hammadde ve emek açısından karşılaştırmalı üstünlüğe sahip gelişmekte olan ülkelerle rekabet edebilmek için uygulamaya başladığı çeşitli koruma önlemleri içinde miktar kısıtlamaları önemli bir yer tutmaktadır. ticari markanın sahibi taklit olduğu öne sürülen ürünlerin serbest dolaşıma sürülmesini engellemek üzere başvuruda bulunabilir.larından biri olan bu vergiler bazı ürünlerde advalorem nitelikteki gümrük vergilerine ek olarak.b. ihracatçı ülkenin Topluluk pazanndaki payına ve sözkonusu ürünün Topluluğa ithalindeki trende bağlı olarak belirlenmektedir. Bu nedenle aşağıda ayrı bir altbaşlıkla ele alınacaktır. e. MFA bu düzenlemeye bir istisna olarak imzalanmıştır. Zira bilindiği gibi GATTa taraf olan ülkelerin selektif koruma önlemi alması olanaksızdır. için ödeme yapan Topluluk üreticileri açısından haksız rekabete yolaçmaktadır. Gümrük birliği içersinde Türk sanayiinin korunması için başvurulacak ve herhangi bir karşı önlem alınmasına olanak bırakmayacak kısıtlama türü kuşkusuz kotalardır. Gıda ürünlerinden saatlere. Körfez krizi sırasında görüldüğü gibi. en yoğun olarak Topluluk ve ABD'nin gelişmekte olan ülkelerle rekabette en fazla zorlandıkları. Gönüllü İhracat Kısıtlamaları ve Benzeri Düzenlemeler : Dolaylı kısıtlama yöntemlerinden bir başkası olan tarife-dışı engeller. bu tür malların ithalatında izin alınması koşulu getirilmiştir (bazı hayvan ve bitkiler ile bunların parçalan. Başvuru haklı bulunursa ithalat yasaklanır. Bu sektörde ticaretin düzenlenebilmesi amacıyla gelişmiş ülkeler ile tekstil-hazır giyim üreticisi ülkeler arasında Çok Elyaflılar Anlaşması(MFA) imzalanmıştır. Türkiye'de kaçak markalı mal üretimi yaygın olarak görülmekte ve bunların Topluluğa ihracatı patent hakkı v. Hazırlanmakta olan ilaç patent yasasındaki tartışmalar konunun ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır (5). / • . Öte yandan bazı malların serbest dolaşımını engellemek üzere. d. bunlar bir tür ekonomik ambargo aracı olarak kullanılabilmektedir. Özellikle ilaç sektöründe bu durum önem taşımaktadır. f '. AT ülkeleri ile malların serbest dolaşımı sağlandığında dahi üçüncü ülkelerden yapılacak ithalat için miktar kısıtlaması getirilmeli ve Türk sanayiinin düşük talep miktarları yüzünden atıl kapasiteyle veya optimum ölçek altında çalışması önlenmelidir. GATTın XIX. İhracatçı ülkeler .

Menşe kuralları : Bunlar kendi başlarına ticaret politikası önlemleri sınıfında olmamakla birlikte. üye devletlerin yetkililerinin bireysel olarak verecekleri ön ithalat iznine tabi olur. Toplulukta son yıllarda giderek artan korumacılık akımının da en çok kullanılan silahı durumuna gelmiştir. anti-damping önlemleri gibi ticaret politikası önlemlerinin işleyişini etkilemektedir. ithalat belgelerinin geçerliliğini sınırlandırmak veya ithalat kurallarını değiştirmek suretiyle ticareti sınırlandırma önlemlerine dönüştürülebilirler. Zira gümrük birliği görüşmelerinde bu tür engellerin kaldırılması sağlanabilir. Üstelik ATnun üçüncü ülkelerle imzaladığı tercihli anlaşmalarda anti-damping önlemlerine başvurulmadan önce ikili bilgilendirme ve danışma hükümleri yeralmasına karşın. Burada önemli olan birinci konu. ikincisi ise haklı olduğu durumlarda ticaretin anti-damping vergisi yoluyla kısıtlanması yerine Türk ihracatçısından fiyatını artırmasının istenmesi veya ihracat vergisi yolunun tercih edilmesidir. Bu nedenle de Türkiye'de gümrük birliğine karşı olanlar veya en azından geciktirilmesinden yana olanlar. Kuramsal olarak doğru olan bu görüş. ikincisi ise montaj işlemlerinin karmaşıklığı nedeniyle teknik testin güç olduğu durumlarda katma 166 . Nitekim Türkiye ile AT arasındaki ticarette de anti-damping soruşturmaları sık sık yer almakta ve bu tür vergilerle sonuçlanmaktadır. makina. Bu durumun gümrük birliği görüşmelerinde mutlaka sözkonusu edilmesi ve çok uzun sürdükleri için ihracatçıyı zarara uğratabilen anti-damping soruşturmalarının kısaltılmasının ve anti-damping vergilerinden vazgeçilmesinin sağlanması gerekmektedir. h. OTP'na dahil ürünler için de ithalat izinleri verilmektedir. elektrikli ve elektronik ev eşyaları ile motorlu taşıtlar gibi sektörlerde yoğunlaşmaktadır (BOLAT 1992). ATnun tüm üçüncü ülkelerle birlikte Türkiye'ye de uygulamakta olduğu bu kadar değişik türde tarife-dışı engel gözönüne alındığında. geçerliliğini yitirmektedir.1. g. 1992). Oysa Katma Protokol'un 47. Anti-damping ve anti-sübvansiyon önlemleri: Topluluğun ortak dış ticaret politikasının en önemli araçlarından biri olan bu önlemler. Lisans yoluyla ithalat: Lisans verme işlem ve süreçleri. İthalatın gözetimi şeklinde uygulanan önlemler de yine bu gruptadır. gümrük birliğine gitmenin Türkiye'nin Topluluğa ihracatı üzerinde bir etkisinin olmayacağını belirtmektedirler. ATnda bu kurallar ile ilgili iki sistem bulunur. anti-damping uygulamalarına oranla çok daha azdır ve desteklenmiş ihraç mallarının ithalatından fark giderici vergi alınması şeklinde uygulanmaktadır. Gönüllü ihracat kısıtlamalarına ilişkin de ikili bir denetim sistemi geliştirildiğinden. f.1973'den bu yana ATna gümrüksüz girmektedir. maddesi bu konuda Türkiye'ye de söz hakkı tanımıştır. Belli bir ülkeden yapılan ithalatın belirlenen sınırları aşmaması amacıyla ithalat miktarlarının gözetilmesi esasına dayanır. ithal ürünün fiyat ve miktarı türünden bilgiler olmadığı takdirde. Bunlardan ilki belirli bir ürünün bir işlem sonucu niteliklerinin değişip değişmediğine. böylece yeni özellikler kazanıp kazanmadığına karar vermede teknik bir test yöntemini. Gönüllü ihracat kısıtlamaları özellikle tekstil-giyim. Menşe kuralına göre "bir ürünün tamamen elde edildiği veya ekonomik yönden haklı görülebilecek son önemli çalışma veya işlemenin yapıldığı ülke menşeli sayılacağı" hükmü öngörülmektedir (BOLAT. Malların menşei. Komisyonun uygulamada buna uymadığı ve giderek artan şekilde kesin antidamping vergileri koyduğu bilinmektedir. Bu durumda ithalat. ihracatçı ülke. ihracatçı ülkenin verdiği her ihracat iznine paralel olarak Toplulukta da bir ithalat izni verilir. çelik. Zira antidamping vergileri ekonomik olarak güçsüz bir ülkeden dünyanın en büyük ekonomik gücü olma yolundaki ATa kaynak aktarımına neden olmaktadır. Topluluk mevzuatına göre üye devletler uygun gördükleri belge ve kuralları belirleyebilirler. Toplulukta anti-sübvansiyon önlemleri. Yine Topluluk mevzuatına göre gözetim prosedürleri. kotalar veya ithalatın gözetimi önlemini ve gönüllü ihracat kısıtlama düzenlemesini gözetmek amacıyla uygulanırlar. Bilindiği gibi Türk sanayi ürünleri Katma Protokol'un yürürlüğe giriş tarihi olan 1. damping iddiasının haklı olup olmadığı. Burada son önemli işlem kriteri için Topluluk iki farklı yöntem kullanmaktadır.ile yapılan ikili anlaşmalarda bu ülkelerin kendi ihracatını sınırlaması şeklinde düzenlemeler karara bağlanmaktadır.

Bunlar arasında küçük ve orta boy işletmelere eğitim ve bilgilendirme seminerleri. Barter ticareti: Riskli bir dış ticaret yöntemi olduğundan Topluluğun dış ticaretinde önemli bir rol oynamamakla birlikte özellikle Doğu Avrupa ülkelerine yönelik olarak başvurulmaktadır. AT düzeyinde ihracatı doğrudan teşvik yöntemleri sınırlı tutulmakla birlikte. Dünya piyasa fiyatlarının çok üzerindeki tarım ürünlerinin dış piyasalarda satılabilmesi ancak bu teşviklerle mümkün olabilmektedir. c. jj / > j /• f j /.değer yöntemini kullanmaktadır. İhracatı etkileyici önlemler Türkiye'nin gümrük birliğine giderken örnek alması gereken ihracat teşvikleri aşağıda belirtilmektedir. yaşam hakkının. f. 1820). İhracat kartelleri: Roma Antlaşması ticaretin serbestleştirilmesini bozabilecek hiçbir girişimin ortak pazarla bağdaşmayacağı noktasından hareket ederek bunların tümünü yasaklamıştır. İhracat finansmanı ve sigortası : Üye ülkeler OECD çerçevesinde tanınan sınırlar içinde kalan koşullara uyan vade ve faizli ihracat kredileri ile ihracat sigortalarını uygulamaktadır. Ancak AT içi ticarette dahi kamu destekli ihracat kredilerinin zaman zaman üye ülkeler arasındaki rekabeti bozduğu görülmektedir. Bazı ihracat teşvik yöntemleri Topluluğun anti-sübvansiyon önlemlerine neden olabildiğinden.2. İhracat sübvansiyonları : Ortak Tarım Politikasının en önemli aracıdır. i. uluslararası fuarlara katılma. b. son yıllarda bu konuda ihtisas kuruluşlarıyla birlikte düzenlenen faaliyetlerin arttığı görülmektedir. Yurtdışı fuarlara katılımın maddi olarak desteklenmesi. 167 . İhracatın denetimi ve sınırlanması: Topluluk iç pazarında temel ürünlerin kıtlığını önleyebilmek amacıyla ihracatın sınırlanabileceği bir Tüzük ile düzenlenmesine karşın bu tüzük halen uygulanmamaktadır. Gümrük Birliği için şart koşulan bu yasanın Türk ilaç sektörüne etkileri ile tüketiciye yansıyacak fiyat etkileri mutlaka dikkate alınmalıdır. dış pazar araştırması finansmanı bu tür teşviklerdendir. Üye ülkeler bu konuda farklı özel önlemler almaktadırlar. çevrenin ve sağlık koşullarının korunması amacıyla ihracat denetimi ve sınırlaması yapmak her zaman mümkündür. Birçok tarım ürününde kendi kendine yeterliliği % 100'ün çok üzerinde olan Topluluk için bu yöntem son derece önemlidir. i . Zira mikro-elektroniğin hemen her sektöre girmesi ile aynı üretim birimlerinde esnek üretim sistemleri sayesinde ürün tasarımı hızla değiştirilebilmekte ve ticareti engellemek amacıyla getirilen yeni tekaik şartnamelere uygun yeni ürünler piyasaya çok kısa sürede sürülebilmektedir. aynı işletmelere Eximbank kanalıyla düşük maliyetli ihracat finansman olanaklarının sağlanması sayılabilir.2. İhracat kartelleri bunlara bir örnektir ve genel hükümlerle yasaklandığından ayrıca bir düzenleme getirilmemistir. İhracat teşvikleri: Büyük ölçüde küçük ve orta boy işletmeler ile yeni ihraç pazarlarına girmeye çalışan şirketlere yöneliktir. a. Bu nedenle bu tür ihracat teşviklerinin de uyumlaştırılması amaçlanmıştır. ortak sergi mekanlarının ve iş gezilerinin sağlanması. Üye devletlerin diğer ihracat sübvansiyonları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek oldukça zordur. bunu aşabilmenin yolu kendilerince de uygulanan tür teşviklerin kullanılmasıdır. 3.1832. Zira bunlar dolaylı yoldan yapılan ve Topluluk içi ticareti dahi etkileyebilen önlemlerdir. Çevre sağlığı ve tüketicinin korunması amacıyla getirilen birçok koşul da yine ithalatı kısıtlayıcı etki yapabilmektedir. Ancak milli güvenlik. Ancak yukarda da belirtildiği gibi günümüzde bu tür engellerin etkisi tartışılır hale gelmektedir. Topluluk firmaları arasında ayrım gözetici sonuçlar yaratan bu sübvansiyonların belirlenerek uygulamaya konması Türkiye için önemli bir olanak olacaktır.2. An(5) Ancak İtalya ve İspanya örneklerinde Topluluğa tam üye olan bu ülkelerin dahi Topluluktaki düzenlemelere zaman zaman uymadıkları ve sağlıkla ilgili ulusal çıkarlarını öne sürdükleri bilindiğinden (SCRIPNo. e. Teknik ve diğer tarife-dışı dolaylı engeller : Standartlar da Topluluğun ve üye ülkelerin ticareti kısıtlamakta başarıyla kullandıkları önlemlerdir. Bu tür önlemlerin Topluluk içi ticareti dahi kısıtladığı ve üye ülkelerin bunları aşabilmek için Adalet Divanına başvurdukları bilinmektedir (6). d.

yeni pazarlar arama faaliyetleri yoğunlaşmış. teknoloji yenileme ve satış sonrası hizmetlerini yoğunlaştırma şeklindeki gayretleri bu payın 1991 yılında % 18. yine sektörce hazırlanan bir rapora da dayandırılarak aktarılacak ve son olarak bu bilgilerin ışığında sektörün gümrük birliğinden etkilenme olasılığı tartışılacaktır. g. 4. 4. Topluluk Komisyonu dahi kendi teşvik sistemleri konusunda çalışmalar yaptırmakta ve bunları belirlemekte her zaman başarılı olamayabilmektedir. Bu alanda da barter trade yerine eximbanklar kanalıyla riskin dağıtıldığı üçlü ticaret yöntemlerinin geliştirildiği görülmektedir. Bu (6) Ünlü Cassis de Dijon davası bunun en tipik örneğidir. birçok rekabet gücü çalışmasında (7) uluslararası rekabete hazır olduğunun belirlenmiş olması ve gerçekten de toplam üretiminin önemli bir kısmını ihraç etmesidir.cak Topluluk tarafından desteklenmediği gibi şirketlerin bu yöntemin riskleri hakkında uyarıldığı da bilinmektedir. İhracatın dolaylı olarak desteklenmesi : Dolaylı destekler içinde en önemlisi AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi. Dolaylı teşviklere Topluluk içinde sık başvurulduğu bilinmekle birlikte bunların ayrıntısına ilişkin çalışma yoktur. ancak görüldüğü gibi Türk lastik üreticileri bu indirime rağmen iç pazardaki paylarını düzeltebilmiş ve 1991 yılında ithalatın düşmesini sağlayabilmişlerdir. TÜRK LASTİK SEKTÖRÜ VE GÜMRÜK BİRLİĞİ Gümrük birliğinin Türk sanayii üzerindeki etkilerini incelemenin en doğru yolunun sektör bazında inceleme olduğu düşünülerek bu amaçla bir sektör seçilmiştir. kalite gelişimi ve dış pazar araştırması için olanak yaratılmasıdır. sektör bugün yatırım kararlarım gözden geçirme veya birçok başka mal grubunda olduğu gibi gümrük birliğine gidildikten sonra da özel bir koruma talep etme aşamasındadır. 168 . tevsi yatırım faaliyetleri artmıştır. bu dönemde hem araç hem de lastik pazarı olarak dikkat çekmiştir. tüm dünya ile de % 5. 1988 yılında toplam iç talebin % 4. Zira OGT'nin ağırlıklı ortalaması % 5. dünya lastik üreticilerini önemli ölçüde etkileyince. bu nedenle otomotiv sektöründeki gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. 1990 yıllarında tüm dünyayı etkisi altına alan resesyondan en çok etkilenen sektörlerin başında gelen otomotivin girdiği kriz. Buraya kadar söylenenler bundan sonraki bölümde Türkiye'nin rekabet gücüne sahip olduğu lastik sektörü için irdelenecek ve sektörün gümrük birliğinden etkilenme durumu ortaya konmaya çalışılacaktır.1. Aynı zamanda da sektörün yabancı üreticilerle rekabet edebilmesi için yeni yatırımlara duyulan ihtiyaç yaşanarak anlaşıldığından. 1990'da ise % 30. O halde gümrük birliği sonrasında Türkiye yalnızca Topluluk firmalarıyla sıfır gümrükle rekabet etmeye değil.4'e yükselmiş. Tarife-dışı engelleme yöntemleri konusunda yapılan çeşitli çalışmalar 50 ila 300 kadar farklı yöntem bulunduğu gibi değişik sonuçlar vermiştir.1 düzeyinde bir korumayla rekabete hazır olmalıdır.1'dir. Lastik Sektörünün Türk Ekonomisi İçindeki Yeri Otomotiv sektörünün yeni araç lastiği talebinin yanında mevcut araç parkındaki yıpranmış lastikleri yenileme gereksinimini de karşılayan lastik sektörü. Burada önce sektör hakkında genel bir giriş yapılıp Türk ekonomisi ve ihracat içindeki önemine değinilecek daha sonra sektörden bir üst düzey yetkilinin gümrük birliği ile ilgili değerlendirmeleri. Bunun en somut göstergesi artan araç ithalatına paralel olarak artan lastik ithalatıdır. Türk üreticilerinin ürün çeşitlendirme. dünyadaki olumsuz gelişmelerin tam tersine doymamış bir otomobil talebine sahip Türkiye. Sektör olarak lastikin ele alınmasının gerekçesi. bunları araştırmak yerine tarifeye dayanan korumacılıkta ısrar edilmemelidir. Türkiye açısından gümrük birliğinin etkileri bu araçlar açısından ele alınmıştır. Topluluğun dış ticaretini tarife yoluyla sınırlamasının diğer araçlara oranla çok önemsiz boyutta olduğu görülmüştür. 1990'daki büyük artışta 1989 yılı gümrük vergisi indirimlerinin etkisi büyüktür.4'e fırlamıştır.1'i ithal lastikle karşılanırken bu rakam 1989'da % 7. Bu nedenle de gümrük birliğinden önce önümüzde kalan son iki yıl çok iyi değerlendirilmeli ve hala bağımsızca alınabilecek tarife-dışı önlemler varken. Topluluğun Ortak Dış Ticaret Politikası araçları böylece değerlendirilmiş olmaktadır. Burada bu talebin ekonomik gerekçesi tartışılacaktır.8'e gerilemesini sağlamıştır. Gümrük Birliği tartışmaları da yine bu döneme rastladığından.

İmalat sanayiinde dönemler itibariyle yer alan yapısal değişimi inceleyen bir çalışmanın bulguları kauçuk ürünleri sektöründe 1980-1988 döneminde kişi başına katma değer (işgücü verimliliği) artış hızının % 9.9 olduğu anlaşılır (9).9'luk ortalamanın üzerinde yer aldığını ve nihayet en çarpıcı farklılaşmayı da % 56.9 (AT ülkelerine) ile % 32. Dünya ile rekabet edebilmek için zorunlu olan bu kapasite büyüklükleri (ölçek ekonomilerinden yararlanılan). bunun ancak halen başlatılmış olan yatırımlarla yenilenecek makina parkıyla mümkün olabileceği yer almaktadır. sektörde kişi başına sermaye stoğundaki artış hızının % 5. 1970-1980 döneminde ihracat trend artışı imalat sanayii ortalamasının altında kalmışken.8 düzeyinde korunacaktır. Sektörün (8) Türkiye'nin sınai mamul ihracatındaki payı 1980 yılında % 1.amaçla sektörün son on yıldaki performansına ilişkin verilere bakmak yararlı olacaktır.53 iken 1991 yılında % 2.1) sağladığını ortaya koymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN 1993/. üçüncü ülkelere karşı da yalmzca OGT oranı olan % 5.9 ile % 7. kalitesiz ve ucuz Hint. Gümrük birliği sonrası AT üreticileri ile gümrüksüz rekabet etmek zorunda kalacak olan sektör. 1993). bu verilere dayanarak günümüzün ve yakın geleceğin ihraç ürünlerinin yer alacağı imalat sanayi alt sektörleri içinde lastik-plastik sanayiini ikinci olarak saymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN. İç piyasada düşük kaliteli ucuz Hint ve Rus lastiklerinin yanında çeşitli teşviklerden yararlanan Uzakdoğu lastikleriyle rekabete çalışan Türk lastik sektörü. Dünya lastik sektörünün en önde gelen isimleri olan ve kendi know-howlarına sahip lastik şirketlerinin Türkiye'deki ortaklıkları olan ilk üç büyük lastik üreticisinin teknolojik rekabet konusunda sorunlarının olmaması gerekir. 1992 yılında lastik sektörünün ilk üç firmasının toplam üretimlerinin % 36. Gümrük Birliği'nin Sektör Üzerindeki Olası Etkileri Mevcut gümrük vergisi ve eş etkili fonların toplamı Türk lastik üreticilerini dış rakiplerine karşı % 28. Öte yandan yüksek enerji maliyetlerinin de lastik sektörünün dış piyasalarda rekabetini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin neden olduğu haksız rekabetin yanında yüksek enerji.5'unu ihraç etmiş olmaları bu trendin süreceğinin habercisidir. f . 4.97'ye çıkmış (TUNCER ve KİRMANOĞLU. dolayısıyla da yatırım kararlarını etkileyebileceği ortadadır. Bu noktada sözkonusu firmaların yüksek finansman giderlerine katlanmak zorunda kalmaları.2. lastik üreticisi dört firmanın toplam kapasitesinin iç talebin çok üzerinde olmasıdır. ihracat artışında oldukça önemli bir etken.8'lik sabit sermaye yatırımları artış hızıyla (imalat sanayi ortalaması % -6. uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini güçleştirmiştir. f 1 .3 ile % 7.2'lik imalat sanayii ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini. j r / j / y ı f y j y 169 . işgücü ve finansman giderleridir. bu yıllarda meydana gelen yüksek toplu sözleşmelerden olumsuz etkilenmişler ve bu da onları ana firmaların dünyada kullandığı son teknolojileri getirmeye yöneltmiştir. 43. Ancak 199O'lı yıllara kadar düşük işçilik ücretleri nedeniyle görece emek-yoğun teknolojileri kullandıklarından.9 yerine % 23. 1981-1991 döneminde trend artışında ortalamanın üstüne çıkarak üçüncü sırada yer almıştır. Bunun da yukarda sözü edilen % 20-25'ler civarındaJ . Öte yandan böylesi bir entegrasyonun ana şirketleri Topluluk ülkeleri veya Topluluk pazarından pay almaya çalışan üçüncü ülkeler kökenli olan ve toplam kapasiteleri yerli talebin çok üzerinde bulunan yerli lastik üreticileri açısından taşıdığı önem gözardı edilemez.2'lik ortalamanın çok üzerinde olduğunu. üretim ölçeği artış hızında % 10. Nitekim 1970-1992 döneminin bütününe bakılarak yapılan bir çalışma. Sektörün gümrük birliği öncesinde belirlediği görüşler içinde üretim verimliliği açısından henüz dünya standartlarına ulaşılamadığı. firmaları dünya pazarlarına açılmak zorunda bırakmaktadır. Bu noktada önce sektörün görüşüne yer verilecek daha sonra da genel değerlendirmeye geçilecektir. uluslararası düzeyde ise teknolojik rekabete katılmaktadır.5 ile yine % 1. 1993). Bunun da oldukça yüksek bir oran olduğu ve sektörün kârını. Ancak maliyetleri içinde % 65 paya sahip olan ve büyük ölçüde ithal edilen hammaddenin de gümrüksüz gireceği gözönüne alındığında vazgeçilecek koruma oranının % 28.3 (diğer) oranında korumaktadır. Sektörün Gümrük Birliği Konusundaki Görüşleri Sektörün halihazırda yakındığı sorunlar yetersiz iç talep.

sanayinin hazırlanabileceği ve önceden duyurulan bir takvime göre gerçekleşmelidir. vergi ve finans alanlarıyla ilgili mevzuat gümrük birliğine hazırlanmalı.Özellikle enerji. Türkiye'nin AT ortalamasının çok altındaki kişi başına GSMH'sı ve satın alma gücü ile böylesi yüksek maliyetli ürünlerin teşviksiz belirlenecek fiyatlarını kaldıramayacağı savunulmaktadır.Gümrük. Lastik sektörünün üretiminin % 37'lik kısmını ihraç ederek önemli oranda döviz girdisi sağladığı. Son toplu sözleşmeyle 26. taşımacılık. Bu amaçla önce sektörün kendi değerlendirme ve önlem önerileri tartışılacaktır. Sektörün vurguladığı ihracat performansı yukarda değinilen verilerle de desteklenmektedir. gümrük birliğinin gerçekleşeceği tarihten önceki yıl lastik satışlarının hemen tümüyle durmasına neden olacağı eklenmektedir.İhracat yapma zorunluluğu olan bu sektörün uzun süreli grevlerden ve gerekçesiz yüksek ücret artışlarından korunması için işçi-işveren ilişkileriyle ilgili yasal düzenlemeler gümrük birliği öncesinde getirilmelidir. . Bu nedenle Türkiye'nin özellikle gümrük birliği sonrasında yararlanabileceği bir ihraç malı olan araç lastiğinin dış rekabet konusunda haksız uygulamalara uğramaması kısacası Topluluk üreticilerinin yararlandığı her türlü teşvik ve korumanın bu sektöre de sağlanması gerekmektedir.ki bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi ile gerçekleştirilebileceği belirtilmektedir. "Gümrük birliğine gidildikten sonra AT ile gümrüksüz. Enerji fiyatında özel bir uygulama düşünülebilecek önlemlerden biridir. Teknoloji yenileme yatırımlarında ucuz finansman sağlanması bir diğer önemli olanaktır. 170 . 4.4. işçilik giderleri ile ilgili ihracat teşvikleri (AT ülkelerinde olduğu gibi) artırılarak korunmalıdır. ayrıca kapasite fazlasının gelecekte de devam edecek olması nedeniyle ihracat zorunluluğunun bulunduğu. uygun koruma yöntemlerinin saptanmasında sektör ile devlet kurumlarının işbirliği yapması gerekir. Sektör bütün bu olumsuzlukların engellenmesi için aşağıdaki önerileri getirmektedir : . bunun halen sürmekte veya planlanmakta olan yatırımlar üzerinde olumsuz etki yapacağı vurgulanmaktadır. Ayrıca gümrük birliğinden sonra fiyatların düşeceğinin bilinmesinin. O halde önemli olan sektöre özel. Değerlendirme ve Sonuç Gümrük birliğinin Türk sanayi üzerindeki etkileri ve olumsuz olanlarından sakınmanın yollarının tartışıldığı bu bildiride son değerlendirme incelenen lastik sektörü üzerine yapılacak ve böylece bundan sonra hem sanayi kesiminin hem de görüşmeleri yapacak yetkililerin her sektör için neleri gözönünde bulundurması gerektiğine bir sektör örneği ile yol gösterilmeye çalışılacaktır. .000 $/yıl olarak belirlendiği belirtilen işçilik maliyetlerinin birçok AT ülkesindekinin üzerine çıktığına dikkat çekilerek. Bunların başında maliyetlerin düşürülmesi için yapılabilecekler gelmektedir. .8'lik bir gümrük oranı ile rekabete açılacak olması Türk lastik sektörünün fiyatlarını % 20-25 düzeyinde indirmesi anlamına gelecektir" denilerek. Ancak bu korumanın Türkiye'de genel olarak anlaşılan gümrük vergisi veya fon türünden bir koruma olamayacağı da açıktır. Ancak burada bu teşvikleri yönlendiren kamu kurumlarınca dikkat edilmesi gereken şey yapılacak teknolojik yenilenme yatırımının artık dünyada kullanılan en yeni teknoloji için olmasıdır. Sektörün vurguladığı bir başka konu yüksek işçilik maliyetleridir. bu nedenle de teknolojik rekabetini sürdürebilmesi için Türkiye'nin ekonomik politikalarınca desteklenmeye ihtiyacı olduğu belirtilmektedir. gümrük birliğinden sonra ancak tarife-dışı yollar ile sağlanabilir. Yoksa birçok başka sektörde de görüldüğü gibi batıda kapatılan tesislerden getirilen makinalara teşvik vermek hem sektöre uluslararası rekabet gücü sağlamaz hem de (7) Bu çalışmaların dökümü ve karşılaştırması ÖZKALE (1991)'de bulunabilir. üçüncü ülkeler ile de % 5. Yani % 20-25'ler civarında bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi şeklinde belirtilen görüş kabul edildiği takdirde dahi.Gümrük birliği. ihracatın teşvik edilmesi amacıyla AT ülkelerinde sağlanan düşük faizli ihracat kredileri mekanizması kurulmalıdır.

Gümrük birliğinin önceden ilan edilecek bir takvime göre gerçekleştirilmesi yolundaki istek sektörün diğer taleplerinin yamnda en katılınamaz olanıdır. V j / y il >j j / 171 . E. C. Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin ithalini önleyebilir. istanbul. işgücü maliyetlerine ilişkin düzeltmenin sektörün verimlilik artışı çalışmalarıyla sağlanması gerektiği anlaşılır. Zira gümrük birliği süreci Katma Protokol'un yürürlüğe girdiği 1973 tarihinde başlatılmıştı. Türkiye'ye ithal edilecek lastiklerde coğrafi koşullara uygunluk açısından aranabilecek özellikler bu alanda etkin bir koruma sağlayabilir. KAYNAKÇA BALKIR. BORAT AV. Ancak yine yukarda belirtildiği gibi esnek üretim sistemleri bugün bu tür özelliklere sahip ürünlerin hızla üretime sokulmasını sağladığından. Yine de sektör yetkililerince önemli boyutta olduğu belirtilen bu ithalatın önlenmesi dahi kapasite fazlasını giderme açısından yararlı olacaktır. Ancak sektörün rekabet gücünün sürdürülmesi ve artırılması için AT ülkelerindekine eş düzeyde destek sağlanmalıdır. Üstelik bunu yalnızca gümrük birliğini düşünerek değil.000$ lık ücretlerin bazı AT ülkelerindekinin üzerine çıktığı yönündeki iddianın ücret istatistiklerince desteklenmediği de farkedilirse. iktisat Politikası Se(8) Çeşitli çalışmalarda farklı mal gruplarında yer alan lastik sektörü bu çalışmada lastik-plastik olarak geçmektedir. İKVX11O. Buna yakın bir diğer sav ise gümrük birliğine gidileceği ilan edilen yıldan önceki yıl boyunca satışların çok düşeceği yolundadır.nın hammaddeden kaynaklandığı ve halen % 7 oranında korunduğu düşünülürse. (9) 100 TL. . BOLAT. halen yapılmakta olan ve ilerde yapılması düşünülen tüm yatırımlar için saklıdır. sanayinin hazırlanması için 12 ila 22 yıllık iki liste çerçevesinde düzenlenmistir. Özellikle lastik sektörüne en yeni katılan devlete ait fabrika için geçerli olan bu kaygılarımız Türkiye'deki teşvik sisteminin yapısı bilindiğinde.ulusal kaynakların israfının sürdürülmesi anlamına gelir. 6 Haziran.(1993) Türkiye'de Sanayileşmenin Yeni Boyutları ve KiT'ler. Tek taraflı olarak dondurulduğu dönem boyunca sanayiye ek bir koruma sağlanmıştır ki bu kesimin bunu kendini dış rekabete hazırlamakta kullanmış olması gerekirdi. tüm hammaddenin ithal edildiği varsayımıyla gümrük birliği sonrasında maliyetlerde yaklaşık 5 TL. İzmir iktisat Kongresi. K. iş yasalarının ve işçi haklarının en gelişmiş olduğu ülkeler topluluğu olarak da tanımlanabilir. Sektör tarafından hazırlanan raporda yer alan ve işçi-işveren ilişkilerinin olası ve katlanılamaz uzun grevler ve yüksek ücret artışlarını engelleyecek şekilde düzenlenmesi yolundaki talep ise sosyal açıdan uğrayabileceği son derece haklı eleştirilerin yanında özellikle AT ile yakın ilişkiye girmeye hazırlanan bir ülkede sözkonusu dahi edilmemelidir. uluslararası rekabetteki gelişmeleri gözleyerek yapmalıydı. * i î /. hem de Türk tüketicisinin yerli mallara olan bağlılığım artırmada etkili olur. Zira bilindiği gibi AT. izmir. Zira gelişmiş ülke üreticileriyle rekabetin artık ucuz emek ile değil teknolojiyle yapılması gerektiğini tüm Türk sanayicilerinin kabullenmesi gerekmektedir. Konuyla ilgili son söz en azından lastik sektörüne ilişkin verilerin bu sektörün gümrük birliği sonrasında "batma" gibi bir endişesinin olmaması gerektiğini ortaya koyduğudur. ve TÜRKCAN.lık yani % 5'lik bir düşme sağlanacaktır.lık maliyet içinde 65 TL. Genel olarak yapılan bu değerlendirme lastik sektörü için de geçerlidir ve uygulanacak yöntemlerin ayrıntısı ancak sektör ile devletin birlikte yapacağı çalışmalarla belirlenebilir. 0. (1992) Dış Ekonomik ilişkiler Panelindeki Konuşma. Gümrük birliğinden önceki yıl yerli ürünlerde sağlanacak fiyat indirimleri hem satışları arttırır. Sektör tarafından önemli bir maliyet unsuru olarak belirtilen işçiliğin toplam içindeki payının % 14 (memur hariç) civarında olduğu gözönüne alındığında ve yıllık 26. Dolayısıyla yeni varılan bir karar değildir ve gümrüklerin sıfırlanması. Bunların dışında AT tarafından uygulanan ve üçüncü bölümde dökümü verilen koruma önlemlerinin hepsi Türkiye açısından da değerlendirilmiştir. Bu da tüm sektörler için geçerlidir ve giderilme yolu yine yerli sanayicilerimizin elindedir. Kanımızca tüm sanayi dallarında olduğu gibi lastikte de uygulanabilecek olan tarife-dışı engeller içinde standartlar önemli bir yer tutmaktadır. bu yolla yapılacak koruma yalmzca ucuz ve kalitesiz Hint. Bu nedenle bugün bu konudaki talepleri de herhalde çok haklı bulunamaz. 3.(1992) Avrupa Topluluğu'nun Dış Ticaret Politikasının Değerlendirilmesi.

KIZANLIK. 1989 yılında ise Doktor unvanlarını almıştır.(1993) "Gümrük Birliği Vurgunu" Cumhuriyet Gazetesi. Issues. Bruxelles. 172 . HDTM (1991) AT ve Türkiye. C. Ankara. V. Ankara.(1988) "Toplulukta ve Türkiye Topluluk ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" A. ve ÇAKIROĞLU. Ankara 1991. Yılında Türkiye-Avrupa Topluluğu ilişkileri" Toplantısındaki Konuşma. YAŞAR. Turkish Agriculture and European Community Policies. Tarih Vakfı Yurt Yayınları. İstanbul. aktaran GÖĞÜS. GÜNUĞUR. YILDIRIM. DPT (1990b) Araç Lastiği. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel ihtisas Komisyonu Raporu. Sayı: 12.(1991) "Türk Sanayii'nin AT Karşısındaki Rekabet Gücünü Belirlemeye Yönelik Çalışmaların Değerlendirilmesi ve Öneriler" 1991 Sanayi Kongresi Bildirileri Kitabı. Ankara.Ü. 1992 yılında ise Doçent olmuştur. VI.(1993) "Ankara Anlaşması'nın 30. N.No: DPT:2235Ö. İstanbul.:365. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Türk sanayiinin rekabet gücü ve AT ile ilişkilerin rekabet gücü üzerindeki etkisi konularında yoğunlaşmıştır. June 25th 1993. Nötre Dame de Sion'u 1977'de ve İTÜ işletme Mühendisliği'ni de 1982'de bitiren Özkale.C. SCRIP No.L. RHEIN. s. 2e edition. M. N. Z.310-325.(1988) "AT. Ankara. aynı üniversite'den 1984 yılında yüksek mühendis. D. 1982 yılında araştırma görevlisi olarak girdiği İTÜ işletme Fakültesi'nde 1989 yılından itibaren yardımcı doçentliğe yükselmiş. TMMOB Makina Mühendisleri Odası. (1985) L'Union Dounaiere de la Communaute Economique Europeenne. H. VAULONT. s.(1993) "1970-1991 Döneminde Dış Ticaretin Yapısı ve bir Dış Ticaret Politikası Önerisinin Anahatları" Basılmamış Tartışma Yazısı. TUNCER. aktaran BORAT AV ve TÜRKCAN(1993). 11. Maliye ve Gümrük Bakanlığı Yayını.1 ve 12. LAKE. T. 10 Ekim 1993 Hürriyet Gazetesi. istanbul. Ankara. KULOĞLU. düzenleyen The Economist.1832. 12 Eylül. No: DPT: 2241-AETB:25. İGEME. Teksir. AT Komisyonu (Brüksel) ve Floransa Avrupa Enstitüsü'nde çalışmalarda bulunan ÖZKALE'nin yayınları Türkiye-AT ticareti.İ.K. ÖZGEÇMİŞ Ataköy ilkokulu'nu 1970'de. Collection Perspectives Europeennes. Ş. Yayın No: 148-1. Strategies and Institutional Adaptation. Ankara. ss. Ankara. SCRIP No. Ankara. ÖZKALE. N. ve KİRMANOĞLU. Yay.(1993) "Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'na Avrupa Komisyonu Adına Açıklama" EC News. December.(1988) AET'de Tarife-Dışı Engeller ve iç Piyasanın Tamamlanması. 28 Mayıs. May 14th 1993. DPT Yayın No: 1871. istanbul. DPT (1990a) State Planning Organization. İstanbul.C. CCE. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı.(1993) "Gümrük Birliği'nin Tekstile Etkileri" Cumhuriyet Gazetesi. ATAUM Yayını. GÖZLEM GAZETESİ (1993) "Gümrük Birliği'yle "ucuzluk" gelecek" 23-29 Ağustos. AT-Türkiye ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" T. E. SCRIVENER. 30 Eylül. Pub. 4 Ekim Ankara. B.çenekleri:1. istanbul. E. (1993) "AVrupa'nın Ortağı Türkiye" Toplantısındaki konuşma. 1-1. 22 Temmuz. D. Yıl: 7. 1820. DPT (1993) AET.

the diffusion of microelectrnics teknology into production processes drastically changed economies of scale. j . Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. Therefore. Hacer ANSAL . in this paper. SUMMARY it is widely believed that since 1970s. The first section shed light on the various macro factors which affect economies of scale in the context of the recent development in the world economy. mikro bazda ölçek ekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. İkinci bölümde. dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır. many theoretiaal and empirical studies are carried out in the West related to this topic. Then.Dilek ÇETINDAMAR İTÜ. Üçüncü bölümde ise. teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıktan sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır.TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİLERİ Doç. Dr. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır. the second section explains both the factors leading to changes in the economies of scale in the micro level and th impact of technological developments on the concept of economies of scale by reviewing the results of many researches. Birinci bölümde. işletme Fakültesi ÖZET Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fa/la adapte edilmesinin üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. the impact of technological changes över economies of scale are analyzed especially from the perspective of developing countries like Turkey. The last section evaluates the impct of the changes in the eceonomies of scale from the developing countries' and Turkey's perspective.

1993). yüzyılın ortalarından itibaren. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır. İhracata yönelik sanayileşme politikaları izlemeye başladıklarında ise. ölçek konusunun bu sektörlere giriş açısından potansiyel üreticilerin karşısına güçlü bir engel olarak çıkmasına yol açmıştır (Bain. bu ülkenin sosyo-ekonomik koşullarına uygun olarak ortaya çıkan kitle üretimi ilkelerinin bir teknolojik paradigma yarattığım göstermektedir (Piore ve Sabel. enflasyon ve işsizlik biçiminde kendini hissettirmiş ve bu ülkelerin sanayilerini bir yapılanmaya zorlamıştır. gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) açısından ölçek sorunu çok daha önemli sonuçlar doğurmuştur. ölçek sorunu uluslararası rekabet gücüne ulaşma çabalarının karşısına yapısal bir engel olarak çıkmıştır (Ansal. DÜNYA EKONOMİSİ VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMELER 1. Birinci bölümde. Bu ülkelerin dar iç pazarları nedeniyle bazı sanayiler hiç kurulamamış. mikro bazda ölçekekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. 19. ölçek ve ölçek ekonomileri iküsaün önemli konularından biri olmuştur. Üretimde biryandan rasyonalizasyona gidilirken bir yandan da en son teknolojik gelişmeler üretim süreçlerine adapte edilmiş ve sanayide bir teknolojik dönüşüm yaşanmaya başlamıştır. büyüyen pazarların da etkisi ile. bazıları ise minimum verimli ölçekten daha düşük hacimlerde kurulabildiğinden. 1984). İkinci bölümde. imalat sektöründe fazla kapasite (kapasite kullanım oranlarında düşüş). teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıkları sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır. ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. Türkiye'de bazı sektörlerde görüldüğü gibi. EKONOMİK KİRİZİN YARATTIĞI DÖNÜŞÜM 1970'li yılların başında ortaya çıkan dünya ekonomik krizi özellikle gelişmiş Batılı ülkelerde üretkenlik artışında büyük bir yavaşlama. optimum ölçeğin çok altında kurulan "bebek" sanayilerini gümrük duvarları ile uzun yıllar korumak zorunda kalmışlardır. ABD ve İngiltere'de sınai üretimin tamamen bir büyük ölçek vizyonu ile şekillendirildiğini ve özellikle de ABD'de.GİRİŞ Klasik iktisatm kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith'in ünlü "iş bölümü pazarın genişliği ile sınırlıdır" sözünden başlayarak. Teknolojik gelişmeler tarihi. Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin Ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.1. 1956). Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. uluslararası standartlara göre çok daha yüksek maliyetlerde üretim yapmak durumunda kalınmıştır. Bu yüzden GOÜ. 1. dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır. Üçüncü bölümde ise. Smith'e göre büyük pazarlar emeğin ve makinaların uzmanlaşmasına yol açacak ve bu da birim maliyetlerde önemli düşüşler sağlayacaktır. Ancak. Hemen her sanayi dalında firmaların maliyetleri en aza indirebildikleri bir minimum verimli ölçeğin ortaya çıkmış olması. 174 .

j / ' î t t j 1. uluslararası rekabet artık fiyatın yam sıra yaratıcılığa. Uluslararası pazann bu zor koşullan ülkeleri ayrıca bloklaşmaya yöneltmektedir. üreticileri çok daha değişik mallar üreterek tüketicilere ulaşma çabasına sokmuştur. Daha önce genellikle fiyat bazında rekabet edilir. tüketim elektroniği sektörlerinde değil. basan büyükölçeklerde ucuz ve standart mal üreterek elde edilirken. '' . Türkiye'nin de dahil olmaya çalıştığı Avrupa Topluluğu bloğundan. ve elektronik teknolojisine dayalı yeni sistemik üretim sistemlerinin geliştirilmesitir (Kaplinsky. Kanada ve Meksika arasında oluştumlan Kuzey Amerika bloğundan ve Çin'i de içine alarak Japonya'nın Güney Doğu Asya ülkeleri ile oluşturmaya çalıştığı Pasifik bloğundan bahsedilebilir. Ancak hemen hepsince kabul edilen yaygın kanıya göre.2. yeni rekabet koşullan ile uyumlu yeni üretim organizasyon biçimlerinin çıkması.Bu dönüşüm.1. dolayısıyla uluslararası rekabet koşullan önemli bir değişikliğe uğramıştır. ABD. otomobil. Böylece Batılı ülkelerde tüketici tercihleri. çelik gibi ara mallan üreten sektörlerde de geçerlik kazanmıştır. kimya. Oluşmakta olan ekonomik bloklann dışında kalmanın GOÜ'in ekonomilerini çok olumsuz yönde etkileyeceği açıktır. ÖLÇEKTE DEĞİŞİM YARATAN GELİŞMELER 1980'lerden bu yana kendini iyice hissettiren ekonomik ve teknolojik gelişmelerin değişik boyutları araştırmacılar tarafından ön plana çıkartılmış ve dönüşüm karakterize edilmeye çalışılmıştır. bu dönüşümün en önemli bileşenleri: Dünya pazarında tüketici tercihlerinin.2. Buna örnek olarak. 19701i yıllarda ortaya çıkan ekonomik kriz ile birlikte rekabetin büyük ölçüde kızışması. ikinci bölümde ele almaya çalışacağımız ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan gelişmeleri de gözönünde bulundurarak uygun politikalar ve firma stratejileri saptamalan gerekmektedir. 1. pazarlar genişlemiş ve 1970'lere kadar kapitalist ekonomilerde egemen olmuştur. v i j t. Azalan talep ve küçülen pazarlar karşısında ülkeler bir yandan kendi iç pazarlarını korumaya çalışırlarken. Öte yandan. Bunun yanında GOÜ. Daha şimdiden bazı bloklann oluşumu yönünde bazı gelişmeler gözlenilmektedir. Yeni Tüketici Tercihleri Büyük hacimlerde standart mal üreterek maliyetin düşürülmesine dayanan Fordist kitle üretimi sistemi kitle tüketimi de yaratmış. tekstil/ hazır giyim. 1990). Bu da yeni teknolijileri üretim süreçlerine adapte ederek üretim sistemine esneklik kazandınlması ile mümkün olabilmiştir. değişen talep koşullanna hızla cevap verme yeteneğine ve mal çeşitlemesine dayanmaya başlamıştır. bloklar dışında kalan ülkelere karşı yeni bir tür korumacılığın ortaya çıkması büyük bir olasılık olarak karşımıza çıkmaktadır. Global dünya pazarının çöküp çeşitli bölgesel ticaret bloklarının oluşması ve buna bağlı olarak. Aynca bu eğilim sadece nihai tüketim mallarının üretildiği. dolayısıyla rekabet koşullannın değişmesi. geçen yüzyıldan özellikle de 1945'den bu yana egemen olan kitle üretimi sistemine dayalı ekonomik ve sosyal gelişme modelinden bir sapma göstererek yeni bir teknolojik paradigma ortaya çıkarmıştır. Öte yandan dünya ekonomik krizinin neden olduğu ekonomik istikrarsızlık ve durgunluk ülkelerarası rekabeti büyük ölçüde şiddetlendirmiştir. Bu dönemde gelişmiş Batılı ülkelerde yaşanan hızlı bir ekonomik büyüme ile temel ihtiyaçlar büyük ölçüde karşılanabilmiş ve artan gelir düzeyi ile birlikte tüketiciler de daha talepkar olmaya başlamışlardır. diğer yandan da dış pazarlarda pay kapma mücadelesine girmişlerdir.

Diğer yandan. mikroelektronik ve enformasyon alanındaki gelişmeler başta olmak üzere. Birimler arasında kurulan bu iletişim ağı. Bu işbirliğinin. özellikle karmaşık ve kalitenin ön plana çıktığı üretim dallarında. üretim teknolojisi işçilerin önerileri ile adımsal bir biçimde geliştirilmektedir. yaklaşık yüzyıllık yönetim perspektifi altüst olmuş ve yepyeni bir yönetim anlayışı egemen olmaya başlamıştır. Fordist sistemin bu güçlüklerine karşın. finansman. stok kontrol. yan sanayi gibi çok çeşitli birimler. Hantallık yaratan ve gereksiz tüm öğelerden arınmış anlamında yalın üretim diye de adlandırılan Japon üretim tekniğinde israfın ve hatalı üretimin sıfırlanması hedeflenmektedir. beceri ve iş deneyimlerinden yararlanılmakta. sıfır hatalı ve üründe esnekliğe dayanan yeni ilişkiler ağında ana ve yan sanayi firmaları arasında çok yakın bir işbirliği bulunmaktadır.23. kitle üretimi paradigmasının dönüşümünde. Sınai üretimde. hatalı üretimin sonradan düzeltilmeye çalışılması geleneği son derece pahalıya mal olmaya başlamıştır. Yalın üretimin en temel öğeleri: toplam kalite kontrolü. daha küçük partiler halinde üretim yapma çabasının doğurduğu. firmaların coğrafi yakınlığı büyükbir avantaj doğurmaktadır. değişen talep yapısı ile bağlantı kurulmasına olanak sağlamakta ve sistemi bir "talep çekme" sistemi haline getirmektedir. çok değişik işleri yapabilen vasıflı işçiler duruma derhal müdahale edip sorunu çözmektedir. Mikroelektronik Bazlı Otomasyon Teknolojilerinin Gelişimi Teknolojik gelişmelerin hızı 1980'lerde kendini her alanda hissettirmeye başlamıştır. hem de üretimi yapan imalat makinalannda büyük dö- 176 .2. büyük ana ve tampon stoklar ve vasıfsız işçilerle çalışan Fordist sistem yeni dünya pazarı koşullarına kendini uyarlayamamış. Ana ve tampon stoklar kaldırılarak hem üretim hattında büyükbir akıcılık sağlanmış. Mikroelektronik bazlı esnek üretim sistemlerinin uygulanması ile birlikte yalın üretim. son derece esnek yepyeni bir üretim organizasyon biçiminin ekonomik kriz koşullarında büyük başarı sağladığı görülmüştür. dolayısıyla da üretimde ölçek ekonomisi kavramlarının değişmesinde son derece etkili olmuştur. pazarlama. hem üretim organizasyonunda. 1982). yeni teknolojiler hem ürünlerde. Makinaların bakımı ve temizliğinin yanı sıra kalıp değiştirme işlemleri de ekipler halinde çalışan üretim işçileri tarafından büyük bir hızla gerçekleştirilmektedir (Schonberger. yönetsel ve teknik (tasarım ve bilgi akışı) boyutları bulunmaktadır. Makinaların arızalanması ya da hatalı üretim durumunda. Yalın üretimde ana firmalarla onlara girdi tedariki yapan yan sanayi firmaları arasındaki ilişkiler de Fordist sisteme göre büyük farklılık göstermektedir. Japonya'da dar pazar koşullarına uygun olarak. hem de üretim sırasında defolu girdilerin ya da hatalı üretimin derhal farkedilebilmesi mümkün kılınmıştır. İstikrarlı bir ekonomik ortamda.2.1. bayilikler. Tam zamanında. çoğu zaman içice geçerek sistemik bir entegrasyon sağlanmıştır. Daha önceleri birbirlerinden ayrı olarak kabul edilen ürün tasarım. işlevsel bir fabrika-içi düzenleme ile Taylorist iş örgütlenmesi ilkelerinin geçerli olduğu Fordist kitle üretimi sistemi ile üretim yapmak giderek zorlaşmıştır. Yalın üretimin farklılığı sadece üretimin yapıldığı atölye mekanı ile sınırlı değildir. tam zamanında (just-in-time) üretim ve kalite kontrol çemberleridir. Kalite kontrol çemberleri yolu ile işçilerin bilgi. Dünya ekonomisinin krizli döneminde gösterdiği büyük basan ile yalın üretim Fordist sistemi önemli ölçüde sarsmış. yalın üretimde minimum stokla çalışma ilkesi yan sanayi girdilerinin sürekli tedarikini gerektirmekte. esnekliği olmayan. Yeni Üretim Organizasyon Biçimleri 1980'lerde artık dünya pazarına tek ya da standart ürüne göre. mali. 1.

otomatik ulaştırma aletleri. Fakat mikroişlem ve digital elektronik kontrol aletlerinin yaygın kullanımı esas etkisini. dolayısıyla hammadde bağımlılığını azaltmıştır. hızlı. işgücünü azaltması ve verimliliği arttırması gibi nedenler gelir. Mikroelektronik ve digital telekomünikasyondaki gelişmeler bilgi akışım çok ucuzlatmıştır.programmable logic control-PLC-. tüm üretim bilgisayar kontrolü altında (CAM) yapılabilmekte ve böylece üretimde verimlilik. CNC tezgahlarında mikroişlemciler sayesinde üretimin kontrolü yada üretilen ürün tipinin değiştirilmesi son derece kolaylaşmıştır (Alcorta. üretim hızı ayarlanabilir. fakat elektronik aksam ve yazılımı yoğun şekilde tasannu eğilimi vardır. güvenilir. esnek imalat sistemleri (Flexible Manufacturing Systems -FMS-). artan sistem güvenirliliği. enerji ve girdi tasarrufu sağlayan tasanmlar uygulanmaktadır. s. hammadde kaynak planlaması (Materials Resource Planning -MRP-).3. 11). tüm makinaların birbirine bağlanması sonucu ortak kontrol edilebilir hale gelmelerinde göstermiştir. CAD ve CAM sayesinde stok ve hatalı üretim çokaza indirilebilmiştir (Perez. Artık ürün mühendisliğinde mevcut malların daha küçük ve daha az enerji harcayan. / V . iyileşen bilgi akışı. aylar süren dizaynlar yada mühendislik hesaplama işlemleri CAD/CAE sayesinde çok kısa sürede tamamlanabilmektedir. Üretim Maliyetlerine Etkileri Yeni bir teknolojinin üretime uygulanmasının başlıca sebepleri arasında maliyetleri düşürmesi. mikroelektroniğe dayalı. Robotla sayesinde de tehlikeli ve tekrar içeren sıkıcı işler yüksek kalitede ve kısa sürede üretilebilmektedir. 1985. enerji tasarrufu sağlar hale gelmişler. bazı kesikli üretim yapılan sektörlerde mikroelektronik sayesinde otomasyona gidilebilmiş ve sürekli üretim biçimine dönüştürülebilmişlerdir (Mody ve diğerleri.3. Çünkü elde edilen sistemik üretim sayesinde tekil makinaların üretkenliğinin toplamının çok üstünde bir üretkenlik ve kazanç sağlanabilmiştir. bilgisayarlı nümerik kontrol (Computerized Numeric Control -CNC-) tezgahları gibi birçok yeni kelime eklenmiştir. Fabrika mühendisliğinde ise. 447). r J > '' j / r . 1992. Ayrıca. s. Hatta böylece. Ayrıca biyo-teknolojideki gelişmeler. s. rapor çıktıları ve esnek yazılım hep yeni kontrol sistemlerinin ve FMS'in yarattığı sonuçlardır. azalan bakım masrafları. Üretimde daha önce hammadde ve enerji belirleyici role sahipken günümüzde bilgi bu rolü üstlenmiştir. MİKROELEKTRONİĞİN ÜRETİM SİSTEMİNE ETKİLERİ 1. 1797). Kısacası. ayaranabilir. bölünebilir. teknik ve organizasyonel alanlarda ortaya çıkan tüm bu değişiklikler. esneklik ve yüksek kalite sağlanabilmektedir. hammadde olarak kullanılan bazı girdilerin yapay üretimini sağlamış. Son dönemlerde üretim teknikleri terminolojisine bilgisayar destekli dizayn/mühendislik/imalat (Cumputerized Aided Design/Engineering/Manufacturing -CAD/CAE/ CAM-). Fakat klasik olarak teknolojik gelişme- 177 . CAD ve CNC makinalan) kullanılması ile. farklı ürünleri ya da aynı ürünün çeşitli boyut ve modellerini üretebilir esnekliğe kavuşmuşlardır. j 1. tam zamanında üretim (Just in Time -JIT-). Üretimde kullanılan araç gereçler ve makinalar fiziksel olarak küçük. Örneğin. Şimdi bu gelişmelerin üretim sistemine ne şekilde yansıdığını görmeye çalışalım. yeni döneme damgasını vuran gelişmeler olmuştur. Artık bilgisayarlar sayesinde günler. 1992.1. robotlar. alarm fonksiyonları. gelişmiş veri analizleri. Kısacası robotların ve mikroişlemli sistemlerin (programlanabilen kontrol makinalan .nüşümlere yol açmışlardır.

Mal Çeşitlemesi CAD/FMS sayesinde tek/standart ürün yerine çeşitli tür ve cinste ürün üretmek mümkün olabilmekte ve üretimdeki kapasite dağılımı çıktı oranlarına göre kolayca ayarlanabilmektedir. sık model değiştirme ve stok maliyetleri büyük ölçüde düşürülebildiği için küçükişletmelerde verimliliğin giderek arttığı ve bu nedenle de küçük ve orta işletmecilikte bir canlanma olduğu ileri sürülmektedir. pazardaki değişik talep kesimlerine başarıyla hitabedebildikleri. satış ve reklam faaliyetlerini büyük ölçüde değiştirmiştir. Maliyet düşüşü ise iki nedene bağlıdır.lerin en önemli etkisinin girdi maliyetlerini düşürmesi olduğu kabul edilir. yeni teknolojinin tam anlamıyla verimli çalışabilmesi için hem donanım hem de organizasyon olarak bir bütün içinde kullanılması zorunluluğunun bulunması bir sürü ek organizasyon masrafını da beraberinde getirmektedir. Sermaye maliyetlerine gelince. 58-63). bunun maliyeti fazla etkilemeyeceğini ileri sürmektedirler. s. (Alcorta. s. CAD kullanımından sonra Benetton firması oldukça az olan model sayısını 1200'e çıkarmıştır (Belussi. 25). Ayrıca. tüm üretim sürecini kontrol edebilen. 1.3. 15). yeni teknolojilerin maliyetlerde önemli düşüşlere neden olduğu iddiası bazı yazarlar tarafından kuşkuyla karşılanmaktadır. Bu değişiklikler firmaların üretim ve stok yapısını. Organizasyonda Yeniden Yapılanma Üretim süreci akışını etkileyen bilgi ve iletişim konusundaki gelişmeler sayesinde. 178 . Ayrıca. Kaplinsky (1987) ve Jacobsson (1985) istihdamın düştüğünü kabul etmekle birlikte. ürün modelleri sürekli yenilenebilmekte ve kalite atırılabilmektedir. Yukarda saydığımız mikroelektroniğe dayalı en son teknolojiler de bu bağlamda maliyet düşürücü olarak görülmektedir. 1. Artık piyasadaki talep değişikliklerine derhal ayak uydurabilen. firma içi ve dışındaki tüm bağlantıların koordinasyonu ve kooperasyonu çok hızlı bir şekilde sağlanmakta ve karar alma süreci kolaylaşmaktadır. Esnek uzmanlaşma diye anılan küçük firmalar arası işbirliğinin ekonomik kriz koşullarında Avrupa'da çeşitli bölgelerde özellikle 3. sermaye maliyetlerinin çeşitli yollarla azalması (stoksuz ve O-hatah üretim) gösterilmektedir. Ancak. ya da girdi faktörlerini değiştererek toplam girdi maliyetini düşürecektir (Tayler. Sebep olarak da işgücünün azalması. 1992. yeni teknolojinin pahalılığının yanı sıra kısa sürede demode olması sermaye maliyetlerini yükseltmektedir. Yeni teknoloji aynı miktarda üretimi gerçekleştirirken ya daha az girdi kullanacak.4. s.3 J. Şimdi. 1984). s. 1. 1988. müşteri hizmetlerini.3.23). sürekli yeni. Ancak teknolojik gelişmelerin maliyetlerin ötesinde etkileri olduğu da açıktır. teknolojik gelişmelerin üretim sisteminde yarattığı bu değişikliklerin ölçek ekonomilerine nasıl yansıdığını irdelemeye çalışalım.2. daha gelişmiş ve kaliteli ürünler piyasaya sunabilen firma yapılan oluşmuştur (Kaplinsky ve Hoffman. 1986. Küçük ve Orta Üretimin Canlanması Yeni teknolojilerin küçük ve orta işletmelere yeni olanaklar doğurduğu buralardaki son derece vasıflı üreticilerin tasarım yeteneklerini de kullanarak. Örneğin. İtalya denilen bölgede büyük başarıya ulaştığı görülmektedir (Piore ve Sabel. 1987. siparişlere göre üretimini ayarlayan. hem de eğitim masrafları maliyetleri artırmaktadır. Çünkü artık hem vasıflı işgücüne daha fazla ücret ödenmekte.

.2). TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİSİ r t 2.2. dolayısıyla üretilen miktar arttıkça birim maliyet düşer ve ÖE oluşur. kitle üretimi ve proses . i I 2. Ölçek ekonomisinin klasik formülü Viner'ın sağladığı kısa ve uzun dönem maliyet eğrileri ile ifade edilmektedir. satış vepazarlama alanlarındaki harcamalardır. böylece fabrika ölçeğinin bu maliyet düşürücü etkisi ölçeğin getirdiği ekonomi olarak adlandırılmıştır (Tayler. enerji gibi) ve sabit (makinalar ve bina) masraflardan oluşur. Üretimde miktar arttıkça işgücünün ve makinaların uzmanlaşması sonucu maliyetin düştüğü kabul edilmiş. 1971. dağıtım. Kimyasal reaksiyonlar yada teknik zorunluluklar dolayısıyla bu oranlardaki üretimin dışındaki tüm ölçekler yüksek maliyetler doğuracaktır.sanayi) büyük farklılıklar gösterir. . Oysa dolaylı maliyetler üretim miktarı ne olursa olsun artmazlar. 4-5). 1986. Bölünemezlik (Direk ve İndirek Maliyetler) Direk maliyetler değişken (hammadde. . bu eğriler üretim tiplerine göre (birim. Uzun dönem maliyet eğrisi ise ölçekteki her değişimin maliyetler cinsinden ifadesini gösteren tüm kısa dönem maliyet eğrilerinin en düşük maliyet noktalarına teğet olan U biçiminde bir eğridir. Bu eğrinin en düşük noktası ise optimum ölçeği verir. Ö L Ç E K E K O N O M İ S İ N E D İ R ? Ölçek üretilen ürün miktarı ya da üretim biriminin toplam kapasitesidir. işgücü.2. yönetim. Üretim Türü ve Mühendislik Kuralları Proses endüstrilerinde girdilerin belirli oranlarda kullanılması zorunludur. İndirek/dolaylı maliyetler ise Ar&Ge. Genel olarak bu ölçek ekonomisinde "0.1. s. stoklama. büyük parti. Bu kavram maliyetlerin sabit bir çıktıya bölünemesinden kaynaklanmakta ve Üretim miktarı arttıkça farklı birim maliyetleri ortaya çıkmaktadır. Ancak. Direk maliyetler üretim miktarı arttıkça artar. j •/ ( . Ölçekekonomisi (ÖE) ise esas itibariyle sadece direkt maliyetlere dayanarak elde edilen minimum maliyetleri üretim olarak düşünülmüştür. 1971. Buna göre kısa dönem maliyet eğrisi ortalama üretim maliyeti ile fabrikanın kapasite kullanım hacmi arasındaki mevcut ilişkiyi göstermektedir. Böylece her sektörde maliyet eğrileri sayesinde imalatın en ucuz yapılabildiği optimum ölçek bulunur (Pratten.6 yasası" denen bir kavramla açıklanır. reklam. Dolayısıyla proces endüstrisinin teknolojisi dışsal olarak fabrika ölçeğini belirlemektedir. Dolaylı maliyetler 1980 öncesi dönemde direk maliyetlere göre önemli olmadıklarından genelde ÖE hesaplamalarında dikkate alınmamışlardır. Fabrika kapasitesinin iki kat artması durumunda maliyetin sadece 2/3 oranında artacağım ifade etmektedir.2. .2. i \ j / 2. Teknik koşulf >t- 179 .1. Bu yüzden ÖE denince maliyetin en aza indirildiği üretim kapasitesini oluşturan fabrika büyüklüğü akla gelmektedir. Bu yüzden ÖE'ni etkileyen maliyetlerin esas olarak direk maliyetler olduğu varsayılmıştır. parça. s. Bu durum ÖE literatüründe bölünemezlik diye adlandırılmaktadır. Mühendislik kuralının ölçek etkisi ayrıca bölünmezlik kuralında da ortaya çıkar.sürekli akış.1. satış. s. 15-19): 2.2. küçük parti. ÖLÇEK EKONOMİSİNİN TEMEL KAYNAKLARI Ölçek ekonomisini oluşturan temel faktörler genel olarak şöyle sıralanabilir (Pratten.

Buna ayrıca bu tür firmalarda alım ve satım işleri yolu ile sağlanan maliyet düşüşleri ve finans kolaylıkları da eklenmelidir.4.%90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığım ortaya koymaktadır. Üretilen ürünün miktarı artükça birim maliyeti düşüyorsa bu ürünün ölçeği var demektir. Günümüzde ölçek ekonomisinin üç değişik türünden bahsedilmektedir. 180 . 2. Bunlar fabrika ölçek ekonomisi (klasik anlam). Piyasa Hakimiyeti. Fabrika ölçeği belirli bir süre içinde kesikli üretimlerde toplam çıktı miktarını.1. Ayrıca. bazı üretim aşamaları birleştirildiğinde dikey entegrasyonun yarattığı ekonomiler birim maliyetlerin düşmesine yol açar. İşçiler öğrendiklerini daha fazla sayıda ürün için kullanacaklarından öğrenme maliyetleri düşer. 140-1).2.3. parti miktarı ve kapasite kullanımı ise uzmanlaşmanın ve yaparak öğrenmenin altyapısını oluşturur. sürekli üretimlerde ise üretilen hacmi tanımlar. Piyasa hakimiyetini elinde tutan üretici piyasalarda karşılaşacağı belirsizliği azaltarak tekelleşmenin getirdiği avantajlardan faydalanacaktır. Talep ve Yönetim Perspektifi ÖE'sini etkileyen bir diğer faktör de yönetimin sahip olduğu perspektif ya da stratejidir.lar belirli sayılarda üretimi olanakları kıldığından ölçek bununla uyumlu olmak durumundadır. dünya firması ve dünya ürünlerinin ortaya çıkması ile daha da önem kazanmıştır. Yukarda da bahsedildiği gibi bir fabrikada üretilen miktar arttıkça maliyetler düşüyorsa Bu fabrikada ölçek ekonomisinin olduğu kabul edilir.3. Örneğin.23. Bu farklı ölçek kavramları dünya fabrikası. Firmanın amaçları. ya da büyük ölçeklerde üretim araçlarının yedek parçalarının stoğu daha fazla olduğundan üretim arızalan daha çabuk halledilebilir. hammadde alımlarında alınan miktar arttıkça birim fiyat ucuzlar. faaliyet alanları. ve ABD'in ihracatının %80 . firma ölçek ekonomisi ve ürün ölçek ekonomisidir. Uzmanlaşma. ihracat ve ithalat miktarları (dolayısıyla sektörün ulusal ve dünyadai durumu) ölçek üzerinde etkilidir. ÖLÇEK EKONOMİSİNDE NELER OLUYOR? 2. s. Üretim süresi. 2. Ürün ölçeği bir üretim biriminde üretilen herbir ürünün hacmini ifade eder. Fabrika yönetimi hedef pazarları genişlettiği sürece ölçeğini büyütebilecek ve dikey entegrasyonun getirdiği maliyet düşüşlerinden faydalanabilecektir. Öğrenme ve Teknolojik Yeniliklerin Ekonomisi Üretim büyüyen ölçülerde yapıldıkça işler ayrıştırılır ve uzmanlaşma artar. Yeni Ölçek Ekonomisi Kavramları 1970 sonrası dünya ekonomisindeki ve üretim teknolojisindeki gelişmeler ölçek kavramım da etkilemiştir. değişik ölçek ekonomisi türlerinin her birini varolan dünya konjonktürleri çerçevesinde ele almak gerekmektedir (Kaplinsky. Dolayısıyla. Bu ölçek esas olarak uzmanlaşmanın getirdiği maliyet düşüşünden. 2. 190. Ürettiği. model değişimi şurasında oluşan maliyetlerden yada sermaye mallarının bölünemezliğinden kaynaklanır. Yani o ürünü fazla üretmek ekonomik olarak kazançlı olacaktır.

"Çeşit ekonomisi" ise girdilerin ortak kullanılmasından kaynaklanır.000 motor üretmek üzere kurulmuşlardır.000-300.202) nin otomobil sanayimden verdikleri örneklerde. küçültücü etkisinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır. Fakat Alcorta'ya göre işgücündeki azalma fabrika ölçeğinin küçülmesi anlamına gelmemektedir. bu da fabrikanın fiziksel boyutlannı küçültmüştür. Buradaki "çeşit" ürün yelpazesini ifade etmektedir. daha önce özel amaçlı makinalann yüksek maliyetini çıkarabilmek için motor fabrikalannda senede 500. büyüyen firmalar artan ölçüler ekonomisinden. 1988. Fabrika büyüklüğü genellikle çalışanlarının sayısına göre. Fabrika Ölçeğine Etkiler. 104-5). bu nedenle de fabrika ölçeğinin küçüldüğünü ileri sürmektedir. dikey entegrasyondan ve piyasa hakimiyetinin getirdiği avantajlardan faydalanabilmektedir. Genel olarak firmanın büyümesi dolaylı maliyetlerin daha çok ürüne pay edilmesini sağlayarak firma ölçeğinin oluşmasına sebep olur. f v 2. ve Willing. 1991). 1970'lerin başında optimum ölçek 250. yeni motor fabrikalan (mesela. Genel olarak mikroelektronik sayesinde mutlak anlamda fabrika büyüklüğünün düştüğünü ileri süren görüşe göre. Rover'in 800 serisi motor hatta) senede sadece 150-200. Standard ve çok sayıda üretim yerini çok daha az sayıda ve çok çeşitli mal üretimine bırakmıştır. Dol»' ı o ı yla yeni teknoloji küçük parti üretimini mümkün kılarak fabrika ölçeğini küçültmüştür. " . Ayrıca. teknolojik gelişmelerin fabrika ölçeğine etkileri konusunda değişik görüşlere rastlanmaktadır. ya da fiziksel fabrika ölçüsü düserken ve de işgücü aynı iken çıktı miktarının arttığı görülebilmektedir (Kaplinsky. Womack ve diğerleri (1990. CNC.000 motor üretilmesi gerekiyor iken. otomobil sektöründe genel kanı montaj fabrikalanmn senede en az 250. Dolayısıyla. 1990. Çünkü bir fabrikada çalışan sayısı düşerken aynı anda çıktının arttığı. Örneğin. / V .amaçlı makinalann ve FMS'in sayesinde küçülmüş. Aynı şekilde. i * ' 181 .2.Firma ölçeği ise bir firmanın toplam üretiminin firma ölçeğinin artması durumunda daha ucuza mal edilip edilmemesi ile ilgilidir.000 otomobillik kapasiteye sahip olması gerektiği yolunda iken. Ayrıca.1. CAD/CAM. 155-8).3. Son dönemlerde oldukça yaygın olarak ve ölçek ekonomisinin alternatifi gibi kullanılan çok önemli bir kavram daha geliştirilmiştir: çeşit ekonomisi (economies of scope). robotlar ve CNC nedeniyle işçi sayasında azalma olmuş. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250. Birden fazla ürün bir arada üretildiklerinde tekil olarak üretilmelerinden daha ucuza mal oluyorlarsa çeşit ekonomisi ortaya çıktığından. ya da belirli bir zamanda üretilen çıktı miktarına göre değişik biçimlerde ifade edilmekteydi. yalın üretim ilkelerine göre Japonların ABD'inde kurdukları montaj fabrikalarının kapasiteleri bundan daha küçüktür (Hoffman ve kaplinsky.000 civarında iken. Carlsson (1989a) talep değişikliklerine uyum ve farklı ürün arayışlannın yanı sıra yeni teknolojilerin yarattığı esnekliğe dayanarak. Yapılan çalışmalarda esas olarak fabrika ölçeğinde küçülme yönünde bir eğilim olduğu savunulmasına rağmen arttığına dair de göstergeler de bulmak mümkün olabilmektedir. makina parkı farklı işler yapabilen çok . s. robot. bu teknolojilerin tam randımanla ve piyasaya yönelik çalışması için büyük üretim komplekslerine ihtiyaç duyulduğunu. Ayrıca ortalama ya da toplam üretim rakamlarına bakarak fabrikaların ölçeğinin küçüldüğü söyle/ . s. fabrikanın fiziksel boyutlarına (alanına) göre. çeşit ekonomisi esas olarak ürün ekonomisinden doğmaktadır (Panzar.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. Pratten (1971. s. Ancak yeni teknolojilerin üretim süreçlerine adaptasyonu ile bu tanımlarda karışıklık ortaya çıkmıştır. / '• t ' ! .

bir küçülme durumunda bile bunun illa da yeni teknolojiden kaynaklandığı iddia edilememektedir. Fakat pahalı makinalarla maliyeti düşürmek ancak maksimum kapasite kullanımı ile mümkündür. Bu tür küçük parti üretimiyle başlayan birçok sektörde yeni teknoloji uygulamalarından sonra piyasada kalabilmek için büyük yatırımlara gidildiği ve üretim miktarlarının yükseldiği görülmüştür. Bazı sektörlerde daha önce sadece küçük. Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçlan giderek belirginlik kazanmaktadır. Japonya'da firmalar FMS sistemi ile genellikle üç vardiya ve tam kapasite ile çalışmak suretiyle. zanaat bazlı işletmeler için geçerli olan esneklik artık büyük ölçek için de olanaklı hale gelmiştir. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. ürettiğini. bu yapı mikroelektronoiğin yayılması ile 1980lerin ortasında tamamen değişmiştir. Bu açıdan. yeni teknoloji sayesinde bazı malların küçük ölçeklerde de ekonomik olarak üretilebiliyor olması. Yani optimum ölçeğin düşmesi ancak teknolojik değişikliklerin maliyetlere yapacağı etkiye bağlıdır. şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. Ayrıca. bazı çalışmalar göstermiştir ki. mü- 182 . Bazı çalışmalar da ise yeni teknoloji ölçeği artırmasa bile. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalanna nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. 1992). öte yandan sermayenin. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı. yan iletken ( semiconducto)r endüstrisinde başlangıçta emek-yoğun ve küçük ölçekli bir endüstri yapısı varken. Acs ve diğerleri (1990)'nin. makina yan sanayii. Bunu gerçekleştiremeyen birçok ülkede de. ve ABD'in ihracatının %80-90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. yeni teknolojilerin sağladığı esnekliğin küçük fabrikalar kadar büyük fabrikalar için de geçerli olacağıdır. ülkeler ve firmalar arasındai rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. Hoffman ve Rush 1988). Bu ise toplam ölçeğin artmasına sebep olmaktadır. Ernst 1985 ve UNCTC 1988). 3. Artık üretimin %50'si dünya çapında on firmanın az sayıdaki büyük fabrikalarından sağlanmaktadır (Ferguson 1988. Özellikle FMS teknolojisinde verim büyük ölçekler gerektirmektedir. "optimum fabrika ve firma ölçeği. Diğer yandan. örneğin İngiltere'de FMS önemli sorunlar yaratmaktadır (Alcorta. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. Fabrika ölçeğinin artacağı ile ilgili bir diğer iddia da. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. Diğer yandan. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. hazır giyim ve mobilya gibi sektörlerde de benzer şekilde büyük ölçeğe doğru bir kayış gözlenmektedir (Perez 1985. optimum ölçeğin otomatik olarak düştüğü anlamına gelmez. Basım. Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. normal yaşam süresi olan 3-5 yılda yatırımlarının karşıladığını alabilmektdir. hem de çok güçleştirmektedir. yeni teknoloji ürün çeşitlemesi sağlayarak üretime esneklik kazandırmıştır.nemiyeceği gibi. Eğer yeni teknoloji uygulandıktan sonra maliyet eğrisinin en düşük noktasındaki üretim miktarı küçülüyorsa ölçeğin de küçülmesinden bahsedilebilir. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik.

Campaq ve Sun bilgisayar firmaları 1982'de ilk kurulduklarında çok küçükken şimdi büyük ölçekli firmalara dönüşmüşlerdir. 234) buna örnek olarak supernova (kısa zamanda çok büyüyen) firmaları göstermektedir. artışa bir de teknolojik yenilikleri uygulamanın gerektirdiği organizasyon değişikliğinin yarattığı maliyetleri de eklemek gerekmektedir. 1988. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. / y • fi /• / İt 183 . Özellikle pazarın ve müşterilerin çok çeşitlendiği sektörlerde. küçük firma ölçeği. yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. Nitekim. Pratten (1991) tarafından İngiltere'de yapılan araştırmaya göre. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. üretimin globalleşmesiyle üretimde tüm aşamaların/işlemlerin rasyonelleştirilme olanağının doğmuş olduğuna dikkat çekilmektedir. Bunun gibi. Xerox firması çeşitli ülkelerdeki üretimi ve satışlan bir bilgisayar sistemiyle organize ederek yılda 1 milyon $'dan fazla kazanç sağlamıştır.000.000 $'lık bir yaünm gerektiğinden bahsetmektedir. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak. Kaplinsky'e göre indirek maliyetleri etkisizleştirmenin biryolu da. s. ekonomi kriz karşısında küçük işletmeciliğe hükümet desteği sağlanmasına bağlı olarak gelişen bir olgudur. küçük firmalar arası teknolojik kooperasyon ve yeni teknolojiden ortak yararlanmadır. Burada. yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. yenibuluşlar. Örneğin Digital firması dünya çapındaki 100. Pratten (1991. pazardaki çok özel talep dilimlerine hitabeden üretim ancak başlangıçta küçük ölçekli firmalarda yapılmaktadır. başlıbaşına bir finansman sorunu bile firma ölçeğinin büyümsini gerekli kılmaktadır. Diğer yandan. UNCTC'in (1988) çalışması en büyük 600 uluslararası şirketin tüm dünyada üretilen katma değerin beşte biri ila dörtte birini küçültücü etki.000 çalışanını e-mail sistemiyle bağlamış ve böylece ürün geliştirme zamanı yan yarıya azalmıştır. yüksek kalite. 363). Digital ve Coulter gibi firmalarda yapılanincelemelerde. GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır. Esnek uzmanlaşma ve stratejik ortaklık yaklaşımları gayet başarılı olmakta ve giderek yaygınlaşma eğilimi göstermektedir (Kaplinsky ve Hoffman. görülen firma ölçeğindeki küçülme. adem-i merkeziyetçi. McGrath ve diğerlerinin (1992) yaptığı bir çalışma da hem firma hem de fabrika ölçeğinin arttığına işaret etmektedir. Bu yüzden. Ancak. Bu nedenle. esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. Dolayısıyla. Ernst (1991) de yan iletken (semiconductor) piyasasında ilk dönemlerde 100. Xerox. Bu maliyet artışlarının birim maliyetlere fazla yansıtmamanın tek yolu ise firma ölçeğinin arttırılmasıdır. Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde.hendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. fiansman sorunları ve piyasadaki talep yetersizliği gibi oldukça farklı sebeplerden kaynaklanabilmektedir. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. Satın almada merkezileşme sayesinde Coulter firması bir yıl içinde 1 milyon $ kazanç sağlamıştır. güvenilirlik. Tüm bunlara son yıllardaki çok uluslu şirketlerin hızlı gelişmeleri de eklenince firma ölçeğindeki artışın bir olgu olaak kabul edilmesi gerekmektedir. yeni ürünler ya da üretim süreçleri tasannu yapmak. Genel olarak firma ölçeğinin arttığının gözlemlenmesine rağmen bunun illa da böyle olması gerekmediğini savunan görüşlerde mevcuttur. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü attıracak unsurlar olmaktadır. s.000 $'lık bir yatınm ile üretim yapmak mümkünken artık aym ürünler için 60.

1986). araştırma bütçelerinin giderek büyüdüğü. OECD (1991) verilerine göre 1974-1984 arasında görülmez yatırımlar sayılan Ar&Ge.3.6'sından 3. Ürün Ölçeğine Etkiler Mikroelektroniğin yarattığı esneklik çeşitli malların üretimini olanaklı kıldığı gibi.2. Womack ve diğerleri (1990. Tüm bu dolaylı maliyetlerdeki 2. Bunda bazı yeniliklerin henüz başlangıç aşamasında olmasının ve sosyal politik süreçlerin üretime etkisinin nasıl olacağının tam olarak bilinememesi gibi etmenlerin de rolü bulunmaktadır.7'e çıkmıştır. Amerika ve Avrupa'daki benzer fabrikalarda %30-50'yi bulmaktadır. yazılım ve reklam gibi harcamalar tüm ülkelerde GSMH'nın %2. bölgeler ve ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı da net olarak ortaya çıkmamıştır. Dolayısıyla. bunun yanında çeşiti arttıkça satış.2. dağıtım ve reklam gibi dolaylı maliyetlerin de arttığı gözlenmektedir. 202)'nin otomobil sanayiinden verdikleri örneklerde. robot. Bütün bu örnekler. 2.2. sık model değişiminden ve mal çeşitlemesinden doğan maliyetler düşmüş. Ayrıca ölçekteki değişimin yoğunluğu ve üretimin sektörler.3. 2. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250. diğerlerinde bu süre 2-4 ayı bulmaktadır (Womack ve diğerleri. Yine Japonya'daki otomobil sanayinde üretim hattında değişen modele göre kalıp değiştirme maliyeti %1020'lerdeyken. 1991). model üretme ve değişik bir modele makinaları hazırlama süresini de azaltmıştır.3. Pratten (1971. Firma Ölçeğine Etkiler Firmalarda pahalı ve hızla değişen yeni teknolojilerin büyük yatırımlar gerektirdiği.000-300. Diğer yandan. Ayrıca Japonya'da bir modelin üretimine başlanmasıyla satışı arasında 1 ay geçerken. Benetton'ın başarısında pazarlama ve dağıtımın büyük rolü vardır ve bu da Benetton'un tüm dükkanlarını çok iyi bir telekomünikasyon ve bilgisayar ağı ile birbirine ve merkeze bağlayan büyük bir yatırım sonunda olmuştur. 1992). ürün ve çeşit ekonomisinin altyapısı oluşmuştur. Ölçek Ekonomisindeki Değişimler Dünyada yaşanan teknolojik ve organizasyonel değişimlerin ÖE'sini tam olarak nasıl etkilediği saptanmış değil. s. 184 . bisiklet endüstrisinde uygulanan yeni teknoloji sonunda tipik bir üretici firmada 70 çeşit bisiklet üretiminin maliyeti eski sistemle 5 tür bisiklet üretime maliyetinden daha az olabilmektedir (Mody ve diğerleri. İsveç'de 1-1.23.sinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır.000 civarında iken.5 saatte yapılan bir kalıp hazırlama işleminin Japonya'daki fabrikalarda birkaç dakikaya indirildiğini göstermektedir. 1990). CAD/CAM. Carlsson (1989b)'ın metal sektöründeki çalışması.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. Tüm bunlara rağmen ölçek ekonomisi konusunda ortaya çıkan güçlü eğilimlerin önemle üzerinde durulması gerekmektedir. Belussi (1987)'ye göre. ürün ölçeğinin düştüğünü göstermektedir. CNC. 1970'lerin başında optimum ölçek 250. Belussi (1987) Bentton firmasında CAD/CAM'ın kullanılmasından sonra değişik bedenler için kalıp çıkarma işleminin 24 saatten 15 dakikaya indiğine dikkat çekmektedir. Giderek karmaşıklaşan ürünler ve bilgi yoğun üretim süreçleri Ar&Ge maliyetlerini de yükseltmektedir (Kline ve Rosenberg.

GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır. ' Ancak. s. Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde. "optimum fabrika ve firma ölçeği. Ancak. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. 1980'lerin ortalarında Kore'de bir CNC torna tezgahı üreticisi. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. Düşük hacimlerin doğurduğu yüksek maliyet ucuz emek ile kompanse edilebilmektedir. hem de çok güçleştirmektedir. yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. emeğin ucuz olduğu GOÜ için dış pazarlarda bir rekabet alanının bulunduğu görülmektedir. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. güvenilirlik. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. Acs ve diğerleri (1990)'nin. Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. Özellikle pazarın ve müşterierin çok çeşitlendiği sektörlerde. Öte yandan.3. Dolayısıyla. 'şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. firmalann pazarda oluşan tüm değişimlere anında cevap verebilmeleri için pazara yakın üretim yapmalarının f ••]/ .35370). f V \ | j | j 185 . Örneğin. çeşit ekonomisinin yanında coğrafi konumun da önem kazanmakta olduğu. Burada. yeni ürünler ya da üretim süreçleri taşanını yapmak. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. 1985. ı i I ı j Vasıflı eleman ihtiyacı giderek elektrik ve makina mühendisliğinden. programlama ve sistem tasarımı alanlarına kaymakta. elektronik. Türkiye gibi GOÜ'in de hızla yeni teknolojiye uygun kalifiye eleman yetiştirmeye yönelmeleri ve teknik alt yapıyı oluşturmaları zorunludur. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. Bu açıdan. yüksek kalite. Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçları giderek belirginlik kazanmaktadır. Güney Kore'de bile yeni teknolojide yeterli bilgi ve deneyime sahip bulunan mühendis ve teknisyen kıtlığı çekilmektedir. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak. adem-i merkeziyetçi. mühendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü arttıracak unsurlar olmaktadır. hala GOÜ'ler için çok sorunlu alanlardır. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalarına nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. ülkeler ve firmalar arasındaki rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. bazı sektörlerde otomatikleşmenin çok pahalı olduğu için hala emek-yoğun kalmış olan üretim aşamalarında da. Japon rakibinin minimum verimli ölçeğinin yansı bir ölçekte üretimini karla yürütebilmektedir (Jacobson. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı. öte yandan sermayenin. f ' j / ' . yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. yeni buluşlar.

kendilerine büyük avantaj sağlayacağı iddia edilmektedir (Kaplinsky ve Hoffman, 1988). Özellikle bazı sektörlerde, ücretlerin maliyet yapısında fazla önemli olmadığından, ya da üretim daha ziyade mikroelektroniğe dayandırıldığından ve tasanm-yoğun ürünler önem kazandığından ucuz emek önemini yitirmektedir. Yeni teknolojinin iletişim ve organizasyon açısından sağladığı olanaklar dolayısıyla da üretimin desantralizasyonuna gerek duyulmamaktadır. Fakat, Türkiye ATye olan coğrafi yakınlığı ile hazır giyim gibi bazı sektörlerde bu avantajım bir süre daha koruyabilecek gibi görünmektedir. Birinci bölümde değindiğimiz bloklaşma eğilimi bağlamında ise, AT bloğuna basan ile entegre olabilmesi, Türkiye'nin her sektörde ileri teknolojilerin yarattığı yönelimleri gözönünde bulundurarak doğru stratejiler, eğitim ve teknoloji politikaları takibedilmesine bağlı olacaktır. Yeni teknolojinin fabrika ölçeğine etkisi konusunda, ikinci bölümde belirtildiği gibi, çok farklı görüşler bulunmaktadır. Aslında fabrika ölçeği, ekonomik parti büyüklükleri, dolayısıyla, küçük ölçeğin rekabet gücü çeşitli sektörlerin üretim özelliklerine ve talep yapısına özgü olarak belirlenmektedir. Örneğin, kimya sanayiinde yeni teknolojilerle çok daha verimli kılınmış yeni fabrikaların hepsi daha büyük kapasitelere sahiptir (Stiglitz, 1987). Ayrıca, her ne kadar çok, farklı büyüklüklerde ve çeşitte model üretilirse üretilsin, yine senede 250.000 otomobil, yaklaşık 500.000 televizyon veya video üreten fabrikalardan daha küçükleri verimli olamamaktadır. Hatta ürün tasannu maliyetleri de eklendiğinde, firma ölçeği 2 milyon otomobil üretimini gerekli kılmaktadır (Rhys, 1992). Bu, yeterli düzeylerde iç pazara veya ihracat dahil toplam talep yapısına sahip olmayan GOÜ'de verimli üretim yapılamayacak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, GOÜ'ler için yeni teknolojinin bazı sektörlerde ölçek engelini ortadan kaldırması söz konusu değildir. Bu yüzden, ülkemizde de çok genel sanayileşme modellerinin benimsenmesi yerine, her sektörün teknolojik gelişme eğilimlerine göre sektörel stratejiler saptanması büyük önem taşımaktadır. GOÜ açısından gözden kaçırılmaması gereken bir gelişme de, 1980'lerden bu yana mevcut ekonomik belirsizliklerle başetmenin bir yolu olarak firmaların rekabet güçlerini korumak ya da arttırmak amacıyla stratejik işbirliğine gitmeye başlamış olmalandır. Ezeli rakip olarak bilinen büyük firmalar hatta çokuluslu şirketlerin arasında, özellikle en dinamik ve bilgi-yoğun sektörlerde giderek artan bir biçimde teknolojik işbirliği anlaşmaları yapılmaktadır (Mytelka, 1991). Buradaki amaç, artan rekabet ve astronomik düzeylere varan Ar-ge harcamalannın yarattığı baskı karşısında firmaların sahip oldukları ileri teknolojinin kendilerine sağladığı avantajları kurulan ittifaklarla ortaklaşa koruak, teknolojik değişiklikler yaratmak, standartlan belirlemede ortak hareket etmektir. Dolayısıyla, stratejik ortaklıklar daha önce de görülen firma evliliklerinden farklıdır. Çünkü burada bir pazara girebilmek, pazar paylannı büyütmek ve birlikte üretim hedeflenmemekte, bilgi/ teknoloji üretmenin masraflarını, risklerini ve belirsizliklerini paylaşmak asıl motivasyonu oluşturmaktadır. Özellikle telekomünikasyon, elektronik gibi sektörlerde rekabet gücü oluşturmak ve korumak üzere oluşturulan stratejik ortaklıklarda ülke devletlerinin büyük rol üstlendiği görülmektedir (Mytelka, 1991, s.5). Bu oluşumun bilgi-yoğun sektörlerde firma ölçek ekonomilerini daha da büyüteceği ve 1980'lerde uluslararası pazarlarda basan kazanmış küçük ölçekli firmalara hayat hakkı tanımayacağı açıkça görülebilmektedir. Bu önemli gelişme GOÜ'i giderek bölgesel pazarlara ve bölgesel işbirliğine yöneltmektedir. Özellikle firmalar arası teknolojik işbirliğine gitmek, tek ülke içinde rasyonel olmayan üretimlerin yapılabilmesini, mevcut kaynakların paylaşılabilmesini ve ölçek ekonomilerinden faydalanabilmeyi mümkün kılmaktadır. Bu yolla, GOÜler teknolojik işbirliği içinde ortak bir finansman ile indirek ma-

186

liyetleri paylaşabilecek, ortak Ar-ge çalışmaları için, araç-gereç ve kalifiye elemanlan biraraya getirerek, GOÜ'in en önemli hedefi olan teknoloji üretmeyi başarabileceklerdir. Türkiye'nin de Karadeniz Ekonomik İşbirliğini, Türki Cumhuriyetlerle ve Ortadoğu ülkeleri ile ekonomik ve ticari ilişkilerini bir de bu gözle değerlendirmesi ülkemize büyük avantajlar sağlayacaktır.

KAYNAKLAR Acs, Z.J., Audretsch, D.B., ve Carlsson, B., "Flexibility, Plant Size and Industrial Restructuring", Acs, Z.D. ve Audretsch (Eds), The Economics of Small Firms, Dordrecht: Kluwer Academic Publishers, 1990. Alcorta, L., The Impact of New Technologies on Scale in Manufacturing Industry: Issues and Evidence, UNU/ INTECH VVorking Paper No.5, June 1992. Ansal, H., "International Competitiveness and Industrial Policy: The Turkish Experience in Textile and Truck Manufacturing Industries", F.Şenses (Ed), Recent Industrialization Experience of Turkey içinde, Greenvvood Press, London, 1993 (yayında). Bain, J.S., Barriers to New Competition, Harvard University Press, 1956. Belussi, F., "Benetton: Information Technology in Production and Distribution A case Study of the Innovative Potential of Traditional Sectors', SPRU Occasional Paper Series, No.25,1987. Carlsson, B., "The Evolution of Manufacturing Technology and Its Impact on Industrial Structure: An International Study", Small Business Economics, V.1,1989a. Carlson, B., "Flexility and Theory of the Firm", International Journal of Industrial Organization, 7, 1989b. Ernst, D., "Automation and the Worldwide Restructuring of the Electronics Industry; Strategic Implications for Developing Countries", World Development, Vol. 13, No.3,1985. Ferguson, C, "From the People Who Brought You Vodoo Economics", Harvard Business Revievv, May-June, 1988. Hoffman, K. ve Rush, H., Micro-Electronics and Clothing. The Impact of technical Change on a Global Industry, Prager, 1988. Jacobsson S., "Technical Change and Industrial Policy: The Case of Computer Numerically Controlled Lathes in Argentina, Korea and Taivvan", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985. Kaplinsky, R. ve Hoffman, K., Driving Force, London, Westview Press, 1988. Kaplinsky, R., The Economies of Samll, Appropriate Technology International, 1990. Kline, S. ve Rosenberg, N., "An Overviej of Innovation", in (ed.) Landau, R. ve N.Rosenberg, The Positive Sum Strategy, National Academy Press, 1986. McGrath, M. E. ve Hoole, R. W., "Manufacturing's New Economies of Scale", Harvard Business Reviej, May June 1992. Mody, A., Suri, R. ve Sanders, J., "Keeping Face with Change: Organizational and Technological Imperatives", VVorld Development, V. 20, N.12, 1992. Mytelka, L K., Strategic Partnerships: States, Firms and International Competition, London, 1991. OECD-Organization of Economy and Development-Background Report Concluding the Technology/Economy Programme, Council at Ministerial Level, Paris, 1991. Panzar, J.C. ve VVillig, R.D., "Economies of Scale in Multi-Output Production", Ûuarterly Journal of Economics, V.91,1977. i I,
r

/ '

! f >'

; / ''
i

187

Perez, C, "Microelectronics, Long VVaves and VVorld Structural Change; Mew Perspectives for Developing Countries", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985, s.452. Piore, M.J. ve Sabel, C.F., The Second Industrial Divide, New York, 1984. Pratten, C.F., Economies of Scale in Manufacturing, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 28, Cambridge University Press, 1971. Pratten, C.F., The Competith/eness of Small Firms, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 57, Cambridge University Press, 1991. Rhys, D.G., "Economic Changes in the Motor Industry: Realhy and Myth", Mimeo, Cardiff Business School, University of Wales, 1992. Schonberger, R.J., Japanese Manufacturing Techniques, New York, Free Press, 1982. Stiglitz, J., "On the Microeconomics of Technical Progress", Katz, J. (Ed), Technology Generation in Latin American Industries içinde, London, Macmillan, 1987. Tayler, P., The Development of the Theory of Economies of Scale, Warwick Papers in Management, N.2 October, 1986. UNCTC - Birleşmiş Milletler Çokuluslu Şirketler Merkezi-United Nations Commission on Transnational Corporations (UNCTC), Transnational Corporations in VVorld Development: Fifth Sun/ey, New York: United Nations, 1988. VVomack, J.P., Jones, D., ve Ross, D., The Machine That Changed the VVorld, Ravvson Associates, 1990.

188

189 . PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR. küresel rekabet ışığında firma bazında stratejik rekabet gücü analizi konusundaki yazında geniş bir ilgi gören Porter Modeli (Value Chain Analysis) ve bunun ATye uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacak ve Türkiye'de kurulu ve kurulabilecek şirketler açısından modelin uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği tartışılmaktadır.The Practicability For Turkish Companies - Dr. î. 1. I ' I j MICRO MODELLING OF GLOBAL COMPETITION: PORTER MODEL AND İTS EC VERSION (DUDLEY MODEL) ". Melih BAŞ National Productivity Center SUMMARY • I /• in this paper. the practicability of The Porter Model (valua chain analysis)which is very popular in the strategic competitiveness literatüre and its EC version (Dudley model) for Turkish companies are discussed.KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M. f ' I . İ. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü ÖZET Bu bildiride.

190 . makale vbg. İsviçreli. uluslararası ya da çokuluslu teriminden farkını bir küresel şirketin tepe yöneticisinin aşağıdaki sözleri çok iyi vurgulamaktadır (18). Edzard Reuter (Daimler Benz Başkanı) Bir başka küresel şirket olan Aslan Brovvn Boveri (ABD)'yi ele aldığımızda Yönetim Kurulu'nun 12 üyesi arasında İsveçli. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü GİRİŞ : Küresel Rekabetin Ana Çizgileri Gerek mühendislik gerekse de iktisat ve işletme alanlarındaki kitap.ABB'nin önceliklerinden biri küresel yönetici yarafihakür. Barnevik bir söyleşide şöyle söylüyor (19): .. telekomünikasyon. sanki dünya (ya da onun ana bölgeleri) tek bir pazarmış gibi göreli olarak çok düşük maliyet farkları ile ve önemli ölçüde sabitlik taşıyan biçimde faaliyette bulunmakta ve her yerde aynı şeyleri aynı biçimde satmaktadır.KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M. Küresel pazarın ana özelliği talebin (tüketicilerin istek ve beğenilerinin) küreselleşmesidir. ilk kez ABD'li yazar Theodore Levitt tarafından yapılmıştır. Başkan P. I. Yöneticileri onların olmak istediklerinden daha fazla "küresel" yapamayacağımızın ayırdındayız.Biz milliyetçi ya da milliyetçilik öncüleri değiliz. PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR. küresel şirket.. Siyasetçiler gibi davranamayız. . durumundan etkilendiği bir pazar olarak tanımlanabilmekte. Alman ve Amerikalı var.(l 1) Küresel şirketlerin faaliyet gösterdiği küresel pazar ise.. birçok ülkede faaliyet gösterir ve ürünlerin ve faaliyetlerini her ülkeye göreli olarak büyük farklar taşıyan maliyetlerine ayarlarken. yazılı ürünlerde. Levitt'e göre çokuluslu şirket (ÇUŞ). Milliyetini tümüyle unutan. girişimcileriz. Uluslariistü teriminin. vazgeçen insanlara sahip olamıyacağımızı biliyoruz. Yönetim Kurulunun birçok üyesi Zürih dışında yaşıyor ve dünyanın çeşitli yerlerinde yönetim kurulu toplantıları yapıyorlar. Doğu Almanya'da kar görürsek yaünm yaparız. uluslararası (international) ve çokuluslu (multinational) terimleri yerine bütün dünyayı kapsayan bir uluslarüstülük (supranational) anlamında "küresel (global)" terimi kullanılagelmektedir. Küresel şirket terimi. ilaç vbg. sektörler örnek olarak verilmektedir. bir şirketin herhangi bir ülkedeki rekabet gücünün diğer ülkelerdeki rekabet gücünden.

S-2: Yarınların gereksinmesinin bugün tüketilmediği bir sürdürülebilir kalkınma politikası izlenmesi. T-3: Bilgi ve teknolojinin uluslarötesi paylaşımı. istikrarlı bir duruma kavuşturulması.Drucker vb. "CForces: The 35 Global Forces Restructing Our Future (K. S-3: Temiz bir çevrede yaşama isteği.) birçoğu aynı olan maddeler sıralanmaktadır.(l). inançlar ve kültürün küreselleşmesi. küresel rekabet döneminde bunun dışında kalmanın olanaklı olmadığını vurgulamaktadır. bir şirketin küreselleşirken göz önüne alması gereken önemli hususları aşağıdaki şekilde sıralamaktadır: Kültürel farklılıklar / Mevzuat farklılıkları / Çevresel hususlar / Muhasebe-finans-vergi uygulamalan / İnsan kaynaklarıyla ilgili hususlar / Şirketin büyüme isteği ve olanaklan. aile şirketi bile olsalar "küresel olmak ya da olmamak" sorusunu sormak zorunda olduklarını söylemekte. çeşitli gelecekçi yani "futurist" yazarlarca (A. 191 / . Güçleri: Geleceğimizi Yeniden Yapılandıran 35 Küresel Güç)" adlı yapıtında bu dinamikleri dört öbeğe ayırmaktadır (7). daha küçük ve sesin algılanmasına dayalı aletlerin geliştirilmesi.Barrell. Nike. Şöyle ki: S Grubu: Sosyal dinamikler T Grubu : Teknolojik dinamikler E Grubu : Ekonomik dinamikler P Grubu : Politik dinamikler Sosyal dinamikler olarak şunlar belirtilmektedir: S-l: Küresel nüfusun dengeli. günümüzde şirketlerin.) (10) A. T-4: Elektronik bilgi işlem teknolojisinde daha kuvvetli. Coca-Cola vba. S-8: Değerler. Barrell. Bunların içinde Frank Feather adlı yazar. küresel marka olayını ortaya çıkarmaktadır (Benetton. P. S-4: Küresel refah anlayışının geliştirilmesi. S-9: Gelecek için eğitim (süper beyinlerin yetiştirilmesi) i 'j >/ '< • / Teknolojik dinamikler arasında ise şunlar yer almaktadır: T-l: Sıkıcı ve ağır işlerin tasfiyesi. T-2: Verimlilik (kaynaklann etken kullanımı ve çıktılarda etkililik sağlanması) odaklı çalışma.Toffler. •i . S-6: Megapol denilen dev kentler halinde kentleşme.Bu özellik. S-5: Çalışma yaşamı kalitesinin aktarılması. S-7: Cinsel ve ırksal aynmcılığın yerini uyuma bırakması. İşletmelerdeki böyle bir küreselleşmeye iten dinamiklerin neler olduğu konusunda.

P-3: SSCB'deki parçalanma sonucu ortaya çıkan devletler arasındaki çatışmalar. yazılım gibi alanlarda). P-7: Üçüncü Dünya'daki dayanışma P-8: Katılımcı demokrasinin yaygınlaşması.) yayılması ve gelişmesi. 192 . T-7: Yüksek teknoloji alanındaki eski liderlerin geri plana düşmesi ve yenilerinin öne çıkması. B-6: Kaynaklar açısından kendi kendine yeterliliğin garanti edilmesi. T-8: Bilgi açısından zengin bir toplumun oluşması. biyoteknoloji. E-4: Gezegensel bilgi ekonomisinin oluşturulması. Politik dinamikler kapsamında ise aşağıdakiler sayılmaktadır: P-l: Gezegenin silahsızlaştırılması. E-S: Küresel enerji açıklarının ortadan kaldırılması. mikrocip. Bu süreçte. doğa ve girişimcinin nasibini almamaları olanaklı değildir. E-8: Kapitalizmin ve sosyalizmin yeniden biçimlenmesi. P-4: Avrupa'nın bütünleşmesi (AT + EFTA + Doğu Avrupa) P-5: Japonların küresel bir nitelik kazanmaları. P-6: Çin'deki modernleşme. E-3: Küreselleşen iş dünyasındaki iş döngüsünün (business cvcle) 2000'li yılların başında yükselme eğilimine girmesi. P-9: Küreselleşmiş yönetimin ortaya çıkması. iktisadi dizge (sistem) "içsel ilişkileri barındıran tek bir organizma" niteliği kazanma sürecindedir. sermaye. E-2: Üçüncü Dünya Ülkeleri'nin sanayileşmesi. E-l: Atlantik'te günbatımı. hem işletmelerin bir örgüt olarak hem de üretimin faktörleri olarak. T-6: Japonların teknolojik liderliği (özellikle. E-9: Askeri harcamalara ayrılan fonun sosyo-ekonomik harcamalara kaydırılması. emek. işletme yönetimine küreselleşme açısından bakılacaktır. P-2: ABD'nin yaşadığı bunalım ve yeniden yapılanma gereksinimi. Pasifik'te gündoğumu. elektronik posta mobil telefon vbg. E-7: Gezegenin ekolojik restorasyonu. BAŞ 1991 a) Bundan sonraki bölümde. (Emek ve girişimci faktörlerindeki küreselleşme konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. Yukarıda sayılan otuzbeş küresel dinamiğin etkisiyle.T-5: Bilginin anında dünya tarafından kullanılabilmesini sağlayan gereçlerin (uydu. Ekonomik dinamikler olarak aşağıdakiler belirtilmektedir .

Bu evredeki en önemli konu. Diğer yandan yenilik. elektronik ve bankacılık gibi birçok sanayi ve hizmet kesiminde gözlenmektedir. * Şirketler küresel düşünüp yöresel davranmakta. fonksiyonlarında da uygulanabilir bir içerik kazanmıştır. Küreselleşme nedeniyle fiyat ve kalite rekabeti artmaktadır. Rekabetin can damarları esneklik ve yenilik olmuştur. Kanada ve Avustralya'da aylardır durgunluk hüküm sürmektedir. Küresel büyüme sırasında. Bu küreselleşme süreci. Söz gelimi. Hatta bu nedenle "küryerel şirket (glocal company)" terimi bile üretilmiştir. stratejik dayanışma (strategic alliance). şirket satın alma ve ele geçirmeler gibi konular ön plana çıkmaktadır. her türlü fon olanakları. / f ' j . İşletmelerin nihai amacı olan karın azamileştirilmesi yerini işletmeI ' j /• ı . İtalya ve İspanya'da da durum pek farklı değildir. nasıl bir işletme politikası izlenmesi gerektiği sorusuna verilebilecek yanıtın ge ^1 kapsamı şöyle olabilir: * İşletmeler. Bu olumsuz durumun sıçrama içindeki ABD'nin ihracatını da olumsuz etkileyerek onu da uzun ve ciddi bir durgunluk içine sokabileceği söylenmektedir. Hatta işveren kanadının temsilcisi TOBB ve bazı akademisyenler gerilemeden söz etmektedirler. Bu büyümenin finansmanında. pratikteki faaliyetlerinde ulusal sektör politikası gibi yerel hususları da dikkate alarak hareket eden şirkettir. ayrıca küresel ölçeklerde merkezileşmiş biçimde örgüüenmekte.1. artık küresel düşünüp yerel davranmalı ve tüm işletme fonksiyonlanndaki stratejilerinde esneklik ve yenilik ilkelerine esneklik mutlaka yer vermelidirler. durgunluk dalgasının dünyayı sarstığını göstermektedir. vergi kolaylıkları. büyümenin gelişme içeriğini taşımazsa sağlıksız bir genişleme olacağıdır. teşebbüsün pazarlama. küresel şirketler için bir ana ilke olmuştur. Küresel Düşünüp Yerel Davranma İlkesi. * Faaliyetlere ilişkin yaygın ağın koordinasyonunu kolaylaştırıcı teknolojik gelişmeler hızla artmaktadır. şirket birleşmeleri de bu süreci hızlandırmaktadır. üretim odaklı salt teknik bir kavram olmaktan çıkmış. ' I 193 . Küryerel şirket. iktisadi araştırmalar. finansman vb. Japonya'da tüketim harcamaları ve şirket karları düşüş göstermekte. Diğer yandan Fransa'da şirket tasfiyeleri ve işsizlik artarken. Küresel Rekabetin Firma Stratejik Yönetimine Etkisi i Günümüzde iktisadi sistemin uluslararası niteliği yerini uluslarüstü (supranational) niteliğe bırakmıştır. İngiltere. teknoloji transferi ve ortak girişimler (joint venture). İktisadi sistemdeki bu gelişme karşısında çokuluslu şirketler yerlerini dünya pazarı için ürettiği aym küresel (global) ürünlerini her yerde aynı biçimde satan küresel şirketlere bırakmakta. Türkiye'de ise yaşanmakta olan durgunluk kronik enflasyonla bütünleşmiş haldedir. küresel düşünmekle birlikte. uluslararası risk yönetimi. Bir yandan. Yukarıda ana hatlarıyla görünüm verilmeye çalışılan günümüz iş dünyasında. Pazarın istediğini anında sunabilecek bir üretim ve pazarlama organizasyonuna sahip olmak için. Ayrıca ATnin 1992 hedefi hakkında ciddi kuşkular doğmuştur. esnek üretim sistemi ve bununla koordineli bir esnek pazarlama uygulamasına geçilmiştir. Almanya'da yeniden birleşmenin maliyeti denetimden çıkınca büyüme yavaşlamıştır. * Talebin küreselleşmişini destekleyen genel iktisadi koşullar mevcut. Gelişmelere daha yakından baktığımızda şunları görüyoruz : * Tüketicilerin gereksinim ve davranışlanndaki homojenlik artmakta. transfer fiyatlaması hususlan göz önüne alınmalıdır.

Porter Modeli ve AT Uyarlaması (Dudley Modeli'ne Genel Bir Bakış Küresel rekabet konusunda ABD'nin en önde gelen yazarı Michael E. üretim süreci açısından stoksuz çalışmak rekabetin önemli boyutları olmuştur. devlet. çevresel etki değerlemesi. yasal düzenlemeler ve daha birçok nedenden dolayı birçok sanayide rekabet küresel bir kapsam kazanmıştır. Verimlilik kazançlarının paylaşımı mutlaka benimsenmelidir. bilgisayar destekli tasarım ve imalat gibi uygulamalara mutlaka geçilmelidir. Durgunluk dönemlerinde "tekrar büyümek için küçülmek" biçimindeki stratejinin uygulanabileceği unutulmamalıdır.nin piyasa değerinin azamileşürilmesine bırakmıştır. Küreselleşen pazarda herbir noktadaki durum diğer bir noktadaki durumu etkilemekte olduğundan pazarlamada esneklik ve küresel gereksinimlere yönelik küresel ürünleri sunmak için gerekli örgütlenme kaçınılmaz olmuştur. işçilerin şirket ortağı yapılmasına yönelik ESOP gibi uygulamalar göz önünde bulundurularak işgören verimliliği artırılmalıdır. temiz teknoloji kullanımı. ülkeler ve bölgeler için genel geçer doğru bir tek küresel rekabet 194 . * Gelişen çalışma yaşamının kalitesi düşüncesi ışığında iş görenlerin kaliteli bir çevrede çalışmaları ve işletme faaliyetlerinin her aşamasında katılımları kalite çemberleri gibi tekniklerle sağlanmalı. kalite. ortaklar vb. * Uygulanacak strateji mutlaka pazara yönelik bir temele dayanmalı: fabrika otomasyonu bağlamında esnek üretim sistemleri.) ilgilendiren bir çıktı ifadesi olan katma değeri artırmaktan geçmektedir. Küreselleşme bağlamında işgörenlerin istihdamı da aynı özelliği kazanmaktadır. standart maliyet sistemi yerine ABD'de geliştirilen "faaliyet bazlı maliyetleme" veya Japonya'da geliştirilen "hedef maliyetleme" gibi daha ileri tekniklerin benimsenmesi. Sıfır hatayla ve gerek tedarik gerekse de. * Uluslararası muhasebe standartlarına uygun bir muhasebe düzeni. Bir yandan esneklik ve yeniliği izlemek için finansal kiralama gibi uygulamalara. * İşletmeler toplumsal sorumluluk ilkesi ışığında satınalmadan pazarlamaya dek uzanan Winter modeli gibi bir çevre kirliliği iç denetim modeli kurmalı. Toplam kalite yaklaşımı benimsenerek kalite kontrolü.Porter'e göre dünya ölçeğindeki iş dünyasında rekabetin küreselleşmesi ayrıksı bir durum olmaktan çıkıp genel bir durum haline gelmiştir. Bu amacın yolu da işletmeyle ilgili tüm taraflan (işçi. verimlilik. diğer yandan akışkanlığı korumak için factoring gibi tekniklere önem vermek gerekmektedir. bdtün firmalar. * İşletme başarısının analizinde hem nicel hem de nitel göstergeler kullanılmalıdır. Başka bir deyişle işletmenin amacı yaptığı faaliyetlerle paydaşların servetini artırmak olarak görülmektedir. Ayrıca bu işlem karar destek sistemleri veya uzman sistemler ile yapılmalıdır. Ancak vurgulanması gerekli önemli bir husus. endüstriler. yönetici. pazar payı vb. Söz gelimi. tüketici gereksinimleri. geriye kazanma konularına özel önem vermelidirler. finans kurumları. tedarikten başlayıp pazarın içinde bile devam etmelidir. Çünkü. teknoloji itimli yenilik ile pazar çekimli yenilik arasında bir denge kurulmalıdır. 3. Giderek artan belirsizlik bağlamında döviz ve faiz risklerinin yönetimi önem kazanmıştır. yenilik. karlılık. Toplam bakım yönetimi de keza önem kazanmıştır. * İşletmenin finansmanı için kullanılabilecek kaynak türleri çoğalmıştır. * İşletme politikasında odak noktasına müşteri yerleştirilmeli. atıkların arıtımı. çalışma yaşamının kalitesi. teknoloji. bir işletme çıktısı olan çevre kirliliği maliyetlerinin kaydı ve enflasyon muhasebesi önem kazanmıştır.

/ f '. Avrupa Ekonomik Sahası olarak üç kutuplu bir bloklaşmaya gitmektedir. Uygulama ana hatları itibariyle şöyledir: 1970lerde ABD Kot sanayiindeki Wrangler markası ile üretim yapan Levi Strauss ve Blue Bell firması dışındaki birçok firma çok düşük karlar sağladılar. M.stratejisinin olamıyacağıdır. i Örnek: Porter Endüstriyel Rekabet Modeli'nin ABD Kot Giyim Sanayiinde Uygulaması: E.' / 3. Bergsma adlı yazar. Modele yöneltebileceğimiz olumsuz bir eleştiri günümüz işletmecilik dünyasında ölçek ekonomilerinin artık yerini sinerjiye bıraktığı gerçeğidir. Başka bir deyişle kot .) da kurulmaya çalışılmaktadır. Bu yeni rakipler fiyat konusunda müthiş bir rekabet başlattılar.1. hammadde fiyatları üzerinde kontrol açısından da bir miktar güçleri vardı. Endüstriye girmek için gereken şeyler topu topu biraz donanım. Porter Modeli'ni ABD Kot Giyim Sanayiinde uygulamıştır. Diğer yandan küresel sanayilerde esneklik olgusunun ön plana çıkması ile küçük ve orta boy işletmelerin rekabet avantajı önemli hale gelmiştir.E. Kot kumaşının üretimi aşağı yukarı 4 ana firmanın elindeydi ve hiçbir küçük firma onlar için önemli değildi. Küreselleşme bağlamındaki en önemli değişten olan esneklik modelde özel bir yer ve önem almamıştır. Bu bloklar içinde ve arasında çelişkiler ve uzlaşmalar süregelmektedir. Daha ötesi bu küçük firmaların. j / ' > \ 3.1. f ' fir- j 195 . Endüstriyel Rekabet Modeli Porter modelinde endüstriyel analiz için bir endüstride rekabet ve performans açısından beş ana yapısal özellik belirlenmiştir.1.Şekil-1) Porter'ın modelinde şekilde görüldüğü gibi endüstriyel rekabet bir dizge yaklaşımı içinde ele alınmıştır. Bir yandan alıcılar diğer yandan satıcılar değerlendirilirken endüstriye potansiyel girişler ve ikame ürünler ışığında endüstrideki rekabet derecesi irdelenmektedir. Japonya odaklı Asya Ticaret Bölgesi. Bu durum endüstriyel yapı bağlamında Şekil-2'de ele alınmıştır. (Bkz. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli ve Firma Değer Zinciri Analizi İlgili yazında birçok değerleme çizelgesi formatı geliştirilmiş ise de Porter daha yapısal bir teknik ortaya koymuştur. Bu bölümde öncelikle Porter Modeli ve daha sonra onun AT uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacaktır. Kot bezinden giysi üreten malar ya onların fiyatlarını kabul edeceklerdi ya da bu işi bırakacaklardır. Endüstriye giriş engellerinin çok düşük düzeyde olması yüz kadar rakip küçük işletmenin bu endüstriye girmesine yol açmıştır. Bu blokların dışında alternatif ya da marjinal bloklar (Karadeniz Ekonomik İşbirliği vb. j / . Bu model kullanılarak yapılacak bir analizde pazar ya da pazarların özgül durumları başka bir deyişle yapısal ve niteliksel özellikleri üzerinde mutlaka durulmalıdır. boş bir ambar ve bir miktar göreli olarak düşük deneyimli işgücü idi.E. Dünyamız şu sırada ABD odaklı Kuzey Amerika Ticaret Bölgesi. Şirketler tedarik-üretim-pazarlama zinciri bağlamında stratejik modellemelerini buna göre belirlemelidirler.

Porter (1986) POTANSİYEL GİRİŞLER * * * * * ölçek ekonomi I er i Mal i vet avanta iı ve olanakları Marka ima i ı Da3ıt im olanakları Siyasi poli tikalar Tehdi 11 er i ENDÜSTRİ Satıcılarin Pazar I ık Gücü * * * * * * Rekabet Derecesi Rakiplerin Sayısı Endüstrinin Büyümesi Sermaye Yoğunluğu Ürün farklılaştırılması Endüstriden Çıkış Engelleri ikame Tehdit I er i ALICILAR Müşter ilerin * Alıcıların Yoğunluğu * Satıcılarin Sayısı Pazar! ık * Mal i yet değiştirme Gücü Olanakları * ikame ürünleri * Geriye Doğru Entegre Tehditleri Yeni Giriş SATICILAR * Satıcıların Yoğunluğu * Al ıcılarin Sayısı * Maliyetleri Değiştirme Olanakları * Hammaddelerde ikame Olanakları * ileriye Doğru Entegre Tehdi 11 er i « ürün ve Hizmetlerin İKAMELER * işlevsel Benzer Iik * Fiyat/Performans Eğilimi * ikame ürünlerin Varlığı .SEKİL 1. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli Kaynak: M.E.

Düşük sermaye maliyeti .Birkaç temel mağaza z inci rindeki yoğunlaşma Nerede Naşı I Giriş ve Cıkıs Enqelleri .Yoğunlaşmış Sanayii .SEKİL 2: ABD Kot Giyim Sanayiinin Yapısı Kaynak: Ennlus E.Bergsma (1983) SDOT ikame ürünler Pantolonlar Kot Kumaşı Satıcılarının Pazarlık Gücü .Birkaç temel imalatçı Müşterilerin Pazarlık Gücü ."Ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağının hatırı savı Iır ölçüde olması .

(ii) Destek Faaliyetleri Tedarik : tik madde ve malzemeler. Bitmiş malların depolanması. onarım. Firma Değer Zinciri Analizi Porter değer zinciri analizinde firmanın faaliyetlerinin kategorileştirilerek gösteriminde sistematik bir yaklaşım kullanmıştır. aksi halde bu alıcılar bu fiyata razı olan satıcıları kolayca bulabilmekteydiler. Bu firma reklama ağırlık veren ve kot giysisi model tasarımını uygulayan bir çizgi izliyordu. sipariş. ara girdiler ve diğer taşınır ve taşınmaz varlıkların satın 198 . paketleme. birleştirme. Bu temel ve destek faaliyetlere daha yakından bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır: (i) Temel Faaliyetler Dış Lojistik. bu model tasarımındaki isim endüstriye giriş açısından önemli bir engel oluşturdu. Bu firma güçlü bir tüketici tercihi yaratarak fiyatları kendi koymaya ve belirlemeye başladı. Pazarlama ve Satış : Ürünlerin alıcılara uygun yer. alıcılara pazarlanmasına ve satış sonrası hizmetlere ilişkin faaliyetlerdir. teslim alma. Bunun sonucu olarak küçük imalatçılar alıcıların ödemeye istekli oldukları fiyattan satmak zorundaydılar.2. Firmanın faaliyetleri dokuz gruba ayrılmaktadır. yedek parça tedariki ve ürün ayarlaması. test etme. Hizmetler : Ürünün değerinin satıştan sonra da sürdürülmesi veya artırılması için ürünü çalışır hale getirme. Porter bu dokuz faaliyeti iki ana tip olarak sınıfiamıştır: (i) Temel (Birincil) Faaliyetler Bu faaliyetler mal ve hizmetlerin fiziksel olarak üretilmesine. kolaylık tesisleri. bitmiş malların araçlara yükleme-dağıtım ve teslimi.bezini piyasaya sunan firmalar yüksek bir pazarlık gücüne sahiplerdi. eğitim. İç Lojistik : Stok kontrol.1. Bu sırada Jordache adlı firma ortaya çıktı. araç programlaması. zaman ve miktarda uygun fiyattan sunma amacıyla fiyatlama. ABD'de satılan kot giysilerin büyük bölümü büyük mağaza zinciri niteliğindeki alıcılar tarafından satın alınmaktaydı. satış artırma çabalarının programlanması. Girdileri Çıktıya Dönüştürme (Üretim) Faaliyetleri : Makinalarda işleme. 3. donanım bakımı. Her bir kategoride endüstrinin özelliğine ve firmanın stratejisine göre çeşitli sayıda farklı faaliyetler sözkonusu olabilir. (ti) Destek Faaliyetleri Bu faaliyetler temel faaliyetlerde sürekliliğin sağlanması için yapılan girdi tedariki ve altyapı faaliyetleridir. Diğer yandan. satıcılara iadeler. bulundurma ve depolama. pazar kanallarının seçimi. sipariş işlemeleri ve programlaması. Özetle Jordache öyle bir strateji geliştirdi ki endüstriyi çevreleyen yapısal güçlerin birçoğunun kendine zararsız hale getirdi ve kendisine rekabet avantajı sağladı. basım.

Aynca Porter'ın modelini Tek Pazar çerçevesinde revize etmiştir. Dudley Modeli ı AT ile ilgili büyük hacimli literatürde hukuk ve ekonomi disiplinlerine ilişkin çalışmalann yoğunluğuna karşılık işletmecilik disiplinleri açısından yapılmış çalışmalann sayısı çok fazla değildir. naylon. süreçler ve değer zincirinin her bir etkinliği için gerekli olan teknik girdiler. (Bakınız Şekil 6). patent hakkı alma. Yarattığı ürünlerden birkaçı selofan. öğrenme eğrisi tekniğini kullanma. asetat. Du Pont şirketinin başarı sürecindeki diğer adımı üretime odaklanmak oldu. muhasebe. Dudley'in çabşmalan kayda değer düzeyde çalışmalardır. 29.2. Ancak tekel konumundaki şirketler.1993. Dudley "1992 Tek Pazar İçin Stratejiler" adlı yapıtında Şekil 5'te verilen tek Pazar için bir strateji şeması geliştirmiştir. yüksek kaliteli ve güvenilir biçimde üretmek. her ürünü bekleyen bir pazara tekelci fiyatlarla satmak. s.W. yeni ürünlerin icadı. finans. 14): "Ekonomik faaliyette bir artış olmadıkça iş koşullan aynı güçlük derecesinde kalacak. teflon. Du Pont'un YöaKur.alınması. Teknoloji yatırımları. Firmanın Altyapısı : Genel yönetim. Bu çalışmalar kapsamında James W.7. ödüllendirme. Teknolojik A-G: Teknik bilgi. ABD hükümetinin 1950 ve adardaki anti-tekel mevzuatlanyla karşılaştılar tabii ki Du Pont da. değerlendirme. çapraz yani tüm yönlerde sistematik bir ilişki mevcuttur.Bşk. dakron. ölçek ekonomilerini geliştirme. Küreselleşme Bağlamında AT'ye Bakış ve J. hukuki ve bürokratik makamlarla ilişkiler. farklı kısımlar arasında yatay ve dikey birleşme yeteneği. Mr. Du Pont şirketinin icatları ev ekonomisi söz dağarcığına girebiliyor ve birçoğu plastik veya polimerik ürünlerdi. Edgar Wollard'ın 1993 Temmuz'unda şirketin pay senetlerinin ilk altı aylık getirişinin beklenenin altında olması üzerine söylediği şeyler de bu analizi doğruluyor (Financial Times. mylar'dır. 199 . planlama." j / 'j // / ' i < 3. yönetim geliştirme. yatay. A-G ve yenilik konularına dayalıydı: A-G yatırımları. Bu faaliyetler arasında maliyet ve etkililik açısından dikey. yerleştirme. işveren-işgören ilişkileri. yükseltme. İnsan Kaynaklan Yönetimi : Seçme ve işe alma. temel pazarlarımızda fiyat baskısı ve beri yandan aşın kapasite sorunumuz var. Şekil 3'te gösterilen bu faaliyet kategorilerinden herbiri tüm endüstrilerde mevcut olmakla birlikte farklı endüstrilerde rekabet avantajı açısından farklı önemlere sahiptirler. kalite yönetimi. Örnek: Porter Değer Zinciri Analizi'nin Du Pont Şirketine Uygulanması (8) Du Pont şirketinin başarı formülü. tesislerin ülke dışında yerleştirilmesi gibi önlemler aracılığıyla düşük maliyet avantajını elde eden ve bir teknoloji firması haline gelen Du Pont şirketi Şekil 4'te de görüldüğü gibi pazarlama ve satış kapasitesini arttırma konusuna önem verme gereksinmesi ile karşı karşıyadır.

E. Porter (1986) Firmanın Altvaoısı insan Kaynakları Yönetimi Destek Faaliyetler i Teknolojik Araştırma ve Geliştirme Tedar ik Gi rdi ler i Dış Lo i i s t i k C ı k t ı v a Dönüştürme Süreci (Faaliyetler i} Pazar I ama ve Lo i i s t i k Satış ıc Hizmetler (Sat ıs Sonrası} Temel (Birincil) Faaliyetler .SFKiL 3: Firmanın Deâer Zinciri Kaynak: M.

1. Makro Güçlükler Daha önce sözü edilen üç bloklu (Asya-Avrupa-Kuzey Amerika) kutuplaşma bağlamında Türkiye makro düzeyde hangi bloka gireceği konusunda net bir çizgiye oturamamıştır. Şirketlerin bu konuda istemleri geliştikçe henüz ortalıkta görünmeyen (ABD'de bolca bulunan) sektör analistleri de ortaya çıkacaktır. Dünyanın birçok yerinde bloklar dışı kalan ülkeler gibi Türkiye'de alternatif blok arayışları sürmektedir. Birincisi makro düzeyde ikincisi mikro düzeyde olan bu güçlükleri şöyle sıralayabiliriz : il 4. Coğrafi engeller nedeniyle ABD odaklı Kuzey Amerika (NAFTA) blokuna veya Japonya odaklı Asya blokuna girmesi olanaklı gözükmüyor. Avrupa Ekonomik Sahası olarak adlandırılan AT+EFTA tümlemine Doğu Avrupa'nın da eklenmesi ile oluşan Avrupa bloku ile Türkiye'nin ilişkileri zayıf niteliktedir. Bir zamanlar Ortadoğu olan alternatif arayışı. sonraları Türk Cumhuriyetleri. Bunlar şekilde görüldüğü gibi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği gibi çeşitlenmelere uğradı. * Bazı firmalar açısından mevcut olan hükümet koruması veya desteğinin kaldırılması. ulaştırmaya ilişkin yasal düzenlemelerde gevşeklik sağlanarak ulaştırma maliyetlerinin düşürülmesi ve böylece mal hareketlerinin teşvik edilmesi. Porter ve Dudley Modellerinin Türkiye'deki Şirketler Açısından Uygulanabilirliği ve Uyarlanabilirliği j / Yukarıdaki bölümlerde ele alınan modellerin Türkiye'deki şirketlere uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği vardır. * Finansal hizmetlerin geliştirilerek kredi maliyetlerinin düşürülmesi. Türkiye'deki şirketlerde stratejik yönetim alışkanlığı ve geleneğinin olmaması bici- / 201 . büyük boyutlu araştırma geliştirme çalışmalarının yürütülmesi gibi konularda işbirliğinin düzenlenmesi.2. Sımr kontrollerinin kaldırılması. şirketlerin stratejik rekabet analizinde farklı pazarlar için farklı modeller geliştirmeleri. * * Yeni pazarlara girişteki riskin azaltılması. Ancak bunun önünde iki tür güçlük vardır. Bu yasal düzenlemeler topluluk içindeki global rekabeti artırırken topluluk dışına karşı korumacı bir özellik göstermektedir. 4. Porter modelini sözü edilen alternatif blok arayışları bağlamında çeşitleme gereksinimi olduğudur. Mikro Güçlükler Bu güçlük. Porter'ın modelinin Tek Pazar açısından gözden geçirilmesi kapsamında altı faktörün eklenmesi gerektiğini söylemiştir.Dudley. f ' * Paralel ticarette haksız fiyat rekabeti gibi sorunların ortadan kaldırılması. Avrupa Topluluğu kapsamında global rekabet olgusuna bakarken odak noktası Avrupa Topluluğu'na ilişkin yasal düzenlemeler olması gerekmektedir. Tüm bu görünümden çıkan sonuç. Bu altı faktör tüm endüstri kapsamında yapısal değişiklikler oluşturacak sonuçsal etkilere sahiptir. i 4. Gümrük Birliği tartışmaları da bu zayıflığın bir göstergesidir. * Döviz kurlarındaki değişimin yarattığı avantaj ya da dezavantaj etkisi.

G çalışması *Küresel ölçekli A . v ü k s e k kaliteli b i l i m adamlarını cezbedivor *En iyi pol imer A . düşük hata *Yoğun Depo Ağı *Hızlı tesl im garant isi *En ivi eğitim.G teknolojisi *En düşük i Ik madde ve mIz.S E K İ L 4: Du Pont Ş i r k e t i n i n Değer Zinciri Analizi K a v n a k : M a c e d a (1988) Fi rmanın Al tyapısı insan K a y n a k ları Yönetimi TeknoI o j i Gel ist i rme Du P o n t ' u n p l a s t i k ve m a l z e m e sektöründeki tarihi ve geleneği *BabaerkiI kültür qüvenliqi qaranti e d i v o r . satış ve tekn hizmetlerin birleştirilme *Yoğun süreç geliştirme işb Müşterilerin imalat süreci uyumlu A-G yapı İması * Kal i te imajı Tedar ik *Kali te imajı *Pazarlamanın Du Pont'un diğer stratejik iş bi r imler i ile yatay entegrasyonu * Güçlü satış *Deği şt i rme ekibi garant i si *En iyi müşteri proses eği t imi *En geniş teknik hizmet kapsamı iç Loj istik üret im FaaI i yet I er i Dış Lo j i s t ik Pazar I ama Sat Hizmetler . mal i yet i * Dolaysız *En büyük ölçek ikmal ekonomi I er i *En yüksek Ürün fizik kal i te seviyesi *Yüksek miktarda çıktı.

ŞEKİL 5: Avrupa Ekonomik Sahasının Oluşması Halinde Stratejik Rekabet Şeması Kaynak: Dudley 1990'dan uyarlanmıştır AT'de Hükümetler Avrupa Tek Senedi Maastricht Anlaşması Topluluk Dışı Etkiler ve Etki IenmeI er Topluluk Karar Organları Ulusal Hükümetlerin Bağımsızlık Sorunları küresel Pazar Etkileri Tek iç Pazar Küresel Alanda Tehdit ve Fırsatlar iç ve Dış iş Çevrelerine Göre Değişim Tek Tek Firmalar Acısından Fırsat ve Tehdi tler Şi rket Stratej ileri: Pazarlama. Kaynak Tedariki. örgütleme. Siyasal — .

E.ŞEKİL 6: M. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli'nin AT'ye uyarlanması (Endüstriyel Yapıya Tek Pazarın Etkisi) Kaynak: Dudley (1990) Yeni Giriş Tehdi 11 er i ikame Tehdi 11 er i Endüstr i ye I Yeniden Yapı I anma Satıcıların Pazar Iık Gücü Endüstr inin Rekabet Durumu Alıcılarin Rekabet Gücü Kredi Ma I i yet I er i ni n Düşürülmesi Paralel Ticaret ışbi rI iği Düzenlemeler i Hükümet Düzen I eme I er i DaIgaI anan Döv i z Kur I arı U l a ş 11rma Mal i y e t l e r inin A z a I 11Iması .

Stratejik yönetimin gerektirdiği stratejik yönetim örgütlenmesi şirketlerimizde çoğunlukla mevcut olmayıp. Körfez Savaşı gibi olağanüstü dönemlerde kullanılmak üzere hazırlanmış bunalım dönemi strateji paketleri gibi ileri uygulamalar bir yana. stratejik yönetim kavramının Türk şirketlerinde çoğu aile şirketi geleneğinin ürettiği yöneticilerce yanlış algılanıyor olmasıdır. İşveren kuruluşlannda (TOBB ve birimleri. I Mikro temelde alınması gerekli önlemler : * Stratejik yönetimin kavram olarak şirketler tarafından doğru biçimde algılanıp uygulanmaya konulması. olanlar da yetersizdir. Oysa ki yönetim. i / Sonuç ve Öneriler / r Bazı makro ve mikro güçlükler olmakla birlikte. meslek odaları vb. yürütme ve kontrol fonksiyonlarından oluşan bir "bütün"dür. Oysa ki çoğu zaman stratejik performans denetimi göz ardı edilmekte. 1-5 yıl erimli normal dönem stratejik planlan bile yapılmamaktadır. Bu yanlış algılama. olanlarda da yetersizdir. Buna neden olarak "belirsizlik" gösterilmektedir. Ancak bunun için gerekli makro ve mikro önlemler alınmalıdır. yönetim kavramının yürütme kavramıyla eşanlamlı alınması gibi bir hatadan kaynaklanmaktadır. Makro temelde alınması gerekli önlemler: * * * İş dünyasında yer alan öğelerin (dernekler. örgütleme. Kuşkusuz stratejik yönetim de aynı yaklaşımla ele alınmalıdır. Bu konuda bir başka önemli husus. daha başka fonksiyonlan da kapsamakla birlikte esas olarak planlama. Gerek hükümetin gerek şirketlerin stratejik uygulamalarında belirsizliği yapay ve gereksiz ölçüde artıran uygulamaların ortadan kaldırılması.) stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgi bankalarının hem yurt içi hem yurt dışına yönelik olarak kurulması ve tüm bilgilere "gizli" damgası vurulması alışkanlığının ortadan kaldırılması. 205 I . Stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgilerin üretilebilmesi için mutlaka bulunması gereken yönetim bilgi sistemleri (MİS) çoğunlukla bulunmayıp. * f * * * Uzun erimli planlama alışkanlığının benimsenmesi.minde ifade edilebilir. Oysa ki çok kaba bir yaklaşımla tam belirlilik haline iş dünyasında hemen hiç rastlanmaz ve belki de bu durumda stratejik bir plana bile gereksinim olmayacaktır. Stratejik yönetim kültürünün gelişmesi konusunda sanayi-entelliiansiva (Üniversite v&) işbirliğinin gerekli olduğunun ayırdına tüm taraflarca varılması. stratejik planlama ile yetinilmektedir. Sektör analistliği kurumunun kamunun da desteğiyle ancak özellikle işverenlerin öncülüğü ve talebiyle oluşturulması.) lobicilik faaliyetleri kapsamına bloklaşma süreci bağlamındaki tercihlerinin abnması ve işlenmesi. Belirsizliğin artması karşısında kullanılabilecek hem sayısal hem sayısal olmayan değişik teknikler mevcuttur. işveren sendikalan vb. Porter ve Dudley modelleri ya da Porter modelinin Türkiye'nin alternatif blok arayışları bağlamındaki çeşitlemeleri kullanılabilir.

şirketin stratejik iş birimlerine bölünmesi gibi uygulamaların) yapılması. * Stratejik planlamanın çeşitli zaman uzunlukları ve konjonktürel dönemler (normal. Son söz : Stratejik yönetim modellemesi yapmayan bir şirket gideceği limanı bilmeyen gemiye benzer. bunalım vb. * Stratejik yönetim amacıyla örgütlenmenin (bu görev tanımıyla bir birim kurulması. Bu amaçla şirketin vizyon ve misyonuna dayalı stratejilerindeki anahtar alan ve göstergelerin belirlenmesi ve değişen konjonktüre göre gözden geçirilmesi. 206 . şirket-sektör-ulusal ekonomi-bölgesel ekonomiuluslararası ya da uluslarüstü ekonomi zincirini dizge-alt dizge mantığıyla ele alma alışkanlığının kazanılması.) için çeşitlendirilmesi. * Stratejik yönetimin rasyonelitesinin aile şirketi yönetim stiliyle uzlaşmadığının kavranılması.* Şirkete dizge (sistem) yaklaşımıyla bakma. * Gelişmelere içi zihinsel süreçlerde doldurulmamış boş bir kavramı benimseme modasıyla yaklaşma alışkanlığının bırakılması. * Stratejik performans denetiminin stratejik planlamaya ve giderek stratejik yürütmeye yön verecek biçimde örgütlenip yapılması. * Şirkette hem dış bilgi sistemlerinden yararlanma hem de şirket içi yönetim bilgi sistemlerini kurma düşüncesinin hayata geçirilmesi.

The Free Press. Y. ve N. 207 . New York. V. BAŞ İ. Management Today. 4-8.69. Inc. Harvard Business Review. No.M. Director Books. ss. ss. Prentice-Hall Int. SAM Advanced Management Journal. Dünya Gazetesi. (1991): BuikJing A Global Business.M.C. Y. TAYLOR W. 78-80.i t / KAYNAKÇA BARRELL A. (1980): Competitive Strategy : Techniques for Analyzing Industrie* and Competitors. Vincze (1993): Strategic Management Text and Cases. (1990): 1992 Strategie* for Single Market. 21-22. (1983): "İn Strategic Phase Line Management Needs Business Research.1991 tarihli nüsha.3 (May-June). 4 (1992) : "Küreselleşmenin Dinamikleri ve işletme Yönetimi. 17 (1990): The Competitive Advantage of Nattons. September.S.65 (Mayıs).S. DUDLEY J. McKENNA J. 92-102.2 (March-Aprill).77 (Eylül-Ekim). New York. 16 (1986): COmpetition in Global Industries. 3-5. LEVITT T. 77-88. ss. Harvvard Business School Press. 69. The Dryden Press. Harvard Business Review. (1991): "Management in the 21 st Century: A Modest ProposaP. HIGGINS J.4 (Autumn). (1989): G-Forces: The 35 Global Forces Restructuring Our Future.7. New Jersey. 19. The Free Press. London. FEATHER F. Ramsden (1991): "The Giobal Brand Age". Fort VVorth.W. 9. 91 -105. s. Denetim (DENETDE Yayını). REICH R. 18. No.B. (1991): "Who is Them?" Harvard Business Review. V.2 (March-April).E. V. 15 (1985): COmpetitive Advantage: Creating and Sustaining Superior Performance. ss. 20. (1991): "The Logic of Global Business : An lnterview with ABB's Percy Barnevik". 1. Not Market Research". (1991 a): "2000'e Doğru Global Pazardaki istihdamda Globalleşme". MİT. 8. The Free Press.5. 14-17. V. (1988): Strategic Analysis: Du Pont Company. ss. 10. HAX A. No. Marketing News. New York. Sloan School of Management. Boston.61. PORTER M. 11. No. 2/E. Kogan Page. / '. 13. ss. ve R. VVilliam Morrovv and Company.. 2. New York.W. 21 January ss. "Denetim (DENETDE Yayını). (1983): "The Globalization of Markets". / j / ' ! I '- . Cambridge.W.F. MACEDA E. ss. Unpublished paper. ve J. 5/E. 12. Majluf (1991): The Strategy Concept and Process A Pragmatie Approach. BERGSMA E. 5. 7. 6. 3 (1991 b) : "iş Dünyasının Görünümü ve İşletme Politikasının Orkestrasyonu".56.6. 14.P. JONES B.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful