TMMOB

!A1 S A N A Y I K O N G R E S I
İLDİRİ BİLDİRİLER KİTABI I. CİLT

TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET İİİ GÜCÜ VE STRATEJİSİ

Hazırlayan
T M M O B

MAKİN A
1 V ± MÜHENDİSLERİ XX O D A S I THE CHAMBER OF MECHANICAL ENGINEERS

Yayın No: 160

tmmob makina mühendisleri odası
Sümer Sokak 36/1-A 06440 Demirtepe - ANKARA Tel: (312) 231 31 59-231 3164 Fax:(312)231 31 65 Yayın No: 160
ISBN : 975-395-098 -5 (TK. NO) ISBN : 975-395-099-3 (1. CİLT)

Kongrenin gerçekleştirilmesindeki maddi katkılarından dolayı TÜBİTAK ' a teşekkür ederiz.

Baskı: Özkan Matbaacılık Ltd. Şti. Tel: (312) 229 59 74

TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ
Aykut GÖKER

ÖZET Bu çalışmada, Türkiye sanayiinin rekabet gücü (rekabet edebilirliği) açısından teknoloji faktörü irdelenmektedir. Bunun için, önce, rekabet gücü deyimi ile neyin anlatılmak istendiği açıklanmakta ve Porter'a göndermede bulunularak, rekabet gücü ve prodüktiviteyi yükseltme yeteneği arasındaki yakın bağa işaret edilmektedir. Sonra, prodüktiviteyi yükseltme sorununun, 1970'lerin başından beri sürüp gelen iktisadi krizi aşma arayışında başlıca odak konularından biri olduğu ve gerek prodüktiviteyi yükseltmede gerekse bunu tamamlayan diğer ekonomik, toplumsal açılımları gerçekleştirmede teknolojiye kritik bir rol yüklendiği vurgulanmaktadır. Bu vurgulama, daha sonra, A.B.D.'nin (Clinton-Gore) teknoloji politikasından alman örneklerle desteklenmektedir. Buradan hareketle, prodüktiviteyi yükseltme ya da bununla aynı anlama gelmek üzere, ekonomik krize çözüm arayışının, rekabet edebilirliğin koşullarını da ürettiği ve burada, teknolojiye olan egemenliğin belirleyici bir rol kazandığı anlatılmaktadır. Özetle, Türkiye Sanayiinin rekabet gücü böylesi bir çerçevede irdelenmeye çalışılmaktadır.

SUMMARY in this working paper, the competitiveness of the industry of Türkiye has been investigated in the context of technology. As a first step, it has been explained what has been meant with the term of competitiveness, and pointed out, referring to Porter, the close link between competitiveness and the ability to increase the productivity. And then, it has been emphasized that the question of productivity is one of the focus points of the challange for economic crisis since the very beginning of 1970s, and it has been also underlined the critical role of technology in mcreasing the productivity and realization of the other economic and social measurements as the integral parts of it. These emphasıses, later on, have been verified on the base of the U.S. (Clinton-Gore) Technology Policy. in this frame, it has been explained that the search for having the productivity increased and, in this sense, the economic crisis ovenvhelmed, has been weaving the conditions of competitiveness, and that the superiority in technology has acquired a decisive role among them. Consequently, the competitiveness of the industry of Türkiye has been verified in the context of aforesaids.

118

"soru yanlış sorulmuştur. Bu araştınlmalıdır. kendi yurttaşlarına. Konu. ulusal prodüktivitedir. bu b a s a n d a teknolojinin rolünü irdeleyebilelim. "Rekabet gücü" derken. rekabet edebilme başansını nasıl gösterir? Bunu bilmeliyiz ki. kısacası "rekabet edebilirlik" olduğu söylenebilir. ünlü kitabı. niçin böyle oluru anlamaktır. bu. daha da yükselterek sürdürmektir. Bunu başarma yeteneği. ancak. Bir ülke. kendisini sürekli olarak geliştiren bir ekonomiyi gerektirir. bir ulusun firmalannın. ülke olarak. Yapmamız gereken. ek özellikler kazandırarak. The Competitive Advantage of Nations'ta. (bu yeteneğe sahip olduğu kabul edilen) o ülkenin. Bu ise. genel bir çerçevede ele alınınca. çünkü. ürün kalitesini yükselterek.TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ Aykut GÖKER • / GİRİŞ "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdeleyebilmek için. rekabet edebilme yeteneğine nasıl eriştiği değil. bir ulusun kaynaklarını (iş gücü ve sermaye) kullanmadaki prodüktiviteye bağlıdır. yüksek prodüktivite düzeylerine ulaşm a l a n n a ve prodüktiviteyi zamanla artırmalarına bağlıdır. bunun. diğerlerinin niçin başaramadığına ilişkin bir araştırmanın çelişik sonuçlar ortaya koyduğunu örnekleriyle açıklıyor ve buradan bir sonuca vanlamayacağını söylüyor. Soruyu yamtlayabilmenin en kestirme yolu. rekabet edebilme yeteneğine sahip ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklanna bakmaktır. rekabet edebilme yeteneği. Prodüktivitedeki büyümenin sürdürülmesi. rekabet edebilirliği anlamına da geleceği açıktir. Porter şöyle diyor: "Bir ulusun temel ekonomik hedefi yurttaşlanna yüksek bir yaşama standardı sağlamak ve bunu. o n a arzu edilen. önce "rekabet gücü" kavramını biraz irdelemek gerekecektir. diyor Porter. nasıl kazanır. "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet edebilirliği" gibi. Porter. 'rekabet edebilirliğe' değil. bir ülkenin. ürün teknolojisini geliştirerek ya da üretim verimliliğini artırarak. Türkiye'nin. anlamlı olan tek kavram. hiç durup dinlenmeksizin. Prodüktivite. rekabet edebilme yeteneğine sahip olabilmektedirler. yüksek bir yaşama standardım nasıl sağladığı ve bu standardı giderek nasıl yükseltebildiğidir. Harvard Business School'dan Michael E. mev- < /. amorf bir kavram olan." Porter'a göre. ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklarına ya da bazıları bunu başanrken. böylesi bir standardı sağlayan ve bunu yükselterek sürdürebilen ülkeler. Çünkü. Ama. Giderek yükselen bir yaşam standardı. Bir ulusun fır malan. burada araştınlması gereken. bu yeteneği. burada kastedilenin. h e m ürünlerin kalite ve özelliklerine (ki bunlar fiyatı belirler) h e m de üretimdeki verimliliğe bağlıdır "Ulusal düzeyde rekabet edebilirlik konusunda. f ' 119 .• ' ^ >j . birim işgücü ya da sermaye başına üretilen çıktı değeridir.

Bir ulusun firmaları. nitelik açısından. rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdelemek. Bölüm II. Bölüm III. "ürüne ek özellikler kazandırma". O halde. diğer bir deyişle rekabet edebilirliğini ortaya koymaya çalışacağız. prodüktiviteyi yükseltebilme sorununda kilitlenmiştir ve 1970'lerin başından beri bu kilidi açmaya uğraşmaktadır. Almanya. 22 Şubat 1993'te ABD Başkanı Clinton tarafından açıklanan. böylesi bir yöntem izleyeceğiz. Ancak böyleyse. Çünkü. Porter'ın işaret ettiği noktalardan da anlaşılabileceği gibi. teknolojinin bir rolü var ise. Bölüm I. söz konusu iktisadi krizin aşılmasında.) Daha sonra. Bellidir ki. Konu ancak. sanayi genelinde. genişliği görmek gerekir. 1990. yalnızca. burada. kilitlenmenin. teknoloji faktörü açısından durumunu. Alman firmaları. eğer. M. somut bir örnek olarak. örneğin. Türkiye'nin dahil olduğu kapitalizmin dünya sistemi çerçevesinde. mevcut üretim alanlarında prodüktivitenin gelişmesi sonucu serbest kalacak insan kaynağı massedilebilir. sistemin bütünündeki.cut sanayilerdeki prodüktiviteyi geliştirmelidirler. aynı iktisadi sistemin içinde yer alan ve bu yeri daha da pekiştirmek için olağanüstü çaba harcayan Türkiye'nin ve tabii. "Türkiye'de. yüksek ücret düzeyini karşılayabilme ve uluslararası pazarlarda. fiyatlarda sağlanabilecek ucuzluk ile aşılamamaktadır. biz de. Tabii. özetlersek. "ürün kalitesini yükseltme". Ve bugün. sözü edilen kilitlenme çözülebilecektir. bu koşullara uyanlar rekabet edebileceklerdir. Bütün bunlar. bir kez de. Örneğin. çünkü. Onun içindir ki. ucuz işgücü ve "elverişli" döviz kurlarının. Daha pek çok alt sorunu içeren bu kilitlenme. ürettikleri ürünlerin. pazar ekonomisi ülkelerinin 1970'lerin başından beri bir türlü aşamadıkları iktisadi krizi doğuran kilitlenmedir. rekabet edebilirlik anlayışı yerine. niçin anlamsız kaldığını açıkça ortaya koyuyor olsa gerektir. Porter'ın çizdiği çerçevede prodüktiviteyi yükseltme sorunu. Bunun için de.) 120 .) Son bölümde de. krizi aşabilme arayışı bağlamında.E. pazar ekonomileri olarak anılan sistem. (Bknz. diğerlerine göre." (Porter. çok daha doğru bir yaklaşımla. asıl konumuz olan Türkiye sanayiinin. "pazarların sınırlılığı" gibi bir boyutu da vardır ve bu sınırlar. alışılan terminoloji içinde ifade edersek. iktisadi krize çözüm arayışı çerçevesinde irdeleyebiliriz. bütünüyle yeni ve sofistike sanayilerde başarıyla rekabet edebilme yeteneğine sahip bir ekonomi demektir. yüksek refah düzeyini sürdürebilmektedir. bunda daha erken başarı gösteren ülkeler ve/veya firmalar rekabet üstünlüğünü de ele geçirebilmektedirler. prodüktiviteyi yükseltmenin önemini niçin bu denli öne çıkarmakta ve rekabet edebilmenin buna bağlı olduğunu niçin bu denli vurgulamaktadır? Çok açık bir nedenle. giderek daha çok ayırt edilir hale gelmesini ve işçi başına düşen çıktıyı giderek çoğaltacak yüksek otomasyon düzeylerine erişmeyi başarmaktadırlar. gelişen bir ekonomi. itibarî değerlerin üzerinde fiyatlar elde edebilme becerisini göstermektir.. bunu irdelemek demektir ve onun için. sağladığı yüksek prodüktivite sayesindedir ki. ABD Teknoloji Politikası çerçevesinde gözden geçireceğiz. bu arayış ve beklentilerin somut dayanağı olan teknoloji faktörünü irdelemeye çalışacağız.) Porter. Dahası. rekabet edebilirliğin tanımında. konuyu bütünüyle. iktisadi krizi çözme sorunuyla eş anlamlı hale gelmiştir. Çok açıktır ki. gelip. önce. bunu yapmaya çalışacağız. rekabet edebilirliğin koşullarım da üretmektedirler. hiç şüphesiz. onlarca yıldır. "prodüktiviteyi yükseltme" konusunu. Amaç. prodüktivitenin genel olarak daha yüksek olduğu ve giderek daha sofistike hale gelen sanayi sektörlerinde rekabet edebilme yetkinliklerini de geliştirmelidirler. prodüktiviteyi yükseltme anlayışım ikame ettikten sonra. (Bknz. iktisadi krize çözüm arayış ve beklentilerini. böylesine bir bütünsellik içinde ele alınabilirse. (Bknz. "yeni ve sofistike sanayilerde basan gösterme" gibi pek çok temel konuyla birlikte kavramak ve buradaki iç içeliği. Pazar ekonomisi ülkeleri. krizi aşmada teknolojiye izafe edilen role ilişkin bu irdelemeyi.

sistemin kendisini yeniden üretebilmesiyle. kompozitler. Üretimin giderek uluslararasılaşmasıyla birlikte (ulusal ekonomiden) yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar'. gen mühendisliği) umut bağlanan teknolojilerdir. bir anlamda. iş sürecinde bir türlü üstesinden gelinemeyen bir dizi "denetim sorunu" olarak ele almak mümkündür. optik lifler. üretimin çeşitli aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ve uyum sağlanmasındaki zorluklar. bu sorunların doğrudan. mikroelektronik.M. bu bazdaki yeniden yapılanmayı da başarabilmekten geçmekte- 121 . söz konusu teknolojik yenilenmeyle ilintili ve o yenilenmeyle at başı beraber gitmesi gereken. kapitalizm dışı ve Fordizm dışı yöntemlere olan bağımlılığının sürmesi (geçimlik işler ve yeraltı ekonomisine.J. işte bu sorunlara çözümü. vb. - . 1990) Bunların ayrıntılarına girmeksizin de söylemem mümkündür ki.D. Konuya bu açıdan yaklaşan AJ. Bu yol. toplumsalekonomik-kurumsal düzenlemeleri. elbette. Ülke yönetiminde ve büyük şirketler bünyesindeki bürokratlaşma. sistem son derece ciddi sorunlarla karşı karşıyadır ve daha da önemlisi. Pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı.M..). Bizim burada irdelemeye çalışacağımız konu. . daha da ileriye dönük olarak. birikim süreciyle ilintili bulunmasıdır.'de Meksikalı göçmenler ve Avrupa'da yabancı işçilere olan bağımlılık.Prodüktivite artışındaki düşüş." (Roobeek. krizden çıkış yolunu da bulmuş olacaktır.Hükümetin/devletin. teknikseramik malzemeler. bilim ve teknoloji altyapısına olan gereksinim ve bağımlılıklarının artmasıyla birlikte. gereksinim duyduğu yenilenmeyi başarabilirse. Yapısal olarak var olan aşırı üretim kapasitesi. üstün iletkenler.BÖLÜM I İKTİSADİ KRİZ ve TEKNOLOJİ Sürüp gelen iktisadi krizi. yeni. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler) ve biyoteknoloji (ve bununla birlikte. yayılgan-jenerik teknolojilerin getireceği beklentisidir. sistem temelde bu teknolojilerden yararlanarak. hem ekonomik sistemin gereğini yerine getirme hem de bunu yaparken. hükümetin/devletin yeni birikim sürecindeki rolünün olağanüstü artması bu probleme daha da büyük bir önem kazandırmaktadır). Üretim sürecinin uluslararası bir düzleme yayılması bağlamında.B. biyomedikal malzemeler. A.Ücretlerin. bulunan çözümün toplumu sarsacak yönlerini yumuşatma görevlerini bir arada yürütmesi zorunluluğunun doğurduğu iç tutarsızlık (şirketlerin ileri teknolojiye. Roobeek "denetim sorunlarını" şöyle sıralıyor: . İnanılmaktadır ki. Kapitalist gelişmenin. A. "Enformasyon teknolojisi (ve bunun üç ana bileşeni. telekomünikasyon ve bilgisayar teknolojileri). Kalite kontrolündeki zayıflıklar. yeni malzeme teknolojileri (polimerler. prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması.

" (Göker. işçi ücretlerinin artırılmasını zorunlu kılmakta ve başlangıçtaki cazibe ortadan kalkmaktadır. üretimin uluslararasılaşması-uluslararası üretim bantlarının oluşturulması. yüzde 60 oranında artmıştır. "nakl-i mekândaki ferahlık" geçicidir. bu yeniden konumlanma.. Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkelerinin düşük ücretli işçilerini-kendi coğrafyalarında-ikame ederek bir çözüm bulma yoluna girilmiştir. anlaşılmıştır ki. Bu önem. gelişmiş ülkelerde. montaj vb. yeni üretim mekânlarında. 1991) Bu rakam. Üretim coğrafyası genişledikçe. (Peet. nispi olarak daha yoğun kullanıldığı. 1974 ile 1986 yılları arasında. Kore'de reel ücretler. Özetlemek gerekirse. Teknolojik gelişmelere atfedilen önemin olağanüstü bir biçimde artması. üretim aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ya da uyum sağlamadaki sorunlar büyümektedir. G. üretim sürecinin coğrafi yayılımındaki genleşme bölgelerini oluşturmuştur. A. yapılan araştırmalara göre. Ayrıca belirtmek gerekir ki. Uzak Doğu ve Latin Amerika'da. gelişmiş ülke işçisi yerine.. 1993) Aslında hemen işaret etmek gerekir ki. Çünkü. Bunlardan en çarpıcı olanı. gelişmiş ülkelerin imalat sanayii sektörlerindeki firmalarının.. her şeye rağmen ortaya çıkan toplumsal çalkantılar. emeğin. yaklaşık 5 yıllık bir zaman diliminde.sürecine paralel olarak artmaktadır. TEKNOLOJİNİN ÜRETİM SÜRECİNDEKİ ROLÜ Aslında modern sanayi kapitalizminde. Genleşme. R. imalat sanayii sektörlerinde. 1980'lerin ilk yıllarından hemen sonra. yaklaşık 8 milyon insanı işsiz bırakırken. üretim aşamalarında. Örneğin. aşağı yukarı aym sayıda insanı iş sahibi kılmıştır. coğrafi genleşme. özellikle Uzak Doğu ve Latin Amerika Ülkeleri. ortaya çıkan bu durumun sonucudur. prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması sorumTna. teknoloji her zaman önem taşımıştır. Böylece. son derece yaygın olarak baş vurulan bu uygulamada. pazarların sınırlılığı sorununa da sınırlı ve geçici bir ferahlamanın ötesinde ciddi bir çözüm getirmemiştir. ucuz emek ülkelerini kapsayacak biçimde dünya coğrafyasına yaymalarıdır. 1991) Yine görülmüştür ki. Üretimin belli aşamalarının söz konusu ülkelere taşınması ve böylece uluslararası üretim bantlarının kurulması. yeni bazı ülkelerin sanayi ve bununla ilintili diğer sektörlerinde yarattığı ekonomik canlılık ve satınalma potansiyeli nedeniyle. "gelişmiş ülkeler ekonomilerinde yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar' sorunu". 1967'de doruk noktasına varan ve bugünlere dek sürüp gelen son krize bir çözüm bulma umutlan teknolojide bu denli yoğunlaşmadan önce. krize kalıcı çözüm getirmemiştir. teknolo- 122 . R. üretimin coğrafi bakımdan yeniden konumlandınlmasıyla sağlanan ucuz emek ikamesinin çapı hakkında çok açık bir fikir vermektedir. 1967'den hemen sonra. üretim süreçlerini.dir. gelişmiş ülkelerdeki "ücretlerin. (Peet. Ancak kısa bir sürede görülmüştür ki. "pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı sorunıTnu aşma yolunda atılmış bir adım olarak da değerlendirilmiştir. iş sürecinin farklı düzlemlerinde başka arayışlara da gidilmiştir.

çeşiti daha çok. bir olgudur. imalatın geliştirilmesi ve genişletilmesiydi. temel etkenlerden biri oldu. geliştirdi. (Bkz. burada. dünya pazarlarında üstünlük kazanmada son derece belirleyici bir parametre haline gelmesi. ya da bir başka deyişle. birim yatırım ve birim girdi (emek.jinin. Böylece. kân gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır. dolayısiyle. Bu dinamiğin başlattığı sürecin olmazsa olmaz koşulu ise.) başına. dünya pazarlarındaki üstünlük yarışına yakından bakıldığında. maddeyi işlemenin bilgisi. daha mükemmel (daha iyi kalitede." (Göker. İşte bunu mümkün kılan. doğayı değiştirmenin. teknolojinin kaynağını amprik bilgi oluşturmuştur. İngiliz Sanayi Devrimi'nin yol açtığı gelişmelerledir ki. teknolojinin bir bilgi ve deneyim kategorisi olduğudur. Burada "yetkinleşme" denilince. A. daha sonra el değiştirdi: ama. Büyük Britanya'nın dünya pazarlarındaki tartışmasız üstünlüğünü üreten. Bir Bilgi ve Deneyim Kategorisi Olarak Teknoloji Konuya. enerji v. kendini yeniden üretti. üretim sürecinin bütünündeki. üretimin organizasyonu. son derece güçlü bir ekonomik motivasyon. ham ve yardımcı madde. biraz daha açıklık kazandırabilmek için. İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte ortaya çıkan. teknoloji. daha ucuz.b. biçimlenen. burada söz konusu olan. üretim araçları. artık bu bulgulardan yola çıkarak.. birim mekân ve birim zamanda. sistem. doğayı/evreni bir bütün olarak kavramayı temel alan bilimsel uğraşın ortaya koyduğu bulgulara sırtını dayayan teknoloji. daha üstün) ürün üretmeye. "İngiliz Sanayi Devrimi'nin kökeninde. uygulamanın yaygınlaştırılabilmesiydi. Uygulama. özellikle de.. Bu yetkinlik. bu üstünlük. kesintisiz süregelen. bu sürecin çıktısı olan üründeki yetkinleşme ve teknolojinin bu yetkinleşmedeki rolüdür. teknolojinin bu boyutunun kavranması ve bu boyutuyla kullanılır hale gelmesi. deneyimi haline dönüşmüştür. E. Hobsbawm. ' ' • TEKNOLOJİNİN DOĞASI ÜZERİNE. başka pek çok parametre yanında. Kârın. elbette. kendisini idame ettirecek ve yenileyecek teknolojiyi üretir hale geldi. teknik buluşlann-teknolojik yeniliklerin-imalat alanında.. daha çok. hem ülkeler hem de firmalar bazında son derece belirleyici bir rol oynadığı görülür. Modern zamanların teknolojisini böylesi bir bilgi ve deneyim kategori- 123 . teknolojiye olan egemenliğin. İşte. amprik bilgi yerini bilimsel bilgiye bırakmış ve bilimsel bilgi teknolojinin kaynağını oluşturur hale gelmiştir. Kısacası. daha işlevsel. İngiliz Sanayi Devrimini'de kapsayan tarihsel süreçte. teknoloji kullanımı ve üretimindeki yetkinliğin.J. İlk kez. süreç içinde. İngiliz Devrimi'nin temel dinamiğini oluşturmuştur. üretim yöntemleri ve yatırım malları bazında uygulanabilmesi. ham ve yardımcı maddeler ve diğer üretim girdilerindeki yetkinleştirmelere içerilmiş olarak bu rolü oynar. böylesi bir yetkinleşmedeki rolü nedeniyledir ki. genişleyen (ve genişletilebilecek olan) ihraç pazarlarına yönelik imalat faaliyetiyle gerçekleştirilip büyütülebileceğinin görülmesi ise. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonuyla. giderek yepyeni ürünler yaratmaya ve sayılan "daha"lı kategorileri bu yepyeni ürünler için de yineleyebilmeye doğru bir yetkinleşme anlaşılmalıdır. 1993. emeğin donatılması.. teknolojinin doğası ile ilgili birkaç noktaya işaret etmekte yarar vardır. dolayısiyle üretkenliğinin artırılmasındaki rolünden gelir. Teknolojinin. Bunlardan birincisi. gerek bu değişime gerekse o zamandan bu yana. dünya pazarlarında rekabet üstünlüğü kazanmanın da önemli bir parametresi olmuştur. 1969).) Bilindiği gibi. Teknoloji.

her şeyden önce. sorgulamacılığının. sürekli artan. dolaysız. Teknoloji bugün. bazı insanların.son derece önemli bir rolü vardır. insan merakının. yeniden biçimlendiren. Teknolojide Büyüme Trendi İşaret edilmesi gereken ikinci nokta. teknoloji. bir diğer üretim faktörünü. hele de bu güdü. maddeyi . 124 . diğerleri üzerinde üstünlük kurma ya da diğerlerinden daha iyi yaşama güdüleri üretim bilgisinin artmasını. toplumsal bir çerçeveye oturdukça. dolaylı. herhangi bir ekonomik sistem. bunun. ikame ediyor olmasıdır.artma biçiminde ortaya koymaktadır. yayılmasını ve gelişmesini hızlandıran başlıca faktörlerden biri olmuştur.doğayı . maddi üretime dayalı. giderek artan gereksinmeleri karşılayacak düzeyde çokluk ve gelişkinlikte. nicel bir büyümenin de ötesinde. hem de nitelik olarak geliştiğidir.si olarak kavramak gerekir. kendisini. bu çabayla birlikte. çok daha ileri boyutlara ulaştığını göstermek mümkündür. gereksinmeleri. elbette. kamçılayıcı etkilerini de katmak gerekir. bulunduğu doğal ortamı. teknoloji olarak anılacak olan bu bilgi kategorisinin. Bu tarihsel trend. günümüzdeyse. Bir Üretim Faktörü Olarak Teknoloji: Emeği İkame Üçüncü bir nokta olarak işaret etmek gerekir ki. günümüzde de sürüp gitmektedir. üretim sürecinin basit emeğe olan bağımlılığı giderek azalmıştır. bu üretim faktörünün. insanın doğayıevreni-kavrama güdüsünün. güdülerin doğası gereği. giderek. sözü edilen deneyim ve bilgi kategorisi.yeniden biçimlendirebilmenin. Ürün bazında olsun. maddi üretim deneyim ve bilgisi haline dönüşerek gelişme sürecine girmiştir. kendisini doğuran gereksinmelerin. gelişen. Diğer bir deyişle. daha uygun bir ortamda sürdürme. söz konusu kategoriye giren bilgi ve deneyimin artış ve gelişimi arasında tam bir iç içelik vardır. teknolojideki bu trend. Maddeyi-doğayı-gereksinmelerini karşılamak için yeniden biçimlendirme dürtüsü. üretimin teknoloji muhtevasındaki . hem nicelik olarak arttığı. bu bilgi ve deneyimin durağan olmadığı. Aslında. yaşamı daha güvenilir.üretilebilmesinin maddi koşullarının ortaya çıkmasında. üretimin en önemli girdilerinden biri haline dönüşmüş. Tarihsel gelişim içinde. işleyebilmenin deneyim ve bilgisini de üretmeye başlamıştır. değişen bir bilgi kategorisidir. teknoloji muhtevasının. giderek arttığını. bu artışın İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte önemli bir ivme kazandığını.amaçlı ve bilinçli dürtüler bileşkesine dönüştükçe. Teknoloji geliştikçe. yine aynı dürtüyle. Burada önemli olan nokta. tarihsel süreç içinde. bir üretim faktörü olma niteliğini kazanmıştır. basit emeği. ona egemen olmaya çalışan insan. insanın evrimi ve uygarlığımızın doğup gelişmesiyle. Sözün kısası. Yaşamını sürdürebilmek için alet kullanan ve onu yapan. doğal çevresini. bazı toplumsal kategorilerin.içeriğindeki . her seferinde bir üst düzeyde yeniden karşılayabilmenin olanaklarını yaratma güdüsüne . üretim araç ya da yöntemleri hatta organizasyon yöntemleri bazında olsun. insan merakınınaraştıncılığının. Çünkü. Buna.

Teknoloji tabanını 1950'lerin. Bunlardan birisi. işte. "doğal özellikleri" insan eliyle yeniden belirlenmiş tanmsal hammaddeler üretimi söz konusudur. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler v. bu özellikten yararlanmayı. optik lifler. kriz çözümünde. bir yandan. Kaldı ki günümüz teknolojisi. Alternatif enerji kaynaklan (füzyon enerjisi v. sınaî maliyetlerin düşürülmesinde ve yepyeni ürünler tasanmlamada zengin olanaklar. teknolojik temellerini atma. üstelik bu seçenek. basit emek karşısında. 1960ların teknolojilerinin oluşturduğu bir iş sürecinde. teknolojinin.b. kompoziüer. ya da dayanımı "sonsuza doğru ötelenen" malzemeler elde etme yolunda ciddi adımlar atılmaktadır. prodüktivite artışı-işçi ücretleri artışı sarmalını. emeğin ötesinde.) yaratma yolundaki teknolojilerse. diğer bir deyişle. doğal kaynaklara olan bağımlılığı. Son saptamadan. teknolojinin basit emeği ikame edebilme özelliği ve bundan da önemlisi. yeni "petrol krizleri" yaşamamanın siyasi önlemlerinin ötesinde. en azından önemli bir gelişme potansiyeline işaret etmektedir ve sistem için bir umuttur. gen yapılanna müdahale edilerek. İşaret edilen teknolojilere dayalı olarak yaratılan yeni malzemeler ya da özellikleri insan eliyle yeniden belirlenen malzemeler. üretim sürecinin. gelinen aşamada. organik olsun. Sistem. ekonomik kılar hale gelmesidir.. doğal maddelerin doğal niteliklerinin getirdiği sınırlan zorlamaya.b. yeni teknolojilerin bu özelliğinin de önemli bir payı olduğunu vurgulamak gerekir. bunun maddi-kalıcı temellerini. doğrudan iş sürecinin teknoloji tabanını değiştirme yolunu zorlamaktadır. ileri seramikler. Enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler. onu ikame edebileceği bir seçeneğe sahip olmuş.). karmaşık emeği de. ' i • ! ' HAMMADDE-ENERJİ SORUNLARI ve TEKNOLOJİ Teknolojiye. teknoloji de dahil olmak üzere. yeni teknolojilerin. yeni sentetik malzeme seçenekleri yaratarak. büyük umutlar bağlanmaktadır. Bağlanan umutta. j . ABD'de Başkan Clinton ve yardımcısı Göre tarafından yürürlüğe konulan teknoloji politikasının önemli hedeflerinden birinin "yeni bir otomobil kuşağı geliştirmek" olması ve bu bağlamda. birikim sürecine sekte vurmadan işletemeyen sistem. bu umutlann da nesnel temelleri vardır.basit emek karşısında. biyomedikal malzemeler. şimdi. basit emeği ekonomik olarak da ikame etme özelliğinden yararlanabilmek için. Açıktır ki. sisteme büyük kazanımlar sağlamıştır. Örneğin. bir ölçüye kadar beyin gücünü de ikame edebilir hale gelmiştir(bilgisayar destekli tasarımın yarattığı olanakları hatırlayalım). serbestlik derecesini giderek artınr hale gelmiş. krizi doğuran diğer etmenlere çözüm bulmada da etkin bir rol yüklenmekte. en azından elinde ciddi seçenekler bulundurma arayışındadır ve bu yolda ciddi adımlar atılmakta olduğu da yadsınamaz. giderek çekicilik ve üstünlük kazanmıştır. tekrar başa dönersek. dolayısiyle de bu bağımlılığın getirdiği sorunları hızla azaltırken. Hemen bunun yanında "akıllı" malzemeler. ( f V i / j 125 . öte yandan. bu sınırlan büyük ölçüde ötelemeye olanak tanımaktadır. doğal kaynaklar gibi. inorganik olsun. kapitalizmin dünya sisteminin. geniş seçenekler yaratmaktadır. Yeni malzeme teknolojileri (polimerler. bugün. biyoteknoloji ve gen mühendisliğindeki ilerlemeler. üstün iletkenler. bir başka üretim faktörüyle ilgili darboğazlan. bağımlılık ve sınırlılıklan aşabilme olanaklarını da hızla artırıyor olmasıdır. yalnızca basit emeği değil. bütün parametrelerinin. dikkatlerini teknolojide odaklamasının temel nedenlerinden biri. belli ölçüde. pratikte görülen o ki.

talep hacmi büyütülmektedir. Pazar paylaşımında rakipler çoğalmış. kısa süreler içinde yepyeni ürünler tasarımlayıp pazara sunmayı da mümkün kılmaktadır.. (ii) İleri bataryalar. iş sürecinin* Taylorist-Fordist ilkeleri temelinde biçimlenen kitlesel üretim pek çok alanda. hem de sık aralıklarla ortaya çıkarılan değişik ya da yeni modellerledahası.işgücü yardımıyla. olabildiğince büyük miktarlarda ve olabildiğince uzun bir süre üretilip pazarlanması. Yeni model.(i) Yakıt-pilli. günümüz teknolojilerinin. (üi) Doğal gaz. her seferinde çok daha üstün yetenekli. bunun son ve çarpıcı örneklerinden biridir. giderek yepyeni ürünler demektir. İşte bu noktada teknoloji-özgül adıyla söylersek. enformasyondaki ilerlemeler. özellikle de. Modern sanayi kapitalizminde. sık aralıklarla model değiştirmek. ileri gaz depolama ve dağıtım sistemlerinin ve. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisirekabet eden taraflara. ve A. aynı gün içinde ve arada önemli bir zaman kaybı olmaksızın. Göre. bunlara ait deneti ve diğer sistemlerin. gelişmesine yönelik "ortak araştırmaların" destekleneceğinin açıklanması. pazar belirsizlik ve düzensizliklerinin getirdiği sorunları aşmaya yönelik olanaklar. Bu açıdan. üretimi yerine. yalnızca dış görünümü değiştirmekten ibaret değildir. Jr. kitlesel üretimle özdeşleşmiş olan. seçenekler yaratma kabiliyetidir. pazarın sınırlarına ya da talep tavanına gelip dayanmış. daha albenili modellerleyeni talepler yaratılmakta.en ucuz . ekonomik-siyasi engellere rağmen güç kazanmaktadır. böylece. sık aralıklarla model değiştirmeyi mümkün kılan esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisi. pazarlardaki tıkanmayı aşabilme seçenekleri sunmaktadır. Burada söylenenlerden hemen anlaşılabileceği gibi. ölçek ekonomilerinin sorunudur. bilindiği gibi. Pazara yeni girme girişimleri vardır ve bu girişimler de. ürünlerin** sürekli olarak geliştirilebilmesine ve eş zamanlı çeşitlemelere olanak tanıdığı gibi. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin. pazarlardaki genişleme ya da toplam talepteki büyümenin sınırlı oluşunun. kent atıkları ve diğer atıklar gibi yerli kaynaklardan ve suyun elektrolizinden metanol ve hidrojen üretiminin. Fordist iş sürecinin temel normlarından biri olan.. uluslararası. Aynı modelin. hem talep eğilimindeki değişikliklere çabukça ayak uydurma olanağını yaratmakta. üstelik güçlenmiştir. imalat sanayiinin pek çok da(*) Kısaca tanımlarsak. daha zengin işlevlere sahip. aynı modeli olabildiğince uzun bir süre üretimde tutma yaklaşımımn günümüz pazar koşullarına ya da talep bileşiminin son derece değişken bir hal almasına yanıt verememesi. aşın üretim kapasiteleri ortaya çıkmıştır. hibrid (melez) taşıt tasarımları için gerekli olan yakıt-pillerinin. ultra-kapasitörler. 126 . sürekli yeni gereksinmeler. (**) Aynı bant ya da aynı makinelerden yararlanılarak.(Clinton. 1993) PAZAR SORUNU ve TEKNOLOJİ Esnek Üretim/Esnek Otomasyon Krizin atlatılmasında teknolojiye bağlanan umutların en somut nedenlerinden biri de.J. aynı modelin. W. yeni ürünler yoluyla. bir modelden diğerine ya da bir ürün çeşitinden diğer bir çeşite geçiş mümkün olmaktadır. Gerek esnek otomasyon teknolojisi gerekse teknolojinin diğer alanlarındaki hızlı gelişmeler. belli amaca yönelik makinalarda ve niteliksizleştirilıniş . daha üstün model demektir. yeni talepler yaratabilmek demektir. uzun süre.

Kore için bknz. teknolojideki gelişmeleri izleyip uygulayabilme ve (altını çizerek söylemek gerekir) başım dev firmaların (G. hükümetçe izlenen destek ve teşvik politikaları başka türlüsüne izin vermemektedir. dev firmalar için bir esnekliktir. burada bir parantez açarak. üretim sürecinin bir bütün olarak denetimi ve pazardaki nihai denetim. Daha açık bir deyişle. küçük ya da orta ölçekli işletmelerin. tanım gereği. var olabilmek için. Türkiye'de. Bu nokta. riskli sayıldığı için küçük ve orta ölçekli firmalara bırakılan ( / ' . rekabet edebilmek için. çoğu kez. söz konusu küçük ya da orta ölçekli işletmelerde mümkün olabilmeli. yeni teknolojilerin. bir yandan mevcut ölçek ekonomilerinin üstünlüğünden yararlanırken. ölçek ekonomilerine olan mutlak bağımlıklannı azaltıcı çözümler bulunmasını sağlamış. bu işletmeler. Bu ise. Kriz koşullannda. buradaki ölçeklerin. tam bir genellemeye gidilerek. Ayrıca. üretim kapasitesi ölçeklerinin.Kore'de.lında. Ama. otomotiv ve elektronik sanayilerinde. örneğin. dev firmalar. 1992) Çünkü sistemin doğası. Örneğin. Yeni teknoloji tabanı ve bunun sağladığı esneklik. ya da dev işletmeler. ana montaj firmaları. Lee. belli üretim dallarında. ekonomiklik sınırları içinde düşürülmesi mümkün olmuştur. Kaldı ki. G. bunların doğal uzantısı olarak. imalat sanayiinde. firmaların. ve (iii) yeni ürün kategorilerine geçişe açık olacaklar ve bunların gereklerini yerine getirebileceklerdir. Ama. özellikle de talebin son derece oynak ve sınırlı olduğu alanlarda. yukarıda niteliklerine işaret edilen türden küçük ve orta ölçekli firmalara bırakabilmektedirler. bazı üretim alanlarında. aynı ölçekler içinde kullanabilmektedirler. Onun için. Ama. yeni teknolojiler (özellikle de enformasyon alanında kaydedilen teknolojik gelişmeler). büyük firmalar yerine küçük ve orta ölçekli firmaların. bu ölçek ekonomilerinin pazar sorununa çözüm getirdiğini ve bunların ölçek değiştirmeden üretim esnekliğine de gidebildiklerini belirtmek gerekir. öte yandan da. "orta ölçekli işletme" (40 ve bunun altı ise "küçük ölçekli işletme") sayılmaktadır. Örneğin. asıl. Yoon-shik. artık. üretim sürecinin belli aşamalarım bu tür işletmelere devredebilmektedirler. her nedense. belli koşullarda. bu konu üzerinde biraz daha durmakta yarar vardır: f V Esnek Üretim ve İşletme Ölçeği Her şeyden önce. üç koşulun daha eklendiği söylenebilir: (i) yapısal modernizasyona. (ii) proje bazında-başka işletmelerle-işbirliğine. şunu da belirtmek gerekir ki. sahip olmaları gereken iki asgari koşul vardır: (i) bulundukları alanda en etkin üretim. büyük işletmeler yerine küçük ve orta ölçekli işletmelerin ikame olması sonucunu yarattığı biçiminde algılanmış ya da böyle algılatılmak istenmiştir.. bugün küçük ya da orta ölçekli işletme dendiğinde. küçük ya da orta ölçekli işletmelerle pazara girme ve rekabet edebilme olanağını yaratmıştır. teknoloji ve organizasyon güç ve yeteneğini elinde bulunduran büyük firmalarda kalmaktadır. çalışanlarının sayısı 41-500 arasında değişen işletmeler. ulusal ya da çok uluslu (ya da ulus ötesi) dev firma ve işletmelerin mutlak üstünlüğünü ve sistem içindeki egemenliklerini ortadan kaldırarak bunun yerine yeni bir firma ölçeği ikame ediyor değildir. (ii) bu ölçeklerde üretim karşılaştırmalı üstünlüğe sahip bulunmalı. maliyet daha düşük olabildiği sürece. bütün üretim alanlarında. bu risk alanlarını. tam zamanlı istihdam eşdeğeri olarak. Sağlanan. / V i 127 • ' . daha da önemlisi. Bu iki asgari koşula.Kore'de konglomeraların) çektiği üretim sistemiyle tümleşebilme yeteneğine sahip olacaklardır. Türkiye'de anlaşılandan biraz daha farklı olduğuna işaret etmek gerekir. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin sağladığı ürün esnekliğini. (G.

akreditasyon ve izlenebilirlik koşullarını yerine getirmek v. yeni teknolojilerin. ya da ortaya çıkan yeni istemlere ilişkin veriler anında tasarım kompartmanına beslenebilecek. bu teknolojinin. Öz aynı kalmaktadır. esnek otomasyon esasına göre tasarımlanmış üretim makinalanndaki ayarlar bu kez bu verilere göre otomatik olarak değişecek ve yeni spesifikasyonlara uygun ürünler imali otomatik olarak başlayacaktır. kendi üretim birimlerini kurabilmektedirler. sistemin ayak uydurmasını sağlamak yanında. Sistemik otomasyon sağlandığında. Sistemik Otomasyon Esnek. geniş çaplı değişiklikler meydana gelmiştir. yani sistemin özünde bir değişiklik olduğu anlamına gelmemektedir. son derece ciddi. büyük firmaların egemen olduğu bir dünya sistemi çerçevesinde ve tamamen bu sisteme bağlı olarak. iş sürecindeki başka denetim sorunlarını çözme yolunda da. talep belli bir büyüklüğe erişip güven verici bir kararlılığa ulaştığında. kayıtları altında) gelişen bir seçenektir. özellikle de esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin yarattığı olanaklardan yararlanılarak. Küçük ve orta ölçekli işletmelerle ilgili parantezimizi burada kapatıp. örneğin. bundan da öte. iş sürecinde. tekrar. bütün kompartmanlar arasında sistemik otomasyona gidilmesi söz konusudur. başlangıçta olmayan yep yeni bir içerik kazanmaktadır. pazarlama dahil. sıkça değişen yeni modeller ve yeni ürünleri pazara sürme yoluyla aşabilmeyi mümkün kılma ya da pazarlardaki düzensizlik ve belirsizliklere firma ölçekleri bazında yeni seçenekler yaratarak. ileri otomasyon teknolojisinin sağladığı olanaklara dönersek. ister anılmasın. pazardaki değişime. beyin gücünün de belli bir ölçüde ikame edilmesi. yine ulaşılması gereken ideal bir nokta olarak kalmakla birlikte. "post-Fordist" nitelemesiyle anmaktadırlar. bazı müellifler. ama bunun ötesinde. esnek. otomatik olarak. Bu olanaklara dayalı olarak. Ama. ileri otomasyona dayanıyor olmasıdır. kapitalizmin kârı gerçekleştirme ve büyütme konusundaki temel güdüsünde. esnek üretim/ esnek. Örneğin. büyük miktarlarda satabilmek. sonuç olarak. Esnek üretim ve esnek. kitlesel üretim normu.b. yani büyük miktarlarda üretmek. yeni verilere uygun tasarım. Bu yeni içeriğin iş süreci için önemli olan bir başka boyutu da. kârı gerçekleştirme ve büyütmeye yönelik pek çok temel norm önemli ölçüde değişmektedir. tasarım kompartmanının da bu ileri otomasyonun kapsamına alınması. Kısacası. anında üretilip buna ilişkin yeni veriler imalat kompartmanına otomatik olarak iletilecek. pazarlardaki sınırlılığı. hemen belirtmek gerekir ki. büyük firmalar hızla bu alana yönelip..üretim alanlarında. iş sürecindeki değişim. yatırımcı için. Söz konusu değişiklikler o çaptadır ki. yalnızca üretim/imalat kompartmanının kendi içinde tam otomasyonu sağlamakla ya da bu kompartmanda basit emeği bütünüyle ikame etmekle de sınırlı değildir. getirdiği başka olanaklar da vardır. 128 . ileri otomasyonun ufku. adımlar atılmış. ileri otomasyon birbirinden ayrılmayan bir kavram çifti haline dönüşmüştür.. ister yeni bir nitelemeyle anılsın. esnek üretim gibi. küçük ve orta ölçekli işletme normunun. Örneğin. belli üretim alanlarında geçerlilik kazanması krize çözüm arayaşının bir ürünüdür. Fordist iş sürecinin yerini yeni bir iş sürecinin aldığını ileri sürmekte ve yeni süreci. bu sistemin denetimi altında (her türlü kalite güvenilirliğini. girişimci için.

Teknolojinin yarattığı yeni olanaklarla beslenen bu düzenlemeler de. gerek bu alanlarda uygulanabilirliği. görüş ve öneri üretmenin bir aracı olarak işçi tabanında küçük gruplar oluşturulması biçiminde algılayabiliriz. diğer sanayi dallarım ve üretim sürecinin bütününü kapsar hale gelmesi. "insansız fabrika"ya giden yolu açmış olması ve bu yolda sürekli mesafe alınıyor olmasıdır. ekonominin kendi kurallarına. Tabii. "Total bakım" ise. prodüktiviteyi yükseltme arayış ve sorumluluğuna bütün işçileri katmak biçiminde de anlayabiliriz. Konumuz açısından önemli olan nokta. üretim sürecinin belli aşamalan için. mikroelektronik. genellikle JIT (Just-in-time) olarak anılan bu iş organizasyonunda. yine bütün çalışanlan kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması ve bu çerçevede. nokta ve anında kalite güvenirliliğinin sağlanması ve bunun için de. son derece önemli bir noktadır. bu yaklaşımı. Bir şeyin teknolojik açıdan mümkün hale gelmesi ya da mümkün olacağının bilinmesi. aynca.b. siyasi pek çok faktöre bağlı kalacak. bütünsel anlayış ve yaklaşımlan saymak gerekir. dahası toplumsal. bunu bütünleyen. yedek makina.. bilgisayar ve telekomünikasyon teknolojileriyle bunların bir bileşimi olan enformasyon teknolojisindeki olağanüstü gelişmelerin. iş sürecinin her aşama. bu "insansızlaştırma" eğilimi dışında son derece yaygınlaşmış bir başka eğilim de. teknolojik açıdan mümkün hale gelmiştir. nanoteknoloji (moleküler ya da atomsal boyutların söz konusu olduğu "nanokozmos" ta işgören teknolojiler) alamnda kaydedilmekte olan ilerlemelerin. <• f V j / "Sıfır Envanter"le Çalışma İş sürecindeki değişimin içerdiği. işletme koruyucu bakımını ve bakım-onanm işlevini ve bu işlevi yerine ge- > I ' j / 129 / . bunlar tarafından belirlenecektir. "sıfır envanter" yaklaşımının. son çözümlemede. "Kalite çemberleri"ni de. bu potansiyel olanak. iş sürecinde çıkan ya da çıkması olası sorunlara çözüm bulma sorumluluk ve inisiyatifinin. yarı mamul ve mamul ve madde stoklarım ve her türlü işletme yedeklerini (yedek ("stand-by") montaj haltı. işletme sermayesinde ve sabit sermayedeki tasarrufu maksimumlaştırma olanağını bulabilmektedirler. Aslında. Ama.) sıfıra yaklaştırarak. bugün. ileri otomasyon kavramının arkasında "insansız fabrika" düşüncesi yatmaktadır. krizi aşabilmenin etkin araçlan arasında görülmektedir. Belli bir ölçek büyüklüğüne ve belli bir organizasyon yeteneğine ulaşmış olan firmalar."insansız Fabrika" Esnek. Bunun vargısı ise bellidir: Gerek tüketim mallan gerekse yatırım mallan (üretim araçları) üretiminde prodüktiviteyi. İktisadi krize çare arayanlar için. yaklaşılabilecek en son sınıra kadar yükseltebilmek. girdi stoklannı. "Total kalite" anlayışım. yedek parça v. gerekse. bundan ayrılması mümkün olmayan başka unsurları da vardır: Bunlann başında. sorumluluk duygusunun. kalite denetim sorumluluğu ve inisiyatif kullanımının bütün çalışanları kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması olarak özetleyebiliriz. "insansız fabrika" belli sanayi dallannda. "total kalite".. "kalite çemberleri" ve "total bakım" gibi terimlerle anılan. teknoloji politikalannın odak noktası haline gelmistir. işin/üretimin organizasyonundaki yeni düzenlemeler sayesinde "sıfır envanter"le çalışmaya doğru gidiştir.

pazar ekonomilerinin. Konunun kazandığı önemi kavramak için. bütün yeni/ileri teknolojiler. rekabet üstünlüğü kazanabilmenin en önemli unsurlarından biri olduğunu anımsamak yeterlidir. Bu teknoloji. üretim/imalat sürecine katılan bütün işçilerin bakım ve onarımdan da sorumlu olması ve bu yeteneğe sahip bulunmasıdır. sisteme çok büyük olanaklar sağlamaktadır. krizi aşma çabalanmn odak konuları arasında yer alıyor. elbette yeri vardır. onun içindir ki. İzin verilmeyen nokta. bu anlayış ya da kavrayışın da. bir arada. Elbette. iş sürecinde insanın denetimi ve dolayısiyle iş sürecinin bütününün denetiminde. ama. bekleneni verebilmesi için. Bunun kilit noktası da. belli pazarlara girebilmek için. kalite üstünlüğünün. bunlar arasında. kalite güvenilirliğini sağlamak da. İşaret edilen bu son üç anlayışın ana ereğinin. ileri sanayi ülkelerince. uluslararası üretim bantlarının ya da üretimin çeşitli aşamalarının belli bir bölgede toplulaşmış farklı işletme ya da firmalar arasında bölünmesinin. bir yandan insan faktörüne atfedilebilecek hatalar en aza indirilirken. Bunlardan en hafifi. Bu çabaların bir parçası olarak gündeme gelen "total kalite" anlayışına da yine yukarıda değinildi. krizi yaratan sorunlardan biri.sıfır kayıp zamanla sıfır envanterle ve en yüksek kalite güvenilirliğiyle çalışma yaklaşımının gereklerini yerine getirebilecek niteliklere sahip işçi tiplemesini yaratmak olduğu söylenebilir. diyebiliriz. sıfır hatayla -sıfır arızayla. teknoloji kullanımında düzey farkına izin vermemektedir. öte yandan tek insan yeteneğinden yararlanma maksimumlaştırılmaktadır. her şeye rağmen arıza çıkmışsa anında müdahale ile en kısa zamanda giderme anlayışıdır. iş süreci yeniden biçimlenişiyle de buna izin vermektedir. olmazsa olmaz türünden koşulları vardır. üretim yöntemi ya da ürün bazında olsun. çok daha kaü "teknik spesifikasyon" koşullarına ayak uydurabilmek gerek- 130 . sistemin bir bütün olarak. basit bir örnekle açıklamaya çalışalım. iş sürecindeki köklü değişimler çerçevesinde. İş süreci. kalite konusunda denetim sorunları var. Bu sorun. Ama. teknoloji kullanımı açısından düzey farkı bulunmasıdır. yeniden biçimleniş ile ilgili bir noktaya açıklık kazandırmakta yarar vardır. işletme koruyucu bakımını ana eksen haline getirerek. iş sürecinin yeniden biçimlenişi. Böylece. kalite güvenilirliğini sağlamanın ve bunu kalite üstünlüğüne dönüştürebilmenin. çoğu zaman bu da yetmemekte. organizasyon bazında olsun. son çözümlemede. çıkmadan önleme. dünya pazarlarında geçerli kılınan yüksek standartları (örneğin ISO 9000 serisi standartları) tutturabilmektir. Başta da değinildi. donatım ve yazılım bazındaki esnek. organizasyon bazındaki bu yeni denetim teknolojisinin. Tek başına. Bilmek gerekir ki. Ama. ileri teknoloji kullanım tavanına doğru çekilmesi gerekmektedir. ileri otomasyon teknolojisi ile bir arada kullanılmasının çok daha büyük olanaklar yarattığı açıktır ve yukarıda işaret edilen. arızayı. İŞ SÜRECİNİN YENİDEN BİÇİMLENİŞİ ve TEKNOLOJİ KULLANIMINDA BİLEŞİK KAPLAR KURALI Burada yine bir parantez açıp.tirme sorumluluk ve inisiyatifini bütün bir işçi tabanına yayma ve böylece. yeni bir denetim teknolojisi olduğunu dikkatten kaçırmamak gerekir. iç içe geçmiş ve birbirlerini tamamlayacak biçimde kullanılmaktadır. Niçin böyle olduğunu. İş sürecinin yeniden biçimlenişinde. böylesine girift bir teknoloji tabam üzerinde yeniden biçimlenmektedir. Yeni teknolojilerin ve bunlar üzerine inşa edilen iş sürecinin. belli mal kategorilerinde.

j > 131 . hayır. tek tek firmaların çapım aşan bir iştir ve ancak ulusal metroloji (daima karıştırıldığı için belirtelim. ancak. ulusal sınırlan içine kapanmayıp. girdilerini sağlayan. yeni teknoloji tabanına dayalı biçimleniş. çağın en ileri teknolojilerinin kullanıldığı. sizin başlangıçta. bütün bunlar. yaratılan toplam net katma değerden daha çok pay alma yönünde ilerletmek (hatta belli bir payı korumak) isteyen. siz. teknoloji kullanım düzeyleri arasında büyük farklar bulunmasına olanak tanımamaktadır. Daha açık bir deyişle. ileri teknoloji kullanmak durumundadır. uzunluk tam o kadar gelmelidir. Kısacası. hiç şüphesiz. çok daha hassas imalat yöntemlerinin/ tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas üretim makinelerinin) ve çok daha hassas ölçme tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas ölçü ve kontrol cihazlarıyla test cihazlarının) kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. uzunluğu tam şu kadardır. farklı düzeylerdeki bir dizi laboratuvarı içerir. Bütün bu söylenenlerden açıkça anlaşılabileceği gibi. örneğin. Basitleştirerek söylersek. Burada önemli olan bir diğer nokta. diye pazara sunduğunuzda. "meteoroloji) değil) sisteminin kurulmasıyla üstesinden gelinebilir. uluslararası arenada rekabete giren her ülke için de geçerli olduğunu vurgulayıp. gerçekten ölçü denetiminden de geçirerek. sekonder laboratuvarlar ve primer laboratuvarlar gibi. "hassas" imalat makineleriniz ve "hassas" ölçü cihazlarınızın hassasiyetini sürekli denetim altında tutabilmeniz ile mümkün olur. . bunun bilincine varmış ve disiplinini almış (eğitimini görmüş) elemanların. Çünkü. bunların hassasiyet sınırlarını. Ama. Bu ise çoğu zaman. Bir büyük firma ya da işletme. hassasiyet konusunun bütün teknolojik gereklerini yerine getirmek. hassas ölçü cihazlarınızın da hassasiyeti. hassasiyet konusunda. bu kuralın dışında mı kalır? Kesinlikle. belli bir süre içinde bozulur. işçi tabanına sorumluluğu yayma konusundaki yeni anlayışı anımsayalım). süreç içinde yer almalarını zorunlu kılmasıdır. rekabet üstünlüğü kazanmak isteyen herhangi bir firma. sınaî kalibrasyon merkezleri. giderek. Bunun her zaman böyle olmasını sağlayabilmeniz ise. otoritesi kabullenilmiş bir laboratuarca yapılacak ölçmede de. bütün yan sanayi kuruluşlarından da aym koşullara uymalarını. periyodik olarak yeniden belirlemeniz. hangi ölçekte olursa olsun. üretimin daha ilk aşamasından itibaren. sıfır hatayla teslimatta bulunmalarım ister. örneğin. küçük ya da orta ölçekli firmalar. Kaliteli üretim ve bunun sürekliliğinin sağlanması. "hassasiyet" sorununu çözmüş olduğunuz anlamına gelmemektedir. böylesi bir sistemle iç içe çalışmayı gerektirir. ama mutlaka ileri teknolojilerle temasa gelmek. marjinal alanlarda sıkışıp kalmak durumundadır ve uzun vadede. donanım bazında gösterilmesi gereken hassasiyetin.inektedir. bu örnekten de görülebileceği gibi. örneğin. bu hassasiyet bilincinin de işçi tabanında yaygınlaştırılması gerekecektir (yukarıda işaret edilen. dünyanın en hassas üretim makinelerini ve ölçü cihazlarını almış olmanız. Bu sistem. Bu istemin gerektirdiği teknoloji düzeyine ayak uyduramayan yan sanayi kuruluşları bu çevrimden kopmak. Hemen soralım. Daha yüksek hassasiyet ise. küçük ya da orta. İş sürecindeki. işletmeler. yaşama şansları son derece azdır. daha ileri teknoloji kullanımı demektir. / f • j i '. parantezimizi kapatalım. pazar. kendisine hangi hassasiyet koşullarını zorunlu kılmışsa. uluslararası üretim bantlarında belli bir yer tutmak ve bu yerini. Bu donanıma sahip olarak sağladığınızı ileri sürebileceğiniz hassasiyetin "izlenebilir" olması da gerekmektedir. bunun bilir hale gelmeniz gerekir. bir malı. şu ya da bu ölçüde. Firma özelinde geçerli olan bu kuralın. yani.

Burada.JENERİK TEKNOLOJİLER ve YENİ ÜRETİM-YENİ İSTİHDAM ALANLARI Krizi aşma konusunda teknolojinin sağladığı olanaklarla ilgili olarak işaret edilmesi gereken son bir nokta." (Göker. yeni malzeme teknolojileri ve bir ölçüye kadar da uzay teknolojisiyle nükleer teknoloji de yayılgan jenerik teknolojiler sayılmaktadır. Ama. A. 1993). Yalnızca ekonominin değil. belli bir üretim alanıyla sınırlı kalmazlar ve hemen hemen bütün ekonomik faaliyet alanlarını etkiler.B. dahası. bu tür teknolojiler belli bir üretim alanına özgü değildirler. işte bu tür teknolojilerdir ve buraya kadar olan bölümlerde de göstermeye çalıştığımız gibi. "jenerik" tirler ("generic"). yeni istihdam alanları açmasıdır. "Bu tür teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir. "Günümüzde en yayılgan.. demiryolu sistemine ve gemilere uygulanmasıyla. bu alanlarda son derece köklü değişimler yaratırlar. daha sonra da içten yanmalı motorları doğuran teknolojilerin etkileri konusunda da aynı şeyler söylenebilir. aslında. Başkanı Clinton ve Yardımcısı Göre tarafından 22 Şubat 1993 günü açıklanan. "yeni teknolojiler" derken kastedilen.B. mikroelektronik ve telekomünikasyon teknolojilerinin bir birleşimidir. aşağıda. 132 .D. hepsi de elektroniğin birer türevi olan. yeri geldikçe de değinildiği gibi. bunlara bağlanan umudun son derece nesnel temelleri vardır. kapsamlıdırlar. neredeyse yaşamın bütün alanlarını etkileyen ve son derece köklü (radikal) değişikliklere neden olan bu teknoloji. yeni üretim. yeni iş alanlarının ortaya çıkması demektir. "Biyoteknoloji (özellikle de gen teknolojisi). literatürde "pervasive generic" olarak nitelenen türden teknolojilerdir. bunların hiçbirinin etkisi. A. Ekonomik Güç Sağlamak için Yeni bir Yön" başlığı altında açıklanmış bulunan bu politika. enformasyon teknolojisindeki kadar kapsamlı değildir. en etkin. yeni teknolojilerin hem yatırım mallan. Buhar gücünden yararlanma olanağım getiren bu teknoloji imalat proseslerinin büyük bir çoğunluğunun mekanizasyonunu mümkün kılmış. yeni istihdam. Yani bu tür teknolojiler. bu makrikse yeni satır ve sütunların eklenmesine neden olurlar. jenerik teknoloji ise enformasyon teknolojisidir.'nin yeni teknoloji politikasında bulmak mümkündür. yeni yatırım. hem de ara mal ve tüketim malları bazında yarattığı yeni ürünlerin yeni iş alanları. Bütün bunlar. ana hatlarıyla ele alınarak irdelenecektir. yüzyılda. Bilindiği gibi. Elektrikten bir güç kaynağı olarak yararlanmayı getiren. gen teknolojisinin. "Amerika'nın Ekonomik Büyümesi için. bilgisayar. dolayısiyle imalat ve taşımacılıkta ölçek ekonomilerinin ve maliyet yapılarının önemli ölçülerde değişmesine neden olmuştur. A. bugün. mevcut yapıdaki ekonomik büyüklük ve göstergelerin değişmesinden öte. Teknoloji tabanındaki bu arayışın ve buna dayalı açılımların. bugünkü enformasyon teknolojisinin yarattığı etkilere eşdeğer etkileri olacaktır. İktisadi krizin çözümüne yönelik arayışların odak noktasını oluşturan teknolojiler. Belki de ancak XXI. sektörler arası girdi çıkü matriksindeki katsayıları büyük ölçüde değiştirirler. Yayılgandırlar ("pervasive").D. dağıtım ve ulaşım sistemini bütünüyle değiştirmiş. hiç kuşkusuz. en somut örneklerini.

• ' j / r j f ' 133 . Ama biz. "ABD'nin yabancı ülkelerdeki bilim ve teknoloji kaynaklarına ulaşmasını. yine de "serbest pazar ekonomisi"nin ideolojik önderliğini yapan bir ülkede. Federal Hükümet'çe izlenecek Teknoloji Politikası'nın ana hatlannı şu cümlelerle ortaya koyuyorlardı: Teknolojik yenilik ve yatırım yapmaya uygun bir ortam yaratabilmek için. teknolojik yenilenmeyi hızlandırmak üzere. ortak bilim ve teknoloji projelerinin ortaya konması. "Savunma Bakanlığı'nın araştırma ve geliştirme programlarının ikili-kullanımının (Sivil amaçlarla da kullanılmasının) sağlanması. araştırma ve deneme harcamalarıyla ilgili vergi kredisi uygulamasının sürekli hale getirilmesi ve başka mali olanaklar sağlanması. Başkan Clinton ve yardımcısının açıkladıkları teknoloji politikasının yukarıya alınan ana hatları. "Yatırımlardan milletçe sağlanan kazancın yeterli ölçüde olmasına pazar mekanizmalarının elvermediği durumlarda. uluslararası. "Geleceğin yeniliklerini doğuracak olan kaynağı korumak üzere. "Bütün Amerikalıların sürekli öğrenim görme fırsatını güvence altına alan bir öğretim ve eğitim programı uygulanması. "Teknolojik yeniliği teşvik edecek ve toplumsal hedeflerin tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacak. ulusal hedeflerin gerçekleşmesine katkıda bulunan yenilik yaratıcı ürün ve hizmetlerin pazara girişini besleyecek biçimde düzenlenmesi. "Küçük işyerlerinin teknik yenilikler ve 'know-how' a kolayca ulaşmalarını sağlayacak sözleşmeli araştırma-geliştirme merkezlerinin ve imalatı geliştirme merkezlerinin desteklenmesi. "Açık ama adil ticareti teşvik eden bir ticaret politikası izlenmesi. düzenlemeci bir politika uygulanması. Başkan William J. "Sinkrotron ışınımı ve nötron ışını aygıttan gibi 'sofistike' araştırma aygıtlarından çeşitli araştırma organizasyonlarının yararlanabilmesine açık. *l •' . ek bir yoruma gerek olmaksızın açıkça ortaya koymaktadır. temel bilimlerin güçlü ve sürekli bir biçimde desteklenmesi. global problemlerin çözümüne katkıda bulunmasını sağlayacak ve Amerikan mal ve hizmetlerinin pazarlanması için bir temel oluşturacak. Jr. araştırma ortaklıkları yoluyla ve başka mekanizmalardan yararlanarak desteklenmesi. bu politikanın çarpıcı noktalarını ve temel niteliğini. "Ekonomik genişleme için yaşamsal önemde olan ulusal telekomünikasyon altyapısı ve diğer enformasyon altyapıları için destek sağlanması. özel sektörün araştırmageliştirme faaliyetinin. "Savunma Bakanlığı ve diğer federal kuruluşların satınalma politikalarının. 22 Şubat 1993'te yaptıkları ortak açıklamada. ulusal kullanım kolaylıkları yaratılması". Clinton ve Başkan Yardımcısı Albert Göre.BÖLÜM II CLİNTON-GORE TEKNOLOJİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR İRDELEME \.

federal kuruluşların araştırma-geliştirme programlarının koordinasyonunda. yeni politikaların uygulanmasını izleyecek ve teknoloji politikasıyla vergi. ekonomik koşullar gerektirdiğinde. hükümet ve sanayinin. Başkan Clinton şunları söylüyor : "Başkan Yardımcısı Gore'la birlikte çalışan (Başkanlık) Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi bilim ve teknoloji politikasının geliştirilmesinde önderlik yapacak ve ofis. ABD "KİT" lerinin araştırma-geliştirme alanında iş görecekleri söylenebilir. "Yeni Ulusal Ekonomi Konseyi de. Türkiye'de KİTlerin daha çok mal ve hizmet üretimiyle ilgili bulundukları. ABD'de. başka olanaklar yanında. maliyeti paylaşmaya dayalı araşürma-geliştirme ortaklıklarıdır. (Bizim uygulamaya koyduğumuz) bu yeni politika ise. oysa. hem hükümetin hem de ABD iş dünyasının gereksinmelerini karşılayacak biçimde yönlendirilebilecektir. Böylece. Başkan Eisonhower da. araştırma-geliştirmenin ötesinde. gerektiğinde. araşürma-geliştirmedeki kamu sektörii-özel sektör ortaklıkları konusuna. yeni teknoloji ve know-how'ın en geniş biçimde uygulanmasını teşvik edecek biçimde genişletilmesine olanak tanıyacaktır. bütün KİTleri özelleştirme yolunda siyasi adımlar atılırken. Oprecompetitive1) araştırma projelerine tahsisini sağlayacaktır. "KİT' ya da benzeri çözümlere baş vurabildiğidir. ticari amaçlı. "sanayi-hükümet işbirliği" başlığı altında. ekonomik gelişme ve diğer ekonomik sektör politikaları arasında uyum sağlamaya yönelik bir forum görevi görecektir. gerekli görülen değişiklikleri yapacaktır. izlenecek 134 . "düzenleyici rolü"nün) hangi boyutlarda olabileceğine biraz daha yakından bakalım. Bilim. ayrıca federal programların. sanayi ile işbirliğini teşvik için. oldukça ilginç bir raslantıdır. rekabet öncesi. araşürma-geliştirme alanında. özel sektör-kamu sektörü ortaklıkları ya da bir tür "KİT" oluşturmaya yönelinmesi. Sayılan 726'yı bulan ulusal/federal laboratuvarlar da aralarında olmak üzere. federal yatırımlar. TEKNOLOJİ YÖNETİMİ Bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde formüle edilen bu teknoloji politikası nasıl yürürlüğe konulacaktır ? Daha doğrusu teknoloji nasıl yönetilecektir? "Ekonomik Büyüme İçin Teknolojinin Yönetimi" başlığı altında. önemli bir yer ayırmakta. Ama. karşılıklı çıkarların söz konusu olduğu alanlarda.özellikle de teknoloji söz konusu olduğunda. hükümet düzenlemeleri. "Yönetim. ticaret. "Bu yeni yaklaşımı teknoloji geliştirme düzeyinde hayata geçirmenin temel mekanizması." Türkiye'de herhangi bir ayrım yapılmaksızın. araştırmageliştirmeye ayrılan federal kaynakların çok daha büyük oranlarda. burada önemli olan nokta. bütün federal araştırma ve geliştirme kuruluşlarının mümkün olan her yerde sanayi ile ortaklık kurmaları teşvik edilecektir. Clinton. Mühendislik ve Teknoloji Konularındaki Federal Koordinasyon Konseyi'nden yararlanacaktır. Türkiye'nin de içinde bulunduğu iktisadi sistemin. Bu politika. 1954'te buna benzer bir değişiklik yapmış ve federal kuruluşların temel araştırmaları desteklemesini öngören bir karar yayımlamıştı. federal kuruluşların çalışma biçimlerinde. açıkladığı teknoloji politikasında. hükümetin ekonomiye müdahalesinin (diyelim.

'prodüktif katkılarda bulunabilecek bütün laboratuvarlan. bu tür araştırmalar. Ama. Ama. sivil ekonomiye. "serbest pazar ekonomisi" ya da. konunun yine de bazı tartışmalı yanlan olmalı ki." Clinton'ın teknoloji politikasında. "Yarıiletkenler için imalat teknolojisi geliştirmek üzere kurulmuş bulunan SEMATECH sanayi konsorsiyumu 1994 mali yılında Savunma Bakanlığı'ndan fon desteği almaya devam edecektir. Ortak AR+GE Anlaşmalannın önündeki engelleri kaldırmaya ve sanayifederal laboratuvar işbirliğini kolaylaştırmaya öncelik vereceklerdir.4 politikanın aynntılarına da girmektedir: "Enerji Bakanlığı. öyle anlaşılmaktadır ki. A. "serbest pazar ekonomisi" felsefesine uygunluğu da sağlamakta mıdır. / i "Rekabet Öncesi" Araştırma Belki bu noktada bir parantez açıp "rekabet-öncesi araştırma" kavramı üzerinde biraz durmak gerekecektir. Amerika'da yürürlükte bulunan antitröst yasasına karşı böylece bir çıkış yolu bulunmuş. tik bakışta. 1984 tarihli. Hatta bir kısım literatürde. Sanayi konsorsiyumları (uygun düştükçe üniversiteler ve federal laboratuvarların da katılımıyla) bu tür araştırmaların yürütülmesinde tercih edilen icracılar olacaklardır. ileri sürüldüğüne göre. kamu-özel sektör araştırma ortaklıklannın teşviki yanında.'de akla gelebilecek hemen hemen bütün sektörlerde. araştırma etkinliği tamamen "precompetitive (rekabet-öncesi)" bir alanda sürdürülmektedir." Hatta söz konusu konsorsiyumların faaliyet alanı. belirtmek gerekir ki. Örneğin. bunlar federal fonlardan daha büyük bir destek göreceklerdir.B. f '< j 1 . araştırma konsorsiyumlan kurmakta ve buralarda elde edilen bulgulardan ortaklaşa yararlanmaktadırlar. Adalet Bakanlığı'ndan izin almak gerekmiştir. araştırma alanının da ötesine taşınacak ve "antitröst yasalannda. yeniden gözden geçirileceklerdir. sanayi ile AR+GE ortaklıklanna ayırmalarını sağlayacak biçimde. "Federal Kuruluşlar. Clinton'ın açıkladığı teknoloji politikasına göre. ' 135 . Avrupa'nın ve özellikle de Japonya'nın bu yolla rekabet üstünlüğü kazanmakta olduğu gerekçe gösterilerek oluşturulmaya başlanmış olan bu tür konsorsiyumlann kurulabilmesi için. bu noktayı.) beri ('state-of-the-art') imalat tesislerinin giderek artan maliyeti firmaların bu maliyeti ve bundan doğan ris- j . "Yönetim. "serbest rekabet" felsefesiyle çeliştiği söylenebilecek olan bu ortaklıklar. "Yasal" bir zemine oturmuş olmak. yukarıda da işaret edildiği gibi.D. bu tür ortaklıklar "yasal" bir zemine oturtulmuştur. ortak üretim girişimlerine izin verecek biçimde reform yapılacaktır. (Çünkü. özel sektör kuruluşlannın kendi aralarında oluşturdukları "rekabet-öncesi araştırma konsorsiyum ya da inisiyatiflerinin" federal fonlarla desteklenmesi konusuna da büyük önem verilmektedir. Ulusal Ortak Araştırma Yasası'nın ortak üretim girisimlerini de kapsayacak biçimde genişletilmesi için Kongre'ye teklifte bulunacaktır. araştırma olanak ya da potansiyellerini birleştirerek. "pro-competitive (rekabet-yanlısı) araştırma" olarak tanımlanmaktadır. bütçelerinin en az yüzde 10-20'sini. o sektörlerde faaliyet gösteren güçlü firmalar. t. ancak bu yeterli olmamış ve nihayet 1984'te "Ulusal Ortak Araştırma Yasası"nın Kongre'den geçmesiyle. ABD gibi bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde. NASA ve Savunma Bakanlığı'nın." Bunun için. akla gelebilecek her sektörde bu tür araştırma konsorsiyumlan vardır ve işte şimdi. başlangıçta. burada tartışmayacağız. firmalar arası rekabeti ortadan kaldırmamakta.

" Öngörülen bu teşvikleri tamamlamak üzere. "Birleşik Devletler ticaret politikasının. vergi kredisinden gelecekte de yararlanabileceklerini bilmezlerse.ki paylaşmalarını gerekli kılmaktadır. öyle anlaşılmaktadır ki. HEDEFLER Buraya kadar olan bölümde. bu konuda şöyle deniyor: ". Bunlardan ikincisinin gerekçesi kayda değer: "Yapılan araştırmalar göstermektedir ki. bu tür endüstriyel konsorsiyumlara verilecek federal destek. kamu-özel araştırma ortaklıkları yanında. büyük çaplı işletmelerin aynı tür yatınmlarınaysa sürekli kredi uygulanması teklifini getirecektir. yeni donatıma yapılan yatırımla prodüktivite arasında yüksek bir korelasyon vardır. Yönetim. Federal Hükümet'çe desteklenecek teknoloji alanlarının tek tek ve son derece açık bir biçimde gösterildiğini belirtmek gerekir. Bu nedenledir ki. Bu tür donatıma yapılan yatırımları çoğaltmak için. amaçlanan teşvik etkisini yaratması isteniyorsa. . Bu politikanın aslında." Öngöriilen diğer teşvik araçları ise şöyle sıralanıyor: . yüksek riskli. bu uygulamayı sürekli kılmaktır. doğası gereği.Donatıma yapılan yatırımlara teşvik getirilmesi. önemli bir yer tutacaktır.. uzun vadeli sermaye yatırımlarına teşvik getirilmesi. "federal düzenleme politikasının. araştırma ve deneme harcamalarının getirdiği ek külfeti azaltıcı bir etkisi olamaz.. eğer araştırma-deneme kredisinin. yeni teknolojiler genellikle sermaye donatımında somutlandığı için. yüksek teknoloji sanayilerini güçlendirmesini sağlamak". Bunlara bakıldığında. İş çevreleri araştırma ve deneme projelerini planlar ve maliyet tahmininde bulunurken. çözümü. son derece somut hedefleri de içerdiğini. ABD'nin. hangi yeni teknoloji 136 . kredi sürekli olmalıdır. "Teşvikler" Teknolojinin yönetiminde/yönlendirilmesinde. bu kredinin. krizi aşabilmek için. yenileme ve teknoloji geliştirme yatırımlarını teşvik etmesini sağlamak" gibi. "teşvik tedbirleri"nden de etkin bir araç olarak yararlanılacaktır: Programda öngörülen teşvik tedbirlerinde ilk sırayı araştırma-deneme harcamaları ile ilgili "vergi kredisi1 uygulaması almaktadır. Araştırma ve deneme faaliyeti. araştırma faaliyetlerini planlayabilmelidirler. teknolojinin yönetiminde. uzun vadelidir ve iş çevreleri fiilen araştırma yapar hale geldiklerinde bu olanaktan yararlanabileceklerini bilerek." Özetle söylemek gerekirse.Küçük işletmelerin. ağırlıklı olarak. ek tedbirler getirildiğine de ayrıca işaret edelim. Clinton'ın teknoloji politikasını ana hatlarıyla ortaya koymaya çalıştık. Clinton yönetiminin vaadi.

öğrenci. 19. Bu alana niçin önem verildiğini açıklayan cümle. hızla katlanıp büyüyecektir. enformasyondan sonra ağırlık verilen ikinci alanın "ileri imalat teknolojisi" olduğu görülmektedir. enformasyon çağına girişle birlikte sanayi olgusunun da bittiğini sanan ve imalat sanayiine yatırım yapmamayı çağın bir gereğiymiş gibi sunanlara (sözün kısası. yeni ürünler tasarımlamaya." Bu sayede. doktor ve diğerlerince paylaşılması mümkün olacaktır. iş adamı. "muazzam miktarlardaki enformasyonu görüntüye dönüştürebilen ya da inanılmaz derecede karmaşık problemleri rekor zamanda çözebilen süper bilgisayarların gücünden tam anlamıyla yararlanılması ve bu gücün. yenilenme ve ilerleme potansiyeli. Böylece." Programda önemle yinelenmektedir ki. "yeni teknolojilerin geliştirilmesini hızlandıracak. bütün bunlar. araştırmacı.." j 137 . ! ENFORMASYON ALTYAPISI f Söz konusu alanların (burada ayrıntılarına girilmeyecektir) başında enformasyon teknolojisi gelmektedir."* (*) "İmalat Amerikan ekonomisinin temelidir. Yine bu süperbilgisayarların yardımıyla daha iyi otomobiller. ülke çapında "etkin bir yüksek-hız enformasyon/komünikasyon ('information-superhighvvays') sisteminin hızla kurulması.. Süperbilgisayarlar. İlk ulusal. 1980'li yılların ekonomi politikasını savunanlara) oldukça çarpıcı gelecektir: "Manufacturing remains the foundation of the American economy. daha etkin imalat yöntemleri tasarlanabilecektir. yüksek-hız enformasyon/komünikasyon şebekesini gerçekleştirmeyi kapsayacaktır. daha iyi uçaklar. giderek artan sayıda bilim adamı." / Beklenen odur ki. açık bir biçimde anlaşılacaktır. tehlikeli fırtınaları önceden tahmin etmeye ve iklim değişikliklerinin modelini kurmaya yardım edecektir. Bu alanla ilgili olarak. ". ABD'nin ekonomik ve toplumsal gelişmesinde. yeni ilaçlar geliştirmeye. j [ ! İLERİ İMALAT TEKNOLOJİSİ ve ESNEK İMALAT Clinton'ın teknoloji programında.alanlarında aradığı da. yüz yıl için gerekli olan enformasyon altyapı yatırımı yapılırsa" mümkün olacaktır. Daha hızlı bilgisayar ağları (şebekeleri). ileri görüşlü politikalar benimsenirse ve 21.Daha güçlü süper bilgisayarlar. yüzyılda demiryollarına yapılan kamu yatınmlannınkine eşdeğer bir etki yaratabilecek ve bu sistem. ve Daha 'sofistike' yazılım geliştirmeyi ve bunlarla birlikte. çevresinde pek çok iş olanağı doğurarak. yaşamsal bir rol oynayabilecektir. federal fonlardan desteklenecek araştırma-geliştirme programlan.

"Akıllı" otoyollar geliştirebilmeyi olanaklı kılacak yeni teknolojilerle ilgili araştırmaların artırılması. 1995'ten 1998'e kadar her yıl 1 milyar $) sağlanması. başlangıç için inkübatörler (kuluçkalıklar). "Yol yapımı için yeni malzemeler geliştirmeye yönelik araştırmaların artırılması" taşımacılık alanıyla ilgili somut hedeflerden bazılarıdır. öğretim ve eğitim. "MAGLEV prototipinin geliştirilmesi. kalite testleri ve standartların belgelendirilmesi v. önem verilecek bir başka nokta da. hızla anahtar konumuna gelmektedir. tasarım ve yönetime yardım. yapay zekaya dayalı denetim ve algılama teknolojileri. uluslararası rekabette. enformasyon alış verişinde bulunma. belli bir bölgedeki firma ve araştırma enstitülerini. İleri imalat teknolojisinin desteklenmesi çerçevesinde. Bölgesel Teknoloji Birlikleri Kurma Programı." Dahası. federal fonlar. ihraç desteği ve pazarın izlenmesi. "Bölgesel Teknoloji Birlikleri" kurulmasıdır: "İmalat sanayileri bölgesel olarak kümeleşme eğilimindedir ve bu teknoloji kümelerinin gücü." TAŞIMACILIK ve "MAGLEV" TEKNOLOJİSİ Teknoloji politikasında. "Sivil havacılık teknolojileriyle ilgili araştırmaların artırılması. teknoloji geliştirip paylaşma. yeni ürünler ve pazarlar geliştirmeye teşvik etmek için düşünülmüştür. yeni 'konstrüksiyon' teknolojileri. hükümetin destekleyeceği alan da bellidir: "İleri imalat yöntemlerine ilişkin araşürma-geliştirme için ayrılan fonlar artırılacaktır (yukarıda verilen SEMATECH örneğini hatırlayalım).. bu fırsatları daha iyi değerlendirebilme yeteneğine sahip şirketlerle ani ortaklıklar kurmalarına izin vermektedir. Bu program. ulusal karayolu şebekesi ve kitle ulaşım sistem ve hizmetlerini geliştirmeye yönelik ek fon (1994'te 600 milyon $. hızlı prototipleme ve çevreye duyarlı imalata yönelik programlar teşvik edilecektir. 'girişim entegrasyonu' için gerekli olan böylesi bir teknolojinin hem gelişmesine hem de yayılmasına destek sağlayacaktır.. magnetik levitasyon (MAGLEV) teknolojisine dayalı taşımacılık ve yüksek-hız trenleri yatırımlarının desteklenmesi.Temel bu olunca. enformasyon teknolojisindeki ulusal gücümüzü harekete geçirmede kaldıraç görevi görecektir. Bu program kapsamında. ortaya çıkan pazar fırsatlarından yararlanabilmek için.b. yeni bir otomobil geliştirmeye. "1991 tarihli. 138 . uygulamalı araştırma ve geliştirmenin ve daha küçük firmalara yönelik bir dizi teknoloji hizmetinin (yeni ürünler ve prototipler için test kolaylıkları. Şehirlerarası Kara Taşımacılığı Etkinlik Yasası"nın verdiği yetkiye dayanılarak. özel ya da kamuya ait yerel yüksek-hız trenleriyle ulaşım projelerinin başlatılması için fon sağlayarak. "esnek imalat desteklenecektir: Kitlesel üretimden esnek imalata geçişten beklenen yararı sağlayabilmek için yeni bir Esnek İmalat Programı ('Girişim Entegrasyonu' Program adıyla da biliniyor) düzenlenmektedir. ağırlık verilen üçüncü alanın "taşımacılık" olduğu görülmektedir. şahıs şirketlerinin. Bu ortaklıklar. Söz konusu program.) desteklenmesi için kullanılacaktır.

yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz. MATEMATİK VE MÜHENDİSLİKTE DÜNYA LİDERLİĞİ Bir başka somut hedefin. "Konuyla ilgili federal kuruluşların ve ABD oto imalatçılannın araştırma çabalan arasında bağ kuracak özel bir komisyonun kurulması". bu konunun da aynntılanna girmeden. "temel bilimlerde. matematik ve mühendislikte dünya liderliği" olduğuna. şöyle deniyor: ı \ I "Bu program.. finansmanda stabilitenin sağlanması. "Ama. Bu hedefe yönelik programın son derece kapsamlı olan aynntılanna girmeden.YENİ BİR OTOMOBİL KUŞAĞI GELİŞTİRMEK Özel sektörün yeni bir otomobil kuşağı geliştirmesinin. çeşitli mesleki eğitim kurumlannda ve evlerde." ÖĞRETİM VE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ Öne çıkarılan hedefler arasında." "İlgili federal kuruluşların temsilcilerini içeren bir başka özel danışma grubu" da. bu değişiklikleri içeren düzenlemelerde koordinasyonu sağlayacak ve aynca "federal kuruluşların araç alımlannı yönlendiren bir program çizecektir. son bir nokta olarak işaret edelim. Biz. oluşturulması yıllar almış kritik araştırma gruplarının dağılmasına yol açan." 139 . ABD'nin başlıca otomobil imalatçılannın. "Bu komisyon. öğretimin prodüktivitesini yükseltebilecek. Biz. temel bilimlerin yönetimini. bunlara girdi sağlayan başlıca oto yan sanayii firmalarının ve ABD akaryakıt firmalarının teknoloji önderlerinden oluşan bir danışma grubu kuracak" ve bu grup konu ile ilgili "ortak araştırma konsorsiyumlarının oluşmasını gözetecektir. önceliklerin çok açık bir biçimde ortaya konmasını gerektirir. Clinton'ın teknoloji politikasında. yüksek önceliği olan programların sürekli destek almasını sağlayacak biçimde geliştireceğiz. Burada. finansman düzeylerindeki kısadönemli dalgalanmalara izin vermeyeceğiz.. "öğretim ve eğitim için teknoloji geliştirme"nin de yer aldığını belirtmek gerekir. bilgisayar ve iletişim donanımıyla yazılımın geliştirilmesini ve kullanım alanına çıkanlmasını destekleyecektir. yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz: şu söyleniyor: "Bu yönetim hem temel bilimlerde güçlü kalınması için gerekli desteği hem de sürekliliği gerektiren projelerin finansmanında stabiliteyi sağlayacaktır. bu hedefe yönelik politikanın ilk adımını oluşturacaktır. hemen. resmi okullarda." TEMEL BİLİMLERDE. olağan üstü önem verilen bir başka somut hedef olarak yer bulması çarpıcı bir noktadır. geliştirilecek yeni otomobil kuşağı ile ilgili yasal mevzuatta yapılması gereken değişiklikleri saptayacak.. burada.

doğrudan iş sürecinde (dolayısiyle birikim sürecinde) yapılacak köklü değişikliklerle aşılabileceği kabulü yatmaktadır. "İşçiler. yeni bir "firma" modeli gündemdedir. toplumsal-kurumsal çerçeveye ilişkin düzenlemeleri de getirmekte ve aslında. yeni teknolojiden beklenen çözümün gerçekleşmesini sağlayacak. hala 1950'lerin teknolojilerini kullanan... ürün kalitesinde. en son teknolojiyi kullanabilen ve prodüktivite düzeyi giderek yükselen. "(Bu çerçevede) Amerikan İmalat Sanayiinin de etkin bir sisteme gereksinimi vardır. Kısacası. Yeni gelişen sanayiler. yeni teknoloji tabanına dayalı olarak. araştırma bulgularının ortak kullanımından da öte. 360. Açıkça görülmektedir ki. Bu yaklaşımın temelinde ise. işçilerin bilgi ve ilgisi. finansör ya da doğrudan riski paylaşan bir girişimci-ortak olarak katılmaktadır. hatta ve hatta. dünyanın satın almak istediği ticari ürünlere anında dönüştürülmesi. Ne var ki ABD'de nispeten az sayıda iş yeri.TOPLUMSAL-KURUMSAL ÇERÇEVE Belki dikkati çekmiştir. Yeni imalat teknolojileri ve yaklaşımları. yeni teknolojiler çok daha etkin bir biçimde uygulanabilmektedir. bu sanayilerin temel dayanağını oluşturmaktadır. sistemdeki krizin. uyum kabiliyeti yüksek bir işgücünü gerektirir. yeni imalat teknolojilerinin kullanılması ve yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamalıdırlar. teknolojinin. yönlendirilebilmesini.. Clinton'ın teknoloji politikası. Bu modele "devlet" de. yetenekli. imalatpazarlama ortaklıklarına dayalı. bu belirlemeye uygun olarak.000 küçük ve orta ölçekli imalatçıda daha da keskin hale gelmiştir. İşyerlerindeki deneyim açıkça göstermiştir ki. maliyetinde ve pazara sürüm zamanında dramatik gelişmelere yol açabilmektedir. Bu ise. art arda gelen teknolojik yenilikler ve bu yeniliklerin." 140 . bilgi temeline dayanmaktadır ya da bir başka deyişle. Aynı politika dokümanından alınan aşağıdaki satırlar bu kabulün açık kanıtlarıdır: "Doğal kaynaklara erişim ve ucuz işgücü gibi geleneksel faktörlerin uluslararası rekabet üstünlüğündeki payları git gide azalmaktadır. misyonları ulusal bazda belirlenmiş araştırma ortaklıklarına. iş sürecine katılabildiği zaman. yapısal/ kurumsal düzenlemeleri de içermektedir. teknolojide öncelikli alanların seçim yada belirlenmesinin çok ötesinde. "teknoloji politikası" olarak ortaya konan noktalar. bazen olmazsa olmaz kabilinden bir destekçi. yukarıda. ilan edilen politikanın ana örgüsünü bu yaklaşım oluşturmaktadır. söz konusu yeni teknolojilerin ve bunlara bağlı olarak gelişen iş pratiğinin sağladığı üstünlükten yararlanmaktadır. Sorun. artık. daha açık bir deyişle teknoloji yönetimini mümkün kılacak.

iş sürecinin. (Örneğin. sürekli olarak kendisini yenilediği. bu anahtarın sürekli değiştiği. bu süreçlerle eş zamanlı olarak yapılabilirse. örneğin işgücünde. A.33'tür.5 dolayındadır. Aslında herkesin bildiği bu göstergelerden 1990 yılına ait birkaçını bir an için anımsayalım: Ülkemizdeki araştırma-geliştirme harcamalarının gayrisafı milli hasılaya oranı % 0. neredeyse her gün. gerekse üretim organizasyonu bazında. yaşanmakta olan iktisadi kriz aşılabilecektir. Bunlardan çıkarsanabileceği gibi.) / V 141 . genel olarak. Rekabet üstünlüğü. Ama. Göker. her iki sürecin gerektirdiği. ama asla yeterli koşul değil. Teknoloji. o biçimiyle kullanma yeteneğine sahip olmak. BÖLÜM I. o anahtar. (Bknz. tam anlamıyla yararlanır hale gelinirse. bununla. eşik değer % l'dir. O değişimi aynı tempoda izlemek ve her değiştiğinde. bu noktayı esas alacağız. hemen bunun yanında. - i ( /. toplumsal-kurumsal düzenlemeler. İspanya'da % 1. Türkiye sanayiinin teknoloji yeteneğini de yansıttığı söylenebilir. anahtarı. burada kritik faktör teknolojidir. yeni teknolojiler tabanına göre yeniden biçimlenişinin olmazsa olmaz koşulu olan. mevcut üretim alanlarında. son derece can alıcı bir noktadır. Oysa araşürma-geliştirmenin ekonomi hayatında anlamlı bir katkısı olabilmesi için. içinde bulunulan zaman kesitindeki bicimini alıp kullanmak. ileri-esnek otomasyonun ikame ettiği işgücünü massedecek yeni üretim ve hizmet alanları yaratılabilirse. izlemekle sınırlı kalmışsa. daha iyiye ve daha mükemmele doğru değişime uğramaktadır. hep sizin önünüzde olacak demektir.) Daha açık bir deyişle. difiizyonu ve özümsenmesi sağlanır ve bunların nimetlerinden. Bu anahtarı kullanabilen krizi aşacaktır. ama. rekabet edebilirlik için. bu oran. rekabet edebilme yeteneğine sahip olacaktır. gerek ürün. / > .Kore'de % 2.. aynca bknz. yenisini alıp kullanmak bir beceridir. Ve hepsinden önemlisi. G. değişimi üreten. Çağın jenerik teknolojilerinin. Türkiye sanayiinin rekabet edebilirliğini irdelerken. anahtar rolü görecektir. umulan odur ki. r ' BÖLÜM III TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET EDEBİLİRLİĞİ AÇISINDAN TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ İ Türkiye'nin bilim ve teknoloji yeteneğine ilişkin göstergelerin. beceriniz yalnızca. bu anahtarın. .Ama. yine aynı teknolojilere dayalı olarak. daha iyiye ve daha mükemmele doğru kendisi değiştirebilendedir. gerek üretim yöntemi. elbette gereklidir: bu bir gerekli koşuldur.BÖLÜM I VE II İÇİN SONUÇ : KRİZİ AŞMADA ya da REKABET EDEBİLİRLİKTE ANAHTAR FAKTÖR : TEKNOLOJİ / Bölüm I ve H'de söylenenleri özetlersek. 1993. İzleyen bölümde. asla göz ardı edilmemesi gereken. niteliksel değişim sağlanabilirse. Çünkü.

geleceğe yönelik olarak. sanayi. teknolojiyi kullanma aşamasından. 1980'den 1990'a kadar.) Bu çalışmada. - Bu göstergelerden kalkılarak. sanayileşmiş ülkelerdeki makina imalatçıları. mühendislikdanışmanlık firmaları. Bugüne dek. bu. genel olarak da bilinen ve önceki bölümlerde söylenenlerden de açıkça çıkarsanabileceği gibi. Ama. ama bu kez. yine sanayileşmiş ülkelerdeki. Türkiye sanayiinin kendisinde.. On bin nüfus başına düşen araştırıcı sayısı (tam zaman eşdeğeri olarak). örneğin İspanya'da bu sayı 40.. oldukça olumsuz bir durumdur. ülkemizde % 18'dir. teknoloji transferinin iki ana "mekanizması" hep ayırt edilegelmiştir: Bunlardan biri. bu tercihin pek fazla değişmediği görülecektir. yani bir üst yetenek düzeyine geçebilecek midir? Böylesi bir potansiyeli var mıdır? Eğer bu imkân. teknoloji gereksinmesini. montaj ve işletmeye alma işleri yapan firmalar ve benzeri diğer unsurlarla doğrudan ilişkiye geçmeyi içeren 'dolaysız' transferler. sanayinin rekabet gücü açısından. ". (TTGV. söz konusu olumsuzluğun olumlu yönde değişmesinin mümkün olup olmadığını irdelemeye çalışacağız. zaman içinde belli bir bilgi ve deneyim birikimi edinmiş olmaz mı ve bu birikim.. Bu bulgular. temelde. Bu noktayı. çoğunlukla lisans alımı yoluyla karşılamıştır. burada. İspanya'da % 58. 7'dir. daha çok. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtları 1990 sonrası için incelendiğinde. başka ülkelerden transfer yoluyla karşıladığı sonucu çıkarılabilir. üretim teknolojisinin ilgili alanlarını başarıyla kendisine maletmiş. yenilikçi firmalarla lisans anlaşması yapılarak gerçekleştirilen 'dolaylı' transferlerdir. 1992. araştırma-geliştirme harcamalarında özel sektörün payı. belki. hiç olmazsa bundan sonra. günümüz jenerik teknolojileri söz konusu olduğunda. bir başka soruyla yanıt verilebilir ve denebilir ki. Charles Cooper. geleceğe dönük bir potansiyelin olduğu anlamına gelmez mi? Elbette gelir. yeniliklere ayak uydurma ve 142 . G. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'nca 1992'de yapılan bir çalışma da.Kore'de % 82'dir. bu pay. kendi üretimiyle değil. Birleşmiş Milletler Üniversitesi. büyük ölçüde. örneğin. o zaman durumun daha da umut kinci olacağı açıktır. Oysa. bunu doğrulamaktadır. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtlarına giren. bir sanayi teknoloji talebini hep lisans yoluyla karşılayagelmiş olsa bile. toplam 603 "lisans ve teknik yardım anlaşması"nın sektörler ve ana ürün grupları bazında irdelenmesi sonucu elde edilen bulgulara da yer verilmiştir.. biz burada. örneğin. söz konusu dönemde. TEKNOLOJİ YETENEĞİ LİSANS ALMA YOLUYLA NE ÖLÇÜDE GELİŞİR? Sorduğumuz sorulara. açıkça kanıtlamaktadır ki. O nedenle. gerek ürün gerekse üretim yöntemi ya da tesis yenileme ("innovation") amacına yönelik teknoloji gereksinmesini. teknoloji gereksinmesini genellikle lisans alımı yoluyla karşılayan Türkiye sanayii. G. diğeri ise. geliştirme aşamasına geçiş için. Türkiye sanayiinin. son derece kritik bir nokta vardır. Teknoloji transferini dolaysız yollardan gerçekleştirenlerin.- İrdelediğimiz konu açısından çok daha çarpıcı bir gösterge olarak. Yeni Teknolojiler Enstitüsü için yapüğı bir çalışmada şöyle açıklıyor : "Gelişmekte olan ülkelere ilişkin literatürde. Aslında. 11 yıllık bir dönem içinde. bunları kullanmanın ötesine. Oysa. potansiyel olarak da yoksa.Kore'de 53 dolayındadır. ülkemizde.

143 . LisansÖrlcr. Aslında. bugüne dek teknoloji transferini hangi yoldan gerçekleştirmiş olurlarsa olsunlar. Oysa. salt dolaysız yoldan teknoloji transferine dayalı girişimlere baş vurmalarının ve bu yola uyum gösterebilmelerinin oldukça zor olduğu söylenebilir. bu yolu seçenler. teknoloji transferi. transferi lisans yoluyla yapanların karşılaşacakları güçlüklerden daha az olacağını söylemek için a priori nedenler vardır. söz konusu yeni sanayileşen ülkeler. şöyle sıralıyor: "Dolaysız transferler. teknoloji açığım kapatma konusunda. Tabii. yabancı bir lisansör firmayla ortaklık kurmadan. en azından. j / ' < / f > i V i '. dolaylı transferde. Cooper'ın işaret ettiği nedenle.dolayısiyle rekabet üstünlüğü elde etme konusunda karşılaşacakları güçlüklerin. gelişmekte olan ülke firmalarının. Eğer. teknoloji transferini. hemen eklemek gerekir ki. aynı dönemde. transferi dolaysız yoldan gerçekleştirenlerden daha geride kalırlar. belli bir pazara girmeleri başka bir biçimde mümkün değilse ya da söz konusu pazardan tek başlarına elde edecekleri dolaysız çıkar küçükse. AR+GE'ye YÖNELİM SORUNU. henüz. gerçekte. mühendislik tasarımı. ama daha çok da KİTlerin sanayi yatırımlarında) denenen dolaysız teknoloji transferi yolunu. Türkiye sanayiinin genel karakteristikleri içinde yer almış değildir.. 1990'dan sonraki yıllarda yapılmış olan lisans anlaşmalarından görülecektir. böylesi bir çaba. G. ikinci (dolaysız) yolu zorlamış olan. lisansör firmalar. lisans altında. ancak. teknoloji açıklarım kapatma süreçlerini geciktirmede çıkarı olmadığı görülür. sistematik bir çaba.) Cooper. teknolojilerinin kullanılmasına izin verirler. teknoloji bir kez alındıktan sonra. bu nedenleri ise. özellikle kendilerine rakip yaratmaktan kaçınırlar. Buradan şu sonuç çıkar ki. yatırım malı üreticilerinden. sanayi yatırım pratiğini geliştirme olanağını da önemli ölçüde kaybetmiş olan Türk sanayicilerinin." 196O'lı ve 19701i yıllarda (o dönem hükümetlerinin izlediği politikanın ya da hükümet dışı kuruluşların etkisiyle. Ama dolaysız teknoloji transferinin bu karmaşıklığını bir yana bırakırsak. lisans verecekleri anlamına gelir. 1991. yeni makina-donatım imalatçılarını ilgilendiren tek şey. dolaylı yoldan yapanlar. daha çok. Bu ise. Özellikle. Ama. Yeni Sanayileşen Ülkeler karşısında. bunu geliştirmeye yönelik. hangi düzeyde olursa olsun. danışmanlık. burada yer alan hiçbir unsurun. teknoloji yeteneklerini geliştirmek için. tesis montajı ve işletmeye alma gibi işleri yapan firmalardan da ayrıca destek almak zorundadırlar. elbette.Kore ve Brezilya gibi. bir dereceye kadar azalabilirdi. lisans yolunun yarattığı sakıncalar. temelde. 19801i yıllarda sanayi yatırımlarına ağırlık vermekten vazgeçilmesiyle birlikte.C. genellikle lisans anlaşmalarıyla sağlanıyor olmasına rağmen.- Tabii. 1980'den sonra. Türkiye sanayiinin lisans altında üretim yapma tercih ve alışkanlığının genel olarak sürdüğü. Türkiye sanayiinde yerleşik bir hâl almış olsaydı. bütün diğer koşullar eşit olsa bile." (Cooper. kendi stratejik çıkarları açısından da uygunsa. Müşterilerinin hangi ülkelerden geldikleri onları hiç ilgilendirmez. neredeyse bütünüyle terkeden Türkiye sanayiinin. teknolojideki son gelişmeleri içeren makina ve donatımın ithaline dayamr. dezavantajlı durumda bulunduğu söylenebilir. mallarını satmaktır. rekabet açısından.

Ama.anında transfer edebilmeleri. hiç olmazsa belli bir imalat yeteneği kazanılmıştır.transfer sürecinin bir devamı olarak araşürma-geliştirmeye de yönelmişler. Kore'nin. Aynı dönemde aynı fırsattan. bir başka açıdan da. Türkiye özelinde bunu merak edenler. Ama. bu dönem boyunca.Kore. (telekomünikasyonda. ve ISDN'e (Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebekesi'ne ilişkin teknolojilere) erkenden girilmesini mümkün kılacak bir araştırma-geliştirme ve teknoloji altyapısı kurmayı başardı. Kısacası Türkiye. 1980'lerin başlarına gelindiğinde.Kore böylesi bir yol izlerken. birbirlerinin firmalarına) 'de fakto' kapalıdır. Ayrıca. uluslararası düzeydeki. Yabancı ortaklı şirketlerin. en azından bu yolu zorlamışlardır. Kurt Hoffman. Bu ülkelerde. bunu şöyle anlatıyor : "Kore. 1980'lerde. 1982 ve 1986 yıllan arasında telekomünikasyon sanayiine 6 milyar $'ük yatırım yaptı. G. Türkiye'den çok farklı olarak. Bunda bir yanlış yoktur. yerli imalatçıları koruyan bir politika izledi. dönemin en ileri teknolojisini içeren. videoteks ve teleteks terminallerinin yerli olarak geliştirilmesi. son derece kritik bir alanda teknoloji açığını kapatmıştır? Kurt Hoffman. Örneği.. ihaleler. Türkiye gibi bir ülke. teknolojiyi yakalamıştır. Bunu yaparken. bu pazarların (kendi ulusal firmalarınca) kapatılmamış olmasıdır. gelişmekte olan ülkelerde. telekomünikasyonda AR+GE'nin yabancı ortaklı TELETAŞ ve NETAŞ'a bırakıldığı biliniyor.Kore'de yararlanmış ve telekomünikasyon altyapısını yenilemiştir. lisans altında gerçekleştirilmiş olsa bile. böylesi bir pazar olanağının ortaya çıkması. bu alandaki teknoloji açığım bir ölçüde kapatabilmeleri için bir imkân demekti. bu imkânı bulmuş ve telekomünikasyon gibi. telekomünikasyon donatımı imalatçısı firmalar için yılda 2-3 milyar $1ık ihraç imkânı anlamına gelen." (Hoffman. 1980'li yıllarda. Türkiye'de bu imkândan. K. Ama. akılcı bir yaklaşımla. bu uluslararası fırsattan yararlanmıştır. yabancı) firmaların katılımına ve kendi aralarında rekabete nispeten açıktır. gelişmekte olan ülke pazarlarına girmek ve oralarda tutunmak yaşamsal önemdeydi. O nedenledir ki. bu konjonktür. fıberoptik kablo sistemlerinin yerli olarak tasarımlanıp üretilmesini. ileri teknolojiyi-çağın teknolojisini. mükemmel bir telekomünikasyon alt yapısına sahip olmuştur. ancak. bulundukları ülkenin teknoloji yeteneğinin gelişmesine ne ölçüde katkıda bulunduklarını burada tartışmayacağız. dönemin en ileri teknolojilerinin kullanıldığı telekomünikasyon altyapı yatırımları yapmalarıyla mümkün olabilirdi. gelişmekte olan ülkelerin telekomünikasyonda. Avrupa ve ABD pazarları. Türkiye PTTsinin AR+GE biriminin kapatıldığı. 1989. Türkiye. (söz konusu alanda.) Çok açıktır ki. K. uluslararası düzeydeki firmalar için gelişmekte olan ülkeler pazarlarının temel karakteristiği. bunun nedenini şöyle açıklıyor : "Telekomünikasyon donatımı imal eden. Yine aynı dönemde. örneğin TELETAŞ'ın AR+GE'de 144 . bu anlamda. örneğin G. Japonya. telekomünikasyon alanından alalım : Bilindiği gibi. 1989. uluslararası fırsatları değerlendirmenin ötesinde bir atılımı da zorlamıştır.) G. konu güncel olduğu için. on bin hatlık kendi sayısal santralını geliştirmesini. telekomünikasyon altyapısı bazında çağının en ileri teknolojisini-sayısal teknolojiyi kullanır hale gelmiş. o ülkelerin. bu altyapı için gerekli olan bir kısım donatımın yerli olarak üretimine yönelmiş. belli 16 sistem için 6 milyar $'ın epeyce üstünde araştırma-geliştirme harcaması yapmış. Oysa.. bu üretim. Nasıl olmuştur da." (Hoffman.

Dr. (örneğin elektroniğin bazı alanlarında) istisnaları olmuştur. demek ki. rekabet yeteneği kazanmanın da ötesinde. şu can alıcı noktayı ortaya koymaktadır: "Benzerlerinden biraz geriye düşmüş olsa bile. Yücel'in belirttiğine göre. ama. yarının enformasyon şebekesinin kurulması ile ilgili olarak. burada tartıştığımız konu açısından ne ifade etmektedir? Bu sorunun yanıtını vermek için. şu ya da bu yoldan. "ürün geliştirme mahiyetindeki araştırma projelerinin (altı tarafımızdan çizildi. Ama bu yönelim. içinde bulunduğu bir diğer dezavantajlı durumdur. Bu çaptaki bir yatırım için. Yücel. ' j / ' j / . pazara yeni ürünler sürmesine ve bunu sebatla devam ettirmesine bağlı olacaktır. özümseme. biraz önce verdiğimiz örnekten de açıkça anlaşılabileceği gibi. Dr. ' . diyelim beyaz eşyada. daha bir güvenle ve kolaylıkla atmaya başlayabilirdi.) Türkiye sanayiini ve özellikle de elektronik alanını çok iyi bilen Dr. . lisans altında imalat yapılmasına karşın. Yücel. F. Bugün de. sorunun bu boyutunu hiç de ciddiye almamıştır. telekomünikasyon altyapısı kurulurken.şu anda hangi noktaya geldiğine bakabilirler. sınırlı da olsa. tıpkı G. bunun gereklerini (kendi AR+GE birimini oluşturmak v. 60 milyar US $ olarak tahmin edilmektedir. Örnekler çoğaltılabilir.. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Türkiye de konunun gerektirdiği AR+GE alanlarına ciddi bir ölçekte yönelmiş olsaydı.b. biraz önce de değinildiği gibi. sonuçta görülecek olan odur ki. yeterli ya da yetersiz.) tesbit ve seçimi "ve bu araştırma projelerinin konusunu oluşturacak "ürünlerin imalinde kullanılacak jenerik teknolojilerin belirlenerek kazanılması" (altı tarafımızdan çizildi) gereğine işaretle. Elbette bunun. kendisine son derece önemli rekabet potansiyeli sağlayacak bir yol izlemeye pek de istekli davranmamış. 27-29 Eylül 1993 tarihinde OECD ve TÜBiTAK'ın işbirliğiyle Ankara'da düzenlenen "Enformasyon Teknolojilerine Girişte Hükümetlerin Değişen Rolü" konulu Konferans'a sunmuş olduğu bildiriye bakmakta yarar vardır. Yücel'in önerdiği yaşamsal adımlan. "Türkiye'nin (gelecekteki) bilgi şebekesine ait ana plan yapıldıktan sonra bunun çeşitli fazlarının uygulama projelerinin hazırlanması" ve buna göre. şu ya da bu fırsat değerlendirilerek ülkeye transfer edilmiş olan teknolojileri. difüzyonlannı sağlama ve kullanır hale gelmenin ötesinde. bir var olma sorunu olarak görmektedir. 1993. Türkiye yakın geçmişte. bugünkü telekomünikasyon şebekelerini. Türkiye sanayii. Türkiye'nin belli bir teknoloji yeteneği kazanması sorununu. Ama. Dr. Türk iş hayatının ve ekonomisinin geleceği. Bu da." (Yücel. geleceğin enformasyon şebekesini kurabilmek için. REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ KAZANDIRAN TEKNOLOJİLER ve TÜRKİYE SANAYİİ Prodüktivitede ya da krizi aşmada üstünlük ve dolayısıyla rekabet üstünlüğü kazanmak açısın- 145 . Fikret Yücel'in. Türkiye'nin yapması gereken yatırımların toplam tutarı. belli bir rekabet gücüne erişilince. belli firmalar düzeyinde.) yerine getirmemiştir. f V . belki bugün. bir üst düzeyde ikame ederek kapsayacak olan. Eğer. lisansör firmaların güçlük çıkarmaya başladığı iyice görüldükten sonra AR+GE'ye ciddi olarak yönelen firmalar olduğu ya da bir başka alanda başka kıpırtıların ortaya çıktığı gözlenmektedir. tasarım ya da ürün geliştirme ya da teknoloji geliştirme yeteneği kazanmak gibi. Türkiye sanayiinin. henüz Türkiye sanayiinin genel karakteri haline gelmemiştir. ne yazıktır ki.Kore gibi. rekabet açısından. Verdiğimiz örnek.

TÜSİAD kadar rahat gözden çıkarmadıkları görülmektedir. rekabet yeteneklerini sürdürebilme ve artırabilmenin. ürün tasanmlayabildiği. önceki iki bölümde açıklanmaya çalışıldı.dan ülkelerin daha çok hangi teknoloji alanlanna ağırlık verdikleri. belli bir iddiayı sürdürme eğiliminde olduklan gözlenen sektörlerde. sırasıyla ileri malzeme teknolojileri ile biyoteknolojiye verilmiştir. örneğin enformasyon teknolojisinin ya da esnek üretim-esnek otomasyonun en azından difüzyonu. Sözü edilen sektörler Türkiye'yi 21. belli sanayi dallannda ulusal yenile(n)me yeteneğinin bulunması. söz konusu jenerik teknolojilerin. ama. ULUSAL YENİLE(N)ME SİSTEMİ "Ulusal yenile(n)me yeteneği" olarak da algılanabilecek bu sistemin varlığı. 146 . Ürün geliştirebildiği. dokuma-giyim. çağa ayak uydurabilmenin. İşte bu noktada. Çünkü Türkiye henüz ulusal düzeyde bir yenile(n)me (innovation) sistemine sahip değildir. bitkisel ürünler. otomotiv sanayii. Daha açık bir deyişle. deri ürünleri. sanayinin kendisinin bu yaklaşımı benimsemesi ve bunun gereğini yerine getirmesidir. otomativ yan sanayii. 1991. en azından teknolojik yenilenme temelindeki önlemlerini alma eğilimindedirler. teknolojideki jenerik değişim ve ilerlemelere ayak uydurmayı sağlayacak yenilenmenin gerçekleştirilmesi açısından özel bir çaba göstermekte midir? 1983'te kurulduktan sonra. 1992) tam da bunu istemekte ve Türkiye'yi 21. gıda. elektronik sanayii. TÜSİAD'ın öncelikli sektör seçimi dışında kalan. bir ülkenin. o ülkenin. asıl önemü olan böylesi yaklaşımların hayata geçirilebilmesidir. gerekse bunlann dışında kalan ama. ama nasıl ? Bu can alıcı soruyu ortaya atmamız boşuna değildir. Bu önemli bir yaklaşımdır. savunma sanayii gibi bazı sanayi dallarında. örneğin. . Niyet yenilenmedir. söz konusu yenilenmenin nasıl başanlacağı. en azından kendi sektörlerini. Acaba. lâstik. yayımladığı strateji ile (TÜSİAD. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonu bağlamında. yüzyıla taşıyacak lokomotif sektörler olarak ilân ettiği. söz konusu sanayi dallannda. özümsenmesi ve kullanılması ya da bir başka deyişle. demir-çelik. gerek TÜSİAD'ın öngördüğü öncelikli sektörlerde. yüzyıla taşımaya yeter mi konusunu burada tartışmayacağız. sahip bulunduklan kadanyla. belli kuruluşlar TÜSİAD'ın tercihini pek de benimsemiş gözükmemekte ve kendi sektörleriyle ilgili farklı yaklaşımlan olduğu. tarihinin ikinci toplantısını 3 Şubat 1993'te yapan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun enformasyon teknolojisini. birinci önceliği olan alan olarak ilan ettiğini biliyoruz.Sınai üretimin ötesinde. İkinci ve üçüncü öncelikler. Türkiye sanayii. şu kadarını da belirtmek gerekir ki. sanayici ve iş adamlarının belli bir kesimini temsil eden TÜSİAD. Hemen denebilir ki. Bunun ön şartı ise. üretim tesislerini bir üst düzeyde yeniden üretebilme yeteneğine sahip ulusal kuruluşların var olduğunu ve bunlar arasındaki ilişkilerin kurumsallaştığını ifade eder. Ama. cam ve seramik sanayilerinde ileri teknolojilerin transferini öngörmektedir. Tabii bu kuruluşlar da ürettikleri ürünler. somut olarak bunun nasıl gerçekleştirileceği sorusunu sormak gerekir.

Araştırma-Geliştirme. esnek otomasyonun konfeksiyon sanayiine uygulanabilirliğini hem teknolojinin hem de ekonominin terimleri açısından mümkün kılacak. kendi ulusal yenile(n)me sistemine dayalı olarak basaran ülkelerin. hep Türkiye'nin önünde koşacaklardır. sanayinin. O halde. Çünkü. Türkiye sanayiinin hiç olmazsa seçilecek belli alanlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanmak (ve eğer kazanmışsa bunu sürdürmek) gibi bir eğilimi varsa. birkaç noktayı vurgulanmaya değer buluyoruz. politika araçlarını. ya da böylesi bir yer edinmişse bunu sürdürmesini. Ancak. kendi ulusal yenile(n)me sistemlerini şu ya da bu ölçüde kurmuş olan uluslar. sözü edilen türden bir sistemin oluşturulabilmesi için. anlamına gelir. teknoloji faktörünün. buna yönelik stratejik hedeflerini saptaması.- Yeni ürün tasarımıyla birlikte üretim yöntemini de geliştirebildiği. bu hedeflere ulaşabilmenin politikasını.bir anlamı olur. Hâlâ da bu 147 / . / '<•' . uluslararası kulvarlarda. ne denli önemli olduğunu dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. iç pazarda tutunabilmesini sağlar. uluslararası pazarlarda belli bir yüzde ile ölçülen bir yer edinmesini. . Ve bütün bunları yapabilen ulusal kurum ve kuruluşlara sahip bulunduğu. Pek çok ulus teknoloji yeteneği kazanmaya yönelik pek çok deneyim yaşamıştır. yerinde bir yaklaşımla ilan ettiği öncelikli alanların -Bilim ve Teknoloji politikasının. tasarımlayabildiği. Geliştirdiği üretim yönteminin gerektirdiği üretim (proses) makinalarını tasarımlayabildiği ve üretebildiği. o zaman. bir an önce. j / i SONUÇ YERİNE Bitirirken. konfeksiyon sanayiine sahip ama onu yenileyecek bir ulusal sisteme sahip bulunmayan ülkelerden daha önce uluslararası rekabet kulvarlarına girecekleri çok açıktır. Sayılan tasarım süreçlerini besleyen bir araştırma-geliştirme etkinliğini sürdürebildiği ve j ( . dışarıdan karşılamak durumundadır. donanım ve yazılım bazındaki teknolojik geliştirmeyi. Türkiye sanayiinin yenilikleri zamanında izleyip uygular hale geldiğini varsayalım. Bir an için "innovation" un bütün girdileri (ve bu gidişle üretimin bütün girdileri) dışarıdan geliyor olsa bile. temel mühendislik hizmetleri ve hatta detay mühendislik hizmetleri ve dahası. belli koşullar altında. biraz önce değindiğimiz. bu know-how'ı ete kemiğe büründürecek olan makina-donatım ve yazılım. o zaman yapılması gerekenler de bellidir. pazarlama kompartmanlarının hem kendi içlerindeki hem de aralarındaki ilişkileri yeniden üretecek organizasyon yöntemleri geliştirebildiği. yani uluslararası arenada rekabet edebilirlik yeteneği sağlamaz. üretim (imalat). ama kesinlikle. Bu neyi sağlar? Belki. Know-how. Örneğin. Türkiye Sanayii neredeyse bütün yenilenme gereksinimlerini. Böylesi bir sistem henüz olmadığına göre. Türkiye sanayiinin uluslararası pazarlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanması için. teknoloji muhtevası giderek arttığı için pek çok hammadde ya da ara girdi hep dışarıdan gelecektir. programını geliştirmesi gerekir. demek ki. Eğer bu önem paylaşılıyorsa. tasarım. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun. bunlar arasındaki ilişkilerin yerleşik bir hal aldığı-sistemleştiği.

bugün Türkiye özel sektörü. World Bank. ulusal araştırma-geliştirme ağım kurmamış bir ülke. Teknoloji yeteneği kazanabilmenin bu a priori noktalarını Türkiye'nin yeniden icat etmesi gerekmez. bu firmalardan bazılarının sermaye bileşimleri engeldir. Uluslararası kuruluşların. 1980'lerde olduğu gibi. örneğin Dünya Bankası'nın Türkiye ekonomisinin "enformatizasyonu" konusundaki istek ve tavsiyeleri. Başardıkları noktalar olmuştur. Ama bu tartışmada tarafların hiçbiri. optimal üretim ölçeklerinin dışına düşme. bunlardan dersler çıkarılmayacak anlamına gelmez. ABD'de olduğu gibi. aylardır PTTnin Tsinin özelleştirilmesi tartışmalarıyla çalkalanmaktadır. eğer. güçlerini birleştirmeye çağırır ve bunun ekonomik önlemlerini alırken. malûm Tnin Türkiye'nin enformasyon alanında. Ama. şu ya da bu biçimde... devletle işbirliği imkânım. Türkiye sanayii. yukarıda sözü edilen 60 milyar $'lık enformasyon şebekesini. bu alana yönelik araştırma-geliştirmenin altından kalkabilecek finansman gücüne/imkânına sahip. eğer hâlâ. Türkiye eğer bir sanayi ülkesi olacaksa. yarın tutuna- 148 . Buna önce. temelde pek çok ortak yanın bulunduğu hiçbir zaman göz ardı edilemez. telekomünikasyon dahil. Bunlar arasında. Sanayinin başka alanlarında da. bunlarsız bir sanayi ülkesi olunabileceği iddiasını ileri sürüyorsa. Çağımızın teknoloji devlerinden ABD. ya da "güç birlikleri"ni. gözlenen olayların umut verici yönde olduğu söylenemez. Jbütün-dünyada olduğu gibi şu ya da bu planda. böylesi bir teknoloji yeteneği kazanmayı hedef almadan bu işe başlarsanız. araştırma ortaklığından. 21. Türkiye. tanım dışıdır. enformatik donanım ve yazılımı geliştiren uluslararası firmaların bunları satacak bir pazar bulmalarına. teknoloji yeteneğini geliştirebilmesi açısından ne ifade ettiğiyle. Bunun son örneği Yeni Sanayileşen Ülkeler'dir.) Burada sorun Türkiye'nin ya da bir başka açıdan Türkiye sanayiinin yapacağı tercihte düğümlenmektedir. her türlü önlemini alırken.tür deneyimler yaşanmaktadır. otomotiv sanayiinde verilen yeni yatırım izinleri. yani bu şebekeyi kurarken. Örneğin Türkiye. yasalarla ilgili olanlar dahil. Örneğin. bu nedenle teknolojik yeniliklere daha baştan ayak uyduramama ve hepsinden önemlisi araştırma-geliştirmenin üstesinden gelebilecek firma ölçeğini yaratamama gibi sonuçlar doğuracaktır. telekomünikasyonda. ciddi ve kapsamlı bir biçimde araştırma geliştirmeye girme çirişimde bulunursa. Gerçekten de. ulusal bir kuruluşunu pazarlamakla meşguldür. dünyadaki bunca deneyimden yararlanılmayacak. şebekenin içereceği donanım ve yazılım bazında. benzer sonuçlar yaratacak girişimler söz konusudur. bu yeteneğini sürdürebilmek için. yalnızca bu sonucu yaratacak niteliktedir. bu her şeyden önce. bunlar bir araya gelip devletin de desteğini alarak. ileri teknoloji alanlarındaki üretim ortaklıklarına doğru iteleyebilmenin. KİTler ya da devletin tutumuyla. yaşamın bütün alanlarında. Türkiye. kendi yararını maksimumlaştırmaya yönelik bir strateji belirleyemezse. Ancak. (Bknz. şirketleri "rekabet öncesi araştırma" kavramının şemsiyesi altında. şu ya da bu ölçekte devletin desteğini. araştırma ortaklıkları kurabilirler diye de düşünemeyiz. Dünyada genel geçerliliği olan tek bir reçete yoktur. bu şebeke bir tek işe yarar. 1993. Ulusal yenile(n)me sistemini. devletin düzenlemeci müdahalesini arayacaktır. Başaramadıkları noktalar olmuştur. yüzyılın eşiğinde bu kavram neyi ifade ediyor ve tanım neyi gerektiriyorsa onu yapmalıdır. bir gün. Tıpkı. Her ulus kendi reçetesini kendi yazmak durumundadır. nasıl bir imkân sağladığıyla hiç ilgilenmemiştir. bu firma ölçekleriyle. 1980'lerdeki telekomünikasyon şebekesi kurulurken benimsenmiş olan yaklaşımı değiştirmeden kurmaya girişirseniz. Eğer siz. Ama bu. bazı ürünleri kendiniz geliştirip üretmeyi.

Porter. Eylül. Ankara. TÜSİAD. 1989. Ama galiba. Ankara. J.. Charles... E. London and Basingstoke. Göker. The United Nations University. 2729 September.D. Roobeek. Beyond the technology Race.. TMMOB. Aykut. Vice President.. Hazırlık Dokümanı. The Competitive Advantage of Nations. Annemieke. Hoffman. Implications for Industrial Policy in Developing Countries". 1992... baştan beri.M. Institute for New Technologies. 1990. Dr.. Peet. kendi aklımızı yeniden üretmek olsa gerektir. 1991. 1990. 1993.. 1992. 1993.. Forum: Toplum-Bilim-Teknoloji. 1991... 141. rekabet edebilirlik için üretilebilirliğin/prodüktivitenin yükseltilmesi.. World Bank. VVorking Paper No..D. Ocak.. KOSGEB Semineri.. Prof. Elsevier Science Publishers.. Yoon-Shik. Lee.Dr. prodüktivitenin yükseltilebilmesi içinse. "Promotion Policies for Small and Medium Industries in Korea. June. VVointly Organized by OECD and TÜBİTAK. New York..cağı dalı kesmekle ve bütün köprüleri atmakla meşguldür. durup biraz düşünmek ve eğer becerebilirsek toplumsal aklı. KOSGEB Semineri. Fikret. Amsterdam. 2 1 . VViltiâm J. H.. Ankara. "27-28 Ağustos. teknoloji yeteneğinin yükseltilmesi gereğini vurgulayageldik.. Yüzyıla Doğru Türkiye: Geleceğe Dönük Bir Atılım Stratejisi. Oxford. 1991. Cooper.13 November. PPD. President.. 1993. "An Option For Turkey To Gain Its Information Technology. PH. Ankara.. London and New York. The MACMILLAN PRESS Ltd.. ve Albert Göre. (in) UNIDO. Tokyo.. "Serbest Pazar Ekonomisi" Ülkelerinde Sanayi(leşme)-Teknoloji(ye Yetişme) Politikaları ve Devletin Rolü. Yoon-Shik. 1992. March. j •'-• j / t! / * * * * * * * * * * * 149 j .. Richard. Are Innovation Studies On Industrialized Economies Relevant to Technology Policy in Developing Countries?. "Technology for America's Economic Growth: A New Direction to Build Strentgth". Turkey: Informatics and Economic Modernization. Jr. Michael. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV). Makina Mühendisleri Odası. "Technological Change in Telecommunications. J Kaynakça * * Clintön.. Lee..Dr.. Kurt. 22 Şubatta yaptıkları ortak açıklama. Prof..3. 1992. Türkiye'deki bütün kesimler için öncelik." 2728 Ağustos.." Conference on The Changing Role of Governments in Introducing New ITs. New Technologies and Global Industrialization.. şu anda. Routledge. PH. Global Capitalism Theories of Social Development. 1993. Yücel. Bu çalışmamızda. herşeyden önce. Prospects for Developing Countries.. "General Status of Korean Small and Medium Scale Industries.

net nakit girişlerinin bugünkü değerinin nakit çıkışlarının bugün- 150 . sağlayacağı net nakit girişlerinin yatırım tutarını karşılayabilmesi için geçmesi gereken yıl sayısıdır. Geri Ödeme Süresi (GÖS). Bu bağlamda yatırımcı açısından önemli olan konu. bir projenin. (iii) İç Karlılık Oranı ve (iv) Net Bugünkü Değer. Kendini en kısa sürede geri ödeyen proje bir yönteme göre kabul edilir. artı ve eksileriyle bütün ülkeler için bir realite olarak karşımıza çıkmaktadır. Hiç kuşkusuz uluslararası yatırımların değerlendirilmesi yurtiçi yatırımların değerlendirilmesine oranla daha kompleks (karmaşık) bir işlemdir. Doç. Fayda/Maliyet Oranı (FMO). Hüseyin DAĞLI KTÜ-İİBF İşletme Bölümü GİRİŞ Giderek küçülen günümüz dünyasında. 1. sadece ulusal yatırımlardan sözetmek oldukça yalın kalmaktadır. yatırımın kaç yılda geri döneceğini ortaya koyar. İşte. uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde uygun karar kriterlerinin oluşturulmasıdır. Bu eksiklik hem projenin ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı net nakit girişlerinin hesaplanmasında hem de kullanılacak uygun iskonto oranının belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Çünkü.DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARINDA SERMAYE BÜTÇELENMESİ: DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Yrd. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları. yurtiçi yatırımlar için geliştirilen geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemlerinin uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde eksik kaldıkları görülmektedir. (ii) karlılık Endeksi = Fayda/Maliyet Oranı. Diğer bir ifadeyle GÖS. çeşitli açılardan yurtiçi yatırımlara göre farkılıklar gösteren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde uygun bir sermaye bütçelemesi yönteminin geliştirilmesi bu bildirinin konusun teşkil etmektedir. Dr. GELENEKSEL SERMAYE BÜTÇELEMESİ YÖNTEMLERİ Yurtiçi yatırımların değerlendirilmesinde kullanılan geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemleri esas itibariyle şunlardır: (i) Geri Ödeme Süresi.

: Öz sermaye maliyeti. / '• i İskonto oranı olarak kullanılan ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti ise şu şekilde hesaplanır: Burada. Bunlar içerisinde en yaygın olarak kullanılanı NBD yöntemidir. x ka n Io : Vergi Oranı : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti.kü değerine (yatırım tutarına) oranıdır. Bu yönteme göre projenin kabul edilebilmesi için hesaplanan bu oranın. konu sınırlaması da dikkate alınarak aşağıda sadece NBD yöntemi üzerinde durulacaktır. : Borcun vergi öncesi maliyeti. I v 151 . Projenin kabul edilebilmesi için bu farkın pozitif olması gerekir. İç Karlılık Oranı (İKO). NBD : Net Bugünkü Değer. Bu yöntem şu şekilde formüle edilebilir: n CF t d-x) i '. : Proje maliyetini ifade etmektedir. : Vergi oranını göstermektedir. : Projenin ekonomik ömrü. işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinden daha büyük olması gerekmektedir. net nakit girişlerinin bugünkü değeri ile yatırım tutarı arasındaki farktır. ka E B kb ke t : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti. net nakit girişlerini yatırım tutarına eşitleyen iskonto oranıdır. Net Bugünkü Değer (NBD) ise. FMO birden büyükse proje kabul edilir. Burada. CFt : t yılında beklenen vergi öncsi net nakit girişi. : Toplam borç. aksi takdirde reddedilir. : Toplam öz sermaye. Bu nedenle.

borç ve öz sermaye oranında zamanla ortaya çıkabilecek değişikliklerin işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetini de değiştireceği gerçeği gözden uzak tutulmuştur. diğer ise uygun iskonto oranının belirlenmesine yönelik güçlükleri içermektedir. 2. Çünkü ülk riski ile döviz kuru riski. Böylece işletmelerin faaliyet riskleri azalabilir. Bilindiği gibi. enflasyon ile net nakit girişlerinin özelliğine ilişkindir. NBD yönteminde projeden beklenen net nakit girişleri işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetine göre tek bir iskonto oranından bugüne indirgendiği konusu önceki bölümde açıklanmıştı. borç maliyetinin hesaplanmasında ilave bir düzenlemeye gidilir. Diğer taraftan. Yukarıda kısaca açıklanmaya çalışılan NBD yöntemi. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde reel faiz oranlarının mı yoksa nominal faiz oranlarının mı kullanılması gerektiği açıklığa kavuşturulmalıdır. 152 . Buna karşın. sermaye bütçelemesi konusunda önemli bir yere sahiptir. Diğer taraftan nakit akışı konusuna. yatırımcı şirketin optimal sermaye yapısını zamanla değiştirebilir. net nakit girişleri öz sermaye maliyeti ile iskonto edildiğinden zamanla sermaye yapısında ortaya çıkabilecek değişikliklerin bu bağlamda bir önemi bulunmamaktdır. UYGUN İSKONTO ORANININ SEÇİMİ Yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunan işletmelerin satış gelirlerinde ortaya çıkabilecek dalgalanmalar yatırımların çeşitlendirilmesinin bir sonucu olarak ortadan kalkabilir. NBD yönteminin doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde kullanımını güçleştiren nedenlerin başında anılan bu riskler gelmektedir. Düzeltilmiş Bugünkü Değer (DBD) yönteminde ise. Bunun uygulanmasının kolay olmasına karşın. Diğer taraftan borç ve öz sermaye maliyeti proje riskine göre farklılıklar gösterebileceği gibi farklı risk kategorisine sahip bulunan projelerin borçlanma kapasiteleri de birbirinden farklı olabilir. geleneksel NBD yönteminin uluslararası projelere uygulanmasında bir takım güçlükler ortaya çıkmaktadır. Enflasyon açısından konuya bakıldığında. g reel faiz oranını ve p ise. Sözkonusu bu riskler ise. Bu güçlükler iki ana grupta toplanabilir.Öz sermaye ve borcun maliyeti. Bunlardan ilki nakit akışının belirlenmesi ile ilgili güçlükleri. yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunmanın işletmeye yüklediği birtakım ilave risklerin varlığı da gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak. projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu olabileceği gibi döviz kontrolleri ve benzeri nedenlerden dolayı yabancı kaynak maliyeti yükselebilir de. faiz ödemelerinin vergi matrahından indirimi öz konusu olduğu için. Konu nakit girişleriyle ilişkilendirildiğinde. reel faiz oranı nominal faiz oranından beklenen enflasyon oranının çıkarılması suretiyle bulunur (*). r nominal faiz oranım. Öte yandan. Bütün bu faktörleri NBD yönteminde kullanılan sermayenin ağırlıklı ortalama maliyetine dahil etmek oldukça güçtür. sermayenin kaynağı olarak borç ve öz sermayenin önemine göre ağırlıklarının alınması suretiyle hesaplanır. beklenen enflasyon oranını ifade etmektedir. İskonto oranının belirlenmesine yönelik önemli bir diğer konu ise. Sıralaran bütün bu faktörler dikkate alındığında her bir proje için ayrı bir sermaye yapısının oluşturulması gerçeği ortaya çıkmaktadır. Kuşkusuz burada önemli olan nakit akışlarına yatırımcının kendi ülkesi açısından bakılmasıdır. hem yatırımcının kendi ülkesi açısından hem de yatırımın yapıldığı ülke açısından bakılabilir. no(*) Bu durum Fisher Denklemine göre şu şekilde formüle edilebilir: = g+p Burada . esas itibariyle döviz kuru riski ile üke riskidir.

reel nakit girişleri için ise.3. YATIRIMCININ NAKİT AKIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER 3.minal nakit girişleri için nominal faiz oranlan. Ancak. Almanya'da %56. o zamanyatınmın gerçekleşmesiyle kullanılabilir hale gelen fonlann tamamının projenin maliyetinden indirilmesi gerekir. bu durumda projenin yatınmcıya olan gerçek maliyeti yurtiçi proje maliyetinden daha düşük olabilir. Aksi takdirde. Diğer Bölümlerin veya Mevcut Satışların Üzerindeki Etkileri Doğrudan yabancı sermaye yatınmlannın diğer bölümlerin satışları üzerinde iki türlü etkisi bulunmaktadır. İtalya'da %36'dır. İsveç'te %52.2. Satış kaybı. 3. . eğer yeni bir ürün sözkonusu ise eski ürüne olan talep de azalacaktır. Transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak bloke fonlann bir kısmı yatınmcıya geri dönebiliyorsa o zaman geri kalan kısım proje maliyetinden indirilmelidir. Vergi Oranlarındaki Farklılıklar Yurtdışında elde edilen gelirin vergilendirilmesinde kullanılan kurumlar vergisi oranlan bir ülkeden diğerine oldukça büyük farklılıklar göstermektedir. 153 / . projenin yapılacağı ülke ile bir ihracat ilişkisi mevcutsa o zaman yatınmcının ihracatında bir azalmanın ortaya çıkmasıdır. yatınmcı açısından sadece ana ülkeye transfer edilebilen nakit akışları bir anlam taşır. î ! / 3. Bloke Fonlar Eğer işletmenin yurtdışında bloke edilmiş veya herhangi bir nedenle kısıtlandırılmış fonları mevcutsa ve bunlar doğrudan yabancı sermaye yatırımlannın finansmanında kullanılabiliyorsa. Bu nedenle yatırımcı açısından projenin maliyetinin hesaplanmasında. reel faiz oranlan kullanılarak iskonto edilmesi daha uygundur. hatalı sonuçlara varılabilir. Ayrıca. Dolayısıyla bu etkiler dikkete alınarak yatınmcıya sağlayacağı net satışlar üzerinden proje değerlendirilmelidir. eğer sözkonusu bu fonlann alternatif kullanımı sadece yurtdışında başıboş (olduğu gibi) bırakılmaksa.1. Ancak. Örneğin bu oranlar ABD'de %34. transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak anılan kısıtlamalar kısmen de olsa ortadan kaldınlabilmektedir. Doğrudan yabancı sermaye yatınmlarının değerlendirilmesinde. 3. yatırımcının kendi ülkesindeki kurumlar vergisi oranı ile yatırımın yapıldığı ülkedeki oran karşılaştırılarak hangisi daha yüksekse o dikkate alınmalıdır.4. Bunlar satış kaybı (cannibalization) ile satış yaratma (sales creature) dır. Elde Edilen Gelirin Transferine Yönelik Kısıtlamalar Projeden elde edilen gelirin transferinde kısıtlamalar sözkonusu ise. Dolayısıyla. Kanada'da %44. proje değerlendirilirken sadece legal yollarla yatınmcıya aktarılan gelir değil bunun yanısıra illegal yollarla transfer edilen gelirin de dikkate alınması gerekir. o takdirde. 3. bloke fonlann projenin finansmanında kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek potansiyel kazancın proje maliyetinden düşülmesi gerekir. Doğrudan yabancı sermaye yatınmının gerçekleşmesi işletmenin diğer bölümlerinin satışlannı artınyorsa bu da satış yaratma etkisi olarak adlandırılmaktadır. Örneğin konuya bloke fonlann değerlendirilmesi açısından bakıldığında. Japonya'da %42. Böyle yapıldığı sürece her iki durumda da aynı sonuca ulaşılır.

3. Çünkü ödenen vergilerin gerçek miktarı nakit akışına göre hesaplanandan daha az olabilir. 154 .-LS)(l -X) n DA. İmtiyazlı Krediler Hükümetler. elde edilen transfer edilebilir gelirin yatırımcıya aktanlmayıp yurtdışında bırakılması suretiyle vergi ödemeleri ertelenebilir. DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Uluslararası yatınm projelerinin değerlendirilmesinde çoğu yazarlarca DBD yöntemi önerilmektedir. yabancı projelerin sermaye maliyetinin yurtiçi projelerin sermaye maliyetinden daha düşük olması doğaldır.. 4.AF i + ^ 1 t ~ (l + D R / t=l CL o" t t=l(l+DR<) I n LR. İşte.X n DBD=S Q K O + S 0 AF 0 + Y —L_! K_ + S. n <StCf. bütün bunlar dikkate alındığında ister yatırımcıya transfer edilsin ister edilmesin eğer nakit akışı olarak transfer edilebilir gelirin tamamı dikkate alınmışsa. : Projenin başlangıcındaki spot döviz kuru. Diğer taraftan. DBD So St : Düzeltilmiş Bugünkü Değer. t=ia+DR d ) i—— i 1 n TD t t +n v RF t t 1 t=l(l+DR f ) Burada. : T yılında beklenen spot döviz kuru. bu durumda. Bu yöntem aşağıdaki gibi formüle edilebilir.5. Bu nedenle. Bunlardan biri yatınmcılara imtiyazlı (ucuz) kredi sağlamalarıdır. bazı düzenlemelerin yapılması gerekir.yurtdışında kazanılan gelirin transfer fiyattan gibi çeşitli yöntemlerle yüksek vergili ülkelerden düşük vergili ülkelere doğru hareketi sağlanarak ödenen toplam kurumlar vergisi miktarı azaltılabilmektedir. Eğer imtiyazlı kredi uygulaması mevcutsa. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını teşvik etmek amacıyla yatınmcılara çeşitli yardımlarda bulunabilirler. projeler değerlendirilirken sağlanan ucuz krediler de dikkate alınmalıdır.

Projeden sağlanan nakit akışları ile diğer tesislerin satışlanndaki azalma sonucu ortaya çıkan gelir kayıplan aym vergi oram (t) ile düzeltilir. : Borçlanma kapisitesine katkısı sonucu ortaya çıkan faiz indiriminin sağladığı vergi tasarruflarının iskonto oranı. ülke riski ve döviz kuru riskini / V 155 J . beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir. ! 7 Proje maliyetinin. anılan bu nakit akışlarından çıkarılır. . : Yatırımcı ülkedeki piyasa faiz oranıdır. : Kazanılan gelirin yavru şirketler arasında transferiyle sağlanan tasarrufların iskonto j V J j ı J oram. projeden elde edilmesi beklenen yasal olarak yatırımcı ülkeye transfer edilebilirnakit akışlannı göstermektedir. projenin başlangıç yılında yabancı para birimiyle ifade edildiği ve spot döviz kurundan yatırımcı ülke parasına çevrildiği varsayılmaktadır. Diğer tesislerin satışlarına bağlı olarak meydana gelen gelir kaybı ise. Projenin gerçekleşmesiyle aktifleşen bloke fonlar kadar proje maliyeti azalır. bloke fonların nominal değeri eksi alternatif kullanımları sonucu sahip olacakları değerdir. Yabancı para birimiyle ifade edilen bu nakit akışları beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir. : İllegal olarak transfer edilen nakit akımlarının iskonto oranı. : Yatırımcı ülke parasıyla projenin borçlanma kapasitesine olan katkısı. : Yatırımcı ülke parası olarak kaybedilen satış geliri. j V [ n Dat BCo CLo LRt TDt RFt DRe DRa DRb i DRd DRf rg : Projenin ekonomik ömrü. : Yatırımcı ülkeile projenin yapılacağı ülke kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanı. Aynı şekilde. : Yavru şirketler arasında transfer fiyatlanmasıyla vergi ödemelerinin ertelenmesinden sağlanan beklenen vergi tasarrufları. : Tamamen öz sermaye ile finansman varsayımı altında nakit akımlarının ıskonto oranı (özsermaye maliyeti) : Amortisman karşılıklarının iskonto oranı. yabancı para birimiyle ifade edilen sözkonusu bu gelir kaybı. : Yabancı para birimi olarak imtiyazlı kredilerin faiz ve ana para taksit ödemelerinin toplamı. Nakit akışları yerli ve yabancı kurumlar vergisi oranlan arasında en yükseği olan gerçek vergi oranı (T) ile düzeltilir. : Projenin yapılması sonucu kullanılır hale gelen kısıtlanmış fonlar. : Yatırımcı ülke parasıyla amortisman karşılıkları. : Kazanılan gelirin illegal yollarla ana ülkeye transfer edilen bölümü. : Yabancı para birimi olarak transfer edilebilir beklenen nakitakışı. Burada. İskonto oram (DRe). AFo. CFt. Aynı şekilde bu tutar da yatırımcı ülke parasına spot döviz kuru üzerinden çevrilir. : Yabancı para birimiyle imtiyazlı kredilerin tutan.Ko AFo CFt LSt T : Yabancı para birimi olarak proje maliyeti.

nakit akışlan. Doğrudan yabancı ser156 . Aslında. vergi ödemelerini etkeleyebilmektedir. Eğer projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu ise. bu kredinin sağladığı nakit akışı. Bu şekilde yapılan hesaplamalar sonucunda. o zaman illegal yollarla transfer edilebilir ilave nakit akışlan da hesaplamada dikkate alınabilir. Bu şekilde sağlanan yıllık gelir. SONUÇ İşletme yönetiminin temel amacı. transfer fiyatları gibi çeşitli düzenlemelerle düşük vergili ülkelere kayabilir ve bu ülkelerde yeniden yatırım yapılarak vergi ödemeleri ertelenebilir. Bu amaca hizmet etmek için işletmeler yurtiçi yatırımlann yanısıra doğrudan yabancı sermaye yatınım şeklinde uluslararası yatırım faaliyetlerinde de bulunabilirler. DBD yöntemi iki-adımlı bir yaklaşımdır. Ancak kullanılan t sembolü yabancı ülkedeki kurumlar vergisi oranını gösteriyorsa. pozitif DBD sağlayan projeler kabul edilir. Dolayısıyla değerlendirme sözkonusu bu vergi tasarruflanm (TDt) dikkate alınmadan da yapılabilir ve sonuç pozitif çıkarsa başka bir hesaplamaya gidilmeden proje kabul edilebilir. Legal kanallarla transfer edilebilir nakit akışlarına göre hesaplanan DBD'nin sonucu negatif çıkarsa. Yukanda belirtilen iki . amortisman karşılıkları ile kullanılan kurumlar vergisi oranının (yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından en yüksek olanı) çarpımına eşittir. Borçlanma kapasitesinden ve bunun sonucu olan vergi tasarruflarından ister tamamen yararlansın isterse yararlanmasın borçlanılabilen miktar üzerinden sağlanan vergi tasarrufları proje için bir gelir olarak dikkate alınmalıdır. Nakit akışı olarak sadece yasal yollarla yatırımcının ülkesine transfer edilebilir gelirin (CFt) dikkate alınması ihtiyatlı bir yaklaşımdır. yatırımcının (örneğin ÇUŞ) elde ettiği geliri yüksek vergili ülke tesislerinden düşük vergili ülkelerdeki tesislere kaydırabilmekte. İster yurtiçinde olsun isterse yurtdışında olsun bir projenin finansmanında eğer borç sermaye kullanılıyorsa bunun için yapılan faiz ödemeleri vergiden indirilir. Ancak. uygulamada. DBD'nin negatif çıkması durumunda. işletmenin piyasa değerini yani ortaklannın servetini maksimum kılmaktır. Yurtiçi yatırımlarda olduğu gibi yurtdışı yatırımlarda da amortisman karşılıkları kurumlar vergisinden düşülmektedir. Ayrıca bu farkın spot döviz kurundan yatırımcı ülke para birimine çevrilmesi gerekir. Oysa. Bu nedenle gerçek vergi oranı t'nın altına düşebilmektedir. transfer ödemeleri gibi yasal olmayan yollarla da yatınmcının ülkesine gelir transfer edilebilir (vergi ödemelerinin azaltılmasında kullanıldığı gibi). Ancak şunu belirtmekte fayda var ki. Başka bir anlatımla. DAt. Yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanının gerçek vergi oranı olarak kullanılması aslında ihdiyatlı bir yaklaşımdır.de içine alan sistematik riskin tamamını yansıtan öz sermaye maliyetidir. yatırımcı ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot döviz kuru üzerinden ana ülke parasına çevrilmesi sözkonusu olmamaktadır. Amortismanların vergi açısından sağlamış olduğu fayda. ikinci adım olarak sözkonusu vergi tasarruflan hesaplanarak sonuca tekrar bakılır. imtiyazlı kredi için yapılan ödemi ile bu kredinin bulunmaması durumunda şirketin karşılaşacağı piyasa faiz oranından iskonto edilen borç anapara ve faiz ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki farktır. vergi indiriminden tasarruf sağlayan faiz ödemelerine eşittir (kullanılan faiz oranı ana ülkedeki faiz oranıdır).adımlı işlem burada da çalışmaktadır. DAt büyük bir olasılıkla yabancı para birimi ile gösterilir ve bu tatar St ile yatırımcı ülke parasına çevrilir.

OBLAK.Kent Publishing Company. John R. LESSARD). Gorhan & Lamont. Maurice D. LEVI. Bu nedenle Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte Türk Cumhuriyetlerine yatırım yapmayı planlayan Türk Sinai işletmelerinin yapacakları yatırımları bu yönteme göre değerlendirmeleri durumunda basan şanslarının artacağı kanaatindeyiz. Financial Management. Fail 1982. UMI Research Press. . Boston. Principles of Managerial Finance. International Financial Management. Nevv Jersey. "Survey and Analysis of Capital Budgeting Methods Used by Muttinationals". and AGGARVVAL.. VVinder 1980. Harper Collins Publishers. Gorhan & Lamont. McGraw-Hill Publishing Company. LESSARD. Prentice . Englevvood Cliffs. California. Eugene. Fuad. Michigan. 9. özel bilgi avantajı.. Paul. VVarren. Investment and Financing Decisions for Multinational Corporations. Mark R. "An APV Analysis of Capital Budgeting Under Inflation". and KELLY. 1979.. ülkeler arasındaki vergileme farklıbklanndan yararlanma. hammadde kaynağına yakınlık. International Finance : The Markets and Financial Management of Multinational Business. Raj. Boston. Doğrudan sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde DBD yöntemi en uygun bütçeleme tekniği olarak görülmektedir. Vol. 1982. International Financial Management. Second Edition. 4. Vol. "Evaluating Foreign Projects : An Adjusted Present Value Approach". 1988. Boston. RODRIGUEZ Rita M. Vol. taşıma giderlerinden tasarruf sağlama gibi maliyeti düşürücü beklentiler ile uluslararası çeşitlendirmeye giderek iş riskini azaltma. in International Financial Management: Theory and Application (edited by Donald R... Inc. GITMAN.. Third Edition. Lawrence J. Foreign investment Evaluation Practices of Multinational Corporations. A. and LEES Francis A. 1991. 1990. Sara L. 1987. St. 1979. in Handbook of Modern Finance (edited by Dennis E. Marie W. Multinational Business Finance.VVestey Publishing Company.. New York. EAKER. 1990. 1981. esas itibariyle şunlardır : İçsel ekonomiler. Financial Management. No. and STONEHILL. KVVS . MADURA.. No. LOUGUE). "Multinational Capital Budgeting : Foreign Investment Under Subsidy". Englevvood Cliffs. 13. Donald R. r ' [ / v ! / ' j / 157 .. 13. 25. and HELM. David J. International Dimensions of Financial Management. Jeff. GORDON. Nevv York. Inc.Hail. EITEMAN. and CARTER. VVest Publishing Company. E. No. Second Edition. VVarren. Autumn 1984.maye yatırımlarını yatırımcı açısından avantajlı kılan faktörler ise. David K. Arthur I.. FOLKS. Addison .. EZZEL. Sixth Edition. The Kent International Dimensions of Business Series. Roy J. VVilliam R. Prentice Hail. Financial Management for the Multinational Firm. ucuz işgücü. gümrük tarifeleri ve kotalar gibi dış ticareti engelleyen düzenlemelerden kurtulma istekleri. KELLY.- « f KAYNAKLAR ABDULLAH. 1986. 1. California Management Revievv. VVilliam A.

Foundations of Multinationai Financial Management.. Spring1978. The Dryden Press. Vol. Neil E. 1988. SHAPIRO. Fort VVorth. Essentials of Managerial Finance. Chicago. VVESTON. 1991. Harcourt Brace Jovanovich Collage Publishers. 158 . "Capital Budgeting For The Multinational Corporation". Capital Budgeting and Long-Term Financial Decisions. 1. 23. 1990. SEITZ. Cambridge. VVinter 1980. Fred and BRIGHAM.. and RICKS. No. 7 No. International Corporate Finance. Alan M. 1993.RUGMAN. No. Second Edition. The Dryden Press. J. July 1980. Alan C. David A. Hany A. 47. Allyn and Bacon. Tenth Edition. California Management Revievv. 2. "Capital Budgeting for Multinational Firms : A Theoretical Analysis" Southern Economic Journal. Vol. "Intemalization Theory and Corporate International Finance. SHAVVKY.. Ballinger Publishing Company. Vol. 1. Boston..Eugene F. Financial Management.

The first part of the paper aims to remind the legal aspect of the Turkish-EC relations vis-a-vis the customs union.Lerzan (KILIÇ) ÖZKALE İTÜ İşletme Fakültesi ÖZET Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında Katma Protokolde öngörülmüş olan Gümrük Birliği'nin 1995 yılında tamamlanması için yürütülen resmi görüşmelerin hızlandığı 1993 yılı. Turkey could not anymore apply an independant tariff protection. ekonomik geleceğini Avrupa Topluluğu ile birlikte düşündüğünü 1963 yılında Ankara Anlaşması'nı ve 1970 yılında da Katma Protokolü imzalayarak ortaya koymuştur. This aim obliges Turkey to evaluate the competitiveness of her industry and take the last measures for increasing it. The point of vievv of the sector itself concerning the customs union is also given. Ancak o dönemde AT ile ilişkiler ekonomik açıdan olmaktan çok siyasal açıdan tartışıl- \ > 159 . Bildirinin ilk bölümü Türkiye-AT ilişkilerinin anlaşmalarla çizilmiş olan sınırlarını hatırlatmaya yöneliktir. hazırlanma yöntemi ve iktisadi gerekçeleri tartışmaya ne kadar açık olursa olsun uygulamaya konan 12 ve 22 yıllık listeler bu sürenin biüminde Türkiye ile Topluluk arasında gerçekleştirilecek Gümrük Birliği'ni haber veriyordu. evaluating the impact of customs union on Turkish industry is of great importance at this stage. Üçüncü bölümde ise çeşitli çalışmalarda rekabet gücü orta düzeyde. CUSTOMS UNION WITH EC AND TURKISH İNDUSTRY SUMMARY Turkey and the EC increased the negotiations on the accomplishment of customs union in 1993. Thus. Zira Topluluk ile oluşturulacak Gümrük Birliği. / •' . in order to compare the author's evaluations vvith the sector members.Dr. N. j / ' 1. • ' . Böylelikle daha önce tartışılanların örnek bir sektör açısından değerlendirmesi yapılmış olmaktadır. according to the Additional Protocol. Gümrük Birliği'ne geçiş sürecini başlatan sözkonusu Protokol 1973 yılının 1 Ocak'ında yürürlüğe girdiğinde. sektörden bir üst düzey yetkilinin bu konudaki görüşlerine yer verilmektedir.AT İLE GÜMRÜK BİRLİĞİ VE TÜRK SANAYİİ Doç. G i r i ş Türkiye. j / v . Because when the customs union is formed. Bu açıdan bakıldığında Gümrük Birliği'nin sanayi üzerindeki olası etkilerini incelemek son derece büyük önem taşımaktadır. dünyadaki son teknolojilerle çalışan örnek bir sektör ele alınarak gümrük birliğinin önceki bölümlerde değinilen olası etkileri belirlenmeye çalışılıp. İkinci bölümde. Türk Sanayii'nin mevcut rekabet gücünün saptanması ve iyileştirilmesine yönelik önlemlerin alınması için en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken son iki veya üç kritik yıldan biridir. ileriye dönük olarak kesinlikle bağlayıcı olacak ve başlangıcından itibaren Türkiye'nin sanayisini gümrükler yoluyla korumak için herhangi bir tek taraflı düzenleme getirmesi olanağı kalmayacaktır. ATnda sanayinin korunmasında başvurulan tarife-dışı engeller ele alınarak Türkiye'nin bu tür korumaya uyum sağlayabilmesi için öneriler getirilmeye çalışılmaktadır. in the second part the non-tariff barriers of the Community are given and the measures to harmonize Turkey to this system are discussed. in the third part those discussions are reviewed for a chosen sector vvhich appears as competiüve in some studies and highly competitive in some others. bazılarında ise yüksek çıkan ve yabancı sermayenin ortak olduğu.

Burada öncelikle gümrük birliği tanımı AT açısından ele alınacaktır. maddeye dayanarak gümrük indirimlerini tek taraflı olarak durdurması da bu konuda "daha fazla endişe edilmesini" adeta gereksiz kılmıştır. Ancak kanımızca önemli olan bir noktada görüş belir(1) Bu konudaki en son açıklama Cumhurbaşkanı Demirel tarafından 12 Eylül 1993 tarihinde Ankara Anlaşması'nın imzalanışının 30. isterse ve kanımızca Anlaşmaya daha uygun olan Türk görüşüne göre 1995 başı olsun. Bu süreyi halen olduğu gibi tarih veya korunma talebinde bulunan ancak gerekçeleri oldukça belirsiz sektörler gibi konularda yararsız tartışmalarla geçirmek yerine. yılı dolayısıyla İküsadi Kalkınma Vakfı'nca İstanbul'da düzenlenen toplantıda yapılmış ve Türkiye'nin kararlılığı açıklıkla dile getirilmiştir. Malların bu düzeyde serbest dolaşımı esasına dayandığı için de ticari ilişkileri düzenlemeye yönelik ve tümüyle veya kısmen ticaret konusuyla ilgili tüm politikalar kaçınılmaz olarak Gümrük Birliği'nden soyutlanamaz bir nitelik kazanmaktadır. Üstelik kısa süre sonra Türkiye'nin 60. (2) (3). Bu bildiri AT ile gümrük birliğinin Türk Sanayii üzerindeki etkileri konusunu ele aldığından. madde Topluluğun tüm malları kapsayan bir gümrük birliği temeline dayandığını belirtmektedir. Türkiye'nin AT ile kurmayı taahhüt ettiği Gümrük Birliği adeta tümüyle unutulmuştur. İthal ikameci dönemde devletin büyük desteğini gören sanayimiz de bu desteğin ilelebet ve üstelik gümrük vergileri gibi dünyanın 1970'li yıllarda terketmeye başladığı koruma yöntemleri ile süreceğine olan inancını pekiştirerek dünya ile rekabet etme kaygısına (bazı istisnalar dışında) dahi kapılmadığından. Zira bu noktada atılacak bir geri adım. Türk Hükümetleri ve hatta Cumhurbaşkanları (1) tarafından kararlı açıklamalarla sürdürülen bu hedefin en çok kazanç ve en az kayıp ile gerçekleştirilmesi için her düzeyde ve her alanda yapılması gerekenleri titizlik ve uzmanlıkla belirlemekte kullanmak daha yararlı olacaktır. üye ülke üreticileri arasındaki rekabeti bozabilecek her türlü farklı uygulama da giderilmekte ve nihayet birlik dışındaki ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesi uygulanmaktadır. Türkiye İle At Arasında Oluşturulacak Olan Gümrük Birliği'nin Kapsamı Bilindiği gibi ekonomik bütünleşme türlerinden biri olan gümrük birliği malların serbest dolaşımı esasına dayanır. bunu gümrük birliğinin Katma Protokolda belirtilen sürede tamamlanacağı yolundaki şaşırtıcı açıklamalar izlemiştir. Bunun önemli bir nedeni. Bu politikaların neler olduğuna aşağıda Türkiye ve AT arasındaki Gümrük Birliği'nin kapsamı tartışılırken değinilecektir. uluslararası alanda Türk tarafına olan güveni çok zedeleyecektir. daha sonra Gümrük Birliği'nden Türk sanayiinin olumsuz etkilenmesini engellemeye yönelik önlemler. Oysa Türkiye'de tüm ekonomik kararlarda olduğu gibi AT ile ilişkilerde de başından beri süregelen günlük davranma alışkanlığı sonucu önce ithalat liberasyonu ani olarak başlatılmış. bu değerlendirmenin ışığında Gümrük Birliği'nin umulan yararı sağlayabilmesi için alınması gereken önlemler önerilmektedir. Sözkonusu madde "mal alışverişlerinin tümü"ndcn sözederek gümrük birliğinin yalnızca sanayi ürünlerinin değil. 160 .dığından. Bu ise hala kesin olarak belirlenmemekle birlikte çok yakın bir tarihte gerçekleşecektir. dünyada entegrasyonun iktisadi yararlarının çok tartışıldığı ve büyük bir kesim tarafından da kesinlikle reddedildiği. tarım ürünlerinin de serbest dolaşımına dayandığını ifade etmekle birlikte ikinci grup mallar için özel hükümleri saklı tutmuştur (Madde 39-46 arası). 9. AT tarafından uygulanan korunma yolları gözönünde bulundurularak belirlenmekte ve uluslararası düzeyde rekabet gücü elde etmiş bulunan Türk lastik sektöründen bir yetkiliyle bu konuda yapılan görüşmenin izlenimleri aktarılarak. bu listelerin eleştirisi ve Türk sanayii üzerindeki olası etkileri kamuoyunda çok fazla ilgi toplamadığı gibi bilim çevrelerinde ve sanayiciler arasında da ciddi şekilde tartışılmamıştır. İster Topluluğun yorumundaki gibi 1995 sonu. Bu bildiride bütün bu noktalar gözönünde bulundurularak önce gümrük birliğinin kapsamı konusundaki tartışmalara açıklık getirilmeye çalışılmakta. Avrupa Topluluğu'nu kuran Roma Antlaşması'nda gümrük birliğinin yukarda verilen türden bir tanımına rastlanmamakla birlikte. Gümrük Birliği'nin oluşturulması öncesinde yapılacak çok iş ve alınacak çok önlem bulunmaktadır. Bu amaçla mal ticaretinde uygulanan her türlü vergi ve kısıtlamalar kaldırıldığı gibi. tarım sektörü üzerinde ayrıca durulmayacaktır. 2. öte yandan henüz AT deneyiminin çok yeni olması nedeniyle diğer kesimin de elinde çok inandırıcı verilerin bulunmadığı 70'li yıllara rastlamasıdır.

tilmekle yetinilecektir: gümrük birliğinin gerçekleşme tarihinin belirlendiği Katma Protokol 1970 yılında imzalanmış olmasına karşın o günden bugüne konunun üzerinde ciddi şekilde durulmamıştır. Nitekim gümrük birliğinin başlangıç tarihinin 1995 başı mı yoksa sonu mu olacağı konusu dahi 1993 yılında tartışılır olmuştur. Ancak hiç tartışılmadan neredeyse herkesçe veri olarak alınan konu gümrük birliğinin kapsamıdır. Türkiye'de yaygın olan görüşe göre gümrük birliği sanayi mallarında kurulacaktır (BALKIR 1992, HDTM 1991, KULOĞLU 1988, YAŞAR 1993). Ancak Ankara Anlaşması ve Katma Protokol bu konuda aynen Roma Antlaşması'nın tarzında kaleme alındıklarından, gümrük birliğinin kapsamı bu derece kesin olarak çizilmemiştir (GÜNUĞUR 1988, DPT 1983). Dolayısıyla kanımızca kapsam, tarafların gümrük birliğinin gerçekleştirilmesi aşamasında yapacakları görüşmelerle kesinleştirilecektir. Zira Ankara Anlaşması'nın 10. maddesi tıpkı Roma Antlaşması madde 9 gibi "...gümrük birliği, mal alışverişlerinin tümünü kavrar." demekte, ancak bundan sonra tarım ürünlerini özel bir bölümde ele alarak, 11. madde 1. paragrafta "Ortaklık rejimi, Topluluğun ortak tarım politikasini, gözönünde bulunduran özel usullere göre, tarımı ve tarım ürünleri alışverişini de kavrar." düzenİçmesini, 2. paragrafta ise "tarım ürünlerinden, Topluluğu kuran Antlaşmanın II sayılı Ek'inin konusu olan ve sözü edilen Antlaşmanın 38'inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması ile halen tamamlanmış bulunan listede sayılı ürünler anlaşılır" düzenlemesini getirmektedir. Ankara Anlaşmasının 4. maddesi gereği Geçiş Döneminin gerçekleşme şartlarını, usullerini, sıra ve süreleri belirleyen Katma Protokolün 33. maddesinin 1. paragrafında "Yirmi iki yıllık dönem içinde, Türkiye, tarım ürünlerinin Türkiye ile Topluluk arasında serbest dolaşımı için Türkiye'de uygulanması gerekli Ortak Tarım Politikası tedbirlerini bu dönemin sonunda alabilmek amacıyla, kendi tarım politikasının uyumu yoluna gider." denmekle de geçiş dönemi sonunda tarım mallarında da serbest dolaşım öngörülmüştür. Katma Protokol'un izleyen 34 ve 35. maddeleri ile 6 sayılı eki de geçiş dönemi boyunca tarım mallarına uygulanacak tercihli rejimi düzenlemiştir. Bu konuda kanımızı destekleyen son belirti ise AT Komisyonu Türkiye Temsilcisi Michael Lake'in Mayıs 1993'de toplanan TBMM ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'nda yaptığı konuşmada yer almaktadır. Lake, AT Komisyonu adına yaptığı bu açıklamasında "tarımın gümrük birliğine dahil edilip edilmesinin gerekip gerekmeyeceği ve ne ölçüde dahil edileceği ve Türkiye'nin kendi tarımını destekleme sistemini Topluluğun hızla değişmekte olan ortak tarım politikası ile aynı düzeye getirmesinin kendisi için ne ölçüde zorunlu ya da arzu edilir olduğu konuları henüz bir karara bağlanmamıştır" diyerek bu konunun büyük ölçüde Türkiye'nin tercihine ve hazırlığına bağlı olduğunu vurgulamıştır (LAKE 1993). O halde bu bildiride çok ana hatlarıyla sanayi için değinilecek olan gümrük birliğinin etkilerinin, tarım için de ve örneğin DPT tarafından 1990 yılında hazırlatılan türden ciddi çalışmalarla incelenmesi yerinde olacaktır (DPT 1990a). Tarımı bir tarafa bırakıp sanayi malları ile ilgili olarak gümrük birliğinin kapsamına geri dönülecek olursa, bu grup malların serbest dolaşımının beraberinde getireceği politika uyumu zorunluluğu, başta Ortak Ticaret Politikasına ilişkindir. Ülkelerarası mal alışverişlerini düzenlemeye yönelik bu poMikanın temeli ortak gümrük tarifesine dayanmakta ve bunun uygulanması için ise malların gümrük değeri ile menşelerinin belirlenmesi gibi iki mekanizmayı kullanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine gittiğinde hem bu politikaya uyum sağlamak ve hem de mekanizmalarını uygulama zorunda kalacaktır. Dolaşım Belgesi düzenlenmemiş malların serbest dolaşımdan yararlanması olanaksız olduğundan gümrük bürolarının bu işlemleri yapmak ve belgeleri eksiksiz düzenlemek gibi önemli görevleri olacaktır. Bu da en azından gümrüklerde çalışan personelin eğitimini gerektirmektedir. Üye devletler kaynaklı mallar ile üçüncü ülkeler çıkışlı malların serbest dolaşımında dikkat edilecek noktalar, aktif ve pasif işlemeye ilişkin denetimler vb. gibi oldukça değişik konularda karmaşık yöntemlerin uygulanmasını gerektiren gümrük birliği, henüz Türkiye için adeta çözülmesi gereken bir bilmece durumundadır. Nitekim Gümrük, Vergilendirme ve Tüketici Politikasından sorumlu AT Komisyonu (2) Roma Antlaşması Madde 9: "Topluluk, mal alışverişlerinin tümünü içine alan ve üye devletler arasındaki ithalata ve ihracata uygulanan gümrük vergileri ve eş etkili resimlerin yasaklanması ile, üçüncü ülkelerle ilişkilerde ortak gümrük tarifesinin kabulünü kapsayan bir gümrük birliği üzerine kurulur." (3) Gümrük Birliği'nin AT dışındaki çeşitli uluslararası kurum ve anlaşmalarda yapılan tanımlan için bkz. GÜNUĞUR (1988) ve VAULONT (1985).

, j '/ I

. / '' ,

, f ' \

161

üyesi Scrivener bu alanda uyumun sağlanabilmesi için 1993 yılı sonuna kadar "gümrüklere yönelik işbirliği programı" başlatılmasını önermiş ve Türkiye'ye teknik yardım için somut hizmetler sağlanacağı güvencesini vermiştir (SCRİVENER 1993). Yakından incelenmesi ve uyum sağlanması gereken bir başka politika ise Topluluk ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki gelişme politikasıdır. Zira Topluluk bu ülkelerin kalkınmasına yardımcı olmak üzere Ortak Gümrük Tarifesi çerçevesinde bir tercihler sistemi tanımıştır. Türkiye gümrük birliğine gitmekle bu tarifeyi kabul edeceğinden, bu tercihler sistemini de kabul etmek ve uygulamak zorunda kalacaktır. 3. At'nda Sanayinin Korunması Ve Desteklenmesinde Kullanılan Araçlar Ve Türkiye Bu bölümde, önce Gümrük Birliği'nin genel etkilerinden sözedilecek daha sonra Topluluk'un kendi sanayiini korumaya yönelik uygulamalarına değinilerek, Türk sanayiinin gümrük birliği sonrasında AT firmaları ile rekabet edebilmesi için alınması gereken önlemler önerilecektir. Zira Türk firmalarına da aynı tür destekler tanınmadan gidilecek gümrük birliği bunların haksız rekabet sonucu batmalarına neden olacaktır ki bu da Türk sanayiinin sonu demektir. 3.1. Gümrük Birliği'nin Genel Etkileri Gümrük Birliği'nin hem üreticiler hem de tüketiciler açısından önemli etkileri olacaktır. Zira büyük bir piyasa beraberinde artan rekabet ortamını getireceğinden etkin üretimleri zorlar ve bu da yerli üretimin fıyat-kalite kaygısını bugün olduğundan çok daha titizlikle taşımasını sağlar. Yani Gümrük Birliği yerli üretimin fiyatlarım düfürücü etki yapar. Öte yandan halihazırda rekabet gücü olmakla birlikte Topluluğun uyguladığı teknik engeller veya diğer tarife dışı araçlar nedeniyle ihracatı belli düzeylerle sınırlanan sanayi kollan veya firmalar.için de bunların kaldırılması ile üretim miktarları artarak ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağı yaratılır. Üretici açısından gümrüksüz hammadde, yatırım ve ara malı ithalatı olanağı doğacağından bunun da maliyet üzerinde düşürücü etkisi vardır. Bu tür yararlar doğal olarak fiyatları aşağı çeker ve böylelikle tüketicinin refahı üzerinde olumlu etki yaratılmış olur. Gümrük birliği sonrasında fiyatların artması endişesi bu nedenle çok haklı değildir. Zira bazı nedenlerle bazı mallar için böyle bir artış görülebilecek olsa da diğer birçok mal grubunda yukarda sayılan fiyat düşürücü etkiler kesindir. Portekiz örneğinde, AT üyeliğinden sonra bu ülkede diğer bazı üye ülkelerden daha ucuza satılmakta olan malların toptancılar tarafından bu ülkelere pazarlandığı ve bu yolla büyük kârlar sağlandığı fark edilmiş, ancak ülkeler arası fiyat farklılıklarının giderilmesinin 3 ila 5 yıl aldığı görülmüştür (KIZANLIK 1993) (4). Türkiye'de gümrük birliği sonrasında bu durumun görüleceği ve bundan büyük ölçüde ithalatçıların kâr sağlayacağım düşünenlere karşı beyaz ve kahverengi eşyada Türkiye ile Topluluk arasındaki fiyat farklılıklarını (taşıma masraflarını da hesaba katarak) karşılaştıran bir çalışma, en azından bu sektörlerde tüketicinin gümrük birliğinden önemli yarar sağlayacağını ortaya koymaktadır (GÖZLEM GAZETESİ 1993). Öte yandan Türkiye'de temel gıda maddeleri ve diğer temel gereksinim mallan fiyatlarının ATnun çok üzerinde olduğu bilindiğinden, yukarda Portekiz için değinilen durumun Türkiye'de genel fiyat düzeyini yükseltecek boyutta gerçekleşmeyeceği düşünülebilir. Topluluk firmalarıyla artan rekabetin, sanayi kesiminde kalitenin arttırılması, teknolojik açıdan ATna uyumun sağlanması, tüketiciyi koruma yönündeki AT standart ve direktiflerine uyulması, çevreyi kirletici ürünlerden vazgeçilmesi gibi son derece olumlu etkileri de olacaktır. Gümrük birliğini gerçekleştirmek yönündeki kararlı tutumun ekonomik gerekçeleri buraya kadar anahatlarıyla belirtilmeye çalışıldı. Bunun yanında siyasal tercih de önemli bir etkendir. Türkiye'de Osmanlı dönemine kadar dayanan ve Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra da açıkça belirtilen Batının yanında yer alma yönündeki siyasal tercih, Dünyada ve özellikle de komşu ülkelerde son yıllarda yaşanan gelişmelerle daha da pekişmiştir. Ticari bloklaşmalann arttığı ve ATnun da bu alanda en eski ve başanlı örnek olduğu gözönüne alındığında Türkiye'nin bu kararlılığını her açıdan anlamak kolaylaşmaktadır. 3.2. AT'nda*Sanayinin Korunması Bilindiği gibi gümrük birlikleri teoride serbest ticaretin ekonomik yararları gözönünde bulundu-

162

rularak, tüm dünyada ticaretin serbestleştirilmesi amacına yönelik bir ara kademe olarak düşünülmektedir. ATnun kurucuları da bu doğrultuda Roma Antlaşmasının 110. maddesinde dünya ticaretinin uyumlu gelişmesine, uluslararası ticaretteki sınırlamaların aşamalı olarak kaldırılmasına ve gümrük engellerinin azaltılmasına katkıda bulunmak hedefini koymuşlardır. Nitekim Topluluk bu hedefe yönelik olarak GATT Uruguay Round görüşmelerinde önemli bir işleve sahiptir. Bununla birlikte dünyada artan korumacılık uygulamaları karşısında Topluluk bazı kaygılar taşımakta, GATT görüşmelerinde "genel karşılıklılık" ilkesini savunmakta ve Uruguay Round görüşmelerinin uluslararası ticarette haksız uygulamaları caydıracak kuralları oluşturmasını istemektedirler. Anti-damping kurallarının güçlendirilmesi, taklit ürünlerle savaş, marka ve patentlerin korunması, yeni sanayileşmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere tanınan ayrıcalıklardan yararlandırmamaları, hizmetler sektörünün de GATT kapsamına alınması gibi konulardaki tutumu ATnun kendi üreticilerini ve pazarlarım koruma yönündeki tutumunu göstermektedir. Bunun yanında düşük çevre standartları ve düşük ücretler nedeniyle Topluluk üreticilerine göre avantajlı durumdaki üçüncü ülke ihracatçılarına karşı da yeni önlemler aramaktadır. Almanya'nın 1 Nisan 1992 tarihinde başlattığı yeşil nokta uygulaması buna bir üye ülkeden örnektir. Aralık 1991'de Maastricht'de kararlaştırılan ve 7 Şubat 1992 tarihinde yine aynı kentte imzalanan "Avrupa Birliği Antlaşması"nda ilk kez olarak Topluluğun sanayi sektörünü destekleyeceği ve Topluluk düzeyinde bir sanayi politikasının oluşturulabileceği yönünde bir hükmün yeralması, Topluluğun korumacı uygulamalarının giderek güçleneceği şeklinde yorumlanmaktadır (BOLAT 1992). Ancak bu gelişmelerden önce halihazırda veya bugüne kadar uygulanmış olan koruma önlemlerini tanımak Türkiye açısından önem taşımaktadır. Bunların başında Topluluk içi ticareti sınırlayan yani malların serbest dolaşımını engelleyen uygulamalar gelmektedir. Topluluk bunların tamamen kaldırılmasının ancak 1992 sonunda gerçekleştirilecek "iç pazar"da mümkün olabileceğini görmüştür. Bu nedenle Türkiye'nin Gümrük Birliği sonrasında sanayiini korumak için bazı sektörlerde gümrük vergilerinin sürdürülmesini istemek yerine bu tür koruma yöntemlerini hızla uygulamaya koyması kanımızca daha doğru ve tam üyelik olmaksızın aşılması güç veya en azından zaman alacak bir koruma sağlayacaktır. 3.2.1. Toplulukta İç Ticaretin Önündeki Engeller 1992 İç Pazar ile giderilmeye çalışılan bu engellerin başında dolaylı vergilendirme gelmektedir. Üye ülkeler arasındaki vergilendirme esasları ve oranlar birbirinden farklı olduğu ölçüde malların serbest dolaşımı engellenmiştir. Zira böyle bir farkın olduğu bir malın bir üye ülkeden diğerine gümrüksüz sokulması durumunda Topluluk firmaları için haksız rekabet durumu doğmaktaydı ki bu da gümrük birliği içinde "ayrım gözetici uygulamaların kaldırılması" ilkesine ters düşmekteydi. Üye ülkeler arasında vergi uyumunun sağlanması en karmaşık ve zaman alıcı süreçlerden biri olmuştur. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine giderken bu konuda vergi sistemini gözden geçirmeli ve çeşitli üretim aşamalarında maliyetleri yükseltebilecek dolaylı vergi uygulamalarım en az Toplulukta uygulananlar düzeyine indirmelidir. Ondan öteye yapılacak bir indirim, sanayiye dolaylı bir teşvik sağlar ki bu da düşünülebilecek korunma yöntemlerinden biridir. Üye ülkeler arasındaki ticareti engelleyen ve iç pazarla birlikte kaldırılması hedeflenen bir diğer kısıtlama 115. maddeye dayanmaktadır. Bu maddeye göre Komisyon bir üye ülkeye üçüncü ülkeler çıkışlı ve diğer üye ülkelerde serbest dolaşımdaki bazı mallar için koruma tedbiri (çoğu Topluluğa katılma öncesinde uygulanmakta olunan kısıtlamalar) alma yetkisini verebilmektedir. Bu gereksinim, bazı hassas ve korunma isteyen sektörlerde miktar kısıtlaması uygulayan ülkelere diğer üye ülkelerden yapılan ithalatla miktar kısıtlamalarının aşılması ve dolayısıyla iç sanayiinin üçüncü ülkeler lehine zarar görmesi durumunda doğmaktadır. Komisyonun verdiği yetki bu şekilde yapılan dolaylı ithalatın iç (4) Daha çok, Topluluğun birden çok ülkesinde üretim ve pazarlama faaliyetinde bulunan çokuluslu firmaların

• / > '<

j f v ;

ı f ^

, ^

'

mallan için sözkonusu olan bu durum, fiyatların ucuz olduğu ülkede birdenbire yüksek olan ülkeler düzeyine getirilememesi nedeniyle ancak belli bir uyum dönemi sonunda her iki tarafta da fiyat ayarlamaları yapılarak giderilebilmiştir.

;• '«'

i

163

Türkiye'nin gümrük birliğinden büyük zararlar göreceğini öne sürenlerin kaygılarını azaltmakta kullanılabilecek örneklerdir. esnek üretim sistemlerini benimseyen ve bu sayede ürün özelliklerini hızla değiştirebilen firmalar arasında yaşandığından.2. madde kısıtlamalarının kaldırılması. Topluluk-içi ticarete engel olan bir başka konu da gümrüklerde toplanan istatistiki verilerdir. Sanayi ürünlerindeki gümrük vergisi oranlan dağılımı da yukardakine çok yakın bulunmaktadır.1.1 ila 15 ve yalmzca % 2'lik bir kısmının da bunun üzerinde gümrük vergisine tabi oldukları (BOLAT 1992) söylenmekle yetinilecektir ki bu da Türkiye'de halen uygulanmakta olan gümrük vergisi ve fonların çok altında bir vergi yollu korumayı göstermektedir. % 9'unun % 10. 1993). Nitekim AT temsilcilerinden Rhein bu sorunun ya Katma Protokol'un 60. iç pazarın oluşturulmasında önemli bir sorun olmuştur.sınırlarda önlenmesine yöneliktir ve bu tür 115. Fark Giderici (Değişken) İthalat Vergileri: Ortak Tanm Politikası (OTP)'mn önemli araç- 164 .1 ila 10. Bu da yine üçüncü ülkelerden yapılacak ithelata getirilen kısıtlamanın başka bir üye ülke üzerinden yapılarak aşılmasını önlemeye yöneliktir ve Konsey tarafından nitelikli oy çokluğu ile yetki verilerek yapılır. Bu da Türk sanayiini tüm dünya ile rekabet etmek zorunda bırakacaktır. İthalatı Kısıtlayıcı Önlemler a. maddesinin işletilmesiyle. şartnameler. Burada OGTnin Türkiye'nin halihazırdaki gümrük vergisi ve eş etkili vergi ve fonlarıyla karşılaştırması yapılmayacakür. bu olanakların görüşmeleri yürütenler tarafından iyi bilinmesi ve gümrük birliği öncesinde yapılacak görüşmelerde Türk tarafınca kabul ettirilmesidir. b. test zorunlulukları arasındaki farklardır. Kaldı ki bugün dünya rekabeti. Topluluğun Dış Ticaretini Etkileyen Önlemler 3. Ödemeler dengesi güçlükleri ile karşılaşan bir üye ülke olması durumunda Roma Antlaşması madde 108 uyarınca Topluluk-içi ticarete sınırlamalar getirilebilmektedir. Üye ülkeler arasındaki ticarette görülen son tür engel ise teknik standartlar. Gümrük Vergileri: Gümrük birliğinin Türkiye açısından doğal sonucu Ortak Gümrük Tarifesi(OGT)'nin kabulüdür. Yalmzca tüm ürünler için (tarım ve sanayi ürünleri) tarife başlıklarının % 30'unun gümrük vergisinden muaf. Bu konuda iç pazarın tamamlanması yönündeki düzenlemelerin ana başlıklarından birini oluşturmuştur. Bu tür olanakların Topluluğa tam üye olan ülkelere dahi tanınmış olması. Türkiye'nin başvuracağı bu tür engellerin ithalatı önlemedeki başansı da pek kesin değildir. Bu amaçla üye ülkelerin birbirinden çok farklı bilgiler toplamaya yönelik gümrük formları Topluluk içi ticareti önemli ölçüde aksatmakta ve geciktirmekteydi ve serbest dolaşım ilkesine zaman zaman ters düşen sonuçlar doğurmaktaydı. Gümrük Birliği'ne gidildikten sonra Türk Sanayiinin korunması için başvurulabilecek en etkin yol olarak gözükmekle birlikte. halihazırda uygulamakta olduğu gümrük vergilerinin çok altında bir gümrük tarifesini de üçüncü ülkelere karşı uygulamaya başlayacaktır. Zira yaklaşık 9500 tarife başlığı içeren OGT için bu tür bir karşılaştırma çok farklı bir çalışmanın konusunu oluşturabilir. eşik fiyat ve fark giderici vergiler katılmamıştır ve bu mal grubunda asıl korumanın bu sayılan araçlarla gerçekleştirildiği bilinmektedir. Ancak burada önemli olan. O halde en gerekli ve etkin koruma bu rekabet ortamına aynı koşullarla katılabilecek firmaları desteklemek şeklinde olmalıdır. Nitekim bu eğilimin de iç pazarla birlikte ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Türkiye açısından yine önemle üzerinde durulması gereken bir olanak kamu alımlarında ulusal firmaların tercihidir.2.2. ya da Topluluğun ödemeler dengesini sağlamak üzere güvenlik fonlarım devreye sokmasıyla çözülebileceğini belirtmiştir (RHEIN. % 34'ünün % 5. Bu dağılıma tarım ürünlerinde uygulanan prelevman. 3. Dolayısıyla Türkiye yalmzca Topluluk firmalarıyla rekabete açılmakla kalmayacak. kendi standartlarını oluşturmak yerine yabancı standartları aynen olup Türkçe'ye çevirerek kullanmak alışkanlığındaki bir ülkenin bu olanaktan ne derece yararlanabileceği tartışmalıdır. üye ülke GSMH'larının önemli bir kısmını kapsayan kamu alımlarım kendi ülkeleriyle sınırlandırma eğiliminde oldukları bilinmektedir (YILDIRIM ve ÇAKIROĞLU 1988). Topluluğun tüm çabalarına karşın hemen tüm üye ülkelerdeki kamu yetkililerinin. % 25'inin % 0 ila 5.2. 1992 iç pazarın tamamlanmasıyla bu konuda da ilerleme sağlanmıştır. Türkiye için Gümrük Birliği sonrasında kullanılabilecek bir korunma yöntemi olarak düşünülüp şimdiden gerekli düzenlemelerin alınabileceği bir diğer alan bu olabilir.

larından biri olan bu vergiler bazı ürünlerde advalorem nitelikteki gümrük vergilerine ek olarak. Hazırlanmakta olan ilaç patent yasasındaki tartışmalar konunun ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır (5). Gümrük birliği içersinde Türk sanayiinin korunması için başvurulacak ve herhangi bir karşı önlem alınmasına olanak bırakmayacak kısıtlama türü kuşkusuz kotalardır. c. Çevre ve insan sağlığı ile doğrudan ilişkili mallar için (ozon tabakasını delen gazlan içeren maddeler) de yine ithalat lisansları gerekmektedir. Ancak tekstil ürünleri ihracatını kendiliğinden sınırlama (gönüllü ihracat kısıtlamaları) şeklinde yapılan anlaşmalarla getirilen bu tür kısıtlamalar Topluluk tarafından miktar kısıtlaması olarak değerlendirilmemektedir (VAULONT 1985). Bu çerçevedeki kotalar yıllık bazda ve ürünün hassasiyetine. Körfez krizi sırasında görüldüğü gibi. İthalat denetimleri ve yasaklan : Toplulukta ticari markaları korumak ve taklit ürünlerin ithalatım caydırmak amacıyla hazırlanan tüzüğe göre. Nitekim GATT Uruguay Roundu görüşmelerinin önemli başlıklarından biri de MFA'dır. ihracatçı ülkenin Topluluk pazanndaki payına ve sözkonusu ürünün Topluluğa ithalindeki trende bağlı olarak belirlenmektedir. bu tür malların ithalatında izin alınması koşulu getirilmiştir (bazı hayvan ve bitkiler ile bunların parçalan. Bu nedenle Gümrük Birliği için Topluluğun koşullarından biri patent yasasının çıkarılmasıdır. en yoğun olarak Topluluk ve ABD'nin gelişmekte olan ülkelerle rekabette en fazla zorlandıkları. Gönüllü İhracat Kısıtlamaları ve Benzeri Düzenlemeler : Dolaylı kısıtlama yöntemlerinden bir başkası olan tarife-dışı engeller. Başvuru haklı bulunursa ithalat yasaklanır. ulusal düzeyde de uygulanabilir. / • . d. GATTın XIX. türevleri ve ürünleri). ticaretin devlet eliyle yürütüldüğü ülkelere karşı uygulanan kotalardır. İthalat yasaklanna siyasal baskı unsuru olarak başvurulduğu da görülmektedir. Genel olarak tüm OTP için yapılan yüksek koruma eleştirisi bu araç için de özellikle geçerlidir ve nitekim Mart 1984'de gerçekleştirilen önemli tarım politikası reformunda ve Mayıs 1992'de yapılan yeni değişikliklerde bu eleştiriler gözönünde bulundurulmuştur. Miktar Kısıtlamaları : Topluluğun özellikle 1970'li yıllarda hammadde ve emek açısından karşılaştırmalı üstünlüğe sahip gelişmekte olan ülkelerle rekabet edebilmek için uygulamaya başladığı çeşitli koruma önlemleri içinde miktar kısıtlamaları önemli bir yer tutmaktadır. Markalarla ilgili denetimler Türkiye ile Topluluk arasındaki ticarette de görülmektedir. Öte yandan bazı malların serbest dolaşımını engellemek üzere. ! j j /• f • i / ' . ticari markanın sahibi taklit olduğu öne sürülen ürünlerin serbest dolaşıma sürülmesini engellemek üzere başvuruda bulunabilir. Türkiye'de kaçak markalı mal üretimi yaygın olarak görülmekte ve bunların Topluluğa ihracatı patent hakkı v. Komisyonca belirlenen ithalat eşik fiyatı ile en düşük CİF ithalat fiyatı arasındaki fark şeklinde hesap edilir. bunlar bir tür ekonomik ambargo aracı olarak kullanılabilmektedir. Özellikle ilaç sektöründe bu durum önem taşımaktadır. f '.b. e. Sözkonusu anlaşma GATTa resmi bir istisna olarak getirilmiştir. AT ülkeleri ile malların serbest dolaşımı sağlandığında dahi üçüncü ülkelerden yapılacak ithalat için miktar kısıtlaması getirilmeli ve Türk sanayiinin düşük talep miktarları yüzünden atıl kapasiteyle veya optimum ölçek altında çalışması önlenmelidir. Bu sektörde ticaretin düzenlenebilmesi amacıyla gelişmiş ülkeler ile tekstil-hazır giyim üreticisi ülkeler arasında Çok Elyaflılar Anlaşması(MFA) imzalanmıştır. Bu tür genel miktar kısıtlamalarının yanında Çok Elyaflılar Anlaşması (MFA) çerçevesinde ayrı bir miktar kısıtlaması daha bulunmaktadır. • ' 165 . Bunlar Topluluk düzeyinde olduğu gibi. Zira bilindiği gibi GATTa taraf olan ülkelerin selektif koruma önlemi alması olanaksızdır. çelik ürünlerinden elektronik eşyalara kadar çok çeşitli mal gruplarına uygulanan bu kısıtlamalar genel olarak bütün üçüncü ülkelere veya özel olarak bazı ülke veya ülke gruplarına uygulanan kotalar ile. MFA bu düzenlemeye bir istisna olarak imzalanmıştır.'uncu maddesi uyarınca miktar kısıtlamaları normal olarak sözkonusu malı ihraç eden tüm ülkelere uygulanır. Bu nedenle aşağıda ayrı bir altbaşlıkla ele alınacaktır. İhracatçı ülkeler . Gıda ürünlerinden saatlere. bazı ürünlerde de ihracatçı fiyatlarının OTP kapsamında önceden belirlenmiş referans fiyatların altında kalması halinde uygulanır. için ödeme yapan Topluluk üreticileri açısından haksız rekabete yolaçmaktadır. hatta düşük emek maliyetleri nedeniyle hiç rekabet edemedikleri tekstil ve hazır giyimde uygulanmaktadır.

Nitekim Türkiye ile AT arasındaki ticarette de anti-damping soruşturmaları sık sık yer almakta ve bu tür vergilerle sonuçlanmaktadır. Bu nedenle de Türkiye'de gümrük birliğine karşı olanlar veya en azından geciktirilmesinden yana olanlar. 1992). maddesi bu konuda Türkiye'ye de söz hakkı tanımıştır. Topluluk mevzuatına göre üye devletler uygun gördükleri belge ve kuralları belirleyebilirler. ihracatçı ülke. kotalar veya ithalatın gözetimi önlemini ve gönüllü ihracat kısıtlama düzenlemesini gözetmek amacıyla uygulanırlar. Burada önemli olan birinci konu. Oysa Katma Protokol'un 47. böylece yeni özellikler kazanıp kazanmadığına karar vermede teknik bir test yöntemini. Anti-damping ve anti-sübvansiyon önlemleri: Topluluğun ortak dış ticaret politikasının en önemli araçlarından biri olan bu önlemler. anti-damping önlemleri gibi ticaret politikası önlemlerinin işleyişini etkilemektedir. Lisans yoluyla ithalat: Lisans verme işlem ve süreçleri. Menşe kuralları : Bunlar kendi başlarına ticaret politikası önlemleri sınıfında olmamakla birlikte. Bilindiği gibi Türk sanayi ürünleri Katma Protokol'un yürürlüğe giriş tarihi olan 1. Gönüllü ihracat kısıtlamalarına ilişkin de ikili bir denetim sistemi geliştirildiğinden. ithalat belgelerinin geçerliliğini sınırlandırmak veya ithalat kurallarını değiştirmek suretiyle ticareti sınırlandırma önlemlerine dönüştürülebilirler. ithal ürünün fiyat ve miktarı türünden bilgiler olmadığı takdirde. Komisyonun uygulamada buna uymadığı ve giderek artan şekilde kesin antidamping vergileri koyduğu bilinmektedir. İthalatın gözetimi şeklinde uygulanan önlemler de yine bu gruptadır. Kuramsal olarak doğru olan bu görüş.1973'den bu yana ATna gümrüksüz girmektedir. ATnda bu kurallar ile ilgili iki sistem bulunur. Toplulukta anti-sübvansiyon önlemleri. Bu durumda ithalat. üye devletlerin yetkililerinin bireysel olarak verecekleri ön ithalat iznine tabi olur. Yine Topluluk mevzuatına göre gözetim prosedürleri. Üstelik ATnun üçüncü ülkelerle imzaladığı tercihli anlaşmalarda anti-damping önlemlerine başvurulmadan önce ikili bilgilendirme ve danışma hükümleri yeralmasına karşın. ATnun tüm üçüncü ülkelerle birlikte Türkiye'ye de uygulamakta olduğu bu kadar değişik türde tarife-dışı engel gözönüne alındığında. anti-damping uygulamalarına oranla çok daha azdır ve desteklenmiş ihraç mallarının ithalatından fark giderici vergi alınması şeklinde uygulanmaktadır. elektrikli ve elektronik ev eşyaları ile motorlu taşıtlar gibi sektörlerde yoğunlaşmaktadır (BOLAT 1992). g. Zira gümrük birliği görüşmelerinde bu tür engellerin kaldırılması sağlanabilir. gümrük birliğine gitmenin Türkiye'nin Topluluğa ihracatı üzerinde bir etkisinin olmayacağını belirtmektedirler. OTP'na dahil ürünler için de ithalat izinleri verilmektedir. geçerliliğini yitirmektedir. ihracatçı ülkenin verdiği her ihracat iznine paralel olarak Toplulukta da bir ithalat izni verilir. ikincisi ise montaj işlemlerinin karmaşıklığı nedeniyle teknik testin güç olduğu durumlarda katma 166 . Bu durumun gümrük birliği görüşmelerinde mutlaka sözkonusu edilmesi ve çok uzun sürdükleri için ihracatçıyı zarara uğratabilen anti-damping soruşturmalarının kısaltılmasının ve anti-damping vergilerinden vazgeçilmesinin sağlanması gerekmektedir. h. Menşe kuralına göre "bir ürünün tamamen elde edildiği veya ekonomik yönden haklı görülebilecek son önemli çalışma veya işlemenin yapıldığı ülke menşeli sayılacağı" hükmü öngörülmektedir (BOLAT. makina. damping iddiasının haklı olup olmadığı. Burada son önemli işlem kriteri için Topluluk iki farklı yöntem kullanmaktadır. Gönüllü ihracat kısıtlamaları özellikle tekstil-giyim. Toplulukta son yıllarda giderek artan korumacılık akımının da en çok kullanılan silahı durumuna gelmiştir. Belli bir ülkeden yapılan ithalatın belirlenen sınırları aşmaması amacıyla ithalat miktarlarının gözetilmesi esasına dayanır. ikincisi ise haklı olduğu durumlarda ticaretin anti-damping vergisi yoluyla kısıtlanması yerine Türk ihracatçısından fiyatını artırmasının istenmesi veya ihracat vergisi yolunun tercih edilmesidir. Bunlardan ilki belirli bir ürünün bir işlem sonucu niteliklerinin değişip değişmediğine.ile yapılan ikili anlaşmalarda bu ülkelerin kendi ihracatını sınırlaması şeklinde düzenlemeler karara bağlanmaktadır. çelik.1. Zira antidamping vergileri ekonomik olarak güçsüz bir ülkeden dünyanın en büyük ekonomik gücü olma yolundaki ATa kaynak aktarımına neden olmaktadır. Malların menşei. f.

Teknik ve diğer tarife-dışı dolaylı engeller : Standartlar da Topluluğun ve üye ülkelerin ticareti kısıtlamakta başarıyla kullandıkları önlemlerdir. Barter ticareti: Riskli bir dış ticaret yöntemi olduğundan Topluluğun dış ticaretinde önemli bir rol oynamamakla birlikte özellikle Doğu Avrupa ülkelerine yönelik olarak başvurulmaktadır. Ancak milli güvenlik. An(5) Ancak İtalya ve İspanya örneklerinde Topluluğa tam üye olan bu ülkelerin dahi Topluluktaki düzenlemelere zaman zaman uymadıkları ve sağlıkla ilgili ulusal çıkarlarını öne sürdükleri bilindiğinden (SCRIPNo. yaşam hakkının. AT düzeyinde ihracatı doğrudan teşvik yöntemleri sınırlı tutulmakla birlikte. İhracat teşvikleri: Büyük ölçüde küçük ve orta boy işletmeler ile yeni ihraç pazarlarına girmeye çalışan şirketlere yöneliktir.2. Ancak AT içi ticarette dahi kamu destekli ihracat kredilerinin zaman zaman üye ülkeler arasındaki rekabeti bozduğu görülmektedir. uluslararası fuarlara katılma. 167 . d. İhracatın denetimi ve sınırlanması: Topluluk iç pazarında temel ürünlerin kıtlığını önleyebilmek amacıyla ihracatın sınırlanabileceği bir Tüzük ile düzenlenmesine karşın bu tüzük halen uygulanmamaktadır. 1820). c. ortak sergi mekanlarının ve iş gezilerinin sağlanması. Zira mikro-elektroniğin hemen her sektöre girmesi ile aynı üretim birimlerinde esnek üretim sistemleri sayesinde ürün tasarımı hızla değiştirilebilmekte ve ticareti engellemek amacıyla getirilen yeni tekaik şartnamelere uygun yeni ürünler piyasaya çok kısa sürede sürülebilmektedir. Birçok tarım ürününde kendi kendine yeterliliği % 100'ün çok üzerinde olan Topluluk için bu yöntem son derece önemlidir. 3. Bunlar arasında küçük ve orta boy işletmelere eğitim ve bilgilendirme seminerleri. b. çevrenin ve sağlık koşullarının korunması amacıyla ihracat denetimi ve sınırlaması yapmak her zaman mümkündür. Gümrük Birliği için şart koşulan bu yasanın Türk ilaç sektörüne etkileri ile tüketiciye yansıyacak fiyat etkileri mutlaka dikkate alınmalıdır. e. İhracatı etkileyici önlemler Türkiye'nin gümrük birliğine giderken örnek alması gereken ihracat teşvikleri aşağıda belirtilmektedir. bunu aşabilmenin yolu kendilerince de uygulanan tür teşviklerin kullanılmasıdır. Üye devletlerin diğer ihracat sübvansiyonları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek oldukça zordur. Dünya piyasa fiyatlarının çok üzerindeki tarım ürünlerinin dış piyasalarda satılabilmesi ancak bu teşviklerle mümkün olabilmektedir. a. Üye ülkeler bu konuda farklı özel önlemler almaktadırlar.2. İhracat finansmanı ve sigortası : Üye ülkeler OECD çerçevesinde tanınan sınırlar içinde kalan koşullara uyan vade ve faizli ihracat kredileri ile ihracat sigortalarını uygulamaktadır. f. i. dış pazar araştırması finansmanı bu tür teşviklerdendir.2. Bu nedenle bu tür ihracat teşviklerinin de uyumlaştırılması amaçlanmıştır. Yurtdışı fuarlara katılımın maddi olarak desteklenmesi. İhracat kartelleri: Roma Antlaşması ticaretin serbestleştirilmesini bozabilecek hiçbir girişimin ortak pazarla bağdaşmayacağı noktasından hareket ederek bunların tümünü yasaklamıştır.değer yöntemini kullanmaktadır. Ancak yukarda da belirtildiği gibi günümüzde bu tür engellerin etkisi tartışılır hale gelmektedir. son yıllarda bu konuda ihtisas kuruluşlarıyla birlikte düzenlenen faaliyetlerin arttığı görülmektedir. Çevre sağlığı ve tüketicinin korunması amacıyla getirilen birçok koşul da yine ithalatı kısıtlayıcı etki yapabilmektedir. Bazı ihracat teşvik yöntemleri Topluluğun anti-sübvansiyon önlemlerine neden olabildiğinden. Zira bunlar dolaylı yoldan yapılan ve Topluluk içi ticareti dahi etkileyebilen önlemlerdir. jj / > j /• f j /.1832. Bu tür önlemlerin Topluluk içi ticareti dahi kısıtladığı ve üye ülkelerin bunları aşabilmek için Adalet Divanına başvurdukları bilinmektedir (6). i . Topluluk firmaları arasında ayrım gözetici sonuçlar yaratan bu sübvansiyonların belirlenerek uygulamaya konması Türkiye için önemli bir olanak olacaktır. aynı işletmelere Eximbank kanalıyla düşük maliyetli ihracat finansman olanaklarının sağlanması sayılabilir. İhracat kartelleri bunlara bir örnektir ve genel hükümlerle yasaklandığından ayrıca bir düzenleme getirilmemistir. İhracat sübvansiyonları : Ortak Tarım Politikasının en önemli aracıdır.

Topluluğun Ortak Dış Ticaret Politikası araçları böylece değerlendirilmiş olmaktadır. Burada bu talebin ekonomik gerekçesi tartışılacaktır. 1988 yılında toplam iç talebin % 4. dünyadaki olumsuz gelişmelerin tam tersine doymamış bir otomobil talebine sahip Türkiye. 4. Bunun en somut göstergesi artan araç ithalatına paralel olarak artan lastik ithalatıdır. 1990 yıllarında tüm dünyayı etkisi altına alan resesyondan en çok etkilenen sektörlerin başında gelen otomotivin girdiği kriz. Zira OGT'nin ağırlıklı ortalaması % 5. Sektör olarak lastikin ele alınmasının gerekçesi. Gümrük Birliği tartışmaları da yine bu döneme rastladığından.1'dir. bu dönemde hem araç hem de lastik pazarı olarak dikkat çekmiştir. Türkiye açısından gümrük birliğinin etkileri bu araçlar açısından ele alınmıştır.cak Topluluk tarafından desteklenmediği gibi şirketlerin bu yöntemin riskleri hakkında uyarıldığı da bilinmektedir. Dolaylı teşviklere Topluluk içinde sık başvurulduğu bilinmekle birlikte bunların ayrıntısına ilişkin çalışma yoktur.1. 1990'da ise % 30. O halde gümrük birliği sonrasında Türkiye yalnızca Topluluk firmalarıyla sıfır gümrükle rekabet etmeye değil. bunları araştırmak yerine tarifeye dayanan korumacılıkta ısrar edilmemelidir. Buraya kadar söylenenler bundan sonraki bölümde Türkiye'nin rekabet gücüne sahip olduğu lastik sektörü için irdelenecek ve sektörün gümrük birliğinden etkilenme durumu ortaya konmaya çalışılacaktır. Tarife-dışı engelleme yöntemleri konusunda yapılan çeşitli çalışmalar 50 ila 300 kadar farklı yöntem bulunduğu gibi değişik sonuçlar vermiştir. Bu alanda da barter trade yerine eximbanklar kanalıyla riskin dağıtıldığı üçlü ticaret yöntemlerinin geliştirildiği görülmektedir. g.8'e gerilemesini sağlamıştır. 1990'daki büyük artışta 1989 yılı gümrük vergisi indirimlerinin etkisi büyüktür. bu nedenle otomotiv sektöründeki gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. yine sektörce hazırlanan bir rapora da dayandırılarak aktarılacak ve son olarak bu bilgilerin ışığında sektörün gümrük birliğinden etkilenme olasılığı tartışılacaktır. sektör bugün yatırım kararlarım gözden geçirme veya birçok başka mal grubunda olduğu gibi gümrük birliğine gidildikten sonra da özel bir koruma talep etme aşamasındadır. Lastik Sektörünün Türk Ekonomisi İçindeki Yeri Otomotiv sektörünün yeni araç lastiği talebinin yanında mevcut araç parkındaki yıpranmış lastikleri yenileme gereksinimini de karşılayan lastik sektörü. 168 . tevsi yatırım faaliyetleri artmıştır. ancak görüldüğü gibi Türk lastik üreticileri bu indirime rağmen iç pazardaki paylarını düzeltebilmiş ve 1991 yılında ithalatın düşmesini sağlayabilmişlerdir. dünya lastik üreticilerini önemli ölçüde etkileyince.1 düzeyinde bir korumayla rekabete hazır olmalıdır. Bu (6) Ünlü Cassis de Dijon davası bunun en tipik örneğidir. Aynı zamanda da sektörün yabancı üreticilerle rekabet edebilmesi için yeni yatırımlara duyulan ihtiyaç yaşanarak anlaşıldığından.4'e yükselmiş.4'e fırlamıştır. Burada önce sektör hakkında genel bir giriş yapılıp Türk ekonomisi ve ihracat içindeki önemine değinilecek daha sonra sektörden bir üst düzey yetkilinin gümrük birliği ile ilgili değerlendirmeleri. yeni pazarlar arama faaliyetleri yoğunlaşmış. 4. birçok rekabet gücü çalışmasında (7) uluslararası rekabete hazır olduğunun belirlenmiş olması ve gerçekten de toplam üretiminin önemli bir kısmını ihraç etmesidir. Topluluğun dış ticaretini tarife yoluyla sınırlamasının diğer araçlara oranla çok önemsiz boyutta olduğu görülmüştür. Topluluk Komisyonu dahi kendi teşvik sistemleri konusunda çalışmalar yaptırmakta ve bunları belirlemekte her zaman başarılı olamayabilmektedir. tüm dünya ile de % 5. TÜRK LASTİK SEKTÖRÜ VE GÜMRÜK BİRLİĞİ Gümrük birliğinin Türk sanayii üzerindeki etkilerini incelemenin en doğru yolunun sektör bazında inceleme olduğu düşünülerek bu amaçla bir sektör seçilmiştir. Bu nedenle de gümrük birliğinden önce önümüzde kalan son iki yıl çok iyi değerlendirilmeli ve hala bağımsızca alınabilecek tarife-dışı önlemler varken. İhracatın dolaylı olarak desteklenmesi : Dolaylı destekler içinde en önemlisi AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi. kalite gelişimi ve dış pazar araştırması için olanak yaratılmasıdır. Türk üreticilerinin ürün çeşitlendirme. teknoloji yenileme ve satış sonrası hizmetlerini yoğunlaştırma şeklindeki gayretleri bu payın 1991 yılında % 18.1'i ithal lastikle karşılanırken bu rakam 1989'da % 7.

Bu noktada sözkonusu firmaların yüksek finansman giderlerine katlanmak zorunda kalmaları. Dünya ile rekabet edebilmek için zorunlu olan bu kapasite büyüklükleri (ölçek ekonomilerinden yararlanılan). bu verilere dayanarak günümüzün ve yakın geleceğin ihraç ürünlerinin yer alacağı imalat sanayi alt sektörleri içinde lastik-plastik sanayiini ikinci olarak saymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN. Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin neden olduğu haksız rekabetin yanında yüksek enerji. kalitesiz ve ucuz Hint. uluslararası düzeyde ise teknolojik rekabete katılmaktadır. 1993).3 (diğer) oranında korumaktadır. Nitekim 1970-1992 döneminin bütününe bakılarak yapılan bir çalışma. İmalat sanayiinde dönemler itibariyle yer alan yapısal değişimi inceleyen bir çalışmanın bulguları kauçuk ürünleri sektöründe 1980-1988 döneminde kişi başına katma değer (işgücü verimliliği) artış hızının % 9.9 yerine % 23.8'lik sabit sermaye yatırımları artış hızıyla (imalat sanayi ortalaması % -6. işgücü ve finansman giderleridir. bu yıllarda meydana gelen yüksek toplu sözleşmelerden olumsuz etkilenmişler ve bu da onları ana firmaların dünyada kullandığı son teknolojileri getirmeye yöneltmiştir. 1992 yılında lastik sektörünün ilk üç firmasının toplam üretimlerinin % 36. üretim ölçeği artış hızında % 10. firmaları dünya pazarlarına açılmak zorunda bırakmaktadır. sektörde kişi başına sermaye stoğundaki artış hızının % 5.1) sağladığını ortaya koymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN 1993/. Bunun da oldukça yüksek bir oran olduğu ve sektörün kârını.2'lik imalat sanayii ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini. İç piyasada düşük kaliteli ucuz Hint ve Rus lastiklerinin yanında çeşitli teşviklerden yararlanan Uzakdoğu lastikleriyle rekabete çalışan Türk lastik sektörü. Bu noktada önce sektörün görüşüne yer verilecek daha sonra da genel değerlendirmeye geçilecektir. Ancak maliyetleri içinde % 65 paya sahip olan ve büyük ölçüde ithal edilen hammaddenin de gümrüksüz gireceği gözönüne alındığında vazgeçilecek koruma oranının % 28. 1993). Öte yandan yüksek enerji maliyetlerinin de lastik sektörünün dış piyasalarda rekabetini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. lastik üreticisi dört firmanın toplam kapasitesinin iç talebin çok üzerinde olmasıdır. Sektörün gümrük birliği öncesinde belirlediği görüşler içinde üretim verimliliği açısından henüz dünya standartlarına ulaşılamadığı. Sektörün (8) Türkiye'nin sınai mamul ihracatındaki payı 1980 yılında % 1. dolayısıyla da yatırım kararlarını etkileyebileceği ortadadır. 43.97'ye çıkmış (TUNCER ve KİRMANOĞLU. Öte yandan böylesi bir entegrasyonun ana şirketleri Topluluk ülkeleri veya Topluluk pazarından pay almaya çalışan üçüncü ülkeler kökenli olan ve toplam kapasiteleri yerli talebin çok üzerinde bulunan yerli lastik üreticileri açısından taşıdığı önem gözardı edilemez. Ancak 199O'lı yıllara kadar düşük işçilik ücretleri nedeniyle görece emek-yoğun teknolojileri kullandıklarından.5 ile yine % 1.9 olduğu anlaşılır (9). bunun ancak halen başlatılmış olan yatırımlarla yenilenecek makina parkıyla mümkün olabileceği yer almaktadır. f 1 .amaçla sektörün son on yıldaki performansına ilişkin verilere bakmak yararlı olacaktır.3 ile % 7. 4. ihracat artışında oldukça önemli bir etken. üçüncü ülkelere karşı da yalmzca OGT oranı olan % 5.9 ile % 7.53 iken 1991 yılında % 2. f . Bunun da yukarda sözü edilen % 20-25'ler civarındaJ . 1981-1991 döneminde trend artışında ortalamanın üstüne çıkarak üçüncü sırada yer almıştır.5'unu ihraç etmiş olmaları bu trendin süreceğinin habercisidir. uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini güçleştirmiştir.9'luk ortalamanın üzerinde yer aldığını ve nihayet en çarpıcı farklılaşmayı da % 56.8 düzeyinde korunacaktır. j r / j / y ı f y j y 169 . Dünya lastik sektörünün en önde gelen isimleri olan ve kendi know-howlarına sahip lastik şirketlerinin Türkiye'deki ortaklıkları olan ilk üç büyük lastik üreticisinin teknolojik rekabet konusunda sorunlarının olmaması gerekir.2. Sektörün Gümrük Birliği Konusundaki Görüşleri Sektörün halihazırda yakındığı sorunlar yetersiz iç talep. 1970-1980 döneminde ihracat trend artışı imalat sanayii ortalamasının altında kalmışken.2'lik ortalamanın çok üzerinde olduğunu. Gümrük Birliği'nin Sektör Üzerindeki Olası Etkileri Mevcut gümrük vergisi ve eş etkili fonların toplamı Türk lastik üreticilerini dış rakiplerine karşı % 28.9 (AT ülkelerine) ile % 32. Gümrük birliği sonrası AT üreticileri ile gümrüksüz rekabet etmek zorunda kalacak olan sektör.

taşımacılık. Ancak bu korumanın Türkiye'de genel olarak anlaşılan gümrük vergisi veya fon türünden bir koruma olamayacağı da açıktır. Teknoloji yenileme yatırımlarında ucuz finansman sağlanması bir diğer önemli olanaktır. Bu nedenle Türkiye'nin özellikle gümrük birliği sonrasında yararlanabileceği bir ihraç malı olan araç lastiğinin dış rekabet konusunda haksız uygulamalara uğramaması kısacası Topluluk üreticilerinin yararlandığı her türlü teşvik ve korumanın bu sektöre de sağlanması gerekmektedir. vergi ve finans alanlarıyla ilgili mevzuat gümrük birliğine hazırlanmalı. . sanayinin hazırlanabileceği ve önceden duyurulan bir takvime göre gerçekleşmelidir. 170 . gümrük birliğinden sonra ancak tarife-dışı yollar ile sağlanabilir. Ancak burada bu teşvikleri yönlendiren kamu kurumlarınca dikkat edilmesi gereken şey yapılacak teknolojik yenilenme yatırımının artık dünyada kullanılan en yeni teknoloji için olmasıdır. Son toplu sözleşmeyle 26. ayrıca kapasite fazlasının gelecekte de devam edecek olması nedeniyle ihracat zorunluluğunun bulunduğu.ki bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi ile gerçekleştirilebileceği belirtilmektedir. işçilik giderleri ile ilgili ihracat teşvikleri (AT ülkelerinde olduğu gibi) artırılarak korunmalıdır.000 $/yıl olarak belirlendiği belirtilen işçilik maliyetlerinin birçok AT ülkesindekinin üzerine çıktığına dikkat çekilerek. Bu amaçla önce sektörün kendi değerlendirme ve önlem önerileri tartışılacaktır.8'lik bir gümrük oranı ile rekabete açılacak olması Türk lastik sektörünün fiyatlarını % 20-25 düzeyinde indirmesi anlamına gelecektir" denilerek.4.İhracat yapma zorunluluğu olan bu sektörün uzun süreli grevlerden ve gerekçesiz yüksek ücret artışlarından korunması için işçi-işveren ilişkileriyle ilgili yasal düzenlemeler gümrük birliği öncesinde getirilmelidir.Gümrük. . üçüncü ülkeler ile de % 5. Sektörün vurguladığı ihracat performansı yukarda değinilen verilerle de desteklenmektedir. Türkiye'nin AT ortalamasının çok altındaki kişi başına GSMH'sı ve satın alma gücü ile böylesi yüksek maliyetli ürünlerin teşviksiz belirlenecek fiyatlarını kaldıramayacağı savunulmaktadır. bunun halen sürmekte veya planlanmakta olan yatırımlar üzerinde olumsuz etki yapacağı vurgulanmaktadır. bu nedenle de teknolojik rekabetini sürdürebilmesi için Türkiye'nin ekonomik politikalarınca desteklenmeye ihtiyacı olduğu belirtilmektedir. uygun koruma yöntemlerinin saptanmasında sektör ile devlet kurumlarının işbirliği yapması gerekir. . Lastik sektörünün üretiminin % 37'lik kısmını ihraç ederek önemli oranda döviz girdisi sağladığı. Sektör bütün bu olumsuzlukların engellenmesi için aşağıdaki önerileri getirmektedir : . Bunların başında maliyetlerin düşürülmesi için yapılabilecekler gelmektedir. Yani % 20-25'ler civarında bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi şeklinde belirtilen görüş kabul edildiği takdirde dahi. "Gümrük birliğine gidildikten sonra AT ile gümrüksüz. Ayrıca gümrük birliğinden sonra fiyatların düşeceğinin bilinmesinin. Yoksa birçok başka sektörde de görüldüğü gibi batıda kapatılan tesislerden getirilen makinalara teşvik vermek hem sektöre uluslararası rekabet gücü sağlamaz hem de (7) Bu çalışmaların dökümü ve karşılaştırması ÖZKALE (1991)'de bulunabilir. Enerji fiyatında özel bir uygulama düşünülebilecek önlemlerden biridir. Sektörün vurguladığı bir başka konu yüksek işçilik maliyetleridir. 4.Özellikle enerji.Gümrük birliği. gümrük birliğinin gerçekleşeceği tarihten önceki yıl lastik satışlarının hemen tümüyle durmasına neden olacağı eklenmektedir. Değerlendirme ve Sonuç Gümrük birliğinin Türk sanayi üzerindeki etkileri ve olumsuz olanlarından sakınmanın yollarının tartışıldığı bu bildiride son değerlendirme incelenen lastik sektörü üzerine yapılacak ve böylece bundan sonra hem sanayi kesiminin hem de görüşmeleri yapacak yetkililerin her sektör için neleri gözönünde bulundurması gerektiğine bir sektör örneği ile yol gösterilmeye çalışılacaktır. O halde önemli olan sektöre özel. ihracatın teşvik edilmesi amacıyla AT ülkelerinde sağlanan düşük faizli ihracat kredileri mekanizması kurulmalıdır.

lık maliyet içinde 65 TL. izmir. tüm hammaddenin ithal edildiği varsayımıyla gümrük birliği sonrasında maliyetlerde yaklaşık 5 TL. E. Sektör tarafından önemli bir maliyet unsuru olarak belirtilen işçiliğin toplam içindeki payının % 14 (memur hariç) civarında olduğu gözönüne alındığında ve yıllık 26. Zira gelişmiş ülke üreticileriyle rekabetin artık ucuz emek ile değil teknolojiyle yapılması gerektiğini tüm Türk sanayicilerinin kabullenmesi gerekmektedir. (1992) Dış Ekonomik ilişkiler Panelindeki Konuşma. V j / y il >j j / 171 .000$ lık ücretlerin bazı AT ülkelerindekinin üzerine çıktığı yönündeki iddianın ücret istatistiklerince desteklenmediği de farkedilirse.ulusal kaynakların israfının sürdürülmesi anlamına gelir. K. Özellikle lastik sektörüne en yeni katılan devlete ait fabrika için geçerli olan bu kaygılarımız Türkiye'deki teşvik sisteminin yapısı bilindiğinde. Tek taraflı olarak dondurulduğu dönem boyunca sanayiye ek bir koruma sağlanmıştır ki bu kesimin bunu kendini dış rekabete hazırlamakta kullanmış olması gerekirdi.(1993) Türkiye'de Sanayileşmenin Yeni Boyutları ve KiT'ler. Bu nedenle bugün bu konudaki talepleri de herhalde çok haklı bulunamaz. ve TÜRKCAN. Dolayısıyla yeni varılan bir karar değildir ve gümrüklerin sıfırlanması. uluslararası rekabetteki gelişmeleri gözleyerek yapmalıydı. Türkiye'ye ithal edilecek lastiklerde coğrafi koşullara uygunluk açısından aranabilecek özellikler bu alanda etkin bir koruma sağlayabilir. Buna yakın bir diğer sav ise gümrük birliğine gidileceği ilan edilen yıldan önceki yıl boyunca satışların çok düşeceği yolundadır. Bunların dışında AT tarafından uygulanan ve üçüncü bölümde dökümü verilen koruma önlemlerinin hepsi Türkiye açısından da değerlendirilmiştir. Yine de sektör yetkililerince önemli boyutta olduğu belirtilen bu ithalatın önlenmesi dahi kapasite fazlasını giderme açısından yararlı olacaktır. . Ancak yine yukarda belirtildiği gibi esnek üretim sistemleri bugün bu tür özelliklere sahip ürünlerin hızla üretime sokulmasını sağladığından. Üstelik bunu yalnızca gümrük birliğini düşünerek değil. istanbul. halen yapılmakta olan ve ilerde yapılması düşünülen tüm yatırımlar için saklıdır. 0.nın hammaddeden kaynaklandığı ve halen % 7 oranında korunduğu düşünülürse. (9) 100 TL. Bu da tüm sektörler için geçerlidir ve giderilme yolu yine yerli sanayicilerimizin elindedir. 3. Zira gümrük birliği süreci Katma Protokol'un yürürlüğe girdiği 1973 tarihinde başlatılmıştı. hem de Türk tüketicisinin yerli mallara olan bağlılığım artırmada etkili olur. İzmir iktisat Kongresi. iktisat Politikası Se(8) Çeşitli çalışmalarda farklı mal gruplarında yer alan lastik sektörü bu çalışmada lastik-plastik olarak geçmektedir. Gümrük birliğinin önceden ilan edilecek bir takvime göre gerçekleştirilmesi yolundaki istek sektörün diğer taleplerinin yamnda en katılınamaz olanıdır. C. İKVX11O. KAYNAKÇA BALKIR.(1992) Avrupa Topluluğu'nun Dış Ticaret Politikasının Değerlendirilmesi. sanayinin hazırlanması için 12 ila 22 yıllık iki liste çerçevesinde düzenlenmistir. Konuyla ilgili son söz en azından lastik sektörüne ilişkin verilerin bu sektörün gümrük birliği sonrasında "batma" gibi bir endişesinin olmaması gerektiğini ortaya koyduğudur. Genel olarak yapılan bu değerlendirme lastik sektörü için de geçerlidir ve uygulanacak yöntemlerin ayrıntısı ancak sektör ile devletin birlikte yapacağı çalışmalarla belirlenebilir. Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin ithalini önleyebilir. Ancak sektörün rekabet gücünün sürdürülmesi ve artırılması için AT ülkelerindekine eş düzeyde destek sağlanmalıdır. bu yolla yapılacak koruma yalmzca ucuz ve kalitesiz Hint. Kanımızca tüm sanayi dallarında olduğu gibi lastikte de uygulanabilecek olan tarife-dışı engeller içinde standartlar önemli bir yer tutmaktadır. iş yasalarının ve işçi haklarının en gelişmiş olduğu ülkeler topluluğu olarak da tanımlanabilir. Zira bilindiği gibi AT. BORAT AV.lık yani % 5'lik bir düşme sağlanacaktır. işgücü maliyetlerine ilişkin düzeltmenin sektörün verimlilik artışı çalışmalarıyla sağlanması gerektiği anlaşılır. Sektör tarafından hazırlanan raporda yer alan ve işçi-işveren ilişkilerinin olası ve katlanılamaz uzun grevler ve yüksek ücret artışlarını engelleyecek şekilde düzenlenmesi yolundaki talep ise sosyal açıdan uğrayabileceği son derece haklı eleştirilerin yanında özellikle AT ile yakın ilişkiye girmeye hazırlanan bir ülkede sözkonusu dahi edilmemelidir. * i î /. BOLAT. 6 Haziran. Gümrük birliğinden önceki yıl yerli ürünlerde sağlanacak fiyat indirimleri hem satışları arttırır.

KIZANLIK. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı.K. aktaran BORAT AV ve TÜRKCAN(1993). Ankara. s. May 14th 1993. N. June 25th 1993. DPT (1990a) State Planning Organization. 172 . SCRIVENER. Yıl: 7. AT-Türkiye ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" T. H. aynı üniversite'den 1984 yılında yüksek mühendis. 30 Eylül. Ankara. Collection Perspectives Europeennes. ÖZGEÇMİŞ Ataköy ilkokulu'nu 1970'de. Ş. DPT Yayın No: 1871. Yayın No: 148-1. AT Komisyonu (Brüksel) ve Floransa Avrupa Enstitüsü'nde çalışmalarda bulunan ÖZKALE'nin yayınları Türkiye-AT ticareti. istanbul.No: DPT:2235Ö.:365. KULOĞLU. YAŞAR.(1993) "Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'na Avrupa Komisyonu Adına Açıklama" EC News. HDTM (1991) AT ve Türkiye.C.(1988) "Toplulukta ve Türkiye Topluluk ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" A. ve KİRMANOĞLU.L.C. 4 Ekim Ankara. Ankara.1832. No: DPT: 2241-AETB:25. (1993) "AVrupa'nın Ortağı Türkiye" Toplantısındaki konuşma. Strategies and Institutional Adaptation. Issues. SCRIP No. December. Bruxelles. YILDIRIM. Ankara. 1992 yılında ise Doçent olmuştur. ATAUM Yayını. T. istanbul. Ankara. ve ÇAKIROĞLU. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu. aktaran GÖĞÜS. İstanbul.çenekleri:1. İGEME. Sayı: 12. D. Nötre Dame de Sion'u 1977'de ve İTÜ işletme Mühendisliği'ni de 1982'de bitiren Özkale. Ankara 1991. DPT (1993) AET. İstanbul.310-325. Tarih Vakfı Yurt Yayınları. ss. Z. E. M. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel ihtisas Komisyonu Raporu. istanbul. SCRIP No.(1991) "Türk Sanayii'nin AT Karşısındaki Rekabet Gücünü Belirlemeye Yönelik Çalışmaların Değerlendirilmesi ve Öneriler" 1991 Sanayi Kongresi Bildirileri Kitabı.(1993) "Ankara Anlaşması'nın 30.(1988) "AT. DPT (1990b) Araç Lastiği. Pub. 1820.1 ve 12. Turkish Agriculture and European Community Policies. CCE. 1982 yılında araştırma görevlisi olarak girdiği İTÜ işletme Fakültesi'nde 1989 yılından itibaren yardımcı doçentliğe yükselmiş.İ. s. VI. N. Yılında Türkiye-Avrupa Topluluğu ilişkileri" Toplantısındaki Konuşma. Maliye ve Gümrük Bakanlığı Yayını. 28 Mayıs. LAKE.(1988) AET'de Tarife-Dışı Engeller ve iç Piyasanın Tamamlanması.Ü. VAULONT. ÖZKALE. TMMOB Makina Mühendisleri Odası. D. 2e edition. E. 22 Temmuz. (1985) L'Union Dounaiere de la Communaute Economique Europeenne. İstanbul. V. B. 12 Eylül. Yay. Ankara. Türk sanayiinin rekabet gücü ve AT ile ilişkilerin rekabet gücü üzerindeki etkisi konularında yoğunlaşmıştır. düzenleyen The Economist. 10 Ekim 1993 Hürriyet Gazetesi. C. 11. N. Ankara.(1993) "Gümrük Birliği'nin Tekstile Etkileri" Cumhuriyet Gazetesi.(1993) "Gümrük Birliği Vurgunu" Cumhuriyet Gazetesi. 1-1. Teksir. RHEIN. 1989 yılında ise Doktor unvanlarını almıştır. TUNCER. GÜNUĞUR.(1993) "1970-1991 Döneminde Dış Ticaretin Yapısı ve bir Dış Ticaret Politikası Önerisinin Anahatları" Basılmamış Tartışma Yazısı. GÖZLEM GAZETESİ (1993) "Gümrük Birliği'yle "ucuzluk" gelecek" 23-29 Ağustos. Ankara.

The first section shed light on the various macro factors which affect economies of scale in the context of the recent development in the world economy. SUMMARY it is widely believed that since 1970s. in this paper. j .Dilek ÇETINDAMAR İTÜ. the impact of technological changes över economies of scale are analyzed especially from the perspective of developing countries like Turkey. dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır. Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıktan sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır. the diffusion of microelectrnics teknology into production processes drastically changed economies of scale. the second section explains both the factors leading to changes in the economies of scale in the micro level and th impact of technological developments on the concept of economies of scale by reviewing the results of many researches. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır. many theoretiaal and empirical studies are carried out in the West related to this topic. Hacer ANSAL . Üçüncü bölümde ise. Dr. işletme Fakültesi ÖZET Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fa/la adapte edilmesinin üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Then.TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİLERİ Doç. İkinci bölümde. ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. Birinci bölümde. Therefore. mikro bazda ölçek ekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. The last section evaluates the impct of the changes in the eceonomies of scale from the developing countries' and Turkey's perspective.

DÜNYA EKONOMİSİ VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMELER 1. uluslararası standartlara göre çok daha yüksek maliyetlerde üretim yapmak durumunda kalınmıştır. Ancak. Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin Ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. ölçek ve ölçek ekonomileri iküsaün önemli konularından biri olmuştur. Üçüncü bölümde ise. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır.1. büyüyen pazarların da etkisi ile. ABD ve İngiltere'de sınai üretimin tamamen bir büyük ölçek vizyonu ile şekillendirildiğini ve özellikle de ABD'de. bu ülkenin sosyo-ekonomik koşullarına uygun olarak ortaya çıkan kitle üretimi ilkelerinin bir teknolojik paradigma yarattığım göstermektedir (Piore ve Sabel. 174 . ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. 1984). dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır. ölçek konusunun bu sektörlere giriş açısından potansiyel üreticilerin karşısına güçlü bir engel olarak çıkmasına yol açmıştır (Bain. İhracata yönelik sanayileşme politikaları izlemeye başladıklarında ise. bazıları ise minimum verimli ölçekten daha düşük hacimlerde kurulabildiğinden. yüzyılın ortalarından itibaren. optimum ölçeğin çok altında kurulan "bebek" sanayilerini gümrük duvarları ile uzun yıllar korumak zorunda kalmışlardır. EKONOMİK KİRİZİN YARATTIĞI DÖNÜŞÜM 1970'li yılların başında ortaya çıkan dünya ekonomik krizi özellikle gelişmiş Batılı ülkelerde üretkenlik artışında büyük bir yavaşlama. 1. Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. enflasyon ve işsizlik biçiminde kendini hissettirmiş ve bu ülkelerin sanayilerini bir yapılanmaya zorlamıştır. Teknolojik gelişmeler tarihi. ölçek sorunu uluslararası rekabet gücüne ulaşma çabalarının karşısına yapısal bir engel olarak çıkmıştır (Ansal. 19. Türkiye'de bazı sektörlerde görüldüğü gibi. Bu ülkelerin dar iç pazarları nedeniyle bazı sanayiler hiç kurulamamış. gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) açısından ölçek sorunu çok daha önemli sonuçlar doğurmuştur. 1993). Smith'e göre büyük pazarlar emeğin ve makinaların uzmanlaşmasına yol açacak ve bu da birim maliyetlerde önemli düşüşler sağlayacaktır. Birinci bölümde. Hemen her sanayi dalında firmaların maliyetleri en aza indirebildikleri bir minimum verimli ölçeğin ortaya çıkmış olması. mikro bazda ölçekekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. imalat sektöründe fazla kapasite (kapasite kullanım oranlarında düşüş). Üretimde biryandan rasyonalizasyona gidilirken bir yandan da en son teknolojik gelişmeler üretim süreçlerine adapte edilmiş ve sanayide bir teknolojik dönüşüm yaşanmaya başlamıştır. Bu yüzden GOÜ. teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıkları sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır.GİRİŞ Klasik iktisatm kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith'in ünlü "iş bölümü pazarın genişliği ile sınırlıdır" sözünden başlayarak. İkinci bölümde. 1956).

dolayısıyla rekabet koşullannın değişmesi. Azalan talep ve küçülen pazarlar karşısında ülkeler bir yandan kendi iç pazarlarını korumaya çalışırlarken. Bu dönemde gelişmiş Batılı ülkelerde yaşanan hızlı bir ekonomik büyüme ile temel ihtiyaçlar büyük ölçüde karşılanabilmiş ve artan gelir düzeyi ile birlikte tüketiciler de daha talepkar olmaya başlamışlardır. uluslararası rekabet artık fiyatın yam sıra yaratıcılığa. Öte yandan.2. geçen yüzyıldan özellikle de 1945'den bu yana egemen olan kitle üretimi sistemine dayalı ekonomik ve sosyal gelişme modelinden bir sapma göstererek yeni bir teknolojik paradigma ortaya çıkarmıştır. ikinci bölümde ele almaya çalışacağımız ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan gelişmeleri de gözönünde bulundurarak uygun politikalar ve firma stratejileri saptamalan gerekmektedir. değişen talep koşullanna hızla cevap verme yeteneğine ve mal çeşitlemesine dayanmaya başlamıştır. yeni rekabet koşullan ile uyumlu yeni üretim organizasyon biçimlerinin çıkması. Öte yandan dünya ekonomik krizinin neden olduğu ekonomik istikrarsızlık ve durgunluk ülkelerarası rekabeti büyük ölçüde şiddetlendirmiştir. v i j t. ABD. Aynca bu eğilim sadece nihai tüketim mallarının üretildiği. Daha önce genellikle fiyat bazında rekabet edilir.2. Daha şimdiden bazı bloklann oluşumu yönünde bazı gelişmeler gözlenilmektedir. kimya. tüketim elektroniği sektörlerinde değil. Böylece Batılı ülkelerde tüketici tercihleri. Uluslararası pazann bu zor koşullan ülkeleri ayrıca bloklaşmaya yöneltmektedir. Buna örnek olarak. 19701i yıllarda ortaya çıkan ekonomik kriz ile birlikte rekabetin büyük ölçüde kızışması. Bunun yanında GOÜ. Ancak hemen hepsince kabul edilen yaygın kanıya göre. pazarlar genişlemiş ve 1970'lere kadar kapitalist ekonomilerde egemen olmuştur. 1. Global dünya pazarının çöküp çeşitli bölgesel ticaret bloklarının oluşması ve buna bağlı olarak. j / ' î t t j 1. bu dönüşümün en önemli bileşenleri: Dünya pazarında tüketici tercihlerinin. '' . tekstil/ hazır giyim. ÖLÇEKTE DEĞİŞİM YARATAN GELİŞMELER 1980'lerden bu yana kendini iyice hissettiren ekonomik ve teknolojik gelişmelerin değişik boyutları araştırmacılar tarafından ön plana çıkartılmış ve dönüşüm karakterize edilmeye çalışılmıştır. çelik gibi ara mallan üreten sektörlerde de geçerlik kazanmıştır.1. üreticileri çok daha değişik mallar üreterek tüketicilere ulaşma çabasına sokmuştur. Yeni Tüketici Tercihleri Büyük hacimlerde standart mal üreterek maliyetin düşürülmesine dayanan Fordist kitle üretimi sistemi kitle tüketimi de yaratmış. diğer yandan da dış pazarlarda pay kapma mücadelesine girmişlerdir. 1990).Bu dönüşüm. Bu da yeni teknolijileri üretim süreçlerine adapte ederek üretim sistemine esneklik kazandınlması ile mümkün olabilmiştir. bloklar dışında kalan ülkelere karşı yeni bir tür korumacılığın ortaya çıkması büyük bir olasılık olarak karşımıza çıkmaktadır. basan büyükölçeklerde ucuz ve standart mal üreterek elde edilirken. Kanada ve Meksika arasında oluştumlan Kuzey Amerika bloğundan ve Çin'i de içine alarak Japonya'nın Güney Doğu Asya ülkeleri ile oluşturmaya çalıştığı Pasifik bloğundan bahsedilebilir. otomobil. Oluşmakta olan ekonomik bloklann dışında kalmanın GOÜ'in ekonomilerini çok olumsuz yönde etkileyeceği açıktır. ve elektronik teknolojisine dayalı yeni sistemik üretim sistemlerinin geliştirilmesitir (Kaplinsky. dolayısıyla uluslararası rekabet koşullan önemli bir değişikliğe uğramıştır. Türkiye'nin de dahil olmaya çalıştığı Avrupa Topluluğu bloğundan.

hem de üretim sırasında defolu girdilerin ya da hatalı üretimin derhal farkedilebilmesi mümkün kılınmıştır. hem üretim organizasyonunda. 1. işlevsel bir fabrika-içi düzenleme ile Taylorist iş örgütlenmesi ilkelerinin geçerli olduğu Fordist kitle üretimi sistemi ile üretim yapmak giderek zorlaşmıştır. Japonya'da dar pazar koşullarına uygun olarak. Sınai üretimde. Daha önceleri birbirlerinden ayrı olarak kabul edilen ürün tasarım. çoğu zaman içice geçerek sistemik bir entegrasyon sağlanmıştır. stok kontrol. Mikroelektronik bazlı esnek üretim sistemlerinin uygulanması ile birlikte yalın üretim. Yalın üretimde ana firmalarla onlara girdi tedariki yapan yan sanayi firmaları arasındaki ilişkiler de Fordist sisteme göre büyük farklılık göstermektedir. mikroelektronik ve enformasyon alanındaki gelişmeler başta olmak üzere. Fordist sistemin bu güçlüklerine karşın. daha küçük partiler halinde üretim yapma çabasının doğurduğu. Yeni Üretim Organizasyon Biçimleri 1980'lerde artık dünya pazarına tek ya da standart ürüne göre. firmaların coğrafi yakınlığı büyükbir avantaj doğurmaktadır.2. Makinaların arızalanması ya da hatalı üretim durumunda. sıfır hatalı ve üründe esnekliğe dayanan yeni ilişkiler ağında ana ve yan sanayi firmaları arasında çok yakın bir işbirliği bulunmaktadır. pazarlama.23. Birimler arasında kurulan bu iletişim ağı. beceri ve iş deneyimlerinden yararlanılmakta.2. yalın üretimde minimum stokla çalışma ilkesi yan sanayi girdilerinin sürekli tedarikini gerektirmekte. finansman. Tam zamanında. yönetsel ve teknik (tasarım ve bilgi akışı) boyutları bulunmaktadır. Yalın üretimin farklılığı sadece üretimin yapıldığı atölye mekanı ile sınırlı değildir. Diğer yandan. esnekliği olmayan. 1982). son derece esnek yepyeni bir üretim organizasyon biçiminin ekonomik kriz koşullarında büyük başarı sağladığı görülmüştür. üretim teknolojisi işçilerin önerileri ile adımsal bir biçimde geliştirilmektedir. Yalın üretimin en temel öğeleri: toplam kalite kontrolü. İstikrarlı bir ekonomik ortamda. Makinaların bakımı ve temizliğinin yanı sıra kalıp değiştirme işlemleri de ekipler halinde çalışan üretim işçileri tarafından büyük bir hızla gerçekleştirilmektedir (Schonberger. özellikle karmaşık ve kalitenin ön plana çıktığı üretim dallarında. yan sanayi gibi çok çeşitli birimler. Dünya ekonomisinin krizli döneminde gösterdiği büyük basan ile yalın üretim Fordist sistemi önemli ölçüde sarsmış. Hantallık yaratan ve gereksiz tüm öğelerden arınmış anlamında yalın üretim diye de adlandırılan Japon üretim tekniğinde israfın ve hatalı üretimin sıfırlanması hedeflenmektedir. değişen talep yapısı ile bağlantı kurulmasına olanak sağlamakta ve sistemi bir "talep çekme" sistemi haline getirmektedir. bayilikler. tam zamanında (just-in-time) üretim ve kalite kontrol çemberleridir. çok değişik işleri yapabilen vasıflı işçiler duruma derhal müdahale edip sorunu çözmektedir. mali. yaklaşık yüzyıllık yönetim perspektifi altüst olmuş ve yepyeni bir yönetim anlayışı egemen olmaya başlamıştır. hem de üretimi yapan imalat makinalannda büyük dö- 176 . Ana ve tampon stoklar kaldırılarak hem üretim hattında büyükbir akıcılık sağlanmış. kitle üretimi paradigmasının dönüşümünde. dolayısıyla da üretimde ölçek ekonomisi kavramlarının değişmesinde son derece etkili olmuştur. büyük ana ve tampon stoklar ve vasıfsız işçilerle çalışan Fordist sistem yeni dünya pazarı koşullarına kendini uyarlayamamış. hatalı üretimin sonradan düzeltilmeye çalışılması geleneği son derece pahalıya mal olmaya başlamıştır.1. Kalite kontrol çemberleri yolu ile işçilerin bilgi. Mikroelektronik Bazlı Otomasyon Teknolojilerinin Gelişimi Teknolojik gelişmelerin hızı 1980'lerde kendini her alanda hissettirmeye başlamıştır. Bu işbirliğinin. yeni teknolojiler hem ürünlerde.

alarm fonksiyonları. Şimdi bu gelişmelerin üretim sistemine ne şekilde yansıdığını görmeye çalışalım. işgücünü azaltması ve verimliliği arttırması gibi nedenler gelir. fakat elektronik aksam ve yazılımı yoğun şekilde tasannu eğilimi vardır.3. bölünebilir. 11). Fakat klasik olarak teknolojik gelişme- 177 . aylar süren dizaynlar yada mühendislik hesaplama işlemleri CAD/CAE sayesinde çok kısa sürede tamamlanabilmektedir. gelişmiş veri analizleri. Üretimde daha önce hammadde ve enerji belirleyici role sahipken günümüzde bilgi bu rolü üstlenmiştir. 447). Kısacası robotların ve mikroişlemli sistemlerin (programlanabilen kontrol makinalan . s. s. otomatik ulaştırma aletleri. enerji ve girdi tasarrufu sağlayan tasanmlar uygulanmaktadır. mikroelektroniğe dayalı. teknik ve organizasyonel alanlarda ortaya çıkan tüm bu değişiklikler. bilgisayarlı nümerik kontrol (Computerized Numeric Control -CNC-) tezgahları gibi birçok yeni kelime eklenmiştir. artan sistem güvenirliliği. enerji tasarrufu sağlar hale gelmişler. 1992. Artık ürün mühendisliğinde mevcut malların daha küçük ve daha az enerji harcayan. iyileşen bilgi akışı. güvenilir.nüşümlere yol açmışlardır. farklı ürünleri ya da aynı ürünün çeşitli boyut ve modellerini üretebilir esnekliğe kavuşmuşlardır. hammadde kaynak planlaması (Materials Resource Planning -MRP-). Çünkü elde edilen sistemik üretim sayesinde tekil makinaların üretkenliğinin toplamının çok üstünde bir üretkenlik ve kazanç sağlanabilmiştir. Ayrıca biyo-teknolojideki gelişmeler. 1985. hızlı. CAD ve CAM sayesinde stok ve hatalı üretim çokaza indirilebilmiştir (Perez. 1992. esnek imalat sistemleri (Flexible Manufacturing Systems -FMS-). bazı kesikli üretim yapılan sektörlerde mikroelektronik sayesinde otomasyona gidilebilmiş ve sürekli üretim biçimine dönüştürülebilmişlerdir (Mody ve diğerleri. Fakat mikroişlem ve digital elektronik kontrol aletlerinin yaygın kullanımı esas etkisini. tüm makinaların birbirine bağlanması sonucu ortak kontrol edilebilir hale gelmelerinde göstermiştir. Robotla sayesinde de tehlikeli ve tekrar içeren sıkıcı işler yüksek kalitede ve kısa sürede üretilebilmektedir.3. Mikroelektronik ve digital telekomünikasyondaki gelişmeler bilgi akışım çok ucuzlatmıştır. j 1. r J > '' j / r .1. hammadde olarak kullanılan bazı girdilerin yapay üretimini sağlamış. tüm üretim bilgisayar kontrolü altında (CAM) yapılabilmekte ve böylece üretimde verimlilik. robotlar. Hatta böylece. Son dönemlerde üretim teknikleri terminolojisine bilgisayar destekli dizayn/mühendislik/imalat (Cumputerized Aided Design/Engineering/Manufacturing -CAD/CAE/ CAM-). rapor çıktıları ve esnek yazılım hep yeni kontrol sistemlerinin ve FMS'in yarattığı sonuçlardır.programmable logic control-PLC-. Üretim Maliyetlerine Etkileri Yeni bir teknolojinin üretime uygulanmasının başlıca sebepleri arasında maliyetleri düşürmesi. Artık bilgisayarlar sayesinde günler. dolayısıyla hammadde bağımlılığını azaltmıştır. CAD ve CNC makinalan) kullanılması ile. tam zamanında üretim (Just in Time -JIT-). Kısacası. azalan bakım masrafları. Örneğin. CNC tezgahlarında mikroişlemciler sayesinde üretimin kontrolü yada üretilen ürün tipinin değiştirilmesi son derece kolaylaşmıştır (Alcorta. / V . ayaranabilir. 1797). üretim hızı ayarlanabilir. s. yeni döneme damgasını vuran gelişmeler olmuştur. Üretimde kullanılan araç gereçler ve makinalar fiziksel olarak küçük. esneklik ve yüksek kalite sağlanabilmektedir. Ayrıca. MİKROELEKTRONİĞİN ÜRETİM SİSTEMİNE ETKİLERİ 1. Fabrika mühendisliğinde ise.

İtalya denilen bölgede büyük başarıya ulaştığı görülmektedir (Piore ve Sabel. Mal Çeşitlemesi CAD/FMS sayesinde tek/standart ürün yerine çeşitli tür ve cinste ürün üretmek mümkün olabilmekte ve üretimdeki kapasite dağılımı çıktı oranlarına göre kolayca ayarlanabilmektedir. sık model değiştirme ve stok maliyetleri büyük ölçüde düşürülebildiği için küçükişletmelerde verimliliğin giderek arttığı ve bu nedenle de küçük ve orta işletmecilikte bir canlanma olduğu ileri sürülmektedir. ya da girdi faktörlerini değiştererek toplam girdi maliyetini düşürecektir (Tayler. Ayrıca. Esnek uzmanlaşma diye anılan küçük firmalar arası işbirliğinin ekonomik kriz koşullarında Avrupa'da çeşitli bölgelerde özellikle 3. Bu değişiklikler firmaların üretim ve stok yapısını. sürekli yeni. hem de eğitim masrafları maliyetleri artırmaktadır. 1988. 1.23). Küçük ve Orta Üretimin Canlanması Yeni teknolojilerin küçük ve orta işletmelere yeni olanaklar doğurduğu buralardaki son derece vasıflı üreticilerin tasarım yeteneklerini de kullanarak. 1. 1986. 178 . Ancak. 1987. Çünkü artık hem vasıflı işgücüne daha fazla ücret ödenmekte. yeni teknolojinin tam anlamıyla verimli çalışabilmesi için hem donanım hem de organizasyon olarak bir bütün içinde kullanılması zorunluluğunun bulunması bir sürü ek organizasyon masrafını da beraberinde getirmektedir. teknolojik gelişmelerin üretim sisteminde yarattığı bu değişikliklerin ölçek ekonomilerine nasıl yansıdığını irdelemeye çalışalım. Ancak teknolojik gelişmelerin maliyetlerin ötesinde etkileri olduğu da açıktır. Artık piyasadaki talep değişikliklerine derhal ayak uydurabilen. tüm üretim sürecini kontrol edebilen. s.2. Şimdi. siparişlere göre üretimini ayarlayan. Örneğin.3. Yukarda saydığımız mikroelektroniğe dayalı en son teknolojiler de bu bağlamda maliyet düşürücü olarak görülmektedir. 1984). Ayrıca. yeni teknolojilerin maliyetlerde önemli düşüşlere neden olduğu iddiası bazı yazarlar tarafından kuşkuyla karşılanmaktadır.3 J. Yeni teknoloji aynı miktarda üretimi gerçekleştirirken ya daha az girdi kullanacak. s.3. daha gelişmiş ve kaliteli ürünler piyasaya sunabilen firma yapılan oluşmuştur (Kaplinsky ve Hoffman. Sebep olarak da işgücünün azalması. Kaplinsky (1987) ve Jacobsson (1985) istihdamın düştüğünü kabul etmekle birlikte. satış ve reklam faaliyetlerini büyük ölçüde değiştirmiştir. 1992. (Alcorta. pazardaki değişik talep kesimlerine başarıyla hitabedebildikleri. 25). firma içi ve dışındaki tüm bağlantıların koordinasyonu ve kooperasyonu çok hızlı bir şekilde sağlanmakta ve karar alma süreci kolaylaşmaktadır. Maliyet düşüşü ise iki nedene bağlıdır. CAD kullanımından sonra Benetton firması oldukça az olan model sayısını 1200'e çıkarmıştır (Belussi. yeni teknolojinin pahalılığının yanı sıra kısa sürede demode olması sermaye maliyetlerini yükseltmektedir. 15). s. 58-63). sermaye maliyetlerinin çeşitli yollarla azalması (stoksuz ve O-hatah üretim) gösterilmektedir. bunun maliyeti fazla etkilemeyeceğini ileri sürmektedirler.4. 1. s. Sermaye maliyetlerine gelince. ürün modelleri sürekli yenilenebilmekte ve kalite atırılabilmektedir. müşteri hizmetlerini. Organizasyonda Yeniden Yapılanma Üretim süreci akışını etkileyen bilgi ve iletişim konusundaki gelişmeler sayesinde.lerin en önemli etkisinin girdi maliyetlerini düşürmesi olduğu kabul edilir.

sürekli akış. 1971. Bölünemezlik (Direk ve İndirek Maliyetler) Direk maliyetler değişken (hammadde. 1986.1. Üretimde miktar arttıkça işgücünün ve makinaların uzmanlaşması sonucu maliyetin düştüğü kabul edilmiş. s. Bu durum ÖE literatüründe bölünemezlik diye adlandırılmaktadır. Genel olarak bu ölçek ekonomisinde "0. Ö L Ç E K E K O N O M İ S İ N E D İ R ? Ölçek üretilen ürün miktarı ya da üretim biriminin toplam kapasitesidir. s. ÖLÇEK EKONOMİSİNİN TEMEL KAYNAKLARI Ölçek ekonomisini oluşturan temel faktörler genel olarak şöyle sıralanabilir (Pratten. Ölçek ekonomisinin klasik formülü Viner'ın sağladığı kısa ve uzun dönem maliyet eğrileri ile ifade edilmektedir. Dolaylı maliyetler 1980 öncesi dönemde direk maliyetlere göre önemli olmadıklarından genelde ÖE hesaplamalarında dikkate alınmamışlardır. TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİSİ r t 2. . Fabrika kapasitesinin iki kat artması durumunda maliyetin sadece 2/3 oranında artacağım ifade etmektedir. Oysa dolaylı maliyetler üretim miktarı ne olursa olsun artmazlar. Üretim Türü ve Mühendislik Kuralları Proses endüstrilerinde girdilerin belirli oranlarda kullanılması zorunludur. Bu yüzden ÖE'ni etkileyen maliyetlerin esas olarak direk maliyetler olduğu varsayılmıştır. kitle üretimi ve proses . yönetim.2. . dolayısıyla üretilen miktar arttıkça birim maliyet düşer ve ÖE oluşur. stoklama. reklam.2). parça. Bu yüzden ÖE denince maliyetin en aza indirildiği üretim kapasitesini oluşturan fabrika büyüklüğü akla gelmektedir.2. bu eğriler üretim tiplerine göre (birim.2. Ölçekekonomisi (ÖE) ise esas itibariyle sadece direkt maliyetlere dayanarak elde edilen minimum maliyetleri üretim olarak düşünülmüştür. Ancak. . . j •/ ( .6 yasası" denen bir kavramla açıklanır. 15-19): 2. işgücü. 1971. Teknik koşulf >t- 179 . Böylece her sektörde maliyet eğrileri sayesinde imalatın en ucuz yapılabildiği optimum ölçek bulunur (Pratten. satış. Bu kavram maliyetlerin sabit bir çıktıya bölünemesinden kaynaklanmakta ve Üretim miktarı arttıkça farklı birim maliyetleri ortaya çıkmaktadır. Direk maliyetler üretim miktarı arttıkça artar.1. i \ j / 2.sanayi) büyük farklılıklar gösterir. satış vepazarlama alanlarındaki harcamalardır. küçük parti. s. büyük parti. 4-5). dağıtım. Buna göre kısa dönem maliyet eğrisi ortalama üretim maliyeti ile fabrikanın kapasite kullanım hacmi arasındaki mevcut ilişkiyi göstermektedir. enerji gibi) ve sabit (makinalar ve bina) masraflardan oluşur. böylece fabrika ölçeğinin bu maliyet düşürücü etkisi ölçeğin getirdiği ekonomi olarak adlandırılmıştır (Tayler.2.1.2. Kimyasal reaksiyonlar yada teknik zorunluluklar dolayısıyla bu oranlardaki üretimin dışındaki tüm ölçekler yüksek maliyetler doğuracaktır. Dolayısıyla proces endüstrisinin teknolojisi dışsal olarak fabrika ölçeğini belirlemektedir. Bu eğrinin en düşük noktası ise optimum ölçeği verir. İndirek/dolaylı maliyetler ise Ar&Ge. Mühendislik kuralının ölçek etkisi ayrıca bölünmezlik kuralında da ortaya çıkar. i I 2. Uzun dönem maliyet eğrisi ise ölçekteki her değişimin maliyetler cinsinden ifadesini gösteren tüm kısa dönem maliyet eğrilerinin en düşük maliyet noktalarına teğet olan U biçiminde bir eğridir.

Piyasa hakimiyetini elinde tutan üretici piyasalarda karşılaşacağı belirsizliği azaltarak tekelleşmenin getirdiği avantajlardan faydalanacaktır. Talep ve Yönetim Perspektifi ÖE'sini etkileyen bir diğer faktör de yönetimin sahip olduğu perspektif ya da stratejidir.2. Piyasa Hakimiyeti. İşçiler öğrendiklerini daha fazla sayıda ürün için kullanacaklarından öğrenme maliyetleri düşer. Yeni Ölçek Ekonomisi Kavramları 1970 sonrası dünya ekonomisindeki ve üretim teknolojisindeki gelişmeler ölçek kavramım da etkilemiştir. model değişimi şurasında oluşan maliyetlerden yada sermaye mallarının bölünemezliğinden kaynaklanır. firma ölçek ekonomisi ve ürün ölçek ekonomisidir. Fabrika yönetimi hedef pazarları genişlettiği sürece ölçeğini büyütebilecek ve dikey entegrasyonun getirdiği maliyet düşüşlerinden faydalanabilecektir. Yukarda da bahsedildiği gibi bir fabrikada üretilen miktar arttıkça maliyetler düşüyorsa Bu fabrikada ölçek ekonomisinin olduğu kabul edilir. 190. Yani o ürünü fazla üretmek ekonomik olarak kazançlı olacaktır. Uzmanlaşma. 2. Firmanın amaçları. değişik ölçek ekonomisi türlerinin her birini varolan dünya konjonktürleri çerçevesinde ele almak gerekmektedir (Kaplinsky. ya da büyük ölçeklerde üretim araçlarının yedek parçalarının stoğu daha fazla olduğundan üretim arızalan daha çabuk halledilebilir. 140-1). Bunlar fabrika ölçek ekonomisi (klasik anlam). Üretilen ürünün miktarı artükça birim maliyeti düşüyorsa bu ürünün ölçeği var demektir. Fabrika ölçeği belirli bir süre içinde kesikli üretimlerde toplam çıktı miktarını.4. ve ABD'in ihracatının %80 . bazı üretim aşamaları birleştirildiğinde dikey entegrasyonun yarattığı ekonomiler birim maliyetlerin düşmesine yol açar.%90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığım ortaya koymaktadır. faaliyet alanları. 2.3. hammadde alımlarında alınan miktar arttıkça birim fiyat ucuzlar.23. Bu ölçek esas olarak uzmanlaşmanın getirdiği maliyet düşüşünden. ihracat ve ithalat miktarları (dolayısıyla sektörün ulusal ve dünyadai durumu) ölçek üzerinde etkilidir. Ürün ölçeği bir üretim biriminde üretilen herbir ürünün hacmini ifade eder. Ürettiği. Üretim süresi. ÖLÇEK EKONOMİSİNDE NELER OLUYOR? 2. parti miktarı ve kapasite kullanımı ise uzmanlaşmanın ve yaparak öğrenmenin altyapısını oluşturur.lar belirli sayılarda üretimi olanakları kıldığından ölçek bununla uyumlu olmak durumundadır. dünya firması ve dünya ürünlerinin ortaya çıkması ile daha da önem kazanmıştır. Örneğin. Dolayısıyla. Günümüzde ölçek ekonomisinin üç değişik türünden bahsedilmektedir. sürekli üretimlerde ise üretilen hacmi tanımlar. Bu farklı ölçek kavramları dünya fabrikası.1.3. Ayrıca. Buna ayrıca bu tür firmalarda alım ve satım işleri yolu ile sağlanan maliyet düşüşleri ve finans kolaylıkları da eklenmelidir. Öğrenme ve Teknolojik Yeniliklerin Ekonomisi Üretim büyüyen ölçülerde yapıldıkça işler ayrıştırılır ve uzmanlaşma artar. 2. 180 . s.

Fabrika büyüklüğü genellikle çalışanlarının sayısına göre. ve Willing. bu teknolojilerin tam randımanla ve piyasaya yönelik çalışması için büyük üretim komplekslerine ihtiyaç duyulduğunu. " . Fakat Alcorta'ya göre işgücündeki azalma fabrika ölçeğinin küçülmesi anlamına gelmemektedir. Aynı şekilde. Ayrıca ortalama ya da toplam üretim rakamlarına bakarak fabrikaların ölçeğinin küçüldüğü söyle/ . Dolayısıyla. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250. s. çeşit ekonomisi esas olarak ürün ekonomisinden doğmaktadır (Panzar. Son dönemlerde oldukça yaygın olarak ve ölçek ekonomisinin alternatifi gibi kullanılan çok önemli bir kavram daha geliştirilmiştir: çeşit ekonomisi (economies of scope). Womack ve diğerleri (1990. ya da fiziksel fabrika ölçüsü düserken ve de işgücü aynı iken çıktı miktarının arttığı görülebilmektedir (Kaplinsky.Firma ölçeği ise bir firmanın toplam üretiminin firma ölçeğinin artması durumunda daha ucuza mal edilip edilmemesi ile ilgilidir. CAD/CAM. daha önce özel amaçlı makinalann yüksek maliyetini çıkarabilmek için motor fabrikalannda senede 500. / V .3. 104-5). s. Carlsson (1989a) talep değişikliklerine uyum ve farklı ürün arayışlannın yanı sıra yeni teknolojilerin yarattığı esnekliğe dayanarak.2. makina parkı farklı işler yapabilen çok .000-300.000 motor üretmek üzere kurulmuşlardır.000 otomobillik kapasiteye sahip olması gerektiği yolunda iken. 155-8). yalın üretim ilkelerine göre Japonların ABD'inde kurdukları montaj fabrikalarının kapasiteleri bundan daha küçüktür (Hoffman ve kaplinsky. "Çeşit ekonomisi" ise girdilerin ortak kullanılmasından kaynaklanır. Pratten (1971. Ayrıca. Ancak yeni teknolojilerin üretim süreçlerine adaptasyonu ile bu tanımlarda karışıklık ortaya çıkmıştır. Çünkü bir fabrikada çalışan sayısı düşerken aynı anda çıktının arttığı.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. bu nedenle de fabrika ölçeğinin küçüldüğünü ileri sürmektedir. 1991). yeni motor fabrikalan (mesela. Fabrika Ölçeğine Etkiler. Standard ve çok sayıda üretim yerini çok daha az sayıda ve çok çeşitli mal üretimine bırakmıştır.202) nin otomobil sanayimden verdikleri örneklerde. otomobil sektöründe genel kanı montaj fabrikalanmn senede en az 250. Birden fazla ürün bir arada üretildiklerinde tekil olarak üretilmelerinden daha ucuza mal oluyorlarsa çeşit ekonomisi ortaya çıktığından. robot. ya da belirli bir zamanda üretilen çıktı miktarına göre değişik biçimlerde ifade edilmekteydi. / '• t ' ! . 1990. Ayrıca. büyüyen firmalar artan ölçüler ekonomisinden.000 civarında iken. 1970'lerin başında optimum ölçek 250. CNC. Genel olarak firmanın büyümesi dolaylı maliyetlerin daha çok ürüne pay edilmesini sağlayarak firma ölçeğinin oluşmasına sebep olur. 1988. f v 2. Rover'in 800 serisi motor hatta) senede sadece 150-200. Buradaki "çeşit" ürün yelpazesini ifade etmektedir. i * ' 181 . bu da fabrikanın fiziksel boyutlannı küçültmüştür. dikey entegrasyondan ve piyasa hakimiyetinin getirdiği avantajlardan faydalanabilmektedir.1. Dol»' ı o ı yla yeni teknoloji küçük parti üretimini mümkün kılarak fabrika ölçeğini küçültmüştür. Örneğin. küçültücü etkisinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır.amaçlı makinalann ve FMS'in sayesinde küçülmüş. teknolojik gelişmelerin fabrika ölçeğine etkileri konusunda değişik görüşlere rastlanmaktadır.000 motor üretilmesi gerekiyor iken. s. Genel olarak mikroelektronik sayesinde mutlak anlamda fabrika büyüklüğünün düştüğünü ileri süren görüşe göre. robotlar ve CNC nedeniyle işçi sayasında azalma olmuş. fabrikanın fiziksel boyutlarına (alanına) göre. Yapılan çalışmalarda esas olarak fabrika ölçeğinde küçülme yönünde bir eğilim olduğu savunulmasına rağmen arttığına dair de göstergeler de bulmak mümkün olabilmektedir.

Bunu gerçekleştiremeyen birçok ülkede de. Özellikle FMS teknolojisinde verim büyük ölçekler gerektirmektedir. Artık üretimin %50'si dünya çapında on firmanın az sayıdaki büyük fabrikalarından sağlanmaktadır (Ferguson 1988. Diğer yandan. 3. yeni teknoloji sayesinde bazı malların küçük ölçeklerde de ekonomik olarak üretilebiliyor olması. optimum ölçeğin otomatik olarak düştüğü anlamına gelmez. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. ürettiğini. Basım. Bu ise toplam ölçeğin artmasına sebep olmaktadır. makina yan sanayii. Japonya'da firmalar FMS sistemi ile genellikle üç vardiya ve tam kapasite ile çalışmak suretiyle. Bazı çalışmalar da ise yeni teknoloji ölçeği artırmasa bile. bu yapı mikroelektronoiğin yayılması ile 1980lerin ortasında tamamen değişmiştir. yeni teknolojilerin sağladığı esnekliğin küçük fabrikalar kadar büyük fabrikalar için de geçerli olacağıdır. Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. Ernst 1985 ve UNCTC 1988). Yani optimum ölçeğin düşmesi ancak teknolojik değişikliklerin maliyetlere yapacağı etkiye bağlıdır. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. Fakat pahalı makinalarla maliyeti düşürmek ancak maksimum kapasite kullanımı ile mümkündür. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. Hoffman ve Rush 1988). ve ABD'in ihracatının %80-90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu tür küçük parti üretimiyle başlayan birçok sektörde yeni teknoloji uygulamalarından sonra piyasada kalabilmek için büyük yatırımlara gidildiği ve üretim miktarlarının yükseldiği görülmüştür. normal yaşam süresi olan 3-5 yılda yatırımlarının karşıladığını alabilmektdir. Eğer yeni teknoloji uygulandıktan sonra maliyet eğrisinin en düşük noktasındaki üretim miktarı küçülüyorsa ölçeğin de küçülmesinden bahsedilebilir. yan iletken ( semiconducto)r endüstrisinde başlangıçta emek-yoğun ve küçük ölçekli bir endüstri yapısı varken. öte yandan sermayenin. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik. ülkeler ve firmalar arasındai rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. Fabrika ölçeğinin artacağı ile ilgili bir diğer iddia da. Bu açıdan. mü- 182 . hem de çok güçleştirmektedir. zanaat bazlı işletmeler için geçerli olan esneklik artık büyük ölçek için de olanaklı hale gelmiştir. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı. Acs ve diğerleri (1990)'nin. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı. bir küçülme durumunda bile bunun illa da yeni teknolojiden kaynaklandığı iddia edilememektedir. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. Diğer yandan. bazı çalışmalar göstermiştir ki. Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçlan giderek belirginlik kazanmaktadır. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. örneğin İngiltere'de FMS önemli sorunlar yaratmaktadır (Alcorta. "optimum fabrika ve firma ölçeği. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. 1992). hazır giyim ve mobilya gibi sektörlerde de benzer şekilde büyük ölçeğe doğru bir kayış gözlenmektedir (Perez 1985.nemiyeceği gibi. Ayrıca. yeni teknoloji ürün çeşitlemesi sağlayarak üretime esneklik kazandırmıştır. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalanna nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. Bazı sektörlerde daha önce sadece küçük.

Xerox. Örneğin Digital firması dünya çapındaki 100. görülen firma ölçeğindeki küçülme. yenibuluşlar. UNCTC'in (1988) çalışması en büyük 600 uluslararası şirketin tüm dünyada üretilen katma değerin beşte biri ila dörtte birini küçültücü etki. Esnek uzmanlaşma ve stratejik ortaklık yaklaşımları gayet başarılı olmakta ve giderek yaygınlaşma eğilimi göstermektedir (Kaplinsky ve Hoffman. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. s. esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak. başlıbaşına bir finansman sorunu bile firma ölçeğinin büyümsini gerekli kılmaktadır. yeni ürünler ya da üretim süreçleri tasannu yapmak. Tüm bunlara son yıllardaki çok uluslu şirketlerin hızlı gelişmeleri de eklenince firma ölçeğindeki artışın bir olgu olaak kabul edilmesi gerekmektedir. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. Diğer yandan.000 çalışanını e-mail sistemiyle bağlamış ve böylece ürün geliştirme zamanı yan yarıya azalmıştır. 234) buna örnek olarak supernova (kısa zamanda çok büyüyen) firmaları göstermektedir. Genel olarak firma ölçeğinin arttığının gözlemlenmesine rağmen bunun illa da böyle olması gerekmediğini savunan görüşlerde mevcuttur. yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi.000 $'lık bir yaünm gerektiğinden bahsetmektedir. Campaq ve Sun bilgisayar firmaları 1982'de ilk kurulduklarında çok küçükken şimdi büyük ölçekli firmalara dönüşmüşlerdir. Bu yüzden. 363).000. Pratten (1991. güvenilirlik. Xerox firması çeşitli ülkelerdeki üretimi ve satışlan bir bilgisayar sistemiyle organize ederek yılda 1 milyon $'dan fazla kazanç sağlamıştır. Nitekim.hendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. Bu nedenle. Özellikle pazarın ve müşterilerin çok çeşitlendiği sektörlerde. küçük firmalar arası teknolojik kooperasyon ve yeni teknolojiden ortak yararlanmadır. Ancak. küçük firma ölçeği. / y • fi /• / İt 183 . Burada. Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde. Dolayısıyla. Kaplinsky'e göre indirek maliyetleri etkisizleştirmenin biryolu da. 1988.000 $'lık bir yatınm ile üretim yapmak mümkünken artık aym ürünler için 60. yüksek kalite. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. Pratten (1991) tarafından İngiltere'de yapılan araştırmaya göre. McGrath ve diğerlerinin (1992) yaptığı bir çalışma da hem firma hem de fabrika ölçeğinin arttığına işaret etmektedir. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü attıracak unsurlar olmaktadır. Bunun gibi. adem-i merkeziyetçi. fiansman sorunları ve piyasadaki talep yetersizliği gibi oldukça farklı sebeplerden kaynaklanabilmektedir. pazardaki çok özel talep dilimlerine hitabeden üretim ancak başlangıçta küçük ölçekli firmalarda yapılmaktadır. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. üretimin globalleşmesiyle üretimde tüm aşamaların/işlemlerin rasyonelleştirilme olanağının doğmuş olduğuna dikkat çekilmektedir. artışa bir de teknolojik yenilikleri uygulamanın gerektirdiği organizasyon değişikliğinin yarattığı maliyetleri de eklemek gerekmektedir. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. Bu maliyet artışlarının birim maliyetlere fazla yansıtmamanın tek yolu ise firma ölçeğinin arttırılmasıdır. GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır. Satın almada merkezileşme sayesinde Coulter firması bir yıl içinde 1 milyon $ kazanç sağlamıştır. Digital ve Coulter gibi firmalarda yapılanincelemelerde. Ernst (1991) de yan iletken (semiconductor) piyasasında ilk dönemlerde 100. ekonomi kriz karşısında küçük işletmeciliğe hükümet desteği sağlanmasına bağlı olarak gelişen bir olgudur. s.

Yine Japonya'daki otomobil sanayinde üretim hattında değişen modele göre kalıp değiştirme maliyeti %1020'lerdeyken.2. İsveç'de 1-1. diğerlerinde bu süre 2-4 ayı bulmaktadır (Womack ve diğerleri.2. Ayrıca ölçekteki değişimin yoğunluğu ve üretimin sektörler. dağıtım ve reklam gibi dolaylı maliyetlerin de arttığı gözlenmektedir.2. s. ürün ölçeğinin düştüğünü göstermektedir. Firma Ölçeğine Etkiler Firmalarda pahalı ve hızla değişen yeni teknolojilerin büyük yatırımlar gerektirdiği. 2. 1991).23. Belussi (1987)'ye göre.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. CNC. Amerika ve Avrupa'daki benzer fabrikalarda %30-50'yi bulmaktadır. 184 . bölgeler ve ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı da net olarak ortaya çıkmamıştır. 1992). 1990). Tüm bu dolaylı maliyetlerdeki 2. bisiklet endüstrisinde uygulanan yeni teknoloji sonunda tipik bir üretici firmada 70 çeşit bisiklet üretiminin maliyeti eski sistemle 5 tür bisiklet üretime maliyetinden daha az olabilmektedir (Mody ve diğerleri.3.000-300. Ayrıca Japonya'da bir modelin üretimine başlanmasıyla satışı arasında 1 ay geçerken. Dolayısıyla. Carlsson (1989b)'ın metal sektöründeki çalışması.6'sından 3. sık model değişiminden ve mal çeşitlemesinden doğan maliyetler düşmüş. Bunda bazı yeniliklerin henüz başlangıç aşamasında olmasının ve sosyal politik süreçlerin üretime etkisinin nasıl olacağının tam olarak bilinememesi gibi etmenlerin de rolü bulunmaktadır. 202)'nin otomobil sanayiinden verdikleri örneklerde. Belussi (1987) Bentton firmasında CAD/CAM'ın kullanılmasından sonra değişik bedenler için kalıp çıkarma işleminin 24 saatten 15 dakikaya indiğine dikkat çekmektedir.5 saatte yapılan bir kalıp hazırlama işleminin Japonya'daki fabrikalarda birkaç dakikaya indirildiğini göstermektedir. Bütün bu örnekler.000 civarında iken. OECD (1991) verilerine göre 1974-1984 arasında görülmez yatırımlar sayılan Ar&Ge. yazılım ve reklam gibi harcamalar tüm ülkelerde GSMH'nın %2.3. Womack ve diğerleri (1990. robot.sinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır. bunun yanında çeşiti arttıkça satış. CAD/CAM. Ölçek Ekonomisindeki Değişimler Dünyada yaşanan teknolojik ve organizasyonel değişimlerin ÖE'sini tam olarak nasıl etkilediği saptanmış değil. 1970'lerin başında optimum ölçek 250. Ürün Ölçeğine Etkiler Mikroelektroniğin yarattığı esneklik çeşitli malların üretimini olanaklı kıldığı gibi. model üretme ve değişik bir modele makinaları hazırlama süresini de azaltmıştır. Diğer yandan. 1986). 2.7'e çıkmıştır. Benetton'ın başarısında pazarlama ve dağıtımın büyük rolü vardır ve bu da Benetton'un tüm dükkanlarını çok iyi bir telekomünikasyon ve bilgisayar ağı ile birbirine ve merkeze bağlayan büyük bir yatırım sonunda olmuştur. Giderek karmaşıklaşan ürünler ve bilgi yoğun üretim süreçleri Ar&Ge maliyetlerini de yükseltmektedir (Kline ve Rosenberg. Pratten (1971. Tüm bunlara rağmen ölçek ekonomisi konusunda ortaya çıkan güçlü eğilimlerin önemle üzerinde durulması gerekmektedir. ürün ve çeşit ekonomisinin altyapısı oluşmuştur.3. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250. araştırma bütçelerinin giderek büyüdüğü.

Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde. Japon rakibinin minimum verimli ölçeğinin yansı bir ölçekte üretimini karla yürütebilmektedir (Jacobson. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. Örneğin. Acs ve diğerleri (1990)'nin. öte yandan sermayenin. ı i I ı j Vasıflı eleman ihtiyacı giderek elektrik ve makina mühendisliğinden. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. güvenilirlik. programlama ve sistem tasarımı alanlarına kaymakta. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. bazı sektörlerde otomatikleşmenin çok pahalı olduğu için hala emek-yoğun kalmış olan üretim aşamalarında da. mühendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. 1980'lerin ortalarında Kore'de bir CNC torna tezgahı üreticisi. yüksek kalite. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. ' Ancak. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. f ' j / ' .3. Bu açıdan. Güney Kore'de bile yeni teknolojide yeterli bilgi ve deneyime sahip bulunan mühendis ve teknisyen kıtlığı çekilmektedir. ülkeler ve firmalar arasındaki rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. adem-i merkeziyetçi. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı. Düşük hacimlerin doğurduğu yüksek maliyet ucuz emek ile kompanse edilebilmektedir. esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. yeni ürünler ya da üretim süreçleri taşanını yapmak. Özellikle pazarın ve müşterierin çok çeşitlendiği sektörlerde. hem de çok güçleştirmektedir. Türkiye gibi GOÜ'in de hızla yeni teknolojiye uygun kalifiye eleman yetiştirmeye yönelmeleri ve teknik alt yapıyı oluşturmaları zorunludur. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü arttıracak unsurlar olmaktadır. f V \ | j | j 185 . hala GOÜ'ler için çok sorunlu alanlardır. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. Öte yandan. yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. elektronik. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalarına nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. 'şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. Dolayısıyla. Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçları giderek belirginlik kazanmaktadır. yeni buluşlar. "optimum fabrika ve firma ölçeği. firmalann pazarda oluşan tüm değişimlere anında cevap verebilmeleri için pazara yakın üretim yapmalarının f ••]/ . Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı. 1985. Ancak. GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. Burada. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. çeşit ekonomisinin yanında coğrafi konumun da önem kazanmakta olduğu. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak.35370). emeğin ucuz olduğu GOÜ için dış pazarlarda bir rekabet alanının bulunduğu görülmektedir. s. yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi.

kendilerine büyük avantaj sağlayacağı iddia edilmektedir (Kaplinsky ve Hoffman, 1988). Özellikle bazı sektörlerde, ücretlerin maliyet yapısında fazla önemli olmadığından, ya da üretim daha ziyade mikroelektroniğe dayandırıldığından ve tasanm-yoğun ürünler önem kazandığından ucuz emek önemini yitirmektedir. Yeni teknolojinin iletişim ve organizasyon açısından sağladığı olanaklar dolayısıyla da üretimin desantralizasyonuna gerek duyulmamaktadır. Fakat, Türkiye ATye olan coğrafi yakınlığı ile hazır giyim gibi bazı sektörlerde bu avantajım bir süre daha koruyabilecek gibi görünmektedir. Birinci bölümde değindiğimiz bloklaşma eğilimi bağlamında ise, AT bloğuna basan ile entegre olabilmesi, Türkiye'nin her sektörde ileri teknolojilerin yarattığı yönelimleri gözönünde bulundurarak doğru stratejiler, eğitim ve teknoloji politikaları takibedilmesine bağlı olacaktır. Yeni teknolojinin fabrika ölçeğine etkisi konusunda, ikinci bölümde belirtildiği gibi, çok farklı görüşler bulunmaktadır. Aslında fabrika ölçeği, ekonomik parti büyüklükleri, dolayısıyla, küçük ölçeğin rekabet gücü çeşitli sektörlerin üretim özelliklerine ve talep yapısına özgü olarak belirlenmektedir. Örneğin, kimya sanayiinde yeni teknolojilerle çok daha verimli kılınmış yeni fabrikaların hepsi daha büyük kapasitelere sahiptir (Stiglitz, 1987). Ayrıca, her ne kadar çok, farklı büyüklüklerde ve çeşitte model üretilirse üretilsin, yine senede 250.000 otomobil, yaklaşık 500.000 televizyon veya video üreten fabrikalardan daha küçükleri verimli olamamaktadır. Hatta ürün tasannu maliyetleri de eklendiğinde, firma ölçeği 2 milyon otomobil üretimini gerekli kılmaktadır (Rhys, 1992). Bu, yeterli düzeylerde iç pazara veya ihracat dahil toplam talep yapısına sahip olmayan GOÜ'de verimli üretim yapılamayacak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, GOÜ'ler için yeni teknolojinin bazı sektörlerde ölçek engelini ortadan kaldırması söz konusu değildir. Bu yüzden, ülkemizde de çok genel sanayileşme modellerinin benimsenmesi yerine, her sektörün teknolojik gelişme eğilimlerine göre sektörel stratejiler saptanması büyük önem taşımaktadır. GOÜ açısından gözden kaçırılmaması gereken bir gelişme de, 1980'lerden bu yana mevcut ekonomik belirsizliklerle başetmenin bir yolu olarak firmaların rekabet güçlerini korumak ya da arttırmak amacıyla stratejik işbirliğine gitmeye başlamış olmalandır. Ezeli rakip olarak bilinen büyük firmalar hatta çokuluslu şirketlerin arasında, özellikle en dinamik ve bilgi-yoğun sektörlerde giderek artan bir biçimde teknolojik işbirliği anlaşmaları yapılmaktadır (Mytelka, 1991). Buradaki amaç, artan rekabet ve astronomik düzeylere varan Ar-ge harcamalannın yarattığı baskı karşısında firmaların sahip oldukları ileri teknolojinin kendilerine sağladığı avantajları kurulan ittifaklarla ortaklaşa koruak, teknolojik değişiklikler yaratmak, standartlan belirlemede ortak hareket etmektir. Dolayısıyla, stratejik ortaklıklar daha önce de görülen firma evliliklerinden farklıdır. Çünkü burada bir pazara girebilmek, pazar paylannı büyütmek ve birlikte üretim hedeflenmemekte, bilgi/ teknoloji üretmenin masraflarını, risklerini ve belirsizliklerini paylaşmak asıl motivasyonu oluşturmaktadır. Özellikle telekomünikasyon, elektronik gibi sektörlerde rekabet gücü oluşturmak ve korumak üzere oluşturulan stratejik ortaklıklarda ülke devletlerinin büyük rol üstlendiği görülmektedir (Mytelka, 1991, s.5). Bu oluşumun bilgi-yoğun sektörlerde firma ölçek ekonomilerini daha da büyüteceği ve 1980'lerde uluslararası pazarlarda basan kazanmış küçük ölçekli firmalara hayat hakkı tanımayacağı açıkça görülebilmektedir. Bu önemli gelişme GOÜ'i giderek bölgesel pazarlara ve bölgesel işbirliğine yöneltmektedir. Özellikle firmalar arası teknolojik işbirliğine gitmek, tek ülke içinde rasyonel olmayan üretimlerin yapılabilmesini, mevcut kaynakların paylaşılabilmesini ve ölçek ekonomilerinden faydalanabilmeyi mümkün kılmaktadır. Bu yolla, GOÜler teknolojik işbirliği içinde ortak bir finansman ile indirek ma-

186

liyetleri paylaşabilecek, ortak Ar-ge çalışmaları için, araç-gereç ve kalifiye elemanlan biraraya getirerek, GOÜ'in en önemli hedefi olan teknoloji üretmeyi başarabileceklerdir. Türkiye'nin de Karadeniz Ekonomik İşbirliğini, Türki Cumhuriyetlerle ve Ortadoğu ülkeleri ile ekonomik ve ticari ilişkilerini bir de bu gözle değerlendirmesi ülkemize büyük avantajlar sağlayacaktır.

KAYNAKLAR Acs, Z.J., Audretsch, D.B., ve Carlsson, B., "Flexibility, Plant Size and Industrial Restructuring", Acs, Z.D. ve Audretsch (Eds), The Economics of Small Firms, Dordrecht: Kluwer Academic Publishers, 1990. Alcorta, L., The Impact of New Technologies on Scale in Manufacturing Industry: Issues and Evidence, UNU/ INTECH VVorking Paper No.5, June 1992. Ansal, H., "International Competitiveness and Industrial Policy: The Turkish Experience in Textile and Truck Manufacturing Industries", F.Şenses (Ed), Recent Industrialization Experience of Turkey içinde, Greenvvood Press, London, 1993 (yayında). Bain, J.S., Barriers to New Competition, Harvard University Press, 1956. Belussi, F., "Benetton: Information Technology in Production and Distribution A case Study of the Innovative Potential of Traditional Sectors', SPRU Occasional Paper Series, No.25,1987. Carlsson, B., "The Evolution of Manufacturing Technology and Its Impact on Industrial Structure: An International Study", Small Business Economics, V.1,1989a. Carlson, B., "Flexility and Theory of the Firm", International Journal of Industrial Organization, 7, 1989b. Ernst, D., "Automation and the Worldwide Restructuring of the Electronics Industry; Strategic Implications for Developing Countries", World Development, Vol. 13, No.3,1985. Ferguson, C, "From the People Who Brought You Vodoo Economics", Harvard Business Revievv, May-June, 1988. Hoffman, K. ve Rush, H., Micro-Electronics and Clothing. The Impact of technical Change on a Global Industry, Prager, 1988. Jacobsson S., "Technical Change and Industrial Policy: The Case of Computer Numerically Controlled Lathes in Argentina, Korea and Taivvan", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985. Kaplinsky, R. ve Hoffman, K., Driving Force, London, Westview Press, 1988. Kaplinsky, R., The Economies of Samll, Appropriate Technology International, 1990. Kline, S. ve Rosenberg, N., "An Overviej of Innovation", in (ed.) Landau, R. ve N.Rosenberg, The Positive Sum Strategy, National Academy Press, 1986. McGrath, M. E. ve Hoole, R. W., "Manufacturing's New Economies of Scale", Harvard Business Reviej, May June 1992. Mody, A., Suri, R. ve Sanders, J., "Keeping Face with Change: Organizational and Technological Imperatives", VVorld Development, V. 20, N.12, 1992. Mytelka, L K., Strategic Partnerships: States, Firms and International Competition, London, 1991. OECD-Organization of Economy and Development-Background Report Concluding the Technology/Economy Programme, Council at Ministerial Level, Paris, 1991. Panzar, J.C. ve VVillig, R.D., "Economies of Scale in Multi-Output Production", Ûuarterly Journal of Economics, V.91,1977. i I,
r

/ '

! f >'

; / ''
i

187

Perez, C, "Microelectronics, Long VVaves and VVorld Structural Change; Mew Perspectives for Developing Countries", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985, s.452. Piore, M.J. ve Sabel, C.F., The Second Industrial Divide, New York, 1984. Pratten, C.F., Economies of Scale in Manufacturing, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 28, Cambridge University Press, 1971. Pratten, C.F., The Competith/eness of Small Firms, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 57, Cambridge University Press, 1991. Rhys, D.G., "Economic Changes in the Motor Industry: Realhy and Myth", Mimeo, Cardiff Business School, University of Wales, 1992. Schonberger, R.J., Japanese Manufacturing Techniques, New York, Free Press, 1982. Stiglitz, J., "On the Microeconomics of Technical Progress", Katz, J. (Ed), Technology Generation in Latin American Industries içinde, London, Macmillan, 1987. Tayler, P., The Development of the Theory of Economies of Scale, Warwick Papers in Management, N.2 October, 1986. UNCTC - Birleşmiş Milletler Çokuluslu Şirketler Merkezi-United Nations Commission on Transnational Corporations (UNCTC), Transnational Corporations in VVorld Development: Fifth Sun/ey, New York: United Nations, 1988. VVomack, J.P., Jones, D., ve Ross, D., The Machine That Changed the VVorld, Ravvson Associates, 1990.

188

I ' I j MICRO MODELLING OF GLOBAL COMPETITION: PORTER MODEL AND İTS EC VERSION (DUDLEY MODEL) ".KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M. Melih BAŞ National Productivity Center SUMMARY • I /• in this paper. 1. î. küresel rekabet ışığında firma bazında stratejik rekabet gücü analizi konusundaki yazında geniş bir ilgi gören Porter Modeli (Value Chain Analysis) ve bunun ATye uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacak ve Türkiye'de kurulu ve kurulabilecek şirketler açısından modelin uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği tartışılmaktadır. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü ÖZET Bu bildiride. İ. the practicability of The Porter Model (valua chain analysis)which is very popular in the strategic competitiveness literatüre and its EC version (Dudley model) for Turkish companies are discussed. f ' I . 189 .The Practicability For Turkish Companies - Dr. PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR.

durumundan etkilendiği bir pazar olarak tanımlanabilmekte. Başkan P. sanki dünya (ya da onun ana bölgeleri) tek bir pazarmış gibi göreli olarak çok düşük maliyet farkları ile ve önemli ölçüde sabitlik taşıyan biçimde faaliyette bulunmakta ve her yerde aynı şeyleri aynı biçimde satmaktadır. Doğu Almanya'da kar görürsek yaünm yaparız. telekomünikasyon. .KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M. Siyasetçiler gibi davranamayız. Milliyetini tümüyle unutan. uluslararası (international) ve çokuluslu (multinational) terimleri yerine bütün dünyayı kapsayan bir uluslarüstülük (supranational) anlamında "küresel (global)" terimi kullanılagelmektedir. Barnevik bir söyleşide şöyle söylüyor (19): . Küresel pazarın ana özelliği talebin (tüketicilerin istek ve beğenilerinin) küreselleşmesidir. I.ABB'nin önceliklerinden biri küresel yönetici yarafihakür. Uluslariistü teriminin. makale vbg.. bir şirketin herhangi bir ülkedeki rekabet gücünün diğer ülkelerdeki rekabet gücünden. 190 . Yöneticileri onların olmak istediklerinden daha fazla "küresel" yapamayacağımızın ayırdındayız. İsviçreli. Alman ve Amerikalı var. Yönetim Kurulunun birçok üyesi Zürih dışında yaşıyor ve dünyanın çeşitli yerlerinde yönetim kurulu toplantıları yapıyorlar. Levitt'e göre çokuluslu şirket (ÇUŞ).(l 1) Küresel şirketlerin faaliyet gösterdiği küresel pazar ise. yazılı ürünlerde. girişimcileriz. uluslararası ya da çokuluslu teriminden farkını bir küresel şirketin tepe yöneticisinin aşağıdaki sözleri çok iyi vurgulamaktadır (18). Küresel şirket terimi. sektörler örnek olarak verilmektedir. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü GİRİŞ : Küresel Rekabetin Ana Çizgileri Gerek mühendislik gerekse de iktisat ve işletme alanlarındaki kitap.. PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR. Edzard Reuter (Daimler Benz Başkanı) Bir başka küresel şirket olan Aslan Brovvn Boveri (ABD)'yi ele aldığımızda Yönetim Kurulu'nun 12 üyesi arasında İsveçli. birçok ülkede faaliyet gösterir ve ürünlerin ve faaliyetlerini her ülkeye göreli olarak büyük farklar taşıyan maliyetlerine ayarlarken. ilk kez ABD'li yazar Theodore Levitt tarafından yapılmıştır..Biz milliyetçi ya da milliyetçilik öncüleri değiliz. küresel şirket. vazgeçen insanlara sahip olamıyacağımızı biliyoruz. ilaç vbg.

T-2: Verimlilik (kaynaklann etken kullanımı ve çıktılarda etkililik sağlanması) odaklı çalışma. İşletmelerdeki böyle bir küreselleşmeye iten dinamiklerin neler olduğu konusunda. Barrell. S-5: Çalışma yaşamı kalitesinin aktarılması. Coca-Cola vba. •i .) (10) A. T-4: Elektronik bilgi işlem teknolojisinde daha kuvvetli.Toffler. S-7: Cinsel ve ırksal aynmcılığın yerini uyuma bırakması. çeşitli gelecekçi yani "futurist" yazarlarca (A. daha küçük ve sesin algılanmasına dayalı aletlerin geliştirilmesi. Güçleri: Geleceğimizi Yeniden Yapılandıran 35 Küresel Güç)" adlı yapıtında bu dinamikleri dört öbeğe ayırmaktadır (7). aile şirketi bile olsalar "küresel olmak ya da olmamak" sorusunu sormak zorunda olduklarını söylemekte.(l). "CForces: The 35 Global Forces Restructing Our Future (K.Bu özellik.Drucker vb. Nike. 191 / . T-3: Bilgi ve teknolojinin uluslarötesi paylaşımı. inançlar ve kültürün küreselleşmesi. günümüzde şirketlerin.Barrell. S-6: Megapol denilen dev kentler halinde kentleşme. Şöyle ki: S Grubu: Sosyal dinamikler T Grubu : Teknolojik dinamikler E Grubu : Ekonomik dinamikler P Grubu : Politik dinamikler Sosyal dinamikler olarak şunlar belirtilmektedir: S-l: Küresel nüfusun dengeli. S-8: Değerler. bir şirketin küreselleşirken göz önüne alması gereken önemli hususları aşağıdaki şekilde sıralamaktadır: Kültürel farklılıklar / Mevzuat farklılıkları / Çevresel hususlar / Muhasebe-finans-vergi uygulamalan / İnsan kaynaklarıyla ilgili hususlar / Şirketin büyüme isteği ve olanaklan.) birçoğu aynı olan maddeler sıralanmaktadır. küresel marka olayını ortaya çıkarmaktadır (Benetton. P. S-9: Gelecek için eğitim (süper beyinlerin yetiştirilmesi) i 'j >/ '< • / Teknolojik dinamikler arasında ise şunlar yer almaktadır: T-l: Sıkıcı ve ağır işlerin tasfiyesi. Bunların içinde Frank Feather adlı yazar. S-3: Temiz bir çevrede yaşama isteği. istikrarlı bir duruma kavuşturulması. S-4: Küresel refah anlayışının geliştirilmesi. küresel rekabet döneminde bunun dışında kalmanın olanaklı olmadığını vurgulamaktadır. S-2: Yarınların gereksinmesinin bugün tüketilmediği bir sürdürülebilir kalkınma politikası izlenmesi.

işletme yönetimine küreselleşme açısından bakılacaktır. mikrocip. P-9: Küreselleşmiş yönetimin ortaya çıkması. yazılım gibi alanlarda). doğa ve girişimcinin nasibini almamaları olanaklı değildir. P-3: SSCB'deki parçalanma sonucu ortaya çıkan devletler arasındaki çatışmalar. sermaye. P-7: Üçüncü Dünya'daki dayanışma P-8: Katılımcı demokrasinin yaygınlaşması. E-8: Kapitalizmin ve sosyalizmin yeniden biçimlenmesi. elektronik posta mobil telefon vbg. emek. 192 . E-2: Üçüncü Dünya Ülkeleri'nin sanayileşmesi. T-7: Yüksek teknoloji alanındaki eski liderlerin geri plana düşmesi ve yenilerinin öne çıkması. Politik dinamikler kapsamında ise aşağıdakiler sayılmaktadır: P-l: Gezegenin silahsızlaştırılması.) yayılması ve gelişmesi. biyoteknoloji. E-3: Küreselleşen iş dünyasındaki iş döngüsünün (business cvcle) 2000'li yılların başında yükselme eğilimine girmesi. P-2: ABD'nin yaşadığı bunalım ve yeniden yapılanma gereksinimi. (Emek ve girişimci faktörlerindeki küreselleşme konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. Yukarıda sayılan otuzbeş küresel dinamiğin etkisiyle. T-8: Bilgi açısından zengin bir toplumun oluşması. iktisadi dizge (sistem) "içsel ilişkileri barındıran tek bir organizma" niteliği kazanma sürecindedir. Bu süreçte.T-5: Bilginin anında dünya tarafından kullanılabilmesini sağlayan gereçlerin (uydu. E-7: Gezegenin ekolojik restorasyonu. hem işletmelerin bir örgüt olarak hem de üretimin faktörleri olarak. Ekonomik dinamikler olarak aşağıdakiler belirtilmektedir . E-4: Gezegensel bilgi ekonomisinin oluşturulması. E-l: Atlantik'te günbatımı. BAŞ 1991 a) Bundan sonraki bölümde. P-4: Avrupa'nın bütünleşmesi (AT + EFTA + Doğu Avrupa) P-5: Japonların küresel bir nitelik kazanmaları. Pasifik'te gündoğumu. T-6: Japonların teknolojik liderliği (özellikle. B-6: Kaynaklar açısından kendi kendine yeterliliğin garanti edilmesi. E-9: Askeri harcamalara ayrılan fonun sosyo-ekonomik harcamalara kaydırılması. E-S: Küresel enerji açıklarının ortadan kaldırılması. P-6: Çin'deki modernleşme.

Bir yandan. Hatta bu nedenle "küryerel şirket (glocal company)" terimi bile üretilmiştir. Kanada ve Avustralya'da aylardır durgunluk hüküm sürmektedir. üretim odaklı salt teknik bir kavram olmaktan çıkmış.1. * Talebin küreselleşmişini destekleyen genel iktisadi koşullar mevcut. Küresel büyüme sırasında. nasıl bir işletme politikası izlenmesi gerektiği sorusuna verilebilecek yanıtın ge ^1 kapsamı şöyle olabilir: * İşletmeler. Küreselleşme nedeniyle fiyat ve kalite rekabeti artmaktadır. küresel düşünmekle birlikte. Hatta işveren kanadının temsilcisi TOBB ve bazı akademisyenler gerilemeden söz etmektedirler. Diğer yandan yenilik. şirket birleşmeleri de bu süreci hızlandırmaktadır. Bu olumsuz durumun sıçrama içindeki ABD'nin ihracatını da olumsuz etkileyerek onu da uzun ve ciddi bir durgunluk içine sokabileceği söylenmektedir. ' I 193 . Pazarın istediğini anında sunabilecek bir üretim ve pazarlama organizasyonuna sahip olmak için. Bu küreselleşme süreci. stratejik dayanışma (strategic alliance). İtalya ve İspanya'da da durum pek farklı değildir. Bu büyümenin finansmanında. durgunluk dalgasının dünyayı sarstığını göstermektedir. Söz gelimi. Yukarıda ana hatlarıyla görünüm verilmeye çalışılan günümüz iş dünyasında. Japonya'da tüketim harcamaları ve şirket karları düşüş göstermekte. vergi kolaylıkları. Diğer yandan Fransa'da şirket tasfiyeleri ve işsizlik artarken. İktisadi sistemdeki bu gelişme karşısında çokuluslu şirketler yerlerini dünya pazarı için ürettiği aym küresel (global) ürünlerini her yerde aynı biçimde satan küresel şirketlere bırakmakta. İşletmelerin nihai amacı olan karın azamileştirilmesi yerini işletmeI ' j /• ı . Küresel Düşünüp Yerel Davranma İlkesi. İngiltere. * Faaliyetlere ilişkin yaygın ağın koordinasyonunu kolaylaştırıcı teknolojik gelişmeler hızla artmaktadır. fonksiyonlarında da uygulanabilir bir içerik kazanmıştır. küresel şirketler için bir ana ilke olmuştur. pratikteki faaliyetlerinde ulusal sektör politikası gibi yerel hususları da dikkate alarak hareket eden şirkettir. artık küresel düşünüp yerel davranmalı ve tüm işletme fonksiyonlanndaki stratejilerinde esneklik ve yenilik ilkelerine esneklik mutlaka yer vermelidirler. iktisadi araştırmalar. ayrıca küresel ölçeklerde merkezileşmiş biçimde örgüüenmekte. şirket satın alma ve ele geçirmeler gibi konular ön plana çıkmaktadır. transfer fiyatlaması hususlan göz önüne alınmalıdır. elektronik ve bankacılık gibi birçok sanayi ve hizmet kesiminde gözlenmektedir. finansman vb. Bu evredeki en önemli konu. uluslararası risk yönetimi. Küryerel şirket. Almanya'da yeniden birleşmenin maliyeti denetimden çıkınca büyüme yavaşlamıştır. Türkiye'de ise yaşanmakta olan durgunluk kronik enflasyonla bütünleşmiş haldedir. teşebbüsün pazarlama. Gelişmelere daha yakından baktığımızda şunları görüyoruz : * Tüketicilerin gereksinim ve davranışlanndaki homojenlik artmakta. * Şirketler küresel düşünüp yöresel davranmakta. her türlü fon olanakları. / f ' j . Küresel Rekabetin Firma Stratejik Yönetimine Etkisi i Günümüzde iktisadi sistemin uluslararası niteliği yerini uluslarüstü (supranational) niteliğe bırakmıştır. Ayrıca ATnin 1992 hedefi hakkında ciddi kuşkular doğmuştur. esnek üretim sistemi ve bununla koordineli bir esnek pazarlama uygulamasına geçilmiştir. Rekabetin can damarları esneklik ve yenilik olmuştur. teknoloji transferi ve ortak girişimler (joint venture). büyümenin gelişme içeriğini taşımazsa sağlıksız bir genişleme olacağıdır.

* İşletmeler toplumsal sorumluluk ilkesi ışığında satınalmadan pazarlamaya dek uzanan Winter modeli gibi bir çevre kirliliği iç denetim modeli kurmalı. çevresel etki değerlemesi. Toplam bakım yönetimi de keza önem kazanmıştır. geriye kazanma konularına özel önem vermelidirler. * Uluslararası muhasebe standartlarına uygun bir muhasebe düzeni. Ancak vurgulanması gerekli önemli bir husus. * Gelişen çalışma yaşamının kalitesi düşüncesi ışığında iş görenlerin kaliteli bir çevrede çalışmaları ve işletme faaliyetlerinin her aşamasında katılımları kalite çemberleri gibi tekniklerle sağlanmalı.) ilgilendiren bir çıktı ifadesi olan katma değeri artırmaktan geçmektedir. Çünkü. bir işletme çıktısı olan çevre kirliliği maliyetlerinin kaydı ve enflasyon muhasebesi önem kazanmıştır. çalışma yaşamının kalitesi. yasal düzenlemeler ve daha birçok nedenden dolayı birçok sanayide rekabet küresel bir kapsam kazanmıştır. Başka bir deyişle işletmenin amacı yaptığı faaliyetlerle paydaşların servetini artırmak olarak görülmektedir. ülkeler ve bölgeler için genel geçer doğru bir tek küresel rekabet 194 . 3. Giderek artan belirsizlik bağlamında döviz ve faiz risklerinin yönetimi önem kazanmıştır. kalite. atıkların arıtımı.Porter'e göre dünya ölçeğindeki iş dünyasında rekabetin küreselleşmesi ayrıksı bir durum olmaktan çıkıp genel bir durum haline gelmiştir. bdtün firmalar. yenilik. Küreselleşme bağlamında işgörenlerin istihdamı da aynı özelliği kazanmaktadır. verimlilik. işçilerin şirket ortağı yapılmasına yönelik ESOP gibi uygulamalar göz önünde bulundurularak işgören verimliliği artırılmalıdır. Bu amacın yolu da işletmeyle ilgili tüm taraflan (işçi. Ayrıca bu işlem karar destek sistemleri veya uzman sistemler ile yapılmalıdır. Sıfır hatayla ve gerek tedarik gerekse de. finans kurumları. Verimlilik kazançlarının paylaşımı mutlaka benimsenmelidir. karlılık. pazar payı vb. endüstriler. bilgisayar destekli tasarım ve imalat gibi uygulamalara mutlaka geçilmelidir. tedarikten başlayıp pazarın içinde bile devam etmelidir. Küreselleşen pazarda herbir noktadaki durum diğer bir noktadaki durumu etkilemekte olduğundan pazarlamada esneklik ve küresel gereksinimlere yönelik küresel ürünleri sunmak için gerekli örgütlenme kaçınılmaz olmuştur. yönetici. üretim süreci açısından stoksuz çalışmak rekabetin önemli boyutları olmuştur. devlet. Bir yandan esneklik ve yeniliği izlemek için finansal kiralama gibi uygulamalara. Porter Modeli ve AT Uyarlaması (Dudley Modeli'ne Genel Bir Bakış Küresel rekabet konusunda ABD'nin en önde gelen yazarı Michael E. ortaklar vb. * İşletmenin finansmanı için kullanılabilecek kaynak türleri çoğalmıştır. standart maliyet sistemi yerine ABD'de geliştirilen "faaliyet bazlı maliyetleme" veya Japonya'da geliştirilen "hedef maliyetleme" gibi daha ileri tekniklerin benimsenmesi. * İşletme başarısının analizinde hem nicel hem de nitel göstergeler kullanılmalıdır. Söz gelimi. * İşletme politikasında odak noktasına müşteri yerleştirilmeli.nin piyasa değerinin azamileşürilmesine bırakmıştır. * Uygulanacak strateji mutlaka pazara yönelik bir temele dayanmalı: fabrika otomasyonu bağlamında esnek üretim sistemleri. teknoloji. teknoloji itimli yenilik ile pazar çekimli yenilik arasında bir denge kurulmalıdır. Toplam kalite yaklaşımı benimsenerek kalite kontrolü. tüketici gereksinimleri. temiz teknoloji kullanımı. diğer yandan akışkanlığı korumak için factoring gibi tekniklere önem vermek gerekmektedir. Durgunluk dönemlerinde "tekrar büyümek için küçülmek" biçimindeki stratejinin uygulanabileceği unutulmamalıdır.

hammadde fiyatları üzerinde kontrol açısından da bir miktar güçleri vardı.E. boş bir ambar ve bir miktar göreli olarak düşük deneyimli işgücü idi. Porter Modeli'ni ABD Kot Giyim Sanayiinde uygulamıştır. i Örnek: Porter Endüstriyel Rekabet Modeli'nin ABD Kot Giyim Sanayiinde Uygulaması: E.stratejisinin olamıyacağıdır. Modele yöneltebileceğimiz olumsuz bir eleştiri günümüz işletmecilik dünyasında ölçek ekonomilerinin artık yerini sinerjiye bıraktığı gerçeğidir. Bu model kullanılarak yapılacak bir analizde pazar ya da pazarların özgül durumları başka bir deyişle yapısal ve niteliksel özellikleri üzerinde mutlaka durulmalıdır. Bir yandan alıcılar diğer yandan satıcılar değerlendirilirken endüstriye potansiyel girişler ve ikame ürünler ışığında endüstrideki rekabet derecesi irdelenmektedir. Dünyamız şu sırada ABD odaklı Kuzey Amerika Ticaret Bölgesi.) da kurulmaya çalışılmaktadır. / f '. Japonya odaklı Asya Ticaret Bölgesi. Küreselleşme bağlamındaki en önemli değişten olan esneklik modelde özel bir yer ve önem almamıştır. Endüstriye giriş engellerinin çok düşük düzeyde olması yüz kadar rakip küçük işletmenin bu endüstriye girmesine yol açmıştır.' / 3. j / . Bu blokların dışında alternatif ya da marjinal bloklar (Karadeniz Ekonomik İşbirliği vb. j / ' > \ 3. Şirketler tedarik-üretim-pazarlama zinciri bağlamında stratejik modellemelerini buna göre belirlemelidirler. Endüstriyel Rekabet Modeli Porter modelinde endüstriyel analiz için bir endüstride rekabet ve performans açısından beş ana yapısal özellik belirlenmiştir. Kot kumaşının üretimi aşağı yukarı 4 ana firmanın elindeydi ve hiçbir küçük firma onlar için önemli değildi. Avrupa Ekonomik Sahası olarak üç kutuplu bir bloklaşmaya gitmektedir.E. Bu bloklar içinde ve arasında çelişkiler ve uzlaşmalar süregelmektedir.1. M. Endüstriye girmek için gereken şeyler topu topu biraz donanım. Bu durum endüstriyel yapı bağlamında Şekil-2'de ele alınmıştır. Daha ötesi bu küçük firmaların. Bu yeni rakipler fiyat konusunda müthiş bir rekabet başlattılar.Şekil-1) Porter'ın modelinde şekilde görüldüğü gibi endüstriyel rekabet bir dizge yaklaşımı içinde ele alınmıştır.1. Diğer yandan küresel sanayilerde esneklik olgusunun ön plana çıkması ile küçük ve orta boy işletmelerin rekabet avantajı önemli hale gelmiştir. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli ve Firma Değer Zinciri Analizi İlgili yazında birçok değerleme çizelgesi formatı geliştirilmiş ise de Porter daha yapısal bir teknik ortaya koymuştur. (Bkz. Başka bir deyişle kot .1. Bergsma adlı yazar. f ' fir- j 195 . Bu bölümde öncelikle Porter Modeli ve daha sonra onun AT uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacaktır. Uygulama ana hatları itibariyle şöyledir: 1970lerde ABD Kot sanayiindeki Wrangler markası ile üretim yapan Levi Strauss ve Blue Bell firması dışındaki birçok firma çok düşük karlar sağladılar. Kot bezinden giysi üreten malar ya onların fiyatlarını kabul edeceklerdi ya da bu işi bırakacaklardır.

Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli Kaynak: M.SEKİL 1.E. Porter (1986) POTANSİYEL GİRİŞLER * * * * * ölçek ekonomi I er i Mal i vet avanta iı ve olanakları Marka ima i ı Da3ıt im olanakları Siyasi poli tikalar Tehdi 11 er i ENDÜSTRİ Satıcılarin Pazar I ık Gücü * * * * * * Rekabet Derecesi Rakiplerin Sayısı Endüstrinin Büyümesi Sermaye Yoğunluğu Ürün farklılaştırılması Endüstriden Çıkış Engelleri ikame Tehdit I er i ALICILAR Müşter ilerin * Alıcıların Yoğunluğu * Satıcılarin Sayısı Pazar! ık * Mal i yet değiştirme Gücü Olanakları * ikame ürünleri * Geriye Doğru Entegre Tehditleri Yeni Giriş SATICILAR * Satıcıların Yoğunluğu * Al ıcılarin Sayısı * Maliyetleri Değiştirme Olanakları * Hammaddelerde ikame Olanakları * ileriye Doğru Entegre Tehdi 11 er i « ürün ve Hizmetlerin İKAMELER * işlevsel Benzer Iik * Fiyat/Performans Eğilimi * ikame ürünlerin Varlığı .

Düşük sermaye maliyeti .Bergsma (1983) SDOT ikame ürünler Pantolonlar Kot Kumaşı Satıcılarının Pazarlık Gücü .Birkaç temel imalatçı Müşterilerin Pazarlık Gücü ."Ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağının hatırı savı Iır ölçüde olması .Yoğunlaşmış Sanayii .SEKİL 2: ABD Kot Giyim Sanayiinin Yapısı Kaynak: Ennlus E.Birkaç temel mağaza z inci rindeki yoğunlaşma Nerede Naşı I Giriş ve Cıkıs Enqelleri .

bulundurma ve depolama. ara girdiler ve diğer taşınır ve taşınmaz varlıkların satın 198 . bu model tasarımındaki isim endüstriye giriş açısından önemli bir engel oluşturdu. birleştirme. kolaylık tesisleri. pazar kanallarının seçimi. test etme. Bitmiş malların depolanması. Bu sırada Jordache adlı firma ortaya çıktı. Bu firma reklama ağırlık veren ve kot giysisi model tasarımını uygulayan bir çizgi izliyordu.1.2. zaman ve miktarda uygun fiyattan sunma amacıyla fiyatlama. satıcılara iadeler. basım. Hizmetler : Ürünün değerinin satıştan sonra da sürdürülmesi veya artırılması için ürünü çalışır hale getirme. Firmanın faaliyetleri dokuz gruba ayrılmaktadır. İç Lojistik : Stok kontrol. Porter bu dokuz faaliyeti iki ana tip olarak sınıfiamıştır: (i) Temel (Birincil) Faaliyetler Bu faaliyetler mal ve hizmetlerin fiziksel olarak üretilmesine. aksi halde bu alıcılar bu fiyata razı olan satıcıları kolayca bulabilmekteydiler. Bunun sonucu olarak küçük imalatçılar alıcıların ödemeye istekli oldukları fiyattan satmak zorundaydılar. Diğer yandan.bezini piyasaya sunan firmalar yüksek bir pazarlık gücüne sahiplerdi. sipariş. satış artırma çabalarının programlanması. alıcılara pazarlanmasına ve satış sonrası hizmetlere ilişkin faaliyetlerdir. Firma Değer Zinciri Analizi Porter değer zinciri analizinde firmanın faaliyetlerinin kategorileştirilerek gösteriminde sistematik bir yaklaşım kullanmıştır. onarım. paketleme. bitmiş malların araçlara yükleme-dağıtım ve teslimi. Bu temel ve destek faaliyetlere daha yakından bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır: (i) Temel Faaliyetler Dış Lojistik. donanım bakımı. Özetle Jordache öyle bir strateji geliştirdi ki endüstriyi çevreleyen yapısal güçlerin birçoğunun kendine zararsız hale getirdi ve kendisine rekabet avantajı sağladı. 3. Girdileri Çıktıya Dönüştürme (Üretim) Faaliyetleri : Makinalarda işleme. sipariş işlemeleri ve programlaması. araç programlaması. yedek parça tedariki ve ürün ayarlaması. ABD'de satılan kot giysilerin büyük bölümü büyük mağaza zinciri niteliğindeki alıcılar tarafından satın alınmaktaydı. (ti) Destek Faaliyetleri Bu faaliyetler temel faaliyetlerde sürekliliğin sağlanması için yapılan girdi tedariki ve altyapı faaliyetleridir. (ii) Destek Faaliyetleri Tedarik : tik madde ve malzemeler. Bu firma güçlü bir tüketici tercihi yaratarak fiyatları kendi koymaya ve belirlemeye başladı. eğitim. Pazarlama ve Satış : Ürünlerin alıcılara uygun yer. teslim alma. Her bir kategoride endüstrinin özelliğine ve firmanın stratejisine göre çeşitli sayıda farklı faaliyetler sözkonusu olabilir.

Bu faaliyetler arasında maliyet ve etkililik açısından dikey. mylar'dır. A-G ve yenilik konularına dayalıydı: A-G yatırımları. Dudley Modeli ı AT ile ilgili büyük hacimli literatürde hukuk ve ekonomi disiplinlerine ilişkin çalışmalann yoğunluğuna karşılık işletmecilik disiplinleri açısından yapılmış çalışmalann sayısı çok fazla değildir. yerleştirme. 199 . İnsan Kaynaklan Yönetimi : Seçme ve işe alma. Bu çalışmalar kapsamında James W. muhasebe. yüksek kaliteli ve güvenilir biçimde üretmek. her ürünü bekleyen bir pazara tekelci fiyatlarla satmak. Örnek: Porter Değer Zinciri Analizi'nin Du Pont Şirketine Uygulanması (8) Du Pont şirketinin başarı formülü. Edgar Wollard'ın 1993 Temmuz'unda şirketin pay senetlerinin ilk altı aylık getirişinin beklenenin altında olması üzerine söylediği şeyler de bu analizi doğruluyor (Financial Times. Dudley'in çabşmalan kayda değer düzeyde çalışmalardır. değerlendirme. finans. Aynca Porter'ın modelini Tek Pazar çerçevesinde revize etmiştir. teflon. ABD hükümetinin 1950 ve adardaki anti-tekel mevzuatlanyla karşılaştılar tabii ki Du Pont da. Du Pont şirketinin icatları ev ekonomisi söz dağarcığına girebiliyor ve birçoğu plastik veya polimerik ürünlerdi. Küreselleşme Bağlamında AT'ye Bakış ve J. ödüllendirme. yatay. tesislerin ülke dışında yerleştirilmesi gibi önlemler aracılığıyla düşük maliyet avantajını elde eden ve bir teknoloji firması haline gelen Du Pont şirketi Şekil 4'te de görüldüğü gibi pazarlama ve satış kapasitesini arttırma konusuna önem verme gereksinmesi ile karşı karşıyadır. planlama. kalite yönetimi. çapraz yani tüm yönlerde sistematik bir ilişki mevcuttur. (Bakınız Şekil 6). yönetim geliştirme. Şekil 3'te gösterilen bu faaliyet kategorilerinden herbiri tüm endüstrilerde mevcut olmakla birlikte farklı endüstrilerde rekabet avantajı açısından farklı önemlere sahiptirler. yükseltme. 14): "Ekonomik faaliyette bir artış olmadıkça iş koşullan aynı güçlük derecesinde kalacak. işveren-işgören ilişkileri. Ancak tekel konumundaki şirketler. patent hakkı alma. Du Pont'un YöaKur. Teknolojik A-G: Teknik bilgi. Du Pont şirketinin başarı sürecindeki diğer adımı üretime odaklanmak oldu. s.W. hukuki ve bürokratik makamlarla ilişkiler. 29. farklı kısımlar arasında yatay ve dikey birleşme yeteneği.2. Firmanın Altyapısı : Genel yönetim." j / 'j // / ' i < 3.Bşk. yeni ürünlerin icadı. öğrenme eğrisi tekniğini kullanma. dakron. Teknoloji yatırımları. naylon.1993. süreçler ve değer zincirinin her bir etkinliği için gerekli olan teknik girdiler.7. asetat. Dudley "1992 Tek Pazar İçin Stratejiler" adlı yapıtında Şekil 5'te verilen tek Pazar için bir strateji şeması geliştirmiştir. Yarattığı ürünlerden birkaçı selofan. Mr.alınması. ölçek ekonomilerini geliştirme. temel pazarlarımızda fiyat baskısı ve beri yandan aşın kapasite sorunumuz var.

E. Porter (1986) Firmanın Altvaoısı insan Kaynakları Yönetimi Destek Faaliyetler i Teknolojik Araştırma ve Geliştirme Tedar ik Gi rdi ler i Dış Lo i i s t i k C ı k t ı v a Dönüştürme Süreci (Faaliyetler i} Pazar I ama ve Lo i i s t i k Satış ıc Hizmetler (Sat ıs Sonrası} Temel (Birincil) Faaliyetler .SFKiL 3: Firmanın Deâer Zinciri Kaynak: M.

1. * * Yeni pazarlara girişteki riskin azaltılması. i 4. * Finansal hizmetlerin geliştirilerek kredi maliyetlerinin düşürülmesi. Türkiye'deki şirketlerde stratejik yönetim alışkanlığı ve geleneğinin olmaması bici- / 201 . Karadeniz Ekonomik İşbirliği gibi çeşitlenmelere uğradı. Avrupa Topluluğu kapsamında global rekabet olgusuna bakarken odak noktası Avrupa Topluluğu'na ilişkin yasal düzenlemeler olması gerekmektedir. Birincisi makro düzeyde ikincisi mikro düzeyde olan bu güçlükleri şöyle sıralayabiliriz : il 4. Bu yasal düzenlemeler topluluk içindeki global rekabeti artırırken topluluk dışına karşı korumacı bir özellik göstermektedir. Mikro Güçlükler Bu güçlük. Bu altı faktör tüm endüstri kapsamında yapısal değişiklikler oluşturacak sonuçsal etkilere sahiptir. ulaştırmaya ilişkin yasal düzenlemelerde gevşeklik sağlanarak ulaştırma maliyetlerinin düşürülmesi ve böylece mal hareketlerinin teşvik edilmesi. Porter'ın modelinin Tek Pazar açısından gözden geçirilmesi kapsamında altı faktörün eklenmesi gerektiğini söylemiştir. sonraları Türk Cumhuriyetleri. Bir zamanlar Ortadoğu olan alternatif arayışı. Şirketlerin bu konuda istemleri geliştikçe henüz ortalıkta görünmeyen (ABD'de bolca bulunan) sektör analistleri de ortaya çıkacaktır. Dünyanın birçok yerinde bloklar dışı kalan ülkeler gibi Türkiye'de alternatif blok arayışları sürmektedir. Avrupa Ekonomik Sahası olarak adlandırılan AT+EFTA tümlemine Doğu Avrupa'nın da eklenmesi ile oluşan Avrupa bloku ile Türkiye'nin ilişkileri zayıf niteliktedir. şirketlerin stratejik rekabet analizinde farklı pazarlar için farklı modeller geliştirmeleri. Coğrafi engeller nedeniyle ABD odaklı Kuzey Amerika (NAFTA) blokuna veya Japonya odaklı Asya blokuna girmesi olanaklı gözükmüyor. Porter modelini sözü edilen alternatif blok arayışları bağlamında çeşitleme gereksinimi olduğudur.Dudley. f ' * Paralel ticarette haksız fiyat rekabeti gibi sorunların ortadan kaldırılması. * Döviz kurlarındaki değişimin yarattığı avantaj ya da dezavantaj etkisi. 4. Bunlar şekilde görüldüğü gibi. büyük boyutlu araştırma geliştirme çalışmalarının yürütülmesi gibi konularda işbirliğinin düzenlenmesi. Tüm bu görünümden çıkan sonuç. Makro Güçlükler Daha önce sözü edilen üç bloklu (Asya-Avrupa-Kuzey Amerika) kutuplaşma bağlamında Türkiye makro düzeyde hangi bloka gireceği konusunda net bir çizgiye oturamamıştır. Sımr kontrollerinin kaldırılması. Porter ve Dudley Modellerinin Türkiye'deki Şirketler Açısından Uygulanabilirliği ve Uyarlanabilirliği j / Yukarıdaki bölümlerde ele alınan modellerin Türkiye'deki şirketlere uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği vardır. Gümrük Birliği tartışmaları da bu zayıflığın bir göstergesidir. Ancak bunun önünde iki tür güçlük vardır.2. * Bazı firmalar açısından mevcut olan hükümet koruması veya desteğinin kaldırılması.

satış ve tekn hizmetlerin birleştirilme *Yoğun süreç geliştirme işb Müşterilerin imalat süreci uyumlu A-G yapı İması * Kal i te imajı Tedar ik *Kali te imajı *Pazarlamanın Du Pont'un diğer stratejik iş bi r imler i ile yatay entegrasyonu * Güçlü satış *Deği şt i rme ekibi garant i si *En iyi müşteri proses eği t imi *En geniş teknik hizmet kapsamı iç Loj istik üret im FaaI i yet I er i Dış Lo j i s t ik Pazar I ama Sat Hizmetler .G çalışması *Küresel ölçekli A . düşük hata *Yoğun Depo Ağı *Hızlı tesl im garant isi *En ivi eğitim.G teknolojisi *En düşük i Ik madde ve mIz. mal i yet i * Dolaysız *En büyük ölçek ikmal ekonomi I er i *En yüksek Ürün fizik kal i te seviyesi *Yüksek miktarda çıktı. v ü k s e k kaliteli b i l i m adamlarını cezbedivor *En iyi pol imer A .S E K İ L 4: Du Pont Ş i r k e t i n i n Değer Zinciri Analizi K a v n a k : M a c e d a (1988) Fi rmanın Al tyapısı insan K a y n a k ları Yönetimi TeknoI o j i Gel ist i rme Du P o n t ' u n p l a s t i k ve m a l z e m e sektöründeki tarihi ve geleneği *BabaerkiI kültür qüvenliqi qaranti e d i v o r .

Kaynak Tedariki. örgütleme. Siyasal — .ŞEKİL 5: Avrupa Ekonomik Sahasının Oluşması Halinde Stratejik Rekabet Şeması Kaynak: Dudley 1990'dan uyarlanmıştır AT'de Hükümetler Avrupa Tek Senedi Maastricht Anlaşması Topluluk Dışı Etkiler ve Etki IenmeI er Topluluk Karar Organları Ulusal Hükümetlerin Bağımsızlık Sorunları küresel Pazar Etkileri Tek iç Pazar Küresel Alanda Tehdit ve Fırsatlar iç ve Dış iş Çevrelerine Göre Değişim Tek Tek Firmalar Acısından Fırsat ve Tehdi tler Şi rket Stratej ileri: Pazarlama.

Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli'nin AT'ye uyarlanması (Endüstriyel Yapıya Tek Pazarın Etkisi) Kaynak: Dudley (1990) Yeni Giriş Tehdi 11 er i ikame Tehdi 11 er i Endüstr i ye I Yeniden Yapı I anma Satıcıların Pazar Iık Gücü Endüstr inin Rekabet Durumu Alıcılarin Rekabet Gücü Kredi Ma I i yet I er i ni n Düşürülmesi Paralel Ticaret ışbi rI iği Düzenlemeler i Hükümet Düzen I eme I er i DaIgaI anan Döv i z Kur I arı U l a ş 11rma Mal i y e t l e r inin A z a I 11Iması .E.ŞEKİL 6: M.

Bu konuda bir başka önemli husus. İşveren kuruluşlannda (TOBB ve birimleri. stratejik planlama ile yetinilmektedir. stratejik yönetim kavramının Türk şirketlerinde çoğu aile şirketi geleneğinin ürettiği yöneticilerce yanlış algılanıyor olmasıdır. Belirsizliğin artması karşısında kullanılabilecek hem sayısal hem sayısal olmayan değişik teknikler mevcuttur. 1-5 yıl erimli normal dönem stratejik planlan bile yapılmamaktadır. 205 I . Bu yanlış algılama. Stratejik yönetim kültürünün gelişmesi konusunda sanayi-entelliiansiva (Üniversite v&) işbirliğinin gerekli olduğunun ayırdına tüm taraflarca varılması. Oysa ki çoğu zaman stratejik performans denetimi göz ardı edilmekte. meslek odaları vb. Makro temelde alınması gerekli önlemler: * * * İş dünyasında yer alan öğelerin (dernekler. Oysa ki yönetim. Körfez Savaşı gibi olağanüstü dönemlerde kullanılmak üzere hazırlanmış bunalım dönemi strateji paketleri gibi ileri uygulamalar bir yana. işveren sendikalan vb. Oysa ki çok kaba bir yaklaşımla tam belirlilik haline iş dünyasında hemen hiç rastlanmaz ve belki de bu durumda stratejik bir plana bile gereksinim olmayacaktır. Buna neden olarak "belirsizlik" gösterilmektedir. daha başka fonksiyonlan da kapsamakla birlikte esas olarak planlama. yürütme ve kontrol fonksiyonlarından oluşan bir "bütün"dür.) lobicilik faaliyetleri kapsamına bloklaşma süreci bağlamındaki tercihlerinin abnması ve işlenmesi. Stratejik yönetimin gerektirdiği stratejik yönetim örgütlenmesi şirketlerimizde çoğunlukla mevcut olmayıp. olanlar da yetersizdir. I Mikro temelde alınması gerekli önlemler : * Stratejik yönetimin kavram olarak şirketler tarafından doğru biçimde algılanıp uygulanmaya konulması. Gerek hükümetin gerek şirketlerin stratejik uygulamalarında belirsizliği yapay ve gereksiz ölçüde artıran uygulamaların ortadan kaldırılması. yönetim kavramının yürütme kavramıyla eşanlamlı alınması gibi bir hatadan kaynaklanmaktadır. Sektör analistliği kurumunun kamunun da desteğiyle ancak özellikle işverenlerin öncülüğü ve talebiyle oluşturulması.) stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgi bankalarının hem yurt içi hem yurt dışına yönelik olarak kurulması ve tüm bilgilere "gizli" damgası vurulması alışkanlığının ortadan kaldırılması.minde ifade edilebilir. Stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgilerin üretilebilmesi için mutlaka bulunması gereken yönetim bilgi sistemleri (MİS) çoğunlukla bulunmayıp. olanlarda da yetersizdir. Porter ve Dudley modelleri ya da Porter modelinin Türkiye'nin alternatif blok arayışları bağlamındaki çeşitlemeleri kullanılabilir. örgütleme. Ancak bunun için gerekli makro ve mikro önlemler alınmalıdır. i / Sonuç ve Öneriler / r Bazı makro ve mikro güçlükler olmakla birlikte. Kuşkusuz stratejik yönetim de aynı yaklaşımla ele alınmalıdır. * f * * * Uzun erimli planlama alışkanlığının benimsenmesi.

* Şirkette hem dış bilgi sistemlerinden yararlanma hem de şirket içi yönetim bilgi sistemlerini kurma düşüncesinin hayata geçirilmesi. bunalım vb. Bu amaçla şirketin vizyon ve misyonuna dayalı stratejilerindeki anahtar alan ve göstergelerin belirlenmesi ve değişen konjonktüre göre gözden geçirilmesi. * Stratejik yönetim amacıyla örgütlenmenin (bu görev tanımıyla bir birim kurulması. * Gelişmelere içi zihinsel süreçlerde doldurulmamış boş bir kavramı benimseme modasıyla yaklaşma alışkanlığının bırakılması. * Stratejik planlamanın çeşitli zaman uzunlukları ve konjonktürel dönemler (normal.* Şirkete dizge (sistem) yaklaşımıyla bakma. şirketin stratejik iş birimlerine bölünmesi gibi uygulamaların) yapılması. şirket-sektör-ulusal ekonomi-bölgesel ekonomiuluslararası ya da uluslarüstü ekonomi zincirini dizge-alt dizge mantığıyla ele alma alışkanlığının kazanılması.) için çeşitlendirilmesi. 206 . * Stratejik performans denetiminin stratejik planlamaya ve giderek stratejik yürütmeye yön verecek biçimde örgütlenip yapılması. Son söz : Stratejik yönetim modellemesi yapmayan bir şirket gideceği limanı bilmeyen gemiye benzer. * Stratejik yönetimin rasyonelitesinin aile şirketi yönetim stiliyle uzlaşmadığının kavranılması.

F. ve J. 77-88. PORTER M. LEVITT T. "Denetim (DENETDE Yayını). / j / ' ! I '- . Y. HAX A. ss. REICH R. New Jersey. September. 207 . Y. JONES B. Fort VVorth. No.2 (March-Aprill). 2. 9. 13. ve N. Dünya Gazetesi. New York.61. 4 (1992) : "Küreselleşmenin Dinamikleri ve işletme Yönetimi. Vincze (1993): Strategic Management Text and Cases. The Free Press. 1. 2/E. Harvard Business Review. Prentice-Hall Int. Sloan School of Management. Director Books. Cambridge. (1983): "İn Strategic Phase Line Management Needs Business Research.4 (Autumn). ss. 8. The Free Press. / '. (1991 a): "2000'e Doğru Global Pazardaki istihdamda Globalleşme". DUDLEY J. 91 -105. 14. No. BAŞ İ. 69. BERGSMA E. V.77 (Eylül-Ekim).S. 10. (1991): BuikJing A Global Business. Marketing News.S.65 (Mayıs). (1991): "Management in the 21 st Century: A Modest ProposaP.C.W.i t / KAYNAKÇA BARRELL A. (1991): "The Logic of Global Business : An lnterview with ABB's Percy Barnevik". 5/E.M. 78-80. Ramsden (1991): "The Giobal Brand Age". ve R.W. MACEDA E. TAYLOR W. No. V. 21 January ss. Unpublished paper.W. The Dryden Press. 18.2 (March-April). The Free Press. 92-102.7. 4-8.. (1980): Competitive Strategy : Techniques for Analyzing Industrie* and Competitors. Not Market Research". HIGGINS J. Majluf (1991): The Strategy Concept and Process A Pragmatie Approach. (1990): 1992 Strategie* for Single Market. 19. (1988): Strategic Analysis: Du Pont Company. ss. 21-22. (1989): G-Forces: The 35 Global Forces Restructuring Our Future. 11. 6. 7. Kogan Page. V.B. 3-5. 14-17. 20. Boston. ss. New York. ss. SAM Advanced Management Journal.6. VVilliam Morrovv and Company. New York. 15 (1985): COmpetitive Advantage: Creating and Sustaining Superior Performance. 16 (1986): COmpetition in Global Industries.E. 5. Harvard Business Review. FEATHER F. New York. (1991): "Who is Them?" Harvard Business Review. 12. 17 (1990): The Competitive Advantage of Nattons. Harvvard Business School Press. ss. No.56. MİT.P.5. (1983): "The Globalization of Markets". s.1991 tarihli nüsha. 3 (1991 b) : "iş Dünyasının Görünümü ve İşletme Politikasının Orkestrasyonu". Inc.M. McKENNA J.3 (May-June). Denetim (DENETDE Yayını). London. Management Today.69. ss. V.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful