P. 1
DATA Tarih - İslamiyet Öncesi Türk Tarihi, İlk Türk İslam Devletleri, Türkiye Tarihi

DATA Tarih - İslamiyet Öncesi Türk Tarihi, İlk Türk İslam Devletleri, Türkiye Tarihi

|Views: 3,128|Likes:
Yayınlayan: cumhuriyetim

More info:

Published by: cumhuriyetim on Nov 20, 2010
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

07/17/2013

pdf

text

original

Sections

  • ANADOLU TARİHİ
  • ANADOLU'DA KURULAN İLK TÜRK BEYLİKLER

İ Ç İ N D E K İ L E R

1. BÖLÜM

♦ TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

1

Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

1

İlk Türk Devletleri

5

Diğer Türk Devletleri

13

İlk Türk Devletlerinde Kültür Ve Medeniyet

17

Tarihte İlkler

29

Özet Bilgiler

30

İlk Türk Devletleri (Test-1,2)

31

2. BÖLÜM

♦ TÜRK DÜNYASI

39

İlk Türk-İslam İlişkileri

39

Türk-İslam Devletleri

40

Büyük Selçuklu İmparatorluğu

44

Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

48

ANADOLU TARİHİ

60

Anadolu'nun Türkleşmesi

60

Anadolu'da Kurulan İlk Türk Beylikleri

61

Önemli Türk Beylikleri ve Özellikleri

63

Anadolu Selçuklu Devri

64

Anadolu Beylikleri Dönemi

66

Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi'nde Kültür- Medeniyet

68

Moğollar ve Diğer Türk Devletleri

80

Tarihte İlkler

83

Özet Bilgiler

84

Türk-İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet (Test-1,2,3)

89

3. BÖLÜM

♦ OSMANLI DEVLETİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET

99

Osmanlı Devlet Yönetimi

99

V

Osmanlılarda Ekonomik Hayat

110

Osmanlılarda Eğitim ve Öğretim

116

Osmanlılarda Toplum Yapısı

118

Osmanlılarda Kültür ve Sanat

119

Osmanlılara Ait Terimler

128

Özet Bilgiler

130

Osmanlı Devletinde Kültür ve Uygarlık (Çözümlü Örnekler)

135

Osmanlı Devletinde Kültür ve Uygarlık (Test-1,2,3,4,5)

142

Türk Kültürü Genel Soruları

156

4. BÖLÜM

♦ III. SELİM'DEN İTİBAREN TÜRK İNKILÂBINI HAZIRLAYAN ETMENLER

161

Osmanlı Devletinin Genel Özellikleri

161

Yükselme Dönemi

164

Fatih Sultan Mehmet Dönemi

164

Duraklama Dönemi

169

Gerileme Dönemi

175

III. Selim Dönemi

178

Dağılma Dönemi

181

Dağılma Dönemi Padişahları ve Faaliyetleri

181

II. Mahmut Dönemi

181

Abdulmecit Dönemi

185

Tanzimat Fermanı

186

Islahat Fermanı

188

Abdulaziz Dönemi

190

II. Abdulhamit Dönemi

191

I. Meşrutiyet'in İlanı

191

II. Meşrutiyet'in İlanı

194

Osmanlı Devletinin Dağılmasını Önleme Çabaları

197

Trablusgarp Savaşı

199

Balkan Savaşları

200

I. DÜNYA SAVAŞI ve SONRAKİ GELİŞMELER

203

Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girmesi

205

Osmanlının Savaştığı Cepheler

207

Osmanlı Devleti'nin Paylaşımı İçin Yapılan Gizli Antlaşmalar

210

I. Dünya Savaşının Sona Ermesi

212

VVilson İlkeleri

212

I. Dünya Savaşı'ndan Sonra Yapılan Barış Antlaşmaları

213

I. Dünya Savaşı'nın Sonuçları

215

Mondoros Ateşkes Antlaşması

215

Egemenlik Haklarını Kısıtlayan Hükümler

215

Mondros'un Uygulanması

217

Paris Barış Konferansı

219

MEMLEKETİN İÇ DURUMU VE CEMİYETLER

221

VI

CEMİYETLER

222

Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler

222

Milli Varlığa Düşman Cemiyetler

223

Milli Cemiyetler

224

Kuvay-ı Milliye

226

Tarihte İlkler

228

Özet Bilgiler

230

III. Selim'den İtibaren Türk İnkılâbını Etkileyen Etmenler
Çözümlü Sorular

243

III. Selim'den İtibaren Türk İnkılâbını Etkileyen Etmenler (Test -1,2,3,4,5,6)

257

5. BÖLÜM

♦ ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI

277

Hazırlık Dönemi

277

Mustafa Kemal'in İstanbul'a Gelişi ve Faaliyetleri

278

Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı ve Sonuçları

278

GENELGELER VE KONGRELER

280

Milli Kongre

281

Havza Genelgesi

281

Amasya Genelgesi

281

Erzurum Kongresi

284

Balıkesir Kongresi

•.

287

Nazilli Kongreleri

287

Alaşehir Kongresi

287

Sivas Kongresi

288

Amasya Görüşmeleri

290

Temsil Kurulu'nun Ankara'ya Gelmesi

292

Son Osmanlı Mebuslar Meclisinin Toplanması ve Misak-ı Milli

292

Misak-ı Milli Kararları

293

TBMM'nin Açılması

296

TBMM'ye Karşı Çıkarılan Ayaklanmalar

299

Sevr Barış Antlaşması

304

MUHAREBELER ve SONUÇLARI

305

Cepheler

306

Doğu Cephesi

306

Güney Cephesi

:

307

Batı Cephesi

307

I. İnönü Savaşı

307

Londra Konferası

308

II. İnönü Savaşı

309

Eskişehir- Kütahya Savaşları

.309

Sakarya Meydan Savaşı

310

Büyük Taarruz

311

Mudanya Ateşkes Antlaşması

311

VII

Lozan Barış Antlaşması

312

Kurtuluş Savaşı Dönemi Olayları ve Önemleri

314

Kurtuluş Savaşı Mücadelesinin Kronolojisi

316

Tarihte İlkler

317

Özet Bilgiler

319

Ulusal Kurtuluş Savaşı Çözümlü Sorular

333

Ulusal Kurtuluş Savaşı (Testler -1, 2, 3, 4, 5, 6, 7)

336

6. BÖLÜM

♦ ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARI

365

İnkılaplar

367

SİYASİ ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR

368

Saltanatın Kaldırılması

368

Cumhuriyet'in İlanı

368

Halifeliğin Kaldırılması

370

Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri

371

Cumhuriyet Halk Fırkası

371

Terraki Perver Cumhuriyet Fırkası

371

Şeyh Sait Ayaklanması

372

M.Kemal Paşa'ya Karşı Suikast Girişimi

373

Serbest Cumhuriyet Fırkası

373

Menemen Olayı

373

Özet

375

HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

376

Türk Medeni Kanunun Kabulü

378

Yeni Türk Devletinin Anayasaları

379

Kanun-i Esasi'nin İlanı

379

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu

380

1921 Anayasası (Teşkilat-I Esasiye)

380

1924 Anayasası

380

1961 Anayasası

381

EĞİTİM ve KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

382

Tevhid-i Tedrisat Kanunu

382

Medreselerin Kaldırılması

383

Maarif Teşkilatı Hakkındaki Kanun

383

Yeni Türk Harflerinin Kabulü

383

Türk Tarih Kurumu'nun Kuruluşu

384

Türk Dil Kurumu'nun Kuruluşu

384

SOSYAL ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR

385

Tekke, zaviye ve Türbelerin Kapatılması

385

Kılık-Kıyafet Değişikliği

385

Soyadı Kanunu

386

Takvim, Saat ve Ölçülerde Yapılan Değişiklikler

386

VIII

EKONOMİ ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

386

İzmir İktisadi Kongresi

387

Tarım Alanındaki Gelişmeler

387

Ticaret Alanındaki Gelişmeler

387

Sanayi Alanındaki Gelişmeler

388

ATATÜRKÇÜLÜK

389

ATATÜRK İLKELERİ

389

TEMEL İLKELER

389

Cumhuriyetçilik

389

Milliyetçilik

390

Halkçılık

390

Devletçilik

391

İnkılâpçılık

391

Laiklik

391

Bütünleyici İlkeler

392

Tarihte İlkler

393

Özet Bilgiler

394

Atatürk İlkeleri ve İnkılâpları (Testler -1, 2, 3, 4, 5, 6, 7)

399

7. BÖLÜM

♦ ATATÜRK DÖNEMİ DIŞ POLİTİKA VE İÇ OLAYLAR

425

DIŞ POLİTİKA

426

1923-1930 DÖNEMİ DIŞ POLİTİKA

426

Nüfus Mübadelesi

426

Yabancı Okullar Sorunu

426

Musul Sorunu

427

1931-1939 DÖNEMİ DIŞ POLİTİKA

427

Türkiye'nin Milletler Cemiyetine Girişi

427

Balkan Atlantı

427

Montrö Boğazlar Sözleşmesi

428

Sadabat Paktı

428

Hatay Sorunu

428

MUSTAFA KEMAL'İN HAYATI

429

II. DÜNYA SAVAŞI

433

II. Dünya Savaşı Sonrası Türkiye

433

Türkiye'nin İç Durumu

433

Türkiye'nin Dış İlişkileri

436

Türk-Yugoslav-Yunan İlişkileri ve Kıbrıs

438

Türkiye İslam Ülkeleri İlişkileri

440

Türkiye ve Dünya ile ilgili Genel-Güncel Olaylar

441

Özet Bilgiler

444

Atatürk Dönemi Dış Politika ve İç Olaylar (Test - 1, 2)

447

IX

8. BÖLÜM

♦ SORU-CEVAP

457

9. BÖLÜM

♦ YAKIN TARİHTEKİ BAZI GENEL VE GÜNCEL OLAYLAR VE KRONOLOJİSİ

469

10. BÖLÜM

♦ ÖNEMLİ BAZI OLAYLARIN KRONOLOJİSİ

471

X

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

Türklerin Orta Asya'dan yayılışı

Türk Adının Anlamı:

Türk kelimesinin anlamı hakkında yaygın olan iki görüş vardır. Birinci görüşe göre Türk; "do
ğan, türeyen, çoğalan", ikinci görüşe göre ise, "güçlü, kudretli, kuvvetli" anlamındadır. Türk adı
ilk defa Orhun kitabelerinde, "Türük" şeklinde geçer.

•Türk Adının Anlamı
•Türklerin ilk Anayurdu
•Göçler ve Sonuçları
•İskitler

TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞLARI

Türk kelimesini siyasal ad olarak İlk Defa Göktürk Devleti kullanmış, daha sonra Türk
boyuna mensup bütün topluluklan ifade eden bir ad olarak kullanılmıştır.

2

KPSSDATA TARİH

Coğrafi bir terim olarak Türkiye keli
mesi VI. yy Bizans kaynaklarında kul
lanılmıştır. XII. yy'âan itibaren Anado
lu'nun adı bir daha değişmemek üzere
Türkiye olmuştur.

Türk tarihiyle ilgili ilk bilgilere Çin kaynak
larında rastlanır. Bu kaynaklarda "Kunlar"
adı verilen "Hun" Türklerinden bahsedil
mektedir. Ayrıca Asur yazılı kaynakların
da, Heredot tarihinde, Arap, İran ve Hint
metinlerinde de Türklerle ilgili bilgilere
rastlanır.

Türklerin İlk Anayurdu:

Türklerin anayurdu Orta Asya'dır.

Orta Asya: kuzeyde Sibirya; güneyde
Himalaya Dağları; doğuda Kingan Dağla
rı; batıda Hazar Denizi ile çevrelenen
geniş bir coğrafi bölgedir.

Yapılan araştırmalar sonucu Orta Asya
Türk kültürünün Paleolitik (Kabataş) Dev
rine kadar uzandığı görülmüştür. Orta
Asya'nın en eski kültür merkezleri; Anav,
Karasuk,

Abakan,

Andronova,
Kelteminar ve Afanesyova, Tagar kültür
leridir.

Anav Kültürü:

MÖ 5000-3000 arası Türkistan'ın Baş
kenti Aşkabat yakınlarında ortaya çıka
rılmıştır.

Kelteminar Kültürü:

MÖ 3000 yıllarında Aral gölüne dökülen
Amuderya'nın deltasında bulunmuştur.
Buradaki insanlar yerleşik hayat sürdür
müşlerdir. Bu kültürün mensuplarının
balıkçılık ve hayvancılık ile geçimlerini
sağladıkları anlaşılmaktadır.

Afanesyevo Kültürü:

MÖ 3000-2000 de Altay-Sayan dağlarının
kuzey batısında bulunmuştur. Orta Asya
medeniyetinin temelini oluşturduğu sa
nılmaktadır. Avcılık ve hayvancılıkla uğ
raşan savaşçı bir toplum tarafından mey
dana getirilmiştir. Altay yöresinde iki
kurgan (tepe biçimindeki mezar)da yapı
lan kazılar sonucu ele geçen buluntular
dan anlaşılmaktadır. Yapılan kazılarda
ayrıca çeşitli bakır eşyalar, çakmak ta
şından yapılmış ok uçları, kemikten ya
pılmış iğnelerde bulunmuştur.

Andronova Kültürü:

MÖ 2000-1200 yıllarında Yenisey'deki
Andronova'da bulunmuştur. Türklerin ilk
ataları tarafından meydana getirilmiştir.
Orta Asya kültürleri içinde yayılma alanı
en geniş olanıdır. Afanasyevo kültürü ile
olan benzerliğinden dolayı onun devamı
olarak da kabul edilebilir.

Karasuk Kültürü:

Yenisey Irmağı'nın kollarından biri olan
Karasuk Nehri'nden adını alan bu kültür,
Orta Asya'nın uygarlık tarihi yönünden
büyük önem taşır. Orta Asya uygarlığında
demir madeni ilk olarak bu kültürde iş
lenmiştir.

Tagar Kültürü (MÖ 700-100):

MÖ 700-100 yılları arasında Karasuk
kültüründen sonra Altay dağları bölgesin-

Bu geniş bölge içerisinde Türklerin ilk
anayurdunun Altay-Ural Dağları ve Aral
Gölü üçgeni içinde kalan bölge olduğu
belirtilmektedir.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

3

de görülmüş olan bu kültür, bu bölgedeki
diğer kültürlerin içinde en genci ve en
gelişmiş olanıdır. Bu kültüre ait tunçtan iki
yanı keskin bıçaklar, hançerler, çok sayı
da ok uçları, altın süs eşyaları, iğne, tarak
gibi eşyalar bulunmuştur.

Göçler ve Sonuçları:

Milattan önceki devirlerde (M. Ö 1700)
başlayıp, Milattan sonraki devirlerde de
devam eden göçlerin başlıca sebepleri
şunlardır:

■ Kuraklık, uzun geçen kışlar ve bunların
doğurduğu ekonomik sıkıntılar,

■ Nüfusun artışı ve mevcut geçim kay
naklarının yetersizliği,

■ Nüfus artışından dolayı otlakların ye
tersiz kalması,

■ Boylar arasındaki hâkimiyet mücadele

si,

■ Dış baskılar (Çin, Kitan, Moğol).

M.Ö.ki dönemlerde kalabalık Türk Boyla-
rı'ndan bir kısmı Çin'e, bir kısmı da batıya
doğru göç ederek İran üzerinden Mezo
potamya, Anadolu ve Ege Bölgesine
kadar ilerlediler. Yakutlar ve Çuvaşlar
Sibirya'ya doğru göç ettiler. Bir grup da
Hindistan'ın İndus-Pencap bölgesine
doğru yayılmaya başladılar.

M.Ö.ki göçler daha çok güneye (Çin) ve
batıya doğru olmuştur. Batıya yapılan
göçler IV. yy'da başlayıp IX. yy'ın sonla
rına kadar devam eder. Batıya göç eden
lerden bir kısmı Hazar Denizi ve Karade
niz'in kuzeyinden geçerek Orta Avrupa ve
Balkanlar'a kadar gelmiş, buralarda güçlü
devletler kurmuşlarıdır. (Hunlar, Avarlar,
Bulgarlar, Macarlar, Peçenekler, Ku-
manlar, Oğuzlar). Batıya gidenlerden

diğer bir grup Afganistan ve Kuzey Hin
distan'a yerleşip Akhunlar Devleti'ni kur
muştur.

Sonuçları:

Göç etmeyip de Orta Asya'da kalan
Türk boyları Asya Hun İmparatorluğu
çatısı altında ilk siyasi teşekkülünü
oluşturmuştur.

■ Hunlar ve Avarlar, Macaristan merkez
olmak üzere Avrupa'da birçok devlet

kurmuştur.

■ Türk kültür ve uygarlığı dünyanın dört
bir köşesine yayılmış, Türklerin gittiği
yerde taş devri yaşayan insanlar, ma
den devrine geçmişlerdir.

■ XI. yy'da Anadolu'ya girmeye başlayan
Oğuzlar, Anadolu'nun Türk yurdu olma
sını sağlamışlardır.

■ Kavimler göçünü başlatmışlardır.

■ Göçler dört yönde olmuştur.

NOT:

• Avrupaya göç eden Türkler, Hristi-
yanlığı benimsemişler ve asimile
olmuşlardır.
• Sibiryaya gidenler uygarlık açısından
daha da geriye gitmişlerdir.
• Çin'e gidenler kalabalık Çin nüfusun
dan dolayı asimile olmuşlardır.

İskitler (Sakalar):

Orta Asya kökenli atlı göçebe bir toplu
luktur. M. Ö VII. yy'da batıya göç ederek
Karadeniz'in kuzeyinden Tuna Nehrine
kadar uzanan topraklara yerleşmişlerdir.

Kimmerler, Medler, Persler, Asurlular
ve Urartular ile savaşan İskitler; Kafkas

4

KPSSDATA TARİH

dağlarını aşarak Anadolu, Suriye, Filis
tin üzerinden Mısır sınırlarına kadar akın
larda bulunmuşlardır.

Arap kaynaklarında adları Sakalar diye
geçmektedir. Çoğunluğu göçebedir. İskit
ler birçok kaynakta Türk olarak geçer.

İskitler çok tanrılı bir tabiat dinine inanır
lardı. Tanrıların en büyüğü Göktanrı' ydı.
İskitler'in yaşam tarzları, gelenek ve gö
renekleri, dilleri, sanatları diğer Türk
topluluklarıyla bağlantılıydı.

Altın ve

gümüş işletmeciliğinde çok ustaydılar.

İskitler Orta Asya ve atlı göçebe kül
türünü, Ön Asya toplumlarına tanıt
mışlardır.

Ön Asya toplumlarıyla yaptıkları mü
cadeleleri Alp Er Tunga Destanı'nda
anlatmışlardır. Diğer önemli destan ise
Şu Destanı'dır. Falcılık, büyücülük
(hekimlik) ve maden işlemeciliğinde ol
dukça ileri gitmişlerdir.

Yunanlıları özellikle hekimlik (tıp) ala
nında etkilemişlerdir.

İskit-Yunan ilişkisi sonucu Amazon
kadınları efsanesi ortaya çıkmıştır. Bu
efsanede İskitler'de kadın egemenliği
nin olduğu görülmektedir.

NOT:

•İskitler atı evcilleştiren ilk topluluktur.
•Atlı arabalar kullandıkları için dünyanın
birçok ülkesine gitmişlerdir.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

5

İLK TÜRK DEVLETLERİ

•Asya Hun İmparatorluğu
•Avrupa Hun İmparatorluğu (375 -455)
•Göktürk Devleti (552-630)
•II. Göktürk (Kutluk) Devleti (682 - 745)
•Uygurlar Devleti (745 - 840)

Asya Hun İmparatorluğu:

Asya Hun Devleti

Tarihte Türkler tarafından kurulduğu
bilinen ilk devlet Büyük Hun Devletidir.
Göç etmeyip Anayurtta kalan bazı Türk
boyları Orta Asya'nın doğusuna çekilerek
Orhun ve Selenga nehirleri çevresinde
toplanmışlardır. Hunlar adı verilen bu
Türk boyları Çin'in kuzeyine doğru yayıl
mışlar ve burada bir devlet kurmuşlardır.
Başkentleri Ötüken'dir. Devletin ne za
man kurulduğuna dair kesin bir bilgi yok
tur. Hun Devleti hakkında ilk belge
M.Ö.318'de Çin ile yapılmış bir antlaş

madır.

Hunların bilinen ilk hükümdarı Teo
man'dır. Çinliler Hunların yaptığı sürekli
akınlar sonucunda daha önce inşa ettikle
ri kaleleri birleştirerek Çin Seddi'ni yap
mışlardır (M.Ö.214). Hun İmparatorluğu
nun en güçlü dönemi Mete'nin hükümdar
lığı sırasında olmuştur. Mete Yüeçi ve
Tung-Hujan gibi çevre kavimleri yönetmiş

Çin Seddi'ni aşarak Kuzey Çin'i ele ge
çirmiş ve Çin Devleti'ni vergiye bağlamış
tır. Çin'e yerleşmemesinin nedeni ise
kalabalık Çin nüfusudur. Bir süre sonra
da Mete tüm Türk topluluklarını bir bayrak
altında toplamıştır.

Mete'nin en Önemli faaliyetlerinden
biri devlet yönetim biçimini değişti
rerek ülkeyi üçe bölmesi (Orta, Sağ,
Sol) ve orduda onlu sistemi kurma
sıdır. Bu sistemler daha sonraki Türk
devletlerine de örnek olmuştur.

Mete ölünce devlet biraz daha yaşadıysa
da devletin hanedan üyelerinin ortak malı
sayılması, Prenslerin Çinli prenseslerle
evlenmeleri gibi gelişmeler sonucu impa
ratorluk zayıfladı. Gücü gittikçe azalan
Hunlar bir süre sonra Güney ve Kuzey
olmak üzere ikiye bölündü. Güney Hun-
ları Çin egemenliğine girdi. Çin hâkimiye
tini kabul etmeyen Kuzey Hunları Çinliler
le yaptıkları savaşlar sonucunda iyice
zayıfladılar ve Siyenpiler tarafından yıkıl
dılar.

Orta Asya'daki Türk Devletleriyle Çin
arasında en büyük sorun İpek Yolu
olmuştur. Çinliler bu yola egemen
olabilmek için Türk Devletlerinde
entrikalar çevirmişlerdir.

6

KPSSDATA TARİH

KAVİMLER GÖÇÜ:

Büyük Hun İmparatorluğu parçalandıktan
sonra Asya'nın batı kesiminde oturan
Hunlar daha batıya giderek Hazar Denizi
ile Aral Gölü arasındaki toprakları ele
geçirdiler.

Bu olay; Hunların Avrupa
içlerine kadar ilerlemelerinin başlangıcı
oldu. Karadeniz'in kuzeyi ve Doğu Avru
pa'da yaşayan kavimler (Vandallar,
Gepitler, Ostrogotlar, Vizigotlar) Hunla
rın bu ilerlemeleri karşısında tutunama
mışlar; ya Hun hakimiyetini kabul etmişler
ya da Avrupa içlerine göç etmek zorunda
kalmışlardır.

Bu göçün sonucunda;

■ Avrupa uzun yıllar karışıklık içinde
kalmıştır.

■ İlk Çağ kapanmış, Orta Çağ açılmıştır.

■ Roma İmparatorluğu 395 yılında Doğu
ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır,
476 yılında Batı Roma İmparatorluğu
yıkılmıştır.

■ Roma toprakları üzerinde birçok Ger
men devleti kurulmuştur. Bunların en
önemlisi Frenk İmparatorluğudur.

■ Germen kavimleri arasında Hıristiyanlık
yayılmış, kilise ve Papalık güçlenmiş
tir.

■ Bugünkü Avrupa milletleri oluştu.

■ Avrupa'da Feodalite (Derebeylik) rejimi
ortaya çıktı.

■ Türkler Avrupa'da birçok devlet kur

muşlardır (Avrupa Hun İmparatorluğu,
Avarlar, Macarlar, Peçenekler).

NOT:

•Türklerin göç etmeleri bağımsızlıklarına
düşkün olduklarını gösterir.

Avrupa Hun İmparatorluğu
(375-455):

Bu devletin ilk hükümdarı Balamir'dir.
Balamir

önce

Doğu

Gotları
(Ostrogotlar)'nı ortadan kaldırmış, sonra
da Batı Gotları (Vizigotları)'nı yurtlarından
çıkarmıştır. Avrupa Hunları en güçlü
zamanını Atilla devrinde yaşamıştır.

Avrupa Hunlannı büyük bir imparatorluk
haline getiren Atilla, Bizans üzerine akın
lar düzenledi, baskısını artırarak Bizans
ile Margos Barışını imzaladı. 434'te
imzalanan antlaşma bozulunca Bizans
üzerine iki sefer daha düzenlediler. Bu
seferler sonucunda iki devlet arasında
Anatolyos Barışı imzalandı. Bunun üze
rine Bizanslılardan alınan vergi üç katına
çıkarıldı.

Daha sonra Roma üzerine
Galya seferi düzenlendi. Ama Papanın
devreye girmesiyle sefer sonuçsuz kaldı.
Atilla'nın ölümünden sonra taht kavgala
rının yoğunlaşması ve imparatorluk bün
yesindeki kavimlerin isyanları sonucunda
devlet yıkıldı (455).

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

7

Hunlar'da Kültür ve Medeniyet

Devlet Yönetimi

Ordu

Yaşayış

Din ve İnanış

Sanat

Devletin başında bulunan hakan (kağan) kutsal sayılır ve Tanrıkut
unvanını taşırdı.

Atilla, Hun Devleti'nde babadan oğula geçen bir hükümdarlık
sistemini yürürlüğe koydu.

Hakan Kurultay meclisine başkanlık ederdi.

Komutanlık da babadan oğula geçerdi ve komutanlar vergi ver
mezdi. Ordunun tümüne yakını atlı idi.

Çoğunluğu göçebe olan Hunlar, başta "At" olmak üzere hayvan
beslerlerdi.

Hunlar Gök Tanrı'ya inanırdı. "Güneş, Ay, Yer ve Su"yu kutsal
sayarlardı.

Ölülerine büyük saygı gösterirler, onları eşyaları ve atıyla birlikte
gömerlerdi. Bu da ahiret inancını gösterir.

Tuna boylarında yaşayan Hunların bir bölümü Hıristiyanlığa geç
mişlerdi.

Hunlar madenleri işliyor ve dokuma yapıyorlardı.

Philadelphia Üniversite Müzcsi'nde bulunan
kabartma. T'ang Taitsung'un (ölümü 649)
mezanndaki kabartmada Hun kıyafeti giy­
miş süvari, Gök menşeli atıyla birlikte.

KPSSDATA TARİH

Göktürler Devleti

Büyük Hun İmparatorluğunun yıkılmasın
dan sonra Orta Asya'daki Çin egemenli
ğine, Avarlar son verdiler.

Göktürkler Avarlar'a bağlı olarak yaşıyor
lardı. Silah yapıyorlardı. Avar ülkesinde
çıkan tölesler isyanını bastıran Bumin
Kağan'ın istekleri

Avar hakanı tarafından reddedilince
Bumin Kağan, Avar Devleti'ni yıkarak
Göktürk Devleti'ni kurdu (552).

Göktürkler tarafından devletlerine son
verilen Avarlar batıya göç ederek Avru
pa'da tekrar güçlü bir devlet kurmuşlardır.

Göktürkler;

■ Türk adıyla kurulan ilk Türk devleti

dir.

■ Göktürkler Aşına soyuna mensuptur.

■ Bumin Kağan devleti iki yönetim bölü
müne ayırarak Batı illeri Yabguluğu-
nun komutanlığını kardeşi İstemi Ka-
ğan'a vermiştir.

■ Doğu Göktürk İmparatorluğu / 582-630

■ Batı Göktürk İmparatorluğu / 582-630

■ İstemi Yabgu, İpek Yolu'na egemen
olmak amacıyla önce Sasanilerle anla
şarak Akhun Devleti'ni ortadan kaldır
mış, sonra da Bizans'la anlaşarak
Sasaniler'i zayıflatmıştır. Bu da Müs
lümanların İran'ı fethini kolaylaştırmış
tır.

■ Göktürklerin en parlak dönemi Mukan

Kağan zamanı olmuştur.

■ Veraset sistemi ve Çin politikası sonu
cu önce ikiye ayrılmış, daha sonra
Göktürk toprakları Çin egemenliğine
girmiştir.

II. Göktürk (Kutluk) Devleti

( 682 - 745 )

Bir süre dağınık halde ve Çin hakimiyeti
altında yaşayan Göktürkler İlteriş Kutluk
Kağan tarafından yeniden örgütlendi. Bu
nedenle bu devlete Kutluk Devleti denir.

Göktürk Devleti
(552-630):

8

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

9

Türk tarihinin ilk büyük bağımsızlık sava
şını vererek milletini Çin egemenliğinden
kurtaran Kutluk Kağan tıpkı Bumin Ka
ğan gibi ülkesini bölümlere ayırdı.

Kutluktan sonra devletin başına Kapgan
Kağan geçti. Bu dönemde Çin'e seferler
düzenledi. Daha sonra başa geçen Bilge
Kağan, ülkeyi kardeşi Kültigin ile birlikte
yönetti. Vezir Tonyukuk da onlara yardım
etti. Kutluk Devleti en parlak dönemini
yaşadı. Bu dönemde Orta Asya'nın pek
çok yeri egemenlik altına alındı. Tarihte
bütün Türklerin bir bayrak altında toplan
dıkları ikinci dönem Göktürkler dönemidir.

Göktürkler

döneminde;

Tonyukuk,
Kültigin ve Bilge Kağan'ın ölümünden
sonra adlarına dikilen Orhun yazıtları
o dönemin en önemli kültür mirasıdır.
Göktürk Devleti, ülke içinde çıkan iç
karışıklıklar sonucu Uygur, Kartuk,
Basmil,

Yağma, Çiğli Türk Boyları

tarafından yıkılmıştır.

■ Göktürkler Türk adıyla kurulan ilk
devlettir. Türk adını kullanmaları mil
liyetçi bir yapıla sahip olduklarını
gösterir.
■ İlk Türk alfabesi olan Orhon alfa
besini oluşturmuşlardır. Bu da ede
biyatta ileri bir topluluk olduğunu
gösterir.
■ Devletin Doğu-Batı diye ikili teşkilat
şeklinde yönetmeleri devletin kısa
sürede yıkılmasına neden olmuştur.

Hipopod (at ayaklı adam) tasvirleri
(Ayaklarına hayvan kemikleri bağlaya
rak karda kayarken gören Çin ve Yu
nanlıların taktıkları isim)

II. Göktürk (Kutluk) Devleti

10

KPSSDATA TARİH

Göktürkler'de Kültür ve Medeniyet

Devlet Yönetimi

Ordu

Yaşayış

Din ve İnanış

Sanat / Yazı

Başta Hakan bulunurdu. Hakana devleti yönetme yetkisinin Tanrı
tarafından verildiğine inanılırdı. Hakanın eşi Katun (Hatun) devlet
işlerinde hakana yardım ederdi.

Hakan olmadığında hatun kurultaya başkanlık ederdi. Bu durum
hatunun da siyasi yetkilere sahip olduğunu gösterir.

Devlet işleri Kurultay denilen mecliste görüşülüp karara bağlanırdı
(demokratik bir yapıya sahip olduklarını gösterir).

Göktürkler, büyük kısmı atlı askerlerden oluşan güçlü bir orduya
sahipti.

Eli silah tutan herkes asker sayılırdı (Ordu-millet anlayışı olduğunu
gösterir).

Çoğunlukla göçebe olarak yaşarlar, hayvancılık ve avcılıkla geçimle
rini sağlarlardı.

Göktürkler, Gök Tanrıya inanırlardı. Ölülerine büyük saygı gösterir
ler, ölüleri Yuğ denilen bir törenle gömer ve mezarın etrafına öldür
düğü düşman sayısı kadar taş heykel dikerlerdi. Bunlara "Balbal"
denirdi (Savaşçı bir topluluk olduğunu gösterir).

Balbal heykel sanatının ilk örneğidir.

Tarihte yazıyı ilk defa kullanan Türk devleti Göktürkler'dir.

Türklerin ilk kez kullandığı alfabe olan Göktürk (Orhon) alfabesi 38
harfliydi. Orhun Nehri kıyısında Kültigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk
adına dikilmiş olan Orhun Abideleri Göktürk alfabesi ile yazılmıştır.

Orhun Abideleri, Türk tarih, dil ve edebiyatının ilk yazılı belgesidir.

Göktürkler, madenleri işleyerek, çeşitli eşya ve aletler, gümüş su
kapları yapmışlardır.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

11

Uygurlar Devleti (745-840):

■ Yağma, Çiğil, Basmil ve Karluklularla
işbirliği yaparak Kutluk devletini yıkan
Uygurlular, Orta Asya'da kurulan son
Türk federasyonudur.

■ Devletin kurucusu Bilge Kutluk Kağan,
ve Moyunçur'dur.

■ Devletin başkenti Ordu-Balık (Kara-
bala-sagun)'tır.

■ Uygur siyasi tarihinin ilk ve en önemli

olayı hiç kuşkusuz Talaş Savaşı'dır.
Türk-Arap iş birliği sayesinde Çinlilerin
ağır bir yenilgiye uğratıldığı bu savaş
Uygurların Orta Asya'da egemenlik
kurmalarını kolaylaştırmıştır.

■ Çeşitli bölgelere dağılan Uygurlar Kan-
su ve Turfan Bölgesinde zaman zaman
etkili olmuşlardır. Moğol istilası sonu
cunda siyasi bağımsızlıklarını kaybet
mişlerdir.

■ Zayıflayan devlet Kırgız İsyanı sonu
cunda yıkılmıştır.

■ Siyasi alandan çok kültürel alanda

varlık göstermişlerdir.

■ Ticaret ve bayındırlık alanında geliş
mişlerdir.

•Mani dinini kabul eden ilk Türk
devletidir.
• Mani dini hayvan etini yemeyi
yasakladığı için tarım ile uğraşmışlar ve
yerleşik hayata geçmişlerdir.
• Yerleşik yaşama geçen ilk Türk
devletidir.
• Uygurlar matbaayı kullanan ilk Türk
devletidir.

Uygur Devleti

İPUCU

12

KPSSDATA TARİH

Örnek:

Aşağıdakilerden hangisi Uygur devletine ait bir özellik değildir?

A) Kendine özgü alfabesi vardır.
B) Mani dinin kabul etmiştir.
C) Yerleşik hayat geçen ilk Türk devletidir.
D) Matbaayı kullanmışlardır.
E) İlk düzenli Türk ordusunu kurmuşlardır.

Çözüm:

ilk düzenli Türk ordusunu Hunlar (Mete) kurmuştur. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.

Devlet Yönetimi
ve Ordu

Yaşayış

Din ve İnanış

Sanat / Yazı

Uygurlarda devlet yönetimi ve ordu sistemi Hunlar ve
Göktürklerde olduğu gibidir.

Yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir. (Türk
tarihinde ilk defa kent ve kasaba kurmuşlardır).
Çinlilerle dostça ilişkiler kurarak İpek Yolu ticaretini
canlı tuttular. Tarım Uygurlar zamanında önem
kazanmaya başlamıştır. Bugün Anadolu'da yaygın
olan "orta oyunu" Uygurlardan gelmedir.

Orta Asya Türk Devletleri içerisinde Orta Asya dinleri
dışında yabancı bir dine inanan ilk Türk devletidir.
(Maniheizm) Uygurların "Mani" dinini benimsemesi
savaşçılık özelliklerini yitirmelerine neden olmuştur.
Bu da yıkılmalarında önemli etken olmuştur. Uygurlar
son dönemlerde

Budizmi

benimsemişlerdir
(Uygurların farklı dinleri benimsemeleri dini hoşgörüye
sahip

olduklarını

gösterir).

14 harfli Uygur alfabesini kullanmışlardır. Çinlilerle
olan ilişkileri sonucunda Türk Devletleri arasında ilk
kez kağıt ve matbaayı kullanmışlardır.
Sanata önem vermişlerdir. Budizm ve Maniheizmin
etkisiyle sanat alanında daha da gelişmişlerdir. Resim
ve heykelcilikte kendilerini göstermişlerdir.
Dokumacılıkta da ilerlemişlerdir.

Uygurlarda Kültür ve Medeniyet

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

13

• Avarlar
• Bulgarlar
• Hazarlar
• Macarlar
• Peçenekler
• Kumanlar
• Oğuzlar
• Sabirler
• Türgişler
• Kırgızlar
• Karluklar

Avarlar:

552 yılında Göktürkler Avar devletine
son verince Avarlar batıya göç ederek
Orta Avrupa'da bir devlet kurmuşlardır.

Macaristan merkez olmak üzere Orta
Avrupa'da güçlü bir devlet kuran Avar
lar Sasanilerle işbirliği yaparak İstan
bul'u iki defa kuşatmışlardır. (İstan
bul'u kuşatan ilk Türk devletidir).

■ Balkanlarda ve Orta Avrupa'da iki yüz

yıldan fazla bir süre egemen olan Avar
lar Slav topluluklarını özellikle teşki
latlanma ve devlet kuruculuğu konu
sunda etkilemişlerdir.

■ Avarlarda devlet örgütlenmesi tümüyle
askeri temellere dayanıyordu. Avar or
dusu atlı ve yaya birliklerinden oluşu
yordu. Atlı birlikleri Avarlardan, yaya
birlikleri ise Avarlara bağlı Slavlar,
Germenler gibi Avrupalı kavimlerden
kurulmuştu.

■ Avarların geçim kaynağı hayvancılık ve
savaş ganimetleriydi. Günlük yaşamda,
savaşta ve göç sırasında kullanılan
atın özel bir önemi vardı. Üzengiyi de
Avarların bulduğu bilinmektedir. Avarlar
kuyumculuk sanatında oldukça ileriydi
ler.

■ Avarların dini Gök Tanrı dini idi. Daha
sonra dinleri Hristiyanlığa dönüşmüştür.

■ En parlak dönemini Bayan Kağan za
manında yaşayan Avar Devleti, yöneti
cilerinin Hıristiyanlığı kabul etmesi ve
Frenk krallığının saldırıları sonucu
805'te yıkılmıştır.

Not: Hem Asya hem de Avrupa'da
devlet kuran Türk topluluğudur.

Bulgarlar:

Göktürklerin Avarları mağlup etmesiyle
Avar baskısından kurtulan Bulgarlar
Dinyester nehrinden İran'a kadar uza
nan topraklarda Büyük Bulgarya Devle
tini kurdular.

DİĞER TÜRK DEVLETLERİ

14

KPSSDATA TARİH

■ VII. yy ortalarında Hazarların baskısı
sonucu Bulgarlar ikiye ayrıldı. Bir kıs
mı itil (Volga) boylarına göç edip İtil
Bulgar Devletini kurdular. Diğer bir
kısmı ise Tuna boylarına göç edip Tu
na Bulgar Devletini kurdular.

■ Tuna Bulgarları zamanla Slavların etki
sinde kalıp Hıristiyanlığı kabul edince
Türklük özelliklerini kaybettiler. İtil Bul
garları ise X. yy'da İslamiyet'i kabul et
tiler

■ Papa tarafından hükümdarlarına Çar
unvanı verilmiştir.

■ 1236'da Moğollar tarafından yıkıldı.

Hazarlar:

■ Göktürkler ve Sibirlerle aynı soydan
geldiği varsayılan, Don-Volga nehirleri
arasında Kafkasya'nın kuzeyinde ya
şayan Hazarlar, Göktürklerin yıkılışıyla
bağımsız hale geldiler.

■ Sasanilerle savaştılar. Bizanslılarla
ticari ilişkiler kurdular. Müslümanların
ilerleyişine karşı da Bizansla işbirliği
yaptılar.

Halk arasındaki davalara Müslüman,
Hıristiyan ve Samanlardan oluşan bir
hakimler kurulu bakıyordu.

■ Uzakdoğu ile Bizans, islam ülkeleri ile
kuzeydeki Slavlar arasındaki ticaret
yolları Hazarların kontrolünde idi. Bu
yüzden devlet'in ana gelir kaynağı tica

retti.

Hazarlar, Musevilik dinini kabul eden
tek Türk devletidir.
Halk arasında Müs
lüman, Hıristiyan, Şaman ist olanlar da
vardı (Birden fazla dinin olması, dini
hoşgörünün göstergesidir).

Hazar Askeri

■ Peçenek ve Rus saldırıları sonucu
zayıflamış, Ruslar tarafından yıkılmış
lardır (956).

Macarlar:

■ İlk yurtları, Ural Dağları ve İtil (Volga)
Nehri dolaylarındadır.

■ Peçeneklerin baskısı sonucu, bugün
kü Macaristan'a gelerek burada bir
devlet kurdular. 1000 yıllarında Hıristi
yanlığı kabul eden Macarlar zamanla
Türklük özeliğini kaybettiler.

■ Krallık sistemine dayalı bir yönetim
kurdular.

1870 yılında dünyadaki ilk Türkoloji kürsü
sünü Budapeşte Üniversitesinde açmış
lardır.

Peçenekler:

■ Göktürklere bağlı olarak yaşayan Pe
çenekler, IX. yy ortalarında Don ve
Dinyester nehirleri arasında yaşayıp
boy teşkilatından devlet düzenine ge
çememişlerdir.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

15

■ Göktürk Devleti'nin yıkılmasından son
ra batıya göç etmiş, Sibirya, Macaris
tan ve Balkanlarda yaşamışlardır.

■ Peçenekler, Batı ve Güney Slavlarının
arasına girerek irtibatlarının kesilmesi
ne neden olmuştur.

■ Peçenekler, Malazgirt savaşı sırasında
Selçukluların safına geçerek, savaşın
Selçuklular tarafından kazanılmasında
etkili olmuşlardır.

■ Peçenekler, Slavların Karadeniz'e
inmelerini de engellemişlerdir. Trak
ya'da bulundukları sırada Çaka Bey ile
Bizans'a karşı ittifak yapmışlar, Bunu
öğrenen Bizans komutanının, Peçe-
neklerin üzerine saldırması sonucu yı
kılmışlardır (1091).

Kumanlar (Kıpçaklar):

■ Batı

Göktürk

topluluklarından
Kimeklerin bir kolu olan Kumanlar,
1030 yıllarında Karadeniz'in kuzeyine
hakim oldular. 1239'da Moğol saldırısı
sonucu Kuman Devleti yıkıldı.

Oğuzlar (Uzlar):

■ Oğuzlar Türk tarihinde en önemli
rolü oynayan Türk boyudur.

■ Oğuzlar önce Göktürklere, ardından
Uygurlar'a bağlı olarak yaşamışlardır.

■ Uygurların yıkılmasından sonra Kara
deniz'in kuzeyinden batıya göç etmişler
ve burada "Uz" adını almışlardır.

■ Oğuzların bir kısmı ise güneye inerek
İslamiyet'i kabul etmişler ve XI. yüzyılın
ortalarına doğru Selçuklu Devleti'ni kur
muşlardır.

■ XIII. yüzyıldaki Moğol istilasından kur
tulabilmek için de Anadoiu'ya göç et
mişlerdir.

■ Oğuzlar Müslüman olduktan sonra
Müslüman komşuları onlara Müslüman
Türk anlamında Türkmen adını vermiş
lerdir.

Günümüzde; Türkmenistan, İran, Irak,
Suriye, Azerbaycan, Türkiye, Kıbrıs ve
Balkanlarda yaşayan Türklerin ataları

oğuzlardır.

Sabirler (Sibirler):

■ Sabirler, V. yy'da Issık gölü dolayla
rında yaşadılar.

■ Avarların baskısı sonucu batıya doğu
göç ettiler.

■ Sibirya'da ve Kafkasya'da etkin rol

oynadılar. Anadolu'ya seferler düzen
lediler.

■ Sibirlerin Kafkaslardaki hakimiyetleri
Bizans tarafından yıkıldı. Dağılan
Sihirler sonradan kurulan, Hazar Dev
leti'nin esas kitlesini meydana getirmiş
lerdir. Bugünkü Sibirya bölgesine ismini
vermişlerdir.

Türgişler:

■ Göktürk Devleti'nin yıkılması üzerine
bağımsız hale gelen Türgişler, Talas,
Çu, ve İdil nehri ile Issık Gölü dolayla
rında yaşıyorlardı.

■ Bu devletin Türk tarihindeki önemi
Göktürk Devleti'nin yıkılmasıyla dağınık

16

KPSSDATA TARİH

■ Türgişlerin Bilinen ilk hükümdarı Bağa
Tarkan'dır. Kendi adına para bastırmış
tır.

■ Türgişler, Emeviler devrinde İslam
ordularının karşısına dikilerek Orta As
ya'nın Araplaşmasını önlemişlerdir.
776 yılında Karluklar Türgiş hakimiyeti
ne son verdiler.

■ İlk madeni Türk parası bu dönemde
bastırılmıştır.

Karluklar:

■ Uzun süre Göktürkler ile beraber yaşa
yan Karluklar, Kutluk Devletinin yıkıl
masından sonra Uygurların egemenli
ğinde yaşamaya başladılar.

■ Talas Savaşında Çinlilere karşı Arapla
rın yanında yer alarak savaşı Müslü
manların kazanmasını sağladılar. Bu
savaş sonrasında İslamiyet'i kabul etti-

ler (Karluklar İslamiyet'i kabul eden
ilk Türk boyudur).

■ Karluklar Karahanlılar Devletinin teme
lini oluşturdular.

■ Cengiz Han'a itaat eden ilk Müslüman

topluluğudur.

■ XII. yy'da Moğol, egemenliğine girdiler.

■ Kırgızlar, Asya Hun Devleti zamanın
da Baykal Gölünün batısında yaşıyor

lardı.

■ Önce Göktürklerin daha sonra Uygurla

rın egemenliği altında yaşadılar. 840
yılında Uygur Devletini yıkan Kırgızlar
burada bir devlet kurdular.

■ 1207 yılında Moğolların egemenliği
altına girdiler. Ünlü "Manas Destanı''
Kırgızlara aittir. (Manas Destanı dün
yanın en uzun destanıdır)

■ Cengiz Han'a itaat eden ilk Türk toplu

luğudur.

■ Ötüken bölgesini Moğollara terk ederek
Orhun kültürünün ortadan kalkmasına
neden olmuşlardır.

Kırgızlar:

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

17

DEVLET YÖNETİMİ

■ İslamiyet'ten önceki Türkler en büyük
sosyal yapı olan devleti (il) boylar birliği
anlamına gelen federasyon tarzında
örgütlenmişlerdi. Devletin başında Ha
kan bulunurdu.

■ Hükümdarlar çeşitli unvanlar kullanır
lardı. Bunların başında; Tanhu ve
Şanyü unvanı gelir. Ayrıca, Kağan,
Hakan, Han, Yabgu, İlteber, idikut
gibi unvanlar da kullanılmıştır.

■ Türk Devletlerinde hükümdar yönetimi

kolaylaştırmak için ülkeyi Doğu ve Batı
olmak üzere ikiye ayırırdı. Ortada
(Merkezde) ise asıl hükümdar bulunur
du. Sağ ve Solda ise Hanedan üyele
rinden YABGU'lar bulunurdu.

■ Hiçbir şekilde töreye aykırı davranma
yetkisi olmayan hükümdarın temel gö
revi halkının huzur ve refahını sağla
maktı. Kurultay (Danışma Meclisi)
başkanlığı ve ordu komutanlığı da hü
kümdarın görevleri arasındaydı.

■ Hun ve Göktürk hükümdarları "Otağ"
adı verilen çadırlarda otururlardı. Uy
gurlardan itibaren hükümdar sarayları
yaptırıldı. Her sonbaharda halka "Şö
len" denilen ziyafetler verilirdi.

Hükümdarlara Kurultayın yanı sıra
"hatun" denilen hükümdar eşleri de
yardımcı olurdu (Hükümdar olmadığı
zaman kurultaya Hatun başkanlık eder
di). Bu durum Türk toplumunda kadına
verilen değeri ortaya koymaktadır.

Hükümdarlık sembolleri şunlar idi:

♦ Otağ (hakan çadırı)

♦ Örgin (taht)

♦ Kotuz (sorguç)
Tuğ (sancak)

♦ Yay ve davul

Bu semboller sadece hükümdar tarafın
dan kullanılabilir, başkaları tarafından
kullanılamazdı. Kullanılması hükümdara
isyan etme ile eş anlamlıydı.

Tanrı vergisi kabul edilen siyasi iktidar
kut kavramı ile ifade edilmiş, hükümdarın
şahsı ve ailesi kutlu sayılmıştır. Yani
siyasi iktidar hakkı, diğer insanlar arasın
dan seçilmiş hükümdara ve ailesine ve
rilmiştir. Kut kavramı bir bakıma ilâhî
seçkinliğin bir ifadesidir.

■ Kut'un kan yoluyla babadan oğula
geçtiğine inanılırdı.
■ Hükümdarlara Tanrı tarafından verildiği
düşünülen yetkinin kalıtımsal olarak
oğullarına da geçtiği görüşü Türk dev
let yönetiminde veraset sorununu da
beraberinde getirmiş; bu durum taht
kavgalarını ve parçalanmayı hızlandır
mıştır. (Bazen, kardeşlerin devleti par
çalamadan birlikte yönettikleri de görü
lürdü. Örneğin, Bumin - İstemi kardeş
ler (I. Göktürk devleti), Bilge - Kültigin
kardeşler (II. Göktürk devleti) gibi.

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET

Devlet (Merkez)

Batı
Yabgu

Hükümdarın
kardeşi

Doğu
Şad

Hükümdarın
büyük oğlu

18

KPSSDATA TARİH

HÜKÜMDARIN TAHTA ÇIKIŞI

Tarih boyu hanedana mensup Türk hü
kümdarlarının tahta çıkışı başlıca dört
şekilde gerçekleşmiştir:

a) Hanedan üyeleri arasındaki siyasi ve
askerî mücadeleyi kazanan hükümdar
olarak tahta çıkıyordu. Türk tarihinde,
tahta çıkmada en sık rastlanan usul bu

idi.

b) Hükümdarın rakipsiz aday olması
kolayca tahta çıkmasını sağlıyordu.

c) Hükümdarın tahta çıkmasındaki diğer
şekil ise seçim usulü idi. Hükümdar ölün
ce, yüksek dereceli meclis (kengeş, toy,
kurultay veya meşveret meclisi) toplanır,
Hanedan üyelerinden birini hükümdar
seçerdi.

d) Hükümdarın tahta çıkışında uygulanan
diğer bir sistem de Ekberiyet (en yaşlı
üye) Sistemi idi. Bu sistem uzun süre
tartışılmış, sonunda XVII. yüzyıl başında
Osmanlı Devleti hükümdarı I. Ahmet
(1603-1617), kardeş katli geleneğine son
vererek ekber ve erşed sistemini getir
miştir. Buna göre hanedan üyeleri ara
sında hükümdar seçilirken bu üyelerin
öncelikle büyüklüğüne (ekber), sonra da
akıllı ve sağlıklı oluşuna (erşed) bakılırdı.
Bu özellikleri taşıyan hanedan üyesi
hükümdar olurdu.

■ Hükümdar ailesinin en yetkili üyesi
veliaht olurdu. Hükümdarın oturduğu
başkente "Ordu" denirdi. Onun devlet
yönetimi ve askeri konulurda yetişmesi
sağlanırdı.

■ Türkler teşkilatçı bir millet olduğundan
yıkılan devletin yerine hemen yenisini
kurmuşlardır.

■ Ülke töreye uygun olarak yönetilirdi.
Töre eski Türklerde devlet ve toplum

yaşamını düzenleyen yazılı olmayan
kurallardı.

Türklerde ilk devlet teşkilatını Hun-
lar kurmuşlardır. Devlete il, millete
budun denirdi. Devlet işleri Kurul-
tay'da görüşülürdü Türk devletle
rinde meclislere 'Toy' "Kurultay" ve
"Kengeş" denirdi. Meclis sadece
hükümdar seçimi, savaş ve barış
gibi önemli kararları vermek için
toplanırdı. Hakan meclisin başkanı
idi. Meclise katılan üyelere "Toy-
gun" denirdi. Herkesin kurultaya
katılma hakkı yoktu.

DEVLETİN İŞLERİNİ YÜRÜTEN
GÖREVLİLER

Buyruklar

İç buyruklar

Tamgaçlar

Danışmanlar

Tudun
Bitikçi

Tekin

Subaşı

Yargucu
Tarkan ve Apa

Bakanlar

Saray işleri ile ilgili
bakanlar

Damgacılar

Müşavirler

Vali
Yazışmacı / Sek
reter

Şehzade
Ordu komutanı

Yargıç
Saray görevlileri

SOSYAL HAYAT

■ Toplum sağlam bir aile yapısına daya
nıyordu. Tek kadınla evlilik olup, ka
dın erkek eşitti.

■ Türk toplumunun en küçük sosyal
birimi aile (Oguş) idi. Türk toplumunda
ailelerin bir araya gelmesiyle "Uruğlar
(akraba, sülale) bunların birleşmesiyle
"Boy"lar meydana geliyordu. Boy, si
yasi bir nitelik taşır ve başında Bey bu
lunurdu. Boyların birleşmesiyle "Bu
dun"
(Boylar birliği - millet) meydana
gelir ve başında Han bulunurdu.

■ Budunların birleşmesiyle "İl" (Devlet)
oluşurdu.

■ Hayat tarzı göçebeliktir. Kışın kışlıkla
ra, yazın yazlıklara gidilirdi. Göçebe
hayatın zorunlu kıldığı hayvancılığa
önem verilmiştir.

■ At'ın önemli bir yeri vardır. Savaşçılık
herkesin ortak bir yeteneğidir. En fazla
hayvansal gıda tüketilirdi, içilen içki ise
atın sütünden elde edilen Kımız'dır.
Atın etinden ve sütünden de yararlanı

lırdı.

■ Bahar mevsiminin başlangıcında şölen
ler düzenlenirdi. Günümüzde 21
Mart'ta kutlanan "Nevruz Bayramı" bu
geleneğin devamıdır. Bu şölenlerde ça
lınan müzik aletine Kopuz denirdi.

■ Türk erkekleri pantolon, ceket, çizme,
gömlek ve kaftan gibi kıyafetleri giyerek
Çinlileri, Bizansları ve Slavları etkile
mişlerdir.

Yerleşik hayata geçen ilk Türk toplu
luğu Uygurlar'dır. Devlet ve toplum
düzeni gelenek ve göreneklere göre
düzenlenirdi. Töre adı verilen bu ku
rallar yazısızdı. Göçebelikten dolayı
mülkiyet gelişmediği için özel mülki
yet gelişmemiştir. Tarıma dayalı işçi
lik olmadığı için kölecilik anlayışı
yoktur.

DİNİ HAYAT

■ Tabiat kuvvetlerine inanma şeklinde
başlayan din ölmüş ataların ruhlarına
inanma (Atalar Kültü) şeklinde devam
etmiştir.

Atalar Kültü: Eski Türklerde ölmüş bü
yükler ve atalara ait hatıralar kutsal sayı
lırdı. Türkler babalarının ve atalarının,
öldükten sonra ruhları aracılığı ile aile
bireylerini korumaya devam ettiklerine
inanırlar, bu nedenle de onlara karşı
duydukları minnet hissi ile atalara kur
banlar keserlerdi. En değerli kurban at
idi. Atalara ait hatıralara verilen önem,
mezarlara yapılan saldırıların ağır bir
şekilde cezalandırılmasından da anla
şılmaktadır.

■ Gök, güneş, ay, yıldız, yer ve su kutsal
kabul edilir ve bunlara kurbanlar sunu
lurdu.

■ Bir dinden çok bir sihir karakterine
sahip olan Şamanizm eski Türk toplu
luğuna damgasını vurmuştur. İlk Türk
devletlerinde din ve inanışı üç gurupta
toplayabiliriz:

TÜRK KÜL TÜR TARİHİ

19

20

KPSSDATA TARİH

1. Tabiat Kuvvetleri'ne inanma
2. Atalar kültü
3. Göktanrı

■ Türklerin asıl dini Göktanrı diniydi. En
eski inançları ise totemizm'dir.

Totemizmde, kutlu olduğu kabul edi
len cisimlere inanılırdı. Bunlar, insan
veya hayvan olabilirdi.

■ Din adamlarına Şaman, kam; cenaze
törenlerine de "yuğ" adı verilmiştir.
Devletin ileri gelenleri, devlet işlerinde
Şamanların düşüncelerini de alırlardı.

■ Kişinin hayatta iken öldürdüğü düşman
sayısını simgeleyen mezar taşlarına
"balbal", mezarlarına ise kurgan de
nilmiştir.

Kurgan

Kurgan; eskiden Orta Asya'da ölen Türk
lerin eşyaları ile beraber gömülerek,
kimsenin de tahrip etmemesi için üzerine
tonlarca toprak yığılmak suretiyle kaidesi
yuvarlak bir tepecik şekli verilen mezarla
ra denir. Orta Asya'da Ural Dağlarından
Yenisey nehri bölgesine kadar olan alan
da ve Kırgız steplerinde binlerce Kurgan
bulunmaktaydı. Oralarda yaşayan Türkler
kutsal saydıkları bu mezarları hep koru
muş kollamışlardır. Fakat XVII. yüzyıldan
sonra buralar Ruslar eline geçince bura
lara yerleştirilen Rus muhacirler bu Kur
ganlarda gömülü olan hazineleri almak
için bu mezarları kısa zamanda tahrip
ederek çıkardıkları çeşitli madenleri eritip
yok etmişlerdir.
Kurganlarda bulunan eşya ve kalıntılar
sayesinde Orta Asya tarihi ve kültürü
hakkında bilgilere ulaşmaktayız .

■ Türkler arasında zamanla diğer dinler
de yayıldı. Uygurlar arasında Mani ve
Budizm dini yayılmıştır. Macarlar,
Bulgarlar, Peçenekler ve Kumanlar Hı
ristiyanlığı benimserken, Hazarlar Mu
seviliği Hıristiyanlığı ve İslamiyeti kabul
etmişlerdir. Ama bu dinlerin hiçbiri İs
lamiyet kadar Türkler arasında yayıl
mamış ve etkili olmamıştır.

■ Milli benliklerini koruma konusunda en
hassas olanı Uygurlardır. Uygurlar, iliş
ki kurdukları kültürlerin terimlerine bile
Türkçe karşılıklarını kullanmaya özen
göstermişlerdir.

Ölü Gömme Adetleri:

Ölüler atı ile beraber gömülürler (Cennet
yolculuğunu kolaylaştıracağına inanılırdı).
Öldürdüğü kişilerin cennette ona hizmet
edeceği anlayışı vardı.

Ölümden sonra hayatın devam
ettiğine inanıldığı için ölen kişi eş
yalarıyla beraber gömülürdü.

■ Gelenek, görenek ve ahlak kuralların
dan oluşan sözlü hukukun (Töre) sos
yal hayatta önemli bir yeri vardır.

■ Törenin üç kaynağı vardı.

Bunlar:

■ Hükümdar da töreye uymak zorunda
idi. Törenin bazı hükümleri zamanla
değişebilirdi.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

21

Miras hukukuna göre topraklar en
küçük oğula, taşınabilir mallar ise diğer
oğullara verilirdi.

■ Devlete ihanet etme, adam öldürme,
zina hırsızlık gibi suçların cezası idam

dı.

■ Yüksek mahkeme hükümdar başkanlı
ğında toplanırdı. Yargıçlar yorgucu ve
yargan
gibi isimlerle anılırlardı.

Uygurlar döneminde ticari ilişkilerin
gelişmesinden dolayı, kişiler arası
anlaşmazlıkları

çözümleyecek kural
ların yazılı hale getirilmesi ihtiyacı
ortaya çıktı. Böylece
Türk hukuku ilk
kez Uygurlar tarafından yazılı hale

getirildi.

■ Türk töreleri Moğollar tarafından
yazılı hale getirilerek, Cengiz Yasaları
oluşturulmuştur.

ORDU

■ Sürülerin bakımı ve sürek avları savaş
usullerinin öğrenilmesinde en etkili yol

idi.

■ Askerilik hayatın kendisi olduğundan
ayrı bir meslek değildi. Ordu-millet an
layışı hakimdir.

■ Türk ordusu daimi olup eli silah tutan
herkes askerdi. Ordunun asıl gücü atlı
süvari birlikleridir.

■ Orduda (Hazarlar hariç) ücretli askerle
re yer veren Türk topluluğu yoktu. Sa
vaşta ölmek en büyük şeref sayılıyor

du.

■ Türklerin kullandığı en önemli savaş
taktiği Turan taktiği idi. Bu taktik iki
aşamalı uygulanırdı. Bunlar: Sahte geri
çekilme ve pusu idi.

Turan taktiği şöyle uygulanırdı: Savaş
sırasında süvari birlikleri düşmana
saldırdıktan sonra kaçıyormuş gibi
geri çekilerek düşmanın üzerlerine
doğru gelmesini sağlarlardı. Giderek
hilal şeklini alan atlı birlikler, düşmanı
çember içine alarak yok ederlerdi. Bu
yüzden bu taktik hilal taktiği olarak
da adlandırılır. Türkler bu savaş takti
ğini daha sonraki dönemlerde de
başarı ile uygulamışlardır.
(Malazgirt,
Niğbolu, Mohaç ).

■ Türk ordusunda ilk teşkilatı kuran Mete
Han oldu. Mete'ye dayanan ordu örgü
tü onlu, yüzlü ve binli gruplardan olu
şuyordu.

Mete'nin tahta geçişi, günümüzde
kara kuvvetlerinin kuruluş tarihi ola
rak kabul edilmektedir (M.Ö. 209).

Dünyada ilk kez Türklerde görülen
bu askeri sistem Batıya ilk olarak
Avrupa Hunları tarafından tanıtıl
mıştır.

NOT:

22

KPSSDATA TARİH

EKONOMİK HAYAT

■ Eski Türk toplumunda ekonomik yaşa
mın temeli hayvancılığa dayalıydı. At
ve koyun en çok beslenen hayvandı.

■ Tarım, ancak nehir ve göl kıyıları ile ya
ğış alan elverişli bölgelerde yapılıyor
du. Hunlara ve Göktürklere ait sulama
kanalları, Türklerin tarıma da büyük
önem verdiğini göstermektedir.

Uygurlar yerleşik hayata geçtik
lerinden dolayı tarıma daha büyük
önem vermişler, hayvancılıkta ise
diğer Türk Devletleri kadar etkili
olamamışlar.

■ Türkler Hunlardan itibaren ticarete
önem vermeye başlamışlar ve yakın
komşuları ile yoğun ticari ilişkilerde bu
lunmuşlardır, (en çok Çinlilerle) Bu ül
kelere canlı hayvan, deri, kösele, kürk
ve hayvansal gıdalar satmışlar, karşılı
ğında tahıl ve giyim eşyası almışlardır.

■ İpek yolu ve kürk yolunun Türklerin
elinde olması Türk devletlerine büyük
avantaj sağlamıştır.

İpek yolu:

Çin'den başlayıp Orta Asya'yı aşa
rak Akdeniz ve Karadeniz'de sona
eren ticaret yoludur. Türkler ile Çinliler
arasındaki savaşların temelinde de bu
ticaret yolu vardı.

Kürk yolu: Hazar ve Bulgar ülkele­
rinden başlayıp Altay ve Sayan dağla
rından ipek yoluna paralel olarak
Çin'e ulaşan ticaret yolu.

■ Talaş savaşından (751) sonra ticari
yaşamda Çinli tüccarların yerini giderek
Müslüman tüccarlar almaya başladı.
Böylece Türklerle Müslümanlar arasın
daki ticari etkinlikler artmaya başladı.

■ Türkler eski devirlerden beri çeşitli
madenleri işlemesini ve bu madenler
den araç gereç yapmasını biliyorlardı.
Göktürklerin demircilikle uğraştıkları,
Hunların Altaylardaki demir madenleri
ni, Hazarların da Kafkaslardaki altın ve
gümüş madenlerini işledikleri bilinmek
tedir.

■ Devletin başlıca gelirleri toprak ve hay
van vergileri, savaş ganimetleri, bağlı
devletlerden ve ticaretten sağlanan
vergilerdir.

■ Türklere ait ilk madeni para örneğinin
Göktürklere ait olduğu ortaya çıkmıştır.
Bu paralar Türklerin ticarette de geliş
miş olduklarını ve ileri bir medeniyete
sahip olduklarını göstermektedir.

YAZI, DİL VE EDEBİYAT

■ Türkçe, en eski dillerden biridir. Köken
olarak Ural-Altay dil ailesinin Altay ko
luna bağlıdır.

■ Türkçe yazılan en önemli metinler,
mezar taşları ve kitabelerdir.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

23

Göktürk alfabesi: İlk Türk alfabesi
Göktürk Alfabesi olup 38 harften iba
rettir. Orhun alfabesi olarak da anıl
maktadır. Bu alfabe sağdan sola doğ
ru yazılır, kelimeler arasına nokta
konur. Orhun kitabeleri ve Yenisey
Yazıtları bu alfabe ile yazılmıştır.

Uygur alfabesi: ikinci Türk alfabesi
ise Soğd Alfabesinden esinlenerek
hazırlanan Uygur Alfabesi, 18 harf
olarak düzenlenmiştir. Sağdan sola
yazılır. 8 ve 18. yüzyıllar arasında
kullanıldı.

■ Uygurlar XIII. yüzyılda Moğol egemenli
ğine girdikten sonra Uygur alfabesi Mo
ğolların resmi yazısı oldu. Uygurlar ka
ğıt yapımını biliyorlardı. Bu yüzden ya
zılarını kağıt üzerine yazmışlardır. Ay
rıca hareketli harf sistemine dayanan
matbaayı da Uygurların bulduğu, bası
lan Uygurca kitapların çokluğundan an
laşılmaktadır. Uygurlara ait hukuk bel
geleri de bu alfabe ile yazılmıştır.

■ Türklerin en eski yazıtları Orhun Yazıt
ları
ile Yenisey Yazıtları'dır. Yenisey
Yazıtları Orhun Yazıtları'ndan daha
önce dikilmiştir.

Göktürk Alfabesi

• Göktürk
• Uygur
• Soğd
• Arap
• Kiril
• Latin

Türkler Tarih Boyunca Şu Alfabeleri
Kullanmışlar

24

KPSSDATA TARİH

TÜRKLERİN EN ESKİ YAZITLARI

Yenisey ırmağı dolaylarında bulunmuş olup
Kırgız Türklerinin mezar taşlarına yazdıkları
yazılardır. İslam öncesi ilk yazılara Yenisey
mezar taşlarında rastlanmıştır. Ancak bu
yazılar bir alfabe oluşturmazlar.

II. Göktürk (kutluk) hükümdarı Bilge Kağan,
kardeşi Kültigin ve devlet adamı Tonyukuk
için dikilmiştir. Tonyukuk, kitabesini kendisi
yazmış; Kültigin ve Bilge Kağana ait olanları
ise Yolluğ Tigin yazmıştır.

* Devlet anlayışı ve vatan sevgisi

* Devlet adamlarının ve halkın sorum
lulukları

* Çin'in Türk devletlerini yıkma politi-kaları

* Türklerin tutsaklık yılları

* Bağımsızlığın önemi

* Devlet kurmanın zorlukları

* Türk ulusunun geçmişteki olaylardan ders
alması dile getirilmiştir.

* ilk Türk alfabesi kullanılmıştır.

* ilk yazılı milli tarih kaynağıdır.

* Türk kelimesi ilk kez bu yazıtlarda millet
adı olarak kullanılmıştır.

* İlk yazılı, edebi, siyasi, mimari ve
heykeltıraşçılık eserleridir.

* 1893 yılında Danimarkalı Thomsen
tarafından okunmuştur.

Türk kavimlerinde bilinen en meşhur Runik yazılar kuşkusuz Orhun ve Yenisey
yazıtlarıdır.

Bu yazıtlardan başka Karabalasagun yazıtları da vardır. Bu yazıtlar Uygurlar'a
aittir. Mani dininin anlayışını yansıtır. Uygur dönemi eserleri genellikle
Maniheist yaşam görüşü ile büyücülük, falcılık gibi konular ele alınmıştır.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

25

Türkçenin İlk Edebiyat Ürünleri Sözlüdür;

Bunlar:

Sagu

Cenaze törenlerinde söylenen ağıtlar.

Koşuk

Şölenlerde saz eşliğinde söylenen şiir.

Sav

Atasözleri.

Destanlar

Bağımsızlık, vatanın kutsallığı, birlik beraberlik ve kahraman
lık konularının işlendiği sözlü ürünler.

Türk edebiyatının sözlü edebiyat alanındaki ilk ve en önemli eserleri destanlardır.

İskit Hükümdarı Alper Tunga'nın ölümü üzerine yakılan bir ağıt
tır.

Mete Han'ın hayatı ile Orta Asya'da siyasal birliği sağlaması ve
ülkesini oğulları arasında bölüştürmesini anlatır. Hunlara ait
olan bu destan Türklerin ortak destanıdır.

Uygur Destanı'dır. Bir Hun hakanının kızlarını tanrılarla evlen
dirmesi bu evlilikten doğan çocukların bozkurt ruhuna sahip
olmaları ve böylece çoğaldıkları anlatılır.

Göktürk destanıdır. Bir savaştan yenik çıkan Göktürk'lerin Er-
genekon denilen topraklardan çıkmak için verdikleri mücadele
anlatılır.

Uygur destanıdır. Kutsal bir kayanın yok olması ile Türk ilinde
başlayan kıtlıkla beraber göç etmek zorunda kalındığı anlatılır.

ÖNEMLİ TÜRK DESTANLARI

Alp Er Tunga

Oğuz kağan

Türeyiş

Ergenekon

Göç

Manas

Dede Korkut
Hikayeleri

Kırgızlara aittir. En uzun Türk destanıdır. Birleşmiş Milletler
tarafından 2000 yılında dünyaya tanıtılmıştır.

Oğuz kağan destanındaki olaylar ayrı ayrı anlatılmış. 16. yüzyıl
sonlarında yazıya geçirilmiştir. Destanla halk hikâyesi arasında
bir geçiş özelliği gösterir.

26

KPSSDATA TARİH

BİLİM VE SANAT

■ İlk Türk devletlerinden günümüze ula
şabilen yazılı kaynaklar oldukça azdır.
Bu nedenle Türklerin bilim alanındaki
etkinlikleri konusunda yeterli bilgiye
sahip değiliz.

■ Gök bilimi ile ilgilenen Türkler bir yılı
365 gün 5 saatten biraz fazla olarak
hesaplamışlar ve günümüzdeki hesap
lamaya son derece yaklaşmayı başar
mışlardır. Türkler bu çalışmalar sonucu
On İki Hayvanlı Türk Takvimini oluş
turmuşlardır.

■ Astronomi bilimiyle uğraşmışlardır.

■ Türkler bilim adamlarına çok büyük
önem vermişlerdir. Kağanlar bu bilim
adamlarını daima yanlarında bulundur
muşlardır. "Tayanç" ve "keneşçi" deni
len bu danışmanlar kağanların her top
lantısına katılmışlardır. Danışmanların
bulunduğu meclise; eski Türklerde
"Keneş Meclisi", Selçuklularda "Müşa
vere Meclisi", Osmanlılarda ise "Meclis-
i Meşveret" ismi verilmiştir.

Mimarlık

■ Hunlar ve Göktürklerin göçebe yaşam
tarzı sürdürdükleri için kalıcı mimari
eserler verilmemiştir.

■ Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle
birlikte Türklerde çadır sanatı yerini
mimariye bıraktı. Şehircilik ve bayın
dırlık alanında da bu dönemden itiba
ren gelişmeler görüldü. Uygurlarda
mimarinin yanı sıra heykel ve resim
sanatları da gelişme göstermiştir. Uy
gurlar kurdukları şehirlere Ordu-balık
adını vermişlerdir.

El sanatları

Demircilik ve maden işlemeciliği, Türkler
de gelişmiştir. Dokumacılık, altın ve diğer
madenlerden yapılan süs eşyaları, eyer
ve koşum takımları, çeşitli savaş aletleri
nin yapımı, gelişen başlıca el sanatları
olmuştur. Süsleme Sanatı'nda daha çok
hayvan ve bitki motiflerine yer verilmiştir.
Türk sanatındaki bu tür süslemeye hay
van üslubu
denilmiştir.

Türk kültürüne ait son yılların en önemli
buluşu, 1970 yılında Kazakistan'ın mer
kezi Almaata yakınlarındaki bir kurgan
dan çıkarılan altın elbiseli adam heykeli
dir. Bu heykeldeki altın işçiliği Türk ma
den sanatının en gelişmiş örneğini göste
rir.

Altın Elbiseli Adam

Altaylar'da Pazırık Kurganı'nda bulu
nan halı (M.Ö.IV. yüzyıl) dünyanın en
eski halisidir. Bu halıda süvariler, geyik
ve hayvan figürleri yer almaktadır. Bu
bulgu da Türklerde dokumacılığın ne
kadar geliştiğini gösterir.

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

27

Resim:

Hunlardan kalma eserler üzerinde insan
ve hayvan resimlerinin bulunması Türkle
rin resim sanatıyla ilgilendiklerini gösterir.
Türk resim sanatı Uygurlar döneminde
ilerlemiştir. Duvar resimlerinde (fresk)
genellikle Mani ve Buda dinlerine ait
konular işlenmiştir. Uygur şehirlerinin
kalıntılarındaki minyatürler, Türk resim
sanatının ilk önemli örnekleridir. Uygur
lardan kalma bu minyatürler Moğollar
aracılığı ile islam dünyasına girmiştir.

Resim: Uygur asil ve rahipleri

Heykel:

Türk sanatındaki ilk heykel örnekleri
Göktürkler dönemindeki balbal taşlarıdır.
Bu taşlar, ölen kahramanların mezarları
nın başına dikilir ve öldürdüğü düşmanla
rı simgelerdi. Uygurlar döneminde heykel
sanatı oldukça gelişmiştir. Uygur heykel
sanatında daha çok hayvan üslubu kulla
nılmıştır.

Balbal (Mezar taşı)

Türk sanatı içinde en gelişmiş unsurlar
dan birisi de musikidir. Türk devletlerinde
askeri bando çok yaygındı. Göktürk ve
Uygur bandolarında davulun yanında
nefesli çalgılar da bulunurdu. Askeri ban
donun hükümdar huzurunda marş çalma
sı, daha sonraki Selçuklular ve Osmanlı
lar döneminde de devam etmiştir. Türk
müzik aletleri içinde en önemlisi kopuz
idi. Destan, kahramanlık olayları ve çeşitli
hatıralar, saz şairleri tarafından kopuz
çalınarak söylenirdi.

Kopuz

Müzik:

28

KPSSDATA TARİH

Figür
Aygucu
Ayuki
Balbal
Bedizci
Budun
Buyruk
Bodun
İdikut
Kamdu
Oguş
Otağ
Suhaşı
Tigin
Toy
Urug
Yuğ
Yarmak

İl

Kurultay (Kengeş)

: Resim ve heykel sanatlarında tasvir edilen insan resmi
: Vezir
: Hükümet
: Mezar taşı
: Ressam
: Millet
: Bakan
: Boylar birliği
: Uygur hükümdarlarının kullandığı bir unvan
: Bez para
: Aile
: Hükümdar çadırı
: Ordu komutanı
: Prens
: Devlet Meclisi
: Sülale
: Cenaze töreni
: Madeni para
: Devlet
: Meclis

İSLAM ÖNCESİ TÜRKLERE AİT TERİMLER

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

29

Tarihte rol oynayan İlk Türk topluluğu İskitler (Sakalar) dir.

Tarihte Türkler tarafından kurulduğu bilinen ilk devlet Büyük Hun devletidir.

Tarihte ilk defa bütün Türkleri tek bayrak altında toplayan Türk Devleti Asya Hun dev

letidir.

Anadolu'ya ilk Türk akınları Avrupa Hunları tarafından yapılmıştır.

Kutluk Kağan Çine karşı "Ulusal Kurtuluş Savaşına" girişerek II. Göktürk devletini kurmuştur. Bu
özelliği ile Kutluk Kağan Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran M.Kemal Atatürk'e benzer.

Tarihte ilk defa Türk adıyla kurulan devlet, Göktürk Devleti'dir.

Kutluk Bilge Kül Kağan Türklerin şehir kuran ilk hükümdarıdır. İlk Türk şehri Ordu-balık'tır.

Uygurlar yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluğudur.

Anadolu'ya ilk Türk akınları Avrupa Hunları tarafından, ikinci akın Sihirler tarafından yapılmıştır.

Bugünkü SİBİRYA adı Sibir Türklerinden gelir.

Kırgızlar, Cengiz Han'a bağlanan ilk Türk Kavmidir. Daha sonra Rusların egemenliğine girmişler

dir.

İlk defa İstanbul'u kuşatan Türkler, Avarlar'dır.

OĞUZLAR, Tarihte Türk Milletinin siyasi, kültür ve medeniyet alanında en büyük rolü oynayan

koludur.

Türk ordu teşkilatını ilk kuran METE HAN Olmuştur. Mete Orduyu 10'luk sisteme göre teşkilatlan-
dırmıştı. Onluk sistem daha sonra tüm Türk devletlerinde kullanılmıştır.

Türklerin ilk kullandığı takvim 12 Hayvanlı Türk Takvimi'dir.

Musevilik'i resmi din olarak kabul eden ilk ve tek Türk devleti Hazarlar'dır.

İslamiyet'i kabul eden ilk Türk boyları Karluklular'dır)

İlk defa ücretli askerlerdi kullananlar Hazarlardır.

TARİHTE İLKLER (Türk Kültür Tarihi)

30

KPSSDATA TARİH

ÖZET BİLGİLER

Türkler, tarih sahnesine Orta Asya'da çıkmıştır. Orta Asya'nın sınırları;
Doğuda Kingan Dağları, Batıda Hazar Denizi,
Güneyde Himalaya Dağları, Kuzeyde Sibirya'dır.

1. Nüfus artışı ve toprakların yetersiz kalışı,
2. Olumsuz iklim şartları (Kuraklık, şiddetli kışlar),
3. Kendi aralarında ve diğer kavimlerle olan mücadeleler,
4. Salgın hastalıklar,
5. Türklerin Cihan hakimiyeti düşüncesi (Güneşin doğduğu yerden,
battığı yere kadar her yeri fethetme arzusu),

6. Çin baskısı.

Kuzeye Gidenler; Sibirya'ya
Doğuya Gidenler; Çin ve Uzakdoğu ülkelerine
Güneye Gidenler; Hindistan, Afganistan ve Çin'e
Batıya Gidenler; İki yol izlemişlerdir. Bir kısmı Hazar Denizinin kuze
yinden Karadeniz'in kuzeyine ve Avrupa'ya; Diğer kısmı ise Hazar
Denizinin güneyinden İran, Irak, Suriye, Mısır ve Anadolu'ya göç etmiş
lerdir.

1. Orta Asya kültür ve Medeniyeti dünyanın değişik bölgelerine taşın

mıştır.

2. Göç etmeyip, Orta Asya'da kalan Türkler, ilk Türk Devleti olan "As
ya Hun Devleti"ni kurmuşlardır.
3. Göç eden Türk boyları gittikleri yerlerde yeni Türk Devletleri kurar
ken, oralardaki bazı devletleri de yıktılar.

1. Ziya Gökalp'e göre; Töre kelimesinden gelir. Buna göre Türk de
mek "Türeli = Nizamlı, geleneklerine bağlı" demektir.
2. Danimarkalı Bilgin
VVAMBERY'e göre Türemekten (Türük) gelir.
Buna göre Türk demek TÜREMİŞ, ÇOĞALMIŞ demektir.
3. Kaşgarlı Mahmut'un "Divan-ı Lügatıt Türk" adlı eserinde Türk
dernek "OLGUNLUK ÇAĞI"demektir.
4. Genel olarak Türk demek, GÜÇLÜ, KUVVETLİ manasında kabul

edilir.

ANAYURDU

GÖÇLERİN
SEBEPLERİ

GÖÇ YÖNLERİ

GÖÇLERİN
SONUÇLARI

TÜRK ADININ
ANLAMI VE
KÖKENİ

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

31

TEST -1
İlk Türk Devletleri

1. Uygur Türkleri, başta Budizm olmak üzere
çeşitli dinlere bağlı değişik kültürlerle ilişki
kurdukları halde dini terimlerin bile Türkçe
karşılıklarını kullanmaya özen göstermişler
dir.

Uygurlar bu davranışlarıyla aşağıda-
kilerden hangisini korumaya çalışmışlar
dır.

A) Toprak bütünlüğünü
B) Yönetim biçimlerini
C) Milli benliklerini
D) Toplumda eşitlik anlayışını
E) Eski inanç sistemlerini

2. Türk tarihi açısından "Yuğ" neyi ifade
etmektedir?

A) Hükümdar soyunu
B) Hükümdarlık törenini
C) Danışma meclisini
D) Süsleme sanatını
E) Cenaze törenini

3. Uygurlar, Orta Asya'daki diğer Türk dev
letlerine göre;
I. Halıcılık

II. Demircilik

III. Tarım

IV. Resim ve heykel

Alanlarının hangilerinde daha başarılı
olmuşlardır?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

C) ll-lll

D) ll-IV

E) lll-IV

4. Eski Türklerin aşağıdaki özelliklerinden
hangisi Türk Ulusunun demokrasiye
yatkınlığının bir kanıtıdır?

A) Yönetimleri altındaki kavimlere eşitlik
ve adaletle hükmetmeleri
B) Komşuları ile iyi ilişkiler kurmuş olmala

C) Devlet yönetiminde hakanların yetkile
rini sınırlayan bir kurultayın bulunması
D) Çok çabuk teşkilatlanıp devlet kurabil
me yeteneği
E) Hakanların sefere çıktığı zamanlarda
yerine eşlerinin vekalet etmesi

5. Aşağıdakilerden hangisi "Orhun Kitabele-
ri'nin yazılış amaçlarından biri olamaz?
A) Toplumsal dayanışmayı geliştirmek
B) Ulus olma bilincini pekiştirmek
C) Hükümdar ailesinin soyluluğunu vurgu
lamak
D) Türk tarihini gelecek kuşaklara yansıt
mak
E) Yöneticilik konusunda bilgi vermek

6. Aşağıdakilerden hangisi, Türk devletle
rinde ülkenin hükümdar ailesinin ortak
malı sayılması geleneğinin bir
sonucu
değildir?

A) Parçalanmanın hızlanması
B) Çok sayıda Türk devleti kurulması
C) Güçlü orduların oluşturulması
D) Dış baskıların artması
E) Kardeş kavgalarına rastlanması

7. Aşağıdakilerden hangisi Orta Asya Türk
devletlerinin ortak özelliklerinden biri
değildir?

A) Törelere saygı duyulması
B) Yönetimin federatif karakterli olması
C) İpek yolu ticaretinden yararlanılması
D) Sık sık savaşlara girişilmesi
E) İslamiyet'in Türk boyları arasında hızla
yayılması

8. Uygurlar;

I. Savaşı ve hayvansal gıdaları yasakla
yan Mani dinini benimsediler,
II. Şehircilik ve bayındırlığa önem verdi
ler.

Bu bilgiler ışığında Uygurlar için aşağı
dakilerden hangisi söylenemez?

A) Yerleşik hayata geçtikleri
B) Askeri yönden sarsıldıkları
C) Uygarlık alanında önceki Türk federas
yonlarını geçtikleri
D) Ekonomilerini hayvancılığa dayandır
dıkları
E) Çevre kavimlerin kültürlerinden etkilen
dikleri

32

KPSSDATA TARİH

9. "Orta Asya'da kurulan Türk devletleri kısa
sürede yıkılmıştır. Bu dönemde Türk tarihi
kısa aralıklarla birbiri içinden filizlenen dev
letlerle doludur."

Bu durumun ortaya çıkmasında aşağıda-
kilerden hangisi en çok etkili olmuştur?

A) Türklerin göçebe bir hayat yaşamaları.
B) Orta Asya'nın coğrafi konumu
C) Türk Çin ilişkilerinin gerginliği
D) İyi bir yönetim biçiminin kurulamaması
E) Geleneklere göre devletin şehzade
arasında bölünmesi

10. İlk Türk devletlerindeki teşkilatlanma
biçimi konusunda ayrıntılı bilgi sahibi
olamayışımızın nedeni aşağıdakilerden
hangisidir?

A) Yazılı belgelerin az oluşu
B) Türk boylarının çok geniş alanlara ya
yılması
C) Göçebe hayat tarzının uzun süre de
vam etmesi
D) Orta Asya'da sık sık savaşlar görülme
si
E) Gelişmiş bir yönetim örgütünün bulun
ması

11. Türk devletlerinin zayıflamasında ve
parçalanmasında aşağıdakilerden hangi
si daha etkili olmuştur

A) Türk devletlerinin çoğunun anayurt dı
şında kurulması
B) Bazı devlet adamlarının Çinlilerin etki
sinde kalması
C) Hükümdarın bütün erkek çocuklarının
tahta çıkma hakkına sahip olması
D) Yöneticilerin farklı dinlere inanması
E) Hayat tarzının göçebe olması

12. Türklerde hükümdar-halk ilişkisi göz
önüne alındığında aşağıdaki yargılardan
hangisi yanlıştır?

A) Hükümdarlar genelde sade bir hayat
yaşarlardı
B) Halk için büyük ziyafetler verirlerdi
C) Hükümdar, halkın babası kabul edilirdi
D) Halk hükümdarın kölesi sayılırdı
E) Yöneticilerin başlıca görevi halkın mut
luluğunu sağlamaktı

13. Dünya tarihçileri, Türk Tarihini önemsemi
yor, Türkleri köklü bir uygarlığı olmayan,
göçebe bir topluluk olarak görüyorlardı.

Araştırmacıların Türk Tarihi ile yakından
ilgilenmelerini sağlayan ilk etken aşağı-
dakilerden hangisidir?

A) Orhun kitabelerinin okunması
B) Türk Kurtuluş Savaşının zaferle sonuç
lanması
C) Osmanlıların Avrupa'da ilerleyişi
D) Türk Tarih Kurumunun kurulması
E) İstanbul'un fethi

14. Aşağıdakilerden hangisi Türklerde
savaş yeteneğinin artmasına olumlu kat
kı sağlamamıştır?

A) Sürek avları düzenlenmesi
B) Atın evcilleştirilmesi
C) Hayvancılığın yapılması
D) Mani dininin benimsenmesi
E) Göçebe bir hayat yaşanması

15. Türklerin ilk dönemlerinden itibaren
görülmeye başlayan aşağıdaki özellikle
rinden hangisi günümüzde de bütün can
lılığı ile önemini korumaktadır?

A) Ordu-millet anlayışına sahip olunması
B) Ülke topraklarının tümüyle devlet malı
sayılması.
C) Yönetimin belli soyların elinde olması
D) Yargılamanın sözlü hukuka göre yapıl
ması
E) Ülkenin özerk yönetim birimlerine ayrıl
ması

16. I. Latin Harfleri
II. Arap Harfleri
III. Orhun Harfleri
IV. Uygur Harfleri

Türkler tarih boyunca bu dört alfabeyi
hangi kronolojik sıraya göre kullan
mışlardır?

A) ll-IV-l-lll
B) IV-III-II-I
C) l-lll-IV-ll
D) IV-II-III-I
E) lll-IV-ll-l

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

33

17. Türklerin anayurtlarından yaptıkları göç
lerde oldukça uzak ülkelere gidebilmele
rini sağlayan ana etken nedir?

A) Yaşadıkları zor şartlar
B) Göç yollarının coğrafi uygunluğu
C) Ulaştırma imkanlarının gelişmiş olması
D) Maden devrine erken girmeleri
E) Askeri alanda üstünlükleri

18. Göktürk Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti
arasındaki ortak yön aşağıdakilerden
hangisidir?

A) Orta Asya'da kurulmuş olmaları
B) Türk adını kullanmaları
C) Anadolu'da egemenlik kurmuş olmaları
D) Müslüman olmaları
E) Avrupa'da topraklarının olması

19. Aşağıdakilerden hangisi Uygurlara ait
özelliklerden biri değildir?

A) Yerleşik hayata geçmeleri
B) Din değiştiren ilk Türk devleti olması
C) Bilinen ilk Türk devleti olması
D) Tarım ve ticarette ilerlemeleri
E) Kırgızlar tarafından yıkılmaları

20. Uygurların, kendilerinden önceki Türk
devletlerine göre uygarlıkta daha ilerle
miş olduklarını gösteren en önemli kanıt
aşağıdakilerden hangisidir?

A) Askeri yeteneklerinin gelişmiş olması
B) Yerleşik hayatı benimsemeleri
C) İlk alfabeyi kullanmaları
D) Geniş bir coğrafi alana yayılmaları
E) Nüfuslarının fazla olması

21. Aşağıdakilerden hangisi alfabe oluştu
ran ilk Türk devletidir?

A) Hazarlar
B) Uygurlar
C) Göktürkler
D) Akhunlar
E) Karluklar

22."Türklerin Orta Asya'da dış tehlikelerle karşı
karşıya kalmaları ve topraklarının doğal sı
nırlarla korunmamış olması'' aşağıdakilerin
hangisinde yeteneklerinin gelişmesine
neden olmuştur?

A) Askerlik
B) Ticaret
C) Tarım
D) Dokumacılık
E) Hayvancılık

23. "Türklerin geleneksel dini olan Şama
nizm'in diğer dini etkinliklere açık olması."
Aşağıdakilerden hangisine ortam hazır
lamıştır?

A) Şamanizm'in yaygınlaşmasına
B) Türkler arasında çeşitli dinlerin yayıl
masına
C) Devletin resmi bir dini olmasına
D) Türk törelerinin uygulanmasından vaz
geçilmesine
E) Diğer dinlere inananların sayısının
azalmasına

İLK TÜRK DEVLETLERİ
TEST-1
CEVAP ANAHTARI

1

C

11

C

21

C

2
E
12
D
22
A

3
E
13
A
23
B

4
C
14
D

5
C
15
A

6
C
16
E

7
E
17
C

8
D
18
B

9
E
19
C

10
A
20
B

34

KPSSDATA TARİH

TEST -2
İlk Türk Devletleri

1. Eski Türklerde ölen bir kişinin cesedinin
hemen gömülmeyerek bir süre bekle
tilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden
hangisidir?

A) Bedeni kötü ruhlardan temizlemek için
B) Göçebeliğin bir gereği olduğu içi
C) Cesedin tekrar dirileceğine inandıkları
için
D) Kurban geleneğinin bir gereği olduğu
için
E) Mezar yerinin tespiti için

2. Eski Türklerde toplum düzenini sağlayan
en önemli kurallara ne denirdi?

A) Dini kurallar
B) Şaman kaideleri
C) Kurultay
D) Hükümdar kanunları
E) Töre

3. Orta Asya'da belirli tarihlerde kurulan
Türk devletlerinin uzun ömürlü olmama
larının nedeni aşağıdakilerden hangisi
dir?

A) Çinlilerin Türk devletlerinin yaşamasına
fırsat vermemesi
B) Orta Asya'nın istilalara uğraması
C) Güçlü ordular meydana getirememeleri
D) Devletin birçok boyların birleşmesinden
medyana gelmesi
E) Ticarete önem vermeleri

4. İslamiyet'ten önce kurulan Türk devlet
lerinde, hanedan prenslerinden ve boy
beylerinden oluşan, devlet işlerinin gö
rüşüldüğü meclise ne denirdi?

A) Divan
B) Pankuş
C) Asiller meclisi
D) Divan-ı Hümayun
E) Kurultay

5. Aşağıdakilerden hangisi, Göktürkler için
yanlıştır?

A) Türklerde devlet ve millet olma şuuru
nu ilk defa başlatmışlardır
B) Yazı ve takvim kullanmışlardır
C) Devlet adamları Çinlilerin oyunlarına
gelmişlerdir
D) Sasani ve Bizanslılar üzerine baskı
yapmışlardır
E) İlk defa milli adla kurulmuşlardır

6. Türklerin tarih boyunca değişik ülkelere
yerleşmeleri, çeşitli alanlarda farklı boyutlar
da gelişmeler göstermelerine neden olmuş
tur.
Aşağıdaki alanların hangisinde bu farklı
lığın en az olduğu savunulabilir?

A) Din
B) Ekonomi
C) Askerlik
D) Sosyal yaşam
E) Sanat

7. Orta Asya'da kurulan Türk devletlerinde;
I. Kağan
II. Budun
III. Han
IV. Hakan

Unvanlarından hangileri hükümdarlar
için kullanılmamıştır?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) l-ll
E) l-IV

8. Aşağıdakilerden hangisi Göktürklerde
devlet adamlarının millete hesap verme
si, devlet ve halkın karşılıklı olarak gö
revlerinin belirtilmesi konularını içermek
tedir?

A) Orhun yazıtları
B) Karabalasagun yazıtları
C) Oğuz Kağan destanı
D) Şehname
E) Manas destanı

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

35

9. İslamiyet'ten önceki Türk devletlerinin
dini anlayışlarında aşağıdakilerden han
gisi yoktur?

A) Gök tanrıya inanılması
B) Ölümden sonra yaşama inanılması
C) Dinsel inançlara saygı gösterilmesi
D) Kendi dinlerinden olmayanlardan cizye
vergisi alınması
E) Ölen kişinin mezarının yanına öldürdü
ğü düşman sayısı kadar balbal dikil
mesi

10. I. Karluklular
II. Hazarlar
III. Avarlar
IV. Avrupa Hunları

Yukarıdaki Türk topluluklarından hangi
leri Orta Avrupa'da teşkilatlı bir devlet
kurmuşlardır?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız IV
D) ll-lll
E) Ill-IV

11. Aşağıdakilerden hangisi Orta Asyada
kurulan Türk devletlerinde yönetimin
özelliklerinden biri değildir?

A) Herkesin kurultaya katılma hakkının ol
ması
B) Ülkenin bölümler halinde yönetilmesi
C) Devlet yönetiminde törelere uyma zo
runluluğunun olması
D) Hatunun kurultaya katılması
E) Devlet yönetme yetkisinin hükümdara
tanrı tarafından verildiğine inanılması

12. İslamiyet'ten önceki Türk devletlerinde
hükümdarın egemenlik hakkı ile ilgili
olarak aşağıdakilerden hangisine inanı
lırdı?

A) Halk tarafından verildiğine
B) Kurultay tarafından verildiğine
C) Büyük devletler tarafından verildiğine
D) Başkalarından zorla alındığına
E) Tanrı tarafından verildiğine

13. Aşağıdakilerden hangisi Orhun Kitabe
lerinin tarihi açısından önemini belirleyen
özelliklerden biri değildir?

A) Türk adının geçmesi ve Türkçe yazıl
mış olması
B) Hun tarihi ile ilgili ayrıntılı bilgi vermesi
C) Türk yazısının en eski alfabesiyle yazıl
mış olması
D) Siyasi bir beyanname olması
E) VIII. yüzyılda yazılmış olması

14. I. Duvar resmi
lI. Dokuma
III. Mimari

Uygurların yukarıdaki sanat alanlarının
hangilerinde etkinlik göstermeleri onların
yerleşik hayata geçtiklerine bir kanıt sa
yılabilir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III

D) I-lll
E) l-ll-lll

15. Orta Asya Türk devletlerinde sosyal
hayatı düzenleyen ve yazılı olmayan ku
rallara ne denir?

A) Yargu
B) Töre

C) Kün

D) Oğüş
E) Budun

16. Türk mimarisinde;
I. Külliye
II. Medrese
III.Kümbet

Yukarıdaki yapılardan hangileri anıtme
zar niteliğindedir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III

D) l-lll

E) ll-lll

36

KPSSDATA TARİH

17. I. Orhun Kitabeleri
II. Manas Destanı
III. Karabalasagun Yazıtları

Yukarıdakilerden hangileri Göktürklere
aittir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III

18. I. Toy

II. Kurultay

III. İl

Yukarıdakilerden hangileri İslamiyet'ten
önce kuruian Türk devletlerinde siyasi,
ekonomik, kültürel işlerin görüşülüp ka
rara bağlandığı meclistir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) l-ll

E) l-ll-lll

19. I. Orhun kitabeleri
M. Ergenekon destanı
III. Manas destanı

Yukarıdakilerden hangileri Göktürk dö
nemine aittir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III

21. VIII. yüzyıla ait olan Orhun Anıtları (Gök
türk Kitabeleri) devietin kuruluşunu, yükse
lişini ve Çin entrikalarını anlatan, Türklerin
ilk ulusal kaynağıdır.

Sadece bu bilgilere dayanarak aşağıdaki-
lerden hangisi söylenemez?

A) Göktürklerin Ortaçağ'da yaşadığı
B) Orhun Anıtları'nın Türkler için önemli
bir kaynak olduğu
C) Orta Asya'da Türklere ait tüm bilgilerin
sadece Çin kaynaklarından öğrenildiği
D) Çinliler ile Türklerin mücadele halinde
olduğu
E) Çinlilerin, Türklere karşı savaşın dı
şında değişik yöntemler de uyguladığı

22. Uygurlar döneminde ticari ilişkilerin
gelişmesiyle kişiler arasındaki anlaşma
lar yazılı hale getirilmiştir. Bu durum
aşağıdaki alanlardan hangisi ile ilgili bel
gelerin oluşturulduğunu gösterir?

A) Hukuk
B) Sanat
C) Edebiyat
D) Spor
E) Siyaset

23. Tarih, en basit ifade ile "geçmişin bilimi"
olarak tarif edilmiştir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi Tarih
biliminin inceleme alanına girmez?

A) Hitit - Mısır ilişkileri
B) Orta Asya Türk kültürü
C) Fransız İhtilali'nin etkisi
D) Dünya Savaşlarının sonuçları
E) Devletlerarası gerginlikten doğabilecek
savaşlar

20. Türklerde resim sanatının temsilcisi ve
öncüsü sayılan topluluk aşağıdakilerden
hangisidir?

A) Hunlar
B) Avarlar
C) Göktürkler
D) Türgişler
E) Uygurlar

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ

37

24. Göktürklerle ilgili bilgilerden bazıları
şunlardır:

I. İlk kez "Türk" adını taşıyan kavim
olarak ortaya çıkmışlardır.
II. Doğu - batı olmak üzere iki koldan
yönetilmişlerdir.
III. Kendilerine özgü yazıya geçmişler
dir.
IV. Orta Asya'da devlet kurmuşlardır.
V. Hükümdarları, komşu ülke hane
danlarıyla akrabalık kurmuştur.

Bu bilgilerden hangilerine dayanarak
Göktürklerde ulusçu bir devlet anlayışı
olduğu söylenebilir?

A) I ve III
B) II ve III
C) II ve IV
D) III ve IV
E) IV ve V

25. Aşağıdaki alfabelerden hangisi Türklere
özgüdür?

A) Soğd
B) Kiril
C) Orhun
D) Latin
E) Sanskrit

26. İslamiyetten önce Türklerin,
I. Tarımda sulama kanalları yapma,
II. Halı - kilim dokumacılığı yapma,
III. Silah, at koşum takımları, süs eşyası
imal etme

uğraşlarından hangileri yerleşik hayata
geçtiklerinin kesin bir kanıtıdır?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve I
E) II ve III

27. İslam hukukuna göre, herhangi bir
kişinin mülklerinin veya gelirlerinin bir
kısmının kamu yararı için süresiz ola
rak kullanılması sistemi aşağıdakiler-
den hangisidir?

A) İltizam
B) Dirlik
C) Vakıf
D) Devşirme
E) Saliyane

28. I. Samanoğulları
II. Karamanoğulları
III. Büyük Selçuklular

Yukarıdaki devletlerden hangilerinin res
mî dili Türkçeydi?

A) Yalnız

I

B) Yalnız II
C) Yalnızlll
D) I ve II
E) II ve III

1
A
11
A
21
C

2
E
12
E
22
A

3
D
13
B
23
E

4
E .
14
D
24
A

5
A
15
B
25
C

6
C
16
C
26
A

7
B
17
A
27
C

8
A
18
D
28
B

9
D
19
D

10
E
20
E

İLK TÜRK DEVLETLERİ
TEST-2
CEVAP ANAHTARI

TÜRK DÜNYASI

Hz. Ömer Sasani İmparatorluğu'na son ve

rip İran ve Irak'ın bir bölümünü fethedince

Horasan'da yaşayan Türklerle sınır komşu

su olmuştur. Hz. Osman döneminde sınır

daki anlaşmazlıklar yüzünden ilk Türk-İslam

savaşları başlamıştır. Ama en yoğun ve

şiddetli Türk-Arap mücadelesi Emeviler

döneminde (Abdulmelik zamanı) yaşandı.

Hz. Osman döneminde Hazarlar, Emeviler

döneminde ise Türgişler İslam ordusuna

karşı savaşmışlardır.

Emeviler'in ırkçı ve baskıcı politikaları Ab

basiler döneminde terk edilmiştir. Hoşgörü

temel alınmış ve kısa zamanda Türk-Arap

dostluğu güçlenmiş. Talaş savaşıyla bu

dostluk pekişmiştir.

• Türk-İslam devletlerinin kurulması

Talaş savaşından sonra gerçekleşti.

Bu tarihten itibaren Türklerin büyük

çoğunluğunun İslamiyet'i kabul ettiği

ye kurulacak devletlerin de resmen

Müslümanlığı kabul ettiği görülür.

• İslamiyet Türkler arasında özellikle

ticaret yoluyla yayılmıştır.

Talaş Savaşı (751):

Orta Asya'da yeni kurulan Uygur Devleti

daha siyasi birliğini tamamen sağlaya

madan, Orta Asya'ya egemen olmak iste

yen Çin'in harekete geçtiğini görüyoruz.

Çinlilerin Orta Asya'ya egemen olmak için

harekete geçmeleriyle birlikte, Çin ilerleyişi-

ni durdurmak için Abbasiler harekete geçti

ler. Bu mücadelede Türklerin ezeli düşmanı

olan Çinlilere karşı Abbasilere yardım ettiler

ve Talaş nehri kıyısında yapılan savaşta

Çin ordusu mağlup edildi (751). Abbasilere

yardım eden Türk topluluğu Karluklardır.

Sonuçları ve Önemi:

1

Orta Asya Çinlileşmekten kurtulmuş,

bölge Çin kültürü yerine İslam kültürünün

etkisine girmiştir.

a

Türk-Müslüman mücadelesi sona ermiştir

* Türkler kitleler halinde Müslüman oldular.

Müslümanlığı kabul eden İlk Türk boyu

Karluklardır.

İslamiyet Türkler arasında özellikle ticaret

yoluyla yayılmıştır.

!

Talaş Savaşı Türk-İslam tarihinin başlan

gıcı olmuştur.

İlk kez Çin dışında, Semerkant'ta kâğıt

üretilmeye başlandı.

• Uygurların Orta Asya'da otoriteyi ele ge

çirmelerine katkıda bulunmuştur.

•Türklerdeki tek Tanrı inancı ve aile
yapısının uygun olması
•Ahlak ve Cihan anlayışlarının benzer
olması

•Türklerde kurban kesme ve Cennet
Cehennem inancının varlığı
•Abbasilerin ırkçı bir politika takip et
memeleri

•Türkler ile Müslümanlar arasındaki
ticaretin etkisi

•Ahiret inancına sahip olmaları

•Temizlik anlayışı

ILK TÜRK- ISLAM
ILIŞKILERI

40

KPSSDATA TARİH

Türklerin İslamiyet'e Hizmetleri

:;

İslam dünyasının koruyuculuğunu üstlen

mişlerdir (Önceleri Büveyhoğullarına

sonra Bizans ve Haçlılara karşı).

r

- İslamiyet'in geniş alanlara yayılmasını
sağlamışlardır.

Halifeliği koruyarak varlığını sürdürmesini
sağlamışlardır.

• Dağınık haldeki Müslümanları bir araya

toplamışlardır (Selçuklu, Osmanlılar).

:

İslam kültür ve medeniyetinin gelişme

sine ve yayılmasına katkıda bulunmuş

lardır.

•Tulunoğulları (Mısırda)

•Akşitler (Mısır)

• Eyyubiler (Mısır)

• Memlükler (Mısır)

• Harzemşahlar (Harzem)

•Karahanlılar (Orta Asya)

•Gazneliler (Afganistan)

• Büyük Selçuklular (Horosan)

Talaş Savaşı Türk tarihinde bir dönüm nok

tası oldu. Türkler arasında İslamiyet hızla

yayılmaya başladı. Karluk, Yağma ve Çiğil

Türkleri, islamiyet'i kabul eden ilk Türk

boyları oldular. X.yy'm başlarında Türklerin

en büyük kolu olan Oğuzlar Müslüman

oldular. Daha sonra İtil (Volga) Bulgarları

Müslümanlığı kabul etmişlerdir.

TULUNOĞULLARI (868-905)

• Mısırda kurulan ilk Müslüman Türk devle

tidir.

• Kurucusu Tulunoğlu Ahmet'tir.

• Abbasi Devletine bağlı olarak valilik ya

pan Tulunoğlu Ahmet otorite boşluğun

dan yararlanarak Mısır'da bağımsızlığını

ilan etmiştir.

• Tulunoğulları kısa sürede Suriye, Filistin,

Lübnan ve Bingazi'yi ele geçirmiştir.

• Mısır bayındırlık ve zenginlik bakımından

en parlak dönemini yaşamıştır.

• Ulu Cami Tulunoğlu Camii (Mısır'da Türk

mimari eseridir).

• Abbasiler tarafından yıkılmıştır.

AKŞİTLER (İHŞİDİLER) (935-969)

• Kurucusu Ferganalı Mehmet'tir. Mısır da

kurulan ikinci Türk devletidir

• Abbasiler ve Fatımilerle savaşmışlardır.

• Suriye ve Filistin toprakları yanı sıra, kut

sal toprakları (Hicaz) sınırlarına dahil

eden ilk Türk devletidir.

• Abbasileri, Fatımilere karşı korumaya ça
lışmışlardır.

• Fatımiler tarafından yıkılmıştır.

:' Tulunoğulları ve Akşitlerin, yöneti

cileri ve askeri gücü Türk olup, hakim

oldukları toplum farklıydı. Bu sebeple

çok çabuk yıkılmışlardır. Akşitlerden

sonra Mısır'da sırasıyla, Fatımiler,

Eyyubi ve Memlûk Devleti kurulmuş

tur.

HARZEMŞAHLAR (1097-1231)

Ceyhun ırmağının Aral gölüne döküldüğü

yerin güney kesimleri Harezm (Harzem)

adıyla anılır. Öteden beri burada hüküm

sürenlere Harzemşah (Harezmşah) denil-

TÜRK DÜNYASI

41

mistir. Harzemşahlar sülâlesinin atası Anuş-

Tegin isminde, Begdili Türk zümresine

mensup bir kişidir. Anuş-tegin Selçuklu

Sultanı Melikşah'ın saray hizmetinde bulu

nuyordu. Oğlu Kudbeddin Muhammed,

Selçuklulara bağlı kalarak, Harzemşah

unvanı ile bu bölgenin valiliğini üstlenmiştir

(1097-1128).

Daha sonra başa geçen Atsız ve İl-Arsian

devirlerinde hem Irak Selçukluları hem de

Kara-Hıtaylarla mücadele edildi. Nitekim il-

Arslan, Sultan Sencer'in ölümü üzerine

bağımsızlığını ilân etti (1157).

Harzemşahların en büyük hükümdarı

Alaaddin Tekiş'tir (1172 -1200). Tekiş, önce

Kara-Hıtaylar'ı, ardından son Selçuklu Hü

kümdarı II. Tuğrul'u yendi. Harzemşahlar

kısa sürede sınırlarını Doğu Anadolu'dan

Maverâünnehir'e kadar genişlettiler. Âdeta

Selçuklu devletinin vârisi oldular. Karahanlı

ve Karahıtay devletlerine son verdiler. An

cak bu parlak dönem uzun sürmedi.

1220'de bütün ülke Cengiz Moğolları'nın

istilâsına uğradı. Celâleddin Harzemşah

devleti yeniden toparlamak için uğraştıysa

da başarılı olamadı. Ölümü üzerine

Harzemşahlar Devleti tamamen ortadan

kalktı (1231).

Haleb Atabeyi Nureddin Mahmut'un komu

tanlarından Selâhaddin, Haçlılarla işbirliği

yapmakla Mısır'daki Fatımî devletine son

vermişti (1171). Burada güçlü bir idare

kuran Selâhaddin, Nurettin Mahmut'un

ölümünden sonra bağımsızlığını ilân etti

(1174). Kurduğu devlet babasının adından

dolayı

Eyyûbîler

olarak

bilinir.

Selahattin Eyyûbî, emrinde bulunan Türk

askerleriyle beraber Haçlılara karşı çetin

mücadeleler verdi. Ünlü Hıttîn savaşı ile

Haçlıları Kudüs'ten çıkardı ve İslâm dünya

sında bir efsane hâline geldi (1187). Nitekim

bir Arap şairi Selahattin Eyyûbî'nin Halep'i

de alması üzerine "Arap milleti, Türklerin

devletiyle yüceldi. Ehl-i Salib (Haçlılar)

davası Eyyûb'un oğlu tarafından perişan

edildi" demiştir.

Eyyûbî Devleti'nin sınırları kısa sürede

Mısır, Suriye, Güneydoğu Anadolu ve Ara

bistan'ın güneyine kadar genişledi. Ancak

Selahattin Eyyûbî'nin ölümü üzerine devlet

hanedan üyeleri tarafından paylaşıl

dın 93). Mısır'daki asıl kol, ordu komutan

larından Aybeg tarafından yıkıldı ve yerine

Memlûkler devleti kuruldu (1250). Hama

kolu ise 1348'e kadar varlığını devam ettir

miştir.

MEMLÛKLER (1250-1517)

Memlûk kelime manasıyla beyaz köle de

mektir. Ancak bu söz zamanla bir terimi

ifade eder olmuştur. Savaş esiri veya satın

alınanların oluşturduğu hükümdarın muha

fız birliklerine bu isim verilmiştir.

İlk defa Abbasi halifeleri Türk asıllı

Memlûkleri kullanmış, zamanla bunlar güç

lenerek kendi devletlerini kurmuşlardır.

Mısır'da kurulan Tolunoğulları ve İhşidîler

(Akşitler) böyle ortaya çıkmışlardır. İşte

Mısır' da kurulan Memlûk Devleti'nin kuru

cusu izzettin Aybeg de, Memlûk adı verilen

askerî komutanlardan biriydi.

Eyyûbîlerin son hükümdarı ölünce tahta,

karısı Şecerüddür geçmişti. Ancak bu du

rum hoş karşılanmadığından komutan

lardan İzzettin Aybeg ile evlendi. Ordu,

İzzettin Aybeg'i sultan ilân etti.Böylece

Eyyûbî hanedanına son verilmiş oluyordu

(1250).Memlûkler, Haçlıları ve o zamana

kadar yenilemeyen Moğolları durdurarak

42

KPSSDATA TARİH

İslâm dünyasının koruyuculuğunu üstlen

mişlerdir.

Aybeg'den sonra tahta çıkan Kotuz, Moğol-

Ermeni ve Haçlı müttefik ordusunu Ayn-

Câllûd Savaşı'nda bozguna uğratmıştır

(1260). Bir Kıpçak Türk'ü olan Baybars,

Suriye'yi Haçlılardan kurtarmış, Moğollara

karşı başarılar kazanmıştır.

Moğolların Abbasi halifesini öldürmesi üze

rine, aynı aileden birini halife ilân ederek,

halifeliği Mısır'a taşımıştır. Döneminin en

güçlü devleti hâline gelen Memlûklar ara

sında zamanla iç çekişmeler başlamış ve

bu durumdan faydalanan Çerkeş kölemen

leri devleti ele geçirmiştir (1382). Nitekim

Yavuz Sultan Selim, Mısır'ı alarak bu devle

tin varlığına son vermiştir (1517).

•Moğolları durduraın tek Türk devleti
Memlüklerdir.

• Memlüklerin siyasi tarihi Osmanlı Devletinin
siyasi tarihinden daha kısa sürmesine karşın
Memlüklerde başa geçen hükümdar sayısı
Osmanlı Devletinde başa geçen hükümdar
sayısını geçmiştir. Bunun temel nedeni
Memlüklerde kendine güvenen komutanların
devletin başına geçme hakkına sahip

olmasıdır.

KARAHANLILAR (840-1212)

îlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlı-

Iarı, Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri kur

muştur.

Karahanlılar Orta Asya Türk kültürüyle

İslam kültürünü kaynaştırmış böylece

Türk-lslam sentezinin öncüsü olmuş

lardır. Halkın tamamı Türk'tür. Türkle

rin İslamiyet'e geçişlerinde köprü

vazifesi görmüşlerdir. Türkçeyi her

alanda etkili kılmışlardır.

Uygur Alfabesini kullanmışlardır.

İslam kültürü yanında Türk geleneklerini

de devam ettirmişlerdir.

• Türk-islam edebiyatının oluştuğu bu dö

nemde, bazı önemli eserler şunlardır:

• Yusuf Has Hacib'in yazdığı eser,

Kutadgu Bilig,

• Kaşgarlı Mahmut'un yazdığı eser, Di-

van-ı Lügat-it Türk.

• Ayrıca çok sayıda Kur'an-ı Kerim ve

tercüme eser kaleme alınmıştır.

Karahanlı Devleti

Kaynak: Tarih Atlası Cemre Yay,

TÜRK DÜNYASI

43

GAZNELİLER (962-1187)

Devletin kurcusu Sarnanoğulları devletinde

Herat valisi olan Alp Tigin'dir. Gazneli dev

leti Afganistan'ın Gazne şehrinde kurulmuş

tur. Gazneliler, Sebuk Tigin zamanında

güçlendiler. Sebuk Tigin Hindistan'a sefer

ler düzenlediyse de, istediği sonucu alama

dan öldü. Yerine Gaznelilerin en büyük hü

kümdarı Sultan Mahmut geçmiştir.

Sultan Mahmut döneminde;

• Devlet en parlak dönemini yaşamıştır.

• Karahanlılarla işbirliği yaparak Samano-

ğullan'na son vermişlerdir.

• Hindistan'ın büyük bölümünü fethederek

İslamiyet'i yaymışlardır.

• Abbasi halifesini Şii Buveyoğullarfna kar

şı koruyan Gazneliler, Abbasi halifesinin

koruyuculuğunu üstlenen ilk Türk devleti

olmuştur.

• Selçuklularla sınırdaş olmaları yıkılmala

rına neden olmuştur.

Sultan Mahmut'tan sonra yerine oğlu Mesut

geçti (1030). Mesut, 1040 yılında Selçuklu

larla yaptığı Dandanakan Savaşı'nı kaybetti.

Bu savaş Gaznelilerin çöküşünü hızlandır

dı. Gazneliler, Dandanakan yenilgisinden

sonra Selçuklulara bağlandılar. 1187 yılında

Gurlular, Gaznelilere son verdiler. Gazne

devletinin çok uluslu olması onun yıkılma

sında önemli etken olmuştur.

44

KPSSDATA TARİH

Gaznelılerın bazı önemli özelliklen de

şunlardır:

s

Çok uluslu bir devlettir. Bu yüzden ağır
yasalar hazırlamışlardır.

B

Ordusu çok ulusludur. Bu da yıkılmaları

na neden olmuştur.

'•• Yönetici kesim Kalaç Türkleri'dir.

• Sarayda Türkçe konuşulduğu halde, bi

lim dili Arapça, Edebiyat dili de Farsça-

dır.

• Hindistanda İslamiyet'i yaymışlardır.

BÜYÜK SELÇUKLU

İMPARATORLUĞU (1040-1157)

Oğuz Adı ve Anlamı

Oğuzlar Türklerin bir kolu olup, islamiyet

'ten önce ve sonra pek çok devlet kurmuş

lardır. Arapların, Guz, Bizanslıların Uz,

Rusların Tor adını verdikleri Oğuzlar, İsla

miyet'i kabul ettikten sonra Türkmen adını

almışlardır. Oğuz kelimesinin aslı "Ok +

uz"dur. "Ok" eski Türk dilinde boy anlamına

gelmektedir, "z" çoğul ekidir. Buna göre

"Oğuz" kelimesi boylar anlamına gelmek

tedir.

Oğuzlar, Xl.yy'dan başlayarak değişik böl

gelerde birçok devlet kurmuşlardır. Bunlar

dan bazıları şunlardır;

• Büyük Selçuklu Devleti

• Karakoyunlu

• Akkoyunlu

• Türkiye Selçuklu Devleti

• Osmanlı Devleti

• Türkiye Cumhuriyeti

Selçukluların Ortaya Çıkışı

Selçuklular Oğuzların Üçok kolundan Kınık

boyuna mensuptur. Oğuz Yabğu Devletin

de Subaşı (Komutan) olarak görev yapan

Selçuk Bey, Oğuz Yabgusuyla anlaşama

mış ve boyu ile beraber Cend şehrine gel

miştir. Burada İslamiyet'i kabul etmiş ve

üzerine gönderilen Oğuz ordusunu bozgu

na uğratmıştır. Böylece ilk bağımsızlık mü

cadelesini başlatmışlardır.

Selçuk Bey'in ölümünden sonra yerine

Arslan Yabgu geçmiştir. Bu dönemde Sel

çukluların güçlenmesinden çekinen Gazneli

Mahmut, Arslan Yabgu'yu tutsak etmiştir.

Tutukluluğu sırasında Arslan Bey'in ölümü

üzerine devletin başına, yeğenleri, Tuğrul

ve Çağrı Bey geçmiştir.

Devletin Kuruluşu ve Yükselişi

Yurt edinmek amacıyla Gazne Devleti ile

büyük bir mücadeleye giren Tuğrul ve Çağrı

Beyler, bir yandan da Anadolu'ya keşif

amacıyla akınlar düzenlediler.

1035 yılında Horasan'a gelen Selçuklular,

Gazneli Mesut'tan buraya yerleşmek için

izin istediler.

Gazneli Mesut bunu kabul etmedi ve Sel

çuklular üzerine ordu gönderdi. Selçuklular,

Gazneliler karşısında Nesa (1035) ve

Serahs (1037) savaşlarını kazanarak

Nişabur'da ilk defa bağımsızlıklarını ilan

ettiler.

Ancak Gazne Sultanı Mesut'un Nişabur'u

geri alması üzerine bağımsızlıkları kısa

süreli oldu. Çöllere çekilen Tuğrul Bey ertesi

yıl yapılan Dandanakan Savaşı'yla (1040)

Gazne Devleti'ni ağır bir yenilgiye uğrattı.

TÜRK DÜNYASI

45

Bu savaş sonucunda;

Gazne Devleti çökme sürecine girerken,
Selçuklular tüm kurumlarıyla bir devlet

haline geldiler.

,- Büyük Selçuklu devleti resmen kurul

muştur.

i- Abbasi halifesinin onayıyla Sultan ilan

edilen Tuğrul Bey, Rey Şehrini başkent
yapmıştır.

Horasandaki egemenlik kesinleşmiştir.

Tuğrul Bey amcası Musa Yabgu ve kar

deşi Çağrı Bey aracılığıyla doğuya ve

güneye seferler düzenledi. Kendisi ise

Anadolu'nun fethiyle ilgilendi. İbrahim

Yinal komutasında Anadolu'ya gönder

diği Selçuklu ordusu Pasinler Savaşında

(1048) Bizans, Gürcü ve Ermeni birleşik

ordusunu yenmiştir.

Bu savaş ile;

Trabzon'a kadar olan yerler ele geçiril

di.

Anadolu'da ilk büyük başarı kazanılmış

oldu.

Bu olay Türk-Ermeni ilişkilerinin başlan

gıcı oldu.

Pasinler savaşı Bizans ile bir Türk-

İslam devleti arasındaki ilk savaştır.

Abbasi halifesinin Şii Büveyhoğullarma

karşı Tuğrul Bey'den yardım istemesi üzeri

ne 1055'te Bağdat'a giren Tuğrul Bey;

Büveyhoğullan'nı yıkarak Halifeyi kurtardı.

Doğunun ve Batının hükümdarı unvanını

aldı.

Halifenin siyasi yetkilerine son verildi (Laik

anlayış). Bu olay ilerde Sultan Halife çe

kişmelerine neden olmuştur.

•Selçuklular halifeliğin koruyuculuğunu

üstlenmişlerdir.

Anadolu'nun Fethine Ağırlık Verilme
sinin Nedenleri;

• Türkmenlere yurt bulma zorunluluğu,

• Doğuda Çin gibi devletlerin bulunması,

• Güneyde Müslüman devletlerin olması,

• Anadolu'da etkili bir askeri gücün bu

lunmaması,

• Anadolu'nun yerleşmeye uygun olması

ve fetih politikası.

Ağabeyi Süleyman ve Kutalmış'ın ayaklan

malarını bastırarak iç huzuru sağlamış ve

fetih hareketlerine başlamıştır. Anadolu'ya

yönelen Alparslan Ani ve Kars kalelerini

aldığı gibi Kafkaslarda Gürcistan'ı da ele

geçirdi. Kardeşi Kavurd'un isyanını bastırdı.

Fatımiler üzerine yöneldiği sırada büyük bir

Bizans ordusunun üzerine geldiğini öğrene

rek Malazgirt'e geldi. Romen Diyojen ko

mutasındaki Bizans ordusunu burada büyük

bir yenilgiye uğrattı (1071).

Alparslan ile Bizans arasındaki savaş

46

KPSSDATA TARİH

•Anadolu'nun kapıları Türklere

açıldı.

i «Türkiye Tarihi başladı (1071).

•Anadolu Türklerin yeni yurdu

oldu.

•İslam Dünyası üzerinde Bizans

tehdidi kalmadı.

•İlkTürk denizciliği başladı.

• Haçlı Seferlerinin sebeplerinden

bir oldu.

•Anadolu'da ilk Türk Beylikleri

kuruldu. Saltuklular, Artuklular,
Mengücekler, Danişmentliler,
Çaka Beyliği).

Melikşah Dönemi

Selçuklu Devleti en geniş sınırlarına ulaşa

rak, en güçlü dönemini yaşadı. Ayaklanan

amcası Kavurttu mağlup etti. Babası Al

parslan'ın veziri olan Nizam-ül Mülk'ü göre

vinde bıraktı. Anadolu akınlarına devam etti.

Kutalmışoğlu Süleyman Şah ile Tutak ve

Artuk beyleri Anadolu'nun fethiyle görev

lendirildi. Daha sonra Selçuklu fetihleri

Suriye, Filistin, Arabistan yönlerinde hızlan

dı. Gazneliler ve Karahanlılar Selçuklu ege

menliğini tanıdı

İran asıllı bir devlet adamı olan Nizam-

ül Mülk, Alparslan ve Melikşah dö

nemlerinde kesintisiz olarak vezirlik

yaptı. En önemli hizmetlerinden biri

Bağdat'ta Nizamiye Medreselerini

açmasıydı.

Melikşah öneminin en önemli iç olayı Hasan

Sabbah'ın siyasi amaçlı Batınilik faaliyetleri

oldu. Bu faaliyetlerin amacı Selçukluları

içerden çöküntüye uğratmaktı, idi. Batıniler

düzenledikleri bir suikast ile Nizam-ül

Mülk'ü öldürdüler. Bu sorunu halletmek

isteyen Melikşah, Hasan Sabbah'ın saklan

dığı Alamut Kalesi'ne kuvvetler gönderdi.

Ama Melikşah'ın ölümü üzerine sorun çözü

lemedi. Melikşah'ın ölümüyle devlet dağıl

ma sürecine girdi.

Selçukluların Dağılışı

Melikşah'ın ölümünden sonra Suriye, Ana

dolu, Kirman Selçukluları merkezden ayrıla

rak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Merkezde

ise Melikşah'ın çocukları arasında taht

kavgaları başladı (Mahmut, Mehmet Tapar,

Berkyaruk).

Bu döneme Selçuklu tarihinde Fetret Devri

denilmiştir. Önce Berkyaruk başa geçmiştir.

Bu dönemde Haçlı Seferleri başlamıştır.

Daha sonra Mehmet Tapar ve ondan sonra

da Sencer başa geçti. Selçukluların son

büyük hükümdarı olan Sencer, Gaznelilerle

savaştı. Karahanlıları egemenlik altına aldı.

Bu sırada Büyük Selçukluları iki büyük

tehlike bekliyordu. Bunlar; batıda Haçlı,

doğuda Karahitaylar tehlikesiydi.

Sencer Karahitaylara

Savaşı'nda

(1141) yenilince devlet yeniden çökme

sürecine girdi. 1157'de Sencerin ölümüyle

devlet tamamen yıkıldı.

Selçukluların Parçalanma Nedenleri:

• Geleneksel veraset anlayışı

• Selçuklu prenslerinin ayaklanmaları

• Atabeylerin zararlı çalışmaları

• Şii Fatımi ve Batınilerin çalışmaları

• Haçlı Seferlerinin başlaması

• Türkmenlerin küstürülmesi

• Halifelerin eski güçlerine ulaşmak iste

meleri

TÜRK DÜNYASI

47

• Moğol baskısının yoğunlaşması

Büyük Selçuklu Devletinin zayıflamasıyla

birlikte şehzadeler, bulundukları bölgelerde

devletler kurdular. Sultan Sencer'in ölü

münden sonra bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Bu devletler şunlardır;

• Horasan ve Irak Selçukluları,

• Kirman Selçukluları,

• Suriye Selçukluları,

• Türkiye Selçukluları.

Selçuklularda illere yönetici olarak gönderi

len şehzadelerin yanına "atabey" denilen

tecrübeli devlet adamları verilirdi. Atabeyler,

devletin zayıfladığı zamanlarda bulundukları

bölgelerde yönetimi ele geçirip devletler

kurdular.

Bu devletlerin en önemlileri şunlardır:

• Şam'da Böriler,

• Musul ve Halep'te Zengiler,

• Azerbaycan'da İldenizoğulları,

• Fars'ta Salgurlular,

• Erbil'de Beytekinoğulları.

Büyük Selçuklular'ın Türk Tarihi Açısın

dan Önemi:

• Anadolu'yu Türk yurdu haline getirmek

için mücadele etmişlerdir.

• Kalabalık Türkmen kabilelerini Bizans

sınırına sevk ettiler.

• Anadolu'da Türk tarihinin başlamasını

sağladılar.

• İslam birliği için Haçlılarla ve Şii

Büveyhoğullarfyla mücadele ettiler.

• Türk siyasi ve sosyal hayatı, hukukun örf

ve geleneklerinin İslam kültürü ile kay

naşması Büyük Selçuklularla pekişti.

• Kendilerinden sonraki Türk Devletlerine

örnek oldular.

48

KPSSDATA TARİH

TÜRK-İSLAM
DEVLETLERİNDE
KÜLTÜR ve MEDENİYET

DEVLET YÖNETİMİ

İslamiyet'ten önce Türkler arasında yay

gın olan, hükümdarların Tanrı adına ülke

yi yönettiği görüşü İslamiyet'ten sonra da

devam etmiştir (Türklerin milli benliklerini

koruduklarını gösterir).

Tulunoğulları ve Akşitler'de devlet yöneti

mi, Abbasi devlet teşkilatı ile büyük ben

zerlik göstermektedir.

Karahanlılar

Karahanlılar tamamen Türk bölgelerinde

kurulduğu için devlet yönetiminde İran ve

Arap etkileri pek görülmez.

Ülkeyi yönetmede ikili yönetimi (doğu-

batı) esas almışlardır (Türklerin milli ben

liklerini koruduklarını gösterir)..

Hükümdarlar hakan, han, kadir, kara,

buğra, ilig gibi unvanlar kullanmışlardı.

Saraya, ordu veya kapu adı verilmek

teydi.

• Hacipler: Sarayın en önemli görevlileri
idi. Başkanlarına hacibülhüccap denilirdi.
Saraydaki görüşmeleri sağlamakla
görevlidir.

• Kapucubaşı: Sarayın güvenliğinden
sorumludur.

•Silahtar: Silahlardan sorumludur.
•Alemdar: Sancak ve bayraklardan
sorumludur.

• İlbaşı: Atlardan sorumludur.

• Camedar: Hükümdarın elbiselerinden
sorumludur.

Gazneliler

* Gazneliler devlet yönetiminde Saman-

oğullan'ndan etkilenmişlerdir (iran).

Sultan unvanını ilk kullanan hükümdar

Gazneli Mahmut olmuştur.

İslam Devlet anlayışında hüküm

darlığın halife tarafından tasdik edilmesi

\kuralı Gazneliler ve Karahanlılarda da

işletildi. Ama devletlerin hükümdarları

hiçbir zaman hakimiyetlerini Abbasi

halifeleriyle

paylaşmadılar.

Aksine

Selçuklular ve Memlükler halifeyi dini

lider kabul etmişlerdi. Siyasal güç olarak

destek istemişlerdir.

Selçuklular

Selçuklularda devlet hükümdar ailesinin

ortak malı sayılırdı. Tuğrul Bey merke

ziyetçi bir sistem oluşturmak istediyse de

Melikşah döneminde devlet çok geniş

lediği için bu mümkün olmadı. Kara

hanlılar, Gazneliler, Abbasiler gibi dev

letlerin yönetim şekilleri örnek alınarak

gelişmiş bir devlet teşkilatı kuruldu (İran).

Hükümdarlar önce Yabgu Bey, Tuğrul

Bey'den itibaren Sultan ve daha sonraları

da Sultan-ı Azam unvanlarını kullanmış

lardır.

•Hutbe okutmak

•Para basmak

•Taht

•Taç

• Bayrak (Bayrak)

•Tuğra

•Nevbet (davul)

•Otağ (çadır)

TÜRK DÜNYASİ

49

• Nizam-ül Mülk zamanında devlet teşkilatı

daha da gelişmiştir. Önemli işler mutlaka

divanda tartışılarak karara bağlanmıştır.

•Merkez ve memleket yönetiminde İslam-

İran gelenekleri görülmektedir.

• Merkez ile taşra arasında güçlü bir posta

teşkilatı kurulmuştur.

• Devlet işleri Büyük Divan'da (Divan-ı

Saltanat) görüşülürdü. Büyük Divana Ve

zir başkanlık ederdi.

Hükümdar eş ve annelerinin de özel
divanları bulunurdu.

• Divan-ı Berid, posta ve haberleşme işleri

ne bakardı.

• Devlet eyalet adı verilen on iki büyük idari

bölgeye ayrılmıştı. Ülke şu yönetim birim

lerine ayrılmıştır:

• Eyaletler Melik ve Şahne (şıhne) denilen

prenslerle yönetiliyordu. Eyaletlerde bele

diye görevlerini yerine getirmekle görevli

olan muhtesipler bulunurdu. Eyaletler

deki vergi işlerine amil, yönetim işlerine

reis, posta işlerine de ulaklar bakardı.

• Şehzadelerin yetişmesi için yanlarına de

neyimli devlet adamı olan atabeyler veri

lirdi.

Atabeyin Osmanlılarda karşılığı "lala" idi.
Atabeyler bazen devletin parçalanmasına
neden oluyorlardı, çünkü seçkin kimseler
olan atabeyler, merkezde zayıf bir hüküm
darın bulunması ya da taht kavgalarının
çıkması gibi hallerde bunları fırsat bilerek
bulundukları bölgelerde bağımsız devletler
kurabiliyorlardı.

• Sultanlar devletin bütün işlerinden birinci

derecede sorumluydular.

• Ağır siyasi suçlar, onların başkanlığında

ki özel mahkemelerde hükme bağlanırdı.

• Haftanın belirli günlerinde devletin ileri

gelenlerini ve komutanları kabul ederler

di.

• Aynı şekilde halkın şikayetlerini dinler,

onların dertlerine çare bulurlardı.

• Kadıları tayin ve görevden alma,

• iktaların dağıtımı,

• Valilerin tayini,

• Ordulara başkomutanlık da yapmak hü

kümdarların görevlerindendi.

• Büyük Selçuklu Devleti'nde eski Türk

veraset sistemi aynen uygulanıyordu.

Sultanlar ülkenin çeşitli yerlerini akraba

larına veriyorlardı. Buralara giden şehza

de ve melikler merkezdeki büyük sultana

bağlı olarak hüküm sürüyordu. Ancak hü

kümdarın ölümü veya zayıf birisinin başa

geçmesi halinde taht çekişmesi başlıyor

du. Bu çekişmeler devletin parça

lanmasına sebep oluyordu. Çünkü her

şehzadenin tahta geçme hakkı bulun

maktaydı.

Bu sistemin kötü yanlarının yanında

bir de iyi yönü vardır. O da; ordu ve

devlet ileri gelenlerinin desteklediği en

kabiliyetli kişinin tahta geçmesiydi.

Yazışmalara bakardı.

Maliye işlerine bakardı

Ordunun ihtiyaçlarına
bakardı.
Askeri ve hukuki işler
hariç devletin bütün
işlerini denetleme yetki
sine sahipti.

50

KPSSDATA TARİH

• İlk Türk-İslam devletlerinin ordularının or

tak özelliği büyük çoğunluğunun Türk a-

sıllı askerlerden oluşması idi. Hükümet

teşkilatında İranlıların çoğunluğuna karşı

lık orduda Türklerin sayısı fazlaydı.

Karahanlı ve Gazneli ordusu şu kısım

lardan oluşur:

Karahanlı ordusunun temelini Karluk,

Yağma ve Çiğil Türkleri oluşturuyordu.

Ordunun komutanına "subaşı" denili

yordu. Orduda hastane ve posta teşkilatı

bulunurdu. Gazne ordusunun temelini ise

Gulamlar (Köleler) adı verilen çeşitli ülke

lerden toplanmış Müslüman askerler

oluşturmaktadır. Ancak Gazne ordusunun

büyük çoğunluğunu atlı birlikler oluşturu

yordu. Gazneliler savaşlarda filleri de kul
lanmışlardır.

•Gulaman-ı

Saray

(Osmanlı

Kapıkulu)
•Hassa Ordusu (Ücretli askerler}
•Türkmenler
•İkta Askerler
•Meliklerin, Askeri Valilerin
Askerleri
•Bağlı Devlet ve Beyliklerin Askerleri

Türk devletlerinde ilk defa orduda fil

kullananlar Gaznelilerdir.

Gulaman-ı Saray

Çeşitli milletlerden seçilerek toplanan müs-

lüman askerlerdir. Özel olarak yetiştirilen ve

devşirme usulüne dayanan bu ordu, doğru

dan Sultan'a bağlı, maaşlı olup saray muha

fızı olarak görev yapardı.

Hassa Ordusu

Bunlar her an savaşa hazır atlı birliklerdi.

Çeşitli Türk boylarından toplanan asker

lerden meydana gelirdi. Bunların her türlü

masrafları devletçe karşılanırdı. Bu ordunun

Osmanlılardaki karşılığı kapıkulu askerleri

dir.

Türkmenler

Göçebe bir yaşam tarzı olan Türkmenler,

sınır bölgelerine yerleştirilerek hem sınırları

korumuşlar hem de sultanın daveti üzerine

savaşlara katılmışlardır.

İkta Askerler

İkta sahibi olanların, gelirlerinin bir bölü

müyle beslemek zorunda oldukları asker

lerdi. Tamamı atlı birliklerdi.

Selçuklularda ordu teşkilatı ile toprak

yönetimi arasında bağlantı vardır.

Buna göre ülke toprakları vergi gelirle

rine göre bölümlere ayrılırdı. Bu bö

lümlere ikta denirdi. Bu toprakları

işleyen çiftçiler, devlete vermeleri

gereken vergiyi Sipahiye verirdi. Sipa

hi de gelirinin bir bölümü ile atlı asker

ler yetiştirirdi. Bu sistem Osman

lılarda Tımar adını aldı.

Saray
muhafızları

Hassa
ordusu

Eyalet
askerleri

Ücretli
askerler

Düzenli
birlikler

Eyalet
askerleri

Gulam
askerleri

TÜRK DÜNYASI

51

SOSYAL HAYAT

• İlk Türk-İslam devletlerinde, halk genellik

le eski yaşam tarzını devam ettirmiştir.

Halk göçebe, köylü ve şehirli olmak üzere

üçe ayrılırdı.

• İslamiyet'in kabulünden sonra halkın ço

ğunluğunu yine göçebeler meydana geti

riyordu. Bunların geçim kaynağı hayvan

cılık idi.

• Yerleşik hayata geçenler ise tarım, ticaret

ve el sanatlarıyla meşgul oluyorlardı. Es

naf ve sanatkarlar kendi meslek grupları

na ait Loncalar kurmuşlardı.

• Selçuklularda büyük devlet memurlukları

babadan oğula geçerdi. Devlet yöneti

minde İranlıların büyük etkisi vardı.

• Toplumda kesin çizgilerle belirlenmiş bir

tabakalaşma söz konusu değildi. Herke

sin yükselme şansı vardı. Köylü, şehirli

tam bir hürriyete sahipti.

Göçebe ve her an savaşa hazır Türkmen

ler, toprağa yerleşip çiftçi, şehre yerleşip

esnaf olmuşsa da, "ordu-millet" şuurunu

sımsıkı korumuştur. Ancak günlük yaşa

yıştan, dini inanç ve ibadete hatta müziğe

kadar, maddi ve manevi her alanda bir

yapı değişikliği olmuştur.

Müslüman olmayan bütün topluluklara adil

davranılmıştır. Melikşah zamanında çıka

rılan mülkiyet ve kadın haklarına ait kanun

buna en güzel örnektir. Bu kanunla yalnız

Müslümanların değil Müslüman olmayan

ların da hakları devlet güvencesi altına
alınmıştır.

Bağlı Devletlerin ve Beyliklerin Askerleri

Meliklerin, Askeri Valilerin Askerleri

On'lu sisteme göre teşkilatlanan Selçuklu

ordusunun büyük bir kısmı süvarilerden

oluşuyordu. Sefer sırasında ordunun arka

sından gezici hastaneler ve hamamlar

gelirdi.

• Türk-islam Devletlerinde adliye, Şer'i ve

Örfi yargı olmak üzere ikiye ayrılmıştı

(Hukuk birliğinin olmadığını gösterir).

• Ordu içindeki anlaşmazlıklara "Kadı-

asker" (Kazasker) bakardı.

• Bunların yanısıra Sultanın başkanlık ettiği

"Divan-ı Mezalim" denilen bir yüksek

mahkeme vardı. Sultan, haftanın belirli

günlerinde halkın şikayetlerini dinler ve

karar verirdi (Bugünkü Anayasa Mahke

mesi gibi).

•Adalet işleri tamamen bağımsız olduğun

dan siyasi otoriteden etkilenmezdi.

Şer'i davalara Kadılar
bakardı. Kadıların başında
Kadı'l Kudat bulunur ve

Kadıları kontrol ederdi.

Örfi yargı, düzeni bozan
ve kanunlara uymayanla
rın davalarına bakardı. Örfi
yargının başında Emir-i

Dâd bulunurdu.

EKONOMİK HAYAT

• Tulunoğulları ve Akşidler tarıma önem

vermişler ve ülkelerinden geçen Baharat

Yolundan önemli gelir elde etmişlerdir.

• Selçuklularda ilk parayı, Tuğrul Bey bas

tırdı.

• Horasan önemli bir ticaret merkeziydi.

• Karahanlılar'ın egemen olduğu Mave-

raunehir önemli bir tarım bölgesiydi. Bu

nun yanında satılan ürünlerden ve güm

rüklerden alınan gelirler de önemli bir yer

tutmaktaydı. Ayrıca topraklarından geçen

baharat yolunun da Karahanlı ekonomisi

ne büyük katkısı vardır.

• Türk-İslam devletlerinde ekonomik hayat

Selçuklular zamanında büyük gelişme

göstermiştir. Ekonominin temeli tarım ve

hayvancılığa dayanıyordu.

Bu dönemde:

Selçukluların güvenliği sağlamaları sonucu
ekonomik ve ticari hayat hız kazandı. Tica
ret yolları üzerinde güvenlik sağlanıp, han
lar ve kervansaraylar inşa edildi. Yabancı
tüccarların can ve mal güvenliği devlet tara
fından sağlandı.

• Selçuklu topraklarından geçen ipek ve

baharat yolları, ticari hayatı geliştirdi.

Türk-İslam devletlerinde esnaf ve
tüccarlar Ahilik adı verilen bir örgüt
oluşturmuşlardı. Müslüman olma
yanların kabul edilmediği bu örgüt
Türklerin, ekonomik yaşamda etkin
bir rol oynamalarına neden olmuştur.

• Türk-İslam devletlerinde ülke toprakları

iktisadi hayatın önemli bir parçasıydı. Ev,

bahçe, ağıl gibi emlak özel mülkiyete da

hildi. Tarım arazisi, ormanlar, yaylak ve

otlaklar ise devlet malı idi.

Gelirleri hükümdara ve hane

dan üyelerine ayrılan toprak

lardır.

:.

Müslüman olmayanlara ekip

biçmeleri karşılığında verilen

topraklardı. Geliri hazineye

aktarılırdı.

Hayır kurumlarının, eğitim ve

sosyal müesseselerin ihtiyaç

larını karşılamak için ayrılmış

topraklardır.

Mülkiyeti devlete aittir. Geliri

hizmet veya maaş karşılığı

olarak komutanlara, asker

lere ve devlet adamlarına

verilen topraklardır. Paranın

bir kısmıyla atlı asker besle

nirdi. İkta sahibi halktan tespit

edilmiş miktardan fazla vergi

toplayamazdı.

Mülk Topraklar

Miri Topraklar

Kişilere ait
topraklardı.
Sahibi isterse
bu toprakları
satabilir,
miras olarak
bırakabilir,
bağış
yapabilirdi

Devlete ait
arazilerdir.
Şu kısımlara
ayrılırlar.

*Has

* Haraci

* Vakıf

* İkta

Ülke toprakları şu kısımlardan oluşurdu:

KPSSDA TA TARİH

52

TÜRK DÜNYASI

53

İkta sisteminin sağladığı faydaları şöyle

sıralayabiliriz:

> Hazineden para almadan büyük ve güçlü
ordu oluşturulmuştur.

> Üretimin sürekliliği ve artışı sağlan
mıştır.

> Devlet otoritesi en uzak bölgelere kadar
yayılmıştır.

> İkta sahipleri bulundukları yerlerde idare
ve güvenliği sağlamışlardır.

> Göçebeler yerleşik hayata geçirilmiştir.

• Türk-îslam devletlerinde ticaret, tarım,

demircilik, dokumacılık gibi sanayi dalları,

el sanatları ve hayvancılık gelişmiştir.

• Asker ve memur maaşları, sefer masraf

ları, sosyal tesislerin yapımı, şehirlerin ve

yolların bakımı başlıca gider kaynak

larıydı.

• Altın paraya dinar, gümüş paraya dir

hem denirdi.

• Şehir ve kasabaların mali işlerine "imga"

bakardı.

* Savaşta elde edilen ganimetlerin 1/5'i,

* Çeşitli iş kolları ve tüccarlardan alınan
vergiler,

* İpek ve Baharat yolları üzerindeki ker
vanların bıraktığı gümrük vergisi,

*Ormanların, tuzlaların, madenlerin, bağlı
devlet ve beyliklerin vergileri önemli gelir
kaynaklarıydı.

DİL VE EDEBİYAT

• Karahanlılarda resmi dil Türkçe idi. Halk

Türkçe konuşurdu. Kullanılan alfabe Uy

gur alfabesi idi.

•Çeşitli etnik grupların oluşturduğu Gaz-

nelilerde saray ve orduda Türkçe konu

şulurken Resmi dil Arapça idi. Tulunoğul-

ları ve Akşitlerde de aynı durum söz ko

nusu idi. Memlüklerde resmi dil Türkçe

idi.

• Selçuklularda bilim dili Arapça, resmi

yazışma dili Farsçaydı. Bununla birlikte

günlük hayatta konuşma dili Türkçe idi.

Müslümanlardan, yetiştirdikleri

ürün üzerinden alınan onda

birlik vergidir.

Müslüman olmayanların arazi

ve ürünleri üzerinden alınan

vergidir.

Müslüman olmayan sağlam

erkeklerden askere gitmeme

karşılığı yılda bir kez alınan

vergidir (yaşlı ve çocuklardan

alınmazdı).

Türk-İslam devletlerinde edebiyat dili

olarak Farsça, bilim dili olarak da

Arapça yaygın olarak kullanılmaya

başlandı. Türkçenin bu dillerden gide

rek daha fazla etkilenmesine rağmen

halk Türkçe konuşmaya devam etti.

Bu etkilenme en çok aydınlar üzerinde

görüldü. Bu durum, sonraki yıllarda

edebiyatımızın divan edebiyatı ve halk

edebiyatı olarak ikiye ayrılmasına yol

açtı.

54

KPSSDATA TARİH

• Türk-İslam devletlerinde edebiyat sözlü

ve yazılı olarak ikiye ayrılırdı:

Türklerin İslamiyet'i kabul etmelerinden

sonra İslami Türk Edebiyatı ortaya çık

mıştır. Bu alanda ilk örnekler Karahanlılar

tarafından meydana getirilmiştir.

Saltuk Buğra Han Destanı'nda Karahanlı

hükümdarı Saltuk Buğra Hanın Müslü

manlığı kabul etmesi efsanevi bir şekilde

anlatılmaktadır.

Sözlü Edebiyat

Ürünleri

Yazılı Edebiyat

Ürünleri

Sagu

Mani

Destan

Kutadgu Bilig

Divan-ı Lügat-it
Türk

Atabetü'l Hakayık

Divan-ı Hikmet

Siyasetname

Şehname

Yazarı, Yusuf Has Hacib'dir. Yönetim bilimi konusunda bilgi

verir. Türk-İslam edebiyatının ilk yazılı örneğidir. Karahanlılar

döneminde yazılmıştır. Mutluluk veren bilgi anlamına gelir.

Karahanlılar döneminde Kaşgarlı Mahmut tarafından Türk

dilinin zenginliğini ortaya koymak ve Araplara Türkçeyi öğret

mek amacıyla yazılmıştır. İlk Türk dünyası haritası bu kitapta

yer elır. Türk halk edebiyatının önemli bir kaynağıdır.

Yazarı Edip Ahmet'tir. Uygur alfabesiyle yazılmış, ahlaki de

ğerleri anlatan eğitici, öğretici bir eserdir.

Arap harfleriyle Türkçe yazılmış Türk tasavvuf edebiyatının

önemli eserlerindendir. Bu eser İlk Türk mutasavvıf Ahmet

Yesevi tarafından yazılmıştır. Dini ve ahlaki öğütlerle İslamiyeti

Türkler arasında yaymayı amaç edinen şiirsel anlatımlı bir

eserdir Karahanlılar döneminde yazılmıştır.

Firdevsi tarafından yazılıp Gazneli Mahmut'a sunulmuştur.

Türk -İran savaşları konu edilmiştir.

Yazarı Selçuklu veziri Nizam-ül Mülk'tür. Devlet yönetimi ile

ilgili öğütler bulunmaktadır. Farsça olarak yazılmıştır.

Yazarı Ömer Hayyam (Büyük Selçuklu dönemi)

Enveri. (Büyük Selçuklu dönemi)

TÜRK DÜNYASI

55

BİLİM VE SANAT

• Türk-İslam devletlerinde bilim ve sanat

alanlarında, Farabi, Biruni, İbn-i Sina, Ha-

rezmî gibi pek çok bilgin, filozof ve sanat

kâr yetişmiştir.

• Bu dönemin başlıca ilim kuruluşları med

reselerdi. Medreselerde islami bilimlerin

yanısıra, matematik, tıp, astronomi, kim

ya, coğrafya, tarih gibi dersler okutulurdu.

• Karahanlılar zamanında Buhara, Semer-

kant, Balasagun ve Kaşgar önemli bilim

ve kültür merkezleri olmuştur.

• İlk medrese Karahanlılar zamanında

Aslan Gazi Tabgaçhan tarafından

Merv'de açılmıştır.

• İlk Selçuklu medresesi, Tuğrul Bey tara

fından Nişabur'da açıldı. Dönemin en bü

yük medresesini ise Vezir Nizam-ül Mülk

Bağdat'ta yaptırdı. Nizamiye merde-sesi

olarak isimlendirilen bu medrese devrin

en büyük eğitim ve öğretim kurumudur.

Nizamülmülk devlet adamlarına yol gös

termek amacıyla ünlü eseri "Siya-

setname"yi yazmıştır. İmam-ı Gazali,

başmüderris olarak bu dönemde medre

selerde ders vermiştir.

• Astronomi alanında önemli eserler veril

miştir. Melikşah döneminde bir rasathane

kurulmuş ve Ömer Hayyam'ın başkanlık

ettiği bir heyet tarafından bir takvim ya

pılmıştır. Bu takvime Celali Takvimi adı

verilmiştir.

Dönemin önemli bilim adamları ve filo-
zofları şunlardır:

Farabi

İslam felsefesinin ve siyaset biliminin

kurucusudur.

• Aristo başta olmak üzere eski Yunan

filozoflarının düşüncelerini çok iyi açık

lamıştır. Bu nedenle Muallim-i Sani (İkin

ci öğretmen) adıyla tanınmıştır.

• Felsefe, matematik, astronomi, siyaset,
fizik alanında eserler vermiştir.

• Bilim, felsefe ve din arasında bir uz

laştırma görevi üstlenmiştir.

• "Bütün devletlerin üstünde en olgun

devlet; milli devletleri içine alan, bütün

yeryüzündeki insanları kapsayan bir teş

kilattır." Diyerek tam bin yıl sonra ku

rulan "Birleşmiş Milletler" idealini ileri

sürmüştür.

İbn-i Sina

• Avrupa'da Avicenna diye tanınmıştır.

• İslam filozoflarının reisidir.

• İlk kez bedensel hastalıkların Psikolojik

nedenlerine dikkat çeken Medikal Psiko

logudur.

• Tıp, astronomi, fizik, felsefe alanında

etkili olmuştur.

• Asıl şöhretini tıp dalında yapmıştır.

• Farabi'nin öğrencisi olup en önemli eseri
'EI-kanun-Fittıb'dur.

İbn-i Rüşt

• Aristo'yu batıya tanıtan filozoftur.

• Batı dünyasında "Averreos" olarak ta

nınır.

• Aklı dinden üstün tutar. Bu nedenle fikir

leri Gazali ile uyuşmaz.

• Mutezile akımını temsil eder.

KPSSDA TA TARİH

56

TÜRK DÜNYASI

57

Gazali_______________________

• Kişi Allah'la ilgili gerçek bilgiye ancak
sezgi yoluyla, yani Allah'ı içinde duyarak
varabilir.

• Tüm felsefi tartışmaları akılla yapmış,

aklı yine akılla yenmiştir.

• Ona göre din felsefeden üstündür ve

dinle bağdaşmayan felsefe saçmalar.

• Bu ünlü eseri "İhyaü'l-Ulumiddin"dir.

Biruni________________________

• Biruni olaylara tarafsız yaklaşmış, fikirle
rini gözlem ve deneylere dayandırmıştır.

• Dünyanın güneş etrafında bir yılda dön

düğünü söylemiştir.

Kürenin alanının nasıl ölçüleceğini keş

fetmiştir.

• Ona göre ilmin ilerlemesi için serbest

düşünmek şarttır.

Ebu Hanife__________________

• İslam hukuk bilgini ve Hanefi mezhe

binin kurucusudur.

• Ömer Hayyam, Melikşah bir takvim
yapmıştır.

Buhari______________________

En ünlü hadis bilginlerindendir.

(Cami-i Sahih).

El Razi______________________

• Kimyagerdir. (Sülfirik asidi bulmuştur.)

İbni Yusuf____________________

• Sarkacı bulmuştur.

Uluğ Bey______________________

Astronomi bilginidir (hayat cetveli ile

yıldızların fihristini yapmıştır).

İlk rasathaneyi kurmuştur.

SANAT

İlk Türk- islam devletlerinde ortaya konulan

eserlerde hem Orta Asya Türk kültürünün

hem de İslamiyet'in etkileri görülür.

Mimaride cami, medrese, türbe, su kanalı,

han, hamam, köprü, yol, kervansaray gibi

eserlerin yanı sıra taş işçiliği, tezhib, sera

mik, çinicilik, hattatlık, minyatür ve kuyum

culuk sanatı gibi dallarda önemli eserler

vücuda getirilmiştir.

Çinicilik:

Çin kökenli olan çiniciliğin İslamiyet döne

minde oldukça yaygın hale geldiği ve mima

ri süslemelerde bolca kullanıldığı görülmek

tedir.

Tezhip

El yazması kitap ve levhaların, altın tozu ve

boya kullanılarak çiçek ve nakışlarla süs

lenmesi sanatı olan tezhip, Türk- İslam

devletlerinde başarıyla uygulanmıştır.

Hat

Arap harflerinin değişik şekillerde süslü

olarak yazılması sanatı olan hat; cami,

türbe ve saray gibi mimari eserlerde uygu
lanmıştır.

İran'lı Taberi, Mesudi, İbni
Haldun.

İbni Havkal, İbni Batuta
(Seyyah).

Muhammed Bin Musa,
İbni Ceşmit, Harezmi.

58

KPSSDATA TARİH

Heykeltıraşlık

islamiyet'ten önce Türkler arasında görülen

bir sanat dalıydı. İslamiyet ten sonra dinin

etkisi ile bu sanat dalından uzaklaşılmıştır.

Minyatür

Bir resim türü olan minyatürler kitap sayfala

rına yapılırdı. Minyatürde cismin esas rengi

ışık ve gölge düşürülmeden verilir. Derinlik

ve perspektif düşünülmez. Figürlerde kişinin

önemine göre büyüklük ve küçüklük vardır.

Minyatür Türk İslam sanatında en çok kul

lanılan resim türüdür. Tarihte en eski minya

türlere Orta Asya'da rastlanmaktadır. Min

yatür, tüccarlar aracılığı ile İran'a gelmiş ve

kitaplar yoluyla Avrupa'ya yayılmıştır. Sel

çuklular döneminde Bağdat'da minyatür

okulu açılmıştır.

Müzik

Bir sanat dalı olmasının yanında Türkler için

bir hakimiyet alameti idi. Hükümdarların

kapılarında beş vakit nevbet çalınırdı. Sel

çuklular zamanında yayılan tasavvuf akımı

müziği de etkilemiş; Türk tasavvuf müziği

doğmuştur. Kitabü'l - Musıki'l Kebir (Farabi)

müzik konularını işleyen önemli bir kitaptır.

Türkler, Uygurlar zamanında yerleşik haya

ta geçerek mimari alanda ilk örnekleri ver

mişlerdir. Bu nedenle göçebe yaşayan

Hunlar ve Göktürkler dönemine ait mimari

eserlere rastlamak zordur. Türk İslam dev

letleri de mimaride önemli eserler vermiş

lerdir.

İlk Türk - İslam mimari eseri Tulunoğulları

zamanında Kahire'de yapılan Tulunoğlu

Camii'dir. İlk kubbeli cami Karahanlılar

tarafından inşa edilmiştir. Karahanlılar'dan

günümüze kadar gelen en önemli eser

Talas'taki 'Ayşe Bibi Türbesidir'. Türk

İslam sanatının en eski kervansaray örnek

leri de Karahanlı eserleridir. Gazneli-ler'den

günümüze kadar ulaşabilen önemli mimari

eserler arasında en ünlüleri sultan Mah

mut'un ve Sultan Mesut'un yaptırdığı 'Zafer

Kuleleri'dir.

En fozla gelişme gösteren güzel sanot dalı

mimaridir. Türk-İslam mimarisinin ilk

örneklerine türbe, cami ve kervansaray

olarak Karahanlılar'da rastlanmaktadır.

Selçuklular eski Türk mimari tarzlarını İslam

mimari tarzıyla birleştirdiler. Böylece İslam

dünyasında yeni bir anlayışla güzel eserler

meydana getirildi. Bu mimari yapılarda

kemer, kubbe ve değişik sütun biçimleri

kullanıldı. İnce minare stilini İslam cami

mimarisine Türkler kazandırdı. Büyük Sel

çukluların İslam mimarisine getirdiği en

önemli yeniliklerden biri de çadır şeklinde

yapılan ve kümbet denilen türbelerdir.

TÜRK DÜNYASI

59

• Mescid-i Cuma(Ulu Camii)

• Gülpâyegan Camii

• Zavere Camii

• Kazvin Camii

• Dolugan Mescidi (En eski
minareye sahiptir)

• Nizamiye Medresesi
• Hargird Medresesi
• Küçük Medrese

• Kümbed-i Ali

• Cihil Duhteran (Kırk kızlar)

• Harrekân Kümbetleri

• Demavent Kümbetleri

• Kümbet-i Surh

• Sultan Sencer Türbesi

• (Kervansaraylar) Konakla
ma ve savunma amaçlı te
sisler.

• Ribat-ı Zafarani

• Ribat-ı Şerif

• Ribat-ı Anuşirvan

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->