TMMOB

!A1 S A N A Y I K O N G R E S I
İLDİRİ BİLDİRİLER KİTABI I. CİLT

TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET İİİ GÜCÜ VE STRATEJİSİ

Hazırlayan
T M M O B

MAKİN A
1 V ± MÜHENDİSLERİ XX O D A S I THE CHAMBER OF MECHANICAL ENGINEERS

Yayın No: 160

tmmob makina mühendisleri odası
Sümer Sokak 36/1-A 06440 Demirtepe - ANKARA Tel: (312) 231 31 59-231 3164 Fax:(312)231 31 65 Yayın No: 160
ISBN : 975-395-098 -5 (TK. NO) ISBN : 975-395-099-3 (1. CİLT)

Kongrenin gerçekleştirilmesindeki maddi katkılarından dolayı TÜBİTAK ' a teşekkür ederiz.

Baskı: Özkan Matbaacılık Ltd. Şti. Tel: (312) 229 59 74

TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ
Aykut GÖKER

ÖZET Bu çalışmada, Türkiye sanayiinin rekabet gücü (rekabet edebilirliği) açısından teknoloji faktörü irdelenmektedir. Bunun için, önce, rekabet gücü deyimi ile neyin anlatılmak istendiği açıklanmakta ve Porter'a göndermede bulunularak, rekabet gücü ve prodüktiviteyi yükseltme yeteneği arasındaki yakın bağa işaret edilmektedir. Sonra, prodüktiviteyi yükseltme sorununun, 1970'lerin başından beri sürüp gelen iktisadi krizi aşma arayışında başlıca odak konularından biri olduğu ve gerek prodüktiviteyi yükseltmede gerekse bunu tamamlayan diğer ekonomik, toplumsal açılımları gerçekleştirmede teknolojiye kritik bir rol yüklendiği vurgulanmaktadır. Bu vurgulama, daha sonra, A.B.D.'nin (Clinton-Gore) teknoloji politikasından alman örneklerle desteklenmektedir. Buradan hareketle, prodüktiviteyi yükseltme ya da bununla aynı anlama gelmek üzere, ekonomik krize çözüm arayışının, rekabet edebilirliğin koşullarını da ürettiği ve burada, teknolojiye olan egemenliğin belirleyici bir rol kazandığı anlatılmaktadır. Özetle, Türkiye Sanayiinin rekabet gücü böylesi bir çerçevede irdelenmeye çalışılmaktadır.

SUMMARY in this working paper, the competitiveness of the industry of Türkiye has been investigated in the context of technology. As a first step, it has been explained what has been meant with the term of competitiveness, and pointed out, referring to Porter, the close link between competitiveness and the ability to increase the productivity. And then, it has been emphasized that the question of productivity is one of the focus points of the challange for economic crisis since the very beginning of 1970s, and it has been also underlined the critical role of technology in mcreasing the productivity and realization of the other economic and social measurements as the integral parts of it. These emphasıses, later on, have been verified on the base of the U.S. (Clinton-Gore) Technology Policy. in this frame, it has been explained that the search for having the productivity increased and, in this sense, the economic crisis ovenvhelmed, has been weaving the conditions of competitiveness, and that the superiority in technology has acquired a decisive role among them. Consequently, the competitiveness of the industry of Türkiye has been verified in the context of aforesaids.

118

Bir ulusun fır malan. Konu. diğerlerinin niçin başaramadığına ilişkin bir araştırmanın çelişik sonuçlar ortaya koyduğunu örnekleriyle açıklıyor ve buradan bir sonuca vanlamayacağını söylüyor. Ama. Çünkü. bir ulusun firmalannın. rekabet edebilme başansını nasıl gösterir? Bunu bilmeliyiz ki. yüksek bir yaşama standardım nasıl sağladığı ve bu standardı giderek nasıl yükseltebildiğidir. rekabet edebilme yeteneğine sahip olabilmektedirler. rekabet edebilme yeteneğine sahip ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklanna bakmaktır. Harvard Business School'dan Michael E.TÜRKİYE SANAYİİNDE REKABET GÜCÜ yada TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ Aykut GÖKER • / GİRİŞ "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdeleyebilmek için. The Competitive Advantage of Nations'ta. ancak. bir ülkenin. ülke olarak. Bir ülke. ürün kalitesini yükselterek. birim işgücü ya da sermaye başına üretilen çıktı değeridir. mev- < /. genel bir çerçevede ele alınınca. 'rekabet edebilirliğe' değil. burada araştınlması gereken. bir ulusun kaynaklarını (iş gücü ve sermaye) kullanmadaki prodüktiviteye bağlıdır. ünlü kitabı. "soru yanlış sorulmuştur. amorf bir kavram olan. niçin böyle oluru anlamaktır. bu yeteneği. Prodüktivite. rekabet edebilirliği anlamına da geleceği açıktir. Bu ise. "Rekabet gücü" derken. rekabet edebilme yeteneği. anlamlı olan tek kavram. (bu yeteneğe sahip olduğu kabul edilen) o ülkenin. h e m ürünlerin kalite ve özelliklerine (ki bunlar fiyatı belirler) h e m de üretimdeki verimliliğe bağlıdır "Ulusal düzeyde rekabet edebilirlik konusunda. bu b a s a n d a teknolojinin rolünü irdeleyebilelim.• ' ^ >j . Giderek yükselen bir yaşam standardı. Yapmamız gereken. bu. Prodüktivitedeki büyümenin sürdürülmesi. Türkiye'nin. f ' 119 . kendi yurttaşlarına. o n a arzu edilen. Porter şöyle diyor: "Bir ulusun temel ekonomik hedefi yurttaşlanna yüksek bir yaşama standardı sağlamak ve bunu. Soruyu yamtlayabilmenin en kestirme yolu. ulusal prodüktivitedir. ülkelerin bu başanya nasıl ulaştıklarına ya da bazıları bunu başanrken. Bu araştınlmalıdır. Bunu başarma yeteneği. nasıl kazanır. çünkü. önce "rekabet gücü" kavramını biraz irdelemek gerekecektir. kısacası "rekabet edebilirlik" olduğu söylenebilir. daha da yükselterek sürdürmektir." Porter'a göre. diyor Porter. burada kastedilenin. böylesi bir standardı sağlayan ve bunu yükselterek sürdürebilen ülkeler. ek özellikler kazandırarak. Porter. "Türkiye'de sanayi işletmelerinin rekabet edebilirliği" gibi. ürün teknolojisini geliştirerek ya da üretim verimliliğini artırarak. bunun. kendisini sürekli olarak geliştiren bir ekonomiyi gerektirir. hiç durup dinlenmeksizin. rekabet edebilme yeteneğine nasıl eriştiği değil. yüksek prodüktivite düzeylerine ulaşm a l a n n a ve prodüktiviteyi zamanla artırmalarına bağlıdır.

"ürün kalitesini yükseltme". M. 1990. sağladığı yüksek prodüktivite sayesindedir ki. genişliği görmek gerekir.) Daha sonra. bunda daha erken başarı gösteren ülkeler ve/veya firmalar rekabet üstünlüğünü de ele geçirebilmektedirler. iktisadi krizi çözme sorunuyla eş anlamlı hale gelmiştir. Bütün bunlar. Almanya. rekabet edebilirliğin tanımında. önce.. çünkü. "yeni ve sofistike sanayilerde basan gösterme" gibi pek çok temel konuyla birlikte kavramak ve buradaki iç içeliği. somut bir örnek olarak. (Bknz. çok daha doğru bir yaklaşımla. onlarca yıldır. Daha pek çok alt sorunu içeren bu kilitlenme. Tabii. bir kez de. teknolojinin bir rolü var ise. Türkiye'nin dahil olduğu kapitalizmin dünya sistemi çerçevesinde. (Bknz. böylesi bir yöntem izleyeceğiz. giderek daha çok ayırt edilir hale gelmesini ve işçi başına düşen çıktıyı giderek çoğaltacak yüksek otomasyon düzeylerine erişmeyi başarmaktadırlar. "ürüne ek özellikler kazandırma".cut sanayilerdeki prodüktiviteyi geliştirmelidirler. asıl konumuz olan Türkiye sanayiinin. prodüktiviteyi yükseltme anlayışım ikame ettikten sonra. pazar ekonomileri olarak anılan sistem. sistemin bütünündeki. Bellidir ki. kilitlenmenin. prodüktivitenin genel olarak daha yüksek olduğu ve giderek daha sofistike hale gelen sanayi sektörlerinde rekabet edebilme yetkinliklerini de geliştirmelidirler. O halde.) Son bölümde de. pazar ekonomisi ülkelerinin 1970'lerin başından beri bir türlü aşamadıkları iktisadi krizi doğuran kilitlenmedir. yalnızca.E. sanayi genelinde.) 120 . bu koşullara uyanlar rekabet edebileceklerdir. 22 Şubat 1993'te ABD Başkanı Clinton tarafından açıklanan. Bölüm III. rekabet edebilirliğin koşullarım da üretmektedirler. örneğin. aynı iktisadi sistemin içinde yer alan ve bu yeri daha da pekiştirmek için olağanüstü çaba harcayan Türkiye'nin ve tabii. söz konusu iktisadi krizin aşılmasında. (Bknz. Bir ulusun firmaları. iktisadi krize çözüm arayış ve beklentilerini. hiç şüphesiz. teknoloji faktörü açısından durumunu. rekabet edebilirlik anlayışı yerine. Dahası.) Porter. sözü edilen kilitlenme çözülebilecektir. "pazarların sınırlılığı" gibi bir boyutu da vardır ve bu sınırlar. bu arayış ve beklentilerin somut dayanağı olan teknoloji faktörünü irdelemeye çalışacağız. Onun içindir ki. krizi aşmada teknolojiye izafe edilen role ilişkin bu irdelemeyi. ucuz işgücü ve "elverişli" döviz kurlarının. mevcut üretim alanlarında prodüktivitenin gelişmesi sonucu serbest kalacak insan kaynağı massedilebilir. "Türkiye'de. itibarî değerlerin üzerinde fiyatlar elde edebilme becerisini göstermektir. diğer bir deyişle rekabet edebilirliğini ortaya koymaya çalışacağız. bunu yapmaya çalışacağız. Pazar ekonomisi ülkeleri. Ancak böyleyse. rekabet gücü ve stratejisi açısından teknoloji faktörü"nü irdelemek. ABD Teknoloji Politikası çerçevesinde gözden geçireceğiz. prodüktiviteyi yükseltmenin önemini niçin bu denli öne çıkarmakta ve rekabet edebilmenin buna bağlı olduğunu niçin bu denli vurgulamaktadır? Çok açık bir nedenle. burada. prodüktiviteyi yükseltebilme sorununda kilitlenmiştir ve 1970'lerin başından beri bu kilidi açmaya uğraşmaktadır. bunu irdelemek demektir ve onun için. diğerlerine göre. Porter'ın işaret ettiği noktalardan da anlaşılabileceği gibi. böylesine bir bütünsellik içinde ele alınabilirse. ürettikleri ürünlerin. bütünüyle yeni ve sofistike sanayilerde başarıyla rekabet edebilme yeteneğine sahip bir ekonomi demektir. fiyatlarda sağlanabilecek ucuzluk ile aşılamamaktadır. gelişen bir ekonomi. Bölüm I. Bölüm II. gelip. Ve bugün. Amaç. niçin anlamsız kaldığını açıkça ortaya koyuyor olsa gerektir." (Porter. konuyu bütünüyle. Bunun için de. biz de. Porter'ın çizdiği çerçevede prodüktiviteyi yükseltme sorunu. nitelik açısından. yüksek ücret düzeyini karşılayabilme ve uluslararası pazarlarda. alışılan terminoloji içinde ifade edersek. Örneğin. "prodüktiviteyi yükseltme" konusunu. Çünkü. eğer. özetlersek. Alman firmaları. iktisadi krize çözüm arayışı çerçevesinde irdeleyebiliriz. yüksek refah düzeyini sürdürebilmektedir. Çok açıktır ki. Konu ancak. krizi aşabilme arayışı bağlamında.

.Hükümetin/devletin. sistem temelde bu teknolojilerden yararlanarak.D. 1990) Bunların ayrıntılarına girmeksizin de söylemem mümkündür ki.B. kompozitler. sistemin kendisini yeniden üretebilmesiyle. Bizim burada irdelemeye çalışacağımız konu. iş sürecinde bir türlü üstesinden gelinemeyen bir dizi "denetim sorunu" olarak ele almak mümkündür.). bu sorunların doğrudan. - ." (Roobeek.M. gereksinim duyduğu yenilenmeyi başarabilirse. toplumsalekonomik-kurumsal düzenlemeleri. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler) ve biyoteknoloji (ve bununla birlikte. bir anlamda. prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması. krizden çıkış yolunu da bulmuş olacaktır. biyomedikal malzemeler. işte bu sorunlara çözümü. yeni. optik lifler. bu bazdaki yeniden yapılanmayı da başarabilmekten geçmekte- 121 . vb. telekomünikasyon ve bilgisayar teknolojileri). sistem son derece ciddi sorunlarla karşı karşıyadır ve daha da önemlisi. yayılgan-jenerik teknolojilerin getireceği beklentisidir.BÖLÜM I İKTİSADİ KRİZ ve TEKNOLOJİ Sürüp gelen iktisadi krizi. A. yeni malzeme teknolojileri (polimerler.J. İnanılmaktadır ki. Kalite kontrolündeki zayıflıklar. A.Ücretlerin. birikim süreciyle ilintili bulunmasıdır. Üretim sürecinin uluslararası bir düzleme yayılması bağlamında. Konuya bu açıdan yaklaşan AJ. gen mühendisliği) umut bağlanan teknolojilerdir. söz konusu teknolojik yenilenmeyle ilintili ve o yenilenmeyle at başı beraber gitmesi gereken. üstün iletkenler. kapitalizm dışı ve Fordizm dışı yöntemlere olan bağımlılığının sürmesi (geçimlik işler ve yeraltı ekonomisine. üretimin çeşitli aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ve uyum sağlanmasındaki zorluklar. mikroelektronik.M. hükümetin/devletin yeni birikim sürecindeki rolünün olağanüstü artması bu probleme daha da büyük bir önem kazandırmaktadır). Roobeek "denetim sorunlarını" şöyle sıralıyor: . Üretimin giderek uluslararasılaşmasıyla birlikte (ulusal ekonomiden) yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar'. Yapısal olarak var olan aşırı üretim kapasitesi. bulunan çözümün toplumu sarsacak yönlerini yumuşatma görevlerini bir arada yürütmesi zorunluluğunun doğurduğu iç tutarsızlık (şirketlerin ileri teknolojiye. "Enformasyon teknolojisi (ve bunun üç ana bileşeni. hem ekonomik sistemin gereğini yerine getirme hem de bunu yaparken. Kapitalist gelişmenin.'de Meksikalı göçmenler ve Avrupa'da yabancı işçilere olan bağımlılık.Prodüktivite artışındaki düşüş. . Ülke yönetiminde ve büyük şirketler bünyesindeki bürokratlaşma. bilim ve teknoloji altyapısına olan gereksinim ve bağımlılıklarının artmasıyla birlikte. elbette. daha da ileriye dönük olarak. Bu yol. teknikseramik malzemeler. Pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı.

Kore'de reel ücretler. özellikle Uzak Doğu ve Latin Amerika Ülkeleri. üretimin uluslararasılaşması-uluslararası üretim bantlarının oluşturulması. coğrafi genleşme. R. ortaya çıkan bu durumun sonucudur. A. bu yeniden konumlanma. Bu önem. prodüktivitede paralel bir artış olmaksızın artması sorumTna. işçi ücretlerinin artırılmasını zorunlu kılmakta ve başlangıçtaki cazibe ortadan kalkmaktadır. "pazarlardaki genişlemenin sınırlılığı sorunıTnu aşma yolunda atılmış bir adım olarak da değerlendirilmiştir.dir. Böylece. yaklaşık 8 milyon insanı işsiz bırakırken. "nakl-i mekândaki ferahlık" geçicidir. (Peet. 1993) Aslında hemen işaret etmek gerekir ki. 1991) Yine görülmüştür ki. yapılan araştırmalara göre. R. yaklaşık 5 yıllık bir zaman diliminde. gelişmiş ülke işçisi yerine. üretim aşamalarında. Teknolojik gelişmelere atfedilen önemin olağanüstü bir biçimde artması. yüzde 60 oranında artmıştır. "gelişmiş ülkeler ekonomilerinde yabancı pazarlara doğru meydana gelen 'kaçaklar' sorunu". Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkelerinin düşük ücretli işçilerini-kendi coğrafyalarında-ikame ederek bir çözüm bulma yoluna girilmiştir. üretimin coğrafi bakımdan yeniden konumlandınlmasıyla sağlanan ucuz emek ikamesinin çapı hakkında çok açık bir fikir vermektedir. gelişmiş ülkelerdeki "ücretlerin. G. Genleşme. Uzak Doğu ve Latin Amerika'da. 1991) Bu rakam. iş sürecinin farklı düzlemlerinde başka arayışlara da gidilmiştir. montaj vb. gelişmiş ülkelerde. Üretimin belli aşamalarının söz konusu ülkelere taşınması ve böylece uluslararası üretim bantlarının kurulması. Üretim coğrafyası genişledikçe. imalat sanayii sektörlerinde. TEKNOLOJİNİN ÜRETİM SÜRECİNDEKİ ROLÜ Aslında modern sanayi kapitalizminde. 1967'den hemen sonra.sürecine paralel olarak artmaktadır. ucuz emek ülkelerini kapsayacak biçimde dünya coğrafyasına yaymalarıdır. üretim süreçlerini. Ancak kısa bir sürede görülmüştür ki. üretim aşamaları arasında lojistik açıdan eşgüdüm ya da uyum sağlamadaki sorunlar büyümektedir. aşağı yukarı aym sayıda insanı iş sahibi kılmıştır. pazarların sınırlılığı sorununa da sınırlı ve geçici bir ferahlamanın ötesinde ciddi bir çözüm getirmemiştir.. Özetlemek gerekirse. son derece yaygın olarak baş vurulan bu uygulamada. 1974 ile 1986 yılları arasında. anlaşılmıştır ki. gelişmiş ülkelerin imalat sanayii sektörlerindeki firmalarının.. yeni bazı ülkelerin sanayi ve bununla ilintili diğer sektörlerinde yarattığı ekonomik canlılık ve satınalma potansiyeli nedeniyle. teknoloji her zaman önem taşımıştır. her şeye rağmen ortaya çıkan toplumsal çalkantılar. emeğin. nispi olarak daha yoğun kullanıldığı. Ayrıca belirtmek gerekir ki. yeni üretim mekânlarında." (Göker. (Peet. Bunlardan en çarpıcı olanı. 1967'de doruk noktasına varan ve bugünlere dek sürüp gelen son krize bir çözüm bulma umutlan teknolojide bu denli yoğunlaşmadan önce.. krize kalıcı çözüm getirmemiştir. Çünkü. üretim sürecinin coğrafi yayılımındaki genleşme bölgelerini oluşturmuştur. teknolo- 122 . 1980'lerin ilk yıllarından hemen sonra. Örneğin.

"İngiliz Sanayi Devrimi'nin kökeninde. teknolojinin bir bilgi ve deneyim kategorisi olduğudur. kân gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır. Büyük Britanya'nın dünya pazarlarındaki tartışmasız üstünlüğünü üreten. maddeyi işlemenin bilgisi. genişleyen (ve genişletilebilecek olan) ihraç pazarlarına yönelik imalat faaliyetiyle gerçekleştirilip büyütülebileceğinin görülmesi ise.. burada. elbette. birim yatırım ve birim girdi (emek. giderek yepyeni ürünler yaratmaya ve sayılan "daha"lı kategorileri bu yepyeni ürünler için de yineleyebilmeye doğru bir yetkinleşme anlaşılmalıdır. sistem. üretimin organizasyonu. daha çok. uygulamanın yaygınlaştırılabilmesiydi. Teknolojinin.. Uygulama. geliştirdi. süreç içinde. E. İşte. ya da bir başka deyişle. 1969).) başına.jinin. bu üstünlük.) Bilindiği gibi. teknolojinin bu boyutunun kavranması ve bu boyutuyla kullanılır hale gelmesi. temel etkenlerden biri oldu. hem ülkeler hem de firmalar bazında son derece belirleyici bir rol oynadığı görülür. biçimlenen. deneyimi haline dönüşmüştür. başka pek çok parametre yanında. dolayısiyle üretkenliğinin artırılmasındaki rolünden gelir. Hobsbawm. İngiliz Devrimi'nin temel dinamiğini oluşturmuştur. böylesi bir yetkinleşmedeki rolü nedeniyledir ki. Kârın. Bunlardan birincisi. bir olgudur. teknolojinin doğası ile ilgili birkaç noktaya işaret etmekte yarar vardır. biraz daha açıklık kazandırabilmek için. daha sonra el değiştirdi: ama. doğayı değiştirmenin. teknoloji kullanımı ve üretimindeki yetkinliğin. Kısacası. Böylece. özellikle de. daha ucuz. ham ve yardımcı madde. amprik bilgi yerini bilimsel bilgiye bırakmış ve bilimsel bilgi teknolojinin kaynağını oluşturur hale gelmiştir.J. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonuyla. Teknoloji.. gerek bu değişime gerekse o zamandan bu yana." (Göker. İlk kez. ' ' • TEKNOLOJİNİN DOĞASI ÜZERİNE. kendini yeniden üretti. artık bu bulgulardan yola çıkarak. Modern zamanların teknolojisini böylesi bir bilgi ve deneyim kategori- 123 . üretim araçları. teknolojinin kaynağını amprik bilgi oluşturmuştur. daha üstün) ürün üretmeye. Bu dinamiğin başlattığı sürecin olmazsa olmaz koşulu ise. teknik buluşlann-teknolojik yeniliklerin-imalat alanında. enerji v. dünya pazarlarında rekabet üstünlüğü kazanmanın da önemli bir parametresi olmuştur. İşte bunu mümkün kılan. bu sürecin çıktısı olan üründeki yetkinleşme ve teknolojinin bu yetkinleşmedeki rolüdür. (Bkz. Burada "yetkinleşme" denilince. dünya pazarlarındaki üstünlük yarışına yakından bakıldığında. doğayı/evreni bir bütün olarak kavramayı temel alan bilimsel uğraşın ortaya koyduğu bulgulara sırtını dayayan teknoloji. üretim sürecinin bütünündeki. İngiliz Sanayi Devrimini'de kapsayan tarihsel süreçte. 1993. emeğin donatılması. teknolojiye olan egemenliğin. kesintisiz süregelen. ham ve yardımcı maddeler ve diğer üretim girdilerindeki yetkinleştirmelere içerilmiş olarak bu rolü oynar. birim mekân ve birim zamanda. İngiliz Sanayi Devrimi'nin yol açtığı gelişmelerledir ki. İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte ortaya çıkan. daha mükemmel (daha iyi kalitede. Bir Bilgi ve Deneyim Kategorisi Olarak Teknoloji Konuya. çeşiti daha çok. dünya pazarlarında üstünlük kazanmada son derece belirleyici bir parametre haline gelmesi. teknoloji. burada söz konusu olan. Bu yetkinlik. son derece güçlü bir ekonomik motivasyon. üretim yöntemleri ve yatırım malları bazında uygulanabilmesi. imalatın geliştirilmesi ve genişletilmesiydi. dolayısiyle.. A.b. kendisini idame ettirecek ve yenileyecek teknolojiyi üretir hale geldi. daha işlevsel.

gereksinmeleri. bunun. Yaşamını sürdürebilmek için alet kullanan ve onu yapan. doğal çevresini. yine aynı dürtüyle. gelişen. üretimin en önemli girdilerinden biri haline dönüşmüş. Teknoloji geliştikçe. Burada önemli olan nokta. Teknoloji bugün. bu üretim faktörünün. ikame ediyor olmasıdır. tarihsel süreç içinde.si olarak kavramak gerekir. insanın evrimi ve uygarlığımızın doğup gelişmesiyle. nicel bir büyümenin de ötesinde. her seferinde bir üst düzeyde yeniden karşılayabilmenin olanaklarını yaratma güdüsüne .doğayı . ona egemen olmaya çalışan insan. sorgulamacılığının. insan merakınınaraştıncılığının. giderek arttığını. bazı insanların. insan merakının.amaçlı ve bilinçli dürtüler bileşkesine dönüştükçe. Buna. kendisini doğuran gereksinmelerin. üretim araç ya da yöntemleri hatta organizasyon yöntemleri bazında olsun. çok daha ileri boyutlara ulaştığını göstermek mümkündür. dolaylı. güdülerin doğası gereği. teknoloji. bazı toplumsal kategorilerin. yaşamı daha güvenilir. sözü edilen deneyim ve bilgi kategorisi. Aslında.içeriğindeki . üretimin teknoloji muhtevasındaki . elbette. kamçılayıcı etkilerini de katmak gerekir. bir diğer üretim faktörünü. Bu tarihsel trend. Teknolojide Büyüme Trendi İşaret edilmesi gereken ikinci nokta. bu bilgi ve deneyimin durağan olmadığı. toplumsal bir çerçeveye oturdukça. maddi üretim deneyim ve bilgisi haline dönüşerek gelişme sürecine girmiştir. teknoloji olarak anılacak olan bu bilgi kategorisinin. sürekli artan. maddeyi . bir üretim faktörü olma niteliğini kazanmıştır. değişen bir bilgi kategorisidir. söz konusu kategoriye giren bilgi ve deneyimin artış ve gelişimi arasında tam bir iç içelik vardır. dolaysız. hem nicelik olarak arttığı. Tarihsel gelişim içinde. teknoloji muhtevasının. teknolojideki bu trend. basit emeği. Sözün kısası. her şeyden önce. herhangi bir ekonomik sistem. bulunduğu doğal ortamı. yayılmasını ve gelişmesini hızlandıran başlıca faktörlerden biri olmuştur. hem de nitelik olarak geliştiğidir. Bir Üretim Faktörü Olarak Teknoloji: Emeği İkame Üçüncü bir nokta olarak işaret etmek gerekir ki. maddi üretime dayalı. Maddeyi-doğayı-gereksinmelerini karşılamak için yeniden biçimlendirme dürtüsü.üretilebilmesinin maddi koşullarının ortaya çıkmasında.yeniden biçimlendirebilmenin. diğerleri üzerinde üstünlük kurma ya da diğerlerinden daha iyi yaşama güdüleri üretim bilgisinin artmasını. hele de bu güdü. kendisini. giderek artan gereksinmeleri karşılayacak düzeyde çokluk ve gelişkinlikte. yeniden biçimlendiren.artma biçiminde ortaya koymaktadır. daha uygun bir ortamda sürdürme. 124 . günümüzdeyse. bu artışın İngiliz Sanayi Devrimi'yle birlikte önemli bir ivme kazandığını. Diğer bir deyişle. bu çabayla birlikte. insanın doğayıevreni-kavrama güdüsünün. günümüzde de sürüp gitmektedir. Çünkü. işleyebilmenin deneyim ve bilgisini de üretmeye başlamıştır. giderek.son derece önemli bir rolü vardır. üretim sürecinin basit emeğe olan bağımlılığı giderek azalmıştır. Ürün bazında olsun.

. şimdi. teknolojinin. pratikte görülen o ki. organik olsun. teknolojik temellerini atma. biyomedikal malzemeler. bir başka üretim faktörüyle ilgili darboğazlan. gelinen aşamada. işte. yeni "petrol krizleri" yaşamamanın siyasi önlemlerinin ötesinde. "doğal özellikleri" insan eliyle yeniden belirlenmiş tanmsal hammaddeler üretimi söz konusudur. emeğin ötesinde. basit emek karşısında. Alternatif enerji kaynaklan (füzyon enerjisi v. bu sınırlan büyük ölçüde ötelemeye olanak tanımaktadır. kompoziüer. basit emeği ekonomik olarak da ikame etme özelliğinden yararlanabilmek için.b. prodüktivite artışı-işçi ücretleri artışı sarmalını. 1960ların teknolojilerinin oluşturduğu bir iş sürecinde. öte yandan. Yeni malzeme teknolojileri (polimerler. Son saptamadan. Hemen bunun yanında "akıllı" malzemeler. optik lifler. geniş seçenekler yaratmaktadır. doğal kaynaklara olan bağımlılığı. j . biyoteknoloji ve gen mühendisliğindeki ilerlemeler. dikkatlerini teknolojide odaklamasının temel nedenlerinden biri. bu umutlann da nesnel temelleri vardır. serbestlik derecesini giderek artınr hale gelmiş. dolayısiyle de bu bağımlılığın getirdiği sorunları hızla azaltırken. yalnızca basit emeği değil. inorganik olsun. ABD'de Başkan Clinton ve yardımcısı Göre tarafından yürürlüğe konulan teknoloji politikasının önemli hedeflerinden birinin "yeni bir otomobil kuşağı geliştirmek" olması ve bu bağlamda. kapitalizmin dünya sisteminin. yeni teknolojilerin. Bağlanan umutta. büyük umutlar bağlanmaktadır. Açıktır ki. ileri seramikler. teknolojinin basit emeği ikame edebilme özelliği ve bundan da önemlisi. en azından elinde ciddi seçenekler bulundurma arayışındadır ve bu yolda ciddi adımlar atılmakta olduğu da yadsınamaz. bir yandan. gen yapılanna müdahale edilerek. Örneğin. bütün parametrelerinin. üstün iletkenler. kriz çözümünde. belli ölçüde. birikim sürecine sekte vurmadan işletemeyen sistem. Sistem. Teknoloji tabanını 1950'lerin. bu özellikten yararlanmayı. krizi doğuran diğer etmenlere çözüm bulmada da etkin bir rol yüklenmekte.b. teknoloji de dahil olmak üzere. diğer bir deyişle. karmaşık emeği de.). ekonomik kılar hale gelmesidir. karbon lifler ve membranlarla ilgili teknolojiler v. üstelik bu seçenek. ' i • ! ' HAMMADDE-ENERJİ SORUNLARI ve TEKNOLOJİ Teknolojiye. İşaret edilen teknolojilere dayalı olarak yaratılan yeni malzemeler ya da özellikleri insan eliyle yeniden belirlenen malzemeler. Bunlardan birisi. en azından önemli bir gelişme potansiyeline işaret etmektedir ve sistem için bir umuttur. tekrar başa dönersek. bunun maddi-kalıcı temellerini. doğrudan iş sürecinin teknoloji tabanını değiştirme yolunu zorlamaktadır. ( f V i / j 125 . onu ikame edebileceği bir seçeneğe sahip olmuş.) yaratma yolundaki teknolojilerse. sınaî maliyetlerin düşürülmesinde ve yepyeni ürünler tasanmlamada zengin olanaklar. yeni sentetik malzeme seçenekleri yaratarak. bugün. ya da dayanımı "sonsuza doğru ötelenen" malzemeler elde etme yolunda ciddi adımlar atılmaktadır. yeni teknolojilerin bu özelliğinin de önemli bir payı olduğunu vurgulamak gerekir. doğal kaynaklar gibi. Enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler.basit emek karşısında. doğal maddelerin doğal niteliklerinin getirdiği sınırlan zorlamaya. üretim sürecinin. sisteme büyük kazanımlar sağlamıştır. bağımlılık ve sınırlılıklan aşabilme olanaklarını da hızla artırıyor olmasıdır. giderek çekicilik ve üstünlük kazanmıştır. Kaldı ki günümüz teknolojisi. bir ölçüye kadar beyin gücünü de ikame edebilir hale gelmiştir(bilgisayar destekli tasarımın yarattığı olanakları hatırlayalım).

sürekli yeni gereksinmeler. üstelik güçlenmiştir. pazar belirsizlik ve düzensizliklerinin getirdiği sorunları aşmaya yönelik olanaklar. aynı gün içinde ve arada önemli bir zaman kaybı olmaksızın. yalnızca dış görünümü değiştirmekten ibaret değildir. bunun son ve çarpıcı örneklerinden biridir. Modern sanayi kapitalizminde. Pazar paylaşımında rakipler çoğalmış. böylece. kent atıkları ve diğer atıklar gibi yerli kaynaklardan ve suyun elektrolizinden metanol ve hidrojen üretiminin. aynı modelin. 126 .. W. pazarlardaki genişleme ya da toplam talepteki büyümenin sınırlı oluşunun. gelişmesine yönelik "ortak araştırmaların" destekleneceğinin açıklanması. özellikle de. Pazara yeni girme girişimleri vardır ve bu girişimler de. İşte bu noktada teknoloji-özgül adıyla söylersek. giderek yepyeni ürünler demektir. ultra-kapasitörler. Göre. yeni talepler yaratabilmek demektir. aşın üretim kapasiteleri ortaya çıkmıştır. pazarlardaki tıkanmayı aşabilme seçenekleri sunmaktadır. kitlesel üretimle özdeşleşmiş olan.(i) Yakıt-pilli. Burada söylenenlerden hemen anlaşılabileceği gibi. aynı modeli olabildiğince uzun bir süre üretimde tutma yaklaşımımn günümüz pazar koşullarına ya da talep bileşiminin son derece değişken bir hal almasına yanıt verememesi. her seferinde çok daha üstün yetenekli. daha üstün model demektir. bunlara ait deneti ve diğer sistemlerin. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisirekabet eden taraflara. günümüz teknolojilerinin. talep hacmi büyütülmektedir. yeni ürünler yoluyla. Jr. ekonomik-siyasi engellere rağmen güç kazanmaktadır.işgücü yardımıyla. ve A. Gerek esnek otomasyon teknolojisi gerekse teknolojinin diğer alanlarındaki hızlı gelişmeler. kısa süreler içinde yepyeni ürünler tasarımlayıp pazara sunmayı da mümkün kılmaktadır. Yeni model. ileri gaz depolama ve dağıtım sistemlerinin ve. ürünlerin** sürekli olarak geliştirilebilmesine ve eş zamanlı çeşitlemelere olanak tanıdığı gibi. hibrid (melez) taşıt tasarımları için gerekli olan yakıt-pillerinin. Fordist iş sürecinin temel normlarından biri olan. bilindiği gibi. (ii) İleri bataryalar. daha albenili modellerleyeni talepler yaratılmakta. sık aralıklarla model değiştirmeyi mümkün kılan esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisi. hem de sık aralıklarla ortaya çıkarılan değişik ya da yeni modellerledahası.. ölçek ekonomilerinin sorunudur. belli amaca yönelik makinalarda ve niteliksizleştirilıniş .(Clinton. (**) Aynı bant ya da aynı makinelerden yararlanılarak. seçenekler yaratma kabiliyetidir. Bu açıdan. 1993) PAZAR SORUNU ve TEKNOLOJİ Esnek Üretim/Esnek Otomasyon Krizin atlatılmasında teknolojiye bağlanan umutların en somut nedenlerinden biri de. imalat sanayiinin pek çok da(*) Kısaca tanımlarsak. pazarın sınırlarına ya da talep tavanına gelip dayanmış. Aynı modelin. (üi) Doğal gaz. daha zengin işlevlere sahip. enformasyondaki ilerlemeler. üretimi yerine.en ucuz . esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin. uluslararası. sık aralıklarla model değiştirmek. olabildiğince büyük miktarlarda ve olabildiğince uzun bir süre üretilip pazarlanması. hem talep eğilimindeki değişikliklere çabukça ayak uydurma olanağını yaratmakta. uzun süre. bir modelden diğerine ya da bir ürün çeşitinden diğer bir çeşite geçiş mümkün olmaktadır.J. iş sürecinin* Taylorist-Fordist ilkeleri temelinde biçimlenen kitlesel üretim pek çok alanda.

Türkiye'de. Bu ise. çoğu kez. büyük işletmeler yerine küçük ve orta ölçekli işletmelerin ikame olması sonucunu yarattığı biçiminde algılanmış ya da böyle algılatılmak istenmiştir. Kriz koşullannda. / V i 127 • ' . bu işletmeler. bazı üretim alanlarında. üretim sürecinin belli aşamalarım bu tür işletmelere devredebilmektedirler. Ama. "orta ölçekli işletme" (40 ve bunun altı ise "küçük ölçekli işletme") sayılmaktadır. otomotiv ve elektronik sanayilerinde. 1992) Çünkü sistemin doğası. bu konu üzerinde biraz daha durmakta yarar vardır: f V Esnek Üretim ve İşletme Ölçeği Her şeyden önce. rekabet edebilmek için. daha da önemlisi.Kore'de konglomeraların) çektiği üretim sistemiyle tümleşebilme yeteneğine sahip olacaklardır. üç koşulun daha eklendiği söylenebilir: (i) yapısal modernizasyona. söz konusu küçük ya da orta ölçekli işletmelerde mümkün olabilmeli. sahip olmaları gereken iki asgari koşul vardır: (i) bulundukları alanda en etkin üretim. bunların doğal uzantısı olarak. (G. esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin sağladığı ürün esnekliğini. çalışanlarının sayısı 41-500 arasında değişen işletmeler. riskli sayıldığı için küçük ve orta ölçekli firmalara bırakılan ( / ' . Lee. yeni teknolojilerin. dev firmalar. ya da dev işletmeler. (ii) bu ölçeklerde üretim karşılaştırmalı üstünlüğe sahip bulunmalı. Ayrıca. Türkiye'de anlaşılandan biraz daha farklı olduğuna işaret etmek gerekir. her nedense. tanım gereği. Örneğin. dev firmalar için bir esnekliktir. örneğin. ulusal ya da çok uluslu (ya da ulus ötesi) dev firma ve işletmelerin mutlak üstünlüğünü ve sistem içindeki egemenliklerini ortadan kaldırarak bunun yerine yeni bir firma ölçeği ikame ediyor değildir.Kore'de. imalat sanayiinde. asıl. burada bir parantez açarak.. bu risk alanlarını. öte yandan da. artık. büyük firmalar yerine küçük ve orta ölçekli firmaların. hükümetçe izlenen destek ve teşvik politikaları başka türlüsüne izin vermemektedir. aynı ölçekler içinde kullanabilmektedirler. Daha açık bir deyişle. Yeni teknoloji tabanı ve bunun sağladığı esneklik. buradaki ölçeklerin. küçük ya da orta ölçekli işletmelerle pazara girme ve rekabet edebilme olanağını yaratmıştır. tam zamanlı istihdam eşdeğeri olarak. yukarıda niteliklerine işaret edilen türden küçük ve orta ölçekli firmalara bırakabilmektedirler. Bu iki asgari koşula.lında. Ama. ölçek ekonomilerine olan mutlak bağımlıklannı azaltıcı çözümler bulunmasını sağlamış. özellikle de talebin son derece oynak ve sınırlı olduğu alanlarda. yeni teknolojiler (özellikle de enformasyon alanında kaydedilen teknolojik gelişmeler). teknolojideki gelişmeleri izleyip uygulayabilme ve (altını çizerek söylemek gerekir) başım dev firmaların (G. tam bir genellemeye gidilerek. üretim kapasitesi ölçeklerinin. Ama. var olabilmek için. bu ölçek ekonomilerinin pazar sorununa çözüm getirdiğini ve bunların ölçek değiştirmeden üretim esnekliğine de gidebildiklerini belirtmek gerekir. bugün küçük ya da orta ölçekli işletme dendiğinde. ekonomiklik sınırları içinde düşürülmesi mümkün olmuştur. (ii) proje bazında-başka işletmelerle-işbirliğine. üretim sürecinin bir bütün olarak denetimi ve pazardaki nihai denetim. Yoon-shik. bütün üretim alanlarında. ana montaj firmaları. Kaldı ki. Sağlanan. belli üretim dallarında. G. Bu nokta. maliyet daha düşük olabildiği sürece.Kore için bknz. teknoloji ve organizasyon güç ve yeteneğini elinde bulunduran büyük firmalarda kalmaktadır. Onun için. Örneğin. firmaların. bir yandan mevcut ölçek ekonomilerinin üstünlüğünden yararlanırken. şunu da belirtmek gerekir ki. ve (iii) yeni ürün kategorilerine geçişe açık olacaklar ve bunların gereklerini yerine getirebileceklerdir. belli koşullarda. küçük ya da orta ölçekli işletmelerin.

beyin gücünün de belli bir ölçüde ikame edilmesi. ileri otomasyon teknolojisinin sağladığı olanaklara dönersek. yalnızca üretim/imalat kompartmanının kendi içinde tam otomasyonu sağlamakla ya da bu kompartmanda basit emeği bütünüyle ikame etmekle de sınırlı değildir. ister yeni bir nitelemeyle anılsın. iş sürecindeki başka denetim sorunlarını çözme yolunda da. esnek üretim gibi. kayıtları altında) gelişen bir seçenektir. akreditasyon ve izlenebilirlik koşullarını yerine getirmek v. ya da ortaya çıkan yeni istemlere ilişkin veriler anında tasarım kompartmanına beslenebilecek. tekrar. talep belli bir büyüklüğe erişip güven verici bir kararlılığa ulaştığında. yine ulaşılması gereken ideal bir nokta olarak kalmakla birlikte. yani sistemin özünde bir değişiklik olduğu anlamına gelmemektedir. esnek. kapitalizmin kârı gerçekleştirme ve büyütme konusundaki temel güdüsünde. Öz aynı kalmaktadır. sonuç olarak. esnek üretim/ esnek. kârı gerçekleştirme ve büyütmeye yönelik pek çok temel norm önemli ölçüde değişmektedir. 128 . ileri otomasyonun ufku. başlangıçta olmayan yep yeni bir içerik kazanmaktadır. anında üretilip buna ilişkin yeni veriler imalat kompartmanına otomatik olarak iletilecek. adımlar atılmış. otomatik olarak. özellikle de esnek üretim/esnek otomasyon teknolojisinin yarattığı olanaklardan yararlanılarak. Bu yeni içeriğin iş süreci için önemli olan bir başka boyutu da. yani büyük miktarlarda üretmek. pazarlama dahil. getirdiği başka olanaklar da vardır. bundan da öte. ama bunun ötesinde. iş sürecindeki değişim.. Bu olanaklara dayalı olarak. iş sürecinde. büyük firmalar hızla bu alana yönelip. Örneğin. bu sistemin denetimi altında (her türlü kalite güvenilirliğini. ileri otomasyona dayanıyor olmasıdır. ister anılmasın. yeni verilere uygun tasarım. büyük miktarlarda satabilmek. bütün kompartmanlar arasında sistemik otomasyona gidilmesi söz konusudur. Küçük ve orta ölçekli işletmelerle ilgili parantezimizi burada kapatıp. belli üretim alanlarında geçerlilik kazanması krize çözüm arayaşının bir ürünüdür. büyük firmaların egemen olduğu bir dünya sistemi çerçevesinde ve tamamen bu sisteme bağlı olarak. Sistemik otomasyon sağlandığında. küçük ve orta ölçekli işletme normunun. ileri otomasyon birbirinden ayrılmayan bir kavram çifti haline dönüşmüştür. Esnek üretim ve esnek. Söz konusu değişiklikler o çaptadır ki. yatırımcı için. pazarlardaki sınırlılığı. Örneğin. sıkça değişen yeni modeller ve yeni ürünleri pazara sürme yoluyla aşabilmeyi mümkün kılma ya da pazarlardaki düzensizlik ve belirsizliklere firma ölçekleri bazında yeni seçenekler yaratarak.üretim alanlarında. örneğin. "post-Fordist" nitelemesiyle anmaktadırlar. geniş çaplı değişiklikler meydana gelmiştir. yeni teknolojilerin. kitlesel üretim normu. Kısacası.. Sistemik Otomasyon Esnek. tasarım kompartmanının da bu ileri otomasyonun kapsamına alınması. Ama. bazı müellifler. son derece ciddi. esnek otomasyon esasına göre tasarımlanmış üretim makinalanndaki ayarlar bu kez bu verilere göre otomatik olarak değişecek ve yeni spesifikasyonlara uygun ürünler imali otomatik olarak başlayacaktır. kendi üretim birimlerini kurabilmektedirler. hemen belirtmek gerekir ki. pazardaki değişime. bu teknolojinin.b. girişimci için. Fordist iş sürecinin yerini yeni bir iş sürecinin aldığını ileri sürmekte ve yeni süreci. sistemin ayak uydurmasını sağlamak yanında.

"Total bakım" ise. genellikle JIT (Just-in-time) olarak anılan bu iş organizasyonunda. yedek parça v. krizi aşabilmenin etkin araçlan arasında görülmektedir. ekonominin kendi kurallarına. işin/üretimin organizasyonundaki yeni düzenlemeler sayesinde "sıfır envanter"le çalışmaya doğru gidiştir. "sıfır envanter" yaklaşımının. bütünsel anlayış ve yaklaşımlan saymak gerekir.b. nanoteknoloji (moleküler ya da atomsal boyutların söz konusu olduğu "nanokozmos" ta işgören teknolojiler) alamnda kaydedilmekte olan ilerlemelerin. teknoloji politikalannın odak noktası haline gelmistir. diğer sanayi dallarım ve üretim sürecinin bütününü kapsar hale gelmesi. iş sürecinin her aşama.. "insansız fabrika"ya giden yolu açmış olması ve bu yolda sürekli mesafe alınıyor olmasıdır. "insansız fabrika" belli sanayi dallannda. son çözümlemede.. Bir şeyin teknolojik açıdan mümkün hale gelmesi ya da mümkün olacağının bilinmesi. girdi stoklannı. bu "insansızlaştırma" eğilimi dışında son derece yaygınlaşmış bir başka eğilim de. gerekse. "Kalite çemberleri"ni de. siyasi pek çok faktöre bağlı kalacak. <• f V j / "Sıfır Envanter"le Çalışma İş sürecindeki değişimin içerdiği. yine bütün çalışanlan kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması ve bu çerçevede. yaklaşılabilecek en son sınıra kadar yükseltebilmek. Teknolojinin yarattığı yeni olanaklarla beslenen bu düzenlemeler de. Bunun vargısı ise bellidir: Gerek tüketim mallan gerekse yatırım mallan (üretim araçları) üretiminde prodüktiviteyi.) sıfıra yaklaştırarak. yarı mamul ve mamul ve madde stoklarım ve her türlü işletme yedeklerini (yedek ("stand-by") montaj haltı. mikroelektronik. nokta ve anında kalite güvenirliliğinin sağlanması ve bunun için de. bilgisayar ve telekomünikasyon teknolojileriyle bunların bir bileşimi olan enformasyon teknolojisindeki olağanüstü gelişmelerin. ileri otomasyon kavramının arkasında "insansız fabrika" düşüncesi yatmaktadır. bu potansiyel olanak. bu yaklaşımı. dahası toplumsal. Aslında. bunlar tarafından belirlenecektir."insansız Fabrika" Esnek. kalite denetim sorumluluğu ve inisiyatif kullanımının bütün çalışanları kapsayacak biçimde yaygınlaştmlması olarak özetleyebiliriz. Tabii. gerek bu alanlarda uygulanabilirliği. prodüktiviteyi yükseltme arayış ve sorumluluğuna bütün işçileri katmak biçiminde de anlayabiliriz. "Total kalite" anlayışım. bugün. yedek makina. aynca. bundan ayrılması mümkün olmayan başka unsurları da vardır: Bunlann başında. teknolojik açıdan mümkün hale gelmiştir. İktisadi krize çare arayanlar için. "total kalite". iş sürecinde çıkan ya da çıkması olası sorunlara çözüm bulma sorumluluk ve inisiyatifinin. işletme sermayesinde ve sabit sermayedeki tasarrufu maksimumlaştırma olanağını bulabilmektedirler. görüş ve öneri üretmenin bir aracı olarak işçi tabanında küçük gruplar oluşturulması biçiminde algılayabiliriz. Belli bir ölçek büyüklüğüne ve belli bir organizasyon yeteneğine ulaşmış olan firmalar. üretim sürecinin belli aşamalan için. bunu bütünleyen. Ama. işletme koruyucu bakımını ve bakım-onanm işlevini ve bu işlevi yerine ge- > I ' j / 129 / . son derece önemli bir noktadır. Konumuz açısından önemli olan nokta. "kalite çemberleri" ve "total bakım" gibi terimlerle anılan. sorumluluk duygusunun.

organizasyon bazındaki bu yeni denetim teknolojisinin. Elbette. Niçin böyle olduğunu. kalite üstünlüğünün. elbette yeri vardır. İzin verilmeyen nokta. kalite güvenilirliğini sağlamak da. diyebiliriz. iş sürecinde insanın denetimi ve dolayısiyle iş sürecinin bütününün denetiminde. dünya pazarlarında geçerli kılınan yüksek standartları (örneğin ISO 9000 serisi standartları) tutturabilmektir. ama. yeniden biçimleniş ile ilgili bir noktaya açıklık kazandırmakta yarar vardır. uluslararası üretim bantlarının ya da üretimin çeşitli aşamalarının belli bir bölgede toplulaşmış farklı işletme ya da firmalar arasında bölünmesinin. sisteme çok büyük olanaklar sağlamaktadır. öte yandan tek insan yeteneğinden yararlanma maksimumlaştırılmaktadır. Bunlardan en hafifi. iş sürecindeki köklü değişimler çerçevesinde.tirme sorumluluk ve inisiyatifini bütün bir işçi tabanına yayma ve böylece. son çözümlemede. Ama. bütün yeni/ileri teknolojiler.sıfır kayıp zamanla sıfır envanterle ve en yüksek kalite güvenilirliğiyle çalışma yaklaşımının gereklerini yerine getirebilecek niteliklere sahip işçi tiplemesini yaratmak olduğu söylenebilir. teknoloji kullanımı açısından düzey farkı bulunmasıdır. Ama. Bu çabaların bir parçası olarak gündeme gelen "total kalite" anlayışına da yine yukarıda değinildi. bir arada. onun içindir ki. organizasyon bazında olsun. krizi yaratan sorunlardan biri. basit bir örnekle açıklamaya çalışalım. çoğu zaman bu da yetmemekte. yeni bir denetim teknolojisi olduğunu dikkatten kaçırmamak gerekir. sıfır hatayla -sıfır arızayla. Böylece. ileri otomasyon teknolojisi ile bir arada kullanılmasının çok daha büyük olanaklar yarattığı açıktır ve yukarıda işaret edilen. İş sürecinin yeniden biçimlenişinde. bekleneni verebilmesi için. teknoloji kullanımında düzey farkına izin vermemektedir. iç içe geçmiş ve birbirlerini tamamlayacak biçimde kullanılmaktadır. krizi aşma çabalanmn odak konuları arasında yer alıyor. pazar ekonomilerinin. kalite konusunda denetim sorunları var. donatım ve yazılım bazındaki esnek. bu anlayış ya da kavrayışın da. böylesine girift bir teknoloji tabam üzerinde yeniden biçimlenmektedir. üretim yöntemi ya da ürün bazında olsun. bir yandan insan faktörüne atfedilebilecek hatalar en aza indirilirken. Bu sorun. ileri sanayi ülkelerince. olmazsa olmaz türünden koşulları vardır. İşaret edilen bu son üç anlayışın ana ereğinin. çok daha kaü "teknik spesifikasyon" koşullarına ayak uydurabilmek gerek- 130 . kalite güvenilirliğini sağlamanın ve bunu kalite üstünlüğüne dönüştürebilmenin. belli pazarlara girebilmek için. İŞ SÜRECİNİN YENİDEN BİÇİMLENİŞİ ve TEKNOLOJİ KULLANIMINDA BİLEŞİK KAPLAR KURALI Burada yine bir parantez açıp. Yeni teknolojilerin ve bunlar üzerine inşa edilen iş sürecinin. arızayı. işletme koruyucu bakımını ana eksen haline getirerek. bunlar arasında. Bu teknoloji. iş sürecinin yeniden biçimlenişi. her şeye rağmen arıza çıkmışsa anında müdahale ile en kısa zamanda giderme anlayışıdır. rekabet üstünlüğü kazanabilmenin en önemli unsurlarından biri olduğunu anımsamak yeterlidir. iş süreci yeniden biçimlenişiyle de buna izin vermektedir. İş süreci. Bunun kilit noktası da. Bilmek gerekir ki. Konunun kazandığı önemi kavramak için. çıkmadan önleme. üretim/imalat sürecine katılan bütün işçilerin bakım ve onarımdan da sorumlu olması ve bu yeteneğe sahip bulunmasıdır. ileri teknoloji kullanım tavanına doğru çekilmesi gerekmektedir. Tek başına. belli mal kategorilerinde. sistemin bir bütün olarak. Başta da değinildi.

bunun bilincine varmış ve disiplinini almış (eğitimini görmüş) elemanların. sıfır hatayla teslimatta bulunmalarım ister. hassasiyet konusunun bütün teknolojik gereklerini yerine getirmek. örneğin. örneğin. belli bir süre içinde bozulur. bir malı. gerçekten ölçü denetiminden de geçirerek. diye pazara sunduğunuzda. Bu sistem. j > 131 . Firma özelinde geçerli olan bu kuralın. Kısacası. yani. hassas ölçü cihazlarınızın da hassasiyeti. işçi tabanına sorumluluğu yayma konusundaki yeni anlayışı anımsayalım). hiç şüphesiz. Daha açık bir deyişle. Burada önemli olan bir diğer nokta. uluslararası üretim bantlarında belli bir yer tutmak ve bu yerini. uluslararası arenada rekabete giren her ülke için de geçerli olduğunu vurgulayıp. . rekabet üstünlüğü kazanmak isteyen herhangi bir firma. ama mutlaka ileri teknolojilerle temasa gelmek. Basitleştirerek söylersek. Bütün bu söylenenlerden açıkça anlaşılabileceği gibi. Ama. İş sürecindeki. parantezimizi kapatalım. sınaî kalibrasyon merkezleri. örneğin. ileri teknoloji kullanmak durumundadır. / f • j i '. Bu istemin gerektirdiği teknoloji düzeyine ayak uyduramayan yan sanayi kuruluşları bu çevrimden kopmak. yaşama şansları son derece azdır. küçük ya da orta ölçekli firmalar. ulusal sınırlan içine kapanmayıp. farklı düzeylerdeki bir dizi laboratuvarı içerir. "meteoroloji) değil) sisteminin kurulmasıyla üstesinden gelinebilir. donanım bazında gösterilmesi gereken hassasiyetin. yeni teknoloji tabanına dayalı biçimleniş. bunların hassasiyet sınırlarını. otoritesi kabullenilmiş bir laboratuarca yapılacak ölçmede de. pazar. hayır. şu ya da bu ölçüde. kendisine hangi hassasiyet koşullarını zorunlu kılmışsa. işletmeler. sizin başlangıçta. bütün bunlar. Daha yüksek hassasiyet ise. teknoloji kullanım düzeyleri arasında büyük farklar bulunmasına olanak tanımamaktadır.inektedir. bu örnekten de görülebileceği gibi. üretimin daha ilk aşamasından itibaren. girdilerini sağlayan. Bu donanıma sahip olarak sağladığınızı ileri sürebileceğiniz hassasiyetin "izlenebilir" olması da gerekmektedir. bu hassasiyet bilincinin de işçi tabanında yaygınlaştırılması gerekecektir (yukarıda işaret edilen. böylesi bir sistemle iç içe çalışmayı gerektirir. marjinal alanlarda sıkışıp kalmak durumundadır ve uzun vadede. Bunun her zaman böyle olmasını sağlayabilmeniz ise. Bu ise çoğu zaman. küçük ya da orta. Kaliteli üretim ve bunun sürekliliğinin sağlanması. süreç içinde yer almalarını zorunlu kılmasıdır. "hassas" imalat makineleriniz ve "hassas" ölçü cihazlarınızın hassasiyetini sürekli denetim altında tutabilmeniz ile mümkün olur. Çünkü. periyodik olarak yeniden belirlemeniz. ancak. bütün yan sanayi kuruluşlarından da aym koşullara uymalarını. giderek. çağın en ileri teknolojilerinin kullanıldığı. daha ileri teknoloji kullanımı demektir. tek tek firmaların çapım aşan bir iştir ve ancak ulusal metroloji (daima karıştırıldığı için belirtelim. yaratılan toplam net katma değerden daha çok pay alma yönünde ilerletmek (hatta belli bir payı korumak) isteyen. uzunluk tam o kadar gelmelidir. Hemen soralım. Bir büyük firma ya da işletme. "hassasiyet" sorununu çözmüş olduğunuz anlamına gelmemektedir. bunun bilir hale gelmeniz gerekir. çok daha hassas imalat yöntemlerinin/ tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas üretim makinelerinin) ve çok daha hassas ölçme tekniklerinin (dolayısiyle çok daha hassas ölçü ve kontrol cihazlarıyla test cihazlarının) kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. uzunluğu tam şu kadardır. siz. sekonder laboratuvarlar ve primer laboratuvarlar gibi. dünyanın en hassas üretim makinelerini ve ölçü cihazlarını almış olmanız. hangi ölçekte olursa olsun. hassasiyet konusunda. bu kuralın dışında mı kalır? Kesinlikle.

Burada. Ekonomik Güç Sağlamak için Yeni bir Yön" başlığı altında açıklanmış bulunan bu politika. "Amerika'nın Ekonomik Büyümesi için. yeni teknolojilerin hem yatırım mallan. gen teknolojisinin. yüzyılda..'nin yeni teknoloji politikasında bulmak mümkündür. "Günümüzde en yayılgan. mevcut yapıdaki ekonomik büyüklük ve göstergelerin değişmesinden öte." (Göker. enformasyon teknolojisindeki kadar kapsamlı değildir. yeni istihdam alanları açmasıdır. Belki de ancak XXI. yeni istihdam. bilgisayar. hepsi de elektroniğin birer türevi olan. belli bir üretim alanıyla sınırlı kalmazlar ve hemen hemen bütün ekonomik faaliyet alanlarını etkiler. 132 . daha sonra da içten yanmalı motorları doğuran teknolojilerin etkileri konusunda da aynı şeyler söylenebilir. hiç kuşkusuz. Elektrikten bir güç kaynağı olarak yararlanmayı getiren. "Biyoteknoloji (özellikle de gen teknolojisi). yeri geldikçe de değinildiği gibi. yeni yatırım. bu makrikse yeni satır ve sütunların eklenmesine neden olurlar. 1993). yeni üretim. sektörler arası girdi çıkü matriksindeki katsayıları büyük ölçüde değiştirirler. A. dolayısiyle imalat ve taşımacılıkta ölçek ekonomilerinin ve maliyet yapılarının önemli ölçülerde değişmesine neden olmuştur. İktisadi krizin çözümüne yönelik arayışların odak noktasını oluşturan teknolojiler. Yayılgandırlar ("pervasive").D.D. Buhar gücünden yararlanma olanağım getiren bu teknoloji imalat proseslerinin büyük bir çoğunluğunun mekanizasyonunu mümkün kılmış. A. Yalnızca ekonominin değil. Bütün bunlar. Başkanı Clinton ve Yardımcısı Göre tarafından 22 Şubat 1993 günü açıklanan. yeni iş alanlarının ortaya çıkması demektir. bu alanlarda son derece köklü değişimler yaratırlar. bunların hiçbirinin etkisi. demiryolu sistemine ve gemilere uygulanmasıyla. en etkin. literatürde "pervasive generic" olarak nitelenen türden teknolojilerdir.B. ana hatlarıyla ele alınarak irdelenecektir. aslında. Yani bu tür teknolojiler. aşağıda. bunlara bağlanan umudun son derece nesnel temelleri vardır. mikroelektronik ve telekomünikasyon teknolojilerinin bir birleşimidir. dahası. en somut örneklerini.B. Ama. bugünkü enformasyon teknolojisinin yarattığı etkilere eşdeğer etkileri olacaktır. kapsamlıdırlar. "Bu tür teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir. bu tür teknolojiler belli bir üretim alanına özgü değildirler. A. jenerik teknoloji ise enformasyon teknolojisidir. hem de ara mal ve tüketim malları bazında yarattığı yeni ürünlerin yeni iş alanları. yeni malzeme teknolojileri ve bir ölçüye kadar da uzay teknolojisiyle nükleer teknoloji de yayılgan jenerik teknolojiler sayılmaktadır. dağıtım ve ulaşım sistemini bütünüyle değiştirmiş. "yeni teknolojiler" derken kastedilen. Teknoloji tabanındaki bu arayışın ve buna dayalı açılımların. bugün. "jenerik" tirler ("generic"). işte bu tür teknolojilerdir ve buraya kadar olan bölümlerde de göstermeye çalıştığımız gibi. neredeyse yaşamın bütün alanlarını etkileyen ve son derece köklü (radikal) değişikliklere neden olan bu teknoloji.JENERİK TEKNOLOJİLER ve YENİ ÜRETİM-YENİ İSTİHDAM ALANLARI Krizi aşma konusunda teknolojinin sağladığı olanaklarla ilgili olarak işaret edilmesi gereken son bir nokta. Bilindiği gibi.

"Teknolojik yeniliği teşvik edecek ve toplumsal hedeflerin tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacak. "Açık ama adil ticareti teşvik eden bir ticaret politikası izlenmesi. ek bir yoruma gerek olmaksızın açıkça ortaya koymaktadır. Clinton ve Başkan Yardımcısı Albert Göre. "Ekonomik genişleme için yaşamsal önemde olan ulusal telekomünikasyon altyapısı ve diğer enformasyon altyapıları için destek sağlanması. ulusal hedeflerin gerçekleşmesine katkıda bulunan yenilik yaratıcı ürün ve hizmetlerin pazara girişini besleyecek biçimde düzenlenmesi. "Yatırımlardan milletçe sağlanan kazancın yeterli ölçüde olmasına pazar mekanizmalarının elvermediği durumlarda. 22 Şubat 1993'te yaptıkları ortak açıklamada.BÖLÜM II CLİNTON-GORE TEKNOLOJİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR İRDELEME \. temel bilimlerin güçlü ve sürekli bir biçimde desteklenmesi. düzenlemeci bir politika uygulanması. ortak bilim ve teknoloji projelerinin ortaya konması. Başkan William J. Federal Hükümet'çe izlenecek Teknoloji Politikası'nın ana hatlannı şu cümlelerle ortaya koyuyorlardı: Teknolojik yenilik ve yatırım yapmaya uygun bir ortam yaratabilmek için. Ama biz. "Bütün Amerikalıların sürekli öğrenim görme fırsatını güvence altına alan bir öğretim ve eğitim programı uygulanması. Jr. bu politikanın çarpıcı noktalarını ve temel niteliğini. Başkan Clinton ve yardımcısının açıkladıkları teknoloji politikasının yukarıya alınan ana hatları. *l •' . uluslararası. "Savunma Bakanlığı'nın araştırma ve geliştirme programlarının ikili-kullanımının (Sivil amaçlarla da kullanılmasının) sağlanması. özel sektörün araştırmageliştirme faaliyetinin. "Geleceğin yeniliklerini doğuracak olan kaynağı korumak üzere. global problemlerin çözümüne katkıda bulunmasını sağlayacak ve Amerikan mal ve hizmetlerinin pazarlanması için bir temel oluşturacak. araştırma ve deneme harcamalarıyla ilgili vergi kredisi uygulamasının sürekli hale getirilmesi ve başka mali olanaklar sağlanması. teknolojik yenilenmeyi hızlandırmak üzere. yine de "serbest pazar ekonomisi"nin ideolojik önderliğini yapan bir ülkede. araştırma ortaklıkları yoluyla ve başka mekanizmalardan yararlanarak desteklenmesi. "Savunma Bakanlığı ve diğer federal kuruluşların satınalma politikalarının. "ABD'nin yabancı ülkelerdeki bilim ve teknoloji kaynaklarına ulaşmasını. "Küçük işyerlerinin teknik yenilikler ve 'know-how' a kolayca ulaşmalarını sağlayacak sözleşmeli araştırma-geliştirme merkezlerinin ve imalatı geliştirme merkezlerinin desteklenmesi. • ' j / r j f ' 133 . "Sinkrotron ışınımı ve nötron ışını aygıttan gibi 'sofistike' araştırma aygıtlarından çeşitli araştırma organizasyonlarının yararlanabilmesine açık. ulusal kullanım kolaylıkları yaratılması".

hükümet ve sanayinin. Türkiye'de KİTlerin daha çok mal ve hizmet üretimiyle ilgili bulundukları. federal yatırımlar. açıkladığı teknoloji politikasında. araşürma-geliştirme alanında. "Yönetim. özel sektör-kamu sektörü ortaklıkları ya da bir tür "KİT" oluşturmaya yönelinmesi. araştırmageliştirmeye ayrılan federal kaynakların çok daha büyük oranlarda. sanayi ile işbirliğini teşvik için. "Yeni Ulusal Ekonomi Konseyi de. ticari amaçlı. Böylece. yeni politikaların uygulanmasını izleyecek ve teknoloji politikasıyla vergi. TEKNOLOJİ YÖNETİMİ Bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde formüle edilen bu teknoloji politikası nasıl yürürlüğe konulacaktır ? Daha doğrusu teknoloji nasıl yönetilecektir? "Ekonomik Büyüme İçin Teknolojinin Yönetimi" başlığı altında. bütün KİTleri özelleştirme yolunda siyasi adımlar atılırken. Başkan Clinton şunları söylüyor : "Başkan Yardımcısı Gore'la birlikte çalışan (Başkanlık) Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi bilim ve teknoloji politikasının geliştirilmesinde önderlik yapacak ve ofis. araşürma-geliştirmedeki kamu sektörii-özel sektör ortaklıkları konusuna. Oprecompetitive1) araştırma projelerine tahsisini sağlayacaktır. gerekli görülen değişiklikleri yapacaktır. Ama. ekonomik koşullar gerektirdiğinde. "KİT' ya da benzeri çözümlere baş vurabildiğidir. "Bu yeni yaklaşımı teknoloji geliştirme düzeyinde hayata geçirmenin temel mekanizması. izlenecek 134 . 1954'te buna benzer bir değişiklik yapmış ve federal kuruluşların temel araştırmaları desteklemesini öngören bir karar yayımlamıştı. federal kuruluşların araştırma-geliştirme programlarının koordinasyonunda. ayrıca federal programların. rekabet öncesi. "sanayi-hükümet işbirliği" başlığı altında. yeni teknoloji ve know-how'ın en geniş biçimde uygulanmasını teşvik edecek biçimde genişletilmesine olanak tanıyacaktır. Sayılan 726'yı bulan ulusal/federal laboratuvarlar da aralarında olmak üzere. maliyeti paylaşmaya dayalı araşürma-geliştirme ortaklıklarıdır. gerektiğinde. araştırma-geliştirmenin ötesinde. Clinton." Türkiye'de herhangi bir ayrım yapılmaksızın. Bilim. karşılıklı çıkarların söz konusu olduğu alanlarda. hükümetin ekonomiye müdahalesinin (diyelim. hem hükümetin hem de ABD iş dünyasının gereksinmelerini karşılayacak biçimde yönlendirilebilecektir.özellikle de teknoloji söz konusu olduğunda. ABD'de. ABD "KİT" lerinin araştırma-geliştirme alanında iş görecekleri söylenebilir. burada önemli olan nokta. önemli bir yer ayırmakta. Mühendislik ve Teknoloji Konularındaki Federal Koordinasyon Konseyi'nden yararlanacaktır. hükümet düzenlemeleri. "düzenleyici rolü"nün) hangi boyutlarda olabileceğine biraz daha yakından bakalım. ticaret. Başkan Eisonhower da. federal kuruluşların çalışma biçimlerinde. oysa. oldukça ilginç bir raslantıdır. ekonomik gelişme ve diğer ekonomik sektör politikaları arasında uyum sağlamaya yönelik bir forum görevi görecektir. başka olanaklar yanında. Türkiye'nin de içinde bulunduğu iktisadi sistemin. (Bizim uygulamaya koyduğumuz) bu yeni politika ise. bütün federal araştırma ve geliştirme kuruluşlarının mümkün olan her yerde sanayi ile ortaklık kurmaları teşvik edilecektir. Bu politika.

' 135 .'de akla gelebilecek hemen hemen bütün sektörlerde. araştırma etkinliği tamamen "precompetitive (rekabet-öncesi)" bir alanda sürdürülmektedir. ortak üretim girişimlerine izin verecek biçimde reform yapılacaktır. Ortak AR+GE Anlaşmalannın önündeki engelleri kaldırmaya ve sanayifederal laboratuvar işbirliğini kolaylaştırmaya öncelik vereceklerdir. belirtmek gerekir ki. Hatta bir kısım literatürde. araştırma alanının da ötesine taşınacak ve "antitröst yasalannda. bu tür araştırmalar. "serbest rekabet" felsefesiyle çeliştiği söylenebilecek olan bu ortaklıklar. başlangıçta. yeniden gözden geçirileceklerdir. akla gelebilecek her sektörde bu tür araştırma konsorsiyumlan vardır ve işte şimdi." Hatta söz konusu konsorsiyumların faaliyet alanı. Adalet Bakanlığı'ndan izin almak gerekmiştir. ABD gibi bir "serbest pazar ekonomisi" ülkesinde. konunun yine de bazı tartışmalı yanlan olmalı ki. "Federal Kuruluşlar.4 politikanın aynntılarına da girmektedir: "Enerji Bakanlığı. A. ancak bu yeterli olmamış ve nihayet 1984'te "Ulusal Ortak Araştırma Yasası"nın Kongre'den geçmesiyle. öyle anlaşılmaktadır ki. bu noktayı. "Yarıiletkenler için imalat teknolojisi geliştirmek üzere kurulmuş bulunan SEMATECH sanayi konsorsiyumu 1994 mali yılında Savunma Bakanlığı'ndan fon desteği almaya devam edecektir. NASA ve Savunma Bakanlığı'nın. t. "serbest pazar ekonomisi" ya da. ileri sürüldüğüne göre. Clinton'ın açıkladığı teknoloji politikasına göre. (Çünkü. "Yasal" bir zemine oturmuş olmak." Bunun için. yukarıda da işaret edildiği gibi. "serbest pazar ekonomisi" felsefesine uygunluğu da sağlamakta mıdır.B. o sektörlerde faaliyet gösteren güçlü firmalar. Örneğin. Ulusal Ortak Araştırma Yasası'nın ortak üretim girisimlerini de kapsayacak biçimde genişletilmesi için Kongre'ye teklifte bulunacaktır.D. Sanayi konsorsiyumları (uygun düştükçe üniversiteler ve federal laboratuvarların da katılımıyla) bu tür araştırmaların yürütülmesinde tercih edilen icracılar olacaklardır." Clinton'ın teknoloji politikasında. f '< j 1 . özel sektör kuruluşlannın kendi aralarında oluşturdukları "rekabet-öncesi araştırma konsorsiyum ya da inisiyatiflerinin" federal fonlarla desteklenmesi konusuna da büyük önem verilmektedir. burada tartışmayacağız. sanayi ile AR+GE ortaklıklanna ayırmalarını sağlayacak biçimde. Avrupa'nın ve özellikle de Japonya'nın bu yolla rekabet üstünlüğü kazanmakta olduğu gerekçe gösterilerek oluşturulmaya başlanmış olan bu tür konsorsiyumlann kurulabilmesi için. firmalar arası rekabeti ortadan kaldırmamakta. "pro-competitive (rekabet-yanlısı) araştırma" olarak tanımlanmaktadır. 1984 tarihli. araştırma olanak ya da potansiyellerini birleştirerek. / i "Rekabet Öncesi" Araştırma Belki bu noktada bir parantez açıp "rekabet-öncesi araştırma" kavramı üzerinde biraz durmak gerekecektir. tik bakışta. bunlar federal fonlardan daha büyük bir destek göreceklerdir. Ama. kamu-özel sektör araştırma ortaklıklannın teşviki yanında. "Yönetim. sivil ekonomiye. araştırma konsorsiyumlan kurmakta ve buralarda elde edilen bulgulardan ortaklaşa yararlanmaktadırlar. bu tür ortaklıklar "yasal" bir zemine oturtulmuştur. 'prodüktif katkılarda bulunabilecek bütün laboratuvarlan. bütçelerinin en az yüzde 10-20'sini. Ama.) beri ('state-of-the-art') imalat tesislerinin giderek artan maliyeti firmaların bu maliyeti ve bundan doğan ris- j . Amerika'da yürürlükte bulunan antitröst yasasına karşı böylece bir çıkış yolu bulunmuş.

yüksek teknoloji sanayilerini güçlendirmesini sağlamak".. "federal düzenleme politikasının. "Teşvikler" Teknolojinin yönetiminde/yönlendirilmesinde. Bu tür donatıma yapılan yatırımları çoğaltmak için." Öngöriilen diğer teşvik araçları ise şöyle sıralanıyor: . önemli bir yer tutacaktır. öyle anlaşılmaktadır ki. bu uygulamayı sürekli kılmaktır. Bu politikanın aslında. "Birleşik Devletler ticaret politikasının. Bu nedenledir ki. hangi yeni teknoloji 136 . . doğası gereği. İş çevreleri araştırma ve deneme projelerini planlar ve maliyet tahmininde bulunurken. ağırlıklı olarak. son derece somut hedefleri de içerdiğini. araştırma ve deneme harcamalarının getirdiği ek külfeti azaltıcı bir etkisi olamaz. krizi aşabilmek için. araştırma faaliyetlerini planlayabilmelidirler.. Araştırma ve deneme faaliyeti. çözümü. ABD'nin. Bunlardan ikincisinin gerekçesi kayda değer: "Yapılan araştırmalar göstermektedir ki. Yönetim." Özetle söylemek gerekirse. yeni teknolojiler genellikle sermaye donatımında somutlandığı için. yüksek riskli." Öngörülen bu teşvikleri tamamlamak üzere. bu konuda şöyle deniyor: ". Clinton yönetiminin vaadi. yeni donatıma yapılan yatırımla prodüktivite arasında yüksek bir korelasyon vardır. büyük çaplı işletmelerin aynı tür yatınmlarınaysa sürekli kredi uygulanması teklifini getirecektir. uzun vadelidir ve iş çevreleri fiilen araştırma yapar hale geldiklerinde bu olanaktan yararlanabileceklerini bilerek. Bunlara bakıldığında. teknolojinin yönetiminde. ek tedbirler getirildiğine de ayrıca işaret edelim.ki paylaşmalarını gerekli kılmaktadır. kamu-özel araştırma ortaklıkları yanında. bu tür endüstriyel konsorsiyumlara verilecek federal destek. eğer araştırma-deneme kredisinin. Federal Hükümet'çe desteklenecek teknoloji alanlarının tek tek ve son derece açık bir biçimde gösterildiğini belirtmek gerekir. yenileme ve teknoloji geliştirme yatırımlarını teşvik etmesini sağlamak" gibi.Küçük işletmelerin. vergi kredisinden gelecekte de yararlanabileceklerini bilmezlerse. bu kredinin. "teşvik tedbirleri"nden de etkin bir araç olarak yararlanılacaktır: Programda öngörülen teşvik tedbirlerinde ilk sırayı araştırma-deneme harcamaları ile ilgili "vergi kredisi1 uygulaması almaktadır. HEDEFLER Buraya kadar olan bölümde. uzun vadeli sermaye yatırımlarına teşvik getirilmesi. Clinton'ın teknoloji politikasını ana hatlarıyla ortaya koymaya çalıştık. amaçlanan teşvik etkisini yaratması isteniyorsa. kredi sürekli olmalıdır.Donatıma yapılan yatırımlara teşvik getirilmesi.

federal fonlardan desteklenecek araştırma-geliştirme programlan. İlk ulusal.alanlarında aradığı da. yeni ürünler tasarımlamaya. daha etkin imalat yöntemleri tasarlanabilecektir. hızla katlanıp büyüyecektir. enformasyon çağına girişle birlikte sanayi olgusunun da bittiğini sanan ve imalat sanayiine yatırım yapmamayı çağın bir gereğiymiş gibi sunanlara (sözün kısası. ve Daha 'sofistike' yazılım geliştirmeyi ve bunlarla birlikte." / Beklenen odur ki. yüz yıl için gerekli olan enformasyon altyapı yatırımı yapılırsa" mümkün olacaktır." Bu sayede. ülke çapında "etkin bir yüksek-hız enformasyon/komünikasyon ('information-superhighvvays') sisteminin hızla kurulması. j [ ! İLERİ İMALAT TEKNOLOJİSİ ve ESNEK İMALAT Clinton'ın teknoloji programında. araştırmacı. bütün bunlar. tehlikeli fırtınaları önceden tahmin etmeye ve iklim değişikliklerinin modelini kurmaya yardım edecektir. Daha hızlı bilgisayar ağları (şebekeleri). ileri görüşlü politikalar benimsenirse ve 21.. yeni ilaçlar geliştirmeye. açık bir biçimde anlaşılacaktır.Daha güçlü süper bilgisayarlar." j 137 ." Programda önemle yinelenmektedir ki. ". Bu alanla ilgili olarak. yüksek-hız enformasyon/komünikasyon şebekesini gerçekleştirmeyi kapsayacaktır. iş adamı. yaşamsal bir rol oynayabilecektir."* (*) "İmalat Amerikan ekonomisinin temelidir. enformasyondan sonra ağırlık verilen ikinci alanın "ileri imalat teknolojisi" olduğu görülmektedir. "yeni teknolojilerin geliştirilmesini hızlandıracak. 1980'li yılların ekonomi politikasını savunanlara) oldukça çarpıcı gelecektir: "Manufacturing remains the foundation of the American economy. Yine bu süperbilgisayarların yardımıyla daha iyi otomobiller. öğrenci. yüzyılda demiryollarına yapılan kamu yatınmlannınkine eşdeğer bir etki yaratabilecek ve bu sistem. çevresinde pek çok iş olanağı doğurarak. ABD'nin ekonomik ve toplumsal gelişmesinde. Böylece. doktor ve diğerlerince paylaşılması mümkün olacaktır. daha iyi uçaklar.. Bu alana niçin önem verildiğini açıklayan cümle. 19. "muazzam miktarlardaki enformasyonu görüntüye dönüştürebilen ya da inanılmaz derecede karmaşık problemleri rekor zamanda çözebilen süper bilgisayarların gücünden tam anlamıyla yararlanılması ve bu gücün. yenilenme ve ilerleme potansiyeli. ! ENFORMASYON ALTYAPISI f Söz konusu alanların (burada ayrıntılarına girilmeyecektir) başında enformasyon teknolojisi gelmektedir. giderek artan sayıda bilim adamı. Süperbilgisayarlar.

ortaya çıkan pazar fırsatlarından yararlanabilmek için. teknoloji geliştirip paylaşma. hızla anahtar konumuna gelmektedir. "esnek imalat desteklenecektir: Kitlesel üretimden esnek imalata geçişten beklenen yararı sağlayabilmek için yeni bir Esnek İmalat Programı ('Girişim Entegrasyonu' Program adıyla da biliniyor) düzenlenmektedir. ulusal karayolu şebekesi ve kitle ulaşım sistem ve hizmetlerini geliştirmeye yönelik ek fon (1994'te 600 milyon $. "1991 tarihli. Şehirlerarası Kara Taşımacılığı Etkinlik Yasası"nın verdiği yetkiye dayanılarak. yeni bir otomobil geliştirmeye. başlangıç için inkübatörler (kuluçkalıklar). hızlı prototipleme ve çevreye duyarlı imalata yönelik programlar teşvik edilecektir." TAŞIMACILIK ve "MAGLEV" TEKNOLOJİSİ Teknoloji politikasında. 138 . Bu ortaklıklar. "MAGLEV prototipinin geliştirilmesi. Bölgesel Teknoloji Birlikleri Kurma Programı. tasarım ve yönetime yardım. enformasyon alış verişinde bulunma. uygulamalı araştırma ve geliştirmenin ve daha küçük firmalara yönelik bir dizi teknoloji hizmetinin (yeni ürünler ve prototipler için test kolaylıkları. federal fonlar. kalite testleri ve standartların belgelendirilmesi v. yapay zekaya dayalı denetim ve algılama teknolojileri. belli bir bölgedeki firma ve araştırma enstitülerini. "Sivil havacılık teknolojileriyle ilgili araştırmaların artırılması. öğretim ve eğitim. magnetik levitasyon (MAGLEV) teknolojisine dayalı taşımacılık ve yüksek-hız trenleri yatırımlarının desteklenmesi. ağırlık verilen üçüncü alanın "taşımacılık" olduğu görülmektedir. "Bölgesel Teknoloji Birlikleri" kurulmasıdır: "İmalat sanayileri bölgesel olarak kümeleşme eğilimindedir ve bu teknoloji kümelerinin gücü. Bu program. "Yol yapımı için yeni malzemeler geliştirmeye yönelik araştırmaların artırılması" taşımacılık alanıyla ilgili somut hedeflerden bazılarıdır. "Akıllı" otoyollar geliştirebilmeyi olanaklı kılacak yeni teknolojilerle ilgili araştırmaların artırılması. şahıs şirketlerinin. enformasyon teknolojisindeki ulusal gücümüzü harekete geçirmede kaldıraç görevi görecektir. İleri imalat teknolojisinin desteklenmesi çerçevesinde." Dahası. hükümetin destekleyeceği alan da bellidir: "İleri imalat yöntemlerine ilişkin araşürma-geliştirme için ayrılan fonlar artırılacaktır (yukarıda verilen SEMATECH örneğini hatırlayalım).Temel bu olunca.b. Bu program kapsamında. yeni 'konstrüksiyon' teknolojileri. 'girişim entegrasyonu' için gerekli olan böylesi bir teknolojinin hem gelişmesine hem de yayılmasına destek sağlayacaktır. bu fırsatları daha iyi değerlendirebilme yeteneğine sahip şirketlerle ani ortaklıklar kurmalarına izin vermektedir. ihraç desteği ve pazarın izlenmesi. Söz konusu program.. 1995'ten 1998'e kadar her yıl 1 milyar $) sağlanması. önem verilecek bir başka nokta da..) desteklenmesi için kullanılacaktır. yeni ürünler ve pazarlar geliştirmeye teşvik etmek için düşünülmüştür. özel ya da kamuya ait yerel yüksek-hız trenleriyle ulaşım projelerinin başlatılması için fon sağlayarak. uluslararası rekabette.

Bu hedefe yönelik programın son derece kapsamlı olan aynntılanna girmeden. hemen. son bir nokta olarak işaret edelim." "İlgili federal kuruluşların temsilcilerini içeren bir başka özel danışma grubu" da.. bilgisayar ve iletişim donanımıyla yazılımın geliştirilmesini ve kullanım alanına çıkanlmasını destekleyecektir. resmi okullarda. Burada.YENİ BİR OTOMOBİL KUŞAĞI GELİŞTİRMEK Özel sektörün yeni bir otomobil kuşağı geliştirmesinin. "Bu komisyon. bu değişiklikleri içeren düzenlemelerde koordinasyonu sağlayacak ve aynca "federal kuruluşların araç alımlannı yönlendiren bir program çizecektir. "Konuyla ilgili federal kuruluşların ve ABD oto imalatçılannın araştırma çabalan arasında bağ kuracak özel bir komisyonun kurulması"." 139 . temel bilimlerin yönetimini. Biz. çeşitli mesleki eğitim kurumlannda ve evlerde. finansmanda stabilitenin sağlanması. "temel bilimlerde. "Ama. önceliklerin çok açık bir biçimde ortaya konmasını gerektirir. şöyle deniyor: ı \ I "Bu program. bu hedefe yönelik politikanın ilk adımını oluşturacaktır." ÖĞRETİM VE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ Öne çıkarılan hedefler arasında. öğretimin prodüktivitesini yükseltebilecek. geliştirilecek yeni otomobil kuşağı ile ilgili yasal mevzuatta yapılması gereken değişiklikleri saptayacak. oluşturulması yıllar almış kritik araştırma gruplarının dağılmasına yol açan. yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz. Biz.. burada. yalnızca amaç maddesini aktarmakla yetineceğiz: şu söyleniyor: "Bu yönetim hem temel bilimlerde güçlü kalınması için gerekli desteği hem de sürekliliği gerektiren projelerin finansmanında stabiliteyi sağlayacaktır. bu konunun da aynntılanna girmeden. finansman düzeylerindeki kısadönemli dalgalanmalara izin vermeyeceğiz. Clinton'ın teknoloji politikasında. yüksek önceliği olan programların sürekli destek almasını sağlayacak biçimde geliştireceğiz. ABD'nin başlıca otomobil imalatçılannın. "öğretim ve eğitim için teknoloji geliştirme"nin de yer aldığını belirtmek gerekir. matematik ve mühendislikte dünya liderliği" olduğuna. MATEMATİK VE MÜHENDİSLİKTE DÜNYA LİDERLİĞİ Bir başka somut hedefin. olağan üstü önem verilen bir başka somut hedef olarak yer bulması çarpıcı bir noktadır.." TEMEL BİLİMLERDE. bunlara girdi sağlayan başlıca oto yan sanayii firmalarının ve ABD akaryakıt firmalarının teknoloji önderlerinden oluşan bir danışma grubu kuracak" ve bu grup konu ile ilgili "ortak araştırma konsorsiyumlarının oluşmasını gözetecektir.

iş sürecine katılabildiği zaman. teknolojide öncelikli alanların seçim yada belirlenmesinin çok ötesinde. yetenekli. ilan edilen politikanın ana örgüsünü bu yaklaşım oluşturmaktadır. en son teknolojiyi kullanabilen ve prodüktivite düzeyi giderek yükselen. hatta ve hatta.000 küçük ve orta ölçekli imalatçıda daha da keskin hale gelmiştir. ürün kalitesinde. yeni bir "firma" modeli gündemdedir. toplumsal-kurumsal çerçeveye ilişkin düzenlemeleri de getirmekte ve aslında. Ne var ki ABD'de nispeten az sayıda iş yeri. finansör ya da doğrudan riski paylaşan bir girişimci-ortak olarak katılmaktadır. Yeni gelişen sanayiler. söz konusu yeni teknolojilerin ve bunlara bağlı olarak gelişen iş pratiğinin sağladığı üstünlükten yararlanmaktadır. "İşçiler. İşyerlerindeki deneyim açıkça göstermiştir ki. bilgi temeline dayanmaktadır ya da bir başka deyişle. sistemdeki krizin. misyonları ulusal bazda belirlenmiş araştırma ortaklıklarına. daha açık bir deyişle teknoloji yönetimini mümkün kılacak.TOPLUMSAL-KURUMSAL ÇERÇEVE Belki dikkati çekmiştir. "(Bu çerçevede) Amerikan İmalat Sanayiinin de etkin bir sisteme gereksinimi vardır. artık.. imalatpazarlama ortaklıklarına dayalı. dünyanın satın almak istediği ticari ürünlere anında dönüştürülmesi. teknolojinin. 360. maliyetinde ve pazara sürüm zamanında dramatik gelişmelere yol açabilmektedir." 140 . doğrudan iş sürecinde (dolayısiyle birikim sürecinde) yapılacak köklü değişikliklerle aşılabileceği kabulü yatmaktadır. yeni teknolojiden beklenen çözümün gerçekleşmesini sağlayacak. Sorun. bazen olmazsa olmaz kabilinden bir destekçi. hala 1950'lerin teknolojilerini kullanan. yeni teknolojiler çok daha etkin bir biçimde uygulanabilmektedir. Clinton'ın teknoloji politikası. art arda gelen teknolojik yenilikler ve bu yeniliklerin. yönlendirilebilmesini. yukarıda. Kısacası. "teknoloji politikası" olarak ortaya konan noktalar. yapısal/ kurumsal düzenlemeleri de içermektedir. Yeni imalat teknolojileri ve yaklaşımları. Bu ise. Açıkça görülmektedir ki. Bu yaklaşımın temelinde ise. bu belirlemeye uygun olarak. bu sanayilerin temel dayanağını oluşturmaktadır. yeni imalat teknolojilerinin kullanılması ve yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamalıdırlar. işçilerin bilgi ve ilgisi. yeni teknoloji tabanına dayalı olarak. uyum kabiliyeti yüksek bir işgücünü gerektirir. Bu modele "devlet" de. araştırma bulgularının ortak kullanımından da öte.. Aynı politika dokümanından alınan aşağıdaki satırlar bu kabulün açık kanıtlarıdır: "Doğal kaynaklara erişim ve ucuz işgücü gibi geleneksel faktörlerin uluslararası rekabet üstünlüğündeki payları git gide azalmaktadır..

ama asla yeterli koşul değil..Kore'de % 2. hemen bunun yanında. (Bknz. Oysa araşürma-geliştirmenin ekonomi hayatında anlamlı bir katkısı olabilmesi için. Rekabet üstünlüğü. her iki sürecin gerektirdiği. tam anlamıyla yararlanır hale gelinirse. o anahtar.) / V 141 . ileri-esnek otomasyonun ikame ettiği işgücünü massedecek yeni üretim ve hizmet alanları yaratılabilirse. içinde bulunulan zaman kesitindeki bicimini alıp kullanmak. niteliksel değişim sağlanabilirse. Çağın jenerik teknolojilerinin. izlemekle sınırlı kalmışsa. bu anahtarın. 1993. difiizyonu ve özümsenmesi sağlanır ve bunların nimetlerinden. daha iyiye ve daha mükemmele doğru kendisi değiştirebilendedir. İzleyen bölümde. sürekli olarak kendisini yenilediği. eşik değer % l'dir. O değişimi aynı tempoda izlemek ve her değiştiğinde. Ve hepsinden önemlisi. gerekse üretim organizasyonu bazında. toplumsal-kurumsal düzenlemeler. Teknoloji. yine aynı teknolojilere dayalı olarak. anahtarı. Türkiye sanayiinin teknoloji yeteneğini de yansıttığı söylenebilir. Göker. / > . örneğin işgücünde. bu anahtarın sürekli değiştiği. .BÖLÜM I VE II İÇİN SONUÇ : KRİZİ AŞMADA ya da REKABET EDEBİLİRLİKTE ANAHTAR FAKTÖR : TEKNOLOJİ / Bölüm I ve H'de söylenenleri özetlersek. (Örneğin.5 dolayındadır. Aslında herkesin bildiği bu göstergelerden 1990 yılına ait birkaçını bir an için anımsayalım: Ülkemizdeki araştırma-geliştirme harcamalarının gayrisafı milli hasılaya oranı % 0. umulan odur ki. Bu anahtarı kullanabilen krizi aşacaktır. bununla. iş sürecinin. mevcut üretim alanlarında. yaşanmakta olan iktisadi kriz aşılabilecektir. beceriniz yalnızca. G. burada kritik faktör teknolojidir. A. hep sizin önünüzde olacak demektir. değişimi üreten.) Daha açık bir deyişle.33'tür. gerek ürün. Çünkü. yenisini alıp kullanmak bir beceridir. asla göz ardı edilmemesi gereken. rekabet edebilme yeteneğine sahip olacaktır. bu süreçlerle eş zamanlı olarak yapılabilirse. aynca bknz. bu noktayı esas alacağız. rekabet edebilirlik için.Ama. neredeyse her gün. r ' BÖLÜM III TÜRKİYE SANAYİİNİN REKABET EDEBİLİRLİĞİ AÇISINDAN TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ İ Türkiye'nin bilim ve teknoloji yeteneğine ilişkin göstergelerin. o biçimiyle kullanma yeteneğine sahip olmak. son derece can alıcı bir noktadır. - i ( /. Ama. daha iyiye ve daha mükemmele doğru değişime uğramaktadır. genel olarak. Bunlardan çıkarsanabileceği gibi. Türkiye sanayiinin rekabet edebilirliğini irdelerken. anahtar rolü görecektir. ama. bu oran. İspanya'da % 1. BÖLÜM I. elbette gereklidir: bu bir gerekli koşuldur. gerek üretim yöntemi. yeni teknolojiler tabanına göre yeniden biçimlenişinin olmazsa olmaz koşulu olan.

büyük ölçüde. Teknoloji transferini dolaysız yollardan gerçekleştirenlerin. bir sanayi teknoloji talebini hep lisans yoluyla karşılayagelmiş olsa bile.) Bu çalışmada.. 1992. ülkemizde % 18'dir. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtları 1990 sonrası için incelendiğinde. örneğin. 7'dir.Kore'de 53 dolayındadır. teknoloji transferinin iki ana "mekanizması" hep ayırt edilegelmiştir: Bunlardan biri. Aslında. Oysa. teknolojiyi kullanma aşamasından. araştırma-geliştirme harcamalarında özel sektörün payı. Oysa. On bin nüfus başına düşen araştırıcı sayısı (tam zaman eşdeğeri olarak). başka ülkelerden transfer yoluyla karşıladığı sonucu çıkarılabilir. Yeni Teknolojiler Enstitüsü için yapüğı bir çalışmada şöyle açıklıyor : "Gelişmekte olan ülkelere ilişkin literatürde. bir başka soruyla yanıt verilebilir ve denebilir ki. bu tercihin pek fazla değişmediği görülecektir. genel olarak da bilinen ve önceki bölümlerde söylenenlerden de açıkça çıkarsanabileceği gibi. temelde. Türkiye sanayiinin. açıkça kanıtlamaktadır ki. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'nca 1992'de yapılan bir çalışma da. diğeri ise. teknoloji gereksinmesini. mühendislikdanışmanlık firmaları. son derece kritik bir nokta vardır. teknoloji gereksinmesini genellikle lisans alımı yoluyla karşılayan Türkiye sanayii. geleceğe dönük bir potansiyelin olduğu anlamına gelmez mi? Elbette gelir. sanayinin rekabet gücü açısından. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtlarına giren. potansiyel olarak da yoksa. Bu noktayı. ". örneğin.Kore'de % 82'dir. söz konusu dönemde. yani bir üst yetenek düzeyine geçebilecek midir? Böylesi bir potansiyeli var mıdır? Eğer bu imkân. - Bu göstergelerden kalkılarak. günümüz jenerik teknolojileri söz konusu olduğunda. zaman içinde belli bir bilgi ve deneyim birikimi edinmiş olmaz mı ve bu birikim. Bu bulgular. yine sanayileşmiş ülkelerdeki. belki. Ama. montaj ve işletmeye alma işleri yapan firmalar ve benzeri diğer unsurlarla doğrudan ilişkiye geçmeyi içeren 'dolaysız' transferler. Charles Cooper. ama bu kez. hiç olmazsa bundan sonra. üretim teknolojisinin ilgili alanlarını başarıyla kendisine maletmiş. yenilikçi firmalarla lisans anlaşması yapılarak gerçekleştirilen 'dolaylı' transferlerdir. G. oldukça olumsuz bir durumdur. İspanya'da % 58. 11 yıllık bir dönem içinde. gerek ürün gerekse üretim yöntemi ya da tesis yenileme ("innovation") amacına yönelik teknoloji gereksinmesini. TEKNOLOJİ YETENEĞİ LİSANS ALMA YOLUYLA NE ÖLÇÜDE GELİŞİR? Sorduğumuz sorulara. bunu doğrulamaktadır... çoğunlukla lisans alımı yoluyla karşılamıştır. bunları kullanmanın ötesine. G. toplam 603 "lisans ve teknik yardım anlaşması"nın sektörler ve ana ürün grupları bazında irdelenmesi sonucu elde edilen bulgulara da yer verilmiştir. Birleşmiş Milletler Üniversitesi. o zaman durumun daha da umut kinci olacağı açıktır. daha çok. 1980'den 1990'a kadar. geleceğe yönelik olarak.. biz burada.- İrdelediğimiz konu açısından çok daha çarpıcı bir gösterge olarak. ülkemizde. kendi üretimiyle değil. yeniliklere ayak uydurma ve 142 . bu pay. söz konusu olumsuzluğun olumlu yönde değişmesinin mümkün olup olmadığını irdelemeye çalışacağız. örneğin İspanya'da bu sayı 40. burada. (TTGV. geliştirme aşamasına geçiş için. sanayileşmiş ülkelerdeki makina imalatçıları. bu. Türkiye sanayiinin kendisinde. Bugüne dek. sanayi. O nedenle.

ancak. en azından. 1990'dan sonraki yıllarda yapılmış olan lisans anlaşmalarından görülecektir. temelde. Türkiye sanayiinde yerleşik bir hâl almış olsaydı. bu nedenleri ise. transferi dolaysız yoldan gerçekleştirenlerden daha geride kalırlar. ikinci (dolaysız) yolu zorlamış olan. genellikle lisans anlaşmalarıyla sağlanıyor olmasına rağmen. rekabet açısından. özellikle kendilerine rakip yaratmaktan kaçınırlar.C. Aslında. bunu geliştirmeye yönelik. j / ' < / f > i V i '. 1991. 143 . lisans altında. yeni makina-donatım imalatçılarını ilgilendiren tek şey. teknoloji transferini.) Cooper. daha çok. bir dereceye kadar azalabilirdi. elbette. lisansör firmalar. hangi düzeyde olursa olsun. gerçekte. söz konusu yeni sanayileşen ülkeler. lisans yolunun yarattığı sakıncalar. 19801i yıllarda sanayi yatırımlarına ağırlık vermekten vazgeçilmesiyle birlikte. Cooper'ın işaret ettiği nedenle. teknoloji açığım kapatma konusunda. ama daha çok da KİTlerin sanayi yatırımlarında) denenen dolaysız teknoloji transferi yolunu. teknolojideki son gelişmeleri içeren makina ve donatımın ithaline dayamr. Yeni Sanayileşen Ülkeler karşısında. teknoloji transferi. Oysa. Ama dolaysız teknoloji transferinin bu karmaşıklığını bir yana bırakırsak.- Tabii. Müşterilerinin hangi ülkelerden geldikleri onları hiç ilgilendirmez. dezavantajlı durumda bulunduğu söylenebilir. mühendislik tasarımı. bütün diğer koşullar eşit olsa bile. Türkiye sanayiinin genel karakteristikleri içinde yer almış değildir. Ama. 1980'den sonra. AR+GE'ye YÖNELİM SORUNU. teknolojilerinin kullanılmasına izin verirler. salt dolaysız yoldan teknoloji transferine dayalı girişimlere baş vurmalarının ve bu yola uyum gösterebilmelerinin oldukça zor olduğu söylenebilir. belli bir pazara girmeleri başka bir biçimde mümkün değilse ya da söz konusu pazardan tek başlarına elde edecekleri dolaysız çıkar küçükse. gelişmekte olan ülke firmalarının. aynı dönemde. kendi stratejik çıkarları açısından da uygunsa. teknoloji açıklarım kapatma süreçlerini geciktirmede çıkarı olmadığı görülür.. henüz. transferi lisans yoluyla yapanların karşılaşacakları güçlüklerden daha az olacağını söylemek için a priori nedenler vardır.dolayısiyle rekabet üstünlüğü elde etme konusunda karşılaşacakları güçlüklerin. bu yolu seçenler. Buradan şu sonuç çıkar ki. LisansÖrlcr. bugüne dek teknoloji transferini hangi yoldan gerçekleştirmiş olurlarsa olsunlar." 196O'lı ve 19701i yıllarda (o dönem hükümetlerinin izlediği politikanın ya da hükümet dışı kuruluşların etkisiyle. Eğer. teknoloji yeteneklerini geliştirmek için. Tabii." (Cooper.Kore ve Brezilya gibi. lisans verecekleri anlamına gelir. hemen eklemek gerekir ki. Türkiye sanayiinin lisans altında üretim yapma tercih ve alışkanlığının genel olarak sürdüğü. teknoloji bir kez alındıktan sonra. sistematik bir çaba. danışmanlık. şöyle sıralıyor: "Dolaysız transferler. böylesi bir çaba. yabancı bir lisansör firmayla ortaklık kurmadan. dolaylı yoldan yapanlar. burada yer alan hiçbir unsurun. neredeyse bütünüyle terkeden Türkiye sanayiinin. yatırım malı üreticilerinden. sanayi yatırım pratiğini geliştirme olanağını da önemli ölçüde kaybetmiş olan Türk sanayicilerinin. dolaylı transferde. Bu ise. G. mallarını satmaktır. tesis montajı ve işletmeye alma gibi işleri yapan firmalardan da ayrıca destek almak zorundadırlar. Özellikle.

Yabancı ortaklı şirketlerin. G. Yine aynı dönemde. Türkiye'den çok farklı olarak. son derece kritik bir alanda teknoloji açığını kapatmıştır? Kurt Hoffman. K. Ama. bu pazarların (kendi ulusal firmalarınca) kapatılmamış olmasıdır." (Hoffman. ileri teknolojiyi-çağın teknolojisini. (söz konusu alanda. ancak. telekomünikasyon donatımı imalatçısı firmalar için yılda 2-3 milyar $1ık ihraç imkânı anlamına gelen. yabancı) firmaların katılımına ve kendi aralarında rekabete nispeten açıktır. Kurt Hoffman. Türkiye özelinde bunu merak edenler. birbirlerinin firmalarına) 'de fakto' kapalıdır.. hiç olmazsa belli bir imalat yeteneği kazanılmıştır. telekomünikasyon altyapısı bazında çağının en ileri teknolojisini-sayısal teknolojiyi kullanır hale gelmiş. belli 16 sistem için 6 milyar $'ın epeyce üstünde araştırma-geliştirme harcaması yapmış. Türkiye. böylesi bir pazar olanağının ortaya çıkması. Türkiye PTTsinin AR+GE biriminin kapatıldığı. mükemmel bir telekomünikasyon alt yapısına sahip olmuştur. dönemin en ileri teknolojilerinin kullanıldığı telekomünikasyon altyapı yatırımları yapmalarıyla mümkün olabilirdi. bir başka açıdan da. ve ISDN'e (Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebekesi'ne ilişkin teknolojilere) erkenden girilmesini mümkün kılacak bir araştırma-geliştirme ve teknoloji altyapısı kurmayı başardı. bu konjonktür. gelişmekte olan ülke pazarlarına girmek ve oralarda tutunmak yaşamsal önemdeydi.Kore böylesi bir yol izlerken. Aynı dönemde aynı fırsattan. 1982 ve 1986 yıllan arasında telekomünikasyon sanayiine 6 milyar $'ük yatırım yaptı. dönemin en ileri teknolojisini içeren. videoteks ve teleteks terminallerinin yerli olarak geliştirilmesi.Kore'de yararlanmış ve telekomünikasyon altyapısını yenilemiştir. Kore'nin. Avrupa ve ABD pazarları. Nasıl olmuştur da. bu uluslararası fırsattan yararlanmıştır. bu imkânı bulmuş ve telekomünikasyon gibi. Örneği. 1980'li yıllarda. bulundukları ülkenin teknoloji yeteneğinin gelişmesine ne ölçüde katkıda bulunduklarını burada tartışmayacağız. ihaleler. örneğin G. Ama.. lisans altında gerçekleştirilmiş olsa bile. 1980'lerde. Ama. Ayrıca. yerli imalatçıları koruyan bir politika izledi.transfer sürecinin bir devamı olarak araşürma-geliştirmeye de yönelmişler. 1989. bu altyapı için gerekli olan bir kısım donatımın yerli olarak üretimine yönelmiş. Oysa. o ülkelerin. bu üretim. konu güncel olduğu için. Türkiye gibi bir ülke. en azından bu yolu zorlamışlardır. Kısacası Türkiye. bu dönem boyunca. gelişmekte olan ülkelerin telekomünikasyonda. Bunu yaparken. bu anlamda. 1989. on bin hatlık kendi sayısal santralını geliştirmesini. telekomünikasyon alanından alalım : Bilindiği gibi. bu alandaki teknoloji açığım bir ölçüde kapatabilmeleri için bir imkân demekti." (Hoffman.) Çok açıktır ki. gelişmekte olan ülkelerde. teknolojiyi yakalamıştır. (telekomünikasyonda.Kore. uluslararası düzeydeki firmalar için gelişmekte olan ülkeler pazarlarının temel karakteristiği. bunu şöyle anlatıyor : "Kore. K. bunun nedenini şöyle açıklıyor : "Telekomünikasyon donatımı imal eden.) G.anında transfer edebilmeleri. 1980'lerin başlarına gelindiğinde. fıberoptik kablo sistemlerinin yerli olarak tasarımlanıp üretilmesini. uluslararası fırsatları değerlendirmenin ötesinde bir atılımı da zorlamıştır. akılcı bir yaklaşımla. uluslararası düzeydeki. O nedenledir ki. Bunda bir yanlış yoktur. Bu ülkelerde. Japonya. örneğin TELETAŞ'ın AR+GE'de 144 . Türkiye'de bu imkândan. telekomünikasyonda AR+GE'nin yabancı ortaklı TELETAŞ ve NETAŞ'a bırakıldığı biliniyor.

b. bir var olma sorunu olarak görmektedir. geleceğin enformasyon şebekesini kurabilmek için. "ürün geliştirme mahiyetindeki araştırma projelerinin (altı tarafımızdan çizildi. REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ KAZANDIRAN TEKNOLOJİLER ve TÜRKİYE SANAYİİ Prodüktivitede ya da krizi aşmada üstünlük ve dolayısıyla rekabet üstünlüğü kazanmak açısın- 145 . pazara yeni ürünler sürmesine ve bunu sebatla devam ettirmesine bağlı olacaktır. yeterli ya da yetersiz. belli bir rekabet gücüne erişilince. Ama bu yönelim. bunun gereklerini (kendi AR+GE birimini oluşturmak v.. rekabet yeteneği kazanmanın da ötesinde. belki bugün. Türk iş hayatının ve ekonomisinin geleceği.şu anda hangi noktaya geldiğine bakabilirler. sonuçta görülecek olan odur ki. Verdiğimiz örnek. Türkiye de konunun gerektirdiği AR+GE alanlarına ciddi bir ölçekte yönelmiş olsaydı. ama. f V . yarının enformasyon şebekesinin kurulması ile ilgili olarak. Yücel'in belirttiğine göre. Eğer. (örneğin elektroniğin bazı alanlarında) istisnaları olmuştur.Kore gibi. sınırlı da olsa. tıpkı G. Bu da. . Yücel'in önerdiği yaşamsal adımlan. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. şu ya da bu fırsat değerlendirilerek ülkeye transfer edilmiş olan teknolojileri. telekomünikasyon altyapısı kurulurken. ne yazıktır ki. 1993.) yerine getirmemiştir." (Yücel. Elbette bunun.) tesbit ve seçimi "ve bu araştırma projelerinin konusunu oluşturacak "ürünlerin imalinde kullanılacak jenerik teknolojilerin belirlenerek kazanılması" (altı tarafımızdan çizildi) gereğine işaretle. Yücel. şu ya da bu yoldan.) Türkiye sanayiini ve özellikle de elektronik alanını çok iyi bilen Dr. 60 milyar US $ olarak tahmin edilmektedir. "Türkiye'nin (gelecekteki) bilgi şebekesine ait ana plan yapıldıktan sonra bunun çeşitli fazlarının uygulama projelerinin hazırlanması" ve buna göre. tasarım ya da ürün geliştirme ya da teknoloji geliştirme yeteneği kazanmak gibi. demek ki. içinde bulunduğu bir diğer dezavantajlı durumdur. belli firmalar düzeyinde. Ama. F. lisans altında imalat yapılmasına karşın. rekabet açısından. ' . sorunun bu boyutunu hiç de ciddiye almamıştır. Dr. Türkiye sanayiinin. Türkiye'nin yapması gereken yatırımların toplam tutarı. Dr. şu can alıcı noktayı ortaya koymaktadır: "Benzerlerinden biraz geriye düşmüş olsa bile. Fikret Yücel'in. Türkiye sanayii. diyelim beyaz eşyada. bir üst düzeyde ikame ederek kapsayacak olan. Türkiye yakın geçmişte. Yücel. Bu çaptaki bir yatırım için. daha bir güvenle ve kolaylıkla atmaya başlayabilirdi. Türkiye'nin belli bir teknoloji yeteneği kazanması sorununu. ' j / ' j / . biraz önce de değinildiği gibi. özümseme. burada tartıştığımız konu açısından ne ifade etmektedir? Bu sorunun yanıtını vermek için. kendisine son derece önemli rekabet potansiyeli sağlayacak bir yol izlemeye pek de istekli davranmamış. bugünkü telekomünikasyon şebekelerini. Bugün de. henüz Türkiye sanayiinin genel karakteri haline gelmemiştir. lisansör firmaların güçlük çıkarmaya başladığı iyice görüldükten sonra AR+GE'ye ciddi olarak yönelen firmalar olduğu ya da bir başka alanda başka kıpırtıların ortaya çıktığı gözlenmektedir. biraz önce verdiğimiz örnekten de açıkça anlaşılabileceği gibi. 27-29 Eylül 1993 tarihinde OECD ve TÜBiTAK'ın işbirliğiyle Ankara'da düzenlenen "Enformasyon Teknolojilerine Girişte Hükümetlerin Değişen Rolü" konulu Konferans'a sunmuş olduğu bildiriye bakmakta yarar vardır. Örnekler çoğaltılabilir. difüzyonlannı sağlama ve kullanır hale gelmenin ötesinde. Dr.

Ama. tarihinin ikinci toplantısını 3 Şubat 1993'te yapan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun enformasyon teknolojisini. Niyet yenilenmedir. en azından teknolojik yenilenme temelindeki önlemlerini alma eğilimindedirler. sanayinin kendisinin bu yaklaşımı benimsemesi ve bunun gereğini yerine getirmesidir. gerekse bunlann dışında kalan ama. sahip bulunduklan kadanyla. üretim yöntemleri ve üretim organizasyonu bağlamında. 146 . söz konusu sanayi dallannda. cam ve seramik sanayilerinde ileri teknolojilerin transferini öngörmektedir. asıl önemü olan böylesi yaklaşımların hayata geçirilebilmesidir. belli bir iddiayı sürdürme eğiliminde olduklan gözlenen sektörlerde. ULUSAL YENİLE(N)ME SİSTEMİ "Ulusal yenile(n)me yeteneği" olarak da algılanabilecek bu sistemin varlığı. gerek TÜSİAD'ın öngördüğü öncelikli sektörlerde. İkinci ve üçüncü öncelikler. TÜSİAD'ın öncelikli sektör seçimi dışında kalan. ama. belli sanayi dallannda ulusal yenile(n)me yeteneğinin bulunması. elektronik sanayii. üretim tesislerini bir üst düzeyde yeniden üretebilme yeteneğine sahip ulusal kuruluşların var olduğunu ve bunlar arasındaki ilişkilerin kurumsallaştığını ifade eder. yüzyıla taşıyacak lokomotif sektörler olarak ilân ettiği. çağa ayak uydurabilmenin. bir ülkenin. ürün tasanmlayabildiği. Sözü edilen sektörler Türkiye'yi 21. deri ürünleri. Ürün geliştirebildiği. Tabii bu kuruluşlar da ürettikleri ürünler. . teknolojideki jenerik değişim ve ilerlemelere ayak uydurmayı sağlayacak yenilenmenin gerçekleştirilmesi açısından özel bir çaba göstermekte midir? 1983'te kurulduktan sonra. önceki iki bölümde açıklanmaya çalışıldı. söz konusu yenilenmenin nasıl başanlacağı. gıda. örneğin enformasyon teknolojisinin ya da esnek üretim-esnek otomasyonun en azından difüzyonu. birinci önceliği olan alan olarak ilan ettiğini biliyoruz. somut olarak bunun nasıl gerçekleştirileceği sorusunu sormak gerekir. en azından kendi sektörlerini.Sınai üretimin ötesinde. örneğin. İşte bu noktada. o ülkenin. sanayici ve iş adamlarının belli bir kesimini temsil eden TÜSİAD. otomativ yan sanayii. rekabet yeteneklerini sürdürebilme ve artırabilmenin.dan ülkelerin daha çok hangi teknoloji alanlanna ağırlık verdikleri. lâstik. Bunun ön şartı ise. sırasıyla ileri malzeme teknolojileri ile biyoteknolojiye verilmiştir. yayımladığı strateji ile (TÜSİAD. Bu önemli bir yaklaşımdır. Hemen denebilir ki. 1991. savunma sanayii gibi bazı sanayi dallarında. ama nasıl ? Bu can alıcı soruyu ortaya atmamız boşuna değildir. demir-çelik. Çünkü Türkiye henüz ulusal düzeyde bir yenile(n)me (innovation) sistemine sahip değildir. söz konusu jenerik teknolojilerin. Acaba. bitkisel ürünler. Türkiye sanayii. 1992) tam da bunu istemekte ve Türkiye'yi 21. dokuma-giyim. TÜSİAD kadar rahat gözden çıkarmadıkları görülmektedir. özümsenmesi ve kullanılması ya da bir başka deyişle. Daha açık bir deyişle. yüzyıla taşımaya yeter mi konusunu burada tartışmayacağız. otomotiv sanayii. şu kadarını da belirtmek gerekir ki. belli kuruluşlar TÜSİAD'ın tercihini pek de benimsemiş gözükmemekte ve kendi sektörleriyle ilgili farklı yaklaşımlan olduğu.

Örneğin. Pek çok ulus teknoloji yeteneği kazanmaya yönelik pek çok deneyim yaşamıştır. uluslararası pazarlarda belli bir yüzde ile ölçülen bir yer edinmesini. teknoloji faktörünün. sözü edilen türden bir sistemin oluşturulabilmesi için. hep Türkiye'nin önünde koşacaklardır. buna yönelik stratejik hedeflerini saptaması. Bu neyi sağlar? Belki. konfeksiyon sanayiine sahip ama onu yenileyecek bir ulusal sisteme sahip bulunmayan ülkelerden daha önce uluslararası rekabet kulvarlarına girecekleri çok açıktır. birkaç noktayı vurgulanmaya değer buluyoruz. Türkiye sanayiinin hiç olmazsa seçilecek belli alanlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanmak (ve eğer kazanmışsa bunu sürdürmek) gibi bir eğilimi varsa. teknoloji muhtevası giderek arttığı için pek çok hammadde ya da ara girdi hep dışarıdan gelecektir. o zaman yapılması gerekenler de bellidir. Böylesi bir sistem henüz olmadığına göre. kendi ulusal yenile(n)me sistemlerini şu ya da bu ölçüde kurmuş olan uluslar. Ancak. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun. Türkiye sanayiinin yenilikleri zamanında izleyip uygular hale geldiğini varsayalım. biraz önce değindiğimiz. temel mühendislik hizmetleri ve hatta detay mühendislik hizmetleri ve dahası. Türkiye Sanayii neredeyse bütün yenilenme gereksinimlerini. tasarım. bir an önce. j / i SONUÇ YERİNE Bitirirken.Araştırma-Geliştirme. Hâlâ da bu 147 / . Sayılan tasarım süreçlerini besleyen bir araştırma-geliştirme etkinliğini sürdürebildiği ve j ( . Çünkü. Türkiye sanayiinin uluslararası pazarlarda rekabet edebilirlik yeteneği kazanması için. ama kesinlikle. Bir an için "innovation" un bütün girdileri (ve bu gidişle üretimin bütün girdileri) dışarıdan geliyor olsa bile. politika araçlarını. ne denli önemli olduğunu dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. bu hedeflere ulaşabilmenin politikasını. demek ki. tasarımlayabildiği. Geliştirdiği üretim yönteminin gerektirdiği üretim (proses) makinalarını tasarımlayabildiği ve üretebildiği. yerinde bir yaklaşımla ilan ettiği öncelikli alanların -Bilim ve Teknoloji politikasının. . O halde.- Yeni ürün tasarımıyla birlikte üretim yöntemini de geliştirebildiği. Eğer bu önem paylaşılıyorsa. o zaman. programını geliştirmesi gerekir. uluslararası kulvarlarda. sanayinin. pazarlama kompartmanlarının hem kendi içlerindeki hem de aralarındaki ilişkileri yeniden üretecek organizasyon yöntemleri geliştirebildiği. kendi ulusal yenile(n)me sistemine dayalı olarak basaran ülkelerin. yani uluslararası arenada rekabet edebilirlik yeteneği sağlamaz. dışarıdan karşılamak durumundadır. bu know-how'ı ete kemiğe büründürecek olan makina-donatım ve yazılım. belli koşullar altında. Ve bütün bunları yapabilen ulusal kurum ve kuruluşlara sahip bulunduğu. Know-how. esnek otomasyonun konfeksiyon sanayiine uygulanabilirliğini hem teknolojinin hem de ekonominin terimleri açısından mümkün kılacak.bir anlamı olur. anlamına gelir. / '<•' . bunlar arasındaki ilişkilerin yerleşik bir hal aldığı-sistemleştiği. üretim (imalat). donanım ve yazılım bazındaki teknolojik geliştirmeyi. iç pazarda tutunabilmesini sağlar. ya da böylesi bir yer edinmişse bunu sürdürmesini.

ulusal bir kuruluşunu pazarlamakla meşguldür. Çağımızın teknoloji devlerinden ABD. Türkiye eğer bir sanayi ülkesi olacaksa. bu nedenle teknolojik yeniliklere daha baştan ayak uyduramama ve hepsinden önemlisi araştırma-geliştirmenin üstesinden gelebilecek firma ölçeğini yaratamama gibi sonuçlar doğuracaktır. nasıl bir imkân sağladığıyla hiç ilgilenmemiştir. örneğin Dünya Bankası'nın Türkiye ekonomisinin "enformatizasyonu" konusundaki istek ve tavsiyeleri. ileri teknoloji alanlarındaki üretim ortaklıklarına doğru iteleyebilmenin. ya da "güç birlikleri"ni. Ama bu tartışmada tarafların hiçbiri. yarın tutuna- 148 .) Burada sorun Türkiye'nin ya da bir başka açıdan Türkiye sanayiinin yapacağı tercihte düğümlenmektedir. Ulusal yenile(n)me sistemini. Buna önce. KİTler ya da devletin tutumuyla. devletin düzenlemeci müdahalesini arayacaktır. bunlardan dersler çıkarılmayacak anlamına gelmez. güçlerini birleştirmeye çağırır ve bunun ekonomik önlemlerini alırken. bunlarsız bir sanayi ülkesi olunabileceği iddiasını ileri sürüyorsa. World Bank. bunlar bir araya gelip devletin de desteğini alarak. bugün Türkiye özel sektörü. bu şebeke bir tek işe yarar. Ama bu. Her ulus kendi reçetesini kendi yazmak durumundadır. yaşamın bütün alanlarında. yasalarla ilgili olanlar dahil. Jbütün-dünyada olduğu gibi şu ya da bu planda. yani bu şebekeyi kurarken. 1993. şu ya da bu ölçekte devletin desteğini. telekomünikasyonda. Örneğin. her türlü önlemini alırken. aylardır PTTnin Tsinin özelleştirilmesi tartışmalarıyla çalkalanmaktadır. Ancak. araştırma ortaklığından. bu firma ölçekleriyle. telekomünikasyon dahil. yukarıda sözü edilen 60 milyar $'lık enformasyon şebekesini. otomotiv sanayiinde verilen yeni yatırım izinleri. ABD'de olduğu gibi. Eğer siz. 1980'lerdeki telekomünikasyon şebekesi kurulurken benimsenmiş olan yaklaşımı değiştirmeden kurmaya girişirseniz. Bunun son örneği Yeni Sanayileşen Ülkeler'dir. böylesi bir teknoloji yeteneği kazanmayı hedef almadan bu işe başlarsanız. şu ya da bu biçimde. gözlenen olayların umut verici yönde olduğu söylenemez. tanım dışıdır. yüzyılın eşiğinde bu kavram neyi ifade ediyor ve tanım neyi gerektiriyorsa onu yapmalıdır. şirketleri "rekabet öncesi araştırma" kavramının şemsiyesi altında. optimal üretim ölçeklerinin dışına düşme. bu firmalardan bazılarının sermaye bileşimleri engeldir... Türkiye. Sanayinin başka alanlarında da. ulusal araştırma-geliştirme ağım kurmamış bir ülke. araştırma ortaklıkları kurabilirler diye de düşünemeyiz. yalnızca bu sonucu yaratacak niteliktedir. Dünyada genel geçerliliği olan tek bir reçete yoktur. Teknoloji yeteneği kazanabilmenin bu a priori noktalarını Türkiye'nin yeniden icat etmesi gerekmez. Örneğin Türkiye. Uluslararası kuruluşların. devletle işbirliği imkânım. eğer hâlâ. Başaramadıkları noktalar olmuştur. Türkiye sanayii. Bunlar arasında. bazı ürünleri kendiniz geliştirip üretmeyi. bu alana yönelik araştırma-geliştirmenin altından kalkabilecek finansman gücüne/imkânına sahip. 1980'lerde olduğu gibi. 21. Ama. enformatik donanım ve yazılımı geliştiren uluslararası firmaların bunları satacak bir pazar bulmalarına.tür deneyimler yaşanmaktadır. şebekenin içereceği donanım ve yazılım bazında. Başardıkları noktalar olmuştur. malûm Tnin Türkiye'nin enformasyon alanında. teknoloji yeteneğini geliştirebilmesi açısından ne ifade ettiğiyle. kendi yararını maksimumlaştırmaya yönelik bir strateji belirleyemezse. benzer sonuçlar yaratacak girişimler söz konusudur. eğer. Türkiye. Tıpkı. temelde pek çok ortak yanın bulunduğu hiçbir zaman göz ardı edilemez. Gerçekten de. bir gün. ciddi ve kapsamlı bir biçimde araştırma geliştirmeye girme çirişimde bulunursa. dünyadaki bunca deneyimden yararlanılmayacak. (Bknz. bu yeteneğini sürdürebilmek için. bu her şeyden önce.

H. Oxford..Dr.... TMMOB. The United Nations University. Yoon-Shik. ve Albert Göre. Charles.Dr. "27-28 Ağustos. (in) UNIDO.D. 2729 September. J Kaynakça * * Clintön. Dr. E. New York. Turkey: Informatics and Economic Modernization.. Jr... The MACMILLAN PRESS Ltd." Conference on The Changing Role of Governments in Introducing New ITs.... 1991. Ocak. PH. Yüzyıla Doğru Türkiye: Geleceğe Dönük Bir Atılım Stratejisi.. Prospects for Developing Countries. Beyond the technology Race. Ankara. prodüktivitenin yükseltilebilmesi içinse. Fikret.. Michael.D.. Lee. rekabet edebilirlik için üretilebilirliğin/prodüktivitenin yükseltilmesi. Porter.. Routledge. 1992. "Serbest Pazar Ekonomisi" Ülkelerinde Sanayi(leşme)-Teknoloji(ye Yetişme) Politikaları ve Devletin Rolü.cağı dalı kesmekle ve bütün köprüleri atmakla meşguldür. Hoffman.13 November. Türkiye'deki bütün kesimler için öncelik... 1989. Vice President. 1992. Hazırlık Dokümanı. Göker.. Tokyo. 1990. 1991. Richard. 2 1 . Ama galiba.. Ankara.3. J... "Technological Change in Telecommunications. Annemieke.. Ankara. 1993. Lee. Bu çalışmamızda. 1993. j •'-• j / t! / * * * * * * * * * * * 149 j . The Competitive Advantage of Nations. kendi aklımızı yeniden üretmek olsa gerektir.. Implications for Industrial Policy in Developing Countries". Prof. 1993. Makina Mühendisleri Odası. durup biraz düşünmek ve eğer becerebilirsek toplumsal aklı. 141. baştan beri. Yücel. herşeyden önce. Ankara. 1992.. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV). KOSGEB Semineri. London and Basingstoke. "Technology for America's Economic Growth: A New Direction to Build Strentgth". 1990.. Kurt. KOSGEB Semineri. teknoloji yeteneğinin yükseltilmesi gereğini vurgulayageldik. Yoon-Shik. VVointly Organized by OECD and TÜBİTAK. President. Institute for New Technologies. Prof.. Amsterdam." 2728 Ağustos. Peet. World Bank.. "Promotion Policies for Small and Medium Industries in Korea. Eylül. 1991. 1992. VViltiâm J. New Technologies and Global Industrialization.. "An Option For Turkey To Gain Its Information Technology. Forum: Toplum-Bilim-Teknoloji. London and New York. PH. 1993.. PPD. Are Innovation Studies On Industrialized Economies Relevant to Technology Policy in Developing Countries?.. June. Elsevier Science Publishers. Roobeek.. 22 Şubatta yaptıkları ortak açıklama. Global Capitalism Theories of Social Development.. Aykut. Cooper. TÜSİAD.M. March. VVorking Paper No.. "General Status of Korean Small and Medium Scale Industries. şu anda.

çeşitli açılardan yurtiçi yatırımlara göre farkılıklar gösteren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde uygun bir sermaye bütçelemesi yönteminin geliştirilmesi bu bildirinin konusun teşkil etmektedir. yurtiçi yatırımlar için geliştirilen geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemlerinin uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde eksik kaldıkları görülmektedir. 1. İşte. Kendini en kısa sürede geri ödeyen proje bir yönteme göre kabul edilir. yatırımın kaç yılda geri döneceğini ortaya koyar. Çünkü. sağlayacağı net nakit girişlerinin yatırım tutarını karşılayabilmesi için geçmesi gereken yıl sayısıdır. Fayda/Maliyet Oranı (FMO). artı ve eksileriyle bütün ülkeler için bir realite olarak karşımıza çıkmaktadır.DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARINDA SERMAYE BÜTÇELENMESİ: DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Yrd. GELENEKSEL SERMAYE BÜTÇELEMESİ YÖNTEMLERİ Yurtiçi yatırımların değerlendirilmesinde kullanılan geleneksel sermaye bütçelemesi yöntemleri esas itibariyle şunlardır: (i) Geri Ödeme Süresi. net nakit girişlerinin bugünkü değerinin nakit çıkışlarının bugün- 150 . Doğrudan yabancı sermaye yatırımları. bir projenin. Hiç kuşkusuz uluslararası yatırımların değerlendirilmesi yurtiçi yatırımların değerlendirilmesine oranla daha kompleks (karmaşık) bir işlemdir. Dr. Bu eksiklik hem projenin ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı net nakit girişlerinin hesaplanmasında hem de kullanılacak uygun iskonto oranının belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Geri Ödeme Süresi (GÖS). Diğer bir ifadeyle GÖS. sadece ulusal yatırımlardan sözetmek oldukça yalın kalmaktadır. (iii) İç Karlılık Oranı ve (iv) Net Bugünkü Değer. (ii) karlılık Endeksi = Fayda/Maliyet Oranı. Doç. uluslararası yatırımların değerlendirilmesinde uygun karar kriterlerinin oluşturulmasıdır. Hüseyin DAĞLI KTÜ-İİBF İşletme Bölümü GİRİŞ Giderek küçülen günümüz dünyasında. Bu bağlamda yatırımcı açısından önemli olan konu.

: Öz sermaye maliyeti. İç Karlılık Oranı (İKO). Bu nedenle. Bu yönteme göre projenin kabul edilebilmesi için hesaplanan bu oranın. FMO birden büyükse proje kabul edilir. / '• i İskonto oranı olarak kullanılan ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti ise şu şekilde hesaplanır: Burada. Bunlar içerisinde en yaygın olarak kullanılanı NBD yöntemidir. : Vergi oranını göstermektedir. net nakit girişlerinin bugünkü değeri ile yatırım tutarı arasındaki farktır.kü değerine (yatırım tutarına) oranıdır. işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinden daha büyük olması gerekmektedir. net nakit girişlerini yatırım tutarına eşitleyen iskonto oranıdır. : Toplam borç. NBD : Net Bugünkü Değer. : Projenin ekonomik ömrü. Bu yöntem şu şekilde formüle edilebilir: n CF t d-x) i '. Net Bugünkü Değer (NBD) ise. konu sınırlaması da dikkate alınarak aşağıda sadece NBD yöntemi üzerinde durulacaktır. ka E B kb ke t : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti. Burada. : Borcun vergi öncesi maliyeti. CFt : t yılında beklenen vergi öncsi net nakit girişi. : Toplam öz sermaye. Projenin kabul edilebilmesi için bu farkın pozitif olması gerekir. : Proje maliyetini ifade etmektedir. x ka n Io : Vergi Oranı : Ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti. aksi takdirde reddedilir. I v 151 .

Sözkonusu bu riskler ise. net nakit girişleri öz sermaye maliyeti ile iskonto edildiğinden zamanla sermaye yapısında ortaya çıkabilecek değişikliklerin bu bağlamda bir önemi bulunmamaktdır. no(*) Bu durum Fisher Denklemine göre şu şekilde formüle edilebilir: = g+p Burada . projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu olabileceği gibi döviz kontrolleri ve benzeri nedenlerden dolayı yabancı kaynak maliyeti yükselebilir de.Öz sermaye ve borcun maliyeti. faiz ödemelerinin vergi matrahından indirimi öz konusu olduğu için. esas itibariyle döviz kuru riski ile üke riskidir. yatırımcı şirketin optimal sermaye yapısını zamanla değiştirebilir. Konu nakit girişleriyle ilişkilendirildiğinde. Bunlardan ilki nakit akışının belirlenmesi ile ilgili güçlükleri. g reel faiz oranını ve p ise. Diğer taraftan borç ve öz sermaye maliyeti proje riskine göre farklılıklar gösterebileceği gibi farklı risk kategorisine sahip bulunan projelerin borçlanma kapasiteleri de birbirinden farklı olabilir. hem yatırımcının kendi ülkesi açısından hem de yatırımın yapıldığı ülke açısından bakılabilir. Bütün bu faktörleri NBD yönteminde kullanılan sermayenin ağırlıklı ortalama maliyetine dahil etmek oldukça güçtür. r nominal faiz oranım. Ancak. reel faiz oranı nominal faiz oranından beklenen enflasyon oranının çıkarılması suretiyle bulunur (*). Öte yandan. Diğer taraftan. Bunun uygulanmasının kolay olmasına karşın. Bilindiği gibi. 2. İskonto oranının belirlenmesine yönelik önemli bir diğer konu ise. Böylece işletmelerin faaliyet riskleri azalabilir. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde reel faiz oranlarının mı yoksa nominal faiz oranlarının mı kullanılması gerektiği açıklığa kavuşturulmalıdır. yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunmanın işletmeye yüklediği birtakım ilave risklerin varlığı da gözden uzak tutulmamalıdır. Kuşkusuz burada önemli olan nakit akışlarına yatırımcının kendi ülkesi açısından bakılmasıdır. UYGUN İSKONTO ORANININ SEÇİMİ Yurtdışında yatırım faaliyetinde bulunan işletmelerin satış gelirlerinde ortaya çıkabilecek dalgalanmalar yatırımların çeşitlendirilmesinin bir sonucu olarak ortadan kalkabilir. borç maliyetinin hesaplanmasında ilave bir düzenlemeye gidilir. Bu güçlükler iki ana grupta toplanabilir. Çünkü ülk riski ile döviz kuru riski. enflasyon ile net nakit girişlerinin özelliğine ilişkindir. beklenen enflasyon oranını ifade etmektedir. sermaye bütçelemesi konusunda önemli bir yere sahiptir. Diğer taraftan nakit akışı konusuna. Buna karşın. NBD yönteminin doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde kullanımını güçleştiren nedenlerin başında anılan bu riskler gelmektedir. diğer ise uygun iskonto oranının belirlenmesine yönelik güçlükleri içermektedir. NBD yönteminde projeden beklenen net nakit girişleri işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetine göre tek bir iskonto oranından bugüne indirgendiği konusu önceki bölümde açıklanmıştı. 152 . Yukarıda kısaca açıklanmaya çalışılan NBD yöntemi. Sıralaran bütün bu faktörler dikkate alındığında her bir proje için ayrı bir sermaye yapısının oluşturulması gerçeği ortaya çıkmaktadır. Enflasyon açısından konuya bakıldığında. sermayenin kaynağı olarak borç ve öz sermayenin önemine göre ağırlıklarının alınması suretiyle hesaplanır. Düzeltilmiş Bugünkü Değer (DBD) yönteminde ise. geleneksel NBD yönteminin uluslararası projelere uygulanmasında bir takım güçlükler ortaya çıkmaktadır. borç ve öz sermaye oranında zamanla ortaya çıkabilecek değişikliklerin işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetini de değiştireceği gerçeği gözden uzak tutulmuştur.

Örneğin konuya bloke fonlann değerlendirilmesi açısından bakıldığında. Bunlar satış kaybı (cannibalization) ile satış yaratma (sales creature) dır. İsveç'te %52. Elde Edilen Gelirin Transferine Yönelik Kısıtlamalar Projeden elde edilen gelirin transferinde kısıtlamalar sözkonusu ise. reel nakit girişleri için ise. 153 / . YATIRIMCININ NAKİT AKIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER 3.1. bloke fonlann projenin finansmanında kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek potansiyel kazancın proje maliyetinden düşülmesi gerekir. Böyle yapıldığı sürece her iki durumda da aynı sonuca ulaşılır. Satış kaybı. Örneğin bu oranlar ABD'de %34. yatırımcının kendi ülkesindeki kurumlar vergisi oranı ile yatırımın yapıldığı ülkedeki oran karşılaştırılarak hangisi daha yüksekse o dikkate alınmalıdır. Ancak. projenin yapılacağı ülke ile bir ihracat ilişkisi mevcutsa o zaman yatınmcının ihracatında bir azalmanın ortaya çıkmasıdır. Bloke Fonlar Eğer işletmenin yurtdışında bloke edilmiş veya herhangi bir nedenle kısıtlandırılmış fonları mevcutsa ve bunlar doğrudan yabancı sermaye yatırımlannın finansmanında kullanılabiliyorsa. Transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak bloke fonlann bir kısmı yatınmcıya geri dönebiliyorsa o zaman geri kalan kısım proje maliyetinden indirilmelidir. transfer fiyatlan gibi çeşitli yöntemler kullanılarak anılan kısıtlamalar kısmen de olsa ortadan kaldınlabilmektedir. Dolayısıyla. bu durumda projenin yatınmcıya olan gerçek maliyeti yurtiçi proje maliyetinden daha düşük olabilir. Diğer Bölümlerin veya Mevcut Satışların Üzerindeki Etkileri Doğrudan yabancı sermaye yatınmlannın diğer bölümlerin satışları üzerinde iki türlü etkisi bulunmaktadır. İtalya'da %36'dır. 3. 3. Kanada'da %44.3. eğer sözkonusu bu fonlann alternatif kullanımı sadece yurtdışında başıboş (olduğu gibi) bırakılmaksa. o takdirde. Aksi takdirde. î ! / 3. . o zamanyatınmın gerçekleşmesiyle kullanılabilir hale gelen fonlann tamamının projenin maliyetinden indirilmesi gerekir.2. Doğrudan yabancı sermaye yatınmlarının değerlendirilmesinde. 3. eğer yeni bir ürün sözkonusu ise eski ürüne olan talep de azalacaktır. Japonya'da %42. Ancak. Vergi Oranlarındaki Farklılıklar Yurtdışında elde edilen gelirin vergilendirilmesinde kullanılan kurumlar vergisi oranlan bir ülkeden diğerine oldukça büyük farklılıklar göstermektedir. Almanya'da %56. yatınmcı açısından sadece ana ülkeye transfer edilebilen nakit akışları bir anlam taşır. proje değerlendirilirken sadece legal yollarla yatınmcıya aktarılan gelir değil bunun yanısıra illegal yollarla transfer edilen gelirin de dikkate alınması gerekir. hatalı sonuçlara varılabilir. Bu nedenle yatırımcı açısından projenin maliyetinin hesaplanmasında. reel faiz oranlan kullanılarak iskonto edilmesi daha uygundur.minal nakit girişleri için nominal faiz oranlan.4. Dolayısıyla bu etkiler dikkete alınarak yatınmcıya sağlayacağı net satışlar üzerinden proje değerlendirilmelidir. Doğrudan yabancı sermaye yatınmının gerçekleşmesi işletmenin diğer bölümlerinin satışlannı artınyorsa bu da satış yaratma etkisi olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca.

İşte. : T yılında beklenen spot döviz kuru.. bu durumda. Bu yöntem aşağıdaki gibi formüle edilebilir. DÜZELTİLMİŞ BUGÜNKÜ DEĞER (DBD) YÖNTEMİ Uluslararası yatınm projelerinin değerlendirilmesinde çoğu yazarlarca DBD yöntemi önerilmektedir. bütün bunlar dikkate alındığında ister yatırımcıya transfer edilsin ister edilmesin eğer nakit akışı olarak transfer edilebilir gelirin tamamı dikkate alınmışsa. DBD So St : Düzeltilmiş Bugünkü Değer. elde edilen transfer edilebilir gelirin yatırımcıya aktanlmayıp yurtdışında bırakılması suretiyle vergi ödemeleri ertelenebilir. Bu nedenle. yabancı projelerin sermaye maliyetinin yurtiçi projelerin sermaye maliyetinden daha düşük olması doğaldır.yurtdışında kazanılan gelirin transfer fiyattan gibi çeşitli yöntemlerle yüksek vergili ülkelerden düşük vergili ülkelere doğru hareketi sağlanarak ödenen toplam kurumlar vergisi miktarı azaltılabilmektedir. Diğer taraftan.-LS)(l -X) n DA.X n DBD=S Q K O + S 0 AF 0 + Y —L_! K_ + S. t=ia+DR d ) i—— i 1 n TD t t +n v RF t t 1 t=l(l+DR f ) Burada. bazı düzenlemelerin yapılması gerekir. : Projenin başlangıcındaki spot döviz kuru. Bunlardan biri yatınmcılara imtiyazlı (ucuz) kredi sağlamalarıdır.AF i + ^ 1 t ~ (l + D R / t=l CL o" t t=l(l+DR<) I n LR. 3. Çünkü ödenen vergilerin gerçek miktarı nakit akışına göre hesaplanandan daha az olabilir. 154 . projeler değerlendirilirken sağlanan ucuz krediler de dikkate alınmalıdır. Eğer imtiyazlı kredi uygulaması mevcutsa. 4. doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını teşvik etmek amacıyla yatınmcılara çeşitli yardımlarda bulunabilirler.5. İmtiyazlı Krediler Hükümetler. n <StCf.

Projeden sağlanan nakit akışları ile diğer tesislerin satışlanndaki azalma sonucu ortaya çıkan gelir kayıplan aym vergi oram (t) ile düzeltilir. projeden elde edilmesi beklenen yasal olarak yatırımcı ülkeye transfer edilebilirnakit akışlannı göstermektedir. : Borçlanma kapisitesine katkısı sonucu ortaya çıkan faiz indiriminin sağladığı vergi tasarruflarının iskonto oranı. : Yatırımcı ülke parasıyla amortisman karşılıkları. Burada. : Yatırımcı ülke parası olarak kaybedilen satış geliri. AFo. Nakit akışları yerli ve yabancı kurumlar vergisi oranlan arasında en yükseği olan gerçek vergi oranı (T) ile düzeltilir. : Tamamen öz sermaye ile finansman varsayımı altında nakit akımlarının ıskonto oranı (özsermaye maliyeti) : Amortisman karşılıklarının iskonto oranı. j V [ n Dat BCo CLo LRt TDt RFt DRe DRa DRb i DRd DRf rg : Projenin ekonomik ömrü.Ko AFo CFt LSt T : Yabancı para birimi olarak proje maliyeti. projenin başlangıç yılında yabancı para birimiyle ifade edildiği ve spot döviz kurundan yatırımcı ülke parasına çevrildiği varsayılmaktadır. Aynı şekilde bu tutar da yatırımcı ülke parasına spot döviz kuru üzerinden çevrilir. : Projenin yapılması sonucu kullanılır hale gelen kısıtlanmış fonlar. : Yabancı para birimi olarak imtiyazlı kredilerin faiz ve ana para taksit ödemelerinin toplamı. CFt. İskonto oram (DRe). : Kazanılan gelirin yavru şirketler arasında transferiyle sağlanan tasarrufların iskonto j V J j ı J oram. : Yabancı para birimi olarak transfer edilebilir beklenen nakitakışı. : Yatırımcı ülkedeki piyasa faiz oranıdır. . Aynı şekilde. : Yabancı para birimiyle imtiyazlı kredilerin tutan. Projenin gerçekleşmesiyle aktifleşen bloke fonlar kadar proje maliyeti azalır. Yabancı para birimiyle ifade edilen bu nakit akışları beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir. anılan bu nakit akışlarından çıkarılır. : Yavru şirketler arasında transfer fiyatlanmasıyla vergi ödemelerinin ertelenmesinden sağlanan beklenen vergi tasarrufları. : Kazanılan gelirin illegal yollarla ana ülkeye transfer edilen bölümü. : Yatırımcı ülke parasıyla projenin borçlanma kapasitesine olan katkısı. ülke riski ve döviz kuru riskini / V 155 J . : İllegal olarak transfer edilen nakit akımlarının iskonto oranı. yabancı para birimiyle ifade edilen sözkonusu bu gelir kaybı. beklenen spot döviz kurundan (St) yatırımcı ülke parasına çevrilir. bloke fonların nominal değeri eksi alternatif kullanımları sonucu sahip olacakları değerdir. Diğer tesislerin satışlarına bağlı olarak meydana gelen gelir kaybı ise. : Yatırımcı ülkeile projenin yapılacağı ülke kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanı. ! 7 Proje maliyetinin.

vergi indiriminden tasarruf sağlayan faiz ödemelerine eşittir (kullanılan faiz oranı ana ülkedeki faiz oranıdır). Bu şekilde sağlanan yıllık gelir. vergi ödemelerini etkeleyebilmektedir. İster yurtiçinde olsun isterse yurtdışında olsun bir projenin finansmanında eğer borç sermaye kullanılıyorsa bunun için yapılan faiz ödemeleri vergiden indirilir. ikinci adım olarak sözkonusu vergi tasarruflan hesaplanarak sonuca tekrar bakılır. Yukanda belirtilen iki . Yurtiçi yatırımlarda olduğu gibi yurtdışı yatırımlarda da amortisman karşılıkları kurumlar vergisinden düşülmektedir. Oysa. yatırımcının (örneğin ÇUŞ) elde ettiği geliri yüksek vergili ülke tesislerinden düşük vergili ülkelerdeki tesislere kaydırabilmekte. Başka bir anlatımla. pozitif DBD sağlayan projeler kabul edilir. amortisman karşılıkları ile kullanılan kurumlar vergisi oranının (yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından en yüksek olanı) çarpımına eşittir. Doğrudan yabancı ser156 . uygulamada. Ayrıca bu farkın spot döviz kurundan yatırımcı ülke para birimine çevrilmesi gerekir. imtiyazlı kredi için yapılan ödemi ile bu kredinin bulunmaması durumunda şirketin karşılaşacağı piyasa faiz oranından iskonto edilen borç anapara ve faiz ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki farktır. SONUÇ İşletme yönetiminin temel amacı. Dolayısıyla değerlendirme sözkonusu bu vergi tasarruflanm (TDt) dikkate alınmadan da yapılabilir ve sonuç pozitif çıkarsa başka bir hesaplamaya gidilmeden proje kabul edilebilir. DBD'nin negatif çıkması durumunda. Bu nedenle gerçek vergi oranı t'nın altına düşebilmektedir. o zaman illegal yollarla transfer edilebilir ilave nakit akışlan da hesaplamada dikkate alınabilir. transfer ödemeleri gibi yasal olmayan yollarla da yatınmcının ülkesine gelir transfer edilebilir (vergi ödemelerinin azaltılmasında kullanıldığı gibi). yatırımcı ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot ülke parasıyla ifade edildiği için bu tutarın beklenen spot döviz kuru üzerinden ana ülke parasına çevrilmesi sözkonusu olmamaktadır.adımlı işlem burada da çalışmaktadır. DAt büyük bir olasılıkla yabancı para birimi ile gösterilir ve bu tatar St ile yatırımcı ülke parasına çevrilir. Borçlanma kapasitesinden ve bunun sonucu olan vergi tasarruflarından ister tamamen yararlansın isterse yararlanmasın borçlanılabilen miktar üzerinden sağlanan vergi tasarrufları proje için bir gelir olarak dikkate alınmalıdır. Aslında. bu kredinin sağladığı nakit akışı. Amortismanların vergi açısından sağlamış olduğu fayda. Eğer projenin finansmanında imtiyazlı kredi kullanımı sözkonusu ise. Bu şekilde yapılan hesaplamalar sonucunda. Yurtiçi ve yurtdışı kurumlar vergisi oranlarından yüksek olanının gerçek vergi oranı olarak kullanılması aslında ihdiyatlı bir yaklaşımdır. Legal kanallarla transfer edilebilir nakit akışlarına göre hesaplanan DBD'nin sonucu negatif çıkarsa.de içine alan sistematik riskin tamamını yansıtan öz sermaye maliyetidir. Ancak şunu belirtmekte fayda var ki. işletmenin piyasa değerini yani ortaklannın servetini maksimum kılmaktır. Ancak. transfer fiyatları gibi çeşitli düzenlemelerle düşük vergili ülkelere kayabilir ve bu ülkelerde yeniden yatırım yapılarak vergi ödemeleri ertelenebilir. Bu amaca hizmet etmek için işletmeler yurtiçi yatırımlann yanısıra doğrudan yabancı sermaye yatınım şeklinde uluslararası yatırım faaliyetlerinde de bulunabilirler. Nakit akışı olarak sadece yasal yollarla yatırımcının ülkesine transfer edilebilir gelirin (CFt) dikkate alınması ihtiyatlı bir yaklaşımdır. nakit akışlan. Ancak kullanılan t sembolü yabancı ülkedeki kurumlar vergisi oranını gösteriyorsa. DAt. DBD yöntemi iki-adımlı bir yaklaşımdır.

Harper Collins Publishers. . 1990.. FOLKS. VVilliam R. John R. EAKER.. St. Foreign investment Evaluation Practices of Multinational Corporations. RODRIGUEZ Rita M. McGraw-Hill Publishing Company. Vol. Lawrence J. Roy J. Fail 1982. Investment and Financing Decisions for Multinational Corporations.- « f KAYNAKLAR ABDULLAH. 1979. ucuz işgücü. and AGGARVVAL. Raj. MADURA. in International Financial Management: Theory and Application (edited by Donald R. Second Edition. özel bilgi avantajı..Kent Publishing Company. Third Edition. and LEES Francis A.. VVarren. Addison . 1990. Donald R. r ' [ / v ! / ' j / 157 ..Hail. LESSARD). California. 9. Fuad. VVinder 1980. Autumn 1984. Eugene. California Management Revievv. Mark R. Boston. International Financial Management. UMI Research Press. Boston. Second Edition. EZZEL. 1987. Vol. Prentice Hail. 13. 1979. David J. Financial Management. 1988. 25. GORDON. Bu nedenle Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte Türk Cumhuriyetlerine yatırım yapmayı planlayan Türk Sinai işletmelerinin yapacakları yatırımları bu yönteme göre değerlendirmeleri durumunda basan şanslarının artacağı kanaatindeyiz. esas itibariyle şunlardır : İçsel ekonomiler.. 1991. 1. No.. 1982. OBLAK. Gorhan & Lamont. Gorhan & Lamont.. "An APV Analysis of Capital Budgeting Under Inflation". LEVI. Paul. 1981. ülkeler arasındaki vergileme farklıbklanndan yararlanma. International Financial Management. and KELLY. New York. Boston. Arthur I. Jeff. Financial Management. David K. KELLY... No. Marie W. Vol. Inc. EITEMAN. LESSARD. hammadde kaynağına yakınlık. VVest Publishing Company.. International Finance : The Markets and Financial Management of Multinational Business. VVarren. Englevvood Cliffs. Sixth Edition. gümrük tarifeleri ve kotalar gibi dış ticareti engelleyen düzenlemelerden kurtulma istekleri. VVilliam A. Doğrudan sermaye yatırımlarının değerlendirilmesinde DBD yöntemi en uygun bütçeleme tekniği olarak görülmektedir. Prentice . E. Maurice D. and STONEHILL. 1986.VVestey Publishing Company. and CARTER. Englevvood Cliffs. Financial Management for the Multinational Firm. GITMAN. "Survey and Analysis of Capital Budgeting Methods Used by Muttinationals". Principles of Managerial Finance.maye yatırımlarını yatırımcı açısından avantajlı kılan faktörler ise. Nevv York. taşıma giderlerinden tasarruf sağlama gibi maliyeti düşürücü beklentiler ile uluslararası çeşitlendirmeye giderek iş riskini azaltma. No. "Evaluating Foreign Projects : An Adjusted Present Value Approach". "Multinational Capital Budgeting : Foreign Investment Under Subsidy". 4. LOUGUE). A. in Handbook of Modern Finance (edited by Dennis E. 13. Nevv Jersey. Sara L. The Kent International Dimensions of Business Series. International Dimensions of Financial Management. Inc. Michigan. Multinational Business Finance. KVVS . and HELM.

Ballinger Publishing Company. Financial Management.. Chicago. Second Edition. Vol. 1988. 47... VVESTON. Boston. California Management Revievv. 158 .. J. Fred and BRIGHAM. Neil E. International Corporate Finance. Cambridge. Capital Budgeting and Long-Term Financial Decisions. 1993. Allyn and Bacon. Alan C. 1. David A. "Intemalization Theory and Corporate International Finance. SHAVVKY. 23. The Dryden Press. Vol. "Capital Budgeting for Multinational Firms : A Theoretical Analysis" Southern Economic Journal. VVinter 1980. July 1980. SHAPIRO. No. 7 No. 1990. The Dryden Press. Tenth Edition. 1991. Vol. Fort VVorth. Alan M. Essentials of Managerial Finance. SEITZ. No.RUGMAN. Hany A. Foundations of Multinationai Financial Management. and RICKS. 2. 1. "Capital Budgeting For The Multinational Corporation". Spring1978. Harcourt Brace Jovanovich Collage Publishers.Eugene F.

• ' . Thus. ATnda sanayinin korunmasında başvurulan tarife-dışı engeller ele alınarak Türkiye'nin bu tür korumaya uyum sağlayabilmesi için öneriler getirilmeye çalışılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Gümrük Birliği'nin sanayi üzerindeki olası etkilerini incelemek son derece büyük önem taşımaktadır. Because when the customs union is formed. ekonomik geleceğini Avrupa Topluluğu ile birlikte düşündüğünü 1963 yılında Ankara Anlaşması'nı ve 1970 yılında da Katma Protokolü imzalayarak ortaya koymuştur. sektörden bir üst düzey yetkilinin bu konudaki görüşlerine yer verilmektedir. in order to compare the author's evaluations vvith the sector members. İkinci bölümde. This aim obliges Turkey to evaluate the competitiveness of her industry and take the last measures for increasing it. Bildirinin ilk bölümü Türkiye-AT ilişkilerinin anlaşmalarla çizilmiş olan sınırlarını hatırlatmaya yöneliktir.Dr. Gümrük Birliği'ne geçiş sürecini başlatan sözkonusu Protokol 1973 yılının 1 Ocak'ında yürürlüğe girdiğinde. N. Zira Topluluk ile oluşturulacak Gümrük Birliği. Üçüncü bölümde ise çeşitli çalışmalarda rekabet gücü orta düzeyde. evaluating the impact of customs union on Turkish industry is of great importance at this stage. G i r i ş Türkiye. j / ' 1. The first part of the paper aims to remind the legal aspect of the Turkish-EC relations vis-a-vis the customs union.Lerzan (KILIÇ) ÖZKALE İTÜ İşletme Fakültesi ÖZET Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında Katma Protokolde öngörülmüş olan Gümrük Birliği'nin 1995 yılında tamamlanması için yürütülen resmi görüşmelerin hızlandığı 1993 yılı. in the second part the non-tariff barriers of the Community are given and the measures to harmonize Turkey to this system are discussed. The point of vievv of the sector itself concerning the customs union is also given. according to the Additional Protocol. ileriye dönük olarak kesinlikle bağlayıcı olacak ve başlangıcından itibaren Türkiye'nin sanayisini gümrükler yoluyla korumak için herhangi bir tek taraflı düzenleme getirmesi olanağı kalmayacaktır. Ancak o dönemde AT ile ilişkiler ekonomik açıdan olmaktan çok siyasal açıdan tartışıl- \ > 159 . dünyadaki son teknolojilerle çalışan örnek bir sektör ele alınarak gümrük birliğinin önceki bölümlerde değinilen olası etkileri belirlenmeye çalışılıp. Türk Sanayii'nin mevcut rekabet gücünün saptanması ve iyileştirilmesine yönelik önlemlerin alınması için en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken son iki veya üç kritik yıldan biridir. CUSTOMS UNION WITH EC AND TURKISH İNDUSTRY SUMMARY Turkey and the EC increased the negotiations on the accomplishment of customs union in 1993. in the third part those discussions are reviewed for a chosen sector vvhich appears as competiüve in some studies and highly competitive in some others. / •' .AT İLE GÜMRÜK BİRLİĞİ VE TÜRK SANAYİİ Doç. j / v . Turkey could not anymore apply an independant tariff protection. Böylelikle daha önce tartışılanların örnek bir sektör açısından değerlendirmesi yapılmış olmaktadır. bazılarında ise yüksek çıkan ve yabancı sermayenin ortak olduğu. hazırlanma yöntemi ve iktisadi gerekçeleri tartışmaya ne kadar açık olursa olsun uygulamaya konan 12 ve 22 yıllık listeler bu sürenin biüminde Türkiye ile Topluluk arasında gerçekleştirilecek Gümrük Birliği'ni haber veriyordu.

Türkiye İle At Arasında Oluşturulacak Olan Gümrük Birliği'nin Kapsamı Bilindiği gibi ekonomik bütünleşme türlerinden biri olan gümrük birliği malların serbest dolaşımı esasına dayanır. Oysa Türkiye'de tüm ekonomik kararlarda olduğu gibi AT ile ilişkilerde de başından beri süregelen günlük davranma alışkanlığı sonucu önce ithalat liberasyonu ani olarak başlatılmış. maddeye dayanarak gümrük indirimlerini tek taraflı olarak durdurması da bu konuda "daha fazla endişe edilmesini" adeta gereksiz kılmıştır. Zira bu noktada atılacak bir geri adım. Sözkonusu madde "mal alışverişlerinin tümü"ndcn sözederek gümrük birliğinin yalnızca sanayi ürünlerinin değil. 160 . dünyada entegrasyonun iktisadi yararlarının çok tartışıldığı ve büyük bir kesim tarafından da kesinlikle reddedildiği. daha sonra Gümrük Birliği'nden Türk sanayiinin olumsuz etkilenmesini engellemeye yönelik önlemler. bunu gümrük birliğinin Katma Protokolda belirtilen sürede tamamlanacağı yolundaki şaşırtıcı açıklamalar izlemiştir. Gümrük Birliği'nin oluşturulması öncesinde yapılacak çok iş ve alınacak çok önlem bulunmaktadır. isterse ve kanımızca Anlaşmaya daha uygun olan Türk görüşüne göre 1995 başı olsun. 9. Bu bildiride bütün bu noktalar gözönünde bulundurularak önce gümrük birliğinin kapsamı konusundaki tartışmalara açıklık getirilmeye çalışılmakta. uluslararası alanda Türk tarafına olan güveni çok zedeleyecektir. Türkiye'nin AT ile kurmayı taahhüt ettiği Gümrük Birliği adeta tümüyle unutulmuştur. AT tarafından uygulanan korunma yolları gözönünde bulundurularak belirlenmekte ve uluslararası düzeyde rekabet gücü elde etmiş bulunan Türk lastik sektöründen bir yetkiliyle bu konuda yapılan görüşmenin izlenimleri aktarılarak. tarım sektörü üzerinde ayrıca durulmayacaktır. Bu amaçla mal ticaretinde uygulanan her türlü vergi ve kısıtlamalar kaldırıldığı gibi. bu değerlendirmenin ışığında Gümrük Birliği'nin umulan yararı sağlayabilmesi için alınması gereken önlemler önerilmektedir. Bu politikaların neler olduğuna aşağıda Türkiye ve AT arasındaki Gümrük Birliği'nin kapsamı tartışılırken değinilecektir. Bu süreyi halen olduğu gibi tarih veya korunma talebinde bulunan ancak gerekçeleri oldukça belirsiz sektörler gibi konularda yararsız tartışmalarla geçirmek yerine. İthal ikameci dönemde devletin büyük desteğini gören sanayimiz de bu desteğin ilelebet ve üstelik gümrük vergileri gibi dünyanın 1970'li yıllarda terketmeye başladığı koruma yöntemleri ile süreceğine olan inancını pekiştirerek dünya ile rekabet etme kaygısına (bazı istisnalar dışında) dahi kapılmadığından. Bu ise hala kesin olarak belirlenmemekle birlikte çok yakın bir tarihte gerçekleşecektir. Bunun önemli bir nedeni. üye ülke üreticileri arasındaki rekabeti bozabilecek her türlü farklı uygulama da giderilmekte ve nihayet birlik dışındaki ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesi uygulanmaktadır. madde Topluluğun tüm malları kapsayan bir gümrük birliği temeline dayandığını belirtmektedir.dığından. 2. (2) (3). yılı dolayısıyla İküsadi Kalkınma Vakfı'nca İstanbul'da düzenlenen toplantıda yapılmış ve Türkiye'nin kararlılığı açıklıkla dile getirilmiştir. bu listelerin eleştirisi ve Türk sanayii üzerindeki olası etkileri kamuoyunda çok fazla ilgi toplamadığı gibi bilim çevrelerinde ve sanayiciler arasında da ciddi şekilde tartışılmamıştır. Türk Hükümetleri ve hatta Cumhurbaşkanları (1) tarafından kararlı açıklamalarla sürdürülen bu hedefin en çok kazanç ve en az kayıp ile gerçekleştirilmesi için her düzeyde ve her alanda yapılması gerekenleri titizlik ve uzmanlıkla belirlemekte kullanmak daha yararlı olacaktır. tarım ürünlerinin de serbest dolaşımına dayandığını ifade etmekle birlikte ikinci grup mallar için özel hükümleri saklı tutmuştur (Madde 39-46 arası). Malların bu düzeyde serbest dolaşımı esasına dayandığı için de ticari ilişkileri düzenlemeye yönelik ve tümüyle veya kısmen ticaret konusuyla ilgili tüm politikalar kaçınılmaz olarak Gümrük Birliği'nden soyutlanamaz bir nitelik kazanmaktadır. Burada öncelikle gümrük birliği tanımı AT açısından ele alınacaktır. İster Topluluğun yorumundaki gibi 1995 sonu. Avrupa Topluluğu'nu kuran Roma Antlaşması'nda gümrük birliğinin yukarda verilen türden bir tanımına rastlanmamakla birlikte. Bu bildiri AT ile gümrük birliğinin Türk Sanayii üzerindeki etkileri konusunu ele aldığından. öte yandan henüz AT deneyiminin çok yeni olması nedeniyle diğer kesimin de elinde çok inandırıcı verilerin bulunmadığı 70'li yıllara rastlamasıdır. Üstelik kısa süre sonra Türkiye'nin 60. Ancak kanımızca önemli olan bir noktada görüş belir(1) Bu konudaki en son açıklama Cumhurbaşkanı Demirel tarafından 12 Eylül 1993 tarihinde Ankara Anlaşması'nın imzalanışının 30.

tilmekle yetinilecektir: gümrük birliğinin gerçekleşme tarihinin belirlendiği Katma Protokol 1970 yılında imzalanmış olmasına karşın o günden bugüne konunun üzerinde ciddi şekilde durulmamıştır. Nitekim gümrük birliğinin başlangıç tarihinin 1995 başı mı yoksa sonu mu olacağı konusu dahi 1993 yılında tartışılır olmuştur. Ancak hiç tartışılmadan neredeyse herkesçe veri olarak alınan konu gümrük birliğinin kapsamıdır. Türkiye'de yaygın olan görüşe göre gümrük birliği sanayi mallarında kurulacaktır (BALKIR 1992, HDTM 1991, KULOĞLU 1988, YAŞAR 1993). Ancak Ankara Anlaşması ve Katma Protokol bu konuda aynen Roma Antlaşması'nın tarzında kaleme alındıklarından, gümrük birliğinin kapsamı bu derece kesin olarak çizilmemiştir (GÜNUĞUR 1988, DPT 1983). Dolayısıyla kanımızca kapsam, tarafların gümrük birliğinin gerçekleştirilmesi aşamasında yapacakları görüşmelerle kesinleştirilecektir. Zira Ankara Anlaşması'nın 10. maddesi tıpkı Roma Antlaşması madde 9 gibi "...gümrük birliği, mal alışverişlerinin tümünü kavrar." demekte, ancak bundan sonra tarım ürünlerini özel bir bölümde ele alarak, 11. madde 1. paragrafta "Ortaklık rejimi, Topluluğun ortak tarım politikasini, gözönünde bulunduran özel usullere göre, tarımı ve tarım ürünleri alışverişini de kavrar." düzenİçmesini, 2. paragrafta ise "tarım ürünlerinden, Topluluğu kuran Antlaşmanın II sayılı Ek'inin konusu olan ve sözü edilen Antlaşmanın 38'inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması ile halen tamamlanmış bulunan listede sayılı ürünler anlaşılır" düzenlemesini getirmektedir. Ankara Anlaşmasının 4. maddesi gereği Geçiş Döneminin gerçekleşme şartlarını, usullerini, sıra ve süreleri belirleyen Katma Protokolün 33. maddesinin 1. paragrafında "Yirmi iki yıllık dönem içinde, Türkiye, tarım ürünlerinin Türkiye ile Topluluk arasında serbest dolaşımı için Türkiye'de uygulanması gerekli Ortak Tarım Politikası tedbirlerini bu dönemin sonunda alabilmek amacıyla, kendi tarım politikasının uyumu yoluna gider." denmekle de geçiş dönemi sonunda tarım mallarında da serbest dolaşım öngörülmüştür. Katma Protokol'un izleyen 34 ve 35. maddeleri ile 6 sayılı eki de geçiş dönemi boyunca tarım mallarına uygulanacak tercihli rejimi düzenlemiştir. Bu konuda kanımızı destekleyen son belirti ise AT Komisyonu Türkiye Temsilcisi Michael Lake'in Mayıs 1993'de toplanan TBMM ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'nda yaptığı konuşmada yer almaktadır. Lake, AT Komisyonu adına yaptığı bu açıklamasında "tarımın gümrük birliğine dahil edilip edilmesinin gerekip gerekmeyeceği ve ne ölçüde dahil edileceği ve Türkiye'nin kendi tarımını destekleme sistemini Topluluğun hızla değişmekte olan ortak tarım politikası ile aynı düzeye getirmesinin kendisi için ne ölçüde zorunlu ya da arzu edilir olduğu konuları henüz bir karara bağlanmamıştır" diyerek bu konunun büyük ölçüde Türkiye'nin tercihine ve hazırlığına bağlı olduğunu vurgulamıştır (LAKE 1993). O halde bu bildiride çok ana hatlarıyla sanayi için değinilecek olan gümrük birliğinin etkilerinin, tarım için de ve örneğin DPT tarafından 1990 yılında hazırlatılan türden ciddi çalışmalarla incelenmesi yerinde olacaktır (DPT 1990a). Tarımı bir tarafa bırakıp sanayi malları ile ilgili olarak gümrük birliğinin kapsamına geri dönülecek olursa, bu grup malların serbest dolaşımının beraberinde getireceği politika uyumu zorunluluğu, başta Ortak Ticaret Politikasına ilişkindir. Ülkelerarası mal alışverişlerini düzenlemeye yönelik bu poMikanın temeli ortak gümrük tarifesine dayanmakta ve bunun uygulanması için ise malların gümrük değeri ile menşelerinin belirlenmesi gibi iki mekanizmayı kullanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine gittiğinde hem bu politikaya uyum sağlamak ve hem de mekanizmalarını uygulama zorunda kalacaktır. Dolaşım Belgesi düzenlenmemiş malların serbest dolaşımdan yararlanması olanaksız olduğundan gümrük bürolarının bu işlemleri yapmak ve belgeleri eksiksiz düzenlemek gibi önemli görevleri olacaktır. Bu da en azından gümrüklerde çalışan personelin eğitimini gerektirmektedir. Üye devletler kaynaklı mallar ile üçüncü ülkeler çıkışlı malların serbest dolaşımında dikkat edilecek noktalar, aktif ve pasif işlemeye ilişkin denetimler vb. gibi oldukça değişik konularda karmaşık yöntemlerin uygulanmasını gerektiren gümrük birliği, henüz Türkiye için adeta çözülmesi gereken bir bilmece durumundadır. Nitekim Gümrük, Vergilendirme ve Tüketici Politikasından sorumlu AT Komisyonu (2) Roma Antlaşması Madde 9: "Topluluk, mal alışverişlerinin tümünü içine alan ve üye devletler arasındaki ithalata ve ihracata uygulanan gümrük vergileri ve eş etkili resimlerin yasaklanması ile, üçüncü ülkelerle ilişkilerde ortak gümrük tarifesinin kabulünü kapsayan bir gümrük birliği üzerine kurulur." (3) Gümrük Birliği'nin AT dışındaki çeşitli uluslararası kurum ve anlaşmalarda yapılan tanımlan için bkz. GÜNUĞUR (1988) ve VAULONT (1985).

, j '/ I

. / '' ,

, f ' \

161

üyesi Scrivener bu alanda uyumun sağlanabilmesi için 1993 yılı sonuna kadar "gümrüklere yönelik işbirliği programı" başlatılmasını önermiş ve Türkiye'ye teknik yardım için somut hizmetler sağlanacağı güvencesini vermiştir (SCRİVENER 1993). Yakından incelenmesi ve uyum sağlanması gereken bir başka politika ise Topluluk ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki gelişme politikasıdır. Zira Topluluk bu ülkelerin kalkınmasına yardımcı olmak üzere Ortak Gümrük Tarifesi çerçevesinde bir tercihler sistemi tanımıştır. Türkiye gümrük birliğine gitmekle bu tarifeyi kabul edeceğinden, bu tercihler sistemini de kabul etmek ve uygulamak zorunda kalacaktır. 3. At'nda Sanayinin Korunması Ve Desteklenmesinde Kullanılan Araçlar Ve Türkiye Bu bölümde, önce Gümrük Birliği'nin genel etkilerinden sözedilecek daha sonra Topluluk'un kendi sanayiini korumaya yönelik uygulamalarına değinilerek, Türk sanayiinin gümrük birliği sonrasında AT firmaları ile rekabet edebilmesi için alınması gereken önlemler önerilecektir. Zira Türk firmalarına da aynı tür destekler tanınmadan gidilecek gümrük birliği bunların haksız rekabet sonucu batmalarına neden olacaktır ki bu da Türk sanayiinin sonu demektir. 3.1. Gümrük Birliği'nin Genel Etkileri Gümrük Birliği'nin hem üreticiler hem de tüketiciler açısından önemli etkileri olacaktır. Zira büyük bir piyasa beraberinde artan rekabet ortamını getireceğinden etkin üretimleri zorlar ve bu da yerli üretimin fıyat-kalite kaygısını bugün olduğundan çok daha titizlikle taşımasını sağlar. Yani Gümrük Birliği yerli üretimin fiyatlarım düfürücü etki yapar. Öte yandan halihazırda rekabet gücü olmakla birlikte Topluluğun uyguladığı teknik engeller veya diğer tarife dışı araçlar nedeniyle ihracatı belli düzeylerle sınırlanan sanayi kollan veya firmalar.için de bunların kaldırılması ile üretim miktarları artarak ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağı yaratılır. Üretici açısından gümrüksüz hammadde, yatırım ve ara malı ithalatı olanağı doğacağından bunun da maliyet üzerinde düşürücü etkisi vardır. Bu tür yararlar doğal olarak fiyatları aşağı çeker ve böylelikle tüketicinin refahı üzerinde olumlu etki yaratılmış olur. Gümrük birliği sonrasında fiyatların artması endişesi bu nedenle çok haklı değildir. Zira bazı nedenlerle bazı mallar için böyle bir artış görülebilecek olsa da diğer birçok mal grubunda yukarda sayılan fiyat düşürücü etkiler kesindir. Portekiz örneğinde, AT üyeliğinden sonra bu ülkede diğer bazı üye ülkelerden daha ucuza satılmakta olan malların toptancılar tarafından bu ülkelere pazarlandığı ve bu yolla büyük kârlar sağlandığı fark edilmiş, ancak ülkeler arası fiyat farklılıklarının giderilmesinin 3 ila 5 yıl aldığı görülmüştür (KIZANLIK 1993) (4). Türkiye'de gümrük birliği sonrasında bu durumun görüleceği ve bundan büyük ölçüde ithalatçıların kâr sağlayacağım düşünenlere karşı beyaz ve kahverengi eşyada Türkiye ile Topluluk arasındaki fiyat farklılıklarını (taşıma masraflarını da hesaba katarak) karşılaştıran bir çalışma, en azından bu sektörlerde tüketicinin gümrük birliğinden önemli yarar sağlayacağını ortaya koymaktadır (GÖZLEM GAZETESİ 1993). Öte yandan Türkiye'de temel gıda maddeleri ve diğer temel gereksinim mallan fiyatlarının ATnun çok üzerinde olduğu bilindiğinden, yukarda Portekiz için değinilen durumun Türkiye'de genel fiyat düzeyini yükseltecek boyutta gerçekleşmeyeceği düşünülebilir. Topluluk firmalarıyla artan rekabetin, sanayi kesiminde kalitenin arttırılması, teknolojik açıdan ATna uyumun sağlanması, tüketiciyi koruma yönündeki AT standart ve direktiflerine uyulması, çevreyi kirletici ürünlerden vazgeçilmesi gibi son derece olumlu etkileri de olacaktır. Gümrük birliğini gerçekleştirmek yönündeki kararlı tutumun ekonomik gerekçeleri buraya kadar anahatlarıyla belirtilmeye çalışıldı. Bunun yanında siyasal tercih de önemli bir etkendir. Türkiye'de Osmanlı dönemine kadar dayanan ve Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra da açıkça belirtilen Batının yanında yer alma yönündeki siyasal tercih, Dünyada ve özellikle de komşu ülkelerde son yıllarda yaşanan gelişmelerle daha da pekişmiştir. Ticari bloklaşmalann arttığı ve ATnun da bu alanda en eski ve başanlı örnek olduğu gözönüne alındığında Türkiye'nin bu kararlılığını her açıdan anlamak kolaylaşmaktadır. 3.2. AT'nda*Sanayinin Korunması Bilindiği gibi gümrük birlikleri teoride serbest ticaretin ekonomik yararları gözönünde bulundu-

162

rularak, tüm dünyada ticaretin serbestleştirilmesi amacına yönelik bir ara kademe olarak düşünülmektedir. ATnun kurucuları da bu doğrultuda Roma Antlaşmasının 110. maddesinde dünya ticaretinin uyumlu gelişmesine, uluslararası ticaretteki sınırlamaların aşamalı olarak kaldırılmasına ve gümrük engellerinin azaltılmasına katkıda bulunmak hedefini koymuşlardır. Nitekim Topluluk bu hedefe yönelik olarak GATT Uruguay Round görüşmelerinde önemli bir işleve sahiptir. Bununla birlikte dünyada artan korumacılık uygulamaları karşısında Topluluk bazı kaygılar taşımakta, GATT görüşmelerinde "genel karşılıklılık" ilkesini savunmakta ve Uruguay Round görüşmelerinin uluslararası ticarette haksız uygulamaları caydıracak kuralları oluşturmasını istemektedirler. Anti-damping kurallarının güçlendirilmesi, taklit ürünlerle savaş, marka ve patentlerin korunması, yeni sanayileşmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere tanınan ayrıcalıklardan yararlandırmamaları, hizmetler sektörünün de GATT kapsamına alınması gibi konulardaki tutumu ATnun kendi üreticilerini ve pazarlarım koruma yönündeki tutumunu göstermektedir. Bunun yanında düşük çevre standartları ve düşük ücretler nedeniyle Topluluk üreticilerine göre avantajlı durumdaki üçüncü ülke ihracatçılarına karşı da yeni önlemler aramaktadır. Almanya'nın 1 Nisan 1992 tarihinde başlattığı yeşil nokta uygulaması buna bir üye ülkeden örnektir. Aralık 1991'de Maastricht'de kararlaştırılan ve 7 Şubat 1992 tarihinde yine aynı kentte imzalanan "Avrupa Birliği Antlaşması"nda ilk kez olarak Topluluğun sanayi sektörünü destekleyeceği ve Topluluk düzeyinde bir sanayi politikasının oluşturulabileceği yönünde bir hükmün yeralması, Topluluğun korumacı uygulamalarının giderek güçleneceği şeklinde yorumlanmaktadır (BOLAT 1992). Ancak bu gelişmelerden önce halihazırda veya bugüne kadar uygulanmış olan koruma önlemlerini tanımak Türkiye açısından önem taşımaktadır. Bunların başında Topluluk içi ticareti sınırlayan yani malların serbest dolaşımını engelleyen uygulamalar gelmektedir. Topluluk bunların tamamen kaldırılmasının ancak 1992 sonunda gerçekleştirilecek "iç pazar"da mümkün olabileceğini görmüştür. Bu nedenle Türkiye'nin Gümrük Birliği sonrasında sanayiini korumak için bazı sektörlerde gümrük vergilerinin sürdürülmesini istemek yerine bu tür koruma yöntemlerini hızla uygulamaya koyması kanımızca daha doğru ve tam üyelik olmaksızın aşılması güç veya en azından zaman alacak bir koruma sağlayacaktır. 3.2.1. Toplulukta İç Ticaretin Önündeki Engeller 1992 İç Pazar ile giderilmeye çalışılan bu engellerin başında dolaylı vergilendirme gelmektedir. Üye ülkeler arasındaki vergilendirme esasları ve oranlar birbirinden farklı olduğu ölçüde malların serbest dolaşımı engellenmiştir. Zira böyle bir farkın olduğu bir malın bir üye ülkeden diğerine gümrüksüz sokulması durumunda Topluluk firmaları için haksız rekabet durumu doğmaktaydı ki bu da gümrük birliği içinde "ayrım gözetici uygulamaların kaldırılması" ilkesine ters düşmekteydi. Üye ülkeler arasında vergi uyumunun sağlanması en karmaşık ve zaman alıcı süreçlerden biri olmuştur. Dolayısıyla Türkiye gümrük birliğine giderken bu konuda vergi sistemini gözden geçirmeli ve çeşitli üretim aşamalarında maliyetleri yükseltebilecek dolaylı vergi uygulamalarım en az Toplulukta uygulananlar düzeyine indirmelidir. Ondan öteye yapılacak bir indirim, sanayiye dolaylı bir teşvik sağlar ki bu da düşünülebilecek korunma yöntemlerinden biridir. Üye ülkeler arasındaki ticareti engelleyen ve iç pazarla birlikte kaldırılması hedeflenen bir diğer kısıtlama 115. maddeye dayanmaktadır. Bu maddeye göre Komisyon bir üye ülkeye üçüncü ülkeler çıkışlı ve diğer üye ülkelerde serbest dolaşımdaki bazı mallar için koruma tedbiri (çoğu Topluluğa katılma öncesinde uygulanmakta olunan kısıtlamalar) alma yetkisini verebilmektedir. Bu gereksinim, bazı hassas ve korunma isteyen sektörlerde miktar kısıtlaması uygulayan ülkelere diğer üye ülkelerden yapılan ithalatla miktar kısıtlamalarının aşılması ve dolayısıyla iç sanayiinin üçüncü ülkeler lehine zarar görmesi durumunda doğmaktadır. Komisyonun verdiği yetki bu şekilde yapılan dolaylı ithalatın iç (4) Daha çok, Topluluğun birden çok ülkesinde üretim ve pazarlama faaliyetinde bulunan çokuluslu firmaların

• / > '<

j f v ;

ı f ^

, ^

'

mallan için sözkonusu olan bu durum, fiyatların ucuz olduğu ülkede birdenbire yüksek olan ülkeler düzeyine getirilememesi nedeniyle ancak belli bir uyum dönemi sonunda her iki tarafta da fiyat ayarlamaları yapılarak giderilebilmiştir.

;• '«'

i

163

Bu da Türk sanayiini tüm dünya ile rekabet etmek zorunda bırakacaktır. 1993). Bu dağılıma tarım ürünlerinde uygulanan prelevman. madde kısıtlamalarının kaldırılması. İthalatı Kısıtlayıcı Önlemler a. halihazırda uygulamakta olduğu gümrük vergilerinin çok altında bir gümrük tarifesini de üçüncü ülkelere karşı uygulamaya başlayacaktır. Burada OGTnin Türkiye'nin halihazırdaki gümrük vergisi ve eş etkili vergi ve fonlarıyla karşılaştırması yapılmayacakür. Zira yaklaşık 9500 tarife başlığı içeren OGT için bu tür bir karşılaştırma çok farklı bir çalışmanın konusunu oluşturabilir. Bu tür olanakların Topluluğa tam üye olan ülkelere dahi tanınmış olması.2. Türkiye'nin gümrük birliğinden büyük zararlar göreceğini öne sürenlerin kaygılarını azaltmakta kullanılabilecek örneklerdir. Türkiye'nin başvuracağı bu tür engellerin ithalatı önlemedeki başansı da pek kesin değildir. Üye ülkeler arasındaki ticarette görülen son tür engel ise teknik standartlar. Kaldı ki bugün dünya rekabeti. % 9'unun % 10. kendi standartlarını oluşturmak yerine yabancı standartları aynen olup Türkçe'ye çevirerek kullanmak alışkanlığındaki bir ülkenin bu olanaktan ne derece yararlanabileceği tartışmalıdır.1 ila 10. eşik fiyat ve fark giderici vergiler katılmamıştır ve bu mal grubunda asıl korumanın bu sayılan araçlarla gerçekleştirildiği bilinmektedir. % 34'ünün % 5. Bu konuda iç pazarın tamamlanması yönündeki düzenlemelerin ana başlıklarından birini oluşturmuştur. Ödemeler dengesi güçlükleri ile karşılaşan bir üye ülke olması durumunda Roma Antlaşması madde 108 uyarınca Topluluk-içi ticarete sınırlamalar getirilebilmektedir. bu olanakların görüşmeleri yürütenler tarafından iyi bilinmesi ve gümrük birliği öncesinde yapılacak görüşmelerde Türk tarafınca kabul ettirilmesidir. Nitekim bu eğilimin de iç pazarla birlikte ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. 1992 iç pazarın tamamlanmasıyla bu konuda da ilerleme sağlanmıştır. test zorunlulukları arasındaki farklardır. 3. Topluluğun tüm çabalarına karşın hemen tüm üye ülkelerdeki kamu yetkililerinin. Bu da yine üçüncü ülkelerden yapılacak ithelata getirilen kısıtlamanın başka bir üye ülke üzerinden yapılarak aşılmasını önlemeye yöneliktir ve Konsey tarafından nitelikli oy çokluğu ile yetki verilerek yapılır.1.2. Dolayısıyla Türkiye yalmzca Topluluk firmalarıyla rekabete açılmakla kalmayacak. Bu amaçla üye ülkelerin birbirinden çok farklı bilgiler toplamaya yönelik gümrük formları Topluluk içi ticareti önemli ölçüde aksatmakta ve geciktirmekteydi ve serbest dolaşım ilkesine zaman zaman ters düşen sonuçlar doğurmaktaydı.1 ila 15 ve yalmzca % 2'lik bir kısmının da bunun üzerinde gümrük vergisine tabi oldukları (BOLAT 1992) söylenmekle yetinilecektir ki bu da Türkiye'de halen uygulanmakta olan gümrük vergisi ve fonların çok altında bir vergi yollu korumayı göstermektedir. Fark Giderici (Değişken) İthalat Vergileri: Ortak Tanm Politikası (OTP)'mn önemli araç- 164 . b. Yalmzca tüm ürünler için (tarım ve sanayi ürünleri) tarife başlıklarının % 30'unun gümrük vergisinden muaf.2. iç pazarın oluşturulmasında önemli bir sorun olmuştur. % 25'inin % 0 ila 5. Sanayi ürünlerindeki gümrük vergisi oranlan dağılımı da yukardakine çok yakın bulunmaktadır. Topluluk-içi ticarete engel olan bir başka konu da gümrüklerde toplanan istatistiki verilerdir. O halde en gerekli ve etkin koruma bu rekabet ortamına aynı koşullarla katılabilecek firmaları desteklemek şeklinde olmalıdır. maddesinin işletilmesiyle. Türkiye için Gümrük Birliği sonrasında kullanılabilecek bir korunma yöntemi olarak düşünülüp şimdiden gerekli düzenlemelerin alınabileceği bir diğer alan bu olabilir. Nitekim AT temsilcilerinden Rhein bu sorunun ya Katma Protokol'un 60.2. Gümrük Vergileri: Gümrük birliğinin Türkiye açısından doğal sonucu Ortak Gümrük Tarifesi(OGT)'nin kabulüdür.sınırlarda önlenmesine yöneliktir ve bu tür 115. üye ülke GSMH'larının önemli bir kısmını kapsayan kamu alımlarım kendi ülkeleriyle sınırlandırma eğiliminde oldukları bilinmektedir (YILDIRIM ve ÇAKIROĞLU 1988). şartnameler. Türkiye açısından yine önemle üzerinde durulması gereken bir olanak kamu alımlarında ulusal firmaların tercihidir. esnek üretim sistemlerini benimseyen ve bu sayede ürün özelliklerini hızla değiştirebilen firmalar arasında yaşandığından. Gümrük Birliği'ne gidildikten sonra Türk Sanayiinin korunması için başvurulabilecek en etkin yol olarak gözükmekle birlikte. Ancak burada önemli olan. Topluluğun Dış Ticaretini Etkileyen Önlemler 3. ya da Topluluğun ödemeler dengesini sağlamak üzere güvenlik fonlarım devreye sokmasıyla çözülebileceğini belirtmiştir (RHEIN.

/ • . Bu sektörde ticaretin düzenlenebilmesi amacıyla gelişmiş ülkeler ile tekstil-hazır giyim üreticisi ülkeler arasında Çok Elyaflılar Anlaşması(MFA) imzalanmıştır. Bu nedenle Gümrük Birliği için Topluluğun koşullarından biri patent yasasının çıkarılmasıdır. Başvuru haklı bulunursa ithalat yasaklanır. Hazırlanmakta olan ilaç patent yasasındaki tartışmalar konunun ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır (5). Körfez krizi sırasında görüldüğü gibi. türevleri ve ürünleri). Özellikle ilaç sektöründe bu durum önem taşımaktadır. çelik ürünlerinden elektronik eşyalara kadar çok çeşitli mal gruplarına uygulanan bu kısıtlamalar genel olarak bütün üçüncü ülkelere veya özel olarak bazı ülke veya ülke gruplarına uygulanan kotalar ile. İthalat yasaklanna siyasal baskı unsuru olarak başvurulduğu da görülmektedir. AT ülkeleri ile malların serbest dolaşımı sağlandığında dahi üçüncü ülkelerden yapılacak ithalat için miktar kısıtlaması getirilmeli ve Türk sanayiinin düşük talep miktarları yüzünden atıl kapasiteyle veya optimum ölçek altında çalışması önlenmelidir. ! j j /• f • i / ' . ihracatçı ülkenin Topluluk pazanndaki payına ve sözkonusu ürünün Topluluğa ithalindeki trende bağlı olarak belirlenmektedir. Zira bilindiği gibi GATTa taraf olan ülkelerin selektif koruma önlemi alması olanaksızdır. Genel olarak tüm OTP için yapılan yüksek koruma eleştirisi bu araç için de özellikle geçerlidir ve nitekim Mart 1984'de gerçekleştirilen önemli tarım politikası reformunda ve Mayıs 1992'de yapılan yeni değişikliklerde bu eleştiriler gözönünde bulundurulmuştur. Bu çerçevedeki kotalar yıllık bazda ve ürünün hassasiyetine. bazı ürünlerde de ihracatçı fiyatlarının OTP kapsamında önceden belirlenmiş referans fiyatların altında kalması halinde uygulanır. f '. e. Markalarla ilgili denetimler Türkiye ile Topluluk arasındaki ticarette de görülmektedir. bunlar bir tür ekonomik ambargo aracı olarak kullanılabilmektedir. Gıda ürünlerinden saatlere. GATTın XIX. İthalat denetimleri ve yasaklan : Toplulukta ticari markaları korumak ve taklit ürünlerin ithalatım caydırmak amacıyla hazırlanan tüzüğe göre. için ödeme yapan Topluluk üreticileri açısından haksız rekabete yolaçmaktadır. İhracatçı ülkeler . Gümrük birliği içersinde Türk sanayiinin korunması için başvurulacak ve herhangi bir karşı önlem alınmasına olanak bırakmayacak kısıtlama türü kuşkusuz kotalardır. Bunlar Topluluk düzeyinde olduğu gibi. Ancak tekstil ürünleri ihracatını kendiliğinden sınırlama (gönüllü ihracat kısıtlamaları) şeklinde yapılan anlaşmalarla getirilen bu tür kısıtlamalar Topluluk tarafından miktar kısıtlaması olarak değerlendirilmemektedir (VAULONT 1985). Nitekim GATT Uruguay Roundu görüşmelerinin önemli başlıklarından biri de MFA'dır. Bu nedenle aşağıda ayrı bir altbaşlıkla ele alınacaktır. Öte yandan bazı malların serbest dolaşımını engellemek üzere. bu tür malların ithalatında izin alınması koşulu getirilmiştir (bazı hayvan ve bitkiler ile bunların parçalan. d. Miktar Kısıtlamaları : Topluluğun özellikle 1970'li yıllarda hammadde ve emek açısından karşılaştırmalı üstünlüğe sahip gelişmekte olan ülkelerle rekabet edebilmek için uygulamaya başladığı çeşitli koruma önlemleri içinde miktar kısıtlamaları önemli bir yer tutmaktadır. en yoğun olarak Topluluk ve ABD'nin gelişmekte olan ülkelerle rekabette en fazla zorlandıkları.larından biri olan bu vergiler bazı ürünlerde advalorem nitelikteki gümrük vergilerine ek olarak. Gönüllü İhracat Kısıtlamaları ve Benzeri Düzenlemeler : Dolaylı kısıtlama yöntemlerinden bir başkası olan tarife-dışı engeller. ulusal düzeyde de uygulanabilir.b. hatta düşük emek maliyetleri nedeniyle hiç rekabet edemedikleri tekstil ve hazır giyimde uygulanmaktadır. Komisyonca belirlenen ithalat eşik fiyatı ile en düşük CİF ithalat fiyatı arasındaki fark şeklinde hesap edilir.'uncu maddesi uyarınca miktar kısıtlamaları normal olarak sözkonusu malı ihraç eden tüm ülkelere uygulanır. c. Bu tür genel miktar kısıtlamalarının yanında Çok Elyaflılar Anlaşması (MFA) çerçevesinde ayrı bir miktar kısıtlaması daha bulunmaktadır. Sözkonusu anlaşma GATTa resmi bir istisna olarak getirilmiştir. ticari markanın sahibi taklit olduğu öne sürülen ürünlerin serbest dolaşıma sürülmesini engellemek üzere başvuruda bulunabilir. Türkiye'de kaçak markalı mal üretimi yaygın olarak görülmekte ve bunların Topluluğa ihracatı patent hakkı v. MFA bu düzenlemeye bir istisna olarak imzalanmıştır. Çevre ve insan sağlığı ile doğrudan ilişkili mallar için (ozon tabakasını delen gazlan içeren maddeler) de yine ithalat lisansları gerekmektedir. ticaretin devlet eliyle yürütüldüğü ülkelere karşı uygulanan kotalardır. • ' 165 .

Komisyonun uygulamada buna uymadığı ve giderek artan şekilde kesin antidamping vergileri koyduğu bilinmektedir. İthalatın gözetimi şeklinde uygulanan önlemler de yine bu gruptadır. ihracatçı ülkenin verdiği her ihracat iznine paralel olarak Toplulukta da bir ithalat izni verilir.1. Zira gümrük birliği görüşmelerinde bu tür engellerin kaldırılması sağlanabilir. Zira antidamping vergileri ekonomik olarak güçsüz bir ülkeden dünyanın en büyük ekonomik gücü olma yolundaki ATa kaynak aktarımına neden olmaktadır. gümrük birliğine gitmenin Türkiye'nin Topluluğa ihracatı üzerinde bir etkisinin olmayacağını belirtmektedirler. ikincisi ise haklı olduğu durumlarda ticaretin anti-damping vergisi yoluyla kısıtlanması yerine Türk ihracatçısından fiyatını artırmasının istenmesi veya ihracat vergisi yolunun tercih edilmesidir. Burada önemli olan birinci konu. elektrikli ve elektronik ev eşyaları ile motorlu taşıtlar gibi sektörlerde yoğunlaşmaktadır (BOLAT 1992). Malların menşei. anti-damping uygulamalarına oranla çok daha azdır ve desteklenmiş ihraç mallarının ithalatından fark giderici vergi alınması şeklinde uygulanmaktadır. OTP'na dahil ürünler için de ithalat izinleri verilmektedir. ATnun tüm üçüncü ülkelerle birlikte Türkiye'ye de uygulamakta olduğu bu kadar değişik türde tarife-dışı engel gözönüne alındığında. ATnda bu kurallar ile ilgili iki sistem bulunur. Kuramsal olarak doğru olan bu görüş. Toplulukta anti-sübvansiyon önlemleri. damping iddiasının haklı olup olmadığı. böylece yeni özellikler kazanıp kazanmadığına karar vermede teknik bir test yöntemini. çelik. Menşe kuralları : Bunlar kendi başlarına ticaret politikası önlemleri sınıfında olmamakla birlikte.ile yapılan ikili anlaşmalarda bu ülkelerin kendi ihracatını sınırlaması şeklinde düzenlemeler karara bağlanmaktadır. Burada son önemli işlem kriteri için Topluluk iki farklı yöntem kullanmaktadır. Oysa Katma Protokol'un 47. makina. h. Lisans yoluyla ithalat: Lisans verme işlem ve süreçleri. ithalat belgelerinin geçerliliğini sınırlandırmak veya ithalat kurallarını değiştirmek suretiyle ticareti sınırlandırma önlemlerine dönüştürülebilirler. Menşe kuralına göre "bir ürünün tamamen elde edildiği veya ekonomik yönden haklı görülebilecek son önemli çalışma veya işlemenin yapıldığı ülke menşeli sayılacağı" hükmü öngörülmektedir (BOLAT. Gönüllü ihracat kısıtlamalarına ilişkin de ikili bir denetim sistemi geliştirildiğinden. Yine Topluluk mevzuatına göre gözetim prosedürleri. ihracatçı ülke. maddesi bu konuda Türkiye'ye de söz hakkı tanımıştır. g. 1992). Bu durumda ithalat. Toplulukta son yıllarda giderek artan korumacılık akımının da en çok kullanılan silahı durumuna gelmiştir. anti-damping önlemleri gibi ticaret politikası önlemlerinin işleyişini etkilemektedir.1973'den bu yana ATna gümrüksüz girmektedir. üye devletlerin yetkililerinin bireysel olarak verecekleri ön ithalat iznine tabi olur. f. ithal ürünün fiyat ve miktarı türünden bilgiler olmadığı takdirde. Nitekim Türkiye ile AT arasındaki ticarette de anti-damping soruşturmaları sık sık yer almakta ve bu tür vergilerle sonuçlanmaktadır. Üstelik ATnun üçüncü ülkelerle imzaladığı tercihli anlaşmalarda anti-damping önlemlerine başvurulmadan önce ikili bilgilendirme ve danışma hükümleri yeralmasına karşın. Gönüllü ihracat kısıtlamaları özellikle tekstil-giyim. Bilindiği gibi Türk sanayi ürünleri Katma Protokol'un yürürlüğe giriş tarihi olan 1. Bu durumun gümrük birliği görüşmelerinde mutlaka sözkonusu edilmesi ve çok uzun sürdükleri için ihracatçıyı zarara uğratabilen anti-damping soruşturmalarının kısaltılmasının ve anti-damping vergilerinden vazgeçilmesinin sağlanması gerekmektedir. Bunlardan ilki belirli bir ürünün bir işlem sonucu niteliklerinin değişip değişmediğine. Anti-damping ve anti-sübvansiyon önlemleri: Topluluğun ortak dış ticaret politikasının en önemli araçlarından biri olan bu önlemler. Topluluk mevzuatına göre üye devletler uygun gördükleri belge ve kuralları belirleyebilirler. geçerliliğini yitirmektedir. kotalar veya ithalatın gözetimi önlemini ve gönüllü ihracat kısıtlama düzenlemesini gözetmek amacıyla uygulanırlar. ikincisi ise montaj işlemlerinin karmaşıklığı nedeniyle teknik testin güç olduğu durumlarda katma 166 . Bu nedenle de Türkiye'de gümrük birliğine karşı olanlar veya en azından geciktirilmesinden yana olanlar. Belli bir ülkeden yapılan ithalatın belirlenen sınırları aşmaması amacıyla ithalat miktarlarının gözetilmesi esasına dayanır.

c.2. aynı işletmelere Eximbank kanalıyla düşük maliyetli ihracat finansman olanaklarının sağlanması sayılabilir. Barter ticareti: Riskli bir dış ticaret yöntemi olduğundan Topluluğun dış ticaretinde önemli bir rol oynamamakla birlikte özellikle Doğu Avrupa ülkelerine yönelik olarak başvurulmaktadır. Topluluk firmaları arasında ayrım gözetici sonuçlar yaratan bu sübvansiyonların belirlenerek uygulamaya konması Türkiye için önemli bir olanak olacaktır.değer yöntemini kullanmaktadır. bunu aşabilmenin yolu kendilerince de uygulanan tür teşviklerin kullanılmasıdır. Birçok tarım ürününde kendi kendine yeterliliği % 100'ün çok üzerinde olan Topluluk için bu yöntem son derece önemlidir. AT düzeyinde ihracatı doğrudan teşvik yöntemleri sınırlı tutulmakla birlikte. Zira bunlar dolaylı yoldan yapılan ve Topluluk içi ticareti dahi etkileyebilen önlemlerdir. b.1832. 1820). ortak sergi mekanlarının ve iş gezilerinin sağlanması. i. İhracatın denetimi ve sınırlanması: Topluluk iç pazarında temel ürünlerin kıtlığını önleyebilmek amacıyla ihracatın sınırlanabileceği bir Tüzük ile düzenlenmesine karşın bu tüzük halen uygulanmamaktadır. İhracatı etkileyici önlemler Türkiye'nin gümrük birliğine giderken örnek alması gereken ihracat teşvikleri aşağıda belirtilmektedir. e. İhracat teşvikleri: Büyük ölçüde küçük ve orta boy işletmeler ile yeni ihraç pazarlarına girmeye çalışan şirketlere yöneliktir. Ancak milli güvenlik. son yıllarda bu konuda ihtisas kuruluşlarıyla birlikte düzenlenen faaliyetlerin arttığı görülmektedir. Ancak yukarda da belirtildiği gibi günümüzde bu tür engellerin etkisi tartışılır hale gelmektedir. İhracat finansmanı ve sigortası : Üye ülkeler OECD çerçevesinde tanınan sınırlar içinde kalan koşullara uyan vade ve faizli ihracat kredileri ile ihracat sigortalarını uygulamaktadır. Bu nedenle bu tür ihracat teşviklerinin de uyumlaştırılması amaçlanmıştır. jj / > j /• f j /. An(5) Ancak İtalya ve İspanya örneklerinde Topluluğa tam üye olan bu ülkelerin dahi Topluluktaki düzenlemelere zaman zaman uymadıkları ve sağlıkla ilgili ulusal çıkarlarını öne sürdükleri bilindiğinden (SCRIPNo. d. Yurtdışı fuarlara katılımın maddi olarak desteklenmesi. Bunlar arasında küçük ve orta boy işletmelere eğitim ve bilgilendirme seminerleri.2.2. dış pazar araştırması finansmanı bu tür teşviklerdendir. Üye ülkeler bu konuda farklı özel önlemler almaktadırlar. a. Gümrük Birliği için şart koşulan bu yasanın Türk ilaç sektörüne etkileri ile tüketiciye yansıyacak fiyat etkileri mutlaka dikkate alınmalıdır. İhracat sübvansiyonları : Ortak Tarım Politikasının en önemli aracıdır. Zira mikro-elektroniğin hemen her sektöre girmesi ile aynı üretim birimlerinde esnek üretim sistemleri sayesinde ürün tasarımı hızla değiştirilebilmekte ve ticareti engellemek amacıyla getirilen yeni tekaik şartnamelere uygun yeni ürünler piyasaya çok kısa sürede sürülebilmektedir. 3. Bazı ihracat teşvik yöntemleri Topluluğun anti-sübvansiyon önlemlerine neden olabildiğinden. Dünya piyasa fiyatlarının çok üzerindeki tarım ürünlerinin dış piyasalarda satılabilmesi ancak bu teşviklerle mümkün olabilmektedir. f. uluslararası fuarlara katılma. Bu tür önlemlerin Topluluk içi ticareti dahi kısıtladığı ve üye ülkelerin bunları aşabilmek için Adalet Divanına başvurdukları bilinmektedir (6). Teknik ve diğer tarife-dışı dolaylı engeller : Standartlar da Topluluğun ve üye ülkelerin ticareti kısıtlamakta başarıyla kullandıkları önlemlerdir. İhracat kartelleri: Roma Antlaşması ticaretin serbestleştirilmesini bozabilecek hiçbir girişimin ortak pazarla bağdaşmayacağı noktasından hareket ederek bunların tümünü yasaklamıştır. yaşam hakkının. çevrenin ve sağlık koşullarının korunması amacıyla ihracat denetimi ve sınırlaması yapmak her zaman mümkündür. Ancak AT içi ticarette dahi kamu destekli ihracat kredilerinin zaman zaman üye ülkeler arasındaki rekabeti bozduğu görülmektedir. 167 . Üye devletlerin diğer ihracat sübvansiyonları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek oldukça zordur. İhracat kartelleri bunlara bir örnektir ve genel hükümlerle yasaklandığından ayrıca bir düzenleme getirilmemistir. Çevre sağlığı ve tüketicinin korunması amacıyla getirilen birçok koşul da yine ithalatı kısıtlayıcı etki yapabilmektedir. i .

g. kalite gelişimi ve dış pazar araştırması için olanak yaratılmasıdır. yine sektörce hazırlanan bir rapora da dayandırılarak aktarılacak ve son olarak bu bilgilerin ışığında sektörün gümrük birliğinden etkilenme olasılığı tartışılacaktır. tevsi yatırım faaliyetleri artmıştır. dünya lastik üreticilerini önemli ölçüde etkileyince. 168 . Gümrük Birliği tartışmaları da yine bu döneme rastladığından. Burada önce sektör hakkında genel bir giriş yapılıp Türk ekonomisi ve ihracat içindeki önemine değinilecek daha sonra sektörden bir üst düzey yetkilinin gümrük birliği ile ilgili değerlendirmeleri. 4. Sektör olarak lastikin ele alınmasının gerekçesi.1'i ithal lastikle karşılanırken bu rakam 1989'da % 7.cak Topluluk tarafından desteklenmediği gibi şirketlerin bu yöntemin riskleri hakkında uyarıldığı da bilinmektedir. 1990'da ise % 30. 1988 yılında toplam iç talebin % 4. Bunun en somut göstergesi artan araç ithalatına paralel olarak artan lastik ithalatıdır.1 düzeyinde bir korumayla rekabete hazır olmalıdır. ancak görüldüğü gibi Türk lastik üreticileri bu indirime rağmen iç pazardaki paylarını düzeltebilmiş ve 1991 yılında ithalatın düşmesini sağlayabilmişlerdir. yeni pazarlar arama faaliyetleri yoğunlaşmış. 1990'daki büyük artışta 1989 yılı gümrük vergisi indirimlerinin etkisi büyüktür. bunları araştırmak yerine tarifeye dayanan korumacılıkta ısrar edilmemelidir. Tarife-dışı engelleme yöntemleri konusunda yapılan çeşitli çalışmalar 50 ila 300 kadar farklı yöntem bulunduğu gibi değişik sonuçlar vermiştir. Topluluğun Ortak Dış Ticaret Politikası araçları böylece değerlendirilmiş olmaktadır. tüm dünya ile de % 5. teknoloji yenileme ve satış sonrası hizmetlerini yoğunlaştırma şeklindeki gayretleri bu payın 1991 yılında % 18. Buraya kadar söylenenler bundan sonraki bölümde Türkiye'nin rekabet gücüne sahip olduğu lastik sektörü için irdelenecek ve sektörün gümrük birliğinden etkilenme durumu ortaya konmaya çalışılacaktır. Bu nedenle de gümrük birliğinden önce önümüzde kalan son iki yıl çok iyi değerlendirilmeli ve hala bağımsızca alınabilecek tarife-dışı önlemler varken. Aynı zamanda da sektörün yabancı üreticilerle rekabet edebilmesi için yeni yatırımlara duyulan ihtiyaç yaşanarak anlaşıldığından.1'dir. Lastik Sektörünün Türk Ekonomisi İçindeki Yeri Otomotiv sektörünün yeni araç lastiği talebinin yanında mevcut araç parkındaki yıpranmış lastikleri yenileme gereksinimini de karşılayan lastik sektörü.4'e fırlamıştır.8'e gerilemesini sağlamıştır. sektör bugün yatırım kararlarım gözden geçirme veya birçok başka mal grubunda olduğu gibi gümrük birliğine gidildikten sonra da özel bir koruma talep etme aşamasındadır. Topluluk Komisyonu dahi kendi teşvik sistemleri konusunda çalışmalar yaptırmakta ve bunları belirlemekte her zaman başarılı olamayabilmektedir. Topluluğun dış ticaretini tarife yoluyla sınırlamasının diğer araçlara oranla çok önemsiz boyutta olduğu görülmüştür. Türk üreticilerinin ürün çeşitlendirme. Bu alanda da barter trade yerine eximbanklar kanalıyla riskin dağıtıldığı üçlü ticaret yöntemlerinin geliştirildiği görülmektedir. birçok rekabet gücü çalışmasında (7) uluslararası rekabete hazır olduğunun belirlenmiş olması ve gerçekten de toplam üretiminin önemli bir kısmını ihraç etmesidir. İhracatın dolaylı olarak desteklenmesi : Dolaylı destekler içinde en önemlisi AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi. Türkiye açısından gümrük birliğinin etkileri bu araçlar açısından ele alınmıştır. 1990 yıllarında tüm dünyayı etkisi altına alan resesyondan en çok etkilenen sektörlerin başında gelen otomotivin girdiği kriz. dünyadaki olumsuz gelişmelerin tam tersine doymamış bir otomobil talebine sahip Türkiye. O halde gümrük birliği sonrasında Türkiye yalnızca Topluluk firmalarıyla sıfır gümrükle rekabet etmeye değil.4'e yükselmiş. TÜRK LASTİK SEKTÖRÜ VE GÜMRÜK BİRLİĞİ Gümrük birliğinin Türk sanayii üzerindeki etkilerini incelemenin en doğru yolunun sektör bazında inceleme olduğu düşünülerek bu amaçla bir sektör seçilmiştir. Zira OGT'nin ağırlıklı ortalaması % 5. Bu (6) Ünlü Cassis de Dijon davası bunun en tipik örneğidir. Dolaylı teşviklere Topluluk içinde sık başvurulduğu bilinmekle birlikte bunların ayrıntısına ilişkin çalışma yoktur. bu nedenle otomotiv sektöründeki gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. 4. Burada bu talebin ekonomik gerekçesi tartışılacaktır.1. bu dönemde hem araç hem de lastik pazarı olarak dikkat çekmiştir.

8'lik sabit sermaye yatırımları artış hızıyla (imalat sanayi ortalaması % -6. Bu noktada önce sektörün görüşüne yer verilecek daha sonra da genel değerlendirmeye geçilecektir.2'lik ortalamanın çok üzerinde olduğunu.3 (diğer) oranında korumaktadır. bunun ancak halen başlatılmış olan yatırımlarla yenilenecek makina parkıyla mümkün olabileceği yer almaktadır. Bu noktada sözkonusu firmaların yüksek finansman giderlerine katlanmak zorunda kalmaları.5'unu ihraç etmiş olmaları bu trendin süreceğinin habercisidir. sektörde kişi başına sermaye stoğundaki artış hızının % 5. ihracat artışında oldukça önemli bir etken. uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini güçleştirmiştir. Ancak 199O'lı yıllara kadar düşük işçilik ücretleri nedeniyle görece emek-yoğun teknolojileri kullandıklarından. 1993). Sektörün Gümrük Birliği Konusundaki Görüşleri Sektörün halihazırda yakındığı sorunlar yetersiz iç talep. 1970-1980 döneminde ihracat trend artışı imalat sanayii ortalamasının altında kalmışken. dolayısıyla da yatırım kararlarını etkileyebileceği ortadadır. Öte yandan yüksek enerji maliyetlerinin de lastik sektörünün dış piyasalarda rekabetini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Bunun da oldukça yüksek bir oran olduğu ve sektörün kârını. 1981-1991 döneminde trend artışında ortalamanın üstüne çıkarak üçüncü sırada yer almıştır.9 (AT ülkelerine) ile % 32.9 ile % 7. f 1 . Dünya lastik sektörünün en önde gelen isimleri olan ve kendi know-howlarına sahip lastik şirketlerinin Türkiye'deki ortaklıkları olan ilk üç büyük lastik üreticisinin teknolojik rekabet konusunda sorunlarının olmaması gerekir.2'lik imalat sanayii ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini. işgücü ve finansman giderleridir. Gümrük birliği sonrası AT üreticileri ile gümrüksüz rekabet etmek zorunda kalacak olan sektör. 43. üçüncü ülkelere karşı da yalmzca OGT oranı olan % 5.amaçla sektörün son on yıldaki performansına ilişkin verilere bakmak yararlı olacaktır.8 düzeyinde korunacaktır. Bunun da yukarda sözü edilen % 20-25'ler civarındaJ .9'luk ortalamanın üzerinde yer aldığını ve nihayet en çarpıcı farklılaşmayı da % 56.1) sağladığını ortaya koymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN 1993/. bu yıllarda meydana gelen yüksek toplu sözleşmelerden olumsuz etkilenmişler ve bu da onları ana firmaların dünyada kullandığı son teknolojileri getirmeye yöneltmiştir.3 ile % 7. bu verilere dayanarak günümüzün ve yakın geleceğin ihraç ürünlerinin yer alacağı imalat sanayi alt sektörleri içinde lastik-plastik sanayiini ikinci olarak saymaktadır (BORATAV ve TÜRKCAN. uluslararası düzeyde ise teknolojik rekabete katılmaktadır. İmalat sanayiinde dönemler itibariyle yer alan yapısal değişimi inceleyen bir çalışmanın bulguları kauçuk ürünleri sektöründe 1980-1988 döneminde kişi başına katma değer (işgücü verimliliği) artış hızının % 9. lastik üreticisi dört firmanın toplam kapasitesinin iç talebin çok üzerinde olmasıdır. Dünya ile rekabet edebilmek için zorunlu olan bu kapasite büyüklükleri (ölçek ekonomilerinden yararlanılan). Ancak maliyetleri içinde % 65 paya sahip olan ve büyük ölçüde ithal edilen hammaddenin de gümrüksüz gireceği gözönüne alındığında vazgeçilecek koruma oranının % 28. 1993). f . Sektörün (8) Türkiye'nin sınai mamul ihracatındaki payı 1980 yılında % 1. 1992 yılında lastik sektörünün ilk üç firmasının toplam üretimlerinin % 36.9 yerine % 23.53 iken 1991 yılında % 2. Öte yandan böylesi bir entegrasyonun ana şirketleri Topluluk ülkeleri veya Topluluk pazarından pay almaya çalışan üçüncü ülkeler kökenli olan ve toplam kapasiteleri yerli talebin çok üzerinde bulunan yerli lastik üreticileri açısından taşıdığı önem gözardı edilemez.9 olduğu anlaşılır (9).97'ye çıkmış (TUNCER ve KİRMANOĞLU.2. üretim ölçeği artış hızında % 10. kalitesiz ve ucuz Hint.5 ile yine % 1. 4. İç piyasada düşük kaliteli ucuz Hint ve Rus lastiklerinin yanında çeşitli teşviklerden yararlanan Uzakdoğu lastikleriyle rekabete çalışan Türk lastik sektörü. Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin neden olduğu haksız rekabetin yanında yüksek enerji. Gümrük Birliği'nin Sektör Üzerindeki Olası Etkileri Mevcut gümrük vergisi ve eş etkili fonların toplamı Türk lastik üreticilerini dış rakiplerine karşı % 28. Sektörün gümrük birliği öncesinde belirlediği görüşler içinde üretim verimliliği açısından henüz dünya standartlarına ulaşılamadığı. Nitekim 1970-1992 döneminin bütününe bakılarak yapılan bir çalışma. j r / j / y ı f y j y 169 . firmaları dünya pazarlarına açılmak zorunda bırakmaktadır.

Türkiye'nin AT ortalamasının çok altındaki kişi başına GSMH'sı ve satın alma gücü ile böylesi yüksek maliyetli ürünlerin teşviksiz belirlenecek fiyatlarını kaldıramayacağı savunulmaktadır.Özellikle enerji. Bu amaçla önce sektörün kendi değerlendirme ve önlem önerileri tartışılacaktır. Değerlendirme ve Sonuç Gümrük birliğinin Türk sanayi üzerindeki etkileri ve olumsuz olanlarından sakınmanın yollarının tartışıldığı bu bildiride son değerlendirme incelenen lastik sektörü üzerine yapılacak ve böylece bundan sonra hem sanayi kesiminin hem de görüşmeleri yapacak yetkililerin her sektör için neleri gözönünde bulundurması gerektiğine bir sektör örneği ile yol gösterilmeye çalışılacaktır. Yoksa birçok başka sektörde de görüldüğü gibi batıda kapatılan tesislerden getirilen makinalara teşvik vermek hem sektöre uluslararası rekabet gücü sağlamaz hem de (7) Bu çalışmaların dökümü ve karşılaştırması ÖZKALE (1991)'de bulunabilir. sanayinin hazırlanabileceği ve önceden duyurulan bir takvime göre gerçekleşmelidir. Bu nedenle Türkiye'nin özellikle gümrük birliği sonrasında yararlanabileceği bir ihraç malı olan araç lastiğinin dış rekabet konusunda haksız uygulamalara uğramaması kısacası Topluluk üreticilerinin yararlandığı her türlü teşvik ve korumanın bu sektöre de sağlanması gerekmektedir. uygun koruma yöntemlerinin saptanmasında sektör ile devlet kurumlarının işbirliği yapması gerekir. O halde önemli olan sektöre özel. . .8'lik bir gümrük oranı ile rekabete açılacak olması Türk lastik sektörünün fiyatlarını % 20-25 düzeyinde indirmesi anlamına gelecektir" denilerek. bu nedenle de teknolojik rekabetini sürdürebilmesi için Türkiye'nin ekonomik politikalarınca desteklenmeye ihtiyacı olduğu belirtilmektedir.Gümrük birliği.4. işçilik giderleri ile ilgili ihracat teşvikleri (AT ülkelerinde olduğu gibi) artırılarak korunmalıdır. Enerji fiyatında özel bir uygulama düşünülebilecek önlemlerden biridir.ki bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi ile gerçekleştirilebileceği belirtilmektedir. Yani % 20-25'ler civarında bir korumanın 4-5 yıl daha sürdürülmesi şeklinde belirtilen görüş kabul edildiği takdirde dahi.İhracat yapma zorunluluğu olan bu sektörün uzun süreli grevlerden ve gerekçesiz yüksek ücret artışlarından korunması için işçi-işveren ilişkileriyle ilgili yasal düzenlemeler gümrük birliği öncesinde getirilmelidir. bunun halen sürmekte veya planlanmakta olan yatırımlar üzerinde olumsuz etki yapacağı vurgulanmaktadır.Gümrük. gümrük birliğinden sonra ancak tarife-dışı yollar ile sağlanabilir. Sektörün vurguladığı ihracat performansı yukarda değinilen verilerle de desteklenmektedir. . 170 . üçüncü ülkeler ile de % 5. 4. taşımacılık. gümrük birliğinin gerçekleşeceği tarihten önceki yıl lastik satışlarının hemen tümüyle durmasına neden olacağı eklenmektedir. Ayrıca gümrük birliğinden sonra fiyatların düşeceğinin bilinmesinin. Son toplu sözleşmeyle 26. ayrıca kapasite fazlasının gelecekte de devam edecek olması nedeniyle ihracat zorunluluğunun bulunduğu. Ancak burada bu teşvikleri yönlendiren kamu kurumlarınca dikkat edilmesi gereken şey yapılacak teknolojik yenilenme yatırımının artık dünyada kullanılan en yeni teknoloji için olmasıdır. ihracatın teşvik edilmesi amacıyla AT ülkelerinde sağlanan düşük faizli ihracat kredileri mekanizması kurulmalıdır. Bunların başında maliyetlerin düşürülmesi için yapılabilecekler gelmektedir. vergi ve finans alanlarıyla ilgili mevzuat gümrük birliğine hazırlanmalı. Sektör bütün bu olumsuzlukların engellenmesi için aşağıdaki önerileri getirmektedir : .000 $/yıl olarak belirlendiği belirtilen işçilik maliyetlerinin birçok AT ülkesindekinin üzerine çıktığına dikkat çekilerek. Lastik sektörünün üretiminin % 37'lik kısmını ihraç ederek önemli oranda döviz girdisi sağladığı. "Gümrük birliğine gidildikten sonra AT ile gümrüksüz. Sektörün vurguladığı bir başka konu yüksek işçilik maliyetleridir. Ancak bu korumanın Türkiye'de genel olarak anlaşılan gümrük vergisi veya fon türünden bir koruma olamayacağı da açıktır. Teknoloji yenileme yatırımlarında ucuz finansman sağlanması bir diğer önemli olanaktır.

* i î /. halen yapılmakta olan ve ilerde yapılması düşünülen tüm yatırımlar için saklıdır. Dolayısıyla yeni varılan bir karar değildir ve gümrüklerin sıfırlanması. Türkiye'ye ithal edilecek lastiklerde coğrafi koşullara uygunluk açısından aranabilecek özellikler bu alanda etkin bir koruma sağlayabilir. Zira gelişmiş ülke üreticileriyle rekabetin artık ucuz emek ile değil teknolojiyle yapılması gerektiğini tüm Türk sanayicilerinin kabullenmesi gerekmektedir. BORAT AV. Sektör tarafından hazırlanan raporda yer alan ve işçi-işveren ilişkilerinin olası ve katlanılamaz uzun grevler ve yüksek ücret artışlarını engelleyecek şekilde düzenlenmesi yolundaki talep ise sosyal açıdan uğrayabileceği son derece haklı eleştirilerin yanında özellikle AT ile yakın ilişkiye girmeye hazırlanan bir ülkede sözkonusu dahi edilmemelidir. BOLAT. sanayinin hazırlanması için 12 ila 22 yıllık iki liste çerçevesinde düzenlenmistir. K.000$ lık ücretlerin bazı AT ülkelerindekinin üzerine çıktığı yönündeki iddianın ücret istatistiklerince desteklenmediği de farkedilirse. Buna yakın bir diğer sav ise gümrük birliğine gidileceği ilan edilen yıldan önceki yıl boyunca satışların çok düşeceği yolundadır. (9) 100 TL. 3. Bu da tüm sektörler için geçerlidir ve giderilme yolu yine yerli sanayicilerimizin elindedir. 0. Bunların dışında AT tarafından uygulanan ve üçüncü bölümde dökümü verilen koruma önlemlerinin hepsi Türkiye açısından da değerlendirilmiştir. hem de Türk tüketicisinin yerli mallara olan bağlılığım artırmada etkili olur.lık maliyet içinde 65 TL. Konuyla ilgili son söz en azından lastik sektörüne ilişkin verilerin bu sektörün gümrük birliği sonrasında "batma" gibi bir endişesinin olmaması gerektiğini ortaya koyduğudur. tüm hammaddenin ithal edildiği varsayımıyla gümrük birliği sonrasında maliyetlerde yaklaşık 5 TL. Ancak yine yukarda belirtildiği gibi esnek üretim sistemleri bugün bu tür özelliklere sahip ürünlerin hızla üretime sokulmasını sağladığından. . iktisat Politikası Se(8) Çeşitli çalışmalarda farklı mal gruplarında yer alan lastik sektörü bu çalışmada lastik-plastik olarak geçmektedir. Tek taraflı olarak dondurulduğu dönem boyunca sanayiye ek bir koruma sağlanmıştır ki bu kesimin bunu kendini dış rekabete hazırlamakta kullanmış olması gerekirdi. Gümrük birliğinden önceki yıl yerli ürünlerde sağlanacak fiyat indirimleri hem satışları arttırır. Özellikle lastik sektörüne en yeni katılan devlete ait fabrika için geçerli olan bu kaygılarımız Türkiye'deki teşvik sisteminin yapısı bilindiğinde. Zira bilindiği gibi AT. Sektör tarafından önemli bir maliyet unsuru olarak belirtilen işçiliğin toplam içindeki payının % 14 (memur hariç) civarında olduğu gözönüne alındığında ve yıllık 26. izmir. ve TÜRKCAN. uluslararası rekabetteki gelişmeleri gözleyerek yapmalıydı.lık yani % 5'lik bir düşme sağlanacaktır. Bu nedenle bugün bu konudaki talepleri de herhalde çok haklı bulunamaz. C. Ancak sektörün rekabet gücünün sürdürülmesi ve artırılması için AT ülkelerindekine eş düzeyde destek sağlanmalıdır. Kanımızca tüm sanayi dallarında olduğu gibi lastikte de uygulanabilecek olan tarife-dışı engeller içinde standartlar önemli bir yer tutmaktadır.(1993) Türkiye'de Sanayileşmenin Yeni Boyutları ve KiT'ler. Gümrük birliğinin önceden ilan edilecek bir takvime göre gerçekleştirilmesi yolundaki istek sektörün diğer taleplerinin yamnda en katılınamaz olanıdır. İKVX11O. Rus ve Uzakdoğu lastiklerinin ithalini önleyebilir. Zira gümrük birliği süreci Katma Protokol'un yürürlüğe girdiği 1973 tarihinde başlatılmıştı. bu yolla yapılacak koruma yalmzca ucuz ve kalitesiz Hint. Üstelik bunu yalnızca gümrük birliğini düşünerek değil. istanbul. E. iş yasalarının ve işçi haklarının en gelişmiş olduğu ülkeler topluluğu olarak da tanımlanabilir. V j / y il >j j / 171 .nın hammaddeden kaynaklandığı ve halen % 7 oranında korunduğu düşünülürse. KAYNAKÇA BALKIR. (1992) Dış Ekonomik ilişkiler Panelindeki Konuşma. işgücü maliyetlerine ilişkin düzeltmenin sektörün verimlilik artışı çalışmalarıyla sağlanması gerektiği anlaşılır.ulusal kaynakların israfının sürdürülmesi anlamına gelir.(1992) Avrupa Topluluğu'nun Dış Ticaret Politikasının Değerlendirilmesi. Yine de sektör yetkililerince önemli boyutta olduğu belirtilen bu ithalatın önlenmesi dahi kapasite fazlasını giderme açısından yararlı olacaktır. Genel olarak yapılan bu değerlendirme lastik sektörü için de geçerlidir ve uygulanacak yöntemlerin ayrıntısı ancak sektör ile devletin birlikte yapacağı çalışmalarla belirlenebilir. İzmir iktisat Kongresi. 6 Haziran.

1-1. AT Komisyonu (Brüksel) ve Floransa Avrupa Enstitüsü'nde çalışmalarda bulunan ÖZKALE'nin yayınları Türkiye-AT ticareti. B. 11. Sayı: 12. 1820. June 25th 1993. 4 Ekim Ankara. DPT Yayın No: 1871. SCRIP No.İ. aynı üniversite'den 1984 yılında yüksek mühendis.(1993) "Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'na Avrupa Komisyonu Adına Açıklama" EC News. aktaran GÖĞÜS. Ankara 1991. VAULONT.C. ÖZKALE. May 14th 1993. 1982 yılında araştırma görevlisi olarak girdiği İTÜ işletme Fakültesi'nde 1989 yılından itibaren yardımcı doçentliğe yükselmiş. Tarih Vakfı Yurt Yayınları. ve ÇAKIROĞLU. D. HDTM (1991) AT ve Türkiye.(1991) "Türk Sanayii'nin AT Karşısındaki Rekabet Gücünü Belirlemeye Yönelik Çalışmaların Değerlendirilmesi ve Öneriler" 1991 Sanayi Kongresi Bildirileri Kitabı. İstanbul. 1992 yılında ise Doçent olmuştur. Nötre Dame de Sion'u 1977'de ve İTÜ işletme Mühendisliği'ni de 1982'de bitiren Özkale. İstanbul. 22 Temmuz. Teksir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı Yayını. DPT (1990a) State Planning Organization. ss. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu. s. Bruxelles. CCE. Yılında Türkiye-Avrupa Topluluğu ilişkileri" Toplantısındaki Konuşma. Turkish Agriculture and European Community Policies. SCRIP No. H. TMMOB Makina Mühendisleri Odası. Ankara. istanbul. GÜNUĞUR. Ankara. KIZANLIK. İGEME. YAŞAR. 2e edition. Ş. December. aktaran BORAT AV ve TÜRKCAN(1993).(1988) "Toplulukta ve Türkiye Topluluk ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" A. (1985) L'Union Dounaiere de la Communaute Economique Europeenne. Ankara. 172 . Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı. ÖZGEÇMİŞ Ataköy ilkokulu'nu 1970'de. YILDIRIM.çenekleri:1. D. LAKE. 1989 yılında ise Doktor unvanlarını almıştır. V. Türk sanayiinin rekabet gücü ve AT ile ilişkilerin rekabet gücü üzerindeki etkisi konularında yoğunlaşmıştır. istanbul. düzenleyen The Economist. ve KİRMANOĞLU. Yıl: 7.L.No: DPT:2235Ö. (1993) "AVrupa'nın Ortağı Türkiye" Toplantısındaki konuşma. istanbul. GÖZLEM GAZETESİ (1993) "Gümrük Birliği'yle "ucuzluk" gelecek" 23-29 Ağustos. 12 Eylül. SCRIVENER. VI. ATAUM Yayını. 10 Ekim 1993 Hürriyet Gazetesi.1832. Pub. Ankara.(1993) "1970-1991 Döneminde Dış Ticaretin Yapısı ve bir Dış Ticaret Politikası Önerisinin Anahatları" Basılmamış Tartışma Yazısı. Strategies and Institutional Adaptation. Yay. N. Ankara. s. Yayın No: 148-1. 30 Eylül.310-325. 28 Mayıs. N. TUNCER.C. M.(1988) AET'de Tarife-Dışı Engeller ve iç Piyasanın Tamamlanması. DPT (1990b) Araç Lastiği. Issues.:365. C. No: DPT: 2241-AETB:25. E.(1993) "Gümrük Birliği Vurgunu" Cumhuriyet Gazetesi.K. Ankara. E. Ankara. KULOĞLU.(1993) "Ankara Anlaşması'nın 30. AT-Türkiye ilişkilerinde Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı" T.Ü. T.(1993) "Gümrük Birliği'nin Tekstile Etkileri" Cumhuriyet Gazetesi.(1988) "AT. RHEIN. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel ihtisas Komisyonu Raporu. Ankara. N.1 ve 12. Collection Perspectives Europeennes. DPT (1993) AET. İstanbul. Z.

teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıktan sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır. işletme Fakültesi ÖZET Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fa/la adapte edilmesinin üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİLERİ Doç. dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır. in this paper. the impact of technological changes över economies of scale are analyzed especially from the perspective of developing countries like Turkey. SUMMARY it is widely believed that since 1970s. Üçüncü bölümde ise. Dr. The last section evaluates the impct of the changes in the eceonomies of scale from the developing countries' and Turkey's perspective. Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. Therefore. The first section shed light on the various macro factors which affect economies of scale in the context of the recent development in the world economy. many theoretiaal and empirical studies are carried out in the West related to this topic. the second section explains both the factors leading to changes in the economies of scale in the micro level and th impact of technological developments on the concept of economies of scale by reviewing the results of many researches. the diffusion of microelectrnics teknology into production processes drastically changed economies of scale. Then. Hacer ANSAL . ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. j . Birinci bölümde.Dilek ÇETINDAMAR İTÜ. mikro bazda ölçek ekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. İkinci bölümde.

ABD ve İngiltere'de sınai üretimin tamamen bir büyük ölçek vizyonu ile şekillendirildiğini ve özellikle de ABD'de. 1. yüzyılın ortalarından itibaren. Ancak.1. gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) açısından ölçek sorunu çok daha önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu ülkelerin dar iç pazarları nedeniyle bazı sanayiler hiç kurulamamış. büyüyen pazarların da etkisi ile. uluslararası standartlara göre çok daha yüksek maliyetlerde üretim yapmak durumunda kalınmıştır. bu ülkenin sosyo-ekonomik koşullarına uygun olarak ortaya çıkan kitle üretimi ilkelerinin bir teknolojik paradigma yarattığım göstermektedir (Piore ve Sabel. İkinci bölümde. Birinci bölümde. Bu yüzden GOÜ. Üretimde biryandan rasyonalizasyona gidilirken bir yandan da en son teknolojik gelişmeler üretim süreçlerine adapte edilmiş ve sanayide bir teknolojik dönüşüm yaşanmaya başlamıştır. optimum ölçeğin çok altında kurulan "bebek" sanayilerini gümrük duvarları ile uzun yıllar korumak zorunda kalmışlardır. 1956). Smith'e göre büyük pazarlar emeğin ve makinaların uzmanlaşmasına yol açacak ve bu da birim maliyetlerde önemli düşüşler sağlayacaktır. Üçüncü bölümde ise. ölçek konusunun bu sektörlere giriş açısından potansiyel üreticilerin karşısına güçlü bir engel olarak çıkmasına yol açmıştır (Bain. Hemen her sanayi dalında firmaların maliyetleri en aza indirebildikleri bir minimum verimli ölçeğin ortaya çıkmış olması. imalat sektöründe fazla kapasite (kapasite kullanım oranlarında düşüş). Türkiye'de bazı sektörlerde görüldüğü gibi.GİRİŞ Klasik iktisatm kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith'in ünlü "iş bölümü pazarın genişliği ile sınırlıdır" sözünden başlayarak. bazıları ise minimum verimli ölçekten daha düşük hacimlerde kurulabildiğinden. 174 . ölçek ve ölçek ekonomileri iküsaün önemli konularından biri olmuştur. Teknolojik gelişmeler tarihi. teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomisi kavramında ortaya çıkardığı değişikliklere bakılacak ve bu konuda yapılan çalışmaların vardıkları sonuçlar aktarılmaya çalışılacaktır. mikro bazda ölçekekonomisine yol açan unsurlara değinildikten sonra. Mikroelektronik teknolojisinin 1970'lerden bu yana sınai üretim süreçlerine giderek daha fazla adapte edilmesinin Ölçek ekonomilerinde çok önemli değişiklikler yarattığı ileri sürülmekte ve bu konuda Batıda teorik ve ampirik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. DÜNYA EKONOMİSİ VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMELER 1. 19. EKONOMİK KİRİZİN YARATTIĞI DÖNÜŞÜM 1970'li yılların başında ortaya çıkan dünya ekonomik krizi özellikle gelişmiş Batılı ülkelerde üretkenlik artışında büyük bir yavaşlama. enflasyon ve işsizlik biçiminde kendini hissettirmiş ve bu ülkelerin sanayilerini bir yapılanmaya zorlamıştır. 1984). ölçek sorunu uluslararası rekabet gücüne ulaşma çabalarının karşısına yapısal bir engel olarak çıkmıştır (Ansal. dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında ölçek ekonomisini etkileyen çeşitli makro faktörler ele alınacaktır. 1993). ölçek ekonomisine bağlı olarak ortaya çıkan önemli değişiklerin GOÜ. özellikle de Türkiye açısından bir değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin ölçek ekonomilerine yaptığı etkileri Türkiye gibi GOÜ açısından irdelemektir. İhracata yönelik sanayileşme politikaları izlemeye başladıklarında ise.

2. üreticileri çok daha değişik mallar üreterek tüketicilere ulaşma çabasına sokmuştur. tüketim elektroniği sektörlerinde değil. Bu dönemde gelişmiş Batılı ülkelerde yaşanan hızlı bir ekonomik büyüme ile temel ihtiyaçlar büyük ölçüde karşılanabilmiş ve artan gelir düzeyi ile birlikte tüketiciler de daha talepkar olmaya başlamışlardır.Bu dönüşüm. Global dünya pazarının çöküp çeşitli bölgesel ticaret bloklarının oluşması ve buna bağlı olarak. Bunun yanında GOÜ. kimya. Bu da yeni teknolijileri üretim süreçlerine adapte ederek üretim sistemine esneklik kazandınlması ile mümkün olabilmiştir. Türkiye'nin de dahil olmaya çalıştığı Avrupa Topluluğu bloğundan. Böylece Batılı ülkelerde tüketici tercihleri. uluslararası rekabet artık fiyatın yam sıra yaratıcılığa. Kanada ve Meksika arasında oluştumlan Kuzey Amerika bloğundan ve Çin'i de içine alarak Japonya'nın Güney Doğu Asya ülkeleri ile oluşturmaya çalıştığı Pasifik bloğundan bahsedilebilir. ÖLÇEKTE DEĞİŞİM YARATAN GELİŞMELER 1980'lerden bu yana kendini iyice hissettiren ekonomik ve teknolojik gelişmelerin değişik boyutları araştırmacılar tarafından ön plana çıkartılmış ve dönüşüm karakterize edilmeye çalışılmıştır. otomobil. diğer yandan da dış pazarlarda pay kapma mücadelesine girmişlerdir. geçen yüzyıldan özellikle de 1945'den bu yana egemen olan kitle üretimi sistemine dayalı ekonomik ve sosyal gelişme modelinden bir sapma göstererek yeni bir teknolojik paradigma ortaya çıkarmıştır. 1990). Uluslararası pazann bu zor koşullan ülkeleri ayrıca bloklaşmaya yöneltmektedir. Aynca bu eğilim sadece nihai tüketim mallarının üretildiği. Yeni Tüketici Tercihleri Büyük hacimlerde standart mal üreterek maliyetin düşürülmesine dayanan Fordist kitle üretimi sistemi kitle tüketimi de yaratmış. Daha şimdiden bazı bloklann oluşumu yönünde bazı gelişmeler gözlenilmektedir. basan büyükölçeklerde ucuz ve standart mal üreterek elde edilirken. Öte yandan. Ancak hemen hepsince kabul edilen yaygın kanıya göre. ikinci bölümde ele almaya çalışacağımız ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan gelişmeleri de gözönünde bulundurarak uygun politikalar ve firma stratejileri saptamalan gerekmektedir. v i j t.1. Buna örnek olarak. çelik gibi ara mallan üreten sektörlerde de geçerlik kazanmıştır. dolayısıyla rekabet koşullannın değişmesi. pazarlar genişlemiş ve 1970'lere kadar kapitalist ekonomilerde egemen olmuştur. Oluşmakta olan ekonomik bloklann dışında kalmanın GOÜ'in ekonomilerini çok olumsuz yönde etkileyeceği açıktır. bu dönüşümün en önemli bileşenleri: Dünya pazarında tüketici tercihlerinin.2. ABD. 19701i yıllarda ortaya çıkan ekonomik kriz ile birlikte rekabetin büyük ölçüde kızışması. Azalan talep ve küçülen pazarlar karşısında ülkeler bir yandan kendi iç pazarlarını korumaya çalışırlarken. değişen talep koşullanna hızla cevap verme yeteneğine ve mal çeşitlemesine dayanmaya başlamıştır. '' . yeni rekabet koşullan ile uyumlu yeni üretim organizasyon biçimlerinin çıkması. Daha önce genellikle fiyat bazında rekabet edilir. dolayısıyla uluslararası rekabet koşullan önemli bir değişikliğe uğramıştır. 1. tekstil/ hazır giyim. Öte yandan dünya ekonomik krizinin neden olduğu ekonomik istikrarsızlık ve durgunluk ülkelerarası rekabeti büyük ölçüde şiddetlendirmiştir. j / ' î t t j 1. ve elektronik teknolojisine dayalı yeni sistemik üretim sistemlerinin geliştirilmesitir (Kaplinsky. bloklar dışında kalan ülkelere karşı yeni bir tür korumacılığın ortaya çıkması büyük bir olasılık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu işbirliğinin. Sınai üretimde. hem üretim organizasyonunda. büyük ana ve tampon stoklar ve vasıfsız işçilerle çalışan Fordist sistem yeni dünya pazarı koşullarına kendini uyarlayamamış. 1982). Ana ve tampon stoklar kaldırılarak hem üretim hattında büyükbir akıcılık sağlanmış. Dünya ekonomisinin krizli döneminde gösterdiği büyük basan ile yalın üretim Fordist sistemi önemli ölçüde sarsmış. mali. bayilikler. Yeni Üretim Organizasyon Biçimleri 1980'lerde artık dünya pazarına tek ya da standart ürüne göre. Mikroelektronik bazlı esnek üretim sistemlerinin uygulanması ile birlikte yalın üretim. pazarlama. daha küçük partiler halinde üretim yapma çabasının doğurduğu. firmaların coğrafi yakınlığı büyükbir avantaj doğurmaktadır.23. Yalın üretimde ana firmalarla onlara girdi tedariki yapan yan sanayi firmaları arasındaki ilişkiler de Fordist sisteme göre büyük farklılık göstermektedir. tam zamanında (just-in-time) üretim ve kalite kontrol çemberleridir. yaklaşık yüzyıllık yönetim perspektifi altüst olmuş ve yepyeni bir yönetim anlayışı egemen olmaya başlamıştır.2. Makinaların bakımı ve temizliğinin yanı sıra kalıp değiştirme işlemleri de ekipler halinde çalışan üretim işçileri tarafından büyük bir hızla gerçekleştirilmektedir (Schonberger. Yalın üretimin en temel öğeleri: toplam kalite kontrolü. Kalite kontrol çemberleri yolu ile işçilerin bilgi. dolayısıyla da üretimde ölçek ekonomisi kavramlarının değişmesinde son derece etkili olmuştur. yalın üretimde minimum stokla çalışma ilkesi yan sanayi girdilerinin sürekli tedarikini gerektirmekte. Mikroelektronik Bazlı Otomasyon Teknolojilerinin Gelişimi Teknolojik gelişmelerin hızı 1980'lerde kendini her alanda hissettirmeye başlamıştır. hem de üretim sırasında defolu girdilerin ya da hatalı üretimin derhal farkedilebilmesi mümkün kılınmıştır. Tam zamanında. üretim teknolojisi işçilerin önerileri ile adımsal bir biçimde geliştirilmektedir. Hantallık yaratan ve gereksiz tüm öğelerden arınmış anlamında yalın üretim diye de adlandırılan Japon üretim tekniğinde israfın ve hatalı üretimin sıfırlanması hedeflenmektedir. yan sanayi gibi çok çeşitli birimler. mikroelektronik ve enformasyon alanındaki gelişmeler başta olmak üzere. değişen talep yapısı ile bağlantı kurulmasına olanak sağlamakta ve sistemi bir "talep çekme" sistemi haline getirmektedir. 1. Yalın üretimin farklılığı sadece üretimin yapıldığı atölye mekanı ile sınırlı değildir. esnekliği olmayan. finansman. hem de üretimi yapan imalat makinalannda büyük dö- 176 . yeni teknolojiler hem ürünlerde. özellikle karmaşık ve kalitenin ön plana çıktığı üretim dallarında. Fordist sistemin bu güçlüklerine karşın. işlevsel bir fabrika-içi düzenleme ile Taylorist iş örgütlenmesi ilkelerinin geçerli olduğu Fordist kitle üretimi sistemi ile üretim yapmak giderek zorlaşmıştır. Birimler arasında kurulan bu iletişim ağı. İstikrarlı bir ekonomik ortamda. son derece esnek yepyeni bir üretim organizasyon biçiminin ekonomik kriz koşullarında büyük başarı sağladığı görülmüştür. kitle üretimi paradigmasının dönüşümünde. çok değişik işleri yapabilen vasıflı işçiler duruma derhal müdahale edip sorunu çözmektedir. Daha önceleri birbirlerinden ayrı olarak kabul edilen ürün tasarım.1. Diğer yandan.2. çoğu zaman içice geçerek sistemik bir entegrasyon sağlanmıştır. beceri ve iş deneyimlerinden yararlanılmakta. stok kontrol. Makinaların arızalanması ya da hatalı üretim durumunda. hatalı üretimin sonradan düzeltilmeye çalışılması geleneği son derece pahalıya mal olmaya başlamıştır. Japonya'da dar pazar koşullarına uygun olarak. sıfır hatalı ve üründe esnekliğe dayanan yeni ilişkiler ağında ana ve yan sanayi firmaları arasında çok yakın bir işbirliği bulunmaktadır. yönetsel ve teknik (tasarım ve bilgi akışı) boyutları bulunmaktadır.

enerji ve girdi tasarrufu sağlayan tasanmlar uygulanmaktadır.3. / V . hızlı. dolayısıyla hammadde bağımlılığını azaltmıştır. hammadde olarak kullanılan bazı girdilerin yapay üretimini sağlamış. Hatta böylece. r J > '' j / r . tüm makinaların birbirine bağlanması sonucu ortak kontrol edilebilir hale gelmelerinde göstermiştir. Kısacası robotların ve mikroişlemli sistemlerin (programlanabilen kontrol makinalan . teknik ve organizasyonel alanlarda ortaya çıkan tüm bu değişiklikler. bazı kesikli üretim yapılan sektörlerde mikroelektronik sayesinde otomasyona gidilebilmiş ve sürekli üretim biçimine dönüştürülebilmişlerdir (Mody ve diğerleri. s. j 1. 1992. 1992.programmable logic control-PLC-. Örneğin. artan sistem güvenirliliği. Son dönemlerde üretim teknikleri terminolojisine bilgisayar destekli dizayn/mühendislik/imalat (Cumputerized Aided Design/Engineering/Manufacturing -CAD/CAE/ CAM-). CNC tezgahlarında mikroişlemciler sayesinde üretimin kontrolü yada üretilen ürün tipinin değiştirilmesi son derece kolaylaşmıştır (Alcorta. alarm fonksiyonları. Üretim Maliyetlerine Etkileri Yeni bir teknolojinin üretime uygulanmasının başlıca sebepleri arasında maliyetleri düşürmesi. bilgisayarlı nümerik kontrol (Computerized Numeric Control -CNC-) tezgahları gibi birçok yeni kelime eklenmiştir. güvenilir. üretim hızı ayarlanabilir. 1985. Çünkü elde edilen sistemik üretim sayesinde tekil makinaların üretkenliğinin toplamının çok üstünde bir üretkenlik ve kazanç sağlanabilmiştir. MİKROELEKTRONİĞİN ÜRETİM SİSTEMİNE ETKİLERİ 1. enerji tasarrufu sağlar hale gelmişler. s. yeni döneme damgasını vuran gelişmeler olmuştur. farklı ürünleri ya da aynı ürünün çeşitli boyut ve modellerini üretebilir esnekliğe kavuşmuşlardır.3. tam zamanında üretim (Just in Time -JIT-). Fakat mikroişlem ve digital elektronik kontrol aletlerinin yaygın kullanımı esas etkisini. Ayrıca. işgücünü azaltması ve verimliliği arttırması gibi nedenler gelir. iyileşen bilgi akışı. Robotla sayesinde de tehlikeli ve tekrar içeren sıkıcı işler yüksek kalitede ve kısa sürede üretilebilmektedir. otomatik ulaştırma aletleri. s. Fabrika mühendisliğinde ise. CAD ve CAM sayesinde stok ve hatalı üretim çokaza indirilebilmiştir (Perez. Artık bilgisayarlar sayesinde günler. Artık ürün mühendisliğinde mevcut malların daha küçük ve daha az enerji harcayan. Üretimde kullanılan araç gereçler ve makinalar fiziksel olarak küçük. Şimdi bu gelişmelerin üretim sistemine ne şekilde yansıdığını görmeye çalışalım. mikroelektroniğe dayalı. azalan bakım masrafları. esneklik ve yüksek kalite sağlanabilmektedir. aylar süren dizaynlar yada mühendislik hesaplama işlemleri CAD/CAE sayesinde çok kısa sürede tamamlanabilmektedir. Üretimde daha önce hammadde ve enerji belirleyici role sahipken günümüzde bilgi bu rolü üstlenmiştir. gelişmiş veri analizleri. Kısacası. Fakat klasik olarak teknolojik gelişme- 177 . fakat elektronik aksam ve yazılımı yoğun şekilde tasannu eğilimi vardır. 447). CAD ve CNC makinalan) kullanılması ile.1. hammadde kaynak planlaması (Materials Resource Planning -MRP-).nüşümlere yol açmışlardır. Mikroelektronik ve digital telekomünikasyondaki gelişmeler bilgi akışım çok ucuzlatmıştır. bölünebilir. Ayrıca biyo-teknolojideki gelişmeler. esnek imalat sistemleri (Flexible Manufacturing Systems -FMS-). rapor çıktıları ve esnek yazılım hep yeni kontrol sistemlerinin ve FMS'in yarattığı sonuçlardır. ayaranabilir. 11). robotlar. tüm üretim bilgisayar kontrolü altında (CAM) yapılabilmekte ve böylece üretimde verimlilik. 1797).

bunun maliyeti fazla etkilemeyeceğini ileri sürmektedirler.3. yeni teknolojinin tam anlamıyla verimli çalışabilmesi için hem donanım hem de organizasyon olarak bir bütün içinde kullanılması zorunluluğunun bulunması bir sürü ek organizasyon masrafını da beraberinde getirmektedir. sermaye maliyetlerinin çeşitli yollarla azalması (stoksuz ve O-hatah üretim) gösterilmektedir. Ancak teknolojik gelişmelerin maliyetlerin ötesinde etkileri olduğu da açıktır. siparişlere göre üretimini ayarlayan.2. CAD kullanımından sonra Benetton firması oldukça az olan model sayısını 1200'e çıkarmıştır (Belussi. 1986. daha gelişmiş ve kaliteli ürünler piyasaya sunabilen firma yapılan oluşmuştur (Kaplinsky ve Hoffman. teknolojik gelişmelerin üretim sisteminde yarattığı bu değişikliklerin ölçek ekonomilerine nasıl yansıdığını irdelemeye çalışalım.23). Maliyet düşüşü ise iki nedene bağlıdır. İtalya denilen bölgede büyük başarıya ulaştığı görülmektedir (Piore ve Sabel. Örneğin. 25). s. Sebep olarak da işgücünün azalması. Esnek uzmanlaşma diye anılan küçük firmalar arası işbirliğinin ekonomik kriz koşullarında Avrupa'da çeşitli bölgelerde özellikle 3. Artık piyasadaki talep değişikliklerine derhal ayak uydurabilen.3 J. ya da girdi faktörlerini değiştererek toplam girdi maliyetini düşürecektir (Tayler. pazardaki değişik talep kesimlerine başarıyla hitabedebildikleri. 1988. 1992. Ayrıca. sık model değiştirme ve stok maliyetleri büyük ölçüde düşürülebildiği için küçükişletmelerde verimliliğin giderek arttığı ve bu nedenle de küçük ve orta işletmecilikte bir canlanma olduğu ileri sürülmektedir. Ancak. 1. hem de eğitim masrafları maliyetleri artırmaktadır. 1987. Yukarda saydığımız mikroelektroniğe dayalı en son teknolojiler de bu bağlamda maliyet düşürücü olarak görülmektedir. tüm üretim sürecini kontrol edebilen.3. s. 1. Kaplinsky (1987) ve Jacobsson (1985) istihdamın düştüğünü kabul etmekle birlikte. satış ve reklam faaliyetlerini büyük ölçüde değiştirmiştir. 58-63). firma içi ve dışındaki tüm bağlantıların koordinasyonu ve kooperasyonu çok hızlı bir şekilde sağlanmakta ve karar alma süreci kolaylaşmaktadır. 1. s. Bu değişiklikler firmaların üretim ve stok yapısını. 1984). 15). Çünkü artık hem vasıflı işgücüne daha fazla ücret ödenmekte. yeni teknolojinin pahalılığının yanı sıra kısa sürede demode olması sermaye maliyetlerini yükseltmektedir. Sermaye maliyetlerine gelince. Şimdi. 178 . s. Küçük ve Orta Üretimin Canlanması Yeni teknolojilerin küçük ve orta işletmelere yeni olanaklar doğurduğu buralardaki son derece vasıflı üreticilerin tasarım yeteneklerini de kullanarak. yeni teknolojilerin maliyetlerde önemli düşüşlere neden olduğu iddiası bazı yazarlar tarafından kuşkuyla karşılanmaktadır. Organizasyonda Yeniden Yapılanma Üretim süreci akışını etkileyen bilgi ve iletişim konusundaki gelişmeler sayesinde. (Alcorta. Yeni teknoloji aynı miktarda üretimi gerçekleştirirken ya daha az girdi kullanacak. Mal Çeşitlemesi CAD/FMS sayesinde tek/standart ürün yerine çeşitli tür ve cinste ürün üretmek mümkün olabilmekte ve üretimdeki kapasite dağılımı çıktı oranlarına göre kolayca ayarlanabilmektedir. sürekli yeni.lerin en önemli etkisinin girdi maliyetlerini düşürmesi olduğu kabul edilir. Ayrıca.4. müşteri hizmetlerini. ürün modelleri sürekli yenilenebilmekte ve kalite atırılabilmektedir.

Üretim Türü ve Mühendislik Kuralları Proses endüstrilerinde girdilerin belirli oranlarda kullanılması zorunludur. stoklama. Bu kavram maliyetlerin sabit bir çıktıya bölünemesinden kaynaklanmakta ve Üretim miktarı arttıkça farklı birim maliyetleri ortaya çıkmaktadır. j •/ ( . Teknik koşulf >t- 179 . Mühendislik kuralının ölçek etkisi ayrıca bölünmezlik kuralında da ortaya çıkar. Ö L Ç E K E K O N O M İ S İ N E D İ R ? Ölçek üretilen ürün miktarı ya da üretim biriminin toplam kapasitesidir.6 yasası" denen bir kavramla açıklanır. Oysa dolaylı maliyetler üretim miktarı ne olursa olsun artmazlar. Ölçekekonomisi (ÖE) ise esas itibariyle sadece direkt maliyetlere dayanarak elde edilen minimum maliyetleri üretim olarak düşünülmüştür. ÖLÇEK EKONOMİSİNİN TEMEL KAYNAKLARI Ölçek ekonomisini oluşturan temel faktörler genel olarak şöyle sıralanabilir (Pratten. Üretimde miktar arttıkça işgücünün ve makinaların uzmanlaşması sonucu maliyetin düştüğü kabul edilmiş. Ancak. Bu yüzden ÖE'ni etkileyen maliyetlerin esas olarak direk maliyetler olduğu varsayılmıştır. 4-5). Direk maliyetler üretim miktarı arttıkça artar. yönetim.2. parça. kitle üretimi ve proses . böylece fabrika ölçeğinin bu maliyet düşürücü etkisi ölçeğin getirdiği ekonomi olarak adlandırılmıştır (Tayler.2. İndirek/dolaylı maliyetler ise Ar&Ge. Bu yüzden ÖE denince maliyetin en aza indirildiği üretim kapasitesini oluşturan fabrika büyüklüğü akla gelmektedir. Fabrika kapasitesinin iki kat artması durumunda maliyetin sadece 2/3 oranında artacağım ifade etmektedir. bu eğriler üretim tiplerine göre (birim. satış vepazarlama alanlarındaki harcamalardır.1. satış.2.sanayi) büyük farklılıklar gösterir. dağıtım. enerji gibi) ve sabit (makinalar ve bina) masraflardan oluşur. reklam. Genel olarak bu ölçek ekonomisinde "0. 1971.2). i \ j / 2. Buna göre kısa dönem maliyet eğrisi ortalama üretim maliyeti ile fabrikanın kapasite kullanım hacmi arasındaki mevcut ilişkiyi göstermektedir. 1986. Bu eğrinin en düşük noktası ise optimum ölçeği verir. Dolayısıyla proces endüstrisinin teknolojisi dışsal olarak fabrika ölçeğini belirlemektedir. .2. dolayısıyla üretilen miktar arttıkça birim maliyet düşer ve ÖE oluşur. TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖLÇEK EKONOMİSİNE ETKİSİ r t 2. i I 2. Böylece her sektörde maliyet eğrileri sayesinde imalatın en ucuz yapılabildiği optimum ölçek bulunur (Pratten. 1971. küçük parti. işgücü. 15-19): 2.sürekli akış. . . s. Bölünemezlik (Direk ve İndirek Maliyetler) Direk maliyetler değişken (hammadde. Uzun dönem maliyet eğrisi ise ölçekteki her değişimin maliyetler cinsinden ifadesini gösteren tüm kısa dönem maliyet eğrilerinin en düşük maliyet noktalarına teğet olan U biçiminde bir eğridir. s. Kimyasal reaksiyonlar yada teknik zorunluluklar dolayısıyla bu oranlardaki üretimin dışındaki tüm ölçekler yüksek maliyetler doğuracaktır. Bu durum ÖE literatüründe bölünemezlik diye adlandırılmaktadır. büyük parti. Dolaylı maliyetler 1980 öncesi dönemde direk maliyetlere göre önemli olmadıklarından genelde ÖE hesaplamalarında dikkate alınmamışlardır. .1. s. Ölçek ekonomisinin klasik formülü Viner'ın sağladığı kısa ve uzun dönem maliyet eğrileri ile ifade edilmektedir.1.2.

Yani o ürünü fazla üretmek ekonomik olarak kazançlı olacaktır.1. parti miktarı ve kapasite kullanımı ise uzmanlaşmanın ve yaparak öğrenmenin altyapısını oluşturur.23. ve ABD'in ihracatının %80 . Buna ayrıca bu tür firmalarda alım ve satım işleri yolu ile sağlanan maliyet düşüşleri ve finans kolaylıkları da eklenmelidir. 190. hammadde alımlarında alınan miktar arttıkça birim fiyat ucuzlar. Ayrıca. Üretilen ürünün miktarı artükça birim maliyeti düşüyorsa bu ürünün ölçeği var demektir. Yukarda da bahsedildiği gibi bir fabrikada üretilen miktar arttıkça maliyetler düşüyorsa Bu fabrikada ölçek ekonomisinin olduğu kabul edilir. Ürettiği. Fabrika yönetimi hedef pazarları genişlettiği sürece ölçeğini büyütebilecek ve dikey entegrasyonun getirdiği maliyet düşüşlerinden faydalanabilecektir. 2. dünya firması ve dünya ürünlerinin ortaya çıkması ile daha da önem kazanmıştır. 180 . Örneğin. s. 2. Piyasa Hakimiyeti. Dolayısıyla. değişik ölçek ekonomisi türlerinin her birini varolan dünya konjonktürleri çerçevesinde ele almak gerekmektedir (Kaplinsky. Firmanın amaçları. bazı üretim aşamaları birleştirildiğinde dikey entegrasyonun yarattığı ekonomiler birim maliyetlerin düşmesine yol açar. ÖLÇEK EKONOMİSİNDE NELER OLUYOR? 2. ya da büyük ölçeklerde üretim araçlarının yedek parçalarının stoğu daha fazla olduğundan üretim arızalan daha çabuk halledilebilir.lar belirli sayılarda üretimi olanakları kıldığından ölçek bununla uyumlu olmak durumundadır. Günümüzde ölçek ekonomisinin üç değişik türünden bahsedilmektedir. model değişimi şurasında oluşan maliyetlerden yada sermaye mallarının bölünemezliğinden kaynaklanır. 2.2. Talep ve Yönetim Perspektifi ÖE'sini etkileyen bir diğer faktör de yönetimin sahip olduğu perspektif ya da stratejidir. Öğrenme ve Teknolojik Yeniliklerin Ekonomisi Üretim büyüyen ölçülerde yapıldıkça işler ayrıştırılır ve uzmanlaşma artar.4. ihracat ve ithalat miktarları (dolayısıyla sektörün ulusal ve dünyadai durumu) ölçek üzerinde etkilidir. Uzmanlaşma. Bu ölçek esas olarak uzmanlaşmanın getirdiği maliyet düşüşünden.3. Piyasa hakimiyetini elinde tutan üretici piyasalarda karşılaşacağı belirsizliği azaltarak tekelleşmenin getirdiği avantajlardan faydalanacaktır.3. Yeni Ölçek Ekonomisi Kavramları 1970 sonrası dünya ekonomisindeki ve üretim teknolojisindeki gelişmeler ölçek kavramım da etkilemiştir. Üretim süresi. faaliyet alanları.%90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığım ortaya koymaktadır. İşçiler öğrendiklerini daha fazla sayıda ürün için kullanacaklarından öğrenme maliyetleri düşer. Fabrika ölçeği belirli bir süre içinde kesikli üretimlerde toplam çıktı miktarını. sürekli üretimlerde ise üretilen hacmi tanımlar. Bunlar fabrika ölçek ekonomisi (klasik anlam). firma ölçek ekonomisi ve ürün ölçek ekonomisidir. Ürün ölçeği bir üretim biriminde üretilen herbir ürünün hacmini ifade eder. 140-1). Bu farklı ölçek kavramları dünya fabrikası.

" . Yapılan çalışmalarda esas olarak fabrika ölçeğinde küçülme yönünde bir eğilim olduğu savunulmasına rağmen arttığına dair de göstergeler de bulmak mümkün olabilmektedir. Ayrıca.202) nin otomobil sanayimden verdikleri örneklerde. s. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250. Pratten (1971. 1988. bu da fabrikanın fiziksel boyutlannı küçültmüştür. daha önce özel amaçlı makinalann yüksek maliyetini çıkarabilmek için motor fabrikalannda senede 500. Ayrıca. robot.000 otomobillik kapasiteye sahip olması gerektiği yolunda iken. Ayrıca ortalama ya da toplam üretim rakamlarına bakarak fabrikaların ölçeğinin küçüldüğü söyle/ . 1990. / '• t ' ! . küçültücü etkisinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır. Aynı şekilde. Birden fazla ürün bir arada üretildiklerinde tekil olarak üretilmelerinden daha ucuza mal oluyorlarsa çeşit ekonomisi ortaya çıktığından. Buradaki "çeşit" ürün yelpazesini ifade etmektedir. CAD/CAM. Fabrika büyüklüğü genellikle çalışanlarının sayısına göre.000-300. CNC. Dolayısıyla.3.000 motor üretmek üzere kurulmuşlardır. 155-8).Firma ölçeği ise bir firmanın toplam üretiminin firma ölçeğinin artması durumunda daha ucuza mal edilip edilmemesi ile ilgilidir. 1970'lerin başında optimum ölçek 250. f v 2. dikey entegrasyondan ve piyasa hakimiyetinin getirdiği avantajlardan faydalanabilmektedir.1. fabrikanın fiziksel boyutlarına (alanına) göre. Çünkü bir fabrikada çalışan sayısı düşerken aynı anda çıktının arttığı. ya da belirli bir zamanda üretilen çıktı miktarına göre değişik biçimlerde ifade edilmekteydi. bu teknolojilerin tam randımanla ve piyasaya yönelik çalışması için büyük üretim komplekslerine ihtiyaç duyulduğunu.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. Dol»' ı o ı yla yeni teknoloji küçük parti üretimini mümkün kılarak fabrika ölçeğini küçültmüştür.000 motor üretilmesi gerekiyor iken. Womack ve diğerleri (1990. i * ' 181 . Standard ve çok sayıda üretim yerini çok daha az sayıda ve çok çeşitli mal üretimine bırakmıştır.000 civarında iken. / V . Ancak yeni teknolojilerin üretim süreçlerine adaptasyonu ile bu tanımlarda karışıklık ortaya çıkmıştır. büyüyen firmalar artan ölçüler ekonomisinden. Örneğin. ve Willing.amaçlı makinalann ve FMS'in sayesinde küçülmüş. teknolojik gelişmelerin fabrika ölçeğine etkileri konusunda değişik görüşlere rastlanmaktadır. yeni motor fabrikalan (mesela. Fabrika Ölçeğine Etkiler. s. bu nedenle de fabrika ölçeğinin küçüldüğünü ileri sürmektedir. 104-5). Rover'in 800 serisi motor hatta) senede sadece 150-200. robotlar ve CNC nedeniyle işçi sayasında azalma olmuş. "Çeşit ekonomisi" ise girdilerin ortak kullanılmasından kaynaklanır. Genel olarak firmanın büyümesi dolaylı maliyetlerin daha çok ürüne pay edilmesini sağlayarak firma ölçeğinin oluşmasına sebep olur. 1991). s. yalın üretim ilkelerine göre Japonların ABD'inde kurdukları montaj fabrikalarının kapasiteleri bundan daha küçüktür (Hoffman ve kaplinsky. çeşit ekonomisi esas olarak ürün ekonomisinden doğmaktadır (Panzar. makina parkı farklı işler yapabilen çok . ya da fiziksel fabrika ölçüsü düserken ve de işgücü aynı iken çıktı miktarının arttığı görülebilmektedir (Kaplinsky. otomobil sektöründe genel kanı montaj fabrikalanmn senede en az 250. Fakat Alcorta'ya göre işgücündeki azalma fabrika ölçeğinin küçülmesi anlamına gelmemektedir. Son dönemlerde oldukça yaygın olarak ve ölçek ekonomisinin alternatifi gibi kullanılan çok önemli bir kavram daha geliştirilmiştir: çeşit ekonomisi (economies of scope). Carlsson (1989a) talep değişikliklerine uyum ve farklı ürün arayışlannın yanı sıra yeni teknolojilerin yarattığı esnekliğe dayanarak. Genel olarak mikroelektronik sayesinde mutlak anlamda fabrika büyüklüğünün düştüğünü ileri süren görüşe göre.2.

Fabrika ölçeğinin artacağı ile ilgili bir diğer iddia da. Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik. Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçlan giderek belirginlik kazanmaktadır. Bu açıdan.nemiyeceği gibi. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı. şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. 3. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı. zanaat bazlı işletmeler için geçerli olan esneklik artık büyük ölçek için de olanaklı hale gelmiştir. Özellikle FMS teknolojisinde verim büyük ölçekler gerektirmektedir. Bunu gerçekleştiremeyen birçok ülkede de. Acs ve diğerleri (1990)'nin. Hoffman ve Rush 1988). Basım. Diğer yandan. Japonya'da firmalar FMS sistemi ile genellikle üç vardiya ve tam kapasite ile çalışmak suretiyle. ülkeler ve firmalar arasındai rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. Ayrıca. makina yan sanayii. Ernst 1985 ve UNCTC 1988). 1992). mü- 182 . Fakat pahalı makinalarla maliyeti düşürmek ancak maksimum kapasite kullanımı ile mümkündür. Bu tür küçük parti üretimiyle başlayan birçok sektörde yeni teknoloji uygulamalarından sonra piyasada kalabilmek için büyük yatırımlara gidildiği ve üretim miktarlarının yükseldiği görülmüştür. ve ABD'in ihracatının %80-90'ının çok uluslu şirketler tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır. öte yandan sermayenin. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. normal yaşam süresi olan 3-5 yılda yatırımlarının karşıladığını alabilmektdir. yeni teknolojilerin sağladığı esnekliğin küçük fabrikalar kadar büyük fabrikalar için de geçerli olacağıdır. yan iletken ( semiconducto)r endüstrisinde başlangıçta emek-yoğun ve küçük ölçekli bir endüstri yapısı varken. optimum ölçeğin otomatik olarak düştüğü anlamına gelmez. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. ürettiğini. Bu ise toplam ölçeğin artmasına sebep olmaktadır. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalanna nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. Yani optimum ölçeğin düşmesi ancak teknolojik değişikliklerin maliyetlere yapacağı etkiye bağlıdır. Bazı sektörlerde daha önce sadece küçük. hazır giyim ve mobilya gibi sektörlerde de benzer şekilde büyük ölçeğe doğru bir kayış gözlenmektedir (Perez 1985. yeni teknoloji ürün çeşitlemesi sağlayarak üretime esneklik kazandırmıştır. bir küçülme durumunda bile bunun illa da yeni teknolojiden kaynaklandığı iddia edilememektedir. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. Bazı çalışmalar da ise yeni teknoloji ölçeği artırmasa bile. Diğer yandan. hem de çok güçleştirmektedir. bazı çalışmalar göstermiştir ki. bu yapı mikroelektronoiğin yayılması ile 1980lerin ortasında tamamen değişmiştir. Eğer yeni teknoloji uygulandıktan sonra maliyet eğrisinin en düşük noktasındaki üretim miktarı küçülüyorsa ölçeğin de küçülmesinden bahsedilebilir. "optimum fabrika ve firma ölçeği. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. yeni teknoloji sayesinde bazı malların küçük ölçeklerde de ekonomik olarak üretilebiliyor olması. Artık üretimin %50'si dünya çapında on firmanın az sayıdaki büyük fabrikalarından sağlanmaktadır (Ferguson 1988. örneğin İngiltere'de FMS önemli sorunlar yaratmaktadır (Alcorta.

000 çalışanını e-mail sistemiyle bağlamış ve böylece ürün geliştirme zamanı yan yarıya azalmıştır. Xerox. Digital ve Coulter gibi firmalarda yapılanincelemelerde. yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. başlıbaşına bir finansman sorunu bile firma ölçeğinin büyümsini gerekli kılmaktadır. Diğer yandan. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. Özellikle pazarın ve müşterilerin çok çeşitlendiği sektörlerde. Tüm bunlara son yıllardaki çok uluslu şirketlerin hızlı gelişmeleri de eklenince firma ölçeğindeki artışın bir olgu olaak kabul edilmesi gerekmektedir. Pratten (1991) tarafından İngiltere'de yapılan araştırmaya göre. 234) buna örnek olarak supernova (kısa zamanda çok büyüyen) firmaları göstermektedir. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. Bu maliyet artışlarının birim maliyetlere fazla yansıtmamanın tek yolu ise firma ölçeğinin arttırılmasıdır. Bu yüzden. Bu nedenle. küçük firma ölçeği. s. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. pazardaki çok özel talep dilimlerine hitabeden üretim ancak başlangıçta küçük ölçekli firmalarda yapılmaktadır. görülen firma ölçeğindeki küçülme. yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi. üretimin globalleşmesiyle üretimde tüm aşamaların/işlemlerin rasyonelleştirilme olanağının doğmuş olduğuna dikkat çekilmektedir. yeni ürünler ya da üretim süreçleri tasannu yapmak. UNCTC'in (1988) çalışması en büyük 600 uluslararası şirketin tüm dünyada üretilen katma değerin beşte biri ila dörtte birini küçültücü etki.000 $'lık bir yatınm ile üretim yapmak mümkünken artık aym ürünler için 60. küçük firmalar arası teknolojik kooperasyon ve yeni teknolojiden ortak yararlanmadır. yüksek kalite. yenibuluşlar. ekonomi kriz karşısında küçük işletmeciliğe hükümet desteği sağlanmasına bağlı olarak gelişen bir olgudur. Genel olarak firma ölçeğinin arttığının gözlemlenmesine rağmen bunun illa da böyle olması gerekmediğini savunan görüşlerde mevcuttur. artışa bir de teknolojik yenilikleri uygulamanın gerektirdiği organizasyon değişikliğinin yarattığı maliyetleri de eklemek gerekmektedir. Pratten (1991. Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde. adem-i merkeziyetçi.hendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. Satın almada merkezileşme sayesinde Coulter firması bir yıl içinde 1 milyon $ kazanç sağlamıştır. Ernst (1991) de yan iletken (semiconductor) piyasasında ilk dönemlerde 100. Ancak. Dolayısıyla. güvenilirlik. Esnek uzmanlaşma ve stratejik ortaklık yaklaşımları gayet başarılı olmakta ve giderek yaygınlaşma eğilimi göstermektedir (Kaplinsky ve Hoffman. s. Kaplinsky'e göre indirek maliyetleri etkisizleştirmenin biryolu da. McGrath ve diğerlerinin (1992) yaptığı bir çalışma da hem firma hem de fabrika ölçeğinin arttığına işaret etmektedir. Xerox firması çeşitli ülkelerdeki üretimi ve satışlan bir bilgisayar sistemiyle organize ederek yılda 1 milyon $'dan fazla kazanç sağlamıştır. fiansman sorunları ve piyasadaki talep yetersizliği gibi oldukça farklı sebeplerden kaynaklanabilmektedir. 1988. 363).000. Örneğin Digital firması dünya çapındaki 100. / y • fi /• / İt 183 . Burada. Bunun gibi.000 $'lık bir yaünm gerektiğinden bahsetmektedir. esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak. Campaq ve Sun bilgisayar firmaları 1982'de ilk kurulduklarında çok küçükken şimdi büyük ölçekli firmalara dönüşmüşlerdir. Nitekim. GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü attıracak unsurlar olmaktadır.

5 saatte yapılan bir kalıp hazırlama işleminin Japonya'daki fabrikalarda birkaç dakikaya indirildiğini göstermektedir. Pratten (1971. JITın uygulandığı bir çok yeni kurulmuş fabrikada kapasitenin yine 250.7'e çıkmıştır. Carlsson (1989b)'ın metal sektöründeki çalışması.000-300. Diğer yandan. Tüm bunlara rağmen ölçek ekonomisi konusunda ortaya çıkan güçlü eğilimlerin önemle üzerinde durulması gerekmektedir. Firma Ölçeğine Etkiler Firmalarda pahalı ve hızla değişen yeni teknolojilerin büyük yatırımlar gerektirdiği.23. 2. 1970'lerin başında optimum ölçek 250. CNC.000 civarında iken. Yine Japonya'daki otomobil sanayinde üretim hattında değişen modele göre kalıp değiştirme maliyeti %1020'lerdeyken. 202)'nin otomobil sanayiinden verdikleri örneklerde. s. 184 . bisiklet endüstrisinde uygulanan yeni teknoloji sonunda tipik bir üretici firmada 70 çeşit bisiklet üretiminin maliyeti eski sistemle 5 tür bisiklet üretime maliyetinden daha az olabilmektedir (Mody ve diğerleri.2. 1990).3.sinin de görülmediği üzerinde durulmaktadır. OECD (1991) verilerine göre 1974-1984 arasında görülmez yatırımlar sayılan Ar&Ge. 1986).2. 1992). ürün ölçeğinin düştüğünü göstermektedir. Ürün Ölçeğine Etkiler Mikroelektroniğin yarattığı esneklik çeşitli malların üretimini olanaklı kıldığı gibi. Ayrıca ölçekteki değişimin yoğunluğu ve üretimin sektörler.3. Benetton'ın başarısında pazarlama ve dağıtımın büyük rolü vardır ve bu da Benetton'un tüm dükkanlarını çok iyi bir telekomünikasyon ve bilgisayar ağı ile birbirine ve merkeze bağlayan büyük bir yatırım sonunda olmuştur. araştırma bütçelerinin giderek büyüdüğü.6'sından 3. Ölçek Ekonomisindeki Değişimler Dünyada yaşanan teknolojik ve organizasyonel değişimlerin ÖE'sini tam olarak nasıl etkilediği saptanmış değil. CAD/CAM. bölgeler ve ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı da net olarak ortaya çıkmamıştır. ürün ve çeşit ekonomisinin altyapısı oluşmuştur. 1991). Belussi (1987)'ye göre. İsveç'de 1-1. robot. Tüm bu dolaylı maliyetlerdeki 2. Ayrıca Japonya'da bir modelin üretimine başlanmasıyla satışı arasında 1 ay geçerken.2. yazılım ve reklam gibi harcamalar tüm ülkelerde GSMH'nın %2. 2.3. dağıtım ve reklam gibi dolaylı maliyetlerin de arttığı gözlenmektedir. Dolayısıyla. diğerlerinde bu süre 2-4 ayı bulmaktadır (Womack ve diğerleri. Bunda bazı yeniliklerin henüz başlangıç aşamasında olmasının ve sosyal politik süreçlerin üretime etkisinin nasıl olacağının tam olarak bilinememesi gibi etmenlerin de rolü bulunmaktadır. model üretme ve değişik bir modele makinaları hazırlama süresini de azaltmıştır.000 otomobilde kaldığına dikkat çekilmektedir. bunun yanında çeşiti arttıkça satış. Amerika ve Avrupa'daki benzer fabrikalarda %30-50'yi bulmaktadır. Womack ve diğerleri (1990. sık model değişiminden ve mal çeşitlemesinden doğan maliyetler düşmüş. Belussi (1987) Bentton firmasında CAD/CAM'ın kullanılmasından sonra değişik bedenler için kalıp çıkarma işleminin 24 saatten 15 dakikaya indiğine dikkat çekmektedir. Bütün bu örnekler. Giderek karmaşıklaşan ürünler ve bilgi yoğun üretim süreçleri Ar&Ge maliyetlerini de yükseltmektedir (Kline ve Rosenberg.

Yeni teknolojinin dünya üzerinde yeni bir işbölümü oluşturmaya başladığının ipuçları giderek belirginlik kazanmaktadır. s.3. firmalann pazarda oluşan tüm değişimlere anında cevap verebilmeleri için pazara yakın üretim yapmalarının f ••]/ . Dolayısıyla. güvenilirlik. f V \ | j | j 185 . Burada. Örneğin. ' Ancak. Ancak. küçük ölçekli esnek üreticilerin sektörlere girmesi mümkün olabilmiştir" görüşü pek çok iktisatçı. çeşit ekonomisinin yanında coğrafi konumun da önem kazanmakta olduğu. yeni ürünler ya da üretim süreçleri taşanını yapmak. firmada farklı işlevler/birimler arasında entegrasyonu sağlamak ve bunu tasarım ve yönetimle bağlamak. hem de çok güçleştirmektedir. çok sayıda küçük üretim biriminin işbirliğine dayanan. GOÜ'in önünde yeni olanaklardan yararlanmak yada tamamen dışlanmak gibi olasılıklar bulunmaktadır. doğru değerlendirmeler yapıp doğru politikalar ve stratejiler saptamayı hem çok önemli kılmakta. bazı sektörlerde otomatikleşmenin çok pahalı olduğu için hala emek-yoğun kalmış olan üretim aşamalarında da. Öte yandan.35370). Eskiye göre değişen faktörleri saptadıktan sonra. üretimin ve bilginin uluslararasılaşması. hala GOÜ'ler için çok sorunlu alanlardır. Yeni makinalann kullanımının öğrenilmesinin ötesinde. ülkeler ve firmalar arasındaki rekabeti büyük ölçüde kızıştırmıştır. Önemli ölçüde "yaparak" ve "kullanarak öğrenme" süreci gerektirmektedir. ölçek çeşitli sektörlere giriş için bir engel oluşturmamakta. Düşük hacimlerin doğurduğu yüksek maliyet ucuz emek ile kompanse edilebilmektedir. ekonomik durgunluk ve hızlı teknolojik değişimin yarattığı baskı. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ 1970'lerden bu yana. programlama ve sistem tasarımı alanlarına kaymakta. 1985. Bu da yeni teknolojinin tüm olanaklarından yararlanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. f ' j / ' . esnek uzmanlık modelindeki gibi bir sanayileşmeyi mümkün kılmaktadır. Türkiye gibi GOÜ'in de hızla yeni teknolojiye uygun kalifiye eleman yetiştirmeye yönelmeleri ve teknik alt yapıyı oluşturmaları zorunludur. yeni teknoloji ile küçüldüğü için. Bu açıdan. yeni buluşlar. elektronik. emeğin ucuz olduğu GOÜ için dış pazarlarda bir rekabet alanının bulunduğu görülmektedir. adem-i merkeziyetçi. yeni teknolojiler sayesinde ürün ölçeğinin düşmesi. bir yandan dünya ekonomisindeki çalkantı. öte yandan sermayenin. GOÜ firmalarına özel talep dilimlerinde başarı fırsatı yaratmaktadır. 'şimdi de yeni dönemin GOÜ'e kazandırabileceklerini ve kaybettireceklerini irdelemeye çalışalım. "optimum fabrika ve firma ölçeği. Güney Kore'de bile yeni teknolojide yeterli bilgi ve deneyime sahip bulunan mühendis ve teknisyen kıtlığı çekilmektedir. yeni teknolojinin yarattığı tüm olanaklarla birlikte üretim süreçlerine adaptasyonu çok kolay bir iş değildir. hızla talep koşullarına uyarlanabilme ve siparişlere cevap verebilme yetenekleri GOÜ firmalarının rekabet gücünü arttıracak unsurlar olmaktadır. Japon rakibinin minimum verimli ölçeğinin yansı bir ölçekte üretimini karla yürütebilmektedir (Jacobson. ölçek ekonomilerinde ortaya çıkan değişikliklerin GOÜ ekonomisi açısından değerlendirilmesi ve yeni teknolojilerin GOÜ'in sanayileşme çabalarına nasıl yansıyacağının irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu ekonomik ortamın yarattığı belirsizlik. Küçük ölçekli üretim artık verimli hale geldiğinden. mühendis ve yönetici tarafından da destek görmektedir. yüksek kalite. Acs ve diğerleri (1990)'nin. 1980'lerin ortalarında Kore'de bir CNC torna tezgahı üreticisi. Özellikle pazarın ve müşterierin çok çeşitlendiği sektörlerde. ı i I ı j Vasıflı eleman ihtiyacı giderek elektrik ve makina mühendisliğinden.

kendilerine büyük avantaj sağlayacağı iddia edilmektedir (Kaplinsky ve Hoffman, 1988). Özellikle bazı sektörlerde, ücretlerin maliyet yapısında fazla önemli olmadığından, ya da üretim daha ziyade mikroelektroniğe dayandırıldığından ve tasanm-yoğun ürünler önem kazandığından ucuz emek önemini yitirmektedir. Yeni teknolojinin iletişim ve organizasyon açısından sağladığı olanaklar dolayısıyla da üretimin desantralizasyonuna gerek duyulmamaktadır. Fakat, Türkiye ATye olan coğrafi yakınlığı ile hazır giyim gibi bazı sektörlerde bu avantajım bir süre daha koruyabilecek gibi görünmektedir. Birinci bölümde değindiğimiz bloklaşma eğilimi bağlamında ise, AT bloğuna basan ile entegre olabilmesi, Türkiye'nin her sektörde ileri teknolojilerin yarattığı yönelimleri gözönünde bulundurarak doğru stratejiler, eğitim ve teknoloji politikaları takibedilmesine bağlı olacaktır. Yeni teknolojinin fabrika ölçeğine etkisi konusunda, ikinci bölümde belirtildiği gibi, çok farklı görüşler bulunmaktadır. Aslında fabrika ölçeği, ekonomik parti büyüklükleri, dolayısıyla, küçük ölçeğin rekabet gücü çeşitli sektörlerin üretim özelliklerine ve talep yapısına özgü olarak belirlenmektedir. Örneğin, kimya sanayiinde yeni teknolojilerle çok daha verimli kılınmış yeni fabrikaların hepsi daha büyük kapasitelere sahiptir (Stiglitz, 1987). Ayrıca, her ne kadar çok, farklı büyüklüklerde ve çeşitte model üretilirse üretilsin, yine senede 250.000 otomobil, yaklaşık 500.000 televizyon veya video üreten fabrikalardan daha küçükleri verimli olamamaktadır. Hatta ürün tasannu maliyetleri de eklendiğinde, firma ölçeği 2 milyon otomobil üretimini gerekli kılmaktadır (Rhys, 1992). Bu, yeterli düzeylerde iç pazara veya ihracat dahil toplam talep yapısına sahip olmayan GOÜ'de verimli üretim yapılamayacak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, GOÜ'ler için yeni teknolojinin bazı sektörlerde ölçek engelini ortadan kaldırması söz konusu değildir. Bu yüzden, ülkemizde de çok genel sanayileşme modellerinin benimsenmesi yerine, her sektörün teknolojik gelişme eğilimlerine göre sektörel stratejiler saptanması büyük önem taşımaktadır. GOÜ açısından gözden kaçırılmaması gereken bir gelişme de, 1980'lerden bu yana mevcut ekonomik belirsizliklerle başetmenin bir yolu olarak firmaların rekabet güçlerini korumak ya da arttırmak amacıyla stratejik işbirliğine gitmeye başlamış olmalandır. Ezeli rakip olarak bilinen büyük firmalar hatta çokuluslu şirketlerin arasında, özellikle en dinamik ve bilgi-yoğun sektörlerde giderek artan bir biçimde teknolojik işbirliği anlaşmaları yapılmaktadır (Mytelka, 1991). Buradaki amaç, artan rekabet ve astronomik düzeylere varan Ar-ge harcamalannın yarattığı baskı karşısında firmaların sahip oldukları ileri teknolojinin kendilerine sağladığı avantajları kurulan ittifaklarla ortaklaşa koruak, teknolojik değişiklikler yaratmak, standartlan belirlemede ortak hareket etmektir. Dolayısıyla, stratejik ortaklıklar daha önce de görülen firma evliliklerinden farklıdır. Çünkü burada bir pazara girebilmek, pazar paylannı büyütmek ve birlikte üretim hedeflenmemekte, bilgi/ teknoloji üretmenin masraflarını, risklerini ve belirsizliklerini paylaşmak asıl motivasyonu oluşturmaktadır. Özellikle telekomünikasyon, elektronik gibi sektörlerde rekabet gücü oluşturmak ve korumak üzere oluşturulan stratejik ortaklıklarda ülke devletlerinin büyük rol üstlendiği görülmektedir (Mytelka, 1991, s.5). Bu oluşumun bilgi-yoğun sektörlerde firma ölçek ekonomilerini daha da büyüteceği ve 1980'lerde uluslararası pazarlarda basan kazanmış küçük ölçekli firmalara hayat hakkı tanımayacağı açıkça görülebilmektedir. Bu önemli gelişme GOÜ'i giderek bölgesel pazarlara ve bölgesel işbirliğine yöneltmektedir. Özellikle firmalar arası teknolojik işbirliğine gitmek, tek ülke içinde rasyonel olmayan üretimlerin yapılabilmesini, mevcut kaynakların paylaşılabilmesini ve ölçek ekonomilerinden faydalanabilmeyi mümkün kılmaktadır. Bu yolla, GOÜler teknolojik işbirliği içinde ortak bir finansman ile indirek ma-

186

liyetleri paylaşabilecek, ortak Ar-ge çalışmaları için, araç-gereç ve kalifiye elemanlan biraraya getirerek, GOÜ'in en önemli hedefi olan teknoloji üretmeyi başarabileceklerdir. Türkiye'nin de Karadeniz Ekonomik İşbirliğini, Türki Cumhuriyetlerle ve Ortadoğu ülkeleri ile ekonomik ve ticari ilişkilerini bir de bu gözle değerlendirmesi ülkemize büyük avantajlar sağlayacaktır.

KAYNAKLAR Acs, Z.J., Audretsch, D.B., ve Carlsson, B., "Flexibility, Plant Size and Industrial Restructuring", Acs, Z.D. ve Audretsch (Eds), The Economics of Small Firms, Dordrecht: Kluwer Academic Publishers, 1990. Alcorta, L., The Impact of New Technologies on Scale in Manufacturing Industry: Issues and Evidence, UNU/ INTECH VVorking Paper No.5, June 1992. Ansal, H., "International Competitiveness and Industrial Policy: The Turkish Experience in Textile and Truck Manufacturing Industries", F.Şenses (Ed), Recent Industrialization Experience of Turkey içinde, Greenvvood Press, London, 1993 (yayında). Bain, J.S., Barriers to New Competition, Harvard University Press, 1956. Belussi, F., "Benetton: Information Technology in Production and Distribution A case Study of the Innovative Potential of Traditional Sectors', SPRU Occasional Paper Series, No.25,1987. Carlsson, B., "The Evolution of Manufacturing Technology and Its Impact on Industrial Structure: An International Study", Small Business Economics, V.1,1989a. Carlson, B., "Flexility and Theory of the Firm", International Journal of Industrial Organization, 7, 1989b. Ernst, D., "Automation and the Worldwide Restructuring of the Electronics Industry; Strategic Implications for Developing Countries", World Development, Vol. 13, No.3,1985. Ferguson, C, "From the People Who Brought You Vodoo Economics", Harvard Business Revievv, May-June, 1988. Hoffman, K. ve Rush, H., Micro-Electronics and Clothing. The Impact of technical Change on a Global Industry, Prager, 1988. Jacobsson S., "Technical Change and Industrial Policy: The Case of Computer Numerically Controlled Lathes in Argentina, Korea and Taivvan", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985. Kaplinsky, R. ve Hoffman, K., Driving Force, London, Westview Press, 1988. Kaplinsky, R., The Economies of Samll, Appropriate Technology International, 1990. Kline, S. ve Rosenberg, N., "An Overviej of Innovation", in (ed.) Landau, R. ve N.Rosenberg, The Positive Sum Strategy, National Academy Press, 1986. McGrath, M. E. ve Hoole, R. W., "Manufacturing's New Economies of Scale", Harvard Business Reviej, May June 1992. Mody, A., Suri, R. ve Sanders, J., "Keeping Face with Change: Organizational and Technological Imperatives", VVorld Development, V. 20, N.12, 1992. Mytelka, L K., Strategic Partnerships: States, Firms and International Competition, London, 1991. OECD-Organization of Economy and Development-Background Report Concluding the Technology/Economy Programme, Council at Ministerial Level, Paris, 1991. Panzar, J.C. ve VVillig, R.D., "Economies of Scale in Multi-Output Production", Ûuarterly Journal of Economics, V.91,1977. i I,
r

/ '

! f >'

; / ''
i

187

Perez, C, "Microelectronics, Long VVaves and VVorld Structural Change; Mew Perspectives for Developing Countries", VVorld Development, Vol. 13, No.3,1985, s.452. Piore, M.J. ve Sabel, C.F., The Second Industrial Divide, New York, 1984. Pratten, C.F., Economies of Scale in Manufacturing, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 28, Cambridge University Press, 1971. Pratten, C.F., The Competith/eness of Small Firms, University of Cambridge Department of Applied Economics Occasional Papers: 57, Cambridge University Press, 1991. Rhys, D.G., "Economic Changes in the Motor Industry: Realhy and Myth", Mimeo, Cardiff Business School, University of Wales, 1992. Schonberger, R.J., Japanese Manufacturing Techniques, New York, Free Press, 1982. Stiglitz, J., "On the Microeconomics of Technical Progress", Katz, J. (Ed), Technology Generation in Latin American Industries içinde, London, Macmillan, 1987. Tayler, P., The Development of the Theory of Economies of Scale, Warwick Papers in Management, N.2 October, 1986. UNCTC - Birleşmiş Milletler Çokuluslu Şirketler Merkezi-United Nations Commission on Transnational Corporations (UNCTC), Transnational Corporations in VVorld Development: Fifth Sun/ey, New York: United Nations, 1988. VVomack, J.P., Jones, D., ve Ross, D., The Machine That Changed the VVorld, Ravvson Associates, 1990.

188

the practicability of The Porter Model (valua chain analysis)which is very popular in the strategic competitiveness literatüre and its EC version (Dudley model) for Turkish companies are discussed.KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M.The Practicability For Turkish Companies - Dr. 189 . î. f ' I . PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR. Melih BAŞ National Productivity Center SUMMARY • I /• in this paper. küresel rekabet ışığında firma bazında stratejik rekabet gücü analizi konusundaki yazında geniş bir ilgi gören Porter Modeli (Value Chain Analysis) ve bunun ATye uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacak ve Türkiye'de kurulu ve kurulabilecek şirketler açısından modelin uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği tartışılmaktadır. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü ÖZET Bu bildiride. 1. I ' I j MICRO MODELLING OF GLOBAL COMPETITION: PORTER MODEL AND İTS EC VERSION (DUDLEY MODEL) ". İ.

ABB'nin önceliklerinden biri küresel yönetici yarafihakür.KÜRESEL REKABETİN MİKRO MODELLENMESİNDE M. uluslararası ya da çokuluslu teriminden farkını bir küresel şirketin tepe yöneticisinin aşağıdaki sözleri çok iyi vurgulamaktadır (18). Doğu Almanya'da kar görürsek yaünm yaparız. vazgeçen insanlara sahip olamıyacağımızı biliyoruz. Küresel pazarın ana özelliği talebin (tüketicilerin istek ve beğenilerinin) küreselleşmesidir.Biz milliyetçi ya da milliyetçilik öncüleri değiliz. Barnevik bir söyleşide şöyle söylüyor (19): . Uluslariistü teriminin. ilaç vbg. I. Başkan P. durumundan etkilendiği bir pazar olarak tanımlanabilmekte. Levitt'e göre çokuluslu şirket (ÇUŞ). yazılı ürünlerde. sanki dünya (ya da onun ana bölgeleri) tek bir pazarmış gibi göreli olarak çok düşük maliyet farkları ile ve önemli ölçüde sabitlik taşıyan biçimde faaliyette bulunmakta ve her yerde aynı şeyleri aynı biçimde satmaktadır. PORTER MODELİ VE AT UYARLAMASI (DUDLEY MODELİ) DR. Yönetim Kurulunun birçok üyesi Zürih dışında yaşıyor ve dünyanın çeşitli yerlerinde yönetim kurulu toplantıları yapıyorlar. Küresel şirket terimi. sektörler örnek olarak verilmektedir.. telekomünikasyon. Siyasetçiler gibi davranamayız.. küresel şirket. Melih BAŞ MPM İstanbul Bölge Müdürlüğü GİRİŞ : Küresel Rekabetin Ana Çizgileri Gerek mühendislik gerekse de iktisat ve işletme alanlarındaki kitap. makale vbg. Milliyetini tümüyle unutan. Edzard Reuter (Daimler Benz Başkanı) Bir başka küresel şirket olan Aslan Brovvn Boveri (ABD)'yi ele aldığımızda Yönetim Kurulu'nun 12 üyesi arasında İsveçli.. . uluslararası (international) ve çokuluslu (multinational) terimleri yerine bütün dünyayı kapsayan bir uluslarüstülük (supranational) anlamında "küresel (global)" terimi kullanılagelmektedir. girişimcileriz. İsviçreli. ilk kez ABD'li yazar Theodore Levitt tarafından yapılmıştır. Alman ve Amerikalı var. Yöneticileri onların olmak istediklerinden daha fazla "küresel" yapamayacağımızın ayırdındayız. 190 . birçok ülkede faaliyet gösterir ve ürünlerin ve faaliyetlerini her ülkeye göreli olarak büyük farklar taşıyan maliyetlerine ayarlarken. bir şirketin herhangi bir ülkedeki rekabet gücünün diğer ülkelerdeki rekabet gücünden.(l 1) Küresel şirketlerin faaliyet gösterdiği küresel pazar ise.

"CForces: The 35 Global Forces Restructing Our Future (K.Drucker vb. istikrarlı bir duruma kavuşturulması. Nike. S-4: Küresel refah anlayışının geliştirilmesi. Bunların içinde Frank Feather adlı yazar. küresel marka olayını ortaya çıkarmaktadır (Benetton. daha küçük ve sesin algılanmasına dayalı aletlerin geliştirilmesi. S-7: Cinsel ve ırksal aynmcılığın yerini uyuma bırakması. S-9: Gelecek için eğitim (süper beyinlerin yetiştirilmesi) i 'j >/ '< • / Teknolojik dinamikler arasında ise şunlar yer almaktadır: T-l: Sıkıcı ve ağır işlerin tasfiyesi.Barrell. S-5: Çalışma yaşamı kalitesinin aktarılması. günümüzde şirketlerin. •i .) (10) A. inançlar ve kültürün küreselleşmesi. İşletmelerdeki böyle bir küreselleşmeye iten dinamiklerin neler olduğu konusunda. T-2: Verimlilik (kaynaklann etken kullanımı ve çıktılarda etkililik sağlanması) odaklı çalışma. S-8: Değerler. Şöyle ki: S Grubu: Sosyal dinamikler T Grubu : Teknolojik dinamikler E Grubu : Ekonomik dinamikler P Grubu : Politik dinamikler Sosyal dinamikler olarak şunlar belirtilmektedir: S-l: Küresel nüfusun dengeli.Toffler. 191 / . S-2: Yarınların gereksinmesinin bugün tüketilmediği bir sürdürülebilir kalkınma politikası izlenmesi. T-3: Bilgi ve teknolojinin uluslarötesi paylaşımı.(l). Güçleri: Geleceğimizi Yeniden Yapılandıran 35 Küresel Güç)" adlı yapıtında bu dinamikleri dört öbeğe ayırmaktadır (7). bir şirketin küreselleşirken göz önüne alması gereken önemli hususları aşağıdaki şekilde sıralamaktadır: Kültürel farklılıklar / Mevzuat farklılıkları / Çevresel hususlar / Muhasebe-finans-vergi uygulamalan / İnsan kaynaklarıyla ilgili hususlar / Şirketin büyüme isteği ve olanaklan. S-3: Temiz bir çevrede yaşama isteği. Coca-Cola vba. küresel rekabet döneminde bunun dışında kalmanın olanaklı olmadığını vurgulamaktadır.) birçoğu aynı olan maddeler sıralanmaktadır. çeşitli gelecekçi yani "futurist" yazarlarca (A.Bu özellik. S-6: Megapol denilen dev kentler halinde kentleşme. P. aile şirketi bile olsalar "küresel olmak ya da olmamak" sorusunu sormak zorunda olduklarını söylemekte. T-4: Elektronik bilgi işlem teknolojisinde daha kuvvetli. Barrell.

E-S: Küresel enerji açıklarının ortadan kaldırılması.) yayılması ve gelişmesi. sermaye. Bu süreçte. P-3: SSCB'deki parçalanma sonucu ortaya çıkan devletler arasındaki çatışmalar. işletme yönetimine küreselleşme açısından bakılacaktır. E-l: Atlantik'te günbatımı. P-4: Avrupa'nın bütünleşmesi (AT + EFTA + Doğu Avrupa) P-5: Japonların küresel bir nitelik kazanmaları. 192 . E-8: Kapitalizmin ve sosyalizmin yeniden biçimlenmesi. (Emek ve girişimci faktörlerindeki küreselleşme konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. E-7: Gezegenin ekolojik restorasyonu. P-6: Çin'deki modernleşme. Politik dinamikler kapsamında ise aşağıdakiler sayılmaktadır: P-l: Gezegenin silahsızlaştırılması. BAŞ 1991 a) Bundan sonraki bölümde. P-7: Üçüncü Dünya'daki dayanışma P-8: Katılımcı demokrasinin yaygınlaşması. Pasifik'te gündoğumu. P-9: Küreselleşmiş yönetimin ortaya çıkması. yazılım gibi alanlarda). B-6: Kaynaklar açısından kendi kendine yeterliliğin garanti edilmesi. emek.T-5: Bilginin anında dünya tarafından kullanılabilmesini sağlayan gereçlerin (uydu. E-3: Küreselleşen iş dünyasındaki iş döngüsünün (business cvcle) 2000'li yılların başında yükselme eğilimine girmesi. doğa ve girişimcinin nasibini almamaları olanaklı değildir. P-2: ABD'nin yaşadığı bunalım ve yeniden yapılanma gereksinimi. T-8: Bilgi açısından zengin bir toplumun oluşması. E-4: Gezegensel bilgi ekonomisinin oluşturulması. mikrocip. E-2: Üçüncü Dünya Ülkeleri'nin sanayileşmesi. elektronik posta mobil telefon vbg. biyoteknoloji. Ekonomik dinamikler olarak aşağıdakiler belirtilmektedir . E-9: Askeri harcamalara ayrılan fonun sosyo-ekonomik harcamalara kaydırılması. hem işletmelerin bir örgüt olarak hem de üretimin faktörleri olarak. Yukarıda sayılan otuzbeş küresel dinamiğin etkisiyle. iktisadi dizge (sistem) "içsel ilişkileri barındıran tek bir organizma" niteliği kazanma sürecindedir. T-6: Japonların teknolojik liderliği (özellikle. T-7: Yüksek teknoloji alanındaki eski liderlerin geri plana düşmesi ve yenilerinin öne çıkması.

İtalya ve İspanya'da da durum pek farklı değildir. İngiltere. Yukarıda ana hatlarıyla görünüm verilmeye çalışılan günümüz iş dünyasında. stratejik dayanışma (strategic alliance). Bir yandan. Bu küreselleşme süreci. Bu büyümenin finansmanında. Japonya'da tüketim harcamaları ve şirket karları düşüş göstermekte. şirket satın alma ve ele geçirmeler gibi konular ön plana çıkmaktadır. Pazarın istediğini anında sunabilecek bir üretim ve pazarlama organizasyonuna sahip olmak için. Kanada ve Avustralya'da aylardır durgunluk hüküm sürmektedir. Hatta bu nedenle "küryerel şirket (glocal company)" terimi bile üretilmiştir. Küreselleşme nedeniyle fiyat ve kalite rekabeti artmaktadır. Küresel Düşünüp Yerel Davranma İlkesi. durgunluk dalgasının dünyayı sarstığını göstermektedir. Küresel Rekabetin Firma Stratejik Yönetimine Etkisi i Günümüzde iktisadi sistemin uluslararası niteliği yerini uluslarüstü (supranational) niteliğe bırakmıştır. * Talebin küreselleşmişini destekleyen genel iktisadi koşullar mevcut. şirket birleşmeleri de bu süreci hızlandırmaktadır. esnek üretim sistemi ve bununla koordineli bir esnek pazarlama uygulamasına geçilmiştir. fonksiyonlarında da uygulanabilir bir içerik kazanmıştır. transfer fiyatlaması hususlan göz önüne alınmalıdır. / f ' j . küresel düşünmekle birlikte. finansman vb. Ayrıca ATnin 1992 hedefi hakkında ciddi kuşkular doğmuştur. Diğer yandan Fransa'da şirket tasfiyeleri ve işsizlik artarken. Küresel büyüme sırasında. her türlü fon olanakları. Diğer yandan yenilik. İktisadi sistemdeki bu gelişme karşısında çokuluslu şirketler yerlerini dünya pazarı için ürettiği aym küresel (global) ürünlerini her yerde aynı biçimde satan küresel şirketlere bırakmakta. üretim odaklı salt teknik bir kavram olmaktan çıkmış. artık küresel düşünüp yerel davranmalı ve tüm işletme fonksiyonlanndaki stratejilerinde esneklik ve yenilik ilkelerine esneklik mutlaka yer vermelidirler. büyümenin gelişme içeriğini taşımazsa sağlıksız bir genişleme olacağıdır. teşebbüsün pazarlama. Söz gelimi. * Faaliyetlere ilişkin yaygın ağın koordinasyonunu kolaylaştırıcı teknolojik gelişmeler hızla artmaktadır. nasıl bir işletme politikası izlenmesi gerektiği sorusuna verilebilecek yanıtın ge ^1 kapsamı şöyle olabilir: * İşletmeler. uluslararası risk yönetimi. ' I 193 . Bu olumsuz durumun sıçrama içindeki ABD'nin ihracatını da olumsuz etkileyerek onu da uzun ve ciddi bir durgunluk içine sokabileceği söylenmektedir. İşletmelerin nihai amacı olan karın azamileştirilmesi yerini işletmeI ' j /• ı . küresel şirketler için bir ana ilke olmuştur. * Şirketler küresel düşünüp yöresel davranmakta. Bu evredeki en önemli konu. iktisadi araştırmalar. Küryerel şirket. Almanya'da yeniden birleşmenin maliyeti denetimden çıkınca büyüme yavaşlamıştır. Gelişmelere daha yakından baktığımızda şunları görüyoruz : * Tüketicilerin gereksinim ve davranışlanndaki homojenlik artmakta. ayrıca küresel ölçeklerde merkezileşmiş biçimde örgüüenmekte. Rekabetin can damarları esneklik ve yenilik olmuştur. elektronik ve bankacılık gibi birçok sanayi ve hizmet kesiminde gözlenmektedir. vergi kolaylıkları. pratikteki faaliyetlerinde ulusal sektör politikası gibi yerel hususları da dikkate alarak hareket eden şirkettir. teknoloji transferi ve ortak girişimler (joint venture). Hatta işveren kanadının temsilcisi TOBB ve bazı akademisyenler gerilemeden söz etmektedirler.1. Türkiye'de ise yaşanmakta olan durgunluk kronik enflasyonla bütünleşmiş haldedir.

karlılık. Sıfır hatayla ve gerek tedarik gerekse de. * Uluslararası muhasebe standartlarına uygun bir muhasebe düzeni. kalite. Verimlilik kazançlarının paylaşımı mutlaka benimsenmelidir. ülkeler ve bölgeler için genel geçer doğru bir tek küresel rekabet 194 . bdtün firmalar. Ancak vurgulanması gerekli önemli bir husus. Başka bir deyişle işletmenin amacı yaptığı faaliyetlerle paydaşların servetini artırmak olarak görülmektedir. Küreselleşme bağlamında işgörenlerin istihdamı da aynı özelliği kazanmaktadır. teknoloji itimli yenilik ile pazar çekimli yenilik arasında bir denge kurulmalıdır. Ayrıca bu işlem karar destek sistemleri veya uzman sistemler ile yapılmalıdır. Küreselleşen pazarda herbir noktadaki durum diğer bir noktadaki durumu etkilemekte olduğundan pazarlamada esneklik ve küresel gereksinimlere yönelik küresel ürünleri sunmak için gerekli örgütlenme kaçınılmaz olmuştur. * İşletme politikasında odak noktasına müşteri yerleştirilmeli. çevresel etki değerlemesi. finans kurumları. Durgunluk dönemlerinde "tekrar büyümek için küçülmek" biçimindeki stratejinin uygulanabileceği unutulmamalıdır. tüketici gereksinimleri.) ilgilendiren bir çıktı ifadesi olan katma değeri artırmaktan geçmektedir. Bu amacın yolu da işletmeyle ilgili tüm taraflan (işçi. yönetici. * Gelişen çalışma yaşamının kalitesi düşüncesi ışığında iş görenlerin kaliteli bir çevrede çalışmaları ve işletme faaliyetlerinin her aşamasında katılımları kalite çemberleri gibi tekniklerle sağlanmalı. standart maliyet sistemi yerine ABD'de geliştirilen "faaliyet bazlı maliyetleme" veya Japonya'da geliştirilen "hedef maliyetleme" gibi daha ileri tekniklerin benimsenmesi. yenilik. Çünkü. Toplam bakım yönetimi de keza önem kazanmıştır. atıkların arıtımı. geriye kazanma konularına özel önem vermelidirler. Giderek artan belirsizlik bağlamında döviz ve faiz risklerinin yönetimi önem kazanmıştır. işçilerin şirket ortağı yapılmasına yönelik ESOP gibi uygulamalar göz önünde bulundurularak işgören verimliliği artırılmalıdır. teknoloji.nin piyasa değerinin azamileşürilmesine bırakmıştır. temiz teknoloji kullanımı. pazar payı vb. bir işletme çıktısı olan çevre kirliliği maliyetlerinin kaydı ve enflasyon muhasebesi önem kazanmıştır. yasal düzenlemeler ve daha birçok nedenden dolayı birçok sanayide rekabet küresel bir kapsam kazanmıştır. tedarikten başlayıp pazarın içinde bile devam etmelidir. diğer yandan akışkanlığı korumak için factoring gibi tekniklere önem vermek gerekmektedir. Porter Modeli ve AT Uyarlaması (Dudley Modeli'ne Genel Bir Bakış Küresel rekabet konusunda ABD'nin en önde gelen yazarı Michael E. * İşletmenin finansmanı için kullanılabilecek kaynak türleri çoğalmıştır. çalışma yaşamının kalitesi. * İşletme başarısının analizinde hem nicel hem de nitel göstergeler kullanılmalıdır. * İşletmeler toplumsal sorumluluk ilkesi ışığında satınalmadan pazarlamaya dek uzanan Winter modeli gibi bir çevre kirliliği iç denetim modeli kurmalı. Toplam kalite yaklaşımı benimsenerek kalite kontrolü. üretim süreci açısından stoksuz çalışmak rekabetin önemli boyutları olmuştur. Söz gelimi.Porter'e göre dünya ölçeğindeki iş dünyasında rekabetin küreselleşmesi ayrıksı bir durum olmaktan çıkıp genel bir durum haline gelmiştir. 3. verimlilik. Bir yandan esneklik ve yeniliği izlemek için finansal kiralama gibi uygulamalara. bilgisayar destekli tasarım ve imalat gibi uygulamalara mutlaka geçilmelidir. * Uygulanacak strateji mutlaka pazara yönelik bir temele dayanmalı: fabrika otomasyonu bağlamında esnek üretim sistemleri. ortaklar vb. endüstriler. devlet.

Bu bölümde öncelikle Porter Modeli ve daha sonra onun AT uyarlaması olan Dudley Modeli ele alınacaktır. Bu model kullanılarak yapılacak bir analizde pazar ya da pazarların özgül durumları başka bir deyişle yapısal ve niteliksel özellikleri üzerinde mutlaka durulmalıdır. Endüstriye girmek için gereken şeyler topu topu biraz donanım. Endüstriye giriş engellerinin çok düşük düzeyde olması yüz kadar rakip küçük işletmenin bu endüstriye girmesine yol açmıştır. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli ve Firma Değer Zinciri Analizi İlgili yazında birçok değerleme çizelgesi formatı geliştirilmiş ise de Porter daha yapısal bir teknik ortaya koymuştur. (Bkz.E. / f '. boş bir ambar ve bir miktar göreli olarak düşük deneyimli işgücü idi.1. Küreselleşme bağlamındaki en önemli değişten olan esneklik modelde özel bir yer ve önem almamıştır.1. i Örnek: Porter Endüstriyel Rekabet Modeli'nin ABD Kot Giyim Sanayiinde Uygulaması: E. Modele yöneltebileceğimiz olumsuz bir eleştiri günümüz işletmecilik dünyasında ölçek ekonomilerinin artık yerini sinerjiye bıraktığı gerçeğidir. Diğer yandan küresel sanayilerde esneklik olgusunun ön plana çıkması ile küçük ve orta boy işletmelerin rekabet avantajı önemli hale gelmiştir. Bu yeni rakipler fiyat konusunda müthiş bir rekabet başlattılar.stratejisinin olamıyacağıdır. Kot bezinden giysi üreten malar ya onların fiyatlarını kabul edeceklerdi ya da bu işi bırakacaklardır.' / 3.Şekil-1) Porter'ın modelinde şekilde görüldüğü gibi endüstriyel rekabet bir dizge yaklaşımı içinde ele alınmıştır. Bergsma adlı yazar. Bu durum endüstriyel yapı bağlamında Şekil-2'de ele alınmıştır. hammadde fiyatları üzerinde kontrol açısından da bir miktar güçleri vardı. Bir yandan alıcılar diğer yandan satıcılar değerlendirilirken endüstriye potansiyel girişler ve ikame ürünler ışığında endüstrideki rekabet derecesi irdelenmektedir. f ' fir- j 195 . Porter Modeli'ni ABD Kot Giyim Sanayiinde uygulamıştır.E. Japonya odaklı Asya Ticaret Bölgesi.) da kurulmaya çalışılmaktadır. Endüstriyel Rekabet Modeli Porter modelinde endüstriyel analiz için bir endüstride rekabet ve performans açısından beş ana yapısal özellik belirlenmiştir. Başka bir deyişle kot .1. j / ' > \ 3. Bu bloklar içinde ve arasında çelişkiler ve uzlaşmalar süregelmektedir. Dünyamız şu sırada ABD odaklı Kuzey Amerika Ticaret Bölgesi. M. Kot kumaşının üretimi aşağı yukarı 4 ana firmanın elindeydi ve hiçbir küçük firma onlar için önemli değildi. Daha ötesi bu küçük firmaların. Avrupa Ekonomik Sahası olarak üç kutuplu bir bloklaşmaya gitmektedir. j / . Bu blokların dışında alternatif ya da marjinal bloklar (Karadeniz Ekonomik İşbirliği vb. Şirketler tedarik-üretim-pazarlama zinciri bağlamında stratejik modellemelerini buna göre belirlemelidirler. Uygulama ana hatları itibariyle şöyledir: 1970lerde ABD Kot sanayiindeki Wrangler markası ile üretim yapan Levi Strauss ve Blue Bell firması dışındaki birçok firma çok düşük karlar sağladılar.

Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli Kaynak: M.E. Porter (1986) POTANSİYEL GİRİŞLER * * * * * ölçek ekonomi I er i Mal i vet avanta iı ve olanakları Marka ima i ı Da3ıt im olanakları Siyasi poli tikalar Tehdi 11 er i ENDÜSTRİ Satıcılarin Pazar I ık Gücü * * * * * * Rekabet Derecesi Rakiplerin Sayısı Endüstrinin Büyümesi Sermaye Yoğunluğu Ürün farklılaştırılması Endüstriden Çıkış Engelleri ikame Tehdit I er i ALICILAR Müşter ilerin * Alıcıların Yoğunluğu * Satıcılarin Sayısı Pazar! ık * Mal i yet değiştirme Gücü Olanakları * ikame ürünleri * Geriye Doğru Entegre Tehditleri Yeni Giriş SATICILAR * Satıcıların Yoğunluğu * Al ıcılarin Sayısı * Maliyetleri Değiştirme Olanakları * Hammaddelerde ikame Olanakları * ileriye Doğru Entegre Tehdi 11 er i « ürün ve Hizmetlerin İKAMELER * işlevsel Benzer Iik * Fiyat/Performans Eğilimi * ikame ürünlerin Varlığı .SEKİL 1.

Düşük sermaye maliyeti ."Ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağının hatırı savı Iır ölçüde olması .Yoğunlaşmış Sanayii .Birkaç temel imalatçı Müşterilerin Pazarlık Gücü .Bergsma (1983) SDOT ikame ürünler Pantolonlar Kot Kumaşı Satıcılarının Pazarlık Gücü .Birkaç temel mağaza z inci rindeki yoğunlaşma Nerede Naşı I Giriş ve Cıkıs Enqelleri .SEKİL 2: ABD Kot Giyim Sanayiinin Yapısı Kaynak: Ennlus E.

zaman ve miktarda uygun fiyattan sunma amacıyla fiyatlama. donanım bakımı. Özetle Jordache öyle bir strateji geliştirdi ki endüstriyi çevreleyen yapısal güçlerin birçoğunun kendine zararsız hale getirdi ve kendisine rekabet avantajı sağladı. (ii) Destek Faaliyetleri Tedarik : tik madde ve malzemeler. bulundurma ve depolama. İç Lojistik : Stok kontrol. onarım. ara girdiler ve diğer taşınır ve taşınmaz varlıkların satın 198 . bu model tasarımındaki isim endüstriye giriş açısından önemli bir engel oluşturdu. Bu firma reklama ağırlık veren ve kot giysisi model tasarımını uygulayan bir çizgi izliyordu. teslim alma. Bunun sonucu olarak küçük imalatçılar alıcıların ödemeye istekli oldukları fiyattan satmak zorundaydılar. bitmiş malların araçlara yükleme-dağıtım ve teslimi. Pazarlama ve Satış : Ürünlerin alıcılara uygun yer. Bu firma güçlü bir tüketici tercihi yaratarak fiyatları kendi koymaya ve belirlemeye başladı. Bitmiş malların depolanması. basım. satış artırma çabalarının programlanması. yedek parça tedariki ve ürün ayarlaması. aksi halde bu alıcılar bu fiyata razı olan satıcıları kolayca bulabilmekteydiler. kolaylık tesisleri. eğitim. birleştirme. (ti) Destek Faaliyetleri Bu faaliyetler temel faaliyetlerde sürekliliğin sağlanması için yapılan girdi tedariki ve altyapı faaliyetleridir.1. Bu sırada Jordache adlı firma ortaya çıktı. Hizmetler : Ürünün değerinin satıştan sonra da sürdürülmesi veya artırılması için ürünü çalışır hale getirme. Firmanın faaliyetleri dokuz gruba ayrılmaktadır. sipariş.2. 3. Her bir kategoride endüstrinin özelliğine ve firmanın stratejisine göre çeşitli sayıda farklı faaliyetler sözkonusu olabilir. Porter bu dokuz faaliyeti iki ana tip olarak sınıfiamıştır: (i) Temel (Birincil) Faaliyetler Bu faaliyetler mal ve hizmetlerin fiziksel olarak üretilmesine. sipariş işlemeleri ve programlaması. Firma Değer Zinciri Analizi Porter değer zinciri analizinde firmanın faaliyetlerinin kategorileştirilerek gösteriminde sistematik bir yaklaşım kullanmıştır. araç programlaması. test etme. alıcılara pazarlanmasına ve satış sonrası hizmetlere ilişkin faaliyetlerdir. satıcılara iadeler. pazar kanallarının seçimi.bezini piyasaya sunan firmalar yüksek bir pazarlık gücüne sahiplerdi. ABD'de satılan kot giysilerin büyük bölümü büyük mağaza zinciri niteliğindeki alıcılar tarafından satın alınmaktaydı. paketleme. Diğer yandan. Bu temel ve destek faaliyetlere daha yakından bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır: (i) Temel Faaliyetler Dış Lojistik. Girdileri Çıktıya Dönüştürme (Üretim) Faaliyetleri : Makinalarda işleme.

Örnek: Porter Değer Zinciri Analizi'nin Du Pont Şirketine Uygulanması (8) Du Pont şirketinin başarı formülü.W. Teknolojik A-G: Teknik bilgi. A-G ve yenilik konularına dayalıydı: A-G yatırımları. Du Pont şirketinin icatları ev ekonomisi söz dağarcığına girebiliyor ve birçoğu plastik veya polimerik ürünlerdi. yüksek kaliteli ve güvenilir biçimde üretmek. İnsan Kaynaklan Yönetimi : Seçme ve işe alma. 29. Bu çalışmalar kapsamında James W.7.2. Teknoloji yatırımları. finans. patent hakkı alma. Dudley Modeli ı AT ile ilgili büyük hacimli literatürde hukuk ve ekonomi disiplinlerine ilişkin çalışmalann yoğunluğuna karşılık işletmecilik disiplinleri açısından yapılmış çalışmalann sayısı çok fazla değildir. mylar'dır. Yarattığı ürünlerden birkaçı selofan. ABD hükümetinin 1950 ve adardaki anti-tekel mevzuatlanyla karşılaştılar tabii ki Du Pont da. Şekil 3'te gösterilen bu faaliyet kategorilerinden herbiri tüm endüstrilerde mevcut olmakla birlikte farklı endüstrilerde rekabet avantajı açısından farklı önemlere sahiptirler. değerlendirme. Dudley "1992 Tek Pazar İçin Stratejiler" adlı yapıtında Şekil 5'te verilen tek Pazar için bir strateji şeması geliştirmiştir. Aynca Porter'ın modelini Tek Pazar çerçevesinde revize etmiştir. dakron. Du Pont şirketinin başarı sürecindeki diğer adımı üretime odaklanmak oldu. naylon. kalite yönetimi. farklı kısımlar arasında yatay ve dikey birleşme yeteneği. planlama. süreçler ve değer zincirinin her bir etkinliği için gerekli olan teknik girdiler. her ürünü bekleyen bir pazara tekelci fiyatlarla satmak. hukuki ve bürokratik makamlarla ilişkiler. muhasebe. temel pazarlarımızda fiyat baskısı ve beri yandan aşın kapasite sorunumuz var. 14): "Ekonomik faaliyette bir artış olmadıkça iş koşullan aynı güçlük derecesinde kalacak. çapraz yani tüm yönlerde sistematik bir ilişki mevcuttur. yerleştirme. Mr. Firmanın Altyapısı : Genel yönetim. ödüllendirme." j / 'j // / ' i < 3. Edgar Wollard'ın 1993 Temmuz'unda şirketin pay senetlerinin ilk altı aylık getirişinin beklenenin altında olması üzerine söylediği şeyler de bu analizi doğruluyor (Financial Times. yükseltme.alınması. ölçek ekonomilerini geliştirme. Ancak tekel konumundaki şirketler. Dudley'in çabşmalan kayda değer düzeyde çalışmalardır. Küreselleşme Bağlamında AT'ye Bakış ve J. yeni ürünlerin icadı. Bu faaliyetler arasında maliyet ve etkililik açısından dikey. s. işveren-işgören ilişkileri. Du Pont'un YöaKur.Bşk. (Bakınız Şekil 6). yönetim geliştirme. tesislerin ülke dışında yerleştirilmesi gibi önlemler aracılığıyla düşük maliyet avantajını elde eden ve bir teknoloji firması haline gelen Du Pont şirketi Şekil 4'te de görüldüğü gibi pazarlama ve satış kapasitesini arttırma konusuna önem verme gereksinmesi ile karşı karşıyadır. asetat. teflon. öğrenme eğrisi tekniğini kullanma.1993. 199 . yatay.

Porter (1986) Firmanın Altvaoısı insan Kaynakları Yönetimi Destek Faaliyetler i Teknolojik Araştırma ve Geliştirme Tedar ik Gi rdi ler i Dış Lo i i s t i k C ı k t ı v a Dönüştürme Süreci (Faaliyetler i} Pazar I ama ve Lo i i s t i k Satış ıc Hizmetler (Sat ıs Sonrası} Temel (Birincil) Faaliyetler .SFKiL 3: Firmanın Deâer Zinciri Kaynak: M.E.

1. Avrupa Topluluğu kapsamında global rekabet olgusuna bakarken odak noktası Avrupa Topluluğu'na ilişkin yasal düzenlemeler olması gerekmektedir. Tüm bu görünümden çıkan sonuç. Porter'ın modelinin Tek Pazar açısından gözden geçirilmesi kapsamında altı faktörün eklenmesi gerektiğini söylemiştir. ulaştırmaya ilişkin yasal düzenlemelerde gevşeklik sağlanarak ulaştırma maliyetlerinin düşürülmesi ve böylece mal hareketlerinin teşvik edilmesi. sonraları Türk Cumhuriyetleri. Bunlar şekilde görüldüğü gibi. Avrupa Ekonomik Sahası olarak adlandırılan AT+EFTA tümlemine Doğu Avrupa'nın da eklenmesi ile oluşan Avrupa bloku ile Türkiye'nin ilişkileri zayıf niteliktedir. Porter modelini sözü edilen alternatif blok arayışları bağlamında çeşitleme gereksinimi olduğudur. Porter ve Dudley Modellerinin Türkiye'deki Şirketler Açısından Uygulanabilirliği ve Uyarlanabilirliği j / Yukarıdaki bölümlerde ele alınan modellerin Türkiye'deki şirketlere uygulanabilirliği ve uyarlanabilirliği vardır. Dünyanın birçok yerinde bloklar dışı kalan ülkeler gibi Türkiye'de alternatif blok arayışları sürmektedir. Ancak bunun önünde iki tür güçlük vardır. * * Yeni pazarlara girişteki riskin azaltılması. Sımr kontrollerinin kaldırılması. Coğrafi engeller nedeniyle ABD odaklı Kuzey Amerika (NAFTA) blokuna veya Japonya odaklı Asya blokuna girmesi olanaklı gözükmüyor. Gümrük Birliği tartışmaları da bu zayıflığın bir göstergesidir. Makro Güçlükler Daha önce sözü edilen üç bloklu (Asya-Avrupa-Kuzey Amerika) kutuplaşma bağlamında Türkiye makro düzeyde hangi bloka gireceği konusunda net bir çizgiye oturamamıştır. Bir zamanlar Ortadoğu olan alternatif arayışı. Türkiye'deki şirketlerde stratejik yönetim alışkanlığı ve geleneğinin olmaması bici- / 201 . Bu altı faktör tüm endüstri kapsamında yapısal değişiklikler oluşturacak sonuçsal etkilere sahiptir. * Bazı firmalar açısından mevcut olan hükümet koruması veya desteğinin kaldırılması. * Döviz kurlarındaki değişimin yarattığı avantaj ya da dezavantaj etkisi. i 4. 4.Dudley. Şirketlerin bu konuda istemleri geliştikçe henüz ortalıkta görünmeyen (ABD'de bolca bulunan) sektör analistleri de ortaya çıkacaktır. şirketlerin stratejik rekabet analizinde farklı pazarlar için farklı modeller geliştirmeleri. Birincisi makro düzeyde ikincisi mikro düzeyde olan bu güçlükleri şöyle sıralayabiliriz : il 4. f ' * Paralel ticarette haksız fiyat rekabeti gibi sorunların ortadan kaldırılması. Mikro Güçlükler Bu güçlük. * Finansal hizmetlerin geliştirilerek kredi maliyetlerinin düşürülmesi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği gibi çeşitlenmelere uğradı. Bu yasal düzenlemeler topluluk içindeki global rekabeti artırırken topluluk dışına karşı korumacı bir özellik göstermektedir. büyük boyutlu araştırma geliştirme çalışmalarının yürütülmesi gibi konularda işbirliğinin düzenlenmesi.2.

G çalışması *Küresel ölçekli A .G teknolojisi *En düşük i Ik madde ve mIz. satış ve tekn hizmetlerin birleştirilme *Yoğun süreç geliştirme işb Müşterilerin imalat süreci uyumlu A-G yapı İması * Kal i te imajı Tedar ik *Kali te imajı *Pazarlamanın Du Pont'un diğer stratejik iş bi r imler i ile yatay entegrasyonu * Güçlü satış *Deği şt i rme ekibi garant i si *En iyi müşteri proses eği t imi *En geniş teknik hizmet kapsamı iç Loj istik üret im FaaI i yet I er i Dış Lo j i s t ik Pazar I ama Sat Hizmetler . v ü k s e k kaliteli b i l i m adamlarını cezbedivor *En iyi pol imer A . düşük hata *Yoğun Depo Ağı *Hızlı tesl im garant isi *En ivi eğitim. mal i yet i * Dolaysız *En büyük ölçek ikmal ekonomi I er i *En yüksek Ürün fizik kal i te seviyesi *Yüksek miktarda çıktı.S E K İ L 4: Du Pont Ş i r k e t i n i n Değer Zinciri Analizi K a v n a k : M a c e d a (1988) Fi rmanın Al tyapısı insan K a y n a k ları Yönetimi TeknoI o j i Gel ist i rme Du P o n t ' u n p l a s t i k ve m a l z e m e sektöründeki tarihi ve geleneği *BabaerkiI kültür qüvenliqi qaranti e d i v o r .

örgütleme.ŞEKİL 5: Avrupa Ekonomik Sahasının Oluşması Halinde Stratejik Rekabet Şeması Kaynak: Dudley 1990'dan uyarlanmıştır AT'de Hükümetler Avrupa Tek Senedi Maastricht Anlaşması Topluluk Dışı Etkiler ve Etki IenmeI er Topluluk Karar Organları Ulusal Hükümetlerin Bağımsızlık Sorunları küresel Pazar Etkileri Tek iç Pazar Küresel Alanda Tehdit ve Fırsatlar iç ve Dış iş Çevrelerine Göre Değişim Tek Tek Firmalar Acısından Fırsat ve Tehdi tler Şi rket Stratej ileri: Pazarlama. Kaynak Tedariki. Siyasal — .

E.ŞEKİL 6: M. Porter'ın Endüstriyel Rekabet Modeli'nin AT'ye uyarlanması (Endüstriyel Yapıya Tek Pazarın Etkisi) Kaynak: Dudley (1990) Yeni Giriş Tehdi 11 er i ikame Tehdi 11 er i Endüstr i ye I Yeniden Yapı I anma Satıcıların Pazar Iık Gücü Endüstr inin Rekabet Durumu Alıcılarin Rekabet Gücü Kredi Ma I i yet I er i ni n Düşürülmesi Paralel Ticaret ışbi rI iği Düzenlemeler i Hükümet Düzen I eme I er i DaIgaI anan Döv i z Kur I arı U l a ş 11rma Mal i y e t l e r inin A z a I 11Iması .

i / Sonuç ve Öneriler / r Bazı makro ve mikro güçlükler olmakla birlikte. meslek odaları vb. Bu konuda bir başka önemli husus. stratejik planlama ile yetinilmektedir. Bu yanlış algılama. Stratejik yönetim kültürünün gelişmesi konusunda sanayi-entelliiansiva (Üniversite v&) işbirliğinin gerekli olduğunun ayırdına tüm taraflarca varılması. * f * * * Uzun erimli planlama alışkanlığının benimsenmesi. 1-5 yıl erimli normal dönem stratejik planlan bile yapılmamaktadır. I Mikro temelde alınması gerekli önlemler : * Stratejik yönetimin kavram olarak şirketler tarafından doğru biçimde algılanıp uygulanmaya konulması.) lobicilik faaliyetleri kapsamına bloklaşma süreci bağlamındaki tercihlerinin abnması ve işlenmesi. işveren sendikalan vb. Makro temelde alınması gerekli önlemler: * * * İş dünyasında yer alan öğelerin (dernekler. Stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgilerin üretilebilmesi için mutlaka bulunması gereken yönetim bilgi sistemleri (MİS) çoğunlukla bulunmayıp. Sektör analistliği kurumunun kamunun da desteğiyle ancak özellikle işverenlerin öncülüğü ve talebiyle oluşturulması.) stratejik yönetim için gerekli veri ve bilgi bankalarının hem yurt içi hem yurt dışına yönelik olarak kurulması ve tüm bilgilere "gizli" damgası vurulması alışkanlığının ortadan kaldırılması. olanlarda da yetersizdir. Oysa ki yönetim. yönetim kavramının yürütme kavramıyla eşanlamlı alınması gibi bir hatadan kaynaklanmaktadır. Kuşkusuz stratejik yönetim de aynı yaklaşımla ele alınmalıdır. yürütme ve kontrol fonksiyonlarından oluşan bir "bütün"dür. Oysa ki çok kaba bir yaklaşımla tam belirlilik haline iş dünyasında hemen hiç rastlanmaz ve belki de bu durumda stratejik bir plana bile gereksinim olmayacaktır. olanlar da yetersizdir.minde ifade edilebilir. stratejik yönetim kavramının Türk şirketlerinde çoğu aile şirketi geleneğinin ürettiği yöneticilerce yanlış algılanıyor olmasıdır. Körfez Savaşı gibi olağanüstü dönemlerde kullanılmak üzere hazırlanmış bunalım dönemi strateji paketleri gibi ileri uygulamalar bir yana. 205 I . örgütleme. Oysa ki çoğu zaman stratejik performans denetimi göz ardı edilmekte. Gerek hükümetin gerek şirketlerin stratejik uygulamalarında belirsizliği yapay ve gereksiz ölçüde artıran uygulamaların ortadan kaldırılması. Belirsizliğin artması karşısında kullanılabilecek hem sayısal hem sayısal olmayan değişik teknikler mevcuttur. Buna neden olarak "belirsizlik" gösterilmektedir. Porter ve Dudley modelleri ya da Porter modelinin Türkiye'nin alternatif blok arayışları bağlamındaki çeşitlemeleri kullanılabilir. İşveren kuruluşlannda (TOBB ve birimleri. Stratejik yönetimin gerektirdiği stratejik yönetim örgütlenmesi şirketlerimizde çoğunlukla mevcut olmayıp. daha başka fonksiyonlan da kapsamakla birlikte esas olarak planlama. Ancak bunun için gerekli makro ve mikro önlemler alınmalıdır.

şirket-sektör-ulusal ekonomi-bölgesel ekonomiuluslararası ya da uluslarüstü ekonomi zincirini dizge-alt dizge mantığıyla ele alma alışkanlığının kazanılması.* Şirkete dizge (sistem) yaklaşımıyla bakma. * Stratejik yönetimin rasyonelitesinin aile şirketi yönetim stiliyle uzlaşmadığının kavranılması.) için çeşitlendirilmesi. * Stratejik planlamanın çeşitli zaman uzunlukları ve konjonktürel dönemler (normal. * Gelişmelere içi zihinsel süreçlerde doldurulmamış boş bir kavramı benimseme modasıyla yaklaşma alışkanlığının bırakılması. şirketin stratejik iş birimlerine bölünmesi gibi uygulamaların) yapılması. * Stratejik yönetim amacıyla örgütlenmenin (bu görev tanımıyla bir birim kurulması. Son söz : Stratejik yönetim modellemesi yapmayan bir şirket gideceği limanı bilmeyen gemiye benzer. bunalım vb. 206 . * Stratejik performans denetiminin stratejik planlamaya ve giderek stratejik yürütmeye yön verecek biçimde örgütlenip yapılması. * Şirkette hem dış bilgi sistemlerinden yararlanma hem de şirket içi yönetim bilgi sistemlerini kurma düşüncesinin hayata geçirilmesi. Bu amaçla şirketin vizyon ve misyonuna dayalı stratejilerindeki anahtar alan ve göstergelerin belirlenmesi ve değişen konjonktüre göre gözden geçirilmesi.

(1990): 1992 Strategie* for Single Market. ss. Ramsden (1991): "The Giobal Brand Age".S. 10. The Free Press. Harvard Business Review. Prentice-Hall Int. 9. Boston. DUDLEY J. MİT. No. 3 (1991 b) : "iş Dünyasının Görünümü ve İşletme Politikasının Orkestrasyonu".56. New York. 4 (1992) : "Küreselleşmenin Dinamikleri ve işletme Yönetimi. No. 5. Management Today. Majluf (1991): The Strategy Concept and Process A Pragmatie Approach. 77-88.B. New York. FEATHER F. ve J. 8. 18. ss. ss.C. MACEDA E. New York. (1991 a): "2000'e Doğru Global Pazardaki istihdamda Globalleşme". 20. 16 (1986): COmpetition in Global Industries. 78-80. Cambridge.. SAM Advanced Management Journal.77 (Eylül-Ekim). V. V.M. 2. 5/E. (1991): BuikJing A Global Business. 21-22. JONES B. ve R.4 (Autumn). (1983): "İn Strategic Phase Line Management Needs Business Research.i t / KAYNAKÇA BARRELL A. Inc. (1983): "The Globalization of Markets".7. Harvvard Business School Press.S. Harvard Business Review.E.P. TAYLOR W. 91 -105. Sloan School of Management.W. No. (1988): Strategic Analysis: Du Pont Company. 4-8. PORTER M. HAX A. V. REICH R. The Dryden Press. Y. Director Books.M.W.2 (March-April). (1991): "Who is Them?" Harvard Business Review. New York. 2/E. Fort VVorth. 19. ve N. BAŞ İ. (1989): G-Forces: The 35 Global Forces Restructuring Our Future. 6. 7. Dünya Gazetesi. 3-5.W. 15 (1985): COmpetitive Advantage: Creating and Sustaining Superior Performance. Y. Vincze (1993): Strategic Management Text and Cases.1991 tarihli nüsha. ss. 1. New Jersey. BERGSMA E. (1980): Competitive Strategy : Techniques for Analyzing Industrie* and Competitors. "Denetim (DENETDE Yayını).5. / j / ' ! I '- . 207 . 12. 92-102. September. The Free Press. 69. 14. London. 11.F. VVilliam Morrovv and Company. McKENNA J. LEVITT T. Marketing News. No.69. (1991): "The Logic of Global Business : An lnterview with ABB's Percy Barnevik".65 (Mayıs). s. 14-17.3 (May-June).61. 17 (1990): The Competitive Advantage of Nattons. Kogan Page. Unpublished paper. HIGGINS J. ss. Not Market Research".2 (March-Aprill). 13. V. Denetim (DENETDE Yayını). / '. ss. ss. The Free Press. (1991): "Management in the 21 st Century: A Modest ProposaP. 21 January ss.6.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful