TMMOB

!A1 S A N A Y I K O N G R E S I
İLDİRİ BİLDİRİLER KİTABI I. CİLT

TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET İİİ GÜCÜ VE STRATEJİSİ

Hazırlayan
T M M O B

MAKİN A
1 V ± MÜHENDİSLERİ XX O D A S I THE CHAMBER OF MECHANICAL ENGINEERS

Yayın No: 160

tmmob makina mühendisleri odası
Sümer Sokak 36/1-A 06440 Demirtepe - ANKARA Tel: (312) 231 31 59-231 3164 Fax:(312)231 31 65 Yayın No: 160
ISBN : 975-395-098 -5 (TK. NO) ISBN : 975-395-099-3 (1. CİLT)

Kongrenin gerçekleştirilmesindeki maddi katkılarından dolayı TÜBİTAK ' a teşekkür ederiz.

Baskı: Özkan Matbaacılık Ltd. Şti. Tel: (312) 229 59 74

TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ
Aykut GÖKER

ÖZET Bu çalışmada, Türkiye sanayiinin rekabet gücü (rekabet edebilirliği) açısından teknoloji faktörü irdelenmektedir. Bunun için, önce, rekabet gücü deyimi ile neyin anlatılmak istendiği açıklanmakta ve Porter'a göndermede bulunularak, rekabet gücü ve prodüktiviteyi yükseltme yeteneği arasındaki yakın bağa işaret edilmektedir. Sonra, prodüktiviteyi yükseltme sorununun, 1970'lerin başından beri sürüp gelen iktisadi krizi aşma arayışında başlıca odak konularından biri olduğu ve gerek prodüktiviteyi yükseltmede gerekse bunu tamamlayan diğer ekonomik, toplumsal açılımları gerçekleştirmede teknolojiye kritik bir rol yüklendiği vurgulanmaktadır. Bu vurgulama, daha sonra, A.B.D.'nin (Clinton-Gore) teknoloji politikasından alman örneklerle desteklenmektedir. Buradan hareketle, prodüktiviteyi yükseltme ya da bununla aynı anlama gelmek üzere, ekonomik krize çözüm arayışının, rekabet edebilirliğin koşullarını da ürettiği ve burada, teknolojiye olan egemenliğin belirleyici bir rol kazandığı anlatılmaktadır. Özetle, Türkiye Sanayiinin rekabet gücü böylesi bir çerçevede irdelenmeye çalışılmaktadır.

SUMMARY in this working paper, the competitiveness of the industry of Türkiye has been investigated in the context of technology. As a first step, it has been explained what has been meant with the term of competitiveness, and pointed out, referring to Porter, the close link between competitiveness and the ability to increase the productivity. And then, it has been emphasized that the question of productivity is one of the focus points of the challange for economic crisis since the very beginning of 1970s, and it has been also underlined the critical role of technology in mcreasing the productivity and realization of the other economic and social measurements as the integral parts of it. These emphasıses, later on, have been verified on the base of the U.S. (Clinton-Gore) Technology Policy. in this frame, it has been explained that the search for having the productivity increased and, in this sense, the economic crisis ovenvhelmed, has been weaving the conditions of competitiveness, and that the superiority in technology has acquired a decisive role among them. Consequently, the competitiveness of the industry of Türkiye has been verified in the context of aforesaids.

118

Bunu başarma yeteneği. kendi yurttaşlarına. "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet edebilirliği" gibi. Giderek yükselen bir yaşam standardı. Türkiye'nin. Bir ülke. kısacası "rekabet edebilirlik" olduğu söylenebilir. "Rekabet gücü" derken. (bu yeteneğe sahip olduğu kabul edilen) o ülkenin. rekabet edebilme yeteneğine sahip ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklanna bakmaktır. h e m ürünlerin kalite ve özelliklerine (ki bunlar fiyatı belirler) h e m de üretimdeki verimliliğe bağlıdır "Ulusal düzeyde rekabet edebilirlik konusunda. bunun. ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklarına ya da bazıları bunu başanrken. ürün teknolojisini geliştirerek ya da üretim verimliliğini artırarak. yüksek prodüktivite düzeylerine ulaşm a l a n n a ve prodüktiviteyi zamanla artırmalarına bağlıdır. 'rekabet edebilirliğe' değil. Bu araştınlmalıdır. bir ulusun kaynaklarını (iş gücü ve sermaye) kullanmadaki prodüktiviteye bağlıdır. birim işgücü ya da sermaye başına üretilen çıktı değeridir. Porter. o n a arzu edilen. ek özellikler kazandırarak. böylesi bir standardı sağlayan ve bunu yükselterek sürdürebilen ülkeler. bir ülkenin. Prodüktivitedeki büyümenin sürdürülmesi. daha da yükselterek sürdürmektir. yüksek bir yaşama standardım nasıl sağladığı ve bu standardı giderek nasıl yükseltebildiğidir. amorf bir kavram olan. Ama. bu. önce "rekabet gücü" kavramını biraz irdelemek gerekecektir." Porter'a göre. bu yeteneği. The Competitive Advantage of Nations'ta. ancak. rekabet edebilme yeteneğine sahip olabilmektedirler. rekabet edebilirliği anlamına da geleceği açıktir. Harvard Business School'dan Michael E. anlamlı olan tek kavram. ünlü kitabı. rekabet edebilme yeteneğine nasıl eriştiği değil. rekabet edebilme başansını nasıl gösterir? Bunu bilmeliyiz ki. ülke olarak. çünkü. ürün kalitesini yükselterek. bu b a s a n d a teknolojinin rolünü irdeleyebilelim. rekabet edebilme yeteneği. niçin böyle oluru anlamaktır. nasıl kazanır. ulusal prodüktivitedir. Bir ulusun fır malan. genel bir çerçevede ele alınınca. Yapmamız gereken.• ' ^ >j . f ' 119 . bir ulusun firmalannın. Porter şöyle diyor: "Bir ulusun temel ekonomik hedefi yurttaşlanna yüksek bir yaşama standardı sağlamak ve bunu. Konu.TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ Aykut GÖKER • / GİRİŞ "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdeleyebilmek için. Çünkü. burada kastedilenin. Prodüktivite. hiç durup dinlenmeksizin. diğerlerinin niçin başaramadığına ilişkin bir araştırmanın çelişik sonuçlar ortaya koyduğunu örnekleriyle açıklıyor ve buradan bir sonuca vanlamayacağını söylüyor. burada araştınlması gereken. kendisini sürekli olarak geliştiren bir ekonomiyi gerektirir. Bu ise. mev- < /. "soru yanlış sorulmuştur. diyor Porter. Soruyu yamtlayabilmenin en kestirme yolu.

(Bknz. Bütün bunlar. iktisadi krize çözüm arayış ve beklentilerini. Çünkü. "Türkiye'de. diğerlerine göre. "ürün kalitesini yükseltme". iktisadi krize çözüm arayışı çerçevesinde irdeleyebiliriz. sağladığı yüksek prodüktivite sayesindedir ki. 22 Şubat 1993'te ABD Başkanı Clinton tarafından açıklanan. prodüktiviteyi yükseltmenin önemini niçin bu denli öne çıkarmakta ve rekabet edebilmenin buna bağlı olduğunu niçin bu denli vurgulamaktadır? Çok açık bir nedenle. sanayi genelinde. kilitlenmenin. rekabet edebilirliğin tanımında. çünkü.) Porter. iktisadi krizi çözme sorunuyla eş anlamlı hale gelmiştir. bir kez de. Ve bugün.. M. niçin anlamsız kaldığını açıkça ortaya koyuyor olsa gerektir. asıl konumuz olan Türkiye sanayiinin. bunu yapmaya çalışacağız. bunda daha erken başarı gösteren ülkeler ve/veya firmalar rekabet üstünlüğünü de ele geçirebilmektedirler. Pazar ekonomisi ülkeleri. Bölüm II. prodüktivitenin genel olarak daha yüksek olduğu ve giderek daha sofistike hale gelen sanayi sektörlerinde rekabet edebilme yetkinliklerini de geliştirmelidirler. Daha pek çok alt sorunu içeren bu kilitlenme. önce. aynı iktisadi sistemin içinde yer alan ve bu yeri daha da pekiştirmek için olağanüstü çaba harcayan Türkiye'nin ve tabii. Porter'ın işaret ettiği noktalardan da anlaşılabileceği gibi. yüksek refah düzeyini sürdürebilmektedir. konuyu bütünüyle. "pazarların sınırlılığı" gibi bir boyutu da vardır ve bu sınırlar. Konu ancak. pazar ekonomisi ülkelerinin 1970'lerin başından beri bir türlü aşamadıkları iktisadi krizi doğuran kilitlenmedir. pazar ekonomileri olarak anılan sistem. Ancak böyleyse. böylesine bir bütünsellik içinde ele alınabilirse. teknoloji faktörü açısından durumunu. prodüktiviteyi yükseltebilme sorununda kilitlenmiştir ve 1970'lerin başından beri bu kilidi açmaya uğraşmaktadır. O halde. söz konusu iktisadi krizin aşılmasında. Bunun için de.cut sanayilerdeki prodüktiviteyi geliştirmelidirler. gelişen bir ekonomi. biz de. Alman firmaları. Türkiye'nin dahil olduğu kapitalizmin dünya sistemi çerçevesinde. rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdelemek. yüksek ücret düzeyini karşılayabilme ve uluslararası pazarlarda.) Daha sonra. Amaç. rekabet edebilirlik anlayışı yerine. rekabet edebilirliğin koşullarım da üretmektedirler. burada. sözü edilen kilitlenme çözülebilecektir. Örneğin. hiç şüphesiz. ucuz işgücü ve "elverişli" döviz kurlarının. örneğin. itibarî değerlerin üzerinde fiyatlar elde edebilme becerisini göstermektir. Bir ulusun firmaları. nitelik açısından. ürettikleri ürünlerin. bu koşullara uyanlar rekabet edebileceklerdir. böylesi bir yöntem izleyeceğiz. genişliği görmek gerekir.) Son bölümde de. Bölüm III. bu arayış ve beklentilerin somut dayanağı olan teknoloji faktörünü irdelemeye çalışacağız. Porter'ın çizdiği çerçevede prodüktiviteyi yükseltme sorunu. onlarca yıldır. ABD Teknoloji Politikası çerçevesinde gözden geçireceğiz. Almanya. eğer. Onun içindir ki. (Bknz. fiyatlarda sağlanabilecek ucuzluk ile aşılamamaktadır. Bölüm I. mevcut üretim alanlarında prodüktivitenin gelişmesi sonucu serbest kalacak insan kaynağı massedilebilir. sistemin bütünündeki. diğer bir deyişle rekabet edebilirliğini ortaya koymaya çalışacağız. krizi aşmada teknolojiye izafe edilen role ilişkin bu irdelemeyi. Tabii. 1990. Çok açıktır ki. bütünüyle yeni ve sofistike sanayilerde başarıyla rekabet edebilme yeteneğine sahip bir ekonomi demektir. alışılan terminoloji içinde ifade edersek. (Bknz. Bellidir ki. "ürüne ek özellikler kazandırma"." (Porter. prodüktiviteyi yükseltme anlayışım ikame ettikten sonra. çok daha doğru bir yaklaşımla. "prodüktiviteyi yükseltme" konusunu. teknolojinin bir rolü var ise.) 120 . giderek daha çok ayırt edilir hale gelmesini ve işçi başına düşen çıktıyı giderek çoğaltacak yüksek otomasyon düzeylerine erişmeyi başarmaktadırlar. bunu irdelemek demektir ve onun için. somut bir örnek olarak. özetlersek. Dahası.E. yalnızca. krizi aşabilme arayışı bağlamında. gelip. "yeni ve sofistike sanayilerde basan gösterme" gibi pek çok temel konuyla birlikte kavramak ve buradaki iç içeliği.

iş sürecinde bir türlü üstesinden gelinemeyen bir dizi "denetim sorunu" olarak ele almak mümkündür. A. Ülke yönetiminde ve büyük şirketler bünyesindeki bürokratlaşma.. Kalite kontrolündeki zayıflıklar. krizden çıkış yolunu da bulmuş olacaktır. biyomedikal malzemeler. mikroelektronik.). elbette.J. prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması.B.M. teknikseramik malzemeler. optik lifler. Pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı. Roobeek "denetim sorunlarını" şöyle sıralıyor: . "Enformasyon teknolojisi (ve bunun üç ana bileşeni. telekomünikasyon ve bilgisayar teknolojileri). üstün iletkenler. - . bulunan çözümün toplumu sarsacak yönlerini yumuşatma görevlerini bir arada yürütmesi zorunluluğunun doğurduğu iç tutarsızlık (şirketlerin ileri teknolojiye.BÖLÜM I İKTİSADİ KRİZ ve TEKNOLOJİ Sürüp gelen iktisadi krizi. Yapısal olarak var olan aşırı üretim kapasitesi. daha da ileriye dönük olarak. İnanılmaktadır ki. söz konusu teknolojik yenilenmeyle ilintili ve o yenilenmeyle at başı beraber gitmesi gereken. bu bazdaki yeniden yapılanmayı da başarabilmekten geçmekte- 121 . yeni malzeme teknolojileri (polimerler.Ücretlerin. 1990) Bunların ayrıntılarına girmeksizin de söylemem mümkündür ki. Üretimin giderek uluslararasılaşmasıyla birlikte (ulusal ekonomiden) yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar'. A. kapitalizm dışı ve Fordizm dışı yöntemlere olan bağımlılığının sürmesi (geçimlik işler ve yeraltı ekonomisine.'de Meksikalı göçmenler ve Avrupa'da yabancı işçilere olan bağımlılık.Hükümetin/devletin. vb.M. bilim ve teknoloji altyapısına olan gereksinim ve bağımlılıklarının artmasıyla birlikte. birikim süreciyle ilintili bulunmasıdır. Üretim sürecinin uluslararası bir düzleme yayılması bağlamında. bu sorunların doğrudan. yeni. Bizim burada irdelemeye çalışacağımız konu. sistem temelde bu teknolojilerden yararlanarak. işte bu sorunlara çözümü. hükümetin/devletin yeni birikim sürecindeki rolünün olağanüstü artması bu probleme daha da büyük bir önem kazandırmaktadır). gen mühendisliği) umut bağlanan teknolojilerdir. yayılgan-jenerik teknolojilerin getireceği beklentisidir. . gereksinim duyduğu yenilenmeyi başarabilirse. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler) ve biyoteknoloji (ve bununla birlikte. toplumsalekonomik-kurumsal düzenlemeleri." (Roobeek. kompozitler.Prodüktivite artışındaki düşüş.D. üretimin çeşitli aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ve uyum sağlanmasındaki zorluklar. Kapitalist gelişmenin. Bu yol. bir anlamda. sistemin kendisini yeniden üretebilmesiyle. Konuya bu açıdan yaklaşan AJ. hem ekonomik sistemin gereğini yerine getirme hem de bunu yaparken. sistem son derece ciddi sorunlarla karşı karşıyadır ve daha da önemlisi.

R. Genleşme.. Çünkü. Özetlemek gerekirse. "pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı sorunıTnu aşma yolunda atılmış bir adım olarak da değerlendirilmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki. A. yeni bazı ülkelerin sanayi ve bununla ilintili diğer sektörlerinde yarattığı ekonomik canlılık ve satınalma potansiyeli nedeniyle. 1993) Aslında hemen işaret etmek gerekir ki. yüzde 60 oranında artmıştır. ucuz emek ülkelerini kapsayacak biçimde dünya coğrafyasına yaymalarıdır. son derece yaygın olarak baş vurulan bu uygulamada. G. anlaşılmıştır ki. Ancak kısa bir sürede görülmüştür ki. bu yeniden konumlanma. yeni üretim mekânlarında. Üretimin belli aşamalarının söz konusu ülkelere taşınması ve böylece uluslararası üretim bantlarının kurulması. Örneğin. 1980'lerin ilk yıllarından hemen sonra. yaklaşık 8 milyon insanı işsiz bırakırken. "gelişmiş ülkeler ekonomilerinde yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar' sorunu". 1991) Bu rakam. prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması sorumTna. üretim süreçlerini. Bunlardan en çarpıcı olanı. üretim aşamalarında.. teknoloji her zaman önem taşımıştır. özellikle Uzak Doğu ve Latin Amerika Ülkeleri. üretimin coğrafi bakımdan yeniden konumlandınlmasıyla sağlanan ucuz emek ikamesinin çapı hakkında çok açık bir fikir vermektedir. TEKNOLOJİNİN ÜRETİM SÜRECİNDEKİ ROLÜ Aslında modern sanayi kapitalizminde. Kore'de reel ücretler. Uzak Doğu ve Latin Amerika'da.sürecine paralel olarak artmaktadır. Bu önem. üretim sürecinin coğrafi yayılımındaki genleşme bölgelerini oluşturmuştur.dir. gelişmiş ülkelerdeki "ücretlerin. aşağı yukarı aym sayıda insanı iş sahibi kılmıştır. imalat sanayii sektörlerinde. 1967'de doruk noktasına varan ve bugünlere dek sürüp gelen son krize bir çözüm bulma umutlan teknolojide bu denli yoğunlaşmadan önce. teknolo- 122 . R." (Göker. Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkelerinin düşük ücretli işçilerini-kendi coğrafyalarında-ikame ederek bir çözüm bulma yoluna girilmiştir. ortaya çıkan bu durumun sonucudur. krize kalıcı çözüm getirmemiştir. işçi ücretlerinin artırılmasını zorunlu kılmakta ve başlangıçtaki cazibe ortadan kalkmaktadır. gelişmiş ülkelerin imalat sanayii sektörlerindeki firmalarının. iş sürecinin farklı düzlemlerinde başka arayışlara da gidilmiştir. "nakl-i mekândaki ferahlık" geçicidir. 1967'den hemen sonra. yapılan araştırmalara göre. yaklaşık 5 yıllık bir zaman diliminde. her şeye rağmen ortaya çıkan toplumsal çalkantılar. nispi olarak daha yoğun kullanıldığı. coğrafi genleşme. montaj vb. üretim aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ya da uyum sağlamadaki sorunlar büyümektedir. Teknolojik gelişmelere atfedilen önemin olağanüstü bir biçimde artması. üretimin uluslararasılaşması-uluslararası üretim bantlarının oluşturulması. (Peet. gelişmiş ülkelerde. pazarların sınırlılığı sorununa da sınırlı ve geçici bir ferahlamanın ötesinde ciddi bir çözüm getirmemiştir. (Peet. 1974 ile 1986 yılları arasında. emeğin. 1991) Yine görülmüştür ki. Üretim coğrafyası genişledikçe.. Böylece. gelişmiş ülke işçisi yerine.

daha çok. E. Kârın. doğayı değiştirmenin. kân gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır. teknolojinin bir bilgi ve deneyim kategorisi olduğudur. üretim sürecinin bütünündeki. teknoloji. süreç içinde. giderek yepyeni ürünler yaratmaya ve sayılan "daha"lı kategorileri bu yepyeni ürünler için de yineleyebilmeye doğru bir yetkinleşme anlaşılmalıdır. A..jinin. 1969). üretimin organizasyonu. ham ve yardımcı maddeler ve diğer üretim girdilerindeki yetkinleştirmelere içerilmiş olarak bu rolü oynar. Böylece. dünya pazarlarında rekabet üstünlüğü kazanmanın da önemli bir parametresi olmuştur. Bu yetkinlik. (Bkz. gerek bu değişime gerekse o zamandan bu yana. birim yatırım ve birim girdi (emek. 1993. artık bu bulgulardan yola çıkarak. biçimlenen. daha mükemmel (daha iyi kalitede. Büyük Britanya'nın dünya pazarlarındaki tartışmasız üstünlüğünü üreten. bu üstünlük. genişleyen (ve genişletilebilecek olan) ihraç pazarlarına yönelik imalat faaliyetiyle gerçekleştirilip büyütülebileceğinin görülmesi ise. üretim araçları. daha sonra el değiştirdi: ama. Bunlardan birincisi. doğayı/evreni bir bütün olarak kavramayı temel alan bilimsel uğraşın ortaya koyduğu bulgulara sırtını dayayan teknoloji. daha işlevsel. bu sürecin çıktısı olan üründeki yetkinleşme ve teknolojinin bu yetkinleşmedeki rolüdür. daha üstün) ürün üretmeye. ham ve yardımcı madde. teknolojinin bu boyutunun kavranması ve bu boyutuyla kullanılır hale gelmesi. teknik buluşlann-teknolojik yeniliklerin-imalat alanında. ' ' • TEKNOLOJİNİN DOĞASI ÜZERİNE.) başına. teknolojiye olan egemenliğin." (Göker.. özellikle de. teknolojinin kaynağını amprik bilgi oluşturmuştur. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonuyla. daha ucuz. biraz daha açıklık kazandırabilmek için. teknoloji kullanımı ve üretimindeki yetkinliğin.J. dünya pazarlarındaki üstünlük yarışına yakından bakıldığında. hem ülkeler hem de firmalar bazında son derece belirleyici bir rol oynadığı görülür. Bir Bilgi ve Deneyim Kategorisi Olarak Teknoloji Konuya. son derece güçlü bir ekonomik motivasyon. deneyimi haline dönüşmüştür. İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte ortaya çıkan. üretim yöntemleri ve yatırım malları bazında uygulanabilmesi.b. teknolojinin doğası ile ilgili birkaç noktaya işaret etmekte yarar vardır. başka pek çok parametre yanında. Burada "yetkinleşme" denilince. kendini yeniden üretti. çeşiti daha çok. amprik bilgi yerini bilimsel bilgiye bırakmış ve bilimsel bilgi teknolojinin kaynağını oluşturur hale gelmiştir. kendisini idame ettirecek ve yenileyecek teknolojiyi üretir hale geldi. böylesi bir yetkinleşmedeki rolü nedeniyledir ki. İlk kez. Teknoloji. ya da bir başka deyişle. emeğin donatılması. dolayısiyle.) Bilindiği gibi. kesintisiz süregelen. İngiliz Devrimi'nin temel dinamiğini oluşturmuştur. enerji v. İşte bunu mümkün kılan. burada. Modern zamanların teknolojisini böylesi bir bilgi ve deneyim kategori- 123 . temel etkenlerden biri oldu. birim mekân ve birim zamanda.. dünya pazarlarında üstünlük kazanmada son derece belirleyici bir parametre haline gelmesi. İngiliz Sanayi Devrimi'nin yol açtığı gelişmelerledir ki. maddeyi işlemenin bilgisi. geliştirdi. Teknolojinin. bir olgudur. dolayısiyle üretkenliğinin artırılmasındaki rolünden gelir. İngiliz Sanayi Devrimini'de kapsayan tarihsel süreçte.. burada söz konusu olan. elbette. İşte. sistem. Kısacası. uygulamanın yaygınlaştırılabilmesiydi. Hobsbawm. imalatın geliştirilmesi ve genişletilmesiydi. Uygulama. "İngiliz Sanayi Devrimi'nin kökeninde. Bu dinamiğin başlattığı sürecin olmazsa olmaz koşulu ise.

Tarihsel gelişim içinde. dolaysız. Buna. hem nicelik olarak arttığı. sözü edilen deneyim ve bilgi kategorisi. bu bilgi ve deneyimin durağan olmadığı. Teknoloji geliştikçe. Ürün bazında olsun. üretimin en önemli girdilerinden biri haline dönüşmüş. kendisini. hele de bu güdü. Teknolojide Büyüme Trendi İşaret edilmesi gereken ikinci nokta. söz konusu kategoriye giren bilgi ve deneyimin artış ve gelişimi arasında tam bir iç içelik vardır. yine aynı dürtüyle. Diğer bir deyişle. ikame ediyor olmasıdır. bu çabayla birlikte. daha uygun bir ortamda sürdürme. insanın doğayıevreni-kavrama güdüsünün. giderek arttığını. herhangi bir ekonomik sistem. yaşamı daha güvenilir.si olarak kavramak gerekir. maddi üretim deneyim ve bilgisi haline dönüşerek gelişme sürecine girmiştir. gelişen. toplumsal bir çerçeveye oturdukça. her seferinde bir üst düzeyde yeniden karşılayabilmenin olanaklarını yaratma güdüsüne . teknoloji muhtevasının.yeniden biçimlendirebilmenin. tarihsel süreç içinde. yeniden biçimlendiren. sorgulamacılığının. günümüzdeyse. her şeyden önce. dolaylı. bir diğer üretim faktörünü. bazı insanların. üretimin teknoloji muhtevasındaki . basit emeği. Sözün kısası. Maddeyi-doğayı-gereksinmelerini karşılamak için yeniden biçimlendirme dürtüsü. nicel bir büyümenin de ötesinde.artma biçiminde ortaya koymaktadır. teknoloji olarak anılacak olan bu bilgi kategorisinin. kendisini doğuran gereksinmelerin. bu üretim faktörünün. teknoloji.amaçlı ve bilinçli dürtüler bileşkesine dönüştükçe. insan merakının. Bu tarihsel trend. elbette. değişen bir bilgi kategorisidir. üretim sürecinin basit emeğe olan bağımlılığı giderek azalmıştır. işleyebilmenin deneyim ve bilgisini de üretmeye başlamıştır. Yaşamını sürdürebilmek için alet kullanan ve onu yapan. ona egemen olmaya çalışan insan. insanın evrimi ve uygarlığımızın doğup gelişmesiyle.son derece önemli bir rolü vardır.doğayı .içeriğindeki . bu artışın İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte önemli bir ivme kazandığını. giderek artan gereksinmeleri karşılayacak düzeyde çokluk ve gelişkinlikte. çok daha ileri boyutlara ulaştığını göstermek mümkündür. yayılmasını ve gelişmesini hızlandıran başlıca faktörlerden biri olmuştur. bazı toplumsal kategorilerin. Bir Üretim Faktörü Olarak Teknoloji: Emeği İkame Üçüncü bir nokta olarak işaret etmek gerekir ki. 124 . bir üretim faktörü olma niteliğini kazanmıştır. bunun. maddeyi . maddi üretime dayalı. günümüzde de sürüp gitmektedir.üretilebilmesinin maddi koşullarının ortaya çıkmasında. kamçılayıcı etkilerini de katmak gerekir. bulunduğu doğal ortamı. doğal çevresini. Teknoloji bugün. hem de nitelik olarak geliştiğidir. Aslında. güdülerin doğası gereği. gereksinmeleri. Burada önemli olan nokta. sürekli artan. Çünkü. diğerleri üzerinde üstünlük kurma ya da diğerlerinden daha iyi yaşama güdüleri üretim bilgisinin artmasını. giderek. insan merakınınaraştıncılığının. üretim araç ya da yöntemleri hatta organizasyon yöntemleri bazında olsun. teknolojideki bu trend.

Örneğin. Hemen bunun yanında "akıllı" malzemeler. yeni "petrol krizleri" yaşamamanın siyasi önlemlerinin ötesinde. doğal kaynaklar gibi. prodüktivite artışı-işçi ücretleri artışı sarmalını. organik olsun. inorganik olsun. yeni teknolojilerin. teknolojinin basit emeği ikame edebilme özelliği ve bundan da önemlisi. biyomedikal malzemeler. en azından elinde ciddi seçenekler bulundurma arayışındadır ve bu yolda ciddi adımlar atılmakta olduğu da yadsınamaz. geniş seçenekler yaratmaktadır. diğer bir deyişle. Bunlardan birisi. şimdi.. gelinen aşamada. sınaî maliyetlerin düşürülmesinde ve yepyeni ürünler tasanmlamada zengin olanaklar. Kaldı ki günümüz teknolojisi. bir ölçüye kadar beyin gücünü de ikame edebilir hale gelmiştir(bilgisayar destekli tasarımın yarattığı olanakları hatırlayalım). Bağlanan umutta. Enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler.). pratikte görülen o ki. Alternatif enerji kaynaklan (füzyon enerjisi v. bir yandan. doğal kaynaklara olan bağımlılığı. karmaşık emeği de. işte. emeğin ötesinde. üstün iletkenler. gen yapılanna müdahale edilerek. doğrudan iş sürecinin teknoloji tabanını değiştirme yolunu zorlamaktadır.b. yalnızca basit emeği değil. serbestlik derecesini giderek artınr hale gelmiş. teknolojik temellerini atma. bir başka üretim faktörüyle ilgili darboğazlan. Son saptamadan. basit emek karşısında. ABD'de Başkan Clinton ve yardımcısı Göre tarafından yürürlüğe konulan teknoloji politikasının önemli hedeflerinden birinin "yeni bir otomobil kuşağı geliştirmek" olması ve bu bağlamda. optik lifler. yeni sentetik malzeme seçenekleri yaratarak. ( f V i / j 125 . giderek çekicilik ve üstünlük kazanmıştır. Sistem. belli ölçüde. 1960ların teknolojilerinin oluşturduğu bir iş sürecinde. basit emeği ekonomik olarak da ikame etme özelliğinden yararlanabilmek için. ya da dayanımı "sonsuza doğru ötelenen" malzemeler elde etme yolunda ciddi adımlar atılmaktadır. doğal maddelerin doğal niteliklerinin getirdiği sınırlan zorlamaya. ' i • ! ' HAMMADDE-ENERJİ SORUNLARI ve TEKNOLOJİ Teknolojiye. İşaret edilen teknolojilere dayalı olarak yaratılan yeni malzemeler ya da özellikleri insan eliyle yeniden belirlenen malzemeler. yeni teknolojilerin bu özelliğinin de önemli bir payı olduğunu vurgulamak gerekir. j . "doğal özellikleri" insan eliyle yeniden belirlenmiş tanmsal hammaddeler üretimi söz konusudur.basit emek karşısında. bağımlılık ve sınırlılıklan aşabilme olanaklarını da hızla artırıyor olmasıdır. bu özellikten yararlanmayı. bu sınırlan büyük ölçüde ötelemeye olanak tanımaktadır. dikkatlerini teknolojide odaklamasının temel nedenlerinden biri.) yaratma yolundaki teknolojilerse. tekrar başa dönersek. büyük umutlar bağlanmaktadır. bütün parametrelerinin. dolayısiyle de bu bağımlılığın getirdiği sorunları hızla azaltırken. kompoziüer. üstelik bu seçenek. Yeni malzeme teknolojileri (polimerler. teknoloji de dahil olmak üzere. Açıktır ki. sisteme büyük kazanımlar sağlamıştır. bu umutlann da nesnel temelleri vardır. kapitalizmin dünya sisteminin. kriz çözümünde. biyoteknoloji ve gen mühendisliğindeki ilerlemeler. üretim sürecinin. Teknoloji tabanını 1950'lerin. teknolojinin. bunun maddi-kalıcı temellerini. krizi doğuran diğer etmenlere çözüm bulmada da etkin bir rol yüklenmekte. ileri seramikler. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler v. ekonomik kılar hale gelmesidir.b. birikim sürecine sekte vurmadan işletemeyen sistem. bugün. onu ikame edebileceği bir seçeneğe sahip olmuş. en azından önemli bir gelişme potansiyeline işaret etmektedir ve sistem için bir umuttur. öte yandan.

üretimi yerine.. Yeni model.işgücü yardımıyla. hem de sık aralıklarla ortaya çıkarılan değişik ya da yeni modellerledahası. daha üstün model demektir. Burada söylenenlerden hemen anlaşılabileceği gibi. olabildiğince büyük miktarlarda ve olabildiğince uzun bir süre üretilip pazarlanması. kitlesel üretimle özdeşleşmiş olan.(i) Yakıt-pilli. (**) Aynı bant ya da aynı makinelerden yararlanılarak. enformasyondaki ilerlemeler. özellikle de. Gerek esnek otomasyon teknolojisi gerekse teknolojinin diğer alanlarındaki hızlı gelişmeler. 126 .(Clinton. sürekli yeni gereksinmeler.J. seçenekler yaratma kabiliyetidir. ileri gaz depolama ve dağıtım sistemlerinin ve. sık aralıklarla model değiştirmek. gelişmesine yönelik "ortak araştırmaların" destekleneceğinin açıklanması. günümüz teknolojilerinin. aynı modeli olabildiğince uzun bir süre üretimde tutma yaklaşımımn günümüz pazar koşullarına ya da talep bileşiminin son derece değişken bir hal almasına yanıt verememesi. Pazara yeni girme girişimleri vardır ve bu girişimler de. Fordist iş sürecinin temel normlarından biri olan. Pazar paylaşımında rakipler çoğalmış. kısa süreler içinde yepyeni ürünler tasarımlayıp pazara sunmayı da mümkün kılmaktadır. kent atıkları ve diğer atıklar gibi yerli kaynaklardan ve suyun elektrolizinden metanol ve hidrojen üretiminin. aynı modelin. W.. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin. Göre. aynı gün içinde ve arada önemli bir zaman kaybı olmaksızın. pazarlardaki genişleme ya da toplam talepteki büyümenin sınırlı oluşunun. iş sürecinin* Taylorist-Fordist ilkeleri temelinde biçimlenen kitlesel üretim pek çok alanda. aşın üretim kapasiteleri ortaya çıkmıştır. pazarlardaki tıkanmayı aşabilme seçenekleri sunmaktadır. ultra-kapasitörler. sık aralıklarla model değiştirmeyi mümkün kılan esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisi. bunlara ait deneti ve diğer sistemlerin. giderek yepyeni ürünler demektir. hibrid (melez) taşıt tasarımları için gerekli olan yakıt-pillerinin. 1993) PAZAR SORUNU ve TEKNOLOJİ Esnek Üretim/Esnek Otomasyon Krizin atlatılmasında teknolojiye bağlanan umutların en somut nedenlerinden biri de. bilindiği gibi. uluslararası. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisirekabet eden taraflara. İşte bu noktada teknoloji-özgül adıyla söylersek. ölçek ekonomilerinin sorunudur. her seferinde çok daha üstün yetenekli. hem talep eğilimindeki değişikliklere çabukça ayak uydurma olanağını yaratmakta.en ucuz . uzun süre. talep hacmi büyütülmektedir. yeni ürünler yoluyla. pazarın sınırlarına ya da talep tavanına gelip dayanmış. Aynı modelin. daha zengin işlevlere sahip. ekonomik-siyasi engellere rağmen güç kazanmaktadır. imalat sanayiinin pek çok da(*) Kısaca tanımlarsak. bir modelden diğerine ya da bir ürün çeşitinden diğer bir çeşite geçiş mümkün olmaktadır. daha albenili modellerleyeni talepler yaratılmakta. pazar belirsizlik ve düzensizliklerinin getirdiği sorunları aşmaya yönelik olanaklar. ürünlerin** sürekli olarak geliştirilebilmesine ve eş zamanlı çeşitlemelere olanak tanıdığı gibi. (ii) İleri bataryalar. yalnızca dış görünümü değiştirmekten ibaret değildir. belli amaca yönelik makinalarda ve niteliksizleştirilıniş . böylece. yeni talepler yaratabilmek demektir. (üi) Doğal gaz. Modern sanayi kapitalizminde. Jr. üstelik güçlenmiştir. Bu açıdan. bunun son ve çarpıcı örneklerinden biridir. ve A.

yeni teknolojilerin. (G. öte yandan da. tam bir genellemeye gidilerek. tam zamanlı istihdam eşdeğeri olarak. Onun için. şunu da belirtmek gerekir ki. büyük firmalar yerine küçük ve orta ölçekli firmaların. Daha açık bir deyişle. büyük işletmeler yerine küçük ve orta ölçekli işletmelerin ikame olması sonucunu yarattığı biçiminde algılanmış ya da böyle algılatılmak istenmiştir. "orta ölçekli işletme" (40 ve bunun altı ise "küçük ölçekli işletme") sayılmaktadır. asıl. ya da dev işletmeler. yeni teknolojiler (özellikle de enformasyon alanında kaydedilen teknolojik gelişmeler). sahip olmaları gereken iki asgari koşul vardır: (i) bulundukları alanda en etkin üretim. ana montaj firmaları. Kaldı ki. firmaların. daha da önemlisi. Sağlanan. Lee. Kriz koşullannda. Bu iki asgari koşula. Ama. rekabet edebilmek için. küçük ya da orta ölçekli işletmelerle pazara girme ve rekabet edebilme olanağını yaratmıştır. bu risk alanlarını.Kore'de konglomeraların) çektiği üretim sistemiyle tümleşebilme yeteneğine sahip olacaklardır. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin sağladığı ürün esnekliğini. bir yandan mevcut ölçek ekonomilerinin üstünlüğünden yararlanırken. Yoon-shik. Ayrıca. Türkiye'de anlaşılandan biraz daha farklı olduğuna işaret etmek gerekir. bugün küçük ya da orta ölçekli işletme dendiğinde. aynı ölçekler içinde kullanabilmektedirler. burada bir parantez açarak. üretim kapasitesi ölçeklerinin. artık. Türkiye'de. maliyet daha düşük olabildiği sürece. örneğin. küçük ya da orta ölçekli işletmelerin. çalışanlarının sayısı 41-500 arasında değişen işletmeler. G.. Örneğin. ölçek ekonomilerine olan mutlak bağımlıklannı azaltıcı çözümler bulunmasını sağlamış. Bu nokta. ulusal ya da çok uluslu (ya da ulus ötesi) dev firma ve işletmelerin mutlak üstünlüğünü ve sistem içindeki egemenliklerini ortadan kaldırarak bunun yerine yeni bir firma ölçeği ikame ediyor değildir. söz konusu küçük ya da orta ölçekli işletmelerde mümkün olabilmeli. teknoloji ve organizasyon güç ve yeteneğini elinde bulunduran büyük firmalarda kalmaktadır. teknolojideki gelişmeleri izleyip uygulayabilme ve (altını çizerek söylemek gerekir) başım dev firmaların (G. üretim sürecinin bir bütün olarak denetimi ve pazardaki nihai denetim. üç koşulun daha eklendiği söylenebilir: (i) yapısal modernizasyona. bütün üretim alanlarında. ekonomiklik sınırları içinde düşürülmesi mümkün olmuştur.Kore'de.lında. buradaki ölçeklerin. hükümetçe izlenen destek ve teşvik politikaları başka türlüsüne izin vermemektedir.Kore için bknz. çoğu kez. ve (iii) yeni ürün kategorilerine geçişe açık olacaklar ve bunların gereklerini yerine getirebileceklerdir. özellikle de talebin son derece oynak ve sınırlı olduğu alanlarda. var olabilmek için. dev firmalar. Bu ise. bu konu üzerinde biraz daha durmakta yarar vardır: f V Esnek Üretim ve İşletme Ölçeği Her şeyden önce. 1992) Çünkü sistemin doğası. riskli sayıldığı için küçük ve orta ölçekli firmalara bırakılan ( / ' . tanım gereği. yukarıda niteliklerine işaret edilen türden küçük ve orta ölçekli firmalara bırakabilmektedirler. imalat sanayiinde. her nedense. / V i 127 • ' . (ii) proje bazında-başka işletmelerle-işbirliğine. Ama. bunların doğal uzantısı olarak. Yeni teknoloji tabanı ve bunun sağladığı esneklik. bazı üretim alanlarında. bu ölçek ekonomilerinin pazar sorununa çözüm getirdiğini ve bunların ölçek değiştirmeden üretim esnekliğine de gidebildiklerini belirtmek gerekir. bu işletmeler. dev firmalar için bir esnekliktir. Ama. otomotiv ve elektronik sanayilerinde. üretim sürecinin belli aşamalarım bu tür işletmelere devredebilmektedirler. Örneğin. belli üretim dallarında. belli koşullarda. (ii) bu ölçeklerde üretim karşılaştırmalı üstünlüğe sahip bulunmalı.

anında üretilip buna ilişkin yeni veriler imalat kompartmanına otomatik olarak iletilecek. kârı gerçekleştirme ve büyütmeye yönelik pek çok temel norm önemli ölçüde değişmektedir. ama bunun ötesinde. geniş çaplı değişiklikler meydana gelmiştir. Esnek üretim ve esnek. ileri otomasyon birbirinden ayrılmayan bir kavram çifti haline dönüşmüştür. ister yeni bir nitelemeyle anılsın. iş sürecindeki başka denetim sorunlarını çözme yolunda da.. başlangıçta olmayan yep yeni bir içerik kazanmaktadır. tekrar. Küçük ve orta ölçekli işletmelerle ilgili parantezimizi burada kapatıp. tasarım kompartmanının da bu ileri otomasyonun kapsamına alınması.üretim alanlarında. esnek otomasyon esasına göre tasarımlanmış üretim makinalanndaki ayarlar bu kez bu verilere göre otomatik olarak değişecek ve yeni spesifikasyonlara uygun ürünler imali otomatik olarak başlayacaktır. bu teknolojinin. ileri otomasyona dayanıyor olmasıdır. sistemin ayak uydurmasını sağlamak yanında. örneğin. Sistemik otomasyon sağlandığında. esnek üretim/ esnek. bundan da öte. ya da ortaya çıkan yeni istemlere ilişkin veriler anında tasarım kompartmanına beslenebilecek. yani büyük miktarlarda üretmek. Kısacası. adımlar atılmış. akreditasyon ve izlenebilirlik koşullarını yerine getirmek v. son derece ciddi. küçük ve orta ölçekli işletme normunun. büyük miktarlarda satabilmek. Sistemik Otomasyon Esnek. 128 . esnek. pazarlardaki sınırlılığı. sonuç olarak. yalnızca üretim/imalat kompartmanının kendi içinde tam otomasyonu sağlamakla ya da bu kompartmanda basit emeği bütünüyle ikame etmekle de sınırlı değildir. bu sistemin denetimi altında (her türlü kalite güvenilirliğini. bütün kompartmanlar arasında sistemik otomasyona gidilmesi söz konusudur. yani sistemin özünde bir değişiklik olduğu anlamına gelmemektedir..b. Ama. talep belli bir büyüklüğe erişip güven verici bir kararlılığa ulaştığında. Öz aynı kalmaktadır. hemen belirtmek gerekir ki. Fordist iş sürecinin yerini yeni bir iş sürecinin aldığını ileri sürmekte ve yeni süreci. beyin gücünün de belli bir ölçüde ikame edilmesi. ileri otomasyon teknolojisinin sağladığı olanaklara dönersek. yeni teknolojilerin. iş sürecindeki değişim. Örneğin. getirdiği başka olanaklar da vardır. sıkça değişen yeni modeller ve yeni ürünleri pazara sürme yoluyla aşabilmeyi mümkün kılma ya da pazarlardaki düzensizlik ve belirsizliklere firma ölçekleri bazında yeni seçenekler yaratarak. büyük firmalar hızla bu alana yönelip. yine ulaşılması gereken ideal bir nokta olarak kalmakla birlikte. ister anılmasın. yatırımcı için. pazarlama dahil. Söz konusu değişiklikler o çaptadır ki. kayıtları altında) gelişen bir seçenektir. büyük firmaların egemen olduğu bir dünya sistemi çerçevesinde ve tamamen bu sisteme bağlı olarak. Örneğin. Bu olanaklara dayalı olarak. yeni verilere uygun tasarım. otomatik olarak. Bu yeni içeriğin iş süreci için önemli olan bir başka boyutu da. girişimci için. "post-Fordist" nitelemesiyle anmaktadırlar. kapitalizmin kârı gerçekleştirme ve büyütme konusundaki temel güdüsünde. özellikle de esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin yarattığı olanaklardan yararlanılarak. pazardaki değişime. bazı müellifler. kendi üretim birimlerini kurabilmektedirler. iş sürecinde. esnek üretim gibi. ileri otomasyonun ufku. belli üretim alanlarında geçerlilik kazanması krize çözüm arayaşının bir ürünüdür. kitlesel üretim normu.

"total kalite". bunu bütünleyen.b. yarı mamul ve mamul ve madde stoklarım ve her türlü işletme yedeklerini (yedek ("stand-by") montaj haltı. Aslında."insansız Fabrika" Esnek. bilgisayar ve telekomünikasyon teknolojileriyle bunların bir bileşimi olan enformasyon teknolojisindeki olağanüstü gelişmelerin. görüş ve öneri üretmenin bir aracı olarak işçi tabanında küçük gruplar oluşturulması biçiminde algılayabiliriz. bu potansiyel olanak. nokta ve anında kalite güvenirliliğinin sağlanması ve bunun için de. bugün. yine bütün çalışanlan kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması ve bu çerçevede. teknoloji politikalannın odak noktası haline gelmistir. girdi stoklannı.. Belli bir ölçek büyüklüğüne ve belli bir organizasyon yeteneğine ulaşmış olan firmalar. işletme sermayesinde ve sabit sermayedeki tasarrufu maksimumlaştırma olanağını bulabilmektedirler.) sıfıra yaklaştırarak. "sıfır envanter" yaklaşımının. iş sürecinin her aşama.. ileri otomasyon kavramının arkasında "insansız fabrika" düşüncesi yatmaktadır. İktisadi krize çare arayanlar için. Tabii. mikroelektronik. sorumluluk duygusunun. "Kalite çemberleri"ni de. Bir şeyin teknolojik açıdan mümkün hale gelmesi ya da mümkün olacağının bilinmesi. kalite denetim sorumluluğu ve inisiyatif kullanımının bütün çalışanları kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması olarak özetleyebiliriz. bundan ayrılması mümkün olmayan başka unsurları da vardır: Bunlann başında. bu yaklaşımı. üretim sürecinin belli aşamalan için. bütünsel anlayış ve yaklaşımlan saymak gerekir. Ama. yaklaşılabilecek en son sınıra kadar yükseltebilmek. Bunun vargısı ise bellidir: Gerek tüketim mallan gerekse yatırım mallan (üretim araçları) üretiminde prodüktiviteyi. gerekse. son derece önemli bir noktadır. bunlar tarafından belirlenecektir. ekonominin kendi kurallarına. bu "insansızlaştırma" eğilimi dışında son derece yaygınlaşmış bir başka eğilim de. "Total kalite" anlayışım. teknolojik açıdan mümkün hale gelmiştir. dahası toplumsal. Teknolojinin yarattığı yeni olanaklarla beslenen bu düzenlemeler de. son çözümlemede. prodüktiviteyi yükseltme arayış ve sorumluluğuna bütün işçileri katmak biçiminde de anlayabiliriz. "insansız fabrika"ya giden yolu açmış olması ve bu yolda sürekli mesafe alınıyor olmasıdır. yedek makina. "Total bakım" ise. yedek parça v. aynca. nanoteknoloji (moleküler ya da atomsal boyutların söz konusu olduğu "nanokozmos" ta işgören teknolojiler) alamnda kaydedilmekte olan ilerlemelerin. genellikle JIT (Just-in-time) olarak anılan bu iş organizasyonunda. Konumuz açısından önemli olan nokta. siyasi pek çok faktöre bağlı kalacak. "kalite çemberleri" ve "total bakım" gibi terimlerle anılan. gerek bu alanlarda uygulanabilirliği. işin/üretimin organizasyonundaki yeni düzenlemeler sayesinde "sıfır envanter"le çalışmaya doğru gidiştir. işletme koruyucu bakımını ve bakım-onanm işlevini ve bu işlevi yerine ge- > I ' j / 129 / . <• f V j / "Sıfır Envanter"le Çalışma İş sürecindeki değişimin içerdiği. "insansız fabrika" belli sanayi dallannda. diğer sanayi dallarım ve üretim sürecinin bütününü kapsar hale gelmesi. iş sürecinde çıkan ya da çıkması olası sorunlara çözüm bulma sorumluluk ve inisiyatifinin. krizi aşabilmenin etkin araçlan arasında görülmektedir.

yeniden biçimleniş ile ilgili bir noktaya açıklık kazandırmakta yarar vardır. İŞ SÜRECİNİN YENİDEN BİÇİMLENİŞİ ve TEKNOLOJİ KULLANIMINDA BİLEŞİK KAPLAR KURALI Burada yine bir parantez açıp. bekleneni verebilmesi için. ama. iş sürecinde insanın denetimi ve dolayısiyle iş sürecinin bütününün denetiminde.sıfır kayıp zamanla sıfır envanterle ve en yüksek kalite güvenilirliğiyle çalışma yaklaşımının gereklerini yerine getirebilecek niteliklere sahip işçi tiplemesini yaratmak olduğu söylenebilir. ileri sanayi ülkelerince. dünya pazarlarında geçerli kılınan yüksek standartları (örneğin ISO 9000 serisi standartları) tutturabilmektir. iç içe geçmiş ve birbirlerini tamamlayacak biçimde kullanılmaktadır. onun içindir ki.tirme sorumluluk ve inisiyatifini bütün bir işçi tabanına yayma ve böylece. Bu teknoloji. Ama. İşaret edilen bu son üç anlayışın ana ereğinin. çıkmadan önleme. yeni bir denetim teknolojisi olduğunu dikkatten kaçırmamak gerekir. Başta da değinildi. ileri otomasyon teknolojisi ile bir arada kullanılmasının çok daha büyük olanaklar yarattığı açıktır ve yukarıda işaret edilen. krizi aşma çabalanmn odak konuları arasında yer alıyor. Böylece. krizi yaratan sorunlardan biri. kalite üstünlüğünün. sıfır hatayla -sıfır arızayla. belli pazarlara girebilmek için. sistemin bir bütün olarak. bunlar arasında. basit bir örnekle açıklamaya çalışalım. işletme koruyucu bakımını ana eksen haline getirerek. sisteme çok büyük olanaklar sağlamaktadır. iş süreci yeniden biçimlenişiyle de buna izin vermektedir. İzin verilmeyen nokta. rekabet üstünlüğü kazanabilmenin en önemli unsurlarından biri olduğunu anımsamak yeterlidir. her şeye rağmen arıza çıkmışsa anında müdahale ile en kısa zamanda giderme anlayışıdır. İş sürecinin yeniden biçimlenişinde. bu anlayış ya da kavrayışın da. çok daha kaü "teknik spesifikasyon" koşullarına ayak uydurabilmek gerek- 130 . organizasyon bazında olsun. iş sürecindeki köklü değişimler çerçevesinde. Yeni teknolojilerin ve bunlar üzerine inşa edilen iş sürecinin. pazar ekonomilerinin. kalite güvenilirliğini sağlamak da. Konunun kazandığı önemi kavramak için. uluslararası üretim bantlarının ya da üretimin çeşitli aşamalarının belli bir bölgede toplulaşmış farklı işletme ya da firmalar arasında bölünmesinin. çoğu zaman bu da yetmemekte. bütün yeni/ileri teknolojiler. Bunlardan en hafifi. kalite güvenilirliğini sağlamanın ve bunu kalite üstünlüğüne dönüştürebilmenin. donatım ve yazılım bazındaki esnek. Bilmek gerekir ki. olmazsa olmaz türünden koşulları vardır. teknoloji kullanımı açısından düzey farkı bulunmasıdır. ileri teknoloji kullanım tavanına doğru çekilmesi gerekmektedir. belli mal kategorilerinde. üretim yöntemi ya da ürün bazında olsun. Bu sorun. Bunun kilit noktası da. bir yandan insan faktörüne atfedilebilecek hatalar en aza indirilirken. üretim/imalat sürecine katılan bütün işçilerin bakım ve onarımdan da sorumlu olması ve bu yeteneğe sahip bulunmasıdır. diyebiliriz. son çözümlemede. İş süreci. böylesine girift bir teknoloji tabam üzerinde yeniden biçimlenmektedir. Ama. Tek başına. kalite konusunda denetim sorunları var. elbette yeri vardır. öte yandan tek insan yeteneğinden yararlanma maksimumlaştırılmaktadır. Elbette. bir arada. arızayı. teknoloji kullanımında düzey farkına izin vermemektedir. iş sürecinin yeniden biçimlenişi. Niçin böyle olduğunu. organizasyon bazındaki bu yeni denetim teknolojisinin. Bu çabaların bir parçası olarak gündeme gelen "total kalite" anlayışına da yine yukarıda değinildi.

örneğin. hassasiyet konusunda. belli bir süre içinde bozulur. tek tek firmaların çapım aşan bir iştir ve ancak ulusal metroloji (daima karıştırıldığı için belirtelim. "hassasiyet" sorununu çözmüş olduğunuz anlamına gelmemektedir. dünyanın en hassas üretim makinelerini ve ölçü cihazlarını almış olmanız. çok daha hassas imalat yöntemlerinin/ tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas üretim makinelerinin) ve çok daha hassas ölçme tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas ölçü ve kontrol cihazlarıyla test cihazlarının) kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. hangi ölçekte olursa olsun. küçük ya da orta ölçekli firmalar. yani. bir malı. hiç şüphesiz. bunun bilir hale gelmeniz gerekir. üretimin daha ilk aşamasından itibaren. Bunun her zaman böyle olmasını sağlayabilmeniz ise. Daha açık bir deyişle. j > 131 . Burada önemli olan bir diğer nokta. Bir büyük firma ya da işletme. teknoloji kullanım düzeyleri arasında büyük farklar bulunmasına olanak tanımamaktadır. Basitleştirerek söylersek. Bu sistem. daha ileri teknoloji kullanımı demektir. "meteoroloji) değil) sisteminin kurulmasıyla üstesinden gelinebilir. otoritesi kabullenilmiş bir laboratuarca yapılacak ölçmede de. periyodik olarak yeniden belirlemeniz. Hemen soralım. ancak. süreç içinde yer almalarını zorunlu kılmasıdır. Bu donanıma sahip olarak sağladığınızı ileri sürebileceğiniz hassasiyetin "izlenebilir" olması da gerekmektedir. Çünkü. bütün bunlar. hayır. çağın en ileri teknolojilerinin kullanıldığı. Bu ise çoğu zaman. küçük ya da orta. Bütün bu söylenenlerden açıkça anlaşılabileceği gibi. ileri teknoloji kullanmak durumundadır. parantezimizi kapatalım. uluslararası arenada rekabete giren her ülke için de geçerli olduğunu vurgulayıp. bunların hassasiyet sınırlarını. sizin başlangıçta. girdilerini sağlayan. bu kuralın dışında mı kalır? Kesinlikle. sıfır hatayla teslimatta bulunmalarım ister. / f • j i '. yaratılan toplam net katma değerden daha çok pay alma yönünde ilerletmek (hatta belli bir payı korumak) isteyen. Firma özelinde geçerli olan bu kuralın. sınaî kalibrasyon merkezleri. Kaliteli üretim ve bunun sürekliliğinin sağlanması.inektedir. uzunluk tam o kadar gelmelidir. gerçekten ölçü denetiminden de geçirerek. kendisine hangi hassasiyet koşullarını zorunlu kılmışsa. yaşama şansları son derece azdır. pazar. şu ya da bu ölçüde. işçi tabanına sorumluluğu yayma konusundaki yeni anlayışı anımsayalım). Kısacası. bu hassasiyet bilincinin de işçi tabanında yaygınlaştırılması gerekecektir (yukarıda işaret edilen. hassasiyet konusunun bütün teknolojik gereklerini yerine getirmek. örneğin. uluslararası üretim bantlarında belli bir yer tutmak ve bu yerini. . siz. diye pazara sunduğunuzda. donanım bazında gösterilmesi gereken hassasiyetin. bu örnekten de görülebileceği gibi. ulusal sınırlan içine kapanmayıp. Ama. hassas ölçü cihazlarınızın da hassasiyeti. giderek. Bu istemin gerektirdiği teknoloji düzeyine ayak uyduramayan yan sanayi kuruluşları bu çevrimden kopmak. ama mutlaka ileri teknolojilerle temasa gelmek. uzunluğu tam şu kadardır. İş sürecindeki. Daha yüksek hassasiyet ise. marjinal alanlarda sıkışıp kalmak durumundadır ve uzun vadede. "hassas" imalat makineleriniz ve "hassas" ölçü cihazlarınızın hassasiyetini sürekli denetim altında tutabilmeniz ile mümkün olur. farklı düzeylerdeki bir dizi laboratuvarı içerir. bütün yan sanayi kuruluşlarından da aym koşullara uymalarını. yeni teknoloji tabanına dayalı biçimleniş. sekonder laboratuvarlar ve primer laboratuvarlar gibi. rekabet üstünlüğü kazanmak isteyen herhangi bir firma. örneğin. işletmeler. bunun bilincine varmış ve disiplinini almış (eğitimini görmüş) elemanların. böylesi bir sistemle iç içe çalışmayı gerektirir.

Bilindiği gibi. sektörler arası girdi çıkü matriksindeki katsayıları büyük ölçüde değiştirirler.B. dolayısiyle imalat ve taşımacılıkta ölçek ekonomilerinin ve maliyet yapılarının önemli ölçülerde değişmesine neden olmuştur. A. 132 . "Amerika'nın Ekonomik Büyümesi için. mikroelektronik ve telekomünikasyon teknolojilerinin bir birleşimidir.JENERİK TEKNOLOJİLER ve YENİ ÜRETİM-YENİ İSTİHDAM ALANLARI Krizi aşma konusunda teknolojinin sağladığı olanaklarla ilgili olarak işaret edilmesi gereken son bir nokta. hepsi de elektroniğin birer türevi olan. bu makrikse yeni satır ve sütunların eklenmesine neden olurlar. daha sonra da içten yanmalı motorları doğuran teknolojilerin etkileri konusunda da aynı şeyler söylenebilir. belli bir üretim alanıyla sınırlı kalmazlar ve hemen hemen bütün ekonomik faaliyet alanlarını etkiler. ana hatlarıyla ele alınarak irdelenecektir. gen teknolojisinin. işte bu tür teknolojilerdir ve buraya kadar olan bölümlerde de göstermeye çalıştığımız gibi. dağıtım ve ulaşım sistemini bütünüyle değiştirmiş. neredeyse yaşamın bütün alanlarını etkileyen ve son derece köklü (radikal) değişikliklere neden olan bu teknoloji. Burada.D. Başkanı Clinton ve Yardımcısı Göre tarafından 22 Şubat 1993 günü açıklanan.'nin yeni teknoloji politikasında bulmak mümkündür. bugün. Belki de ancak XXI. Elektrikten bir güç kaynağı olarak yararlanmayı getiren. A. jenerik teknoloji ise enformasyon teknolojisidir. bugünkü enformasyon teknolojisinin yarattığı etkilere eşdeğer etkileri olacaktır. en etkin. enformasyon teknolojisindeki kadar kapsamlı değildir. hem de ara mal ve tüketim malları bazında yarattığı yeni ürünlerin yeni iş alanları. bu tür teknolojiler belli bir üretim alanına özgü değildirler. literatürde "pervasive generic" olarak nitelenen türden teknolojilerdir.B. yeni istihdam. "Bu tür teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir. mevcut yapıdaki ekonomik büyüklük ve göstergelerin değişmesinden öte. yeni malzeme teknolojileri ve bir ölçüye kadar da uzay teknolojisiyle nükleer teknoloji de yayılgan jenerik teknolojiler sayılmaktadır. bilgisayar.. yeri geldikçe de değinildiği gibi. Yani bu tür teknolojiler. 1993)." (Göker. Teknoloji tabanındaki bu arayışın ve buna dayalı açılımların. yeni istihdam alanları açmasıdır. yeni yatırım. dahası. en somut örneklerini. Yayılgandırlar ("pervasive"). Ama. kapsamlıdırlar. Yalnızca ekonominin değil. A. "Günümüzde en yayılgan. "Biyoteknoloji (özellikle de gen teknolojisi). Ekonomik Güç Sağlamak için Yeni bir Yön" başlığı altında açıklanmış bulunan bu politika. aslında. bunlara bağlanan umudun son derece nesnel temelleri vardır. bu alanlarda son derece köklü değişimler yaratırlar.D. yeni üretim. hiç kuşkusuz. "jenerik" tirler ("generic"). Bütün bunlar. yeni teknolojilerin hem yatırım mallan. yüzyılda. demiryolu sistemine ve gemilere uygulanmasıyla. İktisadi krizin çözümüne yönelik arayışların odak noktasını oluşturan teknolojiler. yeni iş alanlarının ortaya çıkması demektir. "yeni teknolojiler" derken kastedilen. aşağıda. bunların hiçbirinin etkisi. Buhar gücünden yararlanma olanağım getiren bu teknoloji imalat proseslerinin büyük bir çoğunluğunun mekanizasyonunu mümkün kılmış.

"ABD'nin yabancı ülkelerdeki bilim ve teknoloji kaynaklarına ulaşmasını. "Açık ama adil ticareti teşvik eden bir ticaret politikası izlenmesi. "Sinkrotron ışınımı ve nötron ışını aygıttan gibi 'sofistike' araştırma aygıtlarından çeşitli araştırma organizasyonlarının yararlanabilmesine açık. araştırma ve deneme harcamalarıyla ilgili vergi kredisi uygulamasının sürekli hale getirilmesi ve başka mali olanaklar sağlanması. *l •' . Başkan William J. ek bir yoruma gerek olmaksızın açıkça ortaya koymaktadır. düzenlemeci bir politika uygulanması. temel bilimlerin güçlü ve sürekli bir biçimde desteklenmesi. "Savunma Bakanlığı'nın araştırma ve geliştirme programlarının ikili-kullanımının (Sivil amaçlarla da kullanılmasının) sağlanması. yine de "serbest pazar ekonomisi"nin ideolojik önderliğini yapan bir ülkede. Federal Hükümet'çe izlenecek Teknoloji Politikası'nın ana hatlannı şu cümlelerle ortaya koyuyorlardı: Teknolojik yenilik ve yatırım yapmaya uygun bir ortam yaratabilmek için. Clinton ve Başkan Yardımcısı Albert Göre. "Yatırımlardan milletçe sağlanan kazancın yeterli ölçüde olmasına pazar mekanizmalarının elvermediği durumlarda. "Küçük işyerlerinin teknik yenilikler ve 'know-how' a kolayca ulaşmalarını sağlayacak sözleşmeli araştırma-geliştirme merkezlerinin ve imalatı geliştirme merkezlerinin desteklenmesi. Başkan Clinton ve yardımcısının açıkladıkları teknoloji politikasının yukarıya alınan ana hatları. "Bütün Amerikalıların sürekli öğrenim görme fırsatını güvence altına alan bir öğretim ve eğitim programı uygulanması. 22 Şubat 1993'te yaptıkları ortak açıklamada. global problemlerin çözümüne katkıda bulunmasını sağlayacak ve Amerikan mal ve hizmetlerinin pazarlanması için bir temel oluşturacak. "Teknolojik yeniliği teşvik edecek ve toplumsal hedeflerin tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacak. • ' j / r j f ' 133 . uluslararası. Jr. bu politikanın çarpıcı noktalarını ve temel niteliğini. ulusal kullanım kolaylıkları yaratılması". "Ekonomik genişleme için yaşamsal önemde olan ulusal telekomünikasyon altyapısı ve diğer enformasyon altyapıları için destek sağlanması. ortak bilim ve teknoloji projelerinin ortaya konması. özel sektörün araştırmageliştirme faaliyetinin. araştırma ortaklıkları yoluyla ve başka mekanizmalardan yararlanarak desteklenmesi. "Savunma Bakanlığı ve diğer federal kuruluşların satınalma politikalarının. Ama biz. "Geleceğin yeniliklerini doğuracak olan kaynağı korumak üzere.BÖLÜM II CLİNTON-GORE TEKNOLOJİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR İRDELEME \. ulusal hedeflerin gerçekleşmesine katkıda bulunan yenilik yaratıcı ürün ve hizmetlerin pazara girişini besleyecek biçimde düzenlenmesi. teknolojik yenilenmeyi hızlandırmak üzere.

araşürma-geliştirmedeki kamu sektörii-özel sektör ortaklıkları konusuna. araşürma-geliştirme alanında. "Yeni Ulusal Ekonomi Konseyi de. ticaret. özel sektör-kamu sektörü ortaklıkları ya da bir tür "KİT" oluşturmaya yönelinmesi. maliyeti paylaşmaya dayalı araşürma-geliştirme ortaklıklarıdır. Sayılan 726'yı bulan ulusal/federal laboratuvarlar da aralarında olmak üzere. ekonomik gelişme ve diğer ekonomik sektör politikaları arasında uyum sağlamaya yönelik bir forum görevi görecektir. sanayi ile işbirliğini teşvik için. burada önemli olan nokta. karşılıklı çıkarların söz konusu olduğu alanlarda. izlenecek 134 .özellikle de teknoloji söz konusu olduğunda. (Bizim uygulamaya koyduğumuz) bu yeni politika ise. bütün KİTleri özelleştirme yolunda siyasi adımlar atılırken. açıkladığı teknoloji politikasında. Clinton. federal kuruluşların araştırma-geliştirme programlarının koordinasyonunda. ekonomik koşullar gerektirdiğinde. hükümet ve sanayinin. TEKNOLOJİ YÖNETİMİ Bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde formüle edilen bu teknoloji politikası nasıl yürürlüğe konulacaktır ? Daha doğrusu teknoloji nasıl yönetilecektir? "Ekonomik Büyüme İçin Teknolojinin Yönetimi" başlığı altında. yeni teknoloji ve know-how'ın en geniş biçimde uygulanmasını teşvik edecek biçimde genişletilmesine olanak tanıyacaktır. federal kuruluşların çalışma biçimlerinde. hem hükümetin hem de ABD iş dünyasının gereksinmelerini karşılayacak biçimde yönlendirilebilecektir. gerekli görülen değişiklikleri yapacaktır. Başkan Clinton şunları söylüyor : "Başkan Yardımcısı Gore'la birlikte çalışan (Başkanlık) Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi bilim ve teknoloji politikasının geliştirilmesinde önderlik yapacak ve ofis. ayrıca federal programların. federal yatırımlar. Başkan Eisonhower da. "Yönetim. "düzenleyici rolü"nün) hangi boyutlarda olabileceğine biraz daha yakından bakalım. ticari amaçlı. oysa. "Bu yeni yaklaşımı teknoloji geliştirme düzeyinde hayata geçirmenin temel mekanizması. ABD "KİT" lerinin araştırma-geliştirme alanında iş görecekleri söylenebilir. yeni politikaların uygulanmasını izleyecek ve teknoloji politikasıyla vergi. oldukça ilginç bir raslantıdır. önemli bir yer ayırmakta. rekabet öncesi. araştırmageliştirmeye ayrılan federal kaynakların çok daha büyük oranlarda. Oprecompetitive1) araştırma projelerine tahsisini sağlayacaktır. Mühendislik ve Teknoloji Konularındaki Federal Koordinasyon Konseyi'nden yararlanacaktır. Türkiye'nin de içinde bulunduğu iktisadi sistemin. "sanayi-hükümet işbirliği" başlığı altında. "KİT' ya da benzeri çözümlere baş vurabildiğidir. araştırma-geliştirmenin ötesinde. başka olanaklar yanında. bütün federal araştırma ve geliştirme kuruluşlarının mümkün olan her yerde sanayi ile ortaklık kurmaları teşvik edilecektir. Bilim." Türkiye'de herhangi bir ayrım yapılmaksızın. hükümetin ekonomiye müdahalesinin (diyelim. hükümet düzenlemeleri. Bu politika. ABD'de. 1954'te buna benzer bir değişiklik yapmış ve federal kuruluşların temel araştırmaları desteklemesini öngören bir karar yayımlamıştı. gerektiğinde. Böylece. Türkiye'de KİTlerin daha çok mal ve hizmet üretimiyle ilgili bulundukları. Ama.

araştırma alanının da ötesine taşınacak ve "antitröst yasalannda. Ama. Ama. "Yasal" bir zemine oturmuş olmak. bu tür ortaklıklar "yasal" bir zemine oturtulmuştur." Clinton'ın teknoloji politikasında. araştırma olanak ya da potansiyellerini birleştirerek. akla gelebilecek her sektörde bu tür araştırma konsorsiyumlan vardır ve işte şimdi. "Yarıiletkenler için imalat teknolojisi geliştirmek üzere kurulmuş bulunan SEMATECH sanayi konsorsiyumu 1994 mali yılında Savunma Bakanlığı'ndan fon desteği almaya devam edecektir. firmalar arası rekabeti ortadan kaldırmamakta. sanayi ile AR+GE ortaklıklanna ayırmalarını sağlayacak biçimde. f '< j 1 . bunlar federal fonlardan daha büyük bir destek göreceklerdir. Avrupa'nın ve özellikle de Japonya'nın bu yolla rekabet üstünlüğü kazanmakta olduğu gerekçe gösterilerek oluşturulmaya başlanmış olan bu tür konsorsiyumlann kurulabilmesi için. "serbest pazar ekonomisi" ya da. öyle anlaşılmaktadır ki. NASA ve Savunma Bakanlığı'nın." Bunun için. ABD gibi bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde. özel sektör kuruluşlannın kendi aralarında oluşturdukları "rekabet-öncesi araştırma konsorsiyum ya da inisiyatiflerinin" federal fonlarla desteklenmesi konusuna da büyük önem verilmektedir. "serbest pazar ekonomisi" felsefesine uygunluğu da sağlamakta mıdır. / i "Rekabet Öncesi" Araştırma Belki bu noktada bir parantez açıp "rekabet-öncesi araştırma" kavramı üzerinde biraz durmak gerekecektir. Amerika'da yürürlükte bulunan antitröst yasasına karşı böylece bir çıkış yolu bulunmuş. 'prodüktif katkılarda bulunabilecek bütün laboratuvarlan. o sektörlerde faaliyet gösteren güçlü firmalar." Hatta söz konusu konsorsiyumların faaliyet alanı.'de akla gelebilecek hemen hemen bütün sektörlerde. Sanayi konsorsiyumları (uygun düştükçe üniversiteler ve federal laboratuvarların da katılımıyla) bu tür araştırmaların yürütülmesinde tercih edilen icracılar olacaklardır. Clinton'ın açıkladığı teknoloji politikasına göre. bu noktayı.) beri ('state-of-the-art') imalat tesislerinin giderek artan maliyeti firmaların bu maliyeti ve bundan doğan ris- j . ileri sürüldüğüne göre. "Yönetim. ancak bu yeterli olmamış ve nihayet 1984'te "Ulusal Ortak Araştırma Yasası"nın Kongre'den geçmesiyle. Ortak AR+GE Anlaşmalannın önündeki engelleri kaldırmaya ve sanayifederal laboratuvar işbirliğini kolaylaştırmaya öncelik vereceklerdir. ' 135 . yeniden gözden geçirileceklerdir. konunun yine de bazı tartışmalı yanlan olmalı ki. "pro-competitive (rekabet-yanlısı) araştırma" olarak tanımlanmaktadır.4 politikanın aynntılarına da girmektedir: "Enerji Bakanlığı. Ulusal Ortak Araştırma Yasası'nın ortak üretim girisimlerini de kapsayacak biçimde genişletilmesi için Kongre'ye teklifte bulunacaktır. bütçelerinin en az yüzde 10-20'sini. sivil ekonomiye. yukarıda da işaret edildiği gibi. araştırma etkinliği tamamen "precompetitive (rekabet-öncesi)" bir alanda sürdürülmektedir.B. burada tartışmayacağız. araştırma konsorsiyumlan kurmakta ve buralarda elde edilen bulgulardan ortaklaşa yararlanmaktadırlar. t. Adalet Bakanlığı'ndan izin almak gerekmiştir. ortak üretim girişimlerine izin verecek biçimde reform yapılacaktır. "Federal Kuruluşlar. (Çünkü. tik bakışta. bu tür araştırmalar. Örneğin. kamu-özel sektör araştırma ortaklıklannın teşviki yanında. belirtmek gerekir ki. 1984 tarihli.D. Hatta bir kısım literatürde. A. başlangıçta. "serbest rekabet" felsefesiyle çeliştiği söylenebilecek olan bu ortaklıklar.

. amaçlanan teşvik etkisini yaratması isteniyorsa. teknolojinin yönetiminde. yüksek teknoloji sanayilerini güçlendirmesini sağlamak". çözümü. Clinton'ın teknoloji politikasını ana hatlarıyla ortaya koymaya çalıştık. Bu nedenledir ki.ki paylaşmalarını gerekli kılmaktadır. "Teşvikler" Teknolojinin yönetiminde/yönlendirilmesinde. büyük çaplı işletmelerin aynı tür yatınmlarınaysa sürekli kredi uygulanması teklifini getirecektir. doğası gereği. araştırma faaliyetlerini planlayabilmelidirler. yenileme ve teknoloji geliştirme yatırımlarını teşvik etmesini sağlamak" gibi. bu kredinin. bu konuda şöyle deniyor: ". Bu politikanın aslında. . ağırlıklı olarak. kredi sürekli olmalıdır. "federal düzenleme politikasının. uzun vadeli sermaye yatırımlarına teşvik getirilmesi. ek tedbirler getirildiğine de ayrıca işaret edelim. İş çevreleri araştırma ve deneme projelerini planlar ve maliyet tahmininde bulunurken.. yeni donatıma yapılan yatırımla prodüktivite arasında yüksek bir korelasyon vardır. hangi yeni teknoloji 136 . son derece somut hedefleri de içerdiğini. "teşvik tedbirleri"nden de etkin bir araç olarak yararlanılacaktır: Programda öngörülen teşvik tedbirlerinde ilk sırayı araştırma-deneme harcamaları ile ilgili "vergi kredisi1 uygulaması almaktadır. araştırma ve deneme harcamalarının getirdiği ek külfeti azaltıcı bir etkisi olamaz. kamu-özel araştırma ortaklıkları yanında. bu tür endüstriyel konsorsiyumlara verilecek federal destek. Araştırma ve deneme faaliyeti." Özetle söylemek gerekirse.Küçük işletmelerin. Federal Hükümet'çe desteklenecek teknoloji alanlarının tek tek ve son derece açık bir biçimde gösterildiğini belirtmek gerekir. Clinton yönetiminin vaadi. Bunlardan ikincisinin gerekçesi kayda değer: "Yapılan araştırmalar göstermektedir ki. HEDEFLER Buraya kadar olan bölümde. bu uygulamayı sürekli kılmaktır. eğer araştırma-deneme kredisinin. Bunlara bakıldığında. Yönetim. uzun vadelidir ve iş çevreleri fiilen araştırma yapar hale geldiklerinde bu olanaktan yararlanabileceklerini bilerek. krizi aşabilmek için." Öngöriilen diğer teşvik araçları ise şöyle sıralanıyor: . öyle anlaşılmaktadır ki. Bu tür donatıma yapılan yatırımları çoğaltmak için. yeni teknolojiler genellikle sermaye donatımında somutlandığı için. ABD'nin. yüksek riskli. "Birleşik Devletler ticaret politikasının. önemli bir yer tutacaktır. vergi kredisinden gelecekte de yararlanabileceklerini bilmezlerse.Donatıma yapılan yatırımlara teşvik getirilmesi." Öngörülen bu teşvikleri tamamlamak üzere.

ABD'nin ekonomik ve toplumsal gelişmesinde. yüz yıl için gerekli olan enformasyon altyapı yatırımı yapılırsa" mümkün olacaktır." Programda önemle yinelenmektedir ki.. Bu alana niçin önem verildiğini açıklayan cümle. ülke çapında "etkin bir yüksek-hız enformasyon/komünikasyon ('information-superhighvvays') sisteminin hızla kurulması." Bu sayede. yenilenme ve ilerleme potansiyeli." j 137 . ve Daha 'sofistike' yazılım geliştirmeyi ve bunlarla birlikte. Süperbilgisayarlar."* (*) "İmalat Amerikan ekonomisinin temelidir. j [ ! İLERİ İMALAT TEKNOLOJİSİ ve ESNEK İMALAT Clinton'ın teknoloji programında. İlk ulusal. yaşamsal bir rol oynayabilecektir. yeni ürünler tasarımlamaya. doktor ve diğerlerince paylaşılması mümkün olacaktır. hızla katlanıp büyüyecektir. daha etkin imalat yöntemleri tasarlanabilecektir. giderek artan sayıda bilim adamı. federal fonlardan desteklenecek araştırma-geliştirme programlan. Daha hızlı bilgisayar ağları (şebekeleri).. enformasyon çağına girişle birlikte sanayi olgusunun da bittiğini sanan ve imalat sanayiine yatırım yapmamayı çağın bir gereğiymiş gibi sunanlara (sözün kısası. açık bir biçimde anlaşılacaktır. iş adamı. ileri görüşlü politikalar benimsenirse ve 21. tehlikeli fırtınaları önceden tahmin etmeye ve iklim değişikliklerinin modelini kurmaya yardım edecektir. ! ENFORMASYON ALTYAPISI f Söz konusu alanların (burada ayrıntılarına girilmeyecektir) başında enformasyon teknolojisi gelmektedir. "yeni teknolojilerin geliştirilmesini hızlandıracak. araştırmacı. 19. Yine bu süperbilgisayarların yardımıyla daha iyi otomobiller. Böylece.Daha güçlü süper bilgisayarlar. ".alanlarında aradığı da. çevresinde pek çok iş olanağı doğurarak." / Beklenen odur ki. 1980'li yılların ekonomi politikasını savunanlara) oldukça çarpıcı gelecektir: "Manufacturing remains the foundation of the American economy. "muazzam miktarlardaki enformasyonu görüntüye dönüştürebilen ya da inanılmaz derecede karmaşık problemleri rekor zamanda çözebilen süper bilgisayarların gücünden tam anlamıyla yararlanılması ve bu gücün. daha iyi uçaklar. enformasyondan sonra ağırlık verilen ikinci alanın "ileri imalat teknolojisi" olduğu görülmektedir. yüzyılda demiryollarına yapılan kamu yatınmlannınkine eşdeğer bir etki yaratabilecek ve bu sistem. yüksek-hız enformasyon/komünikasyon şebekesini gerçekleştirmeyi kapsayacaktır. öğrenci. yeni ilaçlar geliştirmeye. Bu alanla ilgili olarak. bütün bunlar.

enformasyon alış verişinde bulunma. belli bir bölgedeki firma ve araştırma enstitülerini. federal fonlar. "Sivil havacılık teknolojileriyle ilgili araştırmaların artırılması. magnetik levitasyon (MAGLEV) teknolojisine dayalı taşımacılık ve yüksek-hız trenleri yatırımlarının desteklenmesi. hızla anahtar konumuna gelmektedir. önem verilecek bir başka nokta da. Bu program kapsamında. ağırlık verilen üçüncü alanın "taşımacılık" olduğu görülmektedir. "Akıllı" otoyollar geliştirebilmeyi olanaklı kılacak yeni teknolojilerle ilgili araştırmaların artırılması." Dahası. başlangıç için inkübatörler (kuluçkalıklar). 1995'ten 1998'e kadar her yıl 1 milyar $) sağlanması. yeni ürünler ve pazarlar geliştirmeye teşvik etmek için düşünülmüştür. tasarım ve yönetime yardım. Bu program. uygulamalı araştırma ve geliştirmenin ve daha küçük firmalara yönelik bir dizi teknoloji hizmetinin (yeni ürünler ve prototipler için test kolaylıkları.b. İleri imalat teknolojisinin desteklenmesi çerçevesinde. Söz konusu program. Bölgesel Teknoloji Birlikleri Kurma Programı. 'girişim entegrasyonu' için gerekli olan böylesi bir teknolojinin hem gelişmesine hem de yayılmasına destek sağlayacaktır.. Şehirlerarası Kara Taşımacılığı Etkinlik Yasası"nın verdiği yetkiye dayanılarak. yeni 'konstrüksiyon' teknolojileri. "Bölgesel Teknoloji Birlikleri" kurulmasıdır: "İmalat sanayileri bölgesel olarak kümeleşme eğilimindedir ve bu teknoloji kümelerinin gücü. öğretim ve eğitim. teknoloji geliştirip paylaşma. uluslararası rekabette. hızlı prototipleme ve çevreye duyarlı imalata yönelik programlar teşvik edilecektir. bu fırsatları daha iyi değerlendirebilme yeteneğine sahip şirketlerle ani ortaklıklar kurmalarına izin vermektedir. yeni bir otomobil geliştirmeye. "MAGLEV prototipinin geliştirilmesi.Temel bu olunca. "1991 tarihli. "esnek imalat desteklenecektir: Kitlesel üretimden esnek imalata geçişten beklenen yararı sağlayabilmek için yeni bir Esnek İmalat Programı ('Girişim Entegrasyonu' Program adıyla da biliniyor) düzenlenmektedir. kalite testleri ve standartların belgelendirilmesi v. enformasyon teknolojisindeki ulusal gücümüzü harekete geçirmede kaldıraç görevi görecektir. 138 . şahıs şirketlerinin. "Yol yapımı için yeni malzemeler geliştirmeye yönelik araştırmaların artırılması" taşımacılık alanıyla ilgili somut hedeflerden bazılarıdır.. yapay zekaya dayalı denetim ve algılama teknolojileri. ulusal karayolu şebekesi ve kitle ulaşım sistem ve hizmetlerini geliştirmeye yönelik ek fon (1994'te 600 milyon $. Bu ortaklıklar. ortaya çıkan pazar fırsatlarından yararlanabilmek için. özel ya da kamuya ait yerel yüksek-hız trenleriyle ulaşım projelerinin başlatılması için fon sağlayarak.) desteklenmesi için kullanılacaktır. ihraç desteği ve pazarın izlenmesi. hükümetin destekleyeceği alan da bellidir: "İleri imalat yöntemlerine ilişkin araşürma-geliştirme için ayrılan fonlar artırılacaktır (yukarıda verilen SEMATECH örneğini hatırlayalım)." TAŞIMACILIK ve "MAGLEV" TEKNOLOJİSİ Teknoloji politikasında.

çeşitli mesleki eğitim kurumlannda ve evlerde.. öğretimin prodüktivitesini yükseltebilecek.. temel bilimlerin yönetimini. Bu hedefe yönelik programın son derece kapsamlı olan aynntılanna girmeden. bilgisayar ve iletişim donanımıyla yazılımın geliştirilmesini ve kullanım alanına çıkanlmasını destekleyecektir. yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz." "İlgili federal kuruluşların temsilcilerini içeren bir başka özel danışma grubu" da. bu değişiklikleri içeren düzenlemelerde koordinasyonu sağlayacak ve aynca "federal kuruluşların araç alımlannı yönlendiren bir program çizecektir.. geliştirilecek yeni otomobil kuşağı ile ilgili yasal mevzuatta yapılması gereken değişiklikleri saptayacak. Clinton'ın teknoloji politikasında. şöyle deniyor: ı \ I "Bu program. önceliklerin çok açık bir biçimde ortaya konmasını gerektirir. Biz. bunlara girdi sağlayan başlıca oto yan sanayii firmalarının ve ABD akaryakıt firmalarının teknoloji önderlerinden oluşan bir danışma grubu kuracak" ve bu grup konu ile ilgili "ortak araştırma konsorsiyumlarının oluşmasını gözetecektir. burada. yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz: şu söyleniyor: "Bu yönetim hem temel bilimlerde güçlü kalınması için gerekli desteği hem de sürekliliği gerektiren projelerin finansmanında stabiliteyi sağlayacaktır. MATEMATİK VE MÜHENDİSLİKTE DÜNYA LİDERLİĞİ Bir başka somut hedefin.YENİ BİR OTOMOBİL KUŞAĞI GELİŞTİRMEK Özel sektörün yeni bir otomobil kuşağı geliştirmesinin." ÖĞRETİM VE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ Öne çıkarılan hedefler arasında. resmi okullarda. hemen. ABD'nin başlıca otomobil imalatçılannın. yüksek önceliği olan programların sürekli destek almasını sağlayacak biçimde geliştireceğiz. "temel bilimlerde." 139 . "öğretim ve eğitim için teknoloji geliştirme"nin de yer aldığını belirtmek gerekir." TEMEL BİLİMLERDE. Burada. bu hedefe yönelik politikanın ilk adımını oluşturacaktır. "Konuyla ilgili federal kuruluşların ve ABD oto imalatçılannın araştırma çabalan arasında bağ kuracak özel bir komisyonun kurulması". matematik ve mühendislikte dünya liderliği" olduğuna. son bir nokta olarak işaret edelim. bu konunun da aynntılanna girmeden. "Bu komisyon. finansmanda stabilitenin sağlanması. oluşturulması yıllar almış kritik araştırma gruplarının dağılmasına yol açan. Biz. "Ama. olağan üstü önem verilen bir başka somut hedef olarak yer bulması çarpıcı bir noktadır. finansman düzeylerindeki kısadönemli dalgalanmalara izin vermeyeceğiz.

işçilerin bilgi ve ilgisi. yönlendirilebilmesini. yeni teknolojiden beklenen çözümün gerçekleşmesini sağlayacak. yeni bir "firma" modeli gündemdedir. yeni teknoloji tabanına dayalı olarak. Açıkça görülmektedir ki. ilan edilen politikanın ana örgüsünü bu yaklaşım oluşturmaktadır. uyum kabiliyeti yüksek bir işgücünü gerektirir. imalatpazarlama ortaklıklarına dayalı. iş sürecine katılabildiği zaman. bilgi temeline dayanmaktadır ya da bir başka deyişle. Bu ise. "(Bu çerçevede) Amerikan İmalat Sanayiinin de etkin bir sisteme gereksinimi vardır. söz konusu yeni teknolojilerin ve bunlara bağlı olarak gelişen iş pratiğinin sağladığı üstünlükten yararlanmaktadır. doğrudan iş sürecinde (dolayısiyle birikim sürecinde) yapılacak köklü değişikliklerle aşılabileceği kabulü yatmaktadır. art arda gelen teknolojik yenilikler ve bu yeniliklerin. daha açık bir deyişle teknoloji yönetimini mümkün kılacak. teknolojide öncelikli alanların seçim yada belirlenmesinin çok ötesinde. Clinton'ın teknoloji politikası. dünyanın satın almak istediği ticari ürünlere anında dönüştürülmesi. Sorun. 360. yeni teknolojiler çok daha etkin bir biçimde uygulanabilmektedir. Aynı politika dokümanından alınan aşağıdaki satırlar bu kabulün açık kanıtlarıdır: "Doğal kaynaklara erişim ve ucuz işgücü gibi geleneksel faktörlerin uluslararası rekabet üstünlüğündeki payları git gide azalmaktadır. "İşçiler. toplumsal-kurumsal çerçeveye ilişkin düzenlemeleri de getirmekte ve aslında. Kısacası. finansör ya da doğrudan riski paylaşan bir girişimci-ortak olarak katılmaktadır. İşyerlerindeki deneyim açıkça göstermiştir ki. Ne var ki ABD'de nispeten az sayıda iş yeri. hala 1950'lerin teknolojilerini kullanan. bu belirlemeye uygun olarak. teknolojinin. Bu modele "devlet" de. yetenekli. araştırma bulgularının ortak kullanımından da öte. misyonları ulusal bazda belirlenmiş araştırma ortaklıklarına. Yeni imalat teknolojileri ve yaklaşımları. en son teknolojiyi kullanabilen ve prodüktivite düzeyi giderek yükselen." 140 . Bu yaklaşımın temelinde ise. Yeni gelişen sanayiler... bazen olmazsa olmaz kabilinden bir destekçi. yapısal/ kurumsal düzenlemeleri de içermektedir. sistemdeki krizin. yeni imalat teknolojilerinin kullanılması ve yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamalıdırlar. hatta ve hatta. artık.TOPLUMSAL-KURUMSAL ÇERÇEVE Belki dikkati çekmiştir. yukarıda.. maliyetinde ve pazara sürüm zamanında dramatik gelişmelere yol açabilmektedir. bu sanayilerin temel dayanağını oluşturmaktadır.000 küçük ve orta ölçekli imalatçıda daha da keskin hale gelmiştir. ürün kalitesinde. "teknoloji politikası" olarak ortaya konan noktalar.

O değişimi aynı tempoda izlemek ve her değiştiğinde. Aslında herkesin bildiği bu göstergelerden 1990 yılına ait birkaçını bir an için anımsayalım: Ülkemizdeki araştırma-geliştirme harcamalarının gayrisafı milli hasılaya oranı % 0. Oysa araşürma-geliştirmenin ekonomi hayatında anlamlı bir katkısı olabilmesi için. o biçimiyle kullanma yeteneğine sahip olmak. asla göz ardı edilmemesi gereken.BÖLÜM I VE II İÇİN SONUÇ : KRİZİ AŞMADA ya da REKABET EDEBİLİRLİKTE ANAHTAR FAKTÖR : TEKNOLOJİ / Bölüm I ve H'de söylenenleri özetlersek. (Bknz. hep sizin önünüzde olacak demektir. rekabet edebilme yeteneğine sahip olacaktır. her iki sürecin gerektirdiği. gerekse üretim organizasyonu bazında. iş sürecinin. yaşanmakta olan iktisadi kriz aşılabilecektir. o anahtar. Türkiye sanayiinin teknoloji yeteneğini de yansıttığı söylenebilir. Rekabet üstünlüğü. . yenisini alıp kullanmak bir beceridir. hemen bunun yanında. bununla. anahtar rolü görecektir. örneğin işgücünde. niteliksel değişim sağlanabilirse. daha iyiye ve daha mükemmele doğru kendisi değiştirebilendedir. yine aynı teknolojilere dayalı olarak. beceriniz yalnızca. ileri-esnek otomasyonun ikame ettiği işgücünü massedecek yeni üretim ve hizmet alanları yaratılabilirse. Çağın jenerik teknolojilerinin.) Daha açık bir deyişle. A. rekabet edebilirlik için. anahtarı. G. bu anahtarın. değişimi üreten. bu oran. - i ( /. elbette gereklidir: bu bir gerekli koşuldur. bu süreçlerle eş zamanlı olarak yapılabilirse. Bu anahtarı kullanabilen krizi aşacaktır. İzleyen bölümde. daha iyiye ve daha mükemmele doğru değişime uğramaktadır. r ' BÖLÜM III TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET EDEBİLİRLİĞİ AÇISINDAN TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ İ Türkiye'nin bilim ve teknoloji yeteneğine ilişkin göstergelerin. gerek üretim yöntemi. Bunlardan çıkarsanabileceği gibi. eşik değer % l'dir. burada kritik faktör teknolojidir. bu anahtarın sürekli değiştiği. son derece can alıcı bir noktadır. Çünkü. aynca bknz. izlemekle sınırlı kalmışsa. toplumsal-kurumsal düzenlemeler. ama. içinde bulunulan zaman kesitindeki bicimini alıp kullanmak. difiizyonu ve özümsenmesi sağlanır ve bunların nimetlerinden. Ama. ama asla yeterli koşul değil. genel olarak. / > .Ama. gerek ürün. tam anlamıyla yararlanır hale gelinirse.) / V 141 . sürekli olarak kendisini yenilediği.Kore'de % 2.. bu noktayı esas alacağız. Teknoloji. yeni teknolojiler tabanına göre yeniden biçimlenişinin olmazsa olmaz koşulu olan. umulan odur ki. Ve hepsinden önemlisi. Göker. Türkiye sanayiinin rekabet edebilirliğini irdelerken. İspanya'da % 1.5 dolayındadır.33'tür. mevcut üretim alanlarında. neredeyse her gün. BÖLÜM I. (Örneğin. 1993.

günümüz jenerik teknolojileri söz konusu olduğunda. teknoloji gereksinmesini genellikle lisans alımı yoluyla karşılayan Türkiye sanayii. Teknoloji transferini dolaysız yollardan gerçekleştirenlerin. bir sanayi teknoloji talebini hep lisans yoluyla karşılayagelmiş olsa bile. 1980'den 1990'a kadar. kendi üretimiyle değil. bu pay. gerek ürün gerekse üretim yöntemi ya da tesis yenileme ("innovation") amacına yönelik teknoloji gereksinmesini.Kore'de 53 dolayındadır. Bugüne dek.. örneğin. biz burada. burada. (TTGV. İspanya'da % 58.. belki. Yeni Teknolojiler Enstitüsü için yapüğı bir çalışmada şöyle açıklıyor : "Gelişmekte olan ülkelere ilişkin literatürde. Ama. 1992. 11 yıllık bir dönem içinde. Türkiye sanayiinin kendisinde. açıkça kanıtlamaktadır ki. temelde. çoğunlukla lisans alımı yoluyla karşılamıştır. O nedenle. mühendislikdanışmanlık firmaları. G. bir başka soruyla yanıt verilebilir ve denebilir ki. örneğin. bunu doğrulamaktadır. Charles Cooper. TEKNOLOJİ YETENEĞİ LİSANS ALMA YOLUYLA NE ÖLÇÜDE GELİŞİR? Sorduğumuz sorulara.. ülkemizde. Birleşmiş Milletler Üniversitesi. geleceğe yönelik olarak. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtları 1990 sonrası için incelendiğinde. toplam 603 "lisans ve teknik yardım anlaşması"nın sektörler ve ana ürün grupları bazında irdelenmesi sonucu elde edilen bulgulara da yer verilmiştir. hiç olmazsa bundan sonra. Bu noktayı. söz konusu olumsuzluğun olumlu yönde değişmesinin mümkün olup olmadığını irdelemeye çalışacağız. başka ülkelerden transfer yoluyla karşıladığı sonucu çıkarılabilir. yani bir üst yetenek düzeyine geçebilecek midir? Böylesi bir potansiyeli var mıdır? Eğer bu imkân. diğeri ise. teknolojiyi kullanma aşamasından. yenilikçi firmalarla lisans anlaşması yapılarak gerçekleştirilen 'dolaylı' transferlerdir. ülkemizde % 18'dir. ama bu kez.) Bu çalışmada. geliştirme aşamasına geçiş için. - Bu göstergelerden kalkılarak. teknoloji gereksinmesini. zaman içinde belli bir bilgi ve deneyim birikimi edinmiş olmaz mı ve bu birikim. potansiyel olarak da yoksa. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtlarına giren. ". genel olarak da bilinen ve önceki bölümlerde söylenenlerden de açıkça çıkarsanabileceği gibi. o zaman durumun daha da umut kinci olacağı açıktır. On bin nüfus başına düşen araştırıcı sayısı (tam zaman eşdeğeri olarak). son derece kritik bir nokta vardır. örneğin İspanya'da bu sayı 40. sanayi. sanayinin rekabet gücü açısından.- İrdelediğimiz konu açısından çok daha çarpıcı bir gösterge olarak.Kore'de % 82'dir. Türkiye sanayiinin. 7'dir. G. araştırma-geliştirme harcamalarında özel sektörün payı. teknoloji transferinin iki ana "mekanizması" hep ayırt edilegelmiştir: Bunlardan biri. üretim teknolojisinin ilgili alanlarını başarıyla kendisine maletmiş. bunları kullanmanın ötesine. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'nca 1992'de yapılan bir çalışma da. bu tercihin pek fazla değişmediği görülecektir. yine sanayileşmiş ülkelerdeki. Aslında. yeniliklere ayak uydurma ve 142 . daha çok.. söz konusu dönemde. geleceğe dönük bir potansiyelin olduğu anlamına gelmez mi? Elbette gelir. bu. montaj ve işletmeye alma işleri yapan firmalar ve benzeri diğer unsurlarla doğrudan ilişkiye geçmeyi içeren 'dolaysız' transferler. Oysa. Oysa. oldukça olumsuz bir durumdur. büyük ölçüde. Bu bulgular. sanayileşmiş ülkelerdeki makina imalatçıları.

Yeni Sanayileşen Ülkeler karşısında. 19801i yıllarda sanayi yatırımlarına ağırlık vermekten vazgeçilmesiyle birlikte. tesis montajı ve işletmeye alma gibi işleri yapan firmalardan da ayrıca destek almak zorundadırlar. hemen eklemek gerekir ki. teknolojilerinin kullanılmasına izin verirler. G. teknoloji transferini. Tabii." 196O'lı ve 19701i yıllarda (o dönem hükümetlerinin izlediği politikanın ya da hükümet dışı kuruluşların etkisiyle.C. lisansör firmalar. gelişmekte olan ülke firmalarının.- Tabii. bir dereceye kadar azalabilirdi. bu nedenleri ise. böylesi bir çaba. dolaylı transferde. Eğer. dezavantajlı durumda bulunduğu söylenebilir. teknoloji bir kez alındıktan sonra. elbette. bugüne dek teknoloji transferini hangi yoldan gerçekleştirmiş olurlarsa olsunlar. Ama dolaysız teknoloji transferinin bu karmaşıklığını bir yana bırakırsak. bütün diğer koşullar eşit olsa bile. en azından. gerçekte. transferi lisans yoluyla yapanların karşılaşacakları güçlüklerden daha az olacağını söylemek için a priori nedenler vardır. lisans verecekleri anlamına gelir. mallarını satmaktır. yabancı bir lisansör firmayla ortaklık kurmadan. hangi düzeyde olursa olsun. bu yolu seçenler. yatırım malı üreticilerinden. aynı dönemde. Türkiye sanayiinin genel karakteristikleri içinde yer almış değildir. Ama. teknoloji açıklarım kapatma süreçlerini geciktirmede çıkarı olmadığı görülür. sanayi yatırım pratiğini geliştirme olanağını da önemli ölçüde kaybetmiş olan Türk sanayicilerinin. mühendislik tasarımı. dolaylı yoldan yapanlar. ama daha çok da KİTlerin sanayi yatırımlarında) denenen dolaysız teknoloji transferi yolunu. daha çok. sistematik bir çaba. bunu geliştirmeye yönelik. LisansÖrlcr. salt dolaysız yoldan teknoloji transferine dayalı girişimlere baş vurmalarının ve bu yola uyum gösterebilmelerinin oldukça zor olduğu söylenebilir. rekabet açısından. danışmanlık. ikinci (dolaysız) yolu zorlamış olan. söz konusu yeni sanayileşen ülkeler. şöyle sıralıyor: "Dolaysız transferler.) Cooper. 1990'dan sonraki yıllarda yapılmış olan lisans anlaşmalarından görülecektir. teknoloji transferi. burada yer alan hiçbir unsurun. genellikle lisans anlaşmalarıyla sağlanıyor olmasına rağmen." (Cooper. temelde. transferi dolaysız yoldan gerçekleştirenlerden daha geride kalırlar.Kore ve Brezilya gibi. belli bir pazara girmeleri başka bir biçimde mümkün değilse ya da söz konusu pazardan tek başlarına elde edecekleri dolaysız çıkar küçükse. henüz. lisans altında. AR+GE'ye YÖNELİM SORUNU. kendi stratejik çıkarları açısından da uygunsa. Özellikle. Cooper'ın işaret ettiği nedenle. Buradan şu sonuç çıkar ki. teknolojideki son gelişmeleri içeren makina ve donatımın ithaline dayamr. teknoloji açığım kapatma konusunda. Türkiye sanayiinde yerleşik bir hâl almış olsaydı. Oysa. özellikle kendilerine rakip yaratmaktan kaçınırlar. 1980'den sonra. teknoloji yeteneklerini geliştirmek için.dolayısiyle rekabet üstünlüğü elde etme konusunda karşılaşacakları güçlüklerin. ancak. Bu ise. 143 . lisans yolunun yarattığı sakıncalar. 1991. yeni makina-donatım imalatçılarını ilgilendiren tek şey. Müşterilerinin hangi ülkelerden geldikleri onları hiç ilgilendirmez. neredeyse bütünüyle terkeden Türkiye sanayiinin. Aslında. Türkiye sanayiinin lisans altında üretim yapma tercih ve alışkanlığının genel olarak sürdüğü. j / ' < / f > i V i '..

Kore böylesi bir yol izlerken. ihaleler. lisans altında gerçekleştirilmiş olsa bile. Avrupa ve ABD pazarları. konu güncel olduğu için. Örneği. bu anlamda. Kurt Hoffman. bu konjonktür. Bunu yaparken. Kore'nin. Türkiye gibi bir ülke." (Hoffman. uluslararası fırsatları değerlendirmenin ötesinde bir atılımı da zorlamıştır. Türkiye PTTsinin AR+GE biriminin kapatıldığı. bu üretim. 1982 ve 1986 yıllan arasında telekomünikasyon sanayiine 6 milyar $'ük yatırım yaptı.Kore. gelişmekte olan ülke pazarlarına girmek ve oralarda tutunmak yaşamsal önemdeydi. gelişmekte olan ülkelerin telekomünikasyonda. örneğin TELETAŞ'ın AR+GE'de 144 . bu dönem boyunca. 1980'lerde.transfer sürecinin bir devamı olarak araşürma-geliştirmeye de yönelmişler. bu alandaki teknoloji açığım bir ölçüde kapatabilmeleri için bir imkân demekti. ve ISDN'e (Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebekesi'ne ilişkin teknolojilere) erkenden girilmesini mümkün kılacak bir araştırma-geliştirme ve teknoloji altyapısı kurmayı başardı. telekomünikasyon altyapısı bazında çağının en ileri teknolojisini-sayısal teknolojiyi kullanır hale gelmiş. Oysa. videoteks ve teleteks terminallerinin yerli olarak geliştirilmesi. Japonya. (telekomünikasyonda. Bu ülkelerde. Kısacası Türkiye. bulundukları ülkenin teknoloji yeteneğinin gelişmesine ne ölçüde katkıda bulunduklarını burada tartışmayacağız." (Hoffman. 1989. 1980'lerin başlarına gelindiğinde. Ama. en azından bu yolu zorlamışlardır. Türkiye'den çok farklı olarak. hiç olmazsa belli bir imalat yeteneği kazanılmıştır. bu altyapı için gerekli olan bir kısım donatımın yerli olarak üretimine yönelmiş. telekomünikasyonda AR+GE'nin yabancı ortaklı TELETAŞ ve NETAŞ'a bırakıldığı biliniyor. (söz konusu alanda. akılcı bir yaklaşımla. uluslararası düzeydeki firmalar için gelişmekte olan ülkeler pazarlarının temel karakteristiği. ileri teknolojiyi-çağın teknolojisini. belli 16 sistem için 6 milyar $'ın epeyce üstünde araştırma-geliştirme harcaması yapmış. bu uluslararası fırsattan yararlanmıştır. Ama. teknolojiyi yakalamıştır. Aynı dönemde aynı fırsattan. Türkiye. yerli imalatçıları koruyan bir politika izledi. dönemin en ileri teknolojilerinin kullanıldığı telekomünikasyon altyapı yatırımları yapmalarıyla mümkün olabilirdi. O nedenledir ki. mükemmel bir telekomünikasyon alt yapısına sahip olmuştur. bunun nedenini şöyle açıklıyor : "Telekomünikasyon donatımı imal eden. Türkiye'de bu imkândan. 1989. Bunda bir yanlış yoktur. Yabancı ortaklı şirketlerin. böylesi bir pazar olanağının ortaya çıkması. bu imkânı bulmuş ve telekomünikasyon gibi.Kore'de yararlanmış ve telekomünikasyon altyapısını yenilemiştir. uluslararası düzeydeki. on bin hatlık kendi sayısal santralını geliştirmesini. fıberoptik kablo sistemlerinin yerli olarak tasarımlanıp üretilmesini. yabancı) firmaların katılımına ve kendi aralarında rekabete nispeten açıktır. ancak. o ülkelerin. bu pazarların (kendi ulusal firmalarınca) kapatılmamış olmasıdır. telekomünikasyon alanından alalım : Bilindiği gibi.anında transfer edebilmeleri. G.) Çok açıktır ki. birbirlerinin firmalarına) 'de fakto' kapalıdır. 1980'li yıllarda.. K. bunu şöyle anlatıyor : "Kore. gelişmekte olan ülkelerde. Yine aynı dönemde. örneğin G. Ayrıca.) G. Türkiye özelinde bunu merak edenler.. son derece kritik bir alanda teknoloji açığını kapatmıştır? Kurt Hoffman. dönemin en ileri teknolojisini içeren. Ama. K. Nasıl olmuştur da. telekomünikasyon donatımı imalatçısı firmalar için yılda 2-3 milyar $1ık ihraç imkânı anlamına gelen. bir başka açıdan da.

Yücel'in önerdiği yaşamsal adımlan. telekomünikasyon altyapısı kurulurken. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. pazara yeni ürünler sürmesine ve bunu sebatla devam ettirmesine bağlı olacaktır. burada tartıştığımız konu açısından ne ifade etmektedir? Bu sorunun yanıtını vermek için. bunun gereklerini (kendi AR+GE birimini oluşturmak v. yeterli ya da yetersiz. geleceğin enformasyon şebekesini kurabilmek için. daha bir güvenle ve kolaylıkla atmaya başlayabilirdi.. bugünkü telekomünikasyon şebekelerini. bir üst düzeyde ikame ederek kapsayacak olan.b. sınırlı da olsa. tasarım ya da ürün geliştirme ya da teknoloji geliştirme yeteneği kazanmak gibi. f V . Yücel. biraz önce de değinildiği gibi. kendisine son derece önemli rekabet potansiyeli sağlayacak bir yol izlemeye pek de istekli davranmamış. sorunun bu boyutunu hiç de ciddiye almamıştır. Verdiğimiz örnek. Fikret Yücel'in. Türkiye'nin belli bir teknoloji yeteneği kazanması sorununu. REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ KAZANDIRAN TEKNOLOJİLER ve TÜRKİYE SANAYİİ Prodüktivitede ya da krizi aşmada üstünlük ve dolayısıyla rekabet üstünlüğü kazanmak açısın- 145 . Elbette bunun. 27-29 Eylül 1993 tarihinde OECD ve TÜBiTAK'ın işbirliğiyle Ankara'da düzenlenen "Enformasyon Teknolojilerine Girişte Hükümetlerin Değişen Rolü" konulu Konferans'a sunmuş olduğu bildiriye bakmakta yarar vardır. Ama bu yönelim. bir var olma sorunu olarak görmektedir. belli firmalar düzeyinde. lisans altında imalat yapılmasına karşın. ne yazıktır ki. Ama. içinde bulunduğu bir diğer dezavantajlı durumdur. belki bugün. Bu çaptaki bir yatırım için. şu can alıcı noktayı ortaya koymaktadır: "Benzerlerinden biraz geriye düşmüş olsa bile. F. lisansör firmaların güçlük çıkarmaya başladığı iyice görüldükten sonra AR+GE'ye ciddi olarak yönelen firmalar olduğu ya da bir başka alanda başka kıpırtıların ortaya çıktığı gözlenmektedir. "ürün geliştirme mahiyetindeki araştırma projelerinin (altı tarafımızdan çizildi. Türkiye yakın geçmişte.şu anda hangi noktaya geldiğine bakabilirler.Kore gibi.) yerine getirmemiştir. Bu da. . belli bir rekabet gücüne erişilince." (Yücel. özümseme. Örnekler çoğaltılabilir. rekabet açısından. rekabet yeteneği kazanmanın da ötesinde. difüzyonlannı sağlama ve kullanır hale gelmenin ötesinde. Yücel'in belirttiğine göre. sonuçta görülecek olan odur ki. 1993. henüz Türkiye sanayiinin genel karakteri haline gelmemiştir. Türkiye sanayii. ' j / ' j / . diyelim beyaz eşyada. 60 milyar US $ olarak tahmin edilmektedir. Eğer. Dr. Dr. Türk iş hayatının ve ekonomisinin geleceği. demek ki. Bugün de. ' . ama. tıpkı G. Türkiye sanayiinin.) Türkiye sanayiini ve özellikle de elektronik alanını çok iyi bilen Dr. "Türkiye'nin (gelecekteki) bilgi şebekesine ait ana plan yapıldıktan sonra bunun çeşitli fazlarının uygulama projelerinin hazırlanması" ve buna göre. Dr.) tesbit ve seçimi "ve bu araştırma projelerinin konusunu oluşturacak "ürünlerin imalinde kullanılacak jenerik teknolojilerin belirlenerek kazanılması" (altı tarafımızdan çizildi) gereğine işaretle. Yücel. biraz önce verdiğimiz örnekten de açıkça anlaşılabileceği gibi. şu ya da bu yoldan. şu ya da bu fırsat değerlendirilerek ülkeye transfer edilmiş olan teknolojileri. yarının enformasyon şebekesinin kurulması ile ilgili olarak. Türkiye'nin yapması gereken yatırımların toplam tutarı. (örneğin elektroniğin bazı alanlarında) istisnaları olmuştur. Türkiye de konunun gerektirdiği AR+GE alanlarına ciddi bir ölçekte yönelmiş olsaydı.

Daha açık bir deyişle. TÜSİAD'ın öncelikli sektör seçimi dışında kalan. yüzyıla taşıyacak lokomotif sektörler olarak ilân ettiği. Çünkü Türkiye henüz ulusal düzeyde bir yenile(n)me (innovation) sistemine sahip değildir. belli kuruluşlar TÜSİAD'ın tercihini pek de benimsemiş gözükmemekte ve kendi sektörleriyle ilgili farklı yaklaşımlan olduğu. Bu önemli bir yaklaşımdır. yüzyıla taşımaya yeter mi konusunu burada tartışmayacağız. üretim tesislerini bir üst düzeyde yeniden üretebilme yeteneğine sahip ulusal kuruluşların var olduğunu ve bunlar arasındaki ilişkilerin kurumsallaştığını ifade eder. Ama. İkinci ve üçüncü öncelikler. Tabii bu kuruluşlar da ürettikleri ürünler. teknolojideki jenerik değişim ve ilerlemelere ayak uydurmayı sağlayacak yenilenmenin gerçekleştirilmesi açısından özel bir çaba göstermekte midir? 1983'te kurulduktan sonra. Hemen denebilir ki. söz konusu jenerik teknolojilerin. ama nasıl ? Bu can alıcı soruyu ortaya atmamız boşuna değildir. rekabet yeteneklerini sürdürebilme ve artırabilmenin. cam ve seramik sanayilerinde ileri teknolojilerin transferini öngörmektedir. gerekse bunlann dışında kalan ama. birinci önceliği olan alan olarak ilan ettiğini biliyoruz. sanayici ve iş adamlarının belli bir kesimini temsil eden TÜSİAD. asıl önemü olan böylesi yaklaşımların hayata geçirilebilmesidir. Sözü edilen sektörler Türkiye'yi 21. TÜSİAD kadar rahat gözden çıkarmadıkları görülmektedir. tarihinin ikinci toplantısını 3 Şubat 1993'te yapan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun enformasyon teknolojisini. ULUSAL YENİLE(N)ME SİSTEMİ "Ulusal yenile(n)me yeteneği" olarak da algılanabilecek bu sistemin varlığı. ama. örneğin enformasyon teknolojisinin ya da esnek üretim-esnek otomasyonun en azından difüzyonu. o ülkenin. söz konusu yenilenmenin nasıl başanlacağı. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonu bağlamında. belli bir iddiayı sürdürme eğiliminde olduklan gözlenen sektörlerde. elektronik sanayii. özümsenmesi ve kullanılması ya da bir başka deyişle. sanayinin kendisinin bu yaklaşımı benimsemesi ve bunun gereğini yerine getirmesidir. dokuma-giyim.dan ülkelerin daha çok hangi teknoloji alanlanna ağırlık verdikleri. yayımladığı strateji ile (TÜSİAD. deri ürünleri.Sınai üretimin ötesinde. örneğin. savunma sanayii gibi bazı sanayi dallarında. otomotiv sanayii. en azından kendi sektörlerini. en azından teknolojik yenilenme temelindeki önlemlerini alma eğilimindedirler. şu kadarını da belirtmek gerekir ki. İşte bu noktada. 1991. otomativ yan sanayii. gerek TÜSİAD'ın öngördüğü öncelikli sektörlerde. Niyet yenilenmedir. demir-çelik. çağa ayak uydurabilmenin. 146 . 1992) tam da bunu istemekte ve Türkiye'yi 21. Türkiye sanayii. . sırasıyla ileri malzeme teknolojileri ile biyoteknolojiye verilmiştir. belli sanayi dallannda ulusal yenile(n)me yeteneğinin bulunması. söz konusu sanayi dallannda. sahip bulunduklan kadanyla. lâstik. önceki iki bölümde açıklanmaya çalışıldı. Bunun ön şartı ise. Acaba. Ürün geliştirebildiği. ürün tasanmlayabildiği. bir ülkenin. somut olarak bunun nasıl gerçekleştirileceği sorusunu sormak gerekir. gıda. bitkisel ürünler.

politika araçlarını. Türkiye sanayiinin hiç olmazsa seçilecek belli alanlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanmak (ve eğer kazanmışsa bunu sürdürmek) gibi bir eğilimi varsa. . bir an önce. yani uluslararası arenada rekabet edebilirlik yeteneği sağlamaz. bu hedeflere ulaşabilmenin politikasını. üretim (imalat). Ve bütün bunları yapabilen ulusal kurum ve kuruluşlara sahip bulunduğu. o zaman yapılması gerekenler de bellidir. Örneğin. uluslararası pazarlarda belli bir yüzde ile ölçülen bir yer edinmesini. Türkiye sanayiinin yenilikleri zamanında izleyip uygular hale geldiğini varsayalım. kendi ulusal yenile(n)me sistemine dayalı olarak basaran ülkelerin. belli koşullar altında. buna yönelik stratejik hedeflerini saptaması. Bir an için "innovation" un bütün girdileri (ve bu gidişle üretimin bütün girdileri) dışarıdan geliyor olsa bile.Araştırma-Geliştirme. bu know-how'ı ete kemiğe büründürecek olan makina-donatım ve yazılım. Hâlâ da bu 147 / . Türkiye sanayiinin uluslararası pazarlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanması için. esnek otomasyonun konfeksiyon sanayiine uygulanabilirliğini hem teknolojinin hem de ekonominin terimleri açısından mümkün kılacak. Ancak. biraz önce değindiğimiz. birkaç noktayı vurgulanmaya değer buluyoruz. ama kesinlikle. dışarıdan karşılamak durumundadır. j / i SONUÇ YERİNE Bitirirken. sanayinin. ya da böylesi bir yer edinmişse bunu sürdürmesini. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun. pazarlama kompartmanlarının hem kendi içlerindeki hem de aralarındaki ilişkileri yeniden üretecek organizasyon yöntemleri geliştirebildiği. Eğer bu önem paylaşılıyorsa. / '<•' . Know-how. konfeksiyon sanayiine sahip ama onu yenileyecek bir ulusal sisteme sahip bulunmayan ülkelerden daha önce uluslararası rekabet kulvarlarına girecekleri çok açıktır. Bu neyi sağlar? Belki. anlamına gelir. sözü edilen türden bir sistemin oluşturulabilmesi için. programını geliştirmesi gerekir. demek ki. Sayılan tasarım süreçlerini besleyen bir araştırma-geliştirme etkinliğini sürdürebildiği ve j ( . Pek çok ulus teknoloji yeteneği kazanmaya yönelik pek çok deneyim yaşamıştır. iç pazarda tutunabilmesini sağlar. ne denli önemli olduğunu dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. Türkiye Sanayii neredeyse bütün yenilenme gereksinimlerini. temel mühendislik hizmetleri ve hatta detay mühendislik hizmetleri ve dahası. Çünkü. Böylesi bir sistem henüz olmadığına göre. yerinde bir yaklaşımla ilan ettiği öncelikli alanların -Bilim ve Teknoloji politikasının.- Yeni ürün tasarımıyla birlikte üretim yöntemini de geliştirebildiği. hep Türkiye'nin önünde koşacaklardır. tasarım. teknoloji muhtevası giderek arttığı için pek çok hammadde ya da ara girdi hep dışarıdan gelecektir. O halde. uluslararası kulvarlarda. kendi ulusal yenile(n)me sistemlerini şu ya da bu ölçüde kurmuş olan uluslar. bunlar arasındaki ilişkilerin yerleşik bir hal aldığı-sistemleştiği.bir anlamı olur. tasarımlayabildiği. Geliştirdiği üretim yönteminin gerektirdiği üretim (proses) makinalarını tasarımlayabildiği ve üretebildiği. donanım ve yazılım bazındaki teknolojik geliştirmeyi. o zaman. teknoloji faktörünün.

bu her şeyden önce. bu alana yönelik araştırma-geliştirmenin altından kalkabilecek finansman gücüne/imkânına sahip. Ulusal yenile(n)me sistemini. Teknoloji yeteneği kazanabilmenin bu a priori noktalarını Türkiye'nin yeniden icat etmesi gerekmez. eğer hâlâ. bu yeteneğini sürdürebilmek için. devletle işbirliği imkânım. Jbütün-dünyada olduğu gibi şu ya da bu planda. aylardır PTTnin Tsinin özelleştirilmesi tartışmalarıyla çalkalanmaktadır. otomotiv sanayiinde verilen yeni yatırım izinleri. bu firma ölçekleriyle. enformatik donanım ve yazılımı geliştiren uluslararası firmaların bunları satacak bir pazar bulmalarına. Bunlar arasında. temelde pek çok ortak yanın bulunduğu hiçbir zaman göz ardı edilemez. malûm Tnin Türkiye'nin enformasyon alanında. Türkiye eğer bir sanayi ülkesi olacaksa. optimal üretim ölçeklerinin dışına düşme. Başardıkları noktalar olmuştur. yalnızca bu sonucu yaratacak niteliktedir. Ama bu tartışmada tarafların hiçbiri. Türkiye. ya da "güç birlikleri"ni. Başaramadıkları noktalar olmuştur. Her ulus kendi reçetesini kendi yazmak durumundadır. Türkiye sanayii.tür deneyimler yaşanmaktadır. ciddi ve kapsamlı bir biçimde araştırma geliştirmeye girme çirişimde bulunursa. Örneğin. araştırma ortaklığından. Eğer siz. yukarıda sözü edilen 60 milyar $'lık enformasyon şebekesini.. KİTler ya da devletin tutumuyla. yüzyılın eşiğinde bu kavram neyi ifade ediyor ve tanım neyi gerektiriyorsa onu yapmalıdır. her türlü önlemini alırken. bir gün. ulusal bir kuruluşunu pazarlamakla meşguldür. Ama. Türkiye. araştırma ortaklıkları kurabilirler diye de düşünemeyiz. eğer. Tıpkı. Sanayinin başka alanlarında da. bugün Türkiye özel sektörü. Bunun son örneği Yeni Sanayileşen Ülkeler'dir. böylesi bir teknoloji yeteneği kazanmayı hedef almadan bu işe başlarsanız. benzer sonuçlar yaratacak girişimler söz konusudur. yaşamın bütün alanlarında. bunlar bir araya gelip devletin de desteğini alarak. bunlardan dersler çıkarılmayacak anlamına gelmez. ileri teknoloji alanlarındaki üretim ortaklıklarına doğru iteleyebilmenin. yarın tutuna- 148 . şebekenin içereceği donanım ve yazılım bazında. bu şebeke bir tek işe yarar. bunlarsız bir sanayi ülkesi olunabileceği iddiasını ileri sürüyorsa. şu ya da bu ölçekte devletin desteğini. güçlerini birleştirmeye çağırır ve bunun ekonomik önlemlerini alırken. Buna önce.. örneğin Dünya Bankası'nın Türkiye ekonomisinin "enformatizasyonu" konusundaki istek ve tavsiyeleri. şu ya da bu biçimde. Ancak. telekomünikasyonda. gözlenen olayların umut verici yönde olduğu söylenemez. tanım dışıdır. 1993. 21. World Bank. telekomünikasyon dahil. nasıl bir imkân sağladığıyla hiç ilgilenmemiştir. (Bknz.) Burada sorun Türkiye'nin ya da bir başka açıdan Türkiye sanayiinin yapacağı tercihte düğümlenmektedir. 1980'lerdeki telekomünikasyon şebekesi kurulurken benimsenmiş olan yaklaşımı değiştirmeden kurmaya girişirseniz. 1980'lerde olduğu gibi. dünyadaki bunca deneyimden yararlanılmayacak. Dünyada genel geçerliliği olan tek bir reçete yoktur. teknoloji yeteneğini geliştirebilmesi açısından ne ifade ettiğiyle. Örneğin Türkiye. yasalarla ilgili olanlar dahil. Çağımızın teknoloji devlerinden ABD. Ama bu. bu firmalardan bazılarının sermaye bileşimleri engeldir. bu nedenle teknolojik yeniliklere daha baştan ayak uyduramama ve hepsinden önemlisi araştırma-geliştirmenin üstesinden gelebilecek firma ölçeğini yaratamama gibi sonuçlar doğuracaktır. bazı ürünleri kendiniz geliştirip üretmeyi. devletin düzenlemeci müdahalesini arayacaktır. yani bu şebekeyi kurarken. Gerçekten de. Uluslararası kuruluşların. ulusal araştırma-geliştirme ağım kurmamış bir ülke. kendi yararını maksimumlaştırmaya yönelik bir strateji belirleyemezse. ABD'de olduğu gibi. şirketleri "rekabet öncesi araştırma" kavramının şemsiyesi altında.

. Peet. 1992. prodüktivitenin yükseltilebilmesi içinse.13 November. Ankara. Richard. VVorking Paper No." 2728 Ağustos. kendi aklımızı yeniden üretmek olsa gerektir.. PH. Annemieke. herşeyden önce.. 1992. E. j •'-• j / t! / * * * * * * * * * * * 149 j . Michael. 1990. Forum: Toplum-Bilim-Teknoloji. Hoffman. teknoloji yeteneğinin yükseltilmesi gereğini vurgulayageldik. 2 1 . (in) UNIDO. New Technologies and Global Industrialization. Ama galiba. "An Option For Turkey To Gain Its Information Technology. 22 Şubatta yaptıkları ortak açıklama. Ankara.Dr.. Bu çalışmamızda.. The Competitive Advantage of Nations. "General Status of Korean Small and Medium Scale Industries.. Beyond the technology Race... Göker.. Makina Mühendisleri Odası.D. Lee.. 1993. Roobeek. The United Nations University. 1989. KOSGEB Semineri... 1991. Türkiye'deki bütün kesimler için öncelik. Charles. Routledge.. H. Institute for New Technologies. 1993. Dr. TÜSİAD.... Aykut. Jr. Porter. Lee. "Technological Change in Telecommunications.. 2729 September. PPD. Eylül. March. 1990. Implications for Industrial Policy in Developing Countries". World Bank. VVointly Organized by OECD and TÜBİTAK. London and New York. VViltiâm J. J Kaynakça * * Clintön. Prospects for Developing Countries.. Yoon-Shik. Global Capitalism Theories of Social Development. New York. "Technology for America's Economic Growth: A New Direction to Build Strentgth". rekabet edebilirlik için üretilebilirliğin/prodüktivitenin yükseltilmesi. Turkey: Informatics and Economic Modernization. Amsterdam. Kurt.. The MACMILLAN PRESS Ltd. Elsevier Science Publishers. Hazırlık Dokümanı.. şu anda.cağı dalı kesmekle ve bütün köprüleri atmakla meşguldür. Ocak.D...M. "Promotion Policies for Small and Medium Industries in Korea.. PH. Prof. baştan beri. TMMOB. President. Ankara. Yoon-Shik. 1993. Oxford. Yüzyıla Doğru Türkiye: Geleceğe Dönük Bir Atılım Stratejisi. J. Prof. 1993. ve Albert Göre. 1991... "27-28 Ağustos. June.Dr. Cooper. London and Basingstoke. Fikret.. 1991. durup biraz düşünmek ve eğer becerebilirsek toplumsal aklı.... 141.3.. 1992. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV).." Conference on The Changing Role of Governments in Introducing New ITs. KOSGEB Semineri.. Yücel. Are Innovation Studies On Industrialized Economies Relevant to Technology Policy in Developing Countries?. Vice President. Ankara. "Serbest Pazar Ekonomisi" Ülkelerinde Sanayi(leşme)-Teknoloji(ye Yetişme) Politikaları ve Devletin Rolü. Tokyo. 1992.

Geri Ödeme Süresi (GÖS). (ii) karlılık Endeksi = Fayda/Maliyet Oranı. Fayda/Maliyet Oranı (FMO).DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARINDA SERMAYE BÜTÇELENMESİ: DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Yrd. yatırımın kaç yılda geri döneceğini ortaya koyar. yurtiçi yatırımlar için geliştirilen geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemlerinin uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde eksik kaldıkları görülmektedir. sadece ulusal yatırımlardan sözetmek oldukça yalın kalmaktadır. sağlayacağı net nakit girişlerinin yatırım tutarını karşılayabilmesi için geçmesi gereken yıl sayısıdır. Bu eksiklik hem projenin ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı net nakit girişlerinin hesaplanmasında hem de kullanılacak uygun iskonto oranının belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları. 1. bir projenin. Hüseyin DAĞLI KTÜ-İİBF İşletme Bölümü GİRİŞ Giderek küçülen günümüz dünyasında. çeşitli açılardan yurtiçi yatırımlara göre farkılıklar gösteren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde uygun bir sermaye bütçelemesi yönteminin geliştirilmesi bu bildirinin konusun teşkil etmektedir. Diğer bir ifadeyle GÖS. Hiç kuşkusuz uluslararası yatırımların değerlendirilmesi yurtiçi yatırımların değerlendirilmesine oranla daha kompleks (karmaşık) bir işlemdir. net nakit girişlerinin bugünkü değerinin nakit çıkışlarının bugün- 150 . İşte. Doç. Çünkü. Kendini en kısa sürede geri ödeyen proje bir yönteme göre kabul edilir. GELENEKSEL SERMAYE BÜTÇELEMESİ YÖNTEMLERİ Yurtiçi yatırımların değerlendirilmesinde kullanılan geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemleri esas itibariyle şunlardır: (i) Geri Ödeme Süresi. Dr. Bu bağlamda yatırımcı açısından önemli olan konu. (iii) İç Karlılık Oranı ve (iv) Net Bugünkü Değer. uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde uygun karar kriterlerinin oluşturulmasıdır. artı ve eksileriyle bütün ülkeler için bir realite olarak karşımıza çıkmaktadır.

: Toplam borç. Bu nedenle. : Projenin ekonomik ömrü. : Vergi oranını göstermektedir. x ka n Io : Vergi Oranı : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti. CFt : t yılında beklenen vergi öncsi net nakit girişi. Bunlar içerisinde en yaygın olarak kullanılanı NBD yöntemidir.kü değerine (yatırım tutarına) oranıdır. : Toplam öz sermaye. Bu yönteme göre projenin kabul edilebilmesi için hesaplanan bu oranın. Net Bugünkü Değer (NBD) ise. Burada. işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinden daha büyük olması gerekmektedir. ka E B kb ke t : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti. : Borcun vergi öncesi maliyeti. : Proje maliyetini ifade etmektedir. aksi takdirde reddedilir. I v 151 . FMO birden büyükse proje kabul edilir. Projenin kabul edilebilmesi için bu farkın pozitif olması gerekir. net nakit girişlerini yatırım tutarına eşitleyen iskonto oranıdır. NBD : Net Bugünkü Değer. İç Karlılık Oranı (İKO). : Öz sermaye maliyeti. / '• i İskonto oranı olarak kullanılan ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti ise şu şekilde hesaplanır: Burada. net nakit girişlerinin bugünkü değeri ile yatırım tutarı arasındaki farktır. Bu yöntem şu şekilde formüle edilebilir: n CF t d-x) i '. konu sınırlaması da dikkate alınarak aşağıda sadece NBD yöntemi üzerinde durulacaktır.

Konu nakit girişleriyle ilişkilendirildiğinde. Diğer taraftan borç ve öz sermaye maliyeti proje riskine göre farklılıklar gösterebileceği gibi farklı risk kategorisine sahip bulunan projelerin borçlanma kapasiteleri de birbirinden farklı olabilir. Kuşkusuz burada önemli olan nakit akışlarına yatırımcının kendi ülkesi açısından bakılmasıdır. sermayenin kaynağı olarak borç ve öz sermayenin önemine göre ağırlıklarının alınması suretiyle hesaplanır. yatırımcı şirketin optimal sermaye yapısını zamanla değiştirebilir. hem yatırımcının kendi ülkesi açısından hem de yatırımın yapıldığı ülke açısından bakılabilir. UYGUN İSKONTO ORANININ SEÇİMİ Yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunan işletmelerin satış gelirlerinde ortaya çıkabilecek dalgalanmalar yatırımların çeşitlendirilmesinin bir sonucu olarak ortadan kalkabilir. diğer ise uygun iskonto oranının belirlenmesine yönelik güçlükleri içermektedir. Bunlardan ilki nakit akışının belirlenmesi ile ilgili güçlükleri. r nominal faiz oranım. Bilindiği gibi. 2. Öte yandan. borç maliyetinin hesaplanmasında ilave bir düzenlemeye gidilir. Diğer taraftan. sermaye bütçelemesi konusunda önemli bir yere sahiptir. Yukarıda kısaca açıklanmaya çalışılan NBD yöntemi. Enflasyon açısından konuya bakıldığında. İskonto oranının belirlenmesine yönelik önemli bir diğer konu ise. Sıralaran bütün bu faktörler dikkate alındığında her bir proje için ayrı bir sermaye yapısının oluşturulması gerçeği ortaya çıkmaktadır. no(*) Bu durum Fisher Denklemine göre şu şekilde formüle edilebilir: = g+p Burada . Çünkü ülk riski ile döviz kuru riski. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde reel faiz oranlarının mı yoksa nominal faiz oranlarının mı kullanılması gerektiği açıklığa kavuşturulmalıdır. borç ve öz sermaye oranında zamanla ortaya çıkabilecek değişikliklerin işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetini de değiştireceği gerçeği gözden uzak tutulmuştur. Sözkonusu bu riskler ise. 152 . Bütün bu faktörleri NBD yönteminde kullanılan sermayenin ağırlıklı ortalama maliyetine dahil etmek oldukça güçtür. NBD yönteminde projeden beklenen net nakit girişleri işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetine göre tek bir iskonto oranından bugüne indirgendiği konusu önceki bölümde açıklanmıştı. net nakit girişleri öz sermaye maliyeti ile iskonto edildiğinden zamanla sermaye yapısında ortaya çıkabilecek değişikliklerin bu bağlamda bir önemi bulunmamaktdır. Böylece işletmelerin faaliyet riskleri azalabilir. geleneksel NBD yönteminin uluslararası projelere uygulanmasında bir takım güçlükler ortaya çıkmaktadır. g reel faiz oranını ve p ise. yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunmanın işletmeye yüklediği birtakım ilave risklerin varlığı da gözden uzak tutulmamalıdır.Öz sermaye ve borcun maliyeti. Düzeltilmiş Bugünkü Değer (DBD) yönteminde ise. enflasyon ile net nakit girişlerinin özelliğine ilişkindir. NBD yönteminin doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde kullanımını güçleştiren nedenlerin başında anılan bu riskler gelmektedir. beklenen enflasyon oranını ifade etmektedir. Diğer taraftan nakit akışı konusuna. esas itibariyle döviz kuru riski ile üke riskidir. Buna karşın. faiz ödemelerinin vergi matrahından indirimi öz konusu olduğu için. reel faiz oranı nominal faiz oranından beklenen enflasyon oranının çıkarılması suretiyle bulunur (*). Bunun uygulanmasının kolay olmasına karşın. Ancak. Bu güçlükler iki ana grupta toplanabilir. projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu olabileceği gibi döviz kontrolleri ve benzeri nedenlerden dolayı yabancı kaynak maliyeti yükselebilir de.

Doğrudan yabancı sermaye yatınmlarının değerlendirilmesinde. Dolayısıyla bu etkiler dikkete alınarak yatınmcıya sağlayacağı net satışlar üzerinden proje değerlendirilmelidir. Bloke Fonlar Eğer işletmenin yurtdışında bloke edilmiş veya herhangi bir nedenle kısıtlandırılmış fonları mevcutsa ve bunlar doğrudan yabancı sermaye yatırımlannın finansmanında kullanılabiliyorsa. Ancak. Satış kaybı. Bu nedenle yatırımcı açısından projenin maliyetinin hesaplanmasında. 153 / . o takdirde. Örneğin bu oranlar ABD'de %34. reel nakit girişleri için ise. Örneğin konuya bloke fonlann değerlendirilmesi açısından bakıldığında. bloke fonlann projenin finansmanında kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek potansiyel kazancın proje maliyetinden düşülmesi gerekir. Aksi takdirde. Kanada'da %44.minal nakit girişleri için nominal faiz oranlan. . o zamanyatınmın gerçekleşmesiyle kullanılabilir hale gelen fonlann tamamının projenin maliyetinden indirilmesi gerekir. Japonya'da %42. eğer yeni bir ürün sözkonusu ise eski ürüne olan talep de azalacaktır. Diğer Bölümlerin veya Mevcut Satışların Üzerindeki Etkileri Doğrudan yabancı sermaye yatınmlannın diğer bölümlerin satışları üzerinde iki türlü etkisi bulunmaktadır.1. Elde Edilen Gelirin Transferine Yönelik Kısıtlamalar Projeden elde edilen gelirin transferinde kısıtlamalar sözkonusu ise.4.3. Doğrudan yabancı sermaye yatınmının gerçekleşmesi işletmenin diğer bölümlerinin satışlannı artınyorsa bu da satış yaratma etkisi olarak adlandırılmaktadır. İtalya'da %36'dır. yatırımcının kendi ülkesindeki kurumlar vergisi oranı ile yatırımın yapıldığı ülkedeki oran karşılaştırılarak hangisi daha yüksekse o dikkate alınmalıdır. 3.2. İsveç'te %52. projenin yapılacağı ülke ile bir ihracat ilişkisi mevcutsa o zaman yatınmcının ihracatında bir azalmanın ortaya çıkmasıdır. reel faiz oranlan kullanılarak iskonto edilmesi daha uygundur. 3. î ! / 3. transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak anılan kısıtlamalar kısmen de olsa ortadan kaldınlabilmektedir. Almanya'da %56. Vergi Oranlarındaki Farklılıklar Yurtdışında elde edilen gelirin vergilendirilmesinde kullanılan kurumlar vergisi oranlan bir ülkeden diğerine oldukça büyük farklılıklar göstermektedir. Ancak. hatalı sonuçlara varılabilir. Bunlar satış kaybı (cannibalization) ile satış yaratma (sales creature) dır. yatınmcı açısından sadece ana ülkeye transfer edilebilen nakit akışları bir anlam taşır. proje değerlendirilirken sadece legal yollarla yatınmcıya aktarılan gelir değil bunun yanısıra illegal yollarla transfer edilen gelirin de dikkate alınması gerekir. Böyle yapıldığı sürece her iki durumda da aynı sonuca ulaşılır. Dolayısıyla. 3. Transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak bloke fonlann bir kısmı yatınmcıya geri dönebiliyorsa o zaman geri kalan kısım proje maliyetinden indirilmelidir. bu durumda projenin yatınmcıya olan gerçek maliyeti yurtiçi proje maliyetinden daha düşük olabilir. eğer sözkonusu bu fonlann alternatif kullanımı sadece yurtdışında başıboş (olduğu gibi) bırakılmaksa. Ayrıca. YATIRIMCININ NAKİT AKIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER 3.

AF i + ^ 1 t ~ (l + D R / t=l CL o" t t=l(l+DR<) I n LR. Eğer imtiyazlı kredi uygulaması mevcutsa. Bu nedenle. t=ia+DR d ) i—— i 1 n TD t t +n v RF t t 1 t=l(l+DR f ) Burada. İmtiyazlı Krediler Hükümetler. : Projenin başlangıcındaki spot döviz kuru. İşte. n <StCf. bütün bunlar dikkate alındığında ister yatırımcıya transfer edilsin ister edilmesin eğer nakit akışı olarak transfer edilebilir gelirin tamamı dikkate alınmışsa. Bu yöntem aşağıdaki gibi formüle edilebilir. DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Uluslararası yatınm projelerinin değerlendirilmesinde çoğu yazarlarca DBD yöntemi önerilmektedir. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını teşvik etmek amacıyla yatınmcılara çeşitli yardımlarda bulunabilirler. 3.X n DBD=S Q K O + S 0 AF 0 + Y —L_! K_ + S. Bunlardan biri yatınmcılara imtiyazlı (ucuz) kredi sağlamalarıdır. Diğer taraftan.. DBD So St : Düzeltilmiş Bugünkü Değer. yabancı projelerin sermaye maliyetinin yurtiçi projelerin sermaye maliyetinden daha düşük olması doğaldır. bu durumda.5. projeler değerlendirilirken sağlanan ucuz krediler de dikkate alınmalıdır.yurtdışında kazanılan gelirin transfer fiyattan gibi çeşitli yöntemlerle yüksek vergili ülkelerden düşük vergili ülkelere doğru hareketi sağlanarak ödenen toplam kurumlar vergisi miktarı azaltılabilmektedir. 154 . : T yılında beklenen spot döviz kuru. bazı düzenlemelerin yapılması gerekir. 4. Çünkü ödenen vergilerin gerçek miktarı nakit akışına göre hesaplanandan daha az olabilir. elde edilen transfer edilebilir gelirin yatırımcıya aktanlmayıp yurtdışında bırakılması suretiyle vergi ödemeleri ertelenebilir.-LS)(l -X) n DA.

ülke riski ve döviz kuru riskini / V 155 J . projeden elde edilmesi beklenen yasal olarak yatırımcı ülkeye transfer edilebilirnakit akışlannı göstermektedir. bloke fonların nominal değeri eksi alternatif kullanımları sonucu sahip olacakları değerdir. j V [ n Dat BCo CLo LRt TDt RFt DRe DRa DRb i DRd DRf rg : Projenin ekonomik ömrü. Projeden sağlanan nakit akışları ile diğer tesislerin satışlanndaki azalma sonucu ortaya çıkan gelir kayıplan aym vergi oram (t) ile düzeltilir. . Yabancı para birimiyle ifade edilen bu nakit akışları beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir. Aynı şekilde. : Yabancı para birimi olarak transfer edilebilir beklenen nakitakışı. AFo. CFt. : Yatırımcı ülkeile projenin yapılacağı ülke kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanı. : Yatırımcı ülkedeki piyasa faiz oranıdır. Burada. : Borçlanma kapisitesine katkısı sonucu ortaya çıkan faiz indiriminin sağladığı vergi tasarruflarının iskonto oranı. projenin başlangıç yılında yabancı para birimiyle ifade edildiği ve spot döviz kurundan yatırımcı ülke parasına çevrildiği varsayılmaktadır. : Yatırımcı ülke parasıyla projenin borçlanma kapasitesine olan katkısı. : Yatırımcı ülke parası olarak kaybedilen satış geliri. : Yabancı para birimiyle imtiyazlı kredilerin tutan. anılan bu nakit akışlarından çıkarılır. : Tamamen öz sermaye ile finansman varsayımı altında nakit akımlarının ıskonto oranı (özsermaye maliyeti) : Amortisman karşılıklarının iskonto oranı. İskonto oram (DRe). yabancı para birimiyle ifade edilen sözkonusu bu gelir kaybı. Aynı şekilde bu tutar da yatırımcı ülke parasına spot döviz kuru üzerinden çevrilir. : Projenin yapılması sonucu kullanılır hale gelen kısıtlanmış fonlar. : Kazanılan gelirin illegal yollarla ana ülkeye transfer edilen bölümü. : Yavru şirketler arasında transfer fiyatlanmasıyla vergi ödemelerinin ertelenmesinden sağlanan beklenen vergi tasarrufları. : Yabancı para birimi olarak imtiyazlı kredilerin faiz ve ana para taksit ödemelerinin toplamı. Projenin gerçekleşmesiyle aktifleşen bloke fonlar kadar proje maliyeti azalır. : İllegal olarak transfer edilen nakit akımlarının iskonto oranı.Ko AFo CFt LSt T : Yabancı para birimi olarak proje maliyeti. : Kazanılan gelirin yavru şirketler arasında transferiyle sağlanan tasarrufların iskonto j V J j ı J oram. Diğer tesislerin satışlarına bağlı olarak meydana gelen gelir kaybı ise. ! 7 Proje maliyetinin. : Yatırımcı ülke parasıyla amortisman karşılıkları. Nakit akışları yerli ve yabancı kurumlar vergisi oranlan arasında en yükseği olan gerçek vergi oranı (T) ile düzeltilir. beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir.

Ayrıca bu farkın spot döviz kurundan yatırımcı ülke para birimine çevrilmesi gerekir. amortisman karşılıkları ile kullanılan kurumlar vergisi oranının (yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından en yüksek olanı) çarpımına eşittir. vergi indiriminden tasarruf sağlayan faiz ödemelerine eşittir (kullanılan faiz oranı ana ülkedeki faiz oranıdır). pozitif DBD sağlayan projeler kabul edilir. Bu nedenle gerçek vergi oranı t'nın altına düşebilmektedir. Yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanının gerçek vergi oranı olarak kullanılması aslında ihdiyatlı bir yaklaşımdır. Oysa. SONUÇ İşletme yönetiminin temel amacı. Aslında. işletmenin piyasa değerini yani ortaklannın servetini maksimum kılmaktır. Bu şekilde yapılan hesaplamalar sonucunda. DBD'nin negatif çıkması durumunda. Nakit akışı olarak sadece yasal yollarla yatırımcının ülkesine transfer edilebilir gelirin (CFt) dikkate alınması ihtiyatlı bir yaklaşımdır. Eğer projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu ise. Ancak şunu belirtmekte fayda var ki. Ancak. Yurtiçi yatırımlarda olduğu gibi yurtdışı yatırımlarda da amortisman karşılıkları kurumlar vergisinden düşülmektedir. İster yurtiçinde olsun isterse yurtdışında olsun bir projenin finansmanında eğer borç sermaye kullanılıyorsa bunun için yapılan faiz ödemeleri vergiden indirilir. Ancak kullanılan t sembolü yabancı ülkedeki kurumlar vergisi oranını gösteriyorsa. nakit akışlan. transfer ödemeleri gibi yasal olmayan yollarla da yatınmcının ülkesine gelir transfer edilebilir (vergi ödemelerinin azaltılmasında kullanıldığı gibi). vergi ödemelerini etkeleyebilmektedir. yatırımcı ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot döviz kuru üzerinden ana ülke parasına çevrilmesi sözkonusu olmamaktadır. Doğrudan yabancı ser156 . Yukanda belirtilen iki .de içine alan sistematik riskin tamamını yansıtan öz sermaye maliyetidir. uygulamada. Başka bir anlatımla. transfer fiyatları gibi çeşitli düzenlemelerle düşük vergili ülkelere kayabilir ve bu ülkelerde yeniden yatırım yapılarak vergi ödemeleri ertelenebilir. Borçlanma kapasitesinden ve bunun sonucu olan vergi tasarruflarından ister tamamen yararlansın isterse yararlanmasın borçlanılabilen miktar üzerinden sağlanan vergi tasarrufları proje için bir gelir olarak dikkate alınmalıdır. DAt büyük bir olasılıkla yabancı para birimi ile gösterilir ve bu tatar St ile yatırımcı ülke parasına çevrilir. ikinci adım olarak sözkonusu vergi tasarruflan hesaplanarak sonuca tekrar bakılır. Bu amaca hizmet etmek için işletmeler yurtiçi yatırımlann yanısıra doğrudan yabancı sermaye yatınım şeklinde uluslararası yatırım faaliyetlerinde de bulunabilirler. imtiyazlı kredi için yapılan ödemi ile bu kredinin bulunmaması durumunda şirketin karşılaşacağı piyasa faiz oranından iskonto edilen borç anapara ve faiz ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki farktır. Amortismanların vergi açısından sağlamış olduğu fayda.adımlı işlem burada da çalışmaktadır. Legal kanallarla transfer edilebilir nakit akışlarına göre hesaplanan DBD'nin sonucu negatif çıkarsa. o zaman illegal yollarla transfer edilebilir ilave nakit akışlan da hesaplamada dikkate alınabilir. yatırımcının (örneğin ÇUŞ) elde ettiği geliri yüksek vergili ülke tesislerinden düşük vergili ülkelerdeki tesislere kaydırabilmekte. DBD yöntemi iki-adımlı bir yaklaşımdır. bu kredinin sağladığı nakit akışı. Dolayısıyla değerlendirme sözkonusu bu vergi tasarruflanm (TDt) dikkate alınmadan da yapılabilir ve sonuç pozitif çıkarsa başka bir hesaplamaya gidilmeden proje kabul edilebilir. Bu şekilde sağlanan yıllık gelir. DAt.

in International Financial Management: Theory and Application (edited by Donald R. and AGGARVVAL. KVVS . Sixth Edition. "Evaluating Foreign Projects : An Adjusted Present Value Approach".Hail.. VVilliam R. VVilliam A. Nevv Jersey.VVestey Publishing Company. 1991. John R. VVarren. No. 1982. esas itibariyle şunlardır : İçsel ekonomiler. International Financial Management. 1979. A. LESSARD).- « f KAYNAKLAR ABDULLAH. OBLAK. 1986. Boston.. Prentice Hail. EAKER. 1990. Foreign investment Evaluation Practices of Multinational Corporations. David J. ucuz işgücü. "Survey and Analysis of Capital Budgeting Methods Used by Muttinationals". McGraw-Hill Publishing Company. KELLY. GITMAN. Autumn 1984.Kent Publishing Company. and STONEHILL. Mark R. 1990. Englevvood Cliffs.. VVest Publishing Company. LOUGUE).. 13. and LEES Francis A. . Addison . "An APV Analysis of Capital Budgeting Under Inflation". EZZEL. Harper Collins Publishers.maye yatırımlarını yatırımcı açısından avantajlı kılan faktörler ise. International Financial Management. 1. David K. Gorhan & Lamont. Raj. and HELM. Principles of Managerial Finance.. California. ülkeler arasındaki vergileme farklıbklanndan yararlanma. Second Edition.. Donald R. VVinder 1980. Prentice . Doğrudan sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde DBD yöntemi en uygun bütçeleme tekniği olarak görülmektedir. Gorhan & Lamont. Financial Management. Maurice D.. International Dimensions of Financial Management. Inc. taşıma giderlerinden tasarruf sağlama gibi maliyeti düşürücü beklentiler ile uluslararası çeşitlendirmeye giderek iş riskini azaltma. Roy J.. RODRIGUEZ Rita M. St. Financial Management. No. New York. Nevv York. and KELLY. EITEMAN. E. International Finance : The Markets and Financial Management of Multinational Business. Boston. 9. Inc. FOLKS. 13. Fail 1982. Englevvood Cliffs. Bu nedenle Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte Türk Cumhuriyetlerine yatırım yapmayı planlayan Türk Sinai işletmelerinin yapacakları yatırımları bu yönteme göre değerlendirmeleri durumunda basan şanslarının artacağı kanaatindeyiz. California Management Revievv. in Handbook of Modern Finance (edited by Dennis E. Third Edition.. Vol. UMI Research Press. gümrük tarifeleri ve kotalar gibi dış ticareti engelleyen düzenlemelerden kurtulma istekleri. 1987. Vol. Jeff. The Kent International Dimensions of Business Series. No. hammadde kaynağına yakınlık. Sara L. 1979. GORDON. 1981. MADURA. Paul. Marie W. 1988. VVarren. Eugene. Fuad. Michigan. Boston.. Financial Management for the Multinational Firm. 4. r ' [ / v ! / ' j / 157 .. Second Edition. Arthur I. özel bilgi avantajı. LESSARD. LEVI. "Multinational Capital Budgeting : Foreign Investment Under Subsidy". 25. Vol. and CARTER. Lawrence J. Multinational Business Finance. Investment and Financing Decisions for Multinational Corporations.

. "Capital Budgeting For The Multinational Corporation". Cambridge. and RICKS.. SHAVVKY.. Financial Management. Foundations of Multinationai Financial Management. Vol. "Capital Budgeting for Multinational Firms : A Theoretical Analysis" Southern Economic Journal. VVinter 1980. 1. 1993. Alan M. VVESTON. Hany A. 1990. Spring1978. 7 No. The Dryden Press. California Management Revievv.RUGMAN. Chicago. Capital Budgeting and Long-Term Financial Decisions. J.. Boston. 1988. Allyn and Bacon.Eugene F. 1991. No. Ballinger Publishing Company. Vol. 23. SHAPIRO. International Corporate Finance. Essentials of Managerial Finance. Harcourt Brace Jovanovich Collage Publishers. Fort VVorth. Alan C. Tenth Edition. 47. Second Edition. David A. The Dryden Press. 158 . 1. 2. July 1980. SEITZ. Neil E. Fred and BRIGHAM. "Intemalization Theory and Corporate International Finance. Vol. No.

Ancak o dönemde AT ile ilişkiler ekonomik açıdan olmaktan çok siyasal açıdan tartışıl- \ > 159 . Üçüncü bölümde ise çeşitli çalışmalarda rekabet gücü orta düzeyde. ATnda sanayinin korunmasında başvurulan tarife-dışı engeller ele alınarak Türkiye'nin bu tür korumaya uyum sağlayabilmesi için öneriler getirilmeye çalışılmaktadır. hazırlanma yöntemi ve iktisadi gerekçeleri tartışmaya ne kadar açık olursa olsun uygulamaya konan 12 ve 22 yıllık listeler bu sürenin biüminde Türkiye ile Topluluk arasında gerçekleştirilecek Gümrük Birliği'ni haber veriyordu. İkinci bölümde.AT İLE GÜMRÜK BİRLİĞİ VE TÜRK SANAYİİ Doç. ileriye dönük olarak kesinlikle bağlayıcı olacak ve başlangıcından itibaren Türkiye'nin sanayisini gümrükler yoluyla korumak için herhangi bir tek taraflı düzenleme getirmesi olanağı kalmayacaktır. in the third part those discussions are reviewed for a chosen sector vvhich appears as competiüve in some studies and highly competitive in some others. CUSTOMS UNION WITH EC AND TURKISH İNDUSTRY SUMMARY Turkey and the EC increased the negotiations on the accomplishment of customs union in 1993. sektörden bir üst düzey yetkilinin bu konudaki görüşlerine yer verilmektedir. dünyadaki son teknolojilerle çalışan örnek bir sektör ele alınarak gümrük birliğinin önceki bölümlerde değinilen olası etkileri belirlenmeye çalışılıp. Bu açıdan bakıldığında Gümrük Birliği'nin sanayi üzerindeki olası etkilerini incelemek son derece büyük önem taşımaktadır. Zira Topluluk ile oluşturulacak Gümrük Birliği. Bildirinin ilk bölümü Türkiye-AT ilişkilerinin anlaşmalarla çizilmiş olan sınırlarını hatırlatmaya yöneliktir. in order to compare the author's evaluations vvith the sector members. j / v . / •' . N. • ' . bazılarında ise yüksek çıkan ve yabancı sermayenin ortak olduğu. j / ' 1. ekonomik geleceğini Avrupa Topluluğu ile birlikte düşündüğünü 1963 yılında Ankara Anlaşması'nı ve 1970 yılında da Katma Protokolü imzalayarak ortaya koymuştur. Gümrük Birliği'ne geçiş sürecini başlatan sözkonusu Protokol 1973 yılının 1 Ocak'ında yürürlüğe girdiğinde. The point of vievv of the sector itself concerning the customs union is also given. This aim obliges Turkey to evaluate the competitiveness of her industry and take the last measures for increasing it. The first part of the paper aims to remind the legal aspect of the Turkish-EC relations vis-a-vis the customs union.Lerzan (KILIÇ) ÖZKALE İTÜ İşletme Fakültesi ÖZET Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında Katma Protokolde öngörülmüş olan Gümrük Birliği'nin 1995 yılında tamamlanması için yürütülen resmi görüşmelerin hızlandığı 1993 yılı.Dr. Türk Sanayii'nin mevcut rekabet gücünün saptanması ve iyileştirilmesine yönelik önlemlerin alınması için en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken son iki veya üç kritik yıldan biridir. according to the Additional Protocol. Because when the customs union is formed. in the second part the non-tariff barriers of the Community are given and the measures to harmonize Turkey to this system are discussed. Thus. G i r i ş Türkiye. Turkey could not anymore apply an independant tariff protection. Böylelikle daha önce tartışılanların örnek bir sektör açısından değerlendirmesi yapılmış olmaktadır. evaluating the impact of customs union on Turkish industry is of great importance at this stage.

İthal ikameci dönemde devletin büyük desteğini gören sanayimiz de bu desteğin ilelebet ve üstelik gümrük vergileri gibi dünyanın 1970'li yıllarda terketmeye başladığı koruma yöntemleri ile süreceğine olan inancını pekiştirerek dünya ile rekabet etme kaygısına (bazı istisnalar dışında) dahi kapılmadığından. bu listelerin eleştirisi ve Türk sanayii üzerindeki olası etkileri kamuoyunda çok fazla ilgi toplamadığı gibi bilim çevrelerinde ve sanayiciler arasında da ciddi şekilde tartışılmamıştır. tarım sektörü üzerinde ayrıca durulmayacaktır. 160 . Üstelik kısa süre sonra Türkiye'nin 60. Burada öncelikle gümrük birliği tanımı AT açısından ele alınacaktır. öte yandan henüz AT deneyiminin çok yeni olması nedeniyle diğer kesimin de elinde çok inandırıcı verilerin bulunmadığı 70'li yıllara rastlamasıdır. Avrupa Topluluğu'nu kuran Roma Antlaşması'nda gümrük birliğinin yukarda verilen türden bir tanımına rastlanmamakla birlikte. Bunun önemli bir nedeni. maddeye dayanarak gümrük indirimlerini tek taraflı olarak durdurması da bu konuda "daha fazla endişe edilmesini" adeta gereksiz kılmıştır. isterse ve kanımızca Anlaşmaya daha uygun olan Türk görüşüne göre 1995 başı olsun. Türk Hükümetleri ve hatta Cumhurbaşkanları (1) tarafından kararlı açıklamalarla sürdürülen bu hedefin en çok kazanç ve en az kayıp ile gerçekleştirilmesi için her düzeyde ve her alanda yapılması gerekenleri titizlik ve uzmanlıkla belirlemekte kullanmak daha yararlı olacaktır. Zira bu noktada atılacak bir geri adım. uluslararası alanda Türk tarafına olan güveni çok zedeleyecektir. Sözkonusu madde "mal alışverişlerinin tümü"ndcn sözederek gümrük birliğinin yalnızca sanayi ürünlerinin değil. (2) (3). bu değerlendirmenin ışığında Gümrük Birliği'nin umulan yararı sağlayabilmesi için alınması gereken önlemler önerilmektedir. Ancak kanımızca önemli olan bir noktada görüş belir(1) Bu konudaki en son açıklama Cumhurbaşkanı Demirel tarafından 12 Eylül 1993 tarihinde Ankara Anlaşması'nın imzalanışının 30. İster Topluluğun yorumundaki gibi 1995 sonu. Bu amaçla mal ticaretinde uygulanan her türlü vergi ve kısıtlamalar kaldırıldığı gibi. dünyada entegrasyonun iktisadi yararlarının çok tartışıldığı ve büyük bir kesim tarafından da kesinlikle reddedildiği. Malların bu düzeyde serbest dolaşımı esasına dayandığı için de ticari ilişkileri düzenlemeye yönelik ve tümüyle veya kısmen ticaret konusuyla ilgili tüm politikalar kaçınılmaz olarak Gümrük Birliği'nden soyutlanamaz bir nitelik kazanmaktadır. Oysa Türkiye'de tüm ekonomik kararlarda olduğu gibi AT ile ilişkilerde de başından beri süregelen günlük davranma alışkanlığı sonucu önce ithalat liberasyonu ani olarak başlatılmış. Türkiye'nin AT ile kurmayı taahhüt ettiği Gümrük Birliği adeta tümüyle unutulmuştur.dığından. madde Topluluğun tüm malları kapsayan bir gümrük birliği temeline dayandığını belirtmektedir. tarım ürünlerinin de serbest dolaşımına dayandığını ifade etmekle birlikte ikinci grup mallar için özel hükümleri saklı tutmuştur (Madde 39-46 arası). 2. yılı dolayısıyla İküsadi Kalkınma Vakfı'nca İstanbul'da düzenlenen toplantıda yapılmış ve Türkiye'nin kararlılığı açıklıkla dile getirilmiştir. Bu bildiride bütün bu noktalar gözönünde bulundurularak önce gümrük birliğinin kapsamı konusundaki tartışmalara açıklık getirilmeye çalışılmakta. üye ülke üreticileri arasındaki rekabeti bozabilecek her türlü farklı uygulama da giderilmekte ve nihayet birlik dışındaki ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesi uygulanmaktadır. daha sonra Gümrük Birliği'nden Türk sanayiinin olumsuz etkilenmesini engellemeye yönelik önlemler. 9. Bu bildiri AT ile gümrük birliğinin Türk Sanayii üzerindeki etkileri konusunu ele aldığından. Gümrük Birliği'nin oluşturulması öncesinde yapılacak çok iş ve alınacak çok önlem bulunmaktadır. Türkiye İle At Arasında Oluşturulacak Olan Gümrük Birliği'nin Kapsamı Bilindiği gibi ekonomik bütünleşme türlerinden biri olan gümrük birliği malların serbest dolaşımı esasına dayanır. bunu gümrük birliğinin Katma Protokolda belirtilen sürede tamamlanacağı yolundaki şaşırtıcı açıklamalar izlemiştir. Bu süreyi halen olduğu gibi tarih veya korunma talebinde bulunan ancak gerekçeleri oldukça belirsiz sektörler gibi konularda yararsız tartışmalarla geçirmek yerine. Bu ise hala kesin olarak belirlenmemekle birlikte çok yakın bir tarihte gerçekleşecektir. Bu politikaların neler olduğuna aşağıda Türkiye ve AT arasındaki Gümrük Birliği'nin kapsamı tartışılırken değinilecektir. AT tarafından uygulanan korunma yolları gözönünde bulundurularak belirlenmekte ve uluslararası düzeyde rekabet gücü elde etmiş bulunan Türk lastik sektöründen bir yetkiliyle bu konuda yapılan görüşmenin izlenimleri aktarılarak.

tilmekle yetinilecektir: gümrük birliğinin gerçekleşme tarihinin belirlendiği Katma Protokol 1970 yılında imzalanmış olmasına karşın o günden bugüne konunun üzerinde ciddi şekilde durulmamıştır. Nitekim gümrük birliğinin başlangıç tarihinin 1995 başı mı yoksa sonu mu olacağı konusu dahi 1993 yılında tartışılır olmuştur. Ancak hiç tartışılmadan neredeyse herkesçe veri olarak alınan konu gümrük birliğinin kapsamıdır. Türkiye'de yaygın olan görüşe göre gümrük birliği sanayi mallarında kurulacaktır (BALKIR 1992, HDTM 1991, KULOĞLU 1988, YAŞAR 1993). Ancak Ankara Anlaşması ve Katma Protokol bu konuda aynen Roma Antlaşması'nın tarzında kaleme alındıklarından, gümrük birliğinin kapsamı bu derece kesin olarak çizilmemiştir (GÜNUĞUR 1988, DPT 1983). Dolayısıyla kanımızca kapsam, tarafların gümrük birliğinin gerçekleştirilmesi aşamasında yapacakları görüşmelerle kesinleştirilecektir. Zira Ankara Anlaşması'nın 10. maddesi tıpkı Roma Antlaşması madde 9 gibi "...gümrük birliği, mal alışverişlerinin tümünü kavrar." demekte, ancak bundan sonra tarım ürünlerini özel bir bölümde ele alarak, 11. madde 1. paragrafta "Ortaklık rejimi, Topluluğun ortak tarım politikasini, gözönünde bulunduran özel usullere göre, tarımı ve tarım ürünleri alışverişini de kavrar." düzenİçmesini, 2. paragrafta ise "tarım ürünlerinden, Topluluğu kuran Antlaşmanın II sayılı Ek'inin konusu olan ve sözü edilen Antlaşmanın 38'inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması ile halen tamamlanmış bulunan listede sayılı ürünler anlaşılır" düzenlemesini getirmektedir. Ankara Anlaşmasının 4. maddesi gereği Geçiş Döneminin gerçekleşme şartlarını, usullerini, sıra ve süreleri belirleyen Katma Protokolün 33. maddesinin 1. paragrafında "Yirmi iki yıllık dönem içinde, Türkiye, tarım ürünlerinin Türkiye ile Topluluk arasında serbest dolaşımı için Türkiye'de uygulanması gerekli Ortak Tarım Politikası tedbirlerini bu dönemin sonunda alabilmek amacıyla, kendi tarım politikasının uyumu yoluna gider." denmekle de geçiş dönemi sonunda tarım mallarında da serbest dolaşım öngörülmüştür. Katma Protokol'un izleyen 34 ve 35. maddeleri ile 6 sayılı eki de geçiş dönemi boyunca tarım mallarına uygulanacak tercihli rejimi düzenlemiştir. Bu konuda kanımızı destekleyen son belirti ise AT Komisyonu Türkiye Temsilcisi Michael Lake'in Mayıs 1993'de toplanan TBMM ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'nda yaptığı konuşmada yer almaktadır. Lake, AT Komisyonu adına yaptığı bu açıklamasında "tarımın gümrük birliğine dahil edilip edilmesinin gerekip gerekmeyeceği ve ne ölçüde dahil edileceği ve Türkiye'nin kendi tarımını destekleme sistemini Topluluğun hızla değişmekte olan ortak tarım politikası ile aynı düzeye getirmesinin kendisi için ne ölçüde zorunlu ya da arzu edilir olduğu konuları henüz bir karara bağlanmamıştır" diyerek bu konunun büyük ölçüde Türkiye'nin tercihine ve hazırlığına bağlı olduğunu vurgulamıştır (LAKE 1993). O halde bu bildiride çok ana hatlarıyla sanayi için değinilecek olan gümrük birliğinin etkilerinin, tarım için de ve örneğin DPT tarafından 1990 yılında hazırlatılan türden ciddi çalışmalarla incelenmesi yerinde olacaktır (DPT 1990a). Tarımı bir tarafa bırakıp sanayi malları ile ilgili olarak gümrük birliğinin kapsamına geri dönülecek olursa, bu grup malların serbest dolaşımının beraberinde getireceği politika uyumu zorunluluğu, başta Ortak Ticaret Politikasına ilişkindir. Ülkelerarası mal alışverişlerini düzenlemeye yönelik bu poMikanın temeli ortak gümrük tarifesine dayanmakta ve bunun uygulanması için ise malların gümrük değeri ile menşelerinin belirlenmesi gibi iki mekanizmayı kullanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine gittiğinde hem bu politikaya uyum sağlamak ve hem de mekanizmalarını uygulama zorunda kalacaktır. Dolaşım Belgesi düzenlenmemiş malların serbest dolaşımdan yararlanması olanaksız olduğundan gümrük bürolarının bu işlemleri yapmak ve belgeleri eksiksiz düzenlemek gibi önemli görevleri olacaktır. Bu da en azından gümrüklerde çalışan personelin eğitimini gerektirmektedir. Üye devletler kaynaklı mallar ile üçüncü ülkeler çıkışlı malların serbest dolaşımında dikkat edilecek noktalar, aktif ve pasif işlemeye ilişkin denetimler vb. gibi oldukça değişik konularda karmaşık yöntemlerin uygulanmasını gerektiren gümrük birliği, henüz Türkiye için adeta çözülmesi gereken bir bilmece durumundadır. Nitekim Gümrük, Vergilendirme ve Tüketici Politikasından sorumlu AT Komisyonu (2) Roma Antlaşması Madde 9: "Topluluk, mal alışverişlerinin tümünü içine alan ve üye devletler arasındaki ithalata ve ihracata uygulanan gümrük vergileri ve eş etkili resimlerin yasaklanması ile, üçüncü ülkelerle ilişkilerde ortak gümrük tarifesinin kabulünü kapsayan bir gümrük birliği üzerine kurulur." (3) Gümrük Birliği'nin AT dışındaki çeşitli uluslararası kurum ve anlaşmalarda yapılan tanımlan için bkz. GÜNUĞUR (1988) ve VAULONT (1985).

, j '/ I

. / '' ,

, f ' \

161

üyesi Scrivener bu alanda uyumun sağlanabilmesi için 1993 yılı sonuna kadar "gümrüklere yönelik işbirliği programı" başlatılmasını önermiş ve Türkiye'ye teknik yardım için somut hizmetler sağlanacağı güvencesini vermiştir (SCRİVENER 1993). Yakından incelenmesi ve uyum sağlanması gereken bir başka politika ise Topluluk ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki gelişme politikasıdır. Zira Topluluk bu ülkelerin kalkınmasına yardımcı olmak üzere Ortak Gümrük Tarifesi çerçevesinde bir tercihler sistemi tanımıştır. Türkiye gümrük birliğine gitmekle bu tarifeyi kabul edeceğinden, bu tercihler sistemini de kabul etmek ve uygulamak zorunda kalacaktır. 3. At'nda Sanayinin Korunması Ve Desteklenmesinde Kullanılan Araçlar Ve Türkiye Bu bölümde, önce Gümrük Birliği'nin genel etkilerinden sözedilecek daha sonra Topluluk'un kendi sanayiini korumaya yönelik uygulamalarına değinilerek, Türk sanayiinin gümrük birliği sonrasında AT firmaları ile rekabet edebilmesi için alınması gereken önlemler önerilecektir. Zira Türk firmalarına da aynı tür destekler tanınmadan gidilecek gümrük birliği bunların haksız rekabet sonucu batmalarına neden olacaktır ki bu da Türk sanayiinin sonu demektir. 3.1. Gümrük Birliği'nin Genel Etkileri Gümrük Birliği'nin hem üreticiler hem de tüketiciler açısından önemli etkileri olacaktır. Zira büyük bir piyasa beraberinde artan rekabet ortamını getireceğinden etkin üretimleri zorlar ve bu da yerli üretimin fıyat-kalite kaygısını bugün olduğundan çok daha titizlikle taşımasını sağlar. Yani Gümrük Birliği yerli üretimin fiyatlarım düfürücü etki yapar. Öte yandan halihazırda rekabet gücü olmakla birlikte Topluluğun uyguladığı teknik engeller veya diğer tarife dışı araçlar nedeniyle ihracatı belli düzeylerle sınırlanan sanayi kollan veya firmalar.için de bunların kaldırılması ile üretim miktarları artarak ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağı yaratılır. Üretici açısından gümrüksüz hammadde, yatırım ve ara malı ithalatı olanağı doğacağından bunun da maliyet üzerinde düşürücü etkisi vardır. Bu tür yararlar doğal olarak fiyatları aşağı çeker ve böylelikle tüketicinin refahı üzerinde olumlu etki yaratılmış olur. Gümrük birliği sonrasında fiyatların artması endişesi bu nedenle çok haklı değildir. Zira bazı nedenlerle bazı mallar için böyle bir artış görülebilecek olsa da diğer birçok mal grubunda yukarda sayılan fiyat düşürücü etkiler kesindir. Portekiz örneğinde, AT üyeliğinden sonra bu ülkede diğer bazı üye ülkelerden daha ucuza satılmakta olan malların toptancılar tarafından bu ülkelere pazarlandığı ve bu yolla büyük kârlar sağlandığı fark edilmiş, ancak ülkeler arası fiyat farklılıklarının giderilmesinin 3 ila 5 yıl aldığı görülmüştür (KIZANLIK 1993) (4). Türkiye'de gümrük birliği sonrasında bu durumun görüleceği ve bundan büyük ölçüde ithalatçıların kâr sağlayacağım düşünenlere karşı beyaz ve kahverengi eşyada Türkiye ile Topluluk arasındaki fiyat farklılıklarını (taşıma masraflarını da hesaba katarak) karşılaştıran bir çalışma, en azından bu sektörlerde tüketicinin gümrük birliğinden önemli yarar sağlayacağını ortaya koymaktadır (GÖZLEM GAZETESİ 1993). Öte yandan Türkiye'de temel gıda maddeleri ve diğer temel gereksinim mallan fiyatlarının ATnun çok üzerinde olduğu bilindiğinden, yukarda Portekiz için değinilen durumun Türkiye'de genel fiyat düzeyini yükseltecek boyutta gerçekleşmeyeceği düşünülebilir. Topluluk firmalarıyla artan rekabetin, sanayi kesiminde kalitenin arttırılması, teknolojik açıdan ATna uyumun sağlanması, tüketiciyi koruma yönündeki AT standart ve direktiflerine uyulması, çevreyi kirletici ürünlerden vazgeçilmesi gibi son derece olumlu etkileri de olacaktır. Gümrük birliğini gerçekleştirmek yönündeki kararlı tutumun ekonomik gerekçeleri buraya kadar anahatlarıyla belirtilmeye çalışıldı. Bunun yanında siyasal tercih de önemli bir etkendir. Türkiye'de Osmanlı dönemine kadar dayanan ve Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra da açıkça belirtilen Batının yanında yer alma yönündeki siyasal tercih, Dünyada ve özellikle de komşu ülkelerde son yıllarda yaşanan gelişmelerle daha da pekişmiştir. Ticari bloklaşmalann arttığı ve ATnun da bu alanda en eski ve başanlı örnek olduğu gözönüne alındığında Türkiye'nin bu kararlılığını her açıdan anlamak kolaylaşmaktadır. 3.2. AT'nda*Sanayinin Korunması Bilindiği gibi gümrük birlikleri teoride serbest ticaretin ekonomik yararları gözönünde bulundu-

162

rularak, tüm dünyada ticaretin serbestleştirilmesi amacına yönelik bir ara kademe olarak düşünülmektedir. ATnun kurucuları da bu doğrultuda Roma Antlaşmasının 110. maddesinde dünya ticaretinin uyumlu gelişmesine, uluslararası ticaretteki sınırlamaların aşamalı olarak kaldırılmasına ve gümrük engellerinin azaltılmasına katkıda bulunmak hedefini koymuşlardır. Nitekim Topluluk bu hedefe yönelik olarak GATT Uruguay Round görüşmelerinde önemli bir işleve sahiptir. Bununla birlikte dünyada artan korumacılık uygulamaları karşısında Topluluk bazı kaygılar taşımakta, GATT görüşmelerinde "genel karşılıklılık" ilkesini savunmakta ve Uruguay Round görüşmelerinin uluslararası ticarette haksız uygulamaları caydıracak kuralları oluşturmasını istemektedirler. Anti-damping kurallarının güçlendirilmesi, taklit ürünlerle savaş, marka ve patentlerin korunması, yeni sanayileşmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere tanınan ayrıcalıklardan yararlandırmamaları, hizmetler sektörünün de GATT kapsamına alınması gibi konulardaki tutumu ATnun kendi üreticilerini ve pazarlarım koruma yönündeki tutumunu göstermektedir. Bunun yanında düşük çevre standartları ve düşük ücretler nedeniyle Topluluk üreticilerine göre avantajlı durumdaki üçüncü ülke ihracatçılarına karşı da yeni önlemler aramaktadır. Almanya'nın 1 Nisan 1992 tarihinde başlattığı yeşil nokta uygulaması buna bir üye ülkeden örnektir. Aralık 1991'de Maastricht'de kararlaştırılan ve 7 Şubat 1992 tarihinde yine aynı kentte imzalanan "Avrupa Birliği Antlaşması"nda ilk kez olarak Topluluğun sanayi sektörünü destekleyeceği ve Topluluk düzeyinde bir sanayi politikasının oluşturulabileceği yönünde bir hükmün yeralması, Topluluğun korumacı uygulamalarının giderek güçleneceği şeklinde yorumlanmaktadır (BOLAT 1992). Ancak bu gelişmelerden önce halihazırda veya bugüne kadar uygulanmış olan koruma önlemlerini tanımak Türkiye açısından önem taşımaktadır. Bunların başında Topluluk içi ticareti sınırlayan yani malların serbest dolaşımını engelleyen uygulamalar gelmektedir. Topluluk bunların tamamen kaldırılmasının ancak 1992 sonunda gerçekleştirilecek "iç pazar"da mümkün olabileceğini görmüştür. Bu nedenle Türkiye'nin Gümrük Birliği sonrasında sanayiini korumak için bazı sektörlerde gümrük vergilerinin sürdürülmesini istemek yerine bu tür koruma yöntemlerini hızla uygulamaya koyması kanımızca daha doğru ve tam üyelik olmaksızın aşılması güç veya en azından zaman alacak bir koruma sağlayacaktır. 3.2.1. Toplulukta İç Ticaretin Önündeki Engeller 1992 İç Pazar ile giderilmeye çalışılan bu engellerin başında dolaylı vergilendirme gelmektedir. Üye ülkeler arasındaki vergilendirme esasları ve oranlar birbirinden farklı olduğu ölçüde malların serbest dolaşımı engellenmiştir. Zira böyle bir farkın olduğu bir malın bir üye ülkeden diğerine gümrüksüz sokulması durumunda Topluluk firmaları için haksız rekabet durumu doğmaktaydı ki bu da gümrük birliği içinde "ayrım gözetici uygulamaların kaldırılması" ilkesine ters düşmekteydi. Üye ülkeler arasında vergi uyumunun sağlanması en karmaşık ve zaman alıcı süreçlerden biri olmuştur. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine giderken bu konuda vergi sistemini gözden geçirmeli ve çeşitli üretim aşamalarında maliyetleri yükseltebilecek dolaylı vergi uygulamalarım en az Toplulukta uygulananlar düzeyine indirmelidir. Ondan öteye yapılacak bir indirim, sanayiye dolaylı bir teşvik sağlar ki bu da düşünülebilecek korunma yöntemlerinden biridir. Üye ülkeler arasındaki ticareti engelleyen ve iç pazarla birlikte kaldırılması hedeflenen bir diğer kısıtlama 115. maddeye dayanmaktadır. Bu maddeye göre Komisyon bir üye ülkeye üçüncü ülkeler çıkışlı ve diğer üye ülkelerde serbest dolaşımdaki bazı mallar için koruma tedbiri (çoğu Topluluğa katılma öncesinde uygulanmakta olunan kısıtlamalar) alma yetkisini verebilmektedir. Bu gereksinim, bazı hassas ve korunma isteyen sektörlerde miktar kısıtlaması uygulayan ülkelere diğer üye ülkelerden yapılan ithalatla miktar kısıtlamalarının aşılması ve dolayısıyla iç sanayiinin üçüncü ülkeler lehine zarar görmesi durumunda doğmaktadır. Komisyonun verdiği yetki bu şekilde yapılan dolaylı ithalatın iç (4) Daha çok, Topluluğun birden çok ülkesinde üretim ve pazarlama faaliyetinde bulunan çokuluslu firmaların

• / > '<

j f v ;

ı f ^

, ^

'

mallan için sözkonusu olan bu durum, fiyatların ucuz olduğu ülkede birdenbire yüksek olan ülkeler düzeyine getirilememesi nedeniyle ancak belli bir uyum dönemi sonunda her iki tarafta da fiyat ayarlamaları yapılarak giderilebilmiştir.

;• '«'

i

163

Dolayısıyla Türkiye yalmzca Topluluk firmalarıyla rekabete açılmakla kalmayacak. Bu da Türk sanayiini tüm dünya ile rekabet etmek zorunda bırakacaktır. Sanayi ürünlerindeki gümrük vergisi oranlan dağılımı da yukardakine çok yakın bulunmaktadır. 3. Topluluğun tüm çabalarına karşın hemen tüm üye ülkelerdeki kamu yetkililerinin. 1993). Bu amaçla üye ülkelerin birbirinden çok farklı bilgiler toplamaya yönelik gümrük formları Topluluk içi ticareti önemli ölçüde aksatmakta ve geciktirmekteydi ve serbest dolaşım ilkesine zaman zaman ters düşen sonuçlar doğurmaktaydı. Nitekim bu eğilimin de iç pazarla birlikte ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. maddesinin işletilmesiyle. % 25'inin % 0 ila 5. Ancak burada önemli olan. Topluluk-içi ticarete engel olan bir başka konu da gümrüklerde toplanan istatistiki verilerdir. Fark Giderici (Değişken) İthalat Vergileri: Ortak Tanm Politikası (OTP)'mn önemli araç- 164 . Gümrük Birliği'ne gidildikten sonra Türk Sanayiinin korunması için başvurulabilecek en etkin yol olarak gözükmekle birlikte.2. Zira yaklaşık 9500 tarife başlığı içeren OGT için bu tür bir karşılaştırma çok farklı bir çalışmanın konusunu oluşturabilir. Bu tür olanakların Topluluğa tam üye olan ülkelere dahi tanınmış olması. halihazırda uygulamakta olduğu gümrük vergilerinin çok altında bir gümrük tarifesini de üçüncü ülkelere karşı uygulamaya başlayacaktır. O halde en gerekli ve etkin koruma bu rekabet ortamına aynı koşullarla katılabilecek firmaları desteklemek şeklinde olmalıdır.1.sınırlarda önlenmesine yöneliktir ve bu tür 115. üye ülke GSMH'larının önemli bir kısmını kapsayan kamu alımlarım kendi ülkeleriyle sınırlandırma eğiliminde oldukları bilinmektedir (YILDIRIM ve ÇAKIROĞLU 1988). iç pazarın oluşturulmasında önemli bir sorun olmuştur. Bu dağılıma tarım ürünlerinde uygulanan prelevman. ya da Topluluğun ödemeler dengesini sağlamak üzere güvenlik fonlarım devreye sokmasıyla çözülebileceğini belirtmiştir (RHEIN.2.2. Bu da yine üçüncü ülkelerden yapılacak ithelata getirilen kısıtlamanın başka bir üye ülke üzerinden yapılarak aşılmasını önlemeye yöneliktir ve Konsey tarafından nitelikli oy çokluğu ile yetki verilerek yapılır. kendi standartlarını oluşturmak yerine yabancı standartları aynen olup Türkçe'ye çevirerek kullanmak alışkanlığındaki bir ülkenin bu olanaktan ne derece yararlanabileceği tartışmalıdır. Burada OGTnin Türkiye'nin halihazırdaki gümrük vergisi ve eş etkili vergi ve fonlarıyla karşılaştırması yapılmayacakür. Yalmzca tüm ürünler için (tarım ve sanayi ürünleri) tarife başlıklarının % 30'unun gümrük vergisinden muaf. İthalatı Kısıtlayıcı Önlemler a.1 ila 15 ve yalmzca % 2'lik bir kısmının da bunun üzerinde gümrük vergisine tabi oldukları (BOLAT 1992) söylenmekle yetinilecektir ki bu da Türkiye'de halen uygulanmakta olan gümrük vergisi ve fonların çok altında bir vergi yollu korumayı göstermektedir. b. % 9'unun % 10. Türkiye'nin gümrük birliğinden büyük zararlar göreceğini öne sürenlerin kaygılarını azaltmakta kullanılabilecek örneklerdir. Kaldı ki bugün dünya rekabeti. test zorunlulukları arasındaki farklardır. Türkiye için Gümrük Birliği sonrasında kullanılabilecek bir korunma yöntemi olarak düşünülüp şimdiden gerekli düzenlemelerin alınabileceği bir diğer alan bu olabilir. Gümrük Vergileri: Gümrük birliğinin Türkiye açısından doğal sonucu Ortak Gümrük Tarifesi(OGT)'nin kabulüdür. bu olanakların görüşmeleri yürütenler tarafından iyi bilinmesi ve gümrük birliği öncesinde yapılacak görüşmelerde Türk tarafınca kabul ettirilmesidir. Bu konuda iç pazarın tamamlanması yönündeki düzenlemelerin ana başlıklarından birini oluşturmuştur. esnek üretim sistemlerini benimseyen ve bu sayede ürün özelliklerini hızla değiştirebilen firmalar arasında yaşandığından. Türkiye'nin başvuracağı bu tür engellerin ithalatı önlemedeki başansı da pek kesin değildir. Nitekim AT temsilcilerinden Rhein bu sorunun ya Katma Protokol'un 60. 1992 iç pazarın tamamlanmasıyla bu konuda da ilerleme sağlanmıştır. Ödemeler dengesi güçlükleri ile karşılaşan bir üye ülke olması durumunda Roma Antlaşması madde 108 uyarınca Topluluk-içi ticarete sınırlamalar getirilebilmektedir. şartnameler.1 ila 10.2. Üye ülkeler arasındaki ticarette görülen son tür engel ise teknik standartlar. Topluluğun Dış Ticaretini Etkileyen Önlemler 3. % 34'ünün % 5. madde kısıtlamalarının kaldırılması. eşik fiyat ve fark giderici vergiler katılmamıştır ve bu mal grubunda asıl korumanın bu sayılan araçlarla gerçekleştirildiği bilinmektedir. Türkiye açısından yine önemle üzerinde durulması gereken bir olanak kamu alımlarında ulusal firmaların tercihidir.

! j j /• f • i / ' . d. GATTın XIX.b. MFA bu düzenlemeye bir istisna olarak imzalanmıştır. Gönüllü İhracat Kısıtlamaları ve Benzeri Düzenlemeler : Dolaylı kısıtlama yöntemlerinden bir başkası olan tarife-dışı engeller. hatta düşük emek maliyetleri nedeniyle hiç rekabet edemedikleri tekstil ve hazır giyimde uygulanmaktadır. Bu nedenle Gümrük Birliği için Topluluğun koşullarından biri patent yasasının çıkarılmasıdır. f '.'uncu maddesi uyarınca miktar kısıtlamaları normal olarak sözkonusu malı ihraç eden tüm ülkelere uygulanır. bu tür malların ithalatında izin alınması koşulu getirilmiştir (bazı hayvan ve bitkiler ile bunların parçalan. ticaretin devlet eliyle yürütüldüğü ülkelere karşı uygulanan kotalardır. Bu çerçevedeki kotalar yıllık bazda ve ürünün hassasiyetine. Körfez krizi sırasında görüldüğü gibi. Çevre ve insan sağlığı ile doğrudan ilişkili mallar için (ozon tabakasını delen gazlan içeren maddeler) de yine ithalat lisansları gerekmektedir. ticari markanın sahibi taklit olduğu öne sürülen ürünlerin serbest dolaşıma sürülmesini engellemek üzere başvuruda bulunabilir. Ancak tekstil ürünleri ihracatını kendiliğinden sınırlama (gönüllü ihracat kısıtlamaları) şeklinde yapılan anlaşmalarla getirilen bu tür kısıtlamalar Topluluk tarafından miktar kısıtlaması olarak değerlendirilmemektedir (VAULONT 1985). en yoğun olarak Topluluk ve ABD'nin gelişmekte olan ülkelerle rekabette en fazla zorlandıkları. Bu sektörde ticaretin düzenlenebilmesi amacıyla gelişmiş ülkeler ile tekstil-hazır giyim üreticisi ülkeler arasında Çok Elyaflılar Anlaşması(MFA) imzalanmıştır. / • . Türkiye'de kaçak markalı mal üretimi yaygın olarak görülmekte ve bunların Topluluğa ihracatı patent hakkı v. Zira bilindiği gibi GATTa taraf olan ülkelerin selektif koruma önlemi alması olanaksızdır. Komisyonca belirlenen ithalat eşik fiyatı ile en düşük CİF ithalat fiyatı arasındaki fark şeklinde hesap edilir. Hazırlanmakta olan ilaç patent yasasındaki tartışmalar konunun ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır (5). Miktar Kısıtlamaları : Topluluğun özellikle 1970'li yıllarda hammadde ve emek açısından karşılaştırmalı üstünlüğe sahip gelişmekte olan ülkelerle rekabet edebilmek için uygulamaya başladığı çeşitli koruma önlemleri içinde miktar kısıtlamaları önemli bir yer tutmaktadır. İthalat denetimleri ve yasaklan : Toplulukta ticari markaları korumak ve taklit ürünlerin ithalatım caydırmak amacıyla hazırlanan tüzüğe göre. c. İthalat yasaklanna siyasal baskı unsuru olarak başvurulduğu da görülmektedir. Bunlar Topluluk düzeyinde olduğu gibi. Öte yandan bazı malların serbest dolaşımını engellemek üzere. Gıda ürünlerinden saatlere. Bu nedenle aşağıda ayrı bir altbaşlıkla ele alınacaktır. Genel olarak tüm OTP için yapılan yüksek koruma eleştirisi bu araç için de özellikle geçerlidir ve nitekim Mart 1984'de gerçekleştirilen önemli tarım politikası reformunda ve Mayıs 1992'de yapılan yeni değişikliklerde bu eleştiriler gözönünde bulundurulmuştur. ulusal düzeyde de uygulanabilir. Markalarla ilgili denetimler Türkiye ile Topluluk arasındaki ticarette de görülmektedir. Nitekim GATT Uruguay Roundu görüşmelerinin önemli başlıklarından biri de MFA'dır.larından biri olan bu vergiler bazı ürünlerde advalorem nitelikteki gümrük vergilerine ek olarak. e. için ödeme yapan Topluluk üreticileri açısından haksız rekabete yolaçmaktadır. Gümrük birliği içersinde Türk sanayiinin korunması için başvurulacak ve herhangi bir karşı önlem alınmasına olanak bırakmayacak kısıtlama türü kuşkusuz kotalardır. Bu tür genel miktar kısıtlamalarının yanında Çok Elyaflılar Anlaşması (MFA) çerçevesinde ayrı bir miktar kısıtlaması daha bulunmaktadır. türevleri ve ürünleri). AT ülkeleri ile malların serbest dolaşımı sağlandığında dahi üçüncü ülkelerden yapılacak ithalat için miktar kısıtlaması getirilmeli ve Türk sanayiinin düşük talep miktarları yüzünden atıl kapasiteyle veya optimum ölçek altında çalışması önlenmelidir. Başvuru haklı bulunursa ithalat yasaklanır. Sözkonusu anlaşma GATTa resmi bir istisna olarak getirilmiştir. İhracatçı ülkeler . bazı ürünlerde de ihracatçı fiyatlarının OTP kapsamında önceden belirlenmiş referans fiyatların altında kalması halinde uygulanır. bunlar bir tür ekonomik ambargo aracı olarak kullanılabilmektedir. çelik ürünlerinden elektronik eşyalara kadar çok çeşitli mal gruplarına uygulanan bu kısıtlamalar genel olarak bütün üçüncü ülkelere veya özel olarak bazı ülke veya ülke gruplarına uygulanan kotalar ile. • ' 165 . Özellikle ilaç sektöründe bu durum önem taşımaktadır. ihracatçı ülkenin Topluluk pazanndaki payına ve sözkonusu ürünün Topluluğa ithalindeki trende bağlı olarak belirlenmektedir.

Bunlardan ilki belirli bir ürünün bir işlem sonucu niteliklerinin değişip değişmediğine. Gönüllü ihracat kısıtlamalarına ilişkin de ikili bir denetim sistemi geliştirildiğinden. kotalar veya ithalatın gözetimi önlemini ve gönüllü ihracat kısıtlama düzenlemesini gözetmek amacıyla uygulanırlar. Bu durumda ithalat. Topluluk mevzuatına göre üye devletler uygun gördükleri belge ve kuralları belirleyebilirler. makina. Bu durumun gümrük birliği görüşmelerinde mutlaka sözkonusu edilmesi ve çok uzun sürdükleri için ihracatçıyı zarara uğratabilen anti-damping soruşturmalarının kısaltılmasının ve anti-damping vergilerinden vazgeçilmesinin sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle de Türkiye'de gümrük birliğine karşı olanlar veya en azından geciktirilmesinden yana olanlar. geçerliliğini yitirmektedir. üye devletlerin yetkililerinin bireysel olarak verecekleri ön ithalat iznine tabi olur. 1992). ithal ürünün fiyat ve miktarı türünden bilgiler olmadığı takdirde. h. Zira gümrük birliği görüşmelerinde bu tür engellerin kaldırılması sağlanabilir. gümrük birliğine gitmenin Türkiye'nin Topluluğa ihracatı üzerinde bir etkisinin olmayacağını belirtmektedirler. ithalat belgelerinin geçerliliğini sınırlandırmak veya ithalat kurallarını değiştirmek suretiyle ticareti sınırlandırma önlemlerine dönüştürülebilirler. İthalatın gözetimi şeklinde uygulanan önlemler de yine bu gruptadır. anti-damping önlemleri gibi ticaret politikası önlemlerinin işleyişini etkilemektedir. g. Burada son önemli işlem kriteri için Topluluk iki farklı yöntem kullanmaktadır.1973'den bu yana ATna gümrüksüz girmektedir. maddesi bu konuda Türkiye'ye de söz hakkı tanımıştır. çelik. Toplulukta anti-sübvansiyon önlemleri. Menşe kuralına göre "bir ürünün tamamen elde edildiği veya ekonomik yönden haklı görülebilecek son önemli çalışma veya işlemenin yapıldığı ülke menşeli sayılacağı" hükmü öngörülmektedir (BOLAT. Toplulukta son yıllarda giderek artan korumacılık akımının da en çok kullanılan silahı durumuna gelmiştir. damping iddiasının haklı olup olmadığı. ikincisi ise haklı olduğu durumlarda ticaretin anti-damping vergisi yoluyla kısıtlanması yerine Türk ihracatçısından fiyatını artırmasının istenmesi veya ihracat vergisi yolunun tercih edilmesidir.ile yapılan ikili anlaşmalarda bu ülkelerin kendi ihracatını sınırlaması şeklinde düzenlemeler karara bağlanmaktadır. ATnda bu kurallar ile ilgili iki sistem bulunur. Lisans yoluyla ithalat: Lisans verme işlem ve süreçleri. ikincisi ise montaj işlemlerinin karmaşıklığı nedeniyle teknik testin güç olduğu durumlarda katma 166 . OTP'na dahil ürünler için de ithalat izinleri verilmektedir. Belli bir ülkeden yapılan ithalatın belirlenen sınırları aşmaması amacıyla ithalat miktarlarının gözetilmesi esasına dayanır. böylece yeni özellikler kazanıp kazanmadığına karar vermede teknik bir test yöntemini. Bilindiği gibi Türk sanayi ürünleri Katma Protokol'un yürürlüğe giriş tarihi olan 1.1. Yine Topluluk mevzuatına göre gözetim prosedürleri. Menşe kuralları : Bunlar kendi başlarına ticaret politikası önlemleri sınıfında olmamakla birlikte. ihracatçı ülke. Oysa Katma Protokol'un 47. Kuramsal olarak doğru olan bu görüş. anti-damping uygulamalarına oranla çok daha azdır ve desteklenmiş ihraç mallarının ithalatından fark giderici vergi alınması şeklinde uygulanmaktadır. Komisyonun uygulamada buna uymadığı ve giderek artan şekilde kesin antidamping vergileri koyduğu bilinmektedir. elektrikli ve elektronik ev eşyaları ile motorlu taşıtlar gibi sektörlerde yoğunlaşmaktadır (BOLAT 1992). Nitekim Türkiye ile AT arasındaki ticarette de anti-damping soruşturmaları sık sık yer almakta ve bu tür vergilerle sonuçlanmaktadır. Malların menşei. f. ATnun tüm üçüncü ülkelerle birlikte Türkiye'ye de uygulamakta olduğu bu kadar değişik türde tarife-dışı engel gözönüne alındığında. Zira antidamping vergileri ekonomik olarak güçsüz bir ülkeden dünyanın en büyük ekonomik gücü olma yolundaki ATa kaynak aktarımına neden olmaktadır. Anti-damping ve anti-sübvansiyon önlemleri: Topluluğun ortak dış ticaret politikasının en önemli araçlarından biri olan bu önlemler. Üstelik ATnun üçüncü ülkelerle imzaladığı tercihli anlaşmalarda anti-damping önlemlerine başvurulmadan önce ikili bilgilendirme ve danışma hükümleri yeralmasına karşın. ihracatçı ülkenin verdiği her ihracat iznine paralel olarak Toplulukta da bir ithalat izni verilir. Burada önemli olan birinci konu. Gönüllü ihracat kısıtlamaları özellikle tekstil-giyim.

Dünya piyasa fiyatlarının çok üzerindeki tarım ürünlerinin dış piyasalarda satılabilmesi ancak bu teşviklerle mümkün olabilmektedir. Çevre sağlığı ve tüketicinin korunması amacıyla getirilen birçok koşul da yine ithalatı kısıtlayıcı etki yapabilmektedir. Teknik ve diğer tarife-dışı dolaylı engeller : Standartlar da Topluluğun ve üye ülkelerin ticareti kısıtlamakta başarıyla kullandıkları önlemlerdir. Üye devletlerin diğer ihracat sübvansiyonları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek oldukça zordur. f. c. Yurtdışı fuarlara katılımın maddi olarak desteklenmesi. Gümrük Birliği için şart koşulan bu yasanın Türk ilaç sektörüne etkileri ile tüketiciye yansıyacak fiyat etkileri mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu tür önlemlerin Topluluk içi ticareti dahi kısıtladığı ve üye ülkelerin bunları aşabilmek için Adalet Divanına başvurdukları bilinmektedir (6).2. bunu aşabilmenin yolu kendilerince de uygulanan tür teşviklerin kullanılmasıdır. uluslararası fuarlara katılma. Üye ülkeler bu konuda farklı özel önlemler almaktadırlar. Bu nedenle bu tür ihracat teşviklerinin de uyumlaştırılması amaçlanmıştır.2. İhracatın denetimi ve sınırlanması: Topluluk iç pazarında temel ürünlerin kıtlığını önleyebilmek amacıyla ihracatın sınırlanabileceği bir Tüzük ile düzenlenmesine karşın bu tüzük halen uygulanmamaktadır. çevrenin ve sağlık koşullarının korunması amacıyla ihracat denetimi ve sınırlaması yapmak her zaman mümkündür. b.1832. İhracat kartelleri: Roma Antlaşması ticaretin serbestleştirilmesini bozabilecek hiçbir girişimin ortak pazarla bağdaşmayacağı noktasından hareket ederek bunların tümünü yasaklamıştır. Ancak AT içi ticarette dahi kamu destekli ihracat kredilerinin zaman zaman üye ülkeler arasındaki rekabeti bozduğu görülmektedir. 1820). dış pazar araştırması finansmanı bu tür teşviklerdendir. İhracat teşvikleri: Büyük ölçüde küçük ve orta boy işletmeler ile yeni ihraç pazarlarına girmeye çalışan şirketlere yöneliktir. i. Topluluk firmaları arasında ayrım gözetici sonuçlar yaratan bu sübvansiyonların belirlenerek uygulamaya konması Türkiye için önemli bir olanak olacaktır. d. i . 167 . aynı işletmelere Eximbank kanalıyla düşük maliyetli ihracat finansman olanaklarının sağlanması sayılabilir.2. Birçok tarım ürününde kendi kendine yeterliliği % 100'ün çok üzerinde olan Topluluk için bu yöntem son derece önemlidir.değer yöntemini kullanmaktadır. 3. jj / > j /• f j /. Ancak yukarda da belirtildiği gibi günümüzde bu tür engellerin etkisi tartışılır hale gelmektedir. Bazı ihracat teşvik yöntemleri Topluluğun anti-sübvansiyon önlemlerine neden olabildiğinden. Zira mikro-elektroniğin hemen her sektöre girmesi ile aynı üretim birimlerinde esnek üretim sistemleri sayesinde ürün tasarımı hızla değiştirilebilmekte ve ticareti engellemek amacıyla getirilen yeni tekaik şartnamelere uygun yeni ürünler piyasaya çok kısa sürede sürülebilmektedir. Zira bunlar dolaylı yoldan yapılan ve Topluluk içi ticareti dahi etkileyebilen önlemlerdir. e. son yıllarda bu konuda ihtisas kuruluşlarıyla birlikte düzenlenen faaliyetlerin arttığı görülmektedir. yaşam hakkının. AT düzeyinde ihracatı doğrudan teşvik yöntemleri sınırlı tutulmakla birlikte. İhracat finansmanı ve sigortası : Üye ülkeler OECD çerçevesinde tanınan sınırlar içinde kalan koşullara uyan vade ve faizli ihracat kredileri ile ihracat sigortalarını uygulamaktadır. Ancak milli güvenlik. Bunlar arasında küçük ve orta boy işletmelere eğitim ve bilgilendirme seminerleri. An(5) Ancak İtalya ve İspanya örneklerinde Topluluğa tam üye olan bu ülkelerin dahi Topluluktaki düzenlemelere zaman zaman uymadıkları ve sağlıkla ilgili ulusal çıkarlarını öne sürdükleri bilindiğinden (SCRIPNo. ortak sergi mekanlarının ve iş gezilerinin sağlanması. a. İhracatı etkileyici önlemler Türkiye'nin gümrük birliğine giderken örnek alması gereken ihracat teşvikleri aşağıda belirtilmektedir. İhracat kartelleri bunlara bir örnektir ve genel hükümlerle yasaklandığından ayrıca bir düzenleme getirilmemistir. İhracat sübvansiyonları : Ortak Tarım Politikasının en önemli aracıdır. Barter ticareti: Riskli bir dış ticaret yöntemi olduğundan Topluluğun dış ticaretinde önemli bir rol oynamamakla birlikte özellikle Doğu Avrupa ülkelerine yönelik olarak başvurulmaktadır.

Topluluğun dış ticaretini tarife yoluyla sınırlamasının diğer araçlara oranla çok önemsiz boyutta olduğu görülmüştür. Bu alanda da barter trade yerine eximbanklar kanalıyla riskin dağıtıldığı üçlü ticaret yöntemlerinin geliştirildiği görülmektedir.4'e fırlamıştır. yine sektörce hazırlanan bir rapora da dayandırılarak aktarılacak ve son olarak bu bilgilerin ışığında sektörün gümrük birliğinden etkilenme olasılığı tartışılacaktır.1. Türk üreticilerinin ürün çeşitlendirme.cak Topluluk tarafından desteklenmediği gibi şirketlerin bu yöntemin riskleri hakkında uyarıldığı da bilinmektedir. dünya lastik üreticilerini önemli ölçüde etkileyince. Bunun en somut göstergesi artan araç ithalatına paralel olarak artan lastik ithalatıdır.8'e gerilemesini sağlamıştır.1'dir. g. Gümrük Birliği tartışmaları da yine bu döneme rastladığından. Topluluğun Ortak Dış Ticaret Politikası araçları böylece değerlendirilmiş olmaktadır. 168 . Buraya kadar söylenenler bundan sonraki bölümde Türkiye'nin rekabet gücüne sahip olduğu lastik sektörü için irdelenecek ve sektörün gümrük birliğinden etkilenme durumu ortaya konmaya çalışılacaktır. Tarife-dışı engelleme yöntemleri konusunda yapılan çeşitli çalışmalar 50 ila 300 kadar farklı yöntem bulunduğu gibi değişik sonuçlar vermiştir. ancak görüldüğü gibi Türk lastik üreticileri bu indirime rağmen iç pazardaki paylarını düzeltebilmiş ve 1991 yılında ithalatın düşmesini sağlayabilmişlerdir. 4. 4. Burada önce sektör hakkında genel bir giriş yapılıp Türk ekonomisi ve ihracat içindeki önemine değinilecek daha sonra sektörden bir üst düzey yetkilinin gümrük birliği ile ilgili değerlendirmeleri. Lastik Sektörünün Türk Ekonomisi İçindeki Yeri Otomotiv sektörünün yeni araç lastiği talebinin yanında mevcut araç parkındaki yıpranmış lastikleri yenileme gereksinimini de karşılayan lastik sektörü. bunları araştırmak yerine tarifeye dayanan korumacılıkta ısrar edilmemelidir. TÜRK LASTİK SEKTÖRÜ VE GÜMRÜK BİRLİĞİ Gümrük birliğinin Türk sanayii üzerindeki etkilerini incelemenin en doğru yolunun sektör bazında inceleme olduğu düşünülerek bu amaçla bir sektör seçilmiştir. teknoloji yenileme ve satış sonrası hizmetlerini yoğunlaştırma şeklindeki gayretleri bu payın 1991 yılında % 18. 1990'da ise % 30.4'e yükselmiş. Sektör olarak lastikin ele alınmasının gerekçesi. bu nedenle otomotiv sektöründeki gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Bu (6) Ünlü Cassis de Dijon davası bunun en tipik örneğidir. Zira OGT'nin ağırlıklı ortalaması % 5. O halde gümrük birliği sonrasında Türkiye yalnızca Topluluk firmalarıyla sıfır gümrükle rekabet etmeye değil. Burada bu talebin ekonomik gerekçesi tartışılacaktır. Topluluk Komisyonu dahi kendi teşvik sistemleri konusunda çalışmalar yaptırmakta ve bunları belirlemekte her zaman başarılı olamayabilmektedir. Aynı zamanda da sektörün yabancı üreticilerle rekabet edebilmesi için yeni yatırımlara duyulan ihtiyaç yaşanarak anlaşıldığından. birçok rekabet gücü çalışmasında (7) uluslararası rekabete hazır olduğunun belirlenmiş olması ve gerçekten de toplam üretiminin önemli bir kısmını ihraç etmesidir. yeni pazarlar arama faaliyetleri yoğunlaşmış. Bu nedenle de gümrük birliğinden önce önümüzde kalan son iki yıl çok iyi değerlendirilmeli ve hala bağımsızca alınabilecek tarife-dışı önlemler varken. 1990 yıllarında tüm dünyayı etkisi altına alan resesyondan en çok etkilenen sektörlerin başında gelen otomotivin girdiği kriz. sektör bugün yatırım kararlarım gözden geçirme veya birçok başka mal grubunda olduğu gibi gümrük birliğine gidildikten sonra da özel bir koruma talep etme aşamasındadır. dünyadaki olumsuz gelişmelerin tam tersine doymamış bir otomobil talebine sahip Türkiye. İhracatın dolaylı olarak desteklenmesi : Dolaylı destekler içinde en önemlisi AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi. Türkiye açısından gümrük birliğinin etkileri bu araçlar açısından ele alınmıştır. bu dönemde hem araç hem de lastik pazarı olarak dikkat çekmiştir. Dolaylı teşviklere Topluluk içinde sık başvurulduğu bilinmekle birlikte bunların ayrıntısına ilişkin çalışma yoktur. kalite gelişimi ve dış pazar araştırması için olanak yaratılmasıdır. 1988 yılında toplam iç talebin % 4.1 düzeyinde bir korumayla rekabete hazır olmalıdır.1'i ithal lastikle karşılanırken bu rakam 1989'da % 7. 1990'daki büyük artışta 1989 yılı gümrük vergisi indirimlerinin etkisi büyüktür. tüm dünya ile de % 5. tevsi yatırım faaliyetleri artmıştır.

2'lik imalat sanayii ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini. Bu noktada sözkonusu firmaların yüksek finansman giderlerine katlanmak zorunda kalmaları. Sektörün Gümrük Birliği Konusundaki Görüşleri Sektörün halihazırda yakındığı sorunlar yetersiz iç talep. Gümrük Birliği'nin Sektör Üzerindeki Olası Etkileri Mevcut gümrük vergisi ve eş etkili fonların toplamı Türk lastik üreticilerini dış rakiplerine karşı % 28. Öte yandan böylesi bir entegrasyonun ana şirketleri Topluluk ülkeleri veya Topluluk pazarından pay almaya çalışan üçüncü ülkeler kökenli olan ve toplam kapasiteleri yerli talebin çok üzerinde bulunan yerli lastik üreticileri açısından taşıdığı önem gözardı edilemez. Sektörün (8) Türkiye'nin sınai mamul ihracatındaki payı 1980 yılında % 1. Sektörün gümrük birliği öncesinde belirlediği görüşler içinde üretim verimliliği açısından henüz dünya standartlarına ulaşılamadığı. j r / j / y ı f y j y 169 . İç piyasada düşük kaliteli ucuz Hint ve Rus lastiklerinin yanında çeşitli teşviklerden yararlanan Uzakdoğu lastikleriyle rekabete çalışan Türk lastik sektörü. dolayısıyla da yatırım kararlarını etkileyebileceği ortadadır. lastik üreticisi dört firmanın toplam kapasitesinin iç talebin çok üzerinde olmasıdır. işgücü ve finansman giderleridir. Öte yandan yüksek enerji maliyetlerinin de lastik sektörünün dış piyasalarda rekabetini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Gümrük birliği sonrası AT üreticileri ile gümrüksüz rekabet etmek zorunda kalacak olan sektör.5'unu ihraç etmiş olmaları bu trendin süreceğinin habercisidir. kalitesiz ve ucuz Hint. Bunun da yukarda sözü edilen % 20-25'ler civarındaJ . Bunun da oldukça yüksek bir oran olduğu ve sektörün kârını. bu verilere dayanarak günümüzün ve yakın geleceğin ihraç ürünlerinin yer alacağı imalat sanayi alt sektörleri içinde lastik-plastik sanayiini ikinci olarak saymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN. 1970-1980 döneminde ihracat trend artışı imalat sanayii ortalamasının altında kalmışken.9'luk ortalamanın üzerinde yer aldığını ve nihayet en çarpıcı farklılaşmayı da % 56.2'lik ortalamanın çok üzerinde olduğunu. firmaları dünya pazarlarına açılmak zorunda bırakmaktadır.3 ile % 7. sektörde kişi başına sermaye stoğundaki artış hızının % 5. f . Dünya ile rekabet edebilmek için zorunlu olan bu kapasite büyüklükleri (ölçek ekonomilerinden yararlanılan). Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin neden olduğu haksız rekabetin yanında yüksek enerji. 1993).97'ye çıkmış (TUNCER ve KİRMANOĞLU.1) sağladığını ortaya koymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN 1993/. üçüncü ülkelere karşı da yalmzca OGT oranı olan % 5. Ancak maliyetleri içinde % 65 paya sahip olan ve büyük ölçüde ithal edilen hammaddenin de gümrüksüz gireceği gözönüne alındığında vazgeçilecek koruma oranının % 28.8 düzeyinde korunacaktır. 1992 yılında lastik sektörünün ilk üç firmasının toplam üretimlerinin % 36. Dünya lastik sektörünün en önde gelen isimleri olan ve kendi know-howlarına sahip lastik şirketlerinin Türkiye'deki ortaklıkları olan ilk üç büyük lastik üreticisinin teknolojik rekabet konusunda sorunlarının olmaması gerekir. Bu noktada önce sektörün görüşüne yer verilecek daha sonra da genel değerlendirmeye geçilecektir.53 iken 1991 yılında % 2. bu yıllarda meydana gelen yüksek toplu sözleşmelerden olumsuz etkilenmişler ve bu da onları ana firmaların dünyada kullandığı son teknolojileri getirmeye yöneltmiştir.8'lik sabit sermaye yatırımları artış hızıyla (imalat sanayi ortalaması % -6. bunun ancak halen başlatılmış olan yatırımlarla yenilenecek makina parkıyla mümkün olabileceği yer almaktadır. uluslararası düzeyde ise teknolojik rekabete katılmaktadır.9 yerine % 23. üretim ölçeği artış hızında % 10.9 olduğu anlaşılır (9).9 (AT ülkelerine) ile % 32. 1993). 4. f 1 .5 ile yine % 1.amaçla sektörün son on yıldaki performansına ilişkin verilere bakmak yararlı olacaktır. ihracat artışında oldukça önemli bir etken. İmalat sanayiinde dönemler itibariyle yer alan yapısal değişimi inceleyen bir çalışmanın bulguları kauçuk ürünleri sektöründe 1980-1988 döneminde kişi başına katma değer (işgücü verimliliği) artış hızının % 9.9 ile % 7. 43.3 (diğer) oranında korumaktadır. 1981-1991 döneminde trend artışında ortalamanın üstüne çıkarak üçüncü sırada yer almıştır. Nitekim 1970-1992 döneminin bütününe bakılarak yapılan bir çalışma.2. uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini güçleştirmiştir. Ancak 199O'lı yıllara kadar düşük işçilik ücretleri nedeniyle görece emek-yoğun teknolojileri kullandıklarından.

Bu nedenle Türkiye'nin özellikle gümrük birliği sonrasında yararlanabileceği bir ihraç malı olan araç lastiğinin dış rekabet konusunda haksız uygulamalara uğramaması kısacası Topluluk üreticilerinin yararlandığı her türlü teşvik ve korumanın bu sektöre de sağlanması gerekmektedir. Değerlendirme ve Sonuç Gümrük birliğinin Türk sanayi üzerindeki etkileri ve olumsuz olanlarından sakınmanın yollarının tartışıldığı bu bildiride son değerlendirme incelenen lastik sektörü üzerine yapılacak ve böylece bundan sonra hem sanayi kesiminin hem de görüşmeleri yapacak yetkililerin her sektör için neleri gözönünde bulundurması gerektiğine bir sektör örneği ile yol gösterilmeye çalışılacaktır. üçüncü ülkeler ile de % 5.Gümrük birliği. "Gümrük birliğine gidildikten sonra AT ile gümrüksüz. vergi ve finans alanlarıyla ilgili mevzuat gümrük birliğine hazırlanmalı.4. taşımacılık. Sektörün vurguladığı bir başka konu yüksek işçilik maliyetleridir.000 $/yıl olarak belirlendiği belirtilen işçilik maliyetlerinin birçok AT ülkesindekinin üzerine çıktığına dikkat çekilerek. . bu nedenle de teknolojik rekabetini sürdürebilmesi için Türkiye'nin ekonomik politikalarınca desteklenmeye ihtiyacı olduğu belirtilmektedir. . Sektör bütün bu olumsuzlukların engellenmesi için aşağıdaki önerileri getirmektedir : .8'lik bir gümrük oranı ile rekabete açılacak olması Türk lastik sektörünün fiyatlarını % 20-25 düzeyinde indirmesi anlamına gelecektir" denilerek.Özellikle enerji. 170 . uygun koruma yöntemlerinin saptanmasında sektör ile devlet kurumlarının işbirliği yapması gerekir.ki bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi ile gerçekleştirilebileceği belirtilmektedir. Yani % 20-25'ler civarında bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi şeklinde belirtilen görüş kabul edildiği takdirde dahi. ihracatın teşvik edilmesi amacıyla AT ülkelerinde sağlanan düşük faizli ihracat kredileri mekanizması kurulmalıdır. Son toplu sözleşmeyle 26. Ancak bu korumanın Türkiye'de genel olarak anlaşılan gümrük vergisi veya fon türünden bir koruma olamayacağı da açıktır. sanayinin hazırlanabileceği ve önceden duyurulan bir takvime göre gerçekleşmelidir.Gümrük. 4. Lastik sektörünün üretiminin % 37'lik kısmını ihraç ederek önemli oranda döviz girdisi sağladığı. Ayrıca gümrük birliğinden sonra fiyatların düşeceğinin bilinmesinin. . Bunların başında maliyetlerin düşürülmesi için yapılabilecekler gelmektedir. Yoksa birçok başka sektörde de görüldüğü gibi batıda kapatılan tesislerden getirilen makinalara teşvik vermek hem sektöre uluslararası rekabet gücü sağlamaz hem de (7) Bu çalışmaların dökümü ve karşılaştırması ÖZKALE (1991)'de bulunabilir. ayrıca kapasite fazlasının gelecekte de devam edecek olması nedeniyle ihracat zorunluluğunun bulunduğu. bunun halen sürmekte veya planlanmakta olan yatırımlar üzerinde olumsuz etki yapacağı vurgulanmaktadır. Teknoloji yenileme yatırımlarında ucuz finansman sağlanması bir diğer önemli olanaktır.İhracat yapma zorunluluğu olan bu sektörün uzun süreli grevlerden ve gerekçesiz yüksek ücret artışlarından korunması için işçi-işveren ilişkileriyle ilgili yasal düzenlemeler gümrük birliği öncesinde getirilmelidir. O halde önemli olan sektöre özel. Bu amaçla önce sektörün kendi değerlendirme ve önlem önerileri tartışılacaktır. Türkiye'nin AT ortalamasının çok altındaki kişi başına GSMH'sı ve satın alma gücü ile böylesi yüksek maliyetli ürünlerin teşviksiz belirlenecek fiyatlarını kaldıramayacağı savunulmaktadır. işçilik giderleri ile ilgili ihracat teşvikleri (AT ülkelerinde olduğu gibi) artırılarak korunmalıdır. Ancak burada bu teşvikleri yönlendiren kamu kurumlarınca dikkat edilmesi gereken şey yapılacak teknolojik yenilenme yatırımının artık dünyada kullanılan en yeni teknoloji için olmasıdır. gümrük birliğinden sonra ancak tarife-dışı yollar ile sağlanabilir. Enerji fiyatında özel bir uygulama düşünülebilecek önlemlerden biridir. Sektörün vurguladığı ihracat performansı yukarda değinilen verilerle de desteklenmektedir. gümrük birliğinin gerçekleşeceği tarihten önceki yıl lastik satışlarının hemen tümüyle durmasına neden olacağı eklenmektedir.

Sektör tarafından önemli bir maliyet unsuru olarak belirtilen işçiliğin toplam içindeki payının % 14 (memur hariç) civarında olduğu gözönüne alındığında ve yıllık 26. (9) 100 TL. Zira gümrük birliği süreci Katma Protokol'un yürürlüğe girdiği 1973 tarihinde başlatılmıştı. . Türkiye'ye ithal edilecek lastiklerde coğrafi koşullara uygunluk açısından aranabilecek özellikler bu alanda etkin bir koruma sağlayabilir. BORAT AV.lık maliyet içinde 65 TL. iktisat Politikası Se(8) Çeşitli çalışmalarda farklı mal gruplarında yer alan lastik sektörü bu çalışmada lastik-plastik olarak geçmektedir. Zira gelişmiş ülke üreticileriyle rekabetin artık ucuz emek ile değil teknolojiyle yapılması gerektiğini tüm Türk sanayicilerinin kabullenmesi gerekmektedir. C. Özellikle lastik sektörüne en yeni katılan devlete ait fabrika için geçerli olan bu kaygılarımız Türkiye'deki teşvik sisteminin yapısı bilindiğinde. Konuyla ilgili son söz en azından lastik sektörüne ilişkin verilerin bu sektörün gümrük birliği sonrasında "batma" gibi bir endişesinin olmaması gerektiğini ortaya koyduğudur. Ancak yine yukarda belirtildiği gibi esnek üretim sistemleri bugün bu tür özelliklere sahip ürünlerin hızla üretime sokulmasını sağladığından. Bu nedenle bugün bu konudaki talepleri de herhalde çok haklı bulunamaz. Genel olarak yapılan bu değerlendirme lastik sektörü için de geçerlidir ve uygulanacak yöntemlerin ayrıntısı ancak sektör ile devletin birlikte yapacağı çalışmalarla belirlenebilir. İzmir iktisat Kongresi. E. izmir. 0. Kanımızca tüm sanayi dallarında olduğu gibi lastikte de uygulanabilecek olan tarife-dışı engeller içinde standartlar önemli bir yer tutmaktadır.(1993) Türkiye'de Sanayileşmenin Yeni Boyutları ve KiT'ler. Yine de sektör yetkililerince önemli boyutta olduğu belirtilen bu ithalatın önlenmesi dahi kapasite fazlasını giderme açısından yararlı olacaktır. iş yasalarının ve işçi haklarının en gelişmiş olduğu ülkeler topluluğu olarak da tanımlanabilir.lık yani % 5'lik bir düşme sağlanacaktır. Buna yakın bir diğer sav ise gümrük birliğine gidileceği ilan edilen yıldan önceki yıl boyunca satışların çok düşeceği yolundadır. sanayinin hazırlanması için 12 ila 22 yıllık iki liste çerçevesinde düzenlenmistir. Gümrük birliğinin önceden ilan edilecek bir takvime göre gerçekleştirilmesi yolundaki istek sektörün diğer taleplerinin yamnda en katılınamaz olanıdır.nın hammaddeden kaynaklandığı ve halen % 7 oranında korunduğu düşünülürse. Bu da tüm sektörler için geçerlidir ve giderilme yolu yine yerli sanayicilerimizin elindedir. işgücü maliyetlerine ilişkin düzeltmenin sektörün verimlilik artışı çalışmalarıyla sağlanması gerektiği anlaşılır. uluslararası rekabetteki gelişmeleri gözleyerek yapmalıydı.000$ lık ücretlerin bazı AT ülkelerindekinin üzerine çıktığı yönündeki iddianın ücret istatistiklerince desteklenmediği de farkedilirse. * i î /. Ancak sektörün rekabet gücünün sürdürülmesi ve artırılması için AT ülkelerindekine eş düzeyde destek sağlanmalıdır. 6 Haziran. istanbul. bu yolla yapılacak koruma yalmzca ucuz ve kalitesiz Hint.(1992) Avrupa Topluluğu'nun Dış Ticaret Politikasının Değerlendirilmesi. Dolayısıyla yeni varılan bir karar değildir ve gümrüklerin sıfırlanması. Zira bilindiği gibi AT. Üstelik bunu yalnızca gümrük birliğini düşünerek değil. (1992) Dış Ekonomik ilişkiler Panelindeki Konuşma. Gümrük birliğinden önceki yıl yerli ürünlerde sağlanacak fiyat indirimleri hem satışları arttırır. K. Bunların dışında AT tarafından uygulanan ve üçüncü bölümde dökümü verilen koruma önlemlerinin hepsi Türkiye açısından da değerlendirilmiştir. tüm hammaddenin ithal edildiği varsayımıyla gümrük birliği sonrasında maliyetlerde yaklaşık 5 TL. Sektör tarafından hazırlanan raporda yer alan ve işçi-işveren ilişkilerinin olası ve katlanılamaz uzun grevler ve yüksek ücret artışlarını engelleyecek şekilde düzenlenmesi yolundaki talep ise sosyal açıdan uğrayabileceği son derece haklı eleştirilerin yanında özellikle AT ile yakın ilişkiye girmeye hazırlanan bir ülkede sözkonusu dahi edilmemelidir. V j / y il >j j / 171 . Tek taraflı olarak dondurulduğu dönem boyunca sanayiye ek bir koruma sağlanmıştır ki bu kesimin bunu kendini dış rekabete hazırlamakta kullanmış olması gerekirdi. BOLAT. hem de Türk tüketicisinin yerli mallara olan bağlılığım artırmada etkili olur. İKVX11O. ve TÜRKCAN. 3.ulusal kaynakların israfının sürdürülmesi anlamına gelir. halen yapılmakta olan ve ilerde yapılması düşünülen tüm yatırımlar için saklıdır. KAYNAKÇA BALKIR. Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin ithalini önleyebilir.

M. 10 Ekim 1993 Hürriyet Gazetesi. No: DPT: 2241-AETB:25. Z. TMMOB Makina Mühendisleri Odası. Bruxelles. SCRIP No. LAKE. Teksir. (1993) "AVrupa'nın Ortağı Türkiye" Toplantısındaki konuşma.(1988) "AT.K. ve KİRMANOĞLU. CCE. Tarih Vakfı Yurt Yayınları. 4 Ekim Ankara. Maliye ve Gümrük Bakanlığı Yayını. istanbul. Ankara. 1-1. Ankara. GÖZLEM GAZETESİ (1993) "Gümrük Birliği'yle "ucuzluk" gelecek" 23-29 Ağustos. Ş.(1993) "Ankara Anlaşması'nın 30. N.(1993) "Gümrük Birliği'nin Tekstile Etkileri" Cumhuriyet Gazetesi. HDTM (1991) AT ve Türkiye. E.çenekleri:1. 12 Eylül. VI. E. ss. 1982 yılında araştırma görevlisi olarak girdiği İTÜ işletme Fakültesi'nde 1989 yılından itibaren yardımcı doçentliğe yükselmiş. İstanbul. Ankara.Ü. 172 . SCRIVENER.İ. RHEIN. 30 Eylül. Turkish Agriculture and European Community Policies. (1985) L'Union Dounaiere de la Communaute Economique Europeenne. N. Ankara 1991.No: DPT:2235Ö. YILDIRIM. May 14th 1993.(1988) "Toplulukta ve Türkiye Topluluk ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" A. aktaran GÖĞÜS.(1993) "Gümrük Birliği Vurgunu" Cumhuriyet Gazetesi.310-325. 28 Mayıs. Ankara. Türk sanayiinin rekabet gücü ve AT ile ilişkilerin rekabet gücü üzerindeki etkisi konularında yoğunlaşmıştır. istanbul. Issues. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı. DPT (1990b) Araç Lastiği. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu. ve ÇAKIROĞLU. 2e edition.C. D. T.:365. Sayı: 12.(1991) "Türk Sanayii'nin AT Karşısındaki Rekabet Gücünü Belirlemeye Yönelik Çalışmaların Değerlendirilmesi ve Öneriler" 1991 Sanayi Kongresi Bildirileri Kitabı.L. Pub. ATAUM Yayını. Ankara. 1992 yılında ise Doçent olmuştur. İstanbul. aktaran BORAT AV ve TÜRKCAN(1993).1 ve 12.(1988) AET'de Tarife-Dışı Engeller ve iç Piyasanın Tamamlanması. VAULONT.1832. N. Ankara. D. Ankara. AT-Türkiye ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" T. Ankara. İstanbul. B. ÖZKALE.(1993) "1970-1991 Döneminde Dış Ticaretin Yapısı ve bir Dış Ticaret Politikası Önerisinin Anahatları" Basılmamış Tartışma Yazısı. 22 Temmuz. DPT Yayın No: 1871. s. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel ihtisas Komisyonu Raporu. Yay. düzenleyen The Economist. istanbul. ÖZGEÇMİŞ Ataköy ilkokulu'nu 1970'de. SCRIP No. 11. KULOĞLU. aynı üniversite'den 1984 yılında yüksek mühendis. YAŞAR. DPT (1990a) State Planning Organization. İGEME. Yılında Türkiye-Avrupa Topluluğu ilişkileri" Toplantısındaki Konuşma. 1820. Nötre Dame de Sion'u 1977'de ve İTÜ işletme Mühendisliği'ni de 1982'de bitiren Özkale. December. 1989 yılında ise Doktor unvanlarını almıştır.C.(1993) "Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'na Avrupa Komisyonu Adına Açıklama" EC News. s. June 25th 1993. V. TUNCER. Collection Perspectives Europeennes. KIZANLIK. Yıl: 7. Strategies and Institutional Adaptation. AT Komisyonu (Brüksel) ve Floransa Avrupa Enstitüsü'nde çalışmalarda bulunan ÖZKALE'nin yayınları Türkiye-AT ticareti. GÜNUĞUR. H. Yayın No: 148-1. DPT (1993) AET. C.

Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. the second section explains both the factors leading to changes in the economies of scale in the micro level and th impact of technological developments on the concept of economies of scale by reviewing the results of many researches. teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıktan sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır. Hacer ANSAL . The first section shed light on the various macro factors which affect economies of scale in the context of the recent development in the world economy. mikro bazda ölçek ekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır.TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİLERİ Doç. İkinci bölümde. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır. in this paper. The last section evaluates the impct of the changes in the eceonomies of scale from the developing countries' and Turkey's perspective. Dr. Birinci bölümde. Then. the impact of technological changes över economies of scale are analyzed especially from the perspective of developing countries like Turkey.Dilek ÇETINDAMAR İTÜ. ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. many theoretiaal and empirical studies are carried out in the West related to this topic. SUMMARY it is widely believed that since 1970s. işletme Fakültesi ÖZET Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fa/la adapte edilmesinin üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. the diffusion of microelectrnics teknology into production processes drastically changed economies of scale. Üçüncü bölümde ise. Therefore. j .

Türkiye'de bazı sektörlerde görüldüğü gibi. Bu yüzden GOÜ. ölçek konusunun bu sektörlere giriş açısından potansiyel üreticilerin karşısına güçlü bir engel olarak çıkmasına yol açmıştır (Bain. DÜNYA EKONOMİSİ VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMELER 1. 19. Ancak. İhracata yönelik sanayileşme politikaları izlemeye başladıklarında ise.GİRİŞ Klasik iktisatm kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith'in ünlü "iş bölümü pazarın genişliği ile sınırlıdır" sözünden başlayarak. optimum ölçeğin çok altında kurulan "bebek" sanayilerini gümrük duvarları ile uzun yıllar korumak zorunda kalmışlardır. enflasyon ve işsizlik biçiminde kendini hissettirmiş ve bu ülkelerin sanayilerini bir yapılanmaya zorlamıştır. imalat sektöründe fazla kapasite (kapasite kullanım oranlarında düşüş). 1984). yüzyılın ortalarından itibaren. gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) açısından ölçek sorunu çok daha önemli sonuçlar doğurmuştur. büyüyen pazarların da etkisi ile. İkinci bölümde. EKONOMİK KİRİZİN YARATTIĞI DÖNÜŞÜM 1970'li yılların başında ortaya çıkan dünya ekonomik krizi özellikle gelişmiş Batılı ülkelerde üretkenlik artışında büyük bir yavaşlama. Üretimde biryandan rasyonalizasyona gidilirken bir yandan da en son teknolojik gelişmeler üretim süreçlerine adapte edilmiş ve sanayide bir teknolojik dönüşüm yaşanmaya başlamıştır. Smith'e göre büyük pazarlar emeğin ve makinaların uzmanlaşmasına yol açacak ve bu da birim maliyetlerde önemli düşüşler sağlayacaktır. 174 . bu ülkenin sosyo-ekonomik koşullarına uygun olarak ortaya çıkan kitle üretimi ilkelerinin bir teknolojik paradigma yarattığım göstermektedir (Piore ve Sabel. mikro bazda ölçekekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. 1. Üçüncü bölümde ise. bazıları ise minimum verimli ölçekten daha düşük hacimlerde kurulabildiğinden. ölçek sorunu uluslararası rekabet gücüne ulaşma çabalarının karşısına yapısal bir engel olarak çıkmıştır (Ansal. Teknolojik gelişmeler tarihi. teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıkları sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır. ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. Hemen her sanayi dalında firmaların maliyetleri en aza indirebildikleri bir minimum verimli ölçeğin ortaya çıkmış olması.1. 1993). uluslararası standartlara göre çok daha yüksek maliyetlerde üretim yapmak durumunda kalınmıştır. Birinci bölümde. dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır. Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. ABD ve İngiltere'de sınai üretimin tamamen bir büyük ölçek vizyonu ile şekillendirildiğini ve özellikle de ABD'de. 1956). Bu ülkelerin dar iç pazarları nedeniyle bazı sanayiler hiç kurulamamış. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır. ölçek ve ölçek ekonomileri iküsaün önemli konularından biri olmuştur. Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin Ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.

Daha şimdiden bazı bloklann oluşumu yönünde bazı gelişmeler gözlenilmektedir. çelik gibi ara mallan üreten sektörlerde de geçerlik kazanmıştır.Bu dönüşüm. Buna örnek olarak. otomobil. pazarlar genişlemiş ve 1970'lere kadar kapitalist ekonomilerde egemen olmuştur. basan büyükölçeklerde ucuz ve standart mal üreterek elde edilirken. yeni rekabet koşullan ile uyumlu yeni üretim organizasyon biçimlerinin çıkması. Bu da yeni teknolijileri üretim süreçlerine adapte ederek üretim sistemine esneklik kazandınlması ile mümkün olabilmiştir. Böylece Batılı ülkelerde tüketici tercihleri. kimya. Bu dönemde gelişmiş Batılı ülkelerde yaşanan hızlı bir ekonomik büyüme ile temel ihtiyaçlar büyük ölçüde karşılanabilmiş ve artan gelir düzeyi ile birlikte tüketiciler de daha talepkar olmaya başlamışlardır. Yeni Tüketici Tercihleri Büyük hacimlerde standart mal üreterek maliyetin düşürülmesine dayanan Fordist kitle üretimi sistemi kitle tüketimi de yaratmış. Daha önce genellikle fiyat bazında rekabet edilir. bu dönüşümün en önemli bileşenleri: Dünya pazarında tüketici tercihlerinin. dolayısıyla uluslararası rekabet koşullan önemli bir değişikliğe uğramıştır.1. uluslararası rekabet artık fiyatın yam sıra yaratıcılığa. ÖLÇEKTE DEĞİŞİM YARATAN GELİŞMELER 1980'lerden bu yana kendini iyice hissettiren ekonomik ve teknolojik gelişmelerin değişik boyutları araştırmacılar tarafından ön plana çıkartılmış ve dönüşüm karakterize edilmeye çalışılmıştır. ikinci bölümde ele almaya çalışacağımız ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan gelişmeleri de gözönünde bulundurarak uygun politikalar ve firma stratejileri saptamalan gerekmektedir. diğer yandan da dış pazarlarda pay kapma mücadelesine girmişlerdir. Bunun yanında GOÜ. tüketim elektroniği sektörlerinde değil. Ancak hemen hepsince kabul edilen yaygın kanıya göre. 1990). Oluşmakta olan ekonomik bloklann dışında kalmanın GOÜ'in ekonomilerini çok olumsuz yönde etkileyeceği açıktır. değişen talep koşullanna hızla cevap verme yeteneğine ve mal çeşitlemesine dayanmaya başlamıştır. ve elektronik teknolojisine dayalı yeni sistemik üretim sistemlerinin geliştirilmesitir (Kaplinsky. Öte yandan. Global dünya pazarının çöküp çeşitli bölgesel ticaret bloklarının oluşması ve buna bağlı olarak. üreticileri çok daha değişik mallar üreterek tüketicilere ulaşma çabasına sokmuştur.2. geçen yüzyıldan özellikle de 1945'den bu yana egemen olan kitle üretimi sistemine dayalı ekonomik ve sosyal gelişme modelinden bir sapma göstererek yeni bir teknolojik paradigma ortaya çıkarmıştır. Türkiye'nin de dahil olmaya çalıştığı Avrupa Topluluğu bloğundan. Azalan talep ve küçülen pazarlar karşısında ülkeler bir yandan kendi iç pazarlarını korumaya çalışırlarken. Aynca bu eğilim sadece nihai tüketim mallarının üretildiği. '' . tekstil/ hazır giyim. j / ' î t t j 1. Uluslararası pazann bu zor koşullan ülkeleri ayrıca bloklaşmaya yöneltmektedir. ABD. v i j t. Kanada ve Meksika arasında oluştumlan Kuzey Amerika bloğundan ve Çin'i de içine alarak Japonya'nın Güney Doğu Asya ülkeleri ile oluşturmaya çalıştığı Pasifik bloğundan bahsedilebilir. 19701i yıllarda ortaya çıkan ekonomik kriz ile birlikte rekabetin büyük ölçüde kızışması. bloklar dışında kalan ülkelere karşı yeni bir tür korumacılığın ortaya çıkması büyük bir olasılık olarak karşımıza çıkmaktadır. 1.2. dolayısıyla rekabet koşullannın değişmesi. Öte yandan dünya ekonomik krizinin neden olduğu ekonomik istikrarsızlık ve durgunluk ülkelerarası rekabeti büyük ölçüde şiddetlendirmiştir.

mali. kitle üretimi paradigmasının dönüşümünde. İstikrarlı bir ekonomik ortamda. Japonya'da dar pazar koşullarına uygun olarak. Makinaların bakımı ve temizliğinin yanı sıra kalıp değiştirme işlemleri de ekipler halinde çalışan üretim işçileri tarafından büyük bir hızla gerçekleştirilmektedir (Schonberger. değişen talep yapısı ile bağlantı kurulmasına olanak sağlamakta ve sistemi bir "talep çekme" sistemi haline getirmektedir. Bu işbirliğinin. Mikroelektronik Bazlı Otomasyon Teknolojilerinin Gelişimi Teknolojik gelişmelerin hızı 1980'lerde kendini her alanda hissettirmeye başlamıştır. üretim teknolojisi işçilerin önerileri ile adımsal bir biçimde geliştirilmektedir. Tam zamanında. pazarlama. büyük ana ve tampon stoklar ve vasıfsız işçilerle çalışan Fordist sistem yeni dünya pazarı koşullarına kendini uyarlayamamış. Dünya ekonomisinin krizli döneminde gösterdiği büyük basan ile yalın üretim Fordist sistemi önemli ölçüde sarsmış. dolayısıyla da üretimde ölçek ekonomisi kavramlarının değişmesinde son derece etkili olmuştur. daha küçük partiler halinde üretim yapma çabasının doğurduğu. Ana ve tampon stoklar kaldırılarak hem üretim hattında büyükbir akıcılık sağlanmış. Birimler arasında kurulan bu iletişim ağı. Makinaların arızalanması ya da hatalı üretim durumunda. hem üretim organizasyonunda. Fordist sistemin bu güçlüklerine karşın. firmaların coğrafi yakınlığı büyükbir avantaj doğurmaktadır. hem de üretim sırasında defolu girdilerin ya da hatalı üretimin derhal farkedilebilmesi mümkün kılınmıştır. Yalın üretimde ana firmalarla onlara girdi tedariki yapan yan sanayi firmaları arasındaki ilişkiler de Fordist sisteme göre büyük farklılık göstermektedir. çok değişik işleri yapabilen vasıflı işçiler duruma derhal müdahale edip sorunu çözmektedir.23. Diğer yandan. tam zamanında (just-in-time) üretim ve kalite kontrol çemberleridir. Kalite kontrol çemberleri yolu ile işçilerin bilgi. hatalı üretimin sonradan düzeltilmeye çalışılması geleneği son derece pahalıya mal olmaya başlamıştır.2. esnekliği olmayan. mikroelektronik ve enformasyon alanındaki gelişmeler başta olmak üzere. işlevsel bir fabrika-içi düzenleme ile Taylorist iş örgütlenmesi ilkelerinin geçerli olduğu Fordist kitle üretimi sistemi ile üretim yapmak giderek zorlaşmıştır. yeni teknolojiler hem ürünlerde. yaklaşık yüzyıllık yönetim perspektifi altüst olmuş ve yepyeni bir yönetim anlayışı egemen olmaya başlamıştır. 1. 1982). stok kontrol. son derece esnek yepyeni bir üretim organizasyon biçiminin ekonomik kriz koşullarında büyük başarı sağladığı görülmüştür. özellikle karmaşık ve kalitenin ön plana çıktığı üretim dallarında.1. Hantallık yaratan ve gereksiz tüm öğelerden arınmış anlamında yalın üretim diye de adlandırılan Japon üretim tekniğinde israfın ve hatalı üretimin sıfırlanması hedeflenmektedir. Yeni Üretim Organizasyon Biçimleri 1980'lerde artık dünya pazarına tek ya da standart ürüne göre. yönetsel ve teknik (tasarım ve bilgi akışı) boyutları bulunmaktadır. Yalın üretimin en temel öğeleri: toplam kalite kontrolü. yan sanayi gibi çok çeşitli birimler. beceri ve iş deneyimlerinden yararlanılmakta. çoğu zaman içice geçerek sistemik bir entegrasyon sağlanmıştır. hem de üretimi yapan imalat makinalannda büyük dö- 176 . yalın üretimde minimum stokla çalışma ilkesi yan sanayi girdilerinin sürekli tedarikini gerektirmekte. sıfır hatalı ve üründe esnekliğe dayanan yeni ilişkiler ağında ana ve yan sanayi firmaları arasında çok yakın bir işbirliği bulunmaktadır. Yalın üretimin farklılığı sadece üretimin yapıldığı atölye mekanı ile sınırlı değildir. finansman. Sınai üretimde. bayilikler. Daha önceleri birbirlerinden ayrı olarak kabul edilen ürün tasarım.2. Mikroelektronik bazlı esnek üretim sistemlerinin uygulanması ile birlikte yalın üretim.

CNC tezgahlarında mikroişlemciler sayesinde üretimin kontrolü yada üretilen ürün tipinin değiştirilmesi son derece kolaylaşmıştır (Alcorta. Kısacası. azalan bakım masrafları. Kısacası robotların ve mikroişlemli sistemlerin (programlanabilen kontrol makinalan . Hatta böylece. enerji tasarrufu sağlar hale gelmişler. bilgisayarlı nümerik kontrol (Computerized Numeric Control -CNC-) tezgahları gibi birçok yeni kelime eklenmiştir. Robotla sayesinde de tehlikeli ve tekrar içeren sıkıcı işler yüksek kalitede ve kısa sürede üretilebilmektedir.programmable logic control-PLC-. Üretimde daha önce hammadde ve enerji belirleyici role sahipken günümüzde bilgi bu rolü üstlenmiştir. rapor çıktıları ve esnek yazılım hep yeni kontrol sistemlerinin ve FMS'in yarattığı sonuçlardır. Şimdi bu gelişmelerin üretim sistemine ne şekilde yansıdığını görmeye çalışalım. Üretimde kullanılan araç gereçler ve makinalar fiziksel olarak küçük. 1797). tüm makinaların birbirine bağlanması sonucu ortak kontrol edilebilir hale gelmelerinde göstermiştir.1. Fakat mikroişlem ve digital elektronik kontrol aletlerinin yaygın kullanımı esas etkisini. Son dönemlerde üretim teknikleri terminolojisine bilgisayar destekli dizayn/mühendislik/imalat (Cumputerized Aided Design/Engineering/Manufacturing -CAD/CAE/ CAM-). güvenilir. hammadde kaynak planlaması (Materials Resource Planning -MRP-). bölünebilir. MİKROELEKTRONİĞİN ÜRETİM SİSTEMİNE ETKİLERİ 1. teknik ve organizasyonel alanlarda ortaya çıkan tüm bu değişiklikler. otomatik ulaştırma aletleri. 1992. j 1. aylar süren dizaynlar yada mühendislik hesaplama işlemleri CAD/CAE sayesinde çok kısa sürede tamamlanabilmektedir. Ayrıca. esnek imalat sistemleri (Flexible Manufacturing Systems -FMS-). bazı kesikli üretim yapılan sektörlerde mikroelektronik sayesinde otomasyona gidilebilmiş ve sürekli üretim biçimine dönüştürülebilmişlerdir (Mody ve diğerleri.3. Fakat klasik olarak teknolojik gelişme- 177 . tüm üretim bilgisayar kontrolü altında (CAM) yapılabilmekte ve böylece üretimde verimlilik. Ayrıca biyo-teknolojideki gelişmeler. işgücünü azaltması ve verimliliği arttırması gibi nedenler gelir. esneklik ve yüksek kalite sağlanabilmektedir. s. ayaranabilir.nüşümlere yol açmışlardır. Mikroelektronik ve digital telekomünikasyondaki gelişmeler bilgi akışım çok ucuzlatmıştır. iyileşen bilgi akışı. 447). yeni döneme damgasını vuran gelişmeler olmuştur. fakat elektronik aksam ve yazılımı yoğun şekilde tasannu eğilimi vardır. üretim hızı ayarlanabilir. Üretim Maliyetlerine Etkileri Yeni bir teknolojinin üretime uygulanmasının başlıca sebepleri arasında maliyetleri düşürmesi. hammadde olarak kullanılan bazı girdilerin yapay üretimini sağlamış. hızlı. 1985. Artık bilgisayarlar sayesinde günler. r J > '' j / r . 11). Örneğin. 1992. CAD ve CNC makinalan) kullanılması ile. gelişmiş veri analizleri. tam zamanında üretim (Just in Time -JIT-). farklı ürünleri ya da aynı ürünün çeşitli boyut ve modellerini üretebilir esnekliğe kavuşmuşlardır. s. artan sistem güvenirliliği. Fabrika mühendisliğinde ise. Artık ürün mühendisliğinde mevcut malların daha küçük ve daha az enerji harcayan. enerji ve girdi tasarrufu sağlayan tasanmlar uygulanmaktadır. mikroelektroniğe dayalı. CAD ve CAM sayesinde stok ve hatalı üretim çokaza indirilebilmiştir (Perez. alarm fonksiyonları. Çünkü elde edilen sistemik üretim sayesinde tekil makinaların üretkenliğinin toplamının çok üstünde bir üretkenlik ve kazanç sağlanabilmiştir. dolayısıyla hammadde bağımlılığını azaltmıştır.3. robotlar. s. / V .

1986. Ancak teknolojik gelişmelerin maliyetlerin ötesinde etkileri olduğu da açıktır. 58-63). yeni teknolojinin pahalılığının yanı sıra kısa sürede demode olması sermaye maliyetlerini yükseltmektedir.3 J. Yeni teknoloji aynı miktarda üretimi gerçekleştirirken ya daha az girdi kullanacak. siparişlere göre üretimini ayarlayan.23). Sermaye maliyetlerine gelince. Mal Çeşitlemesi CAD/FMS sayesinde tek/standart ürün yerine çeşitli tür ve cinste ürün üretmek mümkün olabilmekte ve üretimdeki kapasite dağılımı çıktı oranlarına göre kolayca ayarlanabilmektedir.3. s. s. 25).4. Çünkü artık hem vasıflı işgücüne daha fazla ücret ödenmekte. Örneğin. 15). Sebep olarak da işgücünün azalması. Esnek uzmanlaşma diye anılan küçük firmalar arası işbirliğinin ekonomik kriz koşullarında Avrupa'da çeşitli bölgelerde özellikle 3. pazardaki değişik talep kesimlerine başarıyla hitabedebildikleri.3. Ayrıca. satış ve reklam faaliyetlerini büyük ölçüde değiştirmiştir. Küçük ve Orta Üretimin Canlanması Yeni teknolojilerin küçük ve orta işletmelere yeni olanaklar doğurduğu buralardaki son derece vasıflı üreticilerin tasarım yeteneklerini de kullanarak. Kaplinsky (1987) ve Jacobsson (1985) istihdamın düştüğünü kabul etmekle birlikte. Bu değişiklikler firmaların üretim ve stok yapısını. teknolojik gelişmelerin üretim sisteminde yarattığı bu değişikliklerin ölçek ekonomilerine nasıl yansıdığını irdelemeye çalışalım. daha gelişmiş ve kaliteli ürünler piyasaya sunabilen firma yapılan oluşmuştur (Kaplinsky ve Hoffman. s. İtalya denilen bölgede büyük başarıya ulaştığı görülmektedir (Piore ve Sabel. Yukarda saydığımız mikroelektroniğe dayalı en son teknolojiler de bu bağlamda maliyet düşürücü olarak görülmektedir. 1984). müşteri hizmetlerini. firma içi ve dışındaki tüm bağlantıların koordinasyonu ve kooperasyonu çok hızlı bir şekilde sağlanmakta ve karar alma süreci kolaylaşmaktadır. 1. Şimdi. yeni teknolojinin tam anlamıyla verimli çalışabilmesi için hem donanım hem de organizasyon olarak bir bütün içinde kullanılması zorunluluğunun bulunması bir sürü ek organizasyon masrafını da beraberinde getirmektedir. 1987. Ancak. Ayrıca. 1. s. Artık piyasadaki talep değişikliklerine derhal ayak uydurabilen. 1. hem de eğitim masrafları maliyetleri artırmaktadır. sık model değiştirme ve stok maliyetleri büyük ölçüde düşürülebildiği için küçükişletmelerde verimliliğin giderek arttığı ve bu nedenle de küçük ve orta işletmecilikte bir canlanma olduğu ileri sürülmektedir. CAD kullanımından sonra Benetton firması oldukça az olan model sayısını 1200'e çıkarmıştır (Belussi. ya da girdi faktörlerini değiştererek toplam girdi maliyetini düşürecektir (Tayler. tüm üretim sürecini kontrol edebilen. sürekli yeni. ürün modelleri sürekli yenilenebilmekte ve kalite atırılabilmektedir. Organizasyonda Yeniden Yapılanma Üretim süreci akışını etkileyen bilgi ve iletişim konusundaki gelişmeler sayesinde. (Alcorta. 1988. yeni teknolojilerin maliyetlerde önemli düşüşlere neden olduğu iddiası bazı yazarlar tarafından kuşkuyla karşılanmaktadır. 1992. Maliyet düşüşü ise iki nedene bağlıdır. sermaye maliyetlerinin çeşitli yollarla azalması (stoksuz ve O-hatah üretim) gösterilmektedir. 178 .2.lerin en önemli etkisinin girdi maliyetlerini düşürmesi olduğu kabul edilir. bunun maliyeti fazla etkilemeyeceğini ileri sürmektedirler.

1. 15-19): 2. enerji gibi) ve sabit (makinalar ve bina) masraflardan oluşur. yönetim.2. 1971. reklam. Ölçek ekonomisinin klasik formülü Viner'ın sağladığı kısa ve uzun dönem maliyet eğrileri ile ifade edilmektedir. dolayısıyla üretilen miktar arttıkça birim maliyet düşer ve ÖE oluşur.sürekli akış. s. Bu yüzden ÖE'ni etkileyen maliyetlerin esas olarak direk maliyetler olduğu varsayılmıştır. stoklama. Fabrika kapasitesinin iki kat artması durumunda maliyetin sadece 2/3 oranında artacağım ifade etmektedir. Oysa dolaylı maliyetler üretim miktarı ne olursa olsun artmazlar.6 yasası" denen bir kavramla açıklanır.2. Kimyasal reaksiyonlar yada teknik zorunluluklar dolayısıyla bu oranlardaki üretimin dışındaki tüm ölçekler yüksek maliyetler doğuracaktır. satış. Direk maliyetler üretim miktarı arttıkça artar. işgücü. . s. parça. TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİSİ r t 2. Ölçekekonomisi (ÖE) ise esas itibariyle sadece direkt maliyetlere dayanarak elde edilen minimum maliyetleri üretim olarak düşünülmüştür. Bu eğrinin en düşük noktası ise optimum ölçeği verir. Ancak. böylece fabrika ölçeğinin bu maliyet düşürücü etkisi ölçeğin getirdiği ekonomi olarak adlandırılmıştır (Tayler. Ö L Ç E K E K O N O M İ S İ N E D İ R ? Ölçek üretilen ürün miktarı ya da üretim biriminin toplam kapasitesidir. Mühendislik kuralının ölçek etkisi ayrıca bölünmezlik kuralında da ortaya çıkar.2. 1971. Bu kavram maliyetlerin sabit bir çıktıya bölünemesinden kaynaklanmakta ve Üretim miktarı arttıkça farklı birim maliyetleri ortaya çıkmaktadır. satış vepazarlama alanlarındaki harcamalardır. s. büyük parti. Dolaylı maliyetler 1980 öncesi dönemde direk maliyetlere göre önemli olmadıklarından genelde ÖE hesaplamalarında dikkate alınmamışlardır. Bu yüzden ÖE denince maliyetin en aza indirildiği üretim kapasitesini oluşturan fabrika büyüklüğü akla gelmektedir. Teknik koşulf >t- 179 . Üretimde miktar arttıkça işgücünün ve makinaların uzmanlaşması sonucu maliyetin düştüğü kabul edilmiş. dağıtım. Dolayısıyla proces endüstrisinin teknolojisi dışsal olarak fabrika ölçeğini belirlemektedir. i \ j / 2. Bu durum ÖE literatüründe bölünemezlik diye adlandırılmaktadır. Uzun dönem maliyet eğrisi ise ölçekteki her değişimin maliyetler cinsinden ifadesini gösteren tüm kısa dönem maliyet eğrilerinin en düşük maliyet noktalarına teğet olan U biçiminde bir eğridir. 1986. bu eğriler üretim tiplerine göre (birim. .2. Genel olarak bu ölçek ekonomisinde "0. j •/ ( .1. 4-5). ÖLÇEK EKONOMİSİNİN TEMEL KAYNAKLARI Ölçek ekonomisini oluşturan temel faktörler genel olarak şöyle sıralanabilir (Pratten.2. küçük parti. . .2). Buna göre kısa dönem maliyet eğrisi ortalama üretim maliyeti ile fabrikanın kapasite kullanım hacmi arasındaki mevcut ilişkiyi göstermektedir.sanayi) büyük farklılıklar gösterir. İndirek/dolaylı maliyetler ise Ar&Ge.1. Bölünemezlik (Direk ve İndirek Maliyetler) Direk maliyetler değişken (hammadde. Böylece her sektörde maliyet eğrileri sayesinde imalatın en ucuz yapılabildiği optimum ölçek bulunur (Pratten. kitle üretimi ve proses . i I 2. Üretim Türü ve Mühendislik Kuralları Proses endüstrilerinde girdilerin belirli oranlarda kullanılması zorunludur.

sürekli üretimlerde ise üretilen hacmi tanımlar. bazı üretim aşamaları birleştirildiğinde dikey entegrasyonun yarattığı ekonomiler birim maliyetlerin düşmesine yol açar. faaliyet alanları. 2. İşçiler öğrendiklerini daha fazla sayıda ürün için kullanacaklarından öğrenme maliyetleri düşer. Talep ve Yönetim Perspektifi ÖE'sini etkileyen bir diğer faktör de yönetimin sahip olduğu perspektif ya da stratejidir. 180 . Ayrıca. Piyasa hakimiyetini elinde tutan üretici piyasalarda karşılaşacağı belirsizliği azaltarak tekelleşmenin getirdiği avantajlardan faydalanacaktır. Fabrika yönetimi hedef pazarları genişlettiği sürece ölçeğini büyütebilecek ve dikey entegrasyonun getirdiği maliyet düşüşlerinden faydalanabilecektir. Firmanın amaçları. Ürettiği.%90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığım ortaya koymaktadır. Piyasa Hakimiyeti.1. Uzmanlaşma. dünya firması ve dünya ürünlerinin ortaya çıkması ile daha da önem kazanmıştır.2. ve ABD'in ihracatının %80 . Yani o ürünü fazla üretmek ekonomik olarak kazançlı olacaktır.23. Örneğin. ihracat ve ithalat miktarları (dolayısıyla sektörün ulusal ve dünyadai durumu) ölçek üzerinde etkilidir. Üretim süresi. ÖLÇEK EKONOMİSİNDE NELER OLUYOR? 2. 140-1).lar belirli sayılarda üretimi olanakları kıldığından ölçek bununla uyumlu olmak durumundadır. Yukarda da bahsedildiği gibi bir fabrikada üretilen miktar arttıkça maliyetler düşüyorsa Bu fabrikada ölçek ekonomisinin olduğu kabul edilir.3. 2. model değişimi şurasında oluşan maliyetlerden yada sermaye mallarının bölünemezliğinden kaynaklanır. Ürün ölçeği bir üretim biriminde üretilen herbir ürünün hacmini ifade eder. Buna ayrıca bu tür firmalarda alım ve satım işleri yolu ile sağlanan maliyet düşüşleri ve finans kolaylıkları da eklenmelidir. parti miktarı ve kapasite kullanımı ise uzmanlaşmanın ve yaparak öğrenmenin altyapısını oluşturur. Öğrenme ve Teknolojik Yeniliklerin Ekonomisi Üretim büyüyen ölçülerde yapıldıkça işler ayrıştırılır ve uzmanlaşma artar. s. ya da büyük ölçeklerde üretim araçlarının yedek parçalarının stoğu daha fazla olduğundan üretim arızalan daha çabuk halledilebilir. Günümüzde ölçek ekonomisinin üç değişik türünden bahsedilmektedir. Dolayısıyla. Yeni Ölçek Ekonomisi Kavramları 1970 sonrası dünya ekonomisindeki ve üretim teknolojisindeki gelişmeler ölçek kavramım da etkilemiştir. Üretilen ürünün miktarı artükça birim maliyeti düşüyorsa bu ürünün ölçeği var demektir. Bu ölçek esas olarak uzmanlaşmanın getirdiği maliyet düşüşünden.3. Bu farklı ölçek kavramları dünya fabrikası. hammadde alımlarında alınan miktar arttıkça birim fiyat ucuzlar. 190. değişik ölçek ekonomisi türlerinin her birini varolan dünya konjonktürleri çerçevesinde ele almak gerekmektedir (Kaplinsky. Bunlar fabrika ölçek ekonomisi (klasik anlam). Fabrika ölçeği belirli bir süre içinde kesikli üretimlerde toplam çıktı miktarını. firma ölçek ekonomisi ve ürün ölçek ekonomisidir.4. 2.

"Çeşit ekonomisi" ise girdilerin ortak kullanılmasından kaynaklanır. Pratten (1971. daha önce özel amaçlı makinalann yüksek maliyetini çıkarabilmek için motor fabrikalannda senede 500.3. Ayrıca. Carlsson (1989a) talep değişikliklerine uyum ve farklı ürün arayışlannın yanı sıra yeni teknolojilerin yarattığı esnekliğe dayanarak.000-300. Fakat Alcorta'ya göre işgücündeki azalma fabrika ölçeğinin küçülmesi anlamına gelmemektedir. Birden fazla ürün bir arada üretildiklerinde tekil olarak üretilmelerinden daha ucuza mal oluyorlarsa çeşit ekonomisi ortaya çıktığından.000 motor üretmek üzere kurulmuşlardır. Buradaki "çeşit" ürün yelpazesini ifade etmektedir. Ayrıca ortalama ya da toplam üretim rakamlarına bakarak fabrikaların ölçeğinin küçüldüğü söyle/ .1. ya da belirli bir zamanda üretilen çıktı miktarına göre değişik biçimlerde ifade edilmekteydi. Ayrıca. " . CNC. yalın üretim ilkelerine göre Japonların ABD'inde kurdukları montaj fabrikalarının kapasiteleri bundan daha küçüktür (Hoffman ve kaplinsky.202) nin otomobil sanayimden verdikleri örneklerde. Ancak yeni teknolojilerin üretim süreçlerine adaptasyonu ile bu tanımlarda karışıklık ortaya çıkmıştır. Genel olarak mikroelektronik sayesinde mutlak anlamda fabrika büyüklüğünün düştüğünü ileri süren görüşe göre. Standard ve çok sayıda üretim yerini çok daha az sayıda ve çok çeşitli mal üretimine bırakmıştır. bu da fabrikanın fiziksel boyutlannı küçültmüştür.000 civarında iken. f v 2. Son dönemlerde oldukça yaygın olarak ve ölçek ekonomisinin alternatifi gibi kullanılan çok önemli bir kavram daha geliştirilmiştir: çeşit ekonomisi (economies of scope). çeşit ekonomisi esas olarak ürün ekonomisinden doğmaktadır (Panzar. CAD/CAM.000 motor üretilmesi gerekiyor iken. Dolayısıyla. büyüyen firmalar artan ölçüler ekonomisinden. teknolojik gelişmelerin fabrika ölçeğine etkileri konusunda değişik görüşlere rastlanmaktadır. i * ' 181 . makina parkı farklı işler yapabilen çok . Çünkü bir fabrikada çalışan sayısı düşerken aynı anda çıktının arttığı. 1990. 1988. yeni motor fabrikalan (mesela. Aynı şekilde. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250. 1991). Dol»' ı o ı yla yeni teknoloji küçük parti üretimini mümkün kılarak fabrika ölçeğini küçültmüştür. / '• t ' ! . otomobil sektöründe genel kanı montaj fabrikalanmn senede en az 250. 104-5). Yapılan çalışmalarda esas olarak fabrika ölçeğinde küçülme yönünde bir eğilim olduğu savunulmasına rağmen arttığına dair de göstergeler de bulmak mümkün olabilmektedir.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. bu teknolojilerin tam randımanla ve piyasaya yönelik çalışması için büyük üretim komplekslerine ihtiyaç duyulduğunu. Womack ve diğerleri (1990. Fabrika Ölçeğine Etkiler. Genel olarak firmanın büyümesi dolaylı maliyetlerin daha çok ürüne pay edilmesini sağlayarak firma ölçeğinin oluşmasına sebep olur. robot. fabrikanın fiziksel boyutlarına (alanına) göre. robotlar ve CNC nedeniyle işçi sayasında azalma olmuş. dikey entegrasyondan ve piyasa hakimiyetinin getirdiği avantajlardan faydalanabilmektedir.Firma ölçeği ise bir firmanın toplam üretiminin firma ölçeğinin artması durumunda daha ucuza mal edilip edilmemesi ile ilgilidir. 155-8). s. Rover'in 800 serisi motor hatta) senede sadece 150-200. Fabrika büyüklüğü genellikle çalışanlarının sayısına göre. 1970'lerin başında optimum ölçek 250. s. Örneğin. ya da fiziksel fabrika ölçüsü düserken ve de işgücü aynı iken çıktı miktarının arttığı görülebilmektedir (Kaplinsky. ve Willing. s. küçültücü etkisinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır. bu nedenle de fabrika ölçeğinin küçüldüğünü ileri sürmektedir.amaçlı makinalann ve FMS'in sayesinde küçülmüş.2.000 otomobillik kapasiteye sahip olması gerektiği yolunda iken. / V .

Basım. yeni teknolojilerin sağladığı esnekliğin küçük fabrikalar kadar büyük fabrikalar için de geçerli olacağıdır. Bazı sektörlerde daha önce sadece küçük. Bu ise toplam ölçeğin artmasına sebep olmaktadır.nemiyeceği gibi. Bunu gerçekleştiremeyen birçok ülkede de. optimum ölçeğin otomatik olarak düştüğü anlamına gelmez. Fabrika ölçeğinin artacağı ile ilgili bir diğer iddia da. Bazı çalışmalar da ise yeni teknoloji ölçeği artırmasa bile. öte yandan sermayenin. hazır giyim ve mobilya gibi sektörlerde de benzer şekilde büyük ölçeğe doğru bir kayış gözlenmektedir (Perez 1985. ürettiğini. Diğer yandan. mü- 182 . Acs ve diğerleri (1990)'nin. ülkeler ve firmalar arasındai rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. Özellikle FMS teknolojisinde verim büyük ölçekler gerektirmektedir. Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçlan giderek belirginlik kazanmaktadır. Yani optimum ölçeğin düşmesi ancak teknolojik değişikliklerin maliyetlere yapacağı etkiye bağlıdır. hem de çok güçleştirmektedir. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı. bu yapı mikroelektronoiğin yayılması ile 1980lerin ortasında tamamen değişmiştir. bir küçülme durumunda bile bunun illa da yeni teknolojiden kaynaklandığı iddia edilememektedir. Ayrıca. Bu tür küçük parti üretimiyle başlayan birçok sektörde yeni teknoloji uygulamalarından sonra piyasada kalabilmek için büyük yatırımlara gidildiği ve üretim miktarlarının yükseldiği görülmüştür. zanaat bazlı işletmeler için geçerli olan esneklik artık büyük ölçek için de olanaklı hale gelmiştir. 1992). "optimum fabrika ve firma ölçeği. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik. Bu açıdan. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. 3. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. yeni teknoloji sayesinde bazı malların küçük ölçeklerde de ekonomik olarak üretilebiliyor olması. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. bazı çalışmalar göstermiştir ki. Hoffman ve Rush 1988). Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. Japonya'da firmalar FMS sistemi ile genellikle üç vardiya ve tam kapasite ile çalışmak suretiyle. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. yan iletken ( semiconducto)r endüstrisinde başlangıçta emek-yoğun ve küçük ölçekli bir endüstri yapısı varken. Fakat pahalı makinalarla maliyeti düşürmek ancak maksimum kapasite kullanımı ile mümkündür. Ernst 1985 ve UNCTC 1988). Diğer yandan. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalanna nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. Eğer yeni teknoloji uygulandıktan sonra maliyet eğrisinin en düşük noktasındaki üretim miktarı küçülüyorsa ölçeğin de küçülmesinden bahsedilebilir. Artık üretimin %50'si dünya çapında on firmanın az sayıdaki büyük fabrikalarından sağlanmaktadır (Ferguson 1988. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. ve ABD'in ihracatının %80-90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır. şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. yeni teknoloji ürün çeşitlemesi sağlayarak üretime esneklik kazandırmıştır. normal yaşam süresi olan 3-5 yılda yatırımlarının karşıladığını alabilmektdir. makina yan sanayii. örneğin İngiltere'de FMS önemli sorunlar yaratmaktadır (Alcorta. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı.

Bu maliyet artışlarının birim maliyetlere fazla yansıtmamanın tek yolu ise firma ölçeğinin arttırılmasıdır. Bu yüzden. 234) buna örnek olarak supernova (kısa zamanda çok büyüyen) firmaları göstermektedir. yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. Pratten (1991. Ernst (1991) de yan iletken (semiconductor) piyasasında ilk dönemlerde 100. Nitekim. Xerox. Genel olarak firma ölçeğinin arttığının gözlemlenmesine rağmen bunun illa da böyle olması gerekmediğini savunan görüşlerde mevcuttur. Burada. Esnek uzmanlaşma ve stratejik ortaklık yaklaşımları gayet başarılı olmakta ve giderek yaygınlaşma eğilimi göstermektedir (Kaplinsky ve Hoffman. Örneğin Digital firması dünya çapındaki 100. adem-i merkeziyetçi. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. Satın almada merkezileşme sayesinde Coulter firması bir yıl içinde 1 milyon $ kazanç sağlamıştır. üretimin globalleşmesiyle üretimde tüm aşamaların/işlemlerin rasyonelleştirilme olanağının doğmuş olduğuna dikkat çekilmektedir. s. Ancak. 363). yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi.000 $'lık bir yatınm ile üretim yapmak mümkünken artık aym ürünler için 60. Özellikle pazarın ve müşterilerin çok çeşitlendiği sektörlerde. Bunun gibi. Kaplinsky'e göre indirek maliyetleri etkisizleştirmenin biryolu da. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. pazardaki çok özel talep dilimlerine hitabeden üretim ancak başlangıçta küçük ölçekli firmalarda yapılmaktadır. başlıbaşına bir finansman sorunu bile firma ölçeğinin büyümsini gerekli kılmaktadır. yenibuluşlar. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. yeni ürünler ya da üretim süreçleri tasannu yapmak.000 çalışanını e-mail sistemiyle bağlamış ve böylece ürün geliştirme zamanı yan yarıya azalmıştır. UNCTC'in (1988) çalışması en büyük 600 uluslararası şirketin tüm dünyada üretilen katma değerin beşte biri ila dörtte birini küçültücü etki. Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde. artışa bir de teknolojik yenilikleri uygulamanın gerektirdiği organizasyon değişikliğinin yarattığı maliyetleri de eklemek gerekmektedir. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. Digital ve Coulter gibi firmalarda yapılanincelemelerde. / y • fi /• / İt 183 . 1988.000. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü attıracak unsurlar olmaktadır. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. Tüm bunlara son yıllardaki çok uluslu şirketlerin hızlı gelişmeleri de eklenince firma ölçeğindeki artışın bir olgu olaak kabul edilmesi gerekmektedir. Diğer yandan. GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır.000 $'lık bir yaünm gerektiğinden bahsetmektedir. Campaq ve Sun bilgisayar firmaları 1982'de ilk kurulduklarında çok küçükken şimdi büyük ölçekli firmalara dönüşmüşlerdir. yüksek kalite. Bu nedenle. güvenilirlik. s. McGrath ve diğerlerinin (1992) yaptığı bir çalışma da hem firma hem de fabrika ölçeğinin arttığına işaret etmektedir. Pratten (1991) tarafından İngiltere'de yapılan araştırmaya göre. küçük firma ölçeği.hendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. fiansman sorunları ve piyasadaki talep yetersizliği gibi oldukça farklı sebeplerden kaynaklanabilmektedir. küçük firmalar arası teknolojik kooperasyon ve yeni teknolojiden ortak yararlanmadır. Dolayısıyla. esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. görülen firma ölçeğindeki küçülme. Xerox firması çeşitli ülkelerdeki üretimi ve satışlan bir bilgisayar sistemiyle organize ederek yılda 1 milyon $'dan fazla kazanç sağlamıştır. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak. ekonomi kriz karşısında küçük işletmeciliğe hükümet desteği sağlanmasına bağlı olarak gelişen bir olgudur.

Ayrıca ölçekteki değişimin yoğunluğu ve üretimin sektörler.2. bisiklet endüstrisinde uygulanan yeni teknoloji sonunda tipik bir üretici firmada 70 çeşit bisiklet üretiminin maliyeti eski sistemle 5 tür bisiklet üretime maliyetinden daha az olabilmektedir (Mody ve diğerleri. s. model üretme ve değişik bir modele makinaları hazırlama süresini de azaltmıştır. Carlsson (1989b)'ın metal sektöründeki çalışması. Diğer yandan. Pratten (1971. Ayrıca Japonya'da bir modelin üretimine başlanmasıyla satışı arasında 1 ay geçerken. 1970'lerin başında optimum ölçek 250. bunun yanında çeşiti arttıkça satış. diğerlerinde bu süre 2-4 ayı bulmaktadır (Womack ve diğerleri. robot.6'sından 3. Belussi (1987) Bentton firmasında CAD/CAM'ın kullanılmasından sonra değişik bedenler için kalıp çıkarma işleminin 24 saatten 15 dakikaya indiğine dikkat çekmektedir. OECD (1991) verilerine göre 1974-1984 arasında görülmez yatırımlar sayılan Ar&Ge.3.2. Ürün Ölçeğine Etkiler Mikroelektroniğin yarattığı esneklik çeşitli malların üretimini olanaklı kıldığı gibi. araştırma bütçelerinin giderek büyüdüğü. Bunda bazı yeniliklerin henüz başlangıç aşamasında olmasının ve sosyal politik süreçlerin üretime etkisinin nasıl olacağının tam olarak bilinememesi gibi etmenlerin de rolü bulunmaktadır.3. 1992). Belussi (1987)'ye göre.7'e çıkmıştır. Amerika ve Avrupa'daki benzer fabrikalarda %30-50'yi bulmaktadır. 1991). 1986). CNC. Giderek karmaşıklaşan ürünler ve bilgi yoğun üretim süreçleri Ar&Ge maliyetlerini de yükseltmektedir (Kline ve Rosenberg. İsveç'de 1-1. Dolayısıyla. Tüm bunlara rağmen ölçek ekonomisi konusunda ortaya çıkan güçlü eğilimlerin önemle üzerinde durulması gerekmektedir.000-300. Tüm bu dolaylı maliyetlerdeki 2.sinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır. bölgeler ve ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı da net olarak ortaya çıkmamıştır.3. yazılım ve reklam gibi harcamalar tüm ülkelerde GSMH'nın %2. Yine Japonya'daki otomobil sanayinde üretim hattında değişen modele göre kalıp değiştirme maliyeti %1020'lerdeyken.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. 1990).2. 202)'nin otomobil sanayiinden verdikleri örneklerde. dağıtım ve reklam gibi dolaylı maliyetlerin de arttığı gözlenmektedir. ürün ve çeşit ekonomisinin altyapısı oluşmuştur. 2. sık model değişiminden ve mal çeşitlemesinden doğan maliyetler düşmüş. ürün ölçeğinin düştüğünü göstermektedir.5 saatte yapılan bir kalıp hazırlama işleminin Japonya'daki fabrikalarda birkaç dakikaya indirildiğini göstermektedir.000 civarında iken. 184 . CAD/CAM. Bütün bu örnekler. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250. Benetton'ın başarısında pazarlama ve dağıtımın büyük rolü vardır ve bu da Benetton'un tüm dükkanlarını çok iyi bir telekomünikasyon ve bilgisayar ağı ile birbirine ve merkeze bağlayan büyük bir yatırım sonunda olmuştur. Firma Ölçeğine Etkiler Firmalarda pahalı ve hızla değişen yeni teknolojilerin büyük yatırımlar gerektirdiği. Ölçek Ekonomisindeki Değişimler Dünyada yaşanan teknolojik ve organizasyonel değişimlerin ÖE'sini tam olarak nasıl etkilediği saptanmış değil. Womack ve diğerleri (1990.23. 2.

çeşit ekonomisinin yanında coğrafi konumun da önem kazanmakta olduğu. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. Burada. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü arttıracak unsurlar olmaktadır. yüksek kalite. Türkiye gibi GOÜ'in de hızla yeni teknolojiye uygun kalifiye eleman yetiştirmeye yönelmeleri ve teknik alt yapıyı oluşturmaları zorunludur. 1985. Bu açıdan. Özellikle pazarın ve müşterierin çok çeşitlendiği sektörlerde. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. ' Ancak. f V \ | j | j 185 . yeni buluşlar. s. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik. Dolayısıyla. elektronik. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalarına nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. Acs ve diğerleri (1990)'nin. Örneğin. mühendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. yeni ürünler ya da üretim süreçleri taşanını yapmak. Güney Kore'de bile yeni teknolojide yeterli bilgi ve deneyime sahip bulunan mühendis ve teknisyen kıtlığı çekilmektedir. esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. programlama ve sistem tasarımı alanlarına kaymakta. f ' j / ' . güvenilirlik. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. firmalann pazarda oluşan tüm değişimlere anında cevap verebilmeleri için pazara yakın üretim yapmalarının f ••]/ . Öte yandan. Düşük hacimlerin doğurduğu yüksek maliyet ucuz emek ile kompanse edilebilmektedir. GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır. emeğin ucuz olduğu GOÜ için dış pazarlarda bir rekabet alanının bulunduğu görülmektedir.35370). 1980'lerin ortalarında Kore'de bir CNC torna tezgahı üreticisi. Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçları giderek belirginlik kazanmaktadır. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı.3. bazı sektörlerde otomatikleşmenin çok pahalı olduğu için hala emek-yoğun kalmış olan üretim aşamalarında da. Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. Japon rakibinin minimum verimli ölçeğinin yansı bir ölçekte üretimini karla yürütebilmektedir (Jacobson. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı. 'şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. "optimum fabrika ve firma ölçeği. ı i I ı j Vasıflı eleman ihtiyacı giderek elektrik ve makina mühendisliğinden. yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi. Ancak. hem de çok güçleştirmektedir. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. ülkeler ve firmalar arasındaki rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. öte yandan sermayenin. adem-i merkeziyetçi. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde. hala GOÜ'ler için çok sorunlu alanlardır.

kendilerine büyük avantaj sağlayacağı iddia edilmektedir (Kaplinsky ve Hoffman, 1988). Özellikle bazı sektörlerde, ücretlerin maliyet yapısında fazla önemli olmadığından, ya da üretim daha ziyade mikroelektroniğe dayandırıldığından ve tasanm-yoğun ürünler önem kazandığından ucuz emek önemini yitirmektedir. Yeni teknolojinin iletişim ve organizasyon açısından sağladığı olanaklar dolayısıyla da üretimin desantralizasyonuna gerek duyulmamaktadır. Fakat, Türkiye ATye olan coğrafi yakınlığı ile hazır giyim gibi bazı sektörlerde bu avantajım bir süre daha koruyabilecek gibi görünmektedir. Birinci bölümde değindiğimiz bloklaşma eğilimi bağlamında ise, AT bloğuna basan ile entegre olabilmesi, Türkiye'nin her sektörde ileri teknolojilerin yarattığı yönelimleri gözönünde bulundurarak doğru stratejiler, eğitim ve teknoloji politikaları takibedilmesine bağlı olacaktır. Yeni teknolojinin fabrika ölçeğine etkisi konusunda, ikinci bölümde belirtildiği gibi, çok farklı görüşler bulunmaktadır. Aslında fabrika ölçeği, ekonomik parti büyüklükleri, dolayısıyla, küçük ölçeğin rekabet gücü çeşitli sektörlerin üretim özelliklerine ve talep yapısına özgü olarak belirlenmektedir. Örneğin, kimya sanayiinde yeni teknolojilerle çok daha verimli kılınmış yeni fabrikaların hepsi daha büyük kapasitelere sahiptir (Stiglitz, 1987). Ayrıca, her ne kadar çok, farklı büyüklüklerde ve çeşitte model üretilirse üretilsin, yine senede 250.000 otomobil, yaklaşık 500.000 televizyon veya video üreten fabrikalardan daha küçükleri verimli olamamaktadır. Hatta ürün tasannu maliyetleri de eklendiğinde, firma ölçeği 2 milyon otomobil üretimini gerekli kılmaktadır (Rhys, 1992). Bu, yeterli düzeylerde iç pazara veya ihracat dahil toplam talep yapısına sahip olmayan GOÜ'de verimli üretim yapılamayacak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, GOÜ'ler için yeni teknolojinin bazı sektörlerde ölçek engelini ortadan kaldırması söz konusu değildir. Bu yüzden, ülkemizde de çok genel sanayileşme modellerinin benimsenmesi yerine, her sektörün teknolojik gelişme eğilimlerine göre sektörel stratejiler saptanması büyük önem taşımaktadır. GOÜ açısından gözden kaçırılmaması gereken bir gelişme de, 1980'lerden bu yana mevcut ekonomik belirsizliklerle başetmenin bir yolu olarak firmaların rekabet güçlerini korumak ya da arttırmak amacıyla stratejik işbirliğine gitmeye başlamış olmalandır. Ezeli rakip olarak bilinen büyük firmalar hatta çokuluslu şirketlerin arasında, özellikle en dinamik ve bilgi-yoğun sektörlerde giderek artan bir biçimde teknolojik işbirliği anlaşmaları yapılmaktadır (Mytelka, 1991). Buradaki amaç, artan rekabet ve astronomik düzeylere varan Ar-ge harcamalannın yarattığı baskı karşısında firmaların sahip oldukları ileri teknolojinin kendilerine sağladığı avantajları kurulan ittifaklarla ortaklaşa koruak, teknolojik değişiklikler yaratmak, standartlan belirlemede ortak hareket etmektir. Dolayısıyla, stratejik ortaklıklar daha önce de görülen firma evliliklerinden farklıdır. Çünkü burada bir pazara girebilmek, pazar paylannı büyütmek ve birlikte üretim hedeflenmemekte, bilgi/ teknoloji üretmenin masraflarını, risklerini ve belirsizliklerini paylaşmak asıl motivasyonu oluşturmaktadır. Özellikle telekomünikasyon, elektronik gibi sektörlerde rekabet gücü oluşturmak ve korumak üzere oluşturulan stratejik ortaklıklarda ülke devletlerinin büyük rol üstlendiği görülmektedir (Mytelka, 1991, s.5). Bu oluşumun bilgi-yoğun sektörlerde firma ölçek ekonomilerini daha da büyüteceği ve 1980'lerde uluslararası pazarlarda basan kazanmış küçük ölçekli firmalara hayat hakkı tanımayacağı açıkça görülebilmektedir. Bu önemli gelişme GOÜ'i giderek bölgesel pazarlara ve bölgesel işbirliğine yöneltmektedir. Özellikle firmalar arası teknolojik işbirliğine gitmek, tek ülke içinde rasyonel olmayan üretimlerin yapılabilmesini, mevcut kaynakların paylaşılabilmesini ve ölçek ekonomilerinden faydalanabilmeyi mümkün kılmaktadır. Bu yolla, GOÜler teknolojik işbirliği içinde ortak bir finansman ile indirek ma-

186

liyetleri paylaşabilecek, ortak Ar-ge çalışmaları için, araç-gereç ve kalifiye elemanlan biraraya getirerek, GOÜ'in en önemli hedefi olan teknoloji üretmeyi başarabileceklerdir. Türkiye'nin de Karadeniz Ekonomik İşbirliğini, Türki Cumhuriyetlerle ve Ortadoğu ülkeleri ile ekonomik ve ticari ilişkilerini bir de bu gözle değerlendirmesi ülkemize büyük avantajlar sağlayacaktır.

KAYNAKLAR Acs, Z.J., Audretsch, D.B., ve Carlsson, B., "Flexibility, Plant Size and Industrial Restructuring", Acs, Z.D. ve Audretsch (Eds), The Economics of Small Firms, Dordrecht: Kluwer Academic Publishers, 1990. Alcorta, L., The Impact of New Technologies on Scale in Manufacturing Industry: Issues and Evidence, UNU/ INTECH VVorking Paper No.5, June 1992. Ansal, H., "International Competitiveness and Industrial Policy: The Turkish Experience in Textile and Truck Manufacturing Industries", F.Şenses (Ed), Recent Industrialization Experience of Turkey içinde, Greenvvood Press, London, 1993 (yayında). Bain, J.S., Barriers to New Competition, Harvard University Press, 1956. Belussi, F., "Benetton: Information Technology in Production and Distribution A case Study of the Innovative Potential of Traditional Sectors', SPRU Occasional Paper Series, No.25,1987. Carlsson, B., "The Evolution of Manufacturing Technology and Its Impact on Industrial Structure: An International Study", Small Business Economics, V.1,1989a. Carlson, B., "Flexility and Theory of the Firm", International Journal of Industrial Organization, 7, 1989b. Ernst, D., "Automation and the Worldwide Restructuring of the Electronics Industry; Strategic Implications for Developing Countries", World Development, Vol. 13, No.3,1985. Ferguson, C, "From the People Who Brought You Vodoo Economics", Harvard Business Revievv, May-June, 1988. Hoffman, K. ve Rush, H., Micro-Electronics and Clothing. The Impact of technical Change on a Global Industry, Prager, 1988. Jacobsson S., "Technical Change and Industrial Policy: The Case of Computer Numerically Controlled Lathes in Argentina, Korea and Taivvan", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985. Kaplinsky, R. ve Hoffman, K., Driving Force, London, Westview Press, 1988. Kaplinsky, R., The Economies of Samll, Appropriate Technology International, 1990. Kline, S. ve Rosenberg, N., "An Overviej of Innovation", in (ed.) Landau, R. ve N.Rosenberg, The Positive Sum Strategy, National Academy Press, 1986. McGrath, M. E. ve Hoole, R. W., "Manufacturing's New Economies of Scale", Harvard Business Reviej, May June 1992. Mody, A., Suri, R. ve Sanders, J., "Keeping Face with Change: Organizational and Technological Imperatives", VVorld Development, V. 20, N.12, 1992. Mytelka, L K., Strategic Partnerships: States, Firms and International Competition, London, 1991. OECD-Organization of Economy and Development-Background Report Concluding the Technology/Economy Programme, Council at Ministerial Level, Paris, 1991. Panzar, J.C. ve VVillig, R.D., "Economies of Scale in Multi-Output Production", Ûuarterly Journal of Economics, V.91,1977. i I,
r

/ '

! f >'

; / ''
i

187

Perez, C, "Microelectronics, Long VVaves and VVorld Structural Change; Mew Perspectives for Developing Countries", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985, s.452. Piore, M.J. ve Sabel, C.F., The Second Industrial Divide, New York, 1984. Pratten, C.F., Economies of Scale in Manufacturing, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 28, Cambridge University Press, 1971. Pratten, C.F., The Competith/eness of Small Firms, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 57, Cambridge University Press, 1991. Rhys, D.G., "Economic Changes in the Motor Industry: Realhy and Myth", Mimeo, Cardiff Business School, University of Wales, 1992. Schonberger, R.J., Japanese Manufacturing Techniques, New York, Free Press, 1982. Stiglitz, J., "On the Microeconomics of Technical Progress", Katz, J. (Ed), Technology Generation in Latin American Industries içinde, London, Macmillan, 1987. Tayler, P., The Development of the Theory of Economies of Scale, Warwick Papers in Management, N.2 October, 1986. UNCTC - Birleşmiş Milletler Çokuluslu Şirketler Merkezi-United Nations Commission on Transnational Corporations (UNCTC), Transnational Corporations in VVorld Development: Fifth Sun/ey, New York: United Nations, 1988. VVomack, J.P., Jones, D., ve Ross, D., The Machine That Changed the VVorld, Ravvson Associates, 1990.

188

î. PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR.KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M. küresel rekabet ışığında firma bazında stratejik rekabet gücü analizi konusundaki yazında geniş bir ilgi gören Porter Modeli (Value Chain Analysis) ve bunun ATye uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacak ve Türkiye'de kurulu ve kurulabilecek şirketler açısından modelin uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği tartışılmaktadır.The Practicability For Turkish Companies - Dr. the practicability of The Porter Model (valua chain analysis)which is very popular in the strategic competitiveness literatüre and its EC version (Dudley model) for Turkish companies are discussed. Melih BAŞ National Productivity Center SUMMARY • I /• in this paper. 1. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü ÖZET Bu bildiride. İ. I ' I j MICRO MODELLING OF GLOBAL COMPETITION: PORTER MODEL AND İTS EC VERSION (DUDLEY MODEL) ". f ' I . 189 .

Başkan P. Barnevik bir söyleşide şöyle söylüyor (19): . Siyasetçiler gibi davranamayız. sektörler örnek olarak verilmektedir. Milliyetini tümüyle unutan. bir şirketin herhangi bir ülkedeki rekabet gücünün diğer ülkelerdeki rekabet gücünden. 190 . Uluslariistü teriminin. Levitt'e göre çokuluslu şirket (ÇUŞ). küresel şirket. Doğu Almanya'da kar görürsek yaünm yaparız. Edzard Reuter (Daimler Benz Başkanı) Bir başka küresel şirket olan Aslan Brovvn Boveri (ABD)'yi ele aldığımızda Yönetim Kurulu'nun 12 üyesi arasında İsveçli.(l 1) Küresel şirketlerin faaliyet gösterdiği küresel pazar ise. uluslararası (international) ve çokuluslu (multinational) terimleri yerine bütün dünyayı kapsayan bir uluslarüstülük (supranational) anlamında "küresel (global)" terimi kullanılagelmektedir.Biz milliyetçi ya da milliyetçilik öncüleri değiliz. Yönetim Kurulunun birçok üyesi Zürih dışında yaşıyor ve dünyanın çeşitli yerlerinde yönetim kurulu toplantıları yapıyorlar. vazgeçen insanlara sahip olamıyacağımızı biliyoruz. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü GİRİŞ : Küresel Rekabetin Ana Çizgileri Gerek mühendislik gerekse de iktisat ve işletme alanlarındaki kitap.. durumundan etkilendiği bir pazar olarak tanımlanabilmekte. . Küresel pazarın ana özelliği talebin (tüketicilerin istek ve beğenilerinin) küreselleşmesidir. ilk kez ABD'li yazar Theodore Levitt tarafından yapılmıştır.. Alman ve Amerikalı var.KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M. Küresel şirket terimi. Yöneticileri onların olmak istediklerinden daha fazla "küresel" yapamayacağımızın ayırdındayız. makale vbg. I.. girişimcileriz. birçok ülkede faaliyet gösterir ve ürünlerin ve faaliyetlerini her ülkeye göreli olarak büyük farklar taşıyan maliyetlerine ayarlarken. ilaç vbg. PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR.ABB'nin önceliklerinden biri küresel yönetici yarafihakür. İsviçreli. telekomünikasyon. sanki dünya (ya da onun ana bölgeleri) tek bir pazarmış gibi göreli olarak çok düşük maliyet farkları ile ve önemli ölçüde sabitlik taşıyan biçimde faaliyette bulunmakta ve her yerde aynı şeyleri aynı biçimde satmaktadır. uluslararası ya da çokuluslu teriminden farkını bir küresel şirketin tepe yöneticisinin aşağıdaki sözleri çok iyi vurgulamaktadır (18). yazılı ürünlerde.

istikrarlı bir duruma kavuşturulması. Şöyle ki: S Grubu: Sosyal dinamikler T Grubu : Teknolojik dinamikler E Grubu : Ekonomik dinamikler P Grubu : Politik dinamikler Sosyal dinamikler olarak şunlar belirtilmektedir: S-l: Küresel nüfusun dengeli. S-3: Temiz bir çevrede yaşama isteği. Coca-Cola vba.Drucker vb. S-2: Yarınların gereksinmesinin bugün tüketilmediği bir sürdürülebilir kalkınma politikası izlenmesi. S-6: Megapol denilen dev kentler halinde kentleşme. S-5: Çalışma yaşamı kalitesinin aktarılması. İşletmelerdeki böyle bir küreselleşmeye iten dinamiklerin neler olduğu konusunda. 191 / . çeşitli gelecekçi yani "futurist" yazarlarca (A. "CForces: The 35 Global Forces Restructing Our Future (K. T-3: Bilgi ve teknolojinin uluslarötesi paylaşımı. S-4: Küresel refah anlayışının geliştirilmesi. •i .Toffler. Nike. T-4: Elektronik bilgi işlem teknolojisinde daha kuvvetli.) birçoğu aynı olan maddeler sıralanmaktadır.(l). T-2: Verimlilik (kaynaklann etken kullanımı ve çıktılarda etkililik sağlanması) odaklı çalışma. S-7: Cinsel ve ırksal aynmcılığın yerini uyuma bırakması. Güçleri: Geleceğimizi Yeniden Yapılandıran 35 Küresel Güç)" adlı yapıtında bu dinamikleri dört öbeğe ayırmaktadır (7). aile şirketi bile olsalar "küresel olmak ya da olmamak" sorusunu sormak zorunda olduklarını söylemekte. küresel rekabet döneminde bunun dışında kalmanın olanaklı olmadığını vurgulamaktadır. S-8: Değerler. daha küçük ve sesin algılanmasına dayalı aletlerin geliştirilmesi.Barrell. inançlar ve kültürün küreselleşmesi. S-9: Gelecek için eğitim (süper beyinlerin yetiştirilmesi) i 'j >/ '< • / Teknolojik dinamikler arasında ise şunlar yer almaktadır: T-l: Sıkıcı ve ağır işlerin tasfiyesi. küresel marka olayını ortaya çıkarmaktadır (Benetton.Bu özellik.) (10) A. Barrell. bir şirketin küreselleşirken göz önüne alması gereken önemli hususları aşağıdaki şekilde sıralamaktadır: Kültürel farklılıklar / Mevzuat farklılıkları / Çevresel hususlar / Muhasebe-finans-vergi uygulamalan / İnsan kaynaklarıyla ilgili hususlar / Şirketin büyüme isteği ve olanaklan. günümüzde şirketlerin. P. Bunların içinde Frank Feather adlı yazar.

doğa ve girişimcinin nasibini almamaları olanaklı değildir. T-8: Bilgi açısından zengin bir toplumun oluşması. E-3: Küreselleşen iş dünyasındaki iş döngüsünün (business cvcle) 2000'li yılların başında yükselme eğilimine girmesi. Bu süreçte. E-7: Gezegenin ekolojik restorasyonu. E-4: Gezegensel bilgi ekonomisinin oluşturulması. T-6: Japonların teknolojik liderliği (özellikle.T-5: Bilginin anında dünya tarafından kullanılabilmesini sağlayan gereçlerin (uydu. emek. E-S: Küresel enerji açıklarının ortadan kaldırılması. 192 . (Emek ve girişimci faktörlerindeki küreselleşme konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. BAŞ 1991 a) Bundan sonraki bölümde. sermaye. E-9: Askeri harcamalara ayrılan fonun sosyo-ekonomik harcamalara kaydırılması. iktisadi dizge (sistem) "içsel ilişkileri barındıran tek bir organizma" niteliği kazanma sürecindedir. P-7: Üçüncü Dünya'daki dayanışma P-8: Katılımcı demokrasinin yaygınlaşması. P-3: SSCB'deki parçalanma sonucu ortaya çıkan devletler arasındaki çatışmalar. elektronik posta mobil telefon vbg. Ekonomik dinamikler olarak aşağıdakiler belirtilmektedir .) yayılması ve gelişmesi. P-6: Çin'deki modernleşme. hem işletmelerin bir örgüt olarak hem de üretimin faktörleri olarak. E-l: Atlantik'te günbatımı. yazılım gibi alanlarda). P-2: ABD'nin yaşadığı bunalım ve yeniden yapılanma gereksinimi. biyoteknoloji. E-8: Kapitalizmin ve sosyalizmin yeniden biçimlenmesi. T-7: Yüksek teknoloji alanındaki eski liderlerin geri plana düşmesi ve yenilerinin öne çıkması. P-4: Avrupa'nın bütünleşmesi (AT + EFTA + Doğu Avrupa) P-5: Japonların küresel bir nitelik kazanmaları. P-9: Küreselleşmiş yönetimin ortaya çıkması. Politik dinamikler kapsamında ise aşağıdakiler sayılmaktadır: P-l: Gezegenin silahsızlaştırılması. Yukarıda sayılan otuzbeş küresel dinamiğin etkisiyle. mikrocip. B-6: Kaynaklar açısından kendi kendine yeterliliğin garanti edilmesi. Pasifik'te gündoğumu. işletme yönetimine küreselleşme açısından bakılacaktır. E-2: Üçüncü Dünya Ülkeleri'nin sanayileşmesi.

Bu büyümenin finansmanında. / f ' j . durgunluk dalgasının dünyayı sarstığını göstermektedir. Küryerel şirket. Diğer yandan yenilik. teknoloji transferi ve ortak girişimler (joint venture). Söz gelimi. Yukarıda ana hatlarıyla görünüm verilmeye çalışılan günümüz iş dünyasında. Japonya'da tüketim harcamaları ve şirket karları düşüş göstermekte. pratikteki faaliyetlerinde ulusal sektör politikası gibi yerel hususları da dikkate alarak hareket eden şirkettir. küresel şirketler için bir ana ilke olmuştur. Ayrıca ATnin 1992 hedefi hakkında ciddi kuşkular doğmuştur.1. Küresel büyüme sırasında. Almanya'da yeniden birleşmenin maliyeti denetimden çıkınca büyüme yavaşlamıştır. Küresel Düşünüp Yerel Davranma İlkesi. iktisadi araştırmalar. elektronik ve bankacılık gibi birçok sanayi ve hizmet kesiminde gözlenmektedir. İtalya ve İspanya'da da durum pek farklı değildir. fonksiyonlarında da uygulanabilir bir içerik kazanmıştır. ' I 193 . Hatta bu nedenle "küryerel şirket (glocal company)" terimi bile üretilmiştir. Bu olumsuz durumun sıçrama içindeki ABD'nin ihracatını da olumsuz etkileyerek onu da uzun ve ciddi bir durgunluk içine sokabileceği söylenmektedir. ayrıca küresel ölçeklerde merkezileşmiş biçimde örgüüenmekte. stratejik dayanışma (strategic alliance). * Şirketler küresel düşünüp yöresel davranmakta. her türlü fon olanakları. Küresel Rekabetin Firma Stratejik Yönetimine Etkisi i Günümüzde iktisadi sistemin uluslararası niteliği yerini uluslarüstü (supranational) niteliğe bırakmıştır. Bu küreselleşme süreci. Gelişmelere daha yakından baktığımızda şunları görüyoruz : * Tüketicilerin gereksinim ve davranışlanndaki homojenlik artmakta. Bir yandan. teşebbüsün pazarlama. İngiltere. İşletmelerin nihai amacı olan karın azamileştirilmesi yerini işletmeI ' j /• ı . * Talebin küreselleşmişini destekleyen genel iktisadi koşullar mevcut. artık küresel düşünüp yerel davranmalı ve tüm işletme fonksiyonlanndaki stratejilerinde esneklik ve yenilik ilkelerine esneklik mutlaka yer vermelidirler. transfer fiyatlaması hususlan göz önüne alınmalıdır. şirket birleşmeleri de bu süreci hızlandırmaktadır. büyümenin gelişme içeriğini taşımazsa sağlıksız bir genişleme olacağıdır. Pazarın istediğini anında sunabilecek bir üretim ve pazarlama organizasyonuna sahip olmak için. finansman vb. Küreselleşme nedeniyle fiyat ve kalite rekabeti artmaktadır. uluslararası risk yönetimi. üretim odaklı salt teknik bir kavram olmaktan çıkmış. vergi kolaylıkları. Türkiye'de ise yaşanmakta olan durgunluk kronik enflasyonla bütünleşmiş haldedir. İktisadi sistemdeki bu gelişme karşısında çokuluslu şirketler yerlerini dünya pazarı için ürettiği aym küresel (global) ürünlerini her yerde aynı biçimde satan küresel şirketlere bırakmakta. * Faaliyetlere ilişkin yaygın ağın koordinasyonunu kolaylaştırıcı teknolojik gelişmeler hızla artmaktadır. küresel düşünmekle birlikte. şirket satın alma ve ele geçirmeler gibi konular ön plana çıkmaktadır. Bu evredeki en önemli konu. Diğer yandan Fransa'da şirket tasfiyeleri ve işsizlik artarken. nasıl bir işletme politikası izlenmesi gerektiği sorusuna verilebilecek yanıtın ge ^1 kapsamı şöyle olabilir: * İşletmeler. esnek üretim sistemi ve bununla koordineli bir esnek pazarlama uygulamasına geçilmiştir. Rekabetin can damarları esneklik ve yenilik olmuştur. Hatta işveren kanadının temsilcisi TOBB ve bazı akademisyenler gerilemeden söz etmektedirler. Kanada ve Avustralya'da aylardır durgunluk hüküm sürmektedir.

* Uluslararası muhasebe standartlarına uygun bir muhasebe düzeni. işçilerin şirket ortağı yapılmasına yönelik ESOP gibi uygulamalar göz önünde bulundurularak işgören verimliliği artırılmalıdır. Toplam bakım yönetimi de keza önem kazanmıştır. Porter Modeli ve AT Uyarlaması (Dudley Modeli'ne Genel Bir Bakış Küresel rekabet konusunda ABD'nin en önde gelen yazarı Michael E. finans kurumları. Bu amacın yolu da işletmeyle ilgili tüm taraflan (işçi. tedarikten başlayıp pazarın içinde bile devam etmelidir. temiz teknoloji kullanımı. kalite. devlet.Porter'e göre dünya ölçeğindeki iş dünyasında rekabetin küreselleşmesi ayrıksı bir durum olmaktan çıkıp genel bir durum haline gelmiştir. * İşletmeler toplumsal sorumluluk ilkesi ışığında satınalmadan pazarlamaya dek uzanan Winter modeli gibi bir çevre kirliliği iç denetim modeli kurmalı. endüstriler.) ilgilendiren bir çıktı ifadesi olan katma değeri artırmaktan geçmektedir. atıkların arıtımı. Verimlilik kazançlarının paylaşımı mutlaka benimsenmelidir. yenilik. * Gelişen çalışma yaşamının kalitesi düşüncesi ışığında iş görenlerin kaliteli bir çevrede çalışmaları ve işletme faaliyetlerinin her aşamasında katılımları kalite çemberleri gibi tekniklerle sağlanmalı. Bir yandan esneklik ve yeniliği izlemek için finansal kiralama gibi uygulamalara. Küreselleşme bağlamında işgörenlerin istihdamı da aynı özelliği kazanmaktadır. bir işletme çıktısı olan çevre kirliliği maliyetlerinin kaydı ve enflasyon muhasebesi önem kazanmıştır. diğer yandan akışkanlığı korumak için factoring gibi tekniklere önem vermek gerekmektedir. ortaklar vb. * İşletme politikasında odak noktasına müşteri yerleştirilmeli. * İşletme başarısının analizinde hem nicel hem de nitel göstergeler kullanılmalıdır. Küreselleşen pazarda herbir noktadaki durum diğer bir noktadaki durumu etkilemekte olduğundan pazarlamada esneklik ve küresel gereksinimlere yönelik küresel ürünleri sunmak için gerekli örgütlenme kaçınılmaz olmuştur.nin piyasa değerinin azamileşürilmesine bırakmıştır. Giderek artan belirsizlik bağlamında döviz ve faiz risklerinin yönetimi önem kazanmıştır. teknoloji itimli yenilik ile pazar çekimli yenilik arasında bir denge kurulmalıdır. verimlilik. Toplam kalite yaklaşımı benimsenerek kalite kontrolü. Ancak vurgulanması gerekli önemli bir husus. * İşletmenin finansmanı için kullanılabilecek kaynak türleri çoğalmıştır. Söz gelimi. * Uygulanacak strateji mutlaka pazara yönelik bir temele dayanmalı: fabrika otomasyonu bağlamında esnek üretim sistemleri. Çünkü. teknoloji. bdtün firmalar. çevresel etki değerlemesi. ülkeler ve bölgeler için genel geçer doğru bir tek küresel rekabet 194 . tüketici gereksinimleri. Sıfır hatayla ve gerek tedarik gerekse de. Başka bir deyişle işletmenin amacı yaptığı faaliyetlerle paydaşların servetini artırmak olarak görülmektedir. çalışma yaşamının kalitesi. 3. Ayrıca bu işlem karar destek sistemleri veya uzman sistemler ile yapılmalıdır. üretim süreci açısından stoksuz çalışmak rekabetin önemli boyutları olmuştur. Durgunluk dönemlerinde "tekrar büyümek için küçülmek" biçimindeki stratejinin uygulanabileceği unutulmamalıdır. standart maliyet sistemi yerine ABD'de geliştirilen "faaliyet bazlı maliyetleme" veya Japonya'da geliştirilen "hedef maliyetleme" gibi daha ileri tekniklerin benimsenmesi. bilgisayar destekli tasarım ve imalat gibi uygulamalara mutlaka geçilmelidir. geriye kazanma konularına özel önem vermelidirler. karlılık. pazar payı vb. yönetici. yasal düzenlemeler ve daha birçok nedenden dolayı birçok sanayide rekabet küresel bir kapsam kazanmıştır.

hammadde fiyatları üzerinde kontrol açısından da bir miktar güçleri vardı. Bu durum endüstriyel yapı bağlamında Şekil-2'de ele alınmıştır.) da kurulmaya çalışılmaktadır. Uygulama ana hatları itibariyle şöyledir: 1970lerde ABD Kot sanayiindeki Wrangler markası ile üretim yapan Levi Strauss ve Blue Bell firması dışındaki birçok firma çok düşük karlar sağladılar. Bir yandan alıcılar diğer yandan satıcılar değerlendirilirken endüstriye potansiyel girişler ve ikame ürünler ışığında endüstrideki rekabet derecesi irdelenmektedir. boş bir ambar ve bir miktar göreli olarak düşük deneyimli işgücü idi. Endüstriyel Rekabet Modeli Porter modelinde endüstriyel analiz için bir endüstride rekabet ve performans açısından beş ana yapısal özellik belirlenmiştir. Bu blokların dışında alternatif ya da marjinal bloklar (Karadeniz Ekonomik İşbirliği vb.' / 3. M. Bu model kullanılarak yapılacak bir analizde pazar ya da pazarların özgül durumları başka bir deyişle yapısal ve niteliksel özellikleri üzerinde mutlaka durulmalıdır. Bu bloklar içinde ve arasında çelişkiler ve uzlaşmalar süregelmektedir.1. Diğer yandan küresel sanayilerde esneklik olgusunun ön plana çıkması ile küçük ve orta boy işletmelerin rekabet avantajı önemli hale gelmiştir.E. Şirketler tedarik-üretim-pazarlama zinciri bağlamında stratejik modellemelerini buna göre belirlemelidirler. Porter Modeli'ni ABD Kot Giyim Sanayiinde uygulamıştır. Bu yeni rakipler fiyat konusunda müthiş bir rekabet başlattılar. (Bkz. j / ' > \ 3. Bu bölümde öncelikle Porter Modeli ve daha sonra onun AT uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacaktır. Daha ötesi bu küçük firmaların. Endüstriye girmek için gereken şeyler topu topu biraz donanım. / f '. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli ve Firma Değer Zinciri Analizi İlgili yazında birçok değerleme çizelgesi formatı geliştirilmiş ise de Porter daha yapısal bir teknik ortaya koymuştur. j / . Dünyamız şu sırada ABD odaklı Kuzey Amerika Ticaret Bölgesi. Avrupa Ekonomik Sahası olarak üç kutuplu bir bloklaşmaya gitmektedir. i Örnek: Porter Endüstriyel Rekabet Modeli'nin ABD Kot Giyim Sanayiinde Uygulaması: E.E. Endüstriye giriş engellerinin çok düşük düzeyde olması yüz kadar rakip küçük işletmenin bu endüstriye girmesine yol açmıştır. Kot bezinden giysi üreten malar ya onların fiyatlarını kabul edeceklerdi ya da bu işi bırakacaklardır.1.1. Kot kumaşının üretimi aşağı yukarı 4 ana firmanın elindeydi ve hiçbir küçük firma onlar için önemli değildi. f ' fir- j 195 . Japonya odaklı Asya Ticaret Bölgesi. Bergsma adlı yazar. Başka bir deyişle kot . Modele yöneltebileceğimiz olumsuz bir eleştiri günümüz işletmecilik dünyasında ölçek ekonomilerinin artık yerini sinerjiye bıraktığı gerçeğidir.Şekil-1) Porter'ın modelinde şekilde görüldüğü gibi endüstriyel rekabet bir dizge yaklaşımı içinde ele alınmıştır.stratejisinin olamıyacağıdır. Küreselleşme bağlamındaki en önemli değişten olan esneklik modelde özel bir yer ve önem almamıştır.

E.SEKİL 1. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli Kaynak: M. Porter (1986) POTANSİYEL GİRİŞLER * * * * * ölçek ekonomi I er i Mal i vet avanta iı ve olanakları Marka ima i ı Da3ıt im olanakları Siyasi poli tikalar Tehdi 11 er i ENDÜSTRİ Satıcılarin Pazar I ık Gücü * * * * * * Rekabet Derecesi Rakiplerin Sayısı Endüstrinin Büyümesi Sermaye Yoğunluğu Ürün farklılaştırılması Endüstriden Çıkış Engelleri ikame Tehdit I er i ALICILAR Müşter ilerin * Alıcıların Yoğunluğu * Satıcılarin Sayısı Pazar! ık * Mal i yet değiştirme Gücü Olanakları * ikame ürünleri * Geriye Doğru Entegre Tehditleri Yeni Giriş SATICILAR * Satıcıların Yoğunluğu * Al ıcılarin Sayısı * Maliyetleri Değiştirme Olanakları * Hammaddelerde ikame Olanakları * ileriye Doğru Entegre Tehdi 11 er i « ürün ve Hizmetlerin İKAMELER * işlevsel Benzer Iik * Fiyat/Performans Eğilimi * ikame ürünlerin Varlığı .

SEKİL 2: ABD Kot Giyim Sanayiinin Yapısı Kaynak: Ennlus E.Bergsma (1983) SDOT ikame ürünler Pantolonlar Kot Kumaşı Satıcılarının Pazarlık Gücü .Birkaç temel imalatçı Müşterilerin Pazarlık Gücü .Yoğunlaşmış Sanayii .Düşük sermaye maliyeti .Birkaç temel mağaza z inci rindeki yoğunlaşma Nerede Naşı I Giriş ve Cıkıs Enqelleri ."Ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağının hatırı savı Iır ölçüde olması .

Özetle Jordache öyle bir strateji geliştirdi ki endüstriyi çevreleyen yapısal güçlerin birçoğunun kendine zararsız hale getirdi ve kendisine rekabet avantajı sağladı. aksi halde bu alıcılar bu fiyata razı olan satıcıları kolayca bulabilmekteydiler. Bu firma reklama ağırlık veren ve kot giysisi model tasarımını uygulayan bir çizgi izliyordu. yedek parça tedariki ve ürün ayarlaması. birleştirme. bitmiş malların araçlara yükleme-dağıtım ve teslimi. Diğer yandan. alıcılara pazarlanmasına ve satış sonrası hizmetlere ilişkin faaliyetlerdir. Girdileri Çıktıya Dönüştürme (Üretim) Faaliyetleri : Makinalarda işleme. araç programlaması. eğitim.bezini piyasaya sunan firmalar yüksek bir pazarlık gücüne sahiplerdi. bulundurma ve depolama. 3. paketleme. Firmanın faaliyetleri dokuz gruba ayrılmaktadır. satış artırma çabalarının programlanması. Bu sırada Jordache adlı firma ortaya çıktı. teslim alma. pazar kanallarının seçimi. Porter bu dokuz faaliyeti iki ana tip olarak sınıfiamıştır: (i) Temel (Birincil) Faaliyetler Bu faaliyetler mal ve hizmetlerin fiziksel olarak üretilmesine. (ii) Destek Faaliyetleri Tedarik : tik madde ve malzemeler. donanım bakımı. Pazarlama ve Satış : Ürünlerin alıcılara uygun yer. kolaylık tesisleri. bu model tasarımındaki isim endüstriye giriş açısından önemli bir engel oluşturdu. ara girdiler ve diğer taşınır ve taşınmaz varlıkların satın 198 . Her bir kategoride endüstrinin özelliğine ve firmanın stratejisine göre çeşitli sayıda farklı faaliyetler sözkonusu olabilir. Bunun sonucu olarak küçük imalatçılar alıcıların ödemeye istekli oldukları fiyattan satmak zorundaydılar. Bitmiş malların depolanması. test etme. Bu temel ve destek faaliyetlere daha yakından bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır: (i) Temel Faaliyetler Dış Lojistik. sipariş. ABD'de satılan kot giysilerin büyük bölümü büyük mağaza zinciri niteliğindeki alıcılar tarafından satın alınmaktaydı. Hizmetler : Ürünün değerinin satıştan sonra da sürdürülmesi veya artırılması için ürünü çalışır hale getirme. basım. onarım. İç Lojistik : Stok kontrol. Firma Değer Zinciri Analizi Porter değer zinciri analizinde firmanın faaliyetlerinin kategorileştirilerek gösteriminde sistematik bir yaklaşım kullanmıştır.2. sipariş işlemeleri ve programlaması.1. (ti) Destek Faaliyetleri Bu faaliyetler temel faaliyetlerde sürekliliğin sağlanması için yapılan girdi tedariki ve altyapı faaliyetleridir. zaman ve miktarda uygun fiyattan sunma amacıyla fiyatlama. Bu firma güçlü bir tüketici tercihi yaratarak fiyatları kendi koymaya ve belirlemeye başladı. satıcılara iadeler.

yeni ürünlerin icadı. s. 14): "Ekonomik faaliyette bir artış olmadıkça iş koşullan aynı güçlük derecesinde kalacak. 29. süreçler ve değer zincirinin her bir etkinliği için gerekli olan teknik girdiler. Dudley Modeli ı AT ile ilgili büyük hacimli literatürde hukuk ve ekonomi disiplinlerine ilişkin çalışmalann yoğunluğuna karşılık işletmecilik disiplinleri açısından yapılmış çalışmalann sayısı çok fazla değildir. temel pazarlarımızda fiyat baskısı ve beri yandan aşın kapasite sorunumuz var.alınması. öğrenme eğrisi tekniğini kullanma. değerlendirme. tesislerin ülke dışında yerleştirilmesi gibi önlemler aracılığıyla düşük maliyet avantajını elde eden ve bir teknoloji firması haline gelen Du Pont şirketi Şekil 4'te de görüldüğü gibi pazarlama ve satış kapasitesini arttırma konusuna önem verme gereksinmesi ile karşı karşıyadır. naylon. patent hakkı alma. İnsan Kaynaklan Yönetimi : Seçme ve işe alma. Du Pont şirketinin icatları ev ekonomisi söz dağarcığına girebiliyor ve birçoğu plastik veya polimerik ürünlerdi. Mr. Ancak tekel konumundaki şirketler. yükseltme. finans. ölçek ekonomilerini geliştirme.7. her ürünü bekleyen bir pazara tekelci fiyatlarla satmak. dakron. Teknolojik A-G: Teknik bilgi. yerleştirme. Yarattığı ürünlerden birkaçı selofan. Du Pont'un YöaKur. muhasebe. 199 . yönetim geliştirme. çapraz yani tüm yönlerde sistematik bir ilişki mevcuttur. yatay. A-G ve yenilik konularına dayalıydı: A-G yatırımları. (Bakınız Şekil 6). Teknoloji yatırımları. hukuki ve bürokratik makamlarla ilişkiler. Bu çalışmalar kapsamında James W. Dudley'in çabşmalan kayda değer düzeyde çalışmalardır.Bşk. Şekil 3'te gösterilen bu faaliyet kategorilerinden herbiri tüm endüstrilerde mevcut olmakla birlikte farklı endüstrilerde rekabet avantajı açısından farklı önemlere sahiptirler.W. Aynca Porter'ın modelini Tek Pazar çerçevesinde revize etmiştir. kalite yönetimi. Örnek: Porter Değer Zinciri Analizi'nin Du Pont Şirketine Uygulanması (8) Du Pont şirketinin başarı formülü.1993. mylar'dır. asetat." j / 'j // / ' i < 3. Küreselleşme Bağlamında AT'ye Bakış ve J. Dudley "1992 Tek Pazar İçin Stratejiler" adlı yapıtında Şekil 5'te verilen tek Pazar için bir strateji şeması geliştirmiştir. ödüllendirme. Firmanın Altyapısı : Genel yönetim.2. Du Pont şirketinin başarı sürecindeki diğer adımı üretime odaklanmak oldu. Bu faaliyetler arasında maliyet ve etkililik açısından dikey. yüksek kaliteli ve güvenilir biçimde üretmek. ABD hükümetinin 1950 ve adardaki anti-tekel mevzuatlanyla karşılaştılar tabii ki Du Pont da. teflon. planlama. işveren-işgören ilişkileri. Edgar Wollard'ın 1993 Temmuz'unda şirketin pay senetlerinin ilk altı aylık getirişinin beklenenin altında olması üzerine söylediği şeyler de bu analizi doğruluyor (Financial Times. farklı kısımlar arasında yatay ve dikey birleşme yeteneği.

E. Porter (1986) Firmanın Altvaoısı insan Kaynakları Yönetimi Destek Faaliyetler i Teknolojik Araştırma ve Geliştirme Tedar ik Gi rdi ler i Dış Lo i i s t i k C ı k t ı v a Dönüştürme Süreci (Faaliyetler i} Pazar I ama ve Lo i i s t i k Satış ıc Hizmetler (Sat ıs Sonrası} Temel (Birincil) Faaliyetler .SFKiL 3: Firmanın Deâer Zinciri Kaynak: M.

sonraları Türk Cumhuriyetleri.2. Porter modelini sözü edilen alternatif blok arayışları bağlamında çeşitleme gereksinimi olduğudur. Bunlar şekilde görüldüğü gibi. Dünyanın birçok yerinde bloklar dışı kalan ülkeler gibi Türkiye'de alternatif blok arayışları sürmektedir.Dudley. ulaştırmaya ilişkin yasal düzenlemelerde gevşeklik sağlanarak ulaştırma maliyetlerinin düşürülmesi ve böylece mal hareketlerinin teşvik edilmesi. f ' * Paralel ticarette haksız fiyat rekabeti gibi sorunların ortadan kaldırılması. * Döviz kurlarındaki değişimin yarattığı avantaj ya da dezavantaj etkisi. Coğrafi engeller nedeniyle ABD odaklı Kuzey Amerika (NAFTA) blokuna veya Japonya odaklı Asya blokuna girmesi olanaklı gözükmüyor. Mikro Güçlükler Bu güçlük. 4. Birincisi makro düzeyde ikincisi mikro düzeyde olan bu güçlükleri şöyle sıralayabiliriz : il 4. Bir zamanlar Ortadoğu olan alternatif arayışı. Avrupa Ekonomik Sahası olarak adlandırılan AT+EFTA tümlemine Doğu Avrupa'nın da eklenmesi ile oluşan Avrupa bloku ile Türkiye'nin ilişkileri zayıf niteliktedir. Porter ve Dudley Modellerinin Türkiye'deki Şirketler Açısından Uygulanabilirliği ve Uyarlanabilirliği j / Yukarıdaki bölümlerde ele alınan modellerin Türkiye'deki şirketlere uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği vardır. * Finansal hizmetlerin geliştirilerek kredi maliyetlerinin düşürülmesi. Gümrük Birliği tartışmaları da bu zayıflığın bir göstergesidir. Bu yasal düzenlemeler topluluk içindeki global rekabeti artırırken topluluk dışına karşı korumacı bir özellik göstermektedir. * Bazı firmalar açısından mevcut olan hükümet koruması veya desteğinin kaldırılması. Avrupa Topluluğu kapsamında global rekabet olgusuna bakarken odak noktası Avrupa Topluluğu'na ilişkin yasal düzenlemeler olması gerekmektedir. Porter'ın modelinin Tek Pazar açısından gözden geçirilmesi kapsamında altı faktörün eklenmesi gerektiğini söylemiştir. Tüm bu görünümden çıkan sonuç. Sımr kontrollerinin kaldırılması.1. büyük boyutlu araştırma geliştirme çalışmalarının yürütülmesi gibi konularda işbirliğinin düzenlenmesi. Ancak bunun önünde iki tür güçlük vardır. * * Yeni pazarlara girişteki riskin azaltılması. şirketlerin stratejik rekabet analizinde farklı pazarlar için farklı modeller geliştirmeleri. Makro Güçlükler Daha önce sözü edilen üç bloklu (Asya-Avrupa-Kuzey Amerika) kutuplaşma bağlamında Türkiye makro düzeyde hangi bloka gireceği konusunda net bir çizgiye oturamamıştır. Türkiye'deki şirketlerde stratejik yönetim alışkanlığı ve geleneğinin olmaması bici- / 201 . i 4. Bu altı faktör tüm endüstri kapsamında yapısal değişiklikler oluşturacak sonuçsal etkilere sahiptir. Şirketlerin bu konuda istemleri geliştikçe henüz ortalıkta görünmeyen (ABD'de bolca bulunan) sektör analistleri de ortaya çıkacaktır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği gibi çeşitlenmelere uğradı.

S E K İ L 4: Du Pont Ş i r k e t i n i n Değer Zinciri Analizi K a v n a k : M a c e d a (1988) Fi rmanın Al tyapısı insan K a y n a k ları Yönetimi TeknoI o j i Gel ist i rme Du P o n t ' u n p l a s t i k ve m a l z e m e sektöründeki tarihi ve geleneği *BabaerkiI kültür qüvenliqi qaranti e d i v o r . satış ve tekn hizmetlerin birleştirilme *Yoğun süreç geliştirme işb Müşterilerin imalat süreci uyumlu A-G yapı İması * Kal i te imajı Tedar ik *Kali te imajı *Pazarlamanın Du Pont'un diğer stratejik iş bi r imler i ile yatay entegrasyonu * Güçlü satış *Deği şt i rme ekibi garant i si *En iyi müşteri proses eği t imi *En geniş teknik hizmet kapsamı iç Loj istik üret im FaaI i yet I er i Dış Lo j i s t ik Pazar I ama Sat Hizmetler . v ü k s e k kaliteli b i l i m adamlarını cezbedivor *En iyi pol imer A . düşük hata *Yoğun Depo Ağı *Hızlı tesl im garant isi *En ivi eğitim. mal i yet i * Dolaysız *En büyük ölçek ikmal ekonomi I er i *En yüksek Ürün fizik kal i te seviyesi *Yüksek miktarda çıktı.G teknolojisi *En düşük i Ik madde ve mIz.G çalışması *Küresel ölçekli A .

örgütleme. Siyasal — .ŞEKİL 5: Avrupa Ekonomik Sahasının Oluşması Halinde Stratejik Rekabet Şeması Kaynak: Dudley 1990'dan uyarlanmıştır AT'de Hükümetler Avrupa Tek Senedi Maastricht Anlaşması Topluluk Dışı Etkiler ve Etki IenmeI er Topluluk Karar Organları Ulusal Hükümetlerin Bağımsızlık Sorunları küresel Pazar Etkileri Tek iç Pazar Küresel Alanda Tehdit ve Fırsatlar iç ve Dış iş Çevrelerine Göre Değişim Tek Tek Firmalar Acısından Fırsat ve Tehdi tler Şi rket Stratej ileri: Pazarlama. Kaynak Tedariki.

ŞEKİL 6: M. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli'nin AT'ye uyarlanması (Endüstriyel Yapıya Tek Pazarın Etkisi) Kaynak: Dudley (1990) Yeni Giriş Tehdi 11 er i ikame Tehdi 11 er i Endüstr i ye I Yeniden Yapı I anma Satıcıların Pazar Iık Gücü Endüstr inin Rekabet Durumu Alıcılarin Rekabet Gücü Kredi Ma I i yet I er i ni n Düşürülmesi Paralel Ticaret ışbi rI iği Düzenlemeler i Hükümet Düzen I eme I er i DaIgaI anan Döv i z Kur I arı U l a ş 11rma Mal i y e t l e r inin A z a I 11Iması .E.

205 I . Sektör analistliği kurumunun kamunun da desteğiyle ancak özellikle işverenlerin öncülüğü ve talebiyle oluşturulması. meslek odaları vb. Stratejik yönetimin gerektirdiği stratejik yönetim örgütlenmesi şirketlerimizde çoğunlukla mevcut olmayıp. Stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgilerin üretilebilmesi için mutlaka bulunması gereken yönetim bilgi sistemleri (MİS) çoğunlukla bulunmayıp. Stratejik yönetim kültürünün gelişmesi konusunda sanayi-entelliiansiva (Üniversite v&) işbirliğinin gerekli olduğunun ayırdına tüm taraflarca varılması.minde ifade edilebilir. Körfez Savaşı gibi olağanüstü dönemlerde kullanılmak üzere hazırlanmış bunalım dönemi strateji paketleri gibi ileri uygulamalar bir yana. yürütme ve kontrol fonksiyonlarından oluşan bir "bütün"dür. Oysa ki çoğu zaman stratejik performans denetimi göz ardı edilmekte. olanlar da yetersizdir. işveren sendikalan vb. Makro temelde alınması gerekli önlemler: * * * İş dünyasında yer alan öğelerin (dernekler. * f * * * Uzun erimli planlama alışkanlığının benimsenmesi. i / Sonuç ve Öneriler / r Bazı makro ve mikro güçlükler olmakla birlikte. Ancak bunun için gerekli makro ve mikro önlemler alınmalıdır. Oysa ki çok kaba bir yaklaşımla tam belirlilik haline iş dünyasında hemen hiç rastlanmaz ve belki de bu durumda stratejik bir plana bile gereksinim olmayacaktır. Belirsizliğin artması karşısında kullanılabilecek hem sayısal hem sayısal olmayan değişik teknikler mevcuttur. Oysa ki yönetim. Porter ve Dudley modelleri ya da Porter modelinin Türkiye'nin alternatif blok arayışları bağlamındaki çeşitlemeleri kullanılabilir. Buna neden olarak "belirsizlik" gösterilmektedir. 1-5 yıl erimli normal dönem stratejik planlan bile yapılmamaktadır. örgütleme. Kuşkusuz stratejik yönetim de aynı yaklaşımla ele alınmalıdır. İşveren kuruluşlannda (TOBB ve birimleri. I Mikro temelde alınması gerekli önlemler : * Stratejik yönetimin kavram olarak şirketler tarafından doğru biçimde algılanıp uygulanmaya konulması. Bu yanlış algılama. yönetim kavramının yürütme kavramıyla eşanlamlı alınması gibi bir hatadan kaynaklanmaktadır. Bu konuda bir başka önemli husus.) lobicilik faaliyetleri kapsamına bloklaşma süreci bağlamındaki tercihlerinin abnması ve işlenmesi. Gerek hükümetin gerek şirketlerin stratejik uygulamalarında belirsizliği yapay ve gereksiz ölçüde artıran uygulamaların ortadan kaldırılması. stratejik planlama ile yetinilmektedir. daha başka fonksiyonlan da kapsamakla birlikte esas olarak planlama. stratejik yönetim kavramının Türk şirketlerinde çoğu aile şirketi geleneğinin ürettiği yöneticilerce yanlış algılanıyor olmasıdır. olanlarda da yetersizdir.) stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgi bankalarının hem yurt içi hem yurt dışına yönelik olarak kurulması ve tüm bilgilere "gizli" damgası vurulması alışkanlığının ortadan kaldırılması.

Son söz : Stratejik yönetim modellemesi yapmayan bir şirket gideceği limanı bilmeyen gemiye benzer. * Stratejik yönetimin rasyonelitesinin aile şirketi yönetim stiliyle uzlaşmadığının kavranılması. şirketin stratejik iş birimlerine bölünmesi gibi uygulamaların) yapılması. 206 . Bu amaçla şirketin vizyon ve misyonuna dayalı stratejilerindeki anahtar alan ve göstergelerin belirlenmesi ve değişen konjonktüre göre gözden geçirilmesi. bunalım vb. şirket-sektör-ulusal ekonomi-bölgesel ekonomiuluslararası ya da uluslarüstü ekonomi zincirini dizge-alt dizge mantığıyla ele alma alışkanlığının kazanılması. * Stratejik performans denetiminin stratejik planlamaya ve giderek stratejik yürütmeye yön verecek biçimde örgütlenip yapılması. * Stratejik planlamanın çeşitli zaman uzunlukları ve konjonktürel dönemler (normal. * Stratejik yönetim amacıyla örgütlenmenin (bu görev tanımıyla bir birim kurulması.* Şirkete dizge (sistem) yaklaşımıyla bakma. * Şirkette hem dış bilgi sistemlerinden yararlanma hem de şirket içi yönetim bilgi sistemlerini kurma düşüncesinin hayata geçirilmesi. * Gelişmelere içi zihinsel süreçlerde doldurulmamış boş bir kavramı benimseme modasıyla yaklaşma alışkanlığının bırakılması.) için çeşitlendirilmesi.

12. September.7. (1988): Strategic Analysis: Du Pont Company. 207 . 18. SAM Advanced Management Journal. 2/E. 2.B.77 (Eylül-Ekim). 11. MACEDA E.61. Vincze (1993): Strategic Management Text and Cases. (1991): "The Logic of Global Business : An lnterview with ABB's Percy Barnevik". The Free Press. 10. JONES B. BAŞ İ. Harvard Business Review. TAYLOR W. BERGSMA E. MİT. New York. 19. 4 (1992) : "Küreselleşmenin Dinamikleri ve işletme Yönetimi. (1990): 1992 Strategie* for Single Market. Y. Director Books. Boston. Not Market Research". V. ss. 14-17. 92-102. 1.2 (March-Aprill). Ramsden (1991): "The Giobal Brand Age". New Jersey. V. ve R.1991 tarihli nüsha. Dünya Gazetesi.W. 5/E. (1989): G-Forces: The 35 Global Forces Restructuring Our Future. DUDLEY J.56. (1991): "Management in the 21 st Century: A Modest ProposaP. No.M. 5. ss. / '. "Denetim (DENETDE Yayını).6. V. (1983): "The Globalization of Markets". (1980): Competitive Strategy : Techniques for Analyzing Industrie* and Competitors. VVilliam Morrovv and Company. 21-22. REICH R. Fort VVorth. ve N.69. 3 (1991 b) : "iş Dünyasının Görünümü ve İşletme Politikasının Orkestrasyonu".P. 13. HIGGINS J. Inc. New York. ss. 7. 77-88.2 (March-April).5.S. 8. ss. 6.4 (Autumn).S. Marketing News. Harvvard Business School Press. Sloan School of Management. LEVITT T. Cambridge. 9.E. ve J. 14.3 (May-June). Unpublished paper. FEATHER F. The Free Press. 78-80. 4-8. (1991 a): "2000'e Doğru Global Pazardaki istihdamda Globalleşme". No.W. V. 15 (1985): COmpetitive Advantage: Creating and Sustaining Superior Performance. Harvard Business Review. New York. London. s. 21 January ss. Denetim (DENETDE Yayını). Prentice-Hall Int. The Dryden Press. ss. 16 (1986): COmpetition in Global Industries.i t / KAYNAKÇA BARRELL A. The Free Press. Y. ss. New York.65 (Mayıs).M. PORTER M. (1991): BuikJing A Global Business. 17 (1990): The Competitive Advantage of Nattons. 20. Management Today. No.W. Majluf (1991): The Strategy Concept and Process A Pragmatie Approach. No. (1991): "Who is Them?" Harvard Business Review.F. / j / ' ! I '- . 91 -105.. McKENNA J.C. HAX A. ss. 69. (1983): "İn Strategic Phase Line Management Needs Business Research. 3-5. Kogan Page.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful