You are on page 1of 72

Bbgen

Y A T M A DA N ÖN CE 1 0 0 FI RÇA DA RB ES

MEL SSA P

www.turkforum.net 1
Bbgen

6 T e m m u z 2 0 0 0 15 = 25

Günlük,
Bu sat rlar duvarlar GustavKlimt'in t pk bas mlar veMarleneDietrich'inposterleri ile kapl lo
odamda yaz yo rum. Kapal panjurlar aras ndan süzülen k huzmelerinindü tü ü beyaz kâ da
bir eyler çiziktirirken o bana yukar dan bayg n ve kibirli gözleri ile bak yor.
Hava çok s cak, bo ucu ve kuru. çeriden televizyonunve çizgi film kahraman n taklit eden
ablam ndetone sesigeliyor. D ar dan c rc r böce inin umutsuz ç l duyuluyor. Onun d nda
ev dingin ve durgun. Sanki her ey camdan ince bir fanusun içine kapat l p koruma alt na
al nm ,s cak da bütün devinimleri yava latm gibi.
Oysa ben kendimi o kadar da dingin hissetmiyorum. Sanki farenin birihissettirmeden tatl tatl
ruhumu kemiriyor gibi. Kötü de ilimama iyi de de ilim. Asl nda i in garibi hiçbir ey de ilim.
Ama kendimi, dönüp aray p yeniden bulabiliyorum.Ba m kald r p aynaya bakmam ve aynadaki
yans mam görmem tüm benli imin dingin ve huzurlu bir mutlulukladolmas na yetiyor.
Aynaya yans yan görüntümü be enerek izliyorum. Çizgileri belirginle en bedenime, gittikçe
biçimlenen ve kendilerinden eminlermi gibi duran kaslar ma ve ti örtümün alt ndan uçlar
gözüken ve her hareketimde hafifçe devinengö üslerime bakt kça hayran kal yorum.
Küçüklü ümdenberi, evde annemin hiç sak nmadan ç plak dola mas nedeniyle, eri kin bir kad n
bedeni benim için bilinmeyen bir eyde il. Ancak tüyler kuytu bir orman gibi "Gizem"i
koruyorve gözlerden uzak tutuyor. S kça aynaya yans yan görüntümden gözümüay rmaks zm
parmaklar mdan birini usulca sokuyorum ve aynada be eni ile bakan sevecen
bak lar m yakal yorum. Kendimi gözleme eylemi o denli güçlü ve odenli ho ki aniden fiziksel
bir hazza dönü üyor ve ard ndanbir dürtü ile tetiklenen anl k bir s cakl k ve titreme hissediyorum.
Sonra bir s k lma, utanma geliyor. Arkada mAles -sandra'n naksine, kendime dokundu umda
fanteziler kur muyorum. K sa bir süre önce bana zamanzaman kendinedokundu unu ve o anlarda
kendine zorla ve iddet uygulayarak sahip olmaya çal an, can n yakan bir erke i dü ledi ini, s r
olarak söyledi. Heyecanlanmam için aynaya bakmam yetti inden söylediklerine çok a rd m.
Bana kendimedokunup dokunmad m sordu, hay r dedim. Kendi kendime olu turdu um bu
dünyay y kmak istemedim. Bedenimve aynadan olu an bana ait bir dünya bu ve arkada m n so-
rusunu evet diye yan tlamak bu dünyay aldatmak anlam na gelecekti.
Gerçekten iyi hissetmeme yol açan ey hayranl kla bakt m ve sevdi im aynadaki o yans ma,
gerisi yalan. Rastlant larla do an ve s radanl kla devam edip giden arkada l klar öylesine
yüzeysel ve yapaylar ki. Hepsi yalan... Zaman zaman okuldaki birkaç o lana arma an olarak
sundu um kaçamak öpücükler de yalan. Dudaklar m dudaklar nade dirdi imde ani bir tepki ile
geri çekiliyorum ve dilleriniacemice a z ma soktuklar nda uzaklara kaçma iste i duyuyorum.
çinde bulundu um ruh halini yans tmayan ve ona çok ayk r dü en bu ev de yalan asl nda.
Aniden, duvardakibütün tablolar n çivilerinden kurtulup yerlere dü melerini, paramparça
olmalar n , pencerelerden dondurucu kesif birso u un içeriye dolmas n ve d ar da c rc r
böceklerinin ark lar yerine köpeklerin uzunuzun ulumalar n dilerdim. Günlük, ben a k
istiyorum. çimdeki buzlar n erimesini,buzdan sark tlar m n çatlay p k r lmas n , kalbimin
eriyipakmas n , güzellik ve tutku nehirlerinde bo ulmay istiyorum.

8 Temmuz 2OOO

www.turkforum.net 2
Bbgen

Sokaklar ba r ç r . Bu bo ucu yaz gününde d ar dangülme sesleri ç nl yor. Ne eli bir ak am


geçirmek için evdenç kmakta olan ya tlar m n parlak, canl ve kayg l gözleri akl ma geliyor.

Bütün gece sahilde, gitar e li inde ark larsöyleyecekler. Kimileri karanl n her eyi örttü ü
kuytulara çekilecek ve birbirlerinin kulaklar na a k sözcükleri f s ldayacaklar. Kimileri ise yar n
sabah, içinde sürüp giden ya am koruyan, gizemini saklayan, güne in s tmaya ba lad
denizde yüzecek. Evet, ya yorlar ve ya amlar n nas lsürdüreceklerini biliyorlar. Ben de nefes
al yorum, biyolojik olarak her eyim yerli yerinde... Ancak korkuyorum. Evdenç kmaya ve
tan mad m yüzlerle kar la maya korkuyorum. Evet, fark nday m, kendi kendimle sürekli bir
çat ma içindeyim. Kimi zaman ba kalar n n aras na kar may iddetle istiyorum ve bu bana iyi
geliyor. Di er günlerde ise istedi im tek ey evde yapayaln z, tek ba ma kalmak. Kedimi
yata mdan itekleyerek kovuyorum, yata a uzan yorumve dü ünüyorum... Kimi zaman bir CD
koyuyorum ki bu genellikle bir klasik müzik CD'si oluyor. Müzikle suç ortakl yap yoruz ve bu
bana o kadar iyi geliyor ki ba ka herhangi bir eye ihtiyac m olmuyor.
Ancak sokaktan gelen bu ba rt lar ruhumu parçaparçaediyor ve biliyorum ki bu gece birileri
benden daha fazla bir eyler ya ayacak. Ve ben bu odada, uyku beni kollar na al ncaya kadar,
ya am n seslerini dinlemeye devam edece im.

IO Eylül 2OOO
10:30

Ne dü ünüyorum biliyor musun? Günlük tutman n asl ndahiç de iyi bir fikir olmad n .
Kendimi iyi tan yorum vena -
silbir kuma tan yap ld m biliyorum. Çokgeçmeden defterin anahtar n bir yerlerde
unutaca mya da kendimi, kendi dü üncelerimden k skanarak, isteyerek yazmay b rakaca-
m.Ya da belki, pek sayg l say lmayan annem, çakt rmadan kâ tlar m kar t racak. Yapmad
ey de de il. Ben kendimi salak gibi hissedece im ve yazmaktan vazgeçece im.
çimi dökmekle iyi mi yap yorum bilmiyorum, ama hiçde ilse zaman geçiriyorum.

13Temmuz Sabah

Günlük,

Mutluyum! DünAlessandra ile bir partiye gittim. Yüksektopuklar n n üzerinde upuzun, her
zamanki gibi çok güzel ve yine her zamanki gibi kaba sabayd . Ama çok tatl ve sevimliydi. Bu
türden e lencelerde can m s k ld ndan, hem dekolumu kald ramad m dünkü bo ucu s cak
yüzünden, ba ta pek gitmek istememi tim. AncakAlessandra onunla birlikte gitmem için o kadar
yalvard ki, sonunda gitmeye karar verdim.Scooter in üstünde, ark söyleyesöyleye ehrin
d ndaki tepelere vard k. Yaz n kurakgeçmesi gür ve yemye il tepeyi kuru ve çorak hale
getirmi ti.Nikolosi halk meydanda büyük e lence için toplanm t . Ak am saatleri nin serinletti i
asfalt üzerine yerle tirilmi tezgâhlara kurumeyve ve ekerlemeler koyulmu tu. Gidece imiz ev,
iyi ayd nlat lmam dar ve k sa bir yolun sonundayd . Bahçe kap s na geldi imizdeAlessandra
birilerini selamlamak isterce sine el kol hareketleri yapma\a ve "'Daniele,Daniele !" diyeyüksek
sesle ba rmaya ba lad .

Ba rd ki i yava ad mlarla yakla t ve selam verdi.Karanl kta tam olarak görülmese bile
yak kl birine benziyordu.Alessandra bizi tan t rd . Hafifçe elimi s kt . sminif s ldad . Utangaç
www.turkforum.net 3
Bbgen

biri oldu unu dü ünerek gülümsedim.Karanl kta aniden bir ey ldad ; a rt c parlakl kta ve
beyazl ktaki di leri. O zaman elini daha kuvvetlice s karak"Melissa," dedim yüksek sesle.
Di lerim onunkiler kadarbeyaz olmasa bile, par ldayan ve ayd nlanm gözlerimi farketmi tir
dü üncesiyle... çeri girdikten sonra, ayd nl ktaonun daha da yak kl oldu unu fark ettim. Tam
arkas ndan yürüyordum ve her ad m at nda s rt kaslar n n hareketi görüyordum. Onun yan nda,
bir altm boyumla kendimi küçücük ve biraz da çirkin hissediyordum.
Salondaki koltuklarageçti imizde tam kar ma oturdu,biras n yudumlarken dikdik
gözlerimin içine bakmaya ba lad ve o an, aln mdaki sivilcelerden ve onunkinin
yan ndabembeyaz kalan tenimden utanç duydum. Biçimli ve orant l burnu aynen Yunan
heykellerininkilere benziyor, ellerinin üzerindeki belirgin damarlar gücüne güç kat yordu. ri
vekoyu mavi gözleri kendini be enmi lik ve kibirle bana bak yorlard . Bana kay ts zca baz
sorular sordu. Bu durum cesaretimi k rmak bir yana, kendimi daha da güçlü hissetmeme neden
oldu.
Benim gibi o da dans etmeyi sevmiyor. Böylece, di erleri içki içip akala rlarken ve
birbirlerinin içine dü erlerkenbiz ba ba a kald k.
Aram zdaki sessizlik art yordu ki bozmaya karar verdim.
"Ne kadar güzel bir ev de il mi?" dedim kendimdenemin.
Yaln zca omuzlar n silkti. Bo bo az görünmemek için ben de sessiz kald m.
Ard ndan iç g c klay c sorular sorma zaman geldi; di erleri dans etmekle me gullerken
koltu uma daha da yakla t ve gülümseyerek bakmaya ba lad . Beklemedi im için a rd m ve
onun yapaca ata beklemeye ba lad m. Karanl kt , ba ha ayd k ve yak nla mak için çok
uygun bir ortam vard . "Bakire misin?" diye sordu.
Birden k pk rm z oldu umu, bo az m n dü ümlendi inive binlerce, milyonlarca i nenin
beynime batt n hissettim.
Utanarak, usulca "evet" dedim ve içinde bulundu um o uçsuz bucaks z s k nt ve a k nl
göstermemek için ba m ba ka yöne çevirdim. Gülmesini bast rmak için dudaklar n s rd ,
hafifçe öksürmekle yetindi ve tek kelime bile etmedi. çimden kendime lanetler okudum:
"Tebrikler, art k sana pek yaz lmaz! Beyinsiz!". yi de, ne yapabilirim ki,gerçek bu, bakireyim.
Bugüne dek bana benden ba ka kimse dokunmad ve ben bununla gurur duyuyorum. Bir
yandanda fena halde merak ediyorum, hatta fazlas yla! Özellikle deerkek vücudunu çok merak
ediyorum, çünkü ö renebilmemiçin bu hak bana hiçbir zaman tan nmam t r. Televizyondaaç k
sahneler oldu unda babam uzaktan kumandaya atlar vehemen kanal de i tirir. Üstüne üstlük,
yaz tatilini geçirmekiçin buralara kadar gelen Floransal bir çocukla bütün geceyan yana
yatt m z halde, onun korkusuzca dokundu u eye, ben cesaret edip elimi sürememi tim.

Benim d mda biri taraf ndan bedenimde yarat lan zevki hissetmeyi, ba ka birinin tenini
tenimin üzerinde hissetmeyi ben de istiyorum. Dahas , çevremdeki ya t m
k zlararas ndailkcinsel ili kiyi ya ama üstünlü ünü ele geçirmeyi de istiyorum.
Bana niye böyle bir soru sordu ki? lk seferin nas l olaca n bugüne dek dü ünmedim ve
büyük olas l kla hiçbir zaman da dü ünmeyece im. Yaln zca ya amak istiyorum ve bunu ileriki
ya am m n hüzünlü ve mutsuz anlar nda banae lik edecek güzel bir an olarak saklamak
istiyorum, e erolabilirse tabii. San r m o ki i,Daniele olabilir. Bir ekilde öyle olaca n
sezinliyorum.
Dün gece birbirimize telefon numaralar m z verdik vegece yar s ndan sonra, benim ancak bu
sabah okuyabildi im u mesaj göndermi : "Seninle çok iyi zaman geçirdim, çoksevimlisin ve
seni yeniden görmek isterim. Yar n benim evime gel, havuza gireriz".

www.turkforum.net 4
Bbgen

19:10

a k n ve huzursuzum. Görü memiz, birkaç saat öncesinekadar tahmin bile edemeyece im kadar
tats zd .

Ba ka yazl k evler ve renkrenk , bak ml binlerce çiçe inekili oldu u bir bahçe ile çevrilmi
çok güzel bir ev. Güne in alt nda havuz masmavi ld yordu ve su davetkârd . Neyaz k ki tam da
bugün regl oldum ve havuza giremeyece im. Salk msö üdün alt nda, elimde buzlu çay
barda ylabambu masada oturmu havuza girip ç kanlar , dalanlar ve
akala anlanizliyordum. Zamanzaman gülümseyerek banabak yordu ben de mutlu mesut
gülümseyerek kar l k veriyordum. Sonra bir ara havuzun basamaklar ndan ç kt n , bana do ru
gelirken, üstünden süzülen su damlac klar ilep r lp r l par ldayan gö sünü, bir taraftan silkelenip
etrafasu s çrat rken bir taraftan da eliyle slak saçlar n düzeltisini seyrettim.
"E lenemedi ine üzüldüm," dedi alayc bir ses tonuyla.
"Sorun de il," dedim. "Güne leniyorum".
Hiçbir ey söylemeden, bir eliyle barda m al p masan n üzerine koyarken di er eliyle elimi
tutup beni yerimden kald rd .
"Nereye gidiyoruz?" dedim gülerek ve biraz endi eyle.
Yan tlamad . Be on basamak ç karak ula t m z bir kap n n önündeki paspas kald rd ,
alt ndaki anahtar ald ; i inibilen p r lt l gözleri ile bana bakarak anahtar deli ine soktu.
" yi de beni nereye götürüyorsun?" dedim, yine az önceki kadar endi eli ama bunu iyice
gizleyerek.
Yine herhangi bir yan t vermedi, ama küçük bir kahkaha patlatt . Kap y açt , beni içeri çekti
ve ard mdan kap y kapatt . Panjurlar n aras ndan s zan kla ancak ayd nlanan feci s cak odan n
içinde, s rt m kap ya dayad ve tutkuyla dudaklar mdan, çilek renkli ve çilek gibi kokan
dudaklar n ntad na vard rarak öpmeye ba lad . Ellerini kap ya dayam t ve o anda bedenimde
dolanmaya ba layan "iyi saatte ol-sun"lar ndevinimlerine uygun hareket ederek onu ok arken,
ellerim kol kaslar n n gerginli ini hissediyordu. Sonra öpmeyi kesti, ba m ellerinin aras na ald
ve usulca, "Yapal m m ?
Dudaklar m s rarak "hay r" diye yan tlad m, çünkü aniden yüzlerce korku ü ü mü tü içime.
Tan mlanamayan, soyut korkular. Belki de tatl l kla anlatmak istedi i eyi anlamad m için,
yanaklar m tutan elleri ile yapt bask y art rd ve beni a a lara do ru, "Bilinmeyen'Mkabaca
gösterecek biçimde itti. Art k tam gözlerimin önündeydi! Erkeklikkokuyordu ve yüzeyindeki
damarlar, onunla hesapla ma zorunlulu umu anlatan bir gücün d avurumuydu sanki. Kalanson
çilek tatlar n kaç rarak, kendinden emin bir ekilde dudaklar m n aras ndan içeriye girdi.
Sonra aniden beklenmedik bir ey daha oldu ve a z m n içinde s cak, keskin tatl , yo un ve
miktar bol bir s v buldum. Yeni ke fedilen bu ey kar s nda irkilmi tim. Elleriile ba m
kavrayarak daha güçlü bir biçimde beni kendisinedo ru çekti. Nefes nefese kalm t , zorlukla
nefes al yordu,öyle ki bir an için, nefesinin s cakl n n bana kadar ula abilece ini sand m. Ne
yapaca m bilemedi imden o s v y yuttum. Yutarken yemek borumdan öyle bir ses ç kt
kiutand m. Ben hâlâ diz çökmü dururken ellerinin a a ya dü tü ünü gördüm. Ba mdan tutup
yukar ya kald raca n sanarak, gülümseyerek bekledim. Beklentimin aksine mayosunu yukar ya
çekti, mayonun terden slanm bedeninde ç kartt acayip sesi duydum. Kendi kendime aya a
kalkt m ve gözlerinde beni rahatlatacak, kayg lar m hafifletecek ve beni mutlu edecek bir eyler
görmeyi, bir eyler duymay umdum.
"Bir ey içmek ister misin?" diye sordu.

www.turkforum.net 5
Bbgen

A z mda hâlâ o keskin tat oldu u için sadece bir bardak


su istedim. Odan n di er taraf na gitti ve birkaç saniye sonra, elinde bir bardak su ile, ben hâlâ
kap ya dayanm , onungiderken açt n ayd nlatt oday merakla incelerkengeri döndü.
pek perdeleri, heykelleri, k divanlar n üzerindeki kitap ve dergileri inceliyordum. Kocaman
akvaryumun duvarlara vuruyordu. Mutfaktan sesler geliyordu.Utanç duymuyordumya da
içimde herhangi bir huzursuzlukyoktu, yaln zca garip bir ne e vard . Umursamaz bir tav rlasu
barda n bana do ru uzatt . "Gerçekten de böyle mi ya p l yor?" diye ona sordu umda, çok
sonra içimi bir utançkaplad .
Alayc bir tav rla ve o pek güzel di lerini göstererek,"Tabii," diye yan tlad . O zaman
gülümsedim ve onu kucaklay p ensesinin kokusunu içime çekerken, tam da o s rada kulpunu
tutarak kap y açmaya çal an ellerini hissettim.
"Yar n görü ürüz," dedi ve benim için güzel olan bir öpü meden sonra a a ya, di erlerinin
yanma indim.
Alessandrayüzüme gülerek bak yordu, ben de onu gülümseyerek selamlad m ve hemen ba m
öne e dim. Gözlerim ya larla dolmu tu.

29 Temmuz 2OOO

Günlük,
Yakla k iki haftad rDaniele ile ç k yorum ve imdiden kendimi ona çok ba lanm
hissediyorum. Benimle olan ili kisinde inceliksiz oldu u, a z ndan gönül ok ay c , içtenliklibir
sözün ç kmad bir gerçek; yaln zca kay ts zl k, sövgüve i neleyici gülü ler var. Bilmiyor ki bu
tutumu beni ona
daha çok ba l yor, sad k bir köpek haline getiriyor. Eminim,ona kar besledi im tutkuyu en k sa
zamanda fark edecekve bu tutku onu bütünüyle benim k lacak. Yaz n u s cak ve tekdüze
günlerinde kendimi s ks k , onun tad n , çilek kokulu a z n n tazeli ini, denizden yeni ç km
taze bal k gibi diri ve titrek kaslar n dü lerken buluyorum. Fantezi yüklü yo un hazlar duyarak
kendime dokunuyorum. çimdeki tutkunun bedenimden d ar ya ç kmak,
zincirdenbo ahn ças natüm gücünü d a vurmak istedi ini, tenimde hissediyorum. Sevi mekle
akl m bozdum. çimde besledi im bu tutkunun tümüyle bo almas ve sonunda özgür kalmas
için deli gibi, günlerce ve günlerce sevi mek istiyorum. imdiden biliyorum ki ne kadar
sevi irsem sevi eyim hiçbir zaman doymayaca m. K sa bir süre sonra bir kez dahaç r ndan
ç kmaküzere, ta rd klar m yeniden ve yeniden geriye, kendi içime çekip eritece im. Ve bu
döngü, her seferinde daha da tutkulu devam edecek.

I A ustos 2OOO
Bana, bende tutku yetersizli i oldu u için, o eyi yapamayaca m söyledi. Her zamanki alayc
tavr yla söyledi. Kendimi a a lanm hissettim ve a layarak uzakla t m.
Bahçelerindeki hama a uzanm t k. Ba n bacaklar mayaslam t . Saçlar n ok uyor ve on
sekiz ya n n gizlendi igözlerini kapatan kirpiklere bak yordum. Parma m dudaklar nda
gezdirdim ve usulca ucunu aras ndan sokup slatt m.Uyand ve ne oldu unu soran bak lar n
gözlerime dikti.
"Sevi mek istiyorum,Daniele ," dedim bir nefeste. Yüzüm resmen yan yordu.

Yüksek perdeden ve öyle çok, öyle çok güldü ki nefesikesildi.

www.turkforum.net 6
Bbgen

"Hadiordan yavrum! Bir daha söyle bakay m, ne yapmak istiyorsun? Sen daha beni emmeyi
beceremiyorsun!"
a rm ve a a lanm t m. Öylece bakakald m. O an,onu, o pek bak ml bahçesine gömmek;
sonsuza kadar beni çi neyip yok saymaya devam ederken, orada öylece çürümeye terk etmek
istiyordum. Oradan kaçt m. Kaçarken"Bok herif!" diye öfkeyle ba r yordum. Bahçe
kap s n sertçe kapatt m, gururu k r lm , ruhu y k lm yok olmu birhalde, oradan uzakla mak
içinscooter' m çal t rd m.
Günlük, insan n kendini sevgiye açmas , sevginin ak na b rakmas neden bu denli güç?
Sevgisini güvence alt naalmak için s v s n içmemin gerekli oldu unu bilmiyordum.Kendimi
tümüyle ona vermemin yeterli olaca n dü ünüyordum ama vermeye haz r oldu um o anda,
vermek istedi im anda, benimle dalga geçti, yüzüme güldü ve o biçimdekovdu. A k m ifade
etme iste imden hiç söz edilmedi bile. Asl nda yapamayaca m sand eyi deneyebilece imi,
nekadar inatç oldu umu ve ba arabilece imi henüz bilmiyor.

3 Aral k 2OOO

Bugün benim do um günüm. On be ime bas yorum. D ar s so uk ve sabah çok ya mur ya d .


Eve benim pek de misafirperver davranmad m baz akrabalar m z geldi. Annemve babam,
onlar gittikten sonra beni azarlad lar.

Sorun, anne ve babam n yaln zca kendi ho lar na gidecek eyleri görmek istemelerinden
kaynaklan yor. Kendileri ne eli olduklar nda benim ne eme e lik ediyorlar, tatl dilli ve anlay l
oluyorlar. Mutsuz olduklar nda kendi kabuklar naçekilip uzak duruyorlar, vebal ym m gibi
benden kaç yorlar. Annem, ya ayan bir ölü oldu umu, cenaze mar lar dinledi imi, tek
yapt m n odama kapan p kitap okumak oldu unu söylüyor. Daha do rusu bunlar bu
kelimelerle ifadeetmiyor ama ben bak lar ndan anl yorum. Babam n ise günlerimi nas l
geçirdi im hakk nda en ufak bir bilgisi bile yok, zaten bende de ufac k da olsa anlatma iste i...
Eksikli ini duydu um ey sevgi, istedi im saçlar m nok anmas , bekledi im s cak bir bak .
Okulda da cehennem gibi bir gün geçirdim. ki sözlüde, hiç ders çal ma iste im
olmad ndan, haz rl ks z yakaland m ve Latince'den dönem ödevi almak zorunda
kald m.Danielesabahtan ak ama kadar ba m n etini yiyor, gece rüyalar ma giriyor. Kimselere
onun için duyduklar m açam yorum, anlatsam bile kimsenin anlamayaca n biliyorum.
Yaz l s nav oldu umuz salon sessiz ve sigortalar att için lo tu. Hannibal'i1Alpleri a abilmesi
veCampidogliobölgesinin kazlar n n da onun iyile mesini beklemeleri için rahat b rakt m ve
bak m camlan bu ulanm pencerelere çevirdim. Gözüme mat ve donuk görüntüm ili ti;
günlük,a ks z bir insan bir hiçtir, koca bir hiç... Ve ben kad n de ilim.

1.Kartacal general ve devlet adam (MÖ 247- MÖ 183) Roma mparatorlu una kar açt kinciPö Sava s ras ndaPireneleri veAlpler'i
a arakTicino veTrebia'da Romal lar" yendi (MÖ 218).Apeninler'i a arken bir gözünü kaybetti.Campania Bölgesine kadar ilerleyerekMÖ 203
y lma kadar talya topraklar nda kald . Daha sonraKartaca'ya döndü. (ÇN)
25 Ocak2OOI

Bugün o on dokuz ya na bas yor. Uyan r uyanmaz cep telefonuma uzand m ve tu lar n
ç kartt bipbip sesleri odamda ç nlad . Ona yan tlamayaca n , te ekkür etmeyece ini,hatta
okurken gülece ini bilebile kutlama mesaj yollad m.Yazd m son sat r okurken kendini
tutamayarak gülecek tir: "Seni seviyorum, de erli olan da zaten bu".

www.turkforum.net 7
Bbgen

4 Mart 2OOI

Deftere son yaz yaz mdan bu yana epey zaman geçti ve hemenhemen hiçbir de i iklik yok.
Geçen bu süre içindeoradan oraya sürüklendim ve dünyan n yerli yersiz tüm sorunlar n
omuzlanma yükledim. Çevremde yaln zca ikiyüzlülük görüyorum ve d ar ç kma fikri bile beni
hasta etme ye yetiyor. Nereye ç kaca m? Kimle ç kaca m?
Bu süre içerisinde,Daniele'e kar olan duygular m gittikçe güçlendi ve u anda benim olmas
için, hatta olmas dü üncesiyle bile, ç ld r yorum.
Evinden a layarak kaçt mdan bu yana görü müyoruzve geçen bu süre içinde beni hiç yaln z
b rakmayan monotonluk dün ak amki telefonuyla bozuldu. Geçen bu süre içinde de i memi
olmas n umut ediyorum. Her eyin o"Bilinmeyen" ile tan t m sabahki gibi kalm olmas n
diliyorum.
Sesini duymak beni uzun ve a r bir uykudan uyand rd . lerin nas l gitti ini, geçen bu süre
içerisinde neler yapt m , daha sonra da gülerek,memi lerimin büyüyüp büyümedi ini sordu,
do ru olmad halde büyüdüklerini söyledim.

Havadan sudan konu mam z bitince, ondan ayr ld m sabah söyledi im eyi, o eyi yapmak
istedi imi yineledim. Tüm bu geçen aylar boyunca arzudan paramparça olmu tum, öfkemi
kendimden ç kar rcas na, binlerce kez hazzaula arak kendime dokunmu tum. Arzu, ders
saatlerinde bilebana egemen oluyordu. Böyle zamanlarda, kimsenin bana bakmad ndan emin
olduktan sonra, "Gizem"i s ran n demir kenar na day yor, bedenimle hafifçe bast r yordum.
Nas l olduysa dün, telefonda, benimle dalgageçmedi .Tam tersine ona güvenip s rr m
aç klarken beni sessizcedinledi, bunda garipsenecek herhangi bir ey olmad n , kimi arzular
duymam n do ru ve sa l kl oldu unu söyledi.
"Hatta," dedi, "Seni uzunca bir süredir tan d ma göre arzular n gerçekle tirmende yard mc
olabilirim".
çimi çektim ve ba mla onaylad m, "Sekiz ay içinde birgenç k z de i ebilir ve daha önce
anlamad eyleri anlamaya ba layabilir.Daniele , anla lan u s ralar emrine amade bir kar
bulunmuyor ki birdenbire akl na ben geldim," diye h rlad m, içimden "sonunda arad n"
diyegeçirken .
"Vay be, sen alm ba n gitmi sin k z m! Kapat yorum,senin gibi biriyle konu amam".
Yüzüme kap n n bir kez daha çarp lmas ndan korkarakgeri ad m att m ve "Yok, hay r!" diye
yalvard m. "Tamam, tamam. Kusura bakma," dedim.
"Görüyorum ki akl n ba na çabuk geldi... Sana bir önerim var," dedi.
Ne söyleyece ini merak etti imden çocuk gibi konu a-
rakonu yüreklendirdim. Benimle o eyi yaln zca, aram zdaduygusal herhangi bir ey
geli meyecekse, salt cinselli edayal bir ili ki olacaksa ve birbirimizi can m z n çekti i an
arayabileceksek ve yaln zca bu ko ulda yapaca n söyledi. Cinselli e dayal bir ili kinin,
ba lang çta olmasa bile uzun dönemde, al kanl kla da olsa a k ve sevgiye dayal bir ili kiye
dönü ebilece ini dü ündüm. Masum kaprislerimi gözard ederek isteklerine boyun e iyordum.
Bu durumda, b kt nda fazla sorun ya amadan üzerinden at p kurtulaca ,geçici süreli â
olacakt m. Böyle bak ld nda gerçek vemutlak bir anla mayd . Bu anla ma, taraflardan birisi
oldukça kurnaz, di eri ise ko ullar boynu bükük ve kalbi k r k,merakl ve istekli olarak
kabullenmi iki ki i aras nda yap l yordu. Yaln zca ortada, alt na imza at l p kasada saklanacak
yaz l bir belge yoktu.

www.turkforum.net 8
Bbgen

Bütün bunlara kar n ba armak istiyorum, çünkü o an n güzel, iirsel ve l l olmas n ve


hayat m n sonuna kadarbelle imde yer etmesini istiyorum.

I5:l8

Bedenimin tükenmi oldu unu ve inan lmaz a rla t n hissediyorum. Sanki koskocaman bir
ey üzerime dü tü veben alt nda ezildim. Fiziksel ac dan söz etmiyorum, bu bamba ka bir ac ,
içerlerde bir yerlerde. Fiziksel ac olmad , üstüne ç kt m anda bile fiziksel bir ac
duymam t m...
Bu sabahscooter' m ald m ve ehir merkezindeki evinegittim. Sabah n çok erken saatiydi,
ehrin büyük bir bölümüuykuya devam ediyordu, caddeler hemenhemen bo tu. Geçen
kamyonlar bana korna çal yorlar ve laf at yorlard .

. Benidaha güzel ve par lt l yapan ne emin fark na vard klar n dü ündü ümden ben de onlara
gülümsüyordum.
Evinin kap s na geldi imde, her zamanki gibi feci erkengelmi oldu umu fark ettim. Motorun
üzerine oturdum, okulçantam açt m ve bu sabah s n fta i lememiz gereken Yunanca dersimin
kitab n ç kartarak konunun üstündengeçmeyeba lad m. Birisi ile yatmak için okulu k rd m
ö retmenlerim ah bir duysa! Tedirgindim, okuduklar mdan tekkelime anlamadan sayfalar
çevirip duruyordum, kalbim kütkütat yordu, kan m n damarlar mda son sürat akt n derimin
alt ndan hissedebiliyordum. Kitab m kald rd m ve motosikletin aynas nda saç m ba m
düzelttim. Badem biçiminde olan pembe gözlüklerimin nefesini kesece ine veüzerimdeki
pançoya hayran olaca na emindim. Dudaklar m hafifçe s rarak gülümsedim ve kendimle
gururland m fark ettim. Saat dokuza yaln zca be vard ve kap y biraz er ken
çalsamdünyan nsonu gelmeyecekti.
Zile bast m ve pencerelerden birinde üstü ç plak olarakdikildi ini gördüm. Ah ap kepengi
kald rd , sert ve alayc bir ifade ile: " Daha be dakika var, oldu un yerde bekle, saat tam
dokuzda ça raca m," dedi. Aptalaptal güldüm. imdi geri dönüp bir kez daha dü ündü ümde,
asl nda yapt n n, aram zdaki ili kide kimin kural koyucu, kimin kuraluygulay c oldu unu
anlatmak oldu unu anl yorum. Balkona ç kt ve "Gelebilirsin," dedi. Merdivenler kedi sidi i ve
porsumu çiçek kokuyordu.Kap n n aç ld n duydum. Hiçbir eye geç kalmak istemedi imden
merdivenleri iki eriki er atlayarak ç kt m. Kap y
aç k b rakm t , yava ça seslendim. Mutfaktan t k rt lar geliyordu, oraya yönelmek için oday
geçerken ortada bir yerdekar la t k. Çilek tad n an msatan dudaklar ile sertçe ama güzel bir
öpücükle beni durdurdu.
" u tarafa git, bir saniye sonra geliyorum," dedi, sa dakiilk oday i aret ederken.
Darmada n k odas na girdim. Yeni yataktan kalkt belliydi. Duvara Amerikan araba
plakalar , manga tarz çizgi film kahramanlar n n posterleri, ç kt seyahatlerden foto raf ve
kartlar as lm t . Komodininin üzerinde çocukluk foto raf duruyordu, parma m n ucuyla
ok ad m. Arkamdan gelip bakmamam gerekti ini söyleyerek çerçeveyi indirdi.
Omuzlar mdan tutarak beni döndürdü, dikkatlice süzdükten sonra, "Ne boktan giyinmi sin!"
diye hayk rd .
"Siktir gitDaniele !" dedim bir kez daha yaralanm olarak.
Telefon çald , yan tlamak için odadan ç kt . Ne dedi itam olarak anla lmamakla birlikte,
kesikkesik kelimeler vepatlayan gülmeler duyuluyordu. Sonra, "Bekle biraz, gidipbakay m, sonra
söylerim sana," dedi ini duydum.

www.turkforum.net 9
Bbgen

Kap dan kafas n uzatt , bana bakt ve telefonun oldu uyere dönerek, "Elleri ceplerinde
yata n kenar nda duruyor.Gidip becereyim sonra sana nas l oldu unu anlat r m. Ho ça kal,"
dedi.
S r tarak geldi. Ben de sinirli bir gülümseme ile kar l kverdim.
Tek kelime etmeden kepengi indirdi, odas n n kap s n kilitledi, bir an bana bakt , pantolonunu
indirdi, donuyla kald .

"Eee? Niye hâlâ giyiniksin? Soyunsana," dedi yüzünüburu turarak.

Ben soyunurken gülümseyerek bana bakmaya devam etti. Ç r lç plak kald mda, kafas n
hafifçe e erek "Eh! Pek fena say lmazs n. Anla lan iyi bir anla ma yapm m," dedi. Bu kez
gülmedim, sinirliydim ve kepenklerin aras ndansüzülen kta bembeyaz ve duru tenli gözüken
kollanmabakmay sürdürdüm. Boynumdan öpmeye ba lad , sonra yava yava a a lara inmeye
ba lad . Gö üslerime, sonra yava yava "Gizenr'egeldi.Lethe'de su k p rdanm , akmaya
ba lam t bile.2
"Niye tüylerini almad n," diye söylendi.
"Böylesi daha çok ho uma gidiyor," dedim ayn ses tonunda.
Ba m hafifçe e di imde uyar ld n görebiliyordum. Ozaman ba lamak isteyip
istemedi ini sordum.
"Nas l yapmak istersin?" diye sordu duraksamadan.
"Bilmem. Sen söyle. Daha önce hiç yapmad m ki," dedim, söyledi imden az c k utanarak.
Karman çorman yata na uzand mda çar aflar n n so uklu unu hissettim.Daniele üstüme
ç kt , dikdik gözlerime bakt ktan sonra, "Sen üste ç k," dedi.
"Can m ac maz de il mi yukar da olunca?" diye sordum ac kl bir sesle.
2. Mitolojide gerek Homeros gerekseVergilius , yeralt nda bulunan Ölüler Ülkesinden sözederler. Ölüler Ülkesi yeralt ma aralar , gölleri ve
nehirleri ve tabii ki ölü ruhlar yla, On ki BüyükOlimpos tanr s ndan biri olanHades ve kar s Persephone taraf ndan yönetilirdi.Hades de denilen
bu yeralt Ölüler Ülkesini dünyadanay ran üç rmaktan söz edilir. Ate rma Phlerghethon, tanr lar n ad na yemin ettikleriSytks ve unutulu
rma Lethe .Lethe'nin suyundan içenlerin ya an lan dünyada unutulan eylerin hat rlat laca na, hat rlanmak istenmeyen eylerin unutulaca na
ve rma n suyundan içenlerin gelece i görebileceklerine inan l r, (ç.n.)

"Umurumda bile de il," dedi yüzüme bile bakmadan.


Üzerine ç kt m ve aletinin bedenimin merkezine do ruyol almas n bekledim. Can m biraz
ac d , ama öyle dayan -lamayacakgibi de ildi. çimde oldu unu hissetmek, sand m gibi beni alt
üst edecek kadar k k rt c de ildi, asl ndatam tersiydi. çimdeki organ can m yak yordu ve
s k nt veriyordu. Ama ona o ekilde tak l kalmak zorundayd m.
A z mdan tek bir inilti ç kmad , dudaklar m bir gülü legerilmi ti. Duydu um ac y yans tmak,
ona, ya amak istemedi i duygulan aç klamak anlam na geliyordu. Bedenimikullanmak istiyordu,
ayd nl m görmek de il.
"Hadi küçü üm, can n ac tmayaca m," dedi.
"Sakin ol, korkmuyorum. Ama sen üste ç kamaz m s n?" dedim tatl bir gülü le. Oflayarak
kabul etti ve üzerime atlad .
"Bir ey hissediyor musun?" dedi yava yava gidip gelmeye ba lad nda.
"Yo, hay r," dedim, ac duyup duymad m kastetti inisanarak.
"Nas lyoo ? Prezervatifin etkisiyle olsa gerek..."
"Bilmem," dedim "Herhangi bir ac hissetmiyorum".
Yüzünü buru turarak bakt ve "Hassiktir, bakire de ilsin!" diye patlad .
Hemen yan t vermedim. a akalm t m. "Nas l de ilim?Affedersin ama bu ne anlama

www.turkforum.net 10
Bbgen

geliyor?"
"Kimle yapt n daha önce ha?" diye sordu üzerimden h zla kalk p yerlere saç lm giysilerini
toplarken.
"Kimseyle yapmad m, yemin ederim ki!" dedim hayk rarak.

MelissaP.
yatmadan önce IOO f rça darbesi

"Hadi... Bugünlük i imiz bitti,"


Daha sonra olanlar anlatmam gereksiz, Günlük. A lamayaya da ba rmaya bile cesaret
edemeden oradan ayr ld m. Yüre imi daraltan ve sinsisinsi kemiren bir hüzün ile tek ba ma
kalm t m.

6 Mart 2OOI

Bugün, ö le yeme i s ras nda, annem sorgulay c bak lar ve kayg l ses tonuyla, bugünlerde
beni bunca dü ündüren eyin ne oldu unu sordu.
"Okul," dedim içimi çekerek, "G rtla ma kadar ödevebatt m!".
Babam, bir yandan spagettisini çatal na dolarken bir yandan da boynunu uzatarak haberlerde
talya'n n güncel politikas ndaki geli meleri izlemeye çal yordu. Domates soslududak izlerim
ç kacak biçimde a z m masa örtüsüne sildim.Aceleyle mutfaktan ç karken annem, benim
sayg s z bir insan oldu um, hiçbir eye ve hiç kimseye sayg duymad m,benim ya mdayken
onun bir sürü sorumlulu unun oldu unu, o zamanlar masa örtüsünü kirletmek bir yana
y kay pütülemekle yükümlü oldu u konusunda sövüp say yordu.
"Tabii, tabii!.." diye öteki odadan avaz m ç kt kadarba r yordum. Yata m aç p örtülerin
alt na büzülürken gözya lar n çar aflan slat yordu.
Çar aflara sinmi yumu at c n n kokusu burnumdanakan sümüklerimin kokusu ile garip bir
bile im olu turmu tu. Avucumun içiyle burnumu ve göz ya lar m sildim. K sabir süre önce
Taormina'ya3gitti imizde, Brezilyal kald r m ressam n n çizdi i, duvar ma ast m portreme
bakt m. Yolda yürürken durdurmu ve "Öyle güzel yüzün var ki, izin verde çizeyim. Hediye
olarak yapaca m, para istemem," demi ti.
Kara kalem kâ t üzerinde gidip gelirken gözlerinin içigülmü ve parlam t , oysa dudaklar
s k s k kapal yd .
"Neden güzel bir yüzüm oldu unu dü ündünüz ki?" diyesormu tum hareketsiz poz verirken.
"Çünkü güzelli i, safl , yürek temizli ini ve tinselli iyans t yor," demi ti hareketleri ile
anlat m n güçlendirmeyeçal rken.
Yata n içinde ressam n söylediklerini ve daha dün sabah, ya l Brezilyal n n, ender olarak bir
arada bulunan vebende görüldü ünü söyledi i eyleri nas l yitirdi imi bir kezdaha dü ündüm.
Buz gibi çar aflar n üstünde, yüre imi sinsice kemirerek art k çarpmamas na yol açan birisinin
elleri aras nda yitirdim. Öldü. O fark etmese bile, belki de ileridekimselerin hiçbir zaman fark
etmeyece i bir kalbim var,Günlük. Onu yeniden birine açmadan önce, bedenimi herhangi birine
sunabilirim ve bunu iki nedenle yapar m. Bir, tad ma bakarken k zg nl n ve k rg nl n da
tad na bak pac mayla kar k az da olsa sevgi duyabilir. ki, tutkuma öylesine tutulur ki onsuz
yapamaz hale gelebilir. Ancak ve ancak ondan sonra, o her zaman en çok istedi im eyden eksil

www.turkforum.net 11
Bbgen

meden, kendimi bütünüyle ona verebilirim; duraksamadan,zorlamadan, s n rlamadan. Bu süre


içinde kollar m n aras nda s k s k sarmalayaca m, zorlukla yeti en nazik bir çiçekgibi
büyümesine yard m edecek ve deli bir rüzgâr n gününbirinde onu önüne kat p birdenbire yok
etmesine izin verme yece im, yemin ederim ki.
3
- Sicilya adas n n kuzey do usunda yer alan turistik belde.Etna Yanarda ile Monte Ta-urcyabakan deniz k y s nda bulunmaktad r. Goethe ve
L.H.Lawrence gibi yazarlara esin kayna olmu tur, (ç.n.)

9 Nisan 2OOI

Günler gittikçe güzelle iyor. lkbahar birdenbire geliverdi.Bir sabah kalkt m ve çiçeklerin uç
verdi ini, havan n l nd n , gö ün yans mas yla denizin canl maviye dönü üverdi- inifark
ettim. Sabahlar okulascooter imla giderken so uk s r yor, ancak gökyüzündeki güne gelecekteki
güzel günleri müjdeliyor. Denizin içinde sivri kayalar yükseliyor,Polyphemos'ungözünü kör eden
"Kimselere" f rlatt klar ndan.4Denizin derinliklerinden f k r yorlar. kimbilirkaç y ld r oradalar
ve ne sava lar ne depremler ne deEtna'n n akan lavlar onlar göçertebildi. Suyun üzerinde
görkemleyükselirlerken bana yeryüzünde var olan bunca ikiyüzlülü ü, bunca zavall l
ça r t r yorlar. Konu uyoruz, hareketediyoruz, besleniyoruz, çok say da edimi yerine getiriyoruz
ama kayalardan farkl olarak ayn yerde ve ayn biçimdekalamryoruz . Gittikçe kötüle iyoruz,
Günlük. Sava lar öldürüyor, depremler sonumuzu getiriyor, lavlar yutuyor ve a klar bizleri
aldat yor. Asl nda â k bile say lmay z, belki de eniyisi bu, de il mi?
4.Polyphemos mitolojide, tanr Zeus'un deniz tanr s olan karde iPose don' m o lu olarak geçer. Homeros'unOdysseia's nda (MÖ 8-
6.yy),Theokritos (MÖ 3.yy) veLukianos (MS 2,yy)eserlerinde ad geçer.
Aln n n ortas nda tek ve büyük bir gözü olan bir devdir. Tek ba na ya ad adaya ç kanOdysseus ve adamlar n esir alarak ma aras na
kapat r.Odysse s ve adamlar , kendilerini esir ederek tektek yeme e ba layan devi. arap ile sarho edip, ate te k zd rd klar kaz k i!e gözünü
da lay p kör ederler. Ac yla uyanan dev, uyuyakald , ya ad ve esirleri tutsak etti i ma aras n n önüne koydu u kayay , çevrede buldu u di er
kayalarla birlikte, sahilde bekleyengemilerine do ru kaçmakta olanOdysseus ve adamlar na f rlat r. Esirlerinin kim oldu unu bilmemekte
verastgele f rlatmaktad r. Deniz içerisinde tektek duran kayalar,Polyphemos'un o zamanrastgele f rlatt kayalara benzetilir.
Yazar Sicilya adas n n do usunda bulunanKatanya ehrinde ya amaktad r ve Sicilya Adas sahilleri bu türden kayalarla çevrilidir,( ç.n .)

Dün gece,Polyphemo'nun kayalar bize bakakald lar, o,so uktan titremelerime ald rmaks z n
bedenimin üzerinde kas lmalarla sars l rken, ben gözlerimi ay n deniz üzerinedü mü avk na
dikmi ken. Her ey sessizce oldu bitti, herzamanki gibi, ayn biçimde, ayn zamanda. Yüzünü
omuzlar m n arkas na do ru sark tm t , art k s cak olmayan nefesini boynumda
duyumsuyordum. Salyalar tenimin her birsantimetresini slatm t , tembel ve ü engeç bir
sümüklüböce in salg s n n izini b rakt gibi. Teni, bir yaz sabah öpmeye doyamad m o slak
ve parlak bedene ait de ilmi gibiydi; dudaklar çilek tad nda de ildi, hatta hiç tad yoktu.Bana
bir ödül olarak sundu unu sand o gizli hamlesiniyapt anda, daha çok domuz homurtusuna
benzeyen o h r lt s n da ç kartt . Üzerimden kalk p benim uzand m deniz has r n n yan nda
duran kendi has r na yüzükoyun uzan rken, omuzlar na binmi bir yükten kurtulurmu gibi
içiniçekti. Yan uzand m ve s rt n n k vr mlar n be eniyle seyrettim. Bir an içimde uyanan
dokunma iste iyle elimiuzattiy -sam da tepkisinden ürkerek geri çektim. Bir ona, bir denizdeki
kayalara bak yordum. Bak lar m hafifçe kayd r rkenortada as l duran ay gözüme ili ti. Keyifle
aya bakmay sür dürdüm. Sonra gözlerimi k sarak yuvarlakl n ve tan mlanamaz güzellikteki
rengini görme merkezime ald m.
Sanki birden daha önce anlamad m bir eyi imdi anlam m gibi, sanki daha önce
ula lamaz olan bir s rra ermi im gibi aniden dönüverdim ve "Seni sevmiyorum!" dedimusulca,

www.turkforum.net 12
Bbgen

kendi kendime söylüyormu um gibi. Bunu dü ünmeye zaman m olmam t bile.Bana do ru


döndü, gözlerini açt ve "Ne saçmal yorsunsen?" diye sordu.

Ba m çevirmeden, bir süre yüzüne bakt m ve öncekinden daha yüksek sesle, "Seni
sevmiyorum!" dedim.
Bir süre sessizce durduktan sonra yeniden bana s rt n döndü. Biraz öteden araba kap s n n
kapanma sesi ile gençbir çiftin gülü meleri duyuldu. Yüzünü, rahats z oldu unugösterir bir
ifadeyle onlara do ru döndü ve "Ne bok yiyorbunlar... Düzü mek için buray m buldular, beni
rahat b raksalarya !" dedi.
T rnaklar mdaki parlat c n n par lt lar n incelerken. "San r m onlar n da istedikleri yerde
birbirlerini becerme haklar var, de il mi?" dedim.
"Bak tatl m... Ba kalar n n ne yap p ne yapamayacaklar n sen söyleyemezsin. Kararlar hep
ben verdim ve veririm,hatta ve hatta senin hakk ndaki kararlar da hep ben verdim,bundan
böyle de yine ben vermeye devam edece im".
O konu urken s k ld m belli ederek yüzümü döndümve nemli has r ma uzand m.
Sinirlisinirli omuzlar mdansarsmaya ve s kt di lerinin aras ndan anla lmaz sesler ç
kartmaya ba lad . K p rdamad m, bedenimdeki hiçbir kashareket etmiyordu.
"Bana böyle davranamazs n!" diye avaz ç kt kadarhayk r yordu, "Sen beni böyle f rlat p
atamazs n! Ben konu tu um zaman beni dinlemek zorundas n ve sak n arkan dönmeye kalkma,
anlad n m ?"
O zaman h zla döndüm, bileklerinden s k ca kavrad m veellerimin aras nda güçsüzlüklerini
fark ettim. Ona ac d m ve kalbimin s k makta oldu unu hissettim.
"Benimle konu sayd n seni saatlerce dinleyebilirdim,ke ke dinlememe f rsat verseydin."
dedim usulca.
Bedeni gev edi. Gözlerini k st ve a a ya do ru çevirdi.
H çk rarak a lamaya ba lad . Utanc ndan yüzünü elleriyle kapatm t . Sonra yeniden has r n
üzerine bacaklar n k v rarak uzand . K vr k bacaklar yla daha çok masum ve korunmas z bir
çocu a benziyordu.
Yanaklar ndan öptüm, sessizce has r m katlad m, orayaburaya da lm e yalar m
toplayarak yeni gelen genç çiftedo ru döndüm. Birbirlerine sar lm lard . Kokla yorlard .Genç
k z erke in boynuna sar lm , kokusunu içine çekiyordu. Bir an için durdum ve onlar seyrettim.
Dalgalar n ç kartt h rt aras nda "seni seviyorum" diye f s lda t klar -n duydum.
Beni eve kadar getirdiler. Rahatlar n kaç rd m içinözür diledim, defalarca te ekkür ettim.
Tam aksine, bana yard m edebilmi olmaktan ötürü mutluluk duyduklar n söylediler.
Bu sat rlar yazarken suçluluk duyuyorum. Günlük. Islakkumlar n üzerinde onu a larken,
ac nacak haldeyken b rakt m, ona kat davrand m, bir alçak gibi uzakla t m. Kendisini kötü
hissetsin diye yaln z b rakt m. Bütün bunlar onuniçin yapt m, biraz da kendim için. Bugüne
kadar beni hep a latt ve beni sar p sarmalamak, teselli etmek yerine benimle dalga geçti. Yaln z
kalmak onun için dram olmayacak. Benim için olmayaca gibi.

33

30 Nisan 2OOI

Mutluyum, mutluyum, mutlu! Mutlu olmam için hiçbir ey olmamas na kar n mutluyum. Hiç
kimse beni telefonla aram yor, hiç kimse gelmiyor. Bununla birlikte tüm gözeneklerimden ne e

www.turkforum.net 13
Bbgen

f k r yor ve bugüne dek olmad m kadar çokmemnunum kendimden. Paranoyalar m n tümünü


kovdum,kayg yla telefon edecek diye beklemiyorum, bedenimi vebeni umursamaks z n üzerime
ç k p tepinmelerinin b rakt hüzün yok art k. Anneme, kim bilir nereden döndükten sonra,
nerede oldu umu sordu unda bir araba yalan söylemekten kurtuldum. Her zamanki can s k c
yan tlar m yok art k. Yok ehir merkezinde bira içiyorduk da, yok sinemadayd kda, yok
tiyatrodayd k da... E er oralara gitmi olsayd k neler olurdu diye hayal kurarak uykuya dalmalar
da yok. Eminim çok e lenirdim, yeni insanlar tan rd m; yaln zca ev,okul veDaniele ile olan cinsel
ya am m aras nda s k p kalm bir ya am m olmazd . imdi öyle bir ya am istiyorum.Böyle bir
ya am kurmak ne kadar zaman al r, nelere malolur umurumda de il. imdiMelissa ile
ilgilenecek birilerini istiyorum. Belki yaln zl k beni tüketiyor ama beni ürkütmüyor. Ben,
kendimin en iyi arkada y m; asla kendi kendi mi aldatmam, asla b rak p gitmem. Belki kendime
kötülük ediyorum, belki evet yap yorum bunu. Bunu kötülük yapmaktan ho land m için
yapm yorum, kendimi bir biçimdecezaland rmak istedi imden yap yorum. yi de, benim
gibibirisi, kendini hem sevip hem de nas l cezaland rabilir, ayn anda? Bunun bir çeli ki oldu unu
biliyorum, Günlük. Bugüne kadar a k ve nefret, hiç bu kadar iç içe, hiç bu kadar kar kar ya,
hiç bu kadar benim içimde olmam lard .

7 Temmuz 2 O Ol0 0 : 3 8

Bugün onu yeniden gördüm. Bir kez daha, umar m son kezduygular m kötüye kulland . Her
zamanki gibi ba lad veayn biçimde bitti. Ben sala n tekiyim. Günlük. Bir kez daha bana
yakla mas na izin vermemeliydim.

5 A ustos 2OOI

Sonsuza kadar bitti. Alçak gönüllülük yapmayaca m amabenim bitmedi imi söyleyebilirim
memnuniyetle, tam tersine ya amaya yeni ba l yorum.

II Eylül 2OOI
15=25

BelkiDaniele de u anda televizyonda benim seyretti improgram seyrediyor ve benim


gördüklerimi görüyordur.

28 Eylül 2OOI

Okul daha yeni aç lm t ama her zamanki gibi direni , toplant ve gösteri rüzgârlar esmeye
ba lam t . Eylemcilerleonlara kar ç kan yönetim aras nda giri ilecek
kavgalarda,tart mac lar n k zg n yüzlerini kafamda canland rabiliyorum.
35

Az sonra, küreselle me konulu bu y l n ilk toplant s ba layacak. u anda dersimiz bo .


Arkamdaki k zlar bu sa bahki konu mac lardan biri hakk nda konu uyorlar. Melekyüzlü ve sivri

www.turkforum.net 14
Bbgen

zekâl , yak kl bir çocuk oldu undan sözediyorlar. çlerinden biri sivri zekâdan çok melek
yüzününonu ilgilendirdi ini söyleyince di erleri k k rdad lar. Ar-kamdakiler, birkaç ay önce,
hakk mda, "sevgilisi bile olmayan birine verdi" diye dedikodu yaparak beni rezil eden tipler.
çlerinden birine s rr m açm veDaniele ile aramda geçenleri anlatm t m. O da bana sar lm ve
büyük bir ikiyüz lülükle "Çok üzüldüm," demi ti.
"Niye böyle birisine ebeletmiyorsun kendini?" dedi deminki di erine.
" tiraz etse bile onun zorla rz na geçerim," diye yan tlad di eri gülerek.
"YasenMelissa ?" diye bana sordu, "Sen ne yapard n?"
Arkama, onlara do ru döndüm, onu tan mad m ve hiçbir ey yapmak istemeyece imi
söyledim. imdi gülü üyorlar. Gülme seslerine, bo saatin bitti ini haber veren zilinmetalik sesi
kar yor.

Toplant için sahneye kurulmu olan platforma oturum ba kan olarak ç kt mda, dü ürülmek
istenen gümrük vergileriya da yak lanMcDonalds'lar hakk nda herhangi bir haz rl m yoktu.
Ben ve iki yan mda kar t görü lerdeki konu mac lar, uzun toplant masas n n tam ortas nda
oturuyorduk.Melek yüzlü çocuk hemen yan ba mda oturuyordu ve yak ks z bir biçimde
tükenmez kalemini kemiriyordu. Sa görü lü konu mac , k zg n sol görü lünün söylediklerine
kendinden emin bir tav rla kar ç karken gözlerim tükenmez kalemin mavi mürekkebini
di lerine bula t rm olanmelek yüzlüye kay yordu.

"Söz almak istiyorum, ismimi katk da bulunacaklardanbiri olarak duyurur musun?" dedi,
önündeki not kâ tlar ndan kafas n kald rmadan.
"Ad n nedir?" dedim alçak sesle."Roberto," dedi bu kez gözlerime bakarak, o ana
kadarbilmedi ime a rm bir ifadeyle.
Konu mak için aya a kalkt . çeri i güçlü ve sürükleyicibir konu mas vard . Elinde mikrofon
ve tükenmez kalemiile rahat tav rlar n izliyordum. Dinleyiciler, do ru noktalara de inmesini
bilen, dü ündü ünü tersine bir anlat mla,alayc ve haz rcevap üsluplu konu mas na dikkat
kesilmi lerdi. Hukuk bölümünde okuyan bir ö rencinin, belirli birkonu ma becerisinin olmas
do al diye dü ünüyordum kizamanzaman dönerek bana bakt n fark ettim. Bunun üzerine ben
de eytanca bir dürtüyle ama do al bir tav rla, gömle imin yakas n hafifçe, gö üs aral na kadar
görünecekbiçimde açt m. Belki de yapt m n fark na vararak biraz tedirgin ve merakl görünerek
daha s k dönmeye, beni kesmeye ba lad , en az ndan bana öyle geldi. Konu mas bitti inde
yerine oturdu ve alk lar umursamazcas na tükenmez kalemini yine a z na sokarak kemirmeye
ba lad . Sonra banado ru dönerek, "Ad n hat rlam yorum," dedi, ben konu malar tutanaklar
geçirirken.
Biraz oyun oynamak istedim onunla ve "Henüzsöylememistim," dedim.
37
"Aa! Evet do ru," dedi ba yla hafifçe onaylayarak.
Notlar n n üzerine eklemeler yapmaya ba lad n gördüm. Ad m söylememi bekledi ini
dü ünerek mutlumutlugülümsedim.
Do al ve saf gülümsememle, "Melissa," dedim.
"Hrara... Yunanca'da 'ar ' demek. Bal sever misin?"
"Fazla tatl ," dedim. "Daha kuvvetli lezzetleri tercih ederim," diye yan tlad m.

www.turkforum.net 15
Bbgen

Ba n sallad , gülümsedi. kimiz de yapmakta oldu umuz not alma i ine döndük. Biraz sonra
o sigara içmek için yerinden kalkt . Ba ka bir yak kl yla güldü ünü ve el kolhareketleri
yaparak konu tu unu görüyordum. Arada sigaras n a z ndan uzakla t r p bana bak yor ve
gülümsüyordu.Uzaktan daha uzun boylu ve daha ince görünüyordu. Saçla r yumu ac k ve
kokuluymu gibi duruyordu, bronz renkliperçemleri tatl tatl yüzüne dü mü tü. Elektrik
dire ine,tüm yükünü kalça kemi ine verircesine yaslanm t . Eli pantolonunun cebindeydi ve
sanki cebinden kalça kemi ini çekip ç kartacakm gibi duruyordu. Ye il kareli gömle i pan-
tolonundan d ar ya ç km t . Yuvarlak gözlükleri entelektüel görüntüsünü tamaml yordu.
Arkada n okul ç k lar nda bildiri da t rken s ks k görmü tüm. A z nda hep yar sönük purosu
olur.
Oturum bitti inde, temize çekip tutanak olarak teslim etmek zorunda oldu um, masan n her
yan na da lm notlar m toplarkenRoberto geldi, elimi s kt ve güzel bir gülümsemeyle,
"Ho ça kal yolda !" dedi.
Gülmeye ba lad m ve yolda olarak ça r lmam n ho u-
magitti ini, bunu e lenceli buldu umu itiraf etmek zorundakald m.
"Hadihadi ! Orada ne çene çal yorsun? Oturumun bitti ini görmüyor musun?" dedi müdür
yard mc s ellerini birbirine vurarak.
Bugün mutluyum. Yeni ve ho birisiyle tan t m ve san r m bu burada kalmayacak. Biliyor
musun Günlük, bir eye ula mak istersem o eye ula ncaya kadar çok inatç y md r.Telefonunu
ele geçirmenin d nda istedi im ey, bildi in gibi, onun dü üncelerinde kendime yer açmak.
Ama bütünbunlardan önce ne yapmak gerekiyor biliyor musun...
10 Ekim 2OOI17 = 15

Bugün hava nemli ve hüzünlü, gökyüzü gri renkte, güne isebulutlar n ard nda donuk ve
yusyuvarlak bir leke gibi duruyor. Sabah yava yava ya mur ya maya ba lam t . imdiise
çakan im eklerin elektrikleri kesmesine ramak kald .Havan n nas l oldu u hiç umurumda
de il, çünkü çok mutluyum.
Okul ç k nda, ya mura ald rmaks z n zorla kitap satmaya çal anya da bildiri da tmaya
çal an her zamanki akbabalar vard . Ye il ya murlu u ve a z nda purosu ileRober -
to'nunarkada da vard , yüzünde basmakal p gülümsemesiile k rm z kâ da bas lm bildiriler
da t yordu. Bana dabir tane vermek için yakla t nda ne yapaca m , nas l davranaca m
bilmedi imden afallayarak bakt m. Ürkek birte - ekkürleoradan yava ad mlarla
uzakla yordum ki, her zaman böyle bir f rsat n kolaykolay elimegeçemeyece ini dü ündüm.
Telefon numaram , bana verdi i kâ d n arkas nayaz p geri döndüm ve kâ d ona iade ettim.

39
"Ne yap yorsun? Ba kalar n n yapt gibi f rlat p atmak-tansa bana geri mi veriyorsun?"
dedi gülerek.
"Yooohay r,Roberto'ya vermeni istiyorum," dedim.
a k n a k n , "Roberto'dabu kâ tlardan yüzlerce var,"dedi.
Dudaklar m hafifçe s rarak, "Robertodaha çok arkas nda yaz l olanla ilgilenecektir,"
dedim.
Daha da a rarak, "Aa imdi anlad m," dedi. "Biraz sonra onu görece im ve emin ol
unutmam, veririm".
"Çok te ekkür ederim," dedim. Yana ndan usulca öpmek isterdim.

www.turkforum.net 16
Bbgen

Birkaç ad m atm t m ki ça r ld m duyarak döndüm.Ko arak bana do ru geliyordu.


"Bu arada benim ad mPino . Tan t m za memnun oldum. SenMelissa's n de il mi?" dedi
nefes nefese.
"Evet ad mMelissa ... Görüyorum ki kâ d n arkas n okumak için fazla beklememi sin".
"Eeeene yapal m..." dedi gülerek, "Merak zeki insanlaraözgüdür. Sen merakl m s nd r?"
Gözlerimi kapatarak, "Aaah! Hem de nas l!" dedim.
"Gördün mü bak. O zaman sen de zeki bir k zs n".
Egomun açl n gidermi , keyiften doymu bir halde selam verip ayr ld m. Okulun kar s ndaki
meydana, her zamanki toplanma yerimize do ru yürüdüm. Kötü hava nedeniyle meydan
neredeyse bo tu. Motosikletimi almadan öncebiraz oyaland m, çünkü bu saatte yollarda,scooter
kullan yor olsan bile, yo un trafik olur. Birkaç dakika sonra cep telefonum çald .
"Alo?"
"Eee... Selam, benRoberto ".
"Vaaay! Selam".
"Beni a rtt n biliyor musun?"
"Gözüm karad r. Beni atamayabilirdin de. Yüzüme kap çarp lmas riskini göze ald m".
"Çok iyi yapm s n. Okula bir u rad mda telefon numaran istemeyi ben de dü ünüyordum.
Çekindim biliyormusun... K z arkada m sizin okulda okuyor da..."
"Yaaa, demek bo ta de ilsin".
"Evet ama... Pek de umurumda de il ".
"Ben de pek umursamam".
"Eeesöyle bakal m, beni aramaya nas l karar verdin?"
"Yasen, sen beni niye arad n?"
"Önce ben sordum".
"Çünkü seni daha iyi tan mak istedim, çünkü seninle biraz zaman geçirelim istedim".
Sessizlik.
" imdi s ra sende".
"Aynen. Önceden söyledi im gibi gerçi, bir ba lant mvar ama".
"Ben bu türden ba lant lara pek inanmam zaten. nsanlar n birbirlerine güvenleri sars ld nda
ayn ekilde devametmiyor".
"Yar n sabah bulu al m m , ne dersin?
"Olmaz, okul var. Cuma sabah na ne dersin, o gün okulda direni var. Nerede?"
"Saat 10:30'da üniversite yemekhanesinin önünde". "Tamam, orada olaca m"."Tamam o
zaman, cumaya görü mek üzere"."Cumaya... Öptüm'*.

14 Ekim 2OOI17:30

Her zamanki gibi yine kararla t r lan bulu ma saatinden çok önce gelmi tim. Hava dört gündür
ayn , inan lmaz bir tekdüzelikte.
Yemekhaneden çevreye sar msak kokulan yay l yordu.Benim bekledi im yerden kad n
a ç lar n tencere tava gürültüleri ve bir çal ma arkada lar n n arkas ndan
söyledikleriduyuluyordu. Önümden bana göz k rparak birkaç erkek ö renci geçti,
bengörmemezlikten geldim. Kendi dü üncele rimden çok a ç kad nlar n söyledikleriyle
ilgileniyordum.Sakindim, kesinlikle sinirli de ildim, kendimi d dünyan n dalgalanmas na
koyuvermi tim ve kendi kendimle ilgilenmiyordum.
San arabas yla geldi. Koskoca bir atk yla, yaln zca gözlüklerini d ar da b rakacak biçimde
www.turkforum.net 17
Bbgen

abart yla sar p sarmalanm t .


"Tan nmamak için... Ne yapal m, biliyorsunya k z arkada m... Yan yollardan gidece iz, yol
biraz uzayacak amahiç de ilse risk almay z," dedi arabaya bindi imde.
Araban n penceresini k rmak istercesine sert ya an ya murun ç kartt gürültüyü
dinliyordum. Gitmekte oldu umuz yer, ehrin d nda,Etna eteklerindeki yazl k evleriydi.
A açlar n kuru ve kahverengi dallar bulutlu gökyüzünüufak yaralar açarcas na
parçalaraay rm t . Ku sürüleri, daha s cak bölgelere ula ma tela yla yo un ya murun
alt ndagüçlükle uçmaya çabal yorlard . Ben de daha s cak bir yeriçin havalan p uçmak isterdim.
çimde hiç tela yoktu. Sanki evden yeni bir i e ba lamak için ç km gibiydim. Herhangi bir
heyecan bile duymadan... Yorucu, ancak yapmak zorunda oldu um bir i e gider gibiydim.
"Torpido gözünü açsana, CD olmal ".
Bir tomar CD ald m ve içlerindenCarlosSantana'n nki -niseçtim.
Lisemden, üniversitesinden söz ettikten sonra s ra bizegeldi.
"Beni yanl anlaman istemem," dedim.
"Dalga m geçiyorsun ? Kendi kendimi yanl anlamakanlam na gelir bu. Sonuçta ikimiz de
ayn eyi ayn ekildeyap yoruz. Asl nda belki de benim için daha onursuz bir durum bu, bir k z
arkada m oldu una göre. Nas l desem, o..."
"Vermek istemiyor," diye araya girdim gülümseyerek.
"Do ru anlam s n!" dedi benimkine benzer bir gülümsemeyle.
Bozuk, dar bir sokaktan içeriye girdi ve biraz gittiktensonra büyük ye il bir giri kap s n n
önünde durdu. Arabadan indi, kap y açt , yeniden arabaya binerken s r ls klamolmu kaza n n
üzerindekiCheGuevara bask s n gördüm.
"Hassiktir!" diye ba rd . "Daha sonbaharday z ama imdiden hava çok i renç!". Sonra bana
dönerek sordu: "Heyecanl gibi misin?".
Çenemi kald r p dudaklar m s kt m, ba mla destekleyerek, "Yo hay r, hiç de de il," dedim.
Evin kap s na kadar, ba m çantamla koruyup ko mayaba lad m. Sa anak ya murun alt nda
ko arken bir yandanda aptallar gibi gülüyorduk.
Evin içi kapkaranl k ve buz gibiydi. Zifiri karanl kta güçlükle ilerleyebiliyordum. O,
al kanl kla tüm kö eleri, dönemeçleri bildi inden rahatça yürüyordu. Görece ayd nl k say lan bir
yerde durdum. Hemen yak ndaki divan n üzerine çantam koydum.
Robertoarkamdan yakla arak beni kendisine do ru döndürdü ve dilini de bolca kullanarak
öptü. Bu öpü Dani -ele'inkinepek benzemiyordu ve do rusunu söylemek gerekirse biraz midemi
buland rm t . Yanl anlamas na yol açmayacak biçimde, nazikçe iteleyerek kendimden
uzakla t r-d mve avucumun içiyle dudaklar m sildim. Dudaklar m kurulad m elimden tutarak
ayn zifiri karanl kta ve ayn dondurucu so ukluktaki yatak odas na do ru götürdü.
Boynumu öperken, "Biraz açamaz m s n?" diye sordum.
"Açmam, böylesi daha çok ho uma gidiyor".
Beni iki ki ilik geni yata a oturttu, önümde diz çöktü veayakkab lar m ç kartt . Heyecanl
de ildim ama so ukkanl da de ildim. Bir an, sanki yapt klar m z , yaln zca o yapmaktan
ho land için yap yormu uz gibi geldi bana.
Beni vitrinde duran bir mankeni soyuyormu gibi soydu.Vitrindeki insan tasla n yeniden
giydirmeyece indenemin, çabucak ve umursamazca soyan bir tezgahtar gibiydi.
Çoraplar m gördü ünde a rarak, "Vay be, jartiyerli çorap giyiyorsun ha?" dedi.
"Evet, her zaman böyle giyerim," diye yan tlad m.
"Seni koca domuz seni!" diye hayk rd .5

www.turkforum.net 18
Bbgen

Yersiz yorumu kar s nda utand m utanmas na ama,utanmaktan daha da çok, o e itimli ve
efendi çocu un, böylesine kaba saba ve a a l k bir adama dönü mesine a pkalm t m. Gözleri
alev alevdi ve oldukça i tahl bak yordu. Elleri hoyratça gömle imin vekülodumun içerisinde
dola yordu.
" stersen ç kartay m," dedim isteklerini yerine getirmedeyard mc olmak için.
"B rak, b rak, seni daha da domuzla t r yor".
Yüzüm bir kez daha k zard . Ancak bu arada, oca m n yava yava ate lenmekte oldu unun
ve nesnel gerçekli inbenden yava yava uzakla makta oldu unun fark na vard m. "Tutku"
duruma egemen olmaya ba lam , üstünlükkurmak üzereydi.
Yataktan a a ya indim. Ayaklar m n alt ndaki taban n kayganl n n ve inan lmaz
so uklu unun fark na vard m.Beni al p götürmesini, ne istiyorsa onu yapmas n bekliyordum.
"Em beni orospu!" diye f s ldad .
Utanc m göz ard ettim, f rlat p att m ve bana söyleneni yapt m. Erkeklik organ n n
sertle ti ini ve büyüdü ünü hissettim, koltuk altlar mdan tutup yata a do ru kald rd .
Beni korunmas z bir bebek gibi üstüne ç kartt ve aletinihenüz tam aç lmam ve yeterince
slanmam cinsel organ ma do ru yönlendirdi.

talyanca'dafiziki anlamda çok kirliya da ahlâki anlamda k nanacak kadar pis i ler yapan-etoplum taraf ndan mahkûm edilip d lananlar için
kullan lan bir deyim.
"Sana ac çektirmek istiyorum. Hadi, ba rmaya ba la, can n yakt m hissettir bana".
Nitekim can m ac yordu, cinsel organ m n içi duvarlar n n yand n hissediyordum ve aç lma
istem d olarak daolsa ba lam t .
Zifiri karanl k oda ba m n etraf nda dönerken ac ylahayk r yordum. Utançtan eser
kalmam t , onun yerini, benim olmas için duydu um iddetli arzu alm t .
"Hayk r yorsam..." diye dü ündüm "kendisi böyle istedi ine göre halinden ho nut olmal .
Benden istedi i her eyi yapaca m".
Avaz avaza ba r yordum, ac çekiyordum ve en ufak birzevk bile alm yordum. Oysa o
patlam t , ses tonu de i mi ti ve edepsiz, kaba sözlerle konu uyordu.
Bu sözler bana yönelikti. Öylesine yo un bir iddetle konu uyordu ki ve söyledikleri öyle
yaralay c yd ki, içime girerken duydu um ac n n çok ötesinde can m yan yordu.
Sonra her ey eski haline döndü. Komodinin üzerindengözlüklerini ald , bir mendil ile
prezervatifi f rlat p att , sessiz sakin giyindi, ba m ok ad ve geri dönerken arabada,biraz önce
hiçbir ey olmam gibi Bin Ladin veBush'tansöz ettik.

25 Ekim 2OOI

Robertos ks k telefon ediyor. Sesimi duydu unda içinincanland n ve sevi me iste i


uyand n söylüyor. Son bölümünü alçak sesle, kimseye bir ey duyurmamaya çal arakve
söyledi inden utanarak söylüyor. Benim için de ayn
duygular n geçerli oldu unu ve kendime dokunurken onudü ündü ümü söylüyorum. Do ru
de il, Günlük. Kendinle gurur duymas için böyle söylüyorum. Nitekim her seferinde, kendini
be enerek, kendiyle dopdolu "Çok iyi bir â k oldu umu biliyorum. Kad nlar benden çok
ho lan yorlar,"diyor.
Ukalâ, kendini be enmi , kendinden memnun bir melek.Dayan lmaz! Hayali gün boyu
pe imi b rakm yor. Onu tutkulu â ktan çok kibar, efendi çocuk haliyle hayal ediyorum.De i ik
anlarda de i ik ki ili e dönü ebilen, kendini belirlibir dengede tutmay bilen biri oldu unu

www.turkforum.net 19
Bbgen

dü ünüyorum ve birki ilikten di erine dönü ümü beni ne elendiriyor. Benimtam tersim. Ben her
zaman ayn , her zaman ben, her zamanbizzat kendim gibiyim. Tutkum herhangi bir yerde
olabiliyor, eytanl m n olabildi i gibi.

I Aral k 2OOI

ki gün sonra do um günüm oldu unu söyledi imde sevinçle hayk rd : "Güzel, s ra d bir
biçimde kutlamal y z o halde!"
Güldüm ve "Roby, dün yeterince güzel bir kutlama yapt k. Memnun kalmad n m yoksa?"
dedim.
"Aaaolmaz... Do um günün özel olacak dedim. SenPi -no'yutan yorsun de il mi?"
"Tabii ki tan yorum," diye yan tlad m.
"Be eniyor musun?"
Yan t n beni ondan uzakla t rabilece inden kayg lanarak"ir an duraksad m ama, sonra
do ruyu söylemeye karar verdim: "Evet, oldukça".
"Çok iyi. O halde seni yar n de il öbür gün almaya gelirim".
"Olur," deyip telefonun ahizesini, bu imal konu mas n nsonucunu merak ederek yerine
koydum. Ona güveniyorum.

3 Aral k 2 O Ol4 : 3 0
On alt nc do um günüm. Burada kalmak istiyorum, dahaileriye gitmeden... On alt ya nda
insan hem kendi eylemlerinin sorumlulu unu üstleniyor, hem de rastlant lar n ve ön-
görülemeyenlerin kurban oluyor.
Giri kap s ndan ç kt mdaRoberto'nun sar arabas ndayaln z olmad n gördüm. Karanl a
kar m puronun koyu siluetini görünce durumu anlad m."Hiç de ilse do um gününde evde
kalabilirdin,"demi tiannem, evden tam ç kmak üzereyken. Kulak asmam , dairekap s n
yava ça kapat rken, sözlerini yan tlamam t m bile.Kendini Be enmi Melek Surat gülerek
banabak yorduvebenPino'nun arkada oturdu unu fark etmemi im gibiarabaya bindim.

"Eee?" demi tiRoberto ba yla araban n arka koltu unui aret ederken, "Hiçbir ey
söylemeyecek misin?"
Ba m çevirdim ve arkada yay lm oturanPino'yu gördüm. Gözleri k pk rm z yd ve
gözbebekleri geni lemi ti.Gülümsedim ve ""Ne o çektin mi?" diye sordum.
Ba yla evet diye yan tlad veRoberto , "Üstüne üslükkoca bir i e de ya am suyu içti,"
dedi6

"Anla l yor," dedim, "Kafay bulmu ".


ehrin klan araban n camlar na yans yordu, dükkânlarbu saatte bile aç kt ve dükkân
sahipleri sab rla Noel'i bekliyorlard . Kald r mlarda bir iki çift ve birkaç aile,geçmekteolan bu
araban n içerisinde, benim ve kim bilir beni nereye sürüklemekte olan iki erke in bulundu un
fark nda olmaks z n dola yorlard .
EtneaCaddesi'nigeçtikten sonra beyaz klarla ayd nlat lm Duomo'yu ve onu çevreleyen
görkemli hurma ve palmiye a açlar n gördüm. Bu caddenin alt ndan, lav ta lar yla adeta
örtülmü bir nehir akar. Sessiz ve sakin akar ve fark edilemeyecek kadar ufakt r. Aynen, bilgece
ördü üm z rh m n alt ndaki sessiz ve uysal dü üncelerim gibi... Ak yorlar.Yüre imi parçaparça

www.turkforum.net 20
Bbgen

ediyorlar.
Sabahlar buralarda bal k pazar kurulur. Bal kç lar n ellerindeki deniz kokusu çarpar
burnunuza. Bal kç lar n t rnaklar , bal k temizlemekten simsiyaht r ve o siyah t rnakl elleriyle
kovalardan sular al r, hâlâ canl ve oyna an bal klar n so uk ve parlak pullu derilerinin
üzerlerine serperler. te biz tam o tarafa do ru yönelmi tik, gece atmosferi oldukça farkl olsa
da. Arabadan iner inmez deniz kokusunun, ha ha ve esrarl sigara duman kokusuna dönü mü
oldu unu fark ettim.Piercing'li gençler, tenleri güne ten yanm ya l bal kç lar n yerini
alm lard . Ya am her zamanki gibiv e bamba ka bir ekilde devam ediyordu.
"' '1aJat' hayat suyu anlam na gelen ve dam t larak elde edilen alkollü bir içki-
danönce IOO f rça darbesi
Arabadan indi imde yan mdan, çok kötü kokan ya l birkad n geçti. K rm z bir elbise giymi ti
ve kuca nda da yine k rm z , c l z ve tek gözü kör bir kedi vard . A t yak yordu:7

-49

Passiannu'paviaEtnea
Chisfarzudiluci
Chifudda'cac'e
Virutantipicciotti'chejeans
Simettunu'nmostra
Davant'ecafe
Com'ebellaCataniadisira
Sutta iraggisplinnenti diluna
Amuntagnaca erussa difocu
AlPinnamuratil'arduriciruna

Hayalet gibi yürüyordu, yava yava . Gözleri y ld zlargibi parl yordu. Arabadan inmelerini
beklerken merakl gözlerle ya l kad n izliyordum. Paltosunun kolunu bana do rusavurdu unda
garip bir ürperti duydum, k sa bir an için göz göze geldik. Öylesine yo un bir and ki ve öylesine
derin veetkileyiciydi ki korktum, hem de gerçekten, ç lg nca korktum. Tersters ama canl
bak yordu. Hiç de aptal durmuyordu ve " çeride ölümle kar la acaks n. Yüre ini
yitirdiktensonra bir daha geri alamayacaks n yavrum. Ölürsün ve birileri gelip mezar n n üstüne
toprak atar. Tek bir çiçek bile koyulmaz," diyordu.
7.Nenia , eski dönemlerde cenaze alaylar nda söylenen ve tekdüze biçimde yinelenen bir çe it a tt r. Metindeki nakarat, günümüz gerçe ine
uyarlanm t r. Sicilya lehçesi ile söylenmektedir.
ViaEtnea'dadolan rlar/ klar ayd nlatmaya çal yorlar/aman bu ne ayaz/ Bir sürü ufakl k/ kotlar n giymi ler/ gösteri içinkafelerin önündeler/
GeceKatanyane ho tur/ ay n parlak lt s alt nda/ Ate k rm z s da larda/ â klar bu alev birle tirir, (ç.n.)

Tüylerim dikendiken oldu, o cad beni büyülemi ti. Amakulak asmad m, bana do ru
gelmekte olan o iki yak kl vetehlikeli delikanl ya gülümsedim.
Pinozar zor ayakta durabiliyordu. Yol boyunca a z n hiç açmam t ,Roberto ile ben de her
zaman oldu u gibi pekkonu mam i tik.
Robertopantolonun cebinden bir tomar anahtar ç kartt ve içlerinden bir tanesini kilide soktu.
Giri kap s g c rdad ,açmak için biraz itti ve sonunda arkam zdan gürültüyle kapand .
Ben hiç konu muyordum, soracak bir eyim yoktu, ne yapmaya giri ti imizi gayet iyi
biliyordum. Y llar n y pratt merdivenlerden ç kmaya ba lad k. Apartman n duvarlar öylesine
harap duruyorlard ki birden y k labileceklerini,bizim de alt nda kal p ölebilece imiz akl ma

www.turkforum.net 21
Bbgen

geldi ve ürk-tüm. Çatlaklar vard , hem de bir sürü. Beyaz k veren lambalar, mavi badanal
duvarlarda sanki effafm lar gibi biretki b rak yordu. çeriden müzik sesinin geldi i
kap n nönünde durduk.
" çeride birileri mi var?" diye sordum."Yoohay r. Ç kmadan önce radyoyu aç k b rakm z,'"diye
yan tlad Roberto .
Pinodo ruca tuvalete gitti, kap y aç k b rakt . edi inigörüyordum. Organ n elinde
tutuyordu, yumu ak ve buru uktu.Roberto öteki odaya müzi in sesini k smaya gitti.Ben orada,
koridorun ortas nda kalm t m. Çakt rmadan,merakl gözlerle etraf inceliyordum.
Kendini Be enmi Melek Surat gülerek geri geldi, dudaklar mdan öptü ve odalardan birini
göstererek: "Arzu hücresinde bekle bizi. Az sonra yan na gelece iz," dedi.
M eli!

"Vayvayvay !" diyerek güldüm. "Arzu hücresi... Düzü- ülenbir oda için ne garip bir
tan mlama!".
Odaya girdim, oldukça küçüktü. Duvarda yüzlerce ç plakmanken foto raf ,porno
dergilerden sayfalar, pornografikiçerikli Japon usulü karikatürler vekamasutra pozisyonlar n
gösteren bir poster yap t r lm t . Tavana ise, elbette, üzerindeChe bask s n n oldu u k z l
bayrak as lm t .
"Nereye dü tüm ben böyle?" diye dü ündüm. "Adeta birseks müzesi... Kimin evi buras
acaba?"
Robertoelinde siyah bir mendille geri geldi. Arkam döndürdü ve mendil ile gözlerimi
kapatt , sonra yenidenkendine do ru döndürdü ve gülerek, " anstanr ças nabenzedin," dedi.
Elektrik dü mesinin kapanma sesini duydum, ondan sonra hiçbir eyi göremez oldum.
Kula ma ayak sesleri ve f s lda malar geldi. Sonra iki elpantalonumuindirdi, bo azl
kaza m ve sutyenimi ç kartt . G-string'im , jartiyerli çoraplar m ve sivri topuklu çizmelerimle
kalm t m. Gözüm ba l ve ç plak halimi gözümde canland rmaya çal t m. Yüzümde yaln zca
k rm z ruj sürülmü dudaklar m görüyordum, o dudaklar ki biraz sonra,onlara ait bir eylerin
tad na bakacaklard .
Birden eller ço ald , dört tane oldular. Ay rt etmek çok kolayd çünkü iki tanesi gö üslerimi
m nc kl yordu, iki tanesi de alt taraftakülodumun aras ndan cinsel organ ma sür-tünüyor ve
kalçam ok uyordu.Pino'nun alkol kokan nefesinin kokusunu alam yordum, belki de banyoda
di lerini f r-çalam t . Kendimi, onlar n elinde kaderime terk edilmi du -
yumsarken, uyar lmaya ba l yordum ki, arkamdan buz gibi bir eyin bana dokundu unu
hissettim. Bu bir bardakt . Eller bana dokunmaya devam ediyordu ama, bardak da, daha da güçlü
bir biçimde tenime bast r yordu. Korku ile "Bu da ne böyle?" diye sordum.
Odan n dip taraf ndan gülme sesi geldi, sonra tan mad m bir ses: "Güzelim! Barmenin
geldi. Kayg lanma, yaln zca içecek bir eyler getirdim sana," dedi.
Barda a z ma yakla t rd ve yava ça bana sunulan viskiyi yudumlad m. Dudaklar m
yalad m ve bir ba ka a ztutkuyla beni öptü. Eller beni ok amaya, barmen içkiyi içirmeye devam
ediyordu. Dördüncü erkek de beni öpüyordu.
"Ne güzelk çm var senin böyle..." diyordu tan mad mses. "Yumu ac k, pürüzsüz, diri. Bir s r k
alabilir miyim?"Komi ime giden bu istek kar s nda güldüm ve "Yap gitsin. Sorma. Ama tek bir
ey bilmek istiyorum. Kaç ki isiniz?"
"Sakin ol a k m," dedi arkamdaki ses. Arkamdan bir dilin omurga kemiklerimi yalad n
hissettim. imdi, kendimle ilgili gözümde canlanan görüntü, daha da ba tan ç kar c olmaya
ba lam t . Gözleri kapal , yar ç plak.. Beni yalayan, ok ayan, bedenimi tüketen be adam. Ben

www.turkforum.net 22
Bbgen

onlar n ilgi oda yd m ve onlar arzu hücresinde yap lmas na izin verilen her eyi bana
yap yorlard . Tek bir konu ma yoktu, yaln zca iniltiler ve dokunu lar vard .
Bir parma n yava ça "Gizem"imden içeriye do ru kayd n hissetti im an, bütün bedenime
ate bast ve o an, mant n beni yava yava terk etti ini anlad m. Ellerinintutsa olmu tum ve
hâlâ kim olduklar n ve nas l birileriol' duklar n merak etmeye devam ediyordum.
"Güzel," dedi sonundaRoberto , " imdi s ra tamamlay c bölüme geldi".
"Ne?" diye sordum.
"Kayg lanma. Gözündeki mendili ç kartabilirsin. imdis rada ba ka bir oyun var".
Mendili ç karmakta k sa bir süre için duraksad m amasonra yava ça ç kartt m. Odada
yaln zcaRoberto ve benvard k.
"Nereye gittiler?" diye sordum a k nl kla."Di er odada bizi bekliyorlar". "Odan n ad
ne?"
"H mm... Tüttürme salonu. Çubuk tüttürece iz". Var gücümle oradan uzakla mak ve onlar
orada, öyleceb rakmak istiyordum. Verdi imiz ara beni olaydan so utmu tu ve gerçeklik olanca
ac mas zl ile ortaya ç km t .Ama yapamazd m. Art k bu i e ba lam t m ve her eye kar n
bitirmeliydim. Bunu, onlar için yapmal yd m.
Bulundu um odadan, yere konulmu üç tane mumla yar ayd nlanm kar odada olan biten,
a a yukar , ana hatlar ile görülebiliyordu. Gördü üm kadar yla, odada bulunançocuklar n
görüntüleri pek fena say lmazd ve bu az da olsa içimi ferahlatt .
Odada yuvarlak bir masa vard ve çevresine sandalyelerdizilmi ti. Kendini Be enmi Melek
Surat, sandalyelerden
birine oturmu tu.
"Sigara içiyor musun?" diye sorduPino .
"Hay r, te ekkür ederim, ben hiç içmem".
"Aaabak bu olmad ... Bu geceden sonra sen de içeceksin," dedi barmen. Uzun boylu ve
biçimli bir vücudu vard , esmer tenliydi ve uzun, dalgal saçlar omuzlar na kadar iniyordu.
"Üzgünüm ama seni hayal k r kl na u rataca m. Hay rdedi im zaman hay r demektir. Hiç
içmedim, imdi de içmeyece im ve gelecekte içip içmeyece imi de bilmiyorum.Denemeyi
gereksiz buluyorum ve bu nedenle içme i ini sizlere b rak yorum".
"Güzel bir manzara seyretmemize de engel olmazs numar m," dediRoberto elini masan n
üstüne vurarak, "Geçotur".
Bacaklar m aralayarak masan n üstüne oturdum, çizmemin topuklar n masan n tahtas na
dayad m ve cinsel organ m herkesin görebilece i biçimde açt m.Roberto sandalyesini
yakla t rd , yanmakta olan mumu, ayd nlatmas içinönüme do ru yakla t rd . Gözlerini bir
sarmakta oldu u sigaran n kokulu otuna, bir "Gizem"ime do ru çevirerek sigara kâ d n
k v r yordu. Gözleri parl yordu.
"Kendine dokun!" diye emretti. Parmaklar mdan birini, yava ça, dudaklar n aras ndan içime
do ru sokmaya ba lad m. Ot içme i leminden, cinsel organ m n görüntüsüne yo unla mak üzere
vazgeçti.
Arkamdan birisi, omuzlar m öpmek için yakla t , benikollar n n aras na ald ve kendi
bedenine do ru çekerek içime girmeye çal t . Kendimi koruyam yordum. Soysuz,a a hkve
donuk bak lar. Bo bo bak yor. Görmek bile istemedim.

55
"Yoo,yoo ... Önceden konu mu tuk... Bu gece kimse içine girmeyecek," dediPino .
Barmen öteki odaya gitti ve daha önce gözümü ba lad klar siyah mendili getirdi. Bir kez

www.turkforum.net 23
Bbgen

daha gözlerimi ba lad larve bir el beni dizlerimin üzerine çökmeye zorlad .
"Melissa imdi sana aletlerimizi verece iz," diyenRo -berto'nunsesini duydum. " çimizden
birisi aletini eline ald nda, parmaklar m z k rdataca z ve ba na dokunaca z,böylece sen
gelmi oldu unu anlayacaks n. Söyledi imizyere do ru yakla acaks n, a z na alacaks n ve
gelinceye kadar a z nda tutacaks n. Be kezMelissa , be kez. Bundanböyle hiç
konu mayaca z. Sana kolay gelsin!".
Ve böylece dama m, be ayr adam n be ayr lezzetini, be ayr tad ald . Her tad n
hikâyesi ba kayd ve her pozisyon, benim için ba ka bir utanç oldu. O dakikalarda
hazz nyaln zca insan etinde ba lay p insan etinde s n rl kalmad ,ayn zamanda bir güzellik,
ne e ve özgürlük de olabilece iduygusuna ve yan lsamas na dü tüm. Onlar n aras nda ç r l-
ç plak dururken bilinmeyen, bamba ka bir evrene ait oldu umu hissettim. Ama çok sonra, o
kap dan ç kt ktan sonra,yüre imin paramparça oldu unu hissettim ve tarif edilemez bir utanç
duydum.

Sonra kendimi yata a att m ve bedenimin tümüyle uyu tu unu hissettim. Küçük odadaki
yaz masas n n üzerindencep telefonumun ekran n n yand n görüyordum \cevden
arad klar n biliyordum, saat sabah n iki buçu u olmu tu. Bu arada birileri odaya girmi ,
üzerime uzanm ve
beni becermi ti. Sonra bir ba kas onu izledi ve aletini a z ma do ru uzatt . Biri bitirdi inde
di eri üzerime beyaz ms s v s n bo alt yordu. S rayla. ç çekmeler, iniltiler ve h r lt lar. Ve gizli
gözya lar .
Eve üstüm ba m sperm lekeleriyle, akm makyaj mladöndüm ve annem divan n üzerinde
uyuyakalm , beni bekliyordu.
"Buraday m," dedim. "Döndüm".
Geç geldi im için bana ba ramayacak kadar uykuluydu,ba n tamam anlam nda sallad ve
yatak odas na do ru yürüdü.
Banyoya girdim, aynada yüzüme bakt m ve birkaç y lönce kendini hayranhayran seyreden o
k z bulamad m. Yanaklara do ru akm siyah göz kaleminin daha daac n las k ld mutsuz
gözleri gördüm. Bu gece defalarca iddet uygulanan ve tazeli ini yitirmi bir a z gördüm.
Kendimi ya banc yarat klar taraf ndan sald r ya u ram ve kirletilmi hissediyordum.
Sonra yüz kere saçlar m f rçalad m, annemin anlatt masallardaki prensesler gibi. Gecenin
bir saati, sana yazd m u anda bile vajinam buramburam cinsellik kokuyor.

4 Aral k 2OOI
12:45

Dün gece e lendin mi?" diye sordu annem, çaydanl n ç kartt sl esneme sesiyle
bast r rken.
Omuzlar m silktim ve "Her zamanki gibi bir geceydi i -te," diye yan tlad m.
"Giysilerin bir garip kokuyorlard ,'" dedi herkesin, özellikle de benim hakk mda her eyi
bilmek isteyen o her zamanki merakl gözleriyle.
Sperm kokusunu ald ndan korkarak h zla arkama döndüm ve dudaklar m s rd m.
"Nas l yani?" dedim, kay ts zca mutfak penceresindengözüken güne e bakarak ve sakin
görünmeye çal arak.
"Duman gibi... Ne bileyim... Esrar gibi..." dediyüzünüburu turarak.

www.turkforum.net 24
Bbgen

Cesaretimi toplayarak yüzüne bakt m, tatl tatl gülümseyerek yan tlad m: "Bilirsin... Dün
geceki gibi mekânlardatüttüren bir sürü insan vard r. Söndürmelerini söyleyemezdimya !"
Yanyan bakarak, "Marifetmi gibi hem eve tüttürmü geliyorsun, hem de okula gitmiyorsun,"
dedi.
"Hmmgüzel," dedim akac ktan, "Benim de tam böylebir güven tazelenmesine ihtiyac m
vard . Te ekkür ederim,art k oAllah n belas derslere girmemek için mükemmel birmazeretim
var".
Sanki yapabilece im tek kötü ey esrar içmekmi gibi... çimdeki bu garip bo luk, bu hiçlik
duygusunu uzakla t raca n bilsem gramgram içerdim. Sanki yukar larda bir yerlere as l p
kalm m da, uzaktan dün yapt klar m ku bak izliyormu um gibi geliyor. Hay rhay r , dünkü
ben, ben de ildim. Ben, o gözü dönmü ve tan mad ellerin kendisinedokunmalar ndan
ho lanmayan m, be farkl erke in spermlerini kabul etmeyenim, ac n n henüz ula amad
ruhunun kirletilmedi i ki iyim.
Seven, â k olan ki iyim; bu gece yar s , saçlar n özenle
yüz kere f rçalayarak eskisi gibi l l parlatan benim. Oçocuksu yumu akl ve masumiyeti
yeniden bulan dudaklar nda... Dün kendisine sunulmayan a k kendisi ile payla an,öpülen
dudaklar benim.

2O Aral k 2OOI

Arma anlar, yapmac k gülücükler, caddelerin kenarlar ndakucaklar ndaki bebekleri ile dilenen
çingenelerin avuçlar nabir anl k vicdan rahatl için para savurma zaman . Benba kalar na
hediye almay sevmiyorum, her zaman yaln zcakendim için hediye al yorum. Bugün ö leden
sonra,chat yaparken tan t mErnestoileç kt k. Dahailkgünden cana yak n gelmi ti.
Birbirimize telefon numaralar m z verdik vearkada ça görü meye ba lad k. Gizemli
arkada l klar ve üniversitede okumas nedeniyle bana biraz mesafeli duruyor.
Beraberce al veri e ç k yoruz ve onun yan nda iç çama r satan dükkânlara girmekten
utanm yorum, hatta kimi zaman o da al veri yap yor.
"Yeni sevgilim için ald m," diyor her seferinde. Ama bugüne kadar bir tanesiyle bile
tan t rmad beni.
Tezgâhtarlarla pek s k f k , ona "sen" diye hitap ediyorlar ve beraberce k k rd yorlar. Ben ise
ask da duran çama rlar n alt n üstüne getiriyorum. Beni bir gün sevebilecekbi -
r
's içingiyebilece im iç çama rlar n ar yorum. O zamangelinceye kadar, çekmecemin üst
gözünde güzelce katlan-m ? olarak sakl yorum.
ikinci gözde,Roberto ve arkada lar ile ç kt m zamanlarda giydi im iç çama rlar m
bulunduruyorum. Burunlar y pranm jartiyerli çoraplar, ate li ellerin çeki tirip durmas ndan
limelime olmu dantel külotlar. Ben domuz oldu umsürece onlar bu türden incelikleri
umursam yorlar.
Ba lang çta beyaz dantel külotlar al yordum ve çama rlar m n uyumuna dikkat ediyordum.
"Siyah sende daha iyi durur," demi ti bir keresinde Er-nesto, "Yüzünün ve teninin rengi ile
daha uyumlu olur".
Önerisine kulak verdim ve o günden beri hep siyah dantel iç çama rlar sat n al yorum.
Ernesto'nun, Brezilyal bir dansç n n giyece i türdencanl renklitangalar inceledi ini fark
ettim. Çingene pembeleri, ye iller, cam göbe i maviler ve ciddi bir izlenim vermek istedi inde
de k rm z y seçiyor.
"Senin k z arkada lar n n garip tipler olduklar bir gerçek!" diyorum.

www.turkforum.net 25
Bbgen

K k rdayarak, "Senin kadar olamazlar," diyor ve egom


bir kez daha kabar yor.
Sutyenler genellikle içi desteklenmi ve kal pl oluyor,hiçbir zaman külotlarla uyumuna
dikkat etmiyor, birbirleri ne ayk r renkleri bir araya getirmeye özen gösteriyor.
Sonra o çoraplar! Benimkiler genellikle siyah jartiyerli çoraplar oluyor. Lastikli üst taraflar ,
k aylar güne görmemi beyaz tenim ile çat an siyah dantelden oluyor. Onunsat n ald klar
file oluyor ve benim be enilerimle uyu muyorlar.
Ernestobir k zdan ho land nda, büyük ma azalar n ç lg n kalabal na dal yor ve
rengârenk pullarla i lenmi k r k r par ldayan, gö üsleri ba döndürücü derecede aç k,
cüretkâr y rtmaçl elbiseler sat n al yor.
"Bu k z n saat ücreti ne kadar?" diye akala yorum.
Hemen ciddile iyor ve kasaya ödemesini yapmaya gidiyor. O zaman kendimi suçlu
hissediyorum ve aptalca davranmaktan vazgeçiyorum.
Bugün, l l ayd nlat lm dükkânlar ve genç, sivri dilli tezgâhtar k zlar n aras nda
dola rken aniden bast ran ya mur, ellerimizde hiç eksik olmayan al veri paketlerinin kâ-
tlar n slatt .
"Saçaklardan birinin alt na kaçal m!" dedi yüksek sesleErnesto, elimden tutmu çeki tirirken.
"Ernesto!" dedim yolun ortas nda, ac mas zla e lenerek,"EtneaCaddesi'nde hiç ev yok ki kap
saça olsun".
Bana afallayarak bakt , omuzlar n silkti ve "O zamanbenim eve gidelim," dedi. Ev
arkada lar ndan birisinin,Ma -urizio'nun,Roberto'nun arkada oldu unu ö rendi im içingitmek
istemiyordum. Ne onunla kar la mak istiyordum, ne deErnesto'nun benim gizli etkinliklerimi
ö renmesini.
Bulundu umuz nokta evine birkaç yüz metre uzakl ktaoldu undan, aceleci ad mlarla ve el ele
tutu arak o tarafado ru yöneldik. Sonradan beni yata a atmayacak ve benim de kendimikoyverip
gitmeyece imi bildi im birisiyle ko mak ne güzeldi. Hayatta bir kez, hiç de ilse bir kez, ne za-
man, nerede yap laca na, ne kadar sürece ine ve ne kadar tutkulu olaca na ben karar vermek
isterdim.
"Evde kimse var m ?" diye f s ldad m merdivenleri ç karken, sesim yank land .
"Yo, hay r," diye yan t verdi nefes nefese. "Noel tatilinedeniyle herkes evine döndü.
Yaln zcaGianmaria var amabu s. .meo da d ar da". Verdi i yan ttan ho nut kald m.Onu izlerken
bir taraftan da çakt rmadan duvardaki aynadakendime bak yordum.
Evinde az e ya vard ve sanki yar yar ya bo gibiydi. Evde dört erke in ya ad
anla l yordu. Kötü bir koku vard .Spermin bask n kokusu ve da n kl k odalara egemen ol-
mu tu.
Al veri paketlerini yere f rlatt k ve s r ls klam olmu paltolar m z üzerimizden ç kartt k.
"Benim kazaklar mdan birini ister misin, seninkiler kuru-yuncayakadar hiç de ilse?"
"Olur, te ekkür ederim," diye yan tlad m.Çal ma odas ve ayn zamanda yatak odas olan
odayagirdi imizde, dolab n hissedilir bir çekinceyle aralad ve tümüyle açmadan önce bana,
gidip biraz önce yerde b rakt m z al veri paketlerini almam söyledi .
Geri döndü ümde alelacele dolab n kapa n kapatt . S r ls klam ve akala arak, "Ne
sakl yorsun orada, öldürdü ünkad nlar n m ?" diye sordum.Güldü ve "A a yukar ," dedi.
Söyleme biçimi dikkatimi çekti ve ba ka soru sormamam için paketleri elimden
kopar rcas na çekip ald . "Hadi gösterbakal m küçü üm, neler ald n?"
ki eliyle slak paketleri açt ve kafas n , Noel arma an alan çocuk gibi paketlerin içine
gömdü. Gözleri parlad veparma n n ucuyla siyah bir külotu çekip ç kartt .
www.turkforum.net 26
Bbgen

"Ooo... Bununla ne yap yorsun bakal m? Kimin için giyiyorsun bunlar ? Okula giderken
giymek için almad n san r m...
"S rlar m z var bizim," dedim alayl , bir eylerden ku kulanaca ndan emin olarak.
Afallam bir ekilde bana bak yordu, ba n hafiften sa a do ru e di ve yava ça, "Öyle
mi?Eee o zaman söyle bakal m ne gibi bir s rr n var?"
Hep kendime saklamaktan yoruldum, Günlük.Söyleyi -verdim. Yüzündeki ifade de i medi,
az önceki dalg n bak lar yla bak yordu.
"Hiçbir ey söylemeyecek misin?" diye sordum, can ms k lm t .
"Senin tercihin küçü üm. Sana yaln zca yava laman söyleyebilirim".
"Art k çok geç," dedim yapay bir boyun e i tonuyla.
S k nt l havay da tmak için yüksek sesle güldüm ve ne eli bir ses tonuyla: "Eeetatl m? S ra
sende!"
Beyaz yüzü k zarmaya ba lad , gözleri ku ku ve kayg yla odan n içinde geziniyordu.
Çiçek desenli, rengi atm çekyattan kalkt , kocakocaad mlarla dolaba do ru gitti. Sert bir
hareketle kanatlardan birini açt , parma yla ask larda as l duran iç çama rlar n gösterdi ve
"Bunlar n hepsi benim!" dedi.
O giysileri görmü tüm, beraberce alm t k, etiketsiz olarak orada as l duruyorlard , gözle
görülür biçimde kullan lm lar ve düzenli bir ekilde katlanm lard .
"Ne söylemeye çal yorsunErnesto ?" dedim usulca.
Hareketleri yava lam t , kaslar gev emi ti ve gözlerini yere indirmi ti.
"Bu elbiseleri kendime al yorum. Giyiyorum ve ... Çal maya gidiyorum".

Ben de aynen onun gibi, herhangi bir yorumda bulunamam t m, gerçekte hiçbir ey
dü ünmüyordum. K sa bir süre sonra, kafamda somlar olu tu: Çal yorum mu? Nas l ça-
l yorsun? Nerede çal yorsun? Niçin çal yorsun?
Benim bir ey sormam beklemeden konu maya ba lad .
"Kad n gibi giyinmekten ho lan yorum. Birkaç y l önce ba lad m. Odama kapan yorum,
kameray masan n üzerineyerle tirip kendime odakl yorum ve kad n giysilerini giymeye
ba l yorum. Ho uma gidiyor, kendimi iyi hissediyorum.Sonra kamerada kendimi izliyorum
ve... Ne yapay m, uyar -hyorum. Zamanzaman isteyenlere de gösteriyorum". Kendili inden
geli en güçlü bir k zarma boynundan ba lay p yüzüne do ru yükseliyordu. Adeta onu
bo uyordu.
Sessizlik egemen olmu tu. Yaln zca, gökten metal teller gibi inen ve ikimizi adeta kafesin içine
hapseden ya murun sesi duyuluyordu.
"Kendini sat yor musun?" diye sordum sözlerimi yumu atmadan, dosdo ru.
Ba n sallayarak onaylad , yüzünü elleriyle alelacele örtmü tü.
"Meli, inan ki yaln zca a zla hizmet veriyorum, ba ka hiçbir ey yapm yorum.
Zamanzaman istemiyor de iller... Ama biliyorsun i te... Bir sürü sa l k sorunu; y rt klar, par-
çalanmalar... Yemin ederim ki, hiç yapm yorum... Okul harcamalar m kar lamak için.
Biliyorsun benim ailem üstesinden gelemiyor..." Devam etmek, ba kaba ka gerekçeler uy-
durmak istiyordu. Ama ne önemi var ki, bunlar yapmaktanho land n biliyorum.
"Seni k nam yorum kiErnesto ," dedim biraz sonra, bir
yandan da pencerede sinirsinir par ldayan ya mur damlalar na bak yordum.
"Gördü ün gibi herkes kendi yolunu çiziyor, kendi hayat n ya yor. Az önce sen kendin
söyledin. Bazen seçilenyanl yollar do ru olabiliyor, bazen de tersi oluyor. Önemli olan kendi
www.turkforum.net 27
Bbgen

seçimimizi, kendi dü lerimizi izlemek, çünkü ancak o zaman kendimiz için iyi olan seçti imizi
söyleye biliriz. imdi, gerçekten neden yapt n ö renmek istiyorum!". kiyüzlülük
yap yordum. Biliyordum.
O zaman yumu ac k, duygulu, soran gözlerle bakt ve"Yasen? Sen neden yap yorsun?"
dedi.
Yan tlamad m, ancak sessiz kal m her eyi aç klamayayetiyordu. Vicdan m s z ms z m
s zl yordu. Susturabilmek için birdenbire, "Niçin benim için giyinmiyorsun?" dedim. " imdi
durup dururken benden bunu niye istiyorsun?" Nedenini ben de bilmiyordum.
Biraz tedirgin, usulca, "Belki de iki farkl ki ili i tek bedende görmek güzel olabilir. Bir
kad n ve bir erkek ayn tende. Bir ba ka s r: Dü ünmek beni uyar yor, hem de oldukçafazla.
Sonra özür dilerim ama ikimizin de ho una giden bir ey ve kimse bizi yapmaya zorlam yor ki.
Bir haz hiçbir zaman yanl olamaz, öyle de il mi?" dedim.
Beceriksizce gizlemeye çal sa da pantolonunun alt nda eyinin hareketlendi ini
görüyordum.
"Peki tamam," dedi kurukuru . Dolaptan bir elbise, bir de kazak al p bana f rlatt .
"Kusura bakma, kalkabilece ini unutmu um. Al giy unlar ".
" yi de soyunmam gerek," dedim.
"Utan yor musun?""Yok art k daha neler!"
Ç plakl m kar s nda uyar lmas gittikçe artarken bende soyunmam tamamlam t m.
Üzerinde, "ByeByeBaby"yazan ve Marilyn'in, ola anüstü ve hayranl kla kendindengeçti ibir
ayini izler gibi, arkada m n giyinmesini, göz k rparak izledi i, koca pembe kaza giymi tim.
Arkas n dönerek giyiniyordu. Yaln zca devinimlerini vekülodunun k ç n karelere bölen iplerini
görüyordum. Bana do ru döndü.K sac k siyah etek, jartiyerli file çoraplar, çok yüksek topuklu
çizmeler, destekli kal pl bir sutyen, alt n renkli kolsuz vegö sü çok aç k bir bluz. Her
zamanLevi's veLacoste ilegördü üm arkada m, imdi kar ma böyle ç k yordu. Benimki
d ar dan fark edilmese de ben de uyar lm t m.
Giydi i dapdar ip külot yüzünden her ey, öylece ortadayd . Eline ald ve ok amaya ba lad .
Bir tiyatro oyunundaym ças na çekyata uzand m ve dikkatlice ona bakt m. Kendime
dokunmak ve kar mdaki bedene egemen olmak istiyordum. Mastürbasyonundan gözle-
rimiay ram yordum . Bu anda so uklu uma a t m ve bunu erkeksi buldum. Onun yüzü altüst
olmu , küçük ter tanecikleriyle inci gibi par ldarken ben, hiçbir ok ama veya giripç kma
olmadan; beynimde, kendi kendime gelmi tim.
Onunkiyse güçlü ve gözle görülür biçimde gelmi ti. D ar ya f k rd n gördüm, gözlerini
açt nda aniden biteninlemelerini duydum.
Çekyata, yan ma uzand , birbirimize sar ld k veErnes -to'nunbluzunun üzerindekialtm
rengindeki boncuklara gözk rpan Marilyn ile birlikte uykuya dald k.

3 Ocak 2OO22.-3O

Yeniden müze evde, ayn ki ilerle birlikte... Bu kez benimtoprak, onlar n sürüngen kurtçuklar
olup beni kazmalar oyununu oynuyorduk. Be kurtçuk bedenim üzerinde delikler açt lar ve
toprak, eve dönü te çökmü ve ufalanm t . Dolab mda anneannemin sararm kombinezonu
as l yd .Onu üstüme geçirdim, yumu at c n n ve art k var olmayan,üstelik anlams z imdiki
zamanla harmanlanm geçmi zaman kokusunu içime çektim. Saçlar m açt m ve o
koruyucugeçmi in kaplad omuzlar ma b rakt m. Onlar çözdüm,koklad m ve yüzümde, biraz

www.turkforum.net 28
Bbgen

sonra gözya lar na dönü ecekbir gülümsemeyle yata ma girdim. Usulca.

9 Ocak 2OO

Ernesto'nunevindeki s rlar n say s çok fazla de ildi.Ernes -to'ya, onun evinde ya ad klar m n,
bende iki erke i, bir di erinin içinde görme arzusunu uyand rd n itiraf ettim.Evet, iki
erke in birbirlerini becermelerini görmek istiyorum. Beni, imdiye kadar düzdükleri iddette
ve çirkinlikte,iki erke in düzü melerini görmek istiyorum.
Kendimi frenleyemiyorum, nehir sular na kap lm h zlaak p giden bir dal parças gibi
hissediyorum. çimde, çok derinlerdeki benin, beni çevreleyen dünyaya çarpaçarpa ortaya
ç kmas na izin veriyorum. Ba kalar na hay r, kendimeevet demeyi ö reniyorum. Ö reniyorum.
"Melissa, sen tam bir kâ ifsin. Nas l desem... Bir hayalgücü ve dü lem madenisin," dedi, yeni
uyananlara özgü sesiyle.
"Yemin ederimErnesto , bedeli neyse öderim," dedim sar lmaya devam ederken.
"O zaman?" diye sordum k sa bir sessizlikten sonra.
"O zaman ne?"
"Yaaai te, nas l desem... Hani sen ayn sahadas nya ...Kendini seyrettirecek kimseyi
tan m yor musun?"
"Hadi oradan! Neler kar t r yorsun? Usluuslu kendi i lerinle ilgilenemez misin sen?"
"Uslu sözcü ünün bana pek yak mamas bir yana," dedim, "Kendi i lerin derken neyi
kastediyorsun?"
"On alt ya ndakilerin i lerini kastediyorum,Meli . Senbir genç k z, o bir delikanl . A k,
yeterince düzenli cinsel ya am".
"Bence as l sapk nl k bu söylediklerin!" dedim öfkeyle."Düz bir hayat eninde sonunda...
Cumartesi ak amlar Büyük Tiyatro Meydan 'nda, pazar sabahlar deniz k y s ndakahvalt , hafta
sonlar nda görkemli tekdüze sevi meler, ebe veynlerle içli d l ili kiler falan filan...Yoo,
te ekkür ederim. Ben yaln z kalmay tercih ederim!".Yine sessizlik.
"Kald ki ben böyleyim i te ve hiç kimse için de i mek istemiyorum. Hem u konu ana bir
bak!" dedim yüksek tonda, akala arak.
O da güldü ve ba m ok ad .
"Küçü üm, ben seni seviyorum ve ba na kötü bir eygelmesini istemiyorum".
"As l istedi imi yapmazsan ba ma kötü eyler gelebilir.
Bu arada, ben de seni seviyorum".
Hukuk fakültesinin son s n f nda okuyan iki çocuktansöz etti. Yar n tan aca m onlarla.
Yar n, okuldan sonra,VillaBellini'de , havuzunda ku ular n yüzdü ü çe menin oldu u yerden
alacaklar beni. Anneme telefon edip, tüm ö leden sonra tiyatro kursuna kalaca m
söyleyece im.

IO Ocak 2OO215-45

"Siz kad nlar zaten ku beyinlisiniz! ki erke in düzü mesi-niseyretmek hangi akla hizmet..."
dedi arabay kullanmaktaolanGermano . ri, siyah gözleri vard ; yap l yd ve hatlar usta bir
heykelt ra n elinden ç km gibi biçimliydi. Aln na çok güzel siyah perçemler dökülüyordu.
Teni beyaz olmasagüçlü ve kendinden emin bir Afrikal gibiydi. Araban n direksiyonunda
ormanlar fatihi gibi oturuyordu, yüce ve gör kemli... Uzun ve ince parmaklar direksiyondayd .
Afrikakabilelerinin simgelerini ta yan gümü yüzük, ellerinin be yazl ve yumu akl yla
www.turkforum.net 29
Bbgen

garip bir çeli ki yarat yordu.


Arkada oturan ipince dudakl çocuk, kibar ve ince sesiyle benim yerime konu uyordu:
"Üstüne varma, görmüyormusun daha çok genç o. O kadar küçücük ki... Baksana ne güzel yüzü
var, ne tatl . Küçü üm, seyretmek istedi indenemin misin?".
Kafam sallayarak istedi imi söyledim.
Anlad m kadar yla, bu görü me önerisini, kendileriniErnesto'yakar , nedenini
anlayamad m bir borcu ödemekzorunda hissettikleri için kabul etmi lerdi. Bu
nedenleGermanoçok gergindi ve elinde olsa, beni, gitmekte oldu umuztenha yolun kenar nda
b rak verecekti.
Bununla berabergözlerinde anlamad m bir heyecan p r lt s vard , araaragelip gitti ini
hissetti im incecik bir duyguydu bu. Yol boyu sessizlik egemen oldu. K rlara
do ruGianmaria'n n evine gidiyorduk, rahats z edilmeyece imiz tek yer oras yd .Zeytin ve çam
a açlar yla çevrili eski bir ta evdi. Uzaktan,bu mevsim art k cans z olan üzüm ba lar
görülüyordu.Rüzgâr öyle sert esiyordu ki,Gianmaria demir bahçe kap s n açmak için indi inde
kurumu yapraklar araban n içinedoldu, birkaç tanesi geldi saç ma yap t . So uk
s r yordu.Havada, uzun zamand r su alt nda kald ndan çürümeyeyüz tutmu yapraklar n ve
slak topra n kokusu vard . Çantama sar lm t m ve yüksek topuklu çizmelerimin üstündedik
yürümeye çal yordum. Çizmelerimin derileri so uktan daha da büzü mü lerdi ve dar geliyordu.
Burnum donmu tu ve yanaklar m uyu mu tu. Çocuklar n yaz n, oyun olsun diye tahta üzerine
isimlerini kaz malar gibi, üzerine isimlerinkaz nm oldu u ana kap ya geldik. Kaz nm isimler,
zaman n kimlerle nas lgeçti ini anlat r gibiydi.Germano ileGianmaria'n nda isimleri kaz lm t .
Günlük, imdi kaçmal -y m... Annem kap y sonuna kadar açt ve dü üp kalça kemi ini k ran
teyzemi ziyaret için hastaneye gitmemiz gerekti ini söyledi.

II Ocak 2OO2

Bu gece bir rüya gördüm.


Uçaktan iniyorum. Milano'nun gökyüzünde ac l ve dü man
bir yüz silueti görüyorum. Dondurucu ve kemiklere i leyenso uk, kuaförden yeni ç km
uçu an saçlar m da t yor,daha da a rla t r yor. Gri renkteki k yüzümü solgun gösteriyor.
Gözlerim, ince ve fosforlu daireler içine hapsedilmi , bo bo bakarak görüntümü daha da
gariple tiriyor.
Ellerim, bir ölününki gibi beyaz ve so uk. Havaalan binalar n n içine giriyorum ve
camlardan birindeki yans mama bak yorum; renksiz ve zay f yüzümü, dola m ve ürkütücü
saçlar m , s ms k kapal dudaklar m görüyorum.
Sonra kendimi ba ka bir yerde, evdeki aynadaki görüntümle görüyorum. Havaalan nda
de ilim art k, her zamankimarka giysilerimin içinde, çok az n ula t , karanl k vepis kokulu
bir hücredeyim; öyle ki hangi ko ullarda bulundu umu, üzerimde ne oldu umu göremez
durumday m.Yaln z m, a l yorum. Gece olmal . Koridorun sonundakiparlak fark ediyorum.
Hiç ses yok. I k bana do ru yakla yor. Gittikçe yakla yor, yakla yor ve beni
korkutuyor.Ürküyorum çünkü hiç ad m sesi duymuyorum. Ama yakla an adam sakince yürüyor.
Uzun boylu ve güçlü.
ki elini parmakl klara day yor. Ben ise,gözya lanm silerek aya a kalk yorum ve ona do ru
yürüyorum. Me alenin adam n yüzünü ayd nlat yor, eytans bir ifade veriyor.Bedeninin geri
kalan yerleri görülmüyor. ri, aç ve ne renkoldu u anla lmayan gözlerini görüyorum. Geni ve

www.turkforum.net 30
Bbgen

yar aral k dudaklar n n aras nda tek s ra dizilmi di leri gözüküyor. Dudaklar na götürdü ü
parma ile konu mamam gerekti ini anlat yor. Yak ndan yüzünü incelemeye ba l yo rum;
çekici, gizemli ve çok yak kl oldu unu görüyorum.Düzgün parmaklar n dudaklar mda
dola t rmaya ba lad nda içimde feci bir ürperti duyuyorum.

Öyle tatl tatl yap yor ki dudaklar m nemlenmeye ba l yor ve ister istemezparmakl klara do ru
yakla yorum, yüzümü onun yüzüneday yorum. O zaman gözleri parlamaya ba l yor.
Dinginli iöylesine güzel öylesine zamandan öte ki... Parmaklan a z m n derinliklerinde
geziniyor, tükürü üm kayganla t rarakyol almas n kolayla t r yor.
Sonra parmaklar n a z mdan ç kart yor ve di er elininde yard m yla üst taraf mdaki y pranm
giysilerimi, yuvarlak gö üslerimi ortada b rakacak biçimde parçal yor. Memeuçlar m sert ve
küçük hücre penceresinden esen so uk nedeniyle dik. slak parmaklar yla dokununca daha da uç
veriyorlar. Dudaklar n gö üslerime de diriyor ve önce kokusunu içine çekip sonra da öpmeye
ba l yor. Zevkten ba m arkaya dü üyor, ama bedenim devinimsiz; yaln zca onun isteklerine
uyuyor. Duraks yor, bana bak yor ve gülümsüyor. Bir eliyle giysisinin oras n buras n yokluyor,
yakla t mda din adamlar na özgü giyinmi oldu unu fark etti im giysisinin...
Önce bir anahtar k rt s , ard ndan demir kap n n yava ça kapanma sesi duyuluyor. Art k
içeride. Benimle. Üstümde kalan giysilerimi y rt p parçalamaya devam ediyor ve önce göbek
çevremdekileri, daha sonra daha da a a lara en s cak bölgeme do ru... Usulca beni yere
yat r yor. Ba n vedilini bacaklar m n aras na gömüyor. Art k ü ümüyorum veonun sayesinde
kendimi hissetmek ve alg lamak istiyorum.Onu kendime do ru çekiyorum ve üzerine sinmi
kokular m duyuyorum. Cüppesinin alt nda el yordam yla organ na, o çok güzel ve uyar lm
organ na dokunuyorum, solukso -
lu aelimle çeki tiriyorum. Aleti cüppesinin alt ndan d ar ç kmak istiyor ve ben de siyah
örtüsünü kald rarak yard mc oluyorum.
çime giriyor ve s v lar m z bulu uyor, tereya nda kayan b çak gibi ola anüstü güzellikte
kay yor ama beni yaralam yor. Geri çekilip ç k yor içimden ve bir kö eye gidipoturuyor. Bir
süreli ine öylece durmas n bekliyorum, sonraona do ru yakla yorum. Köpüklü sahillerime bir
kez daha vuruyor. Birkaç sert, kuru ve ani vurgun beni sonsuz doyuma götürüyor. Tek bir varl a
dönü tük. Toparlanmaya ba l yor ve beni ba lang çtakinden daha iddetli a larken b rak p
gidiyor.
Sonra gözlerimi aç yorum ve kendimi yeniden MilanoHavaalan n n cam nda yüzümü
incelerken buluyorum.
Rüya içinde rüya. Dün olup bitenlerin yank land bir rüya. GözleriGermano'nunkilerinin
t pk s yd . Odada yanan öminenin ate i gözlerini ayd nlat yor ve par ldat yordu.Gianmariaiki
büyük kütük ve dal parçalar ile içeriye girdi. ömineyi yakmaya ve ortam daha ho ve rahat
k lmaya çal yordu. çimi daha önce hiç tan mad m rahatlat c bir s cakl k kaplam t .
zlemekte oldu un hiçbir ey bende utançve ürküntü verici duygular uyand rm yordu. Tam
tersine...Sanki gözlerim baz görüntülere al m t , sanki imdiye kadar bedenimde hissetti im,
tenime bask yapan bu tutkuuÇupgitmi ve kendi isteklerinin d nda ellerime dü mü bu¦ki genç
adam n yüzlerine vurmu tu. Birinin di erinin içinegirdi ini görüyordum. Ben öminenin
yan ndaki koltukta, °nlarkar mdaki divan n üzerinde, birbirlerine â k ikiru -nunbak mas ve
dokunu lar yla. Her bir inilti birinin di erine söyledi i "seni seviyorum" sözüydü, kas klar m n
de rinliklerinde hissetti im her yak p y kan, ac veren vurgun,onlar için safça bir ok amayd .

www.turkforum.net 31
Bbgen

73

Ben de bu al lagelmedik içtenli in, sevgi dolu yumu ac k s naklar n n bir parças olmak
istiyordum. Ancak hiçbir ey söylemeden, daha önceden anla t m z gibi, yaln zca izledim.
Bedenim ç r lç plakve ar nm t , dü üncelerim de. SonraGermano bana mutlubir ifadeyle bakt .
Birle meden ayr ld ve a k n bak lar m n alt nda önümde diz çöktü ve usulusul bald rlar m ara-
lad . O evrene dal p gitmek için benden bir i aret bekledi. Oevrene k sa bir süreli ine dald sonra
kendine döndü ve o ilkzamanki ac mas z ve amans z Afrikal kabile reisi kimli ine büründü.
Yerine oturdu ve saçlar mdan çekerek önüne do ru yönlendirdi. te o an gözlerini fark ettim.
te tam o anda, onun tutkusunun benimkinden farkl olmad n alg lad m. kisi el ele
vermi lerdi, bulu mu lar ve birbirlerininiçinde erimi lerdi.

Sonra o ikisi divanda birbirlerine sar larak uyuyakald lar,ben öminenin kor ate inden
k z m tenim ile onlar izlemeye devam ediyordum, tek ba ma.

24 Ocak2OO2

K tüm duygular mla birlikte beni hantalla t r yor. Günleröylesine birbirinin ayn s , öylesine
tekdüze ki dayanmak gittikçe güçle iyor. Erkenden uyan yorum. Okul, ö retmenlerle
tart malar, eve dönü , marnlamayacak kadar geç saatlerekadar süren ödevler, televizyondaki
birkaç saçmal izlemek, gözlerin dayanabildi i kadar kitap okumak, sonra da uyumak.
Günler böyle birbirini izliyor, Kendini Be enmi Melek Suratile eytanlar n n ani telefonlar
d nda; o zaman çal kan ö renci giysilerimi ç kart p, erkekleri ç lg naçeviren kad n giysilerimi
giyiyorum, hem de en âlâs ndan. çinde bulundu um grilikten beni kurtard klar ve bamba kabiri
k ld klar içinminettar m .
Evde oldu um zamanlardainternete ba lan yorum. Ar yorum, ke fe ç k yorum. Beni irkilten
ve kötü hissetmemeyol açabilecek eyleri ar yorum. A a lanmadan beslenen ir kintiyi ar yorum.
Hiçle meyi ar yorum. Banasadomazoist foto raflar gönderen, bana gerçek bir orospuymu um
gibidavranan tuhaf ki ileri ar yorum. Bo almak isteyenleri. Öfke, sperm, korkular, kayg lar, iç
s k nt lar . Ben onlardan çok da farkl de ilim. Gözlerim kötü elektrikleri çekiyor,kalbim
ç lg nl k için çarp yor. Belki de,internetin kablolar n n k vr mlar nda, dolambaçl yollar nda, beni
sevmeyi bekleyen birilerini ar yorumya da bulmay umuyorum. Bu na s l biri olacaksa: Kad n,
erkek, genç, ya l , delikanl , evli,bekâr, e cinsel, cinsiyet de i tirmi ... Her kimse.
Dün gecelezbiyenlerinchat odas na girdim. Bir kad nla bir deneyim ya amak. Dü üncesi çok
da itici gelmiyor. Daha çok tedirgin ediyor ve ürkütüyor. çlerinden baz lar benimle ba lant
kurdu ama daha en ba ndan kurulan ba kopard m, foto raflar n bile görmek istemeden.
Bu sabah bir k zdan mesaj geldi. Yirmi ya nda bir k z.imininLetizia oldu unu ve benim
gibi,Katanyal oldu unu söylüyor. Çok bir ey yazmam , yaln zca ad , ya ve telefon numaras .
74

I ubat 2OO2
Okulda, tiyatro oyununda rol almam istediler.En sonunda günlerimi e lenceli bir eyler
yaparak geçirece im. Oyun bir ay sonra, ehir merkezindeki tiyatrodasahnelenecek.

5 ubat 2OO222=OO

www.turkforum.net 32
Bbgen

Onu telefonla arad m, biraz tiz bir sesi var. Ne eli ve rahat;hüzünlü ve ac kl olan benimkinin
tam tersi. Biraz konu tuktan sonra çözüldüm ve güldüm. O ve ya am hakk nda ö renmek
istedi im hiçbir ey yoktu. Yaln zca d görünü ünümerak ediyordum. Nitekim, "Özür dilerim
amaLetizia , bana gönderebilece in bir foto raf n var m ?" diye sordum.
Yüksek sesle güldü ve, "Elbette! Bilgisayar n aç, bir saniyede gönderiyorum, böylece sen
de beni nas l buldu unusöyleyebilirsin," dedi.
"Tamam!" dedim memnuniyetle.Güzel, inan lmaz derecede güzel. Ve ç r lç plak. Göz k rpan,
duygulu, ba tan ç kart c .
"Gerçekten bu sen misin?"diye kekeledim. "Elbette benim. nanm yor musun?"."Tabii, tabii
inan yorum... Çokçok güzelsin," dedim, foto raf (gözlerimfalta gibi aç lm t ) ve bende
yaratt hisler yüzünden a k n bir halde. Kad nlardan ho lanm yordum, uzun sözün k sas ...
Yolda yürürken güzel bir kad nla
kar la sam dönüp bakm yorum, kad ns biçemlere bay lm yorum, bir kad nla ili kiye girmeyi
ciddi olarak hiç dü ünmedim. Bununla beraberLetizia'n n melek gibi bir yüzü ve etli kal n
dudaklar var. Göbe inin hemen alt nda yana la-bilecek ve üzerine ç k labilecek ho bir adac k
görülüyor;görkemli, bereketli ve kenarlar hafifçe budanm ; kokulu veistek uyand ran. Ve
gö üsler, sanki en uç noktalar nda iki büyük çemberin oldu u iki tatl tepecik gibiydi.
"Senin gönderebilece in bir foto raf n yok mu?" diyesordu.
"Var," dedim. "Bekle bir saniye".
Bilgisayar ma kay tl olan foto raflardan rasgele seçti im bir tanesini gönderdim.
"Mele e benziyorsun," dediLetizia , "Nefissin!".
"Do ru, aynen bir mele e benziyorum... Gerçekte hiç dede ilim," dedim alayc alayc .
"Melissa, ben seninle yüz yüze görü mek istiyorum".
"Umar m, bir gün," dedim.
Görü meyi bitirdik, daha sonra cep telefonuma, "Ate li öpücüklerle boynunda dolanmak, bir
elimle de seni ke fetmek isterim" diye mesaj gönderdi.
Külodumuç kartt m, yatak örtüsünün alt na sokuldum veLetizia'n ngönderdi i mesaj n gere ini,
tatl tatl k vran n-caya kadar yerine getirdim, o bunu
öu
bilmesede günErnesto'nunevindeGianmaria ile kar la t k. Çokbutluydu ve bana s k s k sar ld .
Benim sayemdeGermano ile aras ndaki ili kinin çok farkl la t n söyledi. Nas lve nelerin
farkl la t n söylemedi, ben de sormad m. Bununla birlikte, o günGermano'da , onu öyle
davranmaya iten eyin ne oldu unu bilmiyorum. Hâlâ meçhul. Nedenin benoldu umu biliyorum
ama neydi? Neden? Ben yaln zca ken dim gibi davrand m, kendim gibi oldum,Günlük.

7 ubat 2OO2

77

8 ubatI3=i8

Aray , aray ... Hâlâ yeni aray lar. Ne istedi imi bulamad m sürece aray lar m devam
edecek. Ne istedi imi gerçekten bilmiyorum. Ara, ara, aramay sürdürMelissa , sürekli ara.
nternette"Sap k ili ki" adl chat odas na, "orospu" ad yla girdim. Aran lan özellik seçene ine
girip, ilgimi çekecekverileri s ralad m. Hemen biri dü tü, " ehvet" takma ad yla biri. Laf
doland rmad , aç k seçik konu uyordu ve rahats zedecek kadar merakl yd , benim de istedi im

www.turkforum.net 33
Bbgen

tam tam na buydu.


Konu maya ba lar ba lamaz, "Nas l düzü mekten zevkal rs n?" diye yazd .
"Hoyratça, bana nesneymi im gibi davran lmas n isterim," diye yan tlad m.
"Sana nesneymi sin gibi davranmam ister misin?".
"Ben bir ey istemiyorum.Yapman gerekeni yap".
"Sen benim orospumsun, bunu biliyor muydun?".
"Bana birisinin olmak zor gelir, kendime bile ait de ilken".
Aletini nereme ve nas l sokaca n , ne kadar süre içinorada kalaca n ve benim bundan nas l
keyiflenece imi anlatmaya ba lad .
Gönderdi i ve gittikçe h zlanarak gelen sözcüklerin ekranda h zla ak n izliyordum. Midem
burulmaya ba lam t , içeride s k t r lan vida ve o feci uyar c bir arzu, bana,boyun e ip geri
çekilmekten ba ka bir yol b rakm yordu. O sözler deniz k zlar n n m r ldand klar melodiler gibi
geldibana. Bilinçli olarak, ama can m da ac t rcas na, kendimisergiledim.
Avucuma dü tü ünü belirttikten sonra ancak kaç ya ndaoldu umu sordu.
"On alt ," diye yazd m.
Bütün bir sayfa boyunca hayret içinde a z aç k kalm gülücükler,smiley'Ier gönderdi, en
sonuncusu gülensmileyidi. Sonra: "Can n ç ks n! Tebrikler!"
"Ne için?".
"Daha imdiden bu kadar deneyimlisin...".
"Evet".
" nanm yorum".
"Ne dememi bekliyorsun ki... Gerçi ne önemi var ki, nas l olsa hiçbir zaman
görü meyece iz.Katanyal de ilsinki".
"Nas l de ilim? Evet, BenKatanya'da ya yorum".Hassiktir!.. ansa bak, dü edü eKatanyal ya
dü mü üm.
"Eee? imdi benden ne istiyorsun?" diye sordum, yan t n ad m gibi biliyorken."Seni
tokmaklamak".
79

"Biraz önce tokmaklad nya ".


"Yoo," yazd . Bir ba ka gülensmiley ve "Gerçekten".
Birkaç saniye dü ündüm, ekrana cep numaram ;yazd m,birkaç saniye gönderip
göndermeme konusunda 'karars zkald m. Ekranda "Te ekkür ederim" yaz s n görünt -e, yapt -
m i inboktanl nm fark na varm t m asl nda.
Hakk nda hiçbir ey bilmiyorum; ad n nFabrizio , ya n n otuz be oldu undan ba ka hiçbir
ey!
Randevu yar m saat sonraCorsoItalia Cadde;si'nde .

2I:OO

Art k eytan n, kimi zaman k l k de i tirerek imkanlar n kar s na ç kt n ve gerçek kimli ini
ancakisted i ini ele geçirdikten sonra gösterdi ini kesin olarakbiliyorum . Önce,yemye il ve
p r lp r l gözleriyle gözlerinin içjne bak yor,sonra gönlünü ok ay c gülümsemesi ileyüziUne
gülüyor,boynunu hafifçe öpüyor ve en sonunda seni yutup yok ediyor.
Önüme ç kan adam kt , yak kl say lmazd ; uzun boylu, irice, seyrek ve k r saçl yd

www.turkforum.net 34
Bbgen

(gerçekten otuz be ya nda m yd , onu da Allah bilir), gözleri ye il, di lerig riydi .
lk görü te etkilendim, ancak ard ndanchat'te ki adam oldu u akl ma geldi, irkildim. I l l
ayd nlat l n, i k dükkânlar n vitrinlerinin önündeki p r lp r l temizlenami kald r mda yürüdük.
Bana kendinden, i inden,bebel "derinina°~ umundan sonra evlenmek zorunda kald amt x
hiçbirza 'mansevmedi i kar s ndan söz ettik. Güzel bir ses ancak benibiraz rahats z eden aptal bir
gülmesi var.
Yürürken kol atarak beni kendisine do ru iyice çekti.Ben içinde bulundu um durumdan, beni
rahats z eden sayg s zca tutumundan ve daha sonra olabileceklerin verdi i huzursuzluktan
sinirliydim ve zorunluluktan gülümsüyor-dum.
Pekâlâ b rak p gidebilirdim,scooter' ma binip eve dönebilirdim. Elmal turta yapan annemin
hamur yo urmas n seyredebilir, karde imin yüksek sesle kitap okumas n dinleyebilir, kediyle
oynayabilirdim... Normal olmay deneyebilirve normallik içinde gayet iyi ya ayabilirdim.
Okulda iyi bir not ald m için, s rf bunun için gözlerim parlayabilirdi. Gönül ok ay c bir söz
söylendi inde utangaçça gülümseye-bilirdim. Ama hiçbir ey beni a rtm yor, her eyin içi e e-
lenmi , kaz nm ve bo alt lm . Her ey gereksiz, tats z vetutars z.
Arabas na kadar yürüdük, sonra arabaya binip dosdo rubir garaja girdik. Garaj n tavan
nemliydi ve içindeki kutu vealetler zaten küçük olan mekân iyice küçültüp bo mu tu.
Fabriziohafifçe üzerime at ld , neyse ki a rl n fazla hissetmedim. Yava yava içimde gidip
gelirken beni öpmek istedi ama ben ba m çevirdim.Daniele'den beri benikimse öpmüyor. S cak
nefesli iç çeki lerimi aynaya yans yan kendi görüntüm için sakl yorum. Dudaklar m nyumu -
akl . Kendini Be enmi Melek Surat ile eytanlar n n organlar ile yeterince s k kar la m
olmas na kar n, eminim°nlartaraf ndan bile tad lmad . te bu nedenlerle ba m ,°nundudaklar
ile kar la mamak için çevirdim, ama ona i -¦"endi jmihissettirmedim. Sanki sadece
pozisyonumu de i - rmekistiyormu gibi yapt m. O, az önce beni a rtanyu -" akh ni, domuz
gibi homurdanarak, avazavaz ismimitekrarlayarak, kalçalar m s karak kaba ve ilkel hayvan hali-
ne dönü türdü.
"Buraday m!" diyordum ve içinde bulundu umuz durum bana gülünç ve tuhaf geliyordu.
smimi neden tekrarlad n anlam yordum ama ça r s n yan tlamaman n daha da
garipolaca n dü ündü ümden "buraday m" diye yan tl yordum,
o da sakinle iyordu.
"Bo almama izin ver, lütfen, b rak bo alay m," diyordu
hazdan alt üst olmu biçimde."Yo, hay r, olmaz!".
Ad m daha da yüksek sesle tekrarlayarak aniden d ar ç kt . Bu, sesin gittikçe hafifleyen
yank s de il, iç çeki lerin sonuncusu gibiydi. Sonra, halinden ho nutsuz bir ekilde yeniden
üstüme geldi, a a ya do ru e ildi; yine içimdeydi, bu kez dili tela l tela l dokunuyordu bana,
hem de kabaca. Ben doyuma ula amam t m ama onunki yeniden geliyordu,gereksiz bir
çabayla u ra yordu ve maalesef ilgimi çekmiyordu.
"Kal n ve sulu dudaklar n var, tam s rmal k. Niye tüylerini alm yorsun? Daha güzel
olursun".Herhangi bir yan t vermedim, oras benim bilece im i ti.D ar dan gelen araba
sesinden korkup h zlagiyinmeyeba lad k(zaten zaman gelmi ti) ve garajdan d ar ya
ç kt k.Yüzümü ok ad ve "Bir sonraki sefere daha rahatko ullardaolaca z küçü üm," dedi.

Camlar bu ulanm arabadan a a ya indim. Caddedeyürüyen herkes, k r saçl , kravat


gev emi bir adam n kulland arabadan saç ba da lm olarak ç kt m görmü tü.
II ubat

www.turkforum.net 35
Bbgen

Okulda i ler iyi gitmiyor. E er ben tembel ve bir i i sonunakadar götüremeyen biriysem,
ö retmenler de gere inden fazla kuralc ve kesin hükümlüler. Belki genel anlamdaokul ve
e itim sistemi hakk nda idealist dü üncelerim varsay l r ama somut gerçeklik beni dü
k r kl na u rat yor.Matematikten nefret ediyorum! Söze, duyguya dayanmamas , bir dü ünce
ürünü olmamas can m s k yor.Ya o beniaptal yerine koymakta srarl olan ö retmen! "Küçük
Pazar"dergisinde özel ders vermek isteyen ö retmenlerin ilanlar na bakt m ve ilginç birkaç tane
buldum. Yaln zca bir tanesiuygundu. Sesinden genç oldu u anla lan bir erkek. Yar nbulu up
ko ullarda anla maya çal aca z.
Letiziasabahtan ak ama kadar ba m n etini yiyor. Bananeler oldu unu anlam yorum.
Zamanzaman her eyi yapmaya haz rm m gibi geliyor.

22=40

Fabrizioarad , uzunuzun konu tuk. Sonunda o i i yapmakiçin uygun bir yerimin olup
olmad n sordu. Olmad n söyledim.
"O zaman sana güzel bir arma an vermenin zaman gel-"" ," dedi.ve incevaP'yibeyaz
gömle i, siyahboxer' , slak saçlar telli gözlükleri ile açt .

Dudaklar m s rd m ve selam verdim. Bir gülümsemeyle kar l k verip, "Gir lütfenMelissa


,rahat na bak," dedi inde, o an, daha çok küçükken, gün boyu sütü, portakal , çikolatay , kahveyi
ve çile i bol miktardatüketti imde, dama mda kalan tada benzer bir tat duyumsa-d m. Ba ka
odalardan birine, yüksek sesle, benimle kendiodas na gitmekte oldu unu söyledi. Odas n n
kap s n açt ve hayat mda ilk kez normal bir erke in yatak odas yla kar la t m. Bir tane bile
pornografik foto raf yoktu, herhangigerizekâhbir kupa veya ödül yoktu ve da n k de ildi. Du-
varlarda eski foto raflar, bir zamanlar nheavy metal gruplar n n foto raflar ve empresyonist
ressamlar n t pk bas mlar as l yd . lginç ve çekici bir parfüm ba m döndürdü.
Duruma pek uygun olmayan giyimi için özür dilemedi vebunu yapmam olmas benim çok
ho uma gitti. Yata nüzerine oturmam söyledi, kendisi çal ma masas n n sandalyesini al p
bana do ru yakla t r rken. Allah kahretsin!Tutulup kalm t m. Kanarya sar s V yakal kaza
ve kaza ile uyumlu, ayn renkte saçlar olan, tats z tuzsuz genç birmatematik ö retmeni
bulmay umarken, kar ma güne yan tenli, mis gibi parfüm kokan ve inan lmaz çekici
birgenç adam ç km t . Daha paltomu bile ç kartamam t müzerimden. Bir kahkaha att ve
"Paltonu ç kar rsan seni yemem, söz!" dedi.
Yemeyecek olmas ndan üzüntü duyarak ben de güldüm.O ana kadar ayakkab lar
dikkatimi çekmemi ti. Neyse ki beyaz spor çorap giymemi ti. "Narin ayak bilekleri
vard .Güne yan , bak ml ; ders saatleri, program ve ücret hakk nda konu urken,
konu tuklar m za dikkatini yo unla t r-
d gösterir hareketlerde devinen ayaklar vard . "Çokçok ba tan almal y z,"
dedim."Kayg lanma," dedi göz k rparak " Çarp m tablosundaikilerden ba layaca m".
Yata n kenar na oturmu , bacakbacak üstüne atm , bir elimle di er elimi s k yordum.
"Ne güzel oturuyorsun," diye araya girdi, ben okuldakimatematik ö retmenimden söz
ederken.
Yeniden dudaklar m s rd m ve sanki söylenenlerdenutanm gibi içimi çekerek, "Ne
diyorsunuz öyle," dedim.
Konuyu de i tirerek, "Ah! Söylemeyi unuttum, benimisminValerio ve bana asla ö retmenim
deme, kendimi ya l hissederim," dedi, parma n azarl yormu gib sallayarak.Duraksad m biraz,
www.turkforum.net 36
Bbgen

bana indirdi i bunca darbeden sonraben de, en az ndan bir tane indirmeliydim.
Sesimi düzelttim ve yava ça, "Yaben sana kendi iste imle ö retmenim demek istersem?"
dedim.
Dudaklar n s rma s ras ona gelmi ti, ba n oynatt ve"Niye öyle demek isteyesin ki?" dedi.
Omuzlar m kald rd m, biraz öyle tuttum ve "Böyle dahaiyi de il mi ö retmenim?" dedim.
"Nas l istersen öyle söyle, yeter ki bu bak nla, böylebakma," dedi, huzursuzlu u gözle
görülüyordu.
te ba l yorum, her zamanki hikâye. Elimde de il, kar mda ho uma giden birisi oldu unda
onu k k rtmadan duram yorum. Söyledi im ve söylemedi im her eyle vuruyorum onlar ve bu
da kendimi iyi hissetmeme yol aç yor. Bubir oyun.

18 ubat

Bizimkiler mutfakta ak am yeme ine ba lam lar bile. Biriki sat r yazmak için aralar ndan
ayr ld m, çünkü ba ma geleni anlatmak istiyorum.
BugünValerio'dan ilk dersimi ald m. O anlatt nda bir eyler anlamaya ba l yorum çünkü
seyredilecek güzelomuzlan ve bir eyler yazd nda izlenecek kibar ve ince el leri var. Zar zor
da olsa birkaç al t rmay çözebildim. Çokciddi ve profesyonelce davran yor ki bu onu daha da
çekicik l yor. Beni ele geçirdi. Bak lar ndan beni be endi i belli. eytanl m n yapt ie
engel olmamas için benimle aras na belirli bir mesafe koyuyor.
Onu ars zca ba tan ç kartmak istiyordum ve bu amac mauygun dar bir etek giymi tim.
Bunun do al sonucu olarak,ders bitti inde kap ya gitmek için kalkt mda, arkamdanadeta
üzerime ç karcas na yürümeye ba lad . Onunla oynamak için ad mlar m bir h zland r p bir
yava lat yordum.Böylece bana yakla t nda ondan uzakla abiliyordum.
Asansörün ça rma dü mesine basarken nefesini boynumda hissettim. F s lt yla, "Yar n
ak am telefonunu on ileon çeyrek aras nda me gul etme," dedi.

19 ubat 2OO22 2 . 3 0

ki haberim var (her zamanki gibi biri iyi, biri kötü).


Fabrizio, ehir merkezine, ailelerimiz taraf ndan yaka-
lanmadangörü ebilmemiz için, küçük bir apartman dairesisat n alm .
Sevinçle, "Yata n kar s na koca bir ekran koydurdum,berabermiki filmleri izleriz diye
dü ündüm. Ne dersin küçü üm? Elbette senin de anahtar n olacak. Güzel yüzündenöperim.
Ho ça kal!" diye hayk rd . Ku kusuz bu kötü haber.
Ona cevap vermemi, karars zl m ve kayg lar m dilegetirmemi beklemedi. Görünen o ki
kendini kapt r p dü üncesizce i ler yapm . Bir kez yatmak, sonrabyebye , te ekkür ederim deyip
gitme niyetindeydim; evli ve hamile k z olan bir adam n metresi olmak istemiyordum. Ne onu,
nedairesini neporno film izlenecek dev ekran n istiyorum, nede her zaman sat n ald teknoloji
harikalar ndan biriymi -çesinebenim itaatkârl m alabilmesini.Daniele ve Kendi ni Be enmi
Melek Surat ile yeterince ac çektim. imdi,kendimce ya amaya ba lad m bir s rada, i man ve
kravatl , küçük çocuklar yiyen bir dev ç k p gelecek ve beni cinsel yükümlülük alt na sokmak
isteyecek. Allah' n sopas yokya ! Ceza kesmek için ba m z n üzerinde hep sallan yorve hiç
beklemedi in bir anda, beyninin ortas na indiriyor. Bir gün, bir ucundan da ben tutuyor
olaca mdan, o sopaonun da ba na inecek.

www.turkforum.net 37
Bbgen

imdi s ra iyi haberde.


Telefon söylenen zamanda geldi ve konu ma söylenensürede bitti.
Odamda, yerde, ç plak oturuyordum ve tenimde mermerle kapl zeminin so uklu unu
hissediyordum. Elimde telefon, telefonda bana duygulu ve ak c gelen arzulu sesli... Bana bir
fantezisini anlatt . Ben s n fta verdi i dersi dinliyorum. Sonra tuvalete gitmek için izin istiyorum
ve aya akalkt m s rada eline "pe imden gel" yazan bir pusula tutu turuyorum.
Onu tuvalette bekliyorum, o geliyor, gömle imi y rt yor ve yalama olmu musluktan akan suyla
parmaklar n slat yor. Elini gö süme day yor ve sular parmaklar ndan a a ya do ru süzülüyor.
Sonra pilili ete imi kald r yor ve içime giriyor. Bu s rada ben, duvara yaslanm olarak içimde bir
yerlerde ondan elde etti im doyumun tad n ç kar yorum. Damlac klar, tenimde çizgili izler
b rakarakbedenimde a a ya do ru kaymaya devam ediyorlar. Ayr l yor ve s n fa geri dönüyoruz.
lk s rada oturan ben, tahtadatebe irin kay n izliyorum, aynen onun benim içimde kayd gibi.
Telefonda birbirimize dokunduk. Gömüm hiç olmad kadar kabarm t ve "Gizem" unutu
rma Lethe'nin dümen suyuna kap lm gidiyordu. Parmaklar m kendimle s r ls klamd . Onun
da benimle ayn durumda oldu unu biliyordum. Ate ini, kokusunu duyuyordum ve tad n
merakediyordum. Saat 22:15'te " yi gecelerLoly ," diye mesaj att .
yi geceler ö retmenim.

2O ubat 2OO2
Öyle günler oluyor ki, acaba nefes almaktan tümüylevaz m geçsem, yoksa kalan zaman mda
apneye8mi girsem diye dü ünmekten kendimi alam yorum. Örtülerin alt ndan
nefesal pgözya lar m n tad na bakt m zamanlarda örne in. Alt
8. Solunumun belirli bir süre için durmas halini tan mlayan t p terimi.
üst olmu bir yataktan darmada n k saçlar ve y pranm bir ciltle kalk yorum. Aynan n önünde
ç plak bedenimi seyrediyorum. Gözümden bir damla ya n yana ma do ru akt n görüyorum,
parma mla kuruluyorum ve t rna mla aka m ka yorum. Ellerimle saçlar m düzeltip geriye
do ru çeki tiriyorum, kendi kendime gülmek ve kendime sevimligelmek için yüzümü gözümü
oynat yorum. Ama sonuç ba ar s z. A lamak ve kendimi cezaland rmak istiyorum. Çekmecemin
ilk raf na yöneliyorum. Önce içindekileri seyrediyorum. Sonra birini, giymek üzere özenle
al yorum. Yava ça yata m n üzerine koyuyorum. Aynay , bulundu umnoktadan kendimi
görebilecek ekilde ayarl yorum. Bedenimi bir kez daha inceliyorum. Kaslar m hâlâ gergin, tenim
birçocu unki gibi yumu ak ve pürüzsüz, beyaz ve duru. Benzaten daha bir çocu um. Yata n
kenar na oturuyorum, jar tiyerli çoraplar m , parmak ucumdan ba lay p bald rlar makadar, dantel
ucu bald rlar m bast r ncaya kadar, yumu ac ktülü tenimde kayd rarak çekiyorum. S ra,
kurdeleli, ba c kl ve siyah ipekten yap lm gepyere geliyor.9Bedenimi çepeçevre sarmal yor,
zaten çok ince olan belimi daha da incel tiyor ve erkeklerin hayvanca dürtülerini daha da güçlü
bo alts nlar diye görkemli, yuvarlak ve etli olan kalçalar m daha bir belirginle tiriyor.
Gö üslerim hâlâ küçücük. Beyaz,yuvarlak ve diriler, s cakl n iletmek isteyen bir
insan navucunun içine s abilirler.Gepyer dar ve gö üsler birbirlerine iyice yap m , bask
alt ndalar. Daha kendimi incelemezaman gelmedi. nce burunlu ayakkab lar m
al yorum,aya m n burnunu bile ime kadar ayakkab n n içine soku yorum ve bir metre altm
santimken aniden on santim dahaüzüyorum.

¦ Frans zcageûpiere sözcü ünden gelen, beli ince göstermek için kad nlar n giydi i, kopça vea c klarla s k t r lan iç giysisi, bir çe itbüstiyer .
(ç.n.)

www.turkforum.net 38
Bbgen

Banyoya gidiyorum, k rm z rujumu al yorum,yumu ak ve etli dudaklar m onunla slat yorum.


Kirpiklerimi rimel ile s kla t r yorum, düz ve uzun saçlar m tar yorum, aynan n kenar nda duran
parfümümü üç kere üzerimepüskürtüyorum. Odama dönüyorum. Orada bedenimi ve ruhumu
titretecek ki iyi görece im. Hayranhayran kendimiizliyorum, gözlerim par ld yor, ya aracak
gibiler. Bedenimin etraf n saran bir k huzmesi var gibi ve omuzlar madökülen saçlar m
ok anmaya davet ediyorlar. Saçlar m ok ayan el, benim denetimim d nda boynuma do ru
uzan yor. Yumu ak teni ok uyor ve iki parmak yava ça bast rarakboynun çevresinde dola yor.
Fark edilemeyecek kadar yava tan yakla makta olan doyumun sesini duymaya ba l yorum. El
biraz daha a a ya iniyor ve pürüzsüz gö sü ok amaya ba l yor. Önümde duran, kad n giysisine
bürünmü çocu un gözleri uyanm ve arzulu. Neye? Cinselli e? A ka? Gerçek ya ama?.. Çocuk,
kendisinin mutlak sahibi. Parmaklar , kadifesinin üzerindeki tüylerin aras nda dola yorve ate
beyninde bir im ek çakt r yor, binlerce duygu sald r yageçiyor .
"Benimsin," diye f s ld yorum. Aniden içimdeki dürtü
arzuma egemen oluyor.
Düzgün ve beyaz di lerimle dudaklar m s r yorum. Da lm saçlar m s rt m terletiyor, ter
taneleri bedenimde inci taneleri gibi parl yorlar.
Nefesler h zlan yor, iç çekmeler derinle erek art yor Gözlerimi kapat yorum. Bedenimin
her yan nda kas lmalar
var, zihnim özgür ve uçup gidiyor. Dizler titriyor, soluklarkesikkesik ve dil dudaklarda
dolanmaktan yorgun. Gözlerimi aç yorum. Çocuk gülüyor. Aynaya yakla yorum ve çocu u
uzunuzun öpüyorum, nefesim aynay bu uland r yor.Kendimi yaln z ve terk edilmi
hissediyorum. Kendimi u anda üç uydusu olan bir gezegen gibi duyumsuyorum:Letizia,Fabrizio
ve ö retmenim. Dü üncelerimde bana e likeden üç y ld z, gerçeklikte de il.

21 ubat

Annemle, hafif bir nefes darl çeken kedici imi muayene etmesi için veterinere gittik.
Doktorun eldivensiz ellerindenürküp usulca miyavl yordu, ben de güç vermek için tatl sözler
söyleyerek ba n ok uyordum.
Arabada annem derslerimin nas l gitti ini ve erkeklerlearam n nas l oldu unu sordu. Her iki
soruya da belirsiz yan tlar verdim. Yalan söylemek art k bir kural, aksini yapmakgarip geliyor
art k...
Ondan beni, matematik ö retmenimin evine b rakmas n istedim, dersimin oldu unu
söyledim."Aaaiyi, böylece sonunda tan m olurum!" dedi heyecanla.
Bir eyden üphelenmemesi için herhangi bir ey söylemdim. Öte taraftanValerio'nun erya
da geç annemle tan may bekledi ini biliyordum.
Neyse ki bugün giyimi biraz daha ciddiydi.Annemgaripbir biçimde, onu asansöre kadar
götürmemi istedi veba -a' 'Ho uma gitmedi. Kötü huylu birine benziyor," dedi.
Umursamazca omuz silktim ve görevinin bana matematik dersi vermek oldu unu söyledim,
evlenmeyecektimyaonunla. Annem, insanlar yüzünden okudu unu dü ünür ve bu beni g c k
ediyor.

Kap y kapatt ktan sonraValerio defterimi al p derseba lamam z için beni s k t rd . Telefon
konu mas ndan hiçsöz etmedik, yaln zca kare kökler, küpler ve iki bilinmeyenli denklemlerden
konu tuk. Gözlerini öyle iyi sakl yordu kiakl mdan, "acaba m "geçmedi de il.Ya o telefon

www.turkforum.net 39
Bbgen

konu mas , beni komik duruma dü ürmek için yap ld ysa? Ufac k daolsa bir gönderme,
ça r m, bir söz bekledim ama hiç eser yok!
Defterimi kapatt . Dü ündüklerimi hissetmi gibi, "Cumartesi gecesi kimseye söz verme ve
ben telefon etmeden de
sak n giyinme," dedi.
Aptalaptal bakt m ama hiçbir ey söylemedim. Sözlerini umursamad m gösterir bir
ilgisizlikle, kapatt defterimiaçt m ve x vey'lerin aras na küçük harflerle yazd notu
okudum:
Bir cennet gibiydiLolitam , alevlere gömülmü bir cennet.
Prof.Hubert
Yine de hiçbir ey söylemedim, birbirimizle vedala rkenyeniden randevuyu hat rlatt .
Nas l unutabilirim ki...

22 ubat
Saat birdeLetizia arad ve birlikte yemek yiyebilir miyiz diye sordu. Olur dedim çünkü zaten
saat 15.30'da sahneleyece imiz tiyatro oyununun genel provalar ba layaca
içinbirazoyalanmahyd m . Onu görmek istiyordum çünkü dün gece uykuyageçmeden önce
onu s ks k dü ünmü tüm.
Kendisi foto raftan çok daha güzel ve tabii canl yd . Barda ma arap koyarken yumu ak
ellerine gözüm tak ld .Sonra hemen kendi ellerime bakt m. Sabah ayaz ndascootersürmekten
k zarm , kurumu ve ebek ellerine dönmü tü.
Akla gelebilecek her konuya girdi ve her eyden söz etti.Bir saat içerisinde ya am n n tüm
yirmi y l n anlatabilmi ti. Ailesinden, zamans z ölen annesinden, Almanya'ya giden
babas ndan, evlendi i için ara s ra görü ebildi i ablas ndan, ö retmenlerinden, okuldan,
üniversiteden, ilgi alanlar ndan, i inden söz etti.
Ka lar na bakt m ve güçlü bir öpme iste i duydum. Ka lar ne garip eyler!Letizia'n nkiler
gözleriyle birlikte deviniyorlar ve öylesine güzeller ki insanda bu e siz güzelli iöpme iste i
uyand r yor, sonra da yüzünü, yanaklar n , a z n ... Evet, imdi biliyorum, onu arzuluyorum.
S cakl n , tenini, ellerini, salyas n , f s ldayan sesini arzuluyorum. Ba n ok amak, nefesimle o
adac n ziyaret etmek, tüm bedenine yay lacak bir enlik düzenlemek istiyorum.
Bununlabirlikte tutuklu umun do al oldu unu biliyorum, benim içinyeni bir ey. Onun da
benimle ayn duygular içerisinde oldu unu ileri süremem, belki de öyledir ama, ben bunu
aslabilemeyece im. Bana bak yor ve dudaklar n slat yordu,bak lar alayc yd ve tutsak
oldu umun fark ndayd m.°n nde il, kaprislerimin.Sevi mek ister misin,Melissa ?" diye sordu
arap koyarken.
Barda m masan n üzerine koydum, huzursuzca bakt mve olur anlam nda ba m sallad m.
"Evet ama bana ö retmelisin...''.
Bir kad nla sevi meyi mi ö retecek, yoksa sevmeyi miö retecek? Belki de ikisi birbiriyle
örtü üyordur.

23 ubat5-45
imdi cumartesi gecesi, daha do rusu pazar sabah , gece bitti ine ve ortal k ayd nland na
göre. Kendimi mutlu hissediyorum Günlük. Bedenimde mutluluktan gelen bir co ku,esenlik
duygusu var. îçimi tatl ve güçlü bir huzur kaplam durumda. Bu gece be endi in ve
duygular na egemen olanbirisinin kollar na kendini b rakman n kutsal bir ey oldu unu anlad m.

www.turkforum.net 40
Bbgen

O anda, kokusunu içine çekti in, güçlü ve yumu ak omuzlar n ok ad m , saçlar nda ellerini
kayd rd nanda, cinsellik art k yaln zca cinsellik olmaktan ç k yor vea ka dönü meye ba l yor.
Hiç gergin de ildim, yapmakta oldu um eyin ne oldu unu biliyordum. Anne ve babam
dü k r kl na u ratt m biliyordum. yi tan mad m birinin arabas na biniyordum. Pek
tan mad m, yirmi yedi ya nda, çekici bir matematik ö retmeninin. Birileri duygular m ate e
vermi ti-Evin d nda, o ulu çam a ac n n alt nda bekliyordum. Ye ilarabas n n yakla makta
oldu unu gördüm. Bo az n çevreleyen atk s n fark ettim ve arabas n n farlar gözümü al yor-
du. Geçen günkü, onun telefon etmesini beklemedengiy'n 'memem gerekti i emrinin aksine,
telefon etmesini bekleme'
den giyindim. Çekmecemin birinci gözünden iç çama r m ald m, giydim ve üzerime k sa, siyah
elbisemi geçirdim. Aynaya bakt m ve yüzümü buru turdum, bir eyler eksikti. Elimi ete imin
alt na soktum vekülodumu ç kard m. te o zaman gülümsedim ve usulca, " imdi
muhte emsin," diye f s ldad m, kendime bir öpücük gönderdim.
Evden ç kt mda ete imin alt ndan so u u hissettim,rüzgâr h rç nca ç plak organ ma
üfürüyordu. Arabaya bindi imde ö retmenin par lt l ve büyülenmi gözlerle bakt ve "Giymeni
istedi im eyi giymemi sin," dedi.
O zaman önüme, yola bakt m ve "Ö retmenlerin söylediklerine kulak asmamak en iyi
yapt m eydir," dedim.
Yana ma sesli bir öpücük kondurdu ve bilinmeyenedo ru yol almaya ba lad k.
Parmaklar m durmadan saçlar mda dola t r yordum.Belki benim gergin oldu umu
dü ünüyordu, ama asl ndasadece heyecanl yd m. Hemen orada, yan ba mda olmas ndan ve
herhangi bir önyarg ta mamas ndan... Yol boyu nelerden söz ettik hiç an msam yorum, çünkü
akl m fikrim onasahip olmaktayd . Araba kullan rken gözlerine bakt m, gözlerini be eniyorum;
siyah uzun kirpikleri, karma k ve çekim gücü yüksek bak lar var. Göz ucuyla kaçamak bak -
yordu, ben hiçbir ey anlamam gibi yap yordum.Eee , buda oyunun bir parças . Sonra
Cenneteya da Cehenneme geldik, bu art k nereden bak ld na göre de i ebilir. Minik ara-
bas ylageçilmesi olanaks z gibi gözüken yollardan, tenha ve?°k çok dar yollardan geçtik.
Sarma klarla kapl ve yosunt tmu , y k k ve terk edilmi bir kiliseyi geçtik.Valerioba -a> 'Sa ma
dikkatlice bak, orada bir çe me olmal , geçit ondan sonra," dedi.

95
Dikkatimi, olabildi ince k sa zamanda o zifiri karanl k labirent içindeki çe meyi bulmaya
yo unla t rd m.
" te urada!" dedim, biraz yüksek kaçan bir ses tonuyla.
Pasl , ye il bir giri kap s n n önünde durdu. Araban nfarlar üzerindeki yaz y
ayd nlat yordu. Gözlerim, yaral birkalbin izinde yazan isimlere,Valerio veMelissa'ya
tak l kald .
Aptalla m t m, ona okudu um eyi gösterdim. Güldü ve " nanm yorum..." dedi, sonra bana
döndü ve f s ldayarak "Gördün mü, y ld zlara ad m z yaz lm ?" dedi.
Ne demek istedi ini tam olarak anlayamam t m, özellikle de o "biz'" bölümünü. Taraflar n
e it oldu u bir birlikteli i anlat yor ve hatta bu konuda güvence veriyor gibiydi, o "biz" iki
ki iydi ve bu, ayna ile ben gibi de ildi.
Bu cennetten ürktüm biraz; karanl kt , sarpt , özellikle deyüksek topuklu çizmelerin
üzerindeysen a lmas zordu.Olabildi ince ona dayanm t m, s cakl n
hissediyordum.Kayalar n, o darac k ve karanl k yollar n aras ndan geçerkens ks k ayaklar m z
tak ld . O zifiri karanl kta tek görünengöktü, milyonlarca y ld z vard bu gece ve ay bir görünüp

www.turkforum.net 41
Bbgen

birkayboluyor, bizim oynad m z gibi o da bizimle oyun oynuyordu. Nedenini bilmiyordum


ama bu yer bende tüyler ürpertici ve karma k duygular uyand r yordu. Belki aptalca, belki de
hakl olarak, oralarda bir yerlerde, yak nlarda, benim önceden kurban olarak seçildi im,
karanl k bir ayindü -'zenleniyordu . Pelerin giymi erkekler beni bir masaya yat'']racaklar, mum
ve amdanlarla çevreleyecekler, s rayla rz'*mageçecekleren sonunda da keskin uçlu ve k vr ml
I" ,
hançerle beni öldüreceklerdi. Ama ona güveniyordum, bunlar belki o büyülü an n bilinç alt mda
yaratt dü üncelerdi.Bende o ürküntüleri yaratan dar yollar bizi, deniz kenar ndaki bir
uçurumun üstünde kalan, a açs z düz bir alana getirmi ti, sahile köpürerek vuran dalgalar n sesi
duyuluyordu.Kocaman, beyaz ve kaygan kayalar vard . Hemen bunlar nnas l kullan labilece ini
dü ünmeye ba lad m. Birbirimizeyakla madan önce yüzüncü kez ayaklar m z tak ld ;
yüzümüyüzüne yakla t racak biçimde beni kendisine do ru çekti,dudaklar m z birbirlerine
de dirdik öpü meden, kokular m z içimize çekerek, soluklar m z duyarak. Birbirimize daha da
yakla t k ve dudaklar m z , öperek, s rarak tükettik.Dillerimiz birbiriyle bulu tu. Onunki s cak
ve yumu akt , birtüy gibi hafifçe a z m n içini ok uyordu ve çok sars c yd .Öpü me öylesine
k z m t ki bana dokunup dokunamayaca n , uygun zaman n o an olup olmad n sordu. Evet
dedim, bu an o and .Külodumun olmad n n fark na vard nda donup kald , ç r lç plak etim
kar s nda birkaç saniyedu -ralad . Sonra onda yaratt derin etkiyi sezinledim; banasürtünen,
patlamakta olan bir volkan vard . Tad na bakmakistedi ini söyledi.
O zaman o koca kayalardan birine oturdum ve dili beni,yeni do an bebe ini ok ayan
annenin elindeki efkatle ok- ad . Usulca ve uysal, sürekli ve amans z bir doyum ba lam t .
Yo un ve narindi, erimeye ba lam t m.
Aya a kalkt , öptü ünde a z nda, dama mda kalan kokular tatt m, lezzetliydi. Bana defalarca
sürtünmü tü, kot Pantolonunun alt ndan sert ve kabarm oldu unu hissediyordum.
Dü melerini çözdü ve bana sundu. Bugüne kadarhiç ^üniK- l hu adamla birlikte olmam t m,
uç taraf n n böyle, neredeyse d ar da oldu unu bilmiyordum. Ucu yumu ak ve kaygand ve
onu denemeliydim.
Aya a kalkt m ve kula na f s ldad m: "Hakla beni!".O da istiyordu. Diz çöktü üm yerden
yukar ya do ru kalkarken, öyle yalamay kimden ö rendi imi sordu. Y lan gi bi k vr lan dilim
onu ç lg na çevirmi ti.

S rt üstü yatmam ve bacaklar m aralamam istedi; iyiceinceledi. Önce bu bak n


garipsedim ama sonra yuvarlaklar m incelemesi beni feci uyard . lk vuru unu ellerimi so uk ve
kaygan ta a dayayarak bekledim. Yakla t ve resmenhedef ald . Ona kendimi sunu umu nas l
alg lad n söylemesini isterdim. Yoksa ben dipsiz bir ambar m y m geleningeçenin "girdi i"?
lk vuru un hedefi buldu unu gösterir birinleme ç kt a z mdan, kupkuru. O ho oyundan
koptum,içimde hissetmeye devam ederken ona yalvaran gözlerlebakt m ve bedenlerimizi ele
geçirmeden önce, birkaç dakikabeklemenin doyumlar m z daha da yo unla t raca n söyledim.
"Arabaya gidelim," dedim "Orada daha rahat ederiz". Yeniden o karanl k labirentten geçtik ama
bu kez korkmad m. Bedenim, halinden ho nut birbirinin pe i s ra ko turarak e lenen, içimi
daraltan o korkunç izleri hat rlatan, biryandan da kendimi iyi hissettiren, sözle anlat lamayacak
birco ku veren binlerce cin taraf ndan ele geçirilmi ti. Arabayabinmeden önce, kap daki yaz y
bir kez daha inceledim vegülümsedim, onun benden önce binmesini bekledim. Çabucak
soyundum. Bedenlerimizin ve tenimizin her hücresinindi erininkine de mesini, birbirlerine,
imdiye kadar bilin-
meyen, yücelterek kendinden geçirecek duygulan ya ats nlar istedim. At biner gibi co kuyla

www.turkforum.net 42
Bbgen

üzerine ç kt m ve önceyumu ak ve birbirini belirli aral klarla tekrarlayan, daha sonra da sert ve
keskin vuru larla devinmeye ba lad m.Öperken ve yalarken titremelerini duyumsad m. Onun
egemenli ini ele geçirmek kolayd .
" kimiz de özgürüz, ikimiz de egemeniz," dedi bir noktadan sonra " Nas l birbirimize boyun
e ece iz?'".
" ki egemen güç birle ecekler ve doyuma ula acaklar,"diye yan tlad m.
Keskin vuru larla h zland m ve mucizevi olarak, hiçbirerke in bana vermeyi beceremedi i o
zevki, yaln zca benimkendi kendime verebildi imin fark na vard m. Her yerimdekas lmalar
vard . Organ mda, bacaklar mda, kollar mda, hattahatta yüzümde... Bedenim bayram yerine
dönmü tü,e leniyordu. Kaza n ç kard ve ate li, ç plak ve k ll gö sünün benim beyaz ve duru
gö sümle bulu mas n hissettim. Saçlar m o muhte em yeni bulu un üzerinde gezdirdim,
tümüyle benim olmas için iki elimle birden ok amayaba lad m.
Sonra üzerinden indim, bana, "Yaln zca tek bir parma nla dokun!" dedi.
Afallayarak dedi ini yapt m ve çe mesinden ya lar dökmekte oldu unu gördüm. Hiçbir
zorlama olmadan, kendili inden a z m yakla t rd m ve bugüne dek hiç tatmad m kadar
lezzetli ve tatl gelen sperminin tad na bakt m.
Birkaç saniye için beni kucaklad ve o an bana sonsuzluk gibi geldi ve her eyin orada benimle
birlikte oldu unu sand m. Sonra ba m nazikçe koltu a yaslad , ben hâlâç r lç plak, büzülmü ve
ay n nayd nl mdayken .

99
Gözlerim kapal yd ama gözlerinin benim üzerimde oldu unu hissediyordum. O kadar uzun bir
süre bedenimebakmas n n do ru olmayaca n ; erkeklerin, senin bedeninle hiçbir zaman,
bütünüyle yetinemeyeceklerini, onu ok amak ve öpmenin ötesinde, zihinlerine kaz mak ve bir
dahahiç silinmemek istediklerini dü ündüm. Uyuklayan ve hareketsiz bedenimi seyrederken
neler hissediyor olabilece inidü ündüm. Benim için yaln zca bakmak yeterli de ildi, alg lamak
da önemliydi ve ben bu gece onu alg lam t m. Pantolonunu dü melerken, çakma n bulamad
için homurdanmas n duydu umda gülmemi zor tuttum ve gözlerim hâlâ kapal ve çatalla m
sesimle, gömle ini arka koltu a f rlat rken çakma n n havada uçu unu gördü ümü söyledim.
Bana bir anl na bakmakla yetindi ve pencereyi açarak daha önce hissetmedi im so u un
içeriye dolmas na sebep oldu.
Sonra, uzun süren bir sessizlikten sonra, sigaras n n duman n üflerken, "Tüm ya am m
boyunca hiç böyle bir eyya amam t m," dedi.
Söylediklerinin ne anlama geldi ini biliyordum ve o konu man n, bu tehlikeli, geçici ve
heyecanl ili kiyi tehlikeyeatacakya da tam tersine güçlendirecek önemli sözlerin söylenece i
an n ba lang c oldu unu anlad m.
Ona yakla t m, omzuna elimi, elimin üstüne de dudaklar m yaslad m. Konu maya
ba lamadan önce biraz bekledim, asl nda daha ilk andan itibaren ne söyleyece imden okadar
emindim ki.

"Senin bugüne kadar böyle bir eyi ya amam olmanyanl oldu unu göstermez," dedim.
Bir kez daha sigaras n n duman n üfledikten sonra,"Ama do ru da de il," dedi.
"Do ruya da yanl olmas ndan bize ne? Önemli olanho umuza gitmesi ve en sonuna, en
dibine kadar gitmi olmam z". Eri kin bir adam n, çok bilmi bir k z n sözlerine kulak
asmayaca n bilebile dudaklar m s rd m.
Oysa o bana döndü, sigaras n f rlatt ve " te tam da bunedenden ötürü ba m döndürdün.
www.turkforum.net 43
Bbgen

Olgunsun, ak ll s n ve içinde s n r tan mayan bir tutku var," dedi.


Evet bu oydu. Onu tan d m. Tutkumu tan d m. Eve dönü yolunda, bundan böyle ö renci
ö retmen ili kisini sürdürmemizin do ru olmayaca n , beni art k ö rencisi
gözüylegöremeyece ini ve i iile zevklerini hiç kar t rmad n söyledi. Benim için
deböylesinin daha uygun olaca n söyledim, yana ndan öptüm ve içeriye girmemi beklerken
önkap y açt m.

24 ubat

Bu sabah okula gitmedim, kendimi çok yorgun hissediyordum. Dahas bu ak am tiyatro


oyunumuzun ilk gecesi ve bu,okuldan kaytarmak için iyi bir bahane.
Ö le yeme i saatindeLetizia telefonda, ak am saat tamdokuzda orada olaca n bildirdi i bir
mesaj gönderdi. Do ruyaLetizia ... Dün onu unuttum. Bir kusursuzluk ba ka birkusursuzlukla
nas l ba da t r labilir ki? DünValerio vard Vebana yetiyordu; bugün yaln z m ve bu bana
yetmiyor(Çünkü art k kendi kendimeyeteniiyorum ),Letizia'y istiyorum.
P.S.Ya o sersemFabrizio ! Akl n kar s yla oyuna gelipbeni seyretmeye takm ! Allah'tan
dedi im dedik bir tip de il, sonunda evde kalmas gerekti ine ikna edebildim.

I:5O

Bu ak ama özel bir gerginli im yok, tam tersine üzerimdebir durgunluk, umursamazl k var ve ne
zamangeçece i hakk nda da en ufak bir fikrim yok. Herkes z pz p z pl yor, kimi korkudan
kimiyse mutluluktan. Bense perdenin arkas nasaklanm salona girenleri gözlüyordum.
DikkatimiLeti -zia'n n gelip gelmedi i üzerine yo unla t rm t m. Göremedim. Sahne
düzenleyiciAldo , ba lamak üzere oldu umuzusöyleyerek beni sahne arkas na ça rd . Salonun
klar söndü, sahneninkiler yand . Yay ndan f rlat lm ok gibi sahneye girdim. Ortaya, tam
tam na, provalar s ras nda yönetmenin binlerce kez rica etmesine kar n benim hiç beceremedi-
im bir biçimde f rlad m. ElizaDoolittle , ben de dahil olmaküzere herkesi kendine hayran
b rakt . Son derece do al vekendili inden hareket ve anlat mlarla, benim bile etkilendi im
yepyeni birisi ç km t ortaya. SahnedenLetizia'y görmeye çabalad m ama ba ar l olamad m.
Bu nedenle oyunun bitmesini bekledim. Selamlamalar, alk lar... Kapanm olanperdenin
arkas ndan, onu bulabilmek için, misafirleri inceden inceye izlemeye devam ediyordum.
Mutluluktan uçmu annem ve babam kuvvetle alk l yorlard , aylar var ki görmedi imAlessandra
oradayd ve çok ükürFabrizio'daneser yoktu.
Sonra gördüm onu, yüzü ne e içinde ayd nlanm t , deliler gibi alk l yordu. O, biraz da bunun
için ho uma gidiyor, çünkü çok do al, çok kendi gibi, ne eli. Uçlarda ya ayan biri olmas insan
co turuyor. Yüzüne bakt nda, onun kendiyle böylesine bar k olmas ndan ötürü insan çileden
ç kar.Aldokolumdan çekti ve yüksek sesle: "Bravo, bravo sana tatl m! Hadi acele et, üstünü
de i tir, kutlamaya gidiyoruz," dedi. Çok garipti ve deli gibi bir ifadesi vard , yükseksesle
gülmeye ba lad m.
Gelemeyece imi, birisini görmem gerekti ini söyledim.Ayn anda, gülen yüzüyleLetizia
geldi.Aldo'yu gördü ünde yüzünün ifadesi de i iverdi; gülümsemesi kayboldu,gözleri
karard .Aldo'ya bakt m, onun da bembeyaz olan yüzüne ayn ciddi ifade yerle mi ti. ki üç kere
önce birine,sonra di erine bakt m, neden sonra: "Ne oluyor? Neyinizvar sizin?" diye
sorabildim.
Birbirlerine sessizce, kötükötü ve adeta dü manca, a a- larm ças nabak yorlard .

www.turkforum.net 44
Bbgen

lk önceAldo konu maya ba lad : " Hiç, hiç, hiçbir ey.Hadi siz gidin. Di erlerine
gelemeyece ini söylerim. Gülegüle git güzelim," dedi ve aln mdan öptü.
Kaç p gitmesinin ard ndan bakakald m, sonraLetizia'yado ru döndüm ve sordum: "Burada
neler oluyor Allah a k na, sorabilir miyim? Siz tan yor musunuz?".
imdi sakinle mi , yat m t . Az c k duraksad , gözlerini gözlerimden kaç r yordu ve
yüzünü a a ya e di ve ince,Uz un parmaklar ile yüzünü kapatt .
Sonra dikdik gözlerimin içine bakt ve "Aldo'nune cin-Sel oldu unu bildi ini san yordum,"
dedi.
103

Aldobunu saklam yor, okulda herkes biliyor art k. Bildi imi söyledim.
"Eeene olmu ?" dedim gerisini bekledi imi anlat r biçimde.
"Olan u ki, bir zamanlar bir çocukla birlikteydi, sonra...Sonras nda ben ve o çocuk tan t k,
yani ey anlam nda...Aldoondan bir eyler bekliyordu," sözleri a z ndan tektekç k yordu ve
kesik kesikti.
"Ne bekliyordu?" merakl ve ç lg n bir tonda sordum hemen.
O parlak kocaman gözleri ile bakt ve "Yo, yo... Sana bunu söyleyemem... Kusura bakma...
Yapamam...".
Ba n öbür tarafa çevirdi ve "Yaln zcalezbiyen de ilim...".
Yaben neyim? Bir kad n bile de il, nüfus kay tlar na göre hâlâ çok küçü üm, dolay s ile bir
genç k z m, ba ka bir kad n n kollar nda korunmak isteyen ve a k arayan bir k z.Ama yalan
söylüyorum Günlük, di er yar ma, bana bu denli benzeme f rsat vermeyece im, ben ayn
bütünün içindeya ayan di i yan olaca m.Letizia'da gördü üm ve yapma ya giri ti im ey
yaln zca onun bedeninin çekicili i, tenselçekimi ile ilgili de il, evet, ayn zamanda da duygusal,
ruhsal nedenlerim var. Onu bir bütün olarak be eniyorum. Kafam kar t r yor ve kendine
çekiyor, uzun bir süredir fante zilerimin ba oyuncusu olmaya ba lad . A k, ousanmaks -
z narad m ey, kimi zaman bana o kadar uzak, o kadarya -banc ym gibi geliyor ki...

1 Mart 2OO2
2 3:2 O

Bugün evden ç kt mda babam kanepeye oturmu , bo gözlerle televizyon ekran na bak yordu.
Kay ts z bir halde nereye gitti imi sordu. O anda ona ne yan t verirsem vereyim,yüzündeki
ifadeyi, o kay ts z duru unu de i tirmeyece ini, dolay s yla ona herhangi bir yan t vermemin
gereksizli inidü ündüm.
"Düzü tü üm evli adam n yeni ald eve gidiyorum"demeyi çok isterdim ama nas l olsa
"Alessandra'yaders çal maya gidiyorum" dememle ayn etkiyi yarat rd .
Kap y yava ça örttüm, benimle ilgili soyut dü üncelerini bölmek istemedim.
Fabriziodairenin anahtarlar n bana daha önceden ula t rm t ve orada onu beklememi, i
ç k gelece ini söylemi ti.
Daha daireyi görmedim, anla ne kadar ilgimi çekti ini.Scooter' m apartman n önüne park
edip lo ve bo avluyageçtim.
Kap c kad n n kimi arad m soran sesiyle yerimdens çrad m ve yüzüme al bast .
"Yeni kirac y m," dedim yüksek sesle ve sözcükleri heceleyerek, ne akla hizmetse, kap c
kad n n sa r oldu unu dü ünerek. Nitekim duruma aç kl k getirdi, "Sa r de ilim.Hangi kata

www.turkforum.net 45
Bbgen

ç kacaks n z?".
Biraz dü ündükten sonra yan tlad m: " kinci kata, BayLaudanrninyeni ald daireye
ç kaca m".
Gülümsedi ve "Aaaevet! Baban z kap y içeriden bir kez döndürüp kilitlemenizin do ru
olaca n söylememi istemi ti" dedi.
Babam m !.. Babam olmad n söylememin yersiz kaçaca n ve onu güç duruma
dü ürece ini dü ünerek vazgeçtim.
Kap y açt m. Anahtar n kilidin içinde döndü ü an, yapmaya giri ti im eyin asl nda ne denli
aptalca ve anlams zoldu unu dü ündüm. Kesinlikle ba lamas n istemedi imbir eyi yapmakta
olan ki i olarak ben, tam bir aptald m. Ö leden sonra beni aray p, çok özel bir eylerle "a k
yuvam z n" aç l n kutlayaca m z için, bugünün unutulmaz biran olarak kalaca n mankafa
bir sesle söyleyenFabri -zio'nunyapt anlams zd . En son biri bana unutulmaz biran
ya ayaca m söyledi inde, ha ha l sigara kokan karanl k bir odada be ki inin aletini
emmi tim. Bugünün ana fikrinin farkl olmas n umuyorum. Giri oldukça küçük ve biro kadar
da sönüktü, ortama yaln zca yerdeki k rm z hal biraz renk kat yordu. Oradan bütün odalar
görülüyordu, en az ndan odalar n bir bölümü. Yatak odas , oturma odas diyebilece im küçük
bir salon, mutfakç k ve bir sand k odas . Yata n kar s na takt rd o i kence aletini görmemek
içinyatak odas na girmeden salona geçtim. Önündengeçti imsand k odas n n yerine koyulmu ,
renkli kâ tlarla sar lm üç paketigörmemezlikten gelemedim ve oraya do ru yöneldim.
Paketlerin ön taraf na büyük harflerle yaz lm bir notili tirilmi ti: PAKETLER AÇ VE
YALNIZCA B R TANES N N Ç NDEK LER G Y! Etkilendim ve merak m uyand

Paketleri e eledim, itiraf etmeliyim ki dü gücü var. ilkkutunun içinde yumu ac k dantelli
beyaz iç çama rlar , tül-
den bir kombinezon, seksi ama ayn zamanda da namuslubir külot ve alttanbalenli bir sutyen
var. Kutunun içinden birde not ç kt : OK ANMAK STEYEN B R BEBEK Ç N.
kinci kutuda bir adet k rm z Gstring vard . Arkas nda tav an kuyru unu an msatan tüyler vard .
Bir çift fileli çorap, ba döndürücü topuklar olan k rm z ayakkab lar ve birnot daha: AVCI
TARAFINDAN AVLANMAK STEYENB R TAV AN Ç N. Bu paketi gözden ç karmadan
önceüçüncü paketin içinde ne saklad n merak etmi tim.Bu oyun, isteklerini ke fetmek oyunu,
ho uma gitmi ti.Seçimim üçüncü kutu oldu. Lastikli bir kuma tan yap l m , siyah, parlak,
bedene yap an body gibi, mayo benzeribir giysi, yüksek topuklu deri uzun çizmeler, bir k rbaç,
si yah bir vibratör ve bir kutu vazelin. Makyaj ürünlerinin yan s ra bir de not vard : KÖLES N
CEZALANDIRMAK STEYEN B R PATRON Ç N. Onu cezaland rmam içinbundan daha iyi
bir yol olamazd ve cezaland rma araçlar n elime kendisi vermi ti. Not kâ d n n sonunda bir ek
not vard : BUNU G YMEYE KARAR VER RSEN, HAZIROLDUKTAN SONRA BEN ARA.
Bu iste inin nedeninitam anlamasam da bana uyard , oyun gittikçe ilginç olmayaba lam t .
stedi im zaman ça racak, istedi im zamangönderecektim... Ho uma gitti!
Pi manl k ve suçluluk duymadan siktir edip gönderebilirdim onu. Bu karma k oyunu onunla
oynamak can m sinyordu; ona lay k bulmuyordum, hak etmiyordu. Sahi,ö -retmenimleve
eldeki bu olanaklarla oynamak ne muhte em0| urdu, onu dü ündüm. Ne yaz k ki oynamak
zorundayd m,er >im taraf mdan becerilmek için çok ey yapm , çok çabaharcam t . Önce ev,
sonra bu hediyeler...

Cep telefonumunekran n n yan p söndü ünü gördüm, beni ar yordu. Açmad m, yaln zca
üçüncü paketi seçti imi ve daha sonra onuarayaca m belirten bir mesaj gönderdim.

www.turkforum.net 46
Bbgen

Salona geçtim, balkona bakan pencereyi açt m. Kapal kalm odan n kötü kokusunu kovup temiz
havan n içeri dolmas n istedim. S cak ve insan saran renkleri olan hal n nüzerine uzand m.
Temiz hava, sessizlik, batmakta olan güne in soluk renkleri uykumu getirdi. Usulca gözlerimi
kapad m, nefesim bana, gidip gelen, sahilde patlayan ve sonrayeniden denizin enginli ine geri
dönen dalga sesine benze-yinceyekadar, derinderin nefes ald m. Uyku beni koynuna,tutkumu
kollar na ald . Rüyamda kim oldu unu bilemedi im, ç kartamad m bir adam vard . Kim
oldu unu bilmiyordum, yüz hatlar tam görünmüyordu. Birbirimizin içindeydik; anahtarla kilit
gibi, verimli ve bereketli toprak veona saplanm bahç van beli gibi kenetlenmi tik.
Dikilmi organ bir süre yat t ktan sonra, beni, yeniden titretmeyeba lam t . Kesikkesik ç kan
sesimle ona bu oyundan ne kadar ho land m anlat yordum. Sanki ben, duygular n n gö ün en
yükseklerine ula mas için onun ba n döndüren, yeni aç lm köpüklü bir ampanyayd m;
duydu um arzu onu öylesinebuland np uyu turuyordu.
Sonra yava ça içimden ç kt . Ona zaman kavram m yitirten, önce h zl h zl , sonra
yava layarak süren devinimlerimden uzakla t n fark ettim. Okun, kanayan yeni yaradan
aniden ç kmamas için kalçam yava ça erkeklik organ n nüstünden çektim velolita bak lar m
ile onu incelemeye koyuldum. Az önce bileklerimi saran ipek ba c klar , buke
onun bileklerini ba lamak için elime ald m. Kapal duran göz kapaklan bana h zla ve iddetle
sahip olma arzusundaoldu unu sezdirdi, ama beklemek istiyordum... Biraz dahabeklemek...
Sonra üst k sm dantelli olan siyah jartiyerli çoraplar m ald m, ayak bileklerinden yata n
kenar na yakla t rd miki sandalyenin bacaklar na ayr ayr ba lad m. imdi hem benim, hem de
onun doyumu için haz r bekliyordu. O ç r lç plak bedenin ortas nda kendinden emin, dimdik,
sertle mi a k sap pespembe gizemimin egemenli i alt na bir kezdaha girmekte
gecikmeyecekti. Üstüne ç kt m, hazz n yava yava yakla an dalgalanmalar na e lik eden
titremelerimizihissederk, tenimi tenine sürttüm. Uyar lm tüylerim, pürüzsüz cildime batan
tüyleriyle kapl gö sünü tatl tatl ok uyor,s cak nefesi benim nefesimle bulu uyordu.
Parmak uçlar m , yava ça ovu turarak dudaklar n n üzerinde dola t rd m. Sonra parmaklar m
dudaklar n n aras ndan yava ça, tatl tatl içeriye girdi. niltilerinden, parmaklar m n inceleme
gezisinin onu ne kadar uyard n anlad m.Sonra parmaklar m slak, pembe gülüme götürdüm ve
çi inin nemi ile slat p pembe, uyar lm organ n n en tepe nok tas na götürdüm. Dokundu um
an, sava alan ndan zaferledönen kumandan n ordusundaki bayrak gibi bo lukta hafifçe
dalgaland . Kalçalar m tam kar s nda duran ve onun bak aç s nda olan aynaya dönerek, at
biner gibi üstüne ç k-t rn, gö sümü alçaltt m ve kula na "Seni istiyorum," diyeI ldad m.
Orada öylece, uyar lm ve gerilmi bedeninin etraf n Çerçeveleyen bembeyaz çar aflar n
üzerinde yatmas , kaderini ellerime teslim etmi beklemesi çok güzeldi.

Eve girerken boynumda olan parfümlü e arb mla gözlerini kapatt m,beklemeye b rakt
bedeni görmemesini istedim.
Onu orada öylece, uzun süre beklettim. Çok uzun bir süre. Uzun zamand r dik duran, ayakta
durmaktan yorulmayan organ n içme almak için ç ld r yordum. Öte yandan da bekletmek, hep
bekletmek istiyordum. En sonunda, beni ba l beklemekte oldu u yatak odas na gitmek için
mutfakta oturmakta oldu um sandalyeden kalkt m. Yumu ac k ve sessizolmas na çal t m
ad mlar m duydu, sevincini gösterir de rin bir nefes ald ktan sonra, bedenim onu sinsisinsi
yutmadan önce, öyle bir k p rdand .
Uyand mda hava kararm t . Ay, kesilmi t rnak gibi,dünyan n dam nda as l kalm gibi
gözüküyordu. Hâlâ gör dü üm dü ün etkisi alt ndayd m. Cep telefonumu ald m veonu

www.turkforum.net 47
Bbgen

arad m.
"Aramayacaks n sand m," dedi kayg l bir sesle.
"Biraz keyif yapt m," dedim kötükötü .On be dakikaya kadar gelece ini ve onu yatakta
beklememi söyledi.
Soyundum, ç kartt m giysilerimi sand k odas nda yere b rakt m. Kutunun içindekileri
ald m ve çok dar olan giysiyi giydim, bedenime yap yor ve çimdiklermi gibi etlerimi
çekiyordu. Çizmeler tam tam na bald rlar m n ortas na kadar ç k yordu. Ate gibi k pk rm z
ruju, bir çift takma kirpi i veçok parlak far kutuya niye koydu unu pek anlamad m. Yatak
odas na saçlar m taramaya gitti imde aynadaki görüntüme bakt m ve yüre im hoplad . te
benim yüzüncü kezba kala m, i te yüzüncü kez, benim de il, beni de sevme-
yen birilerinin gizli ve yasak arzular yla alçal m. Ancak bukez farkl olacak, hakketti im
kar l alaca m. Ötekinin a a lanmas ... Gerçekte alçalma kar l kl olsa bile. Söyledi i
saatten biraz geç geldi, kar s na bir yalan uydurmas gerekti i için gecikti ini söyledi, özür diledi.
"Zavall e ," diye dü ündüm, "ama bu gece senin için de cezaland r lacak".
Beni yata a uzanm , uçarken rahats z edici bir sesle yanan lambaya çarpan sine i incelerken
buldu. nsanlar n da aynen bu aptal hayvan gibi, sürekli korku ve kayg ile dünyada bir eylere
çarpt n , sars ld n ve ç rp nd n dü ünüyordum; gürültü yap yor, karga a yarat yor, düzeni
bozuyor, tam kavrayamad eylerin etraf nda dönüp v z ld yordu; zamanzaman isteklerini
birbirine kar t rarak tuza a dü üyor ve mavi yans t c n alt ndaki kafesin içinde cans zyere
y k l yordu.
Fabrizioi çantas n yere koydu ve sessizce kap n n e i inde durarak beni inceledi. Bak lar
anlam yüklüydü ve nedü ündü ünü anlat yordu. Pantolonunun alt ndaki k p rdanma da
dü üncelerimi do ruluyordu. Onu yava yava amaac mas zca h rpalamal yd m.
Sonra konu maya ba lad : "Kafam n rz na geçtin, akl mdan ç kartam yorum seni. imdi
bedenimi ele geçirmelisin, etimden içeriye senden bir eyler girmeli ve orada kalmal ".
"Bu noktada kimin esir, kimin egemen güç oldu u birbirine kar t galiba. Ne yap laca na
ben karar verece im ve sen boyun e eceksin. Buraya gel!" dedim ac mas z bir kölesahibi gibi.
Acele ve h zl ad mlarla yata a do ru yöneldi. Çekmecenin üzerinde duran k rbaç ve vibratöre
bakt mda kan m nkaynad n ve ç lg n bir tutkunun beni uyarmaya ba lad n n fark na
vard m.

Ne tür bir orgazm olaca n merak ediyordum, daha da ötesi, kan n n akt n görmek
istiyordum.Ç plakken solucana benziyordu. Tüysüzdü, derisi parlak ve pörsümü tü, gö sü geni
ve i ikti , ufakl hemen uyar lm t . Dü ümde gördü üm türden tatl bir h rpalaman nona
verilecek çok ho bir ödül olaca n ve buna de medi i-nidü ündüm. Onunki a r, kaba, kötü ve
ac mas z bir cezaolmal yd . Yüzükoyun yere yatmas n istedim. Bak lar mso uk, kibirli ve
umursamazd . Beni öyle görseydi, eminim, damarlar ndaki kan donabilirdi. Terli ve bembeyaz
yüzünüarkaya çevirmeye çal t , deri çizmemin sivri ucunu s rt na sertçe bat rd m. Öcüm etini
k rbaçlam t . Ba r yordu yava sesle, belki de a l yordu. Akl m öylesine kar m t ki
çevremdeki ses ve renkleri ay rt edemez olmu tum. "Kime aitsin?" dedim buz gibi bir ses
tonuyla.Can çeki iyormu gibi uzun bir h r lt ç kard ve çatlak bir sesle, "Sana aidim. Senin
kölenim," dedi.
O bunlar söylerken topu um omurili inden kalçalar na kadar, bask yaparak iniyordu.
"Hay rMelissa ... Hay r..." dedi, sesi güçlükle ç k yordu.Devam etmeye gücüm yetmedi. Elimi
uzat p çekmecenin üzerindeki aleti ald m ve yata n üzerine koydum. Bir tekme ile döndürüp
s rtüstü yat rd m ve omurili ine uygulad m i lemleri gö süne uygulad m.

www.turkforum.net 48
Bbgen

"Dön!" diye büyürdüm bir kez daha. Boyun e di. Kalçalar ndan birinin üzerine at biner gibi
oturdum ve yap kan giysimin s k t rd organ mla sürtünmeye ba lad m.
"S r ls klams n! Yalamama izin ver..." dedi bir nefeste.
"Hay r!" dedim sertçe.
Sesi kesikkesik ç k yordu, devam etmemi, can n yakmaya devam etmemi istedi ini
anl yordum.

Uyar lmam art yordu, tüm ruhuma doluyor ve gizemli birco ku yaratarak di ilik organ mdan
yeniden d ar ç k yordu. Boyunduru um alt na alm t m ve bundan mutluluk duyuyordum.
Kendim için de, onun ad na da mutluydum.Onun ad na mutluydum çünkü bu istedi i
eydi, en büyükarzular ndan biriydi. Kendim için mutluydum çünkü ba kabir ki ilik üzerinden,
onu tümüyle tüketerek, ki ili imi, bedenimi ve ruhumu ortaya ç karm oluyordum. Elime
k rbac ald m ve sap n n çevresinden doland rd m, ipekten yap lm sicimlerini kalças na
dokundurdum, vurmadan. Sonrabir kez yava ça vurdum ve bedeninin gerilip s çrad n gör-
düm. Üzerimizde, o koca sinek lambaya çarpmaya devamediyordu. Önümde ise aral k kalan
pencerenin önündeki perde rüzgârdan neredeyse y rt lacakm gibi havalanm t .Sertçe
vurdu um son darbe s rt n k zartm t ve k vran yordu, bunun üzerine vibratörü ald m.
imdiye dek hiç böylebir eyi elimde tutmam t m, hiç ho uma gitmemi ti. Vazelini aletin
yüzeyine yayarken yapayl n hissediyordum;GianmariaileGermano'nunbirbirlerinin bedenine
giri lerindeki o yumu akl k, sevgi, incelik yoktu. Bamba ka amahuzur veren, gerçek bir
dünyayla kar la ma durumu gibide ildi bu. Bu kar la t m dünya i renç gelmi ti; her
eyyalan, her ey aç n lacak kadar ikiyüzlüydü. Küçük bir k z nayaklar na kapanm bir solucan
gibi alçalm ; yatarken, fahi elik yaparken, ya am ve
ailesiileili kileridü ünüldügündeikiyüzlüydü. Alet zorlukla girdi ve parmaklar m naras nda, bir
eylerini, ba rsaklar n parçalayacakm gibititremesini hissettim. Bir ayindeymi çesine
akl ma gelencümleleri tekrarl yor, bir yandan da aleti sokmaya devamediyordum
.

Bu, bilmedi in bir eye giri ti in için, ilk vuru . Bu, göründü ünden daha alçak oldu un
için, ikinci vuru . Bu, senin gibi bir babas oldu unu hiç bilemeyecek olan k z n nöcü için...
Senin yan nda yatan kar n n öcü için... Beni anlamaya çal mad n için... Anlamad n için,
bende var olangerçekli i, güzelli i kavrayamad n için! Güzellik, gerçek ve saf olan güzellik,
herkeste olan, sende olmayan güzellik
için!
Bir sürü vuru , hepsi sert, kat , kuru ve parçalay c . Alt mda inleyerek k vran yordu,
hayk r yordu, zamanzamana l yordu. Deli i geni liyordu, sürtünmeden ve kandan k pk rm z
oldu unu görüyordum.
"Nefesin kesildi de il mi i renç a a l k!" dedim vah i
bir s r tmayla.
Yüksek sesle hayk rd , belki de orgazm olmu tu, "Yeter,
yalvar r m yeter!" dedi.
Gözlerim ya larla dolarken durdum. Onu yata n üzerinde öylece b rakt m. Alt üst olmu ,
tükenmi , paramparça...Giyindim, ç kt m ve avluda kap c kad n selamlad m.Onunla
vedala mad m, dönüp bakmad m; ç kt m ve gittim,o kadar.

www.turkforum.net 49
Bbgen

Eve geldi imde aynaya bakmad m, yata a yatmadan önce saçlar m yüz kere f rçalamad m.
Y k lm yüzümü vedarmada n saçlar m görmek bana iyi gelmeyecekti. Can m yakard , hem
de çok.
4 Mart 2OO2

Gece karabasanlarla geçti, özellikle bir tanesi beni feci sarst .


Karanl k ve seyrek bir ormanda ko uyorum. Arkamdakaranl k dü ünceli kötü insanlar var.
Önümde güne in ayd nlatt bir kule görüyorum. Ancak, aynenDante'nin varmak istedi i, ama
kurulmu üç ayr panay r nedeniyle ula amad tepeler gibi, oraya ula am yorum. O kuleye
ula mam engelleyen üç panay r de il, Kendini Be enmi MelekSurat ve eytanlar , onlar n
ard nda, karn yuttu u çocuklarla doymu bir dev ve biraz arkalar ndaki hermafrodit10bircanavar
ve ard ndakisadomazo ist " gençlerdi. A zlar köpürmü ve baz lar yerde, bedenlerini çorak
topra a sürtüne-rekgüçlükle sürünüyorlard . Ben, arada bir arkama bak pbana yakla p
yakla mad klar n kontrol ediyordum. Ba r yorlar ve anlams z, anla lmaz eyler söylüyorlard .
Önümdeki engeli görmedim ve bir ç l k att m. Gözlerimifalta gibi açt mda, iyi, yumu ak
yüzlü bir adam n elimden tuttu unu, gizli ve karanl k geçitlerden geçirerek beni kulenin
eteklerine götürdü ünü gördüm. Parma n öne do ru uzatt ve "Merdivenlerden ç k ve asla
ard na bakma. En tepeyevard nda duracak ve ormanda bo yere arad n eyin orada oldu unu
göreceksin," dedi.
10- Hem kad n hem de erkek organ olanya da görüntüsü hem kad na hem de insana benzeyen, (ç.n.)
' ISadizm : Kar s ndakine ac vennek yoluyla cinsel arzusunu doyurma anomalisi, ba kalar na ac vermekten cinsel haz duyma. Mazo izm:
Cinsel doyum için bireyin st rap duymas ,u n Çekmesi gereken durum, (ç.n.)

115

"Size nas l te ekkür edebilirim?" diye sordum.


"Ko , di erleri gelmeden ko !" diye ba rd ba n sallayarak.
"Ama sen benim kurtar c ms n! Kuleye ç kmama gerek yok, seni buldum ben!" diye bu kez
ben, ne e içinde hayk r yordum
.
"Ko !" diye yineledi. Gözlerindeki ifade o an de i meyeba lad . Gözleri imdi k rm z yd
ve açl kla bak yorlard .A z ndan köpükler saçasaça kaç p gitti. Ben, orada, kulenindibinde,
yüre i paramparça kalakald m.

22 Mart 2OO2
Bizimkiler bir haftal na gitmi lerdi, yar n dönüyorlar.Günlerdir özgürdüm ve giri ç k
saatlerimi ben belirliyor-dum. Önceleri eve, bana arkada l k edecek birilerini ça rmay
dü ündüm; birkaç gün önce telefonla konu tu um Da-nieleyadaRoberto , bir cesaret
gösteripGermanoya daLe -tizia. Sonra vazgeçip yaln zl m n tad n ç kard m, kendikendimle
ba ba a kald m, u son zamanlarda ba mdan geçen iyi ve kötü eyleri dü ündüm.
Kendi kendime kötülük yapt m biliyorum Günlük. Oçok sevdi imi söyledi im kendime
ve ki ili ime sayg göstermemekle kötülük yapt m biliyorum. Bir zamanlar sevdi im gibi
sevdi imden bile ku kuluyum. Seven biri bedenini, belirli bir nedeni yokken, hattahatta
yapmaya istek bile duymadan, ayr m gözetmeksizin önüne gelen erke e h rpalatmaz. Bunlar
sana, unutabilece imi salakça umaragizlemeye çal t m bir s rr m aç klamak için
söylüyorum-
Bir ak am yaln zd m. Biraz hava almak, biraz da zaman öldürmek için ç kmam n iyi olaca n
www.turkforum.net 50
Bbgen

dü ündüm ve her zaman gitti im bara gittim. Biran n iki yudumu aras nda geçensüre kadar k sa
bir zamanda herifin biriyle tan t m. Daha dado rusu biraz sevimsiz ve pek kibar say lmayacak
biçimdebana yana t . Sarho tum, ba m dönüyordu ve biraz ipinucunu kaç r p pas verdim. Beni
evine götürdü, arkas ndankap y kapatt zaman korkmaya ba lam t m. Öylesinekorkmu tum ki
sarho lu umgeçiverdi . Gitmem için b rakmas n söyledim, küçük deli gözleri ile bakarak
soyunmayazorlad beni. Korkudan dedi ini ve ondan sonra benden istedi i her eyi yapt m.
Elime tutu turdu u vibratör ile içimegirmeye zorlad beni. Rahmimin iç duvarlar n n feci ekilde
yand n ve derimin parçaland n hissettim. A l yordum, ba m tutarak ufak ve yumu ak
aletini a z ma götürdü ünde çaresizce istedi ini yap yordum. Amac na ula p bo ala-mad ama
bu arada benim çenem ve di lerim dayan lmaz biçimde ac d .
Kendini yata a att ve an nda uykuya dald . çgüdüselolarak çekmecenin üzerine bakt m.
Benim gibi iyi bir fahi enin hakkedece i para çekmecenin üzerine koyulmam t . Banyoya
girdim ve bir an bile aynaya yans yan görüntüme bakmaya cesaret edemeden yüzümü y kad m.
Herkesin olmam istedi i canavar görece imden emindim. Bunu bana yapmalar na izin
vermemeliyim, bana yap lmas na izin vermemeliyim. Kirlendim, ve yaln zca a k, o da varsa.,
beni And rabilir.

116

28 Mart
DünValerio'ya telefonda bir önceki gece ba mdan geçenleri anlatt m. "Hemen geliyorum"
demesini, beni kollar naal p avutmas n , hiçbir eyden korkmamam gerekti ini,onun benim
yan mda oldu unu söylemesini bekledim. Bunlar n hiçbirisi olmad . Azarlayan, ac , hakaret dolu
tonda benim bir aptal, bir ahmak oldu umu söyledi ki evet öyleyim,Allah kahretsin öyleyim!
Kendimi suçlamak için ben zaten kendime yetiyorum, ba kalar n n ö ütlerine ihtiyac m yok.
Ben, beni kucaklayacak ve rahatlatacak birilerini istiyorum.Bugün okulun ç k na geldi, böyle
bir davran beklemi yordum, a rd m. Motosikletle geldi, gözünde o muhte emgözlerini
kapatan güne gözlükleri vard , saçlar rüzgârda uçu uyordu. Arkada lar mla bir banka oturmu
lafl yorduk.Saçlar m darmada n kt , s rt mda a r okul çantam vard veyüzüm so uktan
k zarm t . Yüzünde sinsi, içten pazarl kl ve suçlayan gülümsemesiyle gördü ümde, bir an için
a z m aç k kald . Arkada lar m n yan ndan, yar m a z bir "kusurabakmaynf'laayr ld m ve
caddeye, onun yan na do ru ko tum. Çocukça, kendili inden, bir o kadar da etkileyici bi çimde
kuca na atlad m. Beni görmek istedi ini, gülü ümüve kokumu özledi ini, kendinilolita
taraf ndan zorunlu per hize sokulmu gibi hissetti ini söyledi.
"Oradakitektiple tirilmi ler ne diye bak yorlar?" diyesordu, ba yla meydanda bize bakan
arkada lar m göstererek.
"Niye böyle söylüyorsun?" diye sordum.Bana birbirinin ayn , koskocaman bir sürünün üyesi
olanbu türden gençleri, eri kinlerin dünyas ndan ay rtedebüm ^
için böyle tan mlad n söyledi.
"Bizi tan mlama biçimin ilginç... Neyse. Motosikletine,cazibene bak yorlar ve seninle
konu tu um için beni k skan yorlar. Yar n bana, dün konu tu un o çocuk kimdi diyesorarlar".
"Sen de dersin ki?.."
Yan t n bildi i eyi sordu.
O kendinden emin tavr na sinir olup, "Gerçe i belki söylerim, belki de söylemem. Kimin ve

www.turkforum.net 51
Bbgen

nas l sordu una ba l ,"dedim.


Dudaklar n slatan diline, uzun siyah çocuksu kirpiklerine, benimkinin t pk s olan burnuna
bak yordum. Kula nayakla p, "Bana sahip olman istiyorum, imdi, herkesin önünde," diye
f s ldad mda, kabarmaya ba layan aletinigördüm.
Bana bakt , içinde yo unla maya ba layan uyar lmay kontrol alt nda tutmaya çal rken
dudaklar n sinirlisinirligerdi ve "Loly,Loly ... Beni ç ld rtmak m istiyorsun?" dedi.
Hafifçe ba m sallayarak onaylad m, bir gülücükle iyicevurgulayarak.
"Kokunu duymak istiyorumLo ".
Duru, pürüzsüz boynumu sundum. Vanilya vemuskatkar m kokumu içine, ci erlerine
derinderin çekti. Sonra, "Art k gitmeliyimLo ," dedi.
Gidemezdi, art k sonuna kadar oynanacakt oyun.
"Bugün nas l bir külot giydi imi bilmek ister misin?".
Motorunu çal t rmak üzereyken afallad , bana döndü vedumanlanm ba ile evet diye
yan tlad .
Önümü, pantolonumun dü melerini çözmek için hafifçeaçt m ve külot giymedi imden emin
oluncaya kadar dü melerini çözmeye devam ettim. Yan t ararcas na yüzüme bakakalm t .

118

"Genellikle külotsuz ç k yorum soka a, böyle dola makho uma gidiyor," dedim. "Seninle
ilk defa yapt m z ak amda yoktu, hat rl yor musun?".
"Sen böyleböyle beni ç ld rtacaks n," dedi. Yüzüne yakla t m ve aram zdaki mesafeyi tehlike
s n r na kadar azaltt m. "Evet," dedim dikdik gözlerinin içine bakarak, "Yapmak istedi im ey
de tam tam na bu".
Uzunuzun birbirimize öylece bakt k, tek sözcük etmeden. Arada ba ma ba ile hafifçe
vuruyor ve gülüyordu. Kula na yakla t m ve "Bu gece rz ma geç," dedim.
"Yoo, yoLo . Tehlikeli bu i ".
" rz mageç!" dedim muz rca ve korku verecek tonda.
"Nerede Mel?"
" lk defa gitti imiz yerde".

2 9 M a r t 1:30
Arabadan indim ve onu arabada b rakarak kap y kapatt m.O karanl k ve çok dar yollardan
ilerlemeye ba lad m. O arabada, beni izlemeden önce biraz bekleyecekti. Kötü dö enmi yolu
tek ba ma geçtim. Uzaktan denizin sesi geliyordu,onun d nda hiçbir ses duyulmuyordu.
Y ld zlara bak yordum, o bir yan p bir sönen varl klara. Sanki olmayan seslerini
duyabilecekmi im gibi geliyordu. Sonra araban n motor sesi ve farlar n ... Sakinli imi
korudum, her eyin önce-
konu tu umuz gibi geli mesini istiyordum; o cellat, ben kurban olacakt k. Bedeni kurban
edilmi , a a lanm ve boyunduruk alt na al nm ben. Ak llar m z söz konusu oldu unda,
benimki ile onunki aras nda, buyruklar yaln zca benveririm. Bütün bunlar benim akl m n ürünü,
ben istiyorumve egemen güç benim. O gerçekte egemen olmayan bir güç;benim kölem olan bir
güç, benim isteklerimin ve kaprisleri min kölesi olan bir egemen güç.
Arabay yakla t rd , farlar söndürdü, motoru kapatt veindi. Hiçbir ey hissetmedi imi
www.turkforum.net 52
Bbgen

dü ündü üm anda, birkaçsaniyeli ine bile olsa kendimi yeniden yaln z duyumsamayaba lad m.
te, duyuyorum, yava ve sakin ad mlarla yakla yor ama h zl ve soluk solu a kalm gibi
nefes al p veriyor. Tam arkamda oldu unu hissediyorum, nefesi ensemdesanki. Beklenmedik bir
biçimde ürküyorum. Daha istekli izlemeye ba lad , bana do ru yakla t ve kolumdan yakalaya-
rak duvara çarpt .
Sesini de i tirerek, "Güzelpopolu küçük han mlar sokaklarda tek ba lar na dola mamal lar,"
dedi.
Bir eliyle kolumu bükerek ac t yor, di er eliyle yüzümüduvara do ru itiyordu, yüzümü
çamurlu ve pürtüklü yüzeyedo ru bast rd .
"Rahat dur!" diye buyurdu.
Bir sonraki hamleyi bekliyordum. Heyecanlanm t m,ayn zamanda da korkmu tum ve bana
sald ran sevgili tatl ö retmenim de il de tan mad m biri olsayd ne yapard m "iye dü ündüm.
Sonra, birkaç gece önce ruhuma durmama-Cas nayap lan onca sald r y hat rlay nca, bu
dü ünceyi ak-¦mdanç kard m. Ve ben bir kez daha iddet istiyordum, dayanamayaca m
noktaya gelinceye kadar iddet.

Al t mçünkü, belki de o olmaks z n yapam yorum art k. Bir gün efkat ve incelik kap m çalsa
ve içeri girmek istese herhalde art k garip gelir. iddet beni öldürüyor, çökertiyor, kirle tiyor ve
benimle besleniyor; ama ben onunla ve onun içinya yorum, ben de ondan besleniyorum.
Bo ta kalan elini pantolonunun ceplerini kar t rmak içinkulland . Beyaz bileklerimi
kuvvetle s k yordu. Beni bir anl na b rakt ve eliyle cebinden ç kartt eyi tuttu. Mendilgibi
bir bez parças yd ve gözlerimi örtecek biçimde yüzümün üst taraf n kapatt .
"Böyle çok güzel oldun," dedi " imdi ete ini kald raca m ll k, sak n ha konu ma ve
ba rma!".
Ellerinikülodumun içine dald rd ve parmaklar yla ok amaya ba lad . Sonra bana iddetli
bir tokat att , ac dan inledim.
"Yoo, olmaz... Sesini ç kartmaman söylemi tim". "Bana ba rmamam ve konu mamam
söylemi tin. Bensadece inledim," diye f s ldad m, bunun için de cezaland r laca m bilebile .
Nitekim, öncekinden daha iddetli bir tokat att . Bu defag k m ç kartmad m.
"AferinLoly , aferin sana".
E ildi, elleriyle beni duvara do ru itmeye devam ederken, imdiye kadar iddet uygulad
kalçalar m ve kuyruksokumumu öpmeye ba lad . Yalamaya ba lad nda sahipolunma arzum
artmaya ba lam t , kendime engel olam yor-dum. ste imi anlamas na çal arak s rt ma öne
do ru k v rd m.
Yan t olarak bir tokat daha geldi.
"Ben söyledi im zaman!" diye buyurdu.
Yaln zca sesleri ve bedenimde dola an ellerini hissediyordum, görmemi engellemi ti, imdi de
doyumun doruklar na ula mam engelliyordu.
Bileklerimi b rakt , art k tümüyle bana dayanm t . kieliyle iki gö sümü tuttu, tutmas n
engelleyebilecek herhangi bir ey de yoktu. S kt , can m ac tt , k zg n ma aya benzeyen
parmaklar yla s k t rmaya devam etti.
"Yava ," diye f s ldad m incecik bir sesle.
"Hay r, ben nas l istiyorsam öyle olacak!" dedi çok iddetli bir tokad n e li inde. Eteklerimi
kalçalar ma kadar s y r rken "Biraz daha direnmek isterdim ama yapam yorum.Beni çok fazla

www.turkforum.net 53
Bbgen

k k rt yorsun ve senin arzular n yerine getirmekten ba ka elimden bir ey gelmiyor," dedi.


Tek hamlede dibime kadar girdi, içimi tamam ile uyar lm ve denetlenemez tutkusuyla
doldurdu.
Güçlü, hem de çok güçlü bir orgazm tüm bedenimi sard , s rt m n y rt laca m bilebile
kendimi tüm a rl mla duvara yaslad m. Beni tuttu. Boynunda s cac k nefesini duydum,soluk
solu a kalm t , nefesi beni rahatlat yordu.
Uzun süre orada öylece kald k, öyle uzun bir süre ki hiç bitmesin istedim. Arabaya giden yol
gerçe e, so uk ve ac mas z gerçe e dönü yoluydu. O an bunun kaç n lamaz gerçeklik
oldu ununay rd na vard m; ruhlar m z n vard anla ma orada bitmeliydi. Ko ullar ikimize, ruh
ve bedensel olarak, bir bütün olarak birbirimizin olmam za izin vermeyecekti.
Dönü yolunda,Katanya'y geç saatlerde sarmalayantraf kte, gözlerime bakt , güldü, "Loly,
seni seviyorum," dedi. Elimi tuttu, dudaklar na götürdü ve öptü.Loly ,Melissa de il. OLoly'yi
seviyor,Melissa'mn sözünü etti ini hiç duymad m.

4. Nisan 2OO2

Günlük,
Bir otel odas nda yaz yorum, spanya'da, Barselona'day m.Okul gezisindeyiz, her ne kadar
zaman kayb olarak gördü üm müzeleri gezmek istemedi imi söyledi imde yüzümetersters
bakan dar kafal ve ek imik suratl ö retmen han m olsa da, çok e leniyorum. Bir yeri tarihini
tan mak için gezmeyi hiç anlam yorum. Tamam o da önemli de, sonradan ne
i ime yarayacak?
Barselona, derinliklerinde hüzün de olsa öyle canl ve ne eli ki. Güzel ve çekici bir kad n
gibi, derin ve hüzünlü gözleri insan n ruhuna i liyor. Bana benziyor. Gece, t kl m t kl m dolu
mekânlar n oldu u ve her türden insan n dola t caddelerde dola mak isterdim, ama, insan
geceyi diskotek te geçirmeye zorluyorlar. G rtla na kadar alkole batmam birisini
bulabilirsen iyi ho da... Dans etmeyi sevmiyorum,s k l yorum. Kald m odada k yamet
kopuyor; kimi yataklar n üstünde hopluyor, kimi sangria12içiyor, kimi tuvalete kusuyor, ben
ç k yorum,Giorgio kolumdan çekeliyor...
12. Su, k rm z arap, eker, limon, portakallenebildi i, buzlu içilen içki. (ç.n.)

7 Nisan

Yar n eve dönece iz. Dönmek istemiyorum. Benim evimburas . Halimden memnunum, güvenli,
mutlu, ayn dili konu mad m z halde beni anlayan insanlar aras nda.Fabri -
zio'nunyadaRoberto'nun telefon etmedi i ve isteklerinebir gerekçe uydurmak zorunda
kalmad m bir ortam nekonforlu bir ortamm me er. Geç saatlere kadar, daha sonra yata na
girmek ve bedenimi vermek zorunda olmad m bildi imGiorgio ile konu mak ne
rahatlat c ym .
Nereye sakland nNarkissos ?13Hani kendini çok seviyordun, kendine gülümsüyordun?
Vermek ve almaktan ho lan yordun? Dü lerinle, ümitlerinle, deliliklerinle, ç lg n ya ant nla
nereye gittin? Aynaya yans yan görüntü nerelerdesin,seni nerelerde arayay m, nerede bulay m,
nas l elimde tutay m?
www.turkforum.net 54
Bbgen

4 May s 2OO2

Okul ç k ndaLetizia'y gördüm. Yuvarlak yüzünde, annemin altm l y llara ait foto raflar nda
gördü üm gibi gözlüklerle kar ma ç k verdi. Yan nda iki k z vard , ikisinin
deyüzlerindenlezbiyen olduklar ak yordu.
Bir tanesinin ismiWendy . Benim ya mda ama gözlerindeki ifade çok daha büyük birine
aitmi gibi. Di erinin ismiFloriana,Letizia'dan biraz küçük.
"Senigöresim gelmi ti," dediLetizia gözlerimin içinebakarak.
u; ^erek Yunan gerekse Latin mitolojisinde s ks k öykülere konu olur. Bir öyküde TaunZe -keH"-varatt'f' Çiçektir nergis. Bir di er öyküde ise,
Tanr lar n verdi i "ba kalar n sevmeyen"" sevsin" cezas na çarpt r lan yak kl delikanl d r, (ç.n.)

"Gelmen çok iyi oldu. Ben de seni gördü üme sevindim," diye yan tlad m.
Bu arada ö renciler okuldan ç k yor ve okulun önündekiküçük meydanda yerlerini al yorlard .
Ç kan çocuklar merakla bize bak p gülüyorlar ve aralar nda konu uyorlard .Her zamanki gibi
salak, kaba ve geri kafal yorumlan ile dedikodu yap p, gözlerini k rp p burun k v r yorlard .
Annelerinin sabah okula gitmeden önce ördü ü saçlar yla oynarlarken, benim hakk mda
söyleyebileceklerini de tahmin edebiliyordum: " una bak, kimlerle dola yor. Onunbi garip ol-
du unu hep söylemi tim zaten..." .
Letiziabenim zor durumda kald m anlayarak, "Derne e yeme e gidiyoruz, bizimle gelmek
ister misin?" dedi."Hangi derne e?" diye sordum. "E cinseller Derne ine. Anahtarlar bende,
bizden ba ka
kimse olmayacak," dedi.
Kabul ettim.Scooter m ald m.Letizia arkama bindi,gö üslerini s rt ma yaslad , nefesini
de boynuma. Yol boyuçok güldük. Ben motosikletimin arkas nda bir a rl n olmas na
al k olmad mdan yalpal yor, denetimimi kaybediyordum. O, önümüzden geçen ya l
kad nlara küfürler savuruyor, bir yandan da gö sümü kollan ile sar yordu.
Letiziakap y açt nda bamba ka bir dünyayla kar la m gibi oldum. Herhangi bir ev
gibiydi, sahibinin tek ki ide il bir grup e cinselin oldu u. Her ey dü ünülmü tü. Öy le ki
kitapl kta, kitaplar n aras nda, içinde prezervatifler»1oldu u bir kutu bile koyulmu tu.
Masan n üzerinde e cinseldergileri, moda dergileri, birkaç motor dergisi ve hatta t pdergileri
bile vard . Bir kedi odalar aras nda dola p her baca a sürtünüyordu.
u an bile, çal ma masam n alt nda büzülmü uyuyan, nefes al veri i duyulan güzeller güzeli
kedimMorino'yu ok ar gibi ok ad m onu.
Ac km t k.Letizia veFloriana , soka n kö esindekidükkândan pizza almay önerdiler. Onlar
ç karkenWendysersemsersem bakan gözleri ve ap al, mutlu yüzü ile bana bak yordu. S çraya
hoplaya yürüyordu, deliye benziyordu.Onunla yaln z kalmaktan korktum. Kap y aç p yüksek
sesleLetizia'ya ba rd m ve benim de onlarla gelmek istedi imi, yaln z kalmay can m n
istemedi ini söyledim. Arkada m durumu kavrad hemen ve gülümseyerekFloriana'yaonun
dernekte kalmas n rica etti. Pizzalar n pi mesini bek lerken hemenhemen hiç konu mad k. Sonra
ben, "Uff.Amaaan, parmaklar m dondu!" dedim.
Letiziamuz rmuz r ama ayn zamanda da alayc bakt ve "Mmm... Bu bilgiyi verdi in iyi oldu,
dikkate alaca m,"dedi.
Dönü yolundaLetizia'n n bir arkada yla kar la t k.Her eyi yumu ac kt ; yüzü, teni, ses
tonu. Öylesine tatl yd ki içim ne eyle doldu. O da bizimle geldi ve k zlar sofray haz rlarken, biz
divan n üzerinde oturup biraz konu ma f rsat bulduk. Her ne kadar aç k saç k kravat deseni,

www.turkforum.net 55
Bbgen

finansÇevrelerinin buz gibi so uk evreni ile çeli kili gözükse de,"ir bankada memur olarak
çal t n söyledi. Sesi üzgün ç k yordu ama ne oldu unu sormak gereksiz bir
dü üncesizlikolurmu gibi geldi. Kendimi onun gibi hissettim. SonraGi -anfrancogitti ve biz dört
k z kald k. Masan n etraf nda laf-aypgülü üyorduk. Daha da do rusu sürekli ben konu u-
ldum.Letizia bana dikkatlice bak yordu, yatt m erkeklerdenbirkaç n anlatt mda iyice
bozulmu tu.

Sonra kalk p bahçeye ç kt m. Bak ml yd ama pek iyi düzenlenmemi ti. Yüksek palmiye
a açlan, gövdesi dikenli,dallar nda pembe büyük çiçekleri olan garip a açlar vard . Daha
sonraLetizia da geldi, arkamdan kollar ile sar ld vedudaklar n boynumda dola t rarak öptü.
çgüdüsel olarak döndüm ve s cak, son derece yumu akdudaklar ile kar la t m. imdi
erkeklerin kad nlar öpmeyi neden bu kadar çok sevdiklerini anlad m. Bir kad n n a z odenli
masum ve saf ki. Benim bugüne kadar kar la t merkekler, dillerini kabaca a z m n içine
doldurup geriye hep y v k bir salya tad b rakt lar.Letizia'n n öpücü ü ise farkl yd , kadife gibi
yumu ac kt , taptaze ama ayn zamanda da
tutku yüklüydü.
Yüzümü ellerinin aras na al p, "Bugüne kadar sahip oldu um en güzel kad ns n," dedi.
"Sen de öylesin," dedim. Bunu neden söyledi imi bilmiyorum,Letizia benim ilk kad n m
oldu una göre, söyledi im anlams z kaç yordu.
Rolleri de i tirdik,Letizia benim yerime geçti. Bu kez.bedenimi bedenine sürterek oyunun
denetimini eline alanbendim. Onu s k ca kucaklad m ve kokusunu içime çektim.Sonra beni
di er odaya götürdü, pantolonumu indirdi ve bir-!kaç hafta önce ba latt o tatl i kenceyi
sonland rd . Dü1içimi eritiyordu ve bir kad n n a z ndan gelecek orgazm dü üncesiyle
ürperiyordum. Alt mda diz çökmü dururken, tenini yalarken, hazdan öne do ru
k vr lm ken gözlerimi kapa¦t p korkmu bir tav an gibi ellerimi önümde kavu turmaken ,
akl ma, küçükken dü lemimde benimle sevi enyül
belirsiz küçük adam geldi. Tan nmayan küçük adam n yüzüyoktu, renksizdi; doyuma ula mam
için kulland m erkeklikorgan ve dilden olu mu tu yaln zca. te o an güçlü venefes kesen bir
orgazma ula t m. A z salg lar mla doluydu.Gözlerimi açt mda onu gördüm: Kesinlikle
beklemedi im bir biçimde, bir elikülodunun içinde, belki de benim ula t mdan çok daha
bilinçli, içten ve onun için de gelmi olanhazdan iki büklüm k vr lm olarak.
Sonra divana uzand k ve san r m biraz uyuduk. Güne batm , hava kararm t . Beni kap ya
kadar geçirdi inde ona, "Lety, bir daha görü mesek iyi olur," dedim.
Ba yla onaylad , yumu ac k gülümsedi ve "Ben de öyle dü ünüyorum," dedi.
Son kez birbirimizi öptük. Motosikletimle eve dönerken bininci kez kullan ld m
dü ündüm, hem kendi kötü içgüdülerim hem de ba kalar taraf ndan.

l8 May s 2OO2

Dün, so uk alg nl ndan yatarken, bana bir öykü anlatanannemin huzurlu ve güven veren sesini
duydu umu an ms yorum.
"Çok güç ve hiç istenmeyen bir ey, bazen büyük bir arma an müjdeleyen bir ey olabilir.
Biliyor musunMelissa ,haberimiz olmadan s ks k hediyeler al yoruz. Bu masal gen-Cecikbir
hükümdar n, bir krall n yönetimini üstlenmesinin°yküsü. O daha kral olmadan önce de sevilen
birisiymi veüyru ualt ndaki yurtta lar , taç giyme töreni erefine birSUr"ühediye getirmi .
Törenden sonra çiçe i burnunda yenikral saray nda ak am yeme ini yiyormu ki kap çal nm .

www.turkforum.net 56
Bbgen

U aklar kap y açm lar. D ar da dilenci k l kl , giysileri lime lime, ya l bir adam duruyormu .
Yeni hükümdar görmek istedi ini söylemi . U aklar, ya l adam oradan uzakla t rmak için
ellerinden ne geldiyse yapm lar, ama bo una.O zaman kral d ar ç k p ya l adam görmek
istemi . Ya l adam kral övgülere bo mu , onun ne kadar iyi bir insanoldu unu, tebaas ndaki
herkesin onun hükümdar olmas ndan nas l memnun oldu unu söylemi . Ona arma an olarakbir
kavun getirdi ini söylemi .Kral kavunu hiç sevmezmi . Ama ya l adam k rmamak için kavunu
te ekkürederk kabul etmi . Ya l adam bunun üzerine oradan uzakla m .Kral saray na girmi ve
meyveyi arka bahçeye atmalar içinu aklar na vermi .

Bir hafta sonra saray n kap s bir kez daha çal nm . Kralbir kez daha kap ya ça r lm , ya l
dilenci yine onu övmü ve bir kavun daha getirdi ini söyleyerek krala sunmu . Kral bir kez
daha kavunu kabul etmi , te ekkür etmi ve kavunuyeniden bahçeye att rm . Ayn ey haftalar
boyunca devam etmi ; kral ya l adam geri çevirmeyecek ve hediye vermedeki gönül
yüceli ini takdir edecek kadar kibar birisiymi .Sonra bir ak am, ya l adam tam da krala
kavunu verece i s rada, saray nrevaklar ndan birinden bir maymun f rla m ve kral n elindeki
kavunu yere dü ürmü . Kavun, saray n tam önünde paramparça olmu . Kral dü en kavuna bak-
m ve gözlerine inanamam , kavunun içinden ya mur gibip rlantalar dökülüyormu . Hemen
arka bahçeye ko mu kine görsün? Ya l adam n getirdi i kavunlar da lm ve bahçeyi
mücevher tarlas na dönü türmü ".
Annemi susturdum ve bu güzel masaldan etkilenmi olarak "Masaldan dersi ben ç kartabilir
miyim?" dedim.
Güldü ve "Tabii ki ç kartabilirsin," dedi.
Ders tekrarlarken yapt m gibi derin bir nefes ald m ve, "Bazen olumsuzluklar, sorunlarya da
zorluklar olgunla mabelirtilerini gizlerler. Ço u zaman zorluklar n göbe inde de erli bir
mücevher par ldar. Bu nedenle olumsuzluklara ve zorluklara gö üs germek bilgeliktir".
Bir kez daha güldü, saçlar m ok ad ve, "Art k büyümü sün küçü üm. Sen bir prensessin,"
dedi.
çinden a lamak geliyordu ama kendimi tuttum. Annembilmiyordu ama kral n p rlantalar
benim için, sevmeyi bilmeyen kaba adamlar n vah i hayvanl klar yd .

2O May s

Bugün ö retmenim okul ç k nda beni görmeye kap ya geldi. Onu bekliyordum, çok farkl bir
külotla birlikte yazd mmektubu verdim.

Bu külot asl nda benim. Beni en iyi betimleyen ey bu. Sallant l iki ba c olan bu garip ey
küçükLolita 'danba ka kimin için tasarlanm olabilir ki?
Bana ait olmas n n ötesinde beni ve bedenimi sembolizeediyor.
Belki seninle de il ama bu külot üstümdeyken çok sevi tim. Gerçi ne önemi var ki... O
ba c klar duygular m ve içgüdülerimi engelleme görevi üstleniyor. O iki ba c k, tenimde iz
b rakman n ötesinde duygular m dizginliyor. Bedenim; £wkülotu giymi , ç plak olarak dü le: lk
dü üm çözüldü ünde ruhumun yaln zca bir bölümü, Duygusall m, özgürlü üne kavu acak.
Ruhumun A k taraf , kar taraftaki dü üm çözülmedi inden hâlâ engellenmi olarak
kalacak.Böylelikle, duygusall k taraf ndaki ba c çözen biri, bendeyaln zca bir kad n, bir çocuk
yani bir di iyi görecek ve yaln zca cinselli imi ele geçirebilecek. Yaln zca bir yar m . Büyük bir
olas l kla ço u zaman benim de istedi im eyi ele geçirmi olacak. A k taraf n çözen birine ise
www.turkforum.net 57
Bbgen

derinli i olmayan ufak bir bölümü dü ecek. Günün birinde belki duygular özgür b rakmak
isteyen birisi ç k p gelecek. Bu, her iki taraf n da anahtar n elinde bulunduran bir gardiyan
olacak. te o zaman A k ve Duygusall k özgür kalacak ve uçup göklere yükselecek. Kendini iyi,
özgür ve mutlu hissedeceksin,bedenin ve akl n art k senden hiçbir ey beklemiyor olacak:istekleri
için sana eziyet çektirmeyecek. O hassas, içini titreten s rr ok ayaok aya ortaya ç kartacak olan
el, yaln zcave yaln zca o elin var oldu unun dü üncesi bile, bedenini ve ruhunu s tmaya yetecek.
Tam tam na o A k ve Duygusall k taraf m n orta yerindeduran yan m içime çekiyorum:
Salg lar m n aras ndan süzülerek ç kan o ey Ruhum.
Düzü mek için do du umu söyledi inde hakl yd n. Gördü ün gibi Ruhum da arzulanmak
istiyor ve bunun için kokusunu, di ilik kokusunu yay yor. Belki de özümü ortaya ç kartan el
senin elin, sevgili ö retmenim.
Yaln zca senin koku alma duygun salg lar m , Ruhumujalg lamaya cesaret edebildi.
Dengesizsem bunun içinbanük zma ö retmenim. Çünkü yar n, bir kez ele geçirdi i^1v
eyi yitirdi im için pi manl k duymak istemiyorum. Bu eyiçimde, iyi ya lanmam bir kap gibi
g c rd yor, sesi kulaklar m sa r ediyor. Senin yan ndayken, seninkollar nday -ken, ben
vekülodum herhangi bir engelle kar la m yor vezincire vurulmuyor. Ancak o iki ruh
yükselmeleri s ras nda bir duvara çarpt lar. Zaman n korkunç ve adaletsiz duvar na. Zaman biri
için yava geçerken di eri için çok h zl geçiyor. Bir dizi say bizi birbirimizden uzak tutuyor;
matemati e yatk n zekân n, bu güç denklemden ç k yolunu bulma s n umuyorum. Tek bu da
de il, her ne kadar ikisini de öz-gürle tirdiysen de yaln zca bir taraf m tan yorsun. Ya amas n
istedi im yaln zca o taraf m de il. Buras bir dönemeç. li kimize bir yön verme, ili kimizin daha
"özlü", biraz daha derinlikli olmas karar n sen yereceksin. Sana güveniyorum.
Senin olanMelissa
23 May s15=14

Valerionerede? Beni niçin bir öpücük bile vermeden terk etti?

39 May s 2OO22=30

Gözlerim ya l Günlük, uçsuz bucaks z bir ne eyle a l yor.Mutlulu un ve ne enin var oldu una
hep inanm md r

132

¦33
Bir sürü yatakta, birçok erkekte hatta bir kad nda, as lkendimde aray p sonra da yitirdi im ey.
Onu çok bilinen ves radan bir yerde buldum. Ve de bir insanda de il, bir insan n bak lar nda
yakalad m. Ben,Giorgio ve di er arkada lar, bizim evin hemen alt nda, yani denizden 50 metre
uzakl kta, yeni aç lan bir mekâna gitmi tik. Yeni bir Arap lokantas . Masalar n etraf nda göbek
atan ve servis yapan dansözler var. Yerlere yast klar ve hal lar at lm . Mum ve tütsü kokusu
var. A z na kadar doluydu ve oturabilmek için masalar n bo almas n beklemeye karar vermi tik.
Ayakl bir lambaya dayanm ,Fabrizio ile kötü biten telefon konu mam z dü ünüyordum. Onu ve

www.turkforum.net 58
Bbgen

hiçbir eyini bir daha görmek istemedi imi söylemi tim. A lamaya ba lam ve bana her eyi
verebilece ini söylemi ti. Tabii ki kastetti i ey para, para, para!
"E er insanlara böyle davran yorsan,sa ol ama ben almayay m. Yine de önerin için te ekkür
ederim," demi timalayc tonda. Telefonu surat na kapatm , ondan sonraki hiçbir aramas na
yan t vermemi tim. Yemin ederim ki, bundan sonra da hiçbir telefonunu açmayaca m. O
adamdan nefret ediyorum. O bir solucan, i renç bir yarat k, ona kendimi birödül gibi
sunmayaca m.
Bütün bunlar veValerio'yu dü ünüyordum. Ka lar m çatm t m ve gözlerim bir noktaya
dal p gitmi ti. O huzursuz dü üncelerden s yr ld m anda onun gözleriyle kar la t m. Kim
bilir ne zamandan beri bana bak yordu. Bak lar tatl ve yumu ac kt . K sa aral klarla bir o
bana, bir ben ona bakt k. Bak lar m z kaç r yor, sonra yeniden, elimiz^olmaks z n,
birbirimizin içine dü üyorduk. Bak lar den
ve yalans zd . Bu kez, sonradan can m ac tacak ve cezaland racak anlams z dü lere dal p
kendimi kand rmak istemiyordum. Bak lara gerçekten inand m. Gözlerine bak yordum. Bana
odaklanm lard ve sanki beni sevdi ini, gerçekten tan mak istedi ini söyler gibiydiler. nceden
inceye gözlemlemeye ba lad m. Ba da kurmu oturuyordu, elinde sigara vard , dolgun
dudaklar , belirgin ama dikkat çekici birburnu, Arap prenslerininkine benzeyen gözleri vard .
Ba ka hiç kimseye bakm yordu, yaln zca bana bak yordu. Hem deyolda yürürken yan mdan
geçen adamlar n bakt gibi de il, önyarg s z ve yal n bak yordu. Hangi saçma nedenle bil-
miyorum amagülmesim gelmi ti, yüksek sesli bir kahkaha patlatt m ve i in kötüsü kendime engel
olam yordum. çimden ta an ne e, bir gülücükle s n rland r lamayacak kadarbüyüktü.Giorgio da
bana bakarak gülüyor ve ne oldu unusoruyordu. Bir elimle merak etmemesini i aret ettim ve
beklenmedik patlamam aklamak istercesine ona sar ld m. Ba m bir kez daha ona do ru
çevirdim ki bana bakarak gülüyor ve beni o beyaz muhte em di lerini görme mutlulu una eri -
tiriyordu. O dakika kendimi sakinle tirdim ve içimden, "Hadi bakal mMelissa , elinden kaç r.
Salak, beyinsiz ve aptal biri oldu unu göster... Hemen de ver, bekletme sak n!" diyordum.
Ben bunlar dü ünürken bir k z yan na gelip oturdu ve saçlar n ok amaya ba lad ; k za bir
anl na bakt ve benidaha iyi görebilmek için yana do ru kayd .
Giorgiodikkatimi, "Meli, ba ka bir yere gidiyoruz. Mim kazm yor, daha fazla
bekleyemeyece im," diyerek da tt .

35
"Hadi beGiorgio'cum , on dakika daha bekleyelim, hadi, bo al r imdi..." dedim çünkü o
bak lardan uzakla mak istemiyordum.
"Niye burada kalmay istiyorsun ki? Aya n n alt na birileri mi dolan yor yine?". Güldüm ve
ba m sallad m.
çini çekti ve "HadiMelissa , bu konuda uzunuzun konu mad k m seninle? Sakinsakin
bekle, güzel eyler kendili inden gelir," dedi
"Ama bu sefer farkl . Hadi, ne olursun..." dedim mar kbir çocuk gibi.
Bir kez daha iç geçirdi ve etraftaki yerlere bakmaya gittiklerini, e er bo yer varsa,
tart maks z n benim de onlarlagitmek zorunda oldu umu söyledi.
"Tamam," dedim, o saatte bo yeri "biraz zor" bulacaklar n dü ünerek. Her masas n n üzerinde
Japon emsiyeleriolan dondurmac ya girdiklerini gördüm, lambaya daha dadayanarak elimden
geldi ince ona bakmamaya çal t m.Göz ucuyla yerinden kalkt n gördüm, yüzümün k zard -
na eminim, ne yapaca m bilmez haldeydim, tela içindeydim. Yüzümü caddeye dönerek gelen
geçen arabalara, sankibirini bekliyormu um gibi bakmaya ba lad m, Hint ipe inden yap lm

www.turkforum.net 59
Bbgen

pantolonum denizden hafifçe


esen rüzgarda uçu uyordu.
Arkamdan s ms cak ve derinden gelen sesini duydum:
"Ne bekliyorsun?"
Birden akl ma, babam n ben küçükken ç kt bir seyahat dönü ünde getirdi i masal
kitab nda okudu um o eski teker-lemegeldi. Do açlama ve beklenmedik biçimde ona dönerek
tekerlemeyi söylemeye ba lad m:

"Bekliyorum, bekliyorum, gecenin karanl nda,Biri çalm olsun diye umuyorum kap y
açt mda, yi yazg gelsin diye kötüsü gitti inde, art urt bilmeyen biri gitsin öteki
geldi inde".

Yüzlerimiz ciddiciddi birbirine dönük, bir süre konu madan durduk. Sonra ikimiz de patlad k ve
kat lakat la güldük. Yumu ac k elini uzatt , yava ça ama kararl l kla s kt m."Claudio," dedi
gözlerimin içine bakmay sürdürerek."Melissa," diyebildim nas l olduysa. "Az önce söyledi in
ey neydi?"."Ne?Haa , az önceki mi? Masalda geçen bir tekerleme,yedi ya mdan beri ezbere
bilirim".
Anlad n ifade ederek ba n sallad . Yine bir sessizlik,panikleme korkusu sessizli i. Benim
sevimli ve saf arkada m n ko arak gelmesiilebozulan bir sessizlik. "Ak ll m,gel yer bulduk, seni
bekliyoruz!". "Gitmem gerek," dedim f s ldayarak. "Kap n çalabilir miyim?" dedi
usulca.Kendini be enmi likten de il, orada bitmesini istememekten kaynaklanan bu at lganl k
kar s nda afallad m.
Hafif nemli gözlerimle kabul ettim ve sonra, "Bu taraflarda beni s kça görebilirsin, urada
oturuyorum," dedim bizim evin balkonunu göstererek.
Vedala t k, bir kez daha bakmak için arkam dönmedim, »ir eyleri y pratmaktan korktum.
SonraGiorgio sordu: "Kimdi o Allah a k na?".

137
Güldüm ve " art urt bilmeyeni kovan öteki," dedim."Ne?" dedi anlamam surat yla.
Gülmeye devam ederek yanaklar n s kt m ve "Yak ndaanlars n, sakin ol," dedim.

4 H a z i r a n 2 0 0 2 l8:2O
aka yapm yorum Günlük! Gerçekten bana serenat yap-t .Yoldan geçenler merakla bak yorlard ,
ben balkonda deligibi gülüyordum. i man ve k rm z suratl bir adam eski birgitar çal yordu ve
o,detone sesi ile ark söylüyordu. nan l r ve dayan l r gibi de ildi! Dayan lmaz, çünkü
ark n nsözleri gözlerimi doldurdu, kalbim p tp t at yordu. Sevdi inin a k ndan gözüne uyku
girmeyen biradamm öyküsüydü.tatl ve insan n içini eriten bir ezgisi vard . A a yukar unu
diyor:
Mivotu e mirivotususpirannu
passulinotti'nterisenzasonnu
elibiddizzitövajucuntimplannu
tipenzu di lanotti fino ajornu
Pitianonpozzun'uraripusari
pacinonhavichiüst'afflittucori
Luvösapiriquannut'ajualassari

www.turkforum.net 60
Bbgen

Quannulavitamiaf nisci emori .14


Seni ne zaman terk edece im biliyor musun? Ya am n tükenip öldü ümde...
14. ark , Sicilya aksan ile söylenmektedir.
Bir sa a bir sola dönüyorum iç çekerek / uykusuzum gecelerDoyu uurjmju .u.n .,*

www.turkforum.net 61
Bbgen

güzel günlerimi / sabahlara kadar seni dü ünüyorum. / Bana dinlenmek haram / v

www.turkforum.net 62
Bbgen

............................................ / Bilmek ister misin senden ne zaman vazgeçece im? / ^


mu a huzur vermiyorsuntip öldü ümde, (ç.n.)

lerboyu / dü lüyorum seninle geçe'1iire itutu -? / Ya am"11*>''

Çokçok güzel bir flört etme biçimi, çok zarif bir kur yapmayd . Gelenekseldi, hatta belki pek
beylikti ama insan niçine i leyen ho luktayd .
Bitirdi inde balkondan ba rd m gülerek, " imdi ne yapmam gerekiyor? Yanl bilmiyorsam,
e er duygular n payla yorsam odam n n açmal y m, ama e er reddediyorsam içeri girip
sönük tutmam gerekiyor'.
Herhangi bir yan t vermedi ama ben ne yapmam gerekti ini çok iyi biliyordum. H zla içeri
girdim. Koridorda ko arken neredeyse babam dü ürüyordum. Bana merakl gözlerle a a da
ark söyleyenin kim oldu unu sordu. Gülerek benim de bilmedi imi söyledim.
Merdivenlerden ko arak indim. Oldu um gibi, ortumve fanilamla giri kap s n açt m ve
ondan sonras nda ne yapaca m bilmez halde kalakald m. Ona do ru ko mal vekollar na m
atlamal yd m, yoksa mutlulukla gülmeli ve elini mi s kmal yd m? Kap n n önünde öylece
durdum. O zaman, kar mdakindenilkhareket gelmedi i sürece yakla mayaca m anlad ve
benim yerime oilkad m att .
"Ürkmü bir civcive benziyorsun... Sayg s zl k yapt ysam özür dilerim ama kendime engel
olamad m".
Yava ça beni kucaklad . Kollar m k p rdayamad içinkar l k veremedim.
"Melissa... zin verirsen, bu ak am seni yeme e davetedebilir miyim?".
Ba mlaevetledim ve gülümsedim, sonra yana ndanusulca öptüm ve yukar ç kt m.
Merakl annem, "Kimdi o Allah a k na?" diye sordu.
Omuzlar m silktim, "Hiç kimse anne, kimse de ildi..."dedim.

139

00.45
Kendimizden konu tuk. Birbirimize dü ündü ümden çokdaha fazlas n söyledik ve birbirimiz
hakk m zda çok fazla ey ö rendik. Yirmi ya nda, üniversitede ça da edebiyatokuyor.
Yüzünde, onu inan lmaz çekici k lan, zeki ve canl bir ifade var. Can kula ile dinledim,
konu urken onu seyretmek çok ho uma gitti. Bo az mda ve midemde bir dü ümvar sanki.
Boynu bükük bir çiçek gibi kald m ama kopmad m.Claudio uysal, sakin, güven verici. Daha
önce â k ol du unu, ama a k n elinin aras ndan kay p gitti ini söyledi.
Parma n barda n a z nda dola t rarak sordu, "Yasen?Kendi hakk nda ne anlatacaks n?".
Aç ld m, ruhumu sarmalayan o yo un sisi delen küçücük k kayna n aralad m. Mutsuzluk
öykülerimden baz lar n , kendim hakk nda baz eyleri anlatt m. Gerçek bir duyguile
kar la ma ve onu bulmaya çal ma iste imden tek söz
bile etmedim.
Dikkatli, hüzünlü ve ciddi bir ifadeyle bakt ve "Geçmi ini anlatmana sevindim. Senin
hakk nda dü ündüklerimde yan lmam m," dedi.
"Ne dü ünmü tün?" diye sordum, kolay elde edilebilirbir k z oldu um dü üncesiyle beni
k rmas ndan korktum.
" nsan n içine i leyen o bak a sahip olabilmek için ba ndan çok ey geçmi bir k z, özür

www.turkforum.net 63
Bbgen

dilerim bir kad n, oldu unu dü ünmü tüm.Melissa , hayat mda hiç senin gibi birkad nla
kar la mam t m.
Yumu ac k bir sevgi duydu umudü ündü üm an, gizemli ve dayan lmaz çekicili inle büyü-
leniyor benli im". Sözcükler a z ndan tanetane ç k yor, bircümleden ötekinegeçmeden verdi i
uzun arada bana gözlerini sunuyor sonra konu maya yeniden ba l yordu.
Güldüm ve "Asl nda beni daha pek tan m yorsun. Sözünü etti in bu duygularla belki
kar la r belki de hiç kar la mazs n".
"Evet, hakl s n," dedi beni dikkatlice dinledikten sonra devam etti: "Ama yine de denemek
istiyorum, seni tan mama izin verir misin?".
"Elbette, elbette izin veririm," dedim, masan n üzerinde duran elini tuttum.
Sanki dü görüyorum Günlük, çok güzel ve sonu olmayan bir dü sanki.

I:2O

Valerio'danbir mesaj ald m, beni görmek istedi ini yazm .Ama u anda o bile bana o kadar
uzak ki. Ö retmenimle sonbir kez sevi memin, istedi imin tam olarak ne
oldu unu,Melissa'n ngerçekte ne oldu unu; bir canavar m yoksa arma an almay ve vermeyi
hak edecek bir insan m oldu unuö renmem için, son bir kez sevi memin yeterli olaca n sa-
n yorum.

IO Haziran 2OO2

Gözüm ayd n, okullar kapand ! Bu sene notlar m oldukça dü ük, ben az çal t m,
ö retmenlerim beni anlamaya pekçal mad lar. Neyse ki, beni tümüyle yok edemeden kurtar-
d m paçay , s n f m geçtim.
BugünValerio'yu gördüm. BarEpoca'da olaca n veonu bulmam söylemi ti. Ko arak
ç kt m. Bunun, ne istedi imi anlayabilece im f rsat oldu unu dü ünüyordum. Bara geldi imde,
asfaltta iz b rakacak kadar sert bir fren yaparakdurdum, herkes dönüp bakt .Valerio masada tek
ba na oturuyordu, gülümseyerek ve ba n sallayarak hareketlerimiizliyordu. A rba l
görünmek ve ciddi bir tav r sergilemekiçin yava yava yürümeye ba lad m.
K r tak r ta masas na yöneldim, yakla t mda bana,"Loly, yürürken sana nas l bakt klar n
görmüyor musun?"
dedi.
Ba m "yoohay r" anlam nda sallad m.
"Her bakana dönüp bakmam," dedim.
Valerio'nunyan na bir adam geldi, omzuna do ru e ildi.Karanl k yüzlüydü. Genel havas
biraz da kabayd . smininFlaviooldu unu söyleyerek kendini bana tan t rd . Dikkatlice,
süzerek bakt m. Tam onu inceliyordum ki, "K z arkada n n, ya tlar na göre çok kurnaz ama
güzel gözleri var,"diyerek araya girdi.
Valerio'nunyan tlamas n beklemeden araya girdim:"Hakl s nFlavio . Üçümüz mü olaca z,
yoksa ba kalar da gelecek mi?" dedim. Amaç tek bir ey olunca laf dola t rmay , yapay
gülücükler da tmay sevmem, sadede gelmeyitercih ederim, Günlük.

AfallayanFlavio ,Valerio'ya bakt .Valerio , "Kaprislidirbiraz ama en iyisi söyledi ini

www.turkforum.net 64
Bbgen

yapmakt r," dedi.


"BakMelissa , ben veValerio seni bir gece e lencesinegötürmeyi dü ünüyorduk, özel bir
geceye. Bana senden sözetmi ti, ya ndan ötürü ikilemde kald m ama nas l
oldu unuayr nt lar yla ö renince... Neyse i te, kabul ettim ve imdi i üstünde nas l oldu unu
merak etmeye ba lad m".
Yaln zca "Kaç ya ndas nFlavio ?" diye sordum.
Otuz be ya nda oldu unu söyledi. Ba m sallad m, daha fazla oldu unu dü ünmü tüm
ama söyledi ine inanm göründüm.
"Bu e lence ne zaman düzenlenecek?" diye sordum.
"Haftaya cumartesi saat onda, deniz k y s ndaki bir villada. Seni almaya ben gelece im,
elbetteValerio ile birlikte..."
"E er kabul edersem elbette," diye sözünü kestim.
"Elbette, olur dersen".
K sa bir süre sessiz durduktan sonra, "Özel bir ey giyinmem gerekiyor mu?" diye sordum.
"Ne giyersen giy, yeter ki ya n anla lmas n. Herkes on sekiz ya nda oldu unu biliyor
gerçi," diye yan tlad Flavio .
"Kim herkes? Kaç ki i olacak ki?" diye sordum Vale-rio'yadönerek.
"Kaç ki i olaca n biz de tam olarak bilmiyoruz. Be çiftin gelece i kesin. Belki ba kalar
da gelir, ama imdidenbilmiyoruz".
Kat lmaya karar verdim; üzgünümClaudio , benim gibi"irinin onu sevmeyi
ba arabilece inden, onu mutlu edecek ki inin ben oldu umdan çok emin de ilim.

15 Haziran 2OO2
Yo, hay r, onu mutlu edecek k z ben de ilim. Ben onu hakketmiyorum. Telefonum, etti i
telefonlar ve gönderdi i mesajlarla ç nç n ç nl yor. Onu terk ediyorum, i te hepsi bu.Onu
yan tlam yorum, hiç yokmu gibi davran yorum. Eninde sonunda b kacak ve mutlulu u ba ka
yerlerde arayacak t r. Öyleyse, içimdeki bu korku niye?

17 Haziran 2OO2
Sessizlik içinde, k sa ve havadan sudan konu malarla, kararla t r lan deniz kenar ndaki yere
geldik. ehir d nda,va -mac nöte yan nda, dalgalar n kayalar kum gibi ufalad tarafta bir
küçük villayd . Iss z bir bölgeydi ve ev biraz içerlek, gözdenuzakd . Yüksek bir giri
kap s ndan içeriye girdik, park etmi arabalar sayd m, alt taneydiler.
"Geldik, tatl m," dediFlavio . Bana böyle seslenilmesine sinir olurum. Beni ne kadar
tan yor ki bok herif. Bana nas ltatl m, ekerim, küçü üm diye seslenebilir ki?
Bo az n s kas mgeliyor!
Kap y k rk ya lar nda, çekici, ho kokulu birkadm açt .Beni tepeden t rna a öyle bir
süzdü veFlavio'ya be endi ini gösterir biçimde bakt , o da onu kibarca gülümseyerek
yan tlad . Duvarlar nda büyük soyut tablolar n as l oldug0uzun bir koridoru geçtik. Salona
geldi imde huzursuzladuydum, çünkü ayn anda on tane inceleyen göz bana yöne >misti.
Büyük bir bölümü erkekti. Kravat takm ve seçkin g
yimliydiler, baz s n n gözünde küçük bir maske vard amagenellikle yüzleri aç kt . Kad nlardan
bir ikisi yakla t ve bana soru sordular, ben deValerio ile daha önce belirledi imiztürden bir sürü
yalan dolan s ralad m. Ö retmenim yan mageldi ve f s ldayarak, "Bir an önce ba lamak

www.turkforum.net 65
Bbgen

istiyorum. Seni yalay p yutmay , gece boyu içinde kalmay , sonra da ba kalar ile yaparken seni
seyretmeyi o kadar çok istiyorumki," dedi.
Akl ma hemenClaudio'nun bak lar geldi; onun beniasla ba kas ile yataktayken görmek
istemeyece ini dü ündüm.
Flaviobana içinde, birkaç ay öncesini bana an msatan, viski dolu bir bardak getirdi. Piyanoya
yakla t m ve birkaçgün önceRoberto yükünden nas l kurtuldu umu dü ündüm.Beni aramaktan
vazgeçmesini, arkada lar n n da benim hakk mda a zlar n s k tutmalar gerekti ini söyledim,
aksihalde olup biteni ni anl s na tektek anlatacakt m. Tehdidimi e yarad , beni bir daha
aramad .
Bir ara yan ma, uçacakm gibi yumu ak ad mlarla sal narak yürüyen bir adam yakla t .
Yuvarlak gözlükleri ve irimavi-ye il gözleri vard . Yüzü hafif lekeli olmas na
kar nyak kl yd .
Dikkatlice, inceleyerek bakt ve sonra, "Selam, o çok sözü edilen k z sensin anla lan?" dedi.
Soru soruyormu um gibi bakt m ve, "Kimin söyledi ineba l ... Hangi özelli imden söz edildi
ki?" dedim.
Eee... Her ne kadar ben senin on sekiz ya nda oldu u-a"ianmasamda çok genç oldu unu
biliyoruz. O kadargös -rrnedi iniçin de il, bana daha büyükmü sün gibi geliyor.
Senin bu türden gecelere çok kat ld n söylendi, yaln z erkeklerin olmad gecelere...".
K zard m ve söyledi inin üstüne gitmek istedim, "Kimsöyledi?" dedim.
"Ne önemi var ki... Bilirsin ortal kta laflar dolan r durur... Anla lan sen iyi malm s n,
ha?".
Sakin olmaya, oyuna devam etmeye ve her eyi bozmamaya çal t m.
"Ahmaklar hiçbir zaman ho uma gitmemi tir. Kabul ettim, çünkü yapmak ho uma
gidiyor..."
Yalan söyledi imi bilerek yüzüme bakt ve ekledi, "Ahmaklar her zaman olacak. Baz
insanlar n çizgileri düzgünve derli topludur, baz lar n n ise kaba, gülünç ve rükü birkapris
gibidir."
"O halde benimkinin her ikisinin karmas oldu unu söyleyebilirim," dedim,
söylediklerinden etkilenmi tim.
Valerioyan ma geldi ve divana do ru onunla gitmemisöyledi.
Adama ba mla bir i aret yapt m, selam anlam na gelmemesine çal t m, nas l olsa gecenin
bir saatinde birbirimiziniçine dü ecektik.
Divana, iyi geli mi ve biçimli vücutlu bir erkek ve parlak, canl renkli ve abart l
makyajlar olan, saçlar platin sar s , atkuyruklu, oldukça avam iki kad n oturmu tu.
Ben ve ö retmenim divan n ortas na geçtik. Kaza m nalt ndan elini soktu ve gö sümü
ok amaya ba lam t ki birden feci bir utanç ve rahats zl k duydum.
"Valerio... Önce bizim mi ba lamam z gerekiyor?".
"Neden olmas n, utan yor musun?" dedi kulak mememi s r rken.
"Yooohiç de de il... Yüzünden arzu ak yor," dedi vücut geli tirmi olan.
"Nereden anlad n?" diye meydan okudum.
Yan t vermedi, bir elini ete imin alt ndan kuyruk sokumumun aras na dald r rken ta k nl kla
beni öpmeye ba lad . Kendimi koyuverip gidecektim, o anlams z iddet beni yinekimbilirnereye
sürükleyecekti. Onu öpmek için kalçam hafifçe kald rm t m ki, ö retmenim bundan yararlan p
k ç m ,önce yava ve yumu ak, sonra tavr n de i tirip daha kararl ve ate li ok amaya ba lad .
Çevremdeki insanlar oradadurmu bana bak yor, yan mdaki iki erkekten birinin içimegirmesini

www.turkforum.net 66
Bbgen

bekliyorlard san r m, ama art k benim için yoktular. Vücut çal m olan beni öperken
kad nlardan birisionun gö süne sar ld ve ensesinden öpmeye ba lad . SonraValerio ete imi
kald rd . Herkes hayranl kla, tan mad mbir divan n üzerinde, tan mad m insanlar n aras nda
meydana ç km olan k ç ma ve kukuma bak yordu. S rt m yay gibi önek vnlm t ve kendimi
onun ellerine b rak yordum ki, herifin biri önüme geldi, mememi tuttu ve sertçe s kmaya ba lad .
"Mmmm, taze eftali gibi kokuyorsun," dedi beni koklamak için yan ma yakla an bir di er
adam, "Yeni y kanm taze eftali gibi yumu ak ve pürüzsüzsün".
Taze eftali olgunla acak; önce rengini sonra tad n yitirecek, ard ndan kabu uy mu ayacak ,
buru acak, en sonunda çürüyecek ve nektar n da solucanlar emecek.
Birden gözlerimfalta gibi aç ld , yüzüme ate bast .Ani bir hareketle ö retmenime do ru
döndüm ve "Kalk gidelim, istemiyorum," dedim.
Ne olduysa tam da bedenimin tümüyle kendini koyuverece i anda olmu tu... Zavall Flavio ,
zavall bay vücut, zavall di erleri, zavall ben... Bir anda herkesi, her eyi ve de kendimi bir
kenara b rakt m, h zla üstümü giyindim ve gözlerimde ya larla uzun koridoru geçtim, kap y
açt m ve yolda park etmi olan araban n yan na ko tum. Evi ve beni sarmalayan yo un sis
nedeniyle araban n camlanbu ulanm t Dönü yolunda tek bir kelime edilmedi. Yaln zca,
evingiri kap s na geldi imizde, "Sana yazd m mektup konusunda hiçbir ey söylemedin?"
dedim.
Uzun bir süre sessiz kald ve sonra, "ElvedaLolita !" dedi.

2,0Haziran.6:5O
Dudaklar m telefon ahizesine dayad m ve uykudan yenikalkm sesini duydum. "Seni
ya amak istiyorum," dedim incecik sesimle f s ldayarak.

24 Haziran
Gece oldu sevgili Günlük ve evin d nda, terastay m, denizi seyrediyorum.
Öyle dingin, öyle sessiz, sakin ve yumu ac k ki; l ma"hava dalgalan yat t r yor ve çok
uzaktan gelen sesler"11' huzurlu ve k r lgan seslerini duyuyorum... Ay bir görünüpbir
kayboluyor; gizlenmi , ba layan ve ho görülü bak yla beni izliyor.
Ne yapabilece imi soruyorum ona.
"Yürekteki paslar kaz mak zordur," diyor.
Yüre im... Oldu unu unutmu tum bile. Belki de varl ndan hiç haberim olmad .
Filmlerdeki duygusal sahneler beni hiç etkilemedi, içeri i yo un bir ark beni hiç
duyguland rmad ve ben a ka hepyar yar ya inand m, onu gerçekten tan man n olanaks z ol-
du unu dü ündüm. Belki de sadece herkesten gizledi im, derinlerde bir yerlerde saklad m a k
kimse çekip ortayaç kartmay ö retmedi i içindir. Bir yerlere gömülü kalm t , birilerinin kaz p
oradan ç kartmas gerekiyordu... Ve ben dea k n sürgün oldu u bir evrene, arzular mla dalarak
onu bulmaya çal t m. Hiç kimse, hem de hiç kimse beni durdurup,"Bak küçük, buradan
geçilmez," demedi.
Yüre im buz tutmu bir hücrede kapal kald ve kararl tek bir vuru ta hücreyi yok etmek
tehlikeliydi; yürek sonsuza dek yaralanm olabilirdi.
Ancak sonradan güne açt . Bu yak p kavuran, alev püskürten, yang n ç kartan Sicilya güne i
de il; l man, ölçülü,eüaç k, buzlar yava yava eriterek kurak ruhumu bir andasular alt nda
b rakmayacak bir güne .Hkba ta ne zaman sevi ece imizi sormam gerekiyormu 8'bi dü ündüm
ama tam soracakt m ki dudaklar m s rarakduraksad m. Bir ey oldu unu anlad ve sordu:

www.turkforum.net 67
Bbgen

"Neyin varMelissa?". Beni ad mla ça r yor, onun için ben Melisay m, bir bireyim, bir varl m;
bir nesne ve beden de il.
Ba m sallad m. "Bir ey yok, gerçekten bir ey yokClaudio," dedim.

Melis
yatmadan önce IOO f rça darbesi
149

O zaman elimi tuttu ve gö sünün üstüne koydu.


Derin bir nefes ald m ve homurdanarak, "Kendi kendime, ne zaman benimle sevi mek
isteyece ini soruyordum...".
Bu kez o sessiz kald , ben utançtan öldüm, yanaklar maate bast .

"YokMelissa , yok can m... Buna ben de il biz, beraberkarar vermeliyiz, sevi ecek miyiz,
ve sevi eceksek ne zaman diye. Sen ve ben, ikimiz," dedi gülümseyerek.
a k nl kla bak yordum ona, afallam yüzümün konu maya devam etmesini istedi im
anlam na geldi ini anlam t .
"Neden biliyor musun? ki ki inin birle mesi ruhlar n n
doruklara ula mas demektir ve o doruklara ancak birbirlerini severlerse ula labilir.
Girdab n iki bedeni anafora almas gibidir; art k kimse tek ba na de ildir, biri di erinin
içindedir, en samimi, en derin ve en güzel biçimde".
a k nl m devam ederken ne demek istedi ini sordum."Seni seviyorumMelissa ," diye
yan tlad .Birkaç gün öncesine kadar bulunmas n n olanaks z oldu unu sand m eyi bu adam
nas l bu kadar iyi biliyordu?Neden bugüne dek ya am bana yaln zca kirli, ac mas z,ilkel, kaba
yüzünü göstermi ti? Bu ola anüstü varl k elimden tutup, beni korkuyla büzü tü üm bu s ve
koku mu delikten ç kartabilir mi? Söyle Ay, sence yapabilir mi?
Yürekten paslar söküp atmak güç. Ama belki de kalp Iöyle güçlü atmaya ba lar ki, onu
çevreleyen kabu u binparçayaböler, f rlat p atar.
30 Haziran

Sanki el ve ayak bileklerimden görünmeyen bir ip ile ba lanm gibi hissediyorum. Havada as l
kalm m. Cehennem zebanisi gibi ba ran biri beni a a ya çekerken, bir di eri yukar ya do ru
çekiyor. Ben bir o tarafa, bir bu tarafasavruluyorum. A l yorum. Bir bulutlara, bir solucanlara
de- iyorum. Kendi kendime ismimi say kl yorum.Melissa ,Melissa,Melissa ... Beni kurtaracak
büyülü bir sözcük gibi. Kendime s k ca tutunuyor, kendime sar l yorum.

7 Temmuz

Odam n duvarlar m boyad m. imdi uçuk mavi oldular. Çal ma masam n üzerinde art k göz
k rpanMarleneDietrichde il,' kendi foto raf m var. Saçlar m rüzgârda uçu urken limana giren
ç kan takalara huzur içinde bak yorum. Arkamda, beni kucaklayanClaudio var, elleriyle zarifçe
beyaz bluzuma dokunurken yüzüyle omuzlar ma e ilmi öpüyor. O takalarla ilgilenmiyor bile,
bizimle ilgili derin dü ünceleriçinde kaybolmu gibi.
Foto raf çekildikten sonra kula ma, "Melissa, seni seviyorum," diye f s ldam t .O zaman
yana m yana na dayay p o an n tad na varabilmek için derinderin nefes ald m ve ona do ru

www.turkforum.net 68
Bbgen

döndüm.*üzünü ellerimin aras na ald m, o zamana dek tan mad m, nledi im bir sevecenlikle
öptüm ve usulca, "Ben de seniSeviyorumClaudio ," dedim.
Kendimi onun kollar na b rakt mda bedenimin her yan nda, hasta oldu umda hissetti im
gibi bir titreme ve ate dola t ve o beni kucaklayarak tutkuyla öptü. Cinsellik yüklü bir tutkuyla
de il, bamba ka, a k yüklü bir tutkuyla.
O güne dek kimsenin önünde a lamad m kadar çok a lad m.
"Sevgilim, bana yard m et. Yalvar r m bana yard m et,"diye yakard m.
"Buraday m, senin için buraday m, yan nday m, seniniçin..." diyordu, imdiye kadar hiçbir
erke in sar lmad gibi beni sar p sarmalarken.

13 Temmuz
Kumsalda birbirimize sar larak uyuduk. Birbirimizin kollar nda s nd k. Ruhunun soylulu u ve
bana olan sayg s içimi titretiyor. Bana verdi i bütün bu güzelliklerin kar l n verebiliyor
muyum acaba ona?

24 Temmuz
Korkuyorum, hem de çok korkuyorum.30 Temmuz
Ben kaç yorum, o beni yakal yor. S kmadan yakalayan elle-,:riniduyumsamak ne güzel... S ks k
a l yorum ve ne zaman»!a lasam beni kendine do ru çekip s k s k sar l yor,
saçlar m kokluyor. Ben de ba m onun gö süne yasl yorum. Kaçmaya, uçurumdan a a ya
yuvarlanmaya, o dar geçittengeçmeyeve bir daha gerisin geri ç kmamaya e ilimliyim.
Amaonun kollan buna engel oluyor, beni tutuyor ve ben onlara güveniyorum ve belki hâlâ
kendimi kurtarabilirim.
12 A ustos 2OO2

Ona duydu um arzu çok güçlü ve ate li, o olmaks z n yapamam. Beni kucakl yor ve kimin
oldu umu soruyor.
"Seninim," diyorum. "Tamam yla senin".
Gözlerimin içine bak yor ve "Küçük, kendine kötülükyapma, yalvar r m. Bu benim için de
çok kötü olur," diyor.
"Asla sana kötülük yapmam," diyorum.
"Benim için yapmamal s n, ama her eyden önce kendiniçin yapmamal s n. Çiçek gibisin,
seni ayaklar n n alt ndaezmelerine izin verme".
Dudaklar ma usulca de erek beni öpüyor, içim sevgiyledoluyor.
Gülümsüyorum, mutluyum. Bana, " te imdi seni öpme-li, yüzündeki bu gülümsemeyi
çalmal ve dudaklar ma mü-hürlemeliyim. Beni delirtiyorsun, sen bir meleksin, bir prensessin,
bu geceyi seni severek geçirmek isterim," diyor.
Tertemiz bir yatakta bedenlerimiz mükemmel bir uyum'Çmde. Benim ve onun teni birle iyor
ve birlikte güç ve sevgi oluyoruz. O yava yava içime akarken gözlerimizbirbi -nnekenetli.
Bedenimin h rpalanmamas , yaln zca sevilmesigerekti ini söylüyor. Can m n yanmamas için
sessizceka -- 'yor. Kollar m ve bacaklar mla ona sar l yorum. nlemelerin mkilerekar yor,
parmaklan parmaklar ma kenetleniyor.onun hazz benimkiyle ay rt edilemez biçimde bütünle-
iyor.
153

www.turkforum.net 69
Bbgen

Gö sündeuyuyakahyorum . Saçlar m yüzünü örtüyorama o bundan çok memnun, yüzlerce


kez ba m öpüyor."Bana söz ver. Bana bir konuda söz ver. Asla ayr lmayaca z, bu sözü ver
bana," diye f s ld yorum ona.

Sessizlik... Bir kez daha s rt m ok uyor ve dayan lmazürpertiler duyumsuyorum. Bir kez
daha içime giriyor. Kalçalar m ona day yorum, uyumla hareket ediyoruz.
O s rada, "Birbirimizi terk etmememiz için iki ko ul var. Kendini ne benim, ne a k m n, ne
sevgimin, ne de herhangibir eyin esiri gibi hissetmemelisin. Özgür gezinmesi gereken bir
meleksin sen. Ya am n n tek amac olmama hiçbir zaman izin vermemelisin. Sen önemli bir
kad n olacaks n,zaten imdiden öylesin de..." diyor.
Çatalla m sesimle ikinci ko ulun ne oldu unu soruyorum.
"Kendini aslaaldatmamahs n . Çünkü kendini aldatt nda asl nda hem bana, hem de
kendine kötülük yap yorsundemektir. Ben seni seviyorum ve yollar m z ayr lsa bile se ni
sevmeye devam edece im."
Hazlar m z birle iyor ve elimden a k ma s k s k sar lmaktan ve onu asla ama asla
b rakmamaktan ba ka bir eygelmiyor.
Yorgun, yata ndauyuyakahyorum . Gecegeçip gidiyor

www.turkforum.net 70
Bbgen

ve sabah beni s ms cak ve ayd nl k bir güne le uyand n.Yast n üzerinde bana b rakt
not var:
Görkemli varl k, ya am nda mutluluklar n en
büyü ünü, en mükemmelini bulman ve ben de sen istedi in sürece bunun taraflar ndan biri
olmay isterim. Çünkü ben, imdiden bil ki, arkana dönüp bakmadan gitsen bile seni istiyor
olaca m.
Kahvalt l k bir eyler almak için ç kt m, çabucak dönece im.

Aç lm tek gözümle güne i seyrediyorum. Kula ma tatl tatl sesler geliyor. Denizde geçen
bir geceden sonra takalar yava yava limana girip halat ba lamaya ba lad lar. Bilinmezde
yap lan bir yolculuk... Tek bir gözya damlas gözümden yüzüme iniyor. Ç plak s rt mda
dola an eline ve ensemden öpmesine gülümsüyorum. Ona bak yorum. Bak yorum ve
anl yorum, art k biliyorum.

Ormanda geçen yolculu umu tamamlad m. Küçük çocuklar yiyen devin kulesinden, aldatan
melek ve eytanlar n n zulüm veren pençesinden kaçmay ba ard m, çift cinsi-yetlicanavardan
kaçt m. Beni, yumu ak kadife yast n nüzerinde oturup bekleyen Arap prensinin saray na
s nd m.Baya la m elbiselerimi ç kart p bana prenses elbiselerigiydirdi. Hizmetkârlar
ça rt p saçlar m taratt , aln mdanöptü ve beni uyurken seyredece ini söyledi. Sonra bir
gecesevi tik, eve döndü ümde saçlar m n hâlâ p r lp r l parlamaktaoldu unu ve makyaj m n
bozulmad n gördüm. Annemindedi i gibi, dü lerin bile k skançl kla çalmak istedi ikadar güzel
bir prenses olarak...

www.turkforum.net 71
This document was created with Win2PDF available at http://www.daneprairie.com.
The unregistered version of Win2PDF is for evaluation or non-commercial use only.