P. 1
Ömer Asım Aksoy - Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Ömer Asım Aksoy - Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

|Views: 1,715|Likes:
Yayınlayan: snorkinow

More info:

Published by: snorkinow on Oct 31, 2010
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/31/2010

pdf

text

original

ÖMER ASIM AKSOY ATASÖZLERĐ VE DEYĐMLER SÖZLÜĞÜ

1 ATA SÖZLERĐ SÖZLÜĞÜ ĐÇĐNDEKĐLER SUNUŞ BĐRĐNCĐ BÖLÜM GĐRĐŞ 1- ATASÖZLERĐ A- Biçim Özellikleri B- Kavram Özellikleri C- Tamamlayıcı Bilgiler Ç- Tanım 2- DEYĐMLER A- Biçim Özellikleri B- Kavram Özellikleri

C- Tamamlayıcı Bilgiler Ç- Tanım 3- KALIPLAŞMIŞ BAŞKA SÖZLER 4- ELEŞTĐRMELER ĐKĐNCĐ BÖLÜM ATASÖZLERĐ SÖZLÜĞÜ ULAMA YEDĐNCĐ BASKI ĐÇĐN 1965'te çıkan Atasözleri ve Deyimler adlı kitabımıza yurdumuzun her yerinde kullanılan sözleri almış, bölgelere özgü olanları almamıştık. 1989 tarihine değin yapılan beş baskıda bu tutum değişmedi. 1991'deki altıncı baskıda kimi bölge sözlerine de yer vermiş, bunlan ulama başlığı altında kitabın sonuna eklemiştik. Yedinci baskıya genel ve yerel birkaç yüz söz daha ekleme gereğini duyunca, bunları ve önceki ulamaları asıl metne katma zorunluluğu kendini gösterdi. Böylece ilk baskıda 5700 olan söz sayısı şimdi 8977'ye ulaştı. Yeni baskılarda yerel sözlere de yer vermemizin nedeni, bunların -toplumsal gelişmelerle birlikte- genellik kazanmakta ya da kazanabilir nitelikte olmalarıdır. Radyo, televizyon, gazete, dergi, telefon, okul, tren, otobüs, uçak gibi eğitim ve ulaşım araçlarının çoğalması, bölgeler arasındaki ayrılıkları gittikçe azaltmaktadır: Nitekim 50-60 yıl önce yazı dilimizde görülmeyen birçok bölge sözcükleri şimdi yayın araçlarımızda ve toplumun dilinde kullanılmaktadır. Bunun gibi, birtakım yerel atasözleri ve deyimler de bölgelerinin sınırını aşarak genelleşmektedir. Şu da var ki bir söze kesin olarak genel ya da yerel demek kolay değildir. Çünkü bu niteleme, bilgi ve görgü düzeylerine göre kişiden kişiye değişir: Bir kişinin genel nitelikte gördüğü sözü, başka bir kişi bu nitelikte görmeyebilir; işitmemiş de olabilir. Kitabımızın söz sayısını çoğaltmamıza ve kullanış alanlarının sınırını biraz genişletmemize bu durum yol açmıştır. Burada bir konuya daha değinmek istiyoruz: Genel ve yerel sözler arasındaki sınırın kesin olarak çizilememesi durumu, kimi sözlerin atasözü ve deyim sayılıip sayılmaması konusunda da vardır. Bu nedenle kitabımıza aldığımız sözler dışında da atasözleri ve deyimler bulunduğu görüşünde olanlar bulunabilir. Ancak biz, bu sözler için belirttiğimiz ölçüler içinde olmayanlara kitabımızda yer vermeyi doğru bulmadık. Bununla birlikte, ölçümüze uyduğu halde dikkatimizden kaçtığı için kitaba girmemiş olan sözler de bulunacaktır. Bu gibi eksikliklerin zamanla ve yeni incelemeler ve araştırmalarla tamamlanacağı kuşkusuzdur. Yeni baskıyı bu açıklamalar ve düşünceler içinde sunuyoruz. 1993 Ömer Asım AKSOY BĐRĐNCĐ BÖLÜM ĐNCELEME ELEŞTĐRME GĐRĐŞ 1- ATASÖZLERĐ 2- DEYĐMLER

3- KALIPLAŞMIŞ BAŞKA SÖZLER 4- ELEŞTĐRĐLER GĐRĐŞ Her dilde atasözleri ve deyimler vardır. Toplumbilim, ruhbilim, eğitbilim, ekonomi, felsefe, tarih, ahlak, folklor... gibi birçok konuları ilgilendiren ve birçok yönlerden inceleme konusu edilmeye değer olan bu ulusal varlıklar, deyiş güzelliği, anlatım gücü, kavram zenginliği bakımından pek önemli dil yapılarıdır. Bizdeki eskiden sav, mesel, tabir diye anılmış olan ve eski, yeni konuşma dillerinde manzum, mensur yazılar arasında kullanılmış ve kullanılmakta bulunan atasözleriyle deyimler, birçok kimselerce derlenmiş ve kitap olarak yayımlanmış ise de ne gibi özellikleri bulunan söze atasözü, ne gibi özellikleri bulunan söze deyim denilmek gerektiği ciddi olarak incelenmemiştir. Başta Şinasi'nin Durub-i Emsal-i Osmaniyye'si olmak üzere bütün derlemeler, atasözleri adı altında verilen deyimlerle, deyim adı altında verilen atasözleriyle ya da ne atalarsözü, ne deyim olan birtakım laflarla doludur. Bu karışıklık sürüp gitmektedir. Her iki söz çeşidinin ortak niteliği olan özlü, kalıplaşmış, hoşa giden bir anlatım aracı olmak, bu sözleri birbirine karıştırmanın başlıca nedenidir. Biz bu incelememizde birleştirici nitelikleri de ayırıcı nitelikleri de göstermeye çalışacağız ve bu konu ile ilgili eserlerde gördüğümüz yanılmaları belirttik. Atasözlerinin ve deyimlerin ana niteliklerini çizmek o kadar güç bir şey değildir. Ama kimi zaman -gökkuşağının yan yana bulunan iki rengi arasında olduğu gibi- atasözleriyle deyimler ve bunlarla bayağı sözler arasında kesin bir sınır bulunmadığından, bir sözün niteliği ikircimli bir konu olur. Bununla birlikte sarı, yeşil, mavi nasıl ayrı ayrı renkler olarak varsa atasözleri, deyimler, bayağı sözler de öylece, nitelikleri ayrı söz çeşitleri olarak vardır. Đncelememize başlamadan önce iki söz çeşidinin adları üzerinde biraz duralım: Divanü Lugat-it Türk'te atasözleri, Arapça mesel, Türkçe sav sözcükleriyle anılmıştır. Divan edebiyatında ve Osmanlıcada bu kavram için mesel de, darbımesel de geçer. Darbımesel, aslında mesel getirmek, duruma uyan yaygın bir söz ya da bir atasözü söylemek demektir; ama atalarsözü anlamına kullanılmıştır. Nitekim Nabi: Sözde darbülmesel iradına söz yok amma, Söz odur aleme senden kala bir darbımesel. demiştir. Mesel'in çoğulu emsal, darbımesel'in çoğulu durub-i emsal'dir. Bu sözler yerlerini yetmiş seksen yıldan beri Türkçelerine bırakmaya başlamışlardır. Bugün tekil olarak atalarsözü ve atasözü, çoğul olarak da atasözleri diyoruz. Otuz yıl öncesine kadar deyime de, terime de tabir ve ıstılah deniliyordu. Eskiden hem atasözlerinin hem birtakım deyimlerin başka bir adı da meşhur sözler idi. Yeniler gibi eskiler de darbımesel, meşhur söz, tabir, ıstılah sözcüklerinin özelliklerini belirtmemişler, bunlar arasındaki farkları göstermemişlerdir. ATASÖZLERĐ Bizim, gelenekle yerleşmiş bir atalarsözü almayışımız vardır. Bu anlayışa göre atasözleri, ulusal varlıklardır. Tanrı ve peygamber sözleri gibi ruha işleyen bir etki taşırlar. Đnandırıcı ve kutsaldırlar. Nitekim eski bir atasözü şöyle der: Atalar sözü Kur'ana girmez, yanınca yelişür (Birlikte koşup gider; ondan geri kalmaz). Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuşlardır. Ulusun ortak düşünce, kanış ve tutumunu belirtir, bize yol gösterirler. Bir atasözüyle belgelendirilen tutumun doğruluğu herkesçe kabul edilir. Anlaşmazlıklarda bir atasözü en büyük yargıcıdır. Đşte bu

atasözleri, biçim bakımından da, kavram bakımından da birtakım özellikler taşırlar. O özellikleri birer birer gözden geçirelim: A- BĐÇĐM ÖZELLĐKLERĐ 1- Atasözleri kalıplaşmış (klişe durumuna gelmiş) sözlerdir: Her atasözü, belli bir kalıp içinde, belli sözcüklerle söylenmiş olan donmuş bir biçimdir. Sözcükler değiştirilip yerlerine aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamayacağı gibi sözdiziminin biçimi de bozulamaz. Böyle değiştirmeler yapılsa ortaya çıkan söz, -anlam değişmese dahi- atalarsözü diye anılmaz. Örneğin: Derdini saklayan derman bulamaz. sözündeki derman yerine ilaç denilemez. Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. sözü de, sözcüklerin sırası değiştirilerek: Elin kapısını çalma, kapını çalarlar biçiminde söylenemez. 2- Atasözleri kısa ve özlüdür. Az sözcükle çok şey anlatır: Dikensiz gül omaz. Alet işler, el övünür Taşıma su ile değirmen dönmez ... gibi. 3- Atasözlerinin çoğu bir, iki cümledir. Daha uzun olanları azdır: Vakit nakittir. Balık baştan kokar. Yerin kulağı var. Ak akçe kara gün içindir. Deveci ile konuşan kapısını büyük açar. Görünen köy kılavuz istemez. Son pişmanlık fayda etmez. Zaman sana uymazsa sen zamana uy. Yoldan kal, yoldaştan kalma. Dost ile ye iç, alışveriş etme. Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl. Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al ... gibi. Bu örneklerde görüldüğü gibi, tümcelerde en çok geniş zaman kipi, kimi vakit (öğüt olan atasözlerinde) emir kipi kullanılmıştır. Başka kiplerle kurulmuş atasözleri daha azdır. Bunlarda da fiili söylenmemiş olanlarda da, ya geniş zaman ya emir anlamı gizlidir: Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış. Ana kızına taht kurmuş, baht kurmamış. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Anlayama sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Đnsan söyleşe söyleşe, hayvan koklaşa koklaşa. Deve bir akçeye, deve bin akçeye. Evvel taam, sonra kelam ... gibi.

Töre ve gelenekleri bildiren atasözleri vardır: Dost başa bakar. Bu sözlerin altında istemelisin ki elde edesin.. bir düstur niteliğindedir.Sosyal olayların nasıl olageldiklerini -uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak. kazma kürek yaktırır.. bilgece düşünceler bildirerek (dolayısıyla) yol gösteren atasözleri vardır: Bal bal demekle ağız tatlı olmaz..B. çeyiz sandıkta . Yoldan kal.. Başka bir deyişle atasözleri. gibi.KAVRAM ÖZELLĐKLERĐ Her atasözü bir genel kural. Kork aprilin beşinden. 4. Mart yağar nisan övünür. Korkunun ecele faydası yoktur. Ayağım yorganına göre uzat.Birtakım gerçekler. Minareyi çalan kılıfını hazırlar. gibi. Öfke ile kalkan ziyan ile oturur. yoldaştan kalma ..yansızca bildiren atasözleri vardır: Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek içer. kavram bakımından birkaç çeşittir: 1. düşman ayağa. . Zemheride kar yağmadan kan yağması iyi. Kızını dövmeyen dizini döver. Can bostanda bitmez. gibi. dersleri bulunmaktadır.. felsefeler. üstüne sıçrar.. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var. Araba kırılınca yol gösteren çok olur. . gibi. Mahkeme kadıya mülk değil. Sona kalan dona kalır. 5. gibi. 3.. Bu kural ve düsturlar başlıca aşağıdaki kavram bölükleri içinde bulunur. Kız beşikte.. gibi.Toplumsal olayların nasıl olageldiklerini uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak bildirirken bundan ders almamızı (açıkça söylemeyip dolayısıyla) hatırlatan atasözleri vardır: Ağlamayan çocuğa meme vermezler. 6. nisan yağar insan övünür . Bugünkü işini yarına bırakma..Denemelere ya da mantığa dayanarak doğrudan doğruya ahlak dersi ve öğüt veren atasözleri vardır: Çirkefe taş atma. öküzü ayırır eşinden...Doğa olaylarının nasıl olageldiklerini -uzun bir gözlem sonucu olarak.belirten atasözleri vardır: Mart kapıdan baktırır. Taşıma su ile değirmen dönmez . insan kendisini öfkeye kaptırmamalı.. 2..

Akacak kan damarda durmaz. BÖLGELERDE DEĞĐŞĐK BĐÇĐMLER: Kimi atasözleri. Örneğin: Denize düşen yılana sarılır.Kimi inanışları bildiren atasözleri vardır: Kırk yılda bir ölet olur. (Bkz. düşünceyi anlatmaya yeterken.kavramı anlatmaya yetenden artık sözcük ile söylenmiş de olabilir: El elden üstündür. Baykuşun kısmeti ayağına gelir. Ananın bahtı kızına.TAMAMLAYICI BĐLGĐLER BĐRKAÇ BĐÇĐMĐ BULUNAN ATASÖZLERĐ: Atasözlerinin donmuş birer kalıp olduğunu söylemiştik. Ama denize düşen balığa (ya da samana) sarılır gibi bir biçimi yoktur. kalıbı içinde bulunan sözün atasözü kimliğini almış biçimi. biçimi de vardır. 2) kimi atasözleri -başka bir özelliği sağlamak için. atasözlerinin özelliklerinden olmakla birlikte (Bkz.. sözleri kimi bölgelerde: Keskin sirke küpüne zarar. biçiminde de söylenir. Bu gibi atasözlerinin bölgelerde kalıplaşmış özel biçimi var demektir. 1. gibi. daha uzun olarak: Ayıpsız yar isteyen yarsız kalır. 1. ÖZEL BĐR AMAÇLA UZATMAK: Kısa ve özlü olmak.7. . Bu kalıplardan her biri ayrı ayrı atalarsözü olarak tanındığından değişiklikler donmuş olma kuralına aykırı sayılamaz. Ayağını yorganına göre uzat. Örneğin: Keskin sirke kabına zarardır. parçasının eklenmesiyle ikinci biçimde de kullanılan atasözü gibi. sözcüklerin sırası değişmiş olarak: Yorganına göre ayağını uzat. 1). Bu da yukarıdaki kuralın bozulmuş olması demek değildir. buna: arşa varıncaya kadar. sözü.. Başka bir örnek: En kısa anlatım kılığını: Ayıpsız yar olmaz. Bu ikiden başka biçimde söylenmez. ayrı ayrı bölgelerde değişik biçimler almış olabilir. A. Kimi atasözlerinin birkaç kalıbı bulunduğunu da belirtmek gerekir. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır. eceli gelen ölür. sözünün: Denize düşen yosuna sarılır. A. Aç tavuk düşünde (rüyasında) darı görür biçimlerindedir. C. sözü ise.

Ağlarsa anam ağlar . . badem gözlü olur. (Bkz. Hayır dile komşuna . Örnekler: Sirkesini sarmısağını sayan paçayı yiyemez.Çıkmış kendisi oturmuş. alışveriş etme. her vakit değil zaman zaman böyle olduğunu kabul ettiğimiz atasözlerinden kimisinin eski biçiminde bu genelliğin hangi koşula bağlı bulunduğu söz içinde belirtilmiştir. Örnekler: BEYĐT Gülme komşuna . her gün işitildikleri halde tazeliklerini kaybetmeyen bu sözlerde çeşitli anlatış yolları.Kazma kürek yaktırır.Gelir başına.Yemeye yüzün olsun.Dilenci gözü çömçede. sözlerinin genel kural oldukları söylenemez. Güzellik on . biçiminde söylediğimiz atasözünün. Bağa bak üzüm olsun . Nitekim bugün: Suyu getiren de bir.Düşersin darlığa. kel ölür.Söz uzamıştır. sırma saçlı olur. etkinlik ve güzelliğini de uzatma öğeleri sağlamıştır. B). yüzyılda yazılmış olan Atalar Sözü kitabındaki biçimi şudur: Đyilik bilmeyen katında su getirenle senek sıyan biridir. ama o kısa anlatımlı kuru mantığın inandırıcılığını. ATASÖZLERĐNDE MECAZ: Atasözlerini temsili sözler diye tanımlayanlar ve mecazı atasözlerinin ayrılmaz niteliği sayanlar vardır. 1. Bazı atasözleri genel kural gibi söylenmiş olduğu halde gerçekten genel kural değildir. (Mecazsız) ATASÖZLERĐNDE SÖZ SANATLARI: Atasözlerinde ustaca bir üslup. (Mecazlı) Bugünkü işini yarına bırakma. büyüleyici ve inandırıcı bir anlatım özelliği vardır. (Mecazsız) Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır. Genelliğine düşüncemizle sınır çizdiğimiz. (Mecazlı) Damlaya damlaya göl olur. Güvenme varlığa . Her ne kadar atasözlerimizin çoğu temsili ve mecazi ise de temsili ve mecazi olmayan atasözlerimiz de az değildir.Gelir zamanı. GENEL KURAL GĐBĐ OLANLAR: Bütün atasözlerinin birer genel kural niteliğinde olduğunu yazmıştık.Dokuzu don.Söyletme kötüye. (Mecazlı) Mum dibine ışık vermez. çeşitli söz ve anlam sanatları görülür. Gelen gidene rahmet okutur. Örneğin: Kör ölür. (Mecazsız) Dost ile ye iç. Bu gibi sözlerde sık sık rastlanan durumların genelleştirilmiş olduğu görülmektedir. 15. Sakla samanı . Oduncu gözü amçada . Mart kapıdan baktırır . testiyi kıran da. Açtırma kutuyu .Başkası yalan ağlar. Yüzyıllardan beri kullanıldıkları.Hayır gele başına. Gelin altın taht getirmiş .

Aşını. Atta karın yiğitte burun. ALLĐTERASYON: Akça akıl öğretir. Kar eden az etmez. Müft olsun da zift olsun. Çok naz aşık usandırır. Aç ile eceli gelen söyleşir. elimi soksam yesem. Al giyen aldanmaz. Yerine düşmeyen gelin yerine yerine eskir. Emmim. Balık baştan kokar. Etme bulma dünyası.DĐZE: Çocuktan al haberi. Bey ardından çomak çalan çok olur. Dinsitin hakkından imansız gelir. Kardeşten karın yakın. Kaynayan kazan kapak tutmaz. TEVZĐYE: Sarmısak da acı amma evde lazım bir dişi. Đt ulur birbirini bulur. Davul dengi dengine diye çalar. Kendi düşen ağlamaz. işini bil. CĐNAS: Dilim seni dilim dilim dileyim. Emmim. Bal bol yiyen bel bel bakar. KĐNAYE: Can boğazdan gelir. Kızını dövmeyen dizini döver. Dilsizin dilinden anası anlar. Kimse bilmez kim kazana kim yiye. dayım. eşini. kesem. Dervişin fikri ne ise zikri odur. Tarlayı taşlı yerden kızı kardeşli yerden. Güvenme dostuna saman doldurur postuna. SECĐ: Dertsiz baş mezarda taş. dayım hepsinden aldım payım. . Başına gelen başmakçıdır. Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır.

vay arkam demiş. Sen olursan bensiz. Zengin arabasını dağdan aşırır. Hasta ol benim için. ĐHAMI TEZAT: öksüzün karnına vurmuşlar. At bulunur meydan bulunmaz. Gön yufka yerinden deliriz. TEZAT: Ak akçe kara gün içindir. Yaz yalan kış gerçek. Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.Hasta yatan ölmez eceli yeten ölür. Et tırnaktan ayrılmaz. Ağız yer yüz utanır. Üzüm üzüme baka baka kararı. Güvenme varlığa düşersin darlığa. Kefenin cebi yok. EĞRETĐLEME (ĐŞTĐARE): Ağaç yaşken eğilir. Çay geçerken at değiştirilmez. Koça boynuzu yük değil. AKĐS: Buldum bilemedim. Đki el bir baş içindir. Ölmüş koyun kurttan korkmaz. zügürt düzovada yolunu şaşırır. ben de olurum sensiz. Köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir. Erkek sel. Sağ baş yastık istemez. kadın göl. Domuzdan toklu doğmaz. Đstediğini söyleyen istemediğini işitir. Hamama giren terler. bildim bulamadım. Borçlunun dili kısa gerek. Delikli taş yerde kalmaz. meydan bulunur at bulunmaz. Dikensiz gül olmaz. Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar. Kendi düşen ağlamaz. MECAZI MÜRSEL: Bir çiçekle yar olmaz. öleyim senin için. Çoban armağanı çam sakızı. .

tazla çayırda. ben ben. Bağ bayırda. yaman avrat. Đncir babadan. yiğidin korkağı. dayım at demiş. ZEF ve NEŞĐR: Yaman komşu. Ana hakkı Tanrı hakkı. yaba vakti aba. Yerini gelişletmişler gerim dar demiş. Terziye göç demişler. Örnekler: Oynamasını bilmeyen kız yerim dar demiş. Đtle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir. soyu bedenimden demiş. Hasta yatan ölmez eceli yeten ölür. El el ile değirmen yel ile.ĐSTĐFHAM: Bağduy ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok? El mi yaman. düz yere mi girdi demiş. düşman kırmakla. seni nerelere asayım? ŞĐBHĐ ĐŞTĐKAK: Geç olsun da güç olmasın. Katıra baban kim demişler. Ağaca balta vurmuşlar. Sen sen. Ata arpa. Bakarsan bağ. yiğide pilav. Tilkiye tavuk kebabı yer misin demişler. ya odun eksik. Tencere demiş: dibim altın. kepçe demiş: girdim çıktım . Atın ürkeği. Elmayı çayıra. Kurda neden boynun kalın demişler. yaman at. birini sat. Aş tuz ile. adamın güleceğini getiriyorsunuz demiş. bey mi yaman? Erkek aslan aslan da dişi aslan aslan değil mi? Kabahat ölende mi öldürende mi? Sen ağa ben ağa. işimi kendim görürüm de ondan demiş. ÖYKÜ BĐÇĐMĐNDEKĐ ATASÖZLERĐ: Kimi atasözleri çok kısa bir öykü biçiminde söylenmiştir. zeytin deden. ya su demiş. Đnsan doğduğu yerde değil doyduğu yerde. iğnem başımda demiş. Yengece niçin yan yan gidersin demişler serde kabadayılık var demiş. Örnekler: Borç vermekle. bakmazsan dağ. üstünü örtmüş. Birinden göç. Eşeği düğüne çağırmışlar. armudu bayıra. Kediye bokun kimya demişler. bu ineği kim sağa? Yenice eleğim. Deveye inişi mi seversin yokuşu mu demişler. Aba vakti yaba. tuz ozan ile. birini başa. EKSĐLTĐLĐ ATASÖZLERĐ: Kimi atasözleri etsiltili anlatımla söylenegelmiştir.

sert taşlamalarla doludur. ulusların zekalarındaki keskinliği. eklemeler. benimsediği bir biçim vermişlerdir. ATASÖZLERĐ ULUSAL DEĞERLERĐ YANSITIR: Her ulusun atasözleri. atalardan kalma. hayallerindeki genişliği. (11'inci yüzyıldaki) (Taşı ısıramazsa öpmesi gerek) b) Eski atasözlerinden bugün unutulmuş olanlar bulunduğu gibi yeni zamanlarda dogmuş atasözleri de vardır. (11'inci yüzyıldaki) Isıramadığın eli öp başına ko. 15 ve 11'inci yüzyıllardaki biçimlerini bir arada gösterelim: Kurt komşusunu yemez. Atasözlerinde bir ulusun düşünceleri. Besle kargayı oysun gözünü. Bu eskilik niteliği üzerinde biraz durmak gerekir: a) Yüzlerce yıl halk potasında kaynadıktan sonra atasözü niteliğini kazanmış olan bir sözün sözcüklerinde sözdiziminde zamanla değişiklikler olabilir. ulusal varlıklar olduğunu söylüyoruz. Var ne bilsin yok halinden. (Bugünkü) Kurt konşısın incitmez. yarası olan gocunur. sohbetinden bellidir. kendi ulusunun damgasını taşır.Yalancının evi yanmış. Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. (Bugünkü) Kesemedüğün eli öp başına ko. bu son biçimiyle atasözlerinin bütün niteliklerini kazanmış ve bir kişinin malı olmaktan çıkarak toplumun malı olmuştur. Böylece her atasözü. Say beni sayayım seni. (15'inci yüzyıldaki) Taşığ ısrumasa öpmiş kerek. Örnek olarak iki atasözünün bugünkü. Dokuz yüzyıl önce yaşadıkları Divanü Lugat-it Türk'ten anlaşılan . gelenekleri görülür. ATASÖZLERĐNDE DEVRĐK TÜMCE: Birçok atasözü devrik tümce ile kurulmuş. ince alaylarla. kendi varlığının ve benliğinin aynasıdır. yaşayışları. kimse inanmamış. ona kamunun beğendiği. Ama zamanla birçok kişiler onun üzerinde yontmalar. kazarlar kuyunu. Atasözleri. adayım sana. eski. (15'inci yüzyıldaki) Böri koşnısın yimes. Kazma elin kuyusunu. ATASÖZLERĐNĐN ESKĐLĐĞĐ. Açma sırrını dostuna o da söyler dostuna. Sorma kişinin aslını. Bu sözler. inanışları. duygularındaki inceliği belirten en değerli örneklerdir. YENĐLĐĞĐ: Atasözlerinin. An beni bir kazla o da çürük çıksın. Ağlama ölü için ağla deli için. Al kaşağıyı gir ahıra. değiştirmeler yapmışlar. ATASÖZLERĐNĐN ÇIKIŞI VE BĐÇĐMLENMESĐ: Bir atasözünün ilk taslağını kuşkusuz ki tek kişi ortaya atmıştır. parlak nüktelerle. Đşte ilk taslak. böylece daha güçlü bir anlatım sağlanmıştır Örnekler: Ada bana. derin felsefelerden başka güzel buluşlarla.

(Çünkü herkes başına vurur. gibi kahvenin yurdumuza yayıldığı tarihten sonra çıkan atasözleri de vardır. Bunun gibi 15. (Ateş alevle söndürülmez. Doğru söyleyenin tepesi delik olur. toplumca benimsenmek gibi bir genelliği bulunan ruh hallerini yansıtmak için ortaya çıkmışlardır. O zaman birbirini tutmayan düsturlar ortaya çıkar. DÖRT BÖLÜK ATASÖZÜ: Atasözleri. Her atasözü bir kural olduğuna göre bu çelişik sözlerden her biri nasıl kural sayılabilir? Bu soruya cevap verebilmek için görüp geçirdiğimiz olayların çelişmelerle dolu olduğunu düşünmek gerekir: Bunları belirten kurallar da şüphesiz öyle olacaktır. Bundan başka aynı olay.) Buzdan suv tamar. Dahası 15. Öte yandan: Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var. töresi ayruk olur.atasözlerinden kimisi bugün de yaşamakta ise de kimisi unutulmuştur. c) Türkiye dışındaki Türk lehçelerinde yaşayanlar. Nasıl ki sözlüklerimiz: a) Ortak yazı dili sözlüğü. yüzyılda derlenmiş olan atasözlerinden: Sünnet var cümle kesmek yok. iyilik yapanın iyilik göreceğini bildiren atasözlerimiz de kötülük göreceğini bildiren atasözlerimiz de vardır: Đyilik eden iyilik bulur. Aralarında yerine göre inanılarak söylenilmiş olanlar da bulunabilir. gibileri bugün işitilmemektedir. ya toplumla alaydır. ç) Eski zamanlarda kullanılmış iken bugün bırakılmış olanlar. c) Lehçeler sözlüğü. kimse inanmamış. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. yüzyıl atasözlerinin durumu da böyledir. b) Sadece bir bölgede bulunanlar.) Bunun gibi. Biz bunları ayrı ayrı derleme konusu yapmayı uygun buluyoruz. Örneğin: . Nitekim yalan söylemenin kötü sonuçlar vereceğini bildiren atasözleriyle birlikte doğru söylemenin kötü sonuçlar vereceğini bildiren atasözleri de yaşamaktadır: Yalancının evi yanmış. ÇELĐŞĐK ATASÖZLERĐ: Atasözleri içinde anlamları birbirine aykırı olanlar vardır. Đyiliğe iyilik olsaydı koca öküze bıçak olmazdı. ç) Tarihsel sözlük olarak ayrı ayrı ortaya konulmaktadır.) Teşük suvda belgürer. Đl ilden ayruksı olmaz. Eşek eti diriyle tatludur. değişik koşullar altında ayrı ayrı sonuçlar verebilir. Örneğin Divan'daki: Otug odhguç birle üçürmes. Demek ki atasözleri de dilin sözcükleri gibi sürekli bir oluş-unutuluş durumu içindedir. ya taşlamadır ya uyarmadır ya yermedir ya da bir kötümserlik ve öfke anlatımıdır. Burada bir inceliği belirtmek yerinde olur: Birbirine aykırı olan atasözlerinin hepsi kural gibi söylenmiş olmakla birlikte doğru yargılı olmayanlar. (Kasık yarığı suda belli olur. Bunlar doğru şeyler söylemek için değil. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. b) Bölge ağızlarının sözlüğü. kullanıldıkları yer ve zaman bakımından dört bölüğe ayrılabilir: a) Yurdun her yerinde kullanılanlar. (Buzdan su damlar.) gibi birçok atasözleri unutulmuştur.

öfke anlatımı da. Paran çoksa kefil al. Çok mal haramsız. (Hamit) Açıkgözlülük. Cümlelerden biri benzeyen. özdeyiş (vecize) adları verilmesi gereken ve uzun uzun açıklanabilen derin anlamlı kısa sözler.) Suüstimal kapısını aralık etmeye gelmez. koca vergisi doyumluk.Devlet malı deniz. öteki kendisine benzetilen yandır. Yargılar arasında başlıca iki türlü ilgi bulunur.) Bugünkü atasözlerinden örnekler: Demir tavında. çok söz yalansız olmaz. (Đşaret olsa yol şaşırılmaz. kar susuzluk kandırmaz. Örnekler: Kendini bil. söyleyeni belli olanlar da olmayanlar da vardır. Var evi kerem evi. reddolunur. sırasında göz yummayı bilmektir. kahpelik bir öpmekten. ATASÖZLERĐYLE KARIŞTIRILAN SÖZLER: Atasözlerinin niteliklerinden kimisini taşıdıkları için atasözlerini andıran ve birçok kitaplarda atasözü diye gösterilen birtakım sözler vardır. bilgi olsa söz sapıtılmaz. (Cenap Ş. öyleyse var. (Eflatun) Malı az olan değil. sözü taşlama da. (Khilon) En büyük utku. Baba vergisi görümlük. Kavurga karın doyurmaz.) . Erken kalkan yol alır. istekleri çok olan insan fakirdir. gerçek atasözleriyle karıştırılmamalıdır: a) Özsöz. yemeyen domuz. Aşağıda çeşitlerini gösterdiğimiz bu sözler. (Seneca) Düşünüyorum. ĐKĐ YARGILI ATASÖZLERĐ: Birtakım atasözleri çifte yargılı. çok söyleme arsız edersin. kızı kardaşlık yerden. çifte kurallıdır. dilber çağında. Güzel bürünür. çirkin görünür. (Cenap Ş. Bu özellik eski atasözlerinde de bugünkülerde de görülür. konan göçer. Suyun yavaş akanından. a) Atasözü iki cümleli bir benzetmedir. inanılarak söylenilmiş bir söz de olabilir. Hırsızlık bir ekmekten. işim yoksa şahit ol. (Atatürk) Hakaret muhayyerdir. (Descartes) Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. erken evlenen döl alır. Eken biçer. b) Atasözünün iki cümlesi anasında bir benzetme değil başka bir ilgi vardır: Đki yargı birbirini tamamlar ya da birbirine karşıt olabilir Örnekler: Aç bırakma hırsız edersin. bilig bolsa söz yazmas. Divanü Lugat-it Türk'teki şu söz gibi: Ula bolsa yol azmas. Bunlar içinde yazanı. yok evi verem evi. kişinin kendine egemen olmasıdır. insanın yere bakanından kork. Tarlayı taşlı yerden. derhal ardına kadar açılır.

araya sözcükler katmışlar. (Muallim Naci) ç) Kimi şairler manzumeleri içine aldıkları atasözlerinin kalıbını bozmuşlardır: Vezne uysun diye ve başka nedenlerle sözcükleri değiştirmişler. Đşte birkaçı: . Herkes ana baba evladıdır.) Đhtilafatıyle ugraşmakta dehrin zevk yok. (Esat Muhlis Pş. Lakırdı ile iş bitmez. (Cenap Ş. (Ragıp Pş. yalın gerçekler: Parasızlık her fenalığı yaptırır. (Nefi) Hak ol ki Huda mertebeni eyleye ali. c) Yazanı bilinsin. (Yahya Ef. sözdizimine başka biçim vermişlerdir. b) Özdeyiş dışında kalan ve halk arasında sık sık kullanılan kısa. Baba evladının fenalığını istemez. kuru. (Ziya Pş. asıllan başka türlü olan atasözlerine işaret sayılırlar. Talih yar olmayınca elden ne gelir. bilinmesin bilgece dize ve beyitler: Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Fena söz çekilmez. (Cenap Ş. Meşveretsiz yapılan işten hayır gelmez.Kainatta yalnız bir sosyalist tanırım: Ecel. Adalet mülkün temelidir.) En metin nokta-i istinat. Kabiliyetin mektebi yoktur. Takdir ne ise o olur. (Hatemi) Tiz reftar olanın payine damen dolaşır. (Ruhi) Taklid-i zag kebk-i hıramanı güldürür.) Mihneti kendüye zevk etmedir alemde hüner. (Kanuni) Akla mağrur olma Eflatun-i vakt olsan eğer. Cümlemizin gireceği kara topraktır. (Vasıf) Zerdüz palan ursan eşek yine eşektir. Edebiyatımızda örneği pek çok olan böyle sözler.) Sükut etmek gibi nadane alemde cevap olmaz. insanın kendi kuvvetidir. (Muallim Naci) Zevk anın mirsad-ı ibretten temaşasındadır. Çalışan kazanır.) Bir güzel kıyafet. (Cenap Ş.) Keskin kılıç kullananlar yanlış hamlelerden sakınmalıdırlar. manzume içindeki değişik biçimleriyle atasözleri sayılamazlar.) Erişir menzil-i maksuduna aheste giden. (Şefii Dede) Şecaat arz ederken merd-i Kıpti sirkatin söyler. Can tatlıdır. (Hatemi) Laf-ı dava-yı enaniyyet ne lazım akıle. iyi bir tavsiye mektubudur. (Esat Muhlis Pş.) Herkesin alemde bin mafevkı bin madunu var. Bir edib-i kamili gördükte tıfl-ı mektep ol. Đlim deryadır.

(Güvahi) (Rüşvet kapıdan girerse iman bacadan çıkar.) Bir atasözünün ayrı ayrı kişilerce. (Hıfzi) (Yerin kulağı var.) ::::::::::::: Anlamaza davul çalsan vız gelir.) ::::::::::::: Hoş gelir avaze-i davul u zurna durdan.) :::::::::::::: Ecel olduğu yoktur havf ile def. (Güvahi) (Ortaklık öküzden yalnız buzağı yeğdir. (Güvahi) (Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar. (Kalayı) Bal bal desen ağız bal olur mu ya? (Gufrani) (Bal bal demekle ağız tatlı olmaz. hatta bir şairce türlü biçimlere sokulduğuna da örnekler verelim: Verilmez oğlan ağlamasa emcek. (Mesti) (Anlayana sivrisinek saz.Yüce olur ise her ne kadar dağ. (Güvahi) Ağlar sabi bile: Verin mememi.. (El elden üstündür. anlamaya davul zurna az. Anlayana sivrisinek saz olur. (Molla) (Davulun sesi uzaktan hoş gelir.) :::::::::::::: Đşitmedin mi rişvet kapudan şad Giricek bacadan gamgin çıkar dad. Yol üstünden aşar yakın u ırağ. (Süheyl ü Nevbahar) .) ::::::::::::: Binenler tiz nüzul eyler semend-i müstear üzre. (Gufrani) (Ağlamayan çocuğa meme vermezler.) (Nabi) ::::::::::::: Zeminin guşu var derler meseldir. (Güvahi) (Korkunun ecele faydası yoktur. kaçma bu sözden. Yeğ olur şeksiz ortaklık öküzden.) Demekle bal tatlu olmaz ağız.) (Nev'i) :::::::::::::: Ağlamak ne demek kendi düşenler? (Lemi) (Kendi düşen ağlamaz. (Güvahi) Meseldir zikr-i şehd ile şeha olmaz dehen şirin.) Ki atlaslar olur zaman ile dut.) :::::::::::::: Bu mesel meşhurdur kim dest ber balayı dest.) :::::::::::::: Ki başka buzağı. (Eğreti ata binen tez iner.

Ki atlaslar olur eyyam ile tut. (Tutmacı) Küyenler hardan hurma yediler, Koruktan sabr ile helva yediler. (Şeyhi) Nice şirin demiş bunu dana Ki olur sabr ile koruk helva. (Hamdullah Hamdi) Bağda sabr ile biter huşe, Huşe em sabr ile olur tuşe. (Hamdullah Hamdi) Eğer sabredesin ey nahl-i ziba, Koruk helva ola vü har hurma. (Kemal Paşazade) (Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas) Ki vardurur gönülden gönüle rah. (K. Paşazade) Ki derler var gönülden gönüle yol. (K. Paşazade) Ki gönülden gönüle vardır rah. (K. Paşazade) (Gönülden gönüle yol vardır.) BAŞKA DĐLE ÇEVĐRĐLME: Atasözleri başka dile çevrilebilir. Bu çevirde anlam kaybolmaz, sadece biçim özellikleri kaybolur. Birçok uluslarda aynı anlamı taşıyan atasözleri, de vardır. Ç. TANIM Yukarıdaki açıklamalarla atasözlerinde bulunan çeşitli özellikleri ortaya koymuş bulunuyoruz. Bütün bu özellikleri içine alan bir tanım çok uzun olur. Bunun için ana nitelikleri belirterek olabildiğince kısa bir tanım yapacağız: Atalarımızın, uzun denemelere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da ögüt olarak düsturlaştıran ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş özsözler. ::::::::::::: 2 DEYĐMLER Atasözleri bölümünde yaptığımız gibi, deyimin tanımını sona bırakarak önce özelliklerini inceleyelim. Deyimlerde de hem biçim, hem kavram özellikleri bulunmaktadır. Biçim özelliklerinden kimisi, atasözleriyle deyimler arasında ortaktır. Kavram özelliklerinde böyle bir ortaklık yoktur. A- BĐÇĐM ÖZELLĐKLERĐ 1- Deyimler de atasözleri gibi, kalıplaşmış sözlerdir. Bir deyimin sözcükleri değiştirilip yerlerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamaz ve deyimin sözdizimi bozulamaz. Örneğin: Ayıkla pirincin taşını deyimi, ayıkla bulgurun taşını biçiminde söylenebileceği gibi, Tut kelin perçeminden deyimi de kelin perçeminden tut biçiminde kullanılamaz. 2- Deyimler de, atasözleri gibi, kısa ve özlü anlatım araçlarıdır. Dil dökmek - Kelle kulak yerinde - Kel başa şimşir tarak - Atı alan Üsküdar'ı geçti... gibi.

3- Deyimler en az iki sözcükle kurulurlar ve biçim bakımından iki bölüğe ayrılabilirler: a) Sözcük öbeği durumundaki deyimler: Ağır başlı - Eli bayraklı - Püf noktası - Đçli dışlı - Kellesi koltuğunda - Gel zaman git zaman Kaşla göz arasında - Suya sabuna dokunmadan... gibi. Öbeği oluşturan sözcükler bitişik yazılmaz. Ünlem niteliğindeki deyimleri de bu bölük içine almak uygun olur: Adam sen de! - Cart kaba kağıt! - Yok devenin başı! - Hele hele!... gibi. b) Tümce durumundaki deyimler: Dostlar alışverişte görsün. Halep ordaysa arşın burda. Đncir çekirdeğini doldurmaz. Delik büyük, yama küçük... gibi. Bir mastarla sona eren deyimler, çekime gireceklerinden ve dolayısıyla bir tümce kuracaklarından bu bölük içinde yer alırlar. Örnekler: Göz yummak - Gönül almak - Dirsek çevirmek - Damarı tutmak - Baltayı taşa vurmak Boyunun ölçüsünü almak - Bir taşla iki kuş vurmak - Ağzına bir parmak bal çalmak - Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak... Bunlar göz yumdum, gönlünü alalım, baltayı taşa vurdunuz, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu.... gibi tümceden oluştururlar. B- KAVRAM ÖZELLĐKLERĐ 1- Deyim, bir kavramı belirtmek için bulunmuş özel bir anlatım kalıbıdır; genel kural niteliğinde bir söz değildir. Deyimi atalarsözünden ayıran en önemli özellik budur. Deyimleri biçim özellikleri bakımından incelerken iki bölüğe ayırmıştık. (Bkz. 2, A, 3). b) bölüğünde bulunanlar, çoğu zaman atasözleriyle, karıştırılmaktadır. Bu karıştırmanın nedeni, her iki söz çeşidinin de tümce durumunda bulunması ve hoşa giden bir anlatım taşımasıdır. Biçim benzerliğinden ileri gelen bu karışıklık, kavram ayrılığına dikkat edilirse ortadan kalkar. Örneğin: Bitli baklanın kör alıcısı olur. Đşleyen demir ışıldar. Bugünkü işini yarına bırakma. cümleleri atasözleridir. Çünkü her biri bir genel kuraldır. Denenmiştir: Her zaman bitli baklanın kör alıcısı olur. Đşleyen demirin ışıldadığı su götürmez bir gerçektir: Bugünkü işini yarına bırakmamak öğüdü de her zaman uygulanmak üzere ortaya konulmuş bir düsturdur. Oysa: Atı alan Üsküdar'ı geçti. Armut piş, ağzıma düş. Bu perhiz ne, bu lahana turşusu ne? sözleri deyimdir. Çünkü hiç biri genel kural olarak söylenemez: Her zaman atı alan Üsküdan geçmez. Armut piş ağzıma düş sözü her vakit değil, ancak kimi durumlar için doğrudur. Perhizle lahana turşusu da bir düstur gibi yürütülemez. 2- Deyimlerin amacı, bir kavramı ya özel kalıp içinde, ya da çekici, hoş bir anlatımla belirtmektir. Atasözlerinin amacı ise yol göstermek, ders ve ögüt vermek, ibret almamız için gerçekleri bildirmektir. Görülüyor ki deyimle atasözü, amaçta da birbirinden ayrılmaktadır.

3- Deyimle atasözü arasında, sınırda bulunan sözlere dikkat edilmelidir: a) Atasözleri arasına da alınsa, deyimler arasına da alınsa yanlış sayılamayacak sözler vardır. Bu, atasözleriyle deyimleri birbirinden ayıran özelliklerin iyice belirmemiş olmasından değil, bu çeşit sözlerin iki anlam taşımasından ya da iki türlü yorumlanabilmesinden ileri gelir. Örneğin: Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. sözü, karşındakini kızdırarak seninle ilgili şeyleri ortaya dökmesine, senin için kötü şeyler söylemesine yol açma anlamına kullanılırsa atasözü olur. Beni kızdırırsan senin için kötü şeyler söylerim anlamına kullanılırsa deyim olur. Başka bir örnek: Çam sakızı çoban armağanı. sözü zengin olmayan kimsenin armağanı, pahalı bir şey olamaz diye yorumlanırsa atasözü sayılmış olur. Sunduğum şey değersiz ama gücüm ancak buna yetiyor diye yorumlanırsa deyim sayılmış olur. Böyle iki niteliği bulunan sözlerden birkaç örnek: Arnavut'a sormuşlar: cehenneme gider misin? diye, aylık kaç? demiş. Atın ölümü arpadan olsun. Buğday ekmeğin yoksa bugday dilin de mi yok? Keçiye can kaygısı, kasaba yağ kaygısı. Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa? Üzümü ye de bağını sorma. Varışına gelişim, tarhana aşına bulgur aşım. Balaban aş pişirmiş, çocuklarını başına üşürmüş. -Deveyi gördün mü? Yeden ölsün. Karınca kararınca. b) Kimi sözler, fiil çekiminin değişmesi ile atasözü iken deyim, deyim iken atasözü durumuna girer Örneğin: Dağ yürümezse abdal yürür atasözüdür. Dağ yürümezse abdal yürüsün deyimdir. Bunun gibi: Doğmadık çocuğa don biçilmez atasözüdür. Doğmadık çocuğa don biçmek deyimdir. Bir örnek daha: Ölümü gören hastalığa razı olur, atasözüdür. Ölümü görüp hastalığa razı olmak ya da Ölümü gördü de hastalığa razı oldu deyimdir. Bu biçim deyimler, kalıpları bilinen atasözlerine rişaret de sayılabilir. 4- Biçim bakımından iki bölüğe ayırdığımız deyimleri kavram bakımından da ikiye ayırabiliriz: a) Deyimlerin çoğunda kalıplaşmış sözden çıkan anlam, sözcüklerin gerçek anlamlan dışındadır: Örnekler: Devede kulak - Düttürü Leyla - Başlı başına - Đçinden pazarlıklı - Sapı silik - Çantada keklik - Gün görmüş - Ömür törpüsü - Püsküllü bela - Dişe dokunur - Yıldızı dişi - Danışıklı dövüş Hem nalına hem mıhına - Ağır ezgi, fıstıki makam - Balık kavağa çıkınca - Abayı yakmak - Hapı yutmak - Pabucu dama atılmak - Mercimeği fırına vermek - Đki ayağını bir pabuca koymak Tozdan dumandan ferman okunmamak - Karda gezip izini belli etmemek - Tavşana kaç, tazıya

tut demek - Fol yok, yumurta yok - Ne şiş yansın ne kebap - Öküz öldü ortaklık ayrıldı - Tencere yuvarlandı kapağını buldu - Ben diyorum hadımım, o soruyor oğul uşaktan neyin var? b) Kimi deyimlerde kalıplaşmış sözden çıkan anlam, sözcüklerin gerçek anlamları dışında değildir Örnekler: Çoğu gitti azı kaldı - Đsmi var cismi yok - Đyiye iyi kötüye kötü demek - Adet yerini bulsun Allah bana, ben de sana Kimi kimsesi yok - Özrü kabahatinden büyük - Hem suçlu, hem güçlü - Yeri yurdu belirsiz Ağzına layık - Dosta düşmana karşı - Yükte hafif pahada ağır - Đyi gün dostu. C- TAMAMLAYICI BĐLGĐLER DEYĐMLERĐN YAPISI: Deyimlerin biçim bakımından ya tümce olduklarını ya da tümce olmayan sözcük öbeği durumunda bulunduklarını söylemiştik. Sözcük öbeği durumunda olan deyimler, sınıflandırılamayacak kadar çok değişik biçimlerde oluşmuşlardır. Đki sözcüklü olanlardan kimisini yapıları yönünden sınıflandırmaya çalışalım. a) Öğeleri ekli ya da eksiz ad tamlaması biçiminde olanlar vardır: anasının gözü, kaçın kurası, ayak bağı, kıl payı, ayağının tozuyla, şunun şurasında, günün birinde... gibi. b) Öğeleri ekli ya da eksiz sıfat tamlamak biçiminde olanlar vardır: iki büklüm, dik başlı, orta halli, bir ara, boş yere, bir ağızdan, tek başına, tez elden, fena halde, çöpten çelepi, başlı başına... gibi. c) Tamlanan - ad yapısında olanlar vardır: kanı pahasına, ardı sıra, ucu ucuna, günü gününe, yanı başında, eli kulağında, günü birliğine... gibi. ç) Tamlanan - önad yapısında olanlar vardır: kulağı delik, sütü bozuk, alnı açık, canı tez, gözü kapalı, yüzü gülmez... gibi. d) Ekli ya da eksiz ad - önad yapısında olanlar vardır: et kafalı, gün görmüş, çöp atlamaz, kendi gelen, cana yakın, kafadan sakat, arada bir, anadan doğma, ayağına çabuk, örümcek kafalı... gibi. e) Biri ya da her ikisi ekli iki addan oluşanlar vardır: el ele, art arda, karşı karşıya, kim kime, kendi kendine, sözüm ona, günden güne, devede kulak... gibi. f) Biri ya da her ikisi ekli iki sıfattan oluşanlar vardır: Üst üste, yarı yarıya, birdenbire, uzaktan uzağa, inceden inceye, alı al, moru mor... gibi. g) Đki eylemden oluşanlar vardır: oldum bittim, inan olsun, gel geklim, bilir bilmez, oldu olacak, girdisi çıktısı, aldı yürüdü, veryansın etmek, örtbas etmek... gibi. Đkiden çok öğesi bulunan ve yukarıdaki sınıflar içine girmeyen değişik yapıda deyimlerden de birkaç örnek görelim: her ne kadar, hiç olmazsa, ne var ki, ne de olsa, eski göz ağrısı, o gün bugün, kız ağlama kız, dumanı doğru çıksın, doğru doğru dosdoğru,... gibisine gelmek, kaşla göz arasında, ne olur ne olmaz, nerede kaldı ki, suyu mu çıktı, tuz ekmek hakkı... BĐÇĐMĐ DEĞĐŞEBĐLEN DEYĐMLER: Deyimlerin donmuş birer kalıp olduğunu söylemiştik. (Bkz. 44 2, A, 1). Kimi deyimlerde, tümce yapısı ve ana sözcükler değişmemek üzere çekimler ve adıllar değişebilir: Aşağı tükürsem (tükürsen, tükürse...) sakalım (sakalın, sakalı...), yukarı tükürsem (tükürsen,...) bıyığını (bıyığın, bıyığı...) Bana (sana, ona...) göre hava hoş. Gözüne kestirmek (gözüme kestirdim, gözüne kestirdi)... gibi.

Pamuk gibi . öylece beğenilip yayılmıştır.Şeker gibi . Bu söz. ateş gibi.. Yol.Arpacı kumrusu gibi (düşünmek) Beşlik simit gibi (kurulmak) .Tavşan boku gibi (ne kokar.Đt gibi .Đplik gibi . gelinim sen dinle (işit. DEYĐMLERDE MECAZ: Mecaz. Yani buz gibi sözü -kendisinden sonra soğuk sıfatı kullamlmasa bile.Ahfeş'in keçisi gibi (baş sallamak) ..Đki cami arasında kalmış beynamaza dönmek. devede kulak gibi çoğu mecazlı olan deyimler arasında özrü kabahatından büyük.Keçi gibi .Kağıt gibi . anla)..Temcit pilavı gibi (ısıtıp ısıtıp koymak) ..Yıldırım gibi .. Dilin her zaman tuttuğu bu yolu özel bir kuruluş ve anlatış yolu sayıp bu gibi benzetmeleri deyimler ya da atasözleri arasında göstermeyi biz uygun görmüyoruz. atasözlerinin ayrılmaz niteliği değildir.Karun gibi . BENZETMELĐ ANLATIMLAR: Deyim sayılmaya elverişli olan ve olmayan benzetmeli anlatımlar vardır: a) Kimi kavramları daha iyi belirtmek için birtakım basmakalıp benzetmelere başvururuz. Örnekler: Tereyağdan kıl çeker gibi Gümrükten mal kaçırır gibi .Đğne gibi . yurdu bellisiz.Zümrüt gibi .Çiroz gibi .. deyimlerin özelliklerinden olmakla birlikte (Bkz.Kurşun gibi .Dalyan gibi .Kuzu gibi .Çöp gibi .Deli saraylı gibi .. DEYĐMLERDE SÖZ SANATLARI: Deyimler de atasözleri gibi ustaca düzenlenmiş sözlerdir. Bunun arkasından benzetme yönünü belirtecek olan önad söylenmezse .Kıl gibi .Dev gibi . çok siyah demektir. Çenesi düşük (Çenesi çürük).Đpek gibi . ne bulaşır) . deyimler için de geçerlidir.Taş gibi . tuzu yok. Göz ucuyla (Göz kuyruğuyla). deriz ki çok soğuk. anlam sanatlarından yararlanılmıştır: .Kabak çiçeği gibi (açılmak) . benzetmedeki iki yanın güçlü olanından sonra gelir.Arslan gibi .Terbiyeli maymun gibi . Bu sözlerin yapılışında dilin türlü olanaklarından ve çeşitli söz.BÖLGELERDE DEĞĐŞĐK BĐÇĐMLER: Bir deyim. bu önadın yerini tutar.Dal gibi . demiştik. Buz gibi..Yıldırımla vurulmuşa dönmek .. A.Domuz gibi.Mal bulmuş Mağribi gibi . iz bilmemek.Arı kovanı gibi (işlemek) . Hoşuna gitmek (Hoşuna gelmek).Tilki gibi .Kav gibi .Çam yarması gibi . çok sıcak. yarı yarıya gibi mecazsız olanlar da vardır.Zehir gibi .Ayı gibi . başı ne! Tadı. kömür gibi. gibi. Deyim ya da atasözü saymadığımız yaygın benzetmelerden örnekler: Kar gibi . 2. Bilindiği üzere benzetme ilgeci olan gibi.Süt dökmüş kedi gibi .Koyun kaval dinler gibi (dinlemek) . b) Öte yandan deyim sayılması gereken benzetmeler vardır: Bunlar çekici bir anlatım kalıbı içinde kurulmuş. 2) kimi deyimler birbirine benzeyen sözcüklerin yenilenmesiyle güç kazanırlar: Yaşı ne.Eşek gibi . Yeri. Kısalık ve özlülük. ayrı ayrı bölgelerde değişik sözcüklerle ya da değişik biçimlerle söylenebilir: Kızım sana söylüyorum.Kuyu gibi . Atasözlerini ve deyimleri derleyen kitaplarda bu basma kalıp benzetmeler de yer almaktadır.çok soğuk anlamına gelir. Nitekim çam devirmek.. gibi takımı.Sebilhane bardağı gibi (dizilmek) .

Damşıklı dövüş .. Bunun gibi sakala gülmek deyimi 15. Şeyhi'nin şu beytinden anlaşılmaktadır: Yüreği soğumadı sövmek ile.Gece silahlı gündüz külahlı . yapış yapış. oyun çıkarmak (sporda). yeşil ışık yakmak. kimi yaşlı kimselerin tanıdıkları Dı. en güzel benzetmeler. ç) Eski zamanlarda kullanılmış iken bugün çıkarılmış olanlar.Katır inadı . c) Türkiye dışındaki Türk lehçelerinde yaşayanlar. eski püskü.Anasının kızı . yüreği soğumak deyiminin 15.Pişmiş aşa soğuk su katmak. yığın yığın. çoluk çocuk. mırıl mırıl. gibi yeni deyimler de dilde yer almıştır. Nitekim derdini Marko Paşaya anlat sözü. gibi. DEYĐMLER ULUSAL DEĞERLERĐ YANSITIR: Deyimler de ulusal damga taşıyan dil varlıklarıdır Ulusun söz yaratma gücünden doğarlar. gibi.Kaşıkla verip sapıyla gözünü çıkarmak . bulunduğu.Çiçeği burnunda .Pösteki saymak . ufak tefek. Bunları nasıl ayırt edeceğiz? . ileri geri. çeşit çeşit mecazlar ve söz ustalıkları mini mini bir deyimin yapı harçları arasında parlar. gibi. 2. Son zamanlarda bozum olmak. DEYĐMLERĐN ESKĐLĐĞĐ. karma karışık.Göze girmek . yavaş yavaş... boş vermek.Borusu ötmek . 3) ile bileşik sözcük kimi zaman birbirine çok benzer. Marko Paşa'dan beri ortaya çıkmıştır. allak bullak.Bir içim su .Can kulağıyla . büyük büyük. iş yok. ters pers. yüzyılda da vardı. Olmadı eşeği dövmek ile.Yüreği yufka .Kör dövüşü . kuyruk olmak. bir dil kuralı uygulaması olan ikilemeleri deyim saymayı uygun bulmuyorum: Tak tak.Ağzı var dili yok .Dokuz doğurmak .Ateş püskürmek .Büyümüş de küçülmüş Yaşını başını almış .Oğul balı . sarı sarı. oldu olacak. A.Göz koymak . süklüm püklüm.Kabına sığmamak .Kulağı delik . ĐKĐLEMELER: Đkileme adı verilen ve ayrı ayrı yazılan sözcüklerden anlamları birbirine yakın..Đple çekmek .Gözü tutmak . DÖRT BÖLÜK DEYĐM: Atasözleri gibi deyimler de kullanıldıkları yer ve zaman bakımından dört bölüğe ayrılabilirler: a) Yurdun her yerinde kullanılanlar. atasözleri kadar eskimeden dile yerleşirler.Arslan payı .Dört elle sarılmak . öbek öbek. YENĐLĐĞĐ: Deyimler de atasözleri gibi toplumun malı olan eski sözlerdir... apar topar.Eski göz ağrısı . karşıt olanlarla sesleri birbirini andıranları ya da sözcüklerinden biri anlamsız bulunanları deyimlerin bir dalı saymak yerinde olur: ev bark.Kuş sütüyle beslemek . En uçucu kavramlar. yüzyılda yazılan Gülşen-i Raz'da görülmektedir: Ki bunlar sakala gülmektir ancak.Eyüp sabri . oldum olası.Ateş bacayı sarmak . Deyimler. en ince hayaller. şakır şakır. yüzyılda da. DEYĐM VE BĐLEŞĐK SÖZCÜK: Sözcük öbeği durumundaki deyim (Bkz.. Akse'l-Đreb'deki atın kıymeti tırnağı dibinde gerek sözünden anlaşılıyor ki bugün yurdumuzun bazı bölgelerinde kullanılmakta olan tırnağı dibinde deyimi 13. b) Sadece bir bölgede bulunanlar.. kap kacak. takım taklavat. aynı sözcüğün yenilenmesiyle kurulan ya da kuruluşlarındaki özellik.Eli uzun . söylene söylene. aşağı yukarı. tıkır tıkır. Örneğin. Ancak. Her deyim hoş bir buluştur Bir küçük söz dağarcığına koca bir alem sığdırılmıştır.

zamir.. el atmak. sanat. sözlerini ayrı yazmak eğiliminde olanlar da vardır. baş vurmak. sözlerini deyim sayıp ayrı yazmıştım. başı boş. Đmla Kılavuzu'nun eski basımlarında ve Türkçe Sözlükte ayrı yazıldığı halde Yazım kılavuzunun 1970 baskısında bitişik olarak verilmiştir. O zaman tek çıkar yol.. Yazım Kılavuzunda bitişiktir. 3) Sözcük çeşidi kayması (vurdumduymaz. Đmla Kılavuzunun eski baskılarında ayrı yazılmıştır. çıtı pıtı. Örneğin vazgeçmek sözü. alabildiğine koşuyordu.. veryansın... gitgide. Đki sözcüklü öyle sözler vardır ki deyim mi. bal ayı.. Ben bu kitabın 1965 baskısında ayak takımı. gibi). ama terim yoktur. tek sözcük durumundadır: Bitişik yazılır. göz koymak. Oysa tek sözcüklü deyim olmaz.. bileşik sözcük mü oldukları ancak anlaşma ile sonuca bağlanabilir. balıksırtı desen. şu sözü bileşik sözcük kabul edelim demektir. minimini. geleneğin. deyimle bileşik sözcüğü ayırt etmek için her zaman yeterli değildir. Đmla Kılavuzunun eski baskılarında bulunmadığına göre ayrı yazılması öngörülmüş iken Yazım Kılavuzu (1970)nda bitişik olarak yer almıştır. biçerdöver. akbaba. baş vurmak. tersyön. Yani şu sözü deyim sayalım. gibi iyelik ekiyle kurulan. yerelması. örtbas. baş ucunda.. gibi fiilleri çekimlenebilen söz kümeleri deyimler arasına girer ve sözcükleri ayrı ayrı yazılır. (Bununla birlikte verdiğimiz ölçüler. balkabağı. bileşik sözcük olarak kurulmuştur. tepetaklak. baldırı çıplak. peki. Terim ise ya bilim. Buna karşılık cümle halinde deyim vardır. Balayı sözü Türkçe Sözlükte ayrı yazılmıştır. Bu örneklerdeki terimler. Örneğin ayak sözcüğü dar anlamıyla edebiyat ve coğrafya terimidir. yanı sıra. kahvaltı. edat. haminne. Terimler tek sözcük olanları da vardır. kabataslak... Yani bunlar biçim ve yapı bakımından bileşik sözcük... Öte yandan Yazım Krlavuzu'nda ayrı yazılması öngörülmüş olan ara sıra. kaba saba. Eli açık. bir de anlaşmanın (şöyle olsun diye kabul edip elbirliğiyle uygulamanın) payı vardır. kavram ve görev bakımından terimdirler. Ayak üstü. bit yeniği. isim soyundandır. ayak teri. Yazım Kılavuzu (1970)nda ise bitişiktir.. ateşböceği. sözbirliği. Bileşik sözcük.. işyeri.. birebir. aralarına çekim ve yapım eki giremeyecek kadar kaynaşmıştırlar: Başlıca üç yolla kurulurlar: 1) Anlam kayması (hanımeli. anlamı daraltılmış sözdür ve bir tanımın özetidir: eşkenar. dedikodu. kuşpalazı. gibi).. Bu sözcüklerin kimisi isim ve fiil çekimlerine girmiştir. sözleri bileşik yazmak eğiliminde olanlar bulunduğu gibi Yazım Kılavuzu'nda bileşik yazılmış olan başıbozuk. b) Deyimi meydana getiren sözcükler ise aralarına çekim eki alamayacak kadar kaynaşmış değildirler. gibi). balık etinde. çıtır pıtır. meslek sözüdür ya da bunlar dışında. gözü pek. durdinlen.. gibi. sözgelişi. elbirliği. etimolojinin. 2) Ses kaynaşması ve düşmesi (cumartesi.] DEYĐM VE TERĐM: Deyim ile terimi de ayırt etmek gerekir: Deyim. Nasıl ki yazımın (imlanın) oluşumunda da fonetiğin. sıfat.. gündönümü. Başıboş. Yazım Kılavuzu(1970) bu sözleri bitişik yazdığına göre deyim saymamış.a) Bileşik sözcüğü meydana getiren sözcükler. . cevizgiller. karafatma . çöreotu. Sözcük öbeği biçimindeki deyimlerden böylece ayrılırlar. bileşik sözcük saymış demektir. başsağlığı. bağlaç. gelişigüzel. genel dilin malı olan sözdür. bilirkişi. içgüdü. çıtkırıldım.. yani isim. Görülüyor ki bir yerde deyimle bileşik sözcüğü kesin olarak ayırt etmek olanağı yoktur.. giderayak. ünlem gibi kullanılır: Vurdumduymazın biri. anlaşmaktır. gibi. başlı başına. zarf. işbirliği.

Allah deveye kanat vermesin. B. dua ve beddua olmakla birlikte atasözleri de sayılabilirler: Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin. 2. posta kurmak (gözdağı vermek).. Đşte bunlar. cızlamı çekmek (kaçmak). b) ise başka dile çevrilebilirler. Bilmecelerle tekerlemelerde atasözlerinin ve deyimlerin öteki ayırıcı nitelikleri yoktur. 4. DUALAR. ĐLENÇLER: Önce atasözü sayılabilecek dua ve beddualara bakalım: Bilindiği gibi atasözleri. yani bir kural gibi söylenmiş olanlar vardır. tekerlemeler.TANIM Buraya kadar yaptığımız açıklamalara göre deyimleri şöylece tanımlayabiliriz: Bir kavramı. ya çekici bir anlatımla ya da özel bir yapı içinde belirten ve çoğunun gerçek anlamlarından ayrı bir anlamı bulunan kalıplaşmış sözcük topluluğu ya da tümce. bi durumu. Deyim niteliğindeki argo sözcük öbeklerine ise argo deyim adını vermek yerinde olur. Dalga geçmek (aklı başka yerde olmak). atasözleriyle deyimlerden kolayca ayırt edilebilirler. dayısı dümende olmak (iş başında kendisine arka olan kimsesi bulunmak). geniş anlamıyla bir meslek topluluğu arasında kullanılan özel sözdür. yani her türün belli bir konuya özgü anlatım aracı olmasıdır. Dua ve beddualar arasında'da bir kişi için söylenmiş olmayıp genel nitelik taşıyanlar. Biz daha çok. gibi sözcük öbekleri argo deyimdir. Allahından bulsun. çakmak. Torpil. (Bkz.. 2. Böylece bunlar.. düstur niteliğinde sözlerdir. maytaba almak (alay etmek).. B.. Allah namerde muhtaç etmesin. . Bunların en önemli özelliği. Ç. Allah dört gözden ayırmasın. bilmeceler. sövgüler. gibi. gibi.. . genel kural. BAŞKA DĐLE ÇEVRĐLME: Gerçek anlamları dışında özel bir anlama gelen deyimler (Bkz.. argodur. konularının sınırlı bulunması. yağ çekmek (birine dalkavukluk etmek).. Genel kural niteliği taşımayıp bir kişi için söylenmiş olanlar atasözü sayılamazlar: Ömrün uzun olsun. a). röntgenci (kötü niyetle bir yeri gözetleyen). ayrı sözcükler ve aynı gramer biçimleriyle başka dile çevrilemezler.. Bu duruma göre argo sözcüklerine sadece argo demek yeter. Ancak duaların ve bedduaların bir bölüğü ya atasözlerine ya. taahhütlü (tabanca). beddualar (ilençler). 4. boş vermek (aldırış etmemek). ::::::::::::: 3 KALIPLAŞMIŞ BAŞKA SÖZLER Atasözleriyle deyimlerden başka kalıplaşmış sözlerimiz de vardır: Dualar. moruk. Allah cezasını versin. piston.DEYĐM VE ARGO: Deyim ile argo arasındaki ilişkiye de dokunalım: Argo.. Canı sağ olsun. Gerçek anlamlarıyla kullanılan deyimler. gibi. deyimlere yaklaşır. külhanbeylerinin özel anlamda kullandıkları kaba sözlere ya da başkaları anlamasın diye aralarında kararlaştırdıkları anlamla kullandıkları sözlere argo diyoruz. (sınıfta).

kitaplara geçirilip geçirilmemeleri zaman zaman tartışma konusu olmuştur. rahmetli Velet Đzbudak'ın açıklamalarıyla birlikte Türk Dil Kurumu'nun bastırdığı. sağ yıymaz. çekici bir anlatımla. ve 2. atasözleri ve deyimler için verilen tanımları. Kedinün usluluğu sıçan görüncedür. Bunları kitaplara geçirmemek bilim dışı davranıştır. gibi. özellikle bunları okuyacak çocukları düşünmektedirler. Đşte onlar. SÖVGÜLER.Canı çıksın . Kitaplara geçirilmesini savunanlar ise: bilimde ayıp ve utanma olmaz.Deyim sayılabilecek dua ve beddualara gelince: Yukarıda gördüğümüz gibi deyimlerin amacı.. ya hoş. bir kavramı. dua ve beddua olmakla birlikte deyim de sayılabilirler: Allah unutturmasın . içinde 689 söz bulunan Atalar Sözü adlı kitapta genel olarak gerçek atasözleri bulunmaktadır. Durumu biraz daha aydınlatmak için hatırlatalım ki deyimlerin konusu sınırlı değildir. güzel örgülü sanat ürünleridir.Kör olası.Sağ ol .. Hayır san işüne hayır gele başuna. Dil gerçeği gizlenmemelidir. Bunların kimisi deyim ya da atasözü niteliğinde zekice bulunmuş.Eline sağlık . bu eleştirmelerle kendi görüşümüzü savunmuş olacağız. ATALAR SÖZÜ (Hazırlayan: Velet ĐZBUDAK) 1480 yılında bilinmeyen bir kişinin derlediği ve 1936'da. Kağnı çökecek yol gösterici çok olur. MÜSTEHCEN SÖZLER: Halk arasında kullanılan sövgü sözleri ile açık saçık ve edep dışı sözler de konumuzla ilgilidir. Şunu da söyleyelim ki eleştirdiğimiz eserleri meydana getirenlerin kalıplaşmış sözlerimizi derlemede geçen emekleri şükranla anılmalıdır.Gözünü toprak doyursun . Dua ve bedduaların konusu ise sadece iyi. Dilde var oldukları yadsınamayan bu sözlerin kitaplara geçirilmesini doğru bulmayanlar. Öte yandan. Bu ayrımda ise şimdiye değin çıkan belli başlı eserlerde tutulan yolları. kötü dilektir. bir ahlak titizliği göstermekte. Bu özel konu da deyimlerin sınırsız konları içine girebileceğinden anlatımında deyim özellik ve niteliği bulunan dua ve beddualar. Biz istediğimiz kadar gizleyelim. Bu kitaptaki gerçek atasözlerinden örnekler: Dağ ne kadar yüceyise yol üstünden aşar. gibi. ayrımlarında atasözleriyle deyimlerin özelliklerini kendi görüşümüze göre belirttik.. Atalarsözü sayılamayacak sözlerden örnekler: . Derleyici. Her çeşit konu. o. atasözlerinin özelliklerini iyi sezmiş ve derlemelerine pek az başka sözler karıştırmıştır. mecazlı olmayan ve çekici bir anlatım kılığı taşımayan dua ve beddualar deyim sayılamazlar: Çok yaşa . yayılıp söylenmek akımından öteki sözlerimizden beri kalmıyor demektedirler. Ancak.. Asıl azmaz. aynı zamanda deyim de oluyorlar demektir. yapılan derlemelerdeki kusurları belirteceğiz. ::::::::::::: 4 ELEŞTĐRĐLER Đncelememizin 1. deyime anlatım kaynağı olabilir.Canı cehenneme. Dua ve beddualar arasında da bu özellikleri taşıyanlar vardır. Kısacası. ya da sadece özel bir kalıp içinde belirtmektir. Her iki görüşü de anlayışla karşılamak gerekir.

Halbuki aynı felsefenin: Ev alma. Đt boku ilaca yaradı. . lisanından sadır olduğu gibi milletin mahiyyet-i efkarına delalet eder. içinde atasözlerinden başka bilgece mısralar. Çok kısa olan önsözünü olduğu gibi aşağıya alıyoruz: Durub-i emsal ki hikmet-ül-avamdır. biçiminde söylenişine herkes atasözü demektedir. DURUB-Đ EMSAL-Đ OSMANĐYYE (Şinasi) Bu eserin ikinci. 1Şinasi durub-i emsal (atasözleri) için hikmet-ül-avam yani halk felsefesi demekle bu sözlerin önemli özelliklerinden birini belirtmiş oluyor. deyimler. Takdir-i Huda kuvvet-i bazu ile dönmez. buna hiç kimse atasözü demez. bir felsefesini komşuları uygun olmayan evi alma diye anlatsa. Mihneti kendüye zevk etmedir alemde hüner. Halk. biregü gözündeki çöpü görür. Bir kapuyu bendederse bin kapu eyeler küşat. beyitler. Sükut etmek gibi nadane alemde cevap olmaz. hatta deyim olmayan düpedüz laflar çoktur.Ekmeğün sağdıç emeğine dönsün. atasözleri için verdiği eksik tanımdaki halk felsefesi niteliğini bile taşımayan maddeleri de kitabına koymuştur. Eserde karışık olarak yazılı bulunan bu sözlerden birkaçını asıl nitelikleriyle seçerek gösterelim. Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. Ancak başka özelliklerini belirtmediğinden tam bir tanım yapmış olmuyor. 2Eserin adı Durub-i Emsal (atasözleri) olduğu halde. Sağır işitmez uydurur. Binaenaleyh bunların kaba tabiratı müştemil olanlarından maada ekserini işbu mecmuaya elifba tertibi üzre derceyledim. Tanzimi: 1268 (1851). Bir şem'i ki Hak yaka cihan üflese sönmez. Görülüyor ki bir sözün sadece halk felsefesi olması atasözü sayılmasına yetmemektedir. başına gelen. Ne ekersen onu biçersin. Aşağa korsam pas olur. Hazret-i Allah efendi fatih-ül-ebvaptır. Gözün üstünde kaşun mı var dediler melul olursun. yani 1287 (1870) baskısında 2500 söz vardır. Bilgece mısralardan ve beyitlerden örnekler: Şecaat arz ederken merd-i Kıpi sirkatin söyler. Böylece Şinasi. Atasözlerinden örnekler: Hekim kim. Kendi gözündeki hezeni görmez. komşu al. Kar-ı evvelde kişi akıbet-endiş gerek. Arabi ve Farisi ve Fransızca bazı mukabilleri fercemeleriyle beraber ilave kılındığı gibi lafzan veyahut manen durub-i emsali mutazammın olan birtakım Türkçe ebyat ile ibarat-ı mensure dahi istidlal makamında zeyl olundu. yukaru korsam is olur. Durubi Emsal-i Osmaniyye ise cümleten manidardır.

Eski hamam eski tas .Maymun gibi her şeye eli yakışır .Đpe un serdi . Hasıl mesel odur ki bir vakayı veya bir hikmeti mutazammın olarak bir emri iş'ar ve tenbih ede. eserin sonuna darbımesel ile tabir hakkında bazı düşünceler eklemiştir. Çünkü yalancı pehlivan tabirinden hiçbir .Başını hırkaya çekti .Tesbih böceği gibi büzülmüş .At başı beraber . Suyu devirmiş kediye döndü. Mesela yalancı pehlivan tabir-i meşhuru gibi. Lisan-ı Türkide ise birtakım ıstılahat ve tabirat dahi emsal yolunda istimal olunagelmiştir. Lisanımızda ise yerine göre ıstılah ve yerine göre tabir ile tarif olunabilir ki hulasa-i hükmü bir his veya fikr-i mahsusu terceme ve tefhimden ibarettir. Anda meselin haiz olduğu hüküm yoktur.Tencere yuvarlandı kapağını buldu . Hatta tabirat-ı meşhuredendir tabiri zebanzed-i havass u avamdır.Arı gibi sokar . Bundan sonra şöyle devam ediyor: Đşte bunlar.Sübut bulmayan söz hakkında ağız açma. 3Şinasi. sözleri yanlıştır.Kulp taktı . Binaenaleyh durub-i emsal ile tabirat-ı meşhureyi fark etmek iktiza eder. ünlü sözlükçü Littre'nin mesel için yaptığı tanımı efvah-ı nasta deveran ve az kelime ile ifade-i meram eden bir kavl-i şayidir ki kaide-i külliyye hükmündedir diye Türkçeye çevirdikten sonra diyor ki: Her lisanda emsal ile emsal kuvvetinde birtakım tabirat vardır ki ona Fransızlar expression derler.Yakası açılmadık . Örneğin: Çeşmeye gidenin testisi kırılır. Yazar. Açtırma kutuyu. Ebuzziya bu satırlardan sonra şu üç sözü örnek olarak veriyor: Bol bol yiyen bel bel bakar. Doğruları şöyledir: Su testisi su yolunda kırılır.Parasızlık her fenalığı yaptırır . Bal bal demekle ağız tatlılanmaz.Fitili aldı. Açtırma kutunun kapağını.Elmastıraş bardak latif olur .Akıntıya kürek çeker .Kabak tadı verdi . Kaş yaparken göz çıkarır. kimi atasözlerine ve kimi deyimlere yanlış biçim vermiştir. DURUB-Đ EMSAL-Đ OSMANĐYYE (Ebüzziya) Şinasi'nin Durub-i Emsal-i Osmaniyye'sine birçok söz katarak söz sayısını 4004'e çıkaran ve 1302 (1885)'de kitabın üçüncü baskısını ortaya koyan Ebüzziya. söyletme kötüyü. Đt ürür kervan göçer.Deyimlerden örnekler: At alan Üsküdar'ı geçti . Açma kutuyu söyledirsin kötüyü. Süt dökmüş kediye döndü.Çapak siler . Tabir ıtlak eylediğimiz akval ise bir hali musavvirdir. bir hadiseyi veya emri temsil tarikıyle tarif ile beraber bir hükmü tazammun ederler ki bu kabilden olan kelam-ı avama durub-i emsal ıtlak olunur. Atasözü ve deyim olmayan laflardan örnekler: Dört yanını deniz aldı . Đt ürür kervan yürür.

cennet.hadise tazammun etmeyip belki bir şahsın mahiyyeti taayyün eder ki icra edemeyeceği bir tavırda bulunan yani ca'li besalet taslayan kimseler vasfedilir. 1Görülüyor ki. gibi.Đyiye iyi. sözlerinin sonunda şöyle demektedir: Şinasi merhum emsal-i Osmaniyyeyi cemeylediği sırada emsal ile ıstılahatı tefrika lüzum görmeyerek ikisini beraber kaydeylemiş olmasından biz de camiin tuttuğu usulü muhafaza eyledik. bir emri temsil tarikıyle tarif ile beraber bir hükmü tazammun eder. Anda meselin haiz olduğu hüküm yoktur. 3Ebüzziya. atasözlerinin ayrılmaz koşulu olsaydı: Az tamah çok ziyan getirir. gibi sözlerin atasözü sayılmaması gerekirdi. (bir yargıyı kapsamakta) Kaldı ki tanımda belirtildiği gibi bir olayı temsil yoluyla anlattıkları ve bir hüküm belirttikleri halde atasözü olmayan deyimler. hatta ne deyim ne de atasözü olan sözler vardır: Öküz öldü ortaklık ayrıldı. Yani bu da yetersiz bir tanımdır. 1. Örneğin: Eviniz güzel yerdedir.Sağlık olsun . dahası Littre'nin kaide-i külliye (genel kural) ölçüsünü kullanamamıştır. Bunlarda temsil yoluna gidilmemiştir... Ama bu ayır mayı yapmak için gerek olan ölçüz bulamamış. gibi cümleler. Ebüzziya durub-i emsal ile tabirat-ı meşhure'yi birbirinden ayırmak gerektiğini söylemiştir. Biraz önce belirttiğimiz gibi Ebüzziya böyle bir ayırma yapmaya kalkışsaydı bunu başaramayacaktı sanıyoruz. gibi deyimlerde bir hali tasvir yoktur. 2Ebüzziya mesel. Yukarıda da görüldüğü gibi (Bkz. halbuki yargı vardır. b) Bir hadiseyi. Çünkü: Allaha ısmarladık . Bununla deyimin ayırıcı özelliğini vermiş olmuyor. Bir olayı temsil (simgeleme) yoluyle anlatmak. Ancak. . mademki derlemelerinde atasözleriyle birlikte deyimleri de verdiğini söylüyor. Onun semeri eksik. Ebüzziya. hiç olmazsa eserinin adını Durub-i emsal ve Tabirat koymalı idi. Köşk değil. O adam bu işi beceremez. C) atasözleri temsil yoluna baş vurularak da. tabir için şöyle diyor: Bir hali musavvirdir.. Bir hükmü tazammun etmek koşuluna gelince: Her cümlede bir hüküm (yargı) bulunduğuna göre atasözü olmayan cümlelerde de bu koşul gerçekleşmiştir. kötüye kötü der. Bugünkü işini yarına bırakma. darbımesel için iki tanım vermiştir: a) Bir vakayı veya bir hikmeti muntazammın olarak bir emri iş'ar ve tenbih eder Şinasi'nin hikmet-ül-avam tanımı için söylediklerimizi bu tanım için de tekrarlayabiliriz.. baş vurulmayarak da kurulmuş olabilir. atasözü olmadıkları halde bir hükmü tazammun etmektedirler. Çünkü darbımesel diye gösterdiği yukandaki üç örnekten ilk ikisinde genel kural niteliği varsa da üçüncüsünde yoktur. Baltayı taşa vurdum.

Denize düşen yosundan imdat umar Zelzeleyi gören yangına razı olur.Yavaş yavaş konuşma . bayağı gerçeklerin ve lafların karışık olarak bulunduğunu söylemiştik. Adudan intikam almak gibi dünyada kam olmaz: Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Deyimlerden örnekler: Astarı yüzünden pahalı .Dikine tıraş Fukara babası .Göz boyadı. şöyledir: Ağaç yaşken eğilir. Çok tanınmış örnekler: Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir. çok gezen bilir.. Atasözlerinden örnekler: Çok yaşayan bilmez. Başı göğe ermek. Ebüzziya'nın.Yaza boza bir şeye benzer . Şinasi'nin derlemelerine kattığı derlemelerde atasözlerinden başka deyimlerin. Ne oldum dememeli ne olacağım demeli. gibi. Köpekle dolaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir.Öte yandan bir hali tasvir ettiği (bir durumu betimlediği) ve bir hüküm (yargı) belirtmediği halde deyim olmayan sözler çoktur: Ağır hasta . 5Şinasi gibi Ebüzziya da kimi sözlerin kalıplaşmış biçimini değiştirmiştir: Kart ağacın eğilmesi güç olur.Meşveretsiz yapılan şeyden hayır gelmez .Sıçan gibi kapana tutulmuş . Bunlardan ayrı ayrı örnekler seçip veriyoruz. sözleri gibi ki doğruları.Genç beye hizmet güçtür .Paraya tapar. ::::::::::::: DURUB-Đ EMSAL-Đ TÜRKĐYE veya ATALAR SÖZÜ (Tekezade M. Ayağı göğe ilişti.Bağrına taş bastı . Değil kürsiye vaiz arşe çıksan adem olmazsın. Sait) .Cümlemizin gireceği kara topraktır . Denize düşen yosuna sarılır. Son pişmanlık akçe etmez.Su kaynarken. Halep yolunda deve izi aramak. Ölümü gören hastalığa razı olur..Kar topunun yuvarlanması . birtakım dizelerin. Ayağı suya değmek.Hıh demiş burnundan düşmüş .Mızıkçı ile oyun oynanmaz Rüya görmüşe döndü .Eli tutar gözü görür .Kabiliyet talim ile olmaz . Rüzgarın önüne düşmeyen adem yorulur. Rasgele gerçeklerden ve laflardan örnekler: Sabit olan nabit olur . beyitlerin. 4. Halep yolunda deve izi sayar. Saltanat dedikleri ancak cihan gavgasıdır.

Sermayeyi kediye yükletti .Balık kavağa çıkınca . Alet işler el öğünür. Yürük at yemini artırır. 1. şu yanlış biçimlerle de yazılmıştır: Yüzü astarına uymaz . Deyimlerden örnekler: Kulağı kirişte .Din-i mübin uğruna .Ab ü dane serpilir insanı kısmet gezdirir . Bunlardan niteliklerine göre kendimiz sınıflandırarak örnekler veriyoruz. Atasözlerinden örnekler: At ölür meydan kalır. 3Kimi sözler yanlış biçimlerle verilmiştir. B) gösterdiğimiz için burada sadece onları anımsatmakla yetineceğiz.Astarı yüzünden pahalı. Sabrın sonu selamettir. 2Eserin adı Atalar Sözü olmasına karşın kitaba atasözlerinden başka pek çok deyimle ne atasözü ne deyim olan birçok söz karıştırılmış ve hepsi alfabe sırasıyla verilmiştir. Bizim bildiğimize göre bir bölge deyimi olan bu sözün doğrusu da pabucuna taş kaçmak'tır.Zannımız gibi çıktı . yiğit ölür şan kalır.Ab-ı pake ne zarar vakvaka-i kurbağadan . Bu eserde bir de pabucuna kum dolar sözü geçmektedir.Hatiften nida mı geldi . (ortağıdır) Nitekim Şinasi ayrıca kar zararın kardaşıdır ve Tekezade M. 1Düstur-i ibret sözü de hikmet-ül-avam gibi eksik bir tanımdır.At alan Üsküdar'ı geçti.Đlmullah her şeyi muhittir .Davul çalan işitmez .Balık ağı gibi .Şahin bakışlı .Gah olur gurbet vatan gahi vatan gurbetlenir.Kalbur üstüne gelen . Sait kar ziyanın kardaşıdır sözlerini de almışlardır. A. Bu mülahaza. Şinasi'de de bulunan: Faide zararın kardaşıdır. Bunun gibi: Astarı yüzüne uymaz .Zuhurata tabi ol Bihude şeylerin terki aklın kemalidir . hemcinsinden bazılarının ve belki de birçoğunun hadim-i istifadesi olacağına dair muharrir-i acize bir ıtminan vermektedir. Garip kuşun yuvasını Allah yapar.Hırsından boğuluyor Aramakla ele geçmez . Atasözlerinin özelliklerini yukarıda (Bkz.1311 (1895)'de yayımlanan ve içinde 5742 söz bulunan bu eserin önsözünde konu ile ilgili olarak yalnız şunlar söylenmektedir: Şu risalenin havi olduğu durub-i emsalden her ahlak beşeriyye ve fezail-i tabiiyye nokta-i nazarından bakılır ise birer düstur-i ibrettir. Darb maddesi içinde bulunan darb-ı mesel ise şöyle tanımlanmıştır: Mebni alelhikaye olup misal gibi irat olunan meşhur söz. sözleri.Yaban kedisi gibi insandan kaçar .Kabak tadı verdi . sözü gibi ki doğrusu şudur: Kar zararın kardaşıdır.Parayı denize attı .Yüzünden astarı pahalı. . KAMUS-Đ TÜRKĐ (Şemsettin Sami) Hicri 1317 (1899)'de basılmış olan bu eserde atalarsözü terimi ata maddesi içindedir ve darbı mesel diye karşılanmıştır. Atasözü ya da deyim olmayan sözlerden örnekler: Pırlanta gibi .

hiçbir hükmü ifade etmez. gibi. Od düştüğü yeri yandırır. Darbımeseller (atasözleri) bölümünde 2057.Buna göre her atasözünün bir hikayeye dayanması gerekir. Atasözleri içinde her ne kadar: Yalancının evi yanmış. Su aktığı yerden bir de akar. KONYA VĐLAYETĐ HALKĐYYAT VE HARSĐYYATI (Sadettin Nüzhet ve Mehmet Ferit) 1926'da yayımlanan bu eserde atasözleri ve deyimler ayrı ayrı bölümlerde yer almıştır.. Yukarıda görüldüğü gibi (Bkz. Kimi tabirlerdeki hükmün özneleri ve tümleçleri bulunmadığı için tam bir mana bildirmediği de söylenmektedir. dişine dayandı gibi bazı tabirlerde her ne kadar hüküm varsa da bunların müsnedün ileyh ve müteallikleri mahzuf olduğundan yine işidenlere tam bir mana iş'ar ve ifade etmezler. Ebüzziya'nın yazdıklarından bir parçası yinelenmiştir.Uzun sözün kısası . tümce durumunda da bulunabilirler. Öte yandan. Ancak bu sene pamuk ateş pahasına çıktı dediğimizde pamuk fiyatının çok yükseldiğini ve müşterileri ateş gibi yaktığını. 3) deyimler terkip'ten başka biçimlerde de.Suya aparıp susuz getirir . kimse inanmamış. Tabirler bölümünde şöyle denilmektedir. Mesela ateş pahasına tabiri doğrudan doğruya hiçbir hadiseyi. Hoşafın yağı kesildi. Hayır söyle konşuna hayır çıksın karşına. Meseller tam bir cümle veya fıkra halinde irat olunarak muhatabına faide-i tamme ifade ettikleri halde tabirler çok kere terkib-i nakıs şeklinde irat olunurlar. Yoldan kal yoldaştan kalma.Sayalım fırsatı ganimetten .Kah nala döğür kah mıha ..Köhne hamam köhne tas . Çobanın gönlü olsa tekeden peynir dutar. kırağına bak bezini al. 1Burada tabir'in en önemli özelliği olarak terkib-i nakıs biçiminde bulunması gösterilmektedir. A. tasavvur ediyoruz.Kaza attım koza değdi. Nitekim: Ak akçe kara gün içindir. ATALAR SÖZLERĐ (Azerbaycan Edebiyat Cemiyeti) 1926'da çıkarılan ve içinde 2000'e yakın söz bulunan bu esere hem atasözleri hem başka sözler karışık olarak alınmıştır. Darbımesel için özel bir tanım yapılmamış. 2. tabirler (deyimler) bölümünde 279 söz vardır. Kendimiz bir ayırma yaparak her iki çeşitten örnekler gösterelim. Başka sözlerden örnekler: Hata senden ata benden . b) Mat oldu gibi sözlerin özneleri ve tümleçleri bulunmadığı için deyim sayılmaları anlaşılır şey değildir: Ahmet satrançta mat oldu denilirse mat oldu sözü deyim olmaktan çıkacak mıdır? 2Bu kitaptaki derlemelere gelince: Atasözleri bölümünde gerçek atasözleri arasında atasözü olmayan birçok söz de vardır: . Atasözlerinden örnekler: Anasına bak kızını al. gibi atasözleri hikayeye dayanmaz. Mat oldu. hikayeye dayandığı halde atasözü olmayıp deyim olan sözler de vardır: Baklayı ağzından çıkarmak.. a) Deyim için terkib-i nakıs tanımı çok yetersizdir. gibi hikayeye dayananlar varsa da bu. bütün atasözleri için gerekli değildir..

C) aradaki farklar belirecektir. Baş yarılır börk içinde. hem deyimler bulunduğu gibi ne deyim ne atasözü olan sözler de vardır. insan insana kavuşur.Yan çizdi .Yılan gibi .Küp gibi . kara gün karardır.Tüy dikti .verilmiştir: Şayi ve mütedavil ve bir hikmeti mutazammın olan söz. dünya bir yana .Kadın kadıncık .Đpe un serer . Deyimler bölümüne de deyim olan ve olmayan sözler vardır. bizim açıklamalarımız ve tanımımızla karşılaştırınca (Bkz.Bir çıktı. Kitapta atasözleri ve mesel için tanımlar da yapılmıştır. insanı kısmet gezdirir.Ümmetsiz peygamber .Çavdara girmiş it gibi başını kemerleme Dokuz öküz ile bir mağarada mı kaldın .Keçesini sudan çıkardı .Üç nal ile bir ata kaldı . Dikensiz gül olmaz.Başına buyruk . TÜRK LÜGATĐ (Hüseyin Kazım KADRĐ) Büyük Türk Lügati adıyle anılmakta olan bu eserin birinci cildi 1927'de. B. ikinci cildi 1928'de Maarif Vekaletince. namus tertemiz . Dağ dağa kavuşmaz. -Ebüzziya'nın çevirisi biraz değiştirilerek.Sen bir yana.Ateş pahasına . Sözleri niteliklerine göre sınıflandırarak her üç çeşit için örnekler gösterelim.Baba ocağı .Kalp . efvah-ı nasta deveran ve az kelime ile tefhim-i meram eden kavildir ki kaide-i külliyye hükmündedir. 1Atasözleri şöyle tanımlanmıştır: Ecdattan nakil ve rivayet edilen sözler ve öğütler.Ar. 2Darbımeseller başlığı altındaki sözler içinde hem atasözleri. Birçok maddelerinde darbımeseller başlığı altında verilmiş olan sözlerin sayısı 6200'den artıktır. Atasözü ve deyim olmayan sözlerden örnekler: . Deyimlerden örnekler: Kuyruk acısı .Ab ü dane serpilir. Mesel için de Littre'nin yaptığı tanım.Đğne gibi Billur gibi . Ak gün ağardır. Atasözleri bölümünde gösterilen.Tükürdün bir tükrük . hayır gelsin başına.Başında kavak yeli esiyor Can kulağıyla dinliyor. Sağ baş yastık istemez. Bu tanımlar. dördüncü cildi 1945'te Türk Dil Kurumunca bastırılmıştır.Atasözlerinden örnekler: Bir elin nesi var. kol kırılır yen içinde.Kaçak. 1.Đki eli kandadır . Eden bulur. ama atasözü sayılamayacak olan sözlerden örnekler: Pişmiş paça gibi sırıtma .Vur abalıya .Ak ile karayı seçti . durub-i emsal. Örnekler: Aldı fitili . Hayır dile eşine.Basmakalıp . Kuruların yanında yaşlar da yanar.Hoca Nasrettin . Atasözlerinden örnekler: Acı patlıcanı kırağı çalmaz. üçüncü cildi 1943'te. A.Atak . Can cümleden aziz.Yaygarayı bastı . pir çıktı .Bir baltaya sap olur . iki elin sesi var.

kimisi ise ne atasözü ne deyimdir. Kitabın önsözü şöyle başlıyor: Atalar sözü ağızdan ağza dolaşan ve az kelime ile çok mana ifade eden söz demektir. iki elin sesi var. sağı solu yok gibi sözleri atalarsözü saymak gerekir.Ev sahibinin dolaşması misafire karşı faidedir .Vur demeden öldürür.Davul çalsan işitmez .Gökte ararken yerde buldu .Fırsat gözetir . öteki yanlıştır: Bir ayağı çukurda . 2Bu eserde tabir (deyim) için hiçbir tanım yoktur. Vur dedimse öldür demedim ya .Gözün üstünde kaşın var dedirtmez . Şu kadar söyleyelim ki bu tanıma göre ayaklı kütüphane. her ne kadar zahiren birbirlerine benzerlerse de aralarında oldukça mühim bir fark vardır. Bir elin şamatası çıkmaz.Körler mahallesinde ayna satmağa benzer . Bir elin nesi var. Bu sebepten biz onları bu risalede ikiye ayırmaya çalıştık.Taraveti giden yemişin hazmı güç olur .Zalim yine bir zulme giriftar olur ahır: Elbette olur ev yıkanın hanesi viran. 4Kimi sözler de iki biçimde yazılmıştır.Đki öküze bir saman verecek hali yok . deyimler bölümüne birçok atasözleri konulmuştur. Kızını dövmeyen dizini döver. iki söz çeşidini ayırma işine özel bir önem verildiği halde atasözleri bölümüne birçok deyimler.Bir bulutla kış olmaz. Görülüyor ki bu sözlerin kimisi deyimdir. 3Kitaba alınan sözler içinde yanlış olanlar da az değildir. Atasözleri bölümünde yer alması gerekirken deyimler bölümünde gösterilen sözlerden örnekler: . Bunların doğruları şöyledir: Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Örnekler: Açma kutuyu söyletme kötüyü. KIRlMLI) Selim Nüzhet Gerçek'in önsözü ve bibliyografyası ile 1939'da yayımlanmış olan bu eserde 2742 atasözü ve 2140 deyim.Arından yere geçecek . Bunların biri doğru. iki söz çeşidi arasındaki oldukça mühim farkın ne olduğu açıklanmamış. Bir çiçekle yar olmaz . 1Atasözlerinin özellikleri üzerine yukarıda yaptığımız açıklamalar bu tanımın eksiklerini ortaya koyacağı için burada o özellikleri yinelemeyeceğiz. Korkunun ecele faydası yoktur .Đki ayağı çukurda.Borç benim kasavet senin mi .Delik büyük yama küçük .Emeği sağdıç emeğine döndü . Şu sözler -yanlış olarak. Kitapta. asık suratlı.Mal benim değil mi denize atarım Nefsine kıyas et .Başına çelenk takarım . Evladını döğmeyen sonra dizini döğer.atasözleri bölümünde yer alanlardan birkaç örnektir: Alan da pişman satan da . Kurt masalı okumak. Ancak önsözde şunlar vardır: Atalarsözü ve tabirler.Bir bunda beni bir dahi mahşerde görürsün . Tilki masalı okur. ayrı ayrı bölümlerde verilmiştir. yan çizdi.Korkunun ecele faydası çoktur. ATALAR SÖZÜ (Sadi G.Sükütu mera-i dana hasmını ilzam için saklar.

Ardınca .Dillenmek . Oysa bunları da almıştır.Akşamcı .mur . Şu halde kitabında deyimler arasına böyle sözcükleri almaması gerekirdi. 3- . Onun için. Hıyar akçesiyle alınan eşeğin ölümü sudan olur.Bican . Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede.Dilli .Babalı – Bacaksız . biz bu kitabın düzenlenmesi sırasında bu esası tuttuk. 15. 3Bu eserde aynı sözün iki ayrı söylenişinden birinin atalarsözü. deyimler bölümünde şu biçimlerde bulunmaktadır: Huy canın altındadır.Ça. 44 artı 400 sayfadır. Tek kelimenin. Birden çok sözcüğün oluşturduğu bu anlama deyim adı verilebilir mi? Şüphe yok ki hayır! Ama bu anlamın özel kalıbı olan ana baba günü biçimindeki söze deyim adı verilir.Azıcık Baba .Arkasız .Arkalık . Örneğin. yüzyıldan günümüze kadar yazılmış 87 yapıttan yararlanmıştır.Buyur .Canım .Boşuna Boydan . Düşmez kalmaz bir Allah. can çıkmadıkça huy çıkmaz.Baştakiler .Birlik – Birden .Beyinsiz .Candan . 1Deyim.Açmaz . Yazar.Dilbaz .Boysuz .Delişmen .tek sözcüğü deyim saymamaktadır. çokluk mecaz ve kinaye bulunmakla beraber.Babacan .Boğazsız . Đçin de 4000'e yakın deyim vardır. sözleri. Kitabın önsözünde deyim''in nitelikleri şu sözlerle belirtilmektedir: Tabir ile.Aptessiz . 2Mustafa Nihat Özen yukarıya aldığımız sözlerinin son cümlesinden de anlaşılacağı üzere. ::::::::::::: TÜRKÇE TABĐRLER SÖZLÜĞÜ (Mustafa Nihat ÖZÖN) 1943'te Đstanbul'da Ahmet Sait Matbaası'nda basılmış ve Remzi Kitabevi'nce yayımlanmıştır.Başlıca .Baştan . birinci tümcede anlam olarak.Ağızdan . bu sözlükteki deyimleri.Çulsuz . Oğlumu doğurdum ama gönlünü doğurmadım. Đşte örnekleri: Açıktan . Huy canın altındadır.Cangah .Dağlarca .Bogazlı . son cümlede söz olarak düşünülmektedir. Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa.Ağalık .Babaç .Biri . ötekinin deyim olarak gösterildiği de vardır. atalarsözü bölümündeki: Huy canın altındadır.Arkalı .Eyvallah. adlarını verdiği 7 eserden toplamış. adlarını verdiği.Çenebaz Çeneli . tek kelimenin mecazlı ve kinayeli kullanılışı o kelimenin bir tabir halini alması sayılamaz. manasındaki tabir kılığında görülen anlam sözcüklerce kaydedilebilir.Asılası . Ekmeden biçilmez.Başlıksız . Tabirlerde. Bu noktaya değindikten sonra deyimin anlam olarak nitelenmeyeceğini kitaptan rasgele aldığımız bir örnekle açıklayalım: Kitapta karışık ve felaketli zaman sözleriyle belirtilen bir anlam var. birden fazla kelimenin vücuda getirdiği anlam demek istiyoruz.Azıcık aşım kaygısız başım.Billah . Her yiğidin yoğurt yiyişi vardır.Aylıklı . bunlardan birçoğunun metinler içinde kullanılışına örnek seçmek için de yine.Buyurun . Bin nasihatten bir müsibet yeğdir.Can . Yalancının evi yanmış kimse inanmamış. Tırnağın varsa başını kaşı.Akılca Akıllı .Belalı Besmelesiz .

-Ayağıyla gelmek (ayağıyla gelene ölüm olmaz). Örnekler: Acı patlıcan . Armudun iyisini ayı yer. Bu işe ben önayak oldum. deyimdir. b) Atasözleri bir hüküm anlatır denmekle atasözlerinin gerçek ayırıcı özelliği belirtilmiş olmuyor.Ağır iş . atasözlerini tanımamız için atasözleri bir hüküm anlatırdan başka ölçü de vermiyor.Arap atı (gerçek anlamda) . Filancanın ağzından çıkanı kulağı işitmiyor.Veliyyullah Min tarafillah . deyim olmayan birçok söz bulunmaktadır.Ağır hastalık . Çünkü bir hüküm (yargı) bildirmesine karşın atasözü olmayıp deyim.Altın anahtar (altın anahtar her kapıyı açar) vb. yargı bildirdikleri için. Ebüzziya'nın Durubi Emsal-i Osmaniyye'sini incelerken de açıklamıştık. kitapta deyimler arasında bulunan: Açmaza düşmek.Billah Bismillah . atasözüdürler(!) 4Yalnız deyimleri içine almak üzre hazırlanmış olan bu eser de atasözleri de yer almıştır: Ahlatın iyisini dağda ayı yer. Ancak Đtin ayağını taştan mı sakınıyorsun? sözü. kızını al.Kalp akçe (gerçek anlamda) . a) Burada ayraç dışındaki sözlerin deyim. . c) Özön. Onunla cennete bile gitmem. gibi sözler. biçiminde yargı bildiren kılıklara girerlerse atasözü sayılacaklar.Dükkan açmak .Đnşallah . Ayağı taştan sakınmak diye bir deyim de yoktur.Estağfurullah .Baç almak . Yine bu ölçüye göre kitapta deyim olarak gösterilen: Çingene haraççısına benzer. Beş parmak bir değil. Ağızdan çıkanı kulak işitmemek.Özön şöyle demektedir: Atasözleri ile tabir arasındaki farkı kısaca şöyle anlatmak kabildir: Atasözleri bir hüküm anlatır tabir ise bir durum bildirir. Anasına bak. . Dumanlı hava aramak (kurt dumanlı havayı sever). atasözü değil. O açmaza düştü. Önayak olmak.Alçak eşek (alçak eşeğe kim olsa biner). bey mi yaman? 5Deyimler arasında. gibi sözler.Elhamdülillah .Kız atmak .Av kuşu (gerçek anlamda) - .Akıl kabul edecek şey değil . Çocuktan al haberi. El mi yaman. Olur olmaz dua ile defulacak bela değil. Ayağı taştan sakınmak (itin ayağını taştan mı sakınıyorsun?). Allah sekizde verdiğini dokuzda almaz. Bunu. ayraç içindekilerin de atasözleri örneği olarak verildiği anlaşılıyor.Aç kurt (gerçek anlamda) .Fesüphanatiah . ya da bayağı söz olan sayısız tümce vardır.Akşam namazı (gerçek anlamda) .Vallah .Zehir gibi acı .Đbadullah . Bu ölçüye göre. Can cümleden aziz.

Say beni. Gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur.Yaka yıka bitiremedi . Yazar.Toz almak .Fen söz çekilmez .Gene buyurun inşallah .Ocağı söndü . Yoldan kal.Mecnun gibi beyabanda gezer . sayayım seni.Temel çivisi (gerçek anlamda) Ay gördüm Allah amentü billah.Đş buyurmak . arkasından da atasözü olmayanları veriyoruz: Đki el bir baş içindir. Divanü Lügat-it Türk ve Lehçe-i Osmani. Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun.Mekik gibi seğirdir . Mal canın yongasıdır.Islak kargaya dönmüş . Şinasinin. giydiği çul. Can çıkar.Baba oğlunun fenalığını istemez . Bundan başka iki çeşit sözü ayrı ayrı göstermek için atasözlerini kitabın metnine deyimleri de sayfa altlarına koyduğunu bildirmektedir.Lakırdı ile iş bitmez . Ebüzziya'nın.Buyurun gidelim . huy çıkmaz. Körün isteği bir göz. Kendi eşek.Cennet kuşu. aylar mübarek olsun elhamdülillah.Kulağında davul çalınır .Ne buyurulur . Bal bal demekle ağız tatlılanmaz.Boy entarisi . ikisi olursa ne söz. Vefik Paşa'nın atasözlerini derleyen kitapları.Bokluca bülbül (gerçek anlamda) .Parası çok aklı az .Gavur gemisi gibi yan gider . Düşmana kalırsa da dosta olma muhtaç. Cahilin alim katında sözünün miktarı yok. yoldaştan kalma. 2- .Ceviz ile ekmek yemesi. Cehd eyle malını etme israf. Görelim ayine-i devran ne suret gösterir.Yaz yağmuru gibi gelir geçer .Cin gibi aklı var Aramakla ele geçmez . 1956'da yayımlanan ikinci baskısı 8600 numaralanmış atasözü ile 2250 numaralanmamış deyimi içine alan bu eserin önsözünde şimdiye kadar çıkmış olan belli başlı atasözü kitaplarında görülmüş olanların toplandığı söylenmekte ve kaynaklar şöylece belirtilmektedir: Velet Đzbudak tarafından yayımlanan Atalar Sözü. Akacak kan damarda durmaz. Kesilse riştesi şem'in ziyası artar eksilmez. Et tırnaktan ayrılmaz. Kancayı taktı . başının yuları yok.Horoz ibiği gibi bir yana sallanır . bir şeye aklı ermez zavallı . Şimdi düşüncelerimizi sıralayalım: 1Atasözleri bölümünde pek çok deyim ve başka söz vardır. Aşağıdaki maddeler. Biz bunlar arasından on tane atasözü seçerek listenin ön sırasına alıyor.Çaylak yavru kapar gibi .Eser savurur .Diliyle yakalandı . Şinasi'nin atasözü için söylediği hikmet-ül-avam tanımını benimsemekte Ebüzziya'nın atasözüyle deyim için verdiği tanımları da kabul etmiş görünmektedir. ::::::::::::: TÜRK ATA SÖZLERĐ (Mustafa Nihat ÖZÖN) 1952'de yayımlanan birinci baskısı 8257 numaralanmış atasözü ile 1470 numaralanmamış deyimi. atasözleri bölümünde karışık olarak yazılı bulunmaktadır.Hancı tavuğu gibi yolcu artığından geçinir . güzel ile muhabbet etmesi iyi olur.Paçaları sıvayıp da girişti işe .

Vaktinde gerek .Eşek gibi çalışır .Allame kesildi . (Deyimler bölümündedir) Çıktı dokuza inmez sekize. (Atasözleri bölümündedir) Kurtla koyun bir arada olmaz. (Deyimler bölümündedir) Deliden al uslu haberi.At gibi .Çantada keklik . (Atasözleri bölümündedir) Değirmen beygiri gibi dolaşır. arkasından da deyim olmayanları veriyoruz: Aralığa gitmek . Soran yanılmamış.Çiçek gibi . (Deyimler bölümündedir) Atın ürkeği yiğidin korkağı.Uyku geldi bedene ne mutlu kalkıp gidene . (Atasözleri bölümündedir) Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi. (Atasözleri bölümündedir) Adı kaale gelmez. (Atasözleri bölümündedir) Binmiş dokuza inmez sekize. Deliden uslu haber.Çattık belaya müstef'ilatün . dahası kimi sözcük ve çekim değişikliğinden başka aralarında ayrım bulunmayan pek çok maddeler kitabın hem atasözleri bölümünde. (Atasözleri bölümündedir) El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır.Dediği geldi çıktı.Baş göz etmek .Kör döğüşü .Vera-yi perdede esrar var zuhur edecek . (Deyimler bölümündedir) . (Deyimler bölümündedir) Kurtla koyun kılıçla oyun.Eski göz ağrısı . Amca. Bir inat bir murat. (Deyimler bölümündedir) El yumruğunu yemeyen kendini kahraman sanar.Kediyle köpek gibi .Bildiğin gibi değil . 3Aynı nitelikte olan.Đçli dışlı .Yabanın ayısı .Uzun uzadıya. (Atasözleri bölümündedir) Deliden uslu haber.Daha çelik çomak oynar Söz anlamaz .Kapağı atmak .Đpliğe bamya dizer gibi . (Atasözleri bölümündedir) Hastalık sağlık bizim için. (Deyimler bölümündedir) Çanak açıyor. (Atasözleri bölümündedir) Acı acıya su sancıya. hem deyimler bölümünde gösterilmiştir: Adı kaale alınmaz.Deyimler bölümünde pek çok atasözü ve başka söz vardır. baba yarısı. Yarım elma gönül alma. (Atasözleri bölümündedir) Atın dorusu yiğidin delisi. Aşağıdaki maddeler deyimler bölümünde karışık olarak bulunmaktadır.Soygun vermiş abdala döndü . (Deyimler bölümündedir) Anasından emdiği süt burnundan geldi. Varak-ı mihr ü vefayı kim okur kim dinler . (Deyimler bölümündedir) Dolap beygiri gibi döner.Su götürür .Gele gide .Küp gibi .Tazıya dönmüş . (Atasözleri bölümündedir) Çanak tutmak. (Deyimler bölümündedir) Acı acıyı bastırır.Yılan gibi . Görünüşe aldanma. Kavganın iyisi olmaz. Biz bunlar arasından on tane deyim seçerek listenin ön sırasına alıyor.Dirsek çevirmek . (Deyimler bölümündedir) Sağlık hastalık bizim için. Yaşa yaşa gör temaşa.

Yiğidim yiğit olsun da durağım çalı dibi olsun. (Atasözleri bölümündedir) Erim er olsun da yerim çalı dili olsun. (Deyimler bölümündedir) Her tarladan bir kesek. (Atasözleri bölümündedir) Her tarladan bir nakil, her adamdan bir akıl. (Deyimler bölümündedir) Horoz akıllı adam. (Atasözleri bölümündedir) Horoz akıllı. (Deyimler bölümündedir) Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğrur. (Atasözleri bölümündedir) Kazanırsan dost kazan. (Deyimler bölümündedir) Şeriat zahiredir. (Atasözleri bölümündedir) Şeriat zahire hükmeder (Deyimler bölümündedir) Var Marko Paşa'ya derdini yan. (Atasözleri bölümündedir) Derdini Marko Paşa'ya anlat. (Deyimler bölümündedir) 4Mustafa Nihat Özön, kaynak olarak seçtiği eserlerde ne varsa, hiç bir değerlendirme süzgecinden geçirmeyerek hepsini almıştır. Bundan dolayı: a) Kaynaklarda kimi zaman yanlış, değişik biçimlerle yazılı bulunan aynı söz, bu kitapta da -doğru ve yanlış olarak- birkaç kez yer almıştır. b) Kitaba ne atasözü ne de deyim olan birçok sözler girmiştir. Bu durum, kitaptaki söz sayısını, gereksiz yere, çoğaltmıştır. 5Özön, kaynaklarının yapmadığı bir işi yaptığını, yani atasözleriyle deyimleri ayrı ayrı gösterdiğini söylemektedir. Ama yukarıda örnekleriyle gösterdiğimiz gibi bu bir ayırma değil, karıştırma olmuştur. ::::::::::::: TÜRK ATASÖZLERĐ VE DEYĐMLERĐ (Feridun Fazıl TÜLBENTÇĐ) Mart 1963'te çıkan bu eser 402 sayfadır. Đçinde numaralanmış 15080 söz bulunmaktadır. Toplayan (Tülbentçi) şöyle demektedir: Ata sözleri ile deyimleri birbirlerinden ayıranlar ve bu suretle kitaplarında bir tasnif yapan yazarlar olmuştur. Ancak vücuda getirdikleri kıymetli eserlerinde bu farkı çok güzel ifade ettikleri halde tasnifte hataya düşmüşler, deyimlerle ata sözlerini ister istemez birbirine karıştırmışlardır. Biz, Türk Atasözleri ve Deyimleri adını verdiğimiz bu kitapta eslafa uyarak herhangi bir tasnif yapmak cesaretini kendimizde göremedik. Bu duruma göre eserde atasözleriyle deyimlerin birbirine karıştırılıp karıştırılmadığı konusu üzerinde durmayacağız. Üzerinde duracağımız noktalar şunlardır: 1Önsözde Şinasi'nin durub-i emsal tanımı beğenilmekte ve benimsenmektedir. Biz ise, yukarıda görüldüğü üzere, bu tanımı yetersiz bulmuştuk. 2Yine önsözde atalar sözü umumiyetle bir hüküm ifade eder denilmektedir. Bu da Ebüzziya'nın tanımında bulunan bir görüştür ki yukarıda eleştirmiştik. 3Kitapta atasözleriyle deyimlerin ayrı ayrı gösterilmediği bildirildiğinden bu konu üzerinde durmayacağımızı söylemiştik. Ancak eserin önsözünde atasözleri örnekleri arasında: Mart havası gibi bir halde durmaz. sözü de görülmektedir. Bunun atasözü olmadığı açıktır.

4Tülbentçi, eserini sunarken içinde 15 binden fazla ata sözü ve aynı değerde deyim vardır ki şimdiye kadar neşredilmiş olanların söz adedi bakımından en zenginidir diyor. Bizim görüşümüz şudur ki kendisi de, M.N. Özön gibi, kaynaklardaki sözleri değerlendirip elemediği için kitaba giren söz sayısı çoğalmıştır. Bir eleme yapsaydı, bunların birçoğu kitaba girmeyecekti. Örneğin, kitabın hemen başında 1, ve 2 numara ile gösterilen: 1- Ay ay doğmuş. 2- A benim ruh-ı revanım seven ölsün mü seni? sözleri, deyimler arasında da atasözleri arasında da yer alamaz. Kitabın sonunda ise şu sözler var: 15076- Zülf-i yar. 15077- Zülf-i yara dokunacak lakırdı söyler. 15078- Zülf-i yara dokundu. 15079- Zülf-i yara dokunma. 15080- Zülf-i yara dokunur. Bunlara ve benzeri örneklere ayrı ayrı yer ve numara verildikten sonra 15080 sayısını 25080'e, 35090'a yükseltmek işten değildir. Çünkü yukarıda görülen çekimli biçimler arasına, sözgelişi: Zütf-i yara dokunmuş. Zülf-i yara dokunuyor. Zülf-i yara mı dokunayım? Zülf-i yara dokunsa ne çıkar. Zülf-i yara dokunmasın. gibi cümleler de katılabilirdi. Doğrusu ise sadece zülf-i yara dokunmak diye bir deyim göstermekti. 5Bu eserde ne atasözü ne de deyim sayılamayacak birçok söz bulunmaktadır. Đşte örnekleri: Bab-ı hümayun kapısı - Çelik gibi sert - Dana yediği taşı bilir - Denaet, rezalet - Hepsi bitti de o mu kaldı - Her sözünde bir nükte var - Irgat gibi çalışır - Irk ve nesli pak - Iskatçı hoca Islak tavuk - Đçi başka dışı başka - Đlim yalnız cehli giderir - Đlim yumuşak döşekte yatmaz Kargir iratları mı var - Kartal'a varıyor - Kartalha giriyor - Ovada kuş uçar - Yar ü ağyar Yetimin hakkını yiyen berbat olur - Orasın saki-i gülçehrenin ibramı bilir. 6Kaynaktaki eski yazının yeni yazıya çevrilirken doğru okunamamış olmasından ya da kaynaktaki yanlış sözlerin olduğu gibi alınmış bulunmasından, bu eserde epey yanlış söz vardır. Ayrıca, bunların kimisi ne atasözüdür ne de deyim. Örnekler: Çağrılan yere arınma, çağrılmayan yere görünme. (Arınma değil `erinme okunacaktr. Erinmek, üşenmek demektir.) Küçük işer, büyük dayanır düşer. (Dayanır değil tayınır okunacaktı. Tayınmak ayağı kaymak demektir.) Boruda peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına. (Zurnada olacaktı. Kitapta doğrusu da vardır.)

Kart ağacın bükülmesi güç olur. (Ağaç yaşken eğilir, olacaktı. Kitapta doğrusu da vardır.) Ab ve dane serpilir, insanı kısmet gezdirir. (Ab ü dane ... okunacaktı.) Saf na'l dür endişelerin matmaı nazarlarıdır. (saff-ı nial, dur-endişelerin matmah-ı nazarlarıdır okunacaktı. Đlerisini düşünenler bir kurulun hep aşağı tarafında oturmak isterler demektir.) Đlim, ilmi Altahtır. (ilmullah okunacaktı.) Hem silahlı hem külahlı. (Gece silahlı gündüz külahlı olacaktı. Kitapta doğrusu da vardır.) Đnsan okurken yanılır. (Hoca, ya da imam- okurken yanılır olacaktı.) Kesesine güvenen borazancı başı. (Nefesine güvenen borazancı başı olur olacaktı. Kitapta nefesine elverirse borazancı başı ol diye doğru bir biçim de vardır. Şinasi'nin kitabından alınan bu sözdeki nefesine sözcüğünü Sadi G. Kırımlı, `Atalar Sözü adlı eserine geçirirken yanlış olarak `hefsine diye okumuştur.) TÜRK ATASÖZLERĐ (Milli Kütüphane Genel Müdürlügünce hazırlanmıştır) Önsözünü Adnan Ötüken'in yazdığı bu yapıt, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Bin Temel Eser dizisi arasında 1971'yılının Ocak ve Şubat aylarında iki cilt olarak yayımlanmıştır. Dizinin 47'ncisi olan birinci cilt, 15 sayfalık önsözden sonra 200 sayfadır. Đçinde A-G harfleriyle başlayan 5411 söz bulunmaktadır. Dizinin 48'incisi olan ikinci cilt ise 201-391 sayfadır. G-Z harfleriyle başlayan sözleri kapsamakta ve 10730'uncu söz ile sona ermektedir. Kitaba altı sayfalık bir bibliyoğrafya ile dokuz sayfalık bir sözlük eklenmiştir. Eleştirmelerimizin ayrıntılarına girmeden önce söyleyelim ki bu kitap, Milli Eğitim Bakanlığı'nın temel eserleri arasında çıktığına göre her bakımdan olgun ve bu konuda şimdiye değin çıkarılanlardan üstün olmalı idi. Öyle olmamış, birçoklarının gerisinde kalmıştır. Eleştirilerimizi sıralayalım: 1Adnan Ötüken'in yazdığı önsözde atasözünün ve deyimin tam, doğru tanımları yapılamamış; bu kavramlar, bulanık anlatımlarla birbirine karıştırılmıştır. Đlk satırlarda atasözü için şöyle bir tanım vardır; Atasözü umumi bir adlandırmadır. Bunun içerisinde darbımeseller ve tabirler = deyimler yer alır. Darbımesel, çeşitli şekilleriyle her şeyden önce bir hüküm ihtiva eder. Đkinci sayfada bununla çelişen şu düşünce ileri sürülmüştür: Hüküm ihtiva eden atasözü denmesi ve bunların dışında kalanların da deyim adıyla adlandınlması doğru olur. Birinci tanıma göre darbımesel, hüküm ihtiva eder. Đkinci tanıma göre hüküm ihtiva eden söz, atasözüdür: Öyle ise tarbımesel = atasözü olmaktadır. Oysa söze başlanırken atasözünün hem darbımeseli hem de deyimi içine aldığı belirtilmişti. Önsözün son sayfasındaki on binden fazla atasözü (darbımesel ve tabir) bir araya getirildi tümcesinin yazılışından da atasözünün darbımesel ile eşanlamlı sayılmadığı ve deyimin, atasözü kavramının kapsamı içine alındığı halde darbımeselin bu kapsam dışında bırakıldığı anlaşılıyor. Öte yandan yine önsözde atasözleri için ayrı, deyimler için ayrı örnekler veriliyor; böylece birbirinden ayrılabilen iki söz çeşidinin bulunduğu kabul edilmiş oluyor.

Bu ikili ve karışık gürüşün etkisi, kitabın adında da kendini gösteriyor: Dış kapakta Türk Atasözleri ve Deyimleri, iç kapakta Türk Atasözleri yazılıdır. 2Önsöz yazarı, atasözü tanımında kullandığı hüküm ihtiva eder ölçüsünü Ebüzziya'dan almıştır. Atasözü için bir hükmü tazammun eder ölçüsünü veren Ebüzziya'dır. Hüküm taşımanın atasözü tanımında doğru bir ölçü olmadığını, yukarıda, rahmetlinin Durub-i Emsal-i Osmaniyye'sini eleştirirken ortaya koymuştuk. (Bkz. s. 60). Atasözü hüküm ihtiva eder düşüncesini benimsemiş olan önsöz yazarı, örnekler sıralarken: Kanımı kuruttu - Taşı sıksa suyunu çıkarır - Öküz öldü, ortaklık ayrıldı... gibi sözleri deyim olarak göstermekle düşüncesinin tersi olan bir davranışta bulunmuştur. Çünkü sözler hüküm ihtiva ettiklerine göre, yazarca, atasözü sayılmalı idiler; ama deyim olarak verilmişlerdir. (Doğrusu da deyim olduklarıdır.) 3Önsözde deyimler için Deyimlerin esas karakteri (bir hal ifade etmek)tir. Bunlarda darbımesellerde olduğu gibi hüküm unsuru bulunmaz, denilmektedir. Bu da Ebüzziya'nın ölçüsüdür. Ebüzziya'nın sözleri şöyledir: Tabir ıtlak eylediğimiz akval ise bir hali musavvirdir. Anda meselin haiz olduğu hüküm yoktdur. Deyimin böyle tanımlanamayacağını da daha önce (s. 62-63) açıkladığımızdan burada o sözleri yinelemeyeceğiz. 4Önsözdeki: Darbımesel, bir vaka veya oluşumun = meydana gelişin eş veya benzer manasını ihtiva eden bir halk düşüncesini veya felsefesini dile getir. Cümlesi de Ebüzziya'nın ve Şinasi'nin düşünceleridir. Ebüzziya, darbımeseli açıklarken: Bir hadiseyi, bir emri temsil tarikiyle tarif, Şinasi de: Durub-i emsal ki hikmet-ül-avamdır der. Biz Ebüzziya'nın bu sözlerini eleştirirken (Bkz. s. 60) temsili olan atasözleri gibi temsili olmayan atasözlerinin de bulunduğunu göstermiştik. Önsöz yazarı, örnek olarak sıraladığı atasözleri arasına temsili olmayan - yani kendisinin tanımına uymayan; Acele işe şeytan karışır. Cahile laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtür. Çok söyleyen çok yanılır. Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir. sözlerini de almıştır. Demek ki temsile dayanan tanım eksiktir. Ayrıca Şinasi'nin hikmet-ülavam=halk felseesi tanımındaki eksiklik üzerine yazdıklarımızı (s. 57-58) burada da anımsatmak isteriz. 5Önsözde -yetersiz olmakla birlikte- atasözü ve deyim kavramları üzerinde durularak her söz çeşidi için ayrı ayrı örnekler gösterilmesine karşın metinde atasözleri ve deyimler ayrı ayrı bölümlerde verilmemiş, bütün sözler karışık olarak abece sırasına konulmuştur. Bu da atasözleriyle deyimleri ayırt etmeyi göze alamamanın belirtisi ve ayırt etmeyi başarabilmek için önsözde kesin ölçüler verilememiş olmasının doğal sonucudur. 6Benzetmeli, mecazlı, nükteli her söz deyim değildir. Deyim sayılsa sanatçıların yapıtlarında görülen onbinlerce güzel sözün deyimler arasına alınması gerekir. Bu kitapta deyim olmayan, dahası güzelliği bulunmayan yüzlerce -belki de binlerce- söz vardır. Örnekler görelim: Abdestsiz yere basmaz - Adamdan başka her şeye benzer - Adımına yüz altın verse ayağımı atmam - Ağızlanmış - Ahmed'in öküzü gibi ne bakarsın - Anbardan yemeye benzer - Akrep gibi hemen sokar - Arı gibi sokar - Asmağa götürseler bir parası yok - At gibi kişniyor - Ay parçası gibi parlar - Ben seni severim gördüğüm yerde - Elinde kezzap mı var acep - Yana yana -

8Kitaptaki sözler arasında.Zaloğlu Rüstem kesildi başımıza . Kande olsa aşık-ı biçare cananın arar. Mangal kenarı kış gününün lalezarıdır. derleyicinin hoşuna gittiği anlaşılan. Biraz önce deyimler için söylediğimiz gibi. Balık sudan çıkınca hapı yutar.Zannımız gibi çıkmadı . meyvası rahattır. Kaside şairlerin keskülüdür. Akıl tecrübe ile kemal bulur. kitap -tatsız. düşünürlerin yazılarında birçok doğru sözler ve öğütler vardır. Padişahlar mülkünü elbette viran istemez. öğütlerle doldurulmuş. atasözü anlayışını soysuzlaştırmak gibi bir zararı da vardır. 7Her doğru söz. Böyle şaha kul olan ister mi azad olmayı? Dert ile bimar olan elbette dermanın arar. ikisi de Allahın kulu değil mi? Amelsiz alim. atasözü olmaz. Ne atasözü. Bunların kimisi daha önce çıkan kitaplardan olduğu gibi alınmıştır. Akıl bir ankadır. yeni şiirlerimizde. söz sayısı boş yere çoğaltılmıştır.rasgele gerçeklerle. Kerem gördükçe ey Baki gedalardan rica atar. Cahil olan vakitsiz öten horoz gibidir. ne deyim olan bu dizelerin de kitaba alınmaması gerekirdi. öğüt kitaplarında. başka sanat yapıtlarımızda. Adamın hayırlısı halka faydalı olandır. elinde fener bulunan amaya benzer. ahlak. Dövülmek eşeğe yaraşır. Terbiyesiz insan kalaysız kap gibidir. Hased-i kalb-i adüv lutf ile zail olmaz. Gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur. Hep çekticeğim kendi ceza-yi amelimdir.Zemheri soğuğu gibi soğuk söylüyor. Bunun. Züht ü tekva bir ağaçtır ki kökü kanaat. eski. Sikke ve hutbe padişahlık şiarıdır. Alim de bir cahil de bir. atasözlerimizin sayısı da on binleri bulurdu. Sebepsiz bağırmak deliliktir. soğuk ve birçoğu bilgece söz söyleme özentisi olan. . Bir hüner-ver yüzyılda zuhura gelir. her bilgece söz. Bu inceliğe dikkat edilmediğinden.Zayıflamış tazıya dönmüş . Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil. Bunlara atasözü denilebilseydi. Muhabetten Muhammet oldu hasıl. edepsizlik etme. divan edebiyatından alınmış dizeler de vardır. Örnekler: Akıl düşer mi düştüğü zindana bir dahi? Bakılmaz hatır-ı ahbaba hiç dilber hususunda. Bir küçük su görünür eşkime nisbet derya. Kitaptaki bu tür sözlerden örnekler: Aç kiminle olsa savaşır.

(Doğrusu ikbalini dir. aruz bilen bir derleyicinin farkına vararak yapmayacağı yanlışlardır. diye almışlardır. (Neeati'nindir. kaynaklarda doğru olduğu halde bu kitaba yanlış geçirilmiş olanlar bulunduğu gibi kaynaklara yanlış alınmış ve buraya değerlendirilip elenmeden aktarılmış olanlar da vardır.) 10Önsözde bir atasözünün çeşitli söylenişleri varsa bunlardan en çok yaygın olanı alındı denilmektedir. (Doğrusu. Örnekler: Ayağı yere mi basar zülfüne berdar olanın. Bu söz. ancak kimi sözlerin kalıplaşmış birkaç biçimle söylendiğini biliyoruz.) Zincirini biraz çekmeli.. Borçlu ölmez benzi sararır. (Mihneti kendüyi zevk etmedir.) Zalimin rişte-i ikbalin bir ah keser. (Vefik Paşa'da ve Özön'de de böyledir. kar kendindir. (Vefik Paşa'da ve Üzön'de de böyledir. gibi yar. ya da sadece yanlış bir biçimle verilmiştir..) Darılmış kudurmuştan beter. Şinasi ve Özön doğru olarak. Kardeş kardeşin ne öldüğünü ister.) Adam kıtlığında keçiye Abdurrahman Çelebi derler.) Elde istidat olunca iş kendini gdsterir. Irak gibi diyar olmaz. Sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın? Bunlar arasında. Koyunun bulunmadığı yerde keçiye. Ayağı yer mi basar...) Aç ölmez benzi sararır. (Doğrusu.. ne bulduğunu. Doğrusu. (Cennet-i alada olmalı idi.) Mihneti zevk etmedir alemde hüner. Sütten ağzı yanan yoğurdu. olacak.) 9Atasözlerinin ve deyimlerin genel olarak kalıplaşmış bir tek biçimi bulunduğunu. Doğrusu.) Ateşten korkan soğuk suyu üfler içer.Saltanat dedikleri ancak cihan kavgasıdır..) Rakip ölsün de Mevla Cennet-i alasında yer versin. ya doğru biçimiyle birlikte yanlış bir biçimle de gösterilmiş. Yanlış biçimli sözlere örnekler: Abdal abdalın ne umduğunu ister.) Dahleden dinimize bari Müslüman olsa. Dadanmış -alışmış. kitabın metnine birkaç bakımdan uymamaktadır. Kimisi. . Bu kitapta ise bir tek kalıplaşmış biçimi bulunan kimi sözler.) Đnsana kardeş. Ağaç yaprağıyla gürler. Doğrusu. Ana gibi yar. Bağdat gibi diyar olmaz. (Doğrusu. ne onduğunu..kudurmuştan beterdir. (Đş kendini değil. (Doğrusu: Dizginini çekmek. (Müselman okunmalı idi. (Dvğrusu.. Aşağıya aldığımız örneklerde de görüleceği üzere: a) Sözlerin yaygın olanı ile birlikte yaygın olmayanı da alınmıştır. (Vefik Paşa'da ve Özön'de de böyledir.) Ağaç dalıyla gürler.

Çul tutmazın birisi.Aşıklık aşıkdaşlık etmişler. Zulmü kendi nefsinedir. Anasının ak sütü gibi helal. Anasının nikahını ister. Dilimde tüy bitti. dahası olduğu gibi arka arkaya iki kez yazıldığı ve ayrı ayrı numaralandığı da olmuştur Örnekler: Aç gezmekten ise tok ölmek evladır. Helal mal kaybolmaz.. Kuru yanında yaş da yanar. Aç olan kılıca sarılır. Aç gezmekten ise tok ölmek yeğdir. Zebani kılıklı bir hain. Cin akıllıdır.atasözü ve deyim olmayanlar pek çoktur. Timar sipahisi züğürtledikçe eski defter yoklar. . Eğri oturalım doğru söyleşelim. Tımar sipahisi züğürtledikçe eski defteri yoklar. az yaygın olmak şöyle dursun -yukarıda görüldüğü gibi. c) Aynı sözün çok az değişiklikle. Eğri oturalım doğru konuşalım. Garib kuşun yuvasını Tanrı yapar. Çul tutmaz. Bir yiğit nice kahraman olsa sevdiğine yenilir. Dilimde tüy bitti söyleyi söyleyi. Bir yiğit ne kadar kahraman olsa sevdiğine yenilir. Başını boş bırakmaya gelmez. Helal mal zayi olmaz.b) Alınan sözler arasında. 589.. Başıboş bırakmaya gelmez.Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğini. Kurunun yanında yaş da yanar. Bir adımına anasının nikahını ister.Aşıklık aşıkdaşlık etmişler.Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğin. Anasının sütü gibi helal. Zebani kılıklı. Gırbal ile su taşınmaz. Garip kuşun yuvasını Hazreti Allah yapar. Zulmü kendinedir. Cin akıllı. Kalbur ile su taşınmaz. Aç kılıca sarılır. 1224. 588. 1223.

Elinle koymadığın şeye dokunma. Kimisi de eyleminin türlü çekimleriyle kullanılabilir. o eylemin mastarıyle gösterilmelidir ki deyimin çekimle değişen biçimlerini ayrı ayrı yazmak gibi sakat yollara sapılmasın. Bunlar. 6240. kalıplaşmış tek biçim değildir. Bunlar.Ardı arkası kesilmez .Bahtına küssün . Anladım kazın ayağını. 4481. Ak ile karayı seçti. Aynı deyimin birkaç kiple gösterildiği de olmuştur.Elin ile koymadığın şeye dokunma.Kafa tutar .Zevki humanna değmez.Çam devirdi .Đpin ucunu kaçırdı . 4446.Akıntıya kürek çeker .Boğazımdan geçmedi . kitaptaki: Ağzına tat bulaştı .Đki pilav arasında bir su gerek. mastarlarıyla: Ağzına tat bulaşmak . .Can kulağı ile dinlesene . akıntıya kürek çekiyor. Anladın mı kazın ayağını? Aynayı al da yüzüne bak.Başa güreşir . kimi deyimler geniş zaman. 2466.Ardı arkası kesilmemek .Zevkini çıkarır deyimlerinin her biri.Her telden çalar . Kimi deyimler geçmiş zaman. 11Tümce olarak kurulmuş deyimlerin kimisi eylemin yalnız bir çekimi ile kullanılır.Dokuz doğurdu . 3327. zevkini çıkardım.Borç benim kasavet senin mi? 2467. 2205.Bir ağızdan çıkan bir ağıza yayılır.Baklayı ağzından çıkardı .Zevkini çıkarmak. kimi deyimler mastarlarıyla yazılmıştır. Ak ile karayı seçer.Gözden düştü . Bir çekimle gösterilmiş olan sözlerden örnekler: Ata et.Akıntıya kürek çekmek . biçiminde gösterilirlerse türlü çekimlerle de kullanılabilecekleri anlaşılır. Aynayı alsın da yüzüne baksın. Zevkini çıkaracak.. Azı çoğa tut.Sırta kadem basmış Tuttuğunu koparır . Ayağına sıcak su dökmeli. Eyleminin türlü çekimleriyle kullanılabilen deyimler.Bir ağızdan çıkan bin ağıza yayılır.Borç benim kasavet senin mi? 3326.Darılmış ise akşam kapaklı sahanları göndermesin. Akıntıya kürek çekti. Türlü çekimleriyle birkaç kez gösterilmiş olan sözlerden örnekler: Ak ile karayı seçebildi.Çanak açıyor . kipi ile. agzına tat bulaşacak. ardı arkası kesilmiyor.Darılmış ise akşam kapaklı sahanları göndermesin. Örneğin.Yüz suyu döktü .Feleğe baş eğmez . Kitap. Ardı arkası kesilmeyen.. Azımızı çoğa tutsun. kimi deyimler şimdiki zaman.Delilsiz dava görür . ite ot döker .2204. sözgelişi: Ağzına tat bulaşır. bu konuda bir yöntem izlememiştir.Bağrına bastı .Đçi içine sığımyor . 6241. gibi başka çekimlerle de kullanılabilir.Avucunu yalasın .Đki pilav arasında bir su gerek.Bam teline bastı .

12Önsözde kadını hor ve hakir gören sözlerin kitaba alınmadığı belirtilmiştir. Zülf-i yar. Korkarım zülf-i yare dokundu.Burun burmak . Kadının yüklediği yük şuraya varmaz. Çanına ot tıktı. Mustafa Nihat Özön de kitabına almış ve bu kez halkçı devletimizin Milli Egitim Bakanlığı. Mastarla gösterilen deyimlere örnekler: Ara bulmak . milli duyguları incitecek sözlerin kitaba alınmadığı bildirilmiştir. daha sonraki yapıtlarda hiç incelenmeden. Oysa kitaba kadını hor ve hakir gören çok ağır sözler alınmıştır. Önsözde gençlerin.Hırsıza yol göstermek . Davulu o çaldı parsayı başkası topladı.Çile çekmek . aklı kısa. Kadın kısmının saçı uzun olur. Avrattan vefa. degerlendirilmeden kopya edile edile nasıl sürüp geldiğini göstermeye yeter. yeni nesillerin eline geçeceği için kitaba kötü vasıflı tipteki atasözlerinin alınmadığı açıklandığına göre bu sözün vasıfta olmadığı mı kabul edilmiştir? Eğitici niteliği söz götürmez olan atasözleri kitabında böyle bir söz. Kadının saçı uzun.Dolabı düzmek Eli varmamak .Oyuna gelmek. Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun. zehirden şifa. Avradın saçı uzun olur. müstehcen adı verilen sözlerden daha sakıncalı değil midir? Tek başına şu örnek bile ilkin yapılan bir yanlışın. Çanına ot tıkalıdır. aklı kısa. Yine önsözde milletimizi küçük düşürecek.Göğüs germek . aklı kısa. Avradın kazdığı kuyudan su çıkmaz. Çil yavrusu gibi dağıldılar. Çil yavrusu gibi dağıttı. Bağdat'a tatar olmuş. Kadını sırdaş eden tellal aramaz. Zülf-i yara dokunur. Ya şu söze ne demeli: Halka gönül bağlayan sonra pişman olur. . Davulu biz çaldık parsayı el topladı.Ayağına sıcak su mu dökelim? Bagdat'a tatar olacak. 13. Davacın kadı ise yardımcın Allah olsun.Kabasını almak . Đşte örnekleri: At ile avrata inan olmaz. Ebüzziya'nın malı ve el-avam ke-l-hevam (halk böcekler gibidir) felsefesinin geçerli olduğu çağların ürünü olan bu bilgece (!) sözü.Dikine gitmek . Zülf-i yara dokunma. Bin Temel Eser'in harcı arasına koymuştur. Avradın yediği giydiği olsa vay ol kişinin haline. Kadın yüzünden gülen ömründe bir kere güler.Dize gelmek .

yordam. kavuk.Köpek bile bal yediği çanağa pislik etme.Ey aşık. Bu yanlış da eski harfle yazılmış olan yalın bir nokta ayrımıyla bal okunmuş olmasından ileri gelmektedir. Deveye diken. tutmuş kolunu koparmış. Doğrusu içkiden sonra gelen baş ağrısıdır. yılkı. kaba. tırnak içine aldığımız sözcüklerin aslını hatırlayacaklarından. g) 2358. Sözlük bölümünde burç da yoktur. alındığı görülmektedir Örnekler: Görmeyenin oğlu olmuş. sözünün ilk sözcüğü de yanlış olarak el okunmuştur. Mısraındaki aher sözcüğü ahır olarak düzeltilmelidir. ğ) 3638. ıssını bilmek. ç) Niam yazımıyla yazılan ve evet anlamı verilen Arapça sözcüğün doğrusu naamdır. h) 4304. ayıp. us. kani. Bu yanlış da eski yazının doğru okunamamış olmasından ileri gelmiştir.al ile arslan tutulur. Mayna. tekelti. f) 2134. güç ile güç tutulmaz. yal. Kitapta bu sözün -yeni yazıyle yazılmış bir metinden alınmış olmalı ki. sözündeki bıçak. Ama bunları okuyanlar. Anlaşılıyor ki bu söz eski yazıyla yazılmış bir metinden alınırken yanlış okunmuştur. sözündeki borç sözcüğünün doğrusu ağacın taze dalı demek olan burçtur.14Önsözde kaba. Oldukçanın doğrusu da buldukçadır. Zangoç Ermenicedir. i) 76%. bacak olacaktır. sımak. başmak. Örneğin şunlar Türkçedir: Ank.El ile arslan tutulur. ı) 4833. onlan Arapça ya da Farsça olarak ögreneceklerdir. Doğru okunuş. Doğrusu aldır. Kılavuzu karga olanın burnu çamurdan çıkmaz. müstehcen sözler kitaba alınmamıştır denilemez. kösemen. c) Arapça olan humar sözcüğüne sarhoşluk anlamı verilmiştir. köstek. bay. senek. sözcükleri değiştirilerek. sulak. pranga Đtalyancadır. e) 242. kuskun. ahır son anlamına gelir. Al hile demektir. ayıp. kanara.Bir para için yorgan yakar. kundak. sözündeki paranın doğrusu. atasözlerinin kendileri değildir. Şu değiştirilmiş biçimler. torlak.doğrusu da vardır: 635. insana kötülük eden. esre vardır. balaban.Adet budur aherde gelir bezme ekabir. b) Kumpas Fransızcadır. 15Bu maddede sözcük yanlışlarından örnekler göstereceğiz: a) Sözlük bölümünün başına atasözlerinde geçen Arapça ve Farsça kelimelerin anlamları diye yazılmıştır. mihnetzede oldukça bunarsın. d) Zemmi imlasıyle yazılan ve Đslam devletlerinin tabiiyeti altındaki azınlıklar anlamı verilen Arapça sözcüğün doğrusu zimmidir. nesne. aşık-ı mihnetzededir. börk. Çünkü kitapta böyle bir sözcük bulunduğu bilinmemiştir.Bıçak kadar boyu var. sağlamak. güç ile gücigen (köstebek) tutulmaz. sözündeki bal sözcüğü yal olacaktır. eğin. Arapçada niam nimetler demektir. boran. çemrenmek. Oysa bunlardan kimisinin.Deveye borç gerekirse boynun uzatır. . müstehcen sözlerin kitaba alınmadığı da bildirilmektedir. kebe. dizesindeki aşık ile mihnetzede arasında virgül yok. koz. Oysa bu bölümde az bilinen birtakım Türkçe sözcüklerle Batı dillerinden birkaç sözcüğün anlamı da verilmiş olduğundan bu sözcüklerin hangi dilden olduğunu daha önce bilmeyenler. Arapçada aher başka. piredir.

Bu durum. onların büyülü inceliklerini sezecek bir sağduyu kazanmış olmak gerekir. Görülüyor ki: Önsöz yetersiz ve karışık olduğu gibi söz dizisi de yanlışlar.Küçük işer. Oysa bu çeşit sözler. ::::::::::::::::::::::: . Çünkü atasözü ve deyim kavramının yozlaşmasına yol açmaktadır. tam tanımları yapılmamıştır. ::::::::::::: ELEŞTĐRMELERĐN GÖSTERDĐĞĐ SONUÇ Eleştirdiğimiz bütün yapıtlarda görülen ortak kusurlar şöyle özetlenebilir: (1) Atasözleri ve deyimler üzerine yayımlanmış yapıtlarda bu sözlerin nitelikleri iyi incelenmemiş. Şimdiye değin derlenmemiş olan gerçek atasözlerimizi ve deyimlerimizi bulup ortaya koymak ve böylece eldekilerin sayısını çoğaltmak elbette büyük hizmettir. Gerçek olanlarla olmayanları ayırt edebilmek için onlarla çok uğraşmak. dolayısıyla bu söz çeşitlerinin özellikleri belirtilmemiş. atasözü ve deyim anlayışının yozlaşmasına yol açar. Bütün bunlardan sonra belirtmek istediğimiz bir incelik daha vardır: Atasözlerinde ve deyimlerde. saydığımız niteliklerden. bilgi ve sağduyunun kılavuzluğundan ayrılmamak. yoğrulup kaynaşmak. karışık olarak sıralanmıştır. Doğrusu tayınırdır ki ayağı kayar demektir. bundan önceki kimi yapıtları hazırlayanları da şu kitabı düzenleyenleri de yanlış bir yöne sürüklemiştir. Özön'ün ve Tülbentçi'nin kitaplarında da vardır. eski yazıyla yazılmış bir metinden alınırken yanlış okunmuştur. kurallara. ölçülere uygun görünseler de gerçek atasözü ve deyim değildirler. tekrarlar ve ne atasözü ne deyim olan rasgele sözlerle doludur. Bu havadan. sözünde bulunan dayanır sözcüğü de eski yazının yanlış okunmuş biçimidir. kusurlarıyla kendi kitaplarına aktarmışlardır. bir deyiş güzelliği ve soyluluğu vardır. Ama bunu yaparken çok titiz davranmak. Daha çok söz derlemiş görünmek isteği. deyimler arasına da atasözleri ve rasgele başka sözler alınmıştır. (4) Atasözleriyle deyimlere ayrı ayrı bölümlerde yer veren yapıtlarda dahi atasözleri arasına deyimler ve deyim olmayan sözler. Bu tutum. k) 9867. (3) Sözleri ayrı ayrı bölümlerde vermeyen yapıtlar atasözü ve deyim olmayan dizelerle sanat ve düşünce eserlerinden alınmış sözlerle. bu güzellik ve soyluluktan yoksun olan sözler. Bu yanlış. (2) Birçoklarında atasözleri ve deyimler ayrı ayrı bölümlerde verilmemiş. dahası rasgele bayağı laflarla doludur. Belli ki söz.j) 7944. daha önceki yapıtlarda bulunan sözleri bir inceleme ve degerlendirme süzgecinden geçirmeksizin yanlışlarıyla. onar örnek aldık. Kitaba girmemesi gerekenler atılır.Esrik devenin çulu eğri gerek. (5) Yapıtları hazırlayanlar. Kitaptaki çeşitli yanlışlardan buraya sadece beşer.Üsrük devenin çulu eğri gider. sözündeki ilk sözcüğün doğrusu esrüktür. gereksiz olmakla kalmamakta. Sarhoş demek olan bu sözcük de sözlük bölümünde yoktur. Böylece yapıtları hazırlayanlar kendilerini daha çok atasözü ve deyim derlemiş gibi göstermektedirler. iki söz çeşidini birbirinden ayıran özelliklerin belirlenememiş olmasından ileri gelmektedir. Eleştirilerimiz burada bitiyor. büyük dayanır düşer. Bunlar beş on kat daha çoğaltılabilir. verdiğimiz kesin ölçülerden başka kuralla belirtilemez bir hava. zararlı olmaktadır. Kitapta bu sözün yeni yazıyla yazılmış bir metinden alınan doğrusu da vardır: 4668. yinelemeler ayıklanırsa kitaptaki 10730 sayısı yarısına düşer. kısacası kaş yapayım derken göz çıkarmamak gerekir.

Elden gelen övün olmaz.Abdala kar yağıyor demişler. ondan sonra yalın sözcüğe eklenen harflerle oluşmuş sözleri sıralamak.Aba vakti yaba. 2) Önce yalın sözcükle başlayan sözleri. Buğday başak verince orak pahaya çıkar. bu yaşantıya alışıktır: Krş. tiremeye (durmuşum) demiş. Ölmüş koyun kurttan korkmaz. El ile gelen düğün bayram. iki el yüzü. ::::::::::::: -A1. Kalendere kış geliyor. El üstünde gömlek eskimez.. kışın yaba satın almak gibi. El elden üstündür. . El eli yıkar. El üstünde gömlek eskimez.. Elin vergisi gönülün sevgisi. Yazın aba. 2. ancak ona çok gerekseme duyulduğu zaman iyi anlaşılır.. orağı kürk vaktinde. yani yukarıdaki örnekleri şu sıra ile yazmak: El elden üstündür. Elin ağzı torba değil ki büzesin. Yani aşağıdaki atasözlerini şu sıra ile yazmak: Elçiye zeval olmaz. Krş. Elin ağzı torba değil ki büzesin.) Kişi.. Elin vergisi gönülün sevgisi. El ile gelen düğün bayram. kendisine gerek olan şeyleri vaktinden önce ve ucuz olduğu zaman satın almalıdır. O.ĐKĐNCĐ BÖLÜM ATASÖZLERĐ SÖZLÜĞÜ ABECE SIRALAMASINDA UYGULANAN YÖNTEM Atasözlerini ve deyimleri abece sırasına koymada iki yöntem vardır: 1) Arka arkaya gelen sözcükleri bitişik ve tek sözcük gibi düşünerek abece sırasına koymak. Varlıklılar için bir sıkıntı söz konusu olan durum. Aş taşınca. El eli yıkar.Abanın kadri yağmurda bilinir. Bir şeyin gerçek değeri. Elçiye zeval olmaz. 3. yoksulluk ve sıkıntı içinde yaşamakta olan kişi için kaygı verecek bir şey değildir.. iki el yüzü. Elden gelen övün olmaz. Bu kitapta birinci yöntem uygulanmıştır. yaba vakti aba (Kürkü orak vaktinde.

Değerli kişi. kendisine yaptırılan işi en kötü evresinde yüzüstü bırakır. rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir. Gürmemiş kişi.Acele ile menzil alınmaz. su sancıyı. uyuyamaz. . gösterişi. 8. su sancıya).. çocuk oyundan usanmaz.Acı acıyı keser (bastırır). 9. Varlıklı. Krş. işini yürütecek başka yollar bulunca sizinle ilgisini keser. Bir kimse sevdiği işi döne döne ve uzun süre yapmaktan bıkmaz. ama akılsız ve hesapsız kişi. 12. gah gerisine (Çobanın yağı çok olursa çarığına sürer).Abdalın dostluğu köy görününceye kadar. 16..Acar tazı çullu da belli olur. yine uyuyamamış. dinlendirilemez.Abdal düğünden. Çıkarı dolayısıyla size yakınlık gösteren kişi.Acele işe şeytan karışır. telef eder.Acemi nalbant kürt (gavur.Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır (yolda olur). 5. 13. 6.Abdal ata binince bey oldum sanır. (Açın uykusu gelmez). Kürdün yağı çok olunca. 15. 10.Abdalın yağı çok olursa gah borusuna çalar.Acele yürüyen yolda kalır. 1) Aç olan kimse. Đş yaparken iven şaşırır.4. 11. Beceriksiz ve anlayışsız kişi. ne türlü rahatlık sağlanırsa sağlansın. usta olur) dener kendini. Đvmekle daha çabuk sonuç alınır sanılmamalıdır. 7. Bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurmak gerekir. bozuk olur. Đvilerek yapılan iş yanlış.Acemi katır kapı önünde yük indirir. giyim kuşamı olmasa da değerinden bir şey yitirmez. çulsuz da. ahmak) eşeğinde (öğrenir. Đşinde ustalığa erişmemiş kimse. Çıkarcı kimsenin arkadaşlığı işi bitinceye kadardır. (Acı acıya. ilk denemelerini heder olmasına acınmayacak malzeme üzerinde yapar. malını gereksiz yerlere harcar.Aca dokuz yorgan örtmüşler. 14. nerede olsa tanınır. şalgam aşa girince yağ oldum sanır. işini sona erdiremez. ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir. 2) Bir gerekseme içinde bulunan kimse.

Krş. kötü davranışlara sürükler. En yakınları için bile korkulacak bir kimsedir. Çok söyleme arsız edersin. Açık ağız aç katmaz. başkalarını ona acındırdığınızı göre göre arsız olur. Krş. Đşe yaramayan kimsenin bozulacak nesi vardır ki zararlı etkenler ona dokunsun? 24.Acındırırsan arsız olur. eline geçen çok küçük bir işi büyük bir nimet sayar.17. Bir geçim yolu bulur.Acıkmış kudurmuştan beterdir. Ama aç kalmaz. 26. Büyük bir sıkıntı içinde bulunan kimsenin yaptığı işte mantık aranmamalıdır. 18.Acıyan uyumuş. 23. Krş.Aç aman bilmez. Kişi.Aça kuru ekmek bal helvası gibi gelir.Acıkan doyman (sanır). Aç. açlığa katlanılmaz. acıyan ne olsa söyler (Acıkan ne yemez. Gözü başka şey görmez. azgın düşmanı bile yola getirir. Tatlı dil. çocuk zaman bilmez..) Geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi. Aç.Aç anansa (atansa) da kaç. 28. 25.Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden çıkarır (tatlı söz yılanı ininden çıkarır). ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Uzun zaman bir nesnenin yokluğunu çeken kişi. . hiçbir mazeretle susturulamaz. acıyan ne demez. Çocuk da bir şey istedi mi.Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar. Krş. Đşsiz ve parasız kalabilir. Uzun süre bir şeyin yokluğunu çeken kimse.Acı patlıcanı kırağı çalmaz. Emeğinin tam karşılığını vermediğiniz kimse de hırsız olur. Alışmış kudurmuştan beterdir. 19. Koruduğunuz kimse. Karı ve koca yoksul olursa bunlardan doğacak çocuk zengin olmaz ya.. Krş. acıktırırsan hırsız olur. 20. susayan kanmam sanır. Kötü söz bir kimseyi çileden çıkarır. yanından kaç. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.Acıkan ne olsa yer. 21. Allah kulunu kısmeti ile yaratır. tok ne demez.Acından kimse ölmemiş (Acından ölmüş yok). züğürt olabilir. (Aça arpa ekmeği etten lezzetli gelir). beklemek bilmez. (Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır). Aç her fenalığı göze almıştır. 22.. o şeyden ne kadar çok elde etse yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur. 29. kudurmuş gibi ona saldırır. Đş bulamayan kişi. Her türlü sıkıntıya katlanlır.Acıklı başta akıl olmaz. Aç ne yemez. acıkan uyumamış. 27.

elindekini de savurur.Aç doymam.Açık yaraya tuz ekilmez. Aç insan. tok acıkmam sanır. birtakım söz ve davranışlarla artırılmamalıdır.Açık kaba it değer.Aç gözünü. 34. Tok insan da kendisine yiyecek şey gerek değil gibi davranır.. Bkz. ağlayan güler.Açık göte herkes tükürür. 42. 44. Yoksa öyle silleler yersin ki gözünü dört açmak zorunda kalırsın.Aç elini kora sokar. . Bunu yaparken kime.Aç (arık) at yol almaz. 38. 32. iğrendirici davranışları herkes ayıplar. (yoksa) açarlar gözünü. Krş. Kötü yaradılışlı açın düşündüğü tek şey. Kendisiyle kazanç sağladığınız hayvan ya da insaın doyurmalısınız ki görevlerini yapabilsinler. 1) Ne istediğini bilen ve bunu söylemekten usanmayan kimse aç kalmaz. aşık gerinir. 36. 40.Açık ağız aç kalmaz. 41. 33. Đş gördüğünüz kimseleri aç bırakırsanız kendilerinden yararlanamazsınız. 31. Aç olarak yaşamanın ne tadı vardır? Ölürken bile tok olmak yeğlenir. 2) Yaşayan kimse geçim yolunu arar.Aç bırakma (koyma) hırsız edersin. karnını doyurmaktır.Aç ayı oynamaz. yiyeceğini sağlamak için kendisini tehlikeye atmaktan çekinmez. çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin. aç (arık) it av almaz. Aç insan. yeterinden çok yiyecek ister. Acından kimse ölmemiş. Varlıklı kişi ise durumunun sürüp gideceğini sanır da kazanç yollarına başvurmaz. Utanç verici.Aç domuz darıdan çıkmaz. 39. 35. Soysuz olup para kazanan.. Đçinde bulundukları koşullara göre herkesin ayrı bir durumu.Aç arslandan tok domuz yeğdir. kazandıkça daha kazanmaya çalışır.30. Dahası. Sözgelişi yoksul kişi. Taze bir acısı bulunan kimsenin üzüntüsü. soylu olup da para kazanmayandan üstündür.Aç gezmekten tok ölmek yeğdir.Açılan solar. neye zarar verdiğini düşünmez. ayrı bir davranışı vardır. Sadece soyluluk işe yaramaz. bulur.Aç esner. Gizli kalması gereken şeyler herkese açılırsa bundan büyük zararlar doğar. tiksinti ile karşılar. 37. 43. Her işinde uyanık bulun. Çok söyleme arsız edersin.

tersine döner: Güzel çirkinleşir. Krş.Açlık ile tokluğun arası yarım yufka (bir dilim. Yoksulluğa yerinmemeli. 1) Uzun zaman aç kalmış kişi.. bu durumunun sıkıntısını unutamaz.Aç kurt yavrusunu yer. kendimiz sağlamalıyız. 2) Tutkulu (ihtirasli) kimse doyma. O.Aç ne yemez. 55. Kazancı kendisine yetmeyen kişi. 46. karnını doyurmak için canavarlığın en korkuncunu yapar.. karnını doyurmak için. gücünün yetmeyeceği sanılan engellerle çarpışır ve istediğini elde eder. Kişinin bütün düşündüğü şey. dosta bile açılmamalıdır. Böylece sır yayılır.Aç köpek fırın (-ı. yaşaması için büyük değer taşıyan şeyi elde etmektir. fırın damı.Açın uykusu gelmez. Büyük gerekseme içinde bulunan kişi. 50. Aç kimse.Aç karın katık istemez. bir lokma ekmek). en büyük gerekseme duygumuzu gidermeye yeter. (dostunun dostu vardır) o da söyler dostuna. Bundan üçüncü kişi duyar.Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun. 58.Açın koynunda ekmek durmaz (eğleşmez). Açın gözü kararmıştır.Hiçbir durum olduğu gibi kalmaz. 57. . Aç olan kimse. Varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur. 59.Açın imanı olmaz. Açılırsa o da kendi dostuna anlatır. Onun için yemek başından kalkmak istemez. ahlak ve din kuralları da tanımaz. Bol yiyeceğe kavuşup karnını iyice doyurduğu zaman bile içinde yine aç kalmak korkusu vardır. karnını doyurmak için gerekirse ölümü göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur. eline geçeni hemen harcar. çekinmeden her şeyi söyler. Đlişki kuracağımız kimsenin sağlaması olanağı bulunmayan şeyi. 52. lüks peşinde koşmaz. Yoksul kişi eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz. 48. Bkz.Aç kurt arslana saldırır. Oduncunun gözü omçada.Aç ile eceli gelen söyleşir.Açma sırrını (sırrını açma) dostuna. 54. gözü yiyecekte kalır. 47.Açın karnı doyar. karnını doyurabilmek için her şeyi yapar: Đnsafsızdır. 51.. Küçük bir şey. 45. Aça dokuz yorgan örtmüşler. acıyan.. Yoksulluk içinde bulunan kimse kolay kolay genişliğe kavuşamaz. ona güvenmeden. Acıkan ne olsa yer.Açın kursağına çörek dayanmaz. Bir sır. kendisine güçlük çıkaran kimseyi öldürebilir... tok ne demez. duvarı) deler (yıkar). Krş. Aç olan. üzüntülü olan mutluluğa kavuşur. gözü doymaz. Açın gözü hiçbir şeyi görmez. yetinme bilmez. Bir eksiği giderilirse başka bir eksiği kendini gösterir. 56. O. yarına bir şey saklayamaz. sır olmaktan çıkar. 49. karnını doyurmak için. 53. Eline geçen değersiz nesneleri bile beğeni ile karşılar.Açın gözü ekmek teknesinde olur.

Krş. Nasıl ki çulu olmayan eşek. 61. gözü kararır. O zaman yapacağı işleri şimdiden tasarlar. hatır saydığındandır. Yoksulluk insanı öldürmez ama. Sen bir kimse için fedakarlıkta bulunursan o da senin için fedakarlıkta bulunur.60. eşek eşektir. başkasını bir kez aldatabilir. Bir kimseye konuk olan ya da bir iş için gelen kişi o kimsenin yanında uzun süre durmaz.Adam adam. Aç anansa da kaç.Adam adamdan korkmaz. söyletme kötüyü. Yoksul ile arkadaş olmaya gelmez. senin için kötü sözler söylemesine yol açma... üstün nitelikli kişi olarak tanınıp övülür. (Đki önemsiz serçe eti bile birleşince börek yapmaya yeter.) 68. Birbirlerinden yararlanarak iyi şeyler yaparlar.Adam adama (gene. susuz ölmez. Herkesin yapabildiği işleri yapan adam.Aç yar onda sarpın kurcalanmaz. ağaca dayanma kurur.Adam adama yük değil...Adam adamdır. ikinci kez atdatamaz. Krş. Öte yandan değersiz insan kılık kıyafetle değer kazanmaz. Bir kimse başka bir kimseye hak ettiği sert karşılığı vermiyor ve bir kötülük yapmıyorsa korktuğundan değil. Karşındakini kızdırarak seninle ilgili kötü şeyleri ortaya dökmesine. Çünkü birinci aldanmadan ders alan kişi artık ona inanmaz. türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır. Bir nesneden yoksun olan kişi yanında o nesne üzerine dikkati çekecek davranışlarda bulunulmamalıdır. . 65. eşek olmaktan çıkmaz. 67. (iki serçeden börek olur). Đnsanın değeri zengin olmakla artmaz. 71. Hasta ol benim için. Đnsan insanın şeytanıdır.Ada bana.Adama dayanma ölür. sıradan bir kişidir. Dahası. Đnsanlar bütün gereksemelerini tek başlarına sağlayamazlar. adayım sana.Adam adamı bir kere (defa) aldatır (sınar). Borçlu ölmez. can gövdeye mülk değil (Adam adama yük olmaz).Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa. Krş.Aç ölmez. Ağaca dayanma kurur. Bkz. olmasa da çulu (atlastan olsa çulu). Bir kimse.Adam adamın şeytanı.Adam adama gerek olmasa her biri bir dağ başında olurdu. Đnsanlar her zaman birbirlerine gerek olurlar. 63. kendi çıkarı için sana fenalık yapabilir.Aç. 73. Canımız bile sürekli olarak gövdemizde kalmayacaktır. kendini bolluğa kavuşma hayaline kaptırır. Bunun için toplu yaşamak ve birbirlerine yardım etmek zorundadırlar. her zaman) gerek olur. Yoksulluk da insanın değerini azaltmaz.. utanır (hatır sayar). 72. 64. benzi sararır. 62. Çünkü sonu gelmeyen istekleriyle seni rahatsız eder. darı) ambarında sanır (görür). Yoksul kişi. 66. yanından kaç. Bkz. Onun için yanımıza gelen kimseleri yüksünmemeliyiz. 69.Açtırma kutuyu. Herkesin yapamayacağı işi yapabilen adam. Krş. 74.. olmasa da pulu. pehlivan başka adam. Kel yanında kabak anılmaz. 70.

87. Bkz. Bir insanın gerçek değeri. öğüdü dinler. Çünkü bu.Adam kıymetini adam bilir.. 84..Adamın alacası içinde. Bkz. eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye? Belli bir düzeye erişmek. 85. Malını öven kişi.Adamın adı çıkacağına canı çıksın. 82.Adamak kolay. (Söz veren belki de bir şey vermemeye kararlıdır. 86. . hayvanın alacası dışında. Đnsanın alacası.Adam (insan) yanıla yanıla.Adamın ahmağı malını över. 88. ya para ödemeyi ya da uğraşıp bir şey yapmayı gerektirir. Düşünce ve duygularını açıga vurmayan sessiz insan. 80. Bkz.Adam olana bir söz yeter.) 78. Kendisine bir şey yaptırmak istediğimiz. Bir kimse alışveriş sırasında yalan söylemez. suyun sessiz (yavaş) akanından kork (Suyun yavaş akanından. Toplum içinde her kişinin bir değeri vardır. Değer verilmeyen kişiler sadece zügürtlerdir. Đnsanın adı çıkmaktansa. o durumun gerektirdiği nitelikleri taşımakla (ya da yerine getirmekle) gerçekleşir. Bkz.Adam olacak çocuk bokundan belli olur. 81. pehlivan yenile yenile. 76. Đnsan kıymetini insan bilir. Kişi arkadaşından bellidir.Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke'ye. yavaş yavaş akan suya benzer: Derin ve tehlikelidir. 89. Bkz. Đstediğimizi yapmayıp bizi döne döne söylemek zorunda bırakan kimsenin insanlık niteliği eksiktir. ödemek güçtür. 83.Adamın (insanın) kötüsü olmaz. Böyle davranışlara en çok alışverişte rastlanır. 77. Kişi.Adamın iyisi alışverişte belli olur. ancak bu sözü yerine getirmek güçtür. yanılmış olur. meğer züğürt ola.Adam ahbabından bellidir. hile yapmaz.. Yardımsever görünmek ve bir hayır işine para vaat etmekle gerçekten özveride bulunulmuş olmaz. Bir kişinin yeni başladığı işte ilerleyebilip. Birçok insanlar çıkarları için ahlak dışı davranışlarda bulunmaktan çekinmezler.75.Adamın yere bakanından.Adam (insan) eti (yükü) ağırdır. Ama yeni girişimlerinde eski hatalara düşmeyecek deneyimler kazanmış olacağından başarma şansı artar.Adamakla mal tükenmez (Hak saklasın vermesinden).Adam (adamın iyisi) iş başında belli olur. iş başında gösterdiği yeterlik ve başarı ile. buna benzer ahlak dışı davranışlara sapmazsa iyi insan olduğunu göstermiş olur. Söz vermek kolaydır. çevresindekilere karşı davranışıyla ölçülür. ilerleyemeyeceği daha ilk davranışlarından anlaşılır. ya da bir öğüt verdiğimiz kimse anlayışlı bir kişi ise bir kez söylemekle o işi yapar. her girişiminde başarılı olmayabilir. Bu da malın elden gitmesine yol açar. insanın yere bakanından kork). 90. dinleyenlerde o mala karşı hırs ve istek uyandırır.. Đnsan eti (yükü) ağırdır: 79. Görünüşü ona benzetmekle değil.

Ağaç.Ağaç ağaç içinde büyür..Ağaca (taşa) çıkan keçinin dala bakan (ağaca çıkan) oğlağı olur. 102.. Düzenin yıkılması. Krş. Yeteneksiz. Efendisi para sıkıntısı içinde olup borç etse bile uşak halden anlamaz. dost uğruna bol para harcayacaksın. 92. Đşveren. yalnız kendi gücüne dayanmalıdır. 105. Erişilmesi doğa yasalarına aykırı olan yüksekliğe çıkamaz. Para sıkıntısı çekmedikleri zamanlardaki bol harcamayı sürdürür. 107. 106. sinsi sinsi içeride çalışırlar. Hiçbir destek sürekli olmaz. Faydalı eser veren.. Ayrıntıların değişmesiyle bir düzen bozulmaz.. yakınları. 95. kırıcı olacaksın. Durumu bozulan kimseyi yakınları destekler. insanı dert yer. onların koruyup eğitmesiyle gerçekleşir. Kurt. savaşta da barışta da vurucu.. birlikte çalışıp yorulmazsa. Bir elin nesi var.Agaç düşse de yakınına yaslanır.Ağaca balta vurmuşlar sapı bedenimden demiş. bir yerde durur.. 96. Đnsan. Bunlar olmazsa cılız ve güçsüzdür. 99. erdem ve bilgi ile donanmış olan insan. temelin yıkılmasıyla olur. meyvesi olunca başını aşağı salar. Kartala bir ok değmiş. Bir kimseye en büyük kötülük. sözü geçer bir adam olmak istersen. 100. 97. Yigit diye tanınmak istersen. ağacı nasıl içinden yiyerek çürütürse dert ve üzüntü de insanı öylece hırpalar. yandaşları ile varlığını gösterir. kimseye yüksekten bakmaz. yıpratır.Ağaca dayanma kurur (çürür).Agaçtan maşa olmaz. olgunlaşmış kişiler bulunmasıyla. küçükler büyüklerinden gördüklerini yapmaya özenirler. nankör olan yakınlarından ve kendi yetiştirdiklerinden gelir.Agaç ne kadar uzasa göğe ermez. Krş.. önemli işlerde kulanılamaz. önemli işler yapar.91. Çevrede hatırı sayılır. alçakgönüllü olur. Yalnız taş duvar olmaı.Ağaç kökünden yıkılır. Yalnız kalanı. akrabası. çevresinde yetişmiş.Ağa borç eder. gereken yerlere bol para yardımında bulunacaksın.. Bir topluluğu çökertip yıkacak öğeler..Ağacı kurt. 103. Çocuklar ana ve babalarından.Ağaç yaprağıyla gürler (güzeldir)...Ağacın kurdu içinde olur. eş. Yalnızlık Allah'a.Ağanın gözü ata tımardır. 104. Bir gencin yetişip olgunlaşması. adama (insana) dayanma ölür. beceriksiz kimse. Çocuklar küçük yaşta kolay eğitilir. Bunun için insan yapacağı işte başkalarının desteklemesine güvenmemeli. Đnsan ne denli yükselirse yükselsin. 94. . uşak harç.Ağalık (beylik) vermekle.Ağaç yaş iken eğilir. 98. yaparlar da. 101. yiğitlik vurmakla (-dır). Büyük insan kolay kolay eğitilemez. 93.Ağanın alnı terlemezse ırgatın burnu kanamaz. işçi var gücüyle işe sarılmaz.

Đş sahipleri de işlerini sürekli olarak denetlerlerse iş düzgün gider.Ağaran baş.Ağanın gözü. mal sahipleri mallarına iyi bakarlarsa sevindirici sonuçlar alırlar. 109. 3). gelesin. 116. yiğidin sözü. züppelik etme. hep başlarına dert açarlar. 110. ağır ağır.Ağanın gözü öküzü (ineği) semiz eder.Ağırlık altın kale. 2) Đşveren zorbalık ederse işçi karşı gelir. farfaralığından belli olur. 1) Kalın kafalı insan bir konuyu zor anlar. yeğni (hafif) kalkar. Belirtileri ortada olan yaşlılık da.Ağır kazan geç kaynar. her şeye burnunu sokan kimseye kimse önem vermez. molla) desinler. hafiflik başa bela. her şeye burnunu sokan kişiler aşağılanırlar. yolunu şaşırabilir. 115. 108. ağırbaşlı ol ki büyüğümüz diye sana saygı göstersinler. 1) Ağırbaşlı kişiye herkes saygı gösterir. 2) Tembel kimsenin elinden iş geç çıkar. Gereksiz işler yapan. uşağın canı. 3) Değerli kişi. Hoppalık. Tanrı her yaratığın rızkını birlikte yaratır. izleri ortada duran üzüntü de ne yapılsa gizlenemez. 2) Agırbaşlı insan. 2) Bir yıkımı önlemek için zengin malını. 119. 118. 113. Yiğit için önemli şey ise sözünün eri olmaktır. .Ağanın gözü atın üzerinden eksik olmazsa ata iyi bakılır. 114. ama güvenilir adımlarla yürümelidir. çocuklarına.Ağır ol batman gel (döv. 1) Dişli birine dayanan kişi. herkesin beğendiği eylemi gerçekleştirince değersiz kişinin daha önce yaptıkları etkisiz kalır. herkese kafa tutar. Ağırbaşlı ol ki değerin üstün tutulsun. kabadayıca işler yapar. (Ağası yiğit olanın etbaı sarhoş gezer). Ağırbaşlı olmayan. Ağırbaşlı insan çabuk öfkelenmez. 1) Patron mal sahibi olur ama bu uğurda işçi canı çıkıncaya değin çalışmıştır. hafif insan. oturaklılığından. ağlayan göz gizlenmez. Onu hırpalamaya kimsenin gücü yetmez. Batmanlarla tartılacak gibi ağır ol. 112. 115. Ağırbaşlı kimselere herkes hayran olur. 111.Ağır otur ki bey (ağa.Ağanın malı çıkar. Đven kimse sürçebilir.Ağası güçlü olanın kulu asi olur.Ağır git ki yol alasın. işçi canını verir. Ana baba. işleri denetlemektir. gereksiz laflar eden. Bir yerin büyüğü için önemli şey. Ağırbaşlı kişi kimsenin oyuncağı olmaz. 120. dövesin).Ağır taş batman döver (yerinden oynamaz).Ağır basar. saygı gösterir. Tuttuğu yolda ilerlemek isteyen.Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.

zahiresini kazanır.Ağrımayan baş yastık istemez. Krş. Onu da ağlatırlar. 128. sadece özlemini çekmekle elde edilemez.Ağır yongayı yel kaldırmaz. Yeğniyi yel alır. 124. 135.. Ağustosta gölge kovan.. armağanı verenin dileğini yerine getirmemeye utanır. Sesini yükseltmeyen kimseye hakkını vermezler. Krş. fırsat elden gittikten sonra aç ve perişan olur.Ağlamakla yar ele girmez... Ağustosta yatan. Krş. Hiç kimse ona anası kadar içten yanmaz.Ağustosta gölge kovan. kendisine döner. ağrıların en acısıdır. kışın (çalışma olanağı elden gittikten sonra) sıkıntılar içinde kıvranır. işini yapar. 123. 129. 122.. hısımları arasında kardeşlerinden de çok kendi çocuklarını benimser. Krş. zarar veremez. Đnsanın çok sevdiği şey. Yakınlarınızdan biri ölse. Yazın (fırsat elde iken) çalışıp kazanmayan kişi. sonra acınız küllenir.Ağlarsa anam ağlar. Birinin malını haksızlık ve zulüm ile elinden alan kişi.Ağrısız baş mezarda gerek (olur). ille burun.121. ille burun. Sağ baş yastık istemez. 136. ağla deli (diri) için. 134.. göz süzülür. (Gailesiz baş. Đnsanlar.Ağlama ölü için. Ancak öyle kusurlar vardır ki düzeltilemez.Ağlayanın malı gülene hayır etmez. (Rahat ararsan mezarda). Ama yakınlarınızdan biri deli olsa.. Kimi kusurların düzeltilmesi kolaydır. Ağustosta beyni kaynayanın.Ağız büzülür. Bkz. Onun için sesinizi duyurmalı. Kişinin derdini yürekten paylaşan tek varlık anasıdır.. 133. acıklı durumu hep gözünüzün önünde. 131. dert her gün tazedir. Dertsiz kimse ararsanız ancak mezarda bulursunuz.Ağustosta yatanı zemheride büğelek tutar. 125. yerin altında).. Ağustosta gölge kovan.Ağız yer yüz utanır. Başkasına zulmeden kimsenin kötülüğü yerde kalmaz. kışın soğuk günlerinde geçim sıkıntısı çekmez. 126.Ağlatan gülmez. zevke dalan. Yazın gölge kovan. Yazın sıcak günlerinde tarlada çalışan kişi. her kişinin öz ağrısı. Yaşayan her kişinin derdi vardır. .. severler.. Dertsiz baş terkide gerek.. Ağırbaşlı kimseye şöyle böyle olaylar etki yapamaz. Krş. Göz ağrısı. o malın hayrını görmek şöyle dursun bir yıkıma uğrayarak eyleminin cezasını görür. birkaç gün ağlarsınız..Ağrılarda göz ağrısı... Yazın gölge hoş.Ağızdan burun yakın. kardeşten karın. Başkalarının üzülmesi yüzdendir. Yazın gölge hoş..Ağlamayan çocuğa meme vermezler.. Asıl ağlanacak durum budur.. Yani kişinin derdi ancak ölmesiyle biter. Ağustos böceğiyle karınca masalında olduğu gibi vakit ve fırsat varken geleceğini sağlamaya çalışmayıp keyfe.Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar. Onu ele geçirmenin yollarını bulmak gerekir. zemheride karnın ovar. hakkınızı aramalısınız. Ama her kişinin başka türlü bir ağrısı vardır ki kendisi için göz ağrısı denli acıdır. Yazın başı pişenin. 132.. Armağan alan kişi. başkası (kalanı) yalan ağlar. 127... 130..

Akarsu çukurunu kendi kazar (Su yatağını bulur). Böyle durumlarda parayı harcamaktan çekinmemeliyiz. 144. ona layık olmayan kimselerin eline geçer. Bir şeyler yapma isteği ve gücü bulunan kişi. Kimsenin ahı. 140. 148. 147.137.Ahmağa yüz. Gücünün yetmeyeceği büyük işlere girişme.Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır. Bkz. 146. Başkasının görev ve yetkilerini üzerine alan böyle ahmaklar başka konularda da görülür. dar zamanımızda bizi sıkıntıdan kurtarır.Akacak kan damarda durmaz. Ağustos ortalarında yaz sıcakları azalır. 153. 144. kötülük yaptığı için kendisine ilenilen kimse onmaz. Bir işten kazanç elde eden kişi. Bir zarara uğramak alnımıza yazılmışsa ne yapsak önüne geçemeyiz. mal ve para biriktir. Toplumda halkın gücü.. Bir kişinin tutum ve davranışları. sizi durmadan meşgul eder. Akılsız iti. ikide birde karşınıza dikilip.Ahmak iti yol kocatır..Ahlatın (armudun) iyisini (dağda) ayılar yer. Misafiri ağırlamak ev sahibine düşer. 139. çok kez.. hani bana şunu verecektiniz demesinden başınızı alamazsınız. Ahmağa yüz verirseniz. Đşleyen demir pas tutmaz. Ama şaşkın misafir bunun tersini yapar.Ahmak (şaşkın) misafir ev sahibini ağırlar. Bkz.Ağustosun 15'inden sonra ere kaftan.Ağustosun yarısı yaz. 154.Ağzın karnından büyük olmasın. rahatsız eder.Ah alan onmaz. 143. o tür işler peşinde koşar. uygun bir çalışma yönü ve alanı bulur. 138. yarısı kıştır.Ağzı eğri. Mazlumun ahı. Bkz. Zulmettiği. 142.. 141. abdala söz vermeye gelmez.Akan çay her zaman kütük getirmez..Akan su yosun tutmaz. kendisini korumakta olan kişiye. ata çul. Ahmak kimse. Kazanmakla mutluluk duyduğumuz para.. Çünkü artık soğuklar başlayabilir. hizmetine verilmiş biri gözüyle bakar ve saygısızca davranışıyla onun gönlünü kırarak hizmetinden yoksun kalır. . Kimileyin emek harcanmadan para kazanılsa da bu her zaman gerçekleşmez. çuvala girene bak. Dilenciye sana zamanı gelince şunu vereceğim derseniz. bütün güçlerin üstündedir. serinlik başlar. gözü şaşı ensesinden (arkasından) belli olur (bellidir). Đyi.Ak akçe kara gün içindir. kötü deme. 152. Güzel şeyler.Ağzına tat bulaşanın gözü pekmez tutumundadır.Ah yerde kalmaz..Ahali isterse padişahı tahttan indirir. o kişide birtakım kusurlar bulunduğunu gösterir.Akara kokara bakma. 149. 150. 151. 145.

insanların iyi işlere girişmesini kolaylaştırır. Akışı ne kadar yavaş olursa olsun.Akçası ucuz olanın kendisi kıymetli olur. Çünkü bütün işlerini en iyi biçimde onunla döndürür.Ak göt (don.Akılları pazara çıkarmışlar. Aynı sınavı geçirecek olanlardan kimin iyi. Karışık bir sorunun çözümünü. Kılıksız olduğu için eskiden topluluk içinde kısıla büzüle yürüyen kimse de giyimli kuşamlı olduğu zaman dikkati çekecek kadar güzel yürür. 161. Başka yollar. 164.Akıl adama sermaye (O da gide gelmeye). burgaca rastlayıp boğulabilir.Akarsuya inanma.Akarsu pislik tutmaz. zayıflatır. 167. Đnsan kendi tutumunu. onun da düşünemediğini bir başkası düşünüp sizi aydınlatabilir. Đnsan sürüklenip. 168. (Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun) . Bkz.. Đnsanın en değerli sermayesi aklıdır. davranışını başkalarınınkinden daha üstün görür. Sizin düşünemediğinizi başkası. Krş. her kişi bir akıl seçsin. 157. bacak) geçit başında (hamamda) belli olur. Bu yoldan gidenlerin hepsi aynı sonuca varır. kendisine akıl edinsin denilse herkes şimdiki aklını seçip alır. başkalarının aklından geçirmediği güzel işler yapar.Ak curun (çeşme) akmazsa kara curun kol gibi.Akıl akıldan üstündür. iyimser kılar.Akça akıl öğretir. iyi düşündüklerine inandığınız birkaç kişiden ayrı ayrı sorsanız. Bir kimsenin giriştiği bütün işlerde baş araç ve en büyük etken akıldır. kendi düşüncesini yeğler.. Bu nedenle onu iyi kullanmak ve korumak gerektir. Bol olanaklar.Akçanın iyisi kesede duran. şen. kara gün karartır. Öyle ki bütün insanların akılları ortaya konulup da.temiz kalır. aklın izleyeceği yollar olmadığından insanı yanlış sonuca götürür.155. bahçanın iyisi eve yakın olan. Önemli sorunlarda güvendiğiniz akıllı kimselerin düşüncesini sorunuz.Akıl için tarik (yol) birdir. 159. 156. Parası ucuz olanın. aynı yanıtı alırsınız. kimin kötü durumda olduğu sınav sonunda belli olur. Üzüntülü yaşayış ise yıpratır. Para. yol yordam öğrenmesine yardım eder: Parası çok olan kişi. korunması ve hemen yararlanılması kolay olur.. Az kazancın her zaman sağlanabileceği bir konuda çok kazancın gerçekleşmemesi önemli sayılmaz. Bunun gibi birkaç beğenilir durumuna bakıp el oğluna güvenmek doğru değildir. don yürüyüş. Bu sermaye elden çıkarsa bir daha ele geçirilemez. yani doğruyu bulur. 158. Bu sonuca nasıl vardıklarını araştırırsanız görürsünüz ki hepsi de yargılamalarında aynı mantık yolunu kullanmışlardır ve size şunu söylerler: Doğruyu bulmak için aklın izleyeceği bir tek yol vardır.Akıl kişiye (adama) sermayedir. Mutlu bir yaşayış. 163. 165.. Herhangi bir konuda onun düşündüğüne benzemeyen başka düşünceler ileri sürülse. Anlaşamayacağınız. akılsız dosttan hayırlıdır. 160. sizin için zarara yol açan tutumları bulunabilir. bakımı. Bahçe eve yakın olursa. akar suya girmek tehlikelidir. karamsar yapar. Eski bir kanışa göre akar su -ne kadar kirletilirse kirletilsin. 166. kişiyi dinç. şuraya buraya dağıtılmayıp kesede bulunursa ivedi durumlarda gereken nesneler hemen alınabilir. eloğluna dayanma. herkes yine kendi aklını almış (beğenmiş). Herkes aklını.Ak gün ağartır. bacak).Akıllı düşman. 162. kara göt (don.

Akıllı düşününceye kadar deli oğlunu evirir. Akıllı köprü arayıncaya dek.Akıl ortak ortak. Akılsız it. Bir baba çocuklarına mal bırakmalıyım diye düşünmemelidir. Bkz. altından girer. 169. oğlum akıllı malı neylesin). ne yaşta. çok düşünüp de karar veremeyen kimseden daha iyi iş görür. söylemeden düşünür. istediği şeyi elde etmek için sağlam yol arar. 1) Đyi düşünmeden verdiğimiz kararın kötü sonuçlarını düzeltmek için şuraya buraya koşup yorulmak zorunda kalırız. Akıllı düşmanla anlaşmak da kolay olur. hiçbir başarı gösteremeden tüketir. 179. yapılan iş. zarar doğurabilir. baba malına gerekseme duymaz. Her yaşlı. onun kendi zararına işlemesine yol açar.Askıl para ile satılsaydı birincilerle ikincilerin tutumları bunun tersi olurdu: 178. insan akıl yoluyla sezer. Akıllı düşününceye kadar. babası ne denli mal bırakırsa bıraksın. Oysa akıllı düşmanın yapacağı kötülüğü... Bu. Akılsızsa.Akılsız köpeği yol kocatır. Atak kişi ise tehlikeyi göze alarak işe girişir ve çabuk sonuç alır. Daha az düşünen ama çabuk karar veren kimse. sakallı kişi akıllı sanılmamalıdır..Baht olmayınca başta.. akılsız oğlan neyler ata malını. (Oğlum deli malı neylesin. hayırsız evlat neylesin malı). söylenecek söz. 177. sadece yaşlanmakla olgunlaşmaz. Krş. (Ahmak iti yol kocatır) .Akılsız kimse. Delice iş yapan zengin bulunduğu gibi akıllıca iş yapan yoksullar da vardır. Bu duruma göre babanın ona mal bırakması gerekmez. Çocuk akıllı ise malı kendisi kazanır. sakallılara danışırlardı her işi. 176. nereye gideceğini bilmeyerek nasıl yollarda dolaşıp yorulursa belli bir amaç gözetmeyerek yorucu işlere girişen kişi de yaşamını. Akılsız ise. 181.Akıllı oğlan neyler ata malını. Sonra pişman olmamak için. akılsız düşünmeden söyler. çocukça işler yapar. Bunun için de sonucu almakta gecikir.Akıllı. Akıl yaşta değil baştadır. 2) Baştakilerin yanlış tutumlarından ileri gelen sıkıntıyı buyruk altında çalışanlar çeker.Akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker. 180. mal ortağı kaypak. elindeki fırsatı kullanmak şöyle dursun..Akılsız iti yol kocatır. Mal ortaklığında ise her ortak kendi çıkarını düşündüğünden ortağının zararına çalışabilir. yapılacak iş üzerinde danışma ortaklığıdır. Krş.. Akıl yaşta değil baştadır. 173.Akıllı olsa her sakallı kişi. (Hayırlı evlat neylesin malı. Böylece dostuna bilmeyerek kötülük edebilir.Akıl (baht) olmayınca başta. üstünden çıkar. malsız kalır. gereken önlemi alır.Akıl olmayınca ne yapsın sakal? Kişi. yapılacak iş önce iyi düşünülmelidir. dostu için iyi niyet beslediği halde yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını düşünemez. Yararlı ortaklık.. Kafası çalışmayan kimse.Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer. Düşünülmeden söylenen söz. Krş. 170. 174. kişileri kötü sonuçtan korur. Tedbirli kişi. sakıncalı olabilir. ne kuruda biter. 175. 172.Akıl para ile satılmaz. 171.Akılsız kasabın gerisine kaçar masadı.

Nice gençler vardır ki kendilerinden çok yaşlı olanlardan daha akıllıdırlar. Krş. ... hem de çok vakit kaybına mal olur. programı çizilmeden yapılmaya çalışılan işin. hayır ola).. Bkz..Akmasa da damlar. Đyi ana babadan kötü çocuklar olabilir. Bir şeyin dıştan görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar aldanırlar.. 185.Aklına geleni işleme. Çünkü gece iş yapmanın kötü yönleri daha çoktur ve gündüz sağlanabilen olanaklar gece sağlanamaz.Akşam ise yat. ödüllendirilir.Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini. 184. Krş.Akıntıya (karşı) kürek çekilmez.Ak koyunu kara kuzusu da olur. Bkz. Çünkü hısım. Bu durum hem birçok yorgunluklara. tana karşı yatma.Ak koyun ak bacağından. Krş. Kişiye.Ak köpeğin (itin) pamuk pazarına (pamuğa. Akıl olmayınca ne yapsın sakal. Bugünkü işini yarına bırakma. Her deliğe elini sokma. 188. 183. 186. sabah ise git... Đşinizi akşam üzeri.. pamukçuya) zararı vardır. baştadır. Biribiri. adamı yer diri diri.Akşama karşı gitme. görünüşte iyi şeye benziyorsa iyi şeyin değeri azalır. Sonunu düşünmeksizin aklına gelen her işi yapan. 182. Her koyun kendi bacağından asılır.. Akşam ise yat. Krş. kara koyun kara bacağından asılır. Yaşı at pazarında sorarlar. 1) Yolculukta akşam olunca ulaşılan yerde yatılmalı. iç. Kötü şey. Bir kimsenin yaşı büyümekle aklı da büyümez. alışveriş etme. (Akşam oldu kon. Kendi yolunda güçlü olarak sürüp giden bir işi ters yöne çevirmek boşuna çaba harcamaktır. güven kazanır. Krş. 197. kimileyin hısımı öyle kötülük eder ki bunu düşman bile yapmaz.Akla gelmeyen (gelen) başa gelir. sabah oldu göç). ya da gece yapmayın. bir daha geriye dönülür. Bkz. Çok olmasa bile olur. her ağacı taşlama. seher vakti çıkılmalıdır. 195. (Sabah ola. 193. 187. kişinin içini. herkese sataşan kişi. sabah olunca yola devam edilmelidir. eksikleri ortaya çıkar. bitecek gibi göründüğü sırada.. dışını ve nereden vurabileceğini daha iyi bilir. Beyazın adı var.. 190. Doğruluktan ayrılmayan. Đnsanın başına öyle şeyler gelir ki daha önce böyle bir şey olacağı düşünülmez.Akın (beyazın) adı (var). 192.Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir (yeğdir).Akıl yaşta değil. içi dolu yağ sanır. 189. Yola.. tutumunun büyük zararlarını görür. Krş. Bu eksiklerin tamamlanması için geriye dönülmek gerekir. Kötülüğü iş edinen ise hak ettiği cezayı görür. Dost ile ye.Akraba ile ye iç. karanın (esmerin) tadı (var). 191. Görünüşe aldanmamalı. sabaha bırakın. Bir dükkanda (ya da bir işyerinde) her halde alışveriş (ya da iş) olur.Đyice düşünülmeden. Đkinci kez bitecek sanıldığı zaman başka eksikler baş gösterir. 196. akşamüstü çıkılmamalı.Ak koyunu (ala keçiyi) gören.Akşamın işini yarıa (sabaha) bırakma (koyma). 194.

201. Akşam ise yat. Alçakgönüllü olan ve büyüklük taslamayan. 1) Bir genç. arkadaşlarını ona göre seçmelidir.Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz. Bkz. belki elinize geçmez. çok yüksek yaşayış koşulları da kendisine zarar verir. evleri saray.. Krş.Alçak yerin tepeciği dağ görünür. 207. kulübelerini de saray gibi görür.2) Geceler uyku.Alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır... onun sakıncalarını hoş görür. al renkli nesnelere bakmakla doyamazlar.Ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır. 199. 203. 212. toplum içinde yükselir. Bkz. (Ak kağıttaki siyah yazıdır geçerli olan). Kişinin yaptığı iyilikte de.. Al ile arslan tutulur. öksüz çocuk dövmeye kolay... Bilgili kimselerin bulunmadığı bir toplulukta az bilgili kişi dahilik taslar.. Baskısız tahtayı. köküne bak.Al arslan tutar. 206. onu dünya güzeli. Bkz. 200. gündüzler iş zamanıdır. Ak koyunu gören. 209. Otu çek. 204. 213.. sabah oldu göç. adalet yok mu? Elbette var. Alacağım olsun da. güç sıçan tutmaz. Bkz.. alamazsam gözümü oysun).Aktan kara kalktı mı? Yasa.. Çünkü alacağınız.Alçak eşek binmeye kolay. Oysa borcunuzu ödemek zorundasınız. Kendini herkesten üstün gören sevilmez.Alçak yerde yatma sel alır. yüksek yere yatma yel alır. öksüz çocuk dövmeye kolay). . saygı görür. Alçak eşeğe herkes biner..Akşam oldu kon.. Güçsüz ve koruyucusuz kişiyi buyruk altına almak ve hırpalamak kolaydır. toplum içinde iyi bir yer alamaz. Çok aşağı yaşayış koşulları da.Alçak uçan yüce konar. 210.Alçacık eşeğe herkes biner. 2) Bir şeyi elde etmeye karar veren kişi. (Alçak yerin tepeciği dağ görünür).. Akşama karşı gitme.Alacakla verecek (borç) ödenmez. (Alçak eşek binmeye kolay. bir kıza gönül verince kusurlarını. Almak (tahsil etmek) olanağı bulunmasa. 202. Alçak yerde tepecik.Alacağım olsun da alakargada olsun (Alakargada alacağım olsun. yüce uçan alçak konar.. 205.Ala bakan iki bakar.Ak şeker.Alakargada alacağım olsun (alamazsam gözümü oysun). bir damar soya çeker. 198. 202. 211. Krş. Bkz. Bkz..Alacak kız ay görünür. dahası borçlu ile dövüşmek gerekse bile alacaklı olmak iyi bir şeydir. kara şeker. kötülükte de kalıtımın etkisi vardır. Krş. Đnsan kendi durumuna uygun bir yaşayış sürmeli. Değerli bir şeyden her zaman iyi verim alınmaz. 208. Đnsanlar al renkten hoşlanırlar. çirkinliklerini görmez.. Bir yerden alacağınız para ile başka bir yere olan borcunuzu kapanmış saymak ihtiyatsızlıktır.

layık olduğu ünü kazanamaz. Geç kalınırsa kötü koşullarla karşılaşılabilir. birbirine anlatır. Alıştığı işten vazgeçemeyen kişi.Alıcı kuşun ömrü az olur. yazılmalıdır. güç ile sıçan (gücüğen) tutulmaz. Aşı pişiren yağ olur. birçoklarını unutur. 221. Krş. 227. güç sıçan tutmaz. Đnsan ne kadar bilgili olursa olsun. senin olman ne lazım? Kötü. Unutulmaması istenen şey. gerekli araçlar olmadıkça kusursuz iş yapamaz. Böylece yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa geçer.Alışmış kudurmuştan beterdir. Bkz. Kişi ne yapsa kaderini değiştiremez. Đnsan ne kadar usta olursa olsun. (Al arslan tutar. Basit bir çevrede yaşayan. Güzellere musallat olan. yapılması gerektiğine inananlar yapsınlar.Alışmış kursak.. Đşkilli büzük dingilder. 221. Bir kimse alışmadığı.Alışmadık götte don durmaz. 220. en iyi ve en ucuz olduğu zaman alınmalıdır. el övünür. 1) Göz alıcı giysi giyen güzele hemen istekli çıkar. parlak yeri elde etmeye çalışan çok olur. Herkesin dikkatini çekecek iş yapan kimse. Alna yazılan başa gelir. 228. 222. 218. Acıkmış kudurmuştan beterdir. bulamacını ister. değerli insanlara çatan.Alet işler. sizden çok güçsüz. Bkz. kendisini gösteremez. Başına ne gelecekse gelir. ama daha az zeki olan yaratığı yenebilirsiniz. Gücünüzü kullanarak ise. 216. kudurmuştan daha azgındır. ağır bir iş yapılması söz konusu ise bu işi sen yapma. Herkes onu okur. .214. 219. 225. 217. yararlanmaya alıştığı şeyden yoksun kalmak istemez. o iş üzerindeki eleştirmeyi üzerine alır. sıkıcı duruma kendini kolay kolay uyduramaz.Alçak yer yiğidi hor gösterir.Al gününde al. 215.Al elmaya taş atan çok olur. O işi saldırırcasına yapar. Verilecek şey ve borç da zamanında verilmelidir. 2) Bir işin yapılışıyla uzaktan ilgili bulunan kimse. 224. Yırtıcı kuşun ömrü az olur. ama zeki olan yaratığı yenemezsiniz. önemsiz bir görevde çalışan değerli kişi.Al giyen alınır.Al gömlek gizlenemez. Kişi. her şeyi aklında tutamaz. Krş. Ondan kurtulmaya çalışır.Alında yazılı olan (alna yazılan) başa gelir. Al renk giysi herkese yakışır.Al (hile) ile arslan tutulur. bunun gizli kalacağını sanmamalıdır. 223. Alınacak şey.Al giyen aldanmaz (aldanmamış).Aleme cellat lazım.Alın yazısı değişmez. 226. Krş.) Zekanızı kullanarak sizden daha güçlü. sıradan bir kimse sanılır. kalem unutmamış.Alim unutmuş.. ver gününde ver.

Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz.Allah doğrunun yardımcısıdır. Talihli kişi. Geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır.Allah kardeşi kardeş yaratmış. Tanrı bir kişiyi. ya da nasıl bir sonuç vereceğini ancak Tanrı bilir. bir söyle. Tanrı'nın onu eskisinden daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır. 238. Bkz. Bir işin içyüzünü. Peygamber sopa ile kovar. Talihsiz olan da en umutlu işten zararlı çıkar. 243. 237. Bunun gerçek nedeni şudur: Bol para harcayan kişi çok çalışır.Allah isterse bir kulun işini. Bkz. 242. 233.. az harcayana az verir. 241. 234. çok kazanır. sonra buldurur. Genel inanışa göre Tanrı. yarası (yağırı) olan gocunur (gocunsun). Tanrı her kulunun ne kadar yaşayacağını önceden kararlaştırmıştır. Ama bir süre bu dar geçimden de yoksun kalıp sonra yeniden eski geçime kavuşsa o zaman sevincin nasıl şey olduğunu anlar.Allah balmumu yakana balmumu. (Allah çam isteyene çam. Đşi bozuk giden kişi kendisini kötümserliğe kaptırmamalıdır. Đnsan.Allah kulundan geçmez. Aza kanaat eden az çalışır. bol harcayana bol. sevincin ne olduğunu bilmez. Birbirlerine o kadar yakın ve birçok değerlerinde ortak olan kardeşlerin bile kazançları. Bu dünyada herkesin dar ya da geniş bir geçim yolu vardır.. 236. . 235. Dar bir geçim içinde olan kişi. Birinin parasına öteki ortak olmaya kalkışmamalıdır. kesesini ayrı yaratmış. 244. Öyle ise onu: kuldan niçin saklamalı? 239. Doğruluktan ayrılmayanlara Tanrı yardım eder.Allah insana iki kulak bir ağız vermiş. istemezse işini. 232. hangi işe el atsa başarılı olur. Ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir. Süresi dolmadan hiç kimsenin yaşamasına son vermez. 240.Allah kulunu kısmeti ile yaratır. Bu suçu da Tanrı bilir. 230.Al kaşağıyı gir ahıra. mum isteyene mum verir).Allah dağına göre kar verir (verir kışı).Allah çam isteyene çam. yağmumu yakana yağmumu verir. Đki dinle. Allah balmumu yakana. mutsuz yaratmışsa hiçbir kimse onun yazgısını değiştiremez.. az kazanır. mermere geçirir dişini.Allah fukarayı sevindirmek isterse önce eşeğini yitirtir.Allah'ın bildiği kuldan saklanamaz. Acından kimse ölmemiş. Ters giderse insanın işi. Krş. Krş.. sıkıntı verir. Bir yolsuzluğun sorumluları aranırken o işte kusuru bulunan kişi telaşa düşer..Allah'ın ondurmadığını. 231. muhallebi yerken kırar dişini.Allah bilir ama kul da sezer.229. işlediği suçtan dolayı önce Tanrı'ya karşı sorumludur. Başvurduğu bütün kapılar yüzüne kapatılır. Đşi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemelidir. keseleri ayrıdır. mum isteyene mum verir.Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.. Doğruluktan şaşmamalıdır. Tanrı herkese dayanabileceği ölçüde yük. Tanrı dar zamanlarında kuluna yardım eder.

. 257. Ama al renk beğenilmez. 249. besle (Kızıl kahverengi at donu. güzeldir. 246.Almadan vermek.245. Malın iyisini alan. onu tasasız kullanır. Tanrı dilerse hiç tanınmayan. Tanrı. Sabır güzel bir huydur. Đnsan bir şey kazanmamışsa. işinde çalıştırmayacağın kimseye. 250.Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin. 256. bir şey almaya ihtiyacı olmadan verebilen tek varlık.Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.Alma alı. 255.Alma alı. çaba ile yetenekli kılınamaz. Bu durumda en yakın akraba bile gereken ilgiyi göstermez. Tanrı'nın bir lütufta bulunabileceği düşünülmelidir. çıkar aheste aheste. Bu nedenle sevdiğine dert verir. Tanrı. zenginliğe. 259. Allah'a mahsus (yaraşır). bin doruya. Tükenmez hazinesi bulunan. çekme kaygısını.Allah verirse el getirir. mal gelir.Allı yelek. gömlek yok canfes neye gerek? En gerekli nesneleri bulunmayan kişinin süs püs peşinde olması budalalıktır. alacakmışsın. satma kırı.Alma mazlumun ahını. başkasından bir şey almamışsa neyi verebilir? 258. Krş. yetenekleri kısıtlı olanlara durumlarına uygun bir yaşama düzeni. birtakım tedbirlerle büyük bir güç kazandırılamaz. At donları içinde en beğenileni doru renktir. yel getirir. Kır fena sayılmaz.Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir. Doru ve kır donlu atları makbul sayarlar.Allah sevdiğine dert verir.Al malın iyisini.. yoksul bir aile çocuğunu da üne. Tanrı yaşlılık yıllarını bolluk. Sağlamdır. onu çekenleri mükafatlandıracaktır. Tanrı bir kimseyi zengin etmeyi dilerse ona hiç umulmadık yerlerden para. zenginliğe kavuşturur. rahatlık içinde geçirme nasip etsin.Allah son gürlüğü versin.. sel getirir.Allah sabırlı kulunu sever. Allah sabırlı kulunu sevdiği için sabırlı olmaya daha çok dikkat etmeliyiz. 252. 2) Cılız bir kuruluşa. bizi en yakınımıza dahi muhtaç etmemesidir.) kırı. 248.Allah'tan sıska. Ayranı yok içmeye.Allah'tan umut kesilmez. En umutsuz durumlarda bile kötümserliğe kapılmamalı. Onun için Tanrı'dan dileğimiz. ille doru. 253. çalıştıracakmışsın gibi yakın ilgi gösterme. 247. 260. ille doru. 254. Tanrı'dır. ne yapsın muska? 1) Yaradılıştan yeteneksiz olan kişi tedbirle. Üne. Muhtaç olup başkasından bir şey istemek insana çok ağır gelir.Allah verince kimin oğlu. kullanıldığı sürece insanı rahatsız edecek bir durumu yoktur.. umut verme. kimin kızı demez. güçlükleri yener. 251. derdin kendisinden geldiğine inanarak yakınmayanları. Alma san. . Sabırlı kimse sıkıntıları atlatır. pullu yelek. Krş. bir barınma olanağı verir. tanınmış ya da zengin bir ailenin çocuğu olmakla erişilmez. sat yağızı. Atını ona göre seç. Almayacağın bir şeye. yağızın da binde biri. Biniciler al ve yağız renkli atları tutmazlar.

. kapındaysa tutma sarı. gerekseme duyar.. bir şeyin değerini. kardeşinin çocuğuna kendi çocuğu gibi ilgi gösterir.Alna yazılan (alında yazılı olan) başa gelir. istenilen şey elde edilir. ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir. temiz insana.. Krş. Eğilen baş kesilmez. görgüsüz olarak yetişir. 266. . 267. 269. eskiden yoksul iken zengin olan kişiye muhtaç duruma düşer.Amca baba yarısı. babasına karşı beslediği duygularla bağlı olur.Alt değirmen güçlü akar. 264.Altın anahtar her kapıyı açar. hiç kimse leke süremez. bütün güçlükler yenilir. 277. ne de alıp satmalıdır. Bir kimsenin. mertliğine sığınıp teslim olan düşmanın canına kıymamalıdır. nasıl ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşılırsa bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma. Değerli kişinin. 274.Altın leğenin kan kusana ne faydası var? Ağır hasta. sat yağızı. insan mihnette belli olur. gümüş eşiğe muhtaç olur. 270. Zenginliğe de iş başında olmaya da güvenilmemelidir. Kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur. Kişi. Çocuk da amcasına. 262.Altın kapılının ağaç kapılıya işi düşer. 275.Amcam (emmim) dayım herkesten (hepinden) aldım payım. Biz önce ne hesaplar yaparsak yapalım. Kepekle ovulmasa altın parlamaz. Terbiyesi kıt ailenin kızı da eğitimi kıt. taş yağmurdan ıslanmaz.Altın ateşte. 278. ya da dertli olan kimse. Sarı donlu at ne beslemeli. bulunduğu yüksek yerden uzaklaştırılmasıyla değeri azalmaz. satma sarı. Krş.Aman diyene kılıç kalkmaz. sarsılmadan işini sürdürür. 262.Altın pas tutmaz. zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür.Altı olur. Gün gelir. (deli yas tutmaz). Yüksek düzeyde olan her şey. sonunda Tanrı'nın dilediği olur. zengin yoksula. hep Allah'ın dediği olur. ne türlü uygunsuz koşullar içinde bulunursa bulunsun değerini. sürer anası izini.Altının kıymetini (kadrini) sarraf bilir. önemsiz görünen nesnelerle değer kazanır. 276. Bunun gibi.. Alma alı. 265. ya da nesne. Bkz.Altın yerde paslanmaz. Sonra yaptığın kötülüğün cezasını ömrün boyunca çekersin. (Başa yazılan gelir). zengin olmuş neye yarar? 272.Altın kepeğe muhtaç. (Tasasız kimse hiçbir şeye üzülmez. Altın kepeğe muhtaç. Üstün değer taşıyan kişi.Altın yere düşmekle pul olmaz. 271.. Đş başında bulunan da böyle.Altın eli bıçak kesmez. Altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı. usta çırağa.Kimseye zulmedip ahını alma.) 273. Para ile bütün engeller ortadan kaldırılır. niteliğini yitirmez.Alma sarı. 261. Kişi kaderi ne ise onu görür. O. zengin yoksullaşır. 263.Altın eşik. Hünerli kişiye yaşama güçlükleri etki yapamaz. Amca.Alma soysuzun kızını.. 268. Şerefli. yedi olur.

Krş.Anahtar doğruyadır. Oğlan babadan öğrenir. kızlarına ancak saltanatlı bir yaşayış sağlayabilirler. 279. Komşu hakkı Tanrı hakkı. Ama hırsız için işe yaramaz. giyimli. Đnsanlar içinde anamız kadar bize candan bağlı dost yoktur. 292. kötü niyetli olmayanlar için işe yarar. eşitlik ilkesini gözetmekle birlikte. Bkz.Ana hakkı Tanrı hakkı. Derme çatma araçlarla yapılan işten iyi sonuç alınamaz.Analık usta. Onun mutluluğunu sağlayacak olan kocasıdır. Ama onun evlendikten sonra mutlu olmasını sağlamak. ana ile kızı da birbirinden ayırmak öylece olanaksızdır.Anamın (babamın) öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım (acı soğana değişirdim).Analık fenalık (kara yamalık). giyim. başkasından yardım beklememeli. 293.Ana gezer.Anadan gören inci dizer. temizlik. kız bahtı kocadan arar. Bagdat gibi diyar olmaz. 286. Atalar çıkarayım der tahta. bu çeyizi kim düzer? Bir ailenin. 285. paydan yararlanacak olanlar. yine eşit olarak daha çok pay alma yolunu bulurlar. 290. babadan gören sofra yazar. 289.Analı kuzu. Koz helvasının içindeki cevizle helvayı ayırmak nasıl olanaksızsa. Hiçbir dadı annenin yerini tutamaz. payları beklenenden daha küçük ölçüde dağıtmaya kalkarsa.Ana kızına taht kurar.. yumağı ufak yapar. elimi soksam yesem.Ana ile kız. çocuğunu büyük bir şefkat ve özenle nazlı olarak yetiştirir.. Annesi sağ olan çocuk bakımlı. helva ile koz. Ana kızına taht kurar.. bir kuruluşun yöneticileri ve yönetilenleri. (Yarma: Kalın kesilmiş odun). 280. Evlatların analarına karşı olan yükümlülükleri.. kendi kazancıyla geçinmelidir. Ana kızına taht kurmuş. Annesi ölmüş olan çocukta bakım. Bir nesneyi paylaştıran kişi.Ana kızına taht kurmuş. kızlarını sultanlar gibi yaşatabilirler. Kişi. eloğlu karşılar yarmayla. hamurdan olur maya.. Krş. ekmeği çifte kapar. Bir yerin kilitlenmesi. 281: Anadan olur daya. Nasıl ki şehirler içinde de Bağdat'ın eşi yoktur. baht kuramamış (kurmamış).. Demek ki bir işi kusursuz yapabilmek için özüne uygun en iyi araç kullanılmalıdır. 282. Ana baba. Çocuk topluma karışınca yaşamın ve çevresinin insafsızlıklarıyla karşılaşır. Tanrı'ya karşı olan yükümlülükleri kadar kutsaldır. Krş.Anam babam kesem. Kişiye en yakın akrabalarının bile yardım etmediği denemelerle anlaşılmıştır. 288. ellerinde değildir. süslüdür.. . 287. Ana baba.. (Beyaz giysiye yamanmış kara bir yama gibidir). kız gezer. kınalı kuzu. Üvey ana fenalık sembolüdür. yapılacak işlere boş verirlerse o işler kendiliğinden ortaya çıkar mı? 283.Ana gibi yar olmaz. süs bulunmaz. temiz. Her anne. 291.Kimseden yardım beklememeli. Hamurun mayası yine kendisindedir.Ana besler hurmayla. 284. çocuklar usta.

Aptal.Anlatışa göre verirler fetvayı. yaşlandıkça güzelliklerini yitirirler.. 303. anasıdır. ana-kız arasındaki bağın kopmasına bile yol açabilir. annesine benzeyeceğini düşünürlerse yanılmamış olurlar.. Đncitse de çocuk bunu bildiğinden incinmemiş gibi davranır. Karısını çok seven ve anasıyla karısı arasındaki geçimsizlikte anasını haksız bulan oğulun yargılarıdır bunlar. gün gelir. böyle keşiflerde bulunan kimselerle alay etmek için söylenir). Kadı anlatışa göre fetva verir. karı çiçek.Ananın bastığı yavru (civciv) incinmez (ölmez). onu yok denilecek kadar az para ile satar. 302.Anan güzel idi. yürekten yana.Ananın çıktığı dala kızı salıncak kurar. . gönül alma. 306.Aptal ata binerse bey oldum sanır. Önce zengin olanlar. 298. değeri de buradadır.Ana yılan. (Çünkü aptalın Tanrı'ya yaklaşmış bir kişi olduğuna inanılır. 305.. Anlayışı kıt kimseler ise ne kadar açık söylense. Büyüklerinin tutumu çocuklara örnek olur. tanıdıklar arasında armağan. (Dost `yar' beni ansın bir koz ile. ne kadar tekrarlansa yine anlamazlar. dayağı çocuğuna ağır gelmez.Anlayana sivrisinek saz. Kişisel çıkar.. 301.. beklenen bir şeydir.An beni bir kozla. Kimi zaman sözü biraz kapalı söylemek yeğlenir. kenarına (kıyısına.. 294. isterse işe yaramasın. o da çürük çıksın. sözü gerçek.) Arkadaşlar. Hiçbir duruma güvenilmez. evlerinden olurlar. 299.Ananın bahtı kızına. nasıl bir evlilik yaşayışı geçirirse. Ağaca çıkan keçinin dala bakan. o da çürük çıksın. Sarsılmaz sanılan yakın dostluklarda da. Bizim olan hiçbir şey. Anne çocuğunu öyle korur ki.Aptala malum olur. Krş. sözü yalan. 295. yakında ne olup biteceğini bilir ve daha önce haber verir. şalgam aşa girerse yağ oldum sanır. 304. Çünkü anne bunları onun iyiliği için yapar. baban zengin idi.Anayı kızdan ayıran para. Bir kimseye candan. tarağına) bak bezini al. sürekli olarak elimizde kalmaz. hani evi. yürekten bağlı olan. daha çok. Bkz. 297. Krş. Anlayışlı kimseler. Annenin acı sözü. her yerini görmüş gibi olurlar.Đnsan en değerli bir malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse.Anasına bak kızını al. anlamayana davul zurna az. mutlu ya da mutsuz. Çocuklar o yolu benimser. bir kişinin hatırlandığını belirtmesi bakımından önemlidir. bununla yetinmeyerek daha ileri giderler. onun üzüntülerini gerçekten paylaşan varlık. Kız annesinin birçok huylarını doğuştan almış bulunur. 300. Bunun için bir kızın niteliklerini öğrenmek isteyenler. Yarım elma. üzerine basması gerektiği zaman bile incitmeyecek biçimde basar. Bir anne. Görenedir. Sonra da annesinin eğitimi ile yetişir. hani yeri. ne denilmek istendiğini zaten anlarlar.Ana. Krş. Ancak bu söz. Nitekim bir kumaşın kenarına bakanlar. Genç iken güzel olanlar. kızı da öyle bir evlilik yaşayışı geçirir. 296. Armağan. Ne kadar küçük bir şey olursa olsun.

309. böyle davranmalıydın diye akıl satar. çamaşırını. ona da güvenilmez.Araba ile tavşan avlanmaz. 313.Arığa su gelene (gelinceye) kadar kurbağanın gözü patlar. şöyle bir yol tutmalıydın. Göle su gelinceye kadar. iş işten geçtikten sonra herkes yanlış yapmışsın. 318. Başka bir yöntem kullanılırsa başarıya erişilemez. 316.Arık ata kuyruğu (da) yüktür.Ardıcın közü olmaz. Açıkgöz kişi. yalancının sözü olmaz. 322. Bu yardım ne kadar az ve yardım edilecek kimse ne kadar yakını olursa olsun. bal alacak çiçeği bilir. çıkar sağlayabileceği yeri bilir. Ar yılı değil. 320. 324. Aç at yol almaz.. kırılınca) yol gösteren çok olur. Bkz. Bkz. 311.Arık at yol almaz. 319. kimseye yardım edecek durumda değildir.Araba devrilince (kırıldıktan sonra.Arı. 308. Krş. Şahin ile deve avlanmaz. Güçsüz kişi. 315. Kişi.Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer. her yerde bol kazanç bulurlar. 317. belasını da. kendisine önderlik edecek kişinin çevresinde toplanır.Arıca etek. 314. Ama kirlenen ad ve namus temizlenemez.. kar dünyası. kar yılı. Bkz. Çalışkan. Sona kalan dona kalır. yatağını kirletir duruma gelmeden ona Azraili göndermesidir. para kazanmalıdır.Ar dünyası değil. Tehlikeyi daha önce kimse haber vermez de kötü sonuç meydana geldikten..Arık arınır.) Büyükleri nasıl bir yaşayış yolu tutmuşlarsa çocuklar da aynı yolu izlerler. Değersiz kişiden yararlı iş. kötü erek yolunu tutanlar kötü ereğe ulaşırlar.Arı gibi eri olanın dağ kadar yeri olur. şu ya da bu işi yapmaktan utanmamalı. Krş. namusuna dokunmadıktan sonra. 321. .Görgüsüz kişi layık olmadığı bir iş başına geçerse.Arda kalan derde kalır. bey olan kovana üşer. Krş. kişileri olan aile ve toplumlar. Er olan ekmeğini taştan çıkarır. Her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel bir yol vardır. ad arınmaz. 307.Arayan Mevlasını da bulur.Arık etten yağlı tirit olmaz. Madde pisliğini temizlemek kolaydır.. kül olur.Aptessiz sofuya namaz mı dayanır? Gerekli koşulları yerine getirilmedikten sonra az zamanda pek çok iş yapılır. Ardıç ağacının ateşi çabuk geçer. (Ön tekerlek nereye giderse art tekerlek de oraya gider. 312. arık (aç) it av almaz. Đyi erek yolunu tutanlar iyi ereğe. kuruca yatak. gerçekten değeri varmış gibi bir kuruntu gösterir.Arı kızdıranı sokar. Halk. Ölümcül hastalar için Tanrı'dan dilenen şey. bütün dünyayı kendi malları sayarlar. 323.Arı. Yalancının sözü de böyledir. verimsiz topraktan bol ürün beklenemez. 310.

(Arının.Arkadaşını söyle. Kusursuz nesne olmaz. çırak ustasının yolunu tutar. bol para karşılığında. o adamın kimliğini ögrenmiş oluruz. 329. bayram günü tıraşa ne? Her olayın. Armut.) 325. Onun için bir adamın arkadaşını tanırsak. -Paradan haber ver. O leb demeden leblebiyi anlar. 326. ahırını tez satar. Kötü gereçle iyi şey yapılamaz. dayanılamayacak kadar ağır işleri yapmayı kabul eder. Kötü davranışın karşılığı iyi olmaz. 3) Kişi.Armut dalının dibine düşer.Arife günü yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayram günü yüzü kara çıkar (olur). 332. az zaman sonra yürütülemez olur. 2) Çocuk. Ahlatın iyisini ayılar yer.. sözü geçen ya da kendisinden korkulan birisine dayanması gerekir. sonunda öleceğini bilse bile. yaradılış ve gidişine uygun kimselerle arkadaşlık kurar. Armudu ilk çıktığı zaman. Aylık kaç? demiş. 336. kirazı da biteceği zaman yemeli. Bkz. . 340.Armudun önü. kömür dumanıyla.Arpacıya borç eden. 333. Yararlandığınız nesneleri kusurlarıyla birlikte kabulleneceksiniz. Bir kimsenin işini istediği biçimde yürütebilmesi için. 331.) Parayı güç kazanmakta olan kişi. kabuğu soyularak. 338. Elmayı soy da ye armudu say da ye. topluluk içinde utanılacak bir duruma düşer.Kişi kendisini sinirlendirene saldırır. Bir sözün yalan olduğu çabuk anlaşılır ve söyleyen. Kişi.. sayı ile yenilmelidir. 334. Krş.Arka gerektir arka. Anlayışlı kişiye uzun uzadıya açıklama yapma gerek yok. 328. 339.Arık öküze bıçak olmaz! (çalınmaz).Ariefe tarif gerekmez (ne hacet). her nesnenin çoğaldığı bir zaman vardır. 1) Kendisinden yararlanılamayacak kişiye yararlanmak amacıyla eziyet edilmemelidir. 2) Güçsüz kimseyi ezmek yiğitlik değildir.Arpa samanıyla. ya utana ya korka. Borç para ile yürütülen iş.Arife günü aşa ne.Arpa eken buğday biçmez.Arı söğüdü. kendini yetiştirenin koruyuculuğu ile bir yerde barınır. 335. 330.Armudun iyisini ayılar yer. elmayı say ye. Ramazanda. (-Cehenneme kira var. kim olduğunu söyleyeyim. 1) Bir kimse. kirazın sonu. elma da aşırı gidilmeyerek.Arpa unundan kadayıf olmaz.Armudu soy ye.Arnavut'a sormuşlar Cehenneme gider misin? diye. soyuna çeker. soktuktan sonra öldüğü söylenir. akıllı öğüdü sever. Böyle zamanlarda o olay ve nesnelere eskisi denli önem verilmez. Krş. 337. 327. önce yakınlarına yararlı olur. Herkes işine yarayan şeyi benimser.

düzeninden anlaşılır. Çünkü türlü etkenler.. niteliği ayrı olan başka bir nesne için uygulanamaz. Bir nesne için kullanılan ölçü. 344. 346. Arsız. Fazla mal göz çıkarmaz. Bkz. 355. 354.Artık mal göz çıkarmaz. . Bir kimsenin kişiliği..Arslan kükrerse atın ayağı kösteklenir. ar etmez).Arsız neden arlanır. Canlı. temizliğinden. yağmur yağıyor demiş. 357. güçten düşünce pek küçük işlerle uğraşır.Arslan postunda. Ar dünyası değil. Kişi. Her nesnenin değeri. Krş. gönül dostunda. güçsüz kimseyi kıpırdayamaz duruma getirir. ölçüyü biraz geniş tutarak hazırlayınız. onlara sahip çıkmamak yanlıştır.Aslan kükrerse beygir titrer. Bkz.Arşın malı kantar ile satılmaz. ne kadar sıkıştırılırsa sıkıştırılsın. Üstün gücü olanın öfkelenmesi.Aslını saklayan (inkar eden) haramzadedir. çevresindeki güçsüzleri korkutur. 350. Aslan kükrerse atın ayağı.Arslan kocayınca sıçan deliği gözetir. Kişinin soyu sopu yoksul. soyluluğunu kavrar. gerçek ölçüden daha çok harcama yapmanızı gerektirebilir. aslını yitirmez. Onlardan utanmak. Toplum içindeki yerini kendisi kazanır. kızı kardaşlı yerden. cansız her şeyin bir yakışığı vardır. her ne iş olursa olsun yapmalıdır bu zamanda. 356.. bedasıl (soysuz) ile yeme aşı.Asıl azmaz. Soyunu sopunu gizlemek ancak piçlere yaraşır. Çağımız.Astar bol olmayınca yüze gelmez. 352. ne denli biçim değiştirirse değiştirsin. namusu ile. 342. 348. para kazanma çağıdır. hiçbir şeyden utanmaz. Geçimi sağlanmayan kişi.Arpa verilmeyen at. görgüsüz olabilir. Güçlü çağında ağır ve büyük işler yapmış. çul da giyer sallanır. Temiz süt emmiş kişilerle yapılan en güç iş kolaylaşır. Sütü bozuk kişilerle yapılan en güzel iş ise tatsız bir biçim alır. niteliğine uygun bir ölçüye vurularak belli olur. Giysi diye çul da giyip salına salına gezebilir. azla yetinir.Arsızın yüzüne tükürmüşler. 353. Krş. pişkinliğe vurur. Đnsan onları bu durumda görmek ister. kar yılı (Kar eden. 345. Tarlayı taşlı yerden. Güçlü kimsenin korkutucu sözleri. utanma çağı değil. Kişi değersiz bir kuşaktan gelmekle değersiz olmaz. Arsız ne kadar ağır hakaret görse aldırış etmez. (Kokarsa kaymak kokar. iyi karşılar. 349.Arpayı (buğdayı) taşlı yerden.Aşığın gözü kördür (kör olur). 343. büyük kazançlar elde etmiş olan kimse. 351.Asil ile taş taşı.Ar yılı değil. oturup yattığı yerin niteliğinden. aslında ayran var). Bir iş yapmak için gerekli olan şeyleri santimi santimine hesaplayarak değil. bal kokmaz.341.. iş görmez. 347. kar dünyası. Bir kişi ya da nesne. kamçı zoruyla yürümez.Arslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur).

Aş tuz ile. zevksiz duruma sokar. Alet işler el övünür.Aşk olmayınca meşk olmaz.Ata arpa. Kendini öyle yitirmiştir ki bu davranışlarını hiç kimse görmez. hoş karşılanmayacak aşırı davranışlarda bulunur. istenmeyen bir durumu önlemeye yaradığı zaman paha biçilmez bir değer kazanır. 359. 364.Aşık daima bey oturmaz. Aşığın gözü kördür. Buğday başak verince orak pahaya çıkar. eksik bir durumu kalmamasına dikkat etmelidir. artık yararlı olmaktan çıkar. Krş. mıhını arar. Yararlanacağı bir iş peşinde olan kişi. Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır. 361.Aşk ağlatır. 372. Aşık alemi kör. Bir durumu düzeltecek araç ya da önlem. yiğide pilav. Zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır. 363. Aşktan gözü kararmış kişi. yararlanmanın gerektirdiği araçları hazırlamış olmalıdır. Krş. ne sevgilisinin kusurlarını görür ne de çevresinde olup bitenlerle ve kendisi için önemli olan şeylerle ilgilenir.Aşıka Bağdat uzak (ırak) değil (gelmez). 370. 366. dert söyletir. 358. Bey oturmak. iyi gereç kullanılarak meydana gelir. dört yanını duvar sanır. Önemsiz gibi görünen bir araç. (Dervişe Bagdat'ta pilav var demişler. Krş. 362.. Bu dert onu ağlatır. Aşığın yüreği yaralıdır. Yaratığın gücü. arkadaşını iyi seçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır. Aşkın gücü.Aşı pişiren yağ olur. Bir şeyin hoşa gitmesi. Ölçüsüz ve aşırı nitelikler o şeyi tatsız. yumru yüzü üstü gelerek durmasıdır ki aşığın en sağlam oturuşudur). Krş. Öğreneceği işe karşı aşırı sevgisi bulunmayan kimse o işi ögrenemez. (Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru yüzüne bey denilir.Aş taşınca kepçeye paha olmaz.Aşk başa gelirse akıl baştan çıkar. Güzel şey. çukur yüzü yere. . eşini. birtakım nitelikler taşımasına ve bu niteliklerin gerektiği oranda bulunmasına bağlıdır. attan inersen atı unutma. Aşka düşen kişi düşünceden uzaklaşır. 371. 368. Sağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi yiyeceğine dikkat etmeli. dört yanını duvar sanır.Ata binen nalını.Aş taşarsa çömçenin değeri kalmaz. Krş. Bundan da iş yapana övünme payı çıkar.Kendisini aşka kaptıran kişi. 365. Kaymağı seven mandayı yanında taşır.Aşık alemi kör. işini bil. aklı yener. Kişi. işitmez sanır. 369.Ata binersen Allah'ı. Başka türlü derdi olan ise herkese derdini döker. Yalan değilse ırak değil demiş. 360.Aşure yemeye giden kaşığını taşır.Aşını. bu görevi yapmaya vakit kalmadan durum bozulmuşsa. Abanın kadri yağmurda bilinir. tuz oran ile. gelişmesine yarayan şeyle artar. 367.) Bir şeyi elde etmek için taşkın bir istek içinde bulunan kişiye bu uğurda katlanacağı fedakarlıklar güç gelmez. Pilav yiyen kaşığını yanında taşır. Çoğu zaman işi rast gelen kişi bilmelidir ki talih her vakit yar olmaz. gelinin yüzü ağ olur. kullanacağı şeyin ayrıntılarını da almalı.

ahlak kuralları dışına çıkan kimse ile herkes ilişkisini keser. Ata iyi baktıktan sonra. Bir kişinin. düşman gibi binmeli. güzelliği geçmeden. çocuğuna mutlu bir yaşayış sağlamaya çalışır. Ana kızına taht kurmuş. adamına göre yürür. Onlar yetişir ama.. At zayıf iken. korkmayınız. hayvanı çok hırpalama. Bizi kollarlar. eyere er gerek.At beslenirken. Atasözleri. Babamızın dostları. çabasına. tımarını unutma. horlanır. . Kişinin gerçek malı. Baba malı tez tükenir.Atalar çıkarayım der tahta. toplum içinde itelenir.Ata malı mal olmaz. sonra da iyi bir yöneticiye teslim etmelisiniz ki istediğiniz verimi alabilesiniz.. adımına göre değil. Krş. Kazancı olan kimsenin malı bitmez. suyunu. Bir işletmeyi önce donatmalısınız.Atasını tanımayan Allah'ını tanımaz. bakımlı olduğu zaman hem gösterişlidir. Tanrı sözleri değildir ama onun gibi kutsal sayılır. gereklerine uyulur. Attan indiğin zaman da onun yemini. Satılacaksa o zaman satılmalıdır. bir işçi yetiştirebilmek için çok para. Atın yürüyüşü binicisinin yönetimine bağlı olduğu gibi. kişi garip iken çetin sınavlarını verirler. Sıkışık durumlarımıda bize her türlü yardımı yaparlar. 385. buğruklarına saygı göstereceği kimseler arasında babası başta gelir. Ama kaderde nasıl bir yaşayış varsa ancak o gerçekleşir. At. isteyenleri varken evlendirilmelidir.. ama yanınca yürür. kendin kazanmak gerek. Kız da körpeliği. yetiştiren de her bakımdan yorulur. Onu tanımayan kişi. Babanın sanatı oğla mirastır. tutumuna göre değişir. Bir çocuk.Ata dostu oğla mirastır. Ataların yol gösterici öğütlerine ve geleneklere önem vermeyen. ite de. Bu durumda kişiliklerini yitirmemiş ve görevlerini başarı ile yapmış iseler üstün niteliklerini belirtmiş olurlar. 378. Bütün yaratıkların soylusu üstün niteliktedir. sarsılmaz.Ataların sözü Kura'a girmez. kendi çalışmalarıyla elde ettiği maldır. 379. 386. 380. 373. (Ya da ata bindiğin zaman böbürlenme.Atanın sanatı oğla mirastır. Babadan kalan mal kalıcı değildir. Tek başına kalan bu kişi. hem de en çok işe yarayacak durumdadır. ana ve babaya itaat etmeyi emreden Tanrı'yı da tanımıyor demektir. çok zaman ister. Bkz. bir işin yürüyüşü de iş başındakinin bilgisine. 375. böbürleneni Tanrı sevmez).At arıklıkta. yıpranır. Çalıştırdığınız işçilerin gücü de iyi beslenmeleriyle artmaz mı? 376. yora yora bininiz. 387. 374. kız istenirken.Atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar. Kazancı olmayan kişi bunu çabuk bitirir.Ata da soy gerek. 377.At at oluncaya kadar sahibi mat olur. 383. çok emek.Ata eyer gerek. 382.At. babamızdan bize kalan miras gibidir.. 381. 384. Buna Tanrı razı olmaz. döner dolanır gelir bahta. Krş. besili. Ana baba. yiğit gariplikte.Ata bindiğin zaman insafsızlık etme. kılıç kuşananın.At binenin (iş bilenin).Ata dost gibi bakmalı.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. itim kapmaz deme. Bu belirti varsa olay da var demektir. Görevini eksiksiz yapan. Đyi düşünmeden yaptığımız öyle işler vardır ki sonra pişman olarak eski duruma dönmek isteriz. geçer. kendini kötü duruma düşmekten kurtarmış olur. Đkisinin bir arada bulunması çok tehlikeli olan şeyler birbirinden uzak tutulmalıdır.. 388. Size çok bağlı bulunan kişiler bile. anılır. 389. gizli kalamayan belirtisine bakmak gerekir.Ateşle barut (barutla ateş) bir yerde durmaz (olmaz).At (olur) bulunur meydan bulunmaz. kötü kişi aşağılık. 398.Atın ölümü arpadan olsun. yiğidin delisi. itin kapmazı olmaz). 399.At binicisini tanır (bilir).Atına bakan ardına bakmaz. Bir işi başarabilmek için gerekli olan koşullar her zaman eksiksiz olarak ele geçmez. Atın doru renkli olanı. 1) Soylu kişiden zarar gelmez. meydan (olur) bulunur at bulunmaz.Atın tepmezi.. Soysuz kişiden korkulur. düşman bana yetişecek mi. 392. bir zaman gelir. dahası.Ateş düştüğü yeri yakar. Đşçi. üzülmesi gelir. karışık soyu ile tanınır. 397. kişiliklerine yakışmayan ağır ve aşağılık işlerde kullanılırlar. . Biri bulunursa öteki bulunmaz. (Atın tepmezi.Atın bahtsızı arabaya düşer. katırı anasıyla. Değerli.Ateş demekle ağız yanmaz. Kimi kişilerin felsefesi şudur: Sevdiğim yiyecekleri tıka basa yiyeyim de hasta olursam olayım. 391. 395.Atılan ok geri dönmez. başkasının malı olsa da. 2) Kendisinden yararlanılan şey kimin elinde ise onun sayılır. sizi incitirler. diye ardına bakmaya gerek duymaz. kemer bağlayanın.. kavurur. 401. 393. Herkesin yaradılıştan birtakım sert huyları da vardır.Atı atasıyla. Av avlayanın. aracını iyi kullanan kişi. 396. ama yazgısı kötü kimseler. sürekli bir acı içinde bırakır. Krş. onu gereği gibi kullanmasını. At sahibine göre. 2) Đyi kişi temiz soyu ile. zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz. Ama artık o duruma dönme olanağı kalmamıştır. itin kapmazı olmaz. 394. ölürsem öleyim. Felaket kimlerin başına gelirse onları yakar. 390. 400.1) Her şey. yöneticisinin işten anlayıp anlamadığını bilir ve çalışmalarını ona göre yürütür.. Bir olayın gerçekten meydana gelmiş olup olmadığını anlamak için. Kişi. Nitekim iyi bakılmış ata binen. Krş. Başkalarının acıması.Atın dorusu. Bunlar eğitimle bir dereceye kadar yumuşatılabilir. ondan yararlanmasını bilene yakışır. öteki bulunursa beriki bulunmaz.Atım tepmez. kendilerini tutamaz. kişinin gözünü budaktan sakınmayanı beğenilir. böyle kimselerin hakkıdır.

Eşekten düşen için ölüm tehlikesi vardır..At sahibine (ağasına.At kudümüy yurt kudümü. Atla yolculuk yapan kimse için bir yolun kaç saatlik olduğu söz konusu değildir. Krş. yiğitte burun. itlere bayram olur. Olanakları bulunmayanlar böyle işlere niçin girişirler? 410. Elde bulunan olanaklardan zamanında yararlanarak gezip dolaşırsak. 1) Attan düşen. meydan olur at olmaz. Đnanışa göre at ve kendisiyle evlenilen kadın eve uğur getirir. 412. 406. At ölmekle birlikte onun koştuğu meydanın kalması. itim kapmaz deme.Atın ürkeği. yaya arkasına ne düşer? Büyük işlere. aşağılık kimselerin işine yarar. değerine göre davranışta bulunulur. Ancak yaşayışına bağlı birtakım izler sürüp gider. biniciye) göre eşer (kişner). iyi bir ad bırakmaya çalışmalıdır. At bulunur meydan bulunmaz. Bunun gibi.Atta karın. 404. Atlı.At olur meydan olmaz.Atta. 407. Atım tepmez. Herkese durumuna. iş verilir. kazayı hastalanmakla atlatır. avrat kudümü. 403.Atlar tepişir. yurtlarını.Atlıya saat olmaz. 417. tutumunu yöneticisinin durumuna göre ayarlar. tetikte bulunmalıdırlar. . uzun bir süre içinde yapılabilecek işi kısa zamanda yapıverir. eş dost edinmek gerek. yiğit erkeğin burnu büyük olur. bol olanakları bulunan kimse. Birinin yönetimi altında çalışan kişi. 409. 413. 402. yiğidin korkağı. arada eşekler ezilir. Değersiz kişi. Bkz. At da kişi de hep tehlike karşısında imişler gibi uyanık olmalı. 416.Atın varken yol tanı ağan varken el tanı. Atın iyi koşması için iyi beslenmiş olması gerek. 415.At ölür meydan (nalı) kalır.Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz. kimi zaman. yiğit ölür şan (namı) kalır.At ölür. Türkler. eşekten düşene kazma kürek. 411. Đyi koşan atın karnı. et kaçar. 408. Bundan. aralarında bulunan güçsüzler zarar görür. Kişinin satın aldığı atları ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez. insan ölmekle birlikte adının anılması gibi: Onun için kişi yaşarken iyi işler yapmalı.Attan düşene yorgan döşek. 414.Bkz. 2) Soylu (uğurlu) kimse yüzünden başımıza gelen felaketi çabuk atlatırız. bunu başaracak gücü olanlar girişir.. 405.Atlı kaçar. Her ikisi de talihine kalmıştır. kaçar. isterse beş saatlik yolu bir saatte alır. atlarını. eşlerini kutsal sayar. Yaşayan bir gün ölür. Güçlü kimseler birbirlerine girerler. avratta uğur vardır. At binicisini tanır. kendisine de değerli kişi gibi ilgi gösterilmesini beklememelidir. onların uğur getireceğine inanırlar.At kaçmaz. Soysuz (uğursuz) kimse yüzünden başımıza gelen felaketi kolay kolay atlatamayız.At ile avrat yiğidin bahtına. Yüksek kimselerden birinin ölümü ya da görevden ayrılması.

. mutluluk getirirler.. Yoksa durum. onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır. 426. Krş. Bir kişi. 424. kapı mandalı gibi. soyluluğun. Birçok işlerini onunla arkadaşlık ederek yapar. dertten kurtarmanın yolunu bulamaz. her zaman bu yolu izler. kemer bağlayanın. 429. Krş. at bakımına büyük özen gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kısa zamanda beliren kişilikler gerçek değer taşımayanlardır. Türk. birçoklarında yiğit ile birlikte anılmış.Avrat var ev yapar.Ayağa değmedik taş olmaz. geniş bir özgürlük dünyasında. çıkarken. yürekliliğin.At yiğidin yoldaşıdır. Öyle kadınlar vardır ki ailenin düzenini. Bir şey. At binenin. Her şey.Avradı eri saklar. semirir). Đş bilen kadın. buğday unundan keş yapar.Av köpeği avdan kalmaz. it yediği günde (belli olur. Öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir. tehlikeden. elverişsiz gereçle güzel şeyler meydana getirir. çoluk çocuğundan çok ona bakar.Ava gelmez kuş olmaz. bir şeyden yararlanma. At. Ailede kadının rolü çok önemlidir. durumuna uygun yöntemlerle korunur. Đş bilmeyen kadın ise en iyi gereci kullansa bile bir şey yapamaz. kapı mandalı. 430.. peyniri deri. Değerli kişilikler. vefalılığın. Önemli bir varlığından isteye isteye vazgeçen kimse artık onu aramamayı göze almalıdır. 425.. arpa unundan aş yapar. kılıç kuşananın. Hazıra konarak iş yapmayı adet edinmiş olan kişi. insanlardan uzak yaşamalarına karşın avlanmaktan kurtulamazlar. Türk'ün savaşta kahramanlık ortağıdır. Onun sütünden içki bile yapmıştır. Ama karşısındaki de yenilmemek için çeşit çeşit önlem alır. 419. 421. 422. avrat var ev yıkar. 431.At yedi günde. . Hiçbir kimse kendisini kazadan. başa gelmez iş olmaz. eve-girerken. yararlılığın simgesi olarak gösterilmiş. Türk atın o kadar candan dostudur ki kendisinden. Barışta her günü atla birlikte geçer: Yolculuğu onunla yapar. mutluluğunu bozarlar. 428. 420.. (Karı malı hamam tokmağıdır). atı çok sever. Ayak almadık taş olmaz. inceliğin.Av avlayanın.Avcı ne kadar al (hile) bilse. 423.Avradı boşayan topuğuna bakmaz. At üzerine pek çok atasözümüz vardır. Kuşlar. Đnsanlar da böyledir: Hatıra. başkasını yenmek için çeşit çeşit ustalık kullanır. 427. Bir şeyin sahibi ondan yararlanamıyor da başkası yararlanıyorsa asıl sahip yararlanan kişi demektir.Av vuranın değil alanın. zarara kendisi uğrar. zamanla gelişir. hayale gelmeyen çeşit çeşit felakete uğrarlar.Avrat var. onu elde etmek yolunu bilenin. Bir erkek karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir.Ava giden avlanır. Ayağa değmedik taş olmaz.418. avrat var. Çıkarını başkasına zarar vermekte arayan kimse. Bunlarda at. anlayışlılığın. başa kakılır.Avrat (kadın) malı. ayı o kadar yol bilir. yükünü onunla taşır. başa gelmedik iş olmaz.

Eşim kusursuz olmalı diyen eş bulamaz. (Ay gördünse bayram et). 432. 441. Bayram ayının doğduğunu görmeden bayram etmek ihtiyatsızlıktır. 445.. güzellikleri bulunduğunu ileri sürer. başını serin. halkın iyi bir düzen içinde çalışmasını baştakiler sağlar.. kalksın ayak üstüne. 438. Ara sıra git ki saygı ile karşılasın. Hastalıktan korunmak.. 434. Ay karanlığında çobanın uyanık olması gerekir. ayağa değmez taş olmaz). Ava gelmez kuş olmaz. erdemleri. dahası.Ay gördünse bayram et. kirpi yumuşağım demiş. yatsın sırtı üstüne. Hiç kimse kusurunu.. yarsız (dostsuz) kalır. Beklenen bütün sevinilecek durumlar için bu ihtiyat gösterilmelidir. gönlünü ferah tut düşünme derin. Ayak almadık. Bin işçi. Đnsan ayaktazı.. Tabak sevdiği deriyi. Krş. Her inişin bir yokuşu vardır.Ayın on beşi karanlık. ay yatakta çoban ayakta. Đşçinin iyi iş yapmasını.. sevgiden ileri gelen hırpalamalar. . 437. güçlüklerle karşılaşır.Ayağını yorganına göre uzat. Đş gerçekleşmeden ona oldu gözüyle bakılıp sevinilmemelidir. sabahleyin erkence kalkması gerektir. 1) Çobanların akşam erkence yatması. Harcamaların gelirini aşmasın. iyi günler de gelir. Hırpalamak her zaman kötülük yapmak için olmaz. çirkinliğini görmez..Ay ayakta. çoban yatakta. Onun için çoban uyuyabilir. 435. 2) Ay aydınlığında sürüye hırsız gelmez.Ay görmüşün yıldıza minneti (itibarı) yoktur. Krş. Bir şeyin çok üstününü. Kamu yönetiminde de böyledir.Ayak almadık (ayağa değmedik) taş olmaz. 439.Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar.Ay ışığında ceviz silkilmez. 440. Đnsan yaşlandıkça türlü türlü engeller. 436. Ayı görmeden bayram etme. vücudumuzu yıpratmamak istiyorsak ayağımızı sıcak. Kişinin yaşamındaki kötü gidiş sürüp gitmez. Bu kural yalnız eş için değil. bir başçı. on beşi aydınlıktır. Ne denli yakın dostun olursa olsun. 433. başımızı serin tutmalıyız. (Başa gelmez iş olmaz. Genel düzene yardımcı olan araçlar varsa baş yönetici rahat eder. geniş yürekli olmalıyız. Kusursuz güzel olmaz. Krş. felaketlere uğrar. çeşitli sıkıntılara. ondan daha az değerde olanını beğenmez. günde bir gel dostuna.Ayağını sıcak tut. Krş.Ayağı yürüten baştır. Bkz. başa gelmedik iş olmaz. elde etmek istediğimiz her şey için doğrudur. 442. Giderini gelirine uydur.Ayı akım.Ayı görmeden bayram etme.Bkz. 443.Ayıpsız yar arayan (dost isteyen). güvenden ileri gelen çalıştırmalar da vardır.Ayda bir gel dostuna.. yoksa çok uyanık olması gerekir. çok güzelini görmüş olan kimse. 444. ona her gün gidersen usanır. olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı. Krş.

ya da onun emrine girer: Büyük sermaye. küçük sermayeye iş bırakmaz. (. Đşini hile ile yürütmekte olan kişi. Az el aş kotarır. Öyle zaman olur ki bir aylık kazanç.Çokçanın yanına.Çokçanın yanına). büyüye büyüye önüne geçilemez durum alır.Nereye? .Ayranım (yoğurdum) ekşidir diyen olmaz. Küçük bir tehlike. Ne kadar çok kişi bir araya gelse.Ayrandan aşağı katık olmaz.Ay (gün) var yılı besler.Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz. Bkz.. (Zeyrek kuş iki ayağından tutulur). kızgınca çiftleşme isteği gösteren kadın yaraşır. El elin aynasıdır. Bkz. 449. Küçük şeyleri hor görenler. çok öde. 450. çok el iş kotarır (Bir işi bitirmek). çoğunluğa boyun eğer.Az eli aşta gör. .. çocuklarını tehlikeye atmaktan çekinmezler. azların birikmesiyle meydana gelir.Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez. Çok şey vermeye ya da yapmaya söz veren kişi. 458. büyük bir suçsuz yığınının başını belaya sokar. yavrusunu ayağının altına almış. bir ay geçindirmeye yetmez. Aza demişler: Nereye?.Ayyar tilki art ayağından tutulur. 455. 457. 459. Öyle zaman da olur ki bir yıllık kazanç.. Ama başka işler..Aza demişler: . 454.Az el aş kotarır (yemek pişirip kaplara koymak). Bkz.. (Az eli aşta gör. 453. 451.Ayıyı (maymunu) fırına (ateşe) atmışlar. 447. Onun için yemek yapmaya az kişi yeter. Çoklar. -azınlık. 446. elverişli ortam bulunca. kendilerini kurtarmak için gerekiyorsa. bir zaman gelir ki kurnazlığını kullanamaz. insanı bir yıl geçindirir. Bir avuç suçlu. Duygusuz insanlar..Yeterli olmayan koşullar içinde iş yapılırsa beklenen verimli sonuç alınamaz.Azca nereye? . Yapılacak işi kolaylaştırmak için yararlanılacak ucuz nesneler arasından öyle biri seçilir ki daha ucuzu yoktur. çok eli işte gör). Kimse ayranım ekşi demez. Krş. Bu nedenle yapabileceği ölçüde az şeye söz vermeli ve verdiği sözü eksiksiz yerine getirmelidir. yakayı ele verir. büyük şey edinmek fırsatını sürekli olarak kaçırıyorlar demektir.Aynan yoksa komşuna bak. 448.Azan kurda kızan köpek. Bkz.. çok kişinin çalışmasıyla daha çabuk bitirilir. 1) Belalı kişinin hakkından şerli kişi gelir. sözünü yerine getirmek için güç durumda kalabilir. Biri bilmeyen.Azca nereye? . 2) Azgınca çiftleşme isteğinde bulunan erkeğe. çok eli işte gör. pişme zamanından önce yemeği ortaya koyamazlar. Kurunun yanında yaş da yanar. 456. Bkz. Az. yıl var ayı (günü) beslemez. 460.Çoğun yanına demiş.Az ada. her zaman çoğa uyar. 452.Az ateş çok odunu yakar.

Bu büyük bir fedakarlıktır. küçük demez. (Düşünmekle sonuç alınamayacak birçok sorun da kendini işe vermekle unutulur. ancak temiz ve iyi olsun. pek çok da.461. hem de daha az yanılmış olur. ya da armağan olarak az şey verebilir.Az tamah çok ziyan (zarar) getirir.. serbestçe harcayacağı para kocasının parasıdır.. 467. Az malı yönetmek için gereken araçlar. Bkz. Bir süre sonra gerekecek şeyleri vaktinde hazırlamayan kişi. oğul) ekmeği zindan ekmeği. 468.Az söyle. 2) Azrail.Azıcık ağrıya aş (çokçasını iş) bastırır. Çok dinlemekle ise çok şey öğrenir.Az mal kan yutturur. Demek ki kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli.. Midesi dolu olan rahat edemez. kavgasız) başım. çok yiyen güç uyur.Azrail gelince oğul. edindiğiniz şey. 473. Küçük bir rahatsızlık bir şeyler yemekle geçer. didişme de olmaz. uşak sormaz. Krş.) 462. Onun için bu kuyu kendini kurtarabileceğinden daha derin olmasın. Varlıklı kimse çok şey verebilir. uyumakta güçlük çeker.. Baba koruk yer. Aç kimse uyuyamaz. Kazma elin kuyusunu. eceli gelenin canını alır. uğraşma.Az kaz. isterse az olsun. büyük. 464.Azıcık aşım. 2) Didişmesiz orta halli bir geçim. -Oğul hizmet. Bu nedenle çok mali yönetmek az malı yönetmekten daha ucuza gelir. oğul öder. 1) Azrail yetişmemiş çoluk çocuğun var mı? diye sormaz. Kişi. 1) Evimde kalabalık olmazsa işim az olur. 465. az konuşursa hem çevresindekileri rahatsız etmemiş. Er ekmeği meydan ekmeği.-Baba himmet. Yaptığınız iş.Az veren candan. Az yiyenin de uykusu az olur. 466. ya da çocuğunun evinde barınıp onların eline bakmak çok sıkıcı bir durumdur. Bir kadın için babasının. 470. kocasının evi. uz (öz) olsun. ::::::::::::: -B472. Yani sana yapılmasını istemediğin bir kötülüğün daha ağırını başkasına yapma. boyunca kaz. yardım.Baba eder. çok veren maldan. elde ettiklerinden daha çok zarara uğrarlar. Krş. uz kaz. 471. çok dinle. zamanı gelince hazırlıklı kişilerin durumuna imrenir ve içinden bana da verseler isteği geçer.Az yiyen az uyur. Onun gönül ferahlığı ile yaşayacağı yer. 469.Az olsun. çoğu birbirini güttürür. Birisi için kazdığın kuyuya kendin düşebileceğini gözönünde bulundur. kaygısız (ağrısız. onun için özveri sayılmaz. 463. Varlıklı olmayan kimse. . 474.Baba (evlat.Azıksız yola çıkanın iki gözü el torbasında kalır. koca (er) ekmeği meydan ekmeği. Bu. Elde ettikleriyle yetinmeyerek daha çoğunun peşinde koşanlar. yapılan harcamalar çok mali yönetmeye de yetebilir. Hiçbir özür de kabul etmez. türlü uğraşma ve didişmelerle dolu zenginlerin yaşayışından daha iyidir.

. Bir baba dokuz oğlu besler. miras yoluyla elde etmiş olan kişi... ne denli elverişsiz ortam içinde bulunursa bulunsun.Bağ babadan. Bkz.... Kişi. ekşi elma) yer. Bakarsan bağ. 477.. uzun saçlı kadın daha gösterişli ve sevimlidir. oğul öder.Bağın taşlısı. bir kuşak geçecek kadar yaşlandıktan sonra bol ürün verir. (Baba eder. 482.Baba oğluna bir bağ bağışlamış. Taşlı yerdeki bağ.Babamın (anamın) öleceğini bilseydim. suyu az olan yerde. Giderek bu sanatı öğrenir. 488. üzüm yemeye yüzün olsun. daha değerli..Baca eğri de olsa duman doğru çıkar. 489. kendilerine el uzatıp yardım etmelerini istemeye hak kazanabilmek için küçüklerin görevlerini iyi yapmaları gerektir.Büyüklerin. tarla suyu bol olan yerde bulunursa daha çok ürün verir. niteliğini yitirmez. Zeytinin bol ürün vermesi için hiç olmazsa iki kuşaklık bir zaman geçmelidir. Baba malına güvenip kazanç yolunu tutmamak çok yanlıştır. Bağa bak üzüm olsun.. Ata malı mal olmaz.. Malı kendi emeğiyle değil. zeytin dededen kalmalı. Bağ. 479. Çocuk daha küçük yaşta ister istemez babasının sanatı ile ilgilenir.Baba koruk (erik.Baba malı tez tükenir. Yaradılıştan iyi ve doğru olan kişi ya da nesne. Böylece bir sanat. Sade pirinç zerde olmaz. Yoksa ne yüzle tam verim bekleyebilir? Krş. 483. Krş. 475.Bağda izin olsun.Bağı ağlayan yüzü güler. Çeyiz olarak gelen şeyleri eskidikçe. oğlunun dişi kamaşır.Baba vergisi görümlük. koca vergisi doyumluk. hazırladığı çeyiz. merteği (direk) içinden bitmiş sanır. yaşama sorumluluğunu duyan akıllı evladın gerçek malı.Bağa bak üzüm olsun.Bahanesiz ölüm olmaz. göstermelik olmaktan ileri geçemez. Başka koruyucular ve korunanlarda da durum budur. 481. Bir babanın kızı için harcadığı para. Bkz. üzüm yemeye yüzün olsun). 484.. 478. Kendini bilen..).) Babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuk çeker. Krş. 476. (Sebepsiz. verim beklediği şeyden istediğini alabilmek için gereken harcamalardan kaçınmamalıdır.Bağ bayırda. Babalar çocukları için büyük özveride bulunurlar. Nitekim bağ. karının saçlısı. Krş. (Bağda izin olsun. kulağı dolu darıya satardım. onun ne büyük çabalar harcanarak ve ne denli sıkıntılar çekilerek kazanılmış olduğunu bilmez. Büyüyünce kendisi de bu sanatla uğraşır. bittikçe yenileyen kocasıdır. Ama çocuklar babaları için küçük bir özveride bulunmazlar.Babasından mal kalan. Her şey. Bağ budanırsa (budanan yerden su damlar) bol ve güzel üzüm verir. kendisi için en uygun ortamda daha verimli olur. 480. Anamın öleceğini bilseydim. 487. Baba malının değeri pek bilinmediği gibi hazır mal da çabuk biter. evlat gerek kazana. yemeye yüzün olsun.. 486. Kızın ömür boyu süren büyük giderlerini kocası üzerine almıştır.. oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.. tarla çayırda. babadan oğula miras kalır.Babanın (atanın) sanatı oğula mirastır. 485. kendisinin kazandığı maldır.

Bal bal demekle ağız tatlanmaz (tatlı olmaz). bakmazsan mat.Bkz. Đnsan tedbirsizliği yüzünden bir yıkıma uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım. Bakarsan bağ. önce o nesneyi elde edip sonra işinizi görmelisiniz. 492. değerleri derinleştikçe artan ve değerleri yüzde kalan insanlar vardır.Baktın ibrik akıyor.Bakacağın yüze sıçma. Kimse ona bakmasın denilemez.Bahtsızın bağına yağmur. bakmazsan dağ (olur).Bakmakla usta olunsa (öğrense). Talihsizin bütün işleri ters gider. Krş. sadece nasıl yapıldığını görerek bir şey öğrenilemez. 505. 491. Beleş atın.. 502. köpekler (kediler) kasap olurdu (kasaplığı öğrenirdi). Kişi talihsiz ya da akılsız olursa giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç alamaz. Bağa bak.Bahşiş atın dişine bakılmaz.. Bir şey sadece bakmakla edinilemez. 507. Balın dibi. Hiç yapılmadan. Güzel mal satan kimselerden alınan şeyler daha çok hoşa gider. kapan yer. dürüstlükten uzaklaştığını görürsen dostluğa son vermekten utanma. Bkz.Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir. 506. yağı yüzünden.Bakarsan at. oduncunun var baltası. eve gel kör olası. sonra aptes boz.Baht (akıl) olmayınca başta..Baktın yarın yar değil.Balcının var bal tası. 494.Baktın ki kar havası.Bakan göze bağ (yasak) olmaz. Herkesin gözü önündeki şeye bakılması önlenemez. yağın yüzü daha güzeldir. Her iş yapılırken özel bir araç kullanılır. 503. Đşinizi yaptıktan sonra gerekecek olan nesne işinizi yapıncaya değin ortadan kalkacaksa. 497. Kendine yakın bildiğin kimsenin içtenlikten. Onu ele geçirmek için davranmak gerekir. Ecel geldi cihane. 500.. 495. Đlişki kurabileceğin kişi ile arayı büsbütün bozma. Bunun gibi. terkini kalmak az değil.Bak bana bir gözle. 490. bakayım sana iki gözle. Bakılıp onarılan şeyler yararlanılacak duruma gelir. Bağına yağmur yerine ya taş ya dolu yağar. 499.. 504. . Bkz.Balı dibinden. önce götünü yu. 493. 496. bakmazsan dağ. sıçacağın yüze bakma. neden böyle yapmadım diye üzülür. kötülüğü herkesçe bilinen kişiyle de ilişki kurma. 501..Bakarsan bağ. Sen bana ne denli yakınlık gösterirsen ben sana ondan çok yakınlık gösteririm. O işi yapan bu aracı elinde bulundurur. ya taş yağar ya dolu. Bakımsız bırakılan şeyler işe yaramaktan kalır. Aşağılığı. 498. ne kuruda biter ne yaşta. Tatlı sözlerle güzel bir şey gerçekleşmiş olmaz.Balcı kızı daha tatlı.Bakan yemez. Tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzak kalmanın yoluna bakılmalıdır.

Balık baştan avlanır.Balık baştan kokar. Güzel. 2) Ana baba için en tatlı şey. yıkımlara uğramayan kimse yoktur. Krş.Balık Çok konuşurum ama ağzım su dolu demiş. 515. Kişi. 520.. dağıttığından az çok kendisi de yararlanır. bunun gerektirdiği özveriye katlanmalıdır. Bu inanış. 523. 1) Birçok kimseler. yapamam demez de inanılmayacak bir mazeret ileri sürer. güzel eşya kullanmayı herkes ister ama bunları ancak parası bol olanlar yapabilir. Başkalarına güzel şeyler dağıtmakla görevli olan kimse. 521. 519.Balı olan bal yemez mi? Bir kimsenin elinde başkasına verilecek.Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir. 518. küçük çocuklarıdır.Balı.Bana dokunmayan (beni sokmayan) yılan bin yaşasın. 514. kendilerine kötülüğü dokunmayan zararlı birisinin bu durumuyla yaşayıp gitmesini hoş görürler. kendisinin yapamayacağı işleri için başkasının yardımına gerekseme duyar.Balta sapını yonamaz. Güzel şeyin çevresinde.Balta değmedik ağaç olmaz. ya da satılacak bir nesnenin bulunması. 510..Barutla ateş bir yerde durmaz (olmaz). taze oğul balıdır. ondan kendisinin de yararlanmasına engel değildir. kısmetlisi yer (yememiş. balık etine kolay kolay doyulmamasından ve balık avcılarının hep geçim darlığı içinde bulunan kimseler olmasından ileri gelmektedir. 524. pahalı nesne elde etmek isteyen.Bal olan yerde sinek de olur (bulunur). 1) En güzel bal.Balın alası (tazesi) oğulun tazesinden. Bir şeyi ele geçirebilmek için onu yönetenleri ele geçirmek gerekir. onu isteyen ve elde edecek gibi görünen kimsenin değil.Bal tutan parmağını yalar. avımı yapan gülmesin (onmasın). ama kimseye kötülüğü dokunmayan kişiye ilişilmemelidir.Balık demiş ki: Etimi yiyen doymasın. Güzel bir şey. Canına kıyılan balığın böyle ilendiğine inanılır. kısmeti olan yemiş). . Et kokarsa tuzlanır. 509.508. Bir işi yapmaya gücü yetmeyen kişi. Güzel yemeyi. 513. Ateşle barut. Bkz.Bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil. parmağı uzun (olan) yemez.Balık kokarsa tuzlanır. 516. Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz..Bal ile kaymak isteyen akçesine kıymak gerek. güzel giymeyi. 511. 2) Zararlı olduğu bilinen. Zarar görmeyen. ondan yararlanmak isteyen asalaklar dolaşır. ya tuz kokarsa ne yapılır? Bkz. Baştakilerin tutumu bozuk olan toplumda her şey bozuk olur.. 512. 522. umulmadık birinin eline geçer. 517.

. Dünyanın en büyük zenginliği. dünya (-nın) varlığı. başımıza böyle bir felaket gelmeyince.Başa gelmez iş olmaz. 528. Baş başa bağlı. 536.Baş kes. onun yaratacağı sıkıntı ve zararları çekmeye hazır olmalıdırlar. ayağa değmez taş olmaz. Başta bulunan her kişinin üstünde daha büyük bir baş. Bkz.Başak büyüdükçe boynunu eğer. yel (el) almazsa sel (yel) alır.Baş ağır gerek. Başkasının uğradığı bir yıkımın ne kadar acı olduğunu. Başından bir iş geçmiş olan kimse o işte deneyimli olur. 541. Kendini bir sürü eğlenceye. onun dışına çıkamaz. baş da şeriata (yasaya..Baş dille tartılır.Baş başa bağlı. işe yaratılan az değerli nesne. 540. 527. Başın başı. söylediği sözlerle ölçülür. 535. onun başı da dine. sahipsiz tarlayı sel alır. insan öldürmekten daha büyük bir suçtur demeliyiz ki ağaç kesmenin ne kadar kötü ve zararlı bir iş olduğuna dikkati çekebilelim. yaş kesme. başımızda bulunan yöneticiye. kulak sağır.Başa gelmeyince bilinmez. Kişi ağırbaşlı olmalı ve dedikoduları dinlememeli. 530. ayak da oraya gider. onun da üstünde kendisinden büyük bir baş vardır. yönetici de toplum için konulmuş olan kanunlar ne buyuruyorsa onu uygular.Başına gelen başmakçıdır. 525. 534. Alna yazılan baş gelir. savaşı kazanır. beden sağlığından başka bir şey değildir. 526. Kişinin aklı. Biz yöneticinin buyruğu altındayız ama.. Krş. 532.. 539.Başa gelen çekilir. Ağaç kesmek. Toplum içinde hiç kimse başına buyruk değildir. Bkz. saklanan.Başım acemi berbere teslim eden..Başın başı.Başını sallamayan kavak olmaz. Uğradığı zarara bir daha uğramamak için önlem alır. 529. başın da başı vardır. Krş. Đnsan olgunlaştıkça daha çok alçakgönüllü olur. ya da işitmemiş gibi davranmalıdır. 537.Başa yazılan gelir. Bizim başarımız.Kullanılan. cebinden pamuğunu eksik etmez (etmesin). çapkınlığa kaptırmamış genç yoktur. 533. . padişaha). 531.Başın sağlığı.Baskısız (çivisiz) tahtayı yel (el) alır.Baskın basanındır.Baş nereye giderse. Krş. (Baskısız yongayı yel alır. kullanılmayan çok değerli nesnelerden daha iyidir. Ayak almadık taş olmaz.) Sıkı bir yönetim altında bulundurulmayan ya da korunmayan gençler kolayca kötü yollara sürüklenebilirler. gereği gibi anlayamayız. Uğradığımız kaçınılmaz yıkımlara katlanmaktan başka elimizden ne gelir? Sabırlı olmalıyız. Đş başına deneyimsiz yönetici getirenler. 538. Boş başak dik durur.. Düşmanı boş bulunduğu sırada basan. yasaya bağlıdır.

En önemsiz işlerde bile baş olmak. Rasgele ele geçen fırsat ne denli elverişli olursa olsun. sağlığını korumaktır.Bedava sirke baldan tatlıdır (tatlı olur)..Bayramdan sonra gelen kınayı götüne yak. 549. evlenme istek ve heyecanı içinde olduğundan alacağı kızın kusurlarını göremez. dışarıya duyurulmamalı. bitlidir. Sağlığı yerinde olan kişi işsiz kalmaz. Yaşayışı düzensiz. 552.Baş sallamakla kavuk eskimez.Bekar gözü.Bayram etiyle it tavlanmaz. Bekar erkek. söylediklerine evet.Baş olan boş olmaz. 557. 544. buyruk altında bulunmaktan iyidir. Bir aile içindeki kişilerin kusurları.Bekarın parasını it yer. Kımıldamadan duran baykuşun rızkını bile önüne koyar. 556. 542. 2) Đş başında bulunan kişinin boş zamanı olmaz. işi çoktur. Bekar kimse bakımsızdır. sürekli değilse yararı sınırlı kalır. saygınlığı büyük. kol kırılır kürk (yen) içinde. Kişinin en önemli işi.Bayramda borç ödeyene ramazan kısa gelir. 543.Baş yarılır börk içinde. anlaşmazlıkları. taşıdığı değer dolayısıyla bir yere gelmiştir. derbeder bir yaşayış sürer ve herkesin eğlencesi olur. Başta bulunanların.Bekarlık sultanlık. (Đanışa göre baykuş bütün geceyi uykusuz geçir. 545.Bekarlık maskaralık. sızdırılmamalıdır. kel tavuk topal horozla. Bekar kimse. Tanrı hiçbir canlıyı aç bırakmaz. 1) Bir topluluğa baş olan kimse.Baykuşun kısmeti ayağına gelir. Süresi bayramda dolacak bir borcu ödemek zorunda olan kimseye o günler çabuk geçiyor gibi gelir. 547. kavgaları sır olarak aile içinde kalmalı. Arabanın ön tekerleği. En yakını bile onu anlamaz.Başta bulunan nasıl bir yol tutarsa onun yönetimi altında bulunanlar da o yolu tutarlar. kılıksızdır. dalaverecilere yedirir. Sabaha karşı önüne gelen bir serçeyi yermiş). . Krş. Gerektiği zaman ele geçmeyip daha sonra kavuşulan şey değerli de olsa işe yaramaz. ibadet edermiş. Çünkü insan. 546. Boş bir kişi değildir. üstü başı kirli..Baz bazla. kaz kazla. 548. 550. 553. kendine denk ve uygun olan kişiyle arkadaş olur.Baş sağ olursa börk çok bulunur. güç işlerin yapılmasını ertelemek ve uzak zamanlara atmak ister. Oruç tutan kimse için ramazan günleri ağır ağır geçer. Bir kişi. 555. Đnsan derdi içindedir. Bir canlının (ya da bir durumun) gelişmesi sürekli bakım ve ilgi ister. Bir kimsenin suyunca gitmekten. kör gözü.Baş yastığı baş derdini bilmez. yetkisi geniş. 551. peki demekten zarar gelmez.Baş ol da eşek başı (soğan başı) ol. olanakları çok olur. yakasını bit. 554. parasını çarçur eder. Para verilmeden ele geçen şeyler çok hoşa gider.

az da olsa para artırması büyük azim ve irade ister.Besle kargayı.Aile sorumluluğundan kaçan ve başıboş bir yaşayış sürmeyi seven kimselere göre bekarlık. aynı biçimde yavaş yavaş soğuyarak kış gelir. ayrıca ter kokusundan rahatsız olursunuz.. başarı bakımından birbirinden farklıdırlar.. 571. 569.Berk kaçan atın boku seyrek düşer. 566. Kendisini uzman gibi gösteren her kişiye güvenmemeli. Kişi savurgan değil tutumlu olmalı.Benzeye benzeye yaz. Bkz.Berberin solumazı. yularına) bakılmaz. oysun gözünü. dizginine.olumlu sonuç vermez. Sana vereyim bir öğüt. Tellak terliyorsa sizi keselerken terleri üzerinize damlar.Benden sana bir öğüt: Ununu elinde öğüt. Yediye'nin yelleri beşe'nin selleri sözünde de geçen beşe şubat sonlarıyla martı kapsayan zamandır. ağız kokusu burnunuza girer. Bana dokunmayan yılan. benzeye benzeye kış olur. kusuru olsa da hoş karşılanır. Uzman diye işe başlar da malınızı. 562. canınızı tehlikeye sokabilir. kahvecinin söylemezi. 572. Krş. Sürekli bir hizmet için evine kabul edeceğin kimseyi iyice sorup soruşturmadan alma. Üzüm üzüme baka baka. Kişinin kazancından. eşi bulunmaz bir sorumsuzluk ve rahatlık durumudur.Berber berbere benzer ama.Beş kuruşun varsa beş yere düğümle... Đyilik edip yetiştirdiğin öyle sütü bozuk.Beş parmağın hangisini kessen acımaz? Đnsan evlatlarını birbirinden ayırt etmez. Kazanç az da olsa ailenin yaşam düzeni bozulmaz. 565. Türlü niteliklerle ayrılırlar.Beşe. Bu durum toplumun gelişmesinde ve gerilemesinde de görünür.Beş parmak bir değil (olmaz). 561. 1) Ana ve babaları bir olduğu halde kardeşler birbirlerine benzemezler. 564. eksiği. 567. Para verilmeden gelen şey. Müşterilerinin içyüzünü bilen kahveci birinin sırını ötekine söylerse sanatını kötüye kullanmış olur..Beş kuruşun üstünde oturmaya beş batman göt gerek. tellağin söylemezi. 570. başın Allah'a emanet. Olağanüstü hızla yapılan iş -gereken özen gösterilemeyeceğinden. Günler birbirinden çok farklı olmadığı halde hava yavaş yavaş ısınarak yaz. .. Çalışıp para kazanmanın yoluna bakılmalıdır..Beni sokmayan yılan bin yaşasın. Hangisine zarar gelse aynı üzüntüyü duyar.. 559. Yüzü yüzünüze pek yakın olarak iş gören berber soluyorsa nefesi.Beş para giren ev yıkılmamış. Onun için sevgileri arasında da fark bulunur. 560. 558..Beleş (bahşiş) atın dişine (yaşına. bakma çiftten başka işe.Beslemeyi eslemeden alma. 2) Aynı görevle bir arada çalışan kimseler yetenek. Bkz. 563. Kurda meden. 568. parasını iyi korumalıdır. iyilik bilmez kimseler vardır ki sana en büyük kötülüğü yaparlar.

585. Resmi işlere yanaşmak tehlikelidir.Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır. Suçu işleyen. namusuna güvendiğiniz gibi. 1) Kişilerin yaptığı işi devlet yaparsa dört başı mamur yapar.Beylik çeşmeden su içme. ezerler. güzel sayılır. Beyin sofrası çok zengin olur. 579. Egemen kişinin haksız buyruğunu yerine getiren.Beyazın (akın) adı (var).Bezirgan züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar. 578. güzel olduğuna. 577. bey mi yaman? 586. Ne alacaksanız cinsini. karşılık olarak beye yemek vermesi kolay olmadığından bu bir borç olarak kalır. Bkz. buyruk kulu olduğu için.. kız alırsan asilden. soylu kızın terbiyesine. . zenginleşebilir. 574. Abartılarak denilebilir ki devletin kamuya hizmeti için yaptırdığı çeşmeden su bile içmeyiniz.Beş tavuğa bir horoz yeter. hatıra hayale gelmeyen bir noktadan size büyük sorumluluk çıkarır. Hatırı sayılan kişinin sözlerini. ancak bu. 576..Beterin beteri var (-dır). Hükümet. birinci düğün sahibini çağırır. aslını biliniz. suçsuzdur.. O sofrada ağırlanan kimsenin. güvenerek alınız: Musul bezinin sağlam. El mi yaman. Halkı sıkıntıya sokar. esmerin (karanın) tadı (var).Beylik fırın has çıkarır..Bey buyurur. hatırlı kişinin kendisi gelmiş gibi saygı gösterilmesi gerekir. en sağlam kazanç yolunu bulmuş demektir. 583.Beyle bostan ekenin vay haline!. 580. buyruğu verendir.Bey oğlu kulluk. Beş kadını yönetmek ve korumak için bir erkek yeter. cellat keser. Elde bulunan beyde bulunmaz.Beyde bulunmayan elde neler var. düğün aşı ödünç. 2) Devletten aylık alarak geçinen. Düğün aşı yiyen ise günün birinde kendisinin yapacağı düğüne. Hiçbir kimse için süreli bir yaşam düzeyi yoktur. düşkün durumda olan da yükselebilir. Yüksek düzey insanı düşkün duruma gelebilir.Bez alırsan Musul'dan.Beyden gelen bey sayılır. Beyaz tenli olanlar. bundan daha kötü bir durumun da bulunduğunu düşünerek avunmalıdır. Çok kötü bir duruma düşen kimse. 588. Bkz.Bey mi yaman el mi yaman? Bkz.Bey aşı borç. kul oğlu beylik. Şeytanla ortak buğday eken. 587. Gerçek güzellik ve şirinlik esmerlerdedir. 582. 584. uygulama olanağını düşünmeden buyruklar verirler.573. aldatıcı bir görünüşten ileri gelir. 575. 581. böylece ödüncün altından kalkmış olur. gittikten sonra kendisini çekiştirirler. Güçlü kişi ile yüz yüze bulundukları zaman ağızlarını açmayan kimseler. Halkı yönetenler. isteklerini başkasına ileten buyruk kuluna.Bey ardından çomak çalan çok olur.

sorup öğrenmeden yapmaya kalkışmak kusurdur. Nefesine güvenen borazancıbaşı olur. yokuş aşağı inerken zorluk çeker. bir başçı. yokuşta binmelidir.. kendisinde aranan özel nitelikte artar: Kişi.Bıldırcının beyliği arpa biçilene kadar. bir düşman çok. Bir kimsenin keyfi. ancak yararlandığı nesne yarar sağlamayacak duruma gelinceye değin sürer. 600.Bin merak. Bir işin planını çizen. yani inişte inmeli. Toplum içinde bir değerli kişinin yaptığı işi yapamayan bin kişi de vardır. Đnsan her şeyi bilemez. Đnsan bir şeyi ne denli iyi bilirse bilsin. Bakarsınız ki tersliği tutar. yararlanma olanağın kadar artar. 589..Bin bilsen de bir bilene danış. 596. 598. 595. bir kişi değer bin kişi. Üzerinde yük bulunan at. 590. Krş.. ata sağdan da soldan da aynı kolaylıkla biner.. 3) Đşini titizce yürüten kişinin buyruğu altındakilere karşı iyi davranmasına güvenilip her zaman böyle davranacağı sanılmamalıdır. işini başarı ile yürütür.Bkz. 594. Çünkü yanlış ve zararlı bir yola sapılmış olabilir. Bıçak. bir şeyin değeri. (Bir musibet bin nasihattan yeğdir). solu belli olmaz. El yarası onulur. Krş. hem kendisi hem at için kolay olan davranışı yeğlemeli.Bilmemek ayıp değil. hırpalanır. Bkz. hangi yöntemi uygularsa uygulasın. sakatlanır. kusur değildir. Bir kimsenin. Ancak bir tek düşmanın bulunsa hep zarar görme tehlikesi içinde yaşarsın. yokuşa çıkmaya iyi dayanır. aksar. sormamak (öğrenmemek) ayıp. düşüp ölebilir. insanı sevdiren kendi huyu. gerekli koşulların bulunmasına bağlıdır. dil yarası geçmez (onulmaz).Binicinin sağı solu olmaz. Krş.Bin dost az. Ötleğenin beyliği. . 592. Bin tasa.Bıçağı kestiren kendi suyu.Bin atın varsa inişte in. Krş. Müflis bezirgan. huyu güzel olursa sevilir. bir borç ödemez. Borcu ödemek için tasalanmanın faydası yoktur. 593. ne kadar çok işçi çalışırsa çalışsın.Bin kişi değmez bir kişi. çeliğine iyi su verilmiş olursa keskinleşme yeteneği kazanır.. ödeme yollarını aramak gerekir. bin kişinin başarabileceği işi tek başına yapabilen kişi de. Krş. Bu.Bıyığın uzunsa borazan çal.. Bu durumdan bir zarar da gelmez. Ayağı yürüten baştır. 597.Bin işçi. Bundan dolayı kişi. 2) Uzman kişi. 591. Đnsan ise inişi yorulmadan iner de yokuşa çıkarken yorulur. Bir işi başarabilmek. bir işe başlamadan o iş üzerindeki geniş bilgisi herkesçe kabul edilen kimsenin düşüncesi alınmalıdır. bir atın varsa yokuşta bin. iş başarı ile yürütülemez. 601. kendisinden daha iyi bilen bulunur. Erenlerin sağı. programını izleyen..Bıçak yarası geçer (onulur).. Ancak bilmediği bir işi. Ne kadar çok dostun olursa. Onun için. Ancak üzerinde yük de olsa. 1) Binici. 599.Bin nasihattan bir musibet yeğdir. düzenli olarak gerçekleşme yolunu gösteren bir baş bulunmadıkça.

. 612. Yapılacak bir işin bütün yönleri önceden iyi düşünülmeli. Krş. Açma sırrını dostuna. Bir ağaçta gül de.Bir baba dokuz oğlu (evladı) besler.yoksul düşen babaları için.. Bir evde iki kız.Bir adama kırk gün (deli dersen deli. 605. dilden dile dolaşarak toplum içine yayılır. Dahası zaman zaman çok üzer. Bir ağaçtan okluk da.Bir ağızdan çıkan bin ağıza (dile) yayılır. bokluk da. Krş. kötü adam da.. Sürekli telkinle bir kişinin bilinçaltına birtakım inançlar.. Ama toprak. Baba. Bu durumdaki kimse ölmeyi yeğler mi yeğler.Bir ağacın gölgesinde bir sürü yatar. Onun için birden fazlası fazladır. kız çocukları olsun isterler. üzülmekle borç sıkıntısından kurtulamaz. Çalışıp vermekle kurtulur. Son pişmanlık fayda vermez. 613. hiçbir araştırma yapılmadan.. bir tanesi yeter. bu sözleri aktarırken kendisinin tarafsız olduğunu. Krş.. 2) Anneler. Olsun ama. duygular yerleştirilebilir. Borçlu. Đyi düşünülmeden yapılan bir işten dolayı duyulacak pişmanlık.Yanlış yolda olan bir kişiye verilen yüzlerce öğüt. sürekli olarak ürün veren. gizli kalmasını istediği şey.Bir adamın sözü bir adama kolay.Bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun. Bin merak. (Đnsanın adı çıkmaktansa canı çıkması yeğdir). bir kafaya bir göz. Đyiliksever bilgili. işi düzeltmeye yaramaz. Altın. Krş.. 602. ondan sonra işe girişilmelidir.. 609. Kız çocuk. 603. kötü olmasa bile.. onu doğru yola getirmek için yararlı olmaz da tuttuğu bu yolda başına gelen bir yıkım. harcanan. 610. 604. Krş. 611.Bin tasa bir borç ödemez.Bir anaya bir kız. Ancak çocuklar para kazanmaya başladıktan sonra -birçok kardeş de olsalar. dokuz oğul (evlat) bir babayı beslemez. varlıklı kimselerden pek çok kişi yararlanır. sadece bir aracılık yaptığını bu anlatımla belirtir.Bir ağaçta gül de biter diken de. Krş. hemen kötülüğü ortaya atılır. Bir ocaktan iyi insan da yetişir. sonucu iyi hesaplanmalı. . Bir kişinin. kötü insan da. bu kamu yargısını kolay kolay düzeltemez. 607. akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur.Bir ağaçtan okluk da çıkar. harcanıp tükenen bir mal değildir. para getiren bir maldır.Bir ambar buğdayın örneği bir avuçtur. sonra evlendirme işleri anneleri çok yorar. 608. Krş. tükenen bir maldır.. 1) Bir başa bir göz ne kadar gerekli ise bir anneye bir kız da o kadar gereklidir. 606. Kız çocuğu yetiştirme. Bir tümün küçük bir parçasını incelemek. Bir kişi. Nerede adı anılsa. uyanmasına yarayan bir ders olur.. Söylerse. erkek çocuğun yapamayacağı birçok işleri yaparak annesine yardımcı ve en iyi arkadaş olur.Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın. Baba oğluna bir bağ bağışlamış. Adı kötüye çıkan kişi. ne kadar çok çocuğu olursa olsun hepsini yetiştirmek için gereken bütün özveride bulunur. yani para. Yerinde duran. kendi paylarına düşen küçük bir yardımı yapmazlar. tümü üzerinde yargıya varmaya yeter. hoşa gitmeyecek bir sözünü başkasına iletme görevini üstlenen.. yayılmasını istemediği bir durumu kimseye söylememelidir.Bin ölçüp bir biçmeli. Aynı aileden iyi adam da çıkar. 614.

ya da sosyal bir ödevdir.Bir el bir eli (el eli) yıkar. Bkz.Bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir. başkasına söylemeyeceğini sandığı bir kimseye söylerse.Bir (tek) elin nesi var..Bir baş soğan bir kazanı kokutur. işitsin. Olursa aralarında anlaşmazlık çıkar. (Bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkaramaz). Başkasıyla işbirliği yapmalıdır ki önemli bir varlık gösterebilsin.Bir deli kuyuya taş atmış. 620.Bir elma bin akçaya. Bir yoksula. 621. Đnsan büyük işleri tek başına yapamaz.Bir başa bir göz yeter. Sonbaharda ekilen bir dönümlük yerden.Bir çöplükte iki horoz ötmez. Bir kişi. kazancın çok küçük bir parçasını bile artırabilmek. bu çirkinlikleri giderir. Krş.Bir elin sesi çıkmaz. Ev dememişler evran demişler.. 623... Krş. 625.Bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin görmesin (duymasın). kırk akıllı çıkaramamış. 622. Üşüntü köpek mandayı. sadece kendisinin bildiği bir şeyi. ama küçük bir belirti ile. 626. kötü bir davranış. 630. yazın ekilen on dönümlük yerin ürünü kadar ürün alınır. . (Bir elin sesi çıkmaz).. Güzel... Azla yetinmeyi bilenler bu miktarı yeter görürler. 627.. din ya da insanlık duygusu ile yapılmış iyilik olmaktan çıkar. El eli yıkar. iki el de yüzü. armudu say da ye. Amaç kendini göstermek değil. soy. büyük bir topluluğun havasını bozar. Elmayı soy da ye. Bir anaya bir kız. Yalnız kalanı. iki el (de) yüzü (yıkar). 624. geri çevrilmez. Ama bunun hepsi zorunlu gereksemeleri karşılayan şeyler değildir. biri ötekini uzaklaştırır. Bkz. büyük bir istenç (irade) gerektirir. Kötü bir kişi. Kimi zaman bir kişi öyle delice bir iş yapar ki birçok akıllı kimseler bir araya gelerek düşünür. Nimet ne kadar bol olsa o kadar hoşa gider. 619. Tutumluluk.Birden çıkan bine yayılır.. bin armut bir akçaya. Bkz.vazgeçilemeyecek bir miktarı vardır.Bir evde düzen varsa düzen olmaz o evde.Bir çiçekle yaz olmaz (gelmez). 617. 628. beklenen doyurucu sonuca erişilmiş olmaz. Ağaç yaprağıyla gürler. az sonra konu herkesin diline düşer. soyma. 629: Bir ev.. 618. Krş.. Bunun gerçek gereksemeyi karşıladığı için. iki elin sesi var. Çünkü bu çeşit yardımlar dini. Yalnız taş duvar olmaz. Yalnızlık Allah'a.615.Bir dirhem et bin ayıp örter. Bkz. 616. bir yaraya merhem olmaktır.. çalışırlar da durumu düzeltemezler.Bir dirhem gümüşün üstünde oturmaya bir kantar göt gerek. Birçoğu fazladan denilebilecek şeylerdir.. Açma sırrını dostuna. Herkes görsün. Zayıf kimselerin vücudunda çirkinlikler bulunabilir.. Bir toplumda iki baş olmaz. Bir elin nesi var. Biraz şişmanlamak. en yakınlarınız dahi bilinemelidir. kötü bir söz. bir dev. bir hayır işine yaptığınız yardımı. kendisini övsün diye yapılan yardım.

Ama bu durumu sürüp giderse sert tepki gösterilmesi doğaldır. ahmak bir kişi bile yönetir. 633. Đnsanın yaşayışı bir düzende sürüp gitmez. Bir kızı donatmak. Görev elden gidebilir. Bir anaya bir kız. ona karşı teşekkür duygusu beslemeyen kişi. çeyiz çemen ister. Komşular ve tanıdıklar yemek gönderirler.Bir evde iki kız.Bir görüş.Bir katar deveyi bir eşek yeder.) Küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen.Bir fincan (acı) kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır. bir kör biliş. onlara karşı da duygusuz kalır. daha büyük iyiliklerin değerini de bilmez. 632.Bir fit bin büyü yerini tutar (yerine geçer)..). Bir kimsenin densizlikleri. 645. Evlenecek kızın gözü eşyaya doymaz. 638. biter.. Bir evde iki kız olursa her biri bir taraftan aileyi sıkıştırır: Giyim kuşam ister. Birisi size bir fincan kahve içirmek gibi küçük bir iyilik etmiş ya da sizinle bu kadarcık bir dostluk kurmuş olsa.Biribiri. 641. Sessiz. Bir kez görmekle bir şey iyice anlaşılmaz. ne de çeyiz için alınacak eşyası. niteliksiz. öğrenilmez. bir murat. Evin eksikleri bellidir. Sağlık bozulabilir. adamı yer diri diri. 643. (Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez. Onlar istemese bile aile kendini böyle bir sorumluluk altında bilir. Çok kısa bir süre için de olsa. kalın iğne. (Biribiri: birbirlerinin hısımı) Krş..Bir hatır.Bir günlük beylik. Gücü. kıyamet ondan kopar. üçüncüde vur yatır. 646. Bir kişi bir nesneye göz koymuşsa. Đnatçı kişi. Kızın ne giyim giderleri biter.Bir evde (ya da bir yerde) iki rakip kadın varsa orada dirlik olmaz.Bir günlük ölüye üç gün yiyecek gerek. büyüklüğü eksilmeyip aynı kalan tek varlık. her inadında istediği bir şeyi elde eder. Krş. 640. bir sapa çakılmış ince çivi gibi. Alırsınız. daha masraflıdır.Bir gözün gördüğü bir göze (başkasına) hayır etmez.Biri yer biri bakar. bunu unutmamanız. biri çuvaldız biri biz (Meşin gibi şeyler dikilirken iğneye yol açmak için kullanılan. herkesten üstün bir yaşama olanağı bulmuş olmak güzel şeydir. uysal bir topluluğu. 634. Bunun sıkıntısını çeker.Bir kılın bir örmeye faydası var.. başka birinin o nesneyi elde etmesi kolay olmaz. bir ev düzmekten daha güç. beyliktir. Akrabanın akrabaya akrep etmez. 635. o kişinin her zaman hatırını saymanız gerekir.. 631. iki hatır. 637. hatır sayılarak birkaç kez hoş görülebilir.Bir kararda bir Allah. 642.Bir ev (gemi) donanır. Herkesin yararlanabileceği şeyden kimi kişiler yararlanır da başkalarına yararlanma olanağı vermezlerse bundan büyük kavga çıkar. Bir kimseyi başkasına karşı kışkırtmak için ara bozacak bir söz. Gelenek böyledir: Bir evde ölüm olursa o evde üç gün yemek yapılmaz. 636. bin büyü kadar etkilidir. bir kız (çıplak) donanmaz. Tanrı'dır. 644.. Akrabadan birinin ötekine can düşmanı olduğu çok görülmüştür.Biri bilmeyen bini hiç bilmez. zenginlik kalmayabilir. 639.Bir inat. .

Küçük görünen işler. Bkz. 661.bir söz ara düzer. bokluk da. önemle ele almak gerekir.Bir mıh bir nal kurtarır. Bin nasihattan bir musibet yeğdir.Bir musibet (felaket) bin nasihattan yeğdir. Doğru yola götüren inandırıcı sözler de yanlış yola sürükleyen etkili sözler de vardır. bir nal eksikliğinden bir at koşamaz olur. akıllıca düşünce ileri sürebilecek küçüklere de danışmalıdır. Krş. 650. bir de senden küçüğün sözünü dinle.Bir koyundan iki post çıkmaz. Öyle bir söz de olur ki iki dargını barıştırır. Bir kimseden verebileceği kadar bir şey alındıktan sonra dolambaçlı yolla aynı şeyi bir kez daha almaya çalışmak. Küçük bir şeydir ama gönül kazanmakta büyük önemi vardır. başka ortamlarda da görülür. boşuna emek harcamaktır. Gönül kazanmak için buna benzer birçok ilgilerden yararlanılabilir. 653.Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır (dokunur). kormutana bir haberin yetişememesi dolayısıyla savaşın kaybedilmesine mal olabilir.Bir sıçrarsın çekirge. bir atın koşamaması. korkak bir kişi. 660. Böylece bir çivi yüzünden bir ordu yenilgiye uğrayabilir. bir işi.Bir kimsenin adı çıkacağına canı çıksın. Suçlu. Etkili söz ise büyüden daha güçlü bir inandırıcılık taşır. Herhangi bir olayı.. 649. Bir uyuz keçi bir sürüyü boklar.Bir selam bin hatır yapar. Selam bir ilgi ve sevgi belirtisidir. 662. ancak bir kişiye kısmet olur..Bir kızı bin kişi ister (de) bir kişi alır. Nitekim küçük bir vidası eksik olsa koca bir fabrika çalışamaz.Bir pire için bir yorgan yakılmaz. Đki dinle bir söyle.Büyük girişimlerin gerçekleştirilmesine önemsiz görünen araçların yardımı olacağı unutulmamalıdır. Bkz. ahlaksız çocuk da. 657. 647. telaş. bir söz yoldan çıkarır. 651. büyüklerinin deneyimlerinden yararlanmalı. Namusunu satmış birisi. Krş. Ama o. temiz çocuk da yetişir.Bir söz ara bozar. başka konularda. Bu durum. 659. kişiyi yanlış şeylere inandırır. Öyle bir söz olur ki iki dostu düşman eder. iki sıçrarsın çekirge. 655.Bir söz yola getirir. Önem verilmeyen küçük bir yaradan ölenler çoktur. serseri. Söz var ara bozar.Bir senden büyüğün. heyecan yaratan sözleriyle bozgunluğa yol açar. ya da birlikte iş yapacak toplulukta. büyük sonuçlar doğurabilir: Bir çivi eksikliğinden bir nal düşer. 656. Güzel bir şeyi herkes elde etmek ister. . daha geniş çevreler için de lekedir. Đnsanın adı çıkmadansa. yalnız kendi çevresi için değil. bir nal bir at kurtarır. kaygı. Büyü.Bir korkak bir orduyu bozar. 652. üçüncüde ele geçersin çekirge. 658. birkaç kez kurtulma yolu bulsa bile günün birinde yakayı ele verir.. 648.Bir söyle iki dinle..Bir söz bin büyüye bedeldir. Savaşta. bir ödevi küçük saymamak. Önemli bir işe girişecek kimse salt kendi düşüncesiyle yetinmemeli. 654. Bkz. Küçük bir zaran önlemek için büyük bir zarar göze almak yanlıştır.Bir ocaktan okluk da çıkar. Bir aileden terbiyeli.

Bir tepe yıkılır. kötü huylu kişi. işe yaramaz nesnelerin. toplulukta kötüler türemesinin etmeni olur. Borçlu ve dertli yaşamaya dayanılmaz. Bir sözü söylemeden önce boğazın her boğumunda bir kez içimizden geçirmeli.Bitli (kurtlu. 665. derdin iyisi ölmek.Borçlunun dili kısa gerek. Borcu ilk fırsatta ödemek gerektir. borcunu ödeyinceye değin uyku uyuyamaz yatağında döner durur. 677. çevresine hep kötülük aşılar. Borçlu.Boğaz dokuz (kırk) boğumdur. bir türlü yükselmezler.Bir uyuz keçi bir sürüyü boklar. alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı.Bol bol yiyen bel bel bakar. Krş. 672.Borçlunun döşeği ateşten olur.... 678. Dünyada hiçbir şey kaybolmaz. sonra söyle. kazançsız kaldığı zaman acıklı duruma düşer. borç da gittikçe büyür.Borcun yoksa kefil ol. Önce düşün. 664. Çünkü gelecek günlerde eliniz daha dar olabilir. sürekli bir borç üzüntüsü çekersiniz. onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ölmektir. güzel görünür.. 671. bir dere dolar. pişir. 673. . Borçtan kurtulmanın çıkar yolu vermek. Çok kötü şeyin yanında. Oturmam diyen konuk. 675. 2) Yetenekleri sınırlı kişiler. Bkz. uygun olmayan yönlerini düzeltmeli. 670. 676. 674. Bu provalar sırasında belki de bir sakınca hatırımıza gelir. 668. Bir zengin yoksullaşırken bir yoksul da zenginleşir. bunun nasıl bir sonuç doğuracağını düşünmeli. oldukları yerde sayarlar. 669. Kazandığını bol bol yiyip ilerisi için bir şey artırmayan kişi. 667. 1) Ufak tefek kimseler. sonra söylemeliyiz.Bir sürçen atın başı kesilmez. Şimdiye değin sizi memnun etmiş olan kişi bir kez yanlış bir iş yapmışsa onun için eskiden edindiğiniz kanıyı hemen değiştirmeyiniz ve kendisine ağır bir ceza vermeyiniz.. Krş. yaşlarından daha küçük görünürler. Borç altına girilerek yaşanan keyifli günler çok sürmez sıkıntıya dönüşür. bir oturmam diyenden. Erteleyip durmak yanlıştır.. Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır. Bkz.663.Borcun iyisi vermek. oturma şöyle dursun yatıya kalır. Sözünü bil.Borç iyi güne kalmaz. Veresiye şarap içen. Đşin yoksa şahit ol.Bodur tavuk her gün piliç. Kötü yaradılışlı. çürük) baklanın kör alıcısı olur. böylece tekrar tekrar (son boğuma kadar) düşünüp düzeltmeler yapmalı. Üstelik siz. Borçlu. sözü söylemekten büsbütün vazgeçeriz. aşağıdan almalıdır. işin yoksa şahit ol.Borca içen iki kez (kere) sarhoş olur.Boka nispetle tezek amberidir. Birinin kaybettiğini başkası kazanır. Kötü. bunlardan anlamayan isteklileri olur. Yemem diyen de parçalarcasına sofraya saldırır. 666. daha az kötü olan.Borca haylık bir aylık.Bir yemem diyenden kork.

695. sevişip dostuna varma.Boş çuval ayakta (dik) durmaz.. 694. Giderlerini kısar. özellikle alacaklısının yanında göğsünü gere gere gezemez. Zamanaşımı ile borç ödenmez olur. yol yürümekle tükenir.Bostana dadanan eşeğin kuyruğu. 689. 684. düşman vurmakla. En umulmadık yerde ille densizce bir şey söyleyecektir. Çünkü alacağını alabilmesi. 692. çevresine yüksekten bakar.Borç ödemekle.. kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar. benzi sararır. Borca alışveriş yapan. dert uzayınca alır. Borç etmek istemeyen fazla açılmaz. yok edilir. tasasız bir çoban olmak daha iyi değil midir? 683.Borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar). düşman vurmakla tüketilir. Dert uzayınca da hastayı güçsüz bırakır. Yol yürümekle. suçlu gibi durur.Borç vermekle. borçlunun ölmemesine ve eline para geçmesine bağlıdır.Borç vermekle.679. Aç ölmez.Borçlunun duacısı alacaklıdır... Borç.. 680. Sevişip dostuna. odun yaş(az) diye bağırmış. Tereciye tere satılmaz.Borç yiyen kesesinden yer. her birinde yakayı ele vererek ceza göre göre insanlıktan çıkar. 686. Aldıklarının parası kesesinden çıkacaktır.Boşanıp kocana varma.. kısılır. Boşboğaz. 683.Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir.Borç yiğidin kamçısıdır. büzülür.Borçlu ölmez. Yol yürümekle. Bkz.Borç uzayınca kalır. Bkz. 681. .Boşboğazı cehenneme atmışlar. Borç vermekle.Bostan gök iken pazar(-lık) yapılmaz. (Bu atasözü ciddi anlam taşımakla birlikte borçlunun şaka yollu teselli sözü olarak da kullanılır. 685. Borçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır. 693.) Krş. Nasıl gelişeceği ve ayrıntıları belli olmayan bir iş üzerinde anlaşma yapılamaz. Çalıp çırpmayı huy edinen kişi. Borcun ödenmesi geciktikçe borçluluk duygusu gevşer.. çenesi düşüğün biridir. Borç kişiyi öldürmez. 682. hemen para ödemez ama. kişiyi -borcunu ödeyebilmesi için. iri laflar eder. 691.Bostancıya tere satılmaz. Bkz.Borçlunun yalımı alçak olur. Bkz. 687.Boş başak dik durur. Başak büyüdükçe boynunu eğer.. yol yürümekle tükenir. Ama hasta edecek kadar üzer. Borçlu.daha çok çalışmaya zorlar. Kafası boş olan kişi kendini beğenir. kulağı olmaz. alır götürür. Kişi yoksulluk ve sıkıntı içinde olduktan sonra kuru bir bey adı neye yarar? Böyle bir bey olmaktansa borçsuz. ödemek zorundadır. 690. şuna buna ziyafet çekmez. Krş. 688.

ama daha önce yetişmiş olanları geçenler vardır. Ama bunlardan yoksun olan kişi. Aylak kimsenin yeri yurdu belli değildir. kişinin yeteneğini artırır ve tembel olmadığını göstererek paralı iş bulmasına yardım eder. kolay kolay değişmeyeceği kanısındadır. Bkz.Bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) bırakma (koyma).1) Karnı doymayan kimse çalışamaz.Boş fıçı çok langırdar. Kişilere de durumlara da yaraşan işlemler uygulanır. 2) Özveride bulunmadan istediğiniz şeyi elde edemezsiniz. 708. Halk. 705. yeteneksiz kişi.Boyuma göre (boyumca) boy buldum. Üzerinde bir görev bulunmayan kaygısız kişi. Bir kimse. Kuru laf karın doyurmaz.Boş torba ile at tutulmaz. beden yapısı. Bundan . 2) Bilgisiz.Boş ite menzil olmaz. kişiyi tembelliğe alıştırır ve herkesin gözünden düşürür. Aklına neresi eserse oraya gider. yarın başkasının da başına gelebilir.Boynuz kulaktan sonra çıkar. 699.Böyle gerek danaya. Bir konu üzerinde sonradan yetişen. 700. para karşılığında olmasa bile.Böyle baş böyle tıraş. bilgiçlik taslar. 704. çok konuşur. 696. Boş gezmek. neresi eserde orada kalır.Bugün bana ise yarın sana. 707. Krş. Ama huyu kendisinin huyuna uyan bir kişiyi kolay kolay bulamaz. Dut kurusu ile yar sevilmez. zenginliği. 698. kendisine verilen görevde tutunamaz. Bundan gerekli ders alınmalıdır. rahat rahat istediği gibi yaşar.Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir. Kanısını bu sözle kurallaştırmıştır. 706. 2) Nimetler de böyledir. buzağının hakkını yemeye. boş laflarla çevreyi rahatsız eder. 697. bugünkü iş yine kalır.Boş eşek yorga (Biniciyi sarsmayan hızlı yürüyüş. 701. Gücüne dayanarak güçsüzün hakkına el atanlar ağır biçimde cezalandırılmalıdır ki bir daha bu zorbalığı yaymasın. Ya da yarın çıkacak başka işler bugünküne ekleneceğinden hepsini yapmaya vakit yetmez.Boş lakırdı karın doyurmaz. Bugün yapılması gereken bir işi ertesi güne bırakmanın türlü sakıncaları vardır: Yarın daha önemli bir iş çıkabilir ve bugünkü işten önce onun yapılması gerekir. 3) Gerçeklere dayanmayan ve gereksemelere yanıt veremeyen bir plan yürütülemez. Bilgili. huyuma göre (huyumca) huy bulamadım. 1) Çıkar göstermezseniz bir kimseyi bir yere bağlayamazsınız. 702. 703. ileriden beri sürüp gelmekte olan bir durumun. Çalışmak ise. sosyal durumu kendisininkilere uygun olan kimseler bulabilir. 1) Bugün bir kimsenin başına gelen yıkım.) gider.Böyle gelmiş böyle gider. erdemli kimse çok konuşmaz. ama kulağı geçer. soyu sopu. gösterişten kaçınır.

718. 716. Krş.. Yararlanma yollarını öğrendiği zaman da eline olanak geçmez. kötü niyetlilerin daha kolay fenalık yapmalarına yol açabilir. Çift ile koyun kalanı oyun.Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok? Görüştüğün kimseyi ağırlayacak ya da onun istediğini verecek durumda olmayabilirsin. bunun dışında bir iş yapmaya kalkışmamalıdır. Kendisine gerekseme artan şeyler çok değer kazanır. Đşlerini başkasına yaptıran kişi onun yorulacağını da düşünmeli. kişiden kişiye değişir.Buldum bilemedim. Aş taşınca kepçeye paha olmaz. ne denli uygunsuz. Bunu yapmalısın.. Buğday Hicaz'a giderken. Bkz. keş ol. Kurunun yanında yaş da yanar. buğday ve koyundur. (Yarınki kazdan bugünkü tavuk yeğdir)..Buğday ile koyun. 713.Buğday mısıra demiş ki: Aş ol. Bir şeyin senin olduğundan kuşkun kalmaması için gereken bütün koşullar gerçekleşmelidir. ancak yoksulluğa düşersen anlaşılır. Doğa olayları yangın. yapmıyor mu.Burun yüzden düşmez. varlıklı zamanlarında pek belli olmaz. Krş. 715.Buldun bir koyun. geri yanı oyun.Buğday başak verince orak pahaya çıkar. Herkes neleri yapabileceğini neleri yapamayacağını bilmeli. bugünkünü yeğlemek doğrudur. Bugün ayağımıza gelmiş olan kazançla yarın gelmesi olasılığı bulunan daha büyük bir kazanç arasında bir seçme yapmak gerekirse. 720.Bulanık su. 722. ambara konulmadan senin sayılmaz. Kişinin yakın hısmı. koparılamaz. oğlum var deme yoksulluğa ermeyince (düşmeyince). ye de doyun. arka arkaya iş buyurmamalıdır.Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.. yakışıksız iş yaparsa yapsın. 711. onu yok edebilir. hamur işine karışma. elinde olanak varken bundan yararlanmayı bilmez. Yetki. 717. Çünkü bu gerçekleşmiştir. Tarlandaki harman yerindeki buğdayın. Öteki türlü engellerle gerçekleşmeyebilir. Bkz.başka birçok işler günü gününe yapılmazsa önemini yitirir. Toplum yararına gerçekleştirilen düzenlemeler. Bkz.Buğdayı (arpayı) taşlı yerden. balıkçının yarı kazancıdır. Su akarken testiyi doldurmalı.Buyuran (ağız) yorulmamış. ortalığın karışmasına bağlı olan kişi için karışıklık çıkması. .. Çiftçi için en gerçek değer. Ama tatlı dille gönlünü hoş etmek varlıklı olmaya bağlı değildir.Buğdayım var deme ambara girmeyince.. deh demeden yürüyen at. 712. 719. Oğlun da sana karşı oğulluk ödevini yapıyor mu.. Buğday mısıra demiş ki. bildim bulamadım.Buyurmadan tutan evlat. hırsızlık. sonra yapılması ile yapılmaması arasında fark kalmaz. 721.. 710. kendisinden kopmaz. kızı kardaşlı yerden. kazancının muştusudur. Krş. Tarlayı taşlı yerden. Çıkar sağlaması.Buğday Hicaz'a giderken arpaya ince yufkaya karışma demiş. Kişi. 721. gün doğmadan kalkan avrat. 709.Buğday yanında acı at da sulanır. yetenek. Bkz. 714. Başka ürünler bunlar kadar önemli değildir.

731. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın. 724. balık dipte gerek. Đtin ölümü gelirse cami. Can bostanda bitmez ki bir tane daha yetiştiresiniz. Hiçbir kimse başkalarını kınayıp ben böyle bir kötü duruma düşmem.Bülbülün çektiği dili belası(-dır). 728. 723. Kendisini büyüten. akılsız dosttan hayırlıdır. hasta olmamaya dikkat etmelidir. Kişi. cezasını bulur. Bkz.Cami ne kadar büyük (cemaat ne kadar çok) olsa imam (hoca) gene bildiğini okur. bundan da güçtür. onu yıpratmamalıdır.Cahilin dostluğundan. ya da satın alasınız. 732. Boğazına bakmayan kişinin sağlığı. ah vatanım demiş. 738. Kişi. Canı korumak için mal feda edilir. güçsüzleri ezer. Isıramadığın eli öp. .Can boğazdan gelir (geçer). yetiştiren. bunun cana değil. Zarardan kurtulma olanağı yoksa.. Bkz. Bkz. atı da uyarılmadan yürüyen anlayışta olmalıdır. 725. başına koy. yurdu dışında ne denli iyi bir yaşama ortamı bulunursa bulunsun. erken uyanıp ev işlerine bakmalı.Cahile söz (laf) anlatmak. Büyük işlerin başında bulunan. Düşünülmeden söylenen sözler. Cahile söz anlatmak.Cana gelecek (kaza. Ben öyle bir şeye meydan vermem gibi sözler söylememelidir.Bükemediğin (ısıramadığın) eli öp. ya da bir kamu kurumunun malına hıyanet eden.Büyük başın derdi büyük olur. 735.Can bostanda bitmez. 726. cezalandırılır. Dünya bu.Caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur. 727. mala gelmesi yeğlenir. alimin düşmanlığı yeğdir. onun özlemini çeker. Kendine iyi bakmalı. 736.Kişinin çocuğu. ::::::::::::: -C729. bir gün aynı olaylar kınayanın da başına gelebilir.Büyük balık küçük balığı yer (yutar). uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır. Krş. ya da kendine mal eder. yersiz konuşmalar insanın başını derde sokar. zarar) mala gelsin. Đnsan yemekle yaşar. 737. Çevrenin eğilimi ne olursa olsun. deveye hendek atlatmaktan güçtür (zordur). bundan ders almalı.. dilini tutmalıdır. besleyen kimsenin. Akıllı düşman. karısı. yapabildiğini (ya da istediğini) yapar. söz kendisinden biten kişi. Kamunun benimsediği bir değeri lekeleyen kişi toplumca dışlanır. canının değerini bilmeli.Cahilin sofusu şeytanın maskarası...Büyük lokma ye (de) büyük söyleme. 733. deveye hendek atlatamazsınız. Kadının sofusu. 734. el uzatan kişi onmaz. 730. geniş sorumluluklar yüklenmiş olan kimselerin derdi çok ve büyük olur.Bülbülü altın kafese koymuşlar. yine yurdunu arar. Güçlüler...Cami duvarına işeyen itin ölümü yakındır. özgürlüğünü yitirmiştir. Bülbül güzel öttüğü için kafese konulmuş.Cambaz ipte. ortadan kaldırır. Kişi. buyruk beklemeden neler yapmak gerektiğini bilmeli. Đnsan. yaşamı tehlikeye düşer.

Krş. Krş. 743.Cins kedi ölüsünü göstermez. (Canı acıyan eşek atı geçer). 747. Bkz. Çocuğun soyluluğu ve değeri daha bebekken her halinden anlaşılır. Đnsan tek başına yaşayamaz.Can canın yoldaşıdır.Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur. 741. Ancak kendi canlarını çocuklarının canlarından daha önce düşünürler. kişiliğin bir parçasıdır... Bkz. 752. Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkalarına yapmayınız. Konuşup görüşmek. (Huy canın altındadır).Canı cana ölçmeli (ölçmüşler).Canı acıyan eşek atı geçer.Can cümleden aziz(-dir).. aynı şey kendisinin başına gelirse bunu olağanüstü sayar. Zemheride yoğurt isteyen. Bkz. 750. Huy.. dertleşmek ve iş yapmak için arkadaş arar.. Soydur çeker... 748.. o durumun bir daha gelmemesi için elinden gelen çabayı harcar ve gücü yetmez sanılan işleri bile başarır. Bir durumdan canı yanmış olan kişi. söğüt gölgesi yiğit gölgesi.. Aşure yemeye giden kaşığını taşır. Sütle giren huy. 751.Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez. 742. çıkar) huy çıkmaz.Cennet de bu dünyada cehennem de.Ceviz gölgesi yavuz gölgesi. bu yaşayışın yükünü çekmeyi göze almalı ve gerektirdiği kaynakları eli altında bulundurmalıdır... Başkasının başına gelen can yakıcı şeyi olağan sayan kimse. başkasının canından daha tatlıdır. Kimse onu değiştiremez.Canı yanan eşek attan yürük olur. Krş. Bkz. Đnsan başkaları için fedakarlık yapar ama bunun bir sınırı vardır.. Arnavut'a sormuşlar. Kardeşten karın yakın.. 744. Pilav yiyen kaşığını yanında taşır. çıkmadıkça. Bkz. Önemli konularda başkasının. Cami ne kadar büyük olsa... Dünya olayları içinde yaşanan acı.Can çıkmayınca (çıkmadan. -Paradan haber ver. 749. Koz gölgesi kız gölgesi. 753. .Can ciğerden tatlı. Canı yanan eşek. Kaymağı seven. 746. 740.-Cehenneme kira var. Güzel bir yaşayış sürmek isteyen kişi.. 755. tatlı günleri geniş bir görüşle değerlendirenler için cennet nimetlerine bu dünyada kavuşulduğu gibi cehennem azapları da bu dünyada çekilir.Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır. dahası yakınlarının çıkarlarıyla kendi çıkarı karşılaşınca özveri şöyle dursun bencil olur. Bir kişi için kendi canı.. Ana babanın evlatlarına düşkünlükleri söz götürmez. kişi ile birlikte doğar. canla çıkar. Đnsan yedisinde ne ise. 754. Sıkıntı çekmemiş olanlar.Can candan şirindir (tatlıdır).739.Cins cinse çeker.Cins horoz yumurtada öter. eriştikleri rahatlık ve mutluluğun değerini gereği gibi ölçemezler. 745. Kaymağı seven mandayı yanında taşır. Başkasının da sizinki gibi bir canı bulunduğunu düşününüz. kişiliğin oluşumu ile birlikte oluşur ve artık ölünceye değin sürüp gider.

756. Cömert ise bir kez çok para verip her şeyin iyisini alır. Yemen'den (Bagdat'tan) arı gelir. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden istekliler çıkar.Çabalama ile çarık yırtılır. böylece malını tüketir. Antakya'dan sinek gelir).Soylu kişi. babasının çocuğu. Bir şeyin yerine.Çalışanın yatanda hakkı vardır. cimri. Bu. Eloğlu insanı cömert diye pohpohlar. Bunun gibi. Krş. en azından bir nezaket gereğidir. Satılık ziftin olsun.. ucuz diye her şeyin kötüsünü alır.. Çağrılmadığı yere gitmemelidir. .Çanakta balın olsun. kötü. ödev de olabilir. 760. Her şeyin değeri vardır. müşteri bulma kaygısı çekmez. 768. 762.. 1) Cömert de ölür. 767. Đven (acele eden) sinek süte düşer. Yoksa aynı kötülüğü onlar da sana yaparlar. Đkisinin de sarıldığı kefen aynıdır. acınacak durumunu kimseye göstermez ve söylemez.Çağrılan (çağrıldığın) yere erinme.Çalma elin kapısını. ::::::::::::: -Ç759. yüzsüzlük ve arsızlık olur. ar eyleme.Cin tutana bir muska yeter. Bundan hoşlanan kimse de cömertliğini göstermek için bol para harcar. Kişi. Davetsiz gelen döşeksiz oturur. Đnanışa göre cin tuttu denilen delirmiş kişiyi iyi etmek için bir muska yeter. yiğit derler candan ederler. Bkz. Sen çörekçi ya da börekçi misin ki satış yapacakmış gibi şu kapıya. Bkz. Çağrılan yere erinme. Kimseye kötülük yapma. 764. Böylece bir şey için birkaç kez para harcar. çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme). ar eyleme. çağrıldığı yere gitmelidir. 2) Cimri. çoban armağanı. Çoban armağanı çam sakızı. bu kapıya çağrılmadan gidesin? 763.Çağrıldığın yere git. Krş. Sözgelişi. (Pekmez gibi malın olsun.Çağrılmayan yere çörekçi ile börekçi gider. Yine eloğlu kişiyi yiğit diye pohpohlar. 765. cimri de..Cömert derler maldan ederler. çok kızmış birisini yatıştırmada akıllı bir kimsenin sözlü ya da yazılı öğüdü etkili olur. Bunlar işe yaramadıklarından ya da çarçabuk bozulduklarından yenilerini almak zorunda kalır. Çünkü çalışmayan. 761. çalışanın kazancını yiyor. (Çağrıldığın yere git. Krş. 766.Çam ağacından ağıl olmaz. kendisi için önceden ne gibi hazırlıklar yapmışsa ileride onun veriminden yararlanır.Çam sakızı. 757. Bundan hoşlanan kimse de yiğitliğini göstermek için dövüşlere atılır. Çağrılmadığın yere gitme. ona benziyor diye başka bir şey konulamaz. çalarlar kapını. 758. Gitmek.Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar. el çocuğundan oğul olmaz.Cömertle nekesin (Eli sıkı. Sonuç olarak cimri de cömert de aynı parayı harcamış olurlar. kullanılacağı yer ayrıdır. Kişi. Olmayacak işi zorla yapmaya çalışan zarara uğrar. ziyafetler çeker. Bu sırada birisi canına kıyar. Şuna buna armağanlar verir. çağrılmayan (çağrılmadığın) yere görünme. Güzel malı olan kimse. öz evlat yerini tutmaz. yapacağı iş. çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme.) (nekesle cömerdin) harcı birdir.

tef) ile kalkar. Zahirenin ambarı.Çiftçinin karnını yarmışlar. 778. Mum dibine ışık vermez. iş bitiren akçedir. Kişi.Çıngıraklı deve kaybolmaz. çocuğu o şeyi çok sever.. disiplinli iş yapmaya gelemezler. Bkz. 772.Çerçi kızı boncuğa aşıktır. (Çıkmadık candan umut kesilmez). 779. . 785. Bkz. 1) Ölümcül hastanın canı çıkıncaya değin iyileşeceğinden umut kesilmez.Çıkmadık canda umut var(-dır).Çık çık eden nalçadır.Çarşı iti ev (koyun) beklemez. kendi düzeyindeki kimselerle arkadaş olur. 784. Zevk ve safa içinde ömür sürmüş olan kimse en sıkıntılı günlerinde bile eğlenceden geri kalmaz. 2) Ticaret adamları. Nerede olsa varlığını gösteren kişi unutulmaz.Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır. Şık şık eden. 1) Alım satımla para kazanan kişi. 182. 770. gereken çabaları harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz.Çıkacak kan damarda durmaz. sarık sarıkla. 774.. kırk tane gelecek yıl çıkmış. 2) Yoksullar varlıklılardan bir şeyler koparmaya çalışırlar.Çerçi başındakini satar. sattıkları eşyadan evdekileri yoksun bırakırlar.Çarık çarıkla.Çatal kazık yere batmaz (geçmez. 771. Karşılıklı düşünceler tartışılmadan sağlam bir anlaşma ve uzlaşmaya varılamaz. 1) Bir kimse ne ile uğraşıyorsa. 773.Çengi ölüsü çalgı (daire. Irmaktan geçerken. Başıboş gezmeye alışanlar. Bkz.Çay geçerken at değiştirilmez. çakılmaz).Çıra dibi karanlık olur. (Çıra dibine ışık vermez).Çekişmeden pekişilmez.. iyi müşteri bulursa -yalnız satmakta olduğu malı değilbaşına giydiği şapkayı bile satar.769. Çoluk çocuk bu eşyanın özlemini çeker. 2) Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse. 777. Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.. Bir şeyi yitirmek kaderde varsa buna engel olunamaz. 776.. 775. 780.. 781. Çıkmadık canda umut vardır. Bkz. Bkz.Çaputluya çalı düşman.Çıkmadık candan umut kesilmez. 2) Satıcı elinde ne varsa onu satar. 783. 1) Đyi giyimlilerin giysilerinden kaza eksik olmaz.

796.Çift ile koyun. tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir. 788. kalanı oyun. Krş.Çirkefe taş atma. 795.. Bağla uğraşmak ise bir eğlencedir.Çivi çiviyi söker. ya koyun güttürür ya kuzu. cümlenin muradını verecek Hak.. Güç bir şey. Bkz. O da hep gelecek yıla umut bağlar. 2) Tımarını iyi yaparsan bağın güzel olur.Çingene ciğer pişirir. Kullarının dileklerini kabul edecek olan Tanrı'dır. 1) En sağlam iş. 798.Çiftçiye yağmur. Bayağı kişilerin iyice kepaze olabilmeleri için birbirlerine girmeleri gerekir.Çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar.. zararlı çıkar. sebzecilik gibi işler eğlence gibidir. 794.Çoban armağanı çam sakızı.Çingeneye beylik vermişler. eline yetki geçince. 1) Çiftçilik insanı toprağa bağlar.Çiğnemeden yutulmaz. Başka sanat ve mesleklerin önemi yoktur.Çingene çadırında musandıra ne arar? Yoksul ve her şeyi derme çatma olan kişide varlıklılara özgü şey bulunmaz.Çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmez. orada kalmayı gerektirir. 791. 786. ya koyun güttürür ya kuzu). başka kulların zararına yol açacak nitelikte olabilir. Buğday ile koyun. Varlıksız kişinin armağanı küçük bir şey olur. kirlenirsin. Hangisininki yerine gelmişse Tanrı böyle uygun görmüş demektir.Çift edersen bağlanırsın. Başkasına yaptığın bir fenalığı kaldırıp gidersen bile kötü izini. Durum böylece sürüp gider. yemeden karnın(-ı) şişirir. Ağza kadar gelen nimetten yararlanmak için bile çiğnemek gibi bir çalışma ister. para harcamaktan o kadar korkar ki pişirdiği yemek bitmesin diye yemeden doyduğunu söyler. 799. . 792. 789. Kimi kulların istedikleri. üstüne sıçrar. Çalışmadan yaşamak olmaz.Çivisiz tahtayı yel alır. 797. Baskısız tahtayı. (Lokma çiğnemeden yutulmaz). En kolay iş dahi emek harcamayı gerektirir. 2) En zor çiftçilik. 787. Bağcılık da iş başından uzaklaşmamayı. uzu çobana verme kızı.Çobana verme kızı.. 790. Kullar Tanrı'dan kendilerine gerek. (Lafın azı.Çivi çıkar ama yeri kalır. Arıcılık gibi. anısını gideremezsin. önce babasını asmış (kesmiş). Kötülük yapmak için fırsat arayan kişilerle çatışma. çiftçilik ve koyun yetiştiriciliğidir. Cimri. en yakınlarına kötülükler yapmakla işe başlar. bağ edersen eğlenirsin. yolcuya kurak. olan şeyleri isterler. (Çam sakızı çoban armağanı). güçlü bir şeyle yenilir. 793. Ne oldum delisi soysuz kişi.

tutumu ne ise kızını bunlarla ilgilendireceğini düşün. Kocana karşı olan sevgini de şurada. Onun için haberin doğrusu çocuktan alınır. ardına sen düş. 811. Kararını ona göre ver. 804. Ama pahalı giysi ile donatılması doğru değildir. burada. Giysi korunsa bile beş altı ay sonra çocuğa küçük geldiğinden kullanılamaz. azı karar.1) Kızını isteyen kişinin işi. Çocuğa iş buyuran. 800. Bkz. 808. (Çocuğu işe sal. beşikte yatarken sev. kirletir. Bkz. oyalanır. ağlar. 806. koca seversen döşekte. gücü. karar denilen herkesin uygun gördüğü ölçüde kalmalıdır. 1) Büyükler bir konuyu işlerine geldiği gibi anlatırlar. 1) Küçük çocuğun bulunduğu yerde başkasını çekiştirme olmaz. giydiği haram.kov olmaz. Koruyucusu.Çocuktan al haberi. gıybet) olmaz.Çok açılma. Her şeyi olduğu gibi anlatır. Çocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir. Her çocuk büyürken bu evrelerden geçer. 807. Çünkü herkes çocukla uğraşır. Krş.Çocuğun bulunduğu yerde kov (dedikodu. 2) Önemli bir işi. ardınca sen var. Çünkü çocuk giyeceği hor kullanır. Çocuğa iş buyuran. ardınca sen var). Kendisinden iş bitecek kişi. inceliğini anlamayan bir kimseye yaptırma.Çocuk seversen beşikte. 801.Çocuğa iş buyuran. gelişmesi yemesine bağlıdır.. Çocuğu kucağına almadan. (Çocuğa iş. başkalarının yanında değil. Çocuk yürümeye başladığı sırada sık sık düşer. döşekte göster.Çobansız koyunu kurt kapar. 2) Gizli şeyler çocuğun yanında konuşulursa çocuk bunları öğrenir ve gizlilik kavramını bilmediğinden. Çocuk yalan dolan bilmez. soğuk alırsın. 809. çocuğun canı yanıyor diye üzülmemelidir. Deliden al uslu haberi. Çünkü bu inceliğe yakışmayacak bir tutumla yapmaya kalkar. (Uşağı işe koş. 803.Çoğu zarar.Çocuğun yediği helal.Çocuk düşe kalka büyür. .Çocuğu işe sal.. sen de ardına düş). yırtar. Hangi işte olursa olsun aşırılığa gidilmemeli.. baba. 2) Konuşabilen çocuğun bulunduğu yerde de -çocuk bu sözleri başkasına ulaştırabilir korkusuyla. Anne. isterse olamayacak gibi görünen işlere çıkar yol bulur. Hiçbir kimse dedikodu yapmaya vakit bulamaz. Çocuk kendisine ısmarlanan işi beceremez. 810. ardınca kendi gider. 805.Çobanın gönlü olursa (olunca) tekeden yağ (süt) çıkarır.. Onun için arkasından işi buyuranın da gitmesi gerekir. yöneticisi bulunmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer. 802.Çocuğa iş. Çünkü büyümesi. olduğu gibi başkalarına söyler. ardına sen düş).

Çok söyleme arsız edersin. Çok konuşan. günün birinde pişmanlık duyacağı bir duruma düşer. Sakıncalı olup olmadığını düşünmeyerek nereye olsa giden ya da her alana burnunu sokan kişi. acıktırırsan... gezdiği yerlerde değişik şeyler görür. Krş. tez) yorulur. Çok bildiğinden kendine çok güvenen kişi.Çok konuşan çok yanılır. olmaz..Çok naz aşık usandırır. 815.Çok gezen tavuk ayağında pis getirir. çok gezen bilir. eylemli bir saldırıda bulunmaz. 812. çok laf yalansız olmaz. 519. Ama bu naz çekilemeyecek ölçüde aşırı olursa aşık sevgilisinden soğur. (Yüz verme arsız olur. 814.. yolma (orakla değil. Bir iş yapılırken gereğinden çok titizlik gösterilirse başarılı sonuca ulaşmak tehlikeye düşer. 822. sözlerini denetlemeden. bilmediği daha çoktur. 813..Çok incelme.Çok gezen ayağa bok bulaşır.. iyi düşünmeden ortaya atacağından yanlış şeyler söyleyebilir. çok saklama) hırsız (yüzsüz) edersin. Sürekli çalışabilmek ve sonuca kavuşabilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir. 1) Başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırıya gidilmemelidir. aç bırakma (parasız koyma. bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır.Çok gezen çok bilir. Krş. 823. Acındırırsan arsız olur. Çok kimsenin katılmasıyla iki iş iyi başarılır: Yağma. Krş. Krş. aşırı çaba gösteren çabuk yorulacağı için sonucu elde etmekte gecikir.. Çünkü hırsızlığa itmiş olursun. . 820.. Karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse.Giriştiğiniz iş için gereğinden çok para dökerseniz sonra bunun karşılığını alamaz. işi zararla kapatırsınız.(Çok) Havlayan köpek ısırmaz. öğrenir.) Yönetimin altında bulunan kimseye ikide birde şunu yap.Çok koşan çabuk (çok. Çok söz yalansız .Çok el. para bakımından sıkıntıya da düşürme. bunu yapma demekle iyi sonuç alınır sanma. Çok söz yalansız. 817. Yiyecek. ya yağmaya ya yolmaya. Eskiden bildiklerinin üzerine yeni bilgiler ekler. ayağında. Çok gezen tavuk. 1) Her yere girip çıkan kadının adı lekelenir.Çok bilen (söyleyen) çok yanılır. 2) Önemli bir işi yalnız kendisi yapabilen kişi bunu yapmak için çok nazlanırsa o işin kendisine yaptırılmasından vazgeçilir. 818. sapları çekip kökünden çıkarma yoluyla ekin biçme). koparsın. Çok gezen kişi. Ne türlü çalışmada olursa olsun. az verme hırsız olur. onu arsız edersin. Bkz.. Çok bilen çok yanılır. kötü huylar ve zararlı bilgiler edinerek yerine döner. 816.Çok mal haramsız. 2) Gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kişi. sevgilisi uğruna bütün sıkıntılara katlanır ve onun nazını çeker. 521. Đnsan ne kadar çok şey bilirse bilsin. Çok yaşayan bilmez. Aşık.

837.. çok para (mal) haramsız olmaz. Ancak zararın ağırlığı. küt der. insanın başına iş gelir. Bitli baklanın. iki durumda da eşittir. Çok konuşanın sözleri arasında herhalde yalan bulunur. yaşayışını sanatı ile sağlar.Çürük (bitli. çok yer gören.Dadandırma kara gelin. Çok gezen. Bkz. hamurun (unu) çoğundan olur. 1) Kişi. Bkz. savurursun yel için. ancak elindeki olanaklardan yararlanarak işini görebilir. 833.Dağ adamı. Görgüsüz kişiye haber anlatmak çok güçtür. durumlarına göre. sel önüne değirmen yapma.824.Çömçe tutan elim olsun. ne denli uğraşsanız işe yarar duruma getiremezsiniz. Taş çömleğe çarparsa...Dağ başına harman yapma. hamurun. çıt der.Çok yaşayan (okuyan) bilmez. 834.. 831. Bkz.. Çok yaşayan.Çuhayı fırçayla. büyük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar büyük olur. çok okuyan onun bildiklerini bilmez. Tencere demiş. Bir kimsenin değeri. 835. Bkz. Yapacağın iyi bir işi. sonunu hesaplamadan yapma. kimi etkenlerle ziyan olacak kadar. Sırnaşık kişiye çok yüz vermeye gelmez.Çubuk kırılır.Çok söz (laf) yalansız. dadanırsa yine gelir.Çömlek demiş: Dibim altın. yüz bulursa sizi bıktırır. kılık kıyafeti ile değil. 2) Kişi. 839. 825. Ekmeğin büyüğü. Dağ başında kışın nasıl fırtına eksik olmazsa kişinin yaşamında da yıpratıcı olaylar öylece eksik olmaz. kimi kişilere yumuşak davranmak gerekir. ocaklıkta yerim olsun.Çöreğin büyüğü. 838. ya da sonradan o duruma gelmiş bulunan şeyi.Çürük tahta çivi tutmaz. ::::::::::::: -D836. öğütürsün sel için. Kimi kişilere sert. 826..Çömlek taşa dokunursa vay çömleğin haline. çok şey öğrenir. 828. 834. Herkes iş başında bulunarak söz sahibi olmak ister. kaşık demiş: Girdim çıktım.Çul içinde arslan yatar. Aslında işe yaramaz olan. çok gezen bilir.Dağ başına kış gelir. bol kazancın içinde yasadışı elde edilmiş para bulunduğu gibi. . kütük kırılır.. kadifeyi elle. kurtlu) baklanın kör alıcısı olur.Çömlekçi suyu saksıdan içer. hasta eder sağ adamı. kişiliğindeki cevherle ölçülür. Küçük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar küçük.. 827. 829. 832.

iki aile arasında çeşit çeşit anlaşmazlıklar çıkar. 845. günün birinde kavuşabilirler. 849. 2) Yenilmesi olanaksız gibi görünen zorlukların da çözüm yolu vardır.Dağ yürümezse abdal yürür. 1) Büyük bir yıkım olunca zararlılar da mahvolur ya! 2) Suçluyu cezalandırmak için kullanılan kapsamlı eylem.Dağları ıssız sanma. 848. (Kimin ki bağı var. bizimle ilgilenmiyorsa. dağ gibi dayanağım var diye güven içindedir. Đyi bir. altıncısı insaf demişler. suçsuzlara da uygulanmış olur. Krş. biz onun ayağına gidip işimizi görmeliyiz.Dağ dağ (daş taş) üstüne olur. dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir.Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar.. Küçük şeyler birike birike büyük varlık oluşur. Krş. Krş. (Her kimin bağı var. Senden uzak olan bir şerlinin sana yaklaşıp kötülüğünü bulaştırmasına yol açacak davranıştan sakın.Dam yanarsa sıçanda beraber yanar. yararlanılamayan güzel şeyin hiç değeri yoktur. Dostlar.Dağda bağın var. yüreğinde dağın var. Sormayan.Damdan düşen.. Büyüklük taslayan birinden bitecek bir işimiz varsa ve o. en güç işlerin altından kalkar. Bu ailenin bütçesi böyle bir ağırlığı taşıyamayacağı gibi. Krş.Dağda gez. onları çarçur etmeyiniz. . Đslamın şartı beş.Dağ başından duman eksik olmaz. . başına aynı hal gelen kimsenin derdini iyi anlar. 850. durumda iken kötü bir duruma düşen kimse. Denizdeki balığın. Soran yanılmamış.Damlaya damlaya göl olur. büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri. bahçesi olan kimse. tanışlar birbirlerinden ne denli uzak düşmüş olurlarsa olsunlar ve buluşmaları ne denli güçleşmiş bulunursa bulunsun. 1) Her yüce kişiden daha yetkili kişi.840. 3) Gurbette bir yakını olanın yüreği sızlar durur. 852.Dağdaki kekliğin bini bir paraya. 844. sıkıntıları vardır. Hal halin yoldaşıdır. Eşkıya dahi olsan insaflı ol.Her çok azdan olur. körleri gözsüz sanma.Dağ dağa kavuşmaz. bunlar afetlerden zarar görecek diye sürekli bir korku içindedir. 841. insan insana kavuşur.Danışan dağı aşmış. 851. 1) Bağı. Bilmediği şeyi bilene soran. (Aka aka sel olur). Büyük adamların. Bir dağı kaldırıp öteki dağın üstüne koyabilir misiniz? Buna çare bulunacağı düşünülebilir de bir ev halkının bütün ağırlığıyla başka bir aileye yük olarak uzun süre yaşayabileceği düşünülemez.. 2) Bağı olan kimse. yüreğinde dağı var). yüreğinde dağı var). güçlüker içinde yuvarlanır gider. 846. El el üstünde olur. 847. Krş. ev ev üstüne olmaz. en önemli makamın bir denetleme yöntemi vardır.. danışmayan(-ın) yolu şaşmış. damdan düşenin halini bilir. belde gez insafı elden bırakma. Đnsanlar.Damdaki iti avluya sıçırtma. Krş.. 843. Küçük şeylerin önemini biliniz. Ele geçmeyen. 842. 853. Çevresi ile ilişkisi yok sanılan kişi ve nesnelerin ilişkilerle yüklü olduğu unutulmamalıdır..

hangi söze benziyor: Dengi dengine. herkese davulla duyurulmaktadır.Deh! denmiş dünyayı.Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun. 870. günah işlemez duruma getirir. Çüş! diye sen mi durduracaksın? .Değirmenden gelenden poğaça umarlar.Davul dengi dengine diye çalar. düzen olmaz. 865. Seni yargılayacak kişi. Başka bir yerden gelen kimseden. birlikte iş görecek kimseler arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır. senden davacı olan kişi ise kuşkusuz kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.Değirmene gelen nöbet bekler.Değme (dokunma) sarhoşa.Dayak cennetten çıkmıştır. çok kez istemediği. geldiği yerle ilgili. Kavga.. ağırlanmasını beklememelidir.Darı unundan baklava. 863.. Bir yere çağrılmadan giden kimse.Dazlayan (kusur bulup beğenmemek. Davulun sesine dikkat ediniz. beğenmediği bir şeye düşer.854. bir armağan beklenir. kendi yıkılsın).. değmeyim sana.) daza düşer. dengi dengineye değil mi? Sanki birlikte yaşayacak kimselerin.Değirmen iki taştan. 855. Kendisine zarar verilmemesini isteyen kişi. Bir yerde.Dayak isteyen keçi çobanın değneğine sürünür. 857. Bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa. bir işte tutunup başarı kazanabilmek için yılmadan çalışmak gerektir. 859. Bırakın cezasını çeksin. kel başlı kıza düşer. Bkz. 864.Davetsiz gelen (giden) döşeksiz oturur. 867. Kadı ekmeğini karınca bile yemez. uzaktan bakan ise ona imrenir. 856. yıkılana kadar gitsin. incir ağacından oklava olmaz. dövüş içinde yetişmiş olan kişi korkutucu sözlere aldırmaz.Değme bana. Yetersiz kişiden iyi iş beklenemez. evleneceklerin birbirlerine denk olması gerektiği. suç. Krş. Öyle durumlar vardır ki içinde yaşayan kimseyi rahatsız eder. Biri ötekini sever de o. iş ortağı gibi birlikte yaşayacak. 861. Dayak kutsal bir eğitim aracıdır. Krş. 858.Değirmi yurt tutmaya değirmi göt ister.Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz. Karı koca gibi. başkasına zarar vermemelidir. Eceli gelen it. Kötü gereçle iyi bir şey yapılamaz.Davulun sesi uzaktan hoş gelir. 860.. muhabbet iki baştan. Çağrılan yere erinme. Alacağı şeyi seçmekte titizlik gösteren kimse.Dayanık öküze oha! neymiş? Görevini eksiksiz yapan kişiye iyi çalış demeye gerek var mı? 862. Kurulan birlik sarsılır. 868. Kendi aklını beğenip başkasını dinlemeyen kimseyi gittiği yanlış yoldan döndürmeye kalkmayın. Dokunduğu bedeni. herkes geliş sırasıyla işini görmek üzere beklemelidir. (Sarhoşa dokunma. 866. küçük de olsa. berikini sevmezse dirlik. 869. (Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun).

ne denli uğraşılsa. (Duvarı nem.Deli kız düğün etmiş.Demir ıslanmaz. bir yere yanılmadan gidebilmesi için olduğu gibi. Hiçbir şeyle bağlantısı olmayan. bildiğini olduğu gibi söyler. Her halde bir iş başına getirilir. Çocuktan al haberi. 888. Aşırı ve ölçüsüz davranışlara karşı önleyici.Deli ile çıkma yola.Deli deliden hoşlanır.Deliye bal tattırmışlar. insan gamdan çürür. delice iş yapanlar. 880. kendi baş sedire geçmiş. 876. Ama ailesi. Gördüğünü.Deliye geçit yoklatırlar. becerikli kişi boşta bırakılmaz. başına getirir bela. Sonra sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun. Deli. 882. Krş. Aklı kıt kişi. 872. bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği nesneyi.Demir nemden.Demircinin canı demirden berk gerek. Sebepsiz kuş.Yürüyüşünü kendi düzenine göre sürdürmekte olan dünyanın kötülüklerine kimse engel olamaz.. Güç bir iş yapmak isteyen kişide bu güçlüğü yenecek azim. yaptıklarından utanacak durumda değillerdir. imam ölüden.Deliye taş atma. çarşıda katran bırakmamış. Yapılacak bir işte tehlike olasılığı varsa ilk girişim için saf kişiler öne sürülür. ya da yarar sağlayabileceği şeyden ve kişiden hoşlanır. Akıllı düşman.Deli deliyi görünce değneğini (çomağını) saklar (gizler). Çılgın yaratılmış olan kişi de. 884. deli uslanmaz. . Bkz.haberin doğrusu ondan alınır. insanı gam yıkar). başını yarar (başına taş yağdırır). Krş.Deliden al uslu haberi. istediği şeyi elde edebilmesi için de yol gösteren gerektir.. 886. budala ev sahibi. bura bura tıkarlar. konuklarından çok kendini ağırlanacak konuk yerine koyar..Delilsiz cennete bile girilmez. 878.Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun. Bkz. Kişi. Krş. 883.. utanırlar. 873. Her nesnenin. kendisiyle arkadaşhk edenin başına çeşit çeşit dert açar. Kişiye. gerçekten ona benzemese de. 875. 874. Bundan dolayı -zaman olur ki.Demiri tavında dövmeli. elde etmeye can atar. hiçbir şeyi kendine dert edinmeyen. Davranışlarında denge bulunmayan kimseye dokunma. yakınları onların davranışlarından üzüntü duyarlar. 887. her kişinin değiştirilemeyen bir niteliği vardır: Demir su içine atılsa suyu çekip yumuşamaz. sebat bulunmalıdır. 879. kendisine benzeyen kimseden. delice davranışlarını bırakamaz.Deli deli akanı. sert önlemler alınır.Deliye (göre) her gün bayram.. Densizce. Demir tavında dilber çağında. Deli sır saklamasını bilmez.Delikli taş (boncuk) yerde kalmaz (deli kız evde kalmaz). istediği yerde dolaşıp dilediği işi yapan delinin bütün günleri bayram özgürlüğü ve şenliği içinde geçer. 877.Deli arlanmaz soyu (sahibi) arlanır. Bilgili. Densiz. 885. akılsız dosttan. 881.. Saldırgan kimse. kendisi gibi birine saldırmaktan çekinir. Yapı taşı. Delinin bu başıboş yaşayışını uygulamaya özenenler için de söylenecek şey budur. 871.

Altının ayarı mihenk taşında belli olduğu gibi insanın değeri de yaptığı işte gösterdiği başarı derecesi ile ölçülür. Demir tavında. bir durum vardır. 892. Güzeller de taze.Demir tavında. Krş. (Demir tavında dövülür). 904. Densiz kişi. Irmaktan geçerken.Denenmişi denemek ahmaklıktır. dahası tehlikeli olan şeylerden bile yardım umar. 897. (Bini bir paraya). Ancak sıkıntımızın ne olduğunu kimseye söylemezsek bunun giderilmesi yolunu gösteren bulunmaz. gönül sevdasız olmaz.. kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır. 891. Daha ele geçmemiş olan. 893. dilber çağında. borç altına girer.Deniz dalgasız olmaz. yararlanma olanağı bulunmayanlar için neye yarar! 894. körpe iken sevilir.. Elden çıkarmak istemediğimiz şeyi.Derdini söylemeyen (saklayan) derman bulamaz. Demir ateşte ısınıp kızardığı zaman yumuşar. satımı üzerine konuşulmaz.Derede tarla sel için. tartışmalar çıkacaktır. 895. dövülüp biçimlendirilir. Borcu olmayan kimse de evlenirken birçok şeyler satın almak zorunda kalır.Deniz bal olmuş.Derdin yoksa söylen.Nem demiri nasıl paslandırır. tepede harman yel için.Densiz deve kuyruğu.Denizdeki balığın (pazarı) pazarlığı olmaz. 898. 890.-Deniz yanar mı? -Belki. Her işin yapılması için en uygun olan bir zaman. Her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır. kapı halkasız. (Demiri tavında dövmeli). Bizim çözüm yolunu bulamadığımız birçok güçlüklere başkaları çözüm bulabilirler. 899. 889. Çok büyük bir tehlike içinde bulunan kimse.Denize düşen yılana (yosuna) sarılır. tehlikeli olduğu açık bulunan durumlardan uzak tutmaya çalışmalıyız. harap eder. fukara kaşık bulamamış. dilber çağında. 901. çürütürse gam da insam öylece yıpratır. Bu dünyada olamaz sanılan işler olabilir. akıllıca bir davranış değildir. hiç gereği yokken kendisini ilgilendirmeyen işlere burnunu sokar. Derdimize derman bulabilmek için onu. 900. dene insanı bir başında. Herkes de onu derdi var sanır. 902. borcun yoksa evlen. 896. Derdi olmayan kimse. Bkz. kendisine yardım etmesi olanağı bulunmayan. söylenir. 903..Dereden geçerken at değiştirilmez.Deniz dalgasız olmaz. evlendirilir. önemsiz şeyleri kendine dert edinir. Her nesnenin kendisine özgü nitelikleri.. Đçinde çeşitli olaylar geçmesi doğal olan ortamda kuşkusuz zaman zaman sert çatışmalar. Başarısızlık.Dene altını mihenk taşında. Dağ başına harman. deh! demeden sallanır. Bkz. Her yanda bol kazanç ve nimet dolu olsa.Deniz kenarında dalga eksik olmaz. . Konuşulursa yok pahasına bir satış yapılır.Demir tavında dövülür. bize yardımı dokunabilecek kimselere söylemeliyiz. birçok güçlükler yenildikten sonra ele geçirilebileceği umulan nesnenin alımı. tembelliği daha önceki denemelerle anlaşılmış olan kişiye belki başarır diye yeni görev vermek.

başka bir kimse için küçüktür. Bir başın dertten kurtulabilmesi için.. Ama bunların çareleri de vardır. Hacı hacıyı Mekke'de. Krş. 918.. Yırtılan Deli Ahmet'in yakası.. Đnsan her zaman dert içindedir. Dertsiz baş terkide gerek. Doğa yasasına göre sel nasıl dereden atar. Yani bir baş. (Dert gitmez. 907. Bir dertten kurtulsa başka bir derde düşer.Dertsiz baş (kul) olmaz. Bostan korkuluğu gibi. bostan korkuluğunda. kesilen düşman kellesi gibi. ağlar. değişir).Dert. Krş. Derdi olmayan kimse yoktur. hafifliği de ona uğrayan kişinin etkilenme derecesiyle ölçülür. mezara (mezarda) taş. Bir tek derdi olan kişi ağlar.905.Dertsiz baş. ancak mezara girdiği zaman dertten kurtulur. Bkz. çok derdi vardır. Dert gider amma yeri boş kalmaz. Yalan değilse ırak değil demiş. Dertsiz baş olmaz.Dert gider amma yeri boş kalmaz.Dertsiz baş terkide gerek. Ağrısız baş mezarda gerek. Mezar taşıyla temsil edilen baş da dertsizdir. Bir derdin ağırlığı. 908.Dert gezmiş. uzun uzun düşünür. 909. Herkesin derdi vardır.Dereyi.Dert gitmez. Krş.Dert Deli Ahmet'in başında. tepeyi sel bilir. 912. ancak öldükten sonra dertten kurtulabilir. belki de hiç sorun değildir. 906.Derviş dervişi tekkede (hacı hacıyı Mekke'de) bulur.Dertsiz baş.Dervişe Bağdat'ta pilav var demişler. Rahat ararsan mezarda. 919. 915. 914. Ama derdi birden çok olana ağlamak da yetmez. Herkesin derdi. 911. değişir. aşk söyletir. Sorumluluk kimsesizin üstünde olur.Dertsiz bir kabak varmış. bir konuda karar vermek ve eyleme geçmek için ivmez.Dert bir olaydı ağlamak kolaydı. Bkz. Bilgili. Aşka düşen kimsenin ise içinde duygular. terki heybesine konulmuş olması gerekir.Derin su yavaş akar. Bkz. Derdi olan acı çeker. Yaşayıp da dertsiz olan kimse yoktur. çareye başvurmayı ihmal etmemelidir. Krş. ağlar. 917. dengeli kişi. tepeye çıkamazsa kamu da insanların iyisini. derman beraber gezmiş. 913. Đnsan derdi çekip durmamalı. Dertsiz başlar ancak canı olmayan başlardır. Bunları dışa vurup ferahlamak isteği onu durmadan söyletir. 910. Can taşıyan baş dertsiz olmaz. çaresizliğine üzülür. Kesin olarak bilinmelidir ki dertsiz sanılan kişilerin de dertleri vardır. iyiyi kötüyü el bilir. onun da başını kesip içini oymuşlar. .Dert ağlatır. tutkular kaynaşmaktadır. çekene göredir. Dertsiz baş terkide gerek. Dertsiz baş terkide gerek. Herkesin az. sıkıntısı vardır. kötüsünü öylece ayırt eder.. Herkes bir yolunu bulup sorumluluktan kurtulur. Bir kimse için büyük olan bir dert. 916. Đnsan başı. 920.

Krş. yoksula göre varlıklıdır. Nesneler ve olaylar da böyledir. 926. 934.Deve deve yerine çöker.Bkz. 921. Büyük görünüşlülerin bir araya gelmesi de aklı çoğaltmaz. biçimsel eylemlerle kişiliğine değer kazandıramaz. 933. 935. Herkes kendisine yakışan ve uğraştığı işle ilgili yerde bulunur. düz yere mi (düze kıran mı) girdi? demiş. Đnsan. Parası varsa. ben de alırdım otuza kırka.Dervişlik olaydı taç ile hırka. elindekini de yitirir. 924. hacı Mekke'de bulunur.Deveci ile konuşan (görüşen) kapısını büyük açar (açmalı). 928. Sözde büyük olmakla akıl büyük olmaz. 923.Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez. 930. Yitirilen değerli kimsenin.Deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder. kendi yaşayışını onlarınkine uydurmak ve onları konuklayabilecek bir düzen kurmak zorundadır. Đnsan. 936. Çünkü ondan üstünü de vardır. ileri ya da geri yönde aşırı ve zor eyleme baş vurmak doğru bir tutum değildir. Hiçbir kimse görevinin büyüklüğü ve yetkisinin genişliği ile övünmemelidir. yenisi gelir. yokuşu mu? demişler. Bir işi kolay. almak istediği şeyi yok pahasına da satsalar alamaz. 922.Devenin derisi (yünü. 931. elden çıkan değerli şeyin yeri boş kalmaz. Büyük ve zengin kimselerle düşüp kalkan kişi. parası yoksa. Önemli bir düzeye ulaşmak görünüşte benzemekle gerçekleşebilseydi.Deve yerine deve çöker. Kişi kendisine gerek olan şeyi elde etmek için yorgunluğa katlanmalıdır. 1) Zengin ne denli yoksul düşse. Herkesin gözü önündeki büyük bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boştur. Elindeki ile yetinmeyip daha çoğunu isteyen. Đzin alınarak yapılması gereken bir işi izin almadan yapan.Dervişin fikri ne ise zikri de odur. Gerekli niteliklerden yoksun olan kişi. 925. herkes kolayca bu düzeye ulaşırdı. sıkıntısız yapmak varken. hani deve).Derviş tekkede.Destursuz bağa girilmez (gireni sopa ile kovarlar) (girenin yediği sopayı Mevla bilir). 927.Deve boynuz ararken kulaktan olmuş. Bir akıllı.Deve Kabe'ye gitmekle hacı olmaz.Deve bir akçeye (götür. Aşıka Bağdat uzak değil. birçok kıt akıllıyı arkasından sürükler. değerinden kat kat fazlasını da isteseler onu satın alır. . bunun cezasını görür.Deveye inişi mi seversin. hani akçe).Deveye burç gerek olursa boynunu uzatır. 932. Deve yerine deve çöker. 2) Saygın kimsenin en değersiz kalıntısını sıradan kişiler başta taşırlar. kafasının içindeki düşünce ne ise konuşmasında onu dile getirir. silkintisi) eşeğe yük olur. deve bin akçeye (getir. 929. (Eşek küçüktür amma dokuz deveyi yeder).Deveden büyük fil var.

939. değirmendir.Devletlinin karnı gen gerek. . işi yolunda kimse de yoksulların halinden anlamaz. Zengin. kimi zaman kişinin yıkımına yol açar.Devlet oğul. Zenginle. onların bu işle ilişkisi bulunmayan davranışlarını. oğul sahibi olmak. En büyük mutluluk ve zenginlik. 953. Her dilediğini elde edemez. 951. yöneticilerin birçok yolsuzluklarını görmez. 938. (Zelber: Yük üstüne atılan öteberi).. 952.Devletli ile deli bildiğini işler.Dil ebsem(susmak) (olsa) baş esen(sorunsuz) (-dir). (Gül dikensiz olmaz). 949. 944. başını belaya sokmamış olur.Devletin malı deniz. Her güzel şeyin hoşa gitmeyen yönü de bulunur. Deve deve yerine çöker. Kamu işlerini ya da bir topluluğu yöneten kişi. Kişi her söylediğini yapamaz. en gerekli mal. en değerli mülk.Deveyi yük değil zelber yıkar.Dikensiz gül olmaz. 942. kimsenin sözünü dinlemez.. Devlet adamı. mülk değirmen. tahıl.Dilden gelen elden gelse. Yolunu bulup ondan aşırmayan budaladır.Devletli gözü perdeli olur.Dibi görünmeyen sudan geçme (tastan su içme).Devlet adama ayağıyla gelmez. belki yararlanırsın. akıllarına geleni yaparlar. Ama yoksula yaklaşma.Dile gelen ele gelir. Her yönünü iyice öğrenmediğin işe girişme. 943. ülkenin birçok eksiklerini. Bir isteğinin yerine getirilmesini ilgililerden bekleyen kimse. Krş. Kişi dilini tutar. Önemli bir görev yapmakta olan kimseden ufak tefek birçok iş yapması da istenirse. yemeyen domuz. 948. Devlete hıyanet etmeyi alışkanlık durumuna getirenlere göre devletin bitmez tükenmez malı vardır. şu işi şöyle yapacağız diye söyleye söleye dediklerini gerçekleştirirler. deliler. o senden yararlanmak ister.Devletli yanını kaşısa yoksul para verecek sanır. 941. hoşgörülü olmalıdır.Deveyi yardan uçuran (atan) bir tutam ottur. isteğini karşılamak için yapılıyor diye yorumlar. 947. Güzel şeyi elde etmek isteyen ya da elde eden kimse bunun gerektirdiği rahatsız edici şeyleri de hoş görmelidir. her şeyi söylemezse. Yüksek rütbeliler. geniş yürekli. az da olsa bir ilişkin bulunsun.Diken battığı yerden çıkar. mal tahıl. her fukara padişah olur. Çalışıp çabalamakla elde edilir. Krş.Dilenci bir olsa şekerle beslenir. 937. Đnsanlar. önemli işin yapılması tehlikeye düşer. fukaradan sakın geç. Küçük bir çıkar peşinde koşmak. rahat eder. 940.Değerli bir kimseden boşalan yeri ancak o değerde başka bir kimse doldurabilir. Gülü seven. 945. Zenginlik ve talih kişiyi kendiliğinden gelip bulmaz. 950.Devletliye dokun geç. 946. Zarar hangi yönden geldi ise o yönden giderilir.

Bir yerden yardım bekleyen kişi.Dilsizin dilinden anası (sahibi) anlar. kendisinden daha acımasız biri yola getirir. ama büyük suç işler. Şundan bundan yardım isteyerek geçinme yolunu tutmuş olanların isteği bitmez.Dilim seni. Kişi. ne duyuyor. annesinin değerini. Bkz. erkek köpek ardına düşmez. başıma geleni senden bileyim. Dişi köpek kuyruğunu.Dilenci dilenciyi istemez. yüz vermese.Dişi köpek kuyruğunu sallamayınca. her gün onunla uğraşan kimse çok kolay anlar. Bunlar verilenlerle doymazlar. 957. Bkz. ne düşünüyorsa onu ortaya çıkarır. Söylediği kötü sözlerle kişinin başını belaya sokar.başka birinin de aynı kişiden yardım istemesinden hoşlanmaz. dilim seni. Çıkarını aramaktan başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma. Dirlik içindeki toplum mutlu olur. Çünkü kendi çıkarı için elalem içinde senin onurunu kırmaktan çekinmez.. devlet orda. . daha önce gereği gibi bilmez.Dilim seni dilim dilim dileyim. Yardım yapması beklenen kişi ise ikisinden de hoşlanmaz. 959. ya bayramda.Doğan anası olma. doğuran anası ol. Bir kimseden yardım isteyen kişi -kendisine yapılacak yardım aksar diye.Dişi yalanmazsa erkek dolanmaz. önce söylediğini sonra başka biçimlere sokabilir. Dil küçük bir nesnedir. 956. Başkalarının kolay kolay anlayamadıkları şeyi.Yardım bekleyen bir tane olsa.. cürmü büyük. 965. Acıması olmayan kişiyi. Ama bunlar çok olduğundan hepsine bu cömertlikle yardım yapılamaz. 968. 960.Dinsizin hakkından imansız gelir. ev sahibi ikisini de. 966. 967.Dilin kemiği yok. ya düğünde ister. tam tersine çevirebilir. erkek onun peşine düşmez. başka şeyler de isterler. 961. ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra bilir. başıma geleni senden bileyim.Dilenci küsmüş. 969.Dil yüreğin kepçesidir. içinde ne varsa. 964.Doğmadık çocuğa don (kaftan) biçilmez. ya verileni beğenmez ya da verenle bozuşursa. dilim dilim dilem seni. 958. kısmetini kesmiş. umduğundan aşırı şeyler verilerek sevindirilir. Dil her yana dönebilir. 954. erkek dolanmaz). yardımdan kendi eylemiyle yoksun kalır.Dilencinin torbası dolmaz. Bir çocuk. (Dişi yalanmazsa. Dilini tutmaması yüzünden başına iş açan kişi pişmanlık duyar ve dilim dilinseydi de söyleyemez olsaydım der.Dirlik nerde. Kadın istek göstermese. 962. 963.Dilenciye borçlu olma. Dilim seni dilim dilim dileyim.Dilin cirmri küçük. 955.

Kadın bir. Đşlerinde doğruluktan ayrılmayan kişiye Tanrı her zaman yardım eder. hatır gönül demeyerek doğruyu söyleyen kişiyi kimse sevmez. 979. Bakarsınız ki bunları Azrail alıp götürüyor. yıkılana kadar gitsin. Yeni doğan çocuklarda ölüm çok olur. Doğru sözlü olan kişi. düzensizlikleri. soğuk geri. dokuz kat keçeye bürünse yine yağmurun ıslatmasından kurtulamaz. Sözüm bir kimseye dokunur mu diye düşünmeyerek doğruyu söyleyen kişi çok düşman kazanır. 2) Herkesin kusurunu yüzüne karşı söyleyen ve çıkarcılardan sözünü esirgemeyen kişi. 977.Doğuran avrat Azrail'i yenmiş. Bir sözün doğru olup olmadığı gelişinden..Doğrunun yardımcısı Allah'tır. yolsuzlukları. kötülükleri. tutarlı olup olmamasından anlaşılır. Ama kadın yılmaz. dıştan göründüğü gibi değildir.Doğru söz katarından belli olur. yanlışları. Çünkü anlaşamazlar. su geçe.Dokuz (iki) ölç. 971.. 975.. ortaya çıkacağı daha belli olmayan şey için önceden hazırlık yapmak doğru değildir.Doğru söyleyenin tepesi delik olur. Nereye gitse bu gibi kimseler kendisine yüz vermezler. Böylece onu yenmiş olur. orada barınamayacaktır. bir biç. 978. yalan olduğu düşünülebilen sözün doğruluğuna inandırmak içindir. Dost acı söyler. Doğru olan kişiyi herkes dost bilir. doğurmaya devam ederse. Doğru sandığımız binde bir kişi de içinden eğridir. 981. 982. Kişi. zayıf bir güvenlik önlemi ile zaptedilemez. Herkes ona koşar. 974. 973. herkes iki yüzlü. 2) Birçok azılı. 1) Bir işin başına. . Dünyada doğru kimse kalmamıştır. iki üç çocuk doğurur. 970. tanınmış kişiliği bulunan birçok kimse birden getirilmemelidir.. bir deri. 976. Krş.Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.Doğruluk minarede kalmış (onun da içi eğri). 983. Sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gereklik yoktur. Bkz. Çünkü sevilmeyen.Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek. bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz. üzdüğü kimselerce sevilmez.Ele geçeceği.Doğru söz yemin istemez. kırdığı. birbirlerine saldırırlar. 980. Herkes onu yanından uzaklaştırır. 972.Dokuz at bir kazığa bağlanmaz.Dokuz keçe. Bir deri giysi ise kişiyi soğuktan korur. Değme sarhoşa. Azrail'in alamayacaklarını da dünyaya getirir. 1) Zamanımızda ahlak öyle bozuldu ki herkes çıkar peşinde.Doğru (hak) söz (ağızdan) acıdır (acı gelir).Doğruluk dost kapısı. Onun için kimin çıkarına dokunursa dokunsun sözünü esirgemeyen. bulunduğu yerden ayrılmaya hazır olmalıdır. Kusurları. istenmeyen kişi olacak. bu işleri yapanlara çok acı gelir. Bunlar vura vura onun tepesini delerler.Dokunma (değme) sarhoşa. Yemin.

Dost (yar) beni ansın bir koz ile.Dost acı söyler. Bu bizi uyarmaya. Bkz.Domuzdan toklu(koyun yavrusu) doğmaz. Çünkü dost. Yaradılıştan kötü olan kişinin şu. Baş bağlamak. Kara gününde bir kişi ile dost kalmak ise. onu . düşman. kusurumuzu düzeltmemize yarar. Đki ölç bir biç.Domuz derisi(-nden) post olmaz. kesilen tırnak ev içine sıçrarsa. Alışverişte iki taraf kendi çıkarını düşünür. Bir şeyden yoksun olan kişinin gönlünden hep o şeyden edinmek. düşman ayağa. ne de oturulabilir.Dost başa bakar. düşman bir ise çoktur. 997. 991. neşe artıran bir iştir. Çünkü mutluluğa katılmak hoş bir şeydir. Doğru söz acıdır.. Kusurumuzu görenler.Dost (akraba) ile ye.Dolu küpün sesi çıkmaz.Dost (iyi dost) kara günde belli olur. mutlu günlerinde bir kişi ile dostluk ilişkisi kuranlar çok olur. üzüntüyü paylaşmayı. 995.Dost için ölmeli. süslenmek. 998. hem de bol bol edinmek geçer. Ayıbımızı arkamızdan. An beni bir kozla.. ev halkı ile tırnak kesen arasında düşmanlık başlar.Donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer. Sevinçli. Dosta karşı da. Gerçek dost. 989. bu yönünü düzeltseniz de mayasındaki bozukluğu gideremezsiniz. temizlenemez. (Halk inanışına göre. 988. 984. 992. Boş fıçı çok langırdar. Bundan dolayı iki dost arasındaki alişveriş. Öyle ise dostluklarını sürdürmek isteyenler birbirleriyle alışverişte bulunmamalıdırlar. Dost için her türlü özveride bulunmalı. Gerçek dostumuz ayıbımızı yüzümüze karşı söyler. arkadaşının sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumdadır. Ama yakın dostlar. 986. düşmana karşı da güzel giyinmek gerektir. 985. canımız sıkılmasın diye doğruyu söylemeye çekinirler. Ne denli yakınlık gösterirse göstersin. Bkz. dostluğu bozucu bir etken olabilir. Domuzun her şeyi.Dost dostun eğerlenmiş atıdır. düşman için dirilmeli. Kötü huylu kimsenin çocuğu melek huylu olamaz. Yine de doğru söz bize acı gelir. 994. eski düşman dost olmaz. Dostlarını olabildiğince çoğalt.) 996. Oda içinde tırnak kesmek ise kirli ve dirlik bozan bir iştir.Dost evinde başını bağla.Dost bin ise azdır. inanmayınız. başkasına söyleyen kovculuk etmiş olur. dost evinde yapılmaya yakışır temiz. düşman evinde tırnağını kes. 993. Böyle bir hayvanın derisi üzerinde ne namaz kılınabilir. iç. dışkıdan farksızdır. Dost olan bunu yapmaz. alışveriş etme.Bkz. Eski düşman da buna benzer.Dost dostun ayıbını yüzüne söyler. yükselmesini görmek istediği başımıza. 987. o da çürük çıksın. dost olmaz. Đslam dinine göre pistir. Düşmanlarını olabildiğince azalt. 990. Krş.Domuzun kuyruğunu kes yine domuz. düzeltmemiz için onu söylemeyi borç bilirler. kaymasını beklediği ayağımıza bakar. ama düşmana bütün gücümüzle karşı koymalıyız.

hesap (ahşveriş) miskalle (küçük bir ağırlık birimi şimdiki gram gibi). Bkz.gidermek için birtakım özveride bulunmayı gerektirir. Çünkü bunun iyi niyetle ve iyiliğimiz için yapıldığını biliriz.Döven öküzünün ağzı bağlanmaz. Krş. 1003. kaynana ve kayınbabalarını öz ana ve babalarından ayrı görmemeli. Bu nedenle dostlar övülürken ihtiyatlı bir dil kullanılmalıdır. gücümüze gitmez. birbirlerinin özel yaşantısını bilmezler ve buna karışmazlar. kışın giyilen kalın giysiler çıkarılmalıdır. Dut ağacı yapraklanınca soğuklar geçmiş olur.Dostluk kantarla.. onlara da aynı ilgi ve saygıyı göstermelidir.Duvarı nem. alışveriş başka. dostlar. 1013. Dut ağacı yaprağını döktüğü zaman soğuklar başlamış olur. Taşıma su ile değirmen dönmez. verecek hesabı olursa. alışverişte birinin ötekine özveride bulunmasını gerektirmez. 1005. 1000.. ne denli yakın yerde otururlarsa otursunlar. Demir nemden. hesap santimi santimine görülmelidir. gerçekten dost olduğunu gösterir. bu bir özveri konusu yapılmamalı. döktü giyin. .Dostluk dağca. Dostluk kantarla. insanı gam yıkar. Đşte buna katlanan. 999.Dökme su ile değirmen dönmez.Dut yaprağı açtı. Ancak büyük özverilerle elde edilebilecek güzel bir şey. gizli yapılan iş. hesap kılca. özveride bulunulmadan ele geçirilemez. 1004. 1011. kahırsız koca olmaz.Duvarın beri yüzü beri.Dut kurusu ile yar sevilmez. 1006. Gizli söz duyulur. 1008. Bkz. gözünü de unutma. hesap miskalle.Dostun alttğı taş baş yarmaz. Dostluk kantarla. 1014. Sır olarak söylenen söz. 1889. öte yüzü öte. Çok yakın dostlar arasında alacak.Dostluk başka. 1007. Bkz. dört duvar arasında kalmaz. Krş. 1001. O zaman insan eski övmelerinde yanılmış olduğunu anlar. soyun.Düğün aşıyla dost ağırlanmaz. Krş. Dostluk başka alışveriş başka. 1010. Bal tutan parmağını yalar.Dostun ndu cehennem odundan beterdir.Duvarın kulağı var. kış giysilerini giyinmek gerektir. Dumanı olmayan baca olmadığı gibi karısına sıkıntı vermeyen koca da olmaz. Đki kişi arasındaki dostluk. 1012. Đnsan dostunu sever ve över. gizli iş de görülmüş gibi yayılır. Hısımlar.Dört atanın dördü de hak.Dostunu överken yerecek yer bırak. Karı ve koca. Dostumuzdan gördüğümüz iyiliklere karşı bir şeyler yapma borcumuzu ödemedikçe içimiz rahat etmez.Dumansız baca olmaz. Ancak günün birinde dostun çekilemeyecek bir durumu belirir. dostluk bozulabilir. insan gamdan çürür. Dostumuzun bizi hırpalaması. Bkz. Boş torba ile at tutulmaz. 1002.

unutmaya çalışmalıdır.Dünya bir yağlı kuyruktur. fikir dümeni. yani ölünür. Bu dünyada tatsız olan canlı baş yoktur. Đki taraf arasındaki güzel ilişkileri. elalemin eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar durur. düşünce ve sağduyusunun kılavuzluğundan ayrılmamalıdır. 1020. 1428.Dün öleni dün gömerler. söz götürüp getiren anlayışsız aracı bozar. 1024. türlü türlü durumlar ortaya çıkar. 1022. Sonra öteki kapıdan çıkılır. 1023. Đnsan öldüğü zaman malını öbür dünyaya götürmez. 1018. 1027. bir kulpundan tut da kazan. kaygısı düşer deli komşuya.Düğünü okuyucu boklar.Dünya bir gemi. 1019.Düğün el ile. Bunları ancak gençler ve güçlüler yürütebilir. Her iş. dinçten dince. Ancak bunlardan birini izleyip yürümeyi bilmek gerektir. Ağrısız baş mezarda gerek. 1025. Bu dünyada herkes için kazanç yolu vardır. kendisine önem verileceğini sanan kimsenin adı bile anılmaz. 1021. Đşlerini aksatmadan yürütmek isteyen. gerekse hayırlı işler için para harcamaktan kaçınmamalıdır. pabuç dar olduktan sonra. özel olarak hazırlanmasında. Rahatlık. Oysa dünya işleri her an yenilikler gösterir. Kısacası dünya gençten gence devredilir.Dünya gençten gence. öbür tarafa kötü biçimde ulaştırır. işin bin.Dünyanın iki başı (ucu) bir (araya) gelmez. Akılsız kişi. Öyle ise gerek kendisi için.Dünya iki kapılı handır. Bir üzüntüyü sürdürmemeli.Dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur.Dünya bir. Onun için orta malı. Bu dünyada insanın düşünemeyeceği. 1015. cansız olarak. bir özveride bulunulmasındadır. Orada Tanrı'nın uygun gördüğü sürece kalınır. akıl yelkeni.Ağırlamanın değeri. kolla kendini.Düğünde Fatmacığı kim bilir? Onun gibi pek çok kişinin katıldığı bir toplulukta. Krş. Dünyada kazanç yolları çoktur. . bolluk bulunan yer.Dünya dört (kırk) kulplu bir kazan. bunlardan yararlanma olanağı bulunmayan kişiler için bir değer taşımaz. bulunur. aklının gücünden. kendine göre yanlış yorumlayarak.Dünya bol olmuş neye yarar. göreyim seni. Doğmak iki kapılı hanın bir kapısından içeri girmektir.Düğün olur iki kişiye. harman yel ile.Dünya malı dünyada kalır. Đnsanlar yaşlanınca iş yapamaz ya da yeniliklere karşı uyum sağlayamaz olurlar. Đş becerip yararlanabilenleri övgü ile anmak gerekir. Bu maldan ancak yaşadığı sürece yararlanabilir. 1029. Tasasız baş. 1017. Çünkü bir tarafın iyi niyetle söylediği bir sözü. 1026. ancak bostan korkuluğunda. özgürlük. gereken yardımcıların sağlanmasıyla başrılabilir. 1016. gerçek ikram konusu olmaz. yiyebilene aşk olsun.

1030. yeryüzünü öyle sarmıştır ki kıyamet kopsa ona bir şey olmaz. 1038. gün akşamlı. 1040. Savaşmakta olan iki düşmandan her ikisinin de zayıf yönleri bulunur.Düştüğün yerden bir avuç toprakla kalk. çevresinde o dostlardan kimse kalmaz. Birini yoluna koyar. Egemenliği son kerteye ulaşmış olanlar dahi ölüme yenilirler. Đnsanoğlu zengin iken yoksul düşebilir. 1036.Düşmanın karınca ise de hor bakma. Bunun için hep gelecek kaygısı gütmeli. ötekinin zayıf yönlerini bilip de saldırısını bu noktalar üzerinde toplasa utkuyu kazanacaktır. Birçok kimseler için yıkıma yol açan bir olay. 1033. size karşı elinden gelen kötülüğü en sert biçimiyle yapacaktır. gençler yaşlılar. Her iyi durumun bir sonu vardır. Zengin kişi yoksul düşünce. hesapsız yalancı vardır. 1041. Zenginler yoksullaşabilir. Onu da düzeltir..Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir. 1039. düşmanın halinden bilmez. Düştünse toprağa sarıl.Dünya (Peygamber) Süleyman'a bile kalmamış. ne gibi olaylarla karşılaşacağını bilmez. tetikte bulun. Silahınız yoksa düşmandan uzak olunuz.Dünyanın ucu uzun(-dur). iş başındaki işten ayrılınca. Hepsi. Tanrı'dır. yalan tükenmez. Gücünü. eski dostlarını kötü durumuyla baş başa bırakırlar. iş başındakiler düşebilir.. 1032. Bunları huylarından vazgeçirmek de olanaksızdır.Düştünse toprağa sarıl. sağlık içideyken hastalanabilir. ya düşmandan ırak gerek. davranışlarında ihtiyatlı olmalı. iş başında olanla herkes dostluk kurar.. Bunun için dünyaya bel bağlamamalıdır. birçok yeni olaylarla karşılaşacağını unutmamalıdır. Kişinin bütün yaşamı umutla dolu geçer. zayıf yanını bulup seni alt edebilir. Zenginle.Düşenin dostu olmaz (hele bir düş de gör). Böyle bir düşman. ama hiçbir zaman umudunu kesmez.Dünya tükenir. kayıtsızlığından yararlanır.Dünyayı umutla yemişler. 1034. herkes ölür. Yani hepsini bir arada düzenli duruma getiremez ve tam rahatı bulamaz. 1035.Düşmez kalkmaz bir Allah. ne kadar erkli olursa olsun dünyadan göçüp gidecektir.Dünya ölümlü. Umduğu şeylerin kimisini ele geçirir. Đnsan ne kadar yaşayacağını. ileride durumunun ne olacağını. O. Yalan. Bunların tersi de olabilir. Bir taraf. Düşmanın senden ne denli güçsüz olursa olsun. 1031. 1042. önem vermemezlik etme. bu sırada başka birinin bozuk gittiğini görür. kimisini geçiremez. bu kez daha başkasının düzensizliği belirir. Çünkü ondan çıkarları vardır. yüceliğini yitirmeyen tek varlık. 1037.Düşman. Düşmanınızdan okşayıcı bir davranış beklemeyiniz. Düşmanın hakkından gelebilmek için silah gerektir. Dünyada hadsiz. Bkz. Çünkü bunların yaşayışına göre olayda bir olağanüstülük yoktur. . yüksek bir iş başında iken düşebilir. onunla karşılaşmamaya çalışınız. Bundan ibret alınmalıdır. Hiçbir durum sürekli değildir. Ama bunları bilmez ki.. kimi kimseleri ilgilendirmez. Đnsan ne denli zengin.Düşmana yarak (Silah) gerek.Düşman düşmana gazel okumaz.Đnsan dünya işlerinin hepsini istediği gibi yürütemez. 1043.

1051. kutsal saydığı şeyi kötüleyen.Eğretinin canı berk olur.Eğer ile meğeri evlendirmişler. Bir durumun nasıl sonuç doğuracaı. baş ağrısı bahane. böylece edebi edepsizden öğrenmiş olursunuz. Bir işin gerçekleştirilebilmesi.Mal durumu bozulan kişi.Eğri otur (oturalım). Eceli gelen it. . kişinin yaşama süresinin sona ermiş olmasıdır. inlemekten kendini alamayacak kadar ağır olan hasta ölür. Geçici olarak başkasının malını ve yetkisini kullanan kişi.. 1049. göte yakın gelir. Krş. Aman dileyene kılıç kalkmaz. 1054.Ecel geldi cihane.Eğilen baş kesilmez. 1052.Düş uykudan sonra olur (gelir). gerekli koşulların. Krş. asıl neden. başkasından geçici olarak aldıkları şeyi. (Etme bulursun. işin başında belli olur: Başkasına kötülük edenin başına kötü işler gelir. çobanın değneğine sürünür Sıçılacak ağız. 1045. 1057.Eden bulur. `yel' ile `yuf' bitmiş. kendi mallarına gösterdikleri özenle değil hor kullanırlar. 1053. Kişi nasıl olsa ölür. Çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu bulunur. Đnsan.Eğreti ata (emanet ata. kedi taşağı kaşır Dayak isteyen keçi. girişeceği işin her yönünü iyice düşünmelidir. Ama her ölüm bir nedene dayanır.Edebi edepsizden öğren. Olsa ile bulsayı ekmişler.Eceli gelen fare kedi taşağı kaşır. (Đtin ölümü gelirse cami duvarına işer. sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir yapıt ortaya koyamaz. tarıma yönelmekle kalkınabilir.) Herkesin üzerine titrediği.. yaşantısını sona erdirecek kimseye çatar.. Kimi ölümlerin nedeni olarak gösterilen şeyler ölüm sonucunu doğuracak şeyler olmaktan uzaktır. çok geçmeden bu mal ve yetkiyi asıl sahibine bırakacaktır.Düşüne düşüne görmeli işi. bozan kişi. 1056. Edepsizin yaptığı işlerin yapılmaması gereken işler olduğunu düşünmekle doğru yolu bulmuş. inleme ölürsün). keşke diye bir çocuk doğmuş. 1044.Eceli (ölümü) gelen (yaklaşan) it cami (mescit) duvarına (avlusuna) siyer (işer). Bir işin temeli gerçekleşmelidir ki ona bağlı olan ayrıntılara sıra gelsin. el atına) binen tez iner. Krş. Eceli gelen fare.Düt demeye dudak gerek (ister). 1050. sonra pişman olmamalı kişi. 1046. bilim. doğru söyle (konuşalım).. ::::::::::::: -E1047. 1048. (Bahanesiz ölüm olmaz). araçların bulunmasına bağlıdır. Bkz. Bol parası olmayan kişi güzel bir köşk. Davranışının bu denli ağıra mal olacağını bilmeyen kişi. Đnsanlar. sonunda pişman olacağı bir duruma düşmemek için. 1055. artık bulunduğu yerde yaşayamaz. Düştüğün yerden bir avuç. Krş. Bunlar bahanedir. inleyen ölür. Kusurunu anlayıp özür dileyen ve büyüklüğünüze sığınan kişi affedilmelidir. Çaresi bulunamayan tek şey ölümdür.Ecele (ölüme) çare bulunmaz. eğreti mal sağlam olurmuş gibi.

gereğini yapar. Çiftçinin karnını yarmışlar.) Kişi.Ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil. 1064. Çünkü doğa olaylarının ekin üzerinde ne gibi etkiler yapacağı belli değildir. Bir girişimden iyi sonuç almak isteyen. Duruşun. 1066. özel yaşamı ile ilgili önemli konularda başkasının düşüncesiyle değil. (Yarısını yerse helal olsun). Cömert der. işini bilir.El atına binen tez iner. çekme yiyecek yasını. 1063. konan göçer. 1) Emek harcanmadan verim alınmaz. Ekincinin bütün yaşamı. kuşkusuz oradan başka yere gider. 1060. rızkına engel olanlara bir gün aynı şeyi yaparlar. emek verip ekin eken ürün alır. Ama yalan söylemene göz yumulamaz. 1) Her davranış. bu sözlerden sorumlu değildir.El ağzına bakan. Krş. adamı cömert der maldan eder.Ek tohumun hasını. Bir kimsenin sözünü başka bir kimseye iletmekle görevli kişi. özel işlerini yürütüşün beğenilmese bile bunlar senin bileceğin şeylerdir. Her vakit doğru söylemeli. kendi düşüncesiyle ve kendi durumunu düşünerek karar vermelidir. Onu cezalandırmak gibi bir davranışta bulunulmamalıdır.Eken biçen..Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır. kırk bu yılcık. her iş uzmanına yaptırılmalıdır. Verimin bol olması. Bkz. Bkz. ama istediği ürünü alabilip alamayacağını bilmez. (Ele uyan eşini boşar.Elçiye zeval olmaz. Kimi işler iyi niteliktedir. bol olur. 1069. bilici olma.Ekincinin karnını yarmışlar. Başkasının sözüne uyarsa. yiğit der candan eder. Gezmekte olup da bir yerde konaklayan. 1068. 1062. geçen yıl şöyle olmuştuyu düşünmek ve bu yıl şunu bekliyorum diye umutlanmakla geçer. Ne ekersen onu biçersin. Örneğin. 1067. Çiftçi. Şunun bunun kazancına. 1065. kırk tane `gelecek yıl' çıkmış.El. özel hayatının düzeni bozulabilir.Ekmeğin (çöreğin) büyüğü. . maldan ederler.Sadece seni ilgilendiren konularda doğru yolda olmamana başkası karışamaz. giyinişin.Ekmeği ekmekçiye ver.. doğruluktan şaşmamalısın. 2) Kendisine karşı fedakarlik yapmadığın kimseden sana karşı özveride bulunmasını bekleyemezsin. Sözler kırıcı ise bunda aracının suçu yoktur. oturuşun. kırk bıldırcık çıkmış. Ama her iş elverişsiz araçla yürütülemez.Ekici ol. 1059. 1058. gerecin bol olmasına bağlıdır. Kullanılan araç elverişsiz yetersiz de olsa kolaylıkla yürütülebilir. hamurun (unun) çoğundan olur. karısını tez boşar. Krş. güçlü.. doğal sonucuna varır. Nitekim ekilen tohum güzel olursa çıkan ekin de güzel. Eğreti ata binen tez iner..Ekmeden biçilmez. 2) Bkz. 1070. 1061. Verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun. Ustanın çekici. temeli sağlam kurmalıdır. bir ekmek de üste ver.

gülerek gider yasına. Herkes.El elin nesine. yarasıza duvar deliği. Krş. onu da yalan tut). saygındır.. 1082. başkasının umurunda değildir. Krş. zevk ve eğlencesinden geri kalmayarak bu işi yapar. El elin eşeğini.. Elden gelen övün olmaz.Eldeki yara. 1080. başkasına ısmarlanmakla yapılamaz. derdinize sizin gibi yanmaz. birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar. Bkz.El eli (bir eli bir eli) yıkar (yur). (Beyde bulunmayan elde neler var). . 1079. kendisi bulmalıdır. başına kara bağlamaz. (El eliyle yılan tut..Elde bulunan beyde bulunmaz. Bu durum. Bir kimsenin acısı. yarasıza (bende) duvar deliği (gibidir). Herkes kendi ölüsü için ağlar.El el için ağlamaz. 1) Önemli bir çalışma isteyen iş. Başkasının eliyle ancak yılan tutulur. Sanılır ki her şey onlardadır. Bir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez: Üzüntü içinde olan o değil ki. o konunun son kertesine ulaşmış değildir. 1073. onlar üzerine doğru bilgi edinirler. değirmen yel ile.1071. o da vaktinde (her vakit) bulunmaz (gelmez). 1084.. Onun için kişi yalnız kendi kazancına güvenmelidir. 1074. 1083. varıncaya kadar). Kendisinden ileri ve derece derece birbirinden yüksek birçok kimseler daha vardır. çok geçmeden yoksulluğa düşer. dili var da saldırılanın yok mu? 1077. Bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz. Bir konuda çok ileri durumu bulunan kişi. 1072. derdinin çaresini başkasından beklememeli. gerekli olduğu zamanda da yapılmaz. Eldeki yara. Đnsanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar. Ama öyle şeyler vardır ki beyde bulunmaz da halkta bulunur. güçlenmiş olarak yardımlara koşar. 1081.El eliyle yılan tutulur. onda da karnın aç kalır. Kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.. Bir kişi başkasına kötü söz söylerse o da kendisine söyler. 1076. 1078. kendi özelliklerini başkalarından öğrenir. o da kendisine vurur.Elden yiyen börkmüş. Saldıranın eli. dil dilden kalmaz.. Hep hazırdan yiyen. içinden acı duyarak değil. 1075. Bir kimsenin sıkıntısına çare bulacak olan kişi.El elden kalmaz. Elin adamı.El elin aynasıdır. iki el (de) yüzü (yıkar. keyfini bozmaz.. Öyle ki kimi zaman kişi. Çalışıp kazanan kişi yokluk yüzü görmez.Elden gelen övün (ülüş) olmaz.El el ile.Elden gelen geç gelir. Beyler varlıklıdır.El elin eşeğini türkü çağırarak arar. yur).El elden üstündür (ta arşa kadar) (arşa çıkıncaya. Bir kişi başkasına vurursa. Bu acı ile ilgilenir görünse bile içinde acı duymaz. o da vaktinde gelmez. cansızlarda bile görülür: Değirmenin dönebilmesi ve buğdayı öğütebilmesi için rüzgar ister. başkasının yardımıyla tam olarak karşılanamadığı gibi bu yardım. Eldeki yara. yarasıza duvar deliği. Birbirine yabancı kimseler bile birbirinin durum ve davranışlarını dikkatle izlerler. Bir kimsenin sürekli ihtiyaçları. El elin nesine. Krş. güçlüdür. keseden yiyen çökmüş.

armudun dibi yol (olmalı). 1089. Armağansız gelen kişiye yüz verilmez. Armut ağacı susuz ve tımarsız yetişir. Kazma elin kuyusunu.2) Bir kimse. sevindiren şeyleri de paylaşmalıdır. başkasının yardımı ile başaramazsın. sırtına yüklenen sıkıntıya.El el üstünde olur. bayram(-dır). 1097. 1093. Kolay ve düzgün başlayan iş.El kesesinden sultanım. 1098. Başkasını tuzağa düşürmeye çalışan kimse. Önemli bir işini.Elin vergisi. eli doluya ağa buyur derler. yak çubuğunu safanı (keyfini) ara. gündüzün gecesi var. Dedikoduya elverişli bir durum ortaya çıkmayagörsün: Halk bunu çeşitli yorumlarla genişletir. El ile gelen düğün. .El kazanı ile aş kaynamaz.. başına gelen yıkıma katlanması güçtür.. Bir topluluk içinde yalnız bir kişinin. 1095..Elmanın dibi göl. bol bol harcamada bulunur.Eli boşa ağa uyur derler.Elin ağzı torba değil ki (çekip) büzesin. 1086.Elifin hecesi var. Armağanla gelen kişi ise güleryüzle ve saygıyla karşılanır.Ele uyan eşini boşar. Ancak herkese birden gelen sıkıntı ve yıkım hafifleşir. Kimsenin ağzını tutamazsınız. herkes aynı sıkıntı içindedir diye teselli bulur.. sonuç almak ister. Alabildiğine dedikodu yapar. Her biri özelliğine göre ayrı bir davranış ister. 1088. Bir varlıklı adına iş gören kişi.Elmas çamura düşse yine elmas. 1094. birbiriyle birleşebilen birçok şeyler vardır. başkasına yaptıracağı işin tehlikesine ve güçlülüğüne bakmaz.El için yanma nare (ateş). işin yarıda kalır. Krş. hep öyle sürüp gitmez. 1090. develer olsun kurbanım. başkalarını üzen şeyleri de. 1) Elma ağacı çok su ister. Birbirinin üstüne konabilen. 1096. Yardım her an durdurulabilir. Hiç kimse için üzülüp kendini tehlikeye atma. 1087.El ile gelen düğün. 1099.. (yar için dövünen dizden olur). 1085. Güçlükler ve aksaklıklarla birlikte yürür.. aynı evde yaşayamaz. Krş. evvela kendi düşer. Ancak bir aile üstüne ikinci bir aile. bu tuzağa ondan önce kendisi düşer... bayram. Dahası arayıp sorduğu ev büyüğü onun yanına çıkmaz.El için kuyu kazan. Krş. 2) Dıştan birbirine benzeyen her şeye aynı işlemi uygulayamazsınız.El ile bozgun düzgün. Đnsan yalnız benim başımda değil. Bkz. Bkz. 1091. rahatını bozma. Keyfine bak. El vergisi. Toplum içinde yaşayan kişi. Dağ dağ üstüne olur. ev ev üstünde olmaz. 1092.El için ağlayan (iki) gözden olur. Bunu aşarsanız uğrayacağınız zarar yanınıza kalır. (Kazma kuyuyu kendin düşersin). El ağzına bakan karısını. Başkası için yapılacak özverinin bir sınırı vardır. gönülün sevgisi.

değerinden bir şey eksilmez. Krş. Eltiler sevişmediklerinden birbirlerinden uzak dururlar. Emanet olarak bize bırakılan şeyi iyi korumamak.El (etek) öpmekle ağız (dudak) aşınmaz (kirlenmez). ödenir. Krş. 1110. armut fidanını bayıra. Elma fidanını düz ve sulak yere. törelerimize ve doğruluk kurallarına aykırıdır. Arpa unundan aş olmadığı gibi eltiler de birbirleriyle kaynaşıp arkadaş olamazlar. o topluluk arasından adı sanı bilinmeyen bir kişi bile zorba beyin hakkından geliyor. sayı ile yenilmelidir. 1114. (El yumruğu yemeyen kendini kahraman sanır). bey mi yaman? (el yaman).) 1104. 1109. kantar) sanır. elti gemisi yürümemiş. Görümceler ise gelinlerle. 1105. 1107. armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır. Ağırlık. ya da hacim için her vakit terazi.Elti eltiden kaçar.El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı (bozdoğan (Gürz). Đyi niyetle başlanan işin başan ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı kestirilemese de olumlu sonuç alınabileceğine inanmak gerekir. gözle bakıp hacmi kestirebiliriz.Elmayı soy da ye. 1106. Altın yere düşmekle pul olmaz. Eğreti olarak alınan şey.. Krş. Armudu soy ye. Çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak. armudu bayıra. kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır. armut da aşırı gidilmeyerek. 1108. su tutmayan yere dikmeli. bir süre sonra olduğu gibi geri verilir. göz (el) mizan (terazi). (Bey mi yaman.El üstünde gömlek eskimez. bey mi halka? (Değil halk topluluğu. Ama kötü sözle açılan dil yarası kolay kolay kapanmaz. Başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış olan kimse. Ortak gemisi yürümüş. yapınız. Batmaz. görümceler bayrak açar.Elmayı çayıra.Emanete hıyanet olmaz. Eğreti ata binen. elmayı say ye. Elle tartıp ağırlığı.El(-in) vergisi. ölçü kullanmak gerekmez. Bize bir şey verene. 1102.El mi yaman. avaz avaz bağırarak kavga ederler. 1100. dikkatle korunur. Silahla açılan el yarası çabuk iyi olur.Elti eltiye eş olmaz.Elmayı havaya at. el mi yaman?) Yüzyıllardır örnekleri görülmektedir: Halk mı beye aman dediriyor. 1113. Bkz.. 1101. hatta yalvarmak gerekirse. kendi yararımıza kullanıp yıpratmak. 1103. Ödünç para da böyledir. . armudu say da ye.Emanet ata binen tez iner.Değerli kimse ne denli horlanırsa horlansın. düşünceye kadar Allah kerim. gönül(-ün) sevgisi.El (bıçak) yarası onulur (geçer). 1112. Bununla hiçbir şeyiniz eksilmez.El (göz) terazi.Emanet eşeğin yuları gevşek olur. arpa unundan aş olmaz. Elma kabuğu soyularak. 1111. dil yarası onulmaz (geçmez).

tutumları kendilerine yakışır.Er gönülü ibrişim. Amcam. Çiğnemeden yutulmaz. 1125. dayısının verdiği değil. -sakınılan göze çöp batması gibi. 1116. Bkz. 1122. Başka yakınlarının sofrasına bu kadar teklifsiz oturamaz ve onların kazancını bu kadar teklifsiz harcayamaz. böyle yaparım demek kolaydır.Emmim..Emmim. dayım kesem. 1121. ister sonu olsun.Er ekmeği er kursağında kalmaz. Baba ekmeği zindan ekmeği. Emek çekilmeden yapılıyor gibi görünen yemek yemek bile çiğneme emeği ile gerçekleşir. Kadın.Ergene karı (avrat) boşaması kolay(-dır). Dediklerinin yapılabilip yapılamayacağını o durum içinde bulunanlardan sormalı. 1117. Emek çekilmeden yapılabilen iş yoktur. Gönül bir sırça saraydır. Ama bu emanet. Kırılırsa yapılmaz. gözü kapalı almamalıdır. yokuşta gevşek duran kuskun.Emek olmadan (emeksiz) yemek olmaz.. Er lokması. önce evlilik geçirip yeniden evlenen kişinin karısından daha mutlu olur. Krş. beklenmedik bir hasara uğrar. kusuru var mı. 2) Eğreti olarak kullanılmak üzere verilen şey uydurma olur. gece gözüyle bez alma. Evlenmemiş kişi bir kız gördü mü hemen gönlünü kaptırıverir. meydan ekmeği. inişte zora gelen. amcasının. 1124. görmeden kumaş almaya benzer. kendisinin kazandığı paradır. 1) Bir ziyan gelmesin diye emanetin üzerine titreriz. dayım. 1123. Yaşayabilmek. Binicinin sağı solu olmaz. Gece karanlığında. tava ek.herhalde nemli toprağa atmalısın. çiğnemeden yutulmaz. Đncitilmiş olan gönül kolay kolay bağışlamaz.En kolay iş yemek. eğer emanet bir hayvanın kuskunu ise -hiç beklenmezken.Ergen gözüyle kız alma.Emanet hayvanın (eşeğin) kuskunu (kayış) (paldımı) yokuşta kopar. harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerektir.. Kimseyi incitmeyin. kocasının kazancını.yokuşta kopar. herkese açık olan sofrada yemek yer gibi yer. Bkz. sizin doğru bulduğunuz biçimde de.Ergene var ergene. 1127.Bir kimseye emanet edilen şeyin o kimsece iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır. Bir kimsenin minnetsiz. 1119. . geç ek. Đnsan hiçbir şeyi incelemeden. Söz gelişi. rahat rahat harcayacağı para. doğru bulmadığınız biçimde de iş yaparlar. Ağır bir durumla karşı karşıya olmayan kimse için ben olsam şöyle yaparım.Er ek.Er ekmeği. Olgun insanlar. yok mu. Krş. elimi soksam yesem.. soruşturma yapmadan evlenmek ister. 1115. Ne türlü davranırlarsa davransınlar. Hiç umulmadık bir anda bozulur. 1118. kaygısız gir yorgana. dayım hepsinden aldım payım. Tohumu -ekim zamanının ister başı. dolaşırsa açılmaz. Bekarken evlenen erkeğin karısı.. Krş. solu (belli) olmaz.Erenlerin sağı. Krş. 1126. 1120.hiç kusurumuz olmadan.. Bu tutum yanlıştır.

1137.1128. Kocan nasıl istiyorsa öyle giyin.Erinenin oğlu kızı olmamış. en güç işlerle uğraşmaktan yılmaz. Gönül karımaz. 1139.Erken kalktım işime. 1133. Bkz. 1141. .Eski dost düşman olmaz.Erken kalkan (çıkan) yol alır. Üşenenin.Erkek koyun kasap dükkanına yakışır. Birinci ve ikinci denemede başarılamayan iş için üçüncü bir deneme yapmak gerekir. Ama gönlü taze kalır. mutlu sonuçlar elde eder. Miskin erkek. birçok acı. aile sorumluluğunu bilen kişi olsun da isterse barınacak yeri bile olmayan bir yoksul olsun. para kazanır. 1140. parayı su gibi harcama eğiliminde de olsa kadın israfa meydan vermemeli. Eski dostlar. Sakınılan göze çöp batar.Esirgenen (sakınılan) göze çöp batar. Sabahtan karnını doyuran. Kendisi de ona iyilik yapma çabası gösterir. Kadın da güçlü ve yürekli olabilir.Er lokması (ekmeği) er kursağında kalmaz. Kalbin yolu mideden geçer. yaşamaya layık değildir. Davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur. şeker kattım aşıma.. Đşine sabahleyin erkenden başlayan kimse. (Kadın erkeğin şeytanıdır). 1142. Krş. Kişi yaşlanır. Azimli kimse. Arı gibi eri olanın dağ kadar yeri olur. Günün birinde onlara da gerekseme duyulabilir.. kadın (avrat) göl. deneyimli. Erkek. Bu anılar. Bu kez da başarı sağlanamazsa artık o işten vazgeçilmelidir. Yapacakları işe erken başlayanlar kazançlı olurlar. vücudu güçten düşer. 1134. 1135. Bir kimseden iyilik gören kişi mert ise bu iyiliğin altında kalmaz.Erim er (yiğidim yiğit) olsun da yerim (durağım) çalı (kaya) gibi olsun.Er oyunu üçe kadar. başarılar. kuşan.Eski diye atma kürkünü. geçim yolunu bulur.Erkek arslan arslan da dişi arslan arslan değil mi? Güçlülük ve yüreklilik yalnız erkeklere vergi değildir. Krş. sevdirmek isteyen kadın. 1143. 1138. sevgisi taşkınlığını yitirmez. Erkekleri kadınlar yoldan çıkarırlar. 1131. 1132. tatlı günleri birlikte yaşamışlardır. tutumlu olmalı.Erkek sel. onları sıkı sıkıya bağlamıştır. Krş. 1136. Ev ekonomisinde kadının görevi çok önemlidir. Gelirin nasıl yaşamanı gerektiriyorsa harcaman da o sınırı aşmasın. yenisinden vefa gelmez. Bkz. Kadının kocası.Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer. Eski eşya.Er olan ekmeğini taştan çıkarır. 1129. gerek olur bürünürsün bir günü.Erine göre bağla başını.. ona güzel yemekler hazırlamalıdır.Erkeğin şeytanı kadın (karı). Krş. yaşlı insan. bir tarafa atılıp unutulmamalıdır. 1144.Er (vücut) kocar. er evlenen döl alır.. para biriktirmelidir. gönül kocamaz. 1130. Kendini bir erkeğe beğendirmek. tencerene göre kaynat (pişir) aşını.

Eşeğe rakı içirmişler. . davranışları.Esmere al bağla.Eski kaçmış. Eşeğe marifetini göster demişler... 1152. Kaba ve ahmak kişinin hoşa gitsin diye söylediği sözler ve yaptığı işler. onu bizlengiç (nodul) bilir demiş. Tembel kişinin üretebileceği iş. Eşeğini sağlam bağla.. 1156. ya da eşya. Bkz. kendilerine hizmet ettirmek içindir. gücü başkasına hizmet etmek olan bir kişi. 1148. bu işi kendisi düzeltmek zorundadır. işini sağla. bilgililer yanında susmalıdır. 1149. Sözgelişi yoksul kişi. nesi varsa şuna buna verir.Eşeğe semer yük değil. kendisini çalıştıranın sıkıştıma tutumuna bağlıdır. Herkes yeni şeyleri sever. iğne iplik geri getirmiş. Böyle düşünmekte haklıdır da. dostluğa çevrilemez. Rakı içen kişi hem kabadayı olur..Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. Bir giysi azıcık yırtıldı diye atılmamalı. 1155. Bunlar eskidi diye elden çıkarılmamalı.. Birçok nedenlerin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık. 1147.Eşeğe marifetini göster demişler. hem de ahmaklaşır. Kabadayılara da özel giysileri. Koça boynuzu yük değil. 1157. kılık kıyafetle. Esmer insana al renkli giysi hiç yakışmaz. gündelik işlerde eskitilmekten kurtarılmış ve gerekli zamanlarda kullanılmak üzere tertemiz korunmuş olur. Ağır ve kötü bir iş yapan kişi. Đşi.. 1153. 1150. Herkesin davranışı durumuna uygun olmalıdır.Eşeğe (katıra) cilve yap demişler.Eşeği düğüne çağırmışlar. 1146. beni ağırlamak için değil. Sıçana rakı içirmişler. Bu dostluk. Krş. dikişle yamayla kullanılabilir duruma getirilmelidir. çulunu bahşış vermiş. kaba ve incitici olur. (Đt derisinden post olmaz).Eskisi olmayanın yenisi olmaz. süslü.. Yeni dostlar arasında daha böyle sıkı bağlar yoktur.Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir. Eşek. konuşmaları yakışır. yenisi gibi iş görür. pahalı elbise giymeye kalkışmamalı. kulağı kesilmekle. Bu öğüt. Eşeğe cilve yap demişler. onarılabilen her şey için geçerlidir.Eskiye itibar (rağbet) olsaydı bitpazarına nur yağardı. O yine bayağı ve düşüktür.Eşeği bağla..Eşeğe kaç gün yol gidersin demişler. çifte (tekme) atmış. 1154. 1158. ya su demiş.. Eşek gibi bir kişinin en çok özenerek yaptığı iş bile eşekçe olur. Biraz kullanılmış olan giysi. Eski şeylerden kimse hoşlanmaz. Kendini beğendirmek için. Krş. karşısına geç ağla. 1151. 1159. ya odun eksik. yıkılıp ağnamış (yatıp yuvarlanmak). Kalıp kıyafetle adam adam olmaz. Bkz. Böylece yenileri. ünvan ve sandalye ile değer kazanmaz. 1145.Aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olamazlar. bilgisi az olan kimse. kendisinin ağırlanacağı anlamını taşıyan bir çağrı alsa şöyle düşünür: Bu çağrı.. Krş. Krş.Eski düşman dost olmaz (olsa da dürüst olmaz). güvenilebilecek sağlamlığa erişememiştir. Đnsanlık değerinden yoksun kişi.Esrik devenin çulu eğri gerek. gündelik işlerde kullanılmalıdır.

işini sağla. Yeteneksiz kişi yaşça büyümekle önemli işlerin başına geçmeye hak kazanmış olmaz. ince. Anlayışsız kişi.Eşek büyümekle tavlabaşı olmaz. (Eşeği bağla.1160. 1167. hangisine uyacağını şaşırırsın.Eşek. ciğer et olmaz.Eşeğini sağlam bağla. ne denli yaşlanırsa yaşlansın baş olacak bir olgunluğa ulaşamaz. 1162. Bir işin yapılması tembel kişinin gönlüne bırakılırsa o iş görülmez. . 1175. sahibinin isteğine uygun olarak yap. 1168. Kimseyi ilgilendirmeyen önemsiz bir işini. 1164.Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin. Bir kimsenin işi bozulursa. En aptal kişi bile uğradığı yıkımdan ders alır. bayağı şey yüksek nitelik kazanamaz. Krş.Eşek at olmaz. değerini ölçemez. durumunu düzeltmek için yardım edenler bulunur. güzel şeylerin zevkine varamaz. 1166. Çocuklarının düzensiz davranışı. Dinlenme yer ve zamam. 1171. Onu sağlama bağlamak için önce sen bütün olanaklarını kullanacaksın.Eşeğin gönlüne kalsa bir bağ maydanozu götürmez. anne babayı da yanlış yola saptırır. 1172. 1170. işin gereğine göre ayarlanır. herkesin düşüncesini bildirmesine meydan verecek biçimde yapmaya kalkarsan her kafadan bir ses çıkar.Eşek kocamakla (büyümekle) tavlabaşı olmaz. Kimi zaman bir kişinin uğradığı zarar.) Đşini başkasına.Eşek hoşaftan ne anlar? Bilgisiz. dahası Allah'a emanet etmekle sağlama bağlamış olmazsın. yorga yolda kalmış. O yıkıma yol açan şeylerden artık kendini korur. Ancak en büyük çabayı kendisi gösterir.Eşeği yoldan çıkaran sıpanın oynaması. 1173. 1163. 1161. 1174. Soysuz kişi soyluluk. tembel kişinin isteğine göre değil. kimi uzun der.Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz. kimi kısa. başkasına yardım ederken düşünür ki ileride o da kendisine yardım edecektir.Eşeği süren (tımarlayan) osuruğuna katlanır. sonra Allah'a ısmarla (komşunu hırsız çıkarma).) eve gelmiş. Kötü bir sonuç ortaya çıkarsa sen sorumlu olmazsın. Sana emanet edilen işi. görgüsüz kimse.Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme. iğrenç karşılığı göze almalıdır. ne kara düş gör. 1169. Kötü maya. Kaba bir kimse ile uğraşan. 1165. kalağı kesilmekle küheylan olmaz. Onun için işveren bu gibi kişileri sürekli denetimle çalıştırmalıdır.Eşek bile bir düştüğü yere (çukura) bir daha düşmez.Eşek eşeği ödünç kaşır. Düzenli ve sürekli çalışan güçsüz kimse. dönüşüp iyi olmaz. 1176. ondan sonra başkasına emanet edeceksin. Çıkarcı. başkası için çıkar kaynağı olur. Böyle işleri kendi kendine karar verip yapmalısın. Ne karanlıkta yat. ondan gelecek çirkin.Eşeğin ölümü köpeğe düğündür. düzensiz ve süreksiz çalışan güçlü kimseden daha başarılı olur ve daha önce sonuç alır.Eşek (eşkin) (oldukça açık adımlarla yürüyen at.Eşeğin yorulduğu yere han (köy) yapılmaz.

1180. Krş. kimi zaman birbirlerine darılırlar. biraz kanlı olmalı. görgülü kişiye. 2) Vaktiyle toplumda belli bir yeri olan kişi. genç dediğin de durgun..Etle tırnak arasına girilmez. modaya uymayan şeyler giyinir. 1183. pahalı malzemeyi heder eder.Etme bulma dünyası. arpa ununu.Etek öpmekle dudak aşınmaz.Et ola. it ola. eski durumunu yitirince herkesin yadırğadığı. alay ettiği işler yapar.Etme bulursun. Bilgili. canlı olmalıdır. Krş. 2) Ana baba ile çocukların ve yakın hısımların aralarını açmaya çalışmak boş bir çabadır. yiğit canlı. ihtiyarın. inleyen ölür. yemekle diri.. iş başında ve zengin olmasa bile bilgisiz. Bkz.. Bu dünya. ciğeri et eden de. Deve büyüktür ama. Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. Et tırnaktan ayrılmaz. El öpmekle ağız aşınmaz. Dışarıdan bir kimsenin barıştırmak için aralarına girmesi doğru değildir.Etle (kemikle) deri. Bkz. 1) Vaktiyle durumu elverişli olduğundan giyimine özen gösteren kişi. beyaz (hasa) giyer kış günü.. Bkz. inleme (inleye inleye) ölürsün.Eşkıyanın (zürafanın. 1181.Eti ciğer eden de avrat. Etin az pişirilmişi daha yararlıdır. yorga yolda kalmış. becerikli kadın ucuz nesnelerle güzel şeyler yapar.Eşek küçüktür ama dokuz deveyi yeder. 1185. Ama gereken besin alınmadıkça bunlarla ayakta durulamaz. 1177. 1182.. ya tuz kokarsa ne yapılır? Bozulan şeyi düzeltecek etken vardır. 1190. fukaranın) düşkünü. Krş. eski durumunu yitirince mevsime. 1179. gerçekte öyle bir şey olmak demek değildir. 1188. Ekmeğin çiği ise zararlı.Eşkin eve gelmiş.Et kanlı gerek. Kadın var. görgüsüz kişilerin üstünde bir yer yakışır. Eşek eve gelmiş.Biçim değiştirmekle öz değiştirilmiş olmaz.. Eden bulur. 1175. 1187.Et (balık) kokarsa tuzlanır.Et ne kadar arık olsa ekmek üstünde yaraşır. Beceriksiz kadın. Kebap ve pirzola çok pişirilmemeli. ancak çok sürmez barışırlar. 1186. Bkz. 1184. Görünüşte bir şeye benzemek. ekmeğin çiği dert getirir. kötülük yapanın kötülük gördüğü bir yerdir. Ama bu etken bozulmuşsa artık düzeltmeden umudu kesmek gerekir. . Đnsanın temel yapısı eti (kemiği) ile derisidir. 1189. hareketsiz olmamalı.Etin çiği et getirir. 1) Ana baba ile çocuklar ve yakın hısımlar.

Krş. derdin var. kiracının bin evi var. bir yandan yeni eksikler ortaya çıkar. 1204.Evladı (oğlumu) ben doğurdum. 1198.. Bir evin temizliğini.Ev sahibinin bir evi. aralarında ne kadar anlaşmazlık çıkarsa çıksın.yaptıranın Allah yardımcısıdır. 1195. 1202. Yapacağımız iş için hazırladığımız tasarı.Evdeki hesap (pazara) çarşıya uymaz. Bir ev doymak bilmeyen ejderha gibidir.Ev alma. 1196. evran demişler.. birbirlerinden ayrılmazlar. Birçok özellikleri onunkine benzer.. erine göre bağla başını. uygulamada düşündüğümüz gibi gerçekleştirilemez. rahatlığını. Herkesin delisi evinde. olacak şey mi? 1191. beğendiği evde oturur. Kişi. Krş. 1205.. güzelliğini. Evlenenle ev alana. başka üzüntüleri ana baba için sürekli derttir. 1203. derdi karnında.Çok karlı bir iş ortaya çıksın da dört gözle bekleyenler ondan yararlanmaya çalışmasınlar.. en güzel bir evde bile rahat oturulamaz. Evlinin bir evi var. Nasıl ki yurdun şen ve bayındır olmasını sağlayan devlettir. Herkes kendi yerinde ve işinin başında bulunmalıdır. 1194.Evlinin (ev sahibinin) bir evi var. Yalnız gönlü ve huyu benzemeyebilir.Evine göre pişir aşını. çocuklarını yetiştirmek için birçok özverilere. Komşular kötü ise.Evli evinde köylü köyünde gerek. Bkz.Eveceğizim evceğizim. Bkz. Evi olmayan. Topluluk içinde birinin tehlikeli bir iş yapması gerektiğinde herkes bunu koruyucusu bulunmayan ve kendisine söz geçirilebilen kişiden bekler.) Evlenmek ve ev yapmak hayırlı işlerdir. 1200.Ev dememişler. 1193.Evladın var mı. ama gönlünü ben doğurmadım. Onların bitmeyen hastalıkları. davranışlarını sorumluluğunu taşıdığı konuların gereklerine göre ayarlamalıdır. 1197. Toplumun düzeni de. ekonomik düzenini sağlayan ve orada mutlu bir yaşayış havası yaratan kadındır.Et tırnaktan ayrılmaz.. Çok yakın hısımlar. evsizin (kiracının) bin evi var. Her ailenin başkalarınca bilinmesini istemediği durumları olur.Evlenenle ev alana (yapana.) Allah yardım eder (. seçer seçer. Evi olan yalnız kendi evinde oturur.Ev alanla evlenene Allah yardım eder. Bir kimse evladına emredip birçok şeyler yaptırır. Bir yandan eksikleri tamamlanır. herkes hizmetçinin yüzüne bakmış. Herkes evlenene ve ev yapana kolaylık gösterir. kiracı da olsa. Ana baba. komşu al. 1199. Bunlara dolayısıyla Allah yardım ediyor demektir.Evi ev eden avrat (yurdu şen eden devlet). ancak gönlüne söz geçiremez. Ev alacak kimse için komşular evden daha önemlidir. kendisinin rahatlığı da bunu gerektirir. Đnsanın çocuğu kendisinin bir parçasıdır. Bunlar ev içinde kalır.Evden bir ölü çıkacak demişler. saklar benim halceğizim. 1192. sıkıntılara katlanırlar. Etle tırnak arasına girilmez. . 1201.

Bkz. kimi kez çok kolaydır. Ancak kişi oyalanmak. iyi düşünemez. yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek ister. ne denli çabalasalar istediklerini elde edemezler. Eylemiyle bir düzene zarar veren kişi ağır biçimde cezalandırılır. Fal inanılacak şey değildir. sonra sevdiğini ve onun çıkarını.Felek. Sıçan çıktığı deliği bilir. Fırsatı yakalamak. Onun için çıkan fırsatı kaçırmamak. . 1218. 1211. güvensizlik havası yaratır. Bundan dolayı elden çıkarılmamalıdır. ::::::::::::: -F1208. Kimi kişiler ise talihsizdirler. 1217. 1) Bir konu üzerinde görüşme. Ancak. önce kendini. tembellik yüzünden yoksul olmak ve zengin de olsa çalışmamaktır. kimine kavun yedirir kimine kelek. Eşkıyanın düşkünü. toplantının dağılmasına yol açar. aklı yemekte kalır. Fazla mal kişiye zarar vermez.Fukaranın düşkünü. Şimdi gereksemenin üstünde görülen malın ileride fazla olmadığı anlaşılabilir. Bir de yemek. sofrada uzun süre kalırsa soğur. falsız kalma. yakalayabilmek için zamanını kollamak gerektir.Fısıltı ev yıkar. Bir toplantıda. Çok önemli olan bir işin. Zengin olmadığınız halde zenginmişsiniz gibi davranışlarınızla sizi sevmeyenleri kıskandırabilirsiniz. 1215. Bir işe yaramayan kişi. 1207. yemek zamanına rastlarsa önce yemek yenmeli. 1216. ölü kişi gibidir. Çünkü aç insan rahat değildir.Evvel can.Fare çıktığı deliği bilir. Bunu da hoş görmek gerekir. 1219. 1209. konuşma yüzünden. kimi kişilerin fısıltı ile konuşmaları. 1210. sonra görüşülmelidir. 1220. daha az önemli olandan önce yapılması gerekir..Fala inanma. sonra kelam. 1214. 1212. 1213. Bu dünyada kimi kişiler mutlu bir yaşantı içindedirler.Fakirlik ayıp değil. Bkz.Evvel taam (selam).Fıs fıstığı kırıp düşman gözü çıkarmalı.Fazla (artık) mal göz çıkarmaz. kendi çıkarını düşünür. Đnsan. Çünkü insanın ağzından yemek saçılır. Fırsat insanın eline çok seyrek geçer. sonra canan.Fincancı katırını ürküten sayısız dayak yer..Fırsat sakal altından geçer. Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır.Faydasız baş mezara yaraşır. beyaz giyer kış günü.Fırsat her vakit ele geçmez. Utanılacak şey. tembellik ayıp.1206. tadı kaçar. ondan yararlanmak gerektir.Farz sünneti bastırır. Yoksul bir aileden olmak ve çalıştığı halde az para kazanmak utanılacak bir şey değildir. 2) Yemek yerken konuşmak doğru değildir.

yaşayışını sağlayacak yolu bulmaktır. körlerin yaptığı iş gibi özensiz olur. Bir yere yeni gelen yabancı.1221.Gavurun tembeli keşiş. 1226.Garip (yabancı) kim. 1235. 1223.Gece işi kör işi. ev düzgünlüğü. kıçına kısık) gerek (olur). 1228. Krş. ::::::::::::: -G1222. Sığıntı durumunda olan kişi. bereketli olur. Bkz. 1) Bu dünyada insanın düşündüğü en önemli şey. 1227. yoksula daha az gelir getirir. 1225. Gece yağmur yağar. durumlarla karşılaşırız.Garibe bir selam bin altın değer. sevişmeseler de geçimini sağlayan kimsenin yanlısı olur. yıl düzgünlüğü. yabancı bir yerde hiçbir şeye karışmamalı. Gün doğmadan neler doğar. yoksula hiç gülmez.Geceler gebedir. kör o. Garip ve kimsesiz kişileri Allah darda bırakmaz. inançları ayrı da olsa. işin bütün incelikleriyle yapılmasına olanak vermez.Gammaz olmasa tilki pazarda gezer. 1232. Çünkü bir köşeye çekilip otururlar. kendi davranışlarında nelere uyması gerektiğini bilmeyen kör gibidir. erkek söyler kadın susar.Gece yağar gündüz açar. Başkasının sizi ilgilendirmeyen tutumuna kızarak çok önemli olan ödevinizi yapmamanız doğru değildir. Ağrısız baş mezarda olur. Gaflet uykusunda olan kişiye söz kar etmez. şunun bunun verdikleriyle geçinirler. Bkz. orada satın alınacak şeylerin nerede bulunduğunu.Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar. 1233. Kişi. yasa dışı yollarla çıkarını sağlayan kişi. Müslümanlar arasında dervişler tembel kişilerdir. kendi halinde yaşamalıdır. en büyük iyilik yerine geçer. Gece yapılan iş. Eşit sermaye zengine da ha çok.Garip (kör) kuşun yuvasını Allah yapar. yakayı ele vereceğinden korkmasa bu işleri açıktan açığa yapar. Hıristiyanlar arasında keşişler. Böylelerine boş yere söz anlatmaya çalışmayın.Gafile kelam. 1230.Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar. yerin altında. 1231. Gündüz yağar. Bu nedenle işlerimizi gündüz yapmayı yeğlemeliyiz.Gailesiz baş.Gavura kızıp oruç yenmez. 1224. Yabancı yerde tek başına kalan kişiye karşı gösterilecek küçük bir ilgi. gündüz güneş açarsa o yıl uğurlu. Her sabah uyandığımız zaman yeni yeni olaylarla. . Müslümanın tembeli derviş olur.Garip itin kuyruğu bacağı arasında (götünde. Erkek istedigini söyler de kadın susarsa o evde dirlik düzenlik olur. bir hal hatır sorma. Gizli. nafile kelam. 1229.. 1234. ona hizmet eder. Talih. Çünkü ışık yetersizliği. gece açar..Geçim dünyası. sessiz.

1247. 1236. yer göstermezler.. gelini başkasının kaçırması gibi engeller çıkabilir. Oldu bitti sandığımız her şey bu durumdadır. Dünyada hiçbir şey sürekli olarak aynı durumda kalmaz.Gelin atta buyruk Hak'ta.. Bkz. yanında götürdüğü eşyayı kendisi kullanacaksa bunun değerli.Gelin eşikte oğlan beşikte.Gelin halı getirir.. Gelme dedikleri yere de gitme. bir konuk çağırmak kolaydır.Geldik yüze. Ama bakalım oraya ulaşacak ve evlenme gerçekleşecek mi? Yoldayken ölüm gibi. 1243. Her eve gelin girmeyebilir. Beğenmediğimiz ve işten ayrılmasını dilediğimiz bir kişi yerine çoğu zaman öyle birisi gelir ki. herkesle iyi geçinmeye dikkat etmelidir.Gelin altın taht (kürsü) getirmiş. Göçtük yurdun kadri. 1248. Bkz. . yerim dar demiş. 1250. 1245. Geçmişteki başarıları ya da can sıkıcı olayları anıp övünmek. Gelin altın taht getirmiş.. Oynamasını bilmeyen kız.Gel denilen yere gitmeye ar eyleme. 1240.Gelen geçer. Yeter ki engeller çıkarak ona erişmeyi güçleştirmesin..Geline oyna demişler..Gel demek kolay ama git demek güçtür. değersiz olması. Onun için bir kimseye gel demeden önce uzun uzun düşünmek gerektir. nerede eskisi? O çok iyiydi dedirtir. 1) Kendiliğinden sana gelen konuğu kabul etmemek Türk geleneklerine uymaz.Geç olsun da güç olmasın. Krş. çıkmış (üstüne) kendisi oturmuş. 1237. üzülmek neye yarar? Geçmişi unutalım da bugünkü ve yarınki durumlara bakalım. Đnsan bunları severek yapar. konan göçer. 1246. Kesin sonuca ulaşmadan hiçbir şeye gerçekleşti gözüyle bakılmamalı. yenmişe kuzu derler. (Gelen gideni aratır). Gelini ata bindirmişler. çıktık düze. Elde etmek istediğimiz sonuca geç kavuşmamızın zararı yok. Çağrılan yere erinme. Bir gelin güveyinin evine götürülmek üzere ata bindirilir.2) Kişi. 1249. 1238.Gelen gidene rahmet okutur. çocuğu da beşikte saymak ve bebek hazırlıklarına başlamak gerekir. çekinme. Gidersen yüz vermezler. Bir topluluk içerisine giren kimse. Gel dedikleri yere gitmekten utanma.Gelin girmedik ev olur.Geçmişe mazi. 1241. 1244. 2) Kendiliğinden gelen güzel bir şey geri çevrilmez. konuğa git demek kolay değildir. Ama her eve ölüm girer.. Bkz. kimseyi ilgilendirmez.Gelen gideni aratır. Mevsim artık çok sıkıntı vermeden geçer. Krş.Gelene git denilmez. Özellikle insanlar yerlerini sık sık değiştirirler. Bir eve gelin gelir gelmez. 1239. çıkmış kendisi oturmuş.. serer kendi oturur. ölüm girmedik ev olmaz. Krş. Gelen gidene rahmet okutur. Kasımın yüzüncü günü (15 Şubat) olunca kışın en azgın günleri geride kalır. gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme. Bir kimseyi işe almak. Ancak bir kimsenin işine son vermek. 1242.

amca oğlu. Đhtiyarlayınca. 1253. davranışının büyük zararını görür. Dönebilirse. ihtiyarlayıp çalışamadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin. Uzak bir yere giden kimse.Gezen ayağa taş değer. hırçın kişi. yararlanamadığımız yer.Getir bana hıdrellezi. 1257. Umulmadık engeller işi bozabilir.Gemisini kurtaran kaptan(-dır).Göç dönüşü topal eşek öne geçer. O vakit. Sağlık konusunda da durum böyledir. Krş.Gelin olmayan kızın vebali amcası oğlunun boynuna. Gerekli olmadığı halde şurada burada dolaşan kişi. amcası kızını bu duruma düşürmemeli. Đlkin gizlenebilmiş olan bir iş. bir süre sonra gizlenemeyecek sonucu ile açığa çıkar. göstereyim sana yazı. . malımız olsa bile neye yarar? Böyle bir yerin bizim olmayan yerle ne farkı vardır? 1263. Gidemediğimiz. hiçbir işe oldu bitti gözüyle bakılmamalıdır. 1264. Kişi gençliğinde çalışıp para biriktirmelidir ki. onlar da ölmüş olabilirler. 1262. 1261. 1256. Đnsan gençliğinde zamanını gereği gibi değerlendirmez. gelip de görmemek (bulmamak) var. belki de orada ölür. 1) Nikah kıyılmış. 1260. Toplum içinde hiçbir davranış gizli kalmaz. Toplum belli bir yönde ilerlerken sonuncu olanlar bu gidiş ters yön alırsa birinci olurlar.Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir. Rızkını çıkarmak için gezip dolaşan.Gelini ata bindirmişler. söz dinlemez. ayrıldığı yere bir daha dönmeyebilir. 1254. 1259. Çok gezen tavuk ayağında pis getirir. 1257. Krş.1251. 1265. 1252. 1255.Gizlide gebe kalan aşikarede doğurur. kocalıkta kur kazan (ye aşı).Giden gelse dedem gelirdi. 2) Kesin sonuç alınmadan. herkesin ne yapacağını şaşırdığı karışık bir ortamda bütün tehlikeleri atlatarak işini iyi bir sonuca ulaştırır. Yetenekli. Ölen kimse nasıl dirilmezse.Gidip de gelmemek var. nikahlamalıdır. Ama artık bunları yapacak gücü ve zamanı kalmamıştır. gelin kocası evine gitmek üzere ata binmiş de olsa evlenmenin gerçekleşmemesi ihtimali vardır. Üç elli yaz belli. Ne çare ki iş işten geçmiş bulunur. ayrılırken bıraktığı yakınlarını bulmayabilir. gençliğin ne kadar değerli olduğunu anlar. becerikli adam. elden çıkan şey de bir daha ele geçmez. O halde vedalaşırken bunu hatırlamak ve helalleşmek gerektir.Gezen kurt aç kalmaz. şuraya buraya başvuran kimse aç kalmaz. Dik kafalı. yiyeceğin pekmez. yapılacak birçok şeyleri vaktiyle yapmamış olduğunu görür. bu gezme sırasında kendisine zararı dokunan şeylerle karşılaşır. ya nasip demiş.Gidilmeyen yer senin olmaz (değildir).Gideceğin Antep. Böyle bir yol tutanın elde edebileceği şey peşin olarak söylenebilir.Gençlikte para kazan (taş taşı). Hıdrellez gelince (yani 6 Mayısta) yazın kendini göstermesi gibi ancak uygun koşullar gerçekleşirse beklenen sonuca kavuşulur.Gem almayan atın ölümü yakındır. Geleneğe göre.

Gönül kimi severse güzel odur. öteki için ne düşünüyorsa o da beriki için aynı şeyi düşünür. 1280.. Ölçüler değiştiğine göre bir kimse için güzel. bezgin. gönlünün sevdiğidir. tazeligini yitirmez..Gönülsüz namaz göğe (göklere) ağmaz. eski dostluk bir daha. Bu uğurda katlanmayacakları sıkıntı yoktur.Gönlün yazı var. Kendisinden yararlanılan kişiyi. Yarım elma gönül alma. kötümser. Hem gereksiz. Bkz. Ferahlatıcı bir duruma kavuşulacağı belli olsa bile. Ağustosta gölge kovan. tersi düşünülemez. 1274.Gökten yere yağar. 1271. kötü değil çok iyidir.Gökyüzünde düğün var deseler. Kimi kişiler çok çirkin birine ya da çok kötü bir şeye gönül kaptırırlar. Đnsanlar yaşlansalar da gönülleri genç kalır. Bu yüzden. 1269.Gök gürlemeden yağmur yağmaz. hele dostlarımızın gönlünü kırmamaya dikkat etmeliyiz. Varlıklılar yoksullara. 1275. hem de gerçekleştirilmesi hayale bile sığmayan şeylerle uğraşılmamalıdır. Bir kimsenin.Gönül bir sırça saraydır.1266. kışı var. yaşama sevgisi ile dolu olur. 1276.Gönül düştü bir boka o da misk gibi koka. 1272. En yüksek yerden yasak emri de gelse gönül sevdiğinden vazgeçmez.Gölgesinde oturulacak ağacın dalı kesilmez.Gönül karımaz (kocamaz). Yazın yersen lokumu. kırılırsa yapılmaz. Gelen gidene rahmet okutur. 1267. eğlenceye can atarlar. 1270. Çalışmayıp keyfine bakan yoksulluk içinde kalır. 1283. Kırılan gönül kolay kolay onarılamaz. (Kalp kalbe karşıdır).Göğe direk. . sonucun çok gecikmesi. yerden göğe değil.Gönül ferman dinlemez. Bir kişinin güzel bulduğunu başka bir kişi güzel bulmayabilir.. kimi zaman da bunalmış. gücünü. güçlüler güçsüzlere yardım eder. Onların gözünde bunlar çirkin değil.Gönül alma bir elma. gönül kocamaz. kadınlar merdiven kurmaya kalkar. yeni yerleşilen yerin kötülüğü görüldükten sonra anlaşılır. Kadınlar. Birbirlerine birtakım duygularla bağlı olan iki kimseden biri.Gölgeyi hoş gören tekneyi boş görür. Krş.Göçtük yurdun kadri konduk yurtta bilinir. o içtenlikle yenilenemez. nesneyi zarara uğratacak eylemlerden sakınılmalıdır. 1268.Gönülden gönüle (kalpten kalbe yol vardır. 1282. çok güzeldir. 1281. 1277. 1279. Krş. Đnsan kimi zaman neşeli.. iyimser.. Er kocar. denize kapak olmaz. Krş. sesini yükseltmezse istediğine kavuşmaz. Beğenilmeyip bırakılan yerin ne denli değerli olduğu. Bir kişi ya da topluluk. onu yararsız kılar ve bekleyeni yoksunluk içinde kıvrandırır. 1273.Göle (arığa) su gelinceye (gelene) kadar kurbağanın gözü patlar.Gökten ne yağdı da (yağar ki) yer kabul etmedi (etmesin?) Büyüklerden gelen şeyleri küçükler geri çeviremezler. 1278. düğüne. Sevgi ve istekler eski.

. 1292. Bir durumun nasıl bir sonuca varacağı belli olduktan sonra bu sonuç çok geçmeden gerçekleşir. Her şeyin bir dış görünüşü. 1293. kötü. Onun için yalnız dış görünüşe bakarak yargıya varmak insanı aldatabilir. çekmiş çükünü koparmış.Đçten gelen bir duygu ile kılınmayan namaz kabul olunmaz. Kullanayım derken heder eder. aldıkları terbiyenin gereğini yaparlar. eline geçen nimeti nasıl kullanacağını bilmez. Đp inceldiği yerden. Dengesiz kimselerden uzak durmak. başka kadınlara bağlanamazlar. bir şey bilmezler ki yapsınlar. Görgüsüz kişi. murdar şeylerden hoşlanan aşağılık insanlar da. ya da dışı kötü içi güzel olan şeyler de çoktur. Krş.Gönül var otluğa..Gönül verme evliye. Kişi umduğuna küser. iyi aile içinde yetişmiş kimseler. bir de içyüzü vardır. Bunun gibi. görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler? Đyi eğitim görmüş.Gözden ırak (uzak) olan gönülden de ırak (uzak) olur. zayıf düşse hemen ciğerlerinden hastalanır. Onun göstereceği ilgiye inanmasın. kendisini sevmeyenlerin çiğ davranışlarını doğal karşılar. beğenilirler.Gönül ummadığı yere küser. istenmeyerek yapılan iş de öylece kötü sonuç verir. 1286. .. 1297.Göte yakın yerden et yememeli.Görgülü kuşlar gördüğünü işler. nasıl insana dokunursa. Ortada duran bir gerçeği açıklamak gerekmez.Görünen dağın (köyün) uzağı olmaz. Görgüsüz kişi. 1299. günün birinde ummadığı bir duruma erişirse sevincinden ne yapacağını şaşırır. Krş.Gören gözün hakkı vardır. 1294. 1290.Görmemiş görmüş. Yiyecek. Her iş en çürük yerinden patlak verir. 1298. savul geri. Đsteksiz yenilen yemek. 1287.Görmemişin oğlu olmuş. Dışı güzel. Göremeyen için hiçbir şey anlam taşımaz. Bir sakınca doğurabilecek işe girişilmemelidir. Bir kadın. isteksiz yapılan işten hayır gelmez. ya da imrenilecek bir şeyi görene o şeyden vermek gerekir.Gönülsüz yenen (istenmeyen) aş. gönül var bokluğa (konar). Đnsan. evli bir erkeğe gönül kaptırmasın.Gön yufka yerinden delinir. 1296.Gördün deli. Toplumsal olaylarda da durum böyledir. içi kötü. Đyi ve güzel şeyleri seven yüksek ruhlu insanlarda vardır. Ama seviştiği kimsenin bu gibi davranışlarından dolayı ona kırılır. böyleleriyle karşılaşmamak gerektir. 1291. ya karın ağrıtır ya baş. Krş. eve gider unutur. Evli olan erkekler. gülmeden (güle güle) ölmüş. 1285. ciğerlerinden rahatsızlık geçirmiş olan kişi. Örneğin.. köre nedir köre ne? Her şey görebilen kimse için anlamlıdır. 1288.Görenedir görene.Görünüşe aldanma (aldanmamalı).Görünen köy kılavuz istemez. Böyle bir eğitim görmemiş ve iyi bir ortamda yetişmemiş olanlar. 1295. 1289. 1284. Anlayana sivrisinek.

. Bunlar yapılmadan alınan nesne kötü ise bu. 1310. ille deli soy kovar. sevdiği kimse ve sevdiği iş yüzünden gelecek sıkıntılara katlanır. Ama uzaktaki arkadaşını o kadar sık arayamadığından yavaş yavaş unutur. Krş. Kişi. Göz görür. kimileyin diz boyu kar. Göz gördüğünü ister. 1311.Gül dalından odun. dilsizden dilli.Gözsüzden gözlü doğar. (Gözsüzden gözlü. 1302. Bugün ne yapabilirsen kazancın odur. Bkz. Bkz.Gücük (şubat).Đnsan. yakınında bulunan sevdiği kimse ile sık sık görüşmeden edemez. 1301. her zaman gördüğü (yemeye) alıştığı güzel şeyleri unutamaz. ayrılığa katlanır... Gözden ırak olan. Onu değerlendirmeye bak. El terazi. gelir başına. dilsizden dilli doğar... Đnsan. güzelce yoklanarak anlaşılır. bu verimin karşılaşacağı tehlikeler bittikten sonra belli olur. el mizan. ya devenin kuyruğuna çıkarım demiş.Gurkun cücüğü güzün sayılır. tehlikeden uzak kalamaz. 1300. göz mizan. kimisini kedi kapar. izan var.Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz. ya iti soludurum.Gülme komşuna. gönül ister (çeker). Hiçbir kimseye buna bakmaz denilemez. Đnsan başkasının başına gelen yıkımla alay etmemelidir. Đnsan. içinde bulunduğun gündür. öyle bir yıkım kendisinin de başına gelir. Gün olur.Gözlüye gizli yoktur. Ama bu kişi uzak bir yere giderse. 1309. beslemeden kadın olmaz. Kesin sayıları sonbaharda belli olur. görüp beğendiği şeye karşı istek duyar. Kimisi ölür.Göz terazi. Ortada duran şeye herkes bakar. 1315.Göz görmeyince gönül katlanır. Şubat ayında kimileyin bunaltıcı sıcak olur. Dikensiz gül olmaz. 1308. Onları ister durur. Kişi. incelenmeden alan kişinin başına kakılır.Gün bugün.. Bir girişimden elde edilen verimin gerçek değeri. Krş. 1313.Gül dikensiz olmaz. Halayıktan kadın olmaz. Krş. Dikensiz gül olmaz. 1314. 1305. görüşmekten umudunu keser. 1307. Krş.Göze yasak olmaz. Ama delilik soya çeker. çevresindeki arkadaşlarını sık sık arar. 1303. 1312. Görmesini bilen kişiden hiçbir şey gizlenemez. (Gurk: Kuluçka tavuğu. görmediği şeyi istemez. Hep çıkar peşinde koşan kişi. gönül ister. . 1) Đşe yarayan gün. Bkz.Göz gördüğünü (ağız yediğini) ister. 1304.) Kişideki beden sakatlıkları çocuklarına geçmez. Bir şeyin iyi ya da kötü olduğu dikkat edilerek.Gülü seven dikenine katlanır. Göz görmeyince.Göz görür. deliden deli. cücük: Piliç) Đlkbaharda çıkan piliçlerin hepsi yaşamaz. Krş. 1306.Göz var. deliden deli.

Güneş girmeyen eve doktor girer. 1316. Kadın dırdır eder de erkek susarsa o evde dirlik düzenlik yok demektir. Onun için güzele bakmak sevaptır. düşersin darlığa. Dost bildiğin herkese inanma. varlıklı durumuna güvenerek har vurup harman savurmamalı. gerektiği zaman bulamaz. 1324.Gün doğmadan neler doğar.Güne göre kürk giyinmek gerek. Buna dikkat etmeyen kişi.Gün varken davarını eve götür. 1325. Aradan uzun zaman geçse biles bir kimsenin başkasına karşı beslediği kin sönmez. 1317. Bir günün olayları. koşulları başka bir gününkine benzemez.Gün geçer. birçok hastalıklara iyi gelir.. 1318. Çeşitli organlarımızla değişik zevkler tadarız.Gündüz yağar gece açar. Dost sandığın öyle kimseler olur ki.Gürültü istemeyen kazancı (bakırcı) dükkanına girmez (hırkasını başına çeker). yıl bozgunluğu. 1320. Güneş. Kim bilir.Güzele bakmak sevaptır. Đnsan.Güeeş balçıkla sıvanmaz. Güzel şeylere bakarken hayranlık duyar.Güvenme (inanma) dostuna. Bkz. durumları. . işleri. (Varlığa güvenilmez). kendilerine karşı olan güvenden yararlanarak sana daha kolaylıkla büyük kötülükler yaparlar. (Her gün bir olmaz). Krş. yalan yanlış sözlerle değiştirilemez. 1321. daha neler olur. 1319. Gece yağar gündüz açar. böyle görevler almazlar.Güzel bürünür. çirkin görünür. Dün belli bir kişi olmaması. Ay var yılı besler.. 1328. kadın söyler erkek susar. Güzeller kendilerini nazlı satarlar. Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz. Kötü bir durum bir gün sonra düzelebilir. patırtılı işlerle ilgilenmez. 1330. 1323. Ev. gürültülü. yarın unutulacak bir kişi olması önemli değil. 1326. Tanrı'nın neler yarattığını düşünerek büyüklüğünü düşünürüz. kendi köşelerinde sessiz yaşamak isteyenler. iyi bir durum kötüleşebilir. yadsınamaz. 1329.Güzele bakmanın göze faydası var. Herkesin bildiği bir gerçek. beğendirmeye çalışırlar.. Kılık kıyafetimizi ve başka durumlarımızı zamanın koşullarına uydurmalıyız. kim itibarda ise onun sözü geçer. gece hava açık olursa o yıl bereketsiz olur. Yarın ne gibi olaylar çıkacağını kimse bilmez. güneş almalıdır. kolay kolay kimseye görünmek istemezler. vücudu güçlendirir. Bkz.Gün var yılı besler. Geceler gebedir. 1327. Đşlerini en uygun ve en güvenli zamanda yap. yıl var günü beslemez.2) Bugün kim iş başında.Gün güne uymaz. örtbas edilemez. Bir şey gerekmediği zaman harcayan. tutumlu olmalıdır. 1322. kin geçmez.Gündüzün mum yakan geceyle (geceleyin) bulamaz.Güvenme varlığa. saman doldurur postuna.. Çirkinler ise kendilerini herkese göstermeye. işlerin iyi gitmediği ve çalışamadığı zamanlarda darlığa düşer. 1331. Güzel şeylere bakmakla da göz zevkimizi doyururuz. ev bozgunluğu. Gündüz yağmur yağar. birçok mikropları öldürür. Kafasını dinlemek.

Bundan sonuç çıkarmak.Haberi verenden alan uz gerek. dinleyenin anlayış. 1338. Bütün insanlar güzellere ve güzel şeylere karşı sevgi duyarlar. beşik ardında gör.Güzellerin talihi çirkin olur. süsle güzelleşmesi söz konusu değildir. güzelliklerine yaraşan bir yaşayış ararlar. Güzelin giysi ile. Bir kişi ne gibi sonuç doğuracağını bilmediği bir haberi sadece anlatır.Hacı Mekke'de. 1344. ben alacağım diye kavga çıkar. Bunu bulmak da pek kolay olmadığından. doğum yaptıktan sonra güzelliği kalır mı. Ne giyerse giysin ona yakışır. ::::::::::::: -H1341.. çirkine allar neylesin. inandırıcı söz. yanlış yolda çok ileri gitmiş olan kişiyi bile yola getirir. bu yol yolcularına özgü yerlerde buluşurlar. hakkaniyet. Güzel. Güzel şeyi herkes ele geçirmek istediğinden aralarında -Ben alacağım. Güzele köken yakışır. uslamlama gücüne bağlıdır. 1342. Krş.1332. Đyi huylu olmayan güzel yüzlüden çabuk usanılır. tarafsızlık yolu tutuldu mu artık kimsenin söyleyecek sözü kalmaz.Hak deyince akan sular durur. Tüy güzelliği. 1343.Hak söz ağıdan acıdır.Güzele köken yakışır. iyi huyluya kırk yılda doyulmaz. Kişi.. dokuzu dondur.. Krş.Güzeli kızken görme.Güzele ne yaraşmaz (yakışmaz).Güzellik ondur.Güzele göz ağrısı da yakışır. 1334. Güzele ne yakışmaz.Güzele kırk günde doyulur. Bir işi görünüşte ve biçimsel olarak yapmakla o iş gerçekten yapılmış ve sonuç elde edilmiş olmaz.Haklı söz haksızı Bağdat'tan çevirir. Krş. 1337. özel durumunun gerektirdiği yere yakışır. Güzeller. Çevresindekileri hiçe sayarak yetkili olmadığı konularda yüksekten atanlara sert karşılıklarla gereken ders verilir. 1336. 1346. Güzele ne yaraşmaz. Đyi huylu olan kimseden -çirkin de olsahiç usanılmaz. belli olmaz. Kızken güzel olanın.Hacı hacıyı Mekke'de (derviş dervişi tekkede) bulur. -ya da kendilerini bulduklarına layık görmediklerinden mutlu olmazlar.Güzeli herkes sever. dede dede olmaz gitmekle tekkeye. . 1333. 1339. 1340.Haddini bilmeyene bildirirler. Bir anlaşmazlıkta adalet.Güzel kanda kavga anda. Aynı yolda olanlar. 1347. Güzelliğin onda dokuzu giyim kuşamla sağlanır. Doğru. derviş tekkede (yakışır). 1345. 1335. Bu duruma uymayan yerde bulunursa yadırganır. ayağına ip bağlasa halhal gibi görünür. 1348. -Yok. Çirkin de en güzel süslerle donansa güzelleşemez.Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke'ye.

sorun çıkarmaz. helalzade pazar yapar.Halayıktan kadın olmaz. Aynı durumdaki kimseler. 1355. gül ağacından odun. Kırk günlük zemheri (erbain) kışın en sert dönemi sayılır. 1349. 1362. hanım kırarsa kaza).Haramzade pazar bozar. uzun süre bunu hatırlar da haylazlık yapmaktan çekinir.Hamama giren terler. yılına kadar acısını unutmaz.Hamı tatlı.Hak yerini bulur. 1360. Sona ermeyen hiçbir iyi durum. 1363. birbirlerinin durumunu daha iyi anlarlar. suçlunun cezalandırılması da bu demektir. Soylu kişi arabuluculuk yapar. Hak hor görülmez.Haramın temeli (binası) olmaz. (Gül dalından odun. Buna benzer başka bir öğe iyi karşılanmaz. yıldızı sönmeyen hiçbir ünlü yoktur.Hamala semeri yük olmaz (değildir). anlaşmalarına yardım eder. 1358. Bir anlaşmazlığı ortadan kaldıran yol. Her şeyin. (Hizmetçi kırarsa suç.. 1361. kanı da var. Bir toplulukta.Bkz. Doğru söz. bunun doğru olduğunu kanıtlamaya çalışırlar. Haram kazanç. 1359... damdan düşenin. Đnsana kendi işi ve sorumluluğunu üzerine aldığı yakınlarının yükü ağır gelmez. halayık kırarsa ceza. sıkıntıya katlanmayı gerektiriyorsa işimizi bunlarsız yürütmeyi düşünemeyiz. bir uğraşı alanında ayrık niteliği bulunan bir öğe hoş karşılanır.Hangi gün vardır akşam olmadık. kendisinden beklenen görevi yapabilecek nitelikler taşıması gerekir. 1350. Çocuk küçükken sevilir.Harmanda dirgen (tırpan) yiyen sıpa. Damdan düşen. canı da). Gül ağacı iyi odun görevini yapamadığı gibi orta hizmetçisi de kültürlü bir kocanın eşi olamaz. .Hamsin. 1354. Emeğin karşılığı her halde ödenir. 1352. anlaşmalarına engel olur. 1353. Krş. üzer de.. buyruk altındakilerin yaptığı yanlışlık suç sayılır. (Helalzade barıştırır. yetkini acı. Bu her zaman üstün gelir.Hamsi kurban olur mu? -Kanı da var. 1351. (Hamsi niçin kurban olmasın. doğru yoldur. haramzade karıştırır. 1357.Hanım kırarsa kaza. Đçinde bulunduğumuz durum masrafı. Bir haylazlığından dolayı dövülen çocuk.Hak yerde kalmaz. zemheriden kemsin. Haklıya hakkının verilmesi. canı da.. bir işe yaramadan telef olur gider.Hal halin yoldaşıdır..) Sütü bozuk kişi. özveriyi. Ama onu izleyen elli gün (hamsin) daha da zorlu geçer. iki kimsenin arasını açar.Halıda nakış bir gerek. Ama büyüyünce anne babayı büyük sorunlar karşısında bırakır. çiğnenmez. 1356. Koça boynuzu. yadsınmaz. beslemeden kadın olmaz). Buyurucu durumunda olanların yaptığı yanlışlık hoş görülür. Krş. Yanlış iş yapmaya kararlı olanlar.

öleyim senin için. Bu durumları düşünüp tedbirli bulunmak gerekir. 1370. eceli yeten ölür. 1364. sızılar içinde kıvrandıktan sonra hasta olmadığı zamanki durumunun değerini gereği gibi anlar. . orağa yetişmemiş.Hayıf ölene olur. acı unutulur. Yatan ölmez. Acınacak yaşta ya da acıklı biçimde ölene herkes üzülür. miskalle çıkar.Hasta olmayan. kendisi için bir özveride bulunan kimseye karşı.Hatır için çiğ tavuk (da) yenir.Hastalık kantarla girer. birden ve çok zorlu gelir. Krş. düğünün iyi hazırlanması ve toplantının şen geçmesi için hısım. Bir kişiye. Bkz. akraba. Herkesin bol bol yararlandığı şeyin arta kalanından alçakgönüllü kimseler yararlanırlar.Hastaya (döşek) yatak sorulmaz.Hasta yatan ölmez.Hasta ol benim için. 1379. eceli yeten ölür.Haydan gelen huya gider (selden gelen suya gider. 1374. Her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.. eş.) Havadan kazanılan para. Đnsan hasta olup ağrılar. kusur işlemeyen insan yoktur. Đnsan can taşıyor: Sağ. 1378. ama bir süre sonra üzüntüler geçer. Hizmetinin verimlerini aldığımız kimsenin bize kazandırdığı şeylerden yararlanması gerekir. 1373. kimi zaman hasta olmak bundan daha kolay görünür. An beni bir kozla. 1368. dost ister. acemilere yaptırılmamalıdır. onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerek olup olmadığı sorulmaz. düğün el ile. Ama yavaş yavaş iyileşir. Đnsan. harmanı savurmak için yel. işe yaramayan şeyler uğruna savrulur gider. 1378.Harman yel ile. gönül alma. 1369.Hastalık sağlık (sayrılı) bizim için. duygumuzu taşımasındadır. 1377.Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz. 1375.Harmanı yakarım diyen. Krş.Hastaya bakmaktan hasta olması yeğdir. Örneğin. 1371..Uygunsuz bir davranışından dolayı cezalandırılan kimseler de böyle. 1372.Hatır alma bir elma. Bal tutan parmağını yalar. Başkasına kötülük yapmayı tasarlayan kişi. Ağır bir hastaya bakmak o denli güçtür ki. Yarım elma. Yanılmayan. sağlığın kadrini bilmez. Önemli. Bir kimseye karşı sevgimizi göstermek için sunduğumuz armağanın değeri pahalı olmasında değil.Hatasız kul olmaz. çoluk çocuğa. kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür. hafife alınmamalı. 1376. 1367. Krş. esen olduğu gibi hasta da olur. Ölenin acınacak durumu ise sürer gider. ağır işler. sırası gelince daha büyük özveride bulunur. 1365.Harman sonu dervişlerindir. Kul kusursuz olmaz. Kişi. sevdiğinin hatırı için yapılmayacak şeyleri yapar. Hastalık.Harman dövmek keçinin işi değil. 1366.

ahlak dışı iş yapmadan zengin olunmaz. Krş. Dıştan verimli gibi görünen herkes verimli olmaz. hayrsız evlat neylesin malı. insan ikrarından (sözünden) tutulur.. 2) Bir sıkıntının acısını. haramzade karıştırır. Çünkü ona göre bir program çizecektir. hayır gele başına. Karı kocasının. başından böyle bir olay geçmiş olan kimsedir. Onun için insan bir yandan yerken bir yandan da kazanmalıdır. Bkz. Đnsan sözünden.. yapsın.. 1393.. Bkz.Hekim kim. Toplumsal alanda da böyledir: Bir konuyu en iyi sonuca ulaştırmasını bilen kimse. Bkz. Şer işi uzat..Her ağaç kökünden kurur (çürür). toplumun güvencesi hakimdir. 1391. 1) Hastanın ne çektiğini hekim bilmez. çeken bilir. Krş. 1382.Hazıra dağlar dayanmaz.. koca karısının başkasıyla senli benli olmasına. Bu iki güvencenin bulunmadığı yerde oturmak doğru değildir.Hayır dile eşine (komşuna). 1395.Hayırlı evlat neylesin malı. .Her ağacın meyvesi olmaz..) Sen başkaları için iyi şeyler dile ve yap ki başkaları da senin için iyi şeyler dilesin. insan söyleşe söyleşe. Din. Yakın dost. Sağlığın güvencesi hekim. Đnsan söyleşe söyleşe.. Olumlu sonuç da. düşüp kalkmasına göz yummamalıdır. 1397.Hekimsiz. Bkz. 1392..Hayır işi uzat şerre dönsün. 1389. nefis kafir.Hayvan yularından. çare gösterecek kimse değil.. Haramzade pazar bozar. Bkz. çekenden sor. olumlu ya da olumsuz olsun. 1394.. Yasaklanan ya da ele geçirilmesi güç olan şeyin çekiciliği karşısında ona kavuşma isteğini yenmek güçtür..Hayırlı komşu. yasa. 1387. 1386. şer izi uzat hayra dönsün.Hayvan koklaşa koklaşa.... 1384. 1396. Bir hastalığın en iyi hekimi. Đşinin incelenmesi uzayıp giden kişi. başına gelen.Helal kazanç ile yağlı pilav yenmez. Hazırdan yemeye dağ kadar para olsa dayanmaz. hakimsiz memlekette oturma. yok demek de. Bkz. bu hastalığı geçirmiş olan kimsedir.Helale cömertlik olmaz. hasta bilir. 1388.Hekimden sorma. 1385.He demek de iş bitirir.Helalzade barıştırır. Akıllı oğlan neyler ata malını. 1390.. (Ne dilersen eşine o gelir başına.Helva şirin. bir an önce sonucu öğrenmek ister.1381. 1383. olumsuz sonuç da bu nedenle işine yarar. Bir topluluğun dayandığı temel bozulursa o topluluk yıkılır. hayırsız akrabadan iyidir. Sıcağa kar mı. Komşunu iki inekli iste ki.

Krş. 1416. Bkz.. Özelliği bulunan bir iş için herhangi bir kimse ve herhangi bir şey kullanılamaz.Her damardan kan alınmaz.. 1405. 1411.Her gönülde bir arslan yatar.Her ağaçtan kaşık olmaz. azların birikmesiyle meydana gelmiştir.. Krş. 1415. zarar görmen olasılığı bulunan davranışlarda bulunma. Bunlar en güzel şeyler olsa bile. Krş. Bkz. Çoğu elde etmek için azları biriktirmeye önem verilmelidir. 1408. 1403.. 1414.Her gün bir olmaz. Kusursuz güzel olmaz. Çok dediğimiz şeyler.Her başın (herkesin) bin derdi var. Her sıkıntılı durum kötü biçimde sonuçlanmaz. 1409.Her işte bir hayır vardır. Sonunu düşünmeden. vücut sağlığına bağlıdır. 1407. bir gün uğrar kurda.Her inleyen ölmez. düşmenin kalkması da vardır.Her çiçek koklanmaz. Gün güne uymaz. Umutsuzluğa düşmemek. Kimse kimsenin çukurunu. usanç verir. ya da kendisine çok bağlı bulunan çevrede sözü geçer. bozulan işin düzelmesi..Her gün baklava börek yense bıkılır. Đşi bozulan kişi üzülmemelidir.Her işin başı sağlık. azdan olur.Her çok.Her delinin başına bayrak dikilse bedestende bez kalmaz. 1410.. Bkz. Sağlık olmazsa hiçbir iş yapılamaz. 1399.Her düşüş bir öğreniş. Bkz.Her insan kendi çukurunu doldurur. 1401. 1404. Hep aynı şeyle uğraşmak. Her malın fiyatı değerlilik derecesine (nitelik düzeyine) göredir. Her ziyan bir öğüttür.Her horoz kendi çöplüğünde (küllüğünde) öter. Sakıncalı işlerle uğraşan kimse.Her güzelin bir kusuru (huyu) vardır. Damlaya damlaya. 1402. Đstense de alınamaz. Çevrede o denli çok dengesiz var. Aklına geleni işleme. Yılana yumuşak diye el sunma. 1400. ya yılan çıkar ya çıyan. Her inişin bir yokuşu olduğu gibi. sıkıntıyı giderecek yollara başvurmak gerekir. Herkesin kendi yaşayışı ile ilgili bir derdi vardır. Her güzelle ilişki kurmak doğru değildir.1398.Her dükkan kirasıyla. 1417.Her inişin bir yokuşu (her yokuşun bir inişi) vardır. Bir kişinin derdi ötekininkine benzemez.. . Đnsanın yapacağı her iş. 1406.. Herkesten yardım istenmez. değirmencininki su.Her gün gezen kırda. Her yiğidin gönlünde. günün birinde tehlikenin kurbanı olur. Kişi her yanlış davranışın acı sonucundan bir ders alır. Bir kişinin kendi malı olan yerde.. (eşinir). 1412.Her deliğe (taşın altına) elini sokma. 1413.

Her başın bir derdi var. Herkes aynı şeyi bilse ve yapabilseydi. çeşit çeşit yetenekli kişilerle başarılabilir. kazancı bir değildir. 1427. ona göre yargıya varırız. Aile bireylerinin uygunsuzlukları. insanı kötümserlikten kurtarır. sever. evin çeşitli sıkıntı ve sorunları olur.. (Herkes kendi aklını beğenir).Herkesin hamuru ekmeğine göredir. (Ama bu yargı her zaman doğru çıkmaz.Herkesin arşınına göre bez vermezler (verilmez).Herkes aklını pazara çıkarmış (mezada vermiş). Herkesin talihi.Herkesin ettiği yoluna gelir. yine kendi aklını almış (begenmiş).Herkesin (her başın) bir derdi var. geri kalan işleri yapacak kimse bulunmazdı. Başkaları ne söylerse söylesin. değirmencininki de su. Bir konu üzerindeki türlü düşünceler arasından.Herkes evinde ağadır. Akılları. Kendi malıdır. Çünkü ölçüleri de kendi akıllarıdır. Çeşitli işler. Ne ekersen onu biçersin. Krş.. Herkes bir şeyden istediği ölçüde değil. derdi karnında. Her horoz kendi çöplüğünde öter. Kişi -başkaları beğenmese de.Herkesin delisi evinde. 1432. Başkalarının bir durum karşısında nasıl davranacağını düşünürken hep kendimizi ölçü tutar. kimisi daha az kazanır. en çok kendi düşüncelerini beğenirler. .Herkes bildiğini okur. herkes kendi düşünüşüne göre iş yapar. kendi yakınlarını beğenir. 1420.Herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz. Krş. kendi bölgesinde hatırı sayılır. Krş.Her kapının bir anahtarı vardır.Herkes gübresini kendi tarlasına kor. Aynı çabayı göstermelerine karşın kimisi daha çok. Bkz..kendi yapıtını. 1426. 1423.) 1430. Her güç işi çözecek bir yol vardır.Herkes ektiğini biçer. Bu. 1433. 1424.Herkesin geçtiği köprüden sen de geç. Kişinin başkasına yaptığı kötülük kendi tarlasına koyduğu gübre gibidir. yine kendisine dönecektir. sineye çekilir.. Herkes kaşık yapar ama.Herkese tükrüğü bal.hayra yormak gerekir. ancak gerektiği ve olabildiği oranda yararlanabilir. Bunlar kimseye duyurulmaz. 1422.Herkesi (kişiyi) nasıl bilirsin? Kendin gibi (kalbince). Bkz. o işin gerektirdiği ustalığı gösteremez. 1419.Olup biten bir işi -başka biçime sokmak elimizde olmadığına göre. 1418. Bir kimse başkasına bir kötülük yaparsa aynısı kendisinin de başına gelir. 1429. Herkes iş yapar ama. 1434.Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.. Đnsanlar kendi akıllarını başkalarının aklından üstün görürler. sözü geçer. Sana uygun görünmese bile herkesin yaptığı işi sen de yap. Đyilik de böyle. 1431.. 1421.Her kaşığın kısmeti bir olmaz. 1425. 1428. Herkesin kendi evinde.

(Her horoz zibilliğinde öter..Her sakaldan bir tel çekseler. Bkz. Krş.Her kuşun eti yenmez (kuş var ki et yedirirler. 1436.Herkes kendi aklını beğenir. 1442. Bir işi yapmadan yapmaya fark vardır.Bir iş için yapılan hazırlık.. Kimse kimsenin çukurunu doldurmaz. Bir işi herkes yapar ama.) Bir çevreye egemen olan kişinin sözü o çevrede geçer.Herkes kendi ölüsü için ağlar. 1448..Herkes (her insan) kendi çukurunu doldurur. Kişinin davranışları. Herkes biraz özveride bulunsa bir yoksul perişanlıktan kurtulur. Dağda bağın var. Herkes kendi suçundan sorumludur..Herkes karının rengine boyanır.. Bkz. Hiç kimse başkasının acısını içinde duymaz.. çevresinden iyilik gelir. 1443.Herkesin tenceresi kapalı kaynar.Herkes (kimse) kendi ayıbını bilmez (görmez). 1450.Herkes ne ederse kendine eder. Kişi. 1440..Herkesin yorulduğu yere han yapmazlar (yapılmaz). Eldeki yara. istemediği zaman yapmaması hakkı tanınmaz. . dilediği gibi yapması. köseye sakal olur. 1449. 1445. Kusursuz ve en güzel biçimde yapmayı herkes bilemez. Krş.Her koyun kendi bacağından asılır. kuş var. 1451..Her sakallıyı baban mı sanırsın? Dış görünüşü ile iyi sanılan kişinin içyüzünü anlamadıkça kesin yargıya varmayınız. Bkz.Herkes sakız çiğner ama (çıtlatamaz). 1439.Herkes zibilliğinin horozu.Her şeyin vakti var.) Bkz. 1441. Davranışları iyi ise. karşılıklar da kötü olur. Bir işi yapmakla yükümlü olan kimseye. bayram da bahane. Ne ekersen onu biçersin. Krş. 1437. 1444.Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez. yüreğinde dağı var. gerekseme ölçüsünde olur.Her kimin bağı var. yüreğinde. 1438. yapmayı uygun gördüğü iş için bir gerekçe yakıştırır. Đyilik eden iyilik bulur. Bilse zaten onu yapmaz. Herkes davul çalar ama. Kürt (Çingene) kızı tadını çıkarır. horoz bile vaktinde öter. yarasıza. 1447. Đnsan davranışlarını uğraştığı işin gereklerine uydurmalıdır. niteliğine göre çevrede yankı bulur. Ne doğrarsan aşına o çıkar kaşığına.. meraklısı başka bir iştahla. bu işi dilediği zaman yapması. 1452.. 1435. Đnsan kendi kusurunu göremez. Bir ailenin geçim durumunu başka bir aile bilmez. 1446. bilemez. Kötü ise.Herkes sevdiğini öper. tadını çıkararak ve herkesin dikkatini çekerek yapar. Herkes aklını pazara çıkarmış.. Kuş var eti yenir. Onun yüreğini sızlatan ancak kendi acısıdır.

bir iş yapma biçimi vardır. elde etmek istediği büyük bir şey vardır. 1465. 1455. Çünkü gereken koşullar tamam olmamıştır. Bkz. unutulmaz anılarla iki tarafı birbirine bağlamıştır. 1467. Eskilik ancak dostlukta değer taşır.Her yiğidin gönlünde (her gönülde) bir arslan yatar. baca) olmaz. küçük bir şey de olsa yokluğu kendini belli eder. Kendisini bu zarara sürükleyen yanlış tutumu artık bırakır. Nereye gitsen okka dört yüz dirhem.Her ziyan bir öğüttür. Kişi her uğradığı zarardan bir ders alır. Yeni şey zevkle kullanılır. 1) Her zaman piyasa malla dolup fiyatlar ucuzlamaz. bazen de küsküç kırılır. 1464. (Hesabını bilmeyen kasap. Đnsan pek çok şeye gerekseme duyar. Ummadığın taş baş yarar. 1463..Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Her kişinin kendine özgü bir çalışma yolu. Krş. ya bıçak kırar ya masat. ne masat). Gerekli olan şey. Her işin iyi yapılacak uygun bir zamanı vardır. on köfte on paraya olmaz. işin içinden bir türlü çıkamaz. ne yapacağını önceden iyi düşünmeyen kişi.Her taş baş yarmaz. birçok sınav geçirmiş.Hırsıza kilit (kapı.Her şeyin yokluğu yokluktur. avucunda bulunan işe yarar şeyleri de ziyan eder. 1) Đşinin ehli olmayan.Her yerde okka (okka her yerde) dört yüz dirhem. insana sıkıntı verir. Girişilen işlerden her zaman olumlu sonuç alınamaz. Kimileyin olumsuz durumlar başarıya engel olur. .Her vaktin bir padişahı var.Her şeyin yenisi. 1458. Zamanı gelmeden yapılmaya kalkışılırsa başarı elde edilemez.Her yokuşun bir inişi vardır. Çünkü eski dostluk. 1454.Hırsıza beyler de borçlu. ne satır bırakır. Vakitsiz öten horozun. Krş. 1457. Olaylar herkesin dileğine uygun olarak gelişmez. Zamanı geçtikten sonra yapılırsa gereği kalmayan bir iş için uğraşılmış olur.Hesapsız kasap. Her korkulan şey tehlikeli değildir. 1453. bozulmuş şeyi kullanmak. 1459. 2) Hesabını bilmeyen kişi elinde.Her zaman çiğdem çıkmaz. Her inişin bir yokuşu vardır. pekişmiştir. Zora beylerin borcu var. Krş. Bkz. 1466.. 1462.Her zaman eşek ölmez.Her zaman gemicinin istediği rüzgar esmez. Bkz. dostun eskisi. Herkesin gönlünde. Her düşüş bir öğreniş. 2) Đstenen şeyi kolayca elde etmek olanağı çıkınca fırsatı kaçırmamalı. 1460. Eski.Her şey zamanında yapılmalıdır. 1461. yıpranmış. 1456. Bu uğurda başvurduğu araçları da heder eder.

Yanılmak doğal bir olaydır. Kişinin sevdiği şeye karşı olan hırsı ölene değin sürer. vücutta açılmış gül diye nitelenir. kusur sayılmamalıdır. Çok ucuza alınan mal. gözü çöplükte kalır.. son günlerinde olgun ve tatlı olur. 1481.Horoz ne kadar öterse ötsün. Dut ise ilk çıktığında ham. ne onduğunu. O içeri girmenin yolunu bulur.Hocanın dediğini yap (söylediğini dinle). 2) Kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek olanaksızdır.Hilekardan yumurta alan.Hısım hısımın ne öldüğünü ister. ilk çıktığında taze ve lezzetli olur. hanım kırarsa kaza. Ev içindeki hırsızlığa karşı önlem almak güçtür. kahpelik bir öpmekten. 1482.Hocanın vurduğu yerde gül biter. 1479.Hıyarın önü. 1470. 1480. Bkz.Hile ile iş gören mihnet ile can verir. içinde sarısını bulamaz.) Din adamları bize dinin buyruklarını anlatırlar.Huy canın altındadır. çürük.Horozu çok olan köyün sabahı geç olur. 1477. Bir konu üzerinde söz söyleyen çok olursa varmak gecikir.1) Hırsıza ne kilitli kapı. başkalarını aldatmış olan kişi son nefesini azap içinde verir. . Kardeş kardeşin ne öldüğünü. ne yüksek duvar engel olabilir. 1469. Hanım kırarsa kaza. nimet gözüyle bakılır ve dayağın yaptığı kızartı.Hırsızlık bir ekmekten. bunları yapanlara karşı ne gibi önlemler alınması gerektiğini bilmeye ve kendilerini daha kolay bulmaya yarayacağı için. Evin ve evdeki yaşayışın bütün inceliklerini bildiği için akla gelmeyen yollarla. Attığı dayağa. civciv tavuğun dıkdıkına bakar. 1471. Hırsızlığı ve benzeri kötü davranışları da öğrenin. 1472. işe yaramaz olur. işini yaparken kimseye sezdirmeden çıkar sağlar. Ama birçok din adamının davranışları. Bkz. Eylemde bulunmak için değil. bir ekmek çalan da hırsızdır.. Hilekar satıcı. Hoca bile çok iyi bildiği Kuran ayetlerini okurken yanılabilir. gittiği yola gitme.Hoca okurken yanılır.Horoz ölür. gücenmek şöyle dursun.Hırsız evden olursa mandayı bacadan aşırır. Đşlerine hile karıştırmış. gitgide kartlaşır. Nitekim kadının namusunu satmış sayılması için bir öpücük vermiş olması yeter. Bunun gibi kurnaz kişi. 1473.Hırsızlığı da öğren. Buna uymak gerektir. 1475. dutun sonu. Hıyar. çocuklar annelerine daha çok bağlı olurlar. 1476. olanaksız sanılan eylemlerle hırsızlığını yapar. din buyruklarına aykırı olduğundan gittikleri yola gidilmemelidir. 1468.Hıyar akçesiyle alınan eşeğin ölümü sudan olur. hiç kimsenin kuşkulanmasına olanak bulunmayan hileler yapar. yaptığını yapma (Hocanın okuduğunu dinle. Öğretmen gerekli görürse çocuğu döver. Hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz. Babalar çocuklarının kendilerine yakın olmaları için ne denli uğraşırlarsa uğraşsınlar. 1474.Hizmetçi kırarsa suç. başucunda dursun. 1478. 1483.

hac olmaz (kabul olunmaz).Ismarlama hac.Isıtma ben tuttuğumu kırk yıl sonra tanırım demiş. Krş. Zaten var olan ve herkesin işine yarayıp artan şeyin yanına aynı işi görmek üzere bir de daha zayıfını eklemek boşuna yorulmaktır.Isıracak it dişini (diş) göstermez. Saldırgan kişi.Bkz.. Gerekmediği zaman bol para harcayanlar. Đnsan ırzım.Işığını akşamdan önce yakan sabaha çırasında yağ bulamaz. nereye gitse çevresine kötülük saçar. 1456.Huylu huyundan vazgeçmez. Tanrı'sına karşı olan borcunu elalem görsün diye yaparsa bu. 1492. ::::::::::::: -Đ1498. ona da gizlilik yakışır. 1488. ::::::::::::: -I1485.Irmak kenarına çeşme yapılmaz. Hangi işe el atsa o işi yozlaştırır. ocağında biter. kişiyi yoksulluğa düşürür. 1493. Düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru! 1491. dereden) geçerken at değiştirilmez.Irmaktan (çaydan. soluk benzinden belli olur.Irz insanın kanı pahasıdır. iyi olduktan uzun yıllar sonra bile sarı. 1487. kendisinin yapması gereken işi başkasına ısmarlamamalıdır. gerektiği zaman harcayacak para bulamazlar. 1499. Đbadet gösteriş için yapılmaz.Isıramadığın (bükemediğin) eli öp başına koy.Issız eve it buruk. Daha önce bir zarara uğramış kimse.Đbibik sende bu göt var. çok yuvalar kokutursun.Irak yerin haberini kervan getirir. Kul. . ibadet olmaktan çıkar. 1490. Ot kökü üstünde biter. Erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar. Kötülük etmeye kararlı olan.Islanmışın yağmurdan korkusu (pervası) olmaz. namusunu korumak için canını feda eder. 1484. saldırgan ortamda yetişir. bunu daha önce açığa vurmaz. 2) Kötü kişiden iyilik beklenemez. 1497. Kötü huylu kişi. Can çıkmadan huy çıkmaz. Krş.Đbadet de gizli. Başkası eliyle yapılan iş. Huy canın altındadır. 1496. Sıtma hastalığına yakalanmış olan kimse. 1494. Kabahat.Isırgan ile taharet olmaz. Đnsan yedisinde ne ise. Bkz. Bir yöntemden başka bir yönteme geçerken tehlikeli davranışlardan sakınmak gerekir. kabahat de.. Sahipsiz eve it buyruk. kendi eliyle yaptığı işin yerini tutmaz. kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz. 1489. Bir huy edinmiş olan kişiyi bu huydan vazgeçirmek için ne kadar uğraşılırsa boştur. Can çıkmayınca huy çıkmaz. 1) Đyi iş yapmak için zararlı araç kullanılmaz. 1495. Kişi.Isırgan. kamunun kınadığı bir şeydir. Savurganlık.

Yerinde cevap verebilmen için de hemen atılamaman. Çok konuşmak doğru değildir. 1513. 1501. (Sir söyle. Çünkü kazanç getiren işi vaktinde yapmaya üşenir. iki analı sütten ölür. ebleh buna inanmış.1500. birlikte yapılacak iş üzerinde birleşemezler. 1509.Đki kardeş savaşmış. Bunlar iyi kullanılmalı. 1514. Onlara samanlık bile saray gibi gelir. . biri ötekini ortadan kaldırır. geçicidir.Đki at bir kazığa bağlanmaz. 1503-Đki arslan bir posta sığmaz. kavga çıkar. gereksiz. hileci iki kişi. Evlenecek çiftten biri yoksul ise ötekinin az çok bir şeyleri bulunmalıdır ki için de barınabilecekleri bir ev açabilsinler ve orada büyük bir sıkıntı çekmeden yaşayabilsinler. Bkz. söylenenleri uzun uzun dinlemen gerektir.. hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa güven bozulmuş demektir.Đçgüveysi iç ağrısı. Birbirini seven ve evlenmek isteyenler için ev-bark söz konusu değildir. Bir kişinin iki karısı olursa.Đki gönül bir olursa (olunca) samanlık seyran olur. Đki kardeş arasında çıkan anlaşmazlık. yüz söylerse sen bir söyle. bir arada yaşayamaz. Đhmalci kişinin zengin olması kolay değildir. gücendirmemeye çalışırlar ve kendileri rahatsız olurlar. 1502. Artık ayrılmaları gerekir. Karşındaki iki. 1506. aynı iş üzerinde birlikte çalıştırılamaz. bir iş üzerinde karşılaşırlarsa birbirlerini aldatmak.Đki dinle (bin işit) bir söyle. 1507. iki dinle). Tanrı insana çalışıp kazanarak yaşayabilmesi için güç vermiştir.Đki emini bir yemin aralar. Đki başlı işlerin iyi gitmemesi bundandır. atlatmak için bütün hünerlerini harcarlar. fırsatı kaçırır. Birbirleriyle anlaşamayan. Böyle iki baş bulunursa geçinemezler. Đki baş bir kazanda kaynamaz. 1508. Bir ülkede iki baş egemen olmaz. işleri. Ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kimse. Bu durum ikisi için de tehlikelidir. Đki at bir kazığa bağlanmaz.Đki cambaz bir ipte oynamaz. yanlış sözler söyler. onun da anneye güvenerek emzirmeyi ihmal etmelerinden iyi beslenemez.Đki karılı bitten. Kocaları da bakımsız kalır. Böyle biri çıkmazsa aynı işi mahkemeler görür. Krş.. Başına buyruk olmak isteyen iki kişi. 1512. memnun etmeye.Đki çıplak bir hamamda yakışır. Onu gerçek ve sürekli sanmak saflıktır. beyaz giyer kış günü. Krş. 1505. başkasının yardımına muhtaç kalınmamalıdır. Đçgüveysi konuk gibidir. 1511. Çok konuşan.Đhtiyarın düşkünü. 1510. Kurnaz. Evdekiler sürekli olarak onu ağırlamaya. kavga eden iki kişinin arasını bulacak bir akıllı çıkar. Eşkıyanın düşkünü. 1504.Đki el bir baş içindir. el kol vermiştir.Đki deliye bir uslu koymuşlar. Birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri.Đki baş bie kazanda kaynamaz. aralarında anlaşmazlık çıkar. Süt ninesi tutulan çocuk da. her karı ötekinin yapmasını bekler. annesinin süt ninesine. on. kavga ederler.Đhmalin devlete zarara var.

sende düzeltilmesi gereken bir durum bulunduğunu söylerlerse hemen yok deme.Đmam evinden aş.Đki kişi başında fes yok derse başını yokla. 1530. ondan sonra -verilecek karara göre. 1518. Biri az. bir kimsenin cinayet işlediğine tanıklık ederlerse o kimse asılır.Đki testi tokuşunca biri elbet kırılır. Bkz. Bir kişiden ya da hayvandan bol verim bekleyen onu iyi beslemeli. 1526. büyük zarara uğrar. Baştakinin küçük bir suç işlemesi. Söylenenin doğru olup olmadığına sen de dikkat et. 1523. 1531. sonraki sarık. Bir çatışmada yenen de yenilen de zarar görür. toprağın karası.1515. 1522. saman doldurur postuna. zeytin ağacı da ondan çok yaşlanarak dededen toruna kalırsa daha verimli olur. Đki kişi yalan yemin ile dinden çıkar. Birinci karısına hor bakan kişi. görmeyene ne mutlu. Çevrendekiler.Đncir babadan. bir biç. Bir şey alınması olanağı bulunmayan yerden bir şeyler vermesini beklemek boştur.Đki kere iki dört eder. Đki kişi kavgaya tutuşur.. 1519. doyurmalıdır. Bkz.. 1525. 1520-Đki (dokuz) ölç. eşinin ölmesi ya da ayrılması dolayısıyla yeniden evlendiği kadını baştacı eder. zeytin dededen.Đki testi çarpışınca biri kırılırsa biri de çatlar. Đncir ağacı yaşlanarak babadan evlada. önce tekrar tekrar ve sonuçlarıyla birlikte düşünülmeli. Güvenme dostuna.Đlk avrat çarık. öküz gibi kutan sürer.Đmece günü bulutlu.Đneğin sarısı. Tasarlanan iş. Yoktan yonga çıkmaz. 1516.Đki tımar bir yem yerine geçer.Đnanma dostuna. Bir kimse iki büyük işi aynı zamanda yapamaz. 1528. 1521. Atı sık sık tımar etmek. Krş. ölü gözünden yaş çıkmaz.Đki kişi dinden olursa bir kişi candan olur. işinin eridir ve kazançlıdır. Amaca başkalarından önce ulaşan.Đlk vuran okçudur. yemle beslemek kadar önemlidir. 1532.Đnek ağzından sağılır. Gerçek çok açık ve kesin olarak ortada. 1524. Đki baş bir kazanda kaynamaz. biri çok olsa da. Çiftçiler arasında ineğin sarı. iki ordu çarpışırsa doğal olarak bir taraf yenilir.Đki karpuz bir koltuğa sığmaz. Zamanın elverişli olup olmadığına bakmadan yardıma gelenleri bulunan iş sahibine ne mutlu.Đmam osurursa cemaat sıçar. 1533. Tersini savunmak olanaksız. toprağın kara renkli olanı beğenilir. 1527.yapılmalıdır. 1529. onun buyruğu altındakilerin büyük suç işlemelene yol açar. .Đnek gibi süt vermeyen.Đki koç kafası bir kazanda kaynamaz. 1517.

. Duvarı nem.. hayvanın alacası dışında (-dır). ağır işlere koşulur. Ayağını sıcak tut. Onu. Đnsanlar bir şeyi göre göre öğrenirler.Đnsanın (adamın) alacası içinde. bellidir. . Dünyada hiç kimse değişmeyen bir durum sağlayamaz.Đnsanın canı acıyan yerindedir.Đnsan göre göre. 1543. Buna. 1642.Đnsan beşer. çevresi bu durumunu sömürür: Kendisiyle alay edenler. Kavanoz dipli dünya. 1544. kah kalkar. derisi giyilmez. sütü. Kişinin kimi zaman şaşırmasını. Bkz. Tanrı insanları eksiksiz yaratmamıştır. Dünyada yanılmayan kimse yoktur.Đnsan doğduğu yerde değil.. başka bir aileye yük olmamalıdır.Yorucu olmayan işlerde kendisinden yararlanılamayan kişi. Birçok hastalıklar insana ayağını üşütmesinden. Đnsan doğduğu yeri değil. 1) Bakmakla yükümlü olduğu kimselerin hizmeti bir aileyi zaten çok yorar. 1537. 1538. hayvan süre süre (alışır).. at tırnaktan kapar. Bu yük aileye ağır gelir.Đnsanın (adamın. kuldur (bazen) şaşar. insanlar da küme küme ve tek tek birbirlerinden ayrı nitelikler taşırlar.Đnsanın kötüsü (fenası) olmaz. Toprağın her kesimi ayırı ayrı nitelikler taşıdığı gibi. sanırız ki canımız oradadır. Kişi anlayışsız. 1545.Đnsan (adam) eti (yükü) ağırdır. için sevilen hayvandan ayıran da budur. Hayvanın rengi dışındadır. derisi. eti. Bir yerimiz acıdı mı bütün vücudumuz rahatsız olur.Đnsan ayaktan. yanılmasını hoş görmek gerektir. 1541. 1535. kısaca içyüzü belli değildir. tatlı dilinden başka nesi var? Đnsanın kendini sevdirmesi tatlı diliyle olur. krş. Ama insanın rengi içindedir: Ne düşündüğü. meğer ki züğürt ola (parası olmaya). bir kimsenin) adı çıkmadansa canı çıkması yeğdir (hayırlıdır). Bkz..Đnkar mahkemenin kilidi. budala olursa. ondan çıkar sağlayanlar çok olur.Đn kalk (çık) dünyası. 1548.Đnsan çeşit çeşit. ne yapmak istediği. insanı gam yıkar. 2) Yatalak insanı kaldırmak. geçimini sağladığı yeri yurt edinir. bakmakla yükümlü olmadığı kimsenin hizmeti eklenmemelidir.Đnsanın eti yenmez. davalının inkarı ile açılır. 1539. Krş.. yumurtası.Đnsanı gam duvarı nem yıkar.Đnsan bilmediğini ayağının altına alsa başı göğe erer. Hayvanların öğrenmesi ise insanların onlara istedikleri işi sürekli olarak yaptırması ile sağlanır. Kah düşer. yer damar damar. 1536. Yani hiçbir kimse. 1547. Đnsan ne denli bilgili olursa olsun bilmedikleri bildiklerinden binlerce kez çoktur. 1546. Bir adamın adı çıkacağına. doyduğu yerde. ata da tırnağı yoluyla gelir. Krş. yatırmak güçtür. 1549. 1540. Mahkeme.Đnsan eşek olunca semer vuran çok olur. 1534. Kul kusursuz olmaz. inkarı ile kapanır.

Doğduğu yerden çok burasını benimser.. Uygunsuz arkadaş. Üzüm üzüme... Kişi doğduğu yerde kazanç sağlayamazsa. Kişi refikinden azar. ihtiyarlığında da sürer.. Sütle giren huy. yularından tutulduğu için başka yöne sapamayan hayvanın durumuna benzer.insan (adam) kıymetini insan (adam) bilir. Krş.. Krş. Krş. özellikleri değişmez. Bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar. kişiyi bağlar.. 1556.. 1) iki kişi arasındaki kırgınlığın giderilmesi için kırgınlık nedeninin giderilmesi gerekir.Đnsanoğlu çiğ süt emmiş.Đp kırıldığı (koptuğu) yerden ulanır (bağlanır). Bkz.Đnsan söyleşe söyleşe (konuşa konuşa) hayvan koklaşa koklaşa. en çürük yerinden patlak verir.Bkz. pehlivan yenile yenile.. 1563. 1557. Herkes kendini beğenir. misin yanına varan mis kokar. kişiliğini de üstün bir değer kazanmış bilir.. Buna uymayan bir davranışta bulunmak istese kendisine hemen bu söz anımsatılır. Huy canın altındadır. Kır atın yanında duran. 1561. Đnsanoğlu her zaman iyi değildir.. Çünkü insanın kişiliği. Gön yufka yerinden delinir. Kimi zaman sütsüzlük damarı tutar. 1558. Topalla gezen.. Bkz. aklının yönetimi ile biçimlenir.Đnsanın vatanı doğduğu yer değil.) Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer: Kötü arkadaştan kötü.Đnsan ikrarından. Adam yanıla yanıla. Herkes aklını pazara çıkarmış. Krş. Hayvanlar koklaşarak tanıştıkları gibi insanlar da konuşarak tanışırlar ve konuştukça birbirlerini daha iyi anlarlar..Đnsan yanıla yanıla. 1562. 1553. Körle yatan. Krş. Onun için söylediğinin dışına çıkamaz. Huylu huyundan vaz geçmez. Bu. Söylediği söz. 1554. 1550. Adamın kötüsü olmaz. Đtle yatan bitle kalkar. Kişinin çocukluğundaki huyları.Đnsan insanın (adam adamın) şeytanıdır. iyi arkadaştan iyi. doyduğu yerdir. 2) Bozulan bir iş nerede kalmışsa.... soysuzca davranışlarda bulunur. 1551. Kişi refikinden azar. düzeltilmesine oradan başlanır. Zaten böyle olduğuna inanmasa yaşayamaz.Đnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur... hayvan yularından tutulur. 1552..Đp inceldiği yerden kopar.. kazanç sağlayabileceği bir yere göçer. kendi aklını beğenmesinin sonucudur.Đnsan kendini beğenmese çatlar (ölür). 1559.. insanı doğru yoldan saptırır. . 1555.. ayrıcalık tanımaz. hayvan yularından tutulur.Đplik pazarında Fatmacığa kim? Benzerleri çok olan kişi ya da nesnelere kimse önem vermez. 1560..Đnsan sözünden (ikrarından).Đsin yanına varan is. Bir durum. (Karga ile gezen boka konar... Can çıkmayınca.. Đnsan sözünden. Madem ki kendi aklını bütün akılların üstünde görüyor. kötülüğe sürükler. iyiliğini gördüğü kimseye kötülük yapar. Şu durum. orayı yurt edinir.

Onun için tanıklık. 1571. ya da parlak sonuç vermeyeceğini düşün. Gönülsüz yenen aş. 1575.1564. tutumunu.Đşine hor bakan (sanatını hor gören) boynuna torba takar.Đşini bilmeyen kasap. gücünü bırakıp gider. Kızışmış bir kavgada. . 1568.. Bilmediği işe girişen kişi.. hakaret etmek doğru değildir.Đstemem diyenden korkmalı. namaz. ne bıçak kor ne masat. Buna benzer eşitsizlik örnekleri çoktur. kılıç kuşananın. 1579. At binenin.. 1576. vermeyenin iki yüzü. parlak sonuç alırsan sevinesin. istemediğini işitir.) Eğer altıncısı olsaydı her halde insaf olurdu. çalıştıkça gelişir. oruç. Đşini küçümseyen kişi para kazanamaz. kefillik. Bir şeyi istemem diyen. Đslamlığın temel direklerinden sayılmaya değer. Kefil de. hac.Đş bilenin. oruç gibi.. Kavga edenlerden biri aman dilerse artık çekişme kalmaz.Đslam'ın şartı beş.Đşçi kırk yılda. huyunu. ikide birde mahkemeye çağırılır. fırsat bulunca.Đşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına. 1573. işini. güçlenir.Đstediğini söyleyen. parası çok kimselerin işidir.Đş insanın kalayı. zekat.Đstenmeyen aş. Bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu anlamak isterseniz yaptığı işlere bakınız. Meydana çıkmasını istemediği bir iş yapmış olan kişi. O da ağır sözlerle karşılık verir. Đkisinden de uzak kal. Tanık. Krş. telaş içinde. Đslam dininin beş temel direği vardır. 1567. Al kaşağıyı. 1569. Birisinden bir şey istemek zorunda kalan kimse utanır. 1577. Beden ve kafa. tüccar kırk günde. boş oturan kimselerin. altıncısı insaf demişler. Başladığın işin güç yürüyeceğini. Kelime-i şahadet. Bkz.Đsteyenin bir yüzü kara. belli eder. Para kazanmayanın sonu ise dilenciliktir. o kişinin yeteneğini.. her şeyi karmakarışık duruma getirir. 1574. kendini ona göre hazırla ki sonunda düş kırıklığına uğramayasın ve işi kolay yürütebilir.Đş anlatıncaya kadar baş elden gider. bakarsınız ki aşırı istekli olandan daha çok o şeyi istiyormuş. 1570. Bir kimseye ölçüsüz. Ama onun yüzsuyu dökmesine karşı istediğini vermeyenin daha çok utanması gerekir. asıl borçlunun borcunu ödememesi dolayısıyla bu parayı ödemek zorunda kalır. ya karın ağrıtır ya baş. ağır sözler söylemek.. belki de bir günde kazanır. hep korku. ya da bir tarafın büyük zarara uğrayacağı bir işlemde meram anlatmaya fırsat kalmadan. paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol. güzelleşir. tetikte bulunur.Đş amana binince kavga uzamaz. Bu durumuyla kuşkuları üzerine çeker. Bu işlerin niteliği. 1566.Đşkilli büzük dingilder..Đşin yoksa şahit ol.. 1566. Bkz.Đş insanın aynasıdır. namaz. Đşçinin kırk yılda eline geçen parayı tüccar kırk günde. olacak olur. 1578. Đnsaf. 1572.

Đtin kuyruğu kalıba konmakla doğrulmaz.Đt derisinden post olmaz. Bu nedenle bir kimse adına iş gören buyruk altındaki kişilere karşı dikkatli bulunmak gerekir. 1585. Đşveren. Temizliğine herkesin büyük bir inancı bulunan kişi ya da şey. Đşini bilmeyen kişi.Đş olacağına varır. yüce ve temiz bir amaca hizmet edemez. 1596. dolaylı olarak o kimseyi de incitir.Đşten artmaz. Đnsan ne denli çok çalışıp para kazanırsa kazansın.Đt. başkalarını rahatsız eden şeylerle dolardı. Kişi. Aşağılık kişinin istediği olsaydı dünya. Tamahkar kişi doymak bilmez. 1583. yaşamlarını sürdürebilmek için başka yol bulamamışlardır. Onu ödüllendirir.Đte dalanmaktan çalıyı dolanmak iyidir.. daha yararlı işler yapar. Aşağılık kişinin ağzını kapamak için ona bir çıkar sağlamak yeter. Köpek sürünmekle. ya da bu biçimde yürümemekte olmasına boş yere üzülme.Đtin akılsızı kurban bayramında sılaya gider. dişten artar. ne denli eğitilirse eğitilsin yola gelmez. ne olacaksa o olur. aşağılık kimselerin atmak istediği çamurla kirletilemez. Bir iş. 1592. kavgaya hazır olmalıdır.Đştah dişin dibindedir. 1590. kazanmakla değil. Para. 1588. Akan su yosun tutmaz. Saldırgan birisiyle karşılaşacak olan kimse. 1586.. Bundan dolayı şu. eline geçmesi olanağı bulunmayan bir nimeti bekler. Aşağılık kimse. Yaradılıştan kötü olan kişi.Đte vurmazlar (hoşt demezler) sahibinin hatırı var diye.Đtin (köpeğin) duası kabul (makbul) olsa (-ydı) gökten kemik yağar(-dı). zorunlu olmayan.Đt ağzını kemik tutar. boku acından yer.1580. Aptal kişi. Gözü hep daha çok kazançtadır. görevini iyi yapan. tutumlu harcamasını bilmezse bir şey artıramaz. Bir şey yemeyi canı çekmeyen kimse. (değneği yanına koy) taşı eline al. 1593.Đşleyen demir pas tutmaz (paslanmaz. Krş.. Krş. ya da şey. Sen onun yürüyüşünü değiştiremezsin. yiyecekten bir parça tadınca iştahının açıldığını görür.Đt değmekle (işemekle) deniz pis olmaz. ayağına gelen kısmetten yararlanacağı yerde. çalışkan işçisine iyi bakar. 1595.Đşleyen eşeğin boynu boncuklu olur. tutumla artar. Kalaylı bakır küflenmez. 1582. Yasa dışı çıkar sağlayanlar ve toplumun kınadığı yollarla para kazananlar içinde öyleleri var ki.Đtin gönlüne kalsa günde bir leş yer. 1587. Bir kimsenin buyruğu altındaki kişiyi incitecek eylem.Đtin (köpeğin) ahmağı baklavadan pay umar.Đti an. Çalışan kimse gittikçe açılır. iş yapma yeteneğini yitirir. ışıldar). yalnız kendisinin işine yarayan. 1584. 1581. Tembel tembel oturan kimse hantallaşır. Yuvarlanan taş yosun tutmaz. . koşullar neyi gerektiriyorsa o yönde gelişir. 1594. 1591. yapacağı işte huysuz biriyle çatışacaksa işini o kişiyle karşılaşmayacağı yoldan (bu yol güçlüklerle dolu olsa bile) yürütmelidir. 1589. her zaman yapabileceği bir işi öne alır.

Bkz. Eceli gelen köpek. (Köpeğe dalanmaktan çalıyı dolanmak yeğdir.Đt itin kuyruğunu bırakmaz. 1603. yürüyüşü engelleyemez. Đşlerini gerektiğinden önce yapmaya çalışanlar ağır zararlara uğrarlar. varsa da baht bulmaz. Tembel kişi kendisinin yapması gereken işi. Aşağılık kişiler birbirlerini kendi gibilerinin toplandığı yerde bulurlar. 1598.Đt itin ayağına (kuyruğuna) basmaz. 1602.Đt ite buyurur.Đt yal yediği kapıyı bekler. 1612. desteklendiğini unutarak kendi gücüne inanır. kervan yürür. tembel olan birine buyurur. 1606. düzeltilmesini ona yüklerler. (özellikle paraca) çektiği sıkıntıları zamanla atlatır ama bu arada çektiklerini ancak kendisi bilir. 1604. Doğru yolda olanlara çatanlar.Đt ürür. onu yapana çektirirler. 1614.Đt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış. güçleri kötülük yapmak olanlar birbirlerinden ayrılmazlar.Đt kışı geçirir ama gel derisinden sor.. 1610. Krş. Körle yatan şaşı kalkar. 1613. Đven kız eşini iyi seçemeyeceği. iyilik gördüğü kimseyi ya da kurumu savunur.Đti (köpeği) öldürene sürütürler. Çabalama ile çarık yırtılır. Đvmekle koca bulunmaz. 1599. Vefalı kişi. 1605. 1601. Berbat bir işin sıkıntısını.) Edepsiz kimse ile uğraşmamak için onun bulunduğu yerden uzaklaşınız.Đtle çuvala girilmez.Đtle (köpekle) dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir.Đtin ölümü gelirse cami duvarına işer.1597. kendisiyle birleşirler. O da buyruğu altındaki birine. Bu tür karşı koymalar. Edepsiz ve saldırgan kimse ile bir konu üzerinde karşılaşmak ve kavgaya tutuşmak doğru değildir. Aşağılık kimse bir konu üzerinde sesini yükseltince aynı amacı güdenler o ses etrafında toplanır. rasgele bir kocaya varacağı için mutlu olmaz.Đt iti suvatta bulur. Bu işin temizlenmesini. kervana ürüyen itlere benzerler. it de kuyruğuna.Đtle yatan bitle kalkar. Başkasının korumasıyla iş yapan akılsız kişi. . Đşleri.Đt sürü para (akça) kazan. Bkz. Ekmek parası kazanmak için it sürümek gibi bir iş tutmak bile ayıp değildir.Đven (acele etmek) kız ere varmaz. Başkasına kötülük etmekte ayaktaş olanlar birbirlerini incitmezler.Đt ulur. 1609.Đyi dost kara günde belli olur. 1611. birbirini bulur. 1608.Đven sinek süte düşer.. Bir desteği bulunmayan kişi. 1607. 1600.

Kabahat (suç) öldürende değil. ::::::::::::: -K1627. Herkesin yapamadığı şey.Đyi olacak hastanın hekim ayağına gelir. bu iyiliğin hiç sözünü etmez de güzelliğiyle herkese övünür.Bkz. öldürende mi?) .Đyilik eden iyilik bulur. Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir. iyilik er kişinin karı).Đyiliğe nereye gidiyorsun demişler. öküz. Bir kimse başkasına iyi öğüt verebilir ama iyi ad. 1625. ölendedir. kötülüğe iyilik er kişinin karı. koca öküze bıçak olmazdı.Đyi iş altı ayda çıkar. Bunu herkes yapabilir. 1624. O. Baksanıza.Đyi nasihat verilir. Bunu ancak kişinin kendisi kazanabilir. senden iyilik gördüğünü bilmese de Tanrı iyilik yaptığını bilir ve sen bu davranışından dolayı bir iç rahatlığı duyarsın. Karşılık beklemeden iyilik yap. Ötekinin de iyi olması gerektir.Đyi evlat babayı vezir. Baba. balık bilmezse Halik bilir. Yokluğunda kendisinden söz edilen kimse. şerefsiz evladından da utanır. 1615. Dost kara günde belli olur. Kötü. 1626. akıllı. iyilik iki baştan).Đyi insan sözünün üstüne gelir. övünsün ele. Babaya ün kazandıran da. Bunu yapabilen kişi olgunluk ve erdemlilik örneğidir. ömrü boyunca hizmet ederek sahibine kazanç sağlamasına karşın ihtiyarlayınca sahibi onu kesiyor.Đyiliğe iyilik olsaydı.Đyilik et kele. 1617. rezil eden de.Đyilik (muhabbet) iki baştan olur. (Değirmen iyi taştan. şerefli evladıyla övünür. kötülüğe karşı iyilik etmektir. Đlgili. Kişiyi vezir eden de karısı. 1618. Bkz. 1) Sen yaptığın iyilikle bir kişinin çirkinliğini güzelliğe çevirirsin.Đyiliğe iyilik her kişinin karı.Đyilik et denize at. Birçok iyiliklerin karşısında kötülük vardır. kötü evlat rezil eder. el içine çıkamayacak bir duruma düşüren de evlatlarının tutumudur. 1620. (Kötülük her kişinin karı. Sırası gelince. 1621. ün veremez. 1619. Đyiliğe karşı iyilik etmek olağanüstü bir şey değildir. 1616. konuşmanın üzerine gelirse. 1623. Bu dünyada her zaman iyiliğe karşı iyilik görülmez. Đyiliğe karşı kötülük de çoktur. Birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnız birinin iyi olması yetmez. denilir. (Kabahat ölende mi. iyi ad verilmez. o iyi bir insandır. kendisinden iyilik görmüş olan başkaları da ona iyilik eder. Herkes ne ederse kendine eder. Temiz iş altı ayda çıkar. 2) Kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt. Đyilik eden kimseyi herkes sever. Krş. kötülüğe demiş. onu herkese övüneceği duruma getir. 1622. Krş.

ustasını geçer.. evi o geçindirir. yıkılanı vurmazlar.Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir. Bu biçimsel ibadet yüzünden gerçek ibadetlerini yapamazlar. Yıkılanı. Böyle bir ekmeği karınca bile pis sayar. ne denli iyi bir insan olursa olsun. zehirli bulur.Kadılar rüşvet almak. Suçu gelin etmişler. kışkırtmıştır. Gerçekleşmesi olanaksız girişime oy vermek doğru değildir. Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun. davranışlarıyla karşısındakini adam öldürecek kadar sinirlendirmiş.Kaçan balık büyük olur. elden kaçırdığı küçük bir fırsatı gözünde büyütür. ailelerine bakamazlar. dinleyen ona hak verir. 1639. Kadın ne denli bol.. cezalandırılan bir davranış olduğundan hiçbir kimse onu ben yaptım demez. Kadınlar kurnazlıkta erkeklerden üstündürler. Onu kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz.) Bunun ustası falancadır.) 1638. zulmetmekle ünlüdür. isterse rezil eder. Çünkü sözleriyle. (Kaybolan koyunun kuyruğu büyük olur. şeytanın maskarası. 1629. 1641. Çünkü böyle kadınlar.Kabahat (suç) samur kürk olsa kimse sırtına (üstüne) almaz.Suçluyu o yargılayacaktır. Yetenekli çırak. Kabahat. 1633. Bu kişinin haksız gösterdiği kimseyi de haksız bulur. Mallarına. 1637. güçsüz olduğunu göstereni vurmak da böyle. evleriyle ilgilenmezler. ona yetişemez dememeli. olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa.Kimi zaman kabahat ölendedir.Kaçanın anası ağlamamış. 1640. Krş. giderlerini erkek karşılar. Böyle olmasaydı hiçbir dalda ilerleme olmazdı..) Đnsan. onun çok önemli olduğunu söyler durur.Kaçanı kovmazlar (kovalamazlar). değerli çeyizle gelirse gelsin evin bütün eksiklerini erkek sağlar. (Kocasını vezir eden ile rezil eden de karısıdır. 1635. kınanan. Bu. Yargıcın malına kimse dokunmaz. Krş. 1631. Haksız kişi.Kadı anlatışa göre fetva verir.Kabul olunmayacak duaya amin denmez. Kavgadan ve saldırıdan kaçan kimse. 1634.Kadın kocasını isterse vezir. yani evlerine. 1632. 1628. işlerini güçlerini bırakırlar. (Anlatışa göre verirler fetvayı).Kadının (cahilin) sofusu.Kadının fendi erkeği yendi. Çeşit çeşit oyunlarla her zaman erkekleri yenerler. öldürende mi? Bkz. haram yemek.) .. değeri bilinmez.Kadı ekmeğini karınca yemez. Kabahat öldürende değil. Bkz.Kabahat ölende mi.. ekmeklerine çok haram ve gözyaşı karışmıştır. Sofu kadınla şeytan alay eder. Kel ölür sırma saçlı. 1636. 1630. Erkeğin şeytanı kadın. Düşman kaçarsa yenilgiyi kabul etmiş demektir. 2.Kader olmayınca kadir bilinmez. (Đki nedenle: 1. 1642. canını kurtarmış ve annesinin ağlamasına yol açacak bir olaya meydan vermemiş olur. Krş.Kabiliyetli çırak ustayı geçer (ustadan usta olur.Kadın erkeğin şeytanıdır. Kişi talihsiz ise..

ama zayıf o kadar gücü yitirince ölecek duruma düşer. Krş. layık olmadığı. kaltaban (Düzenci) gönenir.. Önceki çarığı. onun buyruğu altında çalışan görevliyle uyuşmalıdır.. Güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar. 1647. bir hastalığa. yüksek yetkiliden çok.. Temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez.. Gereksemeleri için çok şey istemeyen.Kalpten kalbe yol vardır. Erkeğin kalbine giden yol mideden geçer. Abdala kar yağıyor demişler. 1649. Bkz.Kadın malı.Kalb kalbe karşıdır.Akıllı ve tutumlu kadın kocasının saygınlığını da mal varlığını da artırır. Đş becerme yeteneği bulunmayan kişi. 1654. Bkz. Eti ciğer eden de avrat.Kalendere kış geliyor demişler. müdara eyle geline. Bkz. yoksulluğa sürükler. Çünkü evin asıl sahibi artık oğulları değil gelinleridir. kadın var buğday ununu keş eder. 1658. azı yeter bulan ve elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez. er geç uzaklaştırılacağı işe girmemelidir. Krş. bir sıkıntıya. kapıyla mı? . Erkek sel kadın göl. ciğeri et eden de.Kalıp kıyafetle adam adam olmaz. Yüksek yetkili sadece imzalar. Gönülden gönüle yol vardır. Krş. Kişi.Kaldın mı oğul eline. anasının sarığıdır. gelinlerine yaranmak zorundadırlar. 1648.. Bkz.Kanatsız kuş uçmaz. 1650.Kalaylı bakır küflenmez. Gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amaca varamaz. Krş. 1657. 1643. Köpek sürünmekle. 1645.Kadıyla mı iyisin.. kapı mandalı. kişiye insanlık değeri kazandırmaz. Güçlü ile zayıfın. Bir kimsenin sevgisini kazanmak isterseniz ona şölen verip güzel yiyecekler sununuz. düzenbazın kendisine yutturduğu şeyi kazanç sanır.Kalp (Gösterişli ama işe yaramaz kişi) kazanır. 1656. Đt değmekle. Oysa. zengin ile fakirin. düzenbazdır. Kadın.Kadın kocasının çarığı.Kanaat gibi devlet olmaz. Avrat malı. bir zarara dayanma yetenekleri aynı değildir. Kürk ile börk ile adam olunmaz. Çünkü kararı hazırlayan odur. Krş. işini yürütmüş olan. Gösterişli bir vücut. 1644. Oğullarının bakımına muhtaç olan ana baba. 1653.Kalın (yoğun) incelene kadar ince üzülür. iyi bir giyim-kuşam.Kalkacağın yere oturma. kocasının çıkarıp attığı çarık gibi terk edilebilir bir durumdadır.. Ama annesi onu her zaman baştacı eder. 1652. 1646. Đşini istediği biçimde sonuçlandırmak isteyen kişi. 1655. titremeye hazırım diye cevap vermiş. 1651.Kapıyla. dahası rahatsız durumları bile hoş karşılar. Yaşamanın felsefesine eren kişi. Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. . en sevimsiz. Oynak ve tutumsuz kadın da kocasını toplum içinde küçük düşürür. Gönülden gönüle yol vardır. Krş.Kalbin yolu mideden geçer. kapı mandalı.Kadın var arpa ununu aş eder...

Kan kus. Bkz. 1662. rızkını ayrı yaratmış. başkalarının öğrenmesine meydan vermemeliyiz. dönmüş yine kucaklamış. . Ölüm gibi. nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır. ne onduğunu. nisanda dinmezse sabanlar altın olur. 1673.) 2) Kardeş kardeşten vazgeçebilir. Bkz. 1661.Kara (kötü) haber tez duyulur.Kanı kanla yumazlar. 1664.. insan kardeşinden vazgeçemez. 1670. Krş.. 1667.Kardeşi kardeş yaratmış. Kardeş kardeşi atmış. bununla ilgili kimselerin kulağına çabuk yetişir.. Evlenen kişinin karısına verdiği değer.) Đnsanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez. kötülüğü sürdürecek davranışlarla düzelmez.Kardeş kardeşin (hısım hısımın) ne öldüğünü ister. 1669. nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine.Kardeşim ağa. 1660. Allah kardeşi kardeş yaratmış.Kardeşim olsun da kanlım olsun. kardeşine büyük bir kötülük yapar. arkasından keyifli günler de gelir. (Koç yiğit bunalıp ölmez. (Kardeş kardeşi bıçaklamış. kötü olan durumumuzu iyi gibi göstermeye çalışmalıyız. avradı hatın.Kardeş kardeşi bıçaklamış.. Kardeşi kardeş yaratmış.1659. Bkz. 1665. Kardeş kardeşi. (Yar sevgili anlamına alınırsa. Çünkü kardeş. kızılcık şerbeti içtim de. önemli bir malını satmayı güze alırsa sorun kalmaz. martta yağmaz. çiftçinin yüzü güler. almaz beni kulluğa satın. düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez. Dahası.. başka felaketler gibi haberler.Kardeş kardeşi atmış. Ama sevgilisi onu el üstünde tutar. eski yaptıklarını unutturacak kadar büyük yardımda ve iyilikte bulunur.Kan kusana altın leğenin ne faydası var. yar başında tutmuş. dönmüş yine kucaklamış.) 1) Kimi zaman kişi.Karaya sabun.Karakışta karlar. 1668. 1666. 1671. Özü bozuk olan şey. Krş. Buna son verebilecek davranışlarla düzelir. Nisan yağmuru. Bir gereksinimini karşılayacak parası bulunmayan kişi... çıkar sağlamayı düşündüğü kimsenin yakınlık gösterip umut vermesi üzerine tasarısını gerçekleştirir. Kişi. Krş. Kardeşim ağa.. Kötü bir durum.) 1672.Kara gün kararıp kalmaz (durmaz). kanı su ile yurlar. (Martta yağmaz. sırası gelince. Kendisine çok büyük kötülük de yapsa.Kapıyı kırarsan odun çok olur.. 1663. Altın leğenin kan kusana. kardeşine karşı olan sevgisini bastırır. (Yar uçurum anlamıyla alındığına göre. martta yağış olmaz. Ama o kötülüğün kardeşini mahva götürmekte olduğunu görünce pişmanlık duyar ve yaptığını düzeltecek davranışlarla yardımına koşar. avradı hatın. yar başında tutmuş.Kancık yalanmadan erkek dolanmaz. rızkını.. Kişisel dertlerimizi içimizde saklamalı. kesesini ayrı yaratmış.) Karakışta kar yağar. deliye öğüt neylesin.

Ama çocuklarını kardeşinden daha ileri tutar. 1690. 1684. çalışamayacağı günler için geçimini sağlayacak varlık edinmelidir.Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.Karga mandayı (saksağan danayı) babası hayrına bitlemez. Bir kimse başkasına hizmet ediyorsa bunda kendisinin de bir çıkarı vardır. 1677. Ar yılı değil kar yılı. 2) Kendi çıkarıyla. Bkz.Karga ile gezen boka konar. Kardeşten karın yakın. 1681. saklanabilen yerde ve saklamasını bilenin yanında bulunur. Eline geçici ve önemsiz bir güç geçen kişi. 1683. 1679.Karı (kadın) malı kapı mandalı (hamam tokmağıdır).Karga şakırdamış bülbülüm sanmış. 1678. Bkz.Karı-koca bir sözle yakın. Kişi. Bkz. Bir kadınla bir erkek. yazdan kışı karşılar.Kar erir.Karın kardeşten yakın. 1680. 1687. başkasının. Kendilerinden çok onları düşünürler. kardeşe ziyan gelmesini istemez.Karga yavrusuna bakmış.Kar kuytuda. kendi eserini kusursuz görür. Başkalarına göre ne denli çirkin ve kusurlu olurlarsa olsunlar. birbirlerine bağlandıklarını bildiren bir sözle karı-koca olurlar. (Karın kardeşten yakın).Kar eden ar etmez. Ana-baba çocukları için her türlü özveriye katlanırlar. dahası kardeşinin çıkarı çatışan kişi. Kirlilikleri örten durum ortadan kalkınca bütün kötülükleri herkes görür.Karga dermiş ki: Çocuklarım olalı burnumu göme göme bok yiyemedim. kendini ustalığa yükselmiş gibi görür. Bir ustayı taklit eden aptal. Avrat malı kapı mandalı. bok ayaza çıkar.Karınca(-nın) zevali gelince kanatlanır.. sürekli güçlü oldum sanır. Kişi çalışıp kazanabildiği zamanı boş geçirmemeli. 1674.. görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez. 1689. (Kuzguna yavrusu anka görünür. 1) Kişi kardeşini de sever çocuklarını da. layık olmadığı aşamaya yükselir. 1675. Đsin yanına varan is. benim ak pak evladım demiş.Karıncadan ibret al. Bkz.Karınca kanatlanınca serçe oldum sanır.Kardeşten karın yakın (kulaktan burun yakın). bir sözle uzaktır. ya da durumunun gereklerine aykırı taşkınlıklarda bulunursa artık düşecek demektir.Kardeş. Görgüsüz kişi.) Kişi kendi çocuğunu güzel. gülünç olur. Ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır. kendisinin doğal davranışını da yitirir. Her şey. önce kendi çıkarını düşünür. 1676. 1685. 1686. 1688. .Kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz. para pintide eğleşir. 1682. Böyle bir bağın kalmadığını bildiren bir sözle de yabancı olurlar.

Ağaca balta vurmuşlar. Ticaretle uğraşan kimse. Kürdün yağı çok olunca.günü (8 nisan) olunca kötü havalar geçer.Karpuz kesmekle bararet sönmez (yürek soğumaz). karpuz) kökeninde büyür. Kar yağdığı yıl ürün bol olur.Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır. bunu gereksiz yere savurup telef eder. Alışverişte kar ve zarar birlikte gider.Kasım yüz elli.. Krş. Elinde kendisine gerek olandan artık şey bulunan kimse. Bir işi en uygun zamam gelmeden yapma. zararın kardeşidir (ortağıdır). (Kavurga karın doyurmaz. 1691.. 1698. 1704. 1694. rahat rahat konuşur. gerisi düz. Bir kimseye en büyük kütülüğü kendisine çok yakın olanlar yapar. 1707. Abdalın yağı çok olursa..Kar susuzluk kandırmaz (gidermez). Çocuk ana baba ocağında. Bkz. Kasımdan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz. 1693. Krş.Kasım yüz. 1705. on gün sonra ekme. yazın ucu görünür.Kasap. 1691. çiftçinin eline bol para geçer. oyalayıcı şeylerle karşılanamaz.Kasap ekmeği yavan yer.. Ama sıkıntısı. Özensiz. Ekim zamanı kasımdan on gün önce biter.Karpuz kabuğuyla büyüyen (beslenen) eşeğin ölümü sudan olur. hiçten bir nedenle bozulur. Sürekli ve doyurucu bir kazanç yolu bulmak gerek. denize girmek için karpuzun olgunlaşma zamanını beklediğin gibi. gelişir. Zenginlerin beğenmeyip attıkları nesneler. Bkz. yoksullar için değerli mallardır.Kar. yaz belli. 1703. ortam elverişliliğini yitirince yok olur.Kasımdan on gün evvel ek.Kartala bir ok değmiş. Size kötülük yapmış olan bir kimseden başkasına zarar vermekle o kimseden öç almış olamazsınız. yan gelir yatar.. 1708.Kasap isterse keçinin boynuzundan yağ çıkarır.Karpuz (kavun. Çobanın gönlü olursa tekeden yağ çıkarır. Kasımın 150.Kar yağdığı gün tozar. sadece kar edeceğini düşünmemeli. Sıkıntısı olan kimseye bir şey söyletmek güçtür. yağı bol olunca gerisini yağlar. 1697. 1706. yine kendi yeleğinden. keyfine bakar.Elverişli bir ortamda çoğalan şeyler. Terzi kendi söküğünü dikemez. kaygısı olmayan kimse. 1695.Kar yılı var yılı. 1701.Karın tok it gölgede yatar. Akılsız kişi bugün karnını doyurunca yanını düşünmez. avutucu. 1692. üstünkörü yapılan iş.Karpuz kabuğunu görmeden denize girme. 1700. Kalıcı ya da doyurucu olmayan kazanç çabucak tükenir.Kasavetsiz ağız anahtarsız açılır. . zarar etmeyi de göze almalıdır. bol bol. 1702.) Gerçek gereksemeler.. herhangi bir kişi doğup büyüdüğü çevrede yetişir. 1696..

. 1718. ötekine karşı olabildiğince sert ve çok saldırıda bulunmak zorundadır. Kişi. .Kavanoz dipli dünya. Karpuz kökeninde büyür. 1717. Bkz. gerisi (kalanı. Aşağılık duygusu içinde bulunan kişi. Güzellik. Bir topluluğu tedirgin eden durumdan en çok zarar gören kişi sesini yükseltir. Hangi alanda olursa olsun.Kavurga karın doyurmaz. yaz belli. 1723. sadece iyi yönüyle övünür.Kavak. 2) Bir şeyin meydana gelmesi için çok gereç harcamak zorunluluğu varsa esirgenmeden harcanır. dayım at demiş. yaprağını tepeden dökerse kış çok olur. 1721. kendisini olduğu gibi göstermeye utanır da kötü yönünü gizler. 1712. Ne denli çok harcanıyor diye düşünülmez. 1716..Katıra (eşeğe) cilve yap demişler. üstünde yaşayanlara vefası olmayan bir dünyada yaşıyoruz.Kavun.Kaş ile göz. Bu yerine getirilmedikçe o iş başarılmış sayılamaz. çifte (tekme) atmış..Kavun. Kar susuzluk kandırmaz. Görünüşü benzetmekle övülecek bir nitelik kazanılamaz. 1722. Saldırının sayısı ve neye mal olduğu düşünülmez. olsa da cinsine çeker. karpuz yata yata büyür. Kasım yüz elli. Belki eski durumdan da kötü bir duruma düşülür. daha sonra dökülürse o yıl kış zorlu olur. Đn kalk dünyası. dahası) söz.Katrandan olmaz şeker. 1) Kavga edenlerden her biri.Kaya uçmazsa dere dolmaz. Bkz. 1710. her şeyden önce kaş ve göz güzelliğidir. 1713.Bkz. Vücudun başka yerlerinin güzel olması önemli değildir. hiçbir durumuna güvenilemeyen. Ona iyi niteliği kazandırmak için ne denli uğraşılırsa uğraşılsın yine aslından bir kötü iz kalır. Amaç düşmanı ezmektir. Kel kız teyzesinin. Krş. Her işin kendine özgü bir inceliği vardır. 1711.Katıra baban kim? demişler. Kavak ağacının yaprakları tepeden dökülmeye başlar. karpuz kökeninde büyür. aşağıdakiler. 1719. savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir.Kaşığı herkes yapar ama sapını ortaya getiremez.Kavurganın yananı sıçrar.. Bu söz tembel yatanlara takılmak için söylenir. Kötü soylu şey ve kişi iyiye dönmez. Büyük bir eksiği kapatabilmek için büyük özverilerde bulunmak gerektir. artanı. 1709.Kaş çatmakla çatık kaşık olunmaz. 1720. Bkz. ilerleyişin bir sınırı vardır. 1715. Sürekli olarak durum değiştiren. 1724. Krş. 1714. Eşeğe cilve yap demişler.Kavak uzaya uzaya göğe yetmez.Kavgada yumruk sayılmaz.Kavgada kılıç ödünç verilmez.

Kınanacak bir durumu olan kimse. Az kaz uz kaz. çok geçmeden patlak verir.Kazan kazana kara demiş.. düşmanı anan da doğurur..Kaybolan (zayi olan) koyunun kuyruğu büyük olur.Kaynana öcü. 1738. beklenmedik zamanda. 1727. Kaza. kazarlar kuyunu. Olup biteni değiştirmeye insanın gücü yetmediğine göre başka bir şey de yapılamaz. Bkz. Canı kaymak isteyen. 1729. Kazancı olmayan kişinin evinde yemek pişmez. 1742. Sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan. 1736. düşman ocağın başından çıkar...) Sen dost kazanmanın yoluna bak..Kaynayan kazan kapak tutmaz. başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar.Kazan taşarsa kepçenin değeri olmaz. her hali gelini tedirgin eder. 1734.. iyi davranışlı olursa olsun. 1739.Kazanına ne korsan çömçende o çıkar.Kaz kazla..1725. Kınayanda kırk batman. 1728. kel tavuk kel(topal) horozla..Kazaya rıza gerek.. El için kuyu. Bkz. Olacağı bilinse önleyici önlem alınır. 1732.Kazma elin kuyusunu.Kazanırsan (sen) dost kazan. Krş. Anan bile sana düşman olacak bir kardeş doğurur.. Krş..Kaza geliyorum demez.. Gelinler kocalarını severler de kaynanalarını rahatsızlık veren bir yaratık sayarlar. emeği geçen bilir. Kazaya boyun eğilmelidir. Herkes kendi durumuna uygun gelen kişilerle anlaşıp arkadaşlık eder. 1741. Kaynana ne denli yumuşak huylu.. Bkz. daz dazla. 1726. (Sen dost kazan. Aşure yemeye giden kaşığını. Pilav yiyen kaşığını. bir duygu. 1731. kendi kusuruna bakmaz da başkasındaki benzer durumu kınar..Kaymağı seven mandayı yanında taşır. 1735. Sevdiği şeyden yoksun kalmak istemeyen kişi. Kaçan balık büyük olur. düşman kolay kazanılır. oğlu cici. birdenbire gelir.Keçide de (keçinin de) sakal (sakah) var.. Önlemler tehlike başgöstermeden alınmalıdır.. 1740. Ne ekersen onu biçersin.. Tehlike ortaya çıktıktan sonra alınacak önlem işe yaramaz.) . (Sakal keçide de var.Kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar. onu sağlayacak araçları eli altında bulundurmalı ve bunun için gereken sıkıntılara katlanmalıdır. Kazma kuyuyu kendin düşersin.Kayış bilir kutan (büyük pulluk) ne çeker. 1730.Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.Kazma kuyuyu kendin düşersin. Zemheride yoğurt isteyen. Đçin için büyüyen bir olay.Kazanmayanın kazanı kaynamaz. Büyük çıkar sağlanan yerden ufak tefek özveriler esirgenmemelidir.. 1737.. 1733. El için kuyu kazan. Ağır bir işin ne denli güç yapıldığını ancak o işin yapılmasında aracı olan. Krş.

1743. küçüklere örnek olur. kendine mal edip ortadan kaldıracağı şey emanet edilmez. ne kadar kaçarsa kaçsın.Kedi uzanamadığı (yetişemediği) ciğere. beğenmiyormuş gibi görünür. O. yavrusunu yerken sıçana benzetir.Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar.Kedinin usluluğu sıçan görünceye kadar. kasap yağ derdinde). Kişi. Ön tekerle nereden geçerse. Az sonra yakayı ele verir. 1745.Keçi geberse de kuyruğunu indirmez. inatçı.Kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı. Değişmez bir kuraldır: Bir kişi önemli bir kaybından dolayı çırpınıp kıvranırken başka bir kişi bu durumdan ne kadar çok yararlanabileceğini düşünür. Ağaca çıkan keçinin. kasaba yağ kaygısı. Atılgan kişilerin sessiz ve eylemsiz durmaları. Bir kimseye.Keçi kurttan kurtulsa gergedan olur. Keçinin sumağa ettiğini. 1756. 1750. 1759. zararlar olmasa her şey alabildiğine gelişir. hiç yoktan kendine sıkıntı çıkarır. (Koyun can derdinde. Keçi. 1744. keçilerde bile vardır.deri tabaklamakta kullanılır. 1758. çeşmenin (pınarın) gözünden su içer (içer suyunu). onları çileden çıkaran bir durum baş gösterince sona erer.Kedi.. derisinin böylece hırpalanmasıyla canlı iken yaptığının karşılığını görür.Kedi götünü görmüş. kullanıp zarar vereceği. ölür de inadından vazgeçmez. 1755. Akılsız kişi başkasına yarar verirken kendisi zarar etse de aldırmaz. 1753. Büyüklerin tuttuğu yol. (Kedi kıçına bakar da yaram var dermiş. elde edemediği şeyi istemiyormuş. Keçide de sakal var.Keçinin meşeye ettiğini külü derisinden çıkarır..Kedinin boynuna ciğer asılmaz. 1749. durumlarına bakmazlar da iğrenilmeyecek şey ararlar. 1752.Keçinin uyuzu. ..Keçiye can kaygısı.. yaram var demiş. öyle döverler. 1) Değersiz kişiler kendilerini değerli ve en güzel şeye layık görürler. 1751. Saldırganlar istediklerini yapabilecek durumda olsalardı. Cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki o suçu bir daha işlemesin. Tehlikeler. Sumak yaprağı ve meşe külü -içindeki tanen dolayısıyla. 1748. 1757.Kedinin gideceği samanlığa kadar. güçsüzleri kolaylıkla ortadan kaldırır. 1754.. bol bol çıkarlarını sağlarlardı. Bkz. 1747.Keçinin sumağa (meşeye) ettiğini sumak keçiye edecek. Onlar da aynı yolu izlerler. Bkz. gideceği yerler bellidir. 2) Đğrenç olanlar. kişiye değer kazandırmaz. pis (murdar) der. 1746.Kedi törpüyü yalar da kanlar çıktıkça oh der. Uygunsuz bir iş yapan kişi. Sakal.Keçinin de sakalı var..Kedinin kabahatini önüne koyarlar.) Sıkıntısı olmayan densiz kişi.Bir kimse kılık kıyafetiyle değil gerçek değeriyle güven verir. Krş.

sırma saçlı olur. üstünü örtmüş. Kele köseden. 1769... kendisinin yardıma muhtaç olduğu konuda başkasına yardım edemez. Krş. 1763. nesi bulunursa alınır. Katıra baban kim demişler.Kel yanında kabak anılmaz. yakınlarının değerlerinden kendisine bir pay çıkarmaya çalışır.Kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır.Kelin ayıbını takke örter. 1765.Kefenin cebi yok. Đyilik sevmeyen. kel ölür sırma saçlı olur. Krş.Kefilin ya saçı.Kel ölür. Bir kişinin yanında. 1776. 1768. Hayır dile komşuna. Değersiz kişi.. 1772. uzaktan da olsa onun eksiğini çağrıştırabilecek sözler söylemekten çekinilmelidir.. Zengin olup da para harcamaya kıyamayan kimse.Kele köseden yardım olmaz. badem gözlü olur. ya sakalı. .Kel ilaç bilse kendi başına sürer. korkan kişi. parayı ne yapacak? Öbür dünyaya götüremez ki! 1764. yemekle diri. Aç yanında sarpın kurcalanmaz. (Kel ilaç bilse kendi başına sürer. Birçok kimselerin kusurlarını zenginlik.Kem söz. Krş. Krş. kem iş gelir başına. Bkz. Kelin ilacı olsa.Kelin ilacı (merhemi) olsa başına sürer.) Kişi. 1762.) Kişi yaşasın da elbet bir iş sahibi olur. elinden giden önemsiz.Kemikle (etle) deri. 1774. kusurlu bir şeyi çok önemli. Senden çekinen. iş başında oluş vb. çok sıkıştırırsan sana karşı gelir.Kelle sağ olsun da külah bulunur (eksik olmaz. 1770. 1761.Keller (ile) yağırlar. kimsenin onduğunu istemeyen kişi. Sağırlar birbirini ağırlar. Kelin ilacı olsa başına sürer. Bkz. Đyi beslenmeyen kişi sağlıklı olmaz.. kör ölür. durumlar örter.. Borçlu borcunu ödemezse kefilinin yakasına yapışılır. 1760. 1767. yakını olan suçsuz birisini ezmeyi çıkarına uygun görürse onda düşmanına benzeyen nitelikler bulur. (Kör ölür badem gözlü olur.Kel kız teyzesinin saçıyla övünür.Kefen alacak adam gözünün yaşından belli olur. o eyleme girişmesini zorunlu kılan durumundan anlaşılır.Kem dileme komşuna.Kişi. çok güzelmiş gibi anlatır.. kalp (kem) akça sahibinindir. Kişi. Kaçan balık. 1771. birbirini ağırlar. 1775. atacağı zararlı şeyi -başkasının aradığını anlarsa yararlanılamayacak duruma getirir. Bkz.) Kendi derdine çare bulamayan kişiden aynı durumda olan başkası yardım beklememelidir. hayır gele başına. Krş.Kediye bokun kimya demişler. Bir kimsenin herhangi bir eyleme girişeceği. 1766.. 1773.

.. ne denli özenseler kibarlığın bütün inceliklerini gösteremezler. pazarlığa sonra giriş. Avcılar bir av avlayabilmek için dağ.Keseye danış. Kibar çevrede yetişmemiş olanlar.Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan (tüyünden). Kesin olarak yapılıp sonuçlandırılan iş..Kırk gün taban eti. kaba davranışlardan kendilerini büsbütün kurtaramazlar. Çok zeki olan kişi.Kes parmağını çık pazara. 1780. Kaba saba. perişan bir kılık içinde değerli bir kişi bulunabilir.Kesmez bıçak ele.Keskin sirke kabına (küpüne) zarar(-dır). Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan etkilenir. ya da girişmemeye karar vermek gerektir. günlerce taban teperler. 1789. vücudunu yıpratır ve işlerini altüst eder.. Kötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz. Đtle yatan bitle kalkar. 1787... Kış afetleri güneyden gelmeye başlarsa. Bunu sağlamanın yolu. Üzüm üzüme. kalp akçeyi kimse kabul etmez. Ödeyecek paranız yoksa bir şey satın almaya girişmeyin. 1779.. 1778.Kötü sözü. eski durumuna getirilemez. iş bilmeyen avrat dile. çok azgın bir mevsim geçirilecek demektir..Kılıç kınını kesmez. Kişi refikinden azar. 1783. 1790.Klavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz (kurtulmaz. ilaç) buyuran çok olur.Kendi düşen ağlamaz.. Đsin yanına varan is. 2) Bu yolu tutarsan aldığın kız seninle övünür sen de iyi bir yere kız verdim diye mutluluk duyarsın.. taş demez. Bkz. 1785. 1791.Kıbleden geldi kışımız.Kırk hırsız bir çıplağı soyamamış. çıkmaz). 1788. Yanlış davranışı yüzünden zarara uğrayan kimsenin bu durumundan yakınmaya hakkı yoktur. Topalla gezen..Keskin akıl (zeka) keramete kıç attırır. 1) Gelinler kocalarına karşı saygı duymalıdırlar. Sert ve aşırı davranışlı kişinin yakınlarına zararı dokunmaz. Onun için her davranıştan önce.Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz. 1777. 1786. Krş. 1792... 1781.Kepenek altında er yatar. bir işin nereye varacağını keramet sahibi kişiden daha iyi bilir. kendinden büyüğe kız ver. Körle yatan.. 1782. ondan sonra işe girişmeye. Allah'a kaldı işimiz. em (merhem..Kesilen baş (bir daha) yerine konmaz. erkek ailesinin kız ailesinden yüksek olmasıdır. Kör bıçak ele. .Kendinden küçükten kız al. Đnsanları kılık ve kıyafetlerine bakarak değerlendirmemelidir. Çok öfkeli kişi. huy kapar. Kişinin bir gerekseme içinde bulunduğunu gören herkes ona türlü türlü yol gösterir. bunun nasıl bir sonuç doğuracağını iyi hesap etmek. 1784. Bunlar yine sahiplerine çevrilir. bir gün av eti. kendi sağlığını bozar.

1807. çalışmakla elde edilir.Kırkından sonra azanı teneşir paklar (azana çare bulunmaz).Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar. Yaşlandıktan sonra bir şey öğrenmeye. 1801. Yemen'den. 1793. sabaha karşı uyuyakalır. 1805. Yemen'den gelir. kendine özgü doğa olayları ile geçmelidir. 1804. Hint'ten. Böyle zamanlarda çok kişinin ölmesi. 1794. Her olay.Kırk serçeden bir kaz iyi. artık kötü olmaz (değişmez). 1800.Kış kış gerek. kızını ağır satar. 1797. Kırlangıç zararsız bir kuş gibi görünür. git Yemen iline danış.Sömürücüler ne denli usta olurlarsa olsunlar. Ama bibere pek düşkün olduğundan.Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar. başka bir işle uğraştığı için. Doğa kanunları değişmez. (Kız kucakta.Kısa günün karı (kazancı) az olur. Kimi çevrelerde kimseye zararı dokunmayan kişi.) Tanrı'nın verdiği ömrü hiçbir şey değiştiremez. Kısmet etmemişse ne yapsanız onu elde edemezsiniz.Kız beşikte (kundakta) çeyiz sandıkta. Çalışmayanın kısmeti olmaz. çeyiz bucakta). sizi bulur. 1799. 1796. Yaşlılıklarında ahlakları bozulanlar. 1795. olur mu (Yani Hırıstiyan özel adı)? Yaşlanıncaya değin iyi insan olarak yaşamış olan kişi. yaz yaz.Kısmet gökten zembille inmez. yararlanılacak şeyi elde etmek kolaylaştığı zaman. Kısmet. Ölmüş koyun kurttan korkmaz. her varlık özelliğini belli eder.Kırlangıcın zararını biberciden sor. yeni bir iş yapmaya başlayan kimsenin bunu başarmaya ömrü yetmez. Her mevsim. eceli gelen ölmüş. Tanrı'nın kendisine kısmet vermediği yaratık. Kız evi nazlı olur.Kısmet ise gelir Hint'ten. kimi çevreler için tehlikeli olabilir. Durumları buna benzeyen çok kişiler vardır. eceli gelen ölür. kısmet değilse ne gelir elden? Tanrı bir şeyi size kısmet etmişse. 1798. ölünceye değin o yolda giderler. doğru yola getirilemezler. Đsteklinin rica. kuş kuşluğunu gösterir (yapar).Kısmetsiz köpek.Kız evi naz evi. . minnet etmesini ister.Kırlangıç bir zararsız kuş. Kısa süre çalışılarak yapılan işten elde edilecek kazanç az olur. 1808. Birçok küçük işle uğraşmaktansa tek büyük iş yapmak daha uygundur. Bu düzenin bozuk gitmesi insanların perişan olmasına yol açar. sömürülecek bir şeyi olmayandan yararlanamazlar. ne kadar zararlı bir yaratık olduğunu ancak biberci bilir. ecellerinin o zamana rastlamasındandır.Kırk yılda bir ölet olur. Bir şey elde etmek için çalışan kimseye Tanrı neyi kısmet etmişse onu verir. 1803. Krş. 1806. Kız daha beşikte iken çeyiz hazırlıklarına başlamak gerektir. durup dururken kişinin ayağına gelmez. 1802. (Kırk yıl kıran olmuş.Kırk yıllık Kani (Müslüman özel adı).Kış kışlığını. Salgın ve öldürücü hastalık da olsa eceli gelmeyen ölmez. bundan yoksun kalır.

1812. kiminin duası. 1) Bu dünyada her olay kimi kişiler için sevindirici.Kim düşer daldan.Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır (kaçar). çeyiz bucakta. kimi kişiler için üzücüdür. Başkasının yardımını bekler ve buna güvenirse düş kırıklığına uğrar. yapacağı işte yalnız kendi gücüne güvenmelidir. Dağda bağın var. (Yoğurdum.Kimin ki bağı var.1809. 1817. 1823. sürekli olarak bunun tedirginliği içinde bulunurlar.. Tırnağın varsa başını kaşı. kendisinin ve çoluk çocuğunun geleceği için mal biriktirir. Evlenme çağındaki kız eğlenceye düşkün olur. 1819. ondan kurtulmanın yollarını ararlar. Ana baba. Kızını iyi yetiştirmeyen anne. Evlendikten sonra eski tazelikleri kalmaz.Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz (olmamış).Kiminin devesi (parası). Kimi kişiler bir şeyin bolluğundan yakınır. Bkz. hoşlandığı. Bir kimse çalışıp çabalar. Bkz.Kızını dövmeyen dizini döver. ayranım ekşidir diyen olmaz. Hele çocuk yaptıktan sonra daha da bozulurlar. çeyiz sandıkta. Damdan düşen damdan düşenin halini bilir. Kendi tutumunu ve tuttuğu kimseleri savunur. Kız çocuğunun sorunları ve sorumlulukları çok ve çeşitlidir. Kız beşikte. 1820.Kızın var.Kimse ayranım (yoğurdum) ekşi demez. Bkz. yoksul olanların da duası alınarak işler yürütülür. Kızların en güzel çağı evlenmeden önceki durumlarıdır. 1810.Kimine hay hay. 1813. 1815.Kızı kızken görme. 1814.Kimse kendi ayıbını görmez. sızın var. kim kazana kim yiye. Başkaları eleştirseler de bunlara toz kondurmaz.) Herkes satacağı malı över. kimi kişiler diledikleri hiçbir şeyi elde edemezler. uygun olmayan birisiyle evlenir. yüreğinde dağı var. 1821. Krş. Varlıklı olanların parası. kimine vay vay. ya zurnacıya. gelinken görme beşik ardında gör. Kimi kişiler aynı şeyden yoksun olmanın sıkıntısını çekerler. 1811.Kimse bilmez. Herkes kendi ayıbını bilmez. kimi zaman olaylar öyle gelişir ki bu kazancı.Kimi köprü bulamaz geçmeye. 1816. . 1818. kızı el kapısında beceriksizliği yüzünden sıkıntı çektiği zaman dövünür durur. Bkz.Kimseden kimseye hayır yok (gelmez). Đnsan. kimi su bulamaz içmeye. o bilir haldan. gelinken gör. düşündükleri değil hatır ve hayalde olmayan kişiler yer.. Ancak.Kız kucakta. 2) Kimi kişiler istedikleri her şeye kavuşurlar. 1822. Büyükleri onu uyarmazlarsa.

ahlaksız. asıl sahibinin kısmeti değilmiş denilir. içinde yaşadığı ortamın ölçüsüne göre bir pay verilir. Demek ki bu yiyecek onun kısmeti imiş. Yan yana aynı malı satan iki esnaf da böyle düşünür: Gelen müşteri.Kişinin kendine ettiğini kimse (alem bir yere gelse) edemez.. Herkesi nasıl bilirsin. Krş. onun yüksek bir kişi olarak kabul edilmesini engeller. 1836. Boş sözler. Kimi zaman da biz o değerli adam öleceğine şu işe yaramaz adam ölmeliydi deriz. kepaze eder.Kişiyi vezir eden de karısı. Gözü yükseklerde olan.Kişi refikinden azar. Kiraz. Karı akıllı olursa kocasının toplum içindeki yerini her bakımdan yüceltir.. Mazlumun ahı indirir şahı. . Bkz. Kır atın yanında duran. başını öyle derde sokar ki böyle bir kötülüğü başkaları ona yapamaz. Küçüklüğünde yaptığı çocukça davranışları bilenler vardır. Ne ekersen onu biçersin. Aile rekabetleri vardır. yiyene yumuşaklık verir... Kimse kimsenin yerine ölemez. Bu sırada dışarıdan biri gelir. 1832. aşırı istekleri bulunan kimseye düşlediği ölçüye göre değil..) Herkes anlaşabildiği kimse ile arkadaşlık eder... harcına göre pişir aşını. 1838. Daha önce ad kazanmış kimseler vardır. Akılsız. doğup büyüdüğü yerde gereği gibi bilinmez. 1828. yemeğe alıkonulur.Kimsenin ahı kimsede kalmaz.Kişinin değeri.. (Adam ahbabından bellidir. çok sevdiği bir genç ölünce keşke onun yerine ben öleydim der.. 1834...Kişi umduğuna küser.. Üzüm üzüme. Krş. Hazır bulunan yiyecek ona ikram edilir. Bkz. Gönül ummadığı yere küser..Kişi arkadaşından bellidir.Kişiyi (herkesi) nasıl bilirsin. Adam adamın şeytanı. 1825. Đyi evlat babayı vezir. Đsin yanına varan is. her iki malı görür. Körle yatan. 1833.Kimseye arşınına göre bez vermezler. 1835. zulmedene hayretmez.. Hiç kimsenin parlak yaşamı sürekli olmaz.Kimsenin çırası tana kadar yanmaz. kalır. Đtle yatan bitle kalkar. olursa kocasını perişan. Hemen ardından yetişen dut ise besleyicidir.. Topalla gezen. 1830... tutumsuz. Đyilik yapan iyilik. Yaşlı bir kişi. 1824. Bundan dolayıdır ki bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek isteyen. 1837...Kişi (herkes) ektiğini biçer. Bkz.Kiraz dut yetişmese beni yiyenin boynunu sapıma döndürürüm demiş.. arkadaşının kişiliğine bakmalıdır. Bir kimse kimi zaman tedbirsizliği yüzünden öyle yanlış iş yapar. 1831. kişiyi kötü yola sürükler. kimse kimsenin kısmetini yemez gerçeğini kanıtlar... 1829. Bu durum. Satıcılar kısmet satanınmış inancında birleşirler. Kötü arkadaş.Kimse kimsenin kısmetini (rızkını) yemez.Kocana göre bağla başını. Krş. kendin gibi.Kimse kimsenin çukurunu doldurmaz. 1827. ama ancak birini satın alır. Kimi zaman bir kimsenin eli altındaki yiyecek türlü nedenlerle yenilmez. Bütün bunlar. Zulüm görenin ahı.Kişi ne yaparsa kendine yapar. rezil eden de. kişiyi zayıflatır. 1826. kötülük yapan kötülük bulur.

kalaylı kaptan (tastan) su içmek gibidir.Komşun kör ise sen kıpa bak. yararlanılacak nesnelere hor baktığından bunlardan yoksun kalır. Komşular arasında yakın.Kişi. 1842. bir şey armağan ederse.. bize de düşer. Kişi. siz de ona ikramda bulunmalı.Kol kırılır yen içinde baş yarılır börk içinde. 1848. ailenin ve kızın durumunu. Tanrı'ya karşı da ödevlerini yapmış olurlar. bize olduğundan daha değerli görünür. 1853. Oysa aynı şey bizde de vardır..Koç koyundan seçkel gerek.Komşuda pişer. (Konur: Kibirli) . kocasının aşırı zengin olmasını istemez. 1851. 1854. gidişini iyi bildiğinden içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.Komşunun tavuğu.Kocanın kabı ikiyse birini kır. komşuya kaz görünür (karısı kız görünür). Başkasının iyi durumda olmasını iste ki Tanrı seni de ondursun. Kadın kocasını isterse. 1845. Kişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gelmez. kaçınılmaz ilişkiler vardır. Komşunuz size bir ikramda bulunur.Komşu kızı almak. tutumunu çevresindekilerin durumuna göre düzenlemeli ve kendi varlığına uygun bir yaşayış sürmeli. 1849.Komşu hakkı. Kendini beğenmiş kişi.Kocasını vezir eden de rezil eden de karısıdır.Konur eşek çayırını almaz. armağan vermelisiniz. 1841. Hırsızlık mal. çapkınlığa başlar diye. 1844.Koça (öküze) boynuzu yük değil (olmaz). O zaman komşu imdada yetişir.Komşu boncuğunu çalan gece takınır. Komşudaki uygunsuz kişi.. Komşular birbirlerini incitmemeli. onlarda bulunmayan şeylere sahip olsa bile onlar gibi yaşamalıdır. Bkz.. Kıskanç kadın. Tanrı hakkı(-dır). Hayır dile komşuna. Kimi zaman önemsiz bir şeyin eksikliği işimizi aksatır. Krş. Bu ödevleri yerine getirenler. başkalarını incitse de komşusunu rahatsız etmez. 1839. birbirlerinin hatırını saymalı. 1846. Bir topluluğa önderlik edecek. topluluğu oluşturanlardan üstün nitelikte olmalıdır.Komşu iti komşuya ürümez.Komşunu iki inekli (öküzlü) iste ki kendin bir inekli (öküzlü) olasın.Komşu komşunun külüne (tütününe) muhtaçtır. Baş yarılır börk içinde. birbirlerine yardım etmelidirler. 1847... Başkasının malı. Yakınlarımızın güzel şeylere kavuşması onlardan bizim de yararlanmamız olasılığının doğması demektir.Komşu ekmeği komşuya borçtur. Komşu kızını almaya karar veren. ama başkasınınkini bizimkinden üstün buluruz. 1843. 1840. Krş. sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır. Bkz. Komşular birbirlerine en küçük şey için bile muhtaçtırlar. 1852. çevresindeki insanları kıskandıracak durumlardan sakınmalı. egemen olacak kişi. Hamala semeri yük olmaz. 1850. gücünün üstünde işler yapmaya kalkışmamalıdır.

yapmak istediği şeyden istemeye istemeye vazgeçer. el onu bine yetirir. 1863. Yüz kazansan bin diye anlatır. Allah'tan korkmayan kimse. bir olayı abartarak söyler. Bir şeyin çok değerlisi ele geçmezse az değerlisi önem kazanır. 1860. Đnsana kızların yanında bulunma keyfi verir. söğüt gölgesi: yiğit gölgesi. ya da ceza görmekten korkup dağlara çıkar.. Körler memleketinde. Bunun için boş yere korkup üzüntü çekmemelidir.. Davranışlarını herkesin beğendiği kimse. sert bir durumla karşılaşacağından korkan kişi. Mal malamatı örter. Aprilin beşinde (şimdiki 18 nisanda) çift süren iki öküzü birbirinden ayıracak kadar şiddetli sağanak olur. 1) Birçok insanlar zulüm. Ancak orada karınca çok olur. 1856. kasap yağ derdinde. akıl olmaz (cepten düşer). 1866. 1864. yarar sağlayan kişiye biz de yardımda bulunur.Koz gölgesi: kız gölgesi. Ne karanlıkta yat. kasırga ve fırtına kopar. Önce bir şeyler yapmaya başlasa da arkasını getiremez. 1857. 1865. Ceviz ağacının gölgesi koyu. orada çekilmez koşullar altında yaşarlar. sekiz adım gider. Krş. 1858. Bu.Kork Allah'tan korkmayandan. 1862. boylu boslu bir ağaçtır. Bize yardımda bulunan. yarar sağlarız. 1869. 1859. (Sokma akıl.) Aklı olmayan kişi.1855. Böylesinden korkulur. Krş.Koyunun kuyruğu var örter.Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak hayırlıdır. dut gölgesi: it gölgesi. Zenginlerin ve toplumda önemli yeri olan kişilerin kusurları hemen örtbas edilir..Koyunun melediğini kuzu melemez.Korkunun ecele faydası yoktur. 2) Kötü.Kork aprilin beşinden. Gölgesi altında safa ve rahatlıkla vakit geçirilir. Đş yapmaya korkan tüccar. Ana-babanın çocuğuna karşı gösterdiği aşırı ilgi ve sevecenliği..Koyunu yüze yetir.. günün birinde yanlış bir iş yapabilir. güzeldir.Koyma akıl. hem de çevredeki asalaklardan rahatsız olur. Bkz. Dut gölgesi. öküzü ayırır eşinden. başkasının verdiği akıl ile iş göremez. Keçiye can kaygısı. her gün yanlış iş yapanınkinin yanında kınanacak bir durum sayılmaz. 1861. gölgede oturan insanın keyfini kaçırır.Korkak bezirgan (tüccar) ne kar eder ne ziyan (zarar). Tehlikesi de bulunan çekici bir işe girişmektense o işten vazgeçip tehlikesi olmayan durumda kalmak daha iyidir. alaca bir . Kızların yanında oturankişi de hem mutluluk duyar. çocuk ana-babasına karşı o ölçüde göstermez. El. 1868. Olacak olur. 1867. kendisini zarardan korumuş olur ama. Koruyucu yiğide benzer. insana her türlü kötülüğü yapabilir.. Söğüt.Koyun can derdinde. Kişi korkmakla kendisine gelecek bir zararı önleyemez. Krş.Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.Koy avucuma.Korku dağları bekletir (aşırır). kazanç da sağlayamaz. koyayım avucuna.Koyunun götü bir gün açıksa keçininki her gün açık.

boylusun diye dil döker..Köpek ekmek veren (yediği) kapıyı tanır. rahatsızdır. Đtle dalaşmaktan. 1873.Köpeği öldürene sürütürler. Köpek bile kendisini besleyen yeri bilir.Köpek bile yal yediği kaba pislemez (sıçmaz). iş bilmeyen avrat dile (yavuz). Đtin duası.Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler.. 1881.Köpeğin duası kabul (makbul) olsa (-ydı) gökten kemik yağar(-dı).. 1879. Bkz.Köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez. Kişi. Bkz. 1875.. bir tehlike karşısında her yerden umudu kesilip kendine güvenmekten başka çare kalmadığını anlamadıkça kurtuluş yolunu bulamaz.Köpeği dövmeli ama. Kendisine karşı değeri varmış gibi davranılan değersiz kişi. Bkz. Đti öldürene. 1876.Köpek sürünmekle etek kesilmez. 1886. Kişi efendisine karşı nankörlük ederse efendisi de onu korumaz. Koruyucusuz halka. kendisinden yardım beklediği aşağılık kimseye işi bitinceye kadar soylusun. Đnsan bundan ders almalı. 1870. Krş. Đtle dalaşmaktan. 1871. Köpek bile yem yediği kaba karşı saygılı davranırken. kendisini at sanır.Köpeğe dalanmaktan çalıyı dolanmak yeğdir. 1874. Kişi.. davranışlarıyla duygularını belli eder. Bundan başka. Krş Sonradan imam olanın. 1877.Köpeğe gem vurma. altına dökülür.Kör (kesmez) bıçak ele (yavuz).. 1880. Kişi ne kadar aşağılık olursa olsun.Köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir.. 1883. Terbiyesiz kimsenin sataşmasıyla temiz kişi lekelenmiş olmaz. Đt değmekle deniz.. insan nasıl olur da geçimini sağladığı yere. gerçekten değer bulunduğunu sanır.Köpeğin ahmağı baklavadan pay umar..Kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar. kendini benimseyip koruyana kötülük etmez.gölgedir.Köleden ağa olan minareyi sesiyle yıkar. . Gölgede de yatarlar. Bkz... kendisine bu geçimi hazırlamış olan kimseye kötülük eder? 1878. gördüğü iyiliği unutmamalıdırlar. bekçisiz ülkeye düşman saldırır..Köpek sahibini ısırmaz. Sonradan görmüş kişi çok yüksekten atar tutar. 1884..Köpeksiz sürüye (köye) kurt girer (iner). Đtin ahmağı. orasını kirletirler. Çünkü ağacın meyvesi.. Kalaylı bakır. 1885. itler de dut yemeye gelir. 1872. Hem insanın üstünü kirletir. hem de sineklerin üşüşmesine yol açar. sahibinden utanmalı.. 1882.. Bkz.. Sana sataşan kişiyi hırpalarken onu benimsemekte ve korumakta olan saydığın kimseyi gücendirmemeye de dikkat etmelisin. zevksizdir.

Kör olan anadan..Kör ölür badem gözlü olur. Başkalarına mutluluk veren durum bu durumla ilgisi olmayan talihsiz kişi için değer taşımaz. Bkz. 1889. 1900. biri ela biri boz. öğretilmesine çalışılmaz. Böylece bu komşu. Esnaf da bu gibilerinden hoşlanır. Bir şeyin niteliği üzerine hiç bilgisi bulunmayan kişiye o şeyin sözü edilmez. 1893. . 1891.Köşe taşı köşede yakışır (yaraşır). Kişi refikinden azar. Kötü komşu. topaldan ayaklı. Bir şey satın almasını bilmeyen kimseler alışverişe çıkmamalılar ama çıkarlar. Bkz. sezer.. ayrıntılarının şu.Kötü haber tez duyulur.. Đş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz. Topalın çocuğu da sağlam bacaklı olur. Kör görmediği şeyi nasıl sezerse bir konu üzerinde bilgisi olmayan kişinin de o konu ile ilgili sezişleri olur..... 1887. 1903. 1894.Kör görmez... Ama delinin çocuğu deli doğar..) Kötü kimseyle düşüp kalkana az çok kötü huy bulaşır. (Đtle yatan bitle kalkar.. Başkasının eksikleri ile eğlenen kişinin kendisi kusursuz olmalıdır.Kör pazara varmasın. Üzüm üzüme. kel ölür sırma saçlı olur.Körle yatan şaşı kalkar. 1897. Koyunun bulunmadığı.Köre şimdi gece demişler.. 1896. pazar körsüz kalmasın. 1888. Kır atın yanında duran.Köre elvandan (renkten) bahsolunmaz. iyilik er kişinin karı..Köseyle alay edenin top sakalı kara gerek. iki(-si) olursa ne söz.Körün istediği bir göz.Kör kuşun yuvasını Allah yapar. kendisinden emanet olarak istenen şeyi vermez. Emanet isteyen de gidip o şeyden satın alır. 1901..Kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez... 1890. Krş.Kötülük her kişinin karı. Hepsi bilgisiz olan bir çevrede azıcık bilgisi bulunan başa geçer. Kişi kendisinde bulunmayan şeyden bir tane isterken ona iki tane verilirse daha çok sevinir. 1892. Kara haber tez duyulur.. o kişiyi eşya sahibi etmiş olur. Bkz. Topalla gezen. 1902. 1895. deliden deli.. Eşek bile bir düştüğü. Krş. Kel ölür sırma saçlı olur.Kötü komşu insanı (adamı) hacet (mal) sahibi eder. Garip kuşun yuvasını. babadan doğan çocuk kör olmaz.Kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser. Bkz. ne zaman gündüzdü demiş.Körden gözlü.Körler memleketinde şaşılar padişah (baş) olur. 1899. Öyle insanlar vardır ki kendilerine yapılmasını istedikleri iyiliği gördükleri halde bununla yetinmezler.. bu biçimde olmasını da isteyecek kadar yüzsüzlük ve açgözlülük ederler. Đsin yanına varan is. 1898.Körün istediği iki göz. Önemli kişiliği bulunan kimseye önemli bir iş başında bulunmak yakışır.

Kuma (ortak) gemisi yürümüş. 1919. Bir rastlantının getirdiği geçici iyi durum.. Bkz. gözelim Mevla ne işte. Hiç yanlış iş yapmamış kişi yoktur. Ama nasıl sonuç alacaklarını Tanrı bilir. Đyiliğe iyilik her kişinin karı. Đlişkide bulunduğun kimseleri sözlerinle incitme.Kurban etiyle (kemiğiyle) köpek tavlanmaz.Kuduz ölür ama daladığı da ölür. Kul kusursuz olmaz.Kötü söyleme eşine.Kötürümden aksak.. Kişi bir işi yapmak istemezse doğrudan doğruya yapmam demez de. Acı söz insanı. ağı katar aşına. Bkz. azgınlığı yüzünden kötü durumlara düşer. bunu gerçekleştirmenin olanağı bulunmadığını söyler.Kul bunalmayınca Hızır yetişmez.Kulaktan burun yakın. hiç bulunmamasından daha iyidir. başı dara düşmedikçe bütün gücüyle çalışıp sıkıntısına çare bulmaz. .Köylünün kahve cezvesi karaca amma sürece. hiç yoktan torlak yeğdir. 1909.Kötü söz insanı dininden çıkarır (tatlı söz yılanı ininden çıkarır. birtakım gerekçeler ileri sürerek.. beklenen gerçek iyiliği sağlamaz. Seni ilgilendirmeyen işe uzaktan söz atarak karışma a köpek! 1908.. 1904. Eski dönemden kalma bir söz: Halkın birbirine düşmesi güvenlik görevlisinin işine gelir. kuldur şaşar. 1907. 1915.Köyden köye it ürümez. Ortak gemisi yürümüş.Köylü. bir kulağını sağır etmeli. 1917. Köylünün kahve cezvesi gösterişsizdir. 1916. kardeşten karın yakın. Ama eksik olmayan konukları ağırlamak için sürekli olarak kaynar. kötüleme ki onlar da sana daha büyük kötülük yapmasınlar.elde bulunması.Kul azmayınca Hak yazmaz. misafir kabul etmeyiz demez. 1905. Đnsan beşer. 1918.. 1913. Đşçi çalıştıran kimse. Bir şeyin. Kul sıkılmayınca.) Bkz.Kul kusursuz (hatasız) olmaz. Đnsan.. 1906. konacak konak yoktur der. iş aksamasın. kötülüklerinin cezasını görür ama yaptığı kötülüklerin acısı sürer. elti gemisi yürümemiş.Köylü birbirine düşmezse Osmanlı mıkla (kıymalı yumurta) yiyemez. Bkz. Hatasız kul olmaz. 1914. Azgın kişi.Kul teftişte. -kusurlu da olsa.Kul kullanan. 1921. Đnsanlar hep bir iş peşinde koşarlar.Kul sıkılmayınca (bunalmayınca) Hızır yetişmez.Kul hatasız olmaz. Bkz. söylediği her uygunsuz sözü işitmemeli ki onu darıltmasın. 1920. 1910. Krş.Bkz. Kişi. Đnsan yanılmamak için ne denli dikkat ederse etsin yine yanılır. Kardeşten karın yakın.. 1912. Çünkü her grup güvenlik görevlisini yanına çekmek için ona çıkar sağlar. işçinin yaptığı her yanlışı görmemeli. bir gözünü kör.. 1911.

Amaca doğru planla yürümek ve işin çıkar yollarını bulmak gerekir. gücünü yitirdikten sonra. kimsenin bu işe engel olamayacağı.Kurda neden boynun (ensen) kalın? demişler. ortağının kendisine vereceği. (Kurda konuk giden köpeğini yanında götürür.Kurtla ortak olan tilkinin hissesi. 1923.. Bkz. Yoksa parçalanmak tehlikesi vardır.Kurt komşusunu yemez. çarık eskitir. 1931. Bir kişi ne denli azgın ve kötü düşünceli olursa olsun yakınlarına dokunmaz. işe yaramaz paya razı olmak zorundadır. Bir işi başarmak için rasgele çabalamak yetmez.) Küçük bir sorunu çok kurcalar. Bkz.Kurt köyünü (tüyünü) değiştirir. Saldırgan ile güçsüzün.Kurunun (arasında) yanında yaş da yanar. 1926. ya tırnaktır. ya bağırsak. 1938. (Sivilce kurcalanınca çıban olur. zarar verdiği kişinin haklı savını dinlenmez eder. Böyle yapılmazsa bütün çabalar boşa gider. 1924. 1928. Kendi yararına bir iş yapmak için fırsat kollayan kişi. (Yaşın yanında kuru da yanar).. 1934.Kurtla görüşürsen köpeğini yanından ayırma.Kurcalama sivilceyi (sivilceyi kurcalama) çıban edersin.Kurtlu baklanın kör alıcısı olur. Hain kimse.Kurnaz (yavuz) hırsız ev sahibini bastırır. çok deşerseniz başınıza büyük dert açarsınız.Kurt dumanlı havayı sever. 1927.Kuru laf (boş lakırdı) karın doyurmaz. Bir kişiye. güçsüz ve aşağılık kimselerin oyuncağı olur.) Saldırgan birisiyle karşılaşacak olan kişi.Kuru gayret. zarar veren ile zarar görenin yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır. ağız kalabalığıyla. Güçlü iken herkesin kendisinden çekindiği kişi.Kurtla koyun. karışık zamanı sever. tilki vardır (tilkicik var) baş keser.Kuru bok göte yapışmaz. huyunu değiştirmez. Hileci.. zarardan başka bir sonuca varılmaz. Bitli baklanın. 1936. yapmadığı kesin olarak bilinen bir suçu yüklemeye çalışmak boşuna bir çabadır. Kurtla görüşürsen. .) Đşini başkasına inanmayarak kendisi gören. Krş.Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur. 1929. (Đşimi kimseye inanmadığımdan demiş. kendisini koruyacak önlemi almalıdır. rahat eder. köpeğini yanında götürür. Kurnaz suçlu. 1935. 1930. Boş sözlerle olumlu iş yapılamaz. üzülmez.Kurdun adı yaman çıkmış.Kurda konuk (komşu) giden. 1933. kılık kıyafet değiştirse de kötü huylarını değiştirmez. 1925. kılıçla oyun olmaz. Güçlü ile hileci ortak olsa güçlünün dediği olur. Sana vereyim bir öğüt: Ununu elinle öğüt.. işimi kendim görürüm de ondan demiş. Öyle sinsi ve kurnaz kimseler vardır ki adı zalime. 1932. haine ve kötüye çıkmış kimselerden daha tehlikelidirler. 1937. yer yurt.1922.

ne denli çabalasa o şeyden yararlanamaz.Kuştan korkan darı ekmez. Cevherli insan.) Her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü. Krş. Bir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç. Mutlu sonuç verecek işler. Kişi..Kuşa kafes lazım. 2) Sağduyusuyla tanınmış kimse de yanlış işler yapabilir. 1) Yaradılışı bir şeyden yararlanmasına elverişli olmayan kişi. 1947. 1944. daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür. Krş. kılık kıyafeti düzgün olmasa da değerini yitirmez. dostsuz kalır.. boruya nefes.Küheylan at. Bundan dolayıdır ki dost olmak için kusursuz birini arayan kimse. 1950.. Öyle kişiler vardır ki acımadan en ağır işte kullanırız. 1952. Bkz. evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.Kusursuz güzel olmaz.Kuş darıdan kaçar mı? (Kaçmaz). Krş. güzel) görünür. Ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse. her güzelin kusurlu bir yanı vardır. (Her güzelin bir kusuru vardır. 1945. 1942. (Her kuşun eti yenmez).Kutsuz kuşun yuvası doğan yanında olur. 1941. Kusursuz kişi bulunmaz. Elde edilmek istenen kimse. onun niteliğine uygun olmalıdır. 1943. Đnsanlar büyük bir gereksemelerini karşılamak için sevdikleri kimi şeyleri feda etmek zorundadırlar.Kuşu kuşla avlarlar..Kuş var eti yenir. Az ateş çok odunu yakar. 1954. çul içinde de bellidir. Bkz. 1939. kendi işi için zaten harcayacağı çabadan dolayı başkasından karşılık beklemez. 1948.Kutlu gün doğuşundan (bellidir) (kutlu yaz yağışından). 1949. 1946.Kuşkulu uyku evin bekçisidir.Kuzusuna kıymayan kebap yiyemez.Kuş kanadına kira istemez. biz ona hizmet ederiz. iş gördürmek şöyle dursun. daha başlangıçta ve aldığı yönden belli olur. aradığını bulamaz. 1940. 1953. Kusuru bulunmayan iyi.Küheylan bok saçmaz mı? 1) Saygın bir ana-babanın çocuğu ahlaksız olabilir.Kusursuz dost arayan dostsuz kalır. 2) Kişi en yakınından sağlayamadığı yararı başkasından hiç sağlayamaz. Öyle kişiler de vardır ki. Serçeden korkan. kuş var et yedirilir. Kazançlı görünen bir işe yanaşmaması. Yağına kıymayan çöreğini yavan yer.Beğenilmeyen tutumlarından dolayı cezalandırılan kişiler içinde suçsuzlar da suçlular gibi hırpalanırlar.Kuşa süt nasip olsa anasından olurdu. . her an kendisine saldıracak güçlü kimselerle yan yana bulunur. o işte sakınca görmesindendir. Talihsiz kişi. Karga yavrusuna bakmış.Kuzguna yavrusu anka (şahin.. Hiç kimse çıkarını tepmez. Ayıpsız yar isteyen. 1951.. güzel bir şey yoktur.

Abdalın yağı çok olursa. 1967. 1958.Kürdün yağı çok olunca.Kürkçünün kürkü olmaz. 1970. hoşa gider olmalıdır. Kasap yağı bol bulunca. Bkz.. bunlara benzeyen kendi gereksemelerini savsaklar. Başkalarının gereksemelerine çare bulan kişi. 1962. Krş. Malı çok olan akılsız kişi. boşluğunu yüzüne karşı söylediğiniz kişi.. ::::::::::::: -L1961. adam olmaz.Lafla (lakırdı ile) peynir gemisi yürümez. sözünüzün yankısı gibi kötü bir karşılık verir. ya koyun güttürür ya kuzu.Kürkü orak vaktinde. 1965. Söz söylemek. Şaka. 1966. 1956. Çarçur eder. 2) Söz uzadıkça karşıdakine.Lakırdı ile peynir gemisi yürümez. 1957. börkçünün börkü. kırıcı olmamalı.Lodosun gözü yaşlı olur. Şöyle yaparım. Ağızdan çıkan bir söz. 1960. 1969. Değersizliğini.Leyleğin ömrü (günü) laklaka ile geçer. Aylak kişi bütün zamanını gevezelikle.. hem yüzüne sürer. 1971. size. işleri başarmaya yetseydi en iri sözler söylenerek en büyük işler başarılırdı. Kılık kıyafet. 1968.1955. uzu) çobana verme kızı.Laf torbaya girmez.(Lafın azı. Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir.Latife latif gerek. .. Krş. maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez. Sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan. 1964. çene çalmakla geçirir.Kürk ile börk ile adam olunmaz. Lafla peynir gemisi yürümez. Bkz. Bayağı bir işle uğraşan kimse. değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz. kışın gider. Krş. Çobana verme kızı. Terzi kendi söküğünü dikemez.Küpe küp deyince küp adama düp der. ince. Herkes onu duyar. orağı kürk vaktinde. yükselse bile ancak bu işin başı olur.Lafla pilav pişerse deniz (dağ) kadar yağı benden. başta konuşulması düşünülmeyen konulara değin girilir.Lokma çiğnenmeden yutulmaz.. Aba vakti yaba. Lodos rüzgarı yağmur getirir. sözden söze geçile geçile.Laf lafı (söz sözü) açar (laf da kutuyu açar. bunu gerekli olan iş için kullandıktan sonra kalanını tutmasını bilmez. 1959. böyle yaparım demekle yapılması gereken iş yapılamaz. Kalıp kıyafetle adam. Bkz.. sigara kutusunu açmaktan başlayarak. yazın gelir. yaba vakti aba. artık gizli kalamaz. 1963..) 1) Bir kimse ile konuşma uzatılırsa. hem yer.Külhancının beyliği hamamcılık demişler.Leyleği kuştan mı sayarsın. birtakım ikramlarda bulunmak gerekir.

Mal canın yongasıdır. öz çocuğunun yerini tutmaz. Bir süre sonra bu işe başkası getirilir. 1982.Mahkeme kadıya mülk değil. çünkü kişinin azmasını kolaylaştırır.. Kişinin gerçek malı. Mal canın bir parçası gibidir. Varlıklı olduğu halde yiyemeyenin züğürtten ne farkı var? 1979. ya da armağan vermek. bir gereksemesini karşıladığı için değil.Mart ayı. 1974. hayır işlerine yardım etme olanağı verir.Malı ongun olanın adı angın olur. canından bir parçası gidiyormuş gibi üzülür.Mal malamatı örter. Bkz. sahibinin onu kullanabilmesi. Krş. Đyilikler yapma. 1972. Malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır. Tam tersine. 1983. aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir.Mal canı kazanmaz. babadan kalan değil. daha iyisi eve yakın.Malı mala canı cana ölçmeli. bir kişinin ayıplarını. canını kurtarmak için malını harcamaktan çekinmemelidir.Malın iyisi boğazdan geçer. ::::::::::::: -M1973. Malın işe yaraması. Malı kazanan insandır. 1985.Lokma karın doyurmaz. 1976. can malı kazanır. Malına zarar gelen kişi. yiyebilmesi ile olur. Kişi malını yiyemedikten sonra o mal neye yarar? 1980. Bundan başka mala göz dikenler çok olur. mal sahibinin canına bile kıyılır. Bu yüzden anlaşmazlıklar çıkar. üvey ya da edinilen evlat. evlat istersen belinden.Mal istersen bedeninden. Zenginlik. dert ayı. Öyleyse bizim malımıza ve canımıza gelmesini istemediğimiz bir zararın başkasının malına ve canına gelmesini nasıl hoş görebilir.Malın iyisi suya yakın. Malımız ve canımız bizim için ne değerde ise başkalarının mal ve canları da kendileri için o değerdedir. . Đnsan kendini koruyamaz. şefkat artırır. kendi emeğiyle kazandığı maldır. Çiğnemeden yutulmaz. kendisi ayrılır. Züğürt. 1975. canını tehlikeye düşürmemelidir. kusurlarını kapatır. hasta olur. Can sağ olmalıdır ki mal kazanılabilsin.Mal adama hem dost.. Tarlanın iyisi suya. 1978. sağlığını korumak. buna nasıl izin verebiliriz? Krş. onun karnını doyurduğu. Bir kimseye ziyafet çekmek.Bkz. hem düşmandır. bulunduğu kamu hizmetinde ömrünün sonuna kadar kalmaz. Canı cana ölçmeli. çünkü ona rahat bir yaşayış sağlar. 1981.. Düşmandır.Mart ayların çingenesidir. yokluk içinde bulunduğundan yiyemez. 1984. Mart ayında havalar sık sık değişir. Hiçbir kimse. 1977.Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür. Mart çıkmadıkça. Đnsan mal kazanacağım diye sağlığını. Mal adama dosttur. Gerçek evlat da kendisinden doğmuş olandır..

Martta tezek kuruya. nisanda çok yağması yararlıdır. Bir işi yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi her halde başarıya ulaşır. Martta yağan yağmurla ekinler nisanda gelişir.. padişahı tahtından indirir. 2000. Bkz. Mart ayında şiddetli soğuklar olur. 1991. 1990. insan övünür. 1997. Bu da çiftçiyi sevindirir. Odun. nisanda dinmezse sabanlar altın olur. yavrusunu ayağının altına almış.Mart çıkmadıkça dert çıkmaz..Martta yağmaz.. Krş. 1987. indirir şahı (yerde kalmaz). Çiftçi. eylülde ekmezsen sabanı bırak. dolgunlaşır. En yüksek yere. Ekin için. dert ayı. mart sona ermedikçe bitmez. Ayıyı fırına atmışlar. 1992. 1989. martta yağmur yağması zararlı. Đnsan dışarı çıkamaz.Mart kuruluk. 1995. Mart ise soysuz. kömür de azaldığından kazma. (Mart kuruluk. 2003. işlerini zamanında yapmazsa ürün alamaz. Bu iş. kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar ya da bu iyiliği kötüye kullanırlar. Bkz. nisanda seller yürüye. Kış hastalıkları..Mart kapıdan baktırır. Kimsenin ahı kimsede kalmaz. nisan yağmurluk. 1986.Maşa varken elini ateşe sokma. iyilik iki baştan. 2002. bir soyluluğu vardır.Mermer iyi taştan. Bkz. çiftçinin yüzünü güldürür. Çok para kazanabilmek için. Güçlü kimse zulmetmemelidir.Mayasız yoğurt tutmaz (çalınmaz). kürek saplarını yakacak duruma düşer. elde bir sermaye olması gerekir. Mart kendini gösterince tavuklar yumurtlamaya başlar. artığını ayının yüzüne sürmüş. az da olsa.. işlediği suçu başkasının. Mart ayı. gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir. 2004.Maymunu fırına (ateşe) atmışlar.Martta yağmasın. Nisanda yağan yağmurla başaklar olgunlaşır. Başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme. 1996.) Mart ayının kurak.Meramın elinden bir şey kurtulmaz (ne kurtulur).Maymun yoğurdu yemiş. nisanda dinmesin (mayısta ara sıra). tavuk yumurtladı. 1998. yavaş yavaş yükselerek çıkılır.Martta tezek kuruya. nisan ayının yağışlı olması. nisan yağar. Kimi kişiler. Krş. Kurnaz kimse. nisan övünür. 1999.Mart dokuzunda çıra yak.Mazlumun ahı.Öteki aylardan her birinin bir kişiliği.Mart yağar. kazma kürek yaktırır.Mart martladı. 1988. 1994. bağ buda. Zulmeden her halde yıkıma uğrar. Bu gibi kimseler üstesinden gelemedikleri çiftçiliği bırakmalıdırlar. güvenilmez. Karakışta karlar. . 1993. ne yapacağı bilinmez kişilere benzer. Zulüm gören kimsenin bedduası. 2001.Merhametten maraz doğar (hasıl olur). Martın dokuzu (yeni takvime göre 22'si) olunca bağların her halde budanması gerektir.Martta sürmez. nisan yağmurluk..Merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır. hele bön birinin üstüne yıkmasını bilir.

Mısır bol su ister.. Miras. ama miras kalan malı har vurup harman savurur. Birçok engeller buna olanak vermez. Kolay kolay gizlenemeyecek denli büyük bir suç işleyen kişi. ancak kendi değeri ile övünebilir. Devlet malını kendine mal etmek çok zordur. yutulmaz (balık kılçığı gibi boğazda kalır). Verse de bu mal rahatça kullanılamaz ve günün birinde hesabı sorulur. Ama alabilirse.Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Doğru görünen nice kişiler vardır ki iç yüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz ve hayin oldukları öğrenilir. ama içi eğri. 2016.Mezar taşı ile övünülmez. çapan birlik mi? demiş. Değerli. 2007. önemli hiçbir iş yapmamış olanlar. 2014. . 2006. Uygunsuz iş yapan kimse. 2) Bir yer için gerekli olan şey.Mısıra yağmur geliyor demişler. geçmişteki atalarıyla değil. Çoğu zaman. 2012. esip savurmaya demiş. yapılmış olan büyük.Miras helal. bunun ortaya çıkmaması için gereken önlemleri daha önce alır. 2005. 2013.Meyhaneciden şahit istemişler (sormuşlar) bozacıyı (mezeciyi) göstermiş. yasağın kalkmasına sevinir. 1) Ramazan'da herkes ibadete koyulur. haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir. 2009. mirasçının hakkıdır.Miri malı balık kılçığıdır. becerikli kimselere sataşırlar..Minare de doğru. hele (ele) al demişler. 2010.Mescide gerek olan meyhaneye haramdır. 2018. Evlenmek isteyenlere öğüt. 2008. önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar.Mızrak çuvala sığmaz (girmez). Bunun için meyhaneci ancak bayram gelince bol müşteri bulur. Herkesin gözü önündeki gerçekler örtbas edilemez. 2) Yasak yüzünden işi aksamış olan kimse. ama çapalanmazsa sudan gereği gibi yararlanamaz. bilgili.Meyveli ağacı taşlarlar. 2011.Misafir ev sahibinin (bağlı) kuzusudur. Kişi.Mirasa nereye gidiyorsun? demişler.Meyhanecinin yüzünü bayram topu güldürür.Minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır (bitti beller). görevi onunki ile çelişen yer için zararlıdır. 2019. Kişi kendisinin kazandığı malı elden çıkarmaya kıyamaz. Đyilik iki baştan olur. eve gider unutur.Bkz.Meyil verme evliye. 2015.. 1) Đnsanın kendisine ve benimsediği yere gerek olan şeyi yabancıya vermesi doğru değildir.. günah olan içkiyi keser. 2017.

yemek.) Geleneğe göre konukluk hakkı üç gündür. Konuğun geldiği evde ya yiyecek bulunur. senli benli bir arkadaş ise. 2032. ama hiç misafir gelmese de rahatım bozulmasa diye düşünür. 2028. Kendisinin ağırlanması gereken yüzsüz konuk. her ikisi için de sıkıcı olur. birini yer. 2030. dokuzunu (evde) bırakır. Misafirin kısmetini Tanrı'nın göndermiş olduğuna inanılır.) . eğlenmek.Miyancının kesesi bol olur.Misafirin umduğu ev sahibine iki övün olur. konularda ev sahibinin çizdiği programa uymak zorundadır. nerede olsa varlığını gösterir. Bir kişi. Konuk. Ama ev sahibi ona ancak evinde bulunanı ikram eder. Đki kişi arasında uzlaştırıcılık yapan kimse.Misk yerini belli eder. 2031. (Bzirgan `tüccar' züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar.Miskçiyle konuş. ev sahibinin kendisini çok şeylerle ağırlamasını bekleyebilir. 2024. Krş. konuk ağırlıyor diye. Krş. 2021. üç günden sonra konukluğu bırakıp ev sahibine yardımcı olmalıdır. arkadaşlık ettiği kimse iyi ise iyi. Konuk.Misafir üç gün misafirdir. pisine bulaş. miskine bulaş.Misafir misafiri (dilenci dilenciyi) istemez (sevmez). ne denli gerçekleşebileceğini düşünmeden ev sahibinin kendisine çok şeyler ikram edeceğini umar. gittiği yere başka bir misafirin gelmesini istemez. 2020.) Bir kimse. 2033.Mum (çıra) dibine ışık vermez.. Bkz. Ama bakar ki sofrada umdukları yok.Müflis (züğürtleyen) bezirgan (tüccar) eski defterlerini karıştırır. Misafir.Misafirin yüzsüzü sahibini ağırlar. (Misafirlik üç gündür. 2026. ev sahibine fazla bir gider yüklemez. 2034.Muhabbet iki baştan olur. 2029. Misafir on kısmetle gelir. Türkler inanırlar ki konuk. Konuk. Krş.. konuğun yediğinden kat kat fazlasını. ya da beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir. başkalarına bol bol yaptığı yardımı kendi yakınlarına yapmaz.Misafirlik üç gündür. Bkz. Misafir kısmeti ile gelir. Ama üç günden sonrası. 2027. (Çıra dibi karanlık olur. Kişi arkadaşından bellidir. 2022.Mum yanmayınca pervane dönmez (yanmaz).Misafir umduğunu değil bulduğunu yer. ev sahibine yol gösterir gibi ağırlama işini üzerine alır. Güzel yoluna baş koyanların ortaya çıkması için güzelin görünmesi gerekir. Değerli kişi.Konuk. ev sahibine verir.Misafir kısmeti ile gelir. anlaşmalarını kolay sağlasın diye. Konuk bir yerde üç gün kalırsa ne ev sahibi bunu fazla bulur. kötü ise kötü huylar kapar. 2023. ne de konuk uzun kaldım diye üzülür. Tanrı. yatmak vb. Misafir üç gün misafirdir. Đyilik iki baştan olur. 2025. Ev sahibi ise her misafire ayrı ayrı hizmet etmeyi borç bilir. gezmek. pisçiyle konuş. birinin zararına bol keseden öneride bulunur. Đster ki bütün ağırlamalar yalnız kendisi için olsun.Misafir on kısmetle gelir. ev sahibi ikisini de. Ev sahibi konuğu yük saymaz.

yapabildiği ölçüde çok yardım ve iyilikte bulunabilir.Nerde birlik.. 2039.Ne doğrarsan aşına. Hayır dile eşine. orda bereket. Bkz.Mürüvvete endaze olmaz.. düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak. Eşeğini sağlam bağla. Birçok kimse. orda bokluk. 2050.) Başarabileceğinize inanıyorsanız büyük işlere girişiniz.. 2046. sınır yoktur.Ne oldum dememeli.) Bugün birisine iyilik yapan. 2044.Müft olsun da zift olsun. Bir işte kime yetki verilmişse baş odur söz ondan biter. Bkz. Tehlikelere karşı önlem almış olan kişi. Krş.Nasibat istersen tembele iş buyur. bedava bulunca yenmeyecek şeyleri yer. 2) Vaktiyle önemli işler yapmış olanlar.. Ne ekersen onu biçersin.. 2041. 2047. (Eken biçer. konan göçer. anlatarak avunmaya çalışırlar. 2048. Bkz. Krş.Mühür kimde ise Süleyman odur.Terzi kendi söküğünü dikemez. ::::::::::::: -N2038. Krş.Nefesin elverirse borazancı başı ol. kötülük yapan da kötülük görür. o çıkar karşına (kaşığına). . 2049. 2036.. Korkulu rüya görmekten.Ne dilersen eşine. iş yapmak güçleşir. anlaşmazlıklar belirir. ne kara düş gör. (Herkes ektiğini biçer)..Nerde çokluk. (Nefesine güvenen borazancı başı olur. belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir.Namazda meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz.1) Tüccar züğürtleyince.Ne ekersen onu biçersin. işe yaramayan şeyleri alır. yarın kötü bir duruma düşebileceğini hatırdan çıkarmamalıdır. bugün içinde bulunduğu parlak durumun sürüp gideceğini sanmamalı. kendini ileride üzülmekten kurtarmış olur.. Birlikte iş yapmak üzere toplanan kişiler çok olursa her kafadan bir ses çıkar. 2041. dirlik ve düzenlik içinde yaşarlar. Ne doğrarsan aşına. çevresine tepeden bakmamalı. Kişi. 2035. kötü çalışırsanız geleceğiniz kötü olur.. orda dirlik.Ne karanlıkta yat. Bkz. 2043.Nacarın (marangozun) kapısı sırımla bağlı olur.Nekesle cömerdin harcı birdir. ne olacağım demeli... Cömertle nekesin. Kişi yapmak istemediği işin ayrıntılarıyla ilgilenmez. Şimdi iyi çalışırsanız geleceğiniz iyi. 2042. Tembele iş buyur. 2045.Nerde hareket. Aralarında duygu ve düşünce birliği bulunan topluluklar. 2037. yarın ondan iyilik.. Herkes ne ederse kendine eder. Onun buyruğu geçer. o gelir başına. Kişi. Yardım ve iyilik için ölçü. Herkes ne ederse kendine eder..

gümüş tekerlek.Nisan yağar sap olur. akıbet hayır (selamet). 2058. Nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir. Kızın anası ise baş köşeye oturtulur.Oğlan doğuran övünsün. ne yavaş (şaşkın. onu elde etmenin yolunu arar. Evlenmeleri söz konusu olanların anlaşabilip anlaşamayacaklarını pek düşünmeyiniz. Bu dünyada yoksullara ve hayır işlerine yardım edersen öbür dünyada karşılığını görürsün. mayıs yağar çeç (tahıl yığını) olur. huyu da dayısına. 2061. ev işlerini) anasından öğrenir. soydu beni. kaba saba ya da uzmanlık işidir.Ne verirsen elinle. ::::::::::::: -O2059. erkeklerin yapması gereken şeyleri (örneğin konuk ağırlamayı) babasından.Durmadan çalışılan yerde verim artar. haylazlıklarıyla. Ama herkes seni ezecek ölçüde yumuşak ve miskin de olma. (Okka her yerde dört yüz dirhem). Cezaya çarpılacak ölçüde aşırı ve saldırgan olma. Eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek gibi görülür. Kız çocuklar ise giyime. (Her yerde okka dört yüz dirhem). Dikkat edilirse işleri de ona göre hafif ya da ağırdır.Nereye gitsen okka dört yüz dirhem. 2060. Doğacak çocuğun oğlan olması istenir. Onun için oğlan doğuran ana sevinir. azgın) ol asıl.Neren ağrırsa canın orda. kimininki çoktur.. 2057. biçkiyi. Can dediğimiz yaşam simgesinin bedenimizde belli bir yeri yoktur. kız çocuğununki ise halasına benzer.. 2055. bolluk olur. kız doğuran dövünsün. miskin) ol basıl. 2052. kız çocuk da kadınların yapması gereken şeyleri (örneğin dikişi. Kız olması istenmez. Mayıs yağmuru başakların dolgunlaşmasına yarar. oydu beni.Oduncunun gözü omçada (bağ kütüğü). 2065. yaramazlıklarıyla. Erkek çocuk. Krş. çiftçiyi zengin eder.Nikahta keramet vardır. kız halaya çeker. 2053. Özet olarak ölçü her yerde birdir. Erkek çocuklar. kız doğuran ana üzülür. kız doğur. Ancak bedenimizin bir yeri ağrıyınca can orada kendini gösterir. Baba. Nikah onları sevgi bağıyla birbirlerine bağlayacaktır.Oğlan doğur. nisanda dinmezse. Oğlan çocuğun yüzü de. 2063. Kimi kişilerin gündeliği az. o gider seninle. Nisanda yağan yağmur.Oğlan doğurdum. 2051. süse düşkün olduklarından ana-babalarından sürekli para çekerler.Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı.Ne yavuz (aşkın. . 2064. kız anası minder kabası. 2054. kız doğurdum. ama düşük niteliktedir. ana-babayı üzerler.Oğlan dayıya. Martta yağmaz. kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.Niyet hayır. (dilencinin gözü çömçede). hamurunu sen yoğur. ürünleri bollaştırır. Herkes işine yarayan şeye göz diker.Oğlan anası kapı arkası. 2062. ana bunları bilmiyorsa çocuktan böyle şeyler beklenmez. 2056. Bir mal kimi yerde daha ucuzdur.Nisan yağmuru: altın araba. Đyi niyetle girişilen işin sonu hayırlı olur.

Evladı ben doğurdum amma. Evlendirilmezse anneyi.Oğlan olsun deli olsun.Oğlanınki oğul balı. 2076. Olsa ile bulsayı ekmişler. Bkz. 2077. kız yetir. Bkz. babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabilir. bu hacı. Torun. 2074. hiç doğmuş.. kız doğur.Oğlumu (evladı) ben doğurdum amma gönlünü ben doğurmadım. istediği gibi yaşar. 2080. yel ile yuf (yuh) bitmiş. Çocuğun gelişmişliği genel tutumundan.Oğlum deli malı neylesin. 2067. Kız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. 2082.Olacakla öleceğe çare bulunmaz. Ancak onların kendilerine pek yardımı olmaz.Onmadık (talihsiz) hacıyı deve üstünde (Arafat'ta) yılan sokar. Akıllı oğlan neyler ata malını.Olan dört bağlar. zamanı geçtikten sonra gerçekleşirse zarar bile verebilir. Nereye gitsen okka dört yüz dirhem. Yüzde yüz saf nesne bulmak kolay değildir..Okka her yerde dört yüz dirhem. 2066. Ölüm gibi kaderde olan şeyler önlenemez. 2079.. evlat olarak. 2078. yine şeleği (odun yükü) sen götür. kim olacak boyacı? Bkz. tokmak ol. Ülküsünü gerçekleştirmesi mukadder olmayan kişinin karşısına. Sen ağa ben ağa.) Şu iş şöyle olsa. .. olmaz olmaz..Onmadık yılın yağmuru harman vakti yağar.On ceviz alsan ikisi çürük çıkar. 2075.On beşindeki kız. kızınki bahçe gülü. oğlandan olursa oğul balı. kuşanır.. Đlişkilerinde ezilen değil ezen olmayı yeğle. 2081.O hacı. 2072. 2068. Birçok kimse. Fakir ise yoksulluğun acısını çeker. Elde etmek istediğimiz sonucu dilekle değil. Dünyada olmayacak şey yoktur.Olmaz olmaz deme. Bkz. 2083. Bkz.Olsayı bulsaya vermişler hiç doğmuş. 2071. 2069. Zamanında olsa büyük yarar sağlayacak olan durum. oğlum akıllı malı neylesin.Olursan kazık olma. bu iş böyle olsa diye dilemekle istediğimiz sonuca varamayız. (Olsayı bulsaya vermişler. olmayan dert bağlar. deli de olsa oğlan. çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.Ana-baba özverilere katlanarak çocuk yetiştirirler. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir.. 2070. Bkz. geçim için de katıksız da olsa ekmek ister.. 2073. kızdan olursa bahçe gülü diye sevilir. Kazançların giderleri ve zararları.. hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar. ya erde gerek ya yerde. Hiçbir şey için olmaz deme.Olgaç oğlak bokundan betli olur.Oğlan yetir. işin gelişmişliği vermekte olduğu üründen anlaşılır. ürünlerin fireleri olduğu gibi bir işte çalıştırılanların kimisi de verimsiz olur.. Oğlan doğur. Zengin giyinir. ekmek olsun kuru olsun.Olsa ile bulsayı ekmişler.

eğiticinin tutumuna uygun olarak yetişir. Güvenliği bozanlar kolayca kaçarlardı. 2094. onun rengiyle bir şeyi sarıya boyayamaz. 2089. Krş. sağlığının bozulmasını önemsiz etkenlere bağlar. olmayacak işleri kurnazca ve kendini yormadan başarır. çalışmadan sonra elde edilebiliyor. 2) Osmanlı. 2) Osmanlı nankördür. Bunun gibi. Jandarma görevlileri baş kaldıranları. 2095.Osurgan (osuruklu) göte arpa ekmeği bahane.Osmanlının ekmeği dizi üstündedir. Kişinin ortaklık önemli malı olmasından. 2097. Kötü bir şeye alışmış olan kimse bundan vazgeçmeye söz verse de sözünde durmaz. güzel görünüşlü olmalıdır. Beğenilmesi söz konusu olan şey. daha çok yararlanmaya çalışacağından ortaklık malı yıpratırlar.Osmanlı tavşanı araba ile avlar.Ortak atın beli sakat olur. .Ortak (kuma) gemisi yürümüş. 2090. sudan nedenlerle kendisini mazur göstermeye çalışır. 2093.On para on arslanın ağzında. yeterli olmayan davranışla iyi bir iş başarılamaz.Ot kökü üstünde biter. 2086. hep at üstünde yer. 2088.Orman olur da domuz olmaz mı? Elverişli bir ortamdan elbette çıkar sağlayanlar bulunur. Şimdi para kazanmak çok güçleşti. Çocuk. pek çok didişmeden.2084. 2085. 1) Zaten zayıf. yalnız kendisinin azıcık malı bulunması daha iyidir. En küçük kazanç.Osuranın burnuna sıçmalı ki koku ala. 2091. 2096. eğitim gören. sürekli olarak at üstünde ve düşman peşinde olduğundan yemeğini oturup sofrada yemez.Osurukla boya boyanmaz. hastalıklı kişi. 2) Davranışları beğenilmeyen kişi. Bir erkeğin iki karısı birbirleriyle geçinebilirler de iki kardeşin karıları anlaşamazlar. 2087.Ortaklık öküzden başka (yalnız) buzağı yeğdir.Osmanlının ayağı üzengide gerek. 1) Osmanlıların yönetim işlerinde bozukluk başladıktan sonra iç güvenliği sağlayacak olanların durumu şuna benzerdi: Araba ile tavşan avlamak. elti gemisi yürümemiş.Orospu tövbe tutmaz. Eylemleriyle çevresini rahatsız etmekte olan kişiyi daha ağır eylemlerle rahatsız etmeli ki davranışının ne denli kötü olduğunu anlasın. sadece iş yapıyor görünürlerdi. Çünkü rahatlarını bozmaz. ailesinin genel durumuna. Dışkının yanından gelen osuruk. Onlar davranıncaya kadar iş işten geçerdi. Eğretinin canı berk olur.Orospuya surat gerek. askerler düşmanı ezmek için atlarından inmemek ve bunların peşini bırakmamak zorundadırlar. Isırgan ocağında biter. 2092. 1) Osmanlı. Her ortak. Krş.

biraz sonra anlaşılır ki yanlışlık olmuştur.Öksüz neden güler? Yanılır da güler. gerim (yenim) dar demiş. 2109. meğer yanıla. yaptığı taşkınca işin nasıl bir sonuç doğuracağını hesap edemez. ersiz kalır. ::::::::::::: -Ö2102. koruyucusuz kimse ilerleyemez.Öksüz güler mi. Kişi.Öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser. yerim dar demiş. 2100. 2112. koruyanı. 1) Ödünç para verildiği zaman iki tarafın yüzü güler.Öksüz kuzu toklu (bir yaşındaki erkek kuzu) (öveç) olmaz. Öksüz hırsızlığa çıkarsa. ağlaya ağlaya gelir. Đyi düşünemez. Ama sonra tarafların arası bozulmadan ödenmez. 2099. Kişinin kimliğini doğru olarak öğrenmek isterseniz soyuna sopuna bakınız. ay akşamdan doğmuş. başkalarının ağzına geçer.) Đşleri ters giden kimsesiz kişinin yüzü gülmez.. işini kendi başına görmek zorunda kalır.. Yüzünü güldürecek bir durum belirse. 2107.Oynamasını bilmeyen kız. yerini genişletmişler (bollatmışlar). Arkalayanı. yıpranmış olarak geri alır.Öfkeyle kalkan zararla (ziyanla) oturur. her tarafa yayılır. öfkeli zamanında duygusunun etkisi altındadır. yardım edeni bulunmayan kişi.Öfke baldan tatlıdır.Öksüz hırsızlığa çıkarsa ay ilk akşamdan doğar.Öksüz oynaşa çıkmış.2098. Bkz. insana ferahlık. Kendisinden beklenen işi beceremeyen kişi. akılsızca işler yapar. Đnsan öfkelenince mantıklı düşünemez.Öksüzün karnına vurmuşlar (öksüzü dövmüşler) arkam! demiş. 2) Ödünç eşyayı tertemiz veren. Sinirlendirici bir durum karşısında bağırıp çağırmak. Bir ağızdan çıkan söz. 2104. ay akşamdan doğmuş.Ödünç güle güle gider. Bkz. koruyucusu bulunmalıdır. beklediği sonucu hiçbir zaman elde edemez. 2103. (Öksüz oynaşa çıkmış. çeşitli engellerin işi güçleştirdiğini söyleyerek yeteneksizliğini belli etmemeye çalışır. 2106. yanlış davranışının zararını görür. meğer yanıla. köküne bak. Kimsesiz. Öksüz neden güler. 2101. 2110. Bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası.Oynaşına inanan avrat. .) Talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar. Sonunda bu ölçüsüz. 2111. (Öksüz güler mi. böyle bir durum ortaya çıkmayacaktır..Öfkede akıl olmaz. otuz iki mahalleye yayılır. 2105. Çok önemli işini bir aldatıcıya yaptırabileceğine inanmış olan kişi.Otuz iki dişten çıkan. içini boşaltmak.. dahası zevk veren tatlı bir şeydir. 2108.Otu çek.

ölünün diriltilmesinden daha güçtür. dirim (kalım) var.Ölme bayılmaya benzemez. 2121. türbe taşı neylesin.Ölümü gelen it cami avlusuna işer. 2125.Ölüm gelmiş bu cane. Đnsan nasıl olsa öleceğini düşünmeli ona göre düzene koymalıdır. Bkz.Ölüm hak. Çünkü çok üzülmekle durum değişmeyecektir.Ölüme çare bulunmaz. Yüz kızartıcı bir yaşantı içinde bulunanların ayıbını ancak ölümleri temizler. Ölüm herkese gelecektir. Bkz. budalaca bir işe girişirken kafasına uygun biriyle işbirliği yapar. ölen yakını için kendini harap edercesine üzülmemelidir. Her şeyi yitirmiş olan kişi. 2130. 2116. 2126. Krş.Ölümü gören hastalığa razı olur. derdine çare olmayan iyilik gösterilerini ne yapsın? 2120.. Birisiyle kavgaya girişmesi olasılığı bulunan kişi. Para getirmeye giden kişinin bu işten başarıyla gelmesi.2113. öç almak istediği kişinin. ya da onun yakınının ölmesine öç almış gibi sevinmemelidir. miras helal. 2119. Her şeyini yitirmiş olan kişinin saldırgana bir şey kaptırmaktan korkusu olmaz. .Ölümden öte(-ye) köy yoktur.Öküz öküzün boynuzunda çamur görmezse korkmaz.Ölüm ile öç alınmaz... Đnsan her işini geleceği düşünerek yapmalı özellikle mal varlığını hesaplı kullanmalıdır. 2115. Bkz. Ancak bu ziyan. Koça boynuzu yük değil. paraya giden gelmemiş. bu küçük zararı kabul eder.Ölü aşı neylesin.Ölüm yüz aklığı(-dır). Bunlar geride kalanların teselli yollarıdır. Đnsan. 2128. karşısındakinin yenilmezliğini anlatan bir belirti görmezse ondan korkmaz. Ölenin mirası da mirasçının hakkıdır. adının unutulmaması için dikilen taştan ölünün haberi olmaz.. 2127.Ölüm var. Ruhu için dağıtılan yemekten. 2118. Abdala kar yağıyor demişler.Ölenle (birlikte) ölünmez. batkınlığa varacak oranı bulacaksa o işten vazgeçilmelidir. 2122. 2124..Ölüme giden gelmiş. Bir kişi.Ölüm dirim (kalım) bizim için.Ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz. 2123. Küçük bir zarara uğramayı kabul etmezse çok büyük bir zarara uğrayacağını anlayan kimse. baş ağrısı bahane. Her şeyimi kaybetmeyi göze alarak bu işi yapıyorum. Bir ahmak. Bkz.Öküze boynuzu yük olmaz.Öküz tekini bulmadan çifte yürümez. Eceli gelen it. Ecel geldi cihana. 2114. Ecele çare bulunmaz. Girişilecek işte ziyan etmek olasılığı da göze alınabilir. 2129.. 2117.

2144. sonra da unutulur. Hemen üstü örtülür ve geciktirilmeden götürülüp gömülür.. ikincisini el üstünde tutar. ileride anlaşmazlık çıkmasına ve aralarının bozulmasına yol açar. sonra söyle.Palamut çok biterse kış erken olur.Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar. Önce küçük incitici bir işlemin bize yapacağı etkiyi düşünmeli. deliğe dürtekorlar (dürtekomuşlar).Ölüyü çok yursan sıçağan olur. Padişahlık zamanındaki yönetimin ne denli etkisiz olduğuna bir örnek: Bir yasak çıkarılırdı ama birkaç gün sonra uygulama gevşetilirdi. Kendisinden çekinilen kimsenin yüzüne karşı kimse ağız açmaz da en güçlü kimsenin bile arkasından herkes düşmanlık gösterilerinde bulunur. 2140. özveriye katlanılmadan elde edilemez. 2137.Ölüyü örtekorlar (örtekomuşlar). Kişiler arasındaki alışverişte koşulların açıkça belirtilmemesi.Önce iğneyi kendine batır.Ölüsü olan bir gün ağlar.Ötleğenin baylığı böğürtlenin vakti geçinceye kadardır. ::::::::::::: -P2142. uzun zaman onun yasını çekip üzülmezler. 2145. Halk.Önce düşün..Önceki çarığı. Đyice düşünmeden söylediğimiz sözlerden dolayı sonradan pişmanlık duyduğumuz.Örtük pazar ara bozar. gerekirse onu dövmelidir. Geride kalanlar. Arabanın ön tekerleği nereden. Krş. Yüzyıllarca süren gözlemlerden sonra bu yargıya varılmıştır. . Sözünü bil. Kadın kocasının çarığı.Ön tekerlek nereye giderse art tekerlek de oraya gider. 2143.. Yakınlarından biri ölen kişi ilk günlerde çok üzülür. Bkz. 2141. Kendi alemlerine dalarlar. ondan sonra bunun daha ağırını başkasına uygulamanın doğru olup olmadığına karar vermeliyiz. Saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir. 2139.Ölürse yer beğensin. baba çocuklarının eğitimine çok önem vermeli. sonraki sarığı. kalırsa el beğensin. 2133. Kişiyi üne kavuşturan koşullar bitince artık o kişinin sesi çıkmaz olur. artık yüzünü kimse görmek istemez. keşke söylemeseydim dediğimiz çok olur. Đki karılı erkek birincisini hor görür. Hiçbir nimet zahmet çekilmeden.2131. ölüsü olmaktan daha büyük bir felakettir. 2135. yasağa aldıran olmazdı. Yakınlarından biri deli olan kişi ise sürekli olarak üzüntü içindedir. sonra çuvaldızı ele.Öpülecek el ısırılmaz. Đlke şudur: Çocuk ölürse iyi anılmalı.Padişah yasağı üç gün sürer. Demek ki delisi olmak. 2132.Paça ıslanmadan balık tutulmaz. bu sözle yönetenlerin durumunu kurallaştırdı ve onlara inanmadığını belirtti. Böyle bir duruma düşmemek için bir sözü söylemeden önce uzun uzun düşünmemiz gerekir. Ana. Bir kimse ölünce.. delisi olan her gün ağlar. 2136. 2134. pişir. Düzensiz bir işi düzeltmek için gereğinden çok titizlik gösterirseniz işin daha kötü bir durum almasına yol açarsınız. Krş. 2138. ancak zamanla bu üzüntü küllenir. Boğaz kırk boğumdur. yaşarsa beğenilir bir kişi olmalıdır.

2159.Para parayı çeker. Đşin yoksa şahit ol. ortaya konulup herkese gösterilen şeylerden değildir. vermeyeyim de mi düşman olayım? Vermeyeyim de düşman olayım. bol bahşiş veren kişi. bu parayı vermese karşısındaki ona düşman olur.. 2161. 2156. paran yoksa tımarhane yolun.. istediğin işi yapmak içindir. Para. 2150. 2153. 2152. herkesin yapamayacağı zor bir iştir. sınırı aşan davranışlarda bulunmamalıdır. 2155. (Paran gitti mi diye sormazlar. işinin bittiğine bak. Kendisinden ödünç para istenen kişi. harcanır. Çünkü para.Parayı zaptetmek deliyi zaptetmekten zor. Paranın gittiğine bakma. Varsa pulun. Elindeki parayı çarçur etmeyip tutmasını bilmek.Parayı domuzun boynuna takmışlar da Domuz Ağa! diye çağırmışlar. işin bitti mi diye sorarlar.Paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol. 2148.Para isteme benden. .Para ile imanın kimde olduğu bilinmez. 2149. Kişi. Bkz. işin yoksa şahit ol. işin bitti mi diye sorarlar. Bundan dolayı kimin ne kadar parası bulunduğunu. Parasını esirgemeyen.Paran gitti mi diye sormazlar. Parasını veren kimse.Paranın yüzü sıcaktır. parası zamanında geri gelmeyeceği için yine bir düşmanlık belirir.Paran ucuz olursa sen pahalı olursun. itibarı olmayan kişiye itibar kazandırır. Para. Đyisi parasını elinden çıkarmamak değil mi? 2151.Paranın gittiğine bakma. Birkaç kez yaptığını gördüğünüz işi bir kişiye her zaman yaptırmak isterseniz onu usandırır. istediği şeyi elde eder. Para elde kalmaz. 2158.Parası (akçası) ucuz olanın kendisi kıymetli olur. Bir kimse.Para dediğin el kiri. yeteneğinin ölçüsünü bilmeli. maddi alanda olsun. Parayı gören kimse onun çekiciliğine kapılır ve kendisinden para karşılığında beklenen işi yapmakta kolaylık gösterir.. Verse.Paran varsa cümle alem kulun. Elde para bulunursa onunla yeni paralar kazanılır.Papaz her gün pilav yemez.Param seni vereyim de mi düşman olayım. Çok alışveriş yapan. 2157. 2162. buz gibi soğurum senden.2146.Parayı veren düdüğü çalar. eli açık kimseyi herkes el üstünde tutar. kendisinden para isteyen kimseden artık uzak durmak ister.. Bkz. 2160. Bkz. kimin ne denli Tanrı'ya yakın olduğunu kimse bilmez. yeter artık! diyecek duruma getirirsiniz. manevi alanda olsun.) Yapmak istediğin işi yapabildinse bu uğurda harcadığın paralara acıma. 2154.. 2147..Pazarda herkes ambarındaki unu kadar konuşur. Đman da kişinin içindedir. kullanılır. parasından yararlananlardan büyük saygı görür. herkes kulun.

. 2174.. Nasıl.. Bir sözün yalan olduğu. 2171. ya da ödevi yapmamış olan kişi.. 2175. ramazan kuşkusuz bereketli ay olur. Yemen'den (Bağdat'tan) arı gelir.. kadını kökten al. Yiyeceğin şeyin temiz bir kapta bulunanını alman gerektiği gibi eşin olacak kadının da temiz ve soylu bir aileden olmasına dikkat etmelisin. 2167. Arife günü. Bkz. bir ödevin yapılmadığı.Pilavdan dönen kaşığın sapı (dönenin kaşığı) kırılsın.Pek yaş olma.Pekmezi küpten.Pazar. Krş. 1) Đnsan çıkarını gözetmelidir.. Çok uysal olursan ezilirsin. Satıcı buna razı olmazsa daha sonra hiçbir istekli bu fiyatı vermez. ilk pazardır. Hep dik başlı olursan yalnız kalır.Pekmez gibi malın olsun. 2169.. Güzellerle zenginler her zaman el üstünde tutulurlar. Bkz. Krş. bir süre sonra gerçekleşen olaylarla anlaşılır. 2176. O zaman yalan söyleyen.. kötüyü ayırt edemeyen alıcı bulunur.Rahat ararsan mezarda. pişirilip kotarılmış yemektir. Zemheride yoğurt isteyen. Ağrısız baş mezarda gerek. Antakya'dan sinek gelir. bu görevi yapmıyor ya da yapamıyorsa var olmasıyla yok olması arasında fark kalmaz. Yemek pişirmek sıkıntısına katlanmak istemeyenler için peynir ekmek.. Hüner. hazır yemek.Pilav yiyen kaşığını yanında (belinde) taşır. Aşure yemeye giden. Kaymağı seven. gerektiğinde sert olmayı bilmektir. bunun önemi yoktur...Rakip ölsün de ne yüzden ölürse ölsün.. 2168. pek de kuru olma. 2173. Çanakta balın olsun. 2170. herkesi karşında bulursun.2163. ama duvardan giden kılıca sor (demişler). 2164. bir şeyden yararlanmak isteyen kişi. kırılırsın. Kendisine yararlı şeyi elde etme çabasını göstermeyen kişiden ne hayır beklenir? 2) Bir görev yapması için elde bulundurulmakta olan araç.Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir..Ramazan bereketli aydır. Birşey yapmak. Kötü mal satılmaz sanmayın.Rağbet güzel ile zenginedir.Pazar körsüz kalmaz. Bitli baklanın kör alıcısı olur. .Peynir ekmek. ::::::::::::: -R2172. Krş. sıkılırsın. bunun için gereken aracı eli altında bulundurmalıdır. engelin ortadan kalkmasıdır.Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olsun. gerektiğinde uysal. Đstenen şey. Ona da iyiyi. 2165. ne yoldan kalkarsa kalksın. utancından hiç kimsenin yüzüne bakamaz olur. En değerli eşyanızı satıp para hazırlarsanız. 2166. Satılacak mala ilkin kaç paraya istekli çıkmışsa en yüksek fiyat odur. Bir işin sonunun nasıl olacağı şimdiki gidişinden belli olur. Canı kaymak isteyen.

Sabahın kızıllığı akşamı kış eder. Krş. 2187. Erken kalkan yol alır. Her durumu doğuran bir etken vardır. 2184. Yağmurlu havada iyi uyunur.Rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan çıkar. ama güzel sonuç verir. Rüşvet alan kamu görevlisi. akşamın kızıllığı sabahı güz eder.Rüzgarın önüne düşmeyen yorulur. Sabahleyin karın doyurulmalıdır ki yapılacak iş için gereken güç elde edilsin. Evlenmeyi de geciktirmemelidir ki çocuklar anne.Sabırla koruk helva olur. 1) Rüzgarlı havada kuytu yer seçilir.Rençper kırk yılda.Rüzgara tüküren kendi yüzüne tükürür. başarısızlığa uğrar. .Sabah sürçen. iyi iş yapamaz. 2186. Akıntıya kürek çekmeye kalkan yorulur. Bkz. 2188. Bir işe başladığı zaman beceriksizliği görülen kişinin bu durumu sonuna kadar sürer. geceye dek sürçer. 2180. kendini yıpratmaktan başka bir sonuç alamaz.. 2181. Rüzgarın önüne düşmeyen yorulur. baba ihtiyarlamadan yetişsinler. tüccar kırk günde. bunlardan uzak durup rahatına bakmaktır. küçükken evlenen aldanmamış. 2189.Rüzgarın önüne düşen yorulmaz. dut yaprağı atlas. yenmezse iş araya girer. çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar.Rüzgar esmeyince yaprak oynamaz (dal kımıldamaz). zaman geçince insan kolay kolay evlenemez.. o akşam havanın kış gibi olacağını. 2190. (acı ise de) meyvesi tatlıdır. kötüye kullanır. Toplumun genel gidişine uyan kişi rahat eder.Rüzgar eken fırtına biçer. akşam görülen kızıllık ise ertesi sabah havanın güze döneceğini belirtir.Sabır acıdır. 2191. Akşamın hayrından sabahın. Sabır güçtür. Bundan başka. adalet. Yetkisini rüşvet verenden yana.. yağmurlu havanın uykusu. 2178.Sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz. Rençperin ancak kırk yılda kazanabileceği parayı. insan aç kalır. 2183.Sabah ola.Rüzgarlı havanın kuytusu.Sabahtan karnını doyuran. Çiftçilik yapan aç kalmaz. tüccar kırk günde kazanır. Herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kimse. 2182. Gücünden büyük güce karşı koyan. insaf duygularından sıyrılır. 2) Toplum içinde çekişme ve çatışma başgösterince yapılacak en iyi iş. hayır ola (gele). ::::::::::::: -S2185. 2179. güçsüz kalır.2177. hak. Bkz. Sabahleyin gökyüzünde görülen kızıllık. Yemek.

Hakkıyla yararlanılacak bir şeyin ortaya konabilmesi için birtakım öğelerin birleşmesi gerektir. Candan dost akrabadan daha hayırlı olur. 2204. 2207. Bunun gibi. tatlı üzüm olur.Saçım ak mı. Baba malı tez tükenir. Birçok işlerin gerçekleşmesi için sabırlı olmak.Sağ (sağlam) baş yastık istemez. 2205. Kişi kendi emeğiyle kazanç sağlayıp bunu baba malına katmıyorsa babasından kalan mal tez tükenir. 2203.Safa ile yenen cefa ile kazanılır. Yatmak istiyorsa herhalde hastadır. ondan da helva. 2193. sonuda başarıya ulaşır. 2198. Sabredilirse ekşi koruk.Sağır işitmez (duymaz) uydurur (yakıştırır). Çıkar sağlamaya yardım eden kimseye ya da şeye zarar gelmemesine dikkat edilmelidir.Sadık dost akrabadan yeğdir. Halk arasında şöyle bir kanı vardır: Đnsan keyifli olursa saçı. uzun zaman beklemek gerekir. 2194. Herkesin işitip öğrendiği şey. hayır gelsin başına. 2200..Sade pirinç zerde olmaz. dikkatsiz kimse için bir daha söylenmez. tırnak cefadan uzar.Sade sudan zerde olmaz. 2197. çok sıkıntı çekilerek kazanılmıştır. . saygı gösterirler.Sabreden derviş. yanında konuşulan şeyleri işitmez ama konuşanların durumuna bakarak ve anladığını sanarak bir şeyler yakıştırıp söyler. 2195. Sağlık olmazsa varlık neye yarar? 2208. Bkz. ipek böceği dut yaprağını yiye yiye büyür. Bir elinin verdiğini. dertli olursa tırnağı uzar. 2202. bal gerektir kazana. Üzüm suyundan pekmez yapılır.. 2201. Bununla da atlas dokunur.. sonra ipek salgılar. bal gerektir kazana.Sabrın sonu selamettir. hazır akça tez tükenir arkasından gelmeyince. Karşılaştığı güçlükleri sabırla yenmeye çalışan kimse. Bir durumun içyüzünü bilmeyen kişi de görünüşe bakarak edindiği yanlış kanıyı gerçek sanır.Sağılır ineğin buzağısı kesilmez.Sağlık varlıktan yeğdir. baba malı tez tükenir. Sağlıktan büyük zenginlik olmaz. Krş. 2196. baba malı tez tükenir evlat gerek kazana. kara mı? .Saç safadan. Sade pirinç zerde olmaz.Sabreyle işine.Sağırlar birbirini ağırlar.) Toplum içinde önemsenmeyen kişiler birbirlerine değer verir.Sağır için iki kere kamet olmaz. Bir işi yaparken ivmez. Sağır... Keyifli keyifli harcadığımız para. 2192. Sabırlı olan kişi ereğine ulaşır. evlat gerek kazana.Sabretmesini bilen kişi olmayacak gibi görünen işlerde bile başarı kazanır. Taş altında olmasın da. Sonucu çok geçmeden belli olacak bir durumun nasıl biteceğini merak edenler azıcık sabırlı olmalıdırlar. Bkz. Bkz. 2199.Sağ elinin verdiğini sol el görmesin. sabrederseniz hayırlı sonuçlara varırsınız.Sağ olsun da dağ ardında olsun. 2206. Sağlam insan durup dururken yatmak istemez. muradına ermiş.Önüne düşünce görürsün.. (Keller ile yağırlar birbirini ağırlar. bal kazana girmeyince.

Kimsenin ilgilenmediği. 2) Gelir gidere denk değilse durumu düzene koymaya çalışan kişi ne yapabilir.Sarı altının olacağına sarı samanın olsun.Sanatı ustadan görmeyen (öğrenmeyen) öğrenmez. Krş.. sahip çıkmadığı işler üzerinde değersiz kişiler egemenlik kurarlar. 2219. Sert davranana yumuşak davran. kırk gün kokusu çıkmamış. 2222. Hele insana bağlı olmayan hayvanlar için para büsbütün gereksizdiz.Sana vereyim bir öğüt: Ununu elinle öğüt.Sakla samanı. Kişi ne kadar çalışırsa çalşısın. Đşine hor bakan. Kişi. (Benden sana bir öğüt: Ununu elinle öğüt). Her şey var olduğu zaman alınıp bir köşeye konulmalı ki ortadan çekildiği zaman el altında bulunsun ve kullanılsın. Bkz. işini başkasına inanmamalı. 2211. Sana kötülük edene sen iyilik et.Sakal keçide de var. deliden daha delice davranışlarda bulunur. Her sanatın birtakım incelikleri vardır. 2218. 2212. pamukla) vur (dokun). gelir zamanı.. Para yenmez.Sarığı sarar. 2215. ulamı yetiştiği yere sokarsın.2209. sarar. içilmez.. benimsemediği. Bu nedenle insan için de.Sanat altın bileziktir. 2214. . üzerine titrediğimiz şeye her halde bir zarar gelir. 2216... Kurda neden boynun kalın demişler.Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın? 1) Kullanacağı şeyler kusurlu olursa en usta kimse bile onları uygun biçime sokamaz. Esirgediğimiz.Sanatını hor gören boğazına torba takar. En değersiz şeyi bile atmayıp saklamalı. Keçide de sakal var. bulunayım sana yokken. hayvan için de besin paradan daha değerlidir. Karga mandayı babası.Sarhoşa dokunma.. Bkz.Sana taşla vurana (dokunana) sen aşla (ekmekle.Sarmısağı gelin etmişler. Bkz.. bunu kendi kendine bulamaz. Değme sarhoşa. Yürüttüğünüz işi amaçlanan sonuca ulaştıramasanız bile ulaşabildiğiniz evre de olumlu bir aşamadır. 2213. kendisi yapmamalıdır. değeri hiç eksilmeyen bir servettir.Sakınılan (esirgenen) göze çöp batar.Sahipsiz (ıssız) eve it buyruk. Bkz. 2217.. Kişinin elindeki sanat. 2220. 2221.Sarhoştan deli bile korkar. Oysa besin olmasa yaşanmaz. Sarhoş. 2223. 2210. Günün birinde işe yarar.Sakla beni varken.Saksağan danayı babası hayrına bitlemez. Her halde bir ustadan görüp öğrenmelidir. 2225. kendi yıkılsın. 2224.

Sen ağa ben ağa. 2) Bir evde ara sıra kullanılaçak şeyden -insanı rahatsız da etse. Bkz. gizlisi yoktur....Selam para. 2242.) Herhangi bir durumda önemli olan.. gereksiz yerlere harcanır. bu atı kim tımar ede? Bkz. Yaramaz çocuk. Bahanesiz ölüm. Delilsiz cennete bile girilmez.) Herkes kendisini buyurucu durumda görür. Krş. bu atı kim tımar ede.Say beni. Bunun çaresine bakmak için kimden imdat isteyebilirsin? Kendi eyleminden doğan bütün olumsuzluklar böyledir. Başkasıyla böyle bir yakınlık kuramamış olan kimse. Bkz.Sen dede ben dede.Sarmısak da acı amma evde lazım bir dişi. 2229. 2226. Yoksul olan ya da toplumda seçkin bir yeri bulunmayan kişi. Pekmez gibi malın olsun. . çarçur olur gider..Sarmısağı(-nı) hesap eden paça(-yı) yiyemez. Her davranış para harcamayı gerektirir. 2232. 2227. 2238.Senden devletli ile ortak olma.. 2228. Çanakta balın olsun. Ecel geldi cihane. 2236. 2240.Satılık ziftin olsun.. Đşe yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan görürsün ki hatıra gelmeyen yerlerden onu arayıp soranlar vardır. Selanik'ten kel gelir.) Emek çekilmeden ele geçen para. soğan yalnız başlı. seveyim seni.bir parça bulunmalıdır. 1) Sorumlulukları olmakla birlikte her eve bir kadın gerektir. durumunun kaldıramayacağı işe kalkışmamalıdır. Miktarı saptanarak bir kimseye teslim edilmiş olan eşya iyi korunur.Sebepsiz kuş bile uçmaz. Krş. kalıcı öğelerdir.Sel gider kum kalır (kişi ettiğini bulur. sayayım seni.Sen bilirsin deyince (değirmende) kavga olmaz. sarmısağını. 2233... 2243. kelam para. Sirkesini. iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? 2239.Senden çıkmış bir kada (kaza)..Sel ile gelen yel ile gider.Sayılı koyunu kurt kapmaz (yemez). 2231. anlaşmazlık çıkmaz. kime giden (gidersin) imdada. 2235. Gelip geçici olanlar değil. (Sen dede ben dede. Bkz. 2234.. Bir konu üzerindeki görüşme sırasında uysallık gösterir.Bir topluluğun arasına yeni girmiş olan kötü kimsenin foyası ilk günlerde meydana çıkmaz. 2237.Sen bir garip Çingenesin. Kılavuz ve yardımcı almadan hiçbir iş başarılamaz. tek başına kendi yaşantısı içindedir..Sen ağa ben ağa.. bu ineği kim sağa. karşınızdakinin dediğini kabul ederseniz. 2230. (Yel gibi gelen sel gibi gider. 2241.. Sev beni. telli (gümüşlü) zurna nene gerek.Sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer.birbirlerinden saklısı. Anlaşan kimselerin -aynı aileden imişler gibi. ya da gerçekleşmesi için konulmuş olan belli süre çarçabuk geçer. senin yaptığın bir kaza sayılır.Sarmısak içli dışlı. Bir işin yapılması.Sebepsiz ölüm olmaz.

ben de olurum sensiz. Say beni. ya da sevişir diye kadına karşı içinde sürekli bir kuşku duyar. 2253. bir süre sonra söner. Bir kimse. kazancın bol olur. sonra sokar yılan olur. 2256. Kazanırsan dost kazan.Sevda (sevgi) geçer yalan olur. Bana karışamazsın. sevmeyenin sultanı. Düşmana kalacağını da bilsen kazanç yolunu bırakma. başka bir kimse ile olan ilişkisini keserse. Yapmayı düşündüğü işin tehlikelerini göze alamayan kimse o işe girişmemelidir. 2258. Deveci ile konuşan kapısını büyük açar. seveyim seni. Dünya bir. Dik başlı olanlar.Serçeden (kuştan) korkan darı ekmez. . kendisi gibi başkasıyla da sevişti.Sen olursan bensiz.Sen işlersen mal işler. işi bir. Çalışırsan malın verimli. 2249. Kazanacağım malı benden sonra kime bırakacağım diye çalışmaktan vazgeçme.Sermayen bir yumurta ise taşa çal. ben ben.Serkeş öküz (son) soluğu kasap dükkanında alır. 2252. Đn kalk dünyası. 2244.Sevip (sevişip) dostuna. Sen beni seversen ben de seni severim. Çünkü bu adam.Çünkü o çok para koyup geniş iş yapmak ister. 2251. Kavanoz dipli dünya. boşanıp kocana varma. yenmeye azmederek çalışmaya koyulmalıdır. insan öyle genişler. boşandığı kimse ile yeniden evlenmemelidir. 2257. Öyle ki başta en büyük mutluluk kaynağı sayılırken. Güçsüz kişiye en küçük sarsıntı yıkım nedeni olur. Sevmeyenlere yüz vermeyiniz.Sev beni. Bu da evlenenler için geçimsizlik kaynağı olur.. Đş üzerinde de hep onun sözü geçerli olur.Serçeye çubuk beredir. buna senin gücün yetmez. Hiç kimse kendisini başkasının buyruğu altında görmek istemez. Đnsan. 2259.Sen işten korkma. Bkz. Bu davranışları hayatlarına bile mal olabilir. 2245. töredışı sevdiği kimseye varmamalıdır. iş senden korksun.Sen sen.Serçe ile konuşanın sesi semadan gelir. işe yaramayacak kadar küçük ve önemsiz ise onu kullanmaktan vazgeç. Bkz.. davranışlarının cezasını görürler. düşman ocağın başından çıkar. Bir kadın. Kadın. sonra en büyük rahatsızlık etkeni olur. sen dayanamazsın. 2246. 2255. Sizi sevenlere kul gibi hizmet ediniz.Sen dost kazan. sayayım seni). 2254. Bkz.Sevenin kuluyum (kulu ol). 2250. Zarar ederseniz o dayanabilir. (Say beni.Sen kazan da düşmana kalsın. 2248. 2247. Böyle böle zengin olursun.Seraskere dana güttüren dünya. Krş. sonuçtan umudunu kes. yapacağı işi gözünde büyütmemeli. Sevda ateşi sevgilileri önce kaynaştırır. sayayım seni. Kendisine hükmetmek isteyen kimseye karşı duygusu şudur: Sen kendini nasıl yüksek ve bağımsız görüyorsan ben de kendimi öylece yüksek ve bağımsız görüyorum. Çünkü boşanmanın nedeni olan eski anlaşmazlıklar yeniden baş gösterir. Sevgi karşılıklı olur. Güvendiğin şey. yüksekten bakınız. o da bu kişi ile ilişkisini sürdürmek istemez.

26 nisanda sona erer.. dostuna çok sık gitme. Toplumdaki yeri ne denli yüksek olursa olsun.Sinek pekmezciyi tanır. Bkz. Đşini bilen kişi.Sıçan geçer yol bulur.Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna.Sıcağa kar mı dayanır? Sürekli tüketim.. Seyrek giderse büyük sevgi ile karşılanır..Sıçılacak ağız göte yakın gelir. Kişinin ağır hakaret görmesi. Krş. Eceli gelen.Sev seni seveni hak ile yeksan ise. yakayı ele verme durumunda kalınca nereye kaçacağını bilir. Açma sırrını dostuna.Sirkesini. Denenmişi denemek ahmaklıktır. komşusuna taş atmamalı. Krş.. bol para kazanmalar da kendisinden çok üstün kimseleri küçük görme gücü verir. 2262.Sıçana rakı içirmişler... sevr (Arapça) boğa demektir. 2261. Sıtmaya yakalanan kişi tedavi görüp iyileşse bile aradan uzun yıllar geçer de benzinin solukluğu geçmez.Sıçan (fare) çıktığı deliği bilir. Toplumdaki yeri ne denli değersiz olursa olsun.. Sonra usanır.içimiz almaz. Hazıra dağlar. Kabahat öldürende değil. sana yüz vermez. o işin kazançlarından yoksun kalır. Seyrek git sen dostuna. her saatı bir devir. kısa zamanda yükselmeler. Küçük bir dokunuşla büyük zarara uğrayacak olan kişi... üzerine düşmanlık çekecek davranışlardan sakınmalıdır. 2266. Bkz. Bir iş için kötü bir yol açılırsa gelenek olur. Sık gidersen dostuna. sevme seni sevmeyeni Mısır'a sultan ise.2260. 2265. 2271. artık herkes o yolu tutar. 2274. Sitte-i sevr Boğa Burcunun altı günü. Đşte bu günlerde hava her saat değişiklik gösterir.. 2267. 2269. Eşeğe rakı içirmişler. Krş. 2263. seni sevmeyeni sevme. kalksın ayak üstüne. (Sarmısağını hesap eden paçayı yiyemez. Kişi dostuna sık sık giderse çok sıcak karşılanmaz. seni seveni sev. anlamını taşıyor ki güneşin Boğa Burcuna girdiği 21 nisan da başlar.. yatar arka üstüne. kalksın ayak üstüne. 2270. Rakının güçsüz kişiye geçici bir yiğitlik duygusu kazandırması gibi. 2264.. kendisinin buna yol açmasından ileri gelir. Gizli bir iş yapmak üzere girişime geçmiş olan kişi. Ne denli candan olursa olsun. sarmısağını sayan paçayı yiyemez.Sırça köşkte (evde) oturan. Kirli şeylerle bir arada bulunan nesneyi -ne kadar ufak olursa olsun ve ne kadar zararsız görünürse görünsün. Sitte (Arapça) altı. kediye meydan okumuş..Sırrını açma dostuna (dostunun dostu vardır) o da söyler dostuna. 2275.Sık gidersen dostuna. 2273.. Krş. yararlanacağı kimseyi bilir.Sitte-i Sevir.Sınanmışı sınamak ahmaklıktır. Krş.Sıtma ben tuttuğumu kırk yıl sonra tanırım demiş. 2272. 2268.) Küçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi. Dayak isteyen keçi. .Sinek küçüktür ama mide bulandırır. en büyük birikimleri bile eritir. yatar arka üstüne.

Görünüşe değil özdeki cevhere bakılmalıdır. Bkz. Dışarı çıkmamalı. Kurcalama sivilceyi. Örneğin bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa daha önce davrananlar seçer. Đnsan bir işi yaparken karşısına bilmediği birçok şey çıkar. 2289. Belki de hiç kalmaz. 2277. O zaman pişman olmak da işe yaramaz.. Sitte-i Sevirde hava çok bozuk ve fırtınalı olur.Sonradan gelen devlet devlet değildir. doğrayan bilir.Sitte-i Sevir.Sona kalan donakalır. Bkz. Biliyorum sandığı işlerde de . Kendilerini olduklarından daha üstün göstermeye çalışırlar. bulunca sapını komaz. 2287. kat kat yün giysiden daha çok sıcak tutar. yanlış demeden yapmamalı. başarılmış olan işten yararlanan bilmez.Sivilceyi kurcalama. Krş. Đyice düşünülmeden yapılan iş. Sonradan görmüş olanlar. 2284.2276. Kurcalama sivilceyi. 2280. Koyma akıl akıl olmaz. ben ondan geri demiş. Hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar. alışılmışın dışında gösteriş meraklısı olurlar. seçer alırlar.(Soğanın acısını) yiyen bilmez. 2286.Sofu soğan yemez. Bir konunun üzülecek ve sevinilecek evreleri sona erdiği zaman sevinilecek durum ağır basmışsa eski tasalar unutulur. o işi başarmış olan bilir. Đş göremeyeceği bir yaşta gelen zenginlik neye yarar? 2288. Herkesin pay alabileceği bir işi yapmakta erken davrananlar. ben ondan geçe.Son gülen iyi güler. 2285. 2282. kapıyı çevir.Son pişmanlık fayda vermez (etmez). Bkz. 2283.Soğuk. geriye döküntüleri kalır.Sokma akıl. Yapılacak bir işi hemen yapmayıp geciktiren kişi zarar eder. kırk kat keçe..Sonradan gelenin evi uç. 2281.. bilenlere sorup öğrendikten sonra yapmalıdır. sonradan kadın olanın hamama sığmaz tası. Kişi gençliğinde zengin olmalıdır ki bunu gereği gibi kullansın. çıban edersin.Sivilce kurcalanınca çıban olur. tarlası kıraç olur. sekiz adım gider. en kazançlı parçaları ele geçirirler. Bir iş yapılırken ne denli güçlük çekildiğini. çok kez insanı zarara ya da geri dönemeyeceği bir çıkmaza sokar. Bunları doğru.. Gecikenlere önemsiz parçalar kalır. bir kat deri. Görünüşü beğenilecek gibi olmayan öyle kişiler vardır ki değerlerine paha biçilemez.Siyah inekten beyaz süt sağılır. 2290. 2278.Sonradan imam olanın camiye sığmaz sesi. hep sevinilir.Soran yanılmamış (yorulmamış).. 2279. Bir kat deri giysi.. Köleden ağa olan minareyi.

söyleyenin aklından geçmemiş olan bir anlama çekerler. ondan sonra söyle. inansınlar.Soy asma. yararlı bir şey olabilir.. Đnsan. söz var ara düzer. Krş.Söz gümüşse sükut altındır. (Cins cinse çeker).Söyleyenden dinleyen arif gerek. verdiği sözü yerine getirir. çok uzak ve bulunması çok güç yerleri bile bulur. söz var baş yitirir. Susan için böyle bir şey söz konusu değildir.yanılabilir. ağzını der.Söz biliyorsan söyle. bilmediği konuda ağız açmamalıdır. yatıştırıp yola getiren de çılgınca ya da akıllıca söylenen sözlerdir. 2302. sohbetinden bellidir. 2304. Đnsan sora sora. 2299. Đçinden geleni söyleyen bir kişinin sözleri. söz var. pişir. 2305. dağa çıkarır. sonra söyle. Öyle konular olur ki anlatan biraz kapalı konuşur. Danışan dağ aşmış. Kimi zaman dinleyenler. seni bir adam sansınlar. Kötü soydan gelmişse kendisinde de bu kötülükten bir iz bulunur. doğru çıkmasını istediğimiz şeylerse. Önce düşün. Bkz. 2297.Söz dediğin yaş deridir. Krş. Đlişkilerimizde dikkatli ve ölçülü konuşmalıyız. bilmiyorsan söyleme.Söz var. Sözünü tutana öğüt ver.Sora sora Bağdat (Kabe) bulunur.Söyleyene bakma. (boktur kokar). 2306. bir söz ara düzer. çeşitli anlamlara gelebilir. 2298. Ama susmak ondan iyidir.Sözü söyle alana. soyuna çeker. Bkz. Çünkü konuşmak insanın başına birtakım işler açabilir. 2296. bir sözü.Söz var. Onlar için de bilenlerin düşüncesini alırsa yanılmayı önlemiş ve boş yere yorulmamış olur. söyleyenin ne demek istediğini anlamalıdır. 2301. sözünde durur. söz var.Söz ağızdan çıkar. her durumuyla soyluluğunu gösterir. Bir sözün nereye varacağını iyi düşün. Mert olan kişi. Bir kimsenin kimliğini öğrenmek için soyunu sopunu sormanın gereği yoktur. Krş. 2292. iş bitirir. Konuşmak güzel. 2295. Konuşup görüşmesinden nasıl bir insan olduğu anlaşılır. 2291. Temiz soydan gelen kişi. Her canlı az çok soyuna çeker. Birçok sözler.Söz sözü açar.Soydur çeker. bildiği konu üzerinde konuşmalı. baş yitirir. Bir söz ara bozar..Söz var ara bozar. Laf lafı açar.Sorma kişinin aslını. Krş. Söz var iş bitirir. . 2294. 2293. Söylediklerin bir kulağından girip öbür kulağından çıkan kimseye nefes tüketme.Sözünü bil. dağdan indirir. 2300. O zaman dinleyen. söylediklerine inanmak isteriz. Ağzına gelen her sözü söyleme. söyletene bak. Karşımızdakini sinirlendirip baş kaldırtan da. 2303. Yol sormakla bulunur. nereye çekersen oraya gider. bunları ona Tanrı söyletiyor der. devşir. kulağında kalana.

Krş. karşıdakini inandırır. Daha önce bize yararı dokunmuş olan güzel bir durum.Söz verme. verdinse dönme.Suyu getiren de bir.Suç samur kürk olsa kimse üstüne almaz.Sözün insanlar üzerindeki etkisi çok büyüktür. hangi amaca hizmet ediyorsa o uğurda bir kazaya uğrar. kimsenin karışamayacağı ve bozamayacağı biçimde bitirmek için yetkili kişilerin en büyüğü ile görüşüp anlaşmak gerektir. bugün bulunmasa bile yarın yine ortaya çıkar...Su akarken testiyi doldurmalı (doldur).Su aktığı yere (yine) akar. Bkz.Suçu gelin etmişler. ölendedir. Bir konu. . Ama söz verdinse ne yap yap sözünü yerine getir..Su bulununca (görülünce) teyemmüm bozulur. (Testiyi kıran da bir.Suyu havana koy. fırsattan yararlanmalı. ister istemez ona benzeyen başka bir şey kullanılır. Bir kişi. Kabahat samur kürk olsa. Durmadan akan suya uyuyor denilebilir de sesi çıkmayan. Ancak çocukların sofradaki her şeyi yemelerine ve dilediklerinden. Ölçüsüz. Krş.Su bulanmayınca durulmaz. 2314. büyüklerden önce küçüklere verilmelidir. Kabahat samur kürk olsa. Bkz. 2312. 2316.Su yatağını bulur. görevini iyi yapanla kötüye kullanan arasında bir fark gözetilmemektedir. 2319. sofra (söz) büyüğün. 2309.. Ama aranan şey ele geçince. 2310. 2320. Kabahat öldürende. döv döv yine su. (Konuşmaya da ilkin büyükler başlamalıdır. büyüklere tanınmış bir haktır. Çocuklar istedikleri kadar su içebilirler. 2311.. türlü çekişmelerden sonra aydınlığa kavuşur. suyu getiren de. O.Su küçüğün. sert sözler ise karşıdakini sinirlendirir. 2322. söz var dağdan indirir. Akıllıca söylenmiş sözler. Söz var dağa çıkarır. Bir işi. 2307. yok olur. 2308. Akarsu çukurunu kendi kazar. kimse güvey girmemiş. 2321.Su uyur. yoluna girer. Ne denli sevimli görünürse görünsün. diledikleri gibi almalarına izin verilmez. 2317.. fırsat beklemektedir. kıpırdamayan düşmana uyuyor denilemez. söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir. Su içen kimseye dokunulmamalıdır. benzerinin değeri kalmaz. Kişi. Bkz. düşman olsa bile. geliri bol olduğu zaman ilerisi için para biriktirmeye.Su başından (bendinden) kesilir (bağlanır). suçu kimse kabul etmez. Su. düşman uyumaz.Suç öldürende değil. yumuşatır. mal mülk edinmeye bakmalıdır. Kendine güvenemezsen söz verme.Su testisi su yolunda kırılır. Senden beklenen bir işi yapabilip yapamayacağını iyi düşün. Sofrada yemeğe başlamak. Ele geçmeyen güzel bir şeyin yerine. testiyi kıran da. 2313. ya da şey. işlerin olumlu yola girmesini sağlar.) Zamanımızda.) 2318.Su içene yılan bile dokunmaz. 2315.

Huylu huyundan vazgeçmez. eskiden beri yolunu şaşırmış kimseden daha azgın olur. Yalnız kalanı kurt yer. görünüşüne göre değil. ot yer. niteliği değiştirilemez. 2325. ne denli uğraşılırsa uğraşılsın. dostluğu bozar. Görünüşte birbirine benzeyen öyle şeyler vardır ki nitelikleri birbirinden çok ayrıdır.Şahin ile deve avlanmaz. Çevresine yararlı olamayan. verimli şey. Can çıkmayınca huy çıkmaz. Bkz.Sütlüyü sürüden çıkarmazlar. Huy canın altındadır. Adamın yere bakanından. 2335.Şakanın sonu kakadır. insanın yere bakanından kork (sakın).Sütsüz koyun meleğen olur. Arkadaşlarından ayrılıp tek başına iş yapma yolunu tutan kişi. 2327. ayranı üfleyerek içer (yoğurdu üfleyerek yer).Sükut ikrardan gelir (sayılır). Krş. Şaka sürüp gittikçe tatsızlaşır. canla çıkar. kuzuyu) kurt kapar. ::::::::::::: -Ş2331.Çarpıcı bir özelliği bulunan kişi ya da nesnenin. 2324. 2328. et yer. 2338. ölünceye değin sürer. karga gözünü bokta açmış. 2334. Kişi ana baba ocağında ne görmüşse öyle yetişir.Şahin küçük. 2336. yaradılış özelliğine ve yeteneğine göre iş yapar. büyük zararlara uğrar. deve büyük.. Araba ile tavşan avlanmaz. Sonradan azan kişi. 2326. Bir davranışı kendisine pahalıya mal olan kişi. Kişinin küçükken edindiği huy. 2333. Beğenmediğiniz durumu.. Đnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur. .Sütle giren huy. Yararlı.Şaraptan bozma sirke keskin olur.Şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir. 2323. gör geç demişler. elinde avucunda bir şey bulunmayan kişi. sürüp giden bir anlaşmazlık konusu yapmayınız.Sütten ağzı yanan. Bkz. Ahmak misafir. büyük şeyler elde edilemez. Küçük şeyleri elde etmek için yeterli olan araçla.Şap ile şeker bir değil.. koruyucusuz.Sürüden ayrılanı (ayrılan koyunu. Yaşamı boyunca da o durumu sürdürür. benzeri durumlar karşısında çok ihtiyatlı davranır. Hoş görüp geçininiz. elden çıkarılmaz. 2337. hep acıklı ve üzüntülü konuşur. kırıcı olur. 2332.. desteksiz kalır..Şahin gözünü ette açmış. Krş.Sür git dememişler. Küçük olmak.Suyun yavaş akanından. Kişi..Şaşkın misafir ev sahibini ağırlar.. güçsüz olmak demek değildir. Bir kişiye: Sen şöyle bir iş yaptın mı? (yapmışsın) diye sorulduğunda karşılık vermiyorsa evet diyor sayılır. 2329. 2330. Krş. Öyle küçükler vardır ki kendilerinden büyük olandan daha güçlüdürler.

2339- Şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar. Ne yaptığını bilmeyen kişi, işi tersinden yürütmeye kalkar. 2340- Şeriatın kestiği parmak acımaz. Yasa ne buyuruyorsa ona boyun eğilir. 2341- Şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma şerre dönmesin. Kötü gitmekte olan bir işin kötülüğüne boyun eğmemek, zaman kazanıp onu iyileştirmeye çalışmak gerekir. Đyi olduğu belli olan işi de hemen sonuçlandırmak uygundur; çünkü uzatılan iyi işin zamanla kötü bir biçim alması tehlikesi vardır. 2342- Şeyh uçmaz, müridi uçurur. Bir kişiye inananlar, onu olduğundan çok üstün görürler. Onda olağanüstü değerler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler. 2343- Şeytan adamı kandırır, ama suyunu ısıtıvermez. Uykuda kendisini şeytan azdıran kişinin gusül yapması gerekir. Ama şeytan, işini bitirip kaybolduğundan gusül suyunu ısıtmak zahmeti o kişiye düşer. Bunun gibi, bizi aldatıp güç duruma düşüren kimseler artık yanımıza uğramazlar. Başımızın çaresine kendimiz bakarız. 2344- Şeytanın dostluğu darağacına kadardır. Kötü arkadaş, kişiyi yoldan çıkarıp ölüme kadar sürükleyebilir. Ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bırakır. 2345- Şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar. Kurnaz ve hileci kimse ile ortaklık eden kişi, hilenin kurbanı olur. Krş. Şeytanla ortak buğday eken... 2346- Şeytanla ortak buğday eken samanını alır. Kurnaz, düzenbaz kimse ile ortak olmayın. Karı kendisine mal eder; zararı size yükler. Krş. Şeytanla kabak ekenin... 2347- Şık şık (çık çık) eden nalçadır, iş bitiren akçadır. Değerli nesneye bir yönüyle benzeyen şey, onun yerini tutmaz. Örneğin nalça da maden para gibi şık şık diye ses çıkarır, ama onun gibi iş bitirmez. 2348- Şimşek çakmadan gök gürlemez. 1) Meydana gelmemiş bir olayın yankısı olmaz. Bir tepki, ya da etrafa yayılmış bir haber varsa, bunun bir olaya dayandığını kabul etmek gerekir.

2) Bir gürültü kopmadan önce belirtileri görülür. 2349- Şöhret afettir. Kişinin kazandığı ün, her zaman hoşa giden bir durum sağlamaz. Kendisini sıkan, rahatsız eden durumlara da yol açar: Ünlü bir doktor, ünlü bir şarkıcı, ünlü bir usta... özgürlüğünün tadını gereği gibi çıkaramaz. Gücünü aşan istekler, zorlamalar karşısında bunalır. Kıskanılarak üzücü durumlara da düşebilir. 2350- Şubatın sonundan, martın onundan kork. Uzun yılların gözlemi göstermiştir ki şubat sonunda ve martın onunda hava çok fırtınalı ve soğuk olur. ::::::::::::: -T-

2351- Tabağa sorarsan dünyada fena koku olmaz. Kötü işlerle uğraşan kimse, kötü iş diye bir şey tanımaz. 2352- Tabak mısın, it bokuna muhtaçsın. En değersiz nesnenin ya da hiç beğenilmeyen kişinin de işe yaradığı konu vardır. Krş. Altın kepeğe muhtaç. 2353- Tabak sevdiği deriyi yerden yere çarpar. Kişi, eğitimine önem verdiği, ya da beğendiği kimseyi hırpalarcasına çalıştırır. Krş. Aynı sevdiği yavrusunu hırpalar. 2354- Tabancanın dolusu bir kişiyi korkutur, boşu kırk kişiyi. Kişi, gücünü kullanarak istediği şeyi elde edebilir. Ama bunu yapmayıp çevreyi eyleme geçme korkusu içinde bırakırsa daha çok şeyler ele geçirir. Nitekim dolu tabanca ile ancak bir kişi vurulabilir. Bunu gören kimseler artık ondan korkmazlar. Ama boş tabancadan herkes korkar. Çünkü dolu sanılır ve kime karşı kullanılacağı bilinmez. 2355- Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar. Bkz. Onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar. 2356- Tamah olmasa müflis acından ölür. Bkz. Tamah varken... 2357- Tamah varken müflis acından ölmez. (Tamah olmasa müflis acından ölür.) Elinde avucunda bir şey bulunmamakla birlikte küçük kazançları beğenmeyen kişi, büyük kazanç hayaliyle geçinir. 2358- Tana kalan dona kalır. Bkz. Bugünkü işini yarına bırakma. 2359- Tandır başında bağ dikmek kolaydır. Önemli işler düş kurmakla gerçekleşmiş olmaz. Sorun, bu düşün gerçekleştirilmesidir. 2360- Tan gelsin, hayri beraber gelsin. Bkz. Sabah ola hayır ola. 2361- Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır. Kirli işler yaparak çıkar sağlayan kişi, buna elverişli olan durum sona erince sersemleşir, hiçbir iş yapamaz olur. 2362- Tarhuncuya tarhun satılmaz. Bkz. Tereciye tere satılmaz. 2363- Tarla çayırda, bağ bayırda. Tarla düz ve nemli yerde, bağ bayırda bulunursa daha verimli olur. 2364- Tarlada izi olmayanın harmanında yüzü olmaz. Tarlasını sürmeyen, çapalamayan, gübrelemeyen ondan ürün bekleyemez. 2365- Tarlanın (malın) iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın. Suya yakın yerdeki tarla değerlidir. Çünkü sulanması kolaydır. Eve yakın olan tarla daha değerlidir. Çünkü çapalama, gübreleme, ekme, ürünü koruma ve devşirme... gibi işlerin hepsi çok kolaylıkla ve yollarda vakit geçirilmeden yapılabilir. 2366- Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün (ineğin) başlısı. Tarlanın taşlısı, kızın uzun saçlısı, öküzün büyük başlısı daha çok beğenilir. Krş. Tarlayı taşlı yerden... 2367- Tarlayı düz al, kadını kız al.

Tarla alacak kimse, düz yerden almalı, bayırdan, engebeli yerden almamalıdır. Evlenecek erkek de dul kadını değil, kızı yeğlemelidir. 2368- Tarlayı koçan zaptetmez, saban zapteder. Elinizde tarlanın sadece tapusu bulunmakla malınız var sayılmaz. Onu ekip biçebiliyorsanız malınız var demektir. 2369- Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden. Taşlı tarlanın tahılı daha güzel olur. Erkek kardeşi bulunan kız da hem sarkıntılıklara karşı korunmuş, hem de kardeşine hizmet ederek ileride kocasına nasıl hizmet edileceğine alışmış bulunur. Krş. Tarlanın taşlısı... 2370- Tas yere düşmeden çanlamaz. Ortada dolaşan dedikodu, büsbütün asılsız olamaz. Kötü bir iş yapılmış olmasaydı böyle söylentiler ortaya çıkmazdı. 2371- Taşa çıkan keçinin ağaca çıkan oğlağı olur. Bkz. Ağaca çıkan keçinin... 2372- Taş altında olmasın da dağ ardında olsun. (Sağ olsun da dağ ardında olsun.) Ayrılık zordur. Ancak bir tesellisi vardır: Uzakta, dağların ardında bulunan sevdiğimize günün birinde kavuşabiliriz. Tanrı ölüm ayrılığı vermesin. 2373- Taş çömleğe çarparsa vay çömleğin haline, çömlek taşa çarparsa yine vay çömleğin haline! Güçlüyle güçsüz çarpışırsa -saldıran ister güçlü, ister güçsüz olsun- güçsüzün yenilmesiyle sonuçlanır. Krş. Çömlek taşa dokunursa... 2374- Taş düştüğü yerde ağırdır (kalır). (Taş yerinde ağırdır.) Kişinin değerini en iyi bilenler, kendi çevresinde bulunanlardır. Onun için hatırı, daha çok kendi çevresinde sayılır. 2375- Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez. Đşi yapacak olanda yeteri kadar güç bulunmadıkça, şunun bunun küçük yardımlarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez. 2376- Taş taşa söykenir. Đnsanlar önemli, büyük işleri, birbirlerine dayanarak başarırlar. 2377- Taş taş üstüne olur, ev ev üstüne olmaz. Bkz. Dağ dağ üstüne olur... 2378- Taş yerinde ağırdır. Bkz. Taş düştüğü yerde ağırdır. 2379- Tatarın kılavuza ihtiyacı yok(-tur). Yolunu, ne yapacağını bilen kimseye başkasının yardımı gerekmez. 2380- Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Bkz. Acı söz insanı dininden... 2381- Tatlı söz can azığı, acı söz baş kazığı. Bkz. Acı söz insanı dininden çıkarır. 2382- Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur. Sonunu düşünmeden hoşlandığı şeyleri yapan kişi, bir süre sonra bunun sıkıntısını çeker. 2383- Tatlı ye, tatlı söyle. Dünyadaki şu konukluğumuzu neden kendimize zehir edelim? Özel yaşantımızda, çevremize karşı davranışlarımızda da hep hoşa giden durumumuz olsun.

2384- Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin. Đşe yaramayan nesneyi küçük çabalarla bir şeye benzetmek boş olduğu gibi aptal kişiyi de sözle akıllandırmak olanaksızdır. 2385- Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış. Önemsiz kişi, önemli kişiye küsse, önemli kişinin umurunda bile olmaz. 2386- Tavşan dağda, suyu ateşte. Durumları hiç değişmeyecekmiş gibi çalışmalarını sürdürenler, bilmelidirler ki güçlerini, canlarını her an yitirebilirler. 2387- Tavşanı tazı tutar, çalımı avcı satar. Buyruğu altındaki kişinin yaptığı işi kendi başarısıymış gibi gösterip övünenler vardır. 2388- Tavuğun sadakası bir yumurta. Gücü büyük işler başarmaya yetmeyen ya da zengin olmayan kişilerden ancak küçük yardımlar beklenebilir. 2389- Tavuk kaza bakmış da kıçını yırtmış. Yoksul, zenginin; güçsüz güçlünün yaptığını yapmaya kalkışırsa eskisinden daha kötü ve acıklı bir duruma düşer. 2390- Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur. Akıllı işçi, beceremeyeceği yönetim işine el atmaz. Bilir ki böyle bir davranışı, kendisinin de başkalarının da yıkımına yol açar. 2391- Taze bardağın suyu soğuk olur. Yaşayışına karışan yeni şeyler, yeni dostlar kişiye hoş görünür. Krş.Yenice eleğim... 2392- Tebdil-i mekanda ferahlık var. Đnsan yer değiştirince ferahlar. 2393- Tedariksiz aptes bozmaya oturan, domalı domalı taş arar. Gereken hazırlıkları yapmadan bir işe girişen kişi, çok sıkıntılı durumlarla karşılaşır. 2394- Tek elin nesi var, iki elin sesi var. Bkz. Bir elin sesi var... 2395- Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur. Bkz. Araba devrilince... 2396- Tek kanatla kuş uçmaz. Öyle işler vardır ki ancak bir yardımcı ile işbirliği yapılırsa başarılabilir. Yardımcısız yapılamaz. 2397- Tekkeyi bekleyen çorbayı içer. Đyi bir sonuç elde etmek için bir yerde uzun süre çalışan, sabırla bekleyen kişi, katlandığı sıkıntıların mükafatını görür. 2398- Tembele dediler: Kapını ört. Dedi: Yel eser örter. Bkz. Tembele kapını ört... 2399- Tembele iş buyur (buyurursan) sana akıl ögretsin (öğretir). (Nasihat istersen tembele iş buyur.) Tembel, kendisine buyurulan işi yapmamak için, ya onun yapılmasına gereklik bulunmadığını söyler; ya da buyurulan biçimde değil, kendisinin işine gelen biçimde yapmayı önerir. 2400- Tembele kapını ört demişler, yel eser örter demiş. Tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgardan bekler.

2411. ana yarısıdır.. rahatlık görece durumlardır: Đşin niteliğine ve kişinin bu işi yapma yeteneğine göre yargı değişir. kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi. Gereken tedbirleri aldıktan sonra daha fazla titizlik göstermeyip sonucu Tanrı'nın dileğine bırakan kimse rahat eder. tartı var. 2405. Bkz. Kendisine gerekli olan şeyler kolay taşınır olan kimsenin bir yerden başka yere göçmesi işten değildir. Bir kimse uzmanlığını kullanarak başkalarına yararlı olur da bu uzmanlığı kendi yararına kullanmaya fırsat bulamaz.Testiyi kıran da bir.Temel taşı temelde. 2410.Tilki benim için demem ama üzümsüz bağın kökü kurusun demiş. Rahat görünen öyle işler vardır ki onunla uğraşanların dinlenmesi. muhallebi yerken kırılır dişi.Teyzemin taşağı olsa dayım olurdu. şefkat gösterir. gülünç duruma düşer. 2416. 2407. Đçyüzünü iyi bilen kimseye karşı. Onunla yakından ilgilenir. her şey vaktiyle.Teşbihte (temsilde) hata olmaz. Bir işin ustasına o işi nasıl yapacağı öğretilmez. Krş. saygısızca bir davranış değildir. (Terazi tartıyla. 2413. Kaşık (kepçe) demiş: Ben nerdeyim? (Girdim. kimileri için yorucu olan davranışlarla olur. Hiç kimse. kusurlarını gizlemeye çalışan ve yüksek nitelikleri bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkışan kişi. Suyu getiren de bir. Gerçekçi olmak gerekir. çarçabuk bitirilemez. Herkes özel durumuna ve uzmanlığına göre en yararlı olduğu alanda yer almalıdır. gördüm). Doğru dürüst yapılması istenen iş. başkasından yardım beklememeli. yoksa girişmemelidir. 2414. 2412.Temiz (iyi) iş altı ayda çıkar.2401. kendisinin yararlanacağı şeyi başkaları için gerekli imiş gibi göstermeye çalışır.Tırnağın varsa başını kaşı. 2408. her bir şeyin vakti var. 2403. Krş.Terziye göç demişler.Terazi var. Terazi var. her şey vaktiyle. Kurnaz kişi. tartı var. Yoruculuk. Teyze. 2406.Terziye dinlen demişler. Varsayımla düş kurularak bir şey elde edilemez. köşe taşı köşede gerek. Uzun zaman ister. Yeri geldiği zaman çirkin.Terzi kendi söküğünü (dikişini) dikemez. 2402. 2417. çıktım) (Girdim.) Her şeyin bir ölçüsü ve zamanı vardır.Tilki erişemediği üzüme hevengim olsun demiş. 2418..Terazi tartıyla.Tereciye (bostancıya) tere (tarhuncuya tarhun) satılmaz. Bkz. 2415.Ters giderse insanın işi. Zarar kaygısı çekmez. Bunlara dikkat edilmelidir.Tencere (çömlek) demiş: Dibim altın.. Kürkçünün kürkü olmaz.. Kimseden kimseye hayır yok. suyu getiren de. yeğenine annesi gibi sevgi. kendisinin olanakları varsa bir işe girişmeli. 2409. Kimse bundan alınmamalıdır. ayağa kalkmış. ignem başımda (yanımda) demiş.Teyze. her bir şeyin vakti var. . Allah isterse bir kulun işini. Bkz.Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez). 2404.

Tokmağı baş kazık yer. 2419.. Tok. Varlıklı olanlar. Bkz.Tok.. 2432. bağlı bulunduğu çevreye ve işe dönmek zorunda kalır. onlardan kötü huy kaparlar. 2435.Tok ne bilir aç halinden? Bkz.. yoksulların ne büyük geçim sıkıntısı içinde bulunduklarını bilmezler. 2421.Tilkinin dönüp (gezip. Körle yatan şaşı kalkar. 2431. 1) Bir kimse. Bir suçu birlikte işleyenlerden yakayı ele veren cezayı çeker... 2427. 2434.. Cezayı o çeker.. Üzüm üzüme.Türk karır. (Tutulmayan hırsız beyden büyüktür.Tilkiye: tavuk kebabı yer misin? demişler. Tok karnına yemek yemek. ekmeği dişler. (Var ne bilsin yok halinden). aksamak öğrenir. 2433. Birçok kişinin katılmasıyla yapılan işin en büyük sorumlusu başkanlardır.. Bir kimseye çok özlediği halde elde edemediği bir şey ister misin diye sorulur mu? 2422.. kılıcı karımaz. hünerini gösterinceye kadar daha kurnaz birinin tuzağına düşer. yakayı ele vermeyen hırsız. 2436.Topalla gezen.. 2426..) Suçu ispatlanamayan.. 2420.Tutulmayan hırsız beyden büyüktür. Kedi.Tüccar züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar. mezarını dişiyle kazar.Tutulan (eldeki) sakal yolunur. Karnı tok olanlara yemek beğendirmek kolay değildir.Tilki.. sağlık için çok zararlıdır. Bol ve bedava gereçle yapılan işler.. dolaşıp) geleceği yer...Türk'ün aklı gözünde. 2428. suç işlememiş gibi yaşar. Đtle yatan. 2424.. ikram edilen en lezzetli yiyeceklere karşı bile isteksizdirler. Kusurlu kimselerle düşüp kalkanlar. Halk böyle inanır: Đyiliğini gördüğü. yarış kabul etmeyecek ölçüde iyi. beyden doğru. acın halinden bilmez (ne bilir). adamın güleceğini getiriyorsunuz demiş.Tutulmayan uğru. uzanamadığı ciğere `pis' der.Toprağı işleyen. Krş. Đsin yanına varan is. sonunda. tilkiliğini bildirinceye kadar post elden gider. 2430.Tok iken yemek yiyen. 2425. üzerine atılan suçu işlememiş olduğunu anlatıncaya kadar suçun cezasını fazlasıyla çekmiş olur. ne kadar kendi havasında yaşarsa yaşasın. ekmeğini yediği kimseye karşı saygısızlık ve hayınlık eden kişiyi Tanrı cezalandırır.Bkz. 2429. Türk ihtiyarlığında bile genç gibi kılıç kullanır. Kır atın yanında duran. çalışmasının verimlerinden yararlanır.Tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur. Bkz. güzel olur. Bir kişi. . 2423. Müflis bezirgan. açın halinden. Kişi refikinden. Uğraşı alanının bütün gereklerini yerine getiren kişi..Tok ağırlaması (ağırlamak) güçtür (güç olur). Bunlar. Tutulmayan uğru... istediği işi yaparsa yapsın. kürkçü dükkanıdır. 2) Kurnaz kişi.Top otu beylikten olunca güllesi Bağdat'a gider. Özgürlüğün ve egemenliğin keyfini sürer.

Ekmeği ekmekçiye ver. 2442. Ama kimi zaman iş işten geçmiş olur. Çabucak kullanılamaz duruma gelir. sızlanır durur. Ucuz mal. Bir iş yapılırken ölçüyü aşan harcama. beğenir. Yoksul kişi. 2440. ya kaba ve kullanışsızdır. Onun için uzmanın en küçük emeği (bir çekiç vuruşu) bile çok değerlidir.Utananın oğlu. ya da az bulunan bir nesnedir. küçük bir dokunuşuyla yapıverir. kızı olmamış. sen saygını azaltma. ::::::::::::: -U2439. huy (ad. Krş. Bu tutumundan büyük zarar görür. ya sağlamdır. rahata kavuşma umudu içinde yaşar. yakında bolluğa. 2444. Kendisinden büyük kimselerle ortak işe girişen. öz) güzelliği Urum'dan Şam'a. Aradan zaman geçince doğru. fakirin (garibin) ekmeğidir. Đstenildiği gibi yararlanmaya elverişli değildir. 1) Yüz ve vücut güzelliği geçici. Ucuz mal kötüdür. 2449. sağlam bir davranış yolu bulur ve biraz geç de olsa onu uygular. dahası birçoklarınca çiğnenseler bile. 2450. Pahalı olmasının da nedenleri vardır: Ya yeni çıkmıştır. Üşenenin oğlu kızı olmamış.Una dökülen yağın zararı yok.Ummadığın taş baş yarar. Büyük sözü dinlemeyen kimse. Onlar yüksek bir görevde bulunmasalar. ya da bol bulunan bir nesnedir. sonunda yanıldığını anlar.Tüy (yüz) güzelliği hamamdan eve. Birçok kimsenin uğraşıp yapamadığı bir işi. 2445. 2) Yüzü güzel olanı. 2447.. huy güzelliği kalıcıdır.Ucuz etin yahnisi (suyu) tatsız (yavan) olur. Bundan dolayı daha pahalıya mal olur.Türk.Umut. 2448. Elinden bir iş gelmez sandığımız kişi.. gözüyle görmediği şeye kolay kolay inanmaz.. Krş. kötü maldır. Çocuğa iş buyuran. pahalıdır vardır hikmeti. Alışverişte bütün bunlar gözönünde bulundurulmalıdır. 2446..Ulularla havuç (keşir) ekenin yoğunu götüne gider.Ustanın çekici bin altın. türlü türlü sıkıntılara düşer.Ucuz alan. Erdemli kişiyi ise uzak ülke insanları bile hayranlıkla anarlar. bir olay karşısında ne yapmak gerektiğini hemen düşünemez.Ucuzdur vardır illeti. Türk. pahalı alır (pahalı alan aldanmaz). Bkz. 2441..Uşağı işe koş. uluyakalır. 2437. sen de ardına düş. 2438.Türk'ün aklı sonradan gelir..Ulu sözü dinlemeyen. uzman. yenisini almak gerekir. Büyüklere karşı her zaman saygılı ol. ya çürüktür. Bir malın ucuz olması birtakım nedenlere dayanır: Ya modası geçmiştir. kendisinden umulmayan önemli işler yapabilir. 2443. o işle ilgisi olmayan bir yakınımıza yarar sağlamışsa üzüntü yaratmaz. Bkz. Güzele kırk günde doyulur. ya biçimli ve kullanışlıdır. ancak çevresindekiler görür.Ulular köprü olsa basıp geçme... .

Bedene gelen ilk uyku.günü-) biter. dostluğu (mideyi) bozar. patırtıya baş vurmaz. Kızına. 2461. kemha bez olmaz. Krş. göstereyim sana yazı. 2458. onun yolunu tutmalıdır. Uzakta bulunanın en doyurucu haberini.Ürümesini bilmeyen köpek (it). durup dururken başına dert açar ve çevresindekiler için tehlikeli bir durum yaratır. Bir şey elde etmek isteyen.Üvey öz olmaz. Bir yerden başka bir yere taşınırken kimi eşya kırılır. çoluk çocuk sahibi olamaz. Getir bana hıdrellezi. 2457.günü -artık yıllarda 5.Üşenenin (utananın. Nitekim evlenmeye üşenen. Kendi çocuğu bir gün öksüz kalırsa. fiyatın ve ödeme koşullarının belirtilmesine utanılırsa sonunda dostluk bozulur. yangın artığına döner. Tanıdıklar arasındaki alışverişte. 2453. Öyle ki üç kez taşınma sonunda bu eşya. Bağırıp çağırmakla başkalarını korkutmak isteyen kimseden. özünde bulursun.Üveye etme.Uyuyan yılanın kuyruğuna basma. 2452. Ölçülü. O zaman havanın belirli olarak ısındığı görülür. nefes alıp vermesi bir yana ölmüş gibidir. erinenin) oğlu. bugün üvey çocuğuna kötü davranmamalıdır. Küçük güçler birleşirse büyük bir güç olur. 2455. 2464.Ürüyen köpek.Üçlenmemiş (tarlayı üç kez sürmek) eken. olumlu sonuç alamaz. başkalarının ona kötü davranmasını istemeyen.2451. Üç kez elli gün. Bir elin nesi var. 2463. yaz belli. dökülür. saldırı beklenmemelidir. Krş.Üç elli. olmamış biçer. daha uzun bir uykunun mayası olur. sürüye kurt getirir. kızı olmamış. Değersiz kişinin ya da nesnenin verimi de daha değersiz olur. Saldırıda bulunabilse gürültü. Böylece üç kez elli gün geçer. ileride gelin olarak gittiği yerde kötü davranılmasını istemeyen. şimdi gelinine kötü davranmamalıdır.Üç göç.Utanma pazar. 2462.Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. ya da utanan kişi. hesaplı konuşmasını bilmeyen kişi. bir yangın yerini tutar. 2454. kasım ayının 8'inde başlar..bir mandayı paralayabilirler. ısırmaz (kapmaz). tembel tembel oturmamalı. yanlarından gelen kimseler getirir. kızında bulursun. uykunun mayasıdır.Uzak yerin salığını kervan getirir. Đlişmezseniz size zararı dokunmayacak olan kişiyi saldırgan duruma getirecek davranışlarda bulunmayınız. 150 gün sonra (yani nisan ayının 6. . Dünyada olup biten şeylerden haberi yoktur. 2459.Uyku. Örneğin bir araya gelen köpekler -tek başlarına güçlerinin yetmediği.Uyku ölümün (küçük) kardeşidir.. Gerekli koşullarını yerine getirmeden bir işe başlayan kişi. 2465. kaybolur. 2460.Üşüntü köpek mandayı paralar. geline etme. Đnsanın uyudukça uyuyası gelir. ::::::::::::: -Ü2456. Uyuyan kişi.

. çevresindekilerle geçinebilmek için bir dereceye kadar onlara uymak zorundadır. dardır yolun. gelmiyor kardeşlerim. nakittir. 2473. armağanlar vermeye elverişlidir.. 2466. sana bir nimetin gelmiş olmasıdır.... gereği gibi değerlendirilmelidir. konuk ağırlamaya. tarhana aşına bulgur aşım... Ondan yararlanmaya bak.. yok evi verem (elem) evi. bir daha ele geçmemek üzere yitirilen bir hazinedir. Zaman para gibi değerlidir.Varlığa güvenilmez. soysuzca iş yapmaz. . zamanı gelmeden söylenmesi.1) Ne kadar iyi davranırsa davransın. Güvenme varlığa. Đş yaratılmadan geçirilen her saat.. uğursuz sayılarak kesilir. Bunun için. dostu çok olur. Đtle yatan.Var evi kerem evi. 2472.Vardığın yer körse gözünü kapa.Varsa (var mı) pulun. üvey anne öz annenin yerini tutmaz. uygun olmayan zamanda aklına geleni söyleyen kişi cezalandırılır. Körle yatan. Bunun. 2467. Bkz. Zaman sana uymazsa sen zamana uy. az olmasından ya da düşük nitelikte bulunmasından utanç duymamalıdır. Varlıklı ailenin durumu. Varlıklı kimse. değer verir. benzeye benzeye kış olur.Vakit. elinde ne varsa onu verir. Bundan dolayı küçük bir zaman parçası bile boş geçirilmemeli. 2474. Tok açın halinden bilmez.Var ne bilsin yok halinden. o da size bu ölçüde yakınlık gösterir. birbirlerine huy aşılarlar. Önemli olan. yoksa (yok mu) pulun. 2478. Krş. düşersin darlığa. Her zaman bir arada bulunan. sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz. tükendi yağım balım. 2) Soylu kişi. Đsin yanına varan. Bir sözün. uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder. Züğürtleşenin yanına kimse uğramaz. büyük zararlara yol açabilir.. ::::::::::::: -V2468. Siz başkasına ne kadar yakınlık gösterir. 2477... arkadaşlık eden kimseler. Krş.Üzüm üzüme baka baka kararır. kendi çocuğunun yerine geçemez.Var eli titremez.. Topalla gezen. Ne denli benimsenmek istenirse istensin. 2475. Nasıl ki vakitsiz öten horoz.Varışına gelişim. Para kazanmanın. 2476. gereken yerlere yardım etmeye.Üzümü(-nü) ye de bağını sorma. herkes kulun. Benzeye benzeye yaz. Kişi refikinden azar. 2469.Vakitsiz öten horozun başını keserler. paran yoksa tımarhane yolun). Bkz. Kişi. Her söz vaktinde ve yerinde söylenmelidir. 2470. gelirdi kardeşlerim. Nereden geldiğini bilmene gerek yoktur. Kır atın yanında. Yoksul ailenin evinde. üvey çocuk.Vardı bağım malım.Varını veren utanmamış. 2471. ne denli sevgi gösterirse göstersin.. ne kadar değer verirseniz. Kendisinden bir şey istenen kimse. Varlıklı kişinin eşi. (Paran varsa cümle alem kulun. daha değerli varlıklar elde etmenin en önemli öğesi de zamandır.

vermeyip (de) düşman olmak yeğdir. 2487. Yardımını esirgemeyen. var her yerde yerin. 2483. Verirsen veresiye. var her yerde yerin (üzülmek. geniş bir yaşama ya da yetenek kısmet etmemişse kulun elinden ne gelir? 2491. Bkz. Çünkü. Çünkü alanların borçlarını ödememeleri yüzünden batabilirsin. akar gider karasuya.Verirsen doyur. hizmet eder. niçin bir iş yapamadığına üzülür. Sizden bir şey (sözgelişi para) isteyen kimseye istediğini verirseniz. her iki durumda da o kimse ile bozuşacaksınız. iki kez sarsılır: Aldığı zaman. 2479. . amacın gerçekleşmesini sağlayacak nitelikte olmalıdır: Bir yardımda mı bulunacaksınız? Gerektiği ölçüde yapınız ki işe yarasın. 2489. Vermezseniz. acınmak).Veresiye (borca) şarap içen. herkes kul kurban olur. Hiç olmazsa paranız. yoksa hünerin. Dahası.Vermeyince Mabut. vurursan duyur. vermemeli mi? Vermemeli. bir süre sonra bunları başkalarından istemek zorunda kalır.Zengin olana. yakınmaya yol açar. 2490.Verip (de) pişman olmaktan. Veresiye alışveriş eden. ne yapsın Mahmut? Tanrı. malınız elinizden çıkmamış olur. 2481. 2492. Veren eli herkes öper. Varlık. eli açık olan kimsenin iyiliklerine engel olmayı. Veren eli kimse kesmez. 2480. çok kez geri alamama durumu belirir. 2488. bunların adı deliye çıkar. Krş.Var varlatır. batarsın karasuya.Verirsen veresiye.Varsa hünerin. 2484. Oysa böyle şeyleri düşünmek. 2482. kendisine kötülük yapmayı kimse istemez. Krş. Üzülecek durumu düşünmek istemezler. iki kez (kere) sarhoş olur. O zaman. verdiğinize pişman olursunuz. 2486. Hünersiz kişi de nereye gitse işe yaramadığına. 2485. Mevla rızkını yetire. Öyle ise vermeli mi. gereken önlemleri almak.Vur diyen. Ödeme zamanı gelince de karşılıksız ödeme yapıyormuş gibi sıkıntı duyar. isteyen kimse size kırılır. bir süre sonra para ödemenin. Tanrı rızklarını verir.Vasiyet ölüm getirmez.Vuran mı yiğit. Hünerli kişinin toplum içinde her zaman iyi bir yeri vardır. Veresiye bir şey verme.Ver elindeki sapı. Üzülecek bir durum ortaya çıkarsa ne yapılacağını şimdiden kararlaştırmaktan kimi kişiler ürkerler. kişiye yüksekten atma ve varlığını artırma gücü verir. üzücü durumun gelmesine yol açmaz. Elinde ne varsa şuna buna dağıtan kişi. Yoksula. Yardımını esirgemeyen. üzüntüsünü çeker. vur diyen mi? .Veren eli kimse kesmez. kaçınırlar. batarsın karasuya. Yokluk ise ancak sızlanmaya.Verme malını veresiye. Yaptığınız iş.Veren eli herkes öper. Biriyle dövüşüyor musunuz? Etkili biçimde vurunuz ki yenesiniz. yok söyletir. eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir. Đki gencin evlenmesini kolaylaştırınız. git dolan kapı kapı.Ver yiğidi yiğide. kimse yüz vermez.

Eylemde bulunan, buyruk kuludur. Asıl sorumluluğu onu eyleme geçiren yüklenmiştir. Krş. Bey buyurur, cellat keser. 2493- Vurmak da yiğitlik, kaçmak da. Bir çatışmada üstünlük sağlamak için olanca gücünü kullanmak, övülecek bir şeydir. Yenilme tehlikesi belirince, telefat vermemek için uzaklaşmak da beğenilecek bir tutumdur. 2494- Vücut kocar, gönül kocamaz. Bkz. Er kocar, gönül kocamaz. ::::::::::::: -Y2495- Yabancı koyun kenara yatar. Bir yere yeni gelen kimse, çevredekilere pek yanaşmaz. Zaten onlar da kendisini hemen aralarına almazlar. 2496- Ya evlat bir, ya ocak kör (gerek). Bir hayırlı çocuk, insanın ocağını söndürmemeye, adını andırmaya yeter. Çocuk çoğalırsa, üzüntü artar. Onları yetiştirmek güçleşir. Baba öldükten sonra, aralarında anlaşmazlıklar çıkar. Böyle bir durum ortaya çıkacağına, ocağın kör olması daha iyidir. 2497- Yağına kıymayan çöreğini yoz (kuru, yavan) yer. Bir iş için gerektiği kadar özveride bulunmayan kişi, sonucun kusurlarını hoş görmelidir. krş. Kuzusuna kıymayan kebap yiyemez. 2498- Yağırı (yarası) olan gocunur. Bkz. Al kaşağıyı gir ahıra... 2499- Yağ ile yavşan, sirke ile tavşan. Bir yemeğin lezzetli olması için harç esirgenmemelidir. Bol yağ kullanıldıktan sonra, acı bir ot olan yavşandan bile güzel bir yemek yapılır. 2500- Yağlı dilimin yoksa, yağlı dilin de mi yok! Bkz. Buğday ekmeğin yoksa buğda dilin de mi yok? 2501- Yağmurda düşmanın koyunu, dostun atı satılsın. Yağmur altında yünleri ıslanan koyun, pek gösterişsiz duruma düşer. Oysa at, daha çok çevikleşir. Böylece, koyun daha değersiz, at daha değerli görünür. 2502- Yağmur yağsa kış değil mi? Kişi halini bilse hoş değil mi? Her şeyin, her kişinin bir özelliği, bir niteliği vardır. Bunu, başka türlü göstermeye kalkışmak boştur. Kişinin davranışları, kendi durumuna uygun olmalıdır. 2503- Yağmur yağsın da varsın kerpiççi ağlasın. Yağmur yağmasından zarar görecekler bulunabilir. Ama yararlanacaklar o denli çoktur ki zarar görecekler düşünülmeyebilir. 2504- Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur (bellidir). Durup dururken yaşama düzeyinde bir yükselme olan kişi, kendisinden şüphe edildiği gibi, çalıp çırpıyor demektir. 2505- Ya işten artar, ya dişten. Para biriktirmek, ya çok çalışıp çok kazanmakla ya da savurgan olmamakla olur. 2506- Yakın (hayırlı) dost (komşu) hayırsız hısımdan (akrabadan) yeğdir (iyidir). Đlgi ve iyiliklerini görmekte olduğumuz komşu ve dostlarımız, hiçbir ilgisini görmediğimiz hısımlarımızdan, bize daha yakındır. 2507- Yalancı kim? Đşittiğini söyleyen.

Kişi, her işittiğini, doğrulamadan, başkasına anlatmamalıdır. Đşittiği şey doğru değilse, ya da ağızdan ağıza geçerken değişikliğe uğramışsa, bu kendisinin uydurduğu bir yalan sanılır. 2508- Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış. Yalan söylemeyi adet edinen kişinin sözlerine kimse inanmaz. Öyle ki bir gün evinde yangın çıksa da evim yanıyor, imdat! diye bağırsa, inanıp yardıma koşan olmaz. 2509- Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bir kimsenin söylediği söz yalan ise durum çok geçmeden anlaşılır ve söyleyenin yalancı olduğu ortaya çıkar. (Sanki onun mumu bile yalancıdır ve hava kararmaya başladıktan az sonra tükenip söner.) 2510- Yalancıyı kaçtığı yere kadar kovalamalı. Bir kişinin yalanını yakalayabilmek için söylediklerini kabul edip sonuca bakmalı. O zaman sözlerinin doğru çıkmadığını kendisi de görecektir. 2511- Yalanın kemiği yok ki boğazına bata. Bir sözün yalan olduğu bilinir, ancak söylenmesi engellenemez. Krş. Dilin kemiği yok. 2512- Yalnız kalanı kurt yer. Yardımcısı bulunmayan kişi, kendini tehlikeden koruyamaz. Krş. Sürüden ayrılanı... 2513- Yalnızlık, Allah'a mahsustur (yaraşır). Đnsan toplumsal bir yaratıktır. Ancak toplumsal dayanışma ve iş bölümü içinde yaşayabilir. Tek başına yaşayamaz. 2514- Yalnız öküz, çifte (boyunduruğa) koşulmaz. Đki kişi ile yapılması gereken bir işi tek kişi ile yapmaya kalkışmak yanlıştır. 2515- Yalnız taş, duvar olmaz. Nasıl, bir tek taş ile duvar örülemezse, insan da tek başına önemli bir iş başaramaz. Başkalarıyla ilişki kurmak, işbirliği yapmak zorundadır. Krş. Bir elin nesi var..., Ağaç yaprağıyla gürler., Yalnız kalanı kurt yer., Yalnızlık Allah'a mahsustur. 2516- Yaman komşu, yaman avrat, yaman at; birinden göç, birin boşa, birin sat. Sana üç öğüt: Komşun kötü ise başka yere göç, eşin geçimsizse ayrıl, atın azgınsa sat, kurtul. 2517- Yanık yerin otu tez biter. Kişinin yüreğini yakan acı, az zaman sonra küllenir; yerini yeni ve neşeli duygulara bırakır. 2518- Yanlış da bir nakış. Düzgün işler arasında yapılan bir yanlış, kimileyin tekdüzeliği gideren bir süs olur. 2519- Yanlış hesap Bağdat'tan döner. Yanlış bir yolda olduğunu anlayan kişi, bu uğurda ne denli emek ve para harcamış olursa olsun, geri dönüp doğru yola yönelmelidir. 2520- Yanmış harmanın öşrü alınmaz. Önce verimli iken kazaya uğramış olan şeyden, artık gelir, verim beklenmez. 2521- Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Dürüst kişi, kendini olduğu gibi gösterir. Kendini olduğundan üstün göstermek içtensizlik ve ikiyüzlülüktür. Kişinin görünüşü, gerçek durumunun aynası olmalıdır. 2522- Yapı taşı, yapıdan (yerde) kalmaz. Değerli kimse, boşta kalmaz. Kendisine iş verilir. Krş. Delikli taş... 2523- Yaprağa yapış, atlas olsun; toprağa yapış, altın olsun. Đpekböceği besleyenler ve çiftçilikle uğraşanlar, emeklerinin doyurucu karşılığını alırlar. 2524- Yara, sıcakken sarılır.

Bir acıyı dindirmek için gereken yardım, geç bırakılmamalı, hemen yapılmalıdır. 2525- Yarası (yağırı) olan gocunur. Bkz. Al kaşağıyı, gir ahıra... 2526- Yar (dost) beni ansın bir koz ile, o da çürük çıksın. Bkz. An beni bir kozla... 2527- Yarım elma, gönül (hatır) alma. (Gönül alma, bir elma). Gönül almak, hatır sormak için (yarım elma gibi) küçük bir armağan yeter. Önemli olan, değerli armağan götürmek değil, hatırlayıp aramış olmaktır. Krş. An beni bir kozla... 2528- Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder. Bir iş, uzmanına yaptırılmaz da taklitçilere yaptırılırsa, istenilen gibi değil, ters bir sonuç verir. Nitekim hekim dururken, hekimlik taslayan birinin tedavisine başvurulması, insanın hayatına mal olabilir. Bilgisiz din adamı da dine aykırı düşünceler aşılayabilir. 2529- Yarına kalan davadan korkma. Bir anlaşmazlık başladığında iki taraf çok sinirli olur. Çatışmayı sürdürmek tehlikelere yol açabilir. Görüşme ertelenirse sinirler yatışır. Konu daha serinkanla ele alınır. 2530- Yarınki kazdan bugünkü tavuk (yumurta) yeğdir. Bkz. Bugünkü tavuk... 2531- Yar, yıkıldığı gün tozar. Bir felaket meydana geldiği anda, büyük bir tepki ve panik yaratır. Ondan sonra, durumun eski ağırlığı kalmaz. 2532- Yaşa yaşa, gör temaşa. Đnsan yaşı ilerledikçe iyi, kötü birçok şeyler görür. Hatıra, hayale gelmeyen olaylar ve durumlarla karşılaşır. 2533- Yaşı at pazarında sorarlar. Đnsanların değeri, yaşlarıyla değil, başlarıyla ölçülür. Yaşlarına göre değerleri değişen yaratıklar, hayvanlardır. krş. Akıl yaşta değil, baştadır. 2534- Yaşın arasında (yanında) kuru da yanar. Bkz. Kurunun yanında yaş da yanar. 2535- Yaş kesen, baş keser. Ağacın çeşit çeşit yararları vardır. Bunları düşünmeyip sadece odununu sağlamak için ağaç kesen, insan canına kıymış gibi büyük bir suç işlemiş olur. 2536- Yaş yetmiş, iş bitmiş. Đnsan yetmiş yaşına gelince, genellikle, bedence de, kafaca da düşer, çalışamaz olur. Bu durumdaki kimseden, artık verim beklenmemelidir. 2537- Yatan (yatar) arslandan, (kurttan) gezen (yelen) tilki yeğdir (iyidir). 1) Az güçlü olup çalışan, çok güçlü olup çalışmayandan daha başarılı olur. 2) Soylu, güçlü olmadıkları halde geçimlerini sağlamak için çalışanlar; soylu, güçlü olup da tembel tembel oturanlara yeğlenirler. Krş. Yatanın yürüyene borcu var. 2538- Yatanın, yürüyene borcu var. 1) Çalışmayanın kazancı olmaz. O, her zaman veresiye alışveriş eder. Bunun için sürekli olarak çalışana borcu vardır.

2) Çalışmayarak bir şeyden yararlanan kişi, bu kolaylığı, çalışıp o şeyi ortaya koyana borçludur. Krş. Yatan arslandan, gezen tilki yeğdir. 2539- Yatan öküze yem yok. Çalışmayanın gelir beklemeye hakkı yoktur. 2540- Yatan (hasta yatan) ölmez, eceli yeten ölür. Hasta yatan, eceli gelmemişse ölmez de, sapasağlam biri, eceli gelmişse gezip dolaşırken ölüverir. 2541- Yatar kurttan yeler tilki iyidir. Bkz. Yatan arslandan... 2542- Yatsının faziletini güveyden sormalı. Birçok kimseler için, önemli bulunmayan bir durum, kimi kişiler için özel bir önem taşır. (Eskiden güvey, yatsı namazından sonra gerdeğe girerdi.) 2543- Yavaş (yumuşak huylu) atın çiftesi (tekmesi) pek (yavuz) olur. Yumuşak huylu kimselerin kızması, korkunç olur. Çünkü bunlar, ancak sabırlarını taşıran olaylar karşısında tepki gösterirler. Bunun için davranışları, aşırı bir öfkenin patlamasıdır. Her şeye kızan kimsede, bu denli taşkın öfke bulunmaz. 2544- Yavaş tükürüğün sakala zararı var. Sert davranmak gereken durumlarda gevşek davranan kişi, bu tutumunun zararını görür. 2545- Yavuz (yürük) at yemini (yavuz it ününü) artırır. Görevini başarı ile yürüten kişi, bunun mükafatını görür. Ödüllenince de görevini daha büyük bir çaba ile yapar. 2546- Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. Suçlu kişi, şarlatan ve edepsiz ise, zarar verdiği kimseyi susturur, dahası suçlu çıkarır. 2547- Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı. Yetiştirdiğimiz, büyüttüğümüz gençler, bizi beğenmezler. 2548- Yazın araması, kışın taraması olmasa herkes besler mandayı. Güzel şeyin sahibi olmayı kim istemez? Ama her şeyin güzelliği bakımla, uğraşmakla sağlanır. Đşte bu sıkıntıya herkes katlanamaz. 2549- Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer. 1) Yazın güneş altında çalışan, ailesinin kışlık zahiresini kazanır. Krş. Ağustosta beyni kaynayanın... 2) Gençliğinde çok çalışıp varlık edinen, hastalığında ve ihtiyarlığında sıkıntı çekmez. Krş. Yazın gölge kovan... 2550- Yazın gölge hoş, kışın çuval boş. 1) Yazın keyifli yerlerde tembel tembel oturan, kışın yiyecek bulamaz. 2) Gençliğinde kazanç peşinde koşmayıp zevke dalan, hastalığında ve ihtiyarlığında perişan olur. Krş. Yazın gölge kovan..., Ağustosta gölge kovan..., Ağustosta yatanı... 2551- Yazın gölge kovan, kışın karın ovar. Yazın çalışmayıp keyif ve zevk ile vakit geçiren çiftçi, nasıl kışın aç kalırsa, çalışma gücü ve ortamı bulunduğu halde zamanını değerlendirmeyen ve geleceğini düşünmeyen kişide, çalışma olanakları kalmadığı zaman, öylece perişan olur. Krş. Yazın başı pişenin..., Yazın gölge hoş..., Ağustosta gölge kovan...

ileride. hiçbir yerde barınamazlar. Krş. elde ettiği yeni ve güzel bir şeyi örselememek için büyük özen gösterir.. 2560. Yazın çalışmayan kışın ne odun. sağlam temele dayanan işler. kış gerçek. kış kış.Yerdeki yüze basılmaz (kimse basmaz). serde kabadayılık var (yiğide nice yürürse yaraşır) demiş. önem vermeye değmez. Gençliğinde kazanç sağlamamış olan da ihtiyarlığında perişan olur. Pintinin yemeğe kıyamayarak biriktirdiği malı..Yenliceği yel atmış..Yemeyenin malını yerler (demine hu çekerler) (üstüne bir bardak su içerler). Davranışları herkesinkinden ayrı olan kişi. Ağırbaşlı olmayan kişi.Yenice eleğim.Yaz yalan. Tanrı'nın verdiği kısmet. kendisinde daha üstün nitelikler bulunmasından kaynaklandığını ileri sürer. Eski dost düşman olmaz. önemsiz etkilerle sarsılamaz.Yaz yaz gerek. . Bkz. En iyi yemek budur.Yemeğin iyisi hazırıdır. Sel ile gelen.. ne denli bol olursa olsun.Yengece niçin yan yan gidersin? demişler. kapalı ve sıcak olmalıdır. gücünün yetmediği kişiler. 2562. Bkz.Yazın yersen lokumu. Sağlam karakterli kişiler. her yere burnunu sokar. 2559.. 2554. bu durumunun yeteneksizliğinden değil.Yeğniyi yel alır.Yel kayadan ne koparır (alır. 2566. nerede olsa barınılır. 2567. Her mevsimin kendine özgü koşulları..Yenenle yanana ne dayanır! Yaşam bir tüketim sürecidir. yaptığı kötülüklerle karşılaşır. Krş. Geleceği düşünmeden kötü işler yapan kişi.. Bkz. Bu durum..2552. kışın yersin bokumu. 2568. tüketilir. Yaz mevsimi yazlığını.Yel gibi gelen sel gibi gider. bundan da zarar görür.Yazın yanmayan kışın ısınmaz. 2556. Barınacak yer. öldükten sonra da mirasçılar bol bol yerler.Yeni dosttan vefa gelmez. Ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar. yel ile gider. anlar. Hoppa züppe kimseler. 2563. Ağırbaşlı olanları kimse tedirgin edemez.. yakıt gibi gereksemeler. seni nerelere asayım? Kişi. ağır yerinde kalır. Yazın yaşama koşulları hafiftir: Giyim işi özen istemez. aparır). sağlığında. Ağır yongayı. ne de yiyecek bulur. götüne diken batmış. 2555. Kışın durum tersinedir: Giyim. Ağustosta gölge kovan.. 2557. 2553. 2564.Yel gelen deliği kapamalı. Besin.. hazır olan yemektir.Yazın harmana sıçan öküzün kışın yemlikte ağzına gelir. karşılaştığımız çeşitli olaylarda da görülür: Kimi olaylar. şunun bunun oyuncağı olurlar. verimleri vardır. ama kimisi olanca dikkatimiz ve gücümüzle üzerinde durmamızı gerektirir. Beliren tehlikeye karşı önlem alınmalı. ne kömür. Gölgeyi hoş gören. özen ister. Krş. 2558. Taze bardağın. kış mevsimi kışlığını yapmazsa insanların yaşayış düzenleri de bozulur. 2561. 2565.

Yırtılan Deli Ahmet'in yakası. düşman güçlenip büyük zarar verecek duruma gelmeden ezilmelidir. Aç kalan.. ağırbaşlı. Büyüyeceği belli olan her tehlike. Kendine uygun bir evlenme yapamayan kız. yılan sokandan daha çok acı çeker. Başkalarına kötülük etmek isteyenler. Öyle bir zamandayız ki arsız. Sanki konuşma yeri. .Yılanın başı küçükken ezilir. tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir. Her deliğe elini sokma. Boya göre dikilmemiş elbise de yerde sürünerek yıpranır gider. Yabancılarla ilişkisinde dürüst davranmayan kişi yakınlarına karşı doğruluktan ayrılmaz. 2584.. 2583. 2569. görgüsü artar.Yetişemediğin köyün alt tarafında (beri yanında) yat.Yırtıcı (alıcı) kuşun ömrü az olur. 2577. Kazan kazana kara demiş. aç kalan uyumamış. Kişi. Herkes onları korur.Yılanın sevmediği ot. Krş. Bir konu. Hangi alanda çalışabileceğini önceden iyi kestirememiş olan kişi. Bugün beğenmediğiniz. iyi ürün alınamaz. boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir.Alçakgönüllü olanları kimse hor görmez. Bir yere yerleşmiş ya da iyi bir düzen kurmuş olan kişi zorunlu bir neden yokken yerini ve işini değiştirirse ölümden beter güçlüklerle karşılaşır.Yıl uğursuzun.Yılın eksiğini nisan getirir. dürüst kimselerden daha iyi yürütmektedirler.Yılan sokan uyumuş. kendinizi boş yere zorlamayıp yapabildiğiniz kadarıyla yetinmeniz gerekir. Tarım için bütün yıl elverişsiz geçse de nisan ayı elverişli olsa tam ürün alınır.Yerine düşmeyen gelin yerine yerine. en küçüğü ölüm.Yılan kendi eğriliğine bakmaz da devenin boynu eğri der. daha başta önlenmeli.Yerin kulağı var. Ama bütün yıl elverişli geçse bile nisan elverişsiz olursa. 2580. Bir süre sonra hiç hatır ve hayale gelmeyen kimselerin onu işittiği ortaya çıkar. Bkz. 2574. karşılarında hep hoşlanmadıkları şeyleri bulurlar. zararsız sanılan her şeye yanaşmamalı.Yılana yumuşak diye el sunma. nisanın eksiğini yıl getirmez.Yılan ne kadar eğri gitse deliğine doğru girer. yüzsüz kişiler el üstünde tutulmakta ve işlerini.Yerinden oynayan yetmiş kazaya uğrar. 2579. Başkalarına saldırmayı huy edinen kişilerin düşmanları çok olur. zamanla bilgisi. Çok geçmeden bu düşmanlar da onun canına kıyarlar. 2571. deliğinin ağzında biter.Yerdiğin oğlan (küçük) yer tutar. Yapmak istediğiniz şeyi eksiksiz olarak başaramıyorsanız. tepelemez. sık sık yer ve iş değiştirme yüzünden hayli zarar görür. iki kişi arasında gizli olarak konuşulsa bile duyulur. kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun. yılda bir kat urba eskitir. 2575. 2582. 2570. 2573. 2581. herkesin kulağıdır. 2578. toplumda önemli bir yeri olur. 2576. yerine yerine helak olur. 2572. yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı.Yerini bilmeyen.

Yiğit kimseler de ancak yiğitlerin yanında barınırlar. 2592.Yiğidin malı meydandadır. iş başında kendini göstermektir. arık büyür. değişmez. Bunu kaçırmamalıdır.Yiğidim yiğit olsun da yerim çalı dibi olsun.. ya güzel. Soğanın acısını yiyen bilmez. yüz yüze dövüşür. .Bkz. Bu söz. Cömert kimsenin malı herkesin yararlanmasına açıktır. 2601. 2590. Bkz. Ama az olan nesneler çoğalır. gelişir. çirkin olan lakabını değiştirmeyi düşünmez. 2597. 2589. vermesi beklenen kişide yoksa istemekte direnmenin anlamı yoktur. Size ne versin. Kimse ayranım ekşi demez.Yiğit lakabıyla anılır. Hiç yoktan bir şey üremez.Yoğun canı alınmaz.Yiğit bin yaşar. Asıl marifet.. 2600.Yiğidin sözü.Yigit başından devlet ırak değildir. yiğit kimseleri korurlar. ünüdür. Erim er olsun da. Yiğit. 2591.Yiğidin yiğide ekmeği ödünç. selam almaz. Çünkü önemli olan. 2586. Bir yiğidin eline ömrü boyunca bir kez çok önemli bir fırsat geçer. Yiğit.Yoğurdum (ayranım) ekşidir diyen olmaz.Yiyen bilmez. yıkmaya çalışmak mert adam işi değildir. ya çirkin bir lakapla anılır. Onun işine yarar diye en değerli varlığını bile bağışlar.Yiğit ekmeğiyle yiğit beslenir. Sözle atıp tutmak kolaydır.Yiğit yarasına yiğit katlanır.. küçük varlıklar. 2596. Yiğitler. 1) Bir kimseyi yokluğunda ve savunmasını yapamayacağı bir durumda kötülemeye. 2594.Yiğit arkasından vurulmaz.. 2593. Bkz. büyür. 2599. kendisinin iyi adı. 2585. fırsat bir düşer.Yok büyümez.Yiğit yiğide at bağışlar. Çirkin lakap. Dert Deli Ahmet'in başında. demirin kertiği. kötüye sadaka. Yiğitten gelen ağır saldırıyı ancak yiğit olan kaldırabilir. demirin kertiği gibi besbelli ve ortadadır. 2597.Yoksul ala ata binse. 2595. Đstenen şey. bunun altında kalmaz. canını mı? 2598. Bu anlayışta olmayan konuğa karşılıksız bir iyilik edilmiş olur. 2587.. O.Yiğit meydanda belli olur. Kalın incelene kadar. Bir gencin zengin olması her zaman beklenebilir.Yoğun incelene kadar ince üzülür. 2588. arkadaşı için her sıkıntıya katlanır. 2) Mert olan. Bkz. doğrayan bilir. Bkz. Mert adam sözünden dönmez. Sofrası açık olana konuk olan iyilik bilir kişi. bu iyi adı lekelemez..

Görmemiş kimse (geçici olarak bile) görmüşlerin durumuna erse. 2608. herkese yüksekten bakar. . Krş. eşya. Bkz.Yol yürümekle. bilenlerden sorulmakla öğrenilir. istenildiği gibi yönetilemez. bu nedenle vakit geçirmemeli. gerekirse yolculuğunu geri bırakmalıdır. yöntemiyle yapan güçlük çekmez. 2605. 2617. Her canlı soyuna çeker. Krş. yurt değiştiren kimse. Bir işte izlenecek doğru yol. 2615. 2611.Yumurtlayan tavuk bağırgan olur.Yola yoğurt dökmüş var mı? Hiç kimse gereği yokken savurganlık yapmaz. Nasıl yol yürümekle.. bir an önce yola çıkmalıdır. Çalışkan ve verimli kişi.Yuvayı yapan dişi kuştur. yapılacak herhangi bir iş de üzerinde sürekli olarak çalışmakla başarılır. yorgun kişiyi çok sevindirir.. Sora sora Bağdat bulunur. Yoldan giden yorulmaz. 2612. Yularsız ata binilmez. Yolculuk yapacak olan kimse şu.Yularsız deve yedilmez. 2606. soyunun özelliklerini taşır..Yoktan yonga çıkmaz.Yol sormakla bulunur.Yumuşak huylu atın çiftesi pek olur. Varlıklı olmayan kimseden. 2609. Bir işi yoluyla. başkalarının yardımına gereklik duymaz. 2607. Durmadan yer.Yumurtadan çıkan yine yumurta çıkarır.Yol bilen kervana katılmaz. Đnsan. ölüm gözünden yaş çıkmaz. Bir işi kendi başına yapabilecek olan. üzerinde rahat yaşamadıktan sonra yurdu verimli olmuş.. 2620. Yavaş atın. yoldaştan kalma. Krş.Yurdun otlusundan kutlusu yeğdir. borç ödemekle bitirilirse.Yorgun eşeğin (öküzün) çüş (ıslık) canına minnet. kimseye selam vermez olur. Đnsan.Yularsız ata binilmez. bilgisiz kimseden bir şey öğrenilemez. 2618.Yuvarlanan taş yosun tutmaz. 2613. iyi bir arkadaşla yolculuk yapmak için. Bir disipline bağlı olmayan işin başına geçmek doğru değildir. varlık edinemez. 2616. 2602. Yolculukta arkadaş çok önemlidir. Đmam evinden aş. kendini göstermek ve yaptığı yararlı işi herkese duyurmak için sesini yükseltir. Disipline bağlı olmayan kişi. 2614. Krş.Yolcu yolunda gerek.Yol ile giden yorulmaz.Yumurtada kıl bitmez.Yoldan kal. 2610. 2604. Verilen dinlenme fırsatı. borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter). başkasına yardım etmesi beklenemez.Yoldan (yol ile) giden yorulmaz. Yularsız deve yedilmez. Bkz. neye yarar? 2619. (Yuvayı dişi kuş yapar). Kısır ortamdan verim beklenmez. 2603.

yaz belli. 2b28.Zahmetsiz rahmet olmaz. 2626. 2627. Đşini ivedilik ve yeterlikle başaran kimsenin değeri çok büyüktür. Đçinde kötülük yatan kişinin duyguları da yüzüne vurur. Ücret karşılığında iş yapan. bir karşılaşmada yenilen.Yüz verme arsız olur. anlarız ki huyu da güzeldir. sürekli olarak sorumluluklarının sıkıntısı içinde olurlar. Bkz. Bundan dolayı yüzünü güzel bulduğumuz kimsenin.Yüz elli. Đyi sonuç almak isteyen. 2625. Bkz. 2624. 2631. iyi sürülürse bol ürün verir.Bir evin yönetim. Çok söyleme arsız edersin.Yüz yüzden utanır. geçim düzenini ve ailenin mutluluk içinde yaşamasını kadın sağlar. öz güzelliği Urum'dan Şam'a. 2632. Yavuz at yemini artırır. bu durumdan kurtulmadan birtakım istekler peşinde koşmamalı.Yük altında (yüklü) eşek anırmaz. ::::::::::::: -Z2635. az verme hırsız olur. iyi niyetli. huyu güzele kırk yılda doyulmaz. uyuşma eğilimli. Güleryüz her zaman güzeldir: Hoşgörülü. işine dört elle sarılmalıdır.Yürük ata kamçı olmaz. 2622. yüksekten konuşmamalıdır..Yüzü güzele kırk günde doyulur. Ağır bir iş altında bunalmış olan kişi.Yuyucunun hakkı eline geçsin de ölü ister cennete gitsin ister cehenneme.. içinin aynasıdır. kendisini çirkinleştirir. 2630. Bkz. Başkasıyla haber yollayarak isterse o kadar etkili olmaz. .. Đşini ivedilik ve yeterlikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez. Bkz. bir kimseden gördüğü iyiliğin altında kalmaz. Yaptığı işin sahibine kaça mal olacağı gibi şeyler umurunda değildir. 2621. temiz yürekli kişilerde bulunur. doğrudan doğruya kendisi söylerse daha etkili olur. Önemli işlerin başında bulunanlar.Yüz güzelliği hamamdan eve. Tüy güzelliği hamamdan eve. Đnsanın yüzü.Yürük at yemini artırır.. 2636. 2633. 2623. Đlişki kurulacak bir kimsede aranması gereken en önemli nitelik. huy güzelliğidir. Bir kimse. terbiyesizce davranışlarda bulunur. örneğin borçlu borcunu ödemeden gücünü aşan giderlerden sakınmalı. (Yürük at kamçı değdirmez)..Yüz verdik Ali'ye (deliye) geldi sıçtı halıya. kendisine karşı saygı gösteren kişiden yapmasını isteyeceği şeyi.. Đnsan olan.Zahirenin (çiftçinin) ambarı sabanın ucundadır. alacağı paradan başka bir şey düşünmez.Kasım yüz elli. 2629.Yük altında eşek kalır.Yüksek dağın başı dumanlı olur. Nitekim toprak.Yüzü güzel olanın huyu (da) güzel olur. 2634. Değmemesine karşın kendisine önem verilen eğitimsiz. anlayışsız kişi şımarır.Yürük ata paha olmaz.

. parasızlık yüzünden.Zenginin horozu bile yumurtlar. yağmur yağarsa çiftçilerin o mevsimdeki tarla işlerini yapmalarına. 2639. Đyi verim alabilmek için tarlayı zemheride her halde sürmek gerekir. Varlıklı kişi. hayır işlerine yardımlarıyla da öbür dünya rahatını sağlar. Paralı kişi.. Pilav yiyen.Zengin giyerse sağlıcakla..Sıkıntı çekilmeden. tarlayı sürmelerine engel olur.. Krş. en kolay işi başaramaz. fakir giyerse nerden buldu ki derler. sen onlara uymalısın..Zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır. isteğini gerçekleştirecek çareyi bulmak zorundadır. dururlar. Krş. Zengin ne giyse. istenilen güzel sonuç elde edilemez. sonuç olarak o kadar kar etmiş oluruz.... Para.Zayi olan koyunun kuyruğu büyük olur. Đbadet sayılan. Canı kayınak isteyen.Zenginin malı. Aşure yemeye giden. 2647. kürk giyer yaz günü.Zenginin azğını. 2643. 2) Zenginin istemeyip attığı şeyi fakir mal bulmuş mağrıbi gibi kapar. daha sonra uğrayacağımız zararı o denli azaltmış.. 2646. 2638. Krş. ne yese.. uğraşılmadan. züğürdün çenesini yorar. Zemheride sür de. Krş.. fakir o yorulmasın diye hemen o işi üstlenip yapar. Zemheride kar. Derin.Zemheride sür de çalı ile sür. züğürt düz ovada yolunu şaşırır.. şöyle bir yüzeyden olsa bile. Sürüp giden zararlı bir işten ne denli erken vazgeçersek.Zararın neresinden dönülse kardır. Krş. Devenin tüyü eşeğe toy olur.. yoksullara. 2640. kısır sanılan işlerden bile kar sağlama yolunu bulur. Bu yüzden o yıl iyi ürün alınamaz. Kaymağı seven. 2649. Kaçan balık büyük olur. 2650. .Zemheride kar (yağmur) yağmadan kan (zehir) yağması iyi. 2644. 2645. bu dünyada gönlünce yaşar. 2651. 2642.. 1) Zengin bir iş yapmaya kalkışsa. Bkz.. kimi kişileri gösterişe ve budalaca savurganlığa sürükler. Canı kaymak isteyen.Zengin ateş dökecek olsa fukara götünü saksı eder.Zenginin iki dünyası da mamurdur. onların çenesini yormaktan başka bir işe yaramaz. çok görülür.Zengin kesesini döver. 2637. ne yapsa en pahalısını yeğlemiş sanılır. Yaşadığın zamanın koşulları ve çevrendekilerin gidişi senin tutumuna uygun değilse. zügürt dizini.. Züğürtler. para gücüyle en zor işleri başarır. Züğürt. 2641..Zengin arabasını dağdan aşırır. dikkatli sürülmese. 2648. zenginlerin malları üzerine konuşur.Zenginin basması ipekli görünür. Vardığın yer körse bir gözünü kapa. Gerçekleşmesi güç bir şey isteyen kimse. Bu konuşma.. Fakirin düzgünce giyinmesi yadırganır. Zenginin gösterişli giysiler giymesi doğal karşılanır.Zaman sana uymazsa sen zamana uy. Zemheride kar yağmadan. Zengin.

beylerin borcu var(-dır). Uyuz olup kaşınmak. 2659. Bkz. gereken koşulların gerçekleşmesine bağlıdır.Zor kapıdan girerse.Zorla güzellik olmaz.Zırva tevil götürmez. 2660. Zenginin horozu bile yumurtlar. al zurnadan haberi. Bkz.Zeytin dededen. SON ::::::::::::::::::: . 2655. (Hırsıza beyler de borçlu). Đşe yaramayan araçlarla beğenilecek bir sonuç elde edilemez. 2658. Zorbalığın hüküm sürdüğü yerde din. artık kural söz konusu olamaz. 2662.. Bir işin iyi yapılabilmesi.Zurnada peşrev olmaz (ne çıkarsa bahtına).niteliğini değiştirmez. yasa buyrukları yürümez. Bkz. 2663. Rasgele yapılan plansız işte yöntem. 2665. 2652.Zora. soyluluğu unutulur. kendi kendine nasıl yürürse yürür. 2656. Devenin tüyü eşeğe tay olur.Züğürtleyen bezirgan.. Bir kişi. Ama züğürtlük dolayısıyla ne yapacağım diye düşünmek.. Zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler. şeriat bacadan çıkar. uyuz olup kaşınmak yeğdir. incir babadan kalmalı.Zor oyunu bozar. Ayyar tilki art ayağından tutulur. eski defterleri yoklar. insanı çok rahatsız eder. Bkz.Züğürt olup düşünmektense.Zeyrek kuş iki ayağından tutulur. beğenmediği şey zorla beğendirilemez. Müflis bezirgan. çok güçlü sanılan kimseler bile boyun eğer. Saçma söz -ne denli akla yatacak bir anlamla yorumlanmak istenirse istensin. Kişiye. Bağ babadan. Güçlü olan istediğini yapar. Krş. daha çok rahatsız eder. kazancının küçük bir parçasını verse fakir gönenir.Zengin silkinse fakir bay olur.Zenginin tavuğu iki sarılı yumurtlar. 2657. 2661. Soylu kimse züğürtleyince. Zengin. 2666.Züğürtlük.. 2667. Eşkıyanın düşkünü.Zerdaliden kaval olmaz. zeytin dededen kalmalı. Zor kullanan kişilere. zenginleşmiş gibi olur. istediği yola çevirmek için zor kullanırsa. beyaz giyer kış günü. 2654. Đş. zengin işte para diye kesesini döver.Zora dağlar dayanmaz. kural aranmaz. Züğürt ise.Bir işi yapmak gerektiği zaman. kurala uygun olarak yürümekte olan işi. 2664. 2653. yapmak istediği işi parasızlık yüzünden yapamayacağı için dizini döver.Zürafanın (kibarlar) düşkünü. zadeliği (soyluluk) bozar.. Krş..

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->